ENDÜLÜS ÇARŞI-PAZAR DÜZENİ VE SELÇUKLU - OSMANLI

GELENEĞİYLE MUKÂYESESİ1
Doç.Dr. Lütfi Şeyban
Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi
Sanat Tarihi Bölümü seyban@sakarya.edu.tr
Özet
Endülüs’te çarşı-pazar çoğunlukla şehrin merkezindeki büyük caddeye
veya ulucâmi ile dârulimârenin çevresindeki geniş alana açılan dar sokaklardaki
iki katlı binalardan müteşekkildi. Bu binaların zemin katı ticarî mekân, üst katı ise
şehre dışarıdan gelen tâcir ve misafirlerin kalması için han veya otel olarak
kullanılırdı. Bu hanlar bazen mahzen işlevi de görürdü. Kayseriye (el-kaysâriyye)
olarak da adlandırılan bedestene gelince, genellikle ulucâminin yanında
konumlanan ve bir tür kapalıçarşı olan bedestenin içinde, bir caddenin iki
kıyısında karşılıklı dükkânlar, orta yerde ise sade havuz veya ağaçlandırılmış
havuz bulunurdu. Bedestende satılan mallar, değerli ve pahalı olan türdendi. Her
farklı meslek erbâbı için bedestenin sokaklarında belirli bir yer ayrılır ve her
cadde orada toplanan meslek erbâbının adıyla anılırdı. Çarşıda satıcı olarak yer
alabilmenin ve alışveriş işlemlerinin, Sâhibü’s-sûk (çarşının hâkimi) diye
adlandırılan Muhtesib tarafından denetlenen kuralları ve geleneksel İslamî ticaret
ahlâkını esas alan âdâbı vardı.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise, imalathane ve hanlar ile çarşı ve
pazarlardan oluşan ticaret mekânları, geleneksel Orta Asya Türk ve İslam
şehircilik kültürünün etkisi altında şekillenmiştir. Çarşı-pazar, genellikle sıra ya
da sokak düzeninde konumlandırılmış dükkânlar ya da tek kitle halinde
yapılandırılan tüccar hanları içinde örgütlenmiş ve ekonomik faaliyet konularına
göre uzmanlaşma göstermiştir. Çarşı siteminin merkezini Endülsü’te olduğu gibi
ulucâmi veya bedesten oluşturur. Bu merkezin etrafında da ticaret yapılan alanlar
bir kuşak oluşturmaktadır. Bu kuşak aynı zamanda konaklama, dinlenme, ibadet
ve kişisel hizmetler gibi fonksiyonlara da sahiptir. Çarşı sisteminin en dış kuşağını
ise üretim yapılan alanlar oluşturmaktadır. Çarşı sistemi, ikamet alanlarından
kesin çizgilerle ayrılmıştır. Hem Selçuklular hem de Osmanlılarda esnafın tabi
olduğu Ahilik prensipleri ve sistemi ile çarşı-pazar işleyişini kontrol eden bir
görevli vardır.
Bu kısa bilgilerden de anlaşılacağı gibi, Endülüs çarşı-pazar düzeni
Selçuklu ve Osmanlı Türklerindeki ile büyük benzerlikler göstermektedir. Çünkü
her iki düzende de İslamiyet’in şehircilik anlayışı ve ticaret ahlâkı egemen
unsurdur. Aralarında elbette küçük farklılıklar vardır. Fakat bunlar da daha çok
coğrafî etkenler ve şartlardan kaynaklanmaktadır.
