You are on page 1of 250

Andr Bonnard

A n t k Y unan
U Y G A R L I I -L
ly a d a dan
EVREN:

Parthenona

KEREM

KURTGZ

? -r.

'/\V>

EVRENSEL

B A S I M YAYI N

ndr

Bonnard
'fc*

A N T K Y UNAN
UYGARLII

CLT I
l y a d a dan Pa r t h e n o n

Franszcadan eviren

Kerem Kurtgz

Doa Basn Yayn


Datm Ticaret Limited irketi
Tarlaba Bulvar
Kamer Hatun Mah.
Alhatun Sk. No: 27
Beyolu / stanbul
Tel: 0212 361 09 07 (pbx)
Faks: 0212 361 09 04
web: www.evrenselbasim.com
e.posta: bilgi@evrenselbasim.com
Evrensel Basm Yayn - 267

ANTK

y u n a n u y g a r l i i -i

Ily a d a dan Parthenon a


O rijinal Ad
Civilisation Grecque
Andr Bonnard
Franszcadan eviren
Kerem Kurtgz
Redaksiyon
Necla Ik
Kapak Tasarm
Sava eki
Birinci Basm
Ekim 2004
ISBN 975-6525-86-X
975-6525-85-1 TK
Bask
Ayhan Matbaas
(Yzyl M ah. Massir 5. Cad. No: 47 Baclar 0212.629 01 65)

Y unan
UYGARLII
ntk

' '

CLT I
Il y a d a dan Pa r t h e n o n

CLT i

l y a d a d a n Pa r t h e n o n a

CLT 2.
An t g o n e den So kr a tese

CLT 3
E u R P D E S T E N S K E N D E R Y E YE

NS Z
T aner T m ur

Eski Yunan uygarl ile ilikilerimiz XIX. yzyldan beri


sregelen m odernlem e abalarmzn ve kltr tarihimizin en
problem atik ynlerinden birini tekil ediyor. Bununla beraber,
eitli nedenlerle, bu sorunu btn ynleriyle ele aldmz ve
gn na karma abas iinde bulunduumuz sylenemez.
Toplumsal yaantmzn byk bir kesitinin modernizm kavgas
verdii bir tarihi aamada, dnce hayatmzn kk, fakat
etkili bir kesim i de postmodern aray ve zentiler iinde y a
yor. Yoksa geri kalm ln eziklikleri iinde hep ileriye bakma
telamz, bizlere tarihi referanslarm z tamamen unutturdu
mu? Yoksa XIX. yzyln yaratt kimi saplantlarmz, sadece
gelecei deil, gemii grmemizi de mi engelliyor?

13

lunuyorlar. Eserin 1991 basksna yazd nszde Fransz helenisti Marcel Detiennein belirttii gibi, Bonnardn anlatt
Yunanllar ne filoloji uzmanlarnn Yunanllarna, ne de Bat
"Logos"una sava aan H eideggerin Yunanllarna benziyordu.
"Okuyucular iin ne kadar iy i! diyor Detienne, "insanlar ve
onlarn evrelerini, emeklerini, tekniklerini; klelerin s u s
kunluunu kefetm ek isteyen okuyucular iin ne kadar iyi!
Bonnard bize Yunanllar gnlk yaantlar erevesinde s e
vin ve kederleri, bilim ve efsaneleri, zgrlk ve klelikleri
iinde sunuyor.
Bonnard bu kadarla kalmyor. Eski Yunan bilgeliiyle b e s
lenmi bir etik anlayyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de ada hmanizm dersi veriyor. M accartism in Bat
l rejim leri kasp kavurduu bir ortamda, Bertolt Brecht ile ay
n yl Lenin dln paylaan bu saygn ilim adam, Dnya B a
r iin almalar yznden tutuklanp, mahkemelere ka
rlmam myd? Andr Bonnard 1954 N isan nda huzuruna
karld hkime unlar sylyordu: "Benim iin hmanizm,
m asasnda alan bir insann bilimi deildir; hi ayrlmayaca
m bir hayat kuraldr.. Burada kiiliim de Antigon dostu ve
evirmeni ile bar taraflsn ayrmak istiyorlar; oysa bunlar
ayn in s a n !
O insan kitabnda bize sadece Eski Yunan anlatmyor; b i
raz da bizleri anlatyor..
Ekim 2 0 0 4 , stan b u l

zm ezen Satyrler. (Amasise mal edilen amfora. VI. yzyl)

lm

u n a n

y g a r l i i n i n

BENDE
Y UNAN

HALKI

U y u n a n halk, kendi dnemindeki teki halklar gibi bir halkt.


Bir yFre varsn ya da varmasn, uygarlkta, ilkel dnem yaam bii
minin ar aksak ileyiini yzyllar boyu o da yaad.
Dahas var. Tarihi boyunca onca grkemli bayaptla daha bir
parlayan gelime dnemleriyle gz kamatran zamanlara, Parthenona (Partenon), Sophoklese ve Hippokrat ana kadar uzanldnda grlr ki Yunan lkesinin u canl ve nazl yrei olan, u
"z be z Hellen" Atina dahil olmak zere, tm Yunan halk, yle
sine tuhaf, ylesine sanki "Polinezya kkenli", kimi zaman yalnzca
kaba ve gln geleneklere; kimileyin de insan her tr uygarlktan
fersahlarca uzaktaym duygusuna kaptran, dehetengiz vahilikte
ki bo inan ve greneklere sarlm, bunlarla urap durmutur.
Antik Yunanistan, uygarlk kavramyla, dnyaya insan gz ile

16

ntik

unan

Uygaklii

bakmak uruna, ilkel insann hayvans yanyla/grememe ve kavra


yamama durumundan syrlmak iin ektii o mthi snrsz zorluk
arasndaki akl almaz karmakl gzler nne sermektedir; somut
bir aykrlktr bu.
Atinada her yl, ilkbaharn tekrar gelmesi iin grkemli trenler
yaplrd -zira ilkel dnem insanlar ilkbaharn, kn yerini almay
unutacandan korkarlard- teke ya da boa klndaki Dionysosun
(Dionisos), ba yarg olan kraln kars yani Atina "kraliesi" ile ev
lenii kutlanrd. Buna bal olarak, Attika krsalnda, yln kalan b
lmnde kapal tutulan bir tapnak ziyarete alrd. Demokratik
yntemle seilmi grevlilerce idare edilen halk, alay halinde tapma
a, tahtadan yaplma eski bir tanr heykelini almaya gelirdi; heykeli
"kral" sarayna ilahiler syleyerek gtrrlerdi ve tanr geceyi " kra
lie "nin yatanda geirirdi. (Sz konusu prenses, Atina yurtta ola
rak domu olmak ve kocas olan ba yargla bakire olarak evlenmi
olmak zorundayd.) Atinann bir numaral hanmyla tanrnn evlen
mesi -ki bu evlenme simgesel deildi, eylemsel olarak da eksiksiz ya
plmas gerekiyordu; zira kullanlan Yunanca terim bunu gstermek
tedir- tarlalarda, meyve bahelerinde ve balarda bereketi, hayvan
srlerinde ve ailelerde ise retkenlii gvence altna alyordu.
iek leni (Anthesterie) Atinada ubat sonunda yaplrd. Her
evde kutlamalar yaplr, bu vesileyle krsal kesimden getirilmi taze
ra iilirdi. lenin ikinci gn ise halk arasnda iki ime yar ya
plrd; arcnn iaretiyle, bir dikite, testisindeki arab en abuk bi
tiren kazanrd: ok ok iyi, zira arap hepten uygarlk demektir.
Ama nc gn a ve susuz kalan ller uyanr ve lenden payla
rn isterlerdi. Bu grnmez yaratklarn kentin sokaklarnda kou
turduklar duyulurdu. Aman dikkat! Herkes kapsn skca kapatr,
ama daha nce evin eiine, yaayanlarn el dedirmeye bile ekin
dikleri ve her trden tahln katlmasyla hazrlanm ve bir gve
ierisine konmu olan "sava hali" orbas braklrd. O gn insan
lar llere kar tanrlar koruma altna alrlard. Bylece evlerin ka
p ve pencerelerini iyice tkayp, tanrlarn da tapnaklara kapatr
lard. Btn bir tapnak, kaln urganlarla sarlrd, bylece tanrlarn
lmszlne lmn bulamas engellenmi olurdu. Neden sonra
o hi mi hi azalmayan orbayla karnlar iyice doyan ller -yle
ya grnmez olanlar tabii ki grnmez biimde beslenirler- artk bir
sonraki yla kadar rahat braklrd.

unan

Uygarliinin

Beiinde

unan

alki

Sonra bir de "Pharmacos" (Farmatos) ad verilen, gnah keisi


ayini vard; birden ortaya kan ve kent devletlerini zora sokan b
yk felaketler karsnda derman saylrd. Bugn bizlere ylesine p
rl prl gzken, ylesine ok ey vaat eden ve de gerekletirmeden
yana zengin uygarln bu ilkbahar dneminde, I.. VI ve V. yzyl
larda, Atina da ve loniann byk ticaret limanlarnda yaplrd bu
tren. Gzel gen kz heykelleri, krmzya boyanm glen yzleri,
maviye boyal salar, alacal bulacal giysileri ve a boyal taklary
la kentlerde iekler gibi aarlard. Ve lonial bilginler ellerini tez
tutup hemen evrede olup bitenlere materyalist ve aklc bir akla
ma getirmelere giriirlerdi. Bylesine yeni ve gelimi kent devletleri,
her eye karn yine de az buuk bir insan artn, sakatlar, buda
lalar veya lm cezas alm olanlar da iinde barndrmaktayd ki
alk ya da veba salgn durumunda bu insanlar talayarak ldrp
bylece tanrlara kurban ederlerdi. Ya da baka zamanlarda doku
nulmazl olan gnah keilerinin ellerine kuru incir, arpa ekmei ve
peynir tututurularak kentten kovulurdu ve hatta, yabani adasoan
saplaryla yedi kez cinsel organna vurulduktan sonra yaklr, klle
ri denize savrulurdu. "Pharmacos" gelenei Marsilyaya lonia yoluy
la gemitir.
Herodotun deyiiyle, "zgrle skca tutunan" Atmallarn,
Yunan halklarn bamszlna kavuturduu u Salamine sava
sabahnda, bakomutan General Themistokles (Temistoklis), Amiral
gemisinde, tm filonun karsna geip, savan kaderini kendi hal
kndan yana evirmesi iin sunu olarak, i et merakls Dionysosa
insan kurban etmitir. Gzel giysiler giydirilip altn taklarla be
zenmi ok yakkl esir, bizzat byk kraln z be z yeenleri
idiler. General bunlar kendi elleriyle boazlamtr. Bu bir bask
gsterisi deildi tabii, bir adak sunuuydu.
Atomcu materyalizmin kurucusu, nl byk bilgin Demokritos
(ki fikirleri daha sonraki alarda, Pline ve Columelle (Kolimeli) ta
rafndan yeniden ele alnm, belki daha da gzelletirilmi) ayba
kanamas olan kzlarn, haata hazr tarlalarn evresinde kez ko
arak dolamasn ister. Aylk kanamadaki kann, topraktaki tahl
danelerini yiyen bceklere kar gl bir antidot oluturan enerji
bakmndan ok zengin olduunu dnyordu.
Yalnzca nceki dnem ilkelliinden syrlm halde varln
srdrmekte olan antik uygarln barnda deil, her yerde kendini

17

gsteren ayn trden nice baka olaylar sralanabilir daha. Bizlere,


vahilerin garip sapnlar gibi gzken baz uygulamalar, toplumun
temel yaplanmasndan kaynaklanyordu, iki bin yllk uzun srekli
lii, tartlamaz zellikleri, yazl yasalardan veya geleneksel hukuk
tan aldklar dayanakla vicdanen rahat olular, filozoflarn aklayc
yarglar, bu konunun nemini belirtmektedir. Yok olmamak iin di
renmelerinin bir aklamas vardr elbet; bu kitapta en azndan bir
ksm, Yunan uygarln sona gtren yanllar, bozgunlar tekrar
dan ele alnacaktr.
Hemen rnek verelim: Yunan kent devletlerinin hepsinde (Thebai hari), aile iinde, baba, daha dnyaya gelir gelmez, ocuunu
diledii biimde, bandan defetme hakkna sahiptir. Yol boylar, ta
pmak merdivenleri bu trden terk edilerin yapld yerlerdir. Yu
nan dnyasnda (Atina hari), baba, insan ticareti yapan byk m
byk tacirlere ocuklarn satabilir. Varsl aileler, ana baba kalt
mallarnn btnlnz haklarn geni biimde kullanarak sa
lamlardr. Yoksul zavalllar iinse, alacaklsna borcunu derken
bir fazla boazdan kurtulmak demektir! Sparta kenti daha da gzel
bir yol buldu: soylu bir ailenin oullan, drd tek bir kadn al
ma yoluna giderler, srayla kullandklar tek bir kadn, onlara, alko
yacak ya da salverecek kadar ok sayda ocuk vermeyecektir hi
bir zaman. Peki, ya tarihi zamanlarn ta ilk yzyllarnda, (Dorlarn
Peleponnesten kuzeye srd Eon kabilesi dnda kalan her yerde)
yar klelik kskacna den kadnn durumuna ne demeli? E olarak
evin bakm ve tutumunu gzetmek ve ocuk yapmak, tercihen, evin
efendisinin gereksindii erkek ocuu dourmakla grevli bir hiz
metidir. Kibar fahie olaraksa, sokak kelerinde flt almak, felse
fi veya deil, toplant ve lenlerde oynamak, yatak dnyasnda ise
zevkleri diri tutmak gibi grevleri vardr. Klelere gelince...
Ama neyse, bu konuyu brakalm, insan uygarlklarnn en g
zellerinden birine adanm bu kitabn ilk sayfasnda daha, Yunan
halknn tpk tekiler gibi ilkelin de ilkeli olmaktan pek de geri kal
madn yeterince gstermi olduk. Uygarl kk salm, yeermi
tir -bir mucize sonucu deil, birka uygun koul sonucu ve iinin ge
rei olarak ortaya kan bulular sonunda olmutur bu- ve dnya
daki btn halklarn iinde kk sald bo inan ve vahet gbreli
inde byyp gelimitir. Zira bakn, yine bu saf ve zalim olan ay
n ilkel halk, ayn zaman ve ayn kaynama ierisinde birden kefe-

unan

yc , a r l i c i n i n

Beiinde

unan

alki

19

diverdi. Kim, neyi kefetti? ite gryorsunuz, kalemimin ucuna bir


ok sz geliyor, ama neyse geelim ve tek szckle syleyelim: Uy
garl kefetti, bizim uygarl...
Ey maviler ve pembeler iindeki Yunanistan, tatl-eker Yunan,
be hey sanatn, akln, Tainen ve de Renann Yunan, toz toprak
iinde ne de kirlenmisin, kan-ter iinde, pislenmisin, stnde kan
lekeleri!

' f r
Nedir o halde uygarlk dedikleri? Uygar szc, Yunancada,
evcillemi, ilenmi, alanm anlamna gelir. Uygar insan, alanm insandr, daha besleyici ve daha tatl meyveler versin diye kendi
kendini alayan insandr. Uygarlk; insan yaamn korumak, doa
gleri karsnda onu daha bamsz klmak; renildike birer z
savunma arac olan, ama ilkel yaamn bilgisizlik evresinde, fiziksel
yasalarnn insan yaralamaktan teye gemedii bir dnyada yaa
m salama almak amacyla yaplm bulu ve keiflerin tmdr,
insan yaamn korumak, ama ayn zamanda onu gzelletirmek,
halkn refahn artrmak, insanlar aras ilikilerin giderek daha den
geli bir biimde ve ar ar gelitii bir toplumda yaama sevincini
oaltmaktr. Ve nihayet, topluluk halinde yaayanlarn bir arada
tadna vardklar sanatn pratii ierisinde insan gelitirmek, yepye
ni yaratlar iin tkenmez kaynak oluturan bilim ve sanatn yeni
batan dnp kurgulad kltr dnyasnn da iinde yer ald,
ayn zamanda hem gerek hem de dsel olan bu dnyada, insann
insansln ykseltmektir.
Birok icat-keif-fetih... Hl kararszlk gsteren bir iindeki
ler izelgesi iin ite bunlardan birka.
Art arda dalgalar halinde Balkanlara gelen Hellen halklar, ge
be kavimler halinde yaayan halklar gibi yaam srmekteydi. adr
lar, nce aa paras sonra bronzdan silahlar, avlanm hayvanlar
ve keiler. Evet insanolunun kazand tm hayvanlar arasnda en
hzls olan at epeydir evcildi artk. Bu yabanl halk, temel gdasn
avla elde ediyordu. Daha sonra Hellad adn alan yarmadaya yerle
ince, nankr topra g bela ilemeye koyulur. Her zaman iin,
kentliden te kyl olarak kalacaktr. Kyldr bu halk. En grkem
li dneminde, Atina bile Attik krsalnn pazar yeridir hl. Yunanl-

20

AntIk Y

unan

Uygarligi

lar o zamanlardan beridir tahl, zeytin, incir ve zm yetitirirler.


ok gemeden, zeytin ya ve araplarn, Asyal komularnn ret
tikleri kumalarla dei toku etmeyi renirler. Ve hatta, yeni doan
kentlerin giderek artan nfusu iin zorunlu olan buday ve arpa kar
lnda bu rnleri, boyanm gzel mlekler ierisinde, Karade
nizin kuzeyinde yer alan yre halklarna sunmak iin denize alma
tehlikesini gze alrlar, ilkel avlanmann yerini alan et arlkl bes
lenme dzenini, yenice yerletii yerlerin iklim koullarna uyarl da
ha bir bitkisel arlkl yeme dzeniyle deitirme sonucuna gtren
belli alan tarmnn gelimesi ve ok gemeden iyice yaygnlaacak
olan ticaret ilikilerinin gelimesi sonucu, Yunan halk daha bir refa
ha ulam, ama ayn zamanda da pek yontulmam bir halk olarak,
ok daha eski uygarlklara mensup halklarla temasa gemitir.
Ama bunun iin kh yreklice, kh korka korka, acemice bir
baka fetih daha yapmas, denizi fethetmesi gerekti. Yunan halk l
kesine kara ktasndan ve kuzeyden geldi. Asya ve Rusya bozkrla
rndan, clz bir hayvan srsn nne katarak ve avlayarak o ka
dar uzun sre dolamt ki, akrabalar olan hemen btn Hint-Avrupal halklarda ayn szcklerle belirtilen engin denizin adn unut
mutu. Latince ve ondan treyen dillerin mare, mer, v.b., Cermen
dillerinin Meer, See, sea, v.b., Slav dillerinin de More, Morze, v.b.,
diye adlandrdklar bu akkan dzln Yunancada ad yoktu. l
keleri olacak bu toprakta bulduklar topluluklardan bir szck al
mak zorunda kaldlar: Thalassa (Talaa) dediler. Gemi yapmay da
kendilerinden ok daha uygarlam bu topluluklardan rendiler.
nce gvenilmez ortam karsnda dehet iinde, sonra eski airlerin
dedikleri gibi, ar yoksulluk... ac alk... ve bo karnn gereksini
mi ile sktrldklarndan dalgalar ve rzgrlar krallnn (Eolya)
karsna kmaya, mal ykl gemilerini derin girdaplar iinden ge
irmeye kalktlar. Onlar bu meslekte, ok emek verip zarar grse
ler de, Fenikelilerin bile ayan kaydran antikitenin en giriken de
nizci halk olurlar.
Kyl halk, denizci halk: ite Yunanllarn uygarlnn ilk adm
lar bunlardr.
Hemen ardndan baka kazanmlar gelir. Yunan halk iirsel an
latmda ustalar; yazn trleri denilen ey haline gelecek snrsz
mlkn tarlalarn bulur ve iler. Yunan dilinde nceleri bunun ad
yoktur: Ei grlmemi bir bollukla bayaptlar vermekle yetinir.

unan

Uyga

rli

Gi ni n

eiinde

unan

alki

Dil; ot ve pnar kadar canl, dncenin en ince ayrntlarn akla


yacak, yrein en gizil devinmesini aa karacak kadar esnektir.
Gl ve tatl bir mzik, gl bir org kaynam, tiz flt sesi, kr ha
vas estiren kaval gibidir.
ilkel halklarn hepsinin de arklar, trkleri vardr ve alrken
veya iin ykn hafifletmek iin sanki ritimli bir dil kullanrlar. Yu
nan ozanlar, ritimleri byk bir verimlilikle gelitirmilerdir; bunlar
dan ou halka dayal, ok raklara dek uzanan gemilerden gelmek
tedir. Ozanlar nceleri grkemli ama deiken ahenkler halinde, ge
miteki kahramanlarn sava baarlarn vmelerine yarayan byk
epik dizeyi kefederler. nceleri yar yarya doalama olan bu ok
uzun iirler kuaktan kuaa aktarlr. Bunlar sade bir lir eliinde ez
berden okunur ve hazr bulunanlarn bundan duyduklar ortak zevk
le, alkan ve cesur bir topluluk bilincini oluturmaya katkda bulu
nurlar. Havada uuan bu iirler zamanla akllarda yer eder. Sonun
da bunlar bugn hl okuyageldiimiz, Yunan halknn ncilleri olan,
lyada ve Odysseia (Odisia) gibi iki byk yapta varrlar.
iiri daha sk bir biimde mzie, arkya ve dansa balayan,
esinlerini bireylerin ve sitelerin gndelik yaamndan alan, alay eden
ya da coturan, byleyen ya da reten br airler, bazen yergi,
bazen ak, bazen de yurttalk sevgisi ieren lirizmi kefederler. Bir
bakas da yaamn hem taklidi hem de yeniden yaratm olan tra
gedyasyla komedyasyla tiyatroyu kefeder. Drama airleri Yunan
halknn eiticileridirler.
Onlar, dillerindeki byl szcklerle, gemilerinin ans, bu
gnlerinin kayg ve umutlar ile, imgelem dnyalarnn dleri ve ya
nlsamalaryla btn zamanlarn byk iirsel trn -destan, li
rik iir ve dramay- kefederlerken yine bu sralarda yontma kalem
leriyle ahaptan sonra, yontulacak en grkemli maddeler olan sert
kireta ve mermere meydan okuyorlar ya da bronzu kalba dk
yorlar ve bunlardan insan bedeninin, ayn zamanda tanrlarn da
olan bu benzersiz gzellikteki bedenin bir benzerini karyorlard.
nk dnyada dolap duran bu tanrlar belal bir sr olduundan
ne pahasna olursa olsun onlar kazanmak, onlar altrmak gereki
yordu. Onlara erkein ve kadnn gzel ve ak biimini vermek on
lar insanlatrma ve uygarlatrmann en iyi yoluydu. Bu tanrlara
grkemli tapnaklar dikerler; ilerine de tanrlarn tasvirlerini kapa
tr ve sonra onlar ak havada trenlerle gnendirirler. Tanrya ada-

21

22

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

nan bu grkemli meknlar, onlar yapan sitelerin bykln de


anlatmaktadr. Yunanllarn yontuculuu ve mimarl, yzyllar bo
yunca ve en byk yaptlar ile hepten gn sakinlerine adanmsa
da, onlarn komu halklardan aldklar bu sanatlar insanlarn yon
tulan ya da bir araya getirilen ta veya metal ile gzellii yaratma
gcn de fazlasyla dorular.
-Ve yine onu zamanmzdan ok nce VII., VI. yzyllarda b
tn mal ve mlk ele geirmeye doru gtren o byk atlm dne
minde- Yunan halk zaten kendini bilimin ilk yasalarn zme yo
lunda snamtr, iinde yaad bu dnyay anlamaya, onun ne ol
duunu, nasl olutuunu sylemeye, insann kendi kullanmna al
mak istedii bu yasalar renmeye, anlamaya alr. Matematii,
astronomiyi kefeder, fiziin ve tbbn temellerini atar.
Peki kimin iindir btn bu bulu ve keifler? br insanlar
iin, onlarn karlar ve onlarn kvanlar iindir. Ama henz b
tn insanlar iin deildir. En bata site halk iindir. Bu terimden es
ki Yunanistanda ayn yerleim blgesinde (ky ve ynetim merkezi)
oturan yurttalar topluluunu anlamak gerekir. Yunanllar henz
dar olan bu erevede en azndan onu oluturan elere siyasal hak
eitlii veren ve zgr yaplanma isteyen bir toplum kurmaya alr
lar. Bu toplum en gelimi Yunan sitelerinde, halk egemenlii ilkesi
ne gre kurulur. Demek ki Yunanllar demokrasinin -henz ok ek
sik- ilk biimini de elde etmilerdir.
Btnyle ele alndnda, Yunan uygarln tanmlayan en
nemli kazanmlar bunlardr. Bunlarn hepsi ayn amaca ynelir: in
sann doa zerindeki gcn artrmak, insann kendi insanln ar
trmak. Bu nedenle genelde Yunan uygarl bir hmanizma olarak
adlandrlr. Dorudur. Yunan halk, aslnda, insan ve insan yaa
mn daha iyi hale getirmeye zorlamtr kendini.
Bu yazg bizim de yazgmz olduundan, yarm ve eksik brakl
m Yunan rnei, hatta baarszlklar bile gnmz insan tarafn
dan uzunca irdelenmeye deer dorusu.

Yabanllktan uygarla geerken, Yunan halknn nnde uza


nan bu uzun yoldaki birtakm evreleri, air Aiskhylos (Eshilos), Prometheus (Promiteas) tragedyasnda sayp dker. Kukusuz bilisiz ve

unan

Uy g a r l i Cinin

Beiinde

unan

alki

zavall atalarnn, onlar zgr klan bilginin ilk kademesine ykseli


inin ne sebebi ne de nasl hakknda en ufak fikri yoktur onun. On
larn bo inanlarndan birounu hl paylamaktadr. Bir yaban
ln byclere inanmas gibi bilicilere (khinlere) inanr, insan eme
inin doadan ekip ald tm bulular, insansever dedii tanrya,
Prometheusa mal eder.
Bununla birlikte insanlarn velinimetini ve onunla birlikte in
sanlar, gn ve yerin hakim i olan ve gururlu insan trn se
bepsiz yok etmek isteyen zorba Zesn kinine brakrken, Prometheus onu engellememi ise eer, o dnen ve hareket eden in
sanlarn Dostunu, durumumuzun sefaleti ve plaklna kar, a
lar boyu srdrdmz mcadelede insan aklnn gsterdii gcn gzpek tan yapar.
Prometheus der:
''lmllerin sefaletini anlayn, akla ve dncenin gcne y
nelttiim bu clz ocuklar iin yaptklarm renin... Eskiden insan
larn gzleri vard ama grmezlerdi; nesnelerin sesine sardlar ve
hayalet gibi, yaamlar boyunca dnyann kargaas iinde geliig
zel hareket ederlerdi.
Gneli evler yapmazlard; tula, mertek ve ahap bilmezlerdi ve
tpk karncalar gibi, yeraltna ekilirler, maaralarn karanlna ka
panrlard. Mevsimlerin dnn nceden kestiremezler, gky
znde kn, iekli baharn, meyveleri olgunlatran yazn iaretleri
ni okumay bilmezlerdi.
Her eyi hibir ey bilmeden yaparlard.
Ta ki onlar iin yldzlarn douu ve bat ile ilgili o etin bili
mi bulduum gne kadar. Sonra her trl bilginin kraliesi saylarn
bilimi geldi. Ve evrenin belleini, insan emeini, sanatlarn anasm
bir araya getiren szel bilimi.
Derken, en ar ilerde yk hafifletmek amacyla onlara yaba
nl hayvanlar kouma balamay rettim. kz enseyi bkt. At
biniciye saygl oldu. Arabay ekti. Krallarn gururu oldu. Ve, de
nizlerde dolamalar iin onlara bez kanatl kay verdim...
Baka harikalar da var. insanlarn hastala kar hibir areleri
yoktu, yapacaklar tek ey lmekti. Birtakm ak erbetlerini birbiri
ne kartrdm, merhemler hazrladm: Yaamlar sararp soluyordu,
canland ve devam etti... En sonu, onlara topran haznelerini a
tm: Altn ve gm buldular, demiri buldular ve tun elde ettiler...
sanayi ve gzel sanatlara sahip oldular.

23

24

A ntik

unan

Uygarlii

Yunan halk ile Yunanistana girelim bakalm.


Bu halk -onlar kendilerine Hellenler derlerdi- dili bakmndan
(rktan sz etmeye kalkmayalm) byk Hint-Avrupa ailesindendi.
Gerekten de Yunan dili sz varl, eylem ve ad ekimleri, szdizimi bakmndan eskiden ve bugn Hindistanda konuulan diller ile
bugn Avrupada konuulan dillerin birouna yakndr (istisnalar:
Bask dili, Macarca, Fince, Trke). ok sayda szck bakmndan
btn bu dillerle ak akrabal bunu kantlamaya yeter. rnein
Yunancada pre ve Latincede pater, Almancada Vater, ngilizcede
fatber denir. Franszca Frre: Latincede frater (phrater ise Yunanca
da geni bir ailenin yeleri iin kullanlr), Almancada Bruder, ngi
lizcede brother, Slavcada brat, Sanskritede brt, antik Pers dili
olan Zendcede bbrtar'dr.
Bylece devam eder gider. Bu dil akrabal sonradan Hindis
tana, rana, Avrupaya yerleen insan topluluklarnn birlikte yaa
maya ve ortak bir dil konumaya baladklar anlamna gelir. Bu
halklarn 3000 ylna doru henz ayrlmadklar Ural (ya da tesi)
ile Karpatlar arasnda gebe yaadklar kabul edilir.
I. . 2000 ylna doru artk ilk topluluktan ayrlan ve Tuna
ovasn igal eden Yunan halk, gerek Asya kysnda, gerek Ege ada
larmda, gerekse gerek anlamyla Yunanistanda, Dou Akdenizin
evreledii topraklara girmeye balar. Demek oluyor ki, antik Yu
nan dnyas, bandan beri Egenin iki yakasn kapsar ve Asyal Yu
nanistan, uygarlk yolunda uzun sre Avrupaldan nde gelir. (Za
ten Asyal Yunanllarn, yaklak drt bin yldr yaadklar bu eski
ve grkemli Hellen toprandan Trklerce karlmalar -1 9 2 2 deok yeni bir olaydr.)
Yunan kabileleri yeni yurtlarna yerlemeye balarken tm bu
blgeleri elinde tutan ve kendilerinden ok daha ileri dzeydeki bir
halktan tarm rendiler. Eskilerin bazen Pelasglar dedikleri bu hal
kn gerek adn bilmiyoruz. Biz onlar bir kysnda bulunduklar ve
adalarnda oturduklar denizin adna gre Egeliler diye adlandryo
ruz. Ya da hatta uygarlklarnn merkezi Girit olduundan Giritliler
diyoruz. Bu Egeli halk yaz yazmay biliyordu ve kaz yaplan siteler
de ok sayda yaz harfleriyle kapl kil tabletler bulundu. Bu yaznn
ifresi yenilerde zlmeye baland. Bilim adamlarnn hi bekleme
dikleri biimde -onlar elli yldan beri tersini sylyorlard- Ege kayPeloponnesosun manzaras.
Ovada, evrilmi harman yerleri.

26 | A

nt

Ik Y unan

Uygarlii

nakli tabletlerin dilinin Yunanca olmayan heceye dayal harflerle ya


zlan bir Yunan dili varyasyonu olduu ortaya kt. Bu buluu nasl
aklamal; bunu yantlamak iin henz vakit ok erkendir.
Her ne kadar, Yunan istilaclar Egelilere dillerini aktarmlar ise
de, onlara bilmedikleri yazy aktaramamlardr. Burada bizim iin
nemli olan ilkel Yunanllarn, uygar Egelilerden neler aldn belir
lemektir. Bunlar ok sayda ve ok deerli unsurlardr.
Giritliler uzun zamandan beri baclk, zeytincilik ve tahl tar
m yapyorlard. Kk ve byk ba hayvan yetitiriyorlard. Bir
ok metali, altn, bakr ve kalay biliyorlard. Tuntan silah yap
yorlard. Ama demirden haberleri yoktu.
Arkeologlar Giritte, XX. yzyln banda Egeli prenslerin geni
saray kalntlarn buldular. Bu saraylar bir labirent biiminde birbi
rine karan ve geni bir avlunun evresinde toplanan tam bir saysz
odalar ve salonlar a ieriyorlard. Giritte, Knossos (Knosos) Sara
ynn labirentleri 100x150 m2lik bir yap alann kaplar. En az iki
katlyd. Sarayn duvarlarnda hayvanlar ya da iekleri, gsterili
giysileriyle kadn alaylarn, boa grelerini tasvir eden freskleriyle
kabul salonlar grlr. Uygarlk henz o dzeyde olmasa da, Knos
sos Saraynda ne ilgintir ki ne banyo kveti eksikti ne de tuvalet.
Asl belirtilmesi gereken gerek udur: Giritliler dneminde ka
dn, V. yzyl Yunan kadnnkine kyasla ok daha zgrd ve daha
ok sayg grrd. Giritte kadnlar ok deiik ilerle uram gi
bidirler. Zaten birtakm yeni aratrmalar ok eskiden, Ege kylarn
da birok halklar bulunduunu ve bu halklarda, kadnn durumu
nun yksek seviyede olduunu gsterdi. Bu halklardan bazlar anaerkini yaadlar. ocuklar analarnn adn tayorlard, akrabalk da
kadnn soyuna gre hesaplanyordu. Kadnlar art arda birok koca
seiyorlar ve toplulua egemen oluyorlard.
Egeli halklar sava imi gibi grnmezler. Saraylar ve kent ka
lntlar hibir tahkim izi tamaz.
Demek ki Yunanllar l.. 2000 yl ile 1500 yl arasnda bu bl
geleri ele geirirken buralarda, uygarlkta oktan bir yere varm bir
halk bulmulard. Egelilerin bysne ve egemenliine balanmakla
baladlar: Onlara hara dyorlard. Sonra ayaklandlar ve 1400e
doru Knossos Sarayn yaktlar.
O zamandan beri Yunan ilkel toplumu, Egelilerin tanrlar ve
mitlerinden bazlarn ve onlarn kimi tekniklerini alarak kendi yo-

unan

U y g a r l i C inin

iCIn

d e

unan

alk

i | 27

lunu izler. Ancak Yunan sanatnda ne tamamen doadan esinlenmi


gzel Girit resmi -iekler ve yapraklar, kular, balklar ve kabuklu
deniz hayvanlar- iz brakm gibi grnr, ne de Girit dili ona bir
ka yer ad, labirent szc (orda yaayan boa kral Minos gibi),
denizin yeni ad (Thalassa gibi) ve bakaca ufak tefek unsurlardan
baka bir ey vermitir.
ilk Yunan boylarndan Akhalarn uygarl nceki dnemden
daha belirgin bir kalt hl korur. Hellen halk Giritlilerden kendi
sini her zaman kyl ve denizci bir halk yapacak u iki armaan al
d: Tarm ve denizcilik. Zeytin aalar, zm balar ve gemiler:
Bunlar uzun sre Yunanllara has zellikler olarak kalmtr, insan
lar bunlarla geinir, airler bunlar konu edinirler.
Ama Yunan boylar pek bilinmeyen ncellerinden ok daha sa
va idiler. Knossos Saray ykld, sonradan yar yarya yapld
iin gen Yunan dnyasnn siyasi merkezini Peloponnesosa (Peleponisos) tadlar. Krallar orada yle korkun Mykene (Mikeni) ve
Tiryins (Tirineas) kaleleri diktiler ki bunlarn devasa duvarlar hl
ayaktadr. Ege uygarlklarna bulaan u Akhalar iin korkun ya
maclard denebilir. Saray ve mezarlar alnt altnla dolup taar.
Yunanllar, denizde nceleri, Sicilyaya kadar uzanan Egeliler
den ok daha rkek denizciler olarak grndler. Mykenenin Yu
nan gemileri Egenin dna kma tehlikesini gze alamazlar. Kyla
r izler, bir adadan brne giderler. Akhalarn denizcilii ise tica
retten ok korsanlktr. Mykeneli beyler, paral askerleriyle ekya
lk yapmaya kalkarlar. Btn bunlar Deltada yaparlar. Kk As
yada (Anadolu) yaparlar: Kral mezarlarndaki bunca altn, eitli
mcevherler, marapalar, llerin yzne maske olarak konulan in
ce altn yapraklar ve zellikle byk titizlikle ince ince ilenmi sa
ysz altn levhacklar bunun gstergesidir.
Kendilerine bal ok saydaki balaklarm da pelerinden s
rkleyen Akha prenslerinin son seferi -efsanevi ekilde deil- bizati
hi tarihteki Troya (Tria) sava olmutur. Bir Hellen sitesi olan Tro
ya-Ilion sitesi, akntya kaplmakszn anakkale boaz boyunca
uzanan kara paras zerinden, ellerinde ne varsa: Gemileri, mallar,
hepsini srtlanp karadan Karadenize gemek isteyen tccarlardan
vergi alarak zenginlemiti. Troyallar, onlardan bu gei iin bol bol
hara alyorlard. Bu yamaclar da yamalandlar. XII. yzyln ba
nda (I.. 1180e doru) uzun bir kuatmadan sonra Ilion ele gei-

28

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

rildi ve yakld. te yandan harikulade birok efsane bu soyguncu


lar arasndaki rekabetin kahramanca deil ama ekonomik olan ger
ek nedenlerini rtlyordu. lyada bunlardan bazlarn aktarr.
Geen yzylda Troyada kaz yapan arkeologlar, bin yldan faz
la bir zamandan beri tepedeki topraklarn her yan rtm olduu
yangn izleri tayan bir kentin kalntlar arasnda, Mykenede bul
duklaryla ayn dneme ait nesneler buldular. Hrszlar, arkeologpolislerin sabrl aratrmalarndan kap kurtulamyorlar.
Bu srada yeni Hellen boylar -Eoliallar, loniallar, en sonu
Dorlar- Akhalarn ardndan Yunan topran ele geirdiler. En son
gelen Dorlarn istilas I.. 1100lere dorudur. Giritlilerle ilikide
olan Akhalar yar yarya uygarlamken Dorlar ok ilkel kalmlar
d. Yine de demiri kullanmay biliyorlard: Bu metalden eitli silah
lar yapmlard. Akhalarda demir henz o kadar azd ki altn ve g
m kadar deerli bir metal saylrd.
Dorlar daha salam ve hele ki daha uzun olan bu yeni silahlarla
(tun hanere kar, demir kl) Yunanistan kasp kavurdular.
Mykene ve Tiryins de ykld ve yamaland. Egelilerin uygarln
dan etkilenen Akha uygarl unutulup gitti. Bu uygarlk uzun sre
tarihin neredeyse bir masal alan olur kar. Dor istilasnn izini ta
yan Yunanistan, bundan byle yalnzca Yunan boylar ile dolup ta
ar. Yunan tarihi balayabilir artk. Bu tarih I.. XI., X., IX. yzyl
larn karanlnda balam olur. Ama gndz yakndr.

Hellen olma durumundaki bu lke hangi lke? ilk hangi kay


naklar, acaba hangi engeller, ilkel bir halka, uzun bir tarihsel sre
iin, el yordamyla, uygarla doru bir yry sunuyordu dersiniz?
Belirtilmesi gereken iki nemli zellik udur: Da ve deniz.
Yunanistan, doruklar hibir zaman 3000 metreye ulamasa da
ok dalk bir lkedir. Ama her yerde vardr; uzayp gider ve bazen
ok sarp olmak zere btn ynlerde ykselir de ykselir. Eskiler
zigzaglar izme zahmetine girmeksizin, dimdik ykselen patikalar
dan trmanrlard. Yamacn en sarp yerinde kayada oyulmu basa
maklar vardr. Bu kargaal da, ou zaten deniz kysnda birok
kk yerleim blgesine ayrlm bir lke sunuyordu. Bunun sonu-

unan

Uygarliinin

Beiinde

unan

alki

cunda Yunanllarn site dedikleri siyasal biime uygun bir blmlen


me kyordu ortaya.
Devletin kantonal biimi. Savunulmas kolay kk yreler. Ga
yet ho. Bunun iin ne ideolojiye, ne de corafi haritaya gerek var
dr. Yksek bir yere kn, bir bakta btn lkenizi kucaklarsnz.
Yamalarn altna doru ya da ovada birka ky vardr. Bir akropolis stnde kurulmu bir kk kasaba, ite size ynetim merkezi. Bu
merkez hem istila halinde kyllerin sndklar kale, hem de bun
ca site arasnda pek devaml olmayan bar zamannda pazar yeridir.
Tahkim edilmi bu akropolis, kentsel rejim doduunda kentin mer
kezi olur. Kent deniz kysna kurulmaz -korsanlara dikkat!- ama
orackta bir liman kurmas iin olduka yaknndadr.
Kyler ve tarlalar, tahkim edilmi yar yarya kentsel bir kk
kasaba: ite bir Yunan devletinin dank ama birbirine yakn para
lar. Atina sitesi, kent ve dkknlar, liman ve gemiler olduu kadar
ky ve tarlalardr da; tm Atinal halk, denize alan geni pencere
si ile duvar gibi dan arkasnda kalr: Attika ad verilen blge ite
burasdr.
Benzer kadrosuyla dzinelerce baka baka site devletleri. Bu
ok sayda site arasnda politik, ekonomik ve sonunda da sava ol
mak zere birok rekabet vardr. Yunan siteleri arasnda hibir za
man bar antlamalar imzalanmaz, yalnzca be yl, on yl, en ok
da otuz yllk ksa vadeli suskunluk dnemleri gelir. Ama sre sona
ermeden sava yeniden balamtr bile. Yunan tarihinde otuz yl ve
daha ok sren savalar otuz yllk barlardan daha fazladr.
Ama u sonu gelmez Yunan rekabeti bazen daha gzel bir ada
layk: Yarma. Sporda ve kltrde yarma. Yar, her trl Yunan
etkinliinin tercih edilen biimlerinden biridir. Byk Olimpiyat
spor yarlar, savalarn ellerindeki silahlar drr. Btn bu
enlik gnlerinde araclar, atletler, insanlar, tm Yunanistan yolla
rnda serbeste dolarlar. Atinada tragedya, komedya yarlar, li
rik iir yarlar yaplr. dl nemsizdir: airler iin bir sarmak
elengi ya da bir sepet incir; ama n byktr. Bazen onu bir dev ya
pt kutsar. Sophokles Antigone'den sonra komutan seilmitir! O
ynetmesi gereken harektn yz akyla stesinden geldi. Delphoi ta
pnanda Apollon ya da Dionysosu gsteren simge altnda lir ya da
flt eliinde ark yarmalar yaplr. Askeri mzik, yas ya da d
n arklar sylenir. Spartada ve her yerde dans yarmalar var-

29

30 j A

nt

k Y

unan

Uycarligi

dr. Atinada ve baka yerlerde gzellik yarlar olur. Bu yarlar ye


rine gre erkekler ya da kadnlar arasndadr. Atinada erkek gzel
lik yarmasnn birincisi bir kalkan kazanr.
Byk ulusal yarlarda kazanlan spor zaferlerinin an yalnz
ulusun deil, kazanan yarmacnn sitesinin de zaferidir. En byk
airler -Pindaros ya da Simonides (Simonidis)- kazanan atletin an
cak temsilcisi olduu yurttalar topluluunun bykln halka
anlatmak iin mzik ve oyunun iirle birletii grkemli lirik yap
larla bu zaferleri kutlarlar. Kazanann, yurdun bir velinimetini onurlandrabilecek en yksek dl ald da olur: Sitenin kent saray
olan Prytaneionda (Pritanionda) arlanr yani orda yer ier ve kalr.
Ulusal oyunlar sresince ordular gibi mahkemeler de isiz kalr,
idam infazlar ertelenir. Verilen ara bazen birka gn, bazen otuz
gn srer.
Siteler (kent devletleri) arasnda sregiden sava, Yunan halk
iin, sonunda lm getiren bir beladr. Yunanllar bu site-kanton
devlet takntsn hibir zaman aamadlar. Ya da belki ancak dle
rinde atlar. Siteyi snrlayan ve koruyan tepelerin ufuktaki izgisi
ayn zamanda her halkn Atinal, Thebaili ya da Spartal olmadan
nce Yunan olma niyet ve isteini de snrlar sanki. Site birlikleri, it
tifaklar ya da konfederasyonlar, ereti, d darbelerle yklmaktansa ierden bozulmaya, dalmaya hazrdr. Onun ekirdeini olutu
ran gl site, nezaketen vasal olarak adlandrmaya devam ettikleri
ne az sonra uyruk olarak davranmaya balar: Birlii, sava vergisi ve
haralar bakmndan yk ar bir imparatorluk haline getirir.
Yine de hibir Yunan sitesi yoktur ki, o ok canl Hellen toplumuna bal olmak bilincine sahip olmasn. Sicilyadan Asyaya, Af
rikann ky kentlerinden Bosfor (stanbul boaz) tesindekilere,
Krm ve Kafkasyaya kadar. Hellen topluluu ayn kandandr di
ye yazar Herodot, ayn dili konuur, ayn tanrlara, ayn tapnakla
ra, ayn sungulara, ayn adetlere, ayn trelere sahiptir. Yunan hal
kna kar Barbarlar ile ittifak yapmak ihanet etmektir.
Aalayc olmayan terim olarak Barbar dpedz yabanc, Yu
nanl olmayan, bu dilleri ku dillerine benzeyecek kadar tuhaf hale
getirip bar-bar-bar konuan kimse demektir. Krlang da barbar ko
nuur. Yunanl Barbarlar hor grmez, Msrllarn, Kaldelilerin ve
baka biroklarnn uygarlna hayranlkla bakar: zgrlk tutku-

unan

Uygarliinin

Be

ICInde

unan

alki

; 31

su olmas ve kimsenin klesi olmak istememesi bakmndan ken


dini onlardan farkl duyumsar.
Barbar klelik iin domutur, Yunanl ise zgrlk iin : Iphigeneia (figeneia) bunun iin lr. (Burda biraz rklk var.)
Barbar saldrs karsnda Yunanllar birleirler. Ama hepsi de
il, uzun sreli de deil: Salamis ve Platayada (Platea), Yunanistan
bir yllna birleir, daha fazla deil. Yaayan gereklik demeyelim
de bir hitabet konusu diyelim. Platayada Yunan ordusu Perslerle ol
duu kadar, igalcilerin kendilerini asker olarak almasna kar k
mayan teki Yunan sitelerinden gelmi ok saydaki erle de savar.
Byk ulusal bamszlk sava henz i sava olarak varln sr
drr. Daha sonra Yunan sitelerinin blnmesi, kapy Makedon
yaya, Romallara aacaktr.

Da korur ve ayrr, deniz korkutur ama birletirir. Yunanllar


dalk blmelerine kapanm deildiler. Tm lkeyi deniz epeevre
sarm, derinlemesine lke ilerine dek. Zaten denizin ulamad
ok az yerleim blgesi vard.
Korkun ama ekici ve tekilerden daha sevimli deniz. ok ak
bir gkyz altnda, son derece berrak bir havada, gemicinin gz
dalk bir adann topran 150 km uzaklktan grr. Gemiciye o
udeniz stne konulmu bir kalkan gibi grnr.
Yunan denizinin kylar kimileyin ilk denizcilerin akamlar ha
fif kayklarn ektikleri tatl eimli kumsallar, kimileyin byk tica
ret gemileri ile sava gemilerinin rzgr darbelerinden uzak demirli
kalabildikleri kayalk duvarlarla korunan derin dipli limanlar olmak
zere ok sayda limanlar sunar insanlara.
Yunancada denizin tad adlardan biri yol demektir. Denize
almak, yol almaktr. Ege Denizi denizciyi, karay gzden kaybet
meksizin adadan adaya, Avrupadan Asyaya gtren bir yoldur. Bu
adack zincirleri bir rma bir yandan br yana atlaya atlaya ge
mek iin ocuklarn ierisine iri talar atmasna benzer.
Bir tepeye klnca, oradan ufukta balkyan bir su rtsnn
grlmedii bir Yunan yerleim alan yoktur. Egede bir yer yoktur
ki bir karadan 60 kmden fazla uzakta olsun. Yunan topranda de
nizden 90 kmden fazla uzakta bir yer yoktur.

32 i A

nt

k Y

unan

Uygarlici

Yolculuklar pahal deildir. Birka drahmi verildi mi bilinen


dnyann teki ucuna gidilir. Birka yzyllk gvensizlik ve korsan
lktan sonra, Yunanllar tccar ya da air, bazen her ikisi, kendile
rinden daha ileri giden eski uygarlklarla dostluk ilikisi kurarlar.
Racinein (Rasin) ve La Fontainein yolculuklar Ferte-Milon ya da
Chteau-Thierryyedir. Salonun, Aiskhylosun, Herodotun ve Platonun yolculuklar Msr, Kk Asya ve Babil, Sirenaik ve Sicil
yaya doru uzanr. Barbarlarn binlerce yldr uygar olduklar ve
biz bakayz Yunanllar, biz ocuklar halkna retecek ok eyle
ri olduunu bilmeyen bir Yunanl yoktur. Yunan denizi orkinos ve
sardalya av demek deildir, br insanlarla alveri yolu, byk sa
nat yaptlarnn, olaanst bulularn, geni ovalarda bol biten
budayn, toprak altna ve rmaklarda sakl altnn lkesine yolcu
luk, tek pusula olarak yldzl gece haritas ile harikalar lkesine yol
culuk demektir. Denizin tesinde kefedilecek, ilenecek ve oturula
cak hale getirilecek nice geni toprak vardr. Btn byk kentler
VIII. yzyldan sonra bu yeni topraa yeni kent filizleri dikecekler
dir. Miletoslu denizciler Karadeniz kylarnda en az doksan site ku
rarlar. Bu arada, yolda giderken astronominin de temelini atarlar.
Szn ksas, Akdeniz, tandk yollar ile bir Yunan gldr. Si
teler buralarda bir bataklk evresindeki kurbaalar gibi denizin
kysna yerletirilmilerdir, demektedir Platon. Deniz Yunanllar
uygarlatrmt.

Yunan halk zaten ancak zor sonucu bir denizci halk oldu. Ge
mileri donatan ve denize atan a karnlarn ldr. Yunanistan
yoksul bir lkeydi. Yunanistan yoksulluun okulunda yetitirilmi
tir." (Yine Herodot) Toprak yoksuldur, nankrdr. Bayrlar da ge
nellikle ok taldr, iklim ok kuraktr. Erken ve geici bir ilkbahar
dan sonra, aalarn ve otlaklarn grkemle ve birden iek amasy
la hava srekli iyi gitmeye balar. Yaz tahtna kurulur ve her eyi ka
vurur. Toz iinde austosbcekleri ter. Aylarca gkyznde bir tek
bulut yoktur. Genellikle, mays ortasndan eyll sonuna kadar Ati
naya bir damla yamur dmez. Sonbaharla birlikte yamur gelir,
kn da frtnalar patlar. Borayla kar gelir ama iki gn bile kalmaz.
Yamur byk sanaklarla hmla iner. Kimi yerlerde yllk yamu-

unan

U y g a r l i Ginin

B e Gnde

unan

alki

run sekizde hatta drtte biri kadar tek bir gnde yaar. Yar yarya
kuru dereler, korkun seller haline gelir; uuldayan ve kemiren su,
kra yamalarn incecik toprak katmann alr denize srkler. Onca aranan su artk afetten baka bir ey deildir. Kimi kapal vadi
lerde, yamurlar bataklk ukurlar olutururlar. yle ki kylnn
hem alak avdarlarn kavuran kurakla hem de otlaklarn kapla
yan takna kar mcadele etmesi gerekir. Bunu ancak ok yetersiz
biimde yapabilir. Bayrlardaki tarlalarnda teraslar yapar ve kk
toprandan akan topra kfelerle bir setten brne karr. Tar
lalarn sulamaya, bataklk zeminleri akalamaya ve iinden gllerin
suyunun akaca kanallar temizlemeye alr. ok ilkel aletlerle ya
plan btn bu iler ok etin ve ok yetersizdir. plak da yeniden
aalandrmak gerekirdi, ama bu ii kyl bilemezdi ki! Balang
ta, Yunan dalar olduka aalyd. amlar ve narlar, karaaa
lar ve meeler uluaalarla da talandrrd. Dada av hayvan ok
boldu. Ama Yunanllar daha ilk zamanlardan itibaren, gerek kyle
rini kurmak, gerek odun kmr yapmak iin aalar kestiler. O r-.
man yol oldu. V. yzylda bile tepeler ve doruklar gkyznde bu
gnk ayn kuru srtlar grnmndeydiler. Bilisiz Yunanistan g
nee, rndan km suya, taa teslim oldu.
Bir eein glgesi iin dvlyordu.
Bu kat toprak stnde, bu deiken ve acmasz gkyz altn
da zeytin aalar ile zm balar ve birazck da kkleri olduka de
rindeki neme ulaamayan tahllar yetitirmenin stesinden gelmeyi
baarmlard. Sabanlardan sz etmeyelim, topra ancak syran a
tal azl dallar ya da aatan kaba karasabanlar vard. Tahllar ih
mal edilir, Yunanllar budaylarn Sicilyann ya da bugnk Uk
rayna ve Romanya denilen yerlerin daha ansl topraklarnda arama
ya giderler. V. yzylda, byk kent Atinann her trl emperyalist
politikas en bata buday politikasdr. Halkn beslemek iin Atina
mutlaka deniz yollarnn, zellikle de Karadenizin anahtarlar olan
boazlarn egemeni kalmak zorundadr.
Zeytinya ve arap hem dei toku paras hem de antik dnya
nn nasipsiz kznn vncdr. Athenann armaan boz zeytin
aacnn deerli rn gndelik hayatn temel gereksinimlerini kar
lar: insan zeytinyanda yemek piirir, zeytinyayla aydnlanr, su
yoksa zeytinyayla ykanr, silinir, her zaman fazla kuru olan deri,
zeytinyayla beslenir.

33

34i A

nt

Ik Y

unan

Uy gahliC i

Dionysosun harika armaan araba gelince, o hemen yalnz


bayram gnlerinde ya da akamlar dostlar arasnda ve her zaman su
katlarak iilir. elim. Lambann n niye bekleyelim ki, azck
gnmz kalmt. ndir, ocuk byk alaca bardaklar. arab insan
lara Zeus ile Semelenin olu verdi, skntlarn unutsunlar diye. Bir
ksm arap iki ksm su, doldur onlar azna kadar. Bir bardak
brn isteklendirir.
(Ey Ramuz! Hayr, bu Alkaios (Alkeos).)
Ba dikmeden, baka hibir aa dikme. (Horatiusda (Oratios) nce, yine Lesbosl (Lezvoslu) yal Alkaios.) arap, gerekli
in aynas, bir at penceresi ki oradan insan ta iinden grlr!
Srklarla desteklenmi zm balar Yunan lkesinin teraslar
halinde oyulmu yamalarn kaplar. Ovada balar birinden br
ne uzanan meyve baheleri arasna dikilir.
Yunanl yetingendir, iklim bunu gerektirir, kitaplar da byle
derler. Ama kukusuz, yoksulluk da bunu gerektirir. Yunanl peksi
met gibi yaplm arpa ve avdar ekmei, sebze, balk, meyve, peynir
ve kei style yaar. Ve de ok sarmsak!
Et -av hayvan, kmes hayvan, kuzu ve domuz- zengin beyler
(denildii gibi kodamanlar ) dnda, tpk arap gibi, yalnz bay
ram gnlerinde vardr.
Bu clz beslenme dzeni ve yaam yoksulluunun nedeni (u
Gneylilerin tembel olduklarn ve pek az eyle, gne yiyerek gein
diklerini bilirsiniz) yalnz olduka nankr toprak ya da bunun nede
ni olan basit tarm yntemleri deil, her eyden nce topran insan
lar arasnda eitsiz dalmdr.
Balangta lkeyi igal eden boylar toprakta bir klan ortak ml
kiyeti kurmulard. Her kyn evre toprann tarmndan, herkesin
almasndan ve topran rnnn paylalmasndan sorumlu klan
bakan vard. Klan belli sayda aileyi -geni anlamda ev halkn- bir
araya getirir; her aile ekilecek bir toprak paras alr. Bu ilk dnemde
zel mlkiyet yoktur: Ailenin payna den toprak kesin olarak satla
maz ya da satn alnamaz, aile bann lm zerine paralanamaz.
Toprak bakasna verilemez. Buna karlk bltrme yeniden yap
labilir, toprak her ailenin gereksinimlerine gre yeniden datlabilir.
Bu ortak toprak ev halk yelerince ortaklaa ilenir. Tarm
rnleri Moria denilen, ad pay ve kader anlamna gelen ve kura yo
lu ile toprak paralarnn datmn da ynetmi olan tanrnn g-

unan

Uygarliinin

Beiinde

unan

alki

j 35

vencesi altnda datlr. Bununla birlikte, yurtluun bir blm,


yaklak yars, her zaman nadasa braklr: Topra dinlendirmek
gerekir ve henz yldan yla sral deiik rn tarm uygulanmaz.
Bu durumda verim ok dktr tabii ki.
Ama iler bu kadarla kalmaz. Antik krsal komnizm, yani ilkel
yaam evresine zg mlkiyet biimi (Gney Afrikal Bathongaslara
ya da kimi Bengal halklarna baknz), Akhalarn yama dnemin
den itibaren kmeye balar. Mykene monarisi bir askeri monari
idi. Sava birleik bir komutanlk ister. Kazanl bir seferden sonra,
krallarn kral ile onlara bal vasal krallar topran yeniden dat
mnda olduu gibi ganimetin paylamnda da aslan paym kendile
rine ayrrlar. Ya da baz bakanlar, ancak ynetiminde bulundukla
r topraklar, dpedz mlk edinirler, iine ciddi eitsizliklerin girdi
i ortaklk toplumunun yaps tepeden balayarak yklr. Kodaman
larn yararna olmak zere, zel mlkiyet ortaya kar.
zel mlkiyet ilerlemenin gidiatna gre baka trl de yerlee
bilir... Birtakm kimseler eitli nedenlerle klanlardan karlabilir
ler. Bunlar kendiliklerinden de klanlardan kabilirler. Macera ruhu
bunlardan ounu denize almaya srklemitir. Kimileri de, klan
arazisinin snrlar dnda, ilenmek iin ok verimsiz bulunmu bir
takm topraklar igal ederler. Klanlar kenarnda bir kk retici
ler snf oluur: Mlkiyet orada artk komnn olmay brakr, aa
mal olarak bireysel hale gelir. Bu snf ok muhta ama ok al
kandr. Klanla balarn koparmtr: Bazen toprakla da balan ko
parr. Bu insanlar zanaatkar loncalarn kurarlar: Yaptklar aletleri
ya da sadece dlgerler, demirciler, v.b. olarak zanaat emeini klan
lara sunarlar. Bu zanaatkarlar arasnda unutmayalm ki hekimler, airler vardr. Loncalarda toplanan hekimlerin, kyden kye ner
dikleri kurallar, reeteleri, merhem ve ilalar vardr: Bu reeteler
yalnz onlarn mallardr. Ozan loncalarnda, szl gelenee gre,
doalama sylenen ve bylece yaylan gzel manzum anlatlar da
bu loncalarn maldrlar.
Btn bu yeni toplumsal gruplar site nin erevesinde doar ve
geliirler. Ve ite bylece site eit olmayan gle, ikiye ayrlm olur.
Bir yanda byk krsal mlk sahipleri, te yanda ksmetleri hi de
bol olmayan kk mlk sahipleri, zanaatkarlar, basit krsal kesim
iileri, denizciler. Balangta ok yoksul bir yn olan btn bu
meslek adamlarna Yunan demiurges (Dimiurgos) der.

36

nt

k Y

unan

Uyga

rli

Ci

Yunan tarihinin btn dram, gelecekte ulaaca bykl, bu


yeni toplumsal gruplarn ortaya kmas ve gelimesinde sakldr.
Kendilerini sitenin efendileri haline getiren ayrcalklar byk
le rd e n ekip almaya alan yeni bir snf dodu. nk yalnzca bu
soylu mlk sahipleri yksek memur, din adam, yarg ve komutan
olurlar. Ama az sonra halk ynnn nicelii artar. Bu kitle, herkesin
hak eitlii temelinde birletii siteyi yeniden kurmak ister. Mcade
leye balar ve halk egemenliinin yolunu aarlar. Grnte silahsz
dr, demokrasiyi ele geirmek iin yrr, iktidar ve tanrlar halka
kardrlar. Ama yine de zaferi o yn kazanacaktr.

ite ksaca zetlersek baz koullarn ortaklaa etkisi Yunan uy


garlnn douunu hazrlar ve olanakl klar. Yunan uygarlnn
douuna uygun bir durumun ne yalnzca doal koullar (iklim, top
rak ve deniz), ne tarihsel zaman (nceki uygarlklardan gelen) ne de
yalnz toplumsal koullar (yoksullar ile zenginlerin atmas, tarihin
bu motoru ) deildir, tm bu elerin birlikte ynemesi olduu
bilinsin. Birtakm bilim adamlar ya da yle geinenler Peki Yunan
mucizesine ne diyorsunuz? diye haykracaklardr. Yunan mucize
si filan yoktur
Mucize kavram temelde bilimd olduu gibi; Hellence bir tu
tum da deildir. Mucize hibir eyi aklamaz: nlem iaretleriyle
coku iinde sylenmi bir aklama yerine geer.
Yunan halk, iinde bulunduu koullarda, elinin altndaki ola
naklarla ve gklerden zel bir ba istenmesine gerek kalmadan
kendisinden nce balam olan ve insan trnn yaamasna ve ya
amn iyiletirmesine olanak veren bir evrimi gelitirmekten te git
mez.
Bir tek rnek verelim. Yunanllar sanki bir tr mucizeyle, bilimi
kefetmi gibi grnrler. Gerekten de szcn ada anlamnda
bilimi kefederler: Bilimsel yntemi kefederler. Ama bunu baar
mlarsa nedeni onlardan ok nce Kaldelilerin, Msrllar ve daha
bakalarnn yldzlar hakknda olsun, geometrik biimler hakknda
olsun, ynla gzlem biriktirmi olmalardr; bu gzlemler rnein
denizcilerin denizde yollarn bulmalarn, kyllerin tarlalarn l
melerini, almalar iin tarih belirlemelerini salamaktayd.

unan

ygarliinin

Beiinde

unan

alki

Yunanllar biimlerin zellikleri ve yldzlarn dzenli hareketi


hakkndaki bu gzlemlerden yasalar karmann, olaylarn bir ak
lamasn yapmann mmkn olduu bir zamanda ortaya karlar.
Evet bunu yaparlar; ou zaman yanlrlar ve yeniden balarlar, bu
konuda mucizelik hibir ey yoktur, sadece insanln ar ilerleyi
inde yeni bir admdr bu.
insan etkinliinin teki alanlarndan, ok sayda bakaca rnek
ler de karlabilir.
Tm Yunan uygarl hem k noktas olarak hem de erek ola
rak insan ele alr. Onun gereksinimlerinden doar, onun yararn ve
onun ilerlemesini arar. Bunu baarmak iin, hem dnyay hem insa
n, birini tekisi araclyla aarak aydnla karr. Ona gre insan
ve dnya birbirlerinin aynalardr; bu aynalar karlkl olarak bir
birlerine bakar ve birbirlerini okurlar.
Yunan uygarl, insan ile dnyay birbirine eklemler. Kavgada
ve mcadelede, ok varsl bir dostluk ortaya karacak ekilde bu
ikisini birbirine kartrr, bunun ad uyumdur, armoni dir (harmonia).

