Sertifika No: 16226

LYS KONU ANLATIMLI e-kitap
© Copyright YEDİİKLİM EĞİTİM BİLGİSAYAR YAYINCILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
Bu kitabın bütün hakları YEDİİKLİM EĞİTİM BİLGİSAYAR YAYINCILIK SAN. TİC. LTD. ŞTİ.ne aittir.
Yayınevimizin yazılı izni olmaksızın, kitabın tümünün veya bir kısmının elektronik, mekanik ya da
fotokopi yoluyla basımı, yayımı, çoğaltılması ve dağıtımı yapılamaz.
Bu kitap, Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır.
Yayın Yönetmeni

Yazar

Redaktör

Emel MAHLUT

YEDİİKLİM - POTA
YAYIN KURULU

Nurçe ÇOLAK
Mehmet TÜRKYILMAZ

Kapak Tasarımı

Sayfa Tasarımı

Yusuf ÖZALP

YEDİİKLİM

• ADIYAMAN • AFYONKARAHİSAR • AĞRI • ANKARA - ETİMESGUT • ANKARA - SİNCAN
• ANKARA • ANTALYA • AYDIN • BALIKESİR - BANDIRMA • BALIKESİR • BATMAN • BİLECİK
• BOLU • BURSA - FOMARA • BURSA - GÖRÜKLE • ÇORUM • DİYARBAKIR • DÜZCE • EDİRNE
• ELÂZIĞ • ESKİŞEHİR • GAZİANTEP • GİRESUN • HATAY - ANTAKYA • ISPARTA • İSTANBUL - AVCILAR
• İSTANBUL - BAKIRKÖY • İSTANBUL - ESENLER • İSTANBUL - GAZİOSMANPAŞA
• İSTANBUL - KADIKÖY • İSTANBUL - MECİDİYEKÖY • İSTANBUL - PENDİK • İSTANBUL - ÜMRANİYE
• İSTANBUL - SİLİVRİ • İSTANBUL - BÜYÜKÇEKMECE • İSTANBUL - MALTEPE • İZMİR - KARŞIYAKA
• İZMİR - KONAK-1 • İZMİR - KONAK-2 • İZMİT • KAHRAMANMARAŞ - ELBİSTAN • KAHRAMANMARAŞ
• KARABÜK • KAYSERİ - KARTAL • KAYSERİ • KIRIKKALE • KIRKLARELİ - LÜLEBURGAZ • KIRŞEHİR
• KONYA-1 • KONYA-2 • KÜTAHYA • MALATYA • MANİSA - AKHİSAR • MANİSA - DEMİRCİ
• MANİSA - SALİHLİ • MANİSA - SOMA • MANİSA • MARDİN - KIZILTEPE • NEVŞEHİR • NİĞDE
• ORDU - FATSA • ORDU • RİZE - ÇAYELİ • RİZE • SAKARYA - HENDEK • SAKARYA • SAMSUN
• SİVAS • ŞANLIURFA • TEKİRDAĞ - ÇORLU • TEKİRDAĞ • TRABZON • VAN • ZONGULDAK

İletişim
YEDİİKLİM Eğitim Bilgisayar Yayıncılık
San. Tic. Ltd. Şti.

POTA Yayınları

Zübeyde Hanım Mah. Samyeli Sok. No.: 17
İskitler / ANKARA

Kızılay Mah. Fevzi Çakmak-2 Sok. No.: 38 / 17
06420
Çankaya ANKARA
Tel: 0 312 231 38 40 Faks: 0 312 231 38 50
www.potayayin.com

Tel: 0 312 384 64 19 - 20
www.yediiklim.net

Faks: 0 312 384 64 23
yediiklim@yediiklim.net

www.yediiklim.com.tr

ÖN SÖZ

Sevgili Öğrenciler,
Yaşam boyu süren eğitim-öğretim olgusunun ülkemizdeki aşamalarından biri olan ve geleceğinizin şekillenmesinde önemli yapı taşlarından biri sayılabilecek YGS ve LYS’ye hazırlık sürecinde sizlere kaynaklık ve amaçlarınıza
giden yolda yol arkadaşlığı etmek üzere elinizdeki kitap serisini hazırlamış bulunmaktayız.
Bu kitap serisi ortaöğretim derslerinizi kapsayan konu ve içerikleri bulunduracak şekilde ve sınavda karşılaşabileceğiniz konularla ilgili olabilecek alt başlıklar göz ardı edilmeden hazırlanmıştır.
Ülkemizin aydınlık ve çağdaş geleceğinin güvencesi olan öğrencilerimizin duyacakları mutluluk ve gurur, YEDİİKLİM ve POTA ailesi olarak bizlerin de mutluluk ve gurur kaynağı olacaktır.
Tüm aday öğrencilerimize sağlık ve başarılarla dolu bir hayat dileriz.
YEDİİKLİM - POTA YAYIN KURULU

İÇİNDEKİLER
1. BÖLÜM

Doğal Sistemler - Ekosistem Madde Döngüsü...................................................... 7

2. BÖLÜM

İnsan ve Doğa Etkileşimi Ekstrem Olaylar........................................................... 25

3. BÖLÜM

İlk yerleşmeler - Uygarlıklar - Kültürler ve Türk Kültürü....................................... 31

4. BÖLÜM

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler...... 36

5. BÖLÜM

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi - Türkiye’de Tarım ve Hayvancılık..... 47

6. BÖLÜM

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım - Ticaret ve Turizm.................. 62

7. BÖLÜM

Türkiye’de Bölge Kavramları - Coğrafi Bölgelerimiz ve

Bölgesel Kalkınma Projeleri................................................................................. 75

8. BÖLÜM

Türkiye’de Nüfus ve Yerleşme............................................................................. 97

9. BÖLÜM

Doğal Afetler ve Türkiye İçin Riskleri................................................................. 112

10. BÖLÜM

Ülkeler - Uluslararası Kuruluşlar - Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler................ 123

11. BÖLÜM

Doğal Kaynaklar ve Çevre................................................................................. 145

LYS

DOĞAL SİSTEMLER - EKOSİSTEM
VE MADDE DÖNGÜSÜ

1. BÖLÜM

COĞRAFYA

İnsan var oluşundan beri istek ve gereksinimleri doğrultusun-

lar oluşturur. Doğadaki her canlı varlık bu fiziksel ve kimya-

da doğadan yararlanmıştır. İnsanın bilgi birikimiyle doğaya

sal koşullar var olduğu sürece yaşamını sürdürebilir ve geli-

hâkim olma isteği, teknik olanakların da artmasıyla, doğanın

şebilir. Ekoloji bilim dalında canlının çevresi genel olarak iki

aşırı kullanılmasına neden olmuştur. Doğa kendi kendini ye-

grupta incelenebilir:

nileyebilme özelliğinden dolayı, önceleri, verilen zararlardan

– Fiziksel çevre (abiyotik faktörler)

fazla etkilenmemiştir. Ancak doğal kaynakların aşırı kullanı-

– Biyolojik çevre (biyotik faktörler)

mı doğanın bu yeteneğinin çok üstüne çıktığı zaman, hava
kirliliği, ormanların yok oluşu hatta canlıların toplu ölümleri

Fiziksel çevre, fiziksel ve kimyasal koşullar gibi cansız ögele-

gibi sorunlarla karşılaşan insan, doğa ile olan ilişkilerini tekrar

ri; biyolojik çevre de canlı ögeleri kapsar.

gözden geçirmesi gerektiğini anlamıştır. Bu nedenle, 1970’li

A. FİZİKSEL ÇEVRE

yıllardan itibaren çevre kavramı insanın yaşantısına girmiştir.

Abiyotik Faktörler

Çevre:

Doğadaki bütün canlıların yaşaması ve gelişmesi için belirli fi-

– Dış etkenlerin tümü,

ziksel ve kimyasal koşullar gereklidir. Ekoloji biliminde cansız

– Canlıları etkileyen fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörlerin

ögeleri kapsayan fiziksel çevre faktörleri:

bütünlüğü,

– Güneş ışınımı,

– Canlıyı etkileyen, şekillenmesini ve yaşamını belirleyen fiziksel ve toplumsal etmenlerin tümü,

– Sıcaklık,

– Organizmaların yaşamı üzerinde etkili olan faktörler toplu-

– Su ve

luğu şeklinde tanımlanabilir. Çevre kavramıyla birlikte çevre

– Toprak olarak sınıflandırılır.

sorunları ve çevre bilinci çok sık kullanılan terimler arasında yer almıştır.
Güneş Işınımı

Çevre sorunlarına karşı üretilen çözümlerin, zaman içerisinde
yeni sorunlar yarattığı görülmüştür. Günümüzde ortaya çıkan

Canlılar için yaşamsal önem taşıyan Güneş’in, çevresine

soruna çözüm aramak yerine, sorunu yaratan nedenlerin or-

yaydığı enerjiye güneş ışınımı denir. Bu ışınların bir miktarı

tadan kaldırılmasının daha doğru olacağı anlaşılmıştır. Ayrıca

atmosferde süzüldükten sonra yeryüzüne gelir. Güneş ışınla-

başarıya ulaşmak için sorunların birbirleriyle olan ilişkileri dü-

rı, canlılar için sıcaklık ve aydınlık kaynağı olurken fotosentez

şünülerek bir bütün içinde ele alınması gerekmektedir. Ancak

ve madde döngülerinin de gerçekleşmesini sağlar.

çözümleri yalnızca ilgili kurumlardan beklemek doğru değildir.
Her birey, çevre sorunlarını tanımalı, ilgili bilim dallarının öneSıcaklık

rileri doğrultusunda basit bazı önlemler alarak daha sorunsuz
bir çevre oluşturabileceği bilincini kazanmalıdır.

Güneş’ten gelen ışınlar atmosferdeki katı, sıvı ve gaz mole-

Doğadaki uyumun bozulmasıyla ortaya çıkan sorunların çö-

küllerini etkileyerek yeryüzündeki cisimlere sıcaklık verir. An-

zümü hatta önlenebilmesi için canlıların birbirleri ve çevrele-

cak Dünya’nın şekli küresel olduğundan her yerine eşit mik-

riyle olan ilişkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu ilişkile-

tarda güneş ışını ulaşmaz. Bu nedenle sıcaklık; kutuplarda

ri inceleyen bilim dalı olan ekoloji, çevre sorunlarının ortaya

düşük, Ekvator’da ise yüksek derecedir.

çıkmasıyla daha da önem kazanmıştır.

Sıcaklık ile canlı ve cansız varlıklar arasında karşılıklı etkile-

Canlı ile cansız varlıklar arasındaki ilişki oldukça geniş kap-

şimler vardır. Bu etkileşimlere; ormanların bulunduğu ortamın

samlıdır. Bir canlının çevresini, bulunduğu ortamdaki fizik-

sıcaklığını değiştirebilmesi ve bazı kuş türlerinin göç etmesi

sel ve kimyasal koşullar ile bu ortamı paylaşan diğer canlı-

örnek olarak verilebilir.

7

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

LYS Coğrafya

Madde Döngüsü
Su

Buharlaşma

Bütün canlıların yapısında bulunan su, onların yaşamlarını

Yeryüzündeki suyun sıvı halden gaz veya buhar haline

sürdürmeleri için çok önemlidir. Bazı canlıların yaşam alanı

dönüşmesidir.

olan su, sıcaklık ve rüzgâr ile birlikte yer kabuğunun biçim-

Terleme

lenmesinde etkilidir. Ayrıca suyun; sıcaklık, tuzluluk derecesi,
durgun veya akarsu olması gibi özellikleri, canlıların yeryü-

Bitki yapraklarından suyun buharlaşmasıdır.

zündeki yayılış alanlarını da belirler.

Yoğuşma

Toprak

Havadaki su buharının sıvı veya katı hale geçmesidir. Yoğuş-

Canlı türlerinin büyük bir kısmının yaşam alanı olan toprak,

ma bulutları oluşturduğu için su döngüsü bakımından önemli-

hava ve su ile birlikte cansız, doğal bir kaynaktır. Toprak, ana

dir. Çünkü bulutlar, yeryüzüne suyun dönebilmesinin başlıca

kayaların fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda parçalanıp

yolu olan yağışı oluştururlar.

ayrışmasıyla oluşur. Bu nedenle ana kaya, arazi şekli, canlı
varlıklar ve zaman, oluşan toprağın özelliklerini belirler. TopMADDE DÖNGÜLERİ

rak, oluşum nedenlerine göre katmanlar hâlinde bulunur. Bu
katmanlar doğal ve yapay olaylar sonucunda yer ve biçim değiştirebilir. Ana kayalar, fiziksel bölünme ile blok, taş, çakıl,

Canlıların yaşamında büyük önem taşıyan su, karbon, oksi-

kum gibi parçalara ayrılarak ana materyal denilen gevşek kat-

jen, azot, fosfor gibi maddeler, canlı ve cansız çevre arasın-

manı oluşturur. Ana materyal de fiziksel bölünme ve kimyasal

da dolaşım hâlindedir. Bazen katı, bazen sıvı, bazen de gaz

olaylarla ayrışarak gerçek toprağa dönüşür. Gerçek toprakta,

hâlinde bulunan maddelerin düzenli olarak yaptıkları bu dola-

mineral toprakla karışan humus ve yağış suları ile taşınarak

şıma ekolojik döngü veya madde döngüsü denir. Döngüler

gelen maddeler bulunur. En üst katman olan organik katman

nedeniyle doğa, kendi kaynaklarının dengeli ve sürekli olarak

ise mineral toprağın üstünde, kısmen veya tamamen parçala-

yenilenerek tekrar tekrar kullanılabilmesine olanak sağlar.

nıp ayrışan bitkisel ve hayvansal artıklardan oluşur.

Ancak insanların olumsuz etkileri sonucunda döngülerin bozulması, canlı ögelerin yaşamını tehlikeye sokar.

Yağış
Suyun bulutlardan katı ya da sıvı olarak yeryüzüne geri
dönmesidir.

1. Su Döngüsü

Yüzey Akışı

Suyun atmosfer ile yeryüzündeki karalar ve sular arasında
belli bir sistem içinde dolaşmasına su döngüsü veya hidro-

Kar, buz erimeleri ve yağışlar sonucunda yeryüzüne düşen

lojik döngü denir.

suların eğim doğrultusundaki akışıdır. Yüzey akışı ile birlikte

Su döngüsü; buharlaşma, yoğunlaşma ve yağışlar olmak

sular nehirler vasıtasıyla okyanuslara taşınır.

üzere üç evre hâlinde gerçekleşir.

Yer altı Akışı

Su döngüsünün ilk evresi olan buharlaşma; güneş ışınları-

Yer altına sızan suyun kanallar vasıtasıyla akışa geçmesidir.

nın etkisiyle, yüzey sularının buharlaşması ve bitkilerin ter-

Su Döngüsünü Oluşturan Basamaklar.

lemesi sonucu oluşan su buharının atmosfere yayılmasıyla

1.

Buharlaşma

gerçekleşir. Atmosfer su buharına doygun hâle geldiğinde,

2.

Terleme

su suharı soğuyup yoğunlaşır ve bulutları oluşturan su dam-

3.

Yoğuşma

lacıklarına dönüşür. Böylece su buharının enerji kaybederek

4.

Yağış

sıvı durumuna geçmesiyle yoğunlaşma evresi gerçekleşmiş

5.

Yüzey akışı

olur. Yoğunlaşma sonucunda bulutları oluşturan su damla-

5.

Yer altı akışı

cıkları, geçtikleri atmosfer katmanlarının sıcaklık derecesine

8

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

LYS Coğrafya

Madde Döngüsü
Biyolojik Çeşitlilik İçin

göre yağmur, kar, dolu biçiminde yeryüzüne iner. Su döngüsünün üçüncü evresini oluşturan yağışlarla yeryüzüne inen

Türler için yaşam ortamı oluşturur. Tür çeşitliliğinin devamını

su; buhar olarak atmosfere, yüzey suyu olarak göl, deniz ve

sağlar. Su döngüsü olmasaydı, karalarda yaşayan birçok bitki

akarsulara ya da yer altına süzülür. Böylece su döngüsü ta-

ve hayvan ortadan kalkardır.

mamlanmış olur (Şekil 1).

2. Karbon Döngüsü

Su döngüsü, çevre kirlenmesinden ve bitki örtüsündeki de-

Canlıların temel yapısını oluşturan karbon, atmosferde kar-

ğişikliklerden olumsuz yönde etkilenir. Toprağa, suya ve

bondioksit; suda karbondioksit ve bikarbonat hâlinde; karada,

havaya karışan atık maddeler, döngüyle beraber taşınırken,

kömür, doğalgaz, petrol ve kireç taşı olarak bulunur.

ormanların azalması veya yok olması iklim değişikliklerine yol
açarak kimi yerde kuraklığa, kimi yerde sel felâketlerine ne-

Karbon döngüsü, yeşil bitkilerin gün ışığında atmosferden

den olur. Bu nedenle, su döngüsünün oluşmasında önemli

karbondioksit almasıyla başlar. Alınan karbondioksit, fotosen-

bir yer tutan ormanlara zarar vermekten kaçınmak gereklidir.

tez sırasında ve karbon içeren yeni dokuların yapımında kullanılır. Bu şekilde bitkilerin yapısında organik bileşiklerin yapısına katılan karbon atomları, bitkilerle beslenen hayvanlara,

ayrıştırılmaları sonucunda ve solunum sırasında tekrar kar-

Buharlaşma

Yağış

Terleme

Yağış

Buharlaşma

daha sonra da atıklarının bakteriler ile mantarlar tarafından

bondiokside çevrilerek atmosfere döner. Ayrıca, fosilleşmiş
bitkiler olan kömür ve petrol gibi fosil yakıtların yapılarındaki
karbon, yanma sırasında karbondioksit olarak atmosfere geri

Göl

Deniz
Yer altı suyu

döner. Böylece karbon döngüsü tamamlanmış olur. Denizler-

Yer altı suyu

de ise çözünmüş olarak bulunan karbondioksidin suda yaşayan canlılar tarafından aynı şekilde kullanımı sonucu karbon
dolaşımı gerçekleşir. Karalarda erozyon yolu ile taşınan orga-

Şekil 1: Su döngüsünün şematik anlatımı

nik ve inorganik maddeler vasıtasıyla denizlere karbon gelir.
Su Döngüsünün Önemi

Karalardan gelen organik karbon, karbonat ve bikorbanatlarla

Toprak İçin

birlikte deniz tabanındaki tortullarla birikir. Deniz tabanındaki bu karbonatlar belki binlerce yıl karbon döngüsüne katıl-

Kayaların parçalanması ve toprağın oluşması için su

maz. Bu nedenle okyanus ve denizler karbonun depolandığı

gereklidir.

yerlerdir.

Bitkiler İçin

Karbondioksidin bir diğer önemli etkisi de iklimle ilgilidir. At-

Fotosentez için su gereklidir. Topraktaki besin maddeleri-

mosferdeki karbondioksit oranının azalması veya artması

nin bitki kökleriyle alınması yaprağa kadar taşınmasında su

yeryüzündeki sıcaklıkların azalması ve artmasına sebep olur.

önemli rol oynar.

Havadaki karbondioksit gazının artması yeryüzünde sıcaklık-

Hayvanlar için

ların artmasına neden olmaktadır.

Hayvanların yaşamlarını sürdürebilmesi için su gereklidir.

Günümüzde insanlar karbon döngüsünü olumsuz yönde et-

Suyun Devamlılığı İçin

kilemektedir. Fosil yakıtların tüketilmesi, bitki örtüsüne zarar

Temiz ve içilebilir su kaynaklarının oluşumunu ve devamlılı-

verilmesi atmosferdeki karbon dengesini olumsuz yönde etki-

ğını sağlar.

lemektedir. Sanayi Devrimi’yle birlikte atmosfere verilen kar-

9

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

LYS Coğrafya

Madde Döngüsü
bondioksit oranı sürekli artmaktadır. Karbondioksit miktarının
artması, sera etkisi yaratmakta ve bu da iklimlerin değişmesi-

Atmosferdeki CO2 oranı bellidir. Tüketilen miktar-

ne sebep olmaktadır.

da CO2 sürekli olarak atmosfere dönmemiş olsaydı

!

fotosentez giderek azalacak ve neticede bitkilerin
organik madde üretimlerine imkan kalmayacaktı.
Bunun sonucunda besin zinciri kısa bir süre sonunda duracak ve yeryüzünde hayat sona erecekti.

3. Azot Döngüsü
Atmosferin yaklaşık %78’ini oluşturan azot gazı, çeşitli bak-

DOĞALGAZ, TAŞ KÖMÜRÜ, PETROL, LİNYİT

Ş

teriler, mavi yeşil algler tarafından ve yıldırım, şimşek gibi

K

atmosferik olaylarla azot döngüsü içine girer. Amonyum, nitrifikasyon bakterileri tarafından önce nitrite daha sonra nitrata
dönüştürülür. Nitrat halinde bitkiler tarafından topraktan alınan azot, bitkideki organik bileşiklerin yapısına katılır ve bu

Karbondioksitin Tüketilmesi

bitkileri yiyen hayvanların vücutlarına beslenme yoluyla ge-

Kara ve denizlerdeki bitkiler tarafından fotosentezde

çer. Canlı artıklarındaki azot, bakteriler tarafından parçalana-

kullanılır.

Deniz hayvanlarının kabuk oluşumunda kullanılır.

Ölen canlıların bünyesindeki karbon zamanla basınç et-

rak amonyum haline getirilir.
Havasız ya da oksijensiz koşullarda gerçekleşen bu süreç so-

kisiyle değişime uğrayarak, petrol ve kömür gibi fosil ya-

nunda amonyum ya denitrifikasyon bakteriler tarafından ay-

kıtlara dönüşür.

rıştırılarak atmosfere katılır ya da nitrifikasyon bakteriler tarafından kullanılabilir hale gelir. Bu şekilde atmosfer ve canlılar

Deniz hayvanlarının ve bitkilerin ölümü ile dibe çöker ve

arasındaki azot döngüsü de tamamlanmış olur. (Şekil 3) Bitki-

karbonatlı kayaçlar hâlinde depo edilir.

ler azotu topraktan alarak beslendikleri için azotlu gübrelerin
kullanım oranına dikkat edilmelidir. Azotlu gübrelerin az kul-

Karbondioksidin Açığa Çıkması

lanılması beslenme sorunlarını ortaya çıkarırken fazla kulla-

Canlıların solunumları ile doğaya döner.

nılması da azot döngüsünü etkileyerek zararlı sonuçlara ne-

Karbonatlı kayaçların, fiziksel ve kimyasal yollarla ayrış-

den olmaktadır.

ması ile açığa çıkar.

Ölen canlıların çürümesi sonucu doğaya döner.

Orman yangınları sonucu doğaya döner.

Suyun hava ile temas yaptığı yüzeyde karbon alışverişi

Atmosferdeki Azot

Beslenme

gerçekleşir.

Amonyum

Fosil yakıtların yanması sonucu havaya karışır.

Ayrışma

AMONYUM
Şekil 3: Azot döngüsünün şematik anlatımı

10

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

LYS Coğrafya

Madde Döngüsü

Sonuç olarak:

Örnek

Atmosferde bulunan azot canlılar tarafından doğrudan kullanılamaz. Azotun bitkiler tarafından kullanılabilmesi için nitrit
ve nitratlara dönüştürülmesi yani bağlanması gerekir.
1.

2.

Azot atmosferde yıldırım ve volkanik faaliyetler sırasında ortaya çıkan elektrik deşarjlarıyla oksijenle birleşerek
nitrit ve nitratlara dönüşür. Nitratlar, yağışlarla toprağa
girerek bitkiler tarafından kullanılır.

I. Madde döngüsündeki madde ekosistem içinde sürekli devir yapmaz.

II. Ekosistemlerde yaşam, enerji akışı ve madde döngüleriyle devamlılık kazanır.

III. Bir ekosistemin doğal dengesini koruyabilmesi ve
varlığını devam ettirebilmesi için madde ve enerji
döngüsü ile tüketilen maddelerin yeniden üretim için
ekosisteme geri dönmesi şarttır.

IV. Madde döngüsü, inorganik maddelerin, sürekli olarak cansız ortamdan alınıp canlı unsurlar arasında
aktarıldıktan sonra cansız ortama tekrar verilebilmesi şeklinde işlerlik gösterir.

Azotun bağlanması topraktaki bazı bakteriler tarafından
gerçekleştirilir. Bakteriler ölmüş canlıların yapılarındaki organik maddeleri parçalayarak bunları nitrata dönüştürür.

3.

Toprakta ve bazı bitkilerin köklerinde bulunan azot bağlayıcı bakteriler sayesinde bitkiler nitratları alır ve yapılarına katar.

4.

Azot; besin zinciri ile bitkilerden otçullara, otçullardan da

V. Ekosistemlerde madde varlığı sınırlıdır.

Madde döngüsü için yukarıdakilerden hangisi söylenemez?

etçillere geçer.
5.

Ölen bitki ve hayvanlar, ayrıştırıcılar tarafından parçala-

nır. Mikroorganizmalar azotu nitrit ve nitrata dönüştürür.
Bu dönüşümle azot döngüye katılmış olur.

!

A) Yalnız I

B) I ve II

D) III ve IV

C) II ve III
E) IV ve V

Çözüm

Azot tuzları toprağın verimini artırır.

Madde döngüsünde ekosistem içinde sürekli devir söz
konusudur.
Cevap A

4. Oksijen Döngüsü
Oksijen atmosferde oranı yaklaşık %21’dir. Canlıların aldıkları besinleri enerjiye dönüştürebilmeleri için oksijen gereklidir.

Örnek

Oksijen suda ve toprakta çözünmüş halde bulunur. Oksijen
atmosferde; atomik oksijen (o), molekül oksijen (O2) ve ozon
(O3) olmak üzere üç şekilde bulunur. Ozon, canlıları Güneş’in

Aşağıdakilerin hangisi karbon döngüsü için yanlış bir bil-

ultroviyole ışınlarına karşı korur. Moleküler oksijen solunum

gilendirmedir?

için gereklidir.

A) Karbonun büyük bir kısmı karbondioksit şeklinde

Atmosfere oksijen sağlayan kaynaklar;

Yeşil bitkilerin Fotosentezi

Atmosferdeki suyun ışık yardımıyla oksijen ve hidrojene
ayrılması (Fotoliz)’dir.

bulunur.
B) Karbondioksitten çıkan karbon fotosentez için çok
önemlidir.
C) Karbondioksit günlük ve mevsimlik sıcaklıkların aşırı

Oksijenin kullanıldığı başlıca alanlar;

Solunumda

Kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yanmasında

şekilde yükselmesi ve düşmesine engel olur.
D) Denizler ile atmosfer arasında karbon alışverişi çok
yavaş gerçekleşir.
E) Karadan erozyon ile taşınan organik ve inorganik maddeler içinde taşınan karbon denizlere ulaştıktan sonra

Organik maddelerin oksidosyonunda (canlıların hücrelerinde besinlerin oksijenle yakılıp enerji üretilmesi)

suda kaybolur.

11

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

B. BİYOLOJİK ÇEVRE

Çözüm

Biyotik Faktörler

Karbonun suda kaybolması söz konusu olamaz. Kara-

Çevre içinde yer alan canlıların; yani bitki, hayvan ve organiz-

lardan erozyon ile gelen ve kabuklu deniz hayvanların-

maların tümüne biyolojik çevre denir.

dan oluşan organik karbon, karbonat ve bikarbonatlarla

Genel Tanımlar

birlikte deniz tabanlarındaki tortullarda birikir.

Populasyon: Belli bir bölgede yaşayan, aynı türden bireylerin oluşturduğu topluluktur. Bir populasyon içinde yer alan

Denizler atmosfere oranla elli kat fazla karbon içerdiklerinden, karbon akışını düzenleyen en önemli kaynaklar-

bireyler karşılıklı etkileşim içindedir ve belirli bir yaşam alanını

dandır.

paylaşır.
Habitat (Yetişme Ortamı): Bir canlının vaya canlı topluluğu-

Cevap E

nun doğal olarak yaşadığı yerdir. Diğer bir deyişle canlıların

Örnek

yaşama alanıdır.
Ekosistem: Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların

Yeryüzündeki sular buharlaşır.

hepsinin birlikte oluşturduğu sistemdir.
Biyosfer: Canlı organizmaların birbirleriyle ilişkilerinin sür-

Buharlaşan su nem halinde yoğunlaşarak bu-

düğü kayaç, su ve hava katmanlarından oluşan yeryüzü

lutları oluşturur.

örtüsüdür.
Adaptasyon: Bitki ve hayvanların yaşamalarını sürdürebil-

Bulutlar yoğunlaşarak yağışları meydana geti-

meleri için bulundukları ortamın koşullarına uyum sağlama-

rir.

larına denir.
Biyo Çeşitlilik: Bir bölgedeki genlerin, türlerin ekosistemlerin

Bir yağmur damlacığı yıl içinde birçok defa bu-

ve ekolojik olayların oluşturduğu bütündür.

harlaşıp yeniden yağış olarak yeryüzüne döner.

EKOSİSTEMLERİN İŞLEYİŞİ

Karalar ile atmosfer arasında yaklaşık 4 mil-

Ekosistem, belirli bir alanda bulunan canlı öğeler ile cansız

3

yon km su hareket eder, dolaşıma uğrar.

çevre arasındaki ilişkilerden oluşmaktadır. Ekosistem mikro
alanlardan biyosfere dek çok farklı boyutlarda olabilir. Bir or-

Yukarıdaki kavram haritasında boş bırakılan kutucuğa

man ekosistem oluşturabileceği gibi, bir nehir, bir göl, bir dağ,

aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun olur?

çürümüş bir ağaç gövdesi veya gezegenimizin tümü bir ekosistem oluşturabilir. En büyük ekosistem ekosfer (Dünya)’dır.

A) Madde döngüsü

Ekosistem canlı ve cansız öğelerden oluşur.

B) Enerji akışının aşamaları

EKOSİSTEM

C) Ekosistemlerin işleyişi
D) Su çevriminin aşamaları

Canlı Öğeler
– Bitkiler
– Hayvanlar
– Mikroorganizmalar

E) Ekosistemlerde yaşam

Cansız Öğeler

Kimyasal Etmenler

Çözüm

Organik
– Yağ
– Protein
– Karbonhidrat
– Vitamin

Dolu kutucuklarda verilenlerin hepsi su çevriminin aşamalarıdır.
Cevap D

12

İnorganik
– Su
– Oksijen
– Karbondioksit

Fiziksel Etkenler
– Işık
– Sıcaklık
– Rüzgar
– Yağış

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Su Ekosistemlerinin Doğal Sistemlerin İşleyişine Etkisi

EKOSİSTEMLERDEKİ BESİN VE ENERJİ İLİŞKİLERİ

Su Ekosistemleri

Ekosistemlerdeki canlıların beslenme ilişkileri, türlere göre
Karasal
(Tatlı Su Ekosistemleri)
– Göl Ekosistemleri
– Nehir Ekosistemleri
– Bataklık Ekosistemleri

Denizsel
(Tuzlu Su Ekosistemleri)
– Okyanus Ekosistemleri
– Deniz Ekosistemleri

değişiklik göstermektedir. Beslenme ilişkileri genellikle farklı türden canlılar arasında daha fazla görülürken, bir canlının
aynı türden başka bir canlıyla beslenmesi çok yaygın değildir.
Dengeli bir ekosistemdeki beslenme ilişkilerinde, bitkilerden

Okyanus ve denizlerde bitki ve hayvan türlerinin çoğu Güneş

yırtıcı hayvanlara kadar tüm canlılar yer alır.

ışınlarının erişebildiği ilk 100 m’lik derinlikte yaşam bulur. Ok-

1– Beslenme İlişkileri (Üreticiler, tüketiciler, ayrıştırıcılar)

yanuslarda geniş kumluk alanlar, yüksek dağlar kendi içinde

Bir ekosistem içinde yer alan canlılar, beslenme ilişkilerine

ekosistemler oluşturur.

göre üçe ayrılır:

Okyanuslar ekosistemin doğal sistemlerin işleyişine çok
önemli katkıları vardır.

– Üreticiler
– Tüketiciler

Okyanuslar

– Ayrıştırıcılar

İklim üzerinde önemli rol oynar. Atmosferle sürekli ısı alışve-

Üreticiler: Ekosistemlerde tüm canlılar için besin kaynağı

rişinde bulunduğundan Ekvatordaki ısı enerjisini dağılmasını

oluşturan üreticiler, inorganik maddelerden organik madde

sağlar. Okyanus akıntıları sayesinde Ekvatordaki ısı enerjisi-

yapabilen canlılardır. Bitkiler, bazı bakteriler üreticidir.

nin taşınmasını sağlar.

Tüketiciler: Tüketiciler, bitkiler ve hayvansal maddelerle bes-

Okyanusların yüzeyinde dalgaların etkisiyle oluşan hava ka-

lenerek yaşamını sürdüren canlılardır. Beslenme biçimlerine

barcıklarının patlaması atmosfere bol miktarda tuz taşınma-

göre tüketiciler üçe ayrılır:

sına neden olur. Havada asılı durumdaki aerosol adı verilen

– Otçul tüketiciler (otoburlar, birincil tüketiciler)

tuz kırıstalleri yoğuşmayı sağlayarak yağış oluşumunu kolaylaştırır. Yağmur damlalarıyla yeryüzüne ulaşan aerosoller

– Etçil tüketiciler (etoburlar, ikincil tüketiciler)

toprağın verimini artmasını sağlar.

– Hem ot hem et yiyen tüketiciler (üçüncül tüketiciler)

Akarsuların hızı, fiziksel ve kimyasal özellikleri akarsuyun ba-

Otçul Tüketiciler: Yalnızca bitkiler ile beslenen bu grup,

rındırdığı, hayvan türü ve sayısını etkiler. Akarsularda eğim

enerji kaynağı olarak yeşil bitkilerin yapısında biriken orga-

kesintileri ve çağlayanların bulunduğu alanlarda biyolojik çe-

nik maddeleri kullanır. Tavşan, geyik, koyun, at, inek (otlak

şitlilik az olur. Akarsuyun yatak eğiminin fazla olduğu yerlerde

hayvanları), ipek böceği ve tırtıl bitki yiyen tüketicilerdendir.

taşınan alüuyon miktarı da fazlaysa su bulanık bir görünüm
kazanır. Suyun bulanık olması birçok canlı için olumsuz sonuçlar doğurur.

Etçil Tüketiciler: Et yiyen tüketiciler yaşamlarını hayvanlarla

Genellikle akarsuların yukarı çığrında toprağın daha enge-

beslenerek sürdürür. Yırtıcı kuşlar, yılan ve bazı balıklar bu

beli, eğim fazla olduğu için akış hızlıdır. Burada genellikle

grup içindedir.

bazı böcek türleri ile alabalıklar yaşar. Orta çığırda eğim biraz
azalır canlı türleri artar. Akarsuda eğimin azaldığı ve akışın
yavaşladığı yerlerde planktonlar artar. Akarsuların denize

Hem Ot Hem Et Yiyen Tüketiciler: Hem bitkisel hem de hay-

ulaştığı yerlerde tatlı su ile tuzlu suyun birbirine karışması,

vansal besin maddeleri yiyen tüketicilere başta insan olmak

buraları bitki ve hayvan türleri bakımından zenginleştirir.

üzere kedi, köpek, ayı gibi canlılar örnek verilebilir.

13

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Ayrıştırıcılar: Ayrıştırıcılar, bitki ve hayvan kalıntılarını parça-

besin kaynağıdır. Fareler de örümcekleri yiyerek beslenirken

layarak hem kendi besinlerini sağlar hem de çeşitli kimyasal

yılanların besin kaynağı olur. Besin zincirleri hem karasal

maddeleri ayrıştırarak yeniden canlılar tarafından kullanılabi-

hem de su ekosistemlerinde gerçekleşir. Enerji akışı besin

lir hale getirirler. Ayrıştırıcılara örnek olarak bakteri ve mantar

yoluyla açıklanabilir, ancak bu açıklama yeterli olmaz. Çünkü

türleri verilebilir.

birçok hayvan türü yaşamlarını değişik evrelerinde farklı besinler alarak gelişir. Bu nedenle, besin zincirinden daha karmaşık olarak birçok besin zincirinin bir arada bulunmasıyla
oluşan doku, besin ağı kavramını ortaya çıkarmıştır.

2. Enerji Akışı (Besin Zinciri, Besin Ağı)
Bir ekosistemde Güneş’ten gelen enerjinin çeşitli yollarla

Fotosentez

ısı ve kimyasal enerjiye dönüşmesi enerji akışıdır. Bitkiler

Bitkiler, karbondioksit ve suyu kullanarak güneş enerjisi yar-

Güneş’ten aldıkları enerjiyi fotosentez yoluyla kimyasal ener-

dımıyla glikoz ve oksijen üretir.

jiye çevirerek ürettikleri besinlerde depolar. Tüm canlılar, bu
enerjinin büyük bir kısmını solunum yapmak ve büyüyüp geli-

Güneşten gelen enerji fotosentez yapan canlıların ürettikleri

şebilmek için kullanır. Otçul tüketiciler de bitkilerle beslenerek

besinlerde depolanır. Besin maddeleri canlılar tarafından tü-

aldıkları enerjinin büyük bir kısmını yaşamlarını sürdürebil-

ketildiğinde enerji bu canlıya geçer. Böylece enerji beslenme

mek için kullanıp diğer kısmını onları yiyen etçil tüketicilere

yoluyla bir canlıdan diğerine aktarılmış olur.

aktarır. Bu sistem içinde, Güneş’ten gelerek bitkiler, otçul
tüketiciler, etçil tüketiciler ve ayrıştırıcılara doğru giden, her

Karbondioksit + Su

canlıda değişime uğrayan ve tek yönlü olan bir enerji akışı

Güneş
enerjisi

Glikoz + Oksijen

mevcuttur. Enerji, canlılar tarafından kullanıldıkça çevreye
ısı olarak da yayılır (Şekil 4). Enerji akışı sürecinde, başlan-

Ekolojik Piramitler:

gıçta bitkilerin Güneş’ten aldıkları enerji miktarı ile bitki ve
hayvan artıklarından çıkan enerji miktarı birbirine eşittir.

Ekosistemlerde, enerji akışını daha somut olarak inceleyebilmek için piramit şeklinde grafikler kullanılır. Besin ağı içinde
benzer ekolojik işlevleri olan türler, gruplandırılarak piramidin
basamaklarını oluşturur. Enerji ve biyokütleye bağlı olarak
hazırlanan piramitler, değişik ekosistemlerin karşılaştırılması
bakımından önemlidir.

1. Enerji

→ fare → yılan arasındaki beslenme ilişkisi verilebilir. Besin

Ekolojik çalışmalarda enerji, ölçü birimi olarak kullanılır. Besin zinciri boyunca aktarılan enerjinin büyük bir kısmı o canlının yaşam gereksinmeleri için kullanılırken geriye kalanı
zincirin bir sonraki halkasına aktarılır. Beslenme zincirindeki
bu enerji aktarımının piramit şeklinde bir model ile ifadesine
enerji piramidi denir. Piramidin birinci basamağında üreticiler, ikinci basamağında otobur (birincil) tüketiciler, üçüncü
basamağında etobur (ikincil) tüketiciler yer alır (Şekil 5). Kara
ekosistemlerinde piramitler genellikle üç ve dört basamağa
kadar görülürken su ekosistemlerinde daha fazla basamaklı
piramitlere rastlanabilir. Basamaklardaki enerjinin yaklaşık %

maddelerini bitkilerden sağlayan kelebekler, örümcekler için

10’u kullanılabilir enerji olarak bir üst basamağa geçer.

Bitkilerde biriken enerjinin beslenme yoluyla bir canlıdan diğerine aktarılması besin zincirini ortaya çıkarır. Bitkiler, otçul
tüketiciler ve etçil tüketiciler besin zincirinin halkalarını oluşturur. Besin zincirine örnek olarak ot → kelebek → örümcek

14

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Örnek

2. Biyokütle
Biyokütle, belli bir alan ya da hacimdeki canlı organizmaların
toplam kütlesidir. Ekolojik çalışmalarda, biyokütleye bağlı ola-

Yukarıdaki şekil aşağıdakilerden hangisini anlatmak için

rak hazırlanan biyokütle piramitlerinden yararlanılır. Biyokütle piramidinin tabanında yer alan bitkiler, biyokütlesi en fazla

çizilmiştir?

olan türdür. Tabandan yukarıya doğru çıkıldıkça, enerji kaybı,

A) Oksijen döngüsü

vücut büyüklüğü, dokularda biriken zehir miktarı artar. Birey

B) Fotosentez

sayısı, aktarılan enerjisi, biyokütle azalır.

C) Beslenme halkası
D) Karbon döngüsü
E) Fotoliz

Enerji piramidinde de durum böyledir.

Çözüm

Şekil beslenme halkasını anlatmak için çizilmiştir.
Cevap C

BİYOMLAR
Doğal ekosistemlerde, canlılar arasındaki beslenme ilişkile-

Doğal çevrenin korunması için insanın çevresini oluşturan

rinde bir denge vardır. İnsanlar, ekosistem içinde yer alan

canlı ve cansız varlıkları tanıması, onların işlevini, yararları-

popülasyonlara müdahale ederek bu doğal dengeyi bozabi-

nı bilmesi gerekir. Ancak o zaman; türlerin doğal işlevleri ile

lir. Örneğin; Avustralya’da yaşayan Tasmanya kurdu ile aynı

dengede tuttukları doğanın, günlük yaşantımızda ne kadar

besin kaynağını kullanan tilkinin bilinçsizce Avustralya’ya

önemli olduğunu, çevre sağlığı ile ülke ekonomisinin ne ka-

getirilmesi sonucunda, Tasmanya Kurdu’nun nesli tükenmiş-

dar ilişkili olduğunu anlayabiliriz. Bitki ve hayvanların yayılış

tir. Yeni ekosisteme en iyi uyum sağlayan tilki popülasyonu

bölgelerini ve o bölgenin ekolojik koşullarını inceleyen bilim

çoğalarak rakibinin besinini almıştır.

dalına biyocoğrafya denir.

15

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Benzer bitki ve hayvan topluluklarına sahip alanlara biyom

Ağaçların yetişmesi için uygun ortamlar değildir. Burada ye-

denir. Biyomlar; kara biyomları ve su biyomları olarak ikiye

tişen bitkiler rüzgâr ve soğuğa uyum sağlayan kara yosunu,

ayrılır.

otlar bodur çalılar ve likenlerdir. Tundralarda yaşayan hayvan
türleri de sınırlıdır. Ren geyiği, misk öküzü, yer sıçanı, kutup

Kara biyomları genellikle bitki örtüsüne su biyomları da su

ayısı,boz ayı, kutup tilkisi, karibu, palyaço ördek ve bir kaç

özelliğine göre sınıflandırılır.

göçmen kuş buralara uyum sağlamış hayvanlardır.

Biyomlar içinde yer alan canlıların hepsi, kendilerine özgü bir
fiziksel yaşam alanına sahiptir. Bu nedenle, belirgin özellik-

2. İğne Yapraklı Ormanlar (Kozalaklı Ağaç Ormanları)

lere sahip alanlarda aynı tür canlıların yaşadığını görebiliriz.

İğne yapraklı orman, kutup altı bölgelerde çok geniş alanlara

Kara biyomları, belirli iklim özelliklerine sahip bölgelerde

yayılmış, tundralara oranla daha yağışlı ve kışları daha az

benzer bitki ve hayvan topluluklarının yer aldığı ekosistemler-

soğuk iklim bölgelerinde görülen orman türleridir. Sibirya ve

dir. Dünya’mızda iklim bölgeleri Ekvator’dan kutuplara doğru

Kanada bu biyomun yaygın olarak görüldüğü alanlardır. Tay-

bir değişim gösterirken aynı değişim, canlılar dünyasındaki

ga ve boreal ormanlar, bu biyomda yer alır. Samur, vizon,

türlerde de görülür. Yarım kürelerde bazı kara biyomları si-

vaşak, kunduz, geyik, ayı, tilki, kartal, kurt, kar tavşanı, kutup

metri içinde dağılsa da su biyomlarında böyle coğrafi sınırlar-

porsuğu başlıca türlerdir.

la belirlenen bir dağılım yoktur.

3. Yapraklarını Döken Ağaçlardan Oluşan Ormanlar

Su ekosistemlerinden tatlı su ekosistemleri, hareketlerine

Bu biyom ılıman yaprak döken ormanlar diye de adlandırı-

göre durgun ve akarsu olarak gruplanır. Durgun tatlı suların

lır. Yapraklarını döken ağaçlardan oluşan ormanların büyük

kimyasal bileşimi, ışığı ve derinliği tür dağılımını etkiler. Akar-

bölümünü, yayvan yapraklı ağaçlar oluşturur. Ilıman iklim

sularda akış hızı, akarsu yatağı, suyun oksijen miktarı ve sı-

bölgelerinde görülen bu ormanlardaki ağaçların altında otsu

caklığı gibi faktörler, bu sularda yaşayan hayvan toplulukları

bitkiler ve çalılar yetişir. Bu ağaçların her sonbahar yaprakları

üzerinde etkilidir. Akarsu yatağına bağlı bitki türleri, akıntının

dökülür, ilkbaharda yaprakları çıkar. Hayvan ve bitki tür sayı-

gücü ne kadar zayıfsa o kadar çok miktarda bulunur. Tuzlu su

ları oldukça zengindir. Akağaç, karaağaç, dişbudak, defne,

kütlesi olan deniz ekosistemi; sıcaklığına, içinde çözünmüş

gürgen, kestane, meşe, kayın, kavak bitki türlerine örnek ve-

halde bulunan madensel tuzun miktarına ve derinliğine göre

rilebilir. Başlıca hayvan türleri ise ayı, tilki, kurt, geyik, karaca,

farklı canlı türlerinin yaşamasına olanak sağlar.

çakal, köstebek, samur, sansar ve gelinciktir.

A. KARA BİYOMLARI

4. Tropikal Yağmur Ormanları

Karalardaki yaşam birlikleri olan kara biyomları, yükseklik ve

Tropikal yağmur ormanları, yağış bakımından zengin olan

iklimsel özelliklerin belirlediği bitki ve hayvan topluluklarına

Ekvator iklim kuşağında bulunur. Hava daima sıcak ve nem-

göre sınıflandırılır.

lidir. Güney Amerika’da Amazon Havzası, en geniş tropikal
yağmur ormanlarının bulunduğu bölgedir. Ayrıca bu tür ormanlar, Afrika’da Gine Körfezi’nden başlayarak iç bölgelere ve Kongo Irmağı Havzası’na doğru yayılır. Güneydoğu

1. Tundra

Asya’da ve Avustralya kıyılarında küçük alanlarda bulunur.

Kutuplar gibi soğuk, rüzgârlı ve az yağışlı olan bölgelerdeki

Dünyadaki toprak alanlarının %10’undan daha az yer kap-

bitki örtüsüne tundra denir. Tundralar daha çok, Sibirya’nın
ve Kanada’nın küzeyi Grönland’ın güneyinde görülür. Ancak

layan tropikal yağmur ormanları, doğadaki bitki ve hayvan

yüksek dağlık alanlarda da Alp Tundrası denilen bölgeler var-

türlerinin %50–70’ini barındıran zengin doğal yaşam alanı-

dır. Bu bölgelerde yılın üç ayı buzulsuz geçer ve ısı en fazla

dır. Bitki gelişimini etkileyecek soğuk bir kış veya kurak bir

10°C olur.

mevsim olmadığından yüksek tür sayısına sahiptir.

Tundralar, toprağın su dolaşımını engelleyecek kadar don-

Tropikal yağmur ormanları; geniş yapraklı, yapraklarını

ması nedeniyle bitki türleri bakımından fakir bölgelerdir.

dökmeyen ve sarmaşık çok sayıda yüksek ağacı barındırır.

16

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

5. Otlaklar

Yüksek ağaçların üst bölümleri, tırmanıcı bitkilerle kaplı olduğundan Güneş ışınları ormanın alt kısımlarına fazla giremez.

Otlaklar, yeryüzünde yazların sıcak, kışların soğuk geçtiği

Bu nedenle, loş bir ışığın hakim olduğu alt kısımlarda otsu

iklim bölgelerinde görülen otlarla kaplı alanlardır. Başka bir

ve alçak boylu bitkiler yaşar. Bitki türleri gibi çeşitli olan hay-

deyişle, yağışların çölleşmeye izin vermediği ancak orman

van türlerine; kuşlar, sürüngenler, memeliler, böcekler örnek
verilebilir. Genel olarak bütün yağmur ormanlarının beş ana

oluşumu için yetersiz kaldığı yerlerde otlaklar oluşur. Özel-

katmandan oluştuğunu söylemek mümkündür. Farklı bitki ve

likle otçul hayvanların beslendiği, yaban ve av hayvanlarının

hayvan türlerini barındıran katmanlar, birbirleriyle iç içe geç-

barındığı alanlardır. Ayrıca, toprak üstü örtüsü olarak toprağı

miş durumdadır. Şempanze, fil, antilop, yarasa ve yırtıcılar,

korur, suyu tutar, kaynak sularını toplar ve kirlenen havayı

kobra, anakonda ve çeşitli kuş ve böceklerden oluşan bir çok

temizler. Otlaklar, bitki türlerinin özelliklerine göre, genellikle

canlı türünü barındırır.

çayır, step ve savan şeklinde sınıflandırılır.

a. Çayırlar: Yaz mevsiminin serin ve yağışlı geçtiği sert ve

Tropikal yağmur ormanlarındaki katmanlar

Ormanın en uzun boylu ağaçlarının olduğu üst katmanda avcı kuşlar ve kartallar
barınır.

karasal iklimin yaşandığı alanlarda yaygındır. Türkiye’de
Erzurum-Kars Platosu’nda çayırlar daha yaygındır ve büyük-

Üst

baş hayvancılığına elverişlidir.

katman

Üst katmandan 10–15 metre aşağıda,
yerden 30–40 metre yükseklikte yer alan
çatı katmanı, 10 metre kalınlıktadır. Bu
katmanda, ağaç dalları ve sarmaşıklar

b. Stepler: Yazların kurak geçtiği iklim bölgelerinde, kısa

Çatı

boylu otların yetiştiği otlaklardır. Buradaki doğal bitki türleri,

katmanı

rüzgâra direnebilmek için kümeler halinde gelişir. Ülkemizde

birbiriyle iç içe geçerek aşağılara gölge

İç Anadolu ve Trakya Bölgesi’nde görülür. Steplerde iklim

yapar. Canlıların büyük bir kısmı, güneş
ışığının yoğun olması nedeniyle bu katmanda yaşar.

koşulları elverdiği sürece deve, koyun gibi hayvanlar otlatılır;
Alt

ancak aşırı ve yanlış otlatma steplere zarar vermektedir. Ay-

katman

rıca iklim değişikliklerine bağlı olarak ekinlere zarar veren yer

Daha az ışık aldığı için daha az sayıda

ve orman sıçanı gibi kemiricilerin artması da steplere zarar

canlı türünü barındıran alt katmanda, palmiye gibi küçük ağaçlar yetişir.

Gelişimleri, yukarıdaki katmanlardan ge-

verir.
Çalı
katmanı

c. Savanlar: Tropikal iklim bölgelerinde seyrek ağaç ve çalı

çebilen güneş ışınlarına bağlı olan bodur

gruplarının görüldüğü uzun boylu otlarla kaplı otlaklardır.

ağaçların ve çalıların yaşadığı katman,
çalı katmanıdır.

Eğrelti otları ve diğer otların yaşadığı ot

Savanlar, özellikle Afrika’da, kısmen Brezilya’nın güneyin-

Ot

de ve Avustralya’da görülür. Çeşitli büyüklükte hayvanların

katmanı

barındığı ve beslendiği ortamlardır. Zebra, fil, zürafa, antilop

katmanı ormanın tabanını oluşturur. Ot

gibi otçul hayvanların yanı sıra aslan, sırtlan gibi yırtıcı etçil

katmanında, böcekler ve yerde yaşayan

hayvanlar da savanlarda yaşar. Savanların çoğu yangınlarla

canlılar barınır.

yok olmaktadır. Bu yangınlar sonucunda, otsu bitkiler yeniden yetişmeye başlasa bile ağaçlar bütünüyle yok olmakta ve
savanlar yalnızca otların yetiştiği alanlar haline gelmektedir.

Tropikal yağmur ormanları; biyosferdeki dengeler, bilimsel
araştırmalar (yüksek tür çeşitliliği nedeniyle), eczacılık ve kerestecilik bakımından çok yararlıdır. Ancak son yıllarda aşırı

6. Çalılık: Çalı biyomu genellikle Akdeniz iklim bölgesinde

ağaç kesimleri, felaketlere yol açabilecek iklim değişiklikleri-

yaygındır. Bodur çalı ve ağaçlardan oluşur. Makiler çalı biyo-

nin ortaya çıkmasına ve zengin türlerinin kaybolmasına neden

munda yer alır. Bu biyom çakal, kurt, yaban koyunu, keçi, tav-

olacağından dünyamız için önemli bir tehdit oluşturmaktadır.

şan çeşitli kuş ve böcek türleri için önemli bir yaşam alanıdır.

17

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

7. Çöller

B. SU BİYOMLARI

Çöller, sert iklim koşulları ve yağış miktarının düşük olması

Dünya üzerindeki en büyük ekosistemlerden olan su biyom-

nedeniyle fauna ve flora bakımından fakir ortamlardır. İklim-

ları, farklı ekolojik özelliklere sahip oldukları için; deniz biyom-

sel koşullara göre aşırı düşük sıcaklığa sahip alanlara soğuk

ları, tatlı su biyomları, akarsu ağızları ve haliçler olmak üzere

çöl, kurak ve yüksek sıcalıktaki alanlara sıcak çöl denilmek-

üç ana başlık altında toplanır.

tedir. Sıcak çöller, dönenceler arasında yer alır ve kıtaların
yaklaşık yedide biri kadar alanı kaplar. Kuzey Afrika’da Sahra Çölü, Orta Asya’da Gobi ve Tarm Çölleri, Arabistan Çölleri,

1. Deniz Biyomları

Hindistan’daki Büyük Hint Çölü, Avustralya’daki Büyük Avust-

Dünya yüzeyinin %71’ini kaplayan su biyomlarında, derinliğe

ralya Çölü, önemli sıcak çöllerdir. Sıcak çöllerde suyun azlığı

ve kıyıdan uzaklığa göre farklı bölgeler belirlenmiştir.

bitkiler ve hayvanlar için sorun yaratır. Bu nedenle, çöl bitkile-

Denizlerle yarı bağlantılı olan lagün veya dalyan denilen göl-

rinin bir kısmı, suyu bulduğu zaman, onu en yüksek düzeyde

cükler, ekolojik önemi olan doğal habitatlardır. Balık türlerin-

kullanarak kısa sürede filizlenir, meyve verir ve tohum saçar,

den başka; kuş, memeli hayvan, böcek türleri gibi canlıların

tohumlar da bu suyu buluncaya kadar bekler.

yaşadığı habitatlar olan lagünler nehir suyunun denize dökül-

Bazı bitkilerin su kaybını en aza indirmek için toprağın üstün-

meden önce yavaşladığı yerlerdir. Bu yavaşlama sırasında

deki bölümleri çok küçüktür. Bunların, toprak altında yaygın

nehir suyunda erozyonla gelmiş topraklar var ise dibe çöker.

kökleri vardır. Kaktüs türü bitkilerin ise suyu tutan gövdeleri

Bu durum, lagünün bir tür erozyon kontrolü yapmasına neden

vardır. Çöl hayvanları da susuzluğa uzun süre dayanabilen

olur. Marmara Denizi kıyısındaki Büyük Çekmece ve Küçük

hayvanlardır. Deve, çöl antilobu, akrep, yılan, çöl tilkisi ve

Çekmece Gölleri lagün örneklerindendir.

kertenkele çeşitleri çöl ortamında yaşayabilen hayvanlardır.

Mercan kayalıkları, mercan adı altında toplanan organizmaların kireçli iskeletlerinin üst üste yığılmasıyla tropik denizlerde meydana gelen kayalıklardır. Derinliği az olan sulardaki

8. Kutup

bu kayalıklar, çeşitli alg ve balık türlerinin bir arada yaşadığı

Antartika ve Grönland’ta görülen sıcaklıkların yıl boyunca 0°C

alanlardır. Karayip Denizi’ndeki Barbados Adası’nda yer alan

nin altında olması nedeniyle bitki örtüsü yoktur. Bölgede ku-

dünyaca ünlü mercan kayalıkları, çok yüksek bir biyokütleye

tup ayısı, kutup tilkisi, penguen (Güney Kutbunda), fok gibi

sahip olmasına karşın ekonomik nedenlerle tahrip edilmek-

etçil hayvan türlerine rastlanır.

tedir.

2. Tatlı Su Biyomları
9. Dağ

Tatlı su biyomları iki büyük alt gruba ayrılır:

Dikey yönde sıcaklığın azalmasına bağlı olarak iğne yapraklı
ormanlar, çayırlar ve bitki örtüsünden yoksun alanlar oluş-

Durgun sular: İklimsel nedenlerle geçici oluşan gölcükler-

muştur. Kartal, dağ keçisi, tibet öküzü(yak), kar tavşanı dağ

den büyük göllere kadar olan ekosistemleri içine alır. Suları

biyomundaki hayvan türlerindem bazılarıdır.

berrak, soğuk ve oksijenli; fakat besleyici mineral tuzları ve
planktonlar bakımından fakir olan derin göllerde, alabalıklar
yaşar. Derinliği çok az olan ve bol miktarda besleyici mineral tuz içeren göllerin yüzeyindeki oksijen miktarı, derinliklere

!

Ayrıca değişik iklim koşullarında çakıl çölleri, kaya

gittikçe azalır. Büyük göllerin kıyı bölgeleri, bol ışık alan, bes-

çölleri, tuz çölleri de oluşmaktadır.

leyici elementlerce zengin olan sığ alanlardır. Bu alanlarda
saz, kamış gibi su yüzüne çıkan bitkilerle nilüfer gibi yaprağı

18

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

su yüzeyinde bitkiler yer alır. Buralar, yumuşakçalardan ipsi

Örnek

solucanlara kadar çeşitli canlı türlerinin ve özellikle sazangillerin barınağıdır. Kıyı çizgisinden başlayarak gölün en derin

– Türkiye’deki hayvan türü sayısı tüm Avrupa kıtasında yaşa-

bölgesine kadar olan dip alanda sucul bitkiler, taşların üzerini

yan hayvan türlerinin 1,5 katıdır.

örten organizmalar, kum ve çakıl gibi yumuşak zemin üzerin-

– Endemik bitki tür sayısı Anadolu’da 3000 iken Avrupa’da

de yaşayan canlılar bulunur. Göl çukurunu dolduran su küt-

2500 civarındadır.

lesinde planktonlar, algler, balıklar, kurbağalar ve bazı böcek
türleri yaşar. Dışarıya akışı olan göllerin suları tatlı olur.

Türkiye’nin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin bu durumun ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenemez?
A) Yer şekillerinin çeşitliliği ve uzanışı
B) Sıcaklık ve yağış koşullarının uygunluğu
C) Nüfus artış hızının fazla olması
D) İklim ve bitki örtüsünün çeşitliliği
E) Canlıların göç yolları üzerinde olması

Akarsular: Bir akarsu üzerinde, birbirinden farklı alanlar olduğundan tür çeşitliliği de fazladır. Akarsuların, suları soğuk
ve oksijeni bol olan çağlayanlarında, akış hızı fazla olan bölgelerinde, sabit algler ve süngerlerle birlikte kara yosunları
yaşar. Sularının akış hızı az olan akarsuların orta ve alt bölgelerinde sazanlara çok rastlanır. Bitkisel planktonlara ise az
rastlanır, köklü bitkiler gelişme imkanı bulur.

Çözüm
Türkiye nüfus artış hızı fazla olan bir ülkedir. Ancak bu durumun Türkiye’deki bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliği üzerinde

3. Akarsu Ağızları, Haliçler

bir etkisi yoktur.

Akarsu ağızları akarsuların denizlerle birleştiği, bitki ve hay-

Cevap C

van üremesinin çok yüksek olduğu yerlerdir. Karaların iç kısımlarındaki besleyici tuzların buralara taşınması ve tatlı su
ile tuzlu suyun yoğunluk farkı sonucu yer değiştirmesi, üremeyi arttıran etkenlerdir. Çünkü suyun yer değiştirmesi, nitrat ve fosfat tuzları açısından zengin olan dip sularının üstteki fotosentez yapılan bölgeye ulaşmasına neden olur; ancak
akan suyun, besleyici tuzlarla birlikte geçtiği yerlerdeki zararlı maddeleri ağız bölgesine taşıması, buradaki suların kirlenmesine yol açar.

19

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

A. Fiziki Faktörler

Örnek

1. İklim
Yapılan araştırmalar canlıların toprak yüzeyinden yaklaşık

Canlıların yeryüzündeki dağılışını kontrol eden en önemli

10 m. derinliğe ve 120 m yüksekliğe kadar yaşayabildikleri-

faktör iklimdir. Bitkilerin yetişmesi üzerinde etkili olan iklim

ni göstermiştir.

faktörlerinin başında güneş ışınları, sıcaklık, yağış ve nem

Buna göre, canlıların yeryüzündeki dağılışını etkileyen;

gelmektedir.

I. Güneş ışığı

Bitkilerin gelişmesi ve büyümesi için belirli bir sıcaklığa ihtiyaç

II. Yer şekilleri

vardır. Bu nedenle sıcaklık bitki çeşitliliği ve bunların yayılış

III. Toprak

alanları üzerinde etkilidir. Bir çok bitki türü için sınırlayıcı en

IV. Su

alt ve en üst sıcaklık –40 derece ile +40 derece arasındadır.

V. Bitki örtüsü

Bitkiler farklı sıcaklık isteklerine bağlı olarak ekvatordan ku-

gibi faktörlerden hangileri fiziki çevre arasında yer

tuplara doğru sıralanmıştır. Ekvator çevresinde sıcaklık isteği

almaz?

fazla olan bitkiler yer alırken kutuplara doğru sıcaklık isteği

A) Yalnız V

B) I ve II
D) II ve IV

C) II ve III

daha düşük olan bitkiler yer alır.

E) III ve IV

Bitkilerin su ihtiyaçları da yer yüzündeki dağılışlarını etkileyen
önemli Faktörler arasındadır. Bitkiler ihtiyaç duydukları suyu
yağış, hava ve toprağın neminden elde eder. Yeryüzünün

Çözüm

fazla yağış alan bölgelerinde bitki tür çeşitliliği fazla yeterli
yağış almayan bölgeler de ise bitki türü çeşitliliği çok azdır.

Güneş ışığı, yer şekilleri, su ve toprak cansız varlıklar olduğu

2. Yer şekilleri

için fiziki çevreyi oluşturan unsurlardır.

Bitki örtüsünün hem dağılışı hem de büyümesi üzerinde yükCevap A

selti, bakı, eğim ve dağların uzanış yönünden önemli etkileri
görülmektedir. Yükselti arttıkça sıcaklığın azalması bir dağın

CANILARIN YERYÜZÜNDEKİ DAĞILIŞINI ETKİLEYEN

eteklerinde görülen geniş yapraklı ağaçları yükseklere doğru

COĞRAFİ FAKTÖRLER

iğne yapraklı ağaçlara dönüştürür.
Dağların bakı yamaçları daha fazla güneş anerjisi aldığından
bu yamaçlarda daha çok kurakçıl su isteği az olan bitkiler
yetişir.
Dağların denize bakan yamaçlarında ılıman iklim şartlarına
bağlı olarak bitki tür çeşitliliği fazla iken iç kesimlerde azdır.
Kara ve denizlerin dağılımı canlıların yeryüzüne yayılışını
etkiler. Denizler karalarda yaşayan canlılar için karalar ise
denizlerde yaşayan canlılar için yayılmaya engeldir. Örneğin;
okyanuslardaki adalarda büyük karalarda olmayan bitki ve
hayvanlara rastlanabilir.
Doğal olan ya da doğal olmayan etkenler sonucunda meydana gelen bazı değişimler kara ve denizler arasında canlı türlerin geçişine imkan sağlayabilir. Örneğin; Süveyş Kanalı’nın
açılması Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu arasında canlı
türü geçişlerine neden olmuştur.

20

LYS Coğrafya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

3. Toprak

b. İklim Değişiklikleri

Toprağın fiziksel yapısı, kimyasal özellikleri, nem, sıcaklık

Kıtalarda ve iklimlerde görülen değişiklikler, canlıların yeryü-

ve canlı organizmalar bitki ve hayvanların yaşam alanı se-

züne dağılışını büyük oranda etkilemiştir.

çiminde belirleyicidir. Koyu renkli topraklarda organik madde

Jeolojik devirler sürecinde oluşan iklim değişiklikleri ile;

ve azot miktarı daha fazla olduğundan, bitkiler daha kolay

bazı türler yok olur.

yetişir.

bazı türler çevreye uyum sağlar.

Bir bölgede bitki örtüsünün azalması erozyonu hızlandırır.

bazı türler göç eder.