1

Bu yazı şurada yayımlanmıştır: II. Uluslararası Ahilik Sempozyumu, 19-20 Eylül 2012, Ahi
Evran Üniversitesi Ahilik Kültürünü Araştırma ve Uygulama Merkezi, Kırşehir 2012, II, 707717

463. This generation is also has personal services functions such as accommodation. Osmanlı. an area which is not only trade. Roma İmparatorluğu'nun son yüzyılları boyunca Batı Avrupa'da sanayi ve ticaret azalmış ve Cermen istilaları bu gelişmeyi hızlandırmıştır. ayrıca iç ve dış pazarlar için oldukça kaliteli ürün yapan usta zanaatkâr ve sanatçıları sayesinde birer endüstri ve ticaret merkezleri olarak gelişme göstermiştir (Constable 2002: 33-52). In this system. çarşı-pazar düzeni.. Burckhardt 1972: 9-54. Rius 2009: 141–146. Markets. Giriş Endülüs'teki erişilen refah düzeyi. Müslüman idaresi altına giren İspanya ve Portekiz (Endülüs). Tâhirî 1989: 122-136). Seljukids and Ottomans. . Therefore. recreation and worship. the areas of trade is structured in the form of a belt. Arberry 1967: 166–177. Selçuklu. Islamic business ethics. arcade-bazaar system. The arcade or bazaar system is divided into definite lines from areas of residence. as well as in traditional Islamic cities. Özdemir 2002: 174-175. the city is the center of life. Onun şehirleri Afrika. the distribution of occupational groups in the bazaar and markets in a specific order. Lagardère 1991: 143-165. There are Grand Mosque and bazaar system as the center of the bazaar. Altın ve gümüş sikkeler ülkenin her yanında dolaşımda olmuş ve ayrıca tarım bölgelerinde çağın en gelişmiş sitemiyle üretim yapan halklar da bu refah ve zenginlikten payını fazlasıyla almıştır (Palencia 1955: 10. In the outer zone of the arcade system there are the areas of production. 448. Of course there are minor differences between them. İslam ticaret ahlâkı. Around this center. usually positioned in the form of street shops or organized in khans that configured in a mass merchants.Anahtar Sözcükler: Endülüs. 71. Sâlim 1988: 292 vd. Because the dominant factor in the three layouts is the understanding of urban planning and commercial morals of Islam. İslam dünyasının canlı ticarî hayatına aktif bir biçimde katılmıştır. but also is a system which with many places of production and social facilities. From this information it is understood that the Andalusian market and the market order has great similarities with the Seljuk and Ottoman Turks. Buna karşın. But these are mostly due to geographical factors and social conditions. 61. Ottoman. Calvert 1907: 28-32). iktisadî refahın zirvesine erişmiştir (Hillenbrand 1992: 112-135. Hıristiyan Avrupa'da yaygın ekonomik koşullar ile keskin bir tezat içindeydi. Seljukid. Keywords: Al-Andalus. Özellikle Emevî Halifeliği çağlarında (756-1031) Endülüs. Yakın Doğu ve Bizans ile geniş kapsamlı ticaret yapan tüccarları. Abstract The trading venues in Al-Andalus.

Büyük Emevî ve Abbâsî imparatorluklarının o çağlara hükmeden parlak asırlarının sönmesinin ardından bozkırlardan tarih sahnesine inen Türkler. O’Callaghan 1975: 153-154. çarşı ve pazarların da ne derece yoğun işlediği anlaşılabilir bir durumdur. bu dar sokaklardaki dükkânlarında birlikte yaşarlardı. Kendilerinden önceki Müslümanlardan devraldıkları kültürmedeniyet mirasını Orta Asya’dan sahip olduklarıyla birleştirerek kendilerine özgü hale getirmişlerdir.. önce Selçuklular ve ardından da Osmanlılar ile insanlığın medeniyet serüveninde öncü rolü üstlenmişlerdir. Çarşı-pazarlar. azogue. değerli ve pahalı olan türdendi.İşte. (Resim 2) Arapça’dan İspanyolca’ya Alcaicería şeklinde geçen kayseriye. Berberî. açougue ve souk şeklinde geçmiştir. 