You are on page 1of 108

Mitlerin

Ksa Tarihi
KAREN ARMSTRONG
ngilizceden eviren
DLEK ENDL
Mitoloji

MERKEZ
KiTAPLAR

KAREN ARMSTRONG

1944 y1lnda ngiltere'de dodu. Rahibe olarak Roma Katolik mezhe


binde geirdii yedi yln anlatan 71rouglz tize Narrov Gae adl ilk ki
tab ile ok satanlar l i stesine gireli ve geni evrelerce tannd.
Bunu, otuz dile evrilen Tan1111111 Tarihi (Ayra Yaynevi , 1999), sonra

snda da Histoy o( lensalen ve !11 71e Beginning adl kilapla i zledi.

Son yllarda kan Bddha adl ki tab tm d nyada oksatanlar listesi


ne girdi. 1982 ylndan bei serbest yazar ve radyo programcs olarak
almaktadr. Dier eserleri: Mhanned, Slort Histo)' oflsla111, Spi
ral Staircase ve son olarak, byk dini i nceledii Grea Trans(oma
tio'dr.

DLEK ENDL
1979 ylnda Kadky Maaif Koleji'ni bitirdi. Kadky Yabanc Diller

Yksek Okulu ve stanbul niversitesi Ameikan Edebiyat Blm 'nde


okudu. eviri sevenine 1982 ylnda yaynlanan Enid Blyton'n Cesur
Hafiyeler adl kitabyla balad. Bugne dein 28 evirisi yaynland. Di

limize kazandrd kitaplar arasnda: Balkanlarda Knyaya11 Knz.an (Ro

bert D. Kaplan) , Bamszlk Giinii (Riclard Ford), Modem Yunanistan


Tarihi (Richard Clogg), Balkanlar Tahayyl Etmek (Maria Todorova),

Felicia'nm Yolculu (Willian Trevor), F ilist in Krtl Hareketinin Ku

rucusu Hac Emin El-Hseyni (Zvi Elpeleg), Mara ile Dann (Doris Les

sing), lmsiizliik ve Pilgrin (Timothy Findley), Salonu ! Ureiia (Julia Al


varez). Osmanl'da Hayrseverlik: Kdiis'te Bir Haseki Sla 111areti
(Amy Singcr), Scipio'nwz Diiii (lain Pcars), atalhyiik: Leoparn y
kiisii (lan Hodder) saylabilir.

ZGN ADI A Short History of Myth


Karen Arnstrong, 2005 I Canongate Books Ltd, Edinburgh I

Merkez Kitaplk Yaynclk San. ve Tic. A.. (2005)


Bu kitabn yazan olarak Karen Armstrong'un haklan, yazar tarafndan,

1988 tarihli, Copy right, Design and Patent Act adl yasa uyamca beyan
edilmitir.
Her hakk sakldr. Tantm amal ksa alntlar dnda
yayncnn y azl izni olmadan hibir yolla oaltlamaz.
Genel Merkez: Barbaros Bulvan, No: 125, Kat: 3,

34349 Beikta I stanbul


Yaynevi: ehit Muhtar Cad. No: 56, Kat: 6, Taksim I stanbul
Tel: 0212 237 45 02-03 Faks: 0212 237 45 04
www.merkezkitapcilik.com.tr
GENEL YAYIN YNETMENI lknur zdemir
ED!TR Cem Alpan
KAPAK TASARIM! Zeynep zatalay
GRAFiK Bilgi Erdoan
BiRiNCi BASIM Ekim 2006, stanbul
GENEL YAYIN 62 EDEBYAT Dizisi 36
/SBN 975-9174-63-4
BASILD!C YER efik Matbaas (0212) 472 s 00

Merkez Kitaplk bir CNER GRUBU kuuluudur.

NDEKLER

1. Mit Nedir?

2. Paleolitik a: Avc Toplumlarn Mitolojisi


(M yaklak 20.000-8. 000)

15

3. Neolitik a: Tanm Toplumlarnn Mitolojisi


(MO yaklak 8. 000-4.000)

33

4. lk Uygarlklar (M yaklak 4. 000-800)

43

5. Eksene! a (M yaklak 800-200)

57

6. Eksene! a Sonras
(M yaklak 200-MS yaklak 1500)
7.

Byk Bat Dnm (MS yaklak 1500-2000)


Kaynaka

73

83
101

Mitler yaamlarmza yansyan ve onlara biim veren


evrensel ve zaman belirsiz yklerdir

isteklerimizi, kor

kularmz, zlemlerimizi irdeler, bize insan olmann anla


mn anmsatan anlatlar sunarlar. Mitler dizisinde dnya
nn en iyi yazarlarndan bazlar bir araya gelmekte, her
biri ada ve unutulmaz bir dille bir miti yeniden anlat
maktadr. Diziye katlan yazarlar: Margaret Atwood, Ka
ren Armstrong, David Grossman, Victor Pelevin, Ali Smith
ve Jeanette Winterson.

Mit Nedir?

nsanolu ta bandan beri mitler yaratmtr. Arke


ologlarn ortaya kard Neandertal insannn gmtle
rinde silahlar, aletler, kurban edilmi hayvanlarn kemikle
ri bulunmutur, bunlar gelecekteki dnyann kendi yaam
larna benzediine inandklarn anlatr bize. Neandertal
insanlar, lm can yoldalarnn imdi keyfini srd
yaam hakknda birbirlerine ykler anlatm olabilirler.
lme baklarnn ortak yaam srdkleri dier canllar
dan farkl olduuna kuku yok. Hayvanlar birbirlerinin
lmn seyretseler de bu konuya pek kafa yormazlar. Oy
sa Neandertal insannn gmtleri, lml olduklarnn bi
lincine vardklarnda, bu geree bir takm kar-ykler
treterek cevap verdiklerini gsterir bize. Can yoldalarn
byk bir zenle gmen Neandertaller gzle grlr, so
mut dnyann tek gereklik olmadn dnm olmal
lar. Demek ki insanolu ok erken tarihlerden balayarak
gnlk deneyimlerinin tesine geen fikirler retme yete
neiyle dier canllardan ayrlmtL
Bizler anlam arayna girmi varlklarz. Kpekler, bil
diimiz kadaryla, ne kpekgillerin iinde yaadklar ko
ullar yznden ac eker, ne dnyann dier blgelerinde
yaayan kpeklerin durumundan kayg duyar, ne de ya
amlarn bambaka bak asndan grmeye alrlar.
Oysa insanolu Kolay umutsuzlua kaplr; en bandan
beri yaamlarmz daha geni bir sahneye yerletirmemizi
7

salayan, temelinde yatan anlam ortaya karan ve aksi


ynde onca can skc ve altst edici kantlar bulunmas
na karn, bize yaam n bir anla m ve deeri olduu duy
gusunu veren ykler uydurmutur.
nsan aklna zg bir baka tuhaflk da mantk ere
vesinde aklayamadmz fikirler ve deneyimler edinme
becerisidir. Bize gzmzn nnde durmayan ve ilk alg
ladmzda nesnel varl olmayan bir eyi dnme ola
na salayan hayal gcne sahibiz. Hayal gc dinleri ve
mitolojiyi reten bir yetenektir. Mitlere dayal dnceye
gnmzde iyi gzle bakl maz; akld ve zevkine dkn
lk olarak kabul edilip gz ard edilir. Ancak bilim adam
larnn yeni bilgilere k tutmas ve etki gcmz snr
sz klan teknolojiyi retmesi de hayal etme yetisiyle il inti
lidir. Bir zamanlar yalnzca mitler dnyasnda yaanabi
len uzaya yolculuk. ayda yrmek, bilim adamlarnn ha
yal gc sayesinde gereklemitir. Mitoloji de bilim de in
sanolunun ufkunu geniletir. Bilim ve teknoloji gibi mito
l oj inin de, bu dnyadan elini ayan ekmekle deil, dn
yada daha etkin yer edinmekle ilgili olduunu greceiz.
Neadertal gmtleri mitle ilgili be nemli noktaya
iaret eder. lki, ou zaman lm deneyimi ve yok olma
korkusuna dayandklandr. kincisi, hayvan kemikleri, g
mtn yannda bir kurban kes ild iini gsterir. M i toloj i
dinsel geleneklerden ayr tutulamaz. Mitlerin ou onlara
can veren tapnma ortamndan karldklarnda anlamsz
lar, dind alanlarda anlalmaz olur. nc nokta, Ne
andertal m itinin nedense insan yaamnn biti m inde, me
zar ba nda anmsanmasdr. En gl mitler arlklar
konu edenlerdir; bizi yaadmz deneylerin tesine ge
meye zorlarlar. Hepimiz u ya da bu biimde hi grme
d iimiz bir yere gitmek ve hi yapmadmz bir eyi yap
mak zorunda kalmzdr. M it de bilinmeyenle i lgilidir i
te; dile getirmek iin uygun szckleri bulamadklanmz
la i lgilenir. Dolaysyla, mit byk sessizliin can alc
8

noktasna i ner. Drdnc o larak mit laf olsun diye anlat


lan b ir yk deildir. Nasl davranmamz gerektiini
retir bize. Neandertal gmtlerinde lnn bazen cenin
pozisyonunda yatrld grlr, bu da ye niden douu
artrr: bundan sonras len kiiye bal dr. Doru an
lalrsa, mitoloji bizi, ister bu dnyada olsun ister br
dnyada, uygun adm atmak iin doru ruhsal ya da psi
kolojik durua getirir.
Sonuncusu, mitoloj i tmyle kendi dnyamzla birlik
te varolan ve bir ekilde onu destekleyen baka bir dz
lemden sz eder. Tanrlar dnyas ad da verilen, gzle g
rnmez, ama daha gl bu gereklie i nan, mitolojinin
temelidir. Ayrca bil imsel adan modern olmamzdan n
ce btn toplumlardaki mitoloji, tre ve toplumsal dzen
lemeler hakknda bilgi vermesi ve gnmzde daha gele
neksel toplumlar etkilemeyi srdrmesi nedeniyle "kalc
(kadim) felsefe" adn da alr. Kalc felsefeye gre, bu
dnyada yaanan her eyin, iittiimiz ve grdmz ne
varsa hepsinin, bizimki nden ok daha zengin, gl ve
daha dayankl olan tanrlar dnyasnda mutlaka bir sure
ti vardr. 1 Yeryzndeki her varlk kendi aslnn, zgn
b iiminin yalnzca soluk bir glgesi, noksan kal m bir r
neidir. lml, krlgan i nsanolunun gizilgcnn a
a kmas ancak bu gksel yaama girmesiyle mmkn
olur. Mitler, insanlarn sezgileriyle algladklar bir gere
e belirgin bir biim ve kalp verirlerdi. Meraklarn gider
mek ya da ykleri elenceli olduu iin deil, erkeklerle
kadnlar bu gl varlklar taklit etsinler, kendileri de
tanrsall yaasnlar d iye insanlara tanrlarn nasl dav
randklarn gsterirlerdi.
B i l i msel kltrmzde tanrsal kavram biraz hafife
alnr. Antik dnyada "tanrlar" soyut ki ilikleri olan, t
myle metafizik bir yaam sren doast varlklar ola
rak grlmezlerdi. M i toloji, gnmzdeki anlamyla te
oloj iyle deil insan yaamyla ilgiliydi. Tanrlarn, insan9

olunun, hayvanlarn ve doann ayrlamayacak ekilde


birbirlerine baml ve ayn yasalara bal olduklar, ayn
ilahi tzden yapldklar dnlrd. Balangta tanr
lar dnyasyla erkekler ve kadnlar dnyas arasnda var
lkbilimsel adan hibir uurum yoktu. Gksel varlklar
dan sz edilmesi, yeryzndeki yaamn dnyevi ynn
den konuulmasyla eanlamlyd. Tanrlarn varl bir
frtnadan, denizden, akarsudan, yada sevgi, fke, cinsel
istek gibi, kadn ve erkekleri, dnyay farkl gzlerle gr
mek zere baka boyutlara tayan gl duygulardan ay
n

tutulmazd.
Dolaysyla, mitoloji insann iinde yaad sorunlu du

rumla ba edebilmesine yardm etmek zere kurgulanmt.


nsanlara dnyadaki yerlerini ve doru yn bulmalar iin
yardm ederdi. Hepimiz nereden geldiimizi renmeye
can atarz, ancak ilk atalarmz tarihncesinin sisli orta
mnda kaybolduklarndan, biz de tarihsel olmasa da, atala
rmzn evre koullarna, komularna ve geleneklerine
kar takndklar tutumlar aklayabilmek iin mitler
retmiizdir. Ayrca nereye gittiimizi de bilmek isteriz,
bundan dolay lm sonras yaam anlatan ykler uy
dururuz - oysa greceimiz gibi, insanoluna lmszlk
yaktran mitler yle ok deildir. Biz insanlar sradan ta
salarmzn tesine getiimizde o grkemli anlar akla
maya abalarz. Tanrlar, aknlk deneyiminin aklanma
sna katkda bulunurlard. Kalc felsefe, yaratltan gelen
duyularmz dile getirerek, insanolunda ve somut dnya
da gzle grnenden tesi olduunu anlatr.
Gnmzde "mit" szc genellikle gerek olmayan
bir eyi tanmlamak zere kullanlr. Ufak tefek sular yk
lenen bir politikac sylenenlerin "mit" olduunu ileri s
rerken, hi yaanmadn vurgulamaktadr. Yeryzne
inen tanrlardan, mezar talarnn zerinde yryen l
lerden, ya da dmanlarn kovalad ayrcalkl insanla
rn kan kolaylatrmak iin mucizevi bir biimde iki10

ye yarlan denizlerden sz edildiini duyduumuzda, bu


ykleri inanlmaz, besbelli uydurma diye kulak arkas
ederiz. On sekizinci yzyldan bu yana tarihe ynelik bi
limsel bir yaklam gelitirmekteyiz; her eyden nce ne
ler olup bittiiyle ilgileniyoruz. Fakat modern-ncesi dn
yada, insanlar gemile ilgili yazlar yazdklarnda, daha
ok bir olayn ne anlama geldiini irdelerlerdi . Mit de bir
anlamda eskiden yaanm, ayn zamanda hep yaanan
bir olayd. Tarihe kesin bir zamandizinsel erevede bak
tmz iin byle bir durumu tanmlayan herhangi bir
szck daarcmzda bulunmaz; ancak m itoloji tarihin
tesinde insann varoluundaki zamanszla iaret eden,
geliigzel olaylarn aprak akndan kp gerein
zne yle bir gz atmamz salayan bir sanat bii
midir.
Aknlk deneyimi insan yaamnn bir paras olagel
mitir. Duygularmza kapldmzda, ayaklarmz bir an
olsun yerden kesildiinde, kendimizden gemeye (esirme
ye) bakarz. Byle zamanlarda altmzdan daha duyar
l yaarz, btn duyularmz aktr, insanln btn y
kn omuzlarmzda hissederiz. Esirmenin en geleneksel
aralarndan biri dindir, ne var ki insanlar aradklarn ta
pnaklarda, sinagoglarda, kiliselerde ya da camilerde bula
madklarnda, baka yerlere ynelirler: araylarn sanat,
mzik, iir, rock, dans, uyuturucu, seks veya spor aracl
yla srdrrler. iir ve mzik gibi mitoloji de, lm ve
yok olma olasl yznden kapldmz umutsuzluk kar
snda bile, bize coku verebilmelidir. Artk bunu salaya
mayan bir mit tkenmi, ilevini yitirmi demektir.
Buna gre, miti, insanolunun akl ana geldiinde
bir kenara brakabilecei bir ey, gelimemi bir dnce
ekli olarak grmek yanl olur. Mitoloji, tarihi ilk belge
leme giriimi de deildir, stelik anlatt masallarn nes
nel gereklik tadklarn savunmaz. Roman, opera ya da
bale gibi mite de yalandan inanlr; paralanm, traj ik
il

dnyamz ycelten, "ya olsayd?" gibi felsefeye, bilime ve


teknolojiye en nemli yeniliklerin gelmesine yol gsteren
bir soru sorarak yepyeni olanaklar grmemize yardm
eden bir oyundur. len can yoldalarn yeni bir yaama
hazrlayan Neandertaller, btn mit yaratclarnn ortak
yan olan ayn manevi dzmece oyununu oynamlard
belki de: "Ya bu dnya yalnzca varolanlardan ibaret de
ilse? Bu durum bizi psikolojik adan, uygulama bak
mndan ve toplumsal olarak nasl etkilerdi? Daha farkl
m olurduk? Btnleir miydik? Peki, dnm geirdii
mizi anladk diyelim, bu durum, mitlere inanmakla bir
ekilde hakl olduumuzu, mantksal adan kantlayama
sak bile, onlarn bize insanlk hakknda nemli bir eyler
anlattklarn gstermez mi?"
Oyun oynama yeteneini elinde tutma konusunda in
sanolu tektir. 2 Doal olmayan koullarda yaamalar d
nda, teki hayvanlar yaban hayatn ac gerekleriyle
kar karya geldiklerinde daha nceki elence anlayla
rn yitirirler. Yetikin insanlarsa deiik olaslklarla oyu
nun tadn karmay srdrr, ocuklar gibi hayal dn
yalar kurmaktan vazgemezler. Sanat alannda akl ve
mantn snrlarndan kurtulmu olan biz insanlar, ya
amlarmz zenginletirdiine, bize nemli ve tmyle
"gerek" bir ey sylediine inandmz yeni kalplar d
nr ve onlar harmanlarz. Mitolojide de bir varsaym
ortaya atar, inan sistemleri araclyla ona can verir,
davranlarmz ona gre ayarlar, yaantmza etkisi ze
rine kafa yorar, derken dnyamzn huzur bozucu bilme
cesinde yepyeni bir ipucu yakaladmz kefederiz.
yleyse mit gereklere dayal bilgi verdii iin deil,
etkili olduu iin gerektir. Ancak, eer hayatn derin an
lamna yepyeni bir k tutmuyorsa, baarsz olmu de
mektir. Yok, eer ie yararsa, akas, zihnimizden ve
gnlmzden geenleri deitirmemize zorlar, yeni bir
umut verir ve bizi daha dolu yaamaya iteklerse, demek ki
12

geerli bir mittir. Mitoloji bizi ancak gereklerini yerine ge


tirmemiz kouluyla dntrecektir. Kendi durumumuza
uyarlamadmz ve yaammz n gereklii klmadmz
srece, mit de balamadan nce bize kark ve s kc ge
len bir oyunun kurallar kadar anlalmaz ve uzak grne
cektir.
Gnmzde mitlere yabanclama beklenmedik l
lerdedir. acllk ncesi dnyada mitoloji olmazsa ol
mazd. Yalnzca insanlarn yaamlarndan bir anlam
karmalarna yardm etmekle kal mam, insan aklnn on
lar olmakszn ulaamayaca alanlar aa karmlar
d. Psikolojinin ilk biimiydi mit. Yeralt dnyasna inen,
labirentlerde yollarn bulan ve canavarlarla arpan tan
rlarn ya da kahramanlarn balarndan geenlerin yk
leri ruhun gizemli ileyiine k tutmu, insanlara ilerin
de kopan frtnalarla nasl ba edeceklerini gstermiti.
Freud ve Jung ruhun ada aratrmasna girdiklerinde
igrlerini aklamak zere igdsel olarak klasik mi
tolojiye bavurmu ve eski mitlere yeni yorumlar getir
milerdi.
Grlmedik bir durum deildi bu. Bir mitin kalpla
m tek bir uyarla mas bulunmaz. Koullar deitike,
sonsuz gerei ortaya karmak adna yklerimizi baka
trl dile getirmemiz gerekir. M itolojinin tarihesinde er
keklerle kadnlarn ileri doru attklar her admda, mito
lojilerini gzden geirdiklerini ve onu yeni koullara uy
durduklarn greceiz. Bundan baka insan doasnn
pek fazla deimediini ve toplumlarn iinde kurgulanan
bu mitlerden ounun bizlerinkinden pek farkl olmad
n, hala en temel korkularmz ve isteklerimizi yansttk
larn an layacaz.

13

Paleolitik a
Avc Toplumlarn Mitolojisi
(M yaklak 20.000-8.000)

nsanolunun biyolojik evrimini tamamlad dnem


tarihinin en uzun ve en gelitirici dnemidir. Pek ok yn
den rktc ve umutsuz bir dnem yaanmt. Bu ilk
insanlar henz tarm gelitirmemilerdi. Kendi besinleri
ni yetitiremez, tmyle avclk ve toplaycla baml
yaarlard . Avlarn ldrmek ve evrelerini bir lde ol
sun denetim altna tutmak iin gelitirdikleri avlanma si
lahlar ve becerileri sayesinde sa kalmalarnda mitoloji
nin nemi bykt. Neandertaller gibi Paleolitik erkekler
le kadnlar da yazl mitler brakamadlar, fakat bu yk
ler insanlarn kendilerini ve yaadklar zorluklar anla
malarnda yle can alcydlar ki gelecein okuryazar kl
trlerinin mitolojilerinde, blk prk de olsa yaamaya
devam ettiler. Ayn zamanda Paleolitik an insanlar gi
bi avc toplumlarda yaayan ve tarm devrimi geirmemi
doal insanlar olan Pigmeler ve Avustralya yerlilerinden
de ilkel insanlarn deneyimleri ve kayglar hakknda ok
ey renebiliriz.
Doal ortamda yaayan bu insanlarn mitler ve simge
lerle dnmeleri de doaldr, nk etnologlarla antro
pologlarn iaret ettiine gre, gnlk yaamlarnda ruh
sal bir boyutun varlnn enikonu bilincindeydiler. Bizim
15

kutsal ya da tanrsal dediimiz deneyimi yaamak sanayi


lemi, kent toplumlarnda yaayan erkeklerle kadnlar
iin uzak bir gereklie dn mtr; oysa rnein,
Avustralyallar asndan, uluorta olmakla kalmayp so
mut dnyadan da daha gerektirler. Avustralyallarn uyku
ya ve hayal dnyasna daldklar nda girdikleri "Dleralemi"
zaman ddr. Sradan yaama deimez bir ortam hazrlar;
orada lm, akclk, olaylarn sonu gelmemecesine art arda
gelimesi ve mevsim dngleri egemendir. Dleralemin
de gl, arketipal (ilkrneksel) varlklar olan atalar ya
ar, i nsanoluna yaamak iin gerekli olan avclk, sava,
seks, dokumaclk ve sepetilik gibi becerileri retirler.
Bunlar inan d deil kutsal etkinliklerdir, lml er
keklerin ve kadnlarn Dleralemiyle i liki kurmalarn
salar. rnein, ava giden Avustralya yerlisi ava ktn
da, davranlarn lk Avcya yle bir uyarlar ki, daha g
l bir arketipal dnyaya ait olarak onunla btnleir. Ya
am Dleralemiyle gizemli birlik kurduu srece anlam
kazanr. Bunun arkasndan ilkel zenginlikten koparak za
mann dnyasna geri gelir, burada yenip yutulacak ve
yapt her ey hilie dnecek diye korkar.3
Ruhlar dnyas, doal ortamda yaayan i nsanlarn g
znde bir zamanlar insanolunun daha kolay eriebildii
yakn ve zorlayc bir gerekliktir. Yitik cennet miti btn
kltrlerde vardr, insanolunun bir zamanlar gksel var
lklarla daha yakn yaad ve gnlk ilikiler kurduklar
kabul edilir. Gksel varlklar lmszdler, b irbirleriyle,
hayvanlarla ve doayla uyum iinde yaarlard. Dnyann
ortasnda, insanlarn tanrlar a lemine ulamak iin kolay
lkla trmanab ildii, yeryzyle gkyzn birbirine ba
layan bir aa, bir da ya da bir srk vard. Derken bir fe
laket yaand: da kt, aa kesildi ve cennete ulamak
gleti . En erken ve neredeyse evrensel bir mit olan Altn
an yksnn tarihsel olmas amalanmamt. nsa
noluna doal gelen kutsal varlklarn deneyimlerinden
16

kaynaklanan bu ykde onlarn neredeyse elle tutulabilir,


ama eriilemez olduklar gerei vurgulanr. Antik top
lumlarda m itoloj i lerle dinler ou zaman vitik cennete
zlemleri yans tmaktadr.4 te yandan, mit yalnzca ge
m ie zlemi dile getirmek iin kullanlmazd. Balca
amac, i nsanlara bir tek hayal alem ine daldklar anlarda
dei l, gnlk devlerini yerine getirirken de bu arketip
dnyaya geri dnebileceklerini gstermekti.
Gnmzde din ileriyle dnya ilerini birbirinden
ayrrz. Hibir eyi inanlarndan ayr tutmayan Paleoli
tik avclar asndan bu durum anla lmaz olurdu. Gr
dkleri ya ela yaadklar her ey, tanrlar dnyasndaki
sureti tarafndan anlalrd. Ne kadar aa olursa olsun
her ey, iinde kutsall barndrabilircli.5 Yaptklar her
i o nlar tanrlarla ilikiye sokan bir ayindi. En s radan et
kinlikleri, lml varlklarn zaman d ve so nsuz dnya
ya katl masn salayan trenlercli. Oysa biz modern in
sanlar iin bir sembol, dikkati mizi ektii, gzle grlme
yen dnyadan ayr dr; ancak Greke'de synballein "bir
araya getirmek" anlam na gelir: bu zamana elek birbirinin
kart olan iki nesne ayrl mazlar olurlar - cin ve tonikle
yaplar kokteyl gibi . Yeryzndeki herhangi bir nesneyi
derin dndnzde, kendinizi onun gkyzndeki su
ret inin huzurunda bulurdunuz. Bu yolla tanrlar arasna
katlma anlay m i tler dnyas mn temeliydi : bir mitin
amac, i nsanlar kendilerini drt bir yardan evreleyen ve
yaamn doal bir paras olan ruhsal boyutun bilincine
varclrmakt.
En erken mitoloj i ler, insanlara elle tutulur dnyaya
bakarak baka bir ey temsil eder gibi grnen gereklii
retmilerdi.6 Bunun iin hibir i nan sramas gerek
m iyordu, nk o ada kutsal olanla olmayan arasnda
metafizik adan hibir uurum yok gibiydi. Bu ilk insan
lar bir taa baktklarnda cansz, niteliksiz bir kaya para
s grmezlerdi. Gc, kalcl , dayankll ve insann
17