Bunun sonucunda toprağın verimi azalır.

İklim değişikliklerine bağlı olarak deniz seviyesinin değişme-

İklim koşulları ve topraktaki canlılar da toprağı niteliğini et-

si, kıyılarda yaşayan bazı türlerin kitlesel olarak yok olmasına

kiler. Örneğin; baklagiller topraktaki azot miktarını artırırken,

neden olmuştur.

yer solucanları toprağa kalsiyum karbonat verir.

Kıtaların birbirine bağlayan geçitlerin sular altında kalması
ve zaman zaman kara haline geçmesi hayvan göçlerini etkilemiştir. Örneğin Bering Boğazı’nın kara haline geçmesi

B. Biyolojik Faktörler

Sibirya’dan Kuzey Amerika’ya olan göçleri meydana getir-

1. İnsan

miştir. Bu durum her iki kıtadaki hayvan türlerinin birbirine

Başta sanayileşme olmak üzere insan faaliyetleri çevreyi

benzemesine yol açmıştır.

önemli ölçüde değiştirir. Bu da diğer canlıların tür ve dağılışını etkiler.
– Çayır ve meraların aşırı otlatılması

Örnek

– Makineli tarıma geçme
– Tarımda bilinçsiz olarak zirai ilaç ve gübre kullanımı

Aşağıdakilerden hangisi kara ve deniz dağılışının yeryü-

– Endüstrileşme, ev ve sanayi atıkları

zündeki canlıların dağılışına olan etkisiyle yakından ilgilidir?

– Erozyon

A) Tür kayıplarının ekosistemdeki bütün canlıların yaşa-

– Sulak alanların kurutulması

mını doğrudan etkilemesi

– Akarsu vadilerinde baraj yapılması

B) Okyanuslardaki adalarda büyük kara parçalarında olma-

– Aşırı avlanma

yan bitki ve hayvan türlerinin görülmesi

biyolojik çeşitliliği tehtid eden başlıca insan kaynaklı

C) Sıcaklık, ışık ve yağış miktarının bitki ve hayvan yaşa-

faktörlerdir.

mındaki sınırlayıcı özellik göstermesi
D) Kutuplarda yaşayan hayvanların düşük sıcaklıklar ve

2. Diğer Canlılar

besin yetersizliği gibi şartlara uyum sağlamak zorunda

Örneğin bir bölgede ot azalmışsa otçul sayısı da azalır. Buna

kalması

bağlı olarak etçil sayısı da azalır.

E) Fabrikaların yoğunlaştığı alanları köstebeklerin terk
etmesi

3. Paleocoğrafya
a. Kıtaların Kayması

Çözüm

Yeryüzü tek bir kara parçası iken parçalanmış ve kıtalara ayrılmıştır. Bu süreçte türler ile ilgili birçok değişiklik olmuştur.

Okyanuslardaki adalarda olan bazı canlı türlerinin diğer kıta-

Kıtaların yaklaşması ya da uzaklaşmasına bağlı olarak bit-

lara yayılamayışının temel nedeni deniz engelidir.

ki ve hayvanların göç yolları değişmiş, daha önce bir arada

Cevap B

bulunmayan türler birbiriyle karşılaşarak etkileşime girmiştir.

21

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

Çözümlü Test

Madde Döngüsü

1.

4.

Ekosistemler, karşılıklı etkileşim ve sürekli bir ilişki halinde bulunan canlı (biyotik) ve cansız (abiyotik) unsurlardan oluşur.

Akarsular ve canlı yaşamı ile ilgili aşağıda yapılan

Buna göre;

açıklamalardan hangisi yanlıştır?

I. Üreticiler (Ototrof canlılar)

A) Bir akarsuda eğim kesintileri ve çağlayanlar varsa bi-

II. Tüketiciler (Heterotroflar)

III. Ayrıştırıcılar (Saprofit bakteriler)

IV. İnorganik maddeler

gibi unsurlardan hangileri bir ekosistemdeki abiyotik unsurlar arasında yer alır?

Birçok bitki ve hayvan türü için yaşam alanı oluşturan
akarsular ekosistemlerin önemli bir parçasını meydana
getirir.

LYS Coğrafya

yolojik üretim ve çeşitlilik az olur.
B) Eğimin azaldığı ve akışın yavaşladığı aşağı çığırda
planktonlar artar.
C) Akarsuyun denize ulaştığı ağız kesimlerindeki tatlı
ve tuzlu suyun birbirine karıştığı yerlerde biyoçeşit-

lilik en fazladır.

A) Yalnız I

B) Yalnız IV

D) II ve III

C) I ve II

E) III ve IV

D) Akarsuyun hızı, fiziksel ve kimyasal özellikleri akarsuyun barındırdığı hayvan türü ve sayısı üzerinde
doğrudan etkilidir.
E) Akarsuyun yukarı çığırında vadi genişlediği için balık
türleri artar.

2. Üreticilerden tüketicilere doğru biyokütle azalır.

Buna göre, bir besin piramidinde yer alan aşağıdaki
canlılardan hangisinin biyokütlesi daha fazladır?

A) Otlar

B) Çekirge
D) Yılan

C) Fare
E) Kartal

3.

Son yıllarda atmosferdeki karbondioksit miktarının aşırı
artması küresel ısınmayı hızlandırmıştır.

Bu durumun aşağıdakilerden hangisinin artışına
bağlı olarak ortaya çıktığı söylenemez?
A) Tüketiciler
B) Üreticiler

5.

I. Çayır

II. Geyik

III. Kartal

IV. Yosun

Yukarıdaki canlılardan hangileri bir besin piramidinde beslenme şekli bakımından aynı basamakta yer
alır?

C) Orman yangınları
D) Plansız sanayileşme

E) Fosil yakıt kullanımı

A) I ve II

22

B) I ve IV
D) II ve IV

C) II ve III
E) III ve IV

6.

Madde Döngüsü

9. Yapılan araştırmalar sonucunda günümüzde yaşanan

Benzer bitki ve hayvan türlerinin bulunduğu alanlara “biyom” adı verilir.

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

bitki ve hayvan türlerindeki kayıpların geçmişe göre çok
daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır.

Buna göre, aşağıdaki canlı ikililerinden hangisi aynı
biyom alanında yer almaz?

Bu durum üzerinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?

A) Balık – Midye

B) Penguen – Zürafa

A) Ozon tabakasının seyrelmesi

C) Zürafa – Aslan

B) Orman yangınlarının artması

D) Ahtapot – Köpekbalığı

C) Fosil yakıtların aşırı kullanılması

E) Çakal – Tilki

D) Göl ve denizlerin kirletilmesi

E) Güneş ve rüzgâr enerjisi kullanımının yaygınlaşması

7.

Karbondioksit + Su

Güneş ışığı

Besin + X

Yukarıda verilen fotosentez tepkimesinde X ile belirtilen yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

A) Oksijen

B) Azot

D) Karbon

C) Terleme
E) Solunum

10. Türkiye’ye bitki ve hayvan tür çeşitliliği bakımından oldukça zengin bir ülkedir. Dünya’da endemik türlerin en
fazla olduğu alanların başında gelir.

8.

I. Sıcaklık ortalaması

II. Yıllık yağış miktarı

III. Yeryüzü şekilleri

IV. Yer altı kaynakları

Yukarıdakilerden hangileri bir bölgenin biyoçeşitlili-

Türkiye’nin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin bu
durumun ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenemez?

A) Yer şekillerinin çok çeşitli olması

B) Sıcaklık ve yağış koşullarının uygun olması

ğini etkileyen faktörler arasında yer almaz?

C) Nüfus artış hızının fazla olması

A) Yalnız I

D) Çeşitli iklimlerin görülmesi

E) Bir çok canlı türünün göç yolları üzerinde bulunması

D) I ve II

B) Yalnız III

C) Yalnız IV

E) II ve III

23

Doğal Sistemler - Ekosistem ve
Madde Döngüsü

1.

Çözümler

LYS Coğrafya

Akarsuların yukarı çığırında topoğrafya daha engebeli,

6. Penguen kutup biyomunda, zürafa ise savan biyomun-

eğim fazla olduğu için akış hızlıdır. Bu tür yerlerde vadi

da yaşar. Bu iki canlının aynı biyomda yaşaması imkan-

genişlemez, aksine daralır. Ayrıca bu tür şartlar bir can-

sızdır.

lı için olumsuz sonuçlar doğurur. Bu yüzden balık sayısı

Cevap B

artar demek yanlış olur.
Cevap E

7. Formüldeki fotosentez olayı sonucunda ortaya çıkan

2. Eğer tüketicilerin sayısı üreticilerden fazla olsaydı yer-

ürün olarak gösterilen X maddesi oksijendir.

yüzünde yaşam oluşmazdı. Ekosistemlerin, besin zincirlerinin ve enerji akışının devamı için mutlaka üreticile-

Cevap A

rin sayıca çok olması gerekir.
Cevap A

8. Biyoçeşitlilik hayvan bitki tür ve gen zenginliğidir. Bu
3. Son yıllarda plansız sanayileşme ve fosil yakıt kullanımı

yeryüzü şekilleri yüzden uygun iklim şartları (yağış ve

dünya genelinde artmıştır. Bu durum küresel ısınmayı

sıcaklık ortalaması) yeryüzü şekilleri biyoçeşitliliği et-

artıracaktır. Ancak üreticilerin artması halinde atmosfe-

kiler. Ancak yer altı kaynaklarının biyoçeşitlilik ile ilgisi

re salınan karbondioksit ve dolayısıyla küresel ısınma-

yoktur.

nın artması beklenemez.

Cevap C
Cevap B

9. Güneş ve rüzgâr enerjisi temiz enerji kaynaklarıdır.
Bunların kullanımı sırasında açığa çıkan atık madde

4. Abiyotik unsurlar doğadaki cansız varlıklardır. Bu yüz-

çok az olduğu için, bu tür enerji kaynaklarının kullanımı-

den inorganik maddeler ekosistemlerin abiyotik unsur-

nın yaygınlaşması geçmişe göre günümüzde tür kayıp-

ları arasında yer alır.

larının artmasına neden olmaz.
Cevap B

5.

Cevap E

Çayır ve yosun üretici beslenme, geyik otçul beslenme,
kartal etçil beslenme özelliğine sahiptirler. Bu yüzden bir

10. Nüfus artış hızının bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliği ile

besin piramidinde yalnızca çayır ve yosun aynı basa-

ilgisi yoktur.

makta yer alır.
Cevap B

Cevap C

24

LYS

İNSAN VE DOĞA ETKİLEŞİMİ
EKSTREM OLAYLAR

2. BÖLÜM

COĞRAFYA

İnsan ve doğa etkileşimi ve ekstrem durumları aynı

İNSAN VE DOĞA

!

Teknolojik çağda insanlığı tehlikeli bir hırs sarmıştır. Sınırlı bir

zamanda doğal afetler ve çevre konularının da içinde yer aldığından, doğal afetler ve çevre konularının arasında ayrıntılı işlenecektir.

gezegende sınırsız bir büyüme istenmektedir. Bu durum insan ve doğayı olumsuz yönde etkilemiştir. Bu konuda çok sayıda örnek verilebilir. Bu örneklerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

İhtiyaçların artması kaynakların tüketilmesine ya da

bir­çok­ do­ğa olayı ya­şan­mak­ta­dır. Do­ğa olay­la­rı­nın her­han­

azalmasına sebep olmuş, bu da doğal dengenin bozul-

gi bir yer­de ve za­man­da nor­mal sü­re­ci­nin dı­şı­na çı­ka­rak o

masına sebep olmuştur.

gü­ne ka­dar gö­rül­me­miş bir şe­kil­de ger­çek­leş­me­si eks­trem

Günümüzde ekolojik dengeyi bozan en önemli faktörlerden biri, insanların doğal kaynakları bilinçsizce tüketmesidir. Örneğin Aral Gölü’ndeki suyun pamuk tarımı için
kullanılması, göl suyunun azalmasına ve çevredeki ekosistemin bozulmasına neden olmuştur.

do­ğa ola­yı ola­rak ni­te­len­di­ri­lir. Eks­trem olay­la­rın önem­li et­

Çayır ve meralardaki aşırı otlatma bitki örtüsünün yok
olmasına sebep olmuştur. Bu da çevredeki canlıların
azalmasına yol açmıştır.

Plansız şehirleşme, ekolojik dengenin bozulmasına ve
canlı türlerinin yok olmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple planlı şehirleşme yapılmalıdır.

Doğanın bilinçsiz kullanımı sonucu adeta sonun başlangıcına gelinmiştir.

Günümüzde bilinçsiz bir şekilde avlanma yapmak ekolojik dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Bu nedenle
hayvan nesli tükenmektedir.


Do­ğa­da­ki Eks­trem Du­rum­lar: Yer­yü­zün­de fark­lı kö­ken­li

ki­le­ri var­dır.

1. Eks­trem Sı­cak­lık­lar
Yer­yü­zü­nün her­han­gi bir böl­ge­sin­de şim­di­ye ka­dar gö­rül­
me­miş yük­sek ve dü­şük sı­cak­lık­la­rın bir sü­re et­ki­li ol­ma­sı­nın

Ormanların yok edilmesi yaşayan canlıları tehlikeye
sokmaktadır.

bir­çok olum­suz et­ki­le­ri var­dır. Yeryüzünde uzun süre devam

Havanın, toprağın ve suyun kirlenmesi şimdi ve gelecekteki bir çok felaketin hazırlayıcısıdır.

eden yüksek sıcaklık değerleri;

Okyanuslarda, denizlerde yaşayan canlılar, insanların

– Ta­rım­sal üre­ti­min azal­ma­sı

yaptığı tahribatlar sonucunda yok olur ve kendilerini ye-

– Ener­ji üre­ti­min­de ak­sa­ma

– Ku­rak­lığa ve kuraklığın şiddetlenmesine

nileyemez. Örneğin, son teknolojik gelişmelerde balık

– Can­lı tür­le­rin­de azal­ma

avları daha fazla yapılmış, bu durum diğer canlıların da

– Eko­no­mik fa­ali­yet­ler­de ak­sa­ma

azalmasına neden olmuştur.

– Yer altı ve yer üstü su rezervlerinin azalmasına neden olur.

Küresel ısınmayla okyanuslardaki canlılar geri dönül-

Kış ayların görülen aşırı düşük sıcaklıklar

mez bir tehlikeyle karşılaşmıştır. Örneğin sıcaklığın art-

– Akarsu, göl ve göletlerin donması

ması mercan alanlarının azalmasına ve ölmesine ne-

– Enerji üretiminin aksamasına

den olmuştur.

– Ulaşımın aksamasına

İnsanların sularda oluşturduğu fiziksel ve biyolojik kirlilik

– Canlılarda toplu ölümlerin meydana gelmesi

canlı hayatını olumsuz etkilemiştir.

– Ekonominin zarar görmesine neden olur.

25

LYS Coğrafya

İnsan ve Doğa Etkileşimleri - Ekstrem Olaylar

2. Şid­det­li Rüz­gâr­lar ve Fır­tı­na­lar

4. Aşı­rı Ya­ğış­lar ve Ku­rak­lık

Tro­pi­kal al­çak ba­sınç et­ki­siy­le olu­şan ka­sır­ga ve hor­tum­lar

Aşı­rı ya­ğış­la­rın or­ta­ya çı­kar­dı­ğı en önem­li so­run sel ve su

so­nu­cu bü­yük bir ener­ji açı­ğa çık­mak­ta­dır. Bu tro­pi­kal rüz­gâr­

bas­kı­nı­dır. Sel ve su bas­kın­ları önem­li can ve mal ka­yıp­la­rı­na

lar yı­lın bel­li za­man­la­rın­da ve bel­li böl­ge­ler­de or­ta­ya çık­mak­

yol aç­mak­ta­dır. Ya­ğış­la­rın nor­mal se­vi­ye­nin al­tı­na düş­me­si

tadır. Bu yüzden Meksika, ABD, Endonezya ve Malezya gibi

ise ku­rak­lık so­ru­nu­nu do­ğu­rur. Ku­rak­lık ya­vaş ge­li­şir an­cak

ülkelerde bü­yük can ve mal ka­yıp­la­rı ya­şat­mak­ta­dır.

olum­suz et­ki­si uzun sü­rer.
Yük­sek sı­cak­lık­larla bir­lik­te ya­şa­nan ku­rak­lık;
– Ta­rım ürün­ler­inde ve ve­rim­li­lik­te azal­ma,

3. Dep­rem­ler, Vol­ka­nik Olay­lar ve Tsu­na­mi:

– Or­man ve ot­lak­lar­da azal­ma

Şid­det­li dep­rem­ler ve vol­ka­niz­ma gibi olaylar sonucunda ok­

– Or­man yan­gın­la­rın­da art­ma

ya­nus­lar­da dev dal­ga­lar mey­da­na ge­lir. Sa­at­te­ki hı­zı­nın 800

– Su kay­nak­la­rın­da azal­ma

km’yi bul­du­ğu bu dal­ga­lar kı­yı­la­ra ulaş­tı­ğın­da ar­tan yük­sek­

– Bi­yoçe­şit­li­lik­te azal­ma

lik­le­ri­ne bağ­lı ola­rak can ve mal ka­yıp­la­rı­na yol açar­. Tsunami adı verilen bu dalgaların kıyılarda büyük tahribat yaptığı

– Elek­trik üre­ti­min­de azal­ma

görülür.

– Göl ve sazlıklarda kuruma

Şid­det­li dep­rem­ler so­nu­cun­da;

– Ya­şa­nan kıt­lık ola­yı­na bağ­lı ola­rak can­lı ölüm­le­rin­de art­ma
gi­bi olum­suz­luk­la­rın ya­şanma­sı­na yol açar.

– Yer sar­sın­tı­la­rı
– Fay hat­tı olu­şu­mu

5. He­ye­lan

– Ça­mur akın­tı­la­rı

Yer­yü­zün­de faz­la gö­rü­len bir do­ğa ola­yı­dır. Eği­min ve ya­ğı­şın

– Göl ve yer altı su se­vi­ye­sin­de de­ğiş­me

faz­la ol­du­ğu yer­ler­de çok gö­rü­len bu do­ğa ola­yı so­nu­cun­da:

– Sıcak su kay­nak­la­rın­da de­ğiş­me­ler

– Do­ğal bit­ki ör­tü­sün­de bo­zul­ma

ya­şan­mak­ta, bu olay­lar­ da in­san­lar üze­rin­de olum­suz et­ki­ler

– Ve­rim­li ara­zi­lerin, ve­rim­siz mal­ze­me ile kap­la­nması

yap­mak­ta­dır.

– Yü­zey şek­lin­de de­ği­şim­ler
– Göl olu­şu­mu
– Ba­zı can­lı­la­rın yok ol­ma­sı
– Ta­rım­sal za­rar ya­şan­ma­sı
gi­bi du­rum­lar ya­şa­na­bil­mek­te­dir.

Vol­ka­nik olay­la­rın­uzun sü­re ya­şan­ma­sı;

Örnek

– Pat­la­ma­lar so­nu­cu at­mos­fe­re ka­rı­şan du­man ve kül­le­r gü­
neş ışın­la­rı­nın ye­re ulaş­ma­sı­nı en­gel­ler ve sı­cak­lık­lar­da düş­

Aşağıdaki ekstrem doğa olaylarından hangisinin gelişimi

me­ye yol açar.

ve etkisi diğerlerine göre daha uzun sürmektedir?

– Bu­zul böl­ge­le­rin­de bu­zul­la­rın hız­la eri­me­si­ne bağ­lı ola­rak
sel­ler ya­şa­nır.
– De­niz ta­ba­nın­da­ki pat­la­ma­lar de­niz su­yu sı­cak­lı­ğı­nı ar­tı­rır

A) Depremler

B) Kuraklık

C) Sel ve taşkınlar

D) Heyelan

ve can­lı­lar üze­rin­de olum­suz et­ki ya­par.

26

E) Fırtına

LYS Coğrafya

İnsan ve Doğa Etkileşimleri - Ekstrem Olaylar

Çözüm

Örnek

Kuraklık daha yavaş gelişir ve etkisi daha uzun sürer. Kurak-

Türkiye’de de zaman zaman kuraklık tehlikesinin baş göster-

lık için uzun süre devam eden yüksek sıcaklıkların ve yağış-

diği alanlar bulunmaktadır.

ların azalması gerekir.
Cevap B
III
I

II
V

IV

Buna göre, yukarıdaki haritada numaralandırılmış alan-

Örnek

ların hangisinde kuraklık tehlikesinin görülmesi beklenemez?

Heyelanlar yeryüzünde çok yaygın görülen ve sık aralıklarla

A) I

meydana gelen kütle hareketidir.

B) II

C) III

D) IV

E) V

Heyelanlara bağlı olarak;
I. Ağaçlar ve bitkiler yerinden sökülür.
II. Tarım alanlarındaki verimli topraklar, verimsiz metaryalle
örtülür.
III. Doğal hayat kesintiye uğrar, bazı canlılar yok olur.
IV. Kaynak ve kaplıca sularında azalma olur.
olgulardan hangileri heyelanlara bağlı olarak gelişmez?
A) Yalnız I

B) Yalnız III
D) l ve lV

Çözüm

C) Yalnız IV
E) ll ve lll

Türkiye’de Karadeniz kıyılarında her mevsim yağış olduğundan kuraklık tehlikesinin görülmesi beklenmez.
Cevap C

Çözüm
Kaynak ve kaplıca sularındaki değişimler şiddetli depremler
sonunda görülür.
Cevap C

27

İnsan ve Doğa Etkileşimleri - Ekstrem

Çözümlü Test

Olaylar

1.

4.

Karadeniz’de önceleri balık çeşitliliği fazla iken günü-

– Hatay’daki Amik Gölü, 1968’de başlatılan ıslah ça-

müzde balıklar tür ve sayı bakımından oldukça azalmış-

lışmasıyla kurutulmuş, bu sebeple çevrenin iklimin-

tır.

de değişmeler görülüp seller olmuştur.

Bunun nedeni olarak;

I. Denizlerin kirlenmesi

II. Deniz seviyesinin yükselmesi

III. Atıkların artması

faktörlerinden hangileri gösterilmez?
A) Yalnız I

– Burdur’daki Kestel Gölü tarım alanı elde etmek için
kurutulmuştur.

LYS Coğrafya

etmek için yok edilmiştir.

Yukarıdaki durumlar, aşağıdakilerden hangisi ile en
çok ilgilidir?

B) Yalnız II

D) I ve II

– Kahramanmaraş’taki Gavur Gölü tarım alanı elde

C) Yalnız III

A) Ekstrem durumlar
B) Turistik yerler ve korunması

E) II ve III

C) Sulak alanların insan eliyle yok edilmesi
D) Doğa ve insan etkileşimi
E) Tarımda verimlilik

2.

Kuraklık insanlığı ve doğal yaşamı tehdit eden ekstrem
durumlarından biridir.
IV

III

V

I

II

5.

Buna göre, haritada numaralandırılarak gösterilen
alanların hangisinde kuraklık tehlikesinden söz edilemez?
A) I

3.

B) II

C) III

D) IV

E) V

II

I
V
III

Yukarıdaki kavram haritasında merkezdeki boş bırakılan kutucuğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygun olur?

IV

A) Ekolojik denge

B) Tarihsel süreçte çevre

Yukarıdaki haritada numaralandırılmış alanların
hangisinde kütle hareketlerinin en çok olması bek-

C) Günümüzde çevre

lenir?

D) İnsanın neden olduğu çevre sorunları

A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

E) Dünyamızı tehdit eden doğal olaylar

28

İnsan ve Doğa Etkileşimleri - Ekstrem

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

Olaylar

6.

I. Temel minerallerin geri kazanımı

9.

I. Hidrolojik çevirim olması

II. Dayanıklı tüketim maddelerinin üretimi

II. Aşırı su kullanımı

III. Tüketim alışkanlıklarının daha da çeşitlenip artırıl-

III. Hızlı nüfus artışına bağlı olarak kişi başına düşen

ması

su miktarının azalması

Yukarıdakilerden hangileri doğal kaynakların israfı-

Yukarıdakilerden hangileri Dünya’daki su kıtlığının

nı önlemeye yönelik bir tedbir olamaz?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

D) I ve II

nedenleri arasında değildir?
C) Yalnız III

A) Yalnız I

E) II ve III

7.

I. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı

II. Enerji kullanımı ve atık üretiminin azaltılması

III. Ormanların korunması

Yukarıdakilerden hangileri sera etkisini azaltmaya

B) Yalnız II

D) I ve II

C) Yalnız III

E) I, II ve III

10.

yönelik tedbirlerdendir?

A) Yalnız I

8.

B) Yalnız II

D) I ve II

C) Yalnız III

E) I, II ve III

I. harita

II. harita

Türkiye’de su kaynaklarının yetersiz olduğu bölgelerde
çölleşme ve kuraklaşma yaşanmaktadır.

Yukarıda I. haritada yeryüzündeki volkanların dağılışı II.
haritada ise yeryüzündeki deprem bölgeleri gösterilmiştir. Deprem ve volkan alanlarının dağılışında haritalarda
da görüldüğü gibi genelde bir paralellik vardır. Bu alan-

III
II

lar yer kabuğunun hareketli ve zayıf noktalarıdır.

IV
I

Haritalardaki veri tabanlarına dayanılarak aşağıdaki

V

ülkelerden hangisinde volkanik olaylar ve tektonik
depremlerin görülmesi diğerlerine göre oldukça az-

dır?

Buna göre, haritada işaretli yerlerin hangisinde kuraklık önemli bir tehdittir?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

A) Türkiye

29

B) Şili
D) İsveç

C) Yunanistan
E) İran

İnsan ve Doğa Etkileşimleri - Ekstrem
Olaylar

1.

Çözümlü
Çözümler
Test

6.

Denizlere bırakılan atıklar denizin kirlenmesine ve dolayısıyla balık tür ve sayısının azalmasına yol açar. Ama
deniz seviyesinin yükselmesi denizin çevreden olan
beslenme kaynaklarıyla ilgilidir.

LYS Coğrafya

Tüketim alışkanlıklarının çeşitlendirilmesi israfı azaltmaz, daha da artırır.
Cevap C

Cevap B

2.

I. numaralı olan Dünya’nın en yağışlı yerlerinden olan
Amazon Bölgesi’nde yer alır.

7.

Cevap A

Soru kökünde verilenlerin hepsi sera etkisini azaltmaya
yönelik tedbirler arasındadır.
Cevap E

3.

Kütle hareketleri (heyelan vb.) en çok Karadeniz
Bölgesi’nde görülür. Kütle hareketlerine etki eden faktörler (eğim, yağış, toprak yapısı vb.) en fazla Karadeniz
Bölgesi’ndendir.

8.

Yağış miktarının çok az olduğuTuz Gölü çevresinde kuraklık önemli bir tehdittir.

Cevap A

4.

Cevap D

Soru kökünde verilen göller insanlar tarafından kurutularak tarım alanı haline getirilmiştir.

9.

Hidrolik çevirim doğal sistemin bir parçasıdır. Su kıtlığına veya su bolluğuna neden olması söz konusu değildir.

Cevap C

Cevap A

10. İsveç’in de içinde yer aldığı İskandinavya Yarımadası
5.

haritalarda belirtilen yerlerin dışındadır.

Kavram haritasında verilen insanların neden olduğu
çevre sorunlarındandır.

Cevap D

Cevap D

30

İLK YERLEŞMELER - UYGARLIKLAR -

LYS

KÜLTÜRLER VE TÜRK KÜLTÜRÜ

3. BÖLÜM

COĞRAFYA

4. İnka Medeniyeti

Yeryüzünde coğrafi şartlara bağlı olarak birbirinden farklı uygarlıklar doğmuş ve gelişmiştir. İklim değişiklikleri sonucu ku-

12. ve 16. yüzyıllar arasında And Dağları’nda kurulmuş bir

raklaşan bölgelerde yaşayan insanlar su kaynakları çevresin-

medeniyettir. Tropikal yağmur ormanları ve çöl gibi farklı ik-

de ve akarsu boylarında toplanmışlardır. Bu nedenle ilk uy-

lim bölgeleri mevcuttur. Güvenlik nedeniyle şehirlerini dağla-

garlıkların doğuşunda su kaynakları önemli bir etkendir.

rın sarp yamaç ve kayalıklarına inşa etmişlerdir. Taş bloklar
kullanmışlardır. Astronomik gözlemler yapmışlardır. Güneş

Mezopotamya
Çin
Orta Amerika
(Maya, Aztek)
Güney Amerika
(İnka)

saatini kullanmışlardır.

Nil
Hint
Vadisi
(Mısır)

5. Maya Medeniyeti
Orta Amerika’da kurulmuş bir medeniyettir. Astronomi, matematik, mimari ve sanatta ileri gitmişlerdir. Önemli eserlerinden olan Kukulkan Piramidi’nde astronomik gözlemlerden

A. İLK MEDENİYETLER

elde ettikleri bilgileri yansıtmışlardır. Bu uygarlığa İspanyollar

1. Mezopotamya Medeniyeti

son vermiştir.

Dicle ve Fırat Nehirlerinin arasında kalan geniş ve düz ovalar-

6. Çin Medeniyeti

da kurulmuştur. Su kanalları yapılmış, bataklıklar kurutulmuş,

Çin’de akarsu boylarında kurulmuştur. Barut, pusula, baskı

taşkın sonrası alüvyal birikintiler düzeltilmiştir. Köyler gelişti-

tekniği, ipekten kâğıt yapımı, porselen ve mürekkebi geliştirip

rilerek kent hâline getirilmiş, ilk kültür merkezleri ortaya çık-

kullanmışlardır. İpek Yolu ve Orta Asya hakimiyeti için Türk-

mıştır. Bu alanda yaşayan Sümerler ilk yazıyı bulmuşlardır.

lerle uzun yıllar savaşmışlardır. Türk akınlarını önlemek için
Çin Seddi’ni inşa etmişlerdir. Tarih yazıcılığı çok gelişmiştir.

2. Mısır Medeniyeti

7. Hint Medeniyeti

Kuzey Afrika’da Nil Nehri etrafında kurulmuştur. Etrafının çöl-

Hindistan’da İndus ve Ganj Nehirleri çevresinde kurulmuştur.

lerle kaplı olması, diğer medeniyetlerle etkileşimlerini azalt-

Doğal kaynaklarının zenginliğinden ve konumundan dolayı

mıştır. Uygun sıcaklık koşulları ve su sayesinde tarımda yılda

bir çok istilaya uğramıştır. Din, dil, ırk çeşitliliği söz konusu-

iki kez ürün alma gerçekleşmiştir. Taşkınlardan sonra bozu-

dur. Tam anlamıyla hiçbir zaman siyasi bir birlik kurulama-

lan tarla sınırlarının yeniden belirlenmesi için matematikten

mıştır. Topluma empoze edilen kast sistemi sosyo ekonomik

yararlanılmıştır. Nil Nehri’nde yapılan ulaşım ve taşımacılık

yapıya zarar vermiştir.

sayesinde bölgenin denetimi, devlet yönetimi, ticaret ve vergi
toplama kolaylaşmıştır. Uygarlık kısa sürede büyümüştür. İlk
8. Akdeniz Uygarlıkları

Güneş yılı esaslı takvimi bulmuşlardır.

Medeniyetlerin ilk kurulduğu alanlardan biri de Akdeniz kıyılarıdır. Tarım alanlarının darlığı, ada, yarımada ve limanlara el-

3. Aztek Medeniyeti

verişli kıyıların olması bu uygarlıkları denizciliğe, ticarete ve

14-16. yüzyılları arasında Orta Amerika’da (Özellikle Meksi-

gemi yapımına yöneltmiştir: İyonya, Yunan, Roma, Lidya, Fe-

ka) kurulmuş bir uygarlıktır. Tarımda verimliliği sağlamışlar,

nike bu uygarlıklardandır.

bataklıkları kurutmuşlardır. Ordu ve yönetimin güçlü olma-

Deniz ticaretinin gelişmesinden dolayı mallar farklı farklı mer-

sına özen göstermişlerdir. Dilleri, dinleri ve takvimleri vardır.

kezlere taşınmış ve kültürel merkezler birbirlerinden etkilene-

Astronomi ve matematik alanında ilerlemişlerdir.

rek daha da gelişmiştir. Kentleşme ve bilimsel çalışmalar gelişmiştir.

31

LYS Coğrafya

İlk Yerleşmeler - Uygarlıklar - Kültürler ve Türk Kültürü

B. KÜLTÜR BÖLGELERİ VE TÜRK KÜLTÜRÜ

Sibirya’dan Balkanlara, Kuzey Afrika’dan Hindistan’a ve

1. Kültür

Çin’e kadar çok geniş bir coğrafyada birçok devlet kurmuşlardır. Bu özellikler Türk Kültürünü sürekli ve dina-

Dünya kültürlerinin coğrafi prensiplerle incelenmesine kül-

mik kılmıştır.

tür coğrafyası denir. Kültür, insanların ortak yaşam tarzıdır.

Her nesil miras aldığı kültürü değiştirir ve geliştirir. Bir kültü-

tünleşmişlerdir.

Manevi Unsurlar
(Soyut)
il

Sim eler
elli leri
lim Suo ra )

la
r

Kurallar

Komşu Kültürler
u u

rüşü
Kurallar

İlk kumaş ve ilk kâğıt parayı kullanmışlardır.

Çok güçlü ve disiplinli bir orduya sahip oldukları için ortak bir tarih bilincine sahip olmuşlardır.

2. Türk Kültürü

Çok çeşitli alfabe ve yazı tipleri kullanmışlardır.

Türk İmparatorluğu Avrupa devletlerinden hiçbirine benzemez. Türkler otuz milleti bayrağı altında toplayan dev-

Türk Kültürü Orta Asya’da ortaya çıkmış dünyanın en eski

let kurmayı başarmışlardır.

kültürlerindendir. Ancak; Türk kültüründe göçebe yaşam tar-

zından dolayı tarihî belgeler ve kalıcı izleri sınırlıdır.

nül dostlarını yetiştirmiştir.

rin batıya olan göçlerine bağlı olarak İran, Arap, Anadolu, Yu-

nan ve Avrupa kültürlerinden de etkilenmiştir.

Hem göçebe hem de yerleşik özellikler taşır. Türkler

diğer yerlerinde bulunan Türklerin dünü ve bugünü konusunda araştırmalar yapmaktadır.

alana yayılmış, birçok din ve kültürden etkilenerek farklı
uygarlıklar oluşturmuşlardır.

ya, İyonya, Çukurova’da Klikya, Ihlara Vadisi’nde Kapadokya gibi çok sayıda medeniyet Anadolu’da doğup gel-

lirgindir.
Tarım ve hayvancılık önemlidir.

Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türkler göç yolların-

Sakarya Irmağı etrafında Frigler, Kızılırmak yayında Hititler, Van Gölü civarında Urartular Ege Bölgesi’nde Lid-

Coğrafi konumdan dolayı karasallık ve bozkır etkisi be-

Anadolu tarihinin değişik dönemlerinde aynı anda bir
çok medeniyete beşiklik etmiştir.

yeryüzünde sık sık yer değiştirdiklerinden çok geniş bir

Atatürk döneminde kurulan Türk Dil ve Türk Tarih Kurumları hem Anadolu hem Orta Asya hem de Dünya’nın

Türk Kültürü’nün Genel Özellikleri
Türk Kültürü çok köklü ve eski bir kültürdür.

İnsan sevgisi ve barışı esas alır. Mevlana, Yunus Emre
ve Hacı Bektaş Veli gibi ünü tüm dünyaya yayılmış, gö-

Türk kültürü Çin, Tibet ve Hint kültürleriyle komşuydu. Türkle-

Yerleşik hayata geçenler muhteşem mimari ve sanat
eserleri ortaya koymuşlardır.

ve detler

ünya

Göçebe olarak yaşayanlar basit el sanatları örnekleri
olan eşyalar yapmışlardır.

in

o al Ortam

Türk Kültürünün başlangıcını oluşturan Orta Asya bozkır kültürünün temel simgelerinden olan at ile adeta bü-

Kültürü Oluşturan Unsurlar
Maddi Unsurlar
(Somut)
o ra i Konum

Kültürümüzün temelleri Türk Milleti’nin tarih boyunca
yaşamış olduğu tecrübe ve coğrafi konumuyla atılmıştır.

rün doğduğu yere o kültürün kültür ocağı denir.

(

Türk Kültürü oldukça zengin bir yapıdadır.Türkler

miştir.

Roma ve Bizans medeniyetlerinin izlerine Anadolu’nun
çok yerinde rastlamak olasıdır.

daki etkilendikleri kültürleri Anadolu’ya taşımışlardır.

Anadolu’da oluşan bu kültür ve islam kültürünün yüzyıl-

Lale, At, Türk kahvesi, Türk kilim ve halıları, cirit, bağla-

lar boyunca etkileşimi yepyeni, oldukça zengin bir Ana-

ma, kopuz, ebru sanatı, minyatür sanatı gibi maddi un-

dolu kültürü oluşturmuştur.

surlar Türk Kültürü’nün simgeleri arasındadır.

32

1.

İlk Yerleşmeler - Uygarlıklar - Kültürler

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

Aşağıdakilerden hangisi Türk kültürüne özellik kazandıran unsurlardan biri değildir?
A) Tarım ve hayvancılık
B) Okyanuslar

ve Türk Kültürü

4.

• Çok köklü ve eski olması

• Hem göçebe hem de yerleşik özellikler taşıması

• Tarım ve hayvancılığın önemli olması

• Coğrafi konumdan dolayı karasallık etkisinin belir-

C) Coğrafi Konum

gin olması

D) Farklı kültürler

• Farklı kültürlerden etkilenmesi

E) Göçebe yaşam tarzı

• İlk kumaşı, ilk kâğıt parayı kullanan ve atı ilk evcilleştiren toplum olması

• İnsan sevgisi ve barışı esas alması

Yukarıdaki özellikler, aşağıdakilerden hangisi ile en
çok ilgilidir?
A) Türk kültürünün genel özellikleri
B) Türk Kültürünün etkilendiği kültürler
C) Ortak miras
D) Türk kültününün yayılma alanları
E) Kültürlerin gelişimi

2.

Aşağıdaki uygarlıklardan hangisi hakkında elde edilen bilgiler daha yakın zamana aittir?
A) Mısır

B) Hint
D) İnka

C) Çin
E) Mezopotamya

3.

I. Mezopotamya Medeniyeti

II. Mısır Medeniyeti

III. Aztek Medeniyeti

IV. İnka Medeniyeti

Yukarıdaki medeniyetlerden hangileri Amerika Kıtasında kurulmuştur?

A) Yalnız III

D) II ve III

B) Yalnız IV

C) I ve II

5.

Dicle ve Fırat Nehirleri’nin bulunduğu yerde kurulmuştur. Su kanalları yapılmış, bataklıklar kurutulmuş, taşkın
sonrası alüvyal birikintieri düzeltilmiş köyler geliştirilerek
kent haline getirilmiş, ilk kültür merkezleri ortaya çıkmıştır.

Yukarıdaki parçada özellikleri verilen medeniyet
aşağıdakilerden hangisidir?

E) III ve IV

A) İnka

33

B) Mezopotamya
D) Hint

E) Maya

C) Çin

İlk Yerleşmeler - Uygarlıklar - Kültürler

Çözümlü Test

ve Türk Kültürü

6.

I. İklim

II. Su

III. Toprak

IV. Ahlak kuralları

Yukarıdakilerden hangileri Türk kültürünü oluşturan

LYS Coğrafya

9.
II

III

I

IV

V

manevi unsurlardandır?

A) Yalnız I

7.

B) Yalnız IV

D) II ve III

C) I ve II

Yukarıdaki haritada numaralandırılmış yerlerin hangisi Aztek Medeniyeti’nin kurulduğu alanda yer alır?

E) III ve IV

A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

Kast sistemi hangi uygarlığın sosyo ekonomik yapısına zarar vermiştir?

A) Çin

B) Maya

D) Mısır

C) Hint
E) Mezopotamya

10. Türklerin ilk anayurdu Orta Asya’dır. Buralardaki birçok
merkezde üstün bir uygarlık kurmuşlardır. Tarım ve hayvancılıkta önemli gelişme göstermiş ve demircilikte ileri
bir seviyeye ulaşmışlardır. Sonraları coğrafi, ekonomik
ve siyasi nedenlerden dolayı Türklerin önemli bir kısmı

8.

Orta Asya’dan Dünya’nın çeşitli yerlerine göç etmiştir.

III

IV
I
II

V

Yukarıdaki haritada numaralandırılmış yerlerin hangisi Mezopotamya medeniyetinin kurulduğu alanda
yer alır?
A) I

Türklerin göçünü;

I. Atın evcilleştirilmesi

II. Tekerlekli arabaların yapılması

III. Bazı kavimlerle savaşmak zorunda kalması

IV. Salgın hastalıkların yaşanması

gibi olaylardan hangileri kolaylaştırmıştır?

B) II

C) III

D) IV

A) Yalnız I

E) V

34

D) I ve II

B) Yalnız III

C) Yalnız IV

E) III ve IV

LYS Coğrafya

1.

Çözümler

6.

Türk kültürünün çıkış yeri Orta Asya olduğundan Türkler

İlk Yerleşmeler - Uygarlıklar - Kültürler
ve Türk Kültürü
Ahlak kuralları manevi unsurlar arasındadır. İklim, su ve
toprak ise maddi unsurlardır.

denizci bir toplum değildir.

Cevap B

Cevap B

7.
2.

Kast sistemi Hint Medeniyeti’nde vardır.

İnka Medeniyeti yakın zamanda keşfedilen Güney

Cevap C

Amerika’da yer alır.
Cevap D

8.
3.

V nolu yer Mezopotamya Ovası’nda yer almaktadır.

Aztek ve İnka medeniyetleri Amerika Kıtası’nda kurul-

Cevap E

muştur.
Cevap E

9.

IV numaralı yer Orta Amerika’nın kuzeyinde yer almaktadır. Buralarda Aztek Medeniyeti kurulmuştur.

4.

Soru kökünde verilenler Türk Kültürünün genel özellikle-

Cevap D

ri ile ilgilidir.
Cevap A

10. Atın evcilleştirilmesi ve tekerlekli arabalar Türklerin gö5.

Fırat ve Dicle Nehirlerinin oluşturduğu Mezopotamya

çünü kolaylaştırmıştır. Diğer kavimlerde savaş ve salgın

Ovası’nda doğup gelişen Mezopotamya Medeniyeti’dir.

hastalıklar ise göçü zorlaştırmıştır.

Cevap B

Cevap D

35

4. BÖLÜM

DÜNYA NÜFUSUNUN TARİHSEL
SÜREÇTEKİ DEĞİŞİMİ-NÜFUS
POLİTİKALARI VE ŞEHİRLER

Bu konulara YGS de de değindiğimiz için burada-

!

ki konu anlatımında ayrıntıdan mümkün olduğunca
uzak kalmaya çalıştık. LYS mantığı çerçevesinde
sorularla konuyu pekiştirmeye ağırlık verdik.

Sanayi Devrimi’nden sonra dünya nüfusunda büyük artış görülmektedir. Bu hızlı artış beraberinde pek çok sorun getirmiştir. Hızlı artan nüfus sınırlı olan doğal kaynakların çabuk tükenmesine neden olacaktır. Bu da dünya ülkelerinin nüfus ve
nüfus politikalarına olan ilgisini artırmıştır.
Yakın zamana kadar nüfusun sayısal fazlalığı güçlü olmanın
en önemli yolu olarak görülüyordu, günümüzde ise nüfusun
sayısal değerinden çok niteliği üzerinde durulmaktadır. Nüfus miktarı ve özelliği ile ülkelerin kalkınma durumları arasında yakın ilişki vardır. Ülkeler sosyo – ekonomik durumlarına
göre nüfus politikaları belirlemektedir.
Dünya’da genel olarak üç farklı nüfus politikası izlenmektedir.
a. Nüfus artış hızını azaltmak
b. Nüfus artış hızını yükseltmek
c. Nüfusun nitelik ve niceliğini geliştirmek
Dünya ülkeleri birbirinden farklı nüfus politikaları uygulamaları yanında uyguladıkları politikalar da zaman içinde değişebilir. Nüfus artış hızının düşmesinin veya yükselmesinin olumlu
ve olumsuz yanları vardır.

36

LYS
COĞRAFYA

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Her ne kadar YGS konuları içinde de olsa LYS’de

!

soru gelme olasılığı var diye gelişmiş ve geri kalmış
ülkelerin nüfus özelliklerini tekrar buraya yazmaya
gerek duyduk.

Gelişmiş Ülkelerin Nüfus Özellikleri

Doğum oranı düşüktür.

Nüfus artışı düşüktür.

Genç nüfus oranı azdır.

Nüfusun ikiye katlanma süresi uzundur.

Çalışan nüfusun yaş ortalaması yüksektir.

Bağımlı nüfus, genç nüfus oranının azlığına bağlı olarak

Demografik yatırımlar fazladır.

Yaşlı nüfus oranı düşüktür.

Ortalama yaşam süresi kısadır.

Sağlık hizmetleri niteliksiz ve yaygın değildir.

Beslenme imkânları gelişmemiştir.

Yaşam standartı düşüktür.

Bebek ölüm oranları yüksektir..

Çalışan nüfusun sektörel dağılımında tarım sektörünün
payı çoktur.

Okuma yazma oranı düşüktür.

Kişi başına düşen milli gelir düşüktür.

Kırsal nüfus oranı yüksektir.

Nüfusun dağılışında doğal koşullar daha çok etkilidir.

Çalışan nüfus içinde kadın oranı azdır.

azdır.

Demografik yatırımlar azdır.

Yaşlı nüfus oranı yüksektir.

Ortalama yaşam süresi uzundur.

neydoğu Asya ve Anadolu’da ortaya çıkmıştır. İlk kentler ve-

Sağlık hizmetleri yaygın ve niteliklidir.

rimli tarım arazileri ve akarsu boylarında kurulmuştur.

Beslenme imkânları gelişmiştir.

Tarihteki ilk kentlerin nüfusları çok azdı. İngiltere’de ortaya çı-

Yaşam standartı yüksektir.

kan Sanayi Devrimi şehirleşme hızını artıran en önemli olay-

Bebek ölüm oranları düşüktür.

Çalışan nüfusun sektörel dağılımında hizmet ve sanayi

Tarihsel Süreçte Şehirler
Dünya’daki ilk şehirler Mezopotamya, Mısır, Hindistan, Gü-

dır. 1800’lü yıllara kadar şehir nüfusunun toplam nüfus içindeki payı %2,5 civarında iken 2000’li yıllarda bu oran %50’yi
geçmiştir. Amerika, Avrupa ve Avustralya’da şehir nüfusu

sektörünün payı çoktur.

Kişi başına düşen milli gelir yüksektir.

Kentsel nüfus oranı yüksektir.

Nüfusun dağılışında doğal koşulların etkisinin yanısıra

%70’den fazladır. Şehir nüfusunun en düşük olduğu kıtalar
Afrika ve Asya’dır.

Dünya’nın En Kalabalık Kentleri

beşeri koşulların da etkisi oldukça belirgindir.

Çalışan nüfus içinde kadın oranı yüksektir.

Geri Kalmış Ülkelerin Nüfus Özellikleri

Doğum oranı yüksektir.

Nüfus artışı yüksektir.

Genç nüfus oranı yüksektir.

Nüfusun ikiye katlanma süresi kısadır.

Çalışan nüfusun yaş ortalaması düşüktür.

Bağımlı nüfus, genç nüfus oranının fazlalığına bağlı olarak fazladır.

37

1.

Tokyo (Japonya)

34 milyon

2.

Mexicocity (Meksika)

22 milyon

3.

New York (ABD)

22 milyon

4.

Seul (Güney Küre)

22 milyon

5.

SaoPoulo (Brezilya)

20 milyon

6.

Bombay (Hindistan)

19 milyon

7.

Yeni Delhi (Hindistan)

18 milyon

8.

Los Angeles (ABD)

17 milyon

9.

Osaka (Japonya)

17 milyon

10. Cakarta (Endonezya)

16 milyon

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Şehirlerin Fonksiyonel Gelişimi

d) Ticaret Kentleri: Paris, İstanbul, New York, Bombay, Hong
Kong gibi

Dünya’daki ilk şehirler tarımsal faaliyetler sonucu ortaya çıkmıştır. Tarım ve hayvancılık ürünlerinin değişiminin yapıldığı

e) İdari Kentler: Moskova, Pekin, Washington, Brüksel, An-

bu şehirlerin gelişimi coğrafi konumlarına bağlıdır. Bu kent-

kara gibi

ler ticaretin, el sanatlarının ve ulaşımın geliştiği merkezlerdir.

f) Turizm Kentleri: Roma, Kahire, Antalya, Viyana, İstanbul,
Las Vegas gibi

Sanayi Devrimi’nden sonra şehirleşme oranı artmış ve şehirlerin fonksiyonel özellikleri çeşitlenmiştir. Tarımsal etkinlikle-

g) Eğitim Kentleri: Oxford, Berlin, Frankfurt, Boston gibi

rin yapıldığı şehirler zamanla sanayi, ticaret, turizm gibi farklı
faaliyetlerin merkezi olmuştur. Günümüzde büyük kentler pek

h) Liman Kentleri: Marsilya, İstanbul, Hong Kong, Rotterdam,

çok fonksiyonun birlikte geliştiği merkezler haline gelmiştir.

Hamburg gibi

Fonksiyonlarına Göre Kentler
– Tarım Kentleri

– Ticari Kentler

– Sanayi Kentleri

– Maden Kentleri

– Liman Kentleri

– Turizm Kentleri

– İdari Kentler

– Eğitim Kentleri

– Dini Kentleri

– Tekno kentler

Örnek
Aşağıdaki kentlerimizden hangisinin bölgesel etkisi diğerlerine göre azdır?
A) Kayseri

B) İzmir

D) Iğdır

C) Diyarbakır
E) Antalya

Çözüm

Şehirlerin fonksiyonlarında zaman içinde görülen değişimler, şehirlerin Dünya çapında önem ve etkilerinde de değişim

Iğdır, diğer kentlere göre daha az gelişmiştir ve nüfusu da

oluşturmuştur. Sanayi Devrimi ülkeler arasındaki ilişkileri ge-

azdır.

liştirmesi sonucunda küreselleşme olgusunu yaratmıştır. Kü-

Cevap D

reselleşme ile birlikte bilgi sermaye gibi unsurlar ülkeleri birbirine bağımlı hale getirmiştir.

Örnek

Dünya’daki şehirler sahip oldukları fonksiyonel özelliklere göre farklı etki alanı oluştururlar. Şehirler etki alanı-

Aşağıdaki ülkelerden hangisi yüksek nüfus artış hızını

na göre üçe ayrılır.

azaltıcı politikalar uygulayan ülkeler arasında sayılmaz?

– Küresel Etkiye Sahip Şehirler

A) Pakistan

– Bölgesel Etkiye Sahip Şehirler

D) Çin

B) Endonezya

C) Japonya

E) Nijerya

– Yerel Etkiye Sahip Şehirler

Çözüm

Küresel Etkiye Sahip Şehirler;
a) Sanayi Kentleri: Londra, Tokyo, Essen gibi

Japonya’da nüfusun azalma eğilimine girmesi sorunlar yara-

b) Dini Kentler: Mekke, Roma, Kudüs, Medine gibi

tacağı düşünüldüğünden doğumları azaltıcı nüfus politikaları uygulanmamıştır.

c) Finans – Bankacılık: New York gibi

Cevap C

38

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Örnek

Örnek

Fransa’da 1950 - 1970 yıllar arasında nüfus artış hızının

Aşağıda beş ülkenin nüfus piramitleri verilmiştir.

yüksek olmasında;

I. İkinci Dünya Savaşı

II. Tarımsal üretimin fazla olması
III. Sanayileşme
gibi olgulardan hangileri etkili olmamıştır?
A) Yalnız I

B) Yalnız II
D) II ve III

C) Yalnız III
E) I ve II

Bu ülkelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söyle-

Çözüm

nebilir?
A) I. ülkede yaşam süresi uzundur.

II. Dünya Savaşı Fransa’da nüfus azalmasına neden ol-

B) II. ülkede nüfus artış hızını düşürücü politikalar izlen-

muştur.

mektedir.
Cevap A

C) III. ülkede uzun yıllar nüfus miktarı aynı kalmıştır.
D) IV. ülkeye Avrupa’dan örnek verilebilir.
E) V. ülkede demografik yatırımlar düşüktür.

Örnek
Nüfus artış hızında değişmeler gelişmiş ve gelişmemiş ülke-

Çözüm

lerde farklı sonuçlar doğurur.
Nüfus artış hızının düşmesi aşağıdaki ülkelerden hangi-

Nüfus piramitleri verilen ülkelerle ilgili olarak A, C, D ve E se-

sinde olumsuz sonuçlar yaratır?
A) Nijerya

B) Almanya

D) Mısır

çenekleri yanlıştır. B seçeneğinde son yıllarda nüfus artış hızı
C) Malezya

azalmıştır.

E) Pakistan

Cevap B

Örnek
Çözüm

Aşağıdaki şehirlerden hangisi diğerlerine göre daha ya-

Almanya sanayi yönünden geliştiği için iş gücüne ihtiyacı faz-

kın zamanda kurulup gelişmiştir?

ladır. Nüfus artış hızının düşmesi genç nüfusu azaltır.

A) Roma

B) Paris
D) Viyana

Cevap B

39

C) Los Angeles
E) İstanbul

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Çözüm

Çözüm

Los Angeles şehri Amerika Kıtası’nın keşfinden sonra

Roma Avrupa’nın en büyük ve çevresini geniş alanda etkile-

ABD’nin kuruluşu ile kurulmuştur. Diğer şehirlerin kuruluşu

yen kentlerden birisidir. Bu kentin etki alanı yerel değil küre-

daha eskiye dayanır.

sel boyuttadır.
Cevap C

Cevap D

Örnek
Örnek

Aşağıdaki kentlerden hangisinin dünyadaki etki alanının
geniş olmasında finans merkezlerinin ve medya kuruluş-

Aşağıdaki şehirlerin hangisinde bulunan eğitim kurumla-

larının toplanmış olması etkili olmuştur?
A) Essen

rı dünya genelinde büyük etkiler yaratır?

B) Roma C) Paris

D) New York

A) Atina

E) Tokyo

B) Zonguldak

Çözüm

D) Astana

C) Essen

E) Oxford

Çözüm

Ticaret ve sanayinin yoğun olduğu New York, dünyadaki

İngiltere’de Oxford eğitim kurumları dünya çapında tanınmak-

önemli şirket merkezlerinin, sivil toplum örgütlerinin ve med-

tadır.

ya kuruluşlarının toplandığı kenttir.

Cevap E
Cevap D

Örnek

Örnek

Aşağıda verilen kentler ve etkileri eşleştirilmiştir. Bu eş-

Aşağıda verilen şehir ve fonksiyon eşleşmelerinden han-

leşmelerden hangisi yanlıştır?

gisi yanlıştır?

Şehir

Etki Alanı

Şehir

Fonksiyon

A)

Londra

Küresel

A)

Roterdam

→ Liman

B)

Konya

Bölgesel

B)

Paris

→ Moda

C)

İstanbul

Küresel

C)

Londra

→ Tarım

D)

Roma

Yerel

D)

Tokyo

→ Ticaret - Teknoloji

E)

Paris

Küresel

E)

Dubai

→ Ticaret - Turizm

40

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Çözüm

Çözüm

Londra dünyanın en büyük sanayi ve ticaret kentleri arasın-

Kentlerin dinî ve eğitim kurumlarının yaygın olması kültürel

dadır. Gelişiminde tarımsal faaliyetlerin bir rolü yoktur.

fonksiyonlarının etkili olduğunu gösterir.

Cevap C

Cevap A

Örnek

ŞEHİRLERDEN ÖRNEKLER

Aşağıda verilen kentlerden hangisi liman şehri özelliği-

Roma:

ne sahip değildir?

Roma imparatorluğunun başkenti olduğu yıllarda nüfusu bir milyona yaklaşmıştır. Bu yıllarda dünyanın birçok

A) Moskova

kesimini siyasi ve dinî olarak etki altına almıştır.

B) Sidney

C) Cape Town

Roma’nın gücü doğuya yani İstanbul’a kayınca şehir etkisini yitirmeye başladı ve eski önemi azaldı.

D) Marsilya

Roma günümüzde katoliklerin dinî merkezi Vatikan’i içine aldığından çift başkent özelliğine sahiptir. Roma’nın

E) İstanbul

aynı zamanda hizmet sektörünün de çok geliştiği bir
başkenttir.

Çözüm

New York:

Moskova’nın denize kıyısı yoktur. Bu yüzden liman kenti ola-

ABD’nin en kalabalık şehridir.

rak gelişmesi beklenemez.

Merkez nüfusu 8,5 milyon civarında olmasına rağmen
yakın çevresiyle birlikte metropolitan nüfusu 21 milyon-

Cevap A

dur.

Küresel ekonominin kumanda ve kontrol merkezi konumundadır. Dünya’nın en büyük şirketlerinin merkezi buradadır.

Örnek

Dünya’nın en büyük finans merkezidir.

Eğitim sanat, ticaret ve sanayinin yoğunlaştığı bir merkezdir.

Bazı kentlerin dini ve eğitim kurumlarının ön planda olması bu kentlerin aşağıda verilen fonksiyonlarından hangisinin daha etkili olduğunun göstergesidir?
A) Kültürel

Mekke:

B) Ekonomik

MÖ. 2000’li yıllarda Arabistan Yarımadası’nda çölün ortasında kurulmuş eski bir yerleşmedir. İslamiyetle birlik-

C) İdari

te önem daha da artmıştır. Dinî bir şehir olma özelliği

D) Askeri

gösterir.Müslümanların hac merkezi Kâbe buradadır. Bu
sebeple dünyadaki tüm müslümanları etkisine almıştır.

E) Siyasi

41

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Doğal Sistemler - Ekosistem ve Madde Döngüsü

Medine:

Oxford:

Suudi Arabistan sınırları içinde dinî bir özelliği olan şe-

İngiltere’nin dünyaca ünlü eğitim şehridir. Şehirdeki eği-

hirdir. Kuran-ı Kerim ayetlerinin bir kısmı Medine’de in-

tim kurumları sadece İngiltere’ye değil tüm dünya ülke-

miştir.

lerine hizmet vermektedir. Şehirde yüksek düzeyde eğitim faaliyetleri yürütülmekte ve değişik ülkelerden gelen
öğrenciler burada öğrenim görmektedir.

Rotterdam:

Hollanda’nın ve dünyanın en önemli liman kentlerindendir.
Tokyo:

Japonya’nın başkentidir.

Büyük bir ticari, siyasi ve kültürel merkezdir. Japonya’nın

Hamburg:

yer altı zenginlikleri yetersizdir. Buna rağmen yüksek
teknoloji kullanan bir ülkedir. Bu faaliyetlerin gelişmesin-

Almanya’nın ve dünyanın en önemli sanayi ticaret ve li-

de Tokyo’nun varlığı önemlidir. Tokyo gelişmiş ulaşım

man kentleri arasındadır.

sistemleriyle dünya pazarlarına ulaşmakta, ihtiyacı olan
ham maddeyi alabilmektedir. Tokyo dünyanın önemli
sanayi ve ticaret merkezlerindendir.

Essen:

Almanya’nın en önemli sanayi kentlerinden biridir.

Avrupa’nın en önemli sanayi bölgelerinden olan Ruhr

Paris:

Bölgesi’nde 18. yüzyılda küçük bir şehir iken çevresin-

deki geniş kömür yataklarına bağlı olarak gelişmiş çev-

Fransa’nın başkentidir. 987’de ülkenin başkenti olmuş
ve bu tarihten itibaren idari merkez olarak kalmıştır. Pa-

resini de etki alanına katarak büyümüştür.

ris ayrıca dünyanın moda merkezi konumundadır. Aynı
zamanda kültür ve ticaret merkezidir.

Şam:

Suriye’nin başkenti olup bölgesel etkiye sahiptir.

Geçmişte kervan yollarının kavşağı üzerinde kurulan

Küresel etkiye sahip olan başlıca şehirler Mekke,

Şam, günümüzde de değişen ve gelişen şartlara belirli

New York, Londra, Paris, Tokyo, Moskova,Pekin,

ölçüde uyum sağlamıştır.

Berlin, Amsterdam, Rotterdam, Hong Kong, Kudüs,

!

etkiye sahip şehirler Yeni Delhi, Nairobi, Bakü,
Şam gibi şehirlerdir. Yöresel etkiye sahip şehirler

Marsilya:

Roma, Marsilya, İstanbul gibi şehirlerdir. Bölgesel

ise Tokat, Bayburt, Bartın, Mostar, Üsküp, Isparta,

Fransa’nın ve Akdeniz Havzası’nın en büyük ticaret ka-

Burdur gibi şehirlerdir.

pasitesine sahip limanlardan biridir.

42

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

1.

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

Çözümlü Test

3.

Aşağıdakilerden hangisi doğum ve ölüm oranlarının
yüksek olduuğu Pakistan ve Libya gibi ülkelere ait
nüfus yaş piramitidir?

Madde Döngüsü
Aşağıdakilerden hangisi gelişmiş ülkelerin nüfus
özellikleri arasında değildir?
A) Doğum oranı düşüktür.

B) Nüfus artış hızı düşüktür.
C) Genç nüfus oranı azdır.
D) Nüfusun ikiye katlanması süresi kısadır.
E) Çalışan nüfusun yaş ortalaması yüksektir.

Kuzeybatı Avrupa

4.

Muson
Asyası

ABD’nin Doğu
kıyıları

Japonya

Nil Nehri
ve çevresi

Yukarıdaki haritada Dünya’nın yoğun nüfuslanmış bazı
alanları gösterilmiştir.

Bu yerlerin yoğun nüfuslanma nedeni aşağıdakilerden hangisinde yanlış belirtilmiştir?

2.

– Makineleşmenin yaygın olması

– Tarımsal üretimin yerel boyutta gerçekleşmesi

– Tarımsal işletmelerin küçük boyutta olması

– Tarımsal verimin düşük olması

C) Japonya : Tarımsal verimlilik

– Okur yazar oranının düşük olması

D) Nil Nehri : Su kaynaklarının bolluğu ve alüvyal top-

A) ABD’nin doğu kıyıları : Sanayi ve ticaret
B) Kuzey Batı Avrupa : Sanayi ve ticaret

raklar

Yukarıdakilerden kaç tanesi az gelişmişliğin belirtileri arasındadır?
A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

E) Muson Asyası : Yağışın, su kaynaklarının bolluğu ve

E) 5

verimliliği

43

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Çözümlü Test

Madde Döngüsü

5.

– Üretim artar.

– Tüketim ve üretim canlanır.

rı sonucunda oldukça gelişmiş ve dünyadaki sayılı

– İş gücü ihtiyacı kolaylıkla sağlanır.

şehirler arasında yerini almıştır. Bu özellikleriyle de

– İş gücü ucuzlar, böylelikle ülkeye dışarıdan yatırım
gelir.

rol merkezi haline gelmiştir.

– Ordunun asker ihtiyacı kolaylıkla sağlanır.

– Vergi geliri artar.

7.

I. Bazı şehirler konumu, hinterlandı ve fonksiyonla-

küreselleşen ekonominin ve bazı faaliyetlerin kont

II. Bazı şehirler deniz kıyısında olup hinterlandıyla (Art
bölge) bağlantısı kolaydır.

Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki özelliklere en
uygun genel bir başlık olabilir?

Yukarıdaki özelliklere, aşağıdakilerden hangisi en
iyi örnek teşkil eder?

A) Nüfus artış hızını artırıcı politikanın olumlu sonuçları
B) Nüfus artış hızını artırıcı politikanın olumsuz sonuçları
C) Nüfus artış hızını azaltıcı politikanın olumsuz sonuçları
D) Nüfus artış hızını azaltıcı politikanın olumlu sonuçları
E) Nüfus üretim ve tüketim ilişkileri

I

II

A) Londra

Paris

B) Bayburt

Marsilya

C) Şam

Essen

D) New York

İzmir

E) Tokyo

Prag

8.

I

II

60

60

15

15

8 6 4 2 0 2 4 6 8

8 6 4 2 0 2 4 6 8
%

%

III

60

15
8 6 4 2 0 2 4 6 8
%

6.

Bir kentin fonksiyonel özellikleri ne kadar çeşitli ve gelişmişse küresel çapta etkilediği alan da o kadar geniş olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki kentlerden hangisinin küresel
çapta etki alanı diğerlerinden daha dardır?

A) İstanbul

B) Tokyo

D) New York

Ülkelerin nüfus yapılarında herhangi bir değişiklik olması halinde nüfus piramitlerinin şekli de değişmektedir.
Bir ülkede her alanda sürekli gelişme ve ilerleme

görüldüğünde nüfus piramitlerinin değişimi sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gibi olur?

C) Pekin

E) Sofya

A) I - II - III

44

B) I - III - II

D) III - I - II

C) II - III - I
E) III - II - I

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

9.

