You are on page 1of 311

J e a n -P a u l Sa r t r e

ZGRLK YOLLARI 1

AKIL AI

FRANSIZCA ASLINDAN EVREN

G LSE R E N D E V R M

Can Yaynlar: 727

Les chemins de la libert. Lge de raison, Jean-Paul Sartre


Editions Gallimard, 1938
Can Sanat Yaynlar Ltd. ti., 1994
Bu eserin Trke yayn haklar Onk Ajans Ltd. ti.
araclyla alnmtr.
1. basm: 1996
6. basm: Kasm 2009
Bu kitabn 6. basks 1000 adet yaplmtr.

Kapak tasarm: E-kal Yavi


Kapak dzeni: Semih zcan
Dizgi: Glay Yldz
Dzelti: S. Asaf Taneri
Kapak bask: etin Ofset
bask ve cilt: zal Matbaas

ISBN 978-975-510-693-9

CAN SANAT YAYINLARI


YAPIM, DAITIM, TCARET VE SANAY LTD. T.

Hayriye Caddesi No. 2, 34430 Galatasaray, stanbul


Telefon: (0212) 252 56 75 - 252 59 88 - 252 59 89 Fax: 252 72 33
http://www.cany ay inlari .com
e-posta: yayinevi@canyayinlari.com

Jean-Paul Sartre
ZGRLK YOLLARI 1
AKIL AI

ROM AN

Franszca aslndan eviren


GLSEREN DEVRM

CAN YAYINLARI

JEAN-PAUL SARTREIN
CAN YAYINLARI NDAK
D ER K TAPLARI

BULANTI / roman
DUVAR / yk
SZCKLER / otobiyografi
YAANMAYAN ZAMAN (zgrlk Yollan 2) /
AYDINLAR ZERNE / deneme
YIKILI (zgrlk Yollar 3) / roman
EDEBYAT NEDR / deneme

Jean-Paul Sartre, 1905te Pariste dodu. cole Normale Suprieurede (Yksek retmen Okulu) Raymond Aron, Maurice MerleauPonty, Simone Weil, Claude Lvi-Strauss gibi gelecein nl yazar
ve dnrleriyle tant. rencilik yllarnda Simone de Beauvoir
ile balayan birliktelii yaam boyunca srd. Le Havreda ret
menlik yapt 1938 ylnda, sonradan gelitirecei birok felsefi ko
nuya yer veren Bulant adl romann yaymlad. Felsefe alanndaki
asl yeteneini, 1943te Varlk ve Hilik adl kitabnda ortaya koydu.
Bireyin zgrlnn felsefi savunusundan sonra toplumsal sorum
luluk konusuna yneldi ve 1945-49 arasnda zgrlk Yollan adl
drt ciltlik romann kaleme ald. nsan eylem iinde en iyi gstere
cek trn tiyatro olduuna karar vererek, Sinekler; Gizli Oturum,
Kirli Eller, eytan ve Yce Tanr, Nekrasov ve Altona Mahpuslan gi
bi oyunlar yazd. Bu arada Simone de Beauvoir ile birlikte kurup
ynettikleri Les Temps Modernes dergisinde birok yazs yaym
land. Kendine zg Marksizm anlayn, 1960ta Diyalektik Akln
Eletirisi adl yaptnda ortaya koydu. 1964te deer grld Nobel
Edebiyat dln reddetti. 20. yzyln en etkili dnrlerinden
biri olan Sartre, bireyin kkten zgrln vurgulayan varoluu
luun szcln stlendi, romanlar ve oyunlaryla dnya grrn ok geni bir kitleye aktard. 1960lardan sonra olgunlatr
d zgn Marksist anlayyla, Fransann gncel siyasal olaylar
iinde etkin rol ald. 1980de Pariste len Sartrem cenazesine 25
binden fazla kii katld.

Glseren Devrim, 1928de stanbulda dodu. stanbul Kz Lisesi


ni, ardndan stanbul Hukuk Fakltesini bitirdi. 1960l yllardan
balayarak pek ok eviri yapt. Jean-Paul Sartrem zgrlk Yol
lan lemesi, Jean Cormiernin Che Guevera biyografisi, Mihail
olohovun Vatan in Dvtler, Alexander Soljenitsinin Matrionanm Evi, Nathalie Sarrauteun ocukluk, Emmanuel Berlin
Atilladan Timura Avrupa ve Asya, Gao Xingjianin Ruh Da ve
Yalnz Bir Adamn Kitab balkl kitaplar bata olmak zere bir
ok nemli yapt dilimize kazandrd.

Vercingetorix Sokann ortasnda, irikym bir adam Mathieuy kolundan yakalad; kar kaldrmda bir polis geziniyordu.
Bana biraz para ver patron, karnm a.
Birbirine yakn gzleri, kaln dudaklar vard; arap kokuyor
du. Mathieu, Acktn m, yoksa susadn m? dedi.
Adam glkle homurdand:
Yemin ederim doru sylyorum, yemin ederim...
Mathieu cebinde bir on santim bulmutu:
Sen bilirsin, dedi, laf olsun, diye syledim.
Paray verdi. Adam duvara yaslanarak, Bu yaptn, dedi,
iyi bir ey senin... Ben de sana Tanrdan ok byk bir ey isteye
ceim. Bil bakalm, ne isteyeceim?
kisi de dndler; Mathieu, Ne istersen, dedi.
Eh, yleyse ben de senin mutluluuna dua ederim. te bu
kadar...
Bir i baarmasma gld. Polisin yanlarna geldiini gren
Mathieu, adam iin rkt.
Haydi bakalm, dedi, eyvallah!
Uzaklamaya davrand, ama adam tekrar yakalad. Peltek
peltek, Mutluluk dilemekle olmaz yani, dedi. Bu kadar yet
mez...
Ya daha ne olacak?
Sana bir ey vermek isterdim...
Polis, Dilencilik yaptn iin seni delie tkacam, dedi.
Pembe yanakl, gepegen bir adamd; sert grnmeye al
yordu. Gene de gvensiz bir sesle, devam etti:
Yarm saattir gelip geeni rahatsz ediyorsun.
Mathieu telala, Dilenmiyor, dedi, konuuyorduk.
Polis omuz silkti, yrd. Sarho kayg verecek ekilde salla
nyordu; polisi bile pek fark etmemiti.
Sana ne vereceimi buldum. Bir spanyol pulu vereceim.
Cebinden ke yeil bir karton paras kard ve Mathieu
ye uzatt. Mathieu okudu:
7

C.N.T. Diario Confederal. Ejemplares 2. France. Anarist Sendikalistler Komitesi, 41 Belleville Soka Paris. Adresin alt taraf
na bir pul yaptrlmt. Pul da yeildi, Madrid damgasn tayor
du. Mathieu elini uzatt:
Teekkr ederim.
Ama dikkat et, dedi adam. fkelenmi gibiydi...
Bu... Bu Madrid... Ya!
Mathieu bakt, adamn heyecanl bir hali vard. Dndkleri
ni syleyebilmek iin kendini zorlad belliydi. Vazgeti, yeniden,
Madrid, dedi.
Evet.
Oraya gitmek istiyordum, yemin ederim. Ama olmad ite...
Ayarlayamadm.
Birden kapanmt. Dur! dedi. Parman ar ar pulun
zerinde gezdirdi:
Oldu. Artk alabilirsin.
Mathieu iki- adm yrmken adam gene seslendi:
Hey!
Ne var? dedi Mathieu. Adam uzaktan on santimi gsteriyordu:
nein biri bana bir onluk toslad. Gel sana bir rom smarla
yaym.
Yok! Baka bir akam.
Mathieu, iinde belirsiz bir buruklukla uzaklat. Yaamnda,
herkesle birlikte sokaklarda, barlarda srtt, nne gelenle ka
deh tokuturduu bir dnem olmutu. Ama o fasl oktan kapan
mt; bu eit numaralar artk ona hibir ey ifade etmiyordu. G
lnt bu... spanyaya gidip dvmeye can att da olmutu.
Mathieu admlarn sklatrd; can sklarak, Aslnda birbirimize
diyeceimiz bir ey yoktu, diye dnd. Cebinden yeil kartonu
kard: Madridden geliyor, ama ona gnderilmemi, herhalde bi
ri vermitir. Bana vermeden nce Madridden geliyor, diye pulu ka
kez okad. Adamn yzn ve pula bakarken gzlerinde beliren
anlam hatrlyordu: Bir tutku ifadesiydi bu... Yrmeye devam
ederken Mathieu de pula bakt, sonra karton parasn cebine koy
du. Bir tren ddn ttrd ve Mathieu iinden, ihtiyarladm
ben, diye geirdi.
Sat onu yirmi be geiyordu, vakti vard. Kk mavi evin
nnden durmadan, ban evirmeden geti, ama gznn ucuyla
bakmt. Madame Duffetninkinden baka btn pencereler ka
ranlkt. Marcelle sokak kapsn aacak zaman bulamamt: Asma
cibinlikli karyolaya doru eilmi, erkeksi hareketlerle annesinin
yorgann dzeltiyordu. Mathieu dnceliydi: 29una kadar be

yz frank, gnde aa yukar otuz frank eder. Altndan nasl kal


kacam? Geri dnd ve yrd.
Madame Duffetnin odasnda k snmt. Birka saniye
sonra Marcellein penceresi aydnland; Mathieu karya geti ve
yeni ayakkablarnn ses karmasndan korkarak dikkatle bakka
ln nnden yrd. Kap aralkt; usulca itti, kanat gcrdayarak
ald: arambaya biraz ya getirip u menteeleri yalayaym.
eri girdi, kapy kapad, karanlkta ayakkablarn kard. Merdi
ven de gcrdyordu; Mathieu, ayakkablar elinde, usul usul k
yor, her basamakta admm atmadan ayann ucuyla nn yoklu
yordu: Ne komedi, diye dnd.
O daha sahanla varmadan Marcelle kapy amt. Odasn
dan pembe, ssen kokulu bir buhar szld, merdivene doru ya
yld. Yeil gmleini giymiti. Arkasndan vuran kta Mathieu,
onun yumuak ve etli kalalarnn yuvarlakln grd. eri girdi,
kapy kapad; bu odaya her giriinde ona, dev bir deniz bceinin
kabuuna giriyormu gibi gelirdi. Marcelle kapy kilitledi. Mat
hieu duvardaki gmme dolab at, ayakkablarm iine koydu.
Sonra Marcellee bakt ve ilerin yolunda gitmediini anlad.
Alak sesle, Ne var? diye sordu. Kt bir ey mi oldu?
Marcelle alak sesle, Yo, hayr, dedi. Sende ne var, ne yok?
Hi, paraszm! st taraf iyi ite...
Kz boynundan, dudaklarndan pt. Teni amber kokuyordu,
az ttn. Mathieu soyunurken Marcelle yatan kenarna oturdu,
dikkatle bacaklarna bakyordu.
Mathieu, Bu da n e? diye sordu.
Ocan zerinde o gne kadar grmedii bir fotoraf duruyor
du. Yaklap bakt ve utanga, ama dik bakl, erkek halli, zayf bir
gen kz grd. zerinde uzun bir erkek ceketi, ayanda dz, ka
pal ayakkablar vard.
Marcelle ban kaldrmadan, Benim, dedi.
Mathieu dnd; Marcellein gmlei kalalarna kadar syrl
mt; ne eilmiti; Mathieu, onun iri gslerinin gmleinin al
tnda titrediini fark etti.
Nereden buldun bunu?
Eski albmlerden birinde. 928 yaznda ektirmiim.
Mathieu ceketini dikkatle katlad ve ayakkablarnn yanma
koydu. Sordu:
Aile resimlerine bakarak zaman geiriyorsun, desene...
Hayr, ama nedense bugn canm eski gnlere ait bir eyler
grmek istedi. Henz seninle tanmadmz, daha salam, salk
l olduum gnlerde naslmm, grmek istedim. Versene unu.
9

Mathieu resmi uzatt, kz sert bir hareketle, koparrcasna al


d. Mathieu yatan zerine, kzm yanna oturdu. Marcelle irkildi,
usulca uzaklat. Anlamsz bir glle resme bakyordu.
Ne tatszmm, dedi.
Resimdeki gen kz bir bahe duvarnn demir parmaklna
yaslanmt. Dimdik duruyordu, dudaklar aralkt. Herhalde o da
ayn batc ak szllk, ayn dengesiz cretle, Ne tatszm, di
yordu. Yalnzca o daha gen ve ok daha zayft.
Marcelle ban sallad.
Tatsz ya, dedi. Tatsz! Bu resmi Luxembourgda eczac
okulundan bir olan ekmiti. zerimdeki ceketi gryor musun?
O gn satn almtm. Bir sonraki pazar Fontainebleauda enlik
vard. Hey Tanrm!
Mutlaka bir ey vard: Hareketleri hibir zaman bu kadar sert,
sesi bu kadar krc, bu kadar erkeksi olmamt. Yatan kenarn
da, rlplakken olduundan ok daha i gcklayc, savunmasz,
oturuyordu; bu her eyi pembe olan odann ortasnda iri hatl bir
in vazosu gibiydi. Bedeninden o kkrtc koku ykselirken sert,
erkek sesiyle konutuunu duymak insan artyor, zyordu.
Mathieu onu omuzlarndan yakalayarak kendine doru ekti:
Gemi gnleri mi zlyorsun?
Marcelle kuru bir sesle, Hayr, dedi. O gnleri deil. Yalnz
ca o gnlerde hayalini kurduum yaam zlyorum.
Gen kz niversitede kimya rencisiydi. Sonra hastalanm
t. Mathieu, Beni mi suluyor yoksa, diye dnd. Bir soru sor
mak iin azn at, ama kzn gzlerini grerek sustu. Marcelle,
yznde gergin, kederli anlamlarla hl resme bakyordu.
imanlamm, deil m i?
Evet.
Omuz silkti, fotoraf yatan zerine frlatt. Mathieu, Ger
ekten, ne ansszlk, diye dnd. Yanan pmek istedi, Mar
celle yumuak bir hareketle onu itti. Sinirli bir glle, On yl ge
ti, dedi.
Mathieu dnyordu: Ona hibir ey veremiyorum. Haftada
drt gece geliyordu; gnlerini en ince ayrntlarna kadar ona anla
tr, Marcelle de ciddi, hatta biraz emreden bir tavrla akllar, t
ler verirdi ona...
Mathieu sordu:
Dn ne yaptn? Sokaa ktn m ?
Marcelle geliigzel bir hareket yapt.
Hayr, yorgundum. Biraz bir eyler okudum, ama annem iki
de bir dkkna ard, rahat brakmad.
10

Bugn?
Bugn ktm, dedi. Canm biraz hava almak, iki insan y
z grmek istedi. Gaite Sokana kadar yrdm, iyi geldi; sonra
Andreeye gittim.
Grebildin m i?
Evet, be dakika. Ondan ayrldmda yamur balamt, ne
biim haziran; insanlar yle keyifsiz grnyorlard ki... Bir taksi
ye atlayp eve dndm.
Zoraki bir ilgiyle, Ya sen? diye sordu.
Mathieunn can anlatmak istemiyordu. Ama, Dn son ders
lerde bulunmak iin liseye gittim, dedi. len Jacquesta yemek
yedim, her zamanki gibi korkuntu. Bu sabah muhasebeye ura
dm. Belki biraz avans koparabilirim, diyordum; ama olmazm.
Halbuki Beauvais deyken idaredeki herifle iimi uydurmutum...
Sonra Ivichi grdm.
Marcelle kalarn kaldrarak bakt. Mathieu ona Ivichten
bahsetmeyi sevmiyordu. Szn tamamlad:
Pek bozuktu.
Neden?
Marcellein sesi yeniden diklemi, yzne dnceli ve ciddi
bir anlam gelmiti. u anda tombul bir Douluya ne kadar benzi
yordu. Mathieu yarm azla, akacak galiba, dedi.
Hani alyor, demitin?
Eh, szmona... Kendince alyor. Yani saatlerce, kitap
nnde, kmldamadan oturuyor. Ama bilirsin onu, tpk deliler gi
bi o da bazen, bir an gerei grverir. Eyllde biyolojiyi alm
t, biliyordu. Smav iyi gidiyordu, profesrn az kulaklarndayd;
sonra nasl olduysa birden, plak kafal, irkin bir adamn kar
snda oturmu, selentereleri anlattn fark ediverdi. Bu ona aa
lk, gln bir ey gibi geldi. Selenterelerden bana ne? Topunun
Allah belasn versin! diye dnd ve dazlak kafal herif bir daha
azndan tek kelime alamad.
Marcelle, dalgn, Ne tuhaf kz, dedi.
Neyse, dedi Mathieu, bu numaray ikide bir tekrarlamaya
kalkmasn da! Ama bu olmasa da baka bir delilik bulur gene.
Bu ses tonu, bu koruyucu, ama umursamaz ton dpedz yalan
deil miydi? Szcklerle anlatlabilecek her eyi sylemiyor muy
du? Zaten szcklerden gayr ne var ki...
Bir an tereddt etti, cesareti krlm gibi ban ne edi;
Marcellein, onun Ivichle ilgili duygular konusunda bilmedii bir
ey yoktu; onu sevmesine bile gz yumabilirdi. Tek istedii,
Mathieunn Ivichten ite bu tonla sz etmesiydi. Mathieu kzn
11

srtn okuyordu, Marcellein gzkapaklar arlamaya balam


t; onun byle srtn, iki krek kemiinin arasndan ta kuyruk so
kumuna kadar usul usul okamasna dayanamazd. Ama birden di
kildi, yz hatlar sertlemiti. Mathieu, Bak Marcelle, dedi. Ivich
akm, akmam umurumda deil. Zaten doktorlua benden daha
yatkn olduunu kimse syleyemez. Hem bu yl EC.N.i gese bile,
gelecek yl atlatamaz. Daha ilk kadavrada akl bandan gidecek, bir
daha faklteye admn atmayacak. Ama bu kez tkezlerse bir lgn
lk yapar, diye korkuyorum. nk bu yl geemezse ailesi onu bir
daha niversiteye yollamaz.
Marcelle sordu:
Yani, nasl bir lgnlk, demek istiyorsun?
Mathieu bocalad:
Ne bileyim...
Ama ben biliyorum, canm. Sylemeye dilin varmyor, ama
kalbine bir kurun skp canna kyar diye korkuyorsun. Her ne ka
dar bu sence pek modas gemi, ok romantik bir hareket saylr
sa da... Seni duyan da kza alc gzle bakmam sanr. Cildini ya
kndan grmedin mi hi? Ben olsam, elimi srmeye korkarm, yrtlverir diye, yle ince ki. Hi byle teni olan gzel bebekler bir
kurunla o cmm deriyi paralamay gze alabilirler mi? Ben ken
dimi, sam bam birbirine karm, elimde kk bir tabancayla
bir koltua ylm kalm tasarlayabiliyorum. Ama bu dekor, bu
poz iinde o... Olmaz, olamaz! Anladn m? Tabancalar bizim gibi
katr derililer iin yaplmtr.
plak kolunu Mathieunnkine yaptrd. JVIathieunn kolu
Marcelleinkinden daha beyazd.
uraya bak! Hele benimki, kay gibi.
Glmeye balad.
Ne dersin, kalbura evrilmek iin yaratlmm, deil mi?
Bak, gzmn nne geliyor: Sol mememin altnda kck, yuvarlack bir delik; dzgn, tertemiz kenarlar var, kpkrmz! Valla
hi, hi de irkin olmaz hani...
Yksek sesle glyordu. Mathieu eliyle azn kapatt.
Sus, ihtiyar uyandracaksn.
Marcelle sustu. Mathieu, Ne kadar sinirlisin, dedi.
Marcelle yant vermedi. Mathieu elini yavaa onun bacana
koyarak okamaya balad. Elinin altnda her an rperir gibi kml
dayan incecik, ipek gibi tyleriyle bu yumuak, scak ete dokun
mak houna gidiyordu. Mathieu birden elini ekti.
Bana bak bir dakika!
Bir an kzn etraf hafife morarm, yorgun gzlerinde umut
12

suz bir bak yakalayarak ard.


Neyin var senin?
Marcelle ban evirdi.
Bir eyim yok!
Her zaman byle olurdu: Marcelle birden kapanverirdi. Biraz
dan dayanamayacak, kendini daha ok tutamayarak boalacakt. O
;n beklemekten baka are yoktu. Mathieu bu sessiz isyanlardan
rkerdi: Bu bcek kabuu odada tutku ve heyecan, boacak, ld
recek kadar bastrrd; nk Madame D uffetyi uyandrmak korku
suyla insan konuamaz, keyfince hareket edemezdi. Mathieu ayaa
kalkt, dolaba gitti ve ceketinin cebinden karton parasn kard.
una bak.
Bu ne bu?
Az nce sokakta bir adam verdi bunu. Sempatik bir adamd,
ben de ona kuru para verdim.
Marcelle kart ilgisiz bir tavrla ald. M athieuye sanki o sokak
taki adamla aralarnda bir su ortakl varm gibi geldi.
Biliyor musun? Bu karton parasnn onun iin ayr bir ne
mi vard.
Komnist miydi?
Bilmem... Bana iki smarlamak istedi.
Kabul etmedin m i?
Hayr.
Marcelle heyecansz, Neden, diye sordu. Belki houna gi
derdi.
Yok canm, dedi Mathieu.
Marcelle ban kaldrd, miyop gzlerle duvardaki saate bakt.
Ne tuhaf, dedi. Byle eyler anlattn zaman keyfim ka
yor. Hele bu gnlerde... Senin yaantn karlm frsatlarla dolu
Mathieu.
Sen buna karlm frsat m diyorsun?
Tabii. Eskiden sen byle biriyle tanabilmek iin bahane
arardn.
Mathieu, iyi niyetle, Belki biraz deimiimdir, dedi. Sen
artk ihtiyarladm m dnyorsun?
Marcelle ksaca, Otuz drt yandasn, dedi.
Otuz drt ya. Mathieu, Ivichi dnd ve iinde bir rahatsz
lk duydu.
yle... Ama bu yzden olduunu sanmam; aslnda, canm
ekmedi. Anlyor musun, gnmde deildim.
Marcelle, Son zamanlarda gnnde olduun anlar o kadar
seyrek ki, dedi.
13

Mathieu alelacele, Zaten o da keyiflenemeyecekti, diye de


vam etti. nsan sarho oldu mu, hznlenir, alamakl olur. te
buna engel olmak istedim ben.
Mathieu, Sylediim pek de doru deil, diye dnd.
Byle uzun uzadya dnemedim ki. Aka, gerei sylemek
istedi. Mathieu ile Marcelle birbirlerine yalan sylememeye karar
vermilerdi.
Daha dorusu... dedi.
Ama Marcelle glmeye balamt. Benim koca bebeim, di
ye sylenerek salarn okarken gld gibi, sessiz ve yumuak
bir fkrdamayla glyordu. Ama yz haindi.
Bu szlerinle ne kadar k e n d in s in d e d i. Duygulanmaktan
nasl da korkarsn! Nolurdu sanki? O zavall adamla ba baa biraz
dertleebilirdin, deil mi? Ne kaybederdin?
Mathieu, Ne kazanrdm? dedi.
Biraz da kendini, kendine kar savunuyordu.
Marcelle ac ac gld. Mathieu ard: Bana hnc var. Kr
mak istiyor beni. inde tuhaf bir huzur vard, azck akn ve
hatta keyifliydi, tartmak istemiyordu.
Bu hikyeyi bu kadar uzatmann anlam yok, dedi. Hem
adamla zaman kaybedemezdim ki, sana geliyordum.
Haklsn, evet ok haklsn. Bu hi nemli bir ey deil. nsa
nn can ekmezse kendisini okamayabilir; sonunda kendi bilecei
ey, deil mi? Ama bence bu olduka anlaml, hatta ok anlaml!
Mathieu irkildi; hi olmazsa bu kadar ineleyici konumasayd.
Haydi canm, dedi, noluyoruz? Bu basit olayda byle nem
verilip stnde durulacak ne buluyorsun?
Bak imdi, dedi. Burada gene senin o nl gerei grme
teorin ortaya kyor. Bu halinle insan nasl elendiriyorsun bilsen. Sen, kendi kendini aldatmaktan ylesine korkuyorsun ki, ken
dime yalan sylememe yol aar diye, nne dnyann en ilgin se
rveni serilse, ban evirip bakamazsm.
Evet, yle, dedi Mathieu. Bunu oktan biliyorsun. Btn
bunlar syleneli ok oldu.
Onu haksz buluyordu. Bu gerei grme teorisini (Bu de
yimden de nefret ediyordu, ama Marcelle bir sreden beri dilinden
drmez olmutu; geen yl da bir ivedi laf tutturmu gitmiti:
Szckler onda bir mevsimden ok dayanmazd), bu gerei grme
kuramn ikisi birden bulmulard, varsa sorumluluu ikisinindi,
aklarnn anlam, derinlii de bu ortaklktayd. Mathieu, Marcellee kar olan sorumluluunu kabullendii zaman yalnzlk fik
rinden; bir zamanlar ba edilemez ekicilii ve canllyla ikide bir
14

benliinin ta derinlerine dalveren o biraz karanlk, belirsiz, biraz


korkak yalnzlk fikrinden vazgemeyi gze almt. Marcellei an
cak gerein ta kendisi olduu zaman sevebilirdi: Marcelle onun
gerei gren gz, arkada, akl hocas ve yarglayan vicdand.
Kendime yalan sylersem, sana da yalan sylemi olurum, ki
buna katlanamam.
Evet, dedi.
nanm grnmyordu.
Ama inanm grnmyorsun?
Gevek bir sesle, nanyorum, dedi.
Kendi kendime yalan sylediimi mi sanyorsun?
Hayr... Daha dorusu, bilmiyorum. nsan hali bu. Ama san
myorum. Yalnz, ne dnyorum, biliyor musun? Sen kendini k
srlatrmakla megulsn, sevgilim. Bugn uzun uzun dndm
bunu. Ya! Evet, sende her ey tertemiz, prl prl, dzenli, sanki sa
bun kokuyorsun; etvden km gibisin. Yararsz ya da kararsz,
kuku verici, mide bulandran en ufak ey yok sende. ldrc bir
ey bu. Yok, sakn bunu benim iin yaptn syleme: Ben yalnz
ca bir aracm, sende kendi kendini didikleme, kendi kendini ren
me ihtiras var.
Mathieu armt. Marcelle ou zaman haindi; her an tetik
te, kendini savunmaya, hatta bazen saldrmaya hazr olurdu ve eer
Mathieu bir meselede kendisiyle ayn fikirde olmazsa Marcelle
onun kendisine hkmetmeye kalktn sanrd. Ama bu rahatsz et
mek, krmak, yaralamak istei onda ok seyrek grd bir eydi.
Sonra, u yatan zerine frlatlan resim, vard... Marcellein yz
ne kaygyla kark, bir merakla bakt: Daha konumaya karar ver
mi grnmyordu. Ksaca, Kendimi tanmak pek de elenceli,
merakl bir ey olmasa gerek, dedi.
Biliyorum, dedi Marcelle. Bu bir ama deil zaten, bir yn
tem. Kendi kendinden kurtulmak iin yapyorsun bunu: Kendini
seyretmek, kendini teraziye vurmak iin: Bu senin en sevdiin yn
tem. Kendine baktn zaman, baktn senin sen olmadm, as
lnda bu senin zaten var olmadn tasarlyorsun. Evet, aslnda se
nin istediin bu: bir hi olmak, daha dorusu, hibir ey olmamak.
Mathieu ar ar tekrarlad:
Hibir ey olmamak... Hayr. Yanl! Bu deil, ben... Dinle bak:
Ben... Ben, yalnzca kendim olmak, kendime dayanmak istiyorum.
Evet. zgr olmak. Sonuna kadar zgr olmak. Senin gna
hn bu ite.
Bu bir gnah deil, dedi. Mathieu. Baka... Baka ne iste
yebilir ki insan?
15

Sinirlenmiti: Btn bunlar yz kez anlatm, aklamt


Marcellee ve o, Mathieunn bu konuda ne kadar duyarl olduu
nu ok iyi bilirdi.
Eer varlm kendi egemenliim altna alamazsam, yaa
mak ok anlamsz bir ey olur...
Marcelle alayl bir glle, Evet evet, dedi. Dedim ya, senin
gnahn bu diye...
Mathieu, Kurnaz grnmeye kalkt zaman sinirime
dokunuyor, diye dnd, ama dncesinden pimanlk duya
rak yumuak bir sesle, Bu bir gnah deil, dedi. Ben byleyim,
anladn m ?
Madem bu bir gnah deil; o halde tekiler, btn br in
sanlar niin senin gibi deil?
tekiler de benim gibidir; yalnzca, yle olduklarnn farkn
da deiller.
Marcelle artk glmyordu, dudaklarnn kenarnda ac ve
umutsuz bir izgi belirmiti.
Ben o kadar zgr olmay istemiyorum.
Mathieu kzn ne doru eilmi ensesine bakt, kendini hu
zursuz hissediyordu: Onunla birlikte olduu zaman hep bu anlam
sz, yararsz pimanlklar aralarna giriyordu. Birden, kendini hi
bir zaman Marcellein yerine koymam olduunu dnd: Bah
settiim, her dakika szn ettiim, erkeklerin, salam ve salkl
erkeklerin zgrl, dedi kendi kendine. Elini kzn ensesine
koydu ve onun, imdiden biraz gevemi, yumuak cildini parmak
laryla skt.
Marcelle! zgn msn?
Ona akn gzlerle bakt.
Hayr!
Sustular. Mathieu parmaklarnn ucuyla mutluydu. Yalnzca
parmaklarnn ucuyla. Eli ar ar Marcellein srtndan aa do
ru indi, Marcellein gzleri kapanyordu; siyah uzun kirpiklerini
grd. Kendine doru ekti: u anda tam onu can ekmiyordu, bu
daha ok kzn hain ve erkeksi iradesinin, gne karsndaki bir
buz paras gibi eridiini grmek isteiydi. Marcelle ban Mat
hieunn omzuna brakmt. Mathieu onun esmer cildini ok yak
nnda grd, yznde mavimsi, yorgun lekeler vard. Tanrm! h
tiyarlyor artk, diye dnd. Ve kendinin de artk ihtiyarlad
n hatrlad. Kzn zerine hrsla aband; kendini de, onu da unut
mak istiyordu. Ama seviirlerken kendini kaybetmiyordu artk.
oktan beri. Dudaklarndan pt: Gzeldi dudaklar, dolgun ve di
ri. Marcelle usulca arkaya doru kaym, yatan zerine uzanm
16

t, bitkin, yar baygn, gzleri kapalyd. Mathieu kalkt, pantolonu


nu, gmleini kad, yatan ayakucuna koydu, sonra kzn yan
na yatt. Ama o kollarn bann altna aprazlam, gzleri sonuna
kadar ak, tavana bakyordu.
Marcelle, diye seslendi.
Yant vermedi, kt eyler dnyormu gibi bir hali vard,
sonra birden doruldu. Mathieu de dorulmu, yatan kenarna
oturmutu, plakln duymaktan rahatszd.
Kararl bir sesle, Artk ne olduunu syleyeceksin bana,
dedi.
Hibir ey y o k
Sevgiyle, Var, dedi. Seni zen bir ey var Marcelle, biz bir
birimizden hibir ey saklamazdk, deil m i?
Sylememin bir yarar olmayacak. Yalnzca zleceksin ve
elinden hibir ey gelmeyecek.
Usulca salarn okayarak, Olsun, syle, dedi.
Ne diyeyim? Olan oldu bir kere.
Ne? Olan ne?
te... Olan oldu dedim.
Mathieu yzn buruturdu, Emin misin?
Eminim. Yoksa telalanmam. ki aydr olmuyorum.
Allah kahretsin!
Bunu ta hafta ncesinden bana sylemeliydi, diye dn
d. imdi ellerini bir yerlere koymas, elleriyle bir eyler yapmas
gerekti: Piposunu doldurmalyd mesela, ama pipo dolapta, ceketin
cebindeydi. Uzand, kk masadan bir sigara ald, yakt, sonra he
men tablaya bastrd Marcelle, te imdi biliyorsun, dedi. Ne
yapacaz?
Ee... aresine bakacaz herhalde, deil m i?
Evet. Bende bir adres var.
Nereden buldun?
Andre verdi. O gitmi...
Geen yl kzn canna okuyan o kary m sylyorsun? En az
alt hafta kendine gelemediydi. stemem onu.
Ya nolacak? Baba olmak m istiyorsun?
Marcelle imdi dorulmu, Mathieuden biraz uzaklamt.
Yz sertti gene, ama erkeksi deildi. Kollarn yana brakmt.
Mathieu, cildinin yeilimsi gri bir renk alm olduunu fark etti.
Pembe odada hava da pembe ve sanki ball ballyd, insan pembe
ve ball ball nefes alyordu; ama sonra bu kzn yeilimsi gri rengi,
uzak bir yerlere taklm gzleri vard, sanki ksrecekmi de k
srmek istemiyormu gibiydi.
A kl a

17/2

Bir dakika izin ver, dedi Mathieu. Hemen byle konuma.


Dnelim bakalm.
Marcellein elleri birden titremeye balamt; sesinde beklen
medik bir titreyile, Senin dnmene gerek yok, dedi.
Ban Mathieuden yana evirmi, ona bakyordu. Erkein
omuzlarna, kollarndaki kaslara, gsne bakyordu, sonra gzle
rini aaya doru indirdi. am gibiydi. Mathieu birden kpkr
mz oldu, bacak bacak stne atarak sakland.
Marcelle, Senin yapabilecein hibir ey yok, diye tekrarla
d. Ac bir alayla sz tamamlad:
Nihayet, bu bir kadn iidir.
Dudaklar bu son kelimelerin zerine smsk kapand; mor l
tl bir krmzya boyanm bu dudaklar, kl rengi yz kanl dile
riyle yemek, yutmak isteyen bir iri, vahi bcek gibiydi. Gururu
krld, diye dnd Mathieu, ve benden nefret ediyor. Birden
kusma ihtiyac duyarak sarard. Oda bir anda o ball, pembe buhar
dan boalvermiti sanki, eyalar arasnda elle tutulamaz bir boluk,
bir sonsuzluk vard... Mathieu, Bunu ona ben yaptm, diye dn
d. Ve o pembe kl lamba, madeni parltsyla ayna, duvardaki
saat, koltuk, kapa yar aralk dolap, hepsi, hepsi ona u anda kor
kun, acmasz bir arkn dileri gibi grnd: Bu ark birileri kur
mutu ve o ark bir kere kurulunca artk durmak bilmeyen bir gra
mofon pla gibi amasz dnne devam ediyordu. Mathieu silkin
di, bu uursuz ve buruk havadan kurtulmak istiyordu. Marcelle kmldamamt; hl Mathieunn kasklarna, orada bir ocuunki
kadar susuz ve yumuak grnen o sulu esmerlie bakyordu.
Mathieu imdi onun avaz kt kadar barmak, keyfince, hkra
hkra alamak isteiyle kvrandn biliyordu, ama Madame
Duffetyi uyandrmak korkusuyla susmak zorundayd. Birden onu
belinden yakalayarak kendine ekti. Kz, omzuna yaslanarak bir an
rpnd, ama alamyordu, yalnzca i ekti. Kendine tanyabildii
hak bu kadard ite: birka saniyelik, sessiz sedasz bir frtna.
Ban kaldrd zaman, yz durgundu. Kararl bir sesle, Af
fet, canm, dedi. Biraz boalmaya, rahatlamaya ihtiyacm vard:
Sabahtan beri kendimi tuta tuta o kadar bunaldm ki. Senin hi su
un yok bunda.
Beni sulayabilirsin, dedi Mathieu. Hakkn var. Kendimle
vnemem dorusu. lk kezdir ki... Allah kahretsin, ne hakszlk!
Ben bir bok yiyorum, cezasn sen ekiyorsun. Neyse, napalm,
imdi syle bana, o kadn nerede oturuyor?
Morere Soka 14 numarada. Acayip bir kadnm.
Zannederim. Seni Andreenin yolladn m syleyeceksin?
18

Evet. Drt yz frank alyormu. Marcelle aceleyle ekledi:


Dediklerine gre, bu pek de pahal bir tarife saylmazm.
Mathieu, Evet, dedi. Anlyorum, bu kadn bizim iin bir fr
sat saylr.
Kendini yeni nianlanm bir delikanl ocuk kadar beceriksiz
buluyordu. Bir kabahat yapm ve bu kabahati unutturmak iin
sulu sulu srtan, upuzun ve rlplak bir acemi ocuk. Ama ka
bahatini unutturamazd: Orada, beyaz, etsiz kalalar; beyaz, biraz
tkz, ama gl bacaklar ve su gtrmez plaklyla oradayd.
Bu kaba, irkin bir korkulu ryadan baka bir ey deildi: Onun
yerinde olsam, bu et ynn parampara ederdim, diye dnd.
Ama ite bu yzden gvenemiyorum, dedi. Bana ok ucuz
geliyor.
Daha iyi ya, dedi Marcelle. Ucuz olduu daha iyi ya. Tam
drt yz frangm var benim de. Terziye verecektim, ama terzi bek
leyebilir. Sonra, kendini inandrmak ister gibi ekledi: Hem, biliyor
musun, onun bu ii, o be kuru ister gibi bin, be bin frank is
teyen mark doktorlardan ok daha rahat halledeceinden emi
nim. Hem, zaten baka seeneimiz yok.
Mathieu, Baka seeneimiz yok, diye tekrarlad. Ne zaman
gideceksin?
Yarn gece, on ikide. Yalnz gece yapyormu bu ii. Biraz tat
sz bu, deil mi? Ama benim iime geldi, annemden dolay tabii.
Gndzleri bir maazada alyormu. Geceleri de hi uyumuyor
anlalan. Bir avludan giriliyor; bir kapnn altndan k szyormu, o kapdan girilecekmi gece.
Pekl, dedi Mathieu. Gidelim grelim bakalm.
Marcelle aknlkla bakt.
Delirdin mi? Seni polis zanneder, kap dar eder seni. Konu
amazsn ki.
Mathieu, Gideceim, diye tekrarlad.
Ama neden? Ne konuacaksn onunla?
Gzmle grp gven duymak istiyorum. Eer houma git
mezse yollamam seni. htiyar bir delinin seni geliigzel dorama
sn istemiyorum. Ona, beni Andre gnderdi, ba darda olan bir
arkada iin derim; u srada gripten yatt iin arkadam gele
medi, derim...
E peki sonra? Diyelim ki kadn gzn tutmad, ne yapacaz,
kime gideceim o zaman?
Bir-iki gn daha bekleyebiliriz herhalde. Ha? Gider Sarah ile
konuurum. Onun mutlaka bir bildii vardr. Baka ocuk istemi
yorlard nk.
19

Marcelle biraz rahatlamt, Mathieunn ensesini hafife ok


ayarak:
ok teekkr ederim, sevgilim; bir eyler becerebilecek mi
sin bilmem, ama benim iin zldn biliyorum. Benim yerime
o masaya yatmay isterdin, deil m i?
Esmer kollaryla boynuna sarlarak komik bir ifadeyle, Eer
Sarahya sorarsan, dedi, o da sana ihtiyar bir Yahudi karsn sa
lk verecektir.
Mathieu dudaklarm pt, Marcelle gevemiti.
Sevgilim, canm...
u gmlei kar.
kard ve Mathieu onu yataa doru itti, gslerini okuyor
du. Gslerinin, etraf ehvetli kabarklarla prtk prtk, koyu
kahverengi, kocaman tepelerini avularnda hissetmekten zevk
alyordu. Marcelle iini ekti, itahl, baygn gzleri kapand. Gzkapaklar titriyordu. Arzu, scak bir el gibi bir anda Mathieuy ya
kalad. Sonra, birden, Kz gebe, diye dnd. Doruldu. Kulak
larnda hl arzunun ac uultusu nlyordu.
Dinle Marcelle, dedi. Bugn... Olmaz! kimiz de ok yorgu
nuz. Bala beni!
Marcelle uykuda gibi usulca homurdand, sonra hzla dorul
du, kalkt, parmaklarnn ucuyla salarn dzelterek, Nasl ister
sen, dedi.
Sesi buz gibiydi. Sonra, daha yumuak, devam etti:
Aslnda haklsn, ikimiz de ok yorgunuz, hem sinirlerimiz de
bozuk. Senin yaknlna ihtiyacm vard, ama ben de ekiniyorum
biraz.
iten geti, Marcelle, dedi Mathieu. Ban derde soktum
bir kere. Korkacak bir ey kalmad artk.
Evet, biliyorum, i iten geti, ama nasl anlataym bilmem
ki... Ondan deil, senden rktm biraz.
Mathieu kalkt.
Pekl. Gidip u kadm greyim.
Yarn bana telefon edersin, deil m i?
Akam seni grsem daha iyi olmaz m? Telefonla konumak
kolay olmuyor.
Hayr, yarn akam gremeyiz. br akam olsun, istersen...
Mathieu gmleini, pantolonunu giymiti. Marcellei gzkapaklarndan pt:
Bana ksmedin ya?
Senin bir suun yok ki. Yedi yldan beri ilk kez oluyor bu, sana
niye kseyim? Ama ya sen, sen benden tiksinmedin, deil mi? Ha?
20

Delisin...
Ben kendimden ireniyorum, sanki yn yn yemekler ye
miim de imiim gibi nefret ediyorum kendimden.
Mathieu sevecenlikle, Canm kzm, dedi, kck kzm.
Sekiz gn sonra hepsini unutmu olacaksn, sz veriyorum sana.
Kapy usulca at ve ayakkablar elinde, karanlkta dar
kt. Eikte bir an dnp bakt: Marcelle yatan kenarna otur
mutu, glmsedi. Ama Mathieuye, sanki gzlerinde dinmeyen
bir kin varm gibi geldi.
^

