You are on page 1of 318

T.C.

KAFKAS NVERSTES
SOSYAL BLMLER ENSTTS
TRK DL VE EDEBYATI ANA BLM DALI
YEN TRK DL BLM DALI

TRKYE'DEK GZL DLLERN SES, EKL VE


KAVRAM ALANI BAKIMINDAN NCELENMES

YKSEK LSANS TEZ

HAZIRLAYAN
Gkmen MOR

DANIMAN
Yrd. Do. Dr. Nesrin GLLDA

KARS-2009

ZET

Trk milleti byk, anl ve kkl bir millettir. Dil, insann dncesinin,
duygusunun, fikrinin ifade edilmesidir. Bilimin, edebiyatn, felsefenin ve sanat
eserinin,

temel ta olan dil, ayn zaman da bir kltr taycs rolndedir. Milli

kltrmz cevher deerinde zenginliklerle doludur. Bu zenginlikler ierisinde


Trkiye'mizin baz blgelerinde kk topluluklar kendi aralarnda gizli bir dil ile
konuurlar. Gizli dili konuan insanlarn amac, nc kiilerden bir eyleri
saklamaktr. aretler, harfler, ekiller, amblemler ve szler Trk kltrnde bir ileti,
bir parola, bir ifre ieren ekillere dnr.
Bu

almamda

incelenmitir.

lkemizin

almamn

ilk

deiik

blmnde

blgelerinde
Trkiye'deki

konuulan
baz

gizli

diller

gruplarn

kendi

aralarnda meydana getirmi olduklar gizli dillerin tasnifi (Argo, Jargon, Islk dili,
Ku dili, Kalayc dili, Geygel dili, Eskiehir Dzce Abdallarnn dili, Alaam Bolu
Elekilerinin dili, Kuzeydou Anadolu Gebelerinin dili, epni dili, Tahtaclarn
dili, Teber dili, Hazeyn dili, Erkilet dili) yaplm, ikinci blmnde gizli dillerin ses
zellikleri, nc blmde ekil zellikleri ve drdnc blmde anlam bilgisi
zerinde durulmutur. Yaptm almann neticesinde gizli dile ait yaklak 1650
tane szck tespit edilmitir.
Bu suretle Trkiye'deki gizli dillerin sz varl incelenmi, Trk dilbilgisi
kurallarna

aykr

den

durumlar

ortaya

konulmutur.

Bu almam

zengin

kltrmzde yer alan gizli dillerin dnyas ile ilgilidir.

SUMMARY

The great Turkish nation, a nation based on the glorious past and the roots
are. The language of human thoughts, feelings, the idea is expressed. Science,
literature, philosophy and art works emerged as the foundation stone of language, a
culture is a important role. Our culture is full of the richness of ores for the National.
This richness in some areas and small communities in Turkey a secret language
between them and talk. The purpose of the people who speak the secret language, a
third of the people to keep something. Signs, letters, shapes, logos and words a
message that the Turkish culture, a password is converted to a form that contains the
password. Working within the first section of some groups in Turkey that occurred
between them brought to the confidential classification of languages (slang, bird
language, tinner language, halberd language, Erkilet etc.. ) Is the second part of the
secret language of sound as the third part features and the latest information on the
meaning focused. Turkey thus hidden in the presence of mention of the language
were examined, the situation of conflicting rules of Turkish grammar has been put in
place.

This work is related to the secret language, which rich culture in our world.

II

NDEKLER

N SZ

KISALTMALAR

GR

BRNC BLM

TRKYE'DEK GZL DLLERN SES, EKL VE KAVRAM


ALANI BAKIMINDAN NCELENMES

11

1. ARGO

11

1.1. Jargon

13

1.2. Argo Szcklerden rnekler

15

1.3. Trkiye'

de

ve

Trk

Edebiyatnda

Argonun

Yeri

16

1.4. Alan Argosu ve Genel Argo

18

2. DER GZL DLLER

19

1.2.1. Islk Dili ve Konuulduu Yerler

21

1.2.2. Ku Dili ve Konuulduu Yerler

24

1.2.3. Kalayc (Palleci) Dili ve Konuulduu Yerler

35

1.2.3.1. Kalayc Diline Ait Baz Cmleler

38

1.2.3.2. Kalayc Diline Ait Szckler

43

1.2.4. Geygel Yrklerinin Gizli Dili ve Konuulduu Yerler

61

1.2.4.1. Geygel Yrklerinin Diline Ait rnek Cmleler

63

1.2.4.2. Geygel Yrklerinin Diline Ait Szckler

64

1.2.5. Eskiehir, Dzce Abdallar-Alaam, Bolu Elekilerinin Dilleri ve


Konuulduu Yerler

67

III

1.2.5.1. Eskiehir ve Dzce Abdallarna Ait rnek Cmleler

67

1.2.5.2. Eskiehir ve Dzce Abdallarna Ait Szckler

68

1.2.5.3. Alaam ve Bolu Elekilerine Ait Szckler

70

1.2.6. Kuzeydou Anadolu Gebelerinin Gizli Dili ve Konuulduu Yerler...

73

1.2.7. epni Trkmenlerinin Gizli Dili ve Konuulduu Yerler

74

1.2.7.1. epnilerin Diline Ait rnek Cmleler

91

1.2.7.2. epnilerin Gizli Diline Ait Szckler

92

1.2.8. Tahtac Trkmenlerinin Gizli Dili ve Konuulduu Yerler

97

1.2.9. Teber Abdallarnn Gizli Dili Teberce ve Konuulduu Yerler

98

1.2.9.1 .Teber Diline (ukurova Abdallarna) Ait rnek Cmleler

106

1.2.9.2. Teber Diline (ukurova Abdallarna) Ait Szckler

109

1.2.10. Erkilet erilerinin Gizli Dili Erkilete (Vartanca) ve Konuulduu


Yerler

118

1.2.10.1. Erkilet erilerinin Gizli Diline Ait Cmle rnekleri

123

1.2.10.2. Erkilet erilerinin Diline Ait Erkilete Szckler

124

1.2.11. Gezgin Satclarn Gizli Dili Hazeynce ve Konuulduu Yerler

131

1.2.11.1. Hazeynce'ye Ait rnek Cmleler

133

1.2.11.2. Hazeynce'ye Ait Szckler

137

KNC BLM

1. GZL DLLERN SZCKLERNN SZ VARLII BAKIMINDAN


SINIFLANDIRILMASI

151

1.1. Abdal

151

1.2. Ahlaksz Terimler

151

IV

1.3. Akrabalk Terimleri

151

1.4. ingene Terimleri

153

1.5. epni

154

1.6. Devlet

154

1.7. Dil, Lehe, ive

154

1.8. Elence

154

1.9. Erkilete

154

1.10. Eya le lgili Terimler

154

1.11. Giyecek le lgili terimler

158

1.12. Gkyz Terimleri

159

1.13. Gvenlik le lgili Terimler

160

1.14. Hayvanlar le lgili Terimler

161

1.15. Hrszlk le lgili Terimler

165

1.16. Hitap le lgili Terimler

165

1.17. ecek le lgili Terimler

166

1.18. nan (Allah, Peygamber, Namaz) le lgili Terimler

167

1.19. nsanlar le lgili Terimler

168

1.20. Kalay, Kalayc, Kalayl le lgili Terimler

169

1.21. Kalayc Diliyle lgili Terimler

169

1.22. Kat le lgili Terimler

169

1.23. Madenler le lgili Terimler

169

1.24. Mektup le lgili Terimler

170

1.25. Memur le lgili Terimler

170

1.26. Meslek le lgili Terimler

171

1.27. Meyve le lgili Terimler

172

1.28. Mezhep le lgili Terimler

173

1.29. Pislik le lgili Terimler

173

1.30. Onay le lgili Terimler

174

1.31. Organ le lgili Terimler

174

1.32. Orman rnleri le lgili Terimler

177

1.33. Oyun le lgili Terimler

177

1.34. Para le lgili Terimler

178

1.35. Rum le lgili Terimler

179

1.36. Renkler le lgili Terimler

179

1.37. Sa, Sakal, Kl, Ty le lgili Terimler

179

1.38. Savunma Aralar le lgili Terimler

180

1.39. Say le lgili Terimler

181

1.40. Sebze le lgili Terimler

183

1.41. Su, Irmak, Deniz, Yamur le lgili Terimler

184

1.42. Tahllar le lgili Terimler

184

1.43. Ta, Toprak, Arazi Terimleri

185

1.44. Tat Aralar le lgili Terimler

185

1.45. Temizlik Malzemeleri le lgili Terimler

185

1.46. Trk le lgili Terimler

185

1.47. Ttn rnleri le lgili Terimler

186

1.48. Yabanc, Gvur, Ecnebi le lgili Terimler

186

1.49. Yer le lgili Terimler

187

1.50. Yiyecek le lgili Terimler

189

VI

1.51. Zaman le lgili Terimler

192

2. SMLER

193

3. FLLER

194

3. 1. Olu Bildiren Fiiller

194

3. 2. Kl Bildiren Fiiller

195

3. 3. Durum Bildiren Fiiller

202

3. 4. Yardmc Fiiller

206

4. SIFATLAR

210

4.1. Niteleme Sfat

210

5. ZARFLAR

211

5.1. Arlk Derecesi Gsteren Zarflar

211

5.2. Nitelik Bildiren Zarflar

213

5.3. Snrlama Bildiren Zarflar

214

5.4. Soru Zarflar

214

5.5. Yer ve Yn Zarflar

215

6. ZAMR

215

NC BLM

1. SES BLGS

217

1.1. nl Deimesi

217

1.2. nsz Deimesi

220

1.3. nl Dmesi

224

1.4. nsz Dmesi

224

1.5. Kelime Ortasnda Dme

224

VII

1.6. Kelime Sonunda Dme

224

1.7. nl Tremesi

224

1.8. nsz Tremesi

225

1.9. Tekleme

225

2. EKL BLGS

226

2.1.YAPIM EKLER

226

2.1.1. simden sim Yapm Ekleri

226

2.1.2. Fiilden sim Yapm Ekleri

229

2.1.3. simden Fiil Yapm Ekleri

232

2.1.4. Fiilden Fiil Yapm Ekleri

235

2.2. Yardmc Fiiller

237

3. ANLAM BLGS

238

SONU

240

DRDNC BLM

SZLK

244

KAYNAKLAR

303

Z GEM

309

VIII

N SZ

Dil, insanlar arasnda iletiimi salayan bir vasta olduundan dilsiz bir insan
topluluu dnmek mmkn deildir. Tarihe baktmz zaman dnyann deiik
corafyalarnda yaayan kk ve byk topluluklar her zaman doann gerei
konumak zorunda kalmlardr. nsanlar bir arada yaamak zorunda olduundan her
topluluk kendine zg dil kurallarn gelitirmitir. Dil milletin ortak dncesi ve
ortak rndr. Milletleri millet yapan dildir. Bir milletin varln ortaya koyan bir
milletin

devamlln

koruyamayan

milletler,

gl
tarih

bir

birlik

oluturmasn

sahnesinden

silinip

yok

salayan

dildir.

olmulardr.

Dilini

Milletlerin

zgrl, kltrnn zenginlii ile devam eder. zellikle dillerini muhafaza eden
milletler kltr zenginliklerini daha ok yaatrlar.
Kiinin dili onu en deerli hazinelerinden birisidir. nsan diliyle alar, diliyle
gler ve diliyle duygu ve dncelerini ifade eder. Dil, insann sevgisinin aknn
neesinin, yiitliinin gzelliinin ve duasnn sesidir.
Toplum hayat bir btndr. Kltr de bu btnn bir yansmasdr. Dil bir
kltr aktarcsdr. Bir milletin dilinin zenginlii onun kltrnn de zengin
olduunun gstergesidir. Dil, insanlarn dncesinin szcsdr. Dil, iletiim
kavramlar ierisinde en doru olandr. Hangi medeniyet ierisinde yer alrsanz,
onun kltr zellikleri dilinize girecektir.
Milletlere canllk kazandran ve milletlerin gelimesini salayan gemiinden
gelen kltr zenginliklerdir. Uzun mrl olma, dnya zerinde ada bir yer
tutmak iin kltrel bir mirasa ve zenginlie sahip olmak gerekir. Bugn Anadolu'da
boylar, airetleri, kabileleri ayr bir milletmi gibi gsterenler, Trk tarihini ve
kltrn bilmeyenlerdir. Btn bunlar, Trk milletinin kltr zenginliinin

birer

paras olup millet olarak zbez Trk soyundandr.


Trk kltr dnyann en zengin kltrlerinden birisidir. Trkemiz bu
zenginliimizin ilk srasnda yer alr. Tarihe mal olmu kkl ve engin bir kltre
sahip olan Trk milleti dnyann deiik blgelerinde ve kendi corafyasnda her
zaman kltr zenginlikleriyle n plana kmtr. Gerek Anadolu'da gerek Trk
dnyasnda

atalarmzdan bizlere

miras

kalan kltr zenginliklerimiz hep

dil

vastasyla olmutur. Zaman zaman insanlar kendi aralarnda ana Trke'den ayrlan
gizli diller meydana getirmilerdir.
Trkiye'de Ouz boyunun torunlar olan baz Trk boylar ana dilleri
Trke'nin yannda, kendi aralarnda anlamay salayan bir gizli dil meydana
getirmilerdir. Hemen hemen Trkiye'nin her blgesinde yresinde bu gizli dili
konuan topluluklara rastlayabiliriz. Bu gizli dili kullanan topluluklar, dilbilimcilerin
aratrmalarna konu olmu, dilciler bu gizli diller vastasyla deerli bilgilere
ulamlardr.
nsanlarmz bu gizli dil ile kendi aralarnda gizemli bir dnya yaratmlardr.
Bu almamn ilk blmnde Trkiye'nin deiik blgelerinde konuulan gizli dil
dediimiz

olgu

incelenmitir.

Ouz

boyu

olan

epni

Trklerinde,

Abdal

Trkmenlerinde, Kalayc dilinde, Teber dilinde, Geygel Abdallarnn dilinde, Erkilet


dilinde, Hazeynce dilinde gizemli kavramlar buluruz. Ouz boylar gerek atlganl,
gerek eviklii, gerekse yiitlii ile her zaman milletlere lider olmulardr. Ouz
Trkleri, tarihinden gelen o cevher deerindeki kltrn her zaman yaatma gerei
duymutur.
Yine gizli dilleri ierisinde nemli bir yer tekil eden argo vardr. Argo
genellikle toplumda, toplum d hareket eden baz insanlarn kendi aralarnda
gelitirmi olduklar bir syleyi tarzdr. nsanlar bazen toplumun benimsemedii
szcklere de bavururlar. Argo hemen hemen her toplumda grlen bir olaydr.
Argoyu toplumun dlad alt kltr topluluklar kullanr. Argo, belli gruplara zg
dillerden ve jargonlardan oluur.
Hayatta doaya galip gelmek, bilim alannda her eyi iyi kavramak eserleri ve
konuulanlar iyi renmek dil ile ilgilidir. Dilsiz, bunlar deil yapmak, dnmek
bile imkanszdr.
almamda, Trkemizin iinde gelierek devamn salayan gizli dillerin
gizemli dnyasn tespit etmeye altm.
Bu almada Trkiye'de konuulan gizli dillerden bahsedilmektedir. Gizli
diller Trk kltr ierisinde nadide zenginliklerimizden birisidir. Szl ve yazl
kltrmzn ierisinde yer alan gizli dillerin dilimize kazandrdklar, dilimizdeki
yerini incelemeye altm. Tez almamda, bana her trl yardm salayan, bir
bilgi pnar olan, sayg deer hocam Yrd. Do. Dr. Temel Doan'a, yine gle

yzyle beni almaya ynlendiren, Do. Dr. Ramazan Siracolu'na teekkr


ederim.
Bu almamda, benden yardmn esirgemeyen daima doruyu bulmama
yardmc olan, engin bilgisiyle her zaman beni aratrmaya ynlendiren, sayg deer
danman hocam Yrd. Do. Dr. Nesrin Gllda'a teekkr ederim.
Ayrca tez almamda benden her konuda yardmn esirgemeyen ve her
zaman yanmda bir g olarak grdm biricik eim Nermin Mor'a teekkr
ederim.

KARS 2009

Gkmen M O R

KISALTMALAR

Abd.
Akar
Akb.
Akp.
Alm.
Ar.
Bk.
Bsz.
Bur.
Caf.
pn.
DS.
Dz.
Eda.
Elk.
Erk.
Erm.
Esk.
Far.
Fr.
Gl.
Gyg.
Hzy.
t.
Kal.
Kay.
Lat.
Mu.
Mu.Tar.
Rm.
Rus.
Tr.
Trk.
Yl.

:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:
:

Abdal
Ali Akar
Burhanettin Akba
Turgut Akpnar
Almanca
Arapa
Baknz
Belirsiz
Burdur
Ahmet Caferolu
epni
Derleme Szl
Dzce
Eskiehir Dzce Abdallar
Elekiler
Erkilete
Ermenice
Eskiehir
Farsa
Franszca
Cemil Glseren
Geygeller
Hazeynce
talyanca
Kalayc
Zeki Kaymaz
Latince
Mula
Mula Tarihi
Rum
Rusa
Trke
Trk
Faruk Yldrm

DPNOT KISALTMALARI

AKMB
C.
Haz.
MEB
s.

:
:
:
:
:

Atatrk Kltr Merkezi Bakanl


Cilt
Hazrlayanlar
Milli Eitim Bakanl
Sayfa

TDAV
TDK
Yay.
YKY

:
:
:
:

Trk Dnyas Aratrmalar Vakf


Trk Dili Kurumu
Yaynlar
Yap Kredi Yaynlar

GR

Dil, bir toplumun temel tadr. nsanlarn varln srdrmesi dil ile olur,
uygarlklarn kurulmas dil vastasyla olur. nsann hayat mcadelesini kazanmas
yine dil ile kurulur. Dil, bireyin kendini ifade etmesidir. Dil, insann meramn,
isteini, sevincini, zntsn, akn, ayrln, lmn dile getirmesidir.
Muharrem Ergin'e gre dil; insanlar arasnda anlamay salayan tabii bir
vasta; kendi kurallar

iinde yaayan ve gelien canl bir varlk; milletin arasnda

birlemeyi salayan, koruyan ve milletin ortak mal olan sosyal bir messese;
seslerin bir araya gelmesi ile rlm gzel bir yap; temeli belirsiz ok eski
zamanlarda atlm bir gizli antlamalar ve szlemeler sistemidir. 1
Gerekten diller incelendii zaman bir rtl gizli antlamalar sistemi olduu
ortaya kar. Bir dildeki kelimeler ve kelime dizileri zerinde o milletin btn fertleri
gizli antlamalar, gizli szlemeler yapm durumdadr. 2
Yine baka bir tanm, insanlar duygu, dnce ve arzularn dil vastasyla
belirtirler, bu anlamda dil; insanlar arasnda iletiimi salayan en etkili ve en
hareketli bir iletiim aracdr. nsan, kainat yani kendi dnda olan biten her eyi
(varlklar, olaylar, duygu ve dnceleri vb.) duyu organlaryla tanr ve dil ile
tanmlar. 3
nsanolu organlaryla, eliyle bayla,

gzyle kayla iaretler yaparak

duygu, dnce ve isteklerini anlatr. Fakat en gzel ve en mkemmel iletiim arac


dildir. Her dil, insan topluluklar arasnda yzyllar boyunca gelierek meydana
gelmi bir sosyal kurumdur. Dil olmasayd, insann duygu ve dnce dnyas da
gelimezdi.

nsan

topluluu

ilerlemez

bu

gnk

gelimilik

dzeyini

yakalayamazd. 4
Dil, insann en temel ihtiyaclarndan biridir. nsan, dille dnr, dille
duygulanr, dille kltrel varln devam ettirir. En yakn birisine kar kendisini
diliyle ifade eder. nsan bilgisi, dncesi, duygusu ve birikimi kuaktan kuaa dil
vastasyla aktarlr. En samimi en scak ve en ili duygular dil sayesinde olur. Btn

Muharrem Ergin, niversiteler in Trk Dili, Bayrak Basm/Yaym/Tantm, stanbul 1995, s. 7.


Ergin, niversiteler in Trk Dili, s. 9.
Grer Glsevin-Erdoan Boz, Trk Dili ve Kompozisyon I-II, Tablet Yay., Konya 2006, s. 3.
Tahsin Banguolu,Trkenin Grameri, TDK Yay., Ankara 2007, s 9-10.

uygarlklarn temelinde dil vardr. Dnyann hangi blgesinde bir uygarlk varsa
mutlaka onun temelinde etkili bir dil vardr. Alnan gnllerin yklan kalplerin ba
oyuncusu yine dildir.

Evrendeki varlklarn ve hareketlerin deiik kavimlerce adlandrlmasnn


sebebi bilinmemektedir. Dil toplumsal bir varlktr. Dilsiz bir insan topluluu
dnlemez. Dili toplumdan ayr bir varlk olarak deerlendirip, ondan ayr
olguymu gibi dnemeyiz. Dil topluma baldr, toplumla birlikte yaayp geliir.
Dille toplumun ilikileri karlkldr. Dil bir taraftan ruhsal adan insana insan olma
niteliini kazandrrken, dier taraftan da onun toplumsal bir varlk olmasn
salayarak toplum dediimiz yapy meydana getirir.

Bir milletin var olabilmesi ancak dil sayesinde olur. Dil olmazsa toplum
olmaz, toplum olmazsa dil olmaz. Toplum iinde bir birlik salamann nde gelen
kurallarndan

birincisi,

toplumu

oluturan

bireylerin

mutlaka

ayn

dil ile

konumalar gerekir. nk, toplumca benimsenmi ortak deerlerin olumasnda,


bunlarn paylalmasnda, dnden bugne insandan insana aktarlmasnda insanlarn
toplumsal varln devam ettirmesinde hi phesiz dilin bir ok nemli grevi
vardr.
Toplumlarn btn zellikleri diline yansr. Dil ile toplum arasndaki ba ok
kuvvetlidir. Toplumlarn dnya gr yani eyay anlamdrma dillerinde gizlidir.
Dil, bozulduu zaman insann toplum iindeki deerleri de bozulur. Dili, toplum
gelitirir. O toplumun airleri, yazarlar, dnrleri, bilim adamlar, gazatecileri vb.
dilin gelimesine katkda bulunurlar. Gl airlere, yazarlara ve dnce adamlarna
sahip olan toplumlar, her zaman varln devam ettirir. Toplumun dzeni genellikle
dil vastasyla olur. Bu sz, ilk bakta ok iddial gzkse de Konfiys'n o mehur
tespiti

doruluunu

ispatlamaya

yeter:

''Bir

lkenin

yneticisi

olsanz

ilk

yapacanz i ne olurdu? diye sorulduunda, 'Hi phesiz dili gzden geirmekle


balardm.' der ve yle devam eder: Dil dzensiz olursa szler dnceyi iyi
anlatmaz. Dnce iyi anlatlamazsa, adetler ve kltr bozulur. Adetler ve kltr
bozulursa adalet yanl yola sapar. Adalet yoldan karsa, aknlk iine den halk,

Ednan Karadz, Ouz Eren Karadz, Trk Dili Yazl Anlatm Szl Anlatm, Aktif Yaynevi,
Erzurum 2003, s. 4.
6
Osman Gker, Uygulamal Trke Bilgileri 1, MEB Yay., stanbul 1996, s. 25-31-32-33.

ne yapacan, iin nereye varacan bilemez. te bunun iin her ey dil kadar
nemli deildir.''

Her milletin kendine zg kurallar olan bir dili vardr. Bir milletin ruhu ve
yaama biimi dilinde ekillenir. Bir milletin dilini inceleyerek yaam tarz hakknda
fikir sahibi olabiliriz. nk dil uzun zaman iinde tarih, corafya, kltr, medeniyet
ve eitli sosyal etkilerin altnda btn toplumlarn ortak dncesinden meydana
gelmitir. Dili toplumdan ve kltr unsurlarndan ayr dnmek mmkn deildir.
Toplumun en kk zerresi bile dil ile ilikilidir. Toplumlarn edebiyat, felsefesi,
gzel

sanatlar,

gelenekleri,

grenekleri,

ksacas

kltr

dil ile

bir ballk

ierisindedir. Bu deerlerin kuaktan kuaa aktarlmas tamamen dil denilen iletiim


8

arac ile olur. Bir milletin kltr, tarih boyunca ortaya koyduu eserlerden oluur.
Kltr bir toplumun adeta kimliidir. Szl yazl her trl kavram kltr iine girer.
Dil, kltrn temel tadr. Trk kltrndeki altn deerindeki lmsz eserler ve
abideler hep dil vastasyla olmutur. Bir milleti var eden, onun sahip olduu kltr
deerleri iindeki dilidir.
Sanat ve edebiyat eserleri, kltrn en nemli zellii olmas bakmndan
yaay ve ynetim biimleri, retim ve tketim tarzlar, ksaca insan hayatnn her
alannda grlen btn zellikler kltrmzn en nemli gstergesidir. Bu anlamda
dil, en dolaysz bir kltr taycsdr. 9 ''Dil, kltr ve dncenin gstergesidir.
Milletlerin kelimelerine bakarak kltr ve dnce yaplar hakknda yargya varmak
mmkndr.'' 1 0
Trk milleti, kltrn her alannda kalc eserler brakmtr. Avusturyal nl
aratrmac ve yazar Hammer, Trkler hakknda unu syler: ''Herodot'un Tarjinas,
Tevrat'n Togarma diye and Trk, o mverrihten ve o mukaddes kitaptan daha
ok eski asrlarn tand bir millettir. Tahakkm kabul etmeyen bir ecaat,
alabildiine geni ftuhat ak, sonsuz bir teebbs kabiliyeti, muhitlere uymaktan
ziyade muhitleri kendine uydurmak zevki ve iptilas bu milletin asrlar dolduran
tarihinde apak grlr, okunur. Trkler, devlet ykmakta ve devlet kurmakta birinci

Glsevin-Boz, Trk Dili ve Kompozisyon I-II, s. 5-6-7.


Mustafa zkan, Hatice Tren, Osman Esin, Yksek retimde Trk Dili Yazl ve Szl Anlatm,
Filiz Kitabevi, stanbul 2006, s. 31-32.
9
Mustafa Miyasolu, Kltr Hayatmz, Aka Yay., Ankara 1999, s. 14.
10
brahim Atabey, Saadettin Ko, Hseyin Yenieri, idem lker, lyas Yac, Trk Dili ve
Kompozisyon Bilgileri, Yarg Yaynevi, Ankara 2004, s. 4.
8

snf stadlardr. lkeleri deil, ktalar altst etmiler ve bu korkun savletler


arasnda sarslmas hi de kolay olmayan hakimiyetler yaratmlardr.

Tarih,

Trklerden ok ey rendi, onlarn elinden kma yle eserler var ki medeniyet iin
birer ss tekil etmektedir.''

11

Gizli diller de bunlardan bir tanesidir. Bu almamda

yaklak 1650 tane szck zerinde alma yaplmtr.


Milli kltrmzn uurlu bir hale gelip ykselmesi iin, halk dilini,
kltrn, adetlerini, geleneklerini, greneklerini inceleyen kurumlar oluturulmal,
12

zellikle bilim adamlar her konuda deerli almalar yapmaldr.


Dil, bir milletin kltrel deerlerinin en banda yer alr. Bundan dolay dile
nem vermek insanlarn grevidir. Dil, duygu ve dnceyi insana aktaran bir vasta
olduu iin, insan topluluklarn bir yn olmaktan kurtararak, aralarnda duygu
dnce birlii salar. Yani milleti oluturur. Kendi milletinin tarih ve kltrn
renmek isteyen her Trk, Trkenin lmsz eserlerini incelemesi gerekir. Gizli
diller de nadide zenginliklerden birisidir. 1 3

''Alman filozofu Heidegger'in dil

hakknda derin manal, gzel bir sz vardr: 'Dil insann evidir' der. Her millet
kendi dilini zelliklerine, kltrne ve zevkine gre yaratr. Dil, tpk ev gibi bir
milletin duygu, dnce ve hayatnn barna, korunadr.'' 1 4 Trkiye'deki gizli
dilleri konuan baz Trk topluluklar da gizli dili bir barnak olarak grmlerdir.
Trkiye'deki gizli dilleri renmek ve aratrmak gerekir. ''Kelimeler ister eski, ister
yeni, ister yerli, ister yabanc olsunlar, renilmesinde daima fayda vardr.'' 1 5
Yeryznde uzun mrl olmak isteyen milletler, daima kuaklar arasndaki
balarn kuvvetli ve devaml olmasna dikkat etmelidir. 1 6 Bir milleti uzun mrl
klan onun kltrdr, geleneidir, greneidir ve en nemlisi dilidir.

11

M. Turhan Tan, Tarihte Trkler in Sylenen Byk Szler, Boazii Yay., stanbul 1994, s. 64.
Rza Filizok, Edebiyatmzn Zirvesindekiler Ziya Gkalp, Aka Yay., Ankara 2005, s. 35.
13
Mehmet Kaplan, Kltr ve Dil, Dergah Yay., stanbul 2006, s. 39-41.
14
Kaplan, Kltr ve Dil, s. 143.
15
Cevdet Kudret, Dillerin Gizli Dnyas Denemeler 1, (Yayna Haz: Cemil Kavuku) Merkez
Kitaplk Yay., stanbul 2006, s. 282.
16
Mustafa zbalc, Kltr Kprs, Aka Yay., Ankara 2000, s.7.
12

BRNC BLM

10

TRKYE'DEK GZL DLLERN SES, EKL VE KAVRAM


ALANI BAKIMINDAN NCELENMES

1. ARGO

Dnyada ve Trk toplumunda baz gruplar, kendi aralarnda insanlarn


anlayamayaca bir gizli dil yani argo dediimiz dili gelitirmilerdir. Argo ok
eskiden beri Trk toplumunda kullanlmaktadr. zellikle byk ehirlerde stanbul,
Ankara gibi illerde yaayan baz kesimler konumaktadr.
''Snfsal, mesleki ya da yresel olarak belli bir insan topluluunun kulland
zel dil. Bir toplumsal grubun, zellikle de hrszlarn, serserilerin vb. kulland
greneksel slang. (Slang: Yeni tretilmi terimlerden oluan bir dilden ok, bu tr bir
terimler kmesini niteler ve her iki durumda da egemen kesimde kabul grmeyen,
popler imgeleme seslenen bir dil anlamna gelir.)'' 1 7
Bir toplumda geerli olan genel dilden ayr, ama ondan tremi olan, yalnzca
belirli bir grup tarafndan kullanlan, toplumun belli bir grubu tarafndan anlalan,
kendine zg szck, deyim ve deyilerden oluan zel dil. 1 8
Trke Szlkte u ekilde tanmlanr: ''Kullanlan ortak dilden ayr olarak
ayn meslek veya topluluktaki insanlarn kulland zel dil veya sz daarc. 2.
mec. Serserilerin, klhanbeylerin kulland sz veya deyim.'' 1 9
Aksan'a gre; hemen hemen her lkede ve her dilde grlen, toplum iinde
belli kesimlerin ya da gruplarn farkl bir biimde anlamay salamak amacyla
kendi aralarnda oluturduklar bir zel dil. 2 0
''Bir toplumun sosyal alt gruplar tarafndan kullanlan ve ounlukla yaz
diline tamayan ''zel bir dil'' deki kelime ve deyimlerin genel ad. Genel dilin bir
alt kmesi saylan argo, insanlar arasnda daha ok ''gizli dncelerin anlatlmasna
yarayan'' bir dildir. Argo az ok ayplanan ya da hor grlen belirli davran

17

Hulki Aktun, Byk Argo Szl (Tanklaryla,) YKY, stanbul 2008, s. 9.


AnaBritannica Genel Kltr Ansiklopedisi C. 2, Ana Yay., stanbul 1986, s. 266.
19
Eren, Hasan-Gzaydn, Nevzat-Parlatr, smail-Tekin, Talat-Zlfikar, Hamza, (Hazrlayanlar),
Trke Szlk, TDK Yay., Ankara 1988, s. 83.
20
Doan Aksan, Her Ynyle Dil Ana izgileriyle Dilbilim, 1. Cilt, TDK Yay., Ankara 2007, s. 89.
18

11

biimlerini veya eylemleri ifade etmek zere gelitirilmi nispeten yapma bir
dildir.''

21

Hemen hemen her toplumda belli bir gruba zg olup, genel dilin iinde ho
olmayan bir kelime hazinesiyle hayatn srdren konuma sistemine argo denir.
''Sosyal

bir toplumun

mal

olan

argo,

zel

diller

(langues

22

specials)

zmresindedir; genel dilin kelimelerine baz zellikler vermek ve zel kelimeler


katmakla meydana gelmitir. zel diller ise, genel dilden ayrlarak, kk, sosyal
gruplara bal kimseler arasnda, az ok gizli dncelerin anlatlmasna yarayan ve
canl dillerin ortak mihrak stnde gelien dillerdir.''

23

Zeynep Korkmaz'a gre; ''farkl bir anlama biimi salamak zere ayn
meslek veya topluluktaki insanlarn ortak dildeki kelimelere zel anlamlar vermek,
baz kelimelerde deiiklik yapmak, dilin lehelerinden, eskimi unsurlarndan ve
yabanc

kkenli

ekillerinden

yararlanmak

suretiyle

oluturduklar

herkese

anlalmayan kelime ve deyimlerden oluan, gereinde mecazl anlamlara da yer


veren zel dil veya sz daarcl.'' 2 4
Genellikle toplum tarafndan dlanm kk topluluklarn kendi aralarnda
gelitirdikleri, herhangi bir kural olmayan, toplumun dier bireyleri tarafndan
anlalmamas iin kullandklar zel dil olarak tanmlanr.
Genel olarak toplumun aa katmanlarnda argo kullanlr. Argo hemen
hemen her lkede eitimli okumu insanlar tarafndan da kullanlr. Ayrca bunlar
arasnda argonun trleri de ortaya kmaktadr. Artist, renci, hatta bilgin argosuna
da rastlanmaktadr.
Her dil iinde

mutlaka argo ve trleri vardr. Her lkede bu zel dilin

oluumunda birbirine benzer eilimler grlmekte, benzer yollara gidildii gze


arpmaktadr. Argo dilinde konuanlar sanatl ve nkteli bir dil kullanrlar. Bu
nitelikler, onun szvarlnn incelenmesi srasnda, kendiliinden ortaya kar. 2 5
Her lkenin kendisine zg argosu vardr. Toplumun hemen hemen her
katmannda argoyu ve argonun trlerini grmek mmkndr.

Turan Karata, Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Szl, Aka Yay., Ankara 2004, s. 46-47.
Tuncer Glensoy, Trke El Kitab, Bizim Genlik Yay., Kayseri 1995, s. 42.
Ferit Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, Aydn Kitapevi Yay., Ankara 1990, s. 21.
Zeynep, Korkmaz, Gramer Terimleri Szl, TDK Yay., Ankara 1992, s. 13.
Aksan, Her Ynyle Dil Ana izgileriyle Dilbilim, 1. Cilt, s. 89.

12

''Franszca bir kelime olan argo, ilk kez 1628 ylnda 'dilenci esnaf'nn
jargonunda geen 'dilenci' manasndaki argotier ile 'dilenmek' demek olan argoter
kelimelerinde grlmektedir. Furetiere gre 1690 ylndan itibaren 'dilencilerin ve
hrszlarn dili' anlamnda kullanlmaa balanmtr. Argonun menei belli deildir.
Ancak bir gre gre kelime, muhtemelen Eski Franszcada 'azarlamak, paylamak'
anlamndaki

hargoter

veya

'yarmak,

paralamak'

manasna

gelen

harigoter

fiillerinden tremi bir isim olmaldr. Baka bir gre gre de kelimenin Eski
spanyolca'da 'kaba saba adam' demek olan arigote kelimesinden gelmesi ihtimal
dahilindedir.''

26

1.1. JARGON

''Argo ile yakndan ilgili olan jargon (eski Franszcadaki gargon) kelimesi
Fransz dilinde (XII. yy) Marie de France, hikye ve masalarndan birinde bunu
kulland gibi XIII. yzylda Charles d'Orleans da, jargondan bahsederek bu dilin
anlalmaz bir dil olduunu ileri srd. lkin ku cvldamas (Fr. gazouiller)
anlamna da gelen bu kelime XV. yzyldan beri hrszlarn gizli dili,

argo

anlamlarnda kullanlmtr.'' 2 7
Argo ile jargonu birbirine kartrmamak gerekir. Argo, zel dile verilen
addr. Jargon ise bu zel dili iinde, anlalr oran g olan baz gruplarn
kendilerine has konuma eklidir. rnein kalayclk, ericilik, demircilik, tellalk
mesleini yapanlar ile Abdal dili ya da Geygel ad verilen Yrk Trkmenlerinin
kendi aralarnda konutuklar gizli diller birer jargondur. Argo ierisinde kullanlan
baz szckler ve deyimler jargondan gemi olabilir. Yani argonun iinde ofr,
renci, mahkm, kumarbaz, gibi gruplardan kelime ve deyimler bulunabilir. Bir
28

baka syleyile argo, iinde birka jargon bulunduran zel dil bir dildir.
Argo daha genel anlamda kullanlmakta, jargon ise bu genel anlamn iinde
kk gruplar oluturmaktadr. Jargonu belli kk grubu oluturanlar konuur.

26

Mesut en ''Argonun Anatomisi Argo zerine'', Editrler: Emine Grsoy Naskali- Glden Saol,
Trk Kltrnde Argo, Sota Yay., Hollanda 2002, s. 14.
27
Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 27.
28
en ''Argonun Anatomisi Argo zerine'', Trk Kltrnde Argo, s. 14.

13

Bir toplumda argoyu meydana getiren ok sayda alt grup vardr. Gemite
genellikle argoyu serseri denilen ya da kabaday olarak nitelendirilen insanlar
kullanmaktayd. Bu tr insanlar, kimsesi olmayan sokakta ve belli yerlerde gn
birlik yaayan, insanlara zarar veren tiplerdi. Bu babo insanlar kavgac, grltc
ayn zamanda belli giyim tarzlar olan tiplerdir. Balarnda sfr numara fesleri,
bellerine gayr muntazam surette sardklar kuaklar, bacaklarna geirdikleri geni
pantolonlar, kesi bask yemenileriyle ilgin grnyorlard. Bu tiplerin lmleri
genelikle kavgayla olmaktayd. Dilimizde argoya klhanbeyi dili de denmektedir.
Klhan kelimesi 'hamam atelii' manasna gelen Farsa gul-han'dan gelmektedir.
Mehmet Zeki Pakaln'a gre stanbul serserisinin ilk dura, Gedik Paa Hamam idi.
Bu hamam serseri kabaday insanlar zellikle souk k gecelerinde ev olarak
kullanyorlard. Yatacak yerleri tamamen burasyd. stanbul insan zamanla bu
insanlara klhanbeyi adn vermitir. 2 9
Btn lkelerin dilinde ve her dneminde argoya rastlamak mmkndr.
Eitimsiz insanlardan eitimli insanlara toplumun her kesiminde argo kullanlr.
Ama genellikle eitimsiz insanlar kullanr. Bu durum argoyu dier zel dillerden
ayran bir zelliktir.
Argoyu baz meslek gruplarnn yan sra ceza evinde yatanlar, uyuturucu
kullananlar, yasa d insanlar, ayrca derme atma evlerde yaayanlar, baz siyasi
rgtler, kltr sanat dernekleri, eitli spor gruplar, renciler vb argonun en
verimli kaynaklar arasnda saylabilir.
Argo genellikle kii ve grupla toplumda geerli dier sistemi arasndaki bazen
yzeysel, ama ou kez temel uyumazlklardan kaynaklanr. Argo, kiilerin keskin
bir nkte yapmak, buna bal olarak da dmanlk, alay, kmseme ifade etmek
amacyla dili allmn dnda kullanmalar sonucunda oluabilir. rnein renci
argosunda yal retmen iin 'salatalk', ofr argosunda yollarda yolcu toplamak
iin 'rdek avlamak' gibi szck ve deyimlerin kullanlmasnda bu tavr ak olarak
grlebilir. Argo bir topluluun kendi deerlerini ve davran biimlerini ele alan,
yeren, kmseyen ya da eletiren bir nitelik de kazanabilir. rnein anne iin
'kocakar', baba iin 'moruk', ofr argosunda arabay arpmak anlamnda 'fotoraf
karmak', 'model deitirmek', renci argosunda ok terbiyeli renci iin 'hanm

en ''Argonun Anatomisi Argo zerine'', Trk Kltrnde Argo, s. 18.

14

evlad' denir. Bu rneklerin de gsterdii gibi argo, bir kiinin yaratsndan ok, bir
toplumsal gcn rettii ve ortak kullanmna sunduu zel bir dildir.
Argonun oluumunda genel dilden ou zaman szckler ve deyimler
aktarlr. Argo sz varlnn oluturulmasnda benzetme, zelletirme, ksaltma,
abartma, kaba bir szc daha inca bir ekilde syleme yollarna bavurulur.
rnein 'acbadem' kurnaz, akgz kimse; 'ampul', 'balkon' kadn ya da kz
memesi; 'anten' akl; 'arpa' para; 'ar ii' uygunsuz kadn, fahie, 'intihar etmek'
evlenmek sarho vb.
Argonun yaylmas, alt kltr gruplar, genellikle ie kapank bir yap
gsterir, bu nedenle de zel dillerden pek az szck genel dile geer. stanbul
klhanbeylerinin argosundan genel dile geen szckler, argonun sz varl yannda
ok kk kalr. Alt kltr gruplarnn ie kapal zelliklerini yitirip egemen kltrle
ilikilerini arttrmasna bal olarak bu gruplarn zel dilleri daha geni bir kesim
tarafndan kullanlan bir argo biiminde ortaya kar. rnein 'arabaya aptes
aldrmak' arabay ykatmak, temizletmek, 'direksiyon sallamak' araba kullanmak,
'gazlamak' basp gitmek, defolmak gibi szler araba kullanan pek ok insanca
kullanlr durumuna gelmitir. 3 0

1.2. ARGO SZCKLERDEN RNEKLER

''Azn slatmak 'iki imek', alarga durmak 'uzak durmak, ak durmak',


aftos

'kadn,

sevgili'

araklamak

'almak',

amaza

gelmek

'tuzaa

dmek',

atmasyon 'aslsz, anlamsz, uydurma, yalan sz veya haber', anafor 'bedava,


parasz', cavla ekmek 'lmek', dolma 'yalan, hile', fymak 'kopmak, savumak',
kay armak 'hile yapmak', ibiini kaldrmak 'kafa tutmak', trnak 'hrsz,
yankesici', uyutmak 'aldatmak, kandrmak', papel 'para', papaz uurmak 'elence
alemi yapmak, rak alemi yapmak', uyuzlanmak 'huylanmak, phelenmek', viraj
almak 'ok yalan sylemek', volta 'bir aa, bir yukar dolama', yaylamak 'ekilip
3 1

gitmek' , yrek selanik 'cesaretsiz, korkak', zoka 'tuzak, hile, dalavere, oyun' v b . ' ' 3 1

AnaBritannica Genel Kltr Ansiklopedisi, s. 266-267.


Korkmaz, Gramer Terimleri Szl, s. 13.

15

1.3. TRKYE'DE VE TRK EDEBYATINDA A R G O N U N YER

Argo ok eski zamanlardan beri Trk kltrnde var olan bir kavramdr.
Eskiden bu dile Osmanl dnminde klhanbeyi dili ya da tulumbac az denirdi.''
Bunu anlatmak iin yine eski zamanlarda 'Lisan- erazil', 'Lisan- hezele' gibi
deyimler kullanlm ise de 'aalk argo'nun Trke'deki tam karl kay dili
(kay=ile;

kay

etmek=almak

Trk

argosunda)

terimidir.

Kesin

bir

snr

izmemekle beraber, Trke'de argoyu, 'teklifsiz dil', 'halk dili', 'kaba veya aalk
dil' gibi snflardan ayrmak gerekir.''

32

Trkiye'de genellikle halk arasnda argo, klhanbeyi az konumas olarak


nitelendirilmektedir. Argoyu belli snflara ayrmak mmkndr.
lkemizde argo kalabalk bir ehir olmasndan dolay genellikle stanbul'da
var olmutur.

Argo byk ehirlerin sosyal zelliklerinden birini tekil eder.

Trkiye'de argo genellikle byk ehirlerde zellikle stanbul ilinin baz yerlerinde
konuulmaktadr. Hele eskiden klhanbeyi denilen kabaday gruplar stanbul'un baz
yerlerini kendilerine mesken tutmulardr. Bu yerlerden bazlar: skdar, Aksaray,
Yenikap, Kasmpaa, Beikta, Galata vs.
Belli yerlerde toplanan ve bu argo dili ile konuanlar, zaman zaman kendi
aralarnda klardan okuyup alarlarm.
Osmanl devleti dneminde stanbul'da bulunan babayiit gz kara tipler,
Tavukpazar

kahvesinde

bir

araya

gelerek

Trk

szl

halk

kltrnn

temsilcilerinden olan k mer'den, Dertli'den, Gevheri'den, Bayburtlu Zihni'den,


Emrah'tan ara sra Enderunlu Vasf'tan okuyup alarlard. O dnemde modern
anlamda spor bulunmad iin tulumbaclk ksmen bunu yerini tutuyordu. Devlet
memurlar bile birer amatr tulumbac idiler. Tanzimat dneminden sonra 1919-1920
yllarna kadar bu kahvelerde argoyu yaatp tulumbaclk da yapabilen belli bal
kimseler unlard: Zeytinburunlu Arap Osman, Tersaneli Osman Nuri, Efe Mehmet,
Acem smail, Kafesi Arif, Dolmac Mihran, Defterdarl Asaf Bey, Yenimahalleli
iroz Ali, ememeydanl Behet Bey. 3 3
Bu klhanbeyi gruplar bulunduklar kahvede mani syleyip saz alarlard.
ok zaman kendilerini dinleyenler de, genellikle toplumun benimsemedii yasad
32
33

Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 38-39-40-41.


Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 53-54-55.

16

tiplerdir. Genellikle kumarbazlar, miskinler, mantarclar, yankesici veya trnaklar,


gece ve gndz hrszlar, kasa hrszlar, esrar ienler gibi sabkal insanlardan olan
sayl kimselerdi. Kendilerine zg garip giysileri olan bu tipler yumurta topuk
ayakkab giyer ellerinde tesbih insanlara adeta meydan okurlard.

34

Trk tarihine baktmz zaman argo ok eski dnemlerde, halk edebiyatnda,


divan edebiyatnda,

baz air ve yazarlarmz tarafndan kullanld grlmektedir.

Argonun zaman zaman halk dilinde kullanld da grlmektedir.


Karahanl devleti dneminde Kagarl Mahmud tarafndan yazlan Trkenin
lmsz

eserilerinden

saylan

'Divan

Lgat-it Trk'

adl

eserde,

'oyuncak'

anlamna gelen ohagu, kelimesinin ikinci anlam kadn olduundan argo bir
kelimedir.
Yine Divan edebiyatnn son dnem airlerinden olan Srri'nin 'Hezliyat-
Havai' ad altnda toplad eserde argo kelimeler gze arpmaktadr: Abu-zampara,
ahtu-cima, savsa vermek-gizlice bir kadnn koynuna girmek.
Tanzimat dnemi ve sonras yazarlarndan Ahmet Rasim'in eserlerinde argo
grlmektedir. ''ehir Mektuplar'' adl eserinde alesta hazr anlamnda, rak imek
kelimesine akmak kelimelerini kullanmtr. Neyzen Tevfik birok eserlerinde
argoyu kullanmaktan byk bir zevk almtr. 1919'da bastrd 'Hi' adl eserinde
ba artmak, can skmak, anlamna 'kavallanmak' szcn kullanmtr. 3 5
''Yine 'Uyan' dergisinin Austos 1955 (say 5) tarihli nshasnda Suat
Taer'in 'Abuzettin Bey' balkl aadaki iiri ok argolu iirlere gzel bir rnektir:

Toriini altr kaalot


Gr geme
aparize gelirsin sonra zngdak...

Kasntdan denizler bulanyor


Bamya tarlas m sandn dnyay
Bak at alan skdar' dolanyor

Her gn azn drt ke


34
35

Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 55-56-57.


Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 63-66.

17

Ama ngra ektiinin resmidir


Kim dedi sana rzgara kar ie

Ama sakal takma byk


Behey spanakzade
Bu gidiin sonu karanlk

Tenhalarda bocurgat yaparsn


in gcn haminto
Bilirim her tan altnda varsn

Fazla viraj alyorsun ar ol


Eekten dm karpuza dnersin sonra
Aheste ek krekleri kendine gel

Bu devran byle kalmaz


mam kay yanat m iskeleye
Gznn yana bakan olmaz

Baba miras deildir hayat


Sylemesi benden
let toriini bay kaalot' ' 3 6

1.4. ALAN ARGOSU VE GENEL ARGO

Trk argosunu tarihi gemiine baktmz zaman argo ile konuma belli
alanlarda grld daha sonra genele yayldn sylemek mmkndr.
''Aadaki liste, Trkiye argosunun oluum alanlarn sralyor. 18 alan
yaknlklar asndan beklendirilince de 6 ana bek ortaya kyor:

Develliolu, Trk Argosu nceleme Szlk, s. 69-70.

18

SU(?)DNYASI
(1) Hrsz, dolandrc, yankesici argosu
(2) Uyuturucu (kaakl, satcl, kullancl) argosu
1

(3) Kumar (kumarhane, kumarbaz) argosu


(4) Kabaday (bkn, klhanbeyi, serseri) argosu
(5) Dilenci argosu
KAPALI DNYALAR
(6) Hapishane, tutukevi (mahpus, tutuklu) argosu

(7) Yatl okul, okul (renci, retmen) argosu


(8) Kla (asker) argosu
(9) Denizcilik (denizci) argosu
AZINLIK DNYASI

(10) Etnik aznlklar argosu


(11) Gmen argosu
CNSEL ARGO
(12) Cinsel argo (ve kadn argosu)

(13) Ecinsel argosu


(14) Fuhu (genelev, fahie, genelev mterisi) argosu
ALIVER ARGOSU
(15) Esnaf (satc, seyyar satc, eskici, d v i z c i . )

(16) ofr (kamu tama aralar srcs, yolcusu)


(17)elence yerleri (gazino, meyhane, mzisyen) argosu
SPOR DNYASI
(18) Spor (sporcu, taraftar) argosu'' 3 7

2. DER GZL DLLER


Toplumdaki baz gruplarn kendi aralarnda gelitirmi olduklar anlalmas
pek kolay olmayan gizli diller. Trkiye'nin baz yerlerinde bu dilleri grmek
mmkndr. Bu gruplarn gizli dili kullanmalar dilbilimcilerin dikkatini ekmitir.
Aratrmaclar bununla ilgili nemli bilgilere ulamlardr.

Aktun, Byk Argo Szl (Tanklaryla), s. 11.

19

nsanlar toplum iinde bazen eitli ekilleri ya da eyalar kullanarak


isteklerini dile getirmeye almlardr.
Dnya zerindeki insanlarn ayr ayr
arasndaki

ilikilerde

en

nemli

sorunlardandr.

dilleri konumalar, toplumlar


Bundan

tr

yeryzndeki

insanlarn tamamnn kullanabilecekleri bir yapma dil oluturulmaya allmtr.


Polonyal Dr. L. L. Zamenhof tarafndan 16 kurala dayandrlan Esperanto bu yapma
dillerin en ok bilineni ve yaygn olandr.

38

Trk kltr tarihinde ortak dil yaratma dncesi Osmanl devleti dneminde
Muhy-i Gleni tarafndan dnyada ilk yapay dil oluturulmutur. Muhy'nin lmesi
ile bu dil de ortadan kalkar. ''Muhy, kendisini ''zeban-zede-i ebkeman'' (dilsizlere
dil veren) eklinde tanmlar. Nitekim ''Bleybelen'' sz, ''dilsizleri dillendiren'' ya
da ''dilsizlere dille hayat veren'' anlamn verirken dier yandan da bu yapma dilin
sahibini karlar.'' 3 9
''Dilcilerin grup dili ya da zel dil adn verdikleri diller, bir toplumda,
bireyin iinde bulunduu snfa, yaa, zellikle meslee gre belirlenen dillerdir. Son
yllarn almalarnda bu tr iin sosyelokt (Sociolecte, Sociolect, Soziolekt) terimi
kullanlmaktadr ki, social ve dialecte szcklerinin ksaltlarak bileiminden oluan
bu terim, onun niteliini de aa yukar ortaya koyuyor.
Heike, sosyolekt'i ''bireyst dil dizgesinin, bir dil birliinin yelerinden bir
grup tarafndan karakteristik kullanl'' olarak tanmlamakta, ses bilim asndan da
''bireyi bir toplum kesimine ait klan btn belirtilerin toplam''

biiminde

grmektedir. Daha ksa bir anlatmla sosyolekti '' bir grubun btn dil varl, bir
grubun dili'' olarak tanmlayabiliriz.
Rechmann, sz konusu olan gruplar sralarken bata kyl, orta snf,
okumu

yksek katman

olmak zere

toplum

katmanlarn

saymakta,

ayrca

mezhepleri, cinsleri, ya gruplarn, renim, meslek ve siyasi gruplarn (rnein


belli bir partiye bal olma) gstermektedir." 4 0
zel diller kapsamna genellikle toplumun byk ounluu tarafndan
dlanm ve toplumun benimsemedii ileri srdren gruplarn kullandklar diller,

38

smail Doan, Ahmet Doan, Bilgehan Atsz Gkda, Adem Klolu, kr Grm, Trk Dili
ve Kompozisyon Bilgileri, Akademi Yay., Trabzon 1998, s. 19.
39
Mustafa Ko, Bleybelen Muhy-i Glenlk Yapma Dil, Klasik Yay., stanbul 2005, s. 54.
40
Aksan, Her Ynyle Dil Ana izgileriyle Dilbilim, s. 86-87.

20

argo, sanat, gazeteci, asker vb. mesleklerin 'jargon' (alan dili zellii tamayan)
41

girer.
lkemizde

eitli

mesleklere

mensup

insanlarn

kendi

aralarnda

gelitirdikleri gizli bir dil vardr. Eskiden beri bu gizli diller varln srdrmektedir.
Toplumdaki snrl baz kesimlerin veya baz esnaf zmresinin bakalarnn
anlamamas iin szcklere verdikleri ve konutuklar dil.
yresindeki

'Kalayc

argosu'

ile

Geygel

Yrklerinin

ve

Burdur ve Mula
Erkilet

erilerinin

42

kullandklar gizli dil bunun tipik rneidir.


1.2.1. ISLIK DL VE KONUULDUU YERLER

Tabiatn zor koullarndan tr insanlarn yaadklar evrenin yerleim


asndan uygun olmamas, insanlar slk diline yneltmitir. Dnyada olduu gibi
lkemizin baz yerlerinde bu dil kullanlmaktadr. nsanlar parmaklarnn yardmyla
slk dilini kullanyorlar.
''Son yllarda baz aratrclarn Meksika'da, Kanarya Adalar'nda, Silbo
Gomero'da ve Fransz Pyrenee'lerinde Aas kynde tespit ettikleri slk dili ise, hem
ilk bakta bu iki trl dilden hangisine ait olduu sorusunu akla getirmekte, hem de
ilgi ekici bir olay nitelii tamaktadr.
Islk dilinin temelini,

dilin az iinde zel bir ekle getirilmesi,

ses

organlarnn mmkn olduu lde, eitli fonemlerin boumlanmasndaki duruma


gelmesi suretiyle alnan tiz bir slk tekil etmekte, bu dil, ses organlarnn eitli
durumlarndan elde edilen farkl
bulunmaktadr.

Ana

dilinin

seslerden birleen heceler zerine kurulmu

kelimeleri,

heceleri,

teker teker sla

evrilerek

sylenmekte, bunlar, aralarnda ksa aralklar braklarak cmleleri tekil etmektedir.


Burada belirtilmesi gereken nemli nokta, yukarda da belirttiimiz, ses meydana
getiren organlarn, fonemlerin ortaya karlmalar srasndaki ekli almakta olmalar,
zel bir duruma getirilen dilin de bu ekline ramen, boumlamada zerine den
grevi yerine getirmeye almasdr. Bu zelliiyle slk dilinin, dar anlamdaki dilin
(la langue)

ancak ses nitelii bakmndan farkl bir tr olduunu kabul edebiliriz.

Osman Toklu, Dilbilime Giri, Aka Yay., Ankara 2003, s. 139.


Korkmaz, Gramer Terimleri Szl, s. 73.

21

Ksaca,

kelimeler,

fonemlerin teker teker boumlanmas

sonucunda meydana

getirilmekte, fakat bunlar ses eklinde deil, sla evrilerek sylenmektedir.


Islk, a) parmaklarn yardm olmakszn dile zel bir ekil verilmesi, b)
parmaklarn yardmyla dilin bu zel ekle getirilmesiyle alnmakta, bu ikinci trde,
ayn zamanda parmaklarn da eklenmesi yolu ile daha uzayan bir ses aygt elde
edilmi olmaktadr.''

43

Yre arazisinin dank ve engebeli oluu, evlerin birbirlerine uzakta olmas,


insanlarn birbirleriyle iletiimi salanmasnda slk dilini kullanmaya zorlamtr.
nsanlar slk dilini, ileti verme ya da uyarda bulunma amacyla kullanmaktadr.
Karadeniz blgesinde baz insanlarmz bu dili uzaktan uzaa anlamalarnda
kullanmaktadrlar. rnek olarak, iinden bir dere geen vadinin iki yakas arasnda,
meyilli, kayalk, allk ve ulalmas g yerlerde, Karadeniz kylarnda olduu
gibi, evleri birbirine uzak ina edilmi yerleme sahalarnda konuulmaktadr.
Kuky ve Karabrk kyleri engebeli ve dalk bir alanda olduu iin bu zarureti
dourmutur. Vadinin iki yakasn tekil eden yamalarda bulunan insanlar ellerinin
yardmyla azlarndan kardklar slk sesi yani ku sesi ile kardan karya
anlaabilmektedirler. Ayn zamanda yamacn stnde bulunan, aadakine, altndaki
de yukarda bulunana veya yrmesi g olan bu blgelerde, birbirinden uzak iki kii
birbirine slk yoluyla hitap etmektedir. 4 4
' ' 1 . Giresun ilinde Grele'nin anak bucana bal Kuky, Karabrk,
Deregz,

Karlbel,

Yukarsrlk,

Aasrlk,

Karake,

nerli,

Akky,

kylerinde yaygn bulunuyor. Ayrca Bayezt, atakkr, Esenli, Beirli, Hamzal


(eski Sadeky), Bakml, Kuzcaky, Tadikmen, Yeilky, Kzlcainek, kylerinde
konuulduu eitli kimselerin verdii bilgiden anlalmaktadr.
2. Giresun'un Eynesil ilesinin ren, Uuz kylerinde, Tirebolu ilesinin
zellikle Gnyz (eski Trnk), Saryar kylerinde; ayrca Karademir, srail,
Eynece, atalaa (eski ad), atak, Gdl, Furun, Dzukur, Boncukukur,
Yukarboynuyoun, (eski Boynuyolu), Aaboynuyoun, Sek, Oryaca, Stta,
(eski Dand);
3. Trabzon ilinin Vakfkebir ilesinde Dorukkiri, Geyikli, Pelitik, Doanc,
Kabasakal kylerinde zellikle, ayrca Deregz, Tarlack,
43
44

ahinli, Doanck,

Doan Aksan, Dilbilim ve Trke Yazlar, Multlngual Yay., stanbul 2004, s. 80-81-82.
Aksan, Dilbilim ve Trke Yazlar, s. 83.

22

Samsun,

Ball, Mahmutlu kylerinde ksmen kullanlyor. Akaabat ilesinin

Eskiky, zml, Yalky, Sarca kylerinde aa yukar % 50 arasnda kullanld


anlalyor.

Ayrca

Gmhane

ilinin

Krtn

bucana

bal

Uluky'de

konuulduunu duyduk.
Islkla anlama baz yerlerde ksmen grlmekte, baz yerlerde ise kkbyk, kadn-erkek herkes tarafndan bavurulan bir anlama arac olmaktadr.
Herkes tarafndan kullanld yerler arazi bakmndan arzal olan yerlerdir. Ksmen
konuulduu kylerde daha ok obanlara inhisar ettii grlyor. Bunu obanlarn
ileri gerei, uzaktan anlamak zorunda olmalarna balayabiliriz. Vakfkebir ilesi
alpazar bucann Ball kynde daha ok obanlar slkla anlamakta, ''yaylaya
gideceim''

eklindeki

eyleri

slkla

nakletmektedirler.

Yukarda

adn

veremediimiz, Vakfkebir ilesi arba'na bal, vadi iinde bulunan Yavuz


kynde

de

obanlar,

hayvanlarnn

gittiini

haber

vermek

iin

sla

bavurmaktadrlar.
Yaptmz aratrmadan edindiimiz bilgiye gre duyulan sln kadna m,
erkee mi ait olduu ounlukla anlalabilmektedir (aa yukar % 80 orannda).
Fakat slk alann ya pek anlalamamaktadr. Ayrca ocuk sl ile kadn sl da
birbirinden pek ayrt edilemiyor.
Ancak devaml temasta bulunulan kimselerin, rnek olarak aile fertlerinin,
yaknlarn sl tannabilmektedir.
Islkla konuma genel olarak ocuklukta renilmekte, ilkokul andaki
ocuklar bu dili rahata konuabilmektedirler. Karabrk kynden Hseyin Kse, 7
8 yalarndan balayarak bu dili konutuunu sylemitir. lkokul Mdr Hamdi
Dede'nin verdii bilgiye gre, okul bahesinde oynayan ocuklar bazen hep birden
sla balamakta ve kan grlty nlemek iin onlar uyarmak gerekmektedir.
Kadnlarn slk diline alklklar erkeklerden pek aa deildir. Espiye
ilesinin Snr kynde kadnlarn % 80 inin bu dili anlad grlyor. Bu kyden
birok kadnn sln da ses cihazyla tespit etmi bulunuyoruz. Karabrk'te de
kadnlar bu dil ile konuabilmektedirler.'' 4 5
Karadeniz'in baz yrelerinde bu dili insanlar kullanmaktadr.

Kullanlan bu

dilin erkee mi kadna m ait olduu genel olarak anlalmaktadr. Islk dili ku

Aksan, Dilbilim ve Trke Yazlar, s. 83-84-85.

23

sesine benzedii iin ku dili de denilmektedir. Bu blgedeki slk ya da ku dili


ocukluk dneminde renilmektedir. Yrede adeta bu dili bilmek hem zorunluluk
hem de gelenek haline gelmitir. nsanlar bu dili kullanmakla ata kltrlerini
yaatmakta ve her sene Kuky'de 'Kuky ku dili enlikleri' dzenlenmektedir.

1.2.2.

KU DL VE KONUULDUU YERLER

''Gerek ynyle ve insan yaktrmasna gre, kularn, tme aracl ile


kendi aralarnda anlamalarn, konumalarn salayan dil. Ku dilinden anlayan
kimselerle ilgili hikayeler, edebiyatta, uyarma, yol gsterme, t verme, peygamber
mucizesi

olarak

geer.

Bu

yetenek trl

biimlerde

kendini

gsterir.

Kimi

hikyelerde bir ku, dilini bir insana retir, onunla arkadalk kurar.

Kimi

hikyelerde de bu yetenek bir Tanr ba olarak o insana verilmitir. Kimi


hikyelerde ise, hikye kahraman sihirli bir ot yer; ku dilinden anlamaya balar.
Ku dilini doutan bilen kiiler de yok deildir.
Bir rlanda inanna gre, dilinin altnda atmaca dili tayanlar ku dilinden
anlarm. Bu inancn kkeninde, ku dili bilmek iin, konuabilmek iin, insan dili
deil de, kuun dili uygundur gibi bir yarg yatsa gerektir.'' 4 6
Tabiat ile i ie olan Trklerin edebiyatnda kular grmek mmkndr.
Nitekim kularn insan gibi konumas birok hikyeye konu olmutur.
Dnya

insanlarnn

szl

edebiyatlarnda

ve

dini

ierikli

eserlerinde

insanlarn kularn dilini anlad ve ku dili ile konutuklar rivayet edilir. Doann
gizemini zmek ve gelecekten haber vermek ku dilinin bilinmesi ile mmkn
olmaktayd. Zengin Trk kltrnn destanlarnda masallarnda kahramanlarn
kulara ile konutuklar, zellikle aman din adamlarnn ku seseleriyle ruhlar
dnyasna vardklar grlr. Kutsal kitabmz Kur'an- Kerim'de Hz. Sleyman
peygamberin kularla konuup anlatna yer verilir. 4 7
''slamiyetin kutsal kitab Kur'an'da eitli kavramlara ve varlklara iaret
eden semboller olarak kularn getii birok ayet bulunur. Bunlarla birlikte,

Ltfullah Sami Akaln, Trk Folklorunda Kular, T.C. Kltr Bakanl Yay., Ankara 1993, s.
32.
47
Erdal ahin, ''Ku Dili'', Editrler: Naskali-ahin, Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler,
Picus Yay., stanbul 2008, s. 11.

24

Sleyman, Davud'a varis oldu ve dedi ki: Ey insanlar! Bize ku dili (Mantku't-Tayr)
retildi ve bize her eyden (nasip) verildi. Dorusu bu apak bir ltuftur. (Neml
Suresi: 27/16) mealindeki ayette Sleyman peygamber kularn dilini bilen kii
olarak bildirilir.
Bu ayetin devamnda, ''Sleyman, kular gzden geirdikten sonra yle
dedi: Hdhd' niin gremiyorum? Ben, senin bilmediin bir eyi rendim.
Sebe'den sana ok doru (ve nemli) bir haber getirdim. Dedi.'' (Neml Suresi:
27/20-22) mealindeki ayetlerde yer alan kssaya gre Sleyman peygamber kular ve
zellikle 'Hdhd' kuu ile konuur. Bu, Kur'an'da kularla iletiim kurulduunun
bildirildii nemli bir anlatmdr. Sleyman peygamber btn doa unsurlar ve
glerinin boyun edii hkmdar olarak kular zerinde de hakimiyet kurmu,
4 8

onlarla kendi dillerinde konumutur.''


Sleyman peygamberin kularla konumas bal bana ilahi bir mucizeyken,
bu durum yazarlarn aratrmalarna konu olmutur. Hem Kur'an'da hem de baz
eserlerde bu durum grlmektedir.
''Delail-i Hayrat erhi'nde, Kur'an- Kerim'deki Neml 16. ayeti aklanrken
(ey insanlar, bize ku dili retildi.) Hz. Sleyman'n ku dili bildii rneklerle
anlatlmaktadr. Buna gre blbl azla yetinmeyi, veyk Tanr korkusunu, tavuskuu
ve ebabil, edilenlerin karlksz kalmayacan, hdhd, tvbe etmemiz gerektiini,
kumru yalnz
bartlak
olduunu,

Tanr'nn vgye

dilimizi

tutmamz

tavancl

baarlabileceini
getirmektedir.''

ve

deer olduunu kartal Tanr lmszln,

gerektiini,

Tanr'ya
bayku

da

akbaba

yaklamann
insanlardan

insanlarn

lml

insanlardan
kamamz

yaratklar

uzaklamakla
gerektiini

dile

49

Feridddin Attar'n Mantk Al-Tayr adl eserinde hdhd kuunun Hz.


Sleyman ile konumas anlatlmaktadr:
''Sleyman'la bir hayli

konuup

grtm;

onun ordusu iinde rtbe

bakmndan ileri getim. Sleyman'la yolda olmu, bu lemi bir hayli dnp
dolamm. Bu suretle padiahm tanmm.'' 5 0
ahin, ''Ku Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 14-15.
Akaln, Trk Folklorunda Kular, s. 33.
50
Abdlbaki Glpnarl, Feridddin Attar'n Mantk Al-Tayr, Trkiye Bankas Kltr Yay.,
stanbul 2006, s. 48.
49

25

Kularn szcs hdhd ve dier kular, Hz. Sleyman' kendilerine padiah


olarak semilerdir.
Ortadou insanlarnn halk mitolojisinde, Hz. Sleyman ku dilinden anlayan
peygamber olarak gsterilir.
''Sleyman ku dilin bilir dediler
Sleyman var Sleyman'dan ieri.
Ben ku dilini bilirim
Syler Sleyman bana.
Yunus Emre
Sleyman'dr ku dilini syleyen
Her Sleyman ku dilini ne bilsin
Seyrani
Blbl oldum gl dalnda akrm
Gl dalnda biten gl neme yetmez
Sleyman'm; ku dilinden okurum
Bana talim olan dil neme yetmez
Kul Budala
Yunus Emre ku dilini, herkesin kolayca anlayamayaca anlatm karl
kullanr:
Biare Yunus'un szn
Key ak gerek anlaya
O ku dilidir neylesin
tlemez tmeyince'' 5 1

''Gemite stn yetenekli veya mucize sahibi baz insanlarn 'kularla


konumalar' inanc ve baz zel kiilerin 'kular taklit ederek bir ey anlatmalar'
dier insanlarca eitli ekillerde yorumlanmtr. 'Ku dili' kelime grubu, ku dili
dnya kltrnden ve amanlk (kamlk) kltrmz ile zellikle Kur'an'da geen
'Mantku't-Tayr'dan

mlhem

olarak

szl

ve

yazl

kltrmzde

anlamlar

kazanarak kullanlmtr. Bu gizemli sz, eskiden 'vahdet-i vcut' temal eserler ile

Akaln, Trk Folklorunda Kular, s. 33.

26

mutasavvf airlerin ortak dilini ifade etmi ve baz evrelerin eitli ekillerdeki gizli
dillerine karlk olarak kullanlmtr.''

52

Bugn bile halk arasnda Hz. Sleyman'n kular ile konutuu anlat
bilinmektedir. Nitekim bu olay birok esere konu olmutur. Hz. Sleyman'n kular
ile konumas bir mucize olarak grlm, insanlar arasnda anlatla anlatla
efsanelemitir.
Orta Asya Trk topluluklarndaki amanlar inanclarn genellikle kular
taklit ederek yerine getirmeye almlardr. amanlk trenlerinde aman kuun
sesini taklit etmi ve ruhlar alemine ulamaya almtr.
''Gemite inan dnyamzn bir dnemini oluturan ve bugn zellikle
Sibirya'da

devam

gerekletirilebilmesi

eden
iin

amanlk

inancnda,

ruhlarla iletiim

amann

belli

kurulmasnda kullanlan

seanslarn
'gizli

dil'i

bilmesi gerektii kabul edilir. zel glere sahip olduu dnlen amanlarn
kullandklar gizli dil, genellikle ya hayvanlarn dilleri ya da onlarn seslerini
taklitten

ibarettir.

Bu

nedenle,

bir

amanda

bulunmas

gereken

en

nemli

zelliklerden biri hayvan seslerini taklit etme yeteneine sahip oluudur. amann
dini tren esnasnda hareketleriyle veya sesiyle bir hayvan taklit etmesi, avlanrken
avcnn bir hayvann taklidine kyasla ok daha gerekidir.
amanlarn dillerini bildikleri ve seslerini taklit ettikleri hayvanlardan en
nemlisi kulardr; nk kular, amanlarn irtibat kuracaklar ruhlara en yakn ve
benzeyen varlklar olarak dnlmtr. Bu nedenle, baz dini trenlerde aman
eklen olmasa bile, sesi ve hareketleriyle zellikle kua dnr.
Sibirya amanizmi'nde lgen'e sunulan kurban trenlerinde amann gklere
ykselmesi temsili bir kazla olur. Tren esnasnda kazn btn hareketleri amann
kendisi tarafndan yaplr ve kazn kard sesler aman tarafndan taklit edilir.
1859-1871 yllar arasnda Sibirya'da bulunan mehur Trkolog W. Radloff, bu
yllarda yazd mehur Seyahatname'sinde, Altay blgesinde lgen'e

sunulan

kurban treni srasnda aman tarafndan okunan ve kaz sesinin taklidiyle kazn da
katld u duaya yer verir. imdi aman yerinden kalkar ve yava yava adrdan

ahin, ''Ku Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 11.

27

kar; adra yakn bir yerde kaz niyetiyle ierisine ot doldurulmu ve bezle sarl bir
nesne yerletirilmitir.''

53

''aman birka ruha hitap ederek ilahiler okuduktan sonra tahnit edilmi kaza
binerek gklere doru umay temsil eder ve kaza hitaben:

Ak ayazn nnden, ak bulutun stnden


Gk ayazn nnden, gk bulutun stnden
Gk tanrya doru g i t ! ' '

54

' 'Bunun zerine aman kaz sesini taklit ederek cevap verir:

Ungay gak gak, ungay gak!


Kaygay gak gak, kaygay gak!
aman: Altn bir dizgin yerletirdiniz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Altn kementi tutunuz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Bir aylk mesafeye baknz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Ak st glne baknz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Bir gnlk mesafeye baknz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Sr dana baknz!
Kaz: Ungay gak gak, ungay gak!
aman: Sr dandan
Kendisine yemek almas
Ak st glnden,
Kendisine yiyecek almasn!
Kaz: ungay gak gak, ungay gak!
ahin, ''Ku Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 12-13.
Abdlkadir nan, Tarihte ve Bugn amanizm Materyaller ve Aratrmalar, TDK Yay., Ankara
2000, s. 104.
54

28

Kaygay gak gak, kaygay gak!''

Ayrca, Sibirya'da amanlarn kt ruhlara kar kuzgun, yamur yadrmak


iin karga, yalan aa karmak iin saksaan vb. seslerini taklit ederek dualar
okuduklar kaynaklarda yer alr.''

55

Dnyann en zengin kltrlerinden olan Trk kltrnde eski aman inancn


tayan insanlarda, zellikle amanlarn ruhlar alemine ulamalarnda ku seslerini
kullandklar

bilinmektedir.

masallarmzda

bunlar

Kkl

grmek

bir

gemie

mmkndr.

sahip

Gerek

destanlarmzda
szl

gerekse

ve

yazl

edebiyatmzda kular eserler konu olmu, baz szler ku dili ile anlatlmaya
allmtr. Kular bu deerlerimizin vazgeilmez bir paras olmutur.
Eski

Trk

topluluklarnda

Trkler

baz

ermi

kiilerin

kular

ile

konutuklarna inanmlardr. Efsanelerde kular birer kahraman olarak grlm,


Trkler amalarn gerekletirmede konutuklar gizli dile ku dilini de katarak ku
dilini oluturmulardr.
nsanlarn ku dilini kullanma amac bakalarnn anlamamas iin. Bu dili
kullananlar, konutuklar dile eitli sesler ekleyerek ya da szcklerin yapsn,
eklini deitirerek kendi aralarnda gizli bir ekilde anlamaya alrlar.
''Tarihi yazl kaynaklarmza gre, ku dilinin zel dil olarak kullanmn 17.
yzyla kadar tanklandrmak mmkndr.

17. yzylda, klasik edebiyatmzda

trnn en byk rnei olarak yazlan Seyahatname'sinden Evliya elebi'nin ku


dilini, bildiini ve baz zel durumlarda arkadalaryla gizli anlama arac olarak ku
dilini kullandn renmekteyiz.

''Hizmetkarlardan kimse bulunmasun,'' diy rica

edince hakir yoldalarm hep tara kardm. Gulammn birine ku lisan zere
"Ccmlece

yocoldacalacarcm

sicilacahlacansucunlacar

icihticiyacatecen

ducursucunlacar,'' diye emrettim. Yani ''Cmle yoldalarm silahlansunlar, ihtiyaten


dursunlar.'' diye emrettim. Evliya elebi'nin konutuu 'ku dili' lkemizde g'li
hecelerle yaplan ekille birlikte en ok yaygnlk gsteren, kelimenin hecelerine c'li
hecelerin eklenmesiyle konuulan biimidir.
19. yzyln mehur vakanvis ve tarihilerinden anizade Ataullah Mehmed,
Osmanl mparatorluu'nda 1808 ve 1820 yllar arasndaki tarihi ve siyasi olaylar

ahin, ''Ku Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 13-14.

29

anlatt, 1873'te stanbul'da baslan anizade Tarihi adyla mehur olan kitabnda
geen 'vakf- esrar- erar baz nabekarlarla amizie derkar ve ku dilince syleerek
msaade-i zamana didekay intizar' ifadelerinden stanbul'da serseri ve ayak
takm arasnda 'ku dili'nin konuulduu anlalr. Burada geen ku dili, kelimelere
baz ses ve ses grubu eklenmesiyle konuulan biim olabilecei gibi dnemin
szlklerinde ''hovarda, hazele tabirat- mahsusa- mekruhesi veya hazele beyninde
mttefaku'n-aleyh kaba ve mstehcen lisan'' anlamlaryla yer alan 'kay dili'; yani
'argo' anlamnda kullanlm olabilir.
renilmesi kolay kurallara dayanan ku dili, genellikle ilk kez duyan
ocuklarca

zeka

oyunu

olarak

alglanr

ve

renme

aamasnda

konuma

pratikleriyle bir tr szl oyun halini alr. Daha sonra bu dili bilenler, dier ocuklar
yannda, evredekilerin anlamasn istemedikleri eyleri ku dilinde syleyerek hem
gizli anlama salam hem de grup iinde 'ku dilini bilen' zelliiyle farkllk
kazanm olurlar toplulukta kendilerinden baka kimsenin anlamad bir dili
konuuyor olmak ocuklara byk zevk verir. Bu, ocuk veya genler arasnda,
herhangi

bir

yabanc

dil

renilinceye

veya

farkl

bir

gizli

anlama

arac

gelitirilinceye kadar devam eder.


Ku dili gizli anlama arac olmakla birlikte, ocukluk yllarnda bir tr oyun
olarak alglanarak ocuklar arasnda yaygnlk kazanmak suretiyle pek ok kii
tarafndan bilindiinden, bugn gizli bilgileri aktarmak iin pek uygun deildir.
Ancak, ku dilini tam bir gizli dil anlama arac olarak kullanan ocuklar vardr;
bunlar sokak ocuklardr.

Sokaklarda yaayan,

ailesiyle ilikileri

kopuk olup

geimini sokaktan salayan, zaman zaman sua bulap, tiner gibi uucu maddeler
kullanan ya da bunlara gereksinim duyan, sokan zgr ortamn mekan edinen
genellikle

eitimsiz

sokak ocuklar bakalarnn duymasn

ya da anlamasn

istemediklerinde kendi aralarnda deiik trleriyle ku dilini konuurlar. Dier


ocuklarda

daha

ok

elence

ve

oyun

amacyla

kullanlan

ku

dili,

sokak

ocuklarnn dilinde elenceden ziyade gerekten gizli, d dnyaya kapal konuma


ekli olarak grlr. Sokak ocuklar toplumun geri kalan kesimlerinden ayrlmak ve
korunmak, btnlklerini koruyarak grup kimliklerini pekitirmek gibi amalarla
kendi aralarnda ku dilini kullanrlar.'' 5 6

ahin, ''Ku Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 21-22-23-24.