37

Blm

II

l y a d a

v e

o m e r o s

u n

HM ANZM

K - S L/omerosun lyada's -Yunan halknn ilk byk kazanm,


iiri ele geirmesidir- savataki insann, tutkular ve tanrlar yzn
den savaa srklenmi insanlarn iiridir. Burada byk bir air bu
iren felaket karsnda insann, kan iici... tanrlarn en tiksinti
vereni Ares ile kar karya kalm insann soyluluunu dile getirir.
air burada yaln bir biimde ldren ve len kahramanlarn cesare
tini dile getirir; yurt savunucularnn kararl zverisini anlatr; ka
dnlarn acsn, babann neslini srdrecek oluna veda ediini sy
ler; yallarn yakarmasn dile getirir. Baka eyler de vardr: efle
rin tutkusu, agzllkleri, kavgalar, birbirlerine savurduklar sv
gler ve yine yiitlik, dostluk, sevgi ile yan yana korkaklk, bbr
lenme, bencillik, intikamdan daha gl olan merhamet. air, insa
n tanrlar katna karan n akn dile getirir. u ba bol tanrla
r ve onlarn soukkanllklarn dile getirir. Ve lmller ynna
Kr Homeros. (Yaklak 450 ylna ait bronz bir orijinale gre,
Roma Impararorluuun balang dnemlerinde tarihlenen mermer kopya)

40 I A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

kar onlarn kskan kzgnlklarn, deiken ilgilerini ve derin ka


ytszlklarn.
Her eyden te, iinde lmn hkm srd bu iir, yaam
sevgisini, ama ayn zamanda yaamdan daha yksek ve tanrlardan
daha gl olan insan onurunu dile getirir.
Byle bir temann -savaan insan- her zaman savan yiyip bitir
dii Yunan toplumunun ilk epik iirinin tmne hakim olmas do
aldr.
Homeros bu temay ilemek iin amzdan nce XII. yzyln
banda yer alan Troya Sava tarihesinin yar yarya masals bir
oluntusunu seti. Biliyoruz ki, bu savan nedeni gerek asl Yunanis
tanda (Mykeneli Akhalar), gerekse Egenin Asya yakasnda (Troyal Eoliallar) yerleik ilk Yunan boylarnn ekonomik rekabetidir.
airin srekli bellekte tuttuu ve iirin tmne konu birliini ve
ren oluntu Akhilleusun (Ahileas) fkelenmesi olay, onun Mykene
kral ve Troyaya kar yaplan seferin nderi Agamemnon ile kav
gas, sonra da kavgann Troyay kuatan Akha-Yunanllar iin k
t sonulardr.
ite olayn rgs. Bakomutan Agamemnon Yunanllarn en yi
idi ordunun kalesi Akhilleusdan bir ganimet paylamnda pay
na den Briseis (Vrise) adl bir gzel tutsak kadn kendisine verme
sini ister. Akhilleus kendisine den bir maldan yoksun braklmay
fkeyle reddeder. Silahl halk toplantsnda bu istek kendisine bildi
rilince, Akhilleus Agamemnona ar kfrler eder ( Ey edepsiz
adam, agzl, yzsz, kpek suratl, arap fs, geyik yrekli ),
her zaman savan en ar ykn tadndan ve dnte halkn
kemiren kral , agzl komutan ve alak askerden daha az pay al
dndan yaknr. Agamemnon yiitliine yapt hakaretten tr
kendisinden zr dilemedike savatan ekilip kollarn kavutura
rak adrna kapanacana btn arkadalar nnde yemin eder. Ve
yle de yapar.
tlyada'mn ba kahraman Akhilleus iirdeki her olayn merkezi
ve eksenidir. Savatan ekilmesinin -kendi ekilii ile birlikte birlik
lerinin de- Akha ordusu iin ar sonular vardr. Troya surlar al
tndaki ovada hepsi birbirinden berbat yenilgiye urarlar. O vak
te kadar hep saldran Akhalar savunmaya ekilmek zorunda kalrlar;
on yldan beri ilk kez Troyallarn geceleyin ovada konaklamaya ce
saret ettiklerini grrler. Yunanllar kendilerine siperler ardnda bir

L Y ADA VE H

M E R O S UN H M A N Z M j 41

tahkimli ordugh kurarlar: Kuatanlar kuatlmlardr. Bu ordugh


bile Priamosun en yiit olu Hektorun (Ektor) ynettii Troyallarca zorlanr. Dman Yunan gemilerini yakmaya, ordularn, denize
dkmeye hazrlanr.
iirin byk bir blmn kan dkme ve kahramanlklarla,
umutsuz fakat yorulmaz abalarla dolduran bu etin savalar bo
yunca, Akhilleusun yokluu hem arkadalarnn grne hem de
bizim kanmza gre onun gcnn ve kudretinin parlak bir belirti
sinden baka bir ey deildir. Savan tm hareketlerini ve anlarn
belirleyen bir yokluk-varlk olaydr bu. Akha nderlerinin en yiit
leri -Telamon (Tilamon) olu dev yapl, evik Aias (Eas), Oileus o
lu, atlgan Diomedes (Diomidis) ve daha bakalar- bouna Akhille
usun yerini doldurmaya alrlar. Ama Akhilleusun yiitlik deeri
nin bu cesur yardmclar gen kahramann binde biri bile deildir
ler; o, g, abukluk, atlganlk ve yiitlik denince, eksii gedii ol
makszn sava erdemini tmyle yalnzca kendinde toplamtr.
Her eye egemen olan ve her eyi reddeden Akhilleus herkesin yenil
gisine yol aar.
iki felaket arasnda trajik bir gecede, Akhilleus kapanp kald
ve kendisine ar gelen eylemsizlik iinde adrnda kendi kendini
yerken Yunan ordughndan elilerin geldiini grr; bunlar arasn
da ordunun iki byk nderi, ocuklarca ekitirilen bir kei kadar
inat, yiitlii ile Yunanllarn Akhilleusdan sonraki ba savunucu
su Aias ve yrein ve szn btn dolantlarn bilen ok kurnaz
Odysseus vardr. Bu iki savann yanma, ocukluunda Akhille
us u yetitiren, babasnn srarl ars zerine onu eiten ihtiyar
Phoiniks (Finiks) katlmtr.
de, savaa geri dnmesi, asker olann arkadalarna borlu
olduu drstlkten dn vermemesi, orduyu kurtarmas iin ona
yalvarrlar. Agamemnon adna ona gzkamatrc armaanlar ve er
demler vaat ederler. Ama en azndan yemini kadar zsaygs ile de
bal Akhilleus gsterilen kantlara, gzyalarna ve hatta onura ka
baca hayr yant verir. Daha da ileri gider: Ertesi gn yeniden alp
yurduna dneceini, gen yata Troya nnde lp kazanmay se
mi bulunduu lmsz ana, silik ihtiyarl yelediini syler.
Akhilleusun o ilk seiminden dnmesi -imdi yaam, an ve e
refe yelenmektedir- eer o buna bal kalsayd kukusuz onu k
ltrd.

42 | A

ntik

unan

y g a r l i i

Ama ertesi gn olur ve Akhilleus gitmez. te o gn Troyallar


Yunanllarn savunma hatlarn yararlar ve Hektor, Aiasn savundu
u bir kadrgann kna aslarak donanmay atee vermeleri iin ar
kadalarna barr. Ordughn br ucundaki Akhilleus yaklan ilk
Yunan gemisinden alevin ykseldiini grr; bu alev Yunanllarn
yenilgisi ve kendi erefsizlii demektir. O anda en sevgili arkada
nn, kendi vcudunun en iyi yars gibi grd Patroklosun yalvar
masna duyarsz kalamaz. Patroklos nderinden gerek gzyalaryla, Akhilleusun Troyallara dehet salacak o nl silahlarn kua
np onun yerine savama izni ister. Akhilleus bu vesileyle en azndan
birliklerini savaa sokmay kabul eder. Patroklosu kendi silahland
rr, onu askerlerinin bana geirir ve abuk davranmas iin skt
rr. Patroklos Troyallar gemilerden ok uzaa, ordughn dna
pskrtr. Ama ynettii bu parlak kar saldrda karsna kan
Hektor ile arpr. Garip bir arpmada Hektor Patroklosu ld
rr; ama bir tanrnn ie karmasyla gerekleen cinayete benzer bu
lmde, grnmez Apollonun eli vardr.
Dostunun kaderini renen Akhilleus un acs korkuntur. Ken
dini yere atan, yemeyi imeyi reddeden, san ban yolan, yzn
gzn ve giysilerini kllere bulayan Akhilleus hkra hkra alar
ve lmeyi dnr (Yunanllara gre intihar ancak korkaklarn
utan verici snadr). Daha nce Agamemnonun onun zsayg
snda at yara ne kadar taze olursa olsun, Patroklosun lm Ak
hilleusun iine artk ona her eyi unutturan ac ve tutku uurumla
r kazar. Ama ite bu ac, onu rndan karr, Patroklosun katili
Hektora ve onun halkna kar intikam istei deli eder onu ve yaa
ma ve savaa dndrr.
Bylece, iirde; yalnzca llyadann kahraman ve motoru Akhil
leusun psikolojisindeki Homerosun istedii dokunakl bir deiim
le; kendi tutkulu fkesinden baka hibir eye boyun emeyen bu ay
n kahramann sertlii yznden kesin olarak durgunlua mahkm
gibi grnen dramatik olayn tam tersi gerekleir.
Akhilleus savaa dner. lyadann drdnc kavgas balar. Bu
artk onun kavgasdr; yoluna kan btn Troyallar krp geirir.
Troya ordusu bozguna urar; bir blm ldrlr; Akhilleusun
attklarnn bir blm rmakta boulur; kalanlar da ylgnla ura
m halde sitenin duvarlar arkasna snrlar. Yalnz Hektor, baba
snn ve anasnn yalvarmalarna karn, yurdunun can dmann
karlamak iin kaplarn nnde kalr.

lyada

ve

o m ero s

un

H MA N Z M | 43

Hektor ile Akhilleusun teke tek sava ilyada7nn doruk nokta


sdr. Yrei kars, olu, yurdu iin tad sevgiyle dolu Hektor yi
ite dvr. Ama Akhilleus daha gldr. Hektoru koruyan tan
rlar bile ondan yz evirirler. Akhilleus onu dve dve ldrr. V
cudunu bir ganimet gibi ekip Yunanllarn ordughna gtrr, onu
aalamaktan da geri kalmaz; dmann ayaklarndan sava araba
snn arkasna balar ve bir kamyla atlarn drt nala kaldrr ve
yerde srklenen gvdenin evresinde - bir toz bulutu ykseldi bir
denbire - Toz toprak iinde kaldt btn ba - kopkoyu salar dar
madan oldu, - ok gzeldi bu ba eskiden - imdi Zeus verdi onu
dmanlarna - kirletsinler diye yurdunun topraklar stnde. *
iir bu sahneyle bitmez. Akhilleus, adrna yalvarmaya gelen
Priamosa bahtsz olunun cesedini verir. Hektor Troya halknca
grkemli bir cenaze treni ile gmlr. Kadnlarn alayp szlama
lar, doalama yaktklar yas arklar, yaknlar iin yaamn veren
kiinin talihsizliini ve ann dile getirmektedir.

Bu devasa iirin konusu byledir. Bu konu, dhi bir sanat ta


rafndan ustalkla ilenir. Eskilerin bunu kendisine mal ettikleri air
Homeros iirin birok blmnden her birini uydurmam olsa bile
bu blmler grkemli bir btnlk iinde, onun tarafndan burada
toplanm ve birbirine balanmtr.
VIII. yzyla yerletirilmesi gereken ilyada'nn yazln Troya
Savandan ayran drt yzyl boyunca, kukusuz birok air bu sa
va ve hatta Akhilleusun fkesi hakknda saysz ykler olutur
mulardr. Bu airler, destan, konuma diline benzer bir ritimle ama
ahengi daha dzenli ve daha grkemli dizelerle doalama sylyor
lard. Bu akc dizelerin aklda tutulmas kolayd. Henz, bir biim
de srekli iirsel bolluk anlamna gelen bu doalama iirlerden do
an ilyada, ak iinde, yar yarya unutulmu, ama; tm destana
parlak bir ahenk ve benzersiz bir grkem veren Eolial atalarnn,
parlak sfatlarla dolu eski dilinden birok yabanc biim tar.
Homerosa yolu am olan iirler, kukusuz bellekten aktarl* ly a d a ve O d y s s e ia dnn bu ve bundan sonraki aktarmalar Azra Erhat-A. Kadir e
virisi destanlardan alnmtr -.n.

44 | A n t I k Y

unan

UygarliCi

yorlard. (Destans iiri ezberden syleyen adalar arasnda, rnein


XIX. yzylda Srplarda, 80.000 dizeye kadar aklda tutma ve yazya
geirmeden yayabilme yetenei saptand.) Homerosun nceli olan Yu
nan ezbercileri para para nce doalama iirlerini bey evlerinde
okuyorlard. Bu beyler, artk Mykene dneminin yamac nderleri de
ildirler, bunlar zellikle gemi zamann sava kahramanlklarnn v
gsn dinlemekten holanan krsal kesimdeki byk mlk sahipleriy
diler. Yunan dnyasnda tccarlarn ilk kez ortaya ktklar bir zaman
gelir. ncelikle, Kk Asyada lonia kentlerinde, Eoliann ram gne
yinde, Miletos (Militos), Smyrna (Smirna) ve teki limanlarda grlr.
Homeros, VIII. yzylda, hangisi olduunu kesin belirleyemeyeceimiz,
lonia kysndaki bu kentlerden birinde yaamaktadr, ite bu dnem
de, belki de tarihin baka hibir annda grlmemi ekliyle, apansz
bir iddetle snflararas mcadele balayacaktr. Bu mcadelede, tc
carlar snfnca ynendirilen topraksz ya da yalnzca verimsiz toprak
lar olan yoksul halk, soylu mlk sahiplerinin toprakta kendilerine mal
ettikleri hemen hemen tekelci ayrcal onlarn elinden almaya ala
caktr. Onlar da bu arada, egemen snfn elinden kltrn alr, ken
dilerine mal eder ve bundan Yunan halknn ilk bayaptlarn biim
lendirirler.
Yenilerde yaplan birtakm yksek dzeyde almalar tlyada mn douunun VIII. yzylda loniada, doalama sylenen ve
henz deiken yapdaki iirin, yazl ve stnde allm bir sanat
yapt olarak toparland dnemde yer ald dncesini uyandr
mtr. Insanal kaltn ilk ve en gzel destannn ortaya kmas, u
yeni burjuva tccarlar snfnn douuyla bantldr. Eskiden beri
var olan, henz pek kullanlmayan yazy, tccarlar, birden yaygn
hale getirirler. lonial bir ozan -gelenein Homeros adn verdii d
hi bir ozan- bu geleneksel doalama epik anlatnn, kendisinin se
tii bir blmn sanat yapt dzeyine eritirir. lyadamz dzen
ler ve nihayet papirs stne geirir.
Demek ki burjuva snf, o vakte kadar biim bulamam bir i
irsel kltre sanatsal bir deer vermekte, bir biim vermektedir. Bu
arada bu iirsel kltr, yine bu snf tarafndan, ezbere okuma top
lantlarnda, tm sitenin hizmetine, halkn hizmetine sunulur.
lyadann, balangta birok yaratcs olan ama sonunda esiz
bir airin yapt bu ok byk apl halk iirinin douuyla ilgili ola
rak, gnmz yaklam byledir. Yapt Yunan halknn ortak mira
sdr, ayn zamanda bizimkidir de.

lyada

ve

omeros

un

H MA N Z M I 45

Homerosun dehasn, zellikleriyle belirtmek istersek, her ey


den nce onun byk, olaanst bir tipleme ustas olduunu syle
mek gerekir.
tlyada destan, insan doludur ve zgn tiplemelerin yaratcs ta
rafndan, yaayan varlklar gibi ayn, birbirlerinden farkl kiilerle
doldurulmu bir dnyadr. Homerosun, Balzacn u szne sahip
kmaya hakk vardr: Nfus idaresiyle yaryorum. Tpk Balzac
gibi ve de Shakespeare gibi, btn zamanlarn en byk kiilik yara
tclar gibi, Homeros da, bu kendine uygun medeni halleri, ekalle
ri, zgn davranlar (bugn dendii gibi; parmak izleri) ile birbir
lerinden ayr ve ok sayda kiilik yaratma yeteneine, en yksek de
recede sahiptir.
Bir kiilii canlandrmak iin -onu betimlemez: nk Home
rosun hi betimleme yapmad sylenebilir- lyadanm ozanna, ki
ilerine ykleyecei tek bir hareket tek bir sz kafi gelmektedir. r
nein; lyadann savalarnda len yzlerce asker vardr. Kimi kii
ler iire sadece lmek iin girerler. Her zaman veya hemen hemen
her zaman diyelim, lm karsnda insanda farkl bir duygu belirir.
Byle yapmakla, airin, lm sahneden geri ektii anda hayat de
vam eder. Diores (Dioras) uzatt kollarn sevgili dostlarna, cann
fledi, - baaa dt topran stne. Bir baka air genel ola
rak bu kadar az eyle ve bu kadar ksa sre iin hibir kii yaratm
mdr? Bir tek hareket bu ama, bizi derinden etkiler ve bize Dioresi
byk yaam akyla tantr.
ite yukardaki rnekten biraz daha ayrntl bir sahne. Bir ya
am imgesi ile bir lm imgesi.
Babas brakmazd Polydorosu (Polidoros) karsn savaa, ocuklarnn en kyd o, - en sevgili oluydu, geerdi hepsini
kouda. - te o gn de ocuka bir gsteri yapaym, dedi - dedi,
gstereyim bacaklarmn evikliini, - kotu n sralara.
O anda Akhilleus onu vurur.
... Polydoros inleyerek dizleri stne dt, - kapkara bir bu
lut kaplad gzlerini, - barsaklarn avulad devrilirken.
Ve ite Harpalionun lm. O yiit bir insandr ama igdsel
bir korkuya engel olamaz.
ekildi geri geri, arkadalarna doru, - drt bir yana bakna
bakna, - biri etine saplamasn diye tuncu.

46

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

Vurulur ve yerde vcudu bir solucan gibi" kvranrken bile is


yann anlatmaktadr.
Cebrionesin (Kevrioues) gvdesinin dingin duruu ise tam tersi
ne, yalnl anlatr; yiitlii lekesiz olan bu kahraman, lme yaln
bir biimde girmitir. evresinde savan grlts devam etmekte
dir: O, unutulmutuk ve bar iinde sonsuz dinlenmeye ekilir.
Birbirini paralamaya alan Troyallar Akbalar kar karya
saldryorlard... Cebrionesin evresinde yzlerce sivri mzrak do
ruca gelip hedefe saplanyordu... Yzlerce koca ta savalarn kal
kanlarnda patlyordu. Ama o, Cebriones, atlara ve arabalara hi al
drmayp, byk bir yer kaplayan koca vcuduyla toz toprak iinde
yatyordu."
Bylece Homeros doruca insana gider. Bize gsterdii kiilik ne
kadar nemsiz, clz olursa olsun, bir hareketi, bir duruuyla her in
sann zn oluturan eyi zellikleriyle belirleyip gstermektedir.

llyadann hemen tm kiileri askerlerdir. Bu askerlerden ou


yiittir. Ama hibirinin ayn tarz yiit olmay ok belirgindir.
Telamon olu Aiasn yiitlii cssesindedir: Direnme yiitliidir
bu. Aias iri, geni omuzlu, dev yapl bir adamdr. Bu yiitlik tam
bir ktledir, ta kesilir ve kimse onu kmldatamaz. Bir karlatr
ma, bu yiitlii onun dikball ile tanmlar (destanlara yakma
yan bayalyla, bizim klasik yazarlarn kanma dokunuyordu Aias(!) ve onun bu zelliine bir vakitler gndermeler de yapld). o
u kez bir eek, bir tarlann kenarnda, ocuklara kafa tutar, inat
dr, insan onun stnde denek stne denek krabilir: Yeil bu
day iine dalp onu kkten kazr. ocuklar dayaktan geirirler onu.
ocuksu sertlikler! Ama her eyi silip sprmeden onu yerinden kmldatamazlar. Byle dvrd koca Aias..."
Aiasda inat etme yreklilii vardr. Ama saldrda pek hzl de
ildir, yaban domuzu" cssesi buna elvermez. Bedeni gibi akl da
ar iler. Aptal deildir ama darkafaldr. Anlamad eyler vardr.
rnein, Akhilleusun yannda komutanlarn elileri arasnda, kah
ramann, Briseis yznden inat etmesini bir trl anlamaz: Hem de
bir tek kz iin topu topu." diye barr, Oysa en sekin yedi kz ve
riyoruz sana, - veriyoruz daha bir sr eyler.

l y a d a

ve

H o m e r o s un

H m a n i z m ! !

Aiasn ar bedeni savunmada ona son derecede yardm eder.


Ona verilen talimat konulduu yerde kalmaktr; o da orada kalr.
Kelimenin tam anlamyla akl kttr: Geilmemesi gerektiini belirt
mek zere oraya konmu bir snrta gibidir. air onu bir kale, bir
duvar diye adlandrr. Sura dnm bir yiitlik.
Savunduu geminin zerinde korumas gereken her yeri savuna
rak kasara zerinde geni adm larla yryen, her saldrgan birbi
ri ardna dzenli mzrak darbeleriyle ldren, ya da gerekirse koca
bir gemici kancasyla silahlanan Aias oradadr. Sz gc bir askerinki kadardr. Drt szck dna kmaz: Hi kalmamaldr. Baka
kime gveniyorsunuz? diye grler... Bizden bakas yok... yleyse
kurtulu bizim ellerimizde. Anlamad o eylerden biri de ylgnlk
tr. Savan, tpk syledii gibi, bir enlik olmadm, mfreze
ler halinde, kollarn ve cesaretin dmanmkilerle kar karya geti
rildii bir yer olduunu bilir.
O zaman insan lecek mi yoksa kalacak m, bir anda bilir, bu
da ok daha iyidir . ite, savata Aiasn korkun yzndeki glinnseme y'\ douran basit dnceler bunlardr.
Aiasn yiitlii kesin biimini almam Spartalnn ya da Roma
lnn yiitliidir; askerlik kuralnn kendisine, geri ekilmeyi yasak
lad Spartalnn, nbet yerini terk etmesi yasaklanan Horatius
Coclesin yiitliidir. Bulunduu yeri elde tutmak iin kendilerini l
drten askerlerin yiitliidir bu. Plutarkhosun (Plutarkos), daha
sonra gelecek olan ilk edebiyatnn kullanaca biimde bunu kop
yalayp oaltmasndan ok nceleri kahramanlk, Homeros tarafn
dan byle resmedilir.
Diomedesin yiitlii ise bambakadr. Dayanmaktan deil de ile
ri atlmaktan doan cesaret. Spartal yiitlii deil de furia francese*
Diouedeste genliin atlganl ve creti vardr, ateli biridir o. 11yada'nn kahramanlar iinde Akhilleusdan sonra en gencidir.
Genlii yznden, aabeyleri karsnda daha bir kstahtr. Gecele
yin nderler toplants sahnesinde Diomedes Agamemnonun davra
nna saldrrken takndr: Krallarn kralnn Akhilleusdan zr di
lemesini ister. Ama sava alannda disiplinli bir askerdir; bakomu
tann her dediini kabul eder, en haksz azarlarn bile sineye eker.
Diomed's her aman yrmeye hazr bir askerdir; onda bir g* Bu talyan deyin..
cokunluu! .

,ynvelle birlikte, Fornoue savandan balayarak, Fransz


ak iin kullanlr-.n.

47

48 i A

nt

Ik Y

u n a n

UYGARLII

nll ruhu vardr. Sert bir kavga gnnden sonra, Troya ordughn
da tehlikeli bir gece kefi iin kendini ortaya atan yine odur. Gre
vinden daha fazlasn yapmay sever. Savan en banda onu bir sar
holuk sarar. Hektorun karsnda btn nderler kaarken Diomedes iindeki cesaret yznden daha da ilerilere gider. Kargs sarho
luuna katlr: Kargm ellerimde l g n d r der. Yal Nestoru bi
le Hektora kar atlmaya srkler. Hektorun zaferini isteyen Zeusun, iki cesur savay yldrmlaryla sava alanndan kovmas ge
rekir. Yaman fkrarak alev ve yank kkrt kokusuyla, tam Diomedesin arabasnn nne der. Korkuya kaplan atlar arabann
altna saklanmaya alrlar ve dizginler N estorun ellerinden kurtu
lur... Ama Diomedes sarslmamtr.
Homeros Diomedese iirdeki en gzalc cesareti verdi. Gen de
likanl arkadalarndan o kadar nde dvr ki Tydeusun (Tideas) olunun (Diomedes) der air, Troyallarn m yoksa Akbalarn m
tarafnda olduunu anlayamazsnz.
Bunu gstermek iin Homerosun bavurduu karlatrmalarn
hep srkleyici bir nitelii vardr: O, ovada bahelerin itlerini ve
kyllerin taan suyu durdurmaya altklar u toprak setleri devi
ren sel sulardr. Homeros, bu parlak cesaretin niteliini gstermek
iin kavgann ortasnda Diomedesin tolgasnn tepesinde simgesel
bir alev yakar.
En sonu bu kahraman, airden o biricik tanrlara kar savama
ayrcaln kazanr. lmllerin savalarna karan lmszlerin
karsna kmay ne Akhilleus, ne de baka biri gze alr. Benzeri ol
mayan grkemli sahnelerde, yalnz Diomedes Aphrodite (Afroditi),
Apollon ve de Aresi kovalayacak ve onlara meydan okuyacak kadar
atlganl ileri gtrr. Tepelemek zere olduu Troyal bir hasmn
ondan saklamaya alan gzellik tanrasna saldrr. Onu yaralar ve
kann aktr. Sivri Kargsyla atld ne, - vurdu onu elinin ayasn
dan. - Karg giriverdi derinin iine, - deldi Kharitlerin (Haritis) ile
dii rubay-, akt tanrann avucundan tanrsal kan. Aresi de vurur
ve savalarn tanrs on bin savannkine benzer bir kkremeyle
kkrer. Btn bu ileri kibirsizce, kurumlanmadan yapar. Hibir tan
rtanmaz vngenlik yoktur Diomedesde. Yalnz onu her tr arl
a srkleyen u i atei vardr onda. Diomedes tutkulu biridir. Ama
kasvetli tutkulu Akhilleus ile k saan tutkulu Diomedes arasnda
artc bir fark vardr. Diomedes cokulu bir kahramandr.

Melos ta bulunmu Girit-Mykene vazosu. (Tarih: 1450-1400)

50 | A

ntik

unan

Uycarlici

Cokulu; bu szck Yunancada (szck kk bunu belirtir) iin


de tanrsal soluk ta) an bir adam demektir. Diomedese bir tanra,
dostlukla baldr: Sava, ama akll Athena onun gnlnde yatar
ve onun ruhunu kendninkiyle kartrr. Arabasna, onun yan ba
na biner. Diomedesi kavgann ortasna atan o, iini cesaret ve g
le dolduran o
Beni sev, Athena! diye barr ona-, darbelerine
hedef olarak ate saan Aresi gsteren odur. Korkun sava k
krtt iin insanlarn ve tanrlarn nefret ettii bu tanrya u ku
durgan, mcessem Ktlk der Athena. Yunanllarda pek tapma
ve suna olmayan bir tanrdr Ares.
Diomedesde cesaretin derin kayna, onun Athenan szne
besledii gvendir.
Bu gven zaman zaman bu Akha askerine Ortaamzn bir
valyesi ile aralarnda bir ba varm havas verir. Diomedes llyada'nn valyece denebilecek tek kahramandr. Bir gn, adn bil
medii bir Troyal ile savaa balamadan nce durup dnr; onu
vuraca sra bu adn Glaukos (Glafkos) olduunu ve bu adamn
bykbabasnn bir konuunun torunu olduunu renir. O za
man gr Diomedes sevindi. - saplad kargsn bereketli topraa. soylu hasmna u dostluk dolu szlerle seslenir: - Demek yle ha, demek eski konuusun sen babamn?.. - Hatrlamyorum Tydeusu,
- memedeyken brakm beni o... te sen imdi bylece - Argos
ilinde konuum olursun benim; - ben de Lykiada (Likia) senin ko
nuun olurum. - bir gn oraya derse yolum. - Kalabalkta karg
larmzdan saknalm; - benim ldreceim bir sr Troyal var... Senin karnda da bir sr Akhal var... Deielim gel silahlarmz
- bellesin Akhalarla Troyallar - atalarmzn konuk kardei olma
syla vndmz. Bunun zerine, iki sava arabalarndan at
lar, el skr ve dost olurlar.
Sahne parltldr. Homeros, kahramanlarndan baka hibiri
ne bahetmedii bu yce gnll davran cokulu Diomedese
mal eder.
Sahne artcdr, ama sonu daha da artr bizi. yle tamam
lanr: Ama Kronosolu Zeus, tam o sra, - Glaukosun akln ba
ndan ald, - Tydeus olu Diomedesle deiti silahlarn: - Altn
tunla deiti, - yz kzlk silah dokuz kzlk silahla.
air gzde kahramannn bundan ok honut kaldn bize sy
lemez. Ama Diomedes, Glaukosu yanlndan tr uyarmadna

l y a d a

v e

H o m e r o s un

H m a n i z m i !

gre yine de bunu duyurmutur. Diomedesin valye ruhundaki bu


az buuk agzllk, kiileri kahramanlar olan her yapt, ldrc
bir tehlikeyle tehdit eden bilinegelen idealizmin panzehiridir. Bu, in
san yreinin betimlenmesinde Homerosun derin gerekiliidir.

lyadada yalnzca askerler yoktur, kadnlar, yallar da vardr.


Askerler arasnda yalnzca yiitler yok, Paris de vardr.
Gelenee gre Troya savann kkeninde Paris ile Helenenin
olaand aklar vard. Bu ak, lyada'nn atks iinde garip bir
gle hazr ve erkin durur.
Paris, Heleneyi batan karan ve karan kiiydi. Sava ilk ba^
latan oydu; ayn zamanda Akhilleusu alt eden biriydi, att okla l
drmt onu. ilyadadan nceki dnem Troya destanlarnda, Pa
risin, bizzat kendisi tarafndan balatlan savan kahraman, ayn
zamanda Troyay ve Heleneyi kazanan kii olarak gsterildii bir
dnemin olduu dnlebilir.
yle grnyor ki, bu soylu rol onun yerine, Troyal destan
evriminde, daha yeni tip olan kardei Hektor ile doldurarak Parisi
lyadann korka haline getiren Homerosun kendisidir. Home
rosun dram yetenei, Parisi Hektorun kart bir yere yerletirir ve
btn iir iinde, iki karde arasndaki srekli atmay diri tutar.
Hektor katksz kahraman, Troyann koruyucusu ve kurtarcs; Pa
ris ise nerdeyse katksz korkak, yurdunun ba belas dr.
Yeri geldiinde, Parisin de o ada ideal olan saygnl grme
dii anlamna gelmez. O da yiit olmak ister tabii, ama, eylemde yi
it olmaya gelince, yrei ve gevek gzel bedeni karar annda cv
tr. Bin dereden su getirerek ve szlanarak, geerli hibir nedeni ol
makszn brakt savata, Hektora kendisini izleyeceini vaat eder.
nemsiz aklamalara giriir: Burda ba baa kalaym dedim acla
rmla. Sallantda vaatlerde bulunur: Ama karm demin istedi sava
a atlmam, - yumuak szlerle dokundu yreime (Bu yumuak
szleri daha nce de duyduk biz. Parisin gk bile demeden sineye
ektii bir dizi hakaretti.) Paris srdrr szlerini: Benim de yle
yapmay kesiyor aklm... urda dur bekle beni, - kuanaym Aresin
silahlarn, - istersen git, arkandan yetieyim. Anlatm bir asker
iin laubalicedir.

51

52

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

Baz somut ayrntlar da Parisin korkakln belirtir. Yeledii


silah yaydr. Bu silah onun, dizlerini titreten ve yanaklarm soldu
ran gs gse arpmadan kanmasn salar. Yay germek
iin arkadalarnn ardna ya da bir mezar tann arkasna saklanr.
Bir dman yaralarsa, kahkahalarla glerek siperden dar srar' .
Yine de Paris tam bir korkak deildir. Korku onu kavgadan
uzaklatrr, ama vngenliin, bbrlenme isteinin onu kavgaya
dndrd de olur. nk Paris gzellii ile vnr; savata bile
omuzunda tad pars derisiyle vnr; bir kadn ba olan zlfl
sa dzeni ile vnr. Bakalar dvrken kadnlarn odasnda cilalamakla vaktini geirdii silahlar ile vnr. Btn bunlar, tuva
let ve gzellik -ve gen kzlar dikizleme biimi, kadn dknl
, ayartma baars-Troyada Parisi belki horgrlen, ama yine de
nemli bir kiilik olmaktan karmaz. O, Hektorun hakaret edip
durduu eitli ayartc unvanlarna yiit sava unvann da ko
layca eklerdi. Bu yiitlik beratn biraz emekle elde edebilmek -yay
n kullanmak- kouluyla. Bu, atmada iini bbrlenme ve korku
brm Paris, sonunda onda baskn olacak duygular konusunda,
aslnda kendi kararszln gsteren bu yzszlk ve bu pek iten
gelmeyen bir ekingenlik ile durumu idare eder. Aphroditenin asi
Heleniyi yatana att bu korkak ve vngen gzel olan, sonun
da ola ola bir alaktan baka nedir?
Yalnz insani planda bir psikolojik zmleme bu soruya kar
lk bulamaz. Bu zmleme Parisi znde yakalamaz.
Parisin kiilii, bu kiilik, ancak, dinsel diye adlandrlmas ge
reken bir deneyimin alan olduu kabul edilirse aklanabilir. Hektor
tarafndan hakaret edilen Paris, kardeinin kendisini korkakl y
znden sulamasn glk karmadan kabul eder. Onun kabul et
medii ey gzelliine ve aklarna yaplan svgdr. Kardeine biraz
da gururlanarak, yle karlk verir: Sar Aphroditenin gzel ar
maanlarndan tr beni knamaya hakkn yok. Tanrlarn parlak
armaanlarn hor grmek olmaz. Tanr balar onlar bize ve eli
mizde deildir kendi seimimizi yapmak. Tasasz Parisin ses tonu
nasl da ykselmitir! imdi Hektora ders verme sras onundur. O,
bu armaanlar Tanrdan ald; bunlar insan semedi ; bunlar tam
olarak ona verilmi eylerdir. Gzellik ltfunu, arzuyu ve ak
uyandrma yetisini Aphroditeden ald o. Ak ve gzellik, bedava ba
lar, tanrsal eylerdir. Paris, onlarn alaltlmasna izin vermez, bir

LYADA

VE

H O M E R O S UN

H M A N Z M

tanrya svgdr bu. O semedi; bir seimin konusu oldu: Seilmi


biri olduunu bilir. (Onun bedenine tanrsal almas Parisin kendine
zg bir dinsel deneyim yaadn kabul etmemizi engellemez.)
ite bu andan sonradr ki Parisin karakter yapsndaki uyum ve
tutarll tam olarak anlyoruz. Onun tutkusu sradan bir zevk ada
mnn tutkusu deil, hepten bir kendini adaytr. Bu tutku ona sa
dece duyu hazz vermez -bunu elbette verir- onu tanrsallk durumu
na yaklatrr. Parisin hafiflii, tasaszl, ok mutlu tanrlarn din
ginliini andrr. Artk sorulacak sorular yoktur. Aphroditeye hiz
metten baka bir ey dnmeden, insanlar arasnda onun temsilcisi
olduu bilincinden doyum, eksiksizlik ve g alr. Yaam sadeleti
rilmi bir yaamdr, nk gdlmektedir.
Kukusuz, iinde yaad sava dnyasnda korkaka davranr.
nk iradesi zayf ya da yoktur. Ama, Aphroditenin gc bu te
mel zaaf tamamyla kapatabilir. Paris tanrsal istence balanmada
onu her tr abadan bak klan ve her tr pimanlktan kurtaran
bir yazgclk biimi bulmutur. Dindarl ahlakszln aklar. Ve
onu Menelaosun (Menelas) kargsndan kurtaran Aphrodite, kars
nn ister istemez katld mis kokulu yatana gtrdnde Heleneye yapt yakc arda nasl ycelik vardr: Seninle sevielim
gel u dekte, - sevgi bi dolmamt iime bu kadar. Denizleri aan
gemilerle irin Lakedaimondan (Lakedemonas)- seni karp, kaya
lk adada, - dekte sarma dola olduumuz gn bile - u anda sev
diim gibi sevmedim seni. - Tatl istek hi sarmad beni bylesine."
Aphrodite, gksel g olarak Aphrodite, burada Parisin azn
dan konuur ve setii ara ne kadar zavall olursa olsun, Troya hal
icinin seve seve tatan bir gmlek giydirecei bu korkaa ycelik
verir.
Helene Paristen sonsuz bir uzaklkta. ehvetli olmaktan ok du
yarl bir kadn olan Helene, karakteri bakmndan Parise tam ters
kutupta yer alr. Ahlaksz karsnda ahlakl davranan Helene,
Aphroditenin onu iine drd tutku dnyasna direnir; onun
kendisini paylamaya zorlad hazz da reddetmek ister. Parisin ahlakdl, dindarlndan; Helenenin ahlakilii, tanraya bakald
rdan kaynaklanmaktayd.
ikisi de gzel, ikisi de tutkuludur; gzellikleri ve tutkular ken
dilerinden teleyemedikleri ancak yazglarn oluturan, onlara veril
mi armaanlardr.

53

54 i A n t k Y

unan

UygarliCi

Yine de, Helenenin doas, dzen ve kural yanlsdr. Aile ba


larnn sayg ve sevgisi arasnda, kendisi iin her eyin kolay olduu
zamanlar zlemle arar. Evimi barkm, o nazl byttm kzm
- hsm akrabam, can yoldalarm brakmasaydm,... - bak eriyip
gidiyorum gzya dke dke Kendi kendisini sert bir biimde y a r
glar; Troya halknca kendisine yneltilen ar yargy doal bulurT
Yine de eer Paris yiit biri olsayd, na cesaretini rnek gster
dii kocas Menelaos gibi onurlu olsayd, Helene yazgsyla avuna
cakt. Demek ki olaylar, ahlak sahibi Heleneyi, iirin ona bahetti
i hret iinde, iki halkn ykmna alet olan ve kocasn aldatan ka
dn roln stlenecek ekilde hazrlamyordu. Homeros, Akhalar ile
Troyallarn uruna ldkleri bu sulu eten, elikili olarak sadece
anlalmaz bir biimde iyi e ve sevecen anne yaamn srdrmek is
teyen basit bir kadn oluturmutur. Tanrlar -en azndan onlara
kar kendimizi savunmak iin kefettiimiz ahlaktan fazla holan
mayan u Homeros tanrlar- yaamlarmza girdi gireli aykrlklar
da vardr. Aphrodite mutlak gcn gstermek iin Heleneyi ege
menlii altna ald. Tanra, gzellie ve insanlara esinledii zaptedilmez istee ilikin ifte bela karsnda kurbannn belini bker.
Helene Aphroditenin yansmas olur kar.
Ve onunla kar karya gelen erkekleri dinsel bir heyecan sarar.
Bir anda bir ey, Troyal ihtiyarlar hayranla iteler, titretir ve de
neyimleri bir ie yaramaz. Bir araya geldikleri surlara Helenenin
ktn grnce, tuhaf bir biimde yle derler: Akhalar ile Troyallarn byle bir kadn iin - yllardr ac ekmeleri hi de ayp de
il - Yzne bakan lmsz tanralara benzetir onu. Bu korkun
ihtiyarlar, yalnz Helenenin gzellii yznden iki halkn vahice k
rlmasn hakl gsterirler!
Bununla birlikte, btn Troyallar bunu yutmaz. Basit ve iyi y
rekli Heleneyi, kendi kendisinden nefret eden Heleneyi, anlalmaz
tutkusundan nefret eden, ama yine de, hibir zaman ondan ayrla
mayacak kadar Parisi sevdii gibi, kendi tutkusunu da seven Hele
neyi -bu btnyle insan olan Heleneyi- ne Priamos, ne de Hektor
kartrr birbirine; onlar, tanrsal gcn belirtisi olacak ykc bir
alev gibi yreini kemiren u meum gzellii ile kartrmazlar onu.
Bana kar sulu olan, der Priamos, sen deilsin, tanrlar
dr.
Helene, gzelliinin yol at sonulara sz geiremez. O bu g-

l y a d a

v e

H o m e r o s ' un

H M AN Z M

| 55

zellii ne istemi, ne de kendi gelitirmitir. Onu, kendisine verilmi


bir armaan olduu kadar, ayn zamanda Tanrnn bir laneti olarak
da almtr. Gzellii, ayn zamanda yazgsdr.

Bu parltl ama bykl ikinci derece yldzlardan sonra, im


di gelelim llyadanm esiz yldzlar Akhilleus ile Hektora. Homeros, iirin bu iki gneiyle, belli bir seviyesinde birine ya da brne
katlmakszn yaamann g olduu insan yaamnn ok nemli iki
biimini aydnlatr.
Akhilleus nce bir genlik ve g imgesi gibi grnr. Yaa
gentir (yaklak 27 yanda), ama zellikle kzgn kan, ateli fke
leriyle yledir. Sava iinde bym ve toplumsal yaamn dizgini
ni henz ne kabul etmi hatta ne de bilmi ele avuca smaz bir gen
liktir bu.
Akhilleus genliktir ve de gtr. Soylularn fkelerine kar
kendilerini korumak iin, zayflarn diledikleri kendiliinden salam
bir g. Bilici Kalkhas (Halkias) lyada'nn banda byle der. Ordu
da patlak veren vebann nedeni konusunda Agamemnonun sorguya
ektii Kalkhas, cevap vermekte duraksar. Gl kiilere gerei
sylemenin tehlikeli olduunu bilir. Akhilleusdan koruma diler.
Gen kahraman ona tam olarak gcn vaat eder: Korkma, Apollon adna ant olsun, Kalkhas, - Akhalarn en gliis olmakla v
nen Agamemnon bile olsa karsndaki, - ben sa olduum srece,
grrken gzlerim... el kaldrmaz bir tek Akbal sana." te g do
lu Akhilleusun ilk imgesi budur.
Daha ilerde, Agamemnonun meydan okuduu bu g, bir teh
dit olarak patlak verir; Akhilleusun artk savamayacana dair i
tii byk ant iinde (onun yalnzca bir parasn aktaryorum) gu
rurla kendini gsterir. Bak sana diyeyim, ant ieyim bu denek ze
rine ki, - dalarda bir aa gvdesinden tunla kesilip alnd bu de
nek, - stnde bundan byle ne bir dal, ne bir yaprak bitecek, ... Zeus verdi Akhalara onu, adalet datsn diye adna hak koruyanlar,
- Akhaoullar tarlar ellerinde imdi onu. - ite bir byk ant sa
na bu as zerine: - Bir gn gelecek, Akhaoullar tekmil - dvnp
duracaklar Akhilleus gitti diye. - ster kz, ister kzma, gemi ola;
senin onlara yardmn dokunamaz, - krlp gidecekler Hektorun

56 A n t I k Y

unan

Uy

ga rui

karsnda dalga dalga. - Neden saymadn diye sen de Akhalarn en


iyisini - yrtn dur bakalm, kendini ye. - Peleusolu byle dedi,
oturdu, - att yere altn kakmal deneini.
Ondan sonra ve destann on sekiz blmn aan srede G,
hareketsizdir, imge de yle, Akhilleusun sava blmlerinde zin
cirden boanmasnda olduu gibi Yunanllar iin lmcl olan bu
hareketsizlikte de arpcdr. nk orduyu kurtarmak iin, otur
m u Akhilleusun yeniden ayaa kalkmasnn yeteceini biliriz.
Onun yokluunun orta yerinde Odysseus bunu ona syler: Kalk ve
orduyu kurtar ...
En sonunda G ayaa kalkar. Ve Akhilleus kalkt yerinden...
- Akhilleusun bandan da tpk byle - bir n ykseliyordu ge
doru. - Akhilleus at duvar, hendein nnde durdu,... - Durup
bard, te yandan haykrd Athene. - Bir kargaalk sald Troyallarn sralarna. - Bir kargaalk ki, dile gelmez.
Homeros, Akhilleusun gcn dile getirmek iin ok etkili kar
latrmalar yapar. Akhilleus yksek dalarn derin boazlarnda
patlayan geni bir yangna benzemektedir, sk orman yanar, rzgr
alevi savurur ve evirip evirir: ite izledii herkesi ldren bir tanr
gibi byle saldrmtr Akhilleus ve kara toprak zerinde kan akp
gider dereler gibi.
Ya da, air, Akhilleusun ykc fkesi ile bir karlatrma nok
tasn bir doal felaketten deil de, bar bir i imgesinden karr.
Dzenli harman yerinde, inemek iin ak arpay, - geni alnl
kzler nasl koulursa sabana; arpa abucak ayklanrsa nasl ayaklar altnda bren kzlerin, - tek trnakl atlar da tpk yle,
- ulu canl Akhilleusun ayaklar altnda - iniyorlard lleri kal
kanlar. - Arabann sand altnda dingiller, - epeevre parmaklk
lar bulanmt kana, - atlarn ayaklarndan, araba tekerleklerinden habire kan ve amur fkryordu. Peleusolu n kazanmak iin ya
nyordu - dokunulmaz elleri bulanmt kanl amura.
Ykc g, kana bulanm g: iirin en korkun blmlerinde
Akhilleus byle grnr. Acmaszdr Akhilleus. Bir air, irenlii
yeniyetme Lykaonun (Likeon) lmndeki gibi sahnelerden daha
teye nadiren gtrmtr. Bu silahsz ocuun yalvarmas, babas
nn bahesinde Akhilleus ile ilk karlamasn hatrlamas, umulma
dk kurtarlma yks btn bunlar iimizi szlatr, ama bu Akhille
usun yantn daha hoyrat, cinayeti daha vahi ve ayaklarndan tu-

LYADA

VE

H O M E R O S UN

H M A N Z M

tulup kfrlerle Skamandrosun balklarna frlatlan cesedin duru


munu daha rkn klmak iindir.
Btn bunlardan sonra bu tanra olu bir insan mdr, yoksa
yalnzca bir hayvan mdr? Herhalde tutkulara ar duyarl ile bir
insandr. Akhilleusun gcnn ruhsal nedeni buradadr: Tutkulara
ve derin bir biimde dostluun, zsaygnn, an ve hretin ve nefre
tin biriktirip besledii tutkulara duyarl biri, insanlarn en krlgan
olan Akhilleusun gc, ancak tutkunun kabarmas iinde grlme
mi bir iddetle kendini gsterir. Lykaonun dehete dm gzleri
ne ve bizim gzlerimize o kadar duyarsz, o kadar kat grnen Akhilleus, yalnzca onu demir gibi sertletiren bir tutkuyla gerilmi ol
duu iin kat, yalnz o tutkuya duyarl olduu iin her ey karsn
da duyarszdr.
Eer tanr soukkanl ise; bu adamda tanrsal hibir ey, insa
nst hibir ey yoktur demektir. Akhilleus hibir eye egemen de
ildir, her eye katlanr. Briseis, Agamemnon, Patrokles, Hektor, ya
am onda duygusal ufkunun bu drt ana noktasndan birbiri ardna
bir ak ve nefret frtnas uyandrr.
Hibir zaman dingin olmayan ruhu, tutkunun, ierisinde ard ar
kas kesilmeyen frtnalar devirip patlatt geni bir gk gibidir.
Yatma her zaman ancak grntedir. rnein, Agamemnon
ile barma sahnesinde Akhilleus -onun iin artk, kendisini bunca
inciten bu kuklann nemi yoktur ki- btn dnlere, hem de en y
ce gnll dnlere hazrdr, ama, harekete gemekte ge kalnd
iin birden onu eline geiren yeni bir tutku, intikam isteyen dostluk,
yzeydeki dinginlii atlatr. yle barr: ld can yoldam be
nim, sivri tun yrtt etini, - yzkoyun yatyor barakamda, - evre
sinde arkadalar kan alyor, - yreim aldrmaz senin dediklerine,
- dmana ac gzya dktrmektir benim iim.
Akhilleus, o an iin istedii, zld veya tiksindii, geri kalan
her eye krcesine gzlerini kapatan tek bir amala, sarslan bir du
yarllktr. Tutkusal imge deiebilir: Kim olursa olsun, Agamem
non, Patrokles ya da Hektor. Ama bir kez ruhu ele geirdi mi, btn
varl harekete geirir ve eyleme geme gereksinimi yaratr. Tutku
Akhilleusda bir takntdr; ancak eylemle yattrlabilir.
Bu balant -tutku, ac, eylem- ite tmyle Akhilleusdur. Hektorun lmnden sonra, yattrlm gzken tutkunun (ama o var
ln doasnda var bu) onu artk rahat brakmas gerekir gibi grn
d zaman bile byledir bu.

57

58 ! A n t I k Y

unan

U y g a r i . c

Sona erince dvler,


Toplant dald, ordular tuttu gemilerin yolunu.
Hepsi dnyordu akam yemeini,
hepsi tatl uykuya dalmay dnyordu.
Bir Akhilleus alyordu sevgili dostunu ana ana,
tutmuyordu onu tekmil canlar yenen uyku.
Bir o yana dnyordu, Bir bu yana,
zlyordu Patroklesin, insanlarla kavgada
soylu gcn, olgun diriliini,
zorlu denizler geliyordu gznn nne,
orda ektikleri ileler geliyordu aklna,
paylatklar dertler geliyordu, aclar.
Bunlar bir bir geirirken aklndan
gzya dkyordu tane tane.
Yana yatyor, yzkoyun uzanyor, ya da srtst.
Sonra kalkp dolayordu deniz kysnda, deli gibi.
afak sknce denizin, kylarn stnde,
O saat kotu hzl atlarn arabasna,
srklemek iin balad Hektoru arabann arkasna.
Menoitiosolunun ls gml mezarn evresinde
kere dolatrd Hektoru,
sonra dnd gene adrna,
toz toprak iinde yzkoyun brakt ly.

Tutkusal imgenin, zellikle gecenin sessizliinde, bilin alann


nasl sard, btn anlar nasl yeniden yzeye kard, bir sre
iin i skntsndan kurtaran eylem balayncaya kadar acy nasl
canl tuttuu bu parada grld.
Akhilleusun ilk anahtar udur: Gl eylemlerle yatan gl
tutkular.
Bylesi bir insan nce katksz bir birey gibi grnr. Onun tm
zaferleri ile beslenen ve byyen iindeki tanrsal vicdan, Akhille
usun kiiliinin tek yasas olmu gibidir. Kahraman, kendisini arka
dalarna, tm br insanlara balayan btn balar koparr ve i
ner. Tutku, kendine zg ykc ve bozguncu eylemle erdem duygu
sunu yok eder, onu en insanlk d bir acmaszla yneltir. Yenilen
ve lmek zere olan Hektor, yalnzca cesedinin akrabalarna veril
mesini isteyen, lyadann en yrek paralayc isteini ona yneltti
inde Akhilleus yle karlk verir:

60

AntIk Y

unan

Uygarligi

Dizlerime sarlma kpek, yalvarma anam babam adna!


Gnlm yreim kkrtyor beni,
diyor, unun etini parala, i i ye,
senin bana bu yaptklarndan sonra,
kimse uzaklatramaz bandan kpekleri,
getirseler bana kurtulmaln on katn, yirmi katn,
tartsalar urada, daha ok veririz deseler,
Dardanosolu altn koa teraziye senin arlnca
deine yatp alayamayacak sana seni douran,
kpekler, kular yiyecek btn bedenini.

Akhilleus ilerledii bir l andran yolda, insanlk d berbat


bir yalnzla doru yrr. Kendi lmn arzular. Arkadalarnn
felaketine aldrmadan orduyu terk etmekten sz ettii sahnede zaten
bu grlr. Yall an ve hrete yelediini syleme cesaretini
bulur kendinde. Gn be gn hncndan sz eden bir ihtiyar gibi ya
amak, yaamnn anlamn yadsmaktr. Bunu yapamaz.
Akhilleus aslnda yaam rever; hem her an, hem eylem iinde
ok ve her zaman sever. Yaamn coku ve eylem olarak ona verdi
ini almaya hazrdr; iinde bulunduu ana smsk tutunarak her
olayn ona sunduu eyi agzllkle kapar. ldrmeye hazr, fke
ye hazr, gzyana hazr, sevecenlie ve hatta acmaya hazr olan
Akhilleus her eyi eit bir kaytszlkla, antik bilge tarznda deil de,
eit bir arzuyla her eyle beslenen grbz, ackm bir doa tarznda
karlar.
Acdan bile sevin karmaktadr. Patroklesin lmnden kan
dkme sevincini yakalar ve air bize, korkun bir ac dolduruyor
du Akhilleusun yreini derken, silahlar, onun kanatlaryd havaya kaldrd erlerin babuunu bu kanatlar da der.
Bu yaam cokusu Akhilleusda o kadar gldr ki onda her
ey lme meydan okumak gibi grnr. Hibir zaman lm d
nmez, ona gre lm yoktur. Var olana ylesine gl bir bi
imde balanmtr ki. iki kez uyarlr: Eer H ektoru ldrr
sen, sen de leceksin. Karlk verir: "'Umurumda deil! lmek
daha iyidir, gemilerin yannda yeryznn faydasz yk kalmaktansa. Ona gelecek savata lmn haber vermek zere g a
rip bir biimde dile gelen at, Ksanthosa (Ksantos) aldrmakszn
karlk verir:

LYADA

VE

H o MEROS

UN

H M A N Z M

Ne diye haber verirsin bana lmm,


Ksanthos sana dmez bu.
Ben biliyorum sen demesen de,
sevgili babamdan, anamdan uzakta,
burada lmektir benim kaderim,
ama bu hi de umurumda deil,
kavgay brakmam Troyallar getirmeden amana.
Ayatez Akhilleus byle dedi,
srd tek trnakl atlarn n sralara, naralarla.

Burada, Akhilleusun bilgelii derindir. Yaamn younluunu,


sresine yeleyecek kadar sever onu. Genliinde yapm olduu se
imin anlam buradadr: Sava iinde elde edilen n, ona sorunsuz
geecek olan bir yaamdan daha gl bir sevgi esinleyen bir yaam
biimidir. Ve bu seimi, bir anlk zaaftan sonra, sk skya korur. e
refle lm, ayn zamanda insanlarn belleinde lmsz kalmak de
mektir. Akhilleus, gnmze ve daha tesine uzanacak ekilde yaa
may semitir.
Bylece, Akhilleus birey olarak, an hret akyla btn zaman
larn insan topluluklarna balanr. n, onun iin yalnzca grkemli
bir mezar deil, yaayan insanlarn ortak yurdudur.
Yine tlyadamn gzel bir sahnesi vardr ki, orada Akhilleus bir
baka biimde, varlndaki derin insanl gzler nne serer. Hektoru arabasnn arkasnda srkledikten sonra, geri getirdii akam,
onun cesedini adrna koyup, sessizlikte l dostunu dnr. Bir
den, yal baba Priamos, her eyini yitirmi halde yaam pahasna,
nne dikilir. Akhilleusun ayaklarna kapanr, nice olunu ldr
m o kanl elleri per . Akhilleusa uzaktaki lkesinde hl yaa
yan ve olunun hayatta olduu dncesiyle avunan kendi babasn
dan, Peleustan (Pileas) sz eder. Akhilleusa yalvararak cenaze tre
ni iin Hektorun cesedini kendisine vermesini ister. Akhilleus baba
snn ans ile ruhunun derinliine dek etkilenir, ihtiyar usulca aya
a kaldrr ve iki insan bir sre birlikte alarlar: Biri babasna ve Patroklese, br Hektora alamaktadr. Akhilleus olunun cesedini
vermeyi Priamosa vaat eder.
Tutkunun ve ann bu sert kahramannn portresi son derece g
zel ve Akhilleusdan beklemediimiz kadar parlak bir insanlk sah
nesinde bylece tamamlanr.

61

62' A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

' fr

Ve ite hayranlk uyandran Hektor. nsan senden cokulu sz


lerle sz etmek ister. Ama btn kahramanlarn tam bir yanszlkla
ele alan, onlar hakknda hi yargda bulunmayan Homeros, bize bu
nu yasaklar. air sadece aynann sr olmak ister; o sr yaratklarnn,
sanatnn aynasnda yansmalarna olanak verir.
Homeros yine de Hektora kar sevgisini bizden gizleyemez. O,
Akhilleusun kiilik zelliklerini en eski destan geleneinden alrken,
Hektoru, belki en ok nceki ilkel bir taslaktan yararlanarak, ken
di elleriyle biimlendirdi. Hektor onun en beendii kiidir. air, bu
kiilikte baka herhangi bir insana olan inancndan fazlasn syler.
unu da aklmzdan karmayalm: Yunanllarn zaferi demek olan
Troya Savann genel erevesinde bir iir yazarken, bu iirde Yu
nan yurtseverliini hi mi hi saklamaz; ama Homeros bu yzden de,
aklndan geen en yce insan soyluluunu onun ahsnda somutlamak iin dman komutann seer kendine. Burada, Yunanllarda
ska grlen bir hmanizma (insanclk) gvencesi vardr.
Akhilleus gibi ve destan kiilerinin ou gibi Hektor da yiit ve
gldr. Onun gcn ve gzelliini hi kan bulamam birtakm
parlak karlatrmalar belirtir.
Ahrda gnlerce arpayla beslenmi bir at
nasl ipini koparr da drtnal koarsa ovaya,
gzel akan rmakta ykanmadan edemez hani,
kurumludur, ba diktir, omuzlarna dklmtr yelesi,
diyecek yoktur almna,
ayrlara gtrr onu abucak dizleri.
Hektor da yle...

Akhilleus kadar yiit olan Hektorun yiitlii yine de bambaka


bir niteliktedir. Doann deil de akln yiitliidir bu. Kendi doas
na gre kazand cesaret, ilke edindii disiplin. Akhilleusun tutku
su savatan holanabilir; Hektor ise savatan nefret eder. Ve bunu
btn yalnlyla, Andromakhea (Andromahi) syler. Yiit olmay,
Troyallarn n safnda dvmeyi renmesi gerekmitir. Cesare
ti en yce cesaret, Sokratese gre, korkuyu bilmemekten deil de,
onu at iin, cesaret adna layk tek cesarettir.
Hektor korkun yznde glmsemeyle dev yapl Aiasn kar
sna ktn grnce, igdsel bir rknt devinimini bastramaz.

lyada

ve

omeros

un

maniz m

! j 63

Bedensel bir devinimdir bu: Yrei gsnde daha gl arpma ya


balar. Ama o, bu byk fiziksel korkuya egemen olur. Onu alt et
mek iin sava hakkndaki >/7g/ sine bavurur. yle syler:
Telamonolu tanrsal Aias, erleri gden
clz bir ocuk yerine koma beni, ...
ok iyi bilirim savamay ldrmeyi
tosn derisinden kalkanm saa sola savurmay
savata dayankl bir silahtr bana o kalkan,
iyi bilirim hzl arabalarm kargaala srmesini,
savata Ares akna gs gse hora tepmesini.

Hektor korkakln ekiciliini bilmez deildir. Akhilleus ile kar


lamak, onu ldrmek ya da onun tarafndan ldrlmek iin Troya
kaplar nnde duran Hektor iin, duvarlarn stnden, anasyla ba
basnn kente dnmesi iin ona yalvarmalarn savuturmak yine de, ol
duka kolaydr. Bu yalvarmalar, ona, lmnden sonra Troyann ya
klmasn, yaknlarnn ldrlmesini ya da kle edilmesini gsterirken,
yreini paralamaktadr. Yine de insanlk saygs, bu eilimi pskrt
meye yeter. Ama daha sonra kendi bana kalnca, yrein sessizlii
iinde, bu yiitin kafasn birtakm garip dnceler kurcalar. Savaa
girerse kesin olan lmn dnr. Hl ondan kanacak zaman yok
mudur? Gerekten duvarlarn ardna niye gitmesin ki? Hatta bir an Akhilleusa yalvarmay, hasmnn karsna savunmasz kmak iin silah
larn surun dibine brakmay dnr. Neden ona Troyallar adna bir
uzlama nermesinler ki? (Gerekten de neden olmasn?) Bir an bu d
ten holanr, makul bir anlamann koullarn aklndan geirir. Birden
silkinir. lgnl, zaaf ak ak grnr. Kendini toparlar Neyi d
nyor aklmi Hayr, yalvarmayacaktr Akhilleusa. Bir kadn gibi
brakmayacaktr kendini lme. Troyaya onursuz dnmeyecektir. D
kurma sras deildir; genlik aklar kadar uzaktr ona. Bugn artk
kendi aralarnda sevgiyle konuan olanla kz gibi meeden ya da ka
yadan sz etmek olm az lme kardan bakmak, yiite lmeyi bil
mek gerekir. Korkakla kar kmak iin yalnzca el ne der dnce
si, zsaygs yoktur, yaamdan daha yce onur da vardr.
Akhilleusun yiit olmak iin dnmeye gereksinimi yoktur.
Hektor akl ve fikir ediminde yiittir.
Bu ok salam akl kimileyin onun azndan ok gzel szck
ler karr. Bir gn uursuz ve te yandan geree uygun bir kehane-

64

nt

Ik Y

unan

Uygarli

te uyan kardei Polydamas (Polidamas) onu sava durdurmaya a


rr; kehanetin doru olmasndan kukulanmayan ama her eye
karn savamak isteyen Hektor ona yle karlk verir: En iyi ke
hanet insann yurdu iin savamasdr. Kehanetlerin byk etkisi
nin olduu ve hele Hektor gibi ok dindar bir adam tarafndan ko
lay kolay kar klmad bir dnemde bu sz artcdr.
Ama erdem ve akl Hektoru btnyle aklamaz. Cesaretinin
derin kaynaklarn, duygusal kaynaklarn belirtmek gerekir. Hektor
iin erdem bir z erek kavram, bir ideal deildir; sevdii lke iin
savamak, gerekirse onun uruna lmek, karsn ve ocuunu lm
den ya da klelikten kurtarmak iin savamaktr. Hektorun cesare
ti bilgenin cesareti deildir: rnein Sokratesin cesareti gibi dnya
malna bo verme stne kurulu deildir, tam tersine onlar karsn
da sevgiyle doludur.
Hektor yurdunu sever. Kutsal Ilionu ve Priamosun dibudak
kargl halkn sever. Onlar her trl umuda kar koruyacak kadar
sever. nk Troyann kaybedildiini bilir. Evet biliyorum, bir gn
yok olacak kutsal Troya... ama sevgi bylesi inanlara taklp kal
maz: Sevdiklerimizi son ana kadar savunuruz. Hektorun her eylemi
Troyann kurtuluuna yneliktir. Akhilleus ne kadar toplumsal duy
gular nemsemezse, Hektor o kadar sitesine, hemehrilerine, ayn za
manda kral olan babasna yneltii sevgiye baldr. lkesini savu
nan sitenin olu Hektor, savaan bir kabilenin yar vahi komutan
olan ve yine vahi savan kimileyin hayvan dzeyine drd Akhilleusun tam kartdr; site ona savan iinde bile toplumsal disip
linini kabul ettirir. Akhilleus kargaa, Hektor dzen adamdr. Akhil
leus Hektorda, nefret ettii kimseyi ldrmek ister. Hektor ise sade
ce Troyamn amansz dmann ldrmeyi arzulamaktadr. Son kar
gsn atarken Tanrlar rast getirsin diye dua eder:
Adamakll bir sokabilsem onu etine!
Sava ok kolay olur Troyallara, sen lrsen,
sensin bamza en byk bela.

Sava Hektorun hem yurtsever hem de uygar olmasn engelle


mez: Onun yurtseverlii dmana kar kin iermez.
Hektor yine uygar olduu iin her zaman hasmla bir anlama
yapmaya hazrdr. Onda insanlar birletiren eyin onlar ayran e
ye baskn olabilecei duygusu ok aktr. Aiasa yle syler:

LYADA

VE

H o M E R O S UN

H M A N Z M

Gel, deerli armaanlar verelim birbirimize,


yle desin Akhalarla Troyallar
yrek yakan kinle dvtler ama,
gene de dosta anlap ayrldlar.

Hektor, kendisinden nefret eden Akhilleusda hl var olan ken


di benzerlerinden birini grr, onunla grmek istemek Hektora
hayalcilik gibi gelmez: Ona Troyann zenginliklerinden bir para
deil de, Parisin kard Heleneyi ve hzineleri Yunanllara geri
vermeyi nermeyi dnr. Salt bir korkaklk eilimi yoktur burada.
Hektorun eski bir d, dmanlar uzlatracak bir anlama sap
lants da vardr. zellikle de, burada, aklndaki tasary hemen bir
d olarak grd karar annda bile, tm tutumunu etkileyen id
dete kar, o derin tiksinti vardr.
Yine daha sonra, dvten hemen nce, Akhilleusa insancl ve
makul son bir anlama nerir. Bu kavgann sonuncusu olduunu bi
lir. ( Ya sen benim elime geersin, ya geerim ben senin eline" der)
ama bir anlama dncesi hl baskndr:
Haydi, tanrlar tank tutalm antlamalarmza,
olamaz onlardan iyi tank, onlardan iyi beki.
Zeus bana zaferi verir de alrsam cann,
dile gelmez saygszlklar gstermem sana,
nl silahlarn soyar ln geri veririm Akhalara.
Sen de, Akhilleus, yap benim gibi.

Akhilleus bunu serte geri evirir:


Hektor, dmanm, antlamadan sz ama bana,
byle ey olamaz insanla arslan arasnda,
nasl uyuamazsa kurtla kuzunun gnl...

Ve Akhilleusu tanmlad gibi Hektorun nerisinin anlamn


da iyi belirten u sz ekler:
Bizim de dostluk yapmamz akla smaz
Akhilleus tutkunun kendisini iine kapatt zelin dna k
mazken Hektor evrensel iinde devinir. Onun kafasnda canlandrd
bu antlama, bu antlama tasars, henz basit ama gerek devlet
ler hukuku ilkesinden baka bir ey deildir.
Ama Hektorun lkesine gsterdii ve oktan insan topluluuna
da yaylm gibi grnen scak sevgi daha derin ve daha diri bir te-

65

66

A ntik

unan

Uygarlii

mele dayanr. Hektor yaknlarn sever. Hektor salam bir biimde


bir kadnn ve bir ocuun aknda kk salmtr. Gerisi burdan t
rer. Ona gre yurt yalnzca Troyann surlar ve kalesi ile Troya hal
k deildir (bu elbette savunulacak bir devlet anlay deildir), yurt
hepsi yannda kendisi iin deerli olan bu yaamlardr ve onlar kur
tarmak, zgrlk iinde kurtarmak ister. Hektorun lkesine kar
akndan daha tensel hibir ey yoktur. Andromakhe ile Astyanaks (Astianaks) yurdun en kesin, en belirgin somut imgeleridirler.
Dvmeye gitmeden nce Andromakheye yle der:
Elbet bir gn yok olacak kutsal Ilyon,
Priamos, onun iyi karg kullanan halk.
O vakit ne Troyallarn acs umurumda olacak,
ne Hekabenin (Ekavi), ne kral Priamosun acs,
ne de kardelerimin acs umurumda olacak,
o kardelerim ki hem ok, hem soyludurlar,
gene de dmana boyun eip, girecekler topraa.
Benim zntm sensin asl,
tun zrhl Akhalardan biri alacak hr gnn,
gtrecek seni gzyalar iinde,
Argosa gidip tezgh dokuyacaksn,
gireceksin bir yabanc kadnn buyruu altna.
Su tayacaksn Messeis rmandan, Hyperie (peria) rmandan,
kecek omuzlarna kara kader,
Gzya dkerken grecek biri, diyecek ki:
Hektorun karsyd bu kadn,
Hektor, llyonun evresindeki kavgada,
Troyallarn en banda dvrd.
Yeniden tazelenecek senin acn,
seni klelik gnnden kurtaracak
byle bir erkein olmadna yanacaksn.
Klelie srklenirken ln duymaktansa
Dalar gibi toprak rtsn beni daha iyi.
Andromakhe savaa girmemesi iin az nce Hektora yalvar
maktayd. Ama artk bunu yapamaz, nk onun karlkl sevgile
rini savunduunu bilir, iki ein bu son grmesinde antik edebiyat
ta ok seyrek grlen bir ey vardr: Onlarn birbirlerine gsterdik-

I
68 1 A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

leri sevgide tam eitlik. Ayn dzeyde konuur, ayn dzeyde seviir
ler. Hektor, Andromakhede ve olunda kendisinin olan ona ait ni
metleri sevmez: O, onlarda kendininkine eit deerde varlklar se
ver.
Hektorun sonuna dek savunduu sevgililer" bunlardr. Akhilleusun karsnda -yazgsnn imgesi- silahsz ve yenik kaldnda,
her umuda kar hl dvr, hl umutla bir antlama yapar.
Bu, tanrlarn onu oktan terk ettikleri andr. Hektor yannda
kardei Deiphobosun (Difovus) olacan sanmaktayd, ama onu al
datmak iin kardeinin klna girmi olan Athena vard. Son karg
sn attktan, klc krldktan sonra Deiphobosdan bir silah ister.
Ama kimse yoktur orada, yapayalnzdr. O zaman yazgsn anlar,
onu lmn gz kamatrc aydnl iinde saptar.
Eyvah! Demek tanrlar lme aryor beni.
Yiit Deiphobosu ben yanmda sanyordum,
aldatt beni Athena, surlarn iindeymi o.
Artk uzakta deil kara lm,
Ayamn dibine geldi, kaamam ondan.