*l* #

Kaskat, bir yere takl kalm gibi kaskat duran gzlerinde


bir ey koptu sanki, kapaklarnn altnda rahata hareket etmeye
balad. Marcellein baklar zerinde deildi artk; bakmyordu.
Gecenin karanlna ve giysisinin kaln, koyu renkli kumana sak
lanan sulu bedeni artk yava yava kendini gvende hissediyor,
snyor, geviyor, keyifleniyordu sanki. Yadanl, aramba gn
yadanl gtrecekti. Unutmayaym. Hatrlayabilecek miydi?
te yalnzd artk.
Birden durdu: Hayr, gerek deildi bu, yalnz deildi henz.
Marcelle onu brakmamt, onu dnyordu. Bu belay bama
sard, diyordu kendi kendine, gece yatana i eden bir ocuk gi
bi keyfince kendini brakt.
Bu kimsenin onu grmedii, tanmad ssz sokakta, karan
lkta, boazna kadar kaln ve koyu kumalara saklanm olarak,
koar adm yryp gidebilirdi; ama bu kurtulmak, uzaklamak
demek deildi. Marcellein kayglar ve haykrlamam feryatlarla
bunalan bilinci orada kalmt ve Mathieu de onun yanndayd:
Orada, o pembe odada, plak ve savunmasz, Marcellein bakla
rn zerinde hissettii andan ok daha saydam, apakt imdi.
Hrsla, Bir tek kez, diye homurdand. Marcellei inandrmak ister
gibi tekrarlad: Yedi ylda bir kez. Ama Marcelle inanmak istemi
yordu: Odasnda kalmt ve Mathieuy dnyordu. Orada, ses
sizce yarglanmak ve nefrete mahkm olmak, bu dayanlmayacak
kadar byk bir hakszlkt. Kendini savunamadan, hatta elleriyle
karnn rterek saklanamadan... Hi olmazsa u anda tekileri de
ayn gle yannda, urackta hissedebilseydi. Ama Jacquesla
Odette oktan uyumulard. Daniel sarhotu mutlaka, deilse bile
btn budalal stndeydi... Ivich gznn grmediini dn
mezdi hibir zaman. Belki Boris... Borisin bilinci, zayf, titrek
bir kk kandil gibiydi, Mathieuy bu kadar uzaktan penesine
21

alan, byleyen o kprtsz, o dehet verici aydnlkla ba edemez


di. Gece, bilinleri uyuturmu, rtmt: Mathieu Marcellele yal
nzd. Gece, karanlkta, bir kadnla bir erkek...
Camusde aydnlk vard. Patron sandalyeleri birbiri zerine
koyarak kenara ekiyor, garson kz kapnn bir kanadnn srgs
n itmeye urayordu. Mathieu br kanad iterek girdi. Aydnla
kmak, grlmek istiyordu. Yalnzca grlmek. Bara yaslanarak,
Merhaba! diye yksek sesle selam verdi.
Patron ona bakt. eride bir otobs biletisi vard, kasketini
gzlerine doru emi, bir ey iiyordu. Bilinlerdi bunlar. yi ni
yetli, gler yzl bilinler. Bileti kasketini alnna doru iterek
Mathieuye bakt, Marcellein bilinci birden syrlp gitti, gecenin
karanlna kart.
Bir bira ltfen.
Patron, oktandr grnmyorsunuz, dedi.
Susadm bu gece.
Bileti, Sahiden de susuyor insan, dedi. Yaz ortas gibi scak.
Sustular. Patron bardaklar kuruluyor, bileti hafif hafif slk
alyordu. Mathieu memnundu, ara sra gzlerini kaldrp birbirle
rine bakyorlard. Aynada yzn grd: Bir gm denizin orta
sndan sapsar ve bembeyaz, bakyordu. Camusde byle olurdu.
nsan s, elleri, yzleri, dnceleri aartan, gzlerdeki anlam
ezip bzen o yaldzl, buulu beyazln etkisiyle olacak, hep sabah
oluyor sanrd. Mathieu iti. Dnyordu: Gebe ha! Ne berbat i!
Bunun gerekliine bir trl inanamyorum. Bu ona kaba, g
ln, hatta biraz da ayp geliyordu, tpk ihtiyar bir kadnla ihtiyar
bir adamn dudak dudaa, ehvetle ptn grmesine ra
hatsz oluyordu bu dnceden: Yedi yl sonra insann bana by
le eyler gelmezdi. Marcelle gebe, diye dnd gene. Karnnda
ar ar kabaran, ien, donuk koyu renkli, peltemsi bir ey vard.
Gitgide byyecek, kvrk, bklm bklm bir gz olacakt. Kar
nndaki bir alay vr zvr arasnda o serpilecek, alacak, geliecek.
nk o canl. Ama imdi lolukta tereddtle ilerleyen, incecik,
upuzun bir ine vard. Birden, karanlkta yumuak, sessiz bir ses
duyuldu, ine o krmz bklm bklm gze rastlam ve onu l
drmt. Geride yalnzca kupkuru ve saydam bir zar kalmt. O
ihtiyar kadna gidip iini kaztacak. Kendini boalm, tm kann
cann yitirmi hissediyordu. Pekl, diye mrldand. Bunlar
umutsuz, bo dncelerdi; insan sabaha kar saat drtte byle
umutsuz, bo ve gln olurdu ite.
Eyvallah!
Paray verdi ve kt.
22

Ne zaman oldu bu? diye dnyordu. Hatrlamaya ala


rak, ar admlarla yrd. ki aydr... Aklna gelmiyordu, daha
<lorusu, galiba Paskalya tatilinden hemen sonrayd. Her zamanki
gibi Marcellei sevgiyle kollarna almt, evet, sevgiyle, tutkuyla
deil; ama sonra... Bir ocuk ha. Ona zevk verdiimi sanyordum,
halbuki o srada bu ocuu vermiim ona. Yaptmn farknda bi
le deildim. imdi de ihtiyar cadya drt yz frank vereceim, o da
korkun aletlerini Marcellein karnndan ieri sokacak, delecek ve
yaam, geldii gibi sessizce, akp gidecek; ben gene eskisi kadar
akn ve budala, bu yaam yaratrken nasl her eyden habersiz
idiysem, o yaam snerken de gene her eyden habersiz, bekleye
ceim. Ac ac gld: Ya tekiler? ok ciddi tartmalardan sonra
baba olmaya karar vererek kadnlarnn ien karnlarna bir dhi
nin eserine bak gibi gslerini gererek bakanlar, bu olup biten
lerden benden fazla bir ey anlyorlar m acaba? Onlar da bu ie k
r krne, tatl canlar iin girimilerdi; sonrasn tpk fotoraf
eker gibi, bir karanlk odayla biraz jelatin halletmedi mi? Evet, bu
i onlarn dnda, onlara gerek kalmadan, orackta olup bitti. Bir
avluya girmiti, kaplardan birinin altndan belirsiz bir k szyor
du. Bir utan duydu birden...
Ve kapy ald.
Kim o ?
Sizinle biraz grmek istiyorum.
Bu saatte insan rahatsz edilir m i?
Beni size Andre Besnier gnderdi.
Kap araland. Mathieu, sar salar ve sivri bir burun seebildi.
Ne istiyorsunuz? Bana bir oyun oynamak istiyorsanz, bou
na yorulmayn, polisten korkmam ben. Korkacak hi bir eyim
yok. Eer canm ekiyor da odamda sabaha kadar k yakyorsam,
buna kimse karamaz. Hem, eer polistenseniz, nce belgelerinizi
gsterin.
Polis falan deilim, dedi Mathieu. Bam dertte. Arkadalar
sizin bana yardm edebileceinizi sylediler.
Girin ieri.
Mathieu girdi. htiyar kadn bir erkek pantolonu giymiti, sr
tnda fermuarl bir ceket vard. Kupkuru, sska bir kadnd, ta gi
bi, sert, anlamsz gzlerle bakyordu.
Andre Besnieryi tanyor musunuz?
fkeli ve hain yzyle onu szyordu.
Mathieu, Evet, dedi. Geen yl Noele yakn size gelmiti, bir
sorunu vard. Sonra da epeyi hastaland iin siz drt kez ona, evine
gittiniz.
23

E, sonra?
Mathieu kadnn ellerine bakyordu. Bunlar erkek elleriydi,
paralayc, yrtc, ldrc eller. Yer yer lekeli, atlam, yrtlm,
zerinde yara izleri olan kt ve kirli trnakl, korkun eller.. Sol elin
baparmanda simsiyah, mosmor bir rk ve eskimi, kocaman
bir nasr vard. Mathieu Marcellein esmer, scak, yumuak cildini
dnerek rperdi.
Size Andre iin gelmedim. Arkadalarmdan biri iin konu
mak istiyorum.
htiyar kadn ksa bir kahkahayla gld:
lk kez karma bir erkek dikilip benden bir ey istiyor. Ah
bap, benim erkeklerle grlecek iim yok, anladn m?
Oda darmadan ve pisti. Duvar diplerinde tahta sandklar du
ruyordu, ta demeye samanlar dklmt. Ortada bir masann
zerinde bir rom iesiyle yars iilmi bir bardak vard.
Size ben geldim, nk arkadam sizinle hemen grmemi
istedi. Kendisi bu akam kamad iin beni gnderdi.
Odann br ucunda bir kap sessizce aralanmt. Mathieu
orada birinin durup kendilerini dinlediine yemin edebilirdi. hti
yar omuz silkti:
Ah bu sersemler, bu sersem budala kzlar! nsan sizi grr
grmez, adamn ban belaya sokacak, ieleri devirip camlar kra
cak, tehlikeli bir tip olduunuzu anlar. Deil mi? Hayr! Onlar siz
den kaacak yerde gelirler, size dnya yzndeki en deerli eyleri
ni verirler. Ama, bana ne? Sonunda, layk olduklarn da bulurlar...
Mathieu sabrla, Ameliyat nerede yapyorsunuz? diye sor
du.
ihtiyar ona kin ve nefretle bakt.
Ne, ne? dedi. Ne ameliyatndan sz ediyorsunuz? Hem siz
ne karyorsunuz? Arkadanz beni grmek istiyorsa, buyursun
gelsin. Benim iim onunla, sizinle deil. Ama siz, bilmek istiyorsu
nuz, deil mi? Her eyi bilmek, renmek. O sizin elinize dme
den, olup bitecek eyleri size sordu mu? Anlattnz m ona? Bana
bakn! Ona ktlk etmisiniz! kredin ki ben sizden daha bece
rikliyim, ona yardm etmesi iin Tanrya dua edin. te size syle
yeceim bundan ibaret. Haydi gle gle!
Teekkr ederim, dedi Mathieu.
kt. Kendini hafiflemi hissediyordu. Avenue dOrleansa
doru yrd. Marcelleden ayrldndan beri ilk kez onu korkusuz
ca, ac, ama rahat bir sevecenlikle dnebiliyordu: Yarn Sarahya
gideceim, diye sylendi.
24

II
Boris krmz beyaz damal rtye bakarak Mathieu Delaruey
dnyordu. Aslnda iyi ocuk, dedi kendi kendine.
Orkestra susmutu, havada mavi bir renk dalgalanyor, insan
lar alak sesle konuuyorlard. Boris bu darack salondakiierin hep
sini tanyordu: Bunlar orada elence aramyorlard, hepsi ilerin
den kp gelmilerdi, karnlan a, yzleri askt. Lolamn karsn
da oturan zenci Paradisede ark sylyordu. u kenarda, yanla
rnda kadnlaryla oturanlar Nenettein mzisyenleriydi; herhalde
beklemedikleri, olaand bir ey olmutu, belki yaz iin iyi bir i
ayarlamlard, (geende yarm azla stanbuldaki bir gece kul
bnden sz ettiklerini duymutu) nk bu gece ampanya am
lard, oysa ou kez cepleri delik olurdu. u ak sar sal kz da bir
yerde, bir Uzakdou dans yapyordu. Puro ien, uzun, gzlkl
adamn Tholoze Caddesinde bir gece kulb vard, polis geen haf
ta kulb kapatmt. Ama adamn hkmette sz geer tandk
lar vard ki, bugn yarm tekrar ie balayaca syleniyordu. Boris,
ciddi ciddi, oraya bir gidip bakmadna piman olmutu, alr al
maz gidecekti bir gece. Adam, uzaktan pek tatl grnen ufack te
fecik bir olanla burun buruna oturuyordu, olan sar sal, ince
yzlyd ve yapmack hibir tavr yoktu. Boris, ikide bir peine ta
klan bu sapk olanlardan hi holanmyordu, ama Ivich, Fena
m, diyordu. Onlarn hi olmazsa herkesten baka trl grnme
ye cesaretleri var. Boris, kz kardeinin fikirlerine ok deer verir
di, onun iin bir sredir bu adamlar ho grmek iin kendini zorlu
yordu. Zenci karnabahar yiyordu. Boris, Karnabahar sevmem, di
ye dnd. Uzakdou danslar yapan kzn yedii yemein ad
neydi acaba: Esmer bir salas vard, lezzetli bir eye benziyordu.
Masa rtsnn zerinde kan krmz bir leke vard. Gzel, prl p
rl bir krmz, sanki rtnn orasnda saten bir yama vard; Lola le
keli yere biraz tuz serpmiti, Lola titiz kzd. Tuz imdi pembele
miti. Tuz lekeyi emmezdi ki, karmazd lekeyi. Bunu Lolaya sy
lemeliydi. Ama sylemek iin konumak gerekti: Boris konuacak
durumda olmadn hissediyordu. Lola yannda, yorgun ve scack
oturuyordu ve Boris azn ap tek sz edemiyordu, sesi kmyor
du. Dilsiz olsaydm, ite byle olacaktm herhalde. Ne tuhaf eydi
bu, sesi, pamuk gibi yumuak, boaznda dolayordu ve dar kamyordu; sesi lmt. Boris dnd: Mathieuy seviyorum.
Ve bu dnceyle birden keyiflendi. Eer Lolann kendisine bakt
n, tm sol yanyla, akandan sol kalasna kadar tm bedeniy
le hissetmeseydi daha da rahat keyiflenecekti. Bu hrsl, itahl bir
25

bakt. Lola insana baka trl bakamazd ki. Bu bakla rahatsz


d, nk bu bakla insan yumuak, anlaml hareketler, gller is
tiyor demekti, oysa Borisin kmldayacak hali yoktu. Felce ura
mt. Ama, bu o kadar da nemli deildi, Lolanm gzlerini grm
yordu; kendisine baktn biliyordu, ama nihayet, ona neydi. Bak
yorsa bu yalnz onu, Lolay ilgilendirirdi. Orada, ylece, yarm dn
m olarak, salar gzlerinin iinde, Lolanm parmann ucunu bi
le grmeden otururken, onun kendisine deil de salona, dans eden
lere baktm kurabilirdi pekl. Borisin uykusu gelmemiti, bura
da kendini ok rahat hissettii iin gevemiti, nk salondakilerin hepsini tanyordu; zencinin pembe azn gryordu, Borisin
bu zenciye ayr bir saygs vard, nk bir gn zenci ayaklarn
karm, ayak parmaklarnn arasna ald bir kutudan kibrit ekip
gene ayak parmaklaryla srterek yakmt. Boris hayranlkla, Bu
hayvan dehet bir herif, diye dnd. Herkes ayaklarn elleri
kadar ustaca kullanmasn renmeli dnyada. Sol taraf armaya
balamt, baklmaktand herhalde. Lola neredeyse, Ne dn
yorsun, diye soracakt. Bu soruyu geciktiremezdi: Elinde deildi.
Lola bunu, vakti gelince, sesinde o kendine zg tonla soracakt.
Gerekte hi de zevksiz bir ey deildi: Boris damal rtye, Lola
mn kadehine bakyordu. (Kz hafif bir eyler yemiti, ark syleye
cei iin akam yemei yemezdi.) Bir bardak arap imiti: htiyar
lamaktan dehetli korktuu iin kendine ok dikkat eder, bir sr
ufak tefek kaprislerden bu uurda saknrd. Bardan dibinde a
rap kalmt, bulank, tozlu bir kana benziyordu. Caz, If the moon
turns greeni almaya balamt, Boris, Acaba bu arky syleye
bilir miyim? diye dnd. Pigallede, ay nda, aznda bir s
lkla bir aa, bir yukar dolamak hi de fena olmazd. Mathieu
ona: Islk alarken tpk bir domuza benziyorsun, demiti. Boris
kendi hayaline glmeye balad ve, Ne anasnn gz u Mathieu,
diye dnd. inden Mathieuye sevgi fkryordu. Ban evir
meden sol yanma bir gz att ve Lolanm, koyu krmz, ar bir sa
tutamnn arasndan grnen baklaryla karlat. nsan bir bak
a pekl katlanrd. Birisi a, hrsl gzlerle bakt zaman yzn
de hissettii o tuhaf scakla alt m insan, artk st yan vz gelir
di. Boris, gvdesini, boynunu, ensesini ve kzn o kadar ok sevdii
incecik, zayf yzn Lolann baklarna uslu uslu brakmt; bu
na karlk o da kendi iine rahata gmlebilir, iinden gelip geen
ve ona zevk veren minicik dncelerle keyfince oyalanabilirdi.
Lola, Ne dnyorsun? diye sordu.
Hi...
nsan her zaman bir eyler dnr.
26

Hibir ey dnmyordum, dedi Boris.


alman paray sevdiini, ya da ne bileyim, saksofon almak
istediini de dnmyor muydun?
te, onun gibi sama sapan eyler...
Grdn m ite? Bana niye sylemiyorsun? Neler dnd
n bilmek istiyorum.
Sama sapan dedim ya. Bunlar kimseye sylenmez.
Sama sapan ha! Tanr sana dilini yalnzca filozofa, mthi
szler syleyesin diye mi verdi?
Ona bakt ve glmsedi: Onu seviyorum. Kzl sal ve ste
lik ihtiyar.
Lola, Ne tuhaf ocuksun, dedi.
Boris gzlerini yumdu ve komik bir tavrla boynunu bkt.
Kendinden sz edilmesini sevmezdi: Bu kark, zor bir iti, iin
den klmazd. Lola fkelenmi grnyordu, ama bu onu ok faz
la sevmesinden ve onun iin kayg duymasmdand. Bazen byle
anlar olurdu, elinde deildi, sebepsiz korkular derdi iine;
Borise bakar ve dnrd, ne yapacan bilemez, elleri titrerdi.
Bata, Boris arm, anlayamamt, ama sonra almt. Lola eli
ni Borisin salarnn arasna koydu.
Burada kafann iinde neler var, merak ediyorum. Bu dn
ce beni korkutuyor.
Boris gld.
Neden? Sana yemin ederim ki orada temiz, susuz eyler var.
Biliyorum. Ama anlatamam ki sana... O susuz eyler bensiz ge
lip geiyor, onlara sz geiremiyorum. Btn o sama sapan dediin
dncecikler benden alnm, karlm eyler. Anlyor musun?
Parmaklaryla Borisin salarn smsk kavramt.
Salarm kaldrma, dedi Boris. Alnmm meydana kmas
n istemiyorum.
Lolanm elini ald, bir an avcunda tuttu, sonra usulca masaya
brakt.
Bir an bakyorum, yanmdasm, dedi Lola. Benim yanmda
olmaktan holandn sanyorum. Sonra bir de bakyorum, yok
sun... Gitmisin. Nereye gittiini anlayamyorum.
Hibir yere. te yanndaym.
Lola ona sokulmu, ta yanndan bakyordu. Hafife i, yor
gun yznde o kederli arklar syledii zamanki ackl, sevecen
anlamlar vard. Kenarlar biraz aa den kaln dudaklarn uzat
mt: Bir zamanlar bu dudaklar ok sevmiti. Bu dudaklar kendi
dudaklarnda hissettii an ona, aldan bir maske zerindeki scak
ve ateli bir slakl pyormu gibi gelirdi. imdi Lolanm yz
27

n daha ok seviyordu. Bu yz o kadar beyazd ki insana gerek


deilmi gibi gelirdi.
Benden... Benden sklmyorsun ya?
Ben hi sklmam ki...
Lola iini ekti ve Boris tuhaf bir zevkle, Bu kadar yal olma
s ne kt, diye dnd. Yan sylemez, ama en azndan bir
krk olmal. Kadnlarnn byle yal bal olmasn isterdi, bu ona
gven veriyordu. Sonra ya bu kadnlara, ilk bakta seilmeyen,
korkun bir incelik veriyordu, ciltleri yllarn ypratt o kymetli
deriler gibi oluyordu, abucak soluyor, abucak yoruluyordu. Lola
nn kederli yzn pmek istedi, onun tkendiini, mrn tket
tiini ve yalnz olduunu dnd, hele kendisini sevdiinden be
ri daha da yalnzd. Ona yardm edemem ki, diye kendi kendini
inandrmaya alt. u anda onu o kadar scak, o kadar sevilmeye
deer buluyordu ki.
Lola, Utanyorum, dedi.
Sesi ar, kaln bir krmz kadife gibi ar ve yumuakt.
Neden?
Sen kck bir ocuksun.
Boris, Bana bunu sylemen houma gidiyor, dedi. Son ar
knda byle bir para var, deil mi? Gazino kalabalk m yd?
Karmakarkt. Nereden gelmilerdi bilmiyorum, ama aca
yip bir kalabalk vard. Beni dinlerken aslmaya gidermi gibiydi
ler. yle bozuldum ki. Sonra karken alkladlar ama...
Usuldendir, dedi Boris.
Bktm hepsinden. Bu hayvan srs iin ark sylemek mi
demi bulandryor. Evine davet edemedii oropulara ampanya s
marlayan ylk herifler... Geldikleri zaman nasl srttklarn gr
sen. Kadnn arkasnda dururlar ve o otururken sandalyesini iter
ler. Sonra da sen arkya balaynca rahatsz olmu gibi seni yle
bir yukardan aaya szerler. Lola, birden, Boris, dedi, ben
ekmek paran iin ark sylyorum.
Biliyorum.
Eer sonunun byle geleceini bilseydim, sahneye admm
atmazdm.
Ama nceleri de, mzikholde sylediin zamanlar gene se
sinle para kazanyordun. Bir ey deimedi ki.
Ayn ey deildi, hayr.
Ksa bir sessizlik oldu, sonra Lola acele, Biliyor musun, diye
konutu. Hani benden sonra syleyen o kk olan var ya. Yeni
gelen. Onunla konutum bu akam. Ho bir ocuk, ama ben ne ka
dar Russam, o da o kadar Rus.
28

Boris, imi sktn sanyor, dedi. Ona sklmadm sy


lemeliyim. Ama bu akam deil, bir baka akam.
Belki bir yerde Rusa renmitir.
Lola, Sen, dedi, onunla konuursan, Rusann anadili olup
olmadn anlarsn.
Babam Rusyadan 17de km, o zaman ben yandaym
m.
Lola dnceli gzlerle bakt.
Rusa bilmemen ok tuhaf, dedi.
ekilmez, diye dnd Boris. Benden yal olduu halde
bana k olduu iin utanyor. Oysa bu ok doal. ki kiiden biri
daima brnden yal olur. Hem bu daha da akla yaknd: Boris
kendi yanda bir kz sevmesini bilemezdi ki. kisi de gen olurlar
sa sevimeleri de ocuk oyununa dnerdi. Halbuki olgun kadnlar
la ak bsbtn bakayd: Onlar salam olur, insan idare etmesini
bilirlerdi ve aklarnn kendine gre bir deiik kndesi olurdu.
Boris, Lola ile birlikte olunca vicdan rahat ediyor, kendini temize
km hissediyordu. Aslnda Mathieu ile birlikte olmay ona ye
lerdi. Mathieu olgun bir kadn deildi. Sonra oturup ona merakl
eyler de anlatmyordu. Yalnz, bazen Boris kendi kendine, Mathieunn kendisiyle arkadalktan holanp holanmadn soru
yordu. Mathieu ilgisiz ve haindi; evet, erkekler aralarnda geve
yip kendilerini koyuvermezlerdi, ama geveyip yumuamadan da
insan birini sevdiini, ona balandn gsterebilirdi, bin trl yo
lu vard bunu. Boris, Mathieunn ona sevgisini anlatacak iki keli
me syleyebileceini, bir kk hareketle bunu pekl belli edebilceini dnd. Ivichle birlikteyken, Mathieu bambaka bir Mat
hieu oluyordu. Boris birden, Mathieunn, Ivichin mantosunu giy
mesine yardm ettii sradaki yz ifadesini hatrlad ve iinde tat
sz bir burkulma duydu. Mathieu glmsemiti o gn: Borisin o
kadar sevdii o sert, hain dudaklar, yumuak ve ocuksu bir g
lle bklmt. Ama dncelerinin burasnda zihni birden ka
rarverdi ve hibir ey dnmez oldu.
Lola, te, gene gittin, dedi.
Yzne kukuyla bakarak, Ne dndn? diye sordu.
Boris istemeyerek, Mathieu Delaruey... dedi.
Lola kederli bir glmsemeyle, Krk ylda bir de beni d
nemez misin, dedi.
Seni dnmeme gerek yok ki. Seri buradasn.
Neden boyuna Delaruey dnyorsun? Onunla birlikte
olmak m istiyorsun?
Burada olmaktan mutluyum.
29

Burada olmaktan m, yoksa benim yanmda olmaktan m


mutlusun Boris?
Ne fark var?
Senin iin fark yok. Ama benim iin var. Ben senin yannda
olduktan sonra, nerede olursam olaym, umurumda deil. Zaten,
ben seninle birlikteyken mutlu olmuyorum ki.
Boris birden ard.
Nasl? diye hayretle sordu.
Benim duygularma mutlu olmak demezler, bunu biliyorsun
sen de. Bunun ad baka. Ve bu duyguyu sen de tanyorsun: Mathieu Delarueyle birlikte olduun zaman yznn ne hale girdii
ni grdm: Onunla birlikteyken, yerde mi gkte mi olduunu fark
etmiyordun.
Ama ayn ey deil ki.
Lola ona ypranm, gzel yzn yaklatrd.
Bana bak, kk sersemim benim, ona bu kadar dkn olu
unun sebebini anlat bana.
Bilmem. Hem dediin kadar da deil... yi insandr!.. Lola,
canm sana ondan bahsetmek istemiyor, nk sen daha batan,
ondan holanmadn syledin.
Lola ho grrcesine gld.
una bakn hele, bana ksm. Bebeim, ben sana ondan
holanmyorum demedim. Yalnzca, onda bu kadar ilgi ekici, bu
kadar olaanst ne bulduunu anlayamadm batan beri. Ama
sen anlat, ben anlamaya hazrm.
Boris, Yalan, diye dnd. Anlatmaya kalksam iki sz
sylemeden zrlt karr.
ekingen, ok sempatik bir kere, diye balad.
Bunu her zaman sylyorsun zaten. Ben senin yerinde ol
sam, onu anlatmak iin baka bir szck seerdim. Bana zeki oldu
unu, kltrl olduunu syleyebilirsin, ama sempatik olduu
nu... Hayr. Tabii, ben kendi fikrimi sylyorum. Benim iin sem
patik insan, mesela, Maurice gibi biridir, apak, besbelli. Halbuki
o insan tedirgin ediyor, nk iyi mi, kt m, anlamyorsun; in
sanlar aldatyor hep. Bak, mesela, elleri...
Ellerinde ne var? Ben ellerini beenirim onun.
Kocaman, iri elleri var. i elleri. Ar iler yapm gibi hep
titrer durur.
Evet, yle. Ne olmu?
Ne mi olmu? te grdn m bak, elleri gerekten ii eli de
deil. Onun koca penesiyle bir viski kadehini tuttuunu gryo
rum bazen, o srada sert ve zevk dkn grnyor. FSakat ime
30

si... mesini grmeye katlanamyorum. O acayip, ekilsiz azyla


imesini! Anlatabiliyor muyum sana, onu ok tatsz ve ruhsuz bu
luyorum; gzlerine baktn zaman zeksn ve bilgisini grebili
yorsun; ama o kadar. O hibir eyi tam sevemez, ne yemeyi, ne i
meyi, ne de bir kadnla yatmay. Her eyi uzun uzun dnecektir,
o sesine benziyor zaten, o asla aldanmayan, her eyin en iyisini bi
len, ukala sesine. Evet ii bunu gerektiriyor, bir alay ocua bir ey
ler retecekse insan; ama ben ocuk deilim, bu ses beni ldr
yor. Anlarm, insan birinden biri olur, ya eein biri olur, ya kltr
l, sayg deer, nazik, zarif bir retmen. Ama ikisini birden olmak
isterse insan... Bilmem, belki ondan holanacak kadnlar da vardr.
Ama bana ekilmez geliyor. Akas, onun bana o koca ii elleriy
le sarlrken bir yandan da o souk, ukala gzleriyle bakmas... Da
yanlr ey deil bence.
Lola nefes nefese kalmt. Boris, Onu bu kadar sinirlendiren
nedir ki? diye dnd. Ama rahatsz olmamt. Onu seven iki
insann ayr ayr birbirini sevmesi art deildi ve hatta, biri br
n ktleyebilirdi.
Lola daha yumuak, devam etti:
Seni anlyorum, dedi. Hak veriyorum, sen onu benim gz
lerimle gremezsin. Senin retmenindi, seni etkilemitir. Bu o ka
dar belli ki: Mesela, sen insanlarn giyimine kuamna ok nem
verirsin, kimseleri beenmezsin, oysa o her zaman dklyor, tak
t kravatlar bizim otelin kapcs beenip takmaz, ama sen bunu
grmyorsun bile.
>
Boris kendini yorgun ve bkkn hissetti, nsann can st ba
yla uramak istemiyorsa, bu demektir ki giyime nem verse de
olur, vermese de... Ama hem giyinip sslenip, herkesin gzn bo
yamak ister, hem de gene dklrse, gene pasakl, gene irkin olur
sa, buna dayanlmaz. Bu fark anlamalsn.
Sen herkesin gzn ok gzel boyuyorsun ama, kk kei
seni, dedi Lola.
Boris, alakgnlllkle, Bana neyin yaktn bilirim,
dedi.
Sonra zerinde mavi kaza olduunu hatrlayarak birden
memnun oldu: Gzel bir kazakt bu. Lola onun elini eline alm,
oynuyordu. Boris kadnn avcunda sallanp kprdayan kendi eline
bakarak, Bu benim elim deil, diye dnd. Tavada kzarmak
ta olan bir hamur tatlsna benziyor. Elini unutmutu, duymuyor
du onu, bu oyun houna gitti, elini yeniden duyabilmek iin bir
parman kmldatt. Parma Lolanm avcuna dedi, Lola ban
kaldrd, mutlu gzlerle bakt. Boris, huzursuz, Beni rahatsz eden
31

bu ite, diye dnd. Eer Lola bu kadar azla yetinmese, bu ka


dar tok gzl olmasa insan ona kar daha rahat sevgi gsterebilir.
Onun rahatn karan buydu, yoksa, herkesin iinde, elini krkn
gemi bir kadnn elinde oyuncak etmekten hi rahatsz deildi.
Zaten epeyden beri, insanlarn ilgisine almt: Hatta yalnzken
bile, mesela metroda, insanlar ona tuhaf baklarla bakar, kk i
i kzlar yzne bakp glerlerdi. Lola birden, Bana, ona neden
byle hayran olduunu hl anlatmadn, dedi.
Lola byleydi: Bir kere balad m, artk enesini tutmay bil
mezdi. Boris onun u anda strap ektiini biliyordu, ama o iin
iin bu straptan da memnundu. Boris bakt: Kadnn yz, mavim
si kta mavimsi beyaz grnyordu, ama gzleri sert ve haindi.
Haydi, syle!
yi ocuk dedim ya ite! diye Boris inledi. f! Beni art
yorsun. Hibir eye balanmyor o, sonra...
Hibir eye balanmamak, zenilecek bir ey mi sence? Sen,
ya sen, sen de hibir eye balanmyor musun?
Hayr.
Ama ne de olsa, hi olmazsa bana bir parack balsn, deil
m i?
Canm, sana balym tabii.
Lola ok zgn grnyordu, Boris ban evirdi. Lola byle
kederliyken ona bakmay can istemezdi. Kadn kendini yiyip biti
riyordu: Bu sama bir eydi, ama Borisin elinden ne gelirdi. O ken
di payna deni yapyordu. Lolay aldatmyordu. Ona her gn te
lefon ediyor, haftada gece onunla buluuyordu; Sumatranm ka
psnda onu bekliyor, sonra onunla yatyordu. st yan, Lolann bi
lecei eydi. Biraz, yan da etkisi vard herhalde, yallar bir baka
tutkulu oluyorlard, sanki, yaamlaryla kumar oynuyorlard. Bir
gn, Boris ufack bir ocukken sofrada, kan drmt; ona,
Eil de al! demiler, Boris inat etmi, almamak iin rpnm, k
yamet koparmt. O zaman babas, Pekl, o halde ben alrm de
miti; Boris zorlukla eilen iri bir beden, plak bir kafa ve kan ter
iinde, inildeyen, yal bir yz grerek birden bunun ok, ok b
yk bir saygszlk olduunu hissedivermi ve hkra hkra ala
mt. O gnden sonra Boris ihtiyarlar, kmldamas zor, iri, ar ve
kutsal varlklar olarak kabul etmiti. Eildikleri zaman, orta yerle
rinden krlverecekler sanrd; yanl bir adm atp sendelediler mi,
glmek isteiyle kutsal bir varla saygszlk etmi olmann korku
su arasnda bocalar, arrd. Ve nihayet, gzler yaland m, imdi
Lolamn gzleri gibi, nereye bakacan, ne syleyeceini bilemez
di. Bir ihtiyarn gzyalarnda mistik bir ey vard, sanki insanln
32

ktlklerine alayan Tanrmn gzyalaryd bunlar. Boris bir yan


dan da Lolay bu kadar tutkulu, bylesine duygulu olabildii iin
beeniyordu. Mathieu her zaman, insanlarn duygulu ve hrsl ol
mas gerektiini sylerdi. Descartes da ayn eyi sylemiti.
Dncelerini yksek sesle devam ederek, Mathieu ok hrs
ldr, dedi. Ama gene de bir eye balanmadan yaayabiliyor. z
gr kalabiliyor.
Ona bakarsan, ben de zgrm. nk senden gayr hi bir
eye bal deilim.
Boris yant vermedi.
Lola srarla, Syle, deil miyim ? diye sordu.
kisi ayn ey deil.
Anlatmas ok zordu. Lola zgr olamazd, nk kendi ken
disinin sahibi deildi, kurband o ve baka trl olabilme ans da
yoktu. Btn bunlar onun iini zorlatryordu. stelik, eroin kul
lanyordu. Ne var ki, bu kt bir ey deildi, hatta, belki iyiydi. Bo
ris bundan Iviche de sz etmiti ve onunla, bunun Lola iin iyi ol
duuna karar vermilerdi. Ama her eyin bir yolu, yordam vard:
nsan eroini intihar etmek iin ya da umutsuzluktan, kendini kay
betmek iin ya da zgr olduuna inanmak iin kullanrd. O za
man onun eli plrd. Oysa Lola onu agzl bir itahla, ynla
alyordu; bu onun keyfiydi. Zaten, zehir almad an da yoktu ya.
Lola kuru bir sesle, Gldrme insan, dedi. Her zaman
Delaruey herkesten baka gstermenin yolunu bulursun! Biliyor
musun, laf aramzda, bazen ikimizden hangimizin daha zgr ol
duunu dnyorum: O mu, ben mi? Bir kere belli, deimeyen
bir yaam var onun: Aylk geliri belli, alaca emekli ayl belli,
her eyi nceden kararl, tam bir kk memur. Sonra, bir de o ya
pkan macera var, o bana anlattn hani: O kap dar kmayan
kadn hikyesi; hepsi tamam, deil mi? nsan ancak bu kadar z
gr olabilir! Benimse dnya yznde -be paavramdan baka
bir eyim yok, yapayalnzm, otel odalarnda srnyorum ve gele
cek mevsim i bulup bulamayacam bile bilmiyorum.
Boris, kisi ayn ey deil, diye direndi.
Can sklmt. Lolanm zgrlk falan umurunda deildi, bu
gece salt Mathieuy kk drmek iin bu szleri ediyordu.
Bak hele! Byle inadn tuttu mu insann seni boas geliyor.
Hl ayn ey deil, diyorsun! Neymi o halde, neymi, ayn ey de
ilmi de?
Bak, dedi, evet, sen zgrsn, ama bunu istemiyorsun ki.
Bu zgrl sen yapmadn, anladn m? Halbuki Mathieu zgr
olmay istiyor ve bunu baaryor.
A kl a

33/3

Lola ban sallad.


Gene anlamadm, dedi.
Ayln sylyorsun: Aylk onun umurunda deil, onsuz da
yaayabilir, nerede olursa yaayabilir; o kadn da yle. Onunla bir
likte, nk nihayet bir erkein bir kadnla yatmas gerekir, deil
mi? Onun zgrln sen gremiyorsun, nk o Mathieunn
dnda deil, iinde!
Lola dnyordu. Boris onu biraz krmak, incitmek, bir ey
lerin hncn almak istedi:
Sen, bana ok fazla balsn ve buna katlanabiliyorsun. Oysa
o hibir zaman bir insana bu kadar yapmaya dayanamaz.
Lola, ani bir fkeyle, Ya! diye bard. yle mi, sana yap
yorum ha? Aptal! Ya o, Iviche ne biim yapyor, fark etmiyor mu
sun? Geen akam Sumatradaki halini grmedin mi?
Iviche mi? Haydi canm sen de.
Lola sustu ve o her zamanki karanlk bulut gene Borisin bey
nini sarverdi. Bir an ylece kalakaldlar, sonra cazn St. James
infirmaryyi aldn fark ettiler. Boris dans etmek istiyordu:
Kalkalm m ?
Dans ettiler. Lola gzlerini kapamt, Boris, onun ksa ksa
nefes aldn hissetti. Kk homoseksel, Uzakdou danslar ya
pan kz dansa kaldrmt. Boris onu yakndan grebileceini d
nerek sevindi. Lola kollarna ar geliyordu: ok gzel dans edi
yordu, bedeninden tatl, okayc bir koku ykseliyordu, ama ok
ard. Boris, Ivichle dans etmekten zevk aldn dnd: Kz
kardei ok, ok gzel dans ederdi. Ivich klaket almasn da
renmeli, diye geirdi iinden. Birden, Lolnn kokusuyla ba
dnd. Kadn sk sk gsne ekti ve kuvvetle nefes ald.
Lola gzlerini at, dikkatle Borise bakt:
Beni seviyor musun?
Boris yzn tuhaf bir ekilde buruturarak, Evet, dedi.
Niye yzn buruturuyorsun?
nk, beni artyorsun sen.
Neden? Sevmiyor musun beni?
Seviyorum.
Neden bana, seni seviyorum, demiyorsun? Her zaman ben
soruyorum, sen o zaman sylyorsun.
Canm sylemek istemiyor da ondan. Byle eyler sylenmemeli, iyi olmuyor.
Ben sana, seni seviyorum dediim zaman, houna gitmiyor
m u?
O baka, sen iinden geldii zaman syle bana. Ama bana,
34

beni seviyor musun, diye sorma.