488. Bir tür kapalıçarşı ya da bedesten denebilecek kayseriye içinde. Endülüs’ün karakteristik özelliğine uygun şekilde her milletten insanla doluydu. bu ileri iktisadî düzenin temel unsurlarından birisiydi (İnân 1988: II. Her farklı meslek erbâbı için kayseriyenin sokaklarında belirli bir yer ayrılır ve her cadde orada toplanan meslek erbâbının adıyla anılırdı. Fikrî 1983: 35 vd. (Resim 3. Buralarda zanaatkârlar ile satıcılar. McCabe 1985: 41-58). Çarşı. bir caddenin iki kıyısında karşılıklı dükkânlar. Endülüs’te Çarşı-Pazarlar ve Hanlar (el-Funduk) Arapça’da es-sûk kelimesi bugünkü anlamda çarşıdan çok pazar. İspanyolca ve ona yakın dillere zoco.. insanlar kokudan rahatsız olmasınlar diye câmiye çok yakın olmasına izin verilmezdi. Mez 200: 433 vd. 4) Sebze-meyve pazarı ile et-balık pazarının ve koku yayıcı diğer ticarî ürünlerin satıldığı dükkânların. Adeta ticaretin kalbi mesabesindeki çarşı ve pazarların düzeni ve sağlıklı işlemesi ise. Çarşı-pazar çoğunlukla ulucâminin etrafında yer alan iki katlı binalardan müteşekkildi. Hepsinin anlaştığı ortak lisân. Yahudi. Kayseriye olarak adlandırılan bedesten yer alırdı. kendi çağlarında dünyanın diğer ülkeleri ve şehirlerine nispetle çok ileri bir sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyine erişmiş olan Endülüs’te. daha çok revaklı kapalı han ya da bedestenler ile dar geçit yani dar sokaklardaki dükkânlar kastedilmektedir. Bu yüzden de Endülüs’tekiyle büyük benzerlikler sergilemektedir (Fierro 2006: 176). Genellikle şehrin merkezini teşkil eden ulucâminin yanında. yani Endülüs Acemiyesi de denen Endülüs sokak . Hıristiyan (Müsta’rib). Müvelled ve kadın-erkek. Bu hanlar bazen mahzen işlevi de görürdü. Kayseriyede satılan mallar. Bu devletlerin çarşı-pazar düzeni de doğal olarak daha çok İslâmî geleneğe uygun şekilde teşekkül etmiştir. üst katı ise şehre dışarıdan gelen tâcir ve misafirlerin kalması için han veya otel olarak kullanılırdı. orta yerde ise sade havuz veya çevresi ağaçlandırılmış ya da çiçeklendirilmiş havuz bulunurdu. şehrin merkezindeki büyük caddeye veya ulucâmi ve dârulimârenin çevresindeki geniş alana açılan dar geçitlere sahipti. Endülüs’te daha çok ipek üreticilerinin mamullerini depoladıkları ve şehrin hâkimi ya da valisi tarafından korunan yer olarak bilinmektedir. piyasa ya da market anlamına gelmektedir. (Resim 1) Bu binaların zemin katı ticarî mekân. Arap. Lâtince ile karışık bir Arapça.. Çarşı dendiğinde ise. 1. 537-540.

O’Callaghan 1975: 156. Imamuddin 1965: 119-133. almotazán ve almotacé şekillerinde geçmiş olup. 83. İbn İzârî 1983: I. 30-45. 590 vd..). 184-185. II. XII. IV. II. İbnü’l-Hatîb 2003: II. 44 vd. Çarşıda satıcı olarak yer alabilmenin ve alışveriş işlemlerinin. 216. Sâhibü’ssûk (çarşının hâkimi) diye adlandırılan Muhtesib tarafından denetlenen kuralları ve âdâbı vardı. Endülüs ülkesinde daha çok şehrin ana giriş kapısının yakınında inşa edilen hanlar ya da funduklar. Mez 2000: 533 vd. XV. Asrın sonlarında hem Endülüs’te hem de Endülüs medeniyetinden nasiplenen Mağrib bölgesinde çok sayıda hubûbât ve kömür hanları mevcuttu. bugün Mağrib’te mevcut hanlara bakarak çıkartılabilir.. asırda Sebte’de ise 360 han ya da funduk vardı. Fakat zamanla bu özelliğini kaybederek el-ğılâl (muhtemelen ganimet malı) depolama ve satış yeri haline dönüşmüşlerdir (İbn Hayyân el-Kurtubî 1973: 63-64. XIV. 216-219. 223-224. IV. asırdan kalmadır ve büyüklüğü yanında zengin süslemeleriyle de meşhurdur. Endülüs hanlarından günümüze Gırnata’daki (Granada) Yeni Han veya Kömür Deposu (Corral del Carbon) ile Kurtuba’da (Cordoba) bir han (Resim 2) dışında çoğu ulaşmamıştır. 