I. Orta Asya’daki iklim değişimleri (buzulların kuzeye çekilmesi ile sıcaklık ve kuraklığın artması) ile
birlikte burada yaşayan insanlar iklimi daha elverişli olan yerlere göç etmeye başlamışlardır. Uzun
yıllar süren göç hareketi ile birlikte birçok kavmin
yaşadığı coğrafyanın değişmesine neden olmuştur.
Yerlerinden ayrılan kavimler Avrupa’ya ilerleyerek
Avrupa’nın siyasi ve toplumsal yapısını değiştirmiştir.

II. 13. yüzyılda başlayan coğrafi keşifiler sonucunda
keşfedilen yerlerdeki ham madde ve ticadet potansiyelini kullanmak üzere Afrika’dan, Avrupa’dan
ve Asya’dan Kuzey ve Güney Amerika’ya,
Avusturalya’ya yapılan göçlerdir. Sanayi devrimiyle
hız kazanmıştır.

III. İki ülke arasında yapılan siyasi antlaşmalar sonucunda karşılıklı nüfus değişimi ile ortaya çıkan göçlerdir. Lozan Antlaşması’yla Türkiye ile Yunanistan
arasında böyle bir göç yaşanmıştır.

V. II. Dünya Savaşı’ndan sonra iş gücü açığı oluşan,
sanayisi gelişmiş Almanya, Fransa gibi ülkeler Türkiye, Yunanistan, Portekiz gibi ülkelerden göç almıştır.

Yukarıdakilerden hangileri Kavimler Göçü ile ilişkilendirilir?
A) Yalnız I

D) II ve III

B) Yalnız II

Madde Döngüsü

10.

IV. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki tıp, fizik,
kimya, ekonomi alanında yetişmiş uzman kişilerin
gelişmiş ülkelere göç etmesidir.

Doğal Sistemler - Ekosistem ve

Çözümlü Test

Yukarıdaki 2005 yılında kadar belirlenmiş ve 2100 yılına kadar tahmini nüfus grafiği hangi ülkeye ait olabilir?

A) Çin

B) Hindistan

C) I ve II

E) IV ve V

45

D) Japonya

C) Türkiye

E) Libya

Doğal Sistemler - Ekosistem ve
Madde Döngüsü

1.

Dünya Nüfusunun Tarihsel Süreçteki
LYS Coğrafya
Değişimi - Nüfus Politikaları ve Şehirler

Çözümler

7.

İkizkenar üçgene benzeyen tabanı geniş piramitler do-

Soru kökündeki I. bölümde verilen bilgilere en uygun

ğum oranlarının yüksek olduğu geri kalmış ülkelere ait

New York, II. bölümde verilen bilgilere de en uygun İz-

piramitlerdir.

mir ve Hamburg gibi şehirlerdir. Seçeneklerde Hamburg
verilmemiştir.

Cevap B

Cevap D

2.

Tarımda makineleşme yeryüzü şekillerine bağlı olduğu

8.

için az gelişmişliğin belirtileri arasında olamaz.

I. piramit son yıllarda doğum oranlarının azaldığı ve nitelikli insan gücünün artmaya başladığı ülkelere, II. pira-

Cevap D

mit gelişmiş ülkelere, III. piramit ise geri kalmış ülkelere
aittir. Soruda istenen cevap III - I - II şeklinde sıralanır.
Cevap D

3.

Gelişmiş ülkelerde doğum oranları az olduğundan nüfusun ikiye katlanma süresi kısa değil uzundur.
Cevap D

9.

Her ne kadar bu konu ile ilgili olmasa bile LYS’de de
YGS konularından soru geldiği için bu soru sorulmuştur.

4.

Japonya’nın sık nüfuslanmasının nedeni sanayi ve ticarettir.
Cevap C

I. bilgilendirme Kavimler Göçü

II. bilgilendirme Yeni Dünya Göçleri

III. bilgilendirme Mübadele Göçleri

IV. bilgilendirme Beyin Göçleri

V. bilgilendirme İşçi Göçleri

ile ilgilidir.
Cevap A

5.

Soru kökünde verilenler nüfus artış hızını artırıcı poltikanın olumlu sonuçları arasındadır.
Cevap A

10. Bu gibi soruları doğrudan tek cevap olarak bilmek tam
bir ezber gerektirir. Ancak seçeneklerden bulmak en
akıllıca olanıdır. Özellikle grafikteki nüfus miktarı ve ül-

6.

kenin gelişmişlik düzeyi göz önünde bulundurulduğun-

Bulgaristan’ın başkenti Sofya küresel etkiye sahip bir

da en uygun cevabın Japonya olduğu anlaşılır.

şehir değildir. Aynı zamanda etki alanı İstanbul, Tokyo,
Pekin ve New York’tan çok daha azdır.

Cevap D
Cevap E

46

EKONOMİK FAALİYETLER VE
TÜRKİYE EKONOMİSİ - TÜRKİYE'DE

LYS

TARIM VE HAYVANCILIK

5. BÖLÜM

COĞRAFYA

Tarımsal Ham madde Alanları:

İnsanların beslenme, barınma ve korunma gibi temel ihtiyaçları ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesini ve gelişmesini sağ-

a) Toprak Ürünleri Üretim Alanları: ABD, Rusya, Çin,

lamıştır. Ekonomik faaliyet türlerinin üç temel ayağı vardır.

Hindistan

1. Üretim: Mal ve hizmetlerin sağlanması

b) Orman Ürünleri Üretim Alanları: Amazon ve Kongo hav-

2. Dağıtım: Mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması

zaları, Iskandinav ülkeleri, Kanada

3. Tüketim: Mal ve hizmetlerinin kullanımı

c) Balıkçılık Üretim Alanları: Japonya, Peru, Kanada, Norveç, ABD ve Iskandinav ülkeleri
d) Hayvancılık Üretim Alanları: ABD, Hollanda, Rusya,

Üretim, Dağıtım ve
Tüketim Etkileyen Faktörler

Avustralya, Güney Afrika, Arjantin

Doğal Faktörler

1. İklim
2. Yer şekilleri
3. Su kaynakları
4. Bitki Örtüsü

Sanayi Üretim Alanları
a) Ingiltere, Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Italya

Beşeri Faktörler
Üretimi
Dağıtımı
Etkileyen
Etkileyen
1. Sermaye 1. Ulaşım
2. İş gücü
2. İnsan
3. Tarımsal
kaynakları
faaliyetler 3. Pazarlama
4. Teknoloji
teknikleri
5. Sanayi

4. Yerleşme

b) Kuzey Amerika (ABD –  Kanada)
c) Doğu Asya (Japonya –  Çin – Güney Kore)

Tüketimi
Etkileyen
1. Temel
ihtiyaçları
2. Tanıtım

d) Rusya

3. İletişim
araçları
4. Gelir düzeyi

Maden ve Enerji Kaynakları Üretim Alanları:

5. Moda
6. Teknolojik
gelişmeler

a) Kuzey Amerika (ABD)

b) Azerbaycan

c) Orta Asya (Türkmenistan) d) Rusya
e) Orta Doğu

f) Venezüella

bağlıdır. Talep edilen, tüketimi fazla olan ürünlerin üretimi

g) Nijerya

h) Avusturya

fazladır. Talep olmayan ürünler üretilmez. Örneğin; kahve tü-

i) Orta ve Kuzey Avrupa

Ekonomik faaliyetler arasındaki ilişkiler arz – talep ilişkisine

ketiminin artması kahve üretimini ve dağıtımını geliştirmiştir.

Hizmet Üretim Alanları:

Üretim, tüketim ve dağıtım faaliyetleri yeni sektörlerin ortaya

Avrupa, ABD, Japonya, Güneydoğu Asya

çıkmasını sağlamıştır. Örneğin balık pazarlarının genişlemesi

Pazar Alanları:

teknoloji ile birlikte balık işleme ambalaj, soğutucu gibi sanayi dallarını geliştirmiştir.

Nüfusun fazla olduğu Güneydoğu Asya, ABD, Japonya ve
Avrupa

Küresel ticarette en önemli üç unsur ham madde, üretim ve
pazardır. Ekonomik sistemde bunlar arasında çok yakın ilişki

Uluslararası ilişkilerde ticaret ve yatırım ön plana çıkmakta-

vardır.

dır. Birçok şirket kendi ülkesi dışındaki ülkelere yatırım yap-

Ülkelerin birbiriyle ticaret yapmasının nedeni, kendi ülkelerin-

makta ve ülkeler arası rekabet artmaktadır. Ticaret ve taşı-

de üretilmeyen veya üretim maliyetlerinin çok olduğu ürünleri

macılıkta siyasi sınırlar önemini kaybetmekle, serbest pazar

daha ucuza almaktır.

ortamı oluşmaktadır.
47
47

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

2. Türkiye Topraklarından Yararlanma

%25
Ekili
dikili alan

1. Coğrafi Konum

ün n
ür ye
11 e er
% rm rl
ve ye
s
Nada

%26
Orman

TÜRKİYE EKONOMİSİNİ ETKİLEYEN
KOŞULLAR

%10

I.

%28
Çayır ve
otlak

Türkiye orta kuşakta yer alır. Bu kuşak insanların yaşamı ve
ekonomik etkinlikleri açısından elverişlidir. Türkiye; Asya, Avrupa ve Afrika'nın birbirlerine en çok yaklaştıkları yerde bulunur. Bu özelliği nedeniyle kıtalar arasındaki yollar üzerindedir.
Gerek matematik konumu gerekse özel konumu, genel olarak Türkiye'nin ekonomisini olumlu yönde etkiler.

Ekili dikili alanların bölge yüzölçümüne oranının en fazla ol-

2. Yüzey Şekilleri

dir. Ekili – dikili arazi oranı en az olan bölge Doğu Anado-

duğu bölge Marmara Bölgesi’dir. Bu bölgeyi, yine Marmara Bölgesi’ndeki gibi yüzey şekilleri sade olan bölgeler izler.
Bunlar Iç Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu’dur. Akdeniz,
Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri dağların geniş yer kaplaması nedeniyle ekili dikili arazi oranları az olan bölgelerlu Bölgesi’dir.

Türkiye engebeli ve yüksek bir ülkedir. Engebenin ve yükseltinin arttığı yerlerde ekonomik etkinlikler kısıtlanmaktadır. Dağların doğu-batı doğrultusunda uzanması, kuzeyde ve güneyde kıyıya paralel olması, kıyı ile iç bölgeler arasında ulaşım
güçlüğü çıkarmasının yanı sıra iklim ve ekonomik etkinliklerde farklılıklar yaratır.
3. Iklim
Türkiye, matematik konumu nedeniyle ılıman kuşakta yer alır.
Bu durum, öncelikle iklim özelliklerini belirler. Yerşekli, yükselti ve denize göre konum farklılıkları iklimin çeşitlenmesine neden olur. Bu da ekonomik etkinlikler üzerinde etkili olur.
4. Nüfus Özellikleri
Türkiye, genç nüfuslu bir ülkedir. Iyi değerlendirildiğinde büyük bir potansiyel olan bu özellik, eğitim ve iş olanakları sağlanamadığında ciddi bir sorun haline gelir.

II. TÜRKIYE'DE TARIM
Kültür bitkileri üretimi, hayvancılık ve ormancılık gibi etkinliklerin tamamı, geniş anlamda tarım içerisinde değerlendirilir.
1. Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Önemi.

Endüstriye ham madde sağlar.

Tarım için gerekli makine, gübre vb. sağlayan, bunları
üreten endüstri dallarının gelişmesine destek olur.

48

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Yukarıdaki tablolar incelendiğinde Türkiye arazilerinin yak-

f) Ilaçlama: Verimi artırmak ve ürünün kalitesini düşüren za-

laşık %36’sında tarım yapıldığı alaşılmaktadır. Ayrıca Türki-

rarlılarla mücadele için zirai ilaçlar kullanılır.

ye tarla alanlarının büyük bir bölümünde tahılın yetiştirildiği

g) Kaliteli Tohum Kullanımı: Birim araziden daha fazla ürün

söylenebilir. Tahıl ekim alanlarının bu denli geniş olması

alabilmek için ıslah edilmiş tohum kullanımı gerekir. Türkiye

Türkiye’de sulama sorunu ile de ilgilidir.

bu konuda yeterli düzeye gelebilmiş değildir.

3. Türkiye Tarımını Etkileyen Koşullar

h) Makineleşme: 1950'den itibaren tarımda makine kulla-

a) Iklim: Tarım ürünlerinin sıcaklık ve nem isteği farklılık gös-

nımı yaygınlaşmıştır. Ancak eğimli arazilerde makine yerine

terdiği için ülkemiz içinde dağılışları farklıdır. Karadeniz kıyı-

koşum hayvanlarından yararlanma hâlâ söz konusudur.

larında çay, fındık ürünlerinin tarımı yapılırken Akdeniz iklimi-

Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun yüksek kesimlerinde

nin görüldüğü kıyılarda kış ılıklığı isteyen zeytin, turunçgiller

tarım arazileri engebeli olduğundan tarımda makine kullanı-

iç bölgelerimizde ise düşük kış sıcaklıklarına dayanıklı olan

mı gelişmemiştir. Ülkemizde ortalama yükseltisi ve engebe

elma, üzüm ve tahıllar gibi ürünlerin tarımı yapılır.

yüzdesi en az olan bölge Marmara Bölgesi olduğu için tarım-

b) Yer şekilleri: Ülkemizin yükseltisinin fazla olması ve yer

da makineleşmenin en çok geliştiği bölgemiz yine Marmara

şekillerinin engebeli olması tarım yapılan alanları sınırlandı-

Bölgesi’dir.

ran en önemli faktördür. Engebeli alanlarda toprak kalınlığının
az olması insan gücü ve makine ile işlenmesinin zor olması
ve iklim koşullarının elverişsiz olmasına bağlı olarak tarımı

!

sınırlandırır. Buna bağlı olarak ülkemizde tarımsal faaliyetler

Tarımda makine kullanımının yaygınlaşması işgücüne olan gereksinimi azalttığından köyden kente
göçe neden olmuştur.

yükseltisi az ve düz olan ovalarda yaygın olarak yapılır.
c) Toprak Bakımı: Toprağın sürülüp, inceltilmesi, yabancı ot-

ı) Pazarlama: Tarımda üretimin yanında ürünün pazarlan-

lardan temizlenmesi ile gerekli yerlerde drenaj şebekelerinin

ması da önemlidir. Türkiye'nin bu konuda sıkıntıları vardır.

kurulmasını kapsar.

Bunlar, üreticinin malını doğrudan pazara sunamaması, stan-

d) Sulama: Tarım alanlarımızın %20'si sulanabilmektedir.

dardizasyon, ambalajlama, depolama, tanıtım, zamanında ve

Sulamanın yeterli düzeyde olması, toprağın nadasa bırakıl-

sağlıklı mal teslimi gibi alanlarda ortaya çıkmaktadır.

masını engeller, üretimi önemli miktarda artırır.

Pazarlama konusunda devletin bazı ürünlerde taban fi-

Ülkemizde tarımı etkileyen en önemli faktör sulamadır. Ülke-

yat uygulaması ve destekleme alımı yapması çiftçileri

mizin büyük bir bölümünde yarı kurak iklim şartlarının hüküm

rahatlatmaktadır.

sürmesi tarımda sulamayı zorunlu kılar. GAP ile sulanan ta-

i) Tarımsal Kuruluşlar: Bu tür kuruluşlar kredi, pazarlama,

rım alanları artmıştır. Sulamanın yaygınlaşması ile:

eğitim, donatım gibi alanlarda çiftçilere destek olur. Bunlar:

1- Tarım ürünlerinin iklime olan bağımlılığı azalır.

• Ziraat Bankası

2- Tarım ürünlerinin çeşitliliğini artırır.

• Tarım Kredi Kooperatifleri

3- Nadasa bırakılan tarım alanları azalır.

• Türkiye Ziraat Odaları Birliği

4- Tarımın milli gelir içindeki payı artar.

• Devlet Üretme Çiftlikleri

5- Iç göçler azalır.

• Ziraat ve Veterinerlik Fakülteleri

e) Gübreleme: Gübre, üretimi artırır. 1950'li yıllardan itibaren

• Zirai Araştırma Enstitüleri

suni gübre kullanımı yaygınlaşmıştır. Hayvan gübrelerinin iç
bölgelerde yakacak olarak kullanılması tarımda verimi olum-

• Tariş, Fiskobirlik, Trakya Birlik, Ant Birlik, Pankobirlik, T.M.O.,

suz etkiler.

T.Z.D.K., Et ve Balık Kurumu vb. kuruluşlardır.

49

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Çözüm

Örnek
Yağış rejiminin düzensiz olduğu yarı kurak iklim bölgelerin-

Birim araziden daha fazla ürün alabilmek için sulamaya, ka-

de sulama olanakları yetersiz olduğunda yağan yağmur ve

liteli tohum kullanmaya, bilinçli gübre kullanımına ve toprak

eriyen kar sularının toprakta depolanabilmesi için tarımda na-

bakımına gereksinim vardır. Tarım alanlarını genişletmek ta-

das yöntemi uygulanır.

rımsal üretimi artırabilir. Ancak birim araziden alınacak ürü-

Aşağıda yağış ve sıcaklık grafikleri verilen bölgelerden

nü artırmaz.

hangisinde, toprağı nadasa bırakma gereksiniminden

Cevap D

söz edilemez?
4. Türkiye'de Tarım Bölgeleri
Herhangi bir ürünün diğer tarım ürünlerine oranla yoğunlaştığı bölgeye o ürünün tarım bölgesi denir. Örneğin, Edremit
Körfezi çevreleri zeytinin tarım bölgesidir.
Türkiye'de tarım bölgeleri kıyı ve iç tarım bölgeleri olarak
ayrılabilir:
A. KIYI TARIM BÖLGELERİ
1) Karadeniz Kıyı Tarım Bölgesi: Çay, mısır ve fındık ön plana çıkar.
2) Marmara Tarım Bölgesi: Bu bölge, Karadeniz ve Akdeniz
iklimleri arasında geçiş özelliği gösterdiğinden; mısır, fındık,
zeytin, tütün ve ayçiçeği gibi çeşitli ürünlerin yetiştirildiği bir
bölgedir.

Çözüm

3) Akdeniz ve Kıyı Ege Tarım Bölgesi: Pamuk, turunçgiller,
Yağış miktarının fazla ve yağış rejiminin düzenli olduğu yer-

zeytin, tütün, üzüm, incir tarımı ve seracılık gibi yüksek gelir

lerde, tarımda nadas yöntemine gerek duyulmaz.

getiren tarımsal etkinlikler göze çarpar.
Cevap B

B. İÇ TARIM BÖLGELERİ

Örnek

1) İç Anadolu ve çevresi ile Güneydoğu Anadolu Tarım BölTürkiye tarımında birim araziden daha fazla ürün alabil-

gesi: Tahıllar, baklagiller ve küçükbaş hayvancılık yoğundur.

mek için, aşağıdakilerden hangisi yapılacak işlerden bi-

2) Doğu Anadolu ve Dağlık Alanlar Tarım Bölgesi: Hakkâri,

risi olamaz?

Yukarı Murat-Van ve Torosları kapsar. Temel geçim kaynağı

A) Sulama olanaklarını artırmak

küçükbaş hayvancılıktır.

B) Kaliteli tohum kullanmak

3) Erzurum-Kars Tarım Bölgesi: Temel geçim kaynağı bü-

C) Gübreyi bilinçli kullanmak

yükbaş hayvancılıktır. Tarımsal üretim miktarı ve tarım ürünü

D) Tarım alanlarını genişletmek

çeşidi azdır.

E) Toprak bakımını iyi yapmak

50

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
3) Çavdar ve Yulaf: Yetişme koşulları buğday ve arpaya

5. Tarım Yöntemleri

benzer. Soğuğa daha dayanıklıdırlar. Hayvan yemi olarak

Dünya’da uygulanan tarım yöntemleri ekstansif ve intansif

kullanılırlar. Üretim miktarları, çavdarda 245 bin ton, yulafta

olarak ikiye ayrılır:

275 bin ton kadardır.

Ekstansif tarım, ilkel yöntemlerle yapılan tarımdır. Sulama,

4) Mısır: Çapalama isteyen tek tahıl ürünüdür. Nemi ve suyu

ilaçlama, kaliteli tohum ve makine kullanımı gibi verimi artıran

sever. Bu nedenle Karadeniz kıyı kesiminde sulama yapıl-

uygulamalar yetersiz olduğundan verim düşüktür. Tarımsal

madan yetiştirilir. Diğer bölgelerde sulamayla yetiştirilebilir.

üretim, iklim koşullarına bağlı olarak yıldan yıla dalgalanma-

Türkiye toplam üretimi 2 milyon ton kadardır.

lar gösterir.

Devlet Istatistik Enstitüsü 2000 yılı verilerine göre mısır üreti-

Intansif tarım yönteminde doğal koşullara bağımlılık en alt

minde ilk sırayı % 41'lik payla Akdeniz Bölgesi alır. Karadeniz

düzeydedir. Modern tarımın gerektirdiği tüm çalışma ve uy-

Bölgesi % 25'lik payla ikinci, Marmara Bölgesi ise % 23'lük

gulamalar yapılır. Bu nedenle verim yüksektir.

payla üçüncü sıradadır.

Türkiye'de genel olarak, ekstansif tarım yönteminin egemen

Karadeniz Bölgesi'nde bölgede temel besin maddesi olarak

olduğu söylenebilir.

tüketildiğinden diğer bölgelere satışı pek söz konusu değildir.

6. Başlıca Tarım Ürünlerimiz
A. TAHILLAR
Ekili alanlar içerisinde en geniş paya sahip olan ürünlerdir.
Buğday temel besin maddesi olduğundan tahıllar içerisinde
en fazla yetiştirilen üründür.
1) Buğday: Yetişme ve gelişme döneminde nem ve yağış,
olgunlaşma ve hasat döneminde sıcaklık ve kuraklık ister. Bu

Türkiye’de Mısır Üretim Alanları

yüzden Karadeniz kıyı kesimi dışında kalan her yerde yetiştirilir. En çok yetiştirildiği bölge Iç Anadolu'dur.

!

Buğday yaz kuraklığı istediğinden, Karadeniz kıyı
kesiminde yetiştirilemez. Buralarda tahıl ürünü olarak buğdayın yerini mısır alır.

5) Pirinç: Çok fazla suya gereksinim duyan tarım ürünüdür.
Bu nedenle Türkiye'de akarsu boylarında tarımı yapılır. Hasat
döneminde sıcaklık ve kuraklık ister.

Türkiye’de Buğday Üretim Alanları

Tarımına "çeltik" denilen pirincin üretimine her yerde izin ve-

2) Arpa: Yetişme koşulları buğdaya benzer. Sıcağa da soğu-

rilmez. Çünkü ekim alanları suyla dolu olduğundan sivrisinek-

ğa da buğdaya göre daha dayanıklıdır.

lerin üreme alanıdır. Bu da sıtma hastalığına neden olabilmektedir.

Yılda 8 milyon ton civarında üretilen arpa, en çok Iç Anadolu Bölgesi’nde üretilir.

Türkiye'nin pirinç üretimi, tüketimini karşılayamadığından pirinç ithal eder. 1996 yılındaki üretimimiz 168 bin tondur.

Hayvan yemi olarak üretilen arpadan bira yapımında da yararlanılır.

51

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Örnek

Tarım ürünü

Üretim miktarı (milyon ton)

Buğday

18.5

Mısır

2

Patates

4.95

Pamuk

0.79

Tütün

0.23

Türkiye’de Şeker pancarı Üretim Alanları

2) Pamuk: Yüksek sıcaklık ve yetişme döneminde su ister.

Türkiye'de 1996 yılı üretim miktarları verilen ürünlerden

Olgunlaşma döneminde yağış istemez. Geçirimli alüvyal top-

buğdayın diğerlerine oranla daha fazla üretilmesinin baş-

rakları sever, sulama ister. Pamuklu dokuma endüstrisinin

lıca nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir?

ham maddesi olan pamuğun yıllık üretimi 800 bin ton civarındadır. Bir kısmı ihraç edilir.

A) Temel besin maddesi olması

Pamuk üretiminde önde gelen bölge Güneydoğu Anadolu'dur

B) Ticari değerinin yüksek olması

(%49). Üretimde ikinci sırayı Ege (%32), üçüncü sırayı

C) Toprak seçiciliğinin az olması

da Akdeniz (% 19) bölgeleri alır. Güney Marmara ile Doğu

D) Değişik iklim tiplerinde yetişebilmesi

Anadolu'da Malatya, Elazığ ve Iğdır ovalarında da yetiştirilir.
Hasat döneminde kuraklık istediğinden Karadeniz sahilinde

E) Suya olan gereksiniminin az olması

yetişmesi olanaklı değildir.

Çözüm
Buğday temel besin maddesi olduğundan en fazla yetiştirilen tarım ürünüdür.
Cevap A

Türkiye’de Pamuk Üretim Alanları

3) Tütün: Iklim ve toprak açısından seçici olmadığından büB. ENDÜSTRİ BİTKILERİ

tün bölgelerimizde yetiştirilebilir. Ancak kaliteyi yükseltmek

Endüstride ham madde olarak kullanılan tarım ürünleridir.

amacıyla üretim alanları devlet tarafından sınırlı tutulur.

Endüstri bitkilerinin tarımının yapıldığı yerlerde genellikle mo-

250 bin ton civarında üretilen tütünün yaklaşık %60'ı Ege'de

dern tarım yöntemleri kullanılır. Bu nedenle verim yüksektir.

%15'i Karadeniz'de yetiştirilir. Üçüncü sırada Marmara Bölge-

1) Şeker Pancarı: Orta kuşakta yaygın olarak yetiştirilir.

si yer alır. Önemli bir ihraç ürünüdür.

Nemli toprak ister. Kuraklık görülen yerlerde sulama ile yetiştirilir. Şeker endüstrisinin ham maddesidir. Şeker pancarı
çabuk bozulduğundan, şeker fabrikaları pancar üretim alanının yakınlarında kurulur. Yılda 15 milyon ton civarında üretilir.
Üretiminin yarısı Iç Anodolu Bölgesi'ne aittir. Kıyı kesimlerde
daha fazla gelir getiren ürünler yetiştirildiğinden genellikle iç
tarım bölgelerinde tarımı yapılır. Iç tüketimi karşılar, ihracata
Türkiye’de Tütün Üretim Alanları

da ithalata da pek konu olmaz.

52

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

4) Çay: Çok yıllık bir bitki olan çay, kış ılıklığı, bol ve düzenli

Çözüm

yağış, yıkanmış kireçsiz toprak ister. Türkiye'de bu özellikler
sadece Doğu Karadeniz kıyı kesiminde görüldüğünden yalnız

Yağış ve sıcaklık grafiği verilen yerde yağış rejimi düzenli

burada yetişmektedir.

olduğundan kurak bir dönem isteyen buğday ve pamuk ye-

Anavatanı Muson Asyası olan çay, şeker pancarı gibi Cum-

tişmez.

huriyet Dönemi’yle birlikte Türkiye'de üretilmeye başlanmıştır.

Cevap B

Çay üretimi, ihtiyacımızı ancak karşıladığından ihracatı sınırlıdır.
5) Haşhaş: Iklim açısından seçici değildir. Ancak daha çok

C. YAĞ BİTKİLERİ

iklimin karasallaştığı alanlarda üretilir.

1) Zeytin: Kış ılıklığı ister. Akdeniz ikliminin karakteristik bit-

Ilaç yapımında kullanılan haşhaş, uyuşturucu yapımında da

kisidir. Yağ elde edilmesinde yararlanıldığı gibi sofralık zeytin

kullanılabildiğinden ekim alanları devletin sıkı denetimi altın-

olarak da tüketilir. Üretimin %55'i (başta Edremit Körfezi çev-

da tutulur. Üretimin büyük bölümü, Ege Bölgesi’nin Iç Batı

resi olmak üzere) Ege Bölgesi’ne aittir. Üretimde Marmara

Anadolu Bölümü’ndedir. Göller Yöresi ve Orta Karadeniz'in

Bölgesi ikinci, Akdeniz Bölgesi üçüncü sırayı alır.

iç kesimlerinde de üretilir. Tohumlarından yağ da elde edilebilen bir üründür.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Doğu Karadeniz Bölümü’nde

6) Keten-Kenevir: Lifleri dokuma endüstrisinde, tohumları da

dar alanlarda zeytin yetişebilmektedir.

yağ üretiminde kullanılır. Keten ve kenevir daha çok Batı Karadeniz Bölümü ve Marmara Bölgesi’nde üretilir.

!

Akdeniz Bölgesi’nin, zeytin üretiminde Ege ve
Marmara’nın gerisinde kalmasının nedeni, bölgede
daha kârlı ürünlere yönelmedir.

Örnek
Aşağıda bir yerin yağış ve sıcaklık grafiği verilmiştir.

Sıcaklık (°C)

!

Yağış (mm)

Mısır

II.

Buğday

III.

Pamuk

IV.

Çay

Belirtilen

yerde

deni, ağaçların hasat sırasında çırpılarak zarar görmesidir.

30
150
25
20
100
15
50
10
5
0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
AYLAR

I.

Zeytin üretiminin bir yıl çok ,bir yıl az olmasının ne-

Türkiye’de Zeytin Üretim Alanları

2) Ayçiçeği: Bir yaz bitkisidir. Alüvyonlu toprakları ve sıcak
yukarıdaki

ürünlerden

ortamı sever. Büyüme döneminde nemli toprak ister. Olgun-

hangileri

laşma döneminde kuraklıktan etkilenmez. Bitkisel yağ üreti-

yetişmez?

minde önemli yere sahiptir. Üretimin %75'i Marmara (özel-

A) I - II

B) II - III
D) Yalnız I

C) I - IV

likle Trakya) Bölgesi’nden sağlanır. Ayrıca Karadeniz ve Iç

E) Yalnız III

Anadolu'da da üretilmektedir.

53

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

2) Elma: Ağacı, soğuğa dayanıklı olduğundan geniş yetişme
alanı olan bir meyvedir. Toplandıktan sonra uzun süre dayanabildiğinden ticari değeri yüksektir.
Elma üretiminin en fazla olduğu bölge, Iç Anadolu'dur. Orta
Karadeniz'de de bol miktarda üretilir.

Türkiye’de Ayçiçek Üretim Alanları

3) Susam: Sıcak iklim bitkisidir. Tahin ve helva yapımı ile yağ
üretiminde kullanılır. Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz ve
Marmara bölgelerinde yetiştirilir.
4) Soya Fasulyesi: Doğal yetişme koşulları Orta ve Doğu

Türkiye’de Elma Üretim Alanları

Karadeniz bölümlerine uygunluk gösterir. Ancak üretiminin
%90'ı Akdeniz Bölgesi’ndedir. Su ihtiyacı sulamayla gideril-

3) Fındık: Humuslu toprağı ve nemi sever, çiçeklenme döne-

diğinden başta Çukurova olmak üzere diğer Akdeniz ovala-

minde don olayı ve sisten zarar görür. Ordu ve Giresun yöre-

rında buğdaydan sonra ikinci ürün olarak yetiştirilir. Yağ üre-

lerinde bol miktarda üretilen fındık, Batı Karadeniz Bölümü ve

timinde kullanılır.

Marmara Bölgesi’nde de üretilir. Dünya’nın en büyük fındık
üreticisi olan Türkiye, üretiminin önemli bir kısmını ihraç eder.

D. MEYVELER
Türkiye'de 50 civarında meyve türü bulunur. Bunların çoğu,
çok yıllık tarım ürünüdür. Tarım alanlarımızın %14'ünü meyve
bahçeleri oluşturur. Meyvelerimizin üretim miktarını etkileyen
en önemli etken ilkbahar aylarındaki sıcaklık koşullarıdır. Ilkbaharda ağaçlar çiçek açmış haldeyken don olayları görüldüğünde üretimde büyük düşmeler görülür.
Başlıca meyvelerimiz ve yetiştirildikleri alanlar şöyledir:

Türkiye’de Fındık Üretim Alanları

1) Üzüm: Asması soğuğa dayanıklı olduğundan Türkiye'nin
her bölgesinde yetiştirilir. En fazla üretildiği bölge Ege’dir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi üretimde ikinci sırayı alır. Taze ve

4) İncir: Kış ılıklığı isteyen incir, kıyı bölgelerimizde özellikle

kuru olarak tüketilen üzümden pekmez, şarap ve sirke elde

de Büyük ve Küçük Menderes havzalarında yetiştirilir.

edilir. Ege Bölgesi'nde üretilen çekirdeksiz üzümün büyük bir

Güneydoğu Anadolu'da da incir ağacına rastlanır. İncir üreti-

bölümü kurutularak ihraç edilir.

minde ve ihracatında Türkiye rakipsizdir.

Türkiye’de Üzüm Üretim Alanları

Türkiye’de İncir Üretim Alanları

54

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Örnek

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
E. SEBZELER

Türkiye'de elverişli iklim koşullarından dolayı çok çeşitli seb-

Incir, kış aylarındaki düşük sıcaklıktan olumsuz yönde etki-

zeler üretilir. Ekili-dikili alanların ancak %5'i sebzelere ayrıldı-

lenir.

ğı halde üretim alanlarının önemli bölümünde intansif tarım
yöntemlerinin kullanılması, verimin yüksek olmasına neden
olmaktadır. Son yıllarda Akdeniz ve Ege bölgelerinde seracılığın yaygınlaşması üretimi artırmıştır.

I
IV

II
III

Güneşlenme süresinin fazla olduğu, kışların ılık

V

!

da numaralanmış alanların hangilerinde incir yetişmesi

Sebze üretiminin en fazla olduğu bölgeler Akdeniz, Ege ve

beklenmez?

Marmara'dır.
B) II ve V

tında mevsimi dışında sebzelerin yetiştirildiği alanlara "sera” denir.

Türkiye'nin iklim özellikleri dikkate alındığında, harita-

A) I ve II

geçtiği yörelerde cam ve saydam plastik örtüler al-

D) Yalnız I

C) III ve V
Doğu Karadeniz’de güneşlenme süresinin azlığı,

E) Yalnız IV

!

Doğu Anadolu'da yazların kısa ve serin geçmesi
buralarda sebze üretiminin sınırlanmasına neden
olur.

Çözüm

Patates, domates, soğan, biber ve patlıcan en çok yetiştirilen
Haritada, IV numara ile gösterilen alanın dışında kalan yerler-

sebzeler arasındadır. Daha çok Iç Anadolu’da yetiştirilen no-

de kış ılıklığı görüldüğünden incir yetişir. IV numaralı alan Iç

hut ve yeşil mercimek, Güneydoğu Anadolu’da yetiştirilen kır-

Anadolu Bölgesi’nde kalır. Burada kış aylarında sıcaklık de-

mızı mercimek ile pek çok bölgede yetiştirilen kuru fasulye en

ğerleri düşüktür. Bu nedenle incir yetişmez.

çok üretilen baklagil çeşitleridir.
Cevap E

III. TÜRKİYE'DE HAYVANCILIK
Tarımsal gelirin yaklaşık %40'ını sağlayan hayvancılık genel-

5) Turunçgiller: Kış ılıklığı ister. Don olayından olumsuz et-

likle yer şekillerinin ve iklimin tarla tarımına uygun olmadığı

kilenir. Üretiminin %80'den fazlasını Akdeniz Bölgesi karşılar.

yerlerde daha fazla önem kazanan ekonomik etkinliktir. Özel-

Ege, Akdeniz'den sonra ikinci sırayı alır. Rize çevresinde de

likle iç bölgelerimizde tarımla birlikte yürütülür. Hayvanların

yetiştirilir.

etinden, sütünden, derisinden yününden, kılından ve gücünden yararlanırız.

A. TÜRKİYE'DE HAYVANCILIĞI ETKILEYEN KOŞULLAR
1) Hayvan Soylarının İyileştirilmesi: Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarımız yerli ırklardan oluşur. Bunların et ve süt
verimleri düşüktür. Verimin artırılması için yerli ırkların, verimi
Türkiye’de Turunçgil Üretim Alanları

yüksek olan yabancı ırklarla melezleştirilmesi gerekir.

55

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
2) Otlakların Iyileştirilmesi: Türkiye'deki hayvanların çoğu

2) Kıl Keçisi: Dayanıklı olduğundan dağlık alanlarda bes-

çayır ve meralarda beslenir. Çayır ve meraların önemli bölü-

lenebilen bir hayvandır. Ormanlara zarar verdiği için üretimi

mü tarla haline dönüştürüldüğünden büyükbaş ve küçükbaş

teşvik edilmemekte ve sayıları giderek azalmaktadır.

hayvanlarımızın beslenmesinde buralardaki otlar yetersiz
Keçi, bütün bölgelerde bulunmakla birlikte Akdeniz, Doğu

kalır.

Anadolu ve Ege bölgelerinin daha çok dağlık alanlarında bes-

!

Türkiye'deki hayvancılık genel olarak, hayvancılı-

lenir.

ğın ekstansifi diyebileceğimiz türü olan “mera hay-

3) Tiftik Keçisi: Anavatanı Türkiye olan tiftik keçisi daha

vancılığı” şeklindedir. Bu nedenle süt üretimi yağış

çok, değerli olan tüyleri için beslenir. Koyun ve kıl keçisine

koşullarına bağlı olarak yıllara göre değişir.

göre daha az sayıda olan bu hayvan türü en çok Iç Anadolu

3) Yem Sorunu: Meraların yetersiz olması yem bitkilerine

Bölgesi’nde bulunur. Orta ve Batı Karadeniz ile Güneydoğu

(arpa, yulaf, fiğ gibi) olan gereksinimi artırır. Ayrıca yem fabri-

Anadolu'da da tiftik keçisi beslenir.

kalarında üretilen suni yeme olan gereksinim de fazladır.
4) Besi ve Ahır Hayvancılığı: Et ve süt verimi yüksek olan

b. Büyükbaş Hayvancılık

“intansif hayvancılık” türüdür. Türkiye'de şeker fabrikalarının
çevresinde ve özellikle büyük şehirlerin çevresinde gelişmiş-

Sığır, manda, at, eşek, katır başlıca büyükbaş hayvanlardan-

tir. Ancak istenilen düzeyden uzaktır.

dır. Bunlardan at, eşek ve katırın gücünden yararlanılır. Ta-

5) Erken Kesim: Türkiye'de mera hayvancılığı egemen oldu-

rımda makineleşme, gücünden yararlanılan hayvanların sa-

ğundan meraların karla örtülü olduğu kış aylarında büyükbaş

yısının giderek azalmasına neden olmuştur.

ve küçükbaş hayvanlar, ahırlara sokularak yazın kurutulan

1) Sığır: Çoğunlukla mera hayvancılığı şeklinde beslenirler.

otlarla ve satın alınan yemlerle beslenir.

Bu nedenle gür otlakların bulunduğu yörelerde yoğundurlar.

Hayvancılıkla uğraşan kişilerin ekonomik gücü yetersiz oldu-

Bütün bölgelerimizde bulunmalarına karşın Erzurum-Kars

ğundan özellikle yeni doğmuş süt kuzularının bir kısmı kesi-

Yöresi ile Doğu Karadeniz'de sayıları fazladır.

me verilir. Bunlardan elde edilen gelirle diğer hayvanlara yem
satın alınır.

Et ve süt verimleri küçükbaş hayvanlara göre daha yüksektir.

Erken kesim özellikle et ve deri üretimi açısından ülke eko-

Şeker fabrikalarının ve büyük şehirlerin çevrelerinde ahır ve

nomisinde olumsuz etki yapar. Bunu önlemek için, hayvancı-

besi hayvanı olarak beslenirler.

lıkla uğraşan kişileri devletin kredilerle desteklemesi en akıl-

2) Manda: Et verimi sığıra göre daha fazladır. Buna rağmen

cı çözümdür.

daha çok gücünden yararlanmak için beslenirler.
Sulak ve bataklık alanları severler. Süt verimleri azdır. Sütü

B. TÜRKİYE'DEKI BAŞLICA HAYVANCILIK TÜRLERI

yağlı olduğundan, sütünden kaymak elde edilir.

a. Küçükbaş Hayvancılık
1) Koyun: En çok beslenen hayvan türüdür.

Mandanın gücüne olan gereksinim azaldığından sayıları da

Dayanıksız

olduklarından engebeli alanlarda beslenmezler. Çoğunlukla

azalmaktadır.

geniş düzlüklerin bulunduğu bozkır alanlarında beslenirler.

Karadeniz ve Marmara bölgelerinde sayıları diğer bölgelere

Koyun sayısının en fazla olduğu bölgeler Doğu Anadolu ve

göre daha fazladır.

Iç Anadolu’dur.
Ülkemizde daha çok karaman, dağlıç, kıvırcık ve sakız türü
koyunlar beslenir.

56

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Örnek

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
d. İpek Böcekçiliği

Dut ağaçlarının yaprakları ile beslendiklerinden, bu ağacın

Aşağıdaki tabloda, bir ülkede hayvan türlerine göre kesilen

bulunduğu her yerde ipek böcekçiliği yapılabilmektedir.

hayvan sayıları ile et üretimleri gösterilmiştir.

Suni ipeğin yaygınlaşması eski önemini kaybetmesine neden
olmakla birlikte, özellikle Güney Marmara'da ekonomik bir
etkinlik olarak ipek böcekçiliği yapılır. Başta Bursa olmak üzere, Balıkesir, Bilecik, Denizli, Elazığ, Diyarbakır, İstanbul ve
Ankara illerinde ipek böcekçiliği yapılır.

Tablodaki veriler dikkate alındığında aşağıdakilerden
hangisi çıkarılamaz?

Örnek

A) Et verimi en yüksek olan hayvan türü I'dir.
Türkiye'nin hemen her yöresinde dut ağaçlarına tek tük de

B) En fazla kesilen hayvan türü II'dir.

olsa rastlanır. Ancak, dut ağaçlarının geniş bahçeler oluştur-

C) En az kesilen hayvan türü IV ‘tür.

duğu yerler ipek böcekçiliği yapılan yörelerde görülebilir.

D) III ile gösterilen hayvanların sayısı giderek azalmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki hangi iki kentimiz arasındaki tarım

E) Et üretiminde en büyük paya I. tür hayvan sahiptir.

arazilerinde dut bahçelerine rastlanabilir?

Çözüm

A) Konya – Karaman

B) Erzurum – Kars

C) Rize – Trabzon

D) Bursa – Bilecik

Tabloda kesilen hayvanların sayısı verilmekle birlikte hayvan

E) Mardin – Şanlıurfa

sayılarının artması ya da azalması konusunda herhangi bir
bilgi verilmemiştir. Bu nedenle III. tür hayvanın sayısının arttığını ya da azaldığını söyleyemeyiz.

Çözüm
Cevap D

Ipek böcekçiliğinin en çok yapıldığı bölge Marmara Bölgesi'dir.
Cevap D

c. Kümes Hayvancılık
Beyaz etin sağlığa yararlı olduğu konusundaki bilinçlenme tavuk eti tüketiminin artmasına neden olmuştur.
Özellikle büyük şehirlerin çevresinde et ve yumurta tavukçu-

e. Arıcılık

luğu gelişmiştir. Kümes hayvancılığı bütün bölgelerimizde ya-

Bitki ve çiçek türleri ile güneşlenme süresinin fazla olması

pılmakla birlikte en çok Ege ve Marmara bölgelerinde yapılır.

yurdumuzun arıcılık açısından gelişmesine neden olmuştur.
Türkiye bal üretimi bakımından Dünya’nın önde gelen ülkelerinden biridir.

Kapalı ortamlarda yapılan kümes hayvancılığı, do-

!

ğal koşullardan en az etkilenen hayvancılık türüdür.

Arıcılık bütün bölgelerimizde yapılırsa da Karadeniz Bölgesi ile Muğla, Hakkâri, Bitlis, Erzurum ve Kars yöreleri ön plana çıkar.

57

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Ormanların coğrafi dağılımına bakıldığında Türkiye yüzölçü-

!

Arılar çiçeklerde tozlaşmayı sağladıklarından ta-

münün yarıdan az fazlasına sahip kıyı bölgelerimizin, orman-

rımsal üretimi artırarak ekonomiye büyük katkı

ların %80'inden fazlasına sahip olduğu görülür. Bunun nede-

sağlar.

ni nem ve yağış koşullarıdır.
Ormanlarımızın büyük bölümü fundalık, maki ve baltalık or-

f. Balıkçılık

manlardan oluşur. Bunların niteliği düşüktür.

Balık önemli bir besin maddesidir. Ancak üç tarafı denizlerle

Ormanlarımız insan müdahalesi olmaksızın sadece Doğu

çevrili olan Türkiye'nin balık üretimi ve tüketimi azdır.

Karadeniz’de kendini yenileyebilmektedir.

Balıkçılığımızın istenilen düzeyden geri olmasına neden olan

Ormanlarımızdan; kereste, odun, maden ve tel direği ile ka-

etkenler şunlardır:

ğıt üretiminde yararlandığımız gibi, sığla yağı, reçine gibi yan

1. Denizlerimiz balık miktarı açısından zengin değildir. (Ancak

ürünler de elde ederiz.

tür sayısı olarak zengindir.)

Ormanlar erozyonu önlemelerinin yanı sıra iklim üzerinde de

2. Balıkçılığımız kıyı balıkçılığı şeklindedir. Açık deniz balıkçı-

olumlu etki yapar. Hava kirliliğini önleyip, turizm potansiyeli-

lığı yapılmamaktadır.

ni artırır.

3. Denizlerimizin kirlenmesi ve usulsüz avlanma balıkçılığımızı olumsuz etkiler.
4. Su ürünlerini işleyen tesisler ile soğuk hava depoları yetersizdir.

!

Balık açısından zengin yerler, farklı karakterdeki
akıntıların karşılaştığı alanlardır.

Türkiye'de akarsu, göl ve barajlarla göletlerden de tatlı su
ürünleri elde edilmektedir. En fazla balığın elde edildiği bölgemiz Karadeniz'dir (%81). Onu Marmara Bölgesi izler.

IV. TÜRKİYE'DE ORMANCILIK
Türkiye'nin %26'sı ormanlarla kaplıdır. Ormanlarımızın bölgelere göre oransal dağılımı ise şöyledir:

Bölge

%

Karadeniz

27

Akdeniz

22

Ege

17

Marmara

13

Doğu Anadolu

10

İç Anadolu

8

G.Doğu Anadolu

3

58

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

1.

Yer şekillerinin eğim, bakı ve yükselti özelliği tarımla ilgili aşağıdaki durumlardan hangisini en az etkiler?

4.

Nöbetleşe ekim; bir yıllık bitkilerin üretiminde, toprağın
çeşitli derinliklerindeki minerallerden yararlanmak amacıyla her yıl ekilen ürünü değiştirme işlemidir.

A) Ekilebilecek alanın genişliğini

B) Arazinin sulanabilme koşullarını

Aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin, nöbetleşe
ekim olayına kesinlikle konu olmayacağı söylenebilir?

C) Ürünün olgunlaşma zamanını

A) Buğday

B) Zeytin

D) Tarlanın gübrelenme olanaklarını

C) Pamuk

D) Domates

E) Tarımda makine kullanımını

2.

I. Çiftçinin eğitimi

II. Köyden kente göçü teşvik etme

III. Sulama ve gübreleme

IV. Erozyonu önleme

V. Nadas alanlarını artırma

VI. Meraları tarlaya çevirme

Yukarıdakilerden hangileri, ülkemizin tarım olanaklarını artırmak için yapılması gereken çalışmalar
arasındadır?

A) I, III ve IV
C) II, IV ve VI

E) IV, V ve VI

3.

İklim ve toprak koşullarının yeterince uygun olmadığı
yerlerde, ekime kimi zaman ara verip toprağı dinlendirme işlemine "nadas" denir.

E) Yem bitkileri

5.

Şeker pancarı serin-ılıman bölgelerin, şeker kamışı ise
sıcak iklim bölgelerinin tarım ürünlerindendir.

Dünya şeker üretiminin gerçekleştirildiği başlıca ülkelerden hangisinde, her iki tarım ürününden de çok
miktarda şeker üretilmesi beklenir?
A) Küba
C) Filipinler

E) A.B.D.

B) Fransa
D) Almanya

B) II, III ve V
D) III, IV ve V

Tarım bölgelerinin hangi özelliği, nadasa ayrılan
alanların azaltılması çabalarına daha fazla hız vermiştir?

A) Çeşitli ürünler yetiştirilebilmesi

B) Nüfus yoğunluklarının çok fazla olması

C) Tarımda makineleşmenin artması

D) Tarım ve hayvancılığın iç içe gelişmesi

E) Düz arazilerin çok fazla olması

59

6.

Pamuk, değişik alanlarda yararlanılabilen kullanım alanı
geniş olan bir kültür bitkisidir.

Aşağıdakilerden hangisinde pamuktan yararlanıldığı söylenemez?

A) Liflerinden dokuma sanayiinde

B) Çekirdeğinden yağ sanayiinde

C) Liflerinden kağıt üretiminde

D) Küspesinden hayvan yemi olarak

E) Yapraklarından parfüm üretiminde

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümlü Test

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

7.

10. Aşağıda, Türkiye'deki zeytin ağaçları sayısı ve zeytin

Pirinç yetiştirilen alanlar ile nemli bir iklimi bulunan
veya akarsulardan sulamada yeterince yararlanılabilen alanlar arasında bir paralellik bulunduğuna
göre, aşağıda verilen yerlerden hangisinde pirinç
yetiştirilmesi zordur?

A) Konya Ovası

B) Sinop - Kastamonu Yöresi

C) Bafra Ovası

D) Hatay - Amik Ovası

E) Meriç - Ergene Havzası

LYS Coğrafya

üretiminin yıllara göre değişimi verilmiştir.
(bin)
1600
1400
1200

Zeytin üretimi (ton)
Araç sayısı (000)

1000
800
600
400
200
1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996

Grafikte görüldüğü gibi, zeytin ağaçları sayısında
önemli bir değişim olmazken zeytin üretiminde iniş
ve çıkışlar yaşanması aşağıdakilerden hangisine
bağlanabilir?
A) Sulama olanağının her yıl aynı düzeyde olmamasına

8. Seracılık, kış sıcaklıklarının fazla düşmediği yerlerde

B) Zeytin ağacının kendi yapısal özelliğine

yapılır. Ancak sıcak su kaynaklarının bulunduğu alanlarda da "termal seracılık" yapma olanağı vardır.

C) Hava koşullarında yaşanan değişimlere
D) Toprağın iki yılda bir sürülmesine
E) Ürünün her yıl toplanmamasına

Lüleburgaz
ze
a
al a

arra

Haritada gösterilen yörelerimizden hangisinde sıcak su kaynakları ve su buharından yararlanılarak
seracılık yapıldığı söylenebilir?

A) Lüleburgaz

B) Simav

C) Antalya

D) Rize E) Harran

9. Bitkilerin yetişebildiği alanlar ile kış sıcaklıkları arasında
sıkı bir ilişki vardır.

Aşağıdaki tarım ürünlerimizden hangisinin düşük
kış sıcaklığına dayanma derecesi daha yüksektir?

A) Elma

B) Fındık

C) Çay

D) Turunçgiller E) İncir

60

1.

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümleri

LYS Coğrafya

6.

Tarlanın gübrelenme olanakları, yer şekillerinin eğim,

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık
Pamuk en çok, liflerinden dokuma sanayiinde yararlan-

bakı ve yükselti özelliklerinden pek etkilenmez. Eğimli

mak için üretilen bir bitkidir. Kâğıt mendiller ve benzeri

yerlerde ekili alan azdır. Makineleşme yetersizdir. Su

yumuşak kağıtlar ile kâğıt para üretiminde de pamuk lifi

hızlı akışa geçtiği için, sulama zordur. Bakı ve yükselti

kullanılır. Çiğit denilen pamuk çekirdeği sıkılarak yağı

de sıcaklığı değiştirdiğinden tarımı çok etkiler.

çıkarılır. Geriye kalan küspesi hayvanlara yedirilir.
Cevap D

2.

Cevap E

Çiftçi eğitilir, sulama ve gübreleme koşulları iyileştirilir,
erozyon önlenebilirse ülkemizin tarım olanakları artırıla-

7.

bilir. Nadas alanlarını artırma ve meraları tarlaya çevir-

Konya Ovası'nın iklimi nemli olmadığı gibi akarsulardan
da sulamada yeterince yararlanılamaz ve pirinç yetişti-

me olumsuz bir durumdur. Köyden kente göçü teşvik et-

rilmez.

mekle de tarım gelişmez.

Cevap A

Cevap A

3.

8.

Nadası en fazla azaltma gayreti içerisinde olan ülke ve

Deprem açısından aktif olmayan Lüleburgaz, Antalya,
Rize ve Harran'da önemli bir sıcak su kaynağı yoktur.

bölgeler, nüfus yoğunlukları çok fazla olanlardır. Nüfus

Batı Anadolu fay hattı üzerinde bulunan Kütahya'nın

yoğunluğu az olan yerlerde mevcut ekili-dikili alanlar,

Simav ilçesinde, hem termal tesisler, hem de sıcak su

ihtiyacı karşıladığında, – toplumda tarımsal ürün yeter-

kaynaklarından yararlanılarak yapılan seracılık etkinliği

sizliği sorunu yaşanmadığından – nadas alanlarını da

vardır.

sürekli tarım alanı haline getirme çalışmaları ağırdan
alınır.

Cevap B
Cevap B

4.

9.

Zeytin, verilen diğer bitkiler gibi tek yıllık değil çok yıllık

Elma ağaçları düşük kış sıcaklıklarına dayanabilir. İç

bir bitki, bir ağaçtır. Bu nedenle bir yıllık bitkiler gibi nö-

ve Doğu Anadolu bölgelerinde bile bolca yetiştirilme-

betleşe veya dönüşümlü ekim olayına konu olamaz.

sinden bunu anlıyoruz. Diğer ürünler; fındık, çay, turunçgiller ve incir düşük kış sıcaklıklarına dayanamadı-

Cevap B

ğından; soğuk, iç ve yüksek kesimlerimizde yetiştirilemez.
Cevap A

5.

Fransa ve Almanya Dünya'nın önde gelen şeker pancarı üreticilerindendir. Serin-ılıman iklime sahip olduklarından şekerkamışı yetiştirmezler. Küba ve Filipinler ise
sıcak iklim bölgesinde yer aldıklarından şeker pancarı

10. Zeytin, genel tarımsal verimi etkileyen koşullarda değiş-

yetiştirmez ancak şeker kamışı üretiminde önde gelen

meler yaşanmasa bile kendi genetik özelliğinden dola-

ülkelerdendir. A.B.D. her iki iklim bölgesini de içerdiğin-

yı bir yıl çok, bir yıl az ürün verir. Bu durum, zeytin üreti-

den şeker pancarı da şekerkamışı da yetiştirir ve bun-

len bölgelerde zeytinin "var yılı" ve "yok yılı" şeklinde ni-

lardan şeker üretir.

telendirilir.
Cevap B

Cevap E

61

TÜRKİYE EKONOMİSİ - MADENLER -

LYS

SANAYİ - ULAŞIM - TİCARET VE

COĞRAFYA

A.

TURİZM

6. BÖLÜM

Yer altı kaynakları ile jeolojik yapı ve madenin oluş-

TÜRKİYE MADENLER VE ENERJİ KAYNAKLARI

tuğu jeolojik devrin özellikleri arasında sıkı bir ilişki

!

Madenlerin bir kısmı endüstrinin ham maddesini bir kısmı da
enerji kaynaklarını oluşturduklarından Türkiye için önemlidir.

vardır. Örneğin taşkömürü 1. jeolojik devirde oluşan arazilerde bulunabilirken, volkanik olayların yoğun olduğu yörelerde mağma kökenli (demir, kur-

Türkiye'deki madenciliğe bakıldığında şu özellikler dikkati

şun, manganez gibi) madenler bulunabilmektedir.

çeker:

I. BAŞLICA MADENLERİMİZ

1. Türkiye madenler açısından “zengin” bir ülkedir.
2. Bor minerallerince dünyanın en zengin ülkesi olan Tür-

1. Demir: Demir-çelik endüstrisinin ham maddesidir. Yurdu-

kiye, krom açısından da önde gelen ülkeler arasında yer

muzda birçok yerde demir yatakları vardır. Bunların başlıca-

alır.

ları, Divriği-Çetinkaya (Sivas), Hekimhan-Hasançelebi (Malatya), Eymir, Çarmık, Ayazmand (Balıkesir) ve Torbalı'dır

3. Türkiye, petrol bakımından fakir bir ülkedir.

(İzmir).

4. Bazı madenler, Türkiye'nin ihracatında (dış satım)

Çıkarılan demir cevherleri Karabük, Ereğli (Zonguldak), Kı-

önemli bir yer tutar (Bor mineralleri, krom). Bazı ma-

rıkkale, İskenderun ve İzmir’deki demir-çelik fabrikalarında

denler de ithalâtımızda (dış alım) önemli yere sahiptir

işlenir.

(petrol).

2. Bakır: Kullanım alanı çok geniş olan bakır, iyi bir iletken

5. Dünya madenlerinin %3’üne Türkiye sahiptir.
6.

olduğundan daha çok elektrikli aletler ile elektronik eşyalarda
kullanılır.

Ülkemiz arazisi farklı jeolojik zamanlarda oluştuğu için

Çayeli (Rize), Maden (Elazığ), Küre (Kastamonu) ve

maden çeşitliliği fazladır.
7.

Murgul'da (Artvin) çıkarılan bakır, Ergani (Diyarbakır) ve

Maden rezervleri yönünden en zengin bölgemiz Doğu

Samsun’daki tesislerde işlenir.

Anadolu Bölgesi'dir.

3. Krom: Paslanmaz özelliği nedeniyle geniş bir kullanım
alanına sahiptir. Türkiye krom üretiminde ve ihracatında
Madenler yer altında taş ya da toprakla karışık halde çıkarılır.

dünyanın ilk sıralarında bulunan ülkelerinden biridir. Zengin

Madenin henüz işlenmemiş hâldeki bu durumuna tuvönan

yataklara sahip olan Türkiye'de krom çıkarılan başlıca yer-

cevher denir.

ler; Fethiye, Köyceğiz, Dalaman (Muğla), Kütahya, Bursa

Madenin içindeki cevher oranına tenör, yer altındaki toplam

Türkiye'de çıkarılan krom, Antalya ve Elazığ’daki tesislerde

miktarına rezerv denir.

işlenmektedir.

- Eskişehir arası, Guleman (Elazığ) ve Aladağ (Adana)’dır.

4. Bor Mineralleri: Geniş bir kullanım alanına sahiptir. Cam
pamuğu, emaye, porselen, temizlik maddeleri, gübre, boya,

Bir madenin işletilebilmesi için,

jet ve roket yakıtı yapımında kullanılır.

a) Tenörü yüksek,

Bor mineralleri rezervinin en fazla olduğu ülke Türkiye'dir. Çı-

b) Rezervi yeterli,

karıldıkları yerler: Bigadiç, Susurluk, Sultançayırı (Balıkesir),

c) Ulaşım yönünden elverişli bir konumda olmalıdır.

Emet (Kütahya), Seyitgazi (Eskişehir) ve Mustafakemalpaşa

Bu özellikler işletmenin ekonomik yönden kârlı olması için

(Bursa)’dır. Buralarda çıkarılan bor mineralleri Bandırma’daki

göz önünde bulundurulur.

asitborik fabrikasında işlenir.

62

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye
Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım LYS Coğrafya
Ticaret ve Turizm

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım
ve Hayvancılık

5. Boksit: Alüminyumun ham maddesi olan boksit; uçak, oto-

16. Asbest: Isıya dayanıklı olduğundan bu amaca yönelik

motiv ve ev eşyaları yapımında kullanılır. Konya'nın Seydişe-

kullanılır. (Fren balataları, itfaiyeci elbisesi, izolasyon gibi)

hir ve Antalya'nın Akseki ilçelerinde çıkarılır.

Balıkesir, İskenderun, Eskişehir, Amasya ve Sivas’ta yatakları bulunur. Kanserojen olduğundan üretimi büyük ölçüde

Seydişehir’deki alüminyum tesislerinde işlenir.

durdurulmuştur.

6. Kükürt: Kimya endüstrisinde ve bağcılıkta kullanılan kükür-

17. Antimon: Akü, cam, metal ve matbaacılıkta kullanılır.

tün; Keçiborlu (Isparta), Diyadin (Ağrı) ve Simav (Kütahya)’da

Balıkesir, Kütahya, Bursa, Sivas, İzmir ve Tokat’ta yatakları

yatakları vardır. Keçiborlu’da kükürt fabrikası bulunur. (Şu

bulunur.

anda işletilmemektedir)
7. Civa: Tıpta ve termometre yapımında kullanılır. Beydağ,

Örnek

Karaburun (İzmir), Gönen (Balıkesir) ve Sarayönü’nde (Konya) çıkarılır.

8. Manganez: Demir-çelik endüstrisinde kullanılır. Ereğli
(Zonguldak) ve Borçka’da (Artvin) çıkarılır.
9. Zımpara Taşı: Zımpara kağıdı ve özel çimento yapımında
kullanılır. Tire (İzmir), Akçaalan (Manisa), Söke (Aydın), Tavas, Buldan (Denizli), Yatağan, Milas (Muğla) ve Antalya'da
çıkarılır.
10. Mermer: Başkalaşım kayası olan mermer inşaatlarda kullanılır. Afyon, Marmara Adası ve Bandırma (Balıkesir) Milas
(Muğla) ve Gemlik (Bursa) çıkarıldıkları yerlerin başlıcalarıdır.

Maden

İşlenildiği yer

I. Demir

Karabük

II. Boksit

Bursa

III. Bakır

Samsun

IV. Bor mineralleri

Bandırma

V. Krom

Antalya

Yukarıda bazı madenler ile işlendikleri yerler eşleştirilmiştir.

Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

11. Fosfat: Suni gübre yapımında kullanılır. En önemli yataklar Mazıdağı’ndadır (Mardin). Kilis, Çınar (Diyarbakır), Besni
ve Gölbaşı (Adıyaman) diğer fosfat yataklarının bulunduğu

Çözüm

yerlerdir.
Güneydoğu Anadolu'daki bu yataklardan çıkarılan fosfat, Ma-

Türkiye'de çıkarılan demirin bir kısmı Karabük'te, bakırın bir

zıdağı’ndaki fosfat fabrikasında işlenir.

kısmı Samsun'da, bor mineralleri Bandırma'da ve Kromun bir
kısmı Antalya'da işlenir. Boksit ise Seydişehir (Konya) alü-

12. Volfram: Kaliteli çelik ve yüksek ısıya dayanıklı boya ya-

minyum işletmelerinde işlenir.

pımında, elektrik ve elektronik sanayiinde kullanılır.

Cevap B

Bursa Uludağ'dan çıkartılır. (Şu anda işletilmemektedir.)
13. Lületaşı: Eskişehir’de çıkarılır. Biblo ve süs eşyaları yapımında kullanılır.

II. ENERJİ KAYNAKLARIMIZ

14. Oltutaşı: Erzurum’un Oltu ilçesinde çıkarılır. Tesbih ve
biblo yapımında kullanılır.
1. Taşkömürü: 1. jeolojik zamanda oluşmuştur. Demirin eri-

15. Feldspat: Seramik, fayans, cam, kaynak boya ve plas-

tilmesi için gerekli yüksek ısıyı sağlar.

tik sanayinde kullanılır. Manisa, Kütahya, Aydın, Yozgat
ve Kırşehir’de yatakları bulunur. Çine, Milas, Yatağan ve

Batı Karadeniz'de Zonguldak çevresinde çıkarılır. Çıkarılan

Bozdağan’da işletilmektedir.

taşkömürü, ihtiyacı karşılayamaz.

63

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi
Ulaşım LYS -Coğrafya

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım

Ticaret ve Turizm

ve Hayvancılık
Ereğli ve Karabük demir-çelik fabrikalarının ku-

!

Linyit, taşkömürü, doğalgaz ve petrolden elde edi-

!

rulmasının nedeni, taşkömürünün bu yörede
çıkarılmasıdır.

len enerjiye “termik enerji”, bunlardan enerji üreten
santrallere de “termik santral” denir.

2. Linyit: 3. jeolojik zamanda oluşan linyit, termik santrallerde
elektrik enerjisi üretiminde ve evlerde yakıt olarak kullanılır.

5. Jeotermal Enerji: Sıcak su kaynaklarından kaplıca tu-

Türkiye'de en fazla çıkarılan yer altı kaynağı olan linyitin ya-

rizminden yararlanıldığı gibi buharlarından da enerji elde

takları da çok fazladır.

edilebilmektedir.

Çıkarıldığı başlıca yerler; Soma (Manisa), Seyitömer, Tunçbi-

Denizli-Sarayköy, Aydın-Buharkent arasında çıkarılan sıcak

lek (Kütahya), Elbistan ve Afşin (Kahramanmaraş), Yatağan

su buharından elektrik enerjisi üretilmektedir.