Canm, sana bir ey sorduum, senden bir ey istediim o ka
dar az ki. ou zaman, yalnzca sana bakmak ve seni sevdiimi bil
mek bana yetiyor. Ama bazen, yle anlarm oluyor ki, sana, senin
akna dokunmak, ondan emin olmak istiyorum.
Boris ciddi, Anlyorum, dedi. Gene de benim iimden gel
mesini bekle! yle olmazsa, deeri olmaz ki.
Ama sen kendin, sana sorulmad zaman sylemek isteme
diini, durduu yerde iinden gelmediini sylemiyor musun?
Boris glmeye balad.
Tamam, dedi. imdi azma ettin ite. Ama Lola, insan bi
rine kar birtakm duygular besler de, gene de sylemek isteme
yebilir. Olmaz m sanki?
Lola yant vermedi. Mzik durmutu, alkladlar, yeniden
balad. Sar sal kzla dans eden homosekselin yanlarna geldi
ini gren Boris sevindi, ama ta yakma gelince birden kan beyni
ne kt: Herif en azndan krk beinde vard. Yznde, yirmi yl
nceki cila duruyordu, ama hemen derisinin alt oktan ihtiyarla
m, bozulmutu. Bir bebeinki gibi iri, ak mavi ve susuz gzle
ri, pembe dudakl ocuksu bir az vard; ama ini parlaklndaki
gzlerin altnda yorgun torbacklar belirmiti, dudaklarnn kenar
lar incecik izgilerle kaplyd; burun delikleri can ekien bir has
tann burun delikleri gibi yasslm, yapmt ve uzaktan altn
klarla parlayan salarnn plak kafasna dikkatle, teker teker
yatrlp tarand belli oluyordu. Boris bu tysz, kart suratl ihti
yar ocua irenerek, dehet iinde bakakald. Bir zaman bu da
genti, diye dnd. Baz insanlar vard, onlar mesela otuz be
yanda olmak iin dnyaya gelmilerdi sanki, Mathieu bunun bir
rneiydi. nk onlar hibir zaman gen olmazlar. Ama eer ada
mn biri yaamnn bir anda gerekten gen olmusa, artk kur
tulu yoktu, bu damgay mrnn sonuna kadar yznde, gzn
de, bir yerlerinde tard. Yirmi be yama kadar, iyi kt giderdi,
ama sonra... Korkun, dayanlmaz bir eydi bu.
Boris Lolaya bakt, aceleyle, Lola, dedi. Ban kaldr. Seni
seviyorum.
Lolanm gzleri pembe pembe oldu, Borisin ayana bast. K
saca, Sevgilim, dedi.
Can haykrmak istedi: Daha sk sarl, seni sevdiimi koyu
koyu duyur bana. Ama Lola susuyordu, yalnzd, imdi sra ona gel
miti, yalnzln zevkini karyordu, gzleri kapal, mutluluu
nun zerine kapanmt. Boris kendini bir kenara atlvermi hisse
derek rperdi ve birden korku, mthi bir korku iini altst etti:
htiyarlamak istemiyorum, istemiyorum! Geen yl ne kadar rahat
35

t, byle eyleri aklna bile getirmezdi, ama imdi, korkuyordu:


Genliinin, parmaklarnn arasndan kayp gittiini her an, her an
duyuyordu. Yirmi be yama kadar! Boris, Be ylm daha var, di
ye dnd, sonra, beynime bir kurun skar, geberip giderim.
Artk evresinde bu insanlar grmeye, bu mziin kulaklarnda
uuldamasna dayanamayacakt.
kalm m ?
Tabii canm, hemen.
Masalarna dndler. Lola garsonu ard, hesab dedi, kadi
fe mantosunu srtna ald.
Haydi, dedi.
ktlar. Boris belli bir eyler dnmyordu, ama iinde bir
burukluk vard. Sokaklarda bir sr adam, ou sert yzl, ihtiyar
yzl adamlar. Chat Bottenin Maestrosu Piranesee rastladlar,
selmlatlar. talyann ince, ksa bacaklar, sarkk gbein altnda
titriyordu. Benim de byle koca bir gbeim olur belki. Aynaya
bakmay can ekmemek, sanki kurumu, suyu ekilmi gibi hare
ket ederken gvdesinin takrdadn duymak... Ve geen her sani
ye, her saniye onu ypratyor, eskitiyor, onu ihtiyarla doru itiyor
du. Bari biraz ardan alabilsem, kendimi kullanabilsem, belki
birka yl daha kazanabilirim. Ama bunu yapabilmek iin, her ge
ce sabaha kadar sokak srtmemem gerek. Lolaya nefretle bakt.
Beni smryor.
Lola, Neyin var? diye sordu.
Hi.
Lola, Navarin Sokandaki otellerden birinde kalyordu. Ka
pdan anahtarn ald, merdivenleri konumadan ktlar. Oda bom
bo ve plakt, kenarda, zerinde bir sr etiketler yaptrlm
byk bir sandk duruyordu. Duvarda, raptiyeyle yaptrlm
Borisin resmi vard. Bu, Lolanm verip byttrd vesikalk bir
fotoraft. Bu kalacak, diye dnd Boris. Ben bir ekilsiz et
yn haline geldiim zaman bile burada byle srtp duracak.
Can fotoraf paralamak istedi.
Pek keyifsizsin. Neyin var?
Bam atlyor.
Lola birden kaygland.
Hasta falan deilsin ya? Bir aspirin vereyim m i?
Hayr, istemem. imdi geer.
Lola sokuldu, Borisi enesinden tutarak ban kaldrd.
Bana kskn gibisin. Ha? Kskn msn? Doru syle. Ne
oldu, bir ey mi yaptm?
Korkmutu.
36

Boris, yorgun, isteksiz, Kskn falan deilim, dedi. Deli


inisin?
Evet evet, bana kstn. Ama ne olduunu bilsem... Sylesen,
belki bir eyler yapabilirim. stemeyerek bir ey yaptmsa zr di
lerim, Boris, nolur syle. Yalvarrm...
Yok bir ey dedim, anlamyor musun?
Kollarn Lolanm omuzlarna koyarak dudaklarn pt. Lola
rperdi. Boris yznde kokulu ve lk bir nefes duydu ve dudakla
rna gergin bir slaklk dedi. inde bir eylerin kmldadn du
yarak doruldu, Lola yzn on kere, yz kere st ste pyordu.
Birden kadn can ekmiti: Buna iin iin sevindi. ehvet
btn karanlk dnceleri, daha dorusu, dncelerin hepsini
siler, gtrrd. Beynini btn baka eylerden boaltmaya ala
rak Lolaya bakt. Elini kadnn kalasna koymutu: pek giysisi
nin altndan etinin scakln duyuyordu. Parmaklarn bkt,
ipek deri, canl, dipdiri ve gergin, kmldamamt. Lola kadife
mantosunu srtndan alarak yatan zerine frlatt, plak kollar
n Borisin boynuna dolad: Mis gibi kokuyordu. Koltuklarnn t
ral derisi mavimsi bir esmerlikle esmerdi, incecik, kck si
yahlklarla beneklenmiti: Ta derinlere batm minicik kymklar
gibi. Borisle Lola, tutkunun onlar yakalad yerde, ylece ayakta
bekliyorlard, kmldamaya gleri kalmamt. Lolamn bacaklar
titremeye balamt ve Boris bir an, onun kendini halnn zerine
koyvereceini sand. Lolay smsk gvdesine bastrd ve etinin
zerinde gslerinin yumuak kabarkln duydu.
Lola, Ayyy... diye inledi.
Ban arkaya atmt ve Boris, bu slak, ikin dudakl bembe
yaz yze, bu medusa yzne bylenmi gibi bakyordu. Bunlar
onun son mutlu gnleri, diye dnd. Onu gsne daha da sk
bastrd. Gnn birinde, bir sabah, yklp gidecek, Artk ondan
nefret etmiyordu; kendi gvdesini, kuru ve zayf, yalnzca kastan
yaplm gibi kaskat, Lolann bedeni zerinde hissediyordu, ka
dn kollaryla smsk erkee sarlmt, ihtiyarlktan ve lmden
onu saklyordu sanki. Sonra bir an, zihni kart ve uykusu geldi:
Lolanm kollarna bakt, ihtiyar bir kadnn salar gibi bembeyaz
kollarna ve parmaklarnn arasnda ihtiyarl tuttuunu sand,
tutmas, Lolay skmas, yok edene kadar skmas gerekti.
Canm yakyorsun , diye baygn bir sesle inledi Lola. Alsana beni.
Boris ekildi, aalam, hatta rkmt:
Pijamam ver, dedi. Banyoya gidip soyunaym.
Banyoya girdi ve kapy kilitledi. Soyunurken Lolamn ieri
37

girmesi sinirine dokunuyordu. Yzn, ayaklarn ykad, bacakla


rna uzun uzun talk serpti. Ferahlamt. Amma tatsz i, diye d
nd. Ba dnyordu, zihni arlamt, ne dndnn far
knda deildi. Bundan Mathieuye bahsetmeliyim, dedi kendi
kendine. Kapnn ardnda Lola bekliyordu. oktan soyunmutu,
plakt mutlak. Can acele etmek istemiyordu. rlplak bir gv
de, rlplak, tuhaf kokularyla, plak bir beden, bu rahatsz edici,
korkutucu bir eydi; Lola bunu anlayamyordu. imdi kendini ka
pp koyvermek, kuvvetli, bastran, ezen bir ehvetin derinliklerine
yuvarlanmak gerekti. nsan bir kere balad m, arkas gelirdi, ama
balayncaya dek rkerdi her seferinde. Sinirlenerek, Ne olursa ol
sun, diye dnd, geen seferki gibi beyinst gitmeyeceim.
Lavabonun aynasnda dikkatle salarn tarad, dklp dklmediklerini anlamak istiyordu. Ama beyaz fayansn zerine tek sa
dmedi. Pijamalarn da giydikten sonra kapy at ve kt.
Lola, plak, yatan zerine uzanmt. imdi baka bir Lolayd, kirpiklerinin arasndan, gevek ve korkutucu, Borise bakyordu.
Mavi yatak rtsnn zerinde gen biiminde kzl bir ty deme
tiyle beneklenmi bedeni, bir baln karn gibi gm parltl bir
beyazlkla bembeyazd. Gzeldi. Boris yanma doru yrd ve ona,
tiksintiyle kark bir heyecanla bakt; Lola kollarm uzatt.
Dur biraz, dedi Boris.
Duvara uzand ve elektrii sndrd. Oda birden kpkzl kesil
miti: Karki binann nc katma kl bir reklam yerletirmi
lerdi. Boris, Lolann yanma uzand ve elini usul usul omuzlarnda,
gslerinde dolatrmaya balad. Derisi o kadar yumuak, o kadar
kaygand ki, ipek giysisi hl zerinde sanlrd, sler biraz gev
emiti, Boris bunu seviyordu: Bunlar yaam, yaamn gereini
renmi bir kadnn gsleriydi. Elektrii sndrmt, ama u
Allahn belas reklamn nda gene de Lolamn kzl aydnlkta
simsiyah grnen kaln dudaklarn, soluk yzn gryordu, bu
yzde ac vard, gzleri haindi. Boris kendini ar, hantal ve keder
li hissediyordu, tpk Nimesde, mrnde ilk kez bir boa grei sey
redecei zaman olduu gibi; imdi de bir ey olacakt, feci, korkutu
cu ve nne geilmez bir ey: Boann kanl lm gibi bir ey.
Lola, Pijaman karsana, diye yalvard.
Hayr, olmaz.
Buna almlard. Her seferinde Lola, Borise pijamasn
karmas iin yalvarr, her seferinde Boris, ayn szlerle bunu redde
derdi. Lolanm elleri pijamann iine sokuldu ve gsn okama
ya balad. Boris glyordu.
Gdklanyorum.
38

ptler. Lola, Borisin elini ald, bacaklarnn arasna koy


du. Lolamn acayip istekleri vard ve Boris ou zaman kendini sa
vunmak zorunda kalrd. Elini bir an Lolanm bacaklarnn arasn
da hareketsiz brakt, sonra usulca, omuzlarna doru ekti.
Lola, Borisi kendine doru ekmeye uraarak, Gel, gel, di
ye fsldyordu. Seni seviyorum, baylyorum sana.
Ksk ksk inliyordu ve Boris, Tamam, diye dnd, gene
beyinst gidiyorum.
Belinden ensesine doru elektrikli bir rperme dolayordu.
Boris dilerini skt: Hayr, istemiyorum. Ama birden ona, birisi
bedenini, bir tavan yavrusuymu gibi ensesinden tutup havaya
kaldrm gibi geldi ve boylu boyunca Lolanm zerine yatt, gzle
rinde krmz, mor, benekler, benekler uutu.
Lola, Canm, diye mrldand.
Onu usulca yana doru devirdi ve syrlp kalkt. Boris, ba
yasta gml, akn, uzanm kalmt. Lolanm banyoya girip
kapy kilitlediini duydu ve dnd: Lola ile bu hikye bitsin, bir
daha byle rezilliklere kalkmayacam. Bir kadnla byle mnck
mnck sevimek iren bir ey. Hayr, sevimek iren deil ama,
beyinst gitmek... Berbat! nsan artk ne halt ettiini bilmiyor, i
leden kyor; yle olunca, sevitiin kim olursa olsun, nemi yok.
Bir kere akln kardn m, st taraf fizyolojik bir i... Tiksintiyle
tekrarlyordu: Fizyolojik bir i! Lola ykanyordu. Suyun sesi din
lendirici ve tertemizdi. Boris bu sesi zevkle dinledi. lde, susuz
luktan delirenler de byle kulaklarnda suyun kutsal sesini duyar
larm. Boris bir an kendini ldrm farz etti: Bu oda, bu kzl ay
dnlk, bu kulaklarnda rldayan u, hepsi lgnca ryalard, im
di aylacak ve kendini, lde, burnu kzgn kumlara gml, ban
da kasket, serilmi kalm bulacakt. Birden Mathieunn hayali
gznn nne geldi: Amma boktan i, diye dnd. Erkekle
ri kadnlardan daha ok seviyorum. Bir erkein yannda, bir kad
nn yannda olduumdan bin kez daha mutlu hissediyorum kendi
mi. Ama dnyay balasalar bir erkekle yatamam. Birden keyif
lendi: Loladan ayrlnca papaz olacam. i rahatlamt. Lola
yataa atlad ve kollarn boynuna dolad.
Bebeim, diyordu, tatl bebeim.
Salarn okuyordu. Boris ses karmad. Lola konumaya
balad zaman gzkapaklarmn arkasnda prl prl yldzlar g
ryordu. Lolamn sesi kzl kl gecede tuhaf akisler yapt:
Boris, senden baka hibir eyim yok benim. Yalnzm. Sen
beni ok, ok sevmelisin, ben senden baka hibir eyi sevmiyo
rum. Yalnzca seni dnyorum. Eer yaammn samaln d
39

necek olsam, hemen gidip kendimi kprden nehre atmam ge


rek. Ama ben seni dnyorum. Sakn bana bir oyun oynamaya
kalkma canm, sen elimde kalan tek eysin benim. Tek eysin!
yaamm senin elinde, sevgilim; sakn, sakn beni harcama, ne
olursa olsun. Harcama sakn beni, yle yalnzm, yle yalnzm ki!
Boris srayarak ayld ve apak, Eer yalnzsan, dedi, bu
nu sen kendin istemisin, nk ok gururlusun. yle olmasayd
benden yal birini sevebilirdin pekl! Ben, ok gencim ve senin
yalnzlna ortak olamyorum. Belki de beni bunun iin setin.
Lola, Bilmiyorum, dedi. Yalnzca seni ok, ok sevdiimi
biliyorum, o kadar.
Smsk sarld. Boris onun, Seni ok seviyorum, dediini
duydu ve sonra uyudu.

III
Yaz. Hava scak ve skntlyd. Mathieu yolun ortasnda, kolla
rn sallayarak, altn yldzl aydnla dalp karak yryordu. Yaz
gelmiti. Bakalarna ait bir yaz.
Mathieu iin, akama kadar gne altnda srklenecei ka
ranlk, kasvetli bir gn balyordu. Bir adres. Biraz para. Parisin
drt yanma komak, aramak gerekti. Sarah adresi verecekti. Sonra
Daniel paray bulacakt. Yahut, belki de Jacques. Gece ryasnda
bir cinayet ilediini grmt ve imdi kr edici aydnlkta, gzle
rinin derinliinde hl bu ryadan bir eyler duruyordu. Delambre
Soka, 26. Sarah orada, altnc katta oturuyordu ve tabii, asansr
bozuktu. Mathieu alt kat merdiveni trmand. Kapal kaplarn ar
dnda kadnlar, nlerinde nlk, salar bal, ev ileriyle ura
yorlard. Onlar iin de yeni bir gn balyordu. Ama ne gn! Mat
hieu nefes nefeseydi. Biraz spor yapmalym, diye dnd. Son
ra can skntsyla sylendi: Her merdiven kta ayn eyi syl
yorum. Kapy ald. Hafif bir tkrt duyuldu, sonra ald. plak
bal, mavi gzl, ufack bir adam Mathieuye glmsedi. Mathieu
tand: Bir gmendi, bir Alman gmen. Onu Dmeda sk sk g
ryordu, adam nnde bir stl kahve uzun uzun dnyor ya da
birisiyle, dudaklarn hrsla yalayarak satran oynuyordu.
Mathieu, Sarahyla grmek istiyorum, dedi.
Kk adam saygyla eildi, topuklarn birbirine vurdu, ku
laklar mora alyordu. Soran bir sesle, Weymuller, diye kendini
tantt.
40

Delarue, dedi Mathieu.


Kk adam tatl tatl glmeye balamt.
Girin, dedi. eride, buyurun, sizi grnce ok sevinecek.
Onu ieri ald, hafife topallayarak uzaklat. Mathieu caml
kapy itti ve girdi. Merdiven bandaki holde birden duralad, gz
leri kamamt; kar duvar boydan boya kaplayan pencereden
k, alayan gibi ieri akyordu. Mathieu gzlerini krptrd, a
kaklar zonkluyordu.
Sarahnn sesi ierden, Kim o? diye seslendi.
Mathieu parmakla yaslanarak bakt. Sarah, zerinde sar ki
monosu, divanda oturuyordu, sert ve seyrek salar alnna dm
t. Tam karsnda alev krmzs, kocaman bir kafa vard. Mathieu,
Brunet burada, diye dnd. Can sklmt. Brunetyi grmeye
li alt ay vard, ona tam bugn Sarahda rastlamay hi de istemezdi
dorusu, bu iini zorlatracakt. Aralarnda, kopmak zere olan bir
arkadalk vard ve birbirlerine sylenecek epeyi sz birikmiti.
Hem, Brunet yan sra baka bir dnyann taze ve salam havasn;
hakl isyanlarn ve kyasya bir savan, sabrl ve inat abalarn ve
amaz bir disiplinin gsterisiz, apak ve deiik dnyasn getiri
yordu: Bu dnyada Mathieunn Sarahya fsldayaca o utan ve
rici, aalk srrn yeri yoktu. Sarah ban kaldrd ve glmsedi.
Merhaba, merhaba!..
Mathieu de glmsedi: Buradan, -be basamak yukardan
Sarahmn yuvarlak hatl, biraz prsm, iyi niyetli yzn ve ki
monosunun yakasndan taan yumuak ve byk gslerini g
ryordu. Acele admlarla aa indi.
Sarah, Hangi rzgr att sizi buraya? diye sordu.
Mathieu, Size bir ey soracam, dedi.
Sarahnn yz hevesle pembeleti.
Tabii, ne isterseniz...
Sonra, ona verecei haberin sevinciyle heyecanl, Bilin baka
lm, diye haykrd. Kim geldi?
Mathieu Brunetye dnd, elini uzatt. Sarah yumuak bir ba
kla onlar szyordu.
Brunet, Merhaba, insanlk kaa, dedi.
Mathieu, ne olursa olsun, bu sesi duymaktan memnundu.
Brunet, ar ve duraan kyl yzyle kocaman ve salamd. Pek
sevimli saylmayacak bir tavrla glmsyordu.
Merhaba, dedi Mathieu. Seni ld biliyordum.
Brunet yant vermedi, gld.
Sarah, agzl bir merakla, uraya, yanma oturun, dedi.
Sarah onun iin bir eyler yapacakt, Mathieu imdilik onun
41

esiri saylrd. Oturdu. Kk Pablo masann altnda tahta oyun


caklarla oynuyordu.
Mathieu, Gomez nerede? diye sordu.
Sarah, Her zamanki gibi, dedi. Barcelonada.
Haber alyor musunuz?
Geen hafta mektup aldm. Sonra alayla devam etti: Kah
ramanlklarn anlatyor.
Brunetnin gzleri parlamt.
Albay oldu, biliyor musun?
Albay ha. Mathieu daha dn uralarda dolaan adam dne
rek iinde bir rahatszlk duydu. Gomez gitmiti! Bir gn, gazetede
Irunn dtn okumutu. Gomez... Btn gn atlyesinde,
parmaklaryla siyah kafasn kartrarak, bir aa, bir yukar do
lamt. Sonra, zerinde yalnzca ceketiyle, ba ak, sanki
Dmea sigara almaya gidiyormuasma sokaa kmt. Ve dn
memiti. Atlyesi, ylece, onun brakt gibi kalmt: valenin
zerinde yarm bir tablo, masada, henz ne olduu belirsiz izgiler
le ilenmeye balam bir bakr paras. Tablo ve gravr Madame
Stimpsona aitti. Kadn tabloda rlplakt Mathieu onun Gomez
in koluna yaslanm, gzel bedeniyle dalgalanarak, kaln sesiyle
ark sylediini grr gibi oluyordu. Gomez Sarahya kar ok
hayvanca hareket etti, diye dnd.
Sarah neeli bir sesle, Kapy size bakan m at? diye sordu.
Gomezden bahsedilmesini istemiyordu. Onun her eyini affetmiti, deer bilmez kabaln, ihanetlerini, ban alp gidileri
ni, her eyini. Ama spanyaya gidiini, hayr! Bunu affetmemiti.
Gomez insan ldrmeye gitmiti, insan ldrmt orada. Sarah
iin insan yaam dokunulmaz, kutsal bir eydi.
Mathieu, akn, Hangi bakan? diye sordu.
Sarah utanga bir vnmeyle, Krmz kulakl, kk, sivri
burunlu adam. Bakanm o! 922de Mnihteki Sosyalist Hkmet
te bakanm. imdi burada acndan geberiyor, dedi.
Tabii, hemen kanatlarnzn altna aldnz onu.
Sarah glmeye balad. Bir gn elinde valizle kageldi. na
nn gerekten gidecek yeri yokmu. Kald otele para deyemedi
i iin kap dar etmiler.
Mathieu parmaklaryla hesaplayarak, Anna, Lopez ve Santi
den sonra bu drdnc pansiyoner oluyor, dedi.
Sarah zr diler gibi, Anna yaknda gidecek, dedi. yi bir i
buldu.
Delilik!
Mathieu aalad ve Brunetye dnd. Brunet ar ve duraan
42

kyl gzleriyle Sarah'ya bakyordu, sulamas da ar ve duraan


d. Tekrarlad, Dpedz delilik!
Ne? Delilik olan hangisi?
Sarah heyecanla Mathieuye dnd, elini kolunun zerine ko
yarak, Mathieu, sevgili Mathieu, dedi, bana ancak siz yardm
edebilirsiniz. mdadma yetiin.
Neden sz ettiinizi anlamadm ki.
Brunet Sarahya can skkn bir tavrla, Bu Mathieuy ilgi
lendirecek bir ey deil, dedi.
Sarah onu dinlemiyordu, acnacak bir halde, anlatt:
Krmz kulakl bakanm sokaa atmam istiyor.
Sokaa m ?
Onu evimde alkoymakla cinayet ilediimi sylyor.
Brunet, ask suratla, Sarah ii bytyor, diye konutu.
Mathieuye dnerek, isteksizce, anlatt:
in iyz u: Bu kk adam hakknda hi de gzel olma
yan eyler rendik. Alt ay ncesine kadar Alman eliliinden d
ar kmyormu. Bir Yahudi gmenin oralarda niin siftindiini
tahmin etmek zor olmasa gerek!
Sarah, Elinizde hibir delil yok, dedi.
Hayr. Yok. Eer olsayd imdi burada oturup keyfine bakamaz zaten. Ama delil olmasa bile Sarahm onu evine almas deli
ce bir ihtiyatszlk oluyor.
Sarah hrsla, Peki ama neden, neden? diye sordu.
Brunet, yumuak bir sesle, Sarah, dedi, civcivlerinizden bi
rine dokunmaya kalksalar btn Parisi birbirine katacaksnz.
Sarah zayf bir glle, Hayr, dedi. O kadar deil. Ama u
nu bilin ki Weymulleri sizin parti hikyeleriniz uruna harcayamam. Bir Parti... O kadar kark, anlalmas g ey ki.
Brunet, Ben de ayn fikirdeyim, dedi.
Sarah iddetle ban sallad. ri yeil gzleri kzarmt. Ala
makl, Kk adamck, dedi. Onu siz de grdnz, Mathieu, bir
sinee bile ktlk edemez o.
Branetnin rahatl, kendine gveni insan korkutacak l
deydi, okyanusun durgunluu gibi bir eydi bu. artyor ve kor
kutuyordu. Hibir zaman tek kiiymi gibi grnmyordu, onda
byk bir kalabaln yava yava akan, ar, sessiz ve srkleyici
yaay vard. Anlatt:
Gomez ara sra bize haber gnderiyor. Bu mesajlar getiren
adamlar, buraya geliyorlar, onlarla bu evde gryoruz. Bunlar,
gizli kalmas gereken mesajlar, tabii! Eh, imdi sen, belki de casus
olan bir Yahudiyi getirip bu eve sokuyorsun, alacak ey mi bu?
43

Mathieu yant vermedi. Brunet sorar gibi konuuyordu, ama as


lnda bu bir soru deil, nazik bir emirdi. Brunet oktan Mathieuye
u ya da bu mesele hakknda fikir sormaktan vazgemiti.
Mathieu, sizi hakem yapyorum: Weymulleri kap dar eder
sem, gidip kendini nehre atacak! Sorarm size: Yalnzca sama sapan
kukular zerine bir adam lme mahkm edilebilir m i?
Sarah ban kaldrm, dimdik ve heyecanl, bekliyordu. Bu
szleriyle Mathieude, felakete uram insanlara kar duyulan o
ortaklaa acma duygusunu uyandrmaya alyordu.
Sahi m i? diye sordu. Kendini nehre mi atacak?
Brunet, Yok efendim, dedi. Gene bir yolunu bulup Alman
eliliine sokulacak ve ekmek paras uruna vicdann satacak.
Mathieu, Aa yukar ayn ey, dedi. Her iki ekilde de ada
mn sonu geldi demektir.
Brunet, ilgisiz, omuz silkti.
Eh, yle...
Sarah, bym gzlerle bakyordu.
Duydunuz ya Mathieu, dedi. Ne yapyoruz imdi? Bir ey
syleyin.
Mathieunn syleyecei bir ey yoktu. Brunet onun fikrini
sormuyordu zaten. Onun gibi bir pis burjuvann , kafas rmcekli bir entelektelin , bir oban kpeinin fikrine gerek yoktu.
Buz gibi bir nezaketle beni dinleyecek, ama sylediklerim bir ka
yaya arpm gibi zerinden kayp gidecek, yarm azla glecek
ve... te o kadar. Mathieu, Brunetnin, hakknda hkmler vere
rek yarm azla glmesini istemiyordu. oktandr birbirlerini yar
glamaktan vazgemilerdi. Brunet, Dostluk, birbiri hakknda h
km vermek demek deildir, dostluk, inanmak demektir, derdi.
imdi de ayn fikirdeydi herhalde, ama artk Mathieuy deil, par
ti arkadalarn dnyordu bunu sylerken.
Sarah, Mathieu, dedi.
Brunet ona doru eildi, elini bacann zerine koyarak,
Bakn Sarah, dedi. Mathieuy severim, zeksna da hayra
nm. Spinozanm ya da Kantm bir fikri bahis konusu olsayd mu
hakkak ona bavururdum. Ama bu i o kadar nemli, derin bir me
sele deil, inann bana ve karar vermek iin bir felsefe retmeni
nin fikrine gerek olmadn bilin. Bu i halloldu demektir.
Kesinlikle. Evet, kesinlikle. Kalbinde ar bir sknt duyuyor
du, ama Brunetyi sulayamazd. Nihayet, byle bir meselede fikir
verebilecek bir insan myd ki? Yaam boyunca gerekten byk,
gerekten nemli ne yapmt?
Brunet kalkmt.
Kayorum ben, dedi. Thbii, siz gene de istediiniz ekilde ha44

rcket edebilirsiniz. Siz Partiden deilsiniz ve bizim iin yaptklarnz


iin size borluyuz. Ama adam yollamayacak olursanz, Gomezden
mesaj aldnz zaman ltfen bana gelip kendiniz haber ediverin.
Sarah, Peki, dedi.
Gzleri parlyordu, ferahlam, sevinmiti.
Brunet, Mektuplarnz ortada brakmayn, diye ilave etti,
liatta yaksanz daha iyi olur.
Merak etmeyin.
Brunet bu kez Mathieuye dnd.
Haydi bakalm, eyvallah, eski dost!
Elini uzatmamt, ona dikkatle, dn gece Marcellein bakt
t;ibi apak, dimdik bakla bakyordu. Bu baklar karsnda p
lakt, rlplak, iri, upuzun bir budala. Didik didik edilen, yargla
nan bir budala, beceriksiz herifin biri. Ona t verecek, akl re
tecek adam mym ben? Gzlerini krptrd. Brunet kat ve insaf
szd. Ya ben? Suumu suratmn orta yerinde tamyor muyum?
Brunet birden konutu, sesi, Mathieunn bekledii ses deildi.
Usulca, Suratn berbat, dedi. Bir derdin mi var Mathieu?
Mathieu de kalkmt.
Bam... Bam dertte biraz. Ama nemli deil.
Brunet iri elini omzuna koymutu. Ona kararszlkla bakyordu:
Ne yazk. nsan btn gn saa sola komaktan eski dostlar
arayp soramyor! lsen bile haberini ancak stnden bir ay ge
tikten sonra alabilirim.
Mathieu gld.
Korkma, dedi. O kadar abuk lmem.
Brunetnin penesini omzunda hissediyordu, Hakkmda h
km vermeye kalkmyor, diye dnd ve iini korkak bir mut
luluk doldurdu.
Brunet dnyordu, sonra, Tabii, o kadar abuk deil ama...
dedi. Ne de olsa...
Nihayet, karar vermi grnd:
leden sonra serbest misin? Saat ikiye doru sana gelsem,
eskisi gibi, ba baa iki sz ederdik.
Mathieu, Tamamen serbestim, dedi, eskisi gibi. Seni bekle
yeceim.
Brunet dosta glmsedi. Eski gnlerin susuz ocuk gl
n koruyabilmiti. Dnd ve merdivene doru yrd.
Sarah, Sizi geireyim, dedi.
Mathieu baklaryla onlar takip etti. Brunet iri cssesinden
beklenmeyecek bir hafiflikle merdiveni kyordu: Her ey bitme
di daha, diye dnd. ini umuda benzer bir ey, lk ve yumu
45

ak bir duygu kaplad. Birka adm att. Yukarda kap kapanmt.


Kk Pablo ona ciddi gzlerle bakyordu. Mathieu masaya doru
yrd ve elik kalemlerden birini ald. Bir sinek yarm kalm ba
kr levhacn zerinden uup gitti. Pablo hl bakyordu. Mathieu
nedense rahatsz oldu. ocuun gzleri tarafndan yeniliyor, yutu
luyor gibi geldi ona. ocuklar agzl olurlar, diye dnd. Ya
amlar azlarndan ibarettir. Pablonun baklarna insanca l
tlar gelmemiti, ama imdiden yaamn ta kendisi gibiydi: ocu
un bir insan gvdesinin iinde yaad gnler ok yaknd ve bu
aka grlyordu; orada, kck, korkak, kararsz duruyordu
ve zerinde, bir insann midesinde yar yarya sindirilip kusulmu
eylerin erimi, zlm, tiksinti veren hali vard. Ama gz ukur
larnda oturan o akn, acemi ve korkak pencerelerin ardnda bi
lin, ar ar ekilleniyor, pusu kuruyordu. Mathieu elik kalemle
oynuyordu. Hava scak, diye sylendi. Sinek etrafnda vzldayp
duruyordu; pembe odada, bir baka insann iinde koyu renkli, pel
temsi bir yaam kabaryor, iiyor, geliiyordu.
Pablo, Ben rya grdm, dedi.
Anlat bakalm.
Ryamda ben bir kalemmiim...
Mathieu, Eh, zannederim, diye dnd.
Sordu:
E, peki, kalemdin de ne yapyordun?
Hi. Uyuyordum.
Mathieu elik kalemi ani bir hareketle elinden frlatt. Sinek
korkmu, uzaklamt. Sonra gene geldi, bakr levhacn zerin
de kadnn kollarn meydana getiren iki izginin arasna oturdu.
abuk olmalyd, acele etmeliydi! O koyu renkli, peltemsi yaam
iiyor, kabaryor, kanl ve ekilsiz gvdesinden kurtulup deime
ye; karanlklardan syrlp ekillenmeye ve u yaam agzl var
lyla smren, emen kck yarata benzemeye urayordu.
Mathieu merdivene doru birka adm att. Sarahmn sesini
duyuyordu. Sokak kapsn am, pervaza dayanm, Brunetye g
lmsyordu. Niye inmiyordu sanki? Dnd, ocua ve sinee bak
t. ocuk! Bir ocuk! ldrld zaman haykran ve kanayan,
uurlu bir et paras. Bir sinei ldrmek, ocuu ldrmekten el
bette daha kolayd. Omuz silkti. Kimseyi ldrmeye niyetim yok!
Bir ocuun domasna engel olacam, o kadar. Pablo tahta para
laryla oynamaya dalm, Mathieuy unutmutu. Mathieu parma
n uzatarak elini masann tahtasna dedirdi: Domasna engel
olmak... Sanki bir yerde, her eyiyle btnlenmi, tamamlanm
bir ocuk vard, buraya, bu gneli odaya, dekorun bu tarafna atla46

y vermek iin iaret bekliyordu ve Mathieu onun nne geiyor, yo


lunu kesiyordu. Evet, bunun gibi bir ey deil miydi gerekte: Bir
yarlerde kurnaz ve hilekr bir kk insan vard, abucak kederle
nen, rkek ve yalanc bir kk adam; bembeyaz yzl, kepe ku
lakl, urasnda burasnda benleriyle pasaportlarda ayrc zellik
ler sayfasna yazlan bir avu deiik niteliiyle kk bir erkek;
bir kk erkek ki, bir aya kaldrmda, bir aya amurlu suyun
iinde sokaklarda koamayacak; bir ift gz, ya Mathieunnk gi
bi yeil ya da Marcelleinki gibi kapkara bir ift gz ki kn buzlu
gkyzn, denizi, bir insann yzn gremeyecek, bir ift kk,
kirli el ki karlar avulayamayacak ya da bir kadnn scak etini,
aalarn atlam kabuunu derisinde duymayacak: Kanl, prl p
rl, irkin, tutkulu, ba dndrc, korkun, bo, ama vazgeilmez
umutlarla dolu bir hayal, evler, sokaklar, iriyar, ehvetli kzlar ve
iri, korkun, ldrc bceklerle dolu bir hayal ki bir ine darbesiy
le, ocukluk gnlerindeki sevgili balonlar gibi sndrlverecekti.
Sarah, Geldim, dedi. Sizi ok bekletmedim ya?
Mathieu ban kaldrp bakt ve ii rahat etti: Sarah, ar ve
ekli bozulmu gvdesiyle parmakla dayanmt: O, keyi dn
m olanlardand; hi domama, salamuradan kma benzeyen,
eskimi bir etti onunki; kadn glmsedi, sonra acele admlarla
merdiveni indi, kimonosunun etekleri ksa bacaklarnn etrafnda
uuuyordu.
Agzl bir merakla, Ee, ne var? diye sordu.
Koskocaman, heyecanl gzleriyle, srarla Mathieuy sz
yordu. Mathieu ban evirdi, ksaca, Marcelle gebe, dedi.
Yaa...
Sarah sevinmi gibiydi. Sklarak sordu:
ey! Yani... ey mi edecek?
Mathieu abuk abuk, Yo yo, dedi, istemiyoruz.
Ha, anladm. Ban ne edi, sustu. Bir sulama anlam bi
le tamayan bu susu, Mathieuy sinirlendirdi.
Kabaca, Eskiden siz de ayn eyi yapmsnz, dedi. Gomez
sylemiti.
Evet. Eskiden...
Birden gzlerini kaldrd, bir nefeste, Korkacak bir ey yok,
dedi. Vaktinde davranlrsa kolay olur.
Yarglamak, sulamak istemiyordu, olan bana kakmaktan
vazgemiti ve imdi tek istei vard: Mathieuy rahatlatmak.
ok kolay olur...
Artk Mathieu glebilir, gelecee gvenle bakabilirdi: Bu k
ck ve gizli lmn yasn Sarah tek bana zerine almt.
47

Mathieu, sinirli, Bakn, Sarah, dedi. Beni anlamaya aln:


Evlenmek istemiyorum. Bu, bencillikten deil: Ben evlilii...
Sustu: Sarah evliydi, be yl nce Gomezle evlenmiti. Ksa
bir sessizlikten sonra ilave etti:
Hem Marcelle ocuk istemiyor.
ocuk sevmez m i?
Pek ilgilenmiyor.
Sarah armt.
Evet, evet, dedi, tabii, nihayet...
Mathieunn elini ellerinin arasna alarak:
Zavall Mathieu, dedi, kim bilir ne kadar skldnz. Size
yardm edebilmek isterdim.
Tamam ite, dedi Mathieu, bize yardm edebilirsiniz. Ba
nza... O ey geldii zaman birine gitmisiniz, bir Rus kadnym
galiba.
Sarah, Evet, dedi. (Yz deimiti.) Korkuntu!
Mathieu bozuk bir sesle, ok mu... ok mu cannz yand?
diye sordu.
Hayr, canm yanmad ama... Alayacak gibiydi: Hep ocu
u dnyordum, dedi. Gomez ocuk istemiyordu. O srada, o
bir eye olmaz dedi mi, bilirsiniz ya... Ama korkuntu, bir daha,
dnyada... Ayaklarma kapanp yalvarsa bir daha beni dnyada ra
z edemez.
Dalgn gzleriyle Mathieuye bakyordu:
Ameliyattan sonra elime kk bir paket tututurdular, Bu
nu kubura atverin, dediler. Kubura! Pis bir san gibi! Birden
Mathieunn kolunu smsk kavrayarak, Mathieu, dedi, ne yap
tnzn farknda deilsiniz.
Mathieu, fkeyle, Ya siz, dnyaya bir ocuk getirdiiniz za
man ne yaptnzn farknda msnz? diye sordu.
Bir ocuk: Bir zavall bilin daha, duvarlara arparak drt d
nen, rpman, ama bir trl kurtulamayan, kck, korkmu bir
aydnlk.
Hayr, ama demek istiyorum ki, Marcelleden ne istediinizi
bilmiyorsunuz; sonra sizden nefret etmesinden korkarm.
Mathieu, Marcellein etraf morarm, iri ve hain gzlerini g
rr gibi oldu.
Sarah yatmt, ackl bir hali vard: O kimseden nefret ede
mezdi, hele Gomezden...
Kararl bir sesle, Zaten sizi o Rus kadna yollayamam, dedi.
Hl ameliyat yapyor, ama bu gnlerde ok iiyormu. Gvenemem. ki yl nce az kalsn ba belaya giriyordu.
48

Baka bir bildiiniz yok m u?


Sarah ar ar, Yok, kimseyi bilmiyorum, diye konutu.
.Sonra birden, iinin btn iyilii bir an yznde parlad, bard:
Tamam, buldum , iiniz oldu! Daha nce nasl akl etmedim? Ben
I> ii hallederim. Weidmann. Bizde grmemi miydiniz? Bir Ya
l udi doktor, jinekolog. Yani krtajn ustas saylr, onunla insann
i(;i rahat olur. Berlinde ii ok iyiymi, Naz iler gelince Viyanaya
kam. Sonra orada da Anschluss hikyesi ortaya km. O da ta
s tara toplayp Parise gelmi. Ama epeydir parasn svireye
yolluyormu zaten.
Yapar m dersiniz?
Tabii. Ben hemen bugn gider grrm.
ok sevindim, dedi Mathieu, ok sevindim. Ne alyormu
icaba?
Berlindeyken 2000 mark alrm.
Mathieu sapsar oldu.
Yani 10.000 frank.
Sarah telala, Tabii orada hretini satyormu, dedi. Bura
da kimse onu tanmaz ki, daha akl banda bir fiyat sylemek zo
rundadr. Ben ona 3000 frank teklif edeceim.
Mathieu dilerinin arasndan, yi, dedi.
Bu paray nereden bulacam? diye dnyordu.
Sarah:
Bir dakika, dedi. imdiden gidip grsem daha iyi olmaz
m? Blaise-Desgoffes Sokanda oturuyor, urackta. Hemen giyi
nip kaym. Beni bekler misiniz?
Hayr... On buukta biriyle buluacam. Sarah, altn gibi kal
biniz var!
Kadn omuzlarndan tutarak sarst, glmsedi. Sarah, Mathieunn hatr iin, aslnda ona ok ar gelen bir iin su ortakl
n kabullenmi, byk bir cmertlikle, nefret ve tiksintisini bile
unutmay baarmt: Bunu yapabildii iin de mutlulukla, prl prld.
Saat on birde nerede olursunuz? Size telefonla haber veri
rim.
Dupont Latinde. Saint-Michel Bulvarnda. Siz telefon edene
kadar orada beklerim.
Peki. Dupont Latinde.
Sarahnn kimonosunun n almt, iri gsleri grn
yordu. Mathieu onu sevdii ve gslerini grmek istemedii iin
kendine doru ekerek kucaklad.
Sarah, Gle gle Mathieu, sevgili Mathieu, dedi.
A kl a

49/4

Gzelliini kaybetmi tatl yzn Mathieuye doru kaldr


mt. Bu yzde ylesine artc ve ehvetli bir boyun eme ifade
si vard ki insan, iin iin ona ktlk etmek, onu utandrmak, ez
mek istei duyuyordu. Daniel, Sarahy grnce sadizmin ne oldu
unu anlyorum, derdi. Mathieu kadn yanaklarndan pt.
#

Yaz! Gk, maddesi olan bir hayalet, bir cin gibi soka arp
yor, insanlar arpyor; insanlar gkte, tutuan, yanan yzleriyle
uuuyorlard. Mathieu yeil ve canl kokuyu, taptaze toz kokusu
nu iine ekti; gzlerini krptrd, glmsedi. Yaz! Bir-iki adm
att: Beyaz benekli siyah, yapkan zift tabanlarnda kalyordu:
Marcelle gebeydi, bu yaz, gemi yazlardan baka bir yazd.
O uyuyordu imdi, koyu bir lolukta, uyurken terliyordu. Mo
rumsu esmer gzel gsleri yaylmt, tepelerinde beyaz ve tuz
lu, minicik iekler gibi ter taneleri titreiyordu. Uyuyordu. Her sa
bah, ta leye kadar uyuyordu. Karnnn derinliinde, iinde, pel
temsi kabarck uyumuyordu: Uyumaya vakti yoktu; besleniyor ve
byyordu. Zaman, kesin ve geri dnlmez sramalarla akp gidi
yordu. Krk sekiz saate kadar paray bulmam art!
Luxembourg! Scak ve beyazlk, heykeller, gvercinler, ocuk
lar. ocuklar kouyor, gvercinler uuuyor... Demir sralardan bi
rine oturdu: Paray nereden bulmal? Daniel vermez, ama gene de
isterim bir kere... Nihayet, en sonunda, baka are kalmazsa
Jacquestan isterim. imen bileklerine kadar ykseliyor, bir hey
kel, tatan kaba etlerini ona doru uzatyor, gvercinler huhuluyordu. Nihayet on be gnlk mesele. Yahudi pekl ay sonunu bek
leyebilir. 29unda ayl alacam.
Mathieu irkilerek durdu, dncelerinin burasnda birden
kendini grmt. Ve kendinden tiksinmiti: u saatte Brunet
sokaktadr, diye dnd. Sokan aydnlnda, ii rahat, dola
r. Zaman gelince krp paralayaca camdan bir an iindeki
kentin ortasnda yrrken kendini gl hisseder: Biraz sallana
rak, saknarak yrr, nk her eyi krp paralayaca zaman da
ha gelmemitir; bekler, umutla bekler. Ya ben? Marcelle gebe. Aca
ba Sarah Yahudi herifi kandrabilecek mi? Paray nereden bulma
l? te benim dndklerim bunlar. Birden, kaln siyah kalar
altnda birbirine yakn bir ift kara gz, gzlerinin nne geldi:
Madrid! Oraya gitmek istiyordum. Yemin ederim... Ama ayarlayamadm. Ve birden, htiyarladm, diye dnd.
htiyarladm. urada, bir sandalyenin zerinde, grtlama
50

kadar kendi yaamma gmlm oturuyor ve hibir eye inanm


yorum. Oysa bir zaman ben de spanyaya gitmek istemitim. Ama
olmad! spanyalar gerekten var m? Ben buradaym, kendi ken
dimin tadna bakyorum; kann ve pas kokulu bir suyun buruk ta
dna bakyorum; kann ve pas kokulu bir suyun buruk tadn duyu
yorum: Bu benim kendi tadm; kendi kendimin tadym ben ve va
rm, yayorum. Var olmak, yaamak, ite bu: Susamadan, can ek
meden kendini imek! Otuz drt ya, otuz drt yl! Otuz drt yldr
kendimi tatmaktaym ve ihtiyarm! altm, bekledim ve istedik
lerimi elde ettim: Marcelle, Paris ve zgrlk; artk bitti. Artk bek
lediim hibir ey yok. nndeki baheye bakyordu; her gn ay
n yaam yaayan, her gn deien, ama tpk yzyllardr ayn ses
ve ayn renk dalgacklarnn koutuu deniz gibi her gn ayn
olan baheye... te bu vard: Karmakark kouup duran, yzyl
lardan beri deimeyen; hep ayn ocuklar, parmaklan kopuk al
dan kralieler zerinde ayn gne, ayn aalar; Sarah ve sar ki
monosu vard, gebe Marcelle ve para vard. Btn bunlar ylesine
doal, ylesine allm, deimez eylerdi ki, bir yaam doldur
maya yeterdi, yaam buydu ite. st yan, spanyalar, spanyada
atolar, bunlar... Neydi? Benim getirdiim, kk, suya sabuna do
kunmaz bir din mi? Gerek yaammn saygl ve az sk birlikte
lii mi? Yoksa, tanm m? Onlar, Daniel, Jacques, Marcelle, Brunet, onlar beni ite byle gryorlar: zgrlk peinde bir adam.
Herkes gibi yiyor iiyor, kk bir memur, politikayla ilgisi yok,
Uoeuvre ve Le Polulaire okuyor, paradan yana sknts var. Ama
bakalarnn pul koleksiyonunu semesi gibi o da zgrl isti
yor. zgrl onun gizli bahesi, kendi kendisiyle yapt k
ck bir su ortakldr. Tembel ve biraz souk bir herif, azck da
kuruntulu, ama akll; kendine usul usul, ortalama ve salam bir
mutluluk, hareketsizliin kprtsz mutluluunu salamay bildi.
Ve ou zaman hakl olduu ortaya kt. te bu... ben bu mu
yum ?
Yedi yanda, Pithiviersde, dii olan Jules Amcasnm yanndayken, bekleme salonunda yalnz kalnca, kendini yok farz etmek
oyununu oynard: Bunun iin, insann yaamay durdurmas ge
rekti, hani insan azna ok souk bir su alr da, yutmamak iin,
suyu bir anda boazna yuvarlayverecek olan o basit yutkunma
hareketini yapmamak iin hareketsiz bir g sarf eder, ite onun
gibi. Bir gn, beynini tamamen boaltmay baard. Ama bu boluk
da gene bir duygu, bir tatt. Ahmaka bir eydi aslnda. O gn, si
nek sinek kokan bir tara scanda bouluyordu, tam o srada bir
sinek yakalam, kanatlarn koparmt. Hayvann kafasnn, mut
51

faktaki kibritlerin bana benzediini grm, kibrit kutusunu alp


sinein ban, alevlenip alevlenmeyeceini anlamak iin, prtkl kenara srtmt. Ama bunlarn hepsini istemeye istemeye,
zorla yapmt: Bu, baarsz bir komediydi, nk kendisi de sinek
kafasnn tutumayacan biliyordu. Masann zerinde eski dergi
ler ve papaan ibii gibi kulplar olan grili yeilli bir in vazosu
vard. Jules Amca vazonun bin yllk, olduunu sylemiti. Mathieu, elleri arkasnda, sallanarak, biraz da korkuyla masaya yakla
mt: Bu pimi, helmelenmi ihtiyar dnyada, bin yllk, duy
gusuz bir vazonun karsnda zavall bir krnt olmak korkun bir
eydi. Vazoya srtn dnm, aynaya bakarak gzn alatp bur
nundan soluyarak oyalanmaya alm, ama oyalanamamt.
Masaya sokulmu, ar vazoyu kaldrm ve yere brakmt:
Bu, bir anda esmiti ve hemen sonra kendini bir eytanrmcei
kadar hafif hissetmiti. Porselen paralarna, kendinden geerek
bakmt: Bu bin yllk vazoya, etraf eviren seksen yllk du
varlar arasnda ve bin yllk yaz gneinin aydnlnda bir ey ol
mutu; saygszca, ama gnn douu kadar gerek bir ey. Bunu
yapan benim, diye dnm ve gururlanm, kendini dnyadan
kurtulmu, basz, ailesiz, kksz hissetmiti; topra atlatp
kan kk ve inat bir tredi ot gibi.
On alt yanda, kk bir hayduttu; Arcachonda kumun ze
rine yatmt, okyanusun kocaman, yass dalgalarna bakyordu.
Ona ta atan bir Bordeauxluyu dvm, pestilini karm, kafasn
kumlara sokmutu. amlarn glgesinde oturmu, nefes nefese, bu
run deliklerinde reine kokusuyla kendini, havalara aslm, yusyu
varlak, sert ve patlamaya hazr anlalmaz bir ey hissetmiti. Ken
di kendine, zgr olacam, demiti, daha dorusu, hibir ey de
memiti de demek istedii buydu ve bu bir yemindi; btn yaam
nn ite o gne benzeyeceine yemin etmiti. Yirmi bir yandayd,
bir karnavaln son gnnn sabah odasnda oturmu, Spinoza oku
yordu, yollardan karton mankenler ykl renk renk, kocaman ara
balar geiyordu; gzlerini kaldrp bakm ve Brunetyle birlikte be
nimsedikleri o yapmack filozof havasyla yeniden yemin etmiti:
Kendimi kurtaracam! On kez, yz kez yeminini tekrarlamt.
Szckler, yaa ve moda olan havaya gre deiiyordu, ama temel
de hepsi tek ve ayn yemindi; Mathieu kendi gznde, bir erkek li
sesinde felsefe dersi veren iriyar adam deildi; Danielin, Brunet
nin arkada Mathieu de deildi: o, bu yeminden ibaretti, bu ye
minden baka bir ey deildi.
Hangi yemin? Iktan yorulan gzlerini elleriyle rtt: Artk
hibir ey bilmiyordu; son zamanlarda -gitgide sklaan- bunalma52

lan oluyordu. Yeminini anlayabilmek iin, kendinde en iyiyi yarat


mas gerekti.
Topu, ltfen.
Bir tenis topu ayaklarna kadar yuvarlanmt, elinde raketle
bir ocuk kotu. Mathieu topu ald ve att. u haliyle iindeki en iyi
ben deildi Mathieu; orada oturmu ruhsuz yaz scanda koku
uyor ve o deimeyen, eskimi gn yaama duygusuna katla
nyordu: Eskiden onu kendinden geiren, coturan cmleleri im
di istedii kadar syleyebilirdi: zgr olmak! Kendi kendinin ne
deni olmak: Benim, nk ben olmak istiyorum, diyebilmek! Ken
di kendinin balangc olabilmek! Bunlar ii bo, cafcafl szler,
okumularn can skc, bktrc tekerlemeleriydi.
Kalkt. Bir memur, paraszlktan kvranan ve eski rencile
rinden birinin kardeini grmeye gidecek olan bir memur kalkt.
Dnyordu: Zarlar atld bitti mi? Gerekten artk herhangi bir
memurdan baka bir ey deil miyim? Ne kadar ok beklemiti;
son yllar hep, bir sava ncesinin bekleyii iinde gemiti. Gn
lk yaamn bin bir kk kaygsyla bekliyordu: Tabii, kadn pe
inde kouyordu o zamanlar, geziyordu ve yaamak iin de para ka
zanyordu. Ama btn bunlarn yan sra tek abas kendini bir
baka ey iin emre hazr tutabilmekti. Bu baka ey, zerinde d
nlm, nemli ve zgr bir karard, onun btn yaamn de
itirecek ve yepyeni bir varoluun balangc olacakt. Hibir za
man kendini bir aka btnyle verememi, hibir zaman bt
nyle mutlu, gerekten tasal olamamt: Ona hep aklar, mutlu
luklar, tasalar bir baka yerdeymi, daha henz domam gibi gel
miti. Bekliyordu. Ve bu srada yllar, sinsi sinsi, usul usul, gelmi,
onu yakalam, arkasndan vurmutu; otuz drt yl. Bir eylere
balanmaya yirmi be yandayken karar vermem gerekirdi. Bru
net gibi.
Kk yelkenliler, Luxembourg havuzunda, fskiyeye yakla
tka tokatlanp dalgalanarak dolayordu. Mathieu bu su enliini
seyretmek iin bir an durdu. Artk beklemiyorum, diye dnd.
Marcellein hakk var: Batan baa bekleyi olmak iin kendimi
boalttm, ksrlatm. imdi bomboum ite! Ve artk beklediim
bir ey yok.
Orada, fskiyenin yannda yelkenlilerden biri batmak zerey
di, herkes bakyor, glyordu, ocuun biri uzun bir kanca alm,
kurtarmaya alyordu.