284-308. 6) Ortaçağ ve sonrasında Endülüs hanları özellikle buğday satış yeri olarak kullanılırdı. İspanyolca’ya aszabazoque ve zabazoque şeklinde geçmiş olup. Ruiz 2007: 27-31). İspanyolca’ya ve ona yakın diğer Avrupa dillerine almotacén. Bu sistemde her bir esnaf ya da zanaatkâr. Palencia. 3 vd. Ghabin 2009: 77 vd. Aslında bunlar hemen bütün özellikleriyle Dımaşk ve İran bölgesindekilerden esinlenerek yapılmışlardır (Levi-Provençal 1994: 51 vd.). 178182. İbnü'l-Ebbâr 2008: 115-119. almotazaf.. Selçuklular’da Çarşı-Pazarlar ve Hanlar .diliydi. diğer arkadaşlarının faaliyetlerinden sorumlu tutulurdu (Hammâd 1996: 152-173.. 232-250. 2. Glick 1979: 113 vd. Devletin idarî birimlerinden birini teşkil eden Hisbe Teşkilatı’nın başındaki görevli olan Muhtesib ya da Sâhibü’s-sûk. Hanlar daha çok içine konan eşya türüne veya sahibine göre adlandırılırlardı. el-Merrâküşî 1963. Buradan hareketle. 1999: 183-216. 73-75. IV. Yeni Han ise. Meşhur Müslüman coğrafyacı ve tarihçi İdrisî zikreder ki. Hana inenler karınlarını doyurmak için eğer kendi yiyecekleri yoksa veya başka yerde yemiyorlarsa. 194-200. 109-115. İbn Haldûn 1981: II. İbn Bessâm 1998: I. asırda Muvahhidler döneminde sadece Meriye’de 970. (Resim 5. 153. Bu kadınlar aynı zamanda hanın temizliği ve düzenini de sağlarlardı. hanlarda çalışan dul kadınların pişirdiği yemeklerden para ödeyerek yerlerdi. 341. 338 vd. VI. Arapça el-muhtesib kelimesi ise. çarşı-pazarlarda malların kalitesi ile ölçüleri kontrol eden ve piyasanın barış içinde cereyan etmesini temin eden görevli anlamına gelmektedir. Makkarî 1998: I. Bu hanların mimari yapısı. Hizmetli 2002: 75-158.. Balbas 2001: 97. tâcirler için ticaret malı depolama yerleriydi. 118-122.. esnaf ve zanaatkârların devlet tarafından kontrol edilen bir tür esnaf örgütü ya da sistemine sahip oldukları da söylenebilir. Dickie 1999: 183-216. XIV. III. İbnü’l-Kerdebûs 2008. 49. II. çarşı-pazarın müfettişi ya da efendisi anlamına gelmektedir. 145-146.

11) Bu merkezin etrafında da ticaret yapılan alanlar bir kuşak oluşturmaktadır. Selçuklu üretim politikalarının getirdiği muafiyet ve teşviklerle çiftçi ya da köylü tabakalar olarak kırsal yerleşmelere yönelmişlerdir. Çarşı siteminin merkezini ulucâmi veya bedesten oluşturur. Sonuçta. Çarşı sistemi. geleneksel İslam şehirlerinde olduğu gibi. ikamet alanlarından kesin . Fütüvvet’in Anadolu’ya girmesi ve şehirlerde Ahî adı verilen meslekî örgütlenmelerin kurulması ile sonlanan süreçte gerçekleştiğini söylemek mümkündür. köprü ve benzeri yapılar inşa edip yol güvenliğini de sağlayarak ticaretin gelişmesi için uygun ortamı hazırlamışlardır (Özcan 2006: 29-31. Bu süreç içinde varlıklı zanaatkâr– tüccar sınıflar. 8) İktisadî faaliyet konularına göre uzmanlaşma gösteren çarşı ve pazarlar şehirsel tüketim ihtiyaçlarına yönelik olarak ulucâmi ya da kale kapıları yakınında konumlandırılmıştır. (Resim 7. meslek gruplarına ait çarşı ve pazarların dağılışı da belirli bir düzen içindedir. Bu kuşak aynı zamanda konaklama. Türklerin gerek şehirsel yaşam geleneğine gerekse üretim organizasyonlarına katılımı ve etkin olmalarının. Osmanlılar’da Çarşı-Pazarlar ve Hanlar Osmanlı dönemi çarşılarına gelince. Kayseri ve Sivas gibi Anadolu şehirleri ticaret merkezleri haline gelmiştir. Şahinalp 2012: 151). dinlenme. Selçuklu şehirleri ve çarşıları geleneksel Orta Asya Türk ve İslam şehircilik kültürünün etkisi altında şekillenmiş ve şehirlerin belirli alanlarında konumlanmıştır. temelde göçebe yaşam ve üretim biçimine dayalı olarak yaylak ve kışlak alanlarda kurulan geçici yerleşimlerden. ikinci olarak halı ve kilim gibi el sanatları ürünleri ile hayvansal ürünlerin alım satımının yapıldığı yerler.Selçuklular döneminde Türkler. 