You are on page 1of 205

Dinin Toplumsal Kkenleri

Animizm, Totemizm, amanizm, Din Sreci

Yazlama Yaynevi: 104


Teorik Bak: 18

Dinin Toplumsal Kkenleri


Animizm, Totemizm, amanizm, Din Sreci

lker Belek
Kapak Tasanm
zgr ahin

Sayfa Tasanm
Yiit Berker

Birinci Bask
1991
kinci Bask
Nisan 2015
Yazlama Yaynevi

ISBN
978-605-9988-16-2
Bask
Kayhan Matbaaclk
Gven San. Sitesi C Blok No: 244
Topkap - STANBUL

(0212 576 01 46 / 0212 612 31 85)


Matbaa Sertifika No: 12156
rtibat
Yazlama Yaynevi Hizmetleri Ltd. ti.
Serasker Cad. Osmanck Sokak Betl Han 9/13
Kadky - STANBUL

o 216 338 52 59
www.yazilama.com

iletisim@yazilama.com

Dinin Toplumsal Kkenleri


Animizm, Totemizm, amanizm, Din Sreci

lker Belek

ZllAIA

lker Belek: 1961 doumlu. 1984 ylnda Hacettepe niversitesi Tp

Fakltesi'nden mezun oldu. 1990 ylnda yine ayn fakltenin Halk Sal
Anabilim Dal'ndan, salk antropolojisi alanndaki teziyle uzmanlk ald.
1996 yl Austos ayndan beri Akdeniz niversitesi Tp Fakltesi Halk
Sal Anabilim Dal'nda retim yesi. 2000 ylnda doent oldu. 2007
ylnda ITB Nusret Fiek Halk Sal Bilim dl'n ald.
ok sayda kitab bulunuyor, bazlar unlardr:
Toplumsal Bilin (1991), Marksist Bak Asyla Bilimsel Teknolojik
Devrim ve Endstriyel Demokrasi (1993) , Snf, Salk, Eitsizlik (1998) ,
Trkiye in Salk Tezi (2. Bask, 1998) , Postkapitalist Paradigmalar (2.
Bask, 1999) , Antalya'da Hekimler (2003) , Sosyoekonomik Konumda ve
Salkta Snfsal Eitsizlikler: Antalya'da Be Yllk Bir Aratrma (2004) ,
Eletirel Salk Sosyolojisi Szl (2006) , Marksizm ve Snf Bilinci
(2007) , Sosyal Devletin k ve Saln Politik Ekonomisi (3. Bask,
2009) , Kba'da Salk (3. Bask, 2015) , Esnek retim: Derin Smr (2.
Bask, 201 1) , Salkta Dnm: Halkn Salna Emperyalist Saldn
(2012) , Kapitalizmde Snf (2013) , Avrupa Salk Reformlar (2014) .

indekiler

nsz

................................................................................................................

Birinci bask iin nsz .

.......

.... . .. .
..

..

..............

.....

.. ...
.

..........................

... .. 10
...

Birinci Blm

Toplumsal harekete diyalektik bakn nclleri

.......................................

14

ikinci Blm

1) nsann ortaya k, toplumsal hareketin balangc .. ... ..


...

il) llk retim biimi olarak toplayclk

11-1) Toplayc toplumsal yaant..

.............

........

.....................

.. . .. 20

....

.................

........................

...

...
..

........

.........

35
35

11-2) Toplayc dnemin bilin formasyonu: Sihircilik ....................... .45


nc Blm

Avcla dayal retim tarz. . .


..

1) Avc toplumsal yaant

.....

.....

...

......

.. . . ..
...

..

...

........

....

..........

il) Avc klann bilin yaps: Totemizm .


..

....

......

.....

.. . .
.

.....

.. . ..
...

.........

...

.. .
.

. .
..

.....

.......

.......

. .
...

.....

....

. 69
...

. . ... .. ... 69

..
.

...

.....

...

. .
..

...

......

....

92

Drdnc Blm

Hayvanclk ve ilkel tann aamas

....

......

..

...............

..
.

....

. . ..
.

..

1) Toplumsal organizasyon: Komnal yaplarn ykl .


..

.....

.........

..........

Il) Hayvanc-devirici dnemin bilin yaps: amanizm . . . .


...

..

.. 109
.

.........

......

109

. 131
...

Beinci Blm

Gelimi

tann

ekonomisi

....... ..............

....................................................

1) Toplumsal-siyasal yap: Devletin biimlenii

............

......

.. .
.

il) Merkezi, smrgeci devletin toplumsal bilin yaps: Din

.............

.............

155
155
176

Altnc Blm

Sonular

....................................................

Kaynaklar
5

..
.

. . ....

.................

.............

.........

192

nsz
Marksizm okulda renilmez bizim lkemizde, marksizme mcadele
pratiinde zel bir okuma program ile giri yaplr. Otuz be yl boyunca
gnmze kadar srecek, dnyaya ve Trkiye'ye reklenen gericilik
dneminin hemen balannda, 1980'1erin ilk yarsnda llker Belek ile be
raber bu sramay yaadk.
Srekli her eyin hareket ve deiim halinde olduu, deiimin nitelik
e sramalarla gittii, deiimin gzlendii srelerde gemiin izleri
nin tabakalar halinde biriktii ve gelecee ait nvelerin belirdii dinamik
ve devrimci bir dnya giin, niversite yllanmzda edindik.
Hekim olarak ilk grev yerlerine atandmzda ky yaantsyla tan
ma ansmz oldu, bir emeki olarak hayata atlrken toplumun ok eski
bir kategorisiyle tanmak, burada siyaseti yeniden retmek zorunda kal
mak gerek bir yaam staj haline geldi.
Gen ve heyecanlydk, her eyle ilgileniyorduk. Dikkatimizi hemen
nispeten yaltlm kyde bir toplumsal arkeoloji kazsna olanak veren
geleneksel hekimlik uygulamalan ekti. eitli hastalklara zel ocaklar
ve uygulamalan, kocakan hekimleri, fii k hocalar ve salk oca
hekimi yan yana yayordu. Bu pratiklerin her birinin toplumun i ie
gemi eski retim tarzlarndan kalma dn biimlerini yansttn
dndk.
llker Belek, halk sal uzmanlk tezini bu n birikim zerine u
buk kylerinden toplad verilerle bir tbbi antropoloji almas olarak
yapt. Tezi aynca bu ynyle kitap olarak baslsa eminim yararl olurdu.
7

n sz

Buna karlk olaanst alkanl ve disiplini ile toparlad tezinin


teorik almlann bir kitap almas olarak yaymlad. 1991'de Sorun
Yaynlan'ndan 'Toplumsal Bilin: Evrimsel Bir Toplumsal Hareket D
ncesine Doru" adyla yaymlanan kitap, ilk toplumlardaki retim
biimlerinin deiiminin toplumsal bilinte nasl deiikliklere neden
olduunu toparlyor ve snfl toplumlara geilmesiyle birlikte yaam an
lamaya ve etkilemeye dnk pratiin, bilimsel ieriinden nasl soyutla
narak din olgusuna dntn anlatyordu.
Kitap geen 24 yl iinde hak ettii ilgiyi grd m, bunu tam olarak
takip ettiimi syleyemem, ama nasl Marksizm modernlemenin r
nyse, bu kitap da Trkiye modernlemesinin rnyd ve genel olarak
dnce dnyamzda bir gelimeye iaret ediyordu.
te yandan, kitabn basld 1991 yl Sovyetler Birlii'nin resmi olarak
sonland tarihti ve dnya halklarn grlmemi bir karanlk bekliyor
du. Bir sredir emperyalizm dinin istismarna arlk vermeye balamt
ve emeki snflann uyanna kar dinci gericilik bir panzehir gibi pi
yasaya srlmt. Buna ramen hala sosyalizmli dnyann kazanmlar
varln koruyordu, niteliini beenmesek de hala laiklikten bahsedile
bilirdi, hala okullarda eitimin bilimsel dayanaklar vard.
imdi 1lker Belek kitab gncelletirdi, yeniledi ve "Dinin Toplumsal
Temelleri" adyla ikinci basks yaplyor.
Kitabn sadece ad ve ierii deimedi, tad toplumsal anlam da de
iti. Gericilik yllar Trkiye'yi AKP'nin uzun sren iktidarnda bir rejim
deiikliine tad. Emperyalist sistemle btnleme, topluma ait zen
ginliklerin uluslararas sermayeye devri ile gitti. Emek kendi lkesinde
rgtszletirildi ve klece almaya mahkum edildi. Sosyal devlet uy
gulamalar ortadan kaldrlp piyasaya mahkum edildi. Btn bu manta
ve insanla aykn uygulamalar, ancak akla dnk yaygn bir saldr ile
gerekletirilebilirdi. Bunu snrsz bir gericilikte ve devletin laik zellii
nin ortadan kaldrlmasnda, toplumun btn hcrelerinin dinselletiril
mesinde buldular. Artk ocuklann tm ana okuldan itibaren din dersle
rine tabi tutuluyor, okullann yzde 20'sinin imam hatip haline getirilmesi
planlanyor. niversitelerin ounluunda gerici kadrolama nedeniyle
8

Dinin Toplumsal Kkenleri

bilimsel dnceyi renmek imkanszlayor.


Bu apta bir gerici saldrya kar, toplumun akln korumaya ihtiya
cmz var. Bu yzden "Dinin Toplumsal Temelleri" kitab tarihin iinde
maddi temelleri ile dinin nasl ortaya ktn tartyor, bu konuda bel
geler sunuyor ve aydnlanma mcadelesinde kullanlacak bir eitim ara
cna dnyor.
Her geen gn laikliin, cumhuriyetin, sosyal haklarn ve emein z
grlemesinin bir snf mcadelesi konusu olduu daha iyi anlalyor.
Elimizdeki kitap, bu mcadelenin iinde, genlerin, eitim emekileri
nin, mcadeleye katlm iilerin, akademisyenlerin okuma programla
rnda yer almas gereken bir kaynak olma zelliinde.
Dncede derinlik ve tutarllk her Zil;man nemlidir ve bizim avantaj
mzdr. Eminim okumak kadar, kitaptaki genellemelerin eletirilmesi, bir
adm teye tanmak istemesi kymetli olacaktr.
Aydnlanma mcadelemizde yolumuz ak olsun.
Erhan Nalac
13

ubat 2015

nsz

Birinci bask iin nsz


Bu almada ilk snfl toplumlara kadar olan dnem boyunca toplum
sal yapnn ve ilkel bilin formasyonlarnn geliiminin izlenmesi ama
lanmtr. nsan toplumunun snf ncesi dnemlerine ilikin somut ve
rilerin azl, bu almay zorlatran en nemli faktrdr. Yine de ilkel
bilin formasyonlarnn ele alnd pek ok alma vardr. Bunlarda
by, totemizm, amanizm, din gibi eitli kategorilerin varl dikkat
ekmektedir. Ancak tm bu kavram setinde nemli derecede karmaa
nn var olduu da gze arpmaktadr. Bu tarihsel kategorilerin her birisi
tek bana ya genel bir ilkel bilin formasyonunun tanm yapmak iin
kullanlmakta, bylece de dier bilin formasyonlar grmezden gelin
mekte ya da birden fazla formasyon halen yaamakta olan/ gemite ya
am bulunan ilkel toplumlarn bilinci olarak ele alnmakla birlikte bun
larn arasndaki diyalektik iliki grlememektedir. tk szn ettiimiz
nokta iin Totemizmin ilkel toplumlarn genelgeer bilinci olarak kabul
edilii rnek olarak verilebilir. Ayn konudaki bir dier rnek ise ama
nizmin Trk toplumunun tek gemi bilinci olarak ele alnmasdr. Sanki,
Trk olarak bilinenler, tarihleri boyunca ve slam etkisiyle karlancaya
kadar hibir toplumsal bilin deiimi yaamamlar gibi. phesiz bu
yanl kavray, Trklerin toplumsal rgtlenmedeki gemiini airet tipi
organizasyondan daha eskiye gtremeyen bir dnya grnn davu
rumudur.
Gze arpan bir dier nokta da, irdelenen bilin formasyonlarnn
tmnn din olarak kodlanmasdr. Buna gre by de, totemizm de,
10

Dinin Toplumsal Kkenleri

amanizm de bir tr dindirler ve dinle aralarnda olsa olsa bir nicelik


fark vardr. Sonuta bu yaklamlarn demek istedii kabaca ve rnein
Totemizmin biraz daha az bir din ve dinin de Totemizme gre biraz daha
ok bir din olduudur. Oysaki, bu kitapta gstermeye alacamz gibi
bu bilin formasyonlarnn her birisi dierlerinden apayr anlamlara sa
hiptir. te yandan yine ayn yaklama gre ilkel bilin tamamen ruhlar,
cinler, periler, doast glerle doludur ve gereklikle hibir balant
s yoktur. Kanmzca bu, yeni kefedilen topraklarda yaayanlar insanla
hayvan arasnda garip varlklar olarak sylenceletiren ilkel kapitalizmin
fetihi-smrgeci mantn artrmaktadr. Ne de olsa garip varlkla
rn ayn derecede garip bilinleri olabilir.
Tm bunlar, toplumsal hareketi iktisat/siyaset, toplum/tarih nesnel
gereklii olarak kavrayamayan yntemsel bir hatann sonucudur. Bu
yntemsel hata nedeniyle toplumsal hareketin neden ve sreleri grle
memekte, deiim yok saylarak tek bilin formasyonu genelgeer kabul
edilmekte veya birden fazla formasyon ilikisiz ve eklektik bir tarzda ele
alnmaktadr. Dinin bir bilin formasyonu olarak ezelden beri sregeli
yormuasna grlmesinin nedeni de budur. Ayn yntemsel hatann
rettii bu hatal formlasyonlar, bugnk snfl toplum dzeninin ebe
diliine kant olarak da kullanlmaktadr.
Gerek ise bunun tam tersidir. nsanlarn iinde bulunduklar ekono
mik koullarn, yani maddi dnyay retim biimlerinin onlarn bilinle
rini (dnyay alglay biimlerini) belirledii bilinmektedir. Nasl ki tek
tek eyler hakknda elde edilen fikirler, o eylerin beyindeki yansma
larndan ibaretse, bireylerin dnyay alglaylar da, iinde yaadklar
ve ilikilerini gerekletirdikleri koullarn yanssndan, alglanndan
ibarettir. "Fikirlerin, tasarmlarn ve bilincin retimi, ilkin dorudan ve
dolaysz bir ekilde insanlarn maddi faaliyetine ve maddi alveriine
baldr ve gerek hayatn dinidir. nsanlarn tasarmlar, dnceleri ve
zihinsel ilikileri, burada, onlarn maddi davranlarnn dolaysz anlat
olarak kendisini gsterir. Btn bir halkn siyasal dilinde, yasalarnn,
ahlaknn, dininin, metafiziinin vb. dilinde ifade edildii gibi ayn ey
zihinsel retim iin de geerlidir. Kendi tasarmlarnn, kendi fikirleri11

nsz

nin, vb. reticileri insanlardr. Bilin hibir zaman bilinli varlktan baka
bir ey olamaz ve insanlarn varl, onlarn gerek yaam sreleridir."
(Marx K., Engels F. 1976: 48)
nsann tanmlaycs olan gerek yaam sreci ise retim ve retimde
gelitirilen ve kelimenin geni anlamyla maddi olarak tanmlanabilecek
ilikilerdir. "nsanlarn kendileri, kendi geim aralarn retmeye balar
balamaz, kendilerini hayvanlardan ayrt etmeye balyorlar, bu, insan
larn kendi beden rgtlenilerinin sonucu olan bir ileri admdr." Marx
K., Engels F. 1976: 42) yle devam etmektedir: "Varlklarnn toplumsal
retiminde insanlar, aralarnda, zorunlu, kendi iradelerine bal olmayan
belirli ilikiler kurarlar( . . . ) Bu retim ilikilerinin tm, toplumun ikti
sadi yapsn, belirli toplumsal bilin ekillerine tekabl eden bir hukuki
ve siyasal st yapnn zerinde ykseldii somut temeli oluturur. Maddi
hayatn retim tarz, genel olarak toplumsal, siyasal, entelektel hayat s
recini koullandrr. nsanlarn varln belirleyen ey, bilinleri deildir,
tam tersine, onlarn bilincini belirleyen toplumsal varlktandr." (Marx K.
1979: 25)
Bylece toplumsal yapda alt ve st yap kavranlan ortaya kar. Alt
yap, toplumsal bilin formasyonlarnn zerinde ykseldii temel-neden,
st yap ise, bu temele oturan hukuki, siyasal, entelektel ynleri de olan,
evrenin ve toplumun hareket yasalarn kavray tarzdr. Dier bir nem
li nokta ise iktisadi zeminin bu kavray belirleyiidir (Berktay H 1989:
33) . Bir anlamda, st yap, alt yapnn, yani iktisadi ilikilerin bir yanss
olmakta ve ona bal olarak tezahr etmektedir. Alt ve st yap ayrlmaz
bir iliki iindedirler. Bu btnlk toplumsal yaantda sorunlarn neler
olacan ve zaman iinde nasl biimleneceini de belirlemektedir. So
nuta toplumsal tarih almalar toplumun iktisadi, dnsel-bilinsel
yanlarn da iermek zorundadr.
Ksacas, toplumsal geliimin incelenmesinde, toplumsal yaanty ta
nmlayan iktisadi ilikilerin ve toplumsalln bu ilikilerden trevlenen
sanatsal, bilimsel, hukuki, felsefi, inansal (ki bunun bir formu dindir) ve
siyasal dzlemlerinin gz nnde bulundurulmas gerekir. Yani, toplum
sal, maddi retim ile toplumsal yaantnn dnsel ynleri bir btn ola12

Dinin Toplumsal Kkenleri

rak ele alnmaldrlar. Bu almada benimsediimiz konuya bak tarzn


(felsefi anlamdaki yntemi) u ekilde zetleyebiliriz: "ktisat ve siyaset
ile toplum ve tarih birbirinden ayrk, tecrit ve soyut olarak ele alnamaya
cak konulardr. ktisat, siyasetin sebebi, siyaset ise bu sebebe bal ola
rak ortaya kan, tezahr eden sonutur. Siyasetsiz iktisat olamayaca
gibi, yalnz bana ve kendi iinde ve siyasall tezahr ettirmeyecek bir
iktisat da yoktur, olamaz. ktisat ve siyaset zdelii toplumlarn tarihini
ortaya karan nesnelliktir. Bunlar olmadan toplumsal-tarihin gereklii
anlalamaz. te yandan toplum ve tarih, elikili bir birlik olutururlar.
Toplum, tarihin ieriidir. Tarih ise bu ierii biimlendirir (forme eder) .
Toplum ve tarihin elikili birlii, iktisat ve siyaset zdeliine (birbirin
den ayrlma btnlne baldr. . . ktisat ve siyaset bir lkenin ve her
lkenin nesnellii, toplum ve tarih de bu nesnellie bal olarak ortaya
kan gerekliidir. yleyse byle bir lkenin, bir ulusun ve/veya toplu
luun nesnel-gereklii dendiinde, sz konusu lkenin iktisat, siyaseti,
toplumu ve tarihi anlalmaktadr (Altnda! A. 1984: 4) .
Bu alma retim ilikilerinin kendine zg sreci iinde toplumsal
bilincin geliimini incelemektedir. Krsal kesimdeki hekimlik almalar
srasnda halk arasnda gzlenen geleneksel salk uygulamalarnn ko
lektivist ok eitlilii almann balamasnda uyarc olmutur. Konu
nun "uzman" olunmamakla birlikte, iinde yaanlan-retilen birimin d
ntrlmesinin en azndan aydn sorumluluu olduu inanc ve Trkiye
ii snf ve emekilerinin mcadelesinde bir eksiklii doldurur dn
cesi ile bu abaya giriilmitir. Burada deerli katklar nedeniyle dostum
Erhan Nalac'ya teekkr ediyorum.
Eyll 1990

13

Birinci Blm

Toplumsal harekete
diyalektik bakn nclleri
nsan bilinci, daha ilk alardan itibaren toplumun geliimi hakknda,
o dnemin nesnelliine denk den bir bak as gelitirdi. Halen ya
amakta olan ilkel toplumlarda (ada ilkeller) da, artk yeryznden
silinmi toplumlarn mitlerinde de dnyann ve ilk insann yaradlna
ilikin sylencelere rastlanr. Bunlar, toplumun geliimini bysel, mito
lojik, dsel, doast olay ve glerle aklarlar.
rnein bilinen ilk yazl yaradl efsanesi olan Smer yaradl
efsanesi Enuma Eli'te, yeryznn yaradl yle anlatlr: Balangta
gklerde Apsu (tatl sular engini) ve Tiamat (tuzlu sular engini) vard.
Br de oullar (sisler tanrs) Mumu. Tanr Apsu ile tanrca Tiamat cinsel
sularn birbirlerine kartrdlar. Bundan Lahmu ile Lahumu tanr ifti
dodu. Onlardan Anar ve Kinar olutu. Sonra Anu (gk tanrs) Anar
ile Kinar'n olu olarak dodu. Onun olu ise sular tanrs Enki olarak
dnyaya geldi. Enki, bilindii gibi, insanln ilk uygar toplumunun ku
rulduu yer olan Eridu kentinin koruyucu tanrsdr. Sonuta bu tr her
efsanede olduu gibi, burada da panteon karr ve tanrlar birbirlerine
girerler. Anu'nun torunu, Enki'nin olu ve Babil kentinin koruyucu tanr
s Marduk ile Tiamat arasnda byk sava kar. Marduk, Tiamat kendi
sini yutmak zere azn atnda, korkun silah olan drt yeli tanra14

Dinin Toplumsal Kkenleri

nn zerine salar, bylece Onu ikiye bler. Gkyz ve yeryz, ksaca


evren byle oluur (enel A. 2014a: 416) .
Radlof tarafndan saptanan bir Altay efsanesine gre ise, nceleri ne
yer, ne gk ne de ay ve gne vard. Her taraf suydu. Bu suyun zerinde
tanr ile tanrnn daha sonra ktlk tanrs yaparak Erlik adn verecei
bir kii dolamaktaydlar. Tanrnn emriyle bu kii suyun dibinden amur
karmakta, tanr da bu amurla yeryzndeki karalan yaratmaktayd.
Gnn birinde yaratlan toprak zerinde bir aa bitti. Tanrnn emriyle
bu aatan dokuz tane dal kt. Yine tanrnn buyurmasyla dokuz daln
kknden treyen dokuz kii, daha sonra oalarak dokuz ulus olutur
dular. Bylece yeryzndeki insan toplumlar olutu (nan A. 1986: 1415) .
Gnmzde halen Amerika'nn Gney Dakota blgesinde yaamak
ta olan Mandan Kzlderilileri ise yaradl yle tasvir ederler: Yalnz
Adam dnyay yaratm olan Cayote ile karlar. Uzun bir tartmadan
sonra, ok kumlu ve nemli bir yeryz kurmaya karar verirler ve bugn
zerinde yaadmz dnyay yaratarak ayrlrlar. Yalnz Adam bu ayrlk
sonras, uzun sre tek bana dolar ve sonunda bu bo topraklarda in
sanlarn yaamas gerektiini dnr. Bylece ilk insanlar yaratlr. Ba
lca uralar buffalo ve msr yetitiricilii olur (Hoebel E. A. 1979: 546) .
Anlalan ilk snfl toplumlarda evrenin yaradl, snfl toplumlarn
kendi i yaplarndakine benzer atmalarn, savalarn sonucudur. Ya
ratan tanrlardr, tanrlar arasndaki ilikiler snfl toplum ynetenlerinin
arasndaki gibi gerilimlidir. Evren tanrlarn lanetiyle yaratlmtr. Bu
lanet sonrasnda tanrlar arasndaki savalar yeryzne de hakim olmu
tur. Kzlderililerdeki yaratma mitosunun barl havasnn ise onlarn
toplumsal yaamlaryla ilikili olduu kesindir.
Antik ada dinsel, mitolojik, doast gleri bir yana brakarak, ne
den-sonu ilikileri iinde ve deterministik bir anlayla insann ve top
lumun geliimini aklamaya alan ilk dnr Demokritos'tur (M
460-370) . Demokritos toplumsal yaamn balangcnda insanlarn da
hayvanlar gibi dzensiz dolap bitkileri toplayarak geindiklerini sy
ledi. Toplumu, organik doann evrim sreci iinde aklamaya alt
15

Toplumsal harekete diyalektik bakn nclleri

(Tanilli S. 1984: 361) .


Antik an dier dnrleri de toplumsal geliim konusunda son
derece parlak dncelere sahiptiler. Hepsi de, ellerinde somut veri bu
lunmamasna ramen, ilk a insanlarnn uralarna, insan geliiminin
doasna aklk getirmeye altlar. phesiz bunlarn bugn ancak
tarihsel bir deeri vardr.
O rtaa'da ise, Kilise, insann ve toplumun tanr tarafndan bir kere
de yaratld dncesini yayd. Bu gii, "o zamandan beri gnein
altnda yeni bir ey yok" tmcesiyle zetleniyordu. Bylece nesnelerin,
insanlarn ve toplumlarn bu gnk biimleriyle, sonradan herhangi bir
deiime gerek gstermeyecek ekilde yaratldklar kabul ediliyordu.
Kilise'nin, maddi ve toplumsal hareketin dinamiini aklamay kendi
sine konu edinen bilimin gereklilik, gereke ve geerliliini yok sayan,
yok eden bu dnya grnn zellikle insan ncesi canllarn biyolojik
hareketi konusunda almasn Darwin (1809-1 882) gerekletirdi. Dar
win Trlerin Kkeni adl almasyla, canllar, deimez ve birbirleriyle
ilikisiz varlklar olarak kavrayan kaotik yaklam at.
Darwin, Trlerin Kkeni'nin 1859 tarihli ilk basksnda "yakn zama
na kadar, doa bilginlerinin byk ounluu trleri deimez giiyor
ve onlarn ayr ayr yaratlm olduklarna inanyordu. Birok yazar bu
gii ustalkla savunmutur. te yandan, trlerin deiiklie urad
na bugnk canl biimlerin, eskiden yaam biimlerin gerek dlleri
olduuna pek az doa bilgini inanyordu" dedikten sonra kendi dn
celerini yle aklyordu: "Pek ok ey karanlkta kalmakta ve uzun za
man karanlk kalacak ise de, baarabildiim en titiz almadan ve en
nesnel (objektiO yarglamadan sonra, doa bilginlerinin yakn zamana
kadar kabul ettikleri ve benim de eskiden kabul ettiim giin -yani,
her trn bal bana yaratlm olduu giinn- yanll konusunda
hi phem yoktur. Trlerin deimez olmadna, tersine, ayn cinsten
(genus) denenlerin, tpk herhangi bir trn onaylanm eitlerinin o
trn dlleri olmas gibi, baka ve genellikle tkenmi bir tiin doru
dan dlleri olduuna kesinlikle inanyorum." (Darwin C. R. 1976: 9 ve 27)
Darwin, kilisenin doann aklanmas konusundaki ve biyoloji alann16

Dinin Toplumsal Kkenleri

daki hakimiyetine son verdi. Toplumsal hareket bakmndan ayn eyi


yapan kii ise Morgan'dr (1818-1881) . Engels, bu konuda yle diyor:
"Darwinci evrim teorisinin biyoloji bakmndan nemi neyse, analk hu
kukuna gre rgtlenmi bulunan ve uygar halklann yaad ekilde
babalk hukukuna gre rgtlenen genslerin nceki aamasn oluturan
ilkel gens iinde yaplm olan (bu almann) , ilkel tarih asndan ta
d nem de odur(. . . ) nsanln tarih dnemini bilinli bir biimde belli
bir dzene koyma iine ilk girien Morgan olmutur." (Engels F. 1987:
26 ve 29)
Morgan'n asl ii avukatlkt. 1840 ylnda mesleine balam, o sra
da srmekte olan Amerikan Sava'nda Kzlderililerin kitleler halinde
katledilmesinden etkilenerek onlann arasnda 30 yl akn bir sre yaa
d ve toplumsal yaantlann inceleyen aratrmalar yapt. Bu almalar
n Amerika'daki hemen btn kabileler arasnda yrtt. Bu arada 1847
ylnda Seneka Kabilesi'ne oul olarak da kabul edildi (Oskay . 1986:
14-16) . Morgan'n lkemizde en ok bilinen ve Engels'in szn ettii
almasnn ad, Eski Toplum'dur (Ancient Society) .
Morgan bu kitabnda, toplumlann evriminin ilahi iradeye, rksal s
tnlklere, kiilere, dinsel anlaylara deil, tarihin rasyonel yasalarna
uygun olarak gerekletiini belirtir. Ona gre tm insanlk iin geerli
olan belirli bir toplumsal geliim sreci vardr. Morgan, bu sreci yaba
nllk, barbarlk, uygarlk olarak aamalandrmtr. Yeryzndeki btn
toplumlann her birisinin ayn gelime aamasnda olmas art deildir
ve zaten gzlemler de byle bir durumun tam tersini ortaya koymakta
dr. Ancak bu " (. . . ) birbirinden ayr durumun, ilerleme ve gelimenin
doal ve zorunlu aamalar ynnden birbirleri ile ilikili olduklan da bir
gerektir" (Morgan LH 1987: 69) .
Morgan, yabanllk ve barbarlk dnemlerini de kendi ilerinde e ay
nr. Her dnemin tanmlamasn ve aync zelliklerini tmyle dnem
lerin maddi yaam koullanna dayandm. Balklk, ok ve yayn kefi,
hayvanclk ve tannn geliimi, demirin eritilmesi, fonetik alfabenin bu
lunuu; bunlann her biri ayn birer dnemin balangcn ifade ederler
(s: 80) .
17

Toplumsal harekete diyalektik bakn nclleri

Morgan aynca, "modem kurumlarn kkleri barbarlk dnemine uzan


makta, ayn kurumlarn tohumlan ise barbarlk dnemiyle daha nceki
yabanllk dneminden devralnm bulunmaktadr" (s: 70-71) grn
savunarak, tarihsel geliime evrimci bir yaklamda bulunur. Modem ku
rumlar derken sz konusu ettikleri, ynetim, dil, aile, din, ev ii yaam,
mimarlk ve mlkiyettir. Morgan'a gre bunlardan hibiri eskiden,
bugnk biimlerinde deildiler. "Bir yanda bulular ve keifler, bir
yanda da kurumlar alar boyunca, hep kendi dnemlerinin ncesindeki
dnemlerin ardllar olarak biimlenmilerdir" (s: 70) . rnein hkmet
etme fikrine, nve olarak ilk kez yabanllk dneminde rastlanr ama,
bunun siyasi rgtlenme dzeyine ulamas ok daha sonralan olmutur.
Morgan'n en genel dzlemde formle ettii udur: "nsanln dene
yimleri hemen hemen benzer gelime izgilerini izlemi, benzer koul
lar altnda insan gereksinimleri temelde ayn olmu, dnsel ilkelerin
ilemesi de tm insan rklarnda z ynnden, ayn zelliklere sahip
bir beynin bulunmas sayesinde, bir biimlilik kazanmtr (s: 75) . Bu
dnce daha sonraki arkeolojik, antropolojik, linguistik keiflerle des
tekleneceklir.
Morgan'la birlikte Kilise'nin toplum bilincine sokmu olduu muamma
ve dokunulmazlk perdesi kalkt, toplumsal geliim sreci mistik elere
bavurulmakszn ve tamamen objektif bir zeminde formle edilmi oldu.
Biyolojik trlerin geliimi temasn dinin hakimiyet alanndan kurta
rarak bilimin konusu haline getiren Darwin ise, ayn eyi toplumun ve
toplumsal kurumlarn geliimi bakmndan gerekletiren Morgan'dr.
Burada, Darwin ile Morgan'n grlerini zel olarak zetledik. Her
ikisi de bize doann ve toplumun hareket yasalar konusunda bynn,
mitin, sylencelerin, yaradl efsanelerinin, kutsal-dokunulmaz saylan
apriori dini dogmalarn dnda, objektif ve evrimsel bir bak asn su
narlar. Doaya ve topluma ilikin grlerimizi gelitirilebilir bir zemine
oturturlar. Doann ve toplumun yapsnn ve geliim srecinin yine do
ann ve toplumun kendi iindeki nesnel hareket yasalaryla, gemii bu
gne balayan ve gemiin kurumlarnn iinde yaadmz dnemdeki
izlerini sren bir perspektifle, bugn anlamak iin gemie ynelen bir
18

Dinin Toplumsal Kkenleri

bak asyla aklanabileceini gsterirler.


imdi bu bak asn, toplumun ve toplumsal bilincin geliimi iin
srdrmeye alacaz.

19

kinci Blm
1) nsann ortaya k, toplumsal hareketin balangc

Eski yaamn, primatlarn ve insann ortaya kn ve deiimini incele


yen bilim dallar, antropoloji ve paleontolojidir. Bu bilim dallar fosilleri
inceleyerek sonulara ular. Fosillere ve onlarn o dnemki ekonomi
lerine ait (aletler gibi) nemli buluntularn pek ou, Dou Afrika'dan,
Etiyopya, Kenya ve Tanzanya'dan gelmektedir.
Kemik ve dilerin fosilleerek gnmze kadar ulaabilme olasl
daha yksektir. Kalntlar kum ve akl gibi keltilere gmlmse, fo
silleme reaksiyonlar daha hzldr. Bataklklar, sel tabanlar, nehir del
talar, gller ve maaralar kemikler iin uygun fosilleme keltileridir.
Aktif jeolojik blgeler (volkanik alanlar, gl tabanlarndaki ykseltiler)
de fosilleme iin uygundur. Dou Afrika, bundan 18-14 milyon yl nce
aktif bir jeolojik blge olduu iin bol miktarda fosil barndrr. Kra
erozyon blgelerinde fosillere ulamak daha kolaydr. Bunun nedeni
byle yerlerde erozyonun yzeyi andrarak topran derin tabakalarn
yzeye karm olmasdr.
Kemik ve dilerin her birisi, ilgili canl hakknda ayr ve nemli ip u
lar verir. rnein kala kemiinin yaps, kala kemii ile femur kemii
arasndaki iliki, ene kemiinin bykl, arka ya da n dilerin bir
birlerine gre byklkleri, kafatasnn toplam bykl gibi. Bilimin
ortaya koyduu kesin ey, insan trnn ok uzun sreli ve ciddi bir
evrim sreci yaam olduudur. nsan bu evrim sreci iinde hep ortak
atalarn terk ederek bugnk haline ulat.
20

Dinin Toplumsal Kkenleri

imdiye kadar bulunan fosiller temelinde omurgallarn yaam ana


aa blnr: 1- Paleozoik: balklar, amfbianlar (hem karada hem de
suda yaayabilenler) , ilkel srngenlerle karakterize eski yaam a.
2- Mesozoik: dinozorlarn da dahil olduu srngenleri ieren orta d
nem. 3- Cenozoik: kular ve memelilerle temsil edilen ve gnmzde de
devam eden dnem. Bu dnemlerin her biri kendi iinde alt dnemlere
ayrlr.
nsan sz konusu olduunda Tersiyer ve Kuarterner olarak ikiye ayr
lan Cenozoik dnem nemlidir. Bu dnemlerin iklimsel koullar, iinde
yaayan canllarn evrimi asndan belirleyici bir ortam salar. Daha eski
olan Tersiyer dnem kendi iinde Paleosen, Eosen, Oligosen, Miosen ve
Pliosen olarak bee, Kuartemer dnem ise Pleistosen ve Holosen dnem
olarak ikiye ayrlr. Jeolojik dnemlerle, fosilleri zerinden tanmlanan
canl trleri arasnda izdm vardr ve bu durum aadaki tabloda gs
terilmitir.

21

Tablo: Primat evriminin jeolojik zaman tablosu


Dnem

Devir

KUARrERNER Pleistosen

2 milyon yl nce
TERSYER

klim

Un1 tii

iklimsel deiim:

Australopithecus Boisei,

Buzullama

Pliosen
5-2 milyon yl nce

Homo
Hominidler:
Australopithekus Afarensis,
Australopithekus Aficanus,
Australopithekus Robuslus

Miosen

Orta enlemler kurak

Hominoidler.

23-5 milyon yl nce

ve kurakl ayrlarla

Proconsulidler,

kapl, Avrasya Afrika

Dryopitler,

Oligosen

ile arpb (16

Ramapitler,

milyon yl nce).

Afropithecus

Kuzey blgeler serin

36-23 milyon yl nce ve kurak

Antropoidler,
Catarrhines (dar
burunlular) ve
Platyrhineslein (geni
burunlular) aynlmas,
Hylobatlann Pongid ve
Hominidlerden ayrlmas

Eosen

Ilk tropikal iklim

Modem memeli eitleri,

54-36 milyon yl nce

Promisan benzeri Primatlar

Paleosen

hk byk memeliler

65-54 milyon yl nce


KREfASYEN

135-65 milyon yl

Son dinazorlar,

hk plesental memeliler

nce
Kaynak: Kottak C. P. 2001:175

nsana doru gelecek olursak ilk Antropoid Oligosen' de, 36-23 milyon
yl nce, Hominoid Miosen'de 23-5 milyon yl nce, Hominid Pliosen'de
5-2 milyon yl nce ortaya kt. Pliosen dnemin sonuna kadar tek bir
Hominid genusu vard: Australopithecus. Pleistosen dnemde bu tr
Homo'ya evrildi. Pleistosen dnem insan dnemi olarak bilinir ve e
ayrlr: Alt (2-1 milyon yl nce) , Orta (1 milyon-130 bin yl nce) ve
st (130 bin-10 bin yl nce) . Australopithecus Boisei ve ilk Homo Alt
Pleistosen'de, Homo Erectus Orta Pleistosen'de, Homo Sapiens Orta
Pleistosen'in sonlarnda ortaya kt.
Pleistosen dnem, drt buzul ve bunlarn arasndaki buzul aras d22

Dinin Toplumsal Kkenleri

nem geirdi. u anda drdnc buzul dnemi iinde yaanld dnl


mektedir. Buzul dnemlerin her birisi bir ncekine gre daha ksa sreli
ve daha az iddettedir. Buzul aras dnemlerde buzullar kutuplara doru
ekilir, bylece buzul dneminde buzullarla kapl olan Avrupa ktas s
narak ormanlarla kaplanr. Daha gneydeki blgeler oraklar, lleir
(Kottak C. P. 2001: 172-176) .
nsann evrim halkasnn son srasnda Homo Sapiens Sapiens (modern
insan) yer alr. Onun ncesinde ise Homo Sapiens vardr. Homo Sapi
ens (evrim srecini en eskiden gnmze doru izlersek) hayvandr,
merkezi sinir sistemine sahiptir, omurgaldr, memelidir, Primat'tr,
Antropoid'dir, dar burunludur, Hominoid'dir ve Hominid'dir.
Tablo: Zoolojik snflamada Homo Sapiens'in (insan) yeri
Snf (faxon)

Bilimsel ad (latince)

Genel ad (frke)

Alem

Animalia

Hayvan

ube

Chordata

Kordala

Alt ube

Vertebrala

Omurgal

Snf

Mammalia

Memeli

Alt snf

Euteia

Plasental

Takm

Primata

Primat

Alt takm

Anthropoidea

Antropoid

Infraorder

Catarrhini

Dar burunlu

st aile

Hominoidae

Hominoid

Aile

Hominidae

Hominid

Cins

Homo

insan

Tr

Homo Sapiens

Alt tr

Homo Sapiens Sapiens

Gnmz insan
Anatomik adan modem
insan

Kaynak: Kottak C. P. 2001: 143

nsann en yakn atas Primat'tr. l Primat aata yayordu. Primat


tr iinde yer alan maymun, kuyruksuz maymun ve insan Anthropoidea
23

alt takmndadr. Dier bir Primat alt takm ise Promisian'dr. nsann da
iinde yer ald Anthropoid alt takmnn ortaya k 36-23 milyon yl n
ceki Oligosen dneminde oldu. Bu dnemde dnya artk ayrlarla kap
lanmaya, ormanlar azalmaya balamt. Afrika'da ise bugn Kalahari'ye
denk gelen blgeler llemiti. Bu iklimsel deiim, geleneksel olarak
aalarda yaamakta olan Primat trlerini yerde yaamaya ve ayaa dikil
meye zorlad (Hoebel E.A., Weaver T. 1979: 1 1 1) .
Aslnda aa omurgallar, etoburlar gibi toynakllar ok daha ncele
ri, 70 milyon yl kadar nce, yere inmilerdi. Primat'n szn ettiimiz
dnemde yere inii daha ileri bir evrim aamasnda gerekleti. Thom
son, aata yaamann maymunlara hazr yiyecek ve barnma olana
saladn, beyin geliimlerine, etoburlara ve toynakllara gre olumlu
derecede etki ettiini belirtir. Yine Thomson'a gre aataki yaam
Primat'n el becerilerini gelitirdi, grme ve iitme yetileri arasndaki
koordinasyonu artrd. te Primat'n yere inii, bu gelikin beyin, n
ayak, grme ve iitme fonksiyonlaryla oldu (Thomson G. 1976: 29 ve
1985: 192) .
nsann da iinde yer ald Primat'n Anthropoid alt takmnn (insan,
maymun ve kuyruksuz maymunun) baz ortak zellikleri vardr: Hepsi
nesneleri derinliine grmeye yarayan, st ste akan grme alanlarna
sahiptir. Burun kktr, gzler orta hattadr ve ileriye bakmaya
uygundur. Derinliine alglama ilk Antropoid'lerin aataki yaamlarn
kolaylatrd ve bunu baaramayan dier canllara gre daha ok re
yerek, baskn hale geldiler. Dokunma yetisi el ve ayak parmak ularna
odaklanarak geliti. nsann ineye iplik geirebilmesi, bu yetiyle ilikili
dir. En nihayetinde baparmak kavrama zelliini kazand. Bu da alet ya
pm iin kilit nemdeki sramadr. Btn Anthropoid'lerde beyin dier
canllara gre daha byktr. Daha da nemlisi esas gelime bellek, iliki
kurma ve btnletirmeyle ilikili olan beynin d kabuundadr. Bu ge
lime deneyim biriktirme ve renme yetilerinin kazanlmasn salad.
Anthropoid'ler beyindeki gelimeyle balantl olarak, dier Primat'lara
gre bir batnda daha az sayda yavrularlar ve cinsellik mevsimsel deil
dir. Bu yeni neslin bakm, geliimi bakmndan byk olanak verir. En
24

Dinin Toplumsal Kkenleri

sonuncu olarak da Antpropoid'ler birlikte


yaayan toplumsal canllardr (Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 81-82; Kottok C. P. 2001: 145-148) .
Miosen dnemde insanla kuyruksuz byk maymunlarn atalarnn
yollan aynld ve Hominoid st ailesi ortaya kt. Bu trn insanlama
sreci asndan en nemli yesi Ramapithekus'tur. Ramapithekus ekir
dek, meyve ve fndk gibi yiyeceklerle beslendiini dndren salam
dilere sahipti. Yaad yer orman deil, daha ok koruluklar, aalk
lar, allklar, yeillik ak alanlar ve orman kylaryd. Aync zellii,
ayakta dikile bilmesiydi (bipedalizm) . Ak alanda yaama zorunluluu
nedeniyle korunmak iin srler halinde yayordu ve btn bu koullar
kendisini ayakta durmaya zorluyordu (enel A. 1985: 41; Diakov V., Ko
valev S. 1987: 1 1 ; Wells C. 1984: 15) . Alexeev ise (1986: 1 14-120) bipeda
lizmin geliiminde radyoaktivitenin etkili olmu olabileceini belirtir. Bu
teze gre Afrika ve Orta Asya'daki tektonik hareketlere elik eden youn
radyoaktivite, antropogeneziste uyanc oldu.
Ayaa kalk zorlayan doal koullar ayn zamanda alet kullanmn
da hazrlad (Oakley 1966: 186-1 87) . ki ayak zerinde hareket eden Ho
minoid atalarmzn serbestleen ellerini aletlere ayrabildiklerini belirtir.
Ramapithekus alet kullanan ilk canlyd. Alet kullanm el fonksiyonlarn
gelitirdi, el baparma oppozisyon hareketiyle birlikte kavrama yetene
ini kazand. Alet kullanm giderek yaamn ayrlmaz bir paras haline
geldi.
Dier canllar da alet kullanabilirler. Ancak bu durum yaamsal gerek
sinimlerin karlanmasnda esas deildir. rnein maymunlar, dierle
rini tehdit etmek iin aa dallarn kullanabilirler, ama olay gerek bir
kavgaya dntnde yine diler kullanlmaya balanr (Alexeev V. P.
1986: 104 ve 109) . empanzeler de bcek avlamak iin kendi hazrladk
lar aa dallarn bcek deliklerine sokarlar. Fakat bu da belli bir er
eveyi amayan ve yerinde sayan bir davran modelidir (Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 92) .
Ayaa kalk (bipedalizm) , baparman oppozisyon hareketi ve artm
beyin/vcut oran Hominid Triad olarak bilinir (Alexeev V. P. 1986: 66) .
Ayaa kalk daha nce gerekleti ve dier ikisini uyarc etki gsterdi.
25

Ayaa kalkla gs kafesi ve pelvis geniledi, kafa omurga zerinde dik


ve dengede bir pozisyon kazand. Ayakta durula birlikte kazanlan fonk
siyonlar Hominid'in mental geliiminin ncl koullar oldu (Thomson

G. 1985: 192; Hoebel E. A., WeaverT. 1979: 120-121).


Engels de 1876 ylnda yazd bir makalede (s: 127) bipedalizme zel
bir vurgu yapar: "Trmanma ellere ve ayaklara farkl ilevler kazandr
maktadr ve yaam biimleri yerde hareket etmeyi gerektirdiinde bu
maymunlar, yrrken ellerini kullanma alkanlklarn yava yava b
rakmaya, dik biimde bir yry kazanmaya baladlar. Bylece may
mundan insana geite kesin adm atlm oldu."
Pliosen dnemin sonu ile Pleistosen'in balangcnda yeni bir tr orta
ya kt: Austrolopithecus. Bunun da drt alt tr vardr: Eskiden yeni
ye doru olmak zere Afarensis (4-3 milyon yl nce), Africanus (3-2,5
milyon yl nce), Robustus (2,5-2 milyon yl nce), Boisei (2,5-2 milyon
yl nce). Afarensis yaklak 2 milyon yl nce ortaya kan Homo'nun
atasdr. lk Homo yaklak 1 ,2 milyon yl nce soylar tkenmeye ba
layan Australopithekus Boisei ile ayn yer ve zamanda yaklak 800 bin
yl birlikte yaad. Sonradan ise bizim dorudan atalarmz saylan Homo
Erectus oalarak yayld (Kottak C. P. 2001: 183) .
Australopitkus'un anatomik yaps Hominoid'den farklyd. Hominoid'in
tipik anatomik farkll, ayaa kalkla birlikte gzlenen l kompleksti
(gs-omuz-n kollarn gelimilii). Australopithekus'da bunun yerini
ayakta dikilmeyi belgeleyen pelvis-alt ekstremite kompleksi ald. Beyin
geliimini vurgulayan ene-yz-cranium kompleksi ise ayakta duruun
sonucu olarak deiim geirdi. Australopithekus tamamen bipedal bir
canlyd (Hoebel E. A., WeaverT. 1979: 120) . Hominid'in ilk/en eski tr
olan Australopithekus Afarensis,Tanzanya'da volkanik kl tabakalar ara
snda bulunmu ayak izlerinin gsterdii gibi, kesinlikle ayaklar zerin
de duran bir canlyd. Aynca leen kemiinin, kalasnn, bacaklarnn ve
ayaklarnn yaps da bu gr dorular. Australopithekus Afarensis'de
iki ayak zerinde durma yetisiyle birlikte leen kemii denge ve arln
basksz ekilde bacak ve ayaklara eit datlmasn salayacak biimde
adeta bir sepet formu kazand (Kottak C. P. 2001: 188) .

26

Dinin Toplumsal Kkenleri

Hominid'in yaad blge Gney Afrika'yd. empanzeden daha byk


bir beyin/vcut oran vard ve beyni nrolojik organizasyon olarak insan
la hemen tamamen ayn yapya sahipti: Yksek beyinsel fonksiyonlarn
younlat byk bir korteks, asosiyatif fonksiyonlardaki gelimenin
gstergesi olarak frontal lobdaki byme ve e zamanl olarak paryetal
lobda ve primitif motor alanda daralma, elin kullanmyla birlikte gelien
konuma blgesi (Alexeev V. P. 1986: 174). Zamanla motor kortekste ele
ait blge istisnai bir bykle ulat. Beynin yapsndaki deiimin hep
devam ettiini de biliyoruz. rnein frontal merkez maymunda beynin
%32,2'sini, Neanderthal insanda %35'ini, modern insanda ise %43,3'n
kaplar (Vallois H. V. 1966: 216). Ayn ekilde zaman iinde beynin toplam
hacmi de byd: Australopitkus'da 600 cm: iken gnmzde 1150 cm:e
ulat. Bu gelime ok nemlidir. nk karmak bir toplumsal yap iin
gereken konuma ilevinin baarlabilmesi 700-800 cm:Plk bir beyin hac
mi gerektirdii belirtilir (Hallowell A. 1. 1966: 248).
Beyin arlnn toplam vcut arlna oran "ensefalizasyon katsay
s" diye tanmlanr. Deeri Australopithecus Afarensis'te 2,5 iken, giderek
artt ve Homo Sapiens'te 5.8'e ulat. Buradaki art, yalnzca beynin fiziksel
kapasite olarak bymesi anlamna gelmez. Ondan daha nemli olarak
bilisel yeteneklerinin gelimesini ifade eder ve bu da dorudan retim
srecindeki baars olarak ortaya kar. alma ve i karmaklar,
nitelikli hal alr. Ortalama insan grup bykl ile ensefalizasyon
katsays arasnda da iliki vardr. buradan toplumsallamadaki artn
katsayy artrd ortaya kar (Uysal H., Atasoy H. T. 2014).
Australopithecus trnn ocuklarnn olgunlamas, kuyruksuz may
munlara gre daha yavat ve ocuklar byme srecinde korunma ve
beslenme bakmndan ebeveynlerine ve akrabalarna daha fazla bamly
dlar. Bu bamllk yllan gzlemleme, renme ve retme iin zaman
salad, ilkel de olsa kltrel birikime olanak tand (Kottak C. P. 2001:
189).
Hominid, di yaplarnn, alt ene kemiklerinin, kafatas yan tarafla
rnn gsterdii gibi (bunlarn az ve alt ene kemikleri byk, kpek
dileri sivri, kafatasnn yannda yer alan ve ineme kaslarnn tutundu-

27

u kabartlar belirgin kntldr), Gney Afrika savanlarndaki lifli, ka


ln kabuklu, sert yapl bitkilerle besleniyordu. Australopithekus Boisei
trne doru evrimletike kemik ve di yapsndaki btn bu kabalk
silikleti ve beyin byrken kafatasnn kemik yaps daha narin bir ka
rakter kazand. Ancak dilerdeki esas klme Homo Habilis dneminde
oldu. Hominid esas olarak toplaycyd. Ancak kamp yerlerinde bulunan
hayvan kalntlarnn dndrd gibi, byk kedigiller ve etiller
tarafndan ldrlen canl artklarn da gda olarak kullanyorlard.
Homo Habilis (2-1,6 milyon yl ncesine ait) fosilleri Tanzanya ve
Kenya'da bulundu. Yine ayn blgede 1,5 milyon yl nceye ait Homo
Erectus fosilleri kefedildi. Homo Habilis 90 cm'lik boyuyla, bacaklarna
gre uzun kollarndan anlald zere, halen aalar kullanabiliyordu
ve 600-700 cm3'lk bir beyne sahipti. Homo Erectus'un beyin kapasitesi
ise 900 cm: kadard ve 170-180 cm boyundayd. Homo Erectus uzman bir
avcyd. Avlanmada alet kullanyordu. Kk azlara ve byk, avladn
koparmak iin gelimi n dilere sahipti (Kottak C. P. 2001: 192-196).
Homo cinsinin asl nemli zellii alet yapabilmesiydi. nsan tarafndan
yaplm olduu aka belli olan ilk basit aletler, 1931 ylnda Leakey'ler
tarafndan Tanzanya'daki Olduvai Gorge'da kefedildi. Bu yerleim yeri
Oldowan "akl ta aletler" olarak adlandrlan aletler verir. Buradaki en
eski aletler 1,8 milyon yl yandadr. Daha eski aletlere ise (2.5-2 milyon
yl ncesine ait) Etyopya'nn Omo Nehri vadisinde rastland. Olduwai
blgesi "insan evriminin byk kanyonu" olarak isimlendirildi. Burada
ki aletlerin oluturduu birikime de Oldowan Kltr denildi (Hoebel

E. A., Weaver T. 1979:115). lk ta aletler dzensiz ve keskin kenarldr.


Byklkleri bir pinpon topu ile futbol topu arasndadr. Bunlar ok
amal yaplmlard, kesme, vurma, kazma ilerinde kullanlyorlard.
Bugn bile, yaplan kazlarda bulunann bir alet mi, yoksa sradan bir
ta paras m olduunu ayrt etmek zordur. Aletler ancak apraz simetri
verilmi biimleriyle ve keskin kenarlaryla tannabilirler (Alexeev V. P.
1986: 1 13) malata ilikin bir dier kant da blgede mevcut olmad
.

bilinen kayalardan yaplm aletlerin varldr (Kottak C. P. 2001: 198).


lk aletler, bir ta dierine vurularak elde ediliyordu ve bu ilem iin en

28

Dinin Toplumsal Kkenleri

uygun olan akmak tandan yaplyorlard. Bu nedenle Child, bu tek


nie "ekirdek ta alet yapm" demitir (Childe G. 1983: 27). Teber
ise ayn teknii "ay ta aletleri" olarak tanmlamtr (feber S. 1985:
56). Alet retiminde kullanlan bu teknik nedeniyle bu dneme "yont
ma ta devri" de denilmektedir. Alet yapmnda akmak tandan baka
kemik ve tahtann da kullanld, ancak bunlarn zamanla yok olduklar
dnlmektedir (Childe G. 1983: 42, Alexeev V. P. 1986: 125).
tk aletleri yapan Homo Habilis'in anlam, eli ie yatkn, becerikli insan
dr (enel A. 1985: 41). Bylece Homo'nun yani insann evrimini tanm
layan zellik alet retimi, yani retimdir. Alet retimi bir Primat'n insan
olarak tanmlanmasnda gerek kouldur (Hoebel E. A., Weaver T. 1979:
124, Gven B. 1984: 21). Bu nedenle Homo'nun, yani insann evriminin
izlenmesinde rettii aletlerin tanmlanmas tek veri kaynadr. Sosyal
ve kltrel antropoloji ise ta aletlerin kendilerinden ok kltrel evrime
yaptklar katkyla ilgilenir. O dnem insanlarnn dnce ve becerile
rini, toplumsal rgtlenmelerini anlamaya yarayan en anlaml belgeler
de yine ta aletlerdir (Gven B. 1984: 164). Kltrel evrim ilk aletlerin
simgelerinin beyinde yaratlmasyla balar (enel A. 2014: 6).
Alet yapmn Homo Habilis'in tanmlayc zellii olarak deerlendiren
grlerin yan sra, Austrelopithekus'un da alet yapabildiini dnen
ler de vardr. Bu dncenin sahipleri bu trn de iki ayaklan zerinde
durabiliyor olmasnn alet yapmna olanak tanm olmas gerektiini
savlarlar (Kottak C. P. 2001: 198).
Zamanla alet yapm yetkinleti. ilk aletleri kayadan ayrabilmek ne
redeyse olanakszken, sonradan yaplanlar dzgn kenarl, farkl ilev
leri yerine getirmek zere biimleri farkllatrlm paralard. yle ki
Homo Erectus'a denk gelen kaz yataklar byk av hayvanlarnn btn
iskeletlerini de ierir. Bu da Erectus'un byk hayvanlar da avlayabildi
ini gsterir.
Alet yapm ve avclk ile birlikte beslenmek iin yararlanlan besin tr
leri eitlendi. ineme organlarna den sorumluluk azald. ineme
kaslar, ene ve kafatas kemeri gibi destekleyici yaplar kld.
Alet retimi, insann hem biyolojik hem de kltrel evrimini hzlan-

29

drd. Aletlerle insann doaya hakimiyeti artt. Doal besinler aletlerle


daha kolay elde edilir oldu. Bylece, bu noktadan itibaren kltrel ev
rim biyolojik evrimi geride brakmaya balad (Gven B. 1984: 162-163).
Aletlerle insan hem maddi nesneleri elde etmeye, ilemeye, ksaca ret
meye hem de bu srece elik edecek ekilde dnsel retim gerekle
tirmeye balad. Alet yapm ve kullanm basit bir fiziksel aktivite deildir
ve daha da nemlisi, hem n hazrlyla hem o anyla hem de sonrasyla
entelektel bir faaliyettir. Kltrel evrim kavram burada nem kazanr.
Nitekim kltr, "insanlarn emek gleri ve retkenlikleri ile mevcut nes
nel gereklikten, iktisadi, siyasal, toplumsal, tarihsel btnsellii olan,
bireyler, kuaklar, toplumlar arasnda aktarlabilir formasyonlar elde
etmeleri"dir (Altnda! A. 1982: 50-83). milyon yl iinde insann ana
tomik, morfolojik yap ve zelliklerinde nemli denebilecek herhangi bir
deiiklik olmad, ancak ayn dnemde kltrel anlamda inanlmaz hzda
dev bir gelime yaratt. insan retimle birlikte, doann snrl bir para
snda, o parann koullarna tabi biimde yaama zorunluluundan kur
tuldu. Oysa pek ok hayvan tr, yeryznn iinden kmay bir trl
baaramad snrl bir parasnda, ok uzun zamanlar boyunca ve ayn
biimde yaamak zorunda kald iin, evresel koullardaki deiime
ayak uyduramayarak yitip gitti. Bu nedenle Thomson (1988: 26) belli bir
dnemin koullarna baaryla uyumun, uzun erimde bir baarszln
koulu olarak ilev grdn belirtir.
insan kltrlenme srecindeki baarsna retimle ulat. Yaam zordu.
Ama srekli yeni eyler retmek peinde komak zorunluluu, giderek
daha fazla oranda doann yasalarnn bilincine varmay salad. ilk re
tim hemen sadece deneme yanlma yoluyla biriktiren bilgiye dayanyor
du. lk akmak ta aletler byle retildi. Bilgi ve deneyim biriktirme ve
giderek fikir yiitme, analiz etme yetenekleri yaam srdrebilmenin
gerek koulu haline geldi. Yitirilen bedensel ve organik stnlkler kar
snda, retimle kazanlan yetiler ve stnlkler ve verimlilikteki art
zor ve/veya deien koullar karsnda ayakta kalabilmeyi olanakl kld.
Bedensel adan zayflamann karsnda, kltrel adan zenginleme,
milyon yl boyunca, drt byk buzul ve uzun buzul aras dneme

30

Dinin Toplumsal Kkenleri

uyumun srrdr. Nitekim Diakov ve Kovalev (1987: 10) bu nedenle ya


am koullarnn zorluunda, hayatta kalabilmenin alet yapmyla baarl
dn belirtirler. Hayvan yalnzca doadan yararlanabilirken, insan onu
amacna uygun duruma getirmeyi baard. Doann bir paras olarak
insan, retim faaliyetiyle hem kendisini hem de doay deitirdi.
Alet kullanm ve yapm insan organizmasnn eitli paralarnn da
karlkl etkileim iinde deiimini-geliimini salad. Bu sreci Engels
(1977: 219) daha genel bir dzlemde ve soyut bir ifadeyle yle betimler:
"Bir organik varln ayr deiik ksmlarnn belirli biimleri, giinrde
onlarla balants olmayan br ksmlarnn belli biimleriyle her zaman
bamldr."
Beynin gerek yap, gerekse hacimce geliimi, alet retimine baldr
ve motor korteksin geliimi srasnda bu blgedeki ele ait alann istisnai
bykle ulamas bunun kantdr (Chance M. R. A. 1966: 29).
retim faaliyeti bir yandan da ortak almay gerektirdi. Ortaklaa
davranmann yrtc hayvanlara kar salad stnlk kefedildi.
Hayvani bedensel glerini yitiren insan giderek toplumsallat.
rgtlenme biimi toplum olarak geliti (zbul Y. 1981: 63). Ar doal
koullar toplumsal dayanmay gerekli klyordu. Savunma gcndeki
yetersizlik ancak toplum bireylerinin birlemi gc ve ortak eylemiyle
alabiliyordu. Ayrca insan yavrusunun doum sonrasnda ihtiya duy
duu uzun sreli bakm da toplumun daha gelikin ve sk ilikiler kur
masn zorunlu kld. Hem geim salamak hem de ayn anda yavruya
bakmak mmkn olmuyordu (Berktay H. 1989: 57; Childe G. 1983: 13).
Bu nedenle topluluk iindeki baz bireyler (rnein yallar) yeni neslin
bakmn stlendiler. Bu nedenle Engels (1987: 45) hayvan siilerindeki
kskan-kavgac davran kalplarnn almasn insanca yaabilmenin n
koulu olarak deerlendirir.
Toplumsal ilikilerdeki bu gelime, yeni bir iletiim sistemiyle birlikte
gerekleti. Dil ortaya kt. Konumayla birlikte toplumsal ilikiler daha
da zenginleti (Straus C. L. 1978: 112). Antropolojideki yaygn kan, dilin
insan ncesi Primat trlerinin de dahil olduu dier canllarn iletiim
sistemlerinden tamamen farkl ve insana zg bir zellik olduudur (Kot-

31

tak C. P. 2001: 518).


lk sesler ve sesli hareketler almay dzenlemek zere ortaya kt
(Thomson 1976: 39). "Konuma ellerin kullanlmasna elik eden bir
fonksiyon olarak geliti. Sonra bilinli olarak ellerin ilemesini kontrol
etmek iin kullanld." Bu gelime ayn zamanda, bir olgunun, ortaya
kna neden olduu bir baka olgu tarafndan nasl deitirildiini gs
teren iyi bir rnektir de.
Elin kullanm ile alt enenin ve dilerin fonksiyonlar azald, ene ya
ps kld. Buna ineme kaslarnn zayflamas da eklenince artik
lasyon kolaylat. Dilerin klmesi alet kullanmna ikincil bir gelime
olarak ortaya kt (fhomson G. 1976: 30, Alexeev V. P. 1986: 175-176).
ineme kaslarnn zayflamas kafatasna genileme olana tand, be
yin bylece geliti. Sonrasnda larinks yapsnda da konumaya uygun
deiim gerekleti.
Dilin ortaya k renmeyi zenginletirdi. Bilindii gibi hayvanlar
hemen tamamen taklit yoluyla renirler. renilenler igdler yoluyla
nesilden nesle aktarlr. Burada herhangi bir deneyim birikimi olmad
ndan, hayvanlarn daha gelikin renme tekniklerine gereksinimi de
yoktur. insanlar ise gnlk yaamlarndan karsadklan birikimlerini
birbirlerine ve gen nesillere aktarabilirler. Bu yolla renmeye soyut
bir nitelik kazandrlm olur. ite bu gelimeyi salayan dil oldu. Dille
birlikte, renebilmek iin dorudan olayn iinde yer almak, yaanla
n deneyimlemek zorunluluu o rtadan kalkt. Soyutlamak ve anlatmak
mmkn oldu. Olaylar hakknda daha nceden bilgilenmek, hazrlan
mak, plan yapmak olanaklar dodu.
Alet yapm, her eyden nce bir plan iidir. Yzyllar boyunca dene
me yanlma yoluyla kendiliinden biriken ve zamanla bilince kan dene
yimlerin, bir sorunu zecek aletin yapmnda kullanlmas entelektel
aba gerektirir. Bu aba insana zgdr ve yalnzca insan amaca ynelik
davranabilir. Yalnzca insan, biimsiz bir kaya paras ile bir el baltas
arasndaki ilikiyi kavrayp, balta retebilir. Bu faaliyet birtakm zihin
sel soyutlamalar, zmn tasanmlanmasn ve yeniden somut gere
e (kaya parasna) dnlmesini, zel olgular arasndaki benzerliklerin

32

Dinin Toplumsal Kkenleri

kavranarak genel karmlara ulalmasn, tek tek olaylarn birlikte ele


alnmasn gerektirir. Oakley (1966: 187) bu entelektel yetenein selek
siyonla dier bireylere de yayldn belirtir. retimle birlikte balayan
zihinsel faaliyet, zamanla daha st dzeyde gelimi retimi salar.
Sonradan, alet yapmnn beyindeki dnme merkezi zerinde uyarc
olduu da gsterildi. Alet retimiyle birlikte, beynin hzla bymesine
ek olarak, konuma ve dnme merkezleri de gelitiler. tk insanlar
alet yaparken, biim verecekleri ta sol elleriyle tutuyor ve sa elleriyle
de biim veriyorlard. Bu durum, beynin sol yan kresinin vcudun sa
tarafn, sa yan kresinin de vcudun solunu ynetmesiyle ilikilidir.
Konuma ve arm merkezlerinin vcudun alet yapan sa yann y
neten sol yar krede yer almas, alet yapma ile konuma ve dnme
fonksiyonlar arasndaki balantnn gstergesi olarak yorumlanr (enel
A. 1985: 102).
nsann pratik faaliyeti ile beyin kapasitesinin geliimi arasndaki
dorudan ilikiyi kantlayan biyolojik bir veri, Primat ve Homo Sapiens
beyinlerindeki varl kantlanm ayna nronlardr. Ayna nronlar insan
da beynin konumay salayan motor alan olarak bilinen Broca alann
dadr. Primatlarda ve insanlarda (PET grntleme tekniiyle) yaplan
almalar, hayvann bir nesneye doru uzanmasyla ya da elinin kavra
ma hareketi yapmasyla birlikte ayna nronlarn aktive olduunu gsterir
(Uysal H., Atasoy H. T. 2014).
Entelektel nitelii, almay insana zg klar ve onu hayvanlarn
igdsel davran kalplarndan ayrr. Bu konuda M arx'n Kapital'de
ifade ettii (1978: 194) dncesi yledir: "rmcek iini dokumacya
benzer ekilde grd gibi, an da petek yapmada pek ok mimar utan
drr. Ne var ki en kt mimar en iyi ardan ayran ey, mimarn, yapsn
gerekte kurmadan nce, onu imgesinde kurabilmesidir. Her emek sre
cinin sonunda, daha nceden iinin imgeleminde balang halinde var
olan bir sonu elde ederiz. i zerinde alt malzemede yalnzca bir
biim deiiklii yapmakla kalmaz, ayn zamanda onun alma tarzn
bir yasa haline getiren kendi amacn da gerekletirir ve kendi iradesini
bu amaca tabi klmak zorundadr."