(Muğla), Çeltek (Amasya), Çan (Çanakkale), Nallıhan (Anka-

6. Nükleer Enerji: Uranyum ve toryumdan elde edilen ener-

ra), Kangal (Sivas), Malkara (Tekirdağ) ve Aydın'dır.

jidir. Türkiye’de uranyum, Manisa, Uşak, Aydın ve Giresun il-

3. Petrol: 3. jeolojik devirde oluşan petrol çoğunlukla yakıt

lerinde, toryum da Eskişehir ilinde bulunmasına rağmen nük-

olarak kullanılır.
Türkiye’de

leer enerji üreten santral kurulmamıştır. Deprem riski düşük

rezervleri

ve

çıkarımı

azdır.

Güneydoğu

olan İçel-Akkuyu’da kurulması planlanmaktadır.

Anadolu’da Siirt, Batman, Diyarbakır ve Adıyaman illerinde
çıkarılır. Üretimi, ihtiyacı karşılamaktan çok uzaktır. Bu ne-

7. Güneş Enerjisi: Bitmeyen enerji kaynağı Güneş’tir. Gü-

denle ithalâtımızda birinci sırayı alır.

neşlenme süresinin Doğu Karadeniz Bölümü dışında kalan
yerlerde uzun olması yüzünden Türkiye’nin Güneş enerjisi

Türkiye’de çıkartılan petrolün bir kısmı Batman’daki rafineride

potansiyeli yüksektir. Ancak günümüzde sadece su ısıtması

işlenir. Bir kısmı da boru hatlarıyla İskenderun körfezine (Yu-

ve seracılıkta yararlanılmaktadır.

murtalık), buradan da diğer rafinerilere gönderilir.

Ülkemizde güneşlenme süresi en yüksek olan bölgelerimiz

Türkiye’de petrol arıtma tesisleri (rafineri) şunlardır:

Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir.

Batman (Batman), Orta Anadolu (Kırıkkale), Ataş (Mersin),
Gel-git ve rüzgâr enerjisi Türkiye’de ve Dünya’da çok yaygın

Aliağa (İzmir) ve İpraş’tır (İzmit).

olmayan enerji kaynaklarıdır.
8. Hidroelektrik Enerji: Türkiye’deki akarsuların yatak eğimİzmit
(İpraş)
İzmir
(Alia a )

leri fazla olduğundan akış hızları da fazladır. Bu da hidroeırıkkale
( rta A adol

)

ersi
(Ataş)

lektrik enerji potansiyelinin yüksek olmasını sağlamıştır. An-

atma
( atma )

cak bu potansiyelden yeterince yararlanıldığı söylenemez.
NÜKLEER ENERJİ

Türkiye’de Petrol Arıtma Tesisleri

Nükleer enerji kaynakları Uranyum ve Toryum'dur. Uranyum
ve Toryum atomlarının parçalanmasıyla açığa çıkan enerjiye

4. Doğal Gaz: Konutların ısıtılmasında ve elektrik enerjisi

Nükleer enerji denir.

üretiminde kullanılır.

Ülkemizde önemli uranyum yatakları Salihli (Manisa)

Türkiye doğal gaz yataklarınca fakirdir. Mardin Çamurlu ve

Sorgun'da (Yozgat) da Toryum yatakları ise Sivrihisar'da

Kırklareli Hamitabat’ta yatakları vardır. Son yıllarda büyük öl-

(Eskişehir) bulunmaktadır. Ülkemizde nükleer enerji santralı

çüde dış alım yapılmaya başlanmıştır.

henüz kurulmamıştır.

64

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye
Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım LYS Coğrafya
Ticaret ve Turizm

M
Fe

Fe
W
Bor Cr L
M

Hg Fe
Z
Cr

Fe

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım
ve Hayvancılık

Cu
Cr
Fe
Fe
Hg

Cr

e r

Cu B r
Cr
ro
Bor Bor
Al Bo

e

S
r
Hg C
Mn M ng ne
Z Z
r
L L le

ner ller

r

Cr

e

e Bell

B

l

M

BİYOMAS ENERJİSİ

enler

O
S

Cu Cr

S
Al

Mn
Cu

Cu

Mn

F

M
F
W
O
e

e Bulun u l r

e

r
Mer er
Fo
ol r
Ol u
e lro

erler

Çözüm

Bitkisel ve hayvansal atıkların sıvı veya gaz yakıtlara çevril-

Grafiğe bakılarak termik enerjinin hidroelektrik enerji üreti-

mesidir.

minden fazla olduğu görülür. Ancak hidroelektrik ve termik
enerji potansiyeli grafikte gösterilmemiştir.

Örnek

Cevap C
Milyon (kwh)
70
60
50
40
30
20
10
0

Toplam El.
Termik El.

Türkiye’deki bazı önemli hidroelektrik santralleri ile üzerinde

Hidro El.

kuruldukları akarsular şunlardır:
1970 1973 1976 1979 1982 1985 1988 1991

Yukarıdaki grafikte Türkiye’nin 1970 - 1991 yılları arasında

Atatürk, Keban, Karakaya

: Fırat

gösterilmiştir.

Hirfanlı, Kesikköprü, Altankaya

: Kızılırmak

Grafikteki bilgilere bakarak, aşağıdakilerden hangisine

Sarıyar, Gökçekaya

: Sakarya

Almus, Hasan Uğurlu, Suat Uğurlu

: Yeşilırmak

Demirköprü

: Gediz

Adıgüzel

: B. Menderes

Kralkızı, Devegeçidi, Dicle, Ilısu

: Dicle

Seyhan

: Seyhan

Aslantaş

: Ceyhan

Oymapınar

: Manavgat

termik ve hidroelektrik enerji alanındaki üretim miktarları

ulaşılamaz?
A) Enerji üretimi giderek artmaktadır.
B) 1970-1979 arasında üretilen enerjinin çoğu termiktir.
C) Türkiye’nin termik enerji potansiyeli hidroelektrik enerji
potansiyelinden fazladır.
D) Bazı yıllarda hidroelektrik enerji üretimi termik enerjiden
fazla olmuştur.
E) Hidroelektrik enerjinin en fazla üretildiği yıl 1988, termik
enerjinin en fazla üretildiği yıl 1991’dir.

65

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye
LYS Coğrafya
Ekonomisi - Türkiye'de Tarım

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi
Ulaşım LYS -Coğrafya
Ticaret ve Turizm

ve Hayvancılık
Türkiye’deki Başlıca Termik Santraller

f) Ankara, Eskişehir, Konya ve Gaziantep'tir.

a. Linyit ile Çalışanlar: Afşin-Elbistan (K. Maraş), Orha-

Ham maddeye yakın kurulan sanayi tesisleri:

neli (Bursa), Seyitömer, Tunçbilek (Kütahya), Soma (Mani-

a) Şeker fabrikaları

sa), Yatağan, Gökova (Muğla), Kangal (Sivas) ve Çayırhan
(Ankara).

b) Konserve fabrikaları

b. Taşkömürü ile Çalışanlar: Çatalağzı (Zonguldak).

c) Ege Bölgesi'ndeki termik santraller

c. Petrol ile Çalışanlar: Aliağa (İzmir), Hopa (Artvin), Am-

d) Doğu Anadolu'da et fabrikaları

barlı (İstanbul).

Enerji kaynağına yakın kurulan sanayi tesislerine örnek Kara-

d. Doğalgaz ile Çalışanlar: Hamitabat (Kırklareli) ve Bursa.

bük ve Ereğli'de kurulan demir-çelik fabrikalarıdır.

e. Buhar ile Çalışanlar: Sarayköy (Denizli).

TÜRKİYE'DEKİ BAŞLICA ENDÜSTRİ KOLLARI
I. BESİN ENDÜSTRİSİ

B. TÜRKİYE'DE ENDÜSTRİ

1. Un, Makarna ve Bisküvi Fabrikaları: Daha çok İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunluk göstermekle birlikte, en yaygın

Ham maddelerin veya yarı işlenmiş maddelerin fabrika ya da

endüstri koludur. Özellikle un fabrikalarına Türkiye’nin her

imalathanelerde işlenerek kullanılabilir hale getirilmesine en-

yerinde rastlanılır.

düstri (sanayi) denir.

2. Çay Endüstrisi: Çay sadece Doğu Karadeniz’de üretildi-

Bir endüstri tesisinin kurulabilmesi için;

ğinden endüstri kuruluşları da Doğu Karadeniz’de, özellikle

– Ham madde

Rize’de yoğunlaşmıştır.

– Sermaye

3. Şeker Endüstrisi: Türkiye’de şeker, şeker pancarından
elde edilir. Türkiye’nin kıyı kesimlerinde şeker pancarı üre-

– Nitelikli işgücü

timi olmadığından buralarda şeker fabrikası da yoktur. Otuz

– Enerji

civarındaki şeker fabrikası, şeker pancarı üretim alanlarının

– Ulaşım ve pazarlama

yakınında kurulmuştur.

konusunda uygun koşullar gereklidir. Türkiye’nin en ciddi

4. Yağ Endüstrisi:

sıkıntısı sermaye konusundadır. Türkiye, cumhuriyetin ku-

Bölgesi’nde (özellikle Edremit-Ayvalık çevresinde), ayçiçek

rulmasıyla birlikte endüstrisini geliştirmek için büyük çaba

yağı fabrikaları da Marmara Bölgesi’nde (özellikle de İstanbul

göstermiştir. Günümüzde endüstri, cumhuriyetin ilk yıllarına

çevresinde) yoğunlaşmıştır.

göre çok daha ileri düzeye gelmişse de; gelişmiş ülkelerdeki

5. Süt Ürünleri Endüstrisi: Mera hayvancılığının geliştiği

düzeyin epey gerisindedir.

(örneğin Kars) yerler ile besi hayvancılığının geliştiği büyük-

Ülkemizde sanayi tesislerinin yoğun olduğu bölgeler:

şehirlerin yakınlarında (örneğin Bursa) başta olmak üzere

Zeytinyağı fabrikaları daha çok Ege

hemen her bölgemizde bulunur.

a) Çatalca-Kocaeli

6. Konservecilik: Her mevsim taze ve bol sebze bulunabil-

b) Güney Marmara

diğinden konserveye olan gereksinim fazla değildir. Bu nedenle konservecilik Türkiye’de fazla gelişmemiştir. Daha çok

c) Kıyı Ege

Güney Marmara ile Ege Bölümü’nde bulunur.

d) Adana Bölümü

7. Et Kombinaları: Büyük kentlerin çevreleri ile hayvancılığın

e) Batı Karadeniz

yoğun olduğu yörelerde kurulmuştur.

66

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye
Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım LYS Coğrafya
Ticaret ve Turizm

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım
ve Hayvancılık

II. TÜTÜN VE İSPİRTOLU İÇKİ ENDÜSTRİSİ

Çözüm

Sigara fabrikaları; İstanbul, İzmir, Adana, Malatya, Tokat,
Samsun ve Bitlis’te bulunmaktadır. İçki fabrikaları da; Tekir-

Pamuğun bol miktarda üretilmesi ve işgücüne gereksinimin

dağ, İstanbul, İzmir, Yozgat, Ankara, Gaziantep, Elazığ, Di-

fazla olduğu tekstil endüstrisinde işçilerin gelişmiş ülkelere

yarbakır, Nevşehir ve Kayseri illerinde bulunmaktadır.

göre ucuza çalışması, Türkiye’de bu endüstri dalının gelişmesine ve dünya piyasalarında rekabet gücüne sahip olmasına
neden olmuştur.

III. TEKSTİL ENDÜSTRİSİ

Cevap A

Türkiye’nin en gelişmiş endüstri dalıdır.
1. Pamuklu Dokuma: Hem devlet hem de özel sektöre ait

IV. MADEN ENDÜSTRİSİ

çok sayıda fabrika bulunmaktadır. Başlıcaları; İstanbul, Adana, İzmir, Aydın, Kayseri, Malatya, Denizli, Manisa, Bursa,

Türkiye’de demir-çelik fabrikaları Ereğli, Karabük, Kırıkkale,

Gaziantep, Antalya ve Kahramanmaraş illerindedir.

İskenderun, Sivas ve İzmir’de bulunur. Seydişehir’de alüminyum tesisleri, Antalya ve Elazığ’da ferro-krom tesisleri,

2. Yünlü Dokuma: Pamuklu dokuma endüstrisi kadar geliş-

Samsun ve Ergani’de bakır işletmeleri, Bandırma’da asitborik

memiştir. Kocaeli, Siirt, Kayseri, Uşak, İzmir, İstanbul ve Te-

fabrikası bulunur.

kirdağ, yünlü dokuma fabrikalarının bulunduğu başlıca illerdir.
3. İpekli Dokuma: Bursa, Gemlik ve İstanbul’da ipekli dokuma fabrikaları bulunmaktadır.

V. KİMYA ENDÜSTRİSİ

4. Halıcılık: Isparta, Uşak, Manisa, Kayseri, Samsun, Hereke

a. Petrol Arıtma Tesisleri: Batman (Batman), İzmit (İpraş),

(Kocaeli), Konya, Sivas ve Gaziantep’te halıcılık gelişmiştir.

Mersin (Ataş), İzmir (Aliağa) ve Kırıkkale’deki (Orta Anadolu)

5. Deri Endüstrisi: İstanbul ve İzmir’de çok gelişmiştir.

rafinerilerde petrol arıtılır, yan ürünler elde edilir.

6. Hazır Giyim ve Konfeksiyon: İstanbul, İzmir, Bursa, Ga-

b. Petro-Kimya Endüstrisi: İzmit ve İzmir Aliağa’da bulunan

ziantep, Adana ve Ankara’da gelişmiştir.

petro-kimya tesislerinde sentetik ürünler elde edilir.
c. İlaç Endüstrisi: İstanbul’da gelişmiştir. İzmir, Bursa ve
Ankara’da da ilaç üretimi yapılır.

Örnek

d. Gübre Endüstrisi: İzmit, İskenderun, Kütahya, Elazığ,
Samsun, Gemlik (Bursa), İzmir, Mersin ve Adana’da gübre

Türkiye’de tekstil endüstrisinin çok gelişmiş ve dünya piya-

fabrikaları vardır.

salarında rekabet gücünün fazla olduğu bir endüstri dalı olmasında;
İzmit
Gemlik

I. Pamuğun bol miktarda üretilmesi
II. İşgücünün ucuz olması

Samsun

Kütahya

III. Hidroelektrik enerjinin varlığı

Elazığ

Konya
İskenderun
Mersin

IV. İleri teknolojiye sahip olması

Adana

V. Ahır hayvancılığının gelişmesi

Türkiye’de sunî gübre üretim alanları

etmenlerinden hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?
e. Kimya Endüstrisi: Otomobil lastiği, deterjan, boya, klor,
A) I - II

B) II - III

C) III - IV

plastik eşya gibi ürünleri içeren kimya endüstrisi İstanbul, İz-

D) IV - V E) I - V

mit ve İzmir’de yoğunlaşmıştır.

67

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi
Ulaşım LYS -Coğrafya

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım

Ticaret ve Turizm

ve Hayvancılık
VI. ORMAN ENDÜSTRİSİ

VII. MAKİNE VE TAŞIT ENDÜSTRİSİ

Kereste fabrikaları, orman bakımından zengin olan yöreler-

a. Tarım Makineleri: İstanbul, Adapazarı, İzmir, Manisa, Ay-

de yoğundur. Karadeniz Bölgesi’nde Bolu, Düzce, Ayancık

dın, Kırıkkale, Adana, Ankara ve Eskişehir’de tarım makine-

(Sinop), Kastamonu, Bartın, Artvin ve Bafra’da (Samsun) ke-

leri üreten fabrikalar bulunmaktadır.

reste fabrikaları vardır. Marmara ve Akdeniz bölgelerinde de

b. Otomotiv Endüstrisi: Otomobil, otobüs ve kamyon üre-

kereste fabrikaları bulunmaktadır. Mobilyacılık Ankara, İstan-

ten fabrikalar İzmir, Bursa, İstanbul, Adapazarı, Aksaray ve

bul, İzmir ve Kayseri’de yoğunlaşmıştır. Kağıt fabrikalarımızın

İzmit’te bulunmaktadır.

başlıcaları: Aksu (Giresun), Çaycuma (Zonguldak), Dalaman
(Muğla), Taşucu (Mersin), İzmit, Balıkesir, Çay (Afyon) ve

c. Gemi Yapımı: İstanbul ve Gölcük'teki (Kocaeli) tersaneler-

Konya.

de gemi yapılmaktadır.
d. Demir yolu Araçları: Eskişehir’de lokomotif ve yük vagoi (
kesir
A
(

u

rki e

)

n u
u

n
ersin
( i i ke
u u)

e

)

k

nu, Adapazarı’nda yolcu vagonu, Sivas’ta yük vagonu üreten

Giresun
(Aksu)

fabrikalar vardır.

n

e

VIII. ELEKTRİKLİ EŞYA ENDÜSTRİSİ
e

re i

rik

İstanbul, İzmit ve İzmir çevrelerinde yoğunlaşmıştır.

r

Örnek

IX. ÇİMENTO, CAM VE SERAMİK ENDÜSTRİSİ
Çimento fabrikaları Türkiye’nin bütün bölgelerinde bulu-

2
Çaycuma
1
(kağıt)
İzmit
(rafineri)

4
Konya
(şeker)

nur.Cam fabrikaları İstanbul, Sinop, Kırklareli, Mersin ve
Gebze’de (Kocaeli) bulunmaktadır. Seramik fabrikaları, Kü-

3
Rize
(Çay)

tahya, İstanbul, Çanakkale, Bilecik, Uşak, İzmir, Zonguldak

5
Elazığ
(ferrokrom)

ve İzmit’te bulunmaktadır. Tuğla ve kiremit fabrikası çok sayıda bulunmakla birlikte Turgutlu – Ahmetli – Salihli (Manisa),
Tekirdağ, Eskişehir, Bartın, Polatlı (Ankara), Erbaa (Tokat) ve
Çorum’daki fabrikalar en önemlileridir.

Haritada, Türkiye’deki bazı endüstri kuruluşlarının yerleri
gösterilmiştir.
Bunlardan hangisinin ham maddeye yakın yerde kurulduğu söylenemez?
A) 1

B) 2

C) 3

D) 4

Örnek

E) 5

Türkiye’de çimento ve tuğla fabrikalarının yurt genelinde yaygın olmasında;

Çözüm

I. Kullanımının fazla olması
Türkiye’de petrol, sadece Güneydoğu Anadolu’da çıkarılmak-

II. Taşıma giderlerinin fazla olması

tadır. İzmit’te petrol çıkarılmadığı halde deniz kıyısında yer

III. Ham maddenin her yerde bulunabilmesi

aldığı için (deniz ulaştırması ucuzdur) ve tüketim merkezine

IV. Karayolu ağının yetersiz olması

yakın olduğundan rafineri kurulmuştur. Haritada gösterilen di-

etmenlerinden hangilerinin etkili olduğu söylenebilir?

ğer endüstri kuruluşlarında işlenilen ham madde, bulunduğu
çevreden elde edilmektedir.

A) I - II

Cevap A

68

B) II - III
D) Yalnız IV

C) I - III
E) Yalnız III

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye
Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım LYS Coğrafya
Ticaret ve Turizm

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım
ve Hayvancılık
Türkiye’de genel olarak dağların doğu-batı doğrultusunda

Çözüm

uzanması kuzey güney doğrultusunda yol yapımını güçleştirmiş ve kilometre başına düşen maliyeti artırmıştır. Bu ne-

Çimento, tuğla ve kiremit endüstrisinin ham maddesi taş-

denle kara yolu ağı daha çok doğu-batı yönünde kurulmuştur.

topraktır. Türkiye’de taş ve toprağın her yerde varlığı, çimento ve tuğlanın temel inşaat malzemesi olarak kullanılması bu
endüstri dalının yaygınlaşmasına neden olmuştur. Türkiye’de

Örnek

karayolu ulaşımı en gelişmiş ulaşım sektörüdür. Ancak ürünün taşıma maliyetinin yüksek olması fabrikaların tüketim

Türkiye’de dağların doğu-batı yönünde uzanması kuzey - güney yönünde yol yapım maliyetini artırır.

alanlarına yakın yerlere kurulmasına neden olmuştur.

Buna göre, aşağıdaki kent ikililerinden hangileri arasında yapılan yolun kilometre başına düşen maliyeti daha
fazladır?

Cevap B

!

A) İstanbul - Edirne

B) Eskişehir - Ankara

Türkiye’de endüstrinin en gelişmiş olduğu coğrafi

C) Zonguldak - Çankırı

D) Bursa - Bandırma

bölge, Marmara’dır.

E) Aydın - Denizli

Çözüm
Kuzey-Güney doğrultusunda yer alan Zonguldak-Çankırı araC. TÜRKİYE'DE ULAŞIM

sında Batı Karadeniz Dağları vardır. Diğer kent ikilileri arasında yer şekilleri sadedir. Bu yüzden yapım maliyeti en yüksek

Türkiye, ulaşım konusunda özel konumundan kaynaklanan

olan yol, Zonguldak-Çankırı arasındaki yoldur.

avantajlara sahiptir. Bunlar:

Cevap C

– Çok önemli ticaret yolları üzerinde bulunması

2. Demir Yolu Ulaşımı

– Boğazlara sahip olması

Cumhuriyetin ilk yıllarında birçok merkez, demir yoluyla bir-

– Etrafının denizlerle çevrili olmasıdır.

birine bağlanmışsa da sonraki yıllarda kara yoluna daha faz-

Türkiye’de ulaşımı olumsuz etkileyen koşullar ise:

la önem verilmesi, demir yolu taşımacılııını olumsuz yönde
etkilemiştir

– Sermaye azlığı
–  Yer şekillerinin engebeli olması
– İç bölgelerde kış aylarında yolların buzlanması, kar, tipi vb.
gibi iklimden kaynaklanan özelliklerdir.

1. Kara Yolu Ulaşımı
Türkiye’de yolcu ve yüklerin çok büyük bir bölümü karayolu
taşıtlarıyla taşınır.

69

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi
Ulaşım LYS -Coğrafya

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım

Ticaret ve Turizm

ve Hayvancılık
1. İç Ticaret

Demir yollarından, kara yolları taşımacılığına göre ucuz olması yüzünden daha çok yüklerin (maden, şeker pancarı

Ülke sınırları içerisinde yapılan ticarettir. Nüfusun, endüstri-

v.b.) taşınmasında yararlanılır. Türkiye’de günümüzde bazı

nin ve turizmin yoğun olduğu yerler ile tarımsal üretimin fazla

limanların demir yolu bağlantısı yoktur. (Örnek; Antalya, Mer-

olduğu yerlerde iç ticaret gelişmiştir.

sin, Çanakkale, Sinop, D. Karadeniz limanları)

Yol kavşaklarında kalan merkezler, maden çıkarımının yapıldığı yerler ile liman kentlerimizde de iç ticaret canlıdır.
3. Deniz Yolu Ulaşımı
Türkiye, etrafının denizlerle çevrili olmasına karşın denizci-

2. Dış Ticaret

likte yeterince gelişmemiştir. Karadeniz ve Akdeniz’de doğal
limanların yetersiz olması da deniz ulaşımının yeterince ge-

Ülkeler arasında yapılan ticarettir. Yurt dışına mal satmaya

lişememesinde etkili olmuştur. En ucuz ulaşım sektörü olan

ihracat (dış satım), yurt dışından mal almaya ithalât (dış alım)

deniz yolu ulaşımında yükler limanlarda yüklenir ve boşaltılır.

denir.

Ülke içi taşımacılıkta denizyollarının önemi yok denecek ka-

Bir ülkenin ihracatından elde ettiği gelir ile ithalâtı karşılığın-

dar azdır. Ancak uluslararası yüklerimizin en önemli bölümü

da ödediği döviz, dış ticaret hacmini verir. İhracatından elde

deniz yollarıyla taşınır. Deniz ulaşımı daha çok yük taşımacı-

ettiği gelir ile ithalâtı karşılığında ödediği döviz arasındaki

lığında kullanılır.

denge, dış ticaret dengesidir. Dış ticaretten elde edilen döviz,

Türkiye’nin en önemli limanları; İstanbul, İzmir, İzmit, Mersin,

ödenen dövizden fazlaysa dış ticaret dengesi o ülkenin lehi-

İskenderun, Zonguldak, Trabzon, Samsun, Tekirdağ ve Ban-

nedir. Türkiye’nin ihracattan elde ettiği gelir, ithalâtı nedeniyle

dırma limanlarıdır.

ödediği dövize göre azdır. Bu nedenle Türkiye’nin dış ticaret
açığı vardır.

!
!

Doğal limanların ard bölgesi ile kara ve demiryolları
bağlantısının gelişmiş olması, limanın gelişebilmeTürkiye’nin dış ticaretinin yıllara göre durumu şöyledir.

sinde çok etkilidir.

Dağların kıyıya paralel uzandığı kıyılarda doğal liman bakımından fakirlik söz konusudur. Buralarda
dalgakıranlar yapılarak yapay limanlar oluşturulur.

Dış ticaret

1985

1995

2004

İhracat (milyon

7.959

23.089

63.121

11.613

42.464

97.540

3.654

19.375

34.419

dolar)
İthalat (milyon

4. Havayolu Ulaşımı

dolar)

Bir yerden başka bir yere en kısa sürede ulaşabilmek hava-

Dış ticaret açığı

yolu ulaşımı ile mümkündür. Hava yolu en pahalı ulaşım türü-

(milyon dolar)

dür. Daha çok yolcu taşımacılığında yararlanılır.
Türkiye’nin en önemli havalimanı İstanbul’dadır (Atatürk). An-

Türkiye’nin dış ticaretinde ilk sıralarda yer alan ülkeler, Al-

kara (Esenboğa), İzmir (Adnan Menderes), Adana, Antalya

manya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa, Japonya ve Rusya’dır.

ve Dalaman’da diğer önemli havalimanlarımız bulunur.

İhracatımız içerisinde en büyük pay (%80 civarı) endüstri
ürünlerine (özellikle tekstile) aittir. Bunun yanında pamuk,
incir, fındık, tütün ve üzüm gibi tarım ürünleri ile madenler

D. TÜRKİYE'DE TİCARET

(krom) ve canlı hayvan ihraç ederiz. Dışarıdan aldığımız
ürünlerin başında petrol gelir. Bunun dışında çeşitli makine-

Kâr elde etmek amacıyla mal ve hizmetlerin alınıp satılması-

ler, yapı ve tüketim maddeleri, sunî gübre, taşıt, demir-çelik

na ticaret denir.

ürünleri satın alırız.

70

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye

Türkiye Ekonomisi - Madenler - Sanayi - Ulaşım LYS Coğrafya
Ticaret ve Turizm

Ekonomisi - Türkiye'de Tarım
ve Hayvancılık
şulları, farklı yer şekilleri (özellikle travertenler ve peribaca-

Örnek

ları), içme ve kaplıcaları, çeşitli medeniyetlere ait eşsiz tarihi
zenginlikleri ve kültür özellikleri turizm potansiyelinin yüksek

Aşağıdaki grafikte bir ülkenin ihracat ve ithalâtının yıllara göre
durumu gösterilmektedir.
Dış Ticaret (milyon dolar)
35

olmasını sağlamıştır.

İthalat

Tanıtım ve yatırımların yetersizliği Türkiye’de turizmin isteni-

İhracat

len düzeye ulaşmasını engellemişse de son yıllarda yurdu-

30

muza gelen turist sayısı giderek artmaktadır. Buna paralel

25

olarak turizmden elde edilen gelir de artmaktadır.

20

Turizmden elde edilen gelir, Türkiye’nin her yıl giderek artan

15

dış ticaret açığını kapamada önemli yere sahiptir.

10
5
1
0
1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000

Turizmin canlanması diğer sektörlerin canlanmasına neden
olduğundan ülke ekonomisine bu yönüyle de katkıda bulunur.

Yıllar

Grafiğe bakarak bu ülke için aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?

Örnek

A) İhracattan elde ettiği gelir giderek artmaktadır.
B) 1975 yılında dış ticaret dengesi sağlanmıştır.

Türkiye'nin iklim koşulları dikkate alınırsa, hangi bölgemizde "kış turizmi" potansiyelinin daha fazla olduğu söylenebilir?

C) Dış ticaret açığı giderek artmaktadır.
D) Ekonomik açıdan çok gelişmiş bir ülkedir.
E) Dış ticaret hacmi giderek artmaktadır.

A) Doğu Anadolu

B) Karadeniz

C) Akdeniz

D) İç Anadolu

E) Ege

Çözüm
Dış ticaret açığı giderek artan bir ülke olduğundan ekonomik

Çözüm

açıdan çok gelişmiş bir ülke olduğu söylenemez.

Kış turizmi için karın yerde kalma süresinin uzun ve engebe-

Cevap D

nin fazla olması gerekir. Doğu Anadolu bu özelliklere en iyi
sahip olan bölgemizdir.
Cevap A

E. TÜRKİYE'DE TURİZM
İnsanların gezmek, eğlenmek, dinlenmek, yeni yerler görmek, yeni kültürler tanımak, sportif etkinliklere katılmak amacıyla bulundukları yerden başka bir yere gitmelerine turizm
denir. Ülke sınırları içindeki insanların turizm faaliyetlerine
katılması iç turizm, ülke dışındaki insanların turizme yönelik
faaliyetlerine de dış turizm denir. Türkiye, turizm potansiyeli
yüksek olan bir ülkedir. Uzun deniz kıyıları, elverişli iklim ko-

71

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümlü Test

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Türkiye EkonomisiLYS
- Madenler
Coğrafya
Sanayi - Ulaşım - Ticaret ve Turizm

1.

I. Büyük miktarda sermayenin bulunması

4.

“Güneş enerjisi geleceğin enerjisidir.”

II. Teknik olanaklara sahip olunması

Bu öngörüye göre, aşağıdaki ülkelerin hangisinin

III. Maden yatağının yerin derinlerinde olması

IV. Cevherdeki maden oranının yüksek olması

V. Toplam rezerv miktarının çok olması

A) Suudi Arabistan

B) Japonya

Yukarıdaki koşullardan hangisi, bir maden ocağının

C) İsveç

D) Almanya

gelecekte enerji sıkıntısı çekmeme olasılığı en yüksektir?

işletilmesini zorlaştırır?
A) I

2.

B) II

C) III

D) IV

Madencilik, etkin nüfusumuzun %1’ine iş olanağı sağlar. Milli gelirin ise %3’ü bu alandan elde edilir.

E) İngiltere

E) V

5.

Teknolojisi gelişmiş ve doğal kaynakları uygun ülkeler,
hidroelektrik, termik ve nükleer enerji hatta gel-git ener-

Bu durum, madencilikle ilgili hangi özelliğin kanıtı-

jisi yoluyla elektrik gereksinimlerini karşılamaktadır.

dır?

A) Madenlerin kullanım alanının yaygın olduğunun

Aşağıdaki ülkelerden hangisinin sözü edilen tüm
kaynaklardan enerji elde edebileceği söylenebilir?

B) Türkiye’nin, maden rezervleri çok olan bir ülke olduğunun
C) Maden çıkarımının zor koşullarda gerçekleştirildiği-

A) Hollanda

B) İtalya

C) Türkiye

D) İsviçre

nin

E) Fransa

D) Sanayi sektörüne ham madde sağladığının
E) Maddi açıdan kazançlı bir sektör olduğunun

3.

6.

Tarım, bir kısım sanayi ürünlerinin yapımında ham mad-

miktar” ülkelerin gelişmişliğini anlatan bir ölçüt ola-

deyi sağlayarak sanayinin gelişimine katkıda bulunur.

maz?

Aşağıdakilerden hangisi buna uygun bir örnek ola-

A) Kağıt tüketimi

maz?

B) Maden çıkarımı

A) Şeker pancarı

B) Pamuk

C) Tütün

D) Yulaf

Aşağıdakilerden hangisinde, “kişi başına düşen

C) Otomobil üretimi
D) Enerji tüketimi
E) Milli gelir

E) Ayçiçeği

72

Türkiye Ekonomisi - Madenler LYS Coğrafya
Sanayi
- Ulaşım - Ticaret ve Turizm

Çözümlü Test

7.

Haritada gösterilen yerlerden hangisinde linyit kömürü üretimine dayalı bir termik santral yoktur?

A) Çatalağzı

B) Tunçbilek

C) Soma

D) Yatağan

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

9.

Bir kenti gezmekte olan birinin, hiç fabrika görmediği halde “bu kent ve civarında sanayi gelişmiştir” yargısına varması, aşağıdakilerden hangisini gördüğünü
düşündürür?

A) İşçi sendikalarının bürolarını

B) Çok çeşitli dükkân ve mağazaları

C) Turistik otel ve işletmeleri

D) Maden çıkarım alanlarını

E) İşlek ve modern otoyolları

E) Afşin

10.
Bursa

8.

Aşağıdaki tarım ürünlerimizden hangisi içki sanayiinde ham madde olarak kullanılmaz?
A) Arpa

B) Şerbetçiotu

C) Anason

D) Tütün E) Üzüm

Adapazarı

Haritada yerleri gösterilen Bursa ve Adapazarı
Türkiye’nin önemli otomotiv sanayii kuruluşlarının bulunduğu merkezlerdendir.

Otomotiv sanayii için Bursa ve Adapazarı’nın seçilmiş olması bu merkezlerin en çok hangi özellikleri
ile ilgili olabilir?
A) Verimli tarım topraklarına sahip olmaları
B) Yer altı zenginlik kaynaklarının rezervleri
C) Büyük tüketim merkezlerine yakınlıkları
D) Yakın çevreleri için ticari bir merkez olmaları
E) Deprem bakımından etkin bir alanda bulunmaları

73

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Türkiye Ekonomisi - Madenler LYS Coğrafya
Sanayi - Ulaşım - Ticaret
ve Turizm

Çözümler

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

1.

6.

Maden yatağı yerin ne kadar derinlerindeyse işletilmesi

Kişi başına düşen kağıt ve enerji tüketimi, otomobil
üretimi ve milli gelir, gelişmişlik göstergesidir. Maden

de o ölçüde zordur.

çıkarımı ise o madeni işleyemedikten sonra, gelişmişliği

Cevap C

göstermez. Afrika ülkelerinin bir kısmı önemli miktarda
maden çıkarımı olmasına karşın gelişmiş ülkeler arasında değildir.
Cevap B

2.

Etkin nüfusun %1’i madencilik sektöründe çalıştığı halde milli gelirin %3’ü bu alandan elde ediliyorsa bu durum madenciliğin ortalama gelirden 3 kat kazançlı bir

7.

sektör olduğunun kanıtıdır.

Çatalağzı’nda “taşkömürü”nden, diğerlerinde “linyit”ten
elektrik üreten termik santraller bulunur.

Cevap E

3.

Cevap A

8.
Yulaf tahıldır sanayi bitkisi değildir.

Arpa ve şerbetçiotu; bira yapımında, üzüm; rakı ve şarap yapımında, anason; rakı yapımında ham madde
olarak kullanılır.

Cevap D

Cevap D

9.
4.

(A) Sanayinin olmadığı bir yerde işçi sendikaları bü-

Verilen ülkeler içerisinde hem Güneş ışınlarının geliş

rolarının bulunması düşünülemez. (B) Dükkân ve ma-

açısı hem de açık ve güneşli gün sayısı bakımından en

ğazalar sanayinin gelişmediği yerlerde de bulunur. (C)

uygun durumdaki ülke Suudi Arabistan’dır.

Muğla’da turistik otel ve işletme çoktur ama sanayi yoktur. (D) Doğu Anadolu’da maden çıkarım alanı çoktur

Cevap A

ama sanayi gelişmemiştir. (E) İşlek ve modern otoyollar
o güzergâhtan geçiyor olabilir veya otoyollar, Çeşme’de
olduğu gibi turistik amaçla yapılmış olabilir.
Cevap A

5.

Hollanda düz ve alçak olduğundan hidroelektrikten,
Türkiye ve İtalya okyanusa kıyısı olmadığından, İsviçre

10. Bursa; İstanbul-İzmir yolu, Adapazarı ise İstanbul-An-

hiç bir deniz ve okyanusa kıyısı olmadığından gel-gitten

kara yolu üzerindedir. Büyük tüketim merkezleri olan İs-

enerji elde edemez. Sayılan tüm kaynaklardan yararla-

tanbul, Ankara ve İzmir’e yakın olduklarından otomotiv

nan tek ülke Fransa’dır.

sanayii kuruluşları buralarda kurulmuştur.
Cevap C

Cevap E

74

TÜRKİYE'DE BÖLGE KAVRAMLARI-

LYS

COĞRAFİ BÖLGELERİMİZ VE
BÖLGESEL KALKINMA PROJELERİ

COĞRAFYA

7. BÖLÜM

Bölge Kavramı: Bölge geniş anlamlı bir sözcüktür. Çok de-

bölgelerin kendi içinde yeni bölgeler de oluşturulabilir. Geniş

ğişik nitelikteki alanları belirtmek için kullanılır. Tarım bölgesi,

yapraklı ormanlar bölgesi, iğne yapraklı ormanlar bölgesi gibi.

polis bölgesi, nüfus bölgesi, petrol bölgesi, dağlık bölge, coğrafi bölge gibi.
2. Beşerî Coğrafya Özelliklerine Göre Bölgeler

Coğrafyayı ilgilendiren bölge kavramları kullanım amaçları-

Nüfus ve yerleşme özellikleri dikkate alınır.

na göre birbirine benzeyen alanların bir arada gösterilmesiyle
ortaya çıkar. Bazen bölge kavramının kesin çizgilerle de belirtme zorluğu yaşanır. Örneğin dağlık bölge dediğimizde bu
farklı farklı birbirinden ayrı dağlık alanları kapsar. Türkiye'de

a. Nüfus Yoğunluğuna Göre Bölgeler

de fiziki, beşerî ve ekonomik etkinlikler bakımından farklı coğ-

Bu tür bölgelerin oluşturulmasında nüfus özellikleri göz önün-

rafi bölgeler oluşturulabilir.

de bulundurulur. Sık nüfuslu bölgeler, seyrek nüfuslu bölgeler gibi.

1. Fiziki Coğrafya Özelliklerine Göre Bölgeler
b. Yerleşim Özelliklerine Göre Bölgeler

Türkiye'de fiziki özelliklere göre bölgeler oluşturulurken yer
şekilleri, iklim, bitki örtüsü ve toprak özellikleri dikkate alın-

Şehirleşme oranı yüksek, bölgeler, şehirleşme oranı düşük

ması gerekir.

bölgeler, kırsal bölgeler gibi çeşitli bölgeler oluşturabiliriz.

a. Yeryüzü Şekillerine Göre Bölgeler

3. Ekonomik Özelliklerine Göre Bölgeler

Yer şekillerinin her biri için ayrı ayrı bölgeler oluşturulabilir,

Türkiye'de bu tür bölgelerin oluşturulmasında tarım, sanayi,

Dağlık bölgeler, ovalık bölgeler, platoluk bölgeler gibi. Oluş-

madencilik, ticaret ve turizm gibi ekonomik faaliyetler göz

turulan bu bölgelerin kendi içinde yeni bölgeler de oluşturula-

önünde bulundurulur.

bilir. Örneğin dağlık bölgeler sıradağlar, volkanik dağlar gibi
bölgelere; ovalık bölgeler iç ovalar ve kıyı ovaları gibi bölgelere ayrılabilir. Bunları da kendi aralarında daha küçük bölge-

a. Tarım Bölgesi

lere ayırabiliriz. Erciyes Dağlık Bölgesi gibi.

Tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu bölgeler, tarımsal faaliyetlerin az yoğun olduğu bölgeler gibi bölge oluşturabiliriz. Ayrıca çay bölgesi, buğday bölgesi gibi bölgeler de oluşturabiliriz.

b. İklim Tipine Göre Bölgeler
İklim özellikleri göz önünde bulundurulur. Türkiye'de birbirinden belirgin farklarla ayrılan üç iklim tipi görülmektedir. Bu ne-

b. Sanayi Bölgesi

denle Türkiye'yi iklim özelliklerine göre üç bölgeye ayırabiliriz.
Akdeniz iklim bölgesi, Karadeniz iklim bölgesi ve karasal ik-

Bu tür bölgelerin oluşturulmasında endüstri faaliyetleri göz

lim bölgesidir. Bu bölgeler dışında sıcaklık, yağış ve nemlilik

önünde bulundurulur. İstanbul, İzmit, Adapazarı arası gibi

ortalamalarına göre bölgeler de oluşturulabilir. Sıcak bölge-

alanlar sanayi bölgesi olarak ele alınabilir.

ler, soğuk bölgeler, yağışlı bölgeler, kurak bölgeler gibi, bölgelerde oluşturabiliriz.
c. Maden Bölgesi
Belli bir yer altı kaynağının çıkarıldığı ve buna bağlı madenci-

c. Bitki Örtüsüne Göre Bölgeler

liğin geliştiği bölgelerdir. Zonguldak taş kömürü bölgesi, Gü-

Bitki özellikleri dikkate alınarak oluşturulan bölgelerdir. Or-

neydoğu Anadolu petrol bölgesi, Emet bor bölgesi, Köyceğiz

man bölgesi, maki bölgesi, bozkır bölgesi gibi. Oluşturulan bu

krom bölgesi gibi.

75

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

d. Turizm Bölgesi

Çözüm

Turizm etkinliklerinin yaygın olduğu alanlar turizm bölgesi
olarak adlandırılabilir. Buralarda Antalya kıyı turizm bölgesi,

İstanbul'da çeşitli kriterlere göre oluşturulmuş çok sayıda böl-

Balçova kaplıca bölgesi gibi çok çeşitli bölge oluşturabiliriz.

ge vardır. Soru kökünde verilenlerden sadece tundra bölgesi
yoktur. Diğerleri ise birbirinin içine geçmiş durumdadır.
Cevap D

a. Serbest Ticaret Bölgesi
Serbest ticaret bölgeleri dış ticaret, vergi ve gümrük mevzuatının uygulanması bakımından gümrük hattı dışında sayıldığı ticaret bölgeleridir. Mersin Serbest Bölgesi, Antalya Serbest Bölgesi gibi. Ülkemizin dış ticaretini artırmak, yabancı
TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ BÖLGELERİ

yatırımlarını çekmek ve döviz girişini artırmak için yönetmelikleri ve sınırları devlet tarafından belirlenerek kurulmuş bölgelerdir.

Daha önceki yılların müfredatında ayrıntılı olarak işlenen Türkiye'nin coğrafi bölgeleri son yılların müf-

!

4. Karma Bölgeler

redatında ayrıntılı olarak işlenmemektedir. Ancak
coğrafi bölgelerimizde anlatılan konular Türkiye'nin
iklimi, yer şekilleri nüfus dağılışı, su durumu ve eko-

Bölge sınırları birbiri içine de girebilir. Bir alanda çok sayıda

nomik konuları kapsadığından bu konuyu da ayrın-

farklı farklı özellikte bölgeler bulunabilir. Bu tür bölgeler kar-

tılı olarak anlatmakta yarar görmekteyiz.

ma bölge olarak adlandırılır. Örneğin İzmir tarım, sanayi, ticaret ve liman etkinliklerinin yoğunluğu nedeniyle karma bir bölge olarak nitelendirilebilir.

Türkiye 1941 yılında yapılan 1. coğrafya kongresinde 7 coğrafi bölgeye ve 21 bölüme ayrılmıştır.
Doğal ve beşeri özellikleri bakımından benzerlik gösteren, bu
özellikleriyle diğer yerlerden ayrılan alanlara coğrafi bölge
denir. Ege Bölgesi gibi...
Aynı bölge içerisinde kendine özgü özellikleri ile çevresinden ayrılan alanlara bölüm denir. Karadeniz Bölgesi içindeki
Doğu Karadeniz Bölümü gibi.
Bir bölümün içerisinde kendine özgü özellikleri ile diğer kısım-

Örnek

lardan ayrılan daha küçük alanlara yöre denir. Güney Marmara Bölümü içerisinde Biga Yarımadası Yöresi gibi.

Sık nüfuslu bölge

Sanayi bölgesi

Turizm bölgesi

Kıyı bölgesi

Tundra bölgesi

Coğrafi Bölgeleri Oluşturan Koşullar:
• Yeryüzü şekilleri
• Denize göre konumu
• İklim ve bitki örtüsü
• Akarsu ve gölleri

İstanbul'da yukarıdaki bölgelerden kaç tanesinin sınırları
birbirinin içine girmiş durumdadır?
A) 1

B) 2

C) 3

• Nüfus, yerleşme ve kültürel özellikleri
D) 4

E) 5

• Ekonomik özellikleri

76

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ BÖLGE VE BÖLÜMLERİ
BULG.

KARADEN‹Z

Ergene
Çata
lca-K
Bölümü
ocae
MARMARA BÖLGES‹ li Bölümü

KAR
ADE
N‹Z

Bat› Karadeniz
Bölümü

DEN‹Z‹
EGE

EGE BÖLGES‹
K›y› Ege
Bölümü

Yukar› K›z›l›rmak
Bölümü

AKDEN‹Z BÖLGES‹

N.

DO⁄U ANADOLU BÖLGES‹
Yukar› Murat-Van
Bölümü
‹RAN
Yukar› F›rat
Bölümü

Konya
Bölümü
Antalya
Bölümü

Erzurum-Kars
Bölümü

N

Yukar› Sakarya
Orta K›z›l›rmak
Bölümü
Bölümü
‹Ç ANADOLU BÖLGES‹

Do¤u Karadeniz
Bölümü

TA


Orta Karadeniz LGES‹
Bölümü

Güney Marmara
Bölümü

‹ç-Bat› Anadolu
Bölümü

GÜRC‹STAN

N‹S
ME
ER

YUN.

Y›ld›z da¤lar›
Bölümü

Dicle
Orta F›rat
Bölümü
Bölümü
GÜNEYDO⁄U ANADOLU BÖLGES‹

Adana
Bölümü

IRAK

SUR‹YE

AKDEN‹Z

Hakkâri
Bölümü

Yer şekillerinin sonucu olarak bölgede;
KARADENİZ BÖLGESİ

– Tarım alanları dardır.
– Kıyı ile iç kesimler arasında iklim ve bitki örtüsü bakımından

1. Doğal Koşullar

farklılıklar çoktur. Bu, ulaşımı güçleştirir.

a) Yer şekilleri: Türkiye yüzölçümünün %18’lik bölümünü
kapsayan Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi’nden

Dağların uzanışı kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşımı da zor-

sonra en engebeli ve en dağlık bölgedir.

laştırır.

Dağlar, doğu-batı doğrultusunda, kıyıya paralel olarak
uzanmaktadır.

KARADENİZ
Bartın
Zonguldak

Küre d
ağları

Sinop

GÜRCİSTAN

ak
ırm Samsun
Kastamonu
ları Karabük
l
ğ
ı
a
d
Bolu
Kız
sun
ağları
Ordu Gire Trabzon Rize
iz
Bolu
Ilgaz d
Canik
den
Marmara
ara
dağla
Amasya
Artvin
K
u
Düzce

ı
Giresun dağları
Bölgesi
ağları
Doğ ağlar
h
Köroğlu d
u
d
r
Tokat Y
Ço
Çorum
eşilı
Gümüşhane
Bayburt
rma
İç Anadolu
k

Bölgesi

Doğu Anadolu
Bölgesi

77

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

– Dağınık yerleşmeler görülür.

– Sulama sorunu olmadığından tarımda toprağı nadasa bırakma gereksinimi azdır.

– Akarsuların yatak eğimi ve akış hızları fazladır.
– Kıyılarda koy, körfez ve doğal liman azdır.

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

– Kıta sahanlığı dardır.

Aritmetik nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altında olan

– Kıyılar falezlidir.

Karadeniz, 1990 ve 2000 nüfus sayımlarına göre nüfus artış
hızı en düşük olan bölgemizdir.

b) Akarsu ve Gölleri: Çoruh, Yeşilırmak, Kızılırmak, Harşit,

Karadeniz Bölgesi nüfusunun çoğu kırsal kesimde yaşar.

Yenice ve Bartın başlıca akarsularıdır. Akarsular hızlı akışlı

Türkiye’de kırsal nüfus oranının en fazla ve dolayısıyla kent-

olduğundan hidroelektrik enerji potansiyelleri yüksektir.

sel nüfus oranının en az olduğu bölgedir.

Göl bakımından fakirdir. Göllerin çoğu heyelan set gölüdür.

Tarım alanı az olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu faz-

Abant, Yedigöller, Sera ve Tortum başlıcalarıdır.

la olan Karadeniz Bölgesi, en çok göç veren bölge özelliğini de taşır.

c) İklim ve Bitki Örtüsü: Kışları ılık ve yağışlı, yazları serin
ve yağışlı bir iklim görülür. Yağış rejimi düzenli, yağış miktarı

Genel olarak nüfusun kıyı kesiminde toplandığı görülür. Dağ-

fazladır.

lık alanlar ile iç kesimler tenhadır.

Kıyıya paralel uzanan dağlar yamaç yağışlarına neden oldu-

Yer şekillerinin engebeli, su kaynaklarının bol olması nede-

ğu gibi, iç kesime deniz etkisinin geçmesine de engel olur. Bu

niyle bölgede dağınık yerleşme görülür.

nedenle, iç kesimlerde yağış miktarı azalır, iklim de karasallaşır. Türkiye’nin en nemli ve en yağışlı bölgesi Karadeniz’dir.

3. Geçim Kaynakları
a) Tarım ve Hayvancılık: Yer şekillerinin engebeli olması tarım alanlarının dar olmasına neden olmuştur. Bölgede
görülen iklim özellikleri nedeniyle nem isteği fazla olan tarım
ürünleri yetiştirilir. Doğu Karadeniz’de çay ve fındık yetiştirilir. Bölgenin bütün bülümlerinde yetiştirilen mısır, temel besin
maddesi olarak çoğu yerde buğdayın yerini alır.
Rize ve Gümüşhane’nin Mevsimlik

Bölgede ayrıca tütün, fasulye, soya fasulyesi, patates, keten,

Sıcaklık ve Yağış Grafikleri

kenevir, şeker pancarı, pirinç yetiştirilir. Az miktarda zeytin,
incir ve turunçgiller de yetiştirilir.

Karadeniz Bölgesi’nde iklim özelliklerinin sonucu olarak;
– Ormanlar çok geniş yer kaplar.

% 100

%

%
0

%1

– Yaz kuraklığı olmadığından, çayır ve otlakların alanı fazladır.

Çay

– Bol nem ve yağış isteyen tarım ürünleri yetişir (Çay, fın-

Karadeniz Bölgesi’nde Yetiştirilen Bazı

dık, mısır).

Ürünler ile Bu Ürünlerin Türkiye Üretimindeki Payları

– Yaz kuraklığı isteyen pamuk ve buğday gibi ürünler özellikle kıyı kesimlerinde yetişmez.

78

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri
4. Bölgenin Bölümleri

Çayır ve otlakların varlığı, büyükbaş hayvancılığa olanak
tanır.

a) Doğu Karadeniz Bölümü: Bölgenin en dağlık ve engebeli

Tarım alanlarının yetersizliği, halkın balıkçılığa yönelmesine

bölümüdür.

neden olmuştur. Türkiye’de avlanan balıkların % 80’i bu böl-

En fazla yağış alan bu bölümde ormanlar geniş yer kaplar.

ge kıyılarından sağlanır.

Bölümün kıyı kesiminde nüfus yoğunluğu fazla, iç kesimle-

b) Endüstri: Bölge, endüstri bakımından yeterince geliş-

rinde seyrektir.

memiştir. Karabük ve Ereğli’de (Zonguldak) demir-çelik
fabrikaları, Çaycuma (Zonguldak), Taşköprü (Kastamo-

Türkiye’nin ve bölgenin en çok göç veren bölümüdür.

nu) ve Aksu’da (Giresun) kağıt fabrikaları, Bolu, Düzce ve

Türkiye’de kırsal nüfus oranı bakımından başta gelen bölüm-

Kastamonu’da kereste fabrikaları, Samsun ve Tokat’ta sigara

lerden biridir. Dağınık yerleşme yaygındır. Temel geçim kay-

fabrikaları, Suluova (Amasya), Kastamonu ve Turhal’da (To-

nağı tarım ve hayvancılıktır. Türkiye çay üretiminin tamamı,

kat) şeker fabrikaları ile Rize’de çay fabrikaları başlıca en-

fındık üretiminin de büyük bölümü Doğu Karadeniz’den sağ-

düstri kuruluşlarıdır.

lanır.

c) Yer altı Kaynakları: Bölgenin Türkiye ekonomisine en bü-

b) Orta Karadeniz Bölümü: Karadeniz Bölgesi’nde dağların

yük katkısı maden çıkarma ve işleme alanındadır.

akarsular tarafından kesintiye uğratıldığı tek bölümdür.

Türkiye’de çıkarılan taşkömürünün tamamı Batı Karadeniz’e

Dağların diğer bölümlere göre alçak olması ve kesintiye uğra-

(Zonguldak çevresi) aittir.

ması deniz etkisinin iç kesimlere sokulabilmesini sağlar. An-

Çıkarılan taşkömürü sayesinde Karabük ve Ereğli’de (Zon-

cak bu durum, kıyı kesimlere düşen yağış miktarının azalma-

guldak) demir-çelik fabrikaları kurulmuştur. Murgul (Artvin),

sına neden olur.

Çayeli (Rize) ve Küre’de (Kastamonu) bakır çıkarılır. Çeltek’te

Kıyıdaki Çarşamba ve Bafra delta ovaları ile iç kesimde Ye-

(Amasya) linyit yatakları bulunmaktadır.

şilırmak Vadisi boyunca uzanan Amasya, Tokat, Niksar, Tur-

d) Ulaşım ve Turizm: Kuzey Anadolu dağlarının kıyıya pa-

hal, Erbaa ovaları verimli tarım alanlarını oluşturur. Tarım ve

ralel uzanması ve yükseltisinin fazla olmasına bağlı olarak

hayvancılığın temel geçim kaynağı olduğu bölümde, kıyıda

diğer bölgelerle ulaşımı güçleştirir. Bölgede ulaşımın en fazla

mısır, iç kesimde şeker pancarı ve buğday en çok yetiştirilen

geliştiği bölüm Orta Karadeniz'dir. Orta Karadeniz bölümün-

ürünlerdir. Tütün, fındık, sebzeler, pirinç, ayçiçeği ve elma di-

de dağların yükseltisi azalır. Yer şekillerinin engebeli olması-

ğer önemli ürünler arasında sayılabilir.

na bağlı olarak demir yolu ağının en az olduğu bölgemizdir.

Kıyı ile iç kesim arasında ulaşımın daha kolay olduğu bölüm-

Ticaret daha çok Samsun ve Trabzon'da gelişmiştir.

de iklim, bitki örtüsü, nüfus dağılışı açısından da diğer bö-

Karadeniz Bölgesi büyük bir turizm potansiyeline sahiptir. Ta-

lümlere göre, kıyı ile iç kesim arasındaki farklılık daha azdır.

rihi eserler bakımından zengin olmamasına karşılık doğal güzellikler bakımından önemli bir yeri vardır, gür bir orman örtüsü, berrak akarsuları, eşsiz güzellikteki kıyıları, dağları, yayla-

c) Batı Karadeniz Bölümü: Endüstri bakımından en gelişmiş

ları ve temiz havasıyla bölge bir doğa harikasıdır.

bölümdür.

Doğu

Karadeniz'de

yaylacılık,

Bolu,

Aladağlar

ve

Tarımsal üretim, ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalır.

Kartalkaya'da kış sporları, Bolu'da Abant ve Yedigöller
Karabük ve Ereğli’deki demir-çelik fabrikaları ile Zonguldak

Trabzon'da Sümela Manastırı ve Uzungöl Çoruh Irmağı'nda
Rafting sporu, Bolu, Kızılcahamam, Düzce, Safranbolu ve

çevresindeki taşkömürü nedeniyle diğer bölümler gibi göç

Rize'de kaplıcalar Sinop'un doğal limanı ve Erfelek Şelaleleri

vermemiş; tersine göç almıştır. Ancak bu bölümün de nüfus

önemli turizm varlıklarıdır.

artış hızı son yıllarda çok yavaşlamıştır.

79

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Kırklareli

Edirne

KARADENİZ

la r

ğ
da
ız
ld

BULGARİSTAN

ı

.

YUNANİSTAN

Meriç N

.

Ergene N

s
no

ğı
Da

Ga

Koru
Dağı

İstanbul

Tekirdağ

Adapazarı

İzmit

MARMARA
DENİZİ

Samanlı dağları
İznik Gölü

Sa
Manyas Gölü

Bursa

Ulu

da

ğ

ya

r
ka

N.

Bilecik

Çanakkale

EGE
DENİZİ

K

İç Anadolu
Bölgesi

Balıkesir

a
ağl
az d

Susurluk
Nehri

Karadeniz
Bölgesi

Ege
Bölgesi

sımlarına gidildikçe iklim karasallaşmaya başlar.
MARMARA BÖLGESİ

Akdeniz iklimi görülen yerlerde yaz kuraklığı, Ege ve Akdeniz
bölgelerine göre hafiflemiştir. Kış sıcaklıkları da düşüktür.

1. Doğal Koşullar

Karadeniz iklimi özelliği görülen yerlerde de yağış miktarı

a) Yer şekilleri: Türkiye’nin % 8.5’ini kapsayan bölgede yer

Karadeniz Bölgesi’ne oranla az, Ege ve Akdeniz bölgelerine

şekilleri sadedir. Aşınmış tepelikler ve dalgalı düzlükler geniş

göre çoktur.

yer tutar, yükseltisi en az olan bölgedir.
Yerşekli özelliklerinin sonucu olarak bölgede:
– Tarım alanları geniştir.
– Ulaşım güçlüğü yoktur.
– Deniz etkisi geniş alanlara yayılır.
– Akarsuların enerji potansiyeli düşüktür.
b) Akarsu ve Göller: Yunanistan’la sınırı oluşturan Meriç,
Sakarya’nın aşağı kesimi, Meriç’in kolu Ergene ve Güney

Bursa ve Kırklareli’nin Mevsimlik Sıcaklık ve Yağış Grafikleri

Marmara’nın sularını toplayan Susurluk önemli akarsulardır.
Akarsuların yatak eğimi az, hidroelektrik enerji potansiyeli düşüktür. Akarsulardan tarımda sulamada yararlanılır.

Görülen iklim özelliklerinin sonucu olarak bölgede, maki, or-

Bölgedeki büyük göllerden İznik, Ulubat, Manyas ve Sapanca

man ve bozkır bitki örtüleri görülür.

tektonik; Küçük ve Büyük Çekmece gölleri ile Durusu Gölü

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

(Terkos) kıyı set gölüdür.
c) İklimi ve Bitki Örtüsü: Marmara; Akdeniz, Karadeniz ve

2000 yılı nüfus sayımına göre; aritmetik nüfus yoğunluğu, nü-

karasal iklimler arasında geçiş özelliği gösteren bölgedir. Ege

fus miktarı ve nüfus artış hızı en fazla olan bölgedir. Kentsel

Denizi kıyıları ve Güney Marmara’da Akdeniz, Karadeniz kı-

nüfus oranı da en fazla olan bu bölgemiz aynı zamanda en

yılarında Karadeniz iklim özellikleri görülür. Trakya’nın iç kı-

çok göç alan bölge olma özelliğini taşır.

80

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Bölgede nüfus, yoğun olmakla birlikte Yıldız Dağları Bölümü,
Karadeniz kıyıları ve Biga yarımadası seyrek nüfuslu alanlar

!

olarak dikkati çeker. Okur-yazar oranının yüksek olduğu bölgede, etkin nüfusun çoğu tarım dışı sektörlerde çalışır.

Turizm potansiyelinin yüksek olduğu Marmara Bölgesi, turizm gelirleri bakımından da Türkiye’de ilk
sıralarda yer alır.

d) Ulaşım ve Turizm: Ülkemizde ortalama yükseltinin en az
3. Geçim Kaynakları

olduğu bölgemiz olması, İstanbul ve Çanakkale Boğazları'na
sahip olması, Avrupa ile Asya kıtasını birleştiren yollar üzerin-

a) Tarım ve Hayvancılık: Yüzey şekillerinin sade olması eki-

de yer almasına bağlı olarak ulaşım ve ticaretin en fazla ge-

li-dikili alanların oranının en fazla olduğu bölge olmasını be-

liştiği bölgemizdir. Ülkemizde turizm geliri en fazla olan bölge-

raberinde getirmiştir. Modern tarım yöntemlerinin kullanıldığı

mizdir. Bölge doğal ve tarihi değerleri bakımından büyük bir

bölgede birim araziden alınan ürün miktarı, diğer bölgelere

turizm potansiyeline sahiptir. Ülkemize gelen turistlerin yarısı

göre fazladır.

bu bölgeye gelmektedir. Fatih, Beyazıt, Sultanahmet Camileri, Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Ayasofya, Anado-

İklimin çeşitliliği tarım ürünlerinin de çeşitlenmesine yol aç-

lu ve Rumeli Hisarları, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Haliç, Bo-

mıştır. Akdeniz iklimini yansıtan zeytin, Karadeniz iklimini

ğaziçi, Galata Kulesi, Çemberlitaş, Surlar ile doğal güzellikler

yansıtan fındık gibi ürünlerin yanında, buğday, tütün, şeker

İstanbul'un en çok turist çeken yerleridir. Uludağ'da kış turiz-

pancarı ve üzüm yetiştirilir. Tarımsal üretim fazla olmasına

mi, Çanakkale'de Truva, Çanakkale Şehitliği, Yalova'da kaplı-

karşın nüfusun çok fazla olması yüzünden üretim, ihtiyacı

calar önemli turizm değerleridir.

karşılamada yetersiz kalır.

4. Bölgenin Bölümleri
28
% 72

% 75

Yafl ipek
kozas›

Ayçiçe¤i

a) Çatalca-Kocaeli Bölümü: Çatalca ve Kocaeli yarımadala-

%
62

rını kapsayan bölüm, Türkiye’de nüfus miktarı ve yoğunluğu
ile kentsel nüfus oranının en fazla olduğu, endüstri ve ticaret-

Zeytin

Pirinç

te de en önde gelen bölümdür. Göç çeken bölümde ulaşım
çok gelişmiştir.

Marmara Bölgesi’nde yetiştirilen bazı ürünler ile bu ürünlerin

b) Yıldız Dağları Bölümü: Yer şekillerinin engebeli olduğu

Türkiye üretimindeki payları

bölümde nüfus seyrektir. Bölgenin en geri kalmış bölümü
olan Yıldız Dağları Bölümü’nde temel geçim kaynağı orman-

Bölgede ahır hayvancılığı yaygındır. Giderek önemi azalmak-

cılık ve hayvancılıktır (mandıracılık).

la birlikte ipekböcekçiliği açısından Marmara Bölgesi, bölge-

c) Ergene Bölümü: Bölgenin en az yağış alan, kışların

lerimiz arasında başta gelir.

en sert geçtiği bölümüdür. Bölüm, bitki örtüsü bakımından

b) Endüstri: Endüstrinin en fazla geliştiği bölgedir. Endüstri

yoksuldur.

sektöründe çalışanların oranının ve endüstri gelirlerinin en
yüksek olduğu bölge de Marmara’dır. Bölgede, dokuma, pet-

Bölümde iklim koşulları çok elverişli olmamasına rağmen yü-

ro-kimya, otomotiv, kağıt, çimento, cam, ilaç, besin, gemi ya-

zey şekillerinin sadeliği, sulama olanaklarının elverişliliği ve

pımı, gübre endüstrileri başta olmak üzere çok çeşitli endüstri

toprağın verimliliği tarımsal üretimin fazla olmasına neden

kolları vardır.

olmuştur. Hayvancılığın da önemli geçim kaynağı olduğu bölümde nüfus, işlek kara yolları çevresinde toplanmıştır.

c) Madenler ve Enerji Kaynakları: Maden bakımından çok
zengin değildir. Susurluk Havzasında bor mineralleri, Trakya

d) Güney Marmara Bölümü: Bölgenin en geniş bölümüdür.

ve Güney Marmara’da linyit, Sakarya’da demir, Trakya’da do-

Nüfus yoğunluğu fazladır. Gelibolu ve Biga yarımadalarında

ğal gaz, Güney Marmara’da mermer çıkarılır.

ise nüfus seyrektir. Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancı-

Enerji üretiminin fazla olmadığı bölge, sanayisinin gelişmiş

lıktır. Tarımsal üretim ve ürün çeşidi fazladır. Bölümde ipek-

olması ve nüfusunun yoğun olması yüzünden enerji tüketi-

böcekçiliği, dokumacılık, salça ve konservecilik ile otomotiv

minde Türkiye’de 1. sırada yer alır.

sanayi önemlidir.

81

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

MARMARA BÖLGESİ

Kaz Dağı

Madra Dağı

Alaçam

Bakırçay

dağları

Kütahya

İÇ ANADOLU
BÖLGESİ

Yunt dağları

Gediz N.