incinebilir durumundan epey farkl mutlak bir varl


temsil ederdi ta . O nu kutsallatran tekilik zelliiydi.
Antik dnyada ta, kutsaln yaygn bir tezahr - kutsal
olann kendini gstermesiydi. aba harcamakszn kendi
ni yenileme yeteneine sahip olan aa da canlanr ve
lml erkeklerle kadnlardan esirgenen mucizevi dirilii
ortaya koyard . Ayn klmesiyle bymesini seyreder
ken insanlar kutsal glerin yeniden diriliine, 7 kat ve
acmasz, balayc ve rktc o lduu kadar avutucu
da olan bir yasann varlna tank olurlard. Ne aalar,
ne talar ne de gksel varlklar tapnma aralaryd; kutsal
sayl malarn n nedeni btn doal srelerde iledii g
rlen, insanlara bambaka, daha etkili bir gerekliin
ipularn veren gizli gcn d avurumu olmalaryd.
E n erken, tarihlemeleri belki de ta Paleolitik aa da
yanan mitlerden bazlar, insanlarda ilk kez tanrsallk
kavramn uyandrd dnlen gkyzyle ilikilendi
rilmiti. Gkyzne -sonsuza, bilinmeyene uzanan ve
kendi deersiz yaantlarndan apayr bir varlk olan g
e- baktklarnda dinsel bir deneyim yaarlard.8 Balar
n n zerinde ykselen gkyz akl almaz, usuz bucak
sz, eriilmezdi; ne ba vard ne sonu. Akn ve teki ol
mann ta kendisiydi. nsanolu buna etki edemezdi. Yld
rmlar, tutulmalar, frtnalar, gkkuaklar ve gktala
rnn bitmeyen oyunlar kendine ait hareketli bir yaant
ya sahip, ucu buca olmayan bir baka boyutu anlatrd.
Gkyznde olup bitenlere kafa yormak insanlara rk,
zevk, huu ve korku verirdi. Gkyz onlar hem kendine
eker hem de iterdi. Byk Dinler Tarihiisi Rudolf Otto
da onun gizemli bir gcn varln hissettirdiini syler.
Otta, gkyzn, kendi-iinde, arkasnda herhangi bir
hayali varlk o lmakszn, mysteri111n tremendum, terribile
et fascinans olarak tammlamt : kar konulmaz gizem,
dehetli ve byleyici.9
Tm bunlar bizi hem sYknceyle hem de dinle ilgili bi
lince gtrr. u yaadmz kukucu ada insanlarn
18

tapndklar tanrlardan bir eyler bekledikleri ii n dine


balandklar varsaylr. Gcn Kendilerinden Yana Ol
masna alyorlardr. Uzun mr, hastalktan uzak ol
mak ve lmszlk isterler, tanrlar kendilerinden bunla
r esirgememeleri iin ikna edebileceklerine inanmlar
dr. Oysa kutsaln bu ilk kendini gstermesi (tezahr) ta
pnmann kendine hizmet etme amal olmas gerekmedi
ini gstermektedir. nsanlar gkyznden bir ey bekle
m ez, stelik onu herhangi bir biimde etki altna alama
yacaklarn bilirlerdi. Daha bandan beri dnyamz bize
trl gizemler yaatmakta, bizi korku ve merak iinde b
rakmaktadr, tapnmann temelinde de bu yatar. Sonra
dan srail halk kutsal kado szcyle dile getirecekti.
Bu "ayr, teki" demekti. Kusursuz akn deneyim, kendi
i i nde o lduka doyurucuydu. nsanlar, kendilerinden da
ha stn o lan bir varoluu fark etmelerin i salayarak ken
dinden geirir, duygularn kabartarak hayallerinde, yaa
dklar snrl koul l arn tesine tard. Yoksullarn, zayf
i nsanolunun isteklerin i yerine getirmesi iin gkyz
nn "kandrlabilecei" akla hayale getiri l mezdi.
Paleolitik adan sonra da gkyz kutsaln simgesi
olma zelliini korudu. Ancak yaanan ok erken bir ge
l ime mitolojinin fazla akn bir gereklikten sz etmesi
durumunda baarsz olacan gstermiti. Eer mit, in
sanlarn bir yolla kutsala katlmalarn salamyorsa, i n
sanlara yabanclar ve b i linlerinden uzaklar. Tam ola
rak zamann bilmesek de bir noktada dnyann eitli
yerlerindeki i nsanlar gkyzn kiiletirmeye balam
lard. Cenneti ve yeryzn tek bana yoktan var eden bir
"Gk Tanr" ya da "Ulu Tanr" hakknda ykler anlat
yorlard artk. Bu i lkel tektanrcln Paleolitik aa dek
dayand neredeyse kesindir. B irka tanrsal varla tap
maya balamadan nce, dnyann pek ok blgesinde i n
sanlar, dnyay yaratm olan ve uzaktan insan i likileri
ni yneten tek bir Yce Tanr'ya tapnrd.
Hemen her tapnan bir Gk Tanrs vardr. Antropo19

loglar onu Pigmeler, Avustralyallar ve Patagonyallar


(Ate nsanlar) gibi kabile toplumlarnda da bulmular
dr. o O her eyin lk Nedeni ve gkle yerin Yneticisidir.
Asla i mgelerle temsil edilmez, ne trbesi vardr ne de ra
hibi, nk insan klt iin fazlasyla ycedir. nsanlar
yakarrken zlemle Ulu Tanrya dner, kendileri ni izledi
ini ve yanl yaptklarnda o nlar cezalandracana ina
nrlar. Ancak gnlk yaantlarnda O gr nmez. Kabile
yeleri Tanrnn szle anlatlmaz olduunu, insan dnya
syla iliki kurmayacan sylerler. Balan sktnda
ona dnseler de o yanlarnda bulunmaz, ou zaman
"uzaklat" veya "gzden kaybolduu" konuulur.
Eski Mezopotamyallarn, Hindularn, Greklerin ve
Kenan lkesi i nsanlarn n Gk Tanrlar byle yozlam
lard . Bu topluluklarn mitolojilerinde Yce Tanr, en iyi
ynyle tanrlar tapnann kukulu, gsz bir varl,
kenarnda kesinde kalm b ir figrdr; ndra, Enli! ve
Baal gibi daha etkili, ilgi ekici ve ulalabilir tanrsal var
lklar ne kmtr. Yce Tanrnn nasl tahtndan indiril
diine ynelik ykler anlat l r: rnein, Greklerin Gk
Tanrs U ranos'un kendi olu Kronos tarafndan idi
edildii, insanolunun gnlk yaants ndan ok uzakla
arak nemsizleen bu Yaratclarn iktidarszln kor
kun b ir biimde gzler nne seren bir mitle dile getiril
miti. Oysa Baal'in kutsal gc her yamur frtnasnda
kendini belli ederdi; insanlar kendilerini savan fkesine
her kaptrdklarnda ndra'nn gcn hissederlerdi. Gel
gelelim eski Gk Tanrlar insanlarn yaamlarna el bile
srmezlerdi. Bu en erken gelimeler aka gsterir ki mi
toloj i doast varlklara younlat srece baarsz
olacaktr; ancak insanlkla i liki kurarsa geerliliini ko
ruyacaktr.
Gk Tanrnn yazgs b ize yayg n bir baka yanl kan
y artrr. Erken mitlerin bilimsellik-ncesi dnyada,
evrenin kkenlerini anlattn varsayanlar oktur. Gk
20

Tanrnn yks tam anlamyla byle bir kurguyu temsil


ediyordu, fakat mit baarya ulaamad, nk insanlarn
s radan yaantlarna deinmiyor, insan doas hakknda
hibir ey sylemiyor ve kalc sorunlarn zmede yar
dm etmiyordu. Gk Tanrlarn yok olmas Yahudiler, H
ristiyanlar ve Mslmanlarn tapnd Yaratc Tanrnn
Bat dnyasndaki insanlarn ounun yaamndan neden
ktn aklamaya yardm eder. M it, gereki bilgi ver
memekte, daha ok davranlara yol gstermektedir. Ger
eklii, ancak kuttrensel olarak ya da ahlak dorultusun
da uygulamaya konunca ortaya kacaktr. Kusursuz bir
dnsel varsaym olarak yoru m lanrsa, yabanclar ve
inanlmaz olur.
Yce Tanrlar yerlerinden edilmi olabilirlerdi, fakat
gkyz insanlara kutsal anmsatma gcn hi yitirme
di. Ykseklik tanrsalln m itlere dayal simgesi -Paleoli
tik ruhsalln yadigar- olarak kalmtr. Mitolojide ve gi
zemcilikte (m istisizm) erkekler ve kadnlar dzenli aralk
larla gkyzne ular, ge ykselme yklerin i uygula
maya geirmelerini salamak, daha "yksek" bir bilince
"ykselmek" iin kendinden geme ayinleri ve yntemleri
uygularlar. B ilgeler, tanrlar alemine (ara) ulaana dek
gn eitli katlarna ktklarn ileri srerler. Yoga ya
panlarn havada utuklar; gizemcilerin (m istik) havaya
ykseldikleri; peygamberlerin yksek dalara trmanp
daha yce bir varlk biimine girdikleri anlatlr. 1 1 nsan
lar gkyznn temsil ettii ak nlk deneyimi edinmeye
can atarak insana zg zayflklarndan kurtulacaklarn
ve onun tesine geebileceklerini dnmlerdi. M itolo
jide dalarn kutsal kabul edilmesinin altnda da bu yatar:
yerle gn ortasndaki dalar Musa gibi insanlarn tan
rlaryla grebildikleri yerlerdi. Uu ve ge ykselile
i lgili, aknlk deneyimi yaama ve i nsan olmann baskla
rndan kurtulma konusundaki evrensel istei dile getiren
mitler btn kltrlerde grlr. Bu mitler harfi harfine
21

okunmamaldr. sa'nn goge ykseliini okurken onun


stratosferde frldak gibi dndn hayal etmekten sz
etmiyoruz. Muhammed Peygamber Mekke'den Kuds'e
uup oradan da Tanrnn Katna uzanan merdivene t r
mandnda, bambaka bir ruhsal boyuta eritiini anla
malyz. lyas Peygamber ate arabasyla ge ykseldi
inde, insan olmann zayfln geride brakm ve dn
yadaki varoluumuzun tesine geerek kutsal aleme g
mtr.
Bilim adamlar ge ykselmeyle ilgili en eski mitlerin
Paleolitik adan kalma olduuna ve avc insan topluluk
larnn ilk din uygulaycs olan amanlar la ilikili olduk
larna inanrlar. amanlar hayalleri ve dleri avn zel
liklerini zetleyen ve ona ruhsal bir anlam kazandran
kendinden geme ve esirme ustalaryd. Av ok tehlikeliy
di. Avclar her ava ktklarnda kabilelerinden gnlerce
uzak kalr, gvenli maaralarn geride brakarak kabile
lerine yiyecek getirmek iin yaamlarn tehlikeye atarlar
d. Ancak, daha ileride greceimiz gibi, bu yalnzca ya
am savam deil, yrttkleri dier btn faaliyetler gi
bi akn bir boyuta sahipti. aman da araya girerdi, an
cak onunki ruhsal bir yolculuktu. Ruhunun bedeninden
ayrlp tanrlar dnyasna yolculuk edebilme gc olduu
dnlrd. Kendinden getiinde havaya szlr ve
halknn iyilii iin tanrlarla grrd.
Paleolitik adan kalma, Fransa'daki Lascaux, span
ya'daki Altamira maaralarnda av sahnelerini tasvir eden
resi mlerle karlarz; hayvanlarla avclarn yan sra uu
u artran ku maskeleri yakm, muhtemelen amar
olan insanlar da vardr. Gnmzde de Sibirya'dan Tier
ra del Fuego'ya kadar uzanan avc toplumlarda amanlar,
tpk u zun yllar nce Altn ada yaam insanlar gibi
kendilerinden getiklerinde, ge ykseldiklerine ve tanr
larla konutuklarna inanrlar. amana esirme yntemle
ri k onusunda zel eitim veri lir. Bazen ergenlik dnemin22

de kutsal olmayan eski bilincinden ayTlmas ve ilk insa


noluna balanm, ama artk yitirilmi glerin geri gel
d iini temsil eden psikoza bal ruhsal knt geirir. a
man zel kuttrenlerde davu llar eliinde dans ederek
kendinden geer. ounlukla, bir zamanlar yerle g bir
birine balam olan Aa, Da ya da Merdiveni simgele
yen bir aaca veya sra trmanr.12 M odern aman yery
znn derinliklerinden ge doru yapt yolculuu yle
dile getirmektedir:
Halk arklar syler, ben dans ederim . Topraa
karr m . Herkesin su itii yere benzeyen bir
yere girerim . Uzun, uzak b ir yol katederim . . .
Oradan ktmda trmanyorumdur. plere tr
manrm, gneyde uzanan i plere . . . ve Tanrnn
katna vardnzda, kendinizi ufack grrs
nz . . . Orada yap manz gerekeni yaparsnz. Son
ra da herkesin bulunduu yere geri dnersiniz. 1 3
Avcnn tehlikeli yolculuu g i b i amann aray d a
lme meydan okumaktr. nsanlarnn arasna dnd
nde ruhu hala bedeninde deild ir, onu yeniden dirilt
mesi gerekenler meslektalardr, "ban tutup yznn
iki yanna flerler. Yeniden canlanmay ancak byle baa
rabilirsiniz. Arkada larnz, bunu size yapmazlarsa, lr
snz . . . orackta lr ve l olursumz."14
Ruhsal uua bedenin katl mas gerek mez, ruhun be
denden ayrld b ir esirmedir bu. nce yeryznn de
rinliklerine inmeden ge ykselmek sz konusu olamaz.
lm olmadan yeni bir yaam da yoktur. Bu ilkel ruhsal
ln temalar btn kltrlerin gizemcileri ve yogileri ta
rafndan klan ruhsal yolculuklarda hep tekrarlanacakt.
Bu m i tlerle ge ykseli ayinlerinin insanlk tarihinin en
erken dnemlerine kadar uzanmas ok nemlidir. nsan
ln balca zlemlerinden birinin, insann iinde bulun23

duu durumun "stne" ge me istei olduunu gsterir.


nsanolu evrim srecini tamamlaynca, doasnda akn
lk zlemi olduunu anlamt .
amanlar yalnzca avc toplumlarda grlrler, ruh
sallklarnda hayvanlarn rol byktr. acl bir a
man, eiti mi srasnda bazen yaban ortamda hayvanlarla
birli kte yaar. Ona esirmenin s rlarm gsterecek, hayvan
lar n dilini retecek ve srekli elik edecek bir hayvanla
karlamas gerekir. Bunu gerileme olarak grmek yan
ltr. Avc toplumlarda hayvanlara aa varlklar deil
dir, stn akla sahiptirler. U zun yaamann ve lmsz
ln srlarn bilirler, onlarla konumak a manlara daha
sekin bir yaam kazandrr. Alt n ada, insanolunun
gnah ilenmeden nce hayva nlarla konuabilecei d
nlr; b ir aman, insanln (Ademle Havva'nn) dn
den nceki yetiyi kazanana dek gksel dnyaya yksele
mez.15 te yandan kt yolculuk yaamsal bir a ma da
tar. Avc gibi o da halkna yiyecek getirir. rnein,
Grnland'da Eskimolar aybalklarnn Hayvanlar Tanr
as dedikleri bir tanraya ait olduklarna i nanrlar. Av
hayvanlar azaldnda, onu honut etmek ve bylece kt
la son vermek zere aman yol lara der.16
Paleolitik insanlarn da benzeri mitleri ve treleri var
d herhalde. Hono sapiens ayn zamanda baka hayva nla
r avlayarak ldrp yiyen "avc maymunlar" o larak bili
nir.17 Aynca Paleolitik mitolojide artk insanlarn ldr
mek zorunda kald hayvanlara byk sayg gsterdii
grlr. nsanlarn elinde avlanmak iin yeterli aralar
yoktu, nk avlarndan ok daha zayf ve kktler. Ye
ni silahlar ve yntemler gelitirerek bu a kapatmalar
gerekiyordu. Ne var ki asl sorun psikolojik adan eliki
li duygular yaamalaryd. Antropologlar modern zaman
larda yaayan yerli insanlarn hayvanlara ya da kulara
gnderme yaparken, onlar daha ok kendileriyle ayn d
zeyde "insanlar" olarak grdklerini belirtirler. nsanlarn
24

hayvana, hayvanlarn i nsana dnt ykler anlatr


lar; b ir h ayvan ldrmenin dostunu ldrmekle eanlam
l olduundan sz ederler, bundan dolay kabile yeleri
baarl av gezisinden dnte genellikle sululuk duygu
suna kap lrlar. Avclk kutsal ve byk lde gergin bir
etkinlik olduundan, byk bir arballkla yrtlen,
tre ve tabularla evrili bir trene benzer. Ava kmadan
nce avcn n cinsel ilikiden kanmas, kendini temiz tut
mas gerekir; av ldrldkten sonra eti kemiklerinden
syrlr, hayvann yeniden douuna ve yeniden yaam
bulmasna olanak vermek zere iskeleti, kafatas ve krk
zenle bir yere seril irdi . rn
lk avclarn da benzer duygular yaadklar dnl
mektedir. Zor bir ders renmeleri gerekiyordu. Tarm
ncesi ada yiyeceklerini yetitiremediklerinden, kendi
yaamlarn kotumann anlam yakn ilikide olduklarn
dndkleri baka yaratklar yok etmekti . Balca avlar
vcutlar ve yzleri kendilerine benzeyen byk memeli
lerdi. Avclar onlarn korkusunu sezer, korkulu lkla
ryla zdeleirlerdi . Onlarn da kan insan kan gibi akar
d. Hi de kolay olmayan bu iki lem, insanolunun kendi
ne dost yarat klar ldrmek zorunluluu ile baa kma
abasyla, bazlar sonraki kltrlerin mitolojilerinde de
geerl iliini koruyan m itler ve kuttrenler yaratmasna
neden oldu. Paleolitik adan uzun yllar sonra da hay
vanlarn kesilmesi ve tketilmesi i nsanlar mutsuz etmeyi
srdrd. Antik an neredeyse btn inan s istemleri
nin odak noktas, eski avclk trenlerini barndran ve in
sanolu uruna cann ortaya koyan hayvanlarn kurban
edilme ayinleriydi.
Demek k i m itoloj inin ilk byk yeermesi homo sapi
ens, i lk insanlarn lomo necans "ldren insanlara" dn
p iddet dolu bir dnyada varolma koullarn kabul et
mek zorunda kald zamana rastlar. Mito loj i genellikle
znde yaamsal sorunlardan duyulan ve salt mantksal
25

nermelerle giderilemeyen kaygdan kaynaklanr. nsa


nolu avlanma becerilerini gelitirirken olaanst byk
beyninin aklc yetilerini de kullanarak fiziksel eksiklikle
rinden doan an kapatt. Silahlar tretmi, toplumu
nasl rgtleyeceini ve ekip almasn renmiti. Ho
mo sapiens daha bu evrede bile dnyadaki ilevini baa
ryla yerine getirmesini salayacak, Greklerin logos adn
verdii, mantkl, yararl ve bilimsel dnceyi gelitiri
yorlard .
Logos mitlere dayal dnceden ok farkldr. Mitin
tersine, logos tam olarak nesnel gereklere karlk gelme
lidir. D dnyada bir eylerin yaanmasn, toplumu r
gtlemek ya da teknoloji gelitirmek istediimizde aklm
z iletiriz. M i tin tersine, bunun temelinde karlarn g
zetilmesi yatar. M itler kutsal arketiplerin hayali dnyas
na ya da yitik cennete ynelirken, logos ileriye atlarak s
rekli yeni bir eyler kefetmeye, eski igleri iyiletir
meye, irkiltici bulular yaratmaya ve evre zerinde daha
ok denetim elde etmeye alr. Ne var ki gerek mitos ge
rekse logos kendi snrlarna sahiptir. Modern ncesi dn
yada ou i nsan mitle akln birbirini btnlediini fark
etmiti; ikisinin de kendine ait ayr bir etki alan, belli bir
yetkinlik alan vard, insanlar iki dnme yntemine de
gerek duyuyorlard . B ir mit avcya avn nasl ldrecei
ni ya da av gezisini nas l dzenleyeceini anlatamazd,
ancak hayvanlarn ldrlmesiyle i lgili karmak duygu
laryla baa kmasna yardm ederdi. Logos ise etkili, el
verili ve aklcyd , ne var ki insan yaamnn son deeriy
le ilgili sorulara yant vermekten de insann ektii acyla
zn ty dindirmekten de uzakt. 9 yleyse ta en ban
dan beri homo sapiens mitos ile logos'un farkl grevl er
stlendiklerini sezgisiyle anlamt . Yeni si lahlar geli tir
mek iin logos'tan yararlanm, mitos ve ona elik eden
kuttrenleri, altnda ezileceini hissettii hayatn ac ger
ekleriyle bark kalmak ve onlarn etkisinde kclmarnak
iin kullanmt.
26

Altamira ve Lascaux'daki dev yeralt maaralar Pale


olitik ruhsall gz ucuyla grmemize olanak salar.20
Geyiklerin, bizonlarn ve tyl midillilerin, hayvan kl
na girmi amanlarn, mzrakl avclarn insan rperten
resimleri, yeraltnn derinliklerinde ulamas ok zor olan
bu maaralara byk bir zen ve beceriyle yaplmt. Bu
ssl yapay maaralar ilk tapnaklarla katedraller olsa ge
rek. Akademik evrelerde ne anlama geldikleri uzun sre
dir tartlmakta olan bu maaralardaki resimler hibir
zaman renemeyeceimiz yerel efsaneleri tasvir ediyor
olmallar. Ancak maaralarn duvarlaryla tavanlarn
ssleyen bu resimlerde insanlarla tanry artran, ar
ketip hayvanlarn arpc bulumasnn sahnelediini bili
yoruz. Oray grmeye giden ziyaretiler maaralara vara
na kadar nemli ve tehlikeli yeralt tnellerinde emekle
mek, sonunda resmedilmi yaratklarla kar karya gele
ne dek karanln iine iyice gmlmek zorunda kalm
lard. Burada da amanlarn arayn canlandran ayn
karmak imgeler ve fikirler buluruz. aman ayinlerinde
ki gibi maaralarda da mzik, dans ve arklar vard her
halde; br dnyaya doru yeryznn derinliklerine in
mekle balayan bir yolculuk; ayrca sradan olandan, d
m dnyadan uzak byl bir boyutta hayvanlarla g
rmeler yaplrd.
Byle bir deneyim zellikle, nceden dev maaralara
hi girmemi yeni gelenler zerinde daha etkili olmutur,
gnd kadaryla maaralar da topluluun delikanl
larn avcla altrma trenlerinde kullanlrd. Antik
dnyann inan sistemlerinde inisiyasyon (kabul) trenle
rinin'' nemi bykt, gnmzn geleneksel toplumla
rnda da ayn nem srmektcdir.2 1 Kabile topluluklarnda
ergen ocuklar annelerinin yanndan alnp toplumdan
" niliation ceremony:

Bir topluluk iinde yelie kabul etme, toplu


lua sokma tren i . zellikle, gen bir erkc,i veya kz, artk yeti
kin olarnk resmen tanma treni. (ed. n . )

27

koparlarak onlar erkeklie hazrlamak zere tasarlan


m ilelerden geerlerdi . amanlarn yolculuu gibi bu
da lm ve yeniden dou srecidir: ergen, ocukluunu
ldrp yetikinlere zg sorumluluklar dnyasna adm
atmaldr. Ergenlik andakiler topran altna ya da bir
mezara gmlr; bir canavarn kendilerini paralayp yi
yecei ya da bir ruhun canlarn alaca sylenir. Youn
fiziksel acya ve karanla maruz kalrlar; genellikle sn
net edilir ya da derilerine dvme yaplr. Yaadklar yle
youn ve sarsc bir deneyimdir ki ergen gen bir daha hi
geri dnmemecesine deiir. Psikologlar bize byle bir
bana ve yoksun braklmann yalnzca kiiliin geri bas
trlm karklna yol amakla kalmayp eer uygun bi
imde denetlenirse, kiinin iindeki derin glerin yapc
oluumunu destekleyebildiini sylerler. ile ekme sre
si bitince ocuk lmn yeni bir balang olduunu
renir. Kabilesine dndnde erkek ruhu ve bedeni ta
yordur. l m ensesinde hissetmi olan ve onun yeni bir
varolu biimine gei treninden baka bir ey olmad
n renen gen bir avc ya da savakan olup halk uru
na cann tehlikeye atmaya hazrdr artk.
Ergen topluma kabul edilirken yaad sarsnt sra
snda kabilesinin en kutsal m itlerini i lk kez duyar. Bu
nokta nemlidir. M it, dnya ilerinin grld ya da s
radan bir ortamda anlatlacak bir yk deildir. Kutsal
bilgiyi ortaya koyduu iin a ncak gnlk ilerin yapld
alandan u zak, kuttrensel bir ortamda dile getirilir ve yal
nzca ruhsal ve psikolojik dnm balamnda anlala
bilir.22 M itoloji ar ularda gereksindiimiz sylemdir.
Bir mitin b izi sonsuza dek deitirmesine izin vermeye
hazrlanmamz gerekir. D inleyiciyle yk arasndaki en
gelleri ykan, ayrca dinleyiciyi ykyle yaknlatran al
klarla birlikte mite dayal anlat b izi alld k dnyann
kesin bilinenlerinin tes ine tamak zere tasarlanmtr.
nisiyasyon ayini olmaks zn bir miti okumak, mziini
28

dinlemeden b ir opera metnini okumaya benzer. Yeniden


canlanma, lme ve yeniden doma srecinin bir paras
olarak alglanmadka mitoloji hibir anlam ifade etmez.
Kahramanlk mitlerinin , Lascaux gibi ibadethanelerde
yaplan kuttrenlerden, amanlarla avclarn deneyimle
rinden doduunu neredeyse kesin olarak syleyebiliriz.
Gerek avclarla amanlarn, gerekse ergenlerin alldk
olana srtl arn dnp korkulu denemelerden gemeleri
gerekirdi. Hepsi yaadklar topluma onlar besleyecek ar
maanlarla dnmeden nce iddet sonucu lm olas l
yla yzlemeliydi . Btn kltrlerde kahramanca ara
ylarla ilgili benzer mi toloj iler gelitirilmitir. Kahraman
kendi yaamnda ya da yaad toplumda bir eylerin ek
sik olduunu hisseder. Kuaklar boyunca geerli olan es
ki fikirler artk ona yeterli gel memektedir. Bylece yuva
dan ayrlp lme meydan okuduu servenlere atlr. Ca
navarlaEla dvr, ulalmaz dalara t rmanr, karanlk
ormanlardan geer, bu sre boyunca eski kiilii lr ve
halkn n arasnda yepyeni bir igr ya da yetenek kazan
m o larak dner. Prometheus insanlk adna tanrlardan
atei alm , yzyllar boyu ar eczalar ekerek bunun
bedelini demek zorunda kalmt; Aineias eski yaam n
geride brakmaya, yurdunu alevler iinde yanarken gr
meye ve yeni Rom a kentini bulmadan nce yeraltna in
meye zorlanmt . Kahramanlk mitosu insann iine yle
ilem itir ki Buddha, sa ya da Muhammed gibi tarihsel
kiilerin yaamlar bile, ilk olarak Paleolitik ada biim
lenmie benzeyen bu arketipal rntye gre anlatlr.
nsanlar kabilelerindeki kahramanlar hakknda bu y
kleri anlatrken amalar yalnzca d inleyicilerin hoa
vakit geirmesi deildir. M i tos bize tam bir insan olmak
istiyorsak, ne yapmamz gerektiini anlatr. Yaammzn
bir dneminde her birimizin kahraman olmas gerekir.
Her bebek Lascaux'daki labirentleri aratmayan darack
doum kanalndan gemek, gvenli rahim ortamn bra29

kp hi bilmedii dnyaya kmann sarsc deneyimini


yaamak zorundadr. Doum yaparken ocuunun cann
tehlikeye atan her anne kahramandr.2 3 Her eyden vaz
gemeye hazr deilseniz kahraman olamazsnz; nce ka
ranla inmeden ykseklere k, lmn bir biimi ol
makszn yeni bir yaam sz konusu deildir. Yaammz
boyunca bilinmeyenle yzletiimiz durumlarla karla
rz, kahramanlk miti de bize nasl davranmamz gerekti
ini retir. Sonunda hepimiz kendimizi adna lm de
nen son ayinde buluruz.
Kimi Paleolitik kahramanlar daha sonraki mitos ede
biyatnda da grnrler. rnein, Greklerin kahraman
Herakles'in avclk dneminden yadigar kald neredeyse
kesindir.24 Maara adam gibi hayvan postlarna br
nr, elinde sopa tar. Herakles hayvanlarla baa kmak
ta gsterdii ustalkla nl bir amandr; yeralt dnyas
na gider, lmszlk meyvesini arar ve Olimpos Danda
tanrlar alemine kar. Grekleri n "Hayvanlar Tanras," 25
avc ve yaban hayatn efendisi diye bilinen tanras Arte
mis de Paleolitik bir figr olabilir.26
Avcl k salt erkeklere zg bir etkinlikti , ancak Paleoli
tik an en gl avclarndan biri diiydi. Afrika, Avru
pa ve Ortadou'nun drt bir yannda bulunan gebe kad
n tasvir eden en erken heykelcikler bu dneme tarihlenir.
Artemis yalnzca Byk Tanrann zelliklerini zerinde
toplam Hayvanlar Tanras deil, ayn zamanda yaam
kayna olan, korku salan bir tanrsal varlktr. Besleyen
toprak ana deildir o, doymaz bilmez ve kincidir, istekle
ri bitmez. Eer av kurallar inenecek olursa, kurban
alp kan dkmesiyle n salmtr. rnein, Trkiye'de, ye
dinci ya da altnc binyla tarihlenen atalhyk kasaba
s nda arkeologlar byk ta kabartmalarda doum yapan
tanra tasvirlerini ortaya karmlardr. Bazen yannda
hayvanlarla, bazen baarl geen bir avdan kalan boa
boynuzlaryla ya da yaban domuzu kafataslaryla, bazen
de erkek sembolleriyle grlr.
30

Peki, belirgin biimde erkek egemen bir toplumda bir


tanra nasl olur da ne kar? Bunun nedeni kadnlara
bili naltnda duyulan kzgnlk olabilir. atalhyk tanr
as ezelden beri doum yapar, oysa ei boann lmesi ge
rekir. Avclar, kadnlarla ocuklarn korumak adna kendi
canlarn hie sayarlar. Avcln kkrtt sululuk ve
kaygnn evlen meme andnn yol at fkeyle bileimi,
kan dkmeye doymayan bu gl kadnn tasvirlerine yan
stlm olabilir.27 Avclar kadnlarn yeni yaamn kayna
olduklarn anlayabiliyorlard; soyun sreklilii onlara
balyd - saylar ok olan erkeklere deil. Dolaysyla, ka
dnlar yaamn rktc iko nalar olmutu, bu yaamda
erkeklerle hayvanlarn durmakszn kurban edilmesi gere
kiyordu.
Paleolitik gemiimizi anlatan byle bilgi krntlar
m itolojinin zevk iin yaratlmadn gstermektedir. Er
keklerle kadnlar yaamla lmn amansz gereklikle
riyle yzleti rmiti. nsanolunun ackl bir imgelemi var
d. Gklere trmanmaya can atard, ancak bunu gerekle
tirmenin tek yolunun lmllkle yzlemekten, gvenli
dnyadan ayrlp derinliklere i nmekten ve eski kiiliini
ldrmekten getiini anlamt . Mitolojiyle onla elik
eden kuttrenler Paleolitik i nsanlarn yaamn bir evre
sinden d ierine gemelerine yard m eder, sonunda lm
kend ini gsterdiinde, onun varln bir baka, hi bilin
meyen bir ynne en son adm olarak grlmes ini salar
d. Bu erken igrler hi yitirilmedi, insanlk tarihinin
bir sonraki byk devrimi nde erkeklerle kadnlara kla
vuzluk etmeyi srdrd.