33

Sonuta, bipedalizmle balayan bir srece tank oluyoruz. Srecin bile


enlerinin her birisi, karlkl olarak etkiletiler, ayn ayn ulatklar d
zey dierlerinin deiimini uyard, nihayet, toplumsal hareket, yukarya
doru alan bir sarmal rnei geliti. Bu sarmal hareket bipedalizm ve
elin gelimesi ile balad ve emein/almann maddi karakterine bal
olarak st seviyelere kt. Emek ve emek rnleri insan beynini, top
lumsal ilikileri gelitirdiler. Gelikin beyin retimdeki verimlilii artrd.
Emek rnlerinin niceliksel ve niteliksel oalmas, toplumsal ilikilerin
bir st dzeyde kurulmasn salad. Ksaca, insan retim srecinde, yal
nzca iinde yaad evreyi deitirmekle kalmad, ayn zamanda ken
disini de daha gelikin bir dzlemde yeniden retti. Engels'in (1977: 216)
"emek insan varlnn temel kouludur. Emek insan yaratt" ve Childe'n
(1988) "kendini yaratan insan" derken kastettikleri ey, tam da budur.
phesiz, insan evriminin ilk basamaklarnda retim teknikleri ok
geriydi, verimlilik dkt ve elde edilebilen rn ok azd. Hatta en
balarda alet retiminden baka bir retim bile yoktu. te o dnemler
de toplumsal rgtlenmenin dinamii de ok yava ve atld. Doa ise
tam tersine bir o kadar acmaszd. Dolaysyla evrim saati ok yava
iliyordu. Kltrlenme yolu doal ve toplumsal kstlamalarla doluydu
(Mejuyev V. 1987: 103). Zamanla doann ve toplumun yasalarnn bilgisi
biriktirildike, geliim de hzland. Evrim sarmal sklat. Ama her bilgi
damlac ayn sonucu vermedi. Sre iinde, ancak ok uzun birikim d
nemlerinden sonra gelen yeni bir damlack, toplumsal yaantya farkl bir
boyut, yeni bir nitelik kazandrd. Bu durum daha nceki damlacklarn
nemsizliini deil, tam tersine, deiimin ancak belli bir birikim aa
mas sonucunda gerekletii ve fark edilebilecei gereini vurgular.
Sarmaln sklamas dediimiz durum, toplumsal yaantnn kendisini
deiik nitelikli evreler olarak ortaya koyan farkl aamalar arasndaki
zamann ksalmasdr.
almamzn

bundan sonrasnda,

toplumsal

yaantnn szn

ettiimiz birbirini izleyen farkl aamalarn inceleyeceiz. Artk


yntemimizi de netletirmi bulunuyoruz. nsan retimle birlikte ortaya
ktna, toplumun devindirici gc retim olduuna ve insan reten

34

Dinin Toplumsal Kkenleri

canl olarak tanmlandna gre, ncelikle, ne, kim tarafndan nasl


retiliyor, buna bakmamz gerekiyor. Ancak byle bir bak asyla,
toplumun byklyle toplum yeleri arasndaki ilikilerin nitelii, top
lumsal bilincin yaps ve btn bunlar nelerin koullad gibi konularda
fikir sahibi olmak mmkn olabilir.
il) lk retim biimi olarak toplayclk

11-1) Toplayc toplumsal yaant


Bu kltrel dnem Aa Paleolitik olarak isimlendirilen dnemdir. Za
manmzdan 3 milyon yl ncesi ile atein denetime alnd (kabaca) 500
bin yl ncesini kapsar. Homo Habilis ve Erectus trleri, bu dnemde
yaadlar.
Birbirlerine vurmak yoluyla biimlendirilen eitli byklkteki ta
paralarnn, kemiklerin ve kalntlar bugne ulaamam olsa da aa
malzemelerin ilk aletler olarak kullanlm olduklarna daha nce dein
mitik. Sz edilen kalntlarn arkeologlarca alet olarak tanmlanmasn
da karlalan glklerden de sz etmitik.
tk aletler iin sz konusu olan bu glk, daha fazla derecede, o d
nemin yaam tarznn, toplumsal rgtlenme biiminin tanmlanmasnda
geerlidir. Toplumun bykl, yerleim ve barnma koullar, neyle ve
nasl beslendii, bireyler arasndaki ilikiler gibi konularda sylenenler,
bugn halen nemli derecede varsaymsal yanlar ierir. tk yerleim yer
lerinin kalntlarnn ve mezarlklarn sunduu veriler ise ancak yerleik
yaama geilmi olan daha sonraki dnemler iin daha kesin eyler sy
leyebilme olana verir. Bunun dnda gnmzde yaamakta olan ilkel
toplumlarn gnlk yaanlan da ilk a toplumlar hakknda fikir verebi
lir. Fakat bu yntem kullanlrken, ada ilkellerin dorudan prehistorik
toplumlar temsil edemeyecei, ada ilkellerden ancak (o da ok dik
katli olmak kouluyla) dolayl ipular elde edilebilecei hep aklda tutul
maldr. nk ada ilkellerin bugnk toplumsal yap ve kurumlar,
ne kadar eski ve duraan olsalar da, zaman iinde deiim geirdiler.
stelik bu toplumlarn hemen hepsi, corafi keifler srecinde Avrupa
kapitalizmiyle temas ettiler ve o dnyann smrgeci hedeflerine maruz

35

kaldlar. Dolaysyla da pek ok zgn yanlan kirlendi, ykld ya da doal


srecinden sapt. Bu olgudan hareket eden kimi yazarlar (Diakov V., Ko
valev S. 1987: 14; Gven B. 1984: 168), etnoloji biliminin ada ilkeller
hakknda sunduu verilerin tarih ncesi toplumsal yapnn deerlendi
rilmesinde kullanlamayacan bile belirtirler. Bu gibi toplumlar uzun
yllardr etin doa koullan ierisinde skp kaldlar, o koullar iin
uzmanlatlar, sonuta olaan-beklenen evrim koullar dnda geliim
zellikleri sergilediler. nsanln genel evrim izgisini ise uzmanlaarak
bir yere skp kalmak deil, var olan koullan amak oluturur. Yine
de, bu uyar dikkate alnmak kouluyla, ada ilkellerin yaants, ilk
toplumlar asndan veri kayna olarak kullanlabilir.
Aynca, arkeolojik kazlardan elde edilen bulgular da ilkel toplumla
ra k tutan bir veri seti sunar. tk toplumlar hakknda fikir veren bir
dier alan dil bilimdir. Kelimelerin biimsel yan, ifade ettikleri anlama
(ieriklerine) gre daha zor deiir. Bylece, ayn kelime, u anda, daha
nce dile getirmekte olduundan tamamen farkl bir anlam seslendiriyor
olabilir. Ayn kelimenin bugnk ve eski anlamlarnn karlatrlmas
ve eski anlamnn analiz edilmesi, o anlamn ortaya kt dnemlerin
toplumsal yaps konusunda ipular verir (Berktay H. 1989: 62-64). Son
olarak, ilkel toplumlar hakknda Primat trlerinin bugnk yaants da
fikir verecektir.
tk Homo tr ilk aletleri ufak bitkileri, tohumlan ve kkleri toplamak
iin kullanyordu. Toplama faaliyetinin iine kesme, skme, yerin altnda
karma gibi ilemler de dahildi. Besin olarak ayrca bcekleri, kk
memelileri ve srngenleri avlyorlard. Ancak o dnemlerde avclk top
laycla gre ok daha az yer tutuyordu. Australopithekus dneminde
toplayc bir ekonomi hakimdi. Avclk, zorda kalndnda bavurulan bir
retim biimiydi. retim aralarnn gelikinlik dzeyi avcln geim
yolu olmasna izin vermiyordu (Diakov V., Kovalev S. 1987: 14; Hoebel
E. A., Weaver T. 1979: 123 ve 126, Teber S. 1985: 56, ener A. 1985: 45).
Avcln ilk ve ilkel biimi olan bu uralarda aletler kk hayvanlarn
yuvalarn amak, tropikal bceklerin kabuklarn krmak, rastlanlan bir
lein etini kemiinden ayrmak iin kullanlyordu.

36

Dinin Toplumsal Kkenleri

Toplayclk ekonomisinin, alet retimi dnda, retimsel herhangi bir


yn yoktu. Toplayclk doada hazr bulunan bitkilerin tketilmesine
dayanyordu. Bu faaliyet bir tr doa talanyd. Toplanann zerinde her
hangi bir ilem yaplmyor, doann rnleri ilenmiyordu. Bu nedenle
bu ekonomiye "asalak ekonomi" de denilir (enel A. 1985: 45).
Yakn evrede hazr bulunan doal rnlerin annda tketilmesi, o bl
genin bir sre sonra yararlanlamayacak duruma gelmesine de yol a
yordu. Bu nedenle ilkel topluluklar verimli ve bol besinli blgeler bulmak
iin srekli dolayordu. Australopithekus'lar, bu bakmdan, -alt mil
karelik bir alanda srekli dolap duran ve gecelerini su kenarlanndaki
aalk yerlerde geiren babonlardan pek farkl deillerdi. Babonlar da
hemen tamamen vejetaryendirler, yumurtalar, baz bcekleri, larvalar
ve ayrda yaayan kk havanlan yiyerek beslenirler (Strum S. C.,
Mitchell W. 1987: 88-92).
Gnmzn Primat trlerinden daha zgr de olsalar, belli bir alana
baml olarak yaamak zorunda olan bu topluluklar iin "ilkel sr"
denilmektedir (enel A. 1985: 46). Bu tanmlama, ayn zamanda, toplu
luun, her ne kadar alet retse de, dzensiz, her an doaya yenilmeye
hazr karakterini de dile getirir. Kim bilir bu ekilde ka topluluk, yery
znn ulalmaz, ssz kelerinde yok olup gitmitir. nsanlk ancak bu
trden "anssz" deneyimler zenginlii iinde yolunu aabildi.
tike) sr says ancak onlarla llen bireyden oluuyordu. Paleolitik
dnemin daha sonralarna ait mezarlk verileri bu evrelerdeki grup b
yklnn bile 10-30 kii olduunu gsterir. Daha tedbirli tahminler ise
says 10-20 olarak verir (Vallois H. V. 1966: 228).
Bu dnemde douta beklenen yaam sresi ancak 20-25 yld. Nite
kim M ann'n di analizleri Australopitkus'un 25 yldan daha fazla yaa
madn gsterir (Fedigan L. M. 1986: 53). En uzun yaayanlar ancak 40
yana ulayordu. Doanlarn yans 20 yandan nce lyordu.
Doum ve lm hzlar hemen hemen birbirine eit ve binde 35 ka
dard. Yani nfus art sfr dzeyindeydi. Nitekim Paleolitik dnemde,
bin yl boyunca nfus yalnzca %2 kadar artabildi (Gven B. 1984: 216).
Mezolitik dneme kadar erkek nfus kadnlardan fazlayd. skeletlerin

37

gsterdiine gre 100 kadna karlk 125-148 erkek vard. Bir baka de
yile, kadnlarn ortalama yaam sresi daha ksayd. Bu durum gebelik
ve doum nedeniyle ortaya kan anne lmlerine balyd (Vallois H. V.
1966: 222-225).
Geimlerini avclk ve toplayclkla salayan ada ilkeller de takm
lar halinde rgtlenmi olarak yaarlar. Takm bykl 100 kii kadar
dr. Takm yeleri arasnda akrabalk ve evlilik ba vardr. Takm avc
toplayc retim biimi nedeniyle hareketlidir (Kottak C. P. 2001: 273).
Bu kadar dk nfus art hz toplumsal organizasyonda sorunlar ya
ratyordu. Yine ayn nedenle, reme toplumun kendi geleceini garanti
altna almas bakmndan ok nemliydi. 1lkel sr, doayla ba edebil
mek, yrtc hayvanlara kar korunabilmek iin en az lenler kadar do
urmak zorundayd. 11kel srnn en nemli sorunlar yiyecek bulmak
ve ocuk dourmakt (Berktay H. 1989: 58; enel A. 1985: 41-42). Yeni
doanlar risklerden korumak asndan pek ans bulunmayan ilkel
srnn ayakta kalabilmek asndan tek olana, dourganl yksek
tutmakt.
Duraan nfus yaps bir baka adan daha sorun tayordu. Bu da
kuaklar aras ilikinin ksalyd. O dnemin ocuklar, daha ok kk
lerken ana ve babalarn kaybediyorlard. Byle bir demografik yapda
erikinler ayn zamanda toplumun en yallaryd (Vallois H. V. 1966: 223224). Kuaklar arasndaki ksa temas dnemi deneyim aktarmn olum
suz etkiliyor, ocuk bakm, kendi ana ve babalan dnda zorunlu olarak
toplumun zerine kalyordu.
1 lkel srnn toplayclnda herhangi bir iblm ya da ibirlii
yoktu. Sr sabahtan akama kadar tm gnn yiyecek toplamakla
geiriyordu. Emek verimliliinin dkl bunu gerektiriyordu. lk
toplum srler halinde yaad ve neredeyse ancak maymunlar kadar
toplayabildii iin "sr toplumu" olarak da tanmlanr (feber S. 1985:
57). 11kel srde toplumun her bireyi ayn ayn topluyordu. Ancak, d
tehlikelere kar korunabilmek iin toplamay dier bireylerden uzak
lamadan yapmak zorunluluu vard. Bunun dnda toplarken yardm
lamak ya da ii paralara blerek paylamak sz konusu deildi. Zaten

38

Dinin Toplumsal Kkenleri

toplayclk bu trden organizasyonlara gerek gstermeyecek kadar basit


bir faaliyetti. Birbirine yakn mesafelerde bulunmak, kelimeler olarak bi
imlenmemi de olsa vokalizasyonla dier toplum yelerinin varlndan
haberdar olmak, verimlilii ykselten, gven veren, toplamaya devam
salayan, birlii glendiren iletiim yoluydu. Dilin ilk biimi olan lk
lar, nlemler toplama faaliyetinin iinde geliti, ayn zamanda faaliyetin
organizasyonuna da yarad (Zubritski Y., Mitropolski, Kerov V. 1980: 17;
enel A. 1985: 48).
Emek verimliliinin dkl, gnn sonunda art rn kalmasn da
engelliyordu. Btn zaman almakla geirilmi olmasna ramen ertesi
gn iin elde bir ey kalmyordu ve her gn ayn ritim devam ettirilmek
zorundayd (Bergounioux F. M. 1966: 11). retim fazlasnn olmay,
zaman ve enerjinin hemen tamamnn toplayc faaliyete ayrlmas zorun
luluunu yaratyor, bu da baka ilerde uzmanlamay engelliyordu. Top
layclk art rn, art enerji ve art zaman brakmayan bir retim faaliye
tiydi (enel A. 1985: 145). Herkes toplaycyd. Gnmzn avc toplayc
toplumlarnda kadnlarn esas urann toplayclk, erkeklerinkinin ise
avclk olmas (Kottak C. P. 2001 : 274) bu saptamay destekler. Tketilen
den daha fazlasn retmek olanakl olmad iin, ne baka alanlarda uz
manlalmas ne de entelektel kapasitenin gelimesi mmkn oluyordu.
Ksaca iblm ortaya kmyordu.
Kadn ve erkein ya da genlerin ve yallarn toplumsal rolleri a
sndan da herhangi bir dikkate deer uzmanlama sz konusu deildi.
ocuk bakm kadn toplayclk faaliyetinden alkoymuyordu. Yetikin
lerin zaten toplumun yallar konumunda oluu yaa gre ekillenecek
iblmne de meydan vermiyordu.
lkel srnn nfus ve retkenlik sorunlar herkesin almasn
zorunlu klyordu. Herkesin toplad ise ancak kendisine yetiyordu.
Nitekim Uysal ve Atasoy (2014) 100 kiilik Homo Erectus gruplar iin
en az 66 kiinin, yine 100 kiilik Homo Sapiens gruplar iinse 35 kiinin
almasnn topluluun tmnn beslenmesi, ocuk bakm, ocuklarn
yetitirilmesi iin gerekli olduunu tahmin ederler.
Ancak kadnla erkein arasnda yine de cinsiyetlerinden, doallkla-

39

nndan kaynaklanan bir farkllk vard. Kadn, ocuk dourma ilevini


grd iin, zorunlu olarak ocuk bakmnn asl ykn de stleniyor
du. Bu durum "kadnn nesli korumak ilevi" olarak da tanmlanr (e
nel A. 1985: 42). Kadn nesli korurken, erkek ise ilkel sry koruyordu
(Parkinson C. N. 1984: 17). Bu farkllama, ileride cinse dayal iblm
olarak derinleecektir. zellikle avclk ekonomisi dneminde, ocuk
bakm avlanmay engelledii iin kadn ev ve neslin bakm-korunmas
ilevlerinde grev alacaktr. Meyve, sebze, kk, ot, taneli, bcek topla
ycl ise erkek, kadn, oluk ocuk, yal gen, yani ilkel srnn tm
bireylerinin birlikte gerekletirebildii bir faaliyetti.
Antropolojik almalar iktisadi rollerin toplumsal cinsiyet tabakala
masn etkilediini, erkein ve kadnn geime eit derecede katkda bu
lunmalarnn cinsiyet tabakalamasn engellediini gsterir. Gnm
zn tropik ve yan tropik avc-toplayclarnda geimde toplayclk daha
n plandadr ve bu toplumlarda kadn ile erkek eit statlerdedir. Ayrca
toplaycln n planda olduu toplumlarda: ev ii ve kamu alanlarnn
kesin snrlarla ayrlmam olmas da cinsiyet eitliini salayan bir dier
faktrdr. Cinsiyet eitsizliinin esas ortaya kt dnem, besin retici
lii dnemidir (Kottak C. P. 2001: 444-445).
1lkel srde iki olgu kadn toplumun merkezine yerletiriyordu: Do
um ilevinin nemi, bu ilevin tmyle kadn tarafndan yerine getiri
liyor oluu ve dourganlkta erkein ilevinin henz bilinemiyor oluu.
Kadn douruyor, ocua bakyor, yani neslin devamn salyordu. Do
urganlk kadn retim faaliyetinden alkoysa bile, kadn toplumun mer
kezindeydi. Yine de bu durum, sonraki dnemlerin erkek egemenliinin
ifade ettii trden bir egemenlik durumu deildi. Teber (1985: 61) bu
nedenle ilkel srdeki kadnn konumunu egemenlik olarak deil, "etkin
lik" olarak betimler. Buna karlk kadnn ilkel srdeki konumunu "ana
erkillik" olarak niteleyenler ve kadnn ilkel srnn hakimi olduunu,
topluluun normlarn ekillendirdiini savunanlar da vardr (Berktay H.
1989: 59).
Toplumun dalmakla yaamak arasndaki keskin izgide varln
ancak srdrebildii bu dnemde, toplulukta sk dayanmac ilikiler

40

Dinin Toplumsal Kkenleri

hakim olmak zorundayd. Diakov ve Kovalev (1987: 17) ilkel siinn


hayatta kal nedeninin toplu hareket etmesi olduunu belirtirler. Daha
nce de sz ettiimiz gibi, yrtc hayvanlara kar korunma zorunluluu,
retimde dorudan bir ibirliini olmasa da, bir arada bulunmay, birlikte
toplamay gerektiriyordu. ocuk bakm da toplumsal ilikileri gelitiri
yor, dayanma gerekliliini pekitiriyor, toplum psikolojisi yaratyordu.
Ayrca, doaya kar bu denli gsz olunan bir durumda, tek tek top
layan bireylerin gnde ne kadar toplayabileceklerinin, gnlk toplaya
bildiklerinin karnlarn doyurmaya yetip yetmeyeceinin de garantisi
bulunmuyordu. Ve eer bu trden bir talihsizlik gerekleirse, bunun,
ne zaman kimin bana gelecei de belli deildi. Ancak bir gn birileri
nin bana gelecei kesindi. Belirsizlikteki bu kesinlik, insanlar gnlk
yaamlarnda ve toplananlarn tketilmesinde, son derece doal olarak,
ortaklamaya itiyordu. Toplayc faaliyet bireysel olsa da toplananlarn t
ketilmesi birlikte, ortaklaa oluyordu (Thomson G. 1988: 11). Toplarken
birlikte davranan ve topladklarn birlikte tketen toplum yaps byle
ortaya kt. Dayanma zorunluluu, bireysel karlarn topluluk karla
rnn nne gemesini engelledi. Gnmzden 1 milyon yl ncesinin ka
lntlar o dnem sahip olunan alet takm saysnn bei onu gemediini
kesin olarak gsterir ve bu duraanlk gnmzden 600 bin yl ncesine
kadar hi deimeden srer (enel A. 2014: 8). Dayanma zorunlulu
unun nedeni ite retim biimindeki bu geriliktir. Rusya'nn M olodova
blgesindeki Orta Paleolitik dnemin buluntular bile dayanmac yapy
kesin olarak gsterir. Molodova'daki 10xl5 metrelik bir alan iinde 15
kadar aile birlikte yaamlard (enel A. 2014: 9).
Sonu olarak, ilkel srde Primat'tan Hominid dzeyine geii sala
yan ilikiler barld (Alexeev V. P. 1986: 75). Bu saptamaya katlma
yanlar da vardr. Bu giiler, savlarn e seme zamanlarnda maymun
siilerinde babayla oullar arasnda yaanan kskanlk kavgalarna da
yandrrlar. Ancak insanlama-toplumsallama srecinin byle ilemedi
i ynndeki gii hakimdir. Topluluklar arasnda da sava ilikiler
yoktu. Bunun nedeni dnyadaki, hatta belli bir blgedeki toplam insan
nfusunun azl, ilkel siilerin geni bir corafyada seyrek biimde da-

41

lm olmas ve birbirleriyle temas olanaklarnn bulunmayyd (Ber


gouioux F. M. 1966: 107).
Farkl ilkel sr gruplarnn birbirlerinden izole yaanlan gerei ile
ilkel srnn sratle oalma gereklilii, ikisi birlikte, sr iinde cinsel
ilikilerin serbeste gereklemesi sonucunu dourdu. Tm grup, bi
reyler arasndaki her trl cinsel ilikinin serbest olduu byk bir aile
yaps oluturuyordu. Cinsel ilikide herhangi bir kstlamann olmay,
maymun srlerindekine benzer srtmeleri de olanakszlatryor,
dayanmay, birlikte toplayp-tketmeyi salayan duygudal pekiti
riyordu (Serol T. 1985: 62-63). Tarihsel srete yalnzca topluluk ii ift
lemenin gerekletii bu aamaya "endogemik toplum" yaps denilir
(Thomson G. 1988: 52). Berktay ise ayn gereklii "endogamik ve ko
lektif cinsel iliki" olarak tanmlar. Engels de Ailenin, zel Mlkiyetin,
Devletin Kkeni adl eserinde (s: 40-41) ocuklarn herkesin ocuklar
olduu dnemden sz eder ve (Thomson'un da zerinde durduu gibi)
kuaklar aras cinsel ilikilerin ok daha sonra yasaklandn belirtir.
Paleolitik dnemin ilk aamalarnda insan mrnn ancak 25 yl olduu
gerei dikkate alnrsa, kuaklar aras cinsel ilikiye yasak getirmenin
daha sonralan gereklemi olmas mantkl grnyor.
lkel sr toplumunda kadn ile erkek birbirlerini kan ve koca olarak
sahiplenmiyorlard. Bugnk anlamyla bir aile yaps yoktu. Kadn erkek
ilikileri asndan herkes herkese aitti. Tm toplum yeleri arasnda
ortak bir kan ba vard. Herkes herkesle akrabayd (Diakov V., Kova
lev S. 1987: 1). Ensest yasa sonraki dnemlerin bir kuraldr. Gn
mzdeki insan d Primat trlerinde enseste kar herhangi bir igd
yoktur. Ergenlik dneminde Primat'n srden ayrlmas ensest ilile
rini engellemez, ancak skln azaltr. Ensestin yasaklanmas tmyle
toplumsal normlarla, kltrle ilikilidir. Bunun altnda da d evlilikler
yoluyla topluluun iktisadi yapsnn garantiye alnmas kaygs yatar
(Kottak C. P. 2001: 421). Bu da ok daha sonralan ortaya kacaktr.
zel mlkiyetin olmad, topluluklarn ok seyrek biimde dalm
bulunduu, topluluklar aras temasn gayet snrlanm olduu ilkel sr
dneminde herhangi bir igdsel eilim ve/veya toplumsal normla

42

Dinin Toplumsal Kkenleri

ensestin yasaklanmas beklenemezdi.


llkel siideki ortaklaa ilikiler toplumsal yaamn btn boyutlar iin
geerliydi. Mlkiyet de ortakt ve kiisel mlk diye bir ey yoktu. nk,
ncelikle, kiisel olarak mlk edinilebilecek retim fazlas-art iin elde
edilemiyordu. Bu nedenle toplumsal geliim srecinin bu aamas "ko
mnal mlkiyet" olarak da isimlendirilir. Nitekim Marx da (1979: 251)
zel mlkiyetin ncesinde, komnal mlkiyet ilikilerinin varlna dik
kat eker. Engels ise (1987: 12) toplumsal emek iinnn azl lsn
de kan ba ilikilerinin egemen olduunu, zel mlkiyetin ancak emek
retkenliinin artmas sonucunda ortaya ktn yazar.
Ara retip kullanan ilk toplayc, avc insan toplumlarndan balayarak,
hayvanclk ve tarmla geinen toplumlara kadar devam eden bu dneme,
mlkiyet ilikilerinin kolektiflii nedeniyle llkel KomnalTopluluk deni
lir. nsanln bu dnemi, bundan yaklak 1 milyon yl nce balad ve
kabaca milattan nce 10 binli yllara kadar srd. Bu uzun dnem, kendi
iinde, arkeoloji biliminin terminolojisiyle Paleolitik ve Mezolitik olarak
ikiye blnr. Paleolitik dnem ise yine kendi iinde Aa, Orta ve Yu
kar olarak ayrlr. Aa Paleolitik gnmzden 1 milyon yl ncesi ile
500 bin yl ncesini, Orta Paleolitik gnmzden 500 bin yl ncesiyle 50
bin yl ncesini, Yukar Paleolitik de gnmzden 50 bin yl ncesiyle 15
bin yl ncesini kapsar. Mezolitik gnmzden 15 bin yl ncesi ile 10 bin
yl ncesi arasndaki dnemdir. Bu ok uzun dnemde komnal ilikiler
hakimdi. nsanlk geimini toplayclktan salamaya balad ve retim
biimi avclk, balklk, hayvanclk ve tann olarak geliti. Komnal
ilikileri tanmlayan "eitliki kararl denge yasas" idi. Emein dk
verimlilii, dayanma ve eitlikilii koulluyordu. Byle olmak zorun
dayd. yle ki, "topluluk iinde bir kiinin ya da bir ailenin, yetenei ya
da rastlant iin olarak tekilerden fazla besin saladn varsayalm.
Fazlalklar, gereksinimi olanlara (istenmeden) verilir. Topluluun gele
nei, grenei (deerleri) kiileri bunu gnll yapmaya ynlendirir.
llkel Komnal Toplum'un insan ileride kendisi a kalnca tekilerin yar
dmna koacaklarn bildii iin, vermezlik edemez. Diyelim ki vermedi,
her zaman ans yaver gitmez vermediklerini biriktiremez. Biriktirdi,

43

vermedi, fazla besini depolama olana yoktur. Depolad, bilinir, birileri


gelip ister. Yine de vermedi, knanr, dlanr. Ya da deposu yamalanr.
Yamalanmad (pazar ekonomisi yoktur), satamaz. Para (yoktur) nakite
dntrp ekonomik erk edinemez. Erkine erk katamaz. Ekonomik er
kini teki erklere, rnein siyasal erke dntremez" (enel A 2014:
7-9).
Sr toplumunda, siyasi anlamda, belirgin bir ynetim erki de yoktu.
Siyaset, toplumun, iktisadi leme! zemininde karlan farkllaan yaplann
gelimesiyle ortaya kt. nk "haydi yapalm" denilen yerde sz konu
su olan ynetim ilevi iken, "yapn" denilen yerde siyaset vardr (enel A.
1985: 94-95). Siyaset, karlan iktisaden ve bunun sonucunda toplumsal
olarak farkllaan gruplarn olduu yerde, gc eline geiren grubun
basky da ieren gce dayal ynetme ilevidir. Bu aamada artk ortak
toplumsal karlarn, dolaysyla "yapalm" vurgusunda ierilen ortak
karlann yeri yoktur. Dayanmac ilkel srde ise birlikte retilir, tke
tilir ve btn bunlann (gerektii kadanyla) organizasyonu yine birlikte
gerekletirilir. enel (2014: 141) bu kolektif ilevi "ilerin yrtlmesi"
olarak tanmlar.
Ksaca, ilkel sr, daha ok toplayclkla geinen, avcla istisnai olarak
bavuran, ibirliinin ve iblmnn gelimemi olduu, bir arada
retilip tketilen, nfus azlnn en nemli sorunlar arasnda yer ald,
cinsellii kendi iinde serbeste yaayan, zorunlu olarak dayanmac ve
ortaklaa ilikilere dayanan bir toplumsal geliim aamasnn addr. Bu
sr komnal bir yaam tarzna sahiptir.
Gnmzde toplaycln tesinde avcl da geimlerine dahil etmi
ada ilkeller bile eitliki toplumlardr. Gnmzn Eskimolannda tek
zel ey kiisel eyalardr ve doal kaynaklarn tm topluluun ortak
mlk saylr. Bu toplumlardaki stat farkllamas yalnzca ya ve cin
siyet temelindedir. Yallar (artk ortalama yaam sresi uzam olduu
iin) toplumun mitoslannn, efsanelerinin, hikaye ve geleneklerinin ko
ruyucular ve aktarclardr. Kadnlar ise ev ekonomisinin sorumluluu
nu stlenmilerdir (Kottak C. P. 2001: 275 ve 294).
Toplaycln zel bir tr olarak, kendi iinde farkl toplumsal orga-

44

Dinin Toplumsal Kkenleri

nizasyon biimlerini de gelitiren, su-balk avclndan sz edilebilir. Af


rika'daki kimi topluluklar balk avlayarak-toplayarak akarsu boylarnca
ve deniz kylarnda yerleik yaama ok daha erken bir evrede getiler.
Ekonomileri klasik avclk tipinde olmasa bile, avcln toplumsal orga
nizasyon biimlerine daha erken bir aamada ulatlar (enel A. 2014a:

153) . Ancak bu olgunun insanln genel evrimsel srecine yaklam


deitirmeyi gerektirecek bir etkisinin olmadn kabul etmek gerekir.
Bylece, ilk toplumlarn toplayclk aamasndaki alt ve st yap ku
rumlarn tanmlam bulunuyoruz. Ancak, st yap asndan tanmlan
mas gereken ok nemli bir nokta daha var. O da sr toplumunun,
dnyay, evresini, kendisini, dier bireylerle ilikilerini nasl alglad,
bilgiyi nasl elde ettii, sahip olduu bilgisinin dzeyi, bilgisini nasl ve
ne ynde sistemletirdii, nasl bir dnce sistemine, dnya grne
sahip olduudur. Daha nce de sz ettiimiz gibi toplumsal yaamn bu
yn iktisadi ilikilerin tezahr halindedir, ancak bir kez tezahr et
tikten sonra dnerek iktisadi ve sosyal yap zerinde belirleyici etkiler
de de bulunur. Sonu olarak, toplayc ekonominin, toplumsal yaamn
btnln kavrayacak ekilde analiz edilmesi, dnsel yaplarn da
ereveye dahil edilmesini gerektirir. Bu blmn kalan ksmnda bunu
yapmaya alacaz. Bylece toplayc retim tarz btnlne ulaa
caz.
11-2) Toplayc dnemin bilin fonnasyonu: Sihircilik
klimsel zorlamalarla aatan fakir, ak blgelerde yaamak zorunda
kaln, Hominid trn, ayn blgedeki vahi etoburlara kar gsz
kldn, bylece ayaa kalkmak, ellerini kullanmak ve gruplamak eili
mi gsterdiklerine deinmitik. Bu bakmdan, aalar iinde yaamakta
olan maymun trlerinin tek tek yaamalarna karlk, ak alanlardaki
babonlarn srler halinde dolamalar olgusu destekleyici bir veri ola
rak kullanlr (Aldrich R. C. 1969: 18-24) . Bu l (ayaa kalk, elleri kul
lanmak ve gruplamak) insann evriminde, onu tek bana ve yitirmekte
olduu bedensel yetenekleri balamnda gsz bir konuma sokarak,
belirleyici oldu. Ancak, te yandan, bir arada alet retimi, insanlama
srecini ve kltrel stnl belirleyen nemli bir kazanm da salad.

45

retimle elde edilen baka yetenekler, doal seleksiyonla sonraki kuak


lara aktarld. Bylece retim ve retimle ilikili zellikler insan tanmla
yan karakterler olarak kalclat.
Daha sonralan iin parlak bir gelecek vaat ediyor olsa da, bedensel
gcn azalmas ve bununla birlikte bebeklerin dier Primat trlerine
gre bakma daha muhta karakterleri Hominid'in nemli gszlk
kaynaklarydlar. Geri retim koullarndaki bu gszlk insan btn
gn toplamak ve (olabildiince) avlamak zorunda brakyordu. Doal ko
ullar zor, yaam etindi. Karn doyurmak, yiyecek toplamak kayglan n
plandayd. retim dzeyi topluluun varln srdrmesine ancak yete
biliyordu. Fiziksel aba dnmeye frsat brakmyordu.
Bu ortam ve koullar iinde ilkel insann bilinci nasl ekillendi ?
1lkel insann dnce biimini, yani ilkel dnceyi aklamak bak
mndan en bilinen tez Taylor'nkidir. Taylor 191 7 tarihli Primitive Cul
ture isimli almasnda bu dnce biimini "animizm" olarak tanm
lad ve dinin de animizmden trediini ileri srd (rnek S. V. 1 962:
24-25). Wallace ise 1 966 tarihli Religion: An Ahthropological View adl
kitabnda dini "doast varlklar, kudretler ve kuvvetlerle ilgili inan
ve ayin" eklinde ifade etti (Kottak C. P. 2001: 466). Bugn Neandert
hal insann llerini zel eyalaryla birlikte gmm olduuna ilikin
bulgular dinin en erken arkeolojik izleri olarak kabul edilir. Bu gmme
biimi Neanderthal'in lmden sonra yaama inandnn gstergesi
olarak da yorumlanr. Taylor animizm kavramsallatrmasyla ilk insan
larn ulat ruh inancn ve bu inancn temelini aklamaya alt. Buna
gre dler, ilk insan, bedende, biri btn gn boyu etkin olan, die
ri ise (ikizi) uyku ya da trans halinde etkinleen iki varln bulunduu
inancna gtrd. lm, ikizin bedeni terk etmesiyle gerekleiyordu.
Taylor, Latince "ruh" anlamna gelen "anima" szcnden hareketle bu
inanc animizm olarak adlandrd. Taylor'a gre animizmden treyen din,
insanlarn gndelik deneyimleriyle aklayamadklar olgu ve olaylar iin
devreye girecek ve bilim gelitike etki alan snrlanacakt. YineTaylor'a
gre, animist dnya gr giderek, canl, cansz her eyde bir ruh ol
duu inancna varr ki, buna da "animatizm" denir. Freud (1984: 1 10) da

46

Dinin Toplumsal Kkenleri

insanln imdiye kadar din, animizm ve bilim olmak zere byk


dnya gr yaadn belirtirken, ayn sistematie sadk kalr. Male
nezya yerlilerinin "mana" inanc, tipik bir animatizm inancdr. Melanez
yallara gre, rnein, bir kadn, bahesine bir kaya yerletirip rnn
belirgin biimde arttn grdnde, verimlilikteki bu art kayadaki
ruha balar (Kottak C. P. 2001: 467). Animatizm bu haliyle animizmin
daha organize aamasdr. Taylor buradan hareketle ilkellerin transan
dantal ve ruhani sorunlara nemli zaman ayrdklar sonucuna varyordu
(Aldrich R. C. 1969: 40-41).
te yandan, ruh kavramna var bal bana bir soyutlamadr ve
byle bir soyutlamann ilk insanlar tarafndan yaplabilmi olmas g
grnmektedir. ada ilkellerdeki animizm/animatizm sistematiini
olduu gibi ilkel srye aktarmak sorunludur. Nitekim Crawley ilkel
insann srekli yiyecek peinde komak ve tehlikelerden kamak ko
nusunda byk deneyim kazanm, hzl ve sert bir "hayvan" olduunu
dnr. Onun flozofik dnmeye, kozmolojik dnceler retmeye
zaman yoktur ve dnmeyi sevmez. Levy Bruhl de, Eskimolarn tm
dncelerinin balklk ve avclk zerine kurulmu olduunu yazarken
Crawley'i dorulayacaktr. Bunlar dndaki her tr dnce anlamsz ve
sknt verici olacaktr. Bruhl bu dncesine dayanak olarak yle bir
olay aktarr: "Bir gn bir Eskimo ile avlanarak dolarken kendisine ne
dndn sordum. Sorum kendisini gldrd: Oh beyaz adam siz
ne kadar ok dnrsnz. Biz yalnzca depolarmz, uzun k iin ye
terli yiyecek bulup bulamayacamz dnrz, Eer etimiz yeterliyse,
dnecek bir ey yoktur." (Aldrich R. C. 1969: 42-44). Buradan hareket
le Boas (1938: 202-203), tm zamann gnlk gereksinimlere ayrlmas
durumunda, entelektel ilevlere gerek kalmayacan, tm enerjilerini
yiyecek iin harcayan toplumlarda gnlk alma ritminin dnce ve
duygularn temelini oluturduunu savunur.
Yaamn olaanst zor koullarda srdrld o dnemde insanla
rn temel kaygs doadan daha fazlasn elde edebilmekti. nsan bunun
iin srekli renmek zorundayd, bu zorunluluk nemli anksiyete kay
nayd (Bergouinoux F. M. 1966: 110-111). Kayg, doann ve retici-

47

liin yasalarn renmek zorunluluuyla birleiyordu. nsan, birbirinin


ard sra gelen olaylar arasndaki ilikileri daha derinlemesine kavramaya
alyor, bu ilikileri benzer olay ve srelerde deneyimliyordu. Bu t
myle aklc, akla dayal bir yaam tarzyd. Frazer (Aktaran, Jahoda G.
1982: 174) bu nedenle, ilkellerin kendi evrelerindeki dnyay esas ola
rak akll bir yolla alglamay denediklerini yazar. Gereklie bu nesnel
yaklam, bilgideki sistematik geliim ve kltrlenme sreci asndan
kazant. Hangi bitkilerin nerelerde yetitii, mevsimsel ritim ile bitki fiz
yolojisi arasndaki tekabliyet ilikileri, hangi talarn daha kolay ilene
bilecei ve hangilerinin buna karlk daha dayankl olduu gibi bilgiler,
ok uzun yllar iinde biriktirildi. Bilgilenme sreci yava yava geliti.
Bunun iinde deneme yanlmann pay bykt. Denemeyle hatalar g
rld. Ama, bilgi anlamnda, hep daha gveniliri, dorusu, ie yarayan
kalclat. Doa, laboratuvar, iinde insann gerekletirdii retim fa
aliyeti de deney ilevi gryordu. Doa ile retim etkinlii arasndaki
balanty beynin bilisel faaliyeti kuruyordu. Kltr byle geliti. Kl
trlenmede doa st glerin, bu glere ilikin inanlarn herhangi
bir yeri yoktu.
Child'n (1988: 44) yazd gibi: "Besleyici ve zehirli bitkilerin ayrm da
uzun deneylerle renilmi ve toplumsal gelenee katlm olmal. Hay
van avlama, bitki ve yumurta toplama ilerinin zamann da bilmek gere
kiyordu. Bunda baarl olmak iin gk yznn zaman gstergelerini
anlamas zorunluydu. nsann, ay ve yldzlarn k ve batn ve bunlarn
hayvansal ve bitkisel oluumlarla kyaslamasn yapmas gerekiyordu."
Kuaklar boyu toplanp, biriktirilen bu deneyim ilkel insana ynn do
ru saptama olanan verdi. Alexeev'e gre (1986: 251) mevsimsel ritmin
bilincine varmay ilk baaran Australopithekus'tu.
Daima daha ileriye doru gelien ve insan geri dnlmez biimde hay
vanlar aleminden ayran bu srecin ilk insanlar tarafndan fark edilmi
olup olmamasnn bir nemi bulunmuyor. Sonuta yaanan buydu. Yani
daima daha fazla oranda ampirik gzlemde bulunulmas, gzlemlerin de
nenmesi, deerlendirilmesi ve genel sonulara ulalmas. Gnlk yaam
byle iliyordu. Yaayabilmek, o dnemde, byle yaln bir eydi. Daha

48

Dinin Toplumsal Kkenleri

tesinde, gerek d soyutlamalar da retebilecek bir zihinsel faaliyet ne


mmkn ne de gerekliydi.
En basit nitelikteki ilk ta baltadan, avclk ekonomisini tipik biimde
tanmlayabilecek olan mzraa ulama insanln tam 2. 5 milyon yln
ald. Yalnzca bu veri bile bilgilenmenin tarihinin ve dncenin gelii
minin ne kadar yava, ancak te yandan da ne kadar kararl ve kalc
olduunu gsterir. 1lkel insan, her gn gznn nnde seyrediyor olsa
da, ancak sradan binlerce gzlemin ve deneme-yanlmann sonucun
da bir hareketin yasasnn farkna varabiliyordu. Sonusuz kalan ya da
olumlu sonulanan saysz deneme yanlmann sonrasnda, neyin olumlu
neyin olumsuz sonulandna ilikin bir genelleme ancak yaplabiliyor
du. Hareketin genel yasas ancak byle bilince kyordu. Alet kullanm
sonrasnda fizyolojik insanlama sreci ne denli kanlmaz olarak geli
tiyse, bu bilinlenme, kltrlenme sreci de o denli kanlmaz biimde
ilerledi. Kanlmazlk, olaylar gzlemeyle, olaylar arasndaki (eer by
leyse) dzenliliin, kurallln farkna varmayla, ilkel biimde olsa bile
dnmeyle, analiz etmeyle, ksacas nesnel dnyadan hareket etmeyle
ilikilidir.
1lkel siide, gerek dnyadaki olaylar kavramak kaygs tamayan,
nesnel dnyann kurallarna ramen bildii gibi davranan bir yaam
tarznn baar ans yoktu. 1lkel insan dncesi, olaylar, doann
iindeki yasalar kavramak, onlara uygun hareket etmek zorundayd.
Aksi halde, meyvelerin olgunlama, hayvanlarn g zamanlarn karr,
bulunduu blgenin fauna ve florasn tanyamaz, toplayacaklarn za
mannda toplayamaz, yaamn srdremezdi. Alexeev'in (1986: 236),
yiyeceklerin varl ve yetitikleri durumla ilgili fantastik bilgilerin kul
lanlmas durumunda toplaycln baarszla mahkum kalacan
dnmesi de bundandr.
Russel (1981: 11) bilim konusunda yle yazar: "Bilim, gzlem yoluyla,
gzleme dayanan dnce yoluyla, evrendeki tek tek olgular, bu olgula
r birbirine balayan yasalar bulmaya, bylece gelecekteki olaylarn da
nceden bilinmelerini salamaya almaktadr." phesiz ilkel insann
dnsel dnyasnda Russel'n net bilim tanmna uyan, yaplanm bir

49

bilimsellik yoktu. Ancak, hemen az nce vurgulamaya altmz gibi,


doay yine doann kendi yasalaryla aklamak, doaya bu yasalarla
yaklamak, nesnellie bal kalmak abasn ilkel insanda da bulabili
yoruz. Nitekim bu nedenle, Yldrm (1983: 10) hi tereddt etmeden,
kkeninde yaam gvenilir klma ve dnyay alglama ihtiyalarnn
bulunduu ilkel insann dnce yapsn "bilimsel" olarak niteler. So
nuta ilkel dnce, bilim kavramnn bugnk anlamyla "bilimsel"
olarak nitelenemeyecek olsa da, bilimin nvelerini ierir ve daha kaba
bir yaklamla da bilimsel nitelikli bir ierik ve ileyie sahiptir. Burada
bilim derken, kategorize edilmi, sistematik biimde dizgelenmi bilim
sel tekniklerden bahsedilmedii aktr. Ancak en az bunun kadar ak
olan bir dier ey, ilkel dncede doa st glerin, inanlarn da
yerinin olmad ve ilkellerin doann iinde, doayla birlikte, doann
kurallarna tabi biimde, o kurallar anlamaya, kullanmaya, deitirmeye
alarak dndkleri ve yaadklardr. Toplayc insan materyalistti.
Dncesindeki bilimin nvesini de bu yaklam oluturuyordu.
Malinowski (1962 ve 1964) de ilkel insann bilime sahip olmad, ap
tal, mistik ve infantil bir dnyada yaad eklindeki tezlere kar kar.
Tylor, ilkel dnceyi "ocuka" olarak nitelemitir. Bruhl ise ilkeli bir
eit infantil olarak ele almann doru olmayacan, ama onun mantki
olarak da deerlendirilemeyeceini, daha ok "mistik" bir alglay ve
yorumlay biimine sahip olduunu savunmutur. Bruhl ilkeli "bilim n
cesi" (prelojik) diye tanmlamtr. Ancak sonralan, bilim ncesi deyimi
ne aklk getirmi ve ilkellerin en azndan her zaman mistik dncede
olmadklarn teslim etmitir Oahoda G. 1982: 1 74-177). M alinowski'nin
eletirerek, kar kt grler ite bunlardr.
Malinowski'ye gre (1962: 191-197), insan bilgisinin ilkeleri, doru de
neyim, bilimsel mantk, szl toparlamaya dayanr ve en dk dzey
deki ilkellerde bile bunlar bulmak mmkndr. Ne kadar ilkel olsa da,
insan dnen, ileriye bakan, gemii hatrlayan, potansiyel tehlikelere
kar uyank olandr. Sistematik bir insan bilgisi en geri toplumlarda bile
vardr ve insanln ilk dnemlerinden i tibaren de bu byle olmaldr.
Malinowski'ye gre, insan zihninde katksz fizik olgu bulunmad, onun

50

Dinin Toplumsal Kkenleri

bo inanlarla dolu, "mantk ncesi" bir yapya sahip olduu eklindeki


tezler gerei yanstmaz. 1lkel toplulukta, deneye dayal ve aklla biim
lenen epey bir bilgi daarc vardr. rnein Trobriand Adalarndaki
yerliler, yllardr, toprak tiiyle, o topran zerine ekilecek bitki trleri
arasndaki uyumun kesin bilgisine sahiptirler. Tm yerliler, topluluklarn
hareketlerini birbirlerine gre ayarlamak amacyla harita izmeyi, kroki
ler zerinde sava planlan hazrlamay, ayn hareketinin dzenini bilirler.
Tm bunlardan hareket ederek Malinowski (1964: 17 ve ayrca benzer
yaklam 1962: 317'de bulunabilir) u sonuca ular: "Bilim denince, de
neye dayanan ve mantksal dnce yoluyla karlan, somut baarlarda
giilen ve gelenek halinde katlap kalm ve bir trl toplumsal dzen
le srdiilen, bir kural ve kavramlar ktlesi anlalyorsa, o zaman en
aa dzeydeki vahilerde bile, ne kadar basit olursa olsun bilimin bir
balangc var demektir."
imdi bu noktada, ilkel insann, kendi gnlk, doal kar ve gereksi
nimleri iin kullanmak durumunda olduu bu "bilimsel" ilkel dnce
nin bilgilenme, kavrama, genelleme eylemini yerine getirirken devreye
soktuu teknikleri netletirebiliriz. nsanlama srecinin en ilk aamala
rnda, szn edeceimiz tekniklerin, tmyle bilinli, iradi ve nceden
planl biimde kullanlm olduklar beklenemez. Hep dediimiz gibi, o
dnem daha ok bir deneme-yanlma dnemiydi. nemli bir bilin biri
kimi yoktu ki, tekniin bilinli kullanm sz konusu edilebilsin. Ancak
maddenin doas gerei, maddeyi ve doay kavray ve ele al tarznn
da, daha bu eylemin ilk anndan itibaren kurall olmas gerektii aktr.
te, gnlk sradan yaamn en ufak ayrntlar dzeyinde, kendiliin
den biimde, neredeyse bilinsiz bir tarzda, doadaki kurallla uymak
zorunluluu zerinden ekillenen ve herkesin sahip olduu bu dn
tarzna Kuusinen, (1975: 13-14) "spontan materyalizm" der.
Yeni insanlalan bu srete ilkel insan doal evresi tarafndan s
nrlanmt. Ancak ksmen tanyabildii belli bir corafi alanda dolaa
rak topluyordu. Doa karsnda bilgisiz, deneyimsizdi. Yetersizlikle
ri topluluun, ilkel sii nn doa karsndaki her an dalabilir, yok
olabilir zayfln koulluyordu. Bir yandan da, insanlar arasnda daha

51

sk ve gelikin insani, toplumsal ilikileri gerekli klmayarak, topluluk


ii ilikilerin danklna neden oluyordu. Herkes ayn ayr toplarken
ve yalnzca toplayabiliyorken, toplum bundan baka bir retim biimi
kotarabilecek fiziksel, teknik, entelektel birikimden yoksunken, daha
ileri dzeyde ve daha iletiimli ilikilere de gerek bulunmuyordu.
Hatta bu koullar, dncenin gelimesi nnde engel bile oluturu
yordu (enel A. 1985: 103). Birlikte olmann getirdii yararlar (eer var
sa) , ancak bu srecin sonularnn bilince kmasyla kavranabilecek ve
ylece benimsenecekti. nsan, birlikte yaamann insan olmak iin tad
nemi de yaayarak, birlikte reterek anlad.
Balangta, insann kendi evresiyle ve iinde yaad toplulukla ili
kilenmesi, kendisi tarafndan gerek bir olgu olarak tanmlanamaz bile.
Bu hemen tamamen hayvanca bir yaay ve kavraytr. Bilin ancak
retim biimlerinin geliimiyle geliecek, toplumsallamayla birlikte
dnyay kavray dzeyi ykselecektir. Marx ve Engels (1976: 60-61) bu
gereklii yle soyutlarlar: "Bilin demek ki, bir hamlede toplumsal bir
iindr ve insanlar mevcut olduu srece byle kalr. Elbette ki bilin
ilk nce, en yakn duyularla kavranan evrenin bilincidir. ( . . . ) Burada,
baka bir yerde olduu gibi, insann ve doann zdelii, insanlarn
doa karsndaki snrl davranlarnn koullandrmas biiminde ve
kendi aralarndaki snrl davranlarnn da, onlarn doa ile olan snrl
ilikilerini koullandrmas biiminde kendini gsterir, nk, kesin ola
rak, doa, tarih tarafndan henz pek az deiiklie uratlmtr. Ve te
yandan, evredeki bireylerle iliki kurmak zorunluluunun bilinci, ksaca
toplum halinde yaad olgusu nedeniyle, insan iin bilincinin balang
cn ifade eder."
Vurgulayacak olursak, ilkel siide insan ve doa zdeti, bu zdelik
insan doa ve insan topluluk ilikilerini belirlemiti. nk insann bi
linli eylemlilii snrl ve geri dzeydeydi.
Bylece bilincin ilk biimlenme, yani ilk toplumsallama aamasnda,
birey asndan gerek topluluun dier yeleriyle, gerekse evreyle bir
zdelik durumu sz konusuydu. nsan bir birey olarak kendisini ken
di ilikileri iinde ayrt edemez ve topluluu bir btn olarak -evreden
52

Dinin Toplumsal Kkenleri

ayn bir oluum olarak- tanmlayamaz durumdayd. lkel siinn


yabanl bilincinde doa ile toplum e tutuluyordu (Thomson G. 1988:
61 ve 1 10) , Yani ilk aamalarda insan dnyadan ayrlmam durumdayd
(Bergounioux F. M. 1966: 1 15) . nsan, yapma, retme srecinde, baar
snn ve yaptklarnn elle tutulur sonularn grerek toplumsallamann
bilincine vard. Yaplanlarn tannabilmesi, ayn zamanda, baarszlklarn
ve doa karsndaki gszlklerin farkna varlmasyla birlikte mm
kn olabiliyordu. En bandan itibaren, giderek genileyen bir evrenin
yasalarn bilmek, gerek kendisini gerekse ayn evrede birlikte yaad
topluluu, evreden ayr, fakat onunla karlkl iliki halinde bulunan or
ganik bir yap olarak kavramak yetisi, "yapamamak", "gerekletireme
mek", "gszln hissetmek" bilincini de yaratt. nsan baar, baa
rszlk ve yetersizlikleriyle kendisinin ve toplumsallnn farkna vard.
nsan beyninin kendisine ait fiilleri retebilmesi iin, ncelikle, zne ve
nesne kategorilerini tanmlamas gerekir. Gelien ilikiler iinde insann
kendisini tanmlay, ancak toplumsal kar ve eylemler iinde olanakl
olabilir. Toplum var olduu iin insan vardr ve insan ancak toplum iinde
varlk ans bulabilir. Dolaysyla, ilkel insan dnce ve davranlar a
sndan kendisini ayn topluluktaki dier insanlarn dnce ve davran
laryla zde giiyordu (enel A. 1985: 91). te yandan, ilkel topluluk,
tek tek yelerinin hemen hemen ayn ldeki gnll almalar ile
yaayabiliyordu. Balangta btn alma ortaklaayd ve birey ortakla
a toplumsallk iinde var olabiliyordu (Thomson G. 1988a: 53) . nsanla,
toplum arasndaki bu diyalektik birlik, insann toplum iin ve toplumun
da insan iin varlk nedeni olmas demekti. Sonuta, ilk alarda insan,
kendisiyle iinde yaad toplumu zde olarak kavryordu.
Toplumsal bilincin bu karakteri, topluluun zorunlu dayanmac ve
iinde kar elikileri barndrmayan yaps nedeniyle, tm bireyleri
ayn ekilde kapsyordu. O rtak olarak benimsenen, herkesin kendisini
toplumun varlyla zde grd, zel karlarn sz konusu olmad,
kolektif bir deerler sistemi sz konusuydu.
Gnmzdeki ilkel topluluklarda da kolektif alglamalar nemli yer
tutar. Nitekim Jahoda (1982: 125) toplum basitletike kolektif algla53

malann arlk kazandn vurgular. Durkheim da mantn ilk biimini


kolektif dncede bulur ve toplumsal geliimi buna balar (rnek S. V.
1988: 1 7-18) . Jung'n (aktaran Aldrich R. C. 1969: 73-88) ilkel topluluun
kolektifvitesini ve bunun bilince yansma biimini tanmlamak iin kul
land kavram "zdelik; bilinsiz eitlik"tir.
Alexeev'e (1986: 259-264) gre artan sosyal organizasyonun geliimi
antropogenezis srecinde baskn bir trendi oluturur. Duygu, sevgi ve
birlik bileenleri sosyal yapnn bu kolektif yaps iinde anlam bulmu
olmallar. O dnemin karakteristik tipolojisinin bu zellii, bilincin
en ilkel biimde ortaya kyla ilikiliydi. Toplayclk ve avcln geri
dzeydeki retkenlik temelinde gerekletiriliyor olmas, geleneksel
tekniklerle alet yapm pratii, ili-dl yaantnn yaratt dayanma
ve psikolojik birlik ortam, bilginin birlikte biriktirilmesi, ortak bir dil,
bunlarn hepsi ilkel Hominid'in hakim psikolojisini oluturuyor ve btn
topluluk bireylerinin kendilerini dier yelerle benzer, bir ve ayn olarak
alglamalarn salyordu. Herkesin ayn koullarda yaayp, ayn yaam
umudunu yeertmesi, ilkel grubun homojenitesini salyordu. Bu neden
le Aldrich (1969: 1 19-129) ilkel topluluu "sosyalistik" olarak kodlar ve
yapsn "primitif sosyalizm" diye tanmlar.
1lkel insann ilgilenimleri son derece basit ve pratikti. Bunun nedeni,
gereksinimlerinin karnn doyurmak, susuzluunu gidermek, cinsellik
ve oalmak gibi, igdsel ve somut olmasyd. Bu gereksinimler,
ayn derecede pratik, sonu verici, somut yaklamlar ve zmler ge
rektiriyordu. Topluluun tm yeleri de ayn trden kayglan tayordu.
Bylece, somut dnce tarz, ilkel insan bilincinin belirleyici zellii
olarak ortaya kyordu. Doann somut gereklii, ayn biimde bilince
de yansyordu (Thomson G. 1976: 25) . Somutluk, ama-sonu ilikisinde
yayor ve pratik bir anlam tayordu: Karn doyurulmal, susuzluk gide
rilmeliydi.
Somutluk, dnceyi ifade eden dile de ekil veriyordu. Bugnk ilkel
ler arasnda da soyut eylerin pek konuulmad bilinmektedir. Byle
toplumlarda, konuma da gnlk pratiin younlat ileri dile getirme
ye yarar. Daha gelikin toplumlarn kimi kavranlan ilkellerin dillerinde
54

Dinin Toplumsal Kken leri

yoktur. rnein Avustralya'daki baz dillerde "yuvarlak" ve "sert" kav


ramlarn karlayan hibir szck bulunmaz. Bu kavramlar ancak mimik
ve jestler eliinde, bu kavramlarda ifade edilecek zellikleri olan maddi
nesneler taklit edilerek ifade edilirler (fhomson G. 1976: 41). Bunun gibi
Kzlderili dillerinde de "iyilik" ve "mutluluk" kavramlar tek balarna
bulunmazlar. Bu dillerde ancak belli bir kiinin iyilik ve mutluluundan
sz edilebilir. Bylece soyut bir kavram, en fazlasndan, somut bir nesne
ile yan yana gelerek, yaam bulabilir. Bu, ilkel bilincin soyutluk derece
sinin ilkelliinin de gstergesidir. Boas'a (1938: 216-2 18) gre bu durum,
yaamn, bu tr kavramlar gerektirmeyiiyle ilikilidir. Benzer ekilde
Eskimolar en ok e drde kadar sayabilirler. Boas'a gre bunun da
nedeni Eskimo yaamnda daha fazla sayda saymay gerektirecek nesne
olmamasndandr.
Konumann tarih ncesi geliimi konusundaki veriler de, dncenin,
nceleri somut karakterli olduunu, soyutlama yeteneinin ok sonradan
gelitiini gstermektedir. Australopithekus aamasnda iletiim lk
lar ve farkl tonlardan oluan ses kmeleri ile salanyordu. Child (1983:
13) bu tr iletiimi "vocal information-sesli bilgilenme" olarak adlandrr.
Evrim basamann Australopithekus'dan sonra gelen ve avcln ilk kez
nem kazanmaya balad Pithekantrop aamasnda ise ayr anlamlarla
ykl kelimeler ortaya kt. Artk bu aamada, objelerin tanmlaycs
olarak kelimeler, hatta tek tk kelime bekleri, cmleler kullanlr olmu
tu. Child'n bu konumaya verdii isim ise "diyalojik konuma"dr.
Diyalojik Konuma, ben-ego soyutlamasnn henz gelimemi bu
lunduu bir toplumsal aamaya karlk geliyordu. ok daha sonralar,
avcl uzmanca yapabilen Neanderthal insan dneminde "monolojik
konuma" denilen, moderne yakn artiklasyonu ve yapsal kategorileri
(sintaks gibi) olan konuma geliti. Monolojik konuma, kiinin bireysel
lemekte olduunu, ben bilincinin gelitiini gsteriyordu. Bilin artk,
kendisi ile o anda dorudan ilikide bulunduu kiilerin ve iliki dnda
olanlarn ayrmna varabiliyordu. Dildeki nesne ve zne kategorileri by
lece ortaya kt. Diyalojik konumada cmlenin yapsal eleri biim
lenmi olsa bile, ortada henz cmle yaps yoktu. Yalnzca dncenin,
55

tek tek somut olgular kavradn gsteren kelimeler vard. Soyutlama


yetenei, kavramsal dnme ok daha sonralar geliecekti. Kavramsal
dnceyi ilk kez kullanan canl Pithekantrop idi ve diyalojik konumas
bunun gstergesiydi (Alexeev V. P. 1986: 2 1 8-220, 228-238, 241-251, 282285) .
Dncedeki somutluun izlerine maara duvarlarndaki resimlerde
de rastlanr. Buralarda resmedilen hayvanlar tm ayrntlaryla izilmi
tir. izgilerdeki dzgnlk, netlik, resimlerde her hayvanda bulunmas
olanaksz kimi ayrntlara yer verilmi olmas, bu resimlerin genel olarak
o hayvan trn deil, ayr ayr somut hayvanlar konu aldklarn dn
drr (Child G. 1983: 33-34) . Konumadaki somutluk resimde de benzer
biimde karmza kar.
lk insann doann rnlerinden yararlanmaya ve kamn doyurmaya
ynelik somut ve pratik bak as ve kayglan, bir yandan da iinde ya
anlan ortam olabildiince sistematize etmesini koulluyordu. Doada
ki mevcut ilikiler btn, canl ve cansz dnyalarn hareket yasalar, bu
trden bir abay gerekli klyordu. Bu, var olan dzenin sinir sistemine,
insan bilincine yanssndan baka bir ey deildi.
lkel dnce, her eyi neden sonu ilikisi iinde kavryordu.
ylesine ki onun iin rastlant diye bir ey yoktu. Her eyfo mutlaka bir
nedeni ve her nedenin de mutlaka bir sonucu vard. Bruhl'e gre ilkeller,
modern insandan bile daha kesin biimde her olayn bir nedeni olduunu
dnrler (aktaran Aldrich R. C. 1969: 64-65) . Bu dnce yaps, doa
daki srelerin ok uzun sreli gzlenmesinden, mevsimsel dnglerin,
hayvan, bitki ve insan organizmalarnn biyoritimlerinin ayrt edilmesin
den sonra ortaya km olmaldr. Gzlem sonularnn insan bilincinde
bilgi olarak birikmesi ve bu birikimin insann yaamdaki baarsn olum
lu ynde etkilediinin fark edilmesi, her eyde bir dzenlilik olduu ve
daha baarl olabilmek iin bu dzenlilii daha fazla oranda kavramak
ve dzenliliin srekliliinin salanmas bakmndan aba gstermek ge
rekliliini bilince karm olmaldr. Buradaki dzenlilik aslnda doann
dzenliliidir. Hi kimse tarafndan kurulmam, ynlendirilmemitir.
Bilin doann maddi hareket yasalarn, yine bu yasalardan hareketle
56

Dinin Toplumsal Kkenleri

aklamaya almaktadr.
Ancak ilkel dnce ayn zamanda yzeysel bir dnceydi. Yzey
sellii, somut gerekliin, kendi hareket yasalar tarafndan belirlen
mi srecini, an bir kesinlikle kavrayabiliyor olmasyla ilikiliydi.
Olaylarn derinine ileyemeyen, maddenin hareket yasalarn tam olarak
kavrayamayan bir dnce tarzyd. Ksacas materyalistti, ancak henz
diyalektik adna ortada bir ey yoktu. Olaylardaki dzenlilik tam olarak
kavranamam, bunun iin gerekli yeterli bilgi edinilememi, ilikiler ge
nellenememi, hareket yasalarnn tam olarak ayrdna varlamamt. Bu
nedenle dnce halen ok somuttu. Olaylan, zorunlu biimde neden
sonu ilikisi erevesinde kavrama doall, kendisine ancak yzeyde
ki ve grnen ynleri veri olarak alabiliyordu. Olgu ve olaylarn grnr
deki kendiliinden ve rastgele ortaya k ve ilikilenmeleri, neden ve
sonu olarak alglanyordu. Bruhl, bu konuyla ilgili olarak Kzlderililerin
yaamndan yle bir olay aktarr: "Bir akam lkenin hayvanlar hak
knda konuurken, onlar, Fransa'daki tavanlar hakknda bilgilendirmek
istedim ve ate nda, duvarda bir tavan glgesi yaptm. Tamamen bir
ans eseri olarak ertesi gn her zamankinden daha ok miktarda balk
avladlar. Bunun zerine glge resminin avn bolluunun nedeni olduu
na inanarak, yaptm her akam tekrarlamam ve kendilerine retme
mi istediler." (Aldrich R. C. 1969: 71-73) .
Doann yzeysel alglannda, ilk Hominid hep bir sistematizas
yon peinde oldu. Ama sonulan ok kaba ve yzeyseldi. llkel insann
dncesi snflandncyd. enel'e (1985: 108) gre bu, ilkel insann ev
resindeki olaylar kavrama yolunda duyduu entelektel merakn deil,
fakat, onlar kendi yararna uyacak biimde etkileme-deitirme amac
nn rnyd.
llkel bilin sistematizasyon iin en bandan beri karlat eylerin
simetrik ve asimetrik ynlerini kullanyordu. Yaanan evredeki iki yz
l, simetrik yaplar zamanla bilince de yansd. llkel insan bu nedenle
dnyay benzerliklerle deil, daha ok ztlklarla kavryordu (rnek S.
V. 1988: 1 1 7) . Karlalan objelerin btnl ncelikle sa sol simetrisi
iinde alglanyordu. Sa-sol simetrisi yzeysel-somut kavray tarznda
57

nemli yer tutuyordu. Bunun gibi, eyler, alt-st, merkez-evre, n-arka


ztlklar iinde de ele alnabiliyordu. Ztlklar temelindeki bu alglama bi
iminin, en bandan beri iftli sembolizmin orijinini oluturduu ve iftli
kartlklarn, ilkel insann "bilimsel" olarak dnyay alglamasnda gl
bir ara olduu dnlmektedir. Bu yaklam, dnyay genellemede bir
sistematizasyon arac olarak kullanlmtr. Bilincin ikili kartlklar ek
linde biimlenmesi Australopithekus dnemi boyunca gerekleti (daha
geni bilgi iin bkz Alexeev V. P. 1986: 24 1-252) . Yaratlan ikili kartlk
lar, objelerin yzeydeki grnr yanlarn deerlendiriyor ve ancak gr
nrdeki ilikileri ele almaya yaryordu.
Bylece, ilk insanlar gzlemlerinden elde ettikleri birikime dayanarak,
iinde yaadklar dnyay birbirleriyle elien, ama ayn zamanda da bir
birini tamamlayan zelliklerine gre ikili gruplar halinde snflandrdlar.
Belirtildii gibi, bu konudaki k noktasn, srekli karlalan n-arka,
merkez-evre vb. ztlklar oluturuyordu. Bu mantk, yzeysel ilikileri
kullanan bir klasifikasyon tekniiydi. Bylece, ilkel insann, ilikileri ku
ralsz ve dank brakmak eilimi yerine, dnyay sistematize etmeye
altn, bunu yaparken de eyler arasndaki yzeysel benzerlik ve zt
lklar dayanak noktas olarak kullandn anlyoruz.
imdiye kadar sylediklerimizi toparlayacak olursak, ilkeller arasnda
benzetmeci ve takliti dncenin ok nemli bir yerinin bulunduunu
ifade edebiliriz. Godelier (1977: 182) ilkel dnceyi "analojik" olarak ta
nmlarken bu gerein altn izer.
Ayrca insanlar arasndaki iletiim sisteminin balangtaki yetersizlii,
gnlk yaant srasnda karlalan olaylarn bireyler arasndaki aktar
mnda ve ocuklara yeni eyler retilmesinde taklit yolunun kullanlma
sn koulluyordu. Child (1983: 13- 15) ilk insanlarn hayvanlar gibi taklit
yoluyla rendiklerini, ancak renilecek eylerin oalmasndan sonra
daha soyut bir araca gerek doduunu, dilin bylece gelitiini belirtir.
Child'a gre dil insan somutun tutsaklndan kurtard. nk taklit, an
cak o an iinde yaanlan bir olayn aktarlmasna olanak tanyordu. Oysa
dil, mekan ve zaman snrlarn ayordu. 1letiim nceleri taklide dayal
jest ve mimiklerle gerekletiriliyordu (Hallowel A. 1. 1966: 243) . Dilin
58

Dinin Toplumsal Kkenleri

geliimi de taklit yoluyla oldu. lletiim amal kullanlan ilk sesler doa
daki seslerin taklit edilmesi yoluyla tretildi. Thomson (1976: 44) taklit
yoluyla elde edilen bu ilk seslere "yanslama" der.
Yaamn dorudan kendi iinden kaynaklanan zorlamalar, insanlar
eyler arasndaki benzerlikleri grmeye ve onlar aktarmak iin de taklit
etmeye yneltiyor; bu da benzetmeci bilinci douruyordu.
Yalnzca olaylan alglamak deil, onlar deitirmek de sz konusu ol
duunda, benzetmeci bilincin iki yn zellikle nem kazand. Sz edi
len bu iki yn, ayn zamanda, ilkel bilincin ne denli yzeysel olduunu da
gsterir. Buna gre, ilkel dncede, bir zamanlar yan yana bulunmu ya
da bir btnn eitli ksmlarn, paralarn oluturmu olan blmler,
sonradan eitli nedenlerle ayrm da olsalar, birbirleriyle halen iliki
lidirler. yle ki, bunlardan birisi zerinde yaplacak herhangi bir ilem,
aynen dier paray ve paralarn ait olduu btn de etkileyecektir.
llkel bilinte, kesilmi bir trnak ya da sa paras ile o parann bir za
manlar ait olduu insan; bir isimle, o ismin sahibi olan insan arasndaki
ilikiler hep byle deerlendirilir. llkel bilincin bu ilkesi, btnlk ve
temas ortadan kalkm olsa bile, "para btne aittir" eklinde tanmla
nr. Bu ilkenin doal bir sonucu da, bir btnn bir parasnn ele ge
irilmesinin btn ele geirmek ya da etkilemek olana salayaca
eklindedir. Bylece bir btnn bir parasnn ele geirilmesi sonucu,
para zerinde yaplacak ilemlerle btn zerine etki etmek olanakl
olur. Benzetmeci dnceye gre, bir olayn ya da gereklemesi istenen
bir sonucun taklit edilmesi o sonuca ulamay salar. llkel bilincin bu
ilkesi "benzer benzeri meydana getirir" eklinde tanmlanr (rnek S. V.
1988: 141-143) .
evresindeki olaylarn nesnel yanlarn ve gerek ieriini kavrayama
yan, ancak kavramak zorunluluu iinde bulunan, bu nedenle yzeysel
bir sistematizasyon abasna ynelen ilkel dnce, nesneleri duyumsal
bir yaklamla gruplandrabiliyordu ve benzetmeci, takliti yan itibariy
le zorlayc, somut ve znel bir karaktere sahipti (Thomson G. 1976: 25
ve 51-55) . Doay yeterince tanyamamak ilkel insann znel isteklerinin
ne kmasna neden oluyordu ve by kapsamnda deerlendirilen z59

nel riteller de bununla balantlyd (11 omson G. 1988: 56 ve 1985: 193) .


llkel insan, ilikilerin gerek dinamiini kavrayamad iin, grnrdeki
nedenlerden hareketle birtakm yzeysel sonulara ulayor ve stelik
bunlarn da hemen gereklemesini bekliyordu. Sonuca ulamak iin
yine kendisinin rettii somut, ancak akli olmayan aralar kullanyordu.
te bu uygulamalarn tmne birden verilen isim "by"dr.
Benzetmeci bilincin, yukarda szn ettiimiz iki ynne gre, Frazer
byy iki balk altnda toplar. "Para btne aittir" ilkesini kullanan
byye "kontagiz (temas) by (s) ", "benzer benzeri meydana getirir"
ilkesini kullanana da "homeopatik (taklit) by(s)" adn verir Oahoda
1982: 170) . Ayn tanmlamalar Malinovski'nin de yapt aktarlmaktadr
(rnek S. V. 1988: 14 1-142) .
tk alardaki bilgi birikimi ve nesnel nitelikli genellemeler eylerin
grnrdeki yzeysel kartlk ve benzerlikleri dikkate alnarak elde
ediliyordu. Bunlar, var olan gerekliin kavranmas abasna bal
olarak benzetmeci dncenin uygulanmasyla varlm sonulard. Bu
ynyle, ilkel toplumun bilin yaps iinde, geree uygun bilgi birikimi
ile, bugn "by" olarak nitelenen uygulamalarda ortaya kan somut
luk arasnda herhangi bir fark yoktu. Gnmzde "by" diye nitelenen
uygulamalarn zndeki benzetmeci-takliti anlay ilkel bilincin ta ken
disiydi. Bu nedenle ilkel dnceye "sihirci dn" de denilmektedir
(Malinowski B. 1964: 61) .
Sihirci dncedeki zorlayc tavr, zihinde yzeysel bir analizle kurgu
lanan sonuca bir an nce ulamak asndan, olaandr. Dnyann, nesnel
olarak, ama grnrdeki ilikilerle kavranabildii bir aamada, dnce
nin grnrdeki, tesadfi birtakm ilikilere nedensellik atfetmesi ve bu
ilikileri kendi pratiinde bir kez daha uygulamaya sokmaya almas,
bilincin ilkellii zemininde beklenen bir eydir. te bu olaanlk, Ame
rika Kzlderililerinin, yaplan bir tavan taklidi sonrasnda avn bol oldu
unu grmeleriyle, bu iki olay arasnda nedensellik ilikisi kurmalarnda
ve her av ncesinde ayn taklidi tekrarlamalarnda ve giderek de bunu
bir ritele dntrmelerinde yansr. Onlar, iinde yaadklar ortamda
gzledikleri bir olayn balantlarn genelgeer bir yasa olarak kavra60

Dinin Toplumsal Kkenleri

yarak, dzenlilik iinde uygulamaya sokmulardr. Bu yaklam, doal


olaylar, yine doann kendi sreleri ile aklama abasndan baka bir
ey deildir. eriinde bilimsel dnce nve halinde mevcuttur. Geli
memi, gdk kalm yn, ilikilerin derinine inemiyor oluudur. Bu
nedenle ayrmna varabildii her ilikiyi, bir yasa olarak kavranmaktadr.
Bu, yaam savann tam iinde, doann yasalarn bilmek, kavramak,
uygulamak zorunluluunun dayatt bir yaam ve bilme modelidir. tik
bakta gizemli, mistik, doast gibi nitelemeler yaktrlabilecek olan
bu dn tarz, aslnda tmyle "bilimsel" bir zeminde geliir. Bu ne
denle enel (1985: 109) ilkel dnceyi mistik olarak niteleyen grleri
eletirirken yle yazar: "lkin, sihircinin olaylar arasnda "gizemli" dedi
i balanty kurmas, olaylar arasndaki dzensiz, rastlantsal balantla
rn bilincine varmasdr. Kurduu bu balant bize "gizemli" grnebilir.
tikel ise balanty tmyle maddi temellere dayandrarak kurmutur."
Bu nedenle, rastlantlar abartarak yasa yerine koyuuna, bu rastlantlar
taklit ve temas tr zorlamalarla sonuca ulatracak mekanizmalar olarak
kullanmasna bakarak, bu yaklam tarzna mistik, gizemli, doast s
fatlarn yaktrmak doru olmaz.
Sihirci dnce ilkel toplumun bilin formasyonuydu. Benzetme ve
ztlklara dayal snflama ve soyutlamalar pratikte snanyor, sorunlar
zmleyebilenler, yaam-retimi aklayabilenler bilgi olarak birikti
riliyor ve bunlar bilimsel bilginin kalc nvelerini oluturuyorlard. De
ney seti gnlk alma ve yaama ortamyd. e yaramayan dnsel
retim ktlar ayklanyor, sistematizasyon faaliyeti iliki. olay, olgu ve
nesneleri daha derinlemesine kavramaya yneliyordu. Tabii, bu aykla
ma-dorulama srecinde, ncelikle, nceki snflamann ie yaramad
na, hata verdiine ilikin gzlemlerin biriktirilmesi gerekiyordu. nk
nceki snflama, belki de, binlerce kez yinelenmi bir olayn gzlemine
dayanmaktayd. Olumsuzlanmas da zorunlu olarak, baka bir olayn ok
saydaki tekrarn gerektiriyordu. tikel bilin, ancak, nceki snflamay
deitirmeyi gerektirecek bir baka gzlem olana yakaladnda yeni
kararn verebiliyordu. rneimizde ise atete tavan taklidi ile avn bol
luu arasndaki ilikinin snanmas, en fazla birka kerelik bir deneye da61

yandrlmt. Eer benzer tekrarlar ilkiyle ayn sonulan vermiyorsa, o


zaman bol av elde edebilmek iin ayn uygulamann tekrarnn bir anlam
nn bulunmad sonucuna ulalmas gerekiyordu. llkellerin yaantsn
daki bu olay, daha nce szn ettiimiz deneme yanlma yoludur. Yine
daha nce belirttiimiz gibi, ie yaramayanda srar, yiyecek salamay,
yaamaY. olanaksz klaca iin, yanna yine deneme yanlmayla elde
edilmi ve ie yarayan bir baka pratik uygulama eklenmedii taktirde,
aklc ve mmkn grnmyordu.
ada ilkellerde ise, bynn kurumsallat ve pratie tekabl eden
bilgi birikiminin yannda ayn bir ilev kazand grlr. Bu durumlar
da, deneyle kantlanmam ya da deney uygulamayla beklenen sonuca
ulalamadn gstermi olsa da "bysel" denilen pratikler srdr
lebilir. Bylece, ada ilkellerde bilimsel bilgi nveleri ile by gnlk
yaamda ayn anda bulunabilirler ve ayn sonucu elde etmek zere bir
likte kullanlabilirler. Bu durum, gnmz Anadolusu'nda insanlarn bir
cilt hastalnn tedavisi iin hem hekime bavurmalarna ve onun verdii
modern tedavi yntemlerini kullanmalarna ve/fakat ayn anda hi ie
yaramayan kimi ritelleri srdrmelerine benzetilebilir.
ada ilkellerde by, doay bilimsel kavrayn yannda, doann
nesnel yasalar karsnda insann ne olursa olsun kendi znel isteklerini
mutlaklatrmasnn bir gstergesi olarak vardr. ada ilkellerin
iinde yaadklar evreye ileri derecede uyum salam toplumsal
yaamlar ve retim biimleri, kendilerine doa karsnda hem objektif
hem de bysel davranma olanan verir. evreye uyum, yani gelecek
endiesinin ortadan kalkm olmas, ie yaramad bilinse de ritellere
zaman ayrmaya ans verir. Bu haliyle by objektif bilginin alanna girer
ve bilginin yetersizliiyle beliren bolukta, "nasl olsa bir ey kaybetme
yiz" psikolojisinin hakim olduu ortamda kendisine kullanm alan aar
(Malinowski B. 1964: 55-56 ve 62 ve 1962: 214, 259, 261, 317) . Nitekim
ada ilkeller byy kimi kez ie yaramayacan aklkla bilerek kul
lanrlar. rnein Murphy (1986: 179) bir yamur yadncsnn, kurak
mevsimin ortasnda yamur yadramayacan aslnda bildiini aktarr.
Ayn konuda Malinowski de (1964: 14) Trobriand Adalar'ndan bir r62

Dinin Toplumsal Kkenleri

nek verir. Trobriand Adalar'nda gl kylerindeki balklk tehlikesiz ve


gvenilirdir ve buralarda zehir kullanlarak bol miktarda av elde edile
bilmektedir. Ak deniz kylarnda ise tehlike oktur. Balk avyla ilgili
byye de yalnzca ak deniz avclnda bavurulur. Buradaki bynn
ama ve ilevi topluluk yelerini ava hazrlamaktr. Malinowski'ye gre
(1962: 189, 323) by bu ilevini toplumu psiik entegrasyona sokarak,
bireyleri cesaretlendirerek, ava ynelik koordine ederek yerine getirir.
Murphy de (1986: 179) bynn toplumsal gveni artran ynne vur
gu yapar. Btn bunlar doast bir soyutlama dzeyinde ekillenen
bynn pratik yararlardr. Frazer'a gre by, bilim gibi, evreni sis
tematize etmeye alr, ama bunu yaparken yanl ilkeleri kullanr, bu
anlamyla by "yanl bilim"dir. Strauss'a gre ise by yine fenomen
leri sralama arzusundan doar ve bilimden zorlayc karakteriyle ayrlr.
Shweder ise insann bilgisindeki yetersizliin ve bilme srecinde gr
nr benzerlikleri kullanmasnn bysel dncenin temelini oluturdu
unu dnr Uahoda G. 1982: 170-173) .
ada ilkellerde yansyan bu rneklerde by, gerek bilgilenme
srecinden, objektif doadan, pratikten ve kullanm bakmndan top
lumdan soyutlanmakta, kendi bana bir kurum olarak, uzman kiile
rin-byclerin elinde doast, profesyonel bir karakter kazanmakta,
bir i haline gelmektedir. ada ilkellerin tmnde by byclerin
denetimindedir. Ve sz edilen psiik entegrasyonu salamak amacyla
ritellerle zenginletirilir. Bu olgu, kabaca, ada ilkellerin, ilkel
toplulua gre daha kalabalk, daha organize, retim biimi olarak
daha gelikin ve iblm yoluna girmi toplumsal yaplaryla ilikilidir.
Toplum dar bir doal ortamda, ok uzun dnemdir ayn biimde
retmektedir. Bu ynyle ada ilkeller retimsel bir yaltlmlk
iindedirler. Yaltlmlk toplumu olaan evrimsel srecinin dna
savurmu, onu tarihsel geliim srecinden alkoymutur. Sonuta,
ada ilkellerin bilinci srekli kendi zerine "katlanan", bir eit ksr
dng iinde, pratikten kopuk ve pratikle ilikisiz soyutlamalar ierme
ye balamtr. Bu soyutlamalarn, yaam sradan tekrarlardan ibaret ve
dncesi de alabildiine somut nitelikli olan ilkel sr iinde yapsalla63

m olmas ihtimal dahilinde grnmyor.


Sonuta ilkel bilincin zellikleri yle sralanabilir: likileri tama
men doal olarak tanmlamas ve doa ve toplumu kavrarken herhan
gi bir doast fenomene bavurmamas, olaylan nedensellik ilikisi
iinde kavramas, eyleri ve olaylan yzeysel-grnr iliki ve yanlaryla
deerlendirmesi, dolaysyla rastlantsal iliki ve olaylara nedensellik
atfetmesi, benzetmeci ve takliti oluu. Bu nitelikleriyle ilkel dnce
"sihirci"dir. znde bilimsel dnya grnn nvelerini ierir, bilimi
nve halinde iinde banndnr. Sihirci bilin, ada ilkellerin by ku
rumuna skp kalm olan ilkeleri, daha yaygn ve daha saf olarak ierir.
By uygulamas ada ilkeller arasnda yaygndr. Bu toplumlardaki
temas ve taklit bylerinin kimi rneklerine gz atmak, benzetmeci-d
ncenin ne anlama geldiini anlayabilmek asndan yararl olur.
Gney Amerika Kzlderililerinden Abigon Kabilesi yumurta, balk,
kaplumbaa yemek dncesinden tiksinirler. Bunlarn kendilerini tem
belletireceini, aptallatracam dnrler. te yandan, kaplan, geyik,
boa yemekten holanrlar ve bylece kuvvetleneceklerine, cesaretlene
ceklerine inanrlar. Bu blgenin kuzey dousunda bayku akln simge
sidir. Bayku gz yemenin geceleri net grmeyi salad dnlr.
Yeni Zelanda'da iyi bir hatip lkenin en melodik tl kuu olan Kori
mako ile karlatrlr. Burada da hzl komak isteyen insanlar geyik eti
yemek zorundadrlar Oahoda G. 1982: 175) . Btn bu inanlarn temas
bysne dayand aktr. zellikleri kazanlmak istenen hayvanlarn,
vcuda alnmas, iselletirilmesi, onlarla btnleilmesi gereini, iste
ini yanstrlar. Geyiin bir ksmna yemek yoluyla sahip olunduunda,
onun en kolay gzlenen ve ayrt edici olan zelliine, hzl komaya da
sahip olunabilecektir. Bunlar gibi, temas bysnn baka zellikleri de
vardr.
rnein pek ok toplumda, dmann vcudunun bir parasna zarar
vermenin, dmann kendisine zarar vermeyi salayacana inanlr. Bu
nun ayns Malaya'da ve Amerika yerlileri arasnda mevcuttur. Malaya'da
dmann bedensel yapsn ve kiiliini temsil edebilecek trnak, sa,
kirpik, ka gibi paralar toplanarak bunlar balmumu zerine yaptrlr64

Dinin Toplumsal Kkenleri

!ar. Sonra bu balmumu tablet yedi gece boyunca lamba zerine tutularak
"yaktm ey mum deil, cierini, kalbini ve tkrn yaktm kii
dir" denilerek yava yava yaklr. Bylece yaklan nesnelerin sahibinin
de leceine inanlr. Burada temas bysnn iine taklit bys de
karmtr. Benzer ekilde Zulu yerlileri, timsahlarla dolu bir nehri ge
erlerken bir para timsah pislii inerler ve zerlerine serperler. By
lece timsahn zelliklerine geici bir sre iin de olsa sahip olduklarn ve
kendisi gibi bir canlya zarar veremeyecei iin, timsahn saldrsndan
korunacaklarn sanrlar (rnek S. V. 1988: 142-144) .
Temas bysnn en bilinen rneklerinden birisi de isimlerle ilgili
olandr. 1lkel dncede isim insann kendisiyle zdetir (Thomson G.
1976: 60) . rnein Malezya yerlileri arasnda yeni doan bebee isim
koyabilmek iin, ocuun yakn akrabalarnn ismi bilinen birisinin bey
nini yemeleri gerekir. Ancak bu ekilde o kiinin ismi bebee verilebil
mektedir. Bunun iin de her isim verme treninde birisi kurban edilir.
Bu uygulama Alman hkmetince engellenmeye alldnda yerliler
"ocuklarmza isim vermek zorundayz, yoksa onlar nasl tanrz" de
milerdi (Blanc A. C. 1966: 127-128) . Kimi yerli toplumlarda isim kiiyle
o derecede zdetir ve ismin bilinmesi durumunda, istenildiinde kiiye
zarar verilebileceine olan inan o denli gldr ki, doan bebee sk
lkla iki isim verilir. Birisi, dman renirse ocua zarar verir korku
suyla gizlenir, kimseye sylenmez. Gerek ismi olan dieri ise serbeste
kullanlr. Kuzey Amerika'da Hausalarda ana-baba bile ocuk drt yana
gelene kadar onun gerek ismini bilmezler (Aldrich R. C. 1969: 84) .
Yine Malinezyallarda okla yaralanma durumunda, oku atan yay ele
geirilebilirse, yarann yangsnn azalmas iin serin bir yerde sakla
nr. Buna karlk yay eer dmann elinde kalmsa, yarann yangs
n artm1ak iin onu mutlaka atein yanna koyacaktr (Freud S. 1984:
1 16) . Burada da taklit ve temas bys ilkelerinin birlikte yaatld
grlmektedir.
Tek bana taklit bysnn kullanld uygulamalar da vardr. Bunla
rn en bilinenlerinden birisi yamur bysdr. Japonya'da Ainoslar ya
mur ve bulut taklitleriyle yamur yadrmaya alrlar. Bir grup byk
65

bir elekten su aktrken, baka bir grup da yelken ve krek taklm bir
kab sanki bir gemiymi gibi kyn yollarnda dolatrr. Java Adas'nn
baz blgelerinde, pirincin ieklenme zaman yaklatnda, kyller
gece kadnl erkekli tarlalara gidip, topran verimini artrmak iin ona
rnek olmak ve bylece iyi rn vermesini salamak amacyla cinsel
ilikiye girerler (Freud S. 1984: 1 14) . Burada da gereklemesi istenen
olayn taklidi sz konusudur.
Bu rneklerin tmnde dikkat eken bir dier nokta, bynn toplu
ma yaygnldr. By toplum iinde by iiyle ilgili herhangi bir stat
s bulunmayan kiiler tarafndan da, gnlk yaant iinde uygulanabil
mektedir (Parkinson C. N. 1984: 23) . Bu olgu ada ilkellerde byyle
ilgilenen profesyonel ya da yar profesyonel yaplanmalarn bulunmad
anlamna gelmez. Hatta bu toplumlarda ayr bir toplumsal stat kazanm
byclerin yaad da aktr. Bu haliyle byclk, daha gelikin ve
iblmnn belirdiine iaret eden bir toplumsal geliim aamasna ge
ilmi olduunu gsterir. Bynn halen herkese bilinir ve uygulanr
yan ise, bysel dncenin profesyonellik ncesi dnemdeki kalnts
olarak kabul edilmelidir.
Sihirci bilin, daha sonraki dnemlerde geliecek olan dier bilin for
masyonlarnn iinde bir kalnt olarak, barnr ve etkisini srdrr. Bu
gn bile gelimi toplumlar iindeki kalntlarna, artklarna rastlamak
olasdr. Bunlardan en bilineni "dman gz" inancdr. lkemizde "na
zar" olarak kodlanan bu inan Orta ve Gney Avrupa'da da ok yaygndr.
Buna gre, baz insanlarn, zellikle de daha az sklkta rastlanan gz ren
gine sahip olanlarn, baklar zararldr. Buna benzer bir baka ey de
birisinin vlmesinin veya iyi talihinden aka sz edilmesinin, o kiiye
kt ans getirecei dncesidir (Murphy R. 1986: 178-179) .
Tm bu rneklerin benzerlerine Anadolu'da da yaygn olarak rastlanr.
Bunlarn pek ou salkla ilgili geleneksel uygulamalar iinde yaam
bulur. Sz edilen pratikler bynn temelini oluturan taklit ve temas
ilkeleriyle balantldr (Acpayaml O. 1962: 20) . rnein az nce szn
ettiimiz "dman gz" inanc Anadolu'da da bulunur ve yabanc kimse
nin "kt niyetle bakmas" sonucunda baklan kii veya eyin bana kt
66

Dinin Toplumsal Kkenleri

bir olay geleceine (nazar deeceine) inanlr (Acpayaml O. 1962a:


15) . Buradaki iliki aka tasarmsal bir ilikidir. Kem gzl kiinin has
talanan kiiyle karlkl konumu, onunla dorudan temas etmi olmas
zorunlu deildir. ok uzaklardan bile, birisiyle ilgili bir dncenin akl
dan geirilmesinin o kiiye nazar dedireceine olan inan, dmann
yaralayan okunu, yarann szs artsn diye atee yakn bir yere koyan
ada ilkellerin bilin biimiyle znde ayndr. Nazar inancnda nazar
deecek kiinin nitelii de nemlidir. Bu kiiler yabanc olmak zorun
dadrlar. Bu da ancak, yabanc ve o toplumdan olmayan bir kiinin kt
niyetli yaklam ve dncelerinin sz konusu olabilecei ynndeki bir
anlay ifade eder. Bylece, kanda ve kolektivist toplumsal ilikilerin
yaanm olduu bir toplumsal yapnn kalnts olarak deerlendirilebi
lir. Anadolu'nun nazar rneinde somutlaan sihirci bilin, dayanmac
ilikilerle varln srdrmeye alan ilkel komnal nitelikli bir toplum
salln yaanmlnn gstergesidir.
Konuyla ilgili olarak yine Anadolu'dan baka rnekler de verilebilir.
"aydalk hastal" ile "hastal devretme" pratii bunlardan ikisidir. Ay
dalk hastal, bebeklik dneminde ocuun yatlarna gre daha zayf
ve soluk giinml olmasdr. Bu durumda hastal tedavi etmek iin,
hastayla ayn yata ve salkl ocuklardan birisinin herhangi bir giyecei
hasta ocua giydirilir, hasta ocuk salkl yatlarnn evlerine gtii
lerek birlikte yemek yemeleri salanr, emzirilir (Peteki 1962: 2743) . Bu
motiflerin her birisinde gereklii gereklemesi istenen ynde zorlama
istei sz konusudur. Hastal devretme geleneinde ise ta, bak gibi
nesneler aryan yere dedirildiinde, arl hasta topraa yatrldnda,
arnn veya hastaln topraa, vb geeceine inanlr ki (Aytar S. 1976:
7639) , bunlar da sihirci bilincin temas ilkesinin da vurumundan baka
bir ey deildir.
Yukarda sraladmz trden rnekleri saysz denecek kadar oal
tabiliriz. Anlalyor ki, Anadolu da bir zamanlar, kanda-kolektivist ilkel
sr tii bir toplumsal geliim aamas geirmitir ve bu rnekler o
dnemin sihirci bilin yapsnn kalntlarn oluturmaktadr.
Sihirci dnce etkilerini avc ekonomi dneminde de srdrd. Ma67

ara duvarlarna izilmi olan resimler avc ekonominin bu ynyle ilgili


bol veri sun.ar. Ancak avcln sihircilii de ieren bilin formasyonunu,
yine, avclk faaliyetine dayal olarak ekillenen iktisadi, siyasal, toplum
sal btnlk iinde ele almak gerekir. Aynen, imdiye kadar toplayc
toplumsal formasyon iin yaptmz gibi.
Bunun iin de, ncelikle yeniden Australopithekus'u en son brakt
mz yere geri dnmeli ve onun tarih sahnesini terk ettii anda ortaya
kan Homo Erectus'un avc ekonomisini incelemeliyiz. Bakalm avc
retim tarz, kendisine ne trden bir bilin biimi yaratacak?

68

nc Blm

Avcla dayal retim tarz


1) Avc toplumsal yaant

Australopithekus'dan gelen Homo tr Homo Erectus'tur. Homo Erectus


"dik durulu insan" anlamna gelir (Wells C. 1984: 17). Homo Erectus'un
ilk rneklerinin kalntlar Gneydou Asya'da, Java'da karld. tk bulu
nanlar Pithekantropus Erectus, yani "dik durulu maymun adam" olarak
isimlendirildi. Pithekantropus'un ilk rnekleri, jeolojik adan ilk buzul
aras dneme (Orta Pleistocene) aitti. Homo Erectus bundan 1,5 milyon
yl ile 600 bin yl ncesi arasnda tarih sahnesindeydi (Hoebel E. A., We
aver T. 1979: 130-131).
Bulunan fosillerin foremen magnumlar (kafatasnn alt tarafnda yer
alan ve omuriliin aaya doru iinden getii byk delik) Homo
Erectus'un kafa pozisyonunun modern insana yakn olduunu gsteri
yordu. Ayrca femur yaps da daha uzun sre ayakta durduuna iaret
ediyordu. Teknik analizler femur yapsndaki deiikliklerle kafatasnn
geliiminin e zamanl olduunu gsterdi. Homo Erectus'un beyin hac
mi ortalama 930 santimetre kpt. Java Adam'yla birlikte avclk ekono
misi ortaya kt. Erectus'un ilk trlerinin avclk .yaptna ilikin kant
lar yoksa da, sonraki dnemlerde ortaya kan akrabalarnn ve Homo
Erectus'un daha gelikin bir tr olan Pekin Adam'nn usta-uzman avc
olduu kesindir (Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 134)
69

Avcl!:)a dayal retim tarz

Avcln, bu andan balayarak, gnmzden yaklak 15-10 bin yl n


cesine kadar temel retim biimi, geim kayna olduunu biliyoruz. Bu
kadar uzun zaman iinde insan tr de gerek bedensel, gerekse kltrel
adan nemli deiiklikler geirdi. Bilim insanlar bu deiiklikleri dik
kate alarak ayn dnemin farkl Homo trlerini tanmladlar. amzdaki
insann da iinde yer ald Homo Sapiens tr de uzun zaman (hem de
o zamana kadar yaplm olann en uzman biimiyle) avclk yapt. nsan
tr, avclk dneminde, toplayclk dnemine gre, daha zengin bir fi
ziksel, kltrel eitlilik sergiledi. Kltrel alandaki eitlilik, arkeolojik
almalarn ortaya kard gibi, alet yapm teknikleriyle izlenir.
Tm bu deiikliklerle ezamanl olarak, avcln toplumsal-sosyal ya
psnda da farkllklar geliti. Dolaysyla, sosyal yapdaki deiiklikleri,
her birisinin belli bir ad olan kltrel geliim evreleri iinde deerlen
dirmek iin, sz edilen fiziksel ve kltrel deiikliklerin kronolojik s
ralamasn yapmak gerekir.
Gnmzden yaklak 15 bin yl ncesinde, hayvancln geliimine
kadar olan dnem boyunca, yalnzca avclkla geinen insann ilk rnei,
yukarda da belirtildii gibi, Pithekantropus Erectus ya da Java Adam
denilen trd. Bundan sonra ortaya kan ve in'de tanmlanan Homo
Erectus Pekinensis (Pekin Adam) ise tm Homo Erectus trnn her
bakmdan en gelikiniydi. Afika'nn ok eitli blgelerinde, Gneybat
Avrupa'da, Almanya'nn Heidelberg blgesinde, Macaristan'da yaam
olan Homo Erectus da avclk yapyordu. Bunlardan sonra, ikinci buzul
aras dnemde ortaya kan ve izlerine Almanya, Fransa, ngiltere'de
rastlanan Erken Homo Sapiens trleri de avclkla geiniyorlard. Ayrca
Homo Sapiens Neanderthalis (ilk fosilleri Almanya ve Belika'da bulu
nan ve adn bulunduu maaradan alan Neanderthal nsan) ve bu trn
kaybolmasndan sonra Homo Sapiens'in ortada kalan tek alt tr olan
Homo Sapiens Sapiens de ayn geim ura iindeydiler.
tk Homo Erectus trleri Australopithekus'un kendilerine brakt alet
teknolojisini kullandlar. Balangta aletler eskiden olduu gibi tan
taa vurulmasyla yaplyordu. Bu dnemin ilk aleti ta baltalard. Daha
sonra ayn teknikle eki retildi. Ancak el baltas ok uzun sre boyunca
70

Dinin Toplumsal Kkenleri

en nemli av arac olarak kullanld. El baltalan, o dnem iin bir tekno


loji harikasyd ve daha dzgn kenarl, daha keskin ulu, daha biimli
aletlerdi. Bu aletlerin oluturduu birikime Acheulean Kltii denilmek
tedir. Giderek tala ta biimlendirmek yerine, yuvarlak kenarl kemik
ve boynuz gibi materyallerle ta ilenmeye baland. lenen tatan yuf
kalanan paralar el kesme, delik delme gibi ilerde kullanldlar. Aynca
ormanlk blgelerde yaayan topluluklar ift tarafl kazmalar gelitirdiler.
Homo Sapiens Sapiens'in ortaya kt Yukar Paleolitik dnemde (g
nmzden 50-15 bin yl nceleri) mzrak retildi. llerleyen dnemlerde
ise tatan kllar, kemikten mzrak balan, en sonunda da, Mezolitik
dnemde, ok, yay, kancal zpknlar ve mzrak atclar gelitirildi.
Yeni retilen hemen hemen her yeni alet avclk ekonomisi iinde
yeni bir aamay temsil eder. rnein tabaka ta aletlerin en ileri dere
cede yetkinletii, Acheulean Kltr dnemini izleyen ve Neanderthal
lnsan'n gelitirdii dneme Mousterian Kltii denilir. Mzrak, kemik
ten mzrak ucu, ok, yay ve mzrak atcsnn gelitirilmi olduu Yukar
Paleolitik dnemde ise Chatelperronian, Aurignacian, Gravettian, Solut
rean, Magdelenian Kltrleri tanmlanr ve bunlarn tm yine retim
aralarndaki grece farkllklaryla birbirlerinden ayrlrlar (Hoebel E.
A., Weaver T. 1979: 131-172; Gven B. 1984: 163-177; Wells C. 1984: 1324; enel A. 1985: 63-68) .
retim aralarndaki bu gelimelere ramen avclk ekonomisinin ta
nmlayc retim arac en nihayetinde el baltasdr (Hoebel E. A., Weaver
T. 1979: 138; enel A. 1985: 52, Teber S. 1985: 66) . Uzman avclar dr
dnc buzul a koullarnda ve kutup alt blgelerde, bol otlakl sulak
tundralarn iri etobur memeli siilerinin (yaban at, ren geyii, karaca
gibi) asalaklanydlar (enel A. 2014: 9) . El baltas ile avclk ava yakla
may gerekli klyordu. Acheulean Kltr'de "bola" denilen ve ip gibi kul
lanlabilecek doal bir malzemeye balanarak koan hayvanlara frlatlan
ta aletler kullanlyordu ve bu teknoloji avlanmay kolaylatrp, verimli
hale getiriyordu. Bola teknolojisi el baltasyla ava yaklamann her zaman
olanakl olmad durumlarda ok ie yaryordu (Gven B. 1984: 169) .
Bununla birlikte, bola teknolojisi avclkta, el baltalaryla karlatrld71

Avcla dayal retim tarz

nda, niteliksel bir deiiklik anlamna gelmiyordu. El baltasndan sonra


avclk ekonomisindeki esas srama Yukar Paleolitik dnemin sonlarn
da mzrak, mzrak frlatcs, ok ve yayla ortaya kt. enel (1985: 63-84)
bu dnemi "Uzman Avclk Dnemi" olarak isimlendirir. Drdnc sou
ma dneminde gergedan, fil gibi hayvanlar azalarak, yerlerini yukarda
szn ettiimiz trden daha kk av hayvanlarna brakmt. Avlana
cak hayvanlarn trndeki bu deiiklik alet teknolojisindeki deiiklii
koullayan temel faktrdr. Avlanan hayvanlarn byk ksm artk sr
hayvanlaryd. Uzaktan atlarak kullanlan aletler bu tr hayvanlarn avla
nabilmesi amacyla gelitirildi. Mzrak, ok ve yay bu koullarn rndr.
Uzman avclk srnn peinden komak anlamna geliyordu. Nitekim
Orta Fransa'nn dousundaki Solutrea Platosu'nda kefedilen 100 binin
zerindeki at kalnts bunun bir gstergesi olarak yorumlanr (enel A.
1985: 65) . Solutrea'daki at kalntlar 4000 metre karelik alanda tam 1.5-2
metrelik bir kalnlk oluturur (feber S. 1985: 73) . Bu bulgular, ayn za
manda, o dnemde uzman avcln ulat dzeyi de gsterir.
Avclk toplaycla gre daha ileri dzeyde bir retim biimidir. Bunu
yalnzca retim tekniklerinin gelimiliinde deil, alma srecinin ar
tan organizasyonunda da izlemek mmkndr. ncelikle avclk toplum
sal retimde tam bir ibirliini gerektiriyordu. Marx, Kapital'de (1978:
361) insann gelimesinin afanda avcln ilk ibirlii olduunu yazar.
Herkesin kendi bana toplayclk yapabilmesinden farkl olarak, avclk,
ortak almay gerektirir ve ite bu durum "ibirlii" olarak tanmlanr
(enel A 1985: 54) . Avcln ilk dnemlerinde avlanan hayvanlar ok
bykt, rnein Pekin adam fil, gergedan, bizon avlyordu ve bunlar
la, o gnlerin olanaklaryla insanlarn tek balarna baa kabilmeleri
mmkn deildi. Ayrca, daha kk olan ama tam tersine ok daha hzl
hareket edebilen sr hayvanlarnn avlanmas iin de el birliinin zorun
luluu vard. rnein Afrika'daki Homo Erectus insan su birikintilerine
inen antilop, zebra, fil, gergedan ve babonlara tuzak kurarak avlanyordu
(Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 136-137; Child G. 1988: 46; Child G. 1983:
29) . Avlanmann nitelii avclk srasnda insanlarn ortak hareket etme
lerini zorunlu klyordu. Byk bir av hayvannn gzlenmesi, izlenmesi,
72

Dinin Toplumsal Kkenleri

uygun bir yerde sktnlmas, her bir kiinin hayvann ayr bir yerine ni
an almas, vurulan hayvann hep birlikte yere yklmas, etkisiz duruma
getirilerek balanmas ve nihayet paralanmas gerekiyordu. Tm bunlar
toplumun av peinde koabilecek durumdaki btn yelerinin hareket
lenmesini, koordineli davranmasn koullamaktayd.
birliinin tesinde avcln toplumsal rgtlenmeye getirdii yeni
bir unsur iblm oldu. Avclk, av uzun sre izlemeyi, sessiz ve sabrl
biimde pusuda beklemeyi, ok uzun mesafeler boyunca av izlemeyi
gerektiriyordu. Daha hareketli ve daha fazla derecede kaba kuvvete
dayal bir retim biimiydi. ocuu douran ve ocuk bakmyla doal
olarak daha ok ilgilenmek durumunda olan kadn, bu trden hareketli
yaam tarzna yatkn deildi. Uzak krlarda av peinde koma ii erke
e dyor, kadn ise ocuk bakmnn yan sra yerleim yerinin yak
nnda yiyecek toplamay srdryordu (Thomson G. 1988: 51; Berktay
H. 1989: 90) . Sonu olarak ilk iblm kadn ile erkek arasnda ortaya
kt. Erkek avclkta, kadn toplayclk ve ocuk bakmnda uzmanlat.
ocuklar toplayclkta kadnlara yardm ediyordu (Thopmson G. 1985:
53) . Kadnlar bu ekilde on binlerce yl boyunca tahllarla ilgili deneyim
ve bilgi biriktirdiler. Bu birikim, ileriki binlerce ylda kadnlara, toplay
cln sorunlarn (rnein yan yetersiz olduu yllarda toplanacak
rnn de yetersizliini sorununu zebilecek yollar bulma yeteneini
kazandrd. Kk aylarn yataklarn evirme, sulak yerleri ekip dikme,
gbreleme gibi yntemleri bylece gelitirdiler. Sonu olarak kadnlar,
insanl asalak geim biiminden (avclk ve toplayclk) retime, re
tici geim biimine geirme ilevini de yerine getireceklerdi (enel A.
2014: 1 1) .
Yukarda sz ettiimiz b u ilk iblm tamamen doal nedenler so
nucunda ortaya ktndan "cinsiyete dayal iblm" olarak da anlr.
Aynca "fizyolojik iblm", "biyolojik iblm" gibi isimler de verilir
(Thomson G. 1988: 52; Child G. 1983: 32, enel A. 1985: 52 ve 54) . Avc
lkla birlikte, kadn neslin srdrlmesi, erkek ise toplumun beslenmesi
ve korunmas ilevlerini yklenmi oldular.
Avclkta, daha sonra ortaya karaca toplumsal sonular bakmndan
73

Avcla dayal retim tarz

bir dier nemli olay da, atein bulunmasdr. Atein bundan yaklak 500
bin yl nce bulunduu sanlyor (enel A. 1985: 54) . Atei ilk kullanan
Pekin Adam idi (Wells C. 1984: 17-18; Child G. 1983: 26; Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 137) . Bundan nce Australopithekus dneminde atee
ait herhangi bir iz yoktur (Oakley K. P. 1966: 176-177) . Ate ilk olarak, do
ada hazr bulunan atein (orman yangnlar srasnda kan ya da yanc
doal gaz ve sv kaynaklarndaki ate) denetim altna alnmasyla kulla
nma girdi. Ate yakma daha sonra baarlabildi. Ayrca ate yakma bil
gisi zamanla defalarca unutularak yeniden kazanld. Nitekim Andamore
Adalar'ndaki yerlilerin ate yakma tekniini arada srada unutup, yakn
komu topluluklardan yeniden rendikleri aktarlmaktadr (Oakley K.
P. 1966: 181) . Daha sedanter bir yaama sahip olan kadnlar ate yakma
nn henz bilinmedii dnemlerde, hazr bulunan atein korunmas ve
srdrlmesi grevini de yklenmilerdi (Saeur C. O. 1966: 261).
Atein srekli kullanmnn baarlmas, av etinin sindirime hazr biim
de vcuda alnmasn salad. Piirme faaliyeti gnlk diyetteki et-protein
miktarn da artrd. Bylece ineme gereksinimi azald. Bu da hem yz
yapsnda hem de sindirim sisteminde anatomik ve fizyolojik deiiklik
lere neden oldu. Etin piirilerek alnmas, ayn zamanda, inenmesi iin
gereken enerji ve zamandan da tasarruf salad. Bir yandan da beynin
geliimi hzland (Oakley K. P. 1966: 185; Gven B. 1984: 203) . Bitkisel
yaama bal vejetatif sre ksald, bu insana baka uralar iin zaman
kazandrd, doaya bamszl artrd. Engels (1977: 224) , bu nedenle,
olu halindeki insann bitkiden uzaklatka hayvanlarn zerine kt
n, etle beslenmenin en byk etkisini beyin zerinde gsterdiini yazar.
Ate kullanmnn biyolojik sonularnn dnda toplumsal kazanmlar
da oldu. ncelikle, insanlar maaralarn iinde, daha gvenli bir ortamda
barnmaya baladlar. Pekin adam, fosillerinin bol miktarda bulunduu
ukutiyen Maaras'nda ate yakyordu (Oakley K. P. 1966: 179; Wells
C. 1984: 18) . Ate barnma sorununun zlmesinde nemli bir ilerle
me salad. Ate, ayrca, ak ve kapal btn mekanlarda geici de olsa
yerleme ve gn batmndan sonra da, oturarak, almakszn topluca
zaman geirme olana verdi (Oakley K. P. 1966: 184) . Toplum yeleri ar74

Dinin Toplumsal Kkenleri

tk, geceleri ate evresine oturarak saatler boyunca konuabiliyor, gn


boyu yaadklar farkl olaylan birbirlerine aktarabiliyor, birlikte zaman
geirip iletiim kurabiliyorlard. Bu, bireyler arasndaki duygusal ilikile
rin ve topluluk psikolojisinin domasna yarad. Bylece, ate ve atein
yakld yer olan ocak, toplumun varl ile zdeleti. Bunun "aile oca
" kavram ve anlaynn derinlerindeki z oluturduu aktr (Teber
S. 1985: 66-67; enel A. 1985: 55) . Artk atein snmeden srdrlmesi
toplumun varlnn srdrlmesi anlamna geliyordu. Ate ayn zaman
da topluluun daha kk gruplar halinde yaayabilmesine de olanak
tand. Bu nedenle Wells (1984: 18) ensest yasa ile ate kullanmnn e
zamanl olduunu dnr. Atein kontrol insan beynini bakalatrd.
Yanan ate insanda farkl duygusal, dnsel drtler yaratyor, beynin
o zamana kadar uykuda kalan blmeleri almaya balyordu (Child G.
1988: 43) .
Ate yakmak ve onu kontrol etmek, insanda kendine gven duygusu
nun gelimesinde de etkili oldu (Child G. 1988: 44) . Ate avclk srasnda
dorudan kullanlmaya baland. Byk av hayvanlar atele bir yere s
ktrlyor ve sonra el baltalaryla avlanyorlard (Hoebel E. A., Weaver T.
1979: 142; Diakov V., Kovalev S. 1987: 18) .
Avclk toplaycla gre daha karmak bir retim biimiydi. Et sala
yabilmek bir hayli kalabalk bir grubun verimli ibirliini, srlerin gidip
gelme alkanlklarna dair salam bilgiyi gerektiriyordu. Ava ynelik ola
rak koordineli hareketlerin planlamas gerekliydi. Bir yandan da, insann
mr, toplayclk dnemine gre biraz daha uzamt. En azndan karn
tokluu iin daha ok yiyecek salanabiliyordu. Bylece hastalarn ve
yallarn bakm mmkn olabiliyordu. Topluluk iinde artk "yallar"
olarak tanmlanabilecek bir kuak vard. Oysa ki yallar daha nceki
dnemlerde lme terk ediliyordu (fhomson G. 1988a: 53) . Erken Pa
leolitik dnemde yallar hastalandklarnda, kendilerini maaralarn en
ulalmaz yerlerine, kaya oyuklarna saklyorlard. Neanderthal dnemde
ise olak bir adamn lene kadar kendi topluluu tarafndan bakldna
ilikin veriler vardr (Schultz A. H. 1966: 83) . ada ilkellerden Amazon
Yerlileri ile Eskimolar da yiyecek ktl ve gn zorluundan dolay,
75

Avcla dayal retim tarz

yallarn ala ve lme terk etmek zorunda kalabilirler (enel A. 1985:


60) . Btn bunlar, bize, hasta, yal ve sakatlarn bakmnn, retimin an
cak belli bir gelimilik aamasnda toplum tarafndan stlenilebildiini
gsterir. Bu aamadan sonra yallar toplum iinde, kuaktan kuaa
bilgi ve deneyim aktarm ve grubu ynlendirme ilevini stlendiler. Bu
durum doal iblmnn bir baka trdr ve "yaa gre iblm"
olarak adlandrlr (Thomson G. 1988a: 53; Thomson G. 1988: 52; Zub
ritski Y., Mitropolski, Kerov V. 1980: 32-33; Ertop K., Yetkin . 1985: 10) .
Yaa ve cinse dayal iblm gelecekteki nemli toplumsal olaylarn
nvelerini de iinde barndryordu. rnein, yallarn deneyim aktar
m ve eitim ilevlerinden kaynaklanan saygn konumlan, ileride yal
lar meclisi olarak organize edilecekti (enel A. 1985: 56) . Kadn-erkek
temelindeki iblm ise iktisadi ve toplumsal denetimin tamamen er
kein elinde toplanmas biiminde bir kadn sorununun ortaya knn
koullarn hazrlayacakt. Erkek uzun sre avcyd. Geri avn yakalan
masndaki gvencesizlik karsnda toplayclk hala salam bir limand
ve bu gvenilirlik toplum iinde kadnn statsn ykselten bir etkendi,
ancak, avclkta uzmanlaan erkekler, ileride, toplumsal art-rn ile bir
likte, daha gelikin retim biimlerinin de (hayvancln) yaratcs ola
caklar ve bu kez siyasal anlamda da stnl ellerine geireceklerdir.
Yine de, kadn, avclk ekonomisi ierisinde, uzun sre toplayclkta
olduu gibi, toplumsal dzenin merkezinde olmaya devam etti. Bunda,
kadnn dourganlk ilevinin yan sra, artk tamamen neslin devam ii
ne ve daha gvenilir gzken toplaycla odaklanmasnn etkisi vard.
Avcln ilk aamalarnda gnlk tketilenden daha fazlasnn elde
edilmesi olanakszd. Zenginlik bakmndan durum toplayclktan fark
szd. Ancak, ta baltalarn Avrupal Homo Erectus tarafndan gelitiril
mesinden sonra, (yaklak olarak gnmzden 500 bin yl ncesi) avdan
elde edilen rn artt. Ama, bu aamada bile, ertesi gn iin saklanacak ya
da dorudan doruya toplayclk, avclkla uramayacak kiilerin gein
mesine yetecek rrn elde edilebilmesi zor oluyordu. Bir kere, yalnzca
byk bir hayvann ldrlmesi, ertesi gnk besinin garantiye alnabil
mesi asndan yeterli deildi. Av etinin saklanmas iin eitli tekniklerle
76

Dinin Toplumsal Kkenleri

ilenebilmesi ve gebe yaama uygun biimde tanabilmesi de gereki


yordu. Yine de, ayn dnemde, bu sorunlarn almasna yarayacak kimi
admlarn atlm olduu grlr. rnein, bundan yann milyon yl nce
spanya'nn Torralba Blgesi'nde yaam olan Homo Erectus atamz
fil, at, ay gibi pek ok hayvan avlayabiliyordu. Ayrca av etini saklamak
iin isleme, kurutma gibi teknikleri de kullanabiliyordu. Ancak, zellikle
transport iinde yetersizdi. Bunun iin, kendisi asndan seilecek en
iyi yol hala av etinin ksa srede tketilmesiydi. rnein Eskimolar da
byk bir av sonrasnda, rn ziyan olmasn diye, neredeyse atlayacak
derecede et tketirler. Ayn yolu Torralbal avclar da izlemi olmaldrlar
(Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 142) .
Avclk ekonomisinde erkeklerin avlad hayvanlar kamp yerine geti
riliyor ve grubun tketimi iin hazrlanyordu. Ancak, avlanan erkekler,
gnmzdeki ilkel topluluklarn da yapt gibi, avladklar hayvanlarn
enerji deposu olan kimi ksmlarn (karacier gibi) hemen av sahasn
da yiyerek, kamp yerine dnecek enerjilerini alyorlard (enel A. 2014a:
139) .
Art besin, uzak mesafeden avlanmaya olanak tanyan aletlerin geli
tirildii st Paleolitik avclkta ortaya kt (Teber S. 1985: 69; enel A.
1985: 70) . Avclkta art besinin elde edilii, buzul ann doal koulla
rna ileri derecedeki uyumun sonucuydu . Art besin, ayn zamanda, art
zaman ve art enerji anlamlarna da geliyordu. Sonuta, toplumun baz
yelerinin, tam gn almakszn, dier bireylerce salanan av etiyle
beslenebilmesi ve avdan muaf tutulmas mmkn oluyordu. Art besin
u iki sonuca neden oldu: Birincisi, tarihte ilk kez uzmanlama eilimi
ortaya kt. Saptanabildii kadaryla, bu eilim nce sihirci-sanatlk
biiminde u verdi. kinci eilim ise kimi nesnelerin bireylerin zel ml
kiyetine gemesi eklinde belirdi.
Sihirci-sanatlk nceleri tam zamanl uzmanlk deildi. Ancak yan za
manl ya da bo zaman etkinlii olarak srdrlyordu (enel A. 1985:
69-70) . Yukar Paleolitik'te, zellikle Aurignacian Kltr'de balayan ve
Gravettian ve Magdalenian'da iyice yetkinleen duvar resimlerini izen
ler ise artk bu iin uzman olan kiilerdi. Duvar resimlerini izenler avlan77

Avcl!:'Ja dayal retim tarz

ma grevinden en azndan belli bir sre muaf tutulmu olmallar. Child


bu resimlerin son derece ustaca yaplm olduklarn ve uzmanlam ki
ilerin iinleri olabileceini savunur. Bylece Child (1983: 34) , "sisler
arasnda", elde edilmesine dorudan doruya katkda bulunmadklan
yiyecek maddeleri toplumsal artndan beslenen ilk uzmanlarn ortaya
kn giir. Wells'e gre (1984: 24) ise duvar resimlerini yapanlar
Magdalenian Kltii sanatlanydlar. Giderek sanatlktaki uzmanla
ma daha da belirginleti. rnein, Fransa'da Trois Maaras'ndaki insan
figr, geyiin boynuzlar, aynn peneleri, baykuun gzleri, at ya da
kurdun kuyruu ile donanm olarak resmedilmitir. Bu figr muhteme
len byclk yapmakta olan bir insana aittir (Blanc A. C. 1966: 121, Ho
ebel E. A., Weaver T. 1979: 174) . Pericot (1966: 196) da Paleolitik sanatta
hayvan resimlerinde antropomorfik davurumlarn sk olduunu ve bu
nun bycleri ifade ettiini yazar.
Sihirci-sanatla ek olarak ortaya kan bir dier uzmanlama eili
mi alet yapmclyd. Yukan Paleolitik dnemde, alet teknolojisi geli
ti, aletler eitlendi, alet yapmnda kullanlan aletler gelitirildi (Child
G. 1983: 32) . Neanderthal insan dneminde bile 60 kadar deiik alet
kullanlyordu (Teber S. 1985: 69) . Kaya aletlerle aa, kemik ve boynuz
ileniyordu (Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 170) . Neanderthal insan,
Gney Afrika'da yaklak 200 bin yl nce dilgi aletleri retiyordu. Dil
gi aletler kayann ekirdeinden zel olarak yontuluyordu. zerlerinde
ek bir alma yaplarak zel amala kullanlacak biim kazandrlyor
du. rnein kazyc dilgiler hayvan postlarndan giysi retmek amacyla
kullanlyordu. st Paleolitik dnemde ise Homo Sapiens Sapiens yonga
aletleri retti. Yongalar da dilgiler gibi kaya ekirdeklerinden ekilene
rek elde ediliyordu. Bunlar 1-2 cm yksekliindeki ekirdeklerdi ve kul
lanlan ekiler de kemik ve boynuzdan kullanlyordu. Yongalar dilgilere
gre daha uzundu ve deiik amalar iin retiliyorlard. Yonga ta alet
retiminde ayn ekirdek kayadan dilgi aletlere gre 15 kat daha fazla
sayda kesici yzey elde edilebiliyordu. Bylece mamut, bizon, yaban
at, ay, tyl gergedan, yaban sr avclnda verimlilik art salan
m oldu. Bir yandan uzman aletler retiliyor, bir yandan da alet retimi
78

Dinin Toplumsal Kkenleri

standardize oluyordu. Alet retimi iine tasarm giriyordu. Artk odun ve


kemiklerin iini oymak, hayvan postlarn kazmak, aalardan kabukla
rn ayrmak, kemik ve odunlara yiv amak, tahta, deri, kemik ve deniz
kabuunda delik amak iin ayr-uzman aletler vard. Baklar, iviler,
ineler, delikli ineler, balk kancalar sk retilen aletlerdendi (Kottak
C. P. 200 1 : 220-22 1 ) .
Aletlerdeki b u uzmanlama, gnlerinin e n azndan bir ksmn ve gide
rek tm gnlerini avlanmadan ya da toplamadan yalnzca alet reterek
geinen ustalarca saland.
Bu gelimelerle ezamanl olarak atalarmz ilk kez, dnemin malze
melerini kullanarak kalc konutlar ina etmeye ve buralarda yaamaya
baladlar. Yukar Paleolitik'teki yaam artk bu tr konutlarda gemeye
balamt. lk kalc konutlar Fransa'da Dordogne'da zamanzdan 20 bin
yl ncesine ait olarak saptanmtr. Benzer trdeki konutlara Rusya'da
Kostienski'de ve Avusturya'da, bu kez maaralar iinde rastlanmtr (e
nel A. 2014: 172) .
Art besinin ortaya kard ikinci eilimin zel mlkiyet olduunu sy
lemitik. zel mlkiyete geirilen ilk nesneler avclkta kullanlan basit
ss eyalar oldu. Avclktan arta kalan zaman, eitli kk hayvanlarn
kabuklarndan ve parlak talardan ss eyalar ve daha dayankl, daha
zellemi aletlerin yapmna olanak tanyordu. Bu nesnelerin, prehistorik
alarn mezarlklarnda fosil kalntlaryla birlikte bulunmu olmas,
lenin zel eyalar olduklarn dndrr (Teber S. 1985: 70, Hoebel E.
A., WeaverT. 1979: 171). Hatta, art besinin salad art zamanda yaplan
kimi aletler topluluklar arasnda bile deitirilebiliyordu. Dordogna'da
Magdalenian dnemin p ynlar iinde bulunan deniz balklarnn
kemikleri, Fransa'nn ky ve i blgeleri arasnda, daha o dnemde,
dzenli alveri yaplm olduunu dndrr (Child G. 1983: 33) .
Uzmanlama ve zel mlkiyet eilimleri, daha sonraki dnemlerde,
zellikle hayvanclk ekonomisiyle birlikte daha da geliecektir. Her ikisi
de toplumsal dinamikleri nemli lde etkileyecek sonulara neden ola
caktr. st Paleolitik'te ise bunlar ancak birer eilim olarak vardr. n
k bu dnemde nfus, topluluun kendisini var edebilmesi iin nemli
79

Avcla dayal retim tarz

bir sorun oluturmaya devam etmektedir. Yiyecekteki bollama nfus


artna neden olmakta, nfusun art ise ktla yol amaktadr (Gven
B. 1984: 177) .
Aynca, avclk ne kadar gelimi olursa olsun, toplayclk gibi asalak
bir ekonomiydi. Alet retimi dnda doann dntiilmesi, insan fa
aliyetine tabi tutulmas avclk iin de sz konusu deildi. Toplumlar,
ancak doann hazr sunduklarn elde ederek, deerlendiriyorlard.
Dolaysyla, avclk ekonomisinde de henz, istenilenin, istenilen mik
tar ve biimde retilmesi aamasna ulalamamt. Bu nesnel kstllk,
art besinin dzensizliine neden olan bir faktrd. Henz retim yoktu.
Sonu olarak, uzmanlk ve eyalarn zel mlk edinilme biimi, retim
ilikileri iinde birer nve olarak bulunuyordu. Toplumun sosyal yaps
da uzmanlama eilimlerini kstlyordu. Thomson (1988: 159) ilkel top
lumda lmle cezalandrlan ilk sulardan birisinin bycl kendi
zel karlar iin kullanmak olduunu yazar. Nitekim, lspanya'da Re
migia Maaras'nn duvarlarnda st Paleolitik avc toplumlara ait olan
ve bu tr cezalandrma uygulamalarn resmeden tablolar vardr (Peri
cot L. 1966: 208) . Toplumsal yap, her ne kadar, zelleme-uzmanlama
ynndeki sreleri yaratyor olsa da, kolektif ilikilerin baskn konumu,
dayanma mecburiyeti ve yerleik toplumsal deerler ayn sreleri bas
klayc, snrlandrc ve cezalandncdr.
Paleolitik avc toplumlarn nfus yaps toplayc ilkel siiden pek
farkl deildi. Grup bykl 10-30 kii arasndayd. st Paleolitik'in
maara resimlerinden anlald kadaryla bu dnemdeki grup nfusu
ancak 100 kiiye ulamt (Pericot L. 1966: 210; Vallois H. V. 1966: 228) .
Bu toplumlar da, toplayclar gibi, gebeydiler. Buzullarn mevsimsel
hareketlerini izleyen hayvan siilerinin ardndan hareket ediyorlard.
Kamp yerlerini buna gre kuruyor ve tayorlard. Bylece, tm Avru
pa, hatta Sibirya stepleri av alanlan oluyordu (Child G. 1983: 31; Child
G. 1988: 48; Vallois H. V. 1966: 229; Hamburg D. A. 1966: 279) . Bu s
rete, Magdalenian Kltii dneminde, bir grup avc topluluk Bering
Boaz'n geerek Amerika Ktas'na ulat (Wells C. 1984: 24) . Gebe
yaant barnma koullarn da etkiliyordu. Balangta maaralar ve kaya
80

Dinin Toplumsal Kkenleri

oyuktan barnak olarak kullanlyordu (Hoebel E. A., Weavar T. 1979:


158) . Durum giderek deiti. st Paleolitik avclar kendilerine kulbe
ler yapmay baardlar. Zamanla evler ina edildi. lk evler, toprak biraz
kazlp, zeri deriyle kaplanmak suretiyle yaplyordu. Barnak yapmay
ve adr kullanmay baaran ilk insan Neanderthal atamz oldu (Teber S.
1985: 69) .
Avclk dnemindeki dier bir nemli gelime toplumsal rgtlenme
de ortaya kt. retim teknolojisinin geliimi, avcln ortaya k, av
lanmada erkekler arasndaki yakn ibirlii, kadn ile erkek arasnda ilk
iblmnn belirmesi, btn bunlar toplumsal ilikileri de deitirdi.
Toplaycln dzensiz, sr ilikilerine karlk, avcla zel baz yeni
iliki biimleri geliti (Teber S. 1985: 65) .
Bu dnemdeki toplumsal organizasyonun bileenleri yleydi: Dier
topluluklarla seksel iliki eilimi glendi ve giderek kurumsallat.
Farkl jenerasyonlar arasnda cinsel iliki yasakland. Anne ve ocukla
r arasnda kalc ilikiler geliti, toplum yeleri arasndaki biyolojik ba
akrabalk ilikisi olarak rgtlendi (Alexeev V. P. 1986: 282-285) . Bugn
bu kurallarla tanmlanan rgtlenme, "klan" ya da "gentile sistem" olarak
isimlendirilir.
Klan tipi toplumsal rgtlenme avclkla birlikte balad (enel A. 1985:
61) . Toplayc ilkel srnn tamamen serbest ve kuralsz cinsel ilikile
rinden, kurall ve akrabalar arasnda yasaklanm cinsel ilikiler dnemi
ne gei ok uzun zaman ald. Avclk dneminde, klan rgtlenmesinin
en gelikin biimi ancak st Paleolitik aamada, Homo Sapiens'in evrim
sel uranda ortaya kt (Diakov V., Kovalev S. 1987: 20; Bergounioux
F. M. 1966: 107) . Thomson'a (1976: 56) gre klanlara blnme mzrak
teknolojisi ve rgtl avclk aamasyla ezamanldr.
Gensin en nemli ve belirleyici zellii, kadn ve erkeklerin, ancak ba
ka genslerden kadn ve erkeklerle cinsel iliki kurabilmeleri (evlenebil
meleri) dir. Gens iindeki evlenme yasana "ensest yasa", dardan
evlenme kuralna da "egzogami" denilir. Teber'e (1985: 77) gre egzo
gami gensin temel yasasdr. Ensest yasa ve egzogami, hem toplumun
iindeki hem de gensler arasndaki ilikileri dzenliyordu.
81

Avcla dayal retim tarz

Avclkta zorunlu olarak ortaya kan ibirlii, sosyal dzlemde de zo


runlu dayanmac ilikileri gerektiriyordu. Dayanmaclk retimdeki
ibirlii ve iblm temelinde geliiyordu. Bu anlamda da toplayclkta
kine gre daha ileri bir dzeyi ifade ediyordu. Avda erkekler arasndaki
yakn ibirlii, hibir srtmeyi kaldrabilecek durumda deildi. Ancak
topluluk iinde bu dayanma zeminini krabilme potansiyeline sahip bir
konu vard: Cinsler arasnda, kadn ya da erkee ynelik cinsel rekabet.
Avc topluluk, cinsel srtme ve rekabeti nlemek amacyla egzogami
kuraln getirdi. Egzogami, grup iindeki, seksel kkenli atmalar ve
bunlara bal enerji ve zaman kayplarn ortadan kaldrd, tm dikkatin
i srecinde toplanmasna olanak tand.
Egzogami ayn zamanda, sosyal tabanl bir iletiim ve iliki biimiyle,
avc toplumlar (klanlar) arasndaki dayanmay da tesis ediyordu. By
lece her klan kendisine bir karde klan buluyordu. Klanlarn gvey al
verii, topluluklar arasndaki ekonomik ibirliini pekitiriyor, bu ibirli
inin sreklilemesi amacyla kurallar oluturuluyordu (enel A. 1985:
72-73; Diakov V., Kovalev S. 1987: 20) . Egzogami ekonomik kayglarla
yaama geirildi, ama sonrasnda kendisi toplumsal yaam dzenleyen
ve ihlal edildiinde byk yaptrmlar getiren bir kural haline geldi.
lik klan rgtlenmesi byyen ilkel siinn paralanmasyla ortaya
kt. Belli bir bykle ulaan her ilkel sii, yeni siiler oluturacak
ekilde paralanyordu. Ama, toplayclk tarzndaki retim biimi,
blnen paralarn birbirleriyle dayanma iinde olmasn gerektiren
bir iktisadi rasyonalite iermiyordu. Bylece, o dnemde, her blnme
paralarn izolasyonu riskini de barndryordu (Bergounioux F. M. 1966:
107) . Oysa avclkla birlikte koullar deiti. retici glerin geliimi,
yeni tipte, daha dzenli, daha dayankl toplumsal yaplar ortaya kard.
Sonuta hem grup iinde hem de gruplar arasnda yeni kurallar konuldu.
Daha nce tek bir btn oluturan paralar, daha sonra kendi balarna
ayr toplumsal yaplar olarak blnm olsalar bile ilikilerini devam et
tirdiler. Avladklar hayvanlar, topladklar yiyecekleri birlikte tkettiler
ya da aralarnda dei toku ettiler. Birbirlerini kendi av alanlarna davet
ettikleri (Diakov S., Kovalev V. 1987: 22) , ayn avladklar hayvanlarn
82

Dinin Toplumsal Kkenleri

birlikte tkettikleri (Thomson G. 1988a: 47) oluyordu. Egzogami toplu


luklar arasndaki bu trden ilikilere zemin hazrlyor, klanlarn birbirle
rine mecburiyetini gnll bir dayanma ilikisine dntryordu. Bu
tr ekonomik ilikiler olmasayd klanlann etin doa koullan iinde yok
olup gitmesi daha olas olurdu. Egzogami iktisadi zorunluluklarn st ya
pdaki yansmas olarak ekillenerek, ilev grd. Sosyal alanda topluluk
lar arasndaki ilikilerin nedenini salad, hatta bu ilikileri sistematize
etti.
Egzogami yalnzca klan iinde farkl jenerasyonlar arasndaki evlen
melerin deil, ayn zamanda, ayn jenerasyon iindeki evlenmelerin de
yasaklanmas anlamna geliyordu. Bylece tm evlenmeler klan dndan
gerekletiriliyordu. Kar-kocalk ayr klanlara mensup kadn ve erkek
ler arasnda olanaklyd.
tikel toplumlardaki evlilik biimleri bir dizi aamadan geerek geliti.
Bu deiimi izlemeye olanak tanyan veriler dilbilimden gelir. Dilbilim
mevcut akrabalk terimlerini deerlendirilmesi deerlendirerek, u anda
var olmayan ve gemite yaanm olan cinsel iliki biimleri konusunda
bilgi retir.
Morgan'a gre evlilik ilikilerinin tarih iindeki ilk aamasn "kanda
aile" oluturur. Kanda ailede ensest yasa kuaklar arasndadr, ancak
ayn kuak iindeki bireyler arasnda sz konusu deildir. Yani ayn ku
aktaki tm bireyler birbirleriyle serbeste iftleebilirler. Kendilerin
den bir nceki ve sonraki kuak sz konusu olduunda ise bu zgrlk
ortadan kalkar. Thomson (1988a: 75-81) , Morgan'n Avustralya dndaki
150 kadar ilkel dil ile gnmzde Avustralya'da yaamakta olan 130 ka
dar dili ele alarak bu adan karlatn aktarr. Buna gre, bu dillerin
tmnde u anda gerekte yaamakta olan evlilik ilikilerine tekabl et
meyen, yalnzca akrabalk terimi vardr. Tm bykanne ve byk
babalar iin geerli olan birinci kuak terimi, tm ana ve babalar iin
geerli olan ikinci kuak terimi ve torunlan ifade eden nc kuak teri
mi. ocuklar, ayrm gzetmeksizin, ikinci kuakta yer alan herkese ayn
ekilde hitap ederler. Bu durumda, ikinci kuaktakilerin hepsi nc
kuaktaki btn ocuklann, ayrm gzetmeksizin ve ayn anda annesi
83

Avcla dayal retim tarz

ve babas konumundadrlar. Bu ise ancak, ikinci kuaktaki kadn ve


erkekler arasndaki cinsel ilikilerin serbest ve tamamen kuralsz olduu
bir dnemin sosyal ilikisinin gstergesi olabilir. Bylece, bu dillerdeki
akrabalk terimleri, kuaklar arasnda evliliin sz konusu olmad,
ancak, kuak iindeki her tr iftlemenin serbeste gerekletii bir
dnemin (kanda aile yapsnn) kalnts olarak anlalmaldr.
Ayrca Morgan, ada ilkellerdeki kimi olaylarn, yukarda tanmla
nan, kuak ii iftlemenin serbest olduu dnemin maddi yaamdaki ka
lntlar olarak dnlmeleri gerektiini ileri srer. rnein, Avustral
ya'daki Arunta Kabilesi'nde her kadn, evliliinin hemen ncesinde tm
erkek akrabalar ile cinsel ilikide bulunmak zorundadr. Fiji Adalar'nda
da belli trenler srasnda, normal yaamlarnda birbirlerine dokunmalar
bile yasak olan kz ve erkek kardelerin, her tr yasa ineyerek ve t
renin bir paras olarak, kar koca gibi cinsel iliki kurmalarna izin verilir
(Thomson G. 1988: 82) . Ayrca kimi klan efsanelerinde, klan atalarnn
bir zamanlar kendi soylarndan kadnlarla iftletiklerine ilikin anlatlar
vardr (Berktay H. 1989: 62) . Bunlar, aka, cinsel ilikilerin serbest ol
duu dnemleri resmeder.
Engels de cinsel ilikilerin aamalandrlmasnda, bu ilikilerin tama
men serbest olduu bir dnemin varlna iaret eder. Bunu bir Avust
ralya kabilesinin toplumsal yaantsna bakarak ileri srer. Szn ettii
bu kabile iki paradan oluuyordu. Her bir parann btn kadnlar ile
erkekleri karlkl olarak ve doutan birbirlerinin kar ve kocalaryd
lar. Burada grup halinde bir evlilik kurumu sz konusuydu. Ancak ayn
para iindeki cinsel iliki yasaklanmt. Evliliklerden doan ocuklar
anann klanna ait oluyordu. Bu durumda bir erkein bir kz ocuu oldu
unda, bu ocuk anann klanna ait oluyor ve dolaysyla kendi babasnn
doutan kars pozisyonuna giriyordu. Yani, ocuk babasnn kz olmas
sfatyla ayn zamanda kars oluyordu. te Engels'e gre bu olgu evlilik
ilikilerinin ilk tarihsel biimiydi ve toplumun btn kadn ve erkekleri
arasndaki cinsel ilikilerin (yaa bakmakszn) serbest olduu bir dne
min varlna iaret ediyordu (Engels F. 1987: 53-54) .
Thomson akrabalk ilikilerinin daha sonraki aamalarn gsterdiini
84

Dinin Toplumsal Kkenleri

dnd bir dilsel snflama sistemi daha buldu. Burada, ilk sistem iin
szn ettii akrabalk terimine ek olarak yeni terimler ortaya km
t. Bu snflamada baba ve annenin akrabalar iin de ayr terimler vard.
Eskiden babann ayn kuaktaki btn erkek akrabalarna da baba ve an
nenin yine ayn kuaktan btn akrabalarna da anne denilirken, imdi
amca, teyze gibi terimler kullanlyordu. Demek ki artk, ayn kuaktan
akrabalar birbirlerinin eleriyle cinsel iliki kuramyorlard. Thomson
(1988: 84) bunun egzogamiye dayal bir klan yapsnn gstergesi oldu
unu dnr. Bylece artk toplumun btn kadn ve erkekleri arasna
ensest yasa girmi oldu. Klan ii ensest yasa ile birlikte, klanlarn
kar cinslerden bireyleri, grup olarak birbirlerinin kan-kocas oldular.
Engels (1987: 52) bunu "grup halinde evlilik" olarak adlandrr ve gensin
dorudan doruya bu evlilik biiminden ortaya ktn savunur.
Evlilik biimlerindeki gelimeler yle toparlanabilir: lk dnemde
grup iindeki iftlemeler tmyle serbestti ve bu aama ilkel srye
denk geliyordu. Sonraki aamada kuaklar aras cinsel iliki yasaklan
d. Daha sonra ayn yasak ayn kuak iindeki bireyler arasna sokuldu.
Bununla ezamanl olarak farkl klanlarn kadn ve erkekleri doutan
birbirleriyle evli olarak tanmlandlar. Buras toplumsal organizasyon ola
rak klan aamasna denk gelir. Bundan sonraki aamada "iki bal aile"
denilen yap olutu. Bu gelime art besinin elde edilmesiyle ilikiliydi.
retici glerde, kadnla erkekten oluan daha kk birimlerin ekono
mik geimlerini kendi balarna salamalarna olanak tanyan gelimeyle
birlikte, cinsel ilikilerin dayankll artt ve bu ilikiler aile yaps olarak
kurumsallat. Bylece, farkl klanlardaki kuaklarn gnplar halindeki
evliliine dayal yap iinde, ilk balarda sk bir balaycl olmasa ve
istenildiinde elerden herhangi birisi tarafndan kolayca yklabilse bile,
"tek eli evlilik" kurumu dodu. te "iki bal aile" olarak isimlendirilen
yap buydu. Bunun tohumlan da klan rgtlenmesi iinde atld (Engels
F. 1987: 57) .
Burada nemli olan nokta, cinsel ilikilerin ok uzun alar boyunca
herhangi bir snrlamaya tabi tutulmakszn "zgrce" yaanm olmas
dr. Bunu grmek, toplumsal rgtlenmeyi, bu rgtlenme iindeki dina85

Avcla dayal retim tarz

mikleri ve zel olarak da avc toplumsalln iindeki demografik yapy


anlayabilmek asndan nemlidir.
Ayn klan iindeki evlenmelerin yasak olup, ana ve babann farkl klan
lara mensup olduklar bu yap iinde, doan ocuklarn hangi klana ve
rilecei, nfus byklnn yaamsal neme sahip olmas nedeniyle,
nemli bir sorun oluturuyordu. te yandan, kadn ve erkeklerin gruplar
halindeki evlilii, yeni doanlarn babalarnn belirlenmesini de olanak
szlatryordu. Bir kadn bir ok erkekle iftleebildiine gre babay
belirlemek mmkn deildi. Sonuta, tek zm yolu, ocuun anne
ye, yani annenin klanna braklmas oluyordu. Bu da anne soyuna gre
rgtlenen bir toplum yapsn yaratyordu. te bu yapya "ana soylu
toplum" denilir (Morgan L. H. 1987: 180). Anaerkil rgtlenmede, klan,
ortak bir ana atadan gelen ve ayn ortak kan tayan akraba bireylerden
oluur (feber S. 1985: 76) . Zaten gens terimi de "ortak dlden tremek"
anlamndadr.
Klann ana soy izgisine gre rgtlenmesi, toplumun iinde kadnn
konumunu da ykseltiyor, klanda anaerkil bir yap yaratyordu. Klanda
ortak bir ana soy izgisinden gelindiine inanlyordu (Morgan LH 1987:
180) . Klan dnemi evliliklerinde, neslin belirleyicisi ana olduundan,
kadn kocay "alm" oluyordu. rnein Senekal rakualarda evi kadn
ynetiyordu. Eer erkek eve yiyecek salamak konusunda zerine de
ni yapmazsa kadn tarafndan gensten kovuluyordu. Ve giderken yanna
ancak kendi kiisel eyalarn alabiliyordu (Engels F. 1987: 61). Avcl
n ilk dnemlerinde kamp yerlerinin denetim ve ynetimi de kadnlarn
elindeydi (fhomson G. 1988a: 52) . Zaten erkein avclk yapmaktan ev
ilerine ayracak zaman da kalmyordu.
Morgan'a gre anasoylu rgtlenme btn toplumlar iin geerli bir
aamadr. Ona gre anasoyluluk yaanmakszn ata soylulua geilemez
(Morgan L. H. 1987: 181). Thomson da ilgili almalarnda (1988 ve
1988a) ayn gii savunur.
Klan iinde zel mlkiyete ilikin herhangi bir iz yoktu. Daha nce
de belirttiimiz gibi, avc toplumlarda ancak baz ss eyalar ve kimi
aletler kiisel mlk edinilebiliyordu. Bunun nedeni art ii n n herhangi
86

Dinin Toplumsal Kkenleri

bir nesnenin zel mlk edinilmesine izin verecek miktarda olmamasyd.


Art riin varsa da sreklilii salanamyordu. Henz toprak ilenemiyor,
hayvanlar evcilletirilemiyordu. Klann elde ettii btn zenginliklerin,
bu nedenle, btn klana ait olmas zorunluydu. Geici olarak zerine yer
leilen toprak, av alanlar, su kaynaklar, aalar, maden ve ta yataklar,
hibirisi kimsenin zel mlkiyeti olamazd. Aksi takdirde, art riinn
paylam, klan iinde byk atmalara neden olur, bu da btn toplu
mu fiilen yok olma noktasna getirebilirdi.
retici glerin gerilii, zel mlkiyetin yokluuyla birlikte toplum
iinde dayanmac ilikileri yaratyordu. Avc toplumsal yap da toplayc
retim tarz gibi zorunlu olarak dayanmac ve komnaldi. Bireyler
ancak toplumsal yap iinde, dayanmac ilikilerin retimine bizzat
katlarak kendilerini gerekletirebiliyor ve var olabiliyorlard. Kendi
varlklar ancak klann varl ile mmknd (Teber S. 1985: 78) . Birey
iin klan dnda bir yaam yoktu. Birey klan, klan da bireydi. Kolektif
biimde gerekletirilen avclk faaliyeti, ortak mlkiyeti de yaratyordu.
Marx'n (1977: 2 1-22) yazd gibi, klan iinde birey servet edinmeyi
deil, kendisine yetmeyi ve dolaysyla kendisini topluluun yesi olarak
yeniden retmeyi amalyordu. Bireyin kendisini yeniden retebilmesi
ise komnal karlara katlmakla gerekleebiliyordu.
Birlikte retim, ortak kolektif mlkiyet toplumun siyasi yapsna da yan
syordu. lkel srdeki gibi, klanda da profesyonel anlamda yneticilik
ve yneten/ynetilen aynn yoktu. Ama av faaliyetindeki ibirliinin ve
kadn ile erkek arasndaki iblmnn koordine edilmesi gerekiyordu.
te bu koordinasyonu salamak zere ve kolektif toplumsal ilikilerdeki
iradeyi yanstacak biimde eflik kurumu geliti. spanya'daki st Pa
leolitik dnem maara resimlerinde dierlerinden farkl olarak izilmi
insan figrlerinin bazlar bu durumu resmeder. Bunlar, yaylarn dierle
rinden farkl biimde tarlar, balarnda krkten yaplma uzun apkalar
vardr ve daha byk resmedilmilerdi. Tm bu zellikleriyle dierlerin
den ilk bakta ayrt edilebilen bu figrler Paleolitik avclarn efleridir
(Pericot L. 1966: 208) . Aynca Fransa'da Trois-Freres Maaras'nda 30 cm
ykseklikteki bir kayaya resmedilmi bizon-insan karm bir canl da bir
87

Avclga dayal retim tarz

ef ya da byc olarak yorumlanr (enel A. 2014a: 183) .


Ancak, klan eflii iktisadi ve politik bir ayrmay temsil etmiyordu.
Bunun nedeni, toplumsal ayrma iin gerekli ve iktisadi anlamda el ko
nulabilecek bir zenginliin olmayyd. Ya ve cinse dayal i blm
dnda haklar ve ykmllkler bakmndan topluluk yeleri arasnda
herhangi bir farkllk yoktu (Diakov V., Kovalev S. 1987: 42) . Bu durum
da, efleri dier toplum yelerinden ayran ve onlar toplumun efi yapan
zellikleri, i srecindeki yetenekleri, cesaret ve kuvvetleri, planlayclk
lar, deneyimleriydi. Bu faktrler onlar kendiliinden dierlerinin zeri
ne yerletiriyor, ancak bu ayrma toplum tarafndan bir ayrma olarak
alglanmyordu. Tam tersine, bu zellikleriyle eflik konumuna yerle
meye layk ve gerekli grlen ef, zerine nemli toplumsal sorumlu
luklar alm oluyordu. rnein, bugn de, airet rgtlenmesi dzeyine
henz ulaamam, boylarn bamszl esas zerinde organize olmu,
demircilik sanatn bile bilmeyen Kuzey Kafkasya Abaza toplumlarnda
da, klan dzeni geerlidir ve boy beyleri en cengaver kiiler arasndan
seilir, ihtilaflarn zmn ise boy meclisi gerekletirir (Kanbolat Y.
1989: 81) . Organizasyon ilevinin daha karmak olduu kalabalk klan
larda, efe yardmc olarak, klan meclisleri belirleniyordu.
Arnerika'nn kefinden, yani lrakualarn toplumsal yapsnn yklma
sndan hemen nce, rakua klanlarnda da erikin kadn ve erkeklerden
oluan ve klan ilgilendiren ortak konularda kararlar alan klan meclisi
vard. Bu meclis klan efini de seerek gnlk ileri ona brakyor, gerek
grdnde de efi grevden alyordu. stelik bu yap o dnemin btn
Amerika Kzlderililerinde mevcuttu (Morgan L. H. 1987: 204-205) . Klan
iindeki en yksek g tm yetikin kadn ve erkeklerin oluturduu
klan meclisiydi. Irakua gensi, gensin btn dier zelliklerine de sahipti.
Burada iki bal evlilik hakimdi. Irakualar kolektif toplumsal yaplarnn
bir yansmas olarak, birbirine bitiik, hepsi de ortadaki ortak bir avluya
alan ve tek bir atda birleen byk-ortak evlerde oturuyorlard (Ho
ebel E. A., Weaver T. 1979: 151). Bu konut modeli yzer kiilik evlerde
barnan ve iki bal aileler eklinde yaayan st Paleolitik avclarnkiyle
tamamen benzerdi (Diakov V., Kovalev S. 1987: 39) . Konuyla ilgili bir
88

Dinin Toplumsal Kkenleri

baka rnei Engels (1987: 2 14-217) Sahalin Adalar'nda yaayan Giliyak


lardan vermitir. Giliyaklar da gens tipi bir rgtlenmeye sahiptiler. Tes
pit edildikleri andan birka kuak ncesine kadar yelerinin en yalsn
gens bakan olarak seiyorlard. Gnmzde de ada ilkel toplum
larn en ilkellerinde benzer yaplanmalar vardr. asonlar arasnda ok
yakn bir zamana kadar ya ve cinse dayal iblm dnda hibir top
lumsal organizasyon yoktu. Tm sorunlarn bir aile sorunu gibi ele ala
rak ortaklaa zerlerdi. Bugn de Gney Afrika Bumanlar, Eskimolar
ve asonlar kendi kendilerini ynetirler. Akrabalk ilikileriyle ynetsel
ilikiler i iedir. Pueblo Yerlileri de sorunlarn meclislerinde zerler.
Bu ada ilkel toplumlarn hibirisinde profesyonel olarak ynetimle il
gilenen kadrolar yoktur ve hepsinde toplumsal organizasyon ok basittir
(Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 503-506; Clatres C. 1990: 148).
Avc ve toplayc toplumlardaki kolektif retim ve mlkiyet ilikileri,
paylam alanna da yansyordu. Ya ve cins temeline oturan iblm
ve sk ibirliine dayal retim yaps, avla ele geirilen besinlerin eit
ekilde paylalmasn koulluyordu. Elde edilen rnn gnlk tketi
me bile zor yettii koullarda paylamda lt biyolojik ve doal gerek
sinimlerdi. Bu bakmdan lgluligler gibi kimi Eskimo toplumlar rnek
oluturabilir. lgluliglerde ortaya konulan yiyecek herkes arasnda elden
ele dolatrlr ve srayla srlarak tketilir. Isrmada l az dolusu ka
dardr. Eer besin azsa, bireyler kendilerinden sonra gelenlerin aln
dnerek azlarn tam doldurmayacak ekilde srrlar. Eer bir kere
lik dngden sonra hala artan besin varsa, ikinci srmalara geilir. Ve
bu byle devam eder. Snr yine biyolojik bir lt, mide doygunluudur.
Midelerinin daha fazlasn alamayacan hissedenler sofradan ekilirler.
Herkesin kam doyduktan sonra arta kalan varsa, ertesi gn yine ayn e
kilde tketilmek zere saklanr (feber S. 1985: 82) . Paylamn bu biimi,
byle bir retim tarznda zorunluluktur. Herkes birlikte almtr, yiye
cek yine de snrldr, dolaysyla birlikte ve eit miktarda tketilmelidir.
Bu zorunluluk retim biimiyle uyumlu bir ahlaki ortamn gelimesini
de salar. Bunun dnda, birisinin eit hakkna el koymak, ancak onun
biyolojik varlna son vermekle olanakl olabilir. Bu ise dorudan doru89

Avcla dayal retim tarz

ya klan yapsna bir saldrdr. nk nfus klann srekliliini belirleyen


en nemli etkenlerdendir. Nfusun azalmasna toplumsal irade asla izin
vermek istemez.
Sonu olarak, avclk ekonomisinin toplumsal yapsn ylece zetle
yebiliriz:
1- Avclk iin tanmlayc rgtlenme biimi kland. Klan, toplumsal ve
ekonomik birimdi.
2- birlii toplayclk dneminde ortaya km olsa bile, iblm ilk
kez avclk ekonomisinde belirleyici ekilde geliti.
3- Klan tipi rgtlenme, avcln gerektirdii ibirlii ve iblmnn
srekliliini salamak ve rgtl bir toplumsal dinamik oluturabilmek
yolunda ortaya kt. Ensest yasa ve egzogami kural bu srete konul
mu kurallard.
4- Avcln klan yapsnda, retim gibi, mlkiyet ve paylam ilikileri
de kolektifti.
5- Klanda zel mlkiyet yoktu. Mlkiyete kiisel karlarla el koymak
durumu sz konusu deildi.
6- Klanda herhangi bir siyasal ayrma bulunmuyordu, herkesin hak ve
sorumluluklar aynyd. Kiiler iin hak olan ey ayn zamanda sorumlu
luk, sorumluluk olan ey de ayn zamanc\a hakt. Karar alma mekanizma
lar da kolektifti. En yksek otorite tm kland.
7- Klanda cinsel ilikiler de kolektifti. Bu durum, baba soyunu izlemek
olanaksz olduundan, soyun anaya gre devam sonucunu getirdi. Klan
ana soyluydu. Hem soy hem de mlkiyet ana soyuna gre ve kolektif
olarak aktarlmaktayd.
8- Sonu olarak, klan yeleri arasnda ahlaki dzlemde de dayanmac,
kardee duygular yaanmaktayd. Bireyler kendi varlklarnn anlamn
ancak toplumla birlikte, toplum iin alarak buluyordu.
Gnmzde de avclk ve toplayclkla geinen ada ilkeller ayn tr
den bir toplumsal yapya sahiptirler. Avustralya'da byle geinen ada
ilkeller henz ok ve yay bile bilmezler. Esas olarak toplayclk, avclk,
balklk ile geinirler. retim aralarn tahta ve tatan kendileri yapar
lar, bunlar srngenleri avlamak ve toplayclk yapmak iin kullanrlar.
90

Dinin Toplumsal Kkenleri

Erkekler avlar, kadn ve ocuklarsa toplar. Bunun dnda toplumsal bir


iblm yoktur. Avclk grup halinde ya da tek tek yaplabilir. Topla
nanlar ve avlananlar herkese eit olarak datlr. Kiisel olarak avlanan
besinler de topluluk iinde datlr. Topraklar, av alanlar, sular, aalar
ortak mlktr. Yabanclarn buralara girii ancak zel izinle mmkn
olur. Daha eski dnemlerde grup halinde evlilik usulne gre cinsel ili
ki kuran bu toplumlarda bugn iki bal aile yaps hakimdir. Evlilikler
egzogamiktir. Bu toplumlarn ynetici kurullar, meclisleri, efleri var
dr. Bunlar nemli tm kararlarda toplumun tamamnn grn alrlar
ve istenildiinde toplum tarafndan grevden alnabilirler. Meclisler ge
nellikle yal-deneyimli kiilerden oluur. Yneticiler ise iyi avclar ara
sndan seilir. Bu ada ilkel toplumlarn daha "gelimi" olanlarnda
sava bir geim biimi halini almakta ve profesyonel yneticilik yaps
belirmektedir. Bylece toplumsal ayrmalar belirginlemektedir (feber
S. 1985: 1 59-176) .
Bugn Anadolu'da da avc-toplayc retim tarznn toplumsal rgtlen
mesine ilikin olduunu dndmz son derece deerli kalntsal bir
organizasyon biimi vardr. Bu yap "ocak" olarak adlandrlan ve eitli
hastalklarn tedavisi ile uraan geleneksel bir salk kurumudur: St
ma oca, sarlk oca gibi. Ocan ilgilendii hastal tedavi edebilmesi
iin profesyonel eitim alma zorunluluu bulunmaz. O ocan soyundan
olmak ve pratik uygulamaya ynelik teknik kimi kurallar yerine getire
bilmek, tedavi yetki ve becerisine sahip olmak bakmndan yeterlidir.
Byle kiilere "ocakl" denilir. Ocaklar soy esasna gre rgtlenmi
yaplardr. Daha seyrek olarak kan bana sahip olmayan ocakllara da
rastlanabilir ve bu kiilere halk arasnda "izinli" ismi verilir.
Ocakllarn ortak zellikleri unlardr: Ocakllarn byk ksm ka
dndr, kadn Ocakllarn hastaln tedavisinde daha yetkin ve baarl
olduklar kabul edilir. Hastalk tedavisi Ocakl iin profesyonel bir i
deildir. Ocakl geimini eli olduu dnlen hastaln tedavisinden
kazanmaz. Ocakllarn tedavi ettii hastalklarn tans hasta bireyin ailesi,
yaknlan, ksaca toplum tarafndan konulur. Ocakllarn tedavi ettii
hastalklarda hekimin, modern tbbn yapabilecei bir ey olmadna
91

Avcla dayal retim tarz

inanlr. Ocakllarda ve toplumda ocak kurumuna ve ocakllarn gcne


ilikin kuwetli bir inan vardr. Buradaki son drt bulgu, ocakl uygula
malarnn gl biimde amatr bir karakter tadn, bu uygulamala
rn iblm ve uzmanlamann ve/dolaysyla yabanclamann henz
ortaya kmam olduu komnal toplumsal yaplanmay iaret eden bir
dnemin kalnts olduunu gsterir.
Ocak, belli bir hastalkla ilgili bilgi, inan ve uygulamalarn, ayn soy
ierisinde, ana soyunu izleyerek, amatrce biriktirilerek aktarld ku
rumdur. Bugn erkek zerinden tanmlanan soy aacna karlk, sa
lkla ilgili bilgi, inan ve uygulamalarn ana soyu tarafndan aktarlyor
oluu, Anadolu gerekliinde bir zamanlar klan tarznda bir toplumsal
rgtlenmenin yaanmlna ilikin somut bir veri olarak deerlendiril
melidir. Klan yaps iinde her tr bilgi ve rn nasl birlikte retilerek,
ayrm gzetmeksizin sonraki nesillere aktarlmsa, burada da salk uy
gulamalar bilgisi ayn ana atadan gelen soy ierisinde aktarlagelmekte
dir. Toplum, ana soylu klansal rgtlenme biimini salk alannda halen
yaatmay, yaamay baarabilmektedir (Belek . 1990) .
Bu olgu Anadolu'nun gemiini snfsal yapyla organize olmu airet
tipi yaplardan ibaret gren ve bu snfl toplum yapsn gemii anlamak
bakmndan yeterli sayan milliyeti-dinci muhafazakar tezlerin ierik ve
niyetini anlamak bakmndan da nemlidir.
Bylece avc klann rgtlenme yapsn inceleme iini tamamlam
bulunuyoruz. imdi sra ayn toplumsalln bilin yapsn ele almaya
gelmi bulunuyor. Yantlayacamz temel sorularmz unlar olacak:
Avc klan nasl dnmtr? Dnyay nasl alglam ve ne yolla onu
etkilemeyi, deitirmeyi planlamtr? nan dnyas nedir ve nasl ortaya
kmtr ? retim ilikileri ile toplumsal bilin yaps nasl ilikilenmitir?
il) Avc klann bilin yaps: Totemizm

Homo Erectus'tan balayarak hayvanlar, toplumun yaamn deitire


cek, belirleyecek ekilde gnlk faaliyete dahil oldular. Bu yalnzca eko
nomik deil, dnsel, kltrel yaamda ve insann inan dnyasnda da
byle oldu. Erkeklerin uzun mesafeler boyunca avn peine dmeleri,
bu uurda topluluun esas kamp yerinden ayr kalmalar, kadnlarn av
92

Dinin Toplumsal Kkenleri

rnlerini deerlendirecek etkinlikler gelitirmeleri bunu koullad. Avc


topluluklar, tm Avrupa ve Asya'y dolaan hayvan srleri peinden
yollara dyor ve kamp yerlerini de hayvan srlerinin rotalarna gre
belirliyorlard. Avn salad art besin (rnein Irak'ta bir maara u
kurunda saklanm bulunan yarm tona yakn etin-kemiin 10 kiilik bir
grubun beslenmesine tam bir ay yetecei hesaplanmtr -enel A. 2014a
215-) toplulua art zaman kazandryor, bu zaman da, sosyalleerek, r
nein ate evresinde oluturulan halka iinde sohbetle ve retim d
faaliyetlere ynelerek geiriliyordu. Bu nedenlerle av ve hayvanlar dn
yasnn, insann maddi-ekonomik faaliyet alannn yan sra, onun dn
sel atmosferini de dolduruyor, belirliyor olmas artc grlmemelidir.
nsanla kendisini yaamda tutan hayvanlar arasndaki bu derin iliki,
toplayc retim biiminden devralnan sihirci dnceye de yansd ve
onun iinde zel olarak yaam buldu. zellikle Yukar Paleolitik dne
min maara duvar resimleri, hayvanlar ve av yaamn konu edinen iyice
mkemmellemi, sihirci bir alglayn varln kantlar. Duvar resimle
rinin estetik-sanatsal bir amala deil, sihirci bir takm anlam ve ilevler
yklenerek izilmi olduklar konusunda genel bir gr birlii vardr.
Ancak resimlerdeki sihirci ilevsellik pratie, avdaki sorunlar zmeye,
avn verimliliini artrmaya dnktr. Pericot (1966: 204) ve Blanc (1966:
120) bu izimlerde hibir estetik ve sanatsal kaygnn bulunmadn bile
belirtirler. Hoebel ve Weaver ise (1979: 173) resimlerdeki amacn sihir
gerekletirmek olmakla birlikte belli bir estetik kaygyla izilmi olduk
larnn da kesin olduunu ileri srerler.
Maaralarda duvar resimlerinin yannda venslerin de bulunuyor ol
mas resimlerin sihir konusundaki kaygsnn kesin kantdr (enel A.
2014a: 183) . Sihir kaygsn destekleyen baka bulgular da vardr. rne
in bu resimler maaralarn giri ksmlarna ya da kaplarna deil, en
karanlk, en ulalmaz ve derin yerlerine yaplmlardr. izen sanat
byclerin buralarda ok zor koullarda, ok hafif k altnda almak
zorunda kalm olduklar kesindir. Ayn maaralarda tatan yaplma lam
balar da bulunmutur (Child G. 1988: 50; Oakley K. P. 1966: 184) .
En derin ksmlarn tercih nedeni, muhtemelen resimlerin kolayca tah93

Avcla dayal retim tarz

rip olmasnn engellemesiydi. Ama, bu tercihte aynca, bu karanlk-lo or


tamn sihir amacna denk den bir atmosfer salyor olmasnn etkisinin
de bulunduu gz ard edilmemelidir. Aynca resmedilen hayvan ya da
insanlarn hep ayn ksmlarnn, ayn biimde konu edilmi olmas, izim
iin ayn yzeyin defalarca kullanlmas, bir hayvan figrnn uygun ek
lemelerle bir bakasna dntrlmesi, hep, resimlerdeki sihirci ama
cn gstergeleri olarak deerlendirilir. Olay bir kez gerekletirildiinde,
boyanm, baslm figrlerin ama ve neminden hibir ey yitirmedii
ne inanlm ve ayn yzey daha sonradan yeniden defalarca kullanlm
tr (Blanc A. C. 1966: 120-121; Pericot L. 1966: 197 v:; 204; Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 174) .
Maara sanatnn konusu ounlukla hayvanlardr. Genellikle mamut,
bizon, vahi inek, ay, gergedan, at, geyik, da keisi gibi hayvanlar izil
mitir. Pericot (1966: 196) resmedilen hayvanlarn g yakalananlar oldu
una dikkat eker. enel (1985: 77) ise ilk insanlarn, yaamlarnn bal
olduu hayvanlar resmettikleri yorumunu yapar. Bu hayvanlar pelerin
de koulan ve evrede en ok bulunanlardr. Anlaml biimde, hayvanlar
doadaki ilikilerinden yaltk ve soyut olarak deil, genellikle bir durum
ierisinde resmedilmi, gerek yaamdaki somutluklan dile getirilmitir.
lspanya'nn kuzeyindeki maara resimlerinde oklarla delinmi yzlerce
hayvan vardr (Pericot 1966: 203) . Baz resimlerde, vurulmu olan hay
vanlarn az ve burunlarndan bol miktarda kan akmaktadr. Kimileri
brlerine saplanm onlarca okla izilmitir. Aynca Font de Gaume
maarasnda tuzaa drlm mamutlar resmedilmitir (Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 174, Childe G. 1988: 51).
Bu resimlerin tm taklit bysnn zelliklerini ierir. Bir av nce
sinde, avda gereklemesi istenilen sonular tekrar tekrar izilerek, oyu
larak, boyanarak sahnelenmi ve arzu edilen sonuca bu yolla ulalmaya
allmtr. Sihirin yalnzca hayvanlarn yakalanmasn garantiye almak
iin deil, ayn zamanda oalmalarn salamay hedefledii de anlal
maktadr (Pericot L. 1966: 2 10, Gven B. 1984: 177) . Resimlerin bysel
etkisini glendirmek amacyla yer yer rmcek tasvirleri de kullanl
mtr (Pericot L. 1966: 203) . Bylece av iin bysel tuzaklar kurulmu
94

Dinin Toplumsal Kkenleri

ve bu hayali tuzan gerek yaamda da etkili olaca varsaylmtr. En


azndan, insan bu taklitle iini rahatlatmtr.
spanya'nn Levartine Maaras duvar resimlerinde, av hayvanlar
dnda avclar da resmedilmitir. Bylece duvarlarn kimileri btnyle
av sahneleriyle donatlmtr. Avclarn vcutlarnda hissedilen eviklik,
zellikle ayaklarndaki kuvvet, bu resimlerin zorlayc taklit bysnn
izlerini yanstr. Sahnelerdeki canllk, av yakalamann toplum asndan
ne denli nemli olduunu ifade eder.
Yukar Paleolitik avclarn yapm olduu resimlerin benzerlerini bu
gn Gney Afrika'da yaamakta olan Bumanlar da izer. Buman maa
ra resimlerinin de konusu avdr. Bu tercihin nedeni, avcln ve avlanan
hayvanlarn Buman toplumsal yaantsndaki nemi dikkate alndnda
kolayca anlalabilir. Dou spanya'daki ilkel maara resimlerinin koan,
avlanan insan figrleri Buman slubunun sert ve atak insan karakte
riyle ayndr. Bunlar da tmyle benzetmeci-takliti sihirci dncenin
eserleri olarak yorumlanr. rnein rnek (1988: 1 73-174) Avustralya,
Tanganika ve Sahra'daki ilkel kaya resimlerini de bu tarzn rnekleri ola
rak deerlendirir. Bu eserlerin her birisinde, gereklik, duvarlarda res
medilen ynde zorlanmaktadr.
llkel avc insan, av ncesinde, yine av artrmak amacyla, sihirsel
nitelikli eitli trenler de gerekletiriyordu. Bylece maara resimleri
nin sihirci etkisi, trenle desteklenmi oluyordu. Bu trenlerde, muhte
melen, av hayvanlar en tipik hareketleriyle canlandrlyor ve bu trensel
taklitler duvar resimlerinin de konusu oluyordu. Tren ayn zamanda,
avclar fiziksel ve psikolojik olarak ava hazrlayan bir ayindi. Avdan nce
gerekletirilen av treni avclarn korkularn atmalarna, bir grup olarak
kenetlenmelerine, avlanma iini nceden zihinde deneyimlemelerine de
yaryordu. Ayin ayn zamanda egzersiz, talim ilevi de gryor, avclara
ustalk kazandryordu. O nedenle Thomson (1985: 2 12) bu trene "yan
slama dans" adn verir ve bunu bir "av provas" olarak niteler.
Av ncesi bysel trenlere ada ilkellerde de rastlanr. telmenler
20. yzyl balarna kadar yaptklar bir trende, balina avna kmadan
nce, hayvann otlardan bir benzerini yapp, bir kadnn srtna balarlar95

Avcla dayal retim tarz

d. Kadn ocan evresinde siinerek dolar, ocuklar da ottan yapl


m bu balina maketini paralarlard. Bu tren verimli bir av iin gvence
saylrd. Kzlderililer de halen, bizon avna kmadan nce, birka gn
sren ve hayvanlar etkileyip, onlar lmeye raz edeceine inandklar
danslar yaparlar (Diakov V., Kovalev S. 1987: 48) .
Yukar Paleolitik dnemin kalntlar iinde yine sanat eseri olarak de
erlendirilen ve "vens" denilen kk heykelcikler vardr. Vensler iri
memeli, iri kalal, ta ya da kemikten yontulmu ya da balktan yapl
m kadn heykelcikleridir. Buna karn, yzleri, kollar, bacaklar, ayak
lar neredeyse tamamen ihmal edilmitir. Vensler yaklak 20 bin yl
ncesinin kltrel kalntlardr. Bilim insanlarnca dourganlk-bereket
kltleri olarak adlandrlmakta ve yine sihirci bilincin yansmas olarak
giilmektedir. llkel insan, kadn dourganlnn simgesi olarak tasvir
edilen venslerin avn verimliliini artracana inanyordu. Aynca ocuk
isteyen kadnlar da vensleri zerlerinde tayordu (Hoebel E. A., Wea
ver T. 1979: 175) . Bu ritellerin tmnde "benzerini yaparsam, benzeri
gibi olurum" ilkesi geerlidir ki, burada da sihrin temas ve taklit unsurla
rnn her ikisi birden mevcuttur.
enel (2014a: 179) ilkellerin venslere ykledii ilevi "nfus darbo
az" denilen sorun ile ilikilendirir. Buna gre Paleolitik avc toplumlar
da ortalama yaam sresi ksayd, lm nedeni ounlukla av srasnda
yaanan kazalard, avclk ekip almasna ve belli bir nfus art hzna
gereksiniyordu. te bu nfus darboaz iinde kadnlar gebe kalabilmek,
dourganlklarn srdrebilmek iin cinsellii abartlarak yaplm bu
yontucuklardan medet umuyorlard.
Yukar Paleolitik dneme ait bulgularda yukardaki rnein ok benze
ri bir uygulamann izleri vardr. ngiltere, Fransa, spanya, Almanya, tal
ya, Dou Avrupa, Orta ve Uzak Dou'nun Yukar Paleolitik avclar, ge
yiklerin gelimemi st kesici dilerini hep zerlerinde tarlard. Bugn
de Orta Avrupal geyik avclar ayn eyi yaparlar (Blanc A. C. 1966: 123) .
Burada da "parca btn etkiler'', "paras bendeyse btn de elde ede
rim" biiminde zetlenebilecek olan temas bys unsuru giilr.
Pekin Adam ile Homo Neanderthalis insan yiyiciydiler. Yamyamlk
96

Dinin Toplumsal Kkenleri

konusunu anlamaya o dnemden kalma kafataslar k tutuyor. rne


in Pekin adamnn yaad yerlerde insana ait o kadar ok kafatas ve
alt ene kemii bulunmutur ki, bunlarn buraya bilinli olarak tand
sonucuna varlmtr. Ayrca bunlarn iinden drt tanesinin oksipital bl
geleri, yineleyen darbelerle ve ayn biimde almtr. Bu bulgu alan
delikten beyne ulamann amalandn gstermektedir (Bergounioux
F. M. 1966: 1 14) . Monte Circeo'da bulunmu bir Neanderthal kafatasnn
foramen magnumunun evresi ise ok dikkatli biimde ve simetrik bir
kesiyle almtr. Bu kafatas gnmzden 670 bin yl ncesine aittir.
Foramen magnumlar ayn ekilde kesilerek geniletilmi kafataslarna
in'de Nigondong'da da rastlanmtr. Bunlar ise 300 bin yl ncesinin
Neanderthal insanna aittir (Blanc A. C. 1966: 126-1 31).
ada ilkeller de insan kafataslar zerinde benzer ilemler yaparlar.
Bunlarn bir ksm eitli ritellerle bezenmitir. Ama hepsinde len
kiiyi iine almak, lenle aynlamak ynndeki inan dikkati eker. r
nein Afrika'daki Bugineseler, lenin vcudunu yerleim yerinin dn
da bir yerde kurumaya brakrlar. Bundan sonra kafatasm vcudundan
ayrarak kye getirirler. lenin yeteneklerine sahip olmak isteyenler,
kafann tam ortasndan, foramen magnumdan beyne ularlar ve yerler
(Bergounioux F. M. 1966: 1 14) . Daha nce de sz ettiimiz gibi, ok ben
zer bir uygulama Malinezya'da da vardr. Orada da yeni doana isim ve
rilebilmesi iin, bebein yakn akrabalarndan birisinin beynini yemeleri
gerekir. Ancak o koulda beyni yenilenin ismi bebee verilebilir. Aksi
halde bebek isimsiz kalr (Blanc A. C. 1966: 126) . Burada bynn temas
ilkesi iki kez kendisini gsterir. ncelikle isim kiiyle zde saylmakta,
sonra da byle bir zdeliin, yalnzca, daha nceden o isme sahip olan
bir kiinin beynine sahip olmakla kurulabileceine inanlmaktadr.
Sonuta, yamyamlkla ilgili bu rnekler, yamyamln, yenen kiiyle
zdelii salamann yolu olarak grldn ortaya koyar. Bu, sihirci
bilincin somut, yzeysel vb. tm bileenlerini ieren bir bilin unsuru
olup, sihrin temas ilkesine dayanr.
Sihirci dncenin izlerine bir baka alanda daha rastlanr. Bu da Ne
anderthal lnsan'n llerini gm tarzdr. Neanderthal lnsan'n anider
97

Avcla dayal retim tarz

(Irak) ve Monte Circeo (talya) maaralarndaki kalntlar bize bunu


dndiir. Aynca daha yeni bir dneme (20 bin yl ncesi) ait olan
Sungir (Moskova) kalntlar da vardr. Bunlarn kiminde lnn kafas
vcudundan ayrlm (beyni belki yenmi) ve zel biimde gmlmtr.
Ayrca kimi zaman cesetler, zerlerine topran arlnn kmesini en
gellemek zere talarla desteklenmi mezarlara konulmutur. Mezarlar
genellikle yaanlan barnaklarn iindedir. lnn yanna et paralar, i
ekler, ara ve gereler de braklmtr. llerin kimisi ana rahmi pozis
yonunda gmlmtr. Bu uygulama bugn de Avustralya'daki kimi a
da ilkellerce benimsenir (Thomson G. 1988a: 63) . llerin bazlarnn
vcutlar krmzya boyanmtr. enel'e gre (2014a: 101) krmzya bo
yama ly canlandrma isteinin gstergesidir.
Tm bunlar Neanderthal'in, len kiinin, bu dnyada deilse de, bir
yerlerde yaadna ve halen canl olduuna olan inancn gsterir. Gn
mz insannda olduu gibi atalarmz da lmden korkuyor, onu anlam
landrmaya alyorlard. Bu abann en somut sonucu te dnya inanc
oldu. te dnya inanc ise kendisiyle uyumlu deiik tren v ritelleri
devreye soktu. Bilimle tank olmayan ilkel insan iin, lm yok olu
olarak kavrayamayarak bir anlam aray iine girmek ve bunun sonu
cunda da sihre bavurmak normaldi. Neanderthal atalarmz lenin bir
baka yerde yaadna inanyor ve lm treniyle leni buna hazrlyor
du. len, farkl bir mekanda da olsa yaamaya devam edecekti. Kesintiye
urayan bir ey yoktu. te dnya somut bir olguydu.
Nitekim ada ilkellerde de te dnya tmyle somut biimde tasarla
nr. Neanderthal nsan iin, lsn kendi barnann iine gmdne
gre, te dnya imdi iinde yaamakta olduu dnya ile ok benzerdi.
ada ilkellerde ise te dnyann yer altnda, yksek dalarn tepesin
de, gkyznde olduu inanc vardr. lenlerin, buralarda, aynen yery
zndeki gibi gnlk ilerini yaparak yaadklarna inanlr. Tm bunlar
lme ve te dnyaya somut yaklamn gstergeleridir.
lmden sonra yaam ve te dnya anlay bilincin evrimiyle birlikte
soyut bir nitelik kazand. Zamanla, lm gibi te dnya da korkutucu,
doast, mistik glerle dolu, o glerin hakimiyetinde yeri belirsiz bir
98

Dinin Toplumsal Kkenleri

mekan olarak tasarland. Bu geliim, tipik biimde, te dnyann uygun


grld mekann evriminden izlenebilir. Neanderthal dneminde ya
anlan barnan iine yerletirilen te dnya, soyutlama yeteneinin
gelimesiyle birlikte, giderek bir mekanszla yerletirilerek, tanmla
namaz, duyularla saptanamaz hale getirildi (zellikle ilkellerin lm hak
kndaki inanlar iin rnek S. V. 1988: 1 15-125 ve ilkeller iin lmn
yaamn sonu olmadna ilikin inanlar iin Acpayaml O. 1962: 245'e
baklabilir) . te dnyann iinde yaadmz dnyadan tam olarak soyut
lanmas, insann soyutlama yeteneinin gelitii, ama henz doal olayla
ra hakim olamad, korkularnn, aresizliklerinin etkilenimiyle hareket
ettii snfl toplum aamasna denk gelir.
te dnya kavray, ne kadar somut dnlm olursa olsun, belli bir
soyutlamay, var olan ilikilerden hareketle de olsa, var olann dnda bir
kavramsallatrmay ifade eder. Bu Neanderthal nsan'n soyut yandr.
Zihinsel srelerdeki soyutlama gc kabaca Orta Paleolitik insannda
balad ve Yukar Paleolitik'te iyice geliti (Alexeev V. P. 1986: 237) .
Toplayclk aamasnda bilincin, yakn evrede var olan nesnelerdeki
simetriyi kullanarak (simetri kavraynda, birlikte yaanlan insanlarn
yzndeki simetrinin belirleyici olduu kesindir ve insann estetik anla
ynda simetrinin halen nemli yer tutmasnda bu antropolojik gemii
nin etkisi olsa gerektir) , ikili kartlklar temeline oturduunu, nesneleri
grnrdeki benzer ve zt yanlarna gre snfladn ve bunun dilsel
yapya bile yansdn belirtmitik. Kiinin kendisini, kendisi ile ilikide
olan kiileri ve bu iliki dnda kalan kiileri ayrmlatrarak tanmlamas
Neanderthal nsan dneminde oldu. Daha ncesinde bireylerin ayr kii
likleri yoktu ve tm bu farkllklar grup olgusu iinde erimi durumdayd.
Tek tek kiiler deil, tek bir grup vard. Grubun iindeki kiilerin ayn
kiilikler olduunun bilincine varlmas dile de yansd. zne ve nesne
kategorileri byle ortaya kt. kili kartlklar izleyerek, l ve drtl
kartlarn ortaya k da ayn dnemde oldu. Yukar Paleolitik'te ise so
yutlama yetenei geliti ve yedili saylara kadar kartlklar tretildi. Ni
tekim Avrasya'nn Yukar Paleolitik dneme ait ssleme motiflerinde bu
numarasal semboller yaygn olarak yer alr (Alexeev V. P. 1986: 248-252) .
99

Avcla dayal retim tarz

Yukan Paleolitik insan, gereklii l ve daha oklu kartlklar iin


de kavrarken, ayn ikili kartlklar kurarken yapt gibi, yine benzerlik
ve farkllklardan yararlanyordu. Bylece ayn grup iinde yaayanlar
arasnda daha ok benzerlik ilikisi kurulurken, baka gruptan bireylerle
olan iliki daha fazla sayda farkllk zemininde gelitiriliyordu. Bu iki
temel insan topluluu dnda kalanlarsa "dierleri" kategorisini olutu
ruyordu. Ancak nihayetinde grup kendisini hala bir btn olarak gr
yordu. Bu btn, hem kendisi gibi btnler oluturan dier gruplardan,
hem de doadan ayr olan, ayn ve/fakat kendine zg kurallan olan bir
btnd. Bu bilin yaps grup psikolojisini temsil ediyordu. Alexeev gru
bun bu psikolojisini ksaca "biz ve onlar" olarak tanmlar. Buradaki grup
psikolojisi, toplayclk dneminin, kendisini iinde yaad gruptan,
kendisini ve grubu iinde yaanlan evreden ayrt edemeyen alglay
biimine gre, phesiz, ok daha soyut ve gereklie daha ileri dzeyde
tekabl eden bir bilin yapsn yanstr.
Avclk ekonomisinin gerektirdii yakn ibirlii ve iblm, tm top
lum yelerinin, bu erevede belirlenmi-stlenmi olduklar grevlerini
zamannda yerine getirme zorunluluklar, dzenli art besinin elde edi
lemeyiine bal olarak gelien birlikte tketme zorunluluu, grup da
yanmasn, grup psikolojisini yaratan nesnel temeldi. te yandan, b
yyerek blnen grubun ortaya kan yeni alt dallar arasnda, deneyim
aktarmna dayal kardee ya da ayn yakn evreyi paylamann yaratt
rekabet zemininde ortaya kan dmanca ilikiler de gruplar aras fark
llk psikolojisinin temelini oluturuyordu. Grup ii dayanma, yakn ev
rede birden fazla grubun varln srdrd ve her bir grubun kendi
ierisinde bu trden bir dayanmay zorunlu biimde yaad gereklik
te mmkn olabiliyordu. Grup ii ve gruplar aras bu ilikiler, toplumsal
organizasyonun klan rgtlenmesi aamasna denk der.
Klan iindeki zorunlu ortaklaa retim, paylam ve tketim ortam,
kiilerin ancak dier kandalaryla birlikte yaayabilmeleri anlamna ge
lir. Bir yandan da bu ortam iinde, ayrlmazl, kenetlenmeyi, btnle
meyi ifade eder. Bylece klan iindeki birlik havas ile ayr ayr klanlara
blnme, elikili gibi grnseler bile, aslnda birbirlerini tamamlayan
1 00

Dinin Toplumsal Kkenleri

sosyolojik olgulardr. Blnme ve ayn zamanda kardee veya dman


ca btnleme/blnme.
Avclk ekonomisi insann ve toplumun doayla kurduklar ilikileri
de etkiledi. Toplaycln tersine artk toplum, bilincinde, toplum-doa
zdeliini ayordu. Bilinte, toplum doann iinde, fakat ondan her e
yiyle farkl, etkin bir gereklikti. Doann ve toplumun kendilerine zg
yasalar ayrt edilebiliyordu. nsan rettike toplumsallayor, toplum
kendisini doadan farkl bir konuma yerletirebiliyordu. Grup psikoloji
sinin, klan yapsnn oluumu, bir yanyla da bu trden bir soyutlama ye
teneinin geliimine iaret eder. Bu soyutlama, yalnzca insan zihninde
ve toplum bilincinde ortaya kan bir srama deildi. Ayn zamanda ve
ncelikle gerek yaamda, maddi retim srecinin iinde yaanyordu.
Zihindeki gelime yalnzca gerekliktekilerin bir yansmasyd. nsan her
geen gn daha fazla derecede kltrle donanyor, doann yasalarn
daha ileri dzeyde kavryor, bu kavrayn retim srecine yanstyor,
retimin verimliliini artryor, kendisini daha st dzeyde yeniden reti
yor ve sonuta btn bu gelimelerin bilincine de varyordu.
Ancak avclkta da dorudan yiyecek retimi yoktu. nsan halen do
ann hazr sunduklarnn peindeydi. Bu haliyle asalak yaam devam
ediyordu. Doaya dorudan bamllk, bu kez daha fazla derecede hay
vanlara olmak zere, sryordu. Yaam bir ya da birka hayvann avlan
masna ve avlanan bu hayvanlarn insann doal evresindeki varlnn
devamna balyd. Bunlar, maara duvarlarnda resmedilen ve sihirsel
etki altna alnmak istenen hayvanlard. Erkekler bunlarn peinden iz
sryor, dikkat ekmemek iin av srasnda onlar taklit ediyor, kadnlar
avlandktan sonra postlarn, dilerini, barsaklarn, etlerini deerlen
direrek gnlerini geiriyordu. Geyik vb. avlanp ldrldnde insana
yaam sunuyordu. Hayvann kaslarnda birikmi enerji insan organizma
snda dnyor ve yeni bir canlnn-insann yaam dngsne, biyokim
yasal varlna dahil oluyordu. 1lkel insan hala bu srecin biyokimyasal
dinamiklerini bilemese de, lmle yaam, avlayarak tkettii hayvan
tryle kendi canl varl arasndaki diyalektik ilikiyi her gn deneyim
liyordu. Gnlk yaam iindeki bu somut ilikinin zamanla, kavramsal101

Avcla dayal retim tarz

latnna dzeyinde soyutlanmas kanlmazd.


Sonuta, doann iinde gelien toplumsallama sreci iinde, bilin,
artk toplumun kendisini en ok avlad, rnlerinden en ok yararland
, onun zerinden can bulduu hayvanla zdeletirdii aamaya ulat.
Bu hayvan tr, onu avlayan klan tarafndan "totem" olarak kabul edildi.
Toplum kendisini totem hayvanyla zde grd. te toplumun bu algla
y tarzna "totemizm" denilir. Berktay (1989: 76) bu nedenle totemizmin
kabile toplumuna, Thomson (1988a: 43) avclk ekonomisine zg b
ysel bir dnce-inan sistemi olduunu belirtirler. Freud (1984: 150)
ise totemizmin her trl kltrn normal bir aamas olduunu yazar.
Totemizmde totemle zdelik hem toplumsal hem de bireysel dzeyde
yaanr. Her klan kendisini belli bir hayvan ya da bitki tryle zde g
rr, zde grlen bu varlk klann totemidir. rnein totemi kanguru
olan bir Avustralya yerlisine kendi fotoraf gsterildiinde, yerli "aa tp
k ben, yani kanguru" yantn verir (Thomson G. 1976: 56) . Sz edilen
Avustralya yerlisi, kendisi asndan bir kangurudur.
Totemizmde, her klan yesi baka kiilerle olan ilikilerini, kendisini
ve onlar totemleriyle zdeletirerek deerlendirir. nsanlarn birbirle
riyle yaknlklarnn ls, totemleriyle ilikileri zeminindedir. Freud
(1984: 145) , totemizmin kaynana doru inildike, kabile yelerinin,
kendilerini daha fazla derecede totemle ayn cinsten saydklarn ve ken
di benzerleri karsndaki tavrlarnn, yine daha fazla derecede totemleri
karsndaki tavrlarna benzediini belirtir. Gney Avustralya'da Arunta
Kabilesi'nden bir erkein kendi fotorafna (kendi totemi olan) kanguru
demesi gibi, evresindeki insanlarla yaknln da kendi totem hayvan
zerinden kurar. Totem hayvanyla kendi klannn zdelii, ayn zaman
da dier klanlarla farklln da tanmlar. Grup birlii gerei grup ye
leri tarafndan totem hayvan ya da bitkiyle sembolize edilir ve bu durum
grubun her yesini totemle ve yine totemle ayn olan grubun dier yele
riyle ayn yapar (Aldrich R. C. 1969: 228-236) . Totemleri farkl olan kiiler
ve klanlar da farkldr.
Totemlerin hemen tm hayvan ya da bitki trleridir. Ancak hayvanlar
ounluktadr. Arada srada, eitli hayvanlarn baz paralarnn (kuy1 02

Dinin Toplumsal Kkenleri

ruk, dil, ene gibi) ya da frtna, gkkua gibi kimi meteorolojik olayla
rn da totem kabul edildii olur. ada ilkellerde, hayvan toteme, bek
lendii gibi, en ok avclkla geinen toplumlarda rastlanr (rnek S. V.
1988: 39, Freud S. 1984: 13) . Malinoski'ye (1962: 26-27) gre, hayvanlarn
totem kabul edilmesinde, onlarn albenili canllklar, hareketleri, renk
leri de etkilidir. Ayrca, totem nesne-canlyla birlikte rastlanan eyler de
totem kabul edilir. rnein, yine Avustralyal Aruntalar, sklkla birlikte
yaadklar iin, kanguru ile Cockatoo papaann e tutarlar. Ayn ekil
de, kurbaa ile yuvasn yapt stma aac e tutulur (Thomson G. 1988:
51) . Bu rnekler, ayn zamanda Arunta totemizmindeki sihirci bilinci de
gsterir. Malinowki (1964: 27) cansz eylerin totem kabul edilmesinin,
sonradan, szn ettiimiz bu sihirci bilinle (temas bys) gerekle
tiini yazar.
Totemlerin byk ounluunun yenilebilir hayvan ve bitkilerden
olumas, totemci bilincin yiyecek salamayla ilikili olduu ynndeki
yorumlar gndeme getirir (Thomson G. 1988a: 45) . Malinowski (1964:
26-27) totemizmin zerine oturduu nesnellii yle ifade eder: "Besine
kar duyulan ihtiya ve bol olmas istei insan iktisadi amalar peinde
koturmu, yiyecek salamaya, av avlamaya, balk tutmaya gtrmtr.
Bunlar ardnda koarlarken, trl iddetli tutkular iinde yorulurlar.
Oyman balca yiyeceinden birok hayvan ve bitki trleri, oymakl
larn en ok ilgilendikleri eylerdir. Doa ilkel insan iin canl bir kiler
dir( . . . ) Genel olarak arkasndan gidilen bu trlerin her biri oyman b
tn kayglarnn, itici glerinin ve heyecanlarnn evresinde billurlat
bir ekirdek tekil eder( . . . ) nsan ba kaygs olarak, ilkin hayvan, sonra
bitki gibi birka tr seiyor(. . . ) Tehlikeli, faydal, yenir cinsten olan tr
leri el altnda tutabilmek istei olduu iin, bu istek, trler zerinde zel
bir g olduu, aralarnda kan ba, insanla hayvan ve bitki arasndaki
ortak bir z olduu inancna gtrr."
Klana yaam veren totem hayvan trnn zamanla (avlanma sonucun
da) azalmas, totem nesnesinin yok olmasnn engellenmesi kaygsn
da getirdi. nk toplum totemle zdetir. Totem hayvan atadr. Klan,
o hayvan trnn neslinden gelir (Aldrich R. C. 1969: 89-93; Freud .S
1 03

Avcla dayal retim tarz

ztelli'ye gre (1966) Trklerde kurdun ata saylmas da ayn


inancn rneidir. 1lkellerin ata olan totemle beslenmesi kendi iinde bir
elikiyi de barndrr. Topluma, onun besin kayna olarak, can veren
ata-totemin canna toplumca kylr. Bu bir akrabann, atann, ldrlmesi
gibidir. le bu elikiyi amak iin ilkeller, gnmzn Evenklerinin ve
teki Sibirya halklarnn yaptklar gibi, ldrdkleri totem hayvandan
balanmay dilerler (Diakov V., Kovalev S. 1987: 49) . Avlanmaya bal
olarak totem hayvan neslinin azalmas, giderek tkenmesi, biimsel an
lamda, klan soyunu da tehdit eder. Soyun srekliliini srdrmek kaygs
ve toplumu totemde cisimletiren bilin yaps, giderek, totem hayvann
avlanmasn ve yenmesini yasaklar. Malinowski (1964: 27) totem hayvan
toplumla zde sayan ve onu ata olarak gren bilincin oluturduu duy
gusal atmosferin, totemi ldrme ve yeme yasa getirdiini, bu yasan
da sonu olarak totem hayvan trnn oalmasn saladn belirtir.
Anlald kadaryla totem hayvan ya da bitki trnn yenmesi yasa
sonradan ortaya kt. Bu yasak "tabu" olarak bilinir.
Tabu aamasnda nesnel gereklik tersine dnd. Totem hayvan,
toplumsal yaamdaki, topluma can vermekten kaynakl somut nemini
yitirdi. Bu durum totem trn doada, fazla avlanmas-tketilmesi sonu
cunda, azalmasna balyd. Totem tr azalrken topluma can veren ne
mini yitirdi ve yerini baka besin kaynaklan doldurmaya balad. Ancak
totemin ata-yaratc olduu ynndeki toplumsal alg-bilin yaps devam
etti. Yani, bilin nesnel gereklikteki deiime ayak uyduramad. Bir yan
dan da bu yapda gerein deiimine uygun biimde bir tersine dn
gerekleti ve totemin yenmesini yasaklayan tabu ortaya kt. Totem
gereklikteki nemini yitirse bile bilinteki belirleyicilii sryordu ve
tabu anlay bunun yansmasyd.
Totemlerin byk ounluunun yenilebilir trler oluu, tabu yasa
nn sonradan konmu olduunun gstergesi olarak kabul edilir. Nitekim,
ada ilkel toplumlarda da bu yorumu destekleyen ipular mevcuttur.
ada totemci kabileler her yl belli bir zamanda, totemlerinin oalma
s iin trenler dzenlerler. Bu trenlere "oaltma trenleri" ad verilir.
Tren zaman o totem trnn iftleme mevsiminin hemen ncesine
1984: 145) .

1 04

Dinin Toplumsal Kkenleri

denk getirilir ve tren yeri de trn iftleme mekan olarak belirlenir.


Buras klann "totem merkezi" dedii alandr. rnein Thomson Tarih
ncesi Ege-l'de (s. 46) yle yazar: "rnein trtl klannn atalarnn,
bugn trtllarn oalmas iin trenlerin dzenlendii yere, bir zaman
lar hangi nedenle gelmi olabileceklerini dndmzde, akla gelen
tek yant, trtl yemek iin geldikleri olmaktadr." Totem merkezi totem
trn gerek reme yeri olabildii gibi, muhtemelen, gemite klann o
tr yakalamak ve yemek iin geldii mekan zelliini de tayabilir. Bu
trenler srasnda, totem hayvann oalmasn ve bolluunu gvenceye
almak iin eitli riteller dzenlenir. Totemin, eer bir bitkiyse byme
si, bir hayvansa belirleyici davranlar, sesleri, kimi zaman da o hayvann
yakalanp, ldrlmesi taklit edilir, hatta oyunlatrlarak sunulur. Oyun,
hayvann klna girmi danslar tarafndan, olabildiince kusursuzca
sahnelenir. Sonunda hayvan trenle ldrlr ve klan bakan tarafndan
yenir. Klan bakannn bunu yapmaktaki amac, gcn artrabilmek ve
by yapabilmek iin "totemi iine almak gereklilii"dir (Thomson G.
1988a: 46; Freud S. 1984: 146-147; Aldrich R. C. 1969: 90-96) . Ayrca ama
ni Trklerdeki "at klt" iinde, belli tren gnlerinde atn kurban edile
rek bir len havasnda yenmesi de bu ynde bir veri olarak deerlendi
rilir (Erz M. 1973: 295) . Bu trenlerde talar ve kumlar zerine totemin
resmi izilir. Trende totemin yenmesi tabu ncesi dnemin kalntsdr.
Aynca kimi kabilelerde (rnein Aruntalar) , bugn tabu olmasna ra
men, atalarn daima kendi totemlerini yediklerine ilikin mitoslar vardr
(Freud S. 1984: 159) . Bunlar da totemin yenmesini yasaklayan tabunun
sonradan ortaya ktn gsterir.
Totem hayvann ata olarak kabul edilmesinin yan sra toplum asn
dan baka deerleri de vardr. rnein, eer l olarak bulunacak olur
sa, onun iin gzya dklr ve bir klan yesi nasl gmlrse o da yle
gmlr. Eer ldrlmek zorunda kalnrsa, bu ancak bir dizi af dileme
seremonisi sonrasnda yaplabilir. Klan, toteminden himaye bekler. To
tem, hastalanan klan yelerine yardm eder, klana uyarlarda bulunur.
Tm bunlar, totemin, klan yaamnn nasl her anna etki ettiini ve bilin
cini ne kadar gl biimde doldurduunu gsterir.
105

Avcla dayal retim tarz

Yukan Paleolitik dnemin resimleri arasnda da totem danslann a


ntranlar vardr. Daha nce szn ettiimiz Trois Frares Maaras'nda
da bulunan ve geyik, bayku, yarasa, at gibi hayvanlann eitli ksmla
nn temsil eden giysiler giyinmi, dans eden byc figr bu adan
olduka tipiktir. Bu resim, Solomon Adalan'nda yaayan ve totemi balk
olan klanlann, bana, el ve ayaklanna, balk ve balk paralan tututura
rak, giyerek dans eden byclerini anmsatr (Blanc A. C. 1966: 121).
Ayn durum, Amerika Pueblo Kzlderililerinde antilop gibi giyinerek
dans eden byc ile de benzerlik gsterir (Hoebel E. A., Weaver T.
1979: 175) .
Totemist bilin formasyonunun sihirci dnceyi de kulland ya da
sihirci dncenin totemist bilin iine girdii grlr. Klan efinin, l
drlen totemin etinden bir para yemesi totemi iselletirmek ve sonu
ta onun gibi yaratc, kutsal, ata olma istei, bynn temas ilkesi ile rt
r. Totemin bir parasn fizyolojik olarak sindirmekle, onun gibi olmak,
onunla btnlemek amalanr. Totem hayvann byynn ve dav
ranlannn tasvir edilmesinde, onu oaltmak, yaatmak istei gizlidir.
Bu da sihrin benzetmeci yann yanstr. Benzer ekilde Yukan Paleolitik
maara resimleri ile gnmz klanlarnn kum zerine izdikleri totem
resimleri de ayn amac tar. Maara resimlerindeki hayvanlann en azn
dan bazlan ilkel topluluun totemiydi ve topluluk resmederek totemini
etkilemeye alyordu. ok daha sonralan, totem hayvan trnn avlan
ma neticesinde azalmasyla birlikte ve ada ilkellerde gzlemlendii
gibi, azalan hayvan trnn toplumsal yaamdaki nemini yitirmesi so
nucunda, bu totemik uygulamalar yalnzca trenlere skp kald. Totem
trenleri ekonomik balamndan koptu ve salt bysel alanla snrland
(Thomson G. 1988a: 48) .
Sonu olarak, totemizm insan toplumlannn klan rgtlenmesinin bi
lin yapsdr. nsan bilincinde toplumla doann hemen hemen bir ve
ayn eyler olduklan ynndeki daha ilkel sinirci bilincin almakta ol
duu, toplumun salt toplaycln tesine geerek doay dntrme
ynnde retici faaliyete yneldii bir aamaya denk gelir. Artk, doaya
bamlln, doann tamamna deil, belli bir bitki ya da hayvan trne
1 06

Dinin Toplumsal Kkenleri

dayanmakta olduu gerei bilince yansmtr. Bu tr totemdir. Totem,


toplum iin her eydir. Ona can veren, gelecei belirleyendir. Bu somut
gereklik totemist bilinci gelitirir ve sihirci bilin bu yeni bilin formas
yonu iinde bir kalnt olarak varln srdrr. Artk insan dncesi
gerekliin daha derinlerine inebilir, eyleri l-beli kategoriler halin
de sistematize edebilir. Bu dnce yapsnda, totem, klan, dier klanlar
ve doann kalan ksm farkl kategorilerdir. Bu kategoriler arasndaki
ilikileri kuran ba totem 0er) dir.
Totemin topluma can veren gc sosyal yaamn her anna yansr.
Toplum totem hayvan yaatmak isterken, aslnda onunla zdeletirdii
kendi varln srdrmek ister. Burada da benzetmeci bilincin izleri
vardr. O halde eldeki tm olanaklarla (ki bunlar yine nemli oranda
sihirsel tekniklerdir) , totem tr oaltlmal, daim klnmaldr. Bu
dng iinde totem hayvann oalmas, insan soyunun devam anlamna
gelir. O halde totem atadr, totem yaamdr, totem toplumdur ve (balan
tl olarak) ileriki aamada totemi yemek tabudur.
Dnyay alglayn ve onu deitirme, kendi denetimine alma amac
nn bu dzeyi, doal toplumsal olaylan yine doann kendi ierisinde ve
doal yasalarla aklamaya alr ve olgular-olaylar arasnda gerekte
var olan ilikileri kavramaya ynelir. Bu abada ulalan bilisel, kavram
sal sonular da olgu ve olaylarn akn etkilemek zere kullanlr. Bili
sel dnyada, hala, doast, mutlak, bilinmez, anlalmaz, soyut, tanr
sal nitelikte, nesnel gerekliin dnda herhangi bir g yoktur. nsan,
iinde yaad ve kendi toplumsalln belirleyen dnyada, o dnyann
somut gleri, sreleri iinde, dnyann somutluunun dnda-tesin
de-stnde herhangi bir dolaym arayna gerek hissetmeksizin, ayn
somutlukta dnr, eyler. Her eyi tam bilemiyor olsa bile, gereklii
bilinebilir olarak kabul eder. Bu bilin yaps, dorudan doayla kuru
lan ilikilerin yansmasdr. Kavramsal dnya ileri derece gelimemitir,
ama, yaam totem-toplum dngsn bilince karm, bilin, aynen ya
amda olduu gibi anlamlanmtr. Totemin kutsall onun gereklikteki
gcnden gelir. Totem hayvann toplum asndan tad yaratc g
ilevi, onun dorudan nesnellikte toplum asndan tad somut anlam1 07

Avcla dayal retim tarz

la ilikilidir. Nitekim, toplumu besleyen, yaatan totem trdr. Toplum


totemle beslendii iin, totem toplum iin yaratcdr. Bu bak, herhangi
bir ekilde, dindeki anlamyla kutsallk, yaradanlk iermez. Bilin totem
dnda g ve kutsallk yaratmak gerei hissetmez. Toteme somut ya
amda grd ilevselliin tesinde bir kutsallk biilmez. nk, top
lum kendi varln aklamak ve srdrmek iin herhangi bir gce ge
rek duymaz. Toplumun gc kolektivizminde, komnal ilikilerindedir.
Kendisini herhangi bir ulalamayan gce boyun edirecek eziklik hissi
mevcut deildir.
Totemist bilin, art besinin, uzmanlamann, i blmnn, snfsal
katmanlamann, gruplar ve bireyler arasndaki eitsizliklerin henz or
taya kmam olduu ilkel bir toplumsal yapya karlk gelir.
Fakat bitki ve/ya da hayvan retim faaliyetinin ortaya kt aamada,
yani, art rn elde edilerindeki farkllk temelinde birbirleri karsn
da farkl karlar gelitiren toplumsal yaplann-snflann belirdii dnem
de, bu spontan materyalist dnya gr ve spontan "bilimsel" yaklam
da zlecektir. Spontan materyalizmin zl toplumun zly
le gerekleecek ve toplum kendi iindeki atmac ilikilerden, gc
temsil eden kurumsallktan korkuyu ve akn bir gce snma ihtiyacn
renecektir. Ancak bu zlme de bir anda gereklemeyecek ve yine
evrimsel bir sre izleyecektir.
te biz, u anda bu srecin banda bulunuyoruz.

1 08

Drdnc Blm

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas


1) Toplumsal organiz.asyon: Komnal yaplarn ykl

Yukan Paleolitik dnemin sonlarna doru dnya ikliminde yumuama


balad. iklim deiikliini tarihlendirmek zor. Ama, yaplan alma
lar, yaklak 20 bin yl ncesine iaret ediyor. Bu deiiklik sonucunda
Avrupa ve Asya'y kaplayan tundralar ortadan kalkt ve buzullar kuzeye
ekildi. Avrupa'da boalan alanlar ormanlar kaplad. Orman kuann
kuzeyinde balklkla geinen ve yan yabanl ren geyii srlerini gden
topluluklar ortaya kt. Yine Avrasya'da orman kuann gneyinde, ba
lkln yan sra yay kullanarak yaplan kk hayvan avcl geliti.
Asya'da ise, zellikle gnmzn Ortadou'suna denk gelen blgede,
akarsularn evresindeki vahalarn bld ller yaygnlat. iklimsel
ve corafi deiim, daha nceleri avlanmakta olan sr hayvanlarn yok
etti, bir yandan da, ormanlar iinde kalabalk insan topluluklarnn yapt
srek av olanaksz hale geldi. Ortadou'da yaam emberini bir ylda
tamamlayan tahl trleri yaygnlat. Bozkrlarda koyun, kei, ceylan gibi
kkbalar artt. Ortadou'nun daha ykseklerdeki yaylalarnda yabanl
sr ve at srleri dolar oldu (Wells C. 1984: 26; Childe G. 1988: 54;
Diakov V., Kovalev S. 1987: 28; Teber S. 1985: 88; enel A. 1985: 126;
Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 183; enel A. 2014a: 228) .
Sonuta insan toplumlarnn geim biimi de deiti. Tundralarda s1 09

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

iiler halinde dolaan hayvanlar srek avyla avlayan toplumlar, bu sii


lerin ortadan kalkmas sonucunda yitip gitti. Yukan Paleolitik avc top
lumlar avclkta uzmand. Uzmanlklar, iklimsel dnm karsndaki
gszlkleri oldu (Childe G. 1983: 39; enel A. 1985: 83 ve 126) .
Tann ve hayvanclk ncesinde giilen kk avcln teknolojisi
mini talard. Bunlar Yukan Paleolitik aletlerinin aksine, ok daha k
k, Neolitik dnem teknolojisinin aksine cilalanmam ya da daha az
cilalanm talard. Mini talar bir ksa sopaya tutturulduunda bak,
uzun ve ince bir ubua tutturulduunda ise ok oluyor ve kk hayvan
larn uzaktan avlanmasna olanak tanyordu. te tanna dayal Neolitik
uygarlk ncesindeki bu dnem "Mezolitik dnem" olarak isimlendirilir
ve gnmzden 15 bin ile 10 bin yl ncesini kaplar.
Ayn dnemde, insan hayvanlar evcilletirmeye de balad. Hayvanlar
evcilletirmenin yaran avcln rastlantsallndan kurtulmak oldu (e
nel A. 20145a: 256) lk evcilletirilen hayvanlardan kpek, insann canl
ara takmnn ilk parasn oluturdu. Kpek kk avcln verimini
artrd, insan topluluklarnn koruyuculuunu stlendi. nsann tek ba
na yapabildii kk avclk ve balkla ek olarak yabanl tahl topla
ycl da Mezolitikte geliti. Yaanlan evrede zaten bu bitkiler gayet
boldu. nsann yabanl tahllarn, meyve ve hayvan etine gre daha kolay
ve uzun sreli olarak depolanabilir olduunu fark etmesi, kendisini bun
lar toplayarak biriktirmeye yneltti. Depolama faaliyeti, ayn zamanda
yerleik yaama geie de izin veriyordu. Bu yerleik yaam tann eko
nomisi ncesindeki yerleiklikti. Yabanl tahl toplaycl evcilletirilen
hayvanlarn zamanla siiler halinde beslenmesine, bylece hayvanc
ln gelimesine de olanak tand. Urla Biris'te ve Dou Akdeniz'deki
Natuf yerleim yerinde yaam tarz Mezolitik kltii yanstr. Buralar
daki topluluklar hem kk avclkla hem de yabanl tahl toplayclyla
geiniyorlard. Tann (Neolitik) ncesinde yerleik yaama gemilerdi.
lenler kiisel eyalaryla gmlyordu ve bu zel mlkiyetin varln
gsteriyordu. stelik zel eyalarn kymetleri arasnda farkllk da vard.
Bu da toplumsal bir hiyerariye iaret ediyordu (enel A. 2014a: 229-244) .
klimsel deiikliklerle birlikte Yukan Paleolitik avc toplumlar
1 10

Dinin Toplumsal Kkenleri

ortadan kalkarken, tm yaamlarn avcla dayandrmam toplumlar


iin sre fakl geliti. Doadan asalak biimde yararlanma temeline
oturan avcln tesinde, doann retim faaliyetiyle dntrlmesine
dayanan hayvanclk ve tarm ilerini bu toplumlar gelitirdiler. Child
(1983: 39) bu gelimeyi "ekonomik ve bilimsel devrim" olarak niteler ve
"Neolitik devrim" olarak tanmlar. Child'a gre, devrimi baaranlar eski
ta devrinin en ileri vahileri deildi. Magdelenian topluluklar Pleistoce
ne an evresel koullarndan yararlanma yolunda byle bir devrimi
gerekletiremeyecek kadar uzmanlamlard. Tersine bu devrimi baa
ranlar gneyin uzak blgelerinde yaayan daha az uzmanlam ve daha
az parlak kltrler yaratm olan daha mtevaz gruplard.
Neolitik devrimi gerekletirecek olan gruplar da balangta avclk
ve toplayclkla geiniyorlard (enel A. 1985: 127; Child G. 1983: 39) . Ok,
yay ve mzrak kullanyorlard. Ok ve yayn ucuna takmak zere mikrolit
ta aletler gelitirmilerdi. Aynca, akmak tandan yaptklar bu aletle
ri, aatan sopalar zerine kakarak keskin azl, testere grnml ve
mzrak benzeri aralar da retmilerdi (Wells C. 1984: 26; Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 183) . Bunlar balk avlamak iin de kullanyorlard. Ba
lklk iin ellerinde aynca zpknlar vard. M ikrolit aletler daha gelikin
bir teknolojiyi ifade ediyordu (enel A. 1985: 128) .
klimin yumuamasyla Avrupa'da ormanlarn yaygnlamas srek
avn olanakszlatrmt. Artk sk aalar arasnda gruplar olarak
avlanlamyordu. Bu nedenle, avclar ok ve yaylarn imdi tek balar
na kullanmak zorundayd. Kpek ite bu srete devreye girdi. Kuvvetli
koku alma yeteneiyle av srasnda avcya yardmc oluyor, onu yrtc
havyarlara kar da koruyordu (Gven B. 1984: 179; Diakov V., Kovalev
S. 1987: 29; Wells C. 1984: 27) .
Et, st vb. rnlerinden yaralanmak amacyla hayvanlarn evcilletiril
mesi yakn Dou'da oldu. Filistin'de Vadi Fallah denilen yerdeki maara
larda yaayan insanlar (zellikle Natifua Maaras'ndakiler) , uygun iklim
koullarn deerlendirmesini bilerek koyun ve keiyi evcilletirmeyi
baardlar. Ayn blge buday ve arpa gibi tahllarn yabani trleri asn
dan da zengindi. Hayvanlarn evcilletirilmesinde yabani tahllarn byk
111

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

nemi oldu. Bu dnem tann ve evcil hayvan yetitiriciliinin balang


aamasdr. Hayvanlar byk kaya yntlar arasndaki kmaz sokakla
ra sktrlyor ve ilkel oraklarla biilen yabani tahllarla besleniyorlard
(enel A. 1985: 129) . Hayvan ve bitki retimi bu aamada da yoktu ve
toplumlar doadaki hazr bitki ve hayvanlardan bir st kltrel geliim
basamanda yararlanyorlard. Ancak insann evrim aac tann ynne
u vermiti. te bu aama "deviricilik" olarak tanmlanr. Natifualarn
yaadklar blgelerde evcil bitki trlerine rastlanmamas, tann ve hay
vancln geliiminin n aamasnda deviriciliin bulunduu tezini des
tekler.
Filistin'de Natifua Magaras'nda balayan bu sre, ok ksa sre
iinde, "Verimli Yanmay" denilen blgeye yayld. Verimli Yanmay,
Filistin'de balayp, Gneydou Anadolu'ya doru ykselen ve Mezo
potamya ve ran Kiezi'ne doru akan bir blgedir. Bu blgeye bu ad
veren kii, blgenin insann kltrel geliimi asndan tanmlaycln
dikkate alan, tarihi Breaster'dr (Gven B. 1984: 186) .
Deviricilik bundan 12-10 bin yl nce Natifua'da balam oldu. Gn
mzden 7000 yl nce, Irak'n Jarmo denilen yerleim yerinde buday ve
arpa evcilletirildi. Tann buradan Ortadou'nun dier yerlekelerine ya
yld (feber S. 1985: 90; Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 193) . Kimi yazarla
ra gre, tann, iklim koullarnn uygun olduu blgelerde Ortadou'dan
ok daha nce balad. rnein Gven (1984: 185) Gney Asya'da tann
devriminin Ortadou'dan 1000 yl nce baladn, Hoebel ve Weaver
(1979: 197-198) tannn bahecilik biiminde gelitiini yazarlar. Diakov
ve Kovalev (1987: 53) ise Yenidnya' da tannn, Eskidnya'da ise hayvan
cln daha nce gelitiini ileri srerler.
Hayvanclk ve tann yakn Dou ile Avrupa'da da farkl izgilerde ge
litiler. Bunu koullayan blgelerin farkl corafi ve iklimsel zellikleri
oldu. Kk sulama tann yakn Dou'da yaplyordu. Burada Jericho,
Jarmo ve atalhyk gibi yerleimler rmak sularnn kenarndayd ve
buralarda tanna gemek kolay oldu. Avrupa'da ise tann, ancak, orman
larn kesilmesiyle alan alanlarda yaplabiliyordu. Ormann almasy
la elde edilen arazinin zengin humus karakteri topran yumuakln
1 12

Dinin Toplumsal Kkenleri

salyor, bu toprak sabansz da kolaylkla srlebiliyordu. Tannn by


lesine "tarla ama tann" deniliyordu. Tarla ama tann zellikle O rta
Avrupa'da Tuna Nehri evresinde yaygnd. Ama ounlukla yamur su
yuna muhtat, bu nedenle de gebe bir tann ekliydi. nk, orman
dan elde edilen toprak bir sre sonra verimini yitiriyordu. Tarla ama
tann gebelik yoluyla retiliyor, yaygnlayordu (enel A. 1985:
149-150; Child G. 1983: 45) . Avrupa'nn sk ormanlk yaps ise tannn
yaygnlamasn engelleyen bir faktrd. Btn bu etkenlerin bileik et
kisi sonucunda tann Ortadou'dan ancak binlerce yl sonra Ege Adalan
zerinden Tuna boyunca Avrupa'da yayld (Gven B. 1984: 196). Teber
(1985: 134) tannn bu rota zerinden Avrupa'ya geiini gnmzden
7000 yl ncesine tarihlendirir.
Bylece, tarmla birlikte Yakndou'nun mikrolitik kltr de
Avrupa'nn gl ve nehir kenarlarnda yaygnlat. Ormanlarn skl ne
deniyle, Avrupallar tahllarla pek uramadlar, daha ok kk mey
veler yetitirdiler. Avrupa orman insanlarnn karakteristik retim arac
keskin kenarl baltalard ve ormanlar baltayla alyordu (Hoebel E. A.,
Weaver T. 1979: 187; Child G. 1986: 69) .
Yakn Dou ile Avrupa'nn geim kaynaklarndaki bu farkllk yaam
biimlerini de farkllatrd. rnein Asya'da Avrupa'ya gre ok daha
nceleri yerleik yaama geildi. Yakn Dou'nun ilk yerleik yaam yeri
olan Jericho'nun tarihi 7800-8000 yl ncesi iken, Gneydou Avrupa'nn
ilk yerleim yerlerinden birisi olan Argissa'nn tarihi gnmzden ancak
5000 yl ncelerine denk gelir (feber S. 1985: 136 ve 146) . Tarla ama
tann gebe bir tannd ve tannn Avrupa'ya zg ve geici bir aama
syd. Hayvanclk ise gebelie engel olmayan, hatta onu gerektiren
bir retim biimiydi. Yerleik yaam koullayan tannd (enel A. 1985:
140) .
Hayvanclk ve onunla birlikte gelien deviricilik, ilk kez avclk d
neminde ortaya kan cinse dayal iblmne yeni boyutlar kazandrd.
Erkek avla ilgilendiinden, avn trevi olarak deerlendirilebilecek olan
hayvanclk da erkek ii olarak geliti (Berktay H. 1989: 91). Devirilici
lik ise toplayclktaki uzmanlamann sonucunda ortaya kt (enel A.
1 13

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

1985: 141). Toplayclk gibi, deviricilik de kadnlarn ii oldu. Binlerce


yl boyunca kadnlar, toplayclk urann iinde ok deiik bitki trleri
arasndan verimli yabanl taneleri ayrarak deviricilie ilikin bilgi birik
tirmilerdi. Deviricilik daha sonra tarma doru evrilecekti (Childe G.
1983: 46; Diakov V., Kovalev S. 1987: 33) .
Hayvanclk ve tarm ayn yaam biimlerini koulluyordu. Kimi klanlar
hayvanclkla kimi klanlar ise tarmla urayordu. Bylece tarm ve hay
vanclk biimindeki iblm klanlar arasna da girdi. Klanlarn hangi
retim biimini geim arac olarak seecekleri onlarn iinde yaadklar
iklimsel ve corafi koullar tarafndan belirleniyordu. Hayvanclkla u
raan klanlar gebe, deviriciler ve sonra da tarmla uraanlar daha
yerleikti. Daha sonra sabann bulunuu, hem Asya'da hem de Avrupa'da
byk lekli ve tam yerleik tarmsal ekonomiye izin verdi.
Nehir kenarlarnda ya da ormanlarn arasndaki yumuak topraklarda
yerleerek tann yapan toplumlarla, bozkrlarda siilerini dolatran
gebe hayvanc toplumlar, i ie girmi mozaik bir yapy oluturuyor
lard. Belli bykle ulaan hayvan siileri zel bakm gerektiriyor,
zellikle yazlarn scak getii blgelerde hayvanc toplumlar siilerini
dalara karmak zorunda kalyorlard. Bilindii gibi, ilk iblm fizyo
lojik temelli olarak ve cinse dayal biimde avclk ekonomisinde ortaya
kmt. Klanlar arasnda hayvanc ve tarmc biimindeki iblm ise
ok daha sonralan gelimi oldu ve toplumsal temelli ilk farkllamaya
iaret etti. te bu olgu "birinci toplumsal iblm" olarak isimlendirilir
(Zubritski Y .. Mitropolski, Kerov V. 1980: 53) . Engels de Ailenin, zel
Mlkiyetin, Devletin Kkeni isimli eserinde (s: 191-192) hayvanc kabi
lelerin daha aa dzeydeki dier kabilelerden ayrarak uzmanlatn
belirtir ve bu uzmanlamaya "birinci byk toplumsal iblm" adn
verir. Engels'e gre, tarm, hayvanlarn yem gereksinimlerini karlamak
zere hayvancln iinden ortaya kmtr.
Hayvanclk ve tarmla birlikte emek verimlilii de artt. Bunu retim
aralarnn gelimesi nceledi. Deviricilik, mikrolit akmak talardan
yaplan orak sayesinde baarld.
Emek verimliliin artmas art iin salyordu. Art ii n se, gnlk t1 14

Dinin Toplumsal Kkenleri

ketimden daha fazlasn retebilmek ve ertesi gn iin bireyler saklaya


bilmek demekti. Bylece, gnn tamamnda ayn biim ve ritimde al
mak zorunluluu ortadan kalkyor, dier uralar iin zaman kalyordu.
Art rn, art zaman ve art enerji anlamna geliyordu.
Hayvanclk ve tarmla toplumlar dzenli art rn elde eder oldular
(Childe G. 1988: 65; Engels F. 1987: 191) . Hayvanlar ldrlmeden sa
olarak saklanabiliyor, ekinin fazlas ve taneleri depolanabiliyordu. Devi
ricilik dneminde art rn biriktirilebildii, gnmzde deneysel olarak
da kantland. Harlan, yabanl budayn Anadolu'da halen bol miktarda
kendiliinden yetitiini grerek, 1967 ylnda bir deneme yapt. Filis
tin'deki toplumlarn kullanm olduklar oran aynsn kullanarak saatte
bir kilogram kadar baak kesilebileceini, becerikli bir ailenin haftalk
normal tempolu bir almann sonunda yllk budayn toplayabilecei
ni gsterdi (Gven B. 1984: 189) .
Art rne ilikin olarak arkeolojik kalntlar da nemli veriler sunar.
Bunlar tketim fazlasnn depolanmas amacyla kullanlm olan erzak
depolardr. Depolarn yaplndaki ama, hasatla elde edilen yiyecein
bir sonraki hasat dnemine kadar saklanabilmesidir. rn depolarna
Natifua, Merimde, Fayum, Kln-Lindenthal gibi farkl corafyalara dal
m ilk yerleim yerlerinde rastlanmtr (Child G. 1983: 46; Hoebel E. A.,
Weaver T. 1989: 186) . Fayum'daki kylerde rastlanan ambarlar evlerden
bile byktr ve ileri hasr sepetlerle doludur. Toroslar'n gneyindeki
ayn yerleim yerindeki kazlarda da depolama amal yaplm olduk
lar anlalan ukurlar bulunmutur (Childe G. 1988: 65) . Bunlar gn
mzden yaklak 9500 yl ncesine aittir. atalhyk'te de gnmzden
yaklak 8250-7400 yl ncelerinde ina edilmi ve depo ve kiler olarak
kullanldklar anlalan odalar vardr (Teber S. 1985: 100, 101, 1 10) .
Art rnn elde edilii deiik retim biimlerinin gelimesine de ola
nak tand (Berktay H. 1989: 88) . Bunlar hayvanclk ve tarmdan elde
edilen rnlerin ilendii zanaatlk faaliyetleridir. tk nce, ormandan
tarla amakta kullanlan ta baltalarn retildii marangozluk ve ta ile
mecilii balad. Sonra, tahl rnlerinin saklanmas iin scaa ve sou
a dayankl, su tutan toprak mlekler yapld. Bu tip mleklere ilk ola115

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

rak Natifua Maaras'nda rastland. Yakn Dou'nun ve Msr'n en eski


yerleimlerinde dokumaclk yaplyordu. Aynca, Avrupa'da madencilik
yapldna iaret eden ta ocaklar ortaya karld (Childe G. 1988: 6873; Childe G. 1983: 40; Diakov V., Kovalev S. 1987: 59).
Zanaatlk da fizyolojik temelli iblm zemininde ortaya kt. Dev
iricilikte uzmanlaan kadnlar, deviricilikle balantl olan mlekilik
ve dokumacl da gelitirdiler (enel A. 1985: 158-159) . Balangta za
naatlk tam gn bir ura deildi ve tarm ve hayvancl tamamlayan
bir geim biimiydi (Childe G. 1988: 68) .
Hayvanclk ve tarmn ilk evrelerinde yine klan tipi bir toplumsal
organizasyon vard (enel A. 1985: 127) . Cologne yaknlarndaki Kln
Lindenthal yerleim yerinde bu organizasyonun arkeolojik kalntlar
bulunur. Burada 28 dnmlk bir alanda, birbirine paralel olarak ina
edilmi 21 evden oluan bir ky yaps vardr. Evlerden bazlar 30 m
uzunluunda ve 6 m geniliindedir. Bu yap, bilim insanlarna burada
bir klann yaamakta olduunu dndrr (Childe G. 1983: 43-44) . Bu
evlerde, gebe tarmla geinen ve Tunallar diye isimlendirilen toplum
lar barnyordu. Yakndou'nun ilk Neolitik ky kalntlarndaki (ayn
gibi) byk yaplar da klan yaamnn kant saylr (enel A. 1985: 153) .
Hayvanclk ve tarmn ilk balardaki ilkel dzeyi, avc toplumdan dev
ralnan klan organizasyonunun devamn gerekli klyordu. Hayvanlarn
kontrol altna alnarak srler haline getirilmesi bireylerin tek balarna
yapabilecekleri trden bir i deildi. Ayn ekilde, tarlalarn almas, bu
alanlarn zararl otlardan temizlenmesi de, hep birlikte almay, uzun
sreli ve youn emek vermeyi gerektiriyordu.
Gnmzde ada ilkel toplumlarn yapt tarmda da bu ortaklaa
aba zorunludur. rnein Yeni Gine Papualar'nda nce tm erkekler
ucu sivri sopalarla topra kabartrlar. Sonra kadnlar kabartlm topra
bellerler. En sonra ie dahil olan ocuklar ise toprak keseklerini elleriyle
ufalayp, talarn ayklarlar. Bundan sonraki ekim, apalama, parazitle
re, kulara, kemirgenlere kar koruyuculuk ve hasat ileri ounlukla
kadnlarca ortaklaa yaplr. Bu rnek, kadnn ilkel tarmdaki arlkl
rolne de iaret eder (Diakov V., Kovalev S. 1987: 38) . te ilk toplum1 16

Dinin Toplumsal Kkenleri

lann tann iin birlikte ortaya koyduklan bu youn aba, klan tarz bir
toplumsal rgtlenmeyi gerekli klyordu. Hem yakn Dou'da akarsu
kenarlannda yaplan ve ksa srede yerleik yaama gemeye frsat ta
nyan kk sulama tann, hem de Avrupa'da ormanlan aarak yaplan
gebe tarla ama tann, klan yelerinin dayanmasn gerektiriyordu.
Emek verimliliinin dkl topluluk yelerini dayanmaya mecbur
brakyordu.
Toplumlann hayvanc ve tanmc toplumlar olarak uzmanlamalan bir
yandan emek verimliliini ykseltip art rn yaratt, bir yandan da rn
eitliliinin artmasn salad. Artk toplumlar yalnzca hayvanclk ya da
tanmclk yapyorlar ve her ikisini birden daha ilkel formlanyla yapmakta
olduklar dnemlerden daha uzmanca ve verimli biimde alyorlard.
te yandan, tarmn giderek yerleik yaama doru ynelen yaps, hay
vancln tanmla birlikte ayn anda uzmanca yaplmasna zaten elverili
deildi. nk byk srleri beslemek iin gereken yiyecek en azn
dan mevsimsel bir g ritmini gerektiriyordu. Mevsimsel g ise ancak
kk lekli, bahecilik tarzndaki tarm ekonomisine izin veriyordu.
rnein, Parkinson (1984: 40) hayvanc topluluklarn yazlk ve klk ot
laklar arasndaki gnden sz eder ve belirli bir yerleim alanna sahip
olmamalarnn, yaama biimi tarm olan toplumlara gre bata gelen
farkllklar olduunu belirtir. Tarmc yaamn yerleiklii, uygarln
geliimi bakmndan daha ok ey vaat ediyordu.
Toplumsal retimin obanlk ve tarmclk biiminde uzmanlamas,
ayn zamanda bir fakirlemeye de iaret eder. oban toplumlar tarm,
tarmclar ise hayvan rnlerinden yoksundurlar. Bylece uzmanla
maya bal eitlilik ancak deiik geim biimine sahip toplumlarn
btnsellii dikkate alndnda geerlidir. Nitekim, uzmanlamada
ki ilerlemeyle birlikte, oban ve tarmc toplumlar arasndaki ilikileri
gelitirecek ynde bir gelime oldu ve bu gelime uzman toplumlarn
kendi ekonomileri iinde yeni bir denge durumu yaratt.
Toplumsal art rnn ortaya k ve birinci toplumsal iblm,
klanlarn birbirlerinin art rnlerine gz dikmeleri sonucunu getirdi. Ar
tk bir klann depolarndaki erzak dierlerinin itahn kabartyordu. By117

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

lece klanlar arasnda zora dayal, sava ilikiler geliti. Verimli tann
topraklan, meralar, hayvan srleri fetih ve yama kltrnn nn
at (Ertop K., Yetkin . 1985: 13) . Art rnn toplumun ancak yakn
gelecekteki gereksinimlerini karlayabilecek kadar az olduu dnemde
bile sava olasl beliriyordu.
Sava, zellikle birbirlerinin rnlerini retemeyen klanlar arasnda
olasyd. Art rn oban ve tarmc klanlar kar karya getiriyordu
(enel A. 1985: 186) . Neolitik dnemde, Kuzey ve Orta Avnpa'da he
nz igal edilmemi ve tarma uygun arazilerin ktlamas, herkesin
herkesle savamasna neden oluyordu (Child G. 1983: 51; Parkinson C.
N. 1984: 43) . Yakndou ve Orta Avrupa'nn yerleim yerlerinin ilk d
nemlerinde sava izine rastlanmamas ilgintir. Oysa, buralarn (rnein
Lindenthal'in) son katmanlarnda, ky evreleyen hendek ve surlar ve
ayrca mezarlardaki sava baltalar ve akmak tandan hanerler savan
varln gsterir (Child G. 1983: 51-52; enel A. 1985: 187) . Benzer bir
rnek Filistin'deki Jericho yerleim yerinde karmza kar. 9250 yl n
cesine ait olan Jericho'nun ilk katmanndan elde edilen bulgular, burada
yaayanlarn daha ok avclk ve toplayclkla geindiklerini, hayvanlar
ise yeni evcilletirdiklerini gsterir. Bu dnemde Jericho mtevazi bir
yaam alan durumundayd. Aradan 1250 yl getikten sonra tablo tmy
le deiti. ehir byd ve evresi 1,6 metre kalnlnda, 3,9-4,3 metre
yksekliinde, 8 metre apl ve merdivenlerle klabilen gzetleme ku
lelerini de barndran tatan bir duvarla evrildi (feber S. 1985: 90-93) .
Buradakiler artk ileri dzeyde gelimi tarmla geiniyorlard. Bu haliyle
Jericho'nun tarihsel sreci Lindenthal'inkine tamamen benzerdir.
Hayvancln gebe karakteri, oban klanlarn retimsel boyutlu bir
eksikliini de yaratt (enel A. 1985: 2 1 1 ) . Kk sulama tann yapan
yerleik iftilerle tarla ala tann yapan yan gebe iftiler kendileri
ne yeter bir ekonomiye sahiptiler. stelik bu toplumlar yine kendilerine
belli llerde yetecek kadar obanlk da yapabiliyorlard. Oysa, yaz ay
larnda daha serin ve yal ve otun bol olduu yaylalara gmek zorun
da olan ve k aylarnda da yeniden daha alak ve lman da eteklerine
dnen oban toplumlar iin ayn ey sz konusu deildi. Bu toplumlar
1 18

Dinin Toplumsal Kkenleri

yllarnn zaten uzun bir ksmn yollarda geiriyorlard. Tarla srmek,


taneleri ekmek, sulama yapmak, otlan ayklamak, ekinleri bimek iin
zamanlan yoktu. Bu nedenlerle obanlar nemli tahl al iindeydiler.
lte oban ekonomisinin yetersizlii bu noktayla ilikilidir.
Bylece, obanlar iin tarmc kabilelerin ambarlar, yamalanacak, el
konulacak gz kamatran hedeflerdi. Birinci toplumsal iblm oban
ve tarmc topluluklar arasndaki sava ilikilerin nesnelliini olutur
du. obanlar, yine ekonomilerinin koullamasyla, ayn zamanda kolayca
sava dzenine girebilen bir toplumsal yapya da sahiptiler. Gebe o
banlarn yaam biiminin, pek ok bakmdan askerlerin yaam biimine
benzedii ve kolayca ordu dzenine geme yeteneine sahip oldukla
r belirtilir (enel A. 1985: 213) . Gebe obanlar iyi bir askerin temel
zelliklerine sahiptiler. Beden gc, yreklilik, zgven, saldrganlk,
gereken enerjiyi de iinde barndran tembellik, evini zlememe, yerine
yurduna baml olmama, tek bir amaca ballk, bunlarn hepsi daha sert
yaradll ve atak, sava insanlarn zellikleriydi (Parkinson C. N. 1984:
45) . Bu karakter yaps, klan toplumunun kolektivist atmosferi iinde, or
tak ve ayn ama evresinde kolayca organize olmay da salyordu.
Tarmla geinen toplumlar, obanlann aksine, yerletikleri topraklan
brakamyorlard. Hareketli sava planlar yoktu. Onlann yaam, yer
leik olduklar topra iyiletirmek, ekini serpmek, rn bimek gibi
zamana bal ileri planlamakla geiyordu (enel A. 1985: 164) . Tann ya
am yerleikti. Yerleilen toprak anlam kaznyor ve vatan olarak deer
leniyordu. Vatann gelitirilmesi, imar edilmesi ve daha yoksul ve ancak
saldrgan olan obanlara kar korunmas gerekiyordu: " ( . . . ) Toprakla
uraan insan, onun dnda bir ey aramayacak kadar topran verim
li klmaya eilmitir. Girdii kavgalan hibir zaman kendisi balatmaz.
nsanlarn en barlan, en ok ac ekenleri olduklan halde tarlalanna
kar saldranlardan nefret ederler ve gebe kabilelerle, bunlann hay
vanlarnn tarlalarna girip ekinlerini yedikleri ilk gnlerden beri kavgaya
balamlardr." (Forde'dan aktaran: Parkinson C. N. 1984: 44). lte ta
rmc toplumlar, bu atmosfer iinde, yerleim yerlerinin evresini surlar
ve hendeklerle kuatmaya baladlar.
1 19

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

Sava toplumlara (zellikle kolayca askerileebilen hayvanc toplum


lara) dierlerinin maln, mlkn yamalama ve el koyma olana ve
riyordu. Sava, obanlar iin, zamanla toplumsal serveti artrmann yolu
oldu (Berktay H. 1989: 91). te yandan, ezamanl olarak, emek verimli
liindeki art toprakla ve hayvan srleriyle ilgilenecek daha fazla emek
gc gerektiriyordu. Emek gc alma nesneleri karsnda yetersiz
kalyordu. Artk, doann daha geni bir ksm, daha geni bir evre,
almann konusu yaplabilecek durumdayd. Sonu olarak, savalarda
insan da yamann konusu oldu, yenilen kabilelerin insanlar esir edilme
ye baland. lk kleletirmeler bu ekilde gerekletirildi. Sava kleli
i yaratt, klelik savaan kabileler arasndaki iliki biimi olarak geliti
(Parkinson C. N. 1984: 51). Sava, esirlik, kleletirme gibi insann zne
ters, snfsal ierikli gelimeler, ironik bir biimde, toplumsal geliimin
ve emek verimliliindeki artn belli bir aamasnda ortaya ktlar. En
gels Ailenin, zel Mlkiyetin, Devletin Kkeni isimli kitabnda bu konu
da yle yazar (s: 193) : "Btn alma koullarndaki -hayvanclk, tarm,
ev, sanayi- retim art, insan emek gcne, insann kendisine gereken
den daha ounu retmek yeteneini kazandrd( . . . ) Yeni emek gle
rine bavurmak gerekli duruma geldi. Sava bunlar salad, sava tut
saklar kle haline getirildiler. Birinci byk toplumsal iblm, emek
retkenliini, dolaysyla servetleri artrp retim alann geniletmek, o
gnk tarihsel koullar iinde, zorunlu olarak klelii getirdi."
obanlarla iftiler arasndaki savalarn nitelii de zaman iinde
deiti. obanlar nceleri tarmclarn rnlerini talan ediyordu. Ancak
talann, bir sre sonra, tarmc toplumlar bir daha retemeyecek kadar
halsiz drd ortaya knca, obanlar talan brakp, tarmclardan
dzenli aralklarla vergi almaya baladlar. Bir sre sonra ise her tarmc
toplum kendisini farkl obanlarn talan ve yamasndan korumak iin
belli bir oban toplulukla anlaarak, onu kendisi iin koruyucu tutmaya
balad. Art rn smrs bylece ilk kez oban ve tarmc toplum
lar arasndaki bu sava ilikiler zerinden ekillendi. O zamana kadar
tarmclar retimlerini kolektif olarak gerekletiriyor ve art rnlerini
de eit ekilde aralarnda pay ediyorlard. Zamanla, art rne koruma
1 20

Dinin Toplumsal Kkenleri

grevi zerinden el koyan hayvanc toplumlar, tarmclarn topraklarna


yerlemeye baladlar. lte bu aamada smii ilikisi topluluk iine ta
nm oldu (enel A 2014a: 282) .
retici glerin bu gelime aamasnda bireyler artk, kano tokluu
iin gerekenden daha fazlasn retebiliyorlard. Ksacas, az bir kar
lk deyerek insan altrmann koullan ekilleniyordu. Bundan daha
nceleri, yani, emek verimliliinin insann kendi kano tokluunu sala
yacak miktardan daha fazlasn retmeye yetmedii zamanlarda, sava
tutsaklar ldiilyor ya da galip gelen klan tarafndan klan yesi olarak
kabul ediliyorlard (Diakov V., Kovalev S. 1987: 56; Zubritski Y., Mitro
polski, Kerov V. 1980: 62). Emek verimliliindeki art, insann klele
tirilmesini ekonomik bakmdan rasyonel hale getirdi, sava, en azndan
baz toplumlar iin, giderek geim biimi oldu. Yenilen toplumun mal
larna ve insan gcne el koymaya dayal sava ekonomisi dodu, hatta
sava giderek endstrileti (Ertop K., Yetkin . 1985: 15) .
Hayvanclk ve tann biimindeki i blm, bir yandan da, oban ve
tarmc klanlar arasndaki ticari dei tokuu yaratt. Ticaret dzenli iliki
hal ald (Engels F. 1987: 191). Hayvancln balang dnemlerinde ya
ayanlar, rnein Natifua Maaralan'nda ikamet edenler, Akdeniz'den,
Kzldeniz'den getirilmi olduu anlalan deniz hayvan kabuklarndan
gerdanlklar yapyorlard. Macaristan'da, Orta Almanya'da yaam olan
Tunallar yine Akdeniz'den getirilmi deniz hayvan kabuklarndan yapl
m bilezik ve kolyeler takyorlard. Batllar, balta ta yapmak iin kul
landklar obsidyen ve yksek kaliteli akmak talarn Yakn Dou'dan
elde ediyorlard, Bu veriler, birbirinden ok uzakta yaayan topluluklar
arasnda bile youn bir ticari ilikinin bulunduunu gsterir (Childe G.
1983: 47) . Childe'a gre (1988: 84) uzak toplumlar arasndaki bu dei
toku, ok uzak mesafelere mal ulatran tccar-gebe toplumlar saye
sinde mmkn olabiliyordu.
zellikle tannn gelimesi, ticaret asndan nemli bir eiin
geilmesini salad. Eskiden, deiik zanaatkarlk faaliyetleri, hayvanc
lk ve tann ekonomilerinin iindeydi. akmak tandan deiik aletleri
yapanlarn esas ii, hayvanclk ve/veya tanmclkt. retkenlikteki art
121

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

zanaatkarl da etkiledi, ayn zanaat alanlan uzmanlaarak ayrt, byle


ce bu alanlar tarm ve obanlk iinde amatrce yaplabilir olmaktan kt.
Artk, tarmc ve obanlarn kendi esas ekonomik faaliyetlerinin iinde
zanaatkarlk yapmalar retkenlii dren bir etki gstermeye bala
mt. Giderek zanaatkarlar tam gn uzmanlar oldular (Berktay H. 1989:
125-126) . Tarmla hayvancln ayr retim biimleri olarak ayrmasn
dan sonra zanaatn da uzmanlamasn Engels (1987: 195) "ikinci byk
toplumsal iblm" olarak adlandrr.
Bu gelimeyle birlikte emek verimlilii daha da artt. Zanaatlarn
rettiklerinin hibiri kendi gereksinimleri iin deildi. Bunlar oban ve
tarmc toplumlar iin retiliyordu. Zanaat, geinebilmek, yaayabilmek
iin rettiklerini hayvansal ve tarmsal rnlerle deitirmek zorunday
d. Dolaysyla, zanaatlk dorudan deiime ynelik bir uzmanlama
olarak ortaya kt (Diakov V., Kovalev S. 1987: 58) . Yani zanaatlk meta
retimine dayal ilk uzmanlamadr. (Marx Kapital'de meta iin yle
yazar -Cilt 1 , s: 55-: "Gereksinimlerini kendi emeinin rnleriyle do
rudan doruya karlayan kimse, gerekte kullanm deeri yaratr, ama
meta yaratmamtr. Meta retmek iin o kimsenin yalnzca kullanm
deerleri deil, bakalar iin kullanm deerleri, toplumsal kullanm de
erleri retmesi gerekir. Ve salt bakalar iin retmesi de yetmez. ( . . . )
Bir rnn meta olabilmesi iin, kullanm deeri olaca baka bir kim
seye, deiim yoluyla devredilmesi gerekir." Bakas iin zorla kullanm
deeri retenler (rnein kleler, feodal beyin topranda onun iin ta
rm yapan kyller) meta reticisi deillerdir.
Zanaatln kendi bana bir uzmanlk alan olarak ortaya k ma
den iletmeciliinin geliimine denk der. Bu gelime Yakn Dou'da
hayvanclk ve kk sulama tarmnn belirdii dnemde gerekleti
(Child G. 1983: 58; Childe G. 1988: 88) .
Hayvanclk ve tarmdaki gelimeler ile zanaatln farkl bir uzman
lk olarak ayrmas, art rnn, sava ve ticaretin ortaya k, avclk
ekonomisinde hi rastlanmayan gelimelerdir. Bu gelimeler, toplumsal
st yapya, yani klann sosyal organizasyonuna da yansd. Sava, klann,
en azndan belli bir sre iin sava dzenine girmesini, organize biimde
1 22

Dinin Toplumsal Kkenleri

hareket etmesini ve sava glerinin ynetilmesini gerektiriyordu. Bu


ii klan efi stlenmiti. ef ayn zamanda klann ortak atasnn, yani to
temin tm maddi ve manevi gcnn zerinde somutland kiiydi. Bu
nedenlerle, olaan olarak, sava srasnda klana nderlik de ediyordu.
te yandan, galip gelindiinde sava ganimet de salyordu. Yamala
nanlar yenilen klann kendi zor zamanlar iin saklad art rnlerdi.
Sonuta yenen klan yenilenin art rnn sahipleniyor, kendi mlkne
geiriyordu. Sava galip klana ihtiya fazlas rn salyordu. ef, klann
nne gemekle, soyun, klann srekliliini hem simgesel dzeyde hem
de gerek anlamda garanti etmenin sorumluluuyla ykmlyd. te
bu sorumluluun ve grubu sava dzeninde ynetmenin karl olarak,
galip gelindiinde, yamadan da daha fazla pay alyordu.
Olas bir sava tehlikesine kar da klan efinin artk farkl grev ve
sorumluluklar vard. Bir baka klana saldrlaca ya da bir saldr gs
lenecei zaman ef yine askeri gc rgtlemek ve nde yrmek duru
mundayd. efler, ite bu askeri grevleri nedeniyle, scak sava dnem
leri dnda toplumsal art rnden kendilerine pay almaya, dolaysyla
artk profesyonel ynetici konumuna oturmaya baladlar. Bu paya daha
sonralar vergi denildi (Thomson G. 1985: 87) . Vergi, dorudan art rn
(ayni) biiminde olabildii gibi, emek gcnn kleletirilmesi biimini
de alabiliyordu. Kleletirme, daha ok, yenilgiye uratlan klan yele
rinin ef tarafndan mlk edinilmesiyle gerekleiyordu. Yenilen klana
yaam hakk tannyor olsa bile, vergiye balanarak (Ertop K., Yetkin .
1985: 15) ve klan atalarnn sembol olan ef ldrlerek ya da klanndan
uzaklatrlarak (Berktay H. 1989: 143) , yenilen klann gemiiyle balan
koparlyor, onursuzlatnlyor, soysuzlatnlyordu. Sreklilik kazanan
savalar askeri nderlerin etkisini artrd, yama ve fetihten kazandk
lar servetle efler, varlk bakmndan klann dier yelerinden giderek
ayntlar. Oysa balangta her tr mlkiyet ortakt. Bu nedenle tarmc
ve oban klanlar arasndaki retim fazlalarnn deiimi klan kolektivite
sinin sembol olan ef araclyla gerekletirilirdi (Engels F. 1987: 192;
Thomson G, 1985: 89) . Sava ekonomisi, efin klan iindeki grevleriyle
birlikte konumunu da tmyle deitirdi.
1 23

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

Bylece efler klan iinde ayncalkl bir konuma yerletiler. Klann ko


lektivist anlay ve yapsnn srmekte olduu ilk dnemlerde, efin klan
iinde stlendii askeri ve ticari ilevlerin karl olan vergi, dier klan
yelerince gnll olarak deniyordu (Thomson G. 1985: 87) . Savan
bir geim arac olarak gelimesi ve deiimin retim srecinin aynlmaz
bir bileeni olarak organize olmasyla birlikte, efin klan iindeki konu
mu da eskisine gre farkllat.
ef giderek otorite oldu. nceleri, dier klan yelerince gnll olarak
verilen art rnle (vergi) otoritesini glendiren ef, elindeki art rn
artk kendi mlkn oaltmak iin kullanr oldu. Eskiden deneyimin,
bilginin, yan salad otorite, giderek zor ile btnleti ve askeri g
otoritenin sembol oldu. Berktay (1989: 130) bu gelimenin dilbilimsel
bir kantn Yunanca'dan sunar. Yunanca'da "geras" kelimesi hem "yal"
hem de "ayncalkl" anlamna gelir. Bu durum, Berktay tarafndan aynca
lklann balangta yallara tannan bir hak olduu eklinde yorumlanr.
Sonu olarak ef klan yaps iindeki askeri silahlan da kendi mlkne
geirerek otoritesini daha da glendirdi (Thomson G. 1985: 12) . Zaman
iinde toplumsal art rn daha fazla oranda tek kiinin elinde topland,
merkezileti. zellikle metal silahlann yapmndan itibaren sava eko
nomisi yerleti ve bu ekonomiyi yneten, kullanan eflerin toplumdan
aynmas hzland.
Zanaatlann da balangta tm klan iin rettikleri anlalyor. s
telik o zamanlar zanaatlk tam gn almay gerektiren profesyonel
bir retim biimi de deildi. Alet yapmnda, ta ve tahta ilemeciliinde
yetenekli olanlar, klan tarafndan, hayvanclk ve tann faaliyetlerinden
muaf tutuluyor, yetenekli olduklan zanaat faaliyetini gerekletirmele
rine izin veriliyor, bunun karlnda da klann ana gelir kaynandan
geimlik miktarda pay alabiliyorlard (Berktay H. 1989: 125- 126) . Maden
ilemeciliinin balamasyla birlikte, ilk kez tam gn zanaatlk geliti.
Madencilik ayn bir iblm alan olarak ortaya kt. Bylece zanaat
lk dorudan deiim amacyla rnler vermeye balad. Ne hayvan s
rlerine ne de topraa ballklan olmayan zanaatlar klanlar arasnda
zgrce gezebiliyor, kendi klanlanndan koparak pek ok klann organize
1 24

Dinin Toplumsal Kkenleri

olduu kabilenin merkezi yerlekesinde ikamet edebiliyorlard. Deiim


arttka, klan efleri de kabile merkezine yerlemeye baladlar. Eskiden
farkl klan temsilcilerinin toplantlar yapt merkez, giderek ticaretin
merkezi halini ald. ok daha sonralan burada kentler gelimeye ba
lad. Kent, zanaatln, ticaretin, ynetimin merkezi olarak ekillendi
(Thomson G. 1985: 89; Berktay H. 1989: 134) .
Eskinin tek yerleim yeri kyd. Ky, ayn kan bana sahip, ayn soy
dan gelen kiilerin oluturduu klann yaam yeriydi (Berktay H. 1989:
1 14) . Gebe avclk dneminde topran herhangi bir kii ya da grup
adna mlk edinilmesi durumu zaten sz konusu olamazd. Hayvanclk
aamasnda ise "toprak ilkel snrszl iinde, otlak olarak tm kabile
nindi." (Marx K. 1977: 36) . Gebe ya da kk lekli tannn yapld
yerlerde de ayn soydan gelen klan toplumlar yerleik retim yapmlar
d. Oysa ticaret dneminde, ynetim merkezi olarak kent, aralarnda kan
ba bulunanlarn yaam mekan olmak zelliini yitirdi. Baka baka
klanlarn efleri, zenginleri, soylular, zanaatkarlar deiim faaliyetiyle
birlikte kente yerleerek birbirlerine kartlar, klan yaps giderek ykl
d. Klan ve soy yaps dndaki toplumsal ilikiler kentte geliti.
Emek verimliliindeki art daha kk birimler halinde retebilmeyi
de olanakl kld. Tm toplum yelerinin birlikte hareket etmelerine, or
taklaa davranmalarna artk gerek kalmyordu. Hayvan evcilletirildik
ten sonra, bir hayvan srs tek bir kii tarafndan gdlebiliyordu. Belli
byklkteki toprak parasndan drt be kiinin yllk tketimine yete
cek kadar rn yine ayn insanlar kaldrabiliyordu. Toplumun daha k
k birimler halinde organizasyonu sonucu art rn bile elde edilebili
yor ve toplumsal lekteki retim biimi de daha verimli klnabiliyordu.
te kendi kendine yeter lekte retim yapabilen bu yeni toplumsal
birim ailedir (Diakov V., Kovalev S. 1987: 63). Artk her aile kendisi iin
gereken rn kendi bana retebiliyordu. Kendisi retiyor ve retimin
sonularna da kendisi sahipleniyordu. imdi bu aamada bir de zel
mlkiyet ortaya kyordu.
efin zel mlk en fazlayd. nk ef balangta kolektivist bir hava
iinde ve gnlllk esasna dayanarak da olsa dier ailelerin art rn125

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

!erinin bir ksmna zaten sahipleniyordu ve balangta zel mlkiyet yal


nzca efle snrlyd (Thomson G. 1985: 17) . efin gnlllk temelinde
ki sahiplenmesi giderek zora ve silaha dayal el koyma biimine dnt.
Toplumsal aynmadaki bu yap ve mlkiyetin zellemesi yerleim plan
na da yansd. eitli klanlardan oluan bir kabile bir topraa yerleecei
zaman, topran nitelii, suya yaknlk, savunma avantaj gibi olanaklar
gz nnde bulunduruluyordu. Her klan kendi kyn mmknse ka
yalk bir ykselti veya doal bir hakimiyet noktas zerine kuruyordu.
Bu srada tm kstaslar asndan en uygun olan yer en gl olan klana
ve onun iinde de ef ve ailesine ayrlyordu (Thomson G. 1985: 87-88;
Berktay H. 1989: 103) .
Yerleilen yerde her ailenin kendi evi ve evinin evresinde de ken
disine ait bir bahesi vard. Yerleik yaama yeni yeni geilen tarmsal
ekonominin ve zel mlk dzeninin ilk aamalarnda klan ortak toprak
mlkiyetine sahipti ve toprak aileler arasnda eit paralar halinde da
tlyordu (Berktay H. 1989: 105) . Bu dnemde tarlalarn evresinin
itlenmesi yasakt ve toprak belirli aralklarla kura ekimiyle yeniden
datma tabi tutuluyordu. Bu uygulamann dnda tutulan tek kii ef
ve ailesiydi (Thomson G. 1985: 19) . Srm d kalan ve yalnzca hay
vanlarn otlamas iin kullanlan meralar da rotasyon kuralndan muaft.
Meralar her zaman kolektif kullanmdayd (Berktay H. 1989: 81) . Daha
ileriki dnemlerde kura ekiminden vazgeildi ve toprak zel mlk edi
nilmeye baland. zel mlkiyet durumu giderek ortak olarak kullanlan
topraklara kadar uzand. Engels (1987: 223-225) bu konuda Cermenler'i
rnek olarak verir. Sezar dneminde Cermenler birbirleriyle sk akraba
olan soylar halinde topra ortaklaa iliyorlard. Bundan 150 yl sonra
toprak ayn ayn ailelere bir yllk sreler iin datlmaya ve datm ii
her yl iin yinelenmeye baland. Bundan sonra ise ilk kez evin zerine
yerlemi olduu toprak paras, ev eklentileri ile birlikte tam zel mlk
stats kazand. Toprak datmndaki ayn sistem lngiltere'de "run-rig"
adyla anlyordu (Thomson G. 1985: 21).
Mlkiyetin zelletirilmesi srecinde deiim faaliyeti de klan lein
den aile leine doru darald. Daha nceleri gens iinde dei toku
1 26

Dinin Toplumsal Kkenleri

yoktu ve balangta dei toku ancak ilkel biimiyle klanlar arasn


dayd. Klan iinde herkesin ayn eyleri retiyor olmas, deiimi zaten
gereksizletiriyordu (Engels F. 1987: 191; Diakov V., Kovalev S. 1987:
59). zel mlkiyetin ortaya kyla birlikte, retimin lei daralarak,
eitlendi. Artk her aile kendisi retiyor ve baka ailelerin farkl iinle
riyle dei tokua giriyordu. Klann kolektif retiminin fazlasnn dier
klanlarla deiime sokulduu ilkel aamann tersine, artk aileler retim
fazlalarn ayn klandaki dier ailelerin retim fazlalaryla deitiriyordu.
zellikle tannn, zanaatln ve hayvancln i ie getii byk yer
leim yerlerinde, ticaret iyice geliti.
Tarmla birlikte yerleik yaama gei ve tarmda zel mlkiyetin orta
ya k topra da savan konusu yapt. Topra geniletmek drts,
art ii ne el koymak drtsnde olduu gibi sava nedeni oldu.
Ayn srete kadn ve erkein toplumsal konumlanlar da deiti. Av
clk ekonomisinde klan yaps anaerkildi. Bu iki anlama geliyordu: 1lkin,
kadnn toplum iinde, retim ilikileri anlamnda merkezi konumda ol
duunu gsteriyordu. kincisi, biyolojik bir yaplanmay anlatyordu. Yani
toplum ana soy izgisini izleyerek organize oluyor ve ocuklar anann
klannda kalyordu. Cinsel ilikiler serbestti ve klanlar ayn kuak iinde
ki kadn ve erkekleri kan-koca sayyorlard. Ne toplumsal retim ne de
cinsel ilikiler toplumun ufak b]rimleri-aileler temelinde ekilleniyordu.
Grdmz gibi, Yukar Paleolitik aamada, art besinin ortaya k
yla birlikte, toplum daha kk birimler halinde rgtlenmeye balad.
Bu anlamda iki bal aile yaps ortaya kt. ki bal aile zel mlkiyete
giden srete, art iinn elde edildii aamay dile getirir. Ancak, bu
aamada halen, art iin eski dnemlerin kolektif retim ve evlilik d
zenlerini ykacak boyutta deildi. retimin, zellikle youn emek gerek
tiren ilerin, yine, tm toplum yeleri tarafndan dayanmac biimde
yaplmas gerekiyordu. Hayvanclk ve tannn ilk aamalar da tam byle
bir retim tarzna denk geliyordu. Bylece, toplumun kolektif emeiyle,
ortak art ii n elde ediliyor ve bu iin ortaklaa biimde deerlendi
riliyordu. ki bal aile yaps, art iinn giderek daha fazla miktarda
elde edilir olduu ve aynca toplumsal tketim alkanlnn ayrlmaz bir
1 27

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

paras halini ald, ancak yine de tek tek bireyler ya da yeni biimlen
mekte olan aileler tarafndan zel mlk edinilmesine olanak tanmayacak
miktarda olduu bir dnemin evlilik biimiydi. Engels'in (1987: 66) ifa
deleriyle: "ki bal aile yabanllk ile barbarln snnnda, ounlukla
yabanlln yukan aamasnda, baz baz da barbarln yalnzca aa
aamasnda kuruldu. ki bal aile barbarlk iin belirleyici aile biimi
dir." Yabanllk ve barbarlk terimleri Morgan'a aittir ve Morgan (1986:
80) yabanlln son dnemini ok ve yayn bulunuuyla, barbarln aa
dnemini ise hayvanlarn evcilletirilmesiyle tanmlar.
ki bal ailede kadn yine soyun belirleyicisiydi ve boanma durumun
da ocuklar eskiden olduu gibi kadna kalyordu (Engels F. 1987: 59) .
Kadnn bu arlkl toplumsal stats eski dnemlerden kaltlyordu. ki
bal aile sonrasnda ise, retim ilikilerinin yeni evresinde yeni bir top
lumsal yap ortaya kacakt.
ki bal ailenin yklmas, servet edinmeye yol aacak olan zel ml
kiyetin douuyla birlikte gerekleti. Art rn ve zel mlkiyeti hay
vanclk ekonomisi ortaya kard. Hayvan srlerinin yannda, kk su
lamayla birlikte, yerleilen topran evin yaknndaki blm zel mlk
edinildi. Ancak deviricilik aamasnda art rn yok gibiydi. Hayvancl
ise eskiden avclkla uraan erkek yapyordu. Bylece, obanlk aama
snda ve daha sonradan yalnzca obanlkla geinecek olan toplumlarda,
kadnn sosyal konumu gerilemeye balad. Tarla ama tann ve kk
sulama tann dnemlerinde de kadnn kaderi ayn oldu. Tarlalarn al
mas, akarsulardan tarlalara kadar sulama kanalarnn inas, hep kaba
g gerektiren ilerdi ve daha ok erkeklerin kolektif emeini gerektiri
yordu (Berktay H. 1989: 90-91). Bylece, kolektif ilerin henz ortadan
kalkmam olduu ancak paralanmaya doru yol ald o dnemde, art
rn zerinde erkekler daha fazla hak talebinde bulunmaya baladlar.
Art rnn, zel mlkiyetin ortaya kt ve iki bal aile yapsnn her
an dalabilir noktada olduu bu aamada mlkn paylam nemliydi.
Elerin ayrlmas durumunda neyin kime kalaca net olmalyd. Nitekim
mlkiyet hakk zamanla byle geliti. Hayvanlarn, retim aralarnn
mlkiyeti erkekte, ev eyalarnn mlkiyeti kadnda olacak ekilde bir
1 28

Dinin Toplumsal Kkenleri

dzen tanmland. Bu aamada ocuklar ayrlk durumunda hala kadna


kalyordu. Buradaki sorun ayrlma durumunda erkein mlkn kendi
ocuklarna aktaramamas ve kendi ebeveynlerinin klanna gtrmek
zorunda kalmasyd. Ksacas artk iki bal aile hukuku zel mlkiyet
i retim ilikilerine ters geliyor, gelimesini engelliyordu. Serveti baba
soy izgisinde toplama kavgas zamanla anaerkil toplumsal organizasyo
nu paralad. Erkek retimdeki baat roln sosyal alanda ve aile hu
kukunda da onaylatt. Engels'in (1987: 69) dedii gibi, servet, barbarlk
hukukunu yaratt. Ataerkil aile yaps byle ortaya kt.
Ataerkil aile tek elidir. stenildiinde kolayca datlamaz. Biriktirilen
servet daha dayankl bir aile yapsn koullar. Servetin kime kalaca
kesin olarak bilinmelidir. Anaerkil dnemin serbest ve kuralsz cinsel
ilikileri, doan ocuklarn babasnn bilinmemesi demektir. Belirsizlik
servetin nasl aktarlacana da yansr. Oysa baba kendi servetini kendi
z ocuklarna aktarmak ister. Bylece ataerkil aile dnda gereklee
cek btn cinsel ilikiler yasaklanr. Cinsel kstlama, ocuun z babas
nn kesinletirilmesi asndan kadn iin sz konusudur. Ve aslnda tek
elilik kadn iin geerli olan kuraldr (Engels F. 1987: 71). Tek elilikte
erkek cinsellii inisiyatifinde tutarken kadn erkein insafndadr. Huku
ki anlamda tek elilik olsa da erkek poligamiktir. Servetin sahibi olarak
istedii zaman, istedii kadnla yatabilir (Berktay H. 1989: 99) . Poligami,
zellikle, zel mlkiyetin iyice gelitii ve kleliin yaygnlat kleci
ekonomi dneminde, yakn Dou kent devletlerinde kle sahibi erkekler
iin yaygnlat (Engels F. 1987: 74) .
Anaerkil klan yapsnn yklarak retimin daha kk birimlerde yapl
maya balanmas ile art rnn kk birimlerin elinde toplanmaya ba
lamas ve zel mlkiyet gerekliinin ortaya kmas ayn sre iinde i
ie geerek gelitiler. Balangta zel retim arac mlkiyeti evin evre
sindeki kk baheyle snrlyd. Geni topraklar yine kolektif emekle
ekiliyor ve rn ortak paylalyordu. Saldn ve savunma durumlarnda
da birlikte hareket zorunluluu vard. Kolektif mlkiyet ve yaam tarz
yava yava dalyordu. Bu nedenle bu ara aamaya "ataerkil klan" de
mek uygun grlr. Ataerkil klan baba soyundan yakn akrabalar barn1 29

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

dran ailelerden oluuyordu. Toplumun sosyal ve ekonomik birimlerini


bu aileler oluturuyordu (Zubritski Y., Mitropolsky, Kerov V. 1980: 60) .
Ataerkil aileler toplumun bamsz ekonomik birimleri halini ald. Gide
rek, yerleim yerindeki soy homojenlii ortadan kalkt, deiik soylardan
(klanlardan) gelmi ailelerin komu olarak yaadklar bir mekan-kent
ortaya kt.
Bir yandan da, ayn soydan gelen klanlarn oluturduu kabile iindeki
ilikiler deiiyordu. Askeri ve ekonomik alardan en gl olan klan
kabilenin otoritesi oluyordu. Ticaret ve zanaatlk gibi daha yeni ama be
lirleyici geim faaliyetleri otorite klann oturduu yerde gerekleiyordu.
Kabile, soy izgisine gre rgtlenme zelliini yitiriyor, nihai anlamda
art rne el koymay ifade eden bir birim yaps kazanyordu.
Ataerkil klanda kadnn ileri ev ekonomisiyle snrlyd. Oysa, toplay
clk ve avclk aamalarnda, otorite kadnd ve ev ileri de kolektif ura
niteliindeydi. Ev ise tm toplumun birlikte zaman geirdii, yaad
yer olarak klann soy kutsallnn parasyd. Ev ileri kamu ekonomisi
nin parasyd. Erkeklerin yiyecek salamas ne kadar zorunlu ve nemli
ise ev ileri de o kadar nemliydi. Ataerkil tek eli ailede ev ii kolektif
balarndan koptu ve ailenin zel ii halini ald. Ev ileri bylece kadn
toplumsal retimden kopard. Kadn ailenin ve toplumun ba hizmetisi
durumuna getirdi (Engels F. 1987: 89) . Yeni retim ilikileri toplumsal
yaamn her alannda kendisini gerekletirmi oldu.
Toparlamak gerekirse:
Art rnle birlikte, klan yaps iine, eski dayanmac toplumsal ya
py sarsacak eler girdi. Emek verimliliindeki art aileler temelinde
organizasyonu olanakl kld. Bu aamada her aile kendi bana ve olabil
diince ok miktarda retmek zorundayd. nk zor zamanlarda dier
ailelerin dayanmac ilikilerini yannda bulmas artk mmkn olmaya
bilirdi. Aileler rettikleri art rn balangta klan efi araclyla kla
nn dnda deitiriyorlard. retim ve uzmanlamadaki artla deiim
klan iine girdi. efler eskiden kalttklar manevi otoritelerini kullanarak
askeri birer otorite durumuna da geldiler.
Gelimeler her ailenin kendi ekonomisini rgtleyecei ynde gerek1 30

Dinin Toplumsal Kkenleri

leti. Klanlar kart, daha byk yerleim yerleri ortaya kt. yi rn


elde edemeyen aileler geimlerini borlanarak salamaya ve faiz deme
ye baladlar. Toplumsal elikiler belirgileti (enel A. 1985: 217) . Bor,
faiz, tefecilik sarmal ina oldu. Toplumun homojen, herkesin birbiriyle
ayn olduu, dayanmac, kader ortaklna dayal komnal yaps ykld.
kartan elien toplumsal yaplar belirdi. Toplumun kolektif iradesini
temsil eden klan efi, babadan ola geen otorite ve g konumunu ald.
Eskiden yalnzca av organize eden, grup iindeki sorunlar saygnl ve
deneyimiyle zen ef, siyasi ve askeri otorite oldu.
Ama, hayvanclk ve tarmn balang dnemlerinde, art rnle e
zamanl olarak ortaya kan bu elikili ilikiler, henz klan yapsn
tam olarak ykmaya yetecek bir gce sahip deildi. Bu unsurlarn klan
yapsn tamamen paralayacak ynde organize olmas, daha sonralan,
emek verimliliinin alabildiine artt byk sulama tarm dneminde
gerekleti. Bu anlamda imdiye kadar incelediimiz bu dnem bir ge
i aamasdr. Klansal toplum rgtlenmesinden, snfl toplum yapsna
geii ifade eden, snfl toplumun belirleyicilerini kendi iinde reten bir
aamadr bu.
il) Hayvanc-devirici dnemin bilin yaps: amanizm

Hayvanclk ve deviricilik aamasna geenler, Avrupa toplumlar kadar


uzman olmasalar bile yine avclkla geinen, ayn zamanda toplayclk da
yapan Yakn Dou toplumlaryd. Hayvanclk ve deviricilik ncesinde,
sihirci ve totemci bilinci koullayan iktisadi bir yap iindeydiler. Hay
vanclk aamasna getiklerinde sihirci ve totemci bilin yapsn devral
mlard. Hayvanlarn evcilletirilmesi ve evrelerindeki yabanl tanelerin
devirilmeye balanmas bu bilin yaplarnda ani bir sramaya neden
olmad (Berktay H. 1989: 82) . Daha ok uzun yllar doaya olan baml
lklar srecek, art rn elde etmek hemen mmkn olmayacakt.
Nitekim bu dneme ilikin arkeolojik kazlar, bu toplumlarn, nceki
retim biimlerinin dnsel yaplarna sahip olduklarn gsterir. Bu
verilerin bir ksm, Neolitik dnem yerleim yerlerindeki mezarlardan
gelir. Bu yerleim yerlerinde de Paleolitik avc toplumlarda olduu gibi,
ller kimi zaman maaralara, kimi zaman evlerin yaknlarna, kimi za131

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

man da mezarlklara toplu olarak gmlyordu (Childe G. 1983: 49) . Bu


mezarlarda, lenin yanna, yine bir nceki dnemin mezarlarnda oldu
u gibi, aletleri ve silahlan da konuluyordu (Childe G. 1988: 77) . Ama,
muhtemelen, len kimsenin, yeni yaamnda alet ve silahlarn kullana
bilmesi, yaamn orada da mutlu biimde srdrebilmesiydi. Bu gmme
ritelinde, daha nce ele aldmz, lye ve lm olayna somut yakla
mn belirleyicilii vardr.
Aynca, hayvanclkla geinenler de, aynen avclk yapm olanlar gibi,
llerinin bedenlerini krmzya boyuyorlard. rnein, Bat ran Zagros
Dalar anider Maaras'ndaki iskeletler byledir. Anadolu'da Konya
yaknlarndaki atalhyk yerleim yerinde, bedenlerinden ayrlarak
krmz a boyasyla boyanm kafataslar bulunmutur. atalhyk'teki
mezarlklarda kadn ve ocuk bedenleri birlikte, erkek bedenleri ise ayr
gmlmtr ve bu bulgu da klan tipi bir rgtlenmenin gstergesi-ka
lnts olarak kabul edilir (Teber S. 1985: 94 ve 1 15) .
Yukar Paleolitik an uzman avclarnn yapt venslerin aynlar
na, Msr, Suriye, ran, btn Akdeniz evresi, Gneydou Avrupa ve
lngiltere'deki ilk Neolitik yerleim yerlerinde de rastlanr. Bunlar balk
tan, tatan ya da kemikten yaplm kadn yontulardr (Childe G. 1983:
50; Childe G. 1988: 78; Teber S. 1985: 95) . Paleolitk dnemin vensle
ri gibi bereket ve dourganlk simgeleridir. Bu anlamda sihirci bilin
cin gstergesi olarak kabul edilmelidir. Kadn yontularndan bir tanesi
atalhyk'te bulunmutur. Biim olarak yine avc klanlarn yaptklarna
benzer. ri memeleri, dolgun kalalar olan bu kadn figr, bu kez yan
taraflarnda kedi benzeri bir hayvan bann bulunduu bir tahtta otur
maktadr (Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 195). Dourgan kadn figryle
btnletirilmi hayvan motifleri totemci bilinci yanstr. Bylece sihirci
bilin ile lotemci bilin ayn venste birletirilmitir. Hangi dneme ait
olurlarsa olsunlar arkeolojik buluntulardaki hayvan motifleri, sz konusu
toplumun gemiindeki totemci bilince iaret eder.
Bu durum anlatlar iin de geerlidir. rnein Smer toplumunun olu
umunu anlatan bir mitosta Pers Krfezi'nden kan ve kei-balk-insan
karm bir tanr olarak tasvir edilen Oanes'in Smer'e uygarlk getirdii
1 32

Dinin Toplumsal Kkenleri

yazldr. Anlald kadanyla Oanes fetihi bir klann totemiydi. Oanes


figii, ayn zamanda, spanya avclannn maaralarna izmi oldukla
n, eitli hayvanlann deiik organlann tar biimde resmedilmi olan
hayvan-insan kanm figii anmsatr. Cemder Nasr ehrinin kedigil
bal tannas da totemik bir kalntdr (enel A. 1985: 103) .
Sihirci bilincin Neolitik aamadaki devamllna ilikin bir baka kant
da Akdeniz evresinde ve Merimde'deki Neolitik toplumlarda rastlanan
muska benzeri nesne_lerdir. Merimde'de kolyelere taklmak zere yapl
m minik ta baltalar bulunmutur. Bylece, retim tarznn daha geli
mi bir aamasn iaret eden ta baltaya, sihirci g simgesi yklenmitir
(Childe G. 1983: 50) . Msr, Smer ve lnds'teki ilk yerleim yerlerinde
bulunan muskalarn kimilerinin zerlerinde ise totemler vardr (enel A.
1985: 2 19) . Bu muskalarda da totemci ve sihirci bilin formasyonlan i
ie girerler ve birbirlerini tamamlarlar. Belki de, muskay yapan, bylece
onun etkisini artrmak istemitir.
Aslnda toplayc toplumun bilin formasyonu olan sihirci dnce ta
nmc toplumsal yapya da girer. Daha nce ada ilkellerde rnekledi
imiz gibi, tanmclar, topran verimini korumak ve artrmak amacyla,
btn erkeklerle kadnlarn cinsel ilikiye girdikleri trenler dzenli
yorlard. Burada, insan cinsel birlemesine ierilmi olduu dnlen
dourganlk potansiyelinin, topran verimi asndan zorlayc bir unsur
olarak kullanld aktr. Tannn gelitii ve efin konumunun toplu
mun kalanndan farkllat ileriki aamada ise bu tren kendi iinde
deiim gsterdi. retimin bireyselletii, zel mlkiyetin ortaya kt
bu ileri tann aamasnda sihir de bireyselleti. Bu aamada artk, cinsel
birleme toplumun tm bireylerince deil, seilmi bir "ekin kral ve kra
liesi" tarafndan, yine trenle gerekletirilmeye baland. Bu deiim,
toplumsal aynmann, st yapya ve toplumsal bilince nasl yansdn
gsteren ilgin bir rnektir. Cinsel birleme trenlerinde erkek tohu
mu, kadnsa dllenen topra temsil ediyordu. Dolaysyla erkek "tahl
kral"yd. Sihrin tamamlanmas iin verimlilik taklidinin-sihrinin sonuna
kadar gtiilmesi gerekiyordu. Nasl ki tohum topraa atlyor, toprakta
can bularak ona da can veriyor ve bir mevsim sonra yeniden diriliyorsa,
1 33

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

"tahl kral" da kendi toprayla birlemeliydi. Bylece topran verimli


liini artrmak amacn tayan sihirci tren, tarm aamasnda "yeniden
dirilme" dncesiyle gelitirilmi oluyordu.
Yeniden dirilme dncesi bir soyutlamadr. Ancak, burada da, insa
nolu yine doal dnyann farkna vard yasalarndan hareket etmitir.
Bu soyutlamaya ulaabilmek iin bitkiler dnyasndaki dzenliliin fark
na varabilmek gerekiyordu. Yabanl ekini bierken dklen tanelerden
bir ksm bir sonraki dnemin banda yine tanelerle dolu yeni baaklar
veriyordu. nsanolu bu bilgiyi, baka bilgilerle birlikte, taneleri kendisi
toplayarak, uygun topraa ekmek zere kulland. Deviricilikten tanna
gei byle gerekleti. retimin tam bu aamasnda, sihirci dnce
yeniden dirili soyutlamasyla birleti. Ayn sihirci uygulamay, yine top
lumun kolektif irade ve yapsn temsil etmek zere seilmi olan kiiler
temsil ediyordu. Yeniden dirili trenlerinde "tahl kral" olarak seilen
erkek topraa gmlrken, bir sonraki tarm dneminin rnne, dola
ysyla gen kuaklara yaam ve g vereceine inanlyordu. Tarmdaki
ritmik dng, bilinte, yaamn deiik farkl evrelerinin olabilecei so
yutlamasna yol ayordu. Bu soyut dnce, yeniden dirili trenlerinde
tam olarak somutlanyor ve hatta bu uurda seilmi, yeniden dirilecei
inancyla, bir erkek feda ediliyordu. Bir yandan da, toplumdaki bir er
kek ve kadnn trenlerin merkezine yerletirilmesi, yaam-lm-bir ba
ka alemdeki yaam (yeniden dirili) dngsnn, bu iki kii zerinden
somutlanmas, fakat bu kiilere de "kral" ve "kralie" deniliyor olmas
da bir soyutlamayd. Artk yeniden dirili olay "kral" ve "kralie"ye has
bir ayrclk olarak tasvir ediliyor, yeniden dirilii hak edenlere "kral" ve
"kralie" unvanlar uygun grlyordu. Bu gelime, ayn zamanda, top
lumsal yap iinde grupsal ayrmalarn belirdii dneme denk geliyordu.
Trenlere artk tam anlamyla kutsal bir hava hakimdi. Buradaki kutsal
lk, bir yandan eriilmezlii, anlalmazl, bir yandan da yetkinlik, g
ve otoriteyi dile getiriyordu.
Benzeri kutsal havaya hem llerle hem de venslerle ilgili pratikler
de de rastlanr. llerin son derece zenli biimde gmlm olmalar,
llere kar soyut inan ve dncelerin beslenmekte olduunu, beden1 34

Dinin Toplumsal Kkenleri

)erinden ayrlm ve krmzya boyanm kafataslarnn bir l kltnn


varlna iaret ettiini dndrr (feber S. 1985: 1 15) . Bylece, lm
yaamn yalnzca deiik bir formu gibi deerlendiren sihirci bilin, bu
aamada, lme atfedilen kutsalln iinde erir. lm olgusu bir yandan
da klan rgtlenmesinin soy-ata anlayyla birleir. lenler, klan iinde
ve klan iin yaam mcadelesi vermi kiilerdir. Klann atas durumun
dadrlar. Avlanm, hayvanlar beslemi, ocuk ve genleri yetitirmi,
toplumun kolektif havasn solumu ve o hava iin emek vermilerdir.
Klanda, atalarn, byle son derece somut bir deerleri vardr. Bu somut
deer hayvanclk ve tann ekonomisi ile birlikte deiik bir biim alr.
Toplumun yol gstericisi yal kii lp topraa verildiinde, hayvanlar
ve insanlar besleyen ekinlerin yetitii topran verimliliini artrdna
inanlr. te bu inan, yeniden dirili soyutlamasyla, atann toplum iin
tad somut nemi birletiriyordu. nk atalarn gmld toprak,
ayn zamanda, gizse! biimde ekinlerin fkrd yerdi (Childe G. 1988:
77) . Toprak zerinde yaanlan, hayvanyla, bitkisiyle, insanyla kolek
tif klan birliinin vcut bulduu, lenlerin gmld-kendisine sunul
duu ve bylece zerinde yeni kuaklarn yetitii kutsallkt. Yeniden
dirili orada gerekleiyordu. te bu dng, lm atalarn, topra ve
dolaysyla yaam canlandrd ynnde sihirci bir algya dnyor
du. Bu dnemde, hayvan ve bitki totem-atalarn yerini insan atalar ald.
Ayrca, artk, bir nceki dnemden farkl olarak, insan ata ruhlardan sz
ediliyordu. Bylece sihirci dnce, toplumsal bilincin bir st aamasna
eklemleniyordu.
Benzer bir soyutlanma sreci venslerde de gerekleti. Venslerin in
san ve hayvanlarn oalmalarn salad dnlen dourganlk sihriy
le ilgili ilevleri zamanla ikinci plana dt. Giderek, insan da dahil tm
doann yaam dngsn ve verimliliini saladna inanlan "toprak
ana", "ana tanra" simgesi durumuna geldiler. Bu ana tanralar zerin
de yaplan sihirci ilemlerle toprak verimliliinin artrldna inanlyor
du. Sihir burada da avc klann bilin formasyonu olarak yer alyordu,
ama, onu aan ynleri de vard. Venslerin stlenmi olduu tanralk
konumu, artk, topran da kurbanlarla, yakarmalarla, dualarla etki alt1 35

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

na alnabilecei dncesini belirliyordu (Sene A. 1985: 219; Childe G.


1983: 50) . Bylece, sihirci bilin, iinde yaanlan dnyann tesinde, so
yut bir kutsallk kazand. Atalara, llere, venslere yaklamda, bu so
yutluk ne kt. Bilin, avc ekonomiden beri hep bir kutsallk yklenen
atalan, lleri, vensleri, yaam mcadelesinin somutluu dndaki bir
soyutlukla kavramaya balad. Eskiden kutsallk somuttu, giderek soyut,
bu dnyann dnda bir boyut kazand. Bu gelimenin, siyasi, askeri ve
ekonomik otoriteye kutsallk kazandracak sreci atn syleyebiliriz.
Hayvanc toplumlarn, dnsel adan, avc toplumlara gre bir st aa
mada olduklarn gsteren baka veriler de vardr. rnein atalhyk'te
yaplan kazlarda 100 kadar oturma odas yannda alt tane de tapnak
bulunur. Tapnaklar tm yaplarn en renkli ve grkemlileridir. Duvarla
r eitli yontular, kabartmalar, soyut-geometrik izgilerle sslenmitir.
Tapnaklarda eitli trenler gerekletiriliyordu. Trenlerin, akbabay
totem olarak kabul etmi toplumlarca yaplm olduuna ilikin iaretler
de vardr (Hoebel E. A., Weaver T. 1979: 196) .
nsanlk hayvanclk yapmay baararak doaya bamll, asalakl
at. Avclk dneminde, belli hayvan ve daha az oranda da bitki trleri,
toplumsal yaamn merkezindeydi. Her klan yaad doal evredeki
hayvan ve bitkilerle yaamn srdryordu. retim yoktu. Bu nedenle
doa tm toplumsal alt ve st yap kurum ve ilikilerini biimlendiriyor,
toplumsal dnceyi tamamen dolduruyordu. nsan kendisini ve iinde
yaad toplumu ancak doayla olan ilikileri zemininde ve doann bir
uzants olarak tanmlayabiliyordu. Bu aamada toplumu yaratan ve ona
yaam veren g en ok tketilen hayvan tryd. En ok tketilen hay
van toplumun temel besin kaynayd, toplumu var eden doa bileeniy
di. Bu tr, bu nedenlerle ayn zamanda totemdi. Totem atayd, yaratand,
can verendi, gen kuaklan var edendi, ayn zamanda doal felaketleri
getirendi. Somut bir kutsall ve somut bir yaradanl vard. 1lkel top
lumun soyutlama yetenei ancak buna yetiyor ve ironik biimde temel
besin kaynan atas olarak gryordu.
Hayvanclk ve giderek tarmla birlikte, insan bilgisi dorudan doay
deitirir, kendi besin kaynaklarn kendisi retir hale geldi. Hayvanlar
1 36

Dinin Toplumsal Kkenleri

bir yere toplayabilmek, yeni doan yavrulan sii iinde ezilmeden ayrp
ayaklan zerinde durana kadar bytebilmek, sonra yeniden analannn
yanna salvermek, iftleme ritmini yakalayarak sry oaltmak insan
bilgi ve becerisi dahilindeydi. nsan tahl tanelerini ayklayarak ekebili
yor ve tarm yapabiliyordu. Doann gizleri insann eline geiyor, insan
doaya aklyla, yetenekleriyle, aletleriyle nfuz edebiliyordu. Asalaklk
ve duraanlk alyordu.
Yaayabilmek iin belli bir hayvan tiine, o tiin insann besin zinci
rindeki belirleyiciliine olan bamllk bu ekilde ald. nsan retimle
doa karsnda zgrleti. retim pratiine baka hayvanlar ve bitki
trleri eklendi. Bylece insanla doa arasndaki diyalektik ilikinin me
kanizmalan zenginleti. Daha geni bir doa paras insann pratik ey
leminin konusu haline geldi. nsan bu geni nesneler spektn.mu iinde
daha etkin pozisyon kazand. nsann ilgi alann yalnzca totem tr deil,
bir dizi hayvan ve bitki tii doldurmaya balad. Bu nedenle enel (1985:
219) "insan dncesinin oda artk yalnzca doa, doann da onu en
ok ilgilendiren blm hayvanlar deil hem de insanlardr" diye yazar.
nsan yaayabilmek iin kendisinin, kendi emeinin ayrtna vard, ilgisi
ni yaygnlatrd. Geni yaylalarnda hayvanlann otlatt dalar, dier
komularyla birlikte hayvan ve bitkilerinin su ihtiyacn karlad ne
hirler, dnyaya hayat veren gne, iinde avland ormanlar, vb, giderek
totem tiin yerini ald. Doadaki her ey ve toplumsal ilikilerin kendi
si toplumun dnsel-inansal sisteminin iinde nemli bir yer tutmaya
balad. Geim faaliyetinin totem trden zgrlemesine benzer biimde,
bilin de totemden zgrleti, daha soyutlayc bir nitelik kazand.
Hayvanclk ekonomisiyle birlikte, retimde avclk ilikileri alrken
ve av hayvanlarna bamllk azalrken, dnce dzeyinde de, avcln
totem tiine atfedilen somut deer ve kutsallk ald. Avclkta, doada
ki bir canl tii, retim iindeki dolaysz neminden tii toplum iin
yaamsal nem tayordu. Toplum belli bir hayvan tiin avlayabiliyor
ve onun sayesinde yaayabiliyordu. O halde toplumun varolu koullann
salayan da o tr, yani totemdi. Bu soyutlamada, gnlk somut ilikiler
zerine oturtulmu dolaymsz bir balant sz konusudur: Somut, elle
1 37

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

tutulur, var olan gereklik iinde kavranabilir bir balant. Burada bilin
mez, anlalmaz, dokunulmaz nitelikli herhangi bir ey yoktur.
Ancak, retim ve yaam dngs iinde av hayvannn neminin azal
masyla birlikte, evreni-yaam-toplumu belli bir canl trn somut varl
zerinden, somut-dorudan-yzeysel determinist bir yaklamla akla
maya ynelik dnce yaps da eskimeye, gndem d kalmaya balad.
ster hayvan, ister gne, ay, orman, da gibi herhangi bir doal feno
men olsun, bunlarn hibirisi tek balarna aklayc kabul edilemiyordu.
rnein, "toplumun atas, btn iyiliklerin ve ktlklerin kayna (ite
orada yakc parlaklyla duran, her gn yeniden grdmz, duyula
rmzla hissettiimiz) gnetir diyebilmek giderek olanakszlayordu.
nk, bu haliyle gne de avlanarak yenen, bren, lk atan, kimi
zaman avlayana, bakmn yapana saldrarak zarar veren herhangi bir
hayvan trnden farkl deildi. Zaten insann ve toplumun var oluunu
belli bir canl trne balayan dnce yaps hayvanclkla birlikte al
maktayd. Doal nesnelerin herhangi birisinin var oluun nedeni olama
yaca anlalyordu.
te bu aamada bir baka bilin sistemi ortaya kt. Toplumsal bilin
doal fenomenlere ykledii somut, retim ilikilerinden kaynakl kut
sall bir tarafa brakt, ancak ortadaki boluu bu doal fenomenlere
"ruh" adn verdii gc ykleyerek, bu doal fenomenleri yaratma, ko
ruma, kollama, cezalandrma gc olan canl varlklar mertebesine yk
selterek doldurmaya yneldi.
Doal varlklarn sahip olduklar dnlen ruh, elle dokunulamaz,
duyularla kavranlamaz, doal fenomenlerin aksine doann yasalaryla
kavranlamaz, ancak apiriori kabul edilmesi gereken bir gtr. te bu
bilin aamasnda doal varlklar tek tek bylesine bir gle donanm
olarak grlmeye, kutsanmaya, karlarnda boyun eilmeye balandlar.
Somut kutsal varlklarn toplumsal yaantda oluturduklar sistematik
btnlkl inan yapsna "klt" denilir. Gne klt, da klt, orman
klt gibi. Yaam doal varlklarn bu ruhlar dnyasyla aklamaya a
lan bilin formasyonuna ise "amanizm" denilir. rnein Orta Asya a
manizminin esasn gk, gne, ay, yer su, ata, ate kltleri oluturur.
1 38

Dinin Toplumsal Kkenleri

amanizmde yaratan ve yok eden gler, bir klt olarak kutsanan, nle
rinde boyun edilen, tapnlan, kendilerine kurbanlar sunulan da ve or
mandr (nan A. 1986: 2) .
amanist bilin, toplumsal bilincin geliimi bakmndan bir st aama
dr. Bu geliimi retim pratiindeki, retim ilikilerindeki, toplumlarn
geim biimlerindeki gelimeler yaratt. nsan bilgisi, doay bilinli,
planl biimde deitirme aamasna ulatnda, bilin de, daha nceden
tamamen baml olduu doann somut bir varlk olarak tamamen belir
ledii bir ierik ve biimle dnyay aklamann tesine geti.
Artk, insan bilincine, var oluu aklayacak daha tatminkar bir ierik
gerekiyordu. nsan rettike, retim ara ve ilikilerini gelitirdike,
daha nceki retoriindeki bilgisizliinin, bilin dzeyindeki geriliinin,
aklama konusundaki yetersizliinin de farkna vard. Kendisi iin artk,
bilinenler olduu kadar, kavranamayan eyler de vard. nsan ilk kez bil
gisizliinin bilincine varyor, insan bilinci ilk kez bilgisi dnda kalanlar
aklayabilmek iin soyut bir kutsallk retiyordu. Bylece yine ilk kez bi
linte, doa d, pratik d ruh kavram formle edildi. Aslnda dnyaya
ve var olu problemine yaklam imdi daha renkli ve zengindi.
amanizm Mezopotamya-Smer uygarlklarndan nce balad. Kk
leri avclk dnemine kadar uzanr. Bugn de avcln manevi mirasn
devralan Asya gebeliinin ayrlmaz parasdr. Bu toplumlarn temel
inan ve dnce sistemidir ve kandaln dayanmac ynn de sim
geler (Hassan . 1986: 71; ener C. 2010: 14-16) . amanizmin en tipik
biimde gelitii merkezlerden birisi de Sibirya'dr (Hoebel E. A., Wea
ver T. 1979: 558) . Ancak bu amanizmin Sibirya'daki gebe avc-oban
toplumlarna zel bir inan sistemi olduu anlamna gelmez. Nitekim a
manlk bugn Kuzey ve Gney Amerika'da, Avustralya'da da yaygn bir
sistemdir ve Sibirya'daki ile ayn teknikleri kullanr (Murphy R. 1986:
180; Hassan . 1986: 71; Hobel E. A., Weaver T. 1979: 558; rnek S. V.
1988: 48) .
amanlk Yenidnya'ya gnmzden yaklak 40 bin yl nce Bering
Boaz'n geerek gelen Paleolitik avclarla ulat. amanln btn dou
yarkrede ve Sibirya'da yaygn olarak bulunmas bu tahmini destekler
1 39

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

(Murphy R. 1986: 180) . Eskiden amanizm gnmzdekinden daha yay


gnd ve Hindistan'da yaayan toplumlar, Germenler, skitler, Asya'da
dank yaamakta olan hemen tm kavimler, Arnerika'daki toplumlar
amanist'tiler (Bulu S. 1942: 45) . amanlk Trkler arasnda da yaygn
d. Hunlar, Hunlar'n yerini alan Vu-Huanlar, 6. yzylda devlet kurmu
olan Gktrkler, Uygurlarn ilk hakanlar, Uygurlardan Moolistan' alan
Krgzlar, 1 1. yzylda Hazer Denizi ile Aral Gl arasnda yaam olan
Ouzlar amanist idiler (nan A. 1986: 2-9) . Ancak en eski saf amanlk
Kuzey-Orta Asya corafyasnda, Orta Asya Trk Moollannda ve Kuzey
dou Sibirya halklarnda ortaya kt ve geliti (Hassan . 1986: 59) .
amanizm evrimci anlayta btn toplumlarn zorunlu olarak getikleri
bir aamadr. Totemizmden sonra gelen animizmin bir paras olarak de
erlendirilir. Kkeni ana soylu tann toplumlarndadr (Perrin M . 2014:
20-28) .
ktisat-siyaset nesnelliini ve toplum/tarih gerekliini gzetmeden
yaplan almalarda amanizm doast glere ve ruhlara inan bii
minde ortaya kan, din benzeri bir bilin yaps olarak tanmlanr. r
nein Bulu (1942: 42) amanizm'i ruhlara inanan Sibirya kavimlerinin
kainat hakkndaki ilkel gr ve inanlar olarak deerlendirir. Murphy
(1986: 180) doa st glerle dorudan temas ve bunlar kontrol etme
pratiinin amanizm olduunu belirtir. Benzer bir yaklam Tanyu'da da
(1975: 17) mevcuttur. Bu yaklamlar amanist bilincin ruh kavramna
ulam olduunu saptamalar asndan doruluk pay tarlar. Ancak
amanizmin nesnel gerekliini kavramak kaygsn tamadklarndan,
amanizmdeki ruh anlayn aklamak konusunda yetersiz kalrlar. a
manizmde ruh doal olgularla, nesnel gereklikle balantl bir soyutla
madr, bu dnyayla ilikilidir.
amanizmde, doadan kopuk bir ruh olgusu yoktur. nsan bilinci evreni
aklarken somut nesnel gereklii yzeysel kavramasnn yetersizliini
grm, bunun zerine, daha ileriki bir aama olarak, ama yine nesnel
gereklik iinde kimi soyutlamalara gitmitir. Ruh bu soyutlama faaliyeti
nin bir sonucudur. Ama halen iinde yaanlan dnyann iindedir.
amanistlere gre dnya ruhlarla doludur. Kendileri iin yaamsal
1 40

Dinin Toplumsal Kkenleri

nemi olan btn doal varlklarn ayn zamanda kutsal nitelikli bir can
llklar vardr. Dalar, gller, rmaklar vb. canl varlklardr. Bunlarn t
mne "yersu klt" de denilir. Bir amanist dalardan, rmaklardan sz
ettiinde, onun gzle grlen dalardan m, yoksa bu isimleri tayan
canl varlklardan m sz ettiini ayrt etmek gtr. Bu nedenle nan'a
(1986: 50-51) gre amanizm'de da bizzat ruh, ruh da bizzat dadr.
amanizmde orman, da, rmak, gllerin adlan yalnzca corafi yaplar
tanmlayan isimler deildir. Bu adlar, esas olarak, o yerlerin sahiplerini,
koruyucularn gsterir. Belirli bir da, tepe, rmak, gl, pnar, aa, yer
su kabul edilir. Yersu ise o doal varln ruhudur (Hassan . 1986: 108) .
Ama yersu her eyden nce zerinde yaanlan, ekilen, biilen, geinilen
doa parasdr.
Bu konuda baka rnekler de vermek mmkn. Eski Trkedeki "ten
ge" kelimesi, gze grnen gk ile Allah anlamlarn birlikte ifade eder.
Bugn de "tengri" kelimesi eitli Trk lehelerinde, o lehenin fonetik
zelliklerine gre, "tengri", "tengere", "tangn", "tangara", "ture" gibi sy
lenebilir. Bunlarn tm amanist Trkler arasnda eski anlamyla kulla
nlrlar. Yani hem "gk (sema) " hem de "en byk ruh" anlamlarna ge
lirler. Gk mavidir, "tengri" ise gk (sema) . Bylece gk (mavi) anlamsal
adan "tengri" kelimesinin sfat olur ve onu tanmlar. "Tengri" kelimesi
kutsal nitelikli bir gksel varl dile getirmi olur.
Ancak slam dininin kabulnden sonradr ki, Trklerde bu tek keli
menin ifade ettii iki anlam karlayacak biimde iki kelimenin ortaya
kt, tek tanrl dinin, somut varln kutsallna, soyutluuna son ver
dii grlr. Artk sema kavram iin gk, Allah kavram iinse Tengri
kelimesi kullanlr olur. Sonuta somut bir varlk olan gk, soyut anlam,
g ve kutsallndan arnr, g ve kutsallk tek bana Allah'a atfedilir.
Allah soyutlamasyla birlikte yaratc g dnyeviliinden syrlr. ama
nizmde dnyevi ile doast-kutsal birlikte iken, slam' da doa stnn
dnyevilii yoktur/olamaz. slam'da Allah herhangi bir biimde kavra
nlamayan ve hatta buna cret edilmemesi gereken, yalnzca inanmay
emreden akl ve dnya tesi yaratc gtr.
Altayllarn ada amanizm'inde en byk tanr lgen'dir. Gney
141

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

Altay amanlannda buna Kuday denilir. Soyutlar ise byk tanr olarak
Kayrakan' bilirler. Soyutlarda lgen, Kayrakan'n oludur. Kayrakan'n
dier oullan ise Kzaan ve Mergen'dir (Bulu S. 1942: 47) . Kayrakan
kimi zaman da belli bir tanrnn ad olarak deil, byk tanrlarn genel
ismi olarak kullanlr. Ne olursa olsun, bu kavramlarn tm, doadan ta
mamen soyutlanm, kendi bana dnya dnda kutsall olan bir gc
simgelerler. Bu nokta artk amanist bilinci aar, din aamasna doru
geer.
ener (2010: 61) amanizm'de ruhlar sisteminin sonradan panteon
halini aldn belirtir. rnein Altayllarda tanr lgen yerin yedi kat
yukarsnda, yedi olu, dokuz kzyla birlikte yaar. Daha aa katlarda
ise dier tanrlar yaar.
Ancak bir zamanlar bu toplumlarda lgen ve Kayrakan kelimeleri
somut varlklarla birlikte anlyorlard. Bu kelimeler ayn zamanda bu
somut varlklar da tanmlyorlard. rnein Krgz-Kazak lehelerinde
lgen kelimesi "byk" ve "ulu" anlamlarn da ierir. Buryat dilinde
ise lgen kelimesi yerin sfatdr ve "anamz yaz yer" anlamna gelir
(nan A. 1986: 31-32) . Aynca Altayllar aylara da Kayrakan derler (Has
san . 1986: 104) . inan bu verileri yle deerlendirir: lgen kelimesi
eski Trke'de yalnzca "byk" ve "ulu" anlamlarn ifade ederken,
Altayllar'da "byk, iyi tanr" olarak anlam deiikliine urad.
Benzer ekilde amanizmde "ay" ayn zamanda ormann tanrs-ruhu
dur. Burada da somut bir varlkla soyut bir kutsallk i ie girer. Ay kl
tyle orman klt bu nedenle yakn iliki iindedir (Hassan . 1986: 1 10;
nan A. 1986: 63) . Orman ile iindeki aynn benzetmeci bir dnce ile
zdeletirilmesi bu ilikiyi salar.
amanizm'de konumuz asndan nemli olan bir dier klt ate klt
dr. Atein kt ruhlar kovduuna, hastalan tedavi ettiine inanlr. Ate
gnein bir paras olarak kabul edilir. Atein gnete somutlanan varlk
ve gc ile soyut kutsall birlikte var edilir. Nitekim aman ayinlerin
de okunan manzum dualardan birisinde yle denilir: "Otuz dili ate
anam, krk dili kayn anam, gndzleri bizim iin alp abalyorsun,
karanlk gecelerde bizi koruyorsun." aman dncesinde kayn aac
1 42

Dinin Toplumsal Kkenleri

da kutsaldr (nan A 1986: 64) . Olasdr ki bu kutsall gebe toplumsal


yaantdaki somut ilevselliinden kaynakldr. Buradaki duada atein
ve kaynn kutsall birletirilmi ve ulalmak istenen sonu hakknda
daha gl bir etkinin yaratlmas hedeflenmitir.
yle anlalyor ki, atein ilk kefedildii andan balayarak toplumsal
yaantya getirdii pratik kazanmlar, onun zamanla kutsal saylmasna
neden oldu. Altay ve Yakutlarda kibritle deil ama akmak tayla yaklan
ate kutsal saylr ve Kuzey Altayllarda gelinle gvey evlerine girdikleri
anda ilk atei akmak tayla yakarlar (Hassan . 1986: 152) . akmak
tann ok eski dnemlerin retimsel-dnsel izlerini yanstt aktr.
Atein kutsallnn, akmak ta ile birletirilmi olmas, yine, kutsallkta
pekitirici bir etkinin yaratlmas amacyla aklanabilir.
amanist dnce yalnzca somut gereklie kutsallk yklemekle
kalmaz. Ayn zamanda bu kutsal varlklan kiiletirir, onlan insani zel
liklerle donatr. Bu bilin yaps, insann retici gcyle doann dna
synld, doay egemenlii altna almaya balad ve doa karsnda
kendi gcnn ayrdna vard bir dnemin rndr. Bu aamada in
san hem doa karsnda zgrlemekte hem de hala onun sayesinde
yaamda kalabilmektedir. Aradaki bu konum insana zgven kazandnr
ken, bilin bir yandan da doal varlklan kutsar ve kutsadn da insani
letirir. enel (1985: 221) doaya kar bu "ikircikli" tutumu retimin yaz
gsnn yansn elinde tutan insann, yaradan ve yok eden gteki kutsal
varlklan kiiselletirme eilimi olarak tanmlar. Bu eilim sonucu olarak
kutsal varlklar insan gibi tasvir edilirler.
rnein Altay amanizmi'nin en byk tanns olan lgen iyilik eden
bir varlk olarak tasvir edilir ve ayn, gnein, yldzlann tesinde yaa
dna inanlr. lgen'in "lg" ad verilen bir saray ve altndan bir taht
vardr. Kendisi de insan suretindedir. Gklerden dklen yamur, as
lnda onun azndan akan salyalardr. lgen oluk ocuk sahibidir. Yedi
olu, dokuz kz vardr. Bu ocuklar da insan eklinde tasvir edilirler
(nan A 1986: 32-33) .
Kutsalln insaniletirilmesi ynndeki gelime, art rnle birlikte
klan rgtlenmesini datacak yaplann belirdii ve klan eflerinin gide1 43

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

rek ayrcalkl bir toplumsal konum elde ettikleri sre iinde ortaya kt.
Klan iinde askeri ve siyasi otorite haline gelen ef kendi gcn toplu
mun kalanna dayatmaya baladnda, bu snfsal nitelikli gelime bilin
te de etkilerini gsterdi. Bylece kutsall kiiletirme abas zerine
yeryzndeki otoritenin gc de yansd. Kiiletirme abas toplumsal
ayrmay da ifade eden, yanstan bir zellik kazand. lgen'i tasvir eder
ken kullanlan saray, taht gibi somut farkllk gstergeleri zerinden ger
ekletirilen betimlemeler, lgen'i her eyin tepesine yerletiren byle
bir anlat tarzdr. En tepede konumlanan, yaradan bir kutsal gce sahip
olan lgen, bu haliyle, artk somuttan kurtulmu bir tanr-varlk konumu
na iaret eder. Kutsallk dnyadan, somut gereklikten kurtulur, snrla
rn ve tm snrlan kendisi tanmlayan bir otorite halini alr. Bu dnya ile
te dnya arasndaki dnyevi balantlar giderek kaybolur.
Aynca, lgen'in hep erkek olarak tasvir edilmesi, ataerkil bir kltrn,
deerler sisteminin yanss olarak dnlebilir.
amanist dncede totemci kalntlar da vardr. Ormann koruyucu
ruhu olarak kabul edilen ayya ou eski Trk lehelerinde "azg"
denildii halde, baz boylarda "aba", Yakutada ise "ese, ebe, ebge" gibi
isimler verilir. Aba kelimesi ise eski Trke lehelerinde "ata" anlamna
gelir (Hassan . 1986: 107; nan A. 1986: 46; Erz M. 1973: 298) . Bylece
ormann ruhu olarak kutsal grlen ay, ayn zamanda toplumun atas
saylr. Ruh atadr.
amanizm'de totemci izlere ilikin baka rnekler de verilebilir. Dii
ruhlar byledir. Altayllarda Umay, Ana Maygl, Akene, Yakutlarda
Aystlar belli bal dii ruhlardr. Kuu kular Aystlar'n temsilcileri
sayldndan bu kulara dokunulmaz. Yakut inannda Aystlar gkten
gm tyl beyaz ksrak eklinde inmilerdir. lgen yaratma kudret ve
ilhamn Akene'den almtr (nan A. 1986: 34-38) . Ruhlar dnyasndaki
hayvan motifleri totemik unsurlar olduu gibi, yaratma gcn erkek
lgen'e devrederek geri plana ekilen kadn ruh Akene olgusu, amanist
bilinteki anaerkil totemci bir kalnt olarak grlebilir.
Ayst bereket ve refah salayan dii ruhtur. Ksr kadnlar ocuklar
olmas iin Ayst'a dua ederler. Ayst geldiinde herkes gler yzl, en
1 44

Dinin Toplumsal Kkenleri

ve tok olmaldr (nan A. 1986: 37) . Bu inan tarz da, toplumsal farklla
malarn henz ortaya kmam olduu, herkesin ayn koullarda, daya
nma iinde yaad komnal dnemin kalntsdr.
amanizm'de baz ruhlar dorudan hayvan eklinde ve daha ok da
ku olarak dnlr. Bu tr tasvirler Yakutlar arasnda yaygndr. Ya
kutlar en ok kartala nem verirler. Kartal gne ve gk tanrdr (nan
A. 1986: 46) . amanln ilk biimlerinden kabul edilen Yakut inan siste
minde totemik figrlerin zenginlii, totemci ve amanist bilinlerin nasl
i ie getiini gsterir.
Altay amanizmi'nde "tz" ya da "ts" denilen idollerde de totemik
kalntlar vardr. Bunlar keeden, paavradan, aa kabuundan yaplan
ve bir ksm ocuklarn oynad bebeklere benzeyen, bir ksm da tilki,
tavan derisinden yaplan kutsal saylan nesnelerdir. Duvarlara, srklara
aslrlar ya da bir torba iinde saklanrlar. Ava ya da nemli bir sefere
klacanda bunlara dua edilir. Ayn nesnelere Yakutlarda "tangara",
Uranhalarda "eren", Mool-Buretlerde "ongon" denilir. Tz-ts kelime
leri gnmz amanist Trk lehelerinde "asl, kk, mene" anlamlar
na gelir. Eski Uygur ve Hakaniye Trk lehelerinde de bu anlama sahip
olduklar bilinir. Ksaca, tilki ve tavan aman toplumlarnn asl, kkeni
saylr ve bunlarn totemleri nnde dua edilir.
nan da (1986: 42-47) bu grtedir: "Ongonlann (tzlerin) ou hay
van tasvirleri veyahut hayvan adlan tadklar ve tz kelimesinin eski
ve yeni Trk lehelerinde 'esas, mene, kk' anlamna gelmesi, ongon
kltnn, totemcilik devrinin bir hatras ve kalnts olduu eklinde
ki faraziyeyi kuvvetlendirmektedir. Trk rkna mensup amanistlerde
ok yaygn olan tzler, tilek, kazan (tavan) , aba (ay) , brkt (kartal) ,
tiyin (sincap) , as (kakm) ve buna benzer adlar tayan putlardr." Ayrca
Ouzlarn da her drt boyunun bir ongonu vard. Ongon olarak kabul
edilen hayvanlar ahin, kartal, sungur, akr, tavancl gibi avc kulard.
Smer (1965: 206-207) bu inan sistemini, Ouzlarn yakn tarihlerinde
bir totem devri yaam olduklar gereinin bir kant olarak deerlen
dirir. Eski dnemlerin totem hayvanlar, amanizmde kutsal ruh olur.
Tilek tz Telavt boyunun koruyucu ruhudur. or avclar arasnda
1 45

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

angr tz ise avn bolluuna ya da ktlna karar veren ruhtur. Kartal,


Kpaklar arasnda ormann ruhunu temsil eden ongondur. Anadolu'da
dilek dilerken aalara balanan paavra, kl, tyler de ayn ileve sahip
olan idollerdir.
Trk amanizmi'nde ayin ve trenleri dzenleyen, ruhlarla fani insan
lar arasndaki ilikiyi kuran kiiye "kam" denilir (nan A 1986: 72) . Kimi
yazarlar (Tanyu H. 1975: 16) kam eski Trklerin din grevlisi sayar. Ka
mn Moollardaki karl "kami"dir. Moollar, Buryatlar, Kalmuklar
erkek amanlarna "b", "bge", Yakutlar "oyun", uvalar "yum", Krgz
Kazaklar "haks" ya da "bask" derler. Yakut ve Altayllar kadn amanlar
iin Mool kkenli "udugan" terimini kullanrlar (Hassan . 1986: 152) .
aman kelimesinin Amerika Kzlderili dillerindeki karl "medicine
man", Afrika ve Malinezya dillerindeki karl "which doctor", Eski
molardaki karl ise "angakok"tur (Clune F. J. 1976: 5; Foster G. M.
1983: 20; Hoebel E. A , Weaver T. 1979: 558; Wells C. 1984: 138) . aman
kelimesi Mool dil grubuna giren Tunguz diline ait "aman" kelimesin
den gelir. aman bilen insan demektir. Sonradan ve gnmzde byc,
sihirbaz ya da kahin gibi anlamlar yklenmitir (Perrin M . 2010: 16) .
amanlk ayn zamanda uzmanlamadr. Art rnn elde edilmesi,
baz kiilerin dorudan retim faaliyetinin iinde bulunmakszn baka
ilere zaman ayrabilmeleri, iblmn ve uzmanlamay yaratt. Bu ne
denle Hoebel ve Weaver (1979: 557) aman uzmanlarn en temel ilk tipi
olarak tanmlarlar.
blm bilin dnyasna da yansd. aman toplumsal bilinci temsil
eden, bu bilinci yanstan, aktaran, gelitiren yetkili, teorisyen, aktr ola
rak ortaya kt. Toplumsal bilincin uzman bir kiide simgelemesi, bi
linte ruhlar aleminin soyutlanmasyla ezamanl oldu. Ruh soyutlamas
toplumsal bilinte uzmanlama anlamna geliyordu. Dncedeki soyut
lama ile toplumsal uzmanlama birbirini tamamlad.
llk dnemlerde aman, kamusal nitelikli bu kutsal ilere zamannn ta
mamn ayrmyordu, byle bir gereksinim yoktu. amanlk o dnemler
de profesyonelce yaplan bir i deildi (Hassan . 1986: 185) . Bu bakm
dan ilk amanlar, avc toplumlarn maara resimlerini izen, yan sreli
1 46

Dinin Toplumsal Kkenleri

sihirci-sanatlara benziyordu.
amanlk genellikle iki kuakta bir ve dededen toruna geer. Bir ku
an atlanmas, her iki kuaktan birine amanlk grevinin engelledii
toplumsal ileri yklenme olana verir. Bylece amanlk amatr ruhlu
bir klan organizasyonu olarak belirir (Perrin M. 2010: 34) .
Doastnn daha karmak dzeyde formlasyonuyla birlikte, a
manlk giderek tam (sreli) uzmanla dnt. Nitekim, aman, ruh
larla iliki kurabilen kii iken, orman kltnde, avn bol olmas amacyla
her avc kendisi dorudan orman ruhuna kurban sunabilir. Bu olgudan
(yani amann araclna gerek olmakszn ormana kurban sunabilme)
hareketle, orman kltnn en eski klt olduunu dnenler de vardr
(Hassan . 1986: 1 1 1) . te bu en eski kltte aman, henz tam profes
yonel deildi. Bu varsaym dorulayan bir veri or Trklerinden gelir.
or Trkleri orman ruhlarna ok nem verirler. nanlarna gre, bu
ruhlar, avclar avdan dnene kadar, oba halknn elenmesini, akalama
sn yasak klarlar. Halk, avclar, onlar sa salim ve verimli bir avla avdan
dnene kadar skunetle beklemelidir. te yandan, ilgin biimde, ayn
orman ruhlar av srasnda kendilerine hikayeler, masallar anlatlmasn
zellikle isterler. Hele mstehcen hikayeleri ok severler. Bu nedenle,
avclar ava giderken yanlarna usta bir hikayeciyi de alrlar. Bu hikayeci
avdan avclar kadar hisse alr. nanta hisseden sz edildiine gre, bu
toplum komnal ilikilerini geride brakm bir yapya sahiptir. te nan
(1986: 63) bu hikayeciyi orman ruhlaryla iyi geinmeyi salayan bir kam
(aman) olarak deerlendirir. Ancak buradaki amann, ruhlarla bizzat
kendisi iliki kuran ve bu bakmdan tamamen uzmanlam aman kadar
aman olmad da ortadadr.
Kamlk kurumu, baz yanlaryla da, daha sonradan toplumsal ayrma
ya urayacak olan klan yapsnn kanda-ortaklaa havasn da yanstr.
Kamlar, yesi olduklar boy, oymak ve kylerin sradan fertleri olarak
halkn iinde yaarlar. Onlarn fani insanlardan stnl, ancak ayin
yaptklar, tanrlar dnyasna kartklar, ekstaz hale geldikleri zaman
ortaya kar. Kam toplumun kendisine verdikleriyle (bu para da olabilir)
yaar. Ama baz oymaklar, kendi kamlarna maa da balar (nan A 1986:
1 47

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

79-80) .
Klan toplumu iinde boy veren iktisadi kkenli sosyal ayrmalar za
manla amanist dnceye de yansd. amanizm'deki iyi ruh, kt ruh
ayrmas bu zeminde ele alnabilir. Nitekim iyi ruhlara insanlarn ken
dileri de kurbanlar sunabildii halde, kt ruhlarla iletiim iin mutlaka
amann aracl gerekir (nan A. 1986: 75-76) . Bylece iyi ruh olgusu ta
rihsel bakmdan, herkesin ruhlar alemiyle olan iini kendisinin grd
daha amatr, toplumsal ayrmalarn olmad ya da belirgin olmad bir
toplumsalla iaret eder. Bu durum, amanist toplumlarn balangta
hi kt ruh inanna sahip olmadklar, ruhlar kendi pratik sorunla
rnda kendilerine yardmc olacak bir baka dnyann varlklar olarak
tandklar bir aamann gstergesi olarak yorumlanabilir. Byle bir n
gr, toplumda sosyal ayrmalarn yaanmad, herkesin birbiri yara
rna ve kolektif biimde alp, yaad ilkel komnal toplumsalln
genel yaps tarafndan da desteklenir. Klan yapsnn sz konusu olduu
ilk amanist bilin aamasnda, ruh inancna ulaacak ilk soyutlamalarn
bar, sevgi, iyilik, dayanma kavramlarnda somutlanmas beklenen bir
gelimedir.
Nitekim Yakut amanl'nda (ki amanln ilk biimlerindendir) a
man, temel bereket tapnc olan Ayst'a ulamann yollarn bilen uzman
kiidir. Bu amana "ak aman" ya da "yaz aman" denilir. Yakut inancn
da Ayst yalnzca retimin deil, ayn zamanda kendini retmenin, soyu
srdrmenin, ocuk sahibi olmann da yaratcsdr. nsani zelliklerin,
iyiliin, insann varoluunun kollaycsdr. Yakutlarda kt ruhlarla ili
ki kuran amanlar da vardr, ama bunlar ikinci plandadr. te yandan,
Yakut inancnda, bundan 100 kadar nce, ak/kara aman ayrm yoktu
ve aman yalnzca iyi ruhlarla iliki kurmakla grevliydi Hassan'a gre
(1986: 86-88) ak/kara aman aynn toplumdaki katmanlamaya eza
manl olarak geliti. Komnal toplumsal yapnn dalmas aman inan
sistemine byle yansd.
Toplumsal ayrma yalnzca askeri, siyasal dzlemlerde, ef ve dierle
ri biiminde yaanmad. Ayn anda kadn ve erkein toplumsal statleri
de farkllat. Sz konusu olan ey, fizyolojik temelli bir ayrma deil,
1 48

Dinin Toplumsal Kkenleri

erkein giderek siyasi erki eline geirmesiyle tanml bir gelimeydi. Ka


dn, bylece, gnmzde de devam ettii zere, daha geri bir toplumsal
konuma itildi. Aynma sre izledi. Bu nedenle aman inan sisteminde
anaerkil toplum rgtlenmesinin izlerine rastlamak mmkndr. Gn
mzde hem erkekler hem de kadnlar aman olabilir, ama amanlann
ou erkektir (Murphy R. 1986: 180) . Ama, yine gnmzde baz ama
nistlere gre en iyi amanlar kadn amanlardr (nan A. 1986: 89) . Ben
zer eklide, California ve Aizona'nn Mohave Kzlderilileri arasnda da
en gl amanlann kadn rolndeki erkek amanlar olduklanna inanlr
(Murphy R. 1986: 180) . nan'a gre ise, eski dnemlerde, amanln ka
dnlara zg olduunu dnmek gerekir. yle ki, "Yakutlarda erkek
amanlar zel cbbeleri bulunmad zaman, kadn entarisi ile ayin ya
parlar. zel aman cbbesinin gsnde kadn memelerini temsil eden
yuvarlak madeni eyler bulunur. Umumiyetle amanlar ve Mslman
bakslar uzun sa brakrlar. Pederahi (patriarkal) aile geleneklerine
smsk bal olan Krgz-Kazak bakslarnn bile amani trenlerde az
ok kadn klna brnmeyi tercih etmeleri, Orta Asya slamlarnda sa
tra etmek Mslman alametlerinden biri sayld halde baz bakslann
bir tutam da olsa uzun sa brakmalar dikkate deer zelliklerdendir.
( . . . ) ptidai amanizmde kadnlann rol byk olmutur." (nan A. 1986:
89-90) . nan'n aktard bu veri ve deerlendirmeler, amanizmde erkek
unsurunun, daha sonraki, kendi iinde ayran, eflie, snfsallamaya,
ataerkillie doru ilerleyen bir toplumsal geliim aamasna karlk gel
dii ynndeki tezi destekler.
Gemi ve gnmz amanizmi'nin az nce sraladmz kimi zel
likleri Anadolu'daki kimi folklorik olgularda da mevcuttur. Bunlardan
en bilineni albasmas hastaldr. Albasmas atlarda ve doum yapm
kadnlarda grlr. Lohusay albasacak olursa, kadn kabuslar grr,
ar hastalanr, nefes almas gleir, boulacak gibi olur, baygn der,
az, kollan arplr. Bu ruhun kadn cinsiyetli bir insan olduuna inan
lr. Uzun boylu, uzun parmakl ve trnakl, siyah uzun sal, ok byk
memeli, ok irkin ve dilek bir kadndr. El ve ayaklar vcuduna gre
ok kktr. Ayaklarnn topuk ksm nde, parmaklar arkadadr. Al
1 49

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

gmlek giyinmitir, akarsularn anafor yapt yerlerde, aalk ve krlk


blgelerde yaar. Lohusalar karanlk bir ortamda bulacak olursa, onla
rn gslerinin zerine oturup, elini boazlarndan sokarak cierlerini
skp alr. Kimi zaman da, lohusaln ilk gnnde yedirilen yemein
ilk lokmas zerine bir kl biiminde oturur ve lokmann yutulmasyla
kursaa yerleir. Sonuta yine hastann cierini sker. Lohusann skt
cierini suda slatarak yer. Cierin yenmesiyle birlikte hastann rengi
solar. te bu anda cierin al ruhunun elinden kurtarlmas gerekir. Bu
yaplamazsa, hasta 40 gn iinde lr (Eren N. 1971 : 12; Gzelbey H.
1981: 26-27; Kse M. 1964) .
Bu haliyle albast inanc amanist bilin formasyonunun bir yanss,
kalnts olarak grlebilir. Hastal oluturan ruh insan biiminde tasvir
edilmektedir. Bu haliyle inan, somut gereklikteki maddi nesnelere ruh
soyutluunun yklendii bir bilin aamasna karlk gelir. Gnmz
deki amanist Trk toplumlarnda da ayn inan mevcuttur. Altayllar,
Krgzlar, Kazaklar, Yakutlar albast inancna sahiptirler. Ayrca bu inan
cn ilk biiminde alruhunun kt deil, iyi bir ruh olduuna ve eski Trk
panteonunda koruyucu tanrlar arasnda bulunduuna inanlrd. nan,
alruhunun bir zamanlar koruyucu bir tanr olarak grldn gsteren
iki kant sunar: Urenha-Tuba Trklerinin aman dualarnda kamlarn bu
ruhtan yardm isteyileri, al kelimesinin ate kltyle ilikili oluu. nan
(1986: 169-173) bu ikinci veriyi, alruhunun en eski dnemlerdeki ate ve
ocak ilahesi olduu biiminde deerlendirir.
Anadolu'da da, alruhunun bir zamanlar iyi bir ruh olduuna ilikin
kimi inanlar vardr. Bu inanlara gre, alkarlarnn bazlar son derece
gzeldir. Hatta bunlar yakalayp evlenmi olan erkekler bile vardr. Bu
gzeller alrken yorulmak nedir bilmezler. ine girdikleri evin bere
keti artar. Ekmek piirmeye oturduklarnda teknedeki hamurun sonu
gelmez. Ambara, torbaya, dolaba onun eliyle konan yiyecek hi tken
mez. Alkars ufak bir kapta bile yemek piirmi olsa, bu bir sr insann
kamn doyurur (Kse M. 1964: 3605-3606) .
Alkarsnn deiime uradn iaret eden bir veri de, yine nan'dan
(1986: 169-170) gelir: nan'n belirttiine gre Krgz-Kazak Trklerinde1 50

Dinin Toplumsal Kkenleri

ki alruhu iki trdr. Birisi kara albast, dieri ise "sar albast" olarak
bilinir. Bunlardan san olan hoppa, arlatan olup insanlar hile ve aldatma
ile geinir. Lohusalann cierlerini sken de budur. Sar alruhu ile ili
kiyi ancak hocalar ve amanlar kurabilir. Kara Albast ise ciddi ve ar
baldr. Bu ruhla ilikiyi ise yalnzca ocakllar kurabilir. yle anlalyor
ki, hayvanc-tarmc toplumlarda efin varlnda cisimleen toplumsal
ayrma albast ruhunun karakterine de yansd. Toplum iki tr alruhu
tasvir etmeye balad. Burada ilgin noktalardan birisi de, sar albast
ile ilikiyi, ayn dnemin uzmanlama olgularndan birisi olan amann
kurabildiine olan inantr. Kara albast ile ilikiyi ise ana soy izgisini
izleyen ocakl kurabilir. Bu inanlar da albast inancnn aslnda avc klan
toplumlarnn bilin yapsn kalttn gsterir. Ama, iyi ve kt nitelik
lere sahip iki alruhunun varlna olan inan bir gei aamasdr. Daha
sonraki dnemde, yani toplumsal ayrmalarn daha da netleip belirgin
leecei aamada, alruhu tmyle kt zelliklerle bezenecek ve hatta
fiziksel olarak da irkin bir kadn olarak tasarlanacaktr.
aman, gelecekten haber verir, kaybolan nesneleri bulur, hastalktan
tedavi eder, dmanlar cezalandrr, avn bolluunu salar, topraklar
korur, savata kabilesine yardm eder. Bu ileri te dnyadaki ruhlarla
iliki kurarak yapar (Lowie R. H. 1947: 342; Murphy R. 1986: 180; nan
A. 1986: 73; Perrin M. 1980: 72-96) . Doa dndaki varlklarla iliki ku
rabilmek iin allmadk davranlar sergiler. Kimileri bunlar histerik,
yan lgn olarak niteler (Hoebel E. A., Weaver T 1979: 558) . nan (1986:
76) sinirli ve melankolik sfatlarn kullanr. Sibiryal ger ukelerin
amanlar ise psikotik olarak tanmlanan davranlara sahiptirler. Ama,
uke amanlarnn bu davranlar kendi toplumlarnca hi yadrgan
maz (Murphy R. 1986: 76) . Srekli ruhlarla iliki kurma zorunluluunun
amann kiiliinde bu trden bir dnme neden olduuna inanlr. Bu
ruhlar amana ocukluundan beri musallat olmulardr. O nedenle bir
kiinin aman olup olmayaca, ocukluunda kendini belli etmeye ba
lar (nan A. 1986: 76) .
aman olmak iin, kimi zaman, aman adaynn kendisinin ruhlarla
ilikiye girmeye almas gerekir. Bunun iin aman aday gnlerce
51

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

oru tutabilir, kendisini ciddi biimde yaralayabilir (Murphy R. 1986:


181). Sk sk garip ryalar grenlerin, sk hastalk geirenlerin (zellikle
astm krizleri, sara nbetleri) , garip davranlar sergileyenlerin aman
aday olduklarna inanlr. Ancak kiinin aman olduunun kesin olarak
belirlenmesi iin usta bir amann tehis koymas gerekir. Usta aman
kararn kendi ruhlarna danarak, aman adayn belli testlere tabi tu
tarak ve uzun srebilecek bir srecin sonrasnda verir (Perrin M. 2010:
37-40) . Ruhlarla iliki kimi zaman uykuda, ryada gerekleir (Hoebel
E. A, Weaver T. 1979: 559) . amann ruhlarla ilikiye gemesi ritel bir
atmosferde olur. Belli gnlerde ya da durumlarda (bayramlarda, amann
hastalk zamanlarnda) aman grevinin bana geer. Ayin bazen gn
lerce srer. Bu srada evresinden tamamen kopar, ekstaz durumuna ge
er, syledikleri bazen evredekilerce hi anlalmaz, tren sonunda ta
mamen kendinden geer, halsiz ekilde ylr. Trans durumuna gemek
iin davulunu ritmik ekilde alarak, dans eder. Kimi zaman uyuturucu
alr (Murphy R. 1986: 181-182; Perrin M. 2010: 5 1-62) .
aman soyutluundaki bu ruhani, "bu dnyadan olmayan" karakter,
amanist bilincin soyut yapsna denk der. aman, bu denklii salar.
Elimizdeki verileri topladmzda u sonuca ulayoruz:
amanizm'de toplum bilinci ruh inancyla ekillenir. Ancak buradaki
ruh, doann iindeki somut nesnelerin tamamlaycs niteliindedir. Bir
baka deyile her somut varlk ayn zamanda soyut bir kutsallktr. Doal
dnyayla ilikisiz ruh kavram daha sonraki aamada ortaya kacaktr.
Altayllardaki lgen oluumunda olduu gibi, doayla ilikisiz ve en st
derecedeki ruhsal varl karlayan bir kelimenin, bir zamanlar toprak
ve onun ruhunu tanmlamak iin kullanlm olmas bu yndeki gelime
nin kantdr. Kald ki, amanizmin en doadan kopuk ruhu olan lgen,
her zaman insan gibi tasvir edilmitir. Anlalabildii gibi, tam soyut ruh
inan, ada aman toplumlarnda grlen ve toplumun belli bir re
tim tarzna taklp kalmas sonucunda ortaya km bir olgudur. Bu gibi
toplumlarda bir ruhlar panteonu vardr. ok uzun yllar boyunca ayn
biimde retmek ve yaamak zorunda kalan, normal tarihsel sreleri
ni izleyemeyerek gelimi tarmsal ekonomiye geemeyen, dolaysyla
1 52

Dinin Toplumsal Kkenleri

merkezi snfsal yaplarn retemeyen toplumlarda, dnsel yap kendi


zerine katlanr ve bu tr bir bilin yaps ortaya kar. Bu toplumlarn bi
lincini avlanmak ve obanlk yapmak iin baml olduklar doal varlklar
doldurur. Ama her doal varln bir ruhunun bulunduuna da inanlr. Bu
ruhlar panteonu giderek hiyerarik nitelik kazanr ve tepesine de ailesiyle
birlikte bir ana ruh yerletirilir. Bu arada, tannn merkeziletii, siyasal
otoritenin ekillendii, snfsal ayrmalarn ortaya kt daha ileri re
tim tarzna geen toplumlar ise giderek tek tanrl din biiminde bir bilin
yapsna ularlar. te bu bilin yapsna sahip tarmc toplumlarla, oban
toplumlarn temas sonucunda amanist bilin yaps ve amann grev
leri de etkilenir. amanist bilin ana ruh kavramna ularken, aman da
iyice soyut ilerle urar hale gelir, fal bakmaya, frklk yapmaya,
ruhlarn yardmyla hastalan tedavi etmeye balar. nan (1986: 1 1 2 ve 1 14)
amanlarn bu ilevlerinin, slam dininin etkisiyle ortaya ktn belirtir.
amanizm, hem retim hem de dnce anlamnda doaya dorudan
bamlln almaya baland noktaya denk der. Gzlenebilen ev
rende seyreden her eyi, yine doann iindeki oluumlarla aklamaya
alan insan bilinci, dorudan doaya bamllktan kurtulmaya bala
dnda, bu aklamasnn yetersizliini fark etti ve dnce dnyasnda
daha soyut kategoriler retmek zorunda kald. Ruh kategorisine bylece
ulald. Ruh, amanizm'de olduu gibi, nceleri doal varlklar tamam
layan bir soyutlamayd. Kendi bana, doal olanla ilikisiz, kendi iinde
btnsellii olan ruh inanc ise daha sonradan geliti. Bu trden, tama
men doast nitelik tayan ruh kategorisinin izlerine amanizm dne
minde de rastlanabilse bile (ki bu sre tarn soyutlamasna ulaacaktr) ,
bu sistematizasyon esas olarak daha gelikin bir retim tarz iinde hayat
buldu. amanizm'deki ruh soyutlamas cinler, periler, kt ve iyi ruhlar
dzeyinde snrl kald. Bu ruhlar, ounlukla, toplum zerinde otoriter
bir gc simgelemiyordu. Kendileriyle konuabilmek, anlaabilmek
mmknd. Bunu balarda herkes kendisi yapabiliyordu. Btn ruhlar
insan suretindeydiler ve varlkl insanlar gibi yayorlard. aman profes
yonellii sonradan geliti. amanlar yaptklar bu iten maddi bir karlk
beklemiyor ve tam sre amanlk yapmyorlard. Glerini, toplum adna
1 53

Hayvanclk ve ilkel tarm aamas

ve toplum yararna kullanyorlard. amanist bilincin bu zellikleri, ken


dinden nceki bilin formasyonlarnda olduu gibi, onun amatr ynn
oluturur. Amatrlk ise henz toplumsal snflamann tam olarak otur
mam yapsyla ilikilidir.
amanizm bir din deildir. dinler teki dnya ile bu dnyay kesin olarak
aynrlar. Bu bakmdan akndrlar. Aknlk, gerekliin, belli baz var
lklarn veya eylemlerin doal etkileiminden deil, kendisi dndaki ve
kendisini aan bir gcn mdahalesiyle gerekletiini savlar. nsanlar ve
teki dnya arasndaki ilikiler dolayldr ve adaklarla gerekleir. Bunun
iin uzmanlar gerekir. kinlik ise her eyin her eyin iinde olduunu,
teki dnyann bu dnyann iinde bulunduunu ve bu dnyann doasn
paylatn ileri srer. Bu dnya ile tekisi arasnda karlkl, dolaysz bir
iliki ierir. amanizm'de de byledir. Bu ve teki dnya arasnda kutuplu
bir iliki yoktur. amanizm, avc toplumlara aittir. Ruhlarla iliki yataydr.
Tarm gelitiinde cennet ve cehennem inanlaryla birlikte insan ile ruh
lar arasndaki iliki dey bir iliki halini alr. amanizm eitliki toplumlara
karlk gelir. Doayla hala dolaysz ilikiler srdren, evrenin basksnn
toplumun basksndan ok daha belirgin olduu avc-devirici toplumlara
ya da klan topluluklarna uygun der (Perrin M. 2010: 104-107) .
Ancak toplumsal yap hayvanclk ura boyunca, klan rgtlenmesini
tamamen paralayacak unsurlar da kendi iinde retti. Bunlarn bilin
dzlemindeki ilk etkileri, ak/kara aman, iyi/kt ruh ayrmlarnda or
taya kt.
Toplumun iktisadi-siyasal nesnelliindeki gelimeler bilin yapsna
da yansd. Toplum iinde elikili siyasal kar gruplarnn ortaya k
mas, bu gruplarn elien karlarn ifade eden bilin yaplarn da ko
ullad. Toplumsal bilin formasyonu giderek kolektif eilimleri yanstan
zelliini ve ilevini yitirdi. Alt ve st yap kurumlaryla apayr bir retim
tarz belirdi. Bu retim tarz, "byk sulama tarm" ya da "gelimi tarm
ekonomisi" denilen retim biimi zemini zerinde geliti.
Bakalm Mezopotamya ve Msr'da neler oldu, "uygarlk" denilen s
mrgeci srama dnyann en lgn nehirlerinin sulad bu corafyalar
da nasl gerekleti?

1 54

Beinci Blm

Gelimi tarm ekonomisi


1) Toplumsal-siyasal yap: Devletin biimlenii

Tarm ilk kez hayvanclk dneminde ortaya kt. Orta Avrupa'da orman
dan tarla aarak yaplan gebe nitelikli tarm ve yakn Dou'da kk
akarsularn kenarnda kk sulama tarm bu dnemde yaplmaya ba
land. Yakn Dou'nun kk sulama tarm, bu su kaynaklarndan sala
nan suya dayanyordu. Orta Avnpa'daki yamur suyuna muhtat. Yakn
Dou'da akarsu kenarlarndaki toprak yumuakt. Orta Avrupa'da orman
alan apayla ilenmeye uygundu. Sz edilen bu corafi koullar tarm
da farkllatryordu.
Sonradan byk nehirlerin evresinde, tarm iin tamamen ayn bir aa
may ifade eden, byk sulama tarm yaplmaya baland (enel A. 1985:
148) . Byk sulama tann, dnyann belli bal en ok su tayan ve en
uzun nehirlerinin evresinde, gnmzden yaklak 6000 yl nce (Child
Tarihte Neler Oldu s.53'te "4000 yl nce" der) gelitirilen daha ileri bir
tarmsal ekonomidir. Teber (1985: 266) byk ve uzun nehir evreleri
iin "zel nitelikler ieren blgeler" nitelemesini yapar. Byk sulama
tarmnn balang noktas Mezopotamya'da Dicle ve Frat nehirlerinin
arasndaki blge ile Msr'da Nil Vadisi'dir.
Bu blgeler, byk sulama tarmndan nce de tamamen farkl koul
lara sahiptiler. Mezopotamya'da tannn farkl bir aamaya sramas, an1 55

Gelimi tarm ekonomisi

cak, Dicle ve Frat'n, insann yaratc emeiyle denetim altna alnmas


sonucunda gerekleti. Mezopotamya'nn kuzeyinde ran Dalan ve yk
sek ran Yaylalar, gneyinde Basra Krfezi, batsnda Suriye stepleri ile
Arap lleri bulunur. O zamanlar Dicle ve Frat bugnknn aksine, bir
lemeden Basra Krfezi'ne dklyorlard. klime gelince, kuzeyde daha
iddetli ve yal olmak zere, bu blgede tam bir kara iklimi hakimdi.
zellikle kuzeydeki yksek blgelere k dneminde bol kar dyor,
her iki nehir de bu kar yayla besleniyordu. Bylece, her yl ilk bahar
aylarnda, karlarn erimesiyle birlikte kabaran bu nehirler, ovaya indik
lerinde getirdikleri alvyonlu topraklarla birlikte taarak, evrelerindeki
arazileri sular altnda brakyordu. Taknlar temmuz, austos aylarna
kadar siiyordu. Ancak bundan sonra sular yava yava ekiliyor, geride
ok sayda bataklk alan kalyordu (Diakov V., Kovalev S. 1987: 89; Teber
S. 1985: 267) .
Dicle ve Frat pek ok kollan olan, aklar hzl ve iddetli yalar ne
deniyle dzensiz taknlar yapan nehirlerdi. ki nehrin arasn dolduran
ve en scak mevsimlerde bile kurumayan bataklklar dev kamlklarla
kaplyd ve bunlarn arasnda da hurma ve palmiye aalar vard. Saz o
dnemlerde Mezopotamya ekonomisinin en nemli geim kaynaklarn
dan birisiydi. Gerek hayvan ve gerekse insan yiyecei olarak, barnak,
sandal ve bot retiminde kullanlyordu. Nehirlerde balk boldu. Bataklk
sazlklarnda ok eitli kular yayordu. Blge yrtc hayvanlarn yan
sra, koyun, kei, sr, domuz vb. siilerine de ev sahiplii yapyordu
(Child G. 1988: 80; Gnaltay . 1987: 201-202) .
Buna karlk, Mezopotamya, ekonomik gelime iin gerekli olan ma
denler bakmndan yoksuldu. Ayn durum inaat malzemesi olarak kul
lanlan aa, ta gibi malzemeler iin de geerliydi. Blgenin tek aa
tii olan hurma yap malzemesi olarak ie yaramyordu. Bol miktarda
bulunan kil ise kap kacak, kerpi ve yaz tabletleri yapm iin uygundu
(Diakov V., Kovalev S. 1987: 89) .
Yakn Dou'nun Neolitik toplumlar hayvanclk ve tarmda bel
li bir dzeye ulamken, buraya ok yakn bir corafi konumdaki
Mezopotamya'da henz Neolitik devrim gerekletirilememiti. Burada
1 56

Dinin Toplumsal Kkenleri

avclk, balklk ve toplayclk halen temel geim faaliyetleriydi (feber


S. 1985: 271) . Dicle ve Frat'n denetlenmesi zor, sk sk taknlar yapan
sular tarm ve hayvancln gecikmesinin nedeniydi.
Nil ise yine ok byk bir nehir olmasna karn Mezopotamya'dan
farklyd. Bats ve dousu boyunca aralksz dalar sralanyordu. Kuzey
de ise geni bir deltayla denize ulayordu. Nehrin aknts, gney blge
lerinde, ulam tamamen engelleyen alayanlarla kesintiye uruyordu
(Diakov V., Kovalev S. 1987: 134) . Nil'in Msr topraklan iindeki bu do
al yaltlml, tarih boyunca, buradaki toplumlarn kendi ilerine ka
pallklarna da neden oldu. Thomson (1988: 90) doa ile toplum arasn
daki bu ilikiyi yle betimler: "Eski dnyada baka hibir yerde koullar
bu kadar kesin bir etki yaratmamtr." te yandan Nil, Msr'n tek su
kaynayd. Msr'da Mezopotamya'nn aksine yalar azd. Nehir, her
Temmuz aynda, yukarlara yaan karlarn erimesiyle dzenli olarak ta
yor, tm vadiyi sel altnda brakyordu. Bu arada verimlilik kayna olan
alvyonu da evresine seriyordu. Tek bir kaynaktan gerekleen bu su
basknlar, zaman bilinip, gerekli nlemler alnabildiinde, korku kayna
olmaktan kacak, bereket saacakt. Ayn yaps nedeniyle Nil, ok uy
gun bir ulam ve tamaclk yoluydu. Eski dnemlerden beri hem aknt
ynnde hem de uygun aralar kullanlarak akntya kar zerinde ula
m salanabiliyordu (Child G. 1988: 80; Thomson G. 1988: 90) . Msr'n
genelinde maden yoktu ama, Nil Vadisi bu bakmdan da ok zengindi. ki
kysndaki dalar yaplarda kullanlan ta ve altn barndryordu. Aynca
Nil vadisinde, tekne ve inaatlarda kullanlan aalar da bol olarak yetii
yordu (Diakov V., Kovalev S. 1987: 137) .
Dzenli taknlar nedeniyle insan Nil Vadisi'ne de ok uzun sre
giremedi. Burada yaam ancak toplaycln iyice rgtlendii, tarmn
ortaya kt aamada balad. Nitekim Paleolitik dnem aletleri ancak
evredeki dalarda bulunmutur. Vadideki ilk topluluklar avclk ve
balklk iin buraya geliyorlar, kulbelerini sellerin ekilmesinden
sonra ortalkta beliren ve zerleri kaln bir amur tabakasyla kapl
toprak paralar zerlerine kuruyorlard. Bu topluluklar ertesi mevsim
Nil yeniden kabarncaya kadar geici kulbelerinde barnyorlar, ek
1 57

Gelimi tarm ekonomisi

olarak buday, arpa, keten ekip, domuz, sr ve koyun yetitiriyorlard


(lbomson G. 1988: 91; Diakov V., Kovalev S. 1987: 137) .
Nil, Dicle ve Frat Vadileri'nde yerleebilmek ve bununla birlikte re
tim ilikilerinde tarihsel sramay gerekletirebilmek, ancak sel sula
rnn kontrol edilmesi ve bataklklarn kurutulmas sonrasnda olanakl
olabildi. Zaman iinde, Dicle ve Frat evresinde fazla suyu toplayacak
bentler ve gletler yapld, kuraklk zamanlarnda buralardaki sular kul
lanld, nehirden tarlalara uzanan kanallar ina edildi. Msr'da ise, Nil
Vadisi'nde yerleik olarak yaayabilmek iin, nehrin dzenli tamalarn
nceden tahmin edecek bilgi birikimine ulamay beklemek gerekecek
ti. Ancak bu bilgiyle birlikte, bent ve kanallarla ilgili nlemler alnabildi
ve bu, byk lekli tarm iin gerekli olanaklar salad. Nil Vadisi'nin
byk tanna uygun hale getirilebilmesi iin selin amurlatrd top
raklarn nce kurutulmas, sonra da usulne uygun biimde sulanmas
gerekiyordu (Berktay H. 1989: 164, 170; Thomson G. 1988: 88; Diakov
V., Kovalev S. 1987: 90, 138) .
Vadilerin dzenlenmesi, azgn nehir sularnn dizginlenmesi kolay ol
mad. Bu iler iin byk emek ve bilgi birikimi gerekti. Arazilerin tar
ma uygun hale getirilmesi iin bataklklarn kurutulmas, geni sazlk ve
dikenliklerin ortadan kaldrlmas, nehir sularnn kylarda kontrol alt
na alnmas, setlerin inas, yabani hayvanlarn ldrlmesi, direnaj ve
sulama kanallarnn almas gerekiyordu (Child G. 1988: 80-81) . Btn
bunlar insanst abalar gerektirdi.
Mezopotamya ve Nil Vadileri'nin tarma ve yaama elverili duruma
getirilmesi ancak byk insan kitlelerinin belli bir i plan erevesinde
organize edilmesiyle baarlabildi. tk olarak, buralardaki komnal toplu
luklar bu ilere baladlar. Ancak klan hacmindeki bir toplumun bylesi
devasa bir organizasyonu baarabildiini dnmek yanl olur.
Suyun kontroln ve byk sulama tarmn ayn blgelerde daha son
radan yaayan Smerler baardlar. Oysa bu blgede Smerlerden nce
de deiik toplumlar yayordu (Ertop K., Yetkin . 1985: 21). Smerler
de kuzeydoudan, M.. 4000'1erde Mezopotamya'ya ilk geldiklerinde,
komnal ilikilerin egemen olduu bir toplumsal yapya sahiptiler. Smer
1 58

Dinin Toplumsal Kkenleri

toplumlarnn o dnemki sylencelerinde yer alan u trden cmleler ilk


yerletikleri Mezopotamya'nn koullarn ve kendi komnal ilikilerini
tarif eder: "Buralarda aslan srmaz, kurt kuzuyu kapmaz, hibir kadn
ben yalym demez, hibir erkek kocadndan sz etmez, buralarda
dul ve yal bulunmaz." (feber S. 1985: 272) . Smerlerin ilk yerletikleri
alanlar, bugn denizden 1 10 km kadar ieride yer alanlar Eridu, Eloved
gibi yerler oldu. Buralar nehirlerin grece daha yava akt ve kk
kanallarla suyun aktarlmasnn olanakl olduu blgelerdi. Tarihleri yak
lak olarak M.. 4000'1ere denk gelir (Teber S. 1985: 271-272; Hoebel E.
A., Weaver T. 1979: 201 ; enel A. 1985: 281) .
Mezopotamya'da uygarlk ilk yerleim yeri olan gneyden kuzeye
doru ve iki rmak kys boyunca ilerledi. Eridu, Ur, Uruk, Bad, Tibira,
Laga, Gitsu, Umma, uruppak, sin, Adab, Nippur, Ki, Babil, Agade,
Sippar, Akak, Larak, Mari, Asur ve Ninive bu blgenin nemli kentle
riydi. Tarih iinde egemenlik de kuzeye doru kayarak Smer, Akad,
Babil, Asur kent devletlerinin eline geti. Kentlerin ve siyasi iktidarn ku
zeye kaynda, ilk byk sulama tarmna balanan gney topraklarnn
tuzlanmasna bal olarak tann verimindeki dn etkisi vard. Ayrca
yukarlarda kurulan kent devletleri rmaklarn sularn kesip aalarda
kuraklk ve susuzlua ya da kanallarda biriken sular serbest brakp sel
lere yol aabiliyorlard. Bunlar da kendilerine siyasi iktidar ele geirme
olana veriyordu. Aynca daha sonradan kuzeyde kurulan kent devletleri
nceki gney kentlerine gre daha dinamik bir havaya da sahipti (enel
A. 2014a: 434) .
Kendine yeterli olan kk toplumsal yaplardan, byk sulama tarm
nn yaplaca byk lekli ifti toplumsal yaantya geite, birbirine
komu olan gebe oban ve daha yerleik ifti toplumlar arasndaki
sava ilikiler belirleyici oldu. Yaam biimlerindeki farkllk nedeniyle
sava genellikle obanlar kazanyordu. obanlar yenilse bile, kayplar
fazla olmuyor, geride sayl l ve yaral brakarak kap gidiyorlard. ift
ilerin kayb ise bykt, ellerinde ne varsa obanlar tarafndan yama
lanyordu. Galip gelen obanlarn nnde birka seenek bulunuyordu:
Artk savunmasz kalan ky yamaladktan sonra ekip gitmek, iftileri
1 59

Gelimi tarm ekonomisi

toptan ldrerek her eylerine el koymak ya da bunlarn hibirisini yap


mayarak tarmclar altrp, ynetici bir snf olarak oraya yerlemek.
te bu son yol toplumsal yaantda nemli deiikliklerin nedeni olarak
grlr ve "reklenme" olarak tanmlanr. reklenme iin, ifti eko
nomisinin reklenerek ynetenleri besleyebilecek kadar art rn sa
layan bir verimlilik dzeyine ulam olmas da gerekir. Ancak bu koul
larda fetihi obanlar, reklenme sonrasnda, yeni bir i rgtlenmesi
ve merkezi otoriter bir ynetim biimiyle almann verimliliini daha
da artrabilirler. Bu nedenle enel (1985: 186-200 ve 231) reklenme
ilikisini kk sulama tarmndan byk sulama tarmna geiin kata
lizr olarak deerlendirir. Child (1988: 97) hayvanc bir kabilenin ifti
bir toplumu kuatp alabileceini, bunun sonrasnda kylleri toprakla
uramay srdrmek zere "zgr" brakabileceini, hatta tarmdan
pay almak karlnda onlar baka dmanlardan koruma grevini st
lenebileceini yazar. Eberhard (1943: 25) ise M.. 2000'1i yllarn in'ini
incelerken, genel olarak benzer bir yaklamda bulunur. rnlerin eit
lenmesine bal olarak geliecek oban/ifti ilikileriyle birlikte, ge
belerin iftilerin efendisi olarak idareyi ele alacaklarn yazar. Bu olaya
da "tabakalanma" der. Adna ne denirse densin, bu sre, tipik biimde
ancak, iinde bu olanaklar barndran bir doal-corafi yapya sahip olan
byk rmaklarn takn ovalarnda gerekleebilirdi. Nitekim yle oldu.
Dicle ve Frat kylarndaki on be kadar yerleim yeri kentsel boyutlarda
byyerek, tarmsal ekonominin toplumsal yap ve ilikilerine sahip hale,
reklenme ilikisiyle birlikte, geldiler.
Bu ilikinin ortaya kard yeni toplumsal yap "uygarlk" (Fransz k
kenli "civilisation-medeniyet" kelimesinden kkenli) olarak isimlendirilir
ve ilk kez Smerle birlikte balad kabul edilir (enel A. 2014a: 325) .
Benzer yaplar Msr'da, Hindistzan'da lndus Irma Vadisi ve in'in
kuzeyindeki San Irmak Vadisi'nde, Peru'da, Meksika'nn Tehuakan
Vadisi'nde da vard. Dolaysyla belli bir corafyaya zg deil, insanln
geliiminin belli bir aamasnn zorunlu toplumsal organizasyon biimi
olarak dnlmeli. nk bunlarn her biri birbirinden bamsz ola
rak ortaya kmt. Buralarn ortak zellii bu blgelerde yaayan kk
1 60

Dinin Toplumsal Kkenleri

tann toplumlarn kendilerine saldran toplumlara yenilmeleri ve iinde


yaadktan corafyann denizle ya da dalarla evrili olmas nedeniyle,
yenilgi sonrasnda kaacak yerlerinin olmamasdr. te kk tarmdan
byk lekli tann tekniklerinin kullanlmasna gei bu kalma zorunlu
luu sonucunda ortaya kt. Onlar iin, boyun emek, tek geerli hayat
ta kalma yoluydu. zerlerindeki askeri hiyerarik otoritenin ynetimini
kabul ettiler. Zamanla o toplumlarla kaynatlar (Lewellen T. V. 2011: 67
ve 74) .
Smerler de Mezopotamya'ya ilk geldiklerinde oban bir toplumdular.
Gney Mezopotamya'nn yerleik kk tarmc topluluklar zerine
kerek, onlar daha ileri tarmsal bir ekonomi ynnde organize ettiler,
ynettiler. Giderek yerleiklerle kaynatlar. Yerli halkn kk sulama
iin am olduu kanallardan yararlandlar. Smer'dekine benzer bir
reklenme ilikisi, muhtemelen Msr'da da yaand (enel A 1985: 197 ve
193) . Mezopotamya'daki Babilonya Belos tapna barahibi Berosius'un
Babilonya Tarihi adl yaptnda, Mezopotamya'da kente dnen ilk ky
olan Eridu'ya uygarl getiren kiinin, denizden kan ve kei kuyruklu,
insan bal bir tann olarak tasvir edilen Oanes olduu yazldr. Bu metin
kei totemli bir oban toplumun, ayn zamanda balklk da yapmakta
olan bir ifti topluluk zerine reklenmesiyle ortaya kan yeni bir top
lumsal yaplanmann oluumunun tasviri olarak yorumlanr (Gnaltay .
1987: 298) .
oban ve tarmc toplumlar arasndaki savaa dayal ilikiler sonu
cunda gelien yneten/ynetilenli toplumsal yap art rne el koyma
biimiydi. Bataklklarn kurutulmas, tamalarn zamannda ve dzenli
olarak boaltlmas, kurak alanlarn sulanmas vb. ilerin organizasyonu
na yarad. Bu yeni toplumsal yap artk daha merkezi, otoriter ve askeri
niteliklere sahipti. Nitekim, Parkinson (1984: 30) byk sulama tarmnn
siyasi birlii dayattn, Teber (1985: 284) de yeni koullarn daha mer
keziyeti bir ynetime gerek gsterdiini yazarlar.
Fakat merkeziyetilik anlamnda Mezopotamya ile Msr arasnda kimi
farkllklar vard. Blgelerin farkl doal, corafi koullar ynetimlerine
de yansd. Msr'n tek yaam kayna Nil'in tamasyla vadiyi bandan
161

Gelimi tarm ekonomisi

sonuna kadar kaplamas, sonra yeniden ekilmesi, bu dng, btn ya


am belirliyordu. Tamay kontrol altna alabilmek, ancak btn vadi
boyunca alnacak nlemlerle mmkn olabilirdi. te bu zorunluluk,
Msr'daki ynetim yapsnn hzla merkezilemesine, tek bir iktidar ay
gt altnda toplanmasna neden oldu. Mezopotamya ise Msr'dan biraz
daha farklyd. Buradaki iki nehir, pek ok yan dal ile besleniyordu. Yan
dallarn her birisinin a ok kendilerine yeterli bir ok beslenme havza
lar vard. Bu havzalarda, ekonomik ve ynetimsel anlamda kendilerine
yeterli olabilen ayn ehirler gelimiti, Mezopotamya'da btn blgeyi
iine alan merkezi bir siyasal yapnn gelimesi bu nedenle ok daha son
ralara kald (Berktay H. 1989: 170; Thomson G. 1988: 90-91; Thomson G.
1988a: 29) .
retimin merkezi olarak rgtlenmesi tann ekonomisinde srama
yaratt, art rn iyice fazlalat. Buna bal olarak ortalama yaam sresi
uzad. Topluluklarn nfusu avc toplayclk dneminde ancak 30 kii
kadarken, tannn balangcnda 600 kiilik kyler ortaya kt ve nfus
600 yl iinde %2 artt (Gven B. 1984: 185) . Refah dzeyi bakmndan
Mezopotamya'nn en kt durumdaki emekileri bile cilal ta kynn
zgr ve eit yelerinden daha iyi durumdayd (Thomson G. 1988a: 31).
Sonu olarak, yerleim yerleri giderek byd. Aralarndaki ilikiler
geliti. Kendi ilerinde daha organize yaplar olan kentler ortaya kt.
Her birisi nehir kenarlarndaki yksek tepelerde kurulmu olan Smer
kentleri, evrelerindeki kendilerine bal dier yerlekelerle birlikte 4050 bin kii barndran byk yerleim yerleri haline geldiler (Teber S.
1985: 275) .
Tarmdaki retim aralarnn yapmnda madenlerin kullanlmaya ba
lanmas, tann gelitiren nemli bir faktr oldu. lk kullanlan maden ba
krd. Ancak bakrn alet yapmnda kullanlmasndaki asl nemli aama,
eritilerek kalba dklmesinin akl edilmesidir. Bu ilem 1200 derecelik
bir sda mmkn olabiliyordu ve ancak M.. 1600 yllarnda gelitirilen
tekniklerle baarlabildi (Child G. 1988: 87) . te yandan, bu dnemin asl
nemli madeni bakrla kalayn karmndan elde edilen bronzdu (tun) .
Bronzun aletlere kazandrd sertlik ve dayankllk teknolojik gelime
1 62

Dinin Toplumsal Kkenleri

bakmndan nemli bir srama noktasyd. Bu nedenle Thomson (1988a:


18) kent ekonomisini bronzun tanmladn yazar. Bronzun ilk kullan
mnn M.. 3000'de Yakndou'da gerekletiini belirten yazarlar da
vardr (Berktay H. 1989: 166; Wells C. 1984: 30) . Madenlere ramen
tatan yaplma aletler tann ekonomisinde uzun yllar kullanld. Bunun
nedeni bakra ekil vermedeki, bronz elde etmedeki zorluklard. Maden
lerin ilenmesindeki glk onlann kullanmn da snrlyordu. Ta, bol
olarak bulunduu yerlerde bu nedenle tercih edildi (Child G. 1988: 90) .
Byk tarmsal retim srecinde gerekleen merkezi ynetim yaps,
toplumsal gelimenin bir nceki aamasnda belirmeye balayan toplum
sal ayrmalar da belirginletirdi. Sonu olarak, toplumun iindeki bir
grup, toplumsal, siyasal organizasyonu tamamen eline geirmi oldu. Bu
grup tarm rgtlemeye, elde edilen art rn paylatrmaya ve ondan
daha fazla miktarda pay almaya balad, bylece toplumsal hiyerarinin
tepelerine trmand. Artk kol ve kafa emei birbirinden tmyle ayrm
oldu. Tamamen profesyonel olan bu yneticiler, eski kabile toplumunun
eitli ayncalklar kazanm efleri, efin yakn evresi ya da tanmc top
lumlar zerine reklenen obanlarn ef ve efe yakn evresi iinden
kt (Berktay H. 1989: 164) .
Bu yeni aamada artk, yneticiler maddi retimle hi ilgilenmiyorlard.
Geni kitlelerin yaratt art rn hem topluluk iinde hem de retimin
deiik sektrleri arasnda pay etme ilevini stlenmilerdi. Bu arada,
ynetici snf tarafndan, art rnden kendilerine ancak kannlarn doyu
racak kadar pay braklan kyllerin, bu el koyma biimine kar ortaya
koyabilecekleri tepkilerin de nlenmesi, basklanmas gerekiyordu.
Bylece ynetim giderek koordinasyon ve kltrel bir ilev ve sorum
luluk olmaktan karak tam anlamyla g ve otorite konumu haline geldi.
Toplumsal aynma netleti, ynetenler ve ynetilenler eklindeki snflar
ortaya kt. Bu yaplar arasna uzlamaz elikiler girdi. tk bata retim
sel sorunlar zmek zere, biraz da kendiliinden ortaya km olan
kurumlar, zamanla toplum zerindeki egemenlik yaplan olarak organize
oldu. Tarihte siyaset, burada dodu. Birbirleriyle elien karlar olan,
bu karlarn giderek ak biimde dile getirmeye, savunmaya balayan
1 63

Gelimi tarm ekonomisi

toplumsal yaplarn her biri artk toplumsal snflar anlamna geliyordu.


retici glerdeki gelime ilkel topluluk dzenini ykt, snflardan olu
an elikili bir toplum yaps ortaya kt. Tarmsal ekonomideki geli
me, ancak snflarla mmkn oldu.
Snfl toplum yapsnda, byk tarmsal organizasyonlar baaracak
emek gc, ilk balarda savalardan salanyordu (Teber S 1985: 278) .
Yenilen taraftan elde edilen esirler tannn ihtiya duyduu kitlesel emek
gcn oluturuyordu. Eskiden yenilen taraf toptan imha etmek mantk
lyken, imdi esir almak retimin bir gerei halindeydi. Giderek gelien
kentlerin arasndaki savalar, su kanallarnn, bentlerin inaatnda ala
cak emek gcn salamann yolu oldu. Bu sava tutsaklar ilk klelerdi.
Klelik zamanla tann ekonomisinde yerleik bir hal ald. Marx'n (1977:
208) dedii gibi, retimde belli bir dzeye gelinmi ve blmde belirli
bir eitlik derecesinin ortaya km olmas kleletirmeyi zorunlu hale
getirdi. Tutsaklar ilk dnemlerde btn toplumun klesi olarak kullan
lyordu. Bu, toplumlar arasnda sava ilikilerin balad, ancak klan
rgtlenmesinin henz tam olarak dalmam olduu aamaya denk ge
liyordu. Kleletirmenin bu ilk biimine "toplulua ait klelik", "ataerkil
klelik" isimleri verilir (Zubritski Y., Mitropolski, Kerov V. 1980: 66) .
Ama ikisi arasnda fark da vardr ve ataerkil klelik, toplulua ait k
lelie gre biraz daha farkl ve ileri bir aamay tanmlar. Burada sava
tutsaklar btn toplumun deil, klan iinde sivrilmekte olan efin klesi
olurlar. Klan iinde nvesi atlm olan bu snfsal nitelikli ilikinin, S
mer ve Msr'n ilk dnemlerine de devredildii anlalmaktadr.
lk Smer yerleik toplumlarnda, ynetici-egemen bir snf ile kleler
ve zgr yurttalar vard. Kle emeinin balangta arlkl yeri yoktu.
retim daha ok zgr yurttalarn daha dayanmac emeine dayan
yordu. Yerleim yerini evreleyen arazilerde zgr yurttalar tann ve
hayvanclk yapyordu. Kabile yaps dalrken bile, zerine yerleilen ve
ilenen toprak toplumun ortak mlkiyetindeydi. Ama ortaklk dorudan
toplum kolektivitesi tarafndan deil, ef, giderek kral tarafndan temsil
ediliyordu. Ortak mlkn sahibi krald (Thomson G. 1988: 89) . Kylle
re ait olansa yalnzca topran kullanm hakkyd. Kyllerin topraktan
1 64

Dinin Toplumsal Kkenleri

rettii rne kral el koyarak kullanmndaki inisiyatifi ele geirdi. Bu


byk smr kimi zaman da dolaysz vergiler ya da ok az bir cret
karl ortak (kraln mlkndeki) toprakta altrma biiminde srd
rld. Bu smr biimlerini Berktay (1989: 168) angarya ve emek-rant
diye tanmlar. Zamanla dorudan kral ve ailesinin mlk olan araziler de
ortaya kt. Bu topraklarda da retimi, almalar karlnda rnn
bir miktar kendilerine braklan kyller yapyordu (Child G. 1983: 69) .
retimi denetlemenin bir yolu da maden iletmeciliinin krallara ait
olmasyd. Bronz retimi zor ve bronz iletmecilii pahal olduu iin
bronz metalrjisi ksa srede krallarn tekeline geti (Berttay H. 1989:
41; Thomson G. 1985: 33) . Bu dzenin gerek gsterdii zor mekanizma
snn kurulmas, zorunlu askerlik uygulamasn ortaya kard. Kyller
zorla askere alnmaya balandlar (Thomson G. 1988: 89) . Snfsalln ilk
dnemlerinde askerliin kutsanmas olanakl olamad iin.
Art rne el koyma srecinde ynetici snf iinde yer alan rahipler s
nf geliti. Rahipler daha M .. 4000'li yllarn bandan itibaren krallarn
mlklerini ynetiyor ve art rnn artrlmas iin organizasyonlar yap
yorlard. Kendi aralarnda loncalar biiminde rgtlenmilerdi. Yaz da,
ynetici snfn mlklerinin kaydnn tutulmas ve mlk bilgisinin gelecek
kuaklara aktarlmas amacyla gelitirildi, kullanlr oldu. Childe (1983:
69) rahipler snf ve yaz konusunda yle der: "Mlklerin yneticileri
olarak rahiplerin kskan bir efendiye ve srekli bir lonca iinde bulun
duklar meslektalarna grev dnemlerinin hesabn vermeleri gerekir.
Bylece bu rahipler gelirleri ve harcamalar yazl iaretlerle kaydetmek
iin tm meslektalar ve ardllar tarafndan anlalabilecek ortak bir ka
yt sistemi zerinde uyutular ve yazy icat ettiler." llk okullar da rahiple
re bu kayt iaretlerini retmek zere ald (Childe G. 1983: 75) .
Ynetici snf giderek devlet yapsn organize etti. Byk sulama ta
nn devlet organizasyonunu ortaya kard (Lewellen T. C. 201 1 : 76).
Devletin amac art rne ynetici snf adna el koymakt. inde kyl
ler, yneten kral ve kraln yardmcs durumundaki rahipler ile zoru uy
gulayan askerler vard. Devlet yalnzca grnrde bu snflarn tmn
temsil ediyordu. El konulan art rn tannn gelitirilmesi iin gereken
1 65

Gelimi tarm ekonomisi

yeni yatrmlarda ve ynetici snfn lks tketimini karlamak iin kul


lanlyordu.
Devlet balangta kent devletleri biiminde rgtlendi. Her kent dev
leti kendi iinde iktisadi/siyasal btnl olan bir birimdi. Kentler bir
birlerine ok benzer ekilde planlanmt. Her birinin orta yerinde kenti
koruyan, yneten kraln ve rahiplerinin evleri, saraylar, tapnaklar yer
alyordu. Daha darda zanaatkarlarn atlyeleri ve en darda da ifti
lerin evleri ve tarlalar bulunuyordu (feber S. 1985: 275) . Bylece, siyasi
mekanizmann en yukarsndakiler merkezde, retimi gerekletirenler
ise ileyecekleri toprakla birlikte kenarda yerleiyordu. Kent yaps bu
haliyle toplumun siyasi yapsnn mimariye ve ehir planlamasna yans
masyd. Kent evresine ina edilen gl savunma duvarlar ile bu yan
sma tamamlanyordu (Ertop K., Yetkin . 1985: 25; Teber S. 1985: 275) .
Duvar, kent btnselliinde retim-blm-tketim sarmal iine dahil
olan art rnn dier devletlere kar korunmas ilevini gryordu.
Kimi iftilerin evleriyle tarlalarn nemli ksm duvarn dnda kalyor
du.
Her kentin yaknnda ona bal daha kk yerleim yerleri, kyler
vard. Tarm kyde, zanaatlar ve ticaret ise kentte yaplyordu. Gerek ti
cari gerekse askeri mekanizmalarla ky kentin snfsal ileyiine eki
liyordu. Bylece toplumsal rgtlenme, iktisadi ve siyasal dzlemlerde
merkezileiyordu.
Kent merkezindeki tapnak art rnn topland ve hesaplarnn
tutulduu kurumdu (Child G. 1988: 106) . Tapnan iinde byk su
lama tarm ekonomisini planlayp, yneten kral ve rahipler yayordu.
Smer'de tapnak, art rne el koyuun, servet birikiminin, ynetimin
simgesiydi. Ayn ilevi Msr'da ant mezarlar gryordu (Child G. 1983:
84) . Tapnaklar ve mezarlar kraln dnyadaki gcnn simgesiydi. Sava
ta, yenen taraf yenilenin tapnan yama edip yakyor ve kendi lmsz
gcnn simgesi olarak da fethettii topraklarda kendi tapnan ina
ediyordu (Child G. 1988: 1 1 1) . Krallklarn gc arttka simge yaplar
da bydler, toplumsal gnencin gstergesi oldular. Ekonomi tapnak
mlkiyeti ile llmeye baland. rnein Laga Kent Devleti nfusunun
1 66

Dinin Toplumsal Kkenleri

bin kiiye ulat dnemde, tm topraklar 2000-3000 km2 kadard.


Buna karlk iindeki 20 tapnaktan birisi Tanra Baba Tapna'nn
kaplad alan 68 km2 ve 1200 kiiyi altryordu (feber S. 1985: 276) .
Tapnak kendi iinde ekonomik bir birimdi. inde her tr zanaatkarlk
yaplyordu. Tapnak iindeki retim faaliyetleri tapnak nfusunun ge
reksinimlerini karlyordu.
Kraln denetimindeki bu merkezi kent devleti yaps giderek daha ileri
noktalara ulat. Bu sre devlet ii ve devletler aras olmak zere iki dz
lemde e zamanl olarak geliti. ki sre birbirinin tamamlaycs oldu.
Balangta yalnzca savalar kle salamann yolu iken, kleletirme
zamanla toplum iine kayd. nceleri, mlkiyeti kendisine ait olmasa
bile, zerinde alt toprak parasnn kullanm hakkna sahip olan
ve geimini oradan salayan kyl, yllk iinnn giderek daha fazla
ksmn krala teslim etmek zorunda kald ve bu nedenle iyice yoksullat.
Ertesi yl tarlasn srebilmek iin faizciden, tefeciden bor almak zorun
da kald. Babil dneminde borlanmayla birlikte faiz oranlan da ykseldi.
Yazl metinlerden anlald kadaryla gm zerinden yaplan bor
lanmann faizi %20, tahl zerinden yaplan borlanmann faizi %33 dolay
larndayd (feber S. 1985: 291 ) . Tefeciyle girilen faiz ilikisi yoksulluu
ve toplumsal ayrmay derinletirdi. retici borcunu deyebilmek iin
btn iinn kral ile tefeci arasnda pay etmek zorunda kald. Borcu
elde ettii rn getiinde kendisini, ailesini ipotek ettirmeye balad
(Child G. 1983: 109) .
te bu noktada toplum iinde klelik belirdi. Toplumun daha yoksul
ve zayf yeleri ile baka toplumlarn srgnleri yaanlan boyunca, bo
az tokluuna varlkl kimselere hizmet etmek zorunda kaldlar (Child
G. 1988: 99) . Artk, kyller kendi topraklarnda, kendi toplumlar iinde
kleleiyordu. Kleliin bu tipine "bor klelii" denildi. M.. 2300'l
yllarda bor klelii hukuken de kabul edildi (Child G. 1983: 109) .
Klelik Mezopotamya' da, ynetici snfn tm topraklan kendi mlkiye
tine geirdii ve Mezopotamya'nn tek bir siyasi birlik olarak birletiril
dii Babil dneminde (Hammurabi zamannda) yaygnlat. Msr'da da
zgr yurttalarn kleletirilmesi M.. 2800-2400 arasndaki Eski Msr
100

1 67

Gelimi tarm ekonomisi

mparatorluu dneminde oldu. Msr iin bu dnem, Nil Vadisi'ndeki


dank kk topluluklarn ilk kez geni apl siyasi bir devlet yaps
iinde merkeziletikleri zamandr. Klelerin ounun sahibi tapnaklar
ve yneticilerdi. Siyasi ve iktisadi gc elinde bulunduran egemen snf,
yoksullam akrabalarn ve bamllam zgr insanlar altryordu.
nceleri, herhangi bir nedenle kleleen insanlarn yaadklar kentler
de satlmalar yasakken, Babil dneminde bu yasak kaldrld ve borla
narak kle denlerin kendi yurtlarnda satlmalar da yasallat (Teber
S. 1985: 292) .
Kyllerin borlanma sonucunda iledikleri topraklardaki kullanm
haklan da ellerinden kt. Bu hak doal olarak bor verenlerin eline ge
ti. Tefeciler dorudan tarmla uramadklarndan, ellerine geirdikleri
bu topraklar maddi kar karlnda yneticilere, rahiplere devrettiler.
Bylece toprak zerindeki mlkiyet ilikileri deiti. Ynetici sn
fn zel mlkiyeti artarken, topluluun ortak kullanmndaki azald.
Smer'de daha ilk hanedanlar dneminde kral btn topraklarn mlki
yetini eline geirmiti (Ertop K., Yetkin . 1985: 25) . Zaten artk devleti
temsil edenler de onlard. Dolaysyla snflama ynndeki sre toprak
mlkiyeti dzleminde de kendisini gerekletirdi. Ama bir yandan da y
neten snf iinde de elikiler belirdi. zel mlkiyet siyasi hiyerarideki
konumla paralellik gsteriyordu.
zel mlkiyet Mezopotamya'da M.. 3000'lerde 3. Ur Hanedanl
dneminde yaygnlat. Babil dneminde ise kraln denetiminde olmak
zere zel mlkiyet ilikileri iyice gelimiti. Krallk tm topraklarn bir
ksmna kendi mlk olarak el koymu, kalanlar krallk grevlilerine,
yksek dzeydeki memurlara datmt. Karlnda da onlara asker
ve memur yetitirme zorunluluu koymutu. rnein Hamurabi zama
nnda iki hufe topra olanlarn asker, drt hufe topra olanlarn bir
subay, sekiz hufe topra olanlarn iki yksek memur beslemeleri yasal
bir kurald. Topran nemli ksmn kendi zel mlkne geirenlerin,
bu topraklarn bir ksmn kk paralar halinde zgr yurttalara ki
raladklar da oluyordu. Mlkiyetin geliimine paralel olarak mhrler
de kullanlmaya baland. Bunlar kiileri zel olarak ilgilendiren ilerde
1 68

Dinin Toplumsal Kkenleri

kullanlan mhrlerdi (Diakov V., Kovalev S. 1987: 1 03, 1 1 1-1 12; Teber
S. 1985: 298) .
Msr'da yerleik tarma geildii andan itibaren zel mlkiyet ilikileri
yaanmaya baland. Klan dzeni artk kmt, kk ve byk aile
lerden oluan ve su kullanm temelinde ykselen komuluk topluluklar
ortaya kmt. Daha sonraki Eski mparatorluk dneminde ise zel ml
kiyet daha da geliti. Kraln ve byk devlet grevlilerinin topraklarnda
yalnzca kleler deil, ayn zamanda "mertu" denilen zgr insanlar da
altrlyordu. M .. 2000'lere denk gelen Orta mparatorluk dneminde
ise zel mlkiyete dayal ilikiler daha da belirginleti. Fayum'daki bir
kentte zanaatlarn ve kyllerin oturduu kerpiten yaplma ufak evle
rin yannda, yksek devlet grevlilerinin yaad 50-70 odal byk evler
de vard (Diakov V., Kovalev S. 1987: 139, 145, 158-159) .
Mezopotamya'da, toprak mlkiyetindeki zelleme eilimi geliirken,
merkezi devlet organizasyonunu koullayan su ileri yine devlet eliyle
rgtlendi. Su kanallarnn almasn, korunmasn, onarlmasn devlet
stlendi. Devletin bu grevi tarm retiminin temelini oluturdu (Teber
S. 1985: 298) .
Klan ilikileri yklp, yerini snflar alnca, snflar arasndaki eliki
ler de derinleti. Kral, rahipler, yksek dereceli subaylar ve dier devlet
grevlileri, en nemli zenginlik kayna olan topra ele geirirlerken,
tarmsal retimi gerekletiren kyllerin durumu ktleti. Mezopo
tamya'daki Laga Kenti'nde bir kylnn 3,5-11 dnmlk toprana kar
lk, yksek bir tapnak memurunun 156 dnmlk topra vard (Child
G. 1988: 1 1 1) . Mlkszleme ve kleleme kyllerin yazgsyd. Kralsa
her eyin sahibi ve yaratcs. Devlet ilk andan itibaren askeri nitelikteydi.
Askeri zor, toplumsal elikilerin bastrlmas iin gerekiyordu. Komu
devletler arasndaki ilikiler de askeriydi.
M.. 3000'lerde Mezopotamya'da 15-20 kent devleti vard ve her bi
risi siyasi adan birbirinden bamszd. Bunlar srekli olarak birbirle
riyle sava durumundaydlar (Child G. 1983: 72-73) . Mezopotamya'daki
kent devletlerini ynetimi altna alan siyasi-askeri btnlk Akad Kent
Devleti'nin ynetiminde ve Kral Sargon zamannda (M.. 2340-2284)
1 69

Gelimi tarm ekonomisi

gerekleti. nsanlk tarihinin ilk profesyonel ve krala bal ordusu da bu


dnemde kuruldu. Bu, dnemin en gelikin silahlaryla donanm 5400
kiilik bir orduydu. Ayn dnemde Akad gneyde Basra Krgezi'nden,
kuzeyde Akdeniz'e kadar uzanyordu ve Sargon'a "dnyann drt kesi
nin kral" deniliyordu (Teber S. 1985: 283-284) . zleyen ksa bir dank
lk dneminin sonrasnda 3. Ur Hanedanl ve M.. 2000'1erde de Babil
Devleti ile daha merkezi bir devlet yaps ortaya kt ve snflar arasnda
ki elikiler daha da keskinleti.
Merkezileme, tm kentlerin ortak olarak benimsedikleri l birimle
rinin, ortak hukukun, ortak takvimin gelitirilmesini de gerekli kld. tk
kez Akad zamannda ortak uzunluk, arlk, deer birimleri kabul edildi.
Tarihteki ilk yazl yasalar Laga kent Devleti'nin kral Urutaginas dne
mine aitse de tm Mezopotamya iin ortak olanlar Babil kral Hamurabi
tarafndan yazld (Teber S. 1985: 280; Diakov V., Kovalev S. 1987: 109) .
Ayn srete ynetim yaps da deiti. Smer kent devletlerinde kral
lara "patesi (ensi) " ya da "lugal (bey) " denilirdi. Patesi genellikle soylu
bir aileden gelirdi ve yerine de ou kez kendi oullar geerdi. Kraln
yannda iki ayr meclis vard. Bunlardan en geni kapsamls ifti-ky
l, zanaatkar, sava ve balklarn temsilcilerinden oluuyordu. kinci
meclis ise kral ve rahipler ile bunlarn yaknlarn ieriyordu. Bu meclis
lerle kraln yetkileri snrlandrlyor ve nemli konulardaki karar sre
lerine yneticiler dndaki kesimlerin katlm salanyordu (Ertop K.,
Yetkin . 1985: 25; Diakov V., Kovalev S. 1987: 98) . Bu temsili demokrasi
eski klan toplumunun yaam biiminin kalntsyd. Nitekim snfl top
lum yapsnn gelimesi ve devletin merkezileip, iktidar yapsnn g
lenmesiyle birlikte, kral tek siyasi yetke durumuna geldi. Siyasi-askeri
birliin tm Mezopotamya'y kapsad aamada, kent devletleri birer il
olarak merkeze balandlar. Merkez, artk, o gn iin egemen olan kent
devletiydi. Bal olan illere ynetici olarak merkez vali atyordu. Bylece
kent devletleri dneminde "hkmdar" anlamna gelen "ensi" kelime
si, Ur Kenti7nin merkez olduu 3. Ur Hanedanl dneminde yalnzca
"vali" anlamna gelmek zere kullanlmaya baland (Ertop K., Yetkin .
1985: 27) .
1 70

Dinin Toplumsal Kkenleri

Msr'da merkezi ynetim ynndeki gelime daha hzl yaand. S


re aamada geliti: Birbirinden kopuk, bamsz ilk yerleim yerle
rinin ortaya k, Yukar ve Aa olmak zere iki kralln olumas ve
bunlarn M.. 4000'lerin balarnda tek bir krallk altnda birlemeleri
(Thomson G. 1988: 90) . llk aamadaki yerleim birimlerine "nom" deni
liyordu. Bu isim belli bir sulama havzas zerinde yerlemi olan toprak
birliklerini tanmlyordu. Nil Vadisi tarmsal retim iin henz tam olarak
dzenlenmediinden, birbirinden kopuk ve kabile tipi rgtlenmelerin
nvelerini de ieriyordu (Diakov V., Kovalev S. 1987: 139) .
Mezopotamya ve Msr'daki ilk snfl toplumlarda uzmanlama da or
taya kt. Kafa ve kol emekleri bu dnemde birbirinden ayrld. Artk
dnce ve bilimi retenler dorudan maddi retim yapanlar deil, ge
imlerini tmyle kafa ileriyle salayanlard. Bu ayrma dnce ve
bilimin gelimesine ivme katt. Ancak, ayn srete, kafa emei egemen
snflarn denetimine girdi. Toplumun snflara blnmesiyle birlikte i
blm artt, yeni ortaya kan uzmanlk alanlar da bu toplumsal yapya
denk decek ekilde organize oldular ve snfsal bir karakter edindiler.
Yaz ve eitim sistemi tapnaklarn mali hesaplarnn kayt altna aln
mas amacyla gelimiti. Bunun gibi, ticaret, arlk ve uzunluk birimleri
nin standardizasyonunu gerekli kld. iler karlarm ya da kol boylar
n l birimi olarak kullanm olsalard, mkemmel mimari yaplar olan
Msr piramitlerinin, Smer tapnaklarnn inas mmkn olamazd. Ale
lade kaplar, tahl vergisinin toplanmasnda kullanlamazd. Smer dev
letinin vergi birimi her yerde standart olmalyd. Aksi takdirde devletin
"vergide adalet" argman tutmazd, itirazlar gelebilirdi. Aralarnda rn
deiimi yapan mal sahipleri ile tacirler de her seferinde aldatlm olma
tedirginlii yaamamalydlar. Aritmetik ve geometri de ayn ortamda ve
benzer kayglarla geliti. Smer yazclar iin saylarn tek balarna hi
bir anlam yoktu. Onlar iin (ve aslnda krallk dzeni iin) nemli olan,
tarlalara ne kadar tohum atlaca, ii belli bir zamanda bitirebilmek iin
ka iinin altrlaca, tapnak duvar iin ne kadar kerpi kullanla
ca idi. O nedenle yzlm birimleri belli bir miktar tahl ktlesini
dile getiriyordu. Hacim iin kullanlan szck ise harfi harfine "toprak
171

Gelimi tarm ekonomisi

ktlesi" anlamna geliyordu. Sulamann zamannda yaplabilmesi, takn


zamanlannn bilinebilmesi, tarlalann mevsiminde srlp, ekilebilmesi
iin ay ve gnein yllk hareketleri dzenli olarak izlenmeli, mevsimsel
ritim kaydedilmeliydi. Gkbilimi bu abadan dodu. tk gkbilimi uz
manlar yine rahiplerdi (Bilimlerin geliimi konusundaki aynntlar iin
bkz. Child G. 1983: 75-79; Child G. 1988: 130-157) .
tk yaz tabletler zerine kaznan Smer resim yazsyd (Piktogram) .
Ancak tabletler zerine resim izmek zor olduu iin, bu sorunun z
m bakmndan tabletlere iviyle kaklarak yazlan ivi yazs ortaya kt.
Bylece resimden iarete geilerek yaz soyutluk kazanm oldu. Daha
sonra, ayn blgede ounluk olarak yaayan kimi Sami halklar (Aa
Mezopotamya'daki Akadlar) Smerlerin tek bir nesneyi tanmlamak iin
gelitirdikleri iaretleri, sesleri ifade edecek ekilde dntrerek hece
yazsn gelitirdiler. Daha sonradan M.. 2000'1erde Filistin'de yaayan
Kenan halk, her bir iareti bir harfe dntrerek alfabetik yazy bul
dular. Alfabetik yazya gidi sreci, yaznn tabletler yerine, papirs ve
deriler zerine yazlmas olanan da verdi. Yazmak, kayt tutmak, kayt
aktarmak bylece kolaylat ve topluluklar arasnda ortak bir dil gelitiril
mesine de olanak verdi (enel A. 2014a: 375) .
Artk doadaki dzenliliklerin farkna varlyor, bu dzenlilikler genel
lenerek bilim yasalar biiminde formle ediliyor ve sonular retimde
kullanlyordu. retimin gereksinimlerinin farkna vanlmasyla doal ve
toplumsal sreler bu bakmdan izleniyor, inceleniyordu. retim bilim
sel gelimeleri koulluyordu. Doa daha fazla derecede insann emek
nesnesi durumuna geldi, yeni yeni gereksinimler ortaya kt, bunlar da
yeni zihinsel almalan yaratt.
retim gelitike bilim geliti, bilimdeki gelimeler retimdekileri
uyard. Bu diyalektik ilikiyi tetikleyen ey art rnn artrlmas
amacyd. Bu ama snfsal-siyasal bir zeminde kendisini var ediyordu.
Bilim siyasetin belirleyiciliinde geliiyordu.
Balangta retimin organizasyonunu salayan ynetim, reticilerden
art rnn toplanmas ve istenilen kanallara aktarlmas ilevini gren
askeri-siyasi bir yap olarak organize oldu. Art rnn paylatnlmas
1 72

Dinin Toplumsal Kkenleri

kaygs artrlmasn da ieriyordu. Sonuta siyasi iktidar toplumsal re


tim zerinde tam bir otorite kurdu ve art rn iin btn matematikile
rini, astronomlarn, mimarlarn, kylleri daha uzun ve ritmik biimde
altracak askerlerini, ihtilaftan zecek hukukularn yetitirerek,
seferber etti. tik devletler tmyle askeri bir nitelik tayordu. Askeri
karakter bilimi de belirliyordu. Bilim ve askeri zor ayn hedef iin bir
likte alyordu. Bilim, doal ve toplumsal dinamiklerin her trl smn
zerek ynetenlere sunmak yoluyla, snfl toplum yapsn btnyle
yeniden retmek, o yapy daha st seviyede yeniden kurmak ilevini g
ryordu. tk bilim siyasetin, snfsalln belirledii bilimdi.
retimdeki gelimeler toplumsal refah artrd. Bunu yaparken
toplumun iine snfsal elikileri soktu. En zengininden en fakirine kadar
herkes, belki, kanda ve kolektif klan toplumu bireylerine gre daha ok
tketiyor ve daha uzun yayordu. Ancak, olanaklar, refah, zenginlik eit
paylalmyor, ayn kayglar, sevinler, duygular yaanmyordu. Snflarn
karlar, sorunlar, bunlarn zmleri tmyle farklyd. te bu ortam
da, kafa emei de, yneten snflarn, retenlerinkiyle elien karlarn
retiyordu.
Bilimsel retimin egemen snfn denetimine girmesi, ayn zamanda bir
eliki de yaratt. Artk bilimin asl amac, retimi toplum gereksinimle
rini gzeterek artrmak ve art rnn btn toplum bireyleri arasnda
eit dalmn salamak deildi. Ama, toplumsal art rn, ona el ko
yan snfn lks tketimi iin artrmakt. retimi gdleyen tek faktr
ynetici snfn tketici eilimleriydi. Nicel miktar belli ve snrl olan bu
tketim kapasitesinin doyurulduu dzeyden sonra daha fazla art rne
ve bu art rn salayacak retim tekniklerinin gelitirilmesine de esa
sen gerek kalmyordu. Ynetici snfn tketim kapasitesi bilimin gelime
snrn da iziyordu. Bu noktada, kafa emeinden kopmu, entelektel
retim yapma becerisini yitirmi kyl reticinin, bu snn ileriye taya
cak herhangi bir katks olamyordu.
Toplumsal yapdaki snflama ve bilginin retimindeki profesyonelle
me, bilgi ve bilim retiminin nne toplumsal yapnn belirledii yapsal
engelleri karm oldu. Bilimin profesyonelce retimi, kendi toplumsal
1 73

Gelimi tarm ekonomisi

gereklii iindeki bu ilk profesyonel bilim, kendisinin nne snfsal en


geller koydu.
Eski zamanlarda, kendi gnlk retimci pratikleri iinde karlatkla
n somut sorunlar, kendileri amatrce ve kolektif eylem kalplan iinde
zm olan kitleler, imdi, bu profesyonel bilim anda, sistematik bi
limsel dnceden uzaklatnlm oldular. phesiz, tannsa! rn elde
etmek, hayvan yetitirmek, yine, doann yasalarn zmlemeyi ve
sonularn emek nesneleri zerinde uygulamay gerektiriyordu. Ve, bu
sre, "bilmek" ve "bilim" retmek anlamnda, daha nceki klan retim
tarzna gre daha st seviyede iliyordu. Ama tann ve hayvanclktaki
bu bilgi nemli oranda, hayvanc-devirici dnemden beri bilinen ve ar
tk kendisini tekrarlayan bilgiydi. te yandan, bu dnemde retim, bilgi
retimi ve yeni bilgi kitlelere yabanclamt. Tarlalar srmek, ekmek,
ekini bimek, hayvan srlerini beslemek, et ve st ilemek, vb, bu ey
lemlerin tm eyleyenler asndan imdi tamamen angarya nitelii ta
yordu. Bakalar tarafndan planlanm ve kendilerine zorla dayatlan,
sonularndan da ancak kannlann doyurabilecek kadar yararlanabildik
leri angaryalar.
Yaam, retenlerin denetimi dnda, her gn ayn trden ilerin s
radan biimde yinelendii bir tekdzelik halindeydi. retim ve retim
srasnda kullanlan bilgi kendileriyle ilgisizdi. Gnlk yaam ierisinde,
her an, evresindeki doal srelerin gizli yanlarn soruturan, doadan
kendisi ve kandalar adna bilgi ve rn elde eden klan bireyinin
yaratc kafas yok oldu, o evreyle neredeyse hayvanca, edilgen biimde
btnlemi, dzenin ve doann esiri olmu bir insan tipi kt ortaya.
te bu, yabanclamayd.
Marx (1976: 157) "emein yabanclamas neye dayanr?" diye sorduk
tan sonra yle devam eder: "1Ikin emein iinin dnda olmas, yani
onun zne ilikin olmamas, demek ki, emeinde iinin kendisini olur
lamayp yadsmas, mutlu deil, mutsuz duymas, zgr bir fizik ve ente
lektel etkinlik gstermeyip bedenine ve tenine eziyet etmesi olgusuna.
Sonu olarak, ii ancak almann dnda kendi kendinin yannda ol
mak duygusuna sahiptir ve almada kendisini kendi dnda duyar. a1 74

Dinin Toplumsal Kkenleri

lmad zaman kendi evinde gibidir ve alt zaman da kendini kendi


evinde duymaz. yleyse almas istemli deil, ama istemsizdir, zorlama
almadr. yleyse bir gereksinimin karlanmas deil, ama sadece a
lma dndaki gereksinmenin karlanma aracdr. Emein yabanc ni
telii, fizik ya da baka bir zorlama ortadan kalkar kalkmaz, almadan
veba gibi kama olgusunda aka grnr. Dsal emek, insann iinde
kendine yabanclat emek, bir kendini kurban etme, bir onur krlmas
abasdr."
Yabanclamayla insan zihni boald. Bilim dar bir kadronun elinde
profesyonelleip, egemen snfn karlar iin kullanlmaya baland
anda, kitlelerin zihni boalmaya balad. Bilim artk reten insann gn
delik faaliyetleri iinde kulland, gelitirdii trden gndelik bir faaliyet
deildi. Ykseklerde, egemen snfn ve onun memurlarnn ellerindeydi.
te tam bu noktada, boalan zihinlerin yeniden ve baka bir eyle
doldurulmas gereklilii ortaya kt. Bu da mistisizm, doa stclk,
metafiziktir. Bilime ve bilimsel dnceye ynetici snf tarafndan el
konulunca, art rn reten kitlelere layk grlen ey bunlar oldu.
Metafizik dnce ve din, retim srecine yabanclam ve bu dnyadan
hibir gerek beklentisi kalmam kitlelerin zihninde, sahte bir dnya
yaratmak zere devreye sokuldular. Bylece, bu dnyann gerekliini
entelektel olarak reten bilimde olduu gibi, mistisizmin, dinin reti
mi de ynetici snflar tarafndan profesyonelletirildi. Bu kez kendi ge
reksinimleri iin deil, kitlelere sahte gereksinimler, sahte mutluluklar,
avunmalar, gereklemeyecek beklentiler sunmak zere. Dinle birlikte
ilk kez toplumsal bilin egemen snf tarafndan retilir ve denetlenir du
ruma geldi.
Ksaca toparlayalm:
tk snfl toplumlar, kabile rgtlenmesi iinde ortaya kan elikili ve
atmac toplumsal unsurlarn gelimesiyle biimlendiler. Bu unsurlar
art rne el koyu biimleri olan sava ve ticaretti. Sz edilen geliimin
ilk gerekletii yerler Mezopotamya ve Msr'd. Sava ekonomisinin s
nfl toplum geliiminde ok nemli yeri vard. Srecin kendi iinde iki
dinamii bulunuyordu: Bir yandan toplumsal snflar belirginleti, te
175

Gelimi tarm ekonomisi

yandan da snfsallk siyasal lekte organize edildi. Bylece, giderek as


keri-merkezi nitelik kazanan ve daha geni blgelere yaylan smrgeci
bir devlet yaps ortaya kt. Devlet mekanizmasnn en tepesinde kral
oturuyordu. Kraln altnda, onun memurlar statsndeki rahipler, asker
ler, hukukular, bilimciler yer alyordu. Devlet buydu. Devlet, retimi,
art rnn elde edilmesini, ona el konulmasn planlyor, gerekleti
riyor ve denetliyordu. Devlet siyaset ve zor demekti. Snfsal elikiler,
elikilere kar tepkileri azaltacak, elikilerin kabullenilmesini
salayacak, toplumsal tepkileri nleyecek, smrye nza gsterilmesini,
smrnn kader, takdir-i ilahi olarak alglanmasn salayacak ideolojik
bir aracn yaratlmasna da gerek douruyordu.
te bu ideolojik ara uygarln afanda din olarak dodu. Biz bun
dan sonra, bu zemini ve zel olarak ina edilen bu yeni bilin formasyo
nunu inceleyeceiz.
il) Merkeri, smrgeci devletin toplumsal bilin yaps: Din

Mezopotamya'da ortaya kan snfl toplum yaps iinde, kral tek oto
riteydi. Herkesin iinde yaam bulduu toplumun temsilcisiydi. Snfsal
ayrmalar netleirken bu yeni toplumsal yapnn ierdii elikilerin bir
liini yanstan, elikilere ramen toplumda eitlik ve birlik olduu yanl
samasn temsil eden krald. Kraln kiiliinde, toplum, dier toplumlar
karsnda kendi btnsel varln kantlam oluyordu. te yandan,
kral, her eyi denetleyen, ynlendiren, kurumlam bir mekanizmann,
yani devletin bayd. Devlet, yalnzca art rn elde edilmesini salaya
cak zoru rgtlemekle kalmyor, ayn zamanda retimi ve sosyal yaam
da organize ediyordu. Bu amala bilimi rgtlyordu. Zoru dile getiren
askerlik ve hukuk ile kltr dile getiren bilim (aritmetik, geometri, mi
mari, astronomi) ayn yap iinde birlikte bulunuyorlar ve birbirlerini b
tnlyorlard. Bilim su taknlarnn kontrol edilebilmesi iin kanallarn,
bentlerin yapmnda gereken bilgiyi retiyor, takn zamanlarn gne
ve ayn gkyzndeki hareketlerine bakarak haber veriyordu. Nehirle
rin takn zamanlarnn bilinebilmesi tann kyls iin yaamsald. Aksi
taktirde her ey bir anda yok ve btn emekler heba olabilirdi. Bilim
retimini elinde bulunduran kral, ayn zamanda onun pratie uygulana1 76

Dinin Toplumsal Kkenleri

bilmesi iin gereken organizasyonu da gerekletiriyordu. Bunun iinde


kyllerin angarya usul altrlmas da vard. Bu kadar da deil. Kral
gerektiinde, ktlk durumlarnda, ertesi tarm mevsimine kadar olan
sre boyunca kyllere ambarlarndan tahl yardm da yapard. Btn
bunlar kraln toplumsal meruiyetini salyor, onu emekilerin gznde,
toplumsal yaamn yaratcs, srdrcs, her eyin koruyucu ve kol
laycs konumuna yerletiriyordu. Smr ve eitsizlikler kraln sefalet
iindeki kitlelerce kutsanmasna yaryordu.
Bylece, kraln toplumsal yap iinde iki farkl ilevi ortaya kyordu.
Bir yandan, retim ilikileri ierisinde ayn bir snfsal kategorinin ba
temsilcisi konumundayd. te yandan ise, btn st yapnn ynlendi
ricisiydi. Dier insanlarn sradan zelliklerinin ok tesinde, dnyay
ynetmek ve hatta yaratmak gibi doast bir gce de sahip olarak gr
lyordu. Anlalmazla, dokunulmazla, kutsalla sahipti.
Mezopotamya toplumlarnda kral tanryd ya da tanr krald. Childe'n
(1988: 1 12) deyiiyle, "toplum artk toplu iradesini, toplu umut ve kor
kularn, bu yapay kiide birletirmitir. lkenin sahibi, tanrs ortaya
kmtr"
Btn inan sistemi kralda somutlanyordu. Din, bu noktada ortaya
kt.
Dalarda ve onlarn yamalarnda gebe hayvanclk yapan toplum
larn amanist bilincindeki, ay, gne, da, yldzlar gibi doal varlklara
yklenen doa st kutsallklar, gelimi tarm toplumlarnda, giderek,
somut ve tek bir varla, krala atfedildi. Bu sre Msr'da ok akt. Nil
Vadisi'nde, takn sonrasnda, sularn ekilmesiyle ortaya kan en yksek
tepe ayn zamanda ilk yerleim yerinin kurulabildii yerdir. Bu nedenle,
burasnn dnyann yaradln temsil ettiine inanlyordu. Bu tepenin
yaratcsnn amurlu topra kurutan gne olduu ortadayd. O nedenle
Msr'da tanr gneti, gnein tanr olduu inanc vard. Bu amanist
bilinti. Daha sonralan, M.. 3000'lerde, btn Msr'n tek bir imparator
ynetiminde birlemesini takiben, kral, gne tanr ile zdeletirildi. Bu
andan itibaren, her yl yinelenen ta giyme trenlerinde, kraln dnyann
drt bir yannn yaratcs olduu inanc ritel olarak canlandrlmaya ba1 77

Gelimi tarm ekonomisi

land (Thomson G. 1988: 93) .


Msr'da, siyasi btnlemenin gerekletii, yetkinin merkeziletii
5. Hanedan dneminde, kral "gnein ocuu" sfatn kazand, bylece
kral ile tann zdelii kurulmu oldu. Msr'da kral "tanrnn olu" olarak
isimlendiriliyordu. te yandan Msrl Oziris yalnzca tann soyundan ge
len bir kral olarak grlmyor, dorudan tann olarak kabul ediliyordu.
Kraln yapt kanunlar tanrnn kanunlaryd. Sradan insanlarla evlene
meyecei iin, ancak kendi kz kardeleriyle evleniyordu (Parkinson C.
N. 1984: 3 1-38) . Btn lke kraln kiiliinde somutlanan tanrnn mal
saylyordu. Hem Mezopotamya'da hem de Msr'da her yl dzenlenen
trenlerde, kral, yeryzn yaratan, doann ve toplumun dzenini ayak
ta tutan tanr olarak halka sunuluyordu (Thomson G. 1976: 69) .
retim aralarnn gelitii, emek verimliliinin artt srete bir insa
nn bu ekilde kutsanmas olaand. Mezopotamya ve Msr'n delicesine
akp giden rmaklarnn somut varlnda cisimleen doa yasalarn kont
rol altna alan, o yasalar btn toplumun kullanmna sokan g sonu
olarak bir insand. Ama, bunun tesinde, o insan toplumsal konumu itiba
riyle de sradan bir insan deil, bir krald. Btn bu nedenlerle kral ancak
tann olabilirdi. Ayn zamanda da her eyin yaratcs olan o kutsal ve eri
ilmez g ancak kralda anlamlandrlabiliyordu. G, toplumun kolektif
iradesinden krala doru soyutlandka, toplum bilinci yaratc-akn g
soyutlamasna eriyor ve bu soyutlama, kendisini kralda ifade edecek bir
somutlama gereksinimi hissediyordu. Kraln tanr, tanrnn kral olarak
grlmesinin nedeni bu ihtiyat.
Mezopotamya'nn en eski ehirlerinin yneticileri kendilerini "ishak
ku", yani "tanrnn topraklarn ileyen kirac-ifti" olarak tanmlyorlar
d. Daha ender olarak da "lugal", yani "kral" sfatn kullanyorlard. Tanr
adna topraklan yneten, onlan kendi kullarna datan krald. Dolay
syla kral, tanryla bysel bir zdelik iindeydi. shakkunun sihirsel
kaynakl otoritesi, sava yoluyla elde etmi bulunduu dnyevi gc ile
destekleniyordu. Toprak, tann adna, devlet-kral tarafndan mlk edinil
miti. ehir devletleri tann adna kral tarafndan ynetiliyordu. Bylece
her kent kendi tanrsnn eviydi, tann ile kraln zdelii kentin merke1 78

Dinin Toplumsal Kkenleri

zindeki tapnakta cisimleiyordu.


Bu aamada, ayn zamanda, tanrlara yneticilerin insani nitelikleri
yklendi. Bylece tanr insaniletirildi (ynetici zerinden) , ynetici de
tanrlatrld. rnein baz Sami dillerinde "rab" szc, baz Hint Av
rupa dillerinde "lord" szc hem tanr hem de "ynetici-efendi "anlam
larna gelir (enel A. 2014a: 405) .
Toplum bilincinin evreni aklamak iin somut varlklar tamamen a
t ve dzenlemek, neden olmak, yaratmak ilevlerini egemen g olan
krala atfettii bu dnem, ayn zamanda dinin de ortaya kna denk ge
lir. Bilin artk tamamen doa st glere ynelmi, bu gler doal
varlklardan tmyle soyutlanmtr. amanizm dneminde btn doal
varlklarn birer ruhu vard. imdi ruh tanrdadr ve tanr kraldr. Kral
doa stnn bu dnyayla ilikisidir. Doast doa zerinde nasl tek
hakimse, kral da dnyann, toplumun ve dzenin hakimidir.
Mezopotamya ve Msr uygarlklarnda kral doa stnn gcn do
nanarak kendi somut iktisadi-siyasal egemenliini kutsuyor, pekitiri
yordu. Tanrsal gteki ulalmazlk, kutsanmlk, eriilemezlik, kral ile
kitleler arasndaki somut iliki dzleminde her an yeniden retiliyordu.
Tanrlar insan biiminde dnlmt ve krallara tanr gc giydi
rilmiti. rnein M.. 4000'lerde Smer'de hakimiyet kuran Uruk kent
devletinin yneticisi Glgam bir Smer mitosunda te ikisi tanr, te
biri insan biiminde olan bir tanr olarak tasvir edilir. Smer'de nce y
neticiler tanr olarak grld, sonra ise tanrlarn ynetici olduu inanc
hakim oldu. Cennet kavram da balangta dnya iinde zel bir yer ola
rak dnlyordu. Mezopotamya metinlerinde bu yerin ad Dilmun'du
ve Umman krfezi iinde bir adayd. Burada hastalk, yalanma ve lm
yoktu. Tevrat'ta Rab, Dicle ve Frat rmaklarnn getii blgede ismi
Aden olan bir yerde bir bahe dikmiti. te cennet burasyd (enel A.
2014a: 420-421).
Toplumun snfl yapya ulat bu aamada, yeryzndeki dzenin ve
somut-gerek yaamn kurallar toplum bilincine yansd. Toplum iinde,
art rn aktarm mekanizmalarn srekli klacak yasaklar, emirler, ku
rallar, cezalandrmalar bilin dzlemine de aktarld. nsan bu dnyadaki
1 79

Gelimi tarm ekonomisi

smrc dzenin bir benzerini te dnyasnda da ina etti. te dnya


ve orada bulunduuna inanlan tanr dzeni aslnda bu dnyann bilin
teki bir yansmasndan ibaretti. Ancak bu iliki bu noktada kalmad. Bu
dnyann yansmas olan te dnya ve tanr tasarm, bir sonraki aama
da, bu dnyadaki smr dzenini ve kralda cisimleen siyasi ve askeri
gc kutsad. Tanr ve din bu dnyann yneticisi olarak ortaya kp,
fonksiyone oldular. Dinin amac bu dnyay ynetmektir. Ynetenler iin
din, din iin de ynetenler yalnzca aratrlar.
Her kentin ayn tanrs vard. Blgedeki ynetim giderek tekleip,
merkezileirken ve imparatorluklar ortaya karken, ok tanrclktan,
tek tanrcla gei oldu. Bu srete yaradl olayna bak da deiti,
balangta tanrlarn gc kaosa ekil vermek ve kaostan ilk insan ve
dnyay ekillendirmekti. Sonradan yoktan var etme noktasnda somut
land. Yoktan var ederek yaratma gr tek tannclkta geliti. rnein
bir Smer mitosunda tanra Aruru, batann En'in imgesini kafasnda
canlandrarak ona gre bala ekil verir ve insan yapar. Balangta
tanrlarn da ldne inanlrd. Tanrlarn lmszl fikri sonradan
geliti. Tanrlar panteonu aynen sivil yaamdaki snfsallamadaki gibi
dnlyordu. Her tanrnn kendisine ba tanr tarafndan verilmi bir
grevi vard. Btn ilkel yaradl efsanelerinde bu snfsallama zellii
grlr. nsann grevi ise tanrlarna itaat etmek olarak izilir. Deien
tek ey tanrlarn isimleridir. nsann bu grevi tek tanrl dinler iin de
geerlidir. Tanrlar dnyasnn toplumsal dnyadaki gibi resmedilmesi,
bu dnyadaki smr ilikisinin kutsanmasna yarar (enel A. 2014a:
406) .
enel (1985: 222) , insanlarn, snfl uygar toplumun oluumundan
itibaren, uygar toplumun doaya hakim olma yolunda att admlarn
da etkisiyle, doaya toplumsal dzenin bak as ile bakacaklarn,
toplumda yazglar nasl baka kimselerin, yneticilerin elinde ise,
doada da rnlerin ve her trl canlnn yazgsnn yneticiye benzer
bir tanrnn elinde bulunduunu dneceklerini yazar.
te bu nokta artk dncedeki dinsel bilin aamasdr. Dinsel bilin,
ok daha yksek bir soyutlamay, dncenin somut gereklikten t1 80

Dinin Toplumsal Kkenleri

myle kopuunu ifade eder. Dncedeki soyutlama, toplumsal yaamda


ynetenlerin retenlerden soyutlanmasyla, smrnn derinleip mer
kezilemesiyle akr ve kral kutsanr.
Godelier'in yazd gibi (1977: 177-183) snflama ve hiyerari sonu
cunda, toplum, ynetim mekanizmas zerindeki etkisini yitirdi. Kral
tannlat.
Dini yaratan somut gerekliin kendisi, toplumsal snflamadr. Uygar
toplum ncesinde rastlanmas olanaksz olan yalvarma, yakarma, tapn
ma ilikileri de, ilk kez, snfl toplumlarn ynetenleri ile retenleri ara
snda grlr oldu. Gerek dnyadaki bu snfsal ilikiler kendisini te
dnyada retti.
Din de, daha nceki bilin formasyonlar gibi, dnyay bilmenin, ak
lamann, deitirmenin ve dzeni tesis ederek srdrmenin yolu olarak
ortaya kt. Dinsel bilincin, nceki bilin formasyonlarndan fark, dinin,
doal ve toplumsal gerekliklerin alglanmasnda, toplumun ortak kar
larn yok edecek, bir snfn karlarn topluluun karlarym gibi su
nacak bir yanlsamay retip merulatryor olmasndadr.
Dinin yaratt ideolojik yanlsamann nasl ina edildii Caudwell tara
fndan (Aktaran Thomson G. 1988: 96) son derece gzel biimde yle
genellenir: "ok gelimi bir tann uygarlnda piramidin tepesinde bir
tann-kral meydana gelir ve btn toplumsal gc elinde tutar grnr.
Klenin kendisiyse tanr-kraln elinde tuttuu toplumsal emein gcyle
karlatrlrsa pek kk grnr. Birlik halinde kle, ok byk bir
gc, piramitleri kurma gcn elinde tutmaktadr. Fakat bu g, kleye
kendi gc gibi gelmez, o gc yneten tann-krala aitmi gibi grnr.
Bundan dolay da kle kendi ortak gc nnde klr, tann-kral tanr
latrr, tm ynetici snfa kutsal gzyle bakar. Bu kendine yabancla
ma, onu ortaya karm olan mlkn yabanclamasdr ancak. Klenin
duyduu kklk duygusu yalnzca kleliin deil, ayn zamanda k
leliin var olduu ve byk toplumsal gc salad bir aamaya gel
mi olan toplumun gcnn belirtisidir. Bu g klenin kar kutbunda,
Msr'n, in'in, Japonya'nn ve Smer, Babil, Akad kent devletlerinin tan
n-krallannn grkemi ile dile gelir."
181

Gelimi tarm ekonomisi

Giild gibi, toplumsal retken g kleler-kyllerdir. Ancak bu


g, kendi siyasi rgtlln kuramad, ynetim mekanizmasna
etki edemedii iin, toplumsal dzlemde tek tek bireyler olarak kalr
ve kendi retken gcn kraln emrine sunarak, kral yceltirken onun
nnde klr, onun kulu olur. Kralda giilen g, aslnda onun nn
de eilen kitlelerin retken gcdr.
Bu sre retimin meta karakteri kazanmasyla da btnleti. zgr
kyllerin ve klelerin emek iinleri askeri zor ve ticaret yoluyla ellerin
den alnyor ve tamamen kendi denetimleri dnda ileyen metalarn do
lam ve tketim srelerine dahil ediliyordu. Metalarn retim, dolam
ve tketim srelerini denetleyen de yine devlet, tanr-krald. retimin
her annn kendi iradesinin dnda gerekletiini grmek, reten insan
hiletirir, o ortamda otorite her ey olur.
Kraln tanrlamas, insann hilemesi, ilgintir ki, tarm ekonomisiyle
insann doaya hakim olarak bireysel gcnn farkna vard bir sre
boyunca gerekleti. Byk lekli tarmn organize edilmesi zorunlu
luu, bilinteki yarlmay, kraln tanrlamasn, insann kullamasn
gerekli kld. nsan, retimci faaliyetteki verimlilii artarken, bu faali
yeti tmyle kral organize ettii iin, ilgili toplumsal-tarihsel koullar
gremeyerek, doa karsndaki bu gcn kendisine bahedilemeyecek
kadar kutsal olduu biimindeki yanlsamay kabullendi. retkenlikteki,
verimlilikteki, retimdeki baar, bilin dzeyinde insan kral karsnda
kltmekten, kullatrmaktan baka bir ie yaramad. Din bilinci ve tan
r inanc byle ortaya kt. Tanry da dini de, snfl toplum gereklii
ina etti. nsan, kendi snfl dnyasna, kendi smiil biimine denk
gelen bir te dnya ve tanr inancna teslim oldu.
Bu haliyle din ierik ve orijin olarak dnyann hayali bir alglandr.
Bu bilin yaps ierisindeki mitik ve dinsel ideallerin oluturduu sub
jektif dnya insandan ve onun dncesinden bamsz olarak alglanr
lar. Bylece "hayali" bilin nesnel gereklik ile balantsn yitirir. An
cak bir taraftan da tek ve mutlak gereklik durumuna gelir. retimin ve
ynetimin birbirlerinden kopmasna benzer ekilde, bilin de, doann
iindeki pratiin bilinci olmaktan kt ve doast gleri formle eden,
1 82

Dinin Toplumsal Kkenleri

bu glerin dnyay yaratt ve ynettii yanlsamasn kitlelere empoze


eden kendi bana bir g durumuna geldi.
Marx (1976: 33) snfl toplumun bilinci hakknda yle yazar: "nsan
lar imdiye kadar kendileri hakknda her zaman yanl fikirlere sahip
olmulardr. likilerini, tanr .hakkndaki, normal insan hakkndaki, vb
tasarmlarna uygun olarak dzenlemilerdir. Onlarn beyinlerinin rn
olan tasarmlar ulatklar yksekliklerden insanlar egemenlikleri altna
alacak kadar ycelmilerdir. Yaratclar, kendi z yaratklarnn nnde
eilmilerdir."
Bilincin, dinsel formasyonda, kendi bana mutlak ve yabanclam
bir g durumuna gelmesi, gerek dnyada toplumsal iblmnn
gelimesine ve profesyonel biimde dinsel bilinci ve dnceyi formle
edenlerin ortaya kna denk gelir. Marx'a gre (1976: 62) "iblm
ancak maddi ve entelektel bir iblm meydana geldii andan itibaren
bilin, mevcut pratiin bilincinden baka bir ey olduunu, gerek bir
eyi temsil etmeksizin bir eyi gerek olarak temsil ettiini gerekten
sanabilir. Bu andan itibaren bilin dnyadan kurtulma ve 'salt' teorinin,
tanr bilimin, felsefenin, ahlakn vb. olumasna geme durumundadr"
Tarihteki ilk profesyonel dnceciler rahiplerdi (Marx K., Engels
F. 1976: 62) . Rahipler, krallk dzeni ortaya ktnda devlet iinde r
gtlendiler. Tanr evi olarak bilinen tapnaklarn mali ilerini yrtmek
dnda, her eyin yaratcs olduuna inanlan tanryla ilikilerin srd
rlmesi ve dinsel dncenin retilmesi grevleri de vard. Din adamlar,
toplayc, avc ve oban toplumlarn sihirci ve amanlarndan farkl zel
liklere sahiptiler. Sihirciler ve amanlar, dnce reticisi olmaktan ok,
topluluun dncelerini biimlendirici, dile getirici ve kuaktan kuaa
aktarc kiilerdi. Dolaysyla, dile getirdikleri dnceler, yanl, gerei
tam olarak karlamayan dnceler olabilirdi, ancak, bilinli ya da bi
linsiz olarak arptlm deillerdi. O dnemde te dnyac herhangi bir
yanlsama yoktu. Sihirciler ve amanlar, stlendikleri sorumluluu ama
tr biimde yerine getiriyorlard ve geimlerini dier topluluk yelerinin
salad gibi salyorlard. Din insanlar ise, maddi retimin tamamen
dndadrlar ve dini bilincin retiminin profesyoneli durumundadrlar.
1 83

Gelimi tarm ekonomisi

Toplumsal dnceyi yalnzca dile getirmekle, iletmekle, aktarmakla kal


mayp, onu reten, formle eden konumundadrlar. Sihircilik ve aman
lk dneminde ruhlar alemi, bu dnyann tamamen dnda da deildi.
Ruh iinde yaanlan doann varlklarnda grlen bir inant, dnyeviy
di. Dinci bilin dneminde ise ruhlar alemi bu dnyadan tmyle koptu.
Tanr inanc, siyasetteki gibi, giderek tekleti. Din tek tanrl form kazan
d. Ayn srete bu tek tanrya yaratma, yazgy belirleme gc atfedildi.
Oysa sihircilik ve amanizm dnemlerinde ruhlarn bu trden gleri
bulunmuyordu.
Rahipler, mutlak g ve her eyin yaratcs ve yok edicisi konumun
daki tanrya yaranmann, onun merhametine kavumann ve gazabndan
kanmann yollarn retmek zere yola koyuldular. Bylece rahip, s
nfl toplumun egemen/ smrlen, kral/kle biimindeki ileyi meka
nizmalarn tm toplum gznde merulatrm oluyordu. Oysa byle
bir ilev, sihircilerde ve amanlarda hibir zaman sz konusu deildi. Si
hirci ve amanlar, snfl toplum yapsnn uzmanlar olmadklar iin, bo
yun edirme, smry merulatrma, glden, yaratandan korkutma
gibi herhangi bir grevi stlenmeleri sz konusu olamazd. Toplumsal
nitelikli korku snfl dzenle birlikte kitlelerin iine serpildi. Din ve din
insanlar korkuya kutsal bir nitelik kazandrdlar. insanlar korkmann
inan olduuna inandrdlar. Dinle birlikte, korkutma insan eitmenin,
boyun edirmenin temel aralarndan birisi olarak kullanlmaya balan
d. Snfsal elikiler inan sisteminin iine yerletirildi. Bu nedenle din
en bandan beri ideolojik bir bilin formasyonu olarak geliti.
Dorudan geim etkinliklerine katlmayan, toplumsal artdan beslenen
din adamlarnn (dnce uzmanlarnn) rettii dnya gr, ister is
temez, kendisini retenlerin snfsal konumlaryla balantl bir ideolojik
sapma iindeydi. Bu nedenle sihirci ve amanc bilin yaps bir dnce
iken, dini bilin bir ideolojidir (enel A. 1984: 223). Radin'e gre (1957:
18-21) ekonomik koullarn elverdii her yerde papazlk geliir ve amac
da ekonomik, sosyal gerekliin psikolojik balantlarn maniple etmek
ve ynlendirmektir. Papazln gelitii sre, kesinlikle merkezi otorite
nin gelitii sretir.
1 84

Dinin Toplumsal Kkenleri

Dinle birlikte, toplumsal bilin yaps, aynen siyasi mekanizmalarda


olduu gibi, kitlelerin ortak karlarnn aleyhine ilemeye balad. Din,
snfl toplumun, ynetilenlerin, ezilenlerin, smrlenlerin aleyhine ile
yen bilincidir.
Din, ortaya kt ilk andan itibaren, devlet mekanizmas iinde bir
kurum olarak ve devletle birlikte, snfsal elikileri gizlemeyi hedefle
yen bir ileve de sahip oldu. Snfsal elikilerin zerinin dinle rtlme
sindeki ama, tann devriminin yaratt dmanlklar nedeniyle ortaya
kabilecek bo ve anlamsz, enerji ve zaman yitimine neden olacak a
tmalarn engellenmesiydi (Childe G 1988: 1 13) . Din, ceza korkusuyla
kitleleri sindiriyor (ki bunu tanr adna kral her an yapabilir) , katksz
bir g inann empoze ederek onlara sabr ve tevekkl alyor, ilen
memi olan sulan iin tvbekarl ve ibadeti reterek ksa yoldan
gnahlarndan anndnyordu. Bylece, hem korku salyor hem inan da
yatyor hem de k yolu gsteriyordu. Dinci bilin sistemine gre Me
zopotamya'daki, Msr'daki yaam ezeliydi, evrenseldi, kalcyd. Kraln
banda bulunduu kentler, kentler arasnda savalar, tannlann kentlere
tanmas ve giderek merkezilemesi, dnyaya bu dzeni veren tanr ve
yeryzndeki temsilcisi kral. 1Iahi adalet byleydi. Birileri hep ynetecek
birileri de retecekti. Sradan insann yapmas gereken, yapabilecei ey
ise kendisine sylenileni eksiksiz yerine getirmek, kendisini kraln yne
timine, te dnyann kutsalna adamak, btn umut ve beklentilerini de
te dnyaya ertelemekti. dl tanrnn cenneti olacakt. Her eyi yara
tan tanryd. Kral tanrnn zenginliklerinden bu dnyada yararlanrken,
ezilenlere kalan ise ancak te dnyann umutlan oluyordu.
Din ve siyaset insanlk kltr ve uygarln tan yeri aardndan bu
yana birbiriyle ayrlmaz bir ekilde i ie oldular (Lewellen T. C. 201 1:
92) .
Dinsel bilin, tmdengelimcidir. Tmdengelimcilikte her ey tek bir
nedene baldr. Doa ve toplum tanrsal bir dzenlilik, kkleri bu dn
yada, somut gereklikte olmayan bir nedensellik ilikisi balamnda
erekselci bir mantkla kavranr. Btnn paralarnn kendi ilerindeki
ve aralarndaki ilikiler grmezden gelinir. Dzenlilii salayan tanrdr.
1 85

Gelimi tarm ekonomisi

Smii ilikileri bu dzenliliin olaan bir parasdr. Kader tannnm ira


desidir. Btnn iindeki sreler, balantlar neden-sonu ilikileri iin
de deil, tannsal irade ile aklanr. nanmak insann grevidir. Anlamak,
dnmek deil, inanmak nemlidir. Anlamak yalnzca tannsal iradenin
ayrtma varmak iin gereklidir. Erekselcilik inanana rahatlk ve huzur
salar. Artk kaos bitmitir. Neden bellidir. Kader batan yazlmtr. Bo
yun emek dnda zorlamann, kar kmann, eitlii, adaleti, dzeni
bu dnyada aramann, takdiri ilahiye kar kmann gerei yoktur, bu
ancak gnahlar oaltr.
Emek verimliliindeki artn salad dnyevi olanaklardan yararla
namamann (kral ve evresi yararlanyorken) nedeni aktr. Byle isten
mi byle olmutur. Zaten br dnyada her ey deiecektir. Bunun
iin de tek yaplmas gereken sabretmek, inanc korumak, yoldan k
mamaktr.
"Din, bakalar iin srekli almalar ile, yokluk ve yapayalnz b
raklmlk ile, tayabileceklerinden ar sorumluluk yklenmi halk
ynlarnn omuzlarn acmaszca kerten ruhsal bask aralarndan
biridir( . . . ) Smrenlere kar savamlannda smiilenlerin gszl
lmden sonra daha iyi yaam inancna kanlmaz olarak yol aar.
mrleri boyunca didinip yokluk iinde yaayanlara, bu dnyada iken
boyun eer olmak ve tanrsal bir dl umuduyla avunmak dinle retilir.
Bakalarnn emeiyle yaayanlara ise dinle, bu dnyada iken iyiliksever
olmak retilir. Bylece onlara btn varlklarn hakl karmann ok
ucuz yolu sunulur ve cennette mutluluk iin uygun bir fiyata biletler sat
lr. Din halk iin afyondur. Din yle bir ruhsal ikidir ki, kapital kleleri
onda insanca dncelerini, insana az veya ok yakan bir yaama kar
isteklerini boarlar." (Lenin V. 1. 1988: 7-8) .
Din farkl snflara farkl muamele eder. Smiilenler inanlarndan
sapmayarak sabredecek, vaat edilmi cenneti bekleyecek; smrenler
ise bu dnyada zenginlikten, bolluktan nasibini alacak ve ellerindekinin
bir parasn datmak yoluyla iyilikseverliklerini, dindarlklarn gstere
cek, tanrya kar grevlerini yerine getireceklerdir.
Dinsel bilin kadercidir. Olan olduu gibi kabul eder, deitirmekle il1 86

Dinin Toplumsal Kkenleri

gilenmez, dnmeyi ve deitirmeyi zaten dnenlere brakr. Bu pro


fesyonelleme ile tamamlanm bir sretir. te tam bu noktada dzen
kendisini salama alm olur. Askeri-siyasal zorun getirdii otorite, tek
tek bireylerin inan dnyalarnda dinle kutsanr. Kral ve devlet yalnzca
bu ilahi ve kutsanm dzenin koruyucu ve kollayclardrlar.
llk snfl toplumlarn dinsel bilin yapsnda tanr kavramnn nasl ge
litii izlenebiliyor. Bu sre, retim ilikilerinin geliimine kout ola
rak gerekleti. Balangta her kent devletinin ayr birer tanrs vard.
Askeri-siyasi egemenliin merkezilemesiyle birlikte tanrlar arasnda
da hiyerarik bir yap olutu. Bu yap yeryzndeki kent devletlerinin
arasndaki hiyerariye benziyordu. ktidarn bir baka kent devletinin
kralna kaptran yenik kral, nasl artk galip kraln altnda yer alyorsa,
kaybeden kentin tanrs da kazanan kentin tanrsnn buyruu altna giri
yordu. rnein Smer'de 4. Ur Hanedan dneminde tanrlar panteonu
nun ba tanrs Ur Kenti'nin ba tanrs olan Nana, eski Babil dneminde
ise Babil Kenti'nin ba tanrs olan Marduk idi. Babil, 3. Ur Hanedanl'n
izleyerek Mezopotamya'daki siyasi btnlemeyi kendi otoritesi altnda
toplayan kent devletiydi. Bu siyasi yetki devriyle birlikte dinsel-ideolojik
egemenlik de el deitirdi (Ertop K., Yetkin . 1985: 35; Teber S. 1985:
296) . rneklerin tmnde, buna benzer biimde, siyasal iktidar izleye
rek, dinsel nderliin de el deitirdii grlr. Msr'da da byleydi. Ta
rmsal topluluklarn ilk yerletikleri ve birbirleriyle savatklar dnemde
de her yerleim biriminin (nom) ayr bir tanrs vard. Ancak bunlarn
iinde en byk ve siyasal yetkisi en fazla olan nomun tanrs ulusal bir
gce sahipti (Diakov V., Kovalev S. 1987: 177; Child G. 1988: 115) .
ehir devletlerinin (askeri ve siyasi smrye dayal) bir birlik
ierisinde btnlemeleri sonucunda oluan tanrlar panteonu ayn
zamanda ataerkil bir dzen ierisinde kurgulanmt. rnein Laga
devletinde ba tanr Ningursu, kars Bau, yedi kz ve oullan ve hizme
tindeki tanrlarla birlikte yaard. Oullarndan birisi, palimma, sarayn
kap sorumlusuydu. teki olu Dunagana kilerci ve sofrac bayd. Ye
mek ve ikilerin hazrlanmasn, bira yapm evini, hayvansal rnlerin
satn alnmasn denetlerdi. Ba tanrnn silahlarnn yapmndan sorumlu
1 87

Gelimi tarm ekonomisi

olan ve savata onlar tayan iki silahtan vard. aganabar, zel hizmet
kan, Urizi ise oda hizmetkanyd. Ensignun, ba tannnn arabasna ve
hayvanlanna, Enlulim tapnan kei srsne bakard. Sarayn dnda
ekin ve rnn kaldnlmas ilerini yrten, kanallara su salayan ise
Gibare'ydi (Ertop K., Yetkin . 1985: 34) . Tanrlar aynen insanlar gibi,
aralanndaki iliki de dnyadaki krallk dzeni gibi resmediliyordu. enel
(1985: 249) ilk snfl toplumlann dinsel inan sistemindeki bu zellii
"antropomorfizm" olarak isimlendirir.
Toplum iindeki snfsal elikilerin artmasyla birlikte insanlarla tann
lar arasndaki ilikiler de deiti. Snf elikilerinin daha yeni olutuu
dnemde, tannlarla insanlar arasnda kesin bir aynma ve uzlamazlk
yok gibidir. Bu durum, kabile reisi ile dier kabile yeleri arasnda, daha
nceki dnemlerde var olan, scak, kolektivist ilikileri anmsatr. Snf
sal aynmayla birlikte, tannlann insanlan yoktan var ettikleri ve insan
lan kendi hizmetileri olarak yaratm olduklar ynndeki inan ortaya
kt. rnein M.. 2000'1erdeki Babil Devleti dneminde yazlm olan
Smer Yaradl Destan Enuma Elis'te, tannlann insanlan, kendilerine
tapnaklar ina etmeleri, kurban kesmeleri, ziyafetler vermeleri iin ya
rattklan yazldr (Gnaltay 1987: 452-457) .
Ayn konuda enel (1985: 251) yle mistik bir yk aktanr: "ok eski
zamanlarda tannlar geimlerini salamak iin orak, kazma kullanmak,
ekip bimek, kanal amak, yani almak zorunda imiler. Ancak al
maktan pek holanmazlarm. rnein bilge tann Enki yatp uyur, hi
almazm. teki tannlar bu durumdan ikayeti olmular. Bunun ze
rine Enki, anas su derinlikleri tannas Nammu'nun derinliklerinden a
muru dourup su yzne karmasnda kendisine yer (toprak) tannas
Ninmah yardmn eder. Bylece sularn zerindeki amur ve ondan da
insanlar biimlendirilir. Sonra Enki ve Ninmah birbirleriyle balktan e
itli tipte (snflar) insanlar yaratma yanna girerler. Elbet bundan sonra
eitli ilerde tannlar yerine insanlar alacaklardr."
Bu ykde tasvir edilen ey aslnda tam olarak dnya dzenidir: nce
art rn iin herkesin birlikte alt dnemler, sonra yneten/reten
aynmasnn netlemesiyle birlikte krallann ve onlann memurlarnn re1 88

Dinin Toplumsal Kkenleri

tim iinden ekilmeleri ve bu sorumluluu bir angarya olarak kyllerin,


klelerin zerine ykmalar.
Ayn ykde grlen bir baka nokta, insann topraktan, amurdan
yaradl inancnn kknn ilk snfl toplumlara uzanyor olmasdr. Ger
ekten de insann kendisini amurdan yaratm olduu bir bakma doru
dur. Irmak taknlaryla bala dnm Mezopotamya ve Nil toprakla
rnn kurutulmas, sularn arklara, kanallara alnmas ve kuruyan, verimli
topraklar zerinde ilk yerleim yerlerinin kurulmas, tarlalarn almas,
bundan baka bir ey deildir. nsan kendisini var etti. Bunu reterek,
yaratc, bilinli, planl emeiyle baard. Ancak, snfl toplum yapsnn
gelitii srete, dnce retenlerin eylemi olmaktan ktnda, bilin
tersinden ilemeye balad ve yaratma gcn tanrlara verdi. Ksacas,
bu yorum, gerekliin tepetaklak edilmesinden baka bir ey deildir.
Dinsel bilin, daha nceki bilin fonnasyonlann kalnt olarak kendi
sinde ierir de. Tapnaklar ve kral mezarlar aslnda bunun da vuru
mudur. Bunlar, byklkleriyle krallarn gcn simgeleyen yaplardr.
Kral mezarlar, estetik grnmleri ve ihtiamlanyla krallarn, krallk
dzeninin ve tanrsal adaletin lmszln yanstr.
Dinsel dnce, en azndan balangta, totemci izler de tayordu.
rnein Msr'da nomlar dneminde yerel tanrlar belli bir hayvan t
ryle ilikiliydiler. Memphis'te tann Phtah'n simgesi olan Apis kzne,
Thinis'te ahin Horus'a tapnlrd. Msr'n birlemesi Horus bakan
lnda olmu ve ahin de btn Msr'n tanrs durumuna ykselmiti
(Diakov V, Kovalev S 1987: 177; Childe G 1988: 1 15) . Mezopotamya'da
ise, Laga'ta Uruku Kenti tanras ve Laga'n ba tanrs Ningirsu'nun
kans Bau kpek, Nina kenti tanras Nane balk olarak tasanmlanmt
(Ertop K, Yetkin 1985: 33) .
te yandan, yine balangta, tanrsal olgular somut gereklikle
dorudan balantl olarak dnlyor ve tannsa! ya da hayvanc
retimle eletiriliyorlard. Bu yaklam amanist bilincin kalnts olarak
grlebilir. Msr'daki gne-tann motifi bunun tipik rneidir. Doadan
tamamen soyutlanm bir doa st anlayn ve buna yklenen kutsal
l cisimletirir. Msr'da gne-tann Ra'dan baka Oziris ve lzis de bitki
1 89

Gelimi tarm ekonomisi

ve bolluk tanrlarydlar ve halk arasnda da en bandan beri byle bili


niyorlard. Hatta mitoslarda Oziris'e buday ve arpa anlamlarna gelen
isimler verildii de olmutur. Oysa ki Phtah totemik unsurlarla donanm
olmasna karn gcn din kitaplarndan ve rahiplerden alyordu. Daha
sonradan tanrlar rahipler tarafndan baka biimlerde de tasvir edildiler.
rnein Orta mparatorluk dneminden itibaren Oziris llerin kral ve
yargc olarak kabul edildi. Bylece Msr kral lmnden sonra Oziris
ile zdeletirildi ve l krala Oziris denilmeye baland. Bu ekilde de
krala lmden sonra lmszlk atfedilmi oldu. Mezopotamya'da da a
ma (ippar Kenti'nin tanrs) gne tanrs, Sin (Ur Kenti'nin tanrs) ay
tanrsyd. Tammuz ve tar ise bitki rts ve bolluk tanrlarydlar. Ayn
ca ama ve Sin de retimle ilgiliydiler. ama daha ok tarmla, Sin ise
hayvanclkla ilikilendirilmilerdi. Ancak ama resmi sylemde adalet
tanrs grevini stlenmiti (Diakov V, Kovalev S 1987 123-124, 177-178) .
Bylece snfl toplumun adaleti tanrsal bir gle kutsanm oluyordu.
Dinsel bilin sihirci, totemik, amanist unsurlar iermekle birlikte,
bunlar kendi snfsal ideolojisi dorultusunda kulland. Halkn bin yl
lardr kendi iinde rettii bilin yaplarnn din tarafndan ele geirilii,
snfsal ideolojinin kitleler iinde benimsenmesi srecini kolaylatrc
olmu olmaldr.
Snfl toplumun bilin yapsn yle zetleyebiliriz: Bilin formasyonu
dindir. Din evrenin doadan tamamen soyutlanm doa st glerle
aklanmasdr. Bu bilin formasyonu toplum iinden belli bir kiinin si
yasal otorite durumuna gelerek toplumdan soyutlanmas srecine kout
olarak geliti. Bu nedenle, dinsel formasyon, yeryzndeki toplumsal
snfsal dzenin bilin dzeyine yanstlmasyla ekillendi. Bylece kral
tanr oldu. Ancak soyutlamann daha ileri aamalara ulamasyla birlikte
tanr denilen g tmyle doa tesine tand ve krala tanrnn temsili
yeti grev ve yetkisi verildi. te yandan, gelien i blm sonucu ortaya
kan din adamlarn denetleyen de krald. Din adanlan kraln memurla
ryd. Bu dzenleme, krala, toplumsal bilinci yaplandrma, ynlendirme,
denetleme gc de veriyordu. Dinle birlikte toplumsal bilin ilk kez siya
sallat, snfsallat, toplumun kendi bilinci olmaktan karak, egemenle1 90

Dinin Toplumsal Kkenleri

rin karlarn temsil eder, gzetir hale geldi. Dinsel bilin geni ezilenler
kitlesinin smrc dzenle uyumlulatrlmas ynnde ideolojik bir
ilev stlendi. Bu baanlamadnda devreye sokulan mekanizma askeri
oluyordu. Dinle birlikte, ynetenler, kendi snfsal karlan dorultusun
da bir dnce ve inan sistemini, alt ve st yap kurumlan zerinde hi
bir denetimleri bulunmayan ezilenler snfna sunuyor ve dayatyordu. Bi
lin, dinle birlikte, tmyle doa st bir karakter kazanrken, dnyayla
balantsn, ezilenlerin smrlmesi amac zerinden kuruyordu.
Din smry merulatryor, kutsuyordu.

191

Altnc Blm

Sonular
1- Toplum bir nesnel gerekliktir. Toplumsal yapnn bugn var olan
kurumlarnn bir tarihi var. Bu yaplar en bandan itibaren ayn ekilde
geliyor ve bundan sonra da bugnkyle ayn biimde seyredecek deil
ler. ktisadi/siyasal nesnellii olan toplumsal yap iin bir deiim s
reci sz konusu. Toplumsal kurumlarn, toplumlarn belli dnemlerine
denk den tarihsel. biimleri bulunuyor. Tarihsellik kurumsal yaplarn
greliliini tanmlyor. Tarih bu deiimi inceliyor, deiimin kurallarn,
biimini ortaya karyor. Tarihi srete somutlanan toplumsal gerek
lik retim ilikileri temelinde ekilleniyor. ktisat biliminin konusu olan
retim ilikileri, toplumlarn ynetimi sz konusu olduunda, siyasetin
ve hukukun konu edindii st yapnn nedeni olarak etki gsteriyor. Top
lumsal hareket retimle balad. retimle insan kendisini var etti. re
timsiz ya da retim d bir insan ve toplum yoktur, olamaz. Bir noktaya
kadar toplumlar topyekun gelitirici etki gsteren retim ilikileri, snf
larn ortaya kt andan itibaren belli snflarn gelimesine hizmet eden
bir karakter kazand. Toplumsal gelime iin retim yetmez. Herkesin,
herkes iin retmesi ve ihtiyalarna gre-eit paylaabilmesi de gerekir.
nsanln gemii byleydi, mcadele gelecekte de byle olmas iindir.
2- Toplumsal bilin formasyonu, retim ilikileri zemininde gelien
belli toplumsal, tarihsel koullarda ortaya karak topluma mal olmu,
ortaklalm, popler nitelik kazanm, doal ve toplumsal hareketleri
1 92

Dinin Toplumsal Kkenleri

toplumsal lekli kavray, yorumlay sistematiidir. Doa ve toplumu


yalnzca duyumlarla alglay deil, ayn zamanda, bu alglarn zihinsel
srelerle yorumlanmasn, genellenmesini, bir yaam tarz olarak for
mle edilmesini, bu yaam tarznn toplumsallamasn ve pratie d
klmesini de ierir. Belli dnemlerin retim ilikileri belli bir toplumsal
bilin formasyonunu koullar. Her retim tarznn kendine zel bir bilin
formasyonu vardr.
3- nsann ilk retmeye balad, alet bile denilmesi zor olan aletlerle
toplaycla balad dnemlerde, ne toplum kendisini evresinden ne
de insanlar kendilerini iinde yaadklar toplumdan ayn ve zgn var
lklar olarak tanmlayabiliyorlard. Toplumsal hareket ve insann kiilii
henz oluuyordu. Doal evrenin retimle ok snrl dzeyde dnt
rlebiliyor oluu, toplumsal bilincin geriliinin de nedeniydi. O dnem
de, bilin, olaylar ikili ztlklar ve/veya benzerlikler temelinde, takliti
ve benzetmeci, yani sihirci bir tarzda kavrayabiliyor, yorumlayabiliyor,
insan ve toplum olarak ayakta kalma mcadelesini ancak byle srdre
biliyordu. Bilin yzeyseldi. nk, hareketin yasalarn kavray ilkeldi.
Ancak, o ilkel dnemde bile, insan bilinci snflama, kategorize etme kay
gs iindeydi. Bunu zorunlu klan ey etin yaam koullaryd. Yaamak
neden-sonu ilikilerini kefetmeyi gerektiriyordu ve insan bilinci daha o
dnemde byle alyordu. Ama, bilincin ilkellii rastgeleliklerin neden
sellik olarak kavranmasna neden oluyordu. Materyalistti. Bilimsel nve
ler ieriyordu. Uikileri kavramaya alt lde diyalektikti. Bu bilin
yapsna Sihirci Bilin dedik. Sihirci bilin formasyonu, doadaki olaylan,
yine doann iindeki olgularla aklamak kaygs tayordu. Bilgilenme
ve bilinlenme, ok uzun zaman alan ve ok fazla sayda yinelenen,
deneme-yanlma niteliindeki "kendiliinden" bir srece dayanyordu.
Deneme yanlma sreci, ie yaramayan, aklayc olmayan, nesnellie
toslayarak darmadan olan hareketlerin ayklanmasn salyordu. Ayk
lama ilemi olmasayd, retime tekabl etmeyen, onu gelitirmeyen, yani
insan ve toplumu ayakta tutmaya yaramayacak bilgi ve dnce kalp
larn biriktirirdi ki, her bir insann hayatnn toplum iin byk deer
tad ilkel srde buna izin verilmesi olanakszd. Ukel sr snrda
1 93

Sonular

dengedeydi ve tam da bu nedenle bilincini gelitirirken ok tasarruflu ve


materyalist olmak zorundayd.
4- retimdeki gelime, avclk ekonomisiyle birlikte ortaya kan
retim sramas, insan doal evresinden bamszlatrmaya balad.
Bu somut gelime bilince de yansd ve avclk dneminde insan kendi
sini evresinden ve toplum iinde de dier yol arkadalarndan ayn bir
birey olarak tanmlamay baard. evre ve toplumla kurulan zdelik
buraya kadard. Ancak insan halen doaya bamlyd ve bu bamll
yine dier toplum yelerinin tmyle birlikte yayordu. Avclkta doaya
bamllk, topluluun yaam srd evre iinde en ok tkettii, yani
topluma can veren hayvan tr zerinden yeniden tanmlad, ekillendi
ve snrland. En ok avlanan, tketlen hayvan tr toplum iin her ey
demekti, kutsald. Ama bu kutsallkta doa st, doa d hibir unsur
yoktu. nsann ilk kutsal tkettii hayvand, somuttu. Bu nedenle, etiyle,
kanyla, derisiyle, tyyle, boynuzuyla topluma yaam veren bu hayvan
tr ata saylyordu. Somut olan, yenilen ey kutsald, atayd. O dnem
de, deneyim, bilgi, emek, bykler deerliydi. Bu bilin yapsna Totemci
Bilin diyoruz. Totemci bilin, totemizm, gerekliin kavranmasnda bir
ileri aamaya karlk gelir. Artk insan bilinci eyler arasndaki ilikileri
daha ileri dzeyli bir dzenlilik iinde kavrayabiliyordu.
5- nsan doaya olan bamlln hayvanlar evcilletirerek, hayvan
c retimle at. nk hayvanclk bugn tketilecek miktardan daha
ok rn, yani art rn salyor, toplumun yedek biriktirmesine, doal
felaketlerle ba etmesine olanak veriyordu. Buna bal olarak, bilin
de, gereklii, kutsal saylan totem hayvan tryle aklama dzeyinin
tesine gemeyi baard. Hayvanlar evcilletirmek ve bylece art rn
elde etmek, en ok tketilen hayvann kutsalln, totemliini yerle bir
etti. Bu insann kendi baarsyd. Artk, pek ok hayvan en ok tketilir
olmutu. Bu aamada, insann ve toplumun yaratcs olarak daha geni
bir doa paras dnce dnyasna dahil oldu ve toplumsal bilin de
bunu byle kavrayacak dzeyde olgunlat. Bilin bu kez topluma yaam
veren hayvanlarn ve doal varlklarn tmne kutsallk, giderek ruhsal
bir yn atfetti. Artk evredeki, toplum iin nem tayan pek ok canl ve
1 94

Dinin Toplumsal Kkenleri

cansz varln bir ruhunun olduuna inanlyordu. Ruh, gzlenemeyen,


kavranamayan, doa, insan ve toplum zerinde deiik gleri olan so
yut bir kategoriyi tanmlyordu. Bu haliyle bilin ilk kez bilinebilir olarak
deerlendirilen somut olgu ve srelerin dna kaym oldu. Hayvanc
toplumun bilinci amanizmdir. amanist bilin bilimsel niteliklerini yi
tirmeye balayan ilk bilin tarzdr. Bilimsel bilin bu dnyada elde ettii
verilerle genellemelerde bulunurken, bu dnyay bu dnyadan aklar
ken, amanizm, kavrayn doa st glere dayandrr. Bu anlamda
amanizm bilimin ilkel formundan dini bilince gei aamasn ifade eder.
6- Toplumun snfl bir yapya dnmesiyle birlikte egemen snf
dnyadaki her eyin yneticisi, sahibi oldu. Kraln toplumdan ayrma
s-soyutlanmas ve ulalmaz glere sahip olmas ile birlikte, dnce
de doa st glerle igal edildi. Tanr inanc byle ortaya kt. Artk
hareketin yasalarnn doa st glerce belirlendiine inanlyor, bu
durumda da doann ve toplumun yasalar insan tarafndan bilinemez,
denetlenemez hale geliyordu. Evrendeki her eyin nceden tanr tarafn
dan planlanarak ngrld ve bu dnyadaki her eyin onun iradesinin
bir yansmas, ltfu/laneti olduu dnlyordu. Din budur, kadercidir,
emredicidir, tmdengelimcidir, erekselcidir. Kitlelere dayatlan bu bilin
formasyonuyla birlikte kraln dnyevi gc ve snfl toplum yapsndaki
btn eitsizlik ve adaletsizlikler kutsanm oluyordu. Snfl toplum yap
s iinde dorudan maddi retimi gerekletiren kitleler, tarihte ilk kez,
kendi pratiklerinin bilgisini retmek konusunda aciz duruma dtler.
retim sradan tekrarlar ve kraln kutsal iradesinin emri durumuna geldi.
Bilimden kopan kafalar donuklat. Kitlelerin gndelik pratiin kendili
inden yaratclyla dolu zihinleri din ve kadercilikle tarafndan igal
edildi. Her eyi olduu gibi kabullenen, glnn iradesine boyun een
bilin yaps ekillendi. Bu anlamda din sihirci-bilimsel bilincin yadsn
masdr. Ama din, krallarn emrindeki profesyonellerce oluturuldu, ya
zld, dikte edildi ve bir bilin ve yaam tarz olarak dayatld. tk yasak ve
cezalar dini niteliklidir. Oysa daha nceki bilin formasyonlarnn tm
toplumsal geliim iinde kendiliinden ortaya kmlard ve zaten en ba
ndan itibaren topluma mal olmu durumdaydlar.
1 95

Sonular

7- Tarihsel gelimeleri iinde bilin formasyonlar birbirleriyle etkile


irler. Bir nceki formasyon, baz unsurlaryla, bir sonraki iinde kalnt
olarak yaar. Bu, sonrakinin daha ncekileri, kendi formlasyonlar iin
de ve kendi izgisinde kullanmas biiminde olur. Daha nceki bilin for
masyonu biimsel olarak varln koruyorsa da, sonrakinin iinde, onun
zne uygun bir grnt kazanr. Bir baka adan yaklalrsa, bilin for
masyonu, kendi iinde gelecee ynelik nveler de ierir. Bu nvelerin
nesnelliini, her bir retim tarz iinde beliren gelecekteki retim tarz
nn kendine zgn ilikileri oluturur. Bylece belli bir tarihsel anda, st
yap iindeki bilin organizasyonuna baklacak ve kaba bir yaklamla,
organizasyondan enine bir kesit alnacak olursa, o tarihsel koullarn ka
rakteristii olan bilin formasyonu ile birlikte eskilerin kalntsal izlerine
ve gelecein nvelerine ayn anda rastlanr. Bunun rneklerini (bu al
mada da gstermeye altmz gibi) deiik gndelik yaam pratikleri
ve geleneksel salk uygulamalar iinde belirleyebilmek olanakldr.
8- Grld gibi, dncenin bilimsel yn, insanln retim faaliyeti
kadar eskidir. Kabaca, art rne el koyma ilikisinin ortaya kt
noktaya kadar da, bilimsel dnce, toplum dzeyinde yaygn olup,
pratiin iinde, kolektif biimde ve hi kimsenin karlarnn aleyhine
olmakszn retiliyordu. retim faaliyetinin kendisi bilimdi, bilim bu
faaliyet iinde "kendiliinden", maddi retimi gerekletiren insan
tarafndan retiliyordu. nsan bilimseldi, bilin, dnce ve bilim insa
niydi. Bilim, zihnin materyalist ve diyalektik faaliyeti olarak yansyordu.
nsann zor doa koullan iinde yaamda kalabilme mcadelesi, doay
la megul (materyalist) ve canl ve cansz dnyann i ilikilerini kavraya
cak biimde analitik (diyalektik) bir zihin faaliyetini zorunlu klyordu. O
dnemde bilim profesyonellememi ve amatrce retilen bir insan faa
liyetiydi. Snfl toplumla birlikte, bilimin retimi retenlerden ve pratik
faaliyetten koparak dar bir profesyonel ekibin eline geti ve ynetenlerce
denetlenir oldu. Bylece toplumsal dzeyde bir bilin formasyonu olmak
zelliini de yitirdi. Bilim "i" zellii kazand. Artk bu i kendisini ya
panlara para kazandryordu. Kitleler ise kendi inisiyatiflerindeki deil,
kendilerine dayatlan bir bilincin esiri oldular. Bilim ile btn ilikileri
1 96

Dinin Toplumsal Kkenleri

koptu. Oluan bolua din enjekte edildi. Siyasal ynetim gibi, bilim de,
dini ideolojinin retimi de yneten snfn eline geti. Dnce retimi
egemen snfn kendi egemen konumunu srdrmesi asndan o snfn
elinde olmaldr. Siyaset bilimsel dncenin retiminden kitleleri uzak
tutmak amacn da tar. Bu ayn zamanda snfl toplumun elikisidir.
nk pratikle balan zayflam bilim yeterince retken olamaz.
9- Bu haliyle din, insanln cezas, bilimsel gelimenin engeli, ezilen
lerin makus talihinin nedenidir. Din kendiliinden ortaya kmad, din
sel bilin smr dzeninin srdrlebilmesi iin smrenler tarafndan
zel olarak ina edildii iin bir ideolojidir, siyaset aracdr. Bu nedenle,
insanln nnn almas, insan aklnn zgrletirilmesi, insanln ko
lektif geliiminin tek toplumsal kriter haline gelebilmesi, bilimin toplum
sal geliimin zemini olarak tanmlanmas ve bilimin amatrletirilmesi
iin dinin toplumsal yaam belirleyici gcne, yani siyasallna, ynetici
tarafndan siyasal ve toplumsal yaam belirleyecek bir ara olarak kul
lanlmasna son verilmesi gerekir. Bu gereklilik, anlald gibi, kendi
iinde yeni bir siyasal dzenlemeyle olanakl olabilir. Yeni dzenleme hi
ikirciksiz laik olmak zorundadr. Ancak, dinin iinde gelitii snflama
sreci dikkate alndnda, dncenin kaderiyle, insan olarak var olma
nn (yaam koullar itibariyle) kaderinin i ie getii de hatrlanacaktr.
O nedenle dinin siyasallamasndan kurtulu yalnzca laisist bir dzen
lemeyle olanakl olamaz. ok daha tesinde insann siyasal kurtuluunu
salayacak sosyalist bir deiime gerek olduu ortaya kar. Hatta y
ledir: Ynetenlerin, kendi smrc siyasetlerini merulatrmak kay
gsyla dini siyasallatrmalannn nlenmesi bakmndan sosyalizm, laik
toplumsalln da gerek artdr.

1 97

Kaynaklar
Acpayaml O (1962) ptidailerde l Gmme ile 1lgili Pratikler ve zahla
n, Dil Tarih Corafya Fakltesi Dergisi, XX, 3-4: 245-254.
Acpayaml O (1962a) Anadolu'da Nazarla 1lgili Baz Adet ve nanmalar,
Dil Tarih Corafya Fakltesi Dergisi, XX, 1-2: 1-40.
Aldrich RC (1969) The Primitive Mind and Modem Civilization, AMS
Pres, New York.
Alexeev VP (1986) The Origin of the Human Race, Progress Pub, Mos
cow.
Altndal A (1983) Siyasal kltr ve Yntem, Havas Yaynlar, stanbul.
Altndal A (1984) Niin Eit e Eit cret Deil ? Sre Yaynclk, s
tanbul.
Aytar S (1976) Hastal Devretme Gelenei, Trk Folklor Aratrmalar
Dergisi, Cilt 16, 322, Yl 27, Mays: 7639-7640.
Belek (1990) Yaayan Geleneksel salk Uygulamalan inde 1lkel Bi
lin Yaplanlamarnn rdelenmesi, Uzmanlk Tezi, Ankara.
Bergounioux FM (1966) Notes on the Mentality of Primitive Man, (Soci
al Life of Early Man, Editr Washbum SL, Adline Pub Company, Third
Printing, Chicago iinde) , 106-1 18.
Berktay H (1989) Kabileden Feodalizme, Kaynak Yaynlar, kinci Bask,
stanbul.
Blanc AC (1966) Some Evidence fort he Ideologies of Early Man, (Social
Life of Early Man, Editr Washburn SL, Adline Pub Company, Third
Printing, Chicago iinde) , 1 19-136.
Boas F (1938) The Mind of Primitive Man, MacMillan Company, Revised
Edition, Toronto.
Bulu S (1942) , amanizm, Trk Amac Dergisi, Say: 1: 42-48.
Chance MRA (1966) The Nature and Special Futures of the Instinctive
Social Bond of Primates, (Social Life of Early Man, Editr Washbum
SL, Aldine Pub Company, Third Printing iinde) , 17-33.
Child G (1983) Tarihte Neler Oldu, (ev: Tunay M, enel A) , Alan Ya
ynclk, kinci Bask, stanbul.
1 98

Child G (1988) Kendini Yaratan nsan, (ev: Ofluolu F) , Varlk Yaynla


n, nc Basm, stanbul.
Clatres C (1990) Devlete Kar Toplum, (ev: Demirta N) , Ayrnt Ya
ynlar, stanbul.
Clune FJ (1976) Witccraft, Shaman and Active Pharmacopoeia, (Medical
Anthropology, Moutan Pub, Paris iinde) .
Darwin CR (1976) Tarlerin Kkeni, (ev: nalan ), Onur Yaynlan,
kinci Bask, Ankara.
Diakov V, Kovalev S (1987) lik a Tarihi 1, (ev: nce ), V Yaynlan,
Ankara.
Eberhard W (1943) Eski in Kltr ve Trkler, Dil Tarih Corafya Fa
kltesi Dergisi, Cilt 1 , Say 4: 19-29.
Engels F (1977) Maymundan nsana Geite Emein Rol, (Doann Di
yalektii, ev: Gelen A, Sol Yaynlan, nc Bask, Ankara iinde) .
Engels F (1987) Ailenin, zel Mlkiyetin ve Devletin Kkeni, (ev: So
mer K) , Sol Yaynlan, Sekizinci Bask, Ankara.
Eren N (1971) Ankara lii Yenimahalle llesine bal Sincan Bucanda
Geleneksel Hekimlik Uygulamalar Konusunda Aratrma Raporu,
HTF Toplum Hekimlii Enstits, Ankara.
Erz M (1973) Trk timai Hayat inde Totemizmin lzleri, slam Tet
kikleri Enstits Dergisi, 5 (1-4) : 289-300.
Ertop K, Yetkin (1985) Siyasal Dnceler Tarihi-1, Say Yaynlan, s
tanbul.
Fedigan LM (1986) The Changin Role O women in Models of Human
Evolution. Annual Review of Anthropology, 15: 25-66.
Foster GM (1983) An Introduction to Ethnomedicine, (WHO, Traditional
Medicine and Health Care Coverage, Geneva iinde) .
Freud S (1984) Totem ve Tabu, (ev: Sel K) , Sosyal Yaynlar, stanbul.
Godelier M (1977) Perspectives in Marxist Anthropology, Second Editi
on, Cambridge University Pres, London.
Gnaltay (1987) Trk tarihinin tk Devirlerinden Yakn ark Elam Me
zopotamya, TTK Basmevi, Ankara, kinci Basm.
Gven B (1984) nsan ve Kltr, Remzi Kitabevi, Drdnc Basm, s1 99

tan bul.

Gzelbey H (1981) Gaziantep'te Doum ve ocua 1likin Eski Tre ve


nanlar, Trk Folklor Aratrmalar Dergisi, 2: 19-36.
Hamburg DA (1966) Relevance of Recent Evolutionary Changes to Hu
man Stress Biology, (Social Life of Early Man, Editr Washburn SL,
Adline Pub Company, Third Printing, Chicago iinde) , 278-288.
Hallowel Al (1966) The Procultural Foundations of Human Adaptation,
(Social Life of Early Man, Editr Washburn SL, Aldine Pub Company,
Third Printing iinde) , 23&-255.
Hassan (1986) Eski Trk Toplumu zerine ncelemeler, V Yaynlan,
Ankara.
Hoebel EA, Weaver T (1979) Anthropology and the Human Experience,
Mcgraw-Hill College, Five Edition.
nan A (1986) Tarihte ve Bugn amanizm, TIK Yayn, nc Bask,
Ankara.
zbul Y (1981) nsann Evriminde Avc Toplayc Yaam Tarz, Alet Tek
nolojisi ve Konuma Dili, Gazi niversitesi dari Bilimler Fakltesi
Dergisi, 51-76.
Jahoda G (1982) Psychology and Anthropology, Academic Pres, London.
Kanbolat Y (1989) Kuzey Kafkasya Kabilelerinde Din ve Toplumsal D
zen, Bayr Yaynlan, Ankara.
Kottak CP (2001) Antropoloji, (ev: zbudun S) , topya Yaynevi, An
kara.
Kse M (1964) Al-Alkans Hakknda, Trk Folklor Aratrmalar Dergisi,
Cilt 9, 185, Yl 16: 3605-3608.
Kuusinen (1975) Diyalektik Materyalizm, (ev: Karakaya C) , Sosyal Ya
ynlar, nc Bask, stanbul.
Lenin Vl (1988) Din stne, Baak Yaynlar, 1. Bask, Ankara.
Lewellen TC (2011) Siyasal Antropoloji, (ev: Koca AE) , Birleik Yay
nevi, Ankara.
Lowie RH (1947) Primitive Society, Liveright Pub, Third Edition, New
York.
Malinowski B (1962) Sex, Culture and Myth, First Edition, Harcourt,
200

Brace and World ine, New York.


Malinowski B (1964) By, Bilim ve Din, Carlk Yaynlan, stanbul.
Marx K, Engels F (1976) Alman deolojisi, (ev: Belli S) , Sol Yaynlan,
Ankara.
Marx K (1976) 1844 El Yazmalar, Ekonomi Politik ve Felsefe, (ev: So
mer K) , Sol Yaynlar, 1 . Bask, Ankara.
Marx K (1977) Kapitalizm ncesi Ekonomi Biimleri, 2. Bask, Sol Ya
ynlar, Ankara.
Marx K (1978) , Kapital-Cilt 1, (ev: Bilgi A) , Sol Yaynlan, kinci Bask,
Ankara.
Marx K, Engels F (1979) Ekonomi Politiin Eletirisine Katk, (ev: Belli
S), Sol Yaynlan, Drdnc Bask, Ankara.
Mejuyev V (1987) Kltr ve Tarih, (ev: Yokova SV) , Ankara.
Morgan LH (1986) Eski Toplum, (ev: Oskay ), Cilt 1, Payel Yaynlan,
stanbul.
Murphy R (1986) Cultural and Social Anthropology - An Overture, Se
cond Edition, New Jersey.
Oakley KP (1966) On Man's of Fire, With Comments on Tool Making
and Hunting, (Social life of Early Man, Editr Washbum SL, Aldine
Pub Company, Chicago, Third Printing, Chicago iinde) , 176-193.
Oskay (1986) Lewis Henri Morgan zerine (Eski Toplum'un iinde) ,
Payel Yaynlan, stanbul.
rnek SV (1988) lkellerde Din, By, Sanat, Efsane, kinci Bask, Ger
ek Yaynevi, stanbul.
ztelli c (1966) Albast, Alkans, Koruma ve Tedavisi, Trk Folklor Ara
trmalar Dergisi, 209, Yl 18, Cilt 10, Aralk: 4261-4264.
Parkinson CN (1984) Siyasal Dncenin Evrimi, (ev: Harmanc M),
Remzi Kitabevi, kinci Bask, stanbul.
Penin M (2014) amanizm, letiim Yaynlan, Yedinci Bask, stanbul.
Peteki (1962) Bozkr'da ocuk Hastalklar Tedavisi, Trk Folklor Ara
trmalar Dergisi, 155, Yl 13, Haziran.
Pericot L (1966) Social Life of Spanish Paleolithic Hunters As Shown by
Levantine Art, (Social Life of Early Man, Editr Washbum SL, Adline
201

Pub Company, Third Printing, Chicago iinde) , 194-213.


Politzer G (1976) Felsefenin Balang tkeleri, (ev: Belli S) , Sol Yayn
lan, Yedinci Bask, Ankara.
Radin P (1957) Primitive Religion, Dover Pub. , New York, Second Edi
tion.
Russel B (1981) Din ve Bilim, (ev: Gktrk A) , Say Yaynlar, nc
Basm, stanbul.
Saeur CO ( 1966) Sedentary and Mobile Bents in Early Societies, (Social
Life of Early Man, Editr Washbum SL, Aldine Pub Company, Third
Printing iinde) , 256-266.
Schultz AH (1966) Some Factors Influencing the Social Life of Primates
in General and of Early Man in Particular, (Social life of Early Man,
Editr Washburn SL, Aldine Pub Company, Chicago, Third Printing,
Chicago iinde) , 58-90.
Straus CL (1978) Antropoloji, (Sosyoloji Konferanslar 16. Kitap, ev:
Merih , Yaynlan, No: 506 iinde) , 102-108.
Strum SC, Mitchell W (1987) Baboon Models and Muddles, (The Eva
luation of Human Behavior: Primate Model, Ed by Kinze WG, State
Unevirsetiy of New York Pres, New York) .
Smer F (1965) , Ouzlar.
enel A (1985) tkel Topluluktan Uygar Topluma, Birey ve Toplum Yayn
lar, kinci Bask, Ankara.
enel A (2014) Toplum Biimleri Boyunca Eitlik-Eitsizlik Kavgas, Top
lum ve Hekim Dergisi, Cilt 29, Ocak-ubat: 5-23.
enel A (2014a) nsanlk Tarihi, mge Kitabevi, nc Bask, Ankara.
ener C (2010) amanizm-Trkler'in slamiyet'ten nceki Dini, Etik Ya
ynlan, 14. Bask, stanbul.
Tanilli S (1984) Yzyllann Gerei ve Miras, nsanlk Tarihine Giri-1,
tk a Tarihi, Say Yaynlan, kinci Basm, stanbul.
Tanyu H (1975) Trkler Arasnda Dinlerin Tarihesi, Tre Dergisi, 45:
16-22.
Teber S (1985) tk Toplumlann Deiimleri, Say Yaynlar, stanbul.
Thomson G (1976) nsann z, (ev: ster C) , Payel Yaynevi, stanbul.
202

Thomson G (1985) Eski Yunan Toplumu zerine ncelemeler-Tarih n


cesi Ege 2, (ev: ster C) , Payel Yaynevi, stanbul.
Thomson G (1988) Eski Yunan Toplumu zerine ncelemeler-tk Filozof
lar, (ev: Doan M), Payel Yaynevi, stanbul.
Thomson G (1988a) Eski Yunan Toplumu zerine ncelemeler-Tarih n
cesi Ege 1 , (ev: ster C) , Payel Yaynevi, kinci Basm, stanbul.
Uysal H, Atasoy HT (2014) nsan gcnn Art-deer retme Yetene
inin Biyolojik Kkeni zerine Bir Deneme, Bilim ve topya Dergisi,
Say 245: 65-79.
Vallois HV (1966) The Social Life of Early Man: The Evidence of Skele
tons, (Soial Life of Early Man, Editr Washbum SL, Aldine Pub Com
pany, Third Printing iinde) , 214-235.
Wells C (1984) nsan ve Dnyas, (ev: Gven B) , Remzi Kitabevi, kin
ci Basm, stanbul.
Yldrm C (1983) Bilim Tarihi. Remzi Kitabevi, kinci Bask.
Zubitski Y, Mitropolski, Kerov V (1980) llkel Topluluk, Kleci Toplum,
Feodal Toplum, (ev: Belli S) , Sol Yaynlan, Ankara, Sekizinci Bask

203