10. Bu sistem içinde. Çarşılar. Çarşı sisteminin en dış kuşağını ise üretim yapılan alanlar oluşturmaktadır. Selçuklular han. vakıf kurumu kapsamında gerçekleştirilen sosyal. ibadet ve kişisel hizmetler gibi fonksiyonlara da sahiptir. sahip oldukları Ahiyân-ı Rûm ve Bacıyân-ı Rûm gibi meslekî–dinî örgütlerin de desteğinde şehirlere yerleşmişlerdir. genellikle sıra ya da sokak düzeninde konumlandırılmış dükkânlar ya da tek kitle halinde yapılandırılan tüccar hanları içinde örgütlenmiştir. çevre ve sağlık koşulları açısından olumsuz etkileri yanında geniş mekânlara da ihtiyaç duyan çarşı ve pazarların ise. Endülüs’te olduğu gibi şehir surları dışında konumlandırıldığı anlaşılmaktadır. kültürel ve ekonomik kamusal yapı faaliyetleri ile Ahîler tarafından örgütlenen ticaret– zanaat faaliyetleri neticesinde Konya. Bu nedenle de şehir hayatının merkezi durumundadır. kervansaray. Dolayısıyla. en başta göçebe Türkmenlerin yetiştirdiği at ve katır gibi hayvanların satıldığı koyun pazarı veya at pazarı ya da Türkmen Pazarı (Sûk-ı Terâkîme). Mesela. son olarak da dericilik faaliyetlerinin yapıldığı imalathaneler bunlar arasındadır (Özcan 2010: 201). Buna karşılık. Bu arada. bunların şekillenmesi ve gelişiminde doğal olarak Selçuklu çarşıları temel olmuştur. aynı zamanda üretim yapılan ve birçok sosyal tesisi de içinde bulunduran bir sistemdir. sadece ticaret yapılan bir alan olmayıp. Selçuklular’ın ekonomik ögeler niteliğindeki imalathane ve hanlar ile çarşı ve pazarlardan oluşan ticaret mekânları. 3. (Resim 9.

Endülüs’teki esnafın ya da ticaret erbabının Selçuklu ve Osmanlıdakilerden daha düzensiz ya da prensipsiz olduğu anlamına gelmez. daha Abbâsîler döneminde Sünnî Müslümanların tasavvuf çevrelerinde ortaya çıkan Fütüvvet cereyanına dayandığını da belirtmek gerekmektedir. Zaman içinde özellikle Horasan. XIII. Selçuklular ve Osmanlılar’da da çarşı-pazarlar esnaf teşkilatı yapısına uygun şekilde idare edilmekteydi. Endülüs esnafında da aynı ahlâkî ve ticarî prensipler hâkim olmasına karşın.. Yüzyıldan sonra ise bu Fütüvvet cereyanı esnaf teşkilatlarına dönüşmeye başlamıştır. Selçuklu ve Osmanlı çarşı-pazar esnaf teşkilatında geçerli olan Fütüvvet prensipleri. Endülüs çarşı-pazar düzeni Selçuklu ve Osmanlı Türklerindeki ile büyük benzerlikler göstermektedir. büyük oranda müesseseleşme olgusudur. Boyar 2010: 129-175. Özcan 2006: 41-42. kendinden önceki Müslüman devletlerin mirasını devralan Türkler bakımından doğal ve beklenen bir durumdur (Şahinalp 2012: 151-166.çizgilerle ayrılmıştır. Özcan 2003: 41 vd. Türk çarşı düzeniyle Endülüs çarşı düzeni arasında elbette küçük farklılıklar vardır. hem Selçuklu hem de Osmanlı ticaret erbabı ya da esnafını yönlendiren ahlâkî ve meslekî prensiplerin. Bursa. Ancak. Özer 2006: 9-20). . Fakat bunlar da daha çok coğrafî etkenler ve şartlardan kaynaklanmaktadır. Cezar 1985: 56-57. Şeker 2005: 110-116. İdare işini devlet adına muhtesib yerine getirmekteydi. Fütüvvet prensiplerinin yaşandığı mekânlar olan esnaf zâviyeleri ile onların sonradan daha gelişmiş şekli olan Lonca teşkilatının Endülüs’te var olduğuna işaret eden herhangi bir delile rastlanılmamıştır. Şüphesiz bu durum. Edirne ve İstanbul gibi klasik dönem Osmanlı şehirlerinin hepsinde ticaretin merkezi çarşıdır. Aslında bu önceki İslam ve Türk toplumlarında da var olan bir gelenekti (Şahinalp 2012: 149. Bu çarşılardaki dükkânlarda