31

Neolitik a:
Tarm Toplumlarn n Mitolojisi
(M yaklak 8. 000-4. 000)

Yaklak on bin yl nce insanolu tarm buldu. Avc


lk artk balca besin kayna olmaktan km, nk
topran sonsuz bir besin kayna olduu kefedilmiti.
nsan soyu Neolitik tarm devriminden daha nemli bir
ka gelime yaamtr. Bu nc iftilerin yeni koullara
uyum salarken yaadklarn, daha sonraki kltrlerin
mitoslarna da yansyan deheti, sevinci ve korkuyu yarat
tklar mitolojide alg layabiliriz. Tarm logos'un, gerei di
le getiren szn rnyd , gnmzdeki teknolojik dev
rimlerin tersine, laik bir giriim olarak grl mezdi. nsan
lara kendileri ve dnyalaryla ilgili yeni anlaylar kazand
ran byk bir ruhsal uyana yol amt.
Yeni tarm sanatna dinsel bir saygyla yaklalrd. 2 8
Paleolitik an insanlar avlanmay kutsal bir faaliyet ola
rak grmlerdi, imdi de tarm ayn nitelie brnmt.
iftilerin tarlalarn ilerken ya da ekin kaldrrken tam
bir ayinsel havaya girmeleri gerekiyordu. Tohumlarn top
ran derinliklerine gmlmelerini izledike, hayret verici
bambaka yaam biimlerine dnmek zere karanlkta
krlp aldklarn anladka bunda gizli bir gcn par
ma olduunu fark ettiler. Ekin, o gksel varln tezah
r, aa kmasyd, iftiler topra ekip insanlar iin yi33

yecek elde ettike kutsal bir aleme girdiklerini, bu muci


zevi bollua katldklarn hissederlerd i . 29 Toprak, btn
yaratklar -bitkiler, hayvanlar ve i nsanlar- tpk rahi m gi
bi i i nde barndryordu .
Bu g tkenmesin d iye onu besleyecek kuttrenler
uydurdular. lk tohumlar topraa adak olarak "atlr,"
kutsal enerj i lerin geri dnmn salamak adna ilk
rnler toplanmazd . Orta Amerika'da, Afrika'nn baz ke
s imlerinde, Pasifik Adalarnda ve Dravidalar zamannda
H indistan'da insanlarn b i le adak olarak kurban edildii
ynnde bulgular vardr. Bu treler iki ilkeye dayanr. lk
olarak h ibir ey karlksz deildi; almak i i n bir ey ver
men gerekirdi. kincisi de gerekliin btnsel olduu g
ryd. Kutsaln, doal dnyann tesi nde, metafizik bir
gereklik olduu dnlmezdi . Yalnzca kendi de kutsal
olan toprakta ve onun rnlerinde kendi n i gsterirdi o.
Tanrlar, insanlar, hayvanlar ve bitkiler, hepsi ayn doa
y paylarl ard, dolaysyla b i rb irlerine g verir, birbirle
rini beslerlerd i .
nsann cinsellii de temelde topran m eyve vermesi
ni salayan gksel gle ayn grlmekteydi . Erken Neoli
tik m itoloj ide hasat, kutsal evlilik anlamna gelen hiyero
gaminin meyvesiydi: toprak d iiyd i ; tohumlar tanrsal er
suyu; yamur da gkle yerin cinsel b irlemesiyd i . Ekim s
rasnda kadnlarla erkekler arasnda cinsel ayinler yaygn
d. Bal bana kutsal olan bu birleme topran dour
gan enerjisini harekete geirirdi , iftinin saban ya da a
tal beli de topran rahmini ap onu tohumla iiren kut
sal bir erkekli k organyd (fallus). ncil ayinlemi bu t
renlerin M altnc yzy ln neredeyse ortalarna dek Ho
ea ve Hezekiel gibi peygamberlerin fkesine ramen eski
:Srail'de yapldna iaret eder. Kuds tapnanda bile
Kenanlarn bereket tanras Asherah'n (Aera) ve kutsal
fahielerin onuruna trenler yaplrd. 3 0
Oysa Neolitik devrimin i lk aamalarnda toprak d ii
34

olarak grlmezdi. 3 1 in ve Japonya'da varln temeli


eeysi zdi, ancak daha sonra, aile yaamnda kadnn st
lendii annelik rolnn sonucunda olsa gerek, topraa d i
i, besleyici b ir zellik eklendi. Dnyann geri kalan yerle
rinde toprak kiiletirilmemiti, fakat kutsal diye tapn
lrd. Nasl b ir kadn ocuk douruyorsa, toprak da rah
minden btn canllar karyordu. Avrupa ve Kuzey
Amerika'daki en erken yaratl mitlerinden bazlar ilk in
sanlarn bitkiler gibi topraktan trediklerini varsayyor
du: tohumlar gibi onlarn da yaam yeraltnda balar, ye
ni insanlar toprak stne kana ya da iek ap insan
anneleri tarafndan toplanana dek orada byrlerdi. 3 2 Bir
zamanlar i nsanlar gksel varlkla karlamak iin yk
seklere ktklarn hayal ederken, artk kutsala yeryzn
de, ayinlerle ularlar. Lascaux'da ortaya karlan Paleoli
tik tnellere benzeyen Neolitik labirentlerde, insanlar ye
ralt maaralarnda kutsal hayvanlarla bulumak yerine
Toprak Anann rah mine girer, gizemli bir yolla btn var
lklar n kaynan hissederlerdi. 3 3
Bu yaratl mitleri insanlara tpk kayalar, akarsular
ve aalar gibi topraa ait olduklarn retti. Demek ki
onun doal akna sayg gstermek zorundayd lar. D ier
topluluklar bir yerle sk skya zdeletiler, onunla kur
duklar ba ai leyle ya da baba soyuyla olan balarndan
daha derin oldu. Bu tr mitos zellikle antik Yunanda
yaygnd. Mitolojide Atinallarn beinci kral Erikhthoni
os Akropolis'in kutsal toprandan domutu; ok erken
tarihten kalma zel bir tapnakta kutlanan kutsal bir olay
d bu.
Neolitik devrim insanlarn btn evreni kaplayan ya
ratc bir enerjinin varln fark etmelerini salamt .
nceleri dnyann tanrsalda vcuda geldii ayrmaz
kutsal gt bu. Ancak mite dayal imgelem her zaman
daha somut ve geliigzeldir; balangta b iimden yok
sunken bir ierik ve zellik kazanr. Gkyzn yceltme
35

nasl Gk Tanrnn kiiletirilmesini getirdiyse, ana, bes


leyici toprak nasl Ana Tanraya dntyse, bu da ben
zer b ir gelimeydi. Suriye'de Yce Tanr El'in kars Aera
ya da kz Anat ile zdeti; M ezopotamya' da Smerler ona
nanna adn vermilerdi; M sr'da sis'ti; eski Yunan'da,
Hera, Demeter ve Afrodit. Ana Tanra avc toplumlarn
Ulu Anasyla kaynat, onun rktc zelliklerini zerin
de toplad. Anat acmasz bir savadr, rnein, genellik
le kan denizinde yzerken tasvir edilir; Demeter fkeli ve
kinci olarak anlatlr, ak tanras Afrodit bile alarak
korku salar.
Bir kez daha yineleyeli m , mitoloj i gereklerden ka
maz. Yeni Neolitik mitler insanlar lmn gerekliiyle
yzlemek zorunda brakmay srdrdler. Ne bunlar kr
iirleriydi ne de Ana Tanra yumuak bal, teselli eden
bir tanrsal varlk, nk tarm huzurlu, i nceden inceye
dnlen bir ura olarak yaanmyordu. Verimsizlik,
kuraklk, ktlk ve kutsal gcn de davurumu olan doa
nn fkeli glerine kar hep bir sava, umutsuz bir aba
vard .34 Ekimin cinsel tasvirini yapmalar insanlarn tar
m doayla romantik bir ak ilikisi olarak yaadklar an
lamna gelmiyordu. nsann remesi de gerek anne gerek
se bebek asndan kendi iinde tehlikeler barndrrd.
Ayn ekilde tarlalarn ekilmesi de ancak canhra emek
gerektiren yorucu abalarla gerekletirilirdi. Yaradl
kitabnda balangta varolan cennet benzetmesinin yiti
rilmesi tarmn klesi hal ine gelmek o larak yaanr.
Aden'de ilk insanlar Tanr'nn bahesiyle ilgilenirken aba
harcamak zorunda deillerdi. Gnah sonrasnda kadn
ocuklarn ac iinde dourmaya, erkek de ekmeini al n
nn teriyle topraktan karmaya mahkum edildi .35
Erken mitolojide ekme b ime ileri iddetle i iedir,
yiyecek elde etmek uruna lm ve yk mn kutsal gle
rine kar srekli savamak gerekir. Tohumun topran
iine girmesi, meyve vermeden nce lmesi gerekir, l36

m acl ve sancldr. Tarm aralar silahlara benzer, m


srdan un elde etmek iin tlmesi, zmlerden arap
yapmak iin ayaklar altnda inenip zlerinin karlma
s gerekmektedir. Btn bunlar, elerinin hemen hepsi
ekinlerle birlikte yeniden dnyaya gelmek zere ayaa
kalkmadan nce parampara edilen, uzuvlar koparlan,
hunharca sakatlanan ve ldrlen Ana Tanrayla ilikili
mitlerde grrz. Bu mitlerin hepsi lme kar meydan
okumaktan sz eder. Paleolitik adan kalma eski kahra
manlk yklerinde halkna yardm getirmek uruna teh
likeli bir yolculua kanlar ou zaman erkek kahraman
lard . Neolitik devrim ertesinde erkekler aresiz ve edil
gindir. Dnyay batan baa dolaan, lmle savaan, in
san soyuna yiyecek getiren tanradr. Sonsuz denge ve
yeniden salanan uyumun sz edildii mitlerde Toprak
Ana kad n kahramanlnn simgesine dnr.
Frt na tanrs Baal'in kz kardei ve kans, yalnzca ta
r m savamn deil ayn zamanda btnlk ve uyumu
kazanmay simgeleyen Anat'n mitinde bu aka bellidir.
Gnein altnda kavrulmu topraa yamur getiren Baal
de devlere, kargaa ve paralanmaya kar yaratc bir sa
va vermektedir. Ne var ki bir gn yeryzn ssz bir
le evirmekle tehdit eden lm, verimsizlik ve kuraklk
tanrs Mot ona saldrr. Mot'un karsnda Baal bir anda
korkusuna yenilir ve direnmeden ona teslim olur. Mot
onu azna layk bir kuzu gibi lokma lokma ineyerek ye
raltna, llerin topraklarna inmeye zorlar. Artk Baal
yeryzne yamur yadramayaca iin bitki rts sa
rarp inleyerek lr. Tipik bir Yce Tanr olan Baal'in ba
bas El aresizdir. Baal'in lmn haber alnca yce tah
tndan iner, abasn kuanr, yas treleri gerei yanakla
rnda yarklar aar, ne var ki olunu kurtaramaz. Etki g
c olan tek tanrsal varlk Anat'tr. Ac ve fkeden lgna
dnm yeryzn arnlamakta, alter egosunu (ben ikizi
ni), teki yarsn aramaktadr. Bu miti saklayan Sryani37

ce metin, onun Baal'i "inein buzas, koyunun kuzusu"


iin arzuladn syler.36 Ana Tanra tpk yavrusu tehli
kede olan bir hayvan gibi azgndr, kudurmutur. B a
al'den geriye kalanlar bulduunda onun ansna byk
bir cenaze leni dzenler Anat, orada yana yakla El'e i
kayette bulunur ve yeniden M ot'u aramaya koyulur.
Mot'u bulunca onu ayin orayla ikiye b ier, tanelerini
elekten geirip savurur, gnete kavurup deirmende
tr, etini tarlalara saarak tpk bir iftinin budaya
yaptklarn yineler.
Eli mizdeki kaynaklar yetersizdir, bu nedenle Anat'n
Baal'i yeniden yaama dndrmeyi nasl baardn bil
miyoruz. te yandan ikisi de tanrsal varlklar olduklarn
dan ne Baal'in ne de M ot'un tmden yok edilemeyecekle
rini unutmamak gerek. Aralarndaki sava srecek, hasat
ylda yalnzca bir kez lmn penesinde gerekleecek
tir. M itin bir baka eitlemesinde, Anat Baal'i yle gzel
iyiletirir ki M ot'un bir sonraki saldrnda Baal olanca
gcyle karlk verecektir. Yamur yeryzne dner, va
dilerden bal akar, gkten rahmet yaar. yk btnlk ve
btnletirmenin s imgesi olarak Baal ile Anat'n bir kez
daha cinsel birlemesiyle sona erer, Yeni Yl leninde ye
niden yaatlan bir klt olur.
Ayn motif Msr'da da karmza kar, ancak sis,
Anat kadar gl deildir. Msr'n ilk kral Osiris, halkna
tarm sanatn retir. Tahta gz diken erkek kardei Seth
onu kallee ldrr, kz kardei ve kars sis onun bede
nini aramak zere yollara der. Cesedi bulduunda onu,
ancak soyunu srdrecek Horus'a gebe kalmasn sala
yacak kadar yaatmay baarr. Daha sonra Osiris'in bede
ni doranr, her bir para M s r apnda farkl bir yere g
mlr, tpk tohum gibi. Duat'n , ller dnyasnn haki
mi olur, ayrca yllk hasadn sorumlusudur, her yl ekin
lerin biilip baaklarn ayrlmas srasnda yaplan ayinler
lmyle paralanmasn yeniden sahneler. ller tanrs
38

ayn zamanda hasat tanrsdr, lmle yaamn i ie gir


diini gsterir. Biri olmazsa teki de olamaz. len tanr
nn yeniden canlanmas, mevsimlerin byyp klme
si gibi evrensel bir sreci temsil etmektedir. Yeni bir ya
am balayabilir, ancak len bitkilerin tanrlarnn mitosu
ve kltnn ortaya k noktasnda hep bir felaket yaa
nr, kan dklr ve yaamn itici glerinin zaferi hibir
zaman tamamlanmaz.
Mezopotamya tanras nanna'nn yeralt dnyasna
iniini anlatan mitte bu daha da aktr. Bunu ller lke
sine inisiyasyon treni, yeni yaama dnecek lm de
neyimi olarak da yorumlayabiliriz. nanna topran de
rinliklerine doru tehlikeli yolculuuna karken insanla
ra yardm etmek gibi bir amac yoktu. Elimizdeki eksik
kaynaklardan anlad mz kadaryla onun istedii Cehen
nem Kraliesi ve ayn zamanda da Yaamn Sahibesi olan
kz kardei Ereshkigal'in yerine gemektir. Ereshkigal'in
lacivert ta sarayna girmeden nce nanna'nn ehrin ye
di duvarndaki yedi kapdan gemesi gerekir. Kapc her
b irinde ona zorluk karr, nanna'dan zerindeki giysi
lerden birini karmasn syler, sonunda kz kardeinin
huzuuna vardnda btn savunma aralarndan yok
sun kalmasn istemektedir. Darbe giriimi baarszlkla
sonulannca nanna yeralt dnyasnn Yedi Yargc tara
fndan lm cezasna arptrlr, ls de mzraa geiri
lip ibret olsun d iye sergilenir.
Gelgelelim teki tanrlar nanna'y kurtarrlar; kt
ruh larla bi rlikte yeryzne dn grkemli ve korkun
tur. Evine vardnda yakkl gen bir oban olan kocas
Dumuzi'nin tahtna gemeye yeltendiini grr. nanna
tarafndan lm cezasna arptrlan Dumuzi kaar, kt
ruhlar onu nanna'nn yerini almak zere yeraltna i nme
si iin kandrmlardr, fakat yaptklar anlama gerei yl
Dumuzi ile kz kardei Geshtinanna arasnda paylalr,
her biri Ereshkigal'le b irlikte alt ay yeraltnda kalacaktr.
39

nanna'nn serveniyle birlikte yeryz sonsuza dek de


imi, bitkileri n yeni tanrs Dumuzi'nin yokluu mev
simlerin deimesine yol amtr. nanna'nm yanma
dndnde kuzular doar, tohumlar fi liz verir, yeryz
canlanr ve hemen arkasndan hasat mevsimi gelir. Yeral
t dnyasna geri indiinde yeryz yaz mevsim iyle gelen
uzun sreli kurakln acsn eker. lme kar kesin bir
yengi olmaz. M itosu dile getiren Smer iiri u haykr la
noktalanr: "Ah Ereshkigal ! Sana krler olsun ! " 3 7 Akl
da kalan en can alc nokta kadnlarn, zellikle de Dumu
zi'nin annesinin olunu yitirmenin acsyla alaydr:
"Issz bir yerde yapayalnz; bir zamanlar dipdiriyken, im
di vurulmu gen bir boa misali boylu boyunca yerde."3 8
Ana Tanra kurtarc dei l, lm ve kederin sebebidir.
Onun kt yolculuk hepimizin katlmas beklenilen
inisiyasyon treninin, deiimin kuraldr. nanna kz kar
deiyle, kendi varlnn gml, bilinmeyen boyutu olan
kz kardeiyle bulumak zere ller dnyasna iner.
Ereshkigal son gereklii temsil etmektedir. Bu dnem
den kalm Ana Tanrayla bulumay anlatan pek ok mit
kahramann son servenini, yce aydnlanmasn vurgu
lar. lmle yaamn sahibesi Ereslkigal de srekli do
um yaparken tasvir edilen bir Ana Tanradr. Ona yak
lamak ve doru anlamak iin nanna'nn kendini savun
masna yardmc olan giysi lerini karmas, benlik davas
n bir kenara brakmas, eski benini ldrmesi, kendine
kar ve zararl grneni zmsemesi ve katlanmas g
olan, akas l m , karanlk ve yoksunluk olmadan ya
amn var ol mayacan kabul etmesi gerekir. 39
nanna'yla ilikilendirilen kuttrenler onun yksnde
ki alatya odaklanm ve bahar zaman Dumuzi ile yeni
den bir araya gelmesi hi kutlanmamt. Varoluun temel
yasas olarak yaanan deneyimi arpc bir biimde temsil
ettii iin klt yaylmt. nanna'ya Babilliler shtar adn
verdiler, Suriye'de Astarte (ya da Asherah) adn ald; Du40

muzi Yakndou'da Tammuz diye bilinirdi, ld zaman


blgedeki kadnlar atlar yakmlard.40 Yunanistan'day
sa Adonis denilirdi, nk Sami kavimleri, efendilerinin
(ada n) kaybna yas tutarlard. Adonis'in bandan geen
ler yllar boyunca dei i me urad, ancak tanrann eini
lme teslim ettiinin gsterildii zgn biimi Smerle
rin mitosunun temel yapsna uymaktaclr. 4 1 Avc lar n Ulu
Tanras gibi Neolitik Ana Tanra da erkeklerin daha
gl grn melerine karn, aslnda kadnlarn daha g
l olduklarn ve deneti mi ellerinde tuttuklarnn gster
gesidir.
Greklerin yaklak Neoli tik adan kal ma Demeter ve
kz Persephone mitinde ele belirgindir bu.42 Demeter
ekinleri ve topran bereketini koruyan Ulu Tanradr.
Hades, yeralt dnyasnn hakimi Persephone'yi karp
a lkoyunca Demeter Olimpos Dan terk eder ve dertli
dertli dnyay dolar. fkeyle hasad engeller, eer kz
Kore ( "kz evlat") geri veril mezse insanolunu ala mah
kum etmekle tehdit eder. Telaa den Zeus, Kore'yi kur
tarmas iin tanrlarn habercisi Hermes'i gnderir, fakat
ne yazk ki kz ller lkesindeyken nar ekirdekleri ye
mitir, bundan tr artk kocas olan Hades'in yannda
drt ay geirmek zorundadr. Kz annesine yeniden ka
vutuunda Demeter yasa kaldrr, yeryzn yeniden
meyve iekleri kap lar.
Bu doa olaynn basit bir si mgesel anlatm de ildir.
Demeler trenleri ne ekim ne de n kaldrmayla eza
manldr. Persephone tohum gibi topraa girmi olabilir,
ne var ki Akdeniz'de bir tohumun filiz vermesi drt ay
srmez, yalnzca birka hafta yeterlidir yeermesine.
nanna mi tosu gibi bu da ortadan kaybolan ve geri dnen
tanrann bir baka yksdr. lmle ilgili bir mittir.
Eski Yunan'da rn tanras Demeter ayn zamanda l
lerin Sahibesidir, Atina yaknlarnda E leusis'te gizem kl
tn ynetir. Bunlar gizli ayinler olmakla birlikte ergenle41

ri (mystai ) lmn kanlmazln yaamn bir paras


olarak kabul etmek zorunda b rakan, bunun sonucunda
da deheti kaybolan trenlerdi. Bu etkili ayinler mitin an
lamn uzun inisiyasyon trenlerinden geirilen ergenle
rin belleklerine ve yreklerine bir daha silinmemecesine
kazrd. lme kar kesin bir utku elde edilmez. Kore yu
kar ve aa dnyalar arasnda srekli gidip gelmek zo
rundadr. Gen kzn si mgesel lm olmaks zn ne ekin
toplanr, ne yiyecek bulunur ne de yaam srer.
Eleusis ayinleriyle i lgili bilgimiz ok azdr, ancak ayin
lere katlanlar m itte anlatld gibi Persephone'un ger
ekten topraa indiine inanp inanmadklar sorusuyla
karlanca app kalmlardr herhalde. Mit gerekti,
nk nereye bakarsanz bakn, yaamla lmn birbi
rinden koparlmaz o lduunu, topran ldn ve yeni
den canlandn grrdnz. lm korkutucu, rktc
ve kanlmazd, fakat son deildi. Bir bitkiyi keser, len
daln frlatp atarsanz, yeni b ir filiz elde ederdiniz. Ta
rm snrl olsa bile yeni b ir iyimserlie yol amt .43 To
humun yeni rnler vermesi iin lmesi gerekiyordu; bu
dama ilemi bitkilere yardm eder ve yeniden bymeleri
ni desteklerdi. Eleusis'teki inisiyasyon trenleri lmle
yzlemenin ruhsal adan tazelenme getirdiini, bir an
lamda insann budanmas demek olduunu gsteriyordu.
lmszlk getiremezdi -yalnzca tanrlar sonsuza dek
yaard- ancak insann daha gz pek yaamasna, dolay
syla lm karsnda sakin davranarak yery zn daha
dolu yaamasna olanak verirdi. Gerekten de her geen
gn kazandmz kiilii ldrmek zorunda kalrz. Neoli
tik ada da bu gei srecinin mitleri ve ayinleri insanla
ra lml olduklarn kabul etmeye, bir sonraki evreye
gemeye ve deiip byme yrekliliini gstermeye yar
dmc olurdu.