Hektor btnyle akl bandayken, yazgsn bilir, lmn o


kadar yakndan grr ki sanki dokunur ona. Ama bu grnten bi
le adeta yeni bir g alr. Hemen u szleri ekler:
Gene de kyasya dvmek der bana,
bir yiitlik gstereyim de yle leyim,
duysun gelecekteki insanlar bile.

lm an hl mcadele andr. Hektor kaderine bir insan eyle


mi ile -insan toplumunun byk olarak deerlendirecei bir eylem
le- karlk verir.
Demek ki Homerosun hmanizmi bu kiilikte bize hem gerek,
hem coku veren bir insan imgesi sunar. Hektor yaknlarna duydu
u sevgiyle, evrensel deerler bilgisi ile ve son nefesine kadar, aba
ve mcadele iinde tanmlanan bir insandr. lrken lme meydan
okur gibi grnr, insanca lnn -daha iyi insanlk abasndaki
bu insanca ln- '''gelecein insanlar'' yani bizler tarafndan du
yulmasn ister.

lyada

ve

omeros

un

manizm

Akhilleus ve Hektor: Yalnzca iki insan mizacnn deil, insan


evriminin iki dneminin de kartldr.
Akhilleusun bykl, yok olmak zereymi gibi grnen bir
dnyann, u Akhal sava ve yamaclk dnyasnn yangn alevle
riyle aydnlanr. Ama bu dnya tam olarak yok olup gitmi midir,
yoksa hl zamanmzda devam edip gidiyor mu?
Hektor topran ve hukukunu savunan topluluklarn, siteler
dnyasnn habercisidir. Antlamalar bilgeliini dile getirir, en geni
insan kardeliinin habercisi olan aile sevgilerini dile getirir.
Soylu lyada; bizlere dek ulaan, doruyu haykran lk. Akhil
leus ve Hektor gibi birbirine kart iki nemli kiiden damtlm i
ir ok yksek ve drt drtlk. Tarihin geliimiyle ilikili kartlk;
hl damarlarmzda atmakta.

69

Dionysosun deniz yolculuu. (Eksekiasn bir kupasnn


dibi, VI. yzyln son eyrei)

Blm

III

d y s s e u s

VE
D

e n z

l/ygarlk bir zgrleme ve fetih harektdr. nl Homerosun adyla bize ulaan ikinci destan bu fetihlerin en nemlilerin
den biridir: Cesaret, sabr ve zek ile Yunan halknn denize alma
s. ite bu fethin kahraman Odysseusdur (Odysseia destan onun
adn tar).
Odysseia'1nn airinin lyada'nmkiyle ayn kii olup olmad ko
nusunda kesin bir bilgi yoktur, hatta ok kukuludur. Eskiler daha o
zamanlar bile bu konuda kuku duymulardr. iirin dili, treler, din
sel inanlar //yadadakilerden belki yarm yzyl daha yenidir. Bu
nunla birlikte, iirin douu, doalama olumas, Homerosoullar
(Homerides) ad verilen bir airler loncasnda nceleri szl olarak
aktarm, btn bunlar lyada konusunda olduu gibi aklanabilir.
Onu dizelere dken ozan/air, geni Odysseus destanlar evrimini
oluturan bir iirler toplamn, kukusuz kendine konu edindi: Sana
tnn kurallarna gre setii blmleri sraya koyan, genileten ya da

72

A n t I k Y u n a n U y g a r l i Ci

ksaltan ozan elimizdeki iire salam bir btnlk verebilmi ve ona


kahramannn gl kiiliini katmtr. Odysseus olmasa, Odysseia
ancak ilgin yanlar olan deiik bir masallar ve maceralar derlemesi
olurdu. Ama gerekten bu masallardan hibiri, bu maceralardan hi
biri -bunlarn kkenleri ok deiiktir ve kimileyin insanln ilkel
folklorunun karanlnda yitip gitmilerdir-, bu anlatlardan hibiri
yoktur ki Odysseusun ya cesaretini, ya kurnazln, ya zeksn ya
da bilgeliini dile getirmesin. Odysseiann airi, yani henz ekilsiz
bir iirsel konuyu oluturan, biimlendiren, ynlendiren; olay, olgu
lar ve kiiler olarak her eyi yalnz Odysseusa balayan kii; bir de
kendisinin yeniden yaratt bu yapt yaz ile saptayan kii ok b
yk bir airdir. Dahas airden de te byk bir sanatdr. Odysseiann yazm tarihi, ok yaklak kestirimle, zamanmzn epey geri
sinde I.. VIII. yzyln ikinci yars, hatta sonuna yakn olarak sap
tanabilir. (Bu tarih konusunda btn bilim adamlar anlamaktan
uzak, hem de ok uzaktrlar.) Kendisi bilmiyormu gibi grnse de,
Yunan halk tarafndan Bat Akdenizin kefi ve fethi srasnda yaz
lan Odysseia, Yunan halknn ulusal destan olmadan nce, ykselen,
gemiciler, tccarlar ve deniz adamlar snfnn iiridir.
airinin ad bizce pek nemli deildir. te yandan lyada ve
Odysseiann belki de farkl ozanlarn ayn Homeros (belki de Homerosoullar loncasnn btn yelerinin bir tr aile adyd bu)
adyla anmakta hibir saknca yoktur. Onu, bizden nceki yirmi be
yzyl aan zaman yaratm ve aradan geen yzyllar bu iki baya
ptn gzelliklerini yudumlamaktan geri kalmamlardr.

Grdk ki, Yunanllar lkelerine geldiklerinde ne denizi ne de


gemi kullanmasn fazlaca biliyorlard. Oysa gemicilik sanatnda on
larn ustalar olan Egeliler yzyllardan beri krekli ve yelkenli gemi
ler kullanyor, Homerosun dedii gibi, belli bal deniz yollan m
kefediyorlard. Asya kysna gtrenler, M sra ve daha tesine gi
denler, Sicilyadan itibaren Bat Akdenizin kapsn aanlar vard.
Egeliler bu yollarda rnein sessiz deitoku dedikleri basit tica
ret biimleri uyguluyorlard; buna gre denizciler deitirmek iste
dikleri rnleri getirip bir kyya brakrlar, sonra gemilerine dnp,
yerlilerin ayn deerde rnler brakmalarn beklerler. Ondan son-

dysseus

ve

en

Iz

ra -genellikle birok deneme yaplr- mallar takas edilir. Ama, Ege


ticaretinin en ilkel ve en sk grlen biimi henz dz korsanlkt.
Pelasg korsanlar Hellen geleneinde uzun sre nlerini korudular:
Gerekte; onlarn korkun ardllar oldu.
Gerek anlamyla Yunanllar -bunu tekrarlamak gerek- Egelile
rin denizcilik geleneklerini ancak yava yava benimsediler; bunun
iin yzyllar gerekti. Onlar, her eyden nce toprak adamydlar.
Av ve de kk srlerini ihmal de etmeksizin, denizi renmeden
nce, topra ilemeyi renmek zorundaydlar. Bir sre sonra salt
tarmsal ekonomi onlara yetmez oldu. Yalnz dounun onlara sala
yabilecei ilenmi ve doal rnleri gereksinip istediler. Soylular
kle altn, mcevherler, ileme ya da renk renk boyama kumalar,
gzel kokular istiyorlard. te yandan, sylendiine gre, bat, al
mak isteyene toprak, hem de ok iyi toprak sunmaktayd. Orada he
nz ok gen Yunanistan dolduran serserilerin aznn suyunu ak
tacak nice ey vard. Ama herhalde Yunanllar denize almaya y
reklendirmede, baz metallere olan gereksinim, tm baka eylerden
daha ok yardmc oldu. lkede demir bol deildi. Hele, kalay, Yu
nanistanda da komu lkelerde de hi yoktu. Oysa bakrla birlikte
tun bileimine giren bu metal, bu alamla, dayankl olduu kadar
gzel bir bronz retebilen tek metaldir.
Geri demir kl, Dorlarn istilasndan itibaren tun haneri alt
etmiti ama, VIII. yzylda ve daha sonra zrhl ar askerin koruyu
cu zrhnn yapmnda aranan metal hl tuntur. Drt paral zrh
yledir: Tolga, omuzlardan karna koruyucu zrh, baldrlarda ba
cak zrh, sol kolda kalkan. Sava alanlarnda bu soylu zrh egemen
olduu srece kalay, bu zrh tayanlar iin zorunluydu.
yleyse ilk ticaret saferlerinin ban ekenler eski klanlardan
kan gzpek soylulardr. Yalnz onlar gemileri yaptracak ve dona
tacak durumdaydlar. Bu toprak zenginleri bu yeni zenginlik kayna
n, yani ticareti bulduklarna pek de zlm gzkmezler. Ama
denize alacaklar yalnz onlar deildi: Krekilere, tayfalara, kaak
lara ve topraklarda altracak iftilere (yarclar)"' gereksinimle
ri vard. Yunanistanda bol bol bulunan topraksz ve isiz insan kit
lesi onlara krl seferlerinin ekirdeini salad.
Ama VIII. yzyln insanlarn bir tr by ile etkileyen bu nadir
kalay nerede bulmal? En azndan Akdenizde, sadece iki blgede.
* Kiralanan toprak alanlar 1/6 orannda rnden pay alan ortaklard.

73

74 i A

n t

Ik Y

unan

y g a r l i i

ilki Karadenizin dibinde, Kafkaslarn eteinde bulunan Kolkhisde.


nce loniann byk denizcilik sitesi Miletos, sonra da bakalar,
doudaki bu kalay yolunu kulland: Miletos kendi madenciliini ve
komu halklarnkini Kafkas madenleriyle besledi. Ama, Asya boaz
larnn eski yolundan ok daha tehlikeli ve daha bilinmedik bir ba
ka kalay yolu daha vard: Yunanistan gneyden dnp adaz de
nize giren yol, tehlikeli Messina Boazndan tede ve talya kylar
n izleyerek Etruria maden ocaklarnn kalayn bulmaya gidiyordu.
Bu yol Euboeadaki (Evia) Khalkis (Halkis) ve Korinthos (Korintos)
gibi, byk demirhane ustalar yetitiren sitelerin yolu idi.
Bu bat yolu, ayn zamanda Odysseusun uzun gezi yoludur ve
kukusuz hem bu yoldan giden maceraclar, denizciler, smrge
adamlar hem de u zengin tccarlar ve silah yapmnn coturduu
askeri oligari iin yazlmtr Odysseia'mz. Odysseus ise, denizci
ler, tccarlar ve soylu iadamlarndan oluan bu uyumsuz ynn
ncs durumundayd.

Bununla birlikte, Odysseia'mz, kalayn ele geiriliinin yks


n aka anlatmaz. Btn destanlarn yapt gibi yapar. Batdaki
deniz yollarnda elli ya da yz yl nce bir denizcinin yapt inanl
maz keifleri efsanevi bir gemie tar. Homeros, bu bilinmeyen de
nizi, Odysseusdan nce kefetmi olan ve btn limanlarda gemici
ler arasnda azdan aza dolaan anlatlardan yararlanr -dev insan
lar, yzen adalar, gemileri yutan ya da paralayan canavarlar. Homerosun Odysseusu, iki kez bycnn adas ile karlar. Ve denizci
ye yurdunu unutturan bitkinin yks de vardr. Odysseia, tpk Binbir Gece Masallar'nda olduu gibi byle yklerle doludur. Destan
da, tarihi ya da corafi, kkeni ne olursa olsun, ykmzn hareket
noktas, Ithake kral Odysseusun Troyadan dn ile hibir ilgisi
olmayan ve ondan ok daha eskilere dayanan masallardr.
llyada'nn Odysseusu byk saygnl olan iyi bir asker, or
duda bulunan Thersites gibilere disiplini kabul ettiren ok gl
bir kral, bir diplomat, ok zeki bir konumacdr. Byk bir deniz
ci olduunu gsteren hibir belirti yoktur. Odysseia'da ise tersine,
deniz adamlar hakknda halk imgeleminin uydurmu olduu Sinbad ya da Robinson Crusoeninkiler trnden tm servenler onun
bandan aa boaltlm gibidirler.

76

A n t I k Y u na n U y c a r l i i

O, maceralar kendine eker, birok halkt gren, onlarn adet


lerini tanyan, denizin kt yanlarna dayanan, kendi hayatm ve
bakalarnnkini kurtaran insan" olur. Deniz servencisi, drt bir
yanda dolanp duran insan, ele avuca smaz denizlerde ac e
ken kahraman olur kar. Bylece batnn denizlerinde yolunu a
ran denizcilerin atas ve koruyucusu, Homerosun kendileri iin tr
k yakt, o yiit servencilerin efsanevi ncs haline gelir.
Ama bu denizci masallarndan daha nce, hatta btn Akdeniz
gemiciliinden nce Odysseus simgesinin oluumuna baka eler
girer. Odysseus, kocann dnne ilikin halk yksnn de kah
ramandr. Bir erkek uzun bir yolculua kmtr. Kars ona sadk
kalacak ve dnnde onu tanyacaktr; eski skandinav ozanlarn
da ve Ramayanada da grdmz bu antik yknn dm byledir. Koca yalanm ya da klk deitirmi olarak dner ve kimli
ini gsteren iaretle tannr, iaretler, masaln bir trnden b
rne deiir. Ama Homerosun kabul ettii anlatmn iareti
Odysseia'da u biimde gze arpar. Kendi yayn gerebilen yalnz
kocadr. Evlilik yatann nasl kurulduunu yalnz o bilmektedir.
En sonu, kocann bir yara izi vardr ki onu yalnz kars bilir. Bu ia
ret ykdeki son iaret olacaktr, nk elerin kesin olarak birbiri
ni tanmasn salar. Homerosun izledii masalda iaretlerin sras
herhalde byleydi. air bunlar iirin son derece dramatik sahne
sinde kulland, ama bunlarn srasn deitirerek, nemini ayrarak,
kullanm dzeylerini farkllatrarak kulland. Halk masallarnda
olaylar hemen her zaman dizi halinde meydana gelir. Bu l yi
neleme saf merak duygusunu ayakta tutar. Homeros yinelemenin et
kisini belirtmek yerine iaretin koullarn elinden geldiince de
itirir. Yalnzca evlilik yata iareti, hl gven duymayan Penelopeiann (Pinelopi) Odysseusa bir tuzak kurduu o gzel sahnede,
iki ein birbirini tanmasnda kullanlr. Penelopeia Eurykleiaya (Evriklia), evlilik yatan yatak odasndan dar karmasn buyurur.
Odysseus titrer. Kkleri topraa bal canl bir zeytin aacnn gv
desine yatan taban olacak bir biim vererek yata vaktiyle kendi
yapmtr. Bir rezilin kp zeytin aacn tam dibinden kesmedii s
rece kurmu olduu yatak dzeneinin bozulmaz olduunu bilir. Bu
nu syler ve bylece kendini karsna tantr. Yay iareti, talipliler
arasndaki byk yarma sahnesinde kullanlr. Odysseus hibirinin
kuramad yay kurarak ve okunu Antinoosa (Antinous) yollayaHeraklesin ba. Selinus metopu
(VI. yzyln ba)

78

A n t I k Y u n a n U y g a r l i Gi

rak taliplilere kendini tantr; adn bir meydan okuma olarak savu
rur. En sonu, iaretten birincisi yara izi, btnyle beklenmedik
bir sahnede kullanlr: Yara izi onu, ayaklarn ykad sahnede,
yal dads Eurykleiaya tantr, bu da ok nemli bir dm uyan
drr ve Odysseusun ustaca yapt plan altst etme tehlikesiyle kar
karya brakr.
Bylece Homerosun sanat, kocann eve dn masalndan, di
zi halinde ald eleri canl, beklenmedik ve deiik durumlarla
zenginletirir.
Bir erkein yurduna dnnn iiri olarak Odysseiann uzak
kkenlerinden bazlar bunlardr.

' p
iyi bilinen bu iiri bir kez daha anlatmann yarar yoktur. Yine
de Odysseusun ancak, yokluunda komular tarafndan tavlanma
ya allan kars Penelopeiaya ve giderken kk yata brakt Telemakhosa (Telemahos) olduu kadar, mlkne de ok bal bir top
rak sahibi olduunu unutmayalm. Troya on yl sren kuatmadan
sonra ele geirilince o yalnzca tez elden dnmeyi dnr. Ama ada
s Ithakeye varmas iin Yunanistan dolamas gerekir. O srada,
Maleas burnunda bir frtna, onu bat denizlerinde Sicilya, Sardunya,
Kuzey Afrikaya doru atar; Troya Savandan sonraki yzyllarda
buralar, bilinmeyen denizin tesindeki lkeler, canavarlarn yaad
korkun topraklar olmulardr yeniden. Bylece, bu toprak adam
zorla denizci olur. Ama o yalnzca hep dnn, Ithakesini, ailesi
ni, topraklarm dnmektedir. Odysseia bu dnn on yllk yk
sdr, denizin tuzaklarna kar mcadeledir, sonra da klk deiti
rip evine dndnde karsn epeevre kuatan, kendi evine yerle
ip maln mlkn tketen taliplilere kar mcadeledir; bu taliplile
ri yava yava, sakna sakna kendini tantt yirmi yandaki olu
nun ve sadk iki uann yardmyla ldrr. Odysseia bir aile mut
luluunun yeniden kurulmasdr. Ama elbette nice abalar, nice m
cadelelerden sonra!
O zamann insanlar iin bat denizi ok korkun, henz yabanl
bir gerekliktir. Dnmeden oraya gidiveren insanlar saysz tehli
keler beklemektedir. Akntlar gemileri srkler, dar geitlerde ya da
burunlarn kayalklarnda frtnalar paralar ya da yldrm dnce,

O dys s eus

ve

D e n I z I 79

gemi kkrtle dolar ve tayfas denize dklr. Hatta gkyz yle


sine kapanr, klavuz-yldzlar ylesine gizlenirler ki insan artk g
nein yeraltna indii koyu karanlkta m yoksa tan ynnde mi" ol
duunu bilemez. Odysseusun karlat gndelik tehlikelerden ba
zlar bunlardr. Ama boazlarda gemileri bekleyen, onlar soyan,
tayfalar kle olarak satan korsanlar da vardr. Ya da bilinmeyen bir
kyya kan gemicileri ldren vahiler. Ya da insan yiyenler.
Ve Odysseus ile adamlar korkulu denizde rastgele, ne tr bir ge
miyle dolarlar? Gvertesi olmayan, ancak bir yelkeni bulunan, yal
nzca art rzgrdan yararlanabilen bir gemidir bu. Batan esen rz
gr tayfalar karrken ilerlemek olanakszdr. Rzgr ters esiyorsa
krek ekmekten baka yapacak ey yoktur. Gkteki takmyldzlar
dan baka harita olmaynca ve zellikle yiyecek nedeniyle ou za
man kyy takip ederler. nk gemiye yalnz ekmek -bir tr gale
ta- ve zellikle ok az su alnabilir. Bu, gnar veya gndelik ko
naklamalar ve bilinmeyen topraklarda bir pnar bulmak iin genel
likle uzun aratrmalar gerektirmektedir. Meer ki, direin tepesine
geceleyin bir koyun derisi aslsn gecenin iyini yiyince bir tas suyu
sklsn. Ona bile gereksinim vard.
VIII. yzylda Yunanl denizcinin yaam byledir; bu, o zama
nn insanlarnca berbat bir yaam, insann, doal glerin en kor
kuncuna savunmasz teslim olduu kpeke yaam saylmaktadr.
Efsaneye gre, bat yollarnda deniz fatihlerinin ncs Odysse
us, kahramanca yol alr, getii yerlerde hemencecik, birbiri ardna
Yunan siteleri oalacaktr. Ama, o ayn zamanda, deniz adamlar
nn onunla ilgili olarak aktardklar arasndan geip giderek, halk
imgelerinde, gerek tehlikeleri abartyla gerilerde brakan dsel teh
likelerle dopdolu masal lkelerine doru ilerlemektedir.
talya kylarnda sadece insan yiyen vahiler yoktur; ellerine
getiinde yabanclar yemekle birlikte, srlerinin st ve peyniri
ile geinen tek gzl devler, Tepegzler vardr.
Denizdeki adalarda gemicileri, ak zevkleri ve tuzaklaryla alko
yan gzel tanralar-periler de vardr. Kendini arzulayan erkeklere
teslim olurken onlara denei ile vurarak aslan, kurt ya da baka
hayvanlara eviren tanra Kirke (Kirki) de bunlar arasndadr. Do
muz yavrularna evrilen Odysseusun arkadalarndan ounun ba
na gelen felaket de budur. Ama Odysseus asla arkadalarn brak
maz. Yiite, tanr Hermesin de yardmyla tanrann sarayna gi-

80

A n t I k Y u n a n U y g a r l i Gi

rer, yatana kar, klcyla onu korkutur ve ondan bynn srrn


alr. Onun kaybolduunu sanan arkadalar dnnde onu buza
lar karnlarn doyurup ala dnen inek srsn nasl karlar
larsa, nasl hoplaya zplaya atlrlarsa ineklerin stne, nasl smaz
olurlarsa mandralara ve nasl brerek analarnn evresinde drt
dnerlerse yle karlarlar.
Denizdeki adalarda baka tanralar da yaarlar. Ogygie adas
nn kraliesi nemfa Kalypso (Kalipso) vardr. Onun maarasna ya
kn bir kyya savrulan Odysseus, tpk bir gney denizleri gemicisi
nin Polirezyal bir gzele vurulmas gibi ona k olur. Ama sevdii
ve gemisi batt iin kendisini terk etme olanandan yoksun kalan
cesur lmly yedi yl boyunca her gece yatanda tutan periden
daha ok ve daha abuk, Odysseus kendi kazanmndan bkar. Yine
her gn Odysseus gidip kyda bir kayann stne oturur ve durma
dan kendisini lkesinden yurdundan, karsndan, olundan, asma ve
zeytin aac dikili mlknden ayran snrsz enginlere bakar. Sonun
da Kalypso, Zeusun buyruu zerine, onun gitmesine izin vermek
zorunda kalr. Kalypso ona bir balta, bir eki ve kalaslar verir;
Odysseus bu gerelerle usuz bucaksz enginlere korka korka mey
dan okumak zere basit bir sal yapar.
Yine denizdeki bir baka adada ise Sirenler vardr: Bunlar ok g
zel bir sesle, ezgiler syleyerek denizcileri kendilerine eken, sonra da
onlar paralayp yiyen yar ku, yar kadn yaratklardr. ayrda,
nlerinde yl kemik kmesi grlr. Bu adann andan geen
hibir gemici bu byl sesin arsna kar koyamamtr. Odysse
us Sirenlerin olaanst ezgisini dinlemek ister, ama onlarn kurban
olmadan. Odysseus dnr, her zamanki kurnazlyla, istediini el
de etme ve korktuundan kanma aresini bulur. Tayfalarnn ku
laklarn balmumu ile tkar, kendini ise gemisinin direine balatr.
Odysseus, bylece lmllere yasak bir gzellii tatmak zere mthi
bir tehlikeyi hie sayar ve bunun stesinden gelir, insanlar iinde yal
nz o, yok olmadan Byleyici Kularn sesini duyacaktr.
Odysseia'mn airinin ok gzel anlatmlarla oluturduu bu son
ykler, Homeros a Yunan halk iin denizin, ne kadar tehlikeler
le dolu olursa olsun, ekici de olduunu gsterir. Odysseus denizden
korkar, ama, ayn zamanda onu sever ve tadn kararak ona sahip
olmak ister. Ona gre, dncesi bile kalbini yoran bu snrsz en
ginlik byk bir bastan karcdr da. Ah! Elbette ki en bata ondan

dysseus

ve

en

Iz

elde edilen kazantr bunun nedeni. Denizin tesinde, der saysz


hazineler bulur insan ; dnyann geni bir parasn aarak altnn,
gmn ve fildiinin grkemini getirir lkesine .
lkesine dnmekten baka bir ey dnmeyen ayn Odysseus
bazen de kimsenin deerlendirmeyi dnmemesine ap kald
bir aday ancak zlerek terk eder gibidir. Grr grmez daha he
nz vahi adann eitli blgelerini hayalinde yle bir dzene sokar:
urada yumuak toprakl nemli ayrlar, az ilerde gzel balar, da
ha sonra tarlalar olabilir; iftilik kolay olacak ve iyi rn verecek
tir. Yerden bir avu toprak alr ve topran altnda ya olduunu
grr. Gemilerin palamarlara bile gereksinimi olmayacak rzgra ve
dalgaya kar korunmu sakin liman hayranlkla seyreder. Toprak
adam olarak Odysseus denizar topraklar ele geiren bir smr
geci ruhuna sahip gibidir. Bu uzak lkelerde (henz ssz ya da cana
varlarn oturduu lkeler) halknn kuraca (kurmaya balad)
kentlerin daha imdiden ortaya ktn grr gibi olur.
Demek oluyor ki, denizar dnyalar korku kadar gl ve e
kicidir. Ve Odysseia efsanesinde beliren yalnzca kazancn tad deil,
Yunan halknn, dnyaya ve harikalarna kar duyduu sonsuz me
raktr. Odysseus, garip eyler grme isteine hi dayanamaz. Yol
dalarnn yalvarmalarna karn neden Tepegzn maarasna gi
rer? Onun yant yledir: Bir lde Tepegzn yabanclara sun
mak adetinde olduu konukseverlik armaanlarn kandrp ondan
almay umduu iin, ama zellikle bu garip varl, ekmek yiyici
olmayan bu devi grmek istedii iindir. Kirkeyi grmek isteyii, Sirenleri duymak isteyii gibi. Odysseus dnya ve orada olan her ey
karsnda derin bir aknlk duygusuna kaplr. O da btn ilkel in
sanlar gibi, doann srlarla dolu olduunu dnr ve bundan kor
kar; o korku ki, doay canavarlarla doldurmutur. Ama ite gidip
grmek istedii de bu srdr: Onu kavramak ve onu tanmak ister. Ve
elbette sonunda ona egemen olmak ve doann hakimi olmak ister.
Bu bakmdan o uygar bir insandr.

Odysseus doaya sz geirmeden, denize ve deniz yollarna ha


kim olmadan nce, onu, korkun ve ekici bulmutur. Korkularn
olduu kadar dlerini ve umutlarn da ykler denize. Belki de bu-

81

82

A n t I k Y u na n U y g a r l i C

lup ortaya karma iinin insanolunun stne decei bu denizi


adeta yeni batan yaratr kafasnda. Odysseianm en gzel blmle
rinden bir olan Odysseusun Phaiaklar (Feaks) lkesindeki serve
nine, Nausikaa (Nafsika) ile karlamasna btn deerini, btn
ekiciliini veren ite bu dnyay ve insan yeniden yaratma gcdr.
Kimlerdir bu Phaiaklar? Hibir haritada aramayalm onlar. So
nunda yola getirilen denizin ortasnda, bilgelik ve sadelik iinde ya
ayan son derece verimli bir lkede oturan bir mutlu insanlar toplu
luudur Phaiaklar. Onlarn lkesi -Skheriedir (Skeri)ad- zaman
dan bak bir altn a adac, bir El-Doradodur: Burada gzel
likte, grkemde, erdemde doa ile sanat yarr birbiriyle.
Kral Alkinoosun byk bahesinde, aalar daima drt mevsim
meyve vermektedirler.
Aalar dal budak salmt burda kocaman kocaman,
armut ve nar aalar, prl prl yemili elma aalar,
bal gibi incirler, yemyeil fkran zeytinler,
ne yok olur, ne eksilir yemileri bu aalarn,
yaz, k ara vermeden btn yl yeerirler,
Zephyros (Zefizos) estike biri biter, biri der,
taze armut biter kuruyan armut yerine,
elma stne elma salkm stne salkm,
incir stne incir biter.

Alkinoosun saray ise gnee ve aya benzer bir parltyla parla


maktadr. Sarayda altn, gm ve tun ldar. Tanr Hephaistosun
(Ifestos) yce yapt olan altndan ama bir o kadar canl kpekler,
sarayn kaplarnda bekilik ederler. Hasl, bu bir peri masal sara
ydr. Bu El-Doradoda treler de altndandr, Nausikaa altn kalpli
dir ve tm aile yeryz cennetine yarar. Rzgrlara ve koca dalga
lara kar krek eken zavall denizcilerin dledii bu Phaiak gemi
cilii altn ada kalmtr: Phaiak kadrgalar akll gemilerdir: Bun
lar denizciyi avaryalardan ve sisler iinde kaybolmaktan korkmakszn gitmek istedii yere kadar gtrrler.
Skherie ite byle bir yerdir; stelik oyunun ve ezginin yurdudur.
Kukusuz burada bir d, peri masal pay vardr, ama becerikli Yu
nan halknda, insanlarn bir gn topraktan harika bir bahe, iinde
mutlu bir yaam srdrebilecekleri bir bar ve bilgelik lkesi yara
tabileceklerinin belli belirsiz dncesi ve belirgin hayali de vardr.

dysseus

ve

en

Iz

Ama Skherienin gzellii yine de N ausikaadr. Bu kral kz o


kadar sevimli saflyla hem amar ykayabilir hem de kendisi ile
konumak iin allktan kp gelen vahiler gibi plak bir yabanc
y arballkla karlayabilir. Bir gn nce frtnann kyya att
Odysseus, ormann kenarndaki bir koruda yapraklar altna bzlp
yatmtr. Yine o gece Nausikaa bir d grr. Dnde Athena ona
yaknda evleneceini ve dn gn iin denizin kysndaki rmak
ta ailenin amarn ykamas gerektiini syler. Nausikaa babasna
gidip yle der:
Hazrlatsana bana, canm babam,
gzel tekerli yksek arabay,
amar yumak isterim gidip rmaa,
kipkirli durur ortada rubalarmz.
Sen en bata gelenlerdensin toplantda,
tertemiz rubalar giyinmen gerek.
Saraynda be olun yaar,
ikisi evli, delikanl, bekr,
hepsi yeni ykanm rubalar ister.

Yine de Nausikaa
... utand sz amaya
sevgili babasna, dnnden.

Ama babas bunu anlad ve ona yle dedi:


Ne katrlarm esirgerim senden,
ne de baka bir eyimi, yavrum

Nausikaa bylece amar ve hizmetileriyle yola kar. Irmakta


ayaklar ile ineyerek amar ykar, kydaki akllarn stne se
rerler. Oturur yiyip ierler, sonra top oynamaya balarlar. Bu arada
top rmaa der. Kzlar lk atarlar, Odysseus da uyanr. Yaprak
larla plakln rtmek iin bir dal krmay ihmal etmeden orman
dan kar. Korkan hizmetiler drt bir yana karlar. Yalnz N ausi
kaa kmldamaz ve sk durup yabancy bekler. Odysseus yaklar ve
kazanmak istedii gen kza onu rktmeden u tatl szleri syler:
Yalvarrm kraliem sana,
ister tanr ol, ister insan.
Yaygn gklerdeki tanrlardansan,
ulu Zeusun kz Artemis olmalsn,

83

dysseus

ve

en

Iz

grnn, boyun bosun, dipdiri bedeninle tpk osun.


Yeryzndeki lml insanlardansan,
kere ne mutlu derim ulu babana, ulu anana,
ne mutlu derim kardelerine kere,
grnce bedenini raks ederken dal gibi,
snr gslerinde yrekleri kvanla.
Ama dnyann en mutlu kiisi, layk
bir etir alp gtrecek seni
sana en ok arlk veren talipli.
Senin gibisini Delosta grmtm, Apollon tapnanda,
alabildiine boy atm hurma filizi grmtm.
Grnce pnu am kalmt yreim,
byle bir aa gvdesi kmamtr topraktan,
baktka yle ayorum sana da, ey kadn,
dizlerine kapanmaktan ok korkuyorum, ok.

Ondan sonra Odysseus ona felaketlerinin bir ksmn anlatr, ama


adn sylemez ve ondan kendisini babasna gtrmesini ister. Gerisi,
olmas gerektii gibi olur. Yabanc ve bilinmeyen bir kii olarak Odys
seus, Phaiak halk tarafndan cmerte karlanr. O zaman yksn
anlatr, adn syler. Onu yeniden yurduna gnderirler; orada yine,
kars ile evlenmek bahanesiyle sarayn talan eden beylere kar etin
kavgalara girimek zorunda kalacaktr. En sonu, cesaret, akl ve sevgi
sayesinde tehdit altndaki mutluluunu yeni batan kurar.
Denizci bir halkn en popler iiri olan bu Odysseia destannn
baz ynleri byledir; yrmeyi renir renmez yzmeyi de re
nen Yunan ocuklar bu destan skerek ve koro halinde ezberden
syleyerek okumay da renmekteydiler.
Denizlere de sahip olan kyl bir halkn deniz hakknda edindi
i taptaze deneyimle olduu kadar, mcadelelerden ve dlerden
oluan bu iir, ayn zamanda bir eylem iiridir. Bu iir, Odysseusun
kiiliinde denizin, durmadan daha etiine uzanan yerlerde fethine
kan merakl ve yiit bir halk tantr. Odysseiadan birka kuak
sonra, doudan en u batya kadar Akdeniz; belli bal yollar artk'
saptanm ve kazanlm bir Yunan gl olacaktr. Bylece, Yunan
iiri, her zaman eyleme balanr: Eylemden doar ve onu ynlendi
rir, ona yepyeni bir dirilik salar.

85

86

A n t i k Y u n a n U y g a r l i Ci

Odysseia'mn yalnzca denizcinin iiri olduunu sylemek yeter


siz olurdu. Odysseus ok daha fazlasdr. ahsnda doa ve insann
henz yazg dedii ey karsnda, insann temel davranlarndan bi
ri somutlanr. Odysseus, karsna kan her trden engel nnde da
ima durup dnr, harekete gemeden nce iyice dnr. En b
yk tehlike karsnda, ilk hareketi budur. Bir vahi gibi kurnaz, di
yeceksiniz. Hayr, nk kurnazlkta, yani akln bu temel plannda
bir incelie bavurur o; ancak ona zg bir yetkinlie ular. Odys
seus kurnazl demek, bir sorunun basit yoldan ve kibarca zm
demektir: zm, kafay tmyle rahatlatr. Bunu aalm biraz.
Sorun: Kendilerini yemek isteyen tek gzl bir dev ve otlaa git
meleri gereken koyunlarla, yerinden oynatamadklar koca bir ka
yayla kapal bir maarada tutulan insanlar. Uslamlama: Yalnz dev
ta kaldrabilir, yleyse devi ldrmemek, ama zararsz klarak onu
kullanmak, bu durumda, devin tek gz olduuna gre, onu kr et
mek gerekir; bunun iin onu derin bir uykuya daldrmal, yani sar
ho etmelidir; devin yardm aracan ngrmek, yleyse o bun
dan kukulanmadan, arkadalarnn olas sorusuna ters bir karlk
verme kukusunu duymadan daha o, bunu ona fsldamak; en sonu,
problemin zor gerektiren tek etmenini (maara nndeki tan kal
drlmas), Tepegzn dar karmadan edemeyecei eyle ortadan
kaldrmak: Koyunlar. Odysseus, zm bulmak iin problemin
maddi ve psikolojik verilerinden hibirini unutmaz: Yalnzca zeytin
aacndan kazk ve arap tulumundan deil, en gvenli silah olan
szden de yararlanr. Bylece Tepegze imesi iin arap sunarken
yapt ksa konuma tam olarak gerekli szleri ierir: Bunlar Tepe
gzn, sunulan armaann insan bir tuhaf yapan gariplii stnde
durmamas iin, saldr karsnda kalm bir adamn olduka do
ruymu gibi gzken sitemleri, ahlaki dnceleridir. Demek ki,
problemin btn etmenlerini kullanan Odysseus, tam bir incelikle
mmkn olan tek zm bulur. Gerekten bu iin baka zm
yoktur. yk, more geomtrico* gtrlr. Ama kurnazl gelitir
medeki bu matematik zellik bir ayrnt zenginliini engellemez. H a
rekt ustalkla ynetilir: Kor atete kzdrlan karg, Odysseus ile ar
kadalarnn gayretiyle Tepegzn gznde keyifle dner. Gz ka* Olaya uygun bir plan dorultusunda.

O dys s e us

ve

D en t z

paklar ve kirpikleri czrdar. Salt holuk ve ikincil yarar olsun diye


sylenen birtakm yalanlar unutmayalm. Bakalar arasnda, Odysseusun unutmak niyetinde olmayp gemisine gtrd koyunlar
vardr. zellikle, gerek yapt srada, gerekse daha sonra, kurnazl
ndan byk tat alr. Yine maarada, her trl ince ara-gereci ken
disine atfettii ahsn adn kefetmesi, onu sevince boar. Ben de
yrekten gldm, nk, parlak kurnazlm onu aldatmt. Odys
seus denize ald zaman da arkadalarnn byk korkusuna kar
n, Tepegze seslenmek, ve denebilirse kurnazln imzalamak zev
kinden kendini alamaz. Uzaktan ona ylece kartn yollar:
Dersin ki Odysseus kr etti beni, kentler ykan,
Yurdu Ithakede olan Odysseus, Laertesin olu.

Tepegz macerasndan ok daha dokunakl, iine biraz da miza


hn kart bir baka olayda, Odysseus, bykl ile hayranlk
uyandran soukkanlln korur. Byle bir olay, onu Phaiaklarn
adas tarafna atacak olan frtna srasnda meydana gelir. Notos ile
Boreas (Voreas), Euros (Evros) ile Zephyros onun paralanm sal
ile top oynar gibi oynarlar. Bu esnada, kendisine, suya atlrsa yz
mesine destek olacak bir rt biiminde tanrsal yardm sunan tan
ra Inonun birden sudan ktn grdnde, Odysseusun, tutun
mu olduu kalastan baka dayana yoktur. Kendi kendine, aman
dikkat(!) der Odysseus. Bu bir tuzak m? Yoksa tanrann bana sun
duu kurtulu mu? Sal kalntsnn stnde dnr ve u karara va
rr:
En iyisi, ben bildiimden amam:
Salmn tahtalar ekli durduka birbirine,
ben de stnde her eye gs gererim,
dalgalar paralarsa salm kalmaz arem,
denize atlar, koyulurm yzmeye.

Bylece, tanrlara inanan Odysseus, onlarn kalle olduklar ka


dar da yce gnll olduklarn bildii halde, nce yalnzca ve yal
nzca kendine gvenir... Denize atlnca iki gn daha yzer, iki el ve
iki aya ile yzer, rman azndan karaya kar. Sadr, bu dl,
gsterdii abay talandrr.
Mutluluk payn almak iin denize kar, yazgya kar giritii
zorlu mcadelede Odysseusun silah, her zaman, cesaret ve onunla
birlikte akldr. Btnyle pratik bir zek, insanlarla nesneleri ve de

87

88

A n t I k Y u na n U y g a r l i i

tanrlar bile kendi yararna kullanmann o yce sanat, bir arap tu


lumu ile ve tam yerine oturtulan zeytin aacndan bir kargyla ve e
kile vura vura bir araya toplad kalaslar, takozlar ve tahtalarla bir
sal yaparak kurtuluunu baarabilen bir akldr bu. Hele ki bunu,
Odysseusun nice baarl olduu o kurnazca insan bilgisi ile: srasn
dan sylenmi bir okayc sz, eytanca bir konuma, airin parlak
dedii bir yalanla ve Nausikaann yenice doan ak, gencecik olu
nun ball, karsnn tatl sadakati, eski hizmetkrlarnn, oban Eumaios (Evmeos) ve dad Eurykleiann, daha bakalarnn her trl s
namada yannda oluu gibi onun esin bulduu duygularla ortaya k
yor olmak...
Odysseus icat yetenei olan pratik zeknn ta kendisidir. Dnya
hakknda kar gzetmeyen bir bilgi deil, onunkisi, koullara bir
cevap bulma, Yunanlnn dedii gibi olup bitenlere kar hazrlanan
makineler, yazgnn dmanlna kar makineler, onu mutluluun
dan koparan tanrlar ve dmanlar tarafndan yoluna karlan her
trden engele kar makineler yapma yetenei ve isteidir. Odysse
usun balca sfatlarndan biri byk makinist tir.
O, bu mutlulua kavumaya, vaktiyle kendi elleriyle evlilik ya
tan yapt gibi, onu yeniden kurmaya karar vermitir. Odysseus
homo faberdir, zanaatdr, ii zeksdr onunkisi. Odysseia boyun
ca onu ekin biici, dlger, klavuz, duvarc, sara olarak grrz; k
lc kulland kadar gvenle baltay, saban ve dmeni de kullanr.
Ama bu iyi zanaatnn bayapt yine aile mutluluu, dostlar olan
uyruklarn babaerkil mutluluu -H om erosun dedii gibi- kusur
suz zek aletiyle yeniden kurduu mutluluktur.
Odysseus, onun iin yasalar henz Kharybolis (Haribolis) ve
Skylla (Skilia) trnden (Charybde; Mesina boaznn korkulan su
evrintisi, ondan kanldnda Scylla yaknndaki kayalara vurulur:
Bir beladan kaarken dierine dmek anlamnda deyim olarak da
kullanlr) olan bir dnyada insanlarn mutluluunu rgtlemek iin,
insan zeksn yneten o mcadeleyi temsil eder. Onun abas, insa
nn yaamn korumak ve yeryznde onun gcn artrmak iin bi
limin gsterecei abay haber verir. Homeros ve Yunan halk Odys
seus tiplemesini yaratarak akln gcne ve deerine bir gven belgesi
hazrlamlardr.

Blm
IV

a r ve Y u r t t a
Arkhlokhos

k----S .0 . VII. ve VI. yzyllar boyunca lirik iir parlak demetler


halinde alr. Tragedya bile*onun ieini soldurmaz.
Lirik szcnn her iki anlamyla da lirizm vardr. Antik an
lamda: Bu iir, ezgiye (ark/trk) ynelik dize ve ktalarla birok
biim yaratmaktadr. Modern anlamda: iir, ilk kez, airin cokula
rn dorudan dile getirmektedir, onun yaamndaki olaylar ezgiyle
yanstr ve de kiiseldir.
Bu iki anlam birbirine baldr. Yaanlan zamana bal olarak
duygusal yaamn deikenlii, eitlilii, hem ritmin esnekliini,
hem de onun ezgi ile yakn ilikisini ynetir. Mzik elii olmasa bi
le yeni lirik iir ezgidir.
Zenginlik ve bolluk bakmndan snrsz olan bu lirik alan, bugn,
Yunan ilkann en harap alanlarndan biridir, iinden birka kuku
lu kalnt karmak iin filolojik ta ynn uzun uzun kurcalamak ge
rekir. Bazen bir gramercinin garip lehe biimi ya da kantn gster
dii l zellii konularnda aktard bir tek dize, bir tek szck, ba

90

A n t I k Y unan Uy g a r l i g i

zen biraz fazlas belki, ama byk Pindaros ve okul genliinin kulla
nm iin yeniden kopyaladklar, gzden geirdikleri ve oalttklar
can skc (ah! Hakszlk bu!) Theognis (Teognis) dnda ok azdr.
Brakalm bunlar. Hepsi arasndan iki esiz iei seelim: Avrupal byk lirik airlerin tarih srasna gre ilki Arkhilokhosdur
(Arhilohos). iirleri ok bozulup ksmen yok olduundan ondan bi
ze tek bir iirden kesintisiz on dizeden fazlas ulamamtr; geri ka
lan bunlardan hareketle amlanr: Bu iirlerde destan z ve biimi
nin reddi, Homerosu srdrenlerin iinde kaybolduklar o uzun an
latml yklerin reddi ve zamanl bir ritim zerinde raksetmeye
(iki ayamzla) koyulan iirin kendi yenilii, ve de ak iiri, yergi,
eski kahramanlk deerlerini yadsma derken airin ( anarizmi ne
karn) sitenin hizmetinde oluu ve daha baka eyler... br iek
Sapphodur (Sapfo). Onun kendi anda olduu gibi bizimkinde de
biricik olduunu sylemekten baka denecek ey yoktur.

Arkhilokhos Parosta doar. Bu ada Ege denizinden ykselen


mermer bir ktledir. nce bir toprak tabakas altnda gizli byk bir
zenginlik. Ama yine de verimsizdir, nk o dnemde, yani VII. yz
ylda, heykelciler ve mimarlar yalnz yumuak ta ilemektedirler.
Arkhilokhosa gre Paros, kayalklarda keileri, birtakm incir aa
lar ve balar, ukurlarda clz tahllar, birka balk ky ile yal
nzca plak ve kra bir adadr. air daha sonra doduu adasndan
ayrlrken yle yazar:
Unut Parosu, hazin incirlerini
ve denizden karlacak o yaam
Bu yoksul toprakta, o dnemde Yunanistann her tarafnda ol
duu gibi, toplumsal ayrmlar da yok deildi. Bakalarndan daha az
yoksul olan soylular, zahmetine deen iyi topraklara tek balarna
sahiptirler: Yoksullar smrrler. Zaman zaman yoksullar ayakla
nr. Adann ksrlna bal bu toplumsal ortam Paroslular erken
den g etmeye arr. VII. yzyln Yunanistannda birok smr
ge seferlerinden sz edilirdi. Nice yk arasnda Egenin kuzeyinde,
Trakyada iletilecek altn madenleri, rn verecek bitek topraklar
konu edilirdi. Trakya, henz altnn deerini bilmeyen bir vahiler

a r

ve

Y u r t t a A r k h l o k h o s I 91

lkesiydi. Paros ise, Trakya kysna yakn bir ada olan Thasosa
(Tasos -Taoz) din balaryla balyd. ou kez olduu gibi, orada
da yarc iftilere yolu misyonerler aarlar. Arkhilokhosdan nce
ki iki kuak Thasosa tanra Demeter tapnmn getirmilerdir.
lk gmen kafilesini toplayan kii Arkhilokhosun z babas Telesikles (Telesiklis) idi. Bu insanlar Thasosda yeni bir site kurmak ve
elbette aday yerlilerden ve daha nce gelen ok sayda br yarc
lardan almak istiyorlard. Daha sonra boaz stnden bir adm da
ha atld grlecek, Trakya kefedilecektir. Telesikles adet olduu
zere birliinin ve projesinin Deloslu tanr tarafndan kutsanm a sn unutmaz. Apollon rahipleri burada gmenler iin bir tr
haber ajans ynetiyorlard. Bu iler I.. 684te oluyordu. Bu tarih
te Arkhilokhos yirmi yalarndayd. Ama babasyla birlikte gitmedi.
Arkhilokhos bir piti. Annesi bir kleydi, ad da Enipo idi. iirle
rinde bunu airin kendisi syler. Kle kann yadsmak bir yana, bu
nunla vnr. Kle bir kadnla soylu bir maceraperestin olu, bu yz
den Paros sitesinin yurtta bile deildir. Bunun iin (daha VII. yzyl
dayz) babasnn onu tanm olmas yeterliydi. Yar kle olarak dou
unun tek hukuki sonucu baba mirasnda her trl hakkn kaybetmesiydi. Bu yzden bir kle kadnn sonradan tannan olu, bir gn ma
ceraya atlncaya ve serveti klc zoruyla alncaya dek, Parosta skn
t iinde yaamak zorunda kald. Sonra srayla o iki yolu denedi.
Arkhilokhos Parosta yaarken sadece incir ve balkla beslen
mez, Homerosun iiri ile de beslenir. Bambaka bir iire ynelik ol
sa bile, Eniponun olu iirsel eilimini Homerosu tanynca (dili
bunu gsteriyor) anlar. lk iirlerinin konusunu Parostaki yaamna
ilikin olaylardan ve de Thasostaki yarc iftilerden ald haber
lerden saladn kabul edebiliriz.
Batan Gemi stne adl iiri, aralarnda enitesi de bulunan
Parosun nde gelen yurttalarndan ounun ld bir deniz fela
keti esinlemitir aire. Bu bir teselli, ama ayn zamanda etkili g ve
ren avunma iiridir (mersiye).
Yaslyz, alyoruz, Perikles,
yok onlar knayacak bir hemehrimiz.
Ne lenlerimizde sevin var, ne enliklerde.
yle soylu kiilerdi ki
nlayan engin denizin yuttuklar!
Kabartyor yreklerimizi sz!

92 | A n t i k Y u n a n U y g a r l i i

Yine de dostum en onmaz aclara


bir ila dzm tanrlar:
Sarslmazldr o kanatlanan bir yrein.
Felaket gider bir kapdan brne.
Bugn bize dt yolu
Yara kanar ve bartr bizi;
Yarn, bakalarnda olacak sra.
yleyse abuk topla kendini, cesur ol,
ve brak kadnlara alayp szlamay...

Ve daha tede kkrtc klacak kadar ly aan air, sonu


olarak ahlak Plutarkhosun ona sitemler etmesine mal olan u sz
leri ekler:
Alaya alaya azalmaz acm:
elenceye, enlie koarsam artmaz.

Arkhilokhos tmyle ite burada, kuralc insanlarn onu kna


masna varsa bile, itenlikle cepheden baklan bu acdadr.
Ve bu tarihlerde, Pouee (Pias) adyla tannan bir kibar fahieye yollad iirde ylece yergili bir havann doduu ve belirdii
grlr:
Kayalkta onca Kuzgun besleyen incir aac
bir hizmetidir ve herkese her eyi veren tatl bir ev sahibi.

' f r
Arkhilokhos Neobouleyi (Neovuli) galiba yine Parosta sevdi,
sonra nian bozulunca, ondan iirsel cn en korkuncunu ald.
Kaynbaba Lykambes kzn ona vereceine sz vermiti. Sonra
dan, bilmediimiz bir nedenle talipliyi reddetti, hatta onu bir kanun
kaa olmakla (hangi bahaneyle bilinmez?) ve kzn sadece paras
iin istemekle sulayarak mahkemeye verdi. air-damadn intikam
korkun oldu. O bunu, baka iirler arasnda genellikle hayvan ma
sallar, hep de u ya da bu dmanna, bazen de dostlarna yne
lik masallar anlatan epidos adn verdii iirlerle yapt.
O nce Lykambesin hesabn grr:
Ne geti aklndan Lykambes baba?
Kim bozdu senin kafan?

a r

ve Y u rtt a A r k h t l o k h o s

Dengeli bir adamdn bugne dek:


Artk hemehrilerin alay ediyor seninle...
Byk bir yemini inedin,
inkr ettin tuz ekmei...
Dn yemeinden edildim, yce Zeus.
Ama deyecek o bana yaptklarn.

air bu arada eski kaynbabasna uygun bir masal sunuyordu.


Kartal ile tilki, durumun farkllna karn -Lykambes ile Arkhilokhos gibi- bir dostluk anlamas yapmlar. Ama kartal anlamay bo
zar: Tilkinin yavrularn ziyafet sofrasnda kendi yavrularna yedirir
ve her trl misillemeye kar gvende olmakla vnr. Tilki intika
mn alabilmesi iin srtnda ku tylerinin kp onu havalandrma
yacan iyi bilmektedir. Ama Zeustan yardmna gelmesini diler.
Ey Zeus, yce gklerin hakimi
Bilirsin kt ruhlu insanlarn ettiklerini
Yreini dalar vahi hayvanlarn zorbal da...
Gryor musun o yksek, sarp kayaya km?
Tnemi oraya, senin saldrna aldrmadan, ak srtl kartal.

Zeus tilkinin szlerini duyar. Bir gn kartal tanrya sungu iin


ayrlm bir armaan arr ve ganimetlerine karm bir kz de
gtrr, bu kz onun yuvasn atee verir. Kartal yavrular yanm,
tilki de cn almtr.
Arkhilokhosun en sert epidoslar Neoboulenin kendisine yne
liktir. Onu aalamaktan hem de en kaba biimde aalamaktan
hi bkmam gibidir. Bazen sefih sanlan yal bir kadndr o, bazen
kart bir fahie ya da hatta, Arkhilokhos da dahil, erkeklerin irene
rek yz evirdikleri bir iko orospu olarak betimlenir. Hepsi hay
van masallar ya da baka masallarla sslenmitir. Bu masallardan
birinde Neoboule genlik gleri arayan k bir yal dii aslandr!
Yine de Arkhilokhos Neobouleye kar vaktiyle ateli bir ks
nll de dlamayan tertemiz bir ak itiraf etmiti. Burada sevgi
lisini her tr yaznsal gzelletirmeden, her tr duygusal aklama
dan uzak yepyeni bir sanatla anlatyordu. yle sylyordu:
Severdi elinde bir mersin dal olsun
ya da gl aacnn gzel iei
ve rterdi salar emsiye gibi
omuzlarn ve ensesini.

93

94

n t

Ik Y

unan

y g a r l i

Ya da yle:
Ho kokulu salaryla, gsyle
bir yalda bile uyandrd arzu.

Yine yle sylyordu:


Hazdan ba dnm bir kuzgun...
Burunda bir kayada bahri gibi
Kanat rpar ve uard o.

Kendisi hakknda yle diyordu:


Ben zavall, arzuya daldm, soluksuz kaldm,
tanrlar korkun aclarla szlatyor iimi.

Ya da yle:
Ve ite beni altediyor, dostum,
elden ayaktan eden arzu,
artk ne ho iirler bana gre, ne enlikler.

Arkhilokhos bir k, hem de tutkulu bir k tabiatndadr. Ar


zu, onu altst eder ve haz, bir an onu kendinden geirir. Ya da en
azndan onu yakalayabilseydi alr kaard. Ne var ki arzunun nesne
si huysuzluk eder, ak da onda hemen kin haline dner. Hem duyar
l hem kzgn, hem sert hem zayf ve de intikam da sevgiliye kavu
maktan daha az tat alm gibi grnmeyen bir yaratl. Akta da
byledir kinde de. te yandan kin duygusu onda aktan daha srek
lidir. Bu durumda, Neoboulenin akna kavuamaynca nce arzu
lad imdi svd bu bedene kar fke hemen zincirinden boa
nr ve uzun sre, yllar boyunca srp gider. Ayn iir -epidoslardan
biri- yle der:
Ak arzusu o kadar yamand ki
youn bir sis boaltp gzlerime
ve duygularmn saflyla benden alp beni
dalgas yreimde rpnyordu.

Ama yine bu iirde ylece aalar ve alay eder:


Elbet, artk gstermiyorsun bedeninin tazeliini
tenin daha imdiden solmu
ve uursuz saban yalln
orada yol yol izgiler am.

96

n t

Ik

unan

y g a r l i i

(Onun bu kadar iddetle sevdii kadn hakknda en baya aa


lamalar, en kaba mstehcenlikleri ieren de bu iirdir.)
Ve ite, aada, birbirine karan iki duygu yan yanadr:
Ah! isterdim sarsn kollarm Neobouleyi
dalaym bu ateli tuluma
karn karna gelelim, kala kalaya.
eitli paralarda nefretin boyutu duyulan akn geniliine
denktir.
Arkhilokhosu yergi iirinin babas yapan da kukusuz onu ya
ralayan bu yrek paralayan tutkudur.

Akn tadn ve svg isteini tketen airimiz doduu aday


terk etti. Thasosdaki yarc toprak iilerinin Paroslu hemehrileri
ne yaptklar arya uymaya karar verdi. Yeni bir sitenin hizmetin
de askerlik yaam belki de ona iyi gelecektir. Kendisiyle birlikte
Thasosa srklemek istedii kiilere seslendii iirlerde aal ada
nn imgeleri geer.
Bir eein srt gibi,
ykselir ada,
stnde yabanl ormanlarn tac.

( durakl vezinle yazlm olmasna karn iki durakl gibi al


glanan, burada Arkhilokhosun kefettii, ya da belki lkesinin raks
geleneinden alp yetkinletirdii bu vurgulanan ritmin byl
gzelliini Yunancada duymak gerekir.)
Bylece, Arkhilokhos Paroslu yeni bir birlikte Thasosa hareket
eder (I.. 664 ylna doru, babasndan yirmi yl kadar sonra). Bun
dan sonra klcyla ve kalemiyle Thasos iin savaacaktr.
hem hizmetkrym gl Enyaliosun (Eniolios),
hem de, ho kayrmasyla Musalarn, usta oldum.

Bu durumda bir yandan sava tanrsnn silah ua , bir yan


dan Musalarn (esin perileri) az olmutur. Yine yle syler:
Kargma bal ekmek taynm,
Ismaros arabm kargma bal,
Kargma dayanr, ierim onu.

a I r

ve Y u rtt a A r k h t l o k h o s

Artk onunki bundan byle sert ve yorucu asker yaam imgesi


olacaktr.
Ama, yergi, hemen sonrasnda haklarn yeniden ele alacaktr.
Arkhilokhos askerlik yaamn sever. Silah arkadalar hakknda
kekre, kimi komutanlar konusunda krc ise de, yergideki sertlii
nin, bu ateli aktan baka kayna yok gibidir. Askerlik mesleini
smren ya da glnletiren kimselere kzar. alm atan komutan
ve palavrac asker bu sade ve gzpek askerde acmasz bir karika
trc bulurlar.
Gln bir zaferle vnen arkadalarn yle yerer:
Yerde yedi l,
yedi dman yakaladk kaarken:
ama biz bin kii ldrdk onlar!

Ne kadar uzaz Homerostan! Artk kahramanlarn gazalarn


vmek deil, sahte kahramanlarn balonunu sndrmek sz ko
nusudur.
ster Paroslu, ister Thasoslu olsunlar birtakm szde diktatr
ler de yerilir:
Bugn komuta Leophilosun (Leofilos) elinde
Mutlak hakimdir Leophilos,
Her ey serilir Leophilosun ayaklarna,
Leophilosdan baka ses duyulmaz.

(Kukusuz, bir takma ad olan Leophilos Fakir fukara dostu


demektir.)
Komutan olan birtakm dostlarn da yerer. airin en eski dost
larndan biri olan Glaukosa yergisi byledir. air onunla uzun sre
karalarda ve denizlerde dolam, nice korku ve tehlikeleri payla
mtr.
Bak, Glaukos kabaran dalgalarla kyor deniz
ve Gyres kayalklarnn ucunda,
bir bulut ykseliyor dimdik,
frtnay haber veriyor bize.
Bir belaya attk apansz.

Gelgelelim komutanla atanan bu Glaukos lle salaryla biraz


fazlaca vnr!

97

98

nt

Ik Y

unan

Uyga

rli

Ci

Anlat, Tanra, lle sal sanaty, Glaukosu...


Sevmem yle komutan,
ince uzun boylu, oynak yryl,
ayrk bacaklar isterim onda,
yere akl ayaklar ve salam yrek.

Ya da, yine Glaukos, epidoslardan birinde rkek ve kurumlu bir


geyikten baka bir ey deildir; kibar fahie olan Neoboule, gzelli
i nedeniyle tahtn kendisine brakacan syleyerek onu maaras
na gtrr ve sonunda onu yer. Neoboule seme paray, yrei
arar. Yazk! Geyiin yrei yoktur!
Baka dostlarna da sert davranr air. Arkhilkhos ok sevgili
Periklesi, sert bir ekilde tersleyerek, ortak yemeklerde ll ye
mekten ok oburluk etmekle sular.
Bol bol has arap iiyorsun,
payna gelince, Mykonoslular (Mikonos) gibi,
demeden kayorsun,
davet edilmedin ama gelip buldun bizi
dostlar arasna den bir dost gibi!
Aslnda, seni akldan anlaytan eden karnn
atlatm ar damarn.

Ondan sonra arkadann ailesinin, baba tarafndan, nl o


lanclardan geldiini saptar!
u Perikles eskiada nl bir hayvan masalnn, Arkhilokhosun maymunu denilen masaln da kahramandr. Bilmem hangi
krallk tahtndan aya kaydrlan aday maymun inzivaya ekilmek
istemitir. Yolda yannda giden tilki (ki Arkhilokhosdur bu) ona
kendince bir oyun hazrlar. Perikles kendini beenmi vngen biri
dir: iki ahbap bir mezarlk boyunca giderlerken, yalnzca bir zpk
t olan maymun, atalarnn hizmetkrlarnn mezarlarn tanm gi
bi yapar. Tilki buna hemen yle bir ataszyle karlk verir: Karpathoslular (Karpatos) da tavannm derler. Oysa Karpathosda
(Kerpe adas) hi tavan olmadn herkes bilir.
Bu srada tilki bir hazine bulma bahanesiyle, maymunu bir tuza
a eker. Maymun tuzaa yle beceriksizce dokunur ki tetiini d
rr. Yakalanmtr ite. Tilki onun plak kyla alay eder. u k
nla sen kralsn h a! diye barr. Ancak bir maymunsun sen!

a r

ve

Y u r tt a A r k h t l o k h o s

Arkhilokhosun yergisi dost olsun, dman olsun kimseyi kolla


maz. Felaket getiren yldzn her zaman uursuz lanetini stne e
ken bir dost mudur, bir dman m?
And ierim buna:
Akyldz kavuracak birkan
yakc nlaryla.

Yine o korkun szc belirtelim: Dmanlarma konukse


verlie varm: Armaanm lm.
Birok kiilik arasnda, Homerosta ancak yle bir dokunula
khinlerin (bilici) yeriliine, Yunan edebiyatnda ilk kez bu rnekte
grld ekliyle ecinselin yeriliine de deinelim; ecinsel bundan
tr daha batan dobra dobra ve en acmasz biimde knanr.
vngenler, fahieler, patanlar ve daha niceleri, ileride doacak
olan komedi trnn tip lerinin stlenecei karakter zellikleri
ni daha imdiden vurucu biimde izmektedirler. Bununla birlikte
Arkhilokhosda daha henz hi de geleneksel komik tipler mas
keler sz konusu deildir, tand ve grt ve airin insani
bulduu duygular asndan kendisini inciten her tr insan sz konu
sudur. En ok sevdii insanlar karsnda yergisini daha sert klacak
ekilde sevgi ve fke damarlar, airin yreinde ylesine birbirleri
ne dolanmtr ki.
Ama bu dostluk ve nefret alam iinde her zaman baskn olan
yergi havasdr. Sanatn tanmlayan ve kendini kirpiye benzeten
Arkhilokhos yle yazar:
ok oyun bilir tilki,
kirpininse bildii bir tane,
ama ahane.

Baka yerde de yle syler:


Byk bir sanat var elimde:
kim ki beni incitir,
korkun yaralar aarm onda.

Bununla birlikte bu krlgan insann tabii ki ilk nce yaralanma


s gerekir.

99

100

n t

k Y

unan

y g a r l i i

Ama ite size silah arkadalarn ve hasmlarn ele alan yergi i


irlerini bile aan ve hepsinden daha keskin bir yergi: Deerlerin yerildii bir iir.
Mlk sahibi snfn karsnda ykselen burjuvazinin ilk hareke
ti hem maddi birikimleri, hem de henz doalama sylenen o aribtokrat iirin ycelttii kltrel birikimleri talep etmek olmutu. Soy
luluk temalar etrafnda llyada ve Odysseiay meydana getirenler,
kukusuz burjuva airlerdi. Ama bu, bundan yarm yzyl, belki ok
daha ok nceydi. Kk burjuvazi ondan sonra gcnn bilincine
vard. Arkhilokhos, bu dnemin ve ykselmekte olan bu kk bur
juva trnden bir insandr. zgr olmak ister. Bu demektir ki, o
hl egemen olan snfn ahlaki gelenekleri ve iirsel biimleri kar
snda, dnce zgrlnden yanadr. Yergiyi kurmak, yeni bir s
nfn taleplerine bir k yolu bulmak iindir. Burada Arkhilokhosun yergisinin ak politik talepler ierdiini sylemek sz konu
su deildir. Ama, onun zamannda, snf mcadelesi iinde yergi esi
ninin douunu dile getiren bu taleplere kout olarak iirde yeni bir
hak iddias vardr ki, o da toplumun ideolojik temelleri hakknda bi
reyin kendi dncesini belirtme hakkdr.
Arkhilokhos bu hakk geni lde ve nerdeyse anarist bir k
la kullanr. Belli bir yaam tipine aldrmaz: Destann ycelttii, Arkhilokhosun ise, yaad dnemde, yeni insann gstermesi gereken
erdemlerden bir tr ka gibi duyumsad ideal yaamdr bu. a
irin tiksindii ve sulad deerler, ite bu deerlerdir.
Ayn zamanda, her tr feodal toplumun belirleyici zellikleri ol
duu gibi bu ok yksek dzeydeki eref duygusu, Homeros iirinin de
en belirgin zelliini oluturur. Kamuoyuna boyun emekten baka
bir ey olmayan bu eref in (aids) karsna Arkhilokhos yaamdan
tat karmaktan emin olmak isteyen kendi beninin isteini koyar.
yle yazar:
Kimse ok tad almaz, Esimides,
halk bana ne der diye dnrse.