müşteri çekmek için pencere ya da başka bir şey tasarlanmış olmadığı gibi. Dolayısıyla bu prensip ve kurallara uygun şekilde hareket eden ya da işini yapan ticaret erbabının sosyal ve iktisadî hayattaki yeri ve etkileri de benzer şekilde tezahür etmiştir denebilir. Çünkü her iki düzende de İslamiyet’in şehircilik anlayışı ve ticaret ahlâkı egemen unsurdur. Elbas 2010. özellikle Müslüman tüccarlar mallarını tanıtmak için herhangi bir çaba da sarf etmezlerdi. Sonuç Yukarıda verilen bilgilerden de anlaşılacağı gibi. Türk esnafı ya da ticaret erbabında Endülüs esnafına oranla daha ileri ve daha teşkilatlı bir yapı görülmektedir. Endülüs’te olduğu gibi. İşin içinde elbette bölgesel kadîm geleneklerin de payı mevcuttur. kaynağını İslam’dan ya da İslam tasavvufundan aldığı için. Kütükoğlu 1999: 606-650. Yani bu alanda kaynağını İslam’dan alan bir ticaret ahlâkı hâkimdi. Bu. benzer prensiplerin Endülüs esnafında da mevcut olduğunu söylemek mümkündür. Aradaki fark. Karpat 2002: 278-281). Mâverâünnehr ve Anadolu’da etkili olmuştur. Sevinç 1985: 106-110. Çarşı-pazarı yöneten idareci yanında. Endülüs ticaret erbabını ve esnafını yönlendiren prensip ve kurallar ile Selçuklu ve Osmanlı ticaret erbabını ya da esnafını yönlendiren prensip ve kurallar temelde aynıdır ve aynı kaynaktandır.

s. el-Hadâratü’l-Arabiyyeti’l-İslâmiyye fî’lEndelüs. el-İnânî. Routledge.. The Iberian Resources Online. Cities of Destiny. Arb. Islamic and Christian Spain in the Early Middle Ages: Comparative Perspectives on Social and Cultural Formation. Wiesbaden 2009 Glick. Osmanlı Coğrafyasında Çarşı Kültürü ve Çarşılar. Ahmad. Cordova A City of the Mors. Gallichan. Alisa Jaffa. 183-216 Elbas. Onların inşa ettikleri çarşı ve hanlar. Bursa Büyükşehir Belediyresi. İstanbul 1985 Constable. Albert F. İskenderiye 1983 Ghabin. trc. Mimar Sinan Üniversitesi. Bu yüzden. Arp. Ebru – Kate Fleet. (çevrimiçi) http://libro. hem de yerel ve milletlerarası ticaret yapan çok çeşitli renkte insanların buluşma alanı olmuştur.Sonuç olarak Endülüs’te olduğu gibi Selçuklu ve Osmanlılar’da da iç ve dış ticaret çok canlı. New York 2006. Mektebetü’l-Ubeykân. Olivia Remie. Medieval Islamic Civilizacia: An Encyclopedia. Merkezu Dirasati’l-Vahdeti’l-Arabiyye. Riyad 2002 Dickie. bu devletler ticaretin gelişmesi için gerekli mimari yapı ve alanları titizlikle imar etmişler. trns. New York 1907 Cezar. s. I/1. Kaynaklar Arberry. çok uluslu ve devlet hazinesine çok büyük gelir getiren bir faaliyet alanıydı. Aziz – Sezai Sevim. I. London 1967. Ahmed. Meri (ed. A. 166–177 Balbas. Hisba. Thomas F. London 1972 Calvert. “Cordoba”. Kurtuba fi'l'asri'l-İslâmî. 2001 (Madrid). Leopoldo Torbes. John Lane: the Bodley Head. Mustafa. trc. Tipik Yapılarıyle Osmanlı Şehirciliğinde Çarşı ve Klasik Dönem İmar Sistemi. Arts and Crafts in Islam. Josef W. et-Ticâre ve’t-tüccâr fî’l-Endelüs. J.. Moorish Culture in Spain. elÂnise Aliyye İ. 97-128 Boyar.edu. A Social History of Ottoman Istanbul. Faysal Abdullah. Maribel. Selma el-Hadrâ’ el-Ceyyûsî. ed. Beyrut 1999. James (Yakub Zeki). Revista. “’Zînetü’d-dünyâ’: Kurtubatü’l-karavistıyye merkezen sekâfiyyen âlemiyyen”. ihracat ve ithalat merkezleri olarak hem devletin hem de halkların temel geçim kaynaklarından birisi olmuş.). Titus. “el-Ebniyetü’l-İsbâniyye el-İslâmiyye”. 175-176 Fikrî. Cambridge 2010 Burckhardt. Princeton 1979. Otto Harrassowitz Verlag. – Walter M. Mart 2001 .uca. ‘‘Muslim Cordoba”. Cambridge University Press. Bursa 2010 Fierro. Arnold Toynbee. ed. ayrıca esnaf ya da tüccarların güvenliği için de gereken her türlü tedbiri almışlardır. s.