42

lk Uygarlklar
(M yaklak 4. 000-800)

M yaklak 4000 yllarnda insanolu byk bir adm


daha atarak nce Mezopotamya ve Msr'da, arkasndan
in, Hindistan ve Girit'te kentler kurmaya balamt. Bu
uygarlklardan bazlar hi iz brakmakszn silinip git ti
ler, fakat bugn Irak topraklar o lan Verimli Hilal ieri
sinde, kent yaamn ycelten m itolojide, kentleme aba
snn ilk tepkilerini grebiliriz. nsan yaam giderek bi
l in kazanyordu. nsanlar uygar sanatlar arac lyla tut
kularna daha kalc ifadeler bulabiliyordu, yaznn bulun
mas da mito lojilerine uzun sreli edebi ifadeler verebile
cekleri anlamna geliyordu. Tarihsel aa girmilerdi:
kentlerde deiim ivme kazanmt, insanlar neden-sonu
ilikisinin daha ok farkndaydlar. Yeni teknoloji kentte
yaayanlara evrelerini daha iyi denetleme olana veri
yordu, ayrca doal yaamdan giderek uzaklayorlard.
Heyecan, zgrlk ve vn ayd.
te yandan bu boyuttaki byk deiim byk korku
lar da getirmiti. Tarihin yok etme sreci o lduu sylen
mektedir, nk her geliim kendinden ncekini ortadan
kaldrmay gerektirir.44 Kerpi yaplarn srekli bakm ve
onarm istedii, yeniden ina edi lmelerinin gerektii Me
zopotamya kentlerinde yaanan buydu. Yeni yaplar yerle
bir edilen daha nceki yaplarn kalntlar zerine ina
43

edilirdi, dolaysyla urume ve yenilenme sreci kent


planlamacl sanatn dourmutu .45 Uygarlk grkemli,
ancak krlgan llerde yaanyordu; kent korkun bir
hzla geliir, serp ilirdi, fakat k de b ir o kadar hzl
olurdu. stnlk gsteren ehir devletlerden biri rakiple
rinin stne ullanrd. Savalar, kymlar, devrimler ve
srgnler yaanrd. Ortadan kaldrmann anlam onca
zorluklarla olutuulmu olan kltrn defalarca yeniden
ina edilip kurulmasyd. Eski barbarlk gnlerine geri d
neceinden hep korkulurdu. Karmak kukular ve umut
la beslenen yeni kent mi tleri dzen ve kargaa arasndaki
bitmek bilmeyen ekimeye odaklan mt.
Kimilerinin uygarl felaket olarak grmesi artc
gelmemelidir. Kutsal kitaplarn yazarlarna gre Cennet
ten kovulmaya yol aan Tanndan kopmann gstergesiy
di. Kent yaam nn znde iddeti ierdii, ldrme ve
smrmeye olanak verdii grlyordu. Kent kuran ilk
insan Kabil'di, ilk katil,46 onun torunlar uygar sanatlar
yaratm lard: Habil "lir ve gayda alanlarn atas" idi, Tu
balcain "tuntan ve dem irden her trl aleti yapt" .47 Ba
bil'in dev ziggurat ya da asma tapna eski srailoullar
zerinde derin ve olumsuz etkiler brakmt. Bunun ken
dini yceltme isteinin rn, puta tapanlarn kibrine r
nek olduunu dnmlerdi . Adna Bavel ya da Babil
Kuleleri ded iler, nk o nlan yapanlar cezalandrmak
iin Tanr "yeryzndeki kavi mlerin dillerini kartrm ,
sonra da onlar btn yeryzne datmt ."4 8
Ne var ki Mezopotamya insanlarnn gznde kent
gksel varlkla karlaabilecekleri bir yerdi . Yitik cennet
-neredeyse- yeniden yaratlmt. Ziggurat, dnyann
merkezindeki, ilk insanlann tanrlar dnyasna trman
masn salam bulunan dan yerini almt. Tanrlar
kentlerde, gklerdeki saraylarnn yansmas olan tap
naklarda kadn ve erkeklerle yan yana yayorlard. Antik
dnyada her kent kutsald. Onlarn atalar avclk ve ta44

rmcl kutsal ve dinsel faaliyetler olarak grdkleri iin


i lk kentlerde yaayan bu insanlar da kltrel edinimleri
nin, znde tanrsal olduunu kabul ediyorlard. Mezopo
tamya'da insanlara zigguratlarn yaplmasn reten tan
rlard, bilgelik tanr s Enki saralarn, nalbantlarn, ber
berlerin , inaatlarn, anak mlekilerin, sulama emek
ilerinin, salk grevlilerinin , algclarn ve hattatlarn
efendisiydi.49 Mezopotamyallar insann yaamn sonsuza
dek deitirecek harika bir ie giritiklerini biliyorlard;
yaadklar kentler aknd, nk nceden bilinen yerle
imlerin tesine gemilerdi. Kargaa ortamndan karak
dzen getirmi olan tanrlarn gksel yaratclna katl
mlard .
te yandan Mezopotamyallar kibirlilikle sulayan s
railoullar yanlyorlard. Hala gnlk yaantlarnn per
de arkasn oluturan tanrlar dnyas kars nda insan
yaamnn -kendi grkemli kentlerinde bile- kusurlu ve
geici olduunun farkndaydlar. Yaadklar kent artk
yaln zca tanrlarn ve olaanst birka insanolunun
oturduu yitik cennet Dilmun'un soluk glgesinden baka
bir ey deildi . Tpk insan yaam gibi uygarln da krl
gan ve sreksiz olduunu ok iyi anlamlard. Msr gibi
kk, tecrit edilmi ve evresini saran dalarn korudu
u, N il'in dzenli akyla beslenen topraklarda insann
baarlarna daha ok gven duyulurdu. Oysa Dicle ve F
rat'n sularnn ou zaman ne yapacaklarnn bilinmedi
i ve ykc olabildii, iddetli yamurlarn topra batak
la evirebildii ya da kavurucu rzgarlarn onu tozu du
mana katt, istila tehlikesinin hep varolduu Mezopo
tamya'ela yaam daha az gvenliydi . Uygarln korunma
s doann kararl ve ykc glerine kar yiite bir a
bay gerektiriyordu. Bu korkular sel mitlerinde daha ela
bellidir. Mezopotamya'daki akarsular doal engellerle
evrili olmadndan anlk yn deiimlerine aktr, tu
fanlar sktr, dolaysyla ou zaman afet yaanrd. M45

sr'da olduu gibi sel burada da ho karlanmazd, daha


s siyasal ve toplumsal zlmenin simgesi olmutu.
nsanolu tarihin her yeni ana girdiinde, hem in
sanlk hem de tanrsallkla ilgili fikirlerini deitirir. Bu
ilk uygarlklarda erkeklerle kadnlar giderek daha ok bi
ze benziyorlard, kendilerinden nce gelenlere gre kendi
yazglarn ellerine alabileceklerinin daha ok farknday
dlar. Sonu olarak artk tanrlar atalarnn gzyle gre
miyorlard. imdi sahnede insan faaliyetleri olduundan,
tanrlar uzaklamlard; apak bir gereklik olmaktan
km, yalnzca eriilmeyen va lklar olmulard. Yeni
kent m itolojisi iin Sel, gksel varlk-insan i likilerinde
bunalmn gstergesiyd i. Mezopotamya'nn en uzun Tu
fan manzumesi olan Atralasis'te tanrlar da insanlar gibi
kent planlamacsdr. Kk tanrlar grev yaparlar, top
raklar yaama elverili klmak iin sulama kanallar kaz
maktan yorulmulardr, Ana Tanra da bu pis ileri yeri
ne getirsin diye insanolunu yaratr. Ancak saylan yle
artar, yle ok grlt yaparlar ki patrt yznden uyu
yamayan frtna tanrs Enlil, nfus artn denetim alt
na alacak acmasz bir yntem uygulayarak dnyay sular
altnda brakr. Enki ise Atrahasis'i , 50 Shuruppak ehri
nin "pek bilge adamn" kurtarmak ister. kisi arasnda
zel bir arkadalk kurulmutur, bylece Enki bir tekne
yapmasn syler Atrahasis'e, su geirmez olmasn sala
yacak teknolojiyi retir ona, Atrahasis de tpk Nuh gibi
gksel bir varlktan ald destekle, ailesini ve btn can
llarn tohumlarn koruyabilir. Ne var ki sular ekildikten
sonra grnen ykm karsnda tanrlar dehete kaplr
lar. Mezopotamya mitinde, Tufan tanrlarn dnyadan el
lerini ayaklarn ekmelerinin balangcna iaret etmek
tedir. Enki Atrahasis ile karsn Dil mun'a gtrr. lm
szln tadn karacak ve tanrlarla eskiden olduu gi
bi iliki kurmay srdrecek tek insanlardr onlar. Bu y
k ayn zamanda insan soyunu tkenmekten kurtarm
olan tanrsal esin kaynan yceltmektedir. Gnmzde
46

olduu gibi Mezopotamya'da da uygarlk ve kltr mitle


tutkunun odak noktas olacakt.
Ancak Mezopotamyallar tam olarak bize benzemez
lerdi. Tanrlar geri ekilmi olabilirlerdi, ama insanlar
gnlk faaliyetlerinde doast bir enin varlnn bi
lincindeydi . Her kent, tanrlarndan birinin yeryzndeki
saray kabul edilir, hkmdarndan en kk kol emeki
sine kadar her kentli de yce varln -Enli!, Enki ya da
nanna'nn hizmetkar olarak giilrd.5 1 nsanlar yine
de yeryzndeki her varl gklerdeki gerekliin yans
mas olarak kabul eden kalc (kadim) felsefeye balyd
lar. ehir devletler yallar kurulu tarafndan ynetilirdi ,
Mezopotamyallar tanrlarn da l iderlerinden kurulu Yce
Kurul tarafndan ynetildii ne inanrlard. Kendi kent
kltrleri nasl krlarda yaanan doal evrelerle yakndan
i likili kk tar m topluluklarndan domusa, tanrlarn
da benzer bir evrim geird iklerini varsayarlard.
Bunun sonucunda Babil destannn belleklere kazn
m yaratl miti balang szckleriyle bilinir: En uma
Eli. Elimizdeki metin M ikinci binyln ilk yarsndan
kalmadr, bununla birlikte ierii daha eski tarihlere da
yanr. 52 iir tanrlarn nasl ortaya ktklarn gsteren
tanrdoumla balar. Ex n ih ilo, yani yoktan var olmak, ya
ratmak sz konusu deildir, her eyin kimlikten yoksun
olduu evrimsel bir sre yaanm tr; ilk tanrsal varlk
lar sulu, tanmsz bir tzden, kutsal ilk zdekten tre mi
ti. Tuzlu ve ac sular birbirine karmt, gkyz, yery
z ya da deniz b irbirinden ayrlmazd ; tanrlar da "ad,
doas, gelecei olmayan" varlklard.53 amurdan tre
yen tanrsal varlklar bu elerden ayrlamazd. Apsu tat
l su pnaryd, Tiamat tuzlu su, Mummu da sisli bulutlar.
Bu kavramlarn karlna "boluk", "yokluk" ve "dipsiz
lik" szcklerini koyabiliriz.
Bu ncel tanrlar hala biimsiz ve hareketsizdirler. O n
lardan treyen teki tanrlarsa ifttir, her birinin tanm
bir ncekinden daha belirgindir. Tanrsal eler birbirle47

rinden ayrldka dzenli bir evren olu maktadr. nce


Lahm u ve Lahamu tarafndan temsil edilen balk (suyla
amurun karm) gelir. O nlar Anar ile Kiar (gkle de
nizi n u fuklar), son o larak da Gk Tanr Anu ile yeryz,
Ea i zler. Ancak bu tanrdoumsal mit tanrsal evri mle il
gili salt metafizik b ir varsaym olmayp ayn zamanda su
lu toprak birikimlerinin stne kurulmu alvyonlu bir
blge olan Mezopotamya ile ilgili nemli derin dnce
ler ierir. Burada tanrsal varlklar i nsanlar dnyasnn
bir yndr. Tanrlar yaam sahnesinden ayn grlmez
ler, Mezopotamya'nn en eski kentlerinden biri olan E ri
du'da yerle imi olanakl klan ve klt merkezini evrele
yen denizle birlemi bataklk alana apsu denirdi. Bu mit
kente yen i yerleen insanlar n yaadklar doadan gide
rek uzakl ama srecini de dile getirmekteydi .
Yeni tanrlar daha etkindi ler, ana ve babalarna kar
gelebiliyorlard: Apsu yerin altna ker, Ea ile Anu onun
l bedeninin stne kk tapnaklar ve kurul odalary
la kendilerine saray ina ederler. Kentleme her zaman
M ezopotamya evrenbiliminin doruk noktasna iaret
eder. Fakat Tiamat hala gizli tehlike olmay srdrmekte
dir, Apsu'dan almak iin bir canavar srs yaratr.
Onu yenebilen tek tanr meydan savanda kar karya
geldii Ea'nn esiz olu Marduk'tur. Amansz bir arp
mann ardndan M arduk dev Tiamat'n lsne basarak
dimdik durur ve gkyzn ve insanolunun yaayabile
cei yery zn yaratmak zere bedenini koca bir kabuk
lu hayvan ikiye blercesine iki paraya ayrr. Yasalar ko
yar, yeni evrensel dzeni pekitirmek iin Yce Kurulu
kurar. Marduk daha sonra da aklna gelen b ir ie kalkarak
yenilen tanrlardan birinin kanyla bir avu topra kar
trmak zere ilk insan yaratr, bylece tanrlarn doas
t b ir dnyada kendi balarna tklp kalmadklarn, fa
kat i nsanlkla doal dnyann ayn tanrsal zdekten ya
p ldklarn gstermi o lur.
48

M it, tanrlarn geliimiyle baa ba giden insann dei


im srecini irdelemektedir. Eski (artk geri kalm ve ar
aksak grlen) tarm toplumuna yz eviren ve askeri
gle kendine kantlam olan Mezopotamya, ehir dev
letlerinin evrimini yanstr. Yengiye ulaan Marduk, Ba
bil'in kurucusu olur. Kentin gbeinde Marduk'un tanr
lar dnyasndaki tap nann bir rnei olan Esagila zig
gurat durmaktadr. "Sonsuz gkyznn simgesi" olarak
dier btn yaplara tepeden bakan tanrlarn yeryzn
deki evidir. Kente, tanrsal varlklarn i nsanlar dnyasna
girdii yer anlamna gelen bab- fani (tanrlarn kaps) ad
veril ir. Esagila'da tanrlar oturur, "evrenin yapsn ald,
sakl dnyann basitletirildii ve tanrlarn evre ndeki yer
lerini belirledikleri"54 kutsal ayinleri kutlarlar. Demek ki
Altn ada kent, gkyzyle yeryz arasnda balant
kuran axis mmdi, dnyann direinin yerine geebili
yordu .
ncil'de d e Tiamat gibi Yahova'nn da b i r deniz cana
varn ldrerek dnyay var ettiini gsteren yaratl
mitleri bulunur.55 Bu tr evrendoum Ortadou halklar
arasnda yaygnd. Uygarln sregelen bir ekime, klk
sz barbarla geri dn engellemek uruna bastran
korkun abalara kar bir savam olduu ynndeki
inanlarn dile getirirdi. Enwna Eli Yeni Yl lenleri
nin drdnc gnnde sylenirdi. Btn mit anlatlar gi
bi "kadim" Kutsal Zamanda yaanm gizemli ve tanmsz
bir olay dile getiriyordu. Sona erm i ve unutulmu s ra
dan tarihsel bir olaya benzemezdi. Dnyann yaratlmas
ard arkas kesilmeyen bir sreti; kargaaya kar yrt
len gksel sava srp giderken, insanolu dzensizlik ve
ykm kendine yaklatrmayan gksel g akna gerek
duymaktayd.
Antik dnyada s imgeler gzle grlmeyen kaynakla
rndan ayr tutulmazd . Benzerlik bir tr kimlik olutur
duundan grlmeyen gereklii var eder. Yeni Yl le49

nindeki simgesel ayinler bir piyesti, her iyi tiyatro etki nli
i gibi zaman ve mekan engellerini kaldrr, izleyenlerle
katlanlar etkisine alarak dnyadaki uralarndan uzak
latrrd. Kutsal bir kandrmaca oyunuydu bu. Yakaran
lar gnlk yaantlarna temel olan sonsuz tanrlar dnya
sna girdiklerini hissederlerdi. Elden ayaktan dm can
ekien y l geersiz klmak iin gnah keisi ldrlr,
bylece Marduk'un Tiamat'a kar verdii sava bir kez
daha temsil edilirdi; hkmdarn aaland ve yerine
karnaval kralnn tahta geirildii cmb srasnda, kar
gaa gleri yeniden yaratlrd . Ayinlerdeki zlme a
manla ilk admn atan amann yaad ruhsal k
ve inisiyasyon trenlerinin zenle ynetilen geri ekilme
srecini artrmaktadr. Eski alarn tinselliinde her
hangi bir varln yaratlmas iin simgesel olarak ilk kar
gaaya dnlmesi kanlmazdr.56
B ildiimiz gibi yarat l yks bizlere hayatn kken
leriyle ilgil i gereklere dayanan bilgi vermekten uzaktr.
Antik dnyada evrendoum, daha ok ayinler srasnda ve
insanlar n gksel enerjinin akna gerek duyduu an s
knt l gnlerde dile getirilirdi: yeni bir ie girime aama
snda bilinmeyenle kar karya olduklarnda, Yeni Ylda,
dnlerde ya da ta giyme trenlerinde . . . Ama, insan
lar bilgilendirmek deil ncelikle saaltmlarn sala
makt. nsanlar yaklaan felaket karsnda, atmaya
son vermek istediklerinde ya da hastalar iyiletirmek iin
okunan evrenbilimsel m itosu dinlerlerdi. Bylelikle var
lklarn destekleyen sonsuz enerj ilere ulam o luyorlar
d. M it ve ona elik eden kuttrenler, olaylarn iyiye git
meden nce iyice amaza girebileceklerini, sa kalmann
ve yaratcln cann diine katarak savamay gerektir
diini anmsatrlard.
Evrenin yapsyla ilgili d ier kuramlar gerek yaratc
ln kendinden fedakarlk etmeyi gerekli grdne ia
ret ediyordu. Hint Vedik m itoloj isinde yaratl kendini
50

feda etmenin sonucu olmutu. Kozmik dev Purua, onu


kurban edip parampara eden tanrlara sunmutu kendi
ni; kozmos ve insan toplumun oluturan sosyal snflar
onun bedeninden yaratlmt, bu nedenle kutsal ve mut
laktlar (saltk). in'de Pan Gu ad verilen, yaanabilir bir
evrene can vermek iin 36.000 yl emek harcayan, sonra
da yorgun dp len bir baka devle ilgili bir mit vard.
Ortadou'nun sava mitlerinde de ayn tema grlr. Ne
Tiamat ne Mot ne de Leviathan ktcldr, yalnzca koz
mik grevlerini yerine getirirler. Kargaadan dzenli bir
kozmos kabilmesi iin nce onlarn ldrlmeleri, pa
rampara edilmeleri gerekir. Sa kalma savam ve uygar
toplum bakalarnn lmne ve yok olmasna baldr,
kend ilerini feda etmeye hazr olmadka ne tanrlar ne de
insanlar gerek anlamda yaratc olabilirler.
Mitoloji o gne dek neredeyse tmyle tanrlarn ya da
eski alardaki ilk atalarn balangtan beri elde ettikleri
baarlara odaklanmt. Ancak kent mitleri tarihsel dn
yann snrlarn amaya balad. nsan becerisine daha
ok gven duyulmasyla birlikte insanlar kendilerini ba
msz eliler olarak gryorlard. Kendi etkinlikleri ne
ktka tanrlar giderek onlardan uzakla t. Ozanlar eski
ykleri yeniden yorumlamaya kalkt. Bu geliimi Glga
m Destan diye bilinen Babil iirinde grebiliriz. Glga
m M 2 600 yllarnda yaam tarihsel bir figrd: Ka
ytlar gney Mezopotamya'daki Uruk krallnn beinci
kral, daha sonra da halk kahraman olduunu yazar. En
erken sylencelerde hizmetkar Enkidu'yla b irlikte atld
servenler anlatlr. Bunlar arasnda canavarlarla d
vmek, yeralt dnyasn ziyaret etmek ve tanrayla kar
lkl konumak gibi kahramanlkla ve amanlkla ilgili
bildik baarlar yer alr. Sonradan bu yklere daha derin
anlamlar yklendi ve sonsuz yaam arayna dnt.
D estann M 1 300 yllarnda ald en son bii mde, mit,
insan kltrnn snrlarn ve anlamn irdelemektedir.
51

Destann banda Glgam yolunu kaybetmi bir adam


olarak kar karmza. Yreinde frtnalar kopmakta,
halkna kan kusturmaktadr, o nlar da durumu dzeltsin
diye tanrlara yalvarrlar. Fakat tanrlar artk insan iliki
lerine dorudan el atmaya hevesli deildirler, araclarn
kullanmaya karar vermilerdir. Bylece Glgam'a kafa
tutacak gerek bir dman vermek iin krlarda deli gibi
dolaan ilkel, yabanl bir adam olan Enkidu'yu yaratrlar.
Gvdesi kllarla kapl, rlplak dolaan, ot yiyip gl su
larn ien, hayvanlarla aras insanlardan daha iyi olan
Enkidu, "balangtaki i nsan" gibidir,57 Glgam Enki
du'yu evcilletirmek iin ona uygar davranlar retsin
diye yosma amhat' grevlen dirir. amhat'la geirdii al
tnc gecenin sonunda Enkidu doal, hayvanlar dnyasy
la balarnn koptuunu anlar. Daha uygardr, ancak bu
kazanm yannda yitimi de getirmitir. Enkidu "eksilmi,"
ayn zamanda "ne km" ve "tanr gibi"58 olmutur.
Uruk'un stn yaam biiminin tadn karacak bilgelik
ve i ncelik kazanmtr, bu yaam insanln doal yaant
snn ok tesine getiinden tanrsal grnmektedir.
Glgam ile Enkidu arkada olur, birlikte servenlere
atlrlar. Dolarlarken Ishtar ile karlarlar. Daha eski
mitolojide Ana Tanrayla evlilik, yce aydnlanmay ve
kahramann araynn doruunu temsil ederdi; ancak Gl
gam Ishtar' geri evirir. Kentli erkeklerle kadnlarn ar
tk ilgisini ekmeyen geleneksel mitoloj inin gl bir ele
tiri sidir bu. Glgam uygarl gksel bir giriim olarak
grmez. Ishtar kltr yok etmektedir: taycsn slatan
su tulumu, giyenin ayan skan bir ayakkab, rzgar d
arda tutamayan bir kapdr.59 Hibir ilikisi uzun sr
mez; her sevgilisini mahveder.60 lmller bu sorumsuz
tanrlarla karlamasalar daha iyi olur. Uygar insan G lga
m, gksel varlklardan bamszln ilan eder. Tanrlar
la insanlarn kendi yollarna gitmesi daha iyi olacaktr.
Ishtar cn almakta gecikmez, Enkidu hastalanr ve
52

lr. G lgam lgna dnmtr. Kendinin de lmesi ge


rektiini anlaynca can havliyle Selden sa kurtulmu U t
napitim'e -bu destanda ad budur- sonsuz bir yaam ve
rildii gelir aklna, onu grmek zere D ilmun'a doru yo
la der. Oysa insanolu ilkel tinsell ie geri dnemez, do
laysyla tanrlar dnyasn aramak kltrel gerilemeyi
temsil etmektedir; Glgam sa sakal birbirine karm
bir halde zerinde yalnzca bir aslan postuyla bozkrlar
aar. Bir aman gibi ayak baslmam topraklarda gne
in evrelerini izlerken yeralt dnyasn hayal eder ve "tan
rlarn gizli bilgisini" arar.6 1 Sonunda Dilmun'a vardn
da, Utnapitim o na tanrlarn bundan byle seilmi in
sanlar iin doann yasalarn askya alamayacaklarn
anlatr. Eski m itler artk insann tutkularna klavuzluk
etme grevini yerine getiremez. Dilmun'a yolculuk eski
m itsel yaklam tersine evirmitir.62 Atrahasis'te Sel y
ks tanrlar asndan anlatlmt, fakat burada Utna
pitim kendi deneyimlerini, kayn suya indirmeni n zor
luklarn ve selin neden olduu ykma kendi insanca tep
kisini yanstmaktadr. Eski m itler kutsal dnyaya odak
lanm, geici olaylarla ya da kiilerle pek i lgilenmezken,
tarihsel figr olan Glgam mitolojik Utnapitim'i grme
ye gider. Tanrlar insanlar dnyasndan ekilmeye bala
ynca tarih de mitoloj iyi etkilemeye balyordu.63
Glgam tanrlardan zel bilgiler almak yerine insan
ln snrlaryla ilgili ac dolu bir ders alr. Uygarla geri
dner: banyo yapar, aslan postunu zerinden atar, sala
rn dzeltir ve temiz giysiler kuanr. Bundan byle
Uruk'un evresine duvar rmeye, uygar sanatlar yayma
ya nem verir. Bir gn kendi de lecektir, ancak bu ant
lar, zellikle de i nsanln refah iin eritii baarlar
kayda geirecek olan yazy bulmas onu lmsz klar. 64
Utnapitim bir tanryla konuarak akllanmken, G lga
m gksel yardm almakszn kendi deneyimlerinden
ders karmay renmitir. Baz hayallerini yitirmi ola53

b ilir, fakat "tam bir bilge" olmu, "yorgun ama sonunda


boyun emi" olarak geri dnmtr.65 Antik mitlerden
uzaklamtr; ne var ki tarihin kendine gre avun kay
naklar vardr.
Eski mitolojik idealler Grek toplumunda da benzer bi
imde yeniden deerlendirilmiti. rnein, Adonis m ito
sunda Dumuzi ile shtar'n yksnn yeniden sahnelen
m i ve s iyasal m ite dntrlmtr.66 Adonis yurttal
a elverili deildir. e yaramaz bir avc olarak Grek de
likanllarnn avclk becerilerinin snand topluma ka
bul trenlerinde baarsz olur. ki tanrann tutsakln
da kadnlar dnyasndan hi kopmaz. Grek yurttalar ai
leleri araclyla devletin (polis) yurtta olur, oysa Ado
nis iki akraba arasnda yaanan, aile idealini saptran cin
sel ilikinin (ensest) rndr, dolaysyla kendi ailesini
kurmakta baarsz olur. Sorumsuz yaam biimi tiranl
a, kral yasalarn nne karan Atinallarn skartaya
kardklar ynetim biim ine varr. Kadnlarn feryat figan
attklar lklarn damgasn vurduu Adonis lenini er
kek yneticiler ho karlamazd. Ksaca, siyasal adan
ktrmd Adonis, polis'in yaln, eril deerlerine kar
olan her eyin simgesi olarak Atinallarn kendilerini bul
malarna yardmc o lmutu .
Kent yaam m itolojiyi deitirmiti. Tanrlar uzak g
rnmeye balyorlard. Eski ayinlerle ykler giderek er
keklerle kadnlar bir zamanlar ok yakn grnen gksel
aleme yneltmekte baarsz kaldlar. Atalarn beslemi
olan eski m itolojik i mgelem insanlar gitgide d krkl
na uratyordu. Kentler daha ok rgtlenirken, dzeni
salayc nlemler alrken, haydutlarla hrszlar dize geti
rilirken, insanlar tanrlar giderek vurdumduymaz, insan
ln iine dt kt duruma kaytsz grnyorlard.
Tinsel bir boluk vard. Uygar dnyann baz blmlerin54

de eski tinsellik kmt, stelik yerini dolduracak yeni


bir ey de ortaya kmamt. Sonu olarak bu huzursuz
luk baka bir dnme yol aacakt.