Ne byk fark ve ne byk bir yeniliktir bu, lyadann ylesi


yzlerce kkrtmasna kar:
Haydi, korkaklar! Bir anda her eyi berbat edeceksiniz.
Ar ve namus duygusu olsun yreinizde.

ai r

ve Y u rtt a A r k h i l o k h o s I

Kurallar ne olursa olsun, Arkhilokhosun savunduu ahlak fel


sefesi ncelikle ona bir zevk pay ayrr; ona gre yaamn ve kendi
mcadelesinin ilk aklamas budur.
Destanda hret, kahramann hem yaamn hem de lmn
dorulamaktayd. Akhileus, Hektor, hatta Helene bugnk varolula
rn gven altna alr, felakete direnmelerini gelecek kuaklarn bellei
demek olan kiiliklerine ilikin bu lmszlk trne gre pekitirir
ler. Arkhilokhosa gelince o, ne kadar byk olursa olsun, lmn
unutulmaya, ou zaman da aalanmaya mahkm olduunu syler.
Bir insan lnce
beklenmez artk hemehrilerinden sayg
an eref unutur onu.
Dirilerin sevgisini ararz biz yaayanlar
lye szmz yok, svgden baka.

Arkhilokhos lleri bu ekilde alaka yzst brakmay onaylayamaz, ne var ki yaayanlarn yalnz dirilere balanmasnn yaa
mn yasalarndan biri olduunu, biraz acyla, ama, belli bir zevkle
saptar.
Homeros dnyasnn bata gelen deeri olan an ve erefi byle
elinin tersiyle geri evirmesi, Arkhilokhosun yergi iirinin, gelenein
balarndan ne kadar kuvvetle koptuunu gsterir.
Bylesi bir parada iiri gereki zemine oturtan Arkhilokhos,
kendisini ve adalarm heyecanlandran duygu ve inanlara yer
aar. Artk zaman gemi Homeros deerlerinin yerilmesi -buna i
irsel esin konusunda kahramanln reddi de denilebilir- insanlarn
zgrlemesine arac olur.
te yandan, airin toplumsal geleneklere kar ele geirmeye a
lt bu zgrl nce kendi duygular karsnda iinde snamas
dikkate deer, ilgin bir rnek olarak Batan Gemi stne iirini ha
trlatrm. Bu ili teselli iirinde air dostlarnn ve z kz kardeinin
stne ken yasa yrekten katlr ve siteyle el ele verir. Ama iirde
bir an gelir ki, air itenlikle dile getirdii duygulanmdan kendini
kurtarr ve artk onun tutsa olmak istemez. Kendi kiisel duygusu
iinde kk salan, yaamasn ve tat alarak yaamasn engelleyecek
bir toplumsal basky kararl bir biimde ve nerdeyse kkrtan bir
tonla reddeder. Btn itenliiyle ve ahlaklar bir kez daha kzd
racak biimde belirtir bunu.

101

102

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

Ama toplumsal anlamalar altst eden bu bozguncu tutumun


daha nl bir rnei var elimizde. Ona gre bu, eline hibir zaman
kalemden baka silah almam eski ve yeni zamanlarn pek ok na
muslu yurtseverini utantan kzartan bir ykdr: Braklan kalka
nn yks.
Kalkanm bir dman onurlandryor imdi.
Bir allkta braktm onu, gzel silaht
istemezdim, ama kurtardm kendi canm
Benim iin nemi yok eski kalkanmn!
Kendisine yazk oldu!
Bir bakasn alrm onun kadar iyi.
Arkhilokhos dvmesini bilir, bu aktr. Ama hayatn kurtar
mak iin kalkann brakmas gerekirse, brakr onu. Ve palavra at
madan, ama bir zafer duygusuyla bunu syler: Hayatta kalma y
baarmtr o! Zaten devamna baklmaldr: Bir bakasn alrm,
onun kadar iyi. Yeniden dvmek iin deilse, niyedir bu? Savaa
yeniden balamak niyetiyle cann kurtaran bu asker bir korkak de
il, dpedz akl banda bir insandr. Bir destan kahraman da san
maz kendini. Bana gelen aksilie glen, sa kaldna sevinle g
len air, evet, Homeros deildir. Kasten hafif tonda yazlm bu di
zelerde, Homeros kahramanlna, ondan da nce, Homeros iirin
den ileri gelen iir geleneinin btnne ve airin, ne denli byk bir
cesaret iinde, eski usul ne varsa onu reddetmekte olduunu duyum
samamak olanaksz.
Ama, Arkhilokhos, iirini eski usul kahramanlk temalar ile bes
lemi olsayd, lirizmin kurucusu olamazd. O, yeni iiri ancak yeni
insann bakaldrs stnde kurabildi; ki bu yeni insan, belli bir s
nfn kendine mal etmeyi amalad ve o ada ancak yalnzca gele
neksel iirin kulland kahramanlk temasna karyd. Arkhilokhos
kendini olduu gibi dile getirmek ister. Yiit ya da deildir, bunun
ne nemi var. Ama gerektir.
Bu zgr insann, kpein ensesini utan verici bir yarayla dam
galayan tasmay reddeden vahi huylu kurt masaln (bkz. La Fontaine) antik edebiyatta bize anlatacak ilk kii olmas artc deil
dir. Byle bir yaray iyi etmek iin Arkhilokhos, harika bir ila
bilir. Bu ila zgrlktr.
Arkhilokhosun yergi dehasndaki yeni gcn kayna, airde do-

a r

ve

urtta

rkh

Ilokhos

utan gibi grnen, ayn zamanda adalarnn insan benliinin kur


tuluuna ynelik abalarna bal olan bu zgrlkte bulunmaktadr.

" fr
Ama vahi huylu kurt yalnzla yatkndr. Arkhilokhos, an
cak yar yarya korunmu en gzel iirlerinden birinde, doruunda
yer ald yergi savann zorunlu sonucu olan bu yalnzln yaratt
kederli krgnl ac iinde dile getirir:
Ey yrek, aresiz aclara bulanm yreim
toparla kendini
Diren dmanlarna, gs ger onlara.
Dme ktlerin tuzana
Yendiysen, kahkahayla glme;
yenildiysen inleyip durma evinde bitkin.
Tadn kar baarlarnn, skntlarndan yakn
ama abartma hibir eyi
z dostlarn seni kemirdiine gre, yreim
ren insanlarn yaamn ynlendiren gidii.
Evet, yalnzlk. Ama ayn zamanda bakasnn kudurganln
korkusuzca karlayacak yiitlik ve kaderin darbelerine katlanacak
bilgelik. air romantik bir biimde yalnzlktan holanmaktan ok
uzaktr: Onu nlemek ve kendi zgrlne daha geni bir yn ver
mek iin onunla mcadele de eder ve kendine zg bir ahlak yaratr.
Kural tanmaz bireyci Arkhilokhos balangta, sonuta hi de
her trl kurala bakaldran biri deildir. Kendi yaamnda kiilii
ni olabildiince iyi dile getirmesine olanak verecek bir ahlakn, in
san yaamnn gidiat m ilikin bir bilgi nin elerini bulur ve
zellikle, bu kural bulunca da hemehrilerine aktarmak ister.
Eski air, iirini bal bulunduu bir topluluk iinde yazdn
hi aklndan karmaz. Arkhilokhosun -batanmaz bireyci- ayn
zamanda alabildiine gdml bir birey -taraftar- olduunu syle
mek eliki yaratmaz. Gcn kuvvetini tutkuyla sevdii Thasos si
tesinin hizmetine sunmaktan hibir zaman geri kalmamtr. Site iin
safa girip baka biri gibi dvyordu. Ama ayrca o airdi; yani hep
birlikte yrttkleri savan hem sertliini hem de bykln si
lah arkadalar adna anlatmak iin Musalardan ayrcalk almt.
Arkhilokhos askerin emeini bilir; denizcinin susuzluunu bilir.

103

Gen binici. (Euphroniosun bir kupasnn ii. 510 yllar)

ve

Y u rtt a A r k h

lo kh o s

Haydi, dolatr tas geminin sralar arasnda.


Derin kpler bir eyler imeye aryor bizi
Doldur arab tortusuna dokunmadan
Gz tok kanaatkr olmak m, hayr, elimizden gelmez o.

Gs gse dve girmitir, Kllarn ses veren arpmas


n betimler. Tehlike yaklanca her askerin stne ken korkuyu
bilir.
Arkhilokhosun, Thasos adas ile Trakya iin birbirleriyle eki
en rakip siteler arasndaki savalar anlatan iiri salt askeri bir iir
di ve Paroslu bir tarih yazarnn (vakanvis) daha sonralar bu sa
valarn bir grntsn, airden alntlarn yardmyla ta stne i
lemesi iin olduka nemliydi. Bu ant ok ypranm halde bulundu.
Bu yapt byk insanlar adna yaplanlar gibi bir eit Arkhilokhos
tapnayd. Onun bu tek varlnn yeterince gsterdii gibi airimi
zin iiri hi de bir kanun kaann iiri deil, dv hocasnn seyi
si ve bir de Musalarn iisi olarak iki kez hizmet ettii sitesine ba
l bir yurttan iiridir.
Bu askeri iir nadiren askerin ann dile getirmektedir. Her ey
den nce cesarete davet gibidir: Etkili olmak ister; eylemdir zira bu
iir. Pek ok felaketle karlaan eski servenci, eer insan lkesini
seviyorsa, gerisini tanrlara brakmasa (aslnda buna pek inanmayp
hi szn etmese bile) ite o zaman, sonunda btn tehlikeleri alt
eden bir erdemin var olduunu anlar: te bu erdem cesarettir.
Bu, hi de insann yiit yaratlnn ona bahetmedii; ama,
pes etmek istemeyen bir yurttaa kazanlan bir cesarettir. Herkes
iin eit lm karsnda savalar birletiren derin arkadalk duy
gusuna dayanan, ama, kallelerin yannda dvmenin tehlikelerini
paylamay reddeden bir cesaret.
ok az duygu bana bu kadar kkl biimde Hellence grnm
tr. Cesaret, yzyllar iinde biim almasna karn, antik-toplumun
temelini tekil eder. Her tr taknlktan, her tr lkletirme den
kurtulabilir ya da kurtulamaz: Ama hep vardr. Hem Hektorda hem
de Sokratesde ortaktr cesaret. Arkhilokhosda da vardr. Cesaretin
n ve andan yana m, yoksa bilgelikten yana m olmasnn pek ne
mi yoktur; yeter ki, insan, olmas gerektii gibi tutsun: ayakta.
unu da unutmayalm ki, Arkhilokhosun cesaretini ve iirini si
tesinin hizmetine sunmas yalnzca sava alanlar konusunda deil
dir. Ne kadar ar bir biimde ypranm olursa olsun, onun yapt-

105

106

AntIk Y

unan

Uyga

rli

Ci

nn baz paralar yine de onun Thasosdaki siyasi mcadelelerde yer


aldn gsterir. Anlamazln ortasnda" , bir alak onun onur
payn bile alr"ken, Arkhilokhos hemehrilerine yeniden denize al
malar, artk ktlerin hkm srmeyecekleri baka bir yerde daha
hakbilir bir site kurmalar iin - Thasos, kez acnacak site" de
mektedir- bir arda bulunuyor gibidir. Onun son epidosunun ko
nusu herhalde bu olacaktr.
Ama bu varsaym dorulanamam olsa bile, en azndan airin
tek tek birok dizelerinden biliyoruz ki o hibir zaman yreinin zen
ginliini hemehrilerinin en yoksulundan bile esirgememitir. Hibir
zaman yadsmad kle kan, bazen onun azndan, daha o zaman
lardan Solon vurgusu tayan umutsuzlarn ylesi lklarn atar:
Ah, sizler, alktan lenleri sitemin
anlayn artk szlerimi...
uras kesindir: Arkhilokhos ilk ve son olarak alktan len
le r in tarafn semitir.

' p
air, gelenee gre 640 ylna doru(?) Thasoslular ile N aksoslular arasndaki bir savata ld. Bu tarihte Solon douyordu. Ara
dan yarm yzyl bile gemeden gr sesi Atinada nlayacaktr.

Arkhilokhos, oktan km bir ideolojiye bavurmakszn halk


zerinde egemenliini artk srdremeyecek olan o feodal snfa kar
yeni insani deerler edinme ve savunma tutkusuyla, sonunda eskimi
aristokrasinin (beysoyluluun) dne, sitelerde halkn egemenlii
erevesinde insan benliinin serpilmesine, ve de aklc dnceye tut
kun ilk filozoflarn, geleneklere kar pek yaknda giriecekleri yeni
mcadeleye gtrecek olan abalarn ilk szcs saylabilir.
Onunla, kahramanlk iiri yerini dnce arlkl ve konulu i
ire brakr.

B lm

M D LLL
O

n u n c u

a p p h o

M usa

>----S appho, harikalarla dolu garip bir lke gibidir. Eskiler bile,
bir gizem , bir harika derlerdi. Yalnl ile bu deyi ok yerindedir: Gizemdir; bu szck, onun, trl trl yorumlanan hem ya
am, hem de kiilii iin kullanlr. Bir gizem, bir harika: Bu szck
ler, ne kadar bozulmu olursa olsun, iiri iin de kullanlmas ok
daha iyidir.

Sappho, Lesbos (Midilli) adasndaki, Mytilenede (Mitilini), 600


yllarnda Aphrodite, Kharitler ve Musalara adanm bir gen kzlar
derneini ynetmekteydi. Musalara hizmet eden kzlarn konutu
der evine. Sonradan Pitagorcular arasnda, daha sonra skenderi
yede Mze szc kacaktr ortaya. Sapphonun kurumu ak,
gzellik ve kltrn dii tanrlarnn korumasnda bir okuPdan
baka bir ey deildir.

108

nt

Ik Y

unan

Uycarligi

Bu okulun dinsel bir dernek biiminde olmas, grmezlikten ge


linecek bir olay deildir. Tapnm (ibadet) ortakl, gen kzlarla
eitimciler arasnda ok gl balar kuruyordu. Sapphonun iiri,
bir anlamda, Aphroditede, tanraya inananlarn kapldklar kar
lkl bir akn iiridir. Bununla birlikte, Sapphonun bekilik ettii
gen kzlara nerdii amacn, tanrsall kutsama olmasna inan
mak gerekmez. Sappho hi de Aphroditenin rahibesi deildi. Dinsel
dernek, o dnemde her trl eitim yuvasnn ilk doal biimidir.
Eski felsefe okullar, ilk tp okullar ayn zamanda dinsel dernekler
dir. Bu, tp okullarnn Asklepiosun (Asklipios) rahiplerinden olu
mas demek deildir. Ama, hekimler nasl iyiletirme sanatnda bu
tanrya inananlar eitiyorlarsa, Sappho da, tanrann yardmyla,
Mytileneli gen kzlara bir yaama sanatn -kadn olma sanatnretmeye alyordu.
Sapphonun derneinde mzik, oyun ve iirle ok ilgileniliyordu.
Bununla birlikte, Musalarn evi bir rahibe okulu olmad gibi bir
konservatuar ya da bir akademi de deildir. Sanatlar, sanat adna
retilmezler, meslek olsun diye hi retilmezler. Sapphonun ama
c, kendisiyle birlikte yaayan -bu yaam paylaarak, sanat yapa
rak, Aphroditeye balanarak, Musalara tapnarak- gen kzlarn
yaknda onun yerini alacaklar toplumda, kutsadklar bu tanrala
rn ilk somut rnekleri olduklar bir kadn gzellik idealini gerek
letirmelerine yardm etmektir.
Bu gen kzlar evleneceklerdir. Evli ve bir aile annesi olan Sapp
ho -bir kz ocuk anasn bir kucak dn ieine benzetir o-, ken
disine braklan gen kzlar sadece, zevkte ve gzellikte kadn ta
mamlayan evlilie hazrlamaktayd.
Bu, Lesbosda kadnn durumunun br Yunan sitelerinin biro
unda olduundan ok farkl olmas demektir. Yaptmz ilerde bu
konuya dnecektir.
Kesin olan udur: Mytilenede kadn; ekicilii, giyim kuam,
zeks ile sitenin yaamn renklendirir. Evlilik onu, tm Eolia lke
sinde olduu gibi (Andromakheyi anmsyoruz), erkek toplumunda
ayn dzeye getirir. Dnemindeki mzik ve iir kltrne katlr. K a
dn, sanat alannda erkeklerle yarr. Eolia treleri, e iin byle bir
yer ayrdysa, bu arada gen kzlarn kadnlardan beklenen bu rol
iin yetitirildikleri birtakm okullar da istemesi artc deildir.
Ablalar tarafndan eitilen Musalarn rencileri Mytilene site

Mi DtLLiLt

Sappho, O

nuncu

u s a

| 109

sinde Aphroditenin gzelliklerini bir gn temsil etmeye hazrlanr


lar. Sapphonun iirini tmyle kadn gzelliinin parlts aydnla
tr. Sapphoya gre kadnn yznde devingen ltlar olmaldr.
Gzleri sevgiyle doludur, yry istek uyandrr. Kltrn amac
gzellie varmaktr. Kendisine iekleri ve denizi sevmeyi reten,
grnen dnyann ekiciliini ve her eyden nce kadn bedeninin
ba dndren gzelliini aklayan klavuzu ve modeli olan Aphro
ditenin armaanlarna ve derslerine dikkat eden gen kz, soyluluk
ve incelikte geliir, gzellik niteliklerini yceltir, gzellik onu mutlu
klar ve Sapphonun bir yldz prlts gibi selamlad o sevin bol
luunu kiiliine yayar.
Gen kzlar, yinelenen bir enlikler ortamnda, yakn gelecekte
yaamlar zerinde etkisini sezdikleri tanrann bak altnda hem
sert, hem de cokulu bir yar kei yaam srdrrler, ama bu ya
amda akllar bekrlk yerine kocaya kavumaya ynelirdi. Sappho,
Aphroditenin mutlak gcn dile getirdii, gen kzlar korosunun
da tam uyuum halinde seslendirdikleri yakc bentlerde onlara iir
sel kltr alard; eskilerin erotik , yani sevi kltr dedikleri
eydi bu. Aphroditenin uzun zamandr sevin ve ac iinde bulundu
u ablalarnn yannda gen kzlar yava yava kadn eilimlerine
alrlard. Kendi ilerinde hem yrein hem de duygularn kmlda
dn sezmeye balarlar ve yazglar bunu arrsa ilk kez sevgiyi
duyumsarlard.
Hangi ateli dostluk ilikilerinin Sappho ile dostlar arasnda
byle bir eitimi -C yprisin (Kifris) hkm srd bu ateli hava
y- dourabildiini bize onun iiri syler. nk bu yalnz ruh,
kendi evresinde dourduu ve bytt gzelliin huzurunda,
iirde zgrleir.

Onu grdm: Kzardm, sarardm onu grnce;


Bir heyecan ykseldi lgn ruhumda;
Grmyordu artk gzlerim, konuamyordum.
Duydum, hem titredi hem yand btn vcudum.
Sapphonun en can alc iirinin bir yanksn, bakalarndan
sonra, Racine -bu kez hi deilse kendi dilimizde- bu esiz deerde
dizelerde bize duyurur.

110

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

ite bu iir de szc szcne ya da Franszca anlalrln


elverdii lde, onun gibi bir eviri:
Bence tanrlara denktir
Senin karnda oturan
ya da hemen yannda,
dinleyen tatl sesini,
ve bu ho gl, yemin ederim
deli eder gsmde yreimi.
Bir an olsun, seni grnce,
artk hibir ses kmaz azmdan,
ama dilim kuruyor,
ince bir ate yaylveriyor tenimin altnda,
gzlerim hibir ey grmyor artk,
kulaklarm uulduyor,
ter iinde kalyorum
tir tir titriyor btn vcudum,
otlardan daha yeil oluyorum.
Yakndr, herhalde leceim...
ite imdi tutkunun emberi iindeyiz. Eros kraldr. Arzu kam
lar ve Sappho darbeleri sayar.
Bu iir bir mcadelenin yksdr. Erosun bedenine saldrd
Sappho, yaamsal dzeneinin eitli blmlerine koyduu gvence
nin her saldrda biraz daha ykldn grr. Bizi dnyaya bala
yan, varlmz konusunda iimizi rahatlatan btn duyumlar, g
rntler, sesler, yrein dzenli at, yzmze renkli kann akn,
btn bunlar da gznden kaar. Organlarnn art arda bozulduu
nu grr Sappho ve bunlardan her biri ile onun adeta lgna dn
mesi ve lmesi gerekir. Gc tkenen yrekle, ses kmayan grtlak
la, anszn kuruyan dille lr; damarlarndan ate akar, gzler gr
meden kalr, kulaklar damarlarn atndan bakasn duymazlar, v
cut tir tir titremeye balar, artk bir l solgunluu vardr onda... Bu
srada, tutku yznden eitli organlarnn almadn grd,
bu ksmi organik lmlerden getii iin ona lmne katlanmaktan
baka ey kalmaz. Onu saran ac varln gitgide fethettiinden, ar
tk onun karsnda sadece doal dayanaklarndan yoksun salt ben

MI

Il I Sappho, O

nuncu

usa

bilincine sahiptir: Ac onu da bastrr. zne, lm halinin elikili


bilgisini edinir ( az kald sz tamln samaln nler). Doku
nulmam son dize tamtamna yle der:
Az kald duyaym lm...
Sapphonun sanat hibir yerde bu kk lirik iirden daha faz
la incelenmemitir. Onun iiri, hibir yerde bundan daha fazla psi
kolojik deildir. Olgular, yalnz birtakm olgular. Yalnzca arzunun
maddi sonularn ak ve kesin imleme. Bu iirde sfatlar da -sevda
iirde maddi olay stne duygusal kvrmlar sarmay ok iyi bilen o
sfatlar da- ok azdr. Burada her yerde eylemler ve adlar grlr:
Karmzda bir nesneler ve olaylar sanat vardr.
Ruhun pay neredeyse hitir. Beden ruhu yardmna arabilir,
acsnn ykn ona aktarabilirdi. Sapphonun maddi acs hakkn
da kskanlk, kin ya da ayrlk hzn gibi birka duygusal kanta s
nmas yeterdi. Tinsel ac morfin yerini tutar. Koullar bu kaa el
veriliydi. Bir filolog, bu iirin kkeninde, evlenmek zere Musalarn hizmetkrlarn, evinden ayrlan bir dostun gidiini buldu, ilk di
zelerin, Sapphonun arzu nesnesinin yannda oturmu gsterdii ki
i, kukusuz nianldr. Ama iirin ayrln acs hakknda hibir
eyden haberi yoktur. Sappho kibarca bu sevecen duyguyu yrein
de bytmez. ektii azab unutmak iin zntyle kendinden ge
mez. Onu, yalnz ve tmyle bedeninin acs sarar. Akna ilikin
olarak, ancak, vcudunda zincirden boanan o sar eden, kr eden
frtnay bilir.
Sapphonun saklayacak hibir eyi yoktur! Sanat drstlk ve
saflktr. Dorudur bu. Sappho kiiliinde yer alan olgularn hibi
rinden utan duymaz. Dil ve kulaklar der; ter ve titreme der. Ho
olann ok uzandadr bu sanat: Ter iinde olmak ho deildir.
Sappho ter iinde kalr: Bundan utanmaz o, bununla vnmez de,
yalnzca bunu saptar.
Sappho arzusunun nesnesini de betimlemez. Kavraymzn d
nda kalr o: Yalnz tek szckle ve amaz bir dorulukla kayna
bu nesne olan olaylar kaydedilirler. Peki burada giriilen dramatik
davrann sonu neye varr? Hi kukuya yer brakmayan u tek e
ye: Varln tutku yznden ykm.
Karmzda karanlk iinde bir ate yanar. air onu geni bir ka
ranlk blgenin ortasna yerletirir. airin sanatnda hibir ey, ate

111

112| A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

in lm iini yerine getirecek tek bana ve galip gelerek yanmas


iin, bizi onun alevinden uzaklatrmaz. Karanlklarn sard bu ay
dnlk, Sapphonun tutkusudur.
Burada edebiyat tarihisi hayret edebilir: Yan banda kesin bir
balang vardr. Euripides (Evripidis), Catullus (Katulis), Racine,
Sapphonun havasnda aktan sz etmilerdir: Sappho kimsenin ha
vasnda konumaz. Yenidir o, hem de btnyle yepyeni.
Ak konusunda daha eski baka seslere bouna kulak veririz.
Andromakhe Hektora yle seslenmitir:
Sen bana bir babasn, Hektor,
ulu anamsn benim, kardamsn,
arkadasn scak deimin...
Paris Heleneye yle der:
Seninle sevielim gel u dekte,
Sevgi hi dolmamt iime bu kadar.
Denizleri aan gemilerle irin Lakedaimondan
seni karp, kayalk adada,
dekte sarmadola olduumuz gn bile
u anda sevdiim gibi sevmedim seni...
Neoboule iin Arkhilokhosun syledikleri yledir:
Salar kaplard omuzlarn, srtn...
Ho kokulu salaryla, gsyle
bir yalda bile uyandrrd arzu...
Mimnermos Nannoyu dnrken yle syler:
Sarn Aphroditesiz hayat m olur hazlar m?
Artk ilgilendirmeyecekse beni,
o tatl eyler, ball armaanlar, akn yata
-yani genliin gzel ieklerileyim daha iyi...!
Aka ilikin bu eitli szleri dnelim. Her birinin kendine z
g vurgusu vardr. Ama Sapphonun tnlay hepsinden ne kadar
ok farkldr! Onda ne Andromakhenin sevecenlii, ne Parisin
aasayan Heleneye ateli ehvet ars, ne Arkhilokhosun Neobouleye ynelttii dik, ataka ve ll bak, ne de Nannoyu anm
sayan Mimnermosun hzn vardr. Hayr, Sappho tektir. Sappho
yakc ve serttir.

Gen kadn ba. Paros mermeri. VI. yzyln sonuna doru Akropols te dikilen heykel.
480de Persler tarafndan yklan, sonra Atinallarca topraa gmlen heykel 1885ten
1889!a kadar Akropoliste yaplan kazlarda bulunmutur. Heykelde hl boya izleri vardr.

114

nt

Ik Y

unan

Uycarlii

Yakc. O vakte dek Eros hi yakmamtr. Duyular stmtr o.


Yrei canlandrmtr. zveriye, ehvete, sevecenlie, yataa gtr
mtr. Hibir zaman yakmam, hibir zaman ykmamtr. Eros iin
de bulunduu kimselerden her birine bir ey -cesaret, haz, zlem ho
luu- verirdi. Yalnz Sapphoya hibir ey vermez, her eyi geri alr.
Anlaytan yoksun bir tanr. Sapphonun baka yerde onun iin
kulland szcklerden biri, hem yenilmez hem de anlalmaz
demektir. Onu tuzaa drmek iin insann elinden hibir ey gel
mez. Ak ylgnlk verdii kadar artr. Kartlar birletirir: Akn
tatll acdr, imgelem onu gznde canlandrmaz. Aphroditenin
yznn ldad Sapphonun yaptnda Eros alacak hibir insani bi
im bulmaz. Bugne kalan iirler iinde gl kuvvetli yeniyetme, g
venilir oku grlmez. Sanki bu tip henz kefedilmemitir, (bu da
gvenilir deildir ya). Daha ok Sapphonun onu byle canlandrma
y seemediini syleyelim. Onun iin Eros ancak organlarn iine i
leyen ve onlar bozan karanlk, bilinmeyen bir gtr: Sappho, onu
ancak bedenine verdii acyla kavrar; dncesi ise, ona bir yz bul
makta glk eker, iinde bulunan grnmez ve gizli varlk ancak
eretileme yoluyla aklanr. Ona iirsel bir can veren imgeler, aldat
c ve hoyrat yaratln ortaya koyar. Bu imgeler maddi dnyann kr
glerinden ya da hayvann kayg veren tutumundan alnmlardr.
Elden ayaktan eden Eros yine
ikence ediyor bana
hem tatl hem ac, yenilmez canavar o.
Ama burada her tr eviri, szcklerin ok ar yk altnda ezi
lir. Bir tek sfat Erosun tatllm ve acln ierir, bylelikle tanr
nn anlalmaz yaratln gsterir. Canavar diye evrilen szck
srnen hayvan demektir. Sapphonun aknn kanatlar yoktur, he
nz ylandr o. Yenilmez szcne gelince (onun karsnda ma
kineler baarsz kalrlar), Yunanca olarak burada bu yaban gce
boyun edirmekte homo faberin aczinin rpnd sezilir. Eski
Fransz diline gre dzenlenip yenilmez canavar diye evrilen sz
ckler aa yukar unu dile getireceklerdir: Eros, avlanamayan
hayvan
Srngen hayvan, korkun yaratk, dnlmeyecek kadar bu
yurgan g; ite Sapphonun organlarnda yol alan Eros budur.
Yine u baka eretileme de doal gler imparatorluundan
alnmadr:

MI

Il

Il Sa

ppho

, O

nuncu

usa

Eros ykt ruhumu,


meelere ullanan
dadaki rzgr gibi.
Sapphonun akla ilgili deneyimi, ortada anlalacak hibir ey
olmadan onu bitkin, yere serilmi brakan bir kasrga deneyimidir.
Bu anlamsz g yznden Sapphonun ruhu kknden sklme teh
likesi altndadr.
Hayvan ya da frtna gibi, insan iin korkun olan tutku, yere
serdii kiiye kendini ancak ykc bir tanr gibi tantr.
... Ve yine de Sappho bu frtnal iklimi hie sayar. Frtnalar bl
gesinin tesinde Sappho kendine bozulmaz durulukta bir gkyz
ayrr. Bu zgn yrekte bir altn d yaar.

Her tutkunun bir nesnesi vardr. Haz ya da acyla iimize ileyen


tutku, bizi ya bu nesneye frlatr ya da ondan uzaklatrr. Bize gn
geri getirecek geceye olduu gibi, acya da teslim oluruz.
Peki, Sapphonun tutkusunun nesnesi nedir? Bu aratrma bizi
onun iirinin en gizemli blgesine sokar. iire aykrln (belli bir fi
lolojiyi kastediyorum) bu yola serptii baya varsaymlara karn,
bu blge ayn zamanda en kefedilmemi blgedir.
Gerekten ama, hi de bu nesnenin adn ya da cinsiyetini ak
lamak deildir. Sapphonun bize aklamad, bizim bazen ancak
bir tr rastlantyla rendiimiz eyi (bir filologun erdem adna a
bas belirtici son eki dzeltmeyince) metnin tesinde ve metni zorla
yarak kovalamamz gerekmez. Oysa, bu metin bize kendinden sz
ederken nmzde bir medeni hal bilgisinden ve bir cinsellik sapkn
l saptamasndan karacamz tarihsel dncelerden ok daha
geni iirsel ufuklar aar.
Peki, tutku iin kendini neren bu nesnede ne vardr?
Daha nce uzun uzadya zmlenen iirden yeniden birka di
ze okuyalm.
... dinleyen tatl sesini
ve bu ho gl
deli eder gsmde yreimi...
Baka hibir ey yok, gerekten yok. Gelip kulaa arpan bir ses;
vcudu ve ruhu yakmak iin daha fazlas gerekmiyor.

115

116 j A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

Bir an olsun, seni grnce..."


Tutkunun tm geniliiyle, zincirden boanmas iin sevilen nes
neden ses duyma gibi en akkan bir alg ya da ancak seilen bir g
rnt yeterlidir.
Nedenin ufakl ile sonucun younluu arasndaki kartlk a
rtcdr. Sapphonun bu iirinin batan baa getii tutku alan ne
kadar geni ise nesnesi hakknda bize sunduu grnm o kadar s
nrldr. Onun acs hakknda her eyi biliriz, bu acy organ organ
tketiriz. Sevdii eye ilikin ancak ses ve gln u tuhaf grn
mn biliriz. Tanmlanmayan nesne bize szn geirir. Bu kadar
az ey iin bunca azap ne ola! derler..." Ama biliyoruz ki sz konu
su olan az ey deildir.
Tutkunun anlatld Sapphonun tm paralarnda, yeter ki
bunlarn kapsam ve younluu iirsel yaratm sreci iinde seilebilsin, bu, her zaman tutkusal devinim ile onu tantan iirin dourduk
lar sevilen nesneyi, her trl betimleme giriimine, niteliklerin say
mna kardr. Her sefer sevilen kiinin bir tek belirtisinin arsn
duyurmas gerekir ve yeter, ve artk tm varlk altst olur. Bu kar
kln iinde, bu arya cevap olarak o zaman iirsel pnar fkrr.
ary duyuran basit bir davrantr; ayrlan bir kzn gidiidir,
yok olan bir yzn prltsdr, bir gerdann tatlldr, ieklerle
ssl bir alndr, yukar kalkan bir kolun inceliidir. Bu, sevimliliin
yokluu bile olabilir:
Atthis (Atis), nicedir seviyorum seni,
benim iin kk bir kzdn ancak hi de ekici olmayan.
Daha nce anlan tutku patlamasn uyandrmak iin, Andromedann rahip okuluna gitmek zere dostunun evinden ayrlan bu e
kici de olmayan ocuun gidii yetecektir; ama burada nesnesine
bakmak gerekir:
Elden ayaktan eden Eros
hem tatl hem ac, yenilmez canavar
yine eza ediyor bana,
Ey Atthis! Sen de akln bana takmaktan bkp
Uup gidiyorsun Andromedaya doru.
Demek oluyor ki, Sapphonun tutkusu ve iiri belirtiler dene
bilecek eye, incecik kkrtmalara boyun eer. Bu belirtiler iiri
-szcn ilk anlamnda bu sembolizm- betimlemeli iire karttr.

Md

l l

lI Sa

ppho

, O

nuncu

u s a

| 117

Bir belirti ekal deildir. Betimlemeli iir her zaman biraz pasaport
biemine benzer. Bu biem bir yzn zelliklerini sayar, bir manza
rann elerini gzden geirirken kiilerin ve eyalarn bize beklen
medik bir hareket, rastlantsal bir yn halinde elerinin zmle
mesinden daha zl grndklerini belki de unutur. Sesin tns, bir
gidiin ans, sevdal Sapphoyu ac ve hazla deler. Bu belirtiler seve
ne sevilenin yerinin doldurulmaz olduunu gsterir. Bu nedenle se
vileni tmyle ona verebilirler de. Varlk zel belirtinin arsna
tam olarak uyar. Belirti bizi nesneye balar, bizi ona kul eder. Bu ba
mllk houmuza gider.
Sapphonun ruhunda sevilen nesnenin gcn hibir ey onun
yokluu kadar artrmaz. yle yazar:
Bugn kimse anmsamyor artk
Anaktoriann olmayn
Ah! Bakmaya doymazdm gzel yryne
Ve yznn gz kamatran parltsna...
Anaktoria yoktur. Ondan iki imge gelip k-airi arpar. evre
sinde anlar gibi imgeler uuur. Ama bir air bir imge yazcs deil
dir. Bunlardan yalnzca biri ya da ok az onu karglaryla deler, im
geler artk seilmilerdir. Sevene-aire istedikleri varl imgeler su
narlar. Anaktoriay Sapphoya iki imge verir. Gzel (ya da istek
uyandran ) bir yry; yldzlarn deiken ndan saan bir
yz, yldz parltl bir yz.
iki belirti yeter ve dostun yokluu beden bulur...
Olmayan sevgilinin arsnn daha garip, gizemli olduu geceler
vardr. Gecenin sessizliinde, alglanabilir gereklik susunca, ssz
yataa kvrlan beden ve ruh, zlemler ve arzularla arlanca ite
karanln ortasnda yolunu arayan anlalmaz dalgalar halinde bir
ses -hem bir ses hem de bir k- yaklamaktadr. Kr duygular, bo
lukta onu semek iin karanl yoklar ve ok sevgili nesneye doru
uzanr gibidirler.
Arignota (Arignuta) eskiden Mytilenede, Sapphonun ynettii
gen kzlar arasnda yaad. airimizin bir baka kz arkada olan
krpe Atthise tutuldu. Sonra gidip denizin br yakasnda (Asy
yakas) Lydiada (Lidia) yaamak zere sevdii insanlardan ayrld.
Sappho Atthisin acsn paylar, iiri ona seslenir; Sappho ona Arig
nota ile paylat yaamn sevinlerini hatrlatr; onunla birlikte, de-

118

An

Ik Y

unan

Uyga

rli

Ci

nizin tesinde Sardesten kendilerine ulamaya alan yitik dostun


sesini dinler. Dile getirdii duyarlklarn nitelii nedeniyle bu iirin
yorumlanmas ok incelik ister.
Uzak Sardeste ok kez,
sevgili Arignotann dncesi, Atthis,
buraya dek gelip buluyor bizi, seni ve beni.
Birlikte olduumuz gnler
onun iin gerek bir tanraydn sen,
mest olurdu senin arklarndan.
imdi Lydial kadnlarn yannda o,
nasl parlarsa pembe nl ay
gn batmndan sonra,
sildii yldzlarn arasnda
yle parlyor.
In yayyor denizin dalgalarna
aydnlatyor iekli ayrlar.
Gzel iy damlalar dnce,
gller, nazik melekotlar
ve yoncann ho kokusu dounca yeniden.
ite o vakit dolarken babo
Arignota anmsar tatl Atthisi
ruhu istekle dolu, yrei hznle kabarm
Ve orada yrek szlatan daveti
arr bizi kendi yanma,
hassas kulakl gece de
iletmeye alr bizi ayran denizin tesine
o anlalmaz szckleri
o gizemli sesi...
Byle bir iire ilimekte duraksar insan. Bu suyu, bir yorumun
delikli szgeci iinde nasl tutmal? Ve ne diye yapmal ki bunu? T a
dna st ste iki kez varmaya almak iin deilse.
Bu iir, Sapphonun br iirleri gibi, gecenin sessizliine ve yl
dzlarn na baldr. Karanlkta, k saan yansmalar daha b
yk bir deer kazanrlar, iitme duyusu daha bir keskinlie ular. Bu
arada, gecenin sessizliinden syrlan anlarn, zlemlerin, isteklerin i
dnyas, alglanan seslere ve ltlara gizli bir anlam vermektedir.
Mytilenenin denizinde ay domutur, Asya toprandan kveren
bir gl biiminde gzkr. Ay mdr bu? Arignotadan bir ieret mi?..

Ml DtLLiLi

Sa

ppho

, O

nuncu

usa

| 119

Denize ve ayrlara bir k der. Ayn aydnl mdr bu? Yok


sa dostun gzelliinin parlts m? Her ikisi de. Bu ay d karsn
da, airin dncesi sallantda kalm gibiydi... Sappho gkyznde
bir hayaletin ykseldiini grm gibidir; hayalet, ayaklar bahesi
nin ieklerine dokunacak kadar gelir. Hayal sabah serinliinde ya
ama yeniden balayan bu iekler arasnda bir an kalakalr.
Sonra birden silinir bu hayal ve yerini daha belirgin, daha ka
nlmaz bir baka hayale brakr. Yansnn ars bir sesin ars
olur. Dlerin lklar gibi keskin bir lk ykselir. nk iir
tam da d ikliminde kalmtr. Garip szler, boluu gemeye ve ay
n zamanda d greni yalnz brakan o sar blgeyi delmeye al
r. Arignota konuur. Arignota Atthise kar arzuyla, zlemle dolu
dur. Szcklerle, hem de ak, tartmasz bir anlam olan szckler
le arr: Bu szckler Atthise ve Sapphoya Arignotamn yanma
gitmelerini buyururlar. Bununla birlikte -iirin ds nitelii bu
noktada en arpc halini alr- eer sylenen szcklerin ilettikleri
mesaj belliyse, anlalmaz szckler olarak gizemli dirler, algla
namazlar; bu szckler ac bir biimde eriilmez ikinci bir anlam
yklenmi gibidirler. Bunlar kavramak iin gecenin iinde kulak ka
bartlr, daha dorusu bunlar duymak ve aktarmak iin gecenin
kendisi kulak kesilir: Ama ancak anlalmayann yanksn duyar...
Bu dizelerde, Sapphonun iirinin, ektii maddi ezaya ilikin i
irde sk skya bal gibi grnd gereklikten ayrld ve d
iinde yer ald grlr. Bu geiime olanak veren de dostun yoklu
udur, sevilen nesneden uzaklamadr. Onun bizi gtrd iirsel
dnyada devinen varlklar, dlerimizde bulunan varlklar gibi ayn
aklanmaz biimde mevcutturlar. Onlarda bulanklk yoktur. Bun
larn bize verdii varolduklarna degin duyu, tam tersine fazlasyla
kesindir. Hatta bunlar olaan varlklarnkinden daha kesin bir var
lkla ykl gibidirler. Bize gnderdikleri mesaj hi de kaypak deil
dir. Yine de bunlarn gereklii hakknda sahip olduumuz bu ok
gl duyu, nesnelerin varln genellikle bize dorulayan alglar
dan hemen tmyle kopuktur. Kendilerini duyurmak iin duyularn
diline brnerek, kendilerini gsteriyor ve bizimle konuuyorlarsa
bu anlalr grn bir tr klk deitirme gibidir ve onlar bize ta
ntan ve anlatan da bu ireti klk deildir. Arignota brnd ay
biimiyle ve syledii anlalmaz szlerle tarafmzdan tannp anla
lm deildir. Ancak duyular dnyasnn tesinde, kavramayla an-

120 i A

ntik

unan

Uygarlii

lalr o. Burada Sapphonun iiri, bizleri, sanki ar varlklar adn


(burada sevgilinin hayali) verebileceimiz bir eylere elimizi dokundurtma mucizesini baarm gibi gzkr. (Ama zaten bu deyiin
hibir anlam yok kukusuz)
Bununla birlikte bir ey kendini gstermeye balar: Sapphonun
iirinin kefettii bir yeni gereklik, ite ncelikle budur: Ay ve gece
nin nlayan sessizlii, hem Arignotadan ayrdr hem de gizli ve
kopmaz bir bala ona skca baldr. Arignota ile ay nn, dost
ile Sapphonun iirinin derin z olan karanln sesi arasndaki ili
ki sz konusudur. Daha dorusu Sapphonun tutkusunun gerek
nesnesini oluturan bu duyarllk noktalarnn -Arignota ve gecenin
dnyas- geometrik buluma yeridir.

' p '
Birka para daha okuyalm:
Ay batt, lkerin yldzlar da
Gece yars olmu, yalnz uyurum yatamda.
Ildayan ayn evresinde yldzlar
rtyorlar prltl yzlerini yeniden
daha canl parltsyla imdi
dolunay aydnlatyor yeryzn.
Ay parlyordu olanca grkemiyle
ve bakireler sunan evresinde ayakta...
Kapnda geirdikleri geceyi gen kzlar,
arklar sylediler, ey koca, senin akn
ve gs meneke kokan e adna
imdi, uyan artk, afak skyor.
Crcrbceklerinin kanatlar duyurur nlayan arksn
flt alalan gnn scan syler.
Bir vakit Giritli kzlar mzie uyarak
oynarlard gzel sunan evresinde
otlarn basarak ince ve narin ieklerine.

IlllI Sa

ppho

, O

nuncu

usa

Souk alm gvercinlerin yrei,


kanatlar mecalsiz.
Ve bunca ba dndren bezek
krpe bir boyna dolanm...
Bezeklerle kuat, ey Dika, gzel salarnn llelerini
melekotu saplarn r yumuak ellerinle
mutlu tanralar sever iekli duaclar
tasz bir alndan yz evirirler.
Altn bir iek demetiyle benzer bir
gzel kzcazm var benim, sevgili Kleisim
ne btn Lydiaya deiirim onu
ne de sevimli...
Sapphonun dn iirleri, okulundaki gen kzlarn kentin ve
komu kylerin enliklerinde syledikleri evlilik ezgileri zaten dikka
timizi ekecektir! Doann gzel grnleri Sapphoyu coturmutur; aalarn ve hayvanlarn esrar onu yreinden yaralar. rnein
yle der:
Parlak tan sayor, sen topluyorsun Akamyldz
koyunu topluyorsun, keiyi topluyorsun ite yavrusunu getiriyorsun anaya.
Yine yle syler:
Daln ucunda kzaran tatl elmaya benzer,
en ince dalnda aacn - unuturlar m elma toplayanlar onu?
Hayr, unutmadlar, ulaamadlar ona ama.
Ya da yle der:
Gzelliin byleyici, gelin,
gzlerinde bal parlts var,
ak senin taplas yznde akar
Aphrodite honut klm herkesin iinde seni.
Sapphonun iirinde doa her yerdedir. Yldzl gece manzaras,
rzgrda sallanan bir daln grn onun ruhunda baka hibir
Yunanl ruhunun yanstmad yanklar uyandrmtr. Sapphodan
sonra, aalarn, hayvanlarn, denizin ve rzgrlarn dnyasn y-

121

M Id Il

Il Sappho, O

nuncu

M usa

rek isteklerinin dnyasna balayan bu incecik tellere, iine Hebre r


mann kylarndaki kuularla Olympostaki Musalar, aldaki
blbl ile dibudak dalndaki kuu birlikte soktuu konserin sesleri
ne kadar geni olursa olsun, ne Aristophanes; ne de kentli zlemi ile
yaldzl kr tatili peinde olan Theokritos (Teokritos) dokundular.
Theokritos olsa olsa Byc K adnlarda, eskilerin iirinin hep en
modern noktasnda bulunan Euripides ise olsa olsa Phaidrann
(Fedra) azabnn betimlenmesinde bu ban varln hayal meyal g
rrler. Ayrca burada her iki airin de Sapphoyu anmsayan iirleri
nin sz konusu olduunu saptamak gerekir.
Sapphodan nce, Yunan iirinin kaynanda her zaman olduu
gibi, llyadamn airinin tkenmez dehas vardr. Homeros kukusuz
doay sevmitir. Daha dorusu onu tandn, kat yasalar, temel
de, insanolunun yabancs olduu dzeni ile onu kefettiini syle
mek gerekir. Batan baa tanrlarla dolu bu Homeros doas -deniz
uurumlar, sarp kayalklar, grleyen frtnalar- ve yaamn zengin
liini dile getiren, insan biimli tanrlara karn, insan iin yalnz ac
masz deil, ayn zamanda akl sr ermez bir doadr bu. Temelli in
sanlk d olduundan, insan yrei ona balanamaz, orada hibir
biimde teselli ya da sadece iindeki aclarla bir yant arayamaz.
Sapphoda ise tersine, efsanevi figrlerden tamamen arnm
olan doa, birdenbire ruhun devinimlerine duyarl varlklarla, hem
de dost varlklarla dolar taar.
Sappho geceleyin, tutkusuyla ba baa uyank kalr:
Ay batt, lkerin yldzlar da
... uyurum yatamda yalnz bama.
Ay batar, bildik yldzlar sner, zaman geer... Ama hayr, Sapp
ho yalnz deildir; nk aka gece kalr ona. Gecenin ve yldzla
rn huzurunda, ieklerin ve ku tlerinin huzurunda, yeniyetme
krpe tenlerin huzurunda -dnyann lo ve iekli tm gzelliinin
huzurunda- tutkusal iirin hzn veren boluklarnn tesinde, do
ayla alveriin airi sevince boaca yeni iirsel blgeleri fark et
meye balarz.
Sonunda sszln yerini kalabalk almtr, ite imdi dnyann
grkeminin orta yerinde, gller ve yldzlar arasnda Ak anmsanr.
Sapphonun iiri acnn tesinde, Erosun tadn karr. O, kendisi
ne ikence eden bu tanry byl bir emberin merkezine yerletir-

123

124 | A

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

mitir. Onun iiri, kar karya kalnan tutkuyu, aa kan arzu


nun acmaszln doal varlklarn byl gzellii ile nler. Eros
ieklerle talanr. Kukusuz, bezeklerle evrilince, daha az acmasz
olmaz. En azndan acmaszl gzellikle donatlmtr. Sapphonun
iiri imdi daha zenli olur: Doa ile Ak birbirini dinlerler...
Esrarn eiindeyiz. Organlar ve yaam paralayan bu karanlk
g ite birden hazza dnmektedir. Varlk-yokluk bilmecesine ili
kin arzu, yrein en gizli kesinden gelen gen kzla ilgili arzu ite
imdi iekli davranlara, kibar danslara, mzie, masum oyunlara
boulmutur. Yalnzlk gecesi, beden ardr. Yldzl karanln g
zellii iinde bir an gelir ki o sonunda kendini tketir. Bedeni kavu
ran ate a dnr. Gecenin sessizlii ve yldzlarn masyla bir
leen uzak dostun imgesi artk bedenin arln ortadan kaldrr ve
uzun sren Eros tedirginliini anszn hayranla dndrr. Kularn
arks, ieklerin parlts, dallarn trts, gzlerin tatl bak, be
denlerin kvrakl: Hepsi arzunun arsna yantlardr. Aradn
gzellii veriyorum sana. En sonu iir, ruhun btnl olur ve
onun verdii temel ksnllk sesi, iirle birlikte giden ve zaten ks
nlln kendi yreinde duygulanan temizliin ara sesleri iinde
byl bir biimde birden zlyormu gibidir...
Lesboslu kadn airin yapt bir buluma yeridir. Bu yaptta do
a ve ak birleir ve i ie girerler. Dnyann serinlii ile akn kav
rukluu tek bir iirsel hareket halinde birbirlerine karrlar.
Geldin, ne iyi ettin; ok istiyordum seni.
Bir su gibi, fkrdn istekten tutuan ruhumda.
Selam, Gyrinna (Girina), ayrlk acsna denk binlerce selam...

Sappho iimizde doayla ak bir araya getiren ilikileri kavrad


ve dile getirdi. Onun d dnyann gzelliinden ald coku ve
dostlarna kar duyduu sevgi ayn iirsel kuma iine katlm ve
dokunmu gibidirler.
u biraz uzunca parada bu durum daha da iyi deerlendirile
cektir; bu paray bize ulatran papirs ne kadar ypranm olursa
olsun, burada ieklerin verdii hazla bizden ayrlan sevgililere ili
kin hzn birlikte yanklanr.

l S a p

pho

, O

nuncu

M usa

ite gitti o sonsuza dek


ve ben lmek isterdim dorusu.
Brakt beni, scak gzyalaryla alayarak
yle dedi: Ah! Sappho, ne zalim kader!
Yemin ederim istemezdim senden ayrlmak
Ben de ona dedim ki: Git, gle gle,
ama unutma beni.
Bilirsin seni ne kadar sevdiimi.
Unuttuysan hatrlatmak isterim
birlikte geirdiimiz
btn tatl ve gzel saatleri,
sen, yanbamda, salarna
gll, menekeli, safranl
talar takardn!
Ve krpe boynuna balardn
ho iekli ba dndren ssler.
Bol reine yalar ve krala layk esans
srerdin lle salarna...
Byle bir iirde Sappho dnyadan yreimize, yreimizden
dnyaya gidip gelen grnmez dalgalar yakalam gibidir. nk
bugn iir, kimyann da farkl bir biimde bildii gibi, varlmzla
dnya arasnda zde yaknlk olduunu bilmektedir.
Sapphonun asl iirsel kefi buradadr; bu, onun iirinde mo
dern iirin bir nbelirtisini grmeye olanak verir. Sapphonun iirsel
d, ayn zamanda insan aklnn sorgulad iki dnyaya -dardaki dediimiz dnya ile iimizde devinen dnya- katlr. Eski airler
den ou, olur da doay anmsar ve ak dile getirirlerse, kendileri
iin bu iki dnya iki ayr gereklik oluturmu gibi, bunu art arda ya
da kout olarak yaparlarken, Sappho insan bilinci ile maddi doann
hem z hem de zellikleri bakmndan benzer, bir ve ayn ey ol
duklarn, nk evrenin olaylarna duyarl olmayacak tutku devi
nimlerinden hibir ey kmayacam bilir.
Doal dnyann en ince ucunda bulunan yrein dnyas, onun
geni salnmlarna urar ve bunlar yanstr. Sapphonun iirinde bu
iki dnya birbirine karr ve ayn anda konuurlar.
Peki bu dil nedir? Ve en sonu, Sapphonun renmeye, anlama
ya alt ve bize gstermeyi denedii bu tek gerekliin ad nedir?
Onun tutkusunun en son nesnesi nedir? Bu kadar alntdan sonra,

125

126 | A

ntik

unan

Uygarligi

onun evreninden kukulanmak gerein ift ynne ilikin ortak


planlarn bu iirde bulutuklar yerden kukulanmak gerekir mi? Bir
simge oturmu, varln bu doruk izgisinde onu bekler: Sappho be
dava bir mal elde etmek iin nasl koulursa ylece ona doru atlr.
Sapphoyu yaralayan ve ona iaret eden bu nesne, birdenbire bir jes
tin incelii ya da bir iein parlts ile ona alyor: Gzellik deil
se ne ad verilir ona?
Yaratlm her tr gzellik; hele de ter taze tenlerde, iekten
talarn, insan bedeni denen iekle doa nimetlerinin, gn nn
verdii nee iinde birbirine kart u dolak gzellik ve yeniyetmeliin krlganlnda, ilkbaharn nazeninliinde gzelin can bul
mas Sapphoda arzu uyandrr.
Severim genliin ieini...
Bir ak dt benim payma,
gnein parltsdr o, gzelliktir.

lm

VI

S o l o n ve
D emokrasi Yaklaimlari

U y u n a n uygarl birka yzyldan beri zerinde Hellen sitelerinir-elimeye baladklar u Asya saanda dodu. Homeros lonial idi, Arkhilokhos da yle, Sappho Eolial idi. Ama sadece bir
ka rnek verdim. Aa yukar ayn dnemde, ilk bilginler ve filo
zoflar, ilk mermer heykeller, ilk tapnaklardan bazlar da lonia
kentlerinde ortaya kmlard.
Ayn dnemde, Hellen dnyasnn u bat saann sitelerinde,
Sicilyada ve Byk Yunanistanda grlen teki baz bilim adamla
r ve baka filozoflar; Paestumda (Pestos) yer alan tm Yunan tap
naklar iinde belki de en gzeli olan Poseidon (Posidon) tapna gi
bi, bazen ok grkemli bakaca tapnaklar doan uygarln gcn
gsteren ilk rneklerdir.
Yunan halknn uygarlnn onun yurdunun evresinde yer alan
blgelerde domasnn aklamas ve bundan fazlas da vardr. Bu
trden aklamalardan bir ksm, Yunanllarn, barbarlar adn
verdikleri komu uygarlklara baml olduklarn gstermektedir.

128

A n t Ik Y

unan

Uygarlii

nk Asya ile Sicilya arasnda kalan yerlerde, asl Yunanistanda


yani, bu tarihte, uygarlk diye hibir ey ya da hemen hibir ey g
ze arpmaz.
Bu biraz kestirme bir szdr. En azndan kyl-air Hesiodosun
(Isiodos) adn belirtmek, kkendeki Spartann bir arklar ve oyun
lar sitesi olduunu unutmamak gerekir... Az nce sylenmi hibir
ey ya da hemen hibir ey szn yalanlayan baka birka olgu
daha vardr.
Ama ite artk Atinann egemenlik dnemi geliyor. yzyldan
uzun bir sre, ilkin basit bir kasaba olan Atina Yunanistann oku
lu', z be z Yunan olur. Bu deyimlerden tarihi Thukydidese
(Tukididis) ait olan birincisi, okunduu balam iinde, kesinlikle si
yasal bir anlamda alnmaldr: Atina, demokrasiyle halknn klavuz
luk ettii en aydnlk siteleri kurduu iin Yunanistann okulu ol
mutur. Yoksa, siteler dnyasnda ortaya kan ilk demokrasi olma
sndan deil: Demokrasi ondan nce loniada vard. Ama byk bir
demokratik sitenin ve halka en gzel enlikleri, en gzel tragedya ve
komedya seyirliklerini sunan demokrasinin ykselmesiyle, Atina
halkn nlendirmek iin ina ettii tapnaklarla br antlarn gr
kemiyle, tarihi ve filozoflarnn halkn haklarn dile getirme, ele al
ma ya da savunma biimiyle Atina birinci sradadr. Yunan kalbi iki
yz yl burada arpt. Burada komedya gln szlerle herkese ger
ekleri syledi. Ateli yrek, insanla yazgsnn trajik atmasyla
arpt burada. Sokrates ile Platon ve daha bakalar burada felsefi
konumay sokaa, dkknlara ve alanlara indirdiler ve onu sokak
tan, gkyzne kadar ykselttiler.

VIII. yzyl Atinasnn, Antigone ya da Parthenon lksn sun


madan nce, zmek zorunda olduu ilk sorun hayatta kalabilme
sorunuydu. Bu temel sorunu geici bir zme kavuturmak iin
yaklak iki yzyl gerekti. Sonu, demokrasinin kefi idi. Kukusuz
gzel, ama biraz aldatc bir szck.
Demokrasi halkn iktidar anlamna gelir. Peki ama hangi
halktan sz edilmektedir? Kuku gtrr bir durum. Bir szck
asla hibir eyi zmezken, bu kitap bir szckle zlm gibi g
rnen sorunun kimi elerini daha nce aka ortaya koymutur.
Kadn ba ve sa biimi.
(VI. yzyldan eskil yontu)

130 I A

ntik

unan

Uygarlii

nemli olanlar, birka satrda yineleyelim. VIII. yzylda Attika yarmadasnda ve onun dndaki yerlerde balayan mcadelede
iki snf kar karya gelir: Mlk sahipleri snf, mlkszler snf.
Mlk sahiplerinin geni topraklar vardr, mlkszlerin ise toprakla
r az, kollar ve saylar oktur. Soruna Solonun nerdii zm, si
tenin btn yurttalarna yava yava medeni ve siyasi haklarda eit
lik salayacak bir nlemler toplamndan ibaret olacaktr. Demokra
si, her zaman site iinde yurttalar topluluunun iktidarndan te
bir ey olmamtr.
Burada, alanlarn tmnn, sitenin reticilerinin tmnn hi
de sz konusu olmad hemen grlr. Yalnz ve yalnz yurttalar
dr sz konusu olanlar. Antik sitede, mallar retenlerin byk b
lm klelerdir. Demokratik kazanmn snr bu noktadadr: De
mokrasi asla kleleri ilgilendirmez.
Modern bir byk sosyolog -hem de sosyologdan te bir insanbtn aklyla bunu yle dile getirdi: Antik devletin biimi ne
olursa olsun -monarik, aristokratik cumhuriyet ya da demokratik
cumhuriyet- klelik dneminin devleti kleci bir devlet idi... in as
l ayn kalyordu: Klelerin hibir haklar yoktu ve ezilen bir snf
olarak kalyorlard.'"
Bu sosyolog -ad Lenindir- bu cmlede antik demokrasinin ad
na layk olmasn engelleyen ve modern alarda gerek demokrasi
olarak gelime koulunu oluturan temel snr ortaya koydu.
Konulan bu ekince -ok ciddi bir ekincedir bu, nk antik
uygarl bata srklemeye yardm etmitir- I.. VIII. ve VII. yz
yllarda, nce loniada, sonra Atinada olmak zere, Yunan siteleri
nin ounda az grlr bir iddetle bir dizi toplumsal atmann
balamas; bu atmalarda yurttalar topluluunun en yoksul bl
mnn en gllerden hak eitliini koparmaya, bunu yazl hukuk
la onaylatmaya, en sonu sitenin ynetiminde kendisine borlu olu
nan pay elde etmeye almas, burada belirlenen snrlar iinde ka
lr. Demek ki, burada -kleler hep darda kalmak zere- gnn bi
rinde tutulacak bir vaat gibi belirsiz, demokrasinin ilk tasla biim
lenmektedir.
Bilindii gibi, site uzun sre iki tr yurttatan kurulu kald. Es
ki toprak igalcilerinin torunlar, klanlarn (ya da Latince gentes )
yeleri olan soylular vard. Ayn zamanda zengin olan soylularn o
u evler inin adamlar ile topraklarn kendileri ilerlerdi. Bu sra

Solon

ve

emokras

I Yaklaimlar

da, ilk ata yurdu zaten artk ortak olarak klana ait deildi. Ama ata
larnn paylat toprak devredilemez: Ne ba, ne sat, ne de e
yiz verme yoluyla bir baka aileye geebilir. Ailenin mal ailede ka
lr mutlak bir kuraldr.
Devletin yksek kademeli grevlerine yalnz kanlaryla vnen
bu Eupatrides'ler (Efpatridis) girmiler, kral , yarg ve general ol
mulard. Tamamen medeni ve rahip snf olmayan bu dinin tek ra
hipleriydiler, gereken adaklar sunarak sitenin adna tanrlarla konu
uyorlard. Eupatridesler denilen bu soylular Atina sitesinde, daha
dorusu Attikada elli kadar aileyi temsil ediyorlard.
Ama, yine topluluun iinde kendi hesaplarna alan birok in
san, eer bu szck hl bir anlam tayorsa, serbest emekiler de
vard. Yalnzca kulbeleri ve yamalarn doru drst tarma al
mam makisini kazmak iin aletleri (ama ne aletler) olan kk
kyller vard; iki kollarndan baka bir eyleri olmayan, her zaman
klelie ok yakn, a insanlar vard ki, ilkbahar, yani soylu gerek
i bir airin dedii gibi, yiyecek hibir ey olmayan mevsim geldi
mi, kitleler halinde lrlerdi. Her trden zanaatlarn kendilerine
Eupatrideslerin verdiklerinden baka hammaddeleri yoktu. Onlar
bu hammaddelerle Eupatrideslerin atlarn onarr, ayakkablarn
ya da deri kalkanlarn, tun silahlarn ve de boyunlarn vurmadan
nce kurbanlarn bana konulan altn yaparlard. Hepsi kendileri
ne ait bir ilii olmayacak kadar zavall kiilerdir. Yalnzca mlek
i evde alr: Her kyde bir frn vardr. En sonunda, bu VIII. yz
ylda yeni toprak ve yeni kle iin koloni seferleri ile nem kazan
maya balayan tm denizci halk, gemi ve krek yapanlar, tayfalar ve
az sonra gemi iletenler gelir. Bu halk tabakas tm olarak ok b
ykt, ama ok blnmt. Denizcilerle tccarlarn karlaryla,
zanaatlarn ya da kk mlk sahibi kyllerin karlar ayn de
ildi. Bu insanlar ancak kendilerini smren kodamanlar a kar
birlikte dnme ye balyorlard. Yalnz soylular silahldrlar. Bu
silahlar ayaktakmna iyi dnm yi retirler. I sava VIII. ve
VII. yzyllarn tm Yunan sitelerinde olaan durumdur.
Bununla birlikte, neminin hesaplanmas g bir keif -VIII. yz
yln sonuna doru- henz yar yarya ayakta kalabilen doal ekono
miyi birdenbire deitirir ve durumu daha da arlatrr: Sikkenin
kefidir bu. Snflararas mcadele, iki ekilde tersine artacaktr: Yok
sul snfn yoksulluu daha da artacak, ama bu mlksz snfn bir

131

Solon

ve

emokras

I Y

aklaimlari

bl ticaret iinde zenginleecek ve sitenin ynetiminde payn iste


yecek, aristokrat kalan ayrcalklara saldrya kalkacaktr.
O vakte kadar -H om erosun iirlerine baklrsa- ticaret ancak
takas usulyle yaplyordu: arap tahl ile, zeytinya maden cevheri
ile deitiriliyor ve iler byle gidiyordu. kz deeri olarak da
hesap ediliyordu. Yava yava, deiimlere yarayan altn ve gm
kleler dnlmt. Ama bu kleler damgalanm deildiler,
her sefer onlar tartmak gerekiyordu. Sarraflar pazarlarda terazileri
ni hazrlyorlard.
Her sitenin damgasn bast, arlna gvence verdii gerek
anlamda para, Lydiada, Paktolosun altn pullarn aktt bu K
k Asya lkesinde kefedildi. Ama buluu sahiplenen ve o dnemin
geni koloni hareketi ile onu, btn dnyada yaygnlatranlar, lonia kysndaki Yunan siteleridir.
Bulu, kukusuz dei tokuta yararldr. Ama kime yararl? Es
ki zenginler saklanmas g olmayan bu zenginlik kaynana el koy
maya can attlar. Gerekten de, doal ekonomide, byk toprak sa
hiplerinin zenginliklerini biriktirme kolayl hi yoktu. Buday, zey
tinya ya da arap biriktiremezler. Olsa olsa, doudan yastklar, ha
llar ya da ileme silahlar satn alarak biraz gsterilerini artrrlar
d. Ama bu ilkel ekonomide byk mlk sahibi, art rn daha ok
mteri alann geniletmekte kullanrd. Kt geen yllarda z
gr kk ifti, hatta zanaat yakndaki beye bavurabilirdi. Bey
yoksul iin epik iirin dedii gibi bir bur ya da bir kale olmay a
nndan sayard. Demek ki, kk emeki, mlk sahibince, hl bir
biimde korunuyordu.
Parann ortaya kmasyla durum bambaka oldu: B. paraya
evrilen rn fazlasn biriktirmeye olanak verdi. stelik, zengin, pa
rasndan para kazanmay renir; bu parann kendisine yavrular
(faizlere verdii ad budur) getirmesini ister. Soydan gelen bkklen
me bylece agzllkle glenir. Eskiden de, soyluya onun tketemedii bir artk verildii olurdu; imdi ise o bor para verir ve iste
dii faiz ok yksektir; nk sermayesinin bir blmn riski ok
byk denizcilik ilerine balamak houna gider. dn verir ve
vurgunculuk yapar. Toplanan sermaye, yeni zenginlikler elde etmek
amacyla yatrlan bir paradan baka bir ey deildir.
Parann sanat -paray biriktirme ve retme yetenei- demek
olan Aristonun krematistiki" dedii ey byle doar. Bu krema-

133

134 1 A

ntik

unan

Uygarlii

tistikinin kapitalizmin bir ilk biiminden uzak bir ey olmad g


rlr.
Sikkenin bulunmas toplumsal snflarn ilikilerinde ok nemli
sonular dourdu.
ncelikle, ok ar koullarla borlanmak zorunda kalan alt s
nf -zellikle kk kyller- yava yava klelik yoluna itildi. Ger
ekten de kk mlk sahibinin kodamana gvence olarak gstere
bilecei ey nedir? ipotek ettii topradr. Sonra da emei. Bu de
mektir ki, borcunu demeyip de toprak elinden alnnca, ona, r
nnn byk blmn alacaklsna brakmak kouluyla, kirac,
daha dorusu kle olmak kalyordu. Atinada, rnn mlk sahibi
ne verilen blm, altda be gibi, inanlmaz bir dzeye ykseldi. So
nu olarak, eski kk mlk sahibinin, z kiiliinden, canndan
baka rehin olarak verecek bir eyi kalmaz. Bu durumda o satlabiliyordu ve kle durumuna dyordu. Kars ve ocuklar da kendi
siyle birlikte ve hatta kendisinden nce, sahip olduu son tanr
mallar gibi satlyordu.
Gerek demokrasi yolunu kapatan, kleliin varl ve kadnn
aa durumunun, yurttan aleyhine dnd burada grlmekte
dir.
En parlak biimler altnda, uygarln domak zere olduu s
ralar, Atinada, krematistiki nn korkun meyvesi de bu durum
dayd.
Bununla birlikte, bir buluun sonular hibir zaman sanld
kadar basit deildir. Parann icad, yalnzca soylularn ellerinde yeni
bir bask arac olmad. yle bir an geldi ki, bu bulu uzun ve kanl
mcadeleler iinde, halkn ellerinde bir kurtulu arac oldu.
Gerekten de, alt snfn tccarlar unutulmasn. Soylu olmayan
kesimlerden kimileri -nce Smyrna (bugnk zmir), Miletos, Ephesos (Efesos) gibi Asyann byk kentlerinde- sonra asl Yunanis
tanda, Korinthosda, M egarada, Atinada zenginletiler. Soylular
onlar kmsyordu, ama sonunda onlar hesaba katmak zorunda
kald. Bu ticaret tredileri, yoksul kyllerden toprak satn almaya
baladlar. Kyller de, tefeci faizi ile borlanmaktansa topra on
lara satmay yeliyorlard. Tccarlar toprak sahibi olunca kamu i
lerinin ynetimine, devlet memurluklarna, yargya, ordularn ko
mutasna -o zamana kadar yalnzca soylulara salanan tm hakla
ra- srarla katlmak istediler.