neşreden: Ali İbrahim Mahmûd. Muhammed (732-808/1332-1406).. Abdillâh b. Brill. No. 143-165 Levi-Provençal. tahkîk: Seyyid Kisrevî Hasan. Saîd el-Endelüsî (713-776/1313-1374). Maisonneuve &amp Larose. 112-135 Hizmetli. Vincent. Ebü’l-Hasen Alî eş-Şenterînî (ö. “Osmanlı İktisadî Yapısı”. Mübahat. Brill. Veliyyüddin Abdurrahman b. 469/1076). İstanbul 1999. S. Dâru’l-Fikr. Kemal. S. tahkik: Süheyl Zekkâr. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi. çev.. Dâru’lkütübi’l-ilmiyye. el-Muktebes min enbâi ehli’l-Endelüs. Kâhire 1988 Karpat. Kitâbü’l-iber ve dîvânü’l-mübtede’i ve’l-haber fî târîhi’l-Arab ve’l-Berber ve men âserahüm min zevî’ş-şe’ni’l-ekber. Leiden 1992. The Legacy of Muslim Spain. Yayımlanmamış Doktora Tezi. II. Abdullah b. Muhammed Abdullah. el-Beyânü'l-muğrib fî ahbâri'l-Endelüs ve'l-Mağrib. Beyrut 2008 İbnü’l-Hatîb. s.D. (1991). II. ez-Zahîre fî mehâsini ehli'l-cezîre. el-Endelüs: Kurûn mine’t-takallübât ve’l-atâât. s. Robert. Devletü'l-Islâm fi'l-Endelüs.. 147-348 Hillenbrand. Mektebetü’l-Hâncî. Riyad 1996. Muhammed Abdullah. Osmanlı Devleti Tarihi. H. Ahmed b. Studies on Ottoman Social and Political History: Selected Articles and Essays.695/1295). Mahmud Ali Mekkî. Beyrut 2003 İnân. Leiden 2002 Kütükoğlu. IRCICA.M. Beyrut 1981 İbn Hayyân el-Kurtubî. Halef b. thk. Hüseyin el-Ümevî (ö. “Medieval Cordoba as a Cultural Centre”. Studia Islamica. A'mâlü'l-A'lâm fîmen bûyia kable’l-ihtilâm min mülûki’l-İslâm ve mâ yecürru zâlike min sücûni’l-kelâm. Ankara 2002 Imamuddin. Mektebetü’l-Melik Abdülazizi’l-Âmme. Tâhir Ahmed Mekkî. el-Hadâratü'l-Arabiyye fî İsbânya. Evariste. Beyrut. Leiden 1965 İbn Bessâm. 74.659/1260). III. Beyrut 1998 İbn Haldûn. Beyrut 1973 İbn İzârî el-Merrâküşî. Kâhire 1994 . 542/1147). “Culture et industrie du lin en al-Andalus au Moyen Âge (VIIIe-XVe s)”. 513-650 Lagardère. Ebû Abdilâh Zü'l-Vizâreteyn Lisânüddîn Muhammed b. nşr. Dâru’s-Sekâfe. Dâru’l-kütübi’l-ilmiyye. Mustafa. “et-Tahtîtu’l-umrânî li-müdüni’l-Endelüsi’lİslâmîyye”. el-Hulletü's-siyerâ. Dâru’l-Maârif. Feza Gazetecilik. S. Muhammed (ö. Endülüs’te Hisbe Teşkilatı. Beyrut 1983 İbnü’l-Ebbâr. Mustafa el-Bedrî. Some Aspects of the Socio-Economic and Cultural History of Muslim Spain 711-1492 A. Ebû Abdullah Muhammed b.Hammâd. Ebû Mervân Hayyân b. Ebû Bekr el-Kudâî (ö.