30

Kkl bir kltr sahip olan Trk kltr iinde, eitli yerlerde kullanlan ku
dili, gizli dillere konu olmutur. zellikle ocuklar arasnda bu dil konuulmaktadr.
Genellikle sokaklarda kimsesiz yaayan ocuklar bu dili kullanrlar.
''Ku dilinin bir de, ocuklar arasnda yaygn olan tr vardr. rnein
el'de ku dili, szckler iine ' ' f e ' ' eklenmesiyle yaplr. ' ' B e n kitab okudum.''
''Befe kitafabifi ufukudufum.'' olur.'' 5 7
nsanlarn szl olarak konutuklar ku dilinden baka, yaz dilini kullanarak,
konutuklar ku dili trleri de bulunmaktadr. Ama bakalarnn anlamamas iin
kendi aralarnda ifreli konumaktr.
Aratrmac yazar Mustafa Kse,
ve

Milli

Mcadele

Dneminde

Asker

''Giresun'da Kuva-yi Milliye,


ve

Milislerimizin

Sava

Rus galinde

ve

Direnileri,

Haberleme, Gizli letiim ve Parola Olarak Ku Dili'' makalesinde Rus galinde ve


Milli Mcadele dneminde Trk insannn sava ve direniinde, haberlemesinde
gizli iletiim arac olarak ku dilini kullandn sylemektedir:
' ' 1 . Dnya Sava, Trk-Rus Sava'nda, Sarkam don facias, sava
aleyhimize evirmiti. Erzurum dnce, Rus Ordusu Karadeniz'e hem sahilden
donanma desteiyle,

cephe

gerisinden

asker kartarak,

i ksmda da

atmalardan sonra Bayburt ve yresini de 3. Ordu Kumandan


onca

gayretlerine

ve

askerlerimizin

kahramanlklarna

ramen

uzun

Vehip Paa'nn
ele

geirince,

Trabzon'a yneldiler. Trabzon'u da ele geirdiler (18 Nisan 1916). Yrenin halknn,
milislerin de kahramanlklarla dolu savayla, Karada'da uzunca bir sre Ruslarn
karsnda direnen, savaan

Trk birlikleri, 20 Temmuz 1916'da Vakfkebir deresi

gerisine ekildiler. Ruslarn 20 Temmuz'da Fol'a girmesi zerine Trk kuvvetleri


avulu deresine, 2 Austos'ta Grele'ye, 24 Austos'ta da anak deresi boyuna
ekilmek zorunda kaldlar. Trk kuvvetleri 30 Austos'ta kar taarruzla Grele'ye
kadar ilerledilerse de, Ruslarn taarruzu ile 21 Ekim'de Harit ay boyuna ekildiler
ve burada cephe tuttular. Ruslar ve onlarla beraber olan Ermeni, Rum etelerini;
igal ettikleri Harit'in kar yamalar ve Sis Da civarlarnda ummadklar olaylar
bekliyordu.
Bir

blk Rus askeri iki ayr koldan Sis dalarnn yamalarndaki ou

igalle birlikte terkedilmi ya da yalnzca yallarn ve bir miktar kadn ve ocuun

Akaln, Trk Folklorunda Kular, s. 33.

31

yaad yama kylerini ve civarlarn denetlemek iin yer yer ormanlk, kei
yollarndan ya da geilebilecek yerlerden birer sra silahlar elde, tetik hazr
ilerliyorlard. Naarln (Rus komutanl) emri gerei dada, ormanlarda bulunan
eteler ele geirilecek ya da yok edilecekti. Bu eteler ihtiyalarn kylerde kalan
vatandalarndan karlyor, zaman zaman kylere misafir oluyorlard ya da tamamen
terkedilmi ky evlerinde barnyorlard. Bu ynde Naarla ihbarlar gelmekteydi.
Sis dalarnda istihbarata gre saylar 15 ile 50 arasnda olan 5 ya da 6 ete gurubu
vard. Bunlarn ou yre insanlaryd, hatta bir ksm savata o byk karklk ve
geri ekilmede ailelerini meraktan da cepheden kaan kiilerdi. Ama imdi Harit
cephesi gerisinde igal ettikleri topraklarda balarna bela olmulard. stihbarata
gre milis etelerin iinde en az bir yzba, 3 temen, 4-5 de Trk subay vard.
Bunlar eteleri eitip, gelitirmilerdi. Harit boylarnda cephe tutan Tekilat-
Mahsusa Alay, sahil mfrezesi ile haberleiyorlar, Rus ordusu hakknda bilgi
szdryorlard. Daha kts asker sknts eken Trk ordusuna blgeden, Harit'
geirip yeni gnll askerler yolluyorlard. Ayrca Sis Da ve civarlarna ki bu alan
bugnk alpazar, Eynesil, avulu, Doankent, Tonya, Kse, Krtn, Beikdz,
Grele, anak ve

civarlar gibi

geni bir alan kapsamaktayd ki bu blgede

askerimiz dalp geri ekilirken, perian, a ya da yaral bu blgede rastlanan


birliklerinden ayr dm askerlerimize hemen yardm ediyorlar, iyiletiriyorlar
veya eteye dahil ediyor ya da Harit cephesine, ordumuza ulatryorlard. etelerin
en hassas olduu konu ise Ruslarla ibirlii, muhbirlik yapan ibirlikilerdi. Esasen
ne yazk ki ibirliki says olduka fazlayd. Bunlarn ana gvdesini kazalardaki,
Ruslarn geldii haberine ramen kasabalardaki evlerini terk etmeyip, Ruslarla
heyetler

yollayarak

anlaan

bir

ksm

eraf

ve

onlarla

hareket

eden

halk

oluturuyordu. Ancak bunlarn hepsi muhbirler deildi. Muhbirler ayrca Ruslara


casusluk yapan, her olay rapor eden belli kiilerdi. eteler birisi de kadn olan bu
muhbirlerden birkan ldrmlerdi.

Bu olaylar takip etmeye kalkan

Rus

askerleri de eteleri takipte ldrlmt. gal srasnda, Eynesil'de, avulu'da,


Grele'de yer yer Ruslarla iddetli atmalar olmutu. te bu muhbir olaylarndan
sonra eteler dalara ekilmiler ve adam toplayarak nemli bir g oluturmulard.
Artk igal bitinceye dek Sis Da ve civar, Rus askerlerinin ve Ermeni etelerinin
rahat gezebilecei bir yer olmaktan kmt. Ava giden Rus askerleri am, kestane

32

ve mee aalklarnn birbirini takip ettii ormanlk bir alandan yukar doru
kyorlard. Sabah yamur yamt, sonbahar aylaryd. Dklen yapraklarla dolu
akll ve amurlu kaygan patikalardan dikkatlice devam ediyorlard. Sis dann
oksijen ykl temiz havas ve eit eit gzel ku sesleri zor yolda onlar
sakinletiriyordu. Uzaklardan, ormann derinliklerinden gelen slk tekerlemesine
benzeyen ku sesi onlara bir farkllk anlatmam, dikkatlerini bile ekmemiti.
Halbuki bu ku sesi bildiimiz ku sesi deildi. Bu ses bir mesajd. Hem de anlam
belli ulat yerde bilinen bir mesajd. Ku diliyle bir milisin dikkat haberi veren
mesaj. Mesaj alnmt. Ormann yukarlarnda Rus askerlerinin yolunun zerinde 10
kadar ete vard. Ve slkla cevab, Ruslar gren eteye ulamt. Pusu tamamd. Rus
askerleri iyice yorulmu, yamur serinliine ramen hepsini ter basmt. Postallarn
amur kaplamt. Rus askerlerinin ou iri yar ya da etine dolgun insanlard. Tabi
iae durumlar iyiydi. stelik yre halkmzdan ele geirdikleri ne kadar dana, inek,
koyun varsa yiye yiye buralara kadar gelmilerdi. Byle operasyonlar dnda da
zaman zaman

durgunlaan Harit cephesinde

gerideki birlikler pinekliyordu

akas... Esasnda tedirgindiler, nk etelerden korkuyorlard dorusu, hele


atma karsa lmne bir sava olacan ve eteleri ele geirmenin ls dnda
mmkn olmadn

yaananlardan biliyorlard.

Bir

anda

silahlar patlad

az

ilerlerinden yamataki byk aalarn oradan yamur gibi kurun yamt. lk


atele nlerdeki 3 Rus askeri hem de birka yara alarak devrilmiti. Komutanlarnn
emriyle tek sra ilerleyen Ruslar ormana daldlar, atele karlk veriyorlard.
Ancak 70 kii olan grubun yars aa doru tek tk ate ederek geriliyorlar, esasen
kayorlard. Pusuya dmlerdi. eteler on be dakika kadar aralkl ama seri
attan sonra sessizce geri ekildiler. Ne de olsa bu bir vur kat. Ancak onlarn
yerlerinden kaybolduunu Ruslar bilemezdi. Zaten komutanlar da geri ekil demi,
bayr aa iniyorlard. 4 kayp vermiler, ikide yarallar yanlarndayd. Ku seslerini
bilemezlerdi. eteler blgeyi, ormanlar ok iyi biliyordu. Bunlarn ormandan k
yolu kayalkla kapl bir yerdi. in ilgin yan 20 kii kadar olan etenin byk ksm
o kayalklar civarndayd. Ku diliyle slk sesli ku sesi mesaj yerine ulamt.
Ormann knda kayalkta pusu hazrd. Yar belirsiz kei yolu, patikalar, Rus
askerlerini

kayalklarn

nne

getirmiti.

Esasnda

yeni

bir

saldr

hi

beklemiyorlard. Bir anda kayalklardan kurun yad. lk atete 4 Rus askeri daha

33

dt ancak iki saat evvelki saldrdan sonra tetik duran Ruslar hep birlikte yere
yapp, siper durdular. Zaten bir ksm henz ormandan kmamt. eteler Rus
askerinin ldrle ldrle bitmeyeceini biliyorlard. Zaten cephaneleri kstlyd.
ki kez daha Ruslar taradlar, sessizce kayalklarn arkasndan ormana, dalara
doru yneldiler. Rus askerlerinin etelerin gittiini anlamas, korkulu sessizlikte
birka saat srd. Ku sesi deyip gemeyin...
Ku diliyle kyden kye seslenerek, asker olacaklarn isimleri seslenerek,
Kurtulu Savana katlmak iin haber yolluyorlard. arlanlarn bir ksm 1.
Dnya Savana katlan tecrbeli askerlerdi. Bunlar yeni genleri de yanlarna
katyorlar, Osman Aa'nn emrine girerek eitiliyorlard. Giresun Askerlik ube
Bakan Binba Hseyin Avni Alparslan eitim ve disiplin iinde gayret iindeydi.
Ku dili blgede ok eskilerden beri kullanlan, 'slkla' gerekletirilen orijinal bir
ses

dilidir.

Bugn

Kuky'de

(Sis

Da-anak

civar)

Ku

dili

enlikleri

dzenleniyor. Ku dili iletiim aralarnn olmad ok uzun zamanlar dalk olan


blgede dadan daa, kyden kye yksek sesli slk alarak insanlarmz tarafndan
haberlemede kullanlm, ok yararl bir yntemdi. Halk gnlk yaamda da
kullanr, eskilerde hemen herkes bilirdi. Yalnz blgemizde deil Karadeniz'in geni
bir ksmnda biliniyordu. Zamanla Ku dili unutulmu ve Grele, anak, Ku ky
blgesinde kullanlmaya ksmen devam etmitir. enlik ve kltrel faaliyetlerle Ku
dili bugnlerde ele alnm bulunuyor.
Osman Aa Alayna kurban gel. Yunanla savamaya, yeni yetme genlerden
de katn gelin. Giresun'da Asker hazrlanyor! Diye dadan daa ku diliyle haber
gitmekte, mesaj alan hazrlanp, yola koyulmaktayd.
Rus igalinde grlen Rus askerleri, yolu zerindeki kylere, insanlara haber
veriliyordu, ku diliyle. O gnler iin haberlemede hem de ifreli iletiimde nemli
bir yntem ve imkan Ku kyllerde sitelerinde yazmlar. Rus igalinde, yrenin
kurtuluunda ok faydal oldu diye.

Ku dilinin ok eski olduu uradan da

anlalyor 1. Dnya Sava'nda Ruslar ku kyn ve dier yreleri igal ettiinde


halk dmann anlamamas iin

kudilini kullanmlar ve

kazanlmasnda nemli rol oynamlardr.''

Ruslara kar savan

58

58

Mustafa Kse, ''Giresun'da Kuva-y Milliye, Rus galinde ve Milli Mcadele Dneminde Asker
ve Milislerimizin Sava ve Direnileri, Haberleme, Gizli letiim ve Parola Olarak Ku Dili'',
http://www.giresunpostasi.net/haber.php?haber_id=395 (eriim tarihi 30.04.2008)

34

Kahraman bir millet olan Trk milleti tarihindeki savalarda, destanlar


yazdrmtr. Gerek cephelerde gerekse yerel kk gruplar halinde savalarda
Trkler adlarn tarihe altn harfler ile yazdrmlardr. Nitekim Ruslarn, Karadeniz
Blgemizi istila etmelerinde blgedeki insanlarmz mthi yeteneklerini ortaya
koyarak kendilerine has ku dilini kullanarak Rus kuvvetlerini geri pskrtmek
durumun da brakmlardr. Ku dili burada da gzel ve gizemli roln ortaya
koymutur. Ruslar, buradaki direnen insanlarmzn karm olduklar ku seslerini
normal ku sesi zannetmilerdir. O zaman blgedeki Trkler, kendi aralarnda
uzaktan uzaa ku dili ile konumalarn salyorlard. Nitekim bu ku dilini ok iyi
kullanarak Ruslar byk bir yenilgiye uratmlardr. Dzenli bir orduya sahip olan
Ruslar, Trklerin bu zekice olayna boyun emek zorunda kalmlardr. Bugn bu
blgemizde halen ku dili ile anlaabilen insanlarmz vardr. Blgede ku dilini
bilmek bir nevi gelenek haline gelmitir.

1.2.3.

KALAYCI (PALLEC) DL VE KONUULDUU YERLER

Ticaret ile uraan belli meslek gruplarn zel olarak kendi aralarnda
anlatklar diller de bulunmaktadr. Meslek gruplar iin adeta bir ihtiya haline
gelmitir.
''Argo, jargon, ihtiya dili, itimai dil, gizli dil gibi terimlerle ifade edilen bu
diller, belirli sosyal, psikolojik ve ticari sebep vardr. Kullanc zmreleri ve
kullanlma snrll esas alnarak yaplan eitli argo tanmlamalarnda iki temel
nokta n plana kmaktadr: Birincisi, argo, snrl bir alanda belirli kiiler tarafndan
kullanlan bir dildir. kincisi ise, argonun kelime hazinesini, genel dilden alnm ve
semantik olarak farkllam kelimeler oluturur.
Anadolu'nun eitli yrelerinde trl meslek gruplar yahut sosyal zmreler
tarafndan oluturulmu gizli diller, Trk argosunun zel bir alann tekil eder.
Bunlar arasnda, Geygel Abdallar ile baz epni ve Tahtac oymaklarnn gizli
dilleri, Erkilet erilerinin ve ukurova Abdallarnn konutuklar

''dilce''

ve

Mula'nn Merkez ve Kavakldere ilelerine bal baz kylerdeki Kalayc esnafnn


gelitirdii

Kalayc

(yahut Palleci)

dili ilk akla gelenlerdir.

Kalayc

argosu,

Mula'nn kuzeyinde yer alan Kavakldere ilesinde ve bu ileye bal Mentee,

35

amlbel, atak, Sungur, Kuyualan ve Nebiler kyleri ile Mula merkeze bal
Dokuzam kynde konuulmaktadr.''

59

''Mula ve yresi bakrc esnafnn kendilerine verdikleri ad Pallacdr.


Palleci syleyii de bulunan kelime, 'bakr kap' anlamndaki palle kelimesinden
alnmtr. Palla+c veya Palle+ci ise bakrc, kalayc demektir. Bundan mlhem
olarak konutuktan dile 'Pallac Dili' demektedirler. Kalayc, bakrc esnafnn
yaratt bu dil sonralar Mula halk arasnda 'Pallac Dili' veya 'Ballbolu Bakrc
Dili' adyla yaylmtr. Bu dilin, kendi aralarndaki ad ise 'Meki Nasf'dr.
Blgede

konuulan

Pallac

diliyle

ilgili

malzemeyi

Cavid

Aker'den

derlediini syleyen Ahmet Caferolu, Mula'ya ait olan baz cmle ve tabirlerin
vaktiyle Zekai

Erolu tarafndan yaynlandn belirtmi ve o zamana kadar

toplanan btn sz varln deerlendirmitir. Makalesinin banda 'argo', 'itima'


yahut 'hususi' diller hakkndaki dncelerini akladktan sonra devamnda Pallac
dili yannda Tahtac ve epni dilleriyle ilgili olarak toplad malzemeyi de
deerlendirmitir.
Ahmet Caferolu, 'Mula'daki hretine ramen, dier Anadolu ehirlerinde,
btn aratrmalarma ramen byle bir dile rastlayamadm. Perakende hlde baz
bakiyelerin Burdur'da ve Konya'da bulunduuna ahit oldum' diyerek Konya ve
Burdur Kalayclarna ait olan rnekleri de makalesine katmtr.
Kalayc dili daha ok Kavakldere'nin Bellibol, Genize, Genek (Mentee),
Mesevle (ayboyu) adl yerleim birimlerindeki kalayclarn ve bakrc esnafnn
konutuu bir dil olmakla birlikte, zamanla gezgin olarak kalayclkla uraan
kiilerin

yerleik

hayata

gemesiyle

yava

yava

unutulmaya,

hatta

varln

tamamen kaybetmeye yz tutmutur. Bugn bakrclkla uraan esnafn birou, bu


dili bilmediklerini, bilenler de zamanla unuttuklarn belirtmektedir. Kendilerinden
bilgi aldmz baz kiilerse, bu dilin kendi tabirlerince 'mantk d' olduunu ve
sdece ticaret yaparken kendi aralarnda anlamak iin oluturulan ve birka
kelimeyi gemeyen bir dil olduunu ifade etmilerdir. Soruturma yaplan bir esnaf,
kendi aralarnda konutuktan bu dil yznden halkn kendilerinden holanmadn,
hatta bundan bazen zarar bile grdklerini belirtmitir. Bu sebeple kalayc ve bakrc
esnaf sadece aratrma yapanlara yardm etmek ve kendi aralarndaki sohbetlerde
59

Ali Akar,
35-36.

''Kalayc Dili'', Editrler: Naskali-ahin, Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s.

36

belirli birka kelimeyi kullanmann dnda bu dil ile ilgilenmemekte ve bu dili


konumay istememektedir.''
Engin bir kltre

60

sahip

olan Trkler

sosyal hayatta birok meslekle

uramlardr: Demircilik, kalayclk, bakrclk, marangozluk, debbalk (dericilik),


dokumaclk gibi sanayi dallarnda alan zanaatkarlar olduu gibi; bakkal, a,
frnc,

kebap,

kalayc,

atar

gibi

esnaf

zmreleri

de

vardr.

61

Kalayc

Trkmenlerinin daha ok kalay bakr ileriyle urat grlmektedir.


''Kalayc esnaf eskiden, mesleklerini icra etmek iin evre il (Afyon, Aydn,
Denizli, zmir ve Uak) ve ilelere gitmekteydiler. Kalayclar bu dili kullanmalarnn
en bata gelen sebebi olarak gurbette almalarn ifade etmektedirler. Bunu yannda
aadaki etkenler de

gizli

dil kullanmann dier sebepleri

olarak karmza

kmaktadr:
a. Mterilerin yannda ticari konular aka konumaktan kanma;
b.Kazanlan

parann

emniyetli

olarak

saklanabilmesi

ve

miktarnn

anlalmamas;
c. Kalayclarn kendi aralarnda kullandklar birtakm kfr saylabilecek sz
ve deyimlerin, yabanc bir evredeki mteri tarafndan anlalmasnn, onlarn,
mesleki saygnlklarna glge drecei endiesi.
Kalayc gizli dil, gnlk iletiim ihtiyacn karlamaktan te, yalnzca
yukarda

sralanan

sebeplerden

dolay

kullanlr.

Kelime

says

150 ile

200

arasndadr. Temel filler, ana organlar, ahs zamirleri ve renkler, balca kavramlar
(sevin, znt vb.) Kalayc dilinde yer almamaktadr. Bir szck ile birok durum
ya da kavram anlatlmaktadr. rnein, ykm szc,

''byk, fazla; olumlu, yi,

gzel, deerli, stn''; ks szc de ''kk az; olumsuz, kt, irkin, deersiz,
aalk'' gibi birok anlam karlar. Bu bize, dilin ok snrl durumlarda kullanlan
bir ''ihtiya dili'' olduunu gstermektedir. Sz konusu 'snrllk', genel dille
ifadelendirilmekten

kanlan

ara

bir

alan

kapsar.

Gizli

iletiim

ihtiyac

karlandktan sonra genel dil yeniden devreye girer.

60

Zeki Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, Ege niversitesi Basmevi, zmir
2003, s. 49-50.
61
Ali Gler-Suat Akgl-Atilla imek, Trklk Bilgisi, Tamga Yay., Ankara 2001, s. 108.

37

Kalayc dilinin tarihi ile ilgili

kaynaklarda bilgiye

rastlanmad.

Szl

kaynaklarda ise bu dili, herkesin, babasndan, ustasndan rendii tespit edildi.''

62

Kalayc esnafnn bu dili kullanmalarndaki amac; ticari konularda baar


salamak ve ticaretteki

gizlilik dncesini

korumaktr.

Kalayc esnaf kendi

aralarnda bu dili kullanarak mterinin anlamamas iin rnlerini daha iyi satma
yoluna gitmeyi tercih etmilerdir.
Szlere bakldnda bu dili bilmeyenin anlamas mmkn deildir. Bu dili
bilenler ticaret hayatnda kendilerine bir baar kazandrmlardr.
Caferolu zellikle Burdur, Mula yrelerimizi dolaarak bu blgedeki
Kalayc esnafnn kullandklar szckleri toparlamtr.

1.2.3.1.

KALAYCI DLNE AT BAZI CMLELER

1. Arabiine palanduz ksle, avanalm. (Ata eer koy (eerle), dolaalm.) (Kay.)
2. Arap iini ykm et. (At hazrla.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
3. Aydnalii meki nasfn eklemedi. (Kadn, kalayc dilini anlamad.) (Kay.)
4. Aydnalii nasf kslyor. (Kadn yemek piiriyor.) (Kay.)
5. Aydnalii tuna ks. (Kadn ok irkin.) (Kay.)
6. Bellibol tuna ykmdr. (Bellibol'u ok gzeldir.) (Kay.)
7. Ben onun genende nasfn ykm ekliyerek dnedim. (Ben onun karsnda lfn
doru bilerek durdum.) (Kay.)
8. Bi meterek avanyo pelle gralm. (nmzdan bir kyl geliyor, hi olmazsa bir
kazan satalm.) (Mu.) (Caf.)
9. Bir kllin ii ykm et, bir manak ksle, bi de kkenceli ykm et. (Bir pili kes,
biraz yourt koy; bir de karpuz kes. biz fakiriz, bu da kafi gelir.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
10. Bir mertek avanyo, pelle gralm. (Bir kyl (yabanc) geliyor, kazan satalm.)
(Kay.)
11.Bir ykm metrek ovanm; bu da bizim zndanda dnyecek; biraz ykm nasf_otu
ksle. (Bir temiz adam geliyor; bu bizim evde misafir kalacaktr; iyi yemek hazrla.)
(Mu.) (Caf.) (Kay.)

62

Akar,

''Kalayc Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 38.

38

12. Byle postaii ovatdnza tun ykndm. (Byle (bir) mektup gnderdiinize
fazlas ile memnun oldum.) (Kay.)
13. Bu mertei iyceleyelim. (Bu mteriyi (adam) kazklayalm.) (Kay.)
14. Bundan tr, tuna ks-oldum. (Bundan dolay, ok mteessir oldum.) (Kay.)
15. Cemal-ii ykm dvelere ykm apannara srtdrlmtr. (Deve, gzel kzlara
gzel kadnlara yedirilmitir.) (Kay.)
16. Cimitciye ovanyon. (Namaza gidiyorum.) (Akar)
17. aapan avanyodu, ecik ettim. (Kadn geliyordu, ona gz ettim.) (Akar)
18. apan yavak kslemi.(Kadn ocuk dourmu.) (Akar)
19. eklediime nazaran yavak kay imi. (Anladma nazaran (bu) zat (kimse)
hrsz imi.) (Kay.)
20. ilengeri ks_et. (kantar kaydr.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
21. Deneyimdeki pallenin zindanndan nasf grel. (Elindeki kap sahibinin evinden
ekmek getir.) (Bur.) (Caf.) (Kay.)
22. Dinlice nasf kslyor. (Buday ekmei yiyor). (Kay.)
23. Dinlice nasf srtyor. (Buday ekmei yiyor.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
24. Dve dabanyla avanyo. (Kz, erkek arkadayla geziyor.) (Kay.)
25. Garaa grgel. (Kahve getir.) (Bur.) (Caf.) (Kay.)
26. Genek ksleep-duru. (Kumar oynuyor.) (Akar)
27.

Genek,

Bellibol,

Kavakldere

tuna ykm

nasf-ksler.

(Genek,

Bellibol,

Kavakldere (kyleri) ok iyi birbiriyle konuur.) (Kay.)


28. Geneme ovatmam, ekletmemi olsanz, mertek ovanacakt, genemiz de
eklemiyecek

fak

olacakdk,

tuna

ykm

ederim.

(Bana

gndermemi

(ve)

anlatmam olsaydnz, adam kaacakt (ve) biz de (meseleyi) anlamayacak fena


olacaktk, ok teekkr ederim.) (Kay.)
29. Geneme ovattnz postac iinde merteklerimizin nasrland Pallac dilinin
ekletilmesini ykn ediyorsunuz. (Bana gnderdiiniz mektupta adamlarmzn
konutuu Kalayc dilinin anlatlmasn ok istiyorsunuz.) (Kay.)
30. Geneme ovattnz postac_iinden ekledim ki genenize ovatlmam. (Bize
gnderdiiniz mektuptan anladm ki size gnderilmemitir.) (Kay.)

39

31. Genenize aygtlar ovatm olan yavaa Moladan genemize ovandna


nasflandm.

(Size erzak getirmi olan arkadaa Mula'dan buraya geldiinde

sordum.) (Kay.)
32. Geneyinde ks mazn m ykm mazn m? (elindeki ifte tfei mi? Yoksa
mavzer mi?) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
33. Karamanclk ksledim. (Hrszlk yaptm, aldm.) (Akar)
34. Kasfl fak olmu. (Az bozulmu, azn bozmu.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
35. Ks managad gek geli. (Saklan, muhtar geliyor.) (Kay.)
36.Ks mertekler genende kslemezler. Mertekler fak_edeceyim deseniz nasflanmaz
ovanrlar, ks olurlar. Yanbollardan tuna fak olurlar. (Yabanclar yannda (bu dili)
konumazla,

adamlarn

ldreceim

deseniz

konumaz

kaarlar,

darlrlar.

Jandarmadan ok korkarlar.) (Kay.)


37. Kulak kiiyim. (ki kiiyiz.) (Kay.)
38. Meeki gel yemeniine avanalm yemenii sytelim. (Arkadam gel kahveye
gidip 'orada' bir kahve ielim.) (Akar)
39. Meki bahar gr. (Sigara ver.) (Akar)
40. Meki nasf ksleyelim. (Kalayc dili konualm.) (Kay.)
41. Meki nasl ekliyo mun.(Kalayc dili biliyor musun?) (Akar)
42. Mesevle galak birleri, apannar, dveleri, mertek-yavaklar, cibiileri, ykm_
cibiiler, nasf_kslemezler ve eklemezler. (Mesevle zenginleri, kadnlar, kzlar,
ocuklar, hocalar, muallimleri, birbiriyle (bir dilde) konumazlar ve anlamazlar.)
(Kay.)
43. Mesevle mertekleri glav nasf-ksler, eklerler. (Mesevle adamlar (bu dili) az
konuur, (fakat) anlarlar.) (Kay.)
44. Mesevle metrekleri meki nasln glav nasf ksler. Genek metrekleri tuna
ykm ksler. (Mesevle (ayboyu) adamlar kalayc dilini az konuur. Genek
(Mentee) adamlar ok iyi konuur.) (Kay.)
45. Metireen yavaana guubalkksledim, dnedi mi bilmem. (Adamn ocuuna bir
ta attm, dedi mi bilmiyorum.) (Akar)
46. Metirein

dvesi

ykmm,

kediledikleri

yavak ksm.

(Adamn kz

gzelmi ama evlendirdikleri ocuk ktym.) (Akar)

40

47. Metirein zndannda dneyelim mi? (Adamn evinde misafir kalalm m?)
(Akar)
48. Metirek genek avandrm, tuna ykm. (Adam araba alm, ok gzel.) (Akar)
49. Metirek mutaf iini ks etmi. (Adam byn kesmi.) (Akar)
50. Metirekden palleleri avandrdn m? (Mterinin kaplarn getirdin mi?) (Akar)
5 1 . Metrege ykm ks_olduumu nasfladm. (Adama (yabancya) ok yanldm
syledim.) (Kay.)
52. Metrek galak biri, ykm nazilli grd. (Adam zengin biri, iyi para verdi.) (Kay.)
53. Metrek hacalii kslyor. (Adam trk sylyor.) (Kay.)
54. Metrek ykm kii, glav syle. (Adam (mteri) iyi biri, ucuz syle.) (Kay.)
55. Morn yktm. (Kfr sz.) (Kay.)
56. Nasf marat srtelim. (Ekmek, yemek yiyelim.) (Kay.)
57. Nasf ovat, nasfland, ekletti. (Ekmek gnder, dedi, syledi.) (Kay.)
58. Nasf nasf kslyo. (Frnc ekmek piiriyor.) (Kay.)
59. Naslnda gubalk dibo. (Aznda dii yok.) (Akar)
60. Nazileyi klavgr. (Paray az al.) (Bur.) (Caf.) (Kay.)
61. Nazili dibo. (Param yok.) (Akar)
62. Nazili ovatma. (Para alma.) (Kay.)
63. Nazillesini fek etdim. (Parasn aldm.) (Kay.)
64. O ykm gitilleri amn ykm galak birine ovattm. (O iyi fasulyeleri,
amfstm toptan hrmetli bir kimseye gnderdim.) (Kay.)
65. Ovan metrek pelle kendileyecek tipisini ykm_et. (Gelen mteri bakr alacak,
deliini 'bozukluunu' dzelt.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
66. Ovatma Naziliye. (Para alma.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
67. Pallac dili nasflanmas tuna ykmdr. (Kalayc dilinin konuulmas pek hotur.)
(Kay.)
68. Pallac dili saak patal zamanndan beri nasflanlan sama nasflan-madr.
(Kalayc dili, yz seneden beri konuulan bir konumadr.) (Kay.)
69.

Pallesini

avandrdmz

metirek

nasf

marat

avandrd

m?

(Kaplarn

kalayladmz mteri yemek getirdi mi?) (Akar)


70. Ptallar ykm ama nazillisi tuna. (Elbiseler gzel ama fiyat pahal.) (Kay.)

41

7 1 . Postac ii yazp ovatacakdm, ekletmi oldunuz. (Mektup yazp gnderecektim,


hatrlatm oldunuz.) (Kay.)
72. Sam kaln enek nasfla. (Bir beyaz mecidiye syle.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
73. Samanln ks m? (Kulan kt m 'sar msn?') (Kay.)
74. Sam nazilli pir geliyo, palle gralm. (Paral bir mteri geliyor, bakr satalm.)
(Kay.)
75. Sana bir nezleci piri krdm.(Sana bir paral mteri getirdim.) (Bur.) (Caf.)
(Kay.)
76. Selam ovat ykm oldum dedi, deye ekledi. (Selam gtr, ok memnun oldum
dedi, diye syledi.)

(Kay.)

77. Senin dve tuna ykmm. (Senin kz ok gzelmi.) (Kay.)


78. St kk avandr. (Su getir!) (Kay.)
79. St kkne dineyelim. (Ykanalm.) (Kay.)
80. Syt kk ksliyor. (Su dkyor.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
81. Syt kk srtyor. (Su iiyor.) (Kay.)
82. Syt_kk srtyor. (Su dkyor.) (Mu.) ( Caf.)
83. u ykm ovadacam. (u gzeli alacam.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
84. Tantr avandrdn m?(Mteriden odun getirdin mi?) (Akar)
85. Tuna managad ks oldu. (Belediye bakan ok kzd.) (Kay.)
86. Tuna pirin avanyoru. (Baban geliyor.) (Akar)
87. Tuna yanbol ks- oldu, tneme ovan. (Reis kzd, durma ka. (Kay.)
88. Tuna ykm ederim. (ok teekkr ederim.) (Kay.)
89. Tuna ykm galak piri. (ok iyi zengin kimse.) (Kay.)
90. Tuna ykm oldum. (ok memnun oldum.) (Kay.)
91. Tuna zndana avandm. (ehre gittim.) (Kay.)
92. Tuna_yanbol ks_oldu tneme ovan. (Reis kzd durma ka.) (Mu.) (Caf.)
93. Yabana avandm. (Gurbete gittim.) (Kay.)
94. Yambolu geliyo, mazn kset, tabii iimden krcak. (Jandarma geliyor, tabancay
sakla, tabii elimden alacaktr.) (Mu.) (Caf.) (Akar)
95. Yanbol nereye ovanyor. (Efendi nereye gidiyor.) (Mu.) (Caf.) (Kay.)
96. Yanbollar avanyoru ilengeri ks edin. (Jandarma geliyor, baklar saklayn.)
(Akar)

42

97. Yanbolu geliyo, mazn ks et, tabi iimden krcak. (Jandarma geliyor, tabancay
sakla, tabi elimden alacaklar.) (Kay.)
98. Yavak doreyliyi ovat yanbol ks_edecek. (ocuk katr kar, memur olacak.)
(Mu.) (Caf.) (Kay.)
99.Yavakla

genezine

ovatm

olduum

ykm

gitil,

sama

ekim

amnn

srtlmediini ovatlmadn eklettiniz. (Arkadala size gndermi olduum iyi


fasulye, bir okka amfstnn yenilmediini, getirilmediini anlattnz.) (Kay.)
100. Yavaklar avanyo. (ocuklar geziniyor, oynuyor.) (Kay.)
101. Yemeniine nazili gryon mu?(ayn parasn alyor musun?) (Akar)
102. Yemeniine nazilli ovat. (ayn parasn ver.) (Akar)
103. Ykm (yi paras ok.) (Bur.) (Caf.)
104. Ykm ekler, galak_biri. (ok iyi anlar, beyefendi.) (Kay.)
105. Ykm m ks mi? (Paras ok mu? Az m?) (Bur.) (Caf.) (Kay.)
106. Ykm nazili ksledim. (yi para kazandm.) (Kay.)
107. Ykm nazili ksleyemedik. (yi para kazanamadk.) (Kay.)
108. Ykm pirinin geneyine. (Erafn (veya muhtarn) yanna (evine.) (Mu.) (Caf.)
(Kay.)
109. Ykm. (ok (paras) bol). (Kay.) 6 3 / 6 4 / 6 5

1.2.3.2.

KALAYCI DLNE AT SZCKLER

alagrk: Sevilmeyen insanlara sylenen bir sz. (Kay.) (Kal.)


amma ykm: ok gzel. (Kay.) (Kal.)
arab_ii: At; kelimeyi yanl olarak arab a eklinde 'at, beygir' manalarnda
zabteylemitir. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
arabalii: Katr; kelime arab+ali+ii'nden terkip edilmitir. (Mu.) (Caf.) (Kay.)
(Kal.)
arabii: At. (Kay.) (Kal.)
arap ali ii: katr. (Akar) (Kal.)
arap a: At, beygir. (Akar) (Kal.)
Ahmet Caferolu, Anadolu Azlarndan Toplamalar, TDK Yay., Ankara 1994, s. 189-190.
Akar, ''Kalayc Dili'', Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 49-50.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 55-60

43

arap el ii: Katr. (Akar) (Kal.)


arap ii: Katr. (Akar) (DS. C. 1) (Kal.)
arap sleyman: Zeytin. (Akar) (Kal.)
avan-: Gitmek, gezmek, dolamak. (Akar) (Kal.)
avan-: 1. Gezmek, dolamak. 2. Getirmek. (Kay.) (Kal.)
avan: Git! (Kay.) (Kal.)
avanak: Cahil, anlamaz, tecrbesiz, aptal. (Kay.) (Kal.)
avandr-: Bir eyin yerini deitirmek. (Akar) (Kal.)
avandr: Getir! (Kay.) (Kal.)
avank gel-: Gelmek. (Akar) (Kal.)
avank: Aln beyaz sr. (Akar) (Kal.)
avanmak: Gezmek, dolamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
aydn ei: Kz. (Akar) (DS. C. 1) (Kal.)
aydn ii: ncir. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
aydn zndan: Ahr, al. (Akar) (Kal.)
aydn: 1. Eek. 2. Beygir. (Kay.) (Kal.)
aydn: Eek. (Akar) (Kal.)
aydn: Eek. (Mu.) beygir. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
aydnelii: Gelin. (Akar) (Kal.)
aydnerii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnyerii genei: Genelev. (Akar) (Kal.)
aydnyerii: ncir. (Akar) (Kal.)
aygt: Erzak. (Kay.) (DS. C. 1) (Kal.)
ay ii: Armut. (Kay.) (Kal.)
badra-: Konumak. (Kay.) (Kal.)
bahar ii: Sigara. (Akar) (Kal.)
bahar: Sigara. (Akar) (DS. C. II) (Kal.)
bahar: Ttn. (Akar) (DS. C. II) (Kal.)
bahar: Ttn, ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. II) (Kal.)
benedik: Kalay. (Akar) (Kal.)
cecik: Gz. (Akar) (Kal.)

44

cemal_ii: Deve. < Ar. cemel + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)


cemale: Deve. (Akar) (Kal.)
cemele: Deve. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
cemile: Deve. (Akar) (Kal.)
cemre: Deve. Bk. cemele. (Kay.) (Kal.)
cibii: Hoca, retmen. (Kay.) (Kal.)
cice: Erkeklik organ. (Akar) (Kal.)
cilenger: Bak. (Kay.) (Kal.)
cimitci: retici. (Akar) (Kal.)
cimitci: Sarkl hoca. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
cimitci: 1. mam. 2. retmen. (Kay.) (Kal.)
cink: Para. (Akar) (Kal.)
ciyce: Et; erkein cinsel organ. (Akar) (Kal.)
am: amfst. < cam + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
apan: Gelin, umumiyetle kadn. (Bur. Mu.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. III) (Kal.)
apan: Kadn. (Akar) (Kay.) (DS. C. III) (Kal.)
apannar: Kadnlar. < apan+lar okluk ekinden. (Kay.) (Kal.)
ecik: Gz. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ecik-eik: Gz. (Kay.) (Kal.)
eciksiz: Gzsz. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
eik: eik. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ekim: Okka. (Kay.) (Kal.)
ekle-: 1. Anlamak, bilmek. 2. Bakmak, grmek. 3. Sylemek. 4. Hatrlamak. (Kay.)
(Kal.)
ekle-: Bakmak, tanmak, anlamak. (Akar) (Kal.)
eklemek: Bakmak, grmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
eklet-: Hatrlatmak. 2. Anlatmak. (Kay.) (Kal.)
ekletil-: Anlatlmak. (Kay.) (Kal.)
elici: algc, mzisyen. (Akar) (Kal.)
emender: Eek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
ene: Az. (Akar) (Kal.)
ene: Ceviz. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)

45

eneii: Ceviz. (Akar) (Kal.)


b_ii: zm. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
bk_ii: zm. < ubuk + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
ice: Et. (Akar) (Kay.) (Kal.)
ie: 1. Koyun, kei. 2. Et. (Kay.) (Kal.)
ie: Et. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
ilenger: Bak. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar, saat. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ilenger: 1. Kantar. 2. Bak. (Kay.) (Kal.)
imendifer: Eek. (Akar) (Kal.)
iyele-: Kazk atmak, maln fiyatn olduundan yksek sylemek. (Kay.) (Kal.)
iye: Et. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
orbalk: Az. (Akar) (Kal.)
ubuk ii: zm. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
daban: 1. On lira. 2. Bir kzn erkek arkadana verilen ad. (Kay.) (Kal.)
daban: Oruspu, uygunsuz ii yapan kadn. (Akar) (Kal.)
dabanpatga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
darayl: Beygir. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IV) (Kal.)
darayl: Katr, at. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
dareyli: Katr. (Akar) (Kay.) (DS. C. IV) (Kal.)
davar: Kei. (Akar) (Kal.)
deney: El, yan, taraf, nezd. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
deniz kp: Sabun. (Akar) (Kal.)
deniz kpy-kp: Tuz. (Kay.) (Kal.)
deniz kpy: Tuz. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
dereyli: Katr. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
dib: Ans. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
dibi: Ans. (Akar) (Kal.)
dibo: Yok. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
dine-: 1. Uyumak. 2. lmek. 3. Oturmak. (Kay.) (Kal.)
dinemek: lmek. (Akar) (Kal.)

46

dinet-: ldrmek. (Kay.) (Kal.)


dinlice: Buday. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
domuz ukuru: Kalaylanacak kaplarn ykand yer. (Kay.) (Kal.)
dne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. < tne- kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
dnek pirisi: Ev sahibi. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
dnemek: Misafir kalmak. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
dnemi: l, uyumu. (Akar) (Kal.)
dnet-: ldrmek. (Akar) (Kal.)
dve: Gen kz. (Akar) (Kal.)
dve: Kz ocuu. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
ellez: Zeytin. (Akar) (Kal.)
fak etmek: Mahvetmek. (Akar) (Kal.)
fak etmek: Tuvalet etmek, rza gemek. (Akar) (Kal.)
fak_et-: 1. Bozmak. 2. Fenalk yapmak, zulmetmek. 3. Tuvaletini yapmak. < Ar. fekk
'bozma, koparma, kesme' + Tk. et- fiilinden. (Kay.) (Kal.)
fak_etmek: Bozmak, fenalk yapmak, zulm etmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
fak_ol-: 1. Fena olmak, bozulmak. 2. Korkmak, ekinmek. < Ar. fekk + Tk. olfiilinden. (Kay.) (Kal.)
faklk: Burun. (Akar) (Kal.)
faklk: Tuvalet. < Ar. fekk + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (Kal.)
fas file-: Krklemek. (Kay.) (Kal.)
fatika: Be. Bk. fakta. (Kay.) (Kal.)
fatka: Be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
fek_et: 1. Almak. 2. Vurmak, kesmek, ldrmek.

< Ar. fekk +Tk. et- fiilinden.

(Kay.) (Kal.)
gacav: ingene. (Akar) (Kal.)
gaco: ingene. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. VI) (Kal.)
gacov: ingene. (Akar) (Kal.)
galak: Hrmetli, itibarl kimse, bey, beyefendi, zengin kimse; yksek tabakaya
mensup birisi. (Kay.) (Kal.)
galn: Beyaz. (Akar) (Kal.)
galngenek: Yedi. (Akar) (Kal.)

47

gara a: Kahve. < kara + aa. (Kay.) (Kal.)


gara sulu: Su testisi. (Kay.) (Kal.)
garaa: Kahve. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
garamanc: Hrsz, haydut. (Akar) (Kal.)
garamanclk: Hrszlk. (Akar) (Kal.)
gatgl: Rak, arap. (Akar) (Kal.) (Kal.)
gay et-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay etmek: El abukluu ile hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay ksle-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay: Hrszlama, alma. (Akar) (Kal.)
gay: Hrsz. (Akar) (Kal.)
genek kslemek: Kumar oynamak. (Akar) (Kal.)
enek: 1. Yan, el, nezd, ev. 2. Mecidiye. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
genek: Ara gereler, kumar. (Akar) (Kal.)
geneme: Bize. (Kay.) (Kal.)
genemiz: Bura. (Kay.) (Kal.)
genemize: Buraya. (Kay.) (Kal.)
genende: Karsnda. (Kay.) (Kal.)
geneniz: Siz. (Kay.) (Kal.)
genenize: size. (Kay.) (Kal.)
geney: 1.El. 2. Yan. (Kay.) (Kal.)
gcrk: Esmer. (Akar) (Kal.)
glav dve: Kk kz ocuu. (Akar) (Kal.)
glav yavak: Kk erkek ocuu. (Akar) (Kal.)
glav: 1. Az. 2. Kk, ufak. 3. Ucuz. (Kay.) (DS. C. VI) (Kal.)
glav: Az, kk, ksa. (Akar) (DS. C. VI) (Kal.)
glav: Ucuz. (Akar)(Kal.)
gll: Anlamaz, cahil, avanak, aptal. (Kay.) (Kal.)
gp: Ans. (Akar) (Kal.)
gr el: Gel. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
gr-: 1. Gelmek. 2. Satmak, Abdal. 3. Vermek. Bk. kr- (Kay.) (Kal.)
grmak: Almak, getirmek. (Akar) (Kal.)

48

grmak: Satmak. (Akar) (Kal.)


grmak: 1. Gelmek. (Bur.) 2. Satmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
grp-gp: 1. Arka taraf. 2. Kala. (Kay.) (Kal.)
grtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
grtl: Bulgur, pilav. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
gtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
gitil: Fasulye. (Kay.) (Kal.)
gubalk: Di. (Akar) (Kal.)
gubalk: Ta. (Akar) (Kal.)
gulak partal: ki lira. (Kay.) (Kal.)
gulak: ki. (Akar) (Kay.) (Kal.)
gulakpatga: On. (Akar) (Kal.)
gulakpatgadansamieksik: Dokuz. (Akar) (Kal.)
gulaksacayak: Alt. (Akar) (Kal.)
gulaktaban: Sekiz. (Akar) (Kal.)
hacalii: Yalan; tv, radyo. (Akar) (Kal.)
hacalii ksle-: Trk sylemek, dn etmek. (Kay.) (Kal.)
hacalii: Yalan < hac + ali + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
hala: Ykamak. (Akar) (Kal.)
halac: (Kalaylanan kaplar) ykayc. (Akar) (Kal.)
haleyici: rak. (Kay.) (Kal.)
havla- : Havlu ile silmek. (Kay.) (Kal.)
haydar: Eek. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
imam ii ksle-: Namaz klmak. (Kay.) (Kal.)
imam ii kslyor: Namaz klyor. (Kay.) (Kal.)
imam_ii: Cami, namaz < imam + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
imamii: Namaz. (Akar) (Kal.)
i: El. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
kakavay: ingene. (Akar) (Kal.)
kaln genek: Gm mecidiye. (Akar) (Kay.) (Kal.)
kaln: 1. Beyaz. Umum Trk argosunda 'paral, zengin.' (Kay.) (Kal.)
kaln: Beyaz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)

49

kalnenek: Gm mecidiye. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)


karamanc: Hrsz. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
ksflk: Az. (Kay.) (Kal.)
katrl srt-: Rak imek. (Kay.) (Kal.)
katrl: Rak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
kay et-: almak. (Kay.) (Kal.)
kay: Hrsz. (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
kedilemek: Evlendirmek. (Akar) (Kal.)
kemer _alii: Soan < kemer + ali + ii'nden. (Kay.) (Kal.)
kemer ii: Soan, sarmsak. (Akar) (Kal.)
kemer ii: Soan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kemeraliii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerelii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerii: Soan. (Akar) (Kal.)
kendile-: 1. Satmak. 2. Almak, satn almak. (Kay.) (Kal.)
kendilemek: Satmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
kendir: p. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
klav gr-: Az almak, ucuz vermek. (Kay.) (Kal.)
klav: Az, kk, ksa. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
klavgr: Az al. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
kr-: Almak, getirmek. (Kay.) (Kal.)
krtl sap: Saman. (Mu.) (Caf.) (DS. C. VIII) (Kal.)
krmak: Almak, getirmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kal.)
krtl sap: Saman. (Akar) (DS. C. VIII) (Kal.)
krtl: Arpa. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
kirtil sap: Saman. (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
kken ii: Kavun, karpuz, bostan tr eyler. (Akar) (Kal.)
kken_ii: zm, kavun, karpuz. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
kken_ii: zm, kavun, karpuz ve emsali. < kken + ii kelimelerinden. (Kay.)
(Kal.)
kkenceli: Karpuz. (Kay.) (Kal.)
kkeneli: Karpuz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)

50

kkeneli: zm, kavun, karpuz. (Akar) (Kal.)


ks et-: Saklamak, gizletmek, karmak, kaydrmak. (Kay.) (Kal.)
ks etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Akar) (Kal.)
ks metirek: Jandarma, polis, belal adam. (Akar) (Kal.)
ks ol-: 1. Mteessir olmak, kzmak, darlmak, hiddetlenmek. 2. Eski, kt, fena
olmak. (Kay.) (Kal.)
ks palle: Eski bakr. (Kay.) (Kal.)
ks partal: Eski elbise. (Kay.) (Kal.)
ks: 1. Fena, kt, irkin. 2. Eski. 3. fke. 4. Az, azck. (Kay.) (Kal.)
ks: 1. Az (Bur.) 2. irkin, fena, kt, eski. (Mu.) (Caf.) (DS. C. VIII) (Kal.)
ks: Kt, irkin. (Akar) (DS. C. VIII) (Kal.)
ks_etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ksgenek: anak, tabak. (Akar) (Kal.)
ksgenek: Tuz ruhu, asit. (Akar) (Kal.)
ksle-:

1. Kendinden nceki bir isimle kullanlan bir sz. naziliksle- gibi. 2.

Koymak, hazrlamak. (Kay.) (Kal.)


ky managads: Muhtar. (Akar) (Kal.)
kulak fatka-kulak fatika: On. (Kay.) (Kal.)
kulak fatka: On. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
kulak sacyak buuk: Yedi. (Kay.) (Kal.)
kulak sacyak: Alt. (Kay.) (Kal.)
kulak taban buuk: dokuz. (Kay.) (Kal.)
kulak taban: Sekiz. (Kay.) (Kal.)
kulak: ki. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kurbaalk: Ta. (Akar) (Kal.)
kurbaalk ksle-: Ta atmak. (Kay.) (Kal.)
kurbaalk kslyor: Ta atyor. (Kay.) (Kal.)
kurbaalk: Ta. (Kay.) (Kal.)
klli ii: Tavuk, yumurta. (Akar) (Kal.)
kllig ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kllig: Polis. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
klliie: Yumurta. (Akar) (Kal.)

51

kllin ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Kay.) (Kal.)


kllin: Pili. (Akar) (Kal.)
kllin: Polis. (Kay.) (Kal.)
kllinii: Pili. (Akar) (Kal.)
kllk ii: Yumurta. (Kay.) (Kal.)
ktk suyu: Kahve. (Kay.) (Kal.)
lobiya: Fasulye. (Akar) (Kal.)
managad: 1. Kpek. 2. Muhtar, jandarma ve polis gibi devlet grevlileri iin
kullanlan tabir. Bk.menegad. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
managad: Kpek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
manak: Yourt. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
manayr: Peynir. (Akar) (Kal.)
manegad: Kpek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
mangr: Para. (Kay.) (Kal.)
manigad: Kpek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
marat: A, yemek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
marat: Yemek. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
matarak: rak. (daha fazla istihza makamnda.) (Kay.) (Kal.)
mazn: Tabanca, silah, demir ve umumiyetle demire mtaallik her bir ey; mavzer.
(Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
meki nasf: Kalayc dili. (Kay.) (Kal.)
meki nasl: Kalayc dili. (Akar) (Kal.)
meki: Kalayc. (Akar) (Kay.) (Kal.)
meklemek: Kalaylamak. (Akar) (Kal.)
mekli: Kalayl. (Akar) (Kal.)
menedik: Kalay. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
menegad: Kpek. Bk. managad. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
meneki: Kalayc. (Akar) (Kal.)
meneklemek: Kalaylamak. (Akar ) (Kal.)
mentie: Keder. (Kay.) (Kal.)
mentieliyiz: Kederliyiz. (Kay.) (Kal.)
mertek apan: Trk kadn. (Akar) (Kal.)

52

mertek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Akar) (Kal.)


meterek: Adam, erkek, mteri. Bk. metrek. (Kay.) (Kal.)
meterek: Metrek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metirek tuna: Yal erkek. (Akar) (Kal.)
metirek yava: Gen erkek. (Akar) (Kal.)
metirek: Erkek. (Akar) (Kal.)
metrek apan: Trk kadn. (Kay.) (Kal.)
metrek apan: Trk kadn. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
metrek: 1. Yabanc (Trk), tanmadk bir kimse, adam. 2. Kyl, umumiyetle erkek,
mteri. (Kay.) (Kal.)
metrek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metrek: Trk ve mslim erkek mteri. (Akar) (Kal.)
molla hseyin: Kkrt. (Akar) (Kal.)
musacal: Bit, pire. (Akar) (Kal.)
mutaf ii: Sa, sakal, bilimum ty. (Akar) (Kal.)
mutaf ii: Sa. (Akar) (Kal.)
mutaf: Czdan. (Akar) (Kal.)
mutaf: Kilim, ul. (Akar) (Kal.)
mutaf_bahar: Ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
mutaf_ii: Sa, sakal, byk, kl, yn. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
mutafa dnet-: Czdana koymak. (Akar) (Kal.)
nasf _otu: Umumiyetle yemek, zahire. (Akar) (Kal.)
nasf et-: Ekmek piirmek. (Kay.) (Kal.)
nasf etmek: Ekmek piirmek. (Akar) (Kal.)
nasf ksle-: 1. Birbiriyle konumak. 2. Ekmek piirmek veya yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak, piirmek veya yemek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak. (Akar) (Kal.)
nasf otu: 1. Buday. 2. Zahire, her yenen ey. (Kay.) (Kal.)
nasf srt- : Ekmek veya yemek yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf srtmek: Ekmek yemek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nasf syt-srt: Yemek yemek. (Akar) (Kal.)

53

nasf: 1. Ekmek. 2. Lf, mkleme, konuma. 3. Dil. 4. Yemek. (Kay.) (DS. C. IX)
(Kal.)
nasf: Ekmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
nasf_etmek: Ekmek piirmek. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kal.)
nasflama: Konuma. (Kay.) (Kal.)
nasflan-: Sormak, konumak, demek. (Kay.) (Kal.)
nasflanl-: Konuulmak, sorulmak. (Kay.) (Kal.)
nasflk: Az. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
nasfsra-: Ackmak. (Kay.) (Kal.)
nasfsramak: Ackmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasfsz: A. (Akar) (Kal.)
nasl_otu: Umumiyetle yemek, zahire. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasla- : Hatrlatmak, sylemek. (Kay.) (Kal.)
naslk: Az, lisan. (Akar) (Kal.)
nazile: Para. (Bur.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)
nazileci: Paral, zengin. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
nazileci-nezleci: Paral, zengin, varlkl kimse. (Kay.) (Kal.)
nazile-nazili-nazille-nazilli: Para. (Kay.) (Kal.)
nazili: Para. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
nazilli: Nazili. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nazilli: Para. (Akar) (Kal.)
ormanlolu: Domuz. (Kay.) (Kal.)
ovan-: 1. Karmak, gizlemek, saklamak. 2. Getirmek, gelmek. 3. Dolamak,
gezinmek. 4. Gelmek, gitmek. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
ovan: Gelmek, gitmek. (Akar) (Kal.)
ovanmak: Gelmek, gitmek. (Mu.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)
ovat-: 1. Gndermek, getirmek. 2. Armak. 3. Karmak. 4. Gtrp gitmek. 5.
Almak. 6. almak. (Kay.) (Kal.)
ovatl-: 1. Getirilmek. 2. Verilmek. (Kay.) (Kal.)
ovatmak: Almak, armak, almak, gtrp gitmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ovatt: Ald, ard, ald. (Kay.) (Kal.)
palandz: Eyer, semer. (Akar) (Kal.)

54

palandz: Semer, eer, ul. (Mu.) (Caf.) (Akar) ( Kay.) (Kal.)


palanduz: Semer, eer, ul. Bk. palandz. (Kay.) (Kal.)
pallac dili: Kalayc dili, argosu. (Kay.) (Kal.)
pallac: Kalayc. (Kay.) (Kal.)
palle: Bakr kap. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
palle: Tencere, kap. (Akar) (Kal.)
palleci: Bakrc, kalayc. (Kay.) (Kal.)
palye: Bakr kap. (Kay.) (Kal.)
papil: Para. (Kay.) (Kal.)
partak: Ceket, pantolon. (Akar) (Kal.)
partal nazilli: Banknot. (Kay.) (Kal.)
partal nazilli: Pankanot. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
partal: 1. Para. 2. Yz (100). 3. Elbise. 4. Banknot, lira. 5. Elbise, havlu, bez vs. gibi
eyler. (Kay.) (Kal.)
partal: ok kullanlmaktan ypranm, eskimi. (Akar) (DS. C. XII) (Kal.)
partal: Elbise. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ptal: 1. Elbise, havlu, bez vs. eyler. 2. Para. 3. Yz (100). Bk. partal. (Kay.) (Kal.)
patal: Yatak, elbise. (Akar) (Kal.)
patga: Be. (Akar) (Kal.)
patgagulak: Yedi. (Akar) (Kal.)
patgasam: Alt. (Akar) (Kal.)
patika: Be. Bk. fatka. (Kay.) (Kal.)
peliti: Ormanc. (Kay.) (Kal.)
pelle: Bakr kap, kazan. Bk. palle. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
pelle: Palle. (Mu.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)
pir: Mteri, memur, eraf. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
posta ii: Mektup. (Kay.) (Kal.)
postac ii: Mektup. Bk. posta ii. (Kay.) (Kal.)
saban ii: Kazan. (Akar) (Kal.)
sac_ayak fatka: On be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sac_ayak: . (Mu.) (Caf.) (Kal.)
sacakpatga: On be. (Akar) (Kal.)

55

sacayak fatka: On be. (Kay.) (Kal.)


sacayak: . (Akar) (Kay.) (Kal.)
sacyak: lira. (Kay.) (Kal.)
sacyak fatika: On be. Bk. sacayak fatka. (Kay.) (Kal.)
sacyak: . (Kay.) (Kal.)
saak patal: yz. (Kay.) (Kal.)
saak: . Bk. sacayak-sacyak. (Kay.) (Kal.)
saayak patga: On be. (Akar) (Kal.)
sam fatka: Bir be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sama: Bir. (Kay.) (Kal.)
sma-sam: Bir. (Kay.) (Kal.)
samanl ks: Sar kimse. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
samanl ks: Sar, duymaz. (Akar) (Kal.)
samanlk: Kulak. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Akar) (Kal.)
samuralk toklusu: Horoz. (Akar) (Kal.)
sar genek: Altn. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
semet: Kak. (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
spa olmak: Domak. (Akar) (Kal.)
simit: Kak. (Akar) (Kal.)
sinek ii: 1. Bal. 2. eker, umumiyetle tatl. (Kay.) (Kal.)
sinek ii: Bal, eker, tatl. (Akar) (Kal.)
sinek ii: Bal. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sivri: Kz. (Akar) (Kal.)
st kk srt-: Su imek. (Kay.) (Kal.)
st kk: Su, rmak, deniz. (Akar) (Kal.)
st kk: Su. Bk. syt kk. (Kay.) (Kal.)
st kkne dine-: Ykanmak, banyo yapmak. (Kay.) (Kal.)
syt kk ksle-: Su dkmek. (Kay.) (Kal.)
syt kk: Su. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
srt-: 1. Yemek. 2. mek. (Kay.) (Kal.)

56

srtdrl-: Yedirilmek. (Kay.) (Kal.)


srtl-: Yenilmek. (Kay.) (Kal.)
syt-/srt: Yemek, imek. (Akar) (Kal.)
r: St. (Akar)(Kal.)
tabak i: Pabu. (Akar) (Kal.)
tabak ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabak ii: Pabu, ayakkab < Ar. debba 'tabak, sepici' + Tk. ii kelimesinden. (Kay.)
(Kal.)
tabak ii: Papu. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
taban fatika: Yirmi. Bk. taban fatka. (Kay.) (Kal.)
taban fatka: Yirmi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
taban patga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
taban: Drt. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tabi ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabib ii: El. (Kay.) (Kal.)
tabiie: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabiy ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabiy ii: kz, inek, kei gibi dersinden de yararlanlan hayvanlar. (Akar) (Kal.)
tamamlak: Kap toplayan kii. (Kay.) (Kal.)
tandr: Odun, aa. (Akar ) (Kal.)
tandr: Odun. (Akar) (Kal.)
tandrc: Ormanc. (Akar) (Kal.)
tandrlamak: Dvmek. (Akar) (Kal.)
tantr kset-: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr ksle-: Ate yakmak. (Kay.) (Kal.)
tantr kslemek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tantr ykm et!: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr ykm et-: Ate yakmak. (Kay.) (Kal.)
tantr ykm etmek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tantr: Aa, odun, umumiyetle tahta. (Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tantr: Odun, aa, genellikle tahta. < Ar. tennr 'fnn, tandr.' (Kay.) (DS. C. X)
(Kal.)

57

tantrla-: Dvmek. (Kay.) (Kal.)


tantrlamak: Dnmek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
tantrlyor: Dvyor. (Kay.) (Kal.)
tarayl: At. (Akar) (Kal.)
tipi: Ans. (Akar) (Kal.)
tipi: Bozukluk, delik. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tipile-: Delmek. (Kay.) (Kal.)
tuna apan: Yal kadn. (Akar) (Kal.)
tuna managad: Vali, belediye bakan, yksek derecede memur. (Kay.) (Kal.)
tuna mazn: Tfek. (Kay.) (Kal.)
tuna metirek: Muhtar, kaymakam, st grevdeki kimseler. (Akar) (Kal.)
tuna partal: Vesika. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tuna pir: Baba. (Akar) (Kal.)
tuna sam: On. (Akar) (Kal.)
tuna st kk: Deniz. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: 1. Reis, vali, yksek memur. 2. Belediye bakan. (Kay.) (Kal.)
tuna yanbol: Reis, vali, yksek rtbeli asker veya polis. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: Vali, reis. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tuna zndan: ehir. (Kay.) (Kal.)
tuna: 1. ok, fazla, bolca, iyice. 2. pahal. (Kay.) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: ok. (Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: ok, pahal. (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: Kocakar. (Akar) (Kal.)
tuna: iman. (Akar) (Kal.)
tne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. (Kay.) (Kal.)
tnemek: Durmak, uyumak, lmek. (Akar) (Kal.)
tnemek: Dnemek. (Caf.) (Kal.)
tnet-: ldrmek. (Kay.) (Kal.)
tnetmek: ldrmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tnetmek: Uyutmak, ldrmek. (Akar) (Kal.)
rn ii: St, genellikle ya. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
rn ii: Ya, kadn gs. (Akar) (Kal.)

58

rn ii: Ya, st, yourt ve emsali. (Kay.) (Kal.)


rn ii: Ya. (Akar) (Kal.)
rn_ii: 1. Yourt. (Bur.) 2. St. (Mu.) Umumiyetle ya. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
var geldi: Komisyon. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yaban: Gurbet. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yal apan: Ecnebi kadn. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
yal apan: Rum veya ecnebi kadn. (Bur. Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yal: 1. Gayrimslim. 2. Yabanc. (Kay.) (Kal.)
yal: Gayri mslim. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yal: Kpek. (Akar) (Kal.)
yal: Rum, ecnebi. (Akar) (Kal.)
yall: Oruspu. (Akar) (Kal.)
yambol: Jandarma. (Akar) (Kal.)
yanbol: 1. Memur, jandarma, umumiyetle devlet memuru. 2. Efendi, bey. (Kay.)
(Kal.)
yanbol: Asker. (Akar) (Kal.)
yanbol: Efendi, hkmet memuru. (Akar) (Kal.)
yanbol: Hkmet memuru, efendi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yanbolu: Ahmak, bn kimse; taral. (Akar) (Kal.)
yanbolu: Jandarma, memur, devlet memuru. Bk. yanbol. (Kay.) (Kal.)
yanbolu: Jandarma. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yanpiri: Orman iinde alanlar, tahtaclar. (Akar) (Kal.)
yanpiri: Tahta. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti, ocuk, erkek ocuk. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti. (Mu.) (Caf.) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak: ocuk, kk ocuk. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak-yavuak: 1. ocuk. 2. Dost, arkada. 3. nsan. 4. rak, hizmeti. 5. Kimse
(zat). (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yemen_ii: Kahve. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yemenii: ay, kahve. (Akar) (Kal.)
ykm cimiti: retmen. (Akar) (Kal.)

59

ykm et-: 1. Teekkr etmek, memnun olmak. 2. Kesmek. 3. Hazrlamak. (Kay.)


(Kal.)
ykm etmek: Kesmek, hazrlamak. (Akar) (Kal.)
ykm metrek: Zengin, itibarl, mevki ve makamca yksek kimse. (Akar) (Kal.)
ykm ol-: Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
ykm palle: Yeni bakr. (Kay.) (Kal.)
ykm partal: Yeni elbise. (Kay.) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, bir mahallenin ileri geleni. (Akar) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, eraf. (Akar) (Kay.) (Kal.)
ykm piri: Muhtar; ileri gelenler, aksakalllar. (Akar) (Kal.)
ykm yanbol: Milletvekili, byk idareciler. (Kay.) (Kal.)
ykm zndan: Byke ev. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ykm zindan: Byke ev. (Kay.) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, iyi. 2. Temiz. 3. Bol, ok. 4. Ho. 5. Zengin. 6. Toptan. 7. Doru.
(Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, temiz. (Mu.) 2. ok iyi. (Bur.) (Caf.) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: Gzel, temiz. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: yi. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: Koyun. (Akar) (Kal.)
ykm_etmek: Kesmek, hazrlamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykm_piri: Eref, muhtar. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykn- : Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
ykn et-: ok istemek. (Kay.) (Kal.)
ykmak: Cinsel iliki kurmak. (Akar) (Kal.)
yktran: Kt kadn. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
zndan: 1.Ev. (Bur. -Mu.) 2. Hapishane. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
zndan: Ev. (Akar) (Kal.)
zndan: l. Ev. 2. Hapishane. (Kay.) (Kal.)
zndana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)
zindan managad: Muhtar. (Kay.) (Kal.)
zindan: Zndan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
zindan: Ev, hapishane. (Kay.) (Kal.)

60

zindana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)


zozikle-: 1. Uydurmak, yaktrmak. 2. Tavlamak. 3. Aldatmak. Trk argosunda
66

67

68

''zendust, evli, pezevenk.'' (Kay.) (Kal.) / / /

1.2.4.

69

GEYGEL YRKLERNN GZL DL VE KONUULDUU


YERLER

''Ahmet
yerlerinde

ise

Caferolu,

Anadolu'nun baz

Geygel Abdallar

yahut Abdal

yerlerinde
adn

sadece

Geygel,

baz

tayan Yrklerin kendi

70

aralarnda konutuklar gizli dil olduunu syler.''

Hulki Aktun, Abdal dilini

Anadolu'nun baz yrelerinde, Yrk Trklerinin kendi aralarnda

kulland gizli

bir dil olarak tanmlar. 7 1


''Ahmet Caferolu, sr halinde saklanmasna gayret edilen byle bir gizli dil
izine 1939 yl yazsndaki Anadolu gezisinde Burdur'da rastladn syler. Uzun
mddet

Geygel

Yrkleri

arasnda bulunmu

olan Dinar'n Afar kynden

Ramazan Efe, Dinar kazas ierisinde gebe hayat geiren bu airetin kendi
aralarnda konutuklar bu dilin mevcut olduunu bildirir. Caferolu, kendisinden bu
hususda neler bildiini sorarak, hatrnda kalanlar onun azndan tespit ederek esere
ilave ettiini anlatr. Efe'nin bana tespit ettirdii cmle says pek az olmakla
beraber, bu dilin mahiyeti hakknda umumi bir fikir edinilebilmesi iin, phesiz, ok
nemli bir vesika kymetindedir. Bilmediim herhangi bir dilden alnma para
olabilecei ihtimali karsnda malzemeyi Profesr Ritter'e gsterdim. O da mevzuun
ierisinden kamad iin dier milletlerin gizli dilleri hakknda zarif ettleri olan
Enno Litmann'a yazd

ve neticede topladm malzemenin,

yerli

Trk gizli

dillerinden bir nevi olacan bildirdi.'' 7 2


''Etnik hususiyetleri ve
Azlarndan

Toplamalar'

adl

'gizli dil'

leri hakknda az da olsa,

eserimde

malmat

vermee

altm

'Anadolu
Geygel

Caferolu, Anadolu Azlarndan Toplamalar, s. 191-195.


Akar, ''Kalayc Dili'' Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 41-49.
68
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 61-76.
69
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII) http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim
tarihi: 10.06.2009)
70
Ahmet Caferolu, Trk Dili Tarihi, Enderun Kitapevi Yay., stanbul 1984, s. 6.
71
Aktun, Byk Argo Szl, s. 31.
72
Caferolu, Anadolu Azlarndan Toplamalar, s. XIX-XX.
67

61

Yrkleri,

daha kesif olarak,

Tokat vilyetinde yerlemilerdir.

Kitle halinde

oturduklar saha Niksar kazasnn: 1. leyis, 2. Dnekse, 3. adolu iftlii ve bizzat


Tokat merkezine bal erdiyin ve Santarla kyleridir. Bunlardan Santarla kynde
oturanlar ancak dokuz haneden ibarettir. erdiyin ise tamamyla bunlarn bir ky
olup, otuz hanedir. Ekseriyetle k ve yaz burada geirirler. Niksar kazas
ierisindekiler, yazlar Dumanl Yaylasna g eder, adrlarda otururlar. Esas
sanatlarn demircilik tekil etmektedir. Olduka muntazam bir surette yaptklar
kazma, balta, eki, sacaya ve saireyi, ky ky dolaarak satmaktadrlar.
Kadnlar ekseriyetle kapaldr. Yabanclara kz vermez ve almazlar. Uruk
tekilat ve inan bakmndan Alevidirler. Fakat asl Alevilere karmazlar ve kz
vermezler. Tavan yemez ii Alevi boyuna baldrlar. Cetleri itibariyle Salmann'ya
baldrlar.
Azca Tokat azlarnda konumaktadrlar. Kendilerini ayrt ettirecek bariz
bir az hususiyetine malik deildirler. Geygel uruuna mensup ve kendisiyle uzun
uzadya konutuum Yusuf Grgr adl birisinden elde ettim malumata gre, kendi
aralarnda konutuklar bir gizli dilleri yoktur. Yalnz kendi aralarnda baz argoya ait
kelimeler bulunduunu aa vurunca, kendisinden faydalanmak istedim. Bana
bildirdii kelimeler unlardr: kee: ekmek; ayvaz: yabanc; patlangu: tabanca;
gamze: kz; ac: kahve; ksl: gel (gelmek fiilinden); bayna: ka, ne kadar; yelkesen:
at, ata verilen ad; yan: para; gurdotu: kei; hlemez: ya. Bu kelimeler ierisinde en
ok kullanlan ve birok manalara delalet eden ksl kelimesidir.'' 7 3
''Caferolu nc olarak Eskiehir Geygellerinin gizli dilleri hakknda bir
bilgiye ular.

Eskiehir'de

yapmakta olduu aratrmalar srasnda Kayapnar

kynden Mehmet Trkmen'den Geygellerin kendilerince bilinen baz kelimeleri


kullandklarn renir. Ahmet Caferolu bu kiiden bir cmle ve on kelime tespit
edebilmitir. Bu on kelime unlardr: Gerez, guynu, man, yeken, cvr, pat,
marf, geder, dahi, na, hezik, deslemek, gn.
Ayn ahs, konumas srasnda Geygeller iin bir de

'Abdal'

adnn

kullanldn sylemitir. Ahmet Caferolu, Orta Asya uruklarndan bazlarnn bir


gizli dil benzeri olan 'Orta Asya musikiinastan ve artistler argosu'na da 'Abdal Tili'
ad

verildiini

hatrlatarak,

bu

tabirin

bize

de

getiini,

bylece

Eskiehir

73

Ahmet Caferolu, Sivas ve Tokat lleri Azlarndan Toplamalar, TDK Yay., Ankara 1994, s.
XX-XX1.

62

Geygellerinin kendi uruk adlaryla beraber bir de gizli dilleri yznden Abdallar
uruunun adn da kazandklarn belirtmitir. Ayn karklk Krehir yer adlarnda
da grlr. Krehir'deki bir kyn bir ksmna Geygeller, bir ksmna ise Abdallar
ad verilmitir.
Anlaldna gre Ahmet Caferolu, Geygellerle Abdallarn bir isimlendirme
yanll yznden birbirlerine kartrld dncesindedir. Ona gre bu konunun
akla

kavuturulabilmesi

iin tarih bir kabile

ad

olan

'Abdal'

tabirinin

Anadolu'daki gelimesi ve yaylm ayn bir aratrmaya ihtiya gstermektedir.


Geygellerin gizli dillerine ait malzemenin tamamn Ahmet Caferolu'na
borluyuz. 'Anadolu Azlarndan Toplamalar' adl eserin VII. blmnde 'Geygelli
Yrklerinin Kullandklar Gizli Dil' bal altnda Ramazan Efe'den toplad be
cmleyi veren Ahmet Caferolu, ayn eserin 197. ve 198. sayfalannda bu gizli dilin
kelimelerinin aklamalarn yapmtr.'' 7 4
Hkmetten gelen adamalara olumsuz ynlerini gstermemek iin Geygelli
Yrkler bu dili kullanmlardr. Genellikle yasak olan eylerin yakalanmamas iin
kendi aralarnda bu dilin gelimesini salamlardr.

1.2.4.1. GEYGEL YRKLERNN DLNE AT RNEK


CMLELER

1. Sana bir mezleci piri krdm (sana bir paral mteri getirdim.) (Kork.)
2. Bu dab gerez yekeni na. (Bu beygir iyidir, paray ver al.) (Kay.)
3. Cunk kavdan gac bemi. aynesini, gac nesine astarmakn bemi. ava
be! Gac aynesini. Gac nesine ay nesini alaf keriyor astarmak n.
Davalm m gacy natralm m? Yoksa ukar m? (Kyden bir adam gelmi.
Kzm, olan ocua istemek iin gelmi, Gel buraya. Oluna kzm. Oluna kzm
sylyor almak iin Verelim mi ocua, vermeyelim mi? Yoksa (byle) iyi mi?)
(Caf.) (Kay.)
4. ava be; yakda taraka bedir; traka kavalarn astar betir. Yakda u karker
betir. (Ey efendi gel; atete kahve piir getir; eker cezve ve fincan al, getir. Atete
kahveyi (gzelce) piir getir.) (Caf.) (Kay.)

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 78-79.

63

5. ilengeri kn et. (Kantar kaydr.) (Kork.)


6. Hanikleri merdirin gaa naa ik; graslarn poytannarn ukar betirin kerilsinler.
(adrlar

ykn,

acele

gideceiz;

hayvanlarn eerlerini

gzelce takn,

hazr

olsunlar.) (Caf.) (Kay.)


7. Kemallar betirsinler; ukar ayunasn alav et; ukar poytannarn ve trtlarn
betirip ukarlasn. Puranda kemallar betirsin. (Develeri hazrlatsnlar, gzel kz
ocuuna syle, gzel elbiselerini ve ayakkablarn giyip hazr olsun. Yoldan
develeri ektirsin.) (Caf.) (Kay.)
8. Nazileyi klavgr. (para az al.) (Kork.)
9. u ykm ovadacam. (u gzeli alacam.) (Kork.)
10. ukar kavdan llk bemi haniye be. Lomburdak kerliyor poytann kanda.
Kerliyor astar natr. Llkler diklemesin. (Gzel kyden bir mir gelmi adra gir.
Silah duruyor yatan yannda. Al baka yere sakla. Amir, grmesin.) (Caf.) (Kay.)
75 76 77

11. Yankol nereye ovanyor? (Efendi nereye gidiyor.) (Kork.)

/ /

1.2.4.2. GEYGEL YRKLERNN DLNE AT SZCKLER

ac: Kahve. (Kay.) (Gyg.)


alafkermek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
alav etmek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
astarmak: Almak, getirmek, istemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ayvaz: Yabanc. (Kay.) (Gyg.)
baynna: Ka, ne kadar? (Kay.) (Gyg.)
bemek: Gelmek, girmek, getirmek, piirmek, hazrlamak gibi birok fiil makamnda
kullanlr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
betir-: 1. Hazrlamak. 2. Giymek. 3. ektirmek, vb. (Kay.) (Gyg.)
betirmek: Hazrlamak, giymek. (Caf.) (Gyg.)
cvr: Kz, gelin, kadn ve benzeri. (Kay.) (Gyg.)
ci-: 1. Gitmek. 2. Tanmak. (Kay.) (Gyg.)
cunk:
Ky, Gramer
kasaba.Terimleri
(Caf.) (Kay.)
Korkmaz,
Szl, (Gyg.)
s. 73.
Caferolu, Anadolu Azlarndan Toplamalar, s. 196.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 82.

64

av(a): ocuk, olan. (Kay.) (Gyg.)


ay ne-ay una: Kz ocuu. (Kay.) (Gyg.)
ay: Kz. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ay_cuna: Efendi, bey. (Caf.) (Gyg.)
ay_ne: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
ay_una: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
una-ne: ocuk. (Kay.) (Gyg.)
dab: Beygir. < Ar. dbbe 'yk ve binek hayvan' (Kay.) (Gyg.)
davamak: Vermek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
desle!: Satn al! (Kay.) (Gyg.)
deste-: Satn almak. (Kay.) (Gyg.)
diklemek: Grmek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gac: Adam, erkek ocuk. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gac_ne: Olan, oul. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gamze: Kz. (Kay.) (Gyg.)
gaa: Baka. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
geder: Eek. (Kay.) (Gyg.)
gerez: yi. (Kay.) (Gyg.)
gras: Beygir, umumiyetle hayvan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gn: Koyun. (Kay.) (Gyg.)
gurdotu: Kei. < kurt + otu kelimelerinden. (Kay.) (Gyg.)
guynu: Fena. (Kay.) (Gyg.)
hanik: adr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
haniye: adr. (Caf.) (Gyg.)
hezik: Dvme. (Kay.) (Gyg.)
hlemez: Ya. (Kay.) (Gyg.)
karkav: Hkmet, devlet. (Caf.) (Gyg.)
karke: Kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ka: Yan, taraf. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
kav: Kasaba, ky. (Kay.) (Gyg.)
kava: ey. (Kay.) (Gyg.)
kavara: Kahve takm. (Caf.) (Gyg.)

65

kavdan: Bir kimse, felan. (Caf.) (Gyg.)


kee: Ekmek. (Kay.) (Gyg.)
kemal: Deve < Ar. cemel 'deve' (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ker-: Yapmak. (Kay.) (Gyg.)
kerilmek: Hazr olmak. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
kerle-: Durmak. < ker + Tk. + /le-/ ekinden. (Kay.) (Gyg.)
kerlemek: Durmak. (Caf.) (Gyg.)
ksl-: Gelmek. (Kay.) (Gyg.)
ksl!: Gel! (Kay.) (Gyg.)
lamburdak: Silah, tfek, tabanca vb. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
llk: Devlet memuru, amir, umuiyetle devlet hizmetinde bulunan kimse. (Caf.)
(Kay.) (Gyg.)
man: 1. Yabanc. 2. Mdr. 3. Misafir ve benzeri. (Kay.) (Gyg.)
marf: Nasl? Tavr, hal, miza ve birisinin karakterinin nasl olduunu belirtmekte
kullanlr. <Ar. ma'ruf 'bilinen, anlalan'. (Kay.) (Gyg.)
merdir-: 1. Ykmak. 2. Toplamak, kaldrmak. (Kay.) (Gyg.)
merdirmek: Ykmak. (Caf.) (Gyg.)
na: 1. Ver. 2. Al. (Kay.) (Gyg.)
na: Yurt. Bk. gaa. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
natr-: Vermek, kartmak. (Kay.) (Gyg.)
natrmak: Vermek. (Caf.) (Gyg.)
pat: Tfek. (Kay.) (Gyg.)
patlangu: Tabanca. (Kay.) (Gyg.)
poytan: Elbise, hayvan eeri, yatak, umumiyetle herhangi bir eya. (Caf.) (Kay.)
(Gyg.)
puranda: Yol, yoldan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ukar: 1. Gzel. 2. yi, iyice. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ukarlamak: Hazrlamak. (Caf.) (Gyg.)
trt: Ayakkab. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
traka: eker, kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
yak: Ate. < Tk. yak- (Kay.) (Caf.) (Gyg.)
yan: Para. (Kay.) (Gyg.)

66

yeken: Para. (Kay.) (Gyg.)


78

yelkesen: At, ata verilen ad. (Kay.) (Gyg.) /

79

1.2.5. ESKEHR, DZCE ABDALLARI-ALAAM, BOLU


ELEKLERNN DLLER VE KONUULDUU YERLER

''Caferolu, Bolu ili evresinde dikkatimizi zerine eken en mhim nokta


Dzce kasabasnda yerleen ve gizli bir dile malik olan Abdallar olduunu syler.
Bolu vilayeti dhilinde Dzce kazas evresinde 'Abdallar' altnda yaayan bu oturak
halk, tip olarak yerli halktan farkl olmamakla beraber, renk itibariyle koyu esmere
kaan bir tendedir. Bir zamanlar hrszlkla megul olmulardr. Bugn ise daha fazla
at ticareti ile yaptklar sacaya, mangal, maa, kazma, krek, al rp kesmek iin
kullanlan ve greve adn tayan nacak gibi eya satp geinmekte ve ayrca bir de
ttn ekmektedirler. Asl yerletikleri ky Dzce'nin drt kilometre uzaklktaki
Akpnar kydr. Bunun dnda Dzce kazasnn am kynde yerleenleri de
vardr. Nfuslar takriben 300 kiidir. Caferolu Dzce civarndaki Krkpnar kyne
yerlemi Abdallardan bahseder. Tespit ettii kelimeleri Mehmet Ali Parlak'tan
derlemitir. Meneleri hakknda sarih bir fikirleri yoktur. Mehmet Ali Parlak'a gre,
aslen Msr'dan gelmiler ve buraya gelince Bolu vilayetine kaydedilmilerdir.
Hseyin Dzgn'e gre ise, yerli halk bunlara Bolu ingeneleri adn vermilerdir.
Ayrca Bolu vilayetinin Mudurnu kazasna bal Karamurat merkezinin Alaam
kynde takriben 20 haneye yakn elekiler vardr. Yerli halk bunlara ingene
demekte iseler de kendilerinin ingene olmadklarn, gebe olduklarn iddia edip
durmaktadrlar.'' 8 0

1.2.5.1. ESKEHR VE DZCE ABDALLARINA AT RNEK


CMLELER

1. Efendiyas elas gahve gr efendi. (Efendi geldi kahve yap.) (Dz.) (Caf.)

Caferolu, Anadolu Azlarndan Toplamalar, s. 197-198.


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 83-90.
80
Ahmet Caferolu, Anadolu illeri Azlarndan Derlemeler, TDK Yay., Ankara 1995, s. XIX-XXXXI.
79

67

2. Demirciye lova de. (Demirciye para ver.) (Dz.) (Caf.)


3. Hasan Hseyini nangavgas. (Hasan Hseyin'i vurdu.) (Dz.) (Caf.)
4. Bu dab gerez yekeni na. (Bu beygir iyidir. Paray ver al.)
5. Cgara ta pi. (Sigara yak, i.) (Dz.) (Caf.)
6. Adiye ay bekas udimas. (Bu kz oturdu kalkt.) (Dz.) (Caf.)

1.2.5.2. ESKEHR VE DZCE ABDALLARINA AT SZCKLER

ardiye: Bu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


ala: Gel, getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ales: Geldi. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
an: Getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
asala: Glyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
asgas: Gld. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
asdar: Tut. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bal: Sa. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
be: Otur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bekas: Oturdu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bkn: Sat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
cvr: Kz, gelin, emsali. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
cono: Adam, insan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
avo: Erkek ocuu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ay: Kz ocuu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
or: Hrsz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dab: Beygir. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
dan: Di. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
de: Ver. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
desle: Satn al. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
dkal: Kak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
garav: Sakla. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
garavgas: Saklad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gat: Gmlek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

68

gr: Yap. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


gorobos: Mezar. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gras: At. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
guruv: Sr, umumiyetle hayvan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
guynu: Fena. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
geder: Eek. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
gerez: yi. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
gn: Koyun. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezik: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezikle: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
her: Eek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
le: Al. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lil: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
loli: Krmz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lova: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mano-manu: Jandarma. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mam: Yabanc, mdr, amir ve emsali. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
marf:

Tavr, hal, miza ve umumiyetle birisinin karakterinin nasl olduuna

belirtmek iin kullanlr.Tarif. (Esk.) (Caf.) (Eda.)


maru: Ekmek. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
musi: Kol. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
muy: Az, yz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mlas: ld, lm. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nagav-nangav: Vur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
na: Ver, al. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
na: Ka. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nagas: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ninay: Yok. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
pani: Su. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
pars: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
parni: Beyaz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
pat: Tfenk, tabanca. (Esk.) (Caf.) (Eda.)

69

pi: . (Dz.) (Caf.) (Eda.)


prasta: Ko, yr. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
kanili: irkin. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ka: Odun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ker: Ev. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
romni: Kadn, kar, zevce. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rokono: Kpek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rotini: Burun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovala: Ala. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovalayor: Alyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovgas: Alad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ukar: Gzel. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ta: Yak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
trah: Ayakkab. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tuv: Ttn. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
udi: Kalk. Dz.) (Caf.) (Eda.)
yagalu: Tfenk, tabanca. (Dz.) (Caf.)
yak: Gz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
yeken: Para. (Esk.) (Caf.) (Eda.) 8 1

1.2.5.3. ALAAM VE BOLU ELEKLERNE AT SZCKLER

ait: Gz. (Caf.) (Elk.)


ahbar: Karde, efendi. (Caf.) (Elk.)
ahir: Oynamak. (Caf.) (Elk.)
ak: Kz, kz ocuu. (Caf.) (Elk.)
anik: O (zamir) (Caf.) (Elk.)
argor: Di. (Caf.) (Elk.)
ari: Al. (Caf.) (Elk.)
ariga: Baba, peder. (Caf.) (Elk.)
avay: Sprge. (Caf.) (Elk.)

81

Caferolu, Anadolu illeri Azlarndan Derlemeler, s. 211-213.

70

beran: Ar. (Caf.) (Elk.)


cur: Su. (Caf.) (Elk.)
ka: Yok, hayr. (Caf.) (Elk.)
ors: Drt. (Caf.) (Elk.)
dahdak: Tahta. (Caf.) (Elk.)
dass: On. (Caf.) (Elk.)
divi: Ver. (Caf.) (Elk.)
d: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)
dubuk: Sigara, ttn. (Caf.) (Elk.)
es: Ben (zamir) (Caf.) (Elk.)
e: Eek. (Caf.) (Elk.)
ga: Var, mevcuttur. (Caf.) (Elk.)
gadi: Kendi, kendini. (Caf.) (Elk.)
garkive: Evlenmek. (Caf.) (Elk.)
ginik: Kadn, kar. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
gedin: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)
grak: Ocak. (Caf.) (Elk.)
gudor: Para, sikke. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
hana: Oyna. (Caf.) (Elk.)
hammarik: eker. (Caf.) (Elk.)
haknelik: Elbise, caket, pantolon vs. (Caf.) (Elk.)
hats: Ekmek, rek. (Caf.) (Elk.)
handak: Evet. (Caf.) (Elk.)
hari: At (hayvan) (Caf.) (Elk.)
has: Ekmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
hmelik: ki, merubat. (Caf.) (Elk.)
innav: Delikanl. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
irek: . (Caf.) (Elk.)
makami: Tane. (Caf.) (Elk.)
mariga: Anne. (Caf.) (Elk.)
mart: 1. Erkek. 2. Bir (say) (Caf.) (Elk.)
mat: Parmak. (Caf.) (Elk.)

71

mats: Sa. (Caf.) (Elk.)


mis: Et. (Caf.) (Elk.)
murur: Kahve. (Caf.) (Elk.)
muak: Jandarma. (Caf.) (Elk.)
na: Kamak. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
nedigi: Tfenk. (Caf.) (Elk.)
nist: Oturmak. (Caf.) (Elk.)
orgat: ki (say). (Caf.) (Elk.)
osgi: Altn. (Caf.) (Elk.)
otk: Ayak. (Caf.) (Elk.)
per: Getirmek. (Caf.) (Elk.)
kadivav: Kadn. (Caf.) (Elk.)
kale: Gel. (Caf.) (Elk.)
kna: Gitmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
ktan: Sr, inek ve emsali. (Caf.) (Elk.)
kukankor: Geliyoruz. (Caf.) (Elk.)
kuti: Burun. (Caf.) (Elk.)
sevcir: Kahve. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
abik: Gmlek. (Caf.) (Elk.)
er: Elek. (Caf.) (Elk.)
un: Kpek. (Caf.) (Elk.)
tut: Kat. (Caf.) (Elk.)
tun: Sen. (Caf.) (Elk.)
zargi: Durmak. (Caf.) (Elk.)
zark: El. (Caf.) (Elk.)
zehali: Satmak. (Caf.) (Elk.)
zehas: Sattm. (Caf.) (Elk.)
zi: At. (Dz.) (Caf.) (Elk.)

82

82

Caferolu, Anadolu lleri Azlarndan Derlemeler, s. 214-216.

72

1.2.6. KUZEYDOU ANADOLU GEBELERNN GZL DL VE


KONUULDUU YERLER

''Turgut Acar,

Ahmet

Caferolu'nun almalarn

byk bir titizlikle

incelemitir. Artvin, Kars ve Erzurum illerinde yapt alan aratrmalar srasnda,


100-150 aileden olutuu tahmin edilen baz gebe ailelerle karlar. adr hayat
yaayan bu gebe aileler, belli bal zanaatlarla urarlar. Bu gebeler aatan
yaptklar ev eyalarn ar pazarda satarak veya yiyecekle deitirerek geimlerini
salarlar.

Turgut

Acar

bu

grubun

kendi

aralarnda

anlayamad

bir

dil

kullandklarn fark eder. Bunun ne olduunu sorunca da gebeler byle bir dilin
varln reddederler. Ama buna ramen aratrmac 1966 ylnda bu gruplarn gizli
dillerinden malzeme derlemeyi baarr. Acar'n tahminine gre bu gebeler, arazi,
orman gibi devlete veya ahslara ait mlklerin izinli veya izinsiz kullanlmasn
kolaylatrmak ve meslek srlarn saklamak iin byle bir dil gelitirmilerdir.
Turgut Acar almasnda bu dilden yzlerce kelime ve cmle derlediini de belirtir.
Ancak imdiye kadar bu malzeme, dil asndan deerlendirilmemitir. Yazar bilinen
zel dillerle kendi malzemesini karlatrmak yerine bu dilin baz zelliklerinden
ksaca bahsetmekle yetinir ve almasnn sonunda rnek olarak 30 cmle verir. Ona
gre bu dil yaayan veya artk kullanlmayan bir dilin devam deildir. Trke
kelimeler belli ses deiikliklerine uratlarak kullanlr. Morfoloji ve sz dizimi
Trkeyle ayndr. Ancak bizim dncemize gre bu kadar ok malzeme 'eer
gerekten

varsa'

bir

zel

dilin

snrn

amakta

adeta

bamsz

bir

dili

artrmaktadr. Bu yzden baka tespit edilen malzemenin baka bir dilin kalnts
olabilecei ihtimali bir tarafa braklmamaldr. Ayrca sonradan Trkeyi ana dili
olarak kabul etmi bir grubun daha nce kullandklar dilin kelime hazinesine has
unsurlar

alt katman etkisi

mmkndr.''

olarak yeni

dillerinde

srdryor olmas

pekala

83

83

Nurettin Demir, ''Trkiye'de zel Diller'', http://turkoloji.cu.edu.tr./DILDILIM/nurettin


_demir_ozel. pdf (eriim tarihi 26.03.2008)

73

1.2.7.

EPN TRKMENLERNN GZL DL VE KONUULDUU


YERLER

Ouzlar tarih sahnesinde ilk kez 6. 8. yzyllarda amanist gebeler halinde


grlrler. Ouzlarn adlar Orhun ve Yenisey yaztlarnda anlr. in ve Gktrk
kaynaklarna gre, Ouzlar 7. 8. yzyllarda kutsal tken da ve evresinde
84

otururlar.

Ouzlar, Trkln en nemli unsurlarndandr. Anadolu corafyasnn

Trklemesi byk lde Ouz Trkleri sayesinde olmutur. Bu gnk Trkiye


85

nfusunun tamam hemen hemen Ouz Trkdr.

''Ouzlar, Ouz geleneine gre

Bozok ve ok olmak zere iki ana kol olarak tekilatlanmt. Bunlar da 12'er adet
24 boydan meydana geliyorlard. Bu gn Trkiye'de pek ok yer ad bu 24 Ouz
boyunun adn tamaktadr. Ouzlar, X. yzyln ikinci yarsndan sonra slamiyet'i
kabul ettiler. Bu isim bu gn de kullanlmaktadr.'' 8 6 ''X. yzyldan itibaren
Mslman olarak slam dnyasna giren Ouzlara ''Mslman Trk'' anlamnda
' ' T r k m e n ' ' denmeye balanmtr.'' 8 7 ''Trkiye Seluklular devrinde Trk ve Trk
topluluklar iin hem ' ' T r k ' ' , hem de ' ' T r k m e n ' ' ad kullanlmtr. Daha dorusu
bu dnemde, devlet tekilat iinde yer alanlar ile yerleik hayata gemi olanlar
''Trk''

adyla, konar-ger hayat yaayan ktlelere ise,

anlmtr.

Bu anlay Osmanl devrinde de

''Trkmen''

aynen devam etmitir.''

88

adyla
Ouz

89

Trklerinin

soylu

gl

24

kolundan

biri

olan

Anadolu

Trkiye'sinin

Trklemesinde ve bir Trk yurdu haline gelmesinde en nemli rol oynam


boylardan biri de epnilerdir. 9 0 Anadolu'nun Trklemesinde gsterdikleri bu stn
rolle Trk milletinin beenisini kazanmlardr. 9 1 lk olarak epni boyu byk Trk
bilgini

Kagarl

Mahmud'un

Divan

Lugat-it

Trk

adl

eserinde,

Ouz

Trkmenlerinin yirmi birinci boyu olarak damgas ile birlikte gsterilmitir.


Fuat Bozkurt, Trklerin Dili, Kltr Bakanl yay., Ankara 2002, s. 229.
Gler-Akgl-imek, Trklk Bilgisi, s. 81-82.
Gler-Akgl-imek, Trklk Bilgisi, s. 83.
Salim Koca, Trk Kltrnn Temelleri, II. Cilt, ODES Ltd ti., Kltr Yay., Ankara 2003, s. 51.
Koca, Trk Kltrnn Temelleri, s. 53.
Il Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, Dou Ktphanesi Yay., stanbul 2008, s. 43.
Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler), Trk Dnyas Aratrmalar Vakf, stanbul 1999, s. 322.
Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 43.

74

Kagarl Mahmud'a gre epni Trklerinin damgas 9 2

Kagarl Mahmud, Ouz Trkmenlerinden olan bu boyun adn, epni


eklinde verir. Dier baz kaynaklar da Cepni veya Cebni eklinde yazarlar. 9 3
Ebulgazi Bahadr Han 'ecer-i Trk' adl eserinde, Ouz Han hakknda bilgi
verirken ayn

zamanda epni'yi

Ouz Han'n olu Gkhan'n ocuklarndan

olduunu ve epni'nin bahadr, yiit anlamna geldiini belirtmektedir. 9 4


''Fahrettin Mbarek ah'n XIII. yzyln balar listesinde de epni adnn
grlmemesinin sebebini kesin olarak izah etmek gtr. Reideddin XIV. yzyln
balar

epnileri

oklarn

drdnc boyu

''Dmanla her zaman savar''

olarak

manasna geldiini

gsterir.

epni

adn

yazarak Bayndr,

ise

Becene

(Peenek), avuldurlar'la (avundur) ortak olan onkunlarnn sungur, lenlerindeki


et paylarnn da ' 'sol kar yarn'' yani sol krek kemii olduunu bildirir.'' 9 5

Reideddin gre epni Trklerinin damgas XIV. yy 9 6

''Yazcolu, epni'nin manasn; 'kandeki yag gre derhal savar ve apar'


eklinde izah eder. Byk otorite Nemeth'e gre, bu sz Kara Krgzca'daki ap ve

Besim Atalay, Kagarl Mahmud Divan lugat-it Trk (eviri), Cilt 1, TDK Yay., Ankara 2006, s.
58.
93
Bahaeddin gel, Trk Mitolojisi Kaynaklar ve Aklamalar le Destanlar, 1. Cilt, TTK
Basmevi, Ankara 1998, s. 344.
94
Yunus Yiit, (Gnmz Trkesine Sadeletiren) (ecer-i Trk aatay ivesinden Trkiye
Trkesine eviren: Doktor Rza Nur) Hive Han Ebu'l Gazi Bahadr Han Trk eceresi Trk'n
Soy Aac, lgi Kltr Sanat Yay., stanbul 2009, s. 33.
95
Faruk Smer, ''epni Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 8, Trkiye Diyanet Vakf Yay., stanbul
916993, s. 269.
96
Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler), s. 230.

75

eper (it) szleriyle alakadardr. epni boy adnn sonundaki 'ni' eki de ne, na, nek
gibi bir tasgir edatdr. Bu cmleden olarak epni boy ad hudut muhafz, bekisi
anlamna geldii ifade edilir.''

97

Yazcolu'na gre epni Trklerinin damgas

98

''Reidedin Fazlullah, Cami't Tevarih adl eserinin ikinci cildinde Tarih-i


Ouzan ve Trkan (Ouzlarn ve Trklerin Tarihi) adyla nakledilen Ouz Destan
yer almaktadr. Buna gre, Ouz'un daha yaarken Bozoklar ve oklar diye ikiye
ayrd alt olundan yirmi drt torunu olmutur. Ouz'un vefatndan sonra onun
yerine Kn Han gemitir. Uygur aksakalllarndan olan Ouz Han'n veziri Irkl
Hoca, Ouz Han lnceye kadar, onun vezirliini ve danmanln yapmt. Ouz
Han ldkten sonra onun yerine geen olu Kn Han'n da ok uzun yllar vezirliini
yapt. 9 9

Ouz'un ok deer verdii

devamllnn

salanmas

bilge bir kii

ileride herhangi

olan Irkl

bir kargaaya

Hoca,

devletin

meydan verilmemesi

i i n ' ' 1 0 0 Ouzlarn her bir koluna ayr ayr lakap verdii gibi, kime ait olduunu
belirtmek zere hayvanlara vurmak iin de birer ' ' t a m g a ' ' tespit etmitir. ''her bir
oula hayvann ongun olacan da belirtti. Ongun azk bolsun'dan tremitir, yani
kutlu olsun; ongun da kut ve devlet demektir.''

101

''Ouzlarda her boyun kendisine mahsus bir damgas, bir ongunu, bir syk
vardr. Ouzlarda her boy, srleriyle hazinelerini kendi damgalaryla nianlard.'' 1 0 2
''Ouzlarn "Ongun'Tar totemik vasflar arzetmektedir. Cami't Tevarih'te de
9

Hilmi Gktrk, Anadolu 'da Ouz Boylar Anadolu 'nun Danda Ovasnda Trk Mhr, Cilt 2,
Trk Dnyas Yay., stanbul 1979, s. 103.
98
Faruk Smer, Ouzlar (Trkmenler), s. 231.
99
Bahaeddin gel, Dnden Bugne Trk Kltrnn Gelime alar, TDAV Yay., stanbul 2001,
s. 635.
100
Ali elik, ''Trabzon ve epniler'', (Yayna Hazrlayanlar: Kemal iek, Kenan nan, Hikmet
ksz, Abdullah Saydam) Trabzon Tarihi ve Sempozyumu 6-8 Kasm 1998 Bildiriler, Trabzon
Belediyesi Kltr Yay., Trabzon 1999, s. 610.
101
Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 44-45
102
Mehmet Kaplan (Hazrlayan), Ziya Gkalp Trkln Esaslar, MEB Yay., stanbul 1996, s.
160.

76

Ouz boylarndan her birinin bir totemi vardr; ona mensup olan boy onu mukaddes
tanr, ona tecavz etmez, incitmez, etini yemez. Her boy kendi ' ' O n g u n ' ' unu bilir,
toy zaman eti yenir ve herkes kendi hissesini alr.'' 1 0 3
brahim Kafesolu 'Trk Milli Kltr' adl eserinde Ouz Trklerinden
bahsederken; epnilerin oklara bal bir boy olduunu belirtmektedir. Anadolu
corafyasnda birok ky adnn Ouz boylarnn adlarn tadn sylemektedir. 1 0 4
''Trkmenlerin tarih bilen, bilgili ihtiyarlar, Ouz Han'n 12 adrda oturan
24 torununun adlarnn manalarn, damgalarnn nasl olduklarn, kularn ve bu
kularn adlarn yle anlatp dururlar: Cebni'nin (epni) manas,

''Bahadr''

demektir. Damgasnn ekli Humay kuudur.'' 1 0 5 ''Cebni (epni) boyunun ongunu:


Humay/Kumay kuu. Bu kuun ad, efsanevi Hma/Hmay kuunun adndan gelir.
Bununla beraber bu ad, bugn yaayan kulara da verilmitir. Mesela huma veya
hma, Krm'da en iyi cins kartallardan birine verilen bir addr. Bu kuun ad, Krgz
lehesinde kumay olmutur. Krgzlar, (Vulturidae) trnn en byk cinsine kumay
derler. Bu, akbaba cinsinden, karkuu da denilen byk bir kartaldr.'' 1 0 6
''Gerek Reideddin ve gerekse Ebulgazi,
girmi olan ' ' c e b e ' '
gitmilerdir.

aslen Moolca'dan Trke'ye

szne bakarak, epni, boy adn manalandrma yoluna

Moolca'da cebe

sz

''silah''

anlamna gelirdi.

genileyerek, ayn szn ''bahadr ve cesur insan''

Bu

anlamdan

anlamna da geldii baz

rneklerden anlalmaktadr. Fakat halkn ' ' - n i ' ' ekini nasl aklayarak bu sonuca
vardklarn anlayamyoruz.'' 1 0 7
Trk tarihine baktmz zaman Ouz Han'n torunlarnn Ouz Trkleri
olduunu grmekteyiz.

Birka yzyl ncesine gelinceye kadar, birbirleriyle yakn

iie bir aile halinde yaarlard. 1 0 8 Ouzlar, Trkiye, Orta Asya ve btn Trk
dnyasnn, en soylu ve en geni milletlerindendir. 1 0 9 Ouz boylar 10. yzylla
birlikte byk kitleler halinde ran'a,
yerleirler. 1 1 0

Azerbaycan'a ve

Kk Asya'ya gelip

''Ouzeli Orta Asya'dan balayarak Maverannehir'e (Semerkant,

Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 45.


brahim Kafesolu, Trk Milli Kltr, tken Yay., stanbul 2007, s. 154-155.
gel, Trk Mitolojisi Kaynaklar ve Aklamalar le Destanlar, s. 219.
gel, Trk Mitolojisi Kaynaklar ve Aklamalar le Destanlar, s. 365.
gel, Trk Mitolojisi Kaynaklar ve Aklamalar le Destanlar, s. 344-345.
Kaplan, Ziya Gkalp Trkln Esaslar, s. 26.
Mehmet Dikici, Trklerde nanlar ve Din, Aka Yay., Ankara 2005, s. 417.
Bozkurt, Trklerin Dili, s. 229.

77

Buhara blgeleri), Horasan'a, Anadolu'ya g eden Trkler, XIII. yzyln ikinci


yarsnda Anadolu'yu bir Trk yerlemesi yapmlardr.''
olan

epniler,

yaylmlardr.

Asya'dan

112

Anadolu'ya

gelmiler ve

111

Ouz boylarndan biri

Anadolu'nun her yresine

Balkanlarda ve Avrupa ilerinde Ouz Trklerinin torunlarn

grmekteyiz. Andreas Tetze eserinde

''epnileri Anadolu'nun baz yerlerinde

yaayan bir etnik ve dini akalliyet ve ona mensup olan topluluk olarak g r r . ' '

113

Trkler, srekli g eden, hareket eden yer deitiren bir millettir. Trk adeta
gkyznden yaan bir yamur, yeraltndan kaynayan ve beslenen bir unsur olduu
iin srekli baka yerlere g etmiler ve yerlemilerdir. Trklerin g yeni yerlere
yerlemesi devam gnmzde de devam etmektedir. Trk ne kadar hareketli saylsa
bile yine de Asya'y, Anadolu'yu yaad corafyay, yaad topra her zaman
benimsemitir. 1 1 4
Mehur Hive Han Ebu'l Gazi Bahadr Han ''Trklerin eceresi'' adl altn
deerindeki lmsz eserinde eski bir Trk atasz syler:

''Trk'n konup, gmedii yer var m?


Trk'n gezip grmedii il var m ? ' ' 1 1 5

Bu gzel Trk atasznden anlalaca gibi Trklerin dnyada ayann


demedii yer yoktur.
Yalnz
srmemilerdir.

Trkler

hibir

Mevsimden

zaman

bilinen

mevsime

iklim

anlamyla

gebe

deimelerinden

bir

hayat

dolay

evini

grmtr. Trkler bir yere genellikle g ederken gleri mevsimlik olmutur. 1 1 6


''Kaynaklara gre epni Trkleri, nce Trkistan'dan ran'a ve buradan da
Anadolu'ya g etmilerdir. 100.000 kii olduu ifade edilen epnilerin byk bir
ounluu baz aratrmaclara gre Giresun, Tirebolu, Grele ve Vakfkebir'e bir
ksm da daha batya hareket ederek Kocaeli, Balkesir ve zmir'e yerlemilerdir.

Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 46.


Turgut Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, Kitabevi, stanbul 2003, s. 187.
113
Andreas, Tetze, Tarihi ve Etimolojik Trkiye Trkesi Lugat (Sprachgeschichtliches Und
Etymologisches Wrterbuch Des Trke-Trkshchen), C.1, Simurg Yay., stanbul-Wen 2002. s.
497.
114
Tuncer Baykara, Trk Adnn Anlam, Atatrk Kltr Merkezi Yay., Ankara 2007, s. 33.
115
gel, Dnden Bugne Trk Kltrnn Gelime alar, s. 131.
116
Baykara, Trk Adnn Anlam, s. 39.
112

78

epniler, zellikle yukar Kelkit boylarndan Bursa ve Kocaeli yresine kadar


uzanan sahada geni bir yaylma hareketi iinde bulunmulardr.''
Krehir

ilimiz,

24

Ouz

boyununun

byk

barndrmakta olan nemli bir yerleim blgesidir.


Horasan Trkmen erenlerinden byk

118

bir

117

ksmn

barnda

Ahmet Yesevi ocandan,

dava adam olan Hac Bekta' Veli'nin

119

''Velyetnamesine gre Krehri'nin Sulucakarahyk kyne gelen Hac Bekta'


Veli'nin ilk mritlerini bu kyn halk oluturmaktadr. Bunlar ve hatta komu
1 2 0

kylerden bazlar veya birou epnilerdendi.''


kydeki

epniler'den

tannm

bir

ailenin

''Bektai elebilerinin bu
soyundan

gelmeleri

kuvvetle

1 2 1

muhtemeldir.''

121

Trk milletine daha Ouz Kaan Destan'nda hedef gsterilen byk nehirler
ve

byk

denizler

lkelerine

varmak,

byk

devletler

kurmak

btn

Trk

topluluklarn bir bayrak altnda birletirmek ok eski bir Trk Kzlelma's idi.
Devaml Trk aknlar, yeni lkelerde, yeni medeniyetler kurmak, yeni iktisadi
imknlara ulamak lksndeydi. 1 2 2
Ouz Trkleri birok sebepten dolay Anadolu'ya g etmilerdir. ' ' 1 3 .
yzyln birinci yarsnn ortalarna doru Trkistan, Horasan ve Azerbaycan'dan
Anadolu'ya

birbiri

arkasndan

kalabalk

Trkmen

kmeleri

gelmeye

balad.

Anadolu'nun byk bir ksm 11. yzyldan balayarak 14. yzyla kadar sren
youn gler ile her bakmdan bir Ouz (Trkmen) lkesi vasfn ald. Ouzlarn
Anadolu'ya getirdikleri harslar ve bu arada her trl gelenekleri btn hususiyetleri
ile zamanmza kadar kuvvetle yaayp gelmitir.'' 1 2 3

Snr blgelerinde fetihler

yapan ve konar ger hayatn gerei olarak her an savaa hazr olan Ouz
Trkmenleri, boy beylerinin liderliinde nemli askeri birlikler oluturabiliyorlard.
Bu askeri birlikler sayesinde Anadolu Trklemitir. Bir Ouz Trk boyu olan epni
Trkmenleri ''Irak, Suriye, Azerbaycan ve Anadolu'nun fethinde ve Trklemesinde

117

Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 46.


Ahmet Gnen, Krehir Yresi ve Azlar, TDK yay., Ankara 2000, s. 13.
119
Ethem Ruhi Flal, Mehmet Aydn, Milli Btnlmz ve Hac Bekta Veli, AKMB Yay.,
Ankara 1997, s. 1.
120
Smer, Ouzlar (Trkmenler), s. 323.
121
Mehmet eker, Anadolu'nun Trklemesi ve Kltrel Hayat, tken Yay., stanbul 2006, s. 206.
122
Nihat Sami Banarl, Resimli Trk Edebiyat Tarihi 1, MEB Yay., stanbul 1997, s. 286.
123
Dikici, Trklerde nanlar ve Din, s. 426.
118

79

nemli rol oynamlardr.'' 1 2 4 epni Trkleri Anadolu'nun fetih ve isknnda


Anadolu'nun bir Trk yurdu haline gelmesinde ok mhm rol oynayan Ouz
boylarndandr. 1 2 5
Yine bir ouz boyundan olan Seluklu devleti hkmdarlar tarafndan Bat
Karadeniz'e iskan edilen epniler, Karadeniz'in dousuna yaylarak Karadeniz
kylarnn tamamen Trklemesini salamlardr. 1 2 6 Seluklu Trkleri tarafndan ele
geirilen Sinop'a kitleler halinde epniler yerletirilmi ve buralarn gvenliini
127

salamak amacyla bu yreler epni Trkmenlerine braklmtr.

''epnilerin

yerleme alan olduka genitir. Bat Anadolu'da Balkesir, zmir, zmit yreleri,
ve Gney Anadolu'da eitli ky ve kasabalar, Karadeniz blgesinin Sinop'tan
Rize'ye kadar olan ksm ve Anadolu dnda Romanya'nn Dobruca yresi ile
128

Azerbaycan'n baz yreleri epni yerleim alanlarnn tespit edilebilenleridir.''


Trkiye'de Ouz Trkleri ve dier Trk boylarnn izlerini, yer adlarnda, oymak ve
129

insan adlarnda bulmak mmkndr.


''Bugn Anadolu'nun birok yer, ky, oba, da, rmak vs. Trk boy, uru ve
soylarna izafe edildiklerinden bu eski Trk hatralarn muhafaza ettikleri gibi, eski
gelenek ve grenekler de silinip ortadan kalkmamtr.'' 1 3 0
''Anadolu'da pek ok yerde epni/etmi biimlerinde yer ve oymak ad
olarak rastlanmasndan dolay, onlarn en kalabalk Ouz boylarndan birisi olduu
ve Trkiye'nin fetih ve iskannda birinci derecede rol oynadna Faruk Smer iaret
etmektedir.''

131

''Dier Trk topluluklar gibi Knk boyu ile birlikte Anadolu'nun bir Trk
yurdu haline

gelmesinde

rolleri

olduu kabul edilmektedir.

Anadolu'da XVI.

yzylda epnilere ait krk be kadar yer adnn grlmesi bu konudaki kanaati
kuvvetlendirmektedir.''
124

Gler-Akgl-imek, Trklerde nanlar ve Din, s.104.


Gktrk, Anadolu'da Ouz Boylar Anadolu'nun Danda Ovasnda Trk Mhr, s. 103.
126
Umay Trke Gnay, Trklerin Tarihi Gemiten Gelecee, Aka Yay., Ankara 2007, s. 204.
127
Gktrk, Anadolu'da Ouz Boylar Anadolu'nun Danda Ovasnda Trk Mhr, s. 103.
128
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 91.
129
Dikici, Trklerde nanlar ve Din, s.430.
130
Gnen, Krehir Yresi ve Azlar, s. 12.
131
Tuncer Glensoy, ''Manisa ve Yresinde Ouz Boylar'', Manisa ehri Bilgi leni Bildiriler 29
30 Eyll 2005, Manisa 2006, s. 290.
132
eker, Anadolu'nun Trklemesi ve Kltrel Hayat, s. 206.
125

80

Yusuf Ziya Yrkan, epnilerin, Ouz boylarndan geldiini ve Trkmen


airetlerinden olduunu sylemektedir. 1 3 3
epniler Karadenize

gelen ilk Trkmen boylardr.

Ege ve

Marmara

blgesinde dank olarak yaayan Alevi Trkmenlerine epni ad verilmektedir. 1 3 4


''epnilerle ilgili ilk tarihi bilgilere bn Bb'nin eserinde rastlanr. bn Bb
1277 ylnda Sinop'a saldran Trabzon Rum mparatorluu kuvvetlerini bozguna
uratan

epniler'in

daha

sonra

Samsun'dan

Trabzon'a

kadar

olan blgeyi

135

hkimiyetleri altna aldklar kaydetmektedir.''


bn Bibi ise Seluk Name (El Evamir'l Ala'iye Fi'l Umuri'l Ala'iye)'de
Sinop epnilerinin mcadelelerini

anlatmaktadr:

''O

srada Sinop tutgavulu

Taybua gelerek, 'Canik hkmdar asker ve cephane dolu kadrgalarla Sinop'a


saldrmak iin geldi. epni Trkleri ile o diyar korumak iin grevlendirilmi
komutanlar onlara kar koyarak onlar ate ve su arasnda sktrp canlarna ve
evlerine darbe indirdiler. Her taraf yerle bir ettiler. Onlar kahrederek her eyden
mahrum, mahsun ve mitsiz braktlar' dedi.''

136

''Dzenli bir orduya kar kazandklar bu zafer, epnilerin o dnemde hem


kalabalk hem de tekilatl bir topluluk olduklarnn bir gstergesidir.'' 1 3 7
''XIII. ve XIV. asrlar arasnda Anadolu Trkleri; yaay, ekil ve artlar
itibariyle grup halinde yaarlard. Gebeler, kyller ve ehirliler. Gebler, ayr
ayr yayla ve klaklarda yaayarak hayatlarn devam ettiren yar gebe airetlerdir.
Bunlar kendi ihtiyalarn kendileri karlard. Ya ziraatla megul olurlar, ya hayvan
srleri yetitirirler ya da Ortaasya'dan getirdikleri halclk ve nakliyecilik ile
urarlard. Anadolu'nun pek mehur atlarn da bunlar yetitirirlerdi. Devlete her
yl, yetitirdikleri srlerin adetine gre, vergi verirlerdi. Ancak askeri maksatla
hudut boylarna yerletirilen airetlerden vergi alnmazd. Bunlar gerektiinde orduya
katlrd. Mesela, Trabzon mparatorluunun gney-bat sahasna yerletirilen epni
kabilesi, XIII. asrn son yarsnda Trabzonlularn Sinop'a kar bir hcumlarn geri

Yusuf Ziya Yrkan, Anadolu'da Aleviler ve Tahtaclar, tken Yay., stanbul 2006, s. 424.
ener, Trkiye'de Yaayan Etnik ve Dinsel Gruplar, s. 75
eker, Anadolu'nun Trklemesi ve Kltrel Hayat, s. 206.
Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 45.
elik, "Trabzon ve epniler'' s. 612.

81

pskrtmlerdir. epniler frsat buldukca dman topraklarna aknlar yaparlard.


epniler Anadolu Trklnn en temiz, en canl bir unsurunu tekil ediyorlard.''

138

''Osmanl devleti zaman zaman konar-ger airetleri iskn etmek iin baz
uygulamalara girmitir. zellikle XVII. yzyl sonlarndan itibaren iskn politikasna
1 3 9

yeniden nem verilmitir.''

Osmanl dneminde Anadolu'ya g eden Ouz

boylar, gebeliklerinin gerei yerleik hayata karydlar. Bu gebe boylar byk


srleriyle ekili dikili yerlere zarar veriyorlard. Osmanl bunlar denetim altna
almak iin iskan politikasn uygulamtr.

140

''mparatorluunun gelimesinde, yeni

fethedilen yerlerin Trkletirilmesinde olduu kadar, bo yerlerin enlendirilerek


ekonomik bir hareketlilik salanmas, kasaba ve kyler kurulmas imknn veren
konar-ger airetlerin nemi byktr.'' 1 4 1
''1404

ylnda

Trabzon'dan

Erzincan'a

giden

spanyol

elisi

Clavijo

(Klaviyo) Zegan (Zigana) kalesi ile buradan Erzincan Trk beylii arasndaki
yerlerin Kabasitan derebeyler elinde olduunu abanl (epni) Trklerinin bunlarla
savap yldrdn bildirmektedir.
Yine Klaviyo'nun ''Yolumuza devam ettik leden sonra bir vadiye vardk.
Orada abanl (epnil) Trklerine ait bir kale (Gmhane ile Kelkit ile merkezi
arasnda ve tam orta yerde Ulu Kal'a ) bulunduunu anladk. Kabasika ve bu Trkler
arasnda harp vaziyeti devam ettiinden. Kabasika'nn adamlar bize bir mddet
duraklamay ihtar ederek kefe ktlar'' eklindeki aklamalarndan da anlalaca
gibi 1405 tarihinde epni nfuz blgesi Gmhane'ye kadar uzanmaktadr.'' 1 4 2
''1277 ylnda Sinop yresinde kalabalk bir epni topluluu yaamaktayd.
1461'de Trabzon'u fethetmeye gelen Fatih Sultan Mehmet, ehrin gney ve bat
yrelerinin epniler'le dolu olduunu grmt. XVI. yzylda Anadolu'nun birok
yerinde epni oymaklar yayordu. Halep Trkmenleri arasnda yaayan epniler
kol halinde olup bunlardan 397 vergi nfuslu ana kol Antep'in kuzey dousundaki
Rumkale yresinde yaamaktayd. Nfuslar ok az olan dier iki kol bam Kzdlu
epni adn tamakta ve Amik ovasndaki Gndzl'de bulunmaktayd. XVII.
138

Abdurrahman Gzel, Hac Bekta Veli ve Makalat, Aka Yay., Ankara 2002, s. 11.
Gler-Akgl-imek, Trklk Bilgisi, s. 345.
140
T.C. Gaziantep Valilii, Orta Asya'dan Anadolu'ya Bir Gn Trks Barak Trkmenleri,
Babakanlk Basmevi, Gaziantep 2002, s. 8-9.
141
Yusuf Halaolu, XVIII. Yzylda Osmanl mparatorluu'nun skan Siyaseti ve Airetlerin
Yerletirilmesi, TTK Yay., Ankara 1988, s. 1.
142
elik, ''Trabzon ve epniler'', s. 613.
139

82

yzyln ortalarnda ana kol yine Rumkale yresinde yaamakta, fakat Bam Kzdlu
epniler batda Aydn
blgesindeki

Boz-Ulus'a

ve

Saruhan
bal

sancaklarnda

epniler

de

oturmaktaydlar.

1691

ylnda

Diyarbakr

Rakka

blgesine

yerletirildiler. Bunlara beylerinin adyla Kantemir epnisi deniliyordu. Rakka'dan


kaan epniler Turgutlu ve Bergama tarafna gittiler. Gnmzde Balkesir, zmir,
Bergama, Manisa ve Aydn illerindeki kylerde oturan epniler, Bam Kzdlu ile
Kantemir epnilerinin torunlardr. epniler'den nemli bir kol da Sivas-Krehir
blgesindeki

Ulu-Yrk

topluluu

arasnda

yayordu.

XVI.

yzylda

Konya

blgesinde de mhim bir epni topluluu bulunuyordu. epniler, Yavuz Sultan


Selim devrinde Trabzon sancanda bilhassa Giresun-Krtn ve Vakfkebir arasnda
youn bir ekilde yayorlard. Gnmzde Srmene, Of ve Rize'nin merkez
nahiyesi ile Karadere ve kizdere'deki Trklerin nemli bir ksmn onlarn torunlar
meydana getirir. Bunlardan baka nfuslar az olmakla birlikte Mara, Bozok,
ukurova,

Kohisar,

bulunmaktayd.''

orum ve

Hamid

sancaklarnda baz

epni

oymaklar

143

''Anadolu'ya

dalan

epniler'den

Mara'a

gelip

yerleenler

de

bulunmaktadr. Hatta Dulkadiroullar arasnda epni oymaklarnn da bulunduu


kabul edilmektedir. Gnmzde Mara'n Andrn ilesinde epnibekta kynden
ayr, Elbistan'da da epni adnda bir baka kyn varl bilinmektedir. Bu boyun
ad, Anadolu'nun baz yrelerinde etmi ve epi olarak da telaffuz edilmektedir.'' 1 4 4
Osmanl eitli dnemlerde iskan siyaseti yapmtr. Baz Trk oymaklarn
baka blgelere gndermitir. Halaolu'nun belirttiine gre, Recepli Avarna
bal olan epni Trkleri Urfa'nn Harran blgesine yerletirilmitir. Bu blgeyi o
dnem

eitli

uramlardr.

tehlikelerden

ve

ekyadan

korumular

ayn

zamanda

ziraatle

145

''Smer'e gre, Akkoyunlularn halefi olan Safeviler'in dayand Trk


boylar arasnda da epniler grlmektedir. ran epnilerinin Trabzon ve Canik
epnilerine mensup olduklar bilinmektedir.'' 1 4 6 Bir baka aratrmac yazar Nihat
etinkaya

''Kzlba

Trkler''

adl

eserinde

unu belirtir:

''Safevi

devletinin

Smer, ''epni Maddesi'', s. 269.


eker, Anadolu'nun Trklemesi ve Kltrel Hayat, s. 206.
145
Halaolu, XVIII. Yzylda Osmanl mparatorluu'nun skan Siyaseti ve Airetlerin
Yerletirilmesi, s. 121.
146
Smer, Ouzlar (Trkmenler), s. 331-332.
44
144

83

587-458.

kuruluu ve ynetimi, istisna olan birka Azerbaycan'da yerlemi Ouz/Trkmen


kabilesinin

dnda

Anadolu

Trkmenlerine

dayanmaktayd.

Bu

Trkmenler

ierisinde Karadeniz blgesinden gelen epni Trkmenleri de vardr.''

147

''Gerek

siyasi gerekse dini sebeplerle bata Karakoyunlular olmak zere Akkoyunlular,


Afarlar, epniler ve Kaarlar Safevi lkesine g ettiler.

Trkiye'den giden

Trkmenler ran'da kurulan Trk devletlerinin en nemli unsurunu meydana


getirmilerdir.''

148

''Ayrca

Safevi

Trk

hkmdarlarndan

eyh

Cneyt'in

epnilerin kalabalk olduu yer olan Canik (Samsun-Giresun) blgesine gittiini


belirtmektedir.''

149

''epni az, erken bir tarihte tarihi ve seyyahlarn dikkati ekmi, Katip
elebi 'Cihannma' adl eserinde epni dilinin Trke ve Farsa kark bir ey
olduunu yazmtr. Ayn ekilde epnilerin din zelliklerinin ok eskiye dayand
inancna varan Alman orafyac Kiepert, az zelliklerinin bilimsel bir ekilde
aratrlmas halinde ok eski bir dilin unsurlarnn ortaya kmas ihtimaline dikkati
ekmektedir.'' 1 5 0
Trk'n yaad yerin ad yine kendi adn tar. Trk'n yaad corafya
kendi adyla bilinir. Trk nerede yaarsa yaasn mutlaka yaad corafyaya kendi
adn verir. 1 5 1
''Trkiye'nin eitli yerlerinde epni isimli yerleim yerleri bulunmaktadr.
Afyon'un Sandkl ilesine bal Hocalar buca epni ky, Balkesir'in Bandrma
ilesine bal Edincik buca epni ky, Bolu merkeze bal epni ky, Bolu'nun
Mudurnu ilesine bal epni ky, Bursa'nn Mudanya ilesine bal epni ky,
Giresun'un Espiye ilesine bal epni ky, Kastamonu'nun atalzeytin ve Tosya
ilesine bal epni kyleri, Krehir'in iekda ilesine bal epni ky,
Samsun'un Alaam ilesine bal epni ky, Manisa'nn Turgutlu ve Saruhan
ilelerine bal epni kyleri, Ankara'nn ereflikohisar ilesinin Aaren buca
epni ky,

147

Sivas'n Gemerek ilesinin epni beldesi,

anlurfan'n Siverek

Nihat etinkaya, Kzlba Trkler Tarihi Oluumu ve Geliimi, Kum Saati Yay., stanbul 2005, s.

148

Gler-Akgl-imek, Trklk Bilgisi, s. 126.


etinkaya, Kzlba Trkler Tarihi Oluumu ve Geliimi, s. 410.
150
Bernt Brendemoen, ''Trabzon epni Az ve Tepegz Hikayesinin Bir epni Varyant'',
Uluslararas Trk Dili Kongresi 26 Eyll 1988-3 Ekim 1988, TDK Yay., Ankara 1996, s. 212.
151
Baykara, Trk Adnn Anlam, s. 37.
149

84

ilesinin epni ky, Trabzon'un Of ilesinin Eskipazar bucana bal epni


mahallesi'dir.''

152

''epnilerin
Damlapnar'dan

youn

derlenen

olarak

yaad

''Gzelim

epni''

Sivas
isimli

yresinden,
''epni

Zerener

Trks''

bize

epnilerin yaam alanlar hakknda somut bilgi verir niteliktedir:

Yaylalar vard sszdr imdi


Kayslar yetmez tatszdr imdi
Meralar srld adszdr imdi
O gzelim epni nereye gitti
Irmak kysnda vardr harman
epni ongar ehri nerede ya hani
Damlapnar sustu bitti derman
O gzelim epni nereye gitti''

1 5 3

''Manisa'nn Saruhanl ilesine bal epni Harmandal, epni Muradiye,


Turgutlu

ilesinin

epnibekta

ve

epnidere

kylerinin

isimleri

de

epni

yerlemesini aka gstermektedir. Blgede epni ad yannda etmi 'ya, yourt


yaparak geinen kyl' ad da kullanlmaktadr.'' 1 5 4
''Ali elik'in

'Trabzon-alpazar epni Kltr'

adl eserinde blgede

yaayan epnilerin gizli bir dil kullanp kullanmadklar hakknda bir bilgi yoktur.
Bu noktada Karadeniz blgesi epnileri ile Bat blgesi epnilerinin inanlar
arasndaki farkllk nem arz etmektedir. Karadeniz blgesi epnileri Snndir. Bat
blgelerimizde yaayan epniler ierisinde ise Alevilik inan yaygndr. Gizli dilin
tespit edildii Pnarky, Narlca, Tepeky, epnidere, vb. kyler de Alevi epni
kyleridir.'' 1 5 5
''Karadeniz sahillerinin Rize'den Sinop'a kadar uzanan kylar halknn
byk ekseriyeti epni Trklerindendir. Vaktiyle buradaki epniler Alevi idiler.
Sonradan Snnileerek, epni adn kaybettiler, kyl ve ehirli haline geldiler. Yiit

Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 50.


Altun, Kocaeli Suadiye/epni Halk Kltr, s. 51-52.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 92.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 92.

85

epniler vaktiyle kadn ve erkei ile Rum-Pontus devletine kar kahramanca


savam, onlarn muntazam askeri birliklerini geri pskrtmlerdir. Halen Gerze,
nye dalarnda, Giresun'un Anadolu'ya bakan yaylalarnda, ayeli'nin Bykky
nahiyesinde ok sayda epni olduunu duyduk. Artk epni deil, etmi adyla
anlmaktadr.

Giresun'un

Dereli'sine

bal

Yldz

ky

ve

Espiye'ye

bal

Elmalbelen ky halk, epni'dir. Ege'de de birok etmi ky vardr. Balkesire'e


bal olanlar: Karagedik, Karaman, ukurhseyin, Macarlar, Stkr, Soanbk,
Kabakdere, Kepsut, Sndrg ve Bigadi'e bal epni kyleri Kocasinan, Gvem,
Kozpnar, Akyar, Elyapan, Yumrukluetmi, nkaya, Kukaya kyleri, Aydn'n
Ske'sine bal Sofular ve Terziler ky hep epni kyleridir.'' 1 5 6
Yusuf Ziya

Yrkan,

Balkesir

etrafndaki

epnilerin

tamamen

Alevi

olduklarn, Trabzon taraflarnda Harit deresi boyundaki epni kyllerinin klliyen


Alevilii

unutduklarn

sylemektedir.

Eski

tarihler

bunlar

Trkmen

diye

gsterdikleri halde, bunlar kendilerine Yrk derler. Snni epnilerde ise Yrk
tabir yoktur. 1 5 7
Kars ve Ardahan ilimizde de Alevi Trkmenleri dediimiz epni Trkleri
yaamaktadr.

''Kars'taki Alevi

Trkleri

gerek kendileri

gerek Snni

Trkler

tarafndan Trkmen olarak adlandrlmlardr. Alevi Trkmenleri Ardahan ilesi


Hanak merkezine bal

u kylerde

yaarlar:

avdarl,

ieklida,

atky,

imliayn, Gnegren, ncedere, Karakale, Koyunpnar, Serinkuyu. Damal merkez


ve ilesine bal olanlar Aa Damal, Kk Damal, Aa Gnde, Yukar Gnde,
Burmadere, Dereky, Eski kl, Kalenderdere, Obrucak, Otal, Seyitren, Tepeky,
dere. Kars ilesi Kazman'n Ktek bucana bal olanlar; Bckl, Kmrl,
Pasl, Yalnzaa, Selim kazasna bal olanlar; Kaza merkezindeki 25 ev kadar,
Akpnar, Akyar, Alisofu, Aa Kotanl, Bykdere, Cavlak, ayba, Dlbentli,
dir,

Karaayr,

Katranl, Mollamustafa, Yamal, Yeiltepe, Yukar Kotanl,

Sarkam kazasna bal olanlar; Merkezin bir ksm, Asboa, Yukar Sallpnar,
Boyal,

Kars

merkezine

bal

olanlar;

Hachalil,

Karacaren.

Arpaay'n

Bykatma kynde de bir miktar Trkmen vardr. Damal bucana bal baz
kylerde yaayan Alevi Trkmenleri Mara altndan gelmilerdir.'' 1 5 8
Cemal Anadol, Tarihe Hkmeden Millet Trkler, Bilge Karnca Yay., stanbul 2006, s. 236-237.
Yrkan, Anadolu'da Aleviler ve Tahtaclar, s. 417.
Ahmet Bican Ercilasun, Kars li Azlar Ses Bilgisi, TDK Yay., Ankara 2002, s. 36.

86

''Fahrettin Krzlu, Kars tarihinde Trkmenler arasnda u oymaklarn


yaadn yazmaktadr. Sarkam Trkmenleri iinde Avar oyma; Sarkam ve
Selim'e bal Boyal Salut (Yukar Sallpnar) Vartanut, ve Oluklu kylerinde epni
veya etmi oyma. Ahmet Caferolu, Sarkam- selim Trkmenlerinin epni
olduunu,

aralarnda Idr, Bayndr ve mreli gibi boylarn da bulunduunu

159

yazar.''

159

''Ahskal Ak Ahdari Hanak Trkmenlerini konu edindii iirinde onlarn


boy, oymak, ve tarikatlarn da zikretmektedir:

Kars Eli'nde maldar yaar


Mee-Ardahan Trkman
Ehl-i tarikattr, oar
Mee Ardahan Trkman.

Mara altndan gelmiler


Yiirmi kyde kalmlar
Yaylak-klak olmular
Mee-Ardahan Trkman.

Bekta, Hseyni, Hayderi,


Fayat, epni, Kalenderi,
Aydan ar, gnden duru
Mee-Ardahan Trkman.

Yazn Ulgar, hem Cin da


Yaylak olur, alr ya
Kylerde olur kla
Mee-Ardahan Trkman.

Mehur olur gzelleri,


Sazl, szl sohbetleri

Ercilasun, Kars li Azlar Ses Bilgisi, s. 38.

87

Size kurban bu Ahdari


Mee-Ardahan Trkman.

iirde de grld gibi Hanak Trkmenlerinin byk bir ksmnn Mara


altndan geldiini ve bir ksmnn epni Trkleri olduunu belirtmektedir. Ahmet
Caferolu ve Fahrettin Krzolu epnilerin Sarkam-Selim Trkmenleri arasnda
da olduunu belirtmektedirler. Ayrca Ahmet Bican Ercilasun, Sarkam-Selim
Trkmenlerinin Sivas tarafndan geldiini sylemektedir.'' 1 6 0 Ahmet Caferolu Kars
Trkmenlerinin epni boyuna mensup olduunu belirtmektedir. 1 6 1 Kars'n dier
Trk boyuna mensup insanlar, epni Trklerine Trkmen ya da Trkman tabirini
kullanrlar.
epnileri Trklerinin halen daha gebe halinde bulunan ve ehirlerden uzak
yerlerde yaayan ksmlarnda, eski rf ve adetlerinin devam ettii bilinmektedir.
zellikle dalk blgelerde ve yaylak yerlerde ok
bulunduu kylerde gelenekleri devam etmektedir.

eskiden beri ocakl dedelerinin


162

''Gizli dillerle ilgili ilk derlemeleri yapan ve bunlar yaynlam olan Ahmet
Caferolu,
dikkatimizi

epnilerin
eken

diliyle

dillerden

karlamas
biri

de

hakknda

epnilerin

unlan

dili'dir.

syler:

'Olduka

Yaynlanan

metin

Turgutlu'nun epnidere, Saral, Bekta mahallesiyle, Soma'nn Ularca, Karaam,


Arpaseki ve Tatepe kylerinde yerlemi olan epnilere aittir. Turgutlu'ya ait olan
malzeme Turgutlu'nun Sarbey kynden, Cuma Yetim'den derlenmitir. Metnin
ksalna ramen, elde edilen 55 kelime, bu dilin ksmen Abdal dilinden de
faydalandn gstermektedir. Lgat ksmnda mukayesesine muvaffak olduum
kelimelerde bu hallere iaret edilmi bulunmaktadr.'' 1 6 3
Aratrmac yazar Turgut Akpnar da epni Trkmenleri zerinde aratrma
yapmtr. epnilerinin gizli dili hakknda u bilgiyi vermektedir. ''1988 yaznda
zmir'in Dikili kazasndaki yazlkta, yanmzda alan zeki ve uyank bir epni
kadn olan Fatma Karakuzu'yu, Bergama'nn bir kynde oturan kz ve torunlar,
ziyarete geldiler. Sohbet esnasnda Fatma Hanm, kzyla zaman zaman anlalmaz
160

Ercilasun, Kars li Azlar Ses Bilgisi, s. 39-40.


Ahmet Caferolu, Dou llerimiz Azlarndan Toplamalar Kars, Erzurum, oruh lbaylklar
Azlar, TDK Yay., Ankara 1995, s. XVII.
162
Yrkan, Anadolu'da Aleviler ve Tahtaclar, s. 416.
163
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 92.
161

88

ekilde konuuyordu. Vaktiyle Caferolu'nun iki yazsndan bu gizli dil meselesini


renmi,

fakat stnde

durmayp

gemi,

unutmutum.

Yanmda

bu

dilin

konuulmas ilk defa vaki oluyordu. Konuulanlardan hibir ey anlamadm gibi,


sonradan rendiim ekilde, arada Trke normal kelimeler kullanldn ve
bunlann

Trke'deki

gibi

balandn,

belki

dikkatsizliimden

veya

abuk

konuulmasndan dolay, fark edememitim. Fatma Hanm'n yanmzda bu ekilde


konumasnn

amac

akt.

Sylediklerinden

bazlarnn

bizim

tarafmzdan

anlalmasn istemiyordu, bu amaca da rahata ulayordu. Onun ii halledilmiti,


fakat benim iin bu muammay zme ii yeni balyordu. Bu nasl bir dildi?
ocuklarn aralarnda yaptklar gibi,

''anneme gidiyorum'' yerine,

"aganeme

gidiyogorugum'' gibi kelimelere gereksiz eklerle, anlalmaz ekiller veren veya


saklamba oynarken aralarnda anlaarak

(kma dersem k, k dersem kma)

kabilinden dier ocuklar yanltmak iin kelimeleri ters anlamnda kullanmay


dayanan artmacal bir dil mi bahis konusuydu? Yoksa ortada gerekten bamsz,
normal ayr bir dil mi v a r d ? ' ' 1 6 4
Trkiye'de

epniler hakknda fazla bir aratrma yapldn

sylemek

mmkn deildir. epni Trkleri ile ilgili olarak bize ilk nemli bilgileri deerli ilim
adammz Mehmed Fuat Kprl vermitir. 1925 ylnda Trkiyat Mecmuas'nn ilk
saysnda ''Ouz Etnolojisine Dair Tarihi Notlar'' balkl makalesinin bir bahsi
epnilere ayrlmtr. 1 6 5
''epniler hakknda u zengin bilgiyi verir: epnilerin garba muhaceretlar,
Seluklularn ilk Anadolu istilas zamanndadr. Bunlarn bir ksm, iptida garbi
Anadolu'ya gelerek Paflagonya havalisine ve Trabzon mparatorluu hudutlarna
yerletirilmi ve bilhassa Sinop'un Seluklular tarafndan zapt zerine, onlardan bir
u tekil edilmitir. Hicri 676'da Trabzon mparatorunun Sinop'a hcumu zerine
epnilerin bu hcuma kemal-i muvaffakiyetle mukabele ettiklerini biliyoruz. Tarihi
bir vesika olmak zere kymeti bence artk her trl pheden vareste olan Hac
Bekta Veli Vilayetnamesi'nde epnilerin her halde bu tarihten epey evvel oralara
geldiini gsteren sarih bir ifade vardr. Anadolu'da slamiyet adl eserimizde izah
ettiimiz vechile, mehur Baba shak taraftarlar tarafndan neredilen Babai Batini
akidelerini, en nihayet hicri yedinci asrn ortalarnda kabul ettiler. 662'de Sar Saltuk
164
165

Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 186.


Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 187.

89

maiyetinde Dobruca'ya geerek, muahheren Karesiolu sa Bey zamannda tekrar


Anadolu'ya dnen bu Kzlba Trkmenleri arasnda, epnilerin ekseriyeti tekil
ettii

kanaatindeyiz.

Balkesir-zmir

evresinde

yaayan

epniler,

bunlarn

torunudur. Bu epniler, bu asr esnasnda artk tamamyla Kzlba olmulardr.


Trabzon mparatorluunun Fatih tarafndan imhasna kadar epniler mtemadi
surette, imkan bulduka arka doru sarkmaktan ve bu zayf Hristiyan devleti
sahasnda kendilerine bir vasta-i intifa aramaktan geri durmadlar. Sekizinci asrda
Candaroullar'nn ordularnda da ksmen hizmet ettikleri kolaylkla kabul olunabilir.
Trabzon fethini mteakip o havalide Trk-slam ekseriyetinin temini maksadyla
Fatih tarafndan oraya nakil ve iskan edilen bir ksm halktan oradaki Trk
ekseriyetini

bunlar tekil

ediyordu.

Hala bugn

Giresun,

Tirebolu,

Grele,

Bykliman yan Vakfkebir havalisinde yaayan epniler ite bunlardr. Bunlar bir
taraftan hocalarn, dier taraftan onlarn nfuzuna tabi bulunan snniylmezheb
beylerinin nfuzuyla, eski Kzlbal brakmlardr; ancak, bu saydmz kazalarn
harici

tesirattan

azami

derecede

bakiyelerine tesadf edilmektedir.''

mahfuz

yksek kylerinde,

hala

Kzlbalk

166

Turgut Akpnar, zbez Ouz Trk olan epni Trklerinin, asl dilleri olan
Trkenin yannda baka bir dil meydana getirmeleri ve bu dil ile anlamaya mecbur
kalmalarnn sebebini dini inanlarna balamaktadr. 1 6 7 ''evrelerindeki halkn ve
ynetimin dmanl arasnda kalan bu topluluklar, ister istemez kendi aralarnda
yaayan,

tekilerle

zorunluluk

olmadka

temas

etmeyen,

dostluk,

ahbaplk

kuramayan bu kimseler, hakl bir korku ile her eylerini dierlerinden saklama,
gizleme

yoluna

gitmilerdir.

Trl

dedikodulara neden

olan,

dini

ayinlerini

gizlemeleri de bunlar arasndadr. Her sz ve hareketleri phe ile karlanp, eitli


kt yorumlara neden olduundan, evrenin anlayamayaca bir dil yaratma ve onu
yabanclar arasnda gereinde kullanmaya balamalar, tabii ve yerinde bir tedbirdir.
te bizce Gizli epni dilinin esrar buradadr.'' 1 6 8
''epni gizli dili Manisa'nn Turgutlu ilesinde epnidere, Sanal, Bekta
mahallesiyle, Sarbey kynde Soma ilesinde ise Ularca, Karaam, Arpaseki ve
Tatepe

kylerinde

oturan

epnilerce

kullanlmaktadr.

Bu

gizli

dille

ilgili

Gktrk, Anadolu'da Ouz Boylar Anadolu'nun Danda Ovasnda Trk Mhr, s. 104-105.
Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 187.
Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 189.

90

kelimelerin bir ksm da Balkesir'in epni kylerine aittir. Pnarky, Narlca,


Tepeky ve Yalnzev kylerinin bal olduu zmir'in Bergama ilesi epni gizli
dilinin konuulduu nc blgedir. Coraf olarak bu yerleim yerinin birbirine
yaknl ortadadr. Balkesir'de ve Ege blgesinde yerlemi olan epniler arasnda
az zellikleri asndan, farkllklar olmakla birlikte, gizli dilleri arasnda byk
benzerlikler ve ortaklklar grlmektedir. rnein, yazc 'tavuk'; hersit 'ekmek';
faris

'at'; tunataz

anlamdadr.''

'kadn'

vb.

kelimeler her blgede de ortak ve ayn

169

1.2.7.1.

EPNLERN DLNE AT RNEK CMLELER

1. Yazc kaya. (Tavuk yumurtlad.) (Akp.) (Kay.)


2. Sara var, gevik. (Yabanc var, sus!) (Kay.)
3. Cvaya halandrma, paylklar. (Eve getirme (sokma), arr.) (Akp.) (Kay.)
4. Yataklar paylkla, sara meyitlensin. (Yataklar ser, misafir (yabanc) yatsn.)
(Akp.) (Kay.)
5. Hersit mezleyelim. (Yemek (ekmek) piirelim.) (Yemek piirelim.) (Aslnda
ekmek piirelim anlamnda. Anadolu'da ekmek yemekle, yemek yemek ayn eydir.)
(Akp.) (Kay.)
6. Tonataza gevik edin, hersit payklasn. (Kadna syleyin, ekmek getirsin.) (Kay.)
7. Mutafldan mutaflya. (Erkekten erkee.) (Kay.)
8. Erni haland bozun yannda. (epni geliyor yabancnn yannda.) (Kay.)
9. Boz gelini seninle kevikleecekmi. (Yabanc gelince, seninle konuacakm.)
(Kay.)
10. Man paylhlayacam, sen novarla. (Yabancy alacam, sen gzetle.) (Kay.)
11. Feras eyerle, halanalanm. (At eerle, gidelim.) (Kay.)
1 7 0

1 7 1

12. Moyu maylamak. (veya paylklamak) (nei sa

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 95-96.


Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 189-190.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 100.

91

1.2.7.2.

EPNLERN GZL DLNE AT SZCKLER

ac moy-ac muy: Rak. (Kay.) (pn.)


acmk: Ttn, sigara. (Kay.) (pn.)
acakoca: Yourt, ayran. (Akp.) (Kay.) (pn.)
az gara: Yabanc, epni olmayan kimse. (Kay.) (pn.)
aldahuna: irkin. (Akp.) (Kay.) (pn.)
apakay: Erkek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
aydnna- : almak, gizlemek. < aydnla- fiilinden. (Kay.) (pn.)
bingi: Ayakkab. (Kay.) (DS. C. II) (pn.)
boz: Yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
cabl: Sadeya, tereya. (Kay.) (pn.)
cabl: Ya (tereya) (Akp.) (pn.)
cavra: Kpek. (Akp.) (Kay.) (DS. C. III) (pn.)
cedi: Kei. < Ar. cedy ''erkek olak.'' (Kay.) (pn.)
cevapsz: atal, kak. (Akp.) (pn.)
cge-a-cva: Ev. (Kay.) (pn.)
ng: Gzya. (Kay.) (pn.)
itme: Cack. (Kay.) (pn.)
dabac: Trk. (Kay.) (pn.)
divit: Byk bak, kama. < Far. devit 'divit.' (Kay.) (pn.)
doru giden: Domuz. (Kay.) (pn.)
erni -ermi: epni. (Kay.) (pn.)
faaraz: Koyun. (Akp.) (pn.)
faraz: Koyun. (Kay.) (pn.)
faris-feras-feres-fraz: At, beygir. < Ar. feres 'at, bir at tr.' (Kay.) (pn.)
felek: 1. ocuk. 2. Torun. < Ar. felek: 1. Gk. 2. Zaman, devran. 3. Dnya. (Akp.)
(Kay.) (pn.)
feneke: Karde. (Kay.) (pn.)
feniki-: Tavuk gdaklamak. (Kay.) (pn.)
fenikiyi: Tavuk gdaklyor. (Kay.) (pn.)
fdla-: Ta atar gibi yapmak, korkutmak. (Kay.) (pn.)

92

fndk: Silah. (Kay.) (pn.)


fndkla-: ldrmek. (Kay.) (pn.)
fitik: Makbuz, fitre. (Kay.) (DS. C. V) (pn.)
gavra: Kpek. (Kay.) (pn.)
geder: Eek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
gerez: yi, gzel. (Kay.) (DS. C. VI) (pn.)
gerez: yi. (Akp.) (DS. C. VI) (pn.)
gevik et-: Sylemek. (Kay.) (pn.)
gevik: Az. (Kay.) (pn.)
gevikle!: Syle! (Kay.) (pn.)
gevikle: Syle. (Akp.) (Kay.) (pn.)
gevikleme: Syleme! (Kay.) (pn.)
gezzem: Kei. (Kay.) (pn.)
glk: Eek, merkep. (Kay.) (DS. C. VI) (pn.)
hacer: Di. (Akp.) (pn.)
halan-: Gelmek. (Kay.) (pn.)
halandr-: Getirmek. (Kay.) (pn.)
harif: Koyun, davar. (Kay.) (pn.)
hatrlayamad: Kei. (Akp.) (pn.)
haymr: Erkeklik organ. (Kay.) (pn.)
hersik: Ekmek. (Kay.) (pn.)
hersit mezle-: Ekmek yemek. (Kay.) (DS. C. VII) (pn.)
hersit: Ekmek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
honta-hunta: Buday, ekin. < Ar. hnta 'buday.' (Kay.) (pn.)
hkel: nek. (Akp.) (DS. C. VII) (pn.)
htr-hodur: Deve. < Far. tr ''deve.'' (Kay.) (pn.)
huras: Ot. (Akp.) (Kay.) (pn.)
ra: Sad. (Kay.) (pn.)
kara moy-gara moy: Kahve. (Kay.) (pn.) (pn.)
kaya: Yumurta, yumurtlama. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kellemba: Memur, devlet hizmetinde bulunan kimse. (Kay.) (pn.)
kellesi byk: Memur. (Kay.) (pn.)

93

kevik etme: Konuma. (Kay.) (pn.)


kevik: Az. Bk. gevik. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kevikle- : Konumak. (Kay.) (pn.)
kyk: uvaldz. (Kay.) (DS. C. VIII) (pn.)
kulakl: Eek. (Kay.) (pn.)
ke: Yldz. (Akp.) (Kay.) (pn.)
ktr: Gavur. <Ar. kfr ''dinsizlik, kfr.'' (Kay.) (pn.)
leva-: Nefret etmek. Bk. levna. (Kay.) (pn.)
levna: ok irkin. (Kay.) (pn.)
levva: Nefret etmek. (Akp.) (pn.)
li: Ay. (Akp.) (Kay.) (pn.)
lingi: Ayak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
lingii: Ayakkab. (Kay.) (pn.)
makal: Sr. (Kay.) (pn.)
man-mani: Trk, yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
mas: Et. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mayda fila: Elbise, giysi. (Kay.) (pn.)
meyidlenmek: lmek. (Akp.) (pn.)
mezle: Yemek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mezlengi: Saman, mezle-ten. (Akp.) (Kay.) (pn.)
moy: Su, yamur. (gzya) vb. (Akp.) (pn.)
moy-muy: 1. Su. 2. Yamur. < Ar. m ''su.'' (Kay.) (pn.)
moya: St. (Akp.) (pn.)
moya: St. Bk. moy. (Kay.) (pn.)
moyda fila: Giysi, elbise. (Akp.) (pn.)
moyla-: Alamak. (Kay.) (pn.)
moylamak: Alamak. (Akp.) (pn.)
mutaf bahar: Ttn kesesi. (Kay.) (pn.)
mutaf ii: Sa, sakal, byk, kl, yn. Bk. mutaf. (Kay.) (pn.)
mutaf: Sakal, byk. (Kay.) (pn.)
mutafl: Erkek. (Kay.) (pn.)
narlk: Ate, gne. < Far. nr ''ate, o d ' ' + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (pn.)

94

narlk: Gne. (Akp.) (pn.)


niter: ak ba. < Far. neter ''kan karmak iin damar amaa, ban demee,
a alamaa mahsus, ak trnden ucu sivri let.'' (Kay.) (pn.)
nofarlamak: Grmek. (Akp.) (pn.)
noharla-: Gzlemek, tarassut etmek. (Kay.) (pn.)
novarla-nofarla-: Grmek, gzlemek. (Kay.) (pn.)
nufar -nuvar: Gz. (Akp.) (Kay.) (pn.)
nuhlat-: Gizletmek, gstermemek, gizlemek, saklamak. (Kay.) (pn.)
nuhlatma: Gizle, sakla, gsterme! (Kay.) (pn.)
nn: Eczanelerde bulunan mukavva kae kutular. (Kay.) (pn.)
rgkaya: 1. Ev. 2. Samanlk, dam. (Kay.) (pn.)
rgkaya: Ev, samanlk. (Akp.) (pn.)
tekisi: Sad. (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
paykla-: 1. Ellemek. 2. rtmek. (Kay.) (pn.)
paylk: El. (Akp.) (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
paylkla-: Zorla almak. Bk. paykla- < Far.

py ' ' e l ' ' + Tk. /+lk/ ve /+la-/

eklerinden. (Kay.) (pn.)


paylklamak: Ellemek, rtmek vb. (Akp.) (pn.)
prm: rk, bere. (Kay.) (pn.)
psuk: Kedi. (Kay.) (pn.)
pirim: rk, bere. epni aireti. (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
salkla-: 1. Yrmek. 2. Komak. (Kay.) (pn.)
sara: Misafir, yabanc. (Kay.) (pn.)
senek (sne): Sevmek. (Akp.) (pn.)
sente: Otur. (Akp.) (Kay.) (pn.)
sente-: Oturmak. (Kay.) (pn.)
sepedine-: kalkp gitmek. (Kay.) (pn.)
sependi: Kalk git. (Akp.) (pn.)
sere: Hava. (Akp.) (Kay.) (pn.)
seregelen: Elbise. (Kay.) (pn.)
stgn-sitgin-sitkin: 1. Bak. 2. Balta. <Ar. sikkin ''bak.'' (Kay.) (pn.)
sidkinle: ldr. (Akp.) (pn.)

95

sidkinlemek: ldrmek. (Akp.) (pn.)


silik: Jandarma. (Kay.) (pn.)
sitkin: Bak, balta. (Akp.) pn.)
sitkinle!: ldrmek. < Ar. sikkin ''bak'' + Tk. /+le/ ekinden. (Kay.) (pn.)
sitkinle-: ldr! (Kay.) (pn.)
sopa: Yumruk, tokat, aa, denek. (Kay.) (pn.)
snte: Toprak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
trm-trsm: Metelik, para. (Kay.) (pn.)
tuhan-tufan: ttn. < Ar. duhn ''ttn.'' (Kay.) (pn.)
tunataz: Kadn, ana. (Akp.) (pn.)
tunataz-tonataz- tanatoz-tnatoz: Kadn, kz. (Kay.) (pn.)
uu gz: Altn para. (Kay.) (pn.)
uur tanma: Hrszla, almaya alma. (Kay.) (pn.)
vara: Baba. (Akp.) (Kay.) (pn.)
yalaz otu: Tabanca mermisi. (Kay.) (pn.)
yalaz-yalaz: Silah. (Kay.) (pn.)
yalm: Ate. (Akp.) (DS. C. XI) (pn.)
yalnz yaprak: Sopa, yumruk, tokat. (Kay.) (pn.)
yazc: 1. Tavuk. 2. Kmes hayvanlar. (Kay.) (pn.)
yazc: Tavuk. (Akp.) (pn.)
yeken: Para, metelik. (Kay.) (DS. C. XII) (pn.)
yekenne-: Satmak. (Kay.) (pn.)
ylk: Jandarma. (Kay.) (pn.)
zeleme: Trk. (Kay.) (pn.)
zibit mezle-: zm yemek. (Kay.) (pn.)
zibit: zm. (Kay.) ( p n . ) 1 7 2 / 1 7 3 / 1 7 4

Akpnar, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, s. 190-191.


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 101-109.
174
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII) http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim
tarihi: 10.06.2009)
173

96

1.2.8.

TAHTACI TRKMENLERNN GZL DL VE


KONUULDUU YERLER

Tahtac Trkmenler, orman kylleridir. Geimlerini orman rnleri ile


175

kazandklar iin

tahtac denir.

''Tahtaclar Toroslar'da, Ege'de Kazda'nda

Mula yresinde orman kylerinde yaayan Alevi Trkmenlerdir. Onlar geimlerini


orman rnleri ile karlarlar. lerinde Alevi de vardr. Snni de vardr. Tahtaclar
Alevidir.

Yrkler

Hanefidir.

Bu

ayrm

Trkmenlerin

yapt

iten

kaynaklanmaktadr. Mesleki bir ayrmdr.'' 1 7 6 Alevi de olsa Snni de olsa bunlar


ayn soydan gelen Trklerdir.
''Anadolu'daki gizli dillerle ilgili olarak son yaynnda Caferolu zel dillerle
ilgili almalarnn sonularn ortaya koyar, o zamana kadar toplad malzemeyi
bir araya getirir. Kalayc dilinden derlenmi yeni malzeme yannda Tahtac ve
epnilerin gizli dillerinden de rnekler verir. Bunlarn her ikisi de tarihi adan Trk
kkenli topluluklardr. Anadolu'da yer ad olarak da yaygndr. Tahtac ve epnilerin
dili Anadolu'da tamamyla karanlkta kalan zel diller arasnda yer alr. Caferolu da
btn abasna ramen Aydn Tahtaclarnn dilinden sadece drt ksa cmle
derleyebilmitir. epnilerin dilinden ise Turgutlu ve Soma'da da drt cmle ile
toplam 58 kelimeden oluan bir malzeme derleyebilmitir. Malzeme gvenilir
sonulara varmak iin ok ksa olmakla birlikte Caferolu epnilerin dilinin
Abdallarnkinden faydaland grndedir. Verdii kelime listesinde bu iki grubun
ortak olan kelimelerine de iaret eder. Tahtaclarn dilinden derledii rnekler
Trke'ye benzer hibir iz tamazken epni dili gerek kelime hazinesinde Trke
unsurlar yannda Trke kkenli dilbilgisi zelliklerine de sahiptir.'' 1 7 7
Yazar Nurettin Demir, Trkiye'de kullanlan gizli diller zerinde nemli bir
alma

yaparak kltrmze

katkda

bulunmutur.

Bu

gizli

dilleri

kullanan

insanlarn konumalarn bizlere tantmaya almtr.

175

Cemal ener, Trkiye'de Yaayan Etnik ve Dinsel Gruplar, Etik Yay., stanbul 2006, s. 33.
ener, Trkiye'de Yaayan Etnik ve Dinsel Gruplar, s. 75.
177
Demir, ''Trkiye'de zel Diller''
176

97

1.2.9.

TEBER ABDALLARININ GZL DL TEBERCE VE


KONUULDUU YERLER

''Milli Eitim Bakanl'nn yaynlanan ''rnekleriyle Trke Szlk'' adl


kitabnda, Abdal: Anadolu'da yaayan bir oyman ad ve bu oymaa mensup kimse,
Abdal szcnn anlam: 1.Gnln Allah'a vermi, dnya ile alakasn kesmi,
gezici dervi. Bunlar eskiden ''Ya Hu''diye seslenerek dolarlard. 2. Temiz yrekli,
hile bilmez, safderun. 3. Bir eye akl yormaz, aptal; kalender yaayl ve dervi
178

kimse.

4.

Yoksul.''

Andreas

Tetze,

eserinde Abdal

szcn

''tasavvuf

edebiyatnda bir azizler snf. Dilenmekle geinen baz tarikatlara mensup dervi,
179

ak'' olarak tanmlamtr.


''Abdal:

Tasavvuf ve slami edebiyat alanlarnda kullanlan bir terim.

Tasavvuf anlam ise dnya ilgilerinden kurtularak kendisini Allah yoluna adayan ve
ricl'l-gayb diye adlandrlan evliya zmresi iinde yer alan suf veya erenler
hakknda kullanlr.
Abdal

kelimesi

Arapa'da,

ikisi

de

''karlk,

birinin

yerine

geen''

manalarna gelen bedel ve bedl kelimelerinin oulu olmakla birlikte, zamanla


Farsa ve Trke'de tekil manasnda kullanlm ve Farsa'da ''abdalan'' Trke'de
Abdallar eklinde oulu yaplm; ayrca tasavvuf terminolojisinde Abdalla birlikte,
ayn manada olmak zere budela kelimesi de kullanlmtr.'' 1 8 0
Meydan Laroussse'da kainatn manevi dzenini salayan, Allah'n sevgili
kullar

arasndan seilmi krk din bynn adlarndan biri. Allah'a ulama

yolunda belli bir aamaya gelmi kimse olarak tanmlanr. 1 8 1


Tasavvuf anlayna

gre

ulu insanlardan birisi

ld

zaman,

Tanr
1 8 2

tarafndan onun yerine geirilen bir blk insana verilen ad olarak kullanlmtr.

78

Komisyon, rnekleriyle Trke Szlk 1, MEB Yay., Ankara 1995, s .4.


Tetze, Tarihi ve Etimolojik Trkiye Trkesi Lugat (Sprachgeschichtliches Und
Etymologisches Wrterbuch Des Trke-Trkshchen), s. 74.
80
Sleyman Uluda, ''Abdal Maddesi" slam Ansiklopedisi, C. 1, Trkiye Diyanet Vakf Yay.,
stanbul 1988, s. 59.
181
Meydan Larousse Byk Lugat ve Ansiklopedi 1. Cilt, Meydan Yaynevi, stanbul 1990, s. 13.
82
Doan Kaya, Ansiklopedik Trk Halk Edebiyat Terimleri Szl, Aka Yay., Ankara 2007, s.
23.
79

98

''Trkede

gebe,

gezgin

anlamna

gelen

''Abdal''

adn

tayan

topluluklara Dou Trkistan'dan Afganistan, ran ve Trkiye'ye kadar uzanan geni


bir sahada tarihin her dneminde rastlanmaktadr.'' 1 8 3
''Mevcut

bilgiler

gre

Abdal

tabiri,

byk

bir

ihtimalle

XII-XIV.

yzyllardan balayarak ran'da yazlm olan edebi metinlerde dervi manasnda


kullanlmtr. XIV. yzylda ran sahasnda Abdal tabiri ile Kalenderler'e benzeyen
serseri derviler kastediliyordu. XV. yzyl metinlerinde ise, kelimenin ''meczup,
divane'' manasna geldii grlmektedir. Abdal, XVII. ve XVIII. yzyllarda daha
ziyade

''serseri''

ve

''dilenci

dervi''

manasnda kullanlmtr.

Abdal tabiri,

Anadolu Trkleri arasnda ran'dan daha ok yaygndr.'' 1 8 4 Baz tarikatlarda,


Mevlevi abdal, Bektai abdal, Kalenderi abdal gibi ''veli, ermi'' anlamlarnda
185

kullanlmtr.''
''Derviler

arasnda

cezbe

ve

istirak

halinde

bulunanlar

olduundan

Abdallar da bu zmreyle zdeletirilmiler ve mecnun, meczup, divane gzyle


baklmlardr. Bu anlaya dayanarak Trke'de abdal kelimesine ''ahmak, akn''
anlamlar yklenmitir. XIII. yzyldan itibaren ba kabak, kekll, ellerinde
bayrak grup halinde dolaarak inanlarn yayan ii, Kalenderi zmreye de Abdal
denmitir. Bu insanlarn gsnde ''Ali'' yazs veya Hz. Ali'nin "Zlfikar" adyla
bilinen atall klcnn dvmesi bulunurdu. ''Abdalan'', ''Abdalan- Rum''diye de
anlan bu derviler nefislerini terbiye iin dilencilii caiz grrler, topladklar
maddeleri de yollar zerinde uradklar tekkelere hediye ederlerdi. Halk airlerinin
bir ksm da mnferit olarak abdal diye tannmtr. Abdal Musa, Pir Sultan Abdal
gibi.'' 1 8 6
''XIV.

yzyla

ait

edeb

vesikalardan

anlaldna

gre,

bu

yzyln

balarndan itibaren Anadolu'da abdal lakapl dervilerin oald grlmektedir.


XVI. yzyla kadar kh eitli sosyal gruplarn iinde kalan, kh kendi balarna
hareket eden Abdal dervilerinin, Bektailiin kuvvetlenmesi zerine akide ve erkn
bakmndan Bektailikten ayn olmalarna ramen, XVI. yzyln ortalarndan sonra
Hac Bekta' byk bir veli olarak tandklar grlmektedir. XVII. ve XVIII.
183

Ahmet Gnen, ''Krehir, Hacbekta, Kaman ve Keskin Yresi Abdallarnn Gizli Dilleri:
Teberce'' V. Uluslararas Trk Dili Kurultay Bildirileri 1, 20-26 Eyll 2004, Ankara 2004, s. 1315.
184
Orhan Fuat Kprl, ''Abdal Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 1, s. 61.
185
Kaya, Ansiklopedik Trk Halk Edebiyat Terimleri Szl, s. 23.
186
Arslan Tekin, Edebiyatmzda simler ve Terimler, tken Yay., stanbul 1995, s. 7-8.

99

yzyllarda Abdal zmrelerinin Bektailik iinde eritilerek temsil olunmasndan


sonra Abdal topluluklarndan bir ksmnn, ehir Bektailiine karmayarak kylerde
yaayan heteredoks Alevi zmreleriyle birletii anlalmaktadr. nc bir ksmn
ise cemaat halinde Anadolu'nun eitli sahalarnda kyler kurarak yerletii nihayet
drdnc bir blmn de Kzlba obalar tarznda gebe olarak yaad tahmin
edilmektedir.'' 1 8 7
nl aratrmac Fuat Kprl, Abdal topluluklarnn byk blmnn
Alevi/Bektai ve Kzlba olduunu, ayn zamanda Abdallarn, Kara Yamur Dede
adnda birinin bakanl altnda Horasan'dan Anadolu'ya gelmi olduklarn, bu
1 8 8

dedenin trbesinin Konya'da olduunun rivayet edildiini sylemektedir.


Trkiye'nin blgelerinde dank olarak yaan Abdallar genellikle gebe bir
hayat tarzn benimsemilerdir. Kendi aralarnda dier insanlarn anlamamas iin bir
zel Abdal/Teber dili gelitirmilerdir.
''Faruk Yldrm, Abdallarn,

Trkiye'nin hemen her blgesinde,

ama

zellikle ve Gney Anadolu'da yaayan bir etnik grup olduunu syler. ran'da,
zbekistan'da, Afganistan'da ve Dou Trkistan'da da Abdal ad tayan gruplarn
varl bilinmektedir. Sz konusu etnik grubun tarihi, corafi dalm ve sosyal
karakteri hakknda yaymlanm nemli almalar bulunmaktadr.
Teber diline

ait bilgiler

1994-2004 yllarnda, Adana ve Osmaniye il

merkezleriyle, Dzii, Kadirli, Ceyhan, Kozan ilelerinde yaayan ve kendilerini


"Teber/Teberci", gizli dillerini ' ' D i l c e ' ' yahut ''Teberce'' olarak adlandrlan
Abdallardan derlenmitir. Teber/Teberci Abdallar, ukurova blgesinin hemen her
yerinde ama zellikle, derleme yaplan il ve ile merkezleriyle bu merkezlerle bal
kylerde dank yaamaktadrlar. K, byk ksm evlerde, bir ksm adrlarda
geiren Abdallar; yazn yaylalara ve Anadolu'nun eitli blgelerine dalmaktadr.
Blgedeki nfuslarnn be binden fazla olduunu tahmin ettiim Abdallarn Dou
Akdeniz blgesinde en youn olarak yaadklar yre, Andrn (Kahramanmara)
civardr.'' 1 8 9

187

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 131.


Gnen, ''Krehir, Hacbekta, Kaman ve Keskin Yresi Abdallarnn Gizli Dilleri: Teberce'' s.
1316.
189
Faruk Yldrm ''Teber Dili", Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 52-53.
188

100

Abdal
yerlemilerdir.

Trkmenleri
Yaama

genel olarak
biimlerine

Orta Anadolu ve

bakldnda

Akdeniz blgesine

tamamen

geleneinin birok zelliine rastlamak mmkndr. 1 9 0

Ouz

Trkmen

''Anadolu'da bugn de

kendilerine Abdal diyen ve daha ok gebe olarak yaayan gruplara Denizli, Dinar,
Sivas, Amasya, orum, Osmanck, skilip, Merzifon, Mecitz, Havza, Konya,
Karaman, Mut, Elmal, Krehir, Yozgat, Kaman, Keskin, Hacbekta, Avanos ve
Ortaky taraflarnda rastlanmaktadr.'' 1 9 1
''Bundan baka Ankara-Polatl, Glba Soulcuk ky, Haymana, MersinSilifke, Afyon-Sultanda ve Emirda, Antalya, Adana, Gaziantep, Tokat, Kayseri,
Sivas, Malatya, sparta,

Abdal yerleiminin olduu dier illerdir. Son dnemlerde

zmir, Aydn, Manisa taraflarna Abdal gleri yaanlmaktadr. Krehir, tipik bir
Orta Anadolu kenti olmasnn yan sra Alevi Trkmen nfusun da youn olarak
yaad yerlerden birisidir. Babai ayaklanmalar sonras Hac Bekta Veli'nin de
Krehir'e gelerek Yamurlu kasabasnda yaad bilinmektedir.'' 1 9 2
''Krehir ve evresinde yaayan Abdallar, kendilerine Abdal ya da Teber
derler. Teber Ua diye de adlandrlrlar. Ankara'da yaayanlara Abiles Abdallar
diyorlar.'' 1 9 3
''Abdallar, bir ynyle Alevi bir dini gelenee sahip olmalar, dier taraftan
Trkmen bir etnik kkene dayanmalar nedeniyle Trkiye'nin sosyal dokusu
ierisinde kltrel zenginliin nemli bir unsurunu tekil etmektedirler. Geleneksel
Trk kltr unsurlarnn canllnda Anadolu Abdallarnn kendine zg bir yeri
vardr. Meslek niteliinde birok i kolunun, az da olsa Abdallar arasnda yaad
bilinmektedir. Kalayclk, semercilik bunlardan bazlardr.''

194

''Abdallar, muhtelif

zanaatlar yapar; i tutarlar. Bir ksm bilhassa erkekleri davul zurna alarlar,
keklik, elekilik, sepetilik yapar. Bir ksm Abdallarn snnetilik, kasaba ve

190

ahin Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, Platin
Yay., Ankara 2006, s. 12.
191
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 131.
192
Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, s. 15.
193
Mahmut Sarkaya, Mahmut Seyfelli, ''Mahmut, Krehir Abdal/Teber Dili Anadolu, Azerbaycan,
zbekistan Gizli Dilleriyle lgisi'' Trklk Bilimi Aratrmalar, Say XV, TBAR Yay., Nide
2004, s. 248.
194
Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, s. 74.

101

kylerde dilencilik, gizli olarak da frklk, hekimlik balca maiet vastalarn


tekil e d e r . ' ' 1 9 5
''Anadolu'daki Abdallardan bir ksmnn XX. yzyln ilk yarsnda bile
dervi kyafetine girerek serseri zmreler halinde dilendikleri, bir ounun ise
algclk, trkclk ve hikyecilikle uratklar, zellikle Krolu hikyeleri
anlatmakla

kazandklar

bilinmektedir.

Bir

ksm

Abdallarn

kazanclk,

demircilik, sepetilik gibi ilerle megul olmalar yznden bunlara ingenelik bile
isnat edilmitir. Anadolu'daki Abdallara daha ok Alev sahalarnda rastlanmas,
bunlardan byk bir ksmnn Alev olduunu gsterir.'' 1 9 6
Ali Rza Yalman (Yalgn) da Abdallar zerinde aratrma yapmtr. Eserinde
Abdallarn cinsleri hakknda u bilgiyi verir:

''Fakclar:

Airette av avlayan

Abdallardr. Tencili Abdal: Cambazlk, kuyumculuk, frklk yapan ve byle


geinen Abdallardr.

Beydili

Abdal:

Trkmenlere

yamak ve

yardmc

olan

Abdallardr. Gurbet veya Cesis Abdal: Sepeti Abdallardr. Kara Duman Abdallar:
bunlara Msrl brahim Paa'nn iskn (yerletirme) beyine Msr'dan gnderdii
byk bir musiki ve raks heyetinin kalntlardr.'' 1 9 7
''Abdal

topluluklarna

Anadolu'nun

dnda

da

eitli

sahalarda

rastlanmaktadr. Mesela Sovyet Azerbaycan'nda Abdal isimli bir kyn varl ve


bu kyn klar yetitirmek suretiyle n kazand bilindii gibi, Safeviler devrinde
ran'da yaayan amlu kabilesinin oymaklar arasnda Abdallu oymann bulunduu
da tarihi kaytlardan anlalmaktadr. am taraflarndan ran'a gelen bu Kzlba
Abdallu oymann, XVII.

yzylda Anadolu'da yaayan Abdallu oyma ile

mnasebeti olduu da kolayca dnlebilir. Dier taraftan Hazar tesinde oturan


Trkmen kabileleri arasnda da Abdal adn tayan bir kabileye tesadf edildiini P.
198

Nebelson ve Galkin'den renmekteyiz.''

''Trkmen geleneine gre, Kay'n

olu ve selefi Esen'den gelen 12 boydan birincisi Abdal'dr. Damgas aydr.'' 1 9 9


''XVI. yzylda Afganistan'da da Kandehar civarnda yaayan Abdal veya Abdali
adl bir kabile grlyor ki bunlarn ok eskiden beri orada yaadklarndan phe
195

Sarkaya- Seyfelli, ''Mahmut, Krehir Abdal/Teber Dili Anadolu, Azerbaycan, zbekistan Gizli
Dilleriyle lgisi'' s. 248.
196
Kprl, ''Abdal Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 1, s. 62.
197
Ali Rza Yalman (Yalgn), (Haz: Sabahat Emir), Cenup'ta Trkmen oymaklar 1, Kltr
Bakanl Yay., Ankara 2000, s.19.
198
Kprl, ''Abdal Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 1, s. 62.
199
Meydan Larousse Byk Lugat ve Ansiklopedi, s. 14.

102

edilemez. Fuad Kprl'nn tahminine gre, bu Afgan Abdallar veya baka bir
tabirle Abdali Drraniler, tpk Kalalar gibi, Eftalit devletini kurmu olan Trklerin
soyundan gelmektedir. Ama bu Eftalit bakiyesi Trkler, zamanla dillerini kaybederek
Afganlamlardr. lk defa F. Grenard Dou Trkistan'da da Abdal ad altnda
yaayan bir etnik zmrenin varlndan sz ederek Keria yaknlarnda elli, enen
civarnda ise yedi-sekiz evin bunlara ait olduunu bildirmektedir. Daha sonra nl
Sinolog P. Pelliot da ayn blgenin Paynap kynde yaayan Abdallar hakknda bir
aratrma yaynlamtr.
Milattan sonra V. ve V. yzyllarda Orta Asya tarihinde nemli bir rol
oynam olan Eftalit veya Akhun diye bilinen kavmin adnn da aslnda Abdal veya
Aptal olduu iddias kolaylkla reddilemez. Nitekim bugnk Yakuta'da erkek
amanlarn

lakab

olarak

kullanlan

abidal

yllarnda

Pencap

sahasn

kelimesi

de

bu

hususu

dorular

mahiyettedir.'' 2 0 0
''495-525

igal

eden

Eftalitler,

byk

bir

imparatorluklar kurmulardr; fakat 563-567 yllarnda, Sasanilerin mttefiki olan


Gktrkler tarafndan datldlar.

Afganistan'da Afganlaan Abdaliler ile ran,

Trkistan ve Anadolu'da rastlanan gebe veya yerleik Abdallarn bu dalm


Eftalitlerin veya Akhun devletinin kalntlar olmas ok muhtemeldir. Bunlar ou
zaman, gebe olduklar iin, baka kkten gelen ve tesadfen ayn ad tayan
serseri dervilerle, hatta ingenelerle kartrlmlardr. Gebe Trklere has aman
geleneklerini devam ettiren Abdallarn, slamlatktan sonra, Arap ve Fars meneli
Kalenderiye Trk meneli Abdallarn yaay tarzlarndan baz unsurlar alm
olmalar mmkndr.'' 2 0 1 / 2 0 2
Sencer Divitiolu eserinde Trk boylarndan bahsederken bil-kor (Bulgar)
boyu iinde Abdal, Eftalit boylarnn varln sylemektedir. 2 0 3
Abdallar, kesinlikle ingene deillerdir ve ingene denilen gruplar ile hibir
ilgileri

yoktur.''Abdallarn

bazen

benzetilmekten,

kartrlmaktan

rahatszlk

duyduklar bir konu; ingenelerle yaknlatrlmalar, ilikilendirilmeleridir. Halbuki

200

Kprl, ''Abdal Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 1, s. 62.


Meydan Larousse Byk Lugat ve Ansiklopedi, s. 14.
202
Sarkaya- Seyfelli, ''Mahmut, Krehir Abdal/Teber Dili Anadolu, Azerbaycan, zbekistan Gizli
Dilleriyle lgisi'' s. 246-247.
203
Sencer Divitiolu, Orta Asya Trk Tarihi zerine Alt alma, mge Kitabevi Yay., Ankara
2006, s. 39.
201

103

Abdallar

Orta Asya'dan

kalkp

Anadolu'ya kadar gelmi

olan bir Trkmen

topluluudur. ingeneler ise, kkleri Hindistan'daki paryalara kadar uzanan ve


eitli nedenlerle ve yollarla dnyaya yaylm bir topluluktur. Bu gn ingeneler,
dnyann hemen birok blgesine dalm durumdadrlar. Bu nedenle, Abdallarn
ingenelerle

bir

Trkmenleri

halk

kesinlikle

yaknlnn
arasnda

reddetmektedirler.

varlndan
kendilerine
Abdallar,

sz

etmek

ingene

olanakszdr." 2 0 4

benzetilmesinin

Abdal

yaplmasn

Orta Asya'dan Anadolu'ya geldiklerini

tarihsel kaynaklara dayanarak iddetle vurgulamaktadrlar.

205

' ' M . akir lktar, Anadolu'da eskiden beri yerlemi Abdal oymaklar
vardr. Bugnk Abdallar, kendilerinin, hakl ve doru olarak, Trk rkndan ve
slam olduklarn ifade ederler. Bu ifadelerine ilave olarak da, ulu ve aziz saydklar
''Kara Yamur''un reislii altndaki ''Horasan Erleri'' (Gney ve Dou Abdallar
ise, Ouzlarn Bedili boyu) ile beraber Anadolu'ya geldilerini srarla sylerler.
Abdallar
Tahtaclar,

soy

epniler,

itibariyle
daha

Trkmendirler.

dorusu

btn

Bugnk

Anadolu

Anadolu

Kzlbalar

Abdallar,
gibi,

Babai

Trkmenlerinin bakiyeleridir. Binaenaleyh bunlar, dil, ve soyu btn btn baka


olan ingenelerle akraba veya yurt tutmu ingene gibi telakki etmek katiyen doru
deildir. Halk bunlar elek, sepet yapmak; bir ksm da gebe olmak bakmndan
ingene addeder, diyerek bu tr telakkilerin yanlln ortaya koymaktadr.'' 2 0 6
''Tetze, yine Abdal kavramn ky dnlerinde alg alan ayr bir halk
grubuna

mensup

adam

olarak

tanmlar.'' 2 0 7

''Abdallar

arasnda

en

yaygn

mesleklerden birisi yine algclktr ve Abdallar deyince akla yine ilk olarak
mzisyenlik gelmektedir. Trk kltrnn zgn bir paras olan bozlak tarz
syleyi ve algcln kaybolmamas iin Krkkale, Keskin gibi baz yerlerle
birlikte Krehir ve Kaman'da T.C. Kltr ve Turizm Bakanl tarafndan Abdal
mzik topluluklar kurularak bu sanat ve kltr kollarnn yaamasna ynelik
208

almalarn yapldn belirtmek yerinde olacaktr.''

Anadolu'da yaayan Abdal

Trkmenleri, hayatlarn genellikle mzik yaparak, bulunduklar yrenin dn,


204

Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, s. 77-78.


Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, s. 252.
206
Sarkaya- Seyfelli, ''Mahmut, Krehir Abdal/Teber Dili Anadolu, Azerbaycan, zbekistan Gizli
Dilleriyle lgisi'' s. 248-250.
207
Tetze, Tarihi ve Etimolojik Trkiye Trkesi Lugat (Sprachgeschchtlches Und
Etymologsches Wrterbuch Des Trke-Trkshchen), s. 74.
208
Grsoy, Trkiye Abdallar Krehir rneinde Sosyo-Kltrel Yap zmlemesi, s. 251.
205

104

bayram, elence yerlerinde alarak geimlerini salarlar. Yani mzisyendirler.


Abdal ayrm, mzik yapan, hayatn mzik yaparak kazanan Trkmenlerdir. 2 0 9
Abdalar zerinde birok bilim adam almtr. Bunlar iinde en kapsaml
alan Trkolog da A. Tietze olmutur. ''Trkoloji'nin farkl sahalarnda verdii
nemli eserlerinden tandmz Tietze 1982 ylnda Anadolu Abdallarnn argosuna
ait yzden fazla kelime derlemitir. Szlksel malzemesinin byk blmn
tesadfi bir tanmaya borludur. Yozgat'a bal Krksoku kynden Abdallarn bir
kolu olan Teberlere mensup o zaman 30 yanda olan bir kii aratrmacya
Teberlerin dilinden derlemi kelimeleri iine alan bir liste verir. Bu grubun diliyle
ilgili almalardaki malzemenin azl sebebiyle Tietze bu malzemeyi yaymlamay
uygun grr. Malzemenin deerlendirilmesi srasnda, kelime eer daha nceki
210

yaplan almalarda ve az szlklerinde gemi ise buna iaret edilmitir.''


''Abdallarn ingenelerle, konutuklar dilin de ingenece ile bir ilgisi
yoktur. Ahmet Caferolu da Abdallarn gizli dili ile ingene ve Elekiler arasnda
hibir mnasebet olmadn

syledii gibi, Abdallarn gizli dilinde yer alan

kelimelerin dar bir sahaya deil, Filistin, Suriye ve Orta Asya Abdallarnn diline de
amil olduunu ileri srmektedir. Caferolu'na gre, bu gizli dilden birok kelimeler
ingeneler tarafndan da benimsenmitir.'' 2 1 1
''Emirda'da algclkla geimlerini salayan ve yrede 'Edeler' olarak
tannan Abdallarn da konutuklar gizli bir dilleri olduunu mer Faruk Yaldzkaya
haber vermektedir. Yaldzkaya, Emirda Abdallarnn yerli halka 'geben' adn
verdiklerini belirttikten sonra 'Gebeni zantma' sznn 'Emirdal'ya yz verme'
anlamna geldiini syler ve verdii bilgi bununla snrldr.'' 2 1 2
''Zeki

Kaymaz

deerli

eserinde

Abdallarn

dili

ile

ilgili

bilgiyi

vermektedir/'Tannm bilgin Albert v. Le Coq, 1901-1902 yllarnda Berlin kaz


grubuyla Gaziantep'in slahiye ilesinin Zencirli kynde arkeolojik kazlarla
megulken yanlarnda alan baba oul iki 'Abdal'n kendi aralarnda deiik bir
dille konutuklarnn farkna varr. Onlarn kendilerine Teberci dediklerini renen

ener, Trkiye'de Yaayan Etnik ve Dinsel Gruplar, s. 33.


Demir, ''Trkiye'de zel Diller''
Kprl, ''Abdal Maddesi'' slam Ansiklopedisi, C. 1, s. 62.
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 132.

105

Albert v. Le Coq, konutuklar dilden baz cmleler ve deyim tespit ederek bunlar
yaynlar.
Daha sonra 1904-1905 yllarnda Trkiye'de bulunan Rus dou bilimcisi
V.A. Gordlevski, Konya etrafnda oturan ve ehirlilerin 'Abdal' veya 'Carcar' dedii
iki kiiyle tanr. Kendilerini Alakeili Yrkler olarak tanmlayan bu kiiler
verdikleri

bilgiye

gre

nce

Yozgat civarndan

Aksaray'n kazas

Kmbed'e

gelmiler ve sonunda Konya ehri etrafnda yerlemilerdir. Gordlevski bunlar


hakknda bir makale yaynlar. Makalede dillerine ait 16 kelimelik bir liste de
bulunmaktadr.
Albert V. Le Coq ve V. A. Gordlevski'nin makalelerinden sonra Ahmet
Caferolu, Eskiehir ve Dzce Abdallarnn gizli dillerinin bir kelime listesini
yaynlamtr. Ancak szn ettiimiz bu listede gsterilen cvr 'kz, gelin, kadn ve
emsali'; dab

'beygir'; desle- 'satn almak'; guynu 'fena'; geder 'eek'; gerez 'iyi';

gn 'koyun'; hezik 'dvme'; man 'yabanc, mdr mir ve emsali'; marf 'nasl';
na 'ver'; yeken 'para' kelimeleri daha sonra yine Ahmet Caferolu'nun baka bir
makalesi ierisinde

'Geygellerin Gizli Dili'

balyla Eskiehir Geygellerinin

kelimeleri olarak deerlendirilmitir. Bu bakmdan yukardaki kelimelerin Abdallara


ait kelimeler olarak grlmemesi gerektii dncesindeyiz.'' 2 1 3

1.2.9.1.

TEBER DLNE (UKUROVA ABDALLARINA) AT

RNEK CMLELER

1. Abm dkede nmslyo. (Babam evde uyuyor.) (Yl.)


2. Afa mazzk olmu. (Adam yalanm.) (Yl.)
3. Afac var m? (Bileti (trende) var m?) (Kay.)
4. Afaya cavla! (Adam bak.) (Yl.)
5. Afay cavlatma, abn genniyo. (Sigaray gsterme, baban geliyor.) (Kay.)
6. Av gnat da keyniyek. (Su ver, ielim.) (Yl.)
7. Bi geben gennedinde kegi vlet dkeden derik. (Yabanc biri geldiinde, kz
evden kar, deriz.) (Yl.)

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 132-133

106

8. Bizde ginavlk olmaz, cingannar ginavlar, ne bulurlarsa gayr, havkt olsun, ghre
olsun ginavlarlar. (Bizde hrszlk olmaz. ingeneler hrszlk yapar. Yumurta, at,
artk ne bulurlarsa, alarlar.) (Yl.)
9. Cer et de keylim gennesinler. (Syle, yiyecek getirsinler.) (Yl.)
10. Cvr doum yapc. (Karm doum yapacak.) (Yl.)
11. Cvr gerez cptalyo. (Kadn gzel oynuyor.) (Gn.)
12. Cvr gerez! (Kadn gzel!) (Gn.)
13. Cvr dkeye gennet, marf ketli sana bi ey cerneyici. (Kadn eve sok. (u)
nemli adam (yabanc) sana bir ey syleyecek.) (Yl.)
14. Cvrn gmezine cavla! (Kadnn kalasna, kna bak.) (Gn.)
15. Davatta keltiler pavlat, manlar gennedi. Serliklerinin altndan bizden yana
cavlyo,

pndna

gyladklarm.

(Dnde

abdal

olmayan

kiiler

kavga

etti,

jandarmalar geldi, apkalarnn altndan bize doru bakyor(.. .)n (.. .)tiklerim.) (Yl.)
16. D dene hersit delse. (ki ekmek al.) (Yl.)
17. Dkelerde hisbi var. (Evlerde bit var.) (Yl.)
18. Dkeye genneme. (Eve girme.) (Yl.)
19. Falan afaya gennedin mi? (Falan yere gittin mi?) (Kay.)
20. Geben geliyo, nehir! (Teberceden anlayan) (Yabanc geliyor, sus!) (Gn.)
2 1 . Gehez eken pat sat olur. (Bizde esrar ien tek tk olur.) (Yl.)
22. Gennet, ketliler cavlamasn. (Onu gtr, yabanclar bakmasn, grmesin.) (Yl.)
23. Gerez peikliyorlar. (yi, gzel oynuyorlar.) (Gn.)
24. Gnavc navlad tps zantmadan desledi. (Hrsz ald ekeri kimseye
gstermeden koydu.) (Gn.)
25. Gi barlar bizim naftalar vleyikler, hemi oynayklar hemi de mndaraya
gennedikler, naftalar nehal ediklerse, gaannayklar. (Jandarmalar bizim delikanllar
yakalamlar. Hem dvmler hem de nezarethaneye gtrmler. Delikanllar nasl
yapmlar, kamlar.) (Yl.)
26. Gilve netler sizi!: (Deli sizi dver!) (Yl.)
27. Guynu peikliyorlar. (Kt oynuyorlar, oynamasn bilmiyorlar.) (Gn.)
28. Hadi genniyelim ya da ivikliyelim. (Hadi gidelim, kaalm.) (Gn.)
29. Hadi nmzlayalm. (Hadi yatalm.) (Gn.)
30. Halat gel onu! (Onu, al getir.) (Yl.)

107

31. Hezik kayd. (Dayak yedi.) (Kay.)


32. Hezinen netle ketliye! (Yabancya odunla vur!) (Yl.)
33. Hltannar gerezmi. (Yatak, yorgan temizmi.) (Gn.)
34. Hltannar uynu. (Yatak, yorgan kirli, pis.) (Gn.)
35. ki de sen cer et. (Biraz da sen syle!) (Gn.)
36. Kelti drlav cerliyo, kevi desleme. (Yabanc yalan sylyor, tavuu alma.) (Yl.)
37. Kelti var, p: cavlatma, vlet! (Yabanc var, ocuu gsterme, gtr.) (Yl.)
38. Kek girliyo. (kz alyor.) (Yl.)
39. Ketli mrarm yeken baynamyo.(Yabanc iyi

(biri) deilmi, para vermiyor.)

(Yl.)
40. Ketli mrk, nohur, cernemen, dkeye de gennetmen. (Yabanc kt, susun,
konumayn, eve de sokmayn.) (Yl.)
4 1 . Mevi keydik. (zm yedik.) (Yl.)
42. Meyi fazla keyme. (kiyi fazla ime.) (Gn.)
43. Mutumu isterim. Bi kesgin oldu. (Mjde! Bir kzn oldu.) (Yl.)
44. Nafta genne! (Hey sen, gel!) (Kay.)
45. Nafta uynu! (Adam, iyi deil, kt adam.) (Gn.)
46. Nafta metan olmu. (Adam lm.) (Gn.)
47. Nafta ne gerez. (Adam ne kadar iyi.) (Gn.)
48. Nafta tslyo. (Olan korkuyor.) (Yl.)
49. Naftay desledi. (Olan ldrd.) (Kay.)
50. Navta meyli, vlemen. (Delikanl sarho, dokunmayn.) (Yl.)
51. Navtalar kirttik. (ocuklar kestik.) (Kay.)
52. Ne duruyonuz, iki inetleyin de cer gelmesin. (Niye bo bo duruyorsunuz, aln
da laf gelmesin.) (Gn.)
53. Ortam uynu, yeken nes. (Ortam kt, bahi yok.) (Gn.)
54. Peiimi afet. (Ayam yka!) (Yl.)
55. Prdm. (Aktm.) (Gn.)
56. Prmzdan meten olduk.(Alktan ldk/acmzdan ldk.) (Yl.)
57. Pk hemi irliyo hemi kekniyo. (ocuk hem iiyor hem de glyor.) (Yl.)
58. Pkde gan durannamy. (ocuktan kan akyor.) (Yl.)

108

59. Pkler pinese girik, cmari ginavlayklar, kerledik, keynedik. zkmz gerez
oldu. (ocuklar kmese girip tavuk almlar. Kestik yedik, karnmz doydu.) (Yl.)
60. Ser misin? Serim. (Teber misin? Teberim.) (Kay.)
61. Sergehden eherafya gidiyok, yekeni baynyok, hersit, urun, zlgr, cars
haladyok,

yekenimiz prsa giresinen gdk de haladyok.

(Sabahleyin ehre

gidiyoruz, paray verip ekmek, un, bulgur, msr alyoruz. Paramz oksa giyecek ile
kap kacak da alyoruz.) (Yl.)
62. Sinan' biz kerttik. (Sinan' biz snnet ettik.) (Gn.)
63. indi kefi serine atannyacam! (imdi ta kafana frlatacam.) (Yl.)
64. Teber netle! (Davul al!) (Yl.)
65. Zahrna cavla. (Azna bak. Onu dinle!) (Kay.)
66. Zan, kelti gennedinde cer et. (Dikkatlice gzle, adam (yabanc) geldii zaman
syle.) (Yl.)
67. Zpr kekneme! (ok glme!) (Gn.)
68. Zuhun cerle! (Trk syle!) (Yl.)
69. Zuhun netle! (zurna al!) (Yl.) 2 1 4 / 2 1 5 / 2 1 6

1.2.9.2.

TEBER DLNE (UKUROVA ABDALLARINA) AT

SZCKLER

ab: 1. Baba. 2. Anne. (Yl.) (DS. C. 1) (Tbr.)


ab: Baba < Ar. eb 'baba, ata.' (Kay.) (Tbr.)
afa: 1. Nesne, ey. 2. Yapmak. 3. Polis, jandarma. (Yl.) (Tbr.)
afa: ey. (Kay.) (Tbr.)
afac: Kastedilen kii, ahs. afa kelimesine + c eklenerek yaplmtr. (Kay.) (Tbr.)
afet-:1. Ykamak. 2. Yapmak. 3. karmak. 4. Balamak. (Yl.) (Tbr.)
afet: Bala! Mzisyenlerin birlikte mzie balarken kullandklar seslenme sz. Tk.
et- yardmc fiili ve afla kurulmutur. Af'n kkeni belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)
ahl gerez: Zeki, akll. (Yl.) (Tbr.)

Yldrm ''Teber Dili'' Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 56-57.


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 136.
216
Gnen, ''Krehir, Hacbekta, Kaman ve Keskin Yresi Abdallarnn Gizli Dilleri: Teberce'' s.
1320-1321.
215

109

ana: Al! Tk. ar-tan. arla > anla > ana. (Kay.) (Tbr.)
ana-: almak. (Yl.) (Tbr.)
atana- : Atmak, frlatmak. (Yl.) (Tbr.)
av: 1. Su. 2. ay, kahve, merubat. (Yl.) (DS. C. 1) (Tbr.)
av: Su. < Far. b 'su.' (Kay.) (Tbr.)
bahana-: Bakmak. (Yl.) (Tbr.)
barh huda: Allahteal. (Yl.) (Tbr.)
baynna: Ver! Trk argosunda bayl 'de, ver.' (Kay.) (Tbr.)
bayna-bayna-: Vermek. (Yl.) (Tbr.)
bs: Saman. (Yl.) (Tbr.)
bga: Mermi. (Yl.) (Tbr.)
bulgara: Polis. (Yl.) (Tbr.)
caa: Ev. Sylenii c eklindedir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
calavkla-: Toplayp gtrmek, soymak, almak. (Yl.) (Tbr.)
cars: Msr, dar. (Yl.) (Tbr.)
cartla-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
cav: Gz. (Yl.) (Kay.) (Tbr.)
cavla: Bak! cav + Tk. la-tan. (Kay.) (Tbr.)
cavla-: Bakmak. (Yl.) (Tbr.)
cavlan-: Grnmek. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. cavla- eklinin ettirgen eklisidir. (Kay.) (Tbr.)
cavlk: Gzlk. (Yl.) (Tbr.)
cendik:

Jandarma.

Anadolu

azlarndaki cendek'in

anlam kaymasna uram

eklidir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)


cere: Bk.cerne- (Yl.) (Tbr.)
cer-cer: Sz, kelime. (Yl.) (Tbr.)
ceret: Syle! (ark) mzisyenlerde bir seslenme ifadesi. cer ve Tk. et- yardmc
fiiliyle kurulmutur. (Kay.) (Tbr.)
cerlen- cerlen-: Konumak. (Yl.) (Tbr.)
cerlenme!: Sus! (Yl.) (Tbr.)
cerne-cirne-cerle-: Demek, sylemek, ark sylemek. (Yl.) (Tbr.)

110

cvr: Kz, kadn. Kayna belirsiz. ingenece cuwli 'gen kadn' ile ilgili olmas
muhtemeldir. (Kay.) (DS. C. III) (Tbr.)
cvr-civr 1. Kadn, kz. 2. E (zevce) (Yl.) (Tbr.)
cildikli: Davul alamayan Abdal. (Yl.) (Tbr.)
cirki: Ku. (Yl.) (Tbr.)
cmari-cimari: Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
atl: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
avra: Koyun, kei. (Yl.) (Tbr.)
ii: Meme. (Yl.) (Tbr.)
im: Meme. (Yl.) (Tbr.)
oy-coy: Sopa, denek. (Yl.) (Tbr.)
oyna-coyla-: Dvmek, sopayla dvmek. (Yl.) (Tbr.)
dav: 1.Yourt. 2. Ayran. (Yl.) (Tbr.)
davat: Dn. (Yl.) (Tbr.)
desle- 1. Almak, satn almak. 2. Vurmak. 3. Saz almak. 4. Yapmak. (Yl.) (Tbr.)
desle keye!: erefe! (Yl.) (Tbr.)
deslik: Saat, kol saati. (Yl.) (Tbr.)
dest: El. < Far. dest 'el.' (Yl.) (Kay.) (Tbr.)
dbs: Tatl, bal. (Yl.) (Tbr.)
dn: Kan. Arapa dem 'kan'dan geliyor olabilir. (Kay.) (Tbr.)
dngrl: alg. (Kay.) (Tbr.)
drlav cerne-: Kandrmak, aldatmak, yalan sylemek. (Yl.) (Tbr.)
drlav: Yalan. (Yl.) (Tbr.)
dikeli: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
dolana- 1. Dolamak, sarmak. 2. Dolandrmak. (Yl.) (Tbr.)
durana-: Durmak. (Yl.) (Tbr.)
d: ki. (Yl.) (Tbr.)
dke: Ev, adr. (Yl.) (Tbr.)
dkeler: Ky, evler, adrlar. (Yl.) (Tbr.)
ede: Byk aabey. (Kay.) (DS. C. V) (Tbr.)
ede: Karde. (Abdallar hitap sz olarak kullanr.) (Yl.) (Tbr.)
ene: Ana, anne. (Kay.) (Tbr.)

111

fs: 1.Yumurta. 2. Yel (gaz) (Yl.) (Tbr.)


fsla-: 1. Yumurtlamak. 2. Yellenmek. (Yl.) (Tbr.)
fslk-tslk: Ans. (Yl.) (Tbr.)
gaanna-: Kamak. (Yl.) (Tbr.)
gahanna-: Kalkmak. (Yl.) (Tbr.)
gahme: Un. (Yl.) (Tbr.)
gaji-gaci: Kz. Geygelli Yrkleri'nde gaco, Romen ingenelerinde gac, istanbul
ingenelerinde gaco. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gali: ay. Muhtemelen Ar. galy 'kaynatma, piirme'den. (Kay.) (Tbr.)
gara: ay, kahve. (Yl.) (Tbr.)
gatrafa: Katr. (Yl.) (Tbr.)
gazanafa: Kazan. (Yl.) (Tbr.)
geben: Yabanc (yni Teber olmayan) kayna belirsiz. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
geben: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gebe: Kavun, karpuz. (Yl.) (Tbr.)
geci: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (Tbr.)
geci: Yabanc. Bk. gaji. (Kay.) (Tbr.)
geder: Eek. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
geder:

Eek.

Anadolu

azlarnda

yaygndr.

Ahmet

Caferolu'nun

'Anadolu

Azlarndan Toplamalar' kitabnda haydar 'eek' ekli de vardr. Arapa haydar


'arslan' eklinden bozulmu olmaldr. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gehez: Esrar. (Yl.) (Tbr.)
gehran: Dilencilik. (Yl.) (Tbr.)
gehran-: Dilenmek. (Yl.) (Tbr.)
gene-: 1. Gelmek. 2. Gitmek. 3.Vermek. 4. Gezmek, dolamak. (Yl.) (Tbr.)
genim: Buday. (Yl.)(Tbr.)
genne: Gel. Tk. gel-'ten deitirilmitir. (Kay.) (Tbr.)
gennet-: 1. Vermek. 2. Gtrmek. 3. eri almak, ieri sokmak. (Yl.) (Tbr.)
gerez: 1. yi. 2.Gzel. 3. Yakkl. 4. Zengin. 5. Tok. 6. ok. (Yl.) (DS. C. VI)
(Tbr.)
gerez: Gzel. Eskiehir Abdallarnda 'iyi' anlamndadr. Kkeni belirsizdir. (Kay.)
(DS. C. VI) (Tbr.)

112

gev-gey: nek, manda. (Yl.) (Tbr.)


gevri: htiyar kadn. (Yl.) (Tbr.)
gltr: Deli. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
gnat-: Vermek, uzatmak. (Yl.) (Tbr.)
gnglk: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gvat-: Oynatmak, hareket ettirmek. (Yl.) (Tbr.)
gyg: Keman, saz. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gyla-gylal cmari: Horoz. (Yl.) (Tbr.)
gzl yalman: 1. Dil. 2. Erkein cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gibar: Polis. (Yl.) (Tbr.)
gileve: Deli. (Yl.) (Tbr.)
gilve-cilve: 1. Deli. 2. Ac. 3. Biber. (Yl.) (Tbr.)
ginav: Hrsz. Orta Asya Abdallarnda genou, ginou 'hrsz.' ran ingenelerinde
genev, genew 'hrsz, soyguncu', ibranice ganav 'hrsz' kelimesinden. (Yl.) (Kay.)
(Tbr.)
ginavla-: Hrszlk yapmak, almak. (Yl.) (Tbr.)
gires: Giysi. (Yl.) (Tbr.)
girle-: Alamak. (Yl.)(Tbr.)
gdk: 1. Tabak. 2. Kap kacak. 3. F. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gh: Dk .(Yl.) (Tbr.)
ghle-gle-: Dklamak. (Yl.) (Tbr.)
ghre: At. Farsa kura 'tay'la ilgilidir. (Kay.) (Tbr.)
ghre-ghre: At. (Yl.) (Tbr.)
gt: Et. < Farsa gt 'et.' (Kay.) (Tbr.)
gt-g: Et. (Yl.) (Tbr.)
guful: Ans. (Yl.) (Tbr.)
guga: Silah. (Yl.) (Tbr.)
guynu: Kt. Anadolu azlarnda olduka yaygndr. Farsa gy 'amur, pislik'
kelimesine balanabilir. (Kay.) (Tbr.)
gdk-gck: Eek. (Yl.) (Tbr.)
genne-: Gvenmek. (Yl.) (Tbr.)
gnk: Ans. (Yl.) (Tbr.)

113

grgz: Ay. (Yl.) (Tbr.)


halat-: almak, almak, satn almak. (Yl.) (Tbr.)
harmanat: Vatansz, nfus czdan olmayan. (Yl.) (Tbr.)
havkt-harkut: 1. Yumurta. 2. Ceviz. (Yl.) (Tbr.)
hebil: p. (Yl.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hecir: ncir. (Yl.) (Tbr.)
hersit: Ekmek. (Yl.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hersit: Ekmek. epnilerde hersit, hersik. Anadolu dndaki sahada da yaygndr.
Kayna hakkndaki aklamalar doyurucu deildir. (Kay.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hezik: 1. Aa. 2. Sopa. (Yl.) (Tbr.)
hezik: Dayak. (Kay.) (Tbr.)
hezikle-: Dvmek. (Yl.) (Tbr.)
hisbi: Bit. (Yl.) (Tbr.)
hoduh: Oda, salon. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
hoy: Tuz. (Yl.) (Tbr.)
hl ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
hr et-hl et-: 1. Krmak. 2. Cinsel ilikiye girmeden sevimek. (Yl.) (Tbr.)
rf: Sa, sakal, byk, ka, kl, ty. (Yl.) (Tbr.)
inetle-netle-: Saz almak. lnl Trkedeki inle- fiilinin Anadolu azlarndaki
inne- eklinin ettirgeni olan innet-le ilgili olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
ivile: Yr! ev-, iv- 'acele etmek'ten /-i-/ eki ve bundan da /-le-/ ile tretilmitir.
(Kay.) (Tbr.)
kaf: Ta. Kayna mehul. (Kay.) (Tbr.)
ky: Ye, i! stanbul argosunda kay- 'yemek.' (Kay.) (Tbr.)
kef: 1.Ta. 2.Di. 3. Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
kefi- kevi: Kak, atal. (Yl.) (Tbr.)
kekne-: Glmek. (Yl.) (Tbr.)
kelti: Yabanc. (Yl.) (DS. C. VIII) (Tbr.)
ker-ker-kir-kir: Bak. (Yl.) (Tbr.)
ker: Bak. (Kay.) (DS. C. VIII) (Tbr.)
kerle-kerne-: 1. Kesmek. 2. Susmak. 3. Durmak. 4. Snnet etmek. (Yl.)(Tbr.)
kernet-: Snnet ettirmek. (Yl.) (Tbr.)

114

kek-kek: Kz, kz ocuu. (Yl.) (Tbr.)


key-kay-: Yemek, imek. (Yl.) (Tbr.)
keylim: Yemek, yiyecek. (Yl.) (Tbr.)
keyne-keyle- Bk. key- (Yl.) (Tbr.)
krma: Utanma! Kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
kkeri: Horoz. (Yl.) (Tbr.)
ktr: Gavur. (Yl.) (Tbr.)
man: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
marf kelti: Byk adam (yabanc), devlet grevlisi. (Yl.) (Tbr.)
marf: Byk adam (mdr, mir) vb. (Kay.) (Tbr.)
marf: Zengin, bey, aa, itibarl, tannm kii. (Yl.) (Tbr.)
mast: Yourt. (Yl.) (Tbr.)
mazk 1. Yal. 2. tibarl. 3.Byk. 4. Zengin. (Yl.) (Tbr.)
mazk kelti: htiyar (yabanc) (Yl.) (Tbr.)
mazk kek: Ya gekin kz. (Yl.) (Tbr.)
mazk kir-mazk ker: Balta, kazma. (Yl.) (Tbr.)
metan ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
meten-metan -metene: lm, l. (Yl.) (Tbr.)
metlen-:lmek. (Yl.) (Tbr.)
metlet-: ldrmek. (Yl.) (Tbr.)
mevi: zm. (Yl.) (Tbr.)
mev: zm. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
mey: ki (rak, arap vb.) (Yl.) (Tbr.)
meyli: Sarho. (Yl.) (Tbr.)
mh ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
mndara: Hapishane. (Yl.) (Tbr.)
mrar: 1. Kt; 2. irkin. (Yl.) (Tbr.)
milcan: Kirpi. (Yl.) (Tbr.)
mu:

Burun. Az szlklerinde mu et-

'koklamak'

ve muuk

'yass burun'

rnekleri vardr. Kayna belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)


naa: Hayr. (Kay.) (Tbr.)

115

na: Ka! Dzce Abdallarnda 'nas' olarak grlr. ingenece'de na, naava
'uzaklamak, gitmek' kelimesinin emir eklidir. (Kay.) (Tbr.)
nafta-navta: Olan ocuu, delikanl. (Yl.) (Tbr.)
nah-nak-na: 1. Hayr. 2. Yok. 3. Hi. 4. Az. (Yl.)(Tbr.)
nakgi: Burun. (Yl.) (Tbr.)
navta: Yabanc, bizim ocuklar. Farsa neved, nevede 'torun' ile ilgilidir.

(Kay.)

(Tbr.)
nek: Konuma! Syleme! Farsa neg 'syleme'den gelmitir. (Kay.) (Tbr.)
netle--nietle--nitle-: 1. Saz

(davul, zurna) almak. 2. Vurmak. 3. Dvmek. (Yl.)

(Tbr.)
nma: Namaz. (Kay.) (Tbr.)
nm: Namaz. (Yl.) (Tbr.)
nmsla-: 1. Uyumak. 2. Yatmak. 3. Oturmak. (Yl.) (Tbr.)
nmslat-: Yatrmak. (Yl.) (Tbr.)
nnsla: Otur! Kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
nohur: 1. Yeter! 2. Sus! (Yl.) (Tbr.)
nuhru: Allah. (Kay.) (Tbr.)
nn: Zurna. lnl Trke huni'den geldii aktr. Kelimede anlam genilemesi
vardr. (Kay.) (Tbr.)
lenne-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
vle-le: 1. Kamak. 2. Kalkmak. 3. Yrmek. 4. Gmek (g etmek). 5.
Saklanmak. 6. Gtrmek. (Yl.) (Tbr.)
vlet-let-: 1. karmak. 2. Karmak. 3. Kovalamak. (Yl.) (Tbr.)
pat: Tabanca, tfek. (Yl.) (Tbr.)
pav: Kavga. (Yl.) (Tbr.)
pavla-: Kavga etmek. (Yl.) (Tbr.)
peik: Ayak. (Yl.) (Tbr.)
peikle-: 1. Oynamak, raks etmek. 2. Kamak, uzaklamak. (Yl.) (Tbr.)
peiklik: Ayakkab, orap. (Yl.) (Tbr.)
pnt: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
pr: ok. (Yl.) (Tbr.)
prm-prim-pr:m: Am. (Yl.) (Tbr.)

116

pr-prk-: Ackmak. (Yl.) (Tbr.)


pr-pri: 1. A. 2. Alk. (Yl.) (Tbr.)
pi:ne-piyne: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
puas: Soan. (Yl.) (Tbr.)
pk: 1. Kk; 2. ocuk. 3. Bebek. (Yl.) (Tbr.)
ser: Ba. (Yl.) (Tbr.)
ser: Bizden (Teber veya Alevi gruptan olan). Muhtemelen Farsa ser 'ba'tan
gelmedir. (Kay.) (Tbr.)
sergeh: Sabah. (Yl.) (Tbr.) (Tbr.)
serihr: Kel. (Yl.) (Tbr.)
serlik: apka. (Yl.) (Tbr.)
sey: Kpek. (Yl.) (Tbr.)
srtafa: 1. Giysi. 2. Vcut, beden. (Yl.) (Tbr.)
sylene-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
syk: ne. (Yl.) (Tbr.)
av-sav: Gece. (Yl.) (Tbr.)
eherafa-seherafa: ehir. (Yl.) (Tbr.)
r: St. < Farsa r 'st.' (Kay.) (Tbr.)
v-iv: ki, esrar. (Yl.) (Tbr.)
ir: St. (Yl.) (Tbr.)
irle-: emek. (Yl.) (Tbr.)
or et-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
teber: Abdal. (Yl.) (Tbr.)
teber: Davul. (Yl.) (Tbr.)
teber: Davul. Bundan tretilen Teberci 'davulcu', Abdal grubundan bir topluluktur.
Farsa teber

'balta,

nacak'

kelimesinden gelmekle birlikte anlam deimesine

uramtr. (Kay.) (Tbr.)


teberci: Davulcu. (Yl.) (Tbr.)
teberci: Abdal. (Yl.) (Tbr.)
trn: Bir tane, tek. (Yl.) (Tbr.)
tsla-: Korkmak. (Yl.) (Tbr.)
tipiz: zm pekmezi. Anadolu azlarndan alnm olmaldr. (Kay.) (Tbr.)

117

tombu: Silah. (Kay.) (Tbr.)


tuhan-tuvan-tufan: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
tuh: Sigara. Dzce Abdallarnda tuv 'ttn'; ingenecede tuv 'sigara duman.' (Kay.)
(Tbr.)
urun: Ya. (Yl.) (Tbr.)
versinte: Yamur. (Yl.) (Tbr.)
yakana-yahanna-: Yakmak, atee vermek. (Yl.) (Tbr.)
yek: Bir. (Yl.) (Tbr.)
yeken: Para, altn. (Yl.) (DS. C. XII) (Tbr.)
yeken: Para. (Kay.) (DS. C. XII) (Tbr.)
yourdafa: Yourt. (Yl.) (Tbr.)
zahar: Az. (Kay.) (Tbr.)
zahar-zahr-zahr: Az. (Yl.) (Tbr.)
zan-: Gzlemek, takip etmek, anlamak. (Yl.) (Tbr.)
zan: Tan. (Kay.) (Tbr.)
zant: Takip ettirmek, gzletmek. (Yl.) (Tbr.)
z:la-zo:la-: Cinsel ilikide bulunmak, rza gemek. (Yl.) (Tbr.)
zk-zk: Karn mide. (Yl.) (Tbr.)
zlgr: Bulgur. (Yl.) (Tbr.)
zuhun-zukun: 1. Zurna. 2. Trk, ark. (Yl.) (Tbr.) 2 1 7 / 2 1 8 / 2 1 9

1.2.10. ERKLET ERLERNN GZL DL ERKLETE


(VARTANCA) VE KONUULDUU YERLER

Genellikle kaaklk ileriyle uraan insanlarn bu gizli dili kullandklar


sylenmektedir. Bu gizli dil ierisinde Trke dnda yabanc szckler de yer
almaktadr. Ticaret ii ile uraan insanlar kendi aralarnda gzel bir iletiim kurmak
iin bu dili oluturmulardr. Ticarette baarl olmak ve kendileri iin baz olumsuz
durumlardan korunmak iin byle bir gizli dile bavuruda bulunmulardr.

Yldrm ''Teber Dili'' Kltr Tarihimizde Gizli Diller ve ifreler, s. 58-59-60-61-62-63-64.


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 137-142.
219
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII) http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim
tarihi: 10.06.2009)
218

118

''Bu gizli dil, Kayseri'nin merkez nahiyelerinden Erkilet'te gelitirilmi ve


uzun bir sre de kullanlmtr.

Vaktiyle Erkilet halknn kaaklk yapmas

sebebiyle polis ve jandarma tehlikesi karsnda aralarnda anlamak ve nlem


alvermek iin kendilerine has tabirler ve kelimelerden bir gizli dil meydana
getirilmitir. Bu anlama vastas kaakln ortadan kalkmasyla sonralar da
Erkilet erilerinin iine yaram, gezici esnaflk yapan bu insanlar maln iyisini,
ktsn, fiyatnn durumunu mteriye ve yabanclara hissettirmeden anlatabilmek
iin kendi aralarnda bu dilden faydalanmlardr.

Erkilet erileri arasnda ite bu

220

dilin ad 'dilce' veya 'vartanca'dr.''


''Erkilet'te eski zamanlarda kimilerine gre ttn kaaklarnn, kimilerine
gre erilerin kendi aralarnda konumak iin kullandklar ve szck says olduka
snrl olan gizli bir dildir. Trke cmle yapsnn ierisine sadece farkl szckleri
yerletirmek suretiyle meydana getirilen bu dil, kelime uygun ise 'yaktrma' bir
dildir.'' 2 2 1
erilik ya da ttn kaakl ileriyle uraan baz insanlar bu erkilet dilini
kendi aralarnda kullanmlardr. Genellikle yasad iler ile uraanlar kendi
aralarnda ifreli konumaktadrlar. Ama yaptklar iten dolay yakalanmamak.
''Erkilet trklere konu olmu, Kayseri'nin sayfiye yerlerinden biridir.
Erkiletli k Hasan'n msralarnda ifade ettii 'Erkilet gzeli balar bozuyor'
msrasndan da anlalaca gibi Erkilet'te baclk bir zamanlar nem kazanm ve
zm nemli bir geim kayna olmu. Erkilet'in yeterli miktarda tahl alacak
arazisinin bulunmay Erkiletlileri ticari hayata itmi ve ok zor koullarda erilik
yaparak hayatlarn srdrmlerdir. Blgede Ermeni ve Rum tccarlardan ticareti
renen Mslman ahali, kimi rivayetlere gre onlardan kalma 'gizli bir dili'
bugnlere tamlardr. Gizli dilde ama, iki satcnn aralarnda geen konumann
mteri tarafndan anlalmamasdr. Kimilerine gre ise, ttn kaakl yaparken
zaten korku ve endieye maruz kalan insanlarn tehlikeleri birbirlerine gizlice haber
verme ihtiyacdr. Konuyla ilgili bize anlatlan rnekler ise tamamen ticari hayatla
ilgili olmutur. Bu konunun ticari hayatla balants daha sonralar ne km
olmaldr.

Mesela,

Bursa'da alveri yapan bir Erkiletli, bilmeden bir baka

220

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 111.


Burhanettin Akba, "Erkiletin Gizli Dili'',
http://www.burhanettinakbas.com/2008/02/19/erkiletin-gizli-dili/ (eriim tarihi 29.04.2008)
221

119

Erkiletli'nin dkkanna girmi ve bir maln fiyatn sormutur. Ald cevap dokuz
liradr. Erkiletli ayn maln fiyatn bir de tezgahtara sorar. Tezgahtar, nceki
konumadan haberli olmad iin 'sekiz buuk' diye cevap verir. Mal sahibi
Erkiletli, tezgahtara kzarak Erkilet gizli diliyle niin byle bir cevap verdiini sorar.
O zaman mteri devreye girerek, kendisinin de Erkiletli olduunu ve konuulan dili
anladn ifade eder.
in ilgin taraf Kayseri'de Erkilet kkenli olmayan bir ok tezgahtar, bugn
yine Erkilet'in gizli dilini kullanarak kendi aralarnda anlama yoluna gitmektedirler.
Demek ki bu dilin asl ilevi, ticarette, satcnn alcnn anlayamayaca bir dile
ihtiya duymasdr.'' 2 2 2
Erkiletin gizli dilini kullananlar bakalarnn kendi aralarndaki konumalar
anlamamalar iin bu dili gelitirmiler ve konumulardr. Aralarndaki bu ifreli
konuma aratrmaclarn konusu olmutur.
''Erkilet erilerinin gizli dilini tantan ilk yaz Kemalettin Karamete'ye
aittir. 1942 tarihli bu yazsndan sonra Kemalettin Karamete, 'Kayseri'nin irin bir
Nahiyesi' (Yeil Erkilet Dergisi, Kayseri 1942, s. 1-6) adl yazsnda nceki yazsn
biraz daha genileterek gizli dil zerinde d u r u r . ' ' 2 2 3
''Erkiletlilerin bu dile dilce adn verdiklerini belirten Caferolu, bu gizli dili
argo olarak nitelendiriyor. Erkiletlilerce 'dilce' diye adlandrlan yerli zel dil, her
eyden evvel, itimai gruplarn, mterek dil malzemesini deitirmek ve civar
muhitteki yabanc dillerden katma unsurlarla vcuda getirilen argodan baka bir ey
deildir. Caferolu'nun yazsnda deindii malzemeyi ise yazdaki bilgilere gre
Nihat etin ve Mehmet Ersoy derlemitir. Caferolu, Nihat etin'in verdii bilgiden
hareketle, Erkilet halknn kaaklk yapmas, bu arada, zaptiye ve kolcu tehlikesi
karsnda, aralarnda anlavermek ve ilk tertibat alvermek iin, kendilerine mahsus
mevcut tabirler ve kelimeler kompleksinden vcuda getirilmitir ifadesini kullanyor.
Ona gre, kaaklar arasnda balayan bu dil, kaaklarn ortadan kalkmas ile
erilerin iine yaram ve gelimitir. eriler, aralarnda, maln iyisini ktsn
ifade etmek, herhangi bir maln fiyatnn ykselip

alaldn,

mteriye ve

yabancya hissettirmeden anlatvermek iin bu 'dilce'den faydalanmlar grn

Akba, ''Erkiletin Gizli Dili''


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 111.

120

dile getiren Caferolu, halen Erkilet'te yabanclar yannda gizlice konuulmas icap
eden durumlarda bu dilin konuulduunu vurguluyor.'' 2 2 4
''Asm Yahyabeyolu, 'Anlarmda Kayseri' adl kitabnda Erkilet'in gizli
diline 'Erkilete' adn verir ve kitabnda u aklamalar yapar: Gemi yllarda
Erkiletliler ericilikle ve

bunun

yan

sra ttn

kaakl ile

geimlerini

salyorlard. Bu amala eek srtna yerletirdikleri kapaklar, it teli ya da pencere


teli ile kapl eri kasalarnn yanna byke bir harar heybe atarak ky ky
dolarlard. Sattklar ine iplik vs. karlnda aldklar un, bulgur, ya, yumurtay
bu heybede toplarlard. Ama asl ileri ttn kaakl idi. Yaptklar iin bir lde
gizlilik tamas gerektii noktasndan hareketle, aralarnda baz rumuzlar kullanma
ihtiyac duymular.'' 2 2 5
''Erkilet'in
Yahyabeyolu'nun
adlandrlrken

gizli

dili

kitabnda

bizim

Ahmet
yazarn

yazmzda

Caferolu'nun
kendi

imlasna

'Vartanca'

olarak

yazsnda
gre

'Dilce',

'Erkilete'

adlandrldn

Asm
olarak

syleyen

Burhanettin Akba, Bunun sebebi ise, Erkilet Yukar Mahalle'de kaynak kiilerle
yaptmz grmelerde zellikle kaynak kiilerimizden Rt Bilgin'in bu dile
Vartanca dendiini ifade etmesi olmutur. Erkilet gizli dilinde de geen bu kelime
vartan (vatan) kelimesine dayanyor.

Gizli dilde geen

'Vartanl' ifadesi ise

hemehri, yani Erkiletli anlamna geliyor. Byle olunca, Rt Bilgin'in ifade ettii
'Vartanca', 'Erkilet dili' veya 'Erkilet'in gizli dili' anlamnda kullanlmaktadr.
Bunun yan sra Erkilet'in 'Vartan' adn tayan bir ky de mevcuttur.'' 2 2 6
Erkilet gizli dili

halk arasnda fkralara bile konu olmutur: ''Bir kydeki

ahbaplarna misafir olan iki eriyi, ev sahibi hobele karlayarak istekleri zerine
buz gibi su ikram etmi. Aradan bir zaman gemesine ramen 'a msnz, tok
musunuz' dememi.

erilerden biri, tekine: Mandrac da secrne avzn,

delolanna ge, demi. Erkilet gizli dilindeki bu cmlenin aklamas yle: Ev


sahibi su ikramnda iyi, ekmek konusunda kt.
Erkiletli'nin biri, uzak bir ehirden ya siparii vermi. Mal, kamyona
yklenmi

Erkilet'e

gelecek.

Bu

srada,

uzak

ehirdeki

bir baka

Erkiletli,

Kayseri'deki Erkiletli'ye haber telgrafla gelen yan kalitesi olduunu telgrafla haber
Akba, ''Erkiletin Gizli Dili''
Akba, ''Erkiletin Gizli Dili"
Akba, ''Erkiletin Gizli Dili''

121

vermi: pi gi kt, kamyonu tedir Aklamas: Ya kt kt, kamyonu geri evir.


Bu telgraf alan Erkiletli, bozuk mal almaz geri gnderir.
Erkiletli'nin biri
selamlam:

Selam

baka bir ehirde

aleykm

ca

efendiler!

bilmedii

bir toplulua

Aklamas:

Selam

girmi

aleykm

ve
eek

efendiler! O toplulukta da Erkiletli biri varm, konuan anlayp cevaplam hemen:


Aleykm selam can galakls. Aklamas: Aleykm selam, eein by. Adam,
2 2 7

o toplulukta Erkiletli birini dnmedii iin aakalm.''


Zamanla insanlarn kendi aralarndaki ifreli konumalar, fkralara bile konu
olmutur. nsanlarn bandan geen gerek ama bir o kadar da gldrc olaylar
zamanla fkra haline gelmitir.
''Ali Rza nder de 1947 ylnda 'Erkilet Dili' adyla yazd yazsnda bu
dile ait 34 kelimeyi yaynlamtr. Nevzat zkan, bu konuyla ilgilenen bir dier
aratrmacdr. Makalesinde amacn rnek cmlelerin ve mevcut kelime hazinesinin
geniletilmesi, Anadolu azlar ve dier gizli dillerle karlatrlmas, Erkilet Gizli
Dili zerindeki 'Ermenilerden kalma' intibann silinmesi olarak aklayan Nevzat
zkan,

Ahmet

eklemitir.''

Caferolu'nun

yaynladklarna

ek

cmle

ve

22

kelime

228

Aratrmac yazar Burhanettin Akba, Erkilet erilerinin kullandklar dil


zerinde geni bir alma yaparak bizlere tantmaya almtr. Yazar, Trke
szcklerin

dnda

yabanc

szcklerin

de

kullanldn

tespit

etmitir.

Bu

szcklerin ierisinde hangi dile mensup olduu bilinmeyen szcklerin de var


olduunu belirtmektedir.
''Burhanettin Akba, erkilet gizli dilindeki kelimelerin kkeni hakknda u
bilgileri verir; Erkilet gizli dilinde bugne kadar yaplan aratrmalarda 77 kelime
tespit edilmitir. Bu kelimelerden 34 tanesi Trke, 17 tanesi Ermenice, 7 tanesi
Farsa, 3 tanesi Arapadr. Kayna belli olmayan kelime says ise 18'dir.''

2 2 9

Akba, ''Erkiletin Gizli Dili''


Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 111.
Akba, ''Erkiletin Gizli Dili''

122

1.2.10.1.

ERKLET ERLERNN GZL DLNE AT CMLE

RNEKLER

1. Avzn ile, gi etme. (Fiyat ok syle, karma parasn al.) (Kay.)


2. Bzdh, diyo arhadana, sen te, dablara cev, kevik; delolan da tedir. (Olum,
diyor arkadana, sen git, atlara arpa, saman; (bize de) ekmek getir.) (Kay.)
3. Bizdik, temi, ca geetmi. (Olu gelmi, adam kartm.) (Kay.)
4. Bize buradan acaba partal teecek mi, temiyecek mi? (Bize buradan acaba yatak
verecekler mi, vermeyecekler mi?) (Kay.) (Akb.)
5. Bizim ca bizdikler avzn danalara gielirken uzun ase tedi. (Bizim genler
gzel kadnlara bakarken otobs kalkt.) (Kay.)
6. Ca partal ykacak, gi etmeyin. (Adam mal alacak, karmayn.) (Kay.)
7. Calarn geviyi geelmi. (Hayvanlarn saman azalm.) (Kay.)
8. Curuna da avzn, delonanna da avzn ya, danalar getti yun. (Suyuna da bol,
ekmeine de bol ama, kadnlar gitti ykanmaya.) (Kay.)
9. iziine avzn ile. (Senede (paray) ok yaz.) (Kay.)
10. Deliolan douyor musun? (Yemek yiyor musun?) (Kay.)
11. Gav sejurna da avzn deliolana da avzn amma danalar yunaa gitti. (Adam,
kahveye de bol (verir), ekmee de bol (verir), ama kadnlar ykanmaya gitti.) (Kay.)
12. Gav sejurna da avzn, amma deliolana gemi. (Adam kahveye de bol (verir),
amma ekmee kt vermiyor). (Kay.)
13.Danalar yunaa gitti.(Kadnlar yunaa gitti.) (Akb.)
14. Bzdh, sen te, dablara cev, kevik tedir. (Olum sen git, atlara arpa, saman
getir.) (Akb.)
15.Avzn dana. (Gzel kadn.) (Akb.)
16. Patlangl ca. (Silahl adam, jandarma, asker veya polis.) (Akb.)
17. Avzn gav. (nemli adam, vali, kaymakam vs.) (Akb.)
18. Mandrac curuna avzn, delolanna ge. (Oda sahibi suyuna iyi, ekmeine kt.)
(Kay.) (Akb.)
19. Partal gi kt, gidoru ykma. (Mal bozuk kt, paray gnderme.) (Kay.)
20. Sarolana sokum tedirdin mi? (Tfee kurun srdn m?) (Kay.) (Akb.) 2 3 0 / 2 3 1

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 115-116.

123

1.2.10.2.

ERKLET ERLERNN DLNE AT ERKLETE

SZCKLER

aci: Biber (ac ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)


aci: Biber < ac + ii. Azeri azlarnda da isti + ot <istot < isot kelimesi iki
unsurdan meydana gelir. (Kay.) (Erk.)
agi: Kaput (a ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gii: Kaput bezi < a + ii. (Kay.) (Erk.)
an kin: Kadn. < Erm. an kin 'ndir, paha biilmez, kymetli.' 'kymetli kadn'
manasnda olmak zere, Bugnk Ermenicede ankine kelimesi kullanlr. (Kay.)
(Erk.)
ankin: Kadn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
at kula: ki. At kulann ift olduu dnlerek tretilmi olmaldr. (Kay.) (Erk.)
atklk: Tuvalet, hel. (Kay.) (Erk.)
atkla te-: Tuvalete gitmek. (Kay.) (Erk.)
auzun dve: Gen, gzel kz. (Kay.) (Erk.)
auzun ile: Ye, harekete ge, yap, ile, ve emsali gibi manalarda kullanlr. (Kay.)
(Erk.)
avgt: Yumurta. < Erm. havgit < hav + git 'tavuk mahsul'

kelime bandaki h-

sesinin dmesi ve i'nin ahenkletirilmesiyle vcuda getirilmitir. (Kay.) (Erk.)


avgt: Yumurta. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
avzn dana: Gzel kadn. (Kay.) (Erk.)
avzn gav: Ehemmiyetli adam. (Kay.) (Erk.)
avzn: Bol, iyi. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. 1) (Erk.)
avzn-auzun: 1. Bol, iyi, zararsz, ho vesaire gibi her iyi eye ve harekete auzun
tlak olunur. (Kay.) (DS. C. 1) (Erk.)
avznla-: Pahallamak, kymetlenmek. (Kay.) (Erk.)
banayk: Koca. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
bet: Kt, irkin < Far. bed 'kt, irkin.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
bezrik: Bk. bzdh. (Kay.) (Erk.)

Akba, "Erkiletin Gizli Dili''

124

bzdh: ocuk. (Erm.) (Akb.) (Erk.)


bzdh-bizdik: ocuk, ehemmiyetsiz kimse, tehlikeli olmayan kimse. <Erm. bzdik
'ufak.' (Kay.) (Erk.)
bir avzn hbk: Yz. (Kay.) (Erk.)
bir hbk: Yirmi. (Kay.) (Erk.)
cam: Ayna < Far. cm 'cam.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
canp-ambu-amp-ampi: zm. <Erm. ami 'kuru zm' kelimesinden
tremesi muhtemeldir. (Kay.) (Erk.)
ca bizdik: Eekolu eek. (Kay.) (Erk.)
ca: Eek, insan. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ca-a: 1. Eek ve umumiyetle hayvan. 2. nsan (hakaret kastyla). Mehmet Ersoy'a
gre: Umumiyetle kelime 'memur, adam, insan' manlarndadr. 'Eek, hayvan'
manalarnda kullanlan kelime ise cas'dr.

< Ar. cah 'spa' (Kay.) (Erk.)

can birisi: Ahmak, cahil, aptal, bn. (Kay.) (Erk.)


can au: Eein tenasl leti. (Kay.) (Erk.)
can gulahls: Budala insan, ahmak. (Kay.) (Erk.)
cesel-: Tedbirli, ihtiyatl olmak, saknmak. (Kay.) (Erk.)
ceselmek: Tedbirli. (bsz.) (Akb.) (Erk.)
cev: Arpa. (Far.) (Akb.) (DS. C. III) (Erk.)
cev-kev: Arpa. Far. cev arpa. (Kay.) (DS. C. III) (Erk.)
czii: Yaz (cz ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
czi: 1. Yaz <czk +ii. 2. Senet. (Kay.) (Erk.)
cobuk: Denek. (Kay.) (Erk.)
cur tedir!: Su ver! (Kay.) (Erk.)
cur: Su, ayran < Erm. ur 'su.' Alaam (Bolu) Elekilerinin dillerinde tpk
Ermenice'de olduu gibi yalnz 'su' manasndadr. 'ayran' mecazidir. (Kay.) (Akb.)
(Erk.)
ambu: zm. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
ant gezmek: Beraber erilik etmek. (Kay.) (DS. C. III) (Erk.)
av: erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
av-au: Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
ray: Ik. < Far. era

'k'; kayseri ra 'lamba' (Kay.) (Akb.) (Erk.)

125

ray sndr-: I sndrmek. (Kay.) (Erk.)


ik: Yok. < Erm. a 'yoktur.' Alaam (Bolu) Elekilerinde ka 'yok.' (Kay.)
(Akb.) (Erk.)
ikel-: Bulunmamak, olmamak. (Kay.) (Erk.)
ormu: Et. < Erm. or + mis 'kuru et.' (Kay.) (Erk.)
dab: At. < Ar. dovo, dava (?) at'tan tremitir. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
dama-dama: Kadn < Ar. danap. Orta Asya Abdallarnn dilinde 'kadn.' (Kay.)
(Erk.)
dana-dana: Zevce manasnda olmak zere dana, danap, danak'tr. (Kay.) (Erk.)
dana: Kadn. (Ar.) (Akb.) (DS. C. IV) (Erk.)
delolan: Ekmek (deli olan) mecazi anlamda. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dellan-deliolan: 1. Ekmek. 2. Yemek. (Kay.) (Erk.)
dellanl ikel-: Ackmak. (Kay.) (Erk.)
deslen-: Sz amak, giri yapmak. Bu manada pazarlk iin kullanlr ve ekseriyetle
emir eklindedir. < Erm. desnevil 'grmek, anlamak' tan tremesi muhtemeldir.
Eskiehir Abdallarnn 'gizli dil'inde 'satn almak.' (Kay.) (Erk.)
deslenmek: Sz amak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
devir-: Uyu, pazarl bitir, ver. Ayn manada yh. (Kay.) (Erk.)
devirmek: Uyumak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
d-: Yemek yemek. Azer argosunda de- 'yemek, yemee saldrmak.' (Kay.)
(Erk.)
dymek: Yemek. (Azeri argosu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dumanl: Pilav. Dier telaffuzu dumanl. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
dmanl: Bk. Dumanl. (Kay.) (Erk.)
dve: Kz, kz ocuu. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
enayiotu: Sigara. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
enytu: Sigara, ttn. < enayi + otu. (Kay.) (Erk.)
engez: 1. Sr. 2. Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
engez: Sr. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
engezle-: 1. iftlemek. 2. Karmak. (Kay.) (DS. C. V) (Erk.)
engezlemek: Gizlemek, karmak, iftlemek. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. V) (Erk.)
galah: Cep, dii hayvan. (Kay.) (Erk.)

126

galgal: Kpek. kalgal < kangal 'kangal kpei' kelimesinden. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gasar: Sus, dikkat, sz kes (ki bakas anlamasn). (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gasavan: Yalan sylemek. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
gasavan-kasavan: Yalan sylemek. (Kay.) (DS. C. VIII) (Erk.)
gav-kav: 1. Jandarma, polis, beki. 2. Bay. 3. Tehlikeli adam. (Kay.) (Erk.)
geelmek: Serte hareket etmek. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
ges: Peynir. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ge: 1. Kt, fena. 2. Zararl. 3. irkin vs. gibi birok menfi manalarda kullanlr. <
Erm. ke 'fena'; eski Erm. le. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
geel-: Serte hareket etmek. (ekseriyetle emir ekliyle kullanlr.) (Kay.) (Erk.)
geele-: Ucuzlamak, herhangi bir mal ve eya iin fiyattan dmek. (Kay.) (Erk.)
geelemek: Ucuzlamak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
geen: Korkak. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
geet-: Ayrmak, bozmak, yattrmak, uyarna gitmek. Daha fazla emir hali
kullanlr. (Kay.) (Erk.)
geetmek: Ayrmak, bozmak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
gelik: Korkaklk. (Kay.) (Erk.)
gevrek: Kfir, gavur. (Kay.) (Erk.)
gdor: Para, Dzce Elekilerinin dilinde gudor 'para, sikke.' (Kay.) (Erk.)
gidor: Para. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
gi: Aptal, bn < Far. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
giel-: Bakmak. (Kay.) (Erk.)
giet-: Karmak. (Kay.) (Erk.)
gubuduh: Yalan, mbalaa. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gubuduh-kubuduk: Ataan, atmasyoncu; asl telffuzu. (Kay.) (Erk.)
gubuz: Mbalaac. (Tr.) (Akb.) (DS. C. XII) (Erk.)
gubuz-kubuz: Ataan, atmasyoncu, asl telffuzu kubuz. (Kay.) (Erk.)
guma te-: Hacca gitmek. (Kay.) (Erk.)
gveli: Yalan. (Kay.) (Erk.)
gveliye te-: Yalan sylemek. (Kay.) (Erk.)
haner: ne. < Far. haner 'kama, haner.' (Kay.) (Erk.)
h: ok, var. (Kay.) (DS. C. VII) (Erk.)

127

hbk yavrusu: eyrek, be. (Kay.) (Erk.)


hbk: Mecidiye. (Kay.) (Erk.)
iki hbk: Krk. (Kay.) (Erk.)
imam suyu: ki. (Kay.) (Erk.)
kav: Jandarma, polis, beki. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kepenek: Kat para. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
kermir: Kzlba. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
kermir-germir: Kzlba. (Kay.) (Erk.)
ke: Peynir. (Tr.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
ke-ge: Peynir. (Gaziantep) yourt ve dme ile yaplan bir yemek. (Kay.) (DS. C.
VIII) (Erk.)
kevik: Saman. (Tr.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
kevik-kevk: Saman. (Kay.) (DS. C. VIII) (Erk.)
kr-: iftlemek. Burdur ve Mula Kalayclarnn argosunda olmak, getirmek. (Kay.)
(Erk.)
krmak: iftlemek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kire: Un. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
kkerua: Bit. (kker ua) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kkeru: Bit. < kker + ua; Kker, Krehir'e bal bir ky addr. (Kay.)
(Erk.)
kunup suyu: orba. (Kay.) (Erk.)
kutuk suyu-ktk suyu: Pekmez, arap. < ktk + suyu. (Kay.) (Erk.)
kutuksuyu: Pekmez (ktk suyu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
mandra: Misafir odas, oda. < Yun. mandra; tal. mandra. Yunanca kelimedeki -n-, d- asimilasyonu zerine, Trk argosunda 'adi, kt, menfur' manalarnda olmak
zere marda telaffuz eklini almtr. (Kay.) (Erk.)
mandrac: Ev, oda sahibi. (Kay.) (Erk.)
mandracnn dvesi: Ev sahibinin kadn. (Kay.) (Erk.)
matah: Mal, sat eyas < Ar. met. (Kay.) (DS. C. XII) (Erk.)
mazn: Yourt. < Erm. madzun. (Kay.) (DS. C. IX) (Erk.)
mazin: Yourt. (Erm.) (Akb.) (DS. C. IX) (Erk.)
melek ii-melerii: Koyun. (Kay.) (Erk.)

128

melei: Koyun (melemekten) (Tr.) (Akb.) (Erk.)


melei: Koyun < mele + ii. (Kay.) (Erk.)
mez: yi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
mezmur:1. Kadn ve erkein cinsiyet uzvu. 2. Mermi. 3. Yal. < Ar. mezmr 1.
Kavalla sylenen ilhi; 2. Hz. Davud'a inen Zebur'un surelerinden her biri. (Kay.)
(Erk.)
nakl: Kete. (Kay.) (Erk.)
l-: 1. Ykleri ykmak. 2. Uyumak. (Kay.) (Erk.)
lmek: Ykleri ykmak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ln: Ykleri ykn! (Kay.) (Erk.)
partal: Elbise, manifatura. (aatayca) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
partal: 1. Yatak. 2. Elbise. 3. Manifatura. Burdur ve Mula Kalayclar argosunda
'elbise' (Kay.) (Erk.)
patlang: Tfek, tabanca < patla- (Kay.) (Akb.) (DS. C. XII) (Erk.)
patlangl: 1. Silahl, tfekli bulunan kimse. 2. Jandarma, kalem, alelumum tehlikeli
ahs. (Kay.) (Erk.)
pembe: Yn < Far. penbe 'pamuk.' (Kay.) (Erk.)
pi: Ya. (Far.) (Akb.) (DS. C. IX) (Erk.)
p-piy: Ya < Far. Azer ve Van azlarnda 'i ya.' (Kay.) (Erk.)
pos: Otobs. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
saramet: Mavzer (sar ahmet) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)
sarmet: Mavzer < sar + ahmet; patlang kelimesi, bu suretle, daha fazla 'tabanca'
iin kullanlmaktadr. (Kay.) (Erk.)
sarlan: Mavzer < sar + olan. (Kay.) (Erk.)
sarlan somunu: Tfek mermisi. (Kay.) (Erk.)
secur: Kahve. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
secur-sejur: 1. Ya. 2. Kahve < Erm. sev + cur 'siyah su.' Alaam Elekilerinin
dilinde sevcir 'kahve' 3. Su. (Kay.) (Erk.)
sessiz martin: Metre. (Kay.) (Erk.)
sanboku: akmak ta. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
sim: Para, lira. < Far. sm 'gm.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
sokum: Mermi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)

129

somun: Tfek mermisi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)


sorun uf: Bulgur. (Kay.) (Erk.)
sorun: Buday. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
sz-: 1. ki imek. 2. Sigara imek. (Kay.) (Erk.)
szmek: ki imek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
or ver-: Yarenlik etmek, sohbet etmek, anlatmak. (Kay.) (Erk.)
bet: Pislik. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
r: St. < Far. r 'st.' (Kay.) (Erk.)
tedir-tedir-: Getirmek, asl manas bu olmakla beraber, birok eitli manalarda da
kullanlr. En ok istifade edilen kelimelerden biridir. (Kay.) (Erk.)
terzi: plik < Far. derzi 'terzi, elbise biip diken kimse.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
te-tey-te-: Erimek, vasl olmak, gitmek gelmek, vermek gibi birok manalarda
kullanlr. Azeri azlarnda dey- (Kay.) (Erk.)
teydirmek: Getirmek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
teymek: Erimek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
tfan-tifan-tfan: Ttn, sigara < Ar. duhn. (Kay.) (Erk.)
tfan: Ttn, sigara. (Ar.) (Akb.) (Erk.)
tydr-: Vermek (rvet vesaire iin kullanlr) (Kay.) (Erk.)
tydrmek: Vermek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
usg: Altn. (Kay.) (Erk.)
uzun ase: Otobs. (Kay.) (Erk.)
sg: Altn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
vartan: Erkilet, vatan, yurt. < Ar. vatan. (Kay.) (Erk.)
vartanca: Erkilet gizli dili. (Kay.) (Erk.)
vartanl: Hemehri. (Kay.) (Erk.)
vartanl: Hemehri (vatanl) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
vur-: almak, gstermeden almak. (Kay.) (Erk.)
yanlama: Kurt. (Kay.) (Akb.) (Erk.) (Erk.)
yh-yk-: 1. Uyumak, pazarl bitirmek. 2. Vermek. 3. Devretmek. (Kay.) (Erk.)
yiv: Kadnlar iin kullanlan cinsiyetle ilgili bir kelime (bu kelime de anlam
deitirilerek kullanlan kelimelerdendir.) (Kay.) (Erk.)

130

yoz: Bit. (Kay.) (Akb.) (Erk.) 2 3 2 / 2 3 3 / 2 3 4

1.2.11. GEZGN SATICILARIN GZL DL HAZEYNCE VE


KONUULDUU YERLER

Malatya ilinin irin bir ilesi olan Darende blgesinde konuulan Hazeynce
gizli dili insanlar arasndaki ticari ilikilerden doduu da sylenebilir. zellikle
ticaret iiyle uraan ger gezgin satclar kendi aralarnda bir birlik ve dzen
salamak amacyla bu gizli dili meydana getirmilerdir.
' ' B u blmde Malatya ilinin Darende ilesinde gemite erilik yapan
birka neslin kulland ve bugn unutulmaya yz tutmu olan dile ait topladmz
malzemenin deerlendirilmesi yaplacaktr. Bu dile yre halk tarafndan 'Hazeynce'
veya 'Ali'nin Uann Tekellimi' ad verilmitir. Darende'de konuulan gizli dil,
erilikle megul olan insanlar arasnda belirli bir kelime hazinesi ile bakalar
tarafndan bilinmesi istenmeyen ilerin rahat bir ekilde yaplabilmesi ihtiyacndan
domutur. Darende'de Tohma havzasnda yerleik olarak yaayan Boyrazua,
Gurdua,

Tatarua,

obanua,

Gasmua

gibi

airetlerin

arasnda

Gallangua da bulunmaktadr.
Kendilerine 'Alininua' da diyen Gallanguakllar geimlerini sanat,
ticaret ve hekimlikle zellikle gz ve di hekimliiyle temin etmilerdir. Uratklar
sanat daha ok ilingirlik ilerine dnktr. ak, bak, keser, satr, balta gibi
letlerin

bilenmesiyle

uramlar,

ayrca

toka,

srmedenlik

gibi

sslenme

eyalarnn yapm, akmaklarn tamiri gibi ileri de yapmlardr. Bunlarn bir ksm
da eridir. Bunlar da matah dedikleri attariyeleri satmlardr. Sanat ve hekimlikte
mahir olan bu insanlar mesleklerini yapabilmek ve para kazanabilmek iin gurbete
kmlar,

Balkanlara,

Kafkaslara,

Suriye

ve

Irak'a

kadar uzanabilmilerdir.

Kullandklar gizli dilin kelime hazinesinde yer alan kelimelerden bu durum


235

kolaylkla anlalmaktadr.''

232

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 117-130.


Akba, 'Erkiletin Gizli Dili''
234
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII) http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim
2 arihi: 10.06.2009)
235
Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 5.
233

131

Darende ve blgesinde yaayan ericiler konutuklar Hazeynce dili ile


ticaret ilerinde kendilerine kolaylk salamlardr. Yabanc insanlara kar ticari
srlarn bu gizli dil vastasyla hep saklamlardr. Kendi aralarnda mkemmel
derecede bir rgtlenmenin olduunu sylebiliriz.
' 'Bu dilin zellii ve gizlilii gnlk hayatta, ticari ilikilerde baz kavramlar
farkl kelimelerle ifade etme konusundaki zorlamadan ileri gelmektedir. Bilhassa
Darendeli gezgin satclarn aralarndaki dayanma ve ticari menfaat gzetme
yabancya kar mesleki srlarn saklanmas, hemehrilik duygusunun glenmesi
bakmlarndan dikkate deer bir rol stlenmektedir. Byk bir ihtimalle ortaya k
sebebi ve hatta amac da budur diyebiliriz. Kaaklk yllarnda zabtiye, jandarma,
polis gibi kanun temsilcilerinin kontrol ve basknlarn nceden birbirlerine haber
vermek (Gnmzde de belediye zabtas), uyandrmak, maln kalitesi, fiyatlarn
ayarlanmas 'Hazeynce' ile konusup anlaarak yaplmaktadr. Bunu yaparken de
yanlarndaki misafir ya da msteriye hi bir sey sezdirmeden yapmak gerekmektedir.
Snrl kelime daarcna ramen Hazeyince ile bu i olduka pratik ve etkili bir
biimde gereklemektedir. Bu dil Darendeliler arasnda adeta parola durumunda,
hemehrilik duygularnn da teminat konumundadr. Bilhassa gurbetteki Darendeli
iin Hazeyince'nin rol daha da ne kmaktadr.'' 2 3 6
''Darende yresinin insanlar alkan ve beceriklidir. Topu Hasan isimli bir
pratik gz hekiminin becerisi buna gzel bir rnektir: Balaban kasabasndan Topu
Hasan Efendi 93 Harbi'nde (1876) Ruslara esir der. Esir olarak bulunduu
gnlerde Rus sava bakan esirleri denetlemeye gelir. Bakan elinde bir baston,
kolunda yardmcsyla esirleri denetlemektedir. nlerinden geerken Topu Hasan
Efendi bakann gzlerinin hasta olduunu fark eder ve yanndaki arkadana unlar
syler:
Kebir saltatn covlar kesnelemi. Hazeyn zm bu covlan hadidler.
Konumada geen saltat kelimesi yabanc gelmediinden bu konuma Rus
bakann dikkatini eker, bu esirin kim olduunu ve ne dediini sorar. Hasan Efendi
de:
Ben Osmanl Saray Hekimiyim, Efendinin gzlerinden rahatsz olduunu
anladm. Bunu tedavi edebilirim, diye cevap verir. Bakann istei zerine Hasan
236

Cemil Glseren, ''Darende'nin Gizli Dili: Hazeynce'', http://www.sosbil.aku.edu.tr/dergi/II2/13cemil-gulseren.pdf (eriim tarihi 22.02.2009)

132

Efendi onu gzlerinden ameliyat eder ve salna kavuturur. Bakan da hatra


olmas iin karp kendi saatini Hasan Efendi'ye armaan eder.
Darendeliler alkan

olduklar

kadar kltrl ve

okumu

insanlardr.

nanlar da tamdr. Gerektiinde cemaate imamlk da yaparlar. Bir gn cenazesi


olan bir ky halk namaz kldracak imam bulamaz. Uzaktan bizim Darendelileri
grnce imam geldi diyerek sevinirler. Ancak gelenler iinde imam yoktur.
Kyllerin srar zerine biri mecburen ama becerikliliini gsteren ve iinde sdece
baz yer isimleri geen u ibareyi syleyerek namaz kldrr: 'Havut ellezine, gdl
basarne ve isbekcurune, mdi ya gafiln.'' 2 3 7

1.2.11.1.

HAZEYNCE'YE AT RNEK CMLELER

1. Hazeyn Zengili mi? (Adam Darendeli mi?) (Kay.)


2. Boranck tekellime arif oluyor mu? (ocuk konumay anlyor mu?) (Kay.)
3. Velehu hazeynler kesne. Cort cort nreleme. (Bu adamlar iyi deil. Kt
konuma.) (Kay.)
4. Beyite saltat esiyormu, gi edelim. (Eve jandarma geliyormu, gidelim.) (Kay.)
5. Kebir saltadn covlar kesnelemi. Hazeyn zm bu covlar hadidler. (Byk
askerin gzleri ktlemi. Len, ben bu gzleri aarm.) (Kay.)
6. zm kitir nreledim. Hazeyn de hindik estiriyor. Gi edecek. Ne nreliyorsun?
Gi ettirme hazeynin talrn! (Ben ok istedim. Adam da az veriyor. (Yoksa)
gidecek. Ne sylyorsun? Adamn parasn karma!) (Kay.)
7. Hazeynin aynlar cortlayor. Kepecek. Beyittekiler reketlerken gariyeden gi
edelim. Sen hasbiyi moy yeslemek iin estir. zm de eserim. (Adamn gzleri
ktleiyor. lecek. Evdekiler yatarken kaalm. Sen at su vermek iin gtr, ben de
gelirim.) (Kay.)
8. Hazeyn, cinigin (tillenin) gademlerine arif ol! (Len, kzn bacaklarna dikkatli
bak!) (Kay.)
9. Hazeynin aynlar cortlat. Kesneleiyor. Arif olurlarsa bizi kepitirler. Hazeynler
lvmlerken gi edelim. zmze talrlar da yeslediler. (Adamn gzleri ktleti,

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s . 5-6.

133

(iyice) ktleiyor. Anlarlarsa bizi ldrrler. Adamlar uyurlarken kaalm. Bize


paralan da verdiler.) (Kay.)
10. Hazeyn caan teki. Kilap hazeyin ! Caa hazeyin! (Adam eein biri. Kpek
herif ! Eek herif!) (Kay.)
11. Hazeyn dohan estir ! (Len, (bir) sigara getir.!) (Kay.)
12. Tille cort girleiyi. (Kadn ok ana fine yapyor.) (Kay.)
13. Cinik milah (milih)! (Kz gzel !) (Kay.)
14. Cinik cort! (Kz irkin, yaramaz.) (Kay.)
15. Talr estir! (Para ver!) (Kay.)
16. Talr yes mi? (Para var m?) (Kay.)
17. Lotahnn meyi kitir, abn kesne, hindik. (Oda sahibinin suyu ok, yemei kt,
az.) (Kay.)
18. Mey de kitir, abr da kitir ama, tilleler gi etmi. (Su da ok, yemek de ok ama
kadnlar gitmi.) (Kay.)
19. Lotah zmze selavur estirecek mi? (Oda sahibi bize yatak getirecek mi?)
(Kay.)
20. Boranck hasbiye, aaa aar, zmze de abr estirecek. (ocuk ata, eee arpa,
bize de yemek getirecek.) (Kay.)
21. Millih tille. (Gzel kadn.) (Kay.)
22. Caalarn hubuslar hindiklemi. (Eeklerin yemi azalm.) (Kay.)
23. Abr eklediyor musun? (Yemek yiyor musun?) (Kay.)
24. Bangeli saltat. (Tfekli jandarma.) (Kay.)
25. Bangeye dom zladn m? (Tfee kurun srdn m?) (Kay.)
26. Kebir hazeynmi. (Byk adamm.) (Kay.)
27. Milih tekellim nrelerler. (Gzel szler syler.) (Kay.)
28. Hazeyn, tille gikinci arif ol! (Len, kadn hrsz, dikkatli ol!) (Kay.)
29. Hazeyn arif oluyor, gi ol! (Adam farkna vard, uzakla!) (Kay.)
30. Hazeyn! Hazeyndir h ! (Len, Darendelidir ha.) (Kay.)
31. Zlandr! (Biraz daha ver !) (Kay.)
32. Abr milih. (Yemek gzel.) (Kay.)
33. Hindik zlandr! (Az ver!) (Kay.)
34. Sakatlar esti, cortlama! (Zabta geldi, bozuntuya verme, kar gelme!) (Kay.)

134

35. Hazeyin reketleyek. (Len, yatalm.) (Kay.)


36. Hazeyin pullo esiyor, bengeyi gi et! (Polis geliyor, tabancay sakla!) (Kay.)
37. Hazeyin dobur abr yes, es! (Len, iyi yemek var, gel!) (Kay.)
38. Lok hazeyin zl, kitir nrele! (Len, adam zengin, ok syle. Fiyat aa
syleme!) (Kay.)
39. Lk hazeyin estirmez, hindik nrele! (Len, adam vermez, dk syle. Dk
fiyat ver.) (Kay.)
40. Hazeyin dohann yes mi? Estir de pleyek. (Sigaran var m? Ver de ielim.)
(Kay.)
4 1 . Hazeyin, zahmma ge, bangeyi zme yesle. (Len, arkama ge, tabancay bana
ver.) (Kay.)
42. Beyitte kilab var, gi olma (esme)! (Evde kpek var, gitme!) (Kay.)
43. Nrelesem de esme! (Sylesem de gitme!) (Kay.)
44. Ka hat yesleyecen? (Ne kadar vereceksin?) (Kay.)
45. Hazeyinin beytine esek, reketliyek. (Adamn evine gidip yatalm.) (Kay.)
46. Beyte gidek mihmanlayak. (Eve gidelim, (sizi) misafir edelim.) (Kay.)
47. Hazeyin gilor yesliyo. (Adam kumar oynuyor.) (Kay.)
48. Hazeyin dohan plyo. (Adam sigara iiyor.) (Kay.)
49. oun cort mu? (Gzn kt m? iyi grmyor mu?) (Kay.)
50. Fehmine rhlarm. (Azna ederim.) (kfr) (Kay.)
51. Irhm ttsle! (Bokumu kokula!) (kfr) (Kay.)
52. Irbm t! (Bokumu ye!) (kfr) (Kay.)
53. O abrcnn biri. (O yiyicinin biri.) (Kay.)
54. Kademi mamprladm, gi oluyom. (Ayakabby aldm, gidiyorum.) (Kay.)
55. Han tam hamseiik, caa damna gi ol. (Han odas belik, eek ahrna git!)
(Kay.)
56. Gilleyemezse n'olacak? (Olan iftleemezse ne olacak?) (Kay.)
57. Caa moydan gelene kadar hatab yersin. (Eek sudan gelene kadar sopay
yersin.) (Kay.)
58. Hazeyinin ahrnda lehem yes deel. (Adamn yemeinde et yok.) (Kay.)
59. Salatmz uurah (shah). (Namazmz klalm.) (Kay.)
60. Salat shdn m? (Namaz kldn m?) (Kay.)

135

6 1 . Hazeyin hubusu estir. (Len, ekmei (yemei) getir.) (Kay.)


62. Hazeyin bu cort imi. (Len, bu ktym.) (Kay.)
63. Hazeyin hat veriyo. (Adam (milyon) veriyor.) (Kay.)
64. Seminin milihini estir! (Esansn iyisini getir!) (Kay.)
65. Teto geliyo, beli o geliyo, gi ol! (Beki geliyor, zabta geliyor, ka!) (Kay.)
66. Hazeyin bunu kepitiyim mi? (Len, bunu ldreyim mi?) (Kay.)
67. Hazeyni hataplyon mu? (Adam dvyor musun?) (Kay.)
68. Hazeyin bu cort, bende milihi var, estirme! (Hemeri bu kt, bende gzeli var,
alma!) (Kay.)
69. Yemen estir Hseyin blyek. (Hseyin ay getir, ielim.) (Kay.)
70. Hangi gariyedesin? (Hangi kylsn?) (Kay.)
7 1 . Ben hareket ley ecem. (Yatacam.) (Kay.)
72. Abrszm. (Acktm.) (Kay.)
73. Hazeyinler gi olacak, kademlerini dzelt! (Adamlar gidecek, ayakkablarn
dzelt.) (Kay.)
74. Ottur arif olmuyo. (Gzler grmyor.) (Kay.)
75. Coflar cortalm. (Gzler ktlemi.) (Kay.)
76. Tille estiriyo. (Kadn kt yolda.) (Kay.)
77. Hazeyin mengenin ekirdeini estir! (Len, silahn mermisini getir!) (Kay.)
78. Velehu hazeyin arif. (Dikkat et, adam anlyor.) (Kay.)
79. Hatab (haceri) hazeyne yesle! (Sopay (ta) adama vur!) (Kay.)
80. Hazeynin talrn zlam. (Adamn parasn alm.) (Kay.)
8 1 . Hazeyn salat kitirleti. (Len, namaz oald.) (Kay.)
82. Ciniin akfna yesleyim. (kfr sz) (Kay.)
83. Velehu hazeyn, kesneleme. (Aman len, ii bozma.) (Kay.)
84. Uyan lk, gtmir dl talin yesledi. (Uyan len, itolu paray getirdi.) (Kay.)
85. Velehu hazeyn, ii galizeledin. (Sus len, ii berbat ettin.) (Kay.)
86. Ulan gtmir dl, yine bangeledn. (Ulan itolu, yine (ii) berbat ettin.) (Kay.) 2 3 8

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 16-21.

136

1.2.11.2.

HAZEYNCE'YE AT SZCKLER

abr at-: Yemek yemek. (Kay.) (DS. C. 1) (Hzy.)


abr cubur: Yemek iyi deil. (Gl.) (Hzy.)
abr eklet-: Yemek yemek. Bk. eklet- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
abr: Yemek. (Kay.) (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
abrc: Yemee dkn olan, yiyici. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
abrsz: A. (Gl.) (Hzy.)
aar: Anahtar. (Kay.) (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
amikli-amkl: Bitli. (Kay.) (Hzy.)
amkl: Bitli. (Gl.) (Hzy.)
ano: Anahtar. < Yun. anahtar. (Kay.) (Hzy.)
arif ol- : Dikkatli bakmak, anlamak. < Ar.

arif 'bilen, bilgili, irfan sahibi.' (Kay.)

(Hzy.)
arif ol-: Dikkatli bakmak, ilgilenmek, farkna varmak. (Gl.) (Hzy.)
asel: Bal. < Ar. asel 'bal.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ar-: almak. (Gl.) (Hzy.)
akana: Yemek pien yer. (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
avam hazeyn: Halktan biri. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
avam: Halk < Ar. avam 'herkes, kaba ve chil halk, ayak takm.' (Kay.) (Hzy.)
ayn cort: Gz kr. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ayn: Gz. < Ar. ayn 'gz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
azna kn-: Karsndakinin taklidini yapmak. (Gl.) (Hzy.)
bab: Kap. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
bahor: kz. (Gl.) (Hzy.)
bakar: kz, inek. < Ar. bakar, bakara 'sr.' (Kay.) (Hzy.)
banadura: Patlcan. (Kay.) (Hzy.)
bange - benge: 1. Tfek, silah. Bk. menge. 2. Byk abdest. (Kay.) (Hzy.)
bange-benge: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
bangele-: Yellenmek. (Kay.) (Hzy.)
bangeleme: Yellenme. (Gl.) (Hzy.)
becer-: Byk abdest yapmak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

137

bello: Zabta, zaptiye, polis. (Gl.) (Hzy.)


bello: Zaptiye, zabta. < Ar. belediyeden ksaltma olarak. (Kay.) (Hzy.)
bettik-bittik: Kavun < Ar. btth 'kavun, karpuz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
beyit: Ev. (Gl.) (Hzy.)
beyt-beyit: Ev, hane, misafir odas. < Ar. 'beyt' hane, mesken, ev, oda. (Kay.) (Hzy.)
bgn: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)
bider: Tohum < Ar. 'bezr' tohum, nesil. (Kay.) (Gl.) (DS. C. II) (Hzy.)
bodn: Ecnebi. (Gl.) (Hzy.)
bodos: Ecnebi. (Kay.) (Hzy.)
boranck: ocuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
caa-caa: Eek, katr. < Ar. cah 'spa.' (Kay.) (Hzy.)
caa-caa: Eek. (Gl.) (Hzy.)
car: eker. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cebrail: Koyun. <Ar. Cebr'il 'peygamberlere emir ile vahye vasta ve memur olan
drt byk melekten biri.' (Kay.) (Hzy.)
celfin: Tavuk, horoz. (Kay.) (DS. C. III) (Hzy.)
crcr: Fermuar. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
crtla-: Kilitlemek. (Gl.) (Hzy.)
cvt-: Caymak, dnmek. (Gl.) (Hzy.)
cibelik: mark. (Kay.) (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
cinik: Gen kz, kz ocuk. (Kay.) (Hzy.)
cinik: Kz. (Gl.) (Hzy.)
cof: Gz. Bk. cov. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
co-co: Gz. (Gl.) (Hzy.)
colan-colan et-: 1. Cerre kmak, teravih namaz klmak, hastaya bakmak gibi iler
karlnda ya, bulgur, un, para vb. eyler almak, gurbetilik. 2. Dilencilik < Far.
cevln, cevelu 'dolama, dolanma, gezinme.' (Kay.) (Hzy.)
colan-colan: 1. Dilencilik etmek. 2. Gurbetilik. (Gl.) (Hzy.)
corcor: orba. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cort hazeyin: Kt adam. (Kay.) (Hzy.)
cort: 1. Bozuk, kt, fena. 2. Fakir. 3. Sakat. (Kay.) (Hzy.)
cort: Bozuk, kt. (Gl.) (Hzy.)

138

cortlasma: Bozuntuya verme, ak verme. (Gl.) (Hzy.)


cortla-: 1. Ktlemek. 2. Bozuntuya vermek, ak vermek. 3. Kar gelmek. (Kay.)
(Hzy.)
cov - co: Gz. < Far. cev 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)
cubur : Kt < Ar. cubr 'heder, boa giden.' (Kay.) (Hzy.)
cubur hazeyn : Kt adam. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cubur: Kt. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
alkalama: Ayran. (Kay.) (Hzy.)
an talr: Ka para? (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
an: Ka, ne kadar? < Far. end 'ka?' (Kay.) (Hzy.)
an: Ka. (Gl.) (Hzy.)
andr: Kark, melez. (Kay.) (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
angal: Grete bir ayak oyunu, elme takmak. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
ec: Buday yn. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
ekirdek: Mermi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ini: Porselen < Far. ni 'ini, srl kap.' (Kay.) (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)
iynem-inem: Bir para, bir lokma. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
dr-: emek. (Gl.) (Hzy.)
darb: Yol. < Ar. derb 'da geidi, dar geit, dar sokak.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dazgir: : Hrsz. < Far. dzd 'hrsz, uru' + gr 'tutan tutucu' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
den: Di < Far. dendn 'di'.(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dest: El. < Far. dest 'el.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
drak - dvrak: 1. ll, sistemli. 2. Yal olduu halde din olan, yakkl. (Gl.)
(Hzy.)
dm- : Uyumak. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IV) (Hzy.)
dinidi: Snd. (Gl.) (Hzy.)
dipiz: Cezaevi, hapis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
diple-: Kilitlemek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dirgen: Harmanda saplar yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yaplm ucu atall
tarm aleti. (Gl.) (DS. C. IV) (Hzy.)
dobur fira: 1. yi yatak. 2. Kaliteli elbise. (Kay.) (Hzy.)

139

dobur tille: Gzel kadn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


dobur: yi, ok iyi; gzel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dohan sutla-: Sigara imek. (Kay.) (Hzy.)
dohan utla-: Sigara imek. (Gl.) (Hzy.)
dohan: Sigara, ttn. < Ar. duhn ttn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dom: Barut, kurun < domdom kurunundan. (Kay.) (Hzy.)
ehrak: Ate, akmak < Ar. ahraka 'ateli, ate gibi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
eklet-: Yemek yemek < Ar. eki 'yemek' + Tk. et-fiilinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
eklettim: Doydum. (Kay.) (Hzy.)
emci: la yapan. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)
es-: Gelmek, gitmek. (Kay.) (Hzy.)
es-: Gelmek. (Gl.) (Hzy.)
ester: Katr < Far. ester 'katr.' (Kay.) (Hzy.)
estir!: Ver! (Kay.) (Hzy.)
estir-: 1. Kaldrmak, gtrmek, 2. Almak. (Gl.) (Hzy.)
estir-: 1. Vermek. 2. Kaldrmak, gtrmek. 3. Almak. 4. Kt yola drmek. (Kay.)
(Hzy.)
fara-fira: Yatak. < Ar. fr 'dek, yatak, yayg.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fehm: Az. < Ar. fem 'az.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fem: Dudak. (Gl.) (Hzy.)
frfr: 1. Dneklik. 2. ocuk oyunca. (Gl.) (DS. C. V) (Hzy.)
firohla-: almak. (Kay.) (Hzy.)
firo: 1. Elbise. 2. Yatak. (Gl.) (Hzy.)
fi: Balk < Alm. fisch 'balk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
frhle-: Satmak. < Alm. (?) frh 'erken, erkenden.' Bk. firohla- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
garon: Saman. (Gl.) (Hzy.)
garon-gasuron-kasrun: Saman. (Kay.) (Hzy.)
gadem: Bacak. Bk. kadem. (Kay.) (Hzy.)
galil: Az. <Ar. kalil ''az, ok olmayan.'' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
galiz: Byk abdest, pislik, <Ar. galize ''kaba terbiye d.'' (Kay.) (Hzy.)
galiz: Pis. (Gl.) (Hzy.)
galize: 1. Pislemek. 2. Bok. (Gl.) (Hzy.)

140

galize-: Pislemek. (Kay.) (Hzy.)


gam: ingene. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gamga: Yonga. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gama: Yonga. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
ganr-: Geriye bkmek. (Gl.) (Hzy.)
ganne: Lamba cam. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
ganne: Lamba, cam. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
garun: Ayakkab < t. Kaln 'stne baka bir ey giyilmek iin abadan ya da
meinden yaplan izme biiminde ayak giysisi.' (Kay.) (Hzy.)
garye: Ky. < Ar. karye 'ky, kasaba.' (Kay.) (Hzy.)
garim: Kk su kanal, derin ark, harh. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gariye-kariye: Ky. (Gl.) (Hzy.)
gaytar-: ten kamak. (Gl.) (Hzy.)
gelez: Alevi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gendime: Yarma. (Gl.) (Hzy.)
gensiz: Dinsiz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gr: Rum. (Gl.) (Hzy.)
grgr-ggr: Rum. < Rumca, drdr 'kilisede ders veren kimse.' (Kay.) (Hzy.)
grmz: Domates. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gtmr: kpek. (Gl.) (Hzy.)
gtmir-gitmir: Kpek < Ar. ktmr 'ashab- kehf'in kpein ad.' (Kay.) (Hzy.)
gilik: Halka ekmek. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gille-: Cinsel iliki, birlemek. (Gl.) (Hzy.)
gille-: iftlemek. (Kay.) (Hzy.)
gilor: Kumar. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
girle: Cins mnsebette bulunmak < Far. Kr 'erkeklik leti' + Tk. /le-/ ekinden.
(Kay.) (Hzy.)
gi et: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)
gi et-: Kamak, gtrmek. (Gl.) (Hzy.)
gi ol-: Kaybolmak, yok olmak, uzaklamak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gi: 1. Ka. 2. Kayp. (Gl.) (Hzy.)
gi: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)

141

gigin: Kaak. (Kay.) (Hzy.)


gikin: Kaak. (Gl.) (Hzy.)
gikinci: 1. Kaak. 2. Hrsz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gn- -gyr-: Kzarmak, yanar gibi olmak. (Gl.) (Hzy.)
gys: Kertenkele. (Gl.) (Hzy.)
gufil: Aptal, deli. < Ar. gafil 'dikkatsiz, ihtiyatsz, dalgn, tembel, gaflette bulunan'
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gulle: Polis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gumpr: Patates. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
hacer : 1. Ta. 2. Di. < Ar. hacar 'ta.' (Kay.) (Hzy.)
hacer: Di. (Gl.) (Hzy.)
hadidle-: Tedavi etmek, iyiletirmek (gz) < Ar.

hadd 'demir' + Tk. + le-ten

(Kay.) (Hzy.)
hakp: Cep, heybe. (Gl.) (Hzy.)
hakp: Heybe, torba. < Ar. hakb 'anta, bavul' (Kay.) (Hzy.)
hamselik: Belik. < Ar. hamse 'be' + Tk. /+lik/ ekinden, ten (Kay.) (Hzy.)
han tam: Han odas, otel.< Far. Hn 'kervansaray, otel' + Tk. tam+ kelimesinden.
(Kay.) (Hzy.)
hapek: Pencere, dama alan kap. < kepenk kelimesinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
har: Ate <Ar. harr yakc, scak, kzgn. (Kay.) (Hzy.)
hareketle-: Yatmak. Bk. reketle- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hasbi: At, beygir. < Far. Esb 'at.' (Kay.) (Hzy.)
hasbi: At. (Gl.) (Hzy.)
hat: Para, cret, geerli para birimi. (Gl.) (Hzy.)
hat: Para, cret, lira, binlik vs. anlamnda birim olarak kullanlr. (Kay.) (Hzy.)
hatab-htab: Denek, sopa, odun < Ar. hatab odun. (Kay.) (Hzy.)
hatabla-: Dvmek, sopalamak. < Ar. ( Tk./+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
hatap: Denek, sopa. (Gl.) (Hzy.)
hatapla-: Dvmek. (Gl.) (Hzy.)
hatl: Kaln mertek. (Gl.) (Hzy.)
hatla-: Yazmak. < Ar. hat, izgi, satr + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)

142

hatmet-: Okumak. < Ar. hatm 'Kur'an' bandan sonra kadar okumak' + Tk. etfiilinden. (Kay.) (Hzy.)
hayat: Evin nndeki ak alan. (Gl.) (Hzy.)
hazeyn-hazeyin: 1. Erkek, adam, yetikin kimse 2. Ulan, len. 3. Darendeli < Ar.
Hazeyn 'bu ikisi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hzmk: Buday posas. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
hindik: Kk, az, ufak; ucuz. (Kay.) (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
hinte: Buday. < Ar. hnta 'buday.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hobus: 1. Ekmek. 2. yemek 3. Yem < Ar. hubz 'ekmek.' (Kay.) (Hzy.)
hoot: Dut kavutu, dut kurusu. (Kay.) (Hzy.)
hotla-: Okumak. < Far. Hnden 'okumak' + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hrn: abuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hubus: Ekmek, yemek. (Gl.) (Hzy.)
rh: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
rh: Pislik, bok. (Kay.) (Hzy.)
rhla: Smak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
rza: Kap, engeli, reze. < Ar.

rezze 1. Reze, kapy ap kapamaya yarayan ve

baparmakla baslarak iletilen kap demiri. 2. Ufak engel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kn-ekin: 1. Kenger dikeninin tazesi. 2. Filiz, srgn. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
incaz: Tozlu erik cinsinin kurutulmuu. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
inzala-: Alamak. (Gl.) (Hzy.)
kadem: 1. Ayak. Bk. gadem. 2. Ayakkab. < Ar. kadem 'ayak, adm.' (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
kasurun: Saman. (Gl.) (Hzy.)
kebir hazeyn: 1. Arbal, yal bal kimse. 2. Baba, kaynbaba. (Gl.) (Hzy.)
kebir hazeyn: Byk insan, yal kimse. (Kay.) (Hzy.)
kebir saltat: Komutan. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kebir: Byk. < Ar. kebr 'byk, ulu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kelepir: Ucuz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kep: lmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kepit: 1. ldrmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kepkin: lm. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

143

kes: Saman, ot. (Kay.) (DS. C. VIII) (Hzy.)


kesber: Topal. (Kay.) (Hzy.)
kesne hazeyn: Kt insan, kt adam. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt, iyi olmayan. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt. (Gl.) (Hzy.)
kesper: Topal. (Gl.) (Hzy.)
krmak: iftlemek. (Kay.) (Hzy.)
kilab: Kpek. < Ar. kilb 'kpekler' kelb kelimesinin okluk ekli. (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
kiifle-: Gzetlemek, takip etmek. (Gl.) (Hzy.)
kiifle-: Gzetlemek, takip etmek. < Ar. kef

'ama, meydana karmak, gizli bir

eyi bulmak' + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (DS. C. VIII) (Hzy.)


kitir: ok, bol, faz la; pahal < Ar. ker 'ok, bol.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kitirle-: oalmak. (Kay.) (Hzy.)
koka: Ttslemek < Tk. kok- fiilinden. (Kay.) (Hzy.)
kullep: Kap menteesi. < Ar. kullb 'engel, kanca'. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
klbe: Besleme, doldurma. (Kay.) (Hzy.)
klbe: Besleme. (Gl.) (Hzy.)
klbele-: Bostann evresini toprakla doldurmak, beslemek. (Kay.) (Hzy.)
ktp hatmet-: Kitap okumak. (Kay.) (Hzy.)
ktp: Kitap < Ar. ktb 'kitab'n okluk ekli, kitaplar.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
labek: Tava. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
lali: ocuklarda rkeklik organ. (Kay.) (Hzy.)
legir: Doktor. (Kay.) (Hzy.)
leir: Doktor. (Gl.) (Hzy.)
lemle-: Uyumak. (Gl.) (Hzy.)
lehem: et. (Gl.) (Hzy.)
lehem-lehim: Et. < Ar. lahm 'et.' (Kay.) (Hzy.)
libas: Elbise < Ar. libs 'esvap.' (Kay.) (Hzy.)
lotah: Oda sahibi, otelci. (Kay.) (Hzy.)
lotah-lotak: Otel; misafir odas. < Ar. el-otak 'ota, adr' <Tk. ota. (Kay.) (Hzy.)
lotak: Oda. (Gl.) (Hzy.)

144

lk -lk: Delikanl, erikin erkek ocuk, olan. (Gl.) (Hzy.)


lk-legk: len! adam! Delikanl, yetikin erkek ocuu, olan. (Kay.) (Hzy.)
lvm-lvm: Uyku. <Ar. nevm 'uyku.' (Kay.) (Hzy.)
lvmle: Uyumak. <Ar. nevm+Tk.+/le-/ekinden. (Kay.) (Hzy.)
mahsere: Dutun ezilip, suyunun szld tas, tek para oluklu tas. (Gl.) (Hzy.)
mampr: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)
mamprla-: almak, hrszlk yapmak. (Kay.) (Hzy.)
mampur: Hrsz. (Gl.) (Hzy.)
mampurla-: almak. (Gl.) (Hzy.)
marhama: Havlu < Ar. mikrama 'el havlusu.' (Kay.) (DS. C. IX) (Hzy.)
maara: Ekili bostan yeri. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
matah: eri mal. < Ar. meta satlacak mal, eya, elde bulunan sermye. (Kay.) (DS.
C. XII) (Hzy.)
menge: Silah. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
merik: 1. Yal adam. 2. Koca, e; adam, herif, kii. 3. Hoca < Far. Merdek 'adam,
herif.' (Kay.) (DS. C. IX) (Hzy.)
merik: Hoca, yal. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
msml: yi, gzel. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
mihmn: Misafir. < Far. Mihmn 'misafir, konuk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
milah-milih: dzgn, yakkl, gzel. (Gl.) (Hzy.)
milih-milah: iyi, gzel, ho. < Ar. melh 'gzel, irin, sevimli' (Kay.) (Hzy.)
mim: Mslman < Ar. mm 'mim harfi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
moy- mey: Su. < Ar. m 'su.' Arapada bu kelimenin sylenii 'may' eklindedir.
(Kay.) (Hzy.)
moy: 1. Su. 2. Kalitesiz, kt esans. (Gl.) (Hzy.)
moyhane: 1. Hamam, 2. Abdesthane. (Gl.) (Hzy.)
moyhane: 1. Hamam, banyo. 2. Tuvalet, abdesthane. < Ar. m+ Far. hne 'ev'
kelimesinden. (Kay.) (Hzy.)
moyla-: Su dkmek, is yapmak, iemek. (Gl.) (Hzy.)
moylan-: Boy abdesti almak, ykanmak. < Ar.

m' + Tk. /lan-/ ekinden. (Kay.)

(Hzy.)
moylan-: Ykanmak. (Gl.) (Hzy.)

145

nme: Mektup. < Far. Nme 'mektup.' (Kay.) (Hzy.)


narele-: Sylemek, haber vermek. (Gl.) (Hzy.)
nrele-: Sylemek, konumak. < Ar. na're nra, yksek sesle barma + Tk. /+le-/
ekinden. (Kay.) (Hzy.)
netu: Yok. < Far. (?) n deil, yok. (Kay.) (Hzy.)
otla-: Saldrmak (kadna vb.) (Kay.) (Hzy.)
trk: Srgn, ishal, cvk dk. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
z: Kendi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zme: Bana. (Gl.) (Hzy.)
parsumla-: Dilenmek, dilencilik etmek. < Far. Prse 'dilencilik' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
pelez: Kk altn. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
pulla: Polis. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Bkz. pulla. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Polis. (Kay.) (Hzy.)
rafata: Tandra ekmek vurulan bez. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
reketle-:1. Oturmak. 2. Namaz klmak 3. Yatmak. < Ar. rek'at namazda bir kyam
(ayakta durmak), bir rk (ayakta iken eilme) ve iki scddan (yere kapanma)
ibaret hareket + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ruh ruh: Geri gel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ruh: Gel! < Ar. ruh! 'git!' geri gel! (Kay.) (Hzy.)
rumra: zm posas. (Gl.) (Hzy.)
salat sh-: Namaz klmak. (Gl.) (Hzy.)
salat: Namaz. < Ar. salt 'namaz.' (Kay.) (Hzy.)
saldat-saltat: Jandarma, asker. < Rus. saldat. 'asker.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sedef: Dme < Ar. sedefe 'sedef kabuu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sekmen: 1. Sedir. 2. Evlerin nne yazn oturmak iin ta ve amurdan yaplan yarm
metre yksekliinde set. (Gl.) (Hzy.)
selefur: donu, i amar. (Gl.) (Hzy.)
selefur-selavur: 1. Yatak takm. 2. donu, i amar. < Ar. selle 'sele' (Kay.)
(Hzy.)
sem: Kulak < Ar. sem 'kulak verme, iitme.' (Kay.) (Hzy.)

146

semin: 1. Ya, yiyecek. 2. Koku ya, esans. (Gl.) (Hzy.)


semin: Ya, esans < Ar. semn 'semiz, besili, yal.' (Kay.) (Hzy.)
ser: Ba, kafa < Far. ser 'ba, kafa, kelle.' (Kay.) (Hzy.)
sh-: Yapmak, klmak. (Kay.) (Hzy.)
skkn: Bak. < Ar. sikkn 'bak'. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
snd: Makas. (Kay.) (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
srtsar: Alevi. (Kay.) (Hzy.)
sim: Gm < Ar. sm 'gm.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sini dal: (len) mezar tal. (Gl.) (Hzy.)
sipi: Bit. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sllem: Merdiven < Ar. sllem 'merdiven.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
szek: Szge. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
aar: Arpa < Ar. a'r 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)
akf: : Kadnlk organ. < far. ikf 'yark, atlak.' (Kay.) (Hzy.)
akf: Kadnlarn mahrem yerleri. (Gl.) (Hzy.)
arar: Bir iki metre yksekten den su, mastafadan akan su. (Gl.) (DS. C. X)
(Hzy.)
elek: Srtta tanan yk. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
ot: Tandrn ilk ekmei. (Gl.) (Hzy.)
urt: Tandrn i duvar. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
utla-: mek. (sigara vb.) (Kay.) (Hzy.)
ple-: mek (sigara vb.) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
taka: Kk pencere. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
talr: Para. < Alm. taler 'gm para, para.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
taman: Haniya. (Gl.) (Hzy.)
tegginci: Kaak, dolandrc. (Kay.) (Hzy.)
teginci: Kaak, dolandrc. (Gl.) (Hzy.)
tekellim: Konuma. < Ar. tekellm 'syleme, konuma.' (Kay.) (Hzy.)
temir: Byk. (Gl.) (Hzy.)
temir-temr: 1. Byk 2. Sakal. (Kay.) (Hzy.)
teto: Beki. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tgla-: Dolandrmak. (Gl.) (Hzy.)

147

tc: 1. frk. 2. Akgz, pazarlamac. < Far. T 'kl' + tk. /+c/ ekinden.
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tla: Gz boyamak, lafla aldatmak, ikna etmek. (Kay.) (Hzy.)
trs-- trs-: Korkmak. (Gl.) (Hzy.)
trs-tr-: Korkmak. Argoda, trsmak-trsmak: Korkmak, ekinmek. (Kay.) (Hzy.)
tille: Kadn, gelin. (Gl.) (Hzy.)
tille: Kadn. (Kay.) (Hzy.)
tipiz: Pekmez. (Gl.) (Hzy.)
tipiz-dipiz: Pekmez. (Kay.) (Hzy.)
tomo: Motorlu ara. < otomobil kelimesinden. < Fr. Yun. Lat. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tosbaa: Kaplumbaa. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
tko: Kt yolda olan kadn veya erkek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ttsle-: Kokulamak. (Kay.) (Hzy.)
uur-: Klmak. (Gl.) (Hzy.)
uur-: Yapmak, klmak (namaz). (Kay.) (Hzy.)
urun: Gizli. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)
t-: Yemek. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)
vakf: At arabas. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
velahu: Aman dikkatli ol, pot krma. (Gl.) (Hzy.)
velehu: 1. Bu, u. 2. Pot krmamak iin 'sus, sezdirme!' ikaz. < Ar. velehu 'bu da
onun.' (Kay.) (Hzy.)
yabana git-: 1. Geim iin uzaa, baka yere gitmek, 2. Boa gitmek. (Gl.) (Hzy.)
yavak: Birini aalamak iin sylenen sz. (Kay.) (Hzy.)
yemen: ay, kahve. < Ar. Yemen 'Arap yarmadasnn gney tarafn tekil eden
blge.' (Kay.) (Hzy.)
yes: Var. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
yesle-: 1. Vermek. 2. Koymak (kfr sz) (Gl.) (Hzy.)
yesle-: Vermek. (Kay.) (Hzy.)
yorah: Yamalk. (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)
zahm: Arka. < Ar. zahr 'arka, srt.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zengili: Hemeri. (Darendeli olan) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zer: Altn < Far. zer 'altn.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

148

zbar-: 1. lmek, 2. Uyuyakalmak. (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)


zla-: 1. Tfek doldurmak, mermi srmek. 2. almak. (Kay.) (Hzy.)
zlandr-: Vermek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zl: zengin. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zifir:

1. Kokulu kir, is, ya lekesi, 2. Yemekteki ya. (Gl.) (DS. C. XI)

(Hzy.)

239

240

241

239

Kaymaz, Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma, s. 22-46.


Glseren, ''Darende'nin Gizli Dili: Hazeynce''
241
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII) http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim
tarihi: 10.06.2009)
240

149

KNC BLM

150

1. GZL DLLERN SZCKLERNN SZ VARLII BAKIMINDAN


SINIFLANDIRILMASI

1.1. Abdal

teber: Abdal. (Yl.) (Tbr.)


teberci: Abdal. (Yl.) (Tbr.)

1.2. Ahlaksz Terimler

daban: Oruspu, uygunsuz ii yapan kadn. (Akar) (Kal.)


tko: Kt yolda olan kadn veya erkek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
yktran: Kt kadn. (Kay.) (Kal.)

1.3. Akrabalk Terimleri

ab: 1. Baba. 2. Anne. (Yl.) (Tbr.)


ab: Baba < Ar. eb 'baba, ata.' (Kay.) (Tbr.)
ahbar: Karde, efendi. (Caf.) (Elk.)
an kin: Kadn. < Erm. an kin

'ndir, paha biilmez, kymetli.' 'kymetli kadn'

manasnda olmak zere, bugnk Ermenicede ankine kelimesi kullanlr. (Kay.)


(Erk.)
ankin: Kadn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
apakay: Erkek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
ariga: Baba, peder. (Caf.) (Elk.)
ak: Kz, kz ocuu. (Caf.) (Elk.)
aydn ei: Kz. (Akar) (Kal.)
aydnelii: Gelin. (Akar) (Kal.)
banayk: Koca. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
bezrik: Bk. Bzdh. (Kay.) (Erk.)
bzdh: ocuk. (Erm.) (Akb.) (Erk.)

151

bzdh-bizdik: ocuk, ehemmiyetsiz kimse, tehlikeli olmayan kimse. <Erm. bzdik


'ufak.' (Kay.) (Erk.)
boranck: ocuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cvr: Kz, gelin, emsali. (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
cvr: Kz, kadn. Kayna belirsiz. ingenece cuwli

'gen kadn' ile ilgili olmas

muhtemeldir. (Kay.) (Tbr.)


cvr-civr: 1. Kadn, kz. 2. E (zevce) (Yl.) (Tbr.)
cinik: Kz. (Gl.) (Hzy.)
apan: Gelin, umumiyetle kadn. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
apan: Kadn. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
apannar: Kadnlar. < apan + /+lar/ okluk ekinden. (Kay.) (Kal.)
av(a): ocuk, olan. (Kay.) (Gyg.)
avo: Erkek ocuu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ay ne-ay una: Kz ocuu. (Kay.) (Gyg.)
ay: Kz ocuu. (Dz.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
ay_ne: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
ay_una: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
una-ne: ocuk. (Kay.) (Gyg.)
dama-dama: Kadn < Ar. danap. Orta Asya Abdallarnn dilinde 'kadn.' (Kay.)
(Erk.)
dana-dana: Zevce manasnda olmak zere dana, danap, danak'tr. (Kay.) (Erk.)
dana: Kadn. (Ar.) (Akb.) (Erk.)
dve: Kz ocuu. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
dve: Kz, kz ocuu. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
ede: Byk aabey. (Kay.) (Tbr.)
ede: Karde. (Abdallar hitap sz olarak kullanr.) (Yl.) (Tbr.)
ene: Ana, anne. (Kay.) (Tbr.)
felek: 1. ocuk. 2. Torun. < Ar. felek. 1. Gk. 2. Zaman, devran. 3. Dnya. (Akp.)
(Kay.) (pn.)
feneke: Karde. (Kay.) (pn.)
gac_ne: Olan, oul. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)

152

gaji-gaci: Kz. Geygelli Yrklerinde gaco, Romen ingenelerinde gac, stanbul


ingenelerinde gaco. (Kay.) (Tbr.)
gamze: Kz. (Kay.) (Gyg.)
ginik: Kadn, kar. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
ra: Sad. (Kay.) (pn.)
kadivav: Kadn. (Caf.) (Elk.)
kek-kek: Kz, kz ocuu. (Yl.) (Tbr.)
mandracnn dvesi: Ev sahibinin kadn. (Kay.) (Erk.)
mariga: Anne. (Caf.) (Elk.)
mart: 1. Erkek. 2. Bir (say). (Caf.) (Elk.)
tekisi: Sad. (Kay.) (pn.)
pk: 1. Kk. 2. ocuk. 3. Bebek. (Yl.) (Tbr.)
romni: Kadn, kar, zevce. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tille: Kadn, gelin. (Gl.) (Hzy.)
tille: Kadn. (Kay.) (Hzy.)
tuna pir: Baba. (Akar) (Kal.)
tunataz: Kadn, ana. (AKP.) (pn.)
tunataz-tonataz- tanatoz-tnatoz: Kadn, kz. (Kay.) (pn.)
vara: Baba. (Akp.) (Kay.) (pn.)
vartanl: Hemehri. (Kay.) (Erk.)
vartanl: Hemehri. (vatanl) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
yavak: ocuk, kk ocuk. (Akar) (Kal.)
zengili: Hemeri. (Darendeli olan) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

1.4. ingene Terimleri

gacav: ingene. (Akar) (Kal.)


gaco: ingene. (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
gacov: ingene. (Akar) (Kal.)
gam: ingene. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kakavay: ingene. (Akar) (Kal.)

153

1.5. epni

erni-ermi: epni. (Kay.) (pn.)


pirim: rk, bere. epni aireti. (Kay.) (pn.)

1.6. Devlet

karkav: Hkmet, devlet. (Caf.) (Gyg.)


var geldi: Komisyon. (Kay.) (Kal.)

1.7. Dil, Lehe, ive

naslk: Az, lisan. (Akar) (Kal.)

1.8. Elence

davat: Dn. (Yl.) (Tbr.)


zuhun-zukun: 1. Zurna. 2. Trk, ark. (Yl.) (Tbr.)

1.9. Erkilete

vartan: Erkilet, vatan, yurt. < Ar. vatan. (Kay.) (Erk.)


vartanca: Erkilet gizli dili. (Kay.) (Erk.)

1.10. Eya le lgili Terimler

aar: Anahtar. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


agi: Kaput (a ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gii: Kaput bezi < a + ii. (Kay.) (Erk.)
ano: Anahtar. < Yun. anahtar. (Kay.) (Hzy.)
avay: Sprge. (Caf.) (Elk.)
bab: Kap. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

154

cam: Ayna < Far. Cm 'cam.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)


cavlk: Gzlk. (Yl.) (Tbr.)
cevapsz: atal, kak. (Akp.) (pn.)
crcr: Fermuar. (Gl.) (Hzy.)
cilenger: Bak. (Kay.) (Kal.)
ekim: Okka. (Kay.) (Kal.)
ilenger: 1. Kantar. 2. Bak. (Kay.) (Kal.)
ilenger: Bak. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar, saat. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar.(Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ini: Porselen < Far. ni 'ini, srl kap.' (Kay.) (Hzy.)
oy-coy: Sopa, denek. (Yl.) (Tbr.)
deslik: Saat, kol saati. (Yl.) (Tbr.)
dkal: Kak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dngrl: alg. (Kay.) (Tbr.)
dirgen: Harmanda saplar yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yaplm ucu atall
tarm aleti. (Gl.) (Hzy.)
divit: Byk bak, kama. < Far. devit 'divit.' (Kay.) (pn.)
dobur fira: 1. yi yatak. 2. Kaliteli elbise. (Kay.) (Hzy.)
ehrak: Ate, akmak < Ar. ahraka 'ateli, ate gibi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fara-fira: Yatak. < Ar. fr 'dek, yatak, yayg.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
frfr: 1. Dneklik, 2. ocuk oyunca. (Gl.) (Hzy.)
ganne: Lamba cam. (Gl.) (Hzy.)
ganne: Lamba, cam. (Kay.) (Hzy.)
gara sulu: Su testisi. (Kay.) (Kal.)
gazanafa: Kazan. (Yl.) (Tbr.)
grak: Ocak. (Caf.) (Elk.)
gyg: Keman, saz. (Kay.) (Tbr.)
gdk: 1. Tabak. 2. Kap kacak. 3. F. (Yl.) (Tbr.)
gn- /gyr-: Kzarmak, yanar gibi olmak. (Gl.) (Hzy.)
hacalii: Yalan; tv, radyo. (Akar) (Kal.)
hakp: Cep, heybe. (Gl.) (Hzy.)

155

hakp: Heybe, torba. < Ar. hakb 'anta, bavul.' (Kay.) (Hzy.)
haner: ne. < Far. Haner 'kama, haner.' (Kay.) (Erk.)
hanik: adr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
haniye: adr. (Caf.) (Gyg.)
hapek: Pencere, dama alan kap. < kepenk kelimesinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hebil: p. (Yl.) (Tbr.)
rza: Kap, engeli, reze. < Ar. reze 1. Reze, kapy ap kapamaya yarayan ve ba
parmakla baslarak iletilen kap demiri. 2. Ufak engel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kavara: Kahve takm. (Caf.) (Gyg.)
kefi- kevi: Kak, atal. (Yl.) (Tbr.)
kendir: p. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
ker: Bak. (Kay.) (Tbr.)
ker-ker-kir-kir: Bak. (Yl.) (Tbr.)
kyk: uvaldz. (Kay.) (pn.)
ksgenek: anak, tabak. (Akar) (Kal.)
kullep: Kap menteesi. < Ar. kullb 'engel, kanca.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ktp: Kitap < Ar. ktb 'kitab'n okluk ekli, kitaplar.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
labek: Tava. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
mahsere: Dutun ezilip, suyunun szld tas, tek para oluklu tas. (Gl.) (Hzy.)
marhama: Havlu < Ar. mikrama 'el havlusu.' (Kay.) (Hzy.)
matah: eri mal. < Ar. meta 'satlacak mal, eya, elde bulunan sermye.' (Kay.)
(Hzy.)
matah: Mal, sat eyas < Ar. meta. (Kay.) (Erk.)
mazk kir-mazk ker: Balta, kazma. (Yl.) (Tbr.)
mutaf: Czdan. (Akar) (Kal.)
mutaf: Kilim, ul. (Akar) (Kal.)
mutaf_bahar: Ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.) (pn.)
niter: ak ba. < Far. neter 'kan karmak iin damar amaa, ban demee,
a alamaa mahsus, ak trnden ucu sivri let.' (Kay.) (pn.)
nn: Eczanelerde bulunan mukavva kae kutular. (Kay.) (pn.)
nn: Zurna. lnl Trke hun'den geldii aktr. Kelimede anlam genilemesi
vardr. (Kay.) (Tbr.)

156

palandz: Eyer, semer. (Akar) (Kal.)


palandz: Semer, eer, ul. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
palanduz: Semer, eer, ul. Bk. palandz. (Kay.) (Kal.)
palle: Bakr kap. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.)
palle: Tencere, kap. (Akar) (Kal.)
palye: Bakr kap. (Kay.) (Kal.)
partal: 1. Yatak. 2. Elbise. 3. Manifatura. Burdur ve Mula Kalayclar argosunda
'elbise.' (Kay.) (Erk.)
partal: ok kullanlmaktan ypranm, eskimi. (Akar) (Kal.)
patal: Yatak, elbise. (Akar) (Kal.)
pelle: Bakr kap, kazan. Bk. palle. (Kay.) (Kal.)
pelle: Palle. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
rafata: Tandra ekmek vurulan bez. (Gl.) (Hzy.)
saban ii: Kazan. (Akar) (Kal.)
sedef: Dme < Ar. sedefe 'sedef kabuu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sekmen: 1. Sedir. 2. Evlerin nne yazn oturmak iin ta ve amurdan yaplan yarm
metre yksekliinde set. (Gl.) (Hzy.)
selefur-selavur:

1. Yatak takm. 2. donu, i amar. < Ar. selle 'sele.' (Kay.)

(Hzy.)
semet: Kak. (Akar) (Kal.)
sessiz martin: Metre. (Kay.) (Erk.)
skkn: Bak. < Ar. sikkn 'bak.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
snd: Makas. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
stgn-sitgin-sitkin: 1. Bak; 2. Balta. <Ar. sikin 'bak.' (Kay.) (pn.)
simit: Kak. (Akar) (Kal.)
sitkin: Bak, balta. (Akp.) (pn.)
sllem: Merdiven < Ar. sllem 'merdiven.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
syk: ne. (Yl.) (Tbr.)
szek: Szge. (Gl.) (Hzy.)
elek: Srtta tanan yk. (Gl.) (Hzy.)
er: Elek. (Caf.) (Elk.)
teber: Davul. (Yl.) (Tbr.)

157

teber: Davul. bundan tretilen teberci 'davulcu', Abdal grubundan bir topluluktur.
Farsa teber 'balta, nacak'

kelimesinden gelmekle birlikte anlam deimesine

uramtr. (Kay.) (Tbr.)


terzi: plik < Far. derzi 'terzi, elbise biip diken kimse.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)

1.11. Giyecek le lgili Terimler

bingi: Ayakkab. (Kay.) (pn.)


firo: 1. Elbise. 2. Yatak. (Gl.) (Hzy.)
garun: Ayakkab

< t. kaln 'stne baka bir ey giyilmek iin abadan ya da

meinden yaplan izme biiminde ayak giysisi.' (Kay.) (Hzy.)


gat: Gmlek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gires: Giysi. (Yl.) (Tbr.)
haknelik: Elbise, caket, pantolon vs. (Caf.) (Elk.)
kadem: 1. Ayak. Bk. gadem. 2. Ayakkab. < Ar. kadem 'ayak, adm.' (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
ks partal: Eski elbise. (Kay.) (Kal.)
libas: Elbise < Ar. libs 'esvap.' (Kay.) (Hzy.)
lingii: Ayakkab. (Kay.) (pn.)
mayda fila: Elbise, giysi. (Kay.) (pn.)
moyda fila: Giysi, elbise. (Akp.) (pn.)
partak: Ceket, pantolon. (Akar) (Kal.)
partal: 1. Para. 2. Yz (100) 3. Elbise. 4. Banknot, lira. 5. Elbise, havlu, bez vs. gibi
eyler. (Kay.) (Kal.)
partal: 1. Yatak. 2. Elbise. 3. Manifatura. Burdur ve Mula Kalayclar argosunda
'elbise.' (Kay.) (Erk.)
partal: Elbise, manifatura. (aatayca) (Tr.) (Akb.)(Erk.)
partal: Elbise. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ptal: 1. Elbise, havlu, bez vs. eyler. 2. Para. 3. Yz (100). Bk. Partal. (Kay.) (Kal.
patal: Yatak, elbise. (Akar) (Kal.)
peiklik: Ayakkab, orap. (Yl.) (Tbr.)
prm: rk, bere. (Kay.) (pn.)

158

pirim: rk, bere. epni aireti. (Kay.) (pn.)


poytan: Elbise, hayvan eeri, yatak, umumiyetle herhangi bir eya. (Caf.) (Kay.)
(Gyg.)
selefur: donu, i amar. (Gl.) (Hzy.)
seregelen: Elbise. (Kay.) (pn.)
serlik: apka. (Yl.) (Tbr.)
srtafa: 1. Giysi. 2. Vcut, beden. (Yl.) (Tbr.)
abik: Gmlek. (Caf.) (Elk.)
tabak ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabak ii: Pabu, ayakkab < Ar. debba 'tabak, sepici' + Tk. ii kelimesinden.
(Kay.) (Kal.)
tabak ii: Papu. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
tabi ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabiie: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabiy ii: Ayakkab .(Akar) (Kal.)
trah: Ayakkab. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
trt: Ayakkab. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ykm partal: Yeni elbise. (Kay.) (Kal.)
yorah: Yamalk. (Gl.) (Hzy.)

1.12. Gkyz Terimleri

ray: Ik. < Far. era 'k'; kayseri ra 'lamba.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
ke: Yldz. (Akp.) (Kay.) (pn.)
li: Ay. (Akp.) (Kay.) (pn.)
narlk: Ate, gne. < Far. nr 'ate, od' + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (pn.)
narlk: Gne. (Akp.) (pn.)
sere: Hava. (Akp.) (Kay.) (pn.)
yalm: Ate. (Akp.) (pn.)

159

1.13. Gvenlik le lgili Terimler

bello: Zabta, zaptiye, polis. (Gl.) (Hzy.)


bello: Zaptiye, zabta. < Ar. belediyeden ksaltma olarak. (Kay.) (Hzy.)
bulgara: Polis. (Yl.) (Tbr.)
cendik: Jandarma. Anadolu azlarndaki cendek'in anlam kaymasna uram
eklidir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
atl: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
dikeli: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
gav-kav: 1. Jandarma, polis, beki. 2. Bay. 3. Tehlikeli adam. (Kay.) (Erk.)
gibar: Polis. (Yl.) (Tbr.)
gulle: Polis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kav: Jandarma, polis, beki. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kebir saltat: Komutan. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ks metirek: Jandarma, polis, belal adam. (Akar) (Kal.)
kllig: Polis. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kllin: Polis. (Kay.) (Kal.)
man: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
mano/manu: Jandarma. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
muak: Jandarma. (Caf.) (Elk.)
pulla: Polis. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Bk. pulla. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Polis. (Kay.) (Hzy.)
saldat - saltat: Jandarma, asker. < Rus. saldat. 'asker.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
silik: Jandarma. (Kay.) (pn.)
yambol: Jandarma. (Akar) (Kal.)
yanbol: Asker. (Akar) (Kal.)
yanbolu: Jandarma, memur, devlet memuru. Bk. yanbol. (Kay.) (Kal.)
yanbolu: Jandarma. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ylk: Jandarma. (Kay.) (pn.)

160

1.14. Hayvanlar le lgili Terimler

arab_ii: At; kelimeyi yanl olarak arab a eklinde 'at, beygir' manalarnda
zabteylemitir. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
arabalii: Katr; kelime arab+ali+ii'nden terkip edilmitir. (Mu.) Caf.) (Kay.) (Kal.)
arabii: At. (Kay.) (Kal.)
arap ali ii: Katr. (Akar) (Kal.)
arap a: At, beygir. (Akar) (Kal.)
arap el ii: Katr. (Akar) (Kal.)
arap ii: Katr. (Akar) (Kal.)
avank: Aln beyaz sr. (Akar) (Kal.)
aydn: 1. Eek. 2. Beygir. (Kay.) (Kal.)
aydn: Eek, (Mu.) beygir. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
aydn: Eek. (Akar) (Kal.)
bahor: kz. (Gl.) (Hzy.)
bakar: kz, inek. < Ar. bakar, bakara 'sr.' (Kay.) (Hzy.)
caa-caa: Eek, katr. < Ar. cah 'spa.' (Kay.) (Hzy.)
caa-caa: Eek. (Gl.) (Hzy.)
ca: Eek, insan. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ca-a: 1. Eek ve umumiyetle hayvan. 2. nsan (hakaret kastyla). Mehmet Ersoy'a
gre: umumiyetle kelime 'memur, adam, insan' manlarndadr. 'Eek, hayvan'
manalarnda kullanlan kelime ise cas'dr. < Ar. cah 'spa.' (Kay.) (Erk.)
cavra: Kpek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
cebrail: Koyun. < Ar. Cebr'il 'peygamberlere emir ile vahye vasta ve memur olan
drt byk melekten biri.' (Kay.) (Hzy.)
cedi: Kei. < Ar. cedy 'erkek olak.' (Kay.) (pn.)
celfin: Tavuk, horoz. (Kay.) (Hzy.)
cemal_ii: Deve. < Ar. cemel + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
cemale: Deve. (Akar) (Kal.)
cemele: Deve. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
cemile: Deve. (Akar) (Kal.)
cemre: Deve. Bk. cemele. (Kay.) (Kal.)

161

cirki: Ku. (Yl.) (Tbr.)


cmari-cimari: Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
avra: Koyun, kei. (Yl.) (Tbr.)
emender: Eek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
ie: 1. Koyun, kei. 2. Et. (Kay.) (Kal.)
imendifer: Eek. (Akar) (Kal.)
dab: At. < Ar. dovo, dava (?) at'tan tremitir. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
dab: Beygir. < Ar. dbbe 'yk ve binek hayvan.' (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
darayl: Beygir. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
darayl: Katr, at. (Akar) (Kal.)
dareyli: Katr. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
davar: Kei. (Akar) (Kal.)
dereyli: Katr. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
doru giden: Domuz. (Kay.) (pn.)
ester: Katr < Far. ester 'katr.' (Kay.) (Hzy.)
e: Eek. (Caf.) (Elk.)
faaraz: Koyun. (Akp.) (pn.)
faraz: Koyun. (Kay.) (pn.)
faris-feras-feres-fraz: At, beygir. < Ar. feres 'at, bir at tr.' (Kay.) (pn.)
fi: Balk < Alm. fisch 'balk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
galah: Cep, dii hayvan. (Kay.) (Erk.)
galgal: Kpek. kalgal < kangal 'kangal kpei' kelimesinden. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gatrafa: Katr. (Yl.) (Tbr.)
gavra: Kpek. (Kay.) (pn.)
geder: Eek. (Esk.) (Caf.) (Akp.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.) (pn.) (Tbr.)
geder:

Eek.

Anadolu

azlarnda

yaygndr.

Ahmet

Caferolu'nun

'Anadolu

Azlarndan Toplamalar' kitabnda haydar 'eek' ekli de vardr. Arapa haydar


'arslan' eklinden bozulmu olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
gev-gey: nek, manda. (Yl.) (Tbr.)
gezzem: Kei. (Kay.) (pn.)
gras: Beygir, umumiyetle hayvan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gtmr: Kpek. (Gl.) (Hzy.)

162

gtmir-gitmir: Kpek < Ar. ktmr 'ashab- kehfin kpein ad.' (Kay.) (Hzy.)
gyla-gylal cmari: Horoz. (Yl.) (Tbr.)
ghre: At. Farsa kura 'tay'la ilgilidir. (Kay.) (Tbr.)
ghre-ghre: At. (Yl.) (Tbr.)
glk: Eek, merkep. (Kay.) (pn.)
gn: Koyun. (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
gys: Kertenkele. (Gl.) (Hzy.)
gras: At. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gurdotu: Kei. < kurt + otu kelimelerinden. (Kay.) (Gyg.)
guruv: Sr, umumiyetle hayvan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gdk-gck: Eek. (Yl.) (Tbr.)
grgz: Ay. (Yl.) (Tbr.)
hari: At (hayvan) (Caf.) (Elk.)
harif: Koyun, davar. (Kay.) (pn.)
hasbi: At, beygir. < Far. esb 'at.' (Kay.) (Hzy.)
hasbi: At. (Gl.) (Hzy.)
hatrlayamad: Kei. (Akp.) (pn.)
haydar: Eek. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
her: Eek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
hisbi: Bit. (Yl.) (Tbr.)
hkel: nek. (AKP.) (pn.)
htr-hodur: Deve. < Far. tr 'deve.' (Kay.) (pn.)
kef: 1.Ta. 2. Di. 3. Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
kemal: Deve < Ar. cemel 'deve.' (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ktan: Sr, inek ve emsali. (Caf.) (Elk.)
kilab: Kpek. < Ar. kilb 'kpekler' kelb kelimesinin okluk ekli. (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
kkeru: Bit. < kker + ua; Kker, Krehir'e bal bir ky addr.

(Kay.)

(Erk.)
kkerua: Bit. (kker ua) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kulakl: Eek. (Kay.) (pn.)
kkeri: Horoz. (Yl.) (Tbr.)

163

klli ii: Tavuk, yumurta. (Akar) (Kal.)


kllig ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kllin ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Kay.) (Kal.)
kllin: Pili. (Akar) (Kal.)
kllinii: Pili. (Akar) (Kal.)
makal: Sr. (Kay.) (pn.)
managad: 1. Kpek. 2. Muhtar, jandarma ve polis gibi devlet grevlileri iin
kullanlan tabir. Bk. Menegad. (Kay.) (Kal.) (Kal.)
managad: Kpek. (Akar) (Kal.)
manegad: Kpek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
manigad: Kpek. (Akar) (Kal.)
melek ii-melerii: Koyun. (Kay.) (Erk.)
melei: Koyun (melemekten) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
melei: Koyun < mele + ii. (Kay.) (Erk.)
menegad: Kpek. Bk. managad. (Kay.) (Kal.)
milcan: Kirpi. (Yl.) (Tbr.)
musacal: Bit, pire. (Akar) (Kal.)
ormanlolu: Domuz. (Kay.) (Kal.)
psuk: Kedi. (Kay.) (pn.)
rokono: Kpek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
samuralk toklusu: Horoz. (Akar) (Kal.)
sey: Kpek. (Yl.) (Tbr.)
sipi: Bit. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
un: Kpek. (Caf.) (Elk.)
tabiy ii: kz, inek, kei gibi derisinden de yararlanlan hayvanlar. (Akar) (Kal.)
tarayl: At. (Akar) (Kal.)
tosbaa: Kaplumbaa. (Gl.) (Hzy.)
yal: Kpek. (Akar) (Kal.)
yanlama: Kurt. (Kay.) (Akb.) (Erk.) (Erk.)
yazc: 1. Tavuk. 2. Kmes hayvanlar. (Kay.) (pn.)
yazc: Tavuk. (Akp.) (pn.)
yelkesen: At, ata verilen ad. (Kay.) (Gyg.)

164

ykm: Koyun. (Akar) (Kal.)


yoz: Bit. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
zi: At. (Dz.) (Caf.) (Elk.)

1.15. Hrszlk le lgili Terimler

bgn: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)


or: Hrsz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dazgir: : Hrsz. < Far. dzd 'hrsz, uru' + gr 'tutan tutucu' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
garamanc: Hrsz, haydut. (Akar) (Kal.)
garamanclk: Hrszlk. (Akar) (Kal.)
gay: Hrsz. (Akar) (Kal.)
ginav: Hrsz. Orta Asya Abdallarnda genou, ginou 'hrsz'. ran ingenelerinde
genev, genew 'hrsz, soyguncu', ibranice ganav 'hrsz' kelimesinden. (Nas.-ah.)
(Kay.) (Tbr.)
karamanc: Hrsz. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kay: Hrsz. (Kay.) (Kal.)
mampr: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)
mampur: Hrsz. (Gl.) (Hzy.)

1.16. Hitap le lgili Terimler

alagrk: Sevilmeyen insanlara sylenen bir sz. (Kay.) (Kal.)


ca bizdik: Eekolu eek. (Kay.) (Erk.)
ay_cuna: Efendi, bey. (Caf.) (Gyg.)
gasar: Sus, dikkat, sz kes (ki bakas anlamasn.) (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gltr: Deli. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
gileve: Deli. (Yl.) (Tbr.)
gilve-cilve: 1. Deli. 2. Ac. 3. Biber. (Yl.) (Tbr.)
innav: Delikanl. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
yall: Oruspu. (Akar) (Kal.)

165

yavak: Birini aalamak iin sylenen sz. (Kay.) (Hzy.)

1.17. ecek le lgili Terimler

ac moy-ac muy: Rak. (Kay.) (pn.)


ac: Kahve. (Kay.) (Gyg.)
av: 1. Su. 2. ay, kahve, merubat. (Yl.) (Tbr.)
av: Su. < Far. b 'su'. (Kay.) (Tbr.)
cur: Su, ayran < Erm. ur 'su'. Alaam (Bolu) Elekilerinin dillerinde tpk
Ermenicede olduu gibi yalnz'su' manasndadr. 'Ayran' mecazidir. (Kay.) (Akb.)
(Erk.)
cur: Su. (Caf.) (Elk.)
alkalama: Ayran. (Kay.) (Hzy.)
gali: ay. Muhtemelen Ar. galy 'kaynatma, piirme'den. (Kay.) (Tbr.)
gara a: Kahve. < kara + aa. (Kay.) (Kal.)
gara: ay, kahve. (Yl.) (Tbr.)
garaa: Kahve. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
gatgl: Rak, arap. (Akar) (Kal.) (Kal.)
hmelik: ki, merubat. (Caf.) (Elk.)
imam suyu: ki. (Kay.) (Erk.)
kara moy-gara moy: Kahve. (Kay.) (pn.) (pn.)
karke: Kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
katrl srt-: Rak imek. (Kay.) (Kal.)
katrl: Rak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
kutuk suyu-ktk suyu: Pekmez, arap. < ktk + suyu. (Kay.) (Erk.)
kutuksuyu: Pekmez (ktk suyu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ktk suyu: Kahve. (Kay.) (Kal.)
mey: ki (rak, arap vb.) (Yl.) (Tbr.)
moy- mey: Su. < Ar. m 'su' Arapada bu kelimenin sylenii 'may' eklindedir.
(Kay.) (Hzy.)
moy: 1. Su, 2. Kalitesiz, kt esans. (Gl.) (Hzy.)
moy: Su, yamur. (gzya) vb. (Akp.) (pn.)

166

moya: St. (Akp.) (pn.)


moya: St. Bk. moy. (Kay.) (pn.)
murur: Kahve. (Caf.) (Elk.)
pani: Su. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rumra: zm posas. (Gl.) (Hzy.)
secur: Kahve. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
secur-sejur: 1. Ya. 2. Kahve < Erm. sev + cur 'siyah su.' Alaam Elekilerinin
dilinde sevcir 'kahve' 3. Su. (Kay.) (Erk.)
sevcir: Kahve. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
r: St. < Farsa r 'st.' (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.) (Tbr.)
v-iv: ki, esrar. (Yl.) (Tbr.)
ir: St. (Yl.) (Tbr.)
utla-: mek. (Sigara vb.) (Kay.) (Hzy.)
ple-: mek (sigara vb.) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
r: St. < Far. r 'st.' (Kay.) (Erk.)
tipiz- dipiz: Pekmez. (Kay.) (Hzy.)
tipiz: zm pekmezi. Anadolu azlarndan alnm olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
rn ii: St, genellikle ya. (Akar) (Kal.)
rn_ii: 1. Yourt. (Bur.) 2. St. (Mu.) umumiyetle ya. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.)
(Kal.)
yemen: ay, kahve. < Ar. yemen 'Arap yarmadasnn gney tarafn tekil eden
blge.'(Kay.) (Hzy.)
yemen_ii: Kahve. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
yemenii: ay, kahve. (Akar) (Kal.)

1.18. nan (Allah, Peygamber, Namaz) le lgili Terimler

barh huda: Allahteal. (Yl.) (Tbr.)


gensiz: Dinsiz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
imam_ii: Cami, namaz < imam + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
imamii: Namaz. (Akar) (Kal.)
mim: Mslman < Ar. mm 'mim harfi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

167

nma: Namaz. (Kay.) (Tbr.)


nm: Namaz. (Yl.) (Tbr.)
nuhru: Allah. (Kay.) (Tbr.)
salat: Namaz. < Ar. salt 'namaz.' (Kay.) (Hzy.)

1.19. nsanlar le lgili Terimler

afac: Kastedilen kii, ahs. afa kelimesine + c eklenerek yaplmtr. (Kay.) (Tbr.)
avam hazeyn: Halktan biri. (Kay.) (Gl.)(Hzy.)
avam: Halk < Ar. avam 'herkes, kaba ve chil halk, ayak takm.' (Kay.) (Hzy.)
ca: Eek, insan. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ca-a: 1. Eek ve umumiyetle hayvan. 2. nsan (hakaret kastyla). Mehmet Ersoy'a
gre: umumiyetle kelime 'memur, adam, insan' manlarndadr. 'Eek, hayvan'
manalarnda kullanlan kelime ise cas'dr. < Ar. cah 'spa.' (Kay.) (Erk.)
cono: Adam, insan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dnek pirisi: Ev sahibi. (Akar) (Kal.)
gac: Adam, erkek ocuk. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
galak: Hrmetli, itibarl kimse, bey, beyefendi, zengin kimse; yksek tabakaya
mensup birisi. (Kay.) (Kal.)
hazeyn-hazeyin: 1. Erkek, adam, yetikin kimse 2. Ulan, len. 3. Darendeli < Ar.
Hazeyn 'bu ikisi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kebir hazeyn: 1. Arbal, yal bal kimse. 2. Baba, kaynbaba. (Gl.) (Hzy.)
lk -lk: Delikanl, erikin erkek ocuk, olan. (Gl.) (Hzy.)
lk-legk: len! adam ! delikanl, yetikin erkek ocuu, olan. (Kay.) (Hzy.)
marf: Zengin, bey, aa, itibarl, tannm kii. (Yl.) (Tbr.)
mertek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Akar) (Kal.)
meterek: Adam, erkek, mteri. Bk. metrek. (Kay.) (Kal.)
metrek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metrek: Trk ve mslim erkek mteri. (Akar) (Kal.)
sivri: Kz. (Akar) (Kal.)
yavak-yavuak: 1. ocuk. 2. Dost, arkada. 3. nsan. 4. rak, hizmeti. 5. Kimse.
(zat) (Kay.) (Kal.)

168

ykm metrek: Zengin, itibarl, mevki ve makamca yksek kimse. (Akar) (Kal.)

1.20. Kalay, Kalayc, Kalayl le lgili Terimler

meki: Kalayc. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)


mekli: Kalayl. (Akar) (Kal.)
meneki: Kalayc. (Akar) (Kal.)
pallac: Kalayc. (Kay.) (Kal.)

1.21. Kalayc Diliyle lgili Terimler

meki nasf: Kalayc dili. (Kay.) (Kal.)


meki nasl: Kalayc dili. (Akar) (Kal.)
pallac dili: Kalayc dili, argosu. (Kay.) (Kal.)

1.22. Kat le lgili Terimler

fitik: Makbuz, fitre. (Kay.) (pn.)


lil: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tut: Kat. (Caf.) (Elk.)
tuna partal: Vesika. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)

1.23. Madenler le lgili Terimler

benedik: Kalay. (Akar) (Kal.)


ks palle: Eski bakr. (Kay.) (Kal.)
menedik: Kalay. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
molla hseyin: Kkrt. (Akar) (Kal.)
osgi: Altn. (Caf.) (Elk.)
pelez: Kk altn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sar genek: Altn (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
sanboku: akmak ta. (Kay.) (Akb.) (Erk.)

169

sim: Gm < Ar. sm 'gm.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


sim: Gm < Ar. sm'gm.' (Kay.) (Hzy.)
usg: Altn. (Kay.) (Erk.)
sg: Altn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
yeken: Para, altn. (Yl.) (Tbr.)
ykm palle: Yeni bakr. (Kay.) (Kal.)
zer: Altn < Far. Zer 'altn.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

1.24. Mektup le lgili Terimler

nme: Mektup. < Far. nme 'mektup.' (Kay.) (Hzy.)


posta ii: Mektup. (Kay.) (Kal.)
postac ii: Mektup. Bk. posta ii. (Kay.) (Kal.)

1.25. Memur le lgili Terimler

kellemba: Memur, devlet hizmetinde bulunan kimse. (Kay.) (pn.)


kellesi byk: Memur. (Kay.) (pn.)
llk: Devlet memuru, amir, umuiyetle devlet hizmetinde bulunan kimse. (Caf.)
(Kay.) (Gyg.)
mam: Yabanc, mdr, amir ve emsali. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
marf kelti: Byk adam (yabanc), devlet grevlisi. (Yl.) (Tbr.)
marf: Byk adam. (mdr, mir) vb. (Kay.) (Tbr.)
pir: Mteri, memur, eraf. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
tuna managad: Vali, belediye bakan, yksek derecede memur. (Kay.) (Kal.)
tuna metirek: Muhtar, kaymakam, st grevdeki kimseler. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: 1. Reis, vali, yksek memur. 2. Belediye bakan. (Kay.) (Kal.)
tuna yanbol: Reis, vali, yksek rtbeli asker veya polis. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: Vali, reis. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
yanbol: 1. Memur, jandarma, umumiyetle devlet memuru.2. Efendi, bey. (Kay.)
(Kal.)
yanbol: Hkmet memuru, efendi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)

170

ykm yanbol: Milletvekili, byk idareciler. (Kay.) (Kal.)

1.26. Meslek le lgili Terimler

cibii: Hoca, retmen. (Kay.) (Kal.)


cildikli: Davul alamayan Abdal. (Yl.) (Tbr.)
cimitci: 1. mam. 2. retmen. (Kay.) (Kal.)
cimitci: retici. (Akar) (Kal.)
cimitci: Sarkl hoca, imam. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
colan - colan: 1. Dilencilik etmek, 2. Gurbetilik. (Gl.) (Hzy.)
colan -colan et-: 1. Cerre kmak, teravih namaz klmak, hastaya bakmak gibi iler
karlnda ya, bulgur, un, para vb. eyler almak, gurbetilik. 2. Dilencilik < Far.
cevln, cevelu 'dolama, dolanma, gezinme.' (Kay.) (Hzy.)
ant gezmek: Beraber erilik etmek. (Kay.) (Erk.)
elici: algc, mzisyen. (Akar) (Kal.)
emci: la yapan. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gehran: Dilencilik. (Yl.) (Tbr.)
grgr - ggr: Rum. < Rumca, drdr 'kilisede ders veren kimse.' (Kay.) (Hzy.)
gikinci: 1. Kaak. 2. Hrsz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
halac: (Kalaylanan kaplar) ykayc. (Akar) (Kal.)
haleyici: rak. (Kay.) (Kal.)
ky managads: Muhtar. (Akar) (Kal.)
legir: Doktor. (Kay.) (Hzy.)
leir: Doktor. (Gl.) (Hzy.)
lotah: Oda sahibi, otelci. (Kay.) (Hzy.)
matarak: rak. (daha fazla istihza makamnda.) (Kay.) (Kal.)
meklemek: Kalaylamak. (Akar) (Kal.)
meneklemek: Kalaylamak. (Akar) (Kal.)
palleci: Bakrc, kalayc. (Kay.) (Kal.)
peliti: Ormanc. (Kay.) (Kal.)
tamamlak: Kap toplayan kii. (Kay.) (Kal.)
tandrc: Ormanc. (Akar) (Kal.)

171

teberci: Davulcu. (Yl.) (Tbr.)


tegginci: Kaak, dolandrc. (Kay.) (Hzy.)
teginci: Kaak, dolandrc. (Gl.) (Hzy.)
teto: Beki. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tc: 1. frk. 2. Akgz, pazarlamac. < Far. T 'kl' + Tk. /+c/ ekinden.
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
yanpiri: Orman iinde alanlar, tahtaclar. (Akar) (Kal.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti, ocuk, erkek ocuk. (Akar) (Kal.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykm cimiti: retmen. (Akar) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, bir mahallenin ileri geleni. (Akar) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, eraf. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
ykm piri: Muhtar; ileri gelenler, aksakalllar. (Akar) (Kal.)
ykm_piri: Eref, muhtar. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
zindan managad: Muhtar. (Kay.) (Kal.)

1.27. Meyve le lgili Terimler

aydn ii: ncir. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)


aydnerii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnyerii: ncir. (Akar) (Kal.)
ay ii: Armut. (Kay.) (Kal.)
canp-ambu-amp-ampi: zm. < Erm. ami 'kuru zm' kelimesinden
tremesi muhtemeldir. (Kay.) (Erk.)
ambu: zm. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
am: amfst. < cam + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
ene: Ceviz. (Mu.)(Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
eneii: Ceviz. (Akar) (Kal.)
b_ii: zm. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
bk_ii: zm. < ubuk + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
ubuk ii: zm. (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)

172

gebe: Kavun, karpuz. (Yl.) (Tbr.)


hecir: ncir. (Yl.) (Tbr.)
hoot: Dut kavutu, dut kurusu. (Kay.) (Hzy.)
incaz: Tozlu erik cinsinin kurutulmuu. (Gl.) (Hzy.)
kken ii: Kavun, karpuz, bostan tr eyler. (Akar) (Kal.)
kken_ii: zm, kavun, karpuz. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kkenceli: Karpuz. (Kay.) (Kal.)
kkeneli: Karpuz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kkeneli: zm, kavun, karpuz. (Akar) (Kal.)
mevi: zm. (Yl.) (Tbr.)
mev: zm. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
zibit: zm. (Kay.) (pn.)

1.28. Mezhep le lgili Terimler

gelez: Alevi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


kermir: Kzlba. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
kermir-germir: Kzlba. (Kay.) (Erk.)
srtsar: Alevi. (Kay.) (Hzy.)

1.29. Pislik le lgili Terimler

bange-benge: 1. Tfek, silah. Bk. menge. 2. Byk abdest. (Kay.) (Hzy.)


bange-benge: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
galiz: Byk abdest, pislik, <Ar. galize 'kaba terbiye d.' (Kay.) (Hzy.)
galize: 1. Pislemek. 2. Bok. (Gl.) (Hzy.)
gh: Dk. (Yl.) (Tbr.)
rh: Pislik, bok. (Kay.) (Hzy.)
trk: Srgn, ishal, cvk dk. (Gl.) (Hzy.)

173

1.30. Onay le lgili Terimler

ka: Yok, hayr. (Caf.) (Elk.)


ik: Yok. < Erm. a 'yoktur'. Alaam (Bolu) Elekilerinde ka 'yok.' (Kay.)
(Akb.) (Erk.)
dibo: Yok. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
handak: Evet. (Caf.) (Elk.)
naa: Hayr. (Kay.) (Tbr.)
nah-nak-na: 1. Hayr. 2. Yok. 3. Hi. 4. Az. (Yl.) (Tbr.)
netu : Yok. < Far. (?) n deil, yok. (Kay.) (Hzy.)
ninay: Yok. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

1.31. Organ le lgili Terimler

ait: Gz. (Caf.) (Elk.)


argor: Di. (Caf.) (Elk.)
ayn cort: Gz kr. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ayn: Gz. < Ar. ayn 'gz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
can au: Eein tenasl leti. (Kay.) (Erk.)
cav: Gz. (Nas.-ah.) (Kay.) (Tbr.)
cecik: Gz. (Akar) (Kal.)
cice: Erkeklik organ. (Akar) (Kal.)
ciyce: Et, erkein cinsel organ. (Akar) (Kal.)
cof: Gz. Bk. cov. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
co-co: Gz. (Gl.) (Hzy.)
cov-co: Gz. < Far. cev 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)
av: Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
av-au: Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
ecik: Gz. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ecik-eik: Gz. (Kay.) (Kal.)
eciksiz: Gzsz. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
eik: eik. (Mu.) (Caf.) (Kal.)

174

ii: Meme. (Yl.) (Tbr.)


im: Meme. (Yl.) (Tbr.)
orbalk: Az. (Akar) (Kal.)
dan: Di. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
den: Di < Far. Dendn 'di.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
deney: El, yan, taraf, nezd. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
dest: El. < Far. dest 'el.' (Nas.-ah.) (Kay.) (Gl.) (Tbr.) (Hzy.)
dn: Kan. Ar. dem 'kan'dan geliyor olabilir. (Kay.) (Tbr.)
dib: Ans. (Akar) (Kal.)
dibi: Ans. (Akar) (Kal.)
engez: 1. Sr. 2. Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
faklk: Burun. (Akar) (Kal.)
fehm: Az. < Ar. fem 'az.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fem: Dudak. (Gl.) (Hzy.)
fslk-tslk: Ans. (Yl.) (Tbr.)
gadem: Bacak. Bk. kadem. (Kay.) (Hzy.)
enek: 1. Yan, el, nezd, ev. 2. Mecidiye. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
geney: 1. El. 2. Yan. (Kay.) (Kal.)
gevik: Az. (Kay.) (pn.)
gnglk: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gp: Ans. (Akar) (Kal.)
grp-gp: 1. Arka taraf. 2. Kala. (Kay.) (Kal.)
gzl yalman: 1. Dil. 2. Erkein cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gubalk: Di. (Akar) (Kal.)
guful: Ans. (Yl.) (Tbr.)
gnk: Ans. (Yl.) (Tbr.)
hacer: 1. Ta. 2. Di. < Ar. hacar 'ta.' (Kay.) (Hzy.)
hacer: Di. (Akp.) (Gl.) (Hzy.) (pn.)
haymr: Erkeklik organ. (Kay.) (pn.)
i: El. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
kadem: 1. Ayak. Bk. gadem. 2. Ayakkab. < Ar. kadem 'ayak, adm.' (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)

175

ksflk: Az. (Kay.) (Kal.)


kef: 1.Ta. 2. Di. 3. Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
kevik: Az. Bk. gevik. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kuti: burun. (Caf.) (Elk.)
lali: ocuklarda erkeklik organ. (Kay.) (Hzy.)
lingi: Ayak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mat: Parmak. (Caf.) (Elk.)
mezmur: 1. Kadn ve erkein cinsiyet uzvu. 2. Mermi. 3. Yal. < Ar. mezmr 1.
Kavalla sylenen ilhi. 2. Hz. Davud'a inen Zebur'un surelerinden her biri. (Kay.)
(Erk.)
musi: Kol. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mu: Burun. Az szlklerinde mu et-

'koklamak' ve muuk 'yass burun'

rnekleri vardr. kayna belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)


muy: Az, yz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nakgi: Burun. (Yl.) (Tbr.)
nasflk: Az. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
nufar-nuvar: Gz. (Akp.) (Kay.) (pn.)
otk: Ayak. (Caf.) (Elk.)
paylk: El. (Akp.) (Kay.) (pn.)
peik: Ayak. (Yl.) (Tbr.)
pnt: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
rotini: Burun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
samanlk: Kulak. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
sem: Kulak < Ar. sem 'kulak verme, iitme.' (Kay.) (Hzy.)
ser: Ba, kafa < Far. ser 'ba, kafa, kelle.' (Nas.-ah.) (Kay.) (Tbr.) (Hzy.)
srtafa: 1. Giysi. 2. Vcut, beden. (Yl.) (Tbr.)
akf: : Kadnlk organ. < Far. ikf 'yark, atlak.' (Kay.) (Hzy.)
akf: Kadnlarn mahrem yerleri. (Gl.) (Hzy.)
akf: Kadnlk organ. < Far. ikf 'yark, atlak.' (Kay.) (Hzy.)
tabib ii: El. (Kay.) (Kal.)
tipi: Ans. (Akar) (Kal.)
rn ii: Ya, kadn gs. (Akar) (Kal.)

176

yak: Gz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


yiv: Kadnlar iin kullanlan cinsiyetle ilgili bir kelime (bu kelime de anlam
deitirilerek kullanlan kelimelerdendir.) (Kay.) (Erk.)
zahar: Az. (Kay.) (Tbr.)
zahar-zahr-zahr: Az. (Yl.) (Tbr.)
zahm: Arka. < Ar. zahr 'arka, srt.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zark: El. (Caf.) (Elk.)
zk-zk: Karn, mide. (Yl.) (Tbr.)

1.32. Orman rnleri le lgili Terimler

cobuk: Denek. (Kay.) (Erk.)


dahdak: Tahta. (Caf.) (Elk.)
hatab-htab: Denek, sopa, odun < Ar. hatab odun. (Kay.) (Hzy.)
hatap: Denek, sopa. (Gl.) (Hzy.)
hatl: Kaln mertek. (Gl.) (Hzy.)
hezik: 1. Aa. 2. Sopa. (Yl.) (Tbr.)
ka: Odun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
sopa: Yumruk, tokat, aa, denek. (Kay.) (pn.)
tandr: Odun, aa. (Akar) (Kal.)
tandr: Odun. (Akar) (Kal.)
tantr: Aa, odun, umumiyetle tahta. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
tantr: Odun, aa, genellikle tahta. < Ar. tennr 'fnn, tandr.' (Kay.) (Kal.)
yanpiri: Tahta. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)

1.33. Oyun le lgili Terimler

genek: Ara gereler, kumar. (Akar) (Kal.)


gilor: Kumar. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

177

1.34. Para le lgili Terimler

cink: Para. (Akar) (Kal.)


daban: 1. On lira. 2. Bir kzn erkek arkadana verilen ad. (Kay.) (Kal.)
enek: 1. Yan, el, nezd, ev. 2. Mecidiye. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
gdor: Para, Dzce Elekilerinin dilinde gudor 'para, sikke.' (Kay.) (Erk.)
gidor: Para. (Erm.) (Akb.) ( Erk.)
gudor: Para, sikke. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
gulak partal: ki lira. (Kay.) (Kal.)
hat: Para, cret, geerli para birimi. (Gl.) (Hzy.)
hat: Para, cret, lira, binlik vs. anlamnda birim olarak kullanlr. (Kay.) (Hzy.)
hbk: Mecidiye. (Kay.) (Erk.)
kaln genek: Gm mecidiye. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
kalnenek: Gm mecidiye. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
kepenek: Kat para. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
lova: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mangr: Para. (Kay.) (Kal.)
nazile: Para. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
nazileci: Paral, zengin. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
nazileci-nezleci: Paral, zengin, varlkl kimse. (Kay.) (Kal.)
nazile-nazili-nazille-nazilli: Para. (Kay.) (Kal.)
nazili: Para. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
nazilli: Nazili. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nazilli: Para. (Akar) (Kal.)
papil: Para. (Kay.) (Kal.)
pars: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
partal nazilli: Banknot. (Kay.) (Kal.)
partal nazilli: Pankanot. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
partal: 1. Para. 2. Yz (100) 3. Elbise. 4. Banknot, lira. 5. Elbise, havlu, bez vs. gibi
eyler. (Kay.) (Kal.)
ptal: 1. Elbise, havlu, bez vs. eyler. 2. Para. 3. Yz (100). Bk. Partal. (Kay.) (Kal.)
sim: Para, lira. < Far. sm 'gm.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)

178

talr: Para. < Alm. Taler 'gm para, para.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
trm-trsm: Metelik, para. (Kay.) (pn.)
uu gz: Altn para. (Kay.) (pn.)
yan: Para. (Kay.) (Gyg.)
yeken: Para, altn. (Yl.) (Tbr.)
yeken: Para, metelik. (Kay.) (pn.)
yeken: Para. (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.) (Tbr.)

1.35. Rum le lgili Terimler

gr: Rum. (Gl.) (Hzy.)

1.36. Renkler le lgili Terimler

galn: Beyaz. (Akar) (Kal.)


gcrk: Esmer. (Akar) (Kal.)
kaln: 1. Beyaz. Umum Trk argosunda 'paral, zengin.' (Kay.) (Kal.)
kaln: Beyaz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
loli: Krmz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

parni: Beyaz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

1.37. Sa, Sakal, Kl, Ty le lgili Terimler

bal: Sa. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


rf: Sa, sakal, byk, ka, kl, ty. (Yl.) (Tbr.)
mats: Sa. (Caf.) (Elk.)
mutaf ii: 1. Sa, sakal, byk, kl; 2. Yn. (Kay.) (Kal.) (pn.)
mutaf ii: Sa, sakal, bilimum ty. (Akar) (Kal.)
mutaf ii: Sa. (Akar) (Kal.)
mutaf: Sakal, byk. (Kay.) (pn.)
mutaf_ii: Sa, sakal, byk, kl, yn. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
temir: Byk. (Gl.) (Hzy.)

179

temir-temr: 1. Byk. 2. Sakal. (Kay.) (Hzy.)

1.38. Savunma Aralar le lgili Terimler

bange-benge: 1. Tfek, silah. Bk. menge. 2. Byk abdest. (Kay.) (Hzy.)


bga: Mermi. (Yl.) (Tbr.)
ekirdek: Mermi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dom: Barut, kurun < domdom kurunundan. (Kay.) (Hzy.)
fndk: Silah. (Kay.) (pn.)
guga: Silah. (Yl.) (Tbr.)
lamburdak: Silah, tfek, tabanca vb. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
mazn: Tabanca, silah, demir ve umumiyetle demire mtaallik her bir ey; mavzer.
(Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
menge: Silah. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
nedigi: Tfenk. (Caf.) (Elk.)
pat: Tabanca, tfek. (Esk.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.) (Tbr.)
patlang: Tfek, tabanca < patla- (Kay.) (Akb.) (Erk.)
patlangl: 1. Silahl, tfekli bulunan kimse. 2. Jandarma, kalem, alelumum tehlikeli
ahs. (Kay.) (Erk.)
patlangu: Tabanca. (Kay.) (Gyg.)
saramet: Mavzer (sar ahmet) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)
sarmet: Mavzer < san + ahmet; patlang kelimesi, bu suretle, daha fazla 'tabanca'
iin kullanlmaktadr. (Kay.) (Erk.)
sarlan somunu: Tfek mermisi. (Kay.) (Erk.)
sarlan: Mavzer < sar + olan. (Kay.) (Erk.)
sokum: Mermi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
somun: Tfek mermisi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
tombu: Silah. (Kay.) (Tbr.)
tuna mazn: Tfek. (Kay.) (Kal.)
yagalu: Tfenk, tabanca. (Dz.) (Caf.)
yalaz otu: Tabanca mermisi. (Kay.) (pn.)
yalaz-yalaz: Silah. (Kay.) (pn.)

180

1.39. Say le lgili Terimler

at kula: ki. At kulann ift olduu dnlerek tretilmi olmaldr. (Kay.) (Erk.)
bir avzn hbk: Yz. (Kay.) (Erk.)
bir hbk: Yirmi. (Kay.) (Erk.)
ors: Drt. (Caf.) (Elk.)
dabanpatga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
dass: On. (Caf.) (Elk.)
d: ki. (Yl.) (Tbr.)
fatika: Be. Bk. Fakta. (Kay.) (Kal.)
fatka: Be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
galngenek: Yedi. (Akar) (Kal.)
gulak: ki. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
gulakpatga: On. (Akar) (Kal.)
gulakpatgadansamieksik: Dokuz. (Akar) (Kal.)
gulaksacayak: Alt. (Akar) (Kal.)
gulaktaban: Sekiz. (Akar) (Kal.)
hamselik: Belik. < Ar. hamse 'be' + Tk. /+lik/ ekinden, ten (Kay.) (Hzy.)
hbk yavrusu: eyrek, be. (Kay.) (Erk.)
iki hbk: Krk. (Kay.) (Erk.)
rek: . (Caf.) (Elk.)
kulak fatka: On. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
kulak fatka-kulak fatika: On. (Kay.) (Kal.)
kulak sacyak buuk: Yedi. (Kay.) (Kal.)
kulak sacyak: Alt. (Kay.) (Kal.)
kulak taban buuk: Dokuz. (Kay.) (Kal.)
kulak taban: Sekiz. (Kay.) (Kal.)
kulak: ki. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
makami: Tane. (Caf.) (Elk.)
mart: 1. Erkek. 2. Bir (say). (Caf.) (Elk.)
orgat: ki (say) (Caf.) (Elk.)

181

partal: 1. Para. 2. Yz (100) 3. Elbise. 4. Banknot, lira. 5. Elbise, havlu, bez vs. gibi
eyler. (Kay.) (Kal.)
ptal: 1. Elbise, havlu, bez vs. eyler. 2. Para. 3. Yz (100). Bk. Partal. (Kay.) (Kal.
patga: Be. (Akar) (Kal.)
patgagulak: Yedi. (Akar) (Kal.)
patgasam: Alt. (Akar) (Kal.)
patika: Be. Bk. fatka. (Kay.) (Kal.)
sac_ayak fatka: On be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sac_ayak: . (Mu.) (Caf.) (Kal.)
sacakpatga: On be. (Akar) (Kal.)
sacayak fatka: On be. (Kay.) (Kal.)
sacayak: . (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
sacyak: lira. (Kay.) (Kal.)
sacyak fatika: On be. Bk. sacayak fatka. (Kay.) (Kal.)
sacyak: . (Kay.) (Kal.)
saak patal: yz. (Kay.) (Kal.)
saak: . Bk. sacayak-sacyak. (Kay.) (Kal.)
saayak patga: On be. (Akar) (Kal.)
sam fatka: Bir be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sama: Bir. (Kay.) (Kal.)
sma-sam: Bir. (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Akar) (Kal.)
taban fatika: Yirmi. Bkz. taban fatka. (Kay.) (Kal.)
taban fatka: Yirmi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
taban patga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
taban: Drt. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
trn: Bir tane, tek. (Yl.) (Tbr.)
tuna sam: On. (Akar) (Kal.)
yek: Bir. (Yl.) (Tbr.)

182

1.40. Sebze le lgili Terimler

aci: Biber (ac ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)


aci: biber < ac + ii. Azeri azlarnda da isti + ot <istot < isot kelimesi iki
unsurdan meydana gelir. (Kay.) (Erk.)
banadura: Patlcan. (Kay.) (Hzy.)
bettik-bittik: Kavun < Ar. btth 'kavun, karpuz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
grmz: Domates. (Kay.) (Hzy.)
gilve-cilve: 1. Deli. 2. Ac. 3. Biber. (Yl.) (Tbr.)
gumpr: Patates. (Kay.) (Hzy.)
kemer _alii: Soan < kemer + ali + ii'nden. (Kay.) (Kal.)
kemer ii: Soan, sarmsak. (Akar) (Kal.)
kemer ii: Soan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kemeraliii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerelii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerii: Soan. (Akar) (Kal.)
puas: Soan. (Yl.) (Tbr.)

1.41. Su, Irmak, Deniz, Yamur le lgili Terimler

moy-muy: 1. Su. 2. Yamur. < Ar. m 'su.' (Kay.) (pn.)


st kk: Su, rmak, deniz. (Akar) (Kal.)
st kk: Su. Bk. syt kk. (Kay.) (Kal.)
syt kk: Su. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
arar: Bir iki metre yksekten den su, mastafadan akan su. (Gl.) (Hzy.)
tuna st kk: Deniz. (Akar) (Kal.)
versinte: Yamur. (Yl.) (Tbr.)

1.42. Tahllar le lgili Terimler

bs: Saman. (Yl.) (Tbr.)


bider: Tohum < Ar. bezr 'tohum, nesil.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

183

cars: Msr, dar. (Yl.) (Tbr.)


cev: Arpa. (Far.) (Akb.) (Erk.)
cev-kev: Arpa. Far. cev 'arpa.' (Kay.) (Erk.)
ec: Buday yn. (Gl.) (Hzy.)
dinlice: Buday. (Mu. Tar.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
garon: Saman. (Gl.) (Hzy.)
garon-gasuron-kasrun: Saman. (Kay.) (Hzy.)
gendime: Yarma. (Gl.) (Hzy.)
genim: Buday. (Yl.) (Tbr.)
grtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
grtl: Bulgur, pilav. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
gtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
gitil: Fasulye. (Kay.) (Kal.)
hzmk: Buday posas. (Gl.) (Hzy.)
hinte: Buday. < Ar. hnta 'buday.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
honta-hunta: Buday, ekin. < Ar. hnta 'buday.' (Kay.) (pn.)
huras: Ot. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kasurun: Saman. (Gl.) (Hzy.)
kes: Saman, ot. (Kay.) (Hzy.)
kevik: Saman. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kevik-kevk: Saman. (Kay.) (Erk.)
krtl sap: Saman. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
krtl sap: Saman. (Akar) (Kal.)
krtl: Arpa. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
kirtil sap: Saman. (Kay.) (Kal.)
lobiya: Fasulye. (Akar) (Kal.)
mezlengi: Saman, mezle-'ten. (Akp.) (Kay.) (pn.)
nasf otu: 1. Buday. 2. Zahire, her yenen ey. (Kay.) (Kal.)
pembe: Yn < Far. penbe 'pamuk.' (Kay.) (Erk.)
sorun uf: Bulgur. (Kay.) (Erk.)
sorun: Buday. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
aar: Arpa < Ar. a'r 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)

184

zlgr: Bulgur. (Yl.) (Tbr.)

1.43. Ta, Toprak, Arazi Terimleri

gubalk: Ta. (Akar) (Kal.)


hacer: 1. Ta. 2. Di. < Ar. hacar 'ta.' (Kay.) (Hzy.)
kaf: Ta. Kayna mehul. (Kay.) (Tbr.)
kef: 1.Ta. 2. Di. 3. Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
kurbaalk: Ta. (Akar) (Kal.)
kurbaalk: Ta. (Kay.) (Kal.)

1.44. Tat Aralar le lgili Terimler

pos: Otobs. (Kay.) (Akb.) (Erk.)


tomo: Motorlu ara. < otomobil kelimesinden. < Fr. Yun. Lat. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
uzun ase: Otobs. (Kay.) (Erk.)
vakf: At arabas. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

1.45. Temizlik Malzemeleri le lgili Terimler

deniz kp: Sabun. (Akar) (Kal.)


ksgenek: Tuz ruhu, asit. (Akar) (Kal.)

1.46. Trk le lgili Terimler

dabac: Trk. (Kay.) (pn.)


man-mani: Trk, yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
mertek apan: Trk kadn. (Akar) (Kal.)
metrek apan: Trk kadn. (Bur.- Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
zeleme: Trk. (Kay.) (pn.)

185

1.47. Ttn rnleri le lgili Terimler

acmk: Ttn, sigara. (Kay.) (pn.)


bahar ii: Sigara. (Akar) (Kal.)
bahar: Sigara. (Akar) (Kal.)
bahar: Ttn, ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
bahar: Ttn. (Akar) (Kal.)
dohan sutla- : Sigara imek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dohan: Sigara, ttn. < Ar. duhn ttn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dubuk: Sigara, ttn. (Caf.) (Elk.)
enayiotu: Sigara. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
enytu: Sigara, ttn. < enayi + otu. (Kay.) (Erk.)
gehez: Esrar. (Yl.) (Tbr.)
pi:ne-piyne: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
tfan-tifan-tfan: Ttn, sigara < Ar. duhn. (Kay.) (Erk.)
tuhan-tuvan-tufan: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
tuh: sigara. Dzce Abdallarnda tuv 'ttn'; ingenecede tuv 'sigara duman.' (Kay.)
(Tbr.)
tuhan-tufan: Ttn. < Ar. duhn 'ttn.' (Kay.) (pn.)
tuv: Ttn. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tfan: Ttn, sigara. (Ar.) (Akb.) (Erk.)

1.48. Yabanc, Gvur, Ecnebi le lgili Terimler

az gara: Yabanc, epni olmayan kimse. (Kay.) (pn.)


ayvaz: Yabanc. (Kay.) (Gyg.)
bodn: Ecnebi. (Gl.) (Hzy.)
bodos: Ecnebi. (Kay.) (Hzy.)
boz: Yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
geben: Yabanc (yani Teber olmayan) kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
geben: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (Tbr.)
geci: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (Tbr.)

186

geci: Yabanc. Bk. gaji. (Kay.) (Tbr.)


gevrek: Kfir, gavur. (Kay.) (Erk.)
harmanat: Vatansz, nfus czdan olmayan. (Yl.) (Tbr.)
kelti: Yabanc. (Yl.) (Tbr.)
ktr : Gavur. <Ar. kfr 'dinsizlik, kfr.' (Nas.-ah.) (Kay.) (pn.) (Tbr.)
man: 1. Yabanc. 2. Mdr. 3. Misafir ve benzeri. (Kay.) (Gyg.)
man-mani: Trk, yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
mazk kelti: htiyar (yabanc) (Yl.) (Tbr.)
meterek: Metrek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metrek: 1. Yabanc (Trk), tanmadk bir kimse, adam. 2. Kyl, umumiyetle erkek,
mteri. (Kay.) (Kal.)
navta: Yabanc, bizim ocuklar. Farsa neved, nevede 'torun' ile ilgilidir. (Kay.)
(Tbr.)
sara: Misafir, yabanc. (Kay.) (pn.)
yal apan: Ecnebi kadn. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
yal apan: Rum veya ecnebi kadn. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
yal apan: Yabanc veya Rum kadn. (Kay.) (Kal.)
yal: 1. Gayrimslim. 2. Yabanc. (Kay.) (Kal.)
yal: Gayri Mslim. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yal: Rum, ecnebi. (Akar) (Kal.)

1.49. Yer le lgili Terimler

akana: Yemek pien yer. (Gl.) (Hzy.)


atklk: Tuvalet, hel. (Kay.) (Erk.)
aydn zndan: Ahr, al. (Akar) (Kal.)
aydnyerii genei: Genelev. (Akar) (Kal.)
beyit: Ev. (Gl.) (Hzy.)
beyt-beyit: Ev, hane, misafir odas. < Ar. beyt

''hane, mesken, ev, oda.'' (Kay.)

(Hzy.)
caa: Ev. Sylenii c eklindedir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
cge-a-cva: Ev. (Kay.) (pn.)

187

cunk: Ky, kasaba. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)


darb: Yol. < Ar. derb 'da geidi, dar geit, dar sokak.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
d: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)
dipiz: Cezaevi, hapis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
domuz ukuru: Kalaylanacak kaplarn ykand yer. (Kay.) (Kal.)
dke: Ev, adr. (Yl.) (Tbr.)
dkeler: Ky, evler, adrlar. (Yl.) (Tbr.)
faklk: Tuvalet. < Ar. fekk + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (Kal.)
garye: ky. < Ar. karye 'ky, kasaba.' (Kay.) (Hzy.)
garim: Kk su kanal, derin ark, harh. (Gl.) (Hzy.)
gariye - kariye: Ky. (Gl.) (Hzy.)
gedin: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)
gorobos: Mezar. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
han tam: Han odas, otel.< Far. hn 'kervansaray, otel' + Tk. tam+ kelimesinden.
(Kay.) (Hzy.)
hayat: Evin nndeki ak alan. (Gl.) (Hzy.)
hoduh: Oda, salon. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
imam_ii: Cami, namaz < imam + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
ivile: Yr! ev-, iv-'acele etmek'ten /-i-/ eki ve bundan da /-le-/ ile tretilmitir.
(Kay.) (Tbr.)
kav: Kasaba, ky. (Kay.) (Gyg.)
ker: Ev. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lotah - lotak: Otel; misafir odas. < Ar. el-otak 'ota, adr' <Tk. ota. (Kay.) (Hzy.)
lotak: Oda. (Gl.) (Hzy.)
mandra: Misafir odas, oda. < Yun. mandra; tal. mandra. Yunanca kelimedeki -n-, d- asimilasyonu zerine, Trk argosunda 'adi, kt, menfur' manalarnda olmak
zere marda telaffuz eklini almtr. (Kay.) (Erk.)
mandrac: Ev, oda sahibi. (Kay.) (Erk.)
maara: Ekili bostan yeri. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
mndara: Hapishane. (Yl.) (Tbr.)
moyhane: 1. Hamam, 2. Abdesthane. (Gl.) (Hzy.)

188

moyhane: 1. Hamam, banyo. 2. Tuvalet, abdesthane. < Ar. m+ Far. hne 'ev'
kelimesinden. (Kay.) (Hzy.)
na: Yurt. Bk. gaa. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
rgkaya: 1. Ev. 2. Samanlk, dam. (Kay.) (pn.)
rgkaya: Ev, samanlk. (Akp.) (pn.)
puranda: Yol, yoldan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
sini dal: (len) Mezar tal. (Gl.) (Hzy.)
snte: Toprak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
eherafa-seherafa: ehir. (Yl.) (Tbr.)
urt: Tandrn i duvar. (Gl.) (Hzy.)
tuna zndan: ehir. (Kay.) (Kal.)
yaban: Gurbet. (Kay.) (Kal.)
ykm zndan: byke ev. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ykm zindan: Byke ev. (Kay.) (Kal.)
zndan: 1. Ev. (Bur. -Mu.) 2. Hapishane. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
zndan: Ev. (Akar) (Kal.)
zindan: Ev, hapishane. (Kay.) (Kal.)
zindan: Zndan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)

1.50. Yiyecek le lgili Terimler

abr at-: Yemek yemek. (Kay.) (Hzy.)


abr cubur: Yemek iyi deil. (Gl.) (Hzy.)
abr eklet-: Yemek yemek. Bk. eklet- (Kay.) (Hzy.)
abr: Yemek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
abrc: Yemee dkn olan, yiyici. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
acakoca: Yourt, ayran. (Akp.) (Kay.) (pn.)
arap sleyman: Zeytin. (Akar) (Kal.)
asel: Bal. < Ar. asel 'bal'. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
avgt: Yumurta. < Erm. havgit < hav + git tavuk mahsul. Kelime bandaki hsesinin dmesi ve i'nin ahenkletirilmesiyle vcuda getirilmitir. (Kay.) (Akb.)
(Erk.)

189

aygt: Erzak. (Kay.) (Kal.)


cabl: Sadeya, tereya. (Kay.) (pn.)
cabl: Ya (tereya) (Akp.) (pn.)
car: eker. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
corcor: orba. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ice: Et. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
ie: Et. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
itme: Cack. (Kay.) (pn.)
iye: Et. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
ormu: Et. < Erm. or + mis 'kuru et.' (Kay.) (Erk.)
dav: 1.Yourt. 2. Ayran. (Yl.) (Tbr.)
delolan: Ekmek. (deli olan) mecazi anlamda. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dellan-deliolan: 1. Ekmek. 2. Yemek. (Kay.) (Erk.)
deniz kpy: Tuz. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
dbs: Tatl, bal. (Yl.) (Tbr.)
dumanl: Pilav, dier telaffuzu dumanl. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
ellez: Zeytin. (Akar) (Kal.)
fs: 1.Yumurta. 2. Yel (gaz) (Yl.) (Tbr.)
gahme: Un. (Yl.) (Tbr.)
enek: 1. Yan, el, nezd, ev. 2. Mecidiye. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
ges: Peynir. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
gilik: Halka ekmek. (Gl.) (Hzy.)
gt: Et. < Far. gt 'et.' (Kay.) (Tbr.)
gt-g: Et. (Yl.) (Tbr.)
hammarik: eker. (Caf.) (Elk.)
has: Ekmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
hats: Ekmek, rek. (Caf.) (Elk.)
havkt-harkut: 1. Yumurta. 2. Ceviz. (Yl.) (Tbr.)
hersik: Ekmek. (Kay.) (pn.)
hersit mezle-: Ekmek yemek. (Kay.) (pn.)
hersit: Ekmek. (Akp.) (Nas.-ah.) (Kay.) (pn.) (Tbr.)

190

hersit: Ekmek. epnilerde hersit, hersik. Anadolu dndaki sahada da yaygndr.


Kayna hakkndaki aklamalar doyurucu deildir. (Kay.) (Tbr.)
hobus: 1. Ekmek. 2. Yemek 3. Yem < Ar. hubz 'ekmek.' (Kay.) (Hzy.)
hoy: Tuz. (Yl.) (Tbr.)
hlemez: Ya. (Kay.) (Gyg.)
hubus: Ekmek, yemek. (Gl.) (Hzy.)
kn < ekin: 1. Kenger dikeninin tazesi. 2. Filiz, srgn. (Gl.) (Hzy.)
ky: Ye, i! stanbul argosunda kay- 'yemek.' (Kay.) (Tbr.)
kaya: 1. Yumurta. 2. Yumurta yumurtlamak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kee: Ekmek. (Kay.) (Gyg.)
ke: Peynir. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ke-ge: Peynir. (Gaziantep) yourt ve dme ile yaplan bir yemek. (Kay.) (Erk.)
keylim: Yemek, yiyecek. (Yl.) (Tbr.)
kire: Un. (Kay.) (Akb.) ( Erk.)
kunup suyu: orba. (Kay.) (Erk.)
klli ii: Tavuk, yumurta. (Akar) (Kal.)
klliie: Yumurta. (Akar) (Kal.)
kllk ii: Yumurta. (Kay.) (Kal.)
lehem -lehim: Et. < Ar. lahm 'et.' (Kay.) (Hzy.)
lehem: Et. (Gl.) (Hzy.)
manak: Yourt. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
manayr: Peynir. (Akar) (Kal.)
marat: A, yemek. (Akar) (Kal.)
marat: Yemek. (Kay.) (Kal.)
maru: Ekmek. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
mas: Et. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mast: Yourt. (Yl.) (Tbr.)
mazn: Yourt. < Erm. madzun. (Kay.) (Erk.)
mazin: Yourt. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
mezle: Yemek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mis: Et. (Caf.) (Elk.)
nakl: Kete. (Kay.) (Erk.)

191

nasf srt- : Ekmek veya yemek yemek. (Kay.) (Kal.)


nasf srtmek: Ekmek yemek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nasf syt-srt: Yemek yemek. (Akar) (Kal.)
nasf: 1. Ekmek. 2. Lf, mkleme, konuma. 3. Dil. 4.Yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf: Ekmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
nasl_otu: Umumiyetle yemek, zahire. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
pi: Ya. (Far.) (Akb.) (Erk.)
p-piy: Ya < Far. Azer ve Van azlarnda 'i ya.' (Kay.) (Erk.)
secur-sejur: 1. Ya. 2. Kahve < Erm. sev + cur 'siyah su.' Alaam Elekilerinin
dilinde sevcir 'kahve' 3. Su. (Kay.) (Erk.)
semin : Ya, esans < Ar. semn 'semiz, besili, yal.' (Kay.) (Hzy.)
semin: 1. Ya, yiyecek. 2. Koku ya, esans. (Gl.) (Hzy.)
sinek ii: Bal, eker, tatl. (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
sinek ii: Bal. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
ot: Tandrn ilk ekmei. (Gl.) (Hzy.)
tipiz: Pekmez. (Gl.) (Hzy.)
traka: eker, kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
urun: Ya. (Yl.) (Tbr.)
t-: Yemek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
rn ii: Ya, kadn gs. (Akar) (Kal.)
rn ii: Ya. (Akar) (Kal.)
rn_ii: 1. Yourt. (Bur.) 2. St. (Mu.) umumiyetle ya. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.)
(Kal.)
yourdafa: Yourt. (Yl.) (Tbr.)

1.51. Zaman le lgili Terimler

sergeh: Sabah. (Yl.) (Tbr.)


av-sav: Gece. (Yl.) (Tbr.)

192

2. SMLER

afa: 1. Nesne, ey. 2. Yapmak. 3. Polis, jandarma. (Yl.) (Tbr.)


afa: ey. (Kay.) (Tbr.)
cer-cer: Sz, kelime. (Yl.) (Tbr.)
czi: 1.Yaz <czk +ii. 2.Senet. (Kay.) (Erk.)
czii: Yaz (cz ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ng: Gzya. (Kay.) (pn.)
desle keye!: erefe! (Yl.) (Tbr.)
engez: 1. Sr. 2. Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
engez: Sr. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
fs: 1.Yumurta. 2. Yel (gaz) (Yl.) (Tbr.)
gamga: Yonga. (Gl.) (Hzy.)
gama: Yonga. (Kay.) (Hzy.)
gi: 1. Ka. 2. Kayp. (Gl.) (Hzy.)
gigin: Kaak. (Kay.) (Hzy.)
gikin: Kaak. (Gl.) (Hzy.)
har: Ate <Ar. harr yakc, scak, kzgn. (Kay.) (Hzy.)
hezik: Dayak. (Kay.) (Tbr.)
kava: ey. (Kay.) (Gyg.)
lvm-lvm: Uyku. <Ar. nevm 'uyku.' (Kay.) (Hzy.)
mentie: Keder. (Kay.) (Kal.)
merik: Hoca, yal. (Gl.)(Hzy.)
metirek: Erkek. (Akar) (Kal.)
mihmn: Misafir. < Far. mihmn 'misafir, konuk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
mutafl: Erkek. (Kay.) (pn.)
nasf: 1. Ekmek. 2. Lf, mkleme, konuma. 3. Dil. 4.Yemek. (Kay.) (Kal.)
nasflama: Konuma. (Kay.) (Kal.)
pav: Kavga. (Yl.) (Tbr.)
pr-pri: 1. A. 2. Alk. (Yl.) (Tbr.)
bet: Pislik. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
tipi: Bozukluk, delik. (Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)

193

tuna: Kocakar. (Akar) (Kal.)


yak: Ate. < Tk. yak- (Kay.) (Caf.) (Gyg.)
yalnz yaprak: Sopa, yumruk, tokat. (Kay.) (pn.)
yelkesen: At, ata verilen ad. (Kay.) (Gyg.)

3. FLLER

3.1. Olu Bildiren Fiiller

abrsz: A. (Gl.) (Hzy.)


afet: Bala! Mzisyenlerin birlikte mzie balarken kullandklar seslenme sz. Tk.
et- yardmc fiili ve afla kurulmutur. Af'n kkeni belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)
ahir: Oynamak. (Caf.) (Elk.)
ala: Gel, getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
arif ol- : Dikkatli bakmak, anlamak. <

Ar. arif 'bilen, bilgili, irfan sahibi.' (Kay.)

(Hzy.)
arif ol-: Dikkatli bakmak, ilgilenmek, farkna varmak. (Gl.) (Hzy.)
asgas: Gld. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
avan: Git! (Kay.) (Kal.)
avank gel-: Gelmek. (Akar) (Kal.)
badra-: Konumak. (Kay.) (Kal.)
bahana-: Bakmak. (Nas.-ah.) (TBR.
bangele-: Yellenmek. (Kay.) (Hzy.)
bangeleme: Yellenme. (Gl.) (Hzy.)
becer-: Byk abdest yapmak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cartla-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
dellanl ikel-: Ackmak. (Kay.) (Erk.)
devirmek: Uyumak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dinemek: lmek. (Akar) (Kal.)
dinidi: Snd. (Gl.) (Hzy.)
eklettim: Doydum. (Kay.) (Hzy.)
geele-: Ucuzlamak, herhangi bir mal ve eya iin fiyattan dmek. (Kay.) (Erk.)

194

geelemek: Ucuzlamak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)


hl ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
kekne-: Glmek. (Yl.) (Tbr.)
kep: lmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kepkin: lm. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
krma: Utanma! kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
kitirle-: oalmak. (Kay.) (Hzy.)
metan ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
metlen-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
meyidlenmek: lmek. (Akp.) (pn.)
mh ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
moyla-: Alamak. (Kay.) (pn.)
moylamak: Alamak. (Akp.) (pn.)
mlas: ld, lm. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nasfsra-: Ackmak. (Kay.) (Kal.)
nasfsramak: Ackmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasfsz: A. (Akar) (Kal.)
nmsla-: 1. Uyumak. 2. Yatmak. 3. Oturmak. (Yl.) (Tbr.)
lenne-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
pr-prk-: Ackmak. (Yl.) (Tbr.)
spa olmak: Domak. (Akar) (Kal.)
trs- : Korkmak. (Gl.)(Hzy.)
trs-tr-: Korkmak. Argoda, trsmak-trsmak: korkmak, ekinmek. (Kay.) (Hzy.)
tsla-: Korkmak. (Yl.) (Tbr.)
tnemek: Dnemek. (Caf.) (Kal.)
zbar-: 1. lmek, 2. Uyuyakalmak. (Gl.) (Hzy.)

3.2. Kl Bildiren Fiiller

afa: 1. Nesne, ey. 2. Yapmak. 3. Polis, jandarma. (Yl.) (Tbr.)


afet- : 1. Ykamak. 2. Yapmak. 3. karmak. 4. Balamak. (Yl.) (Tbr.)
ala: Gel, getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

195

alafkermek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)


alav etmek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ales: Geldi. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
an: Getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ari: Al. (Caf.) (Elk.)
asdar: Tut. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
astarmak: Almak, getirmek, istemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ana: Al! Tk. ar-'tan. arla > anla > ana. (Kay.) (Tbr.)
ana-: almak. (Yl.) (Tbr.)
ar-: almak. (Gl.)(Hzy.)
atana: Atmak, frlatmak. (Yl.) (Tbr.)
auzun ile: Ye, harekete ge, yap, ile ve emsali gibi manalarda kullanlr. (Kay.)
(Erk.)
avan-: 1. Gezmek, dolamak. 2. Getirmek. (Kay.) (Kal.)
avan-: Gitmek, gezmek, dolamak. (Akar) (Kal.)
avandr-: Bir eyin yerini deitirmek. (Akar) (Kal.)
avandr: Getir! (Kay.) (Kal.)
avanmak: Gezmek, dolamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
aydnna- : almak, gizlemek. < aydnla- fiilinden. (Kay.) (pn.)
azna kn-: Karsndakinin taklidini yapmak. (Gl.) (Hzy.)
baynna: Ver! Trk argosunda bayl 'de, ver.' (Kay.) (Tbr.)
bayna-bayna-: Vermek. (Yl.) (Tbr.)
bemek: Gelmek, girmek, getirmek, piirmek, hazrlamak gibi birok fiil makamnda
kullanlr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
betir-: 1. Hazrlamak. 2. Giymek. 3. ektirmek. vb. (Kay.) (Gyg.)
betirmek: Hazrlamak, giymek. (Caf.) (Gyg.)
bkn: Sat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
calavkla-: Toplayp gtrmek, soymak, almak. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. cavla- eklinin ettirgen eklisidir. (Kay.) (Tbr.)
cere: Bk. cerne- (Yl.) (Tbr.)

196

ceret: Syle! (ark) mzisyenlerde bir seslenme ifadesi. Cer ve Tk. et- yardmc
fiiliyle kurulmutur. (Kay.) (Tbr.)
cerlen- cerlen-: Konumak. (Yl.) (Tbr.)
cerne-cirne-cerle-: Demek, sylemek, ark sylemek. (Yl.) (Tbr.)
crtla-: Kilitlemek. (Gl.)(Hzy.)
cortlasma: Bozuntuya verme, ak verme. (Gl.) (Hzy.)
cur tedir!: Su ver!

(Kay.) (Erk.)

ekle-: 1. Anlamak, bilmek. 2. Bakmak, grmek. 3. Sylemek. 4. Hatrlamak. (Kay.)


(Kal.)
ekle-: Bakmak, tanmak, anlamak. (Akar) (Kal.)
eklemek: Bakmak, grmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
eklet-: Hatrlatmak. 2. Anlatmak. (Kay.) (Kal.)
ekletil-: Anlatlmak. (Kay.) (Kal.)
ray sndr-: I sndrmek. (Kay.) (Erk.)
davamak: Vermek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
de: Ver. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
desle-: 1. Almak, satn almak. 2. Vurmak. 3. Saz almak. 4. Yapmak. (Yl.) (Tbr.)
desle: Satn. (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
devir-: Uyu, pazarl bitir, ver. Ayn manada yh. (Kay.) (Erk.)
drlav cerne-: Kandrmak, aldatmak, yalan sylemek. (Yl.) (Tbr.)
diklemek: Grmek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
dine-: 1. Uyumak. 2. lmek. 3. Oturmak. (Kay.) (Kal.)
dinet- : ldrmek. (Kay.) (Kal.)
diple-: Kilitlemek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
divi: Ver. (Caf.) (Elk.)
dolana-: 1. Dolamak, sarmak. 2. Dolandrmak. (Yl.) (Tbr.)
dymek: Yemek. (Azeri argosu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dnet-: ldrmek. (Akar) (Kal.)
engezle-: 1. iftlemek. 2. Karmak. (Kay.) (Erk.)
engezlemek: Gizlemek, karmak, iftlemek. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
estir! : Ver! (Kay.) (Hzy.)
estir-: 1. Kaldrmak, gtrmek. 2. Almak. (Gl.) (Hzy.)

197

estir-: 1. Vermek. 2. Kaldrmak, gtrmek. 3. Almak. 4. Kt yola drmek. (Kay.)


(Hzy.)
fas file- : Krklemek. (Kay.) (Kal.)
fek_et: 1. Almak. 2. Vurmak, kesmek, ldrmek.

< Ar. fekk +Tk. et- fiilinden.

(Kay.) (Kal.)
fdla-: Ta atar gibi yapmak, korkutmak. (Kay.) (pn.)
fndkla-: ldrmek. (Kay.) (pn.)
firohla-: almak. (Kay.) (Hzy.)
frhle-: Satmak. < Alm. (?) frh 'erken, erkenden' Bk. firohla- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
garav: Sakla. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
garavgas: Saklad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gay: Hrszlama, alma. (Akar) (Kal.)
gene-: 1. Gelmek. 2. gitmek. 3. vermek. 4. Gezmek, dolamak. (Yl.) (Tbr.)
gennet-: 1. Vermek. 2. Gtrmek. 3. eri almak, ieri sokmak. (Yl.) (Tbr.)
geet-:

Ayrmak, bozmak,

yattrmak,

uyarna gitmek.

Daha fazla emir hali

kullanlr. (Kay.) (Erk.)


geetmek: Ayrmak, bozmak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
gevik et-: Sylemek. (Kay.) (pn.)
gevikle! : Syle! (Akp.) (Kay.) (pn.)
gevikle-: Sylemek. (Kay.) (pn.)
gevikleme: Syleme! (Kay.) (pn.)
gnat-: Vermek, uzatmak. (Yl.) (Tbr.)
gr-: 1. Gelmek. 2. Satmak. 3. Vermek. Bk. kr- (Kay.) (Kal.)
gr: Yap. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
grmak: 1. Gelmek. (Bur.) 2. Satmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
grmak: Almak, getirmek. (Akar) (Kal.)
grmak: Satmak. (Akar) (Kal.)
gvat-: Oynatmak, hareket ettirmek. (Yl.) (Tbr.)
ginavla-: Hrszlk yapmak, almak. (Yl.) (Tbr.)
gi et-: Kamak, gtrmek. (Gl.) (Hzy.)
hala: Ykamak. (Akar) (Kal.)
halandr- : Getirmek. (Kay.) (pn.)

198

halat-: almak, almak, satn almak. (Yl.) (Tbr.)


hatabla-: Dvmek, sopalamak. < Ar. Tk./+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
hatapla-: Dvmek. (Gl.) (Hzy.)
hatla-: Yazmak. < Ar. hat, izgi, satr + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
hatmet-: Okumak. < Ar. hatm

'Kur'an' bandan sonra kadar okumak' + Tk. et-

fiilinden. (Kay.) (Hzy.)


hezik: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezik: Dvme. (Kay.) (Gyg.)
hezikle: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezikle-: Dvmek. (Yl.) (Tbr.)
hotla-: Okumak. < Far. hnden'okumak' + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hr et-hl et-: 1. Krmak. 2. Cinsel ilikiye girmeden sevimek. (Yl.) (Tbr.)
kay et- : almak. (Kay.) (Kal.)
kedilemek: Evlendirmek. (Akar) (Kal.)
kendile-: 1. Satmak. 2. Almak, satn almak. (Kay.) (Kal.)
kendilemek: Satmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
kepit: 1. ldrmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ker-: Yapmak. (Kay.) (Gyg.)
kerle-kerne- 1. Kesmek. 2. Susmak. 3. Durmak. 4. Snnet etmek. (Yl.) (Tbr.)
key-kay-: Yemek, imek. (Yl.) (Tbr.)
keyne-keyle-: Bk. key- (Yl.) (Tbr.)
kr-: Almak, getirmek. (Kay.) (Kal.)
krmak: Almak, getirmek. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kal.)
kiifle- : Gzetlemek, takip etmek. < Ar. kef 'ama, meydana karmak, gizli bir
eyi bulmak' + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
koka: Ttslemek < T. Tk. kok- fiilinden. (Kay.) (Hzy.)
ks et- : Saklamak, gizletmek, karmak, kaydrmak. (Kay.) (Kal.)
ks etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Akar) (Kal.)
ks_ etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ksle-: 1. Kendinden nceki bir isimle kullanlan bir sz. naziliksle- gibi. 2.
Koymak, hazrlamak. (Kay.) (Kal.)
klbe: Besleme, doldurma. (Kay.) (Hzy.)

199

klbe: Besleme. (Gl.) (Hzy.)


klbele-: Bostann evresini toprakla doldurmak, beslemek. (Kay.) (Hzy.)
le: Al. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mamprla-: almak, hrszlk yapmak. (Kay.) (Hzy.)
merdir-: 1. Ykmak. 2. Toplamak, kaldrmak. (Kay.) (Gyg.)
merdirmek: Ykmak. (Caf.) (Gyg.)
metlet-: ldrmek. (Yl.) (Tbr.)
nagav/nangav: Vur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
narele-: Sylemek, haber vermek. (Gl.) (Hzy.)
nrele-: Sylemek, konumak. < Ar. na're 'nra, yksek sesle barma + Tk. /+le-/
ekinden. (Kay.) (Hzy.)
nasflan-: Sormak, konumak, demek. (Kay.) (Kal.)
nasflanl-: Konuulmak, sorulmak. (Kay.) (Kal.)
nasla-: Hatrlatmak, sylemek. (Kay.) (Kal.)
na: Ver, al. (Dz.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
natr-: Vermek, kartmak. (Kay.) (Gyg.)
natrmak: Vermek. (Caf.) (Gyg.)
nek: Konuma! syleme! Farsa neg 'syleme'den gelmitir. (Kay.) (Tbr.)
netle--nietle--nitle-: 1. Saz (davul, zurna) almak. 2. Vurmak. 3. Dvmek. (Yl.)
(Tbr.)
nmslat-: Yatrmak. (Yl.) (Tbr.)
nofarlamak: Grmek. (Akp.) (pn.)
noharla-: Gzlemek, tarassut etmek. (Kay.) (pn.)
novarla- nofarla-: Grmek, gzlemek. (Kay.) (pn.)
nuhlat-: Gizletmek, gstermemek, gizlemek, saklamak. (Kay.) (pn.)
nuhlatma: Gizle, sakla, gsterme! (Kay.) (pn.)
ovan-:

1. Karmak, gizlemek, saklamak. 2. Getirmek, gelmek. 3. Dolamak,

gezinmek. 4. Gelmek, gitmek. (Kay.) (Kal.)


ovat-: 1. Gndermek, getirmek. 2. Armak. 3. Karmak.4. Gtrp gitmek. 5.
Almak. 6. almak. (Kay.) (Kal.)
ovatl-: 1. Getirilmek; 2. Verilmek. (Kay.) (Kal.)
ovatmak: Almak, armak, almak, gtrp gitmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)

200

ovatt: Ald, ard, ald. (Kay.) (Kal.)


ln: Ykleri ykn! (Kay.) (Erk.)
vlet-let-: 1. karmak. 2. Karmak. 3. Kovalamak. (Yl.) (Tbr.)
paykla-: 1. Ellemek. 2. rtmek. (Kay.) (pn.)
paylklamak: Ellemek, rtmek vb. (Akp.) (pn.)
per: Getirmek. (Caf.) (Elk.)
pi: . (Dz.) (Caf.) (Eda.)
senek (sne): Sevmek. (Akp.) (pn.)
sh-: Yapmak, klmak. (Kay.) (Hzy.)
sidkinle: ldr. (Akp.) (pn.)
sidkinlemek: ldrmek. (Akp.) (pn.)
sitkinle!: ldrmek. < Ar. sikin 'bak' + Tk. /+le/ ekinden. (Kay.) (pn.)
sitkinle-: ldr! (Kay.) (pn.)
srt-: 1. Yemek. 2. mek. (Kay.) (Kal.)
srtdrl-: Yedirilmek. (Kay.) (Kal.)
syt-srt: Yemek, imek. (Akar) (Kal.)
or et-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
ukarlamak: Hazrlamak. (Caf.) (Gyg.)
ta: Yak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tandrlamak: Dvmek. (Akar) (Kal.)
tantrla- : Dvmek. (Kay.) (Kal.)
tantrlyor: Dvyor. (Kay.) (Kal.)
tedir-tedir-: Getirmek, asl manas bu olmakla beraber, birok eitli manalarda da
kullanlr. En ok istifade edilen kelimelerden biridir. (Kay.) (Erk.)
teydirmek: Getirmek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
tgla-: Dolandrmak. (Gl.) (Hzy.)
tipile- : Delmek. (Kay.) (Kal.)
tnet- : ldrmek. (Kay.) (Kal.)
tnetmek: ldrmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tnetmek: Uyutmak, ldrmek. (Akar) (Kal.)
ttsle-: Kokulamak. (Kay.) (Hzy.)
tydr-: Vermek. (rvet vesaire iin kullanlr) (Kay.) (Erk.)

201

tydrmek: Vermek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)


vur-: almak, gstermeden almak. (Kay.) (Erk.)
yakana-yahanna-: Yakmak, atee vermek. (Yl.) (Tbr.)
yekenne-: Satmak. (Kay.) (pn.)
yesle-: 1. Vermek. 2. Koymak (kfr sz) (Gl.) (Hzy.)
yesle-: Vermek. (Kay.) (Hzy.)
ykm etmek: Kesmek, hazrlamak. (Akar) (Kal.)
ykm_etmek: Kesmek, hazrlamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykn et-: ok istemek. (Kay.) (Kal.)
zan-: Gzlemek, takip etmek, anlamak. (Yl.) (Tbr.)
zan: Tan. (Kay.) (Tbr.)
zant: Takip ettirmek, gzletmek. (Yl.) (Tbr.)
zehali: Satmak. (Caf.) (Elk.)
zehas: Sattm. (Caf.) (Elk.)
zlandr-: Vermek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zozikle-: 1. Uydurmak, yaktrmak. 2. Tavlamak. 3. Aldatmak. Trk argosunda
'zendust, evli, pezevenk.' (Kay.) (Kal.)

3.3. Durum Bildiren Fiiller

asala: Glyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


avznla-: Pahallamak, kymetlenmek. (Kay.) (Erk.)
be: Otur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bekas: Oturdu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bemek: Gelmek, girmek, getirmek, piirmek, hazrlamak gibi birok fiil makamnda
kullanlr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
cavla: Bak! cav + Tk. la-tan. (Kay.) (Tbr.)
cavla-: Bakmak. (Yl.) (Tbr.)
cavlan-: Grnmek. (Yl.) (Tbr.)
cerlenme!: Sus! (Yl.) (Tbr.)
cesel-: Tedbirli, ihtiyatl olmak, saknmak. (Kay.) (Erk.)
cvt-: Caymak, dnmek. (Gl.) (Hzy.)

202

ci-: 1. Gitmek. 2. Tanmak. (Kay.) (Gyg.)


cortla-: 1. Ktlemek. 2. Bozuntuya vermek, ak vermek. 3. Kar gelmek. (Kay.)
(Hzy.)
angal: Grete bir ayak oyunu, elme takmak. (Gl.) (Hzy.)
ikel-: Bulunmamak, olmamak. (Kay.) (Erk.)
iyele-: Kazk atmak, maln fiyatn olduundan yksek sylemek. (Kay.) (Kal.)
oyna-coyla-: Dvmek, sopayla dvmek. (Yl.) (Tbr.)
dr-: emek. (Gl.) (Hzy.)
deslen-: Sz amak, giri yapmak. Bu manada pazarlk iin kullanlr ve ekseriyetle
emir eklindedir. < Erm. desnevil'grmek, anlamak' tan tremesi muhtemeldir.
Eskiehir Abdallarnn gizli dilinde 'satn almak.' (Kay.) (Erk.)
dm-: Uyumak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dine-: 1. Uyumak. 2. lmek. 3. Oturmak. (Kay.) (Kal.)
durana-: Durmak. (Yl.) (Tbr.)
dnemi: l, uyumu. (Akar) (Kal.)
engezle-: 1. iftlemek. 2. Karmak. (Kay.) (Erk.)
engezlemek: Gizlemek, karmak, iftlemek. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
es-: Gelmek, gitmek. (Kay.) (Hzy.)
es-: Gelmek. (Gl.) (Hzy.)
fak_ol-: 1. Fena olmak, bozulmak. 2. Korkmak, ekinmek. < Ar. fekk + Tk. olfiilinden. (Kay.) (Kal.)
feniki-: Tavuk gdaklamak. (Kay.) (pn.)
fenikiyi: Tavuk gdaklyor. (Kay.) (pn.)
fsla-: 1. Yumurtlamak. 2. Yellenmek. (Yl.) (Tbr.)
gaanna-: Kamak. (Yl.) (Tbr.)
gahanna-: Kalkmak. (Yl.) (Tbr.)
galize: 1. Pislemek. 2. Bok. (Gl.) (Hzy.)
galize-: Pislemek. (Kay.) (Hzy.)
garkive: Evlenmek. (Caf.) (Elk.)
gehran-: Dilenmek. (Yl.) (Tbr.)
gene-: 1. Gelmek. 2. gitmek. 3. vermek. 4. Gezmek, dolamak. (Yl.) (Tbr.)
genne: Gel. Tk. gel-'ten deitirilmitir. (Kay.) (Tbr.)

203

gr el: Gel. (Bur.) (Caf.) (Kal.)


gr-: 1. Gelmek. 2. Satmak. 3. Vermek. Bk. kr- (Kay.) (Kal.)
grmak: 1. Gelmek. (Bur.) 2. Satmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
gille-: Cinsel iliki, birlemek. (Gl.) (Hzy.)
gille-: iftlemek. (Kay.) (Hzy.)
girle-: Alamak. (Yl.) (Tbr.)
girle: Cins mnsebette bulunmak < Far. kr 'erkeklik leti' + Tk. /le-/ ekinden.
(Kay.) (Hzy.)
gi et: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)
gi et-: Kamak, gtrmek. (Gl.) (Hzy.)
gi ol-: Kaybolmak, yok olmak, uzaklamak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gi: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)
giel-: Bakmak. (Kay.) (Erk.)
giet-: Karmak. (Kay.) (Erk.)
ghle-gle-: Dklamak. (Yl.) (Tbr.)
genne-: Gvenmek. (Yl.) (Tbr.)
hana: Oyna. (Caf.) (Elk.)
halan-: Gelmek. (Kay.) (pn.)
hareketle-: Yatmak. Bk. Reketle- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
rhla: Smak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
inzala-: Alamak. (Gl.) (Hzy.)
kale: Gel. (Caf.) (Elk.)
kerle-: Durmak. < ker + Tk. + /le-/ ekinden. (Kay.) (Gyg.)
kerle-kerne- 1. Kesmek. 2. Susmak. 3. Durmak. 4. Snnet etmek. (Yl.) (Tbr.)
kerlemek: Durmak. (Caf.) (Gyg.)
kevik etme: Konuma. (Kay.) (pn.)
kevikle-: Konumak. (Kay.) (pn.)
kna: Gitmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
kr-: iftlemek. Burdur ve Mula Kalayclarnn argosunda olmak, getirmek. (Kay.)
(Erk.)
krmak: iftlemek. (Kay.) (Akb.) (Erk.) (Hzy.)

204

ks ol-: 1. Mteessir olmak, kzmak, darlmak, hiddetlenmek. 2. Eski, kt, fena


olmak. (Kay.) (Kal.)
ksl!: Gel! (Kay.) (Gyg.)
ksl-: Gelmek. (Kay.) (Gyg.)
kukankor: Geliyoruz. (Caf.) (Elk.)
lemle-: Uyumak. (Gl.) (Hzy.)
lvmle: Uyumak. <Ar. nevm+Tk.+/le-/ekinden. (Kay.) (Hzy.)
mampurla-: almak. (Gl.) (Hzy.)
moylan-: Boy abdesti almak, ykanmak. < Ar. m + Tk. /lan-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
moylan-: Ykanmak. (Gl.) (Hzy.)
na:

Ka!

Dzce Abdallarnda nas olarak grlr.

ingenecede na,

naava

'uzaklamak, gitmek' kelimesinin emir eklidir. (Kay.) (Tbr.)


na: Kamak. (Dz.) (Caf.) (Elk.) (Eda.)
nagas: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nnsla: Otur! Kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
nist: Oturmak. (Caf.) (Elk.)
nohur: 1. Yeter! 2. Sus! (Yl.) (Tbr.)
otla-: Saldrmak (kadna vb.) (Kay.) (Hzy.)
ovan-:

1. Karmak, gizlemek, saklamak. 2. Getirmek, gelmek. 3. Dolamak,

gezinmek. 4. Gelmek, gitmek. (Kay.) (Kal.)


ovanmak: Gelmek, gitmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
l-: 1. Ykleri ykmak. 2. Uyumak. (Kay.) (Erk.)
vle-le-: 1. Kamak. 2. Kalkmak. 3. Yrmek. 4. Gmek (g etmek). 5.
Saklanmak. 6. Gtrmek. (Yl.) (Tbr.)
parsumla-: Dilenmek, dilencilik etmek. < Far. prse 'dilencilik' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
peikle-: 1. Oynamak, raks etmek. 2. Kamak, uzaklamak. (Yl.) (Tbr.)
prm-prim-pr:m: Am. (Yl.) (Tbr.)
prasta: Ko, yr. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
reketle-:1. Oturmak. 2. Namaz klmak 3. Yatmak. < Ar. rek'at namazda bir kyam
(ayakta durmak), bir rk (ayakta iken eilme) ve iki scddan (yere kapanma)
ibaret hareket + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

205

rovala: Ala. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


rovalayor: Alyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovgas: Alad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ruh: Gel! < Ar. ruh! 'git! geri gel!' (Kay.) (Hzy.)
salkla-: 1. Yrmek. 2. Komak. (Kay.) (pn.)
sente!: Otur! (Akp.) (Kay.) (pn.)
sente-: Oturmak. (Kay.) (pn.)
st kkne dine-: Ykanmak, banyo yapmak. (Kay.) (Kal.)
sylene-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
srtl-: Yenilmek. (Kay.) (Kal.)
irle-: emek. (Yl.) (Tbr.)
tantrlamak: Dnmek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
tekellim: Konuma. < Ar. tekellm 'syleme, konuma.' (Kay.) (Hzy.)
te-tey-te-: erimek, vasl olmak, gitmek gelmek, vermek gibi birok manalarda
kullanlr. Azeri azlarnda dey- (Kay.) (Erk.)
teymek: Erimek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
tne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. (Kay.) (Kal.)
tnemek: Durmak, uyumak, lmek. (Akar) (Kal.)
uur tanma: Hrszla, almaya alma. (Kay.) (pn.)
udi: Kalk. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
yh--yk-: 1. Uyumak, pazarl bitirmek. 2. Vermek. 3. Devretmek. (Kay.) (Erk.)
zargi: Durmak. (Caf.) (Elk.)
z:la-zo:la-: Cinsel ilikide bulunmak, rza gemek. (Yl.) (Tbr.)

3.4. Yardmc Fiiller

atkla te-: Tuvalete gitmek. (Kay.) (Erk.)


deslenmek: Sz amak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
deste-: Satn almak. (Kay.) (Gyg.)
drlav cerne-: Kandrmak, aldatmak, yalan sylemek. (Yl.) (Tbr.)
d-: Yemek yemek. Azer argosunda de- 'yemek, yemee saldrmak.' (Kay.)
(Erk.)

206

dne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. < tne- kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
dnemek: Misafir kalmak. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
eklet-: Yemek yemek < Ar. eki 'yemek' + Tk. et-fiilinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fak etmek: Mahvetmek. (Akar) (Kal.)
fak etmek: Tuvalet etmek, rza gemek. (Akar) (Kal.)
fak_et-: 1. Bozmak. 2. Fenalk yapmak, zulmetmek. 3. Tuvaletini yapmak. < Ar. fekk
'bozma, koparma, kesme' + Tk. et- fiilinden. (Kay.) (Kal.)
fak_etmek: Bozmak, fenalk yapmak, zulm etmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
fak_ol-: 1. Fena olmak, bozulmak. 2. Korkmak, ekinmek. < Ar. fekk + Tk. olfiilinden. (Kay.) (Kal.)
gahr-: Geriye bkmek. (Gl.) (Hzy.)
gasavan: Yalan sylemek. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
gasavan-kasavan: Yalan sylemek. (Kay.) (Erk.)
gay et-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay etmek: El abukluu ile hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay ksle-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gaytar-: ten kamak. (Gl.) (Hzy.)
geelmek: Serte hareket etmek. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
genek kslemek: Kumar oynamak. (Akar) (Kal.)
gennet-: 1. Vermek. 2. Gtrmek. 3. eri almak, ieri sokmak. (Yl.) (Tbr.)
geel-: Serte hareket etmek. (ekseriyetle emir ekliyle kullanlr.) (Kay.) (Erk.)
ginavla-: Hrszlk yapmak, almak. (Yl.) (Tbr.)
gi ol-: Kaybolmak, yok olmak, uzaklamak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
guma te-: Hacca gitmek. (Kay.) (Erk.)
gveliye te-: Yalan sylemek. (Kay.) (Erk.)
hacalii ksle-: Trk sylemek, dn etmek. (Kay.) (Kal.)
hadidle-: tedavi etmek, iyiletirmek (gz) < Ar. hadd 'demir' + Tk. + le- ten (Kay.)
(Hzy.)
havla- : Havlu ile silmek. (Kay.) (Kal.)
imam ii ksle-: Namaz klmak. (Kay.) (Kal.)
imam ii kslyor: Namaz klyor. (Kay.) (Kal.)

207

inetle--netle-: Saz almak. lnl Trke'deki inle- fiilinin Anadolu azlarndaki


inne- eklinin ettirgeni olan innet-'le ilgili olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
kerilmek: Hazr olmak. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
kernet-: Snnet ettirmek. (Yl.) (Tbr.)
klav gr-: Az almak, ucuz vermek. (Kay.) (Kal.)
klavgr: Az al. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
kiifle- : Gzetlemek, takip etmek. < Ar. kef 'ama, meydana karmak, gizli bir
eyi bulmak' + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kurbaalk ksle-: Ta atmak. (Kay.) (Kal.)
kurbaalk kslyor: Ta atyor. (Kay.) (Kal.)
ktp hatmet-: Kitap okumak. (Kay.) (Hzy.)
leva-: Nefret etmek. Bk. levna. (Kay.) (pn.)
levva: Nefret etmek. (Akp.) (pn.)
mamprla-: almak, hrszlk yapmak. (Kay.) (Hzy.)
moyla-: Su dkmek, is yapmak, iemek. (Gl.) (Hzy.)
moylan-: Boy abdesti almak, ykanmak. < Ar. m + Tk. /lan-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
mutafa dnet-: Czdana koymak. (Akar) (Kal.)
narele-: Sylemek, haber vermek. (Gl.) (Hzy.)
nasf etmek: Ekmek piirmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Nas.-ah.) (Kay.) (Kal.)
nasf ksle-:1. Birbiriyle konumak. 2. Ekmek piirmek veya yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak, piirmek veya yemek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak. (Akar) (Kal.)
netle--nietle--nitle-: 1. Saz (davul, zurna) almak. 2. Vurmak. 3. Dvmek. (Yl.)
(Tbr.)
l-: 1. Ykleri ykmak. 2. Uyumak. (Kay.) (Erk.)
lmek: Ykleri ykmak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
pavla-: Kavga etmek. (Yl.) (Tbr.)
paylkla-: Zorla almak. Bk. paykla- < Far. py 'el' + Tk. /+lk/ ve /+la-/ eklerinden.
(Kay.) (pn.)
reketle-:1. Oturmak. 2. Namaz klmak 3. Yatmak. < Ar. rek'at namazda bir kyam
(ayakta durmak), bir rk (ayakta iken eilme) ve iki scddan (yere kapanma)
ibaret hareket + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

208

ruh ruh: Geri gel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


salat sh-: Namaz klmak. (Gl.) (Hzy.)
sepedine-: Kalkp gitmek. (Kay.) (pn.)
sependi: Kalk git. (Akp.) (pn.)
st kk srt-: Su imek. (Kay.) (Kal.)
syt kk ksle-: Su dkmek. (Kay.) (Kal.)
sz-: 1. ki imek. 2. Sigara imek. (Kay.) (Erk.)
szmek: ki imek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
or ver-: Yarenlik etmek, sohbet etmek, anlatmak. (Kay.) (Erk.)
tantr kset-: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr kslemek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
tantr ykm et!: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr ykm etmek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
tla: Gz boyamak, lafla aldatmak, ikna etmek. (Kay.) (Hzy.)
tne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. (Kay.) (Kal.)
uur-: Klmak. (Gl.) ( Hzy.)
uur-: Yapmak, klmak (namaz). (Kay.) (Hzy.)
vur-: almak, gstermeden almak. (Kay.) (Erk.)
yabana git-: 1.Geim iin uzaa, baka yere gitmek. 2. Boa gitmek. (Gl.) (Hzy.)
ykm et- : 1. Teekkr etmek, memnun olmak. 2. Kesmek. 3. Hazrlamak. (Kay.)
(Kal.)
zant: Takip ettirmek, gzletmek. (Yl.) (Tbr.)
zbar-: 1. lmek, 2. Uyuyakalmak. (Gl.) (Hzy.)
zla-: 1. Tfek doldurmak, mermi srmek. 2. almak. (Kay.) (Hzy.)
zndana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)
zibit mezle-: zm yemek. (Kay.) (pn.)
zindana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)

209

4. SIFATLAR

4.1. Niteleme Sfat

ahl gerez: Zeki, akll. (Yl.) (Tbr.)


alda huna: irkin. (Akp.) (Kay.) (pn.)
amikli-amkl: Bitli. (Kay.) (Hzy.)
amkl: Bitli. (Gl.) (Hzy.)
auzun dve: Gen, gzel kz. (Kay.) (Erk.)
avank: Aln beyaz sr. (Akar) (Kal.)
avzn dana: Gzel kadn. (Kay.) (Erk.)
avzn gav: Ehemmiyetli adam. (Kay.) (Erk.)
bet: Kt, irkin < Far. bed 'kt, irkin.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
can birisi: Ahmak, cahil, aptal, bn. (Kay.) (Erk.)
can gulahls: Budala insan, ahmak. (Kay.) (Erk.)
cinik: Gen kz, kz ocuk. (Kay.) (Hzy.)
cort hazeyin: Kt adam. (Kay.) (Hzy.)
cort: 1. Bozuk, kt, fena. 2. Fakir. 3. Sakat. (Kay.) (Hzy.)
cort: Bozuk, kt. (Gl.) (Hzy.)
cubur hazeyn : Kt adam. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cubur: Kt. (Gl.) (Hzy.)
andr: Kark, melez. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
iynem-inem: Bir para, bir lokma. (Gl.) (Hzy.)
drak-dvrak: 1.ll, sistemli. 2. Yal olduu halde din olan, yakkl. (Gl.)
(Hzy.)
drlav: Yalan. (Yl.) (Tbr.)
dobur tille: Gzel kadn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dmanl: Bk. dumanl. (Kay.) (Erk.)
dve: Gen kz. (Akar) (Kal.)
ga: Var, mevcuttur. (Caf.) (Elk.)
galiz: Byk abdest, pislik, <Ar. galize 'kaba terbiye d.' (Kay.) (Hzy.)
galiz: Pis. (Gl.) (Hzy.)

210

gevri: htiyar kadn. (Yl.) (Tbr.)


glav dve: Kk kz ocuu. (Akar) (Kal.)
glav yavak: Kk erkek ocuu. (Akar) (Kal.)
rh: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
kebir hazeyn: Byk insan, yal kimse. (Kay.) (Hzy.)
kesber: Topal. (Kay.) (Hzy.)
kesne hazeyn: Kt insan, kt adam. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt, iyi olmayan. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt. (Gl.) (Hzy.)
ks metirek: Jandarma, polis, belal adam. (Akar) (Kal.)
ks: Kt, irkin. (Akar) (Kal.)
mazk 1. Yal. 2. tibarl. 3. Byk. 4. Zengin. (Yl.) (Tbr.)
mazk kelti: htiyar (yabanc) (Yl.) (Tbr.)
mazk kek: Ya gekin kz. (Yl.) (Tbr.)
merik: 1. Yal adam. 2. koca, e; adam, herif, kii. 3. Hoca < Far. merdek 'adam,
herif.' (Kay.) (Hzy.)
merik: Hoca, yal. (Gl.) (Hzy.)
mertek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Akar) (Kal.)
metirek tuna: Yal erkek. (Akar) (Kal.)
metirek yava: Gen erkek. (Akar) (Kal.)
mrar: 1. Kt. 2. irkin. (Yl.) (Tbr.)
milah -milih: Dzgn, yakkl, gzel. (Gl.) (Hzy.)
milih - milah: yi, gzel, ho. < Ar. melh 'gzel, irin, sevimli.' (Kay.) (Hzy.)
nafta-navta: Olan ocuu, delikanl. (Yl.) (Tbr.)
samanl ks: Sar kimse. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
samanl ks: Sar, duymaz. (Akar) (Kal.)
serihr: Kel. (Yl.) (Tbr.)
taka: Kk pencere. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tuna apan: Yal kadn. (Akar) (Kal.)
tuna: iman. (Akar) (Kal.)
yktran: Kt kadn. (Kay.) (Kal.)
zl: Zengin. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

211

5. ZARFLAR

5.1. Arlk Derecesi Gsteren Zarflar

amma ykm: ok gzel. (Kay.) (Kal.)


avzn- auzun: 1. Bol, iyi, zararsz, ho vesaire gibi her iyi eye ve harekete auzun
tlak olunur. (Kay.) (Erk.)
avzn: Bol, iyi. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ene: Az. (Akar) (Kal.)
dobur: yi, ok iyi, gzel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
galil: Az. <Ar. kalil 'az, ok olmayan.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gerez: 1. yi. 2. Gzel. 3. Yakkl. 4. Zengin. 5. Tok. 6. ok. (Yl.) (Tbr.)
gerez: Gzel. Eskiehir Abdallarnda'iyi' anlamndadr. Kkeni belirsizdir. (Kay.)
(Tbr.)
gerez: yi, gzel. (Kay.) (pn.)
gerez: yi. (Esk.) (Caf.) (Akp.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
ge: 1. Kt, fena. 2. Zararl. 3. irkin vs. gibi birok menfi manalarda kullanlr. <
Erm. ke 'fena'; Eski Erm. Le. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
glav: 1. Az. 2. Kk, ufak. 3. Ucuz. (Kay.) (Kal.)
glav: Az, kk, ksa. (Akar) (Kal.)
h: ok, var. (Kay.) (Erk.)
kebir: Byk. < Ar. kebr 'byk, ulu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
klav: Az, kk, ksa. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kitir: ok, bol, faz la; pahal < Ar. ker 'ok, bol.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ks: 1.Az. (Bur.) 2. irkin, fena, kt, eski. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
levna: ok irkin. (Kay.) (pn.)
pr: ok. (Yl.) (Tbr.)
tuna: 1. ok, fazla, bolca, iyice. 2. Pahal. (Kay.) (Kal.)
tuna: ok, pahal. (Akar) (Kal.)
tuna: ok. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ykmak: Cinsel iliki kurmak. (Akar) (Kal.)

212

5.2. Nitelik Bildiren Zarflar

avanak: Cahil, anlamaz, tecrbesiz, aptal. (Kay.) (Kal.)


beran: Ar. (Caf.) (Elk.)
ceselmek: Tedbirli. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
cibelik: mark. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cubur : Kt < Ar. cubr 'heder, boa giden.' (Kay.) (Hzy.)
frfr: 1. Dneklik, 2. ocuk oyunca. (Gl.) (Hzy.)
geen: Korkak. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gelik: Korkaklk. (Kay.) (Erk.)
glav: Ucuz. (Akar) (Kal.)
gll: Anlamaz, cahil, avanak, aptal. (Kay.) (Kal.)
gilve-cilve: 1. Deli. 2. Ac. 3. Biber. (Yl.) (Tbr.)
gi: Aptal, bn < Far. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gubuduh: Yalan, mbalaa. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gubuduh-kubuduk: Ataan, atmasyoncu; asl telffuzu. (Kay.) (Erk.)
gubuz: Mbalaac. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gubuz-kubuz: Ataan, atmasyoncu, asl telffuzu kubuz. (Kay.) (Erk.)
gufil: Aptal, deli. < Ar. gafil 'dikkatsiz, ihtiyatsz, dalgn, tembel, gaflette bulunan.'
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
guynu: Fena. (Esk.) (Caf.) (Kay.) (Gyg.) (Eda.)
guynu: Kt. Anadolu azlarnda olduka yaygndr. Farsa gy 'amur, pislik'
kelimesine balanabilir. (Kay.) (Tbr.)
gveli: Yalan. (Kay.) (Erk.)
hacalii: Yalan; tv, radyo. (Akar) (Kal.)
hacalii: Yalan < hac + ali + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
hindik: Kk, az, ufak; ucuz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hrn: abuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kanili: irkin. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
kelepir: Ucuz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kesper: Topal. (Gl.) (Hzy.)

213

marf: Tavr, hal, miza ve umumiyetle birisinin karakterinin nasl olduuna


belirtmek iin kullanlr. Tarif. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
mentieliyiz: Kederliyiz. (Kay.) (Kal.)
meten-metan -metene: lm, l. (Yl.) (Tbr.)
meyli: Sarho. (Yl.) (Tbr.)
mez: yi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
msml: yi, gzel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
trk: Srgn, ishal, cvk dk. (Gl.) (Hzy.)
prm: rk, bere. (Kay.) (pn.)
pirim: rk, bere. epni aireti. (Kay.) (pn.)
ukar: 1. Gzel. 2. yi, iyice. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ukar: Gzel. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
urun: Gizli. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
yanbolu: Ahmak, bn kimse; taral. (Akar) (Kal.)
yes: Var. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ykm ol-: Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, iyi. 2. Temiz. 3. Bol, ok. 4. Ho. 5. Zengin. 6. Toptan. 7. Doru.
(Kay.) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, temiz. (Mu.) 2. ok iyi. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
ykm: Gzel, temiz. (Akar) (Kal.)
ykm: yi. (Akar) (Kal.)
ykn-: Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
zifir: 1. Kokulu kir, is, ya lekesi. 2. Yemekteki ya. (Gl.) (Hzy.)

5.3. Snrlama Bildiren Zarflar

gaa: Baka. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)

5.4. Soru Zarflar

baynna: Ka, ne kadar? (Kay.) (Gyg.)


an talr: Ka para? (Kay.) (Gl.)(Hzy.)

214

an: Ka, ne kadar? < Far. end 'ka?' (Kay.) (Hzy.)


an: Ka. (Gl.) (Hzy.)
marf: Nasl? Tavr, hal, miza ve birisinin karakterinin nasl olduunu belirtmekte
kullanlr. <Ar. ma'ruf'bilinen, anlalan.' (Kay.) (Gyg.)

5.5. Yer Ve Yn Zarflar

genende: Karsnda. (Kay.) (Kal.)


ka: Yan, taraf. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)

6. ZAMR

anik: O (zamir) (Caf.) (Elk.)


ardiye: Bu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
es: Ben (zamir) (Caf.) (Elk.)
gadi: Kendi, kendini. (Caf.) (Elk.)
geneme: Bize. (Kay.) (Kal.)
genemiz: Bura. (Kay.) (Kal.)
genemize: Buraya. (Kay.) (Kal.)
geneniz: Siz. (Kay.) (Kal.)
genenize: Size. (Kay.) (Kal.)
kavdan: Bir kimse, felan. (Caf.) (Gyg.)
z: Kendi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zme: Bana. (Gl.) (Hzy.)
ser: Bizden (Teber veya Alevi gruptan olan). Muhtemelen Farsa ser 'ba'tan
gelmedir. (Kay.) (Tbr.)
tun: Sen. (Caf.) (Elk.)
velahu: Aman dikkatli ol, pot krma. (Gl.) (Hzy.)
velehu: 1. Bu, u. 2. Pot krmamak iin'sus, sezdirme!' ikaz. < Ar. velehu 'bu da
onun.' (Kay.) (Hzy.)

215

NC BLM

216

1. SES BLGS

1.1. nl Deimesi

a>e Deimesi
ebu

>

ab ''baba,ata''

cemel

>

cemale ''deve''

ahraka

>

ehrak ''ate, akmak''

ana

>

ene ''ana, anne''

hacar

>

hacer ''ta, di''

kullab

>

kullep ''kap menteesi''

lahm

>

lehem-lehim ' ' e t ' '

managad

>

menegad ''kpek''

rek'at

>

reketle ''oturmak, yatmak, namaz klmak''

a>i Deimesi
cemele

>

cemile ''deve''

fr

>

fara-fira ''yatak''

a>o Deimesi
ma

>

moy- mey ' ' s u ' '

fira

>

firo ''elbise, yatak''

a>u Deimesi
cubr

>

cubur ' ' k t ' '

gafil

>

gufil ''aptal, deli''

e>a Deimesi
cemel

>

cemal ' ' d e v e ' '

end

>

an ''ka, ne kadar''

derb

>

darb ''yol''

fekk

>

fak ''bozmak, fenalk yapmak, zulmetmek''

217

feres

>

faris-feras-feres-fraz ''at, beygir''

esb

>

hasbi ''at, beygir''

meta

>

matah ' ' m a l sat eyas''

neved-nevede >

navta ''yabanc, torun''

e>i Deimesi
bezr

>

bider ' ' t o h u m ' '

cemele

>

cemile ' ' d e v e ' '

devit

>

divit ''byk bak, kama''

feres

>

faris-feras-feres-fraz ''at, beygir''

kef

>

kiif ' 'gzetlemek, takip etmek''

ker

>

kitir ''ok, bol, fazla''

melh

>

milih-milah ''iyi, gzel, h o ' '

e> Deimesi
era

>

ray ''k, lamba''

dem

>

dn ' ' k a n ' '

taler

>

talr ' 'para''

e>o Deimesi
cevln, cevelu>

colan-colan ' 'gurbetilik, dilencilik''

cev

cov-co ' ' g z ' '

>
<e Deimesi

btth

>

bettik-bittik ''kavun''

>i Deimesi
a

>

ik ''yok''

hnta

>

hinte ''buday''

>o Deimesi
hnta

>

honta-hunta ''buday''

218

>u Deimesi
kaln

>

garun ''ayakkab''

i>a Deimesi
mikrama

>

marhama ''havlu''

a'r

>

aar ' ' a r p a ' '

ikf

>

akf ''kadnlk organ''

i> Deimesi
bzdik

>

bzdh-bizdik ''ocuk, ehemmiyetsiz kimse''

sikkn

>

skkn ''bak''

i>u Deimesi
or mis

>

ormu ''et, kuru e t ' '

i> Deimesi
r

>

r ' ' s t ' '

u> Deimesi
ubuk + ii

>

bk_ii ' ' z m ' '

u>o Deimesi
ubuk

>

cobuk ''denek''

duhn

>

dohan ''sigara, ttn''

u> Deimesi
gt

>

gt ' ' e t ' '

u> Deimesi
duhn

>

tfan-tifan-tfan ''ttn, sigara''

219

>a Deimesi
dzgir

>

dazgir ''hrsz''

>i Deimesi

tekellm

>

tekellim ''konuma''

> Deimesi

tr

>

htr-hodur ' ' d e v e ' '

1.2. nsz Deimesi

b>p Deimesi
hakb

>

hakp ''heybe, torba''

kitab

>

ktp ' ' k i t a p ' '

b>v Deimesi
b

>

av ' ' s u ' '

c>k Deimesi
cev

>

kev ' ' a r p a ' '

cemel

>

kemal ' ' d e v e ' '

>c Deimesi
ami

>

canp-ambu-amp-ampi ' ' z m ' '

ubuk

>

cobuk ''denek''

> Deimesi
ami

>

canp-ambu-amp-ampi ''zm'

220

d>g Deimesi
drdr

>

grgr-ggr ''Rum, kilisede ders veren kimse''

d>h Deimesi
duhn

>

tuhan-tufan ' ' t t n ' '

d>t Deimesi
bed

>

bet ''kt, irkin''

saldat

>

saltat ''jandarma, asker''

derzi

>

terzi ''iplik, elbise biip diken''

h>f Deimesi
duhn

>

tfan-tifan-tfan ''ttn, sigara''

h>k Deimesi
yorah

>

yorak ''yamalk''

f>t Deimesi
kfr

>

ktr ''gavur''

h> Deimesi
cah

>

caa-caa ''eek, katr''

k>g Deimesi
az kara

>

az gara ''yabanc, epni olmayan''

kadem

>

gadem ''bacak''

kalgal-kangal >

galgal ''kpek, kangal kpei''

kalil

>

galil ' ' a z ' '

kara + aa

>

gara a ''kahve''

karye

>

garye ' ' k y ' '

ke

>

ge ''kt, fena, irkin''

kr

>

gr ''gelmek, satmak, vermek''

221

krmz

>

grmz ''domates''

ktmr

>

gtmr-gitmir ''kpek''

kirle

>

girle ''cinsi mnasebette bulunmak''

kurt + otu

>

gurdotu ' ' k e i ' '

k>h Deimesi
bakar

>

bahor ' ' k z ' '

kepenk

>

hapek ''pencere, dama alan kap''

k>t Deimesi
sikinle

>

sitkinle ''ldrmek''

l>n Deimesi
aydnla

>

aydnna ''almak, gizlemek''

apanlar

>

apannar ''kadnlar''

l>r Deimesi
kaln

>

garun ''ayakkab''

m>b Deimesi
menge

>

bange-benge ''tfek, silah, byk abdest''

m>n Deimesi
ami

>

canm-ambu-amp-ampi ' ' z m ' '

n>l Deimesi
nevm

>

lvm-lvm ''uyku''

n>m Deimesi
penbe

>

pembe ' ' y n ' '

222

p>b Deimesi
arap

>

arab ''at, beygir''

r>m Deimesi
zahr

>

zahm ''arka''

s> Deimesi
trs-trs

>

trs-tr ''korkmak,ekinmek''

s>t Deimesi
ker

>

kitir ''ok, bol, fazla''

t>d Deimesi
tne

>

dne ''misafir olmak, gecelemek''

v> Deimesi
cev

>

cov-co ' ' g z ' '

y>i Deimesi
cedy

>

cedi ' ' k e i ' '

galy

>

gali ''ay''

v>f Deimesi
cov

>

cof ' ' g z ' '

v>h Deimesi
tuv

>

tuh ''sigara''

z>s Deimesi
hubz

>

hobus ''ekmek, yemek''

223

1.3. nl Dmesi

ankine

>

ankin " k a d n "

galize

>

galiz ''byk abdest, pislik''

1.4. nsz Dmesi

havgit

>

avgt ''yumurta''

cah

>

ca-a ''eek, umumiyetle hayvan''

end

>

an

1.5. Kelime Ortasnda Dme

beyt

>

beyit ''ev, misafir odas''

bezr

>

bider ' ' t o h u m ' '

dzdgir

>

dazgir ''hrsz''

kepenk

>

hapek ''pencere dama alan kap''

merdek

>

merik ''yal adam, hoca, koca''

partal

>
ptal ''elbise, havlu''
1.6. Kelime Sonunda Dme

ahraka

>

ehrak ''ate, akmak''

dendn

>

den ' ' d i ' '

1.7. nl Tremesi

karye

>

garye ' ' k y ' '

hazeyn

>

hazeyin ''erkek adam, yetikin kimse, Darendeli''

reze

>

rza ''kap engeli''

frh

>

frhle ''satmak''

224

1.8. nsz Tremesi


esb

>

hasbi ''at, beygir''

vatan

>

vartan ''erkilet, vatan, yurt''

1.9. Tekleme

dbbe

>

dab ''beygir''

harr

>

har ' ' a t e ' '

225

2. EKL BLGS

2.1.YAPIM EKLER

2.1.1. simden sim Yapm Ekleri

-ca/ce: Eitlik, benzerlik ifade eder.


dinlice: Buday.
vartanca: Erkilet gizli dili.

-c/ci//i: Sahiplik, meslek, ura, dnce ifade eder.


abrc: Yemee dkn olan, yiyici.
afac: Kastedilen kii, ahs. afa kelimesine + c eklenerek yaplmtr
cibii: Hoca, retmen.
cimitci: 1. mam. 2. retmen.
cimitci: retici.
cimitci: Sarkl hoca, imam.
elici: algc, mzisyen.
emci: la yapan.
gay: Hrsz.
gikinci: 1. Kaak. 2. Hrsz.
halac: (Kalaylanan kaplar) ykayc.
haleyici: rak.
karamanc: Hrsz.
kay: Hrsz.
lotah: Oda sahibi, otelci.
mandrac: Ev, oda sahibi.
meki: Kalayc.
nazileci: Paral, zengin.
pallac: Kalayc.
palleci: Bakrc, kalayc.
peliti: Ormanc.

226

postac ii: Mektup.


tamamlak: Kap toplayan kii.
tandrc: Ormanc.
teberci: Davulcu.
tegginci: Kaak, dolandrc.
teginci: Kaak, dolandrc.
tc: 1. frk. 2. Akgz, pazarlamac.

-ck: Kltme, sevgi, acma ifade eder.


boranck: ocuk.

-/i: Durum ifade eder.


pr-pri: 1. A. 2. Alk.

-eli
kkeneli: Karpuz.

-hane: Farsa bir ek yer anlamna gelir.


moyhane: 1. Hamam, banyo. 2. Tuvalet, abdesthane.

-k/lk: Bir kavramn yerini belirtir.


atklk: Tuvalet, hel.

-Mi: Gizli dilin en ilek eklerinden biridir. Bir ok grevi vardr.


amikli-amkl: Bitli.
can gulahls: Budala insan, ahmak.
darayl: Beygir.
dareyli: Katr.
dareyli: Katr.
dngrl: alg.
dumanl: Pilav, dier telaffuzu dumanl.
dmanl: Bk. dumanl.

227

gll: Anlamaz, cahil, avanak, aptal.


gveli: Yalan.
gveli: Yalan.
katrl: Rak.
mentieliyiz: Kederliyiz.
mentieliyiz: Kederliyiz.
nakl: Kete.
patlangl: 1. Silahl, tfekli bulunan kimse. 2. Jandarma, kalem, alelumum tehlikeli
ahs.
vartanl: Hemehri (vatanl)
vartanl: Hemehri.
zengili: Hemeri. (Darendeli olan)
zl: Zengin.

-lk/lik/luk/lk: Eya, meslek, durum ifade eder.


cavlk: Gzlk.
cibelik: mark.
faklk: Tuvalet.
garamanclk: Hrszlk.
gelik: Korkaklk.
gubalk: Ta
hamselik: Belik.
ksflk: Az.
kllk ii: Yumurta.
narlk: Ate, gne.
narlk: Gne.
paylk: El.
peiklik: Ayakkab, orap.
samanlk: Kulak.

-siz: Olumsuzluk ifade eder.


eciksiz: Gzsz.

228

gensiz: Dinsiz.

-un: kileme biiminde zarf olarak kullanlr.


urun: Gizli.

2.1.2. Fiilden sim Yapm Ekleri

-an: Sfat fiil grevindedir.


yktran: Kt kadn.

-ar: Kalc isim yapar


aar: Anahtar.

-k: Durum ifade eden bir ektir.


-pr-prk-: Ackmak

-g/gi/gu: Yaplan ve yapan ifade eden bir ektir.


mezlengi: Saman.
patlang: Tfek, tabanca.
patlangu: Tabanca.

-gn/gin/kin: Sfat treten bir ilek ektir.


bgn: Hrsz.
gigin: Kaak.
gikin: Kaak.
kepkin: lm.
tegginci: Kaak, dolandrc.
teginci: Kaak, dolandrc.

-m/im: Oluan ileri adlandran bir ektir.


prm-prim-pr:m: Am.

229

ykm etmek: Kesmek, hazrlamak.

-k: Yaplm, olmu bir fiil ifade eder.


avank gel-: Gelmek.
avank: Aln beyaz sr.

-lim: Kalc isimler yapan bir ektir.


keylim: Yemek, yiyecek.

-ma/me: lek bir ek olup bir hareket bildiren ektir.


nuhlatma: Gizle, sakla, gsterme!
cerlenme!: Sus!
bangeleme: Yellenme.

-mak/mek: Mastar eki olup ok ilek bir ektir. Her trl fiil gvdelerine gelen bir
ektir.
alafkermek: Sylemek.
alav etmek: Sylemek.
astarmak: Almak, getirmek, istemek.
avanmak: Gezmek, dolamak.
bemek: Gelmek, girmek, getirmek, piirmek, hazrlamak gibi birok fiil makamnda
kullanlr.
ceselmek: Tedbirli.
eklemek: Bakmak, grmek.
davamak: Vermek.
devirmek: Uyumak.
dinemek: lmek.
dymek: Yemek.
geelemek: Ucuzlamak.
geetmek: Ayrmak, bozmak.
grmak: Almak, getirmek.
grmak: Satmak.

230

grmak: 1. Gelmek. 2. Satmak.


hadidle-: tedavi etmek, iyiletirmek.
halan- : Gelmek.
havla- : Havlu ile silmek.
hersit mezle-: Ekmek yemek.
katrl srt-: Rak imek.
kay et- : almak.
kekne-: Glmek.
kendilemek: Satmak.
ker-: Yapmak.
kerle-kerne- 1. Kesmek. 2. Susmak. 3. Durmak. 4. Snnet etmek.
kerlemek: Durmak.
key-kay-: Yemek, imek.
klav gr-: Az almak, ucuz vermek.
kr-: iftlemek. Burdur ve Mula Kalayclarnn argosunda olmak, getirmek.
kr-: Almak, getirmek.
krmak: Almak, getirmek.
krmak: iftlemek.
ks etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak.
ksl- : Gelmek.
kurbaalk ksle-: Ta atmak.
metlen-: lmek.
metlet-: ldrmek.
nasf ksle-:1. Birbiriyle konumak. 2. Ekmek piirmek veya yemek.
nasf srt- : Ekmek veya yemek yemek.
nasflan- : Sormak, konumak, demek.
netle--nietle--nitle-: 1. Saz (davul, zurna) almak. 2. Vurmak. 3. Dvmek.
otla-: Saldrmak (kadna vb.)
lenne-: lmek.
vle-le-: 1. Kamak. 2. Kalkmak. 3. Yrmek. 4. Gmek (g etmek). 5.
Saklanmak. 6. Gtrmek.
st kkne dine-: Ykanmak, banyo yapmak.

231

sylene-: Sylemek, konumak.


syt kk ksle-: Su dkmek.
srtl-: Yenilmek.
sz-: 1. ki imek. 2. Sigara imek.
irle-: emek.
utla-: mek. (Sigara vb.)
ple-: mek (sigara vb.)
tandrlamak: Dvmek.
tantr kset-: Ate yak!
tantr ykm et! : Ate yak!
tantrlamak: Dnmek.
teymek: Erimek.
tsla-: Korkmak.
tne- : 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak.
tnetmek: ldrmek.
t-: Yemek.
vur-: almak, gstermeden almak.
yakana-yahanna-: Yakmak, atee vermek.
zan-: Gzlemek, takip etmek, anlamak.

2.1.3. simden Fiil Yapm Ekleri

-e: Geili (yapma) ve geisiz (olma) fiiller yapar.


galize: 1. Pislemek. 2. Bok.
galize-: Pislemek.

-el: Olma bildiren filer treten birleik ektir.


ikel-: Bulunmamak, olmamak.
giel- : Bakmak.

-r/ir: Yapma bidiren bir ektir.


merdir-: 1. Ykmak. 2. Toplamak, kaldrmak.

232

merdirmek: Ykmak.
natr-: Vermek, kartmak.
natrmak: Vermek.

-i/le: Geisiz fiiller treten bir ektir.


ivile: Yr! ev-, iv-

-kas:
bekas: Oturdu.

-le: Olma ve yapma ifade eden ilek bir ektir.


bangele- : Yellenmek.
ekle-: 1. Anlamak, bilmek. 2. Bakmak, grmek. 3. Sylemek. 4. Hatrlamak.
iyele-: Kazk atmak, maln fiyatn olduundan yksek sylemek.
desle-: 1. Almak, satn almak. 2. Vurmak. 3. Saz almak. 4. Yapmak.
diklemek: Grmek.
engezle-: 1. iftlemek. 2. Karmak.
engezlemek: Gizlemek, karmak, iftlemek.
gevikleme: Syleme!
ghle-gle-: Dklamak.
hareketle-: Yatmak.
hezikle-: Dvmek.
inetle--netle-: Saz almak.
kendile-: 1. Satmak. 2. Almak, satn almak.
kerle- : Durmak.
klbele-: Bostann evresini toprakla doldurmak, beslemek.
mezle: Yemek.
nrele-: Sylemek, konumak.
peikle-: 1. Oynamak, raks etmek. 2. Kamak, uzaklamak.
reketle-:1. Oturmak. 2. Namaz klmak 3. Yatmak.
sitkinle!: ldrmek.
sitkinle-: ldr!

233

ttsle-: Kokulamak.
zozikle-: 1. Uydurmak, yaktrmak. 2. Tavlamak. 3. Aldatmak. Trk argosunda
''zendust, evli, pezevenk.''

-la: Olma ve yapma ifade eden bir ektir.


cartla-: lmek.
cavla: Bak! cav + Tk. la- tan.
cavla-: Bakmak.
fdla-: Ta atar gibi yapmak, korkutmak.
fndkla-: ldrmek.
fsla-: 1. Yumurtlamak. 2. Yellenmek.
ginavla-: Hrszlk yapmak, almak.
hatabla-: Dvmek, sopalamak.
hatla-: Yazmak.
hotla-: Okumak.
rhla: Smak.
mamprla-: almak, hrszlk yapmak.
moyla-: Alamak.
nasla- : Hatrlatmak, sylemek.
noharla-: Gzlemek, tarassut etmek.
novarla- nofarla-: Grmek, gzlemek.
paykla-: 1. Ellemek; 2. rtmek.
paylkla-: Zorla almak.
paylklamak: Ellemek, rtmek .
salkla-: 1. Yrmek. 2. Komak.
ukarlamak: hazrlamak.
tantrla- : Dvmek.

-lan: la/le eki 'n' dnllk ekiyle kaynam durmuda olan bir ektir.
moylan-: Boy abdesti almak, ykanmak.
zlandr-: Vermek.

234

-la/le: Yine la/le ekinin '' irelik ekiyle kaynaan bir ek durumunudadr.
avznla-: Pahallamak, kymetlenmek.
cortla-: 1. Ktlemek. 2. Bozuntuya vermek, ak vermek. 3. Kar gelmek.
girle: Cins mnsebette bulunmak.
kevikle-: Konumak.
kitirle-: oalmak.
pavla-: Kavga etmek.

-le: bangeleme: Yellenme.

-sra: Geisiz fiil grevindedir.


nasfsra-: Ackmak.

2.1.4. Fiilden Fiil Yapm Ekleri

-a: Pekitirme filleri treten bir ektir.


koka: Ttslemek.

-dr/dir/dr: Gizli dillerin ilek eklerinden birisidir.ettirgenliki oldurma ve yaptrma


fiilleri tretir.
avandr-: Bir eyin yerini deitirmek.
avandr: Getir!
halandr- : Getirmek.
srtdrl-: Yedirilmek.
tedir-tedir-: Getirmek, asl manas bu olmakla beraber, birok eitli manalarda da
kullanlr. En ok istifade edilen kelimelerden biridir.
teydirmek: Getirmek.
tydr-: Vermek. (rvet vesaire iin kullanlr)
tydrmek: Vermek. (mecazi)
zlandr-: Vermek.

235

-: Edilgen at grevinde kullanlr.


trs- : Korkmak.
trs-tr-: Korkmak. argoda, trsmak-trsmak: korkmak, ekinmek.
yak: Ate.

-l/il: Edilgen at grevinde kullanlr. Olma, yapma bildirir.


nasflanl-: Konuulmak, sorulmak.
ovatl-: 1. Getirilmek; 2. Verilmek.
ekletil-: Anlatlmak.
kerilmek: Hazr olmak.

-it: Ettirgenlik fiili grevindedir.


kepit: 1. ldrmek.

-n: Dnllk eki grevindedir.


cavlan-: Grnmek.
cerlen- cerlen-: Konumak.
ovan-: 1. Karmak, gizlemek, saklamak. 2. Getirmek, gelmek.
gezinmek. 4.Gelmek,

3. Dolamak,

gitmek.

-t: Ettirgenlik fiilleri kuran ilek bir at ekidir.


cavlat-: Gstermek.
cavlat-: Gstermek. cavla- eklinin ettirgen eklisidir.
eklet-: Hatrlatmak. 2. Anlatmak.
dinet- : ldrmek.
dnet-: ldrmek.
gvat-: Oynatmak, hareket ettirmek.
halat-: almak, almak, satn almak.
nmslat-: Yatrmak.
nuhlat-: Gizletmek, gstermemek, gizlemek, saklamak.
ovat-: 1. Gndermek, getirmek. 2. Armak. 3. Karmak.4. Gtrp gitmek. 5.
Almak. 6. almak.

236

vlet-let-: 1. karmak. 2. Karmak. 3. Kovalamak.


tnet- : ldrmek.

-tir: Tretme ekidir, ettirgenlik grevinde kullanlan bir ektir.


betir-: 1. Hazrlamak. 2. Giymek. 3. ektirmek.
estir-: 1. Vermek. 2. Kaldrmak, gtrmek. 3. Almak. 4. Kt yola drmek.

-ur: Ettirgenlik grevinde bir ektir.


uur-: Yapmak, klmak (namaz).

2.2. Yardmc Fiiller

Yardmc fiiller kendinden nceki isimle birletiinden anlam kazanmtr.

-at
abr at- : Yemek yemek.

-et
abr eklet- : Yemek yemek. Bk. ekletafet: Bala! Mzisyenlerin birlikte mzie balarken kullandklar seslenme sz. Tk.
et- yardmc fiili ve afla kurulmutur. Af'n kkeni belirsizdir.
ceret: Syle! (ark) mzisyenlerde bir seslenme ifadesi. Cer ve Tk. et- yardmc
fiiliyle kurulmutur.
colan-colan et-: 1. Cerre kmak, teravih namaz klmak, hastaya bakmak gibi iler
karlnda ya, bulgur, un, para vb. eyler almak, gurbetilik. 2. Dilencilik.
eklet-: Yemek yemek
gevik et-: Sylemek.
gi et: Gitmek, kamak.
gi et-: Kamak, gtrmek.
giet- : Karmak.
hatmet-: Okumak.
hr et-hl et-: 1. Krmak. 2. Cinsel ilikiye girmeden sevimek.

237

ks et- : Saklamak, gizletmek, karmak, kaydrmak.


nasf etmek: Ekmek piirmek.
or et-: Sylemek, konumak.
ykm et- : 1. Teekkr etmek, memnun olmak. 2. Kesmek. 3. Hazrlamak.
zindana ks et-: Hapsetmek.

-ol
arif ol-: Dikkatli bakmak, ilgilenmek, farkna varmak.
gi ol-: Kaybolmak, yok olmak, uzaklamak.
hl ol-: lmek.
ks ol- : 1. Mteessir olmak, kzmak, darlmak, hiddetlenmek. 2. Eski, kt, fena
olmak.
metan ol-: lmek.
mh ol-: lmek.

-te
guma te-: Hacca gitmek.
gveliye te-: Yalan sylemek.

-ver
or ver-: Yarenlik etmek, sohbet etmek, anlatmak.

3. ANLAM BLGS

Gizli dillerin sz varl incelendiinde

farkl bir anlam ekli ortaya

kmaktadr. Kalayac dilinde en ok dikkat eken deyim aktarmas yoluyla oluan


szckler vardr. Dnemek 'misafir kalmak' st kk kslemek 'su
deniz kpy 'tuz' dve

''Kz ocuu'' glav dve

dkmek'

''Kk kz ocuu'' metrek

apan ''Trk kadn'' avank ''aln beyaz sr'' katrl srtmek ''Rak imek'' ktk
suyu ' ' K a h v e ' ' zel adlarla ilgili aktarmalar grrz. Arap ali ii ''katr'', arap a
''at, beygir'' arap sleyman ''zeytin'' haydar ''eek''

aydn ''eek'' bahar ''sigara,

ttn, ttn kesesi'' gibi adlandrmalar da benzetme yolu grlr. Konumaya biraz

238

daha kolaylatrmak iin szcklerin bir ok anlamn grlr: Glav: Az, kk,
ufak, ucuz; enek: Yan, el, nezd, ev, mecidiye; eklemek: Bakmak, tanmak,
anlamak; avan: Gezmek, dolamak, getirmek.
Hazeyn gizli dilinde

anlam asnda fazla bir ey grlmemektedir. Baz

kelimelerin Anadolu azlarndaki


arif olmak

ayn manay tad grlr. Aar

''Anahtar''

''dikkatli bakmak, anlamak'' armak ''almak'' akana ''yemek pien

yer'' avam ''halk'' crcr ''fermuar'' gumpr ''patates'' hayat ''evin nndeki ak
alan'' libas ''elbise'' z ' ' k e n d i ' ' zme ' ' b a n a ' ' snd ' ' m a k a s ' ' vs.
Yine Hazeyn gizli dilindeki baz szcklerin yabanc dillerden geldii
zellikle Arapa ve Farsa'dan getii grlr. ano: Anahtar. < Yun. Anahtar; arif
olmak : Dikkatli bakmak, anlamak. <

Ar.

arif ''bilen, bilgili, irfan sahibi''; asel:

Bal. < Ar. asel ' ' b a l ' ' ; avam: Halk < Ar. avam ''herkes, kaba ve chil halk, ayak
takm''; bakar: kz, inek. < Ar. bakar, bakara ''sr''; bettik-bittik: Kavun < Ar.
btth ''kavun, karpuz''; beyt-beyit: Ev, hane, misafir odas. < Ar. beyt ''hane,
mesken, ev, o d a ' ' ; cebrail: Koyun. <Ar. Cebr'il ''peygamberlere emir ile vahye
vasta ve memur olan drt byk melekten biri''; cov-co: Gz. < Far. cev ' ' a r p a ' ' ;
an: Ka, ne kadar? < Far. end ' ' k a ? ' ' ; ini: Porselen < Far. ni ''ini, srl k a p ' ' ;
dest: El. < Far. dest ' ' e l ' ' ; fi: Balk < Alm. fisch ''balk''; garun: Ayakkab < t.
Kaln ''stne baka bir ey giyilmek iin abadan ya da meinden yaplan izme
biiminde ayak giysisi.''
Hazeyn gizli dilinde grlen zellikler epni Trkmenlerinin gizli dilinde de
grlr: epni dilindeki szcklerin anlamnn Anadolu'nun baz azlarnda olduu
grlr. bingi ''Ayakkab''

cavra ' ' K p e k ' ' fitik ''Makbuz, fitre'' geder ''Eek''

vs. Mecazi syleyiler sz konusudur: acakoca: Yourt, ayran. Yourt, ayran beyaz
olduundan Anadolu azlarndaki aca (beyaz) szc ile anlatlmak istenmitir.
yalaz otu: Tabanca mermisi.
Teberce dilinde ise baz benzetmeler grlr. Teber halk genellikle mzik,
elence ileriye uratklar iin Teber denildii zaman davulcu manasn verir.
Erkilet dilinde de szcklere

mecazl anlamlar yklenmitir. enayiotu:

''sigara''; imam suyu: ''iki'' ktk suyu: ''pekmez, arap'' sarlan (sarolan):
' 'mavzer''; szmek: ' 'iki imek''
Dier gizli dillerde de anlam asnda fazla bri ey grlmemektedir.

239

SONU

Milli kltrmzn zengin paralarndan birisi de Anadolu'nun muhtelif


blgelerinde konuulan gizli dillerdir. Bu gizli diller insanlarmzn gelenek, grenek
ksacas yaam tarzlarnn bir gstergesidir. nsanlarmz bu gizli diller aracl ile
birbirleri arasnda iletiim kururlar ve bylece yaamlarn dier insanlar gibi devam
ettirirler. Gizli dili insanlarn kullanma sebebi kendi topluluklarnn dndaki
insanlarn anlamamasdr. nsanlar neden kendi ana dillerinin dnda ikinci bir dile
(gizli dile) ihtiya duymulardr? Bunun ok eitli sebepleri vardr: Tek bir sebebe
balamak

son

derece

yanl

bir

yaklam

olur.

nanlarn

istedikleri

gibi

yaayamama, yine ticaret ii ile uraan bu topluluklardan bazlar bakalarnn kendi


aralarndaki ticari srlarn bilmemelerini, zellikle eitli zamanlarda ttn, esrar
kaaklar, jandarma, polis ve devletin gvenlik birimlerine yakalanmamak iin
kendi aralarnda bir gizli dil meydan getirmilerdir. Darende dili, Erkilet dili ve
Kalayc (palleci dili) dilleri bu gruba girmektedir. Bunun

yannda inanlarn

zgrce yaayamayan baz Trk gruplar Geygeller, epniler ve Teber Abdallar


zerlerindeki basklardan dolay gizli bir dil gelitirmilerdir.
Anadolu'nun eitli yrelerinde trl meslek gruplar yahut sosyal zmreler
tarafndan oluturulmu gizli diller, Trk argosunun zel bir alann tekil eder.
Bunlar arasnda, Geygel Abdallar ile baz epni ve Tahtac oymaklarnn gizli
dilleri, Erkilet erilerinin ve ukurova Abdallarnn konutuklar ''dilce'' ve
Mula'nn Merkez ve Kavakldere ilelerine bal baz kylerdeki Kalayc esnafnn
gelitirdii Kalayc (yahut Palleci) dili ilk akla gelendir.
Zengin bir kltre sahip olan Trkler sosyal hayatta birok meslekle
uramlardr.

Gizli dili kullanan topluluklar genellikle demircilik, bakrclk,

marangozluk, debbalk (dericilik), dokumaclk gibi sanayi dallarnda alan


zanaatkarlar olduu gibi; bakkal, a, frnc, kebap, kalayc, atar gibi esnaf
zmreleri

de vardr.Yine erilik iini yapanlar olduu gibi Krehir ve yresinde

mzikle uraan dnlerde mzisyenlik yapan abdal denilen gruplar da vardr.


Orta

Asya

geleneklerini

ve

yani

bizim

Trk gelenklerini

bu

kk

topluluklarda da buluruz. zbez Trk olan hem de Ouz boyundan olan bu Trk
topluluklar

zaman

zaman

kendi

ararlarnda

bu

gizli

dil

ile

iletiimlerini

240

salamlardr.

Ouz

boylar

kollarn

Anadolu'muzun

her

yresinde

bulmak

mmkndr. Zaten bu gnk Trkiye toplumunun gerek sahipleri ve kurucular


Ouz soyuna bal Trk topluluklardr. Engin bir kltre sahip olan Trk milleti bu
geleneklerini atadan dededen kalan bu miraslarn devam ettirmilerdir. Ancak
gnmzde konuulan gizli diller eskiye nazaran pek de yaygn deildir.
zellikle gizli diller iindeki en kalabalk olan epni Trkmenlerinin
konutuu

dildir.

Trkiye'mizin

her

blgesinde

epni

Trklerini

bulmak

mmkndr. Genellikle Karadeniz ve Ege blgemizde epniler yaygn olarak


yaarlar. Bu Trk/Trkmen topluluklarnn gizli dilleri
incelenmelidir.

daha geni bir ekilde

nk kltrmzn bir parasn tekil ettiklerinden, zerinde

durulmas gerekir.
Gizli dilleri kullanan insanlar zbez Ouz soyuna bal Trk gruplardr.
Bunlarn gizli dillerini Trkemiz dnda dnmek mmkn olmasa gerek. Gizli
diller incelendiinde Anadolu azlarnda kullanlan birok szc gizli dillerde de
grebiliriz. Bunlar kltrmzn zenginliklerinin yansmasdr. Gizli dilleri baka
gruplarn, Trk olmayan gruplarn dili olarak grmek son derece hem edebe aykr
hem de bilime aykr olarak gryorum. nk Trk kltr dnyann en zengin
kltrlerin banda gelmektedir. Zaman zaman insanlarmz Trke dnda ikinci bir
dile u ya da bu sebepten tr ihtiya duymulardr.
Gizli dillerin tarihi yzyllar tesine gitmektedir. Mevcut kaynaklara gre
gizli dili ilk kullanan Trk topluluu Teberlerdir. Yine Osmanl dneminde Muhy-i
Gleni ''Baleybelen'' adnda bir yapma dil zerinde alma yapmtr. Ancak
Muhy'nin lmesi ile bu dil de ortadan kalkar. Bunun dnda Ku dili yine
Karadeniz blgesinde Islk dili

Anadolu'nun baz blgelerinde kullanlan argo da

gizli diller snfna girmektedir diye dnyorum.

241

DRDNC BLM

242

SZLK

A-

ab: 1. Baba. 2. Anne. (Yl.) (DS. C. 1) (Tbr.)


ab: Baba < Ar. eb 'baba, ata.' (Kay.) (Tbr.)
abr at-: Yemek yemek. (Kay.) (DS. C. 1) (Hzy.)
abr cubur: Yemek iyi deil. (Gl.) (Hzy.)
abr eklet-: Yemek yemek. Bk. eklet- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
abr: Yemek. (Kay.) (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
abrc: Yemee dkn olan, yiyici. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
abrsz: A. (Gl.) (Hzy.)
ac moy-ac muy: Rak. (Kay.) (pn.)
ac: Kahve. (Kay.) (Gyg.)
acmk: Ttn, sigara. (Kay.) (pn.)
aci: Biber (ac ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
aci: Biber < ac + ii. Azeri azlarnda da isti + ot <istot < isot kelimesi iki
unsurdan meydana gelir. (Kay.) (Erk.)
aar: Anahtar. (Kay.) (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
ait: Gz. (Caf.) (Elk.)
afa: 1. Nesne, ey. 2. Yapmak. 3. Polis, jandarma. (Yl.) (Tbr.)
afa: ey. (Kay.) (Tbr.)
afac: Kastedilen kii, ahs. afa kelimesine + c eklenerek yaplmtr. (Kay.) (Tbr.)
afet: Bala! Mzisyenlerin birlikte mzie balarken kullandklar seslenme sz. Tk.
et- yardmc fiili ve afla kurulmutur. Af'n kkeni belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)
afet-:1. Ykamak. 2. Yapmak. 3. karmak. 4. Balamak. (Yl.) (Tbr.)
agi: Kaput (a ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gii: Kaput bezi < a + ii. (Kay.) (Erk.)
acakoca: Yourt, ayran. (Akp.) (Kay.) (pn.)
az gara: Yabanc, epni olmayan kimse. (Kay.) (pn.)
ahbar: Karde, efendi. (Caf.) (Elk.)
ahir: Oynamak. (Caf.) (Elk.)

243

ahl gerez: Zeki, akll. (Yl.) (Tbr.)


ala: Gel, getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
alafkermek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
alagrk: Sevilmeyen insanlara sylenen bir sz. (Kay.) (Kal.)
alav etmek: Sylemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
aldahuna: irkin. (Akp.) (Kay.) (pn.)
ales: Geldi. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
amikli-amkl: Bitli. (Kay.) (Hzy.)
amma ykm: ok gzel. (Kay.) (Kal.)
amkl: Bitli. (Gl.) (Hzy.)
an kin: Kadn. < Erm. an kin 'ndir, paha biilmez, kymetli.' 'kymetli kadn'
manasnda olmak zere, Bugnk Ermenicede ankine kelimesi kullanlr. (Kay.)
(Erk.)
an: Getir. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
anik: O (zamir) (Caf.) (Elk.)
ankin: Kadn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
ano: Anahtar. < Yun. anahtar. (Kay.) (Hzy.)
apakay: Erkek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
arab_ii: At; kelimeyi yanl olarak arab a eklinde 'at, beygir' manalarnda
zabteylemitir. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
arabalii: Katr; kelime arab+ali+ii'nden terkip edilmitir. (Mu.) (Caf.) (Kay.)
(Kal.)
arabii: At. (Kay.) (Kal.)
arap ali ii: katr. (Akar) (Kal.)
arap a: At, beygir. (Akar) (Kal.)
arap el ii: Katr. (Akar) (Kal.)
arap ii: Katr. (Akar) (DS. C. 1) (Kal.)
arap sleyman: Zeytin. (Akar) (Kal.)
ardiye: Bu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
argor: Di. (Caf.) (Elk.)
ari: Al. (Caf.) (Elk.)

244

arif ol- : Dikkatli bakmak, anlamak. < Ar.

arif 'bilen, bilgili, irfan sahibi.' (Kay.)

(Hzy.)
arif ol-: Dikkatli bakmak, ilgilenmek, farkna varmak. (Gl.) (Hzy.)
ariga: Baba, peder. (Caf.) (Elk.)
asala: Glyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
asdar: Tut. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
asel: Bal. < Ar. asel 'bal.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
asgas: Gld. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
astarmak: Almak, getirmek, istemek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ak: Kz, kz ocuu. (Caf.) (Elk.)
ana: Al! Tk. ar-'tan. arla > anla > ana. (Kay.) (Tbr.)
ana-: almak. (Yl.) (Tbr.)
ar-: almak. (Gl.) (Hzy.)
akana: Yemek pien yer. (Gl.) (DS. C. 1) (Hzy.)
at kula: ki. At kulann ift olduu dnlerek tretilmi olmaldr. (Kay.) (Erk.)
atana- : Atmak, frlatmak. (Yl.) (Tbr.)
atkla te-: Tuvalete gitmek. (Kay.) (Erk.)
atklk: Tuvalet, hel. (Kay.) (Erk.)
auzun dve: Gen, gzel kz. (Kay.) (Erk.)
auzun ile: Ye, harekete ge, yap, ile, ve emsali gibi manalarda kullanlr. (Kay.)
(Erk.)
av: 1. Su. 2. ay, kahve, merubat. (Yl.) (DS. C. 1) (Tbr.)
av: Su. < Far. b 'su.' (Kay.) (Tbr.)
avam hazeyn: Halktan biri. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
avam: Halk < Ar. avam 'herkes, kaba ve chil halk, ayak takm.' (Kay.) (Hzy.)
avan-: 1. Gezmek, dolamak. 2. Getirmek. (Kay.) (Kal.)
avan: Git! (Kay.) (Kal.)
avan-: Gitmek, gezmek, dolamak. (Akar) (Kal.)
avanak: Cahil, anlamaz, tecrbesiz, aptal. (Kay.) (Kal.)
avandr-: Bir eyin yerini deitirmek. (Akar) (Kal.)
avandr: Getir! (Kay.) (Kal.)
avank gel-: Gelmek. (Akar) (Kal.)

245

avank: Aln beyaz sr. (Akar) (Kal.)


avanmak: Gezmek, dolamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
avay: Sprge. (Caf.) (Elk.)
avgt: Yumurta. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
avgt: Yumurta. < Erm. havgit < hav + git 'tavuk mahsul'

kelime bandaki h-

sesinin dmesi ve i'nin ahenkletirilmesiyle vcuda getirilmitir. (Kay.) (Erk.)


avzn dana: Gzel kadn. (Kay.) (Erk.)
avzn gav: Ehemmiyetli adam. (Kay.) (Erk.)
avzn: Bol, iyi. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. 1) (Erk.)
avzn-auzun: 1. Bol, iyi, zararsz, ho vesaire gibi her iyi eye ve harekete auzun tlak
olunur. (Kay.) (DS. C. 1) (Erk.)
avznla-: Pahallamak, kymetlenmek. (Kay.) (Erk.)
aydn ei: Kz. (Akar) (DS. C. 1) (Kal.)
aydn ii: ncir. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
aydn zndan: Ahr, al. (Akar) (Kal.)
aydn: 1. Eek. 2. Beygir. (Kay.) (Kal.)
aydn: Eek. (Akar) (Kal.)
aydn: Eek. (Mu.) beygir. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
aydnelii: Gelin. (Akar) (Kal.)
aydnerii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnii: ncir. (Akar) (Kal.)
aydnna- : almak, gizlemek. < aydnla- fiilinden. (Kay.) (pn.)
aydnyerii genei: Genelev. (Akar) (Kal.)
aydnyerii: ncir. (Akar) (Kal.)
aygt: Erzak. (Kay.) (DS. C. 1) (Kal.)
ay ii: Armut. (Kay.) (Kal.)
ayn cort: Gz kr. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ayn: Gz. < Ar. ayn 'gz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ayvaz: Yabanc. (Kay.) (Gyg.)
azna kn-: Karsndakinin taklidini yapmak. (Gl.) (Hzy.)

246

B-

bab: Kap. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


badra-: Konumak. (Kay.) (Kal.)
bahana-: Bakmak. (Yl.) (Tbr.)
bahar ii: Sigara. (Akar) (Kal.)
bahar: Sigara. (Akar) (DS. C. II) (Kal.)
bahar: Ttn, ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. II) (Kal.)
bahar: Ttn. (Akar) (DS. C. II) (Kal.)
bahor: kz. (Gl.) (Hzy.)
bakar: kz, inek. < Ar. bakar, bakara 'sr.' (Kay.) (Hzy.)
bal: Sa. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
banadura: Patlcan. (Kay.) (Hzy.)
banayk: Koca. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
bange - benge: 1. Tfek, silah. Bk. menge. 2. Byk abdest. (Kay.) (Hzy.)
bange-benge: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
bangele-: Yellenmek. (Kay.) (Hzy.)
bangeleme: Yellenme. (Gl.) (Hzy.)
barh huda: Allahteal. (Yl.) (Tbr.)
baynna: Ka, ne kadar? (Kay.) (Gyg.)
baynna: Ver! Trk argosunda bayl 'de, ver.' (Kay.) (Tbr.)
bayna-bayna-: Vermek. (Yl.) (Tbr.)
becer-: Byk abdest yapmak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
bello: Zabta, zaptiye, polis. (Gl.) (Hzy.)
bello: Zaptiye, zabta. < Ar. belediyeden ksaltma olarak. (Kay.) (Hzy.)
benedik: Kalay. (Akar) (Kal.)
beran: Ar. (Caf.) (Elk.)
be: Otur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bekas: Oturdu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bemek: Gelmek, girmek, getirmek, piirmek, hazrlamak gibi birok fiil makamnda
kullanlr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
betir-: 1. Hazrlamak. 2. Giymek. 3. ektirmek, vb. (Kay.) (Gyg.)

247

betirmek: Hazrlamak, giymek. (Caf.) (Gyg.)


bet: Kt, irkin < Far. bed 'kt, irkin.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
bettik-bittik: Kavun < Ar. btth 'kavun, karpuz.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
beyit: Ev. (Gl.) (Hzy.)
beyt-beyit: Ev, hane, misafir odas. < Ar. 'beyt' hane, mesken, ev, oda. (Kay.) (Hzy.)
bezrik: Bk. bzdh. (Kay.) (Erk.)
bgn: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)
bkn: Sat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
bs: Saman. (Yl.) (Tbr.)
bga: Mermi. (Yl.) (Tbr.)
bzdh: ocuk. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
bzdh-bizdik: ocuk, ehemmiyetsiz kimse, tehlikeli olmayan kimse. <Erm. bzdik
'ufak.' (Kay.) (Erk.)
bider: Tohum < Ar. 'bezr' tohum, nesil. (Kay.) (Gl.) (DS. C. II) (Hzy.)
bingi: Ayakkab. (Kay.) (DS. C. II) (pn.)
bir avzn hbk: Yz. (Kay.) (Erk.)
bir hbk: Yirmi. (Kay.) (Erk.)
bodn: Ecnebi. (Gl.) (Hzy.)
bodos: Ecnebi. (Kay.) (Hzy.)
boranck: ocuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
boz: Yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
bulgara: Polis. (Yl.) (Tbr.)

C-

caa: Ev. Sylenii c eklindedir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)


caa-caa: Eek, katr. < Ar. cah 'spa.' (Kay.) (Hzy.)
cabl: Sadeya, tereya. (Kay.) (pn.)
cabl: Ya (tereya) (Akp.) (pn.)
caa-caa: Eek. (Gl.) (Hzy.)
calavkla-: Toplayp gtrmek, soymak, almak. (Yl.) (Tbr.)
cam: Ayna < Far. cm 'cam.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)

248

canp-ambu-amp-ampi: zm. <Erm. ami

'kuru zm' kelimesinden

tremesi muhtemeldir. (Kay.) (Erk.)


car: eker. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cars: Msr, dar. (Yl.) (Tbr.)
cartla-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
ca bizdik: Eekolu eek. (Kay.) (Erk.)
ca: Eek, insan. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ca-a: 1. Eek ve umumiyetle hayvan. 2. nsan (hakaret kastyla). Mehmet Ersoy'a
gre: Umumiyetle kelime 'memur, adam, insan' manlarndadr. 'Eek, hayvan'
manalarnda kullanlan kelime ise cas'dr.

< Ar. cah 'spa' (Kay.) (Erk.)

can birisi: Ahmak, cahil, aptal, bn. (Kay.) (Erk.)


can au: Eein tenasl leti. (Kay.) (Erk.)
can gulahls: Budala insan, ahmak. (Kay.) (Erk.)
cav: Gz. (Yl.) (Kay.) (Tbr.)
cavla: Bak! cav + Tk. la- tan. (Kay.) (Tbr.)
cavla-: Bakmak. (Yl.) (Tbr.)
cavlan-: Grnmek. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. (Yl.) (Tbr.)
cavlat-: Gstermek. cavla- eklinin ettirgen eklisidir. (Kay.) (Tbr.)
cavlk: Gzlk. (Yl.) (Tbr.)
cavra: Kpek. (Akp.) (Kay.) (DS. C. III) (pn.)
cebrail: Koyun. <Ar. Cebr'il 'peygamberlere emir ile vahye vasta ve memur olan
drt byk melekten biri.' (Kay.) (Hzy.)
cecik: Gz. (Akar) (Kal.)
cedi: Kei. < Ar. cedy ''erkek olak.'' (Kay.) (pn.)
celfin: Tavuk, horoz. (Kay.) (DS. C. III) (Hzy.)
cemal_ii: Deve. < Ar. cemel + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
cemale: Deve. (Akar) (Kal.)
cemele: Deve. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
cemile: Deve. (Akar) (Kal.)
cemre: Deve. Bk. cemele. (Kay.) (Kal.)

249

cendik:

Jandarma.

Anadolu azlarndaki cendek'in anlam kaymasna uram

eklidir. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)


cer-cer: Sz, kelime. (Yl.) (Tbr.)
cere: Bk.cerne- (Yl.) (Tbr.)
ceret: Syle! (ark) mzisyenlerde bir seslenme ifadesi. cer ve Tk. et- yardmc
fiiliyle kurulmutur. (Kay.) (Tbr.)
cerlen- cerlen-: Konumak. (Yl.) (Tbr.)
cerlenme!: Sus! (Yl.) (Tbr.)
cerne-cirne-cerle-: Demek, sylemek, ark sylemek. (Yl.) (Tbr.)
cesel-: Tedbirli, ihtiyatl olmak, saknmak. (Kay.) (Erk.)
ceselmek: Tedbirli. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
cev: Arpa. (Far.) (Akb.) (DS. C. III) (Erk.)
cevapsz: atal, kak. (Akp.) (pn.)
cev-kev: Arpa. Far. cev arpa. (Kay.) (DS. C. III) (Erk.)
cge-a-cva: Ev. (Kay.) (pn.)
crcr: Fermuar. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
crtla-: Kilitlemek. (Gl.) (Hzy.)
cvr: Kz, gelin, emsali. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
cvr: Kz, gelin, kadn ve benzeri. (Kay.) (Gyg.)
cvr: Kz, kadn. Kayna belirsiz. ingenece cuwli 'gen kadn' ile ilgili olmas
muhtemeldir. (Kay.) (DS. C. III) (Tbr.)
cvr-civr 1. Kadn, kz. 2. E (zevce) (Yl.) (Tbr.)
cvt-: Caymak, dnmek. (Gl.) (Hzy.)
czi: 1. Yaz <czk +ii. 2. Senet. (Kay.) (Erk.)
czii: Yaz (cz ii) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
cibelik: mark. (Kay.) (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
cibii: Hoca, retmen. (Kay.) (Kal.)
cice: Erkeklik organ. (Akar) (Kal.)
ci-: 1. Gitmek. 2. Tanmak. (Kay.) (Gyg.)
cildikli: Davul alamayan Abdal. (Yl.) (Tbr.)
cilenger: Bak. (Kay.) (Kal.)
cimitci: 1. mam. 2. retmen. (Kay.) (Kal.)

250

cimitci: retici. (Akar) (Kal.)


cimitci: Sarkl hoca. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
cinik: Gen kz, kz ocuk. (Kay.) (Hzy.)
cinik: Kz. (Gl.) (Hzy.)
cink: Para. (Akar) (Kal.)
cirki: Ku. (Yl.) (Tbr.)
ciyce: Et; erkein cinsel organ. (Akar) (Kal.)
cobuk: Denek. (Kay.) (Erk.)
cof: Gz. Bk. cov. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
co-co: Gz. (Gl.) (Hzy.)
colan-colan et-: 1. Cerre kmak, teravih namaz klmak, hastaya bakmak gibi iler
karlnda ya, bulgur, un, para vb. eyler almak, gurbetilik. 2. Dilencilik < Far.
cevln, cevelu 'dolama, dolanma, gezinme.' (Kay.) (Hzy.)
colan-colan: 1. Dilencilik etmek. 2. Gurbetilik. (Gl.) (Hzy.)
cono: Adam, insan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
corcor: orba. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cort hazeyin: Kt adam. (Kay.) (Hzy.)
cort: 1. Bozuk, kt, fena. 2. Fakir. 3. Sakat. (Kay.) (Hzy.)
cort: Bozuk, kt. (Gl.) (Hzy.)
cortlasma: Bozuntuya verme, ak verme. (Gl.) (Hzy.)
cortla-: 1. Ktlemek. 2. Bozuntuya vermek, ak vermek. 3. Kar gelmek. (Kay.)
(Hzy.)
cov-co: Gz. < Far. cev 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)
cubur : Kt < Ar. cubr 'heder, boa giden.' (Kay.) (Hzy.)
cubur hazeyn : Kt adam. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
cubur: Kt. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
cunk: Ky, kasaba. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
cur tedir!: Su ver! (Kay.) (Erk.)
cur: Su, ayran < Erm. ur 'su.' Alaam (Bolu) Elekilerinin dillerinde tpk
Ermenicede olduu gibi yalnz 'su' manasndadr. 'ayran' mecazidir. (Kay.) (Akb.)
(Erk.)
cur: Su. (Caf.) (Elk.)

251

cmari-cimari: Tavuk. (Yl.) (Tbr.)


alkalama: Ayran. (Kay.) (Hzy.)
ambu: zm. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
am: amfst. < cam + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
an talr: Ka para? (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
an: Ka, ne kadar? < Far. end 'ka?' (Kay.) (Hzy.)
an: Ka. (Gl.) (Hzy.)
andr: Kark, melez. (Kay.) (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
angal: Grete bir ayak oyunu, elme takmak. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
ant gezmek: Beraber erilik etmek. (Kay.) (DS. C. III) (Erk.)
apan: Gelin, umumiyetle kadn. (Bur. Mu.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. III) (Kal.)
apan: Kadn. (Akar) (Kay.) (DS. C. III) (Kal.)
apannar: Kadnlar. < apan + /+lar/ okluk ekinden. (Kay.) (Kal.)
atl: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
av(a): ocuk, olan. (Kay.) (Gyg.)
av: erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
av-au: Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
avo: Erkek ocuu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
avra: Koyun, kei. (Yl.) (Tbr.)
ay ne-ay una: Kz ocuu. (Kay.) (Gyg.)
ay: Kz ocuu. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ay: Kz. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ay_cuna: Efendi, bey. (Caf.) (Gyg.)
ay_ne: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
ay_una: Kz ocuu. (Caf.) (Gyg.)
ec: Buday yn. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
ecik: Gz. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ecik-eik: Gz. (Kay.) (Kal.)
eciksiz: Gzsz. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
eik: eik. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ekim: Okka. (Kay.) (Kal.)
ekirdek: Mermi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

252

ekle-: 1. Anlamak, bilmek. 2. Bakmak, grmek. 3. Sylemek. 4. Hatrlamak. (Kay.)


(Kal.)
ekle-: Bakmak, tanmak, anlamak. (Akar) (Kal.)
eklemek: Bakmak, grmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
eklet-: Hatrlatmak. 2. Anlatmak. (Kay.) (Kal.)
ekletil-: Anlatlmak. (Kay.) (Kal.)
elici: algc, mzisyen. (Akar) (Kal.)
emender: Eek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
ene: Az. (Akar)(Kal.)
ene: Ceviz. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
eneii: Ceviz. (Akar) (Kal.)
b_ii: zm. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
bk_ii: zm. < ubuk + ii kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
ka: Yok, hayr. (Caf.) (Elk.)
ng: Gzya. (Kay.) (pn.)
ray: Ik. < Far. era

'k'; kayseri ra 'lamba' (Kay.) (Akb.) (Erk.)

ray sndr-: I sndrmek. (Kay.) (Erk.)


ice: Et. (Akar) (Kay.) (Kal.)
ie: 1. Koyun, kei. 2. Et. (Kay.) (Kal.)
ie: Et. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
ii: Meme. (Yl.) (Tbr.)
ik: Yok. < Erm. a 'yoktur.' Alaam (Bolu) Elekilerinde ka 'yok.' (Kay.)
(Akb.) (Erk.)
ikel-: Bulunmamak, olmamak. (Kay.) (Erk.)
ilenger: 1. Kantar. 2. Bak. (Kay.) (Kal.)
ilenger: Bak. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar, saat. (Akar) (Kal.)
ilenger: Kantar. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
im: Meme. (Yl.) (Tbr.)
imendifer: Eek. (Akar) (Kal.)
ini: Porselen < Far. ni 'ini, srl kap.' (Kay.) (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)
itme: Cack. (Kay.) (pn.)

253

iyele-: Kazk atmak, maln fiyatn olduundan yksek sylemek. (Kay.) (Kal.)
iye: Et. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
iynem-inem: Bir para, bir lokma. (Gl.) (DS. C. III) (Hzy.)
or: Hrsz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
orbalk: Az. (Akar) (Kal.)
ormu: Et. < Erm. or + mis 'kuru et.' (Kay.) (Erk.)
ors: Drt. (Caf.) (Elk.)
oy-coy: Sopa, denek. (Yl.) (Tbr.)
oyna-coyla-: Dvmek, sopayla dvmek. (Yl.) (Tbr.)
dr-: emek. (Gl.) (Hzy.)
ubuk ii: zm. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
una-ne: ocuk. (Kay.) (Gyg.)

D-

dabac: Trk. (Kay.) (pn.)


daban: 1. On lira. 2. Bir kzn erkek arkadana verilen ad. (Kay.) (Kal.)
daban: Oruspu, uygunsuz ii yapan kadn. (Akar) (Kal.)
dabanpatga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
dab: At. < Ar. dovo, dava (?) at'tan tremitir. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
dab: Beygir. < Ar. dbbe 'yk ve binek hayvan' (Kay.) (Gyg.)
dab: Beygir. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
dahdak: Tahta. (Caf.) (Elk.)
dama-dama: Kadn < Ar. danap. Orta Asya Abdallarnn dilinde 'kadn.' (Kay.)
(Erk.)
dan: Di. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dana-dana: Zevce manasnda olmak zere dana, danap, danak'tr. (Kay.) (Erk.)
dana: Kadn. (Ar.) (Akb.) (DS. C. IV) (Erk.)
darayl: Beygir. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IV) (Kal.)
darayl: Katr, at. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
darb: Yol. < Ar. derb 'da geidi, dar geit, dar sokak.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dareyli: Katr. (Akar) (Kay.) (DS. C. IV) (Kal.)

254

dass: On. (Caf.) (Elk.)


dav: LYourt. 2. Ayran. (Yl.) (Tbr.)
davamak: Vermek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
davar: Kei. (Akar) (Kal.)
davat: Dn. (Yl.) (Tbr.)
dazgir: : Hrsz. < Far. dzd 'hrsz, uru' + gr 'tutan tutucu' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
de: Ver. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
delolan: Ekmek (deli olan) mecazi anlamda. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dellan-deliolan: 1. Ekmek. 2. Yemek. (Kay.) (Erk.)
dellanl ikel-: Ackmak. (Kay.) (Erk.)
den: Di < Far. dendn 'di'.(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
deney: El, yan, taraf, nezd. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
deniz kp: Sabun. (Akar) (Kal.)
deniz kpy: Tuz. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
deniz kpy-kp: Tuz. (Kay.) (Kal.)
dereyli: Katr. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
desle- 1. Almak, satn almak. 2. Vurmak. 3. Saz almak. 4. Yapmak. (Yl.) (Tbr.)
desle keye!: erefe! (Yl.) (Tbr.)
desle!: Satn al! (Kay.) (Gyg.)
desle: Satn al. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
deslen-: Sz amak, giri yapmak. Bu manada pazarlk iin kullanlr ve ekseriyetle
emir eklindedir. < Erm. desnevil 'grmek, anlamak' tan tremesi muhtemeldir.
Eskiehir Abdallarnn 'gizli dil'inde 'satn almak.' (Kay.) (Erk.)
deslenmek: Sz amak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
deslik: Saat, kol saati. (Yl.) (Tbr.)
dest: El. < Far. dest 'el.'(Yl.) (Kay.) (Tbr.)
dest: El. < Far. dest 'el.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
deste-: Satn almak. (Kay.) (Gyg.)
devir-: Uyu, pazarl bitir, ver. Ayn manada yh. (Kay.) (Erk.)
devirmek: Uyumak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dbs: Tatl, bal. (Yl.) (Tbr.)

255

d: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)


drak - dvrak: 1. ll, sistemli. 2. Yal olduu halde din olan, yakkl. (Gl.)
(Hzy.)
dkal: Kak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
dm- : Uyumak. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IV) (Hzy.)
dn: Kan. Arapa dem 'kan'dan geliyor olabilir. (Kay.) (Tbr.)
dngrl: alg. (Kay.) (Tbr.)
drlav cerne-: Kandrmak, aldatmak, yalan sylemek. (Yl.) (Tbr.)
drlav: Yalan. (Yl.) (Tbr.)
dib: Ans. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
dibi: Ans. (Akar) (Kal.)
dibo: Yok. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
dikeli: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
diklemek: Grmek. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
dine-: 1. Uyumak. 2. lmek. 3. Oturmak. (Kay.) (Kal.)
dinemek: lmek. (Akar) (Kal.)
dinet-: ldrmek. (Kay.) (Kal.)
dinidi: Snd. (Gl.) (Hzy.)
dinlice: Buday. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
dipiz: Cezaevi, hapis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
diple-: Kilitlemek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dirgen: Harmanda saplar yaymaya yarayan demir ya da tahtadan yaplm ucu atall
tarm aleti. (Gl.) (DS. C. IV) (Hzy.)
divi: Ver. (Caf.) (Elk.)
divit: Byk bak, kama. < Far. devit 'divit.' (Kay.) (pn.)
dobur fira: 1. yi yatak. 2. Kaliteli elbise. (Kay.) (Hzy.)
dobur tille: Gzel kadn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
dobur: yi, ok iyi; gzel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
doru giden: Domuz. (Kay.) (pn.)
dohan sutla-: Sigara imek. (Kay.) (Hzy.)
dohan utla-: Sigara imek. (Gl.) (Hzy.)
dohan: Sigara, ttn. < Ar. duhn ttn. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

256

dolana- 1. Dolamak, sarmak. 2. Dolandrmak. (Yl.) (Tbr.)


dom: Barut, kurun < domdom kurunundan. (Kay.) (Hzy.)
domuz ukuru: Kalaylanacak kaplarn ykand yer. (Kay.) (Kal.)
d-: Yemek yemek. Azer argosunda de- 'yemek, yemee saldrmak.' (Kay.)
(Erk.)
dymek: Yemek. (Azeri argosu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
dubuk: Sigara, ttn. (Caf.) (Elk.)
dumanl: Pilav. Dier telaffuzu dumanl. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
durana-: Durmak. (Yl.) (Tbr.)
d: ki. (Yl.) (Tbr.)
dke: Ev, adr. (Yl.) (Tbr.)
dkeler: Ky, evler, adrlar. (Yl.) (Tbr.)
dmanl: Bk. Dumanl. (Kay.) (Erk.)
dne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. < tne- kelimesinden. (Kay.) (Kal.)
dnek pirisi: Ev sahibi. (Akar) (DS. C. IV) (Kal.)
dnemek: Misafir kalmak. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
dnemi: l, uyumu. (Akar) (Kal.)
dnet-: ldrmek. (Akar) (Kal.)
dve: Gen kz. (Akar) (Kal.)
dve: Kz ocuu. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
dve: Kz, kz ocuu. (Kay.) (Akb.) (Erk.)

E-

ede: Byk aabey. (Kay.) (DS. C. V) (Tbr.)


ede: Karde. (Abdallar hitap sz olarak kullanr.) (Yl.) (Tbr.)
ehrak: Ate, akmak < Ar. ahraka 'ateli, ate gibi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
eklet-: Yemek yemek < Ar. eki 'yemek' + Tk. et-fiilinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
eklettim: Doydum. (Kay.) (Hzy.)
ekret: Krtler. (Gl.) (Hzy.)
ellez: Zeytin. (Akar) (Kal.)
emci: la yapan. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)

257

enayiotu: Sigara. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)


enytu: Sigara, ttn. < enayi + otu. (Kay.) (Erk.)
ene: Ana, anne. (Kay.) (Tbr.)
engez: 1. Sr. 2. Erkek ve kadnn cinsiyet uzvu. (Kay.) (Erk.)
engez: Sr. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
engezle-: 1. iftlemek. 2. Karmak. (Kay.) (DS. C. V) (Erk.)
engezlemek: Gizlemek, karmak, iftlemek. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. V) (Erk.)
erni -ermi: epni. (Kay.) (pn.)
es: Ben (zamir) (Caf.) (Elk.)
es-: Gelmek, gitmek. (Kay.) (Hzy.)
es-: Gelmek. (Gl.) (Hzy.)
ester: Katr < Far. ester 'katr.' (Kay.) (Hzy.)
estir!: Ver! (Kay.) (Hzy.)
estir-: 1. Kaldrmak, gtrmek, 2. Almak. (Gl.) (Hzy.)
estir-: 1. Vermek. 2. Kaldrmak, gtrmek. 3. Almak. 4. Kt yola drmek. (Kay.)
(Hzy.)
e: Eek. (Caf.) (Elk.)

F-

faaraz: Koyun. (Akp.) (pn.)


fak etmek: Mahvetmek. (Akar) (Kal.)
fak etmek: Tuvalet etmek, rza gemek. (Akar) (Kal.)
fak_et-: 1. Bozmak. 2. Fenalk yapmak, zulmetmek. 3. Tuvaletini yapmak. < Ar. fekk
'bozma, koparma, kesme' + Tk. et- fiilinden. (Kay.) (Kal.)
fak_etmek: Bozmak, fenalk yapmak, zulm etmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
fak_ol-: 1. Fena olmak, bozulmak. 2. Korkmak, ekinmek. < Ar. fekk + Tk. olfiilinden. (Kay.) (Kal.)
faklk: Burun. (Akar) (Kal.)
faklk: Tuvalet. < Ar. fekk + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (Kal.)
fara-fira: Yatak. < Ar. fr 'dek, yatak, yayg.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
faraz: Koyun. (Kay.) (pn.)

258

faris-feras-feres-fraz: At, beygir. < Ar. feres 'at, bir at tr.' (Kay.) (pn.)
fas file-: Krklemek. (Kay.) (Kal.)
fatika: Be. Bk. fakta. (Kay.) (Kal.)
fatka: Be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
fehm: Az. < Ar. fem 'az.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fek_et: 1. Almak. 2. Vurmak, kesmek, ldrmek.

< Ar. fekk +Tk. et- fiilinden.

(Kay.) (Kal.)
felek: 1. ocuk. 2. Torun. < Ar. felek: 1. Gk. 2. Zaman, devran. 3. Dnya. (Akp.)
(Kay.) (pn.)
fem: Dudak. (Gl.) (Hzy.)
feneke: Karde. (Kay.) (pn.)
feniki-: Tavuk gdaklamak. (Kay.) (pn.)
fenikiyi: Tavuk gdaklyor. (Kay.) (pn.)
fdla-: Ta atar gibi yapmak, korkutmak. (Kay.) (pn.)
fndk: Silah. (Kay.) (pn.)
fndkla-: ldrmek. (Kay.) (pn.)
frfr: 1. Dneklik. 2. ocuk oyunca. (Gl.) (DS. C. V) (Hzy.)
fs: 1.Yumurta. 2. Yel (gaz) (Yl.) (Tbr.)
fsla-: 1. Yumurtlamak. 2. Yellenmek. (Yl.) (Tbr.)
fslk-tslk: Ans. (Yl.) (Tbr.)
firohla-: almak. (Kay.) (Hzy.)
firo: 1. Elbise. 2. Yatak. (Gl.) (Hzy.)
fi: Balk < Alm. fisch 'balk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
fitik: Makbuz, fitre. (Kay.) (DS. C. V) (pn.)

frhle-: Satmak. < Alm. (?) frh'erken, erkenden.' Bk. firohla- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

Gga: Var, mevcuttur. (Caf.) (Elk.)


gacav: ingene. (Akar) (Kal.)
gac: Adam, erkek ocuk. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gac_ne: Olan, oul. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)

259

gaco: ingene. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. VI) (Kal.)
gacov: ingene. (Akar) (Kal.)
gaanna-: Kamak. (Yl.) (Tbr.)
garon: Saman. (Gl.) (Hzy.)
garon-gasuron-kasrun: Saman. (Kay.) (Hzy.)
gadem: Bacak. Bk. kadem. (Kay.) (Hzy.)
gadi: Kendi, kendini. (Caf.) (Elk.)
gahanna-: Kalkmak. (Yl.) (Tbr.)
gahme: Un. (Yl.) (Tbr.)
gaji-gaci: Kz. Geygelli Yrklerinde gaco, Romen ingenelerinde gac, istanbul
ingenelerinde gaco. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
galah: Cep, dii hayvan. (Kay.) (Erk.)
galak: Hrmetli, itibarl kimse, bey, beyefendi, zengin kimse; yksek tabakaya
mensup birisi. (Kay.) (Kal.)
galgal: Kpek. kalgal < kangal 'kangal kpei' kelimesinden. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
galn: Beyaz. (Akar) (Kal.)
galngenek: Yedi. (Akar) (Kal.)
gali: ay. Muhtemelen Ar. galy 'kaynatma, piirme'den. (Kay.) (Tbr.)
galil: Az. <Ar. kalil ''az, ok olmayan.'' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
galiz: Byk abdest, pislik, <Ar. galize ''kaba terbiye d.'' (Kay.) (Hzy.)
galiz: Pis. (Gl.) (Hzy.)
galize: 1. Pislemek. 2. Bok. (Gl.) (Hzy.)
galize-: Pislemek. (Kay.) (Hzy.)
gam: ingene. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gamga: Yonga. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gama: Yonga. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gamze: Kz. (Kay.) (Gyg.)
ganr-: Geriye bkmek. (Gl.) (Hzy.)
ganne: Lamba cam. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gara a: Kahve. < kara + aa. (Kay.) (Kal.)
gara sulu: Su testisi. (Kay.) (Kal.)
gara: ay, kahve. (Yl.) (Tbr.)

260

garaa: Kahve. (Bur.) (Caf.) (Kal.)


garamanc: Hrsz, haydut. (Akar) (Kal.)
garamanclk: Hrszlk. (Akar) (Kal.)
garav: Sakla. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
garavgas: Saklad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
garun: Ayakkab < t. Kaln 'stne baka bir ey giyilmek iin abadan ya da
meinden yaplan izme biiminde ayak giysisi.' (Kay.) (Hzy.)
garye: Ky. < Ar. karye 'ky, kasaba.' (Kay.) (Hzy.)
garim: Kk su kanal, derin ark, harh. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gariye-kariye: Ky. (Gl.) (Hzy.)
garkive: Evlenmek. (Caf.) (Elk.)
gasar: Sus, dikkat, sz kes (ki bakas anlamasn). (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gasavan: Yalan sylemek. (Bsz.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
gasavan-kasavan: Yalan sylemek. (Kay.) (DS. C. VIII) (Erk.)
gaa: Baka. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
gat: Gmlek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gatgl: Rak, arap. (Akar) (Kal.) (Kal.)
gatrafa: Katr. (Yl.) (Tbr.)
gav-kav: 1. Jandarma, polis, beki. 2. Bay. 3. Tehlikeli adam. (Kay.) (Erk.)
gavra: Kpek. (Kay.) (pn.)
gay et-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay etmek: El abukluu ile hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay ksle-: Hrszlk yapmak. (Akar) (Kal.)
gay: Hrszlama, alma. (Akar) (Kal.)
gay: Hrsz. (Akar) (Kal.)
gaytar-: ten kamak. (Gl.) (Hzy.)
gazanafa: Kazan .(Yl.) (Tbr.)
geben: Yabanc (yni Teber olmayan) kayna belirsiz. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
geben: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gebe: Kavun, karpuz. (Yl.) (Tbr.)
geci: Yabanc, Abdal olmayan. (Yl.) (Tbr.)
geci: Yabanc. Bk. gaji. (Kay.) (Tbr.)

261

geelmek: Serte hareket etmek. (Erm.) (Akb.) (Erk.)


geder: Eek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
geder: Eek. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
geder: Eek. (Kay.) (Gyg.)
geder: Eek. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
geder:

Eek.

Anadolu

azlarnda

yaygndr.

Ahmet

Caferolu'nun

'Anadolu

Azlarndan Toplamalar' kitabnda haydar 'eek' ekli de vardr. Arapa haydar


'arslan' eklinden bozulmu olmaldr. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gedin: Yer, toprak, arazi. (Caf.) (Elk.)
gehez: Esrar. (Yl.) (Tbr.)
gehran: Dilencilik. (Yl.) (Tbr.)
gehran-: Dilenmek. (Yl.) (Tbr.)
gelez: Alevi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gendime: Yarma. (Gl.) (Hzy.)
gene-: 1. Gelmek. 2. Gitmek. 3.Vermek. 4. Gezmek, dolamak. (Yl.) (Tbr.)
genek kslemek: Kumar oynamak. (Akar) (Kal.)
enek: 1. Yan, el, nezd, ev. 2. Mecidiye. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
genek: Ara gereler, kumar. (Akar) (Kal.)
geneme: Bize. (Kay.) (Kal.)
genemiz: Bura. (Kay.) (Kal.)
genemize: Buraya. (Kay.) (Kal.)
genende: Karsnda. (Kay.) (Kal.)
geneniz: Siz. (Kay.) (Kal.)
genenize: size. (Kay.) (Kal.)
geney: 1.El. 2. Yan. (Kay.) (Kal.)
genim: Buday. (Yl.) (Tbr.)
genne: Gel. Tk. gel-'ten deitirilmitir. (Kay.) (Tbr.)
gennet-: 1. Vermek. 2. Gtrmek. 3. eri almak, ieri sokmak. (Yl.) (Tbr.)
gensiz: Dinsiz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gerez: 1. yi. 2.Gzel. 3. Yakkl. 4. Zengin. 5. Tok. 6. ok. (Yl.) (DS. C. VI)
gerez: Gzel. Eskiehir Abdallarnda 'iyi' anlamndadr. Kkeni belirsizdir. (Kay.)
(DS. C. VI) (Tbr.)

262

gerez: yi, gzel. (Kay.) (DS. C. VI) (pn.)


gerez: yi. (Akp.) (DS. C. VI) (pn.)
gerez: yi. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
gerez: yi. (Kay.) (Gyg.)
ges: Peynir. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ge: 1. Kt, fena. 2. Zararl. 3. irkin vs. gibi birok menfi manalarda kullanlr. <
Erm. ke 'fena'; eski Erm. le. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
geel-: Serte hareket etmek. (ekseriyetle emir ekliyle kullanlr.) (Kay.) (Erk.)
geele-: Ucuzlamak, herhangi bir mal ve eya iin fiyattan dmek. (Kay.) (Erk.)
geelemek: Ucuzlamak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
geen: Korkak. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
geet-:

Ayrmak, bozmak,

yattrmak,

uyarna gitmek.

Daha fazla emir hali

kullanlr. (Kay.) (Erk.)


geetmek: Ayrmak, bozmak. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
gelik: Korkaklk. (Kay.) (Erk.)
gev-gey: nek, manda. (Yl.) (Tbr.)
gevik et-: Sylemek. (Kay.) (pn.)
gevik: Az. (Kay.) (pn.)
gevikle!: Syle! (Kay.) (pn.)
gevikle: Syle. (Akp.) (Kay.) (pn.)
gevikleme: Syleme! (Kay.) (pn.)
gevrek: Kfir, gavur. (Kay.) (Erk.)
gevri: htiyar kadn. (Yl.) (Tbr.)
gezzem: Kei. (Kay.) (pn.)
gcrk: Esmer. (Akar)(Kal.)
gdor: Para, Dzce Elekilerinin dilinde gudor 'para, sikke.' (Kay.) (Erk.)
gr: Rum. (Gl.) (Hzy.)
glav dve: Kk kz ocuu. (Akar) (Kal.)
glav yavak: Kk erkek ocuu. (Akar) (Kal.)
glav: 1. Az. 2. Kk, ufak. 3. Ucuz. (Kay.) (DS. C. VI) (Kal.)
glav: Az, kk, ksa. (Akar) (DS. C. VI) (Kal.)
glav: Ucuz. (Akar) (Kal.)

263

gll: Anlamaz, cahil, avanak, aptal. (Kay.) (Kal.)


gltr: Deli. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
gnat-: Vermek, uzatmak. (Yl.) (Tbr.)
gnglk: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gp: Ans. (Akar) (Kal.)
gr el: Gel. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
gr-: 1. Gelmek. 2. Satmak, Abdal. 3. Vermek. Bk. kr- (Kay.) (Kal.)
gr: Yap. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
grak: Ocak. (Caf.) (Elk.)
gras: Beygir, umumiyetle hayvan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
grgr-ggr: Rum. < Rumca, drdr 'kilisede ders veren kimse.' (Kay.) (Hzy.)
grmak: 1. Gelmek. (Bur.) 2. Satmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
grmak: Almak, getirmek. (Akar) (Kal.)
grmak: Satmak. (Akar) (Kal.)
grmz: Domates. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
grp-gp: 1. Arka taraf. 2. Kala. (Kay.) (Kal.)
grtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
grtl: Bulgur, pilav. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
gtl: Buday, arpa. (Akar) (Kal.)
gtmr: kpek. (Gl.) (Hzy.)
gtmir-gitmir: Kpek < Ar. ktmr 'ashab- kehf'in kpein ad.' (Kay.) (Hzy.)
gvat-: Oynatmak, hareket ettirmek. (Yl.) (Tbr.)
gyg: Keman, saz. (Kay.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gyla-gylal cmari: Horoz. (Yl.) (Tbr.)
gzl yalman: 1. Dil. 2. Erkein cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
gidor: Para. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
gibar: Polis. (Yl.) (Tbr.)
gileve: Deli. (Yl.) (Tbr.)
gilik: Halka ekmek. (Gl.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gille-: Cinsel iliki, birlemek. (Gl.) (Hzy.)
gille-: iftlemek. (Kay.) (Hzy.)
gilor: Kumar. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

264

gilve-cilve: 1. Deli. 2. Ac. 3. Biber. (Yl.) (Tbr.)


ginav: Hrsz. Orta Asya Abdallarnda genou, ginou 'hrsz.' ran ingenelerinde
genev, genew 'hrsz, soyguncu', ibranice ganav 'hrsz' kelimesinden. (Yl.) (Kay.)
(Tbr.)
ginavla-: Hrszlk yapmak, almak. (Yl.) (Tbr.)
ginik: Kadn, kar. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
gires: Giysi. (Yl.) (Tbr.)
girle-: Alamak. (Yl.)(Tbr.)
girle: Cins mnsebette bulunmak < Far. Kr 'erkeklik leti' + Tk. /le-/ ekinden.
(Kay.) (Hzy.)
gi et: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)
gi et-: Kamak, gtrmek. (Gl.) (Hzy.)
gi ol-: Kaybolmak, yok olmak, uzaklamak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gi: 1. Ka. 2. Kayp. (Gl.) (Hzy.)
gi: Aptal, bn < Far. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
gi: Gitmek, kamak. (Kay.) (Hzy.)
giel-: Bakmak. (Kay.) (Erk.)
giet-: Karmak. (Kay.) (Erk.)
gigin: Kaak. (Kay.) (Hzy.)
gikin: Kaak. (Gl.) (Hzy.)
gikinci: 1. Kaak. 2. Hrsz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
gitil: Fasulye. (Kay.) (Kal.)
gorobos: Mezar. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gdk: 1. Tabak. 2. Kap kacak. 3. F. (Yl.) (DS. C. VI) (Tbr.)
gn- -gyr-: Kzarmak, yanar gibi olmak. (Gl.) (Hzy.)
gh: Dk .(Yl.) (Tbr.)
ghle-gle-: Dklamak. (Yl.) (Tbr.)
ghre: At. Farsa kura 'tay'la ilgilidir. (Kay.) (Tbr.)
ghre-ghre: At. (Yl.) (Tbr.)
glk: Eek, merkep. (Kay.) (DS. C. VI) (pn.)
gn: Koyun. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
gn: Koyun. (Kay.) (Gyg.)

265

gt: Et. < Farsa gt 'et.' (Kay.) (Tbr.)


gt-g: Et. (Yl.) (Tbr.)
gys: Kertenkele. (Gl.) (Hzy.)
gras: At. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
gubalk: Di. (Akar) (Kal.)
gubalk: Ta. (Akar) (Kal.)
gubuduh: Yalan, mbalaa. (Tr.) (Akb.) (Erk.)
gubuduh-kubuduk: Ataan, atmasyoncu; asl telffuzu. (Kay.) (Erk.)
gubuz: Mbalaac. (Tr.) (Akb.) (DS. C. XII) (Erk.)
gubuz-kubuz: Ataan, atmasyoncu, asl telffuzu kubuz.

(Kay.) (Erk.)

gudor: Para, sikke. (Dz.) (Caf.) (Elk.)


gufil: Aptal, deli. < Ar. gafil 'dikkatsiz, ihtiyatsz, dalgn, tembel, gaflette bulunan'
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
guful: Ans. (Yl.) (Tbr.)
gulak partal: ki lira. (Kay.) (Kal.)
gulak: ki. (Akar) (Kay.) (Kal.)
gulakpatga: On. (Akar) (Kal.)
gulakpatgadansamieksik: Dokuz. (Akar) (Kal.)
gulaksacayak: Alt. (Akar) (Kal.)
gulaktaban: Sekiz. (Akar) (Kal.)
gulle: Polis. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
guma te-: Hacca gitmek. (Kay.) (Erk.)
gumpr: Patates. (Kay.) (DS. C. VI) (Hzy.)
gurdotu: Kei. < kurt + otu kelimelerinden. (Kay.) (Gyg.)
guruv: Sr, umumiyetle hayvan. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
guga: Silah. (Yl.) (Tbr.)
guynu: Fena. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
guynu: Fena. (Kay.) (Gyg.)
guynu: Kt. Anadolu azlarnda olduka yaygndr. Farsa gy 'amur, pislik'
kelimesine balanabilir. (Kay.) (Tbr.)
gdk-gck: Eek. (Yl.) (Tbr.)
genne-: Gvenmek. (Yl.) (Tbr.)

266

gnk: Ans. (Yl.) (Tbr.)


grgz: Ay. (Yl.) (Tbr.)
gveli: Yalan. (Kay.) (Erk.)
gveliye te-: Yalan sylemek. (Kay.) (Erk.)

H-

hacalii: Yalan; tv, radyo. (Akar) (Kal.)


hacer : 1. Ta. 2. Di. < Ar. hacar 'ta.' (Kay.) (Hzy.)
hacer: Di. (Akp.) (pn.)
hacer: Di. (Gl.) (Hzy.)
hacalii ksle-: Trk sylemek, dn etmek. (Kay.) (Kal.)
hacalii: Yalan < hac + ali + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
hadidle-: Tedavi etmek, iyiletirmek (gz) < Ar.

hadd 'demir' + Tk. + le-'ten

(Kay.) (Hzy.)
hana: Oyna. (Caf.) (Elk.)
hakp: Cep, heybe. (Gl.) (Hzy.)
hakp: Heybe, torba. < Ar. hakb 'anta, bavul' (Kay.) (Hzy.)
haknelik: Elbise, caket, pantolon vs. (Caf.) (Elk.)
hala: Ykamak. (Akar) (Kal.)
halac: (Kalaylanan kaplar) ykayc. (Akar) (Kal.)
halan-: Gelmek. (Kay.) (pn.)
halandr-: Getirmek. (Kay.) (pn.)
halat-: almak, almak, satn almak. (Yl.) (Tbr.)
haleyici: rak. (Kay.) (Kal.)
hammarik: eker. (Caf.) (Elk.)
hamselik: Belik. < Ar. hamse 'be' + Tk. /+lik/ ekinden, ten (Kay.) (Hzy.)
han tam: Han odas, otel.< Far. Hn 'kervansaray, otel' + Tk. tam+ kelimesinden.
(Kay.) (Hzy.)
haner: ne. < Far. haner 'kama, haner.' (Kay.) (Erk.)
handak: Evet. (Caf.) (Elk.)
hanik: adr. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)

267

haniye: adr. (Caf.) (Gyg.)


hapek: Pencere, dama alan kap. < kepenk kelimesinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
har: Ate <Ar. harr yakc, scak, kzgn. (Kay.) (Hzy.)
hareketle-: Yatmak. Bk. reketle- (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hari: At (hayvan) (Caf.) (Elk.)
harif: Koyun, davar. (Kay.) (pn.)
harmanat: Vatansz, nfus czdan olmayan. (Yl.) (Tbr.)
has: Ekmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
hasbi: At, beygir. < Far. Esb 'at.' (Kay.) (Hzy.)
hasbi: At. (Gl.) (Hzy.)
hat: Para, cret, geerli para birimi. (Gl.) (Hzy.)
hat: Para, cret, lira, binlik vs. anlamnda birim olarak kullanlr. (Kay.) (Hzy.)
hatab-htab: Denek, sopa, odun < Ar. hatab odun. (Kay.) (Hzy.)
hatabla-: Dvmek, sopalamak. < Ar. ( Tk./+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
hatap: Denek, sopa. (Gl.) (Hzy.)
hatapla-: Dvmek. (Gl.) (Hzy.)
hatl: Kaln mertek. (Gl.) (Hzy.)
hatrlayamad: Kei. (Akp.) (pn.)
hatla-: Yazmak. < Ar. hat 'izgi, satr' + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
hatmet-: Okumak. < Ar. hatm 'kur'an' bandan sonra kadar okumak' + Tk. etfiilinden. (Kay.) (Hzy.)
hats: Ekmek, rek. (Caf.) (Elk.)
havkt-harkut: 1. Yumurta. 2. Ceviz. (Yl.) (Tbr.)
havla- : Havlu ile silmek. (Kay.) (Kal.)
hayat: Evin nndeki ak alan. (Gl.) (Hzy.)
haydar: Eek. (Bur.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
haymr: Erkeklik organ. (Kay.) (pn.)
hazeyn-hazeyin: 1. Erkek, adam, yetikin kimse 2. Ulan, len. 3. Darendeli < Ar.
Hazeyn 'bu ikisi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hebil: p. (Yl.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hecir: ncir. (Yl.) (Tbr.)
her: Eek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

268

hersik: Ekmek. (Kay.) (pn.)


hersit mezle-: Ekmek yemek. (Kay.) (DS. C. VII) (pn.)
hersit: Ekmek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
hersit: Ekmek. (Yl.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hersit: Ekmek. epnilerde hersit, hersik. Anadolu dndaki sahada da yaygndr.
Kayna hakkndaki aklamalar doyurucu deildir. (Kay.) (DS. C. VII) (Tbr.)
hezik: 1. Aa. 2. Sopa. (Yl.) (Tbr.)
hezik: Dayak. (Kay.) (Tbr.)
hezik: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezik: Dvme. (Kay.) (Gyg.)
hezikle: Dv. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
hezikle-: Dvmek. (Yl.) (Tbr.)
hmelik: ki, merubat. (Caf.) (Elk.)
h: ok, var. (Kay.) (DS. C. VII) (Erk.)
hzmk: Buday posas. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
hindik: Kk, az, ufak; ucuz. (Kay.) (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
hinte: Buday. < Ar. hnta'buday.' buday. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hisbi: Bit. (Yl.) (Tbr.)
hobus: 1. Ekmek. 2. yemek 3. Yem < Ar. hubz 'ekmek.' (Kay.) (Hzy.)
hoduh: Oda, salon. Anadolu azlarnn kelimesi olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
honta-hunta: Buday, ekin. < Ar. hnta 'buday.' (Kay.) (pn.)
hoot: Dut kavutu, dut kurusu. (Kay.) (Hzy.)
hotla-: Okumak. < Far. Hnden 'okumak' + Tk. /+la-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
hoy: Tuz. (Yl.) (Tbr.)
hbk yavrusu: eyrek, be. (Kay.) (Erk.)
hbk: Mecidiye. (Kay.) (Erk.)
hkel: nek. (Akp.) (DS. C. VII) (pn.)
hlemez: Ya. (Kay.) (Gyg.)
hrn: abuk. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
htr-hodur: Deve. < Far. tr ''deve.'' (Kay.) (pn.)
hubus: Ekmek, yemek. (Gl.) (Hzy.)
huras: Ot. (Akp.) (Kay.) (pn.)

269

hl ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)


hr et-hl et-: 1. Krmak. 2. Cinsel ilikiye girmeden sevimek. (Yl.) (Tbr.)

I-

ra: Sad. (Kay.) (pn.)


rf: Sa, sakal, byk, ka, kl, ty. (Yl.) (Tbr.)
rh: Byk abdest. (Gl.) (Hzy.)
rh: Pislik, bok. (Kay.) (Hzy.)
rhla: Smak. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
rza: Kap, engeli, reze. < Ar.

rezze 1. Reze, kapy ap kapamaya yarayan ve

baparmakla baslarak iletilen kap demiri. 2. Ufak engel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kn-ekin: 1. Kenger dikeninin tazesi. 2. Filiz, srgn. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)

iki hbk: Krk. (Kay.) (Erk.)


imam ii ksle-: Namaz klmak. (Kay.) (Kal.)
imam ii kslyor: Namaz klyor. (Kay.) (Kal.)
imam suyu: ki. (Kay.) (Erk.)
i m a m i i : Cami, namaz < imam + ii kelimelerinden. (Kay.) (Kal.)
imamii: Namaz. (Akar) (Kal.)
incaz: Tozlu erik cinsinin kurutulmuu. (Gl.) (DS. C. VII) (Hzy.)
inetle-netle-: Saz almak. lnl Trke'deki inle- fiilinin Anadolu azlarndaki
inne- eklinin ettirgeni olan innet- le ilgili olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
innav: Delikanl. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
inzala-: Alamak. (Gl.) (Hzy.)
irek: . (Caf.) (Elk.)
i: El. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
ivile: Yr! ev-, iv- 'acele etmek'ten /-i-/ eki ve bundan da /-le-/ ile tretilmitir.
(Kay.) (Tbr.)

270

K-

kadem: 1. Ayak. Bk. gadem. 2. Ayakkab. < Ar. kadem 'ayak, adm.' (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
kadivav: Kadn. (Caf.) (Elk.)
kaf: Ta. Kayna mehul. (Kay.) (Tbr.)
kakavay: ingene. (Akar) (Kal.)
kale: Gel. (Caf.) (Elk.)
kaln genek: Gm mecidiye. (Akar) (Kay.) (Kal.)
kaln: 1. Beyaz. Umum Trk argosunda 'paral, zengin.' (Kay.) (Kal.)
kaln: Beyaz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kalnenek: Gm mecidiye. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
kanili: irkin. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
kara moy-gara moy: Kahve. (Kay.) (pn.) (pn.)
karamanc: Hrsz. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
karkav: Hkmet, devlet. (Caf.) (Gyg.)
karke: Kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ksflk: Az. (Kay.) (Kal.)
kasurun: Saman. (Gl.) (Hzy.)
ka: Odun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ka: Yan, taraf. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
katrl srt-: Rak imek. (Kay.) (Kal.)
katrl: Rak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
kav: Jandarma, polis, beki. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
kav: Kasaba, ky. (Kay.) (Gyg.)
kava: ey. (Kay.) (Gyg.)
kavara: Kahve takm. (Caf.) (Gyg.)
kavdan: Bir kimse, felan. (Caf.) (Gyg.)
ky: Ye, i! stanbul argosunda kay- 'yemek.' (Kay.) (Tbr.)
kaya: Yumurta, yumurtlama. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kay et-: almak. (Kay.) (Kal.)
kay: Hrsz. (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)

271

kebir hazeyn: 1. Arbal, yal bal kimse. 2. Baba, kaynbaba. (Gl.) (Hzy.)
kebir hazeyn: Byk insan, yal kimse. (Kay.) (Hzy.)
kebir saltat: Komutan. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kebir: Byk. < Ar. kebr 'byk, ulu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kee: Ekmek. (Kay.) (Gyg.)
kedilemek: Evlendirmek. (Akar) (Kal.)
kef: 1.Ta. 2.Di. 3. Tavuk. (Yl.) (Tbr.)
kefi- kevi: Kak, atal. (Yl.) (Tbr.)
kekne-: Glmek. (Yl.) (Tbr.)
kelepir: Ucuz. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kellemba: Memur, devlet hizmetinde bulunan kimse. (Kay.) (pn.)
kellesi byk: Memur. (Kay.) (pn.)
kelti: Yabanc. (Yl.) (DS. C. VIII) (Tbr.)
kemal: Deve < Ar. cemel 'deve' (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
kemer _alii: Soan < kemer + ali + ii' nden. (Kay.) (Kal.)
kemer ii: Soan, sarmsak. (Akar) (Kal.)
kemer ii: Soan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kemeraliii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerelii: Soan. (Akar) (Kal.)
kemerii: Soan. (Akar) (Kal.)
kendile-: 1. Satmak. 2. Almak, satn almak. (Kay.) (Kal.)
kendilemek: Satmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
kendir: p. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
kep: lmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kepenek: Kat para. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
kepit: 1. ldrmek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kepkin: lm. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ker: Bak. (Kay.) (DS. C. VIII) (Tbr.)
ker: Ev. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ker-: Yapmak. (Kay.) (Gyg.)
kerilmek: Hazr olmak. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ker-ker-kir-kir: Bak. (Yl.) (Tbr.)

272

kerle-: Durmak. < ker + Tk. + /le-/ ekinden. (Kay.) (Gyg.)


kerle-kerne-: 1. Kesmek. 2. Susmak. 3. Durmak. 4. Snnet etmek. (Yl.) (Tbr.)
kerlemek: Durmak. (Caf.) (Gyg.)
kermir: Kzlba. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
kermir-germir: Kzlba. (Kay.) (Erk.)
kernet-: Snnet ettirmek. (Yl.) (Tbr.)
kes: Saman, ot. (Kay.) (DS. C. VIII) (Hzy.)
kesber: Topal. (Kay.) (Hzy.)
kesne hazeyn: Kt insan, kt adam. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt, iyi olmayan. (Kay.) (Hzy.)
kesne: Kt. (Gl.) (Hzy.)
kesper: Topal. (Gl.) (Hzy.)
ke: Peynir. (Tr.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
ke-ge: Peynir. (Gaziantep) yourt ve dme ile yaplan bir yemek. (Kay.) (DS. C.
VIII) (Erk.)
kek-kek: Kz, kz ocuu. (Yl.) (Tbr.)
kevik etme: Konuma. (Kay.) (pn.)
kevik: Az. Bk. gevik. (Akp.) (Kay.) (pn.)
kevik: Saman. (Tr.) (Akb.) (DS. C. VIII) (Erk.)
kevik-kevk: Saman. (Kay.) (DS. C. VIII) (Erk.)
kevikle- : Konumak. (Kay.) (pn.)
key-kay-: Yemek, imek. (Yl.) (Tbr.)
keylim: Yemek, yiyecek. (Yl.) (Tbr.)
keyne-keyle- bk.key- (Yl.) (Tbr.)
klav gr-: Az almak, ucuz vermek. (Kay.) (Kal.)
klav: Az, kk, ksa. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
klavgr: Az al. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
kna: Gitmek. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
kr-: Almak, getirmek. (Kay.) (Kal.)
kr-: iftlemek. Burdur ve Mula Kalayclarnn argosunda olmak, getirmek. (Kay.)
(Erk.)
krma: Utanma! Kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)

273

krtl sap: Saman. (Mu.) (Caf.) (DS. C. VIII) (Kal.)


krmak: Almak, getirmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kal.)
krmak: iftlemek. (Kay.) (Hzy.)
krmak: iftlemek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
krtl sap: Saman. (Akar) (DS. C. VIII) (Kal.)
krtl: Arpa. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
ktan: Sr, inek ve emsali. (Caf.) (Elk.)
kyk: uvaldz. (Kay.) (DS. C. VIII) (pn.)
kilab: Kpek. < Ar. kilb 'kpekler' kelb kelimesinin okluk ekli. (Kay.) (Gl.)
(Hzy.)
kire: Un. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
kirtil sap: Saman. (Kay.) (DS. C. VIII) (Kal.)
kiifle-: Gzetlemek, takip etmek. (Gl.) (Hzy.)
kiifle-: Gzetlemek, takip etmek. < Ar. kef

'ama, meydana karmak, gizli bir

eyi bulmak' + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (DS. C. VIII) (Hzy.)


kitir: ok, bol, faz la; pahal < Ar. ker 'ok, bol.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kitirle-: oalmak. (Kay.) (Hzy.)
koka: Ttslemek < Tk. kok- fiilinden. (Kay.) (Hzy.)
kken ii: Kavun, karpuz, bostan tr eyler. (Akar) (Kal.)
kken_ii: zm, kavun, karpuz ve emsali. < kken + ii kelimelerinden.

(Kay.)

(Kal.)
kken_ii: zm, kavun, karpuz. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
kkenceli: Karpuz. (Kay.) (Kal.)
kkeneli: Karpuz. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kkeneli: zm, kavun, karpuz. (Akar) (Kal.)
ks et-: Saklamak, gizletmek, karmak, kaydrmak. (Kay.) (Kal.)
ks etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Akar) (Kal.)
ks metirek: Jandarma, polis, belal adam. (Akar) (Kal.)
ks ol-: 1. Mteessir olmak, kzmak, darlmak, hiddetlenmek. 2. Eski, kt, fena
olmak. (Kay.) (Kal.)
ks palle: Eski bakr. (Kay.) (Kal.)
ks partal: Eski elbise. (Kay.) (Kal.)

274

ks: 1. Az (Bur.) 2. irkin, fena, kt, eski. (Mu.) (Caf.) (DS. C. VIII) (Kal.)
ks: 1. Fena, kt, irkin. 2. Eski. 3. fke. 4. Az, azck. (Kay.) (Kal.)
ks: Kt, irkin. (Akar) (DS. C. VIII) (Kal.)
ks_etmek: Saklamak, gizletmek, kaydrmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ksgenek: anak, tabak. (Akar) (Kal.)
ksgenek: Tuz ruhu, asit. (Akar) (Kal.)
ksle-: 1. Kendinden nceki bir isimle kullanlan bir sz. naziliksle- gibi. 2.
Koymak, hazrlamak. (Kay.) (Kal.)
ksl!: Gel! (Kay.) (Gyg.)
ksl-: Gelmek. (Kay.) (Gyg.)
kkeru: Bit. < kker + ua; Kker, Krehir'e bal bir ky addr. (Kay.)
(Erk.)
kkerua: Bit. (kker ua) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ky managads: Muhtar. (Akar) (Kal.)
kukankor: Geliyoruz. (Caf.) (Elk.)
kulak fatka: On. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
kulak fatka-kulak fatika: On. (Kay.) (Kal.)
kulak sacyak buuk: Yedi. (Kay.) (Kal.)
kulak sacyak: Alt. (Kay.) (Kal.)
kulak taban buuk: dokuz. (Kay.) (Kal.)
kulak taban: Sekiz. (Kay.) (Kal.)
kulak: ki. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
kulakl: Eek. (Kay.) (pn.)
kullep: Kap menteesi. < Ar. kullb 'engel, kanca'. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
kunup suyu: orba. (Kay.) (Erk.)
kurbaalk: Ta. (Akar) (Kal.)
kurbaalk ksle-: Ta atmak. (Kay.) (Kal.)
kurbaalk kslyor: Ta atyor. (Kay.) (Kal.)
kurbaalk: Ta. (Kay.) (Kal.)
kuti: Burun. (Caf.) (Elk.)
kutuk suyu-ktk suyu: Pekmez, arap. < ktk + suyu. (Kay.) (Erk.)
kutuksuyu: Pekmez (ktk suyu) (Tr.) (Akb.) (Erk.)

275

ke: Yldz. (Akp.) (Kay.) (pn.)


kkeri: Horoz. (Yl.) (Tbr.)
klbe: Besleme, doldurma. (Kay.) (Hzy.)
klbe: Besleme. (Gl.) (Hzy.)
klbele-: Bostann evresini toprakla doldurmak, beslemek. (Kay.) (Hzy.)
klli ii: Tavuk, yumurta. (Akar) (Kal.)
kllig ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
kllig: Polis. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
klliie: Yumurta. (Akar) (Kal.)
kllin ii: Pili ve buna benzer bilumum kular. (Kay.) (Kal.)
kllin: Pili. (Akar) (Kal.)
kllin: Polis. (Kay.) (Kal.)
kllinii: Pili. (Akar) (Kal.)
kllk ii: Yumurta. (Kay.) (Kal.)
ktk suyu: Kahve. (Kay.) (Kal.)
ktp hatmet-: Kitap okumak. (Kay.) (Hzy.)
ktp: Kitap < Ar. ktb 'kitab'n okluk ekli, kitaplar.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
ktr: Gavur. (Yl.) (Tbr.)
ktr: Gavur. <Ar. kfr ''dinsizlik, kfr.'' (Kay.) (pn.)

L-

labek: Tava. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


lali: ocuklarda rkeklik organ. (Kay.) (Hzy.)
lamburdak: Silah, tfek, tabanca vb. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
le: Al. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
legir: Doktor. (Kay.) (Hzy.)
leir: Doktor. (Gl.) (Hzy.)
lemle-: Uyumak. (Gl.) (Hzy.)
lehem: et. (Gl.) (Hzy.)
lehem-lehim: Et. < Ar. lahm 'et.' (Kay.) (Hzy.)
leva-: Nefret etmek. Bk. levna. (Kay.) (pn.)

276

levna: ok irkin. (Kay.) (pn.)


levva: Nefret etmek. (Akp.) (pn.)
li: Ay. (Akp.) (Kay.) (pn.)
libas: Elbise < Ar. libs 'esvap.' (Kay.) (Hzy.)
lil: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lingi: Ayak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
lingii: Ayakkab. (Kay.) (pn.)
lobiya: Fasulye. (Akar) (Kal.)
loli: Krmz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lotah: Oda sahibi, otelci. (Kay.) (Hzy.)
lotah-lotak: Otel; misafir odas. < Ar. el- otak 'ota, adr' <Tk. ota. (Kay.) (Hzy.)
lotak: Oda. (Gl.) (Hzy.)
lova: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
lk -lk: Delikanl, erikin erkek ocuk, olan. (Gl.) (Hzy.)
lk-legk: len! adam! Delikanl, yetikin erkek ocuu, olan. (Kay.) (Hzy.)
lvm-lvm: Uyku. <Ar. nevm 'uyku.' (Kay.) (Hzy.)
lvmle: Uyumak. <Ar. nevm+Tk.+/le-/ekinden. (Kay.) (Hzy.)
llk: Devlet memuru, amir, umuiyetle devlet hizmetinde bulunan kimse. (Caf.)
(Kay.) (Gyg.)

M-

mahsere: Dutun ezilip, suyunun szld tas, tek para oluklu tas. (Gl.) (Hzy.)
makal: Sr. (Kay.) (pn.)
makami: Tane. (Caf.) (Elk.)
mam: Yabanc, mdr, amir ve emsali. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
mampr: Hrsz. (Kay.) (Hzy.)
mamprla-: almak, hrszlk yapmak. (Kay.) (Hzy.)
mampur: Hrsz. (Gl.) (Hzy.)
mampurla-: almak. (Gl.) (Hzy.)
managad: 1. Kpek. 2. Muhtar, jandarma ve polis gibi devlet grevlileri iin
kullanlan tabir. Bk. menegad. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)

277

managad: Kpek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)


manak: Yourt. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
manayr: Peynir. (Akar) (Kal.)
mandra: Misafir odas, oda. < Yun. mandra; tal. mandra. Yunanca kelimedeki -n-, d- asimilasyonu zerine, Trk argosunda 'adi, kt, menfur' manalarnda olmak
zere marda telaffuz eklini almtr. (Kay.) (Erk.)
mandrac: Ev, oda sahibi. (Kay.) (Erk.)
mandracnn dvesi: Ev sahibinin kadn. (Kay.) (Erk.)
manegad: Kpek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
mangr: Para. (Kay.) (Kal.)
man: 1. Yabanc. 2. Mdr. 3. Misafir ve benzeri. (Kay.) (Gyg.)
man: Jandarma. (Yl.) (Tbr.)
man-mani: Trk, yabanc, epni'den gayrisi. (Kay.) (pn.)
manigad: Kpek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
mano/manu: Jandarma. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
marat: A, yemek. (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
marat: Yemek. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
marhama: Havlu < Ar. mikrama 'el havlusu.' (Kay.) (DS. C. IX) (Hzy.)
marf kelti: Byk adam (yabanc), devlet grevlisi. (Yl.) (Tbr.)
marf: Byk adam (mdr, mir) vb. (Kay.) (Tbr.)
marf: Nasl? Tavr, hal, miza ve birisinin karakterinin nasl olduunu belirtmekte
kullanlr. <Ar. ma'ruf 'bilinen, anlalan'. (Kay.) (Gyg.)
marf:

Tavr, hal, miza ve umumiyetle birisinin karakterinin nasl olduuna

belirtmek iin kullanlr.Tarif. (Esk.) (Caf.) (Eda.)


marf: Zengin, bey, aa, itibarl, tannm kii. (Yl.) (Tbr.)
mariga: Anne. (Caf.) (Elk.)
mart: 1. Erkek. 2. Bir (say). (Caf.) (Elk.)
maru: Ekmek. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
mas: Et. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mast: Yourt. (Yl.) (Tbr.)
maara: Ekili bostan yeri. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
mat: Parmak. (Caf.) (Elk.)

278

matah: eri mal. < Ar. meta satlacak mal, eya, elde bulunan sermye. (Kay.) (DS.
C. XII) (Hzy.)
matah: Mal, sat eyas < Ar. met. (Kay.) (DS. C. XII) (Erk.)
matarak: rak. (daha fazla istihza makamnda.) (Kay.) (Kal.)
mats: Sa. (Caf.) (Elk.)
mayda fila: Elbise, giysi. (Kay.) (pn.)
mazk 1. Yal. 2. tibarl. 3.Byk. 4. Zengin. (Yl.) (Tbr.)
mazk kelti: htiyar (yabanc) (Yl.) (Tbr.)
mazk kek: Ya gekin kz. (Yl.) (Tbr.)
mazk kir-mazk ker: Balta, kazma. (Yl.) (Tbr.)
mazn: Tabanca, silah, demir ve umumiyetle demire mtaallik her bir ey; mavzer.
(Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
mazn: Yourt. < Erm. madzun. (Kay.) (DS. C. IX) (Erk.)
mazin: Yourt. (Erm.) (Akb.) (DS. C. IX) (Erk.)
meki nasf: Kalayc dili. (Kay.) (Kal.)
meki nasl: Kalayc dili. (Akar) (Kal.)
meki: Kalayc. (Akar) (Kay.) (Kal.)
meklemek: Kalaylamak. (Akar) (Kal.)
mekli: Kalayl. (Akar) (Kal.)
melek ii-melerii: Koyun. (Kay.) (Erk.)
melei: Koyun (melemekten) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
melei: Koyun < mele + ii. (Kay.) (Erk.)
menedik: Kalay. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
menegad: Kpek. Bk. managad. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
meneki: Kalayc. (Akar) (Kal.)
meneklemek: Kalaylamak. (Akar )(Kal.)
menge: Silah. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
mentie: Keder. (Kay.) (Kal.)
mentieliyiz: Kederliyiz. (Kay.) (Kal.)
merdir-: 1. Ykmak. 2. Toplamak, kaldrmak. (Kay.) (Gyg.)
merdirmek: Ykmak. (Caf.) (Gyg.)

279

merik: 1. Yal adam. 2. Koca, e; adam, herif, kii. 3. Hoca < Far. Merdek 'adam,
herif.' (Kay.) (DS. C. IX) (Hzy.)
merik: Hoca, yal. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
mertek apan: Trk kadn. (Akar) (Kal.)
mertek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Akar) (Kal.)
metan ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
meten-metan -metene: lm, l. (Yl.) (Tbr.)
meterek: Adam, erkek, mteri. Bk. metrek. (Kay.) (Kal.)
meterek: Metrek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metirek tuna: Yal erkek. (Akar) (Kal.)
metirek yava: Gen erkek. (Akar) (Kal.)
metirek: Erkek. (Akar) (Kal.)
metlen-:lmek. (Yl.) (Tbr.)
metlet-: ldrmek. (Yl.) (Tbr.)
metrek apan: Trk kadn. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
metrek apan: Trk kadn. (Kay.) (Kal.)
metrek: 1. Yabanc (Trk) tanmadk bir kimse, adam. 2. Kyl, umumiyetle erkek,
mteri. (Kay.) (Kal.)
metrek: Kyl, adam, umumiyetle erkek mteri. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
metrek: Trk ve mslim erkek mteri. (Akar) (Kal.)
mevi: zm. (Yl.) (Tbr.)
mev: zm. Kkeni belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
mey: ki (rak, arap vb.) (Yl.) (Tbr.)
meyidlenmek: lmek. (Akp.) (pn.)
meyli: Sarho. (Yl.) (Tbr.)
mez: yi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
mezle: Yemek. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mezlengi: Saman, mezle-'ten. (Akp.) (Kay.) (pn.)
mezmur:1. Kadn ve erkein cinsiyet uzvu. 2. Mermi. 3. Yal. < Ar. mezmr 1.
Kavalla sylenen ilhi; 2. Hz. Davud'a inen Zebur'un surelerinden her biri. (Kay.)
(Erk.)
mh ol-: lmek. (Yl.) (Tbr.)

280

mndara: Hapishane. (Yl.) (Tbr.)


mrar: 1. Kt; 2. irkin. (Yl.) (Tbr.)
msml: yi, gzel. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
mihmn: Misafir. < Far. Mihmn 'misafir, konuk.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
milah-milih: dzgn, yakkl, gzel. (Gl.) (Hzy.)
milcan: Kirpi. (Yl.) (Tbr.)
milih-milah: iyi, gzel, ho. < Ar. melh 'gzel, irin, sevimli' (Kay.) (Hzy.)
mim: Mslman < Ar. mm 'mim harfi.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
mis: Et. (Caf.) (Elk.)
molla hseyin: Kkrt. (Akar) (Kal.)
moy- mey: Su. < Ar. m 'su.' Arapada bu kelimenin sylenii 'may' eklindedir.
(Kay.) (Hzy.)
moy: 1. Su. 2. Kalitesiz, kt esans. (Gl.) (Hzy.)
moy: Su, yamur. (gzya) vb. (Akp.) (pn.)
moya: St. (Akp.) (pn.)
moya: St. Bk. moy. (Kay.) (pn.)
moyda fila: Giysi, elbise. (Akp.) (pn.)
moyhane: 1. Hamam, 2. Abdesthane. (Gl.) (Hzy.)
moyhane: 1. Hamam, banyo. 2. Tuvalet, abdesthane. < Ar. m+ Far. hne 'ev'
kelimesinden. (Kay.) (Hzy.)
moyla-: Alamak. (Kay.) (pn.)
moyla-: Su dkmek, is yapmak, iemek. (Gl.) (Hzy.)
moylamak: Alamak. (Akp.) (pn.)
moylan-: Boy abdesti almak, ykanmak. < Ar. m + Tk. /lan-/ ekinden. (Kay.) (Hzy.)
moylan-: Ykanmak. (Gl.) (Hzy.)
moy-muy: 1. Su. 2. Yamur. < Ar. m ''su.'' (Kay.) (pn.)
murur: Kahve. (Caf.) (Elk.)
musacal: Bit, pire. (Akar) (Kal.)
musi: Kol. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mu:

Burun. Az szlklerinde mu et-

'koklamak'

ve muuk 'yass burun'

rnekleri vardr. Kayna belirsizdir. (Kay.) (Tbr.)


muak: Jandarma. (Caf.) (Elk.)

281

mutaf bahar: Ttn kesesi. (Kay.) (pn.)


mutaf ii: Sa, sakal, byk, kl, yn. Bk. mutaf. (Kay.) (pn.)
mutaf ii: Sa, sakal, bilimum ty. (Akar) (Kal.)
mutaf ii: Sa. (Akar) (Kal.)
mutaf: Czdan. (Akar) (Kal.)
mutaf: Kilim, ul. (Akar) (Kal.)
mutaf: Sakal, byk. (Kay.) (pn.)
mutaf_bahar: Ttn kesesi. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
mutaf_ii: Sa, sakal, byk, kl, yn. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
mutafa dnet-: Czdana koymak. (Akar) (Kal.)
mutafl: Erkek. (Kay.) (pn.)
muy: Az, yz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
mlas: ld, lm. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

N-

naa: Hayr. (Kay.) (Tbr.)


na: Ka! Dzce Abdallarnda 'nas' olarak grlr. ingenecede na, naava
'uzaklamak, gitmek' kelimesinin emir eklidir. (Kay.) (Tbr.)
nafta-navta: Olan ocuu, delikanl. (Yl.) (Tbr.)
nagav/nangav: Vur. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nah-nak-na: 1. Hayr. 2. Yok. 3. Hi. 4. Az. (Yl.)(Tbr.)
nakgi: Burun. (Yl.) (Tbr.)
nakl: Kete. (Kay.) (Erk.)
nme: Mektup. < Far. nme 'mektup.' (Kay.) (Hzy.)
narele-: Sylemek, haber vermek. (Gl.) (Hzy.)
nrele-: Sylemek, konumak. < Ar. na're nra, yksek sesle barma + Tk. /+le-/
ekinden. (Kay.) (Hzy.)
narlk: Ate, gne. < Far. nr ''ate, o d ' ' + Tk. /+lk/ ekinden. (Kay.) (pn.)
narlk: Gne. (Akp.) (pn.)
nasf _otu: Umumiyetle yemek, zahire. (Akar) (Kal.)
nasf et-: Ekmek piirmek. (Kay.) (Kal.)

282

nasf etmek: Ekmek piirmek. (Akar) (Kal.)


nasf ksle-: 1. Birbiriyle konumak. 2. Ekmek piirmek veya yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak, piirmek veya yemek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasf kslemek: Ekmek hazrlamak. (Akar) (Kal.)
nasf otu: 1. Buday. 2. Zahire, her yenen ey. (Kay.) (Kal.)
nasf srt- : Ekmek veya yemek yemek. (Kay.) (Kal.)
nasf srtmek: Ekmek yemek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nasf syt-srt: Yemek yemek. (Akar) (Kal.)
nasf: 1. Ekmek. 2. Lf, mkleme, konuma. 3. Dil. 4. Yemek. (Kay.) (DS. C. IX)
(Kal.)
nasf: Ekmek. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. IX) (Kal.)
nasf_etmek: Ekmek piirmek. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kal.)
nasflama: Konuma. (Kay.) (Kal.)
nasflan-: Sormak, konumak, demek. (Kay.) (Kal.)
nasflanl-: Konuulmak, sorulmak. (Kay.) (Kal.)
nasflk: Az. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
nasfsra-: Ackmak. (Kay.) (Kal.)
nasfsramak: Ackmak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasfsz: A. (Akar) (Kal.)
nasl_otu: Umumiyetle yemek, zahire. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
nasla- : Hatrlatmak, sylemek. (Kay.) (Kal.)
naslk: Az, lisan. (Akar) (Kal.)
na: 1. Ver. 2. Al. (Kay.) (Gyg.)
na: Ka. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
na: Kamak. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
na: Ver, al. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
na: Yurt. Bk. gaa. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
nagas: Kat. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
natr-: Vermek, kartmak. (Kay.) (Gyg.)
natrmak: Vermek. (Caf.) (Gyg.)
navta: Yabanc, bizim ocuklar. Farsa neved, nevede 'torun' ile ilgilidir.

(Kay.)

(Tbr.)

283

nazile: Para. (Bur.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)


nazileci: Paral, zengin. (Bur.) (Caf.) (Kal.)
nazileci-nezleci: Paral, zengin, varlkl kimse. (Kay.) (Kal.)
nazile-nazili-nazille-nazilli: Para. (Kay.) (Kal.)
nazili: Para. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
nazilli: Nazili. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
nazilli: Para. (Akar) (Kal.)
nedigi: Tfenk. (Caf.) (Elk.)
nek: Konuma! Syleme! Farsa neg 'syleme'den gelmitir. (Kay.) (Tbr.)
netle--nietle--nitle-: 1. Saz

(davul, zurna) almak. 2. Vurmak. 3. Dvmek. (Yl.)

(Tbr.)
netu: Yok. < Far. (?) n deil, yok. (Kay.) (Hzy.)
nma: Namaz. (Kay.) (Tbr.)
nm: Namaz. (Yl.) (Tbr.)
nmsla-: 1. Uyumak. 2. Yatmak. 3. Oturmak. (Yl.) (Tbr.)
nmslat-: Yatrmak. (Yl.) (Tbr.)
nnsla: Otur! Kayna belirsiz. (Kay.) (Tbr.)
ninay: Yok. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
nist: Oturmak. (Caf.) (Elk.)
niter: ak ba. < Far. neter ''kan karmak iin damar amaa, ban demee,
a alamaa mahsus, ak trnden ucu sivri let.'' (Kay.) (pn.)
nofarlamak: Grmek. (Akp.) (pn.)
noharla-: Gzlemek, tarassut etmek. (Kay.) (pn.)
nohur: 1. Yeter! 2. Sus! (Yl.) (Tbr.)
novarla-nofarla-: Grmek, gzlemek. (Kay.) (pn.)
nufar -nuvar: Gz. (Akp.) (Kay.) (pn.)
nuhlat-: Gizletmek, gstermemek, gizlemek, saklamak. (Kay.) (pn.)
nuhlatma: Gizle, sakla, gsterme! (Kay.) (pn.)
nuhru: Allah. (Kay.) (Tbr.)
nn: Eczanelerde bulunan mukavva kae kutular. (Kay.) (pn.)
nn: Zurna. lnl Trke huni'den geldii aktr. Kelimede anlam genilemesi
vardr. (Kay.) (Tbr.)

284

O-

orgat: ki (say). (Caf.) (Elk.)


ormanlolu: Domuz. (Kay.) (Kal.)
osgi: Altn. (Caf.) (Elk.)
otk: Ayak. (Caf.) (Elk.)
otla-: Saldrmak (kadna vb.) (Kay.) (Hzy.)
ovan-:

1. Karmak, gizlemek, saklamak. 2. Getirmek, gelmek. 3. Dolamak,

gezinmek. 4. Gelmek, gitmek. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)


ovan: Gelmek, gitmek. (Akar) (Kal.)
ovanmak: Gelmek, gitmek. (Mu.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)
ovat-: 1. Gndermek, getirmek. 2. Armak. 3. Karmak. 4. Gtrp gitmek. 5.
Almak. 6. almak. (Kay.) (Kal.)
ovatl-: 1. Getirilmek. 2. Verilmek. (Kay.) (Kal.)
ovatmak: Almak, armak, almak, gtrp gitmek. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ovatt: Ald, ard, ald. (Kay.) (Kal.)

l-: 1. Ykleri ykmak. 2. Uyumak. (Kay.) (Erk.)


lenne-: lmek. (Yl.) (Tbr.)
lmek: Ykleri ykmak. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
ln: Ykleri ykn! (Kay.) (Erk.)
rgkaya: 1. Ev. 2. Samanlk, dam. (Kay.) (pn.)
rgkaya: Ev, samanlk. (Akp.) (pn.)
tekisi: Sad. (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
trk: Srgn, ishal, cvk dk. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
vle-le: 1. Kamak. 2. Kalkmak. 3. Yrmek. 4. Gmek (g etmek). 5.
Saklanmak. 6. Gtrmek. (Yl.) (Tbr.)
vlet-let-: 1. karmak. 2. Karmak. 3. Kovalamak. (Yl.) (Tbr.)
z: Kendi. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

285

zme: Bana. (Gl.) (Hzy.)

P-

palandz: Eyer, semer. (Akar) (Kal.)


palandz: Semer, eer, ul. (Mu.) (Caf.) (Akar) ( Kay.) (Kal.)
palanduz: Semer, eer, ul. Bk. palandz. (Kay.) (Kal.)
pallac dili: Kalayc dili, argosu. (Kay.) (Kal.)
pallac: Kalayc. (Kay.) (Kal.)
palle: Bakr kap. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
palle: Tencere, kap. (Akar) (Kal.)
palleci: Bakrc, kalayc. (Kay.) (Kal.)
palye: Bakr kap. (Kay.) (Kal.)
pani: Su. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
papil: Para. (Kay.) (Kal.)
pars: Para. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
parni: Beyaz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
parsumla-: Dilenmek, dilencilik etmek. < Far. Prse 'dilencilik' kelimesinden. (Kay.)
(Gl.) (Hzy.)
partak: Ceket, pantolon. (Akar) (Kal.)
partal nazilli: Banknot. (Kay.) (Kal.)
partal nazilli: Pankanot. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
partal: 1. Para. 2. Yz (100). 3. Elbise. 4. Banknot, lira. 5. Elbise, havlu, bez vs. gibi
eyler. (Kay.) (Kal.)
partal: 1. Yatak. 2. Elbise. 3. Manifatura. Burdur ve Mula Kalayclan argosunda
'elbise' (Kay.) (Erk.)
partal: ok kullanlmaktan ypranm, eskimi. (Akar) (DS. C. XII) (Kal.)
partal: Elbise, manifatura. (aatayca) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
partal: Elbise. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Akar) (Kal.)
pat: Tabanca, tfek. (Yl.) (Tbr.)
pat: Tfek. (Kay.) (Gyg.)
pat: Tfenk, tabanca. (Esk.) (Caf.) (Eda.)

286

ptal: 1. Elbise, havlu, bez vs. eyler. 2. Para. 3. Yz (100). Bk. partal. (Kay.) (Kal.)
patal: Yatak, elbise. (Akar) (Kal.)
patga: Be. (Akar) (Kal.)
patgagulak: Yedi. (Akar) (Kal.)
patgasam: Alt. (Akar) (Kal.)
patika: Be. Bk. fatka. (Kay.) (Kal.)
patlang: Tfek, tabanca < patla- (Kay.) (Akb.) (DS. C. XII) (Erk.)
patlangl: 1. Silahl, tfekli bulunan kimse. 2. Jandarma, kalem, alelumum tehlikeli
ahs. (Kay.) (Erk.)
patlangu: Tabanca. (Kay.) (Gyg.)
pav: Kavga. (Yl.) (Tbr.)
pavla-: Kavga etmek. (Yl.) (Tbr.)
paykla-: 1. Ellemek. 2. rtmek. (Kay.) (pn.)
paylk: El. (Akp.) (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
paylkla-: Zorla almak. Bk. paykla- < Far.

py ' ' e l ' ' + Tk. /+lk/ ve /+la-/

eklerinden. (Kay.) (pn.)


paylklamak: Ellemek, rtmek vb. (Akp.) (pn.)
peik: Ayak. (Yl.) (Tbr.)
peikle-: 1. Oynamak, raks etmek. 2. Kamak, uzaklamak. (Yl.) (Tbr.)
peiklik: Ayakkab, orap. (Yl.) (Tbr.)
pelez: Kk altn. (Kay.) (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)
peliti: Ormanc. (Kay.) (Kal.)
pelle: Bakr kap, kazan. Bk. palle. (Kay.) (DS. C. IX) (Kal.)
pelle: Palle. (Mu.) (Caf.) (DS. C. IX) (Kal.)
pembe: Yn < Far. penbe 'pamuk.' (Kay.) (Erk.)
per: Getirmek. (Caf.) (Elk.)
pnt: Kadnn cinsel organ. (Yl.) (Tbr.)
pr: ok. (Yl.) (Tbr.)
prm-prim-pr:m: Am. (Yl.) (Tbr.)
pr-prk-: Ackmak. (Yl.) (Tbr.)
pr-pri: 1. A. 2. Alk. (Yl.) (Tbr.)
prm: rk, bere. (Kay.) (pn.)

287

psuk: Kedi. (Kay.) (pn.)


pi: . (Dz.) (Caf.) (Eda.)
pi: Ya. (Far.) (Akb.) (DS. C. IX) (Erk.)
pi:ne-piyne: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
p-piy: Ya < Far. Azer ve Van azlarnda 'i ya.' (Kay.) (Erk.)
pir: Mteri, memur, eraf. (Bur.-Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
pirim: rk, bere. epni aireti. (Kay.) (DS. C. IX) (pn.)
pos: Otobs. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
posta ii: Mektup. (Kay.) (Kal.)
postac ii: Mektup. Bk. posta ii. (Kay.) (Kal.)
poytan: Elbise, hayvan eeri, yatak, umumiyetle herhangi bir eya. (Caf.) (Kay.)
(Gyg.)
prasta: Ko, yr. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
puas: Soan. (Yl.) (Tbr.)
pulla: Polis. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Bkz. pulla. (Gl.) (Hzy.)
pullo: Polis. (Kay.) (Hzy.)
puranda: Yol, yoldan. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
pk: 1. Kk; 2. ocuk. 3. Bebek. (Yl.) (Tbr.)

R-

rafata: Tandra ekmek vurulan bez. (Gl.) (DS. C. IX) (Hzy.)


reketle-:1. Oturmak. 2. Namaz klmak 3. Yatmak. < Ar. rek'at namazda bir kyam
(ayakta durmak), bir rk (ayakta iken eilme) ve iki scddan (yere kapanma)
ibaret hareket + Tk. /+le-/ ekinden. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
rokono: Kpek. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
romni: Kadn, kar, zevce. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rotini: Burun. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovala: Ala. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovalayor: Alyor. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
rovgas: Alad. (Dz.) (Caf.) (Eda.)

288

ruh ruh: Geri gel. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


ruh: Gel! < Ar. ruh! 'git!' geri gel! (Kay.) (Hzy.)
rumra: zm posas. (Gl.) (Hzy.)

S-

saban ii: Kazan. (Akar) (Kal.)


sac_ayak fatka: On be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sac_ayak: . (Mu.) (Caf.) (Kal.)
sacakpatga: On be. (Akar) (Kal.)
sacayak fatka: On be. (Kay.) (Kal.)
sacayak: . (Akar)(Kay.) (Kal.)
sacyak: lira. (Kay.) (Kal.)
sacyak fatika: On be. Bk. sacayak fatka. (Kay.) (Kal.)
sacyak: . (Kay.) (Kal.)
saak patal: yz. (Kay.) (Kal.)
saak: . Bk. sacayak-sacyak. (Kay.) (Kal.)
saayak patga: On be. (Akar) (Kal.)
sam fatka: Bir be. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
salat sh-: Namaz klmak. (Gl.) (Hzy.)
salat: Namaz. < Ar. salt 'namaz.' (Kay.) (Hzy.)
saldat-saltat: Jandarma, asker. < Rus. saldat. 'asker.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
salkla-: 1. Yrmek. 2. Komak. (Kay.) (pn.)
sama: Bir. (Kay.) (Kal.)
samanl ks: Sar kimse. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
samanl ks: Sar, duymaz. (Akar) (Kal.)
samanlk: Kulak. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
sma-sam: Bir. (Kay.) (Kal.)
sam: Bir. (Akar) (Kal.)
samuralk toklusu: Horoz. (Akar) (Kal.)
sara: Misafir, yabanc. (Kay.) (pn.)

289

saramet: Mavzer (sar ahmet) mecazi (Tr.) (Akb.) (Erk.)


sarmet: Mavzer < sar + ahmet; patlang kelimesi, bu suretle, daha fazla 'tabanca'
iin kullanlmaktadr. (Kay.) (Erk.)
sar genek: Altn. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
sarlan somunu: Tfek mermisi. (Kay.) (Erk.)
sarlan: Mavzer < sar + olan. (Kay.) (Erk.)
secur: Kahve. (Erm.) (Akb.) (Erk.)
secur-sejur: 1. Ya. 2. Kahve < Erm. sev + cur 'siyah su.' Alaam Elekilerinin
dilinde sevcir 'kahve' 3. Su. (Kay.) (Erk.)
sedef: Dme < Ar. sedefe 'sedef kabuu.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sekmen: 1. Sedir. 2. Evlerin nne yazn oturmak iin ta ve amurdan yaplan yarm
metre yksekliinde set. (Gl.) (Hzy.)
selefur: donu, i amar. (Gl.) (Hzy.)
selefur-selavur: 1. Yatak takm. 2. donu, i amar. < Ar. selle 'sele' (Kay.)
(Hzy.)
sem: Kulak < Ar. sem 'kulak verme, iitme.' (Kay.) (Hzy.)
semet: Kak. (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
semin: 1. Ya, yiyecek. 2. Koku ya, esans. (Gl.) (Hzy.)
semin: Ya, esans < Ar. semn'semiz, besili, yal.' (Kay.) (Hzy.)
senek (sne): Sevmek. (Akp.) (pn.)
sente: Otur. (Akp.) (Kay.) (pn.)
sente-: Oturmak. (Kay.) (pn.)
sepedine-: kalkp gitmek. (Kay.) (pn.)
sependi: Kalk git. (Akp.) (pn.)
ser: Ba, kafa < Far. ser 'ba, kafa, kelle.' (Kay.) (Hzy.)
ser: Ba. (Yl.) (Tbr.)
ser: Bizden (Teber veya Alevi gruptan olan). Muhtemelen Farsa ser 'ba'tan
gelmedir. (Kay.) (Tbr.)
sere: Hava. (Akp.) (Kay.) (pn.)
seregelen: Elbise. (Kay.) (pn.)
sergeh: Sabah. (Yl.) (Tbr.) (Tbr.)
serihr: Kel. (Yl.) (Tbr.)

290

serlik: apka. (Yl.) (Tbr.)


sessiz martin: Metre. (Kay.) (Erk.)
sevcir: Kahve. (Dz.) (Caf.) (Elk.)
sey: Kpek. (Yl.) (Tbr.)
sanboku: akmak ta. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
sh-: Yapmak, klmak. (Kay.) (Hzy.)
skkn: Bak. < Ar. sikkn 'bak'. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
snd: Makas. (Kay.) (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
spa olmak: Domak. (Akar) (Kal.)
srtafa: 1. Giysi. 2. Vcut, beden .(Yl.) (Tbr.)
srtsar: Alevi. (Kay.) (Hzy.)
stgn-sitgin-sitkin: 1. Bak. 2. Balta. <Ar. sikkin ''bak.'' (Kay.) (pn.)
sidkinle: ldr. (Akp.) (pn.)
sidkinlemek: ldrmek. (Akp.) (pn.)
silik: Jandarma. (Kay.) (pn.)
sim: Gm < Ar. sm 'gm.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sim: Para, lira. < Far. sm 'gm.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
simit: Kak. (Akar) (Kal.)
sinek ii: 1. Bal. 2. eker, umumiyetle tatl. (Kay.) (Kal.)
sinek ii: Bal, eker, tatl. (Akar) (Kal.)
sinek ii: Bal. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sini dal: (len) mezar tal. (Gl.) (Hzy.)
sipi: Bit. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
sitkin: Bak, balta. (Akp.) pn.)
sitkinle!: ldrmek. < Ar. sikkin ''bak'' + Tk. /+le/ ekinden. (Kay.) (pn.)
sitkinle-: ldr! (Kay.) (pn.)
sivri: Kz. (Akar) (Kal.)
sokum: Mermi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
somun: Tfek mermisi. (Kay.) (Akb.) (Erk.)
sopa: Yumruk, tokat, aa, denek. (Kay.) (pn.)
sorun uf: Bulgur. (Kay.) (Erk.)
sorun: Buday. (Kay.) (Akb.) (Erk.)

291

st kk srt-: Su imek. (Kay.) (Kal.)


st kk: Su, rmak, deniz. (Akar) (Kal.)
st kk: Su. Bk. syt kk. (Kay.) (Kal.)
st kkne dine-: Ykanmak, banyo yapmak. (Kay.) (Kal.)
sylene-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
syt kk ksle-: Su dkmek. (Kay.) (Kal.)
syt kk: Su. (Bur.-Mu. ) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
sllem: Merdiven < Ar. sllem 'merdiven.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
snte: Toprak. (Akp.) (Kay.) (pn.)
srt-: 1. Yemek. 2. mek. (Kay.) (Kal.)
srtdrl-: Yedirilmek. (Kay.) (Kal.)
srtl-: Yenilmek. (Kay.) (Kal.)
syk: ne. (Yl.) (Tbr.)
syt-/srt: Yemek, imek. (Akar) (Kal.)
sz-: 1. ki imek. 2. Sigara imek. (Kay.) (Erk.)
szek: Szge. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
szmek: ki imek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)

aar: Arpa < Ar. a'r 'arpa.' (Kay.) (Hzy.)


abik: Gmlek. (Caf.) (Elk.)
akf: : Kadnlk organ. < far. ikf 'yark, atlak.' (Kay.) (Hzy.)
akf: Kadnlarn mahrem yerleri. (Gl.) (Hzy.)
arar: Bir iki metre yksekten den su, mastafadan akan su. (Gl.) (DS. C. X)
(Hzy.)
av-sav: Gece. (Yl.) (Tbr.)
eherafa-seherafa: ehir. (Yl.) (Tbr.)
elek: Srtta tanan yk. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
er: Elek. (Caf.) (Elk.)
r: St. (Akar)(Kal.)
r: St. < Farsa r 'st.' (Kay.) (Tbr.)

292

v-iv: ki, esrar. (Yl.) (Tbr.)


ir: St. (Yl.) (Tbr.)
irle-: emek. (Yl.)(Tbr.)
or et-: Sylemek, konumak. (Yl.) (Tbr.)
or ver-: Yarenlik etmek, sohbet etmek, anlatmak. (Kay.) (Erk.)
ot: Tandrn ilk ekmei. (Gl.) (Hzy.)
bet: Pislik. (Bsz.) (Akb.) (Erk.)
ukar: 1. Gzel. 2. yi, iyice. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
ukar: Gzel. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
ukarlamak: Hazrlamak. (Caf.) (Gyg.)
un: Kpek. (Caf.) (Elk.)
urt: Tandrn i duvar. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)
utla-: mek. (sigara vb.) (Kay.) (Hzy.)
ple-: mek (sigara vb.) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
r: St. < Far. r 'st.' (Kay.) (Erk.)

T-

ta: Yak. (Dz.) (Caf.) (Eda.)


tabak i: Pabu. (Akar) (Kal.)
tabak ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabak ii: Pabu, ayakkab < Ar. debba 'tabak, sepici' + Tk. ii kelimesinden. (Kay.)
(Kal.)
tabak ii: Papu. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
taban fatika: Yirmi. Bk. taban fatka. (Kay.) (Kal.)
taban fatka: Yirmi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
taban patga: Yirmi. (Akar) (Kal.)
taban: Drt. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tabi ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabib ii: El. (Kay.) (Kal.)
tabiie: Ayakkab. (Akar) (Kal.)
tabiy ii: Ayakkab. (Akar) (Kal.)

293

tabiy ii: kz, inek, kei gibi dersinden de yararlanlan hayvanlar. (Akar) (Kal.)
taka: Kk pencere. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
talr: Para. < Alm. taler 'gm para, para.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tamamlak: Kap toplayan kii. (Kay.) (Kal.)
taman: Haniya. (Gl.) (Hzy.)
tandr: Odun, aa. (Akar ) (Kal.)
tandr: Odun. (Akar) (Kal.)
tandrc: Ormanc. (Akar) (Kal.)
tandrlamak: Dvmek. (Akar) (Kal.)
tantr kset-: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr ksle-: Ate yakmak. (Kay.) (Kal.)
tantr kslemek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tantr ykm et!: Ate yak! (Kay.) (Kal.)
tantr ykm et-: Ate yakmak. (Kay.) (Kal.)
tantr ykm etmek: Ate yakmak. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tantr: Aa, odun, umumiyetle tahta. (Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tantr: Odun, aa, genellikle tahta. < Ar. tennr 'fnn, tandr.'(Kay.) (DS. C. X)
(Kal.)
tantrla-: Dvmek. (Kay.) (Kal.)
tantrlamak: Dnmek. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
tantrlyor: Dvyor. (Kay.) (Kal.)
tarayl: At. (Akar) (Kal.)
teber: Abdal. (Yl.) (Tbr.)
teber: Davul. (Yl.) (Tbr.)
teber: Davul. Bundan tretilen Teberci 'davulcu', Abdal grubundan bir topluluktur.
Farsa teber 'balta, nacak'

kelimesinden gelmekle birlikte anlam deimesine

uramtr. (Kay.) (Tbr.)


teberci: Abdal. (Yl.) (Tbr.)
teberci: Davulcu. (Yl.) (Tbr.)
tedir-tedir-: Getirmek, asl manas bu olmakla beraber, birok eitli manalarda da
kullanlr. En ok istifade edilen kelimelerden biridir. (Kay.) (Erk.)
tegginci: Kaak, dolandrc. (Kay.) (Hzy.)

294

teginci: Kaak, dolandrc. (Gl.) (Hzy.)


tekellim: Konuma. < Ar. tekellm 'syleme, konuma.' (Kay.) (Hzy.)
temir: Byk. (Gl.) (Hzy.)
temir-temr: 1. Byk 2. Sakal. (Kay.) (Hzy.)
terzi: plik < Far. derzi 'terzi, elbise biip diken kimse.' (Kay.) (Akb.) (Erk.)
teto: Beki. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
te-tey-te-: Erimek, vasl olmak, gitmek gelmek, vermek gibi birok manalarda
kullanlr. Azeri azlarnda dey- (Kay.) (Erk.)
teydirmek: Getirmek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
teymek: Erimek. (Azeri Trkesi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
tfan-tifan-tfan: Ttn, sigara < Ar. duhn. (Kay.) (Erk.)
tgla-: Dolandrmak. (Gl.) (Hzy.)
tc: 1. frk. 2. Akgz, pazarlamac. < Far. T 'kl' + tk. /+c/ ekinden.
(Kay.) (Gl.) (Hzy.)
tla: Gz boyamak, lafla aldatmak, ikna etmek. (Kay.) (Hzy.)
trah: Ayakkab. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
trn: Bir tane, tek. (Yl.) (Tbr.)
trt: Ayakkab. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
trs-/trs-: Korkmak. (Gl.) (Hzy.)
trs-tr-: Korkmak. Argoda, trsmak-trsmak: Korkmak, ekinmek. (Kay.) (Hzy.)
trm-trsm: Metelik, para. (Kay.) (pn.)
tsla-: Korkmak. (Yl.) (Tbr.)
tille: Kadn, gelin. (Gl.) (Hzy.)
tille: Kadn. (Kay.) (Hzy.)
tipi: Ans. (Akar) (Kal.)
tipi: Bozukluk, delik. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tipile-: Delmek. (Kay.) (Kal.)
tipiz: Pekmez. (Gl.) (Hzy.)
tipiz: zm pekmezi. Anadolu azlarndan alnm olmaldr. (Kay.) (Tbr.)
tipiz-dipiz: Pekmez. (Kay.) (Hzy.)
tombu: Silah. (Kay.) (Tbr.)
tomo: Motorlu ara. < otomobil kelimesinden. < Fr. Yun. Lat. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)

295

tosbaa: Kaplumbaa. (Gl.) (DS. C. X) (Hzy.)


tko: Kt yolda olan kadn veya erkek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
traka: eker, kahve. (Caf.) (Kay.) (Gyg.)
tuhan-tuvan-tufan: Sigara, ttn. (Yl.) (Tbr.)
tut: Kat. (Caf.) (Elk.)
tuh: Sigara. Dzce Abdallarnda tuv 'ttn'; ingenecede tuv 'sigara duman.' (Kay.)
(Tbr.)
tuhan-tufan: ttn. < Ar. duhn ''ttn.'' (Kay.) (pn.)
tun: Sen. (Caf.) (Elk.)
tuna apan: Yal kadn. (Akar) (Kal.)
tuna managad: Vali, belediye bakan, yksek derecede memur. (Kay.) (Kal.)
tuna mazn: Tfek. (Kay.) (Kal.)
tuna metirek: Muhtar, kaymakam, st grevdeki kimseler. (Akar) (Kal.)
tuna partal: Vesika. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
tuna pir: Baba. (Akar) (Kal.)
tuna sam: On. (Akar) (Kal.)
tuna st kk: Deniz. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: 1. Reis, vali, yksek memur. 2. Belediye bakan. (Kay.) (Kal.)
tuna yanbol: Reis, vali, yksek rtbeli asker veya polis. (Akar) (Kal.)
tuna yanbol: Vali, reis. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tuna zndan: ehir. (Kay.) (Kal.)
tuna: 1. ok, fazla, bolca, iyice. 2. pahal. (Kay.) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: ok, pahal. (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: ok. (Mu.) (Caf.) (Akar) (DS. C. X) (Kal.)
tuna: Kocakar. (Akar) (Kal.)
tuna: iman. (Akar) (Kal.)
tunataz: Kadn, ana. (Akp.) (pn.)
tunataz-tonataz- tanatoz-tnatoz: Kadn, kz. (Kay.) (pn.)
tuv: Ttn. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
tfan: Ttn, sigara. (Ar.) (Akb.) (Erk.)
tne-: 1. Misafir olmak, gecelemek. 2. Durmak. (Kay.) (Kal.)
tnemek: Durmak, uyumak, lmek. (Akar) (Kal.)

296

tnemek: Dnemek. (Caf.) (Kal.)


tnet-: ldrmek. (Kay.) (Kal.)
tnetmek: ldrmek. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
tnetmek: Uyutmak, ldrmek. (Akar) (Kal.)
ttsle-: Kokulamak. (Kay.) (Hzy.)
tydr-: Vermek (rvet vesaire iin kullanlr) (Kay.) (Erk.)
tydrmek: Vermek. (mecazi) (Tr.) (Akb.) (Erk.)

U-

uur-: Klmak. (Gl.) (Hzy.)


uur-: Yapmak, klmak (namaz). (Kay.) (Hzy.)
urun: Gizli. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)
uu gz: Altn para. (Kay.) (pn.)
uur tanma: Hrszla, almaya alma. (Kay.) (pn.)
urun: Ya. (Yl.) (Tbr.)
usg: Altn. (Kay.) (Erk.)
udi: Kalk. Dz.) (Caf.) (Eda.)

uzun ase: Otobs. (Kay.) (Erk.)

t-: Yemek. (Kay.) (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)


rn ii: St, genellikle ya. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
rn ii: Ya, kadn gs. (Akar) (Kal.)
rn ii: Ya, st, yourt ve emsali. (Kay.) (Kal.)
rn ii: Ya. (Akar) (Kal.)
rn_ii: 1. Yourt. (Bur.) 2. St. (Mu.)umumiyetle ya. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
sg: Altn. (Erm.) (Akb.) (Erk.)

297

V-

vakf: At arabas. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


var geldi: Komisyon. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
vara: Baba. (Akp.) (Kay.) (pn.)
vartan: Erkilet, vatan, yurt. < Ar. vatan. (Kay.) (Erk.)
vartanca: Erkilet gizli dili. (Kay.) (Erk.)
vartanl: Hemehri (vatanl) (Tr.) (Akb.) (Erk.)
vartanl: Hemehri. (Kay.) (Erk.)
velahu: Aman dikkatli ol, pot krma. (Gl.) (Hzy.)
velehu: 1. Bu, u. 2. Pot krmamak iin 'sus, sezdirme!' ikaz. < Ar. velehu 'bu da
onun.' (Kay.) (Hzy.)
versinte: Yamur. (Yl.) (Tbr.)
vur-: almak, gstermeden almak. (Kay.) (Erk.)
yaban: Gurbet. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yabana git-: 1. Geim iin uzaa, baka yere gitmek, 2. Boa gitmek. (Gl.) (Hzy.)
yagalu: Tfenk, tabanca. (Dz.) (Caf.)
yak: Gz. (Dz.) (Caf.) (Eda.)
yakana-yahanna-: Yakmak, atee vermek. (Yl.) (Tbr.)
yak: Ate. < Tk. yak- (Kay.) (Caf.) (Gyg.)
yalaz otu: Tabanca mermisi. (Kay.) (pn.)
yalaz-yalaz: Silah. (Kay.) (pn.)
yal apan: Ecnebi kadn. (Mu.) (Caf.) (Kay.) (Kal.)
yal apan: Rum veya ecnebi kadn. (Bur. Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yal: 1. Gayrimslim. 2. Yabanc. (Kay.) (Kal.)
yal: Gayri mslim. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yal: Kpek. (Akar) (Kal.)
yal: Rum, ecnebi. (Akar) (Kal.)
yalm: Ate. (Akp.) (DS. C. XI) (pn.)
yall: Oruspu. (Akar) (Kal.)
yalnz yaprak: Sopa, yumruk, tokat. (Kay.) (pn.)
yambol: Jandarma. (Akar) (Kal.)

298

yanbol: 1. Memur, jandarma, umumiyetle devlet memuru. 2. Efendi, bey. (Kay.)


(Kal.)
yanbol: Asker. (Akar) (Kal.)
yanbol: Efendi, hkmet memuru. (Akar) (Kal.)
yanbol: Hkmet memuru, efendi. (Mu. Tar.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yanbolu: Ahmak, bn kimse; taral. (Akar) (Kal.)
yanbolu: Jandarma, memur, devlet memuru. Bk. yanbol. (Kay.) (Kal.)
yanbolu: Jandarma. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
yan: Para. (Kay.) (Gyg.)
yanlama: Kurt. (Kay.) (Akb.) (Erk.) (Erk.)
yanpiri: Orman iinde alanlar, tahtaclar. (Akar) (Kal.)
yanpiri: Tahta. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yavak: Birini aalamak iin sylenen sz. (Kay.) (Hzy.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti, ocuk, erkek ocuk. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak: rak, ocuk, hizmeti. (Mu.) (Caf.) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak: ocuk, kk ocuk. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
yavak-yavuak: 1. ocuk. 2. Dost, arkada. 3. nsan. 4. rak, hizmeti. 5. Kimse
(zat). (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yazc: 1. Tavuk. 2. Kmes hayvanlar. (Kay.) (pn.)
yazc: Tavuk. (Akp.) (pn.)
yek: Bir. (Yl.) (Tbr.)
yeken: Para, altn. (Yl.) (DS. C. XII) (Tbr.)
yeken: Para, metelik. (Kay.) (DS. C. XII) (pn.)
yeken: Para. (Esk.) (Caf.) (Eda.)
yeken: Para. (Kay.) (DS. C. XII) (Tbr.)
yeken: Para. (Kay.) (Gyg.)
yekenne-: Satmak. (Kay.) (pn.)
yelkesen: At, ata verilen ad. (Kay.) (Gyg.)
yemen: ay, kahve. < Ar. Yemen 'Arap yarmadasnn gney tarafn tekil eden
blge.' (Kay.) (Hzy.)
yemen_ii: Kahve. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kay.) (Kal.)
yemenii: ay, kahve. (Akar) (Kal.)

299

yes: Var. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)


yesle-: 1. Vermek. 2. Koymak (kfr sz) (Gl.) (Hzy.)
yesle-: Vermek. (Kay.) (Hzy.)
yh-yk-: 1. Uyumak, pazarl bitirmek. 2. Vermek. 3. Devretmek. (Kay.) (Erk.)
ykm cimiti: retmen. (Akar) (Kal.)
ykm et-: 1. Teekkr etmek, memnun olmak. 2. Kesmek. 3. Hazrlamak. (Kay.)
(Kal.)
ykm etmek: Kesmek, hazrlamak. (Akar) (Kal.)
ykm metrek: Zengin, itibarl, mevki ve makamca yksek kimse. (Akar) (Kal.)
ykm ol-: Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
ykm palle: Yeni bakr. (Kay.) (Kal.)
ykm partal: Yeni elbise. (Kay.) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, bir mahallenin ileri geleni. (Akar) (Kal.)
ykm piri: Muhtar, eraf. (Akar) (Kay.) (Kal.)
ykm piri: Muhtar; ileri gelenler, aksakalllar. (Akar) (Kal.)
ykm yanbol: Milletvekili, byk idareciler. (Kay.) (Kal.)
ykm zndan: Byke ev. (Mu.) (Caf.) (Akar) (Kal.)
ykm zindan: Byke ev. (Kay.) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, iyi. 2. Temiz. 3. Bol, ok. 4. Ho. 5. Zengin. 6. Toptan. 7. Doru.
(Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: 1. Gzel, temiz. (Mu.) 2. ok iyi. (Bur.) (Caf.) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: Gzel, temiz. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: yi. (Akar) (DS. C. XI) (Kal.)
ykm: Koyun. (Akar) (Kal.)
ykm_etmek: Kesmek, hazrlamak. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykm_piri: Eref, muhtar. (Mu.) (Caf.) (Kal.)
ykn- : Memnun olmak. (Kay.) (Kal.)
ykn et-: ok istemek. (Kay.) (Kal.)
ykmak: Cinsel iliki kurmak. (Akar) (Kal.)
yktran: Kt kadn. (Kay.) (DS. C. XI) (Kal.)
yiv: Kadnlar iin kullanlan cinsiyetle ilgili bir kelime (bu kelime de anlam
deitirilerek kullanlan kelimelerdendir.) (Kay.) (Erk.)

300

yorah: Yamalk. (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)


yourdafa: Yourt. (Yl.) (Tbr.)
yoz: Bit. (Kay.) (Akb.) (Erk.)

ylk: Jandarma. (Kay.) (pn.)

Z-

zahar: Az. (Kay.) (Tbr.)


zahar-zahr-zahr: Az. (Yl.) (Tbr.)
zahm: Arka. < Ar. zahr 'arka, srt.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zan-: Gzlemek, takip etmek, anlamak. (Yl.) (Tbr.)
zan: Tan. (Kay.) (Tbr.)
zant: Takip ettirmek, gzletmek. (Yl.) (Tbr.)
zargi: Durmak. (Caf.) (Elk.)
zark: El. (Caf.) (Elk.)
zehali: Satmak. (Caf.) (Elk.)
zehas: Sattm. (Caf.) (Elk.)
zeleme: Trk. (Kay.) (pn.)
zengili: Hemeri. (Darendeli olan) (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zer: Altn < Far. zer 'altn.' (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
z:la-zo:la-: Cinsel ilikide bulunmak, rza gemek. (Yl.) (Tbr.)
zbar-: 1. lmek, 2. Uyuyakalmak. (Gl.) (DS. C. XII) (Hzy.)
zla-: 1. Tfek doldurmak, mermi srmek. 2. almak. (Kay.) (Hzy.)
zlandr-: Vermek. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zl: zengin. (Kay.) (Gl.) (Hzy.)
zk-zk: Karn mide. (Yl.) (Tbr.)
zlgr: Bulgur. (Yl.) (Tbr.)
zndan: 1.Ev. (Bur. -Mu.) 2. Hapishane. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
zndan: Ev. (Akar) (Kal.)
zndan: l. Ev. 2. Hapishane. (Kay.) (Kal.)
zndana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)
zi: At. (Dz.) (Caf.) (Elk.)

301

zibit mezle-: zm yemek. (Kay.) (pn.)


zibit: zm. (Kay.) (pn.)
zifir: 1. Kokulu kir, is, ya lekesi, 2. Yemekteki ya. (Gl.) (DS. C. XI) (Hzy.)
zindan managad: Muhtar. (Kay.) (Kal.)
zindan: Ev, hapishane. (Kay.) (Kal.)
zindan: Zndan. (Mu. Tar.) (Caf.) (Kal.)
zindana ks et-: Hapsetmek. (Kay.) (Kal.)
zozikle-:

1.Uydurmak, yaktrmak. 2. Tavlamak. 3. Aldatmak. Trk argosunda

''zendust, evli, pezevenk.'' (Kay.) (Kal.)


zuhun-zukun: 1. Zurna. 2. Trk, ark. (Yl.) (Tbr.)

302

KAYNAKLAR

AKALIN, Ltfullah Sami, Trk Folklorunda Kular, T.C. Kltr Bakanl Yay.,
Ankara 1993.
AKPINAR, Turgut, Trk Kltr Tarihinden Esintiler, Kitabevi, stanbul 2003.
AKSAN, Doan, Dilbilim ve Trke Yazlar, Multlngual Yay., stanbul 2004.
AKSAN, Doan, Her Ynyle Dil Ana izgileriyle Dilbilim,

1. Cilt, TDK Yay.,

Ankara 2007.
AKTUN, Hulki, Byk Argo Szl (Tanklaryla), YKY, stanbul 2008.
ALTUN,

Il,

Kocaeli

Suadiye/epni

Halk

Kltr,

Dou

Ktphanesi

Yay.,

stanbul 2008.
AnaBritannica Genel Kltr Ansiklopedisi, C. 2, Ana Yay., stanbul 1986.
ANADOL, Cemal, Tarihe Hkmeden Millet Trkler, Bilge Karnca Yay., stanbul
2006.
ATABEY,

brahim-KO,

Saadettin-YENER,

Hseyin-LKER,

idem-

YACI, lyas, Trk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, Yarg Yaynevi, Ankara 2004.
ATALAY, Besim, Kagarl Mahmud Divan lugat-it Trk (eviri),

Cilt 1, TDK

Yay., Ankara 2006.


BANARLI, Nihat Sami, Resimli Trk Edebiyat Tarihi 1, Milli Eitim Basmevi,
stanbul 1997.
BANGUOLU, Tahsin, Trkenin Grameri, TDK Yay., Ankara 2007.
BAYKARA, Tuncer, Trk Adnn Anlam, Atatrk Kltr Merkezi

Yay.,

Ankara

2007.
BOZKURT, Fuat, Trklerin Dili, Kltr Bakanl yay., Ankara 2002.
BRENDEMOEN, Bernt, ''Trabzon epni Az ve Tepegz Hikayesinin Bir epni
Varyant'',

Uluslararas Trk Dili Kongresi 26 Eyll 1988-3 Ekim 1988,

TDK

Yay., Ankara 1996.


CAFEROLU,

Ahmet,

Anadolu

lleri

Azlarndan

Derlemeler,

TDK

Yay.,

Ankara 1995.
CAFEROLU,

Ahmet,

Anadolu

Azlarndan

Toplamalar,

TDK

Yay.,

Ankara

1994.

303

CAFEROLU,

Dou

Ahmet,

llerimiz Azlarndan

Toplamalar Kars,

Erzurum,

oruh lbaylklar Azlar, TDK Yay., Ankara 1995.


CAFEROLU, Ahmet, Sivas ve Tokat lleri Azlarndan Toplamalar, TDK Yay.,
Ankara 1994.
CAFEROLU, Ahmet, Trk Dili Tarihi, Enderun Kitapevi Yay., stanbul 1984.
ELK, Ali, ''Trabzon ve epniler'', (Yayna Hazrlayanlar: Kemal iek, Kenan
nan, Hikmet ksz, Abdullah Saydam) Trabzon Tarihi ve Sempozyumu 6-8 Kasm
1998 Bildiriler, Trabzon Belediyesi Kltr Yay., Trabzon 1999.
Kzlba Trkler Tarihi Oluumu ve Geliimi,

ETNKAYA, Nihat,

Kum Saati

Yay., stanbul 2005.


DEVELLOLU,

Ferit,

Trk Argosu

nceleme

Szlk,

Aydn

Kitapevi

Yay.,

Ankara 1990.
DKC, Mehmet, Trklerde nanlar ve Din, Aka Yay., Ankara 2005.
DVTOLU,

Sencer,

Orta

Asya

Trk

Tarihi

zerine Alt

alma,

mge

Kitabevi Yay., Ankara 2006.


DOAN, smail-DOAN, Ahmet-GKDA, Bilgehan Atsz-KILIOLU, AdemGRM, kr, Trk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, Akademi

Yay., Trabzon

1998.
ERCLASUN, Ahmet Bican, Kars li Azlar Ses Bilgisi, TDK Yay., Ankara 2002.
EREN, Hasan-GZAYDIN, Nevzat-PARLATIR, smail-TEKN, Talat-ZLFKAR,
Hamza (Hazrlayanlar), Trke Szlk, TDK Yay., Ankara 1988.
ERGN, Muharrem,

niversiteler in

Trk Dili,

Bayrak Basm/Yaym/Tantm,

stanbul 1995.
FILALI, Ethem Ruhi-AYDIN, Mehmet, Milli Btnlmz ve Hac Bekta Veli,
AKMB Yay., Ankara 1997.
FLZOK, Rza, Edebiyatmzn Zirvesindekiler Ziya Gkalp,

Aka Yay., Ankara

2005.
GKER, Osman, Uygulamal Trke Bilgileri 1, MEB Yay., stanbul 1996.
GKTRK,

Hilmi,

Anadolu'da

Ouz

Boylar

Anadolu'nun

Danda

Ovasnda

Trk Mhr, Cilt 2, Trk Dnyas Yay., stanbul 1979.


GLPINARLI, Abdlbaki, Feridddin Attar'n Mantk Al-Tayr, Trkiye Bankas
Kltr Yay., stanbul 2006.

304

GLENSOY, Tuncer, ''Manisa ve Yresinde Ouz Boylar'', Manisa ehri Bilgi


leni Bildiriler 29-30 Eyll 2005, Manisa 2006.
GLENSOY, Tuncer, Trke El Kitab, Bizim Genlik Yay., Kayseri 1995.
GLER, Ali-AKGL, Suat-MEK, Atilla, Trklk Bilgisi, Tamga Yay., Ankara
2001.
GLSEVN, Grer-BOZ, Erdoan, Trk Dili ve Kompozisyon I-II, Tablet Yay.,
Konya 2006.
GNAY, Umay Trke, Trklerin Tarihi Gemiten Gelecee, Aka Yay., Ankara
2007.
GNEN, Ahmet, ''Krehir, Hacbekta, Kaman ve Keskin Yresi Abdallarnn
Gizli Dilleri: Teberce'',

V.

Uluslararas Trk Dili Kurultay Bildirileri 1,

20-26

Eyll 2004, Ankara 2004.


GNEN, Ahmet, Krehir Yresi ve Azlar, TDK Yay., Ankara 2000.
GRSOY,

ahin,

Trkiye

Abdallar

Krehir

rneinde

Sosyo-Kltrel

Yap

zmlemesi, Platin Yay., Ankara 2006.


GZEL, Abdurrahman, Hac Bekta Veli ve Makalat,
HALAOLU,

Yusuf,

XVIII.

Yzylda

Aka Yay., Ankara 2002.

Osmanl

mparatorluu'nun

skan

Siyaseti ve Airetlerin Yerletirilmesi, TTK Yay., Ankara 1988.


NAN,

Abdlkadir,

Tarihte

ve

Bugn

amanizm

Materyaller

ve

Aratrmalar,

TDK Yay., Ankara 2000.


KAFESOLU, brahim, Trk Milli Kltr, tken Yay., stanbul 2007.
KAPLAN, Mehmet (Hazrlayan), Ziya Gkalp Trkln Esaslar, MEB Yay.,
stanbul 1996.
KAPLAN, Mehmet Kltr ve Dil, Dergah Yay., stanbul 2006.
KARADZ,

Ednan-KARADZ,

Ouz

Eren,

Trk Dili

Yazl Anlatm

Szl

Anlatm, Aktif Yaynevi, Erzurum 2003.


KARATA,

Turan, Ansiklopedik Edebiyat Terimleri Szl,

Aka Yay., Ankara

2004.
KAYA, Doan, Ansiklopedik Trk Halk Edebiyat Terimleri Szl,

Aka Yay.,

Ankara 2007.
KAYMAZ, Zeki,

Trkiye'de Gizli Diller zerine Bir Aratrma,

Ege niversitesi

Basmevi, zmir 2003.

305

KOCA, Salim, Trk Kltrnn Temelleri, II. Cilt, ODES Ltd ti., Kltr Yay.,
Ankara 2003.
KO, Mustafa, Bleybelen Muhy-i Glen lk Yapma Dil, Klasik Yay., stanbul
2005.
KOMSYON, rnekleriyle Trke Szlk 1, MEB Yay., Ankara 1995.
KORKMAZ, Zeynep, Gramer Terimleri Szl, TDK Yay., Ankara 1992.
KPRL, Orhan Fuat,

''Abdal Maddesi'' slam Ansiklopedisi,

C.

1, Trkiye

Diyanet Vakf Yay., stanbul 1988.


KUDRET,

Cevdet,

Dillerin

Gizli Dnyas

Denemeler

1,

(Yayna

Haz:

Cemil

Kavuku) Merkez Kitaplk Yay., stanbul 2006.


Meydan Larousse Byk Lugat ve Ansiklopedi, 1. Cilt, Meydan Yaynevi, stanbul
1990.
MYASOLU, Mustafa,
NASKAL,

Kltr Hayatmz, Aka

Emine Grsoy-SAOL,

Glden,

Yay., Ankara 1999.

Editrler:

Trk Kltrnde Argo,

Sota Yay., Hollanda 2002.


NASKAL, Emine Grsoy-AHN, Erdal, Editrler: Kltr Tarihimizde Gizli Diller
ve ifreler, Picus Yay., stanbul 2008.
GEL, Bahaeddin, Dnden Bugne Trk Kltrnn Gelime alar,

TDAV

Yay., stanbul 2001.


GEL,

Bahaeddin,

Trk Mitolojisi Kaynaklar

ve Aklamalar le Destanlar,

1.

Cilt, TTK Basmevi, Ankara 1998.


ZBALCI, Mustafa,

Kltr Kprs, Aka Yay., Ankara 2000.

ZKAN, Mustafa- TREN, Hatice- ESN, Osman, Yksek retimde Trk Dili
Yazl ve Szl Anlatm, Filiz Kitabevi, stanbul 2006.
SARIKAYA, Mahmut-SEYFELL, ''Mahmut, Krehir Abdal/Teber Dili Anadolu,
Azerbaycan, zbekistan Gizli Dilleriyle lgisi'', Trklk Bilimi Aratrmalar,
XV, TBAR Yay.,

Say

Nide 2004.

SMER, Faruk , ''epni Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 8, Trkiye Diyanet


Vakf Yay., stanbul 1993.
SMER, Faruk, Ouzlar (Trkmenler), Trk Dnyas Aratrmalar Vakf, stanbul
1999.

306

EKER, Mehmet, Anadolu'nun

Trklemesi ve Kltrel Hayat,

tken Yay.,

stanbul 2006.
ENER, Cemal, Trkiye'de Yaayan Etnik ve Dinsel Gruplar, Etik Yay., stanbul
2006.
T.C.

Gaziantep Valilii, Orta Asya'dan Anadolu'ya Bir Gn

Trks Barak

Trkmenleri, Babakanlk Basmevi, Gaziantep 2002.


TAN, M. Turhan, Tarihte Trkler in Sylenen Byk Szler, Boazii Yay.,
stanbul 1994.
TEKN, Arslan, Edebiyatmzda simler ve Terimler, tken Yay., stanbul 1995.
TIETZE,

Andreas,

(Sprachgeschichtliches

Tarihi
Und

ve

Etimolojik

Etymologsches

Trkiye

Trkesi

Lugat

Des

Trke-

Wrterbuch

Trkshchen), C.1, Simurg Yay., stanbul-Wen 2002.


TOKLU, Osman, Dilbilime Giri, Aka Yay., Ankara 2003.
ULUDA, Sleyman, ''Abdal Maddesi'', slam Ansiklopedisi, C. 1, Trkiye
Diyanet Vakf Yay., stanbul 1988.
YALMAN (YALGIN), Ali Rza,

(Haz:

Sabahat Emir),

Cenup'ta

Trkmen

Oymaklar 1, Kltr Bakanl Yay., Ankara 2000.


YT,

Yunus,

(Gnmz

Trkesine

Sadeletiren)

(ecer-i

Trk

aatay

ivesinden Trkiye Trkesine eviren: Doktor Rza Nur), Hive Han Ebu'l Gazi
Bahadr Han Trk eceresi Trk'n Soy Aac, lgi Kltr Sanat Yay.,

stanbul

2009.
YRKAN, Yusuf Ziya, Anadolu'da Aleviler ve Tahtaclar, tken Yay., stanbul
2006.

WEB ADRESLER VE ERM TARHLER

AKBA, Burhanettin, ''Erkiletin Gizli Dili'',


http://www.burhanettinakbas.com/2008/02/19/erkiletin-gizli-dili/ (eriim tarihi
29.04.2008)
DEMR, Nurettin, ''Trkiye'de zel Diller'',
http://turkoloji.cu.edu.Tr./DILDILIM/nurettin _demir_ozel. pdf (eriim tarihi
26.03.2008)

307

GLSEREN, Cemil, ''Darende'nin Gizli Dili: Hazeynce'',


http://www.sosbil.aku.edu.tr/dergi/II2/13-cemil-gulseren.pdf (eriim tarihi
22.02.2009)
KSE, Mustafa, ''Giresun'da Kuva-y Milliye, Rus galinde ve Milli Mcadele
Dneminde Asker ve Milislerimizin Sava ve Direnileri, Haberleme,

Gizli

letiim ve Parola Olarak Ku Dili'',


http://www.giresunpostasi.net/haber.php?haber_id=395 (eriim tarihi 30.04.2008)
Trkiye Trkesi Azlar Szl (Derleme Szl C, I-XII)
http://tdkterim.gov.tr/ttas/ (eriim tarihi: 10.06.2009)

308

Z GEM

01.06.1974 tarihinde Kars'ta


Gkalp

lkokulu'nda,

domuum. lkrenimimi 1986 ylnda Ziya

ortarenimimi

1989

ylnda

ehit

Albay

brahim

Karaolanolu Ortaokulu'nda, liseyi 1992 ylnda Cumhuriyet Lisesi'nde, yksek


renimimim de 1998 ylnda Van Yznc Yl niversitesi Fen-Edebiyat Fakltesi
Trk Dili ve Edebiyat Blm'nde tamamladm.

Faklte mezuniyet tezimi

''Nahivan Az Metinleri'' konusunda yaptm.


1998 ylnn ekim aynda Kafkas niversitesinde Trk Dili Okutman olarak
greve baladm. 2000 ylnn kasm aynda ksa dnem askerlik grevime Sivas
Temel Tepeye bal Mhimmat Depo Komutanlnda baladm. 8 aylk grevimden
sonra tekrar bal olduum niversitemde

grevime geri dndm. Zaman zaman

eitli bilimsel dergilerde makalelerim yaynland. 31 Temmuz 2009 tarihinde


Nermin MOR ile evlendim. Halen Kafkas niversitesi Fen Edebiyat Fakltesi Trk
Dili ve Edebiayat Blm'nde grevimi srdrmekteyim.

Gkmen MOR

309