Solon

ve

Dem

okras

I Y

aklaimlari

Ama mlkszler kitlesi ile ittifak yapmadan, smrlen halk y


nna dayanmadan bu ite nasl baar gsterilir? Bylece soylulua
kar, bu tutku ve yoksulluk ittifakyla glenen snf mcadelesi sert
bir biimde yeniden balyordu.
Soylularn uydurduu szcklerle kakoi lere kar kalokagathoi lerin mcadelesiydi bu. Spor yaparak, btn erdemlere, Musalara ynelerek yetimilerdir KalokagathoiMar, sylediklerine ba
klrsa. Hem gzel, hem de soyludurlar. Szcn iki anlamnda da
soyludurlar: Doutan soylu ve tm baarya, mcadeleye hazr.
Kakoi lar ise, hem kt hem de deersizdirler. Pis insanlar dr
bunlar: Doutan aalk olan bu insanlar, avamdandrlar ve aa
lk olmayan hibir i ellerinden gelmez.
Tuhaf szckler, ama, giriilen mcadelenin sonucu, bunlar ya
lanlayacaktr.

Birok sitede, sonunda demokratik kurtulua, ya da, hi deilse,


antik toplumun bundan anlad eye varacak olan bu snflar mca
delesinin evrelerini burada adm adm izlemek gerekmez.
Atina ile yetinelim ve anlatmz yasa koyucu-air Solonun y
ksne balayalm.
Solon soylu bir ailedendi. Bal bulunduu geri Atinaya son
kraln vermiti. Yine de, bilmediimiz nedenlerle bu aile I.. VII.
yzyln ortasnda ok parasz kalmt. Atinada sanayi ve ticaretin
birden gl bir biimde gelitii yzyln bu ikinci yarsnda by
yen Solon dnyay dolaarak ve zeytinya satarak yeniden servet
edinmeye karar verdi.
Demek ki o, zeytinya ticaretine atlan ailenin bir olu ve bir a
ir. Yeni lkelere gitme ve ok eski uygarlklar grme arzusu -gen
lonia ile drt be bin yllk Msr-, Solonun hayatn kazanmak iin
yolculuk etme kararnda kukusuz ok yer tuttu. ok daha sonra,
yasa koyuculuu ii sona erince, yal Solon yeniden denize alacak
tr. Yeni bilgiler edinme tutkusu, kendisine zg yalanma ya da bel
ki gen kalma tarzdr. yle yazar: Her gn bir eyler renerek
yalandm.
Solon, karar verdii gibi, ticaret yaparak yeniden servet edindi
inde mrnn tam ortasnda Atinaya dner. Hemehrileri onun

135

136 S A

nt

Ik Y

unan

Uyga

rli

Ci

nyarglardan uzak bir kafa, hele de temelli drst bir insan olarak
grrler. Solon Atinada birbirleriyle kanl bakl bir kavgaya giri
mi olan her iki snfn gznde de popler bir kiilik olmutur. n
l adamlar sralamasnda Solona yer veren Plutarkhos ondan ok
gzel sz eder: Zenginler zengin olduu iin, yoksullar da namuslu
olduu iin takdir ediyorlard onu.
Bir gn Solon, lkesine byk bir hizmette bulunma cesareti
gsterdi. Belki biraz dzeltilmi olan, ama, Solonun elimizde krk
dkk paralar kalm bir iirinde buna deinildii ekliyle, gerek
olaylara dayanan yky anlatan yine Plutarkhosdur.
O dnemde Atina ile Megara, ikisi de ticaret ve denizcilik kent
leri haline gelmekte olan bu komu siteler, Salamisin mlkiyeti ko
nusunda ekiiyorlard. Atina aklarndaki bu ada, limann kilidi gi
bidir. Aday elde tutan Atinaya egemen olur ya da onu sktrr.
Atinallarn tm abalarna karn M egarallar onu igal etmilerdi.
Bunun zerine, bu olaydan alman Atmallar, Plutarkhosa gre, halk
nnde bir daha Salamisden sz etmeyi lm cezas ile cezalandra
cak bir yasa kardlar.
Solon kendine deli ss vermeyi dnd. Delilii inandrc g
zkt bir gn site alanna gider, duyurular tana kar ve Sala
misin gzellii ve onu M egarallara brakmann Atina iin tad
utan hakknda kendi yazd bir iiri toplanan halka okur. Onu din
lerler (deli bu adam!), sonra sylediine bakp zvanadan karlar.
Halk Salamise yrr, harekt Solon ynetir. Ada yeniden M egarallardan alnr.
Bu iirden ayrlma birka dizeyi aaya aldk. Solon yle sy
lyor:
Ey Atmallar, biz brakyorsak Salamisi - ben artk Atinal ol
maktansa - Pholegandros ya da Sicinosun yurtta (ikisi de Egede
ki kk kylerdir) - diye anlmak isterim - yaknda diyecekler,
nk: - te bir Atinal, Salamisin dneklerinden biri!.. yleyse
varalm Salamise! - Vurualm gzel adamz iin - ve utan bizden
uzak olsun!
Hem popler hem de yrekli bu ses halkn houna gitti. yk
gzelletirilmi olsa bile, Solonun Salamisin yeniden fethinde eleba
olduu bellidir.
Solonun uyandrd sayg ile birlikte, Atmallar blen atma
da onu hakem ve yasa koyucu olarak setiren ite bu olay oldu.

Solon

ve

emokras

I Y

aklaimlari

Varolan kamplar son bir kez yeniden belirtmek ve tamamlayc


birka aklama yapmak gerekir mi?
Soylu byk mlk sahipleri sonunda Attika ovasnn topran
tmyle ya da nerdeyse tmyle ele geirdiler. Bu geni alanlar ya
knlar, adamlar, kleleri ile iliyorlard. Arpa ve buday az grlr.
Bunun pek nemi yoktur: Karadeniz kylarndan getirilirler zaten.
Ba, incir aac, zeytin aac boldur: Bir blm dar satlr. Bu ge
ni mlkler kk toprak sahiplerinin ortadan kaldrlmasyla gitgi
de byrler.
Mlk sahibi -Eupatride- feodal bir bey gibi, iletmesine uzaktan
gz kulak olur. Zamanla kentte srekli oturma alkanln edinir.
Artk asl ii politikadr. Ynetir ve savar. Yarglar, henz yar ya
rya yazl bir hukuka gre yarglar ve yorum durumunda, eitleriy
le birlikte sadece kendisi sz sahibidir.
Bu soylularn karsnda halk, ncelikle de kyl proletarya var
dr. Saylar gitgide azalan kimi zgr mlk sahipleri vardr: Bunlar
topran bir ey elde edilemeyecek kadar kt olduu dan yamac
dndaki iletmecilerdir. Kiraclar -seriler-, bor altnda kemirilen
kyllerdir. rn ister iyi ister kt olsun, her zaman altda bei be
yin, yalnz altda biri zavall altda birci lerindir. Bu oran, insann
koca bir yzyl boyunca tm Attika krsalnda duyduu fke lk
larn dourur! Bunaltc durumuna smsk bal kylnn bir de
kentten satn almak ya da zanaatya evinde yaptrmak zorunda ol
duu mamul eyalarn, aletlerin grece ok pahal olduklarn ekler
sek buna. Oysa kylnn sunduu tarm rnleri, bunlar soylu b
yk mlk sahibi de satabildii iin, ucuzdur.
Yarn, btn bu zgr kk mlk sahipleri kle olacaklardr.
Dnelim ki onlardan biri ipotekli topran satsn: te size kr i
isi, dz ii, isiz (zgr bir insana i yoktur: ok kle vardr). Var
sayalm ki kirac 5/6larn deyemesin: Yine kledir. Varsayalm ki,
bu koullar iinde, aldatc mlkn brakp, g etmeye alsn:
Artk kaak kle gibi aranr... Klelik, yaamnn tm k yollarn
da onu gzetler.
Aslnda, I.. VII. yzylda Attikada oynanan oyun, korkun bir
dramdr. Byk mlklerin evresinde, toprak her yerde snr tala
ryla doludur. Bu snr talar ipotekli toprak zerinde Eupatridein

137

138 J A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

mlkiyet hakkn gsterir: ipotek olan ve borlanlan bedeli bu ta


lar belirtirler. Bu snr talar, soylularn Atina halkn kle bir halk
haline getirmekte olduunu ifade ederler. Toprak ve iktidar birilerinindir. brleri ise yurttalar topluluu dna atlmtr. Eupatrideler Atina halkn sadece bir demirba kle halk olma durumuna
drecekler midir? Atina bir baka Sparta m olacaktr yoksa?
Demokrasiden ne kadar da uzakta grnyoruz! Bununla birlik
te kurtulu yakndr.
Corafya, Attikay bir denizciler ve tccarlar lkesi haline getir
di. Daha uzun iki kenar -180 kilometre- olan, denizle kuatlm u
uzun gene bakn. Bazen hafif kayklar iin slk, bazen daha mo
dern gemiler iin derin sulu liman olan u koylara ve u kylara bir
bakn. Attikadan Asyaya kadar, denizciyi kendine eken ve ona g
ven veren u adalar kprsne bir bakn.
Akropolisin eteinde Atinada ve az sonra da, Pirede olduu gi
bi, Attika kysnda btn bir balklar, denizciler, kk kayk sa
hipleri, zanaatlar, tccarlar topluluu kaynar. Kimileri prtlar
iindedir. Kimileri zengin olup, yava yava topraktaki aristokrasiye
bamllktan paay kurtarr. Biroklar seyahat eder. ou ibilir
akgzlerdir bunlarn.
Soylularn, rnlerini dar satmak iin bu denizcilere, bu tc
carlara gereksinimleri vardr, ilerinde araplarn ve zellikle deer
li zeytinyalarn tadklar krmz ve siyah byk kpleri yapacak,
kentin kenarnda yer alan mahalleleri durmadan genileyen mlek
i zanaatlara da gereksinimleri vardr. Bu gzel Attika kplerini,
daha Solon zamannda, Karadeniz kylarnda olduu kadar M
srda da, Sicilyada olduu kadar Cumesde (Kimis) ve Etruriaya
varncaya kadar her yerde grrz.
Soylular, sonunda, yoksul kyller snfn kleletirebileceklerdi, ama yoksul ya da zengin, zanaat ve tccarlarla grmek zo
runda kaldlar.
Yoksul kyller grnte halk tabakasnn en aresiz, eli kolu
bal ksmn olutururlar. Bu nedenle bu kesim en ok bakaldran
ve sayca en kalabalk kitledir. Bunlardan kimileri, eski bir gelenee
dayanarak, yalnz ve yalnz Attikadaki btn topran eit bir yeni
den datmn talep ederler.
Reformlar ancak, bu yeniletirme hareketinin nderi Solonun

140

AntIk Y

unan

Uygarlici

izinden giden hi sevilmeyen despot hkmdar Peisistratosun (Pisistratos) iddet yntemleriyle gerekleemedii bir dnemde, tarihi
evrimin mant gerei ite bu kitle tarafndan gerekletirilecektir.
Tccarlara gelince, bunlar Atina halknn en ll, en becerik
li, grmeye en hazr, sitenin ilerine karmada en kararl blm
dr. Tccarlar gerek zel yaam, gerekse kamu yaamnda, kendile
rinin dnda, yalnz Eupatridelerce alnan kararlar kabul etmek zo
runda kalmaktan usanmlardr. Onlar yurttatrlar: Siteyle ilgili
haklarnn her tr gereklikten yoksun kalmasn istemezler.
Aa snfn toprak soyluluuna kar yzyllardan beri srp
gelen mcadelesinde, zaferi salayan ey, sonunda halkn iki bl
mnn, zanaatlar ve tccarlar birlii ile kk kyller ve tarm i
ilerinin ittifak oldu.
Sonunda bir uzlamay dayatan kanl karklklar geelim. Bu
uzlama, iki tarafn - gentes soylular ile halkn-, geni apl bir
ekonomik, toplumsal, siyasal reforma girimekte grev alacak bir
hakem semek zere anlamasndan ibaretti. Seilen hakem, ne olur
sa olsun, Atinallarn en gvendii kii -ezilenler onun adalet akna
gveniyorlar, ezenler ise onda kendi kastlarndan bir insan gryor
lard- Solon oldu. Soylular yanldlar. Solon bir kastn adam deil
di: O Atinann bir yurttayd.
Demek ki Solon 594te, devleti dzeltmek iin olaanst yetki
lerle arkhon olarak seildi.
Solon hemen kimileri ekonomik ve toplumsal, kimileri siyasal
olmak zere ok cesur (yine de ll) birtakm nlemler ald.

Solonun yar kle kyl snfn tam klelikten kurtaran ilk refor
mu -en gerekli olan- topraklarn ve insanlarn tam tamna serbest b
raklmas idi. Topran serbestlii uydu: Eupatridelerin mlkiyeti al
tndaki topraklarn bakasna ait olduunu belirleyen snr talar yer
lerinden kaldrlyor ve toprak, kirac ya da kle haline gelen borlu
ya gerisin geri veriliyordu. Kiilerin serbestlemesi de yle oluyordu:
Borlarn deyemeyen bu borlular, topraklaryla birlikte zgrlkle
rine kavumakta, borlar ise balanmaktadr. stelik, kle olarak
darda satlm olanlar aratrlmakta, devlete yeniden satn alnp
azat edilmekte ve sonunda kendi mlklerine yerletirilmektedirler.
Solon, topran ve insann bu ekilde gerekleen kurtuluunu

olon

ve

emokras

I Y

aklaimlari

bugn de elimizdeki birtakm dizelerle kutlar; bu dizelerde hem


onun derin toprak sevgisi hem de derin insan sevgisi gze arpar.
Tanrlarn en eskisi olan Topraa seslenir ve ondan tarihin mahke
mesi nnde kendinden yana tanklk etmesini diler. yle der:
an mahkemesinde,
tanklk edecek bana,
Olymposlularn yce anas
kara Toprak;
her yerde gml
snr talarn kaldrdm onun.
Ve geri getirdim Atinaya,
tanrlarn kurduu yurtlarna,
az ok adalet zre
kle diye satlan nice insan.
Kimileri ise srlmlerdi.
Bir bor yznden,
yle ok yer dolamlard ki.
Konumuyorlard artk Attika dilini.
Kimileri de lkede
haksz bir klelie katlanyorlard
ve titriyorlard efendilerinin gazab karsnda.
Hepsini, hepsini zgr kldm ben.

Atinal airlerin en eskisinde, yeniden zgrle ve mal mlkiye


tine kavuturmay becererek ezilen halkna gsterdii sevgi, ite bu
grkemli dizelerle dile gelir.
Byle bir nlemin -borlarn kaldrlmas- zenginlerin zararna
olduu sylenecektir. Hi kukusuz yledir. Ama, bu zenginler, g
lerini ktye kullanmlard: Solon onlarn yediklerini kusturma ce
saretini gsterdi. Bu cesur nlem gemi hesaplar kapatyor ve Ati
na halkn kurtaryordu. Solon bu nlemi byle bir durumun gele
cekte geri gelmesini nleyen bir yasayla tamamlad. Borca karlk
oluan antik klelii ortadan kaldrd: Bundan byle, ahslar rehin
alarak, bor vermek yasakland. Bu yasa bireysel zgrl kuru
yordu: Attika hukukunun ke ta oldu bu. Byle bir yasa baka
hibir Yunan sitesinde hibir zaman var olmamtr.
Ne kadar nemli olurlarsa olsunlar, baka birok ekonomik ve
toplumsal reformu bir yana brakalm. Bu arada Solonun baard
para reformu var. Bu reformlardan ou, o vakte kadar bir kar
gle dengelenmeyen gentes iktidarn g duruma sokuyordu.

141

142

nt

k Y

unan

Uygar

ligi

Solonun kabul ettirdii, babann lm zerine soylularn malvar


ln miraslar arasnda blme ykmll byleydi. Bu nlem,
eski toprak soyluluunu zayflatyordu. Yine yasal oul olmadn
da, gens dndan seilen bir mirasy vasiyetle saptama izni var
d. Eski aile hukukuna indirilen dorudan bir darbeydi bu. En sonu,
herhangi bir yurttan, soylu topra satn alma hakk vard. Btn
bunlar, gelime halindeki halk glendiriyor, mlkiyeti paralyor,
kk mlk sahiplerinin saysn artryordu.
Baka baz yasalar da, o dnemde olabildiince baba erkini s
nrlayarak cesaretle, bireyi zgrle kavuturmaktayd. Babaya ye
ni doan ocuunu terk etmeyi yasaklamak da dnlmesi gereken
bir eydi. Baba bu ocuu siteye tantt gn, artk onun zerinde
yaam ve lmle ilgili hakk kaybediyordu. Babann artk yalnzca
apak ahlaksz gidiat nedeniyle ancak kzn satmasna, yalnzca
ciddi nedenlerle olunu kovmasna izin veriliyordu. En sonunda re
it oul, devletin nezdinde babaya eit oluyordu.

Solonun reformunun ve mcadelesinin zellii, bir kez cesaret


ve sertlik gerektiren grevinin kavgasn verirken onu yreklendi
ren hakseverlik ve lllktr. Gerekten de, Solon, am oldu
u devrimci sarsnt iinde iki cephede birden sava yrtmeye ce
saret etti. Hibir ey, mcadelenin tam ortasnda, bu adalet (Bu
szck Solonun iirlerinde durmadan yinelenir) politikasndan da
ha zorlu deildir.
Solon, bize ok ypranm halde ulaan yaptndan bir para
da, srayla her iki yan kendi kalkanyla korur grnr. Toplum
sal bir devrim isteyen dalk blge kkenli halkn ar taleplerine
kar, soylular korumutur. Solon aadaki szleri yazarken bu
nu antrr:
Salam kalkanmla koruyarak
srayla her iki yan
ayakta kaldm,
ve izin vermedim ne biri ne de br
ste ksn haksz yere.

Yine yle sylemektedir:

Solon

ve

emokras

I Yaklaimlari

Eit yasalar yazdm hem yoksula hem zengine


doru bir adalet saptadm her birine
benden bakas, agzl ve ahlaksz biri
alsayd vendireyi eline
zaptedemezdi halk.
Ya ben yapmak isteseydim
halk dmanlarnn dilediklerini...
birok dulla dolu olurdu site.
Bu yzden harcayarak tm gcm
kollayp durdum her yan
kpeklerin saldrd bir kurt gibi.

iki kampn ar isteklerine takdire deer bir cesaretle direnen l


lln, Solon cesaretini ifade eden bir dier grn daha:
Dikildim onlar arasna
itirazl iki tarlay ayran
bir snr ta gibi.

(Burada yine Solonun iirini halk bir hava belirler.)


Bu byk Atmalnn ekonomik ve toplumsal reformunun nemi
ve z byledir.

Solonun siyasal reformu da, dier reformlar kadar nemlidir.


Bu reform, stnden kuaklarn gemesine kalmadan gereken mey
vesini, yani demokrasiyi verecek olan yine ayn cesaret ve lllk
ten esinlenir.
Solon kamu grevlerini datmada, bu grevlerin yalnz soylularn
ayrcal olduu bir sistemden, bunlarn, btn yurttalara ak olaca
demokratik bir rejime bir srayta atlamaktan saknd. Bunu I..
VI. yzyln banda Atinada ne Solon, ne de baka kimse yapabilirdi.
Snflar mcadelesinde gler dengesi, bunu kesin olarak engelliyordu.
Solon yle yapt. Soylu douun elinden yksek grev ve siya
sal hak ayrcaln btnyle ald. Doum artk hibir eyi belirle
medi: Ama servet durumu ok eyi belirledi.
Solon bu duruma gre halk drt snfa ayrd. Hali vakti yerin
de snftan yurttalarn en nemli devlet grevlerine gelme haklar
vard: En ar vergilere de katlanyorlard. Sonra gelen snflarda
haklar azalrken gerek vergi gerek askerlik olarak ykmllkler de

143

144 | A n

Ik Y

unan

ygarlii

azalyordu. Bylece, drdnc ve sonuncu snfta yurttalar artk


hibir vergi demiyorlar ve ancak ok istisnai olarak, kreki olarak
ya da hafif silahl birliklerde asker olarak bulunuyorlard.
Grlyor ki, Solon anayasasna gre bir tr vergiye dayal de
mokrasi iindeyiz. nemli olan soylu olarak domu olmak hakknn
reddedilmesidir; nk doum kazanlmaz. Bu hak, servetle geiyordu
tekine, servetse hi deilse kuramsal olarak, kazanlarak elde edilir.
Bununla birlikte, servet durumuna dayanan byle bir sistem, de
mokratik kazanmn ykselen yolu stnde hibir zaman bir sahan
lk deildir. Halk glerinin itii nnde yaplan ayrmlar, dikilen
engeller abucak yok olacaklardr. Yaklak bir yzyllk, ama, So
lon ncesindekilerden ok daha az kanl mcadelelerden sonra, siya
sal haklarn tm de tm zgr yurttalarn olacaktr. Demek ki, So
lon, byk bir cesaret ve seyrek grlen bir saknganlk karm ile
demokrasinin yolunu amtr.
Solonun sisteminde, zaten, imdiden herkese ait bir hak vardr
ki, en nemlisidir. Birinci snftan sonuncusuna kadar btn yurtta
larn Halkn Meclisinde oy haklar vardr. nemli bir olaydr bu:
Mecliste, zenginler ve yoksullar eittir. Kim olursa olsun oy kulla
nr, kim olursa olsun sz alabilirdi.
Solonun dneminde Meclisin yetkisi kukusuz snrlyd. Ama,
en azndan Solon, orada yurttalarn oy kullanmakta hak eitlii il
kesini kabul ediyordu. Halk Meclisi, zamanla Atinada kamu yaa
mnn temel organ olacaktr. Yoksullar-sayca hep en kalabalk k
medir- dnceleri ile zenginlerin dncelerini alt etmekte hibir
glk ekmeyeceklerdir. Elbette birtakm bunalmlar ya da yeni re
formlardan sonra, vergiye dayal sistemin snrlar silinecek ve Atina,
Yunan dnyasnn en demokratik sitesi olacaktr. Bu gelime So
lonun anayasasnda tohum halinde bulunmaktayd.
te yandan Meclisten baka bir kurum, Atinada kamu yaam
nn ok nemli kurumu, daha bu dnemde, Solon tarafndan btn
halka almt. Bu kurum, daha sonra on blme ayrlm 6000 yar
gtan oluacak geni halk mahkemesi olan Heliastesler (Eliastis)
mahkemesidir. Herhangi bir yurtta bu mahkemenin yesi olabilir
di: Solon byle saptamt bunu.
Solon, yarglarn verdikleri kararlara kar bu mahkemeye tem
yiz yetkisi vererek onun yarg alann geniletti. Heliastesler, sonra
dan hemen hemen tm kamusal ve zel hukuk alannda yarglama
yapacaklardr.
Solon. (300 ylndan sonraki bir bronza gre,
amzn I. yzylna tarihlenen kopya)

146| A

nt

k Y

unan

Uygarlii

Grlyor ki Solonun ie karmasndan itibaren, Mecliste bu


lunan ve Heliastesler mahkemesinde yer alan halk, egemenliini
kurma yolundayd. Halkn egemenlii ise demokrasiden baka bir
ey deildir. Aristonun dedii gibi, Halk, oylarnn bakimi olunca,
ynetimin de bakimi demektir.
Bu VI. yzyln banda, daha imdiden, konumaclarn etkisiy
le, bar antlamalarn, Parthenon ile Propylaionlarn (Propileon)
ve baka eylerin yapmn, her eyi tartan ve her eye karar veren
bir halk imgesinin belirdiini gryoruz. Fenelon arpc bir zet
olarak bu halk hakknda bize yle der: Yunanistanda (Atinada
demesi gerekirdi) her ey halka balyd, halk ise bir sze balyd.

' f r
Sonu olarak, Solonun bu kadar gzel bir hayat yaratmasna
iindeki hangi derin kaynan, hangi sevginin izin verdii aratrlr
sa, sanrm yle denecektir: Solon halkm seviyordu, Solon adaleti
de seviyor ve ona, tanrya inanr gibi inanyordu. Onun tanrsnn,
znitelik olarak sadece gc deil, adaleti de vard.
Solon halkm seviyordu, dedim. Yapt reformdan sz ettii
paray hatrlayalm. Atinaya dnen srgnleri nasl karladna
baknz:
yle ok yer dolamlard ki,
konumuyorlard artk Attika dilini.

Bu dizelerde sevgi gzyalar vardr. Ve devam eden iir, en azn


dan rtl olarak, insanlk d klelie kar bir Yunanlnn azn
dan alnacak itirazlardan birini, belki de en dokunaklsn ierir:
Kimileri de lkede
haksz bir klelie katlanyorlard
ve titriyorlard efendilerinin gazab karsnda
Hepsini, hepsini zgr kldm ben.

Bir insan bir baka insann kaprisleri karsnda titretecek kadar


alaltan bir duruma kar Solonun iinde, elinde olmadan bir isyan
davran koparan, onun halkna duyduu sevgidir. Solon halkn i
te byle seviyordu.
Ama, adaleti de seviyordu! Adalet onun inand tanrnn kendi
yzdr. Solon devletin bana zenginleri geirdi. Ama onlarn

Solon

ve

emokras

I Yaklaimlari

omuzlarna ne biim bir sorumluluk ykledi! Solon onlardan adalet


li davran bekler. Tanrlarca ve yasa koyucu tarafndan istenen g
zel dzeni bozan kt zenginlere kar yazd bir tr yergide, airi,
sert bir fke, kutsal bir fke sarar.
yle ki (bu iirsel paray zetliyorum), onun halkn yneticili
ine atad kimseler, yani zenginler, hakszla kaplr ve glerini
yalnz almak iin kullanrlar! Dinin koruyucular olmalar gereken
bu insanlar tapmaklarda bile hrszlk ederler! Her tr davran ada
letin yasalarna bal olmas gereken insanlar, snrsz kazan hrsla
r ile adalete saldrrlar! Adalet nce hakarete sessizce katlanr: Sal
drnn ansn iinde saklar, cezay hazrlar... Yergi yeniden alevle
nir. Zenginlerin hakszlnn amansz lseri, btn siteye yaylr. I
sava balar, genlik mahvolur, binlerce yoksul klelie dp,
ayaklar bukal yeniden srgn yolunu tutar. Ensonu, zenginlerin
zincirinden boaltt kamusal afet kendilerine dner. Solon bu afeti
kiiletirir: Bu, adaletsiz zenginlerin yaratt bir Kt indir. nti
kamc adalet iinde, onu hibir engel durduramaz. Zenginlerin sn
dklar villalarn duvarlarndan aar. Onlar nerede bulacan bilir
ve saklandklar yatak odalarnn en gizli kelerinde bile yakalar
onlar.
aire gre zenginlerin byk hakszlk yaptklar sitenin felaketi
budur. Son dizeler yasa koyucunun yurdunda yerletirmeye alt
yasann gzelliini cokuyla verler:
Srdrr dzeni ve uyumu
yasann gzellii her yerde.

Ve biraz tede yle der:


Onun sayesinde insanlar arasnda,
her ey bartr ve de Saduyu!

Bu paralarda Solonun bir politikac deil, byk bir yasa ko


yucu olduunu gryoruz; her eyden nce kiiliinde akln berrak
l ile yrein scakln birletiren bir bilin, bir insandr o. Yu
nanllar, bir air, bir cokulu kii derlerdi onun iin. Adalet, onun
iinde vardr. Atinann yeni doan demokrasisinde onun kalc kl
mak istedii ey, budur.
Ama bu demokrasi gerekten egemen bir halk demokrasisi mi
dir? iinde tad ciddi snrlamalar ve ncelikle klelii bulacak
tr karsnda.

147

Kundurac. (VI. yzyldan vazo)

lm

VII

KLELK,
K

a d i n i n

u r u m u

-^/im an llar demokrasiyi icat ettiler. Amenna. Ama onlar demolo'Ssiyi ierisindeki birtakm snrlamalarla icat ettiler. imdi bu
snrlamalar amak gerek.
Bu snrlamalar, urunda halklarn bunca savatklar bu halk
egemenlii nin deerini ve etkisini, hem de bandan beri, ciddi bir
biimde bozdu. u snrlamalar, ii daha da beter ettiler: O kadar ka
tydlar ki, demokrasinin ilerlemesini engellediler, ters ynde bir et
kiyle gelimeyi dondurdular. Hatta insan, kendi kendine, bu snrla
malardan kimisinin antik uygarln baarszlnn temel nedenleri
arasnda saylp saylmayaca sorusunu sorabilir.
Bu snrlamalardan balca iki tanesini belirtiyorum: Klelik ve
kadna dayatlan kt yaam koulu. (Hemen hemen bu kadar ciddi
baka snrlamalar da olacaktr.)

150 i A

nt

Ik Y

u n a n

Uyg

arl i

Gi

Biliyoruz ki, demokrasi btn yurttalar arasndaki eitliktir.


Hem ok, hem de ok az. yle ki, Atinada, I.. V. yzylda -by
le hesaplarn g ve pheli olmalarna kar- yaklak 130.000
yurtta (karlar ve ocuklar hesaba katldndan, bu durumda se
men says 130.000den ok uzak!), baka sitelerden gelip de Ati
nada srekli biimde yerleen ama siyasi haklardan yararlanmayan
70.000 yerleik yabanc ve en sonu 200.000 kle olduu kabul edil
mektedir. Bu demektir ki, 400.000 nfuslu bir halkn yars kleler
den olumutu. Yine, bu demektir ki, yurttalarn siyasal haklar ko
nusunda ok eitliki Atina demokrasisi, geni lde ancak klele
rin emei sayesinde yayor ve srp gidiyordu.
Bu durumda klelik, Yunan demokrasisinin ok ak bir snrla
masn oluturmaktadr. Hibir antik toplum klelii brakmad.
Klelik bugn insann insan tarafndan smrlmesi denen eyin
ilk biimidir. Bunun iinde en acmasz olandr. Ortaa toplumu
evet artk klelii tanmyordu, ama orada da toprak klelii sz ko
nusudur (seriler). Modern toplumun ise, smrgeciliin yan sra,
cretlileri vardr. En gl kiilerin en zayflara yapt basklardan
dolay insanlarn kurtuluu ok ar yol almaktadr. Bununla birlik
te, toplumlarnn varolduu gnlerden bu yana yoldadr.

Kleliin nedeni nedir? Klelik -ne kadar aykr gzkse de- il


kin bir ilerleme olarak ortaya kar, ilkel Yunan boylarnda kleler
yoktu. Bu boylar birbirleriyle savatklar zaman, tutsaklar ldr
yorlard. ok ok eskilerde {llyada'da bunun izleri vardr) tutsakla
r i ya da kzarm olarak yiyorlard. Klelik, insanlk yznden
deil de, tutsan alarak kazandraca ey iin, ya da ticaret ba
laynca tutsaklar para ya da baka ey karl satlmaya baland
iin, onun sa kalmas yelenince domutur. Olasdr ki, insanlar ti
caret yapmaya baladklar zaman, alveri konusu olan ilk mallar
dan biri insanlar olmutur. Ama, sonuta bu ilerleyi, ilkel sava ge
leneinin yaratt vahetin -kar nedeniyle tabii- bir tr yumuatl
mas idi.
Gerekten de, klelik savatan doar ve eski Yunan toplumunda klelerin ou eski sava tutsaklardr. Bir savatan sonra, bir

lelik

, Kadinin

urumu

kurtulmalk deyemeyen kimi tutsaklar satlrlar. Bir saldrdan son


ra ele geirilen bir kentin erkekleri genellikle kltan geirilir; ama
kadnlarla ocuklar, galipler arasnda ganimet olarak kuraya konu
lur veya kle olarak tutulur ya da satlrlar. Bu kurallar Yunan site
leri arasnda sk skya uygulanmazlar. Yunanllar kle olarak sat
makta birtakm duraksamalar yaanr; Yunan klelerin iyi para et
memeleri yznden glenen duraksamalardr bunlar. Ama, Yunan
llarla Persler ya da Yunan olmayan baka halklar arasndaki bir sa
vata, kural katdr. Perslere kar kazanlan bir Yunan zaferi anlat
lr ki; bu zafer ertesinde yirmi bin Pers tutsak kle pazarlarna d
klmlerdir.
Kle tccarlar ordularn ardndan giderler. Kle ticareti ok
canl ve krldr. Barbarlarn lkelerine yakn Yunan kentlerinde b
yk kle pazarlar vardr. Bunlar zellikle loniada Ephesosda,
Byzansta, Sicilyadaki Yunan kentlerindedir. Atinada kle pazar
ylda bir kez kurulur. Kimi kle tccarlar bu iten byk servetler
edinmilerdir.
Bununla birlikte, savata tutsak edilmekten baka kle olma bi
imleri de vardr. nce doum gelir. Kle bir kadnn ocuu kle
dir. O anann mal deil, anann sahibinin maldr. Zaten sk sk ve
hatta ou zaman, ocuk doduunda yol kenarna braklr ve lr.
Efendi bu ocuu yaatmann, alabilecei yaa gelene dek onu
beslemenin ok pahal olduunu dnr. Yine de bu kural genel de
ildir: Birok tragedya klesi, efendinin evinde domu olmakla
vnr. (Ama tragedyalara ok da inanmayalm!)
Bir baka klelik kayna korsanlktr. Balkanlarn kuzeyi ya da
Rusyann gneyindeki barbar denilen lkelerde, korsanlkla ura
an birtakm insanlar basknlar yapar ve bu basknlardan satmak
zere birok krpe beden getirirler. ok iyi klelerdir bunlar ve bu
i, insan avclarnn kaakln nlemek iin devletin ve gvenlik
sorumlularnn yeterince gl olmad kimi Yunan lkelerinde de
(rnein Teselyada (Teselia), Aitoliada (Etolia)) yaplr.
Ensonu, zel hukuk da, bir kle devirme kaynadr. Yunan
devletlerinin ounda borcunu deyemeyen borlunun kle olarak
satlabildiini unutmayalm. Bildiimize gre yalnz Atina, Solonun
bor nedeniyle klelii yasaklamasndan sonra, bir istisna oluturur.
Yine de, insansever Atinada bile, aile babas yeni doan ocuklar
n, en azndan onlar bizdeki vaftize benzer bir trenle siteye tanta-

151

152 | A

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

siya kadar, yollara brakma hakkna sahiptir. Bazen onlar, kle tc


carlar toplarlar. Daha kts vardr: Atina dnda, Yunanistann
btn kentlerinde, ocuklarnn sahibi, mutlak hakimi saylan aile
babas her zaman, bydkleri zaman bile, onlardan kurtulabilir ve
onlar kle olarak satabilir. Ar yoksulluk gnlerinde bu zavallla
ra ynelik korkun bir eilim vardr! Bu sat Atinada, sefihlikten
sulu bulunan kzlarn sat dnda yasaktr.
Sava, doum, korsanlk, zel hukuk: Kleliin belli bal kay
naklar bunlardr.

' p
Grlyor ki, yalnzca sitenin yesi olmamakla kalmayp, insan
yerine bile konmaz kle: Hukuk asndan, o, ancak bir mlkiyet ko
nusu, satlacak, devredilecek, kiralanacak, verilecek bir nesnedir.
Eski bir filozof, klenin bir canl alet" -kendisine verilecek
buyruklar anlayp yerine getirme becerisini gsterecek bir tr maki
ne- olduunu syleyerek onun durumunu tam olarak belirler. Kle,
baka bir insana ait olan bir insan, bir alettir: Onun eyasdr.
Ama yasa ona hibir hukuksal varlk tanmaz. Gerekten onun
ad bile yoktur: Geldii yerin adn ya da her yerde kullanlan bir tr
takma ad tar. Evlilii yasal deildir. ki kle birlikte yaayabilirler;
efendi bu birliktelii hogrebilir; bu evlilik deildir. Efendi erkei
ayr, kadn ayr satabilir. Yavrular onlarn deil, efendinindir:
Efendi gerekli grrse onlar ortadan kaldrr.
Kle, mlkiyet nesnesi olduundan kendisinin mlkiyet hakk
yoktur. Olur da, bahilerden ya da baka trl eylerden kendisine
birka kuru ayrrsa, o bunu ancak hogr gsterilirse biriktirir.
Efendinin onu klenin elinden almasn hibir ey engellemez.
Efendinin kle zerinde her trden cezay uygulama haklar da
vardr. Efendi onu zindana atabilir, dvebilir, ok dayanlmaz bir i
kence olarak boynuna lle vurabilir; kzl demirle dalayabilir, hat
ta -am a Atinada deil- ldrebilir; ama bu zaten efendinin iine
gelmez.
Gerekten efendinin kar klenin tek gvencesidir. Efendinin
aletini bozmak gibi bir niyeti yoktur. Aristo bu konuda unu belir
tir: in gerektirdii lde, alete de zen gstermek gerekir. De
mek ki, kle iyi bir i aleti ise, onu yeterince beslemek, daha iyi giy-

lelik

, K

adinin

D u r u m u | 153

dirmek, onu dinlendirmek, bir aile kurmasna izin vermek, o ok b


yk ve binde bir grlen dl, yani zgrl, klelikten kurtulu
u ona azck sezdirmek akllcadr. Platon efendinin klesine iyi
davranmaktaki bu kar stnde durur. O kleyi basit bir hayvan
sayar, ama filozofa gre eyann doasnda olan bir eitsizlikten do
an kle durumuna kar bu hayvan n ayaklanmas gerekmez.
Platon bu durumda hayvan a iyi davranmak gerektiini kabul eder
ve onunkinden ok bizim yararmza diye aklk getirir. Denildi
i gibi, tam idealist felsefe.
yleyse klenin hukuksal durumu insanlk ddr. stelik, kle
bir insani varlk deil, yurttalarn ya da bakalarnn kulland ba
sit bir alet sayldna gre, klenin hukuksal hkmnn olmad
n tekrarlayalm.
Bununla birlikte, btn bunlarn biraz kuramsal kaldn ve
zellikle Atmallarn, gndelik hayatta, bir kz tr ve bir at try
m gibi, klelerden domas nedeniyle kle kalmaya ve insanlara
hizmet etmeye yazgl, kesinlikle insan trnden ayr ve insann ev
cilletirdii bir kle tr yaratacak doktrine raz olmadklarn
unutmamak gerekir.
Atmallar kleleri ile ilikilerinde filozoflar kadar kat ve ba
naz deildir. Daha az banaz ve daha insanca olan Atmallar klele
rine genellikle insan gibi davranyorlard. Az sonra bunun birka r
neini greceiz; yine de burada yalnz Atmallarn sz konusu oldu
unu akldan karmamak gerekir.
br Yunan halklar -yalnz Spartallara bakalm- klelerine,
Heilotlara kar ok acmasz oluyorlard. Spartallarla ayn blge
de yaayan bu demirba klelerin (ve bakalarnn) efendilerinden
dokuz on misli kalabalk olduklarn belirtmek gerekir. Spartallar
klelerinden ok korkuyorlard: Onlar itaat halinde tutmak iin bir
yldrma dzeni kurmulard. Heilotlarn gne battktan sonra ku
lbelerinden kmalar, lm cezas gerektiren bir sutu. Baka bir
ok yasak vard. Ayrca, bunlarn saylarn azaltmak iin, Spartallar zaman zaman, herhalde ylda bir kez, katliam seferlerinden ba
ka bir ey olmayan kle avlar dzenliyorlard. Krda pusu kuran
genler Heilot denilen bu pis hayvanlar kovalyorlar ve ldryor
lard. Savan dehetine kar gzel bir idman, deniliyordu. Bylesi
iren eyler, az sayda ayrcalklarn yararna olsa da, ayn zaman
da hayranlk uyandran, ho ve gzel eyler icat eden bir uygarlkta

154

ntik

unan

Uygarlii

varolabildiler. Uygarlk ok karmak bir eydir; Yunan uygarln


dan sz ederken de, stnlklerine karn, bunun bir kleci toplum
uygarl olduunu unutmamak gerekir. Belki de, bu bize insanln
tm iin yaratlmayan bir uygarln, bu ad tamaya layk olma
dn ya da hep barbarla vardrma tehlikesi tadn dndrr.
Gelelim Atmallara. Atinada kle yurttalar, en azndan br
yoksullarla ayn biimde giyinmitir. Hibir iaret bir kleyi zgr
bir insandan ayrmaz. Aile iinde efendi ile aka konuur. Komed
yalarda birok blmler klelerin efendinin btn kusurlarn yz
ne kar sylemekten korkmadklarn gsterir. Atinal kle birok
dinsel trende yurttalarla ayn dzeyde kabul edilir. Eleusisin
(Elefsis) esrarna bile altrlabilir; bu trende mminler gibi ona da
lmszl kazandran inanlar ve kurallar retilir. zellikle,
Atinal efendinin artk kendi klesi zerinde yaam ve lm hakk
yoktur. Efendi onu ok sert bir biimde cezalandrrsa; kle, hem de
tanrnn korumas altnda, birtakm kutsal yerlere snabilir; efendi
sinden kendisini bir bakasna satmasn isteyebilir.
Yunanistann br kentlerinde kle, btn zgr insanlarn
sertlikleriyle kar karyadr. Herhangi bir yurtta, sokakta onu ala
ya alabilir ya da dvebilir. Platon bunu ok iyi bulur. Atinada by
le bir ey yoktur; orada aristokratlar klelerini durup dururken dvemedikleri iin kplere binerler.
Atina, yneticilerin ya da gvenlik sorumlularnn sertliine kar
klelere gvence bile verir; bu gvenceler bir hukuksal durum ba
langc gibidirler. yle ki, btn Yunanistanda kolluk gleri y
netmeliklerinde yaptrm olarak zgr insanlar iin para cezas, k
leler (paralar yoktur ki) iin ise krba vardr. Ama Atinadan ba
ka yerlerde krbalamann sresi yargcn ya da ikencecinin cannn
istedii kadardr. Atinada ise, tersine, en yksek para cezas yurtta
lar iin elli drahmi olarak saptandndan, en fazla krba says da
elli olarak saptanmtr. Bylece, yasa, burada kleye devlet temsil
cilerine kar bir hak tanmaktadr. nemsiz ama bu yine de hukuk
sal bir devrimin ilk admdr. Zaten baka siteler bu yolda Atinay
izlemediler. Kleye ilikin bir hakkn byle yasa ile tannmas, t
myle klelie dayanan bir toplumda tehlikeli grnyordu.
Atina iin de fazla prltl bir tablo izmeyelim. Atina kleleri
nin aa katlarnda, zellikle de madenlerde, ancak almalarna
yetecek, ou zaman da yetmeyecek kadar yiyecek verilen ve al-

lel

k, K

adinin

u r u m u

! 155

malar ancak dayakla kesintiye urayan binlerce pis yaratk olarak


srnr ve lrler.
Filozoflar, Atmallarn klelere davran biiminin tamamyla
tutarsz olduunu dnrler. Bakn Aristo aalayan havas ile di
leri arasndan ne fsldyor: Demokrasi klelerin anarisine boyun
emektir.

Peki ama kleler nasl bir ite alyorlard? Yurttalarn kolla


rn kavuturup oturduklarna ya da kamu ileriyle uratklarna,
btn iin, btn retimin de, klelere dtne inanmak byk
bir hata olur. Kleler yurttalar iin mal retirken, onlarn aylak ol
mas, yalnz politika ile uramas kimi filozoflar tarafndan bir tr
ideal gibi sunulabildi. Oysa gerek bsbtn baka idi.
Atinal yurttalardan ounun bir meslei vard: Onlar kyl,
tccar, zanaat ya da denizciydiler. Kleler ise, retimin alt dze
yinde -hep canl alet olarak- kullanlyorlard.
nceleri, ev ilerinin en byk blm kleler iindi. Evde he
men her ey kle kadn hizmetine balyd. rnein, antik deirmen
talar ile ok zahmetli bir i olan tahl dvmek ya da tmek: Homerosta, dizleri yorgunluktan krlm kadnlar, geceleyin bu ie
koyulanlardr. Ekmek piirmek ve genel olarak yemek yapmak da
onlara der. Kuma dokuyup Giysi dikmek de yle. Aslnda, kendi
leri gibi i gren hanmn bak altnda kleler eirir, dokur ya da
nak ilerler. Aile yaamn paylaan bu klelerden bazlar kimi za
man ailede byk bir yer tutarlar. Komedya ve tragedya bunu do
rular. Stanalar ve ad modern anlamda olmayan ama dpedz o
cuklar okula gtrdklerini belirten ve onlara iyi davranmay re
ten pedagoglar byledir. Stanalar ile pedagoglarn tiyatro pi
yeslerinde bol bol tleri ve de azarlamalar grlr. Ayn zaman
da sevgi doludurlar. Bydklerinde ocuklar da onlara sevgi gste
rirler. Kk Orestesin (Orestis) stanasnn, onu besleyip byt
tkten yirmi yl sonra, onun ld haberi kendisine bildirildii za
man -aslnda uydurma bir haberdir- ' yreinin burkulmas gs
terdii canl sevginin kantdr. Stana, bu haberi, Klytaimnesta (Klitemnistra) ile birlikte Orestesin babas Agamemnonu ldren Aigisthosa (Egistos) gtrecektir. Aiskhylosun tragedyasndaki bu s
tana rolnden birka dize yledir:

156 i A

nt

Ik Y

unan

Uyga

rli

Kalbm basarm, gittiim yerde iyi karlanacak haber.


Bahtsz bam! Tm eski zntlerini,
Tm felaketlerini bu Atreusoullar soyunun
Sdrabildim yreime,
Ama sabrla dayandm ite
Ya Orestesim, yavrucuum, yreimin acs,
Anasndan dounca meme vermek iin aldm ocuk,
Bilmek anlamak gerek o gece lklarn,
Nice tedirginlik, ama yanmam zahmetime!
nk bir hayvan gibi ilgilenmeli bu bebelerle
Baka ne yapsnlar? Kendini ko onlarn yerine!
Bir kundak ocuunun o lklar demek ister ki,
Ya atr o, ya susuz, ya da i zorlamas,
Baskcdr nk yavrularn yumuak teni,
nceden kestirmeli bunlar, ve ou zaman, doru
Ben de yanldm, kundak bezleri, zararna,
Hem stana, hem de amarcydm nk
Orestesi alrken babasndan.
Ve imdi, bahtsz bam, renmem gerekmi ki lm o!
ite hepimizi mahveden u adama gidiyorum, o ok memnun olacak ok!

Bu stanann, bir kral evine bal ve bir tragedya stanas olma


snn nemi yoktur. Aiskhylos, tragedya kiisinin rneini V. yzyl
da aile yaamna yeni girmi gereklikten almtr.
Aslnda, bir Atina ya da baka bir site yurttann en azndan bir
klesi bulunmamas iin ok yoksul olmas gerekir. Sradan bir yurt
tan bir ua iki de hizmeti kadn vardr. Hali vakti yerinde bir
burjuva her iki cinsten birok hizmetkra sahiptir. Yirmi kadar hiz
metkr kullanan byk evler vardr, ama bunun ok nadir olduu
na iaret edilir. te yandan Yunanistanda konutun ok basit, hazr
lanacak yemein de, enlik gnleri dnda, ok sade olduunu belir
telim. Ama kentte bile her zaman ekilecek bir toprak paras ve ya
placak giysi vardr. Demek ki, klelik geni lde ev zanaatna
baldr.
Krda, iftliklerde, byk mlklerde bile kle azdr. Mlk uzun
sre geni anlamda aile yelerince ortaklaa ilendi; elbette birka
kle ve yine hasat zaman ve babozumunda tutulan ve zgr
yoksullardan birtakm kr iileri de vard. Ya da, toprak kk ve
paralanm, zemin de genellikle verimsiz ise, kk kylnn yl

lelik

, K

adinin

Dukumu

boyunca birok kle besleyebilmesi gtr. O zaman kk kyl


her ii grecek bir ya da iki kleyle yetinir. te yandan baclk ve
zeytincilik titiz bakm gerektirir. Kk mlk sahibi elinden geldi
ince kendi iletmeyi yeler. Kle emeini az kullanr: Bu ona ok
pahal gelecektir.
Ksaca, Yunanistann tarm yaplan blgelerinde kleler her za
man nemsiz deilse bile dk oranda olmutur. Yunan tarihinin
ilk yzyllarnda, zellikle tarmsal olduu iin klelik ancak gecik
meli olarak yaygnlk kazanmtr.
Doal olarak retim mekanizmas iinde zanaatln gelimesi
ile klelik de yaygnlat. Her zanaat tr, birok kle talep ediyor
du. Makineler olmad iin, Aristonun dedii gibi, kendiliinden
alan aletler"dir bunlar. Kle canl bir alettir, ama, bugn basit
bir makineyle bile yaplan ii gerekletirmek iin, birok kle gerek
mektedir. Bir kle ekibi, paralar insanlar olan bir makinedir adeta.
Yap zanaat hem zgr iiler hem de kleler kullanmay gerek
tirir. Bir tapnan yaplmas kk bir i deildir. Atina devleti ta
rafndan Akropolisin tapnaklarndan birinin yapmna ilikin he
saplar bugn elimizde. Gryoruz ki, eitli el ileri ya da vasfl i
iler iin; devlet, gerek sahiplerinden kiralanan kleler, gerekse z
gr insanlar istihdam etmektedir. ster kle, ister yurtta olsun, ayn
iin creti de ayndr. u farkla ki, genellikle klelerle birlikte al
an patron, elbette onlar doyurmak kouluyla, cretlerini kendisi
alr. Her tr zel i alannda durum byledir: Bunlar atlye ya da
imalathane biiminde dzenlenmilerdir. Kimi i alanlar aileden ay
rldlar. Harmani imalathaneleri, byk kundurac dkknlar, m
zik aletleri, yatak ve elbette silah atlyeleri vardr. Bu i alanlarnn
ounda kle emei, tercih edilen igcdr.
Bununla birlikte, el emei isteyen yerlerde alan kleler ne ka
dar ok olursa olsun, bunlarn byk kitleler halinde toplanmadk
larn saptamak gerekir. Bizim byk fabrikalara benzer bir durum
hi yoktur. nk bir kez makineler yoktur. Sonra cret denmeyen
byk emeki kitleleri, rgtlenmesi g bir gzetim gerektirmekte
dir. Byk bir iletme olarak yz yirmi kii altran Kephalos adn
da birinin silah imalathanesini biliyoruz! ok daha kalabalk emek
iler yalnz maden ocaklarnda vard. Atina devletinin Lauriumda
(Laurion) nemli gm madenleri bulunuyordu. Bu iletmelerin Solondan sonra, topraksz kk kyller tarafndan iktidara getirilen

157

158 | A n t k Y

unan

Uyc

ar li

Ci

diktatr Peisistrator tarafndan gelitirildikleri kabul edilmektedir ve


Peisistratos, nce iyi bir k yaparak isizlere i vermek istedi. Lauriumun ilk maden iileri zgr yurttalard. Bu madenlerde al
ma koullar ok ktyd. eitli gelimeler sonucunda, isizlik or
tadan kalknca (zellikle bir toprak reformundan sonra), devlet, bu
ocaklar, klelerle ileten iverenlere, imtiyaz olarak verdi. Bu imti
yazlardan oka elde eden; ocaklar, 300, 600 ve hatta 1000 maden
iisiyle ileten zenginlerin olduunu biliyoruz.
V. yzyln sonuna doru Atinada imalat alannda alan kle
ler ok sayda olmalyd. Spartallar Attikay istila edip orada gl
bir yer tutunca, kendilerine 20.000 kaak kle geldiini grdler.
Bunlar hi kukusuz zellikle i alanlarnda alan klelerdi. Doal
olarak bu kitlesel ka klelerin durumlarnn ok ktletiini gs
termektedir.

'" t
Klelik antik toplumun yreinde elbette ok derin bir yarayd
ve onun yaamn bile tehdit etmekteydi.
Bu konuda nce unu saptamak gerekir: Kleliin nedenlerinden
biri mekanik retim aralarnn yokluu ise, kleliin varl ve yeter
li miktarda kle emei salamaktaki kolaylk da mekanik icatlarn
gelimemesi sonucunu dourdu. Demek ki, insanlarn kleleri olduu
iin bu icatlar hibir zaman geliemedi. Tersine insanlar makinelere
sahip olmadklarndan klelii kesinlikle korumalar gerekiyordu.
Ama, bu ksr dng grndnden ok daha can skcdr. K
leliin varl, mekanik retim aralarnn icadn faydasz klmakla
kalmyordu: Klelik makine yapmna olanak verecek bilimsel ara
trmalar durdurma eilimindeydi.
Demek ki klelik, bilimin bile gelimesini engelliyordu. Gerek
ten de -bilim adamlarnn kendileri bunu oun ayrt etmeseler ve
bazen kar ksalar bile- bilimin, geni lde insanlara yararl ol
mak, onlar hem doal gler karsnda; hem de toplumsal basklar
karsnda daha zgr klmak iin gelitii ve ilerledii gerek bir ol
gudur. En azndan, bilimin balca varlk nedenlerinden birinin de
bu olduunu syleyelim. Aratrma ve bulularyla insann kurtulu
u ve ilerlemesinin hizmetine sokulmayan bir bilim, i gcn, dina
miini yitirir ve ok gemeden yok olup gider.

lelik

, Kadinin

urumu

Yunan biliminin bana gelen ite budur. Mekanik retim ara


lar bulma ve gelitirme zorunluluu ile uyarlmad iin -klelik
dolduruyordu bunun yerini- yzyllarca uykuya dald, ld; onunla
birlikte insanln temel ilerleme glerinden biri de lm oldu.
Byle olunca da, kuramsal speklasyonlara dalmakta diretti, ilerle
me konusunda bir deiiklik olmuyordu.
Kleliin antik topluma yapt ktlk konusunda ne srle
cek baka dnceler de olacaktr. Ben yalnzca insanlarn byk
blmnn bakalarnn basks altnda yaad, bu kadar derinle
mesine kleci bir toplumda, byle bir toplumun barbar istilas denen
eyin tehdidine kar kendini savunacak durumda olmadna dikka
ti ekeceim. Bu toplum daha bandan pein olarak yenilmiti. By
le oldu ve antik uygarlk bir lde klelik yznden yok oldu.

imdi klelik hakknda bu dncelere son vermeden nce, na


sl olup da antik dnyada klelii knayacak ve ona kar mcadele
edecek adeta kimsenin olmadnn aklanmas istenecektir, ilk a
n en byk filozoflarnn klelikten sz ederken onu knamak bir
yana hakl gstermeye almalar, artc ve utan verici bir eydir.
Platon ve Aristo byledir. zellikle de, zgr insanlarn olmas, bu
zgr insanlarn -yurttalar- siteleri ynetebilmeleri iin, klelerin,
yani, yaamak iin gerekli mallarn retimine koulmu bir insan s
nfnn mutlaka gerekli olduunu kantlamaya alan Aristo iin,
klelik zgr insanlarn varlnn gerekesidir. yleyse ona gre in
sanlarn bir blmn kleletirme doal bir hak oluyor. Ona gre,
doas gerei kle olan varlklar vardr ve bunlar sava yoluyla k
lelie zorlamak olaandr: Ona gre sava itaat etmek iin domu
olup da, boyun emeyi reddeden insanlar ele geirmeye olanak ve
ren bir a v "dr.
ilkan en byk dnrlerinden biri olan insandaki bylesi dnceler, dnme tarzmzn iinde yaadmz toplumun ko
ullarnca youn biimde basklandn ve ynetildiini gsterir.
Bu dnceler, klelii hakl gstermek ve o konuda bir rklk
tan baka bir ey olmayan bir kuram gelitirmek zere yksek zek
lar bulunduuna gre, kleciliin antik toplumun iine ne dereceye
kadar ilemi olduunu gsterir. Irklk onu benimseyen toplumlar

159

Oltayla balk av. Dipte kum stnde bir balk av sepeti. Sada yoksullarn km
sedii gda olan bir ahtapot. (V. yzyl kupas)
Kil karma ya da belki maden iileri. Asl amforada iiler iin su vardr. (VI. yz
yldan Korinthos pimi toprak plakas)

lelik

, Kadinin

urumu

iin lmcl bir hastalktr: Bu konuda anlacak birok rnek var


dr. Ben antik rnekle yetiniyorum: insan trnn bir blmne
kar aasama, antik hmanizmann bozuluunun, antik uygarln
knn temel nedeni olmutur.
Bununla birlikte, bu klelik yarasndan o kadar zarar gren bu
toplumda -hem de tepeden trnaa- urada bur: da ykselen itiraz
lar da vard. Kle isyanlarndan sz etmiyorum: Bunlar oldu ve sert
bir biimde bastrldlar. Bu ayaklanmalar zaten Yunan yzyllarn
dan ok, zellikle, Roma dneminde meydana geldiler. Atinada bu
ayaklanmalar hibir zaman olmad, nk adetler, klelere davran
biimi, onlar yneten hukuktan ve klelii hakl gsteren teoriler
den daha insanca idi. Peloponnesos Sava srasnda gerekleen b
yk katan daha nce sz ettim. Dolaysyla, isyanlardan deil, z
gr yurttalara seslenen, zgr yurttalarn protestolarndan sz edi
yorum. Her eye karn bu protestolar vardr ve bunlara, Yunanlla
rn gelitirdikleri en popler sanat dallarnda -gerek tiyatroda, gerek
tragedyada, gerekse komedyada- rastlanmas ok ilgintir.
Klelie kar ilk protestolar, byk tragedya airlerinin ncs Euripideste duyulur. Bu air birok tragedyada, klelie den
zgr kadnlar gsterir: Bunlar arasnda kendini ldrenler vardr.
Onlar neden kle olmaktansa lm ye tutarlar? Bunu kendileri
anlatr. Onlar efendinin mal olacaklar, yalnz onun okamalarna
deil, klelerin yaadklar sk tepi ortamda, ilk gelenin okama
larna da katlanmak zorunda olacaklardr. O zaman lmeyi yeler
ler. zgr insann soyluluu ve klenin szde ruhsal bayal ara
snda bir ayrm yapmay reddeden ilk kii Euripidestir. Euripides
yle yazar: Birok kle kendilerini alaltan bu ad tarlar, ama
ruhlar zgr insanlarnkinden daha zgrdr. (Bu artk rklk
deil, tam bir insanseverliktir, hmanizmadr.)
Birok kle ile karlatmz komedyada o, efendisine; kle ile
efendi arasnda yaratltan fark olmadn sylemeye cesaret eder.
IV. yzyln bir komedyasnda bu kle yle der: Kle oldum diye
senden daha az insan deilim, efendim. Ayn etten kemikten yapldk
biz; kimse yaratltan kle deildir, insan bedenine boyun edirten
yazgdr.
Bu zdeyi V. yzyla kadar uzanr. u altst eden l atan ki
i filozof Gorgiasn (Georgios) rencisi Alkidamasdr: Tanr he
pimizi zgr yaratt; doa kle dourmaz.

161

162

nt

Ik Y

unan

Uyga

rli

Ci

Uzaktan uzaa ve alttan alta Hristiyan devrimi byle, hazrlan


yordu. Hristiyanlk, Tanr nnde hepsi eit olan yoksul ve zengin,
kle ya da zgr tm insanlara kurtuluu sunduu iin stn geldi ve
antik toplumu, iinden, kleci temelinden ykt. Hristiyanlk, nce
yoksullar arasnda, kleler arasnda ve de kadnlar arasnda yayld.
Yine de, bu k yava oldu. Btnyle Hristiyan olan antik dn
ya, bu yzden klelii kaldrmad. Kleci felaket, -eski dnyann ge
litirdii gibi- ancak toplumsal yaplarn tmyle birlikte, klelii de
silip spren barbar istilalarnn iddetine, saldrsna boyun edi.
O zaman bile klelik btnyle yok olmad. Yeniden ortaya k
t ve yumuatlm toprak klelii biimiyle devam etti.
Uygarlklarn gittike artan gelimesi, insan zgrlnn daha
da ileri gitmesi kesin bir eydir. Ama, gerekte, somut zgrlkler
bir gnde domazlar. Bask mekanizmalar kendilerini iyi savun
maktadrlar.
MakedonyalI Philippos (Byk skenderin babas) Yunanistan
boyunduruk altna alnca Yunan halkna klelerin azad edilmesini
yasaklayan bir kanun kabul ettirdi. Philippos ne yaptn biliyordu.

Ama Atina toplumunda demokrasiden yoksun tek insani varlk


kle deildir. Onun yannda, hemen onun kadar hor grlen kadn
vardr. Atina demokrasisi kat ve sert biimde bir erkek toplumudur.
Bu toplum, kleler konusunda olduu gibi kadnlar konusunda da,
rksal olmamakla birlikte, rkln bozucu etkileri denli ykc bir
baka ciddi ayrmclk tan zarar grr.
Durum her zaman byle olmamt, ilkel Yunan toplumunda ka
dna byk sayg gsteriliyordu. Erkek kendini avcla verirken ka
dn yalnz ocuklar, bymesi en yava bu yavrular n yetitir
mekle kalmyor, yabanl hayvanlar insana altryor, ifal otlar
topluyor, ailenin deerli yedekliklerine gz kulak oluyordu. Doal
yaamla sk iliki halinde olduundan, ordan koparlan ilk srlar
elinde tutan kadnd; yaamak iin oyman sayg gstermek zorun
da olduu tabular da o saptyordu. Btn bunlar, Yunan halknn
kendi adn verdii lkeye yerlemesinden nce bile byleydi.
Kadn, iftler aras eitlie ve hatta stnle sahipti. Aslnda
iftten bile sz etmek gerekmez: O zaman tek eli evlilik deil, srek-

lel

Ik, Kadinin

urumu

! 163
I

li ve geici birliktelik vard: Bu birlikteliklerde kendisine bir ocuk


verecek erkei seen kadnd.
Yunanllar Balkan yarmadasnn gneyi ile Egenin Asya kys
n dalga dalga istila edince, ou anaerkil dzende yaayan birtakm
topluluklar buldular. Ailenin ba anayd -mater fam ilias- ve akra
balk kadnn soyuna gre hesaplanyordu. En byk tanrlar, do
urganl yneten kadn tanrlard. Yunanllar bunlardan en azn
dan ikisini benimsediler: Ana Tanra ya da Kybele ile ad Toprak
Ana ya da budayn anas anlamna gelen Demeter. Klasik dnemde
bu iki tanra tapmmnn nemi, ilkel Yunan toplumunda kadnn
stnln artrr.
Egeliler, Pelasglar, Lydiallar ad verilen halklar ve daha birok
lar ya anaerkil dzeni ya da anaerkil gelenek grenekleri koruyor
lard. Bu halklar barydlar. Knossos Saraynda surlar yoktur. Gi
rit halk tarmcyd. Tarm balatarak, insanl, gelimesinin temel
evresinde yerleik yaama kavuturanlar onlardr. Kadnlar, Giritte
halk arasnda byk bir saygnlk gryorlard ve hl toplumda ha
kim gtler.
Yunan edebiyatnda, iinde kadnn en gzel renklerle betimlen
dii ok sayda efsane vardr. zellikle en eski edebiyatta grlr
bunlar. Uyadada Andromakhe ile Hekabe, Odysseiada Penelopeia
byledir. Nausikaa ile erkeklere tam eit dzeyde olan, ii yneten
ve erkeklerin yaamnn esinleyici ve dzenleyicileri gibi grnen ka
dnlardan Phaiaklarn kraliesi, kocas olan kraln kz kardei, ka
rarlarnda bamsz, bana buyruk grmce Areteyi de unutmamak
gerekir. Sapphonun lkesi Eolia gibi kimi Yunan lkelerinde ise ka
dn, uzun zaman toplumdaki bu stn roln korudu.
Durum Atina demokrasisinde ve genel olarak loniada bamba
kadr. Kukusuz edebiyat gzel kadn figrleri imgesini korur. Ama
Atina yurttalar Antigone ile Iphigeneiay ancak tiyatroda alklar
lar. Bu konuda edebiyat ile gelenekler arasnda kesin bir ayrlk yer
lemitir. Antigone artk harem dairesine ya da Parthenonun arka
blmne kapatlmtr. Ordan kmasna izin verilirse, bu ancak
Panatheneia bayramndadr; bu bayramda Antigone, kapal kald
aylar boyunca, arkadalaryla birlikte iledii yeni duvan tanra
Athenaya gtren alay iinde yer alr.
Ayn zamanda, bu ideal kadn imgelerine rakip edebiyat, kadn
denince nce pek beenilmeyen, arpk bir imge sunmaya balar.