53

IV
Mathieu saatine bakt: On bire yirmi var, gene ge kald.
Ivichin ge kalmasna sinirleniyordu; ona her seferinde, bir
yerlerde kendini lme brakverdi, gibi geliyor, korkuyordu. Ivich
her eyi unutuyordu, kendi kendinden kayor, sonra kendini de
unutuyordu, yemeyi unutuyordu, uyumay unutuyordu. Gnn bi
rinde nefes almay unutuverecekti ve o zaman, her ey bitecekti.
ki gen, yannda, ayakta durmular, gzleriyle bo bir masa ara
tryorlard.
Sit down, dedi biri.
br, Sit down edelim bakalm, dedi, gldler, oturdular.
Bakml elleri, sert izgili yzleri vard, derileri gergin ve diriydi.
Mathieu, sinirli, Buraya yalnz bu kar budalas zppeler geliyor
galiba, diye dnd. Lise, niversite rencileri: evrelerinde
siftinen diileriyle keyiflenmi niyeti bozuk erkek bceklere benzi
yorlard. Genlik budala bir ey, diye dnd Mathieu. Dn
dan bakarsan, parlak, iine girdin mi bir halt bulamazsn. Gen ol
duklarnn bile farknda deiller. Ivich gen olduunun farknday
d, Boris de yle. Ama onlar bakayd. Onlar genliklerinin kurba
nydlar. Ben gen olduumu anlamamtm bile, ne ben ne Daniel
ne de Brunet. Bunu sonradan, o a atladktan sonra fark ettik.
Biraz isteksiz, Ivichi, Gauguin sergisine gtreceini d
nyordu. Ona gzel eyler, tablolar, gzel filmler gstermeyi sevi
yordu, nk kendisi gzel deildi, bylelikle suunu affettiriyor
du kendince. Ama Ivich onu affetmiyordu: By sabah gene, o aca
yip, hatta biraz manyak gzleriyle tablolara bakacakt; Mathieu, ya
nnda, irkin, sulu ve terk edilmi, unutulmu bekleyecekti. Ama,
gene de gzel olmay istemezdi: Ivich, gzellikler karsnda yal
nz, yapayalnz olurdu her zaman. Kendi kendine, Ondan ne iste
diimi de bildiim yok, diye sylendi. Ve tam o srada onu grd:
Gen kz, salar kvr kvr, iri, gzlkl bir olanla konuarak ge
liyordu, yzn ona doru kaldrm, en parlak glyle bakyor,
heyecanla bir eyler anlatyordu. Mathieuy grnce gzlerindeki
k snd, arkadana ylece bir el sallayp, kar kaldrma ge
ti. Mathieu ayaa kalkt:
Merhba, Ivich.
Bonjour.
Bu sabah yzn salaryla tmyle kapatmt: Sar bukleleri
burnuna kadar yanaklarn rtyor, peremleri gzlerinin zerine
dyordu. Km, rzgr salarn uurur, renksiz ve kk elmack
kemiklerini, Kalmuklardan kalma alnm dedii yayvan ve dar al54

mm akta brakr; bulut kmesi, arasndan bakan Aya benzeyen


yayvan, solgun, ocuksu ve ehvetli yz, ortaya kard. Mathieu
imdi yalnzca, onun gerei gizlemek iin kulland, ke bir
maskeye benzeyen o ince uzun, saf ve yapma yz gryordu. Kom
u masadaki genler dnp baktlar, Ne gzel kz, diyorlard mu
hakkak. Mathieu gen kza sevecenlikle bakt: Bunca kalabalk iin
de yalnzca o, Mathieu, Ivichin irkin olduunu biliyordu. Sessiz ve
somurtkan, oturdu: Boyanmamt, nk boya cildi bozuyordu.
Garson, Madame ne emrediyorlar? diye sordu.
Ivich adama glmsedi, madam, denmesinden holanrd,
sonra Mathieuye dnd, kararsz bir tavrla bakt:
Bir pippermint iin, seversiniz.
Ivich:
Ha, sever miydim? Peki, yle olsun.
Garson uzaklanca sordu:
Nedir o kuzum?
Nane.
Ne? Ay o geende itiim yapkan, yeil ey mi? Aman sa
kn, istemem. nsann midesini altst ediyor. Hep size brakyo
rum, ama brakmamalym, nk zevklerimiz hi uymuyor.
Mathieu, can skkn,
Geen gn hounuza gitmiti, dedi.
Evet, ama sonradan dndm, tad aklma geldi. rperdi:
Bir daha azma koymam.
Mathieu, Garson! diye haykrd.
Hayr hayr, brakn getirsin. Rengi ok gzel. meyiveririm,
ite o kadar. Zaten canm bir ey istemiyor.
Sustu. Mathieu ne syleyeceini bilemiyordu: Ivich o kadar az
eyle ilgilenirdi ki; hem can da konumak istemiyordu. Marcelle
oradayd; grnmyordu, elle tutulamazd, ama oradayd. Ivich kar
sndayd, Ivichi gryordu, ona adyla seslenebilir, omzuna doku
nabilirdi, ama incecik beli, gzel, diri gsleriyle o maddesiz, bedensiz grnyordu, bir Gaugin tablosundaki Tahitili kz gibi; izil
mi, boyanm, ama maddesiz ve cansz. Birazdan Sarah telefon ede
cekti. Bir komi, Monsieur Delarue! diye seslenecekti. Mathieu te
lefonda karanlk cmleler duyacakt: Herif on bin franktan on pa
ra aa inmem, diyor. Hastane, ameliyat, eter kokusu, para... Mat
hieu zorla ban evirerek Iviche bakmaya alt. Gen kz gzleri
ni kapamt, parmaklarnn ucuyla gzkapaklarn okuyordu:
Gzlerim sanki hep ak kalyormu gibi geliyor, rahatsz olu
yorum. Ara sra kapatrsam iyi geliyor. Kzarm m?
Hayr.
55

Gneten. Yazn hep gzlerim acr. Bu scaklarda insan soka


a gece kmal; yoksa scaktan nereye saklanacan bilemiyor.
Hem sonra insann avular yap yap oluyor.
Mathieu masann altnda parmaklaryla avcunu yoklad: Eli
kupkuruydu. Avular yap yap olan tekiydi, o gzlkl, kvr
kvr sal olan. Iviche hi heyecan duymadan bakyordu; kendi
ni birden biraz sulu, ama kurtulmu hissetti, nk Iviche ok
daha az balyd u anda.
Bu sabah sizi sokaa kmaya zorlayarak rahatsz ettim.
Hayr. Zaten btn gn odamda kalmaya dayanamazdm.
Mathieu hayretle sordu:
Ya! Neden?
Ivich sabrsz bir hareketle, Bir talebe yurdunun ne olduu
nu bilemezsiniz, dedi. Kzlara, hele snav sras ok iyi bakarlar.
Kadn beni baya sevdi, ikide bir, bir bahane icat edip odama gir
meye balad. stelik salarm okuyor, bana byle dokundu mu
biri, lecek gibi oluyorum, yle sinirim bozulur ki...
Mathieu onu yarm yamalak dinliyordu; sylediklerini dn
mediini biliyordu. Ivich sinirli bir hareketle ban sallad.
Yurttaki iko, sar salym diye beni seviyor. Ama ay son
ra benden nefret edecek. Bu hep byle oluyor. Bana, sinsi olduu
mu syleyecek.
Mathieu, Sinsisiniz ya, dedi.
Soluk yanaklarn hatrlatan renksiz bir sesle Ivich, Evet,
nolacak, dedi.
nsanlar en sonunda sizin yznz mahsus, bile bile sakla
dnz, gzlerinizi yere indirerek susuz ocuk tavrlar taknd
nz fark ediyor demek ki.
Ee, peki, ya siz? Herkesin ne biim bir insan olduunuzu bil
mesi hounuza gider mi? Sonra hor grr bir glmsemeyle ekle
di: Ama sahi, siz byle eylere aldrmazsnz. Bana gelince: Ben in
sanlarn gzlerinin iine bakmaya dayanamyorum. Gzleri yz
m delecek gibi geliyor.
Mathieu:
Bata, sizi tandm zaman tedirgin olmutum; hep alnma
doru, salarma doru bakyordunuz. Ben o srada salarm dk
lecek de kel kalacam, diye o kadar korkuyordum ki. Siz salar
ma baktka ben kafamda bir plaklk fark ettiniz de ona bakyor
sunuz sanrdm.
Ben herkese yle bakarm.
Evet, yle ya da yle; yan yan...
Mathieu ona kaamak gzle, abucak bakt.
56

Ivich glyordu, yar alay, yar fkeyle, Tamam, kesin, dedi.


Taklidimin yaplmasn hi sevmem.
Yok canm, bu o kadar kt bir ey deil ki.
Biliyorum, ama siz bana, benim kendi tavrlarmla grnd
nz m, rkyorum.
Mathieu glmsedi.
Ne demek istediinizi anlyorum, dedi.
Hayr, o anladnz sandnz ey deil: Dnyann en gzel
erkei de olsaydnz, bir ey deimezdi, gene korkardm.
Sonra birden sesi deiti.
Tanrm, dedi, gzlerim yle aryor ki...
Mathieu, Eczaneye gidip size bir ila bulaym, dedi. Ama
bir telefon bekliyordum. Eer ben yokken ararlarsa ltfen ocua
syleyin, imdi geleceim, beni be dakika sonra tekrar arasnlar.
Ivich, souk bir sesle, Hayr, gitmeyin, gerek yok, dedi.
lala gemez zaten, gneten oluyor.
Sustular. Mathieu, iini burkan ac bir zevkle, i bok ettim,
diye dnd. Ivich, piyano almaya hazrlanyormu gibi parmakularn biraz kaldrarak avularyla eteini dzeltiyordu. Elleri
daima byle morumsu krmz olurdu, kan iyi dolamyordu her
halde. Mmkn olduu kadar yukarda tutarak, hareket ettirerek
bu morluu datmaya alrd. Ivichin elleri yalnzca bir eyleri
almaya yarard, kollarnn ucunda, biraz anm iki kk heykel
gibiydi; eyann arasnda kararsz, korkak devinimlerle dolar, tut
maktan ok sanki yalnzca yoklayp geerdi. Mathieu, Ivichin
uzun ve sivri trnaklarna bakt; gz alc bir renge boyanm, he
men hemen bir inlininki kadar uzun ve sivri trnaklarna: Yalnz
ca bu abuk krlveren, yararsz ve batc eyleri grmekle insan
Ivichin elleriyle hibir ey yapmadn anlard. Bir gn, bu trnak
lardan biri krlp dmt, Ivich onu atamam, bir kutuya sakla
m ve ara sra korkuyla kark bir zevkle ona bakmt. Bu krk
trna Mathieu de grmt: Cilas hl zerindeydi. ri, parlak,
l bir egzotik bcee benziyordu. Bu kadar keyfini karan ne
olabilir? Ivichi hi bu kadar durgun, byle neesiz grmemitim.
Snavlara m zlyor acaba? Belki de benimle birlikteyken ii sklyordur, ona gre o kadar ihtiyarm ki.
Ivich, dmdz bir sesle, birden, nsan kr olaca zaman g
z byle mi arr? diye sordu.
Mathieu glmsedi.
Hayr, dedi, sanmam. Sizin gzlerinizde basit bir konjoktvit var, Laondaki doktor yle sylememi m iydi?
Usul usul konuuyor, usul usul glmsyordu, sanki zerine
57

yumuaklk ve sevecenlikten bir sva srlm, dmdz olmutu:


Ivichle hep byle usul usul konumak, ona glmsemek, hep by
le yumuak olmak gerekti. Danielle kedileri gibi.
Ivich, Bazen gzlerim yle fena aryor ki, dedi, durduu
yerde, hi sebepsiz balyor. Konuurken duraklyordu: Gzleri
min... Gzlerimin dipleri, kkleri aryor. Geende anlattnz o
delilik hikyesinde de byle oluyordu, deil m i?
Mathieu, Ha, o mu, dedi. Bana bakn Ivich! nce kalp hikyesiydi, kalbim hasta, imdi kriz gelecek, diye bekliyordunuz. Ne
acayip ocuksunuz: Sanki kendinize ac ektirmekten zevk alyor
sunuz. Bazen de birden, aslan gibiyim bana bir ey olmaz, diye hi
bir eye aldrmaz oluyorsunuz: Bu iki tavrdan birini semek ge
rek.
Sesi aznda tuhaf bir eker tad brakyordu.
Ivich inatla ayaklarna bakyordu.
Bana kesinlikle bir eyler olacak, kesinlikle...
Biliyorum, dedi Mathieu, yaam izginiz krk. Ama siz
byle eylere inanmadnz sylemiyor muydunuz?
Evet, inanmam, ama... Zaten gelecei gremiyorum ki... Ka
pal.
Sustu, Mathieu ona sessizce bakyordu. Gelecei kapalyd.
Gelecei... Birden aznda zehir gibi bir tat duydu ve Iviche btn
varlyla bal olduunu anlad. Evet, Ivichin gelecei yoktu:
Ivich otuz yanda, Ivich krk yanda, btn bunlarn Mathieu iin
bir anlam yoktu, nk o Iviehin yaamayacan biliyordu. Mat
hieu yalnz olduu ya da Danielle ya da Marcellele konutuu za
man yaam, nnde, birbirine benzeyen gnleriyle, apak ve bes
belli, uzanyordu: -be gezi, -be kitap. Bu yoku aa uzun
bir yoldu ve Mathieu bu yokuu, ar ar, hatta bazen, neden bu
kadar yava dedirtecek kadar ar iniyordu. Ve birden, Ivichi gr
d zaman, korkun bir felaketi yaadn sanyordu. Ivich, gele
cei olmayan, haz dolu, ac dolu kck bir strapt: Gnn birin
de gidecekti, ldracakt, bir kalp krizi onu alp gtrverecekti ya
da ailesi tarafndan Laona mahkm edilecekti. Ama Mathieunn
Ivichsiz yaamaya gc yoktu, yaayamazd. Eliyle korkak bir ha
reket yapt: Ivichin kolunu, dirseinin zerinden smsk yakala
mak, skmak istiyordu. Bana dokundular m lecek gibi oluyo
rum, yle sinirime dokunuyor ki. Mathieunn eli masann zeri
ne dt. abuk abuk konutu:
Bluzunuz ok gzel, Ivich.
Bu bir yanllkt: Ivich ban sert bir hareketle eerek bluzu
nu eliyle silker gibi yapt. ltifatlar ona kk drc szler gibi
58

Kelirdi; sanki bu szler, kendisinin o kadar korkuyla kand bir


Krn, bir biimi, be balta darbesiyle, kaba saba yontuyor,
ortaya karyordu. Bu eklin gerek Iviche uyup uymadn an
cak kendisi kestirebilir, dnebilirdi. Ve sessiz sedasz, konuma
dan dnrd, bu tatl bir gven duygusu, hafiften bir okayt.
Mathieu utanan gzlerle Ivichin kk omuzlarna, dzgn ve yu
varlak boynuna bakt. Gen kz, Kendi bedenlerinin farknda ol
mayan insanlardan nefret ederim, derdi. Mathieu kendi bedeni
nin farkndayd, ama onu, ayaklarna dolanan ar, hantal bir uval
olarak duyuyordu.
Gauguinleri grmek istiyor musunuz? Gidelim mi?
Hangi Gauguinler? Ha, hani o bana szn ettiiniz sergi mi?
yi ya, gidelim.
Ama, pek istemiyorsunuz galiba.
Yo, istiyorum.
Eer cannz istemiyorsa gitmeyelim.
Siz istiyorsunuz...
Ben sergiyi grdm. Size de gstermek istedim, eer cannz
ekiyorsa tabii, istemezseniz, gitmeyiz. Benim iin, gitsem de olur,
gitmesem de.
yleyse baka bir gn gidelim, daha iyi.
Mathieu birden hayal krklna uramt, Yalnz, sergi ya
rn kapanyor.
Ivich isteksiz, Eh napalm, dedi, bir baka sefer gideriz.
Sonra zoraki bir ilgiyle ekledi: Zaten bunlar ikide bir alr.
Mathieu sinirli bir yumuaklkla, Ivich, dedi, neden kendi
nizi zorluyorsunuz? Gitmek istemiyorum deyin, yeter. Bu serginin
yle hemen yaknda yeniden almayacan pekl biliyorsunuz.
Ivich, O halde dorusunu syleyeyim, dedi. stemiyorum,
nk u snav ii canm skyor. Notlar bu kadar ge ilan etmele
ri yle fena ki.
Yarn ilan etmeyecekler m iydi?
Evet.
Sonra Mathieunun kolunu parmaklaryla skarak ilave etti:
Bugn benim kusuruma bakmayn, nk kendimde dei
lim. Bakalarnn elindeyim ve yle kk drc, alaltc bir
ey ki! Kocaman, gri bir duvara yapp kalm beyaz bir kt gibi
hissediyorum kendimi. nsan byle dnmeye zorluyorlar. Bu sa
bah gzm atm zaman, sanki yarn sabah olmu sandm anl
yor musunuz, sanki bugn yoktu, takvimden oktan silinmiti. Bu
gn benden aldlar, halbuki nmde ok da gn kalmad.
Sonra alak sesle, abucak ilave etti:
59

Botanii veremedim herhalde.


Mathieu, Anladm, dedi.
Anlarnn arasnda, Ivichinkini anlamasna yardm edecek
bir kayg, bir korku bulabilmeyi isterdi. retmenlie kabul edilip
edilmeyeceini renecei gn, belki... Hayr, nolursa olsun, ayn
ey deildi. O gnleri ok da nemsemeden, grltsz yaamt.
imdi kendini korkutucu bir dnyann ortasnda, her an paralanverecek gibi hissediyordu, ama bu duygu Ivichin hesabmayd.
Eer gemisem, szlye girmeden iki kadeh ieceim.
Mathieu yant vermedi.
Yalnzca iki kk kadeh...
Mathieu, ubatta da ayn eyi sylemitiniz, dedi. Sonra,
tamam oldu; drt kadeh romu iip zom oldunuz.
Ivich, yapmack bir sesle, Zaten gemi olmama olanak yok,
diye sylendi.
Anladk, ama ya gemiseniz?
Pekl, imem.
Mathieu srar etmedi; snava gitmeden kafay ekeceini bili
yordu: Ben dnyada bunu yapmazdm, bu kadar sorumsuz davra
namazdm. in iin Iviche sinirlenmi, kendinden irenmiti.
Garson ayakl bir kadeh getirdi, yeil, naneli ikiyi koydu.
imdi buzu getiriyorum, dedi.
Ivich, Mersi, dedi.
Kadehe bakyordu ve Mathieu ona bakyordu. Gl ve belir
siz bir istek birden benliini sarmt: Bir an, bu kendi kokusuyla
dolu, lgn bilincin yerini alvermek; bu ince ve uzun kollara iin
den dokunmak, ldrene kadar kolun derisine, b if ift dudak gibi
yapmak; bu bedenin, her an, her hcresinin, durmakszn kendi
kendine verdii o gizli pleri duymak. Ben olmakta devam eder
ken Ivich olabilmek. Ivich buz ksesini garsonun elinden ald, ka
dehine bir para buz att.
mek iin deil, dedi, ama byle ok gzel...
Gzlerini ksarak bakt, ocuksu bir glle, ok gzel, diye
tekrarlad.
Mathieu kadehe irkilerek bakt, yeil, yapkan suyun ar ve
belirsiz devinimini, buz parasnn artc beyazln seyretmeye
kendini zorlad. Bouna. Ivich iin bu bak, insan parmaklarmnucuna kadar yap yap eden, koyu, youn ve yeil bir zevkti bel
ki. Mathieu iin bir hi, hiten de az: iinde yeilimsi, ar bir su
bulunan bir kadeh. Ivichin duygularn dnebilir, kestirebilirdi,
ama kendi iinde duyamazd. Ivichin dnyas heyecan vericiydi,
insann nefesini kesen varlklarla, ta etine kadar sokulan ba dn
60

drc burgalarla doluydu, ama Mathieu bunlar uzaktan, yalnz


ca seyretmekle yetinirdi. Iviche bakt ve iini ekti: Her zamanki
r.ibi ge kalmt gene; gen kz artk kadehe bakmyordu; keder
liydi ve salarnn bukleleriyle oynuyordu:
Bir sigara versenize.
Mathieu cebinden Gold Flake paketini kard, uzatt. ...
Bir dakika, dedi, yakaym.
Sigaray yakt, birka nefes ekti. Elini dudaklarna yaptr
mt, dumann avcu boyunca szlp gitmesini tuhaf bir bakla
seyrediyordu. Kendi kendine anlatr gibi, Dumann elimden kar
gibi olmasn istiyorum, dedi. Duman tten bir el, ne tuhaf, de
il m i?
Olamaz, duman abucak dalr gider.
Biliyorum, her seferinde kzyorum, ama gene de yapyorum.
Avcumda nefesimin elimi gdkladn duyuyorum; tam ortadan
geiyor, elim sanki bir duvarla ikiye ayrlm gibi oluyor.
Hafife gld ve sustu, keyifsiz bir yzle, bylenmi gibi avcunu flemeye devam etti. Sonra sigaray brakt ve ban sallad;
salarnn kokusu Mathieunn burnuna kadar geldi. Bu bir pasta
ve ekerleme kokuuydu, nk salarn yumurta sarsyla yk
yordu ve bu vanilyal kokuda anlalmaz bir ehvet tad vard.
Mathieu, Sarahy dnmeye koyuldu.
Ne dnyorsunuz Ivich?
Bir an, az ak, akn bakt, sonra o her zamanki durgun
tavrn ald, yz kapanmt. Mathieu birden ona bakmaktan yo
rulduunu fark etti, gz pnarlar acyordu:
Ne dnyorsunuz? diye tekrar sordu.
Ivich silkindi, Ben mi?.. Hep bunu sorarsnz. Belli hibir ey
dnmyorum, sylenemeyecek, szcklerle anlatlamayacak
eyler...
Ama gene de bir eyler var ite. Mesela?
Eh, mesela, u gelen adama bakyordum: iman, terli, men
diliyle alnn kuruluyor, kravat var... Ne syleyeyim istiyorsunuz?
Birden sinirlenmi ve utanmt, fkeyle, Beni bunlar anlatmaya
zorlamanz ok tuhaf, dedi, bunlar sylenmeye, anlatlmaya de
meyecek eyler.
Aksine, benim iin ok deerli. Eer elimde olsayd sizi dai
ma yksek sesle dnmeye zorlardm.
Ivich ister istemez gld.
Ama bu ok ahlakszca bir ey, dedi. Szckler bunun iin
icat edilmemitir.
Ne fena; sizin szcklere kar saygnz yok! Onlarn yalnzca
61

lm ve evlenme haberleri vermeye ya da kilisede sabah dualarnda


kullanlmaya yaradn sanyorsunuz. Siz insanlara da bakmyor
dunuz, Ivich, ben sizi grdm; nce ellerinize bakyordunuz, sonra
ayaklarnza baktnz. Ben sizin ne dndnz biliyorum.
yleyse ne diye soruyorsunuz? Bunu kefetmek iin ok ze
ki olmak gerekmez: Snav dnyordum.
akmaktan korkuyorsunuz... yle m i?
Evet, akmaktan korkuyorum. Daha dorusu, korkmuyor
dum, aktm. aktm biliyorum.
Mathieu aznda gene o zehir gibi acl duydu: Eer kaldysa,
onu bir daha gremem artk. Hem kesinlikle kalmtr: Besbelli.
Ivich, umutsuzlukla, Laona dnmek istemiyorum, dedi.
Oraya snfta kalm olarak gidersem, bir daha dnemem artk,
bunun son ansm olduunu sylemilerdi bana.
Yeniden salaryla oynamaya balamt.
Biraz daha cesur olabilsem... dedi.
Mathieu kaygyla, Ne yapardnz? diye sordu.
Ne olursa. Oraya dnmektense her eyi yapardm, mrm
orada tketmek istemiyorum, istemiyorum!
Ama babanzn bir-iki yla kadar kereste fabrikasn sataca
n, oluk ocuk gelip Parise yerleeceinizi sylememi miydiniz?
Bekleyeyim, ha? Ivich fkeyle kvlcmlanan gzlerini ona
evirdi: te hepiniz bylesiniz. Oraya bir gidin bakalm da gre
yim sizi, ne yapardnz. ki yl o da banda ile doldurmak! Bek
leyeyim ha? Bu iki yln benden alndn, zorla koparlp alnd
n o kaln kafalarnzla anlamyor musunuz? fkeyle, Benim
bir tek yaamm var, diye kt, bir tanecik! Arrta siz bu yaamn
hi bitmeyeceini sanyorsunuz galiba. Bir yl kaybolmu, ne kar,
yerine bir yenisi konur, deil m i? Gzlerinde yalar birikmiti:
Hayr, konmaz! Orada akp gidecek olan benim en gzel yllarmdr, genliimdir benim! Ben hemen yaamak istiyorum, bekleyemem, vaktim yok. Daha yaamaya balamadm, halbuki ihtiyarla
dm bile, yirmi bir yandaym.
Mathieu, Ivich, susun rica ederim, dedi. Beni korkutuyor
sunuz. Bir dakika durun da bana uygulamal derslerden aldnz
notlar syleyin. Bazen memnun grnyorsunuz, bazen de byle
umutsuzlua dyorsunuz. brlerini ne yaptnz?
Ivich ac bir alayla, Hepsinde takldm, dedi.
Fizii verdiniz sanyordum?
Ivich ac bir alayla, Tabii, ne demezsiniz, dedi. Kimyay
da... Kimya snav bir rezalet oldu, formlleri aklmda tutmama
olanak yok, yle kuru, tatsz, berbat eyler ki...

62

Peki, ama o halde ne diye baladnz bu ie?


Hangi ie?
PC.N.e demek istiyorum.
Ivich hrsla, Laondan kurtulmak iin baka kar yol var
myd? dedi.
Mathieu aresizliini anlayarak sustu. Kahveden bir kadn
kt ve nlerinden geti: ok gzeldi, kusursuz yznde kk,
zarif bir burnu vard, birisini aryormu gibi bakmyordu. Ivich n
ce onun parfmn duymutu anlalan, somurtkan yzn kald
rp bakt ve gzleri aydnland.
Yava ve deiik bir sesle, ff, ne gzel ey... diye mrldand.
Mathieu rperdi, bu sesten rahatsz olmutu.
Kadn nlerinde durmu, gneten gzlerini krptryordu.
Otuz beinde vard herhalde, saydam, ipek giysisinden szlen ay
dnlkta ince uzun, biimli bacaklar fark ediliyordu, ama Mathieu
bakmyordu, onun gzleri Ivichdeydi. Ivich birden irkinlemi gi
biydi, ellerini hrsla birbirine kenetlemiti; bir gn Mathieuye,
Kk gzel burunlar yle seviyorum ki, demiti, canm sr
mak istiyor. Mathieu eilerek bakt, imdi yznn drtte n
grebiliyordu; Ivich uyuyordu sanki, aralk gzlerinde acmasz bir
k vard. Mathieu, kzn srma arzusu duyduunu dnd.
Usulca seslendi:
Ivich!
Yant vermedi, Mathieu onun yant vermeyeceini biliyordu;
Ivich, Mathieunn varln unutmutu bile, imdi kendi kendisiy
le yalnzd.
Ivich!
te ona, asl byle anlarda balanyordu; kk ve dayanksz
varlnn, strap veren, actan bir gcn, yani gzelliin karsn
da duyduu yakc, srkleyici, ama irkinletiren, kk dren
tutkunun penesinde kvrandn fark ettii anlarda. Gzel dei
lim, diye dnd ve o da, kendi hesabna yalnz kald.
Kadn gitmiti. Ivich onu gzleriyle takip etti, sonra mthi bir
fkeyle, Bazen erkek olabilmeyi yle isterdim ki, diye sylendi.
Sinirli bir kahkahayla gld, Mathieu ona kederle bakyordu.
Komi, Monsieur Delaruey telefondan istiyorlar, diye bar
d...
Mathieu, Benim, dedi.
Kalkt.
zr dilerim, dedi. Sarah Gomezdir, beni arayacakt.
Ivich souk bir glmsemeyle ban sallad, Mathieu ieri
girdi merdiveni indi.
Monsieur Delarue? Bataki kabine!
63

Mathieu telefonu eline ald, kabinin kaps kapanmyordu.


Alo, Sarah siz misiniz?
Sarahnm genizden gelen sesi, Benim, dedi. oldu, ta
mam.
yle mi? Neyse. ok sevindim.
Yalnz, biraz acele etmeniz gerekiyor: Pazara Amerikaya gi
diyormu. En ge br gn olsun diyor, ilk birka gn kontrol al
tnda kalmas artm.
yi, peki... Ben hemen Marcellee haber veririm, yalnz ben
biraz skacam, para bulmam gerek. Ne istiyor?
Sarahnm sesi, Ah, yle zldm ki, dedi, drt bin istiyor,
ok asldm, skntda olduunuzu syledim, ama dinlemedi bile.
Glerek ekledi: Pis Yahudinin biri...
Sarah bitmek tkenmek bilmeyen bir sevecenlik kaynayd,
ama bir kere de bir ii ele ald m, hastane hemireleri gibi hoyrat
ve igzar olurdu. Mathieu kulakl biraz uzaklatrarak dnd:
Drt bin frank ve siyah, parlak kulaklktan Sarahmn glen sesi;
bu bir korkulu ryayd herhalde.
ki gne kadar, yle mi? Bir... Bir aresine bakarm. Mersi Sa
rah, bulunmaz bir insansnz. Bu akam, yemekten nce evde olur
sunuz, deil mi?
Btn gn evdeyim.
Peki. Bir ara urarm, size soracam eyler var.
Bekliyorum.
Mathieu kabinden kt.
Bir jeton rica ediyorum, matmazel. Ama durun hayr, istemi
yorum, acelesi yok.
Ksenin iine yirmi be santim att ve yukar kt. Para mese
lesini halletmeden Marcellee haber vermesi gerekmezdi. lezeri Danieli ararm. Ivichin yanma oturdu ve ona duygusuz gz
lerle bakt.
Ivich, nezaketle, Bamn ars geti, dedi.
Sevindim.
i kararmt.
Ivich uzun kirpiklerinin altndan yan yan bakyordu. Cilveli
bir glmsemeyle, Acaba... Acaba sergiye gitsek mi?
Mathieu, heyecansz, Nasl isterseniz, dedi.
Kalktlar ve Mathieu, Ivichin nndeki kadehin boalm ol
duunu grd.
Taksi, diye bard.
Ivich, Buna binmeyelim, dedi, st ak, ok rzgr yeriz.
Mathieu ofre, Hayr, size deildi, dedi.
64

Buna binelim. Bakn ne gzel, saray arabas gibi. Hem kapa


l da.
Taksi durdu, Ivich bindi. Mathieu, Oldu olacak Danielden
km frank daha alrm, diye dnd. O zaman aym sonuna kaililirim.
Gzel Sanatlar Galesi, Saint-Honor.
Ivichin yanma oturdu. kisi de biraz akn ve rahatszdlar.
Mathieu yerde, yar iilip bastrlm, ular yaldzl izmaritler
Crd.
Bu taksiye siniri bozuk biri binmi, dedi.
Neden?
Mathieu yerdeki izmaritleri gsterdi.
Ivich, Bir kadn herhalde, dedi. Sigaralarn ucunda ruj leke
si var.
Gldler, sustular. Mathieu, Bir kere bir takside yz frank
bulmutum, dedi.
Sevinmisinizdir.
Evet. Sonra ofre verdim.
Ivich, Aaa, dedi. Neden? Ben olsam vermezdim. Neden ver
diniz sanki?
Mathieu, Bilmem, dedi.
Taksi Saint-Michel Meydanndan geiyordu, Mathieu, Ba
kn, Seine ne kadar yeil bugn, diyecekti, ama demedi. Ivich bir
den, Boris, bu gece mz Sumatraya gidelim, diyordu, dedi.
Ben...
Ban evirmiti, dudaklarn sevecenlikle uzatm, Mathieu
nn salarna bakyordu. Ivich her zaman byle uh tavrlar takn
mazd, ama ara sra, yzn olgun bir meyve gibi tatl ve yumuak
hissetmek istedii zaman, byle bir sevgi gsterisiyle insana soku
lurdu. Mathieu bu tavr yersiz ve can skc buldu.
Sizinle ve Borisle birlikte olmak isterim, dedi. Beni dn
dren, farknda msnz, Lola, hi holanmyor benden.
Bundan size ne?
Ksa bir sessizlik oldu. Sanki ikisi ayn anda, bir kadnla bir
erkek olduklarn ve bir takside, kapanm, diz dize oturduklarn
fark edivermilerdi. Mathieu, korkuyla, Yok, bu olmamal, diye
dnd. Ivich, Lola iin kafa yormaya demez, diye devam etti.
Gzel kadn, sesi de gzel, ama ite o kadar.
Ben beeniyorum.
Tabii. Siz bylesiniz, daima kusursuz olmak istersiniz. Biri
sizden nefret etti mi, siz onda birtakm deerler, stnlkler bul
maya alrsnz. Sonra ekledi: Ben Lolay beenmiyorum.
Akl a

65/5

Size kar ok iyi.


Baka trl olamaz ki; ben onu sevmiyorum, nk rol yap
yor btn gn.
Mathieu kalarn kaldrarak, Rol m yapyor, dedi. Bak bu
dnyada aklma gelmezdi.
Eer gerekten fark etmedinizse aarm: Oturup kendine
acndrmak iin ackl ackl i ekiyor, sonra en pahalsndan ye
mekleri, tabaklar dolusu midesine indiriyor.
Sonra sinsi bir kt niyetle, Ben, kendini ok umutsuz hisse
den insanlarn, lmden korkmadklarn sanrdm, dedi. Onun
masraflarn kuruu kuruuna hesapladn ve stelik para birik
tirdiini grnce atm.
Gene de bunlar bir insann ok bahtsz ve umutsuz olmasna
engel deil! nsanlar, ihtiyarladlar m, bu areye bavururlar: Ken
dilerinden tiksindikleri iin, kendilerini deil, paray dnmeyi
yelerler, bu onlar aldatr ve oyalar.
Ivich, serte, yle mi, dedi. O halde asla ihtiyarlamamalym!
Mathieu irkilerek bakt.
Hakknz var, ihtiyarlk gzel ey deil.
Ah, ama siz baka, dedi Ivich. Sizin yanz yok. Bana yle
geliyor ki, siz hep bu yataydnz, sizde bir metalin devaml genli
i var. Ara sra, sizin ocukluunuzu dnyorum, ocukken nasl
olduunuzu gzmn nne getirmeye alyorum, olmuyor.
Mathieu, Salarm kvr kvrd, dedi.
Bense sizi, bugn olduunuz gibi dnyorum, tpk imdi
ki gibi, yalnzca biraz daha kk.
Bu kez Ivich, ne kadar tatl ve sevecen olduunun farknda de
ildi. Mathieu yant vermek istedi, ama boaznda tuhaf bir gck
lanma vard, konuamad, kendinden gemiti. Marcellei, Sarah
y, sabahtan beri durmadan srklendii o bitip tkenmez hastane
koridorlar hayalini, hepsini arkada brakmt, hibir yerde deildi
imdi, kendini zgr hissediyordu; bu yaz gn, onu youn ve s
cak varlyla kucaklyordu, kendini btn arlyla bu scakla
koyuvermek isterdi. Birka saniye daha ona, dayanlmaz bir zgr
lk duygusuyla, bolukta aslp kalm gibi geldi, sonra birden eli
ni uzatt, Ivichi omuzlarndan yakalayarak kendine ekti. Ivich,
eklemsiz, tek paradan yaplm gibi dimdik, kendini brakt; den
gesini kaybetmi de devrilmi gibiydi. Bir ey sylemedi, heyecan
sz ve duygusuzdu.
Taksi Rivoli Sokana sapmt, Louvreun kemerleri, camla
rn ardndan beyaz, iri gvercinler gibi ar ar, pe pee geiyor66

h. Hava scakt, Mathieu gsnn zerinde scak bir beden his


si'diyordu; n camdan aalar ve bir direin zerinde renkli bir
bayrak grnyordu. Bir gn, ok eskiden, Mouffetard Sokanda
r.rd bir adam hatrlad: ok itii belli, kl rengi yzl biri.
Adam, bir mezecinin vitrinine sokulmu, tabakta duran souk etle
ri uzun uzun seyretmiti; sonra ieri girmi, elini uzatp et taban
almt, bunu ok doal sayd belliydi, o da kendini zgr hisset
miti mutlak. Patron barm, polis gelmi, ok am grnen
adam alp gtrmt. Ivich hl ses karmyordu.
Mathieu, birden sinirlenerek, Hakkmda hkm vermeye
(.alyor, diye dnd.
Eildi ve onu cezalandrmak iin souk ve smsk kapal du
daklarn pt, hrsla titriyordu; Ivich ses karmad. Mathieu ba
n kaldrd, btn heyecan bir anda snmt: Taksi kelerinde
kzlar sktran evli bir adam. Ve kolu, cansz ve hantal, dt.
Ivichin bedeni, yerinden oynatlm bir terazi ibresi gibi, mekanik
bir hareketle doruldu. Bitti, diye dnd Mathieu, bunu asla
unutturamam artk. ki bklm olmutu, erimek, yok olmak isti
yordu. Bir polis sopasn kaldrd, taksi durdu. Mathieu dimdik,
nne bakyordu, ama artk aalar grmyordu, akna bakyorBu akt. Evet, akt. Mathieu dnd: Ben ne yaptm? Be
dakika nce bu ak yoktu; aralarnda ender rastlanan, deerli bir
duygu vard; isim verilemeyen, hareketlerle anlam kazanmam bir
duygu. Ve sonra, Mathieu bir hareket yapmt, yaplmamas gere
ken tek hareketti bu... Bilerek yapmamt, kendiliinden olmutu.
O tek hareketle ak, sradan ve can skc bir biiminde Mathieu
nn gznde ekillenivermiti. Ivich, bundan byle, beni seviyor,
diye dnecekti, tpk tekiler gibi, diyecekti kendi kendine;
Mathieu, bundan byle Ivichi sevecekti, btn teki kadnlar sev
dii gibi. Ne dnyor? Yannda, sessiz, kprdamadan oturu
yordu; aralarnda o hareket vard, Bana dokunmalarna sinirleni
rim. Gemi her eyin elle tutulacak bir yalanlamas olan o bece
riksiz, sevgi dolu hareket! Bana kzyor, beni suluyor, tekilerden
farksz olduumu dnyor. Umutsuz, Ondan istediim bu deil
di, diye dnd. Ama ite daha imdiden, eskiden ondan ne iste
diini hatrlayamyordu. Ak oradayd; dmdz, yusyuvarlak, ra
hat; basit istekleri ve gsterisiz, allm hareketleriyle ak... Ve
bu ak Mathieu, kendi zgrce yaratmt. Kendini zorlayarak,
Yalan, diye dnd. Onu istemedim ben, hi istemedim. Ama
imdiden, onu isteyeceini biliyordu: Bu hep byle biterdi, bacak
larna, gsne bakacam, sonra, gnn birinde... Birden Mar67

cellei grd: rlplak, yatan zerine uzanm, gzleri kapal.