55

Eksene! a
(M yaklak 800-200)

M sekizinci yzylda huzursuzluk daha da yaylyor


du, belli bal drt blgede peygamberlerle bilgelerden
oluan etkili bir kalabalk yeni bir zm arayna girdi.
Alman filozof Karl Jaspers bu dneme "Eksenel a"
(Axial Age) adn vermiti, nk insanln ruhsal gelii
mine damgasn vurmutu; kadnlarla erkekleri bugne
dek beslemeyi srdren igrler bu dnemde kazanl
d.67 B ildiimiz kadaryla bu a d inlerin balangcna da
iaret eder. nsanlar ei benzeri gr lmedik bir aklkla
kendi varlklarnn, durumlarnn ve snrlarnn bilincine
varmlard. Yeni din ve felsefe sistemleri ortaya kmt:
in'de Konfyslk ile Taoculuk; H indistan'da Bu
dizm ile Hinduizm; Ortadou'da tektanrclk ve Avru
pa'da Grek rasyonalizmi (usuluk). Eksenel gelenekler se
kizinci, yedinci ve altnc yzyllarn byk brani pey
gamberleri gibi kiilerle; Hindistan'da U panialarn bilge
leri ve Buddha (yaklak M 563-483 ) , in'de Konfys
(M 5 5 1 -479) ve Dao De Jing'in yazan68 ile; Eski Yu
nan'da da beinci yzyln tragedya yazarlar, Sokrates
(M 469-399), Platon (yaklak M 427-347) ve Aristote
les (yaklak 3 84-3 2 2 ) ile i likilendirilmekteydi.
Eksene) ala ilgili bilinmeyen ok ey vardr. Neden
yalnzca inl i leri, H intlileri, Grekler ve Yahudileri kapsa57

<ln , Mezopotamya'da ya da M sr'da neden bu dorul


tuda bir gelime yaanmadn bilmiyoruz. Eksene! bl
gelerin siyasal, toplumsal ve ekonomik alkantlar yaa
dklar kesind i . Savalar, srgnler alm ban gidiyor
du, soykrmlar yaplyor, kentler yaklp yklyordu. Ayn
zamanda yeni bir pazar ekonomisi gelimekteydi; g pa
pazlarla krallarn elinden tccarlara geiyordu, buysa es
ki hiyerarileri sarsyordu. Tm bu yeni i nanlar uzak l
lerde ya da dalardaki keilerin arasnda deil , kapita
lizm ve yksek finans evrelerinde gelime gsteriyordu.
Ancak bu alkantlar insanoullarnn kendileriyle, birbir
leriyle ve evrelerindeki dnyayla i likili grlerinde si
linmez etkisi olan Eksene! devrimi tam olarak aklamaya
yetmez.
Eksene! dnemin btn akmlarnn temel ierii or
takt. nsann durumunun ka nlmaz bir paras gibi g
rnen ilenin enikonu bilincindeydiler, hepsi de dardan
grnen ayinler ve uygulamalara derinden ba ml olma
yan, daha isellemi bir dinin gerekliliini vurguluyorlar
d. Kiisel vicdan ve erdemle ilgili yeni bir sorunla kar
karyaydlar. Bundan byle geleneksel kuttrenlerini ti
tizlikle yerine getirmek yeterli o lmayacakt; tapnanlar ay
n zamanda d ier canllara saygl davranmak zorunday
dlar. Tm bilgeler yaadklar dnemde grlen iddet
ten uzak durur, merhamet ve adalet ahlak telkin ederler
di. Mritlerine doruyu kend i ilerine aramalarn, pa
pazlar ve dier din uzmanlarnn retilerine gvenme
meleri gerektiini retirlerdi. H ibir eye gz kapal g
venmemek, her eyi sorgulamak gerekirdi; o gne dek
doru d iye varsaylan eski deerler eletirel gzle irdelen
meliydi. Yeniden ele alnmas gereken konulardan biri de
kukusuz mitoloj iydi.
Antik m itleri ele alan her Eksene! akm biraz farkl bir
duru benimsemiti. Kimi belli mitolojik eilimleri ho
karlamyor; kimi de braknz yapsnlar yaklam sergi58

liyordu. Hepsi kendi mitlerine daha isel ve ahlaki yorum


lar kattlar. Kent yaamnn gelii m i tolojinin artk eskisi
gibi gerek varsaylmamas anlamna geliyordu. nsanlar
onu eletirmeyi srdrdler, fakat ruhun gizemiyle kar
latklarnda igdsel olarak eski m itlere yneldiklerinin
de farkna vardlar. Yeniden kurgulanmalar gerekse bile
ykler hala gerekli grlyordu. Bir mit kat yenilikiler
ce yasaklandysa, ok gemeden biraz daha farkl bir k
lkta bazen sisteme geri dnerdi. Bu daha ileri din sistem
lerinde bile insanlar mitoloj isiz yapamadklarm anlam
lard.
te yandan insanlar, kutsal atalar kadar kolay hisset
miyorlard. Tanrlar ilk kent yaayanlarn n bilincinden
kmaya balayal ok olmutu. Eksenel lkelerde yaa
yanlar hala akn olann zlemini ekiyordu, ancak kutsal
artk uzak, dahas yabancyd. lmllerle tanrlar aras
na uurum girmiti. Ayn doay paylamyorlard artk;
bundan byle tanrlarla insanlarn ayn gksel hamurdan
yapldklarna inanmak olas deildi. Erken brani mitleri
tanry yemek yiyen, brahim'le arkada gibi konuan bir
varlk olarak imgelemiti,69 fakat Eksenel an peygam
berleri ayn tanryla karlatklarnda korkun bir ok ya
adlar; ya canlarn tehlikeye sokuyor ya da onlar serse
me evirip zora sokuyordu. 7 0 Artk yce gereklik nere
deyse ulalmas o lanaksz bir ey olmutu . Hindistan'da
Budistler Nirvana'mn kutsal huzur ortamna, ancak sra
dan halkn eriemedii yoga altrmalar araclyla ken
di normal bilinlerine etin b ir biimde kar gelerek gire
bileceklerini dnrken, Jinalar ( fatihler) lm orucuna
kadar varan sert b ir ilecilie bavuruyorlard. in'de,
Konfys yce varlk Dao'nun artk insanlar dnyasna
iyice yabanclatna, ondan sz etmemenin daha doru
olduuna inanyordu.7 1 Bu kkten farkl dinsel deneyim
lerin anlam mitolojiden bir daha bildik insanbiimsel
adan sz edilmesinin kolay olmadyd.
59

in'in tartmamzdaki yeri ok deil, nk inlilerin


yksek kltrnde tanrlarla ilgili ykler anlatl mamt.
Tanrsal savalar, len tanrlar ya da kutsal evlilikleri an
latan ykler yoktu; ne tapnaklar, ne evrendoum ne de
insan klnda tanrlar. Ne kentleri himaye altna alan
tanrsal varlklar ne de kent klt. Ancak bu, in toplu
munun m itolojik aya olmad anlam na gelmez. Atala
ra tapnmann yaamsal nemi vard, insanolunun yaa
d dnyadan nceki dnyaya iaret ederdi. lm akra
balar iin yaplan ayinler inlilere, aile olarak kavranan
ve grg kurallaryla ynetilen i deal toplumsal dzen mo
deli salamt. Irmaklarn, yldzlarn, rzgarlarn ve
ekinlerin iine ilemi , Gk Tanr D i'ye (daha sonraki
adyla Tian: "cennet") bal, b ir arada uyum iinde yaa
yan cinler vard . teki Gk Tanrlarn tersine inlilerin
Ulu Tanrs gzden kaybolmad . Shang hanedanl dne
minde ( M yaklak 1 600-on b irinci yzyl ortalar) daha
da ne kt. Kraln meruluu yalnzca onun D i/Tian'a
ulaabilmesinden geliyordu, kalc felsefenin ilkelerine
gre Tanr'nn yeryzndeki dengiydi - 1 9 1 1 devrimine
dek bu mit in kltrnde varln srdrmt. Yery
z hkmdarl gkyzndeki dzenlemelerin tpatp
aynsyd; tpk evrenin ynetiminde Tian'n elementlerin
tanrlarndan yardm grmesi gibi rahipleri de krala yar
dmc olurlard.
inliler Eksene! dzene teki kltrlerden daha nce
girmi grnyorlard. M 1 1 26 ylnda bugnk adyla
Shensi blgesi olan Wei rma vadisinde yaayan bir halk
Shang devletini ykm, yerine Zhou hanedanln kur
mutu. Zhou halk son Shang kralnn yoldan ktn ve
insanlarn ac ekmesine neden olduu iin Tian'n yetki
yi Zhou halkna verdiini ileri sryordu - Tian'a ahlaki
bir karakter ykleyen bir mit. Zhou insanlar gksel dze
ni, etkileyici gzel bir mzik eliinde ssl ayinlerle kut
larlard. Bu tapnma toplumsal uyumun tanr klnda
60

kendini gstermesi olarak alglanrd. Btn katlanlar,


ister l olsun ister d iri , trenlere ayak uydurmak zorun
daydlar. Tm varlklar -ruhlar, atalar ve i nsanlar- kendi
zel yerlerine sahipti; herkes holand, holanmad
eyleri, k iisel eilimlerini bir kenara brakmak zorunday
d, bunlarn hepsi kadnlarla erkeklerin kusurlu dnyasn
da evrenin ideal dzenine gereklik kazandran ayinler
den sonra gelirdi. nemli olan kuttrenlerdi , onun oyun
cularnn hibir nemi yoktu; bireyler kendilerini, hem
evrenin hem de kendi ynetim bii mlerinin temeli olan
Kutsal Dnyaya girmi ve onun bir paras olmu gibi his
sederlerdi .
Ancak Konfys dneminde Zhou h anedanl d
e geti ve eski dzen ykld. Konfys bu kargaay,
ayinlere ve kabul edilmi davran kurallarna (li) bo ve
rilmesine balad . Artk grg kurallar bir yana brakl
mt, insanlar kendi bencil karlarnn peine dm
lerdi. Eski mitlerden bazlar yaratcln zveriye dayal
olduuna iaret ediyordu, fakat Eksenel an Bilgeleri
bu igrnn ahlaki sonularn daha da akla kavu
turdu. nsanlm en stn duruma getirmek iin gnlk
yaantsnda herkesin zveride bulunmas gerekiyordu.72
Konfys in toplumunun eski dzenine Eksene! an
merhamet erdemini alamt. nsanlarn "bakalarn
sevmesini" gerektiren ren ("insancllk") ideali ni tantt .73
Altn Kural ilk devreye sokan o oldu: "Size yaplmasn is
temediinizi bakalarna yapmayn. "74 Eksene! ruh isel
yansmay ve kendini sorgulamay; kendinin (nefis) derin
lerinde yatanlarn zenli zmlemesini gerekli klyordu.
nce kendi gereksinimlerini, drtlerini ve ei limlerini
irdelemezsen, bakalarna da doru davranamazdn; ba
kalarna uygun bii mde sayg gstermek iin shu (kendi
ne benzemek) srecini yaamak gerekirdi. 75
Ne var ki Konfys bunun salt irade gc ya da akl
c yansmayla yap lamayacan anlamt. Bencilliin
61

mutlak aknl yalnzca, btn byk sanatlar gibi insa


nolunu beynin daha derinlerine ulamak zere ycelten
kuttrenlerin ve mziin s imyas (alimi) araclyla
mmknd.76 te yandan bir tek kuttrenlere katlmak
da yeterli olmazd: nemli olan onlarn arkasnda yer
alan, kibri, kini ve kskanl yenmek iin bakalarna
"yumuak bal" (rang ) davranmay telkin eden ruhu anla
makt.77 Tapnanlar dier katlmclara balarn eerek
selam verip trenin gereklerine boyun eerken ve gerekti
inde nderlii bakalarnn a lmasna izin verirken -b
tn bunlar ulu bir mzik eliinde gerekleirdi- olaan
ilemlerde ve ilikilerde arkadalarna nasl davranacakla
rn renirlerdi. Konfys gemiten rnek alnabilecek
modeller aryordu. inlilerin tanrlara ilikin hi ykleri
yoktu, ama aslnda mitolojik olan, ancak tarihsel kiilik
ler olduklar dnlen kltr kahramanlarna sayg du
yarlard . Konfys'n zel kahramanlar eski zamann
be B ilge Kralndan ikisiydi. lki Yao idi; inlilere yalnz
ca kuttren ve mziin yerinde kullanmn retmekle
kalmam, onlara rang erdem ini de gstermiti. Oulla
rndan hibirinin hkmdar olamayacana hkmedip
erdemli b ir kyl olan Shun'u kendine halef olarak se
miti . Shun kendisini ldrmeye alm olan babasyla
erkek kardelerini sevmeye, onlar dinleyip sayg gster
meye devam ederek grlmedik bir zgeci tutum sergile
miti .
Gel gelelim Konfys iin kuttrenler, doru anla
lrsa, byle mitolojik yklerden daha nemliydiler. Kur
ban kuttrenlerinin adak adanan tanrlar glgede brak
t Vedik Hindistan da benzer gelimelere sahne oluyor
du. Tanrlar giderek dinsel bilinten uzaklayordu, M
sekizinci yzylda kuttrenlere yenilik getirenler salt bi
reysellii ne karan yeni bir toplu tapnma yntemi bul
mulard. Bundan byle i nsanlar, yardm iin tanrlara
ynelmeyeceklerdi ; kuttrensel alanda kendilerine dzen62

l i bir dnya yaratmak zorundaydlar. Byle trenlerle olu


an, Brahman adndaki g yle youn bir biimde yaa
nrd ki tanrlarn tesinde son gereklik olduu ve dnya
y var ettii dnlrd . Gnmzde bile dinsel bir
len, Hintlilerin anya manas, "teki zihin" adn verdii,
olaan, dind bilinten ok farkl olan esriklii doura
bilir. H intlilerle inlilerin toplu tapnmaya nem verme
leri bize mitin bu balamdan soyutlanm olarak ele al
namayacan an msatr. Mit ve klt uygulamalar birbir
lerine eit ortaklardr, ikisi de kutsal anlaynn iletilme
sine yardmc olur ve ou zaman bunu birlikte yerine ge
tirirler, ama kuttren bazen ne kar.
te yandan Eksene! B ilgelerin hepsi nc bir bile
ke konusunda hemfikirdiler. Mitin doru anlamn kavra
mak iin yalnzca ona duygusal titreim kazandran ayin
leri yerine getirmek yetmez, ayn zamanda doru ahlaki
tutumu taknmak gerekir. Gnlk yaant nz Konf
ys'n ren , rang ve shu dedii dorultuda gelime kaydet
m iyorsa, Yao ya da Shun ile ilgili bir mit size soyut ve be
l irsiz gelecektir. Vedik Hindistan'da kuttrensel etkinlik
lere karma (eylemler) denirdi . te yandan Buddha kur
ban etme trenleriyle i lgilenmezdi. Karma kavramn ye
niden tanmlamt, onlar olaan eylemlerimizin esin
kayna olan amalar d iye grrd.78 Drtlerimiz isel
karma ; kuttrenler yerine getirmekten ok daha nemli
olan zihinsel etkinliklerimizdi ve en az grnrdeki ey
lemlerimiz kadar nem tarlard . Eksene! dneme zg
bir devri mdi bu, gerek maneviyat gerekse mitoloji anlay
n derinletirmi ve iselletirmiti . Mit hep eylem ister
di. Eksene! an bilgeleri, merhametle adalet gnlk ya
ama uygulanmad srece mitin gerek nemini ortaya
koyamadn gstermilerdi.
M nc yzylda Dao De ling'in Laoz i diye bilinen
yazarnn da geleneksel kuttrenle ilgili olumsuz grle
ri vard. Li yerine Hintlilerin yoga uygulamasn andran
63

younlama altrmalarna umut balamt. Uygarln


insanolunu doru Yol'dan (Dao) ayran bir hata olduu
na inanrd. Laozi, insanlarn teknoloj isiz, sanatsz, kl
trsz ve savasz bir ekilde yaadklar, tarma bal ba
sit toplumun Altn an aryordu. 79 inliler bu Altn a
n, kendine pahalya mal olsa da insanoluna tarm bili
mini retmi olan kltr kahraman Shen Nong'un l
myle birlikte son bulduuna inanrlard. Shen Nong
hangisinin yenebilir olduunu anlamak iin btn bitkile
ri tatm, b ir gnde yetmi kez zehirlendii olmutu. M
nc yzyla gelindiinde daha gl krallklar kk
devletleri ve toplumlar arka arkaya yaanan ykc sava
larla paralayp yutarken Shen Nong m iti de deimiti.
Artk ideal hkmdar olarak grlyordu. Sorumluluun
tek elde toplanmad bir imparatorluk ynettii, buyru
undakilerle omuz omuza kendi topraklarn ekip bitii,
ynetiminde rahiplere, yasalara ya da cezalara yer verme
dii sylenirdi. dealist mnzeviler, Shen Nong idealini
gerekletirmek uruna, toplum yaantsndan elini aya
n ekmiti; kk devletlerin hkmdarna seslenen
Dao De ling de benzer tler verir. Yaplacak en iyi ey
byk gler kendi kendilerini alt edene dek geri ekil
mek, susup beklemek ve hibir ey yapmamaktr.
te yandan Eksenel dnemin btn retmenleri gibi
Laozi de yalnzca yaam savamnn elverili yollarn de
il , dnyann alkantlarnn ortasnda akn barn kay
nan aramakla ilgi leniyordu. O, tanrlarn tesine geen
ve btn varoluun anlatlmaz temeli olan son gerekli
in, Dao'nun peine der. Bu, kavramlatrabildiimiz
her eyden stndr, ancak, i sel boluu bencil isteklere
ve agzlle yer vermeden doldurur ve sevecen bir tu
tum iinde yaarsak, Dao ile uyum iinde olur, bylece
dnm geiririz. Uygarln amaca ynelik yapsndan
vazgetiimiz zaman "Yol" a uyum salarz. so Laozi ideal
yneti m biimini tanmlarken Shen Nong'un mitolojik Al64

tn ana bavurduu gibi, Dao'yu akla getirmek iin


(popler kltrn paras olmu) geleneksel mitlerden de
medet umar. Dao Yaam Kayna, Mkemmel Ata ve ay
n zamanda Ana'dr. Tarihncesinin insanolu Ulu Ana'y
fkeli ve iddetli biri olarak grrd, fakat yen i Eksenel
ruhta Laozi ona merhameti yaktrmt. Onu gerek ya
ratcln ayrlmaz bir paras olan zveriyle ilikilendir
miti. 8 1 Tarihncesi n i n kadnlaryla erkekleri bazen yeral
tnda tneller kazarak ana rahmine dn temsil eder
lerdi. Laozi de B ilge'nin, mkemmel i nsann evrenin
"Yol"una boyun ederek bu dn yerine getirdiini im
gelerdi.
Gerek Laozi gerekse Buddha i nsanlarn yeni fikirleri
anlamalarna yardmc o lmak iin eski m itlerden yarar
lanmaya istekliydiler. Hayvan kurban etmenin yalnzca
yararsz olmayp ayn zamanda zu lm olduuna inanan
Buddha, Yedik kuttrenciliine kar geliyordu, ama gele
neksel mitolojiye hogrlyd. Tanrlarn etkili oldukla
rna artk inanmyordu, gene de onlar sessizce bir kena
ra brakmay baarm, hibirine kar ideoloj ik saldrya
gemeye gerek grmemiti. Onlara yeni, simgesel bir an
lam da ykled i . Yaamn anlatan baz yklerde Brah ma
gibi yce tanrsal varlk ya da lm tanrs Mara gibi tan
rlar, onun iin, kendi i dnyasnn yansmas ya da e
likili zihinsel glerin kiilemesidir. 8 2
Oysa srail'in peygamberleri bu gamsz tutumu kald
ramazlard . Kendi Eksene! yenilikleriyle badamadn
dndkleri eski mitlere kar sk bir sava atlar. Yz
yllar boyunca srailoullar Yakn Dou'nun kuttrensel
ve mit olojik yaamnn tadn karm, kendi tanrlar
Yahova'nn yan sra Ashera'ya, Baa l'e ve shtar'a tapn
mlard . Ama artk Yahova ok uzaklarda grndne
gre Hoea, Yeremya ve Hezekiel gibi peygamberler eski
insanbiimsel mitlerin kkten gzden gei rilmesini st
lenmilerdi. Eski ykler imdi anla msz geldiinden on65

larn yalan olduunu duyurdular. Yce akmlyla eski


masallarn samaln gsteren Yahova, tek tanryd ar
tk. Eski dine kar tartma balattlar. Yahova, Yce Ku
rulun bakanl iin arpan dier tanrlarn adalet ve
merhametin Eksene! erdemlerini hie saydklarna, dola
ysyla giderek ortadan kalkacaklanna, lmller gibi can
vereceklerine iaret eden bir tanr olarak tasvir edilir. 83
Yeoua, Davut ve Kral Josiah yerel putperest kltleri id
detle bastran kltr kahramanlar olarak gsterilir,84 Ba
al ya da Marduk'un altn ve gmten yaplma, bir, iki sa
at iinde bir ustann bir araya getirdii tasvirleri insan ya
pm diye alaya alnr.85
Elbette bu Ortadou putperestliiyle ilgili indirgemeci
bir grt. Fakat din tarihi nin bize gsterdii zere, bir
mit insanlara stnlk artrmaya son verince itici
olur. Salt bir tek tanrya inanmak demek olan tektanrc
lk balangta bir savamd . srailoullarnm ou hala
eski mitlerin albenisinden kurtulamamlard, buna kar
savamalar gerekiyordu. Komular nn mitolojik dnya
sndan acyla kopmular, ona yabanclamlard. Bu ge
rilimi, her b ir u zvunu acyla kvrandran Tanrsn hisse
den Yeremya'nn s kntsnda, ya da yaam kkten uyu
mazlk simgesine dnen Hezekicl'in tuhaf yaamnda
sezeriz. Tanr Hezekiel'e dk yemesini buyurmutu; len
karsnn yas n tutmas yasakt; korkun, bir trl din
mek bilmeyen bir titremeye tutu lmutu. Eksene! dnemin
peygamberleri , insanlar bilinmeyen bir dnyaya gtr
dklerini dndler; orada hibir ey ol mu varsayla
mayacak ve doal tepkiler kabul grmeyecekti.
Sonunda bu s knt yerini belli bir gvene brakt, bu
gn Yahudilik dediimiz din dodu.
Tuhaftr, bu yeni kendine gven duygusu byk bir fe
laketin ardndan geldi. 5 8 6 ylnda Babil Kral Nebuad
rezzar (Nebuadnezzar?) Kuds kentini fethetmi ve Ya
hova tapnan yerle bir etmiti. srailou llannn ou,
66

srgnlerin ziggurat kulelerinde tutulduu, toplu ayinler


asndan zengin ve de dev Esagila tapnann yer ald
B abil'e gnderildi. Buras ayn zamanda putperestliin al
benisini yitirdii yerdi. Yeni ruh halini, byk o laslkla
szde Rahipler Okulunun bir yesince, eski savakan ev
rendoumlara kar ll, sakin bir tartma niteliinde
kaleme alnm Yaradl'n ilk blmnde grrz. Sa
kin, derli toplu nesirde bu yeni yaratl m iti Babil evren
bilim ine kukuyla bakar. M arduk'un tersine, srail'in tan
rsnn dnyay yarat mak iin umutsuz savalarda arp
mas gerekmemektedir; o btn varlklar bir tek komut
la aba harcamakszn var eder. Gne, ay, yldzlar, gk
yz ve yeryz kendi balarna, Yahova'ya kar tanrlar
deild irler. Ona boyun eerler. Deniz canavar da Tiamat
deildir, Tanr'nn yaratt ve buyruklar verdii bir canl
dr. Yahova'nn yara tcl Marduk'unkinden yle stn
dr ki bir daha tekrarlanmas ya da yenilenmesi gerek
mez. Babil tanrlar kaosun glerine kar sre giden sa
vaa girip enerji depolamak iin Yeni Yl kuttrenlerine
gerek duyarken, Yahova iini bitirdii yedinci gn din
lenmeye ayrabilir.
Ne ki srailoullar kendilerine uyduu srece eski Or
tadou mitoloj is inden yararlanmaktan pek mutluydular.
Byk Ka (Exodus) kitabnda Sazlk Denizini geileri
tam tamna bir mit olarak dile getirilir. 86 Suya batma ge
leneksel olarak gei trenini simgelemekteydi; teki tan
rlar dnyay yarattklarnda denizi ikiye yarmlard - te
yandan Byk Ka mi tinde var edilen evren deil bir
halkt . kinci Yeayah dediimiz, altnc yzyl ortalarn
da Bab il'de etkili olan peygamber kesin ve anlalr bir
tektannclktan sz etmiti. Kimseden atlak ses km
yordu; Yahova'nn tek tanr olduu su gtrmezdi; reka
bet ortadan kalkt. Yeayah ayn zamanda Yahova'nn
dnyay yaratmak iin deniz canavarlarna sava atn
dile getiren eski yaratl mitlerini, Ortadou'nun btn
67

yce varlklar gibi ilk Deniz'e kar kazanlan bu zaferi,


Yahova'nn Byk Ka srasnda S azlk Denizini i kiye
yarmasn akla getirmektedir. srailoullar a rtk yaadk
l ar dnemde yce varln g gsterisini bekleyebilirler,
n e de olsa Tanr srgn tersine evirecek, onlar yurdu
na geri getirecektir. Glgam Desta n n n Habilli yazan es
ki tarihle mitolojiyi birletirmiti, kinci Yeayah daha
fazlasn yapar. Kendi tanrsnn ilk edimleriyle yaanan
olaylar aras nda kpii kurar. 87
Eski Yunan'da, m itlerden daha farkl bir zihinsel aa
mada ileyen logos ( muhakeme), Eksene! an itici g
cyd. Mit herhangi bir anlam karmak iin duygusal
katlm ya da bir tr kuttrensel taklide gerek duyar, logos
ise yalnzca eletirel akln anlayabilecei biimde zenle
aratrarak gerei oluturur. Bugn Trkiye snrlarnda
olan yonya'mn Grek topluluklarnda ilk fizikiler eski ev
renbilimsel mitleri aklc bir temele dayandrmaya al
mlard. Ancak bu bilimsel giriim yine de eski mitolojik
ve arketipal dnce biim ine balyd . Bir anlamda Enu
ma Elish'i artnyordu; dnyann ilkel bir tr nesneden
evrimletiini, gksel bir varln eliyle deil evTenin d
zenli yasalarna gre varolduunu kabul ederlerd i . Anak
si mandros'a gre , (yaklak 6 1 1 -547) zgn arche ( ilk z
dek) i nsan gzyle yaad m z hibir eye benzemezdi.
Ona Sonsuz Varlk adn vermiti ; dnyam zn bildik ele
mentleri s cakla souun srayla etkiledii bir sre sonu
cunda olumulard. Anaksimenes (lm. yak lak 500) ilk
zdein sonsuz hava olduuna inanrd ; Herakli tos iinse
(parlay yaklak 5 00) bu , ateti. Bu ilk varsaymlar en az
eski m i tler kadar kurguya dayalyd , nk dorulan ma
lar olanak dyd . air Ksenofanes ( parlay 540-500)
bunu gerekletirdi ve i nsan dncesinin sn rlar zeri
ne kafa yordu. Aklc bil' tanrbilim yazmaya al rken
tanrlarla i lgili insanbiimsel mitleri gzden karm ve
yerine phsikoi ad verilen soyut, kiilii olmayan, mane'