164

A n t Ik Y

unan

Uycarlii

Yunan iirinde batan baa tam bir kadn dmanl damar gr


lr. Aa yukar Odysseia airinin ada olan Hesiodosa kadar
gider bu durum. Drdrc yal kyl Hesiodos, Prometheusun ken
disinden ald atei kabul eden insanlar cezalandrmak iin; Zeusun, tanr ve tanralara; ac verici istekten, arzudan, kurnazlk ve
arszlktan oluan bu gzel canavar, yani; tk yolu olmayan ve
sarp duvarl uurum tuza olan kadn, er drder retmeye ko
yulmalarn, nasl emrettiini anlatr, insanolunun rkek hayvan
konumu, tm mutsuzluklar kadn yznden olmutur. Hesiodosda
kurnazlk, cilve ve dii ksnll bitmez tkenmez bir konudur.
Ne yazk ki, nl bir iirinde, hayvansal ve baka benzetmeleri
kullanarak ukalaca on ble ayrd kadnlara kabaca sven air
Amorgoslu (Amurgos) Simonides de ondan geri kalmaz. Dii domuz
trnden kadnlar vardr onun iirinde:
Her ey dzensizdir evinde
her ey darmadan irkef iinde
ykamaz kendi vcudunu bile
kirlidir giysileri
semirir, oturup gbreliinde.

ii gc dalavere olan tilki kadn, kpek enii gibi durmadan


havlayan, tala dilerini krsa bile, kocasnn susturamad geveze
ve dedikoducu kadn vardr. Doduu toprak kadar yerinden kml
datmas g tembel kadnlar vardr. Bazen kzgn ve azgn, bazen bir
yaz gn denizi gibi tatl ve gle, deiken ve yeltek su kz vardr.
Sonra dik kafal, obur ve sefih dii eek kadn; rezil ve hrsz gelin
cik kadn. Bir ksrak vardr ki, hibir ie uymayacak kadar kendini
beenmitir, sprntleri evden atmaya yanamaz; gzellii ile b
brlenir, gnde iki kez ykanr, parfmlere bulanr, salarna i
ek sokar, baka erkekler iin gzel bir grnm, kocas iin bela dr. O kadar iren hr maymun suratl kadn vardr ki onu kol
larna alan bahtsz koca"ya acmak gerekir. Bunca iren kadnlar
dan sonuncusu olan ar kadn da bizi avundurmaz.
Kaba bir biimde kadn kart bu iir tarih ncesinden, tarihsel
yzyllara, kadn n durumunda meydana gelen sarsnty yanstmak
tadr.
Tek eli evlilik yerleirken hi de kadn kayrmad. Bu evlilikte
artk erkek efendidir. Kadn gelecekteki kocasn hibir zaman se-

lelik

, Kadinin

u r u m u

! 165

memi, hatta ou zaman grmemitir bile. Erkek, yalnzca meru


ocuklar dnyaya getirmek iin evlenir. Ak evlilii yoktur. Erkek
en azndan otuz, dn gecesinden nce bebeini Artemise adayan
kadnsa ancak on be yandadr. Evlilik iki taraftan ancak birini
balayan bir szlemedir. Koca,'tanklar nnde bir aklamadan
baka formalite olmakszn, eyizi geri verme ya da onun faizlerini
deme kouluyla karsn boayabilir ve ocuklar kendi yannda tu
tabilir. Buna karlk, kadnn istedii boanma ok nadir olarak ve
yalnz ar kt muamele ya da konu edilebilecek bir aldatma ile gerekelendirilmi bir yarg karar gereince sonulanr. Ama bu al
datma tredendir. Koca kendini, ne nikhsz karlardan, ne de fahielerden yoksun brakr. Demosthenese mal edilen bir sylev unu
belirtir: Zevk iin fahielerimiz, iyi baklmamz iin nikhsz kar
larmz, bize meru ocuklar vermeleri iin de elerimiz vardr.'
Meru kadnn, yurtta kz olmas gerekiyordu. Kendi alan ve
neredeyse hapishanesi olan o harem dairesinde dnyadan habersiz
bir kaz gibi yetitiriliyordu. Doumdan lme kadar bir trl yeti
kin saylmayan kadn, evlenince, sadece vasi deitirmi olmaktadr.
Dul olursa, bu kez byk olunun egemenlii altna girer. Klelerin
almalarna gz kulak olduu, kendinin de ie katld harem da
iresinden pek ayrlmaz. Ancak ana-babasm grmek ya da hamama
gitmek iin ve her zaman bir kle kadnn sk gzetimi altnda da
r kar. Bazen de efendisi ve sahibinin yanndadr. Pazara bile git
mez kadn. Kocasnn dostlarn tanmaz, onun yannda lenlere
gitmez; kocas bu lenlerde dostlaryla buluur ve buralara metres
lerini gtrd olur. Kadnn tek ura kocasna istedii ocuklar
vermek, yedi yama kadar oullarn yetitirmektir (bu yatan sonra
ise onlar gzden kaybeder). Kzlarn ise, yannda tutar ve onlar,
harem dairesinde, kendi srdrd yaama, o hazin durmadan do
uran ev kadn durumuna hazrlar.
Atinal bir yurttan kars sadece bir o ikourema , yani bir ev
ileri iin yaratlm nesne"dir. Bir Atinal yurtta iin o sadece hiz
meti kadnlarnn birincisi, en bata gelenidir.
Atinann klasik alarnda nikhsz evlilik ok geliti. Bir tr
yar-evlilik ve yar-fuhutur bu. Ans gnmze kadar ulaacak olan
Atinal tek tk kadn kiilikler, bu tannmayan, ama devlete ho g
rlen ve kayrdan alanda boy gstermilerdir. Gzel ve parlak, zek
ve bilginin tm ekicilikleriyle batan karc ve parldayan, yeni

166

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

safsataclkta uzman denilen Aspasia, bir Milestoslunun kzyd. Perikles, soylu meru karsn boadktan sonra, kendi evine onu yer
letirdi. Aspasia bu evde salon at ve szde kocas, bir hakaret kam
panyasna karn, onu Atina toplumuna kabul ettirmesini becerdi.
Thukydidese gre, Perikles resmi bir sylevde, kadnlarn yapabile
cekleri en iyi eyin ister iyi, ister kt, erkeklere kendilerinden
mmkn olduu kadar az sz ettirmek" olduunu belirtiyor, bu s
tn ve haval dostu ( hetaire szck aka dost demektir) ile
ilikisini aklyordu. Bylece, Aspasia ve benzerlerinin durumu bir
kadnn kiilik kazanmas iin yar fahie olmakla ie balamas ge
rektiini gstermektedir. Bu gerek Atinal aileler hakknda yaratla
bilecek en ar mahkmiyettir.
Nikhsz yaama, erkeklerin dostlar n gizlemeleri, kadnla
rnsa rezalete yol amamalar kouluyla, ideal Devletinde Platon ta
rafndan ho grlr.
Atina ve Pire genelevlerini dolduran ve gencecik kzlarn bir obole karlnda kendilerini verebildikleri ayaktakm denilen -ou
klelerdir, ama hepsi deil- fahielerden sz etmeyelim. Resmi fuhu
yaplan bu evleri, dzeni ve genel ahlak korumak iin Solon kur
mutu.
Peki ama kadnn durumunda bu kadar eksiksiz bir devrim nasl
ve ne zaman yaplmt? Efsanenin Andromakheleri, Alkestisleri
nasl olup da gerekliin Aspasialar ya da bellisiz karlar ve met
resleri, erkein basit zevk kleleri ya da reme arac haline geldiler?
Bir olgu kesindir: Bir an geldi ki, kadn cinsi en ar yenilgisine u
rad. Anaerkil alarda ailede egemen durumdayken, Eski Yunanis
tan dneminin kadn, fazlasyla aaland bir duruma dt. Ne
zaman oldu bu kadnn byk tarihsel yenilgisi ? Burada birtakm
varsaymlara gitmek zorundayz. En olas varsaym, bu yenilginin
metallerin kefine ve savan ok kazanl bir i alan olarak gelime
gstermesine balanmasdr.
insanlar bakr bulur ve onu kalayla alamlayp kendilerine ilk
tun silahlar yaparlar. Sonra demiri bulur ve ondan yeni silahlar ya
parlar. Sahip olduklar bu silahlarla, sava ok krl bir i haline ge
tirirler. Akhal yamaclar, Mykene krallarnn mezarlarn altnla
dolduruyorlard. Dorlar, Egelilerin bar uygarlnn kalntlarn
ykarlar. Btn bu olaylar, tarihsel alarn daha balangcnda ge
mektedir.

lelik

, K

adinin

urumu

Ege uygarl ile ayn anda, kadnn stnl de yklr ve sz


de tek eli evlilik kurulur. Bunun nedeni sava beyi erkein, kadnn
kendisine verdii, babalar olduundan emin olaca ocuklara zen
ginlikleri aktarabilmek istemesidir. Bu yzden tek eli evlilik, yasal
kadn bir dllenme aygt, brlerini bir tat ya da haz arac haline
getirir.
te yandan anaerkilliin kalntlarnn yok olmas, zaman ald.
Bunlar yanstan efsanelerden baka, tragedya iirinin klasik dne
min ortasna kadar tad kadn, o gnden balayarak kaybetmi
olduu ve henz hl her yerde tekrar stlenememi olduu birtakm
haklarn uzun sre korumutur. Yunan uygarl uzman bir ngiliz
bilim adamna gre, Atinal kadnlarn Kekrops dneminde (onu
yaklak I.. X. yzyla yerletirmek gerekir) hl sahip olduklar oy
hakk bunlardan biridir.
Doruk noktas, tragedya airi Euripidestir. Euripides tragedya
y gerekilikle ele almaya, kadnlar ya karlatklar ilerine ile
mi toplumsal basklar iinde, gerek kusurlar ile, ya da efsanenin
onlar tantt gibi, soylu ama olduklar biimde, tiyatro izleyicileri
nin gerek eleri, kz kardeleri ve kzlar haline gelecek kadar bildik
ve yakn tipler olarak betimlemeye koyulunca btn Atinada grl
tler kopard, kendisine de, kadn dman gibi davranld. Euripi
des, kadnlar hakknda ister ok iyi eyler ister ok kt eyler sy
lesin, durum deimiyordu: Hep kadn dmanl. Euripides, Periklesin Kadnlar hakknda konumayn, erdemlerinden sz etmeyin,
mutsuzluklarndan sz etmeyin yolundaki buyurgan ynergesine
uymam olmasn, adalar nezdinde, ok pahal dedi. O, kadn
lar sessiz kalamayacak kadar ok seviyordu anlalan...
Ama kadn doasna ynelik bu bozuluun, ok daha ar bir
toplumsal sonucu oldu. Gerekten de, toplumsal bakmdan kadn
kadar aalanm, bunun iin kadnlk yetenei, kapasitesi olmayan
bir varl, erkei yani bir ak nesnesi olarak almakla, ak duygusu
na nasl bir sapknln girdiini biliyoruz; bylece ak, Yunan ak
denilen olay haline gelir -antik edebiyat bu tr olanclkla ykl
dr. Edebiyat, mitoloji, hem de ortalk (yaam) bunlarla doludur-.
Demek ki, antik toplumda kadnn durumu klelik kadar ciddi
bir yaradr. Bir kle kendine nasl bir toplum ararsa, medeni yaam
dan kovulan kadn da ona br cinsle hak eitlii verecek, ona say
gnln iade edecek bir toplum, bir uygarlk istemektedir.

167

168

ntik

unan

Uygarlici

Daha nce de sylediim gibi, Hristiyanlk kleler arasnda ya


yld gibi, ite bu nedenle ncelikli olarak kadnlar arasnda yayl
d. Ama ilk dnem Hristiyanlnn szleri -kadnn ve klenin kur
tuluu ile ilgili szler- ancak yarm yamalak tutuldu. En azndan
-te dnyay bilemeyiz- iinde yaadmz bu dnyada.
Kadn byk tarihsel yenilgi sinin onu drd uurumdan
kurtarmak iin, Hristiyan devriminden sonra daha ka devrim ge
rekti; daha da ka devrim gerekecek?

Atina demokrasisi byle bozuldu. Yalnz erkek cinsinin ergin


yurttalarna indirgenen bu demokrasi o kadar az halkn iktidar
idi ki, bu demokrasi, 400.000lik bir nfus zerinden, oluumuna
katlan 30.000 yurttan iktidar anlamna geliyordu.
Denize srklemek iin bir frtnann yeterli olaca incecik, bir
geimlik toprak tabakas.
Yunanllar demokrasiyi kefettilerse, bu bir ocuun ilk diini
karmas gibi bir eydir. Bu dilerin kmas, sonra da dmesi gere
kir. Ama, bu diler, yeniden kacaktr.

lm

VIII

n s a n l a r
ve

TANRILAR

U y u n a n dini, nce ok ilkel grnr, ilkeldir de. ok eski zamanfarda bu din iin ok allm olan birtakm kavramlara -hybris
(Ibris) ve nemesis kavramlar gibi- inhindinin gneyindeki Muse
vi kabileleri gibi az gelimi topluluklarda rastlanr. Onu anlamaya
almak iin, Hristiyan dini iinde karlatrma noktalar bulmak
hakszlk olacaktr.
On yzyllk ve belki de daha uzun sren varl boyunca, Yu
nanllarn dinsel yaam, ok eitli biimlere girdi: Hibir zaman
dogmatik olmad; yle olsa daha kolay anlardk. Yunan dininde bir
din kitab ya da vaaza benzer eyler yoktur. Belki sadece trajik ve g
ln baz gsteriler vaaz diye adlandrlabilseler bile; bu ancak,
akla kavuturulmas gereken bir anlamda olabilir. Yunanistanda
byk tapnaklarn bilicileri dnda, en azndan etkili olabilen, hi
bir din adam snfnn olmadn belirtelim. Baka grevleri yann-

170

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

da sitenin yksek makaml grevlileri, birtakm sungular sunar, bir


takm dualar ederler. Bu trensel eylemler yurttalarn kar kma
y dnmedikleri atalardan kalma bir gelenek oluturmaktadrlar.
Ama inanlar alabildiine serbesttir, durmadan deitii bile syle
nebilir. inan, yaplan trensel eylem kadar nem tamaz. Halk kit
leleri ve kitleden nadiren ayr den aydnlar, o sihirli byk gle
re elle verilen bir tr selamn, parmak ucuyla gnderilen bir pc
n insan yaamndaki nemini kabul etmekte birleirler.
Yunan dini, tkabasa dolu ve kalabalk bir folklor grnmne
sahiptir. Aslnda, dinin kendisi de, bir folklordur. Din ile folklor ara
snda bugn yaplagelen ayrmn Hristiyanlk gibi dogmatik tutum
lu bir dine uyan bir anlam varsa bile, antik dinlere uyan bir anlam
yoktur. Sanatlar halka seslenebildii srece inanl kalabilen eski
air ve sanatlar durmadan yarattklar ve yeniden yarattklar tan
rlar ile ilgili imgelerinin konusunu folklorik geleneklerin canl kar
maasndan alyorlard: Onlar bylelikle halkn inancn yeniden bi
imlendirmekte, tanrlarn daha insancl klmaktadrlar. Tanry y
lece gitgide insanlatrma, Yunan dininin en belirgin zelliklerinden
biridir. Bu dinin olduka nemli baka zellikleri de vardr, ama se
mek gerekirse, en ok stnde duracam zellik yukarda szn
ettiim olacaktr.

Balangta, Yunan dini, btn ilkel dinler gibi ancak insann


doada ve daha sonra da toplumda ya da kendi aklnda, eylemini
gletiren ve kendi varl iin kkenini kavrayamad oranda kor
kun bir tehdit oluturur gibi gzken gler karsndaki zayfl
n yanstr, ilkel insan ilgilendiren doa ya da doal glerin ken
dileri deil, sadece insann yaamna kart ve onun koullarn be
lirledii ldeki doadr.
insan ilkel bile olsa, dnme yeteneinin -ite Odysseus-, hare
kete geme, bunun sonularn hesap etme yeteneinin olduunu bi
lir. Ne ki, srekli birtakm engellerle karlar, yanlr ve sadece bir
ka temel gereksinimini karlamaktan ibaret olan amacna ulaa
maz. ite o zaman, ok doal olarak evresinde, kendininkinden ok
daha gl ve ne yapaca nceden kestirilemeyen birtakm iradeler
olduunu kabul edecek noktaya varr.

nsanlar

ve

a n r il a r

) 171

Demek oluyor ki, ilkel insan tanr iini, grgl olarak anszn ya
amna karan bir g n ii gibi grr. ou zaman onun zarar
na, kimileyin de yararnadr bu. ister yararl, ister zararl olsun, n
ce umulmadk ve keyfi bir itir. Var oluu ve ileyii bakmndan in
sann kendisine yabanc bir i. Bir tanr ilkin artan bir eydir.
Onun eylemi karsnda insan aknlk, korku ve de sayg hissine
kaplr. Bu karmak duygular dile getirmek iin Yunanl aids, n
giliz awe der. insan, g doast olarak grmez, daha ok ken
disinden baka biriyle karlat duygusuna kaplr.
ilkel din duygusu hemen btnyle ite bu tekinin varl duy
gusuyla belirlenir.
Tanr tata, suda, aata ve hayvanda, her yerde bulunabilir.
Doada her eyin tanr olmasndan deil de, her ey talih ya da ta
lihsizlikle yle olabilir ve tanr olarak ortaya kabilir.
Bir kyl dada gezinmektedir: Bir patika kenarnda bir ta y
nna rastlar. Bu yn zamanla kendisi gibi kyllerin geerken at
tklar talardan olumutur. O bu ynlara herma lar der. Bunlar
iyi bilinmeyen bir blgede, gven veren yol gsterici noktalardr. Bu
ynda bir tanr oturur: Bu tanr daha sonra insan biimine brne
cek ve ad, yolcularn ve ller dnyasna giden etin yollarda ruh
lar iletenlerin klavuzu, Hermes olacaktr. imdilik o yalnzca bir
ta yndr, ama bu yn tanrdr, yleyse gl dr. Bazen, kay
glarndan kurtulma ve korunma gereksinimi duyan bir yolcu, oraya
biraz yiyecek brakr: Sonraki yolcu asa, onu alacak, bulduu eye
hermaion diyecektir.
Yunanllar nceleri ve uzun sre kylydler. Sonradan denizci
olurlar. Tanrlar da yledir. Tarlalarda, ormanda, derelerde, pnarlar
da bulunur onlar. Sonra da denizlere yerleirler. Yunan lkesi kendi
sine gerekli suya yeterince doymaz ya da ok kararsz sular vardr. Ir
maklar ok azdr ve kutsal saylrlar. Bir rma geerken mutlaka dua
etmek ve elleri onun sularnda ykam olmak gerekir. Bir rman a
zna ya da pnarlarn yaknna iememelidir (kyl Hesiodosun t
leridir bunlar). Irmaklarn yalnz tarlalara deil, insan trne de ve
rimlilik getirdikleri kabul edilir. Bir delikanl ergin olup da uzam sa
larn ilk kez kesince, onlar lkesinin bir rmana atar.
Her rman bir tanrs vardr. Bu rmak tanrs insan yzl bir
boa biimindedir. Bugnk Avrupa folklorunda boa biimli rmak
perileri hl bulunmaktadr. Yunanistanda su perisi de, bir at bii-

172! A

ntik

unan

Uy

garli

Ci

minde ortaya kar. Eski Yunann byk tanrlarndan biri haline


gelen Poseidonun suyla olduu kadar, atla da sk ilikisi vardr. K a
natl at Pegasosun, Helikon danda bir toynak darbesiyle, Hippokrene (Ipokrinis) pnarn fkrtt gibi, Poseidon da bir gn dili
yabasn bir vurmasyla Atina Akropolisinin stnde bir tuzlu su bi
rikintisi -iyice iirilmi olarak deniz demiler- fkrr. Poseidonun
biimi ve ilevleri ona sayg duyan topluluklarn yaptklar ie bal
dr. lonial denizciler arasnda Poseidon deniz tanrs olarak anlr.
Karaya knca ve zellikle Peloponnesosda ise hem at-tanr hem de
deprem tanrsdr. Yerin iine dalan ve bazen daha ileride bir yerde
yeniden yeryzne kan birok rman halk inannda topra
andrd ve sarslmasna neden olduu kabul edilir.
Yunanllar doay yar hayvan yar insan biimi verdikleri baka
birok doast yaratkla doldurmulardr. Bir at gvdesi ile bir in
san bstne sahip Kentauroslar yalnzca iirsel ve sanatsal yaratm
alanna girerler. Yine de kukusuz halk kkenlidirler. Adlar sular
kamlayanlar" demek oluyormu: Kken olarak da, iirin onlar yerelletirdii Pelio ve Arkadia blgelerinde, dadaki sel tanrlarndan
gelmeleri olasdr. loniada, Silenler yaztlarla dorulanm durum
da: Onlar da olduka irkin insan biimleri, at bacaklar ve at kuy
ruklar ile doann yabanl grntlerini dile getirirler. Ayrca bun
larn erkeklik organlar abartldr; bu, ilk ada hi de gldrmeye
ynelik bir zellik olmayp doann byk dllenme gcn belirtir.
Ayaklar, kulaklar ve kuyruu teke, erkeklik organlar da kalkk
Satyrlerin (Satiri) durumu da ayndr. Sonradan Dionysosun neeli
ve yrtc alay iinde yer alan Satyrler onunla birlikte aalar ve bit
kileri bytmeye yardm eder, srlerin ve ailelerin oalmasna kat
kda bulunurlar. Onlar bu byk tanr ile birlikte, ilkel halklarn k
tan sonra gelip gelmeyeceinden her zaman kuku duyduklar baha
r, geri getirirler.
Avrupann btn halklar gibi, Yunanllar da, ok sayda dii
periler biiminde doann dourganln dile getirdiler. En ok bili
nen ve insana en yakn -yine de, tm tanrsal varlklar gibi, yaklal
mas ok tehlikeli- olanlar gen kadnlar gibi sevimli, ho ve kibar
perilerdir. Onlara taklan nympha ad da, gerekte gen kadn an
lamna gelir. ok gzel, iyiliksever, neeli, her zaman oyun oynama
ya hazr ve birden anlalmaz bir biimde fkeli ve tehditkr olan bu
varlklar btnyle tanrsal niteleyen u teki olmaktadrlar. G-

n s a n l a r

ve

anrilar

znzn nnde bir adam delirirse, onu nymphalar arpmtr.


Bununla birlikte, en derin duygularmzn, karmza ve ocuklarm
za kar duyduumuz sevginin bizi srkledii en iten tapnm on
lara ynelir. Yirmi yl sonra Ithakasna kavuan Odysseus, Penelopeia ile yurtluunu kendisine teslim etmeleri gereken taliplilere kar
Telemakhosla birlikte etin kavgaya girimeden nce, eskiden o
kadar kurban sunduu, kyya yakn derin maaraya, Nymphalarn
kubbeli maarasna yaklar. Yolculuundan getirdii hzineyi onla
rn korumasna brakr, zellikle de giriiminin esenliini onlara tes
lim etmek ister. Yerlere kapanan, krlarn br byk tanrsn
buday veren Toprak pen Odysseus, hemen ellerini kaldrp Athena ile birlikte zaferi kendisine vermeleri iin koruyucu ve kendisi
ne yakn grd Nymphalara yalvarr.
Kendisine elik eden Nymphalara ok benzeyen, vahi doann
bir kraliesi vardr; nceleri sadece vahi hayvanlarn koruyucu
Hanm denilen bu kralie, Yunan halknn dinsel yaamnda b
yk tanra Artemis olacaktr. Artemis sk sk ormanlarda ve yksek
dalarn tepelerinde gezinir. Artemis tapnm aalara, pnarlara ve
rmaklara yneliktir. Yerine gre, Lygodesmos (Ligodesmus) diye
adlandrlr, bu stler arasnda yaadn gsterir, kimileyin ceviz
aalar nedeniyle Kariatis, kimileyin de sedirler nedeniyle Sedreatis
derler ona. O btn Yunanistann en sevilen tanrasdr. Bugnk
Yunan kyls onu btnyle unutmamtr. Kyl onu hl, inan
d Nymphalarn kraliesi, Gzel Hanm ya da Dalarn Krali
esi sayar, iki bin yllk Hristiyan inanc iinde Artemisin yaayakalmas, Yunan kylsnn antik dininin hem popler, hem de ev
rensel niteliinin en arpc gstergelerinden biridir. Nymphalarla
ilgili bir baka kalnt da udur: ok zaman da gemi deil -ancak
tam yzyl nce- Atina kentinin ortasnda bulunan bir tepedeki ka
yadan oyulmu bir konuta, hamile kadnlar, kolay doum ve evlilik
te mutluluk istekleri iin Nymphalara sungular getirmekteydiler.
Ve ite buday veren Toprak . Gk ile birlikte, dnyann b
tn tanrlar arasnda eski bir tanrdr. Kylnn ayaklar altnda,
kazmas ya da saban altnda yaayan Toprak, tm canl varlk tr
lerinin de -hayvanlar, insanlar ve tanrlar- anasdr. O, bu varlkla
r tohumu ile besler. Yunanca Demeter ad, herhalde onun Buday
larn Anas (Tahl Ana) olduunu anlatr. Homerosa gre, Deme
ter bir gn lasion adl Giritli bir lmlyle seviir: kez srlm

173

174 | A

nt

k Y

unan

Uygarlii

bir tarla onlarn yata olur. Demeter, ad zenginlik demek olan Plutosu dnyaya getirir.
Antik ekonomide zenginlik, insanlarn ambarlara ydklar ve
doa rnlerinin kt olduu mevsimde onunla geindikleri buday
yedeinden olumaktadr. llerin yeralt tanrs Plton Plutos'dan
tremi bir biimdir: Ad zenginlie sahip olan" demektir. Bu zen
ginlik, yalnzca hkmdar olduu birok lnn zenginlii deil,
ncelikle ambarlarda yl tohumlarn zenginliidir.
Demeter tahl tanrasdr. Her zaman onun tapnmna ortak
olan bir kz vardr ki, eitli adlar arasnda, daha yaygn olarak T o
humlarn Kz , Tohum Tanras adn tar: Koredir bu. Demeter
ile Kore - Budaylarn Anas ile Tohumlarn Kz- Hellen ncesi
zamandan beri, Attika kyl topluluunun, sonra da tm Atina toplumunun iki byk tanras olmulardr. Ambarlarn ve llerin ye
ralt tanrs Platonun Koreyi cehennem lkesine kard yolunda
ki sylenceyi biliriz. Zeusun buyruu zerine ve Demeterin acsn
yattrmak iin, Plton onu geri vermek zorunda kalmtr. Plton
onu her yl geri verir: Attikadaki Eleusis oyunlarnda, Tohum Tanrsnn aydnla dnmesi, sekiz ay birlikte yeryznde geiren ve
drt ay ayr kalan iki tanrann grmesi kutlanr.
Sekiz aylk kavuma -ho bir varsayma gre- sonbahar ekimini
yapmak iin ambarlarn ald andan balayarak hesaplanr. Attikada her tr bitki abuk byr, ekilen tahllar, ocak aynda ksa bir
duraklamayla, k boyunca byrler. Daha nisan ay sonunda olgun
lar, maysta biilip kaldrlr, haziranda dvlr. Sonra gelecek
ekim iin ayrlan tohumluklar ambarlara girer: Tohum Tanras ye
niden yerin altna, Pltonun yanma dner... Bununla birlikte, doal
bir kartrma yoluyla, Korenin yeraltnda kald sre de yeni ba
aa durmak zere ekili tohumun toprakta kal sresine uymutur.
ncillerde Nastl ki tohum lmez... diye okuruz bizler de.
Attikadaki Eleusiste, ambarlarn alma vaktinden az nce De
meter ve Kore oyunlar dzenlenirdi. Buday Ana ile Tohum Tanr
asnn bir araya geliinin anlatld bu gsterilerde henz belirleyemediimiz bir biimde, bu srra vakf kiiler de hazr bulunurdu.
Herneyse, katlanlara baz srlarn retildii trenlerde kukusuz
ok basit bir gsteri gerekiyordu. Drst gibi grnen bir Hristiyan
yazar (buna inanmal m?), trenin en yce oyununun, Eleusisli b
yk rahip tarafndan biilmi bir buday baa ile yaplan kutsama
dan ibaret olduunu belirtir.

n s a n l a r

ve

anrilar

Demeter ve Kore tapnmnn ok temel bir tanrsal kkeni oldu


u ne kadar doruysa, yzyllarn gemesiyle buna daha derin an
lamlar yklendii de o kadar dorudur.
Toprak buday tanesini canyla besler. Biz canllar da onunla
besler, ldmzde bizi kendi iine alr ve biz de topran bitkileri
nin besini oluruz. Besleyici buday, biz de senin besininiz. Canl Top
ran iine inmek zere bizi bekleyen lm korkunluunu yitirir. Ye
ni rnn imlenmesi, yaamn sonsuzluunu simgeleyebilmektedir.
nceleri birey iin deil de kuaklarn devam iin konu edilen
bir lmszlk umudu, eski bir kyl tapnm temelleri stnde i
te byle geliti. Bu gelime eskil alarn sona eriinden bu yana s
regelmektedir. Daha sonra bunu kendine mal eden Atinada, V. yz
ylda, birey kendini aile ve gelenek balarndan kurtulmu hissettii
zaman, lmszl artk kendisi iin isteyecek noktaya kadar var
drd. Eleusis trenleri sonunda katlanlara unu da vaat etti: ller
lkesinde onlar mutlu bir yaam beklemekteydi; ama, bu artk ta
rmsal tapnmn doal bir geliimi deildi. Daha ok bir sapknlk
balangcyd.
Eleusis trenleri hakknda iaret edilmesi gereken son zellik
nemlidir. Balangta bir aile tapnmyd bu: Ailenin efi istedii
nin katlmna izin veriyordu. Bu, tapnmn kutlamalarnda yaban
clarn, kadnlarn ve klelerin bulunmas olanan aklamaktadr.
Demek oluyor ki, Eleusis trenleri antik toplumun en sefil varlkla
rna, gerek kadnlara gerekse klelere durumlarnn sefilliine kar
bir dn sunmaktayd. Bu adan, hi deilse sahip olduklar evren
sellik zellii nedeniyle, bu trenler, adeta Hristiyan dininin haber
cisi oluyorlard.

Yunanllar VIII. yzyldan itibaren kyl olduu kadar, denizci


bir halktr artk. Onlar, Odysseia ile birlikte birbiri ardna Bat Ak
deniz topraklarn kefe ve smrgeletirmeye atlrlar. Bu ii ne g
koullarda ve nasl kk takalarla yaptklar bilinmektedir. Odysseusun lonia denizinin ssz alanlarnda srklenmesi Lindbergin
Atlantiki bir koltukla gemesine benzer.
Ama bu alanlar bo deildir. Her burun dnnde, her dar ge
itte korkudan doan bir harika , rkten ama yine de macera ve

175

176

nt

Ik Y unan

Uygarlii

zenginlik.ere a insan yrei iin ekici bir mucize, pusulas olmayan


denizciyi pusuda bekler, A karnn verdii sknt, gemileri tayfay
la doldurur ve dalgalar stnde dolatrr. Yine de, insan denizde
ve adalarda, deryann usuz bucaksz yzeyinin tesinde garip bir
eyler gri , dnyay kefedebilir, harikalar sayp dkebilir.
llyada lan daha eski halk inanlarndan treme Odysseia hari
kas, tuhaf yaratklar halinde yaamn biimlerini yeniden meydana
getirir, onla: dev boyutlar, glnlk ya da sonsuz gzellik iinde
yeniden yara r. insandan ok uzakta olduklarndan bir tapnm ko
nusu olamaz u yaratklar; yine de ilkel insanlar iin snrsz denizin
byklnn esinledii ifte belirti udur: Onun byk ykm gc
olduu duygusu ve aldatc biimde ekici olduu duygusu. Tepegz
macerasna gleriz, nk kurnaz bir insan onu altetmi ve bizi gldrmtr. Am;. Sicilya ya da Napoli kysnda yollarn arm de
nizciler Vezv ya da Etnann homurdandn ya da grlediini duy
duklarnda glmezlerdi ki.
Kykloplar (Ki.dopes) sakin oban yaamlarnn rts altnda,
insanlar iin tamamen gizemli varlklardr. Ad Polyphemos (Polifemos -Tepegz) olan bu insan yiyen, tanrtanmaz, toplumd cana
vara Odysseusun ya varm olmas bu yzden mmkndr. Odysseiann airi, uygar yasamla ilgili her eye; gemilere, yasalara ve ku
rullara kar Kykloplarn nefretini srarla gsterir. Onlar, destanda
ki teki canavarlar gibi, akl almaz boyutlarda, kaba sabadrlar ve
doal olaylar hibir biimde kavrayamazlar.
ister Kharybdis (Haibdis), ister Skylla stne alnsn, bunlar ol
sa olsa birbiri ardna gemileri yutacak denizin ba dndrc meka
nii ya da, kara lm saan dileri ve katl enesiyle alt azl
canavarlardr. Bu dsel yaratlar, denizin denizciye kar sahip ol
duu korkun yok etme gc karsnda onun korkusunu sylencesel olarak dile getirirler.
Kirke ve Sirenler ile, simge daha bir karmak hal alr. Gzelim
Nymphalar doann bir tuzadr; onun, bizi eken ve bizi byle
yen (bu anlamda onlar byc drler) yzdr. Ama Nymphalarn glmseyen yz, insan soyuna kar doann ezeli acmaszl
n (bu ar imgelerle rl dilin tesinde anlalmal) hi de rteleyemez. Kirke, insanlar hayvana evirmek iin gzellii ni kullanr,
onlar ahrlarna kapatr. Sirenler tanrsal bir sesle ark sylerler,
ama, oralar kuru kemiklerle kapl bir ayrlktr. Burada bizim ona

nsa nl a r

ve

a n r il a r

| 177

yklediimiz gzellik ve soyumuzun yaamna kar duyulan kor


kun nefret bir kartlk iinde ele alnmtr, insanlar bir kez Kirke
tarafndan cezbedildi mi, byc onlar hkm srd doann
emberi iinde dndrmekten baka ey yapamaz, ister aslan, ister
domuz haline gelsinler, bir yurtlar olduunu unuturlar. Bylece
Odysseia'nn br yklerinde olduu gibi, doann kr dnyasn
da insanlar ne zaman yasak blgeye girseler, ne zaman bu dnyay
aklamak iin, airin gelenekten ald bu iki yzl yaratklardan
biri tarafndan ele geirilseler; ortak insanlklarnn simgesi olan yur
du kaybederler, airin de dedii gibi dn yolunu kaybederler. Top
lum halinde yaayan, insan zelliklerini kaybederler.
Onlar yurdu bsbtn kaybetmezlerse; kendilerini insanlktan
uzaklatran bu ylgnlkla yok olmazlarsa; bu, Odysseusun bir in
san olmasndandr. Kahraman bile demiyorum: Onun ba stnde,
Diomedesin ve teki lyada savalarnn balar stnde olduu
gibi doast bir alev yoktur. ok insanca gzken yznde ancak
destek verdii mcadelenin ve bunlardan edindii deneyimin izleri
vardr. O, kendisini insan toplumuna balayan btn balarla bir
insandr: En nce karsna ve oluna duyduu sevgiyle, topraa olan
sevgisiyle, i ve nesne reten emee duyduu sevgiyle. Odysseus bir
insandr ve lkesine dner, nk ayn anda zeksnn, yreinin ve
ellerinin tm olanaklarn kullanarak, denizin cinlerini yenmitir.

Ama daha lyada ve Odysseiann oluma dneminde, denize


ilikin doast nn esinledii korkunun bir blm almtr. Ev
sahibi Phaiaklara maceralarn anlatan olumlu bir insan olan Odys
seus, denizci atalarnn yaratt bu dsel ve rknt veren dnya
konusunda zaman zaman glmseyebilmektedir.
Odysseiada bile doast nn bu gerilemesine ilikin baka
belirtiler buluruz. Bunca inanlmaz esrar kabul edemeyen, anlal
maza boyun eemeyen Yunanllar bu korkun tanrlarn, bu acma
sz Nymphalarn yerine geleneklerinde insan biiminde, yani d
gc ve akl iin daha bir anlalr tanrlar koydular. Denizde ve ba
ka yerlerde daha bir gven uyandran insanbiimcilik hkm srme
ye balad. Denizin Prensi Poseidon bylece tpk lyadadaki soylu
bir sava gibi atlarn kouma sokar (gerekten de onun atlar dal-

178i A

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

galar stnde koar). Onun evresinde yunuslar, balinalar, camgz


ler neeyle zplarlar. Deniz lkesinin efendisinin derinliklerde saray
vardr, kars (Kralie Amphitrite [Amfitriti]) vardr. Poseidon sa
ylamayacak kadar ok balk ve canavar topluluuna hkmeder. Bu
topluluk kaypak ve sinsidir. Poseidona gelince o dalgalar gibi her
zaman fkelidir; fkesi ile Odysseusu ve dalgalar stnde dolaan
tm denizcileri tedirgin eder. Ama en sonu bir insann biimine, d
nce ve duygularna sahiptir; onun ani kudurganlklarna teslim
olan tayfalarn fkesine gerekeler aramalar ve onu yattrmaya a
lmalar bu yzden olanakldr.
Bu insanbiimcilik -tanrlar insan biimine sokm a- yalnz deniz
alanna deil, yeryzne de yaylmtr. Zeus nceleri gn, yarat
t havann bir tanrs idi -yani yldrm ve frtnalarn tanrs-, k
me kme ylan ve yararl olmaktan ok ykc, yamur halinde pat
layan bulutlarn tanrs, Yunan dili ayrm gzetmeden tanr ya
yor ya da Zeus yayor der. Zeus daha sonra evlerin barklarn
tanrs oldu. Onun eski sfatlarndan biri Herkeios'tur ki itin ya da
duvarn Zeusu demektir. Kt havalara kar koruyan evin tanrs
oldu, aile yuvasnn tanrs oldu. Zeus Herkeiosun her evde suna
vardr. O ailenin atas deil, koruyucusu demek olan Zeus pater (J
piter) olarak sevilir. Zeus evi ve evin zenginliklerini korur, birok
Yunan lkesinde u Zeus Ksenios (Kazandran Zeus) adyla anlr.
Evi koruduu iin, temel gda olan tuz ve ekmee gz kulak olduu
iin, eve gelen yolcuya bunlar sunduu iin ona yakaran kimselere
evsiz barksz yabanclara ve yoksullara kar insanlk dolu, konukse
ver bir ev sahibi olarak dnlr. Biimiyle de, duygularyla da in
sandr. Btn tanrlarn en gls ve en iyisidir o.
Bylece baka tanrlar Olymposun tanrlar oldular. Apollona
baknz: Gn gibi gzeldir o, yz aydnlk saar. Etkinliinin
bir blm gnele ilgili kkenini gsterir. Onun oklar, bir gne
arpmasnn yapt gibi, ani lmle cezalandrr insan. Ama, canl
l, gne nlarnn da yapt gibi, hastalar iyiletirir. ok insan
ca, genellikle iyilik dolu bir tanrdr o: Artt ve iyiletirdii yalnz
ca beden deildir, sulu gelip sunanda ona yakarnca ya da Delphoidaki tapnana yakn kaynaa dalnca, cinayetin lekesini de y
kar. Bunun temiz bir kalple olmas da -bir metin bunu aklamakta
dr- gereklidir, insanlara bu kadar yakn bir tanr nasl olur da, in
san biiminde canlandrlmaz?

n s a n l a r

ve

anrilar

Ama, Yunanistann pek ok blgelerinde, hele bir oban halk


olan Arkadiallar arasnda bir baka Apollon kkeni yakalarz (n
k Apollon figr bir tr badatrma sonucu, bunlardan daha ba
ka ok farkl kkenden gelen figrlerle rtmektedir): Kurtlar tan
rs demek olan Apollon Lykeiostur (Likeos) bu; kurt ldrendir.
Srleri korur, kuzular ve danalar kollarnda tar, ilka heykel
cisinin onu oban klnda vererek cezalandrmas bundan ileri
gelmektedir. Yzyllar ve dinleri ap gelen bir imgedir bu: iyilikse
ver oban Apollon ya da omuzlarnda srnn yavrularn tayan
iyiliksever oban Hermes tasviri ayn zamanda gariptir, yeralt me
zarlklarnda ya da Ravenne mozaiklerinde grdmz u henz
sakalsz Isa tasviri olup kar; tanrnn tasvirlerinden en eskisi bir in
san olur.
te yandan, gn tanrs Apollonun yle keskin bir bak
vardr ki, gelecei grr ve bildirir. Parnassosun (Parnasos) yama
cnda bir vadide Delphoi kutsal merkezinde Hellen veya barbar, tm
antik dnyann kutlu grd nl bir Apollon tapna vardr. Bu
rada tanr, bilici kadna ilham verir, rahipler de Pythiann (Fitia)
uultulu konumasn vahiy olarak yorumlarlar. Apollon bireylere
olduu kadar sitelere de gerekli olan en iyi eyi bilir. Onun tapna
na ona inanan binlerce insan doluur. Bugn nasl avukata, note
re ya da papaza danlyorsa, her konuda tanrya danlmaktadr.
ou durumda tleri esizdir. Sorun denizlerin tesinde yeni bir
site kurmaksa, tanr g edilen uzak lkenin en uygun yerini ve zen
ginliklerini bildirir. (Kukusuz, vahiyleri yanstan rahipler, bu bilin
medik lkeler hakknda kendilerine bavuran kiilerden bir seyahat
acentasndan pek farkl olmayan baz yollarla bilgilenmilerdir.
Ama, onlar bunu bir para gizlerler, inananlar ne bilsin!) Delphoi
bylece btn dnyadan gelen gzkamatrc hzinelerle dolup ta
maktadr.
Tanrnn vahiyleri bazen aldatcyd: Bunlara uymak isteyenleri
kanlmaz olarak yanla srklyorlard. Sanlyordu ki, byle
yapmakla tanr, ilahi mutlak g ve kutsal zgrln, her zaman
lmllerin iradesine baskn olabileceini gstermek istemekteydi.
Apollon yine fark atyordu.
Ik tanrs Apollon uyumun da tanrsdr, insanlarn cokusu
iin mzii ve iiri kefetmitir. Bunlarla urar ve baka her eyden
ok bunlardan holanr. Bu, uzak ama, iyiliksever tanrnn ltuflar-

179

180 | A

nt

k Y

unan

Uygarlii

n elde etmenin en iyi yolu, ona, sunaklar evresinde kz ve olan ko


rolarnn arklar syledikleri, oyun oynadklar enlikler sunmaktr.
Zaten tanrlarn ou gzel enlikleri severler. Bunlar, nee dolu
bir halkn neeli tanrlardr ve bu halk, gzel gsteriler, spor yar
malar, mealeli koular, top oyunlar dzenleyerek deerli tanrsal
ltuflar elde eder. Tanrlara dua etmek ve onlara kurbanlar sunmak,
iyidir. Onlarn onuruna bayramlar -hatta, arada onlarla alay edile
cek ok komik gsteriler- dzenlemek, daha da iyidir. Tanrlar gl
meyi severler, bu gl onlar biraz incitse bile severler. Olymposta,
toplant yaptklar Zeusun saraynda kendi aralarnda glmeleri
ne nlenemez der Homeros. Bir flt havas eliinde gzel bir
oyun oynamak, onlarn onuruna mzikle yek vcut oyun oynamak;
ite, ritmin ve melodinin gzelliine insanlar kadar duyarl ve eh
vetli olan bu tanrlarn en ok holandklar eyler bunlardr.

ilkalardan sonra, Olympos tanrlarnn dini olan bu dinin ba


z figrleri ite byle dodu.
lyadanm dhi airi Homeros* tarafndan yeniden yaratlan Yu
nan tanrlar, son derece insani olmulardr. Onlarn fiziksel varolu
larn btn duygularmzla alglarz. Yaadklarn sylemek azdr.
lklarn, ve bazen barp armalarn duyarz. Zeusun ve Poseidonun kllar, doal olandan daha karadr: Maviye alar, koyu
mavidir. Tanra giysilerinde parlak beyaz ya da koyu maviyi, hat
ta safran renklerini grrz. Bartleri gne gibi gz kamat
rr. Hera, dutlar gibi iri deerli talar takar. Zeus, altn manto, altn
as, altn krba ve dierlerinden oluan gln kl ile, altnn l
sn karmtr. Herann parltl sa rgleri bann iki yann
dan sarkar. Kulland ho koku keskindir: Yeri g doldurur. Athenann gzleri ldar, Aphroditeninkilerde mermer parlts var
dr. Hera terler, Hephaistos da yledir; Hephaistos yzndeki terle
ri siler, gs de klldr. alml alml topallar... Bu byle uzayp
gider. Bu maddi tanrlar bizi sar ederler, bizi kr ederler. Neredey
se bizi glgede brakrlar.
* Heredotos, Homeros ve Hesiodos, diye yazar, tanrlarn nesebini saptadlar...
Onlarn tavsiyelerini yaptlar.

182 1 A

ntk

unan

Uygarlii

Bu gl tensel varolua; eit, ama, yine de kahramanlarnkinden farkl bir tinsel yaam karlk verir. Kukusuz daha karmak
deil, ama daha kapaldr. Yalnzca bir gecekuu ya da aklta olan
ilkel tanrlardan ok daha insanca ve dolaysyla dualarmza daha
duyarl olan, bazen olduka kabaca kendi imgemizi yanstan bu et
ten ve kemikten tanrlar yine de kendilerinde szle anlatlamaz bir
eyler saklarlar ki, bu da, aka tanr olmalarn salayan eydir.
Bazen bunu bize basit bir ayrnt gsteriverir. rnein sava alanna
inen Aphrodite, Diomedes tarafndan yaralandnda, air bize, tan
rann koluna girip tanrsal kan aktmadan nce Kharitlerin ile
dii rubay delen kahramann sivri kargsn gsterir. Bu garip zel
lik, gzel tanrsal teni rten nerdeyse maddi olmayan bu kuman
yrtlmas zerine Diomedesin grlmemi bir i yaptn ve tanr
larn en zayf n\n yine de byk bir tanra olduunu anlarz. As
lnda, lyadann insanlaan tanrlar yine de ok korkun grnr
ler: Onlar, Melek takmndandr. Onlarda bir eyler, destan okuru
nun da yadsyaca tam bir insanlamaya her zaman direnirler. Y
nettikleri dnyann aclarna kar, neelerindeki olaanst takn
lk onlarn tanrlklarnn korkun gstergesidir, insanlar onlar can
llarn tanrlar olarak lm yaklatnda tanrlar. Tanrlar yaam
ylesine tam bir btnlk iinde yaarlar ki, inanan kii, ancak on
lara hayran olabilir. airin tanrlar hakknda verdii imge onlarn
neeleriyle dolar. Eksiksiz zgrlkleri ile tanrlarn nceden kesti
rilmesi hemen hemen olanaksz bir adet yaratmalar nemli deildir.
Tanrsal konum ile insansal konumu derin bir uurumun ayrmas
nemli deildir. Bizi ilgilendiren tek ey, tanrlarn sonsuz bir mutlu
luk iinde yaamalar, keyif ve gl iinde, eksiksiz nee iinde ya
amalardr. Homeros, Gzya insanlara, gl tanrlara mahsus
tur, der.
Byle tanrlarn insanlara esinleyebildikleri dinsel duyguyu
nemsemek gerekir. Bu duygu, yine bilinmeyen glerden olan kor
kuya baldr. Ama, bu korku; kendinden ayr, ama, kendine ok ya
kn dnyada, bir lmsz varlklar soyu olarak, lml cinsi boyun
duruk altna alan en ar kleliklerden kurtulmu bir insan soyunun
varolduunu bilmenin, bir tr vurdumduymaz neesiyle karr; tan
rlar ki; gzkamatrc Olymposun dinginlii iinde, bizzat kendile
ri de dingin yaarlar, nk; lmden, aclardan ve kayglardan aza
de olmulardr. Bu tanrlara gre ahlakn bile anlam yoktur: Ahlak,

nsa nl a r

ve

anrilar

tam olarak bir insan icad, insan deneyiminden karlan ve durumu


muzun belli bal kazalarna are bulmaya ynelik bir tr bilimdir.
Ama llyadann tanrlarnn haz bolluu iinde kapldklar tutkula
rn, lml varlklar iin olduu gibi, kendileri iin zc hibir so
nucu olmazsa, ne diye bir ahlaka gereksinimleri olsun ki. Akhilleusun fkesinin Yunanllarn yenilmesine yol atn ve Troya du
varlar dibinde llerin yldn biliyoruz. Ama ayn blmde
okunan, Zeusun Heraya kzgnl, sadece kar koca sahnesine d
nr ve sonunda tutulamayan bir kahkaha ile biter. Macera iin
de yaanan her trl tanrsal tutku glle tamamlanr.
Tanrsal konum hakkndaki bu dnceler Yunanllar iin belki
biraz ac. En byk airler bu dnceleri oluturur ve halklarna ile
tirler. Bu arada tanrlara inananlar, Yunan Olymposunu, kendisini
hayran brakan (szcn en gl anlamnda) bir gsteri gibi
seyreder, insanlarn kavgalarna ok kaytsz kalan llyadann tanr
lar, iyinin hizmetindeki koruyucu gler olduklar srece insann
dorultusunda, insan iin deil de, en sonu kendileri iin, yalnzca
kendi varolularna sevinmek iin vardrlar. ylece vardrlar. Yaa
mn birok biimlerinden biri olarak, grnen tek varolu nedeni,
gzellikleriyle houmuza gitmek olan rmaklar, gne ve aalar gi
bi vardrlar. zgrdrler, ama bizim tarzmzda doadan zorla ko
parlm bir zgrlkle deil, doann armaan bir zgrlkle z
grdr tanrlar. Dnyann ynetimini ve insann yazgsn, tresiz
deil de, tred ve karanlk, aka belirlenmi bir amac olmayan
ve kendileri iin nedensellik ilkesinin artk pek nem tamad b
yk glere emanet etmedeki kahramanlara zg tavr asla fark edil
meyecektir.
Yunan halk cesur bir halktr; cesareti de boyun emeye deil
mcadeleye dayanr. O, tanrlarna ancak bir gn fethetmekte karar
l olduu ey iin, yani; yaama sevincinin snrsz alan iin tapnr.
Olympostaki yce simalarn dini, kimilerinin iddia ettii gibi,
duraan, lml domu olmann yol at bir tr estetik teselli di
ni deildir. Estetizm onu tehdit eder, ama -gzellik tapnmna bor
lu olduu saysz bayapta karn- bu din, estetie saplanp kalmaz;
nk onun ortaya kt ve gelitii tarihte, Yunan halk kendi
iinde daha pek ok baka yaratc kaynaklar tamaktadr. Bunun
la birlikte unu belirtmek gerekir ki, insana daha baarl, tehlike al
tnda olsa da, hep etkin kalacak bir mutlulukta, mutlu ve insan sa-

183

184

ntk

unan

Uyga

rli

Ci

hip olduu mutluluktan daha telere gtren, daha mutlu bir insan
lk sunan bu din, onu, bu yeni insanlk tr ile yarmaya arr, in
san Melek ile savam a ya arr. Elbette, bunda tehlike yok deil
dir ve Yunanllar bu tehlikeli savaa hybris adn vermilerdir. Tan
rlar mutluluklarna smsk sarlm ve varlkl snf olarak onu sa
vunmaktadrlar. Hybris (gurur) ve nemesis (kskanlk) yine ilkel
inanlardr. Yunanllar yava yava bu inantan kurtulacaklardr.
Tragedya akmasnn balca izgilerinden biri onun hybrisin teh
likesi ve nemesis'in tehdidine kar yrtecei bu mcadele olacak
tr. Tragedya, gerek insann yceliinin getirecei tehlikeyi kabul
ederek, gerekse, lml halka gre ok ykseklerde duran bir zeni
e kar insanlar uyararak karlk verecektir. O genellikle hem ce
zalandrlan insann yceliini, hem de onu cezalandran tanrlarn
mutlak gcn dorulayacaktr. u ya da bu biimde henz tanrla
rn tutumunu hakl gstermesi gerekmektedir. Sonunda tanrlarn
hakl olmalar gerekir. Henz o noktada deiliz, lyadann tanrla
r, zgrlklerini ve egemenlik glerini snrlayabilecek bir insan
adaletinden kayg duymazlar.
Ama insana sakl isteklerini ve geleceinin en deerli fetihlerini
eksiksiz gereklemi bir biimde gsteren bu gzel figrler dininden
hesaplama sonunda ortaya ne kar? Onun bana gelecek olan, d
pedz insan iinde erimektir. Olymposlu tanrlar, siteler dneminde
koruyucu tanrlar olarak yurtta topluluklarnn, hatta rnein
Zeus ile Apollon iin sylersek, Hellen topluluunun manga balar
olacaklardr. Tanrlar, artk pek de, siteler arasndaki mcadelelerin
rzgrda rpnan sancaklar olmayacaklardr. Ya da, daha ok, ar
tk onlar, ancak dncemizde ve kanmzda devinen ve vcudumu
zu ayakta tutan etkili glerin simgeleri olacak derecede insanlaacaklardr. Bu srada, sitenin gc ve n ya da eylemlerimizin en
zorlayc drtleri ile karan Yunan dini neredeyse lmek zeredir.
Belki gzel, ama, kof bir gzellik olarak iirsel imgeler halinde do
nup kalacaktr.
Gerekte din insanlaarak laikleir. Devlet ve tanrlar o gnden
bu yana bu nedenle ayrlmaz bir birlik oluturmulardr. Atinada
Peisistratos, sonra da Perikles tarafndan dikilen tapmaklar en az
tanrlarn an kadar bu tapnaklar kuran topluluun ann ve ikin
ci olarak da imparatorluk metropolnn ann yceltirler. Burada
dinsel duygu n sray, parlak bayramlar vesilesi ve dnya hayranl-

n s a n l a r

ve

anrilar

nn nesnesi olarak, yurttalarn tanrlara antlar sunma gururu ve


yurtseverliine brakr. Ama insanlaan tanrlarn dini yurttalk gu
ruru ile zdeleirken, yeniden insann yreinden uzaklar ve insan
onu dndnden daha az bytr kafasnda.
Ama, bu tarihte Yunan halk dnyay yeniden kurmak zere, da
ha imdiden sk skya bir baka silaha ya da bir baka alete sarla
caktr ki, bu alet bilimdir. Yunan halk bu aleti kullanmay becere
bilecek midir?

Bu nedenle imdi zanaatlarla ilgili tanrlardan sz etmek gere


kiyor. Bilim -onu bu yaptta daha ilerde greceiz- iten, zellikle
de atele ilgili sanatlarn tekniinden doacaktr, ilk ada insan,
kendi keiflerini tanrlara balar. Bu keifler, Yunan halknn artk
yalnzca kyl ve denizci olmad, byyen kentlerde toplumun ye
ni bir snfnn -Solonun dneminden itibaren kalabalk bir snfellerinin emei ile yaad dnemde artar. Sz konusu snf, zanaat
lardan, iilerden, ayn zamanda satc, dkknc ve tccarlardan
oluur. Bu kmelerin tanrlar da vardr ve bunlar, onlarn imgeleri
ne gre emeki tanrlardr.
Hephaistos -Prometheusdan sonra- atein tanrsdr; ama yld
rm ateinin deil de mutfak ve demirhane ateinin, yani insann kul
lanmna sokulan atein tanrsdr. Hephaistosun ii takmlaryla
birlikte volkanlarda alt dnlen ilikleri vardr, iliklerde eli
nin altnda bir yn alet -ekiler ve maalar-, koca bir rs, byk
frnlarn nnde yirmi krk bulunur. Hephaistos her gn yar p
lak ve banda bir ii takkesi ile rsnn stnde madeni, ekile
dverek almaktadr. Ona aka ii adn verdikleri Atinada, V.
yzylda eski Atinann en sevilen mahallesi olan aa kentte, bugn
hl nerdeyse bozulmam olarak duran ok gzel bir tapma var
dr. Bu tapnan meydannda halk oyunlar ve grltl enliklerle
onu kutlar. (Bu bayramlar popler kalmtr, gnmzde de hl
kutlanmaktadr.) ii snfna mahsus antik bayramn ad, Kalkeia
(Halkia) idi ki, kazanclar bayram demekti. Ama bu bayrama ba
ka zanaatlar, zellikle kalabalk mlekiler de katlyorlard. Bay
ram, i (Ergane) tanra sfatyla Athena da ynetiyordu.
Atinaya adn veren tanra -Athena- ilk ve klasik yzyllarn

185

n s a n l a r

ve

anrilar

hnerli Atinas hakknda yaratlabilecek en kusursuz imgedir. Ken


disi de ii, hem de iyi ii olan tanra, Atinann tm alan halk
nn koruyucusudur. Dlger ve duvarclar gnyelerini ona borludur
lar. Athena maden sanatlarn ve dahas, geni keramik kenar mahal
lesine onun adn veren kalabalk mlekiler halkn da korur. At
hena mleki arkn kefetmi ve ilk pimi toprak kpleri yapm
tr. Renk vermede ve piirmede kazalar engellemeye dikkat eder. At
hena mlek kran ve cila atlatan eytanlar, kil iinde, frn iinde
pusuya yatan Syntrips (Sintipsi), Sabahtes (savata) ve Smarangos
eytanlarn bozguna uratr. Tm mleki takm, ustalar, model
ciler, dizgiciler, desenciler, siyah rengi veren, krmz kili figrlere
ayran ve deseni -bazen tek kll bir frayla- arap rengi bir izgi ya
da beyaz bir izgiyle dzelten ressamlar, piirmeye gz kulak olmak
la grevli iiler, kili youran dz iiler, hepsi onu yardma arr
lar. Bunlardan biri ile ilgili ok dokunakl bir halk arks var elimiz
de. ark, frna el uzatmas, kplerin kvamnda pimesi, siyah ren
gin parlakln korumas ve satn iyi bir kr getirmesi iin Athenaya bir dua ile balar. Byle bir kp zerinde Athenann kk
zafer perileri eliinde bir mleki iliinin ortasnda belirdii ve
emekilerin bana talar koyduu grlr.
ii tanra kadnlarn almalarna da gz kulak olmaktadr. I
ve reke ona gre kargdan daha deerli simgelerdir. Athenann ka
dnlar ve kzlarnn kemerde kabark durmak iin bazen yumuak ve
saydam, bazen grkemli dey krmalarla dmek zere ar, o renk
renk nakl kumalar Athenann parmaklar ile dokuduklar ve
nakladklar sylenir. Tanrann Akropolisdeki tapnann arka
odasna dokuz ay kapatlan 7-11 yalarnda drt kzcaz, her yl
kutlanan bayramnda ona sunulacak yeni giysiyi dokumak ve sy
lence sahneleriyle naklamak iin alrlar. Halknn tm gndelik
yaamna karan i tanra onu tam olarak temsil eder: Akropolisde, elde karg ve bata tolga, olanca grkemiyle onu savunur; aa
kentin sokaklarnda ve kenar mahallede gizsiz ve gizemsiz, yoksul
insanlara drst ve o dneme gre, ok makul bir din sunar.
Sophoklesin bir korosunda yle kaleme alnm bir ar var
dr: Szler, ey el iileri sokaa inin, Zeusun kz Erganenin parlak
gzlerine tapnn, kurban sepetleriyle sokaa inin, rslerin yannda
durun." Bu sokaa inin szcnn kukusuz Parisli devrimci an
lamnda alnmas gerekmez. (Bu zaten btnden kopuk bir paradr;

187

188

AntIk Y

unan

Uygarlici

bu da yorumda ok sakngan olmay gerektirir.) Bunun sadece ii


lerin iki tanrsnn ortak bir bayramna ar olduu dnlebilir:
En azndan bu popler bir bayramdr, bu bayram, tm el iileri
topluluu kutlayacaktr.
Bu ii tanrlara benzeyen, tm Yunanistanda ok sevilen, yol
cu, madrabaz, dkknc, satc ve tccarlarn kurnaz tanrs Hermes
haline gelmi olan eski ta ynlar tanrs vardr. Pazar meydanla
rnda ve yolcularn mallar ile birlikte izledikleri yollar ve patikalar
boyunca onun heykelleri grlr. Bu heykeller, iaret ilevi grr ve
hrszlara kar korurlar. Hermesi hrszlarn tanrs olarak gster
mek doru deildir: O mallar hrszlara kar korur. Mteriyi de
satclara kar korur, iki taraf iin gvence olarak terazileri, arlk
lar ve lleri kefetmitir. Ticaret tartmalar Hermesin houna
gider: O, hem alcnn hem de satcnn dilini biler; aralarnda anlancaya kadar, her birine en drst ve en krl neriyi ilham eder.
Hermes her ite uzlama yanlsdr. Siteler aras atmalarda el
ilere diplomatik formller salk verir. Hem alveriin, hem de, in
sanln mahvolduu savan iddetinden zellikle tiksinir. Bu tccar
tanrnn desteklemedii tek kr, sava kazanlardr. Hermes cirosu
nu artrmak iin iyi bir sava kmasn isteyen karg ve kalkan ya
pmcsn, haydutlara adar. Kendisi, kurnazlk dolu tanr olarak, y
kmlar iin kavgac halklarn besledikleri propagandann yalanla
rndan irenir. air Aristophanes komedyalarndan birinde Hermese, barp ararak lkelerinin huzurunu karan halkn kt
yneticilerine kar sert svgler syletir. air, tanr Hermesin, en
likler tanrasnn soluunu, sava torbasnn kokusundan daha se
ve seve soluduunu da syler.
Yunan halk bylelikle (baka birok rnek verebilirdim) iinin
ar zorunluluklarn yumuatr . Ad geen son tanrlar brlerin
den daha ok gereksinimden ve alt snfn, toplumun yaplanmasn
da karlat engellere kar giritii mcadeleden domulardr.
Bu tanrlar, ii snf iinde ve tccarlar snf iinde, dediim biimi
alarak domu ya da deimilerdir; onlar, tanrlarn kendilerini
emekiler kampna koyan, ynetici snfa kar mcadelesinde tanr
lardan yararlanan halkn isteini dile getirirler.
Bilinmedik tanrlarn esinledikleri eski korku, yerini dostlua b
rakr -bu, tanrlar insanlarn hizmetine sokan ve adeta onlar eitip
evcilletiren ok yararl bir dostluktur-.

n s a nl a r

ve

anrilar

Yine de btn tanrlar tamamyla insanlamaktan uzaktrlar.


Bunlardan kimileri -ynetici snflarn basks ve insanlarn dnya
ve topluma ilikin gerek yasalar henz bilmemesi yznden- ke
sin olarak ilerlemeye ve toplumlarn yaamna dman, anlalmaz
gler olarak kalrlar. Tanrsal esinle donanm g sahipleri, bu
nu kendi karlarna kullanmada hibir tereddt duymuyorlard,
kolayca entrikaya karabiliyorlard: Apollon ile Zeus, kt bir an
lamda ou zaman ise byle insanlatrld .
Ama, her trl insanlamaya yanaamaz gibi grnen bir tan
r rnei de vardr ki, bu Kader ya da Yunancada dendii gibi
M oira dr. M oira, kendisine insan biimi verilen bir tanra de
ildir. O, deimezliini salad evren hakknda bir tr yasadr,
ama bilinmedik bir yasa. M oira, insanlarn olduka greli zgr
lkleriyle ve kimi durumlarda neredeyse egemen tanrlar tarafn
dan da tehlikeye atlan eyleri yerli yerine koymak iin, olaylarn
akna mdahale eder.
Yunanllarda kader kavram, hi de dnyadaki varlklara her
trl zgrl reddeden bir kadercilik deildir. M oira, insanlarn
zgrl ile tanrlarn zgrlnn stnde yer alan bir ilke
oluturur ve bu ilke, anlalamaz bir biimde, dnyay gerekten
bir Dzen, dzenli bir ey haline getirir. (Benzetmek gerekirse, yer
ekimi yasas ile yldzlarn ekim yasas gibi bir ey olacaktr.)
Byle bir anlay, henz nedenlerin roln anlamakszn, yine de
evrenin bir btn, yasalar olan bir organizma olduunu bilen ve
varolan bu dzenin srrn bir gn zmesi iin, insan sktran bir
halkn anlaydr.
Bu durumda M oirann varlnn saptanmas aklanmam
kalsa da, deimez ve bir gn anlalabilecek bir dzeni varsayd
na gre, bu yzden temelde aklcla uzak dmez. En azndan
bu adan, insanal olmayan kural bir kez daha insana geri dner.
Yunanca Evren ad bile son derece anlamldr: Bu ad, Cosm osdur
ve szck u n birden anlatr: Evren, Dzen ve Gzellik de
mektir.