Marcelleden nefret ediyordu.
Taksi durmutu, Ivich kapy at ve kt. Mathieu hemen ar
dndan kmamt; bu yeni, ama imdiden eskimi ak hareketsiz
gzlerle seyrediyordu, bu kk drc, alaltc, ta bandan
kk dm, alalm sinsi ve ayp ak, bu evli adam akn sey
rediyor ve onu imdiden, bir almyazs gibi kabulleniyordu. Sonun
da arabadan indi, paray dedi ve kapnn nnde onu bekleyen
Iviche yetiti. Bari unutabilseydi. Kaamak bir gz att, Ivich ha
in grnyordu. Aramzda bir eyleri kopardm, ldrdm, diye
dnd. Ama onu sevmekten vazgemeyi istemiyordu. Tek sz
konumadan sergiye girdiler.

V
Daniel. Marcelle esnedi, azck doruldu, ban sallad ve ilk
dncesi bu oldu: Daniel bu akam geliyor.
Bu gizli konuu seviyordu, ama bugn cam onu dnmek is
temiyordu. evrede durgun, hareketsiz bir rperti vard, le saat
lerinin rpertisi. Bozulmu, ekimi bir scaklk oday doldurmu
tu: nce dary stm, parlakln ve ltsn perdenin bklm
leri arasnda brakmt. imdi orada, bir almyazs gibi kprtsz ve
korkun, duruyordu. Eer bilse, o kadar drsttr ki; benden
irenirdi. Yatan kenarnda oturmutu, tpk dn, Mathieu, rl
plak, nnde durduu zaman oturduu gibi, karamsar bir tiksin
meyle ayak parmaklarn seyrediyordu; dnk gece, pembe, l ay
dnlyla soumu bir koku gibi, elle tutulmaz bir varlk halinde,
oradayd. Syleyemedim... Syleyemedim. Syleseydi, Mathieu o
umursamaz tavryla, bir ilac yutar gibi, Eh, pekl, diyecekti.
Dur bakalm! Buna dayanamayacan biliyordu, onun iin sesi
boaznda dmlenip kalmt. le! diye dnd. Tavan, g
ne daha domam gibi gm rengiydi, ama le olmutu. Mar
celle ge vakitlere kadar uyurdu, onun iin sabah tanmazd, ona
bazen yaam bir le saatinde duruvermi gibi gelirdi; bu yaam,
her eyin zerini kaplam, yamur gibi, umutsuz ve sama bir son
suz le saatinden ibaretti. Dars l l, aydnlkt; insanlar ay
dnlk, ak renkler iindeydi. Mathieu darda, Marcellesiz bala
m ve imdiden bir gemii olan bu yeni gnn canl ve keyifli toz
topra iinde yryordu. lgisiz, Beni dnyordur, diye d
nd, telatadr. akn ve rkekti, nk o apaydnlk sokakta
ki sapasalam acma duygusunu, ruhu salkl bir erkein kkrt
68

c, beceriksiz acma duygusunu dnyordu. Kendini hl uyku


daym gibi kirli, hantal ve nemli hissediyordu, alnnda gene o de
mir kska vard; az, bez iniyormu gibi bir tatla berbatt, b
rlerinde lk rpertiler dolayor, koltuklarnn altnda, siyah ty
lerin arasnda buz gibi bir souk oturuyordu. Kusmak istiyordu,
ama kendini tutuyordu, Marcellein gn daha balamamt bu
gn, sakat bir dengeyle tutturulmu, karsnda duruyordu, en
ufak bir hareketle, paldr kldr yklacakt. Ac bir alayla, zgr
lk ha? diye dnd. nsan yataktan midesi altst, kusarak kalk
tktan ve nnde, tekrar yataa serilene kadar geirecei on be
uzun, bktrc saat olduktan sonra zgr olmu, olmam, ne kar
d. zgrlk insann yaamasna yardm etmiyor. Grtlann ta
iini, kck, ince, pisi otlarnn telcikleri kadar ince ve yumuak
tyler gdklyordu, sonra her eyden irenen ve dilinin zerinde
kabarcklanan bir tiksinti, dudaklarn smsk kavrad, ekti. Ge
ne de kretmeliyim. Bazlar ikinci ayda, sabahtan akama kadar
kusup dururmu. Ben sabahlar biraz kusuyorum, leden sonra
ok halsizim falan, ama gene de iyi; annem anlatrd, baz kadnlar
ttn kokusuna dayanamazm. Bir o eksikti yani. Birden frlad,
muslua kotu, koyu, kpk kpk bir su kard, ylece rplm
bir yumurta ak gibi. Musluun kenarna yasland ve bu hava ka
barcklaryla karm yapkan suya bakt: Daha ok meniye ben
ziyordu bu ekliyle. Marcelle kt kt gld ve, Ak ans, diye
sylendi. Sonra, birden beyninin iinde derin bir sessizlik oldu ve
gn balad. Artk hibir ey dnmyordu, parmaklarn salar
nn arasnda dolatrd. Sabahlar, st ste geliyor, diye dnd;
gene gelir imdi. Sonra birden, Mathieunn yzn grr gibi
oldu, susuz ve rahatlam: aresine bakacaz, deil mi? diye
sorduu zamanki yzn ve iine imek gibi bir nefret sapland.
te geliyordu. nce aklna ya geldi ve rperdi, aznda sap
sar ve donuk donuk bir ya iniyormu gibi oldu, sonra boaznn
derinliinde, kocaman bir kahkahaya benzer bir ey byd ve
muslua kotu. Dudaklarnda ince uzun, koyu bir salya sallanyor
du, koparp atabilmek iin iddetle ksrd. renmiyordu. Oysa
her zaman ne kadar titizlenirdi: Geen k, ishal olduu zaman,
Mathieunn yanna sokulmasn istememiti, ona sanki bedenine
bir koku sinmi, yapp kalm gibi gelmiti; Mathieu de bu koku
yu duyar diye korkmutu. imdi orada yaslanm duruyor, beyaz
fayansn zerinde smklbcek izleri gibi yapkan ve prl prl
yollar brakarak musluun deliine doru ar ar szlen o k
vaml, yumurta ak gibi eye bakyordu. Kendi kendine, Berbat
i, diye sylendi. renmiyordu: Bu yaamd ite, tpk ilkbaharda
69

dallarn ularnda parlayan zamkl tomurcuklar gibi; kk yap


raklarn zerini rten kzl renkli ve kokulu zamktan daha iren
deildi bu da. ren olan bu deil, diye dnd. Musluu te
mizlemek iin biraz su aktt, yava hareketlerle gmleini kard.
Hayvan olsaydm, beni kendi halime brakrlard, rahatsz etmez
lerdi, diye dnd. O zaman kendini zevkle o yaam verici tem
bellie koyuverebilir, mutlu bir yorgunluun koynunda uyuklayabilirdi. Ama hayvan deildi. aresine bakacaz, deil mi? Dn
geceden beri tuzaa drlm gibiydi.
Aynada, evresi kurun ltlaryla evrili hayalini gryordu.
Biraz daha yaklat. Ne omuzlarna bakyordu, ne gslerine. Bede
nini sevmiyordu. Karnna, geni ve bereketli karnna bakt. Yedi yl
nce gene bir sabah byle aynaya sokulmu -o gece ilk kez Mathieu
ile yatmt- ayn kararsz aknlkla dnmt. Demek gerek
ten sevilebilirmiim! Aynada, przsz ve cilal etini seyretmiti;
bu et, yumuak bir kumat ve beden bir dzlkten ibaretti; yalnz
ca, n saf ve susuz oyunlarn aksettirmek ve rzgrn kmldat
t su gibi, okaylar altnda rpermek iin yaratlm bir dzlk.
Bugn bu, o ayn et deildi: Karnna bakyor, o yumuak, yal ve
besleyici bolluk karsnda, kk bir ocukken Luxembourga gi
den kadnlarn memelerini grd zaman duyduu hissi bugn ge
ne iinde buluyordu: nefret, irenme ve korkunun yan sra tuhaf bir
umut. te burada, diye dnd. Bu karnnn iinde kck bir
kan phts susuz bir telala, yaamak iin rpmyordu; henz bir
hayvan bile olmayan ve bir bak darbesiyle paralanverecek k
ck bir kan phts. imdi benim gibi aynada karnlarna bakp ite
burada, diyen baka kadnlar vardr dnyada. Amazonlar bununla
vnrler. Omuz silkti: Evet, yleydi, budalaca bir abayla gelime
ye, ieklenmeye alan bu beden ana olmak iin yaratlmt. Ama
erkeklerin dncesi bakayd. O ihtiyar kadna gidecekti: indekinin herhangi bir kk ur olduunu dnebilmek yeterdi. Zaten
u anda ufack bir urdan daha fazla bir ey deil. htiyar kadna gi
decek, bacaklarn yukar kaldracakt, kadn kasklarnn arasna
aletini sokacak, iini kazyacakt. Sonra artk bu olaydan bir daha
hi sz edilmeyecekti, tatsz bir an olup unutulacakt. Herkesin ya
amnda byle anlar vard. Marcelle pembe odasna dnecek, oku
maya, barsaklarndan yana sknt ekmeye devam edecekti. Mat
hieu gene haftada drt gece gelecek, gen bir anne gibi ona zenle
bakacak ve hele onunla yatt zaman ok daha dikkatli hareket ede
cekti, sonra... Sonra, ara sra da Daniel gelecekti. Daniel! Daniel bel
ki de onun iin karlm bir frsatt, kim bilir? Birden aynada ken
di gzlerini grerek ban evirdi: Mathieuden nefret etmek istemi
70

yordu: Kalkp ykanmal, giyinmeli.


Kmldamaya cesareti yoktu. Yatan zerine oturdu, ellerini
usulca karnna, tam siyah tylerin balad yere koyarak sevgiyle,
ar ar bastrd: te urada. Kini ve nefreti yumuamyordu.
Kendini inandrmak isteyerek, kuvvetle, Ondan nefret etmek
istemiyorum, diye mrldand, o da kendince hakl, baz byle ka
za olunca... Herkes yle deil mi? Hem bilmiyordu ki, su bende,
ona sylemedim. Bir an, geveyeceini, rahatlayacan sand,
Mathieuy sulu bulmaktan korkuyordu. Ama hemen ardndan,
irkilerek, Nasl syleyecektim? diye fkeyle dnd. Bana hi
bir ey sormaz ki! Evet, ta batan aralarnda, birbirlerine her eyi
sylemeyi kararlatrmlard, ama bu en ok Mathieunn iine
yaryordu. O kendinden bahsetmeyi, vicdanndaki kk kml
danmalar, ahlak kayglarn anlatmay seviyordu. Marcelle iin
kendini zmyordu: Bunu bilmesi gerekti, kendimden sz etme
diimi; nk kendimi bakalarna anlatabilecek kadar sevmedii
mi anlamas gerekti. Ama Daniel bakayd. Daniel onu kendi ken
disiyle ilgilendirmeyi biliyordu: Ona gzel, okayc gzleriyle ba
karak yle tatl bir merakla soruyordu ki. Sonra aralarnda kk
bir giz de vard. Daniel, giz dolu ilikilerden holanyordu; Marcellei grmeye gizlice geliyordu ve bundan Mathieunn haberi
yoktu. Kt bir ey yapmyorlard, bu daha ok, muzip bir oyuna
benziyordu, ama bu su ortakl aralarnda ince ve sevimli bir ba
oluturmutu; hem Marcelle azck kendine zg bir yaam ol
masndan memnundu, gerekten kendinin olan, bir bakasyla
paylamak zorunda olmad bir eydi bu. Daniel gibi yapsa, ye
terdi, diye dnd. Neden sanki yalnz Daniel beni konuturabiliyor? Bana biraz, biraz yardm etseydi... Dn, btn gn boa
znda kaskat bir yumrukla dolamt, ona, Brakalm, kalsn di
yebilmek iin kvranmt. Ah! Bir saniye, yalnzca bir saniye d
np bekleseydi, syleyebilecekti. Ama o gelmi, o safdil surat ta
knm ve, aresine bakacaz, deil mi? demiti. O da susmu
tu, sesi boazndan kamamt. Giderken dnceli grnyor
du, kadnn bana bir ey yapmasndan korkuyor. Bak, bu doru:
imdi daha iyi birini bulabilmek iin saa sola koar, urar, lise
de dersler de kesildiine gre bu, o kzla urada burada dolamak
tan daha kolay gelir ona. stelik, vazo krm bir ocuk gibi kendi
ni beceriksiz hissediyordur. Ama ii, vicdan rahattr, biliyorum.
Kendi kendine, bundan byle beni el stnde tutmaya karar ver
mitir. Kesik kesik gld: te hepsi bu kadar! dedi. Yalnz, ak
l varsa elini abuk tutsun: Yaknda seviemeyecek kadar yal sa
ylacam.
71

Elleri araf paralayacakm gibi kenetlendi, korku iinde,


Ondan nefret edersem, elimde ne kalr? Bir ocuk isteyip isteme
diini kendi de biliyor muydu? Aynada, biraz uzaktan, koyu renkli
ve hafife km bir hayal gryordu: Bu onun, bir sultannkine
benzeyen, ksr, verimsiz bedeniydi. Bu beden hi yaad m san
ki? Ben rdm, koktum artk. O ihtiyara gidecekti. Gece yars,
saklana saklana. Ve ihtiyar, Andreeye yapt gibi, elini salarnda
dolatracakt, ona irkin bir su orta tavryla, gzelim, diyecek
ti. nsan evli olmad halde gebe kalrsa, bu belsoukluu kadar
iren, mide bulandrc bir ey oluyormu. Bende zhrevi bir has
talk var imdi, dorusu bu.
Ama ne olursa olsun, elini karnnda dolatrarak okamaktan
kendini alamyordu. Burada, ite burada! diye dnyordu. Can
l ve kendisi gibi anssz bir ey. Anlamsz ve yararsz bir yaam,
kendi yaam gibi... Birden, ani bir tutkuyla dnd: O benim ol
malyd. ekilsiz, sakat da olsa, budala da olsa, irkin de olsa benim
olmalyd. Ama bu gizli istek, bu karanlk istek, o kadar yalnz, o
kadar itiraf edilemeyecek ve insanlardan o kadar utanla saklanma
s gereken bir eydi ki Marcelle birden kendinden nefret etti.

VI
Kapnn zerinde nce R.E harflerini tayan bir arma ve
renkli bayraklar gze arpyordu.
Bu, hemen ierinin havasn veriyordu. Sonra, kocaman tenha
salonlara, kocaman cilasz camlardan salona dolan ciddi yzl bir
aydnla giriliyordu: Bu aydnlk, altn prltlarla gzlerinize giri
yor, sonra erimeye balyor ve gm ltl bir renge dnyordu.
Ak renk duvarlar, ak bej, kadifemsi bir boya; Mathieu, Fransz
ruhu, diye dnd. Fransz ruhuyla dolu bir havuzdu buras, her
yerde o ruh vard. Ivichin salarnn zerinde, Mathieunn ellerin
de: Bu, szlm, ayklanp temizlenmi bir aydnlkt, salonlarn
ciddi ve saygl sessizliiydi. Mathieu kendini uygar bir sorumlu
lukla dopdolu buldu: Yava sesle konumak gerekti, eyaya el sr
memek, kurcalayc zeky insafl ve kararl bir hzla kullanmak ve
en nemlisi, bir Fransza en uygun nitelik olan arball unut
mamak gerekti. Btn bunlardan sonra, doal olarak duvarlarn
zerindeki o renkli lekeler vard: Tablolar. Mathieunn bunlara
bakmaya hi hevesi yoktu. Gene de Ivichi srklyor, ona, tek ke
lime konumadan, Brtanyadan bir peyzaj, armhta sa, bir buket,
kumsalda diz km iki Tahitili kz ve Maori svarilerini gsteri
72

yordu. Ivich konumuyordu ve Mathieu onun ne dndn me


rak ediyordu.' Tablolara bakmaya alyor, ama yapamyordu. Can
sklarak, Tablolar insan ekip almyor, yalnzca dinlendiriyor, di
ye dnd. Onlarn benim iin var olup olmamas bana bal, on
larn karsnda bamszm. Evet, bamsz! Bu ayrca bir sorum
luluk duygusu uyandryordu ve insan kendini sulu buluyordu.
Bu Gauguin, dedi.
zerinde: Otoportre yazl bir etiket bulunan drt ke bir
tabloydu. Gauguin solgun ve dank grnyordu, iri enesiyle y
znde rahat bir zek ve biraz ocuksu, kederli bir kendini beenmi
lik vard. Ivich yant vermedi, Mathieu yan gzle ona bakt: Ancak
n yanltc parlaklyla yaldzlarn kaybetmi san grebildi.
Geen hafta, bu tabloyu ilk grd zaman Mathieu ok gzel bul
mutu. imdi tablonun karsnda duygusuzdu. Zaten tabloyu gr
myordu: Mathieu gerekle azna dek doluydu. nc Cumhuri
yet ruhuyla sarma dolat; gerek olan ne varsa hepsini gryordu;
hepsini, bu klasik n aydnlatt her eyi, duvarlar, duvarlarda
ki tablolar, tablolardaki kabuklam renkleri. Yalnzca resimleri
grmyordu; resimler snm, kapanmt ve bu akl banda dn
yada, izecek ve boyayacak, tuvallerin zerinde var olmayan eyleri
canlandracak insanlarn yaadn dnmek, korkun bir eydi.
Bir erkekle bir kadn salona girdi. Erkek potin dmelerine
benzer gzleri, yumuak, beyaz salar olan bembeyaz, iriyar bir
adamd; kadn, daha ok bir ceylana benziyor, krk yalarnda g
rnyordu. Girer girmez, evlerindeymi gibi rahatlamlard: By
le yerlere alk olmalydlar, onlardaki genlik iddiasyla bu seil
mi k arasnda inkr edilmez bir yaknlk vard: Bu eit genlik,
en kolay, bu sergilerin aydnlnda korunabiliyordu. Mathieu kar
duvarn ortasndaki byk, kfl lekeyi gsterdi:
Bu da Gauguin.
Gauguin, frtnal bir gn altnda, beline kadar plak, deli
lerin sert ve aldatc gzleriyle, dimdik, bakyordu. Yalnzlk ve gu
rur yzn kemirmiti, bedeni, ii su dolu, yumuak ve etli bir tro
pik meyvesi olmutu. Kendine saygsn ve onurunu yitirmiti. O
insanoluna zg onur ki, Mathieu, ne ie yaryacam pek de bil
meden korumutu hep ve gururunu yitirmemiti. Gauguinin arka
snda karanlk birtakm varlklar, simsiyah ekillerden bir karma
a vard. Bu lgn ve korkun bedeni ilk grd gn Mathieu he
yecanlanmt, ama o gn yalnzd. Bugn yannda kin dolu bir k
ck insan vard ve Mathieu kendinden utanyordu. Utantan da
te: Duvar dibinde bir kocaman amur yn.
Adamla kadn yaklamlar, tablonun nnde iddial bir dik
73

katle duruyorlard. Ivich bir adm ekilmek zorunda kald, nk


nn kapamlard. Erkek biraz arkaya eilerek tabloya honut
suz bir ciddiyetle bakt. Buna yetkiliydi, rozeti vard.
Ban sallayp dilini honutsuzluunu belirtmek iin dama
nda aklatarak, Bundan hi holanmadm, dedi. Kendini Hazreti sa zannediyormu galiba. Hele u siyah melee bak, arkada,
arkasnda, yakksz, laubali...
Kadn glmeye balamt; ku cvlts gibi bir sesle, Tan
rm, dedi. Gerekten, o melek pek uyduruk bir ey!
Adam ciddi bir tavrla, Dnd zaman Gauguini sevmi
yorum, dedi. Gerek Gauguin, ssleyen Gauguindir.
Gri flanelden iyi dikilmi giysisi iinde dik ve kuru, o plak
bedenin karsnda durmu, Gauguine bebek gzleriyle bakyor
du. Mathieu tuhaf bir fkrdama duyarak dnd: Ivich glmekten
katlmak zereydi, dudaklarn srarak umutsuz gzlerle ona bak
yordu. Mathieu, bir sevin frtnas iinde, Bana ksmemi, diye
dnd. Kolundan tutarak onu, iki bklm, salonun ortasndaki
deri koltua srkledi. Ivich glerek kendini koltua brakt: Sa
lar karmakark yzndeydi. Yksek sesle, Mthi, harika,
dedi. Ne diyordu: Gauguini dnd zaman sevmiyorum mu
diyordu? Ya kadn! Aman Tanrm! O kadn o adama ne kadar yak
yor ama...
Adamla kadn, tereddtle baknarak duruyorlard: Gzleriyle,
hangi tarafa gideceklerini birbirlerine sorar gibiydiler.
Mathieu, usulca, Yandaki salonda baka tablolar var, dedi.
Ivich glmekten vazgemiti, keyifsiz bir sesle, Yok, dedi.
Kalabalk oldu imdi...
kalm isterseniz.
Evet, ksak fena olmaz, bu tablolar bam artt. Biraz do
lap hava almak istiyorum.
Kalkt. Mathieu, sol duvardaki byk tabloya zgn gzlerle
baktktan sonra arkas sra yrd, o tabloyu Iviche gstermek is
terdi. ki kadn plak ayaklaryla, yerde, pembe otlara basyorlar
d. Birinin banda bir kukuleta vard, o bycyd. br kolunu
peygamberlere zg bir rahatlkla, ileri uzatmt. kisinde de can
szmlar gibi bir grn vard. Sanki tam maddeye geitikleri,
canldan eyaya doru deitikleri anda yakalanmlard.
Darda sokak yanyordu; Mathieu bir pn iinden geti
ini sand. Kendini tutamad, Ivich, dedi.
Ivich yzn buruturdu, elleriyle gzlerini rtt:
Sanki gzlerimi oyuyorlar, dedi. Off... u yazdan nefret edi
yorum.
74

Birka adm attlar. Ivich hafife sendeliyordu, elleri hl gz


lerinin zerindeydi.
Mathieu, Dikkat edin, dedi. Kaldrmn kenarna geldik.
Ivich birden ellerini indirdi ve Mathieu onun gerilmi solgun
gzkapaklarm grd. Konumadan yrdler.
Bunlar herkese gstermemeli, dedi Ivich.
Mathieu, akn, Yani, tablolar m demek istiyorsunuz?
Evet.
Mathieu, alkn olduu iten ve tandk tonu yakalamaya a
larak zorlukla konuuyordu, Herkese gstermeseydiler, dedi,
biz nasl grebilirdik sonra?
Ivich, sertlikle, Grmeyiverirdik, dedi.
Sustular. Mathieu, Bana hl kzgm, diye dnd. Sonra
birden dayanlmaz bir gerekle burun buruna geldi:
Beni ekip gitmek istiyor, diye dnd. imdi btn iste
dii bu. Aklnda, uygun bir ayrlk cmlesi aryor, bulur bulmaz ey
vallah deyip gidecek. Ama ben gitmesini istemiyorum, istemiyo
rum, korkuyla tekrarlad: stemiyorum.
Yaplacak belli bir iiniz var m? diye sordu.
Ne zaman?
imdi.
Hayr, yok.
Cannz dolap hava almak istediine gre... Acaba dedim,
benimle Daniele kadar gelir miydiniz? Monmartre Caddesine ka
dar. Kapnn nnde ayrlrz, belki sizi bir taksiye bindirmeme de
izin verirsiniz, yurda kadar yryemezsiniz naslsa.
Teekkr ederim, nasl isterseniz... Ama ben yurda dnmeye
ceim, Borise gideceim.
Gitmiyor. Bu onu baladn gstermezdi. Ivich insanlar
dan ve bulunduu yerden ayrlmaktan holanmazd, onlardan nefret
bile etse... nk gelecek onu korkuturdu. En tatsz durumlarda bi
le bir kaamak bulur ve kendini somurtkan bir duygusuzlukla koul
lara koyverirdi. Ama ne olursa olsun, Mathieu memnundu: Ivichin
yannda olduka onun dnmesine engel olacakt. Durmadan ko
nuarak yannda bulunuunu zorla kabul ettirebilirse, onda doacak
o fkeli ve hor gren dncelerin bilinlenmesini geciktirmi olur
du. Hemen, hemen konumak, ne olursa olsun konumak gerekti.
Ama Mathieu syleyecek, anlatacak bir ey bulamyordu. Sonunda
beceriksizce, Sergi... Biraz olsun hounuza gitti mi? diye sordu.
Ivich omuz silkti, Tabii.
Mathieu alnndaki terleri silmek istiyordu, ama cesaret ede
medi. Bir saat sonra o, yalnz kalacak ve beni dnerek sulaya
75

cak. Kendimi savunamayacam. Buna engel olmam gerek, ylece


gitmesine izin veremem. Ona anlatmalym.
Ona doru dnd, ama biraz vahi, rkek gzlerini grd, sz
ckler boaznda dmlendi.
Ivich birden, Deli miydi acaba? diye sordu.
Gauguin mi? Sanmam. O tablo iin mi soruyorsunuz bunu?
Gzleri iin. Sonra, o arkasndaki siyah ekiller vard, kulak
larna bir eyler fsldyorlard sanki.
Sesinde gizli bir zleyile:
Gzel adamm, diye ekledi.
Mathieu, armt.
Bakn hele! Sahi mi? Bu benim hi aklma gelmemiti.
Ivichin byle nl, ama lm insanlardan yle bir sz edii
vard ki Mathieuy artyordu: Byk ressamlarla eserleri ara
snda hibir ba kurmuyordu; tablolar her zaman, her zaman var
olmulard onun gznde, ve elde edilmesi zlenen, gzel, ehvet
li eylerdi. Ressam ise, insand, herkese benzeyen, herhangi bir in
san. Gzel miydi, hoa giden zarif bir insan myd, metresleri var
myd, diye dnrd. Bir gn Mathieu ona, Toulouse Lautrecin
tablolarn sevip sevmediini sormutu, Ivich, ff... Ne korkun,
ne berbat ey! diye yant vermiti. yle irkin adam ki. Mathieu
gururunun krldn hissetmiti.
Ivich, srarla, Evet, gzel adamm, dedi.
Mathieu omuz silkti. Ivich, Sorbonneun kiiliksiz kz gibi k
rtkan olanlarn gzleriyle yiyebilirdi, hem de keyfince, istedii
kadar... Hatta bu, Mathieunn houna bile gidiyordu; onun, iki ra
hibeyle birlikte yryen kk bir olana, bir kszler yurdu
rencisine uzun uzun baktktan sonra, Galiba ben sapklayo
rum, dedii gn, onu bu haliyle ne kadar canayakm bulmutu.
Kadnlar da, onlar da gzel bulabilirdi. Ama Gauguini deil! Ha
yr, bu gzel tablolar yapm, olgun adam deil.
Ben, dedi. Ben onda... Ben onu sevimli bulmuyorum.
Ivich alayla dudak bkt ve sustu.
Mathieu, aceleyle, Ne var, Ivich? diye sordu. Onu sevimli
bulmadm iin bana kzdnz m?
Hayr, ama niye byle sylediinizi anlayamadm.
te yle. Bana yle geldi de ondan: O kadar kendini been
mi ki, gzleri balk gz gibi bakyor.
Ivich sayla oynamaya balamt, yznde yavan bir inat
vard. Renksiz bir sesle, Soylu bir duruu var, dedi.
Mathieu, ayn renksiz sesle, Yani, azametli, kurumlu, demek
istiyorsunuz, dedi.
76

Ivich sessizce gld, Tabii, tabii...


Neden tabii diyorsunuz?
nk sizin buna kurum, azamet diyeceinizi biliyordum
da ondan.
Mathieu yumuak bir sesle, Ama kt niyetle sylemedim,
dedi. Ben insanlarn gururlu olmasn severim.
Uzunca bir sessizlik oldu. Sonra Ivich, budala bir sertlikle, ka
baca, Franszlar soyluluktan holanmazlar, dedi.
Ivich fkelendii zaman ve her seferinde ayn kaba, budalaca
sertlikle Franszlarn karakterinden, huyundan sz ederdi. Bn bir
tavrla, Ama haklar da var, diye ekledi. Dtan baklnca soylu
luk, pek abartl grnyor herhalde...
Mathieu yant vermedi: Ivichin babas soyluydu, eer 917
Devrimi olmasayd Ivich Moskovada, soylu aile kzlarnn gittii
bir koleje gidecek, sonra saraya takdim edilecek ve dar alnl, l
mavi gzl, yakkl bir muhafz subayyla evlenecekti. Monsieur
Serguine imdi Laonda bir kereste fabrikasnn sahibiydi. Ivich
Paristeydi; Pariste, soyluluktan nefret eden bir yoksul halk ocu
uyla dolayordu.
Ivich, birden, Ban alp gitmiti, deil mi? diye sordu.
Mathieu, telala yant verdi:
Evet, anlatmam ister misiniz?
Biliyorum galiba: Evliymi, ocuklar varm, falan filan, de
il mi?
Evet, bir bankada alyormu. Pazar sabahlar, elinde bir
valeyle bir kutu boya, karlara gidermi. u pazar ressam dedikle
ri tiplerden...
Pazar ressam m?
Evet, bata yleymi, yani pazar gnleri bala kacak yerde
resim yapan bir amatr. Bir eit ak hava sporu, anlyorsunuz ya?
nk bu resimler daima krlarda, ak havada yaplr.
Ivich gld, ama bu Mathieunn bekledii gl deildi.
Mathieu, Onun ie, pazar gnleri resim yaparak balam ol
mas size gln m geliyor? diye sordu.
Onu dnmyordum.
Ne dnyordunuz?
Pazar ressamlar gibi, pazar airleri de var mdr? diye soru
yordum kendi kendime.
Pazar airleri: Her hafta sonu bir hikye ya da -be iir yaza
rak yaamlarna biraz ideal katmak isteyen kk burjuvalar... Tp
k ak hava sporu yapar gibi! Mathieu rperdi. Neeli grnmeye
alarak, Benim de o pazar airlerinden biri olduumu mu sy
77

lemek istiyorsunuz? diye sordu. Eh, gryorsunuz ki insan bu


yolla pekl nl olabiliyor. Kim bilir, bir de bakarsnz ben de
Tahitiye gitmiim. Olmaz m?
Hi sanmam.
Neden? Neden olmasn? Belki Tahitiye gidemem, ama New
Yorka gidebilirim. Amerikaya gitmeyi isterim.
Ivich sinirli parmaklarla salarn ekitiriyordu.
Evet, dedi. Davetli olarak... Baka retmenlerle birlikte.
Mathieu yant vermedi, bakyordu. Ivich devam etti:
Belki yanlyorum... Ama sizi, bir niversitede, Amerikal
rencilerin karsnda konferans verirken gzmn nne getirebi
liyorum da, bir gemi gvertesinde, gmenlerle birlikte, hayr!.. Bu
belki de Fransz oluunuzdan.
Mathieu kzararak, Benim ancak lks kamaralarda yolculuk
edebileceimi mi sanyorsunuz? diye sordu.
Ivich, ksaca, Hayr, dedi, ikinci mevkide.
Mathieu yutkunmakta glk ekiyordu. Ben de seni gr
mek isterdim, diye dnd, bir geminin gvertesinde, gmen
lerle har neir, lrdn, herhalde.
Neyse, dedi, yle ya da byle, benim bir yere gidemeyece
imi sanmanz yadrgadm. Yanlyorsunuz Ivich, bam alp git
mek istediim gnler ok olmutur. Ama imdi artk geti. nk
bu kan ok budalaca bir ey olduunu anladm. Bu hikye, he
le krk yama kadar bir koltukta ekmek elden, su glden rahat ra
hat oturmu bir Gauguin sz konusu olunca, daha da sama geliyor
insana.
Ivich alayl bir kahkahayla gld. Mathieu, Doru deil mi?
diye sordu.
Siz sylediinize gre... Dorudur! Zaten onun tablodaki y
zn grmek yetiyor.
Yani?
Yani; dnyada onun gibi ekmek elden, su glden geinip git
mi pek ok insan bulunmasa gerek! Onun her eyden vazgemi,
her eyi yitirmi... Ve her eyi gze alm bir hali var.
Mathieu iri eneli, kocaman bir yz grr gibi oldu. Gauguin
insanoluna zg onurunu yitirmiti, yitirmeyi gze almt.
Anlyorum, dedi. Dipteki byk tabloyu sylyorsunuz. O
srada ok hastaym.
Ivich, dudak bkerek, Kk tablodan bahsediyorum, dedi.
Orada Gauguin henz gen: Gen ve her eyi yapabilecek bir in
san olduu besbelli...
Gzleri bolua dalmt, Mathieu ikinci kezdir iinin kskan
78

lkla burkulduunu duydu.


Evet, gerekten, bunu sylemek istiyorsanz, dedi, ben her
eyi gze alabilecek bir adam deilim.
Yo, hayr!
Hem, bunun niin zlenir bir nitelik olduunu da anlayam
yorum, dedi, ya da ne demek istediinizi iyi anlamadm.
Neyse, brakalm imdi bu laflar.
Tabii, gene her zamanki gibi, deil mi? Her zaman byle: s
t kapal szlerle beni ineliyorsunuz, sonra anlatn diye rica etti
im zaman, imdi kalsn, deyip iin iinden kyorsunuz. Bu size
kolay geliyor...
Ivich ilgisiz bir tavrla, Ben kimseyi inelemiyorum, dedi.
Mathieu birden durdu ve ona bakt. Ivich de istemeyerek dur
du, arln bir ayandan brne vermi bekliyor, baklarn
Mathieuden karyordu.
imdi, ne demek istediinizi anlatn bana.
Ivich, hayretle, Nasl, ne demek istediimi?.. diye sordu.
u her eyi gze alm adam szyle neyi kastettiinizi
renmek istiyorum.
Gene mi o laf? Bitmedi mi?
Mathieu, Aptalca bir ey belki, ama, dedi, ne demek istedi
inizi merak ettim.
Ivich salarnn ularyla oynamaya balamt bile... Bu, insa
nn sinirine dokunuyordu.
Hibir ey demek istemedim ki, yle, aklma geldi, syledim.
Duraklad, zihninde bir eyler, aryor gibiydi. Bir ara azn a
t, Mathieu konuacan sanarak bekledi, ama Ivich yalnzca,
nsanlar yle olmu, byle olmu, bana ne, dedi. Umurum
da bile deil.
Parmana bir demet sa dolam, koparacakm gibi ekiyor
du. Birden, ayaklarnn ucuna bakarak anlatt:
Siz yerinize yerlemisiniz ve dnyay balasalar, kprda
may gze almazsnz.
Demek buydu, dedi. yi, ama nereden biliyorsunuz?
Bilmiyorum, hissediyorum: nsan size baknca, tamamlan
m bir yaamnz ve her ey hakknda pein yarglarnz olduunu
hissediyor. Bir yerde durup emriniz altnda bulunan eylere elinizi
uzatyorsunuz, olup bitiyor; ama o eyleri almak iin siz yerinizden
kprdamyorsunuz.
Mathieu, tekrar, Ne biliyorsunuz? diye itiraz etti. Syleyecek
baka sz bulamyordu, nk Ivichin hakl olduunu biliyordu.
Ivich, bkknlkla, yle sanyordum, dedi. Bir eyleri tehli
79

keye atmak istemediinizi, istemeyecek kadar akll olduunuzu


sanyordum. Yalanc bir ilgiyle, Ama madem yle olmadnz
sylyorsunuz, diye devam etti. O halde...
Mathieu bir an Marcellei dnd, utanla, Hayr, dedi, y
leyim, haklsnz, sizin sandnz gibiyim.
Ivich, bir zafer sevinciyle, Ya, dedi.
Bunun... Bunun ok aalk bir tavr olduunu mu dn
yorsunuz?
Ivich, ho grrcesine, Aksine, dedi, bylesi daha bile iyi
bence. Gauguinle yaam tanlmaz bir yk olurdu. Sonra, sesinde
en ufak bir alay ifadesi olmakszn, Sizinle insan kendini gvende
hissediyor, diye devam etti. Beklenmedik, akla gelmedik bir ey
ler olmasna imkn yok.
Mathieu, kuru bir sesle, Gerekten... dedi. Aklma eseni ya
pamadm sylemek istiyorsanz, haklsnz. Oysa ben de baka
lar gibi delilik yapabilirim, ama bunu sama bulduum iin...
Ivich, Biliyorum, biliyorum, dedi. Yaptklarnz her zaman
o kadar dzenli, o kadar akla yakn ki...
Mathieu yznn gerildiini hissetti, Bunu neyi dnerek
sylediniz, Ivich?
Ivich, Hi, dedi, belli bir eyi dnmedim.
Herhalde bir ey dnmsnzdr.
Ona bakmadan, mrldand:
Her hafta, elinizde bir Semaine Paris ile gelirdiniz, bir
program yapardnz...
Mathieu, kskn, Ivich, dedi. Ama ben bunlar sizin iin
yapyordum.
f
Ivich incelikle, Biliyorum, dedi. Onun iin de size teekkr
borluyum.
Mathieu zlmekten ok armt.
Anlayamadm, Ivich. Konser dinlemeyi ya da gzel tablolar
grebilmeyi istemiyor muydunuz?
stiyordum tabii.
Bunu nasl da batan savma sylyorsunuz.
Hepsini ok severim... Sonra ani bir fkeyle devam etti: Ama
sevdiim eyleri bir grev gibi nme srmelerinden nefret ederim!
Mathieu kekeledi:
Ya... Demek... Demek bunun iin...
Ivich ban kaldrm, salarn arkaya savurmutu, geni,
solgun yz ortaya kmt imdi, gzleri ate gibiydi. Mathieu
birden gerekle yz yze gelmiti: Ivichin ince, -gevek dudaklar
na bakyor, onlar nasl olup da ptn anlayamyordu.
80

Krlm bir sesle, Bana sylemeliydiniz, dedi. Sizi zorla


mazdm.
Ivichi konserlere, sergilere srklemi, ona dinlediklerini,
grdklerini anlatmaya alm ve bu srada Ivich ondan nefret
etmiti.
Ivich, onu iitmemiti bile.
Tablolardan bana ne, dedi. Onlar benim deil ki, benim ol
masna da imkn yok. Her seferinde, hrstan kuduruyordum, al
mak, karp gtrmek isteiyle kvranyordum. Ama elimi bile sremiyordum. Siz ise yanmda, sessiz ve saygl, seyrederdiniz, kili
sede dua dinler gibi...
Sustular. Ivich hain yzyle dnyordu. Mathieunn bir
den boaz kurudu.
Ivich, bu sabah olanlar iin zr dilerim, dedi.
Ivich, Bu sabah olanlar m, dedi. Unuttum bile. Gauguini
d nyordum.
Bir daha olmayacak, dedi Mathieu, hatta bu sabah, nasl ol
duunu ben de anlayamadm.
Vicdann rahatlatmak iin konuuyordu: Yoksa partiyi kay
bettiini biliyordu. Ivich yant vermedi, Mathieu kendini zorlaya
rak devam etti:
Sonra mzeler ve konserler... ok pimanm imdi. nsan bi
riyle anlatn sanyor, bir de bakyor ki... Siz de hibir ey syle
miyordunuz.
Her cmlede artk susacan sanyordu. Ama hemen ardn
dan bir bakas geliyor, dudaklarn zorluyordu. Tiksintiyle, istek
siz ve iin iin rpererek konuuyordu. Devam etti:
Deimeye alacam.
Aalk, ikiyzl herifin biriyim, diye dnd. aresiz bir
fkeyle yanaklarnn gerildiini hissetti. Ivich ban sallad.
nsan deiemez, dedi. Akl banda, anlayl bir tavrla ko
nuuyordu ve Mathieu ondan aka nefret ediyordu. Konumadan,
yan yana, kr edici aydnlkta yryorlar ve birbirlerinden nefret
ediyorlard. Mathieu kendini Ivichin gzleriyle gryor ve kendin
den de nefret ediyordu. Ivich elleriyle akaklarn bastrarak, Da
ha ok var m? diye sordu.
On be dakikalk yolumuz kald. Yoruldunuz mu?
Evet! zr dilerim, tablolar yordu beni. Ayan yere vura
rak, fkeyle, te, dedi; imdiden hepsini unuttum, hepsi kar
makark oldu zihnimde. Her seferinde ayn ey oluyor.
Dnmek mi istiyorsunuz?
Dnsem daha iyi olacak.
Akl a

81/6

Mathieu bir taksi ard. imdi yalnz kalabilmek iin acele


ediyordu.
Ivich, ona bakmadan, Hoakalm, dedi.
Mathieu, Ya Sumatra? diye dnd. Gitmem gerek mi
acaba?
Ama Ivichle akam tekrar birlikte olmay can ekmiyordu.
Gle gle!
Taksi uzaklat ve birka saniye Mathieu kederle ardndan
bakt. Sonra beyninde bir kap kapand, kilitlendi ve Marcellei d
nmeye balad.