5/2 (2009). trc. 2006. s.. İstanbul 1985 Şahinalp. DİA. Necdet. s. çev. Fetvalar Işığında Osmanlı Esnafı. bilig. Mektebetü’n-Nehdati’l-Mısriyye. Menşûrâtü Ukâz. Rabat 1989 . Osmanlı Sosyal ve Ekonomik Düzeni. Joseph F. Kitabevi. Kahire 1955 Palencia. M. M. Muhammed b. Mustafa. s. Mektebetü’l-Meârif. Salih Şaban. Üçdal Neşriyat. Joseph. Tahsin. 149-168 Şeker. Eskişehir 2005 Tâhirî. 1041/1631). Beyrut 1988 Sevinç. Seyyid Abdülaziz. “Erken Dönem Anadolu-Türk Kenti Anadolu Selçuklu Kenti ve Mekânsal Ögeleri”. “Anadolu’da Selçuklu Kentler Sistemi ve Mekânsal Kademelenme”. I. Medeniyyetü’l-müslimîn fî İsbanya. Târîhu’l-fikri’l-Endelüsî. XV. ed. Rafael.-XIX. 21-61 Özcan. S. Koray.Makkarî. Türk Medeniyeti Tarihi. Ahmed et-Tilemsânî (ö. Dâru’l-Fikr. New York 2007 Sâlim. Circulation of Knowledge in the Mediterranean”. 183-216 Rius.T. Arb. Güz 2010. A History of Medieval Spain. Yüzyıl. İstanbul 2003 Özdemir. Ankara 2006 Palencia. Nefhu't-tîb min gusni’l-Endelüsi’r-ratîb ve zikri vezîrihâ Lisânüddîn İbnü’l-Hatîb. Barcelona. Ithaca 1975 Özcan. 141–146 Ruiz. Mehmet. Cornell University Press. Koray. 55. Beyrut 1999. el-Hilâlî. 193-220 Özcan. Institut d’Estudis Catalans. 174-175 Özer. thk. Üsküp’te Türk Mimarisi XIV. 93. Algora Publishing. s. Ana. 2012. Vibrant Andalusia: The Spice of Life in Southern Spain. Beyrut 1998 McCabe. İnsan. “Hakem II”. Türk Tarih Kurumu. Rabat 1985 Mez. Ebü’l-Abbâs Şihâbeddîn Ahmed b. “Osmanlı Şehircilik Kültüründe Çarşı Sisteminin Lokasyon Ve Çarşı İçi Kademelenme Yönünden Mekânsal Analizi”. METU JFA (Ankara). el-Hadâratü’l-Arabiyyeti’l-İslâmiyye fî’l-Endelüs. Târîhu'l-Müslimîn ve Äsâruhum fi'l-Endelüs. Sait – Veysi Günal. Onuncu Yüzyılda İslam Medeniyeti: İslam’ın Rönesansı. İstanbul 2002. Selma el-Hadrâ’ elCeyyûsî. çev. İstanbul 2000 O’Callaghan. Âmmetü Kurtuba fî Asri’l-Hilâfe: Dirâse fi’t-târîhi’l-ictimâî elEndelüsî. Ahmed. Mehmet – Süleyman Genç. “Science in Western Islam. Contributions to Science. Adam. Yıl: 24. Hüseyin Mûnis. el-Bukâî. Yûsuf M. Monica. S. Angel Gonzalez. Millî Folklor. “İşbîliyetü’l-İslâmiyye: Târîhuhâ’s-siyâsî ve’l-ictimâî ve’ssekâfî”. Merkezu Dirasati’l-Vahdeti’l-Arabiyye.