68

vi ancak hareketsiz, her eyi bilen ve her eye kadir bir g


cn bilimine boyun een bir tanrsal varlk koymutu.
yonya fiziine, Eski Yunan'da Eksene! ruhun ilk g
rnmesine ilgi duyanlarn says ok azd. Felsefe tutkusu
drdnc yzy lda gl kkler salmadan nce Atinallar
yeni bir kuttren tii, dinsel bir len ortamnda eski
mitlerin daha byk bir ciddiyetle yeniden sahneye kon
duu , ayn zamanda da onlar yakndan i nceleyen traged
yann taklidini (nzimesis) gelitirdiler. Aeschylus (yaklak
5 2 5 -45 6 ) , Sophokles (yaklak 496-405) ve Euripedes
( 480-406) seyircileri yarg kurulu yerine koyarak tanrla
r yarglyorlard . M it kendini sorgulamaz; bir lde z
deleme ister. Tragedya ise kendiyle geleneksel mitoloji
arasna biraz mesafe koyar, en temel Grek deerlerinin
bazlarn sorgulard. Tanrlar gerekten adil ve drst
mydler? Kahramanln, Grek olmann ya da de mokra
sinin deeri neydi ? Tragedya gei dneminde ne k
mt, eski mitlerin ehir devletleri yeni siyasal gerekli
inden uzaklamaya balad bir dnemdi bu. Oedipus
gibi bir kahraman hala geleneksel mitolojik ideallere bel
balar, fakat onlar dt ikilemden kurtulmasna yar
dm etmezler. M itolojik kahraman zafere ya da hi olmaz
sa bir lde zme giden yolda engellerle dvebilir
ken, tragedya kahraman iin byle zmler yoktur. Ac
ve aknlk iindeki kahraman bilinli seimler yapmal
ve sonularna da katlanmaldr.
N e ki btn ikona dmanlna karn tragedya gele
neksel kuttren formunda sahnelenirdi. Her dinsel tren
gibi ayr tutulan felaketten toplumsal paylama doru
hareketi temsil ederdi, fakat isel yaam ilk kez devletin
(polis) dinsel yaamna karyordu. Dnm tanrs Di
onysos'un lenlerinde tiyatro oyunlar sergilenmesi Ati
nal genliin inisiyasyon trenlerinde ve tam yurttalk
kazanmasnda nemli bir rol oynad. Topluma kabul t
renlerinde hep grld zere tragedya, seyircileri dile
69

getirilmeyenle yzlemeye ve arl yaamaya zorluyor


du . Bu yakla m kurban ideolojisine yakndr, nk sonu
arnmaya, (katharsis) yree ve zihne akn eden iddetli
acma ve korku duygularnn sonularndan kurtulmaya
varr. te yandan bu yeni kurban etme biimine Eksene!
dnemin merhameti alanmt, seyirciler bakasnn
aclarn kendi aclarymasna hissetmeyi renir, dola
ysyla duygudalk ve insanlk ufuklar genilerdi.
Platon tragedyadan holan mazd, ok duygusal bulur
du; ruhun akld yann beslediine ve insanlarn btn
gizilglerinin yalnzca logos araclyla aa kabilece
ine inanrd.88 M itleri kocakarlarn masallarna benze
tirdi. Gerek kavray bir tek mantkl, aklc sylemle sa
lanabilirdi. 89 Platon'un Sonsuz dea kuram, dnyevi var
lklarn yannda yalnzca bir glge olarak kald, gksel
ilkrneklere ait eski mitlerin felsefi eitlemesidir. te
yandan Platon iin Ak, Gzellik, Adalet ve yi kavramla
r ne mit ne de kuttrenlerin verdii igryle, bir tek zih
nin mantk gcyle sezilebilir ya da alglanabilir. Aristo
teles de Platon'la ayn grteydi. Eski mitleri anlalmaz
bulurdu : "nk ana ilkeleri tanr ya da tanrlardan tre
yenlerdir, gzel kokulu iecek (nektar) ve yiyecekten tat
mayanlar lml olur derler. . . fakat bu gerekelerin ger
ee uyarlanmasna bakarsak, bunlar anlalmaz szler
dir." Aristoteles mitleri tpk felsefi metinler gibi okurdu.
B ilimsel adan bakldnda m itler sama gelir, gerein
peinde olan biri "tantlama yoluyla muhakeme yapanla
ra dnse" daha iyi olur.9 Felsefe almalar o gne dek
birbirini btnleyen mitos ile logos arasnda uuruma yol
ama benzer.
Bununla snrl kalmad. Mite ynelik btn hogr
sz yaklamna ramen Platon fikirlerin aratrlmasnda
ona felsefi dilin tesinde nemli bir grev verdi. yi hak
knda logos erevesinde bir eyler syleyemeyiz, nk o
bir canl deil, hem Varln hem de B ilginin kaynadr.
70

Evrenin kkeni ya da tanrlarn doumu gibi nedensellii


anlalmaz k ld sanlan ve mantks zla iyice bulat
iin tutarl savlarla dile getirilemeyen baka sorunlar da
bulunur. Buna gre, konu felsefi sylemin aasnda ka
lrsa akla yatkn bir yknce (fabl) houmuza gidebi lir.9 1
rnein, Pluton ruh hakknda yazarken , dounun ruhg
(reenkarnasyon) mitine bavurur.92 Aristoteles tanr
larla ilgili baz mitlerin dpedz sama olduunu savu
nurken, bu gelenein -"ilk tzlerin hepsinin tanr o ldukla
r"- temelinin "gerekten tanrsal" olduunu kabul eder.9 3
Demek ki Bat dncesinde elikiler vard . Greklerin

logos'u mitolojiye kar kyor gibiydi, ancak filozoflar


onu usu dncenin ilkel atas diye grerek ya da dinsel
sylem iin gerekli olduunu dnerek m iti kullanmay
srdrdler. yle ki Eksene! adaki Grek usuluu b
yk edinimlerine karn Grek dini zerinde hibir etki
yapmamt. Grekler tanrlara kurban vermeyi srdrd ,
Eleusis gizemlerinde rol aldlar, ta Milattan Sonra altnc
yzylda bu putperest din mparator Justinianus tarafm
dan zorla yasaklanana ve yerine H ristiyanlk m itosu ko
nana dek lenlerini kutladlar.

71

Eksenel a Sonras
(M yaklak 200-MS yaklak 1 500)

Buraya kadar olan tarihsel aratrmamzda insanolu


nu, mi tolojisini gzden geirmek zorunda brakan belli
bal entelektel, tinsel ve toplumsal devrimler zerine
younlam bulunuyoruz. Eksene! a sonrasnda biny
l akn bir sre karlatrlabil ir hibir deiim dnemi
yaanmamtr. Ti nsel ve dinsel konularda bugn hala
Eksene! dnemin bilge leriyle filozoflar nn igrleri ne
gveniriz; MS on altnc yzyla dek mitin durumu teme
linde ayn kalmtr. Bu tarihin geri kalannda Bat zeri
ne younlaacaz, bunun nedeni yal nzca bir sonraki
ilerleme dneminin burada balamas deil, ayn zaman
da Batl insanlarn mitolojiyi oktandr kukulu grmeye
balam olmalardr. Ayrca Batl di nler zerinde de yo
unlaac:z, nk tektanrc inan da, bir lde,
mitoloj ik deil tarihsel olduklarn ileri srer. D ier
nemli dinlerin mite ynelik tutumlar o kadar kararsz
deildir. Hinduizmde tarihe geici ve yanltc gzyle ba
klr, bundan dolay tinsel adan gz nnde bulundur
maya demez. H indular mitlerin ilk rneksel dnyasnda
kendilerini daha rahat hissederler. Budizm byk lde
psikolojik bir dindir, psikolojinin erken biimi olan mito
lojiyi kendine yakn grr. Konfyslkte kuttren
her zaman mit anlatlarndan daha nemli olmutur. Fa73

kat Yahudiler, Hristiyanlar ve Mslmanlar kendi tanr


larnn tarih iinde etkin olduklarna ve bu dnyadaki
gncel olaylarda kendini gsterdiine inanrlar. Bu olay
larn hepsi gerekten yaanm myd yoksa "yaln zca"
mit miydiler? Platon ve Aristoteles ile birlikte mite kar
Batl zihinlerin taknd tedirgin tutum nedeniyle tek
tanrclar belli aralklarla kendi dinlerini felsefenin aklc
ltlerine uygun klmaya kalktlar, gelgelelim ou bu
nun yanl olduu sonucuna varacakt.
Yahudilik baka insanlarn mitoloj ilerine ynelik a
tkl bir tutum izledi. D ier toplumlarn mitlerine kar
dmanca bir duru benimsedii dnlmekle birlikte,
bazen de bu yabanc ykler yardmyla Yahudi grn
dile getirdii olurdu. Daha da tesi Yahudilik daha ok
mite esin kayna olmay srdrd. Bunlardan biri Hris
tiyanlkt. sa ve ilk havarileri Yahudiydi ve Yahudi tinsel
liine derin kk salmlard, sa'y mitolojik bir mite d
ntrm olduu sylenen Aziz Paul de yle. Burada k
mseyici bir ama yok. sa gerekten tarihsel biriydi , Ro
mallar tarafndan MS 30 ylnda ldld, ilk havarileri
de onun ldkten sonra -bir anlamda- dirildiini dn
mlerdi besbelli. Ne var ki tal"ihsel bir olay mitletirilme
dike dinsel adan esin kayna olamaz. Anmsanaca
gibi mit bir zamanlar -bir biimde- yaanm, ayn za
manda da hep yaanan bir olaydr. Meydana geliini belli
bir dnemi kapsayan snrlardan kurtarmak ve gnmz
de tapnanlarn yaamlarna tamak gerekir, yoksa ei
benzeri olmayan, tekrarlanamayan bir olay ya da bakala
rnn yaamlarna gerekten etki edemeyen tarihsel bir
gariplik olarak kalr. srail insanlarnn Msr'dan kap
Sazlk Denizini getikten sonra neler yaandn tam ola
rak bilmiyoruz, nk bu yk mit olarak yazlmtr. F
s h bayram kuttrenleri yzyllardr bu masal Yahudile
rin tinsel yaamlarnn odak noktasna getirmekte, onlara
kendilerini M sr'dan kam bir kuan ocuklar olarak
74

grmelerini anlatmaktadr. Kuaklar boyunca tapnanla


rn yaamlarna ve yreklerine getirilmi olan dntr
me kuttreni olmakszn bir m iti doru anlamak mm
kn deildir. Mit eylemi gerektirir: Byk Ka miti Ya
hudilerin zgrle kutsal bir deer veri lmesinin alan
masn; kle olmann da eziyet etmenin de reddini gerek
tirir. Kuttrensel uygulamalar ve ahlaki tepkilerle yk
uzak gemite yaanm bir olay ol maktan kar, yaayan
bir gereklie dnr.
Aziz Paul de aynsn sa iin yapmt. ok seyrek aln
t yapt sa'nn retileri ya da yeryzndeki yaamnda
bandan geenler onu pek ilgilendirmiyordu. "Bir za
manlar insan kl nda sa'y tandmz bilsek de," diye
yazmt Korintli yen i inananlara, "artk o tandmz ki
i dei l."94 nemli olan onun lmnde ve dirilmesinde
yatan "gizem" (Greke mitos ile ayn kkten gelir bu sz
ck) idi . Paul, sa'y len, sonra da yeniden canlanan son
suz, mitolojik bir kahramana dntrmt. sa arm
ha gerildikten sonra Tanr tarafndan esiz ulu bir konu
ma karlm, varl n daha yksek bir biimine "yksel
meyi" baarmt.95 te yandan vaftiz olan herkes (suya
batla gelen geleneksel dnm) isa'nn lmn yaar
ve yeni yaamn paylar.96 sa yalnzca tarihsel bir kii
lik deil, sa ile ayn zgeci yaam sren kuttrensel ve
ahlaki disiplin arac lyla Hristiyanlarn yaamlarnda
tinsel bir gereklikti artk.97 Bundan byle H ristiyanlar
onu "insan klnda" tanmyorlard, fakat baka insanla
rn iinde, kutsal yazlar aratrrken ve Aai Rabbani
ayinlerinde karlaacaklar onunla. 98 Bu mitin doru ol
duunu tarihsel belgelerden deil, dnm yaam ol
duklar iin biliyorlard. Demek ki sa'nn lm ve "diri
lii" bir mitti: bir zamanlar sa'nn bandan gemi ve ar
tk hep yaanan bir durumdu.
Hristiyanlk Eksene! adaki tektanrcln zamana
uygun yeniden ifadelerinden biriydi; dieri de Mslman75

lkt. Mslmanlar M uhammed Peygamberi ( M S yaklak


540-632) kitap getirmi peygamberlerin ve sa'nn varisi
olarak grrler. Onun Araplara getirdii kutsal kitap olan
Kuran'n mitle hi sorunu olmamt. indeki her drtl
e ayet, mesel denir. Peygamberlerle -Adem, Nuh, bra
him, M usa ya da sa- ile ilgili anlatlan btn ykler
ayet, dier bir deyile "mesel, tebihtir" , nk tanrsal
varlklardan yalnzca iaret ve simgelerle sz edilebilir.
Arapa q-ran szc " zikir" demektir. Kutsal kitap din
d bavuru kaynaklar gibi bilgi edinmek amacyla tek
bana okunmaz, caminin kutlu ortamnda zikredilir ve
eer Mslman bir kii ahlaki emirler dorultusunda ya
amyorsa, gerek anlam kavranmayacaktr.
Bu tarihsel dinlerin mitolojik boyutu nedeniyle Yahu
diler, H ristiyanlar ve Mslmanlar kendi igrlerini
aklamak ya da bir bunalma karlk vermek iin mito
loj iden yararlanmay srdrdler. Gize mcileri (mistikler)
hep mite bavurdular. Gizemcilik ve gizem szcklerinin
Grek dilinde anlam: 'gzleri ya da dudaklar kapat
mak'tr. kisi de belirsiz ve dile getirilemeyen deneyimlere
gnderme yapar, nk szn tesindedirler ve d dn
yadan ok i dnyayla ilikil idirler. G izemciler btn din
sel geleneklerde gelitirilmi ve kahramann mitolojik
araynn bir t olmu youn dikkat disiplinleri arac
lyla ruhun derinliklerine i nerler. M i toloji bunu sakl, i
sel bir boyut olarak tanmladndan, gizemcilerin yaa
dklar deneyi m leri ilk bakta geleneklerinin inan sa
lamlna kar gibi grnebilecek mitlerle anlatmalar
doaldr.
Yahudilerin gizemci gelenei Kabala'da bu durum
zellikle belirgindir. Kutsal kitap yazarlarnn Babil'e ya
da Asur mitolojisine dmanca yaklatklarn grm
tk. Oysa Kabalaclarn imgeledii tanrsal evrim sreci
Enwna Eli'te dile getirilen tedrici tanrdoumdan ok da
farkl deildir. Akl s r ermeyen ve bilinemeyen, gizemci76

!erin En 'Sof (Sonu olmayan) dediklerini yce varlktan


on tanrsal sefirot (rakam) km, En Sof'tn Kendi tekli
inden ini ve Kendi ni insanoluna anlatma srecini tem
sil eden on k domutur. 99 Her bir sefira kendini aa
vunun (tezahr) bir aamasdr ve kendi s imgesel anla
m vardr. Her biri s nrl insan akl n tanrnn gizemine
daha eriilebilir klar. Her biri Tanr Sz, ayn zamanda
da Tanrnn dnyay yaratma nedenidir. Son sefira Shek
hinah (Sakine) adn alr, Tanrnn yeryzndeki hazr
bulunmasdr bu. Shekhinah ou zaman kadn, Tanrnn
dii yn olarak imgelenir. Kabalaclardan bazlar tanr
sal varln eril ve dii elerinin cinsel kurula girdikleri
ni bile dnr, bunu btnlk ve yeniden birleme i m
gesi olarak alr. Kabala'nn baz biimlerinde Shekhinah
kaybolmu ve tanrdan uzaklatrlm, tanrsal dnyadan
srgne gnderil m i ve kendi kaynana dnme zlemi
eken bir gelin olarak dnyay dolar. M usa Yasalar
zenle gzetilirse, Kabalaclar Shekhinah'n srgnne
son verip dnyay Tanrya geri verebil irler. Kutsal kitap
anda Yahudiler, Anat gibi tanrsal eini aramak adna
dnyay dolaan ve Baal ile yeniden cinsel birlemesini
kutlayan yerel tanra kltlerinden nefret ederlerdi. An
cak Yahudiler gksel varln gizem li bir yolla kavranma
sn dile getirmenin bir aresini bulmaya al nca, svg
ler dzdkleri bu putperest miti st kapal onaylam ol
dular.
Kabala kutsal kitaba dayanmyor gibi giinmekteydi,
ancak modern adan nce bir mitin hibir "resmi" eit
lemesinin olmad varsaylrd. nsan lar yen i bir mit t
retmekte ya da eski mitoloj ik bir anlatnn kktenci yoru
mnu yapmakta hibir saknca grmezlerdi. Kabalaclar
Kutsal Kitab olduu gi bi okumazlard; kutsal metindeki
her bir szcn u ya da u se(iraya gnderme yapan
eletirel yorum lama yntem i gelitirm ilerdi. rnein,
Yaradln ilk blmndeki ier drtlk Tanrnn sakl
77

yaamnda karl olan bir o lay anlatyordu. Dahas Ka


balaclar Yaradl'ta anlatlanlarla hi benzerlik tama
yan yeni bir yaratl miti tretmekten de ekinmemi ler
di. Yahudiler 1 492 ylnda Katolik monarinin ba Ferdi
nand ve Isabella tarafndan spanya'dan snr d edildik
ten sonra birou I. Yaradl'taki yattrc ve dzenli ya
ratl mi tiyle iliki kuramaz oldular, o zaman da Kabala
c saac Luria ( 1 534-72) kusurlu yarat ln sonucunda
oluan yanl balanglar, tanrsal yanllar, patlamalar,
kesi n yasaklamalar ve iddetli felaketlerle dolu, her eyin
yanl yerde bulunduu bambaka bir yaratl miti anlat
t. Kutsal kitaptaki yklerden grlmedik biimde ayrl
masyla Yahudileri artmak yle dursun, Luria'nn Ka
balas Yahudilerin kitle hareketine dnt. Altnc yz
y lda Yahudilerin bandan geen traj ik olaylar yanstan
bu mit tek bana deildi. Luria mite can veren zel kut
trenler, meditasyon yntemleri ve ahlaki disiplinler bul
mu, dnya apndaki Yahudilerin yaamlarnda tinsel
bir gerek li k yaratmtr.
Hristiyan ve Mslman tarihlerinde de benzer rnek
ler vardr. Batdaki Roma mparatorluu ykldnda,
Kuzey Afrika'da Hippo piskoposu Aziz Augustine (3 54430) Adem ve Havva mitini yeniden yorumlam ve lk
Gnah mitini gelitirmiti . Adem'in boyun emezlii y
znden Tanr btn insan rkn sonsuza dek lanetlemiti
(hibir kutsal kitapta dayana olmayan bir fikir daha) .
Su, hazz Tann'da deil de yalnzca yaratklarda arayan
akld arzu demek olan, ilk gnahn kalc etkisi "ehvet"
ile kirlen mi cinsel eylem yoluyla Adem'in soyundan ge
lenlerin tmne m iras kalmt. ehvet en youn olarak
Tanr'nn enikonu unutulduu ve yaratklarn utanmadan
birbirlerinden zevk aldklar cinsel eylemde belliydi. Duy
gu karmaas ve kural tanmaz tutkular tarafndan aa
lanan bu anlay biimi, Bat'daki usuluun, yasa ve d
zenin barbar kabileler tarafndan ayaklar alt na alnd
78

Roma'nn grnmne ok benziyordu. Batl Hristiyan


lar lk Gnah ou zaman inanlarnn temeli olarak g
rr, fakat Roma'nm dmedii Bizans'ta Rum Ortodoks
lar bu retiyi hibir zaman tam olarak onaylamaz,
sa'nm bizleri lk Gnahtan korumak adna ldne ve
eer Adem gnah ilemeseydi Tanr 'nn insana dnece
ini ileri srdne i nanmazlar.
slam dininde de, gizemciler Tanr' dan ayrlma ve geri
ye dnmeyle ilgili m itler gelitirdiler. Muhammed Pey
gamberin Kuds'teki Tapmak Tepesinden ( Harem-i erif)
Tanr Katna gizemli bir biimde ykseldii sylendi. Bu
mit Mslman t inselliinin ilk rneine dnm, Sofi
ler ayn mitolojik yolculuu Peygamberin gerekletirdii
esiz slam eylemi ya da Tanr'ya "teslim" olu olarak sim
geletirm itir. ii Mslmanlar Peygam berin soyundan
gelen ve iman ("nder" ) ad verilen erkeklerle i lgili m itler
gelitirdiler. Her mam gksel bilginin (ilm; ilim) yeniden
domasyd . Soy tkenince son mam iin "gizli bi linme
ze" (okltasyon) girdi ve bir gn adalet ve bar an
balatmak zere geri dnecek dediler. Bu noktada, iilik
ncelikle gizemli bir akmd, zel medi tasyon dis ip l in leri
ve tinsel yorum olm aks zn bu m it hibir anlam i fade et
mezdi. iiler mitlerinin harfi harfi ne yommlanacam he
deflememilerdi. Mslman i nancn kmser gibi gr
nen mamlk miti ku tsaln alkan tl ve tehlikeli bir dn
yad a hazr ve nazr bulunmas nn, ula labilir olmasnn
gizemci anlamda dile getirilmesinin simgesel yoluydu.
Sakl mam mitlem iti; olaan tarihten karlarak u zay
ve zamann snrlarndan kurtulmu ve Abbasi Halifesinin
buyruuyla ev hapsinde yaad dneme gre iileri n ya
amlarnda, aykr olarak, daha canl bir yer edinmiti .
yk kutsalla ilgili anlay mzn elle tutulamaz ve bo ol
duu nu , dnyada bulunduunu ama onun bir paras ol
madn dile getirir.
Ancak Greklerin anlad anlamda mitos ile logos ara79

sndaki blnme yznden, baz Yahudiler, Hristiyanlar


la Mslmanlarn geleneklerindeki zengin mitoloj ik e
lerden rahatsz olmulard . Platon i le Aristoteles sekizinci
ve dokuzuncu yzyllarda Arapa'ya evrildiinde, kimi
Mslmanlar Kuran'n dinini logos dini yapmaya al
mlard. Aristoteles'in iaret ettii lk Neden'i rnek ala
rak Allah'n varlna "kantlar" tretmilerd i. Feylozoflar
ad verilen bu kimseler slam dinini i lkel diye grdkleri
mitoloj ik elerinden temizlemek istiyorlard. G bir g
revdi stlendikleri, filozoflarn tanrs dnyevi o laylar
dikkate al madndan tarihte kendini aa vurmad, dn
yay yaratmad, hatta i nsanolunun varlndan bile ha
bersizdi. Yine de Feylozoflar ncil'i akla uygun kl maya
soyunmu slam imparatorluundaki Yahudilerle birli kte
birtakm ilgin almalar yaptlar. B una ramen Felsefe
yalnzca kk bir aydnlar topluluuyla snrl nemsiz
bir aba olarak kald. lk Neden ncil ile Kuran'n tanrsn
dan daha mantkl olabilir, ne var ki onlarla pek ilgilen
meyen tanrsal bir varln ilgisini ekmek ou kimse
iin zordur.
Rum Ortodoks H ristiyanlar bu aklc al may bel ir
gin biimde hor grdler. Kendi Elen geleneklerini tanr
d on lar; Platon\n szlerinin tersine, logos ile mitos yi
nin varln kantlayamazd. Tannbilim aratrmasnn
aklc bir aba olamayaca grndeydiler. Kutsal tar
tmak iin mant kullanmak orbay atalla imeye a
lmak kadar yararsz bir abayd . Tanr bilim ancak yaka
rlar ve ayi nler eliinde izlenirse geerli olurdu . Msl
man larla Yahudiler sonunda ayn sonuca varmlard. On
birinci yzylda Mslmanlar felsefenin tinsellikle, kutt
ren ve yakarlarla badatrlmas gerekt iine karar ver
diler ve Sofilerin mitoloj ik, gizemci dini on dokuzuncu
yzyln sonuna kadar slam'a rnek oluturdu. Benzer
bir yaklamla, Yahudi ler de spanya'dan kovulmak gibi
traj ed il er yaadklarnda filozoflar nn aklc dinin kendi80

!erine yardmc olmadn fark etmi ve zihnin derinleri


ne inerek ac ve zlem leri nin isel kaynana ulaan Ka
bala mitlerine dnmlerdi. Hepsi mitolojiyle mantn
b irbirini tmledii grne yeniden sarld. Tp, mate
matik ve -Mslmanlar n zellikle stn olduklar- doal
bilimler dnyasnda logosun yerini hibir ey doldura
mazd. Gelgelelim yaamlarnn nihai anlamn ve nemi
ni bulmak istediklerinde, umutsuzluklarn gidermeye a
ltklarnda ya da kendi kiiliklerinin i dnyasn kefet
meyi d ilediklerinde, mitin varlk alanna girmilerdi.
te yandan on birinci ve on ikinci yzyllarda Bat Av
rupa'daki Hristiyanlar, Roma mparatorluunun k
nn ardndan yaanan Karanlk ada yoksun brakld k
lar Platon i le Aristoteles'in almalarn yeniden kefet
milerd i . Yahudilerle M slmanlarn kendi mitolojilerin i
aklclatrma abalarn brakmaya baladklar bir sra
da, Batl H ristiyanlar bir daha tmyle yitirmeyecekleri
bir cokuyla bu almalara sarldlar. Mitlere olan duyar
llklar n yitirmeye balamlard . yleyse insanlarn ar
tk mitolojik balamda dnmesini ok zorlatracak in
sanlk tarihinin bir sonraki byk dnmnn kken
lerinin Bat Avrupa'dan gelmesi, belki de hi artc de
ildi .

81

Byk Bat Dnm


(MS yaklak 1 500-2000)

On altnc yzyl boyunca, neredeyse deneme ve yanl


ma yntemiyle, Avrupa halk ve sonradan onun iinden
kan Amerika B irleik Devletleri toplumu, dnya tarihin
de nceden benzeri grlmemi, on dokuzuncu ve yir
m inci yzyllarda yerkren in dier blgelerine de yayla
cak bir uygarln temellerini attlar. nsan deneyim inde
yaanan byk devrimlerin en sonuncusuydu bu. Tarmn
kefedilmesi ya da kentlerin kurulmas gibi, derin i z bra
kan, etkilerini daha yeni anlamaya baladmz bir darbe
olacakt. Yaam bir daha asla ayn olmayacakt, bu yeni
deneyin belki de en nemli -hatta olas ackl- sonucu mi
toloj inin lmyd.
Batl anlamda modernlik logosun ocuuydu. Farkl
bir ekonomik temel zerine kurulmutu. Modern ncesi
uygarl klarn yapt gibi tarmsal retim fazlasna gven
mek yerine, Batl yeni toplumlar kaynaklarn teknolojik
retimi ve sermayenin srekli yeniden yatrm zerine
kuruldu. Bylece ada toplum, tarmsal temeli kanl
maz olarak rk geleneksel kltrlerin basklarndan
byk lde kurtulmutu. imdiye kadar ok fazla ser
maye gerektiren bir bulu ya da fikir rafa kaldrlrd, n
k bizden nce hibir toplum, bugn hep olduunu var
saydmz bitmek bilmeyen altyap yapmn karlaya83

mazd . Tarm toplumlar krlgandlar, ne de o lsa hasat ve


toprak erozyonu gibi deikenlerin boyunduruundayd
lar. Bir imparatorluk byr, sorumluluklar artar ve ka
nlmaz olarak mali kaynaklar tkenirdi. Ancak Bat sre
siz yenilenebilir, potansiyeli (gizilg) olan bir ekonomi
gelitirmiti. Modern ncesi uygarlklarn alldk davra
n olan gemie bakmak ve neler baarld hakknda
konumak yerine Batllar ileriye bakmaya baladlar. Av
rupa'nn yzyln alan u zun adalama srecinde
enikonu deiiklikler yaand : sanayileme, tar mn d
nmesi, yeni koullara uyum salamak zere toplumu ye
niden rgtlemek iin s iyasal ve toplumsal devri mler ve,
miti yararsz, uydurma ve ad diye karalayan entelek
tel "aydnlanma" .
Batnn baars yararc ( pragmatik), bilimsel u hun
zaferiyd i . Yeni dstur yeterl ikti . Her eyin ilemesi gere
kiyordu. Yeni bir fikir ya da bulu akla yatkn kant orta
ya koyabilmeli ve d dnyayla uyumlu olduunu gstere
bilmelidir. M itin tersine logos, gereklerle uyum salama
ldr; znde gerekidir; bir eyin olmasn istediimizde
kul landmz dnce biimidir; evremizi daha ok de
netim altna almay ve yeni bir eyler kefetmeyi baar
mak iin srekli ileriye bakar. Bat toplumunun yeni kah
raman , bundan byle toplumunun yaran iin bilinmeyen
dnyalara girmeyi gze alan bilim adam ya da mucit ol
mutu. Tpk Eksenel an b ilgeleri gibi eski kutsallklar
alaa etmesi gerekecekti. Ancak Bat ada lnn kah
ramanlar esin kayna mitos olan tinsel dahi leri deil tek
nolojik ya da bilimsel logos dehalaryd. Bu da dnce
nin sezgisel, mitolojik yan larnn bilimsel aklcln daha
yararc , daha mantkl ruhu uruna gz ard edilebilecei
anlamna gelirdi. Batl insan larn ou miti kullanmadk
lar iin biroklar onun ne olduunu anlama yetisinden
bile uzaklatlar.
Baty yeni bir iyimserlik dalgas sarmt. nsanlar
84

evre zerinde daha ok denetim kurduklarn dn


yorlard. Artk kutsal, deitirilemez yasalar yoktu. Bilim
sel keifler sayesinde doay diledi kleri gibi ynlendirebi
l ir, kend i paylarna deni artrabilirlerdi. ada tbbn,
salkbilgisinin, emei azaltan teknoloj ilerin, i leri ulam
yntemlerinin bulunmas, Batl toplumlarn yaamlarn
da devrim yaratt . Fakat logos, insanoluna hibir zaman
ihtiyac olan nemi veremiyordu. Yaama yapsn ve an
lamn kazandran m it olmutu, oysa modernleme ilerle
dike ve logos ses getiren sonular baardka, mitoloji gi
derek daha az deer grmekteyd i. Daha on altnc yzyl
da eski mi toloj ik dnce biimi paralanp yerini alacak
yeni bir ey ortaya kmaynca, duyars z u mutsuzluun,
rperten zih insel ktrmln ve acizl ikle fke duygu
sunun giderek belirginletiini grrz. Bugn gel i mek
te olan lkelerde de benzer bir baboluk yaandna ta
nk olmaktayz.
On al tnc yzylda bu yabanclama Avrupa dinini bi
imlendirmeye, onu etkili ve ada klmaya alan re
formcularda aka belliydi. Ac veren bunalmlar ve fke
nbetleri M artin Luther' ( 1 4 8 3 - 1 546) yiyip b itiriyordu.
Ulrich Zwi ngli ( 1 484- 1 5 3 1 ) ile John Calvin ( 1 509-64) in
san varlnn snava ekilmesinden -onlar zm bul
maktan alkoyan bir hastalk-- nce Luther'n tm aresiz
l iini paylamlard . Yeniden yorumladklar Hristiyan
lk ufukta beliren ada ruhun mitolojik bilince nasl
kar olduunu gzler nne sermiti. Modern ncesi din
de, benzerlik kimlik olarak alglanrd, dolaysyla simge
gerei temsil ederdi . imdiyse, reformculara gre Aai
Rabban i gibi bir tren "yalnzca" bir simge - apayr b ir
eydi . Modern ncesinde btn kuttrenlerde olduu gibi
Kilise Ayininde de sa'nn kurban edilerek lm mitolo
j ik ve sonsuz olmas nedeniyle yeniden sahnelenir, byle
ce onu yaanan gereklie dntrrd. Reformcularn
gznde ise yaanm bitmi bir olayn anlmasyd bu.
85

Kutsal yazlara verilen nem artmt, ancak ada mat


baann icad ve yeni yaylan edebiyat, insanlarn kutsal
metin alglayn deitirmekteydi. Toplu olarak ezber
den okumann yerini tek bana , sessizce okuma alyordu.
Artk herkes ncil'i ayrntsyla reniyor ve kendine gre
bir gr gelitiriyordu, fakat artk kuttrensel balamda
okunmadndan dier btn ada metinler gibi orada
yazanlar da somut bilgiler olarak dind bir tutumla ele
almak kolayd.
Hayattaki pek ok ey gibi ada keiflerin ou da
sorunlara gebeydi. Yeni astronomi evrenin byleyici ka
p larn amt. Nicolas Copernicus ( 1 473- 1 543) yapt
bilimsel aratrmalar onu huu iinde brakan dinsel bir
faaliyet diye gryordu . Ne var ki bulduklar rahatsz edi
ciydi. Mit insanolunu evrenin kendisiyle sar l olduuna
inandrmt, oysa imdi anlaldna gre ufack bir yl
dzn evresinde gze bile arpmayan bir gezegenin ky
sndaydlar. B ir daha kendi alglarna gvenemezlerdi ,
nk duraan gibi grnen yeryz aslnda hzl hareket
halindeydi. Srekli kendilerine ait fikirler edinmeye zen
dirilmekteydiler, te yandan giderek yalnzca olaylarn
doasn yorumlayabilen ada "uzmanlarn" klesi olu
yorlard .
Britanya'da Francis Bacon ( 1 56 1 - 1 626) bilimi mitolo
j inin zincirlerinden kurtarmak adna bamszlk ilan et
miti . in Advancement of lRaming ( 1 605) adl almasn
da yeni ve parlak bir a duyuruyordu. Bilim insanln
acsna son verecek ve dnyay kurtaracakt. H ibir ey bu
geliimin nne geemezdi. Dinin btn mitleri sk ele
tiri szgecinden geirilmeli, eer kantlanm gereklerle
eliirlerse, bir kenara braklmalydlar. Mantk tek ba
na bu geree ulamaya yeterdi . Deneye dayal deerleri
tmyle zmseyen ilk bilim adam Sir Isaac Newton
( 1 642- 1 7 2 7 ) olsa gerek, kendinden ncekilerin bulgularn
en ince noktasna kadar kullanarak bilimsel deney ve 86

karsama kurallar gelitirmiti. Dier insanlara dnyayla


ilgili ei grlmedik ve gvenilir bilgiler verdiine, kefet
tii kozmik sistemin gereklerle tmyle rttne, ev
renin aprak makinesini var eden byk bir "Makine"
olan Tanrnn varln kantladna inanyordu .
Bununla birlikte enikonu logosa dalmas, Newton'a da
ha sezgisel alglama yntemlerine deer verme olana
vermiyordu. Ona gre mitoloji ve gizemcilik dncenin
ilkel biimleriydi. Hristiyanl Kutsal l gibi mantk
yasalarna aykr retilerden temizlemeyi kendine grev
bilmiti. Bu retinin drdnc yzyln Grek tanrbilim
cilerince, Yahudi Kabalaclarnkine benzer bir mit olarak
yaratldn gremiyordu. Nyssa ( Kapadokya blgesinde
bir kasaba) Piskoposu Gregory'nin (33 5-395) aklam ol
duu gibi Baba, Oul ve Kutsal Ruh nesnel, varlkbilimsel
gerekler deil, "adlandrlamayan ve dile getirilemeyen"
tanrsal yapnn snrl insan zihinlerimize kendini uyarla
masn belirtmek iin "kullandmz terimler" 1 00 oluyor
du. Kutsal l'nn varln aklc yollarla kantlayamaz
dnz. Mziin ya da iirin elle tutulamaz zelliinden
farkl deildi bu. Ancak Newton Kutsal l'ye aklc bir
yaklamla bakabiliyordu. Herhangi bir ey mantksal ola
rak aklanamyorsa, uydurma demekti. "Din konularnda
insanln ateli ve bo inanl hali grlr," diye yazm
t fkeli bir dille, "her zaman gizemli olaylara merak sal
m ve bundan tr daha ok en az anladndan holan
mtr." 1 0 1 Bugnn evrenbilimcileri artk Newton'n akl
c tanrsna inanmazlar, te yandan Batllarn ou,
onun manta ncelik veren, mite, hatta dinsel konulara
kukuyla bakan tutumunu sergiler. Newton gibi onlar da
Tanr'nn nesnel, kantlanabilir bir gereklik olmas ge
rektiini dnrler. Bylece Batl Hristiyanlarn nem
li bir blm Kutsal l'yle sorun yaar. Onlar da New
ton gibi Kutsal l mitinin Hristiyanlara, tanrsal varl
basit bir kiilik olarak dnmeye kalkmamalar ge87

rektiini an msatmak zere uydurulduunu anlamaktan


uzaktrlar. 1 0 2
Bilimsel logos ve mit badamyordu. imdiye kadar
bilim, nemini aklayan kapsaml bir mitoloji ereve
sinde yrtlmt. Enikonu dindar biri olan Fransz
matematiki Blaise Pascal ( 1 623-62 ) usuz bucaksz evre
nin "sonsuz sessizliinin" ada bilimle bozulduunu ak
lna getirdiinde dehet iinde kalmt .
nsanlarn kr ve ackl halini grdmde, b
tn evreni kendi canszlnda mtalaa ettiimde
ve insann kendini oraya koyann kim olduunu,
ne yapacan ya da ldnde ona ne olacan
bilmeksizin evrenin bir kesinde yolunu yitir
m iesine n kaybettiini, hibir eyi bilme
yetisi olmadn dndmde, uyurken ka
yolu olmayan korkun bir ssz adaya gtrl
m, uyandnda kaybolduunu gren biri gibi
dehete kap lr m . 1 0 3
Bu tr bir yabanclama ada dnemde yaanan de
neyimin de bir paras olagelm itir.
On sekizinci yzylda Aydnlanma dnem i boyunca sis
perdesi kalkm gibi grnyordu. John Locke ( 1 6 321 804) kutsaln varoluunun kantlanmasnn olanaksz ol
duunu anlamt , ancak Tanr'nn varlndan ve insanl
n daha olumlu bir aa g irdiinden kuku duymuyordu.
Alman ve Frans z Aydnlanma filozoflar eski gizemci ve
mitolojik dinleri ad gryorlard . ngiliz tanrbilimci
ler John Toland ( 1 67 0- 1 72 2 ) i le Matthew Tindal ( 1 6551 73 3 ) da yle. Bizi doruya ancak ve ancak logos gtre
bilirdi, Hristiyanlr gizemci ve mitolojik elerinden
kurtulmas gerekiyordu. Eski mitler sanki logoi (logos
szcnn oulu) imiler gibi yorumlanmaya balan
mt, hayal krklna mahkum yeni bir gelimeydi bu,
88

nk bu sylenceler gereklere dayanmyordu, hibir za


man da dayanmamt.
Buna karn, Akl a yine de mantkszln saldrs
na tank oldu. On altnc ve on yedinci yzyllarda Avru
pa'nn Katolik ve Protestan lkelerinin ounu kasp ka
vuran byk Cad lgnl bilimsel usuluun zihnin ka
ranlk glerini uzak tutmay ille de baaramayacan
gstermiti. Cad lgnl binlerce erkekle kadna iken
ce uygulanmasna ve idam edilmesine yol aan toplu ey
tan fantezisiyd i . Halk cadlarn eytanla cinsel iliki kur
duuna ve eytanlarn toplu seks alem ine katlmak zere
havada utuklarna inanmt. nsanlarn bilinsiz korku
larn aklayacak gl bir mitoloj inin olmamas bu kor
kular "gerek" diye grmelerine neden olmutu. Korku
dolu ve ykc mantkd yaklam insan deneyi minin hep
bir paras olmutu, hala yledir. Bu yaklam Aydnlan
mann ideallerini dinsel bir kalba sokmaya kalkan yeni
Hristiyan akm lar ierisinde ok glenmiti. Quakers
(Titreyenler) denen kimselerin bu ad almasnn nedeni
toplantlarnda titremeleri, acyla alayp lk atmalar
dr. Birou baarl kapitalistler ve iyi bilim adamlar
olan Pritenler ( Banaz) de sarsc tinsell ik ve din dei
tirme deneyimleri yaamlard , ancak dayanacak dona
nmlar eksikti. Byk blm bunalma girdi, bazlar
kendi canna kyd. 1 04 Ayn sendrom New England'n B i
rinci Byk Uyan hareketinde ( 1 734-40) de grlebilir.
Herkes gizemci o lmaya ve dnml olarak eitli ruh
sal durumlara ulamaya alyordu. Fakat gizemciliin
yksek aamalar herkese gre deildi. zel bir beceri,
miza ve birebir eitim gerektiriyordu. Eitimsiz, yete
neksiz bireylerin deneyimi kitlesel isteriye, dahas akl
hastalna yol aabilirdi.
O n dokuzuncu yzyla gelindiinde Avrupa'daki i nsan
lar dinin asl nda zararl olduunu dnmeye balad lar.
Ludwig Feuerbach ( 1 804-72) dinin toplumlar insanlktan
89

uzaklatrdn savunuyordu, Karl Marx ( 1 8 1 8-83) dini


hasta toplumun belirtisi olarak grmekteydi . Gerekten
de o dnemin mitolojik dini salksz bir eliki yaratabi
lirdi. Dnem bilim ayd, insanlar geleneklerinin yeni
aa uygun olduuna inanmak istiyorlard, ancak bu mit
lerde dile getirilen yklerin olduu gibi anlalmas ge
rektiini dnyorsanz, bu olanakszd. Bunun sonu
cunda Charles Darwin'in ( 1 809-82) yaynlad The Origin
of Species (Trlerin Kkeni) ile birlikte bir furya ald y
rd. Kitap dine saldrmay amalamyor, ancak bilimsel
bir varsaym enine boyuna irdeliyordu. G elgelelim, o s
rada halk Yaradl evrenbilimlerini gerekmi gibi oku
duundan, pek ok Hristiyan inan yapsnn tehlikede
olduunu dnyordu - hala da yle dnr. Yaratl
ykleri tarihsel dorular olarak grlmemiti hi; onla
rn amac tedavi etmekti. Oysa Yaradl' bilimsel anlam
da geerli gzyle okumaya balarsanz, bilimde ve dinde
yanl sonulara varrsnz.
ada bilimsel yntembilimini ncil'e uyarlayan yeni
Yksek Eletiri yntemi ncil'in olduu gibi okunamaya
can gstermiti. Ortaya koyduu baz savlarn geree
aykr olduu gzle grlebiliyordu. Be Kitap (Pentate
uch) aslnda Musa tarafndan deil, ondan ok daha son
ra ve farkl yazarlarca yazlmt; Kral Davut M ezmurlar
kendi bestelememiti; mucizeleri anlatan yklerin ou
imgesel ( mecazi) anlam tayordu. ncil'de anlatlanlar
"mit" idi, konuma dilinde sylersek, gerek deildiler.
Yksek Eletiri, hala - inkara ve savunmaya ynelik tar
tmalara yol aan saldrya ak bir ekilde, ncil'in her
kelimesinin bilimsel ve tarihsel adan tmyle gerek ol
duunu ileri sren Kktendinci Protestanlarn ba ars
dr.
On dokuzuncu yzyln sonunda logos ile mitos arasn
daki kopma sonulanma benziyordu . Thomas H. Hux
ley ( 1 825-95) gibi Hallar, kran krana bir savaa inan90

yorlard. Toplum mitolojiyle aklc bilim arasnda bir se


im yapmalyd, uzlama sz konusu deildi. Gerek olan
mantkt, dinin mitleriyse geree aykr. Ne var ki gerek
"gzle grlr ve gsterilebilir" l OS olana indirgenmiti,
buysa dinden baka sanat ve mzikle anlatlan gerekleri
de dlyordu. Miti aklc gibi ele almakla ada bilim
adamlar, eletirmenler ve filozoflar onu inanlmaz klm
lard. 1 8 82'de Friedrich Nietzsche ( 1 844- 1 900) Tanr'nn
ldn duyurdu. Bir anlamda doruydu syledii. Mit,
klt, kuttrensel ve ahlaki yaay olmakszn kutsal kavra
m lr. Yalnzca eletirel akln eriebilecei bir sonuca
ulaarak "Tanry" tmyle kavramsal bir geree dn
tren ada insan onu kendi iin ldrmt. Nietzsc
he'nin The Cay Science, (en Bilim) kitabnda yer alan me
seldeki Deli, Tanr'nn lmnn insanl kklerinden ko
pardna inanyordu. "Hala yukars veya aas var m ? "
diye sormutu. "Sanki sonsuz bir hilikten geermiesine
babo dolamyor muyuz?" 1 0 6
M itolojik dnme ve uygulama insanlarn tkenme ve
hilik olgusuyla yzleebilmelerine, bir lye kadar bu
gerei kabullenmelerine yardmc olmutu. Disiplin ol
makszn pek oklar iin umutsuzluktan kanmak zor
dur. Yirminci yzyl bize birbiri ardna nihilist (hiilik)
ikonalar sunmakla kalmad, ayrca adaln ve Aydn
lanmann an umutlarndan ounun yalan olduunu
ortaya koydu. 1 9 1 2 ylnda Titanic gemisinin batmas tek
noloj inin krlganlnn gstergesiydi; Birinci Dnya Sa
va dostumuz bilimin silahlara lmcl etki olarak uyar
lanabildiini gstermekteydi; Auschwitz, Gulag ve Bosna
kutsallk duygusu elden gittiinde neler olabileceine sah
ne oldular. Aklc bir eitimin insanl barbarlktan kur
taramayacan, lm kamplarnn byk bir niversite
nin evresinde bulunabileceini rendik. Hiroima ve
Nagasaki zerinde patlayan ilk atom bombalan ada
kltrn yreinde yer alan kendi ykmn getiren nihi91

l ist mikrobu btn plaklyla gzler nne serd i ; 1 1


Eyll 200 1 gn Dnya Ticaret Merkezine yaplan saldr
adaln yararlarnn -teknoloj i , seyahat kolayl ve
kresel iletiim- terr aralar olarak kullanlabileceinin
kantyd .
Logos pek ok ynyle yaamlar mz daha iyi klmt,
gelgelelim bu sancsz bir baar deildi. B irinci dnya l
kelerinde yaayacak kadar ansl olanlarmz iin mitolo
j iden arnm dnyam z ok rahat olsa da Bacan ve Loc
ke'n ngrd yeryz cenneti olmad kesin. Yirmin
ci yzyln karanlk grnmlerini dndmzde,
ada kaygnn, kendi rahatna dknlk nevrozunun
rn olmadn anlarz. Beklenmed ik olaylarla kar
karyayz. teki toplumlar, lm varln baka boyut
larna gei diye kabul ederlerd i . lmden sonraki yaa
ma ynelik basit ve kaba fikirler beslemeseler bile uydur
duklar ayinlerle mitler onlarn dile getirilmez olanla yz
lemelerine yardmc olurdu. H ib ir teki kltrde, kimse
gei ya da kabul treninin ortasnda, kap ld dehetten
kurtulmadan kal mazd. Oysa canl bir mitoloj i nin yoklu
unda byle bir durumla kar karyayz. M itin bugnk
reddinde etkil i , hatta kkrtc bir ilecilik vardr. Yine de
dncenin tmyle dorusal, mantkl ve tarihsel boyut
lar, kadn ve erkeklerin kabul edilemezle yaamak iin in
sanln btn kaynaklarna yaklamalarn salayan te
rapilerden ve eilimlerden oumuzu yoksun brakrlar.
Maddi adan daha akll olabiliriz, te yandan Ekse
ne! adan sonra tinsel anlamda hi i lerleme kaydedeme
dik: mitosu bask altna ald mz iin gerilemi bile say
lrz. Bugn hala kendi koullarnn "tesine geme" ve
"tmyle" daha youn, doyurucu bir varoluu yaama z
lemi duymaktayz. Bu boyuta sanat, rock mzik, uyutu
rucuyla girmeye alr ya da yaamdan daha iyi bir sine
ma fil m inin yaamdan daha fazlasn kapsayan bak ala
nna girmeyi deneriz. Hala kahraman araymz srd92

ryanz. Elvis Presley ve Prenses Dia na bir rpda mito


lojik varlklara, dahas dinsel kltlere dntrlmt.
te yandan bu abartl bee ni nin dengesiz bir yan vardr.
Kahramanlarn miti bize hayran olacak ikonalar sala
may amalamazd, iimizdeki kahramanlk damarn ka
bartmak zere tasarlanmt. Mit yknmeye ya da katl
ma yneltmelidir, edilgin dnmeye deil. Artk m ite da
yal yaamlarmz tinsel adan zorlayc ve dnmc
olacak biimde ynetmesini unuttuk.
Mitin yalan olduunu ya da dncenin nemsiz bir
boyutunu temsil ettiini syleyen on dokuzuncu yzyl
safsatas ndan kendimizi kurtarmalyz . Kendimizi yeni
batan yaratamayz, aldmz eitimden aklc eilimleri
silip atamayz ve adalk ncesi anlaymza geri dne
meyiz. Ne var ki mitolojiye kar daha aydn bir tutum ta
knabiliriz. Bizler mit reten yaratklarz, yirminci yzyl
boyunca sonu toplu ldrmelere ve soykrma varan ok
ykc ada mitlerle karlatmz oldu . Bu mitlerin ba
arszlkla sonulanmasnn nedeni Eksene! an lt
lerine uymamalardr. Ne merhamet ruhuyla ilenmiler
di, ne btn yaamn kutsallna sayg duyulmas gerek
tiiyle ne de Konfys'n "eilim" (temayl) dedii ol
guyla. Bu ykc mitolojiler enikonu rk, etnik, klt
c ve bencildirler, tekini u mac gibi gstererek kendini
yceltmeyi abalarlar. Daha ok, iinde yaayan btn in
sanlarn kendilerini ayn belaya bulam grdkleri kre
sel bir ky yaratan, modernlemeyi baaramam m itler
dir bunlar. Byle mitlere salt mantk yardmyla kar
kamayz, nk su katlmam logos yle derin kkler sal
m, cinlerden kurtulmam korkularla, arzularla ve nev
rozlarla baa kamaz. Bu, ahlaki ve manevi bilgiye sahip
m itolojinin grevidir.
Bize gereken yalnzca ayn etnik, ulusal ya da ideolojik
kabileden gelenlere deil, dnyay paylatmz btn in
sanlarn kendilerini zdeletirmelerine yardm edecek
93

mitler. Yararc, aklc dnyamzda, her zaman yeterince


retken ya da verimli grlmeyen merhametin nemini
anlamamz salayacak mitler. M anevi tavrmz belirle
memize ve anlk gereksinimlerimizin tesini grmemize
yardm eden, tekbenciliimize kar deneyst bir anlam
tecrbe etmemizi salayan mitler gerek bize. Onu yalnz
ca bir "kaynak" olarak kullanmak yerine yeryzne kutsal
gzyle bakarak bir kez daha sayg gstermemize yardm
c olan mitler. Bu can alc bir durum, nk, teknolojik
dehamza ayak uyduracak bir tr manevi devrim olma
dka, gezegenimizi koruyamayz.
1 92 2 'de T.S. Eliot Bat kltrnn manevi paralan
masn The Waste Land ( orak Topraklar) adl nde gelen
iirinde gzler nne serm iti. Kutsal Kase mitinde orak
topraklar, insanlarn gerek olmayan bir yaam srdkle
ri , derin anlaytan gelen i nanlar olmayan toplum kural
larn kr krne izledikleri b ir yerdir. Yaratc kkleri
insanlarn kltrlerinin mitolojik temelle balantsn ko
pardklar adaln "tal tozlu" kelerine atmak nasl
mmkn oluyordu? Geleneklerinin iindeki tutarll an
lamak yerine tek bildikleri "bir bek krk haya ldi". Ge
miin mitolojisine -Avrupal, Sanskrit, Budist, kutsal ki
taplardaki , Grek ve Roma'nn m itlerine- pek etkili, gste
rili anlamlar ykleyen Eliot ada yaamn veri msizlii
ni apak ortaya koymutu: yabanclamay, can sknts
n, hiilii, bo inanlarn, tekbencilii ve umutsuzluu.
Bat uygarlnn lmnn yakn olduu gereiyle kar
karya kaldnda, hikayecisinin azndan yle der:
"Elimdeki bu krntlar ykma kar toparlayc olmakta
dr." Yazd iirde bir araya getirdii gemiin parampar
a olmu igrleri bizi kurtarabilir. Hepsini birletirdii
miz ve ortak bir z tadklarn grdmz zaman, ya
admz orak topraklar geri alabiliriz.
Eliot'n iiri gelecei ngrmekteydi. Bolua adm at
m ve gemiin mitolojik bilgeliini bize bir kez daha ta94

ntma giriiminde bulunmu kimseler dini l iderlerden ok


yazarlarla sanatlar olmutur. adaln baz ynleri
nin ksrlna ve acmasz kabalna deva bulma abasy
la, rnein, ressamlar m itolojik temalara bavurmular
dr. 26 Nisan 1 93 7 gn spanya Savann gbeinde
Nazi uaklar, General Franco'dan aldklar talimatla
Bask blgesinin merkezi Guernica'nn pazaryerine dzen
ledikleri saldrda 7000 kiilik nfusun 1 654'n ldrd
ler. Birka ay sonra Pablo Picasso Paris'teki Uluslararas
Galeride Guemica sergisini at. Bu ada, dind ar
mha gerili tasvirleri adalarn afallatmt, ancak o
rak Topraklar gibi onlar da gelecei ngrmekteydi, sergi
ayn zamanda gz pek dnyamzn insaniyetsizliine
toplu haykrt.
Bakalarnn strabn paylama yeteneine sahip,
merhamet dolu bir resimdir bu . Kurban edilme ilk mito
lojik kuramlarn bazlarna esin kayna olmutu. Paleoli
tik ada insanolu avlayp ldrd hayvanlara rahat
sz edici bir yaknlk duyard. Kurban etme trenlerinde
duymaya balad acy dile getirir, insanl kurtarmak
adna canlarn feda eden yaratklar onurlandrrd. Gu
emica sergisinde gerek insanlar gerekse hayvanlar ayrm
yaplmakszn, dnlmeden yaplan kymn kurbanla
ryd, st ste ylm yarallarn arasnda lklar atan
at, vurulmu insan figryle ondan kopmayacak bir bi
imde i ie gemitir. sa'nn armha geriliinin saysz
tasvirinde han altnda duran kadnlar artran iki ka
dn yaral atn ektii acy gzlerinden okunan hazin bir
duygudalkla izlerler. Tarihncesi toplumda U lu Ana e
tin bir avcyd, oysa Picasso'nun tablosunda len ocuu
nun cansz bedenini tutan anne sessiz lklar atan bir
kurbandr. Arkasnda duran boa, Picasso'nun dediine
gre, gaddarl temsil eder. spanya'nn ulusal sporu
olan, kkleri antik an kurban trenlerine uzanan boa
greinin gsterili kuttrenleri Picasso'yu hep byle95

m iti. P icasso'nun boas vahi grnml deildir, teki


kurbanlarn yannda dururken kuyruunu saa sola salla
yarak sahnelenen olaylara bakar. Belki de, kim ilerinin
ne srd zere boa greinde b ir sonraki hamlesini
gzden geirmek iin kenara ekilmesi gereken an ya
yordur. te yandan kendi de kurbanlkt r, gaddarln
si mgesi olan boa lme mahkumdur. ada insanlk da
yle -Picasso'nun sergiledii bu olsa gerek- oysa insanlk
kendi ykcln ve akllca tasarlanm iddetinin tm gi
zi lgcn henz yeni kefetmeye balamt - ancak Pi
casso bunu bilemezdi.
Romanclar da ada ikilemi irdelemek zere m itolo
j iye dnmlerdir. orak Topraklar ile ayn yl yaynlanan
James Joyce'un Ulysses adl romann dnelim; Joy
ce'un ada kahramanlk deneyimleri Homeros'un Odys
sey destannda yaanan olaylara benzer. Fantastik gerek
i ler -Jorge Luis Borges, Gnter Grass, talo Calvino, An
gela Carter ve Sal man Rushdie- gereki olan aklana
maz olanla, dlerin ve peri masallarnn m itoloj ik man
tn sradan dnceyle birletirerek logos hegemonyas
na meydan okumaktadrlar. Baka romanclar da gelece
e ynelmilerdir. George Onvell'in Nineteen Eighty-Four,
Dokuz Yz Seksen Drt (bas m 1 949) roman bizi hep
hakl kmasn bilen polis devletinin tehlikeleri, gemiin
srekli bugne uydurulmak zere deitirilmesi konula
rnda uyarr. Onvell'in mesajnn st kapal kusursuz
sylemi zerine ok tartlmtr, ancak, gemiteki b
tn byk mitler gibi o da ortak bilince girmi bulunmak
tadr. Bal da iinde olmak zere ierdii tm deyi m
lerle i mgeler gnlk konuma diline yerlemitir: Big
Brother (Byk B irader), Doublethink (ikil i-d nce),
Newspeak (uydurmadil) ve Room 101 ( 1 0 1 . Oda) modern
yaamn eilimlerini ve zelliklerini tanmlamak iin ro
man okumam olanlarca b ile bugn hala kullanlan kav
ramlardr.
96

Peki, ama dind bir roman tanrlar ve tanralaryla


geleneksel mitin yerini doldurabilir mi? Modern ncesi
dnyada tanrsallk kavramnn nadiren Bat l logos tara
fndan ona yklenen metafizik terimlerle alglandn, fa
kat genellikle insanlarn insanlklarn anlamalarna yar
dmc olmak zere kullanldn grmtk. nsanlarn
koullar deitike tanrlar geriye ekilmilerdi, mitoloji
ve dinde nemsiz bir yerleri vard artk; bazen hep birlik
te gzden yok olurlard . Antik mitler gibi , insann duu
munun getirdii ayn lde zmsz ve artc sorun
larla bouan ada romanlarn tanrsz mitolojilerinde
yeni bir ey yoktur; bizlere -tannlann konumu ne olursa
olsun- insanolunun somut koullarndan daha te oldu
unu ve hepsinin kutsa l, gizemli bir deer tadn anla
trlar.
Romanclarla ressamlarn bilinleri mitleri yaratanlar
la ayn dzeyde olduu iin doal olarak onlarla ayn te
malardan yararlanrlar. Joseph Conrad'n Heart of Dark
ness , Karanln Yrei adl roman kt giden bir kahra
manlk aray ve balangc diye grlebilir. 1 902 ylnda,
Bat dnyas gzn amaya balamadan hemen nce ya
ynlanan roman, an uygar bir adam olan Bay Kurtz'un
Afrika'n n balta girmemi ormanlarnda bir sre kaln
anlatr. Geleneksel m itolojide kahraman toplumsal yaa
mn gvencesini geride brakrd. ou zaman topran
derinliklerine inmek zorunda kal r, orada kendisinin bi
linmeyen bir ynyle karlard. Yalnz ve yoksun kalma
deneyimi psikolojik kntyle sonulanabilir, bu da yep
yeni bir igrnn kaplarn aard . Eer baarl olursa,
kahraman yeni ve deerli bir eyle halk n n arasna geri
dnerdi. Conrad'n romannda Afrika'daki aprak ve te
kinsiz rmak, toplulua yeni katlan erginlerin topran
rahm ine emekleyerek geri dndkleri Lascaux'nun yeral
t tnellerini artrr. lkel ormanlarn yeralt dnyasn
da Kurtz, gerekten yreinin karanlna bakar, fakat et97

kisinde olduu gerilemeye saplanr kalr ve ruhen lr. Si


lik bir aman olur, ama hor grd Afrika toplumuna
sayg deil nefret duymaktadr. M itolojik kahraman lr
se, yepyeni bir hayata doacan renmitir, oysa Kurtz
ksr benliinin tuzana der, sonunda romanda bir da
ha griindnde canl bir ceset kadar tiksindiricidir. Sal
d nama saplantl olan Kurtz'un arad kahramanlk
deil salt ndr. Yaam etkili szlerle dorulayamaz:
lrken son szleri "Nefret! Nefret ! " olur. T. S . Eliot o

rak Topraklar'da Kurtz'un son szlerini zdeyi olarak


kullanr. Gerek bir kahin olan Conrad yirminci yzylda
ki abeslii, bencillii, agzll, hiilik ve umutsuzlu
u oktan irdelemiti.
Thomas Mann da Bat tarihinin bir baka trajik aa
masnda geen The Magic Mountain, Byl D a ( 1 924)
adl romannda topluma yeni kat lm temasn iler. Mann
asl amacnn bu olmadn, ancak Harvardl gen bir
renci ona romann ada bir "Aray Kahraman" rne
i olduuna iaret ettiini syleyince, onun hakl olduu
nu anlamakta gecikmediini itiraf etmiti. Kahramanlk
araynn mitolojisi onun bilinaltnda gmlyd, dola
ysyla ne yaptnn farknda olmadan yaklamt ona.
Mann'n romanndaki Davas sanatoryumu "altrma t
renlerinin mabedi, hayatn gizemlerinin ylmadan arat
rld yer" olacakt. Romann kahraman Hans Castorp
hayata anlam kazandran "bilgi, bilgelik ve kutsanma"
s imgesi Kutsal Tas aramaktadr. "Hastalk ve lm can
gnlden kucaklar, nk onlarla ilk karlamas ona
olaanst ilerleme, ayn zamanda da bir o kadar byk
riskler vaat etmitir." te yandan ada altrma biimi
yirminci yzyln kronik abesliinin zelliklerini de yans
tr. Mann sanatoryumdaki hastalarn "byl bir yalnz
lk ve bireysellik emberi" kurduklarn grmt. Gele
neksel aray halkna yarar salamaya alrken Cast98

rop'un aray tekbenci ve asalakadr, anlamszla mah


kumdur. o7 Byl dada kald yedi yl i nsanln, Av
rupa'nn toplu intihar diye tanmlanabilecek B irinci
Dnya Savayla b irlikte lecek olan byk dn kur
makla geirir.
Malcolm Lowry'n i n Under the Volcano , Yanardan Al
tnda ( 1 94 7) kinci Dnya Savann eiinde Meksika' da
geer. Yalnzca Lowry'nin alter egosu olmakla kalmayp
ayn zamanda bir alkolik olan Consul'n, ama ayn za
manda -aka belirtildii gibi- herkesin mrnn son
gnn izler. Kitap lenlerin yaayanlarla iletiim kurdu
una i nanlan ller Gnnde , Dante'nin Cehenneminde
ki "karanlk orman" artran Cantina del Bosque'ta
balar. Lowry romann bandan sonuna kadar yaamla
lmn ayrlmaz olduuna ynelik eski m itolojik anlay
irdelemektedir. Roman Meksika krlarnda -Cennet Bah
esi- sren yaamn bereketi ve gzelliiyle birlikte lm
ve karanln korkun tasvirlerin i yan yana sralar. Gr
ne gre nemsiz ayrntlar evrensel b ir anlam kazan
maktadr. Halk n frtnadan kap snmas , sava kur
banlarnn dnyann drt bir yanndaki hava saldrlarn
dan saklanmasna benzer; Avrupa karanla gmlrken
sinemada klar sner. Las Manos de Orlac , Orlac'n Elle
ri adl filmin tantm nda grlen kanl eller bize insanl
n ortak suunu dndrr; dnmedolap geen zaman
simgelemektedir; yol kenarnda can veren kyl yerkre
boyunca nemsenmeden len insanlar artrr. Consul
srekli sarho olurken evresinde olup bitenler, olaylarn
ve nesnelerin kendi zelliklerinin tesine getii sanrsal
bir iddete dnr. Antik mitolojide her ey kutsal nem
tard, bir tek nesne ya da eylem bile zndk deildi.
Lowry'nin romannda ller Gn yaklarken hibir ey
belirsiz deildir: her ey belirleyici nem tar.
Roman 1 939 ncesinde dnyann sarholuunun port
residir. Consul'n ald her yudum onu kanlmaz l99

me b i r adn1 d a h a yaklatrr. nsanlk da tpk Consul gi


b i denet i m den km, felakete doru yalpa l am a k tadr.
lm arzusuna tutu lmu, ya a m a yetenein i ve gr me
safes i n i y i t i rm i t i r. Kabala s a h i p o lduu gleri b i r ayya
a uyu p hor k ul l anan b ir gi zemc i n i n n itel i klerini kar la
t rr. Bu i m ge romann odak noktasdr: nsanolu yolu n u
kaybet m i b i r sih irbaz g i b i denetleyemed ii, e r y a d a ge
d nyay yok edecek gleri n i s a l ver m itir. Lowry burada
atom b o m basn dndn syler b i ze. Ancak roma
n n kendi h ii l ikten uzaktr; duygu, gzel l i k ve i n s a n l n
sevim l i samal nn ar m nd a youn b i r merhamet
vard r .
B ir m i ti n hibir zaman d i nd b i r ortamda e l e alnma
yacan grm bulu nuyomz. O yal nzca gnlk yaam
dan ayran ayinsel bala m da kawanabil i r; kiisel dn
m srec i n i n bir paras o l arak yaan mal dr. Bunlar n
h ibiri, k u ttrensel sslemelerden uzak bir ekilde her yer
de okunabi l e n ve i e yaram a k iin aka retmenlik tas
l a m aktan u zak durmas gereken romana uyarlanamaz.
Yine d e bir roman okuma deney i m i , bize m i toloj i n i n
geleneksel i giisn anmsatan bel l i n i teli kler t a r . Bu
nu bir tr meditasyon olarak greb i l iriz. Okurlar bir ro
manla b irlikte gnler, bazen haft a lar geirmek zomnd a
kalrl ar. O laan yaam l aryla b e n zerlikler tayan a m a ay
r olan baka bir dnyaya giderler. Bu kurgusal dnyann
"gerek" o l m adn ok iyi b i l i rler, ama okurken ekim i ne
kaplrlar. Etkileyici bir rom a n , kitab e l i m i zden b raktk
tan ok sonra yaantmzn perde arkasna dnr. Yoga
ya da d i nsel bir len g i b i , uzay ve zamann engelleri n i
ap baka yaamlar v e ac l an a n l ayarak paylaa b il m e m i
zi salayan , duygudal m z artran haya l i i n isiyasyon
dur. Merhameti , bakalar n n "acs n paylama" yetenei
n i ret ir. Ayrca, neml i bir rom a n n da tpk m i toloj i gi
b i dnti.ic bir yan vard r. B u nu yapmasna i zi n verir
sek, bizi sonsuza dek deitirir.
100

Mitolojinin bir sanat biimi olduunu grmtk. G


l bir sanat almas varlmz ele geirir ve onu sonsu
za dek deitirir. ngiliz kritik Gcorge Steiner'a gre, belli
dinler ve metafizik deneyimleri gibi sanat da insann yaa
d " 'ie ileyen', dnmc bir ardr. Varoluumu
zun gizli kalm son krntlarn aratran" dayatmac, is
ti lac bir patavatszlk; "sakngan varlmzn kk evine
tecavz eden" bir bi ldiridir, dolaysyla "artk eskisi gibi
iinde yaamaya elverili bir yer olmaktan kar" . Bize et
kili bir dille "yaantnz deitirin" diyen deneyst bir
karlamadr . 1 0 8
Byk bir dikkatle yazlp okunursa, bir roman, tpk
bir mit ya da byk bir sanat al mas gibi yaamn bir
yznden, bir nh halinden tekine sancl bir gei aa
masn gerekletirmemize yardm eden bir altrma t
renine dnebilir. M it gibi roman da dnyay farkl anla
may re tir bize; kendi yreimize nasl bakacamz ve
kendi karmzn tes inde bir bak asndan dnyamz
nasl grecei mizi gsterir. Eer profesyonel dini liderler
bizi mitolojik inanlar konusunda eitemezlerse, belki sa
natl armzla yaratc yazarlarm z din adam rolne
soyunup yitik ve hasarl dnyamza yepyeni bir igr
getirebilirler.

101

Kaynaka

3
4

5
6
7
8
9

10

11
12
13
14
15
16

17
18

M i rcea Eliade, The Myth of the Eternal Retrn or Cosmos and


History (trans. Willard R. Trask, Pri nceton, 1 994). ( Edebi D
n Mi tosu, mge Kitabevi, 1 994)
J. H u i zi nger, Homo Ldens (trans. R.F.C. Hali, Landon ) ,
1 94 9 , 5 - 2 5 . (Oyunun Toplumsal levi zeri ne B i r Deneme.
Ayrnt Yaynlar, 1 995)
Huston S m i t h , Tize !llustrated Wodd Religions, A Guide o our
Wisdom Tradilions (San Francisco, 1 99 1 ) , 2 3 5 .
M i rcea Eli ade, Mytlzs, Dreams and Mysteties, Tize Encounter
hetween Co11temporarv Faitlzs and Arclzaic Realities (ev. Phi
lip M a i ret, Londra, 1 960), 50-60.
Agy. , 7 4 .
M i rcea Eliade, Pattens in Comparative Religion (ev. Rosemary Sheed, Londra, 1 9 5 8 ) , 2 1 6- 1 9 ; 267-7 2 .
Agy . , 1 5 6- 8 5 .
Eliade, Pattems in Comparative Religion , 38-58 .
Rudolf Otta, Tize idea oftize Ho/y, An lnquy into tle 11on-ra
tio11a! /actor in tize idea oftize divine and its relation !o tize ra
tiona! (ev. John Harvey, Oxford, 1 92 3 ) , 5-4 1 .
E l i a d e , Mytlzs, Dreams and Mysteries, 1 7 2 - 8 ; W i l h e l m
Sch m i d t , Tize Origin of tize idea of God (New York, 1 9 1 2 ), e
p'!li sayfalarda.
Eli ade, Pattems in Comparative Religion, 99- 1 08.
Eli ade, Mytlzs, Dreams and Mysteries, 54-86.
Joseph Campbell ile Bili Moyers, Tize Power of Mytlz (New
York, 1 988), 87 .
Agy.
Eli ade, Myths, Dreams and Mysteties, 6 3 .
Walter Burkei, Homo Necans, Tize A ntlzropology of Ancient
Grek Sacrificial Ritua! and Mytlz (ev. Peter Bing, Los Angeles,
Berkeley ve Londra, 1 98 3 ) , 88-9 3 .
Agy., 1 5- 2 2 .
Campbell, Tize Power of Myth 7 2-74; Burkert, Homo Necans,
1 6- 2 2 .

102

19
20

joannes Sloek, Devotianl La11gage (ev. Henrik Mossi n , Ber

i in ve New York, 1 99 6 ) , 50-52, 68-76, 1 3 5 .


Walter Burkert, Strucure and Hislory in Greek Mytlzology and
Rirual ( Berkeley, Los A ngeles ve Londra, 1 980), 90-94 ; Joseph
Can pbell, Hisorical Atlas of World Mytlwlogv; Cilt 2: Tize Way
of rle An imal Po wers; Blm /: Mytlzologies of tize Primi/ive

Hun!ers and Garlzerers (Ne\v York, 1 98 8 ) , 58-80; Tize Power of


Mytl, 79-8 1 .

21

E liade, Mytlzs, Dreams a11d Mysteries, 1 94-226; Cam p bell Tize

22
23
24
25
26
27
28
29

E liade, Mytls, Dreams ad Afrsteies, 2 2 5 .

30

Hosea ( Hoea ) , 4: 1 1 - 1 9 ; Ezekiel ( Hezckiel) 8 : 2- 1 8 ; 2 Kings

31

Eliade, Mytls, Dreams and Ml's/eries, l 6 1 - 1 7 1 ; Pattems of

32
33
34
35
36

E liade, Myls, Dreams md Mysteies, 1 6 2 1 - 1 6 5 .

Po wer ofMyrl, 8 1 -8 5 .
Cam pbell, Tize Po wer ofMytlz, 1 24-25.

Burkeri, Homo Neccms, 94- 5 .


H c m eros,

l yada, 2 1 :470.

Burkert, Greek Religion, 1 4 9- 1 52 .


E liade, Patens ofComparative Religion, 3 3 1 -34 3 .
E liade, Pattens of Comparaive Religion, 3 3 1 -343 .
Eliade, Mytlzs, Dreallls azd Mvseries, 1 3 8 - 1 40; Pattems of
Compara/f;e Religion, 2 56-26 1 .
( Krallar) 2 3 :4-7

Colllparaive Religion, 242-2 5 3 .


Agy., 1 6 8- 1 7 1 .
Agy., 1 8 8 - 1 8 9 .
Genesis (Yaratl) 3 : 1 6- 1 9.
Anat-Baal M et i n leri 4 9 : 1 1 : 5 ; alnt yeri E. O. J a m c s , Tize Anci
e11 Gods (Lcndra, 1 960), 8 8 .

37

"i nanna'nn Cehenneme Yolcu! uu, Poems off/eave11 ad Heli


fimn Ancie11! Mesopo!amia (cv. Ve ed. N . K. Sarclars, Lord
ra, 1 9 7 1 ) , 1 65 .

38
39
40

Agy. 1 63 .
Cam pbell, Tlze Po wer ofMyt/z, 1 07- 1 1 .
Ezekiel ( Hezckiel) 8 : 1 4 ; Jeremiah (Yeremya) 32 :29, 44 : 15 ;
Isaiah (Yeaya) 1 7 : 1 0.

41
42

Burkert, Stnc!ure and Hl>loy, l 09- 1 1 O.

Burkert, Structure and Histoy, 1 2 3- 1 2 8 ; Homo Necans, 2 5 5 -

2 9 7 ; Greek Religion, 1 59- 1 6 1 .


43

Eliade, Myt/.; Dreams and Mvs!eries, 2 2 7 - 2 2 8 ; Pattems of

44

Kari Jaspers, The Origin and Goal o( History (ev. Mi chael

45

Gwendolyn Leick, Mesopotania, The Invention o( the City

Compara!ive Religion, 3 3 1 .
Bullcck, Londra, 1 95 3 ) , 4 7 .
( Lodra, 200 1 ) , 2 6 8 .

103

46

Gcres i s (Yara d l ) 4 : 1 7 .

47

Genesis 4 : 2 1 - 2 2 .

48

Geresis 1 1 : 9 .

49

Lei c k , Mcsopota111 i a , 2 2 - 2 3 .

50

Baka destanl arda Atralasi s'i n a d Zi usudra v e U t n apiti m

51

T h o k h i l d Jacobsen , "The Cosnos as State," H . ve H . A . Fra n k

( " h ayat b u l a n o " ) o l ur.


fo11 (ed. ) , The ln tellectal Advcntre of A ncien Ma n, AN Essay

on Specla l i ve Thought in he Ancient Ncar East ( C hicago,


1 94 6 ) , 1 8 6- 1 9 7 .
52

Ag:v . , 1 69 .

53

Enma Elish , 1 : 8 - 1 1 , Sandars, Poems o f Eleaven a nd Heli, 7 3 .

54

E n w n a Elish , V f : 1 9 , Sandars, Pocns o( Heaven a n d Heli, 99.

55

fsaiah 2 7 : 1 ; J o l 3 : 1 2 , 2 6 : 1 3 ; Psa l m s 7 4 : 1 4 .

56

El i ade, Myhs, DrN1 111s a n d Mysteries, 80-8 1 ; Tize Myth o f he


Eterna/ Relll m , 1 7 .

57

The Epic o f Gilg a 1 1 1csl , l : i v: 6 , 1 3 , 1 9 , Mytls fro111 Mesopota11ia, Creatim , lhl' Flood, Gilga 11esh, and Ohers (ev. Stepha
n i e D a l ley, Oxford, 1 9 8 9 ) , 5 5 .

58

Ag" l : i v:30-3 6 , s a . 5 6 .

59

Agy . , Vl : i i : l - 6 , sa. 78.

60

Agy. , Vl : i i : l l - 1 2 , sa. 78-9.

61

Agv . , X l : v i : 4 , sa. 1 1 8 .

62

David D a mrosch , Tizi' Narrolivc Co!'e a n t. Tra ns/cmulims of

Gen rc in tize Grol'th of Biblical Literature ( Sa n Fra cisco,


1 98 7 ) , 8 8- 1 1 8 .
63

Epic of Gi/ga mesl , X l : i i : 6-7, D a l ley, s a . 1 1 3 .

64

Agy . , 1:9- 1 2 , 2 5 - 2 9 , sa. 50.

65

Agy. , 1:4-7, sa. 5 0 .

66

Robert A. Sega l , "Adon i s : A Grcek Elernal C h i l d , " Dora C.


Pozzi

\'C

John M. Wickerslan ( e d . ) , Myth a nd le Polis ( It ha

ca, New York ve Londra, 1 99 1 ), 6 4 - 8 6 .


67

Kari Jaspers, 77e Origin o f Goal o f Histo)' (ev. M i c l ael u l


l oc k , Londra, 1 9 5 3 ) , 1 -7 8 .

68

D a o D e l i ng i n n c yzy l n ortalar n a elek bi l i n meyen ya


'

zar takma ad olarak edi n ci yzy l n sonl ar ya da a l t n c


yzy l d a yaad s a n l a r hayal r n b i lge Laozi a d n k u l
l an m t .
69

Yarat l 1 8 .

70

saial 6 : 5 ; Je-c m i ah 1 :6- 1 0; E ze k i e l 2 : 1 5 .

71

Konfiiys, A na lects (Syle i m l e r, Giin Yaynclk 1 988) 5 : 6 ;

72

Ne v a z k k i szc k l e r i n ayn s n bu rava a l m a k uyg u n dmez.

1 6:2.
Eksene! a n ou b i l ge l e ri g i b i Konfys'n ele kad n l ara
ayracak pek zaman o l m a m t .
73

Kon fys, A a lects 1 2 : 2 2 ; 1 7 : 6 .


1 04

74

Agy. 1 2 : 2 .

75

Agy. 4 : 1 5 .

76

Agy. 8 : 8 .

77

Agy. 3 :2 6 ; 1 7 : 1 2

78

Angttara Nikaya , 6 : 6 3 .

79

Dao D e Jing, 8 0 .

80

Agy. 2 5 .

81

Agv. 6 , 1 6 , 40, 6 7 .

82

Jaalca 1 :54-63; Vinava: ,".1ala vagga 1 : 4 .

83

Psal n 8 2 .

84

2 Clro n i c l e 34:5-7

85

Hosca 1 3 : 2 ; J c ran ial 1 0 ; Psaln 3 1 : 6; 1 1 5:4-8; 1 3 5 : 1 5 .

86

Exodus 1 4 .

87

saiah 43 : 1 1 - 1 2 .

88

Platon, Devlet, l 0:603 D-607 A.

89

Agy. 522a8; P l a t o n , Timaezs 2 6 E S .

90

Mcaplysics i l i , I OOOa l 1 - 20.

91

P laton, Devlet, 509F.

92

P l aton, Ti11we11s 298 ve C.

93

Aristotelcs, Mcafblc , 1 074 Bf.

94
95

2 Cmi n t l i a n s ( Kori n t l i l er) 5 : 1 6 .


P h i l ippians ( Fi l i p i l i l cr) 2 : 9

96

Pl i l i p p i a rs 2 : 9- 1 1

97

P l i l i p p i as 2 : 7-9

98

Luke ( L uka) 24: 1 3- 2 2

99

Kabal ac l ar E n Sof'ur ne d i i n e erkek olduu n u n a l t n i z


m i lerd i . O b i r "O" i d i , k l a r a sreci s o n u n da gi zcrn c i r i n
gznde "Sen" olacak t

1 00

1Ol

Nyssa P i skoposu G rcgorv,

"c; Tarn

Yok".

R i c l ard S. \Vcstfal l , "Tle Ri sc of Scie nce a n d t h c Deci i n e of


O1.lodox

Clrislian i t y:

A Studv of Kepler,

Ncwton" a l n t Da\'id C. L i dberg

ve

God ad Nature: Hislorical Esavs

Descar1.es a n d

Ron a l d L. N u nbcrs (cd. ) ,

0 11

hc Encomter Betvee

Clristicm itv wul Scie11ce (Berkclcy, Los A n gc l es ve Londra,


1 98 6 ) , 2 3 1 .
102
1 03

Naz i a n zos'l u G rl'gory


B l a i sc Pasca l , Pe11sees (ev. A. J. Krasil s l c rn i er, Londra, 1 96 6 ) ,
209. (D ncel er, Say Yaymlar,

1 04

2002)

R. C. Lovelacc, " Puri tan S p i ri t ua l i ty: The Scarch for a Rightly


Rorrncd Clurc h " a l nt Louis Dupre ve Don. E. Sal i ers (ed.)
Clristian Spiritali ly: Post Refimnatio md Modern ( Londra ve
Ncw York, 1 9 8 9 ) , 3 1 3 - 1 5.

1 05

T. H. Huxley, Science a11d Christian Tmdilio (New York, 1 896),

1 06

Friedrich Nielzsche, The Cay Science ( New York, 1 974), 1 8 1 .

1 25.
(en B i l i m , Say Yaynlan,

2004)
1 05

1 07

108

Thomas Marr, "The Makir g of Tize Magic J\!lountai'', al nt


Tize /\ fagic Vowtai11 (cv. H. 1 . Lowe Po1cr, Lodra, 1 99 9 ) ,
7 1 9 , 2 9 . ( B i.i vl Da, Can Yay11lar, 2002)
Gcorge Stcirer, Rt'a l Prese11ces: Is lere w vtli11g in wla vc>
sav? (Lordra , 1 98 9 ) , 1 42-43 .

106

Mitoloji Serisi

Karen Armstrong

Mitlerin Ksa Tarili

M argaret Atwood

Penelopia

Jeanette W i nterson

v\leiglt (Tle !v!ytl of Atlas and Heraklcs)

David Gross man

Lion 's Honev (Tle Myh ofSamso11)

Victor Pelevin

Tize Hel111et of Horror ( Tize n vth of Tle


seus wd Tle Minotar)

Al i Smith

A Greek Mvl of lphis

107