VII
Daniel, aynann karsnda, beline kadar plak, tra oluyordu:
Bu i bu sabahlk, diye dnd, leyin her ey bitmi
olacak. Bu dmdz, sradan bir niyet deildi: Bu niyet, imdiden
oradayd, elektriin nda, tra makinesinin zor duyulan sesindeydi; onu uzaklatrmak ya da bir an nce bitsin diye, yakma ge
tirmek olanakszd. Bunu yaamak gerekti, o kadar! Saat daha ye
ni ona geliyordu, ama le imdiden odada hazrd, yusyuvarlak ve
hareketsiz; bir gz gibi. Bundan te solucan gibi kvrlan herhangi
bir le sonundan baka bir ey yoktu. ok az uyumutu, gzleri
nin ii yanyordu ve duda uuklamt: zerinde beyaz bir nok
tayla kk bir krmzlk. imdi, ne zaman ise, byle oluyordu.
Daniel birden duralayarak dinledi: Hayr, sokaktan gelen seslerdi
bunlar. Dudandaki krmz ve cerahatli noktaya bakt -gzlerinin
altnda morumsu halkalar vard- ve dnd: Kendimi tketiyo
rum. Uuun kenarnda dokunmadan dolaabilmek iin tra ma
kinesini enesinde byk bir dikkatle gezdiriyordu: Dudann he
men yannda, kk bir dairenin iinde siyah siyah kl dipleri ka
lyordu, ama aresiz... Daniel byle yaralardan, sivilcelerden ok
rahatsz olurdu. Ayn anda, tekrar durdu, dinledi: Odann kapsn,
daha iyi duyabilmek iin aralk brakmt. Bu kez kurtulamaya
caksn, diye sylendi.
Hafif, ok hafif bir ses, hemen de duyulamayacak kadar hafif
bir hrt oldu; Daniel, elinde tra makinesi, frlamt bile, kapy
ani bir hareketle ardna kadar at. Ama ge kalmt: ocuk ka
mt; kam, merdivenin lo bir kesine saklanm, heyecanla,
nefesini tutarak bekliyordu. Daniel eikte, ayaklarnn arasnda bir
demet iek buldu; yksek sesle, Ku beyinli yumurcak! diye
sylendi. Kapcnn kzyd mutlak. Selam verdii zamanki o etei
82

petei arm hali yeterdi. On be gndr byleydi: Okuldan ge


lir gelmez Danielin kapsna bir kucak iek brakyordu. Karanfil
leri bir tekmede merdivene kadar savurdu. Bir gn, ta leye ka
dar kapnn arkasnda bekleyeceim. Onu baka trl enseleyemem. Ona, beline kadar plak grnecek ve dik dik bakacakt.
O benim yzme gzme baylr. nk oturup hayal kuruyor
dur; ama byle, gsmdeki kllar da grnce dehete der!
Kapy kapad, traa devam etti. Aynadaki hayaline; hafife
morarm, solgun yanaklaryla, kederli soylu yzne bakarak,
te onlar kkrtan bu, diye dnd. Solgun, soylu bir yz: Bir
aziz, bir ermi yz. Marcelle ona, Benim ermiim! diyordu ve
Daniel imdi, o ergenlik ann cokunluuyla gz dnm k
k orospuya, ermi olmadn kantlamak zorundayd. Sinirli,
Azgn karlar, diye dnd. Sonra aynaya sokularak, tra maki
nesinin ustaca bir hareketiyle uuun tepesindeki beyazl kopa
rverdi. Kadnlarn aylp bayldklar bu surat azck kartrmak
tatl bir aka olacakt: Yaral bereli bir yz gene de bir eyler sy
leyen bir yzdr. Hem belki byle olursa bu surattan abucak
usanrm. Aynaya biraz daha sokuldu, kendini hi zevk duymadan
seyretti. Gzel olmay severim ama, diye mrldand. Yorgun g
rnyordu. Kalalarnn zerindeki etleri imdikleyerek, Kilo
vermeli, diye dnd. Dn gece, Johnnysde tek bama yedi
bardak viski imiti. Sabahn ne kadar yerinden kalkmaya ce
saret edememiti; nk kalkmak; eve dnmek, kafay yasta
koymak ve koyar koymaz da, yarn gene sabah olacan bile bile
karanlk bir yoklua doru yuvarlanmak demekti. Daniel, eski s
tanbul kpeklerini dnd: Hayvanlar sokaklarda kovalar, yaka
layp kocaman sepetlere doldurur ve ssz bir adaya brakrlarm.
Kpekler orada birbirine saldrr, birbirlerini paralar ve yermi;
ulumalarn denizin rzgr ta gemicilerin kulaklarna kadar gt
rrm. Oraya braklmas gereken, kpekler deildi halbuki.
Daniel kpek sevmezdi. Kalkt, krem rengi ipek gmleini ve gri
flanel pantolonunu giydi, kravatn dikkatle seti: Bugn yeil iz
gili kravatn takacakt, nk yz ok soluktu. Sonra pencereyi
at ve sabah, odasna doldu; ar, boucu, vaktinden nce snm
bir sabah. Daniel birka saniye bu hareketsiz scaa kendini koyu
verdi, sonra evresine bakt; odasn, kiiliksiz olduu ve insan
balanmaya, sevmeye zorlamad iin seviyordu: drt plak du
var, iki koltuk, bir sandalye, bir masa, bir dolap, bir yatak; herhan
gi bir otel odas gibi. Danielin eski ve sevilmi gnlerinden kalma
ufa tefei yoktu. Odann ortasnda ak duran kocaman sepete
gz iliince ban evirdi: Bugne hazrlk... diye sylendi.
83

Danielin saati onu yirmi be geiyordu, Mutfan kapsn


aralad, hafif bir slk ald. nce Scipion grnd; krmzms sar
ve beyaz tylyd. Ciddi gzlerle Daniele bakt, azm bir kar
ap esnedi ve srtn kamburlatrarak gerindi. Daniel diz kt,
hayvann burnunu sevgiyle okad. Gzleri hafife aralk, kedi m
rldanyor, Danielin kolunu yumuak ayaklaryla ovuyordu. Daniel
kediyi ensesinin derisinden tutup kaldrd, sepete koydu. Scipion
bir an ard, ama kar koymadan kvrlp yatt. Malvina sonra
geldi; Daniel Malvinay tekiler kadar sevmiyordu, nk yalanc
ve yze glcyd. Danielin kendisini grdn fark edince m
rldanmaya, kafasn kapnn kenarna srterek nazlanmaya bala
d. Daniel hayvann tombul ensesini kad, Malvina srt st yata
rak ksa bacaklarn havaya kaldrd, Daniel elini onun uzun, siyah
tylerinin altnda grnen memelerinin arasna sokarak okad.
ark syler gibi, Oooh. Oooh, diye mrldanyordu, kedi ban
zarif bir hareketle evirerek bir yandan bir yana yuvarland. Da
niel, leye kadar bekle... diye dnd. O zaman... Sonra hay
van drt ayandan yakalayarak sepete, Scipionun yanna brakt.
Malvina bir an am grnd, sonra ilgisiz bir tavrla Scipionun
yanna uzand, mrldanmaya devam etti.
Daniel, Popee! diye seslendi. Popee, neredesin? Popee a
rld zaman gelmezdi. Daniel onu bulmak iin mutfaa girdi, kedi
onu grnce havagaz frnnn zerine atlad. Bu, sa yannda boy
dan boya bir yara iziyle iri bir sokak kedisiydi. Daniel souk bir k
gecesi, Luxembourgda, bahe kaplarnn kapand saatte bulmu,
eve getirmiti. Huysuz ve kendini beenmiti, ikide bir Malvinaya
saldrr, dilerdi. Daniel, Popeeyi seviyordu. Hayvan kollarna ald,
kedi ensesindeki tyleri kabartarak ban ieri ekmiti, rkm
bir hali vard. Elmi uzatarak hayvann burnunu okad, Popee bu eli
yar aka, yar fkeli srr gibi yapt. O zaman Daniel onun kabada
y ensesini skt, hayvan iri ban ona doru kaldrd. Horuldamyor
du, Popee hi horuldamazd zaten, ama ta gzlerinizin iine bakard.
Daniel, nsan aryor, diye dnd; ta gzlerinin iine bakan bir
kedi. Ayn anda, hayvann aresiz bir korkuyla dehet iinde olduu
nu hissederek gzlerini onun iri gzlerinden kard. tekiler, br
ikisi, sepette, horuldayarak, aptalca bir keyifle, kvrlp yatmlard;
austosbcekleri gibi. Daniel sepettekilere kt bir rahatlkla bakt:
Miskin keratalar. Malvinanm pembe memelerini dnd. Ama
Popeeyi sepete sokmak bal bana bir meseleydi: Hayvan arkasn
dan itmek zorunda kald. Popee ani bir saldryla ban arkaya evi
rerek hrlad ve trmalad. Yaa yle mi? diye sylendi Daniel ve ke
diyi ensesiyle arka ayaklarndan smsk tutarak zorla ne edi, se
84

pet Popeenin sivri trnaklaryla tr tr ses verdi. Kedi bir an, deh
et ve aknlk iinde hareketsiz kald, Daniel bu ksack andan ya
rarlanarak abucak kapa kapad. Sonra, fff be, dedi. Eli biraz
acyordu, ufack bir ac, gdklanma gibi bir ey. Doruldu ve sepete
alayl bir zafer duygusuyla bakt: Neyse kapattk! Elinin zerinde
incecik, uzun, yrtk ve iinde, kendi iinde, tatsz bir ac vard.
Arkas kt gelebilecek bir tatsz ac. Masann zerinden ip yuma
n ald, pantolonunun cebine soktu.
Tereddt ediyordu, Yol epeyi, scaktan pieceim, diye sy
lendi. Flanel ceketini giymek isterdi, ama zarar yok, zaten her is
tediini yapmaya alk deildi, stelik bu scakta, elinde koca bir
sepet ve o kaln ceketle kan ter iinde yrmek gln olurdu. G
ln... Bu dnce onu gldrd, maystan beri srtna giymedii
tvit ceketini ald. Sepeti kulbundan tuttu. Amma da arm, pis
hayvanlar. Kedilerin hakarete uram; krlm gururlaryla fke
den kudurular gznn nne geldi. Demek ben ite bunu seviyormuum, diye dnd. O putlam sevgilileri kapakl bir se
petin iine hapsetmek yetmiti: Onlar birden, herhangi kedi
oluvermilerdi, gsteri budalas ve aptal memeli hayvan, kor
kudan titreyen gsz, zavall canl. Kutsal bir yanlar da yoktu,
hi yoktu. Kedi, herhangi bir kediydi. Kapdan karken bir an ii
burkuldu, ama aldrmad; merdiveni inerken kendini sert ve kuru
hissetti, iinde tuhaf bir yavanlk, bir tatszlk vard, i etin yavan
l gibi bir ey. Kapc kadn oradayd, glmsedi. Danieli seviyor
du, nk Daniel her zaman terbiyeli ve sayglyd.
Bu sabah erkencisiniz, Monsieur Sereno.
Daniel kadna dikkatle bakarak, Hasta olmanzdan korkmu
tum, Madame, dedi. Dn gece eve ok ge dndm, o saatte ka
pnzn altnda k vard.
Kapc, Dnn, dedi. O kadar yorgundum ki, elektrii
sndremeden uyuyup kalmm. Sonra birden kapy aldnz
iittim. Kendi kendime: te Monsieur Sereno geldi, dedim. n
k dn gece sizden baka dar kan olmad. Sonra sndr
dm. Saat geiyordu herhalde.
Evet, aa yukar.
Kadn, , dedi. Koca da bir sepetiniz var.
Kedilerim var iinde.
Hasta m yoksa zavall hayvancklar?
Hayr, onlar kz kardeimin evine, Meudona gtryorum.
Veteriner ak havaya ihtiyalar var, dedi de...
Sonra ciddi bir sesle devam etti:
Kediler de verem olur, biliyor musunuz?
85

Kapc kadn, ararak, Verem mi, dedi. yleyse onlara ok


iyi bakmak gerek. Sonra, Ama imdi ev bombo kalacak, dedi.
Odanz temizlerken onlarla oynamaya almtm. Hele siz kim bi
lir nasl arayacaksnz.
Daniel, Hem de nasl, Madame Dupuy, dedi.
Kederli bir glmseyile kadna bakt, sonra yrd. Bunak
kar, diye sylendi. Pi gibi kald imdi, her yukar knda hay
vanlarla oynuyormu demek. El srme diye ka kez uyardm. Elin
kedilerine bakacana, kendi kzna baksa daha iyi eder. Kapdan
kt ve aydnlk, o insana batan, yakan i aydnlk, gzlerini ka
matrd. Gzleri acyordu, ama bunun aacak bir yan yoktu; in
san bir gece nce iti mi, ertesi sabah aydnla bakamazd. Bir ey
gremez olmutu, alnnn evresinde demir bir emberle, kr gz
lerle aydnln iinde yzyordu. Birden, yerde glgesini grd:
Elinde sallanan koca sepetle ksa, gdk bir glge. Daniel glm
sedi: ok uzun boyluydu oysa. Gvdesini dikletirerek daha da
uzad, ama glge, gene ksa ve ekilsiz kald, tpk bir empanzeye
benziyordu. Doktor Jekyll ve Mister Hyde. Yok, taksiye binmem.
Dnya kadar vaktim var. Oraya kadar Mister Hydem glgesini g
receim. Oradan Charentona gidecekti. Charentonun bir kilo
metre kadar uzanda Seinein tenha, ssz bir kys vard. Son da
kikada tornistan etmeyeceim, diye dnd. Bir bu eksik ar
tk. Orada Vitry Fabrikalar, Seinein sularn adamakll kirleti
yordu; simsiyaht sular ve zerinde yeilimsi, peltemsi lekeler y
zyordu. Daniel kendini dinledi: i ylesine yumuak, yle rahat
t ki, insana allm bir ey gibi gelmiyordu. te insanolu
byle, diye dnd. nce biri vard, ta gibi sert ve kprtsz,
sonra, onun altnda, af bekleyen bir kurban vard. nsann kendin
den, bir bakasym gibi nefret edebilmesi ne tuhaf, diye dn
d. Aslnda bu da yanlt: Ne dnrse dnsn, yalnzca bir
Daniel vard. Kendini sulad zaman insana, kendinden syrlp
kyormu; pis, bulank bir uultunun stnde ykselip, aada
kalan yarglyormu gibi geliyordu; sonra bir anda yeniden yuvar
lanyor, aann ekiiyle savrularak insan gene kendine kar
yordu. Boktan i! diye sylendi. Kafay ekmeli, baka are
yok. -be adm daha, hemen orada, Tailleduoe Sokandaki
Championnetde iki kadeh bir ey iebilirdi. Garson krmz tahta
dan, f biimindeki masalarn tozunu alyordu. Sepeti bir kenara
koydu ve taburelerden birine kt.
Barmen, Viski diyeceksiniz herhalde, dedi.
Daniel, sertlikle, Hayr, dedi.
nsanlar emsiyeymi ya da diki makinesiymi gibi etiketle
86

yip sra sra dizip ayrmak tutkularyla Tanr hepsinin belasn ver
sin diye dnd. Ben deilim... O da deilim, bu da deilim...
Hibir zaman bir ey olmadm! Ama onlar gene de sizi kendi keyif
lerince nitelendirip bir kutuya koyarlar. Bu bol bahi verir; teki
hergelenin biridir, insan gldrr, ben de, her seferinde viski iste
rim!
Bir cin-fizz.
Barmen tek kelime sylemeden barda uzatt, korkmutu an
lalan. Daha iyi ya! Bir daha buraya gelmem zaten, ok ylk he
rifler. Cin-fizz de mshil gazozuna benziyor. Dilin zerine tozlu, ya
pkan bir ey gibi yaylyor, sonra boazda demir kokulu berbat bir
aclk brakyor. Hi houma gitmedi, diye dnd Daniel.
Byk bir kadehle bana bir votka verin.
Votkay iti ve aznda bir ate yamuruyla bir an durdu, d
nd. Hi bitmeyecek herhalde, diye mrldand. Ama bunlar,
her zamanki ii bo dncelerdi, karlksz ekler gibi. Hi bit
meyecek olan ne? Hi bitmeyecek olan ne? Bir atrt ve ksa bir
miyavlama duyuldu. Barmen srad.
Daniel ksaca, Sepette kediler var, dedi.
Kalkt, barn zerine bir yirmi frank frlatt ve sepeti ald. Se
peti kaldrnca yerde, kk, krmz bir leke grmt, kand bu...
Ne halt ediyorlar ieride? diye dnd. rkmt, ama kapa
kaldrmak istemiyordu. imdi bu kapal sepette yalnzca mthi ve
belirsiz bir korku vard: Kapa at anda bu korku, birden kedi
lerinin ekline brnecekti ve Danielin bunu grmeye cesareti
yoktu. Ya! Demek cesaretin yok ha? Ya ben imdi o kapa averirsem? Ne var ki Daniel sokaktayd ve gene kr olmutu: Yap
kan ve bembeyaz bir krlk; gzleriniz kanyordu, yalnzca ate
gryorum sanyor ve birden, sizden -be adm tede birtakm
evler grdnz fark ediyordunuz; sokan ucunda yksek ma
vi bir duvardan baka bir ey yoktu. Byle her eyi grmek ne
korkun, diye dnd. Cehennemi de byle tasarlyordu: Her ye
ri, her eyi delip geen, dnyann br ucuna kadar her eyi ve
kendi iinde her eyi gren bir gz. Sepet elinde kmldad; ieride
kediler rpmyordu. Elinin bu kadar yaknnda hissettii bu mt
hi korku, ona zevk m i, yoksa korku mu veriyor, kestiremiyordu
Daniel. Ho, ikisi de birdi ya aa yukar. Onlar gene de rahatla
tan bir ey var, kokumu alyorlar, benim yanlarnda olduumu
biliyorlar. Gerekten, diye dnd. Ben onlar iin bir koku
yum. Ama bekleyelim. Daniel biraz sonra bu tamdk kokuyu ta
mayacakt, hi kokusuz; ona yeni bir koku verebilecek kadar ili ve
duygulu olmayan bir insan kalabal arasnda dolaacakt. Koku
87

suz, glgesiz, hatta gemisiz, kendinden kopmu ve gelecee gi


den bir rpnma halinde! Daniel birden kendini, kendi bedenini
birka adm tede, elindeki yk yznden hafife topallayarak y
rr grd; kendine doru geliyordu, bir baktan ibaretti. Ama bir
maaza vitrini parlad ve yaam bir anda snd. Daniel buruk ve
yosunlu bir suyla doluyordu, bu su kendisiydi; Seinein suyu da bu
ruk ve yosunluydu, sepeti dolduracakt ve kediler birbirlerini sra
caklar, paralayacaklard. ini koyu bir huzursuzluk doldurdu.
Sama bir ey bu, diye dnd. Durmu, sepeti yere brakm
t. Bakalarna ktlk ederek kendinden almak. te bu; n
k insanm gc kendine yetmiyor.
Sonra aklna gene stanbulun kpekleri geldi. Orada kocala
rn aldatan kadnlar da eskiden uvallara koyar, vahi kedilerle
birlikte Boazm sularna frlatrlarm. Flar, uvallar ve kafes
ler: Zindanlar. Daha beteri de varm. Daniel omuz silkti. te gene
ii bo bir dnce... Trajedi oynamak istemiyordu, bir zamanlar
ok oynamt Trajedi oynuyorsa insan, kendini ok ciddiye alyor
demekti. Daniel artk hi, ama hibir zaman kendini ciddiye alma
yacakt. Otobs birden grnd, Daniel ofre iaret etti ve atlad.
Terminale.
Bileti, Alt bilet, dedi.
Seinein suyu onlar delirtecekti. Mor ltl kahverengi su.
Gen bir kadn yapmack bir ciddiyetle karsna oturdu, yannda
kk bir kz vard. Kk kz sepete merakla bakyordu. Pis yu
murcak, diye dnd. Birden sepet miyavlad ve Daniel, bir cina
yet ilerken sust yakalanmasma irkildi.
Kk kz, ak bir sesle, Anne, bu ne? diye sordu.
Anne, tt... dedi. Monsieury rahat brak.
Daniel, Sepette kediler var, dedi.
Kk kz, Onlar sizin mi? diye sordu.
Evet.
Neden sepete koydunuz onlar? Nereye gtryorsunuz?
Daniel, yavaa, Hastalandlar da, dedi.
Grebilir miyim kedilerinizi?
Anne, Jeannine, dedi, ok oldun artk.
Onlar gsteremem, nk hastalktan huylar bozuldu. Isr
yorlar.
Kk kz tatl ve inandrc bir sesle, Bana bir ey yapmaz
lar, dedi. Ben onlar severim.
yle mi sanyorsun? Daniel alak sesle, hzl hzl konuu
yordu: Ben imdi kedilerimi suya atp boacam, neden biliyor
musun? nk, dn, bana iek getiren kk, senin gibi gzel bir
88

kzn yzn paraladlar da ondan... imdi kk kza camdan bir


gz takacaklar... Yaaa!
Kk kz, Hiii!.. diye hafif bir lk att, birka saniye se
pete doru bakt, sonra annesinin kucana kapand.
Daniele fkeli gzlerle bakan anne, Haydi haydi, diye ocu
ku yattrmaya alt. Bak grdn m, sana uslu otur diyorum,
sz dinlemiyorsun. Herkesle konuulur mu? Monsieur aka yapt,
haydi, kaldr ban, bir ey yok.
Daniel kadn ayn souk bakla szd. Benden nefret etti,
diye dnd. Memnundu. Camlarn arkasndan gri yzl evler
gelip geiyordu, kadnn hl kendisine baktn hissediyordu.
fkeli bir anne! Bende nefret edilecek bir ey aryor. Yzmden
gayr tabii. Kmse Danielin yznden nefret edemezdi. Giysim
den de edemez, nk yeni ve temiz. Ha! Bak, belki ellerim... El
leri geni ve ksayd, biraz kalnca parmaklarnn zerinde siyah
tyler de vard. Ellerini dizlerinin zerine koydu: te buyrun ba
kn! yice bakn!
Ama kadn oktan savatan ekilmiti: Gzlerini nnde bir
noktaya dikmiti, dinleniyordu. Daniel onu agzl bir merakla
seyrediyordu: Byle kendilerini koyuverip dinlenen insanlar, bunu
nasl yapabiliyorlard? Sanki btn bedeni, btn arlyla ken
di zerine km, ylmt. Bu ban iinde, kendi kendinden
kamaya benzer bir kck dnce, bir merak, bir kin, en ufak
bir kmldanma, bir rperme bile yoktu: Yalnzca uykunun kaln,
ar varl hissediliyordu. Kadn birden uyand, ani bir canllkla
gzleri parlad:
Geldik, dedi; geldik. Haydi abuk, iki saatte kalkamyor
sun, insann ii sklyor...
Kzn elinden tuttu ve srkledi. Kk kz, inerken dnd
ve sepete korkulu gzlerle bakt. Otobs yrd, az ilerde tekrar
durdu, insanlar glerek Danielin nnden getiler.
Bileti, Terminal! diye bard.
Daniel srad: Otobs bombotu. Kalkt ve indi. Buras kk
bistrolaryla kalabalk bir aland; birtakm iilerle kadnlar eski
tip bir otomobilin evresini sarm, seyrediyorlard. Kadnlar bir an
durup Daniele akn gzlerle baktlar. Daniel admlarn sklatr
d ve Seinee doru inen kk, pis bir sokaa sapt. Yolun iki ya
nnda antrepolar ve sra sra flar vard. Sepet artk durmadan mi
yavlyordu, Daniel komaya balad: Suyun damla damla akp git
tii bir kova tayordu sanki elinde... Her miyavlama, bir su damlasyd. Kova ard. Daniel sa elinden sol eline geirerek alnnn te
rini sildi. Kedileri dnmemek gerekti. Ya! Demek kedileri d
89

nmek istemiyorsun? Ama dnmek gerek, art; yoksa i ok


kolay olurdu! Daniel Popeenin altn renkli gzlerini grr gibi ol
du ve herhangi bir ey dnd. Borsada nceki gn on bin frank
kazanmt; Marcellei dnd, gece Marcellei grmeye gidecek
ti. Daniel ac ac gld: Marcellei kmsyordu u anda: Birbir
lerini sevmediklerini itirafa cesaretleri yok, diye dnd. Eer
Mathieu her eyi olduu gibi grebilse, bir karara varrd, ama iste
miyor, grmek istemiyor; nk yitirmek, kendini yitirmek istemi
yor. O normal bir insan... Kediler, sanki bir yanlan koparlm gibi
barmaya balamlard. Daniel bir an akln karacan sand.
Sepeti yere brakt ve lgn gibi tekmeledi. Sepette iddetli bir de
belenme oldu, sonra ses kesildi. Daniel, banda, kulaklarnn arka
snda buz gibi bir rpermeyle ylece durdu. Antrepolarn birinden
iiler kmt; tekrar, hzl hzl yrmeye balad. te oras!
Seinein rhtmndaki ta merdivenden indi, yere, bir katran f
syla erp arasna kt. Nehir, mavi gn altnda sapsaryd.
Kar rhtmda f ykl, simsiyah salapuryalar yan yana dizilmi,
bekliyordu. Daniel gne altnda oturuyordu ve akaklar zonkluyordu. Suya, fosforlu gibi parlayan kocaman lekelerle para para,
kabarm, dalgalanan suya bakyordu. Cebinden yuma kard ve
aksyla uzun bir ip kesti, sonra kalkmadan, sol eliyle kaldrm
talarndan birini ald. pin bir ucunu sepetin sapma sk sk bala
d, sonra br ucunu tan evresine birka kez dolatrd, st ste
dmledi ve yere brakt: Acayip bir silah olmutu bu. Daniel, se
peti sa eliyle, ta sol eliyle tamak gerektiini dnd; ikisini
ayn anda suya brakacakt. Sepet belki saniyenin onda biri kadar
ksack bir zaman, suyun yznde kalacakt, ama' sonra sert, kaba
bir g onu dibe ekecekti ve sepet, bir anda batp gidecekti. Daniel,
Hava ok scak, diye dnd, kocaman, kaln ceketine kfretti,
ama karamazd ceketi. inde, teki rpmyor, yalvaryor, rica edi
yordu ve Daniel, br Daniel, hain ve duygusuz, iindekinin inilti
sini dinliyordu: nsan kendini btnyle ldrmeyi gze alamaz
sa, byle blk prk yapar bu ii... Suya yaklap veda edecekti:
Elveda, dnyada en ok sevdiklerim. Ellerine dayanarak biraz
doruldu ve iki yana baknd: Sanda ky bombotu, solda, uzakta
bir balk grnyordu, gnete durgun, simsiyah bir glge gibiy
di. Suyun anaforu dalga dalga ona kadar gidecekti ve balk oltas
na balk vurdu sanacakt. Gld ve alnnda biriken teri silmek iin
mendilini cebinden kard. Kol saatinin akrebiyle yelkovan on bir
yirmi bei gsteriyordu. On bir buukta! Bu inanlmaz, unutul
maz dakikalar uzatmak gerekti, Daniel ikiye blnmt imdi,
kendini kurun renkli bir gn altnda, kpkzl bir bulutun iinde
90

kaybolmu hissediyordu, Mathieuy dnd ve bir eit gururla,


zgr olan benim, diye mrldand. Ama bu gurur, kimseye ait ol
mayan bir gururdu, Daniel bir kimse deildi ki. On biri yirmi do
kuz gee, Daniel kalkt, o kadar dermanszd ki, katran fsna yas
land. Tvit ceketinde katran lekesi olmutu, eildi, bakt.
Kuman kark deseni zerindeki siyah lekeyi grd ve bir
den gerekte bir kimse olduunu anlad; evet, birisi: Bir kimse:
Bir alak! Kedilerini seven ve onlar suya atp gebertemeyen bir al
ak, bir snepe. aky at, eildi ve ipi kesti. Tam bir sessizlik,
hatta kendi iinde bile tam bir sessizlik vard, kendi kendisiyle ko
nuamayacak kadar kendinden utanmt. Sepeti tekrar yklendi
ve ta basamaklar kt, kendi kendini lanetleyen, hor gren bir in
sana bakmamak iin ban evirip geer gibiydi. inde hl ayn
sessizlik, ayn kuraklk... Merdiveni kp kaldrma ayak basar
basmaz konumaya cesaret edebildi: O kan damlas neydi? Ama
sepeti ap bakamad, topallayarak yrmeye balad. Ben! Ben!
Pis, mundar, alak! Ama iinde gene de ufack bir sevin vard,
Popeeyi kurtarmt.
Taksi! diye bard.
Taksi nnde durdu.
Daniel, Monmartre Soka 22, dedi. u sepeti yannza ko
yar msnz?
Bedenini otomobilin sarsntsna brakt. Kendini lanetleye
cek kadar bile gc yoktu. Sonra utan ar basmaya balad ve
apak kendini grd: Ho grlmesi olanaksz bir eydi bu. Ne
btnyle, ne ayrntlaryla, diye ac ac gld. ofre para ver
mek iin davrannca czdannn dolu olduunu grd. Neesiz bir
sesle, Para kazanmaya gelince, evet, dedi. Onu beceriyorum.
Kapc kadn, Nihayet gelebildiniz, Monsieur Sereno, dedi.
imdi sizi biri arad, yukar kt. Arkadalarnzdan biri, uzun
boylu, byle byle omuzlar var. Evde yok dedim, eh, yleyse bir
pusula yazar kapnn altndan atarm, dedi.
Sepete bakt, A, dedi. Kedileri geri getirmisiniz.
Daniel, Napalm, dedi. Belki ayp, ama onlardan ayrlamadm.
Merdiveni karken, Mathieudr, diye dnd. Tam sras
imdi. Bir bakasndan nefret edebildii iin mutluydu.
nc katn sahanlnda Mathieuy grd.
Merhaba, dedi Mathieu. Seni grmekten umudu kesmitim.
Daniel, Kedileri biraz hava aldrmaya kardm, dedi. Yzn
de bir scaklk hissederek at.
Aceleyle, Yukar kmyor musun? diye sordu.
91

kyorum. Senden isteyeceim bir ey var.


Daniel yan gzle bakt ve Mathieunn toprak rengi yorgun
yzn grd. Berbat halde, diye dnd. inde ona yardm et
mek istei uyand. ktlar. Daniel anahtar kilide soktu, kapy
at:
Ge, dedi. Elini Mathieunn omzuna koymutu, hemen ek
ti. Mathieu, Danielin odasna girdi ve koltuklardan birine oturdu.
Kapcnn anlattklarndan bir ey anlayamadm, dedi. Kedi
leri kz kardeine gtrdn syledi. Kardeinle bartn m?
Danielin iinde birden bir ey buz gibi oldu. Nereden geldi
imi bilse ne yapard? diye dnd. Arkadann insann iine i
leyen, akll gzlerine bakt. u anda onu hi sevmiyordu. Doru,
diye dnd. O normal bir insan. Aralarnda bir anda derin bir
uurum alm gibiydi. Gld.
Ha, evet, dedi. Kz kardeim... Bu susuz kk bir yalan
dan baka bir ey deildi.
Mathieu srar etmedi, etmeyeceini biliyordu. nk o,
Danieli bir mitoman olarak kabul etmiti ve onu yalan sylemeye
iten nedenleri sormazd. Bu davran Danieli deli ediyordu. Mat
hieu sessizce sepete bakyordu.
Daniel, zin verir misin, dedi.
u anda tek dncesi sepeti aabilmekti. O kan damlas
neydi? Dnceli bir yzle diz kt: Kapa aar amaz zerime
atlacaklar. Ve yzn, onlara kolaylk olsun diye, sepete biraz da
ha yaklatrd. Kapa aarken dnyordu: Kck bir can s
knts ona iyi gelir. Bylelikle o her eyi bilirim havalarndan, bir an
olsun vazgeer. Popee homurdanarak sepetten frlad, hmla mut
faa gitti. Scipion da kmt, soylu ve arbal hali gene zerin
deydi, ama daha inanma benziyordu. Dolaba kadar hesapl adm
larla yrd, durdu, sinsice evresine bakt ve yatan altna girdi.
Malvina kmldamyordu: Yaralanm. Sepetin dibinde serilmi
yatyordu. Daniel parman enesinin altna soktu, ban zorla yu
kar kaldrd: Burnunun zerine berbat bir trmk yemiti ve sol g
z kapanmt, ama artk kanamyordu. Burnunun zerinde siya
hms bir kabuk vard, evresinde tyler sert ve yap yapt.
Ne var? Mathieu ayaa kalkmt ve kediye ilgiyle bakyor
du. Bir kediyle byle uratm iin beni komik buluyor. Ama ke
dinin yerine bir saks olsayd, i deiirdi tabii, bilmem ne zaman
dan kalma bir saks.
Daniel, Malvinamn surat yrtlm, dedi. Bunu Popee yap
mtr, delinin biri. zr dilerim, Mathieu, bir dakika izin verirsen
u yaray temizleyeyim.
92

Dolaptan bir ie arnikayla biraz pamuk ald. Mathieu onun


gidi gelilerini bir an gzleriyle kovalad, sonra bir ihtiyarn hare
ketiyle elini alnna gtrd, skt. Daniel, Malvinanm yzn te
mizliyordu, hayvan usulca debelendi.
Daniel, Uslu dur bakalm, diyordu, uslu dur! imdi... imdi
bitiyor!
Mathieuy sktn, tedirgin ettiini sanyordu ve bu dn
ceyle pamuu daha da bastryordu. Ama bir ara ban kaldrd ve
Mathieunn kaskat gzlerle uzaklara, bolua baktn grd.
Daniel en yumuak sesiyle, Affedersin, dedi. imdi bitiyor.
yice temizlemek gerek, biliyor musun, bu yaralar ok kolay ilti
haplanr. Sklmyorsun ya? Ve en gzel glmseyiiyle ona bakt.
Mathieu rperdi. Glmeye balamt, ine bak, dedi. y
le gzlerini baygnlatrp bakmana gerek yok, sklmyorum.
Gzlerimi baygnlatrp bakyorum ha! Mathieunn bu te
peden bakan hali insan deli edebilirdi: Beni tandn sanyor,
kk yalanlarmdan, gzlerimi baygnlatrp baktmdan sz
ediyor. Hayr, tand falan yok! Ama beni etiketleyip bir kutuya
koyarak gnl elendiriyor.
Daniel iinden gelerek gld ve Malvinanm ban usul usul,
dikkatle kurulad. Malvina gzlerini yummutu, byle, ilk bakta,
zevkle kendinden getii sanlrd, ama Daniel hayvann ac ekti
ini biliyordu. Srtn dosta, sevgiyle okad.
Ayaa kalkarak, Tamam, dedi. Yarma bir eyi kalmaz. br
hergele de yle bir trnak atm ki.
Mathieu, ilgisiz, Popee mi, dedi. Kedi deil, kurt o.
Birden, Marcelle gebe, dedi.
Gebe mi!
Danielin aknl ksa srd, ama imdi kahkahayla glme
mek iin dudaklarn sryordu. Demek buydu ha! Buydu demek!
yle ya, diye dnd. O her ay ayn otuzu geldi mi, balyor
kan iemeye. stelik fare gibi de dourur ha... Kadn bu gece g
receini dnerek yzn buruturdu. Pff... Dnyada elimi sremem ona.
Mathieu heyecansz, Boka battk yani, dedi.
Daniel ona bakt ve, Haklsn, dedi, anlyorum! Sonra, ar
nika iesini yerine koymak iin abucak kalkp arkasn dnd.
Yzne kar glmekten korkuyordu. Annesinin nasl ldn
dnmeye alt, bu onu byle durumlarda kurtarrd. Bir-iki sar
snt ve titremeyle tehlikeyi geitirirdi. Mathieu, Danielin srtn
dan, ciddi sesiyle anlatmakta devam ediyordu.
Beni asl akna eviren, dedi, bunu sorun yapmas. Sen
Marcellei ok grmedin, iyi tanmazsn, bir eit Walkyredir o. yi
93

niyetle ilave etti: Bir ev Walkyresi. Bu, onun iin gerek bir fela
ket oldu.
Daniel, sevecen bir yumuaklkla, Evet, dedi, senin iin de
keyifli bir ey deil herhalde, yanna bile sokulamazsm. Ben olsam,
irenirim. Bence bu, ak ldrr.
Ona k deilim artk, dedi Mathieu.
Deil misin?
Daniel gerekten amt ve iin iin seviniyordu: Bu gece
cmb var, diye dnd.
Ona syledin mi?
Tabii sylemedim.
Neden tabii? Bunu ona sylemen gerek. Bandan savabil
mek iin...
Hayr. Onu bamdan savmaya niyetim yok.
Eee?
Daniel eleniyordu. Marcellei bir an nce grebilmek iin ii
iini yiyordu:
Eeeesi bu, dedi Mathieu. Deien bir ey yok. Ben artk
sevmiyorsam bunun suu onda deil ki.
Ya kimde, sende mi?
Mathieu serte, Evet, dedi.
Yani, gene kaamaktan onu grmeye gideceksin, gene...
Peki sonra? Ne demek istiyorsun?
Demek istiyorum ki, dedi Daniel, bu oyunu ok uzatrsan,
sonunda ondan nefret etmeye balarsn. Anladn m?
Mathieunn yz ciddi ve kararlyd.
Bann belaya girmesini istemiyorum.
>
Daniel, ilgisiz bir tavrla, Eh, dedi, niyetin kendini harca
maksa, o baka.
Mathieu bu Hazreti sa suratn taknd m, Daniel ondan nef
ret ederdi.
Harcanacak neyim var zaten? Liseye derslere gideceim, ara
sra Marcellei greceim. ki ylda bir, bir yk yazacam. Zaten bu
gne dek btn yaptm bundan ibaret deil mi? Sonra Danielin
onda ilk kez grd ac bir glmsemeyle ekledi, Ben bir pazar
airiyim!.. Hem ben Marcellei seviyorum, onu grememek bana ac
verir. Ne var ki, bu sevgi deiti, aileden birini sever gibi bir ey...
Sustular. Daniel, Mathieunn karsndaki koltua oturmutu.
Mathieu, Bana yardm etmen gerekiyor, dedi. i hallede
cek birini buldum, para bulamadm. Bana be bin kt bor ver.
Daniel kararsz bir sesle, Be bin kt... diye tekrarlad.
Azna dek dolmu, imi czdan ceketinin cebindeydi, o do
muz tccar czdan; yalnzca avermek ve iinden be tane banknot
94

kartmak yeterdi. Mathieu eskiden ona ka kere yardm etmiti.