189

190 1 A n t I k Y

unan

Uygarlii

'" I f r

Tam olarak dinsel yzyllarda din, ancak Yunan hmanizmasnn biimlerinden biridir.
Ama daha ileri gitmek gerekir. Homerik ve arkaik yzyllardan
sonra, bu dinin asl abas, klasik dnemde, tanrsal dnya ile insa
nn ruhunu daha fazla badatrmaya almak olacaktr. Grd
nz gibi, bu tanrlar balangta ok az ahlakl idiler. Hizmetleri ve
iyilikleri bakmndan ok deiken kalyorlard. Yunan din bilinci,
adil olup olmadklarn kesinlikle bilmek istedi. Bu bilin, insanlar
dan daha gl olan bu varlklarn adalete uymamalar dncesine
bakaldryordu dorusu.
ok erkenden, Odysseia'nn airinden hemen sonra gelen eski
bir kyl-air, Hesiodos adl bu kk toprak sahibi kyl, sorunu
yle ortaya koyar (bu kadar kesin olmasa da bu sorunu Odysseia'nn airi de ortaya koymutur):
Otuz bine varr says, lmlleri gzetlemek zere
Zeusun bizi besleyen topraklara yollad lmszlerin...
Bir kz vardr, Zeusun kz, ad Dike,
Olymposlu tanrlar sayarlar severler onu.
Biri saygszlk etmesin ona hakszlk edip,
Hemen gider oturur dizleri dibine
Babas Zeusun,
Ve dert yanar ona, insanlarn hakszlndan...
Her eyi bilen Zeusun her eyi gren gz
Bunu da grr, grmek dilerse,
Hakl haksz ne varsa kent duvarlar ard, gznden kamaz.
Ben de, olum da vazgeeriz hemen bugn doruluktan
Eer Hak ho grrse hakszl.
Ama bir trl inanmam
ini bilen Zeusun
Byle ilere meydan vereceine. *

Daha sonraki yzyllarda, VII. ve VI. yzyllarn tm Yunan li


rik iiri -yazl hukuk ve yurttalarn eitlii iin mcadele dnemi
nin iiri- hem tanrsal, hem de insan adaleti hakknda benzeri szler
ve byk yakarlar ykseltir. Kamusal etkinlie karan airler, Ze
usun adil olduunu ve olmas gerektiini ne srerler ya da yce
*Hesiodos, i le r ve G n le r , ev. S. Eyubolu-A. Erhat, TTK Yayn 1991 -.n.

n s a nl a r

ve

anrilar

tanrnn Adaletin yardmna gitmediini grrlerse, ona saldrrlar


(bu da ayn kapya kar). Atinal Solondan biliriz bunu. Ama u da
M egaradan srlen bir airin, Theognisin bir parasdr:
Ey Zeus, hayrete dryorsun beni!
Sen ki kralsn dnyann,
n ve g sahibisin,
bilirsin her insann yreini:
Kudretin mutlak ey kral.
Peki nasl, ey Zeus, senin dncen
ayn sraya sokuyor sapkn ile doruyu
ruhu bilgelie ynelenle
hakszla kaplan, iddete girieni?

Bylesi bakaldr haykrmalar, Yunan dinsel bilincinin tanrla


rn adil olmalarn istedii anlamna gelir. Bu durum, tanrlarn ak
a ok gl ve zgr olduklar, nceki dnem iirinin -lyada iiri
tam tersidir.
I.. V. yzylda, Aiskhylos un tragedyas ile birlikte dnyaya ve
ruhlara adil ve iyi bir tanr hkmetmeye balar. Zaten Aiskhylosun
byk sorunu, tragedyasn trajik yapan sorun bu noktadadr. Prometheus ve Oresteia1nn (Orestia) airine gre dnya, gerek tanrlar,
gerek insanlar katnda yalnz kaba gcn hkm srd binlerce
yl atktan sonra, sonunda kendileri adalete erien ve insan toplumlarnn gelimesini doru davranlaryla destekleyen yeni tanrlarn
gkyznde yava yava evrenin komuta aygtlarna yerletii bir
aa girmitir.
Yunan dininin gelime izgilerinden biri byledir. Tanrlar in
sanlaarak -nce insan biimi alarak, sonra da ahlaka ykselerekadaletin gereklemekte olduu bir evrenin simgeleri haline gelirler.

191

Zeusun ba. Eskil bronz. (500e doru)

Blm

IX

r a g e d y a

a d e r

A
v e

s k h y l o s

d a l e t

U y u n a n halknn yaratmlar arasnda tragedya, belki de en


nemli ve en gzpek olandr. Tragedya birtakm esiz bayaptlar
retmitir; bu yaptlarda, iimizdeki korkuda kk salm, ama ayn
zamanda yreimizdeki umutta gelien insani z, eksiksiz ve inand
rc bir gzellikle dile gelir.
Eer; bu yeni edebiyat trnn anlam ve konumu kavranmak
istenirse; .. VI. yzyln ortalarna doru -klasik dnemin eiin
de- tragedyann douu, ksaca hatrlatlmas gereken tarihsel koul
lara baldr. Bir yandan, Yunan tragedyas tanrlar daha fazla in
sanlatrarak, tanrsal dnyay insanlarn toplumuna katmak iin
kendinden nceki iirin abasn yeniden ele alr ve srdrr. Gn
delik gerekliin onu yalanlamasna ve efsane geleneine karn; Yu
nan tragedyas, tanrlarn adil olmalarn ve bu dnyada adaleti za
fere ulatrmalarn ok ister. te yandan, bu, Atina halknn hem si
yasal yaamda, hem de toplumsal yaamda, ayn zamanda ynetici
de olan mlk sahiplerine kar, sonunda onlardan, yurttalar arasn-

194

ntk

unan

Uygarlici

da, demokratik rejim adn alacak olan, haklarda tam eitliini ko


parmak amacyla, adalet adna ok sert bir mcadele yrtmektedir.
Tragedyann ortaya kmas, bu mcadelenin son dnemine denk ge
lir. En yoksul kyller kitlesince iktidara getirilen, toprak kazanmnda halka yardm eden Peisistratos, Dionysos onuruna yaplan
enliklerde yurttalarn elenmesine ve eitimine gre hazrlanm
tragedya yarmalar aar.
Bu Aiskhylosdan nceki kuaktr. Herhalde henz ok az dra
matik ve ehvet dknlerinin uh gl ile gzyalarnn hazz ara
snda olduka kararsz olan bu ilk tragedya, ite birden, beklenme
dik bir olay sonucu seimini yapar, arballk tr seimi ve artk
onu belirleyen bu arballk olacaktr; tragedya yreklice onun
nemini kabul eder: Asl konusu olarak, ierdii riskler ve derslerle
birlikte, kahramann kaderle karlamasn seer. Tragedyaya he
men nceki Attika iirinde olmayan ar havay veren bu olay
Med sava, yani; Atina halknn Pers saldrganna kar iki kez sr
drd bamszlk savadr. Marathon (Maraton) ve Salamis sa
vas Aiskhylos, zarafet yanls ve saray airi olan Anakreonun ye
rini alr.
Aiskhylos bir savadr, anlatm aralarnn mkemmel bir us
tas olarak, yklm tragedyay bildiimiz biimiyle yeniden kurar.
Ama, onu nce bir atma olarak kurar.
Gerekten de, her trajik gsteri bir atma gsterisidir. I skn
ts, umut ya da uysallk, bazen de zaferle kesilen, ama her zaman,
lirik arklara varncaya kadar bir atma olan, bizi soluksuz klan
bir mcadeledir; nk biz seyirciler, sanki kendi kaderimiz sz ko
nusuymu gibi, korku ve umut arasnda kalm olarak katlrz ona:
Drt ar (iki metre) boyunda bir adam, der Aristophanes, ne k
m bir kahraman, almaz gibi verilen ve yle de olan bir engelle
karlaan bir kahraman; insan iin dven, bizi savunuyormu gi
bi grnen bir kahraman gizemli bir g ile mcadele etmektedir -ve
ou zaman bu g-, hakl ya da haksz, savay ezmektedir.
Tragedyaya giren insanlar, adil bir tanrya bel balamalarna
karn, aziz deildirler. Su ilerler, tutku onlar artr. fkeli ve
sert kiilerdir. Ama hepsinin insani baz byk erdemleri vardr.
Hepsi cesurdur; birou lkelerini, insanlar sever; ounda adalet
ak ve onu zafere ulatrma istei vardr. Yine hepsi, soylulua tut
kundurlar.

ragedya

AIs

khylos

, K

a d e r

vE A

dalet

| 195

Aziz deildirler, adil deildirler: Onlar kahramanlardr, yani, in


sanlkla yakndan ilgili, insann ters talihe direnme, talihsizlii insa
ni bykle ve sevince evirme -bunu da, nce kendi halkndan in
sanlar, sonra br insanlar iin yapma- konusunda o inanlmaz g
c, mcadeleleri ile gsteren, eylem olarak gsteren insanlardr.
airin seslendii izleyicilerin her birinde coku yaratan, soyumu
zun bu yrekli szcleri tarafndan tutsaklmzn evre duvarnda
alan gedii genileterek, iimizde, insan olma gururunu, hep daha
ok insan olma istek ve umudunu ycelten bir eyler vardr onlarda.
Bir eletirmen trajik hava diye yazar, kahramanla zdeleti
im andan itibaren, oyunun konusu benim konum olduu andan iti
baren, yani; oynanan maceraya kendimi kaptrdm andan itibaren
hep vardr, ben diyorsam, bu benim tm varlm, oyuna karan
tm kaderimdir.
Peki tragedyann kahraman neye kar dvr? insanlarn ile
rini yaparken karlatklar eitli engellere, kiiliklerinin serbeste
gelimesini gletiren engellere kar dvr. Bir hakszlk olmasn
diye, bir lm meydana gelmesin diye, cinayet cezalandrlsn diye,
bir mahkemenin karar line stn gelsin diye, yenilen dmanlar
bizde kardelik duygular uyandrsn diye, tanrlarn srr artk sr
deil, en azndan adalet olsun diye, tanrlarn zgrl, eer; bizim
iin anlalmaz kalmas gerekiyorsa, bizimkine saldrmasn diye d
vr. Sadeletirelim: Tragedyann kahraman dnyann daha iyi ol
mas iin ya da olduu gibi kalmas gerekiyorsa, orada yaamak iin
insanlarn daha cesur ve daha serinkanl olmalar iin dvr.
u da var: Tragedyann kahraman, eliik duygular iinde d
vr; eyleminde, hem alamaz ve hem de amas gereken engeller
le karlar; en azndan kendi btnlne kavumak, iinde tad
u tehlikeli byklk eilimini gerekletirmek isterse; bunu, tan
rsal kskanlk (nemesis) dnyasnda hl var olan eye saldrma
dan, arlk (hybris) suunu ilemeden gerekletirmek zorundadr.
Demek oluyor ki, tragedyann atmas kanlmaza kar girii
len bir mcadeledir; onunla atan kahramana gre; sz konusu
olan, bunun kanlmaz olmadn ya da hep yle kalmayacan
ne srmek ve eylem olarak gstermektir. Alacak engel bilinmedik
bir g tarafndan onun yoluna konulmutur; bu gce kahramann
sz gemez ve o andan itibaren tanrsal olarak niteler onu. Bu g
ce verdii en korkun ad, Kader addr.

196 1 A n

Ik Y

unan

Uyga

rli

Gi

Tragedya kahramannn mcadelesi etindir. Mcadele ne kadar


zorlu olursa olsun; kahramann abas peinen ne kadar umutsuz g
rnrse grnsn; o, bu ie giriir -ve Atina halk, modern zaman
larn izleyicisi olarak bizler, onunla birlikteyizdir-. Tanrlarca mah
km edilen bu kahramann insan olarak, yani gsteride bulunan in
san topluluunca mahkm edilmemesi ok ilgi ekicidir. Tragedya
kahramannn bykl cezalandrlm bir byklktr: Genellik
le lr. Ama yle olur: Bu lm, beklediimiz gibi bizi yldrmak
bir yana, bizde uyandrd dehetin tesinde, iimizi sevinle doldu
rur. Antigonenin, Alkestisin, Hippolytosun (Ipolitos) ve daha bir
oklarnn lm byledir. Ve tragedyann atmas tamamyla y
le gemitir: Biz kahramann mcadelesine bir hayranlk duygusuy
la, diyeceim, sk bir kardelik duygusu iinde katlm olduk. Bu
katlmn, bu sevincin ancak bir anlam olabilir -nk sonunda biz
de insanz-; kahramann kant tekil eden lmne dek mcadelesi
nin znde bir vaat iermesidir; kahramann davasnn bizi kaderin
elinden kurtarmaya yardmc olma szdr bu. Yoksa, bahtszl
mzn gsterisi olarak tragedya zevki anlalmaz kalacaktr.
yleyse tragedya, efsane dili kullanr diyebiliriz, bu dil simgesel
deildir, ilk iki tragedya airleri olan Aiskhylos ile Sophoklesin d
nemi son derece dindar bir dnemdir. Aslnda bu dnem efsanelere
inanr. Halka sunduu tanrsal dnyada, insan yaamn ister iste
mez yok olmaya yargl klm gibi grnen baskc glerin var ol
duuna inanr. Dediim gibi, rnein Kaderdir bu. Ama baka efsa
nelerde, insan soyunu mahvetmek isteyen, insanla dman bir des
pot, kaba bir tiran olarak temsil edilen Zeusun kendisidir.
Tragedyann douundan ok nceki efsaneleri ve daha bakala
rn yorumlamak ve onu insancl ahlak ilikileri haline getirmek a
irin grevidir. Dionysos bayramlarnda Atinal hemehrilerine sesle
nen airin toplumsal ilevi budur. Aristophanes sahneledii ve ko
medyasnda birbirlerine ne kadar hasm olurlarsa olsunlar, en azn
dan tragedya airinin tanm ve benimsemeleri gereken ama konu
sunda anlaan iki byk tragedya airinin, Euripides ile Aiskhylosun azndan, kendi tarznda bunu dorular. Ne bakmdan beenmeli bir airi?.. Sitelerdeki insanlar daha iyi kldmzdan.' (Ve
bu daha iyi szc yaam mcadelesinde daha gl, daha
uyumlu demektir.) Tragedya burada eitici grevini ortaya koyar.
Aiskhylosun dneminde, tragedya airi, efsaneleri dzeltme, he-

ragedya

AIs

khylos

, Kader

ve

d a l e t

| 197

le bunlar keyfine gre yeniden uydurma hakk olmasn dnmez.


Ama bu efsaneler birok deikeleriyle anlatlrlar. Aiskhylos halk
geleneinin ya da tapmak geleneinin bu deikeleri arasnda seim
yapar. Bu seimi adalet ynnde yapmas gerekir ve yle yapar. Bun
dan dolay da, halknn eitici airi yorumlanmas en g sylencele
ri, tanrsal adalete en arpc yalanlamay getirmi gibi grnenleri
seer. Gerekten de, bunlar, onu en ok rahatsz eden ve halknn bi
lincini bulandran sylencelerdir. Bunlar korkun eylerdir ve kor
kunluk sonunda adil uyum halinde zlemezse yaamaktan umut
kestirecektir.
Ama tanrsal adalet hakknda, hep glkle karlanan bu srar
l istek nedendir? nk; Atina halk srdrd ve insani adalet
iin hl iinde bulunduu mcadelenin yaralarn teninde tamak
tadr.
Bugn ou kiinin dnd gibi, iirsel yarat, edebiyat, top
lumsal gerekliin yansmasndan baka bir ey deilse (air bunu
bilmeyebilir, nemli olan bu deildir); tragedya kahramannn kade
re kar mcadelesi de, efsane dilinde aklanan, VII. yzyldan V.
yzyla, tragedyann doduu srada, Aiskhylosun da onun ikinci ve
gerek kurucusu olduu srada, hl halk ezen toplumsal basklar
dan kurtulmak iin halk tarafndan yrtlen mcadeleden baka
hibir ey deildir.
Siyasal eitlik ve toplumsal adalet adna Atina halknn yzyl
lardan beri sren bu mcadelesinde, tragedya oyununu oluturan
kahramann, kadere kar u teki mcadelesinin temsili, Atinann
sevilen bayramnda yer alr.
Bu mcadelelerden birincisinde; bir yanda, hem topraa hem de
paraya sahip kk kyller, zanaatlar ve dz iiler kesimini se
falete mahkm eden, sonunda topluluun varoluunu bile parala
yacak gibi grnen, her durumda acmasz bir soylu ya da zengin s
nfn gc vardr. Karda ise; yaamak isteyen, adaletin herkes iin
eit olmasn; hukukun, her insann yaamn ve sitenin devamn g
venceye alan yeni ba olmasn talep eden bir halkn gl canll.
Birincisinin grnts olan ikinci mcadele hoyrat, keyfi ve k
yc bir kader ile insanlar arasnda daha ok adalet ve insanca iyilik,
kendisi iin de an olmas iin dven bizden daha byk, bizden
daha gl ve daha yrekli bir kahramann mcadelesidir.
Bir zaman ve mekn noktas vardr ki, orada bu iki kout mca-

198

nt

Ik Y

unan

Uygarlii

dele birbirine yaklar ve younlarlar. Bu an ilkbahardaki iki Dionysos enlii; bu yer, sitenin Akropolisinin yamacnda yer alan
tanrnn tiyatrosudur. Orada btn halk airlerinin sesini duymak
iin toplanr; halka, tarih saylan gemiinin efsanelerini aklayan
airler, onun uzun zgrlk mcadelesi demek olan tarihi yapmaya
devam etme mcadelesinde ona yardm ederler. Halk airlerin do
ruyu sylediklerini bilir: Onlarn asl ilevi halk aydnlatmaktr.
I.. V. yzyln banda -klasik an balangcdr bu- traged
ya, hem toplumsal dzenin koruyucusu bir sanat, hem de devrimci
bir sanat olarak ortaya kar. u bakmdan toplumsal dzeni koru
yucu bir sanattr: Sitenin btn yurttalarnn, tragedyann onlar
gtrd dsel dnyada, halktan her insann gndelik yaamnn
aclarn ve mcadelelerini uyum iinde zmesine olanak salar.
Koruyucudur, ama yutturmac deildir.
Ama bu dsel dnya, gerek dnyann grntsdr. Tragedya
uyumu, ancak onun yattrd aclar ve bakaldrlar uyandrarak
verir. O, uyum sresince seyirciye zevkle uyumu vermekten fazlasn
yapar; uyumu, her insanda hakszln reddini, ona kar mcadele
isteini glendirerek, toplumun evrimine adar. Ortak bir yrekle
kendisini dinleyen halkn, iinde tad btn mcadele glerini
toplar.
Bu anlamda tragedya artk koruyucu deildir, devrimci bir ey
lemdir.

Buradan somut rneklere geelim:


ite tarihi bilinmeyen (yaklak I.. 460 ile 450 yllar aras)
Aiskhylosun tragedyas Zincire Vurulmu Prometheus'un etin m
cadelesi. Aiskhylos tanrsal adalete inanr, adil bir Zeusa bel balar.
Genellikle, onda, karanlk kalan bir adalettir bu. air, Prometheusdan nceki bir tragedyada yle yazar:
Hi de kolay deil niyetini bilmek Zeusun.
Ama ite o, her yerde,
Ildyor birden karanlklar iinde...
Tanrsal dncenin yollar
Hibir bakn delemedii
Sklklardan, youn karanlklardan geiyor
Ve gidiyor amacna doru.

ragedya

AIs

khylos

, K

ader

ve

d a l e t

) 199

Aiskhylosun halkna Prometheus efsanesinin karanlnda Zeusun adaletinin nasl birden ldad"m aklamas gerekir.
Prometheus, insanlara kar iyilikle dolu bir tanrdr. Attikada
ok sevilir; orada kk zanaatlarn, zellikle de bir lde Ati
nann servetini yaratan o seramik mlekilerinin ustas Hephaistos
ile birlikte kalr. O, yalnzca insanlara atei vermekle kalmam, on
lar iin meslekleri ve sanatlar da kefetmitir. Site, Atmallarn bu
ok saygn tanrs onuruna bir bayram kutlamaktayd. Bu bayram
da, takmlar halinde bir bayrak yar yaplmakta, yarta bir mea
le tanmaktayd.
imdi yapt iyilikten dolay Zeusun cezalandrd ite bu in
san Dostu tanr, insanlarn velinimeti dir. Zeus onu, ok merha
metli Hephaistosa zincirletir, ama, utanmaz dili, irkin yzne pek
yakm (Zeusun) uaklar olan G ve iddetin gzetiminde. Ti
tan, insanlarn yerletii btn topraklardan ok uzak, skit lnde
bir kaya duvara, hem de Zeusun zorbal n kabule raz olunca
ya kadar, ivilenir. Tragedyay aan arpc sahne budur. Promethe
us cellatlarnn karsnda tek sz sylemez.
Nasl olur bu? Aiskhylos, kukusuz Prometheusun tanrlarn
ayrcal atei alarak ar bir su ilemi olduunu bilmekte
dir. Ama insanlarn sefaletinin azalmas da, bu sutan domutur.
Bu efsaneyle, Aiskhylosu trajik bir i sknts basar. Adil bir Zeusa -dnyadaki dzenin hakimi ve destei Zeusa - inancnn sar
sldn duyumsar. Ama, dosdoru bakmaya karar verdii konu
nun g yanlar gznden kamaz. Tm tragedyasn Zeusa kar
yazar.
insanlarn Dostu (burada szel yenilii bakmndan Promethe
usun insanla kar sevgisinin dile getirildii bir szck treten
Aiskhylosun dedii gibi Insansever ) demek ki, artk ne insan se
si duyaca, ne de insan yz grecei bir lde yalnzla terk
edilmitir.
Ama, yalnz mdr o? Tanrlarn dlad, insanlardan ayr d
m Prometheus, doann kucandadr, zaten kendisi de, bu doa
nn oludur. Anasnn ad hem Toprak hem de Adalettir. Promethe
us, esiz ve baka dile evrilemez bir iirin lirik blmnde, Yunan
llarn barnda gl bir yaam sakl varln her zaman hissettik
leri bu doaya seslenir. yle der:

200 | A n t k Y u n a n U y g a r l i C i

Yce gkler, tez kanatl yeller,


Irmaklarn akp giden sular,
Denizlerin kvrm kvrm sonsuz glleriL
Toprak, varlklarn anas,
Ve sen, Gne, her eyi gren koca toparlak!
Sesleniyorum size, gelin grn
Bir tanrya neler ektiriyor tanrlar!

Daha ileride ektii azabn nedenini belirtir:


Evet, ben, kabahatli ben bam bu dertlere soktum
insanlara iyilik edeyim derken
Bir gn bir narthexin (Nartiks) kam iinde
aldm gtrdm insanlara atein tohumunu.
Bu tohum btn sanatlarn anahtar oldu,
Btn yollar at insanlara.
Suum bu ite benim tanrlara kar,
Bu yzden zincire vuruldum gklerin altnda. *

Bu srada bir mzik ykselir: Seslenilen doa, Prometheusa kar


lk verir. Gkyz ark sylemeye balam gibidir. Titan ezgilerin
arasnda Okeanosun -on iki kzl- korosunun geldiini grr. Kz
lar sularn dibinde Prometheusun szlanmasn duymular, mutsuz
luk acsn paylamaya gelmilerdir. Karlkl konuma balar, ac
ma ile fkenin konumasdr bu. Okeanos kzlar gzya dker ve
ekine ekine en glnn yasasna boyun emeyi tlerler.
Prometheus adaletsizlie boyun emeyi reddeder. Dnyann
efendisinin baka hakszlklarn aklar. Zeus, gkteki tahtn ele
geirme mcadelesinde Titandan yardm grm, ama Promethe
usa ancak nankrlk etmitir. lmller hakknda ise, Zeus onla
rn kkn kazmay ve onlardan yepyeni baka bir tr yapmay
dnm, ancak insanlarn Dostu bu tasary engellemitir. Bugn
katland azaba yol aan lmllere kar besledii bu sevgidir.
Prometheus biliyordu bunu: Bu suu ilemeyi kendi semiti, sonu
larn biliyor, cezasn da peinen kabul ediyordu.
Aiskhylos konusuyla ve kayaya ivilenmi kahramanyla bt
nyle duygusalla yargl olacak gibi grnen bu tragedyaya, yine
de dramatik bir e sokma yolunu buldu: Zeusa kar Prometheusa
bir silah verdi. Bu silah onun anasndan edindii ve dnyann efen* Aiskhylos, Z in c ire V u ru lm u P ro m e th e u s, ev. A. Erhat-S. Eyupolu, Bilgi Yayne
vi, 1968 -.n.

ragedya

AIsk

hylos

, K

ader

ve

dalet

I 201

diinin gvenliini ilgilendiren bir srdr. Prometheus bu srr ancak


verilecek zgrlk sz zerine aklayacaktr. Srr aklayacak m
aklamayacak m? Zeus onu buna zorlayacak m zorlamayacak m?
Dramatik olayn dm budur. te yandan, Zeus sahnede grnemedii, bu da onun yceliini eksilttii iin, Prometheusun ona kar
sava, gk boluuna yaylr. Zeus, gklerin derinliklerinden,
kendi iktidarna kar Prometheusun tehditlerini duyar: Tir tir titre
meye balar. Onun srrn ilgilendiren tehditler Prometheusun bile
rek azndan kard birka szckle aklanr. Zeus yldrmn sa
vuracak m? Dram boyunca onun varln duyumsarz. Ayrca, Ze
us ile dostluk, dmanlk ya da bamllk ilikileri srdren kiiler
Prometheusun kayas nnden geerler ve balangtaki G ve ik
tidar uaklarndan sonra, Zeusu bu kez sinsilii ve acmaszl iin
de bize tantmay tamamlarlar.
Tragedyann ortasnda, bu yaptn okurunun nceden bildii bir
temel sahnede, hani atmann nemini belirten ve aan sahnede,
Prometheus insanlar yararlandrd keifleri sralar. O burada ar
tk, airin kalt olarak ald ilk efsanede olduu gibi yalnzca atei
alan deil, doan uygarln yaratc dehasdr; bilimleri ve sanatla
r kefeden, egemenliini dnyaya yayanbu dhiyane insann kendi
dehas ile karr. Zeus-Prometheus sava, yeni bir anlam kazanr:
Bu sava, insann kendisini ezme tehlikesi gsteren doal glere
kar mcadelesi demektir, ilk uygarln u kazanmlarm biliyoruz:
Evler, hayvanlar evcilletirme, metalleri ileme, astronomi, matema
tik, yaz, hekimlik.
Prometheus insana kendi dehasn gstermitir.
Burada, piyes, yine Zeusa kar yazlmtr: insanlar -yine seyir
cileri kastediyorum; airin grevi onlarn eitmeni olmaktr- velini
metlerini yadsyamaz ve kendi insanlklarn yadsmadan Zeusa hak
veremezler. airin Titana kar sevgisi gevemez. Prometheusun in
sancl dnyann yasalarna ilikin bilisizlikten bilgiye ve akla yk
seltme gururu, bu gururu, Aiskhylos paylar. O, insan soyundan ol
makla vnr ve iirin gcyle bu duyguyu bize iletir.
Prometheusun kayas nnden geen simalar arasndan yalnz
ca, dayanlmaz ve dokunakl bir imge olan, zavall lo simasn ele
alacam. Gn efendisinin bir ak hevesiyle ayartlan, sonra da al
aka terk edilip en acmasz ikenceye teslim edilen Io da, Promet
heus, nasl Zeusun kininin kurbanysa, onun aknn ibretlik kurba-

... _v*

. V * >' ' ..

% v

. T 0

~H L

Eleusis. On planda ayin mealesi biiminde stun.

ragedya

AIsk

hylos

, K

ader

ve

dalet

n olmutur, tonun haksz yere urad ackl manzara, Prometheusun Zeusun fkesinden korkmasn salamak bir yana, ancak
onun fkesini azdrr.
ite o zaman, sahibi bulunduu srr bir silah gibi daha bir kor
kusuzca savuran ve Zeusu hrpalayan Prometheus ak ak meydan
okur:
Grrsnz bir gn gelecek, Zeus
Ne kadar sert de olsa yumuayacak,
nk girmeye hazrland yatak
Gcnden, tahtndan edip ykacak onu.
Bylece tam yerine gelmi olacak
Babas Kronosun ettii lanet,
Bunca zaman oturduu tahttan derken.
Bu beladan kurtulmann yolunu
Hibir tanr gsteremez ona benden baka:
Yalnz benim, olaca ve aresini bilen.
Varsn imdi otursun korkusuzca tahtnda
Gkleri dolduran gmbrtlerine gvenerek
Ate soluyan okunu sallayp ellerinde.
Bunlarn hibiri nleyemez dmesini
erefini yitirmenin dayanlmaz acsna.
yle gl bir dman hazrlyor ki kendisine
Savalmas zor yaman bir yaratk bu,
Bulaca ate yldrmndan zorludur,
Gk grltsn bastrr gmbrts...
Zeus bu belaya att gn anlayacak
Kralla kle arasndaki ayrl. *

Ama, Prometheus, oyununun ancak bir blmn ortaya koy


mutur. Zeus iin ayartlacak tehlikeli kadnn adn ise (Zeusun
lmlleri ayartmaktan geri kalmas adeti deildir), kendine saklar.
Prometheusun darbesi etkisini gsterir. Zeus, korkar ve karlk
verir. Elisi Hermesi yollayp, Prometheusun bu ad kendisine bil
dirmesini buyurur. Aksi takdirde en ar cezalar kendisini beklemek
tedir. Titan, Hermesle alay eder, onu maymun ve uak yerine koyar,
srrn vermeyi reddeder. O zaman Hermes, ona Zeusun kararn
bildirir. Prometheus kendisini dnyann felaketine batracak belay
soyluca bekler.
* Aiskhylos, Z in c ire V u ru lm u P ro m e th e u s, ev. Azra Erhat-Sabahattin Eyubolu,
Bilgi Yaynevi 1968 -.n.

203

204

nt

k Y

unan

Uy

c a h li c i

Derken dnya sallanmaya balar ve Prometheus yle karlk verir:


Sz deil artk bu, olayn ta kendisi!
Sarslyor yer
Ta derinlerden,
Sesler geliyor gk grlts gibi.
Kvrm kvrm saryor gkleri yldrm,
Bir hortum kaldryor tozu topra,
Birbirine giriyor havann btn soluklar,
Rzgrlar rzgrlarla savayor,
Gkler denizlere karyor.
Bu ite, besbelli Zeusun
Beni korkutmak iin kard kasrga.
Ey yce anam benim,
Ve ey sen
Dnyaya k salarak dnen Gkyz
Gr uradm haksz belalar!

Prometheus yklmtr: Ama yenilmemitir. Onu sonuna kadar


yalnzca bize gsterdii sevgi iin deil, Zeusa kar gsterdii dire
ni iin severiz.
Aiskhylosun dini, edilgence kabul edilen geleneklerden oluma
bir dindarlk deildir: Bu din doal olarak ba een uysallk da de
ildir. nsann sefil durumu, tanrlara inanan airi, tanrlarn haksz
l karsnda isyan ettirir. lkel insann mutsuzluunu, buna olanak
salayan Zeusun bir vakitler insan trn yok etmeyi kafasna koy
mu olduunu dndrr. Yaamn yasalarna kar kin, bakald
r duygular her gl kiilikte vardr. Aiskhylos, bu duygular, ya
ama kar kendi bakaldrs ile birlikte Prometheusun kiiliinde
parlak iir halinde ok gzel bir biimde serbest brakr.
Ama, bakaldr, Aiskhylosun dncesinin ancak bir annda par
lar geer. Onda, o kadar zorunlu bir baka istek, bir dzen ve uyum
gereksinimi vardr. Aiskhylos, dnyay bozguncu glerin bir oyun
alan olarak deil, oynak sistemi anlama ve dzenlemesinin, tanrlarn
yardmyla insanoluna nasip olduu bir dzen olarak duyumsamtr.
Aiskhylos, bu nedenle, bakaldr oyunundan sonra ayn gsteri
iin, bir uzlama oyunu olan Kurtulan Prometheusu yazd. Gerek
ten de, Zincire Vurulmu Prometheus Yunanllarn birleik trilogya,
yani bir dnce ve yap birlii halinde birlemi tragedya topla
m, dedikleri eyin parasyd. Trilogyanm br iki oyunu kayboldu.

ragedya

Ais

h y i. o

s, K

ader

ve

Adalet

Sadece Zincire Vurulmu Prometheus dan hemen sonra Kurtulan


Prometheusun geldiini biliyoruz. (Trilogyay balatan ya da ta
mamlayan nc oyun hakknda kesin bir ey bilmiyoruz.) Kurtu
lan Prometheus hakknda baz dolayl bilgilere sahibiz. Elimizde bu
oyundan birka kopuk para da var.
Oyunda, Prometheusun adn bildii kadn iin, Zeusun kapris
yapmaktan vazgemeye yanatn kabul etmek olduka akla yakn
dr. Bu vazgeme tutumunu gsterdiyse, dnyay dzensizliklere at
mamak iindi. Bylece artk evrenin efendisi, bekisi kalmaya layk
oluyordu yle ya.
Kendine kar kazanlan bu ilk zafer, yannda bir bakasn geti
riyordu: Zeus, Prometheusa kar fkesini brakyor, bylece Ada
leti honut klyordu. Uysal davranan ve kukusuz bakaldrsndaki
yanl ve kibir payndan tr zlen Prometheus ise, artk bu sfa
ta layk olan tanrlarn efendisi nnde eiliyordu. Bylece, her iki
si de, znde yenilmi olan iki dman da, yksek bir amaca, dn
yann dzenine hizmet etmek zere, kendi bozguncu tutkularna s
nrlama getirilmesine raz oluyorlard.
Sz konusu iki tragedyann konusunu ayran otuz yllk sre,
tanrnn bu oluumunu daha gereki klyordu.
Baka bir deyile, Aiskhylosun dnyann yazgsna, geliimine
hkmettiklerini kabul ettii esrarl gler -balangta tamamen keyfi
ve kanlmaz gler- yava yava ahlak dzlemine girmektedir. airin
binlerce yl tesinden tasarlad gibi, evrenin yce tanrs, ite bu tan
r, oluum halinde bir varlktr. Onun oluumu da, tpk bu tanrsallk
imgesini yaratan insan toplumlarnn oluumu gibidir, ite Adalet!

I.. 458 ylndaki Dionysos bayramlarnda temsil edilen, bugn


tam olarak elimizde bulunan Aiskhylosun l tragedyas (trilogya)
Oresteia, airin kendi kafasnda ve halk karsnda, Kader ile tanr
sal adaleti son uzlatrma abasn oluturur.
Oresteianm tragedyasndan birincisi Agamemnondur; bunun
konusu Agamemnonun, Troyadan zaferle dn srasnda, kars
Klytaimnestra tarafndan ldrlmesidir. kincisinin ad, Sungu ta
yanlar demek olan Khoephoroidir (Hoifori). Bu tragedya Agamem
nonun olu Orestesin, babasnn katili olan, z anas Klytaimnest-

205

206 j A

ntk

unan

Uyga

rli

Gi

radan nasl intikam aldn, onu nasl ldrdn, bylece kendisi


nin de, nasl tanrlarn gazabna uradn gsterir. Eumenides (Evmenidis) adn tayan ncsnde Orestesin intikam tanralar
olan Erinyslerce (Erinis) kovalandn grrz; Orestes, Atinal yar
glar mahkemesine kar -bu vesileyle kurulan ve Athenann kendi
sinin bakanlk ettii bir mahkemedir- ve sonunda aklanr, hem insan
lar hem tanrlarla bartrlr. Erinysler bile iyiliki tanralar haline
gelirler; yeni adlar olan Eumenidesin anlam budur.
Birincisi cinayet; kincisi intikam; ncs yarglama ve ba
lama tragedyasdr. Trilogyanm tamam sadece son halkalar Aga
memnon ile Orestes olan bir kyc krallar ailesinde, Atreusoullar
ailesinde ortaya kan tanrsal eylemi gsterir. Bu tanrsal eylem, Atreusoullarn yok etmeye kararl korkun bir kader ii olarak sunu
lur. Ama, yine de bu kader, insanlarn eseridir: Eer, insanlar, birbi
rini douran kendi kabahatleriyle, kendi sular ile kader denen eyi
beslemeselerdi bu tanrsal eylem meydana gelmez ya da gsz ka
lrd. Bu kader, sert bir biimde iler, ama Orestesin yarglanmas
ile, Atreusoullarnm sonuncusunun tanrsal adalet ve iyilikle uzla
trlmas ile yatr ve son bulurdu.
Yaptn genel anlam budur, gzellii budur, verdii umut bu
dur. Tanrsal adalet, ne kadar korkun olursa olsun, insana bir k
yolu, bir zgrlk pay brakr; bu da, iyilik dolu tanrlar olan Apol
lon ve Athenann klavuzluunda onun kurtulu yolunu bulmasna
olanak verir. Bir ar felaket, annesini ldrmesi ve bir ara iine d
t lgnlk nbeti srasnda Orestesin bana gelen ey budur: Yi
ne de Orestes kurtulur. Oresteia yaln bir tanrsal iyilie, elde edil
mesi g, ama kesin bir iyilie inann belgelenmesidir.
nceleri insanlk d olarak dnlen, sonra adalet biimine
brnen bu kaderin gcn kavramaya almak zere, buradaki
olaanst gzellii de sezinlemeye almak zere yapt daha ya
kndan okuyalm.
Oresteia'nn konusu genellikle hem insanca tutkular plannda,
hem de tanrsal planda dmlenir ve geliir. Hatta, zaman zaman
birbirinden nefret etmek iin salam gerekeleri olan -Klytaimnestrada bu gerekeler onu cinayete srkleyecek kadar salamdr- her
hangi bir kar kocann yks gibi, aka Agamemnon ile Klytaimnestrann yks anlatlyormu izlenimi brakr (ama bu sadece
bir grntr). Bu, kabaca insani grn, air tarafndan ok ger
eki bir aklkla belirtilmitir.

ragedya

AIsk

hylos

, K ader

ve

d a l e t

J 207

Klytaimnestra - tragedyann ortak tek kiiliidir- lemede e


nefretinin korkun bir figr olarak izilmitir. Bu kadn, Agamemnonun Troyaya giderken -M enelaosa kendisini aldatan gzel kar
sn geri vermekten baka amac olmayan bu sama savata, zaferi
kazanmak iin- bir bilicinin szleri zerine, kz Iphigeneiay boaz
lamaktan ekinmediini, kocasnn on yllk yokluu boyunca, hi
unutmamtr, unutmamas da doaldr. Klytaimnestra bu on yl bo
yunca tatl intikam saatini bekleyerek hncn bileyip durmutur.
Korkun, bir gn silkinmeye hazr,
Sinsi bir kadn bekliyor evi:
Unutmayan Kindir bu
ocuunun cn almak isteyen ana.

Agamemnonun banda, koro, onu byle betimler.


Ama Klytaimnestramn baka nefret ve ldrme nedenleri de
vardr: O bu nedenleri kendi kabahatlerinden ekip karr. O ko
casnn yokluunda krallk yatana bir aslan, ama alak bir as
lan almtr; bu aslan, askerler dvrken efendi savatan dnesiye dek, onun yatanda yan gelip yatarak yuvada kalr. Gerek
ten de, Klytaimnestra, galibin yolunu gzleyip, kendisi ile birlikte
pusu kuran kaba bir tabansz, Aigisthosu k olarak almtr, iki
si birlikte, onu vuracaklardr. Kralie avucuna ald bu kstah d
lei tutkuyla sever: Cinayetten sonra Klytaimnestra, bunu utanma
dan, zaferle, koro nnde haykracaktr. Aigisthos onun intikam
dr: Agamemnon llion da Kbryseislerin tadn karmt imdi
de Priamonun kz Kassandray (Kasandra), bilici Kassandray
evine getirmekle ve kendisinden stn tuttuu gzel tutsaa iyi dav
ranmasn tlemekle ona hakaret etmekteydi -kralienin eski ki
nini daha da artran ve kral ldrme isteini dorua karan bir ha
rekettir bu-. Kassandray ldrmek onun intikam zevkine eni
katacaktr" .
Klytaimnestra, bata gelen bir kadndr, erkek iradeli bir ka
dn , der air. Ustalkl bir tuzak kurmutur ve iblise bir oyun oy
nar. Kocasnn dnnden gecikmeden haberdar olmak iin, Troyadan Mykeneye kadar Ege adalar arasnda ve Yunanistan kyla
rnda tam bir kl iaret zinciri kurmutur; bu zincir Ilionun aln
d haberini bir gecede ona ulatracaktr. Bylece, her olaya hazr
Klytaimnestra, sitenin ileri gelen kiilerinin korosu nnde, kocas-

208 i A n t i k

Y unan

UYGARLII

nn dndn grmekten mutlu, sadk ve onu seven e gibi gr


nr. Agamemnon karaya knca, o hem kraln hem de halkn nn
de ayn ikiyzl komediyi tekrarlar ve kocasn sarayna davet eder;
sarayda onu konuksever bir banyo beklemektedir -Klytaimnestra
onu bu banyo teknesinden karken, silahsz ve uzatt arafn iin
de kollar kmldamazken ldrecektir-. Kurnazlk ve kan banyo
su nda Agamemnonu baltayla vurur.
Agamemnon cinayetinin tamamen insanca -evlilik ynnden al
nrsa tamamen insanca- dram ite byledir. Bu dram, tyler rperti
cidir; Klytaimnestranm kinle kemirilen ruhundaki, maske altnda
glkle tutulan korkun ktlkleri ortaya karr. Cinayet olup bi
tince, maske decektir: Kralie, yz kzarmadan eylemini savuna
cak, onu hakl gsterecek, bir zafer lgnlyla bununla vnecektir.
Bununla birlikte bu insanca, hem de alaka insani tutkular dra
m, onun trajik kahraman olan Agamemnonun kiiliinde, daha ge
ni boyutlu bir baka dram, tanrlarn da hazr bulunduklar bir
dram halinde kkleir. Klytaimnestramn Agamemnona kar duy
duu kin tehlikeli ise de, bu yalnzca tanrsal dnyada ve uzun za
mandan beri kraln yaamna ve grkemine kar ar bir tehdit do
duu ve byd iindir. Tanrlar ne iseler, yle olduklar, yani;
hakl olduklar iin; tanrlar katnda, Agamemnonun bir yazgs bu
lunur. Bu tehdit nasl olutu? Bu kader; sonunda kendisi ve halk iin
bykle dkn bir kral ezerek sonulanacak olan bu kanlmaz
ln arl nedir? Aiskhylosun tanrlarnn adaletini, bir rpda
anlamak kolay deildir. Ama, bu kader, Agamemnonun da mensu
bu bulunduu, Atreusoullar ailesinde ilenen sularn toplamndan
baka bir ey de deildir; bu atasal sulara bir de, onun kendi yaa
mndaki sular eklenir. Kader, dn gerektiren ve onu cezalandr
mak zere Agamemnonun aleyhine dnen bu sularn tmdr.
Agamemnon zina yapan ve karde katili bir soydan gelir. O, kar
deini bir barma yemeine davet edip, ona kesmi olduu ocuklar
nn organlarn yediren u Atreusun (Atreas) oludur. Agamemnon
bu iren cinayetlerle daha bakalarnn ykn tar. Niin? nk
Aiskhylosa gre, yaamn en kat, ama en kesin yasalarndan biri u
dur: imizden hibiri tertemiz sorumluluu ile dnyada tek bana de
ildir; bir soya ya da bir toplulua ballmz nedeniyle dayanma
halinde olduumuz birtakm sular vardr. Bakalarnn sularna or
tak olmamz gerekir, nk ruhumuz bunlar iddetle reddetmemitir;
Aiskhylos, olay baka trl aklamasna karn, bunun derin sezgisi-

ragedya

AIs

khylos

, K

ader

ve

dalet

ne sahiptir. Babalarn gnahlarnn ocuklar stnde kalmasn ve on


lar iin bir kader olmasn isteyen u eski inana, ama ayn zamanda
yaamn u eski yasasna cepheden bakma cesaretine sahiptir.
Bununla birlikte, Aiskhylosun tm oyunu; Agamemnonun ken
disi, en ar sular ilememi olsa da; bu devralnan kaderin Agamemnonu cezalandramayacan syler. Onun kiiliinde, Atreusoullannn ocuklarn gzetleyen tanrnn, bu intikamc ynne yolu
aan, sonunda yanllar ve sular ile, bizzat onun kendi yaamdr.
Gerekten bir ayrntdan fazla olarak -Agamemnon'un birinci
blmndeki korolar parlak ezgilerle bunu hatrlatrlar- tanrlar,
onu bir gnah eilimine sokarken, Agamemnonun ktlk etmeyi
reddederek, kaderin etkisinden kamasna, yaamn ve ruhunu kur
tarmasna olanak verdiler. Ama Agamemnon yenik dt. Yenilgile
rinin her birinden kader karsndaki zgrl daha zararl kt.
Onun en ar suu, Iphigeneiay kurban etmesidir. Bunu buyu
ran tanrsal esin bir snamayd; kraln baba sevgisinin, tutkusundan
ya da genel grevinden stn olmas gerekirdi. Kald ki bu grev uy
durma bir grevdi, nk Agamemnonun halkn haksz bir savaa
sokmaya hakk yoktu. Byle bir savata insanlar niye lme gitsinlerdi ki? Kocasn aldatan bir kadn iin (Helene). Bylece Agamem
nonun etin yaamnda yanllar birbirini doururlar. Tanrlar, eer
kznn kann aktmazsa, donanmasna Troya yolunu amamaya ka
rar verince, onun yreinde acl bir tartma aarlar. Agamem
nonun seim yapmas, hem de nceki kabahatlerle zaten tamamen
kararm ruhunun derinliinde aka iyilii semesi gerekir, tphigeneiayi kurban etmeyi seerek Agamemnon kaderine teslim olur.
Bakn Aiskhylosun iiri bu tartmay nasl dile getirir:
Akha filosu nderlerinin by vaktiyle,
Yanndayken Aulisin (Eolis) anaforlu ak sularnn,
Yelkenler toplayp ambarlar boalnca
Homurdanmaya balamlard askerler,
Biliciye uyan kral boyun edi kaderin darbelerine,
Agamemnon kendi su orta oldu kaderin.
Strymonda (Strimon) eserdi rzgrlar,
Gecikme, ktlk ve ykm rzgrlar,
Darmadan eden tayfalar
Halatlar rten ve zararl rzgrlar,
Ve uzadka uzayan zaman

209

210

An

Ik Y

unan

UygarliCi

Solduruyordu Argoslularn ieini.


O zaman Artemisin adna,
Rahip aklad tek areyi,
Frtnadan kasrgadan daha ac bir iyilik,
yle ki yeri dvyordu Atreusoullarnn asas
Ve yalar fkryordu gzlerinden,
Derken yle dedi ulu kral yksek sesle:
Boyun emezsem ezer beni kader.
Beni ezer, ocuumu kurban edersem,
Vurup paralarsam evimin neesini
Lekelersem boazlanm bir gen kz kanyla
Sunan yannda baba ellerimi.
ki ynde, yol yok bana felaketten baka.
Filomu brakp kaak kral m olaym,
ihanet mi edeyim silah arkadalarma?
Kurban m semeliyim rzgrlar yattrmaya
Kan dkmeyi mi semeli, istemeliyim
Bunu mu istemeliyim tutkuyla, fkeyle?
Tanrlar izin vermediler mi buna?..
Peki yle olsun, bu kan kurtarsn bizi!
imdi kader ensesine binmi,
Bir dnce sokuyor kafasna yava yava
Dinsizlik, erdemsizlik ve gnaha dair.
Cinayeti semi ve ark etmi ruhu
Ve kr lgnlk rzgr srklemi onu her eye
Kzn kurban edecek
Ba kaldrmaya -Hem de niye?
Almak iin bir kadn
Misilleme sava ap
Ve amak iin gemilerine
Denizin yolunu.

te yandan phigeneiann kan ancak daha geni bir cinayetin ilk


kanyd. Agamemnon haksz bir savata halknn kann dkmeyi se
miti. O, bunu da deyecektir, hem de hak etmi olarak. Bu sonu ol
mayan sava boyunca halkn fkesi kraln dnn karlamaya k
yordu. Genlerinin kaybyla yaral halknn yas ve acs tanrlarn f
kesine karr ve onunla birlikte Agamemnonu Kadere teslim ederler.
Ephesosda, Kroisos ArtemisiumuY
kadn ya da tanra ba. (550ye do

212

AntIk Y

unan

Uygarli

Yine burada Aiskhylosun iiri, haksz sava suunu parlak im


gelerle aklar. (Burada yalnzca bu koronun son blmn aktar
yorum.)
Ardr krallarn an erefi
Halklarn lanetiyle doludur.
Ardr kine borlu n.
Bugn bir sknt daraltyor yreimi; seziyorum
Kaderin bir karanlk darbesini.
nk asker katili krallar
Tutuyorlar tanrlarn bakn.
Ve kara Erinysler srs
stnde tutuyor kendini deiken yazglarn
Hi yer tutmam adalette.
Kar klmaz Tanrnn yargsna.
Doruklar vurur Zeusun yldrm.

Dramn ak iinde son bir kez tanrlar Agamemnona, kendile


rine krederek zgrln yeniden canlandrma olanam verir
ler. Bu krmz hal sahnesidir. Bu sahnede insani tutkular dram ile
ayrt ettiim tanrsal tutum dramnn birletiini grrz. Bu son tu
za dnen korkun Klytaimnestradr. O, tanrlarn varlna ve
gcne inanr, ama onlar hakknda gnahkr bir hesap yapar: On
lar oyununa alet etmeye kalkr. Troya fatihi onuruna tanrlarn
izin verdikleri bir tertip hazrlar. Bu onun iin bir tuzak, tanrlar iin
ise snamadr, son kurtulu ansdr. Kraln arabas sarayn nnde
durunca, Klytaimnestra, fatihin aya yere basmasn diye hizmetkr
lara bir krmz hah sermelerini buyurur. Oysa; bu eref, tasvirleri
nin tand trenlerde tanrlara mahsustur. Agamemnon eer ken
dini tanrlara denk gryorsa, onlarn darbeleri ile kar karya de
mektir, kendini gzetleyen bu kadere bir kez daha teslim olur. Onun
nce gnaha direndiini, sonra dayanamayp kapldn grrz.
Krmz halnn stnde yrr. Klytaimnestra utkuyla sevinir: Artk
ceza grmeden cezalandrabileceini dnmektedir; cezalandrmak
iin tanrlarn kullanacaklar silah, artk sadece onun kolu olacaktr.
Ama, yanlmaktadr: Tanrlar onun kolunu seebilirler, bu o kadar
da onun suu deildir. Fakat cezalandrma hakk yalnz onlarndr,
yalnz onlar temiz ve hakldrlar.
Sarayn kaplar dman iftin ardndan kapanr, balta hazrdr.

ragedya

AIsk

hylos

, K

ader

ve

dalet

Agamemnon az sonra lecektir. Artk bunu yarglamayz. Onun


yceliini ve ancak yanln znesi bir insan olduunu biliriz.
Aiskhylos, Troya fatihinin bu ackl lmn iimizde yanklan
drmak iin dramatik ve dokunakl gc seyrek grlen bir sahne
kefeder. lm, bize darbeden sonra saraydan kan bir hizmetk
ra anlattrmak yerine, olaydan az nce, Agamemnona tensel ak
balaryla bal, bilici Kassandrann sayklamalar arasnda duyura
rak bize lm yaatr. O vakte kadar arabasnda sessiz oturan, ev
resindeki insanlarn varlna aldrmayan Kassandra anszn saykla
yan bir esrimeye tutulur.
iinde bilici-tanr Apollon vardr: Apollon ona hazrlanmakta
olan Agamemnon cinayetini gsterir; bunu izleyecek olan kendi l
mn de gsterir. Ama, bu, Atreusoullar saraynn gelecei ve de
kanl gemiinin, blm blm gznn perdesinde grnen para
lardr. Btn bunlar, kendisiyle alay eden ya da anlamak istemeyen
koronun nnde geer. Seyirci ise bilir ve anlar... Kassandrann bu
bentleri yledir:
Ah! iblis! Demek ilediin su bu
Yannda yattn kocaya,
Banyo keyfi hazrlyorsun gya...
Nasl demeli areyi?
Yaklayor. Bir el
Vurmak iin kalkm, yalvarmaya bir baka el...
Of! Aman!.. Of! Of!.. ren...
Dehet ite orda, pusu, gryorum onu
Cehennem tuza deil mi bu?
Ah! ite, gerek pusu, ite, alet...
Su orta yatan, cinayetin su orta...
Koun agzl Erinys'ler, lanetli ete!
cn aln cinayetin, talayn
Hem barn hem vurun...
Ah! Ah! Bak, dikkat et!
Uzaklatr boay inekten.
Onu bir arafa saryor. Vuruyor
Kara boynuzuyla tuzann.
Vuruyor. Boa dyor dolu tekneye...
Dikkat cinayet teknesinin hain darbesine.

213

ragedya

skhylos

, K ader

ve

d a l e t

! 215

Kassandra korka korka saraya girer; o arada ktkle kendisini


de bekleyen boazlamay grmtr.
Ensonu kaplar alr. Agamemnon ile Kassandrann cesetleri
Mykene halkna gsterilir. Klytaimnestra elinde balta, aya kurba
nnn zerinde bir le kargas gibi sevinir. Aigistos yambandadr.
Son sz, bu zina iftinin cani kininin mi olacaktr? Mykeneli yal
lar korosu elinden geldiince kralienin sevincine kar koyar. Yz
ne kar onu rahatsz edebilecek tek ad, srgndeki olu Orestesin
adn syler; bu an hukukuna ve dinine gre, ldrlen babann
cn almas gereken bu ouldur.
Khoephoroi, intikamn, zor ve tehlikeli intikamn dramdr. Dra
mn merkezinde, tanrlar yle buyurduklar iin anasn ldrmesi
gereken oul Orestes vardr. Orestes bu konudaki ak buyruu
Apollondan almtr. Yine de, anasnn yreine klc daldrmak
herkesi, hem tanrlar hem de insanlar gnaha sokan korkun bir ci
nayettir. Olunun babasnn cn almas gerektii ve bu aile huku
ku dnda, Klytaimnestray cezalandracak baka bir hukuk da ol
mad iin, adalet adna bir tanr tarafndan buyurulan bu cinayet,
yine adalet adna, Orestesin lmn isteyecek intikam tanrlar,
Erinysler tarafndan izlenen bir cinayet olacaktr. Demek ki, cina
yetler ve intikamlar zincirinin sonu olmayacaktr.
yleyse, tragedya kahraman Orestes, u iki zorunluluk arasn
da kalm olduunu, hem de iin banda bilir: ldrmek, ldrm
olduu iin cezalandrlmak. Doru bilince gre, k yolu yok gibi
dir, nk; bu, boyun emek gereken tanrlarn dnyasdr, o dn
ya, kendi iinde de blnm gibi grnmektedir.
Yine de, bu korkun koullarda Orestes yalnz deildir. Khoephoroi'nin banda, Pyladesle birlikte genliini geirmedii Mykeneye varnca, babasnn mezar -sahnenin ortasnda ykseltilmi bir
tmsektir- nnde, ablas Elektray bulur. ldrlen babasnn
ansna tutkuyla bal, anasndan nefret eden, anasndan ve Aigistosdan hizmeti muamelesi gren Elektra, yllardr onun yolunu
gzleyerek yaamaktadr. Sarayn hizmeti kadnlarndan (Khoepho
roi) baka srda olmayan yalnz bir gnl, ama, iini sonsuz bir
umut; sevgili kardei Orestesin gelip iren anasn ve su ortan
cezalandraca, sarayn erefini kurtaraca umudu doldurduu
iin, canlln yitirmemi bir ruhtur Elektra.
Babann mezar nnde karde ve ablann karlama sahnesi

216

A Nt t K Y

unan

Uyga

rli

Gi

ok saf bir gzellik arz eder. Agamemnon'&aki canavarca sahneler


den sonra, alaka tutkular, kralienin ikiyzll, kraln kalleli
i ve her eyi saran ve en sonu arszca zafer sevinci halinde patlak
veren kinle, dnyamzn yava yava zehirlendii, bizi yar yarya bo
an bu tragedyadan sonra; iki gencin buluma sevinci ile sonunda
bir nefes temiz hava soluruz. Bununla birlikte, onlar korkun bir
grevin beklediini biliriz. Agamemnonun mezar oradadr, Agamemnonun kendisi de oradadr; hl intikam alnmam Agamem
non, kr ve dilsiz yatyordur mezarnda: Tanmad anasndan he
nz nefret edemeyen Orestesin babasn kendinde yaatmas iin,
oulu babayla birletiren bu sk badan, iinde akan kann devam
llndan anasn vurma gcn alasya kadar, babann urad
korkun olayn byk fkesiyle dolmas iin onun uyarlmas sz
konusudur.
Dramn balca sahnesi -iirsel olarak da en gzel sahnesi- uzun
okuyup fleme sahnesidir. Bu sahnede kraln mezarna dnk olarak
srayla koro, Elektra ve Orestes mezarn sessizlii iinde, llerin
dinlendikleri karanlk dnya iinde ona ulamaya, onu geri arma
ya, kendileriyle konuturmaya, uyandrmaya alrlar.
Daha sonra cinayet sahnesi gelir. Orestes nce Aigistosu ld
rr. Burada hibir glk kmaz. Bir tuzak kurulacak, pis bir hay
van ldrlecektir. O kadar. Artk cezalandrlacak anasnn kars
na kacaktr. imdiye dek, anasnn nnde ona Orestesin lm
hakknda bir haber iletmekle grevli bir yabanc olarak grnm
tr. Klytaimnestramn yznde, ksack bir anne efkati titreyiinden
sonra, her zaman korktuu alcnn, ekinmesi gereken tek al
c olunun lmnden duyduu iren sevinci grdk. Yine de, h
l saknr Klytaimnestra. Qnceki gece grd korkun bir ryay
unutmaz. Ryasnda onu, kendi style besledii bir ylan sokmu
ve gsnden kanla st fkrtmtr.
Aigistos ldrlnce, Klytaimnestraya cinayeti haber vermek
iin, bir hizmetkr, kadnlarn kapsn alacaktr. Kralie dar
kar, elinde kanl klc olu ve arkada Pylades ile karlar. Birden
anlar ve Aigistos iin bir sevgi l atar. Yalvarp yakarr ve olu
na besleyici st emdii memesini gsterir. Orestes bir an gszlk
gsterir; yapmas zor iin irenlii karsnda sendelemi gibidir.
Arkadana dnp yle der: Ne yapacam, Pylades? ldrebilir
miyim anam ?" Pylades u karl verir: Peki. Apollonun buyru-

ragedya

AIs

khylos

, K

ader

ve

dalet

unu ve kendi drstln ne yapyorsun? Tanrlardan nce, tm


insanlar karna almak daha deerlidir.
Orestes annesini gtrr ve ldrr.
Ve yeniden, tpk Agamemnon'un sonundaki gibi, sarayn kap
lar alr ve Agamemnon ile Kassandrann gml olduklar mey
danda, imdi Klytaimnestra ile Aigistos yatarlar: Orestes cesetleri
halka sunar ve cinayetini hakl gsterir.
Orestes masumdur, nk o bir tanrnn buyruuna uymutur.
Ama, insan, anasn ldrp de masum kalabilir mi? Aklamasn ya
parken iinde byk bir korkunun kabardn hissederiz. Hakkn ve
davasnn hakl olduunu haykrr. Koro onu yattrmaya abalar:
Sen kt bir ey yapmadn ama, ruhunda sknt kabarmaya devam
eder ve kendi akl bile bocalamaya balar. Anszn nne korkun tan
ralar Erinysler kar. Orestes onlar grr. Biz daha grmeyiz: Bizim
iin onlar yalnzca onun sayklamasnn grntleridir. Yine de rk
tc bir gereklikleri vardr. Orestese ne yapacaklar? Bunu bilmeyiz.
Bir genlik nefesi, kurtulu cokusu, Atreusoullarnn uursuz kade
rine kar cesur bir k, soyun tek masum olu tarafndan yaplan bir
kla balam olan Khoephoroi dram, umutla alm bu dram,
umutsuzluktan daha aa bir durumda biter: lgnlkla sona erer.
Khoephoroi, kadere kar mcadelede insani abann baarszl
n, hem de lanetli Atreusoullar soyunda sonsuza dek birbirini do
uracak gibi grnen u cinayet ve intikam zincirine son verme giri
iminde bir tanrnn buyruuna uyan bir insann baarszln gs
terir. Ama bu baarszln nedeni aktr. Eer, insan atalardan ge
len sularla lekelenmi zgrln artk canlandramyorsa, gc
n Apollonun yetkisinden alsa bile, ellerini ge kaldrp, tanrlarn
kollar ile buluturamyorsa; bunun nedeni tanrlar dnyasnn hl
insanlara trajik biimde kendi iinde blnm grnmesidir.
Bununla birlikte, Aiskhylos tanrsal dnyann dzenine ve birli
ine btn ruhuyla inanr. Oresteia'nn nc dram Eumenides'lerde bize gsterdii ey, iyi niyetli ve inanl, olabildii kadar
masum bir insann, nceden boyun edii bir yarg pahasna, kade
rin zorlad bir cinayetten nasl aklanabildii, nasl yeni bir zgr
le kavuabildii ve sonunda tanrsal dnya ile barabildiidir.
Ama bunun iin, tanrsal dnyann, bu arada kendi kendisiyle bar
mas ve artk, insana adalet ve iyilikle dopdolu, uyumlu bir dzen
olarak grnebilmesi gerekmitir.

217

218

nt

Ik Y

unan

U y g a r l i Gi

Konunun ayrntsna girmiyorum. Balca sahne, Orestesin yar


glanma sahnesidir. Sahne -tragedya tarihinde nadir grlen bir ce
saretle- Akropolisde eski bir Athena tapnann nnde, seyircile
rin birka adm tesinde yer alr. Ban kesmek ve kann imek is
teyen Erinyslerce kovalanan Orestes oraya snmtr. Diz km,
vaktiyle gkten den ve btn Atmallarn iyi bildii ahap eski At
hena heykelini kollaryla sarmtr. Sessizce dua eder, sonra yksek
sesle tanraya yalvarr. Ama Erinysler izini takip etmilerdir ve onu
cehennem emberleri ile kuatrlar. airin dedii gibi insan kannn
kokusu onlara glmser."
Bu srada Athena -akll ve adil gen Athena- heykelinin yann
da belirir. Orestesin kaderi konusunda karar vermek iin bir mah
keme kurar; bu mahkeme insan yarglardan, Atinal yurttalardan
olumutur. Burada, tanrsal dnyann yaklatn ve insani kurumlarn en gereklisinde, mahkemede somutlandn grrz. Bu mah
kemede Erinysler iddia makamn desteklerler. Dklen kann kar
lnn mutlaka kan dkme olmas gerektiini sylerler. Ksasa k
sas yasasdr bu. Apollon savunma grevini stlenir. Agamemnonun
lmne ilikin tyler rperten ayrntlar hatrlatr. Orestesin ak
lanmasn ister. Jri yelerinin oylar mahkmiyet ve aklama arasn
da tastamam ikiye blnr. Ama Athena oyunu Orestesi aklayanla
rn oylarna katar. Orestes kurtulur.
Ayrca, bundan byle Atreusoullar ailesinde ilenenler gibi ci
nayetler, artk zel intikamn deil, bir tanra tarafndan kurulan
bu mahkemenin yetki alanna girecek, bu mahkemede insanlar vic
danlarna gre sulu ve susuzlarn kaderi hakknda karar verecek
lerdir.
Kader, szcn en somut anlamyla, Adalet olmutur.
Ensonu, tragedyann son blm, bekledikleri kurbandan yok
sun kalm Erinysleri, doalarnn znden deiiminden baka bir
ey olmayan bir tr teselli beklemektedir. Erinysler bundan sonra
Eumenidesler olduklarndan artk agzl ve kr intikam dilencile
ri olmayacaklardr: Korkun gleri, Athenann sayesinde anszn,
bir eletirmenin dedii gibi iyilie doru ynelmi tir. Buna layk
kimseler iin, bir ltuf kayna olacaklardr: Evlilik yasalarnn kut
sallna saygy, yurttalar arasnda dirlik dzeni gzeteceklerdir.
Gen insan bir erken lmden esirgeyecek, gen kza sevdii ei ve
recek olanlar, onlardr.

ragedya

AIs

khylos

, K

ader

ve

Ad

a l e t

] 219

Oresteia'nn sonunda yle grnyor ki, tanrsaln intikamc ve


uursuz yn iyi yreklilikle dolmutur; tanrsal adalet ile kartrl
maktan honut olmayan Kader ise; iyilie ynelecek ve Tanr ola
caktr.

Demek oluyor ki, insanlar, bal bulunduklar dnya ile kar


karya getirebilen en korkun atmalara ilikin dram sanatn sr
drmekte her zaman cesur olan Aiskhylosun iiri, bu yenilenmi ce
sareti, airin sonunda insanlar ile tanrlarn ibirlii yaptklar bir
uyumlu dzenin varlna olan derin inancndan almaktadr.
Atina sitesinin halk egemenliinin bir ilk biimini tasarlad bu
tarihsel anda -toplumda bu yaam biimi zamanla demokrasi adn
hak edecektir- Aiskhylosun iiri tanrlar dnyasnn orta yerine ke
sinlikle adaleti yerletirmeye alr. Yine, bu iir, Atina halknn
adalet akn, hukuka saygsn, ilerlemeye inancn parlak bir biim
de dile getirir.

Oresteiann sonunda, Athena, sitesi iin yle dua eder:


Hibir eyin kirletmedii bir zaferin tm ltuflan
Verilsin ona!
Topraktan kalkan uygun esintiler,
Denizlerde koturup duranlar,
Ve de bir gne soluu gibi bulutlardan inenler
Sevindirsin lkemi!
Tarlalarn srlerin rnleri
Bol gda olsun her zaman
Hemehrilerime!
Yalnz ktlkler ayklansn acmadan!
Yreim iyi bir bahvan yreidir benim.
Sever o, bydn grmeyi yaramazdan korunmu iyilerin.

221

B lm

x
O l y m p o s lu P e r k l e s

v __ * erikles, yzylna, bize gre Hristiyanlk dneminden nce


ki beinci yzyla (I.. V yy) adn vermitir. Hak edilmi ise eer,
byk bir ereftir bu.
ncelikle bu yzyPn kesin snrlarn belirtelim. Perikles, Atinal hasmlarna kar, partisinin gerek dnda, gerekse iinde verdi
i ksa bir siyasal mcadeleden sonra, I.. 461 ylnda iktidara ge
lir. Bu tarihten, birka aylk ok ksa bir ekilme bir yana braklr
sa, 429daki lmne kadar Atina sitesinin tek yneticisi olarak ka
lr. Bu yzyl, ancak te biridir yzyln: Otuz iki yl srer.
Dorusu bu srada siyasal olaylar artan bir ritimle hz kazanr.
Ba yaptlar birbirini kovalar. Bu otuz iki yl iinde, insanlk tarihi
nin retecei gz kamatrc yaptlardan birinin ya da birkann
douunu grmeyen pek az yl vardr. Bu temel yaptlar gerek mer
mer ya da tun, gerekse iirsel zl, hatta bilimsel dnceli yapt
lardr.
Ama btn alanlarda ve zellikle plastik sanatlar alannda Ati
na dehasnn bu sramal gelimesinde, Periklesin pay nedir? Ati
nann yurttalar ve balaklar Perikles yzylnn bu doumunu
Periklesin bst. ada heykelci
Kresilasn bir yaptnn kopyas.

222

ntik

unan

ygarli

Ci

ne ile dediler; tm Yunanistan ve onun sahip olduu uygarlk ne ile


dedi bunu? Bilmemiz gereken ey budur.
Perikles Atina demokrasisini tamamlar. Ayn zamanda onu y
netir; uzun zaman kabul edilmi nderidir - tiran (despot) demek
gerekir mi? (Atmallar byle derler) uzun sre yadsnmam. Thukydidese gre o, Atmallarn birincisi"dir. Perikles, kiiliinde byk
devlet adamn tanmlayan, birbirine bal drt erdem i bir araya
getirir. Zekidir: yani bir siyasal durumu zmleme, olay tam ola
rak nceden grme ve buna bir eylemle karlk verme yetenei var
dr. Btn halk dncesine balayan ve tutumuna katan sz usta
l vardr. Ne zaman Halk Meclisi nnde konusa, nder tacn
karp ayaklarnn dibine brakt, onu ancak herkesin onayyla ye
niden bana koyduu sylenir. Dilinde yldrm vardr, derler.
nc erdemi en katksz yurtseverliidir: Ona gre hibir ey yurt
talarnn karndan, Atina sitesinin erefinden nce gelmez. Ensonu, o kesinlikle karn gzetmez. Gerekten de, o tmyle lkesine
bal ve bozulmas olanaksz olmasayd ilk iki yetenek -kamu yara
rn fark etme gc ve buna halk inandrma yetenei- neye yarard?
Demek ki, byk tarihi, bu Perikles portresi ile yaptnn bana,
onun karsna kard ve hepsi, her byk nderi niteleyen bu te
mel yeteneklerin birinden yoksun br siyaseti simalarna ok s
tn olan bir devlet adam grnts dikmitir. Thukydidesin anla
tmyla, Perikles br siyaset adamlarndan -ne kadar zeki, konu
ma ustas, yurtsever ya da drst olurlarsa olsunlar- yalnzca stn
olmakla kalmaz; o ayrca bu tarihsel anda hep kendi iinde bln
m bir halk, ona kendini aan bir ama, Yunanistann tm para
lanm siteleri iin ortak bir ama gstererek, birletirmeyi bilecek
kadar tam bir Atinal zeksna ve byklne, halkna zg kavra
ma gcne de sahiptir.
Gerekten de, yine Thukydidesin kitabnda Perikles bazen, so
nunda tm Yunan halkn, her bakmdan onu ynetmeye en layk si
tenin hegemonyas altnda toplamak isteyen insan olarak, Hellen
birliinden yana bir dil konumaktadr. Perikles, otuz yl boyunca
Atina sitesini Yunanistann okulu haline getirmek zere biimlen
dirdi (kitap balamnda, Yunanistann siyasal okulu eklinde anla
malyz). Ynetimi altndaki sitesinin, yaknda plastik sanatlarda
gsterecei stnln btn Yunaklarn yreinde yanan yaam
akn dile getirmeyi bileceine inandndan, onu Hellen dnyasnn

lympos

lu

Pe r k

l e s

I 223

etkili ve parlak merkezi haline getirmek istedi. Ama, zellikle Ati


nay, tmyle Yunan siyasal yaamnn ateli yrei, hibir eyin ey
lem halinde dile gelen zgrlk akndan daha gl arptrmad
bir yrek haline getirmek istedi. Thukydidese gre, Perikles, btn
Yunanllarda bu ortak akn yankland u sz syler: Mutlulu
un zgrlkle, zgrln ise cesaretle elde edileceine inanm
olanlar; savan tehlikelerine ekinmeden baknz. Grne kar
n, Perikles, bu sz yalnz Atmallara yneltmez: Sz btn Yu
nanllara, tm Hellen sitelerine ular; bir derin duygu, onlar hep
birlikte insanlarn geri kalanlar karsnda belirler, hem de onlar
mutlulua hazrlayan o yce zveri -zgrlk ak- dzeyinde belir
ler. Bir duyguyu dile getirmekten fazlasn yapar; erdemlerin en Yu
nanlsna dayanan bir eylem -bir cesaret eylemi- ister.
Perikles, br sitelerin dank Yunanistann, ana site Ati
nann kucanda birletirmeyi -bu daha sonra salanacaktr- tasar
lam, ama, bu niyetinde baarsz olmusa; bunun nedeni bir l
de, bu ii gerekletirmeden nce, ngrmek iin yaratlm bu zek
iin en kestirilemez lmn -vebadan lm- onu tam alma halin
de, dipdiri halde yakalamasdr; ama bunun nedeni, bir de br Yu
nanllarn, onlar kesin olarak birletirmek isteyen Periklesin Atinal yurtseverliine baka bir ad -onlar buna Atina emperyalizmi di
yorlard- vermeleridir.
Thukydidese gre Perikles ve onun yazgs byleydi.

Ama btn bunlar doru mudur? Daha dorusu btn bunlarn


iinde doru bir yan var mdr? Kafamzda bir sr soru ortaya
kar. Thukydidesin bize gsterdii grkemli Perikles figr, bir
sfenks yznden kayglanmamamz iin, bize fazla gzel sunulmu
tur. Bu figr, kendi iinde birtakm elikiler ierir; bu kiinin yaa
d dnemle aklanabilen bu elikiler bize gre onun deerini
azaltmazlar. Bu figr, ayn zamanda ideal olmasa da fazla yetkin gi
bi grnr. Tarihin bir gzel ryas gibi yok olup gitmeden nce,
olutuu gerek maddeyi tutmaya almayalm diye de fazla deer
li. yleyse onun gizli karmakln anlamaya alalm.
Yz grnm bakmndan, Perikles ancak uzun kafatas ile
ayrt edilirdi; bir ada bitmek bilmeyen bir ba, der. Komedi

224

nt

Ik Y

unan

Uygarligi

airleri ona bu nedenle ve kurumlu tavrlarna bakarak soan ba


l Olymposlu takma adn uydurmulard. ada heykeltra Kresiliasn yapt ve elimizde kopyas bulunan bst, kafasn bir
balkla kapatarak onun garip biimini gizler. Sanatnn yze verdi
i anlatm ne kurumlu ne de kstahtr, sadece biraz kurnaz glm
semesiyle gururludur.
Perikles, babas Ksanthippos (Ksantipos) tarafndan Attikann es
ki bir soylu ailesine balyd. Ama bu baba, ostrasizm* nedeniyle s
rlmeden nce demokratik partinin nderi olmutu. Anas tarafndan
ok soylu Alkmainonidler ailesinden geliyordu; ok zengin ve ok g
l bir aileydi bu, ama o da kutsalla saygszlk ve ihanet sulamasy
la srlmt. Periklesin ana soyundan dedesinin dedesi, Sikyonlu
bir tirand (antik ada tiranlar hemen her zaman halk kitlelerince ik
tidara getirilirler); byk days ise, byk Solonun yarm kalan yap
tn yeniden ele alarak, 508de, Atina demokrasisinin atasnn reform
larn yenilemi ve tamamlam olan Kleisthenes (Klisteuis) idi. Tam
tarihini bilmiyoruz ama, Periklesin doumu bu olaydan az sonra, I..
492ye dorudur.
Demokratik geleneklere sahip ve hem tiranca, hem de tam de
mokratik biim alan soylulua bal bir doum: ite Periklesin gel
dii ailenin bilanosu budur. Mizacnn onu ynelttii kamu davas
na kendini verecei zaman hangi partiyi seecektir? Genliinde
halka kar ar bir tiksintisi vard , der Plutarkos. Her zaman cid
di ve souk Perikles, Med savalarnn son galibi ve aristokratik par
tinin bakan aabeyi Kimonun rahat davranlarndan holanmazd. Fakir fukaraya kar belki de doutan sahip olduu kmseme
ye, kendini koruduu ve ani cmertlik hareketleriyle karlk verdii
bu duyguya karn, siyasal sezgisi ve kusursuz mant onu yanltma
d: Genliinden beri doruuna ulatrmakta younlat sitesi Ati
nann yceliini gerekletirebilecek olanlar, kasntl ve hafif Ki
monun etrafnda drt dnen bir avu soylular deildi. Atina iin
maddi gcn bykln ve bundan doabilecek sanatsal ve kl
trel stnln parltsn fethedecek olanlar, yalnz haklarnn ge
niletilmesi, kendi isteklerinin hakimi olmakla birlikte, ulalacak
amaca doru ynlendirilmesi gereken halk kitleleri, yalnz gelecei
parlak bu kitlelerdi. Bylece Perikles demokratik partiye hizmet et*Eski Yunanda pheli yurttalarn halk oyuyla on yl iin srlmesi -.n.

lympos

lu

Pe r Ikles

meyi seti. Otuz yanda onun tek nderi oldu.


Perikles dnsel eitimi bakmndan akas tam bir aklcyd:
Ama, hem ateli, hem de tatl bir duyarlktan yoksun deildi; sitesine
kar sevgisiyle biletirdii bir dinsel duygu biiminden de yoksun de
ildi. Bu dinsel sayg, bu derin lke sevgisi, onun aklclnn, ou
zaman olduu gibi, baya bir bireycilie dmesine izin vermezler.
Onu yetitirmi olan retmenler fildii kule dnrleri deil
dirler. Bunlardan belki de en nemlisi olan, hem besteci, hem de m
zik kuramcs Damon bu sanat yle diyecek kadar ciddiye alrd:
Arada devletin temel yasalarn altst etmeksizin mziin kuralla
rna dokunulamaz... Devlet kalesini mzikle yapmak gerekir.
Eleal Zenon ile Anaksagoras ise Atinaya yerleerek, onun balca
dnme retmenleri oldular. Zenon, Elea okulunun tektanrc
retisini Atinaya sokar: Ancak bir tek Tanr vardr... O, zahmetsiz,
yalnz dnce gcyle her eyi hareket ettirir.' (Periklesin kamusal
yaam alannda yapmaya alt ey de, dnce gcyle ynetmek
deil midir?) Perikles ile sk ilikiler srdrdn bildiimiz Anak
sagoras ise -bu Anaksagoras bu yaptn ikinci cildinde yeniden bu
lacaz- saf zeknn dnyay balangtaki kaostan kardn, onu
rgtlediini ve dzenlemeye devam ettiini reten bir insandr. Pe
rikles, o dnemin olanak verdiince geni olan bilimsel eitimini
Anaksagorasn retisinden salad, dncesinin aklc biimini
glendirdi, sitenin ynetimi iin ilke ve bir model buldu. Thukydidesin ona mal ettii btn sylevler tmdengelimli sz ustalnn
rnekleridir, ama hepsi ayn zamanda gen Atina halkn dipdiri tut
kularla besler. Sylevler ve anlatlar, Atina sitesinin ynetiminde bu
tiran n etkili egemen yksek zeksn gsterirler. Perikles halka
sylev ekmek iin herkesin nne knca N ousun (Zek) imgesi,
yapc, devindirici zmleyici, dzenleyici, ngrl ve sanat g
cn insani somut rnei gibi grnrd", diye yazar Nietzsche.
Anaksagoras, tanrtanmazlk nedeniyle bir mahkmiyetten kur
tulamad. Perikles onu bu skntdan kurtard.
Periklesin dini, vaktiyle insanlarn eylemini tek balarna yne
ten antik Tanrlar tapnm ve bunlarn artk iinde somutlandklar,
sitenin erevesinde mcadele eden insanlarn; yurttalar toplumunun birden artan gcnn yol at refah, ilerlemeyi, toplumsal
adaleti ve n gerekletirmek zere mcadele eden insanlarn biz
zat kendilerinin eylemsel tapmmm, ayn ruh cokunluuyla birbiri-

225

226i A

ntik

unan

Uygarlici

ne kartrr. Periklesin bu dini, kendi ykselttii tapnaklarn mer


merlerinde, tanrlarn ve Atinal kahramanlarn heykellerinde, tanr
larla insanlarn ortak an iin diktii btn bu antlarda yazldr.
O, yurttalarla koruyucu tanrlarn birlii iin ge doru pek ok
stun, pek ok yontulmu ta dikmitir. Yine de, Thukydidesin ona
mal ettii sylevlerde tanrlarn bir kez bile grnmemesi, ok ilgin
tir. Genliinin zverisi ile korumas kendisine den iyiliklerin ve
Atina sitesinin o parlak vgsnde bile -Peloponnesos Savann ilk
ylnda lenlerin cenaze treninde Periklesin vg konumasndatanrlarn adlar gemez. Peki byle bir durumda tanrlarn ad nasl
eksik olabilirdi? nk her yerde Atina ad parldar. Atina sanki Pe
riklesin gzle grnr tanrsdr.

Bu sevgi hangi eylemlere esin kayna olmu onda, bakalm: Perikles demokratik sistemi tamamlamakla ie balar; bu demokratikleme
iinde nceli, Solon, Peisistratos ve Kleisthenes zamanndan beri va
rolan yasalar ya da adetlerin eksiklerini giderir. te yandan, o, ne bir
snfsal rejim, ne de, bir parti ynetimi ister. Ona gre, yoksul snfn
yararna, bedelini daha zengin snflarn deyecekleri bir siyasal ve top
lumsal tekel kurmak sz konusu deildir. Periklese gre, Atina demok
rasisi, tmyle ie koyulan sitedir. O almaya sayg gsterir. Meclis
te yapt konumada lkemizde utanlacak ey yoksulluk deil, bun
dan kurtulmak iin hibir ey y a p m a m a k trder.
Atinay -elbette yurttalarn Atmasn- tamamen demokratik
klmak iin hali vakti en yerinde iki snfla snrlanm kalan yksek
grevlilerin atama alann geniletmesi gerekir; te yandan, kabul
edildikleri grevlere girecek yurttalar cretli olmadka, kazan fr
satnn karlaca kaygsna kaplmadan, arkhon olmak ve Heliastesler mahkemesinde yer almak iin fazladan zamanlar olmad
srece, daha yoksul olan yurttalarn katlmnn tamamen szde ka
lacam bilir. Bu durumda Perikles arkhonluk alann nc snf
tan yurttalara (kk burjuvalar ve dk gelirle zanaatlar) kadar
geniletir, drdnc ve sonuncu snf, yani iileri ve dz iiler s
nfn darda brakr. Tazminatlara gelince, Perikles Be Yzler
Meclisi yeleri iin, arkhonlar, Heliastesler mahkemesi yarglar
(6000 ye) iin, askerler iin ve de Cumhuriyetin ok saydaki bay-

lympos

lu

P e r I k l e s ! 227

ramna yurttalarn katlm iin bu yolu aar. Buna karlk Halk


Meclisine katlmak iin asla isizlik tazminat demez; ona gre
yurttalarn orada bulunmalar bir devdir.
Periklese gre bu iki nlem -arkhonluu geniletme ve Meclis
dndaki grevlerinde yurttalara cret deme- Atinann demokra
tiklemesini tamamlar. Buna, birok hallerde halkn egemenliini s
nrlayan Aeropagos Meclisinin veto yetkisinin kaldrlmas eklen
miti; harekt 462-461 tarihinde Meclis yelerini zimmetilikle su
layan, ksa bir sre sonra ise esrarl bir biimde ldrlen Ephialtes
(Efialtes) tarafndan yrtlmt. Bundan sonra Areopagos hemen
hemen yalnz bir ad olarak kald. Onun terekesini kalt olarak Halk
Meclisi ile Halk Mahkemesi alyordu.
te yandan, politikada yasalarn, greneklerden daha az nemi
vardr. Atinay ynlendirenler hi de arkhonlar deildirler; onlar
Atinay, alnm kararlar uygulayarak ynetirler. Btn nemli ka
rarlar tm yurttalardan oluan Halk Meclisi tarafndan alnr; Mec
liste bulunmayanlar, kentteki iiler ile Pireli denizcilerden ok ky
llerdir; onlar mecliste bulunmak iin kolayca oradan oraya kp
gelemezler. ounluu, bu kentin emeki halk oluturur ve onun bu
coku veren sz yarlar gsterisine katlmas iin deme yapmasna
bile gerek yoktur.
Perikles, Atina sitesine saptad ama iin, yani, iktidar iin m
cadelesini ite burada verir. Akllca edilmi szlerle namuslu ve te
miz yurtseverliin muzaffer stnlnden baka, san da yce g
revi de yoktur. Perikles, sadece hem demokratik partinin nder i
hem de genelinde demokratik toplumun ba demek olan prostates
tou deemou d\r. O ayrca stratej, yani Atinann on kiiden oluan
stratejler kuruluna halka yllk olarak seilen generaldir. Perikles
I.. 460dan 429a kadar uzanan tm dnem boyunca yeniden stra
tej seilmitir. Hem de, yalnzca kendi oyma (bu, stratejiye kendi
lerinden birini getirmeye hakk olan bir ynetsel blmdr) tarafn
dan deil, ou zaman Atinal yurttalar toplumun tm tarafndan
seilmitir. Seyrek grlen, hatta Atinann tarihinde tek olan bu bir
liktelik hi kukusuz, salk verdii, ama yine de, egemen halk olarak
seim yapmann yalnz ona dt yolda yrmeye halk inandr
m olduunu gsterir.
Aslna baklrsa Atinal yurttalarn bu halk egemenlii, imdi
artk yalnzca szde kalmaz.

228: A

nt

k Y

unan

Uygarlii

Meclis, memurlar, arkhonlar zerinde szcn geni anlamyla


dorudan ve srekli bir etki yapar. Bu memurlar bir yandan herke
sin ansnn eit olmas, te yandan da kura ve seim bileimi yoluy
la ya da bazen iki sistemden yalnzca birine bavurularak yeterlilik
lerin salanmas iin seilirler. Stratejiler dnda, onlar iin ne iki yl
art arda seilme, ne de iki yksek grevi elinde toplama olana var
dr. Bylece iktidar halka baml klnmtr. Ama, o da baka tr
l denetlenir. Memur grevine balarken gerek eski arkhonlardan
oluan Be Yzler Meclisi nnde, gerekse Halk Mahkemesinin bir
blm olan Helia nnde bir snav geirir. Grevinden ayrlrken
hesap verir ve bu hesap verme halk tamamyla tatmin edecek biim
de yaplmadka servetine sahip olamaz. Ayrca, aklansa bile, yine
herhangi bir yurtta tarafndan sulanabilir graphe alogion , yani
yasad davran sulamas denilen bir kovuturmaya konu olabilir.
Hepsi bu kadar da deil: Memur grevde olduu yl boyunca halkn
dorudan ve srekli denetimi altndadr; halk onu, onama oyla
mas yntemiyle, her zaman grevden alabilir ve yarglanmak zere
Halk Mahkemesine gnderebilir.
Adalet alannda da halk, tam egemenliini kullanr. Her yl yurt
talarn byk bir blm Heliastesler mahkemesinde ye olarak
bulunur; bu mahkeme kamusal ya da zel davalarn ounu kesin
olarak yarglar. Kimi durumlarda -demokrasiye kar sular, gizli
bir dernee yelik, bir fesada katlma, siyasal kokumuluk, vb.dorudan doruya Halk Meclisi, adalet divan olarak kurulur ya da
davay grlmek zere en az bin yeli bir Halk Mahkemesi bl
mne gnderir.
Btn bu dzenlemeler ve daha bakalar ile Atina demokrasisi,
tam bir demokratik rejimi, hem halk tarafndan hem de halk iin bir
ynetimi, antik dnyann grecei en yetkin demokratik yapt olu
turur.
Bununla birlikte dnce genilii ve sz ustal gcnn Periklese salad byk saygnln, bu demokraside nemli bir arl
vardr. Bu Perikles demokrasisi, gdml bir demokrasidir. Thukydidesin o zamann Atinas hakknda kesin bir sz vardr: Ad ola
rak bir demokrasiydi o ama, aslnda, yurttalarn birincisi tarafn
dan uygulanan bir ynetimdi. Burada Periklesi ok iyi tanyan ve
onu seven Sophoklesin Antigonede Kreon kiiliini yaratrken baz
zellikleri ondan alabildiini gryoruz.

23 0

AntIk Y

unan

Uyga

rli

Ci

Ama dahas, hem de daha kts var. Perikles demokrasiyi ta


mamlar ve kiiliiyle onun kar arl olur ve uygulamasn nler
ken ona son verdii sylenebilir .
Aristoteles bize, I.. 451-450 ylnda onun nerisi zerine Atinal ana ve babalardan domam ise, kimsenin siyasal haklardan
yararlanmayacana karar verildiini syler. Oysa, bu konuda ken
dini kabul ettiren Solonun yasasna gre, bir yurtta ile yabanc bir
kadndan olma oullar site hukukundan tam olarak yararlanmak
tayd. Themistokles, Kimon, tarihi Thukydides, yasa koyucu Kleisthenes, ve daha baka, btn byk Atmallarn durumu byleydi.
Hatta birok yabanc Atinaya olaanst hizmetlerde bulunmu ol
duklar iin site hukukunu elde etmilerdi. oklar da kokumu me
murlarn yaltaklar sayesinde, yurttalk listelerine hile ile sokul
mulard. Yeni yasadan sonra, sk sk ve ciddi denetimlere bavurur
lar. rnein, I.. 445-444 ylnda, Deltadan bir kralck olan Psammetikhos (Psametihos), ar bir ktlk srasnda Atinal yurttalara
datlmak zere otuz bin teneke buday gnderdii iin, yurttalk
ktklerinden binlerce ad karld. Adlar geerli saylanlar arasn
dan datma 14.240 yurtta katld. Ka kii katlmad? Kukusuz
onbin kadar. Bu tarihte yurttalarn tam says herhalde 30.000i
gemez.
Ne olursa olsun, Perikles tarafndan Atina demokrasisinin ka
panmasndan sonra, Yunanistann bu en demokratik sitesinde, de
mokratik haklarn kullanacak ancak 14.240 yurtta vard. Nfus
ise 400.000dir.
Kurumlarn gelimesi, ayn zamanda onlarn gerilemesinin ba
lad noktadr.

Perikles iktidara geldii srada, Atina, on be yldan beri byk


bir siteler konfederasyonunun -Delos birlii- bandayd. Bu birlik,
Med savann ikinci blmnde, kuruluu srasnda (479), kendisi
ne tam olarak askeri bir ama saptamt. Perslere kar sava deniz
de srdrmek, Krala boyun emi Hellen sitelerini kurtarmak, Yu
nanistann Persler tarafndan yeni bir istilasn olanaksz klmak.
Kurtarma -ayn zamanda intikam- sava, yani hem savunma hem
de nleme sava, ite, Birliin kendine saptad ve Themistokles,
Akropolisin kayalna Kimonun
kalker duvar stnde ykselen Parthenon

232

ntik

unan

Uy

garli

Ci

Aristeides (Aristidis) ve Kimonun ynetiminde baar ile gerekle


tirdii ama budur.
Konfederasyonun bakenti -hem federal meclisin toplanma yeri
hem de hzinesinin tutulduu yer olarak tam bir tapmak- Egenin
ortasnda kutsal Delos adasdr.
Atina, bandan beri Konfederasyonun iinde zel bir ayrcalk
tan yararlanmaktayd: Bu ayrcalklar, donanmasnn esiz gcne
borluydu. Askeri harektn komutas onundu, hzineyi serbeste
kullanmas bundan kaynaklanyordu. Mttefiklerin ykmllkleri,
Perslere kar savamak zere birlie donatlm gemiler vermekti.
Ama gemileri modern tip olmayan kimi mttefik sitelerin, gemi ye
rine para olarak katkda bulunabilecekleri karar da olduka abuk
kabul edildi. 454 ylnda federasyonun iinde, borlarn para olarak
deil de gemi olarak deyen, Atina dnda, ancak u ye vardr:
Samos, Khios (Hios) ve Lesbos (Midilli). Buna karlk, Atinann
aa yukar yz elli haral sitesi vardr ve bu tarihte yllk katk tu
tar hemen hemen milyon altn franka ykselir.
Birliin hzinesinin Delostan Atinaya tanmasna, yine bu I.O.
454 ylnda (Perikles ynetiminde) karar verilir.
Teorik olarak tm mttefikler, zerk sitelerdir ve eit haklara
sahiptirler. Gerekte ise, askeri harektn ve hzinenin hakimi Ati
nann gc ile mttefik sitelerin grece zayfl arasnda bir denge
sizlik vardr. Bu dengesizlik federasyonun iinde anlamazlklar ve
Atina tarafndan serte bastrlan birtakm ekilme giriimleri dou
rur. ilk olarak 470de Naksos ayaklanmt. 465te ise Thasos. Mt
tefiklerin yenilmi bu iki sitesi, dpedz baml hale gelirler. Onla
rn yllk vergilerinin tutarn yalnz bana Atina saptar. Bastrmala
rn izledii bu ilk kopmalar aristokratlar partisi henz iktidardayken
balar: Ayaklananlar kl ve atele boyun emeye zorlayan bu par
tinin nderi Kimondur.
Periklesin i bana gelmesiyle hareket ancak hzlanr: Aralarn
da Miletosun da bulunduu loniadaki byk site ayaklanr. 446
ylnda sra Euboia (Evia), Khalkis, Eretria ve baka kentlerindir.
Ayaklananlar destekleyen Spartann mdahalesi yznden Euboiadaki bu bakaldr Cumhuriyetin varln son derece tehlikeye d
rmtr. Perikles Euboiay sert bir biimde bastrmaktayken, Megara da birlikten ayrlmak iin bu an seti ve Sparta ordusuna Attika yolunu at. Attika istila edildi. Perikles tehlikede olan sitesi Ati-

O l y m p o s lu

P e r I k l e s

nann yardmna komak zere Euboiada srdrd harekt ya


rda brakmak zorunda kald. Onun yldrm harektyla dn,
Spartallar ekilmeye zorlar. Perikles yeniden Euboiaya dner. Ada
tamamyla boyun eer. Kimi kentlerde garnizonlar kurulur. Kimile
ri de, balarndaki oligari yanllarnn kovulduunu ve ynetimleri
nin demokratikletii ni grr.
Atina her yerde, her yeni bakaldrdan sonra, silah zoruyla bo
yun edirdii site ile bir bamllk antlamas yapar. Bazen rehine is
ter. Hkmetlerin eitli makamlarna kendisine bal kiileri yerle
tirir. Avucunda tutmas gereken kimi nemli kentlere, baml site
nin tm politikasn denetleyen valiler yerletirir. Ensonu silahl
Atina yurttalarnn smrgeleri olan Klerukhia lar (Kliruhia) uy
gulamasn yaygnlatrr; gven uyandrmayan sitelerin yaknnda,
srlen ya da ldrlen asiler in topraklar ele geirilmi olur; ar
tk lkede dzen in salanmasn gzetme ii de onlara der.
Uzun zamandan beri artk Federal Meclis toplanmamaktadr.
ylda bir, hara bedelini saptayan Atina halkdr. Atina ile uyruklar
nn ya da az da olsa, mttefiklerin anlamazlklarn Atina mahkeme
leri yarglar. Delos Konfederasyonu Atina imparatorluu olmutur.
Bu, her zaman iten ie tehdit edilen bir mparatorluktur. I..
441 tarihinde, yani Perikles ynetiminin tam ortasnda, yeni bir kop
ma, Samosun kopmas ayn yky yeniden balatr. Bu kopma Periklesi iki yl ksr ve kanl mcadelelere zorlar. Sonunda Samos tes
lim olur. Uyruklar ve topraklarndan bir blmn Atina devleti
ne brakr. Samos byk sava tazminat der ve ynetimi demok
ratikleince mucize kabilinden, her ey dzene girer.
Bu, sade Atinaya baml sitelerin bile ynetiminde olmad bir
imparatorluktur. Periklese gre, Atinann kendisinin de tutsa ol
duu, bir tiranlktan baka bir ey deildir. Thukydides sylevleriden birinde, bunu onun azndan ifade eder. Halk nnde konu
urken onlara yle der: Bu kahramanca eylemi imdi, dirlik sevgi
si ya da korkuyla yapsanz bile, bu mparatorluktan vazgeemezsi
niz. Onu, bir tiranlk kabul ediniz: Bunu tutmak bir hakszlk gibi
grnebilir, ama bundan vazgemek bir tehlike oluturur.
ite emperyalist demokrasi canavar budur! Unutmayalm ki,
kleletirilmi bir halkn stnde hkm sren, imdi de kan dke
rek, saysz uyruklarn kaynaklaryla zenginleen bir demokrasidir
bu.

233

234

ntk

unan

Uy

carli

Ci

Ama bu imparatorluk politikas her eye karn byle devam et


tii srece, Periklese ok byk paralar salar. Yldan yla milyon
larla anlatlabilecek miktarda altn akar. Bu paralarla, cretler ger
ekten dk olsa da, bir yn memur beslenir. Bu pahal sanat a
lmalarna girimek; yirmi yl boyunca tm ii nfusa ekmek, Ati
na sitesine de lmsz bir n salayacaktr.
Delos Konfederasyonumu, kabaca Atina Imparatorluuna d
ntrmek, kukusuz, Atinada bile, ateli protestolar dourmutur.
Plutarkhosa gre, Periklesin rakipleri Mecliste, O, tm Yunan
toplumuna ait bir hzineyi Delostan Atinaya aktarnca halkn onu
ru zedelenir ve en hakl eletirileri stne eker... diyorlard. Yu
nanistan, topluluun sava (Med Sava) giderleri iin emanet ettii
paralarn, deerli talarla sslenen cilveli bir kadn gibi, kentimizi
gzelletirmekte kullanldn; grkemli heykeller dikmeye, kimisi
bin talente (alt milyon altn frank) mal olan tapnaklar kurmaya ya
radn ancak ok byk hakszlk ve zorbaca yamaclk ile sakla
yabilir.
Perikles karlk verir. Bir gn Halk Meclisi nne kar ve zet
le, Atinallarn Perslere kar Ege denizinin bekileri olduklarn, kan
vergisini dediklerini ve gerekirse yine deyeceklerini, Atinann
mttefikleri olan sitelerin, Atinann salad Yunanistann ortak
savunmasna katkda bulunduklarn, verilen bir miktar parann,
bir kez dendi mi, artk verenlere deil, alanlara ait olduunu, onla
rn da paralar alrken kabul ettikleri koullar yerine getirmek zo
runda olduklarn syler. te rtlmez bir aklama dorusu!
Gururla -ya da istenirse, arszlktan uzak olmayan bir ak y
reklilikle- unu da ekler: Site, savan gerektirdii btn savunma
aralarna bol bol sahip olduundan bu zenginliklerin, bittii zaman
kendisine lmsz bir n salayacak yaptlar iin kullanlmas ge
rekmektedir.
Ve yine (zet olarak) yle syler: Tama, ileme ve bir yn
eitli malzemeyi yerletirmeden salayacamz yararlar da unut
mayalm; buradan endstri ve sanatlarn gelimesiyle, btn kollar
dan yararlanacak genel bir canlanma sonucu kacaktr.
Sz ustas konumasn yle srdrr: Elimizde nemli kay
naklar bulunuyor. Bundan sonra btn halk, ister silah altnda as-

Stun bilezii. ekil bileziklerin balantsn salayacak metal zvanann iinde yer ald
dikdrtgen delii gstermektedir.

236

nt

Ik Y

unan

Uygarlici

ker, ister sivil grevlerde memur, ister kol emekisi olsun, cretini
devletten alacaktr. Ta, tun, fildii, altn, abanoz, servi satn aldk.
Saysz ii, dlger, duvarc, demirci, ince marangoz, kuyumcu, oy
mac ve ressam bunlar ilemekle urayorlar. Bu ok byk mik
tardaki malzemeleri denizciler, tccarlar, tayfalar ve gemi klavuzla
r deniz yoluyla tayorlar. Bunlar karada arabaclar, ykler ta
yor. Araba ustalar, halatlar, saralar, sekilemeciler, maden iile
ri mesleklerini birbirleriyle yarrcasna yapyorlar... Yani, her ya
tan ve her meslekten insan, bu ilerin her ynden satklar bolluu
paylamaya arlmaktadr."
Periklesin Akropoliste ve baka yerlerde balatt bayndrlk
ilerinin btn yurttalara, zellikle de ii snfna, hem de Atinaya
baml sitelerin srtndan, bolluk iinde yaama olana salamaya
ynelik olduklar, daha ak bir biimde gsterilemez.
Tiran politikas bile olsa, demokratik bir politika. Parthenon
hem yurttalara yiyecek salar hem de Atinay lmsz bir ne ka
vuturur. Ama, imparatorluun uyruklar ekmek ve n sahibi ola
caklar mdr? Hi kukusuz ikisine de kavuamazlar.

Perikles, nerisi zerine 450-449 tarihinde kabul edilen ve ikin


ci Med savanda yklan tapnaklar yeniden kurmak iin Atinaya
federal hzineden para almasna izin veren kararnameye dayanarak
bu bayndrlk ilerini, zellikle de Akropolisin tapnaklarnn yeni
den inasn balatt. Tapnaklarn iine veya dna dikilen heykelle
ri saymazsak; balca drt yapt, Atina mimarl ve heykelciliinin
bu doruk dneminin tarihini tarlar. Thukydidesin demesine gre
Yaln gzellie tutkun kiilii ile Perikles dorua hakimdir ve onu
tm Atina halk iin uygular. Bilindii gibi, bu drt rnek yapt Part
henon, Propylaia (Propilea), Erekhteion (Erektion), Athena Nike T a
pnaadr. Ben yalnz Parthenon stnde duracam.
Burada ama, Yunan tapma tarihini yeniden yazmak deil, Pe
riklesin kiiliinin bu zeti vesilesiyle, tanra Athena ile halknn
erefine Akropoliste ykseltilen antsal yaptn gsterdii bu yaln
gzellik sevgisin\, baz basit gzlemlerle belirginletirmektir.
I.. 479 tarihinde, Pers ordusu ekildiinde Akropolis artk yal
nzca geni bir yl talar ve krk heykeller mezarl idi. Themis-

lym pos

lu

Pe

Ikles

tokles ve Kimon ok nemli bir ile, askeri zorunluluklarla urar


lar: Birincisi kuzey yamata, kincisi gney yamata tepenin kayal
na dikilmi iki suru yeniden ina ederler. Akropolisi koruyan ve
epeevre kuatan bu surlar onun tepesindeki yzeyi hemen hemen
dzletirebilecek ve geniletecek biimde yaplr. Surun st kenar ile
tepedeki dzlk arasnda kalan yere, nceki kuan kalknma dne
minde dikmi olduu krmz ve mavi renklere boyanm gzel kz
heykelleri zenle gmlr. (Bunlar ancak bizim kuak tarafndan
topraktan karlmlardr: Renkleri hl tazeliklerini korumaktay
dlar.)
Perikles, sanat, tm Hellen dnyasnda Atinann stnln
kantlama arac olarak grr. Parthenon hesapl mkemmellii ile
karaya ve denize, hem de yzyllara hakim olduu gibi Yunanistana
da hakim olacaktr.
Perikles her eyi inceliyor, mimarlk planlarn, malzeme seimi
ni tartyordu. Yapmla urayor, antiyeyi gryor, harcamalar
denetliyordu. 450 ylnda Pheidias Akropolisteki ilerin bana ge
nel ynetici olarak atand. Pheidias, Yunanistanda birok yapt ile
oktan tannm krk iki yanda Atinal bir heykeltrat. O, yine bu
450 ylnda, Akropoliste, lle lle bayla, genliin prlts iinde
salar basit bir kurdela ile bal, zk kalkanl, bal elinde; sol
kolunda tuttuu karg bir silah deil de sradan bir koltuk denei
olan bir Athena tasviri yapyordu. Bu bir sava Athena deil, yeni
den kazanlan barn taze imgesidir. Pheidias daha sonra Akropo
liste baka iki Athena heykeli daha dikti: Devasa boyutta ve sava
bir Athenada onun bronzcu ustal belli olur; heykel, metalde
Atina emperyalizmini, barn sallantl olduunu ve daha yeni kaza
nlmken, yeniden savaa yz tutmakta olduunu dile getirir. Ensonu, tapnann lo i ksmnda parldayan altn ve fildiinden ok
nl Parthenon Athenas, sitenin ve site hzinesinin putu ve bekisi
dir. Tapnan iindeki ifte sra stunlarn grnm ile evrili y
z ile baat, sakin ve yine de karanlkta canlanan altn giysili ve ok
ssl yksek fildii heykeli, mermer masalarn zerine konan deer
li eyalar, zengin kuma ynlarn, stunlara asl kalkanlar hayal
ediyoruz da. Bu, Atinann stnlnn gururlu ve grkemli imge
sidir.
te yandan, Pheidias, Parthenondaki sslemelerin byk bir
blmn kendi elleriyle yonttu. Kesintisiz atkl lonia pervazn,

237

238! A

nt

k Y

unan

Uygarlii

ya kendisi yonttu ya da en azndan esinledi. Bu pervazda, onun yont


ma kalemi, ideale yaklatka kalp atn durduran bir yalnlkla Athena bayram trenini; gen binicilerin at gezintisini, yan etkileme
dii ihtiyarlarn ar ar yryn, sungularyla uyruklar ve yer
leik yabanclar, bu nadir vesileyle haremden kan, edepli bir ss
leme iinde giysilerine titizlikle sarnm gen kzlar anlatr. Hibir
yzde hibir ifade yoktur; ne glmseme, ne sevin: insanlar, tanr
lara yaklarken (tanrlar onlar pervazn ucunda bekler) soukkan
lla brnrler. Ama, ayn zamanda bir tapnan pervaznda tan
rlar ya da kahramanlar deil, ilk kez sade yurttalar temsil edilmek
tedir. Perikles de, Pheidias da, bunu byle istemilerdi.
Pheidias, kiisel olarak, sz edilmeye deer ok ypranm iki
kap alnln da yonttu: Sadece u sylenebilir ki, tanrsal g, bu
rada bir cesur tavrn iddetiyle deil, dinlenme halindeki o kusursuz
kaslarn geveklii ile aklanr. Ne olursa olsun, bir eyleme balan
m olsayd, tanr gc, snrl grnrd, ama; bu dinlenme halinin
verdii dinginlik iinde kullanlmayan g, snrsz ve tam anlamy
la tanrsal gibi grnr.
Pheidias, dor pervazlarnn aralklarnn en byk blmn i
lemeyi ise rencilerine brakt.
Sz konusu sanat, Perikles ile en sk dnce alverii iinde
yaamtr; gzden dtnde (I.. 432 yl) ve lmne dek ona
bal kald; hapse mahkm olmasndan ksa sre sonra ld.
On sekiz yl Akropolisteki almalarn genel yneticiliini yap
t. Hibir ey gznden ve yaratc eletirisinden kamyordu. Pheidi
as eitli antlarn genel planlaryla olduu kadar teknik yapmn en
ince ayrntlaryla da ilgilendi. Parthenonun mimarl, heykelciliin
parlak dneminden te birok eyi, kukusuz ona borludur.
Pheidias, Sophokles ve Perikles ile birlikte kukusuz bu tarihsel
dnemin dourduu dehadan biri idi. Onlar Parthenona bu ortak
yapta, katkda bulunuyorlard. Bu arada belirtelim ki Sophokles Antigoneyi yazd srada bile mttefiklerden alnan genel hzineyi y
neten maliye komisyonuna bakanlk etmekteydi. Bu insan, ayn
politikaya olmasa bile, en azndan, yeni Akropolisin kurulmasyla
olduu kadar, Sophoklesin tiyatrosunun geliimiyle de, Periklesin
ynettii halkn byklnn dile geldii ayn byk giriimin
hizmetine adamlard kendilerini. Sophokles ise, Antigone ile Oidipusun, kendisini, zeks ve yurttalk grevi ile nemli bir mali ku-

240 | A n t i k

unan

Uygar

lig i

rulu ynetmekten bak klmalarn aklndan bile geirmezdi.


Parthenonun gzellii, bir yaln gzellik tir. Ama bu yalnlk,
byk bir sanat yaptnn tm yalnl gibi, bizim ilk duygumuzdan
kaan az grlr bir karmakln en st dzeydeki sonucudur.
Parthenon, nce salt geometrik bir yapt gibi grnr. Madde
nin mutlu bir dengede, ayakta duracak biimde dikey olarak, daire
olarak, doru olarak ve gen olarak toplanacak bir geometri prob
leminin zmdr. Rakamlarla ina edilmi gibidir: Bu, yapnn
uzunluunun geniliine ve yksekliine en doru orann, stunun
apnn yksekliine orann, stunun geniliinin stunlar arasnda
ki arala orann, tabandaki stun apnn stun gvdesinin apna
orann, daha baka birok oranlar aratrm olan Yunan tapnak
lar mimarlarnn, yzyllardan beri sregelen bir aratrmasnn so
nuca varmasdr.
Bununla birlikte, tapnan matematik yetkinliine ilikin bu
aratrma, eer, btnyle sonulanabilse idi, yalnz aklmza ho
gelir, iyi zlm bir teorem gibi bizi sarard. Ama Parthenonun
houmuza gitmesi bundan -yalnzca bundan- deildir. O, organik
yaammz, organik sevincimizi doyurur, devam ettirir. O hi de, bir
Mutlak deil, canl bir varlkm gibi bizi etkiler. O bir dzendir,
ama saltanatlarn ve soylarn dzeni kadar deiken bir dzen.
Bu nasl gerekleir? Onu oluturan doru izgiler, tpk yaamn
izgileri gibi ancak aa yukar yani yaklaktrlar da ondan. Da
ireler de ayndr, oranlar da. Parthenonun matematii hibir zaman
matematik yetkinlik eiliminde deildir: insann dnp yeniden
ele ald, sanatn dile getirdii, ama her zaman greli ve deiken
gerek dnyann yasalarnn kesinliinden baka kesinlii yoktur.
Parthenonu canl klan ite bu grelilik ve bu deikenliktir.
rneklere bakalm. Yapnn etek duvarnn drt temelinin (subasman) ykseklii eit deildir: Birincisi, kaya stne konulan d
zenleme de temeli en bask olandr. Sonuncusu da en yksekte olan
temeldir. Farkllk ok ok kktr, gzden ok admla anlalr
ancak. Ama uzaktan basamak eit dzlemdeymi gibi grnrler
ve st basamak ise, antn arl altnda gmlp gidiyormu izle
nimi vermez.
te yandan, her basaman yzeyi, tam olarak yatay deildir:
Hafife tmsektir. Ularndan birinden baklnca, dz bir yzey or
tasnda ukurlam gibi grnmek eilimindedir. Bu nedenle, bu

O l y m p o s lu

P e r Ik l e s

grsel yanlmay gidermek iin bir kabarklk hesaplanmtr. Demek


oluyor ki, antn stne oturduu taban, bu ve baka zellikleri ile
gze gre, doruymu, canl dzlemmi gibi grnen gz aldatan
dorular ve gz aldatan yatay dzlemler halinde yaplmtr. Bu ta
ban, sylendii gibi, O gn bu gndr , stnde tad antn
arlna grsel (perspektif) olarak direnebilmektedir .
Bize hepsi benzer ve hepsi yere dikey gibi grnen bu stunlarn
farkll hakknda ne demeli peki? Stun aralklarnn aldatc eit
lii hakknda ne sylemeli? Mermere sokuturulmu saylarn bu i
irinde, zde konumlarda zde olacak tek bir rakam yoktur. Bize,
kalcnn deimezliinin bir gvencesini vermi gibi grnen bu ya
ptta, deiken ve kararsz olmayan hibir ey yoktur. Biz orada he
men hemen sonsuzlua dokunuruz; ama bu Mutlak olann sonsuzlu
u deil yaamn sonsuzluudur.
Stunlarla ilgili olarak az rnek vereceim, ister yere dikey, ister
bitiiindekilere tam olarak paralel tek bir stun gremeyiz.
Tamamen dey stun, yalnzca yapnn snrl bir blmne bi
reysel bir dayanak ii grebilecekti. Her biri, yapnn ierisine doru
eik olan stunlar, tm antn arln birlikte tayan bir ortaklk
olutururlar. Stunun bu eimi onun sra stunlarda bulunduu ye
re gre ve sra stunlarn kendisine gre deiir. Bu eim 6,5 cmden
8,3 cmye kadar gider, ok dktr ama zekleri birdir ve gz
mzde her stunun destek ilevini bytme ve sra stunlarn tm
n ayn ortak ibirlii abas"na girmi gibi gsterme etkisi yaratr.
Burada belki de bir teknik gereklilik vardr. Byle olmasayd,
belki de saaklarn, alnlklarn ve tapnan tm st blmnn
arl tapmakta alma ve yklmaya yol aard. Ama bu teknik ge
reklilik ayn zamanda estetik bir gerekliliktir: Gzmz stunlarn
eksenlerini gkyznde uzatarak onlar tapnan stnde ok yuka
rda bulunan tek bir noktada birletirir. Bylece Parthenon bize s
tunlarla evrili basit bir ev gibi grnmez. Disiplinli bakmzla, oy
nak oturmuluu, bantl ve denetimli bir abayla, dsel bir pira
mit halinde gkyzne doru ykselen bir yap gibi grnr.
Stunlarn bu hesapl eimi daha baka sonular da dourur.
Yapnn iinde kornilerin dengesini deitirir, bylece d kmalar
blmn genel ktleye doru geri atar." Ama ke stunlar, ayn
eimi tamazlar. Daha az eik drtl bamsz bir btn oluturan
bu stunlar, daha ok ortak demetin dnda grnrler. Daha ak-

241

242 I A

nt

Ik Y

unan

Uy

garli

Ci

as bunlar, drt kesinden antn atsn desteklerler. Temel ilev


leri bylece belirginleen bu stunlar, bize tapnan salamll ve
kalmll konusunda gvence verirler. Yine, bu ke stunlarnn
gvdeleri de, arln daha fazla yklendikleri n parltsna da
ha iyi kar duracak biimde hafife glendirilmilerdir. Ayn ne
denle ke stunlar gzle grlr bir biimde komularna da ya
kndrlar: brlerine benzer bir stun aral onlar ince gsterecek
kl bir boluk yaratacaktr. Oysa onlarn hepsine gre en gl ol
malar gerekir, nk yapnn tm ktlesini tamak zorundadrlar.
Yaamn geometrisinin yasalarna gre dnlm, canl bir
varlk ve Akropolisin topranda domu meyveli bir koca aa gi
bi grnen bir tapmak byle doar. Aadan tepeye trmanan kim
seye kk, nemsiz bir ey ya da belki bize endieli bir bakla ba
kan sakl bir yz gibi grnr. Yoku yolda ilerleyince (antik d
nemde ok zahmetli bir yoldur bu), Parthenon gzden kaybedilir,
Propylaiaya yaklalr, iine girilir: Propylaia, oraya yalnzca Parthenonu olabildiince uzun sre gzmzden saklamak iin konul
mutur. Sonra birden, Parthenon nmzde dikilir; artk ne nem
siz, ne de kayg vericidir, muazzam ve bekleyiimize deen bir yap
dr. nk o aritmetik olarak sonsuz deil, yreimize gre sonsuz
dur. Boyut olarak ok byk deildir (karlatralm: Lozan kated
rali: 100x42x75m; Parthenon: 70x31x17,50m). Ama, u sz sylen
mi ve tekrarlanmtr. Yunan tapnann boyutlar yoktur, oran
lar vardr. Ya da yle denir: nsan, k ya da by hibir
zaman boyuna gre dnmez Parthenonun karsnda neyi d
nr insan? Yalan sylemeyelim, uydurmayalm: Var olmak iin da
ha gl olmay dnr, mutlu olmaktan baka hibir eyi dn
mez. nk; insan, onu canl bir varl sever gibi sever...
Yazk! Canl varlklarn oalma yetenekleri vardr. Parthenon
ve tm Yunan mimarl da yzyllar boyunca, Paristen Mnihe,
Washingtondan Moskovaya kadar, genellikle Madeleine tr (Pa
riste) korkun varlklar dourarak kiliseler ya da bankalar biimin
de bol bol rediler. Parthenon bir toprakta domutur, bir manzara
ile uyumludur, tarihsel bir ann rndr. Btn bunlardan hibir
biimde ayrlamaz. Akropolisten koparld m z suyunu ve gzelli
ini yitirir. Kalker tepe ile tepeye ylm ama ayn renkte talarla
tamamlamaktan baka bir ey yapmayan Themisfokles ile Kimonun
u nl duvarna eklenen Parthenon, bir manzaray talandrmakta-

O l y m p o s lu

P e r I k l e s

dr. ren alannn krk dkk haline karn, onun fildii grn
mndeki mermerlerinde, knt ve girintilerin kartlaan oyununda,
oluklarn ukurlarn karanlkla doldurup sivri keleri gne
ile keskinletirerek, stunlar grkem dolu devinimsiz bir dansla
dans ettiren glge ve k almaklnda, btn bunlarda, dehann
mermere kapatt yaam yakalar, kavrarz. Mermer her zaman
a duyarldr. Harap ant gnne ya da gnn saatlerine gre bazen
olduka koyu boz renkli, bazen neredeyse siyaha alan klrengi ola
bilir. Akam tozlar iinde pembe ya da sar k yansmalaryla efla
tun gibi de grnebilir. Mermerin beyaz olduu sylenirse de hibir
zaman beyaz deildir. Eer beyaz ise, organlar stnde parldayan
esmer lekelerle yal bir insan teninin beyazldr bu.
Parthenon gerekten de ok yal, ok harap grnebilir, ama
harap yallnda, halknn genlik dneminde onu dourmu olan,
o bilgelik sevgisini ve o gzellik akn hl dile getirdiinin anlal
mamas olanakszdr.

Periklesin saltanatnn sonu zor oldu.


Ynetiminin ortalarnda, grkemli uzun kafasnda, bir Hellen
birlii tasars atm gibidir. Bu giriim hakknda yeterince bilgimiz
yoktur -ok ksa ve yalnz Plutarkhosdan edindiimiz bir bilgidir
bu-. Onun nerisi zerine, I.. 446 ylna doru alnan bir karar,
Avrupa ve Asyadaki Yunan sitelerini (Sicilya ve talyadaki siteler
hari) genel karla ilgili sorunlar grmek zere Atinaya temsil
ciler gndermeye davet etmekteydi. Bu sorunlar unlard: Perslerin
yakt tapnaklar yeniden yapma, birlemi halklarn kazand za
ferden tr tanrlara kretmek zere kamusal tapnaklarda sunu
lacak kurbanlar, denizlerin gvenlii, btn Yunanllar arasnda ba
r salama yollar. Be kiilik gruplar halinde Hellen yurdunun e
itli blgelerine gitmek, Atina adna bar grmeleri balatmak
zere yirmi Atina yurtta atand. Bu hazrlk giriimleri yapld.
Ama Plutarkhosun dediine gre, Lakedaimonlularn kesin muha
lefeti ile karlat; onlar Atina tarafndan toplantya arlan ve bu
nedenle byk site stnl demek olan bir Hellen birlii kongre
sini esastan reddediyorlard. Bu durumda kongre hibir zaman top
lanamad.

243

244

ntik

unan

Uygarlii

Her zaman olduu gibi, byle bir durumda, grmenin baar


szlnn sorumluluunu yalnz iki taraftan birinin stne atmak
gtr. En az on yldr, Periklesin Atinann mttefikleri karsnda
ki imparatorluk politikas, onun imdi tm Yunanllara nerdii bu
yattrma politikas ile gerekten eliiyordu. Hellen dnyasnn
snrna bar elilerini gnderdii, bu I.. 446 ylnda bile Perikles,
daha nce ayrlk Ionia hareketini bastrd gibi, Atina kaplarn
da Euboia sitelerinin ayaklanmasn da ezip geiyordu. Ve bu tarih
ten de nce (I.. 451-450 tarihinde) Perikles, Halk Meclisinden si
te hukukuna ilikin karar kartyordu; bu karar, Atina yurttalar
topluluunu, imparatorluunun btn savunucularna yaygnlatr
mak yle dursun; bunu, bencil, ayrcalkl bir yurttalar bln
den baka bir ey olmayan, ifte Atina doumlu olmakla snrland
ryordu. Ensonu, yine, bu 446 tarihinde, Parthenonun ilk tan ko
yan Perikles, nceden ilan ettii byk yaptlar politikasn, bunla
rn giderlerini karlayacak imparatorluun Yunanl tebaasn s
mrme gerekliliine, ayrlmaz bir biimde balyordu.
Dkt kanla, zorla ald parayla, el koyduu zgrlklerle
balanm, tmyle emperyalizme batm bu politikann her gn da
ha ok tutsa olmu olan Perikles, Yunanistana genel bar neri
leri ile, Atina Hellen birlii kongresinin Atinann mutlak egemenli
ini pekitirmekten, btn Yunanistanda Atinann kesin stnl
n onamaktan baka bir ey olabileceine inandrmay bu durum
da nasl umabilirdi? Bu durumda, Plutarkhos, zek ykseklii ka
dar ruh bykln de ona mal etmekle, olduka saf grnr.
Bu nedenle Perikles, Atinann savaa doru yryn ancak
daha hzlandrabilir. Yunan halknn bu lmcl ve onarlmaz b
lnmesini, yani Peloponnesos Savan douran koullar hatrlatma
nn yeri buras deildir. Bu olaylarda Atina kadar Atinann hasmlarnn da sorumluluklar vardr. Perikles Megaraya kar Attika pa
zarlar ile imparatorluk limanlarn bu sitenin mallarna ve gemileri
ne kapatan karar, Atmallara aldrmakla; bu konuda en ar sorum
luluk payn tar. Misilleme nlemi midir? I.. 446 ylndaki olay
larn karl m? Bu tr aklamalar her zaman el altndadr. Perik
les, bu tarihte zaten kendi kurduu arka kaplmtr. Bu yzden
uzun zamandan beri zarlar atlmtr, oyun da oynanmaktadr. O,
artk kendi politikasnn yol at, imdi de son anda, yce bir eref
konusu gibi verek, savunma gibi gstermeye alt savan zo-

246

An

Ik Y

unan

Uygarlii

runluluundan kap kurtulamaz. Bu sava, dedii gibi, zek ve


p ara sayesinde kazanmay umar. Sava kazanarak bu arada bar
kazanacan ne srer.
Yine de, bu kadar keskin bu zek, belirlenmi bir ynde, grme
dii bir engelle snrlanmtr. Yurtseverlii, bytmek istedii Atina
sitesinin erevesini amaz. Yunanistann birliini, ancak Atinann
byklnn yaylmas olarak tasarlar. br siteleri kleletire
cektir Perikles. On dokuz yandaki Aristophanes, iin i yzn bi
len glyle glerek siteler kledirler, der.
Bu engeli amann Periklese dmedii anlalyor mu? yesi ol
duu toplum son derece kleci bir toplumdur. Sitelerin klelii an
cak sklp atlamaz bir rkln srekli biimidir. Klelik gittike
yaylr. Yunan uygarl klelikle batacaktr. Onun en yce bayapt
larn henz gstermedik: Ama imdiden meyvenin iindeki kurdu
biliyoruz.
Parthenonun esiz gzelliinin yalnzca altnla deil kleletiril
mi insanlarn kan ile elde edilmesi bizi yattrmaz.
Onarlmaz yanl buradadr. Periklesin yanl m? Hayr, hi
deil. Bu yanl onun halknn nceki ve o gnk tarihinde yazlyd.
Kleci bir toplum, gerek demokrasiyi retemezdi; yalnzca ad ve
gerek olarak, kle bir halk zerinde hkm sren bir tiranl re
tebilirdi.
Yzyl ne kadar parlak olursa olsun, Periklesin dncesinin
sava iinde, sonunda vard baarszlk, bir uygarln, eer yaa
yan insanlarn btnne yaylamam ise kalc olamadn btn
aklyla bize anlatr. Yunan uygarl tarihinin bize verdii en
nemli ders burada yatar. Bu uygarln en grkemli meyveleri, ii
mizi sevin, cesaret ve umutla doldururlar. Bu meyveler azda bilin
medik bir buruk tat brakr; gelecek an meyveleri -eer karanlk
larna varncaya kadar Yunan gemiini okumay biliyorsak- belki
de, artk byle olmayacaktr.
Yeil elma; kzarman iin sana daha ok uzun bir zaman gereke
cektir. nsanlarn tarihinde, her gn, hava gneli olmaz. Yunan uy
garl; gensin sen, ama, senin ferahlatan ekiliin, Odysseiamn a
irinin szn ettii, u gnete pimi meyve tadn -u olgun
meyve tadn- bize vaat etmektedir.

247

K a y n a k a
Geni halk ynlarna ulamay amalayan bu kitap Yunan Uygarlnn btnlkl
bir tarihi olma savnda deildir. Yalnzca birka rnek oluturmu konuyla renk
lendirilmi belli bir bak asndan izlenen bir genel grnmden ibarettir. Yazar
sadece ykselerek ilerleyen hareketi, sonra (ikinci ciltte) ok abuk gerilemeye ba
layacak olan Yunan Uygarlnn geliip serpilme dnemini ve bunlarn nedenleri
ni aklamaya almtr.
Sz konusu tm kaynaklarn belirtemez. Ancak en nemli ve youn biimde izleneler unlardr.
Y unanli Y azarlar

Ayrca; Tarihsel olaylarn genelinde dorulanmas iin yazar ikincil olarak u yayn
lara bavurmutur:
G. GOLTZ: H isto ire g re c q u e (Yunan Tarihi), 1. 2., cilt France nivesitesi Yayn
lar Paris, 1925 ve 1930
Yararlanlan kaynaklarn ksaca dkm (bazen hemen yerinde, bazen de kitabn
okunmasnda kolaylk salamak amacyla) her blm iin ayr ayr belirtilmitir.
BRNC BLM
A. JARD: L a fo rm a tio n du p e u p le g re c
(Yunan Halknn Oluumu), La Renais
sance du Livre, Paris, 1923
G. GLOTZ: L a c iv ilisa tio n g en n e (Ege
Uygarl), La Renaissance du Livre, Pa
ris, 1923
George THOMSON: S tu d ie s in A ncien t
G re e k S o c ie ty (Eski Yunan Uygarl ze
rine incelemeler), Lawrence and Wishart,
London, 1949.
KNC BLM
C. M. BOWRA: T r a d itio n a n d d e sin g in
the Ilia d (llyadada Gelenek ve Tasarm,
Oxford, 1930
NC BLM
Emile MIREAUX: L e s p o m e s h o m ri
q u e s et l h isto ire g re c q u e (Homeros iiri
ve Yunan Tarihi cilt l-II), Albin Michel,
Paris, 1948 ve 1949
J. A. K. THOMSON: S tu d ie s in the
O d y sse y (Odesses zerine incelemeler),
Oxford, 1914.

DRDNC BLM
Franois LASERRE: L e s p o d e s d A rchilo q u e (Archilog ve yergi iirleri Imprime
rie darantire), Dijon, 1950
Franois LASERRE ve Andr BON
NARD: A rc h ilo q u e (Archilog), ve (metin
evirisi ve yorum) "Les Belles Letres" kitabevi tarafndan yaymlanacaktr, Paris
BENC BLM
C. M. BOWRA: G re e k L y ric p o e try , from A lcm an to S im o n id e s (Alcmandan Simonidese Yunan Lirik iiri). -University
Press London, Oxford, 1936
Andr BONNARD: L a p o s ie d e S a p h o ,
E tu d e et tra d u c tio n (Safo ve iiri eviri
ve inceleme yazs), Wermod, Laosanne,
1948
ALTINCI BLM
C. M. BOWRA: E a r ly G reek E le g ists
(Erken Dnem Yunan At airleri). Ox
ford, 1938
G. GLOTZ: L a C it g re c q u e (Yunan Si
tesi) La Renaissance du Livre. Paris 1928

248

A n t I k

Y u n a n

U y g a r l i c i

YEDNC BLM
G. GLOTZ: L e tra v a il d a n s la G r c e a n
cien ne (Eski Yunanistanda ). Flix Al
can, Paris, 1920
SEKZNC BLM
Martin P. NlLSSON: L a re ligio n p o p u la
(Eski Yunanis
tanda Halkn Dini), Plon, Paris, 1945.
Mircea ELIADE: T r a it d h isto ire d e s re
lig io n s (Dinler Tarihi ncelemesi). Payot,
Paris, 1953
R. PETTAZZONI: L a re ligio n d a n s la
G r c e a n tiq u e (Eski Yunanistanda Din),
Payot, Paris, 1953
G. VAN LEEUW: L a re ligio n d a n s so n
e sse n c e et se s m a n ife sta tio n s (znde
Din ve Ortaya klar), Payot, Pa
ris,1948
ire d a n s la G r c e a n tiq u e

DOKUZUNCU BLM
MAX POHLENZ: D ie g rie c h isc h e T r a
g d ie (Yunan Tragedyas), Teubner, Leizig, Berlin,1930,
Pierre Aime TOUCHARD: Dionysos (Di
onysos, Tiyatro iin savunma). Montaig
ne Yaynlar, Paris 1938
George THOMSON: A e sc h y lu s a n d A t
h en s (Akhilleus ve Atina. Dramann
Toplumsal Kkeni, inceleme yazs).
Lawrence ve Wishart, London 1950
ONUNCU BLM
Lon HOMO: P rik l s (Perikies), Robert
Laffont, Paris, 1954
Henry CARO - DELVAILLE: P h id ia s ou
le G n ie (Phidias ya da Yunanl Dahi),
Felix Alcan, Paris,1922
Victor EHRENBURG: S o p h o c le s a n d P e
ricles (Sofokles ve Perikles), Blackwell,
Oxford, 1954

Andr Bonnard (1888-1961) Varlkl bir ailenin ocuu olarak


svire'nin Lozan kentinde dodu. Babas, niversitede Eski
Franszca profesr idi. Liseyi Lozan'da okuyan Bonnard,
Lozan'da balad niversite eitimini Paris'teki Sorbon
niversitesi'nde tamamlad. Ksenofon'a adad doktora tezini
1910-14- yllar arasnda Mulhouse kentinde hazrlad (bu tez
bir yangnda yok olduu iin bugne ulamamtr). 1928 ylndan
itibaren Lozan niversitesi'nde Yunan Dili ve Edebiyat
profesrl yapt. ou Eski Yunan uygarl zerine olmak
zere onlarca esere imza atan Bonnard 1949 ylnda svire
Bar Hareketi bakanlna, 1950 ylnda ise Dnya Bar
Konseyi yeliine seildi. Komnist Parti yesi olmad halde
'komnist komplo' sulamasyla svire Federal Mahkemesi
tarafndan yargland. 1954 ylnda Lenin Bar Nian dln
ald. Yazarn Sovyet Edebiyat zerine ve nsan ve Tragedya adl
eserleri de yaynevimizce baslmtr.
...felsefe, insan bilimleri ve sanatta 'Yunan Mucizesi' btn
dnyada hl zengin bir okul, tkenmez bir ilham kayna olma
niteliini srdrmyor mu?
Bu dncede olduklarn sandm byk bir aydn kesiminin,
Andr Bonnard'n bu kitabn scak bir ilgiyle karlayacaklarndan
hi kuku duymuyorum.
Bonnard bize Yunanllar gnlk yaantlar erevesinde sevin
ve kederleri, bilim ve efsaneleri, zgrlk ve klelikleri iinde
sunuyor.
Bonnard bu kadarla kalmyor. Eski Yunan bilgeliiyle beslenmi
bir etik anlayyla, tarihin dramatik bir diliminde bizlere bir de
ada hmanizm dersi veriyor: Benim iin hmanizm,
masasnda alan bir insann bilimi deildir; hi ayrlmayacam
bir hayat kuraldr... Burada kiiliimde Antigon dostu ve evirmeni
ile bar taraflsn ayrmak istiyorlar; oysa bunlar ayn insan!'
O insan kitabnda bize sadece Eski Yunan' anlatmyor; biraz da
bizleri anlatyor.." Taner Timur