You are on page 1of 6

TÜRK VETERĐ

ER HEKĐMLER BĐRLĐĞĐ
Đstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı

KURBA BAYRAMI BASI BĐLDĐRĐMĐZ

AB üyelik sürecindeki ülkemizde kurban başta olmak üzere, kontrolsüz ve kaçak hayvan
kesimlerinin önlenmesi konusunda geçici ve günübirlik çözümler arama yerine, yıllardır
süregelen sorunların toplum sağlığı, hayvan sağlığı ile hayvan hakları ve refahı, gıda güvenliği,
çevre, ekonomi, tüketim gibi boyutlarıyla ele alınması, kamu kurum ve kuruluşları ile bağlantılı
sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışması sonucunda oluşturulacak kısa, orta ve uzun vadeli
politikalara ve uygulamalara önemle ihtiyaç bulunmaktadır.
Ülkemizde resmi olarak veteriner hekim kontrolü ve denetiminde, belediyeler, EBK ve
özel sektör et sanayi işletmelerinde 400-450 bin ton dolayında kırmızı et üretilmektedir. Bu resmi
kesimler sonucunda elde edilen etlerin dışında ülkemizde bir o kadar miktar da tüketilen kırmızı
etin ise kırsal tüketim, kaçak hayvan kesimleri ve kayıt dışı et üretiminden elde edilen ve
kontrolsüz, her an insan sağlığını tehdit edebilecek etlerden oluştuğu bildirilmektedir. Bu rakam
içinde kurban ve adak olarak mezbaha ve kombinalar haricinde kontrolsüz şekilde kesilen
hayvan etlerinin de bulunduğu bilinen bir gerçektir.
Kurban Bayramında Deve, Manda, Sığır gibi büyükbaş hayvanlar ile Koyun, Keçi gibi
küçükbaş hayvanlar kurbanlık olarak kesilmektedir. Kurban edilecek hayvanlar sağlıklı olmalı,
gebe hayvanlar kesinlikle kesilmemelidir. Ülkemizde kurban bayramında her yıl tahminen 2
milyon hayvan 3 gün içinde kurban olarak kesilmektedir. Bu kesimler sonucunda 30.000 tonu
küçükbaş (Koyun-keçi),70.000 Tonu da büyükbaşlardan olmak üzere yaklaşık 100.000 ton
kırmızı et elde edildiği tahmin edilmektedir. Bu tahminler ışığında kurban bayramlarında kişi
başına yaklaşık olarak 1,5 Kg kırmızı et düştüğü sonucuna varılabilir.
Kesimler ehil olan kişilerce yapılmalıdır. Kesimin; etin kalitesi üzerinde önemli etkileri
olduğu unutulmamalıdır.
Hayvan varlığının iyice azaldığı ülkemizde; genç dişilerin ve gebe hayvanların
kesime tabi tutulması hayvancılığımızı zor durumlara sokmaktadır. Ayrıca etin ve derinin iyi
değerlendirilmemesinden dolayı önemli ekonomik kayıplar oluşmaktadır. Kesim hataları,
hayvanların uygunsuz şartlarda nakledilmesinden kaynaklanan ölüm olayları, derilerin kesim,
yüzüm ve muhafazalarının iyi yapılmamasından kaynaklanan üç gün içindeki ekonomik
kayıplar yaklaşık 200-250 milyon YTL’lik bir milli değere karşılık gelmektedir.
Ayrıca bayram nedeni ile ağırlıklı olarak doğu illerimizden batı bölgelerimize olmak
üzere yoğun hayvan hareketleri yaşanmakta, bu sırada yayılan ve artan salgın hastalıklar
(Sığır Vebası, Şap, Çiçek v.s. gibi) zaten iyi durumda olmayan hayvancılık sektörünü iyice
krize sokmaktadır. Uygunsuz koşullarda bireysel yapılan kesimlerin önüne geçilebilmesi ve
yeterli teknik donanıma sahip merkezi tesislerde kesimlerin gerçekleşebilmesi için vekâlet
sisteminin özendirilmesi ayrıca bu sistemde yapılacak kesimlerin doğu ve güneydoğu Anadolu
bölgesinde oluşturulacak özel merkezlere yönlendirilmesi suretiyle doğudan batıya olan ve
bulaşıcı hastalıkların yayılmasına yol açan hayvan hareketlerinin azaltılması gerekmektedir.
Ancak ev hayvancılığı yapan kişiler kurban bayramında hayvanını daha yüksek fiyatla
satışa sunduğu için 3-4 gün içinde iyi bir gelir elde etmektedir.
Bugün için Đstanbul Canlı Hayvan Borsasındaki canlı hayvan satış fiyatları (Canlı
Ağırlık/2=Karkas Et) kesim danaları için canlı ağırlık fiyatı 6,5-7,0 YTL/kg. (Ortalama
canlı Ağırlık 350 kg kabul edildiğinde bir sığır 350X6,5-7,0= 2,275-2.450 YTL) Koyunlarda
canlı ağırlık fiyatı ise 7,0-7,5 YTL’ dir. Koyunlarda ortalama canlı ağırlık 50 Kg kabul
edildiğinde 50X6,5-7,0 YTL= 300-350 YTL bir koyunun ortalama satış değeri olarak
ortaya çıkmaktadır)
Çeşitli yardım kuruluşları koyunları 220-260 YTL’den satışa sunarken, büyük
marketler aynı hayvanları 400-450 YTL arasında değişen fiyatlarla kampanyalar ile satışa
sunmaktadırlar. Aradaki farkın en başta gelen nedeninin; yardım kuruluşlarının kestikleri
kurbandan elde ettikleri etleri sanayiye hammadde olarak vermelerinden, satmalarından
kaynaklandığı iddia edilmektedir.

TÜRKĐYE’DE KURBAN KESĐMĐ ve MADDĐ DEĞER


TÜR KESĐLEN HAYVAN SAYISI BĐRĐM FĐYAT TOPLAM DEĞER(YTL)
KOYUN 1.600.000 325 520.000.000
SIĞIR 400.000 2.300 920.000.000
TOPLAM 2.000.000 1.440.000.000
ĐSTANBUL’DA KURBAN KESĐMĐ ve MADDĐ DEĞER
TÜR KESĐLEN HAYVAN SAYISI BĐRĐM FĐYAT TOPLAM DEĞER(YTL)
KOYUN 40.000 325 13.000.000
SIĞIR 160.000 2.300 368.000.000
TOPLAM 200.000 144.000.000
Đstanbul'da yaklaşık 200 bin hayvanın kurban olarak kesildiği tahmin edilmektedir.
Bunların 150-160 bini sığır, 40-50 bini ise koyundur. Sığırlar ortalama 2.300 YTL, koyunlar ise
ortalama 325 YTL’den satılmaktadır.
Kurban Bayramı dolayısıyla Đstanbul’da yaklaşık 150 Milyon YTL değerinde bir piyasa
oluşmaktadır. Ülke geneline bakıldığında ise tahminen 2 milyon hayvan kesilmektedir. Kesilen
hayvanların ekonomik değeri ise en az 1,5 milyar YTL’dir. Bu değerin %15-20’si bilgisizlik
nedeniyle kaybolmakta, kaybolurken de hem çevreyi kirletmekte, hem de halk sağlığını tehdit
etmektedir.

TÜRKĐYE’DE KURBAN DERĐSĐ, BAĞIRSAĞI VE SAKATATINA AĐT MADDĐ


DEĞER TABLOSU
DERĐ BAĞIRSAK SAKATAT
TÜR ADET TOPLAM ADET TOPLAM TAKIM TOPLAM TOPLAM
(YTL) DEĞER (YTL) DEĞER (YTL) DEĞER
KOYUN 10 16.000.000 2,5 4.000.000 7 11.200.000 31.200.000
SIĞIR 50 20.000.000 5 2.000.000 80 32.000.000 54.000.000
TOPLAM 36.000.000 6.000.000 43.200.000 85.200.000

ĐSTANBUL’DA KURBAN DERĐSĐ, BAĞIRSAĞI VE SAKATATINA AĐT MADDĐ DEĞER


TABLOSU
DERĐ BAĞIRSAK SAKATAT
ADET TOPLAM ADET TOPLAM TAKIM TOPLAM
TÜR (YTL) DEĞER (YTL) DEĞER (YTL) DEĞER TOPLAM
KOYUN 10 400.000 2,5 100.000 7 280.000 780.000
SIĞIR 50 8.000.000 5 800.000 80 12.800.000 21.600.000
TOPLAM 8.400.000 900.000 13.080.000 22.380.000

Bu yıl, kurban bayramında ülke genelinde kurbanlık hayvan ticaretinde birbuçuk


MĐLYAR YTL’den fazla ekonomik bir hareket beklenmektedir. Ve bu hareketin yaklaşık %80 i
kayıt dışıdır.
Hayvanlardan insanlara bulaşabilen hastalıklar (Zoonozlar): Çağımızda
hayvanlardan insanlara bulaşan, zoonoz olarak tanımladığımız 250’nin üzerinde hastalık
bilinmektedir. Zoonoz hastalıklarla ilgili bilinmesi gereken önemli bir nokta da, hastalık
etkenlerinden bazılarının yapısal değişim geçirerek hastalık yapma potansiyellerinin daha da
artmasıdır. Örneğin, 1970’li yıllarda kuş gribi (tavuk vebası) insanlarda yalnızca göz nezlesine
yol açarken, bugün hastalık insan ölümlerine neden olmaktadır. Bununla da kalmayıp, insandan
insana bulaştığı konusunda endişeler de gündeme gelmektedir.
Yine etkeni bir virüs olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi de doğal dengenin bozulması
sonucu, taşıyıcısı olan kene türü aracılığı ile insanlarda ölümlere yol açmaktadır.
Kasaplık hayvanlar birçok hastalığın kaynağı olabilir ve bu hastalıkları insanlara
bulaştırabilirler. Hayvanlardan insanlara geçen bu hastalıkların kurban bayramlarında görülme
sıklığı yaklaşık %30 oranında artmaktadır. Türkiye ve pek çok komşu ülkede bruselloz, kist
hidatid, sistiserkoz, sarkoplazmoz, verem, toksoplazmoz, şarbon gibi hastalıklar günümüzde
hala görülmekte ve önemli bir halk sağlığı sorunu oluşturmaya devam etmektedirler. Bu
hastalıklardan ileri gelebilecek tehlikenin azaltılması veya önlenmesi için öncelikle hastalıkların
hayvanlarda kontrol altına alınması gerekir.
Kurban bayramında satılmak amacıyla besiye alınan hayvanların bazılarında anabolizan
olarak isimlendirilen kimyasal maddeler ile veteriner hekim kontrolü dışında kullanılan
antibiyotiklerin vücuttan atılma süreleri dolmadan kurbanlık olarak kesime tabi tutulmaları
sonucunda halk sağlığını tehdit eden sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Bunlara ilave olarak kasaplık hayvanların asgari teknik ve sağlık şartlarına sahip kesim
yerlerinde kesilmesi ve tüketiciye sağlıklı bir şekilde ulaştırılması gerekir.
KURBA BAYRAMI DA ALI MASI GEREKLĐ TEDBĐRLER
Kurbanlık hayvanların nakli sırasında kullanılan araçlara, AB mevzuatları gereğince
hayvan refahı açısından belli bir standart getirilmesi, hayvanların indirilmesi sırasında özel
rampa sistemlerinin zorunlu kılınarak, strese sokmadan hayvan refahına uygun taşıma
işlemlerinin yapılması, kesim esnasında diğer hayvanların kesim yerinden uzak bir yerde
bekletilmesi sağlanmalıdır.
Kurban Satış Yerleri: Şehirleşme ve apartman hayatının getirdiği sorunlar sebebiyle,
kurbanın özellikle sağlık yönü kentlerde daha fazla önem kazanmıştır. Kasaplık hayvanların
satılacağı pazaryerlerinin kurulması, satılacak hayvanların Veteriner Hekimler tarafından sağlık
ve gebelik yönlerinden muayene edilmesi gerekmektedir. Kurbanlık hayvanların alım ve
satımları, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile il ve ilçelerde yerel yönetimlerce belirlenen hayvan
pazarları; sorumlu Veteriner Hekimi bulunan kasaplık-besi hayvan yetiştiricileri gibi yerlerden
alınmalıdır. Bu yerlere çeşitli yörelerden getirilen hayvanlarda menşe şahadetnamesi ve Yurt içi
Veteriner Sağlık Raporu aranmalıdır. Buralarda satışa sunulan hayvanlar mutlaka Veteriner
Hekim kontrolünden geçirilmelidir. Veteriner hekim kontrolleri laboratuvar muayene ve
analizleri ile desteklenmeli, özellikle hormonlar yönünden kan ve idrar numuneleri alınarak
laboratuvar analizleri yaptırılmalıdır. KKKA hastalığı yönünden kene muayenesi önem verilerek,
hastalık riski taşıyan, kesime uygun olmayan halk sağlığını tehdit edebilecek hayvanların
satışına ve kesimine izin verilmemelidir.
Hayvan pazarlarına hayvanlar menşei ve sağlık raporu (3285 sayılı kanunun 22 inci
maddesi) ile getirilirler. Bu, bir yönüyle kaynağın ve sağlığın güvencesi durumundadır. Ayrıca
pazara getirilecek olan sığırlarda kulak numarası ve kimlik belgesi istenmesi bu yönden yararlı
olacaktır. Böylece hayvan pazarları gibi veteriner hekim kontrolü altında bulunan yerlerden, canlı
muayenesi yapılmış, sağlıklı ve gebe olmayan kurbanlık hayvanların satın alınması sağlanabilir.
Her hayvan sahibinin gelişi güzel kurban satışı yapmasının önüne geçebilmek için kurban
satışı yapacak yetiştirici veya hayvan sahiplerinin belli kurallar dahilinde sertifikalandırılması,
belgelendirilerek kayıt altına alınması gerekmektedir.
Kaçak kesimlerin ve kayıt dışılığının engellenmesi için her ilde nüfus yoğunluğu dikkate
alınarak modern mezbahaların/kombinaların muhakkak hizmete sokulması, sadece bu amaçla
kullanılmak üzere kurban derilerinden elde edilen gelirin bir kısmından aktarılacak kaynakla
“Kurban Hizmetleri Fonu” oluşturulması, ayrıca özel sektörün kesim tesisleri kurmaları için
teşvik edilmesi gereklidir.
Kurban için toplu kesim yerlerinin kurulması, kesim sonrası atık yönetiminin yapılması,
bunun için optimum kuruluş yeri kriterleri dikkate alınarak merkezi rendering tesislerin
kurulması ve bu konuda belediyelerin yasal zorunluluğu olduğu bilinmelidir.
Vatandaşlarımızın çoğunluğunun bayramının ilk gününde kurbanlarını kesmeye
çalışmaları, kesim yerlerinin kapasitesinin yetersiz kalmasına yol açmakta olup, kesimlerin
uygun ve hijyenik ortamlarda yapılabilmesi amacıyla “ilk üç güne yayılmasının” teşvik edilmesi
(örneğin; kurbanını ikinci veya üçüncü günde kestirenlerden mezbahalarda/kesim yerlerinde
düşük ücret alınması yada bedava kesilmesi gibi) şarttır.
Kurban Etlerinin Olgunlaşması ve Muhafazası: Kurban etleri, parçalar halinde temiz
kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde (14 Co nin altında olmamasına dikkat
edilmeli) hava alması sağlanarak kesim sıcaklığının oda ısısına düşmesi beklenmeli (5-6 saati
geçmemeli) daha sonra buzdolabına kaldırılmalıdır. Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında
iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste
konulursa, buzdolabı ısısı etin iç kısımlarını soğutmaya yetmez. Bu nedenle etin hava almayan
kısımlarında çok kısa sürede (2.gün) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür. Böyle
kısımlar kesinlikle tüketilmemeli atılmalıdır. Kurbanlık etin dayanma süresi, kesim kalitesine ve
et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle beraber normal buzdolabı koşularında 5 veya 6
gündür. Bu süre kıymada genellikle 3 gündür. Eğer daha uzun süreli muhafaza düşünülüyorsa
etler derin dondurucuda -18 derecede muhafaza edilmelidir.
Kesim sonrası taze ette görülen ilk değişim ölüm sertliğidir. Kesimden sonra ortam
sıcaklığına bağlı olarak genellikle ilk 15 dakika içinde başlar ve bütün kaslar kasılarak eklemler
bükülmez bir hal alır. Ölüm sertliği halinde et, taze olmasına rağmen kendine özgü lastik
kıvamlı, kuru ve aromasızdır. Böyle etler gevrek değildir ve pişirildiklerinde lezzet vermezler.
Etin bir dizi enzimatik reaksiyonlar geçirerek sertliğinin çözülmesi ve tüketicinin arzu ettiği
gevreklik, aroma ve lezzeti kazanması, olgunlaşma olarak ifade edilmektedir. Etler henüz kesim
sıcaklığında iken buzdolabına veya 10 Co nin altında bir ortamda tutulursa soğuk kasılması
denilen olay meydana gelir. Düzensiz kasılmalar nedeni ile et tam bir olgunlaşma devresi
geçiremediğinden sert yapı ve lezzet kaybı görülür.
Atık ve Tüketilmeyen Yan Ürünler: Kurbanlık hayvandan elde edilen gıda olarak
tüketilebilir yan ürünler; karaciğer, beyin, yürek, böbrek, dalak, uykuluk (timus), dil, testis, baş
eti, paça, işkembe, bağırsak, yağlar ve kuyruktur. Gıda olarak tüketilemeyen yan ürünler ve
atıklar; kemik, kan, deri, kıllar, boynuz, tırnak, kulak, soluk borusu, testisler hariç üreme
organları, böbrekler hariç üriner organlar, safra, bezler, lenf yumruları, işkembe ve bağırsak
içerikleridir. Geleneksel bayram etkinlikleri içerisinde fertler ağırlıklı olarak kurban etinin
değerlendirilmesine olanak vermekte, deri ve sakatat üzerinde fazlaca durmamaktadır. Bağırsak,
baş, işkembe, ayak gibi kısımları yardım şeklinde değerlendirmeyi veya atmayı tercih etmekte;
kendi kullanımları dışına çıkması nedeniyle de bu maddelere gereken ilgiyi
gösterememektedirler.
Diğer taraftan kesim sonrası oluşan ve insan gıdası olarak tüketilemeyen yan ürünler ile
birçok hastalık etkenini taşıyan her türlü atık, uygun biçimde ortamdan uzaklaştırılmamakta ve
gerek çevre kirliliği gerekse salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle;
kan, işkembe ve bağırsak içerikleri ile bozuk ve yenmeyen organ veya organ kısımları,
- Çevreye atılmamalı,
- Akarsulara ve kanalizasyon sularına dökülmemeli,
- Üzerine kireç tozu dökülerek derin çukurlara gömülmelidir.
Kurban Kesim Yerlerinin Dezenfeksiyonu: Bulaşmayı önlemek için taşıma araçları, kesim
aletleri, makine ve çalışma yüzeylerinin temizliği sağlanmalıdır. Kaba kirlerin temizlenmesi
sonrası uygun bir dezenfektan kullanılmalıdır. Dezenfektan bulunmadığı durumlarda çamaşır
suyu gibi kolay bulunabilen bir maddeden hazırlanacak solüsyon kullanılabilir. Eğer %35’lik
çamaşır suyu kullanılacaksa %1’lik bir sulandırma yapılmalıdır. Evde kullanılan %4’lük çamaşır
suyu kullanılacaksa 5 kg suya 1 çay bardağı olacak şekilde sulandırılarak kullanılabilir.
Kurban Derisinin Ülke Ekonomisine Katkısı: Kasaplık bir hayvanın kesimi sonucunda
elde edilen değerin %70’ini et, %20’sini sakatat, %10’unu da deri oluşturmaktadır. Ülkemizde
kasaplık hayvan kesimleri kontrollü ve kontrolsüz olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır.
Kontrollü kesimler sonucunda elde edilen deri miktarı Devlet Đstatistik Enstitüsü verilerine göre
yıllık yaklaşık 10 milyon adettir. Kontrolsüz kesimlerin yapıldığı Kurban Bayramlarında ise 3,5-
4 milyon adet derinin elde edildiği tahmin edilmektedir. Bu ham derilerin parasal değeri
bugünkü piyasa fiyatları ile yaklaşık 100 trilyon liradır. Bu derilerin Türk Hava Kurumu
aracılığı ile sanayiye kazandırılması sonucunda oluşan katma değer oldukça yüksektir.
Kurbanlık hayvan kesimlerinde kesici ve yüzücülerin bu işte usta olmaması, kullanılan alet
ve ekipmanların yetersizliği, kesim yerlerinde yeterli teknik ve hijyenik şartların
bulunmamasından dolayı kusurlu diye isimlendirdiğimiz deriler elde edilmekte, derilerdeki
fireler artmakta ve kalite düşmektedir. Kurbanlık hayvanların kesimleri sonucunda elde edilen
ham deriler zamanında ve yeterli düzeyde tuzlanmadıklarından oluşan kokuşmaya bağlı olarak
ham deri kayıpları artmaktadır. Bu da doğal olarak kaynak kaybını oluşturmaktadır.
Kurban Derisinin Korumaya Alınması ve Saklanması: Kesimden sonra hayvanın dikkatsiz
ve beceriksiz şekilde yüzülmesi sonucu derinin iç yüzünde et ve yağ parçacıkları kalır. Özellikle
deri tuzlanarak konserve edildiği zaman tuz, et ve yağ kalıntılarının altına nüfuz edemez. Bu
yüzden et ve yağ kalıntılarının bulunduğu deri kısımları ham kalır ve zamanla bozulmaya
uğrarlar. Bu kalıntıların deriye zarar verilmeden kazınarak deriden uzaklaştırılmasını takiben
hemen soğutulmalı ve tuzlanarak konserve edilmelidirler.
Konserveleme için kullanılan tuzun kristal büyüklüğü önemlidir. Tuzlama işlemi için karınca
başı diye tabir edilen iri taneli tuz kullanılmalıdır. Mutfak tuzu gibi, küçük kristalli tuz
konserveleme için kullanılırsa, erime ve kuruma sonucu deri üzerinde bir kabuk oluşur. Bu
nedenle derinin kuruması engellenir ve iç kısımları bozulmaya uğrar. Çok iri taneli tuz ise,
rutubeti iyi çekemez. Ayrıca deri üzerinde çukurluklara ve yırtılmalara neden olur. Bunun için
kullanılacak tuz partikül büyüklüğü büyükbaş derilerde 3-4 mm, küçükbaş derilerde 1-2 mm
olmalıdır.
Derilerin korunmasında kullanılacak tuzun kalitesi ve miktarı konserveleme işleminin
etkinliğinde önemlidir. Genelde kirlenmiş tuzlarla, daha önce derilerin korunmasında kullanılmış
tuzların kullanılmaması gerekir. Konserveleme için tuzun kalitesi kadar deri üzerine atılan
miktarı da önem taşır. Đyi bir konserveleme etkisi için ham deri ağırlığı üzerinden gerekli tuz
miktarı sığır derileri için ağırlıklarının % 30-40, koyun ve dana derileri içinse % 40-50 civarında
olması gerekir. Çünkü az tuzun yavaş da olsa bozulmaya izin vermekte, fazla tuz ise cilt altında
kristalleşerek tuz lekelerine neden olmaktadır..Yüzümden sonraki ilk 24 saat içinde derilerde
bozulma olayı çok yavaş sürmekte, ancak daha sonra hızlı bir artış göstermektedir. Bu nedenle
yüzüm sonrası deriler en geç 4-6 saat içinde tuzlanmalıdır.
KURBAN KESĐMLERĐ SIRASINDA SAĞLIK RĐSKLERĐ YA I DA BĐLGĐSĐZLĐK
VE ĐLGĐSĐZLĐK NEDENĐYLE ÜLKEMĐZDE 200-260 MĐLYO LUK BĐR MĐLLĐ DEĞERĐN
KAYBOLDUĞU TAHMĐN EDĐLMEKTEDĐR! BU MĐKTAR ÜLKEMĐZ ĐÇĐN OLDUKÇA
FAZLADIR.
KURBAN BAYRAMLARI DA DAHĐL OLMAK ÜZERE HAYVANLAR HERZAMAN
ACISIZ METOD ĐLE VETERĐNER HEKĐM KONTROLÜNDE KESĐLMELĐDĐR.
AVRUPA BĐRLĐĞĐNE GĐRMEK ĐSTEYEN ÜLKEMĐZDE; ĐNSANĐ KESĐM
YÖNTEMLERĐNĐN ARTIK YERLEŞTĐRĐLMESĐ ŞARTTIR.
Đnsani yaklaşım; islami kesime uygundur. Toplumsal görevimiz hayvanlara acı vermeden
kesmek olmalıdır
Dünyanın geişmiş ülkelerinde uygulanan Acısız Metod ile hayvan kesimi Đslami kesim
usullerine aykırı düşmemektedir: Đslami kesimde öncelikle hayvanın kanının yeterince akması
önemlidir. Ölü, kanı akıtılmamış hayvan eti yenmesi uygun değildir. Acısız Metod ile hayvanlar
sadece bayıltılmaktadır. Eğer kesimden vazgeçerseniz hayvan çok kısa bir süre sonra ayılıp
yaşamına devam eder. Kısaca hayvanın sinir sisteminin etkilenmesi ve hissiz hale getirilmesi
işlemin esasını oluşturur. Kalp çalıştığı için kan akışını sürdürmektedir. Kaldı ki islami usul ile
yapılan yerde yapılan kesimlerde kan yeterince akmamaktadır. Acısız Metod ile kesimde kan
daha fazla akmaktadır. Ayrıca Et kalitesi üzerinde de olumlu etkisi vardır.
Mezbahalarda ve Kurban Bayramında kesilen hayvanların vahşet verici görüntüleri ise
insanlığın önemli bir ayıbıdır ve ürkütücüdür. Mezbaha dışı yapılan kesimlerin bilhassa
çocuklarımızı olumsuz yönde etkilediği ve iç dünyalarında derin izler bıraktığı uzmanlarca
belirtilmektedir. Đşin bu insani boyutu toplumsal sorumluluğumuzun önemli bir göstergesidir.
Kaldı ki, Avrupa Birliğine aday olduğumuz bu günlerde çağdaş toplumlara entegre olma
bakımından da, bu yolda atacağımız adım ve elde edeceğimiz başarılar olumlu birer referans
olacaktır.
Dünyanın neresinde olursa olsun, bir insanın ya da hayvanın acısı, yüreğimizi sızlattığı
oranda, insanlığımızdan gurur duyabiliriz.
Gelişmiş Dünya Ülkeleri "Animal Welfare" (Hayvanın Refahı) konularında önemli
ilerlemeler kaydetmişlerdir. Avrupa Birliğine girmeğe çalışan Ülkemizde de bu tip sorunların
çözümlenmesi gerekmektedir. Tüm Hayvan Severleri, Dernekleri, Meslek Odalarını ve Sivil
Toplum Kuruluşlarını "ACISIZ METOD ĐLE HAYVAN KESĐMĐ" kampanyasına katılmaya
çağırıyor ve birlikte yaşadığımız hayvanlara karşı sevgimiz yanında, onlara verdiğimiz acıları
azaltmaya, hiç olmazsa kurbanlık hayvanları “Acı Vermeden” keserek insani görevimizi yerine
getirmeye çalışalım.
Saygılarımızla.
Đstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu

Đstanbul Veteriner Hekimler Odası


Asmalı Mescit Mah. Sofyalı Sok. Hamson Apt. 20 / 3,
Tünel-Beyoğlu / Đstanbul

Telefon : (0212).251 60 65 (0212).292 01 00


Faks : (0212).245 60 16
e-posta : ivhoyonetim@gmail.com