Mathieu, Yarsn sana aym sonunda veririm, dedi. st ta
rafn 14 Temmuzda, nk bayramda iki aylk birden alyorum.
Daniel, Mathieunn kl rengi yzne bakarak, Herifin ba
dertte, diye dnd. Sonra kedileri dnd ve kendini ta gibi
sert hissetti.
zgn bir sesle, Be bin frank, dedi. Ama kardeim, bu ka
dar param yok ki benim... olsayd! ok zldm vallahi...
Geende bana ok iyi bir iin peinde olduunu sylemitin.
Ya, yleydi, ama o ok iyi i, mkemmel bir kazk oldu sonun
da... borsay bilirsin. Hem, mesele apak ortada: Borlarmdan
baka hibir haltm yok.
Sesinde ok bir itenlik yoktu, nk inandrmak istemiyor
du. Ama Mathieunn inanmadn grnce gene de fkelendi:
S...tirsin gitsin! Kendini ok akll sanyor, benim iimi okudu
unu sanyor, hayvan! Hem ben ne diye ona yardm edecekmi
im? i gc evresindekilere emkirmek. Asl dayanamad,
katlanamad, Mathieunn bu en skntl anlarnda bile yitirme
dii doal ve btnlenmi haliydi.
Pekl, dedi Mathieu. Demek gerekten yapabilecein bir
ey yok?
Daniel, Bu kadar srar ettiine gre ok ihtiyac olmal, diye
dnd.
Yok ya, dedi. ok zgnm.
Mathieunn rahatszln hissederek rahatsz olmutu, ama
bu ok da kt bir his deildi: nsann parmanda trnaklarndan
birinin ters dnvermesi gibi bir ey. Daniel, bakalarnn zor dur
mada kalmasndan holanrd.
zntl bir sesle, Acele lazmd, deil mi? Baka birinden
bulamaz msn? dedi.
Zaten, biraz da onun iin ya... Jacquestan almak istemiyo
rum.
Daniel hayal krklna uramt.
yle ya, dedi, Jacques var. Hi kayglanma, paray cebinde
bil! Mathieunn cesareti krlm gibiydi:
yle deil, dedi, Jacques, bana on para vermemeyi akima
koymu, bu ekilde bana iyilik ettiini sanyor: Senin yanda in
san, bamsz olmal! diye de t veriyor.
Daniel, ilgiyle, Aaa, dedi, ama bu durumda mutlak verir.
Hafife dilini kararak alt dudan keyifle yalad. lk andan, o in
sanlar ileden karan rahat tavr ve yapmack iyimserlii yakala
yabilmiti.
95

Mathieu kzard.
Ona paray niin istediimi syleyecek deilim, herhalde.
Gerekten, dedi Daniel. Bir an dnd. O zaman geriye,
memurlara bor para veren yerler kalyor. unu da syleyeyim ki,
insan oralarda ou zaman tefecilerin kucana der. Ama sen bu
na aldrmazsn; eline para geince, artk az ok demezsin, verirsin,
biter gider.
Mathieu birden ilgilenmi grnd ve Daniel can sklarak
onun biraz rahatlam olacan dnd.
Kimdir o adamlar? nsana paray hemen verirler mi?
Daniel heyecanla, Yo, hayr, dedi. Gene en azndan bir on
gn srer: Soruturma yapacaklar tabii.
Mathieu sustu, tartyor gibiydi. Daniel birden yumuak bir ha
reket hissetti: Malvina dizlerine sramt, yumakland ve horul
damaya balad. Daniel, tiksintiyle, te kin tutmayan biri, diye
dnd. Hayvan kaytsz bir elle hafif hafif okamaya balad. Ne
insanlar, ne hayvanlar ondan nefret edemezlerdi, belki o bn ve saf
grnl hareketsizliinden, belki yzndeki havadan. Mathieu
zavall, kk hesaplarna gmlm, dnyordu: O da nefret
etmemi, ksmemiti. Daniel hafife eildi ve Malvinamn ban
kamaya balad.
Eli titriyordu. Mathieuye bakarak, Aslnda, sana bu paray
veremediime sevinmem gerek, dedi. Dnyorum da: Sen ki
her zaman zgr olmay istersin, ite karna zgr olduunu ka
ntlamana yarayacak bir frsat kt. Mathieu anlayamamt.
zgr olduumu kantlayacak bir frsat m? diye tekrarlaya
rak sordu.
;
Evet, dedi Daniel, Marcellele evlenmen yeter.
Mathieu kalarn atarak bakt: Herhalde Danielin kendisiy
le alay edip etmediini anlamaya alyordu. Daniel alakgnll
bir ciddiyetle bekliyordu.
Delirdin mi? diye sordu Mathieu.
Neden? Bir kelimecik syleyeceksin ve tamam, yaantn ba
tan aa deiecek; bu insann her zaman bana gelebilecek bir
ey deil!
Mathieu glmeye balad. Daniel, i alaya alp, kurtulacak,
diye dnd, keyfi kamt.
Mathieu, Bouna, dedi, beni deneyemezsin. Hele imdi...
Daniel, az nceki iyimserliiyle, Ne var, dedi, fena m? n
sann hi istemedii bir eyi yapmas ok elencelidir. Bir bakas
oluyormu gibi gelir insana.
Mathieu alayla, Hem de ne baka... dedi. stersen, Luxem96

bourg Bahesinde ellerinden tutup dolatrdm zaman kendimi


baka biri hissetme zevki iin sana da tane ocuk kartaym!
Ama hakl olduun bir yan da yok deil: Bsbtn boktan bir he
rif olup kabilsem, rahat edeceim.
Daniel, Yok, diye dnd. O kadar deil! Sandn kadar
deil!
Sonra, Gerekten, dedi, bsbtn boku yemi bir adam ol
mak ok da kt bir ey olmasa gerek! Ama nasl, sonuna kadar...
burnuna kadar boka batacaksn, anladn m? Gmleceksin. Dedi
in gibi, evli barkl, oluklu ocuklu bir adam. nsan ne kadar ra
hat eder kimbilir.
Mathieu, Biliyorum, dedi. O tarif ettiin adamlara her gn
rastlyorum. rencilerin babalar geliyor mesela. Drt ocuklu
Okul - Aile Birlii yesi, boynuzlu herifler. ok rahat grnyor
lar, kilisede kutsanm gibi huzur iindeler.
Daniel, Kendilerine zg bir de sevinleri vardr onlarn,
dedi, baknca insann ban dndrr. Peki sen? Sen kendini bir
iyice tart bakalm: Bu sana gerekten olmayacak bir ey gibi mi ge
liyor? Ben seni evli barkl bir adam olarak gzmn nne getire
biliyorum: Alt aya kalmaz onlar gibi olursun. Besili, bakml, aka
lar yapp kahkahalar atan, pimi balk gzl bir aile babas. Ben o
zaman bile senden tiksineceimi sanmyorum.
Mathieu, heyecansz, Senden de bu beklenir zaten, dedi.
Ama ben gene de aabeyimden be bin kt istemeyi tercih ede
rim.
Kalkt. Daniel de Malvinay yere brakarak davrand. Param
olduu halde vermediimi biliyor, diye dnd. Gene de ben
den nefret etmiyor. Bu heriflere ne yapmal yleyse?
Czdan yerindeydi, Danielin elini atvermesi yeterdi, ona, Al
bakalm ahbap, seni biraz iletmek istedim, diyebilirdi. Ama ken
di gznde tekrar kk dmekten korktu.
Kararsz, zldm, dedi. Bir are bulabilirsem, sana yaza
rm.
Mathieuy kapya kadar geirmiti.
Mathieu, neeli bir sesle, Aldrma, dedi, kendini zme.
Bamn aresine bakarm ben.
Kapy kapad. Daniel onun evik ayak seslerini dinleyerek,
Bu i bir daha dzelmemecesine koptu, diye dnd ve birden
nefesi kesildi. Ama bu bir anlk bir duyguydu, ok srmedi. Bir
saniye bile o rahat, ll, kendi kendisiyle bark tavrn boz
mad, diye dnd. Korkmu, bombok olmu, ama bu yalnzca
darda. i gene rahat, gene huzurlu! Aynaya dnerek gzel, sol
Akl a

97/7

gun yzn seyretti. Ama eer Marcellele evlenmek zorunda kal


sayd, bu deil be bine, milyon papele deerdi, diye sylendi.

VIII
Marcelle oktan uyanmtr, ii iini yiyordur. Onu rahatlat
mak, ne olursa olsun oraya gitmeyeceine inandrmak gerek.
Mathieu onun nceki gnk umutsuz, yklm, zavall yz
n hatrlad ve birden gen kadn ona dokunsan krlverecekmi
gibi zayf, dayanksz grnd. Telefon etmeliyim. Ama nce
Jacquesa uramaya karar verdi. Bylelikle belki de ona iyi bir ha
ber verebilirim. Jacquesm taknaca tavr dnerek keyfi ka
yordu. Biraz alayc, ama arbal, sulamayan, ama af da etmeyen
bir tavr; gzleri yar kapal, ban bir yana eerek, Gene mi? di
yecekti. Gene mi para istiyorsun? Dndke tyleri diken di
ken oluyordu. Kar kaldrma geerken Danieli dnd: Kzm
yordu, Daniel byleydi, insan ona kzamazd, gcenemezdi de.
Jacquesa kzyordu. Romur Caddesinde ksa, gdk bir binann
nnde durdu, tabelay, her sefer olduu gibi, tuhaf bir rahatszlk
la okudu. Jacques Delarue, Avukat. kinci kat. Avukat! Girdi ve
asansre bindi. Odette orada olmasa bari, diye dnd.
Odette oradayd. Mathieu kk salonun caml kapsndan onu
grd: ncecik, zarif ve btn kiiliini silecek kadar temiz ve derli
toplu, divanda oturmu, okuyordu. Jacques her zaman, Odette,
okumaya vakit ayrabilen nadir Parisli kadnlardandr, derdi.
Rose, Monsieur Mathieu, Madame m grmek istiyor? diye
sordu.
Evet, bir merhaba diyeyim. Ama siz Monsieurye, kendisiyle
broda be dakika grmek istediimi haber verin, dedi.
Kapy itti, Odette ona mark ve ok boyanm yzn kald
rarak bakt. Mutlu bir sesle, Bonjour, Thieu, dedi. Bana m gel
diniz?
Size, dedi Mathieu.
Bu geni, beyaz alma, birbirinden uzak, iri yeil gzlere sem
patiyle bakt. Kuku yok, gzel kadnd, ama baklnca eriyip da
lan bir gzellikti bu. Lolanmki gibi, ilk bakta sert ve hain bir
arpla kendini kabul ettiren gzelliklere alkn olan Mathieu, bu
yzdeki kaygan izgileri hatrnda tutmaya alr, ama her seferin
de btn, para para dalr ve Odettein gzel yz, o burjuva gi
zemini korurdu.
Bugn yalnzca sizi grmeye gelmi olmay isterdim, ama,
98

dedi, Jacquesle greceim bir i var.


Ne aceleniz var, dedi Odette. Jacques kap gitmeyecek ya.
Biraz oturun.
Yannda ona yer at, Ama dikkatli olun, dedi. En sonunda, si
ze kseceim. Beni ok ihmal ediyorsunuz. Bir gn yalnzca benim
le gevezelik etmeye geleceinizi sylemitiniz. Bu sz tutmadnz.
Daha dorusu siz bu gnlerde bir gn beni kabul edeceini
ze sz vermitiniz.
Odette gld.
ok fazla naziksiniz, dedi, bu da gsteriyor ki vicdannz
pek rahat deil.
Mathieu oturdu. Odettei severdi, ama onunla konuacak sz
bulamyordu.
Naslsnz Odette? diye sordu. Ne var ne yok?
Sualindeki beceriksizlii rtebilmek iin scak bir sesle syle
miti.
yiyim, dedi Odette. Bu sabah neredeydim biliyor musu
nuz? Saint-Germainde Franoisea gittim. Otomobille gittim, yle
iyi geldi ki.
Ya Jacques?
Bugnlerde ok alyor. Doru drst yzn bile gremi
yorum, tabii kendine de bakmyor...
Mathieu birden iinde derin bir rahatszlk duydu. Odette,
Jacquesin mal, diye dnd. Belinde incecik krmz kemerle bir
gen kz giysisi kadar gsterisiz elbisesinden grnen biimli, p
lak kollarna bakt: Kol, giysi, giysisinin iindeki beden, tpk u di
van, u koltuk, u abanoz masa gibi Jacquesmdi, Jacquesm maly
d. Bu zarif ve namuslu kadn, mlkiyet kokuyordu. Ksack bir
sessizlik oldu, sonra Mathieu, Odettele konuurken kulland o
biraz genizden gelen, scak sesle, Elbiseniz ok gzel, dedi.
Odette hafife kalarn atarak glmsedi.
Brakn imdi elbisemi, dedi. Ne zaman gelseniz, elbisem
den sz aarsnz. Anlatn bakalm: Bu hafta ne yaptnz?
Mathieu de gld, biraz rahatlamt.
Gene de elbisenizden sz edeceim, size bir ey sylemek is
tiyorum.
yle mi, syleyin bakalm, neymi?
Bu elbiseyi giydiiniz zaman kpe taksanz daha gzel ola
cak gibi geliyor bana.
Odette aknlkla bakt.
Kpe mi?
Bunu ok baya m buluyorsunuz?
99

Hayr, yalnz insana biraz fazla hafiflik veriyor.


Sonra glerek ekledi:
Galiba kpe taksam benimle kendinizi daha rahat hissede
ceksiniz. yle mi?
Mathieu belirsiz bir hareket yapt.
Yok canm, neden?
armt, dnyordu: Odette aptal deildi. Tpk gzellii
ne benzer bir zeks vard: uucu, yakalanmaz bir zek.
Bir sessizlikoldu, Mathieu ne syleyeceini bilemiyordu. Ama
kalkmak da istemiyordu, tuhaf bir huzurun tadn karyordu.
Odette scak bir glle, Sizi zorla oturttum, dedi. Aceleniz var
galiba, hadi kalkn, Jacques ieridedir.
Mathieu kalkt. Birden, Jacquestan para isteyeceini dn
d ve parmaklarnn ucu karncaland.
Sevecen bir sesle, Hoakalm Odette, dedi. Hayr hayr, ra
hatsz olmayn. Giderken size urarm.
Jacquesm kapsn vururken, Odettei dnyordu, bu gen
kadn ne dereceye kadar kurban saylrd? Onun gibilerle, bir h
km vermek, bunu kestirebilmek ok zordu.
Jacques, Girin, dedi.
Kalkt, canl admlarla ve dimdik, yanma geldi; scak bir sesle,
Merhaba, ahbap, dedi. Ne var ne yok?
Mathieuden byk olduu halde ondan ok daha gen gr
nyordu. Mathieu onu biraz genilemi buldu, kalalar yalanm
t. Korse giyiyordu herhalde.
Ve dosta glerek, Merhaba, dedi.
Kendini sulu hissediyordu, yirmi yldan beri sulu hissedi
yordu kendini, aabeyini ne zaman grse, hatta onu dnd za
man bile...
Jacques, Eee, syle bakalm, dedi. Ne var?
Mathieu can skkn bir hareket yapt.
Ne o, bir eye mi cann sklyor? Gel bakalm, u koltua
otur. Viski ister misin?
Mathieu, Viski ierim, dedi. Boaznda bir yumrukla koltu
a oturdu. Dnyordu: Viskiyi ier, defolup giderim. Ama i i
ten gemiti. Jacques onun niin geldiini anlamt. stemeye ce
saret edemedi, diye dnr, gler arkamdan. Jacques ayaktayd,
elindeki ieden kadehlere viski koyuyordu.
Bu, evdeki son ie, dedi. Artk sonbahara kadar almayaca
m. Bu scaklarda cin-fizz daha iyi geliyor insana. Ne dersin?
Mathieu yant vermedi, kardeinin pembe tenli ok gen y
zne, ksa kesilmi sar salarna sevmeyen gzlerle bakyordu.
100

Jacques susuz bir ocuk glylfe glyordu, btn varlndan


.lyn ocuksu saflk fkryordu zatten, yalnzca gzleri buz gibiydi.
Mathieu mthi bir fkeyle, Niin^ geldiimi biliyor, diye dn
d. Ama bu saflk numarasyla o hher zamanki suratn taknmaya
hazrlanyor. Hain bir sesle, Seenden bor istemeye geldiimi
pekl anladn, dedi.
te olan olmutu. Artk geri dnemezdi, Jacques imdiden ak
hir aknlk gsterisiyle gzlerini lfcrptryordu:
Hayr, anlamadm, dedi. Neereden anlayaym, yani bize yal
nz ban skt zaman, bor istetmeye geldiini mi sylemek isti
yorsun; hi nedensiz yalnzca bizi i grmeye gelmi olamaz msn?
Oturdu, gene dimdik; gvdesinin bu fazla dikliini ho gster
mek ister gibi bacaklarn evik bir hareketle birbirinin zerine
atarak koltua yasland. zerinde 'ngiliz kumandan ok gzel bir
spor giysi vard.
Neyse, uzatmayalm, dedii Mathieu. Sonra parmaklaryla
viski kadehini skarak, Yarma kadar drt bin franga ihtiyacm
var, dedi.
Olmaz diyecek. Bir an nce: dese de s...tir olup gitsem. Ama
Jacques acele etmiyordu: Avukattt o, her zaman vakti vard.
ini bilir bir adam tavryla ban sallad, Drt bin frank m
dedin? Drt bin frank...
Bacaklarn ne uzatt ve ayakkablarn zevkle seyretmeye
balad:
Beni elendiriyorsun, Thifcu, dedi. Beni elendiriyorsun
ayn zamanda aydnlatyorsun. Sonra Mathieunn bir el hareke
tini grerek acele devam etti: Yc, hayr! Seni suluyorum sanma!
Seni sulamyorum, yalnzca dnyorum, bakyorum; dardan,
yksekten bakyorum, yani eeir bir felsefe retmeniyle konumasaydm filozofa diyebileceirm bir tavrla dnerek anlamaya
alyorum. Gryorsun ya! Seini dnrken insanlarn smsk
balandklar prensipler olmamal hakkmdaki dncemin doru
luuna da bir kere daha inanyorum. Sen bu prensiplerle bunal
msn, kendine gre yeni yeni Brensipler icat ediyorsun ve onlara
uyamamanm sknts iindesin., Aslnda bu, bir kuram olarak ok
gzel: zgrsn, bamszsn v<e snflarn stnde, dnda ya
yorsun. Ne var ki, arkanda ben olmasam ne durumda olurdun, di
ye dnmekten de kendimi alamyorum dorusu. unu da aklna
koy ki, prensipleri olmayan bir iinsan olarak ben, ara sra sana yar
dm edebildiim iin mutluyum. Ama bana sorarsan... Senin yerin
de olsam, prensiplerime hi uymayan bir sersem burjuvadan on
para istemezdim. Sonra bol kahkahalar atarak gld: nk se
nin gznde ben, sersem burjuvann biriyim, deil mi ya.
101

Gene glerek devam etti:


Sonra... Dahas var: Sen ki aile denilen eyden nefret ettiini
syler durursun, benden bor almak iin ayn ailede domu olma
mzdan yararlanyorsun. nk, nihayet kardein olmasaydm, ba
n sknca bana gelmezdin, deil mi?
Birden iten bir merak ifadesiyle sordu:
Gerekten Mathieu, dedi. Bu seni rahatsz etmiyor mu?
Mathieu de glyordu.
Zorunluyum... dedi.
imdi onunla bir fikir tartmasna girecek halde deildi.
Jacquesla fikir tartmalar, daima kt sonulara varrd. Mathieu
hemen soukkanlln kaybederek sinirlenirdi.
Jacques souka, Evet, tabii, dedi. Acaba biraz abayla?..
Ama bu senin prensiplerine uygun dmez, herhalde. Seni sulu
bulmuyorum, anladn m? Asl su, prensiplerinde.
Mathieu, Dnmyor musun ki, dedi, btn prensipleri
reddetmek de bir prensiptir.
Jacques, O kadar kk bir prensip ki ama... dedi.
Mathieu, imdi arkas gelir artk, diye dnd. Jacquesm
dolgun yanaklarna, shhatli, pembe rengine, drst ama hesap
tavrna bakt ve iinde bir burkulmayla, Rahat insanlarn sertlii,
katl... diye dnd. Neyse ki Jacques yeniden konumaya
balamt:
Drt bin frank... diyordu. Beklenmedik bir ey oldu herhal
de. nk geen hafta bana... bana baka bir i iin geldiin zaman
bundan hi sz etmemitin.
Mathieu, Evet, yle, dedi. Ben... dn oldu bu.
Birden Marcellei dnd, onu pembe odasnda plak, kork
mu ve bitkin grr gibi oldu ve kendisini bile artan bir heye
canla, Jacques, dedi. Bu paray mutlak bulmam gerek.
Jacques ona merakla bakyordu, Mathieu dudan srd. ki
karde konuurlarken duygularn byle iddetle belli etmekten
kanrlard her zaman.
Bu kadar nemli ha? Tuhaf ey! Halbuki sen hi... Yani her
zaman... Ara sra biraz bor isterdin; bu daha ok idareni bilmedi
inden, ya da idare etmeyi istemediinden, ne bileyim? Ama hi
sanmazdm ki... Belirsiz bir soru ifadesiyle devam etti: Senden
bana olan aklaman istemiyorum tabii.
Mathieu tereddt ediyordu: Vergiler iin gerek olduunu sy
lesem, ama olmaz, maysta hepsini dediimi biliyor. Birden, Mar
celle hamile, dedi.
Yznn kzardn hissetti ve omuz silkti, ne vard yani, ne
102

kard? Bu ani ve yakc utanca ne lzum var? Aabeyinin yz


ne, hcuma hazr gzlerle dik dik bakt.
Jacques ilgilenmi gibiydi.
ocuk mu istiyordunuz? diye sordu.
nadna anlamam grnyordu.
Mathieu krc bir sesle, Hayr, dedi, kaza oldu.
aacaktm zaten, dedi. Ama olur ya, belki de toplum yasa
larnn dnda yaama iddian sonuna kadar gtrrsn diye d
kndm.
Yanl dnmsn, dedi Mathieu:
Bir an sustular, sonra Jacques byk bir rahatlkla, Eee?
diye sordu. Nikh ne zaman?
Mathieu fkeyle kpkrmz oldu. Jacques her zamanki tavry
la gene kayordu: Duruma merte, erkeke, tam kardan bakacak
yerde evresinde dolaacakt ve o srada zeks ona, iine snp
bakalarnn hareketlerini gzleyecei, tepeden bakp yarglayaca
bir kartal yuvas bulacakt. Ona ne sylenirse, ne yaplrsa, ilk ak
ima gelen, hemen yukar kmakt, o ancak ta tepeden bakt za
man grebilirdi; onda bir kartal yuvasna snma hastal vard.
Mathieu kabaca, ocuu aldrmaya karar verdik, dedi.
Jacques, renk vermedi, heyecansz bir sesle sordu:
Doktor bulabildin mi?
Evet.
Gvenilir biri mi bari? Anlattklarna gre o kadnn sal
pek iyi deilmi.
Dostlardan biri salk verdi. yi doktormu.
Eh, iyi yleyse... dedi Jacques.
Bir an gzlerini kapad, sonra at, ellerini gererek parmak u
larn birbirine dayad.
Ksacas, dedi benim bu hikyeden anladm u: Metresi
nin hamile olduunu rendin, prensiplerine aykr bulduun iin
onunla evlenmek istemiyorsun; ama ona kar kendini, tpk onun
la evliymisin gibi, borlu ve sorumlu hissediyorsun. Evlenmeyi
gze alamadna, ama onu toplum iinde zor durumda brakmay
da istemediine gre en iyi artlar altnda onu ameliyat ettirerek
durumu kurtarmak istiyorsun. Gvenilir bir dost sana, drt bin
frank isteyen bir doktor salk verdi. imdi i, bu paray bulmaya
kalyor. Tamam m?
Tamam, dedi Mathieu.
Peki, para niye acele, hemen bugn bulunmal diyorsun?
Doktor bir haftaya kadar Amerikaya gidiyor.
Anlald, dedi Jacques.
103

Birbirine dayal parmaklarn gzlerine doru kaldrd ve sy


lenenlerden sonu kartmaya alyormu gibi bir an dnd.
Ama bu davran Mathieuyu aldatamad: Bir avukat yle hemen
sonuca varmazd. Jacques imdi ellerini indirmi birbirinden ay
rarak dizlerinin zerine brakmt; kendini koyuvererek koltua
gmlmt, gzleri parlamyordu. Uyuklar gibi, u srada krtaj
iini ok sk tutuyorlar, dedi.
Mathieu, Biliyorum, dedi. Ara sra byle grev damarlar
kabarr. Birka zavally, tand, arkas olmayan budalay delie
tkarlar, brleri, zenginler, nller yerinden bile kmldamaz.
Yani bu meselede bir hakszlk olduunu sylemek istiyorsun.
Ben de seninle ayn fikirdeyim. Ama ne de olsa alnan sonucu k
msemiyorum. Birka zavall dediin, kadnlar o pis, uyduruk
aletleriyle dorayan byc klkl arlatanlardr. Alar, bir seme
yapyor, en zararllar, en aalk olanlar yakalyor, ite olan budur!
Mathieu, sabrsz bir tavrla, Evet, dedi. Onu anladm. Ben
senden drt bin frank istemitim.
Peki ama, dedi Jacques, krtaj senin prensiplerine uyuyor
mu?
Neden uymasn?
Ben bilmem... Onun kararn sen verirsin. Sen insan yaam
na ok sayg gsterirsin her zaman, imdi bir yaam yok etmeyi
dnyorsun.
Bu meselede kararlym, dedi Mathieu; hem, ben insan ya
amna sayg gsteririm, ama kr krne deil.
Ya, dedi Jacques, ben sanyordum ki...
,
Mathieuy alayc bir saflkla seyrediyordu.
Yani sonunda bir ocuk katili kiiliini kabulleniyorsun ha,
zavall Thieu! Bu sana hi yakmyor.
Mathieu, Yakalanacamdan korkuyor, diye dnd. On
para vermeyecek. Ona syleyebilseydi: Bu paray verirsen senin
iin en ufak bir tehlike olmayacak, nk ben polis zabtlarnda ad
hi gememi bir doktora gideceim. Eer vermezsen, o zaman
Marcellei o bahsettiin byc karlardan birine gndermek zo
runda kalacam ki, ite orada ne olacan kimse bilemez. nk
polisin o kadn bildiine phe yok. Yarn br gn kapana kstracaktr. Ama btn bu dnceler, Jacquesa sylenemeyecek
kadar gerekti. Mathieu yalnzca, Krtajn ocuk ldrmekle ilgi
si yok, dedi.
Jacques bir sigara alp yakt.
Evet, dedi. Ben de biliyorum, krtajn ocuk ldrmekle il
gisi yok! O maddesi olmayan bir cinayettir, metafizik bir cinayet!
104

Sonra ciddi bir sesle devam etti: Zavall kardeim, metafizik cina
yetlere diyeceim yok, hatta gerek, dmdz bir cinayete bile raz
ym. Ama bunu senin ilemen, anlyor musun, senin metafizik bir
cinayeti ileyebilmen... senin gibi bir insann... Sulandran bir ta
vrla ban sallayarak dilini aklatt.
Dorusu, bu sana hi yakmayan bir hareket.
Bitmiti, Jacques yardm etmeyi reddediyordu, Mathieu kal
kp gidebilirdi. Mathieu boazn temizledi ve yalnzca iinde bir
Lereddt brakmamak iin sordu:
Yani bana yardm edemeyeceksin, yle mi?
Beni anlaman isterim, dedi Jacques. Sana yardm etmek
istemiyorum sanma. Bu paray vermekle sana gerekten yardm
edeceime inanmyorum. Zaten senin bu paray kolayca tedarik
edeceine de eminim... Sonra birden yeni bir karar alm gibi
kalkt, elini dosta kardeinin omzuna koyarak heyecanla, Dinle
beni, dedi. Earz et ki reddettim, senin kendine yalan sylemene ra
z olmadm. Ama sana baka bir are teklif edeceim...
Koltuktan dorulmak zere olan Mathieu yeniden koltua
kt ve otuz yllk fkenin yeniden iinde kabardn duydu. Om
zundaki bu kararl ve yumuak bask dayanlr ey deildi. Ban
geriye atarak bakt ve ta yan banda Jacquesin yzn grd.
Kendime yalan sylemek mi? Haydi canm sen de. Bir krtaj
iine burnunu sokmak istemediini ya da bunu doru bulmadn,
hatta sokaa atacak paran olmadn syleyebilirsin, btn bunlar
senin hakkn; byle dndn iin sana darlamam. Ama yalan
sylediimi iddia ederken, ne demek istediini anlamadm. Burada
gerek olmayan bir ey yok: Ben ocuk istemiyorum! stemediim
halde bir ocuk geliyor, ben de onu yok ediyorum, ite bu!
Jacques elini ekti ve dnceli bir tavrla birka adm yr
d. Mathieu, Bana bir konferans verecek, diye dnd. Ben
tartmaya girmemeliydim.
Jacques, zentili bir sevecenlikle, Mathieu, dedi, seni, san
dndan ok daha iyi tanyorum ve bu yzden de korkuyorum.
Epeyidir, byle bir eyi bekleyerek zntdeydim zaten: Bu ocuk,
senin isteyerek, dileyerek yarattn bir durumun beklenen sonu
cudur; imdi onu yok etmek istiyorsun, nk hareketlerinin so
nularna katlanmak, bu sorumluluu yklenmek istemiyorsun.
te, sana gerei olduu gibi gstereyim: Belki u anda yalan sy
lemiyorsun, ama senin yaamn, btnyle, batan sona yalan ze
rine kurulu!
Mathieu, Jacques, dedi, rica ederim, benim iin zlme!
Syle bana, u kendimden sakladm, saklamak iin yalan syle
105

diim ey neymi? Glmsyordu.


O yalanla saklamaya altn u ki, dedi Jacques, sen,
kendinden utanan bir burjuvasn. Ben, uzun tereddtlerden, aran
malardan sonra burjuva bir yaamda karar kldm, akll uslu bir
evlenme yaptm, evlenmek gerek diye evlendim. Ama sen, yarad
lnla, zevklerinle, igdlerinle burjuvasn, seni evlenmeye iten
de ite bu igdler. nk, sen benim gzmde zaten evlisin,
Mathieu!

Ya, dedi Mathieu, bunu ilk senden duyuyorum.


Evet, evlisin. Ama aksini sylemeye alyorsun, nk bir
takm teorilerin var! O gen kadnn evinde alkanlklar edinmi
sin, her haftann drt gecesi uslu uslu ona gidiyor, geceyi onunla
geiriyorsun. Yedi yldr bu byle: Bunun herhangi bir macera ol
duunu syleyebilir misin? Onu sayyorsun, kendini ona borlu,
ondan sorumlu hissediyorsun ve ayrlmay gze alamyorsun. Ona
giderken yalnzca zevk almay dnmediini de biliyorum; hatta,
rahata iddia edebilirim ki, nceleri onu ne kadar iddetle arzu et
mi olursan ol, bu arzu da artk snmtr. Ona gittiin akam, ya
nnda oturup ona o gn ne yaptn uzun uzun anlatyor, ondan
akl soruyorsun. Deil mi?
Mathieu omuz silkti.
Tabii, dedi. Ne olacak? Kendi kendine kzyordu.
Jacques, imdi syle bana, dedi. Btn bunlardan sonra,
bu yasad evliliin, herhangi normal bir evlilikten ne fark var?
Mathieu alayla, Yasad evlilik mi dedin? dedi. Eh, affeder
sin ama, ben gene de arada arpa boyu bir fark olduunu syleyece
im.
Evet, dedi, senin bu aradaki fark yznden hi sknt ek
mediine eminim.
Mathieu, Hi bu kadar uzun konumamt, diye dnd,
imdi cn alyor. Kapy vurup gitmek gerekti artk, ama Mat
hieu sonuna kadar orada oturacan biliyordu: Kardeinin kendi
hakkmdaki dncelerini renmek iin, iinde kt niyetli ve her
an saldrmaya hazr bir merak duyuyordu.
Neden benim, ama zellikle benim aradaki bu fark yznden
sknt ekmediimi sylyorsun? diye sordu.
nk sen o fark sayesinde rahatn salyorsun, dedi Jac
ques, bir zgrlk hayali gereklemi gibi geliyor sana; evliliin
btn kolaylklarn, rahatln alyorsun ve iine gelmeyen yanla
rndan syrlmak iin prensiplerine smyorsun. Durumunu yasal
bir hale getirmeyi reddediyorsun, nk bylesi kolayna geliyor.
Bundan rahatsz olacak biri varsa, o da sen deilsin herhalde.
106

Mathieu, fkeden tkanarak, Evlilik hakkmdaki fikirlerimde


Marcelle de benimle birlikte, dedi. Syledii her szck kulakla
rnda nlyor, kendini ok irkin, ok tatsz buluyordu.
Jacques, Muhakkak, dedi. Seninle ayn fikirde olmasa bile
bunu itiraf etmeyecek kadar gururludur herhalde. Sende anlaya
madm nedir, biliyor musun? Sen ki, bir hakszlktan sz edildi
i zaman isyan etmeye, o hakszlk iin kederlenip kahrolmaya ha
zrsn; nasl oluyor da bir gen kadn, srf prensiplerinden ayrlma
m olmak zevki uruna yllar yl toplum iinde utan duyarak ya
amaya mahkm edebiliyorsun? Bari gerekten yapabilsen, yaa
yn prensiplerinle gerekten badatrabilsen. Ama, gene syl
yorum: Sen, hemen de evlisin, gzel denmi bir apartmanda otu
ruyor, her ay ba topluca bir para alyorsun, gelecek iin kaygn
yok, nk devlet sana bir emekli ayl vermeyi garantilemi... ve
sen bu yaam seviyorsun! Bu dzenli, alkantsz yaam, bu me
mur yaamn...
Mathieu, Bir dakika, dedi. Yanldn bir nokta var: Ben,
burjuva olmuum olmamm, sorun deil benim iin. Benim tek is
teim... dilerini skarak bir nevi utanla devam etti... zgrl
mden vazgememek!
Jacques, Ben, dedi, zgrln, insanlarn kendi istekle
riyle yarattklar durumlara tam kardan bakmalarn ve o durum
larn sonularna katlanmalarn gerektirdiine inanyorum. Ama
sen benim gibi dnmyorsun galiba: Sen kapitalist dzeni suluyorsun, o dzen iindesin ve kapitalist devletin memurusun;
komnistlere sempati beslediini syler durursun, ama herhangi
bir uca balanmak istemediini syler, onlara sokulmazsn, oy ver
mezsin; Burjuva snfn hor grrsn, sularsn, halbuki kendin
de burjuvasn, hem burjuva olu burjuvasn, tam bir burjuva gibi
yaamaktan holanrsn.
Mathieu bir hareket yapt, ama Jacques onu dinlemek istemi
yordu; biraz acyan, biraz azarlayan bir tonla devam etti:
Oysa, artk akl ama geldin, Mathieu! Ama sen bunu da
inkr ediyorsun, olduundan daha gen olma hevesindesin. Za
ten... belki hakszlk ediyorum. Belki henz akl ama gelmedin
sen, nk bu bir duygu yadr, ruh yadr, beden ya deil... Bel
ki ben, senden daha erken geldim o aa.
Mathieu, Tamam, diye dnd, gene genliinden sz et
meye balayacak. Jacques genlik yllaryla vnrd, bu bir g
ven payyd ve onun kurulu dzeni vicdan rahatlyla savunmas
na yaryordu. Be yl boyunca o gnlerin modalarna uyarak byk
bir hevesle ve heyecanla topluma kar yaamt: Gerekstcl
107

e kendini vermi, o yllar iin zafer saylacak servenleri olmutu


ve baz geceler bir kadnla yatmadan nce klorr detile batrlm
bir pamuk parasn koklamay da denemiti. Sonra bir gn, ani bir
kararla kendini snrlarn iine sokuvermiti: Odette ona alt yz
bin franklk bir eyizle gelmiti. Mathieuye yazmt o zaman, Hi
kimseye benzememek iin insan herkese benzemek cesaretini
gstermelidir, demiti. Sonra bir avukatlk brosu amt.
Sana genlik yllarn iin tek kelime sylemiyorum, dedi.
Hatta baz kt maceralara srklenmeyecek kadar da akllca
hareket ettin. Ama ben kendi gemiim iin de ayn eyleri syle
yebilirim. Aslnda ikimiz de, korsan dedelerimizden kalan igd
lere uymu olduk. Ne var ki, ben bu igdleri bir seferde, sonuna
kadar kullandm ve tkettim. Sen ise kk dozlarla, her gn bira
zn kullanyorsun, bir dikite iip bitirmeye gcn yok. Belki de
sen, bana oranla daha az korsandn, ite senin ansszln da bu ol
du: Yaayn, basit bir temele dayanan, ama bitmek bilmeyen bir
isyan ve anari tiryakiliiyle, seni dzene, ahlak salamlna ve
gn gnne diyebileceim allm yaama iten derin ve gl
bir igd arasndaki atmadan ibaret! Sonu u ki sen, sorumlu
luu olmayan ihtiyar bir renci olarak kaldn. Ama dostum, biraz
dur da kendine bak: Otuz drt yandasn, salarnda aklar parla
maya balad -benimkiler kadar deil, ama gene de var-, artk kr
pecik bir delikanl deilsin; anladn m ve bu zentili bohem yaa
m sana hi yakmyor. Zaten, bu bohem yaam denilen ey de ne
dir? Bundan yz yl nce pek gzel, romantik bir fikirdi herhalde,
ama bugn artk modas gemi, mrn tkenmi bir ey... Artk
akl amdasm, Mathieu, akl amdasm, ya da... ya da olmalsn!
Mathieu, Yok efendim, dedi. Senin akl a diye anlattn
ey, kendimden vazgeme a benim iin. Ben bunu istemiyorum!
Jacques onu dinlemiyordu, gzleri birden parlamt. Heye
canla, Dinle, dedi. Az nce sylediim gibi sana bir nerim var;
reddedersen, drt bin frang naslsa bir yerden bulursun, reddetti
in iin de sana gcenmem. Bak, o kadnla evlenirsen sana on bin
frank vermeye hazrm.
Mathieu bunu bekliyordu; bu neri, grn kurtarmak iin
hazrlanm, yutulmas kolay bir kaamakt.
ok mersi Jacques, dedi. Ayaa kalkt. ok dncelisin,
ama ne yazk ki kabul edemeyeceim. Yanl dnyorsun diye
mem, ama gnn birinde evlenmem gerekirse, bu herhalde kendi
isteimle olmal! imdi bu evlenme, iine battm bataktan kurtu
labilmek iin budalaca bir rpm olur.
Jacques da kalkmt.
108

yice dn, dedi, vaktin var. Karn bizden iyi kabul gre
cektir, bundan emin olman isterim, senin zevkine ve akima gve
nirim, Odette onunla dost olmaktan mutluluk duyacaktr. Zaten
karm senin zel yaamn hakknda tek soru sormaz.
Ben her eyi dndm, dedi Mathieu.
Jacques scak bir sesle, Sen bilirsin, dedi. -Gerekten zl
yor muydu?- Sordu: Bize ne zaman gelirsin bir daha?
Pazara le yemeine gelirim, dedi Mathieu. Hoakal!
Gle gle!.. Eer Fikrini deitirirsen, szmden dnmedii
mi unutma.
Mathieu glmsedi ve yant vermeden kt. Neyse bitti! di
ye dnyordu. Bitti! Merdiveni drder beer indi, keyfi yoktu,
ama can ark sylemek istiyordu. imdi Jacques brosundaki
koltua oturmutur, gzleri dalgn, ac bir glmsemeyle, Bu o
cuk beni korkutuyor, diye syleniyordur. Halbuki akl ama
geldi. Belki Odettein yanma gitmitir, ona, Mathieu beni kayg
landryor, diye dert yanyordur; sebebini syleyemem. Ama akl
banda hareket etmiyor. Odette ne yapar o zaman? Olgun ve iyi
niyetli bir e roln m benimser, yoksa burnunu kitaptan kaldr
madan -be cmleyle bandan m savar?
Mathieu, Grdn m? diye dnd. Odettee veda etmeyi
unuttum. Bunu pimanlkla dnd, u anda pimanlk duyma
ya hazrd. Gerek mi? Ben acaba gerekten Marcellei utan du
yaca bir duruma m dryorum? Marcellein evlenme konu
sundaki kesin szlerini hatrlad. Ben ona evlenme teklif ettim.
Bir kere. Be yl nce. Dorusunu sylemek gerekirse bunu laf ol
sun diye sylemiti ve Marcelle glp gemiti. Hadi hadi, diye
dnd. Jacques yznden bir de aalk duygusu mu edinece
im? Jacquesla birlikte olduu zaman duyduu o sululuk duy
gusu ne kadar gl olursa olsun, Mathieu her seferinde kendini
kendi gznde hakl karacak nedenler bulurdu; hayr, bu bir aa
lk duygusu olamazd. Ne olursa olsun domuz beni her zaman
avcunda tutuyor. Onunla birlikteyken kendim iin utan duymaz
sam, bu defa da onun hesabna utanyorum. Aile denilen ey bu i
te, yaamn boyunca iliiini kesemezsin; iek hastal gibi k
ckken bir tutuldun mu, lnceye kadar izlerini suratnda
tarsn. Montorgueil Sokanm kesinde bir bistro vard. Girdi,
kasadan jeton ald, telefon kabini karanlk bir kedeydi. Telefonu
eline ald srada kalbinin sktn duydu.
Alo, alo! Marcelle?
Marcellein odasnda telefon vard.
Sen misin, dedi.
109