Şaphane Dağı
Murat Dağı

Manisa
İzmir
Bozdağlar

Uşak

K.Menderes N.
Aydın dağları

EGE DENİZİ

Afyon

Aydın
B.Menderes N.
ğı
Me
Da
Denizli
nte
az
şe d
n
ağl
Ho
arı
AKDENİZ
BÖLGESİ

Muğla

c) İklimi ve Bitki Örtüsü: Kıyı kesimde görülen Akdeniz ikli-

EGE BÖLGESİ

mi dağların denize dik uzanması nedeniyle 150-200 km kadar
içerilere sokulabilmektedir.

1. Doğal Koşullar
a) Yer şekilleri: Türkiye yüzölçümünün % 10’unu oluşturan

İç kesimlere gidildikçe yükseltinin artması ve deniz etkisinin

bölgenin kıyı kesimindeki dağlar ve ovalar yakın jeolojik de-

azalması karasallığın artmasına neden olur.

virlerdeki kırılmalar sonucunda oluşmuştur. Dağların denize

İklim özelliklerine bağlı olarak kıyı kesimde maki, iç kesimde

dik uzandığı kıyı kesimindeki ovalar alüvyonlarla kaplıdır.

bozkır bitki örtüsü görülür.

İç kesimlere gidildikçe yükselti artar. Yerşekli özelliklerinin
sonucu olarak bölgede:
– Tarım alanları geniştir.
– Deniz etkisi kıyıdan 150-200 km içerilere kadar sokulabilir.
– İç kesimlere ulaşım kolaydır.
– Akarsuların yatak eğimi azdır. Akarsular büklümler yaparak
akar.
İzmir ve Afyon’un Mevsimlik Sıcaklık ve Yağış Grafikleri

– Kıyıda koy, körfez ve doğal limanlar fazladır. Kıta sahanlığı
geniştir.

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

b) Akarsu ve Gölleri: Çöküntü ovaları olan Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes ovalarına aynı adları taşıyan

Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerinde olan bölge-

akarsular yerleşmiştir. Alüvyal setleşme sonucu oluşan Mar-

de nüfus, Kıyı Ege Bölümü’nde İzmir ve çevresi ile verimli

mara ve Çamiçi (Bafa) gölleri bölgenin önemli gölleridir.

ovalarda yoğunlaşmıştır.

82

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Kıyı Ege’de kentsel nüfus oranı fazla, kırsal nüfus oranı dü-

Eymir (Balıkesir)’de demir, Marmaris-Fethiye (Muğla) hav-

şüktür. Kıyı Ege Bölümü göç alırken, İç Batı Anadolu Bölümü

zasında krom, Karaburun (İzmir) ve Beydağ (İzmir)’da

göç verir.

civa, Muğla, Aydın, Denizli ve Manisa illerinde zımpara taşı
çıkarılır.

!

Çıkarılan linyitlerden termik, akarsulardan hidrolik, Denizli

Kıyı Ege’deki Menteşe Yöresi, iklim koşulları bakı-

Sarayköy yakınlarında su buharından jeotermal enerji elde

mından elverişli olduğu halde yer şekilleri engebeli

edilir.

olduğundan seyrek nüfusludur.

d) Ulaşım ve Turizm: Ege Bölgesi'nde dağların kıyıya dik
uzanmasına bağlı olarak ulaşım gelişmiştir. Demir yolu ula-

3. Geçim Kaynakları

şımının en çok geliştiği bölgemizdir. Limanlarının hinterlandı

a) Tarım ve Hayvancılık: Bölgede temel geçim kaynağı ta-

geniştir. Marmara'dan sonra turizm yönünden ikinci sırada

rımdır. Yüzey şekillerinin elverişli, toprağın verimli, iklimin uy-

yer alır. Deniz turizminin geliştiği yerler Altınoluk, Ayvalık,

gun olması kıyı kesimde ticari değeri yüksek tarım ürünlerinin

Foça, Çeşme, Kuşadası, Bodrum, Marmaris ve Datçadır, İlk

yetişmesine olanak tanımıştır. Yılda birden çok ürünün alına-

Çağ antik kentlerinden Efes, Bergama, Millet, Didim, Sard

bildiği Kıyı Ege Bölümü’nde seracılık da gelişmiştir.

turistlerin yoğun uğrak yerleridir. Denizli'de Pamukkale travertenleri İzmir, Aydın, Kütahya ve Afyon'da kaplıca turizmi

Doğal koşulların elverişsizliği nedeniyle İç Batı Anadolu

gelişmiştir.

Bölümü’nde ürün çeşidi ve tarımsal üretim miktarı Kıyı Ege
Bölümü’ne göre azdır. Bölge; zeytin, üzüm, tütün, incir ve
haşhaş üretiminde Türkiye’de birinci sırada, pamuk, sebze

4. Bölgenin Bölümleri

ve turunçgiller üretiminde de ön sıralarda bulunur.

a) Kıyı (Asıl) Ege Bölümü: Dağların denize dik uzandığı bölümde verimli ovalar bulunur. Akdeniz iklimi özellikleri görülür.

% 77
‹ncir

%
66

%
55

Haflhafl

Zeytin

%
51

Tarımsal üretim ve ürün çeşidi fazladır. Yaz kuraklığı, tarımda

%
32

sulamayı gerektirir. Nüfus miktarı ve nüfus yoğunluğu fazla
olup, göç çeken bir özelliğe sahiptir.

Tütün

Pamuk

İzmir limanının bulunduğu bölümde ticaret, ulaşım ve endüstri gelişmiştir. Engebeli olan Menteşe Yöresi’nde turizm önem

Ege Bölgesi’nde yetiştirilen bazı ürünler ile bu ürünlerin

kazanır. Turizmden elde edilen gelir yüksektir.

Türkiye üretimindeki payları

b) Endüstri: Endüstride gelişmişlik bakımından Marmara’dan

!

sonra ikinci sırada yer alır. Endüstri kuruluşları İzmir çevresi

Marmara Bölgesi’nden sonra en gelişmiş bölge
Ege Bölgesi’dir.

başta olmak üzere Kıyı Ege’de yoğunlaşmıştır.
Dokuma, petro kimya, otomotiv, sigara, metal işleme, kağıt,
içki, besin endüstrisi en çok gelişen endüstri kollarıdır.

b) İç Batı Anadolu Bölümü: Doğal koşullar bakımından Kıyı

İç Batı Anadolu Bölümü’nde seramik, şeker, çimento gibi en-

Ege Bölümü’ne göre daha olumsuz özelliklere sahip oldu-

düstri kolları bulunur.

ğundan nüfus yoğunluğu ve miktarı, tarımsal üretim ve ürün
çeşidi daha az olan bölümdür.

c) Madenler ve Enerji Kaynakları: Linyit bakımından
Türkiye’nin en zengin bölgesidir. Bölgede linyit, Aydın, Yata-

Temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan bölümde ta-

ğan (Muğla), Soma (Manisa), Tavşanlı (Kütahya), Tunçbilek

rım, endüstri, ulaşım ve ticaret gelirleri Kıyı Ege Bölümü’ne

(Kütahya) ve Değirmisaz(Kütahya)’da çıkarılır.

oranla daha azdır.

83

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

iklimi görülür. Burada yazlar sıcak ve kurak geçer. Kışlar ise

AKDENİZ BÖLGESİ

ılık ve bol yağışlıdır.
Türkiye’de kış sıcaklık değerlerinin en yüksek olduğu kıyı

1. Doğal Koşulları

kesiminden içerilere gidildikçe ve yükseklere çıkıldıkça iklim

a) Yer şekilleri: Türkiye yüzölçümünün % 15’lik kesimine sa-

karasallaşır. İklim özelliklerinin sonucu olarak kıyıda 700-

hip olan bölgede, Toros dağları kıyıya paralel olarak uzanır.

800 m yükseklere kadar makiler, daha yukarılarda orman-

Yer şekilleri engebeli, ovaların kapladığı alan dardır. Çukuro-

lar doğal bitki örtüsünü oluşturur. Bölge, orman bakımından

va, Amik, Silifke ve Antalya, önemli ovalarıdır.

Karadeniz’den sonra ikinci sırayı alır.

Kalkerli arazilerin geniş yer tuttuğu bölgede karstik aşındırma
ve biriktirme şekilleri yaygındır.
Yüzey şekillerinin özelliklerinin sonucu olarak bölgede:
– Tarım alanları dardır.
– Dağlar kıyıya paralel uzandığından denizin ılımanlaştırıcı
etkisi içerilere sokulamaz.
– Kıyı ile iç kesimler arasındaki ulaşım güçtür.
– Koy, körfez ve doğal liman bakımından fakir olan kıyılar
falezlidir.
b) Akarsu ve Gölleri: Seyhan, Ceyhan, Asi, Göksu, Aksu
ve Dalaman başlıca akarsulardır. Hızlı akışlı, düzensiz rejime
sahip olan akarsular, Akdeniz’e dökülür.
Antalya Bölümü’ndeki Göller Yöresi’nde çok sayıda tektonik
2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

ve karstik göl bulunur. Beyşehir, Eğirdir, Acıgöl, Burdur, Suğla ve Kovada gölleri başlıcalarıdır.

Nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalamasının altında olduğu

c) İklim ve Bitki Örtüsü: Bölgenin kıyı kesiminde Akdeniz

bölgede nüfusun dağılışı da dengesizdir. Ovalarda nüfus

84

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

yoğunlaşırken dağlık alanlar tenhadır. Teke Yarımadası ve

b) Endüstri: Endüstri bakımından Marmara ve Ege’den geri

Taşeli Platosu Türkiye’nin en seyrek nüfuslu yerlerindendir.

olan bölgedeki fabrikalar daha çok Adana Bölümü’ndedir.
Adana–Mersin arasında yoğunlaşan endüstri kuruluşlarının

Nüfusun daha sık, kentli nüfusun daha fazla olduğu Adana

çoğu tarıma dayalıdır. Tekstil, besin, tarım makineleri, çimen-

Bölümü göç alırken, nüfusun seyrek, kırsal nüfusun daha faz-

to, gübre, kiremit ve tuğla buradaki başlıca endüstri dallarıdır.

la olduğu Antalya Bölümü göç verir.

Bölgede ayrıca, İskenderun demir-çelik fabrikası, Mersin Ataş
rafinerisi, Antalya ferro-krom tesisleri, Seydişehir alüminyum

!

Bölgeye yaz aylarında geçici göç olur. Geçici göçün nedeni genel olarak Antalya Bölümü’nde turizm, Adana Bölümü’nde tarımda işgücüne (pamuk
hasadı sırasında) olan gereksinimdir.

işletmeleri, Dalaman ve Silifke’deki (Taşucu) kağıt fabrikaları
önemli endüstri tesisleri arasındadır.
c) Madenler ve Enerji Kaynakları: Dalaman Havzası, Toroslar ve Nur dağlarında krom, Adana çevresinde linyit,
Keçiborlu’da kükürt, Akseki ve Seydişehir’de boksit çıkarılır.
Akarsulardan hidrolik enerji elde edilir.

3. Geçim Kaynakları
a) Tarım ve Hayvancılık: Genel olarak tarımı, yüzey şekilleri

d) Ulaşım ve Turizm: Dağlar kıyıya paralel uzandığı için

olumsuz, iklim olumlu yönde etkiler. Yüzey şekillerinin olum-

ulaşım Çubuk, Sertavul, Gülek ve Belen geçitleriyle sağla-

suzluğu, engebelilik ve karstik yapının egemenliği şeklinde

nır. Bölgenin turizm potansiyeline bağlı olarak daha çok hava

kendisini gösterir. İklimin olumluluğu ise sıcaklığın yüksek

ulaşımı gelişmiştir. Antalya, İskenderun ve Mersin limanları

olması yüzünden tarımda yılda birden çok ürün almaya ve

Türkiye ithalat ve iracatında önemli bir yere sahiptir.

seracılığın gelişmesine olanak tanımasıdır. Yağış rejiminin
düzensizliği ve yaz kuraklığı ise sulamayı gerekli kıldığından

Marmara ve Ege Bölgesi'nden sonra turizmde üçüncü sırada

iklimin olumsuz bir yönüdür.

yer alır. Yaz mevsiminin sıcak geçmesi ve kumsallarıyla deniz turizminin en fazla geliştiği bölgemizdir.

Ürün çeşidinin fazla olduğu bölge, turunçgiller, soya fasulyesi, yerfıstığı, gül ve sebze üretiminde Türkiye’de birinci sıra-

Antalya'nın doğusundaki Side, Perge, Aspendos tiyatro ve

dadır. Seracılıkta da en önde olan bölgede diğer bölgelerde

antik kentler Fethiye ve Köyceğiz'de Kaya Mezarları ve An-

yetişmeyen muz yetiştirilir. Pamuk, zeytin, buğday, üzüm,

talya yakınlarındaki Karain Mağaraları, Fethiye yakınlarında-

anason, şeker pancarı ve incir bölgede yetiştirilen diğer

ki Saklı Kent önemli turizm varlıklarıdır.

önemli tarım ürünleridir.
4. Bölgenin Bölümleri
% 100

%100

a) Adana Bölümü: Bu bölümde Toros dağları kıyıdan daha

% 78

içeride yükselir. Bu nedenle düz alanlar Antalya Bölümü’ne
Gül yapra¤›

Muz

Soya fasulyesi

göre daha geniş yer kaplar. Bölge nüfusunun 2/3'ü bu bölümde yaşar. Göç çeken bölümde kentsel nüfus oranı Antalya

% 22
% 72

Yerf›st›¤›

Bölümü’ne göre fazladır. Tarım, endüstri, ticaret, ulaşım ge-

%88
Turunçgiller

lirleri Antalya Bölümü’ne göre daha fazladır.
b) Antalya Bölümü: Yer şekillerinin engebeli olduğu bölüm-

Sebze

de karstik araziler geniş yer kaplar. Nüfus miktarı ve yoğun-

Akdeniz Bölgesi’nde Yetiştirilen Bazı Ürünler ile Bu Ürünle-

luğu Adana Bölümü’ne göre daha azdır. Turizm gelirleri ise

rin Türkiye Üretimindeki Payları

Adana Bölümü’nden çok fazladır.
Bölümde tarım alanları kısıtlı olduğundan tarla tarımı yerine

Kıl keçisi bölgede yaygın olarak beslenen hayvan türüdür.

daha fazla gelir getiren bahçe tarımına yönelinmiştir.

85

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

b) Akarsu ve Gölleri: Kapalı havzalar geniş yer tutar (Tuz

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

Gölü çevresi ve bölgenin güneyi). Kızılırmak ve Sakarya’nın
büyük bölümü bölge içindedir. Diğer akarsuların çoğu sel

1. Doğal Koşulları

rejimlidir.

a) Yer şekilleri: Türkiye yüzölçümünün % 20’sini kapsayan
bölgenin etrafı dağlarla çevrilidir. Ortalama yükseltinin 1000

Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü aynı zamanda

m civarında olduğu bölgede yüzey şekilleri sadedir. Cihan-

en tuzlu gölümüzdür. Akşehir ve Eber, bölgenin diğer önemli

beyli, Obruk, Haymana, Bozok ve Uzunyayla platoları ile

gölleridir.

Konya, Kayseri ve Yukarı Sakarya ovaları geniş yer tutan

c) İklimi ve Bitki Örtüsü: Deniz etkisine kapalı olan bölge,

başlıca düzlükleri oluşturur.

Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. Karasallığın egemen

Bölgede sıradağlardan çok, tek dağlar ön plana çıkar. Sön-

olduğu bölgede kışlar soğuk, yazlar sıcak ve kurak geçer.

müş birer yanardağ olan Karadağ, Karacadağ, Hasan Dağı,

Bozkırlar geniş yer tutar, orman bakımından fakirdir.

Melendiz Dağı ve Erciyes Dağı yüksekliği fazla olan volkanik
dağlardır.
Yer şekillerinin özelliklerinin sonucu olarak bölgede;
– Düz alanların fazlalığı, tarım alanlarının geniş olmasını
sağlamıştır.
– Etrafının dağlarla çevrili olması, deniz etkisine kapalı olmasına dolayısıyla az yağış almasına ve kuraklığa neden
olmuştur.
– Yüzey şekillerinin sadeliği ve bölgenin konumu, ulaşımda
kolaylığa neden olmuştur.

Ankara ve Sivas’ın Mevsimlik Sıcaklık ve Yağış Grafikleri.

86

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri
c) Maden ve Enerji Kaynakları: Yer altı kaynakları bakı-

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

mından zengin olmayan bölgede Sarayönü’nde (Konya)

Nüfus miktarı bakımından Marmara’dan sonra ikinci sırada

civa, Ankara’da linyit, Eskişehir’de lületaşı, krom ve linyit,
Kayseri’de çinko ve demir, Sivas’ta demir, linyit ve krom çıkarılır. Bölgede linyitten (termik) ve akarsulardan (hidrolik)
enerji elde edilen çeşitli elektrik santralleri vardır.

yer alır. Nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının altındadır.
Nüfus, akarsu boylarında ve bölgenin kenar kesimlerinde
toplanmıştır. Kırsal kesimde ev yapımında kerpiç kullanımı

d) Ulaşım ve Turizm: Yeryüzü şekillerinin yükseltisi az olduğu için bölgede ulaşım gelişmiştir. Çatalhöyük, Hattutaş,
Yazılıkaya, Gordiyon, Kayseri-Kültepe Peribacaları, Mevlana

yaygındır.

Türbesi, Ankara Kalesi, Anıtkabir, Erciyes ve Elmadağ kayak

3. Geçim Kaynakları

tesisleri önemli turist çeken merkezlerdir.

a) Tarım ve Hayvancılık: Bölgede temel geçim kaynağı ta-

4. Bölgenin Bölümleri

rım ve hayvancılıktır. Tarım alanlarının geniş yer tuttuğu böl-

a) Yukarı Sakarya Bölümü: İç Anadolu’yu Marmara ve Ege

gede sulama olanaklarının yetersizliği, kuru tarım yönteminin

bölgelerine bağlayan yollar üzerindeki konumu nedeniyle

uygulanmasına ve nadasa bırakma oranının fazla olmasına

yoğun nüfusludur. Kentli nüfus oranının fazla olduğu bölüm,
endüstri alanında da diğer bölümlerden ileridir.

neden olmuştur.

b) Konya Bölümü: İç Anadolu’nun en geniş ve en kurak bö-

Bölge, Türkiye’de buğday, arpa, yeşil mercimek, çavdar, pa-

lümüdür. Bölgenin nüfusça en tenha yerleri de bu bölümde
yer alır. Türkiye buğday üretiminin yaklaşık 1/4’ünü bu bölüm
verir.

tates, şeker pancarı ve elma üretiminde birinci sırada yer alır.
Geniş düzlüklerdeki bozkır alanları, küçükbaş hayvanlardan

c) Orta Kızılırmak Bölümü: Volkanik arazilerin geniş yer
tuttuğu bölümdür. Ürgüp-Göreme yöresindeki peribacaları ve
Ihlara Vadisi volkanik kökenli, turistik öneme sahip yer şekilleridir. Bölümde volkanik arazilerde tarımsal verim yüksektir.
Bu yüzden kırsal nüfus yoğunluğu fazladır.

koyunun yoğun şekilde beslenmesine olanak sağlamıştır.
Bölge, Türkiye’de tiftik keçisi sayısı bakımından birinci sıradadır. Bölgede kıl keçisi ve sığır yetiştiriciliği de önemlidir.
Bölge ekonomisinde tarım kadar onun bir kolu olan hayvancı-

d) Yukarı Kızılırmak Bölümü: Bölgenin en engebeli ve en

lık da önemli bir ekonomik etkinliktir.

yüksek bölümüdür. İklim, diğer bölümlere göre daha sert, ta-

b) Endüstri: Endüstrinin Türkiye ekonomisine katkısı tarım

rım alanları daha dardır. Bölümde nüfus yoğunluğu da azdır.

ve hayvancılığa göre daha azdır. Bölgede endüstri tesisleri

Örnek

Ankara, Eskişehir, Kırıkkale, Kayseri, Sivas ve Konya’da yoğunlaşmıştır. Bölgede uçak, lokomotif, çimento, lastik, şeker,
makarna, bisküvi, demir-çelik, dokuma, motor ve petrol arıt-

İç Anadolu Bölgesi’nde geniş düzlüklerin önemli bir kıs-

ma kuruluşları bulunmaktadır.

mının ekili-dikili olmadığını gören birinin yaptığı yorumlardan hangisi bölge gerçekleri ile uyuşmaz?
A) Kuru tarım yöntemi yaygındır.
B) Nadas sıkça uygulanmaktadır.

% 80

Çavdar

% 31

% 67

Yeflil mercimek

% 32

%
49

%
64

Patates

C) Seracılık yapılmaktadır.
D) Tarımda sulama sorunu vardır.
E) Hektar başına verim düşüktür.

Arpa

%
32

Çözüm

%
54

Bir bölgede geniş bir alanın ekili - dikili olmadığına bakılarak
Bu¤day

Elma

Nohut

fiekerpancar›

“seracılık” yapıldığı çıkarılamaz. Nitekim İç Anadolu Bölgesi
iklim koşulları bakımından seracılığa uygun değildir.

İç Anadolu Bölgesi’nde Üretilen Bazı Tarım Ürünleri ile Bu
Ürünlerin Türkiye Üretimindeki Payları

Cevap C

87

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, tektonik-volkanik

DOĞU ANADOLU BÖLGESİ

set gölüdür. Bu gölün çevresinde büyük bir kapalı havza
oluşmuştur. Bölgede bunun dışında çok sayıda göl bulunur.

1. Doğal Koşulları

Bu göllerin de tamamına yakını volkanik setleşme sonucu
oluşmuştur. Erçek, Haçlı, Balık, Çıldır ve Nazik başlıcalarıdır.

a) Yer şekilleri: Türkiye yüzölçümünün %21’ini kapsayan en

Nemrut krater, Hazar ise tektonik göllerdendir.

geniş bölgemizdir. 3000 m’yi aşan yüksek dağların geniş yer
tuttuğu bölgenin ortalama yükseltisi 2000 m’yi aşar. Bölge-

c) İklim ve Bitki Örtüsü: Yükseltisinin fazlalığı ve deniz etki-

deki çoğu ovaların bile yükseltisi 1500 m’yi aşar. 1000 m’nin

sine kapalı olması, iklimin karasallaşmasına neden olmuştur.

altında yükseltiye sahip sadece iki ova bulunur: Malatya ve

Kışların çok sert geçtiği Doğu Anadolu’da yükseltinin farklı-

Iğdır ovaları. Türkiye’nin en yüksek ve en engebeli bölgesi

lıklar göstermesi ve bölgenin genişliği iklim özelliklerinin de

olan Doğu Anadolu’da üç sıra halinde uzanan sıradağlar do-

farklılaşmasına neden olmuştur. Bölgenin Erzurum-Kars

ğu-batı doğrultusunda uzanır. Van Gölü’nün kuzeyinde ku-

Bölümü’nde kışlar çok sert, soğuk, karlı ve uzun; yazlar serin,

zeydoğu-güneybatı doğrultusunda sıralanan sönmüş volkan

yağışlı ve kısadır. Bunun dışında kalan yerlerde sıcaklıklar

konileri bulunur. Türkiye’de volkanik arazilerin en geniş yer

biraz daha yüksek, yazlar kuraktır. Yağış fazlalığı da İç Ana-

tuttuğu bölge Doğu Anadolu’dur.

dolu Bölgesi’ndeki gibi ilkbahar aylarındadır.

Yerşekli özelliklerinin sonucu olarak Doğu Anadolu

Bölgenin iklim özelliklerinin sonucu olarak Erzurum-Kars
Bölümü’nde çayırlar, diğer yerlerde bozkırlar doğal bitki örtü-

Bölgesi’nde:

sünü oluşturur. Bölge, orman bakımından fakirdir. İklim koşul-

– Tarım arazileri dardır.

ları kış aylarında ulaşımı olumsuz etkiler.

– Aritmetik nüfus yoğunluğu azdır.
– Tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır.
– Ulaşım koşulları olumsuzdur.
–  İklim koşulları elverişsizdir.
– Akarsuların hidroelektrik enerji potansiyeli fazladır.
b) Akarsu ve Gölleri: Bölgenin en büyük akarsularından Fırat ve Dicle Basra Körfezi’ne, Aras ve Kura Hazar Denizi’ne
dökülür. Bölge akarsularının akış hızı ve akımı fazladır. Bu
Kars ve Van’ın Mevsimlik Sıcaklık ve Yağış Grafikleri

yüzden hidroelektrik enerji potansiyeli fazladır.

88

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri
d) Ulaşım ve Turizm: Ortalama yükseltisi en fazla olan bölgemiz olduğu için ve kış mevsiminde olumsuz iklim koşulları
ulaşımı güçleştirir.
Turizm gelirleri yönünden son sırada yer alır. Nemrut Krater Gölü, İshakpaşa Sarayı, Ani Harabeleri, Gürlevik Şelalesi, Çifte Minare, Palandöken Kayak Tesisleri, Van Gölü'nde
yer alan Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi önemli turizm
merkezleridir.

2. Nüfus ve Yerleşme
Nüfus miktarının ve yoğunluğunun en az olduğu bölgedir.
Tarım alanları dar olduğundan tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır. Nüfusun büyük bölümü kırsal kesimde yaşar. Bölgenin
göç verme oranı yüksektir. Nüfus daha çok ovalarda ve akarsu boylarında toplanmıştır.

3. Geçim Kaynakları
a) Tarım ve Hayvancılık: Yüzey şekillerinin ve iklimin olumsuz etkisi nedeniyle bölgede tarım, hayvancılığın gerisinde
kalır. Bölgede tarım ürünü çeşidi az, üretim miktarı düşük-

4. Bölgenin Bölümleri

tür. Buğday, arpa, şeker pancarı başlıca tarım ürünleridir.

a) Yukarı Fırat Bölümü: Doğu Anadolu Bölgesi’nde yükselti-

Bitlis Yöresi’nde tütün, Iğdır ve Malatya çevresinde pamuk

nin en az olduğu, geçim kaynağı olarak tarımın, hayvancılığın

yetiştirilir.

önüne geçtiği tek bölümdür.

Erzurum-Kars Bölümü’nde sığır, Hakkâri Bölümü’nde kıl ke-

İklim koşullarının en elverişli olduğu bölümde nüfus diğer bö-

çisi, Yukarı Murat-Van Bölümü’nde koyun yaygın olarak bes-

lümlere göre daha yoğundur. Yukarı Fırat, maden ve enerji

lenir. Bölgede arıcılık da önemlidir.

kaynakları bakımından da bölgenin en zengin bölümüdür.

b) Endüstri: Doğu Anadolu, endüstri bakımından geri kalmış
bir bölgedir. Bölgede tarım ve hayvan ürünlerini işleyen tesisler vardır. Erzincan, Erzurum, Malatya, Ağrı, Elbistan, Elazığ,
Muş ve Erciş’te şeker, Bitlis ve Malatya’da sigara, Van’da çi-

b) Yukarı Murat - Van Bölümü: Yer şekillerinin engebeli ol-

mento fabrikaları önemli sanayi kuruluşlarıdır.

duğu bölümde Nemrut, Süphan, Tendürek ve Ağrı gibi sön-

c) Madenler ve Enerji Kaynakları: Doğu Anadolu Bölgesi’nin

müş volkan konileri bulunmaktadır.

Türkiye ekonomisine en büyük katkısı madencilik ve hidroe-

Küçükbaş hayvancılığın (koyun) temel geçim kaynağı olduğu

lektrik enerji üretimi alanında olmaktadır.

bölümde, tarımsal üretim de yapılır.

Elazığ’da bakır, krom ve kurşun-çinko, Erzincan ve Iğdır’da
kayatuzu, Divriği ve Hekimhan’da demir, Afşin, Elbistan ve
Erzurum’da linyit çıkarılır. Bölge maden rezervleri bakımından Türkiye’de birinci sıradadır. Bölgenin en önemli hidroe-

c) Erzurum - Kars Bölümü: Yükseltisi fazla olan bölümde

lektrik santralları Fırat üzerinde kurulmuştur: Keban ve Kara-

iklim koşulları diğer bölümlerden farklıdır. Sert ve uzun kışlar,

kaya. Türkiye’nin en büyük termik santrali olan Afşin-Elbistan

kısa ve yağışlı yazlar görülür. Yaz yağışları gür otlakları oluş-

termik santrali de bu bölge sınırları içindedir.

turduğundan temel geçim kaynağı büyükbaş hayvancılıktır.
İklim koşulları tarımı olumsuz yönde etkiler.

d) Hakkâri Bölümü: Bölgenin en engebeli bölümüdür. Bu

!

yüzden tarım alanları az, ulaşım koşulları elverişsiz, nüfus

Doğu Anadolu Bölgesi doğal ve tarihi zenginliklere
sahip olmasına karşın turizmden az gelir elde eder.

seyrektir. Bölümde temel geçim kaynağı küçükbaş hayvancılıktır (kıl keçisi ve koyun).

89

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ
1. Doğal Koşulları
a) Yer şekilleri: En küçük bölgemizdir. Türkiye yüzölçümünün yaklaşık % 7’sini kaplar. Yüzey şekilleri bakımından sadedir. ortalama 600-700 m yükseltisi olan bölge, genel olarak
plato görümündedir. Yükselti, güneyden kuzeye gidildikçe

Diyarbakır ve Gaziantep’in Mevsimlik Sıcaklık ve

artar.

Yağış Grafikleri

Bölgede; Gaziantep ve Urfa platoları, Diyarbakır Havzası, Al-

2. Nüfus ve Yerleşme Özellikleri

tınbaşak, Ceylanpınar, Birecik ve Suruç ovaları başlıca düz-

Doğu Anadolu’dan sonra nüfusu en az olan bölgemizdir. Yüzölçümü küçük olduğundan nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindedir. Nüfus daha çok bölgenin batısında toplanmıştır. Daha önceki yıllarda diğer bölgelere fazla miktarda
göç veren bölge, son yıllarda G.A.P.’ın etkisiyle göç alan bölge durumuna gelmeye başlamıştır.

lükleri oluşturur. Bölgenin önemli dağları Karacadağ volkan
konisi ile Mardin Eşiği’dir.

b) Akarsu ve Gölleri: Hiçbir büyük akarsuyun doğmadığı
bölgede Doğu Anadolu’dan kaynaklarını alan Fırat ve Dicle

3. Geçim Kaynakları

bulunur. Bu akarsular bölgeden geçerek sınırlarımız dışına

a) Tarım ve Hayvancılık: Bölgede temel geçim kaynağı ta-

çıkar.

rım ve hayvancılıktır. Yüzey şekilleri sade olduğundan tarım

Bölge göl bakımından Türkiye’nin en fakir bölgesidir.

alanları geniştir. Toprak veriminin yüksek olduğu bölgede en
önemli sorun kuraklık ve dolayısıyla sulamadır. G.A.P.’ın yavaş yavaş devreye girmeye başlaması günden güne sulama

c) İklimi ve Bitki Örtüsü: Bölge genel olarak geçiş iklimi

sorununu azaltmaktadır. Sulama sorunu tamamen çözüldü-

özelliği taşır. Bölgenin batısında Akdeniz ikliminin etkisi daha

ğünde tarımda ürün çeşidi ve üretim miktarı çok artacaktır.

fazladır. İç kısımlara gidildikçe karasallık ön plana çıkar.

Bölge, Türkiye’de pamuk, kırmızı mercimek ve antep fıstığı

Nem bakımından en fakir bölgemiz olan Güneydoğu

üretiminde birinci, üzüm üretiminde ikinci sırada yer alır. Böl-

Anadolu’da ortalama kış sıcaklıkları 0°C’nin üzerindedir. Yaz-

gede ayrıca tütün, buğday, arpa, pirinç ve zeytin yetiştirilir.

ların en sıcak olduğu bölgede kuraklık da en fazladır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde küçükbaş hayvancılık

Türkiye’nin orman bakımından en fakir bölgesi olan Güney-

yaygındır.

doğu Anadolu’da doğal bitki örtüsü bozkırdır.

90

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

% 95

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

% 87

Çözüm

% 21

% 49

Kuraklık sorunu yaşanmayan bölge ve ülkelerde de hidroeK›rm›z›
mercimek

Antep
f›st›¤›

Pamuk

Üzüm

lekrik üretimi için büyük barajlar kurulabilir. Büyük barajların
bulunması, bölgeden geçen akarsuların ve yüzey şekillerinin

b) Endüstri: Endüstri yeterince gelişmemiştir. Endüstriden

uygunluğuyla ilgilidir. Bu barajların sulama için de kullanıla-

elde edilen gelir de azdır. Endüstri bakımdan en gelişmiş yöre

cak olması, kuraklığın kesin bir göstergesi değildir.

Gaziantep’tir. Burada zeytinyağı, sabun, çimento, pamuk ipli-

Cevap E

ği, madeni eşya yapımı, şarap ve besin endüstrisi kolları gelişmiştir. Adıyaman’da çimento, Mardin’de yün, iplik, çimento
ve yem fabrikası, Mazıdağı’nda fosfat tesisleri, Siirt’te yünlü

TÜRKİYE'NİN JEOPOLİTİK ÖNEMİ

dokuma, Batman’da rafineri bulunur.
c) Madenler ve Enerji Kaynakları: Türkiye petrol üretiminin

Türkiye'nin Coğrafi Konumunun Bazı Özellikleri

tamamı Güneydoğu Anadolu’ya aittir. Bölgede petrol; Siirt,
Batman, Diyarbakır, Mardin ve Adıyaman illerinden çıkarılır.

Türkiye; Asya, Afrika ve Avrupa'nın birbirine çok yaklaştığı

Mardin Mazıdağı’nda suni gübrenin ham maddesi olan fosfat

yerde, Avrupa'nın Asya'ya bağlandığı noktada ve her iki kıta-

yatakları çok zengindir.

da toprakları bulunan bir ülkedir. Bu özelliği sonucunda;

d) Ulaşım ve Turizm: Yer şekilleri engebesiz olduğu için yol
yapım maliyetleri düşüktür, karayolu ulaşım ağı gelişmiştir.

Türkiye, üç kıta arasında doğal bir köprü görevi görür.

Önemli turizm merkezleri Nemrut dağında Kommagene

Coğrafi Keşiflerden sonra önemini yitiren ama öncele-

Krallığı'ndan kalan heykeller, Şanlıurfa'da Balıklı Göl, Hz. İb-

ri çok önemli olan Baharat ve İpek Yolu gibi ticaret yol-

rahim Peygamber'in Türbesi, Diyarbakır'ın Surları, Harran'da

larına geçitlik yapmıştır. Bu yollar Anadolu'ya ekonomik

dünyanın ilk üniversitesinin kalıntıları ve Harran Evleri,

canlılık kazandırmıştır.

Mardin'in Taş Evleri ve Hasankeyf'tir.

4. Bölgenin Bölümleri

Anadolu'da bir çok medeniyet kurulmuştur. Anadolu
Dünya'nın en eski tarih ve kültür hazinelerine sahiptir.

a) Orta Fırat Bölümü: Akdeniz’den gelen nemli hava kütlele-

rinin etkilediği bölümde iklim, Dicle Bölümü’ne göre daha ılı-

Coğrafi konumu itibarıyla çok çeşitli iklim ve bitki örtüsüne sahiptir. Türkiye, İstanbul ve Çanakkale boğazları

mandır. Tarımda üretim miktarı ve ürün çeşidi daha fazladır.

yoluyla Karadeniz'i Akdeniz'e bağlar. Bu özelliğin sonu-

Nüfus yoğunluğu da Dicle Bölümü’nden daha fazladır. Bölüm

cu olarak da; Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler boğazlar

doğal koşulların elverişliliği nedeniyle her bakımdan Dicle

yoluyla Akdeniz'e, oradan da okyanuslara açılabilirler.

Bölümü’nden ileri durumdadır.

Bu durum ise Türkiye'nin stratejik önemini artırmıştır.

b) Dicle Bölümü: Bölüm, denize uzak olduğundan karasallık

Türkiye, Avrupa'da Yunanistan ve Bulgaristan, Asya'da

egemendir. Nüfus yoğunluğu Orta Fırat Bölümü’ne göre daha

Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan (Nahcivan), İran,

azdır. Tarımda üretim miktarı ve ürün çeşidi de daha azdır.

Irak ve Suriye ile komşudur.

Tarımda görülen olumsuzluklar nedeniyle bölümde hayvancı-

lık, Orta Fırat Bölümü’ne göre daha çok önem kazanır.

en çok petrol üreten Orta Doğu ülkeleri ile komşudur.
Gerek Hazar Denizi çevresindeki enerji kaynaklarının

Örnek
Aşağıdakilerden

Türkiye, Dünya'nın en zengin petrol yataklarına sahip,

gerekse Ortadoğu'daki enerii kaynaklarının bu enerjihangisi

Güneydoğu

ye en çok ihtiyaç duyan sanayileşmiş Avrupa ülkelerine

Anadolu

ulaştırmasında Türkiye önemli bir koridordur.

Bölgesi’nde kuraklık sorunu yaşandığının kesin bir gös-

tergesi değildir?

Türkiye, ortalama yükseltisi fazla olan (yaklaşık 1132
metre) bir ülkedir. Ayrıca yükselti batıdan doğuya doğru
gidildikçe artar.

A) Yazların yağışsız geçmesi
B) Kuru tarımın yaygın olması

Gerçek alan ile iz düşüm alanı arasındaki farkın çok ol-

C) Bitki örtüsünün bozkır olması

ması, yüzey şekillerinin engebeli ve ortalama yükselti-

D) Tarımda nadas yönteminin uygulanması

nin fazla olmasının bir sonucudur.

E) Büyük barajların bulunması

91

Türkiye, zengin yer altı kaynaklarına ve yer üstü suları-

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

na da sahip gelecek vaad eden bir ülkedir.

– Politik değerler

Türkiye, tarihi ve doğal güzelliklerin çok bulunduğu bir

– Askeri değerler

ülkedir. Bu durum, turizm potansiyelinin artmasını sağ-

– Sosyo-kültürel değerler

lamıştır.

– Bilim ve teknolojik değerler

Türkiye, doğu ve batı kültürlerinin buluşma ve kaynaşma alanıdır.

– Ekonomik değerler
– Dünya görüşü

Türkiye'nin Jeopolitik Önemi
Tarihe aynı anda ve değişik zamanlarda çok sayıda medeni-

TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL KALKINMA PROJELERİ

yetin yaşadığı ülkemiz; bulunduğu coğrafi konum nedeniyle
siyasî, ekonomik ve kültürel açıdan Dünya'nın en önemli ül-

Türkiye'de çok sayıda bölgesel kalkınma projesi vardır. Bun-

kelerinden biridir. Ülkemiz, bu özelliğini tarihih ilk çağlarından

lardan uygulanması için gerekli çalışmaların hızlandırıldığı

beri korumakta ve devam ettirmektedir.

beş proje şunlardır.
1.

GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi)

2.

DAP (Doğu Anadolu Projesi)

mıştır. Orta Doğu, Kafkasya ve Balkanlar'da meydana gelen

3.

ZBK (Zonguldak, Bartın, Karabük Projesi)

siyasî ve ekonomik gelişmeler bu önemi daha da artmıştır.

4.

DOKAP (Doğu Karadeniz Kalkınma Projesi)

Türkiye'nin etnik, tarihî ve kültürel bağlarının bulunduğu böl-

5.

Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi

1. ve 2. Dünya savaşları sırasında ve sonrasındaki gelişmelere bağlı olarak Türkiye'nin jeopolitik önemi daha çok art-

gelerdeki hakların bağımsızlıklarına kavuşmaları, Türkiye'yi
bölgesinde önemli bir ülke hâline getirmiştir.
Türkiye, birçok farklı ticarî, ekonomik, askerî ve siyasî ulusla-

!

rarası kuruluşa üyedir. NATO, Avrupa Konseyi, Ekonomik İş
Birliği ve Kalkınma Teşkilâtı (OECD), Karadeniz Ekonomik İş

Bu projelerin haricinde fizibilite çalışmaları devam
eden KOP (Konya Ovası Sulama Projesi) gibi daha
bir çok proje vardır.

Birliği (KEİ), İslam Konferansı Örgütü (İKO) Birleşmiş Milletler
(BM) gibi örgütlerin hepsine aynı anda üye olan tek ülkedir.

1. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)
Başlangıçta hidroelektrik ve tarımsal sulama amaçlı olarak
düşünülen bu proje sonradaki gelişmelerle bölgesel sosyoekonomik kalkınma projesine dönüştürülmüş ve kapsamı

JEOPOLİTİKTE ETKİLİ OLAN UNSURLAR

genişletilmiştir. Dünya'nın en önemli kalkınma projelerinden

1. Değişmeyen Unsurlar

biridir. GAP henüz tamamlanmamıştır. GAP ile birlikte birlik-

– İklim

te sulu tarım artmış, endüstri bitkileri daha çok yetiştirilmeye

– Bitki örtüsü

başlanmıştır. Güneydoğu Anadolu şu anda en çok pamuk

– Su durumu

üreten bölgemizdir. Çok sayıda baraj ve sulama kanalının
bulunduğu bölgede; ham maddesi tarıma dayalı sanayi, su

– Coğrafi konum

ürünleri ve su sporları da gelişmiştir.

– Jeolojik ve jeomorfolojik özellikler

2. Doğu Anadolu Projesi (GAP)

2. Değişen Unsurlar

92

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

Projesi tamamlanan bölgesel kalkınma planlarının uygulama alanları
Haritada gösterilen illeri kapsayan bir projedir. Bölgenin sos-

– Ulaşımı geliştirmek

yal, kültürel ve ekonomik açıdan kalkınmasını amaçlamakta-

– Ekonomiye yön veren ürün çeşitliliğini ve ekonomik sek-

dır. Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesine ağırlık verilen bir

tör sayısını artırmasını amaçlanmıştır.

projedir.

Kısaca projenin başlıca amacı ekonomik yapıyı güçlendirmektir. Turizm faaliyetlerinin geliştirilmesine, ulaşım ve iletişim hizmetlerinin güçlendirilmesine, kıyı kesimlerinde ürün

3. Zonguldak - Bartın - Karabük Projesi (ZBK)

çeşitliliğinin artırılmasına ve bölgenin iç kesimlerinde sulama-

Üç ilimizi kapsamaktadır. Projenin amacı özel sektöre yeni

nın yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

yatırım alanları açmak ve mevcut sanayi kuruluşlarının verimliliğini artırmaktır.

5. Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi

4. Doğu Karadeniz Bölgesel Kalkınma Projesi (DOKAP)

Yeşilırmak Havzası'nda bulunan Yozgat, Tokat, Çorum,

Sosyoekonomik açıdan az gelişmiş olan Artvin, Bayburt, Gi-

Amasya ve Samsun illerini kapsamaktadır. Ekolojik dengenin

resun, Gümüşhane, Ordu ve Trabzon illerini kapsamaktadır.

korunması ve erozyonun önlenmesi temel amaçtır. Arazi kul-

Projeyle;

lanımı, doğal kaynakların verimli kullanımı, meraların ve tarım

– İşsizlik ve buna bağlı olarak bölge dışında yapılan göçleri

alanlarının ıslani, sanayileşme ve şehirleşmenin düzenli şe-

azaltmak

kilde sağlanması projenin önemli ayaklarını oluşturmaktadır.

– Kişi başına düşen milli geliri artırmak

93

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

1.

3.

Jeopolitik konumda etkili olan faktörlerden bazıları deunsurlardan oluşur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi değişebilen un-

GAP ile gelen sulama olanakları sonucunda Şanlıurfa
çevresinde,

ğişmeyen unsurlardan oluşurken bazıları da değişen

surlar arasındadır?
A) Coğrafi konum
B) Ekonomik değerler

I. Sebze

II. Pamuk

III. Mercimek

hangilerinin üretiminde önemli ölçüde artışlar sağlanmıştır?

C) Jeomorfolojik özellikler

D) İklim özellikleri

A) Yalnız I

E) Jeolojik özellikler

B) Yalnız II

D) I ve II

C) Yalnız III

E) II ve III

4. Antalya’nın yıllık yağış miktarı 1052 mm, Samsun’unki
ise 650 mm dir.

Yağış miktarı daha az olan Samsun’da nemlilik ihtiyacı daha fazla olan ürünlerin yetiştirilmesi, nemlilikle aşağıdakilerden hangisi arasındaki ilişki ile
açıklanamaz?
A) Sıcaklık

B) Buharlaşma şiddeti

C) Güneşlenme süresi

D) Denizden uzaklık

2.

I. Dünyaca ünlü markaların Türkiye'de tesis kurmaları

II. Türkiye'nin önemli bir tekstil ürünleri ihracatcısı olması

5. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Gaziantep ili ve

III. Anadolu topraklarının tarihte birçok medeniyete be-

bazı kuytu yerlerde zeytin ağaçlarına rastlanması ile

şiklik etmesi

aşağıdakilerden hangisi arasında ilişki kurulamaz?

IV. Azerbaycan ve Kerkük (Irak) petrollerinin Türkiye

A) Kış sıcaklıklarının çok düşük olmaması

B) Yaz kuraklığının görülmesi

kiye'nin jeopolitik konumu doğrudan etkilidir?

C) Akdeniz ikliminin etkisinin görülmesi

A) Yalnız II

D) Yıllık sıcaklık farklarının çok olması

E) Yağış rejiminin uygun olması

üzerinden Akdeniz limanlarına ulaştırılması

Yukarıdakilerden

E) Enlem

hangilerinin gelişmesinde Tür-

D) II ve III

B) Yalnız IV

C) I ve II

E) I, II ve III

94

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

LYS Coğrafya

6.

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

9. “Çernozyom” denilen kara topraklar yaz yağışlarıyla olu-

I. Türkiye ormanlarının ancak % 1’lik bölümü burada-

şan uzun boylu çayır örtüsünün altında gelişir. Bu toprakların renginin koyu olması, düşük sıcaklıktan dolayı
tamamen ayrışamayan organik maddelerin birikiminden
kaynaklanmaktadır.

dır.

II. Bölge yüz ölçümünün %3.5’i ormanlarla kaplıdır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi hakkında verilen iki
yargının birbiriyle çelişmemesi aşağıdakilerden
hangisinin doğruluğuna bağlıdır?

A) Karasal iklimin egemen olmasına
B) Bölge yüzölçümünün küçük olmasına
C) Yaz kuraklığının şiddetli olmasına

Sözü edilen topraklara hangi coğrafi bölümümüzde
rastlanabilir?
A) Konya

B) Orta Karadeniz

C) Güney Marmara

D) Erzurum-Kars

D) Orman tahriplerinin çok olmasına

E) Yukarı Fırat

E) Yağış değerlerinin düşük olmasına

7. Akarsular aşındırma etkilerini en fazla “taban seviyesi”
de denilen deniz düzeyine kadar gerçekleştirebilir.

Aşağıdaki bölümlerden hangisinde akarsuların
aşındırmasının deniz düzeyine ulaşmasının en geç
gerçekleşmesi beklenir?

A) Güney Marmara Bölümü

B) Ergene Bölümü

C) Çatalca-Kocaeli Bölümü

D) Ege Bölümü

E) Konya Bölümü

8. Ege ve Akdeniz bölgelerine ekilen aynı tür bitkiden

10. Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinin iç kesimlerinde,

Ege Bölgesi’ne ekilen bitkinin daha önce olgunlaşması;

akarsu akımlarının Doğu Anadolu Bölgesi’nde olduğu
gibi kış döneminde azaldığı görülür.

I. Bakısının elverişli olması

Bu durum aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

II. Yükseltisinin daha az olması

A) Bitki örtülerinin zengin olmasına

III. Daha önce ekilmiş olması

B) Akarsu yataklarının derin kazılmış olmasına

IV. Serada yetiştirilmesi

C) Yüksek dağlardaki kar yağışlarına

V. Tarımda makinelerin kullanılması

durumlarından hangisiyle olası değildir?

D) Akarsulardan sulamada yararlanılmasına

E) Hidroelektrik santrallerin kurulmuş olmasına

A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

95

Türkiye'de Bölge Kavramları - Coğrafi

Çözümler

LYS Coğrafya

Bölgelerimiz ve Bölgesel Kalkınma Projeleri

6. Güneydoğu Anadolu Bölgesi çok küçük bir bölge olduğu

1. Ekonomik değerler değişebilen unsurdur. Diğerleri ise
değişmeyen unsurlardır.

için mevcut orman alanları kendi içinde oransal olarak
biraz fazlaca görünebilir ancak diğer bölgeler çok daha

Cevap B

büyük olduğu için bölgenin Türkiye geneline katkısı
daha küçük orandadır.
Cevap B

2. Azerbaycan ve Irak petrollerinin Türkiye üzerinden
Akdeniz'e ulaştırılması Türkiye'nin jeopolitiği ile doğru-

7. Akarsularını denizlere kadar ulaştıramayan ve yükseltisi

dan ilgilidir. Diğerleri ise dolaylı olarak ilgilidir.

en fazla olan bölüm hangisiyse o bölüm akarsularının

Cevap B

aşındırmasının deniz düzeyine en geç ulaşması beklenir.
Cevap E

3. GAP ile birlikte sulama gerektiren ve çok para getiren
ürünlerin ekim alanı ve üretim miktarı artmış, mercimek

8. Genel olarak, Akdeniz Bölgesi’nin enlemi daha alçak

gibi kuru tarım ürünlerinin üretim alanı ve üretim miktarı

olduğu için aynı anda ekilen bitkinin Ege’den önce

azalmıştır.

Akdeniz’de olgunlaşması beklenir. Ancak Akdeniz
Cevap D

Bölgesi’ne ekilen bitki, Ege’nin tersine kuzeye bakan
bir yamaca ekilmişse, yükseltisi daha fazla olan bir yere
ekilmişse, ya da geç ekilmişse Ege’deki serada iken
Akdeniz’deki sera da değilse, Akdeniz’deki bitki geç,
Ege’deki erken olgunlaşır. Tarımda makineleşmenin erken olgunlaşmaya etkisi yoktur.

4.

Cevap E

Samsun enlem olarak Antalya’ya göre daha kuzeyde
daha az sıcak, buharlaşma şiddeti daha az ve güneşlenme süresi daha az olan bir yer olduğu için nemlilik
ihtiyacı daha fazla olan ürünler yetiştirilebilir. Hem Samsun hem Antalya deniz kıyısında olduğundan yanıt D
dir.

9. Soru kökünde verilen yaz yağışları ve düşük sıcakCevap D

lık bilgileri Doğu Anadolu Bölgesi’nin Erzurum - Kars
Bölümü’nü anlatmaktadır.
Cevap D

5.

Yıllık sıcaklık farklarının çok olması, karasal ikliminin

10. Kar yağışları hemen akarsuyun suyunu çoğaltmaz. Kar

temel özelliğidir. Bu özellik zeytinin yetişme koşullarına

erimeleri suyun çoğalmasına neden olur. Kar erimeleri

ters düşer.

de ilkbaharda maksimum seviyeye ulaşır.
Cevap D

Cevap C

96

LYS

TÜRKİYE'DE NÜFUS VE YERLEŞME

8. BÖLÜM

COĞRAFYA

Arazinin engebeli olduğu yerlerde ulaşımın, tarım alanlarının

Türkiye'de nüfus ve yerleşme aynı zamanda YGS

ve diğer iş olanaklarının kısıtlı olması bu yörelerde nüfusun

konusudur. YGS kitabımızda bu konu ayrıntılı ola-

!

seyrek olmasına yol açmaktadır. Hakkari Yöresi, Menteşe

rak anlatılmıştır. Ancak LYS de de Türkiye'de nü-

Yöresi, Taşeli Platosu ve Yıldız Dağları bu tür alanlara ör-

fus ve yerleşme konusundan çok soru gelmektedir.

nekler oluşturur.

Öğrencilerimizin YGS kitapçığını edinmemiş olabi-

Türkiye’de nüfusun kalabalık olduğu kentlerimizin büyük bir

leceğini düşünerek bu konuyu burada da anlatma-

bölümü geniş düzlükler üzerinde gelişmiştir. Dağlık alanla-

yı uygun bulduk.

rın köy yerleşmelerinde ise genellikle güney yamaçlar tercih
edilmektedir.
İklim ve Bitki Örtüsü: Ülkemizde sıcaklık ve yağış koşulları-

TÜRKİYE'DE NÜFUS

nın yeterli olduğu yerler nüfuslanmaya elverişlidir. Bu nedenle genel alarak kıyı kesimleri iç kesimlere göre daha sık nü-

Türkiye’de nüfus yoğunluğu dağılışına bakıldığında bölgelere

fusludur. Kırsal nüfus yağış fazla olduğu dağ eteklerinde top-

göre büyük farklılıkların olduğu görülür.

lanmıştır. Ayrıca doğal bitki örtüsünün orman olduğu sahalar

Örneğin Türkiye’nin en kalabalık ili İstanbul (10 milyon üzerin-

tarıma ve yerleşmeye elverişli değildir. Bu nedenle bu alanlarda nüfuslanma çok azdır.

de) ile nüfusu en az olan Kırklareli (330.000 civarında) gene
birbirlerine çok yakın alanlar üzerinde kurulmuşlardır.
Türkiye’deki nüfus dağılışının bu düzensizliği bazı beşeri ve

Toprak Verimliliği: Geniş ve verimli tarım alanlarının yer al-

doğal etmenler ile doğrudan ilişkilidir.

dığı alanlarda nüfuslanma fazladır. Ülkemizde bu alanların
büyük bir bölümü delta ovalarıdır. Çukurova, Bafra, Çarşamba, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Bakırçay, Gediz Deltaları ile Sakarya ve yoğun nüfuslu bölgelerimizdir. Bunun yanında Taşeli platosu gibi kireçli arazilerde ve tuzlu – alkali toprakların yaygın olduğu tarıma uygun olmayan Tuz Gölü çevresi seyrek nüfusludur.

Su Kaynakları: Dünya’da ve Türkiye’de ilk yerleşmeler su
kaynaklarının yakınında kurulmuştur. Su insan yaşamında
çok önemli bir yere sahiptir. İçme ve kullanma suyu potansiyeli ile enerji üretimi gibi hidrolojik koşullar nüfusun toplu
veya dağınık şekilde yerleşmesi üzerinde etkili olduğu gibi,
kent gelişimlerinin sürekliliği açısından da büyük önem taşır.
Türkiye’de yağışların az olduğu iç bölgelerimizde köy yerleşmeleri genel olarak akarsu boylarında toplanmıştır.

Kara – Deniz Dağılışı: Türkiye’de denize göre konum özelYer şekilleri: Türkiye arazisinin ortalama yükseltisi ve en-

likleri kıyı ile iç kesimler arasında iklim ve bitki örtüsü farkla-

gebeliği oldukça fazladır. Türkiye’de eğim, bakı, yükselti gibi

rın oluşmasını sağlamıştır. Denizel sahalarda nüfuslanma ge-

koşullar bir araya geldiğinde nüfuslanma üzerinde farklı öl-

nellikle daha fazladır. Çünkü bu alanlar ekonomik faaliyetle-

çülerde etki yaratarak farklı dokularda yerleşmelere neden

rin daima alternatif üretebildiği kesimler olmuşlardır. Örnek;

olmaktadır.

Doğu Karadeniz kıyı kesimlerinde nüfus yoğundur.

97

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Jeolojik Yapı Çeşitliliği: Arazinin jeolojik yapısı ile koyak-

re neden olarak nüfuslanmayı doğrudan etkiler. Örneğin

lar, madenler, su kaynakları ve toprağın cinsi üzerinde ya-

Türkiye’ye Afganistan’dan, Bosna Hersek’ten, Kosova’dan,

kın bir ilişkinin olması nüfuslanmayı da doğrudan etkilemek-

Bulgaristan’dan vs. gelen sığınmacıların yerleştikleri alanlar-

tedir. Örneğin;

da nüfus yapısı ve sayısı değişim göstermiştir.

– Denizli Sarayköy Yerleşkesi (Jeotermal)
– Kütahya Tavşanlı (Linyit)

Tarım ve Hayvancılık: Tarım Türk halkının önemli geçim
kaynakları arasındadır. Bu nedenle küçük – orta büyüklükte-

– Batman (Petrol) vs.

ki kentlerimizin büyük bir çoğunluğunun nüfus dokusu tarımsal faaliyet temelinde şekillenmiştir. Örneğin, Nevşehir, Konya, Çorum, Urfa, Kırşehir, Aksaray vs.

BEŞERİ VE EKONOMİK FAKTÖRLER

Mera hayvancılığının sürdürülebildiği Kars, Erzurum ve Ardahan gibi kentlerimizde ekonomik faaliyetlerin başında hay-

Ulaşım: Ulaşım ağı gelişmiş olan şehirlerimizde pek çok eko-

vancılık gelmektedir.

nomik faaliyet te gelişme göstermiştir. Bu yüzden bu kentlerde nüfuslanma çoktur. Örneğin İstanbul, İzmir, İzmit, Adana,

Ayrıca son zamanlarda büyük kentlere yakın alanlarda besi-

Ankara, Gaziantep, Eskişehir gibi merkezler ulaşıma son de-

cilik, kümes hayvancılığı ve tatlı su balıkçılığı gelişme gös-

rece elverişli konumdadırlar.

termektedir.

Sanayileşme: Sağladığı iş olanakları nedeniyle nüfuslanma
üzerinde çok önemli etkisi olan ekonomik faaliyettir. Kırıkkale,

Yer altı Zenginlikleri: Bölgelerin yer altı kaynakları jeolo-

Batman, Seydişehir, Ereğli, İskenderun, Karabük gibi kentler

jik yapıları ile doğrudan ilişkilidir. Petrol, Linyit, kömür gibi

sanayi tesisleri temelinde göç alarak gelişmişlerdir.
l

Ereğli
i

r
ir

enerji kaynaklarının çıkarıldığı Demir, Krom, Bakır vs. gibi
madenlerin işlendiği kentlerde sanayide gelişmekte ve bu-

r

nun sonucunda çevre kentlerden bu alanlara doğru göç olayı
r

le

yaşanmaktadır.

r
e i e ir

Örneğin, Zonguldak, Samsun, Batman, Elbistan, Seydişehir,
e er

İskenderun vs.

Türkiye’de bazı sanayi ve maden işleme kentleri

İdari Yapı ve Eğitim Kurumları: Ankara’nın nüfuslanmasında en önemli etken başkent olmasıdır. Ayrıca şehirlerin il merkezlerinin nüfuslanmasında kamu kurum ve kuruluşlarının da

Ayrıca Adana, İstanbul, İzmit, İzmir, Bursa, Sanayi gibi kent-

önemli bir etkisi vardır. Ayrıca Ankara ve Eskişehir gibi kent-

lerde de pek çok etmenin yanısıra koşulları sanayinin geliş-

lerde üniversite veya yüksekokul sayısının fazla olması da

mişliği en önemli çekici özelliktir.

önemli bir etki yaratmaktadır.

Göçler: İç ve dış göçler yerleşim alanlarının hem sayısal hem
de kültürel yapısını doğrudan etkiler. Ekonomik faaliyetlerin
gelişmediği, güvenlik şartlarından yoksun bölgeler göç gönderir. Hakkari, Bayburt, Tunceli, Artvin gibi illerimizde do-

İstanbul

ğum oranı yüksek olmasına rağmen nüfus artışı düşük nüs

fuslanma seyrektir. Oysa ki doğal ve ekonomik yapının uygun

naa

olduğu İzmir, Ankara, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Gaziantep
gibi kentler göç aldığından hızla gelişmektedirler.
İş olanaklarının yetersiz ve siyasi istikrarsızlık nedeniyTürkiye’nin idari ve kültür merkezleri

le mültecilik ve işçi göçleri de ülkeler arası dış göçle-

98

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Turizm: Türkiye’de turizm varlıkları çeşitlilik göstermektedir.
Deniz turizmi, kış turizmi gibi etkinlikler birçok merkezin gelişmesinde birincil etkiye sahip olmuştur. Antalya, Alanya, Fethiye, Bodrum, Kuşadası gibi deniz turizminin gelişmiş olduğu kentler ile Bolu, Bursa gibi kış turizminin geliştiği kentlerde nüfuslanmanın gelişimi turizm faaliyetlerinden etkilenmektedir.

Yo¤un nüfuslu yerler
Seyrek nüfuslu yerler

Türkiye nüfusunun yoğun ve seyrek olduğu yerler

Türkiye’de nüfus yoğunluğunun az olduğu yerler:
– Tuz gölü çevresi
– Yıldız Dağları kıyıları

Türkiye’de başlıca Turizm kentleri

– Menteşe yöresi
– Teke ve Taşeli platoları

Tarihi Faktörler: Eski uygarlıklara ev sahipliği yapmış

– Doğu Karadeniz’in iç kısımları

Anadolu’da pek çok uygarlık döneminde önemli şehirler du-

– Hakkari çevresi

rumunda olan yerleşmeler, günümüzde de önemli nüfusa sa-

– Biga ve Gelibolu çevresi

hip şehirler durumundadırlar. Antakya, Tarsus, Urfa, Bursa,
Çorum, Konya, Ankara ve İstanbul bu illerin başlıcalarıdır.

TÜRKİYE'DE YERLEŞME
Türkiye’deki yerleşmeler, kır yerleşmeleri ve şehir yerleşmeleri olmak üzere iki grupta toplanır. Bu yerleşmelerin
gruplanmasında;
– Nüfus sayısı
– İdari yapı
– Ekonomik iş bölümü
gibi faktörler ölçüt kabul edilen başlıca özelliklerdir.

Türkiye’nin başlıca tarihi kentleri

Türkiye’de nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerler:
– Çatalca – Kocaeli Bölümü (İstanbul–İzmit Çevresi)
– Batı Karadeniz kıyıları (Zonguldak çevresi)
– Doğu Karadeniz kıyıları (Trabzon çevresi)
– Güney Marmara kıyıları (Bursa çevresi)
– Kıyı Ege (İzmir çevresi)
– Çukurova (Adana çevresi)
– Yukarı Sakarya Bölümü (Ankara – Eskişehir)

99

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

A. KIR YERLEŞMELERİ

Mezra: Temel geçim kaynağı tarımdır. Yüksek yerlerde hayvancılıkta yapılabilir. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu

Genellikle az nüfuslu olan bu yerleşmelerde insanlar geçimle-

Anadolu’da görülür.

rini tarım ve hayvancılık faaliyetleriyle sağlar. Bu yerleşmeler
arazi ve su kaynakları özelliklerine göre birbirine yakın (top-

Kom: Hayvan yetiştirmek ve beslemek amacıyla kurulan yer-

lu) veya birbirinden uzak (dağınık) bir doku görünümündedir.

leşmelerdir. Doğu Anadolu’da yaygın görülen bu yerleşimler

1924 yılında çıkarılan 442 sayılı (Köy Kanununa göre muhtarlık ile yönetilir.) Beşeri ve ekonomik nedenlerle köylerden

yaz aylarında daha çok kullanılır.

ayrılanların kurduğu köyden küçük yerleşim alanlarına da köy

Ağıl: İç Anadolu ve iç batı Ege’de yaygın şekilde görülen

altı yerleşimleri denilmektedir.

köye yakın alanlardır. Daha çok küçükbaş hayvancılığa yönelik yerleşimlerdir.

Yerleşme Dokusuna Göre Köyler

Oba: Küçükbaş hayvancılık ile geçinin göçebe çoban ailele-

Toplu Köy Yerleşmeleri: Köy evlerinin bir arada olduğu yer-

rinin çadırlarından oluşan yerleşimlerdir. Özellikle Toroslar’da

leşmelerdir. Türkiye’de toplu köy yerleşmeleri yer şekillerinin

ve Orta Karadeniz’de yaygındır.

sade olduğu vadi tabanlarında ve ovalarda kurulmuştur. Ku-

Dam: Ege Bölgesi’nde, Gökçeada ve Bozcaada’da görülür.

raklığın fazla, su kaynaklarının yetersiz olduğu İç Anadolu,

Hayvancılık temel ekonomik faaliyettir.

Güneydoğu Anadolu ve Ergene Havzası’nda toplu köy yerleşmeleri yaygındır. Bu köylerde tahıl tarımı yaygındır.

Bağ Evleri: Ege Bölgesi’nde yaygındır. Özellikle üzüm bağ-

Dağınık Köy Yerleşmeleri: Tek veya birkaç ev şeklinde ara-

cılığının temel geçim kaynağı olduğu bölgelerde görülür. Bağ

zi üzerine dağılmış yerleşmelerdir. Arazinin engebeli, tarım

evlerinde nüfuslanma yaz aylarında ve sonbaharda artar.

alanlarının dağınık ve dar, su kaynaklarının yaygın olduğu

Divan: Batı Karadeniz’de (Sinop, Bolu, Sakarya) yaygındır.

yerlerde ortaya çıkan yerleşme dokusudur. En yaygın olduğu yer Doğu Karadeniz’dir. Bu köylerde daha çok bahçe ta-

Köye bağlı ancak birbirine uzak mahallelerden oluşan yerle-

rımı görülür.

şimlerdir. Her mahalle belli bir ailenin adı ile tanınır.

Köyaltı Yerleşimleri: Bir köyü oluşturamayacak kadar küçük

Çiftlik: Geniş araziler üzerinde kurulur. Birkaç ev ambar ve

ve idari yönden köye bağlı yerleşimlerdir. Köyaltı yerleşmele-

eklentilerin bir arada tutulduğu müstakil yerleşimlerdir. Tarım

rinin oluşmasında aşağıda verilen etmenler rol oynar.

ve hayvancılık birlikte, yürütülür. Akdeniz, Ege bölgelerinde

– Ekonomik sıkıntılar

yaygındır.

– Aileler arası sorunlar
– Bağımsız ev sahibi olma arzusu
– Tarım alanlarının yetersiz ve dağınık olması

B. KENT YERLEŞMELERİ

– Hazine arazilerinden yararlanma isteği

Belli bir plana göre kurulmuş, temel geçim kaynağını tarımın

Başlıca Köy Altı Yerleşmeleri

yanısıra tarım dışı sektörlerin de oluşturduğu toplu yerleşim
birimlerine şehir denir.

Yayla: Köy halkının yaz mevsiminde hayvanlarını otlatmak
için gittiği ve mevsimlik dönemlerde ikamet ettiği alanlardır.

Türkiye’de şehirler nüfuslarına ve ekonomik sosyal fonksi-

Karadeniz ve Toroslar’ın yüksek yerlerindeki düzlüklerde gö-

yonlarına göre gruplandırılır.

rülür. Günümüzde yaylacılık dinlenmek amacı ile yapılmaya

Nüfuslarına göre şehirler küçük şehir, orta büyüklükteki şehir,

başlanmıştır. Özellikle yaz aylarında ovalarda hissedilen sı-

büyük şehir ve metropol diye adlandırılır.

cak ve nemli hava koşulları, yüksek yerlerin yayla birimlerine
olan ilginin artmasına neden olmaktadır.

100

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Fonksiyonlarına Göre Şehirler

rin kültürel faaliyetlerini canlı tutmaktadır. Ankara’da okuyan
öğrenci sayısı orta büyüklükte bir kentin nüfusundan daha

Günümüzde pek çok kentin gelişim dinamiği belirli ekonomik

fazladır.

ve sosyal etkinliklerine göre biçimlenmektedir. Bazı kentlerin
hareketlendirici fonksiyonu belli bir sektör iken, bazı kentle-

Askeri Şehirler: Sarıkamış, Çorlu, Gölcük, Burdur, Etimes-

rin gelişiminde birden çok sektör bir arada etkili olabildiği için

gut, Polatlı gibi askeri birliklerin ve tesislerin yoğun olduğu

fonksiyon çeşitliliği ile dikkat çekerler.

kentlerdir. Bu kentlerin gelişimlerinde askeri birlikler etkili olur.
Çünkü askeri birimlerin ihtiyaçlarının karşılanması ticaretin

İdari Şehirler: Bu kentlere verilecek en güzel örnek Baş-

gelişmesine katkı sağlamaktadır.

kent Ankara’dır. Çünkü Başkent’te idari kurumların çeşitliliği
ve fazlalığı bir zorunluluktur. Elçilikler, Bakanlıklar’da çalışan

Ekonomik Faaliyetlerine Göre Kentler: Tarım, sanayi, ma-

çok sayıda memur kitlesinin varlığı Ankara’ya farklı bir özellik

dencilik, liman ve ticaret, turizm, ulaşım sektörlerinin etkileri

katmaktadır. Ayrıca şehirlerin il ve ilçe merkezleri de aynı se-

ile gelişme gösteren kentlerdir.

beple gelişim gösterir.

Hinterland: Bir limanın gelişmesini sağlayan çevresi ile ekonomik, sosyal ve ulaşım bağlantısını sağlayan tüm koşulları

Kültürel Şehirler: Üniversite ve yüksek okulların bulunduğu

kapsayan alandır. (Ard Bölge) Bir liman kentinin gelişmesini

yerlerde hızla gelişen ekonomik ve sosyal faaliyetler bu kent-

belirleyen en önemli etken, hinterlandının genişlik özelliğidir.

lerinde gelişimini doğrudan etkiler. Örneğin İstanbul, Eskişehir, Ankara, Adana, İzmir gibi büyük kentlerin kampüsleri şeh-

101

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Tuğla, biriket ve düz beton gibi çeşitli yapı malzemelerinin

– Çevresi ile ulaşım kolaylığı

kullanıldığı kolonlarının ve tavanlarının çimento ağırlıklı karı-

– Sanayi tesislerinin nitelikleri

şım ve demirle güçlendirilen “betonarme” konutlar günümüz
şehirlerinde en yaygın olan konut tipleridir. Bu konutlar ge-

– Enerji kaynaklarına yakınlık

nellikle çok katlı ve gökdelenler şeklinde imar edilmektedirler.

– Ticari faaliyetler

Son yıllardaki teknolojik gelişmelerin bir başka ürünü de pre-

– Arazinin yatay yayılma alanı

fabrik evlerdir. Bu evlerin tavan, duvar, pencere, kapı gibi bölümleri fabrikalarda üretilerek montaj edilmesi sonucunda kul-

– Ekonomik çeşitlilik

lanılır hali almaktadır. Doğal afet bölgelerinde kurulumu en

gibi faktörler kentlerin “hinterland genişliği”ni belirler.

hızlı ve kolay olan bu konutlar genellikle toplu ve geçici yaşam bölgeleri için çok kullanışlı konutlardır.

Hinterlandı geniş limanlarımız, İzmir, İstanbul, Mersin, Trabzon, Samsun, İzmit limanlarıdır.
Hinterlandı dar olan limanlarımız dağların iç kısımları ile ula-

TÜRKİYE NÜFUSUNUN ÖZELLİKLERİ VE
NÜFUS HAREKETLERİ

şımı zorlaştırdığı kıyı kentleridir. Örnek Sinop, Rize...

Bir ülkenin nüfus niteliği o ülkenin gelişmişlik düzeyini belirle-

!

Hinterland’ı en geniş limanımız İstanbul limanıdır.

diği gibi gelişme potansiyeli hakkında da önemli etkiye sahip-

Çünkü bu limanı besleyen etmenler hem yurt içi

tir. Ülkeler ancak eğitimli, yetenekli, aydın, araştırmacı ve gi-

hem de yurt dışı kaynaklardır.

rişimci nüfusa sahip olurlarsa gelişir ve bu gelişimleri belli bir
ivme içinde süreklilik kazanır. Nüfus niteliklerini aşağıda belirtilen ölçütlerle anlayabiliriz.

TÜRKİYE'DE MESKEN (KONUT) TİPLERİ

– Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımı

a) Toprak Konutlar: Yağışların yetersiz olduğu denize uzak

– Aktif nüfus oranı - işsizlik

kurak alanlarda ev yapımı için çevre de en kolay bulunabile-

– Çalışan nüfusun sektörel dağılımı

cek malzeme topraktır. (Kerpiç evler) Ülkemizde İç Anado-

– Nüfusun eğitim seviyesi

lu, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yay-

– Kır-Kent nüfus oranları

gındır.
b) Ahşap Konutlar: Özellikle ormanların yaygın olduğu nem-

A. Türkiye Nüfusunun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı

li bölgelerin konut malzemesi ağaçlardır. Ülkemizde Karadeniz Bölgesinde yaygınca görülen konutlardır. Ahşap iskeletle-

Türkiye nüfusunun en belirgin özelliği genç yapılı olmasıdır.

rin arasına taş ve toprak doldurarak yapılan konutlar Karade-

2008 TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yarısı 30 ya-

niz Bölgesinde “Hımış” adı ile bilinmektedir.

şından daha küçüktür. Bu durumun en önemli nedeni ise doğurganlık oranının yüksek olmasıdır. (Dünya ortalaması ‰17

c) Taş Konutlar: Orman örtüsünün seyrek olduğu yüksek

Türkiye ortalaması ‰19 dur.)

yaylalarda ve dağlardaki kırsal konutlardır. Çevrede yaygın olan kayalıklar konutların temel malzemesidir. Akdeniz

% 29,8

bölgesi’nde taş konutlar yaygındır. İç Anadolu Bölgesi’nde

7

%

andezit ve bazalt gibi volkanik taşların yaygın olması sonu-

5.

0

cunda özellikle Nevşehir ve Kayseri’nin kırsal alanlarında taş

yaş gru

u

yaş gru u

meskenler yaygın şekilde görülür.
(15–64)

Diğer Konutlar: Dünyada son yıllarda gelişen teknoloji saye-

yaş gru u

sinde ekonomik durumuna göre insanlar yeni yapı yöntemleTürkiye’de nüfusun yaş gruplarına dağılımı TÜİK 2008

rine göre konut inşa edebilmektedirler.

102

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Türkiye’nin genç nüfuslu olmasının olumlu sonuçları
– İşgücü potansiyeli fazla
– Askeri potansiyel güç fazla
– İş gücü ucuz
– Arz–talep (ticaret) canlı olur.
Türkiye’nin genç nüfusa sahip olmasının olumsuz sonuçları
– İşsizlik sorunu
– Konut yetersizliği
– Kırdan-kente göçlerle ortaya çıkan sosyal sorunlar

Türkiye’de göç veren kentlerde kadın ve yaşlı nüfus oranı

– Tüketim fazla

yüksektir. Göç alan kentlerde ise tam tersi olarak erkek nüfus
fazladır. Bu durumun temel nedeni göç olayına daha çok er-

– Demografik yatırımlar yetersiz

kek nüfusun aktif katılmasıdır.

– Bağımlı nüfus oranı yüksektir.

C. Türkiye'de Çalışan Nüfusunun Sektörel Dağılımı
Türkiye nüfusu içinde 14 yaş ve daha yukarı yaş gruplarına
“Çalışma Çağındaki Nüfus” denir. Bu nüfus dilimi içinde belirli bir iş kolu ile uğraşıp gelir kazanan nüfusa aktif (çalışan)
nüfus denir. Çalışma çağı içerisinde olduğu halde işi olmayan nüfusa ise “işsiz nüfus” denir. Türkiye aktif nüfusu içerisinde erkek nüfus % 65 civarındadır. Türkiye aktif nüfusu yıllara göre genel olarak azalma göstermektedir.
Bu durumun nedenleri;
– Çalışma çağındaki nüfusun öğrenim görmesi
B. Türkiye Nüfusunun Cinsiyete Göre Dağılımı

– Yurt dışına olan işgücü göçleri

Ülkelerin kadın – erkek nüfus oranları, genel olarak denge-

– Kadın nüfusun erken emeklilik istemesi

li olmakla birlikte savaşla, salgın hastalıklar ve göçler ile bu

– Doğurganlık oranının yüksek olması

denge bozulabilmektedir. Nüfusu cinsiyet dağılımının dengeli
olması hem ekonomik hem de kültürel açıdan olumlu gelişmelerin yaşanmasına neden olur. Örneğin ağır meslek grupları, askeri birlikler, madencilik vs. gibi sektörlerde erkek nüfus istihdam edilirken sağlık, eğitim, turizm, hukuk gibi kamu
ve özel kurumlarda kadın nüfus çalışabilmektedir. Ayrıca
kadın nüfusunun aile yaşamı üzerindeki etkisi de sosyal ve
kültürel yaşamı doğrudan belirlemektedir. Bu açıdan bakıldığında nüfusun cinsiyet dağılımının dengeli olması toplumlar
için faydalıdır.

103

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Türkiye’de çalışan nüfusun en yoğun olduğu ekonomik faali% 12

% 11

yet tarımdır. (% 51) Bu sektörden sonra çalışan nüfusun en
fazla olduğu sektör hizmet (% 30) (Sağlık, eğitim, idari işler,
turizm, bankacılık vs.) sektörüdür. Çalışan nüfus içerisinde en
az paya sahip sektör ise sanayidir (% 20).

% 89

% 88

1927

2000

Cumhuriyetin ilk yıllarında tarım alanında çalışan nüfusun genel dağılım içindeki payı % 90 iken sanayileşme etkisiyle bu
oran azalmıştır.

Okuma yazma
bilmeyenler

Okur yazar

Türkiye’de nüfusun okuryazar durumu

D. Türkiye Nüfusunun Eğitim Durumu
Türkiye Nüfusunun Eğitim Durumu: Gelişmiş ülkelerde nüfusun tamamına yakını okur yazardır. Türkiye’de bu oran % 89

12

civarındadır.
Ülkemizde okur-yazar oranı ülke genelinde homojen bir özellik göstermez. Yani bölgesel farklılıklar dikkat çekicidir. Örneğin doğuya gidildikçe okur-yazar oranında azalma görülür.
Bir ülkedeki nüfusun eğitim durumu, gelişmişlik düzeyi ile ilgili önemli bilgiler verir.

E. Türkiye'de Kır Kent Nüfusu

Bununla ilgili olarak

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye nüfusunun büyük bir bölü-

– Okur-yazar oranı,

laşık % 70’i kentlerde yaşamaktadır. Türkiye’deki kentsel nü-

mü kırsal alanda yaşıyorken, günümüzde nüfusumuzun yakfusun bölgelere göre dağılımında farklılıklar görülür. Kentsel

– Bölgeler arası farklar,

nüfusu en yüksek olan bölgemiz “Marmara Bölgesi”dir. En

– Zorunlu eğitim süresi,

düşük kentleşme oranı ise Karadeniz Bölgesi’nde görülür. Bu

– Kişi başına düşen gazete-dergi-kitap,

durum özellikle sanayileşme ve iş olanakları ile ilgilidir.

– Eğitime ayrılan ödenek gibi özellikler önemli bir göstergedir.

%

%

%7
%
k a a
e en er
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0

a

Kadın Erkek
1927

k a a a
en er
100
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0

5

%5

5

7

5
% 75

%

5

5
%

5

%

5
%7

5

Türkiye’de yıllara göre kır ve kent nüfusu
Kadın Erkek

Türkiye’de 2008 yılı verilerine göre kentleşme oranı % 70,5,
kırsal nüfus oranı % 29,5'tur.

2000

104

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

V. TÜRKİYE'DE NÜFUS POLİTİKALARI

VI. TÜRKİYE'DE NÜFUSUN GELECEĞİ

Ülkelerin kalkınma hızları ile nüfus ve nüfus özellikleri ara-

Türkiye nüfusunda öngörülen değişimler çeşitli nüfus artış

sında ilişki bulunmaktadır. Günümüzde bazı ülkeler aşırı nü-

hızları dikkate alınarak yapılmış araştırma ve incelemeler so-

fus artışının oluşturduğu sorunlarla uğraşmakta ve buna kar-

nucunda ortaya konulmuştur. bu yöntem ile geleceğe ait nü-

şı önlem almak için politikalar uygulamaktadır. Türkiye’de de

fus tahminleri de yapılabilmektedir.

zaman içinde farklı nüfus politikaları izlenmiştir.

Ülkemizin nüfus projeksiyonlarına bakılarak gelecekteki nü-

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1963 yılına kadar nüfus artış hı-

fus özelliklerinin aşağıdaki gibi olacağı tahmin edilmektedir.

zını yükseltici uygulamalar yapılmıştır. Bu dönem nüfus politi-

• 2015 yılında 75 milyon, 2020 yılında 85 milyon olacaktır.

kaları şu özellikleri taşımaktadır.

• Nüfus artış hızı değişmezse nüfusun ikiye katlanma süresi

1. Doğal kaynakları işletmek için gerekli nüfus miktarının az

30 yıl civarında olacaktır.

olması

• Doğum oranları sürekli azalacak ve yaşlı nüfus’ün genel nü-

2. Fazla nüfusun askeri güç olarak görülmesi

fus içindeki payı artış gösterecektir. (2030 yılında ‰15 yaş-

3. Kurtuluş Savaşı nedeniyle erkek nüfus azalması

lı nüfus oranı)

4. Türkiye’de ölüm oranının yüksek olması

• 2050 yılına kadar nüfus projeksiyonumuz gelişmiş ülkelerdeki gibi “arı kovanı” şeklinde olacaktır.

5. Fazla çocuk sahibi olan ailelerden vergi alınmaması
6. Çok çocuklu ailelerin ödüllendirilmesi
7. Evlenme yaşının düşürülmesi

VII. TÜRKİYE'DE NÜFUS ARTIŞININ NEDENLERİ
VE SONUÇLARI

8. Çok çocuklu ailelere toprak verilmesi

a) Nüfus Artışının Nedenleri

9. Göçmenlere vergi muafiyeti getirilmesi

• Doğum oranlarının ölüm oranından fazla olması

10. Düşük faizli ve uzun dönemli krediler verilmesi

• Sağlık, beslenme ve eğitim koşullarının iyileşmesi

Planlı kalkınma ile aile planlamasının birlikte uygulandığı
1960 sonrasında nüfus artışını teşvik eden politikalarda de-

• Mültecilerin kabul edilmesi

ğişim olmuştur.

• Hatay’ın 1939 yılında anavatana katılması
b) Nüfus Artışının Sonuçları

1960’lardan sonra nüfüs politikası kalkınmayı olumsuz yönde

• İşsizlik oranı artmaktadır.

etkilemeyecek uygulamalardır. Bu dönem politikalarının özellikleri şunlardır.

• Ekonomik kalkınma hızını yavaşlatmaktadır.

1. Sağlık hizmetlerinin gelişmesiyle ölüm oranı azalmıştır.

• Bağımlı nüfus oranı artmaktadır.

2. Tarımda makinalaşma artmıştır.

• Tüketici nüfus artmaktadır.

3. Askeri alanda insan gücünden çok teknoloji gücü öne çık-

• Zorunlu sosyal giderler artmaktadır.

mıştır.

• Kişi başına düşen milli gelir azalmaktadır.

4. Nüfus artış hızını azaltıcı tedbirler alınmıştır.

• Köylerden kentlere olan göçleri arttırmaktadır.

5. Aile planlaması ve aile sağlığı hizmetleri yaygınlaşmıştır.

• Çarpık kentleşme (konut açığı, gecekondulaşma, tarım
alanlarının amaç dışı kullanımı, çevre sorunları vs.) sorunu

6. Bebek ölüm oranı azalmıştır.

ortaya çıkmıştır.

7. Kadınların eğitimi desteklenmiştir.

• Doğal kaynakların tüketimi artmaktadır.

105

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Türkiye’de Nüfus Sayımları
Türkiye’de nüfus sayımları, Cumhuriyet döneminin öncesine
kadar uzanır. Osmanlı Devleti döneminde gerçekleştirilen ilk
nüfus sayımı askere alınacak kişi sayısı ile vergi yükümlülerini belirlemek amacıyla II. Mahmut döneminde 1831 yılında
yapılmıştır. Türkiye’de ilk geniş kapsamlı nüfus sayımı 1927
yılında yapılmıştır.

Yukarıda verilen tablo ve grafik incelendiğinde Türkiye nüfusunun değişim seyri ile ilgili olarak aşağıdaki yorumlar
yapılabilir.
• Türkiye’de nüfus artış oranları yıllara göre kararsız bir özellik gösterir.
• 1935 - 1940 arasındaki (1939) Hatay’ın anavatana katılmasıyla Türkiye nüfusu artmıştır.
• En düşük nüfus artış hızı 1940 - 1945 dönemleri arasındadır. (II. Dünya Savaşı’nda asker nüfusu artırılmış evlilik sayısı
azalmıştır.)
• En yüksek nüfus artışı 1955 - 1960 yılları arasında olmuştur.
(Sanayileşme atılımları, sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması)
• 1960 - 65 dönemlerinde artışhızında bir yavaşlama gözlenmektedir (Avrupa’ya yoğun işçi göçleri yaşanması.)
• 1975 - 1980 dönemlerinde nüfus artış hızı azalmıştır. (Ülke
genelinde yaşanan sosyal ve ekonomik sorunlar)
• 1985 yılından günümüze kadar geçen sürede nüfus artış
hızı sürekli azalmaya başlamıştır. Çünkü bu dönemde kararlı
şekilde ortaya çıkan sanayileşme, kültürel gelişim, kadınla-

Türkiye’de nüfusun sayım dönemlerine göre artışı

rın sosyal yaşamdaki etkinlikleri bu sonucu normal olarak

(TÜİK 2008)

doğurmaktadır.
• Nüfus sayısı ve nüfus yoğunluğu sürekli olarak artmıştır.
İkinci nüfus sayımı ise 1935 yılında yapılmıştır. Daha sonra-

• 1927 - 2007 yılları arasında Türkiye’nin nüfusu beş kattan
daha fazla artmıştır.

ki sayımlar ise 1990 yılına kadar beş yılda bir sonu beş ya da
sıfır ile biten yıllarda sonbahar aylarında yapılmıştır. 1990 yılından itibaren sonu sıfır ile biten yıllarda (on yılda bir sayım)

VIII. TÜRKİYE NÜFUSUNUN TARİHSEL GELİŞİMİ

nüfus sayımı yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak 1997 yılında
Bir yerdeki nüfus sayısının sayısal değişimi üzerinde nüfus

genel nüfus ve seçmen nüfusunun saptanması amacıyla nü-

politikaları, doğum oranı, göçler, savaşlar, ölümler, sınır de-

fus sayımı yapılmıştır. Günümüzde adrese dayalı nüfus sayı-

ğişiklikleri, salgın hastalıklar, doğal afetler ve mübadele gibi

mı sistemine geçilmiştir.

faktörler etkili olur.

106

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

En fazla göç veren bölgeler: Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu

VIIII. TÜRKİYEDE GÖÇLER

En fazla göç veren kentler: Tunceli, Kars, Bayburt, Artvin,
Muş, Erzurum, Ağrı, Siirt, Ardahan (İş olanaklarının yetersizliği ile doğum oranının yüksek olması)

A. İç Göçler
Ülke içindeki nüfus hareketliliğine iç göç denir. Türkiye’de
iç göçler 1950’li yıllar itibarıyla başlamıştır. Günümüzde

Ülkemizde 2000 yılına göre göç etme nedenine göre iller

küçük kentlerden büyük kentlere doğru hızlı bir göç olayı

arası göç eden nüfus oranları

yaşanmaktadır.

Kaynak: TÜİK

İç Göçlerin Nedenleri (İtici Faktörler)
– Hızlı nüfus artışı
– Tarımda makinalaşma sonucunda insan emeğinin değer

İç Göçlerin Olumsuz Sonuçları

kaybetmesi

– Çarpık kentleşme oluşur.

– Miras yoluyla toprakların küçülerek atıl kalması

– Kentlerde kimsesiz ve bakıma muhtaç kişi sayısı artar.

– Köylerde ve küçük kentlerde alt yapı yetersizliği

– Küçük çocukların çalışması.

– Erozyona bağlı olarak toprağın verimsizleşmesi

– Adli olaylarda artış. (Hırsızlık, kapkaç, boşanma, vs.)

– Sulama sorununa bağlı olarak tarım gelirinin yetersiz kal-

– Yatırımların dengesiz dağılımı devam eder.

ması

– Kentlerde işsizlik artar.

– Arazi kamulaştırmaları
Çekici faktörler
– Daha iyi yaşam kurma istemi
– Şehirlerde sosyal ve kültürel alt yapının yaygın olması

İç Göçlerin Olumlu Sonuçları

– Şehirlerde iş ve eğitim şartlarının uygun olması

– Tarım dışı sektörler gelişir.
En fazla göç alan bölgeler: Marmara Bölgesi, Kıyı Ege, Çu-

– İş olanaklarını genişleten aileler yeni istihdam alanları

kurova.

yaratır.

En fazla göç alan kentler: İstanbul, İzmit, Antalya, Bursa, Mer-

– Sosyal yaşamdaki etkinlikler gelişir.

sin, İzmir, Ankara, Aydın (Sanayi ve hizmet sektörünün geliş-

– Hayat standartı yükselir.

miş olması)

– Kişisel gelişim süreçleri hızlanır.

107

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

B. Dış Göçler

1990’lı yıllardan itibaren Rusya Federasyonu’na ve Orta Asya
Türk Cumhuriyetleri’ne doğru işçi ve sanayici göçleri dikkat

Ülkeler arası gerçekleşen göçlerdir.

çekmektedir.
Türkiye’nin en önemli sorunlarından birisi de beyin göçü gön-

Dış Göçlerin Nedenleri

dermesidir. Ülkemizde iş alanı bulamayan pek çok, Tıp dok-

– Ekonomik nedenler (işsizlik ve geçim sıkıntısı)

toru, Astrofizikçi, Biyolog vs. yetişmiş yetenekli kişiler ülke-

– Savaşlar

mizde yetiştikten sonra başka ülkelerde hizmet vermek zorunda kalmaktadır.

– Yeni yerlerin merak edilmesi
– Etnik çatışmalar ve siyasal baskılar
– Doğal afetler (Kuraklık, deprem, salgın hastalık vs.)
– Uluslararası antlaşmalar ile sınırların yeniden belirlenmesi

Dış Göçlerin Olumlu Sonuçları
– Ülkelerarası ekonomik ve kültürel etkileşim gelişir.
– Turizm gelişir.
– Döviz ticareti gelişir.
– Beyin Göçü alan ülkenin nitelikli iş gücü artar.

Dış Göçlerin Olumsuz Sonuçları
– Göç gönderen ülkenin kalifiye elemanı azalır.

Kültürler arası çatışmalar yaşanabilir. (Yabancı düşmanlığı vs.)

Başka Ülkelerden Türkiye’ye Olan Göçler
1923 – 1961 yılları arasında Batı Trakya, Bulgaristan ve
Yugoslavya’dan Türkiye’ye 1,2 milyon kişi Türkiye’ye göç
etmiştir. Diğer yıllarda Afganistan, Bosna – Hersek ve
Kosova’dan Türkiye’ye sığınanlar olmuştur.

Türkiye’den Başka Ülkelere Olan Göçler
1960–1980 yılları arasında yoğun şekilde görülen dış göçler
bu yıllarda özellikle Avrupa ülkelerine olmuştur. Türkiye’nin
en fazla göç gönderdiği ülke Almanya’dır. Bu ülkeyi Fransa
ve Hollanda izlemektedir.
1980’li yıllardan sonra dış göçler farklı yönlere kayarak Suudi Arabistan, Libya, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi petrol üreten ortadoğu ülkelerine yönelmiştir.

108

LYS Coğrafya

1.

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

4.

Türkiye'de nüfus 1960'tan itibaren çok büyük bir hızla

devletin atadığı valiler tarafından yönetilir. İller; il merke-

dir.

zi, ilçeler, belde ve köylerden meydana gelir. Belde ve
köyler bir ilçeye bağlı olabileceği gibi, doğrudan il mer-

Bu yıllardan itibaren hızlı artışın yaratacağı sorunlar

Durum: Ülkemizdeki en büyük idari birime il denir. İller

artmıştır. 1985 yılında artış ortalama ‰ 24 düzeyinde-

kezine de bağlı olabilir.

düşünülerek,

Buna göre, aşağıdakilerden hangisini yukarıdaki

I. Doğum kontrol kampanyaları

II. Eğitim çalışmalarına yönelme

III. Göçleri teşvik etmek amacıyla göçmenlere gümrük

durumla ilişkilendirmek mümkündür?
A) Beyköyü Şarkikarağaç ilçesine, bu ilçe de Isparta
iline bağlıdır. Taşkapı Köyü ise doğrudan Burdur il

muafiyeti getirmek.

merkezine bağlıdır.

gibi çalışmalardan hangileri uygulanmaya çalışılmıştır?

B) İllerin sınırları coğrafi bölgelerin sınırlarıyla çakış-

A) Yalnız I

B) Yalnız II

D) I ve II

maz.

C) Yalnız III

C) Bilecik ilinin dört coğrafî bölgede toprakları vardır.

E) I ve III

Van ili ise sadece bir coğrafi bölgede yer alır.

2.

D) İllerimizin toprak büyüklüğü ve nüfus bakımından bir-

Türkiye'de idarî yapıya bağlı olarak oluşturan bölümler-

birlerinden farklılık gösterirler.

de vardır. Türkiye merkezî yönetim kuruluşu bakımından illere, iller ilçelere, ilçeler de köylere ayrılmıştır. Bu

E) Yüz ölçümü en büyük ilimiz Konya en küçük ilimiz

birimlerin ayrımında coğrafî koşullar, ekonomik, durum,

Yalova'dır.

ulaşım, kamu hizmetlerinin yerine ulaşması gibi şartlar
göz önüne alınmıştır.
Buna göre;

I. ülkeyi küçük birimler halinde daha iyi yönetebilmek,

II. eskiden var olan ama son zamanlarda uygulamadan kaldırılan bucak (nahiye) uygulamasına tama-

5.

mıyla son vermek,

mazlar. Ekonomik, doğal ve siyasi nedenlerle bireylerin
veya toplulukların bu ülkeden başka bir ülkeye, bir yer-

III. en küçük yerleşmelere bile devlet hizmetlerini gö-

leşim yerinden başka bir yerleşim yerine giderler. Dep-

türmek.

rem, volkanik olaylar, iklim değişiklikleri, seller ve taş-

yukarıdakilerden hangileri idari bölünmenin amaç-

kınlar doğal nedenleri oluşturur. Savaşlar, iç karışıklık-

ları arasındadır?

A) Yalnız I

3.

İnsanlar yaşamları boyunca doğdukları yerlerde kal-

lar, ihtilaller ve dış baskılar siyasi nedenleri oluşturur.
B) Yalnız II

D) I ve II

İşini büyütme, gelirini artırma, iş bulma, daha iyi koşul-

C) Yalnız III

larda yaşama gibi olaylar da ekonomik nedenleri oluştu-

E) I, II ve III

rur.

Parçada,

çözümü olarak görülmektedir.

I.

Göçlerin sonuçları

Aşağıdakilerden hangisi nüfus artış hızının düşme-

II.

Göçlerin nedenleri

III. Yerleşik yaşama geçişi

IV. Toplumsal gelişmelerin insanları değiştirmesi

gibi konulardan hangisine değinilmiştir?

Türkiye'de nüfus artış hızının düşmesi birçok problemin

sinin olumlu sonuçlarından biri değildir?
A) Sağlık ve eğitim hizmetleri artar.
B) Kamu hizmetleri yaygınlaşır.
C) İşsizlik azalır.

D) Doğal kaynak tüketimi artar.
E) Yaşam süresi artar.

A) Yalnız I

109

D) II ve III

B) Yalnız II

C) Yalnız III

E) III ve IV

LYS Coğrafya

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

6.

8.

ve üzeri nüfus 2050 yılında 17 milyona ulaşacak.” diyen

II

I

III

bir araştırmacı;

IV
V

Türkiye'de iç göç hareketinin bir kısmını, tarım işçilerinin
yer değiştirmesi şeklinde gerçekleşen mevsimlik iş gücü
göçleri oluşturur. İnsan emeğinin, makineden daha çok

I. sağlık hizmetlerinin iyileşmesi,

II. aile planlaması,

III. gıda üretiminin artması,

IV. çalışabilir nüfusun artması

gibi maddelerden hangileri buna kanıt gösterebilir?

kullanıldığı böyle yerlerde tarımsal iş gücü ihtiyacı artmaktadır.

Türkiye’de 2000 yılında yaklaşık 5,5 milyon olan 65 yaş

A) I ve III

B) I ve II

C) III ve IV

D) Yalnız IV E) Yalnız III

Bu bilgilere göre, haritada numaralandırılmış taralı alanlardan hangisinde mevsimlik iş gücü ihtiyacı
daha fazladır?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

9.

Türkiye’de nüfus artış hızını düşürücü politikalar izlenmesine rağmen nüfus içindeki en büyük pay genç nüfusa aittir.

Aşağıdakilerden hangisi genç nüfusun fazla olmasının olumsuz sonuçları arasında gösterilemez?

7.

ilenin
en isi
akkın aki
n eleri

Özel yetenekleri ve
zekası
evrenin
etkisi lkenin
ek n ik
r ve
tekn l ik
eli eler

A) Tüketimin artması

B) Demografik yatırımların artması

C) İşsizliğin artması

D) İş gücünün sağlanması

E) Doğal kaynakların hızlı tükenmesi

en i istek
ve
ayalleri
insiyeti ve
iziksel
zellikleri
eslek
akkın aki
il i zeyi

alı
a
lı kanlıkları
ilenin
s sy ek n ik r

kl
a arısı

esle in
t l aki
yeri ve etir i i
elir

10.

a ıtlarının
etkisi ve
n eleri

Samsun
Bursa

Türkiye nüfusunun geleceği konusu ile yakın ilgili

Artvin

İzmir

olan yukarıdaki kavram haritasında merkezdeki boş

Antalya

bırakılan alana aşağıdakilerden hangisinin gelmesi
en uygundur?
A) Nüfus politikaları

Türkiye’de göçe daha çok genç nüfusun katıldığı

B) Meslek seçimi

dikkate alındığında, haritadaki kentlerden hangisin-

C) Meslek ahlakı

de genç nüfusun daha az olduğu söylenebilir?

D) Toplumun geleceği

A) Samsun

E) Meslek ve toplum

110

B) Bursa

C) Antalya

D) İzmir E) Artvin

LYS Coğrafya

1.

Çözümler

6.

Hızlı nüfus artışı sorunlar yaratacağından amaç nüfus
artış hızını düşürmek olacaktır. Bu nedenle I ve II mad-

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

Çukurova ve çevresi Türkiye'de en fazla mevsimlik işçi
göçü alan yöremizdir.

delerindeki çalışmalar yapılır.

Cevap E
Cevap D

7.

Kavram haritasında verilenler meslek seçimi ile ilgilidir.
Son yıllarda çıkan soru tiplerine çok benzer yönleri olan

2.

Soru kökünde verilen mülki idari bölünmeler ülkeyi kü-

bir soru tipidir.

çük birimler halinde daha kolay yönetebilmek için yapıl-

Cevap B

mıştır..
Cevap A

3.

8.

Nüfus artış hızının düşmesi doğal kaynakların tüketimini
azaltır. Çünkü artış hızının düşmesi genç nüfusun azal-

Araştırmacının sözlerine sağlık hizmeklerinin iyileştirilmesi ve aile planlaması kanıt olabilir.

masına yol açar.

Cevap B
Cevap D

4.

Son yıllarda benzer soru tipleri de çok çıkmaktadır. Soru

9.

kökünde verilenlerle sadece A seçeneğindeki veriyi iliş-

İş gücünün sağlanması olumlu, diğerleri ise olumsuz
sonuçlar arasındadır.

kilendirmek mümkündür. Diğer seçeneklerde verilenlerde doğru bir bilgidir. Fakat soru köküyle ilişkilendirilmez.

Cevap D

Cevap A

10. Haritada verilen şehirlerden Artvin en çok göç veren ilimiz arasındadır. Göç veren yerlerde yaşlı nüfusu fazla

5.

genç nüfus az olur.

Soru kökünde verilenler göçlerin nedenleri ile ilgilidir.
Cevap B

Cevap E

111

DOĞAL AFETLER VE TÜRKİYE İÇİN

9. BÖLÜM

!

RİSKLERİ

LYS modüler dergi 1. sayımızda ekstrem olayları

Deprem Öncesi Gereken Önlemler

konusunda doğal afetlere değinmiştik. Burada ise

– Zemin araştırması yapılmalı ve yerleşim birimleri depre-

1. sayıda değindiğimiz konulara ek olarak bilgilen-

me dayanıklı zeminlere kurulmalı.

dirme yapılacaktır.

– Fay hatları yakınına zorunlu olmadıkça yerleşilmemeli,
sanayi tesisleri kurulmamalı, petrol ve doğal gaz boru
hatları geçirilmemeli.

1. DOĞAL AFETLER

– Depreme dayanıklı bina yapılmalı,

Dünyadaki canlı ve cansız varlıklar büyük zararlara neden

– Halk deprem konusunda eğitilmeli.

olan çeşitli afetlerle karşılaşmıştır. Bu afetlerin nedenleri do-

– Deprem bölgelerinde su, elektrik, doğal gaz tesislerinde

ğal olabileceği gibi insanların bilgisizliği, ihmali veya yapmış

erken uyarı sistemleri kurulmalı.

olduğu hatalı davranışlar da olabilir.

– Deprem sonrasında görev alacak arama kurtarma ekiple-

En geniş anlamıyla afet, canlı ve cansız çevreye büyük zarar

ri kurulmalı ve eğitilmelidir.

veren önemli ölçüde can ve mal kaybına neden olan beşeri

– Deprem sırasında kargaşaya meydan vermemek için

ve doğal olaylardır.

depremle ilgili kuruluşların çalışmalarının koordinasyon

A) YER KÖKENLİ DOĞAL AFETLER

ve görev bölümü yapılmalı.

Deprem: Doğal veya yapay nedenlerle oluşan ve yeryüzünde hissedilen yer sarsıntılarına deprem adı verilir. Bu sarsın-

Deprem Sırasında Yapılması Gereken Önlemler

tılar, bazen binlerce insanın ölümüne neden olacak kadar
büyük zararlara yol açar.

– Paniğa kapılmamalı ve soğukkanlı davranmalı

Depremle ilgili ilk kayıtlar, M.Ö. 2000'li yıllarda olmasına kar-

– Sarsıntı devam ederken, hemen dışarı çıkma olanağı

şın deprem hareketini tespit eden ilk alet M.S. 132'de, ilk

varsa çıkmalı, yoksa sağlam bir cismin altına girmeli.

Dünya deprem katalogu 1840'ta, ilk arazi çalışması 1857'de

– Balkon ve pencereden aşağıya atlanmamalı.

yapılmıştır.

– Yangın tehlikesine karşı gaz ve elektrik hemen kesilmeli.

Türkiye'nin Dünya'nın en önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde olması, yüz ölçümünün %42'sinin I. derece, %
24'ünün II. derece deprem bölgesinde olması ve bu bölge-

Deprem Sonrasında Yapılması Gereken Önlemler

lerde yaşayan nüfusun, toplam nüfusun %71'ini oluşturması

– Deprem sonrasında paniğe kapılmadan hemen dışarıya

nedeniyle doğal afetlerden biri olan deprem, daha ayrıntılı bir

düzenli bir şekilde çıkılmalı.

şekilde incelenmiştir. 17 Ağustos 1999'daki Marmara depreminin vermiş olduğu maddî ve manevî zarar, bu konunun

– Hasar gören yapılara girilmemeli.

önemini vurgulamaktadır.

– Kurtarma çalışmaları, bu konuda eğitilmiş kişilerce yapıl-

Deprem Etki Değerleri

malıdır.

Depremin şiddeti, onun yapılar, doğa ve insanlar üzerindeki

– Arama kurtarma ekiplerinin söylediklerine uyulmalı.

etkilerinin bir ölçüsüdür. Depremlerin gözlenen etkileri sonu-

– İnsanların barınma ve beslenme ihtiyaçları karşılanmalı-

cunda ve uzun yılların vermiş olduğu deneyimlere dayanıla-

dır. Deprem sonrasında arama ve kurtarma çalışmaları,

rak hazırlanan deprem şiddet cetvelleri, 12 şiddet derecesi-

yaralıların tedavi edilmeli, insanların çeşitli ihtiyaçlarının

ni kapsamaktadır. Bu cetveller, her şiddet derecesindeki dep-

karşılanmalı

remlerin insanlarda, yapılarda ve arazide oluşturabileceği et-

– Bütün bu çalışmalar bir kriz merkezinde organize edilme-

kileri belirlemektedir. 5 ve daha küçük şiddette olan depremler, genellikle yapılarda hasar oluşturmaz.

lidir.

112

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal
Afetler ve Türkiye İçin Riskleri
LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Oluşturduğu hasarlar nedeniyle depremlerin çok kısa bir süre

Fay hattı

öncesinde bile tahmin edilmesi, can kayıplarını en aza indireceğinden, son derece önemlidir. Bu konuda yapılmakta olan
araştırmalar, her geçen gün artmaktadır. Depremler üç nedenle oluşurlar:
a. Çöküntü depremleri; kolay eriyebilen (karstik) kayaçların
yaygın olduğu arazilerde oluşan mağaraların ya da maden
İç merkezi

ocaklarının tavanlarının çökmesiyle oluşan dar alanlarda etkili olan sarsıntılardır. Obruk Platosu'ndaki çökmelerde bu tür

Dış merkez

Yerkürede basınçların etkisiyle meydana gelen tektonik dep-

sarsıntılar çok olur.

remler Dünya'da belirli kuşaklar üzerinde görülmektedir (lev-

b. Volkanik depremler; magmanın büyük bir basınçla yer ka-

ha sınırları, genç kıvrım dağ kuşakları ve okyanusların kenar

buğuna sokulması, şiddetli sarsıntılara neden olur Bu tür dep-

çukurlukları gibi). Depremlerin çok büyük bir kısmı volkanla-

remlerin şiddeti volkanik faaliyetin büyüklüğüne bağlıdır.

rın da yer aldığı bu bölgelerde gerçekleşir.

c. Tektonik depremler; levhaların fay hatlar, boyunca hare-

Yeryüzünde depremlerin üç ana kuşak üzerinde yoğunlaştık-

ket etmeleri sonucunda oluşurlar. En yıkıcı depremlerdir. Bu

ları görülür:

tip sarsıntılar gerilim kuvvetinin çok fazla olduğu levha sınırlarında gerçekleşir.
a. Büyük Okyanus (Pasifik) Deprem Kuşağı:

Yer kabuğunun zayıf noktalarının basınca dayanamayarak

Üzerindeki genç ve aktif volkanlardan dolayı ateş çemberi de

kırılmasıyla yeni bir fay hattı oluşabileceği gibi mevcut olan

denilen bu kuşakta Şili, Peru, Meksika, Kaliforniya, Aleut Ada-

eski bir fay boyunca da hareketlenme görülebilir. Her iki halde

ları, Asya'nın doğu kıyıları, Kamçatka, Japonya, Filipinler, En-

de açığa çıkan olağanüstü büyüklükteki güç dalgalar halinde

donezya ve Yeni Zelanda yer almaktadır. Bu kuşak depremle-

çevreye yayılır ve sismik dalgalar (deprem dalgaları) oluştu-

re neden olan enerji yoğunlaşmasının en yüksek olduğu sa-

rur. Dünya, özellikle yer kabuğu, canlı bir varlık gibi değişen

hadır.

ve gelişen özelliklere sahiptir. Bu değişim süreci içinde yalnızca hassas ölçümlerle anlaşılan yavaş hareketler dışında

b. Alp - Himalaya (Akdeniz) Deprem Kuşağı: İspanya'dan

herhangi bir ölçüm aracı olmaksızın hissedilebilen hızlı ha-

başlayıp Fransa, Kuzey Afrika, İtalya, Yunanistan, Türkiye,

reketler de oluşur. Yer kabuğunun yavaş hareketleri sırasın-

Hazar Denizi, Iran ve Afganistan üzerinden Himalayalara ve

da belli bölgelerde biriken enerji, hızlı hareketler olan kırılma

Çin'e kadar uzanır.

veya kaymalara neden olur. Yer kabuğunun katı tabakalarında gerçekleşen bu kırılma ve kayma sırasında, daha önce-

c. Atlas Okyanusu Sırtı: Atlas Okyanusu'nun ortasında "S"

den birikmiş olan enerji, dalgalar halinde yayılarak yer kabu-

şeklinde uzanan levha sınırındaki kuşaktır. Azor Adaları ve İz-

ğunu sarsar. Bu tür sarsıntılara tektonik depremler denir. Yer-

landa çevresi bu kuşak üzerinde yer alır.

yüzünde olan depremlerin %90 ı bu tür depremlerdir. Tektonik depremlerde yer kabuğu tabakasında oluşan kırılmanın,
diğer bir deyişle faylanmanın başlangıç noktası deprem odağıdır. Odak noktasının tam üzerine gelen yeryüzü noktasına
üst merkez denir. Depremin etkisini doğal ve beşeri özellikler etkiler. Doğal etkenler arasıda zemin yapısı, beşeri etkenler arasında ise yerleşme birimlerinin büyüklüğü, nüfus miktarı ve yoğunluğu yapıların dağınıklığı ve halkın deprem konusundaki eğitimi yer alır.

113

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal Afetler ve Türkiye
İçin
Riskleri
LYS
Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Depremlerin %68'i Pasifik'te %21'i Alp-Himalaya'da %11'inin

Buna karşın deprem tehlikesinin az olduğu yerler Konya Bö-

ise Atlas Okyanusu ve diğer yerlerde oluştuğu görülmüştür.

lümü, Taşeli Platosu, Güneydoğu Anadolu, Doğu ve Batı Ka-

Dünya'nın bazı bölgelerinde ise bugüne dek hiç deprem kay-

radeniz kıyıları ile Edirne civarıdır.

dedilmemiştir. Bunlar; Sibirya, Kanada, Afrika'nın orta bölüDepremlerin büyük bir kısmı Dünya'da ve Türkiye'de belirli

mü ve Brezilya gibi kararlı yapıya sahip sert kayaçlardan olu-

kuşaklar üzerinde meydana gelmektedir. Özellikle levha sı-

şan yerlerdir.

nırları ve önemli fay hatları depremlerin sık görüldüğü has-

Türkiye'de dünyanın üç önemli deprem kuşağından biri olan
Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alır. Bu nedenle

sas alanlardır. Buna bağlı olarak depremlerin nerelerde olabi-

çok sayıda kırıklarla parçalanmış olan Anadolu hem geçmiş-

leceği tahmin edilebilmektedir. Buna karşılık bazı gelişmeler

te hem de bugün çok şiddetli depremlerin yaşandığı bir yer

olmasına rağmen henüz ne zaman, hangi noktada ve ne bü-

olmuştur. Türkiye'deki fayları üç ana kuşak üzerinde topla-

yüklükte bir depremin olacağının önceden tahmin edilebildiği-

yabiliriz:

ni söylemek mümkün değildir. Bu nedenle yapılması gereken
önlenmesi imkansız olan bu doğal afetin zararlarını en aza indirmek için önceden gerekli önlemleri almaktır.
— Depremle ilgili bilimsel çalışmalar aralıksız sürdürülmelidir.
— Deprem veri tabanı oluşturulmalıdır.
— Depremselliğe göre yapı teknikleri geliştirilmelidir.

a. Kuzey Anadolu Fay Kuşağı (KAF): Batıda Saros
Körfezi'nden başlar Marmara Denizi, Adapazarı, Düzce, Bolu,

— Deprem bilincini artırmak için eğitim programları düzen-

Kastamonu, Kelkit Vadisi, Erzurum, Erzincan, Bingöl'den Van

lenmelidir.

Gölü'nün kuzeyine kadar uzanır.

— Yapılaşma alanları deprem riskinden uzak yerler olma-

b. Doğu Anadolu Fay Kuşağı (DAF): Antakya'dan (Asi olu-

lıdır.

ğu) başlayıp Amik Ovası, Kahramanmaraş, Elbistan, Malat-

— Gevşek yapılı, alüvyal dolgulu zemin yapısına sahip olan

ya, Elazığ, Bingöl, Muş ve Van'dan Hakkari'ye uzanır.

yerlere yerleşim alanları kurulmamalıdır.

c. Batı Anadolu Fay Kuşakları (BAF): Kıyı Ege ve Güney

— Acil kurtarma ve yardım ekipleri oluşturulmalıdır.

Marmara'nın çöküntü kenarlarında yer almaktadır.

114

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal
Afetler ve Türkiye İçin Riskleri
LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Haritadan da anlaşılacağı gibi yurdumuzdaki volkanik dağlar

2. VOLKANİZMA

belirli bir hat üzerinde sıralanmaktadır.

Yüksek sıcaklık ve basıncın etkisi sonucu yerin içinde ka-

Bunların haricinde

yaçların erimesiyle oluşan magmanın yükselerek yeryüzüne

Karapınar çevresindeki Meke Tuzlası bir patlama çukurudur.

doğru hareket etmesi olayına magmatizma denir. Eğer mag•

ma yeryüzüne ulaşmadan yer kabuğu içinde yayılarak soğur-

Ege Bölgesi'nin Kula Yöresi'nde de volkanik şekiller bulunmaktadır. Bunların bazılarının üzerinde kraterleri de

sa derinlik volkanizması (iç püskürme) yeryüzüne kadar ula-

bulunan tüf konileri ile lav akıntılarıdır.

şırsa yüzey volkanizması (dış püskürme) ya da volkanizma

Depremler gibi volkanik faaliyetlerin de büyük bir kısmı litos-

denir.

ferde bulunan levhaların hareketleriyle ortaya çıktığından vol-

Bir volkan oluştuktan sonra yer altından magma geldiği sü-

kanların pekçoğu depremler gibi levha sınırlarında veya he-

rece bu volkandaki püskürmeler devam eder. Ama bazen

men yakınlarındaki belirli kuşaklar üzerinde görülmektedir.

iki püskürme arasındaki yüzlerce hatta binlerce yıl geçebilir.

Volkanik olayların yaşandığı bölgelerin ortak özelliği burala-

Örneğin İtalya'daki Vezüv ve Etna yanardağları 2000 yıldır

rın, yerin derinliklerinden gelen magmanın ve diğer madde-

zaman zaman kesintiye uğrasa da hâlâ etkindirler. Yine ne-

lerin kolayca yeryüzüne çıkabileceği, litosferin en zayıf nok-

deni tam olarak bilinmemekle birlikte belirli aralıklarla püskü-

taları olmalarıdır.

ren volkanlar da vardır. Hawai Adası'ndaki Loa ve Kliauea
volkanları her 2 yılda bir, St. Helens Volkanı (Alaska) her 150

Volkanik arazilerin, tehlikeli olmasına rağmen yo-

!

yılda bir, Sicilya'daki Stomboli volkanı ise her 15-30 dakikada
bir püskürür. Ancak genel bir kabul olarak 10 bin yıl içinde

ğun nüfuslanmalarında, oluşan toprakların mineral
bakımdan çok zengin olması etkili olur.

püskürmüş ve hâlâ püsküren volkanlara etkin volkanlar, buna
karşılık son 10 bin yıldan beri etkinlik göstermeyenlere ise
sönmüş volkan denir. Fakat bunların dışında daha sonra et-

3. TSUNAMİ

kin hale gelebileceğine inanılan volkanlara ise uyuyan volkan
denir. Yüzyıllar boyu etkinlik göstermeyen bazı volkanlar bir-

Deniz, okyanus tabanı ya da kıyıya yakın karalarda gerçek-

den bire aktif hale geçebilmektedir. Buna en güzel örnek ilk

leşen tektonik olaylar sonucunda oluşan dev, yıkıcı dalgalara

çağlarda püsküren Vezüv'ün Orta Çağ boyunca sessiz kal-

denir. Bu dalgalar rüzgarların veya gel-git olayının oluşturdu-

masının ardından 1631 yılında tekrar püskürmesidir.

ğu dalgalardan farklı olarak litosferdeki düşey yönlü hareketlerden, deniz altındaki büyük ölçekli kayma ve oturmalardan,
odak noktası deniz veya okyanus tabanında olan depremler-

Ağrı Dağı
Uludağ

Karadağ

Erciyes D.

Süphan
Dağı

Melendiz
dağı
Karacadağ
Karacadağ Hasandağı

den ve deniz altı volkanizmalarından kaynaklanır. Açık de-

Tendürek
Dağı

nizlerde oluşan tsunamiler saatte 800 km hıza ulaşabilmektedir. Dik yamaçlı kıyılarda 30 ile 50 m yüksekliğe tırmanarak
önüne çıkan her şeyi yok edebilmektedir. Bu nedenle sık sık
tsunami dalgaları oluşan Hawai kıyılarında bu dalgalara “katil
dalgalar” adı verilir.

Türkiye'de günümüzde lav püsküren volkan olmamakla bir-

Tsunami dalgalarının yıkıcı etkileri çok geniş alanlarda etki-

likte Ağrı, Tendürek ve Nemrut gibi sönmüş olarak kabul edi-

li olabilir. Örneğin 1960 yılında Şili açıklarında gerçekleşen

len volkanlar hâlâ buhar ve gaz püskürtmektedir. Ayrıca bun-

bir depremin neden olduğu tsunami sadece Şili kıyılarında

lar tarihi devirler içinde de lav püskürttüklerinden etkin vol-

değil, saatte 12.500 km yol alarak Hawai adalarını etkilemiş

kanlar sayılabilirler.

22 saat sonra da Japonya kıyılarını sular altında bırakmıştır.

115

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal Afetler ve Türkiye
İçin
Riskleri
LYS
Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Tsunami en çok Büyük Okyanus’ta ve kıyılarındaki ülkelerde etkili olmaktadır. Diğer okyanus ve denizlerde daha az
etkili olurlar. Çünkü tsunamiye neden olan okyanusal levha
hareketleri, dolayısıyla deprem ve volkanik olaylar Büyük
Okyanus’ta daha sık yaşanmaktadır. Bu konuda yapılan bir
araştırma 1992-2000 yılları arasında görülen 11 tsunamiden
sadece 2 tanesinin Pasifik dışındaki yerlerde gerçekleştiğini
göstermektedir. Büyük Okyanus kıyısında yer alan Japonya,
Filipinler, Papua Yeni Gine ve Endonezya gibi ülkeler tsunamiden en çok zarar gören ülkelerdir.

Tarih

Yer

Ölü Sayısı (kişi)

1998

Tayland

400

1998

Türkiye (Çatalca)

75

1994

Kolombiya

300

1989

Tacikistan

120

1987

El Salvador

100

1970

Peru

25.000

1966

İngiltere

144

1920

Çin

200.000

Dünya’da görülen bazı yamaç hareketleri

4. KÜTLE HAREKETLERİ

Türkiye’de jeolojik ve jeomorfolojik özellikler, ormanların ve
meraların tahrip edilmesi, eğimli yamaçların tarıma açılma-

Heyelân: Yamaçlardaki gevşek toprak veya kayaçların aşağı

sı, yarı kurak ilim koşullarının yaşanması vb. gibi özellikler

doğru kütlesel hareketidir. Yerin yamaç yapısı, malzemenin

yamaç hareketlerinin sık yaşanmasına ve bazen can ve mal

tutunma özelliği, yamacın eğimi, toprağın içerdiği su miktarı,

kaybına neden olmaktadır.Yamaç hareketleri Türkiye’de

yamacın alt bölümünde oluşan doğal oyuğun büyüklüğü, ka-

özellikle bol yağışı, dik eğimi, fazlasıyla yarılmış engebe-

yan madde miktarı gibi değişik nedenlere bağlı heyelan türleri

li yüzey şekilleri ve uygun litolojik özellikleriyle Karadeniz

vardır. Şiddetli ve sürekli yağmur, karların erimesi ve toprağa

Bölgesi’nde yaygın olarak görülür. Bu bölgede önemli ölçüde

sızan sular heyelan oluşumuna neden olur. Depremlerden

can ve mal kaybına neden olan heyelan olayları yaşanmıştır.

sonra da heyelanlar görülebilir.

Karadeniz dışındaki bölgelerde de kütle hareketlerine neden
olan şartlar oluşmuştur. Örneğin 13 Temmuz 1995 tarihinde

Kaya düşmeleri dağlık alanlarda, dik yamaçlardan kopan iri

Senirkent’te (Isparta) bitki örtüsünün tamamen tahrip edilmiş

blokların ve büyük kaya parçalarının aşağıya doğru hareket

olduğu yamaçta gerçekleşen çamur akıntısı sonucunda 74

etmeleri olayıdır. Bu olay özellikle ilkbahar aylarında kaya

kişi yaşamını kaybetmiş ve maddi hasar meydana gelmiştir.

bloklarının şiddetli donma, çözülme ve güneşlenmenin etki-

B. ATMOSFER KÖKENLİ DOĞAL AFETLER

siyle gevşeyip düşmeleriyle oluşur. Kaya düşmelerini deprem
1. SİKLON

olayları da tetikleyebilir. Bu olay özellikle kara ve demir yollarına zarar verebilir.

Bir alçak basınç merkezinin çevresinde, Ekvator'un kuzeyinde saat ibresinin tersi yönünde, Ekvator'un güneyinde saat
ibresi yönünde dönen güçlü rüzgârlardır. Siklon rüzgârları,
Ekvator kuşağı dışında yeryüzünün her yerinde eser, kar
ve yağmur getirir. Kuzey ve Güney Yarım Küre'de 10°-15°
enlemleri arasında oluşan tropik siklonlar, çapı 100- 500 km
olan şiddetli rüzgârlardır. Tropik ötesi siklonlar, çapı 10004000 km olan daha az şiddetli rüzgârlardır. Tropik siklonlar,
Atlas Okyanusu ve Karayip Denizi bölgelerinde kasırga Büyük Okyanus'un batısında, Çin'de tayfun olarak adlandırılır.
Amerikan tornadosu, Amerika'da Kayalık Dağları'nın doğusunda ve Mississippi Havzası'nda orta kesimlerde rastlanan
siklon fırtınasıdır. Bu rüzgârlar, burulma hareketi ve getirdiği
yağmurlarla geçtikleri bölgelerde doğal ve yapay çevre üzerinde maddî hasarlar oluşturur.

Çamur akıntıları suya doygun hale gelmiş olan malzemenin
oldukça hızlı bir şekilde eğim doğrultusunda vadileri izleyerek
aşağılara doğru akmasıdır. Yamaçların dik olması, ıslanınca
kayganlaşan kil gibi kayaçların bulunması, sağanak şeklinde
şiddetli yağışların gerçekleşmesi ve bitki örtüsünün zayıf olması çamur akıntılarının oluşması ve şiddeti üzerinde belirleyici olur. Akdeniz ülkelerinde yaygındır.
Çamur akıntılarının bir türü de volkan patlamaları sırasında
orada yer alan buzul ve karların erimesiyle oluşan akıntılardır. Bu akıntılar Hawai, Japonya ve Kolombiya'da çok sayıda
can kaybına neden olmuştur.

116

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal
Afetler ve Türkiye İçin Riskleri
LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

2. HORTUM

4. SEL
Bir suyun, doğal veya yapay yatağından taşarak çevredeki

Sütun biçiminde yükselen ve hızlı dönerek yer değiştiren,

kuru alanları basması olayına sel denir. Büyük zarar veren,

yükselirken suyu, ağacı veya toprağı sürükleyip yukarı ta-

denetlenmesi güç olan seller, genellikle kısa sürede çok mik-

şıyan hava kütlesine hortum denir. Çapları yirmi metre olan

tarda yağan yağmurun sonucunda oluşur.

hortumlara, fırtına, dolu yağışı, hava titreşimlerinden kaynak-

1342, 1402, 1501,1830 yıllarında ilkbahardaki buz erimesin-

lanan şiddetli gök gürültüsü eşlik eder. Etkili olduğu alanlarda

den dolayı, Tuna nehrinin çevresinde, 1099 ve 1946’da fırtına

maddî hasarlara yol açan hortum, çöllerin üzerinde tozları ve

gel-gitleri sonucunda İngiltere kıyılarında, 1946'da Hawai’de

kumları emerek yukarı çeker ve topografyanın değişmesine

(Havai) depremlerin neden olduğu dev deniz dalgaları so-

neden olur.

nucunda oluşan seller büyük hasarlara neden olmuştur.
1887’de Asya kıt’asındaki Sarı Irmak'ın güçlü yaz sağanakları ile kabarması sonucunda 1500 köy yerle bir olmuş 1 milyon
kişi ölmüştür.

3. ÇIĞ

Türkiye’de çok sık görülen doğal tehlikelerin başında sel gelDağ yamacından aşağı doğru büyük bir hızla kayarak önüne

mektedir. Önemli can ve mal kayıplarına neden olan ve deği-

gelen her şeyi ezen büyük bir kar kütlesidir. Çığın oluşum

şik nedenlerle oluşan sel Türkiye’de hızla değişen ve gelişen

nedenleri arasında; kar katmanının kalınlığı, donmuş eski kar

sosyal, kültürel ve ekonomik yapı içerisinde daha da etkili

üzerine karın yağması, yüksek yerlerde birikmiş olan kar yı-

olmakta ve bir afete dönüşmektedir. Gelişmekte olan bir ülke

ğınının artan ısıyla birlikte gevşemeye başlaması vardır. Çığ

olan Türkiye’de sel tehlikesiyle karşı karşıya olan yerlerde

düşmesi kendi kendine olabildiği gibi yüksek ses titreşimi ile

yerleşmelerin artması taşkın tehlikesini büyütmektedir.

de başlayabilir. Düşmeyi engelleyen en yaygın yöntemler çit5. KURAKLIK

ler, metal ağlar, kazık sistemleri, eğimlere engellerin yapılması ve ağaçlandırmadır. Ayrıca çığ potansiyeli olan yerlerde
karın üst katmanında yapay patlamalar gerçekleştirilerek çok

Kuraklık canlıların yaşamları üzerinde büyük olumsuz etkileri

büyük birikimler olmadan kar kütlesi dağıtılabilir. Ancak dü-

olan çeşitli etkinlikleri sınırlayan önemli ekonomik sorunların

şen kar durdurulamayacaksa etkilenebilecek yerleşimler, çığ

yaşanmasına neden olan ve her an afete dönüşebilen klima-

dağıtan setler ve çukurlarla korunur.

tolojik-meteoroloiik doğal bir tehlikedir. Çok yavaş gerçek-

Türkiye'nin büyük bir bölümü yer şekilleri, bitki örtüsü, iklim

leşen kuraklaşma süreci uzadıkça olumsuz sonuçları artar.
Esas olarak su azlığına bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık,

koşulları ve yaşanan aşırı kar yağışı yönünden insanların çe-

üretimi azaltıp yetersiz beslenmeye yol açtığı için sonuçta kıt-

şitli etkinliklerinin de etkisiyle can ve mal kayıplarına neden

lık açlık ve ölümlere neden olabildiğinden önemli sosyal ve

olan çığ olaylarının tehditi altındadır. Dünya'nın her yerinde
olduğu gibi Türkiye'de de çığ, dağlık ve derin vadilerle ka-

ekonomik sorunları ortaya çıkarır

zınmış yüksek yerlerde kar yağışlarının çok olduğu yıllarda,

Kuraklığın tam olarak bir tanımı yapılmamış olsa da ortaya

özellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde yaşanmaktadır.

çıkışında "yağış azlığının" etkisi herkesçe kabul edilir. Ancak

Çığ olaylarının oluşması için uygun koşullara sanıp olan

unutulmamalıdır ki her yağış azlığı kuraklığa neden olmaz.

yerler Türkiye’nin kuzey, kuzeydoğu ve doğu kesimleri ile

Bununla birlikte o bölgenin sıcaklık, yağış miktarı ve yağış

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin güneydoğu kesimlerin-

rejimi, zemin özellikleri ile buharlaşma koşulları da dikkate

deki dağlık, engebeli ve eğimli alanlardır.

alınmalıdır.

Dünya'nın kurak, yarı kurak kara parçaları

117

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal Afetler ve Türkiye
İçin
Riskleri
LYS
Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

Şüphesiz en önemli ekolojik problemlerin başında çölleşme

– Toprak yapısından dolayı, bazı maden ocaklarında ola-

gelir. Dünya üzerindeki yarı kurak alanların büyük kısmı çöl-

ğan sıcaklık ve basınçta ortaya çıkan grizu gazının tehli-

leşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu konudaki çalışmalar-

kesi, sürekli denetim ve yeterli havalandırma ile önlene-

dan Dünya’da çölleşmeden 65 milyon hektarlık birinci sınıf

bilir. Grizu gazı havada % 6'dan daha fazla bir oranda

tarım arazisinin etkilendiği, bundan da 1 milyar civarındaki

bulunursa havayı tutuşturarak patlamaya neden olur.

nüfusun risk altında olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.

Doğal Afetlerin Zararlarının Azaltılması Konusunda Halkın Eğitimi
Doğal afetlerden kaynaklanan zararları en aza indirgeyeC. İNSAN HATASI VE İHMALİNDEN KAYNAKLANAN

bilmek için her şeyden önce, afetlerin ortaya çıkarabileceği

AFETLER

sorunların ve nasıl davranılacağının bilinmesi gerekmektedir. Afetlerle mücadele konusunda, yalnızca yetkililere değil,

İnsan hatası ve ihmalinden kaynaklanan afetler, insanların

toplumdaki her bireye görev ve sorumluluklar düşmektedir.

doğrudan veya dolaylı bir şekilde etkili olduğu afetlerdir. Bu
tür afetlerde insan, bazen başlatıcı olarak bazen de olayların
sıklaşmasında önemli rol oynamakta ve doğal gibi görünen
olaylar zincirini harekete geçirebilmektedir.

Ülkemizde son yıllarda yaşanan deprem ve sel felâketlerinde,
insanlarımızın bu konudaki bilgilerinin eksik olduğu görülmüştür. Deprem sırasında paniğe kapılarak kesinlikle yapıl-

– İnsanlar kanal, yol yapımı, moloz yığma gibi etkinlikleriy-

maması gerektiği hâlde, yüksek yapılardan atlayarak daha

le yamaçların ve gevşek toprakların denge açısının aşılmasına neden olarak heyelanların oluşması için elverişli
koşulları yaratabilir.

çok zarar gören vatandaşlarımız, bilgi eksikliğine örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca olabilecek bir doğal afette, en erken
ve etkin yardımın, oradaki afetten zarar görmeyen insanlar

– İnsanın doğal çevre, özellikle de bitki örtüsü üzerinde

tarafından yapılacağı düşünülürse halkın eğitiminin ne kadar

yapmış olduğu tahribatların neden olduğu seller, erozyon, çölleşme insan hatası ve ihmalinden kaynaklanmak-

önemli olduğu anlaşılabilir.

tadır. Bazen ufak bir sel baskını, tarımsal üretimi, hay-

Doğal afetlerin zararlarının azaltılması konusunda halka

vanları, insanları yok edecek bir nitelik kazanabilir.

verilecek eğitimde, yalnızca resmî öğretim kurumları değil,

– Orman yangınları, genellikle insan hatası ve ihmali so-

dernekler, vakıflar gibi değişik sivil toplum kuruluşlarının da

nucunda oluşan önemli bir afettir. Yazları kurak geçen

yer almaları sağlanmalıdır. Radyo, televizyon, gazete, dergi

yörelerde büyük zarara neden olan yangınlar çıkabilir. Bu

ve diğer kitle iletişim araçları, halkı bilgilendirme konusunda

konuda halkın bilinçlendirilmesi ve yasalarla önlemlerin

kullanılmalıdır. Düzenlenecek sempozyum, seminer veya

alınması gerekir. Orman yangınlarına zamanında müdahale edebilmek için orman alanları arasında ağaçsız

toplantılarda, afet öncesinde, afet sırasında ve sonrasında

alanlar ve ulaşım yolları bırakılmalı, belirli yerlerde gö-

neler yapılabileceği görsel ve işitsel olarak anlatılmalıdır. Eği-

zetleme kuleleri ve su depoları yapılmalı, söndürme için

tim yoluyla halkın hazırlıklı olmasını ve bilinçli davranmasını

gerekli olan araç ve gereçler bulundurulmalıdır.

sağlayarak doğal afetlerin zararlarını azaltmak mümkündür.

– Kullanım hatası sonucunda meydana gelen nükleer sızıntıların etkisi uzun süreli olur.
– Yerleşim merkezlerinde üretilen katı atıkların uygun şartlarda depolanmaması neticesinde oluşan metan gazı
patlamaları, çevredeki yerleşimler için tehlike oluşturur.

Doğal Afetlerin Zararlarının Azaltılması Konusunda Yö-

Japonya'da daha önce çöp deposu olarak kullanılan bir

Doğal afetlerin zararlarının azaltılmasında, halkın eğitiminin

arazinin üzerine yapılan alışveriş merkezi, metan gazı

yanı sıra ilgili kanunlarla görev verilen bakanlık birimleri, Kızı-

netimlerin Etkisi

patlaması ile büyük hasarlar oluşturmuştur.

lay, sivil toplum örgütleri ve yerel yönetimler gibi ilgili kurumlar

118

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Doğal
Afetler ve Türkiye İçin Riskleri
LYS Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

tarafından alınacak önlemlerin de etkisi büyüktür. Bu kurum-

ri, yönetmeliğe uygun inşa edilmeyen yapılar ve sorumsuzca

lar tarafından yapılması gereken çalışmaları, afet öncesi ve

kullanılan çevre nedeniyle oluşan doğal afetler karşısında,

afet sonrası diye inceleyebiliriz.

can ve mal kaybımız fazla olmuştur. 17 Ağustos 1999 tari-

Deprem ve volkanik patlamalar dışında çığ, toprak kayması

hinde yaşadığımız Kocaeli depreminden sonra, yasalar ve

ve sel gibi doğal afetler için önceden yapılacak bazı önleyi-

uygulanma biçimleri hakkında yeni çalışmalara başlanmıştır.

ci çalışmalar etkili olabilir. İlgili kurumlar, bu afetleri önleyici

Günümüzde doğal afetlerde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı

çalışmalar yapabilir veya yapılan çalışmaları denetler. Ancak

tarafından yürütülen "Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar

deprem ve volkanik patlamaları önlemek için yapılacak bir ça-

Hakkında Yönetmelik" uygulanmaktadır.

lışma yoktur, yalnızca olası bir durumda yapılması gerekenler
için çalışma yapılabilir. Afet riski altındaki bölgeler, önceden
belirlenip bölge ve toplum hakkında, nüfus, yapıların niteliği,
alt yapının kontrolü, coğrafî durum, var olan sağlık kuruluşlarının kapasiteleri gibi araştırmalarla durum saptaması yapılabilir. Buna göre, gerekli araç ve gereçler sağlanıp depolanabilir, yapılacak hazırlık çalışmaları planlanıp belgelenebilir ve

Doğal Afetlerden Sonra Ortaya Çıkan Çevre Sorunları ve

afet anında kimin ne yapacağı belirlenebilir. Belirli aralıklarla

Alınması Gereken Önlemler

tatbikatlar yapılarak planların aksayan yönleri olup olmadığı

Doğal afetlerin ortak özelliği, anî ve beklenmeyen bir zaman-

kontrol edilir ve halk, afet anı için eğitilir. Afet öncesinde, ha-

da ortaya çıkması ve büyük yıkımlara neden olmasıdır. Afet

zırlık çalışmalarının dışında yönetimler, yerleşim yerlerinin

sonrasında ortaya çıkan bu yıkımlar, çevre sorunlarına neden

seçimini ve yapı uygulamalarının yönetmeliklere uygun ola-

olmakta, bazen afetten daha büyük zararlara yol açmakta-

rak yapılıp yapılmadığını denetleyebilir.

dır. Yıkılan yapıların molozları, yangınlar, petrol, doğal gaz

Afet sonrasındaki çalışmalar, gecikme ve kaynak savurgan-

ve atıkların sızıntı yapması, kanalizasyonların patlaması ve

lığı olmadan yapılmalıdır. Bu çalışmalar; kurtarma, afete uğ-

özellikle deprem afetinden sonra oluşan heyelanlar, artçı sar-

rayan bölge ve etkilenen nüfusun belirlenmesi, beslenme,

sıntılar ve dev dalgalar hava, su ve toprak kirliliği gibi çevre

barınma, ulaşım, haberleşme, güvenlik, çevre koruma, sağlık

sorunlarına neden olmaktadır. Yine Marmara depremini ör-

hizmetleridir. Ayrıca afet sonrasında yönetimler kadar gönüllü

nek olarak aldığımızda deprem sonrasında bölgedeki rafi-

kuruluşların da desteği önemlidir.

nerinin yanması sonucunda sızan petrol, hava, su ve toprak
kirliliğine neden olmuştur.
Doğal afetlerden sonra oluşacak çevre sorunlarına karşı
önceden önlem alınmalıdır. Bu önlemler; eğitim, afet öncesi
hazırlıkların tam olarak yapılması, afet bölgelerinde çevreye

Doğal Afetlerle İlgili Yasalar

zararlı olabilecek endüstriyel kuruluşların yapılmaması veya

Afetlerle ilgili yasalar, sadece afetlerden sonra yapılacakla-

yapılanların hasar görmeyecek biçimde inşa edilmesidir. Ay-

rı değil, afetlerden önce alınacak önlemleri içerdiği ve doğru

rıca afet sırasında yangına neden olacak doğal gaz ve elekt-

uygulandığı zaman, zararları azaltıcı etkiye sahip olabilir. Son

rik sistemlerinin kapatılabilmesi, afet sonrasında afetzedele-

yıllarda ülkemizde yaşanan deprem, sel, orman yangınları

rin barınma ve beslenme işlemlerinde çevre sağlık kurallarına

gibi doğal afetler, bize hem yasaların hem de uygulanış bi-

uyulması gerekmektedir.

çimlerinin yetersiz olduğunu göstermiştir. Yanlış yer seçimle-

119

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümlü Test

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

1.

4. Tektonik depremlerin sık görüldüğü yerler ile;

I. İzmir deprem riskinin en az olduğu alanda kurulmuştur.

II. Sel genellikle kısa sürede çok miktarda yağan yağmur sonucu oluşur.

III. Marmara Bölgesi'nde hareketli fayların bulunduğu
alanda yer alır.

IV. Ağrı Dağı volkanik oluşumludur.

V. İstanbul çığ riskinin olmadığı alanda yer alır.

VI. Levha sınırları ile volkanlar, fay hatları ve sıcak su-

LYS Coğrafya
Doğal Afetler ve Türkiye
İçin Riskleri

I. Sıcaksu kaynakları,

II. Verimli tarım alanları,

III. Delta ovaları,

IV. Polyeler

hangileri arasında bir benzerlik vardır?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

D) II ve IV

C) II ve III

E) III ve IV

lar arasında bir paralellik vardır.

yukarıdakilerden hangilerinde belirgin bir yanlışlık
vardır?

A) Yalnız I

B) II ve III

D) IV ve V

C) III ve IV
E) V ve VI

5. Türkiye'de sık sık şiddetli tektonik depremlerin görülmesi ve deprem olasılığı yüksek olan alanların

2.

I. Adapazarı Ovası

II. Kütahya çevresi

den hangisidir?

III. Susurluk çevresi

A) Genç oluşumlu bir ülke olması

IV. Obruk platosu

V. Yazılıkaya platosu

yukarıdakilerden hangisi göçme depremlerinin en

geniş yer kaplamasının temel nedeni aşağıdakiler-

B) Yükselti ortalamasının doğuya doğru artması
C) Yer şekillerinde çeşitliliğin fazla olması
D) Kısa mesafelerde değişik iklimlerin görülmesi

çok görüldüğü alanların başında gelir?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) Üç tarafın denizlerle çevrili olması

E) V

3. Aşağıdakilerin hangisinde bilgi yanlışı yapılmıştır?
A) Alüvyal-kumlu araziler ve yer altı sularının yüzeye
yakın olduğu yerler ile bataklıklarda depremin şiddeti

6. Yıllık toplam yağış miktarı ve yer şekillerindeki

ve etkisi fazla olur.

eğim-engebe dikkate alınırsa, aşağıdaki bölgelerden hangisinden heyelan olasılığının daha az ol-

B) Karstik arazilerde etki alanı dar olan çökme deprem-

duğu söylenebilir?

leri görülür.

A) Trabzon çevresi

C) Sel meteorolojik kökenli bir doğal afettir.

B) Zonguldak çevresi

D) Osmaniye Ovası çığ tehlikesinin fazla olduğu alanla-

C) Doğu Anadolu Bölgesi

rın başında gelir.

D) Küre Dağları

E) Yer yapısının sağlam ve kırıksız olduğu yerlerde
depremin etkisi azalır.

E) Güneydoğu Anadolu Bölgesi

120

7. Türkiye'de kış mevsiminde yaşanan çığ olayları can ve

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

9. Kızgın maddelerin birdenbire soğuması, mekanik par-

mal kaybına neden olabilmektedir.

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümlü Test

Doğal
Afetler ve Türkiye İçin Riskleri
LYS Coğrafya

çalanmayı arttırır. Mekanik parçalanmada sıcaklık farkı
ne kadar çok ise parçalanma o kadar fazla olur.

Aşağıdaki kentlerden hangisinde kış mevsiminde

V

çığ düşmesi riskinin daha fazla olduğu söylenebilir?

A) Manisa

B) Aydın
D) Konya

C) Denizli

II
I

E) Bingöl

III
IV

Mağma

Yukarıda bir volkan ve parazit koniler çizilmiştir.

Kaç numaralı alanda volkanik taşların daha ince
kristalli olması beklenir?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

8. Karstik kayaçların yaygın olduğu yerlerde çöküntü depremleri görülür.

10. I. Yüksek basınç farkın ortaya çıkması ile meydana
gelir.

I

IV

II

V

II. Türkiye'de pek fazla etkili olmaz.

III. Tropikal iklim bölgelerindeki okyanus kıyılarında
yaygın olarak görülür.

III

IV. Orta Amerika, Orta Afrika ve Güneydoğu Asya'da
etkilidir.

Buna göre, yukarıdaki haritada belirtilen alanlardan

hangisinde çöküntü depremlerine rastlanma olası-

Yukarıda bazı özellikleri verilen doğal afet aşağıdakilerden hangisidir?

lığı daha fazladır?
A) I

B) II

C) III

D) IV

E) V

A) Kasırga

121

D) Sel

B) Tsunami

C) Çığ

E) Kuraklık

Ekonomik Faaliyetler ve Türkiye Ekonomisi -

Çözümler

Doğal Afetler ve Türkiye
İçin
Riskleri
LYS
Coğrafya

Türkiye'de Tarım ve Hayvancılık

6. Heyelan aşırı engebeli ve yağışlı yerlerde olur. Güney-

1. İzmir deprem riskinin fazla olduğu alanda yer alır. II-III-

doğu Anadolu Bölgesi hem kurak hem de yer şekilleri

IV-V ve VI maddelerde verilen bilgiler doğrudur.

sade olduğu için heyelan olasılığı en zayıf olan bölgele-

Cevap A

rimizden biridir.
Cevap E

2. Göçme (çökme) depremlerin en çok görüldüğü alanların
başında Taşeli Platosu ve Obruk Platosu gelir.

7. Çığ düşmesi kış mevsiminin çok sert geçtiği kar örtüsüCevap D

nün uzun süre yerde kaldığı ve yer şekillerinin dağlık olduğu özellikle (Bingöl) doğu illerimizde görülür.
Cevap E

3. Osmaniye'de çığ tehlikesinin neredeyse hiç görülmediği
alanlardandır. Diğer seçeneklerde verilenler doğru bilgi-

8. Karstik arazi Türkiye'de Akdeniz Bölgesi'nde en geniş

dir.

alanı kaplar. Bu yüzden çökme depremlerinin görülme
olasılığının en fazla olduğu bölge Akdeniz'dir.

Cevap D

Cevap C

9. V. nolu alanda kızgın maddeler hava ile doğrudan te-

4. Tektonik depremlerin sık görüldüğü alanlar ile sıcak su

mas ettikleri birdenbire soğur ve mekanik parçalanma

kaynakları arasında bir paralellik vardır.

artar. Dolayısıyla ince kristalli olur.

Cevap A

Cevap E

5. Türkiye genç oluşumlu bir ülkedir. Bu yüzden fay hatları
10. Soru kökünde verilenler kasırga ile ilgilidir.

geniş yer kaplar ve tektonik deprem riski yüksek olur.
Cevap A

Cevap A

122

ÜLKELER - ULUSLARARASI KURULUŞLAR -

LYS

ÜLKELER ARASI ETKİLEŞİM VE İLİŞKİLER

COĞRAFYA

10. Bölüm

Ülkenin yaklaşık %21’ini kaplayan ovalar kıyı kesimlerinde

ÜLKELERİ TANIYALIM

yoğunlaşmıştır. Bu ovaların başlıcaları Tokyo Koyu çevresindeki Kanto ve Sendai ovalarıdır.

JAPONYA

Jeomorfolojik özelliklere bağlı olarak Japonya’daki akarsuların boyu kısa, akışı hızlı ve hidroelektrik potansiyeli yüksektir.
Japonya’da sayıları 600’ü bulan doğal göllerin büyük bir kıs-

HOKKAİDO

Sapporo

mını volkanik göller oluşturur.
İklim ve Bitki Örtüsü
Japonya’da muson iklimi hakimdir. Ancak enleme ve yüksekli-

JAPON DENİZİ

O

P
JA

O aka
H ro

A
NY

ğe bağlı olarak sıcaklık ve yağış şartlarında önemli farklılıklar
Tokyo

ortaya çıkar. Kuzeydeki Hokkaido Adası ile Honşu Adası’nın

Yokohama

kuzey kesimlerinde, Oyoşivo soğuk su akıntısı ve İç Asya’dan

Nagonya
HONŞU

gelen soğuk hava kütlelerine bağlı olarak kışlar soğuk ve karlıdır. Güneye doğru gidildikçe kışlar ılımanlaşır, yüksek yerler

ma
ŞİKOKU
KYUŞU

dışında kar yağışı görülmez. Yazlar sıcaktır ve yaz musonları sayesinde bol yağışlı geçer. Sıcaklık ve yağış miktarlarında
BÜYÜK OKYANUS

kuzeye doğru azalmalar olur.
Japonya ılıman ve bol yağışlı iklimi sayesinde çok zengin bir

Japonya, Asya’nın doğu kenarı boyunca bir yay oluştura-

bitki örtüsüne sahiptir. Ülkenin kuzey güney doğrultusunda

cak şekilde kuzeydoğudan güneybatıya uzanan dağlık bir

genişliğinin fazla olması bitki çeşitliliğinin de fazla olmasını

takımada grubu üzerinde yer almaktadır. Dört büyük ada

sağlamıştır. Kuzeydeki kışları soğuk geçen ılıman iklim böl-

Japonya’nın %97’sini kaplar. Geriye kalan %3’lük bölümü ise

gesinde kozalaklı ağaçlardan oluşan ormanlar, kışları daha

yaklaşık 4000 küçük adadan oluşur.

ılık olan orta kesimde karma ormanlar, yazları nemli olan

Ülke doğu ve güneyden Büyük Okyanus, kuzeyden Ohotsk

güneyde tropikal ormanlar bulunur. Ormanlar ülke toprak-

Denizi, batıdan Japon Denizi ile çevrilidir. Ülkeyi çevreleyen

larının %65’ini kaplar. Ülkedeki toplam orman alanlarının

denizler Japonya’nın, “İzole ve kendi uygarlığını geliştirebil-

%40’a yakını ağaçlandırmayla oluşturulmuştur.

miş bir adalar ülkesi” haline gelmesinde etkili olmuştur.

Ormanların ve ormancılığın Japonya’da tarihi bir önemi var-

Yerşekilleri

dır. Ancak tüketimin fazla olması nedeniyle hammadde ihti-

Japonya oldukça dağlık bir ülkedir. Toplam arazinin yaklaşık

yacı özellikle Endonezya gibi ülkelerden ithalat yoluyla kar-

olarak %70’ini dağlar kaplar. Bu dağların en yüksek zirvele-

şılanır.

ri ve en dağlık arazi Honşu Adası’nda yer alır. Bu bölgedeki
bazı zirvelerin yükseltisi 3000 m’nin üzerine çıkar. Örneğin,

Nüfus

Fuji Dağı 3776 m’dir.

Japonya, hem kapladığı alanın küçük olmasına hem de nü-

Japonya’da çok sayıda volkan da bulunur. Tarihi devirler için-

fusunun kalabalık olmasına rağmen görülmemiş türdeş yapı-

de Japonya’da birçok volkanik patlama olmuştur. Günümüzde

sı ile ayrı bir bölge olarak kabul edilmektedir. Yüzyıllar boyun-

hala 200’ün üzerinde aktif volkanik dağ vardır.

ca süren izolasyon devresine devletin bu durumunu destekle-

Volkanik patlamalar ve tayfunlar gibi doğal felaketler Japon-

yen politikalarının da eşlik etmesi ile Japonya, dünyada bu öl-

ların günlük yaşamının bir parçasıdır. En büyük potansiyel

çekteki en türdeş nüfuslu ülke olmuştur. Ülke nüfusunun yak-

tehlikeyi oluşturan depremler sık ve yaygındır.

laşık % 80’i kentlerde yaşamaktadır.

123

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

Japonya km2 başına 338 kişiyi bulan nüfus yoğunluğuyla dün-

yer alır. Tekstil sanayisinde ise ucuz işçilikte diğer Güneydo-

yanın en yoğun nüfuslu ülkeleri arasında yer alır. Ancak top-

ğu Asya ülkeleri ile rekabet edemediği için fazla gelişme gös-

raklarının % 70’ten fazlasını yerleşime elverişli olmayan dağ-

terememiştir. Japonya’da, otomotiv sanayisi çok gelişmiştir.

lık alanlardan oluşması nüfusun ova, alçak düzlükler ve kıyı-

Japonya’da sanayi tesislerinin büyük çoğunluğu dar kıyı şerit-

larda toplanmasına yol açmıştır.

lerinde toplanmıştır. Bunun nedeni kolaylıkla ham madde alı-

Japonya dünyada yaşam süresinin en uzun olduğu ülkeler-

mının sağlanması ve üretilen malların dünya pazarlarına gön-

den biridir. Bu durum gelişmiş sağlık hizmetlerine, taze seb-

derilmesidir.

zelerin, balığın ağırlıkta olduğu beslenme tarzına ve yaşam

Dünya’nın her yanına ihracat yapan Japonya’nın en büyük

koşullarına bağlıdır.

müşterisi ABD’dir. İthalat malları arasında ağırlığı ham mad-

Tarım

de, gıda maddeleri ve petrol oluşturur.

Japonya topraklarının yaklaşık %13’ü tarıma uygundur. Bu

Ülkenin yılda yaklaşık 100 milyar dolar ticaret fazlası vardır.

nedenle Japonya tarımda dışa bağlıdır. Dünyanın en çok tarımsal ürün ithal eden ülkelerinden biridir.

Ulaşım

Japonların beslenmesinde deniz ürünleri vazgeçilmezdir. Ba-

Japonya demir yolu ulaşımı başta olmak üzere dünyada en

lıksız bir beslenme Japonya’da düşünülemez. Bu da balıkçılı-

gelişmiş ulaşım ağlarından birine sahiptir. Gelişen teknoloji

ğı Japonya’da önemli bir sanayi dalı haline getirmeye yetmiştir. Son derece modern yöntemlerle yapılan açık deniz balık-

ile birlikte saatteki hızı 300 km’ye kadar ulaşabilen hızlı tren-

çılığı sayesinde ülke, avlanan balık miktarı açısından dünya-

ler ülkede seferler yapmaktadır. Japonya’daki kara yollarının

da ön sıralarda yer alır. Balık tüketimi çok yüksek olduğundan

toplam uzunluğu bir milyon 100 bin km’yi aşmıştır. Kara yol-

balık ithal edilmektedir.

ları yalnızca uzunluk bakımından değil, alt ve üst yapılarıyla
da üstün niteliktedir.

Sanayi

Japonya’da çok sayıda uluslararası hava alanı bulunmakta-

2. Dünya Savaşı’nda büyük kayıplara uğrayan Japonya, 40

dır. Japonya’nın bir ada devleti olduğu hatırlandığında havaa-

yıl gibi kısa sürede tüm kayıplarını telafi ettiği gibi yeni ve
güçlü bir ekonomik yapı kurmayı başararak dünyadaki en ile-

lanlarının, ülkeyi dış dünyaya bağlamak bakımından ne kadar

ri teknolojiye sahip ülkelerden biri olmuştur.

önemli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.

Japonya, birçok sanayileşmiş ülkeden farklı olarak sanayinin

Deniz yolu da ulaşımın önemli araçlarından biridir. İrili ufaklı

gelişmesini destekleyecek ve onun ihtiyaçlarını karşılayacak

yüzlerce adayı birbirine bağlamakta deniz ulaşımının önemini

enerji ve maden kaynaklarından yoksundur. Bu nedenle de it-

tarih boyunca çok iyi anlayan Japonya, teknolojinin son ürün-

hal ham maddelere bağımlılığı yüksektir. Günümüzde, kömür,

lerini bu alanda da kullanmaktan geri kalmamıştır.

petrol, doğal gaz ve demir cevheri (aynı zaman da buğday,

Turizm

pamuk ve kereste) gibi temel ham maddelerin % 90’dan fazlasını ithal etmektedir. Bu yüzden temel ham maddeler için

Japonya, doğal güzellikleri ve ilginç kültürel yapısıyla görül-

dünya pazarlarında rekabet etmek zorunda kalmakta ve ulus-

meye değer bir ülkedir. Jeolojik yapısına bağlı olarak kaplıca-

lararası ticarette meydana gelen bir karışıklık ya da kopuk-

ların ve volkanik dağların fazla olması Japonya’yı turizm açı-

luktan kolaylıkla etkilenebilmektedir. Ham madde kaynakları

sından çekici hale getirmektedir.

açısından bu derece dışa bağımlı bir ülke olan Japonya, ham

Kyoto, Şato, Şinto, Budist tapınakları, Buda heykelleri başlıca

madde ithal ettiği ülkelerle ekonomik ve politik açıdan sıkı bir
ilişkiler ağı kurmuştur.Yer altı kaynakları sınırlı olan Japonya

turistik değerler arasında yer alır.

ihtiyacını ithalat yaparak karşılamaktadır.

Japonya’da her yıl iki milyona yakın insanın ziyaret ettiği Hok-

Günümüzde Japonya elektrik, elektronik, optik alet ve makine

kaido Sappora Kar Festivali en önemli turizm faaliyetlerinden

üretiminde birinci; demir-çelik sanayisinde ikinci sırada

biridir.

124

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

İNGİLTERE

lardan oluşmasına neden olmuştur. Günümüzde ormanlar
tahrip edilerek otlaklara ve tarım alanlarına dönüştürülmüştür.
Alçak kesimlerde meşe ormanları, yükseklerde ise çam ağaçlarından oluşan ormanlar görülür.
Beşerî ve Ekonomik Özellikleri
Nüfus
İngiltere, Avrupa Kıtası'nın yoğun nüfuslu ülkelerinden birdir.
şılık nüfus artış hızı birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi dü-

İNGİLTERE

İR

LA
ND

A

Ülkede kilometrekareye ortalama 235 kişi düşer. Buna karşüktür.
Tarım ve Hayvancılık
Ülkede düzlük alanlar ve ovaların geniş yer tutması tarıma elverişli arazi oranını yükseltmiştir. Ülkede çalışan nüfusun %4'ü tarım ve hayvancılık sektöründedir. Ülkedeki tarım
FRANSA

ve hayvancılık faaliyetleri modern yöntemlerle yapılır. Şeker
pancarı, sebzeler, meyveler, tahıl ve patates en çok yetiştirilen ürünlerdir. Bağcılık ve çiçekçilik de yaygın olarak yapı-

Doğal Özellikleri

lan faaliyetlerdir.

Biz zamanlar topraklarında Güneş batmayan ülke olarak

İngiltere'nin

da adlandırılan İngiltere Avrupa'nın kuzeybatısında yer alır.

coğrafi

konumu

balıkçılık

için

elverişlidir.

Dünya'da balık üretimi fazla olan ülkelerden biridir.

Doğuda Kuzey Denizi, kuzeybatı ve güneybatıda Atlas Okyanusu, güneyde Manş Denizi ile çevrilidir. Batıda İrlanda

Turizm

ile komşudur. Batı Avrupa'dan Dover Boğazı ile ayrılır. Ülke

Ülkede sömürge dönemlerinde özellikle başta Osmanlı olmak

topraklarının büyük bölümü Büyük Britanya Adası ile Kuzey

üzere diğer ülkelerden getirilen tarihi eserler çok turist çeker.

İrlanda üzerinde yer alır.

Ì

British Museum Dünya'nın en ünlü müzelerinden biridir.

Ülkenin kuzey, orta ve güneybatı bölümleri dağlıktır. Dağlar, I.

Ì

Kraliyet Sarayı ve Kraliyet Parkları da çok turist çeker.

jeolojik zamanda oluşmuş yaşlı kütlelerdir. Yükseltileri genel

Ì

İngiltere'yi yılda ortalama 30 milyon insan ziyaret eder.

olarak 1000 metreyi geçmez. Kuzey kesimleri IV. zamanda

Ulaşım

buzullaşmaya uğramıştır. Buzulların oluşturduğu vadilerin ve
alçak tepelik alanların suların altında kalması sonucu kıyıda
yüzlerce koy, körfez ve ada meydana gelmiştir.

Ì

İngiltere'nin tüm ulaşım sistemleri çok ileri düzeydedir.

Ì

Dünya gemi sayısının yaklaşık %10'una sahiptir.

Ì

Akarsuları taşıma ve ulaştırmaya elverişlidir.

İklim ve Bitki Örtüsü

İngiltere'nin Sanayileşme Süreci

Ülke genelinde ılıman okyanusal iklim hüküm sürer. Ülke-

Kalkınma ve küreselleşmenin itici gücü olan sanayi günümü-

nin batı kesimleri nemli ve ılıktır. Doğu kesimleri Avrupa

zün önemli ekonomik faaliyetlerinden biridir. Sanayileşme, bir

Kıtası'ndan gelen soğuk ve kuru rüzgârlardan etkilenir. Sı-

ülkenin ya da bölgenin ekonomik ve toplumsal yapısındaki

caklıklar kuzeydeki İskoçya'nın yüksek kesimlerinde 0°C'nin

çok sayıda temel değişimi içeren bir süreçtir. Dünyada bu sü-

altına düşer.

reci ilk yaşayan ülke İngiltere’dir.

Batı rüzgâlarının etkisinde bulunan batı kesimlerinde, yağış

Sanayileşme sürecinin ilk olarak İngiltere’de yaşanmış olma-

miktarı ülkenin diğer kesimlerine göre daha fazladır. Her mev-

sında bazı sosyal, politik ve ekonomik hatta tarihi nedenler

sim yağışlı bir iklimin görülmesi, doğal bitki örtüsünün orman-

vardır. Bu ülke, sahip olduğu deniz gücü sayesinde coğrafi

125

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

keşifler sonrasında, doğal kaynaklar bakımından zengin olan

mir, kömür ve petrol geçmişte sanayinin bel kemiğini oluştur-

birçok ülkeyi sömürgeleştirmiştir. Böylece bu ülkelerin doğal

muşlar, bugün de oluşturmaya devam etmektedirler.

kaynaklarını gemilerle ülkelerine aktarmıştır. Bir ada devleti

İngiltere örneğinde olduğu gibi her ülke belli bir sanayileş-

olan İngiltere XIX. yüzyıl başlarına kadar ana karada cereyan

me süreci yaşar. Dünyada sanayideki gelişmeleri zamanın-

etmiş olan derebeylik mücadelesi, mezhep farkı huzursuzluk-

da izleyen ülkeler hızla gelişip kalkınırlar ve toplumlarını refa-

ları, savaşlar gibi siyasal rahatsızlıklardan hiç etkilenmemiş

ha kavuştururlar. Bu sebeple bir ülkenin ekonomik ve toplum-

ve siyasi istikrarını erken sağlamıştır.

sal kalkınması çoğu zaman sanayileşme derecesine bakıla-

İngiltere’nin Avrupa ana karasına göre daha özgür bir orta-

rak değerlendirilmektedir.

ma sahip olması birçok bilim, sanat ve fikir adamının bu ülke-

Manchester, Liverpool ve Başkent Londra bugün sanayinin

ye yerleşmesine ve mesleğini özgürce icra etmesine de ze-

yoğunlaştığı yerlerdir.

min hazırlamıştır.
İngiltere’nin Sanayi Devriminin beşiği olmasında devrimi hızlandıracak icatların, teknik buluşların Birleşik Krallıkta gerçek-

HİNDİSTAN

leşmesi, siyasi, ekonomik ve sosyal avantajlarının bulunmasıdır.
İngiltere’yi dünyanın sanayi merkezi haline getiren ilk yenilikçi değişmeler pamuklu dokuma ve demircilik alanında olmuştur. Sanayi Devriminin temel itici gücü ise pamuklu dokuma sanayisidir.
Sanayi Devriminin ilk aşamasında buhar, kömür ve demirin
ortak kullanımı demir yolu çağını da açmıştır. Kömür yalnızca demir yolunda hareket eden araçlara güç sağlamakta kalmamış, aynı zamanda demir yolları da kömürü çok uzak yerlere götürmüştür. Böylece İngiltere’de kömürle çalışan makinelerin bulunduğu fabrikalar hem büyümüş hem de uzak yerlere kadar yayılmıştır.
Sanayi Devriminin ilk başladığı yer olan İngiltere, Sanayi Devrimine altı milyon nüfusla girmişti. 80 yıl sonra, 1800’lere gelindiğinde nüfus, 14 milyona ulaşmıştı. Yüz yıldan daha az bir
sürede nüfusun iki misline çıkması sanayi öncesi karşılaşıl-

Yerşekilleri

mayan bir durumdu. Artan doğum oranının esas nedeni, erken evlilikler ve fazla çocuk sahibi olma isteğiydi. Çocuklar,

Doğudan Bengal Körfezi, batıdan Umman Denizi ile çevrilidir.

kendilerine daha az ücret ödendiğinden pamuk atölyelerinde

Batıda Pakistan, doğuda Bangladeş ve Myanmar, kuzeyde

çalıştırılıyorlardı.

Çin Halk Cumhuriyeti, Nepal ve Bhutan ile komşudur. Ülkenin kuzeyinde yer yer Himalaya Dağlarının uzantıları görülür.

İngiltere’deki sanayileşme, şehirleşmeyi de beraberinde getirmiştir. Köylüler yavaş yavaş kırları terk ederek fabrikalarda

Himalayalarla Dekkan Platosu arasında doğu-batı doğrultu-

çalışmak için sanayi şehirlerine göç etmişlerdir.

sunda uzanan Ganj Ovası bulunur. Bu ova Ganj Nehri’nin taşıdığı alüvyonların buradaki çöküntü alanını doldurmasıyla

Çağdaş sanayide demir, kömür ve petrol gibi ham maddeler
her zaman önemini korumuştur. Bunlara pek çok ham mad-

oluşmuştur. Kuzeybatıda Tar Çölü’nün de bulunduğu Racas-

de eklenmişse de önemlerini kaybetmemişlerdir. Çünkü de-

tan Bölgesi yer alır.

126

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

İklim ve Bitki Örtüsü

dir. Ancak geleneksel tarım yöntemleri çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Tarımsal üretim ülke ihtiyacını karşılayamadığı

Hindistan’ın büyük bölümünde muson iklimi etkilidir. Ülkede

zaman dışarıdan tahıl ithal edilmektedir.

enleme ve yer şekillerine bağlı olarak sıcaklık ve yağış şartlarında önemli değişiklikler görülür. Yüksek dağlık alanlarda

Ülkenin en önemli tarım ürünü pirinçtir. Çeltik tarımı Bengal

kış sıcaklıkları çok düşüktür. Güneye gidildikçe sıcaklıklar ar-

Havzası’nda yoğunlaşır. Hindistan verimliliği artırmak için to-

tar. Yaz musonlarının etkisiyle Racastan Bölgesi dışında ka-

hum ithalatı yapmaktadır.

lan bütün bölgeler yağışlı geçer. Kuzeydeki Himalayalar yük-

210 milyonu aşan büyükbaş hayvan sayısıyla dünya birinci-

sekliği ve doğu-batı yönündeki uzanışı nedeniyle en fazla ya-

si olan Hindistan, 180 milyona yaklaşan küçükbaş hayvanla

ğış alan yerdir. Çerapunçi’de ortalama yağış miktarı 12.000

Çin’den sonra dünya ikincisidir. Fakat bu yüksek hayvan po-

mm’yi bulur.

tansiyeline rağmen dini inanışlar ve düşük verimlilik gibi nedenlerle yeterli et ve süt üretimi sağlanamamaktadır. Bu yüz-

Bitki ve hayvan çeşitliliği bakımından Hindistan dünyanın

den hayvan bolluğu, hayvansal ürün ve beslenme yeterliliği-

önde gelen ülkelerinden biridir. Enlem, yükseklik, iklim ve top-

ne bir türlü dönüşememektedir.

rak özelliklerine bağlı olarak Hindistan’da görülen başlıca bitki

HOLLANDA

örtüsü; güneyden kuzeye doğru tropikal muson ormanları, geniş yapraklı ormanlar, savanlar, çöl, kurakçıl bitkiler, iğne yap-

KUZEY DENİZİ

raklı ormanlar ile yüksek alpin çayırları şeklindedir.
Nüfus

Sanayi
% 16
Hizmet
% 20

Tarım
% 64
HOLLANDA

Hindistan’da Aktif Nüfusun
Çalışma Kollarına Dağılımı
Nüfus bakımından dünyanın ikinci büyük ülkesi olan Hindis-

ALMANYA

tan, topraklarının genişliğinden çok olağanüstü nüfus yoğun-

BELÇİKA

luğuyla dikkat çeker. Toplam nüfusu yaklaşık 1.18 milyar civarındadır. Hindistan 21. yüzyıla nüfusça dünyanın en büyük
ülkelerinden biri olarak girmiştir. Nüfus sayısı bakımından
ikinci sırada olan Hindistan’ın önümüzdeki 20 yıl içinde Çin’in
Yerşekilleri

nüfusunu geçmesi beklenmektedir. Hindistan’da nüfusun dağılımı düzensizdir. Ganj Ovaları, Pencap, Ahmedabad, Bom-

Hollanda Avrupa kıtasının kuzeybatısında yer alır. Küçük bir

bay ve Korela Yarımadası’nın güneybatısı gerek tarihi yerleş-

alana sahip olmasına karşı AB ülkeleri içinde en yoğun nü-

meleri barındırma gerekse tarım ve geniş sulama imkanları

fuslu ülkedir.

dolayısıyla Hindistan’ın en yoğun nüfuslu bölgeleridir.

Hollanda Avrupa’nın yükseltisi en az olan ülkesidir. Ülke top-

Tarım

raklarının % 40’ı deniz seviyesinin altındadır. Polder adı veri-

Hindistan genel olarak bir tarım ülkesidir. Ülke topraklarının

len bu topraklar setler sayesinde deniz baskınlarından korun-

yarısı tarıma uygundur. Tarlaların % 30’undan fazlasında yılda

maktadır. Fırtına ve gelgit zamanlarında taşan sular tulumba-

birden fazla ürün yetiştirilmektedir.

lar ve yel değirmenleri ile boşaltılmaktadır.

Çok büyük bir nüfusu beslemek zorunda olan Hindistan’da ta-

Hollanda güneydoğu uçtaki 320 m’yi bulan yükselti haricin-

rımsal üretimin artırılması için büyük çabalar sarf edilmekte-

de tamamen düz bir ova görünümünde olup ülke toprakları-

127

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

nın en az % 25’i denizden kazanılmıştır. Şiddetli ve sürekli

Ülke yüksek verimlilikle yaptığı hayvancılık faaliyetleriyle de

fırtınalar sırasında suların kabarmasıyla zaman zaman bu

ön planda yer almaktadır.

setler tahribe uğramaktadır.

ALMANYA

İklim ve bitki örtüsü
Hollanda’da okyanus iklimi görülür. Gulf Stream sıcak su
akıntısının etkisiyle iklim ılımanlaşır. Batı rüzgârları her mevsimin yağışlı geçmesini sağlar. Sisli ve bulutlu gün sayısı fazla, güneşli ve açık gün sayısı azdır. Yüz ölçümünün küçük olması ayrıca monoton ve engebesiz topoğrafya, bölgesel iklim
farklılaşmalarının olmamasının temel nedenidir.
Bitki örtüsü yağışlarla oluşan otlar ve sonradan yetiştirilen
ağaçlardan oluşur.
Nüfus

Tarım
%6
Sanayi
% 41

Hizmetler
% 53

Hollanda’da Aktif Nüfusun
Çalışma Kollarına Dağılımı

Sanayi alanında en gelişmiş ülkelerden biri olan Alman-

Hollanda, Avrupa ve dünyanın en yoğun nüfuslu ülkelerin-

ya, 82,5 milyon nüfusuyla Avrupa Birliği’nin en büyük ve en

den biridir. 16 milyon nüfusa sahiptir. Çocuk ölüm oranının

önemli pazarı konumundadır. 2004 yılında Almanya 2 trilyon

binde beş olduğu ülkede nüfus artış hızı sadece binde üçtür.

216 milyar avroya ulaşarak kişi başına düşen milli gelir 26.856

Hollanda’da ortalama yaşam süresinin uzaması ve buna pa-

avro olmuştur. Ekonomideki kalkınma hızı özellikle dış ticaret

ralel yaşlı nüfus oranının artması, doğum oranının düşmesi-

sayesinde elde edilmiş 734 milyar avroluk ihracatı hacmiyle

ne neden olmaktadır. Bu ise çocuk ve genç nüfus oranının

Almanya 2004 yılında dünya ihracat şampiyonu olmuştur.

azalmasına yol açmaktadır. Ülke nüfusunun % 89’u kentsel

Baltık ve Kuzey Denizi’ne kıyısı olan Almanya bir Orta Avrupa

alanda yaşarken % 11’i kırsal alanda yaşamaktadır.

ülkesidir. Geçmişte Federal Almanya ve Doğu Almanya olmak
üzere ikiye ayrılmış olan bu ülke 3 Ekim 1990 tarihinde birle-

Tarım

şerek bugünkü sınırlarına sahip olmuştur.

Hollanda’da tarım özellikleri yüksek değerli dış satım ürün-

a) Kuzey Almanya Ovaları

lerinin üretiminde uzmanlaşmıştır. Başlıca dış satım ürünleri
arasında dünyaca ünlü Hollanda peynirleri ve tereyağı sayı-

Kuzey Almanya Ovaları yüksekliği 50 m’yi aşmayan yer yer

labilir. Harlem Bölgesi’nde lale vb. çiçek soğanları, domates,

buzulların taşıdığı morenlerle örtülü ve birçok buzul gölünü-

salatalık, marul seracılığı büyük ölçüde gelişmiştir.

nün yer aldığı kesimdir. Baltık ve Kuzey Denizi kıyılarındaki

Hollanda tarımının en büyük özelliklerinden biri yüksek verim-

adaları da içine alır. Bölgenin kuzey kesimlerinde borde adı ile

lilik ve yüksek kaliteye sahip olmasıdır. Bugün ülke ihracatının

bilinen löslerle kaplı çok verimli bir kuşak uzanır.

% 25’ini tarıma dayalı ürünler oluşturmaktadır.
b) Merkezi Almanya

Hollanda’da küçük işletmelerde (60 hektardan büyük olmayan) intansif tarım, ileri metotlarla uygulanmakta ve tarımsal

Plato görünümünde olan bu bölgeler Ren, Weser ve Elbe ne-

verimlilik Batı Avrupa ülkelerine göre rekor seviyede yüksek

hirleri tarafından parçalanmıştır.

olmaktadır.

128

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

c) Güney Almanya

Kuzey Almanya ovaları ve güneyde alpin otlakları hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı yerlerdir. Hayvancılık daha çok bü-

Güney Almanya, Avusturya sınırındaki Bavyera Alplerini,

yükbaş hayvan yetiştiriciliğine dayanır ve mandıracılık şek-

onun kuzeyinde bulunan Bavyera Platosu’nu, Tuna Vadisi’ni

linde yürütülür. Almanya Avrupa’nın önemli kereste üreticile-

ve ülkenin güneybatısındaki Karaorman Dağları’nı kapsar.

rindendir.

İklim ve Bitki Örtüsü

Almanya Avrupa’daki merkezi konumuyla yük ve yolcu trafi-

Almanya’nın kuzey kıyılarında ılık ve yağışlı, iç bölgelerinde

ğinde uluslararası bir kavşak durumundadır. Ülke içi yollar ge-

ve güneyinde ise soğuk ve daha az yağışlı bir iklim görülür.

nel olarak doğu- batı yönünden ziyade, kuzey-güney güzergahındaki hatlar biçimindedir. Bunda ülkenin coğrafi konumu-

Almanya’nın önemli akarsularının çoğu Kuzey Denizi’ne dö-

nun da rolü büyüktür.

külür. Bunlardan Elbe eski Doğu Almanya topraklarının sularını toplar ve Hamburg Limanı’ndan Kuzey Denizi’ne karı-

Almanya, su yollarından en fazla faydalanan ülkelerin ba-

şır. Kuzey Denizi’ne Bremen limanı üzerinden dökülen Weser

şında gelir. Ana arterler, batı-doğu doğrultusunda akan Tuna

Irmağı’nın su toplama havzası Orta Almanya’dır. Almanya’nın

Nehri dışında yine kuzey-güney doğrultuludur. Su yolu ulaşı-

batı kesiminin sularını toplayan Ren Irmağı Avrupa’nın en bü-

mının temelini Ren ve Elbe akarsuları oluşturur. Ayrıca bu ır-

yük sanayi merkezlerinden biri olan Ruhr Havzası’ndan geçe-

maklar, karmaşık kanal sistemleri ile birbirlerine bağlanmıştır.

rek Hollanda’ya girer ve bu ülkeden Kuzey Denizi’ne dökülür.

Almanya’nın en önemli sektörlerinden biri otomotivdir. Her

Aslında Ren, Avrupa Kıtası’nın en önemli su yoludur ve büyük

yedi çalışandan birinin istihdam edildiği bu sektör ihracatın

tonajlı teknelerin, üzerinde seyretmesi mümkündür.

% 40’ını oluşturur. Almanya AB, BM ve G8 gibi önemli örgüt-

Karaorman Dağları’ndan doğup Güney Almanya’yı kat ederek

lere üyedir.

Avusturya sınırları içine giren ve daha sonra pek çok Orta Av-

NİJERYA

rupa ülkesini geçtikten sonra Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri
özellikle ülkenin güneyi için büyük önem taşımaktadır.

NİJER

Beşeri ve Ekonomik Özellikleri özellikleri

ÇAD
ÇAD
GÖLÜ

Nüfusu 82 milyonu aşan Almanya’da km2’ye 231 kişi düşBENiN

mektedir. Ülke nüfusunun % 9’unu yabancı işçiler ve onların
aileleri oluşturur. Aileleri ile birlikte 3 milyonu aşan Türk işçilerini İspanyol, Portekiz, Yugoslav ve Yunan işçiler takip eder.
Türkler’in yoğun olarak yaşadığı şehirler Dortmund, Stutgart,

NiJERYA

Essen ve Berlin’dir.
Sanayi ürünleri üretimi ülke ekonomisinin temelini oluşturur.
Ulusal gelirin yarıdan fazlası sanayi sektöründen elde edilir. Ruhr sanayi havzası, sadece Almanya’nın değil bütün
Avrupa’nın başta gelen sanayi merkezidir. Sanayinin gelişmesinde Ruhr, Stuttgart ve Aachen'daki (Ahın) nitelikli kömür

GiNE
KÖRFEZi

yataklarının önemli etkisi olmuştur.

KAMERUN

Fiziki Özellikler

Almanya’da hemen hemen bütün sanayi kolları faaliyet gös-

Güney Kıyısı Gine Körfezi’nde yer alan Nijerya bir Orta Afri-

terir. Demir-çelik üretimi artık eski önemini kaybetmiştir. Buna

ka ülkesidir.

rağmen Almanya dünyanın en büyük demir-çelik üreticilerin-

Nijerya genel olarak kuzey topraklarını içine alan platolar ile

dendir. Yılda 5 milyon motorlu taşıtın üretildiği otomotiv sa-

güney yarısını kapsayan geniş ovalık alanlardan meydana

nayi çok gelişmiştir. Dünyanın ikinci büyük kimya sanayisi

gelmiştir. Kuzey plato sahası Nijer Nehri ve kolları tarafından

Almanya’dadır. Ayrıca elektronik ve gemi inşa dalları da dün-

parçalanmıştır.

ya ölçeğinde önemlidir.

129

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

4° ve 14° kuzey paralelleri arasındaki Nijerya’da Tropikal ik-

de dünya yedincisi olan Nijerya küçükbaş hayvan sayısı bakı-

limler etkili olur. Güneyinde nemli ve yağışlı olan muson iklimi

mından dünya ülkeleri arasında on birinci sıradadır. Göçebe

kuzeye gidildikçe kuraklaşır.

hayvancılığın gelişmiş olduğu ülkede en çok keçi, koyun ve
sığır yetiştirilir. Balıkçılık da giderek gelişmektedir.

Ülkenin kuzey - güney doğrultusunda iklimlerdeki değişime
bağlı olarak bitki örtüsü farklılık gösterir. Kıyı şeridi ve Nijer

Ülkenin en önemli yer altı zenginliği 1966 yılında keşfedilen

Nehri deltası boyunca mangrov ormanları, nemli tropikal or-

Nijer Deltası doğusundaki zengin petrol ve doğal gaz yatak-

manları, savanlar ve stepler görülmektedir.

larıdır. Nijerya Afrika petrol rezervlerinin 1/3’üne sahiptir. Ülke

Beşeri ve Ekonomik Özellikleri

ihracatının %90’dan fazlasını ham petrol oluşturur. Ülkede
sanayi hızla gelişmekle birlikte hala küçük ölçeklidir. Başlıca

Afrika Kıtası’nın en kalabalık ülkesidir. Birleşmiş Milletler Ni-

sanayi kolları dokumacılık, gıda ürünlerini işleme ve petrole

jerya nüfusunun 2025 yılında 203 milyon, 2050 yılında ise

dayalıdır. Sanayi kuruluşlarının çoğu Lagos ve yakın çevre-

278,8 milyon olacağını tahmin etmektedir.

sinde toplanmıştır.

Ülke nüfusunun %40’ı 15 yaşın altındadır. Nijerya’da 250’den

Alt yapının yetersizliği, enerji azlığı, düşük tüketici gelirleri

fazla etnik grup bulunmakta olup, dünyanın en çok etnik grup

ve petrol dışı sanayi ürünlerindeki düşük kapasite kullanımı,

barındıran ülkelerinden birisidir. Nüfusun büyük çoğunluğu

ekonomik faaliyetleri engellemektedir. Ekonomideki düzelme-

Müslümanlardan ve Hristiyanlardan oluşmaktadır.

ye rağmen, petrol sektörü dışındaki yatırımlar çok düşük düzeyde kalmaktadır.

Nijerya dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer almaktadır.
2002 yılında satın alma gücü paritesine göre kişi başına ge-

Nijerya’nın 1981 yılında 13 milyar dolar olan dış borcu,

lir 860 dolardır.

1990’ların başında 30 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Petrol fiyatlarındaki artış ve dalgalanma aniden artan Nijerya’nın

Nijerya nüfusunun büyük kısmı tarımla geçinmektedir. Palmi-

dış borçlarını ödeme konusunda sıkıntı yaşamasına neden

ye yağı, kakao, kauçuk, yer fıstığı, soya fasülyesi, şeker ka-

olmuştur. Nijerya dünyanın en yoksul ülkeleri arasında yer al-

mışı üretim ve ihracatında ön sıralardadır. Kauçuk üretimin-

maktadır.

asi ik kyanusu

tlantik

kyanusu

Norveç
İsveç

Finlandiya
Estonya
Litvanya

Moskova

İran

Moğalistan

Türkmenistan
Özbekistan

Çin

a

Kazakistan
zerbay
an
n

on

eni
zi

U

Ukrayna

Kuzey Kore

RUSYA FEDERASYONU

mas, platin, fosfat gibi madenler bakımından da çok zengin-

Rusya Federasyonu 1991’de SSCB’nin dağılması sonucu ku-

dir. Ayrıca 763 milyon hektarı aşan orman alanı ile orman arazisi genişliği bakımından dünyanın en zengin ülkelerinden bi-

rulmuş bir ülkedir. Rusya, doğal kaynaklar bakımından dün-

ridir. Baykal Gölü 24 bin km3 tatlı su kapasitesi ile dünyanın

yanın en zengin ülkelerinden biridir. Ülke, petrol, doğal gaz,

önemli tatlı su kaynakları içinde yer almaktadır.

turba ve kömür gibi enerji kaynakları ve boksit, bor, altın, el-

130

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

Tundra tayga kuşağı olarak adlandırılan Rusya Federas-

tasarrufunun artırılması gibi alanlarda gelişmeler sağlayarak

yonu’nun % 70’ten fazlasını oluşturan kuzey bölgeleri petrol,

geçmişte Rusya ile olan enerji ilişkisini yeniden tanımlamayı

doğal gaz, kömür, altın, kereste, tatlı su kaynakları ve hidroe-

amaçlamaktadır.

lektrik enerji potansiyeli bakımından zengindir.

Öte yandan Rusya’nın önceliği ise enerji kaynakları ihraca-

Rusya ekonomisinin temelini petrol ve doğal gaz ihracatı

tının yarısından fazlasını (petrolde %50, doğal gazda %60)

oluşturmaktadır. Rusya Federasyonu doğal gaz rezervlerinin

AB’ye gerçekleştirdiği dikkate alarak enerji üretimini sür-

büyüklüğü açısından dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu

dürmek ve bunu pazarlayabilmektir. Rusya’nın AB ile olan

üretimin yaklaşık 1/3’ünü Almanya, İtalya, Fransa, Finlandiya

enerji alışverişinin gelecekte artarak devam edeceği tahmin

ve Türkiye’ye ihraç etmektedir.

edilmektedir.

Rusya’nın ihraç ettği doğal gaz bölgesel ve uluslararası so-

GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ
İM A

E

AM

ANA

mazlıklar çıkmaktadır. Örneğin, Ukrayna ve Beyaz Rusya’nın

T

M

YA

sında doğal gaz bedellerinin ödenmesi konusunda anlaşNA

Rusya’ya olan borçları nedeni ile doğal gazın Avrupa’ya taşın-

İK

runlara yol açmaktadır. Özellikle bazı ülkelerle Rusya ara-

masında sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum Güney Akım ve
NABUCCO gibi alternatif boru hatlarını gündeme getirmekKYANU

tedir.
Rusya, dünyadaki petrol üretiminin % 10’unu gerçekleştir-

AT A

mektedir. Petrol rezervlerin % 80’i Sibirya’da, % 20’si Ural,
Volga gibi bölgelerde bulunmaktadır. Rusya petrol ihracatını çoğunlukla Baltık Denizi ve Karadeniz’de yer alan termi-

GÜNEY AFRİKA
CUMHURİYETİ

HİNT KYANU

naller aracılığı ile yapmaktadır. Rusya Federasyonu, Suudi
Arabistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci petrol ihracat-

Afrika Kıtası’nın güneyinde yer alan, Atlas ve Hint okyanusla-

çısıdır. İhracatının büyük bir kısmını petrol ve doğal gaz oluş-

rına kıyısı olan Güney Afrika Cumhuriyeti federal bir cumhu-

turduğu için dünya piyasalarındaki değişmeler ve dalgalan-

riyettir. Ülkenin doğu ve güneydoğu kıyılarında Mozambik sı-

malar Rusya ekonomisini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulus-

cak su akıntısının etkisiyle ılıman bir iklim hâkimdir. Farklı et-

lararası piyasalarda petrolün ve doğal gazın fiyatı yükseldikçe ekonomideki büyüme hızlanmakta, fiyatlar düştükçe eko-

nik gruplardan oluşmuş olan bu ülke Afrika’nın kalabalık ülke-

nomi küçülmektedir.

lerinden biridir.

Rusya dünyada kömür rezervleri bakımından üçüncü sırada

Hollandalılar, Almanlar ve Fransızlar doğal kaynaklara sa-

yer alır.

hip olmak için 1488 yılından itibaren Güney Afrika toprakları-

Avrupa Birliği ve Rusya’nın Enerji İlişkileri

na yerleşmişlerdir. 1800’lerin sonunda İngilizler, elmas ve altın madenlerinin bulunması üzerine GAC’ye gelmeye başla-

AB-Rusya Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması’nın 1997 yılında yürürlüğe girmesinden sonra AB, enerji alanında iş birliğinin ka-

mıştır. Yerli halklarla İngilizler arasında yaşanan savaşlardan

çınılmazlığını görerek Rusya ile bir enerji diyaloğu başlatmış-

sonra 1910 yılında İngiltere’ye bağlı ve egemenliğin Avrupa

tır. Birlik açısından bu diyalog; petrol, doğal gaz, elektrik ener-

beyazların elinde olduğu Güney Afrika Birliği ortaya çıkmıştır.

ji tasarrufu ve çevrenin korunması alanlarında ortaklık süreci-

GAC değerli madenler bakımından dünyanın en zengin ülke-

ni geliştirme ve AB’nin enerji arzı güvenliği kaygılarını gidermeye yöneliktir. AB, özellikle doğal gaz ve petrolde Rusya’ya

lerinden biridir. Ülke dünyanın en büyük altın üreticilerinden

olan bağımlılığını dikkate alarak, Rusya’nın içinde bulunduğu

biridir. Burada meydana gelebilecek bir üretim aksaklığı ulus-

ekonomik ve toplumsal sıkıntılardan da yararlanarak amaç-

lararası piyasaları etkilemektedir. 2006 yılında 52 milyar do-

larına ulaşmayı planlamaktadır. Bu iş birliği sayesinde AB,

lar ihracatı içerisinde, platin 8 milyar, altın 5 milyar, elmas 2,5

Rusya’nın enerji sektörünün AB yatırımlarına açılması, verim-

milyar dolarlık paya sahiptir. Son yıllarda üretim ve ihracatta

li ve çevreye duyarlı modern teknolojinin kullanılması, enerji

altın ve elmasın yerini platin grubu almaktadır.

131

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

Ülkede kömür önemli bir enerji kaynağını oluşturmaktadır.
Yaklaşık enerji ihtiyacının % 72’si kömür ile karşılanmaktadır.
1997 yılında 57 milyon ton kömür ihraç etmiştir.
Güney Afrika Cumhuriyeti sahip olduğu değerli madenlerin
ve doğal kaynakların sağladığı ekonomik gelişmeyle Afrika
Kıtası’nda kurulan bölgesel birliklerde etkin ülke konumuna
gelmiştir.

yıllık yağış miktarı 2000 mm’yi aşarken Tarım ve Çungarya
havzalarında çoğu kez 100 mm’nin altında kalır.
Çin’in doğusunda ormanlar, batısında ise step sahaları ile
çöller yaygındır. Ormanların çoğu İç Moğolistan Platosu ve
Kingan dağlık alanı üzerindedir. Bazı bölgelerde de tropikal
ormanlara rastlanır.
Asya Kıtası’nın önemli akarsularından Ganj, Brahmaputra ve
İrrawadi ırmakları Çin’in sınırları içinden doğarlar. Ancak sularını boşalttıkları Hint Okyanusu’na ulaşana kadar katettikleri
mesafenin büyük bölümü bu ülke dışında kalır. Bu nedenle
Çin için önemli olan akarsular, doğuda Büyük Okyanus’a dökülen Sarı Irmak ve Yangçe’dir. (Mavi Irmak) Ayrıca Güney
Çin Denizi’ne dökülen Mekong ve Altın Dağları’ndan doğup
Tarım Havzası’nı kateden Tarım Nehri Çin’in diğer önemli
akarsulardır.

GAC’nin sahip olduğu bazı madenlerin payları
Mineral

Dünya Rezervleri
İçindeki Payı (%)

Manganez

83

Platinyum

66

Krom

54

Altın

40

Elmas

24

Çin’in Beşeri ve Ekonomik Özellikleri

Uranyum

12

Titanyum

11

Kömür

9

4000 yıllık bir tarihe sahip olan Çin, uygarlığın ilk dönemlerinden günümüze kadar varlığını devam ettirebilmiş birkaç
ülkeden biridir. 1949 yılından itibaren sosyalist bir yönetime
sahip olan ülkenin başkenti Pekin 6,8 milyon nüfusu ile kültür, ekonomi ve ulaşım merkezidir. En büyük sanayi ve ticaret şehri ise Asya’nın önemli liman şehirlerinden birisi olan
Şanghay’dır. (Nüfusu 7.3 milyon). Çin’in toplam nüfusu yaklaşık 1.3 milyardır fakat nüfus, ülke topraklarına eşit olarak
dağılmamıştır. Toplam nüfusun % 80’i ülkenin ancak % 20’lik
bir alanında yaşar. Bu alanlarda nüfus yoğunluğu 1000 kişiyi
geçer.
Tarım halkın geçimini sağladığı en önemli ekonomik faaliyettir. En çok yetiştirilen tarım ürünleri başta pirinç olmak üzere
pamuk, mısır, çay ve çeşitli sebzelerdir.

GÜNÜMÜZÜN UYANAN DEVİ: ÇİN
RUSYA
KAZAKİSTAN

İN HALK

UMHURİYET
İ

NE

PA
L

UTAN
AN

EN AL
K R EZİ

URMA

K KORE

MOĞOLİSTAN

ZİS
TAN

Y K OK
YANUS

HİNDİSTAN

K R

Hayvancılık ve balıkçılık da önemli birer geçim kaynağıdır.
Madencilik de Çin’de önemli bir ekonomik faaliyet türüdür. En
fazla çıkarılan madenler kömür ve petroldür.
Çin, muazzam kaynakları ve dev nüfusu ile gelişmekte olan
ülkeler arasında çok önemli bir güçtür. Son yıllarda özellikle
sanayi alanında büyük gelişmeler kaydeden ülkenin pamuk
ve ipekli dokuma sanayi, demir-çelik sanayi, silah sanayi ve
makine imalatında büyük ilerlemeler sağlanmıştır.
Bu nedenle Çin’in enerji tüketimi ve ihtiyacı son yıllarda büyük artış göstermiştir. Günümüzde Çin’de ulaşım ağı büyük
gelişme göstermiştir. 700.000 km uzunluğunda birinci sınıf
kara yolu mevcuttur. Buna karşılık demir yolları sınırlı bir
düzeydedir.
Çin, önceleri sadece SSCB ve diğer sosyalist blok ülkeleri ile
olan dış ticaretini son yıllarda bütün dünya ülkeleri ile yaparak
büyük bir gelişme göstermiştir. Bu bakımdan pek çok araştırmacı Çin’in yakın bir gelecekte çok büyük bir ekonomik güç
olacağı konusunda hem fikirdir.

LAOS

Çin’in fiziki özellikleri
Çin Asya Kıtası’nın doğusunda yer alır. Doğu Çin, genel olarak geniş ovalar, lös ile kaplı sahalar ve çevresi nispeten alçak tepelerle çevrili havzalardan oluşmuştur. Batı Çin ise genel olarak yüksek platolar ve dağların oluşturduğu Tibet ile bu
dağlar arasında kalan çöküntü havzalarından meydana gelmiştir. Doğu Çin’de yer alan ovaların başlıcaları; Sarı Deniz’in
kuzeyinde Mançurya Ovası batısında Kuzey Çin Ovası, güneyinde Mavi Irmak’ın (Yangçe) getirdiği alüvyonlarla oluşmuş
Yangçe Ovası’dır. Mançurya ve Yangçe ovaları hem tarımsal
faaliyetlerin hem de ulaşım ve sanayinin geliştiği alanlardır.
Ülkede çok farklı iklim tipleri görülür. Ülkenin kuzey ve kuzeybatısında karasal iklim; güney, doğu ve güneydoğusunda
muson iklimi görülür. Benzer şekilde güneydoğu kıyılarında

132

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
Birleşmiş Milletler’in kuruluş amacı, İkinci Dünya Savaşı’nı
kazanan ülkeler tarafından savaş sonunda ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları çözmektedir. Bunun üzerine dünyada barış ve güvenliği sağlamak amacıyla 51 ülke bir araya gelerek 24 Ekim 1945 yılında Birleşmiş Milletleri kurdular. Türkiye,
Birleşmiş Milletler’in kurucu üyeleri arasında yer almaktadır.

Birleþmiþ Milletler Teþkilatýnýn Organlarý

Genel Kurul    

   

Genel Sekreterlik    

     



Güvenlik
Konseyi
     
   
 ­ €
‚   ƒ
„  
ƒ ƒ   

    
 
… 
    
ƒ 
  
…   
  ƒ 
 
 
ƒ

133

Ekonomik ve
Sosyal Konsey
†‡ˆ‰Š„ƒ†‡Š‹‰Œ    

 

Uluslararasý
Adalet Divaný
Ž… 

…  


   

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü)

2007 yılında Sırbistan Karadağ’ın katılımı ile IMF’ye üye ülke
sayısı 185 olmuştur. IMF’nın amaçları şunlardır:

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra

1.

Rusya’ya karşı ABD’nin desteğini alarak Avrupa’nın güvenliği-

Dünya para meselelerinin çözülmesi için ülkeler arasında işbirliği sağlamak

ni sağlamak için kurulmuş siyasi

2.

ve askeri bir örgüttür. NATO 9

Dünya ticaretinin dengeli şekilde gelişmesini sağlayarak
üye devletlerin istihdamını arttırmak ve yüksek büyüme

Nisan 1949 tarihinde Washing-

hızına ulaşmasına imkan hazırlamak

ton’da kurulmuştur. Üye ülkeler kollektif bir çalışma için bir
3.

araya gelmeyi taahhüt etmişlerdir. Bu ülkelerden herhangi bi-

Ülkelerin ödeme güçlüğü çekmemesi için gerekli çözümler üretmek

rinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ve güvenliği tehlikede olduğunda veya üye ülkelerden birine yapılan saldırıda

4.

tüm üye ülkelerin birlikte hareket etmesi kararlaştırılmıştır.

Devalüasyonlara engel olmak

IMF, bilançoları fazla veya açık veren ülkeler müdahale etme

Türkiye bu örgüte 1952 yılında üye olmuştur.

imkânına sahiptir. Bunu Guvernörler Heyeti aracılığı ile yapar.

OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü)

Guvernörlerin oy hakkı üye ülkelerin oy gücüyle sınırlıdır. Bu

Dünya

heyete her ülke iştirak ettiği sermaye ile orantılı oy hakkına

petrol

rezervlerinin

2/3’üne sahip olan 5 ülke tara-

sahiptir. Buna göre en fazla oy hakkına sahip ülke, sermayesi

fından 1960 yılında Bağdat’ta

ile orantılı olarak ABD’dir. IMF her ülkeye hissesinin % 25’i

kurulan bir konfederasyondur.

oranında kredi vermekle mükelleftir.

Kurucu ülkeler Suudi Arabistan,

Türkiye IMF’ye 1947 yılında üye olmuştur. Belli dönemler

İran, Kuveyt, Irak ve Venezuela’dır. Bu ülkeler aynı zamanda

ekonomik sıkıntıları gidermek için IMF’den kredi kullanma yo-

yeni ülkelerin kuruluşa katılmasında veto hakkına da sahiptir-

luna gitmiştir.

ler. Katar, Libya, Endonezya, Ekvador, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Nijerya, Gabon Angola OPEC’e sonradan katıl-

DÜNYA BANKASI

mışlardır. OPEC, petrol fiyatlarının ve üretim miktarlarının be-

Dünya Bankası, ll. Dünya

lirlenmesinde etkin bir role sahiptir.

Savaşı’ndan sonra Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kal-

IMF (Uluslararası Para Fonu)

kınma Bankası (İBRD) adıyla

Birinci ve İkinci Dünya savaşla-

kurulmuş, 1947 yılında Birleş-

rından sonra Avrupa ülkeleri eko-

miş Milletler’in özerk uzman

nomik kriz yaşarken ihracatı ve

kuruluşlarından biri olma özelliği kazanmıştır.

altın stokları artan ABD diğer ül-

Günümüzde 181 ülke Dünya Bankası’nın üyesidir. Bunlardan

keleri ekonomik yönden destek-

11’i, banka sermayesinin % 55’ine sahiptir. Türkiye’nin serma-

leyecek konuma gelmiştir. ABD,

yedeki payı ve oy gücü % 0,5 düzeyindedir.

doğrudan yardım yerine kurulacak bir kuruluş tarafından ekono-

OECD (Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü)

mik program dahilinde yardımların yapılmasını istiyordu. Bu

1946 yılında kurulan Avrupa
Ekonomik İş Birliğinin temelleri
üzerine 14 Aralık 1960 yılında
imzalanan Paris Antlaşması ile
kurulmuştur. Örgütün başlıca
amaçları şu şekilde sıralanabilir:

amaçla 1944 yılında 44 devletin katılımıyla bir takım kararlar
alınarak Uluslararası Para Fonu (IMF)’nun kurulması kararlaştırılmıştır. IMF 1947 yılında fiili olarak çalışmalara
başlamıştır.
IMF ortaya çıkabilecek kısa vadeli ödeme güçlükleri için devletlere kredi vererek dünya ticaretinin canlılığını korumayı hedefler.

134

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

1.

AVRUPA BİRLİĞİ

Gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere tüm üye ülkelerde halkın yaşam standartlarını iyileştirmek, geliş-

Avrupa Birliği önemli iki

meyi sağlayan ekonomik politikalara destek vermek

temel ham madde olan

2.

İşsizliğin ortadan kaldırılmasını sağlamak

kömür ve çelik sektörünü

3.

Ülkeler arasında ayrım gözetmeden dünya ticaretinin

güçlendirmek ve bunları

geliştirilmesine destek vermek

uluslarüstü bir otorite ile
kontrol ederek barışı sür-

OECD’ye üye veya bu örgüte üyelik talebinde bulunan ülke-

dürmek amacıyla 1951’de Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu

ler, demokrasi, insan hakları ve yurttaş özgürlüğüne bağlılığı vazgeçilmez değer olarak benimsemişlerdir. Bu ilkeler aynı

olarak kurulmuştur. Bu topluluk, 18 Nisan 1951’de Belçika, Al-

zamanda, OECD’nin amaçlarının gerçekleştirilmesine de hiz-

manya, Fransa, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya arasında im-

met eder. OECD, bir yandan bu ilkelerin üye ülkelerde güçlen-

zalanan Paris Antlaşması ile kurulmuştur. Üye ülkelerin 25

dirilmesinde katkı sağlarken, bir yandan da örgüte üye olma-

Mart 1957 tarihinde imzalandığı Roma Antlaşmasıyla Avrupa

yan ülkelerde ilkelerinin tanıtımını yapmaktadır.

Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmuştur. 1958 yılında imzala-

GREENPEACE

nan Roma Antlaşması ile üye ülkeler arasında gümrük birliğinin uygulanması öngörülmüştür. Ancak, Roma Antlaşması’nda

Dünya çapında çevre olayla-

nihai hedef, sadece ekonomik değil ortak tarım, ulaştırma, re-

rına duyarlılığı artırmak için

kabet gibi diğer birçok alanda ortak politikalar oluşturmaktır.

1971 yılında kurulmuştur. Ça-

Ayrıca ekonomik birliklerin kurulması, ortak dış politikanın ve

lışmalarını bağımsız olarak

güvenlik politikasının oluşturulması da antlaşmadaki diğer

yürütebilmek için devletlerden,

hedeflerindedir.

şirketlerden ya da siyasi partilerden bağış ve sponsorluk

Belirtilen amaçlara, süreç içerisinde imzalanan diğer anlaş-

kabul etmez; tüm çalışmalarının kaynağını sadece bireyler-

malarla aşamalı olarak ulaşılmaya çalışılmıştır. Günümüzde

den aldığı maddi ve manevi destek oluşturur.

Maastricht Antlaşması (1992) Avrupa Birliği’ni kuran antlaş-

Greenpeace yaptığı çalışmalarda bilimsel veri ve kaynakla-

ma sayılmaktadır. Amsterdam Antlaşması (1999) ve Nice Ant-

rı esas alır, şiddete başvurmaz ve çalışmalarını basın yoluyla

laşması (2003) sonrasında Avrupa Birliği, bazı üyeler dışında

gündeme getirerek kamuoyu ile paylaşır.

parasal birliğe girmiş (avro), Ortak dışişleri ve güvenlik politi-

Greenpeace’in günümüzde 24 ulusal ve 4 bölgesel ofisi ve bu

kasını benimsemiş, Adalet ve İçişlerinde suça ilişkin konular-

ofislerin yaptığı çalışmaları olanaklı kılan 101 ülkede 3 milyon

da emniyet ve yargı güçleri iş birliğine karar vermiştir.

destekçisi vardır. 1992 yılında Türkiye ofisini açarak ülkemiz-

NAFTA

de de faaliyetlerini sürdürmektedir.

(Kuzey Amerika Ülkeleri Serbest Ticaret Anlaşması)

Greenpeace’in başlıca çalışma alanları şunlardır:
Ì

Kanada, ABD ve Meksika arasında imzalanan ticaret antlaş-

İklim değişikliğini durdurabilmek için fosil yakıtların kademeli olarak sonlandırılması ve yenilenebilir enerjilerin

masıdır. 1994 yılında yürürlüğe girmiştir.

teşvik edilmesi

NAFTA kapsamında, söz konusu ülkeler arasındaki ticaret ve

Ì

Ticari amaçlı balina avının kontrol altına alınması
Nükleer silahlanma ve nükleer kirliliğe son verilmesi

yatırımlar liberalize edilmiş, ilk kez yabancı şirketlere, anlaş-

Ì
Ì

Küresel ısınmanın durdurulması,

Ì

Zehirli kimyasalların ortadan kaldırılması,

Ì

Okyanus ve ormanların korunması,

NAFTA ile Kuzey Amerika ülkelerinin başka ülkelere karşı

Ì

Savaşların önlenmesi şeklinde belirlenmiştir.

ekonomik yönden daha güçlenmeleri hedeflenmiştir.

ma ülkelerini uluslararası tahkim kurullarında tek taraflı olarak
dava etme hakkı tanınmıştır.

135

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

KEİ (Karadeniz Ekonomik İş Birliği Teşkilatı)

Arnavutluk, Azerbaycan, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan,
Moldova, Romanya, Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan

1990 yılında Türkiye’nin

kurucu üye olarak yer almışlardır. Ayrıca Almanya, Fransa,

öncülüğünde başlayan ça-

Polonya, Tunus, İsrail, Mısır, Slovakya, İtalya ve Avusturya

lışmalar, 25 Haziran 1992

KEİ’de gözlemci devlet sıfatıyla bulunmaktadırlar.

tarihinde İstanbul’da düzenlenen bir zirve toplantısında

KEİ Deklarasyonunda aşağıda belirtilen alanlarda ortak proje-

KEİ Deklarasyonunun imza-

lerin geliştirilmesi ve gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir:

lanması ile sonuçlanmış ve örgüt bu tarihte resmen işlerlik

a)

Ulaştırma – Haberleşme

kazanmıştır.

b)

Bilişim

KEİ’nin amacı Zirve Deklarasyonu ve Boğaziçi Bildirisi’nde

c)

İktisadi ve ticari bilgi alışverişi

ç)

Ürünlerin standardizasyonu ve sertifikasyonu

d)

Enerji

e)

Turizm

f)

Tarım ve tarıma dayalı sanayi

g)

Hayvansal ve sıhhi koruma

ğ)

Sağlık ve eczacılık

h)

Bilim ve teknoloji

şöyle belirtilmektedir:
KEİ üyesi ülkelerin potansiyellerinden, coğrafi yakınlıklarından, ekonomilerinin birbirlerini tamamlayıcı özelliklerinden
yararlanarak aralarındaki ikili ve çok taraflı ekonomik teknolojik ve sosyal ilişkilerini çeşitlendirmelerini ve daha da geliştirmelerini, böylelikle Karadeniz havzasının bir barış, istikrar ve
refah bölgesi olmasını sağlamaktır.

136

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

amaçları arasında yer almıştır. Enerjinin kişi başına yıllık tü-

ÜLKELERİN GELİŞMİŞLİĞİNİ BELİRLEYEN

ketimi ülkelerin gelişmişlik ölçütü olarak görülmektedir. Bun-

FAKTÖRLER

dan dolayı enerjinin temini ve taşınması önem taşımaktadır.

Kalkınma ve gelişme, 1970 yılından önce büyük ölçüde, ulusal

Üretici ve tüketici bölgeler arasında gerçekleştirilen petrol ve

gelirdeki artışla eşit görülmekteydi. Kalkınmadaki temel amaç

doğal gaz taşımacılığı, teknik açıdan büyük farklılıklar göster-

üretim ve istihdam yapısını, tarım yerine sanayi ve hizmet sek-

mektedir. Petrol, nispeten düşük maliyetle deniz yolu ile ta-

törleri için artırmak olmuştur. Bu amaca uygun olarak ülke re-

şınabilirken, doğal gazın önce sıvılaştırılması, tüketilmeden

fahındaki değişimlerin temel göstergesi olarak “kişi başına dü-

önce de tekrar gaz hâline getirilmesi gerekmektedir.

şen milli gelir ölçütü” kullanılmıştır. 1970 yılından sonra geliş-

Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Japonya satın aldıkları petro-

meyi insani, sosyal, kültürel, çevresel ve mekansal boyutlarıy-

lün büyük bir bölümünü deniz yolu ile taşımaktadırlar. Dünya

la tanımlama amacı taşıyan yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır.

ekonomisi için enerji kaynaklarının devamlı ve güvenli bir şekilde taşınması çok önemlidir. Özellikle petrol ve doğal ga-

Ekonomik açıdan kalkınmış olan birçok ülkede, sosyal sorun-

zın tankerlerle taşınmasının çevre kirliliğine neden olması ve

ların çözülememesi üzerine ekonomik büyüme ve insani ge-

ekonomik olarak pahalı olması bu enerji kaynaklarının boru

lişme arasındaki ilişkinin önemi ortaya çıkmıştır. Bu doğrultu-

hatlarıyla taşınmasını zorunlu hâle getirmiştir.

da, ülkeler arası sosyoekonomik gelişmişlik düzeylerinin de

Petrolün büyük kısmının tankerlerle taşınması uluslararası

ortaya konduğu İnsani Gelişme Endeksi yayınlanmaya baş-

su yollarının önemini artırmıştır. Doğu petrollerinin çıkış ka-

lanmıştır. Bu raporda şu temel unsurlar ön plana çıkmakta-

pısı konumundaki Hürmüz Boğazı önemli bir noktadır. Bura-

dır. Uzun ve sağlıklı bir yaşam, bilgi edinme ve mutlu bir ya-

dan çıkan petrol Akdeniz’e ulaşmadan önce Bab-ül Mendeb

şam sürmeyi sağlayacak kaynaklara ulaşmak. Bunların dışın-

Boğazı’ndan ve Süveyş Kanalı’ndan geçmektedir.

da, siyasi özgürlük, garanti edilmiş insan hakları ve öz saygın-

21. yüzyılda enerji talebi ile bu talebin karşılanması en önemli

lık da diğer unsurlar arasındadır.

gündem konusudur. Küreselleşme ile birlikte yaşanan gelişDOĞAL KAYNAKLARIN ULUSLARARASI

meler enerji talebini artırmıştır. Orta Doğu ve Orta Asya bölge-

İLİŞKİLERE ETKİLERİ

leri dünya petrol rezervinin %67’sini doğal gaz rezervinin ise
%40’ını karşılamaktadır. Avrupa, dünya petrol tüketiminde en
büyük paya sahiptir.

Maden, petrol, su, orman, tarım toprakları gibi doğal kaynaklar,
tarih boyunca toplumların kalkınmasında önemli rol oynamıştır.

SSCB sonrası Rusya Federasyonu; Hazar petrol ve do-

Bazı ülkeler petrol, doğal gaz ve kömür gibi enerji kaynakla-

ğal gaz akışını denetim altında tutmak, Bağımsız Devletler

rı bakımından, bazıları ise orman, su kaynakları vb. alanlarda

topluluğu ülkelerindeki etkinliğini bu yolla korumak istemek-

daha zengindir. Bu farklılıklar ülkelerin küresel ve bölgesel et-

tedir. ABD güçlü petrol şirketleri ile bölgeye girmek ve Rus-

kileşimini artırmaktadır.

ya Federasyonu’nun bölgedeki etkisini azaltmak istemektedir. Enerji iletim hatları konusunda ABD çeşitli hatların tesisi,

Ülkeler doğal kaynaklarını farklı şekillerde kullanmışlardır. Ör-

Rusya Federasyonu eski nakil hatlarının onarılmasını, Avrupa

neğin, Kanada, İsveç, Norveç gibi bazı ülkeler doğal kaynak-

ülkeleri ise güvenli taşıma sistemi istemektedir.

larını kullanarak ekonomik yönden gelişmişlerdir. Orta Doğu

Hazar Havzası

ve Afrika ülkeleri ise çeşitli nedenlerle doğal kaynaklarından
yeterince yararlanamamışlardır.

Hazar Bölgesi tarih boyunca hem ticari açıdan hem de askeri açıdan ön plana çıkmıştır. Günümüzde ise bu bölge zen-

ENERJİ TAŞIMACILIĞI

gin enerji kaynakları nedeniyle dünya gündemindedir. Hazar
Havzası’ndaki enerji kaynakları, Orta Doğu’nun zengin ener-

ENERJİ NAKİL HATLARININ STRATEJİK ÖNEMİ

ji yataklarına bir alternatif olarak görülmektedir. Önemi artan
enerji kaynaklarının paylaşımı için ülkeler arasında sorunlar

19. yy’dan itibaren petrol, kömür ve doğal gaz gibi enerji kay-

çıkmaktadır.

naklarına sahip olmak, bunların üretimini elde tutmak ve dağıtımını denetim altında bulundurmak büyük devletlerin temel

137

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

Hazar Bölgesi’nde yer alan Azerbaycan, Kazakistan ve

deflenmiştir. Bu sayede Avrupa’nın Rus gazına olan bağımlı-

Türkmenistan’ın sahip olduğu petrol rezervlerinin yaklaşık

lığının azaltılması planlanmıştır.

260 milyar varil olduğu tahmin edilmektedir. Bu miktar, bu-

Enerji Koridorları ve Türkiye

günkü dünya rezervlerinin % 25’ine karşılık gelmektedir. Doğal gaz rezervlerinin ise 16 - 19 trilyon m3(dünya rezervlerinin

Hazar ve Orta Asya ülkelerinden doğuya uzanan petrol ve do-

% 11 - 12’si) olduğu tahmin edilmektedir. Hazar Bölgesi’ndeki

ğalgaz hatları Afganistan ve İran’ı stratejik bir konuma taşır-

petrol ve doğal gaz boru hatlarının büyük bölümü Sovyet-

ken batıya uzanan hatlar Türkiye’yi bir enerji koridoru haline

ler Birliği döneminde inşa edildiğinden günümüzde Hazar ve

getiriyor. Doğu - batı enerji koridoruyla Orta Asya petrolleri

Orta Asya petrol ve gazının dünya piyasalarına ulaşmasının

daha ucuza taşınabilecektir.

yolu Rusya topraklarından geçmektedir.

Ülkemiz petrol ve doğal gaz kaynakları bakımından önemli

NABUCCO Doğal Gaz Boru Hattı

sayılabilecek rezerve sahip olmamakla beraber bu kaynaklar bakımından zengin olan ülkelerle sınır komşusudur. Dün-

Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı, 3400 km uzunluğunda yıllık

ya enerji sevkiyatında çok önemli bir yeri olan Ümit Burnu ile

30 milyar metreküp taşıma kapasitesine sahiptir. Proje aşa-

Hürmüz Boğazı’na alternatif olabilecek en güvenli ve en kısa

masında olan Nabucco Hattıyla, Hazar Bölgesi’ndeki doğal

yol Türkiye üzerinden geçmektedir.

gazın Türkiye üzerinden Güneydoğu Avrupa’ya taşınması he-

Uluslararasý Sýcak Çatýþmalara
Neden Olan Bazý Unsurlar

Doðal Unsurlar

Beþeri ve Ekonomik Unsurlar      

      
 

  

     
 
  
    

Sıcak Çatışmaların Nedenleri
SICAK ÇATIŞMA BÖLGELERİ

Orta Doğu’da Sıcak Çatışmalar

Tarih boyunca insanlar arasında beslenme, barınma gibi te-

Dünya petrol rezervlerinin büyük bölümüne sahip olması, kut-

mel ihtiyaçlar ile dinsel, siyasal ve kültürel nedenlere bağ-

sal mekânları barındırması, önemli ticaret yollarının kavşak

lı olarak pek çok sorun ortaya çıkmıştır. İnsanların örgütle-

noktasında bulunması Orta Doğu’yu dünya açısından çok

nerek oluşturduğu devletlerin de aralarında çeşitli faktörlere

önemli bir bölge haline getirmiştir.

bağlı olarak sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar bazı dö-

Orta Doğu, ekonomik, sosyal, kültürel ve tarihi nedenlerle gü-

nemlerde birden fazla ülkenin müdahelesi ile uluslararası so-

nümüzde sıcak çatışma potansiyeline sahip bir bölge olarak

run haline gelmekte ve anlaşmazlığa düşen devletler arasın-

karşımıza çıkmaktadır. Orta Doğu’da tarihten günümüze ge-

da sıcak çatışmalara neden olmaktadır. Temelinde ekonomik

len sorunlara baktığımızda öne çıkan iki sorun vardır.

ve siyasi nedenler olan 1. ve 2. Dünya Savaşları bunun en iyi
örnekleridir. Günümüzde de farklı nedenlere bağlı olarak dün-

Petrol Sorunu

yanın çeşitli alanlarında sıcak çatışma bölgeleri vardır.

Günümüzde Orta Doğu zengin petrol kaynakları ve bunla-

138

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

rın paylaşımı nedeniyle önemli sıcak çatışmaların en yoğun

paylaşımı konusunda olacağını söylüyorlar. Nil Nehri’nin suları-

yaşandığı bir bölge olarak karşımıza çıkmaktadır. Irak, Orta

nın kullanımıyla ortaya çıkacak sorunların başlıcaları şunlardır:

Doğu’da petrol arama ve işletme imtiyazları elde etmek, hat-

Etiyopya; Mısır’ın Nil Nehri’nin sularını tek başına kullanımına

ta tümüne sahip olmak için ülkelerin birbirleriyle mücadele et-

izin vermeyecek ve bu da iki ülke arasında sorun oluşturacaktır.

tikleri bir bölgedir. Bu bölgeyi kontrol eden güç sadece kendi

Bu nedenle Nil üzerinde hak iddia eden güçlü ülkeler ortaya çı-

enerji açığını karşılamaz. Aynı zamanda Orta Doğu petrolleri-

kabilecek. Aynı zamanda Nil’in kaynağında yer alan Tanzan-

ne bağımlı olan diğer ülkeleri de kontrol altında tutar.

ya, suların paylaşımı konusunda Mısır ile sorun yaşayacaktır.

Orta Doğu’da İngiltere, Rusya ve ABD arasındaki mücadele-

Uganda ve Kenya’da Nil’in geçtiği ülkeler arasında yer almak-

ler İkinci Dünya Savaşı döneminde petrole olan ihtiyacın iyice

tadır. Bu iki ülke de başta İngiltere olmak üzere batılı ülke-

artmasıyla başlamış, günümüzde ABD ve müttefiklerin Irak’ı

lerle çok yakın ilişkiler içindedir. Uzun dönemde Uganda ve

işgaline kadar dayanmıştır.

Kenya’nın batılı ülkelerin de yardımıyla Nil konusunda daha

Su Sorunu

sert adımlar atabileceği düşünülmektedir. Mısır ise tüm bu ge-

Günümüzde artan nüfusa bağlı olarak su kullanımının artma-

lişmeleri daha en başından savaş nedeni olarak gördüğünü
ilan etmiştir.

sı ve iklim değişiklikleri sonucu su havzalarının daralmasıyla
su kaynaklarının paylaşımı önem kazanmıştır.

TURİZM

Dünya genelinde su sıkıntısı çeken 26 ülkeden 14’ü Orta
Doğu’da yer almaktadır. Bu bölgede su rezervi bakımından

Turizm; ülkeleri sosyal ve ekonomik olarak öne çıkaran bir

en avantajlı ülke Türkiye’dir. Türkiye’nin güneyinde yer alan

ekonomik faaliyetler bütünüdür. Farklı ülke insanlarının ya-

ülkeler iklim özellikleri ve coğrafi konumlarından dolayı aşırı

şam tarzlarını, doğal ve kültürel özelliklerini tanıma imkanı ve-

buharlaşma nedeniyle su sıkıntısı çekmektedirler.

rir. Ancak ülkeler turizmle daha çok sağladığı ekonomik ivme
nedeniyle ilgilenmektedir.

Orta Doğu’da su sorunu zaten çok az bulunan su rezervi ve
kaynaklarından değil, ülkeler arasında ortak kullanıma açık

İnsanları Turizm Faaliyetlerine Yönlendiren Etmenler

olan su rezervlerinin paylaşımından kaynaklanmaktadır. Or-

Ì

Doğal güzellikleri görme

Ì

Aile, dost ve akraba ziyaretleri

Ì

İnanç (din)

Ì

Tarihi ve kültürel değerleri görme, tanıma

Ì

Kongre ve toplantılara katılma

Ì

Sportif aktivitelere katılma

Ì

Eğitim

Ì

Dinlenme

Ì

Sağlık

tak kullanıma açık olan bu akarsuların en önemlileri: Nil, Fırat
ve Dicle nehirleridir. Nil Nehri hariç tutulursa Orta Doğu bölgesinde yer alan sınır aşan akarsuların tümü Türkiye’yi ilgilendirmektedir.
Orta Doğu’da ortak su kullanımından kaynaklanan su sorunu
Suudi Arabistan ve Arap Yarımadasının güneyindeki ülkeler
dışında, tüm ülkeleri ilgilendirmektedir. Zaman zaman savaşa
kadar giden bu anlaşmazlıklar tüm Orta Doğu’da barış ve huzuru bozmaktadır. Örneğin, Orta Doğu’da önemli su kaynaklarından biri olan Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri İsrail tara-

Turizmin Etkileri

fından işgal edilmiştir.

1.

Nil Sularının Paylaşımı

Ekonomik Etkiler

Turizm ekonomik etkileriyle dünyanın en dinamik sektörlerin-

300 milyondan fazla insanın hayat kaynağı olan Nil Nehri,

dendir. Ödemeler dengesine olan katkıları, istihdam ve ge-

Mısır’la özdeşleşmiş durumdadır. Afrika’da, 1960’lı yıllardan

lir yaratması, katma değerinin çok yüksek olması, altyapı ve

sonra bağımsız devletlerin ortaya çıkması, Mısır’ın bu ayrıcalı-

üstyapıya olumlu etkileri ve diğer sektörlere etkisi ile özellik-

ğı için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Uzmanlar, gelecekte su

le Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için hayati önem taşı-

savaşlarının Orta Doğu’da ve özellikle de Nil Nehri’nin sularının

maktadır.

139

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler
2.

LYS Coğrafya

Politik Etkiler

DÜNYA’NIN YENİ YEDİ HARİKASI

Günümüzde turizm uluslararası barış ve dostluğun temel unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir.
3.

Sosyal ve Kültürel Etkiler

Turizm faaliyetleri bir kültür taşıyıcısı olarak toplumlar arasındaki bağları güçlendirir.
4.

Çevresel ve Ekolojik Etkiler

Turizm, varlığının temel kaynağını oluşturan doğal ve kültürel
çevreyi korumak zorunda olan bir sektördür.

MİLLİ PARKLAR

Birçok ülkede koruma altına alınmış ve milli park olarak ilan
edilmiş pek çok yer vardır. Günümüzde milli parkların en fazla olduğu yerler ABD ve Afrika’dır.
Yellowstone Ulusal Parkı: ABD’nin kuzey eyaletlerinde yer
alan bu milli park bizonları, kanada geyikleri, boz ayıları ve
gayzerleriyle dikkat çekmektedir.
Afrika Ulusal Parkları: Bu parkların ortak özellikleri çok büyük ve doğal güzelliklere sahip olmalarıdır.
Bunların en ünlüleri Tanzanya'da bulunan Serengeti ve Selous ulusal parklarıdır. Her sene milyonlarca turist çeker.

DÜNYA’NIN ESKİ YEDİ HARİKASI
1.

Keops Piramidi (Mısır)

2.

İskenderiye Feneri (Mısır)

3.

Babil’in Asma Bahçeleri (Irak)

4.

Kral Mozoles’in Mezarı (Bodrum -Türkiye)

5.

Artemis Tapınağı (Efes - Türkiye)

6.

Zeus Heykeli (Yunanistan)

7.

Rodos Heykeli (Yunanistan)

Bu

eserlerden

günümüze

sadece

Keops

Piramidi

ulaşabilmiştir.

140

1.

Petra Antik Kenti (Ürdün)

2.

Çin Seddi (Çin Halk Cumhuriyeti)

3.

Kurtarıcı İsa Haykeli (Brezilya)

4.

Machu Picchu Antik Kenti (Peru)

5.

Chichen İtza Piramidi (Meksika)

6.

Roma Kolezyumu (İtalya)

7.

Tac Mahal (Hindistan)

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

LYS Coğrafya

Örnek

Örnek

İlk yerleşim alanlarının, ilk devlet örgütlerinin ve ilk yazı-

Çin son yıllarda tüm dünyanın ekonomik dengelerini etkileyen

lı hukuk belgelerinin ortaya çıktığı Orta Doğu’nun, günü-

büyük bir gelişim hamlesi yapmaktadır.

müzde sıcak çatışmaların yaşandığı bir bölge olmasında

Çin’in Dünya ekonomik yapısı üzerinde bu kadar büyük

aşağıdaki faktörlerden hangisinin etkisi yoktur?
A) Petrol

B) Su

C) Matematik konum

D) Farklı dinler

etkilerde bulunabilmesinde aşağıdaki özelliklerinden
hangisi daha etkili olmuştur?
A) Yer altı kaynakları bakımından zengin olması

E) Farklı kültürler

B) Ulaşıma büyük yatırımlar yapması
C) Çeşitli yer şekillerinin bulunması
D) Ucuz işgücüne sahip olması
E) Yüz ölçümünün çok geniş olması

Çözüm
Matematik konum özellikleri Orta Doğu’da yaşanan sıcak çatışmaların nedenleri arasında gösterilemez.
Cevap: C

Örnek
Dünya çapında çevre olaylarına duyarlılığı artırmak için
1971 yılında kurulan Greenpeace’in çalışma alanına aşağıdakilerden hangisi girmez?
A) Nükleer kirliliğe son verilmesi
B) Ticari amaçlı balina avının kontrol altına alınması
C) Küresel ısınmayı durdurmaya çalışılması

Çözüm

D) Dünya ticaretinin dengeli gelişmesinin sağlanması
E) Savaşların önlenmesi

Çin’in sahip olduğu ucuz işgücü potansiyeli, dışa dönük ekonomi politikaları izlediği günden itibaren yatırımcıları, üretimlerini bu ülkede gerçekleştirmeye yönlendirmiştir.
Cevap: D

Çözüm
Greenpeace temelde çevreci bir örgüttür. Dünya ticaretinin dengeli bir şekilde dağılması Uluslararası Para Fonu’nun
(IMF) amaçlarındandır.
Cevap: D

141

Çözümlü Test

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar
Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

1.

4.

Turizm, ülkeleri sosyal ve ekonomik açıdan öne çıkaran bir ekonomik faaliyetler bütünüdür. Ülkelerin turizm-

Muson Asyası ülkeleri aşağıdakilerin hangisinde
Dünya’da ilk sırada yer almaz?

le ilgilenmeleri daha çok sağladığı ekonomik faydalarla
açıklanabilir.

LYS Coğrafya

Buna göre, aşağıdaki ülkelerden hangisinin ekono-

A) Nüfus miktarında

B) Yaz yağışlarında

C) Çay üretiminde

D) Pirinç tüketiminde

E) Pirinç ihracatında

misi daha çok turizm faaliyetlerine dayanmaktadır?
A) Rusya

B) Almanya

D) İran

2.

C) Japonya

E) İspanya

Japonya, endüstri alanında Dünya’nın en gelişmiş ülke-

5.

lerinden biridir.

potansiyel yüksektir.

Aşağıdakilerden hangisi, Japonya’da gelişen en-

düstri kollarından değildir?

Buna göre, aşağıdaki ülkelerden hangisinde hidroelektrik enerji potansiyeli en azdır?

A) Tekstil

B) Otomotiv

A) Romanya

B) İtalya

C) Elektronik eşya

D) İş makineleri

C) Hindistan

D) Norveç

E) Bilgisayar donanımı

3.

Yer şekillerinin engebeli olduğu ülkelerde hidroelektrik

E) Hollanda

Sanayi Devrimi’nin İngiltere’de ortaya çıkmasında ve
gelişmesinde etkili olan pek çok faktörden biri de yer altı

6.

kaynaklarıdır.

Aşağıdakilerden hangisi, Hollanda’nın özelliklerinden biri değildir?

İngiltere’de aşağıdaki yer altı kaynaklarından hangisinin bulunması Sanayi Devrimi’nin yaşanmasında

A) Yer şekillerinin sade olması

etkili olmuştur?

B) Denizciliğinin gelişmiş olması

A) Bakır

B) Kaya tuzu

C) Dışsatımında tarım ürünleri payının fazla olması

C) Taşkömürü

D) Altın

D) Tarım alanlarının sınırlı olması

E) Çinko

E) Tarımsal veriminin düşük olması

142

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

7.

9.

Ürettiği sanayi mallarının ve hizmet ürünlerinin ihracatı

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar
Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler
1991 yılında SSCB’nin dağılmasıyla kurulmuş olan Rus-

sayesinde Almanya Dünya'nın en önemli ticaret ülkele-

ya Federasyonu doğal kaynaklar açısından Dünya'nın

rinden biri olmuştur.

en zengin ülkelerinden biridir.

Almanya aşağıdaki ürünlerden hangisinin ihracatıyla daha çok ön plana çıkmaktadır?
A) Tarım ürünleri

B) Otomotiv

C) Hayvancılık ürünleri

D) İnşaat malzemeleri

E) Orman ürünleri

l. Tropikal ormanlar

ll. Doğal gaz

lll. Petrol

lV. Tatlı su kaynakları

Yukarıdakilerden hangileri Rusya’nın sahip olduğu
doğal kaynaklara örnek olarak gösterilemez?
A) Yalnız l

B) l ve ll

D) l ve lV

C) l ve lll
E) ll ve lV

10. Hazar Havzası ve Orta Doğu ülkeleri dünya petrol ve
doğal gaz rezervlerinin önemli bir kısmına sahiptir. Türkiye ise bu kaynakların büyük pazarlara iletilmesinde

8.

söz konusu olan projelerde adı sık geçen bir ülkedir.

Elverişli doğal koşullara ve zengin yer altı kay

naklarına sahip olduğu halde Nijerya’nın geliş-

Türkiye aşağıdaki özelliklerinden hangisiyle enerji

memiş bir ülke olması aşağıdakilerden hangisiyle

projelerinde adından sıkça bahsedilen bir ülke hali-

açıklanabilir?

ne gelmiştir?

A) Enerji kaynakları bakımından dışa bağımlı olması

A) Genç nüfus yapısıyla

B) Nüfus yoğunluğunun yüksek olması

B) Coğrafi konumuyla

C) İklim çeşitliliğinin fazla olması

C) Yerşekilleriyle

D) Nüfus artış hızının yüksek olması

D) İklim koşullarıyla

E) Yerşekillerinin sade olması

E) Ulaşım imkanlarıyla

143

Çözümler

Ülkeler-Uluslararası Kuruluşlar
Ülkeler Arası Etkileşim ve İlişkiler

1.

6.

Belirtilen ülkelerin tümünde belli oranlarda turizm yapılır.

LYS Coğrafya

Dünya’da tarımsal faaliyetleri en modern yöntemler-

Ancak İspanya ekonomisi büyük oranda turizm faaliyet-

le yürüten Hollanda’da tarımsal verimlilik oldukça yük-

lerine bağlıdır.

sektir.

Cevap: E

Cevap: E

7.
2.

Dünya’da otomotiv sektörü en gelişmiş ülke Almanya’dır.
Geçtiğimiz yıllarda Almanya, Japonya’yı da geçerek en

Gelişmiş bir ülke olan Japonya’da işçi ücretleri oldukça

çok motorlu taşıt ihraç eden ülke olmuştur.

yüksektir. Tekstil gibi temelde ucuz iş gücüne dayanan
bir sektörün Japonya’da gelişmemesinin nedeni budur.

Cevap: B
Cevap: A

8.
3.

Nüfus artış hızının fazla olması, tüketici konumundaki

Buharlı araçlarda ve demir çelik sanayisinde vazgeçil-

genç nüfus oranını yükseltmektedir. Bu nedenle gerekli

mez olan taş kömürünün yaygın olarak bulunmasının

altyapı ve üstyapı hizmetlerinin yanısıra eğitim ve sağlık

İngiltere’nin sanayileşmesinde payı büyük olmuştur.

gibi temel hizmetlerde de büyük aksamalar olur.

Cevap: D

Cevap: C

4.

9.

Muson Asyasında yer alan ülkeler yoğun şekilde pirinç

Topraklarının tamamına yakını kutba yakın olan bu ülke-

üretirler. Ancak nüfus miktarlarının fazla olması tüke-

de tropikal ormanlar yerine iğne yapraklı tayga (boreal)

timi artırdığından pirinç ihracatı çoğu zaman mümkün

ormanlar gelişmiştir.

olmaz.
Cevap: A
Cevap: E

10. Belirtilen enerji kaynaklarıyla bunlara yoğun şekilde ihti5.

Yerşekillerinin oldukça sade, akarsuların yavaş aktı-

yaç duyan batı pazarının tam ortasında yer alması NA-

ğı Hollanda’da baraj kurup elektrik elde etme imkanı

BUCCO, BTC, Güney Akım ve daha pek çok projede

yoktur.

Türkiye’nin kilit noktada yer almasını sağlamıştır.

Cevap: E

Cevap: B

144

DOĞAL KAYNAKLAR VE ÇEVRE

LYS

11. Bölüm

COĞRAFYA

Kalkolitik Çağ (Maden Çağı)

DOĞAL KAYNAKLAR VE ÇEVRE

Ì
Oluşumunda insanların etkisinin olmadığı, doğada kendiliğin-

Bakır, demir gibi madenler keşfedilmiş ve saban icat
edilmiştir.

den bulunan maddelere doğal kaynak denir. Ekonomik faaliyetlerin temelini bu kaynaklar oluşturur.  

Ì

Tarım alanları genişlemiş ve madencilik başlamıştır.

Ì

Madenler ve ormanlar önem kazanan doğal kaynaklardır.

Sanayi Çağı   

      

  

 

 ­€
‚ 
ƒ

Ì

Buhar makinesi, pulluk, dinamo ve motor icat edilmiştir.

Ì

Sanayi, ticaret, turizm ve tarım gelişmiştir.

Ì

Kömür, demir, orman, akarsu, doğal gaz, petrol gibi doğal kaynakların önemi artmıştır.

Geçmişten günümüze önemi fazla olan doğal kaynaklar

„ 

1.

Taşlar

2.

Metalik Madenler

3.

Topraklar

4.

Ormanlar

5.

Su, Rüzgar ve Güneş

de önemli yeri vardır. İlk çağlardan itibaren doğal kaynaklar-

6.

Kömür

dan farklı şekilde yararlanılmıştır. Dünya nüfusunun artması

7.

Petrol

8.

Turizm   

…
† 
‡
Doğal kaynakların insan hayatında ve ekonomik etkinlikler-

ve sanayinin gelişmesi doğal kaynakların önemini daha da
arttırmıştır.

Doğal kaynakların kullanımında etkili olan faktörler

İlk çağlardan günümüze doğru insanların ekonomik faaliyet-

şunlardır:

lerinin değişimine ve çeşitlenmesine bağlı olarak farklı doğal
kaynaklar, değişik zamanlarda önem kazanmıştır.

1.

Doğal Kaynağın Potansiyeli

Paleolitik (Kaba Taş Çağı) Çağ:

2.

Kullanılan Yöntem ve Teknoloji

3.

İnsanların İhtiyaçları

Ì

Avcılık, toplayıcılık ve taş işçiliği temel ekonomik
faaliyetlerdir.

Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile doğal kaynakların kullanımı

Ì

Kesici alet olarak taşlar kullanılmıştır.

Ì

Obsidyen ve çakmak taşı önem kazanan doğal

kaynakların kullanımı sonucunda büyük çevresel sorunlar or-

kaynaklardır.

taya çıkmıştır. Gelişmiş ülkelerde sanayi ve teknolojinin etki-

arasında çok yakın ilişki vardır. Geri kalmış ülkelerde doğal

Mezolitik – Neolitik Çağ (Yontma – Cilalı Taş Çağı)
Ì

Ì

siyle sürdürülebilir şekilde yararlanılmaktadır.

Tarım, hayvancılık ve seramik yapımı ekonomik

Doğal kaynakların yanlış kullanımı olumsuz çevre sorunları

faaliyetlerdir.

yaratmaktadır. Örneğin Aral gölünün hacminin %80’nin kay-

Topraklar, meralar ve killi toprak değeri artan doğal

bolması, taş ocakları, yağmur ormanlarının tahribatı ve yer

kaynaklardır.

altı sularının bilinçsiz kullanımı büyük çevre felaketlerine yol

145

Doğal Kaynaklar ve Çevre

LYS Coğrafya

açmaktadır. Arazinin yanlış kullanımı da büyük çevre sorunla-

Ì

Karadeniz sahil yolu, kıyı dolgu yöntemi ile yapıldığından şiddeti dalgalar sonucu tahrip olmaktadır.

rı yaratmaktadır. Arazinin verimli kullanılması doğru bir planlama yapılması ile mümkündür.

Ì

Konya organize sanayi bölgesi, rüzgar yönü dikkate

Arazi planlaması yapılırken doğanın kendi içinde işleyen den-

alınmadan şehrin kuzeyine kurulmuştur. Bu nedenle kış

gesinin gözetilmesi gerekir.

aylarında şehirde hava kirliliği artmaktadır.

Not

Planlanması Yapılacak Bir Bölgede Dikkate Alınacak
Özellikler

Kısa ve öz anlattığımız bu konulardan bazılarını daha ayrıntı-

1.

Doğal Kaynaklar

lı bir şekilde tekrar anlatmanın faydalı olacağı kanaatindeyiz.

2.

Toprak Durumu

Ayrıca doğal kaynaklar ve çevre konusunda doğrudan bilgi

3.

Su kaynakları

4.

Yerşekilleri (Jeomorfolojik özellikler)

5.

İklim özellikleri

6.

Bitki örtüsü

7.

Yer yapısı (Jeolojik durum)

8.

Madenler

9.

Sulama durumu

sorusu yerine genelde mantık ve yoruma dayalı sorular geldiğinden konuyu sorularla kavratma yoluna da gideceğiz.
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DOĞAL KAYNAKLAR
1. Taşlar
Paleolitik Çağ'da avcılık ve ve toplayıcılıkla geçimini sağlayan insanlar, avlanmak ve tehlikelerden korunmak için, sileks
(çakmak taşı) ve obsidiyen (volkan camı) gibi sert taşları kul-

10. Çevre sorunları

lanmışlardır. Bu taşların aranması ve alet yapımı için işlenme-

Arazi planlanmasında istenilen hedefe ulaşmak için şu çalış-

siyle ilk madencilik ve ilk taş işçiliği ortaya çıkmıştır.

malar önceden yapılmaktadır:
1.

Arazi kullanım amacı belirlenmeli

2.

Arazinin var olan özelliklerini gösteren haritalar hazırlan-

Günümüzde elmas, yakut, zümrüt, oltu taşı, lüle taşı gibi taşlar süs taşları olarak nitelendirilir. Mermer, granit, bazalt gibi
taşlar ise yapı taşları olarak kullanılır.

malı

2.Metalik Madenler

3.

Arazi verimliliğini belirleyen etütler yapılmalı

İnsanların ilk olarak kullandıkları madenlerden biri de bakırdır.

4.

Araziden en iyi verimi sağlayacak projeler geliştirilmeli

5.

Bölge halkının ihtiyaçları belirlenmeli

la mineralden oluşan madenleri çıkarmışlardır. Bakır ve ka-

6.

Projelerin bölge halkı üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisi

lay madenlerinin ergitilip karıştırılmasıyla tunç elde edilmiştir.

saptanmalı ve çözümler üretilmeli

Böylelikle tunç üretimi maden işlemeciliğine döküm, tavlama

Projenin doğal çevre üzerindeki etkisi araştırılmalı

ve kaplama gibi tekniklerin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

7.

Tunç Çağı'nda ise insanlar daha derinlere inerek birden faz-

Arazinin yanlış kullanımından kaynaklanan çevresel

Demir, daha dayanıklı olması nedeniyle çok işlenmeye ve kul-

sorunlara örnekler;

lanılmaya başlanmıştır. Demir Çağı'nda artık daha dayanık-

Ì

lı silah, araç ve gereçler yapılmış, medeniyet gelişmeye baş-

1955 yılında Elazığ şehrinin gelişim yönünü dikkate alın-

lamıştır.

madan yapılan çimento fabrikası şehir içinde kalarak in-

Ì

san sağlığını ve tarımı olumsuz yönde etkilemektedir.

3. Topraklar

Antalya Gazi Paşa ilçesine yapılan hava alanı, yüksek

Neolitik Çağ'da doğada bulunan bazı bitkilerin tarımı yapıl-

dağlar dikkate alınmadığından kullanılmamaktadır ve

maya başlanmıştır. Bu durum tarım topraklarının Neolitik

bu arazi yanlış planlama sonucu beton yığınına dönüş-

Çağ'dan günümüze kadar önemini kaybetmeyen aksine de-

müştür.

ğeri giderek artan bir doğal kaynak olamasını sağlamıştır.

146

Doğal Kaynaklar ve Çevre

LYS Coğrafya

Hayvancılık faaliyetlerine çayır ve otlaklar önemli doğal kay-

lerin aydınlatılmasında kullanılmıştır. Patlamalı ve içten yan-

naklar halini almıştır. Küp, kap, kacak, testi, çanak ve çömlek

malı motorların icadı ile petrolün büyük bir enerji kaynağı ola-

üretimi killi toprakların önemini artırmıştır.

rak görülmesini sağlamıştır. Petrolle elektrik üreten dizel motorları ve gaz türbinlerinin icadı, buhar gücüyle çalışan maki-

Maden Çağı'na gelindiğinde sabanın icadı ile daha geniş

nelerin önemini yitirmesine neden olmuştur.

alanlar tarım toprağı olarak kullanılmıştır. Böylelikle toprağın
önemi bir kez daha artmıştır. Sanayi Çağı'nda pulluk ve trak-

Lastik, plastik, kozmetik ürünler, deterjan, kimyasal gübre, bö-

törün icadı tarımsal faaliyetlerde önemli sıçramalara neden

cek ilacı gibi ürünlerin elde edildiği petrokimya sanayisinin ge-

olmuştur. Topraklar hızla artan Dünya nüfusunun beslenme-

lişmesiyle petrolün önemi bir kez daha artmıştır.

sinde vazgeçilmez doğal kaynaklardan birisidir.
ARAZİ KULLANIMININ ÇEVRESEL ETKİLERİ

4. Ormanlar
Paleolitik Çağ'da avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdüren

Doğa ve insan ilişkilerinde geleceği düşünme ve planlama

insanlar, ormanları kendileri için avlanma ve barınma alanı

şarttır. Planlama yapılırken doğal çevre de göz önünde bulun-

olarak seçmişlerdir. Neolitik Çağ'da ormanlardan ısınma, ye-

durulmalıdır. Aksi takdirde planlar yetersiz kalmakta ve sağ-

mek pişirme kil fırınlarını yakma gibi amaçlarla enerji kaynağı

lıksız kentleşme ortaya çıkmaktadır. Planlamada ekosistem,

olarak yararlanılmıştır.

çevre kapasitesi, enerji kullanımı ölçüleri yeteri derecede fizi-

Maden Çağı'ndan Sanayi İnkılabı'na kadar ormandan maden-

bilite çalışmaları dikkate alınmalıdır.

leri ergitmede yararlanılmıştır. Fenikeliler gibi denizci toplum-

Planlama yapılırken, doğal kaynaklar, jeomorfolojik özellikler,

lar Akdeniz kıyılarındaki sedir ormanlarından temin ettikleri

iklim özellikleri, bitki örtüsü, jeolojik durum, toprak kabiliyeti,

ham madde ile gemiler yapmışlardır. Ağaçtan kağıt yapılması

sulama durumu, içme ve sulama suyu sağlanan kaynaklar ve

ile de ormanların önemi daha da artmıştır.

çevre sorunları göz önüne alınmalıdır.

5. Su ve Rüzgâr
Arazi Planlamasında Dikkat Edilmesi Gereken Konular

İnsanlar, Orta Çağ'a gelinceye kadar sulardan; içme, sulama,
kullanma ve taşıma faaliyetlerinde yararlanmıştır. Orta Çağ'a

Hızla artan Dünya nüfusunun problemlerini çözmek için sınır-

gelindiğinde, su ve rüzgârın gücünden değirmenlerin çalıştı-

lı olan arazilerden maksimum yararlanmayı gerektirmektedir.

rılmasında yararlanılmıştır.

Öncelikle şunlara dikkat edilmelidir.

Yelkenli gemiler döneminde de rüzgârdan yararlanılmıştır.Su

Ì

Arazinin kullanım amacı belirlenmeli

gücü ile çalışan dinamonun icadı, akarsular için bir dönüm

Ì

Arazinin mevcut bitki örtüsü, yerleşme ve toprak duru-

noktası oldu. Hidroelektrik santrallerinde kullanılan dinamolar

munu gösteren haritalar hazırlanmalı

aracılığı ile akarsulardan elektrik üretilmeye başlanmış oldu.

Ì

Yakın çevredeki ve bölgedeki insanların ihtiyaçları göz
önünde bulundurulmalı

6. Kömür
Ì

Kömür, Orta Çağ'da evlerin ısıtılmasında, 1620 yıllarında ise

Araziden en üst düzeyde verim almaya yönelik projeler
geliştirilmeli

demiri ergitmede kullanılmıştır. Böylece kömür havzaları ile
Ì

demir çelik fabrikalarının dağılışı paralellik göstermiştir. 17.

Projelerin doğaya olan olumsuz etkilerini en aza indirgeyecek çözümler üretilmeli

yüzyılda buhar makinesinin icadı ve sanayide kullanılması kömürün önemini bir kez daha artırmıştır. Buhar gücü ile çalışan

Ì

Alt yapı çalışmalarına öncelik verilmeli

makineler; kâğıt fabrikaları, trenler ve gemilerde kullanılmıştır.

Ì

Riskler belirlenmeli

7.Petrol

Ì

Çevredeki doğal olaylar dikkate alınmalı

Petrol; MÖ. 3000'de Mezopotamya'da asfalt ve harç, MÖ.

Ì

Ekolojik denge gözetilmeli

1700'de Çin'de ısıtma aracı, 1815'te Çekoslovakya'da cadde-

Ì

Uygulamaya geçilmeli

147

Doğal Kaynaklar ve Çevre

LYS Coğrafya 

DOĞAL KAYNAK KULLANIMI VE TEKNOLOJİNİN
YARATTIĞI ÇEVRESEL SORUNLAR  

1. Su Kirliliği:
Fabrika atıkları, kimyasal maddeler, yanmış yağlar, petrol
ürünleri, tarım ilaçları, gübreler, evlerde kullanılan deterjanlar
su kirliliği oluşturur.
2. Toprak Kirliliği:
Deterjanlar, kimyasal gübre, tarım ilaçları, sanayi atıkları,         

 
   

 



    

  

 

  

sönmemiş kireç, maden işleme sırasındaki atıklar, nükleer
sızıntılar toprağı kirletir.
3. Hava Kirliliği:  

 

    

 
  

  
  

 


3. Gaz Atıklar: Taşıtlardan, çöp depolarından, termik santraller-

Sanayi tesisleri, taşıtlar havayı kirletir.

den, sanayi tesislerinden kaynaklanan atıklardır. Küresel ısınmaya, hava kirliliğine, yangınlara ve patlamalara neden olur.

4. Radyoaktif Kirlilik:

GERİ DÖNÜŞÜM

Nükleer reaktörler, X ışını makineleri, yakıt işleme tesisleri,
nükleer silahlar radyasyon kaynağıdır. Nükleer santrallerdeki

Yeniden kullanılabilen atıkların işlenerek tekrar hammaddeye

patlamalar çevre sorunları oluşturur.

dönüştürülüp, üretime katılmasına geri dönüşüm denir. Doğal
kaynaklar sınırsız değildir, doğru kullanılmadığı takdirde bir

5. Besin Kirlenmesi:

gün tükenecektir. Kaynak kullanımında israfı önlemede atık-

Sulardaki zehirli atıklar, tarım ilaçları ve fabrikalarda üretim

ların geri kazanılması ve tekrar kullanılması için yöntemler

sırasında hijyene dikkat edilmemesi besinleri insanlar için za-

aranmış ve geliştirilmiştir.

rarlı hale getirir.

Geri Dönüşüm Yararları

6. Ses kirliliği:
Yoğun trafik, fabrikalarda yüksek ses çıkaran makineler insanları olumsuz etkiler.

Küresel Çevre Sorunlarý
Küresel
Isýnma

Asit
Ozon tabakasýnýn
yaðmurlarý
seyrelmesi

Orman
tahribi    

Ì

Doğal kaynaklar korunur.

Ì

Enerji tasarrufu sağlanır.

Ì

Atık miktarı azalır.

Ì

Çevre kirliliği azalır.

Ì

Ekonomik katkı sağlar.

Örnek 

Aşağıdakilerden hangisi küresel ısınmanın etkileri arasında sayılmaz?

ATIK TÜRLERİ VE ÇEVRE ETKİLERİ

A) Isınma ile birlikte atmosferde nem oranı artacak ve iklim-

1. Katı Atıklar: İnsanların günlük yaşantılarında kullandıkları

sel değişimler yaşanacaktır.

maddeler ve ekonomik faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan katı

B) Buzulların kapladığı alan ve kalınlıkları azalacaktır.

atıklar toprak ve su kaynaklarında bozulmaya neden olmaktadır.

C) Bitki ve hayvan türlerinde azalma görülecektir.

2. Sıvı Atıklar: Ekonomik faaliyetler sonucu oluşan sıvı atık-

D) Deniz seviyesinde yükselme olacak, kıyıdaki yerleşmeler

lar, Dünya’daki kirliliğin en önemli kaynağıdır. Kanalizasyon

su altında kalacaktır.

ve fabrika atıkları, civa bileşikleri, tarım ilaçları, deniz, okya-

E) Güneş enerjisinden yararlanılan alanda daralma olacaktır.

nus, göl ve akarsularda kirliliğe neden olmaktadır.

148

Doğal Kaynaklar ve Çevre

LYS Coğrafya

Ì

Çözüm

1971 Sulak alanların korunması için yapılan Ramsar
Sözleşmesi

Ì

Küresel ısınma ile birlikte A, B, C ve D seçeneklerindeki olum-

1973 türleri tehlikede olan bitki ve hayvan ticaretinin önlenmesi için yapılan Washington Antlaşması

suzluklar yaşanacak; ancak güneş enerjisinden yararlanan
alanda azalma görülmez.
Cevap: E

Ì

1977 Dünya Çölleşme Konferansı (Nairobi)

Ì

1978 Akdeniz'in kirliliğe karşı korunması amaçlı Barcelona Antlaşması

Ì

Örnek

1979 tükenmekte olan göçmen kuşların korunmasını
öngören Bonn Antlaşması

Sanayi Devrimi ile birlikte önemi artan ekonomik faaliyetler-

Ì

den biri de demir-çelik fabrikalarıdır.

1979 Avrupa'da nesli tükenmekte olan bitki ve hayvanları koruma altına almak ve için yapılan Bern Antlaşması

Bu fabrikaların yapıldığı ilk zamanlarda kuruluş yerlerini

Ì

1992 Dünya Çevre Zirvesi (Rio)

belirleyen temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Ì

1994 Biyolojik Çeşitliliği Koruma Konferansı (Bahama)

A) Geniş düzlükler

Ì

1994 Çölleşmeyle Mücadele Antlaşması BM tarafından
hazırlanmış olup, 90 ülke imzalamıştır.

B) Taşkömürü havzaları
C) Liman bölgeleri

Ì

1996 şehir ve insan yerleşimlerinin ele alındığı Habitat 2
Konferansı (İstanbul)

D) Verimli topraklar
Ì

E) Nüfusun yoğunluğu

2002 Sürdürülebilir Gelişme Hakkında Dünya Zirvesi
(Rio + 10) Konferansı (Yohannesburg)

Kyoto Protokolü

Çözüm

Sera etkisi meydana getiren gazların salınımlarını kısmak

Demir-Çelik fabrikalarında en önemli faktör enerji kaynağıdır.

üzere sanayileşmiş ülkeler için hedefler belirleyen uluslara-

Bu nedenle fabrikalar taşkömürü havzalarına yakın yerlerde

rası bir anlaşmadır. 1997 yılında oluşturulan Kyoto Protoko-

gelişmiştir.

lü, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Antlaşması'nın

Cevap: B

yasal olarak bağlayıcılığı niteliğindedir. Bu protokole göre sanayileşmiş ülkeler ile piyasa ekonomisine geçiş sürecindeki

ÇEVRE SORUNLARI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

ülkeler atmosfere saldıkları sera gazı miktarında indirime gitmeyi kabul etmektedirler.

Günümüzde çevrenin korunması için yerel anlamda devletler
ve küresel anlamda uluslararası kuruluşlar önemli görevler

Kyoto Protokolü'nde alınan başlıca kararlar şunlardır:

üstlenmektedirler. Günümüzde birçok ülkenin ve ülkemizin

Ì

de çevrenin korunmasına yönelik kanun ve yönetmelikle-

Atmosfere salınan sera gazı miktarı %5'e çekilecek ve
mevzuatlar düzenlenecek

ri vardır. Bu kanun ve yönetmeliklerin uygulanmasına özen
gösterilmektedir.

Ì

Daha az enerji ile ısınma, daha az enerji tüketen araçları

Hızlı bir şekilde gelişen üretim artışı bir yandan yenilenmeyen

kullanma, daha az enerji tüketen teknoloji sistemlerini

kaynakların hızla tükenmesine, diğer yandan da özellikle su

endüstride kullanma, ulaşımda, çöp toplamada çevreci-

ve hava kirlenmesinin artmasına ve böylece bunların kıt kay-

liği ön planda tutulacak

naklar haline gelmesine yol açmaktadır.

Ì

Atmosferde bırakılan metan ve karbondioksit oranının düşürülmesi için alternatif enerji kaynaklarına önem verilecek

Uluslararası çaptaki sözleşmeler çevre hukukunun gelişmesine büyük katkı sağlamaktadır. Bu sözleşmelerden bazıları

Ì

şunlardır:

Fosil yakıtlar yerine biyodizel gibi yenilenebilir enerji
kaynakları kullanılacak

149

Doğal Kaynaklar ve Çevre

Ì

LYS Coğrafya

Çimento, demir-çelik ve kireç fabrikaları gibi yüksek

Örnek

enerji tüketen işletmelerde atık işlemlerinin yeniden

Ì

Ì

düzenlenecek

Aşağıdakilerden hangisi doğal kaynakların insan etkin-

Termik santrallerde daha az karbon çıkaran sistemler,

likleri sonucunda kirlenmesine ve ekonomik değerinin

teknolojiler kullanılacak

azalmasına neden olan olaylardan biri değildir?

Güneş enerjisinin önü açılarak, nükleer enerjide karbon

A) Tarımsal alanların yerleşim alanlarına dönüşmesi

salınımı sıfır olduğu için Dünya'da bu enerjinin kullanı-

B) Tatlı su kaynaklarının sanayi faaliyetleriyle kirlenmesi

mını ön plana çıkarılacak
Ì

C) Tarla açmak için ormanların tahrip edilmesi

Fazla yakıt tüketenden ve fazla karbon üretenden fazla

D) Şiddetli sağanak yağışlarla toprağın erozyona uğraması

vergi alınacak

E) Petrol platformlarındaki sızıntıların denizi kirletmesi
DOĞANIN VE DOĞAL MİRASIN KORUNMASI

Doğal miras; kültürel, bilimsel, ekonomik unsurlarla zenginleşen doğal güzelliklerin ve biyolojik çeşitliliğin oluşturduğu

Çözüm

değerlerdir.
A, B, C ve E seçeneklerinde insan etkileri söz konusu iken

Dünya'da ve çevremizde hiçbir koruma statüsüne sahip olma-

şiddetli yağışlar sonucu erozyon doğal faktörlerdir.

yan veya koruma önlemlerinin yetersiz olduğu pek çok doğal

Cevap: D

alan bulunmaktadır. Bu alanları belirlemek ve bir an önce koruma altına almak, doğanın korunmasına büyük katkı sağlar.
Doğayı koruma düşüncesi, son zamanlarda tüm dünyada
hızla yayılmaktadır. Türkiye'de millî parklar, tabiatı koruma
alanları, tabiat parkları ve tabiat anıtları olmak üzere dört fark-

Örnek

lı koruma alanı oluşturulmuştur. Şu anda Türkiye'de 58 adet
tabiat anıtı, 33 adet millî park olarak ilan edilmiş alan, 16 adet

Sürdürülebilir ekonomik faaliyetler için atık maddelerin geri

tabiat parkı ve 35 adet tabiatı koruma alanı bulunmaktadır.

dönüştürülmesi önemlidir.

Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED)

Aşağıdaki maddelerden hangisinin geri dönüşümünün

Türkiye yatırımlarda çevresel etkiye önem veren ülke-

ekonomik yararı yoktur?

ler arasındadır. Ülkemizde ÇED 1993 yılından bu yana

A) Cam

uygulanmaktadır.

B) Kağıt
D) Plastik

ÇED belirli bir proje veya gelişmenin, çevre üzerindeki

C) Linyit
E) Teneke

önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Yeni yapılan proje
ve gelişmelerin sürekli veya geçici etkilerini, sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini içine alacak şekilde analizi ve
değerlendirilmesidir.
ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmak-

Çözüm

sızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz

Linyit enerji kaynağı olarak yararlanılan doğal kaynaktır. Kul-

çevresel etkilerin önceden tespit edilip gerekli tedbirlerin alın-

lanıldıktan sonra geri dönüşümü olmaz.

masını sağlamaktır.

Cevap: C

150

Çözümlü Test

LYS Coğrafya

1.

Kıyı düzlükleri az olan engebeli bir ülke kıyıdan arazi kazanmak isterse, aşağıdaki etkinliklerden hangisini yapması beklenir?
A) Kıyı yapısına zarar vermeden deniz dolgusunun yapılması
B) Yerleşmeyi iç kesimlere kaydırmak
C) Eğimli yamaçlarda basamaklar oluşturmak
D) Yüksek düzlükler oluşturmak

Doğal Kaynaklar ve Çevre

4.

I. Otlak ve meralar

II. Ormanlar

III. Akarsular

IV. Petrol

V. Demir

Traktör ve pulluğun icadı yukarıdaki doğal kaynaklardan hangilerini olumsuz yönde etkilemiştir?

E) Kıyıdan iç kesimlere göçü artırmak

A) I ve II

B) I ve IV

D) III ve V

2.

5.

Aşağıdaki doğal kaynaklardan hangisi sanayi çağın-

E) IV ve V

Dünyada çevre sorunu yaratmayan enerji kaynaklarına
ilgi artmakta ve buna bağlı olarak rüzgar enerji kullanımı

da önemi artan kaynaklardan biri değildir?

da yaygınlaşmıştır.

A) Doğal güzellikler

B) Akarsular

Buna göre, aşağıdaki ülkelerden hangisinde rüzgâr
enerjisinin yaygın olarak kullanımı görülmez?

C) Orman alanları

A) ABD

D) Çakmak taşı

B) Fransa

D) Japonya

E) Kömür

3.

C) II ve IV

Buharlı makinelerin ve ulaşım araçlarının ortaya çıkması tarımsal üretimde önemli değişimler yaratmıştır.

C) Romanya
E) İngiltere

6.

I. Sanayi yoğunluğu

II. Okyanus akıntıları

III. Nüfus dağılışı

IV. Matematik konum

V. Sürekli rüzgârlar

Yukarıdakilerden hangileri yeryüzündeki çevresel

I. Tarım alanları genişlemiş,

II. Sulama olanakları gelişmiş,

III. Tarım ürünlerinin pazarlama olanakları artmış.

Yukarıdakilerden hangisinin bu değişimlere örnek

sorunların yoğunluk göstermesi üzerinde etkili olan

olduğu söylenebilir?

faktörlerdendir?

A) Yalnız I
D) II ve III

B) Yalnız II

C) I ve III

A) I ve III
D) III ve V

E) I, II ve III

151

B) I ve V

C) II ve IV
E) IV ve V

Doğal Kaynaklar ve Çevre

7.

Çözümlü Test

9.

Aşağıdakilerden hangisi küresel çevre sorunları
arasında yer almaz?

LYS Coğrafya

Küresel ısınma, iklim değişimini hızlandırır. Bu durum
yeryüzündeki tüm ekosistemleri etkiler.

A) Asit yağmurları

B) Küresel ısınma

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi küresel ısınmaya bağlı olarak oluşacak durumlardan biri değildir?

C) Ozon seyrelmesi

A) Çöllerin genişlemesi

D) Yağmur ormanlarının tahribi

B) Kıyıların su altında kalması

E) Hava kirliliği

C) Canlı türlerinin azalması
D) Nüfus artış hızının düşmesi
E) Tatlı su kaynaklarının tuzlanması

10. I. Organik tarımın yaygınlaşması,

8.

Aşağıdakilerden hangisi asit yağmurlarının neden
olduğu etkilerden biri değildir?
A) Bitkilerin gelişimini engellemesi
B) İnsanlarda sağlık sorunları oluşturması

II. Kentleşmenin artması,

III. Orman yangınları,

IV. Atmosferde CO2 oranının artması.

Yukarıdakilerden hangilerinin çevre sorunlarına yol
açacağı söylenemez?

C) Ozon tabakasını seyreltmesi

A) Yalnız I

D) Tarihi yapılara zarar vermesi

D) I ve IV

E) Sulak alanlardaki canlı türlerinin yok olması

152

B) Yalnız IV

C) Yalnız II

E) II ve III

LYS Coğrafya

1.

Çözümler

6.

Eğer kıyıdan arazi kazanmak kaçınılmaz ise deniz kıyı
yapısına zarar verilmeden doldurulmalı.

Doğal Kaynaklar ve Çevre

Dünya genelinde çevre sorunlarının çok olduğu yerler
sanayi alanları ve kalabalık alanlardır.

Cevap: A

2.

Cevap: A

7.

Çakmaktaşı Paleolitik Çağ'da önemli olan bir taş olup

Hava kirliliği küresel sorunlar arasında yer almaz.

Sanayi Çağı'nda önemi artmamıştır.

Cevap: E
Cevap: D

3.

8.

Tarım araçları ve buharlı makinelerin ortaya çıkmasıyla

Ozon tabakasının seyrelmesine asit yağmurları neden
olmaz.

tarım alanları, sulama olanakları ve tarımsal ürünleri pa-

Cevap: C

zarlama olanakları artmıştır.
Cevap: E

9.
4.

Nüfus artış hızının düşmesi nüfus politikalarının bir sonucudur. Küresel ısınma sonucu nüfus artış hızı düşer

Traktör ve pulluğun icadı ile ekilen alanlar genişlemiş bu

gibi bir yargıya varılması isabetli olmaz.

da mera ve orman alanlarının azalmasına yol açmıştır.

Cevap: D

Cevap: A

5.

10. Organik tarımın yayınlaştırılması çevre sorunlarına yol

Romanya'da rüzgâr enerjisi yaygın değildir. Diğerlerinde

açmaz.

yaygındır.
Cevap: C

Cevap: A

153