Evet.
Ne yaptn?
Hi. htiyar cady grdm, olacak ey deil Marcelle.
Marcelle kaygl bir sesle, Ya, dedi.
nan bana, fitil gibi sarhotu, odas felaket. Le gibi kokuyor,
ellerini grsen! stelik hayvan gibi de bir kar.
Peki, ne olacak imdi?
Baka birini buldum ben. Sarahya sordum. ok gvenilir biri...
Marcelle, ilgisiz, Eh, dedi. Sonra sordu: Ka para istiyor?
Drt bin frank.
Marcelle akn, Ne kadar? diye tekrar sordu.
Drt bin.
Grdn m? Olacak ey deil ite. Ben gene o...
Mathieu kesin bir sesle, O kadna gitmeyeceksin, dedi. Pa
ra bulacam ben.
Kimden? Jacquestan m?
imdi ondan geliyorum. Vermiyor.
Daniel?
O da vermedi, hayvan! Bu sabah ona gittim, ceplerinin tkabasa dolu olduuna eminim.
Marcelle heyecanla, Ona bu paray... ey iin istediini...
Hayr, dedi Mathieu.
Ne yapacaksn?
Bilmiyorum. Sesinin gerektii kadar gl kmadn fark
ederek kendini toparlad: Sen merak etme, diye acele ekledi,
nmzde krk sekiz saat var. Nas olsa aresini bulurum. e
eytan karmazsa drt bin frank bulunur; ok bir ey deil.
Marcelle tuhaf bir sesle, Eh, hadi bakalm, dedi. Bul baka
lm!
Seni gene telefonla ararm. Yarn gece gryoruz, deil mi?
Evet.
Sen, iyisin ya?
yiyim.
ok... ok... ey etmiyorsun ya?
Marcelle kuru bir sesle, Evet, dedi, ok korkuyorum. Sinir
lerim berbat. Sonra daha yumuak, ekledi: Ne yapalm, bir are
bulacaksn, deil mi?
Mathieu, Yarn akam sana drt bin frang getireceim, dedi.
Bir an bekledi, kendini zorlayarak, Seni seviyorum, dedi.
Marcelle yant vermeden telefonu kapad.
Mathieu kabinden kt. Masalarn arasndan geerken kula
nda hl Marcellein kupkuru sesi uulduyordu: ok korkuyo110

rum. Bana kskn, hatta fkeli. Oysa elimden geleni yapyorum


ite. Utan verici bir durum... Ben onu utan verici bir duruma m
dryorum? Ya... Kaldrmn kenarnda birden durdu. Ya Marcelle ocuu istiyorsa? te orada, ou noktada Mathieu yenilgiye
uruyordu. Bu olasl bir saniye dnmek yeterdi, o bir saniye
de her eyin anlam deiiyordu. Bu, baka bir hikye oluyordu ar
tk, Mathieu kendisi de tepeden trnaa deiiyordu; o zaman, o da,
istedii kadar kendine yalan sylesin dursun, o zaman o da eein,
hayvann biriydi. Ama ok kr ki bu gerek deildi, gerek ol
mazd. Mathieu, Marcellein evli arkadalarndan, hele ocuk dou
racaklar zaman nasl kmseyerek sz ettiini hatrlyordu. On
lara, Kutsal testiler, diyor; onlarla, Yumurtlayacaklar iin o ka
dar kaslyorlar ki, orta yerlerinden atlayacaklar, diye alay edi
yordu. nsan tm bunlar syledikten sonra, artk yle aka fikir
deitiremez; bu, inanca ihanet gibi bir ey olur. Marcelle byle bir
ihaneti yapabilecek insan deildir.1 yle olsa bana sylerdi, deil
mi, neden sylemesin? Hem biz her eyi birbirimize sylemiyor
muyuz? Sonra biz... Yeter! Yeter!.. klmas olanaksz bir labiren
tin iinde drt dnmekten yorgun dmt: Marcelle, Ivich, pa
ra, para, Ivich, Marcelle... her eyi, her eyi yapacam, ama artk
bunlar dnmek istemiyorum. Tanr hakk iin baka eyler d
nmek istiyorum. Brunetyi dnd, ama bu daha da zcy
d; lm, sona ermi bir dostluk. Onu tekrar greceini dn
dke sinirleniyordu. Bir gazeteci grerek sokuldu: Bir Paris-Midi verir misiniz ltfen.
Paris-Midi kalmamt, baka bir gazete ald: Excelsiordu bu.
Mathieu paray verdi ve yrd. Excelsior saldrgan bir gazete de
ildi; tapyoka gibi yavan, mzmz ve yal birka sayfa kttan iba
retti. Sizi heyecanlandrmaya, fkelendirmeye almyor, yalnzca
elinizde tuttuunuz srece yaama sevincinizi krmaya yaryordu.
Mathieu okudu: Valenceda hava bombardman ve nedenini an
layamad belirsiz bir fkeyle ban kaldrd: Reaumur Caddesi
kararm bakr rengindeydi. Saat iki, scan en ar, en strap ve
rici olduu saat; gnn bu saatinde scak, osenin ortasnda ve so
nu grnmeyen dev bir elektrik kvlcm gibi kvrlp bklyor,
yakyor. Krk bombardman ua bir saat boyunca kentin zerin
de dolaarak yz elliden ok bomba att. l ve yarallarn says
tam olarak bilinmiyor. Gz ucuyla, baln hemen altnda, ukala
ve geveze grnl, deiik harflerle yazlm, kck bir ere
ve grd: zel muhabirimizden. Rakamlar veriyorlard. Mathieu
sayfay evirdi, daha ounu renmek istemiyordu. Monsieur
Flandinin Bar-le Ducte syledii nutuk. Fransa Majino hattnn
111

ardnda sipere yatyor... Stokovsky: Greta Garbo ile evlenmeye


ceim, dedi. Weidmann olaynda yeni aklama. ngiltere kralnn
ziyareti: Paris, hkmdar bekliyor. Btn Franszlar... Mathieu
birden irkildi ve dnd: Btn Franszlar sersem ve budaladr.
Gomez bunu bir defa ona Madridden yazmt. Gazeteyi tekrar
katlad ve birinci sayfada, zel muhabirin anlattklarn okumaya
balad. imdiden elli l ve yz yaral saylm, ama ykntla
rn altndan yeni l ve yarallar kmasndan korkuluyormu. Bu
rada uak yoktu, D.C.A. yoktu, Mathieu kendini sulu hissetti. Elli
l ve yz yaral, bu ne demektir gerekte? Bir hastane dolusu
insan m? Feci, mthi bir tren kazas gibi bir ey mi? Elli l.
Fransada bu sabah, gazetelerini boazlarnda aresiz bir fke d
mlenmeden, yumruklar sklmadan okuyamam binlerce, on
binlerce insan vard. Mathieunn boaznda fke dmlenmiti,
yumruklarn skarak, Allahn belalar! dedi, Allahn belalar!
ve kendini daha da sulu hissetti. inde, ta iinde; iddiasz, alak
gnll, ama canl bir heyecan prlts bulabilseydi... Ama yoktu:
Bombotu, bir yerlerde byk bir fke vard, umutsuz bir fke, onu
grebiliyordu. Ne var ki o canszd, hareketsizdi, yaamak, alevlen
mek, ac ekmek iin kendisine bir varlk, bir beden verilmesini
bekliyordu. O bakalarnn fkesiydi. Allahn belalar! Yumrukla
rn skt, uzun admlarla yryordu, ama olmuyor, gelmiyor; fke
onun dnda kalyordu. Ben Valence grdm, gitmitim oraya;
934te nl Fiestay grmtm, Ortegayla, El Estudianteyle kor
kun bir boa grei seyretmitim. Zihni kentin zerinde, bir so
kak, bir ev, bir kilise, Ben bunu grmtm. Ykmlar, yok olmu
imdi, diyebilecei bir tandk yer arayarak dolayordu. Tamam!
Zihni iki tarafl kocaman antlarla ykl lo bir sokak yakalamt:
Oray grdm. Orada dolayordu, sabah, yakan bunaltan bir ya
r karanlkta dolayordu; gk yksekte, balarnn stnde tutu
uyordu. Tamam, olmutu. Bombalar bu sokaa dt, kocaman,
boz renkli antlarn zerine dt. Yol korkun bir genilikle ald,
yayld, ta evlerin iine giriyor artk, bu yolda glge kalmad; gk
eriyip sokaa akt, gne ta ynlarna arpyor. inde bir ey
domaya alyor, utanga bir fke . Tamam, oldu! Ama o ka
baran ey birden snd, yayld, yok oldu; o gene bombotu, yalnz
d, Pariste, bir fkenin zlemiyle bylenmi herhangi bir adam.
Maazalarn camlar tutuuyordu, otomobiller pe pee akp gidi
yordu, Mathieu ak renk giysiler giymi kk adamlarn, ge
bakmayan, gkten kokmayan Franszlarn arasnda yryordu.
Oysa bu gerekti, orada, ayn gn, ayn gnein altnda gerek
ti, orada otomobiller durmu, maazalarn camlar paralanmt;
112

kendi halinde kadnlar, gerek cesetlerin yanbamda, lm ta


vuklar gibi, akn ve dilsiz, melip kalmlard ve balarn kald
rp ge, lm saan ge bakyorlard; btn Franszlar sersem ve
budaladr. Mathieu scaktan bunalyordu, bu gerek bir scakt.
Mendiliyle alnn sildi, dnd: nsan istedii anda ac eke
mez. Orada korkun ve inanlmaz bir gerek vard ki, kendisi iin
ac ekilmesini bekliyordu... Yapamyorum, olayn iinde deilim.
Pariste, kendi varlklarmn arasmdaym, brosunda oturmu:
Olmaz! diyen Jacquesm, sinsi sinsi alay eden Danielin, pembe
odasnda Marcellein ve bu sabah dudaklarn ptm Ivichin...
Gerek varl, mide bulandran o gerek varlk, her eyden ok
gerek olacak kadar zorluyordu. Herkes kendi dnyasnda; be
nimki, iinde gebe Marcellein yatt bir hastane, benden drt bin
frank isteyen Yahudi. Baka dnyalar da var. Gomez. O iin iin
deydi, gitti, piyango ona vurmutu. Sonra o dnk adam. O gitme
di, sokaklarda dolayor, benim gibi. Ama o yerde bir eski gazete
bulup; Valenceda bombardman, diye okursa, kendini zorlamaya
cak, orada, o ykntlar arasndaki kentte ac ekecek. Neden ben
bu sokak grltleri, bu ameliyat baklar, bu taksiler arasndan
syrlabilmek iin yaplan koumalar dnyasnda, bu spanyasz
dnyadaym? Neden Gomezle, Brunet ile yan yana iin iinde de
ilim? Neden dvmeye, oraya gitmek istemedim? Baka bir
dnya seemez miydim kendime? Ben gerekten zgr mym?
istediim anda, istediim yere gidebilirim, beni hibir g durdu
ramaz, ama bu ok daha korkun: Demir parmaklklar olmayan
bir kafeste gibiyim. spanyadan beni ayran... beni ayran bir ey
yok, ama o hi, o olmayan, almas, geilmesi imknsz bir ey.
Excelsiorun ba sayfasna bakt: zel muhabirin yollad fotoraf
lar, yol kenarnda kaldrma sralanm cesetler. Yolun ortasnda
iman bir kadncaz, srtst devrilmi, etekleri kalalarna ka
dar syrlm, ba yok, kopmu, Mathieu gazeteyi katlad, katlad
ve yol kenarndan akan suya att.
Boris d kapnn nnde durmu onu gzlyordu. Mathieuy
grnce souk ve uzak bir tavr taknd. Bu onun serserilik tavryd:
Kapnz aldm, dedi, sanrm evde yoksunuz.
Mathieu de ayn tavrla, Ya, dedi, yle mi? Evde olmad
ma emin misiniz?
Pek de emin deilim, dedi Boris. Galiba evde olduunuz
halde kapy amadnz bana.
Mathieu ksa bir an kararsz kald. Saat henz ikiydi, Brunet
yarm saatten nce gelmezdi.
Hadi gelin benimle, dedi, kalm bakalm, iimiz rahat et
Akl a

113/8

sin evde miyim, anlayalm.


ktlar. Merdivende Boris kendi sesiyle, Akam Sumatraya
gidiyoruz, deil mi? diye sordu.
Mathieu ona srtn dnerek cebinde anahtarlarn arar gibi
yapt, Bilmem ki... dedi. Dndm de, Lola... belki Lola sizinle
yalnz olmay ister.
Tabii, yle, ama ne kar? Gene de gayet kibar davranacaktr.
Hem nasl olsa onunla ikimiz ba baa olmayacaz ki: Ivich var.
Mathieu kapy aarken, Ivichi grdnz m? diye sordu.
Az nce birlikteydik, dedi Boris.
Boris, Mathieunn nne geerek, byk bir rahatlkla ieri
girdi. Mathieu onun zayf bedenine sevgisiz gzlerle bakt: Ivichi
grm, diye dnd.
Eee, geliyor musunuz?
Dnm, Mathieuye yumuak, glen gzlerle bakyordu.
Mathieu:
Ivich size bu... bu akam iin bir ey sylemedi mi?
Bu akam iin mi?
Evet. Belki gelmek istemez, diye dnyorum: Snavlar y
znden keyfi kam.
Gitmeyi ok istiyor, dedi Boris. Drdmz bir arada ok e
lenceli bir grup olacaz, diye glyordu hatta.
Mathieu, Drdmz... diye tekrarlad. Drdmz m de
di?
Boris, safa, Evet, drt oluyoruz ya, dedi. Lola da var.
Mathieu, akn, Ha evet, dedi.
Bir sessizlik oldu. Boris balkona doru sarkm, sokaa bak
yordu, Sokanz seviyorum, dedi, ama uzun zaman oturunca
insan sklr herhalde. Her zaman sizin bir apartmanda oturmanza
aarm.
Neden?
Bilmem. Sizin gibi zgr, takntsz bir insann neyi var neyi
yok satp bir otele yerlemesi daha uygun olmaz m? Bir keresinde
Monmartrem gbeinde bir otelde kalrsnz, bir-iki ay sonra
Templeda, sonra bir ay Mouffetard Sokanda...
Mathieu, can skkn, Yok canm, dedi, bunun ne nemi
var?
Boris, gzleri dalgn, bir sre rya grr gibi dndkten son
ra, Evet, dedi, hi nemi yok. Sonra zgn, ekledi: Kap alm
yor.

Mathieu kapy at: Brunetydi gelen.


Merhaba, dedi Mathieu. Biraz... erkence geldin, ha?
114

Brunet glmsedi.
Evet, seni rahatsz etmedim ya?
Hayr, daha neler.
Brunet, Kim var? diye sordu.
Mathieu, Boris Serguine, dedi.
Brunet, Ha, dedi, u nl hayrannz. Kendisiyle tanma
mtm.
Boris souk bir yzle eildi ve odann ortasna doru uzakla
t. Mathieu, Kendisinden hayranlarmdan, diye sz edilmesi sini
rini bozuyor, diye anlatt.
Brunet, Anlald, dedi. Kl kprdamamt.
Borisin nefret dolu baklarna aldrmadan, ilgisiz ve kendine
gvenen bir tavrla parmaklar arasndaki sigarayla oynuyordu.
Mathieu, Otursana, dedi, u koltua ge.
Brunet iskemleye oturdu. Glmseyerek, Hayr, dedi, kol
tuklarn insan batan karabilecek cinsten, ok rahat. Sonra g
lmseyerek ekledi:
Ey, syle bakalm, eski dost. Seni grebilmek iin ta ayana
m gelmek lazm?
Bunda benim suum yok, dedi Mathieu, ka kez aradm;
ama seni bulmak olanaksz.
Brunet, Haklsn, dedi. Ky ky dolaan komisyonculara
benzedim son zamanlarda; oradan oraya o kadar gidip geliyorum
ki, baz gnler ben bile kendimi bulamyorum.
Sevgiyle devam etti:
Kendimi en ok, seni grdm zaman bulabiliyorum. Sanr
sn ki, sende kendimden bir eyler biriktirmiim...
Mathieu ona minnetle bakarak glmsedi, Ben de ou za
man, eskisi gibi gene mz ara sra bir araya gelebilsek daha ya
va ihtiyarlarz, diye dnyorum.
Brunet ard.
mz m?
Evet ya, Daniel, sen, ben...
Brunet hl akn, Ha, evet Daniel, dedi. Daniel var hl,
deil mi? Ara sra onunla buluuyor musunuz?
Mathieunn birden keyfi kat: Portal ya da Bourrelieryi
grd zaman Brunet ayn ii sklm tavrla, Ha, Mathieu m?
diyecekti, Buffon Lisesinde felsefe retmeni, ara sra gryo
rum.
Ac bir glmsemeyle, Evet, buluuyoruz, dedi.
Bir sessizlik oldu. Brunet ellerini dizlerinin zerine koymu
tu. ri ve ar, oradayd; Mathieunn iskemlelerinden birine otur
115

mu, yznde inat bir anlamla kibritin alevine doru eilmiti,


oda onun varlyla dolmutu, onun varlyla, sigarasnn duman
ve ar, yava hareketleriyle. Mathieu onun kaln parmakl, iri ky
l ellerine bakt, dnyordu: Geldi. Gven ve mutluluun usul
usul iinde yeniden domaya altn duydu.
Eh, daha baka naslsn? diye sordu Brunet. Ne yapyorsun?
Mathieu bir an bocalad: u ara, bir ey yapmyordu.
Hi, dedi.
Anlald: Haftada on drt saat ders ve tatilde bir yerlere gez
meye gidi. Tamam m?
Mathieu gld, Borisle gz gze gelmemeye alyordu:
Eh, biraz yle, dedi.
Ya Jacques? Gene eski havasnda m?
Hayr, dedi Mathieu. Deiiyor. imdi yeni alkanlklar
edindi.
Brunet, Doriot duymasn, dedi.
Bazen onu konuuruz... dedi Mathieu; sonra dnmeden,
Jacquesla attk bugn, diye ilave etti.
Brunet onu keskin ve abuk bir bakla szd.
Neden?
Her zamanki gibi: Ondan bir ey istiyorum, o bana akl veri
yor.
Brunet, Sen de sinirleniyorsun, ha, dedi. Sonra alayla, Tu
hafsn, diye ilave etti: Hl deitirebileceini mi sanyorsun?
Mathieu, can sklarak, Sanmyorum tabii, dedi.
Bir kere daha sustular ve Mathieu hznle dnd: Yrm
yor. Boris kalkp gitseydi bari. Ama o gitmek niyetinde deildi, bir
keye ekilmi, dimdik oturuyor, hasta bir tazya benziyordu. Bru
net sandalyesinde bklerek oturmu, Borise dik dik bakyordu.
Mathieu tuhaf bir memnunlukla, O da Borisin gitmesini istiyor, di
ye dnd. Borisin gzlerinin arasnda bir noktaya kmldamadan,
srarla bakmaya balad: Belki gzlerimden ne istediimi anlar, di
ye dnyordu. Boris kmldamad. Brunet hafife ksrerek boa
zn temizledi, Felsefeye mi devam ediyorsunuz? diye sordu.
Boris ban sallad.
Yaknda bitiriyor musunuz?
Boris kuru bir sesle, Lisansm tamamlamak zereyim, dedi.
Brunet, Lisansnz ha, diye ilgisiz, tekrarlad. Lisansnz
tamamlyorsunuz demek. Kolay gelsin!
Sonra rahat bir tavrla devam etti:
Mathieuy biraz karsam sizden, bana kzar msnz? Siz
her gn onunla birliktesiniz, oysa ben... Sonra Mathieuye dne
rek sordu: kp biraz dolaalm m?
116

Boris, Brunetye doru yrd, sert bir sesle, Anlald, dedi.


Siz kaim, ben kyorum.
Hafife eildi: Alnmt. Mathieu onu sokak kapsna kadar
geirdi, scak bir sesle, Akama grrz, diye tekrarlad.
Mathieu kapy kapad ve Brunetnin yanma dnd.
Ellerini ovuturarak, Tamam, dedi, olan defledin.
Gldler. Brunet sordu.
Biraz ileri gittim galiba, dedi. Seni zor durumda brakma
dm ya?
Mathieu glerek, Yok canm, dedi. Alktr. Hem ba baa
kaldmz iyi oldu.
Brunet, zentili, Bir an nce gitmesini istiyorum, dedi.
nk ancak bir eyrek oturabileceim.
Mathieunn glmsemesi dondu:
Bir eyrek ha? Sonra telala devam etti: Biliyorum, biliyo
rum, vaktini keyfince kullanamyorsun. Bu kadarck bile olsa gel
diin iin teekkr ederim.
Asln ararsan, ben bugn sana gelemeyecektim, ok iim
vard. Ama sabah yzn grnce: Onunla mutlak grmem ge
rek, diye dndm.
ok mu berbattm?
yle ya! Yzn ok fazla gen grnyordu, gzkapaklarmda acayip bir tik, biraz i; dudaklarn sinirli sinirli oynatp duru
yordun.
Sonra sevecenlikle ilave etti:
Kendi kendime dedim ki: Olana bir ey olmasn?
Mathieu hafife ksrd.
O halde olduumun farknda deildim, dedi. Sonra zorluk
la, Gece uyuyamamtm, diye anlatt. Biraz sktm bu gnler
de. Para sknts tabii, ho, herkes yle ya!
Brunet inanm grnmyordu, "Ondan ibaretse iyi, dedi.
Naslsa bir aresini bulursun. Ama bence sende, yllarca byk
deer verdii fikirlerin aslnda on para etmediini fark edivermi
bir insann akn hali vard.
Mathieu belirsiz bir hareketle, Aman, fikirler... dedi.
Brunetye iddiasz bir sevgiyle bakyordu: Bunun iin gelmi, diye
dnd. Hi vakti yokmu, bir sr nemli randevular, ileri var
d herhalde, oysa o kalkm, bana yardm edebilmek iin buraya
gelmi. Ama gene de, gene de Brunet, srf onu grmek arzusuyla
gelmi olsayd, daha iyiydi.
Brunet, Beni dinle, dedi. Ben yle dolambal yollardan yryemem, sana bir nerim var: Partiye girmek ister misin? Eer
kabul edersen, birlikte gideriz, on dakikada i hallolur.
117

Mathieu yerinden srad.


Yani... Komnist Partisine mi?
Brunet glmeye balamt, gzkapaklar kat kat oldu, dileri
prl prl grnd.
Evet, tabii, dedi. Ne bekliyordun yani, seni satran kulb
ne mi aracaktm?
Ksa bir sessizlik oldu.
Mathieu yumuak bir sesle, Brunet, diye sordu. Benim ko
mnist olmam niin istiyorsun? Benim iyiliim iin mi, yoksa par
tiye hizmet iin mi?
Senin iyiliin iin, dedi Brunet. Byle kukucu bir tavr ta
knmana gerek yok: Ben Komnist Partisinin komiserlerinden de
ilim. Sonra, beni iyi dinle: Partinin sana ihtiyac yok. Sen Parti
iin yalnzca kk bir zek sermayesisin. Zekdan yana ylesine
bolluk iindeyiz ki, nereye koyacamz bilemiyoruz, o da baka.
Ama senin partiye ihtiyacn var.
Mathieu, Demek benim iyiliim iin, diye tekrarlad. Be
nim iyiliim iin... Sonra birden, Bak bana, dedi. Senin... ne
rine hazrlkl deildim, beklemiyordum bunu, beni apansz yaka
ladn... imdi... Bana ne dndn tam olarak sylemeni isti
yorum. Biliyor musun, kendilerinden baka bir dncesi olmayan
ve prensip olarak bana hayranlk duyan bir alay ocukla har neirim ben. Hi kimse bana benden sz etmiyor, ben kendim, bazen
kendimi bulmakta zorluk ekiyorum. imdi syle bana! Sence bir
uca balanmal mym?
Brunet kuvvetle, Evet Mathieu, dedi. Balanmak zorunda
sn. Bu ihtiyac sen de duymuyor musun?
Mathieu kederle glmsedi: spanyay dnyordu.
Sen kendi yoluna gittin, dedi Brunet. Sen burjuva ocuu
sun, bize ylece, kolayca gelemezdin; kendinden kurtulman, syrl
man gerekti. imdi, artk serbestsin, zgrsn. Ama zgrlk ken
dini bir yere, bir eye vermek, bir eye balanmak iin deilse eer,
o zaman ne ie yarar? Kendi kendinden kurtulmak, temizlenmek
iin otuz be yl verdin, sonu ne oldu? Hilik, boluk! Dost bir g
lmsemeyle devam etti: Acayip bir herifsin, biliyor musun? Hava
da yayorsun, btn burjuva balantlarn kesip attn, proletarya
ile de ilgin, balantn yok, uuyorsun sanki: Sen varl olmayan
bir yaratksn bir y o k s u n . . . Ama bu her zaman insana zevk veren
bir duygu olmasa gerek.
Hayr, dedi Mathieu, her zaman zevk vermiyor insana.
Brunetye yaklat, omuzlarndan tutarak kuvvetle sarst; onu
ok seviyordu.
118

Seni kokmu, yalanc, Bolevik bozuntusu seni, dedi. Seni


hergele...
Brunet muzip bir glmsemeyle bakt: Mathieunn akimdan
geenleri biliyordu.
zgr olabilmek iin her eyden vazgetin, dedi. imdi bir
adm daha at, zgrlnden vazge: O zaman her eyi yeniden ka
zandn greceksin.
Mathieu, Vaaz eden bir papaz gibi konuuyorsun, dedi.
Ama bu bir zveri olmayacak, biliyorsun. Orada her eyi bulaca
m biliyorum: et, kan, btn o gerek tutkular. Ama, bilmiyorum
neden, ben en sonunda gereklik duygusunu kaybettim: Hibir
ey bana tam olarak gerek grnmyor.
Brunet yant vermedi: tartyordu. Uuk krmz, uzun kirpik
leri; izgileri aa aa, etli, iri ve tula renginde bir yz vard.
Bir Prusyalya benziyordu. Mathieu onu ne zaman grse, burun de
liklerinde tuhaf ve biraz da rkek bir merak duyar, usulca bir nefes
alr ve birden bir hayvan kokusu alacakm gibi beklerdi. Ama
Brunetnin kokusu yoktu.
Sende bu gereklik var, dedi Mathieu. Elini neye srsen
onda bir gereklik havas yaratyorsun. Odama girdiinden beri
buras da gerek grnyor ve beni rahatsz ediyor.
Sonra birden, Sen bir insansn, dedi.
Brunet aalad.
nsan m? diye sordu. Aksi biraz tuhaf olurdu dorusu. Ne
demek istiyorsun?
Sylediimi: Sen, insan olmay istedin! Setin!
Ksa ve sert gereklerle dnen, ekilli ve gl kaslaryla
bir erkek-insan; dmdz, kapal, kendine gvenen aya sapasa
lam yere basan bir insan; sanatn, psikoloji ve politikann o susuz
grnl oyunlarna kendini koyverip eriyemeyen bir erkek, tam
bir erkek; yalnzca erkek. Ve Mathieu orada, onun karsndayd;
kararsz, ihtiyarlayamam, piememi, insanoluna yakmayan
bin trl sersemlikle kuatlm Mathieu. Dnd: Ben bir erke
e, bir insana benzemiyorum.
Brunet kalkt, Mathieunn yanma geldi.
yi ya, dedi. Sen de benim gibi yap, seni tutan yok ki! Btn
bir yaam byle ikisi ortasnda geirebileceini mi sanyorsun?
Mathieu ona kararszlkla bakyordu.
yle yle, oras yle, dedi, ama eer seersem, mesela, sizin
le birlikte olmay seersem, artk seme olanam kalmaz, deil mi?
Brunet, Artk seme olanan kalmaz, diye tekrarlad. Biraz
bekledi, sonra, Eee, sonra? diye sordu.
119

Mathieu, Brak nefes alaym, dedi.


Nefes almasna al, ama elini abuk tut. Yarn ihtiyarlam ola
caksn, vazgeemeyecein alkanlklar edineceksin, zgrl
nn esiri olup kalacaksn. Hatta belki dnya bile ok ge kalm
olacak.
Mathieu, Anlayamadm, dedi.
Brunet ona bakt ve abuka, Eyllde sava kacak, dedi.
Alay brak, dedi Mathieu.
nan bana, ngilizler bunu biliyor, Fransz hkmeti de bili
yor; eyll aynn ikinci yarsnda Alman ordular ekoslovakyaya
girecek.
Mathieu, can skkn, Bunlara inanrsan... dedi.
Brunet hayretle sordu:
Ama nasl oluyor da anlamyorsun? Sonra daha yumuak
ilave etti:
Gerekten, eer anlayabilmi olsaydn, ben imdi burada otu
rup sana bir eyler anlatacam diye ter dkmezdim. Dinle bak:
Sen de benim gibi haritada yeri olmayan herifin birisin. Diyelim ki,
imdiki yaayn srdrrken, bir gn seni aldlar: Sabun kp
gibi snp gidersin kardeim, otuz be yl, gelecek gnlerin ha
yalini kurmusun, deil mi; bir arapnel gelip tepende patlad m,
o gzel hayaller de patlayp gider, ne olduunu anlamadan br
dnyay boylarsn. Herhangi bir memurdun, gln bir kahraman
olacaksn; bir ey anlamadan, Bay Schneaiderin Skoda fabrikala
rndaki karlar uruna, lp gideceksin. te bu...
Ya sen? diye Mathieu sordu. Sonra glmseyerek, Sevgili
kardeim, dedi, korkarm ki Marksizmin insanlar arapneller
den korumak gibi bir gc yoktur.
Brunet, Ben de ondan korkuyorum ya, dedi. Beni nereye
yollarlar, biliyor musun? Majino hattnn nne: Oras da tam mez
bahaya dnecektir yani...
Eee, yleyse?
Ama bu ayn ey deil, benimki nceden bilinmi, nceden
kabul edilmi bir rizikodur. Hibir g benim yaantmn anlamn
yok edemez, onu bir almyazs olmaktan karamaz.
Heyecanla ekledi:
Btn arkadalarmmki gibi...
Sanki gururlanarak gnaha girmekten korkuyor gibiydi.
Mathieu yant vermedi, balkona km, parmakla yaslan
m, dnyordu: Syledikleri doru. Brunet haklyd: Onun ya
am bir alnyazsyd. Yan, toplumdaki snfn, an, hepsini
yklenmi, zerine alm, beynine inecek demir bastonu, barsak 120

larn paralayacak Alman arapnelini kendi semiti. Bir uca ba


lanm, zgrln feda etmiti, o artk bir askerdi yalnzca. Ve
ona hepsini geri vermilerdi, zgrln bile. O benden ok da
ha bamsz: Kendi kendisiyle bark, Partiyle bark. Oradayd,
gerekti, aznda gerek bir ttn tadyla; onun, Mathieunn gz
lerini dolduran iri hatlar, renkleri, grebildiinden daha da ger
ekti. Ama bunun yan sra, btn lkelerin proletaryas ile birlik
te, topraa yaylm, ac ekiyor ve arpyordu. u anda, tam u
anda, Madridin kenar mahallelerinde insanlar vard; geliigzel
kuruna dizilmeyi gze almlard; Yahudiler vard, AvusturyalI Yaludiler, toplama kamplarnda can ekiiyorlard; Nankinde, ykn
tlar arasnda inliler vard. Ve ben buradaym, taptaze, kendimi
zgr hissediyorum, be-on dakika sonra apkam alp kacam
ve Luxembourgda gezmeye gideceim. Brunetye dnd, ac bir
bakla ona bakt. Ben bir sorumsuzum, diye dnd.
Birden, "Valence bombalamlar, dedi.
Evet, biliyorum. Koca kentte tek uaksavar yoktu. Bombala
rn arnn zerine boaltp, gitmiler.
Yumruklarn skmamt, o yumuak tutumunu, uyur gibi ko
numasn deitirmemiti, ama tepesine bomba yaan oydu; ld
rlen, aabeyleri, kz kardeleriydi, ocuklaryd. Mathieu bir kol
tua oturdu: Koltuklarn insan batan karr. Birden kalkt, ma
sann kenarna iliti.
Brunet, Syle bakalm, dedi.
Onu gzlyormu gibi bir hali vard.
Syleyeceim... ansl adamsn, Brunet.
Komnist olduum iin mi?
Evet.
Sen de ayn derecede ansl olabilirsin! nsan kendi istedii,
setii iin komnist olur, deil mi?
Biliyorum. te sen seebildiin, isteyebildiin iin anslsn.
Brunetnin yz sertleir gibi oldu.
Yani sen, seemediini, isteyemediini mi sylyorsun?
te, imdi ona yant vermek gerekti. Bekliyordu: evet ya da
hayr. Partiye girmek, yaamna bir anlam vermek, erkeke bir tav
r semek, inanmak, hareket etmek. Bu, kurtulu olacakt. Brunet
gzlerini ayrmadan ona bakyordu.
Reddediyorsun?
Mathieu umutsuz, Evet, dedi, evet, reddediyorum Brunet.
Kendindeki en iyiyi, en gzeli bana ikrama gelmiti, diye
dnd. lave etti:
Ama belli olmaz. Biliyorsun ya, belki daha sonra...
121

Brunet omuz silkti:


Daha sonra ha? Eer karar verebilmek iin iinden gelmesi
ni bekleyeceksen, ok beklersin dostum. Partiye girdiim srada
ben tamamen inanm mydm sanyorsun? nan, sonradan gelir
insana.
Mathieu kederle glmsedi, Bilirim: Diz k, inanacaksn!
Belki de haklsn. Ama ben nce inanmak isterim.
Brunet sabrsz, Tabii, dedi. Hepiniz bylesiniz, siz, aydn
lar! Her ey yklsn, dnyann anas alasn, tfekler kendi kendi
lerine savaa gitsinler, siz orada oturmu, glmseyerek, rahat ra
hat, inanma hakkndan dem vurun. Ah! Kendini benim gzlerimle
bir an grebilseydin, ok az vakit kaldn anlardn.
Evet, anladm, ok az vakit kald. Peki sonra?
Brunet fkeyle dizini yumruklad:
te, dedi. Bu kadar pheci olduun iin pimanlk duyu
yor gibiydin, ama ite ayn noktada srar ediyorsun. Bu senin ma
nevi konforun benim anladm. Birisi ona dokundu mu, hemen
zerine kapanyorsun, tpk Jacquesm paracklarma yapt gibi.
Mathieu, usulca sordu:
yle agzl m grnyorum u anda?
Onu demedim... diye sylendi Brunet.
Sustular. Brunet yumuam grnyordu. Mathieu. Beni anlayabilseydi, diye dnd. Doruldu: Brunetyi inandrmak, ken
di kendini inandrmann tek aresiydi nk.
Savunulacak bir eyim yok, dedi. Yaaymla vnecek
halde deilim, param da yok. zgrm. O da beni bouyor: te yl
lar var ki, bir hi uruna zgrm. Bir inan uruna bir tekme sa
vurup onu cehenneme yollama arzusuyla kvranyorum. Sizinle
yan yana almaktan baka bir ey istemezdim, bu bendeki beni
deitirirdi, baka bir insan olurdum. nk kendimi unutmaya
ihtiyacm var. Hem sonra, ben de dnyorum ki insan, urunda
lm gze alabilecei bir ey bulmad mddete, insan deildir,
adam deildir.
Brunet ban kaldrm, yeniden onun gzlerinin iine bak
yordu:
yi ya, o halde?
O halde! Gryorsun ite: Ben balanmak istemiyorum, bu
nun iin yeter sebep gremiyorum kendimde. Ben de sizin gibi, ay
n eylere, ayn insanlara karym, ama sizin kadar deil. Elimden
gelmiyor, yapamyorum. Yumruk sallayarak yrylere katlsam,
boazm yrta yrta Enternasyonali sylesem ve bununla yetini
yorum, desem, kendi kendime yalan sylemi olurum.
122

Brunet u anda en nemli, en ar, en kyl tavrn taknm


t, koca bir kuleye benziyordu. Mathieu ona umutsuzlukla bakt:
Beni anlayabiliyor musun, Brunet? Syle, anlyor musun?
Seni gerekten anlayabiliyor muyum bilmem, dedi Brunet,
ama ne olursa olsun, kendini temize karmaya urama karde
im, seni kimse sulamyor! Daha iyi bir frsat iin kendini sakl
yorsun, bu senin en doal hakkn. Bu frsatn en yakn zamanda
belirmesini dilerim.
Ben de...
Brunet ona merakla bakt:
Sen de bunu dilediine emin misin?
Evet, tabii.
yle mi, iyi! Ama dileinin pek abuk gerekleeceini san
myorum.
Mathieu, Bunu ben de kendi kendime syledim ka kere,
dedi. Frsatn hi gelmeyeceini, ya da ok ok ge geleceini, ya
da frsat diye bir eyin zaten var olmadn ok dndm.
O halde?
Eh, o halde... O zaman ben de zavall sersemin biri olarak ya
amakta devam ederim.
Brunet kalkt, te, dedi. te! te arkadam, seni grd
m iin gene de mutluyum.
Mathieu de kalkmt, Hemen, bylece kalkp gidemezsin.
Birka dakikan daha vardr...
Brunet saatine bakt.
Ge bile kaldm, dedi.
Bir sessizlik oldu. Brunet terbiyeli bir tavrla bekliyordu. Ha
yr gitmesin. Onunla konumam gerek, diye dnd Mathieu;
ama syleyecek bir ey bulamyordu.
Bana gcenmemelisin, dedi.
Yok canm, ne diye gceneyim? Benim gibi dnmek zo
runda deilsin ki.
Mathieu, zgn, Hayr, dedi, doru sylemiyorsun. Ben sizleri bilirim: Sizin gibi dnmek zorunda sayarsnz insanlar, serse
rinin, hayvann biri olmamak artyla tabii. Beni de serseri ve buda
la buluyorsun, ama sylemiyorsun; nk sylemekte yarar ol
madna inanyorsun.
Brunet glmeye alt.
Senin serseri olmadn biliyorum. Yalnzca toplumdaki s
nfndan, sandm kadar kopmu olmadn dnyorum.
Konuurken kapya doru yrmt. Mathieu, Bu sabah be
ni berbat halde grdn iin buraya, beni grmeye ve bana yardm
123

elini uzatmaya gelmen beni ne kadar sevindirdi, bilemezsin, dedi.


Haklsn, Brunet, biliyor musun? Haklsn, yardma ihtiyacm var.
Ama senin yardmna... Kral Marxmkine deil. Seni daha sk gr
mek, seninle uzun uzun konumak isterim, bu mmkn deil mi?
Brunet gzlerini ondan kard.
Ben de isterim, dedi. Ama o kadar az vaktim oluyor ki.
Mathieu dnd: Gayet tabii. Bu sabah bana acmt, ben
onun duygularn ters evirdim. imdi gene birbirine yabanc iki
insan olduk. Onun deerli vakti zerinde benim en kk bir hak
km yok artk... Dnmeden, syleyiverdi:
Brunet, unuttun mu? Sen benim en iyi arkadamdn.
Brunet kapnn tokmayla oynuyordu.
Ya bugn buraya niin geldim sanyorsun? Eer nerimi ka
bul etseydin, birlikte alabilecektik...
Sustular. Mathieu, i iini yiyor, diye dnd, bir an nce
gitmek istiyor. Brunet, ona bakmadan devam etti:
Ben seni severim, dedi, seni beenirim de. Yzn, sesini,
ellerini severim, sonra aramzda anlar var. Ama ne yapalm ki bu,
iimiz asndan hibir anlama gelmez u anda benim dostlarm,
Parti arkadalarmdan ibarettir. Onlarla ortak olduumuz, paylat
mz tm bir dnya var aramzda.
Mathieu, Benimle aranda paylalm bir ey kalmadna m
inanyorsun? diye sordu.
Brunet yant vermeden omuzlarn kaldrd. Bir szck, yal
nzca kk bir kelime syleyebilirdi ve Mathieu o kelimeyle her
eyi yeniden bulmu olurdu, Brunetnin dostluunu, yaamas iin
gerekli nedenleri. Bu uyku kadar rahat, uyuturucu, unutturucu
bir eydi. Mathieu birden ayld, Seni tutmayaym, dedi. Vaktin
olduka beni grmeye gel.
Elbette. Sen de, eer fikrini deitirecek olursan, iki satr ya
zarsn bana.
Tabii, dedi Mathieu.
Brunet kapy amt. Mathieuye glmsedi ve kt. Mat
hieu, En iyi arkadamd, diye dnd.
Gitmiti. Bir gemici gibi elini kolunu sallayarak, yalpa vura
vura sokaklardan yryordu ve sokaklar birer birer gerekleiyor
du. Ama odann gereklii onunla birlikte yok olmutu. Mathieu
batan karc yeil koltuklarna, iskemlelerine, yeil perdelerine
bakt; Gelip benim koltuklarma oturmayacak, parmaklar arasn
da sigarasn evirerek perdelerime bakmayacak, diye dnd;
oda, yoldan otobsler getike titreyen yeil bir aydnlktan ibaret
ti. Mathieu pencereye doru yrd, parmakla yasland. D
124

nyordu: Kabul edemezdim, ve arkasnda oda kprtsz, durgun


tur su gibiydi, yalnzca ba suyun dndayd, sokaa bakarak d
nyordu: Gerek mi? Gerekten kabul edemez miydim? Uzak
ta bir kk kz ip atlyordu, ip bann stnde kocaman bir kulp
gibi halkalanyor, sonra ayaklarnn altnda topra savuruyordu.
Bir yaz ikindisi: Ik, sonsuz bir gerek gibi souk ve hareketsiz,
sokaa, damlarn zerine ylp kalm. Bir serseri, bir hayvan ol
madm kesin mi? Koltuk yeil, ip kzn bann stnde bir kulba benziyor, bunlar tartlmayacak kadar gerek. Ama i insanlara
geldi mi, her ey tartlabilir, onlarn yaptklar anlatlr aklanr,
ister yksek sesle, ister alak sesle. Reddettim, nk zgr kal
mak istiyorum: te bunu byle aklayabilirim. Ya da, birtakm
inanlarm var, diyebilirim; yeil perdelerimi seviyorum, akamla
r balkonumda oturup hava almay seviyorum ve bunlarn dei
mesini istemiyorum, diyebilirim; kapitalistlere kzmaktan holan
yorum, onlarn yok edilmesini istemiyorum, nk onlar yok olur
sa kzacak bir eyim kalmayacak; fkeli ve yalnz yaamaktan, ha
yr demekten, her zaman, her eye hayr demekten holanyorum
ve yaanabilir bir dnya kurulmasndan korkuyorum, nk orada
evet demekten ve bakalar gibi hareket etmekten gayr yapacak
bir iim olmayacak, diyebilirim. Yksek sesle ya da alak sesle:
Ama karar kim verecek? Brunet kararn verdi: O benim bir serse
ri, bir hayvan olduumu dnyor. Jacques da. Daniel de: Hepsi
benim serserinin, hayvann biri olduumda kararl. Zavall Mat
hieu, boku yedi o, serseri oldu, ipsizin biri oldu. Ben, onlara, hepsi
ne kar, ne yapabilirim? Karar vermek gerek, ama neye karar
vereceim?
Az nce hayr dedii zaman kendini iten sanyordu, ac, st
rap veren bir heyecan ta kalbinden ykselmiti. Ama kim, kim bu
kr edici aydnlkta heyecann en kk bir zerresini bile iinde
saklayabilirdi? Bu btn umutlarn sona erdii kt, dokunduu
her eyi sonsuzlua mahkm ediyordu. Kk kz sonsuzlua ka
dar ip atlayacak, ip sonsuzlua dek bann stnde bir kulp gibi
halkalanacak, sonra ayaklarnn altndaki topra sonsuzlua dek
savuracakt. Mathieu sonsuzlua kadar seyredecekti onu. Neye ya
rard ip atlamak? Neye yarard? zgr olmaya karar vermek neye
yarard? Bu ayn n altnda insanlar, Madridte, Valenceda pen
cerelerinin demirine yaslanm, sonsuz ve kimsesiz sokaklara ba
karak: Neye yarar? diye dnyorlard. Savaa devam etmek ne
ye yarar? Mathieu odasna dnd, ama k onun ard sra ieri gir
miti. Koltuum, eyam. Masasnn zerinde yenge biiminde bir
tabla vard. Mathieu onu canlym gibi iki parmayla tutarak kal
125

drd: Yenge biimindeki tabla. Neye yarar? Neye yarar? Yengeci


masann zerine brakt ve karar verdi: Ben sfr tketmiim.

IX
Saat altyd, Daniel brodan karken bekleme odasndaki ay
naya bakarak dnmt: Gene balyor. Ve korkmutu. Reomur Soka, tavan ge ak bir koridor gibiydi, duyulmayan, kayboluveren admlarla yrnen bir koridor. Akam, sokan iki ya
nndaki ihanlarn boaltmt; yaplarn kararm camlarnn ar
dnda tandk hayaller bulunmas korkusu yoktu artk. Danielin
rahatlayan baklar, iki yanl dimdik ykselen delik deik ta du
varlarn arasndan geiyor, sokan ufuktan alp hapsettii ince,
uzun, pembe ve kubbeli gk parasna kadar gidiyordu.
Saklanmak kolay deildi, Reomur Soka iin bile fazla gz
alcyd. Maazalardan kan iri, ok boyal birka kadn agzl
baklarla onu szdler, Daniel birden bedenini olduu gibi duydu.
Orospular! diye dilerini gcrdatt. Kokularn duymaktan kor
kuyordu: Kadnlar, ykansalar da, gene kokarlard. Neyse ki bu so
kakta onlara ok rastlanmazd, buras kadnlara gre bir sokak de
ildi ve erkekler ona aldr etmiyorlard. Yrrken gazetelerini
okuyor, yorgun hareketlerle gzlk camlarn temizliyor ya da bo
lua bakarak tuhaf bir aknlkla glmsyorlard. Bu, biraz sey
rek de olsa gene bir kalabalkt, ar ar akyor, toplumun ortak
almyazsyla eziliyordu sanki. Daniel bu ar aka ayak uydurmu
tu, bu adamlarn uykulu, akn glmseyiini belirsiz, korkulu
almyazsm paylam, kalabaln iinde kendini kaybetmiti:
Danielden, iindeki bir taneciin yuvarlanndan doan sar
bir grlt kalmt geriye; o imdi unutulmu, gzden silinmi, s
sz bir ky gibiydi: Marcellee erken gitmek istemiyorum. Biraz
yrmeye vaktim var.
Doruldu, dimdik ve pervaszd, kendini bulmutu, kendini as
la uzun zaman kaybedemezdi. Biraz yrmeye vaktim var. Bu,
Kermese kadar bir gidip dolamaya vaktim var, demekti gerekte.
Daniel epeydir kendini oyalayacak bir eyler yapmamt. Zaten,
dnmek bile gerekmez; Kermese mi gitmek istiyordu, yleyse
giderdi. Giderdi, nk kendini oraya gitmekten alkoymak iin en
kk bir istek duymuyordu: Bu sabah kediler, sonra Mathieu, son
ra drt saatlik i skc alma ve hepsinin stne, gece Marcelle,
dayanlr gibi deildi. Biraz acsn karmalym!
Marcelle, Marcelle bir batakt. Saatler sren vaaza katlanyor,

126

dinliyor ve evet, diyordu; evet, evet, her zaman evet ve fikirler ka


lasnn iinde kayboluyor, yok oluyordu. O yalnzca grnen, doku
nulan varlyla vard. Bir budalayla biraz oynamak fena olmazd;
bir ip balard insan, ipi koyverirdi; o , kursaktan yaplm eski za
man balonlar gibi kocaman ve hafif, havaya ykselirdi; sonra ip
ekilince geri dner, yerlerde, ipin her hareketiyle srayp hopla
yarak, akn, budala, yuvarlanr dururdu. Ama bu oyunu her sefe
rinde bir bakasyla oynamak gerekti; yoksa insan usanr, tiksinirdi. Hem imdi Marcelle rm gibi kokuyordu mutlak, odasnda
durulmazd. Zaten her zaman, ieri girdiniz mi, nefesinizi tutmak
/.orunda kalrdnz. Gerekte odada koku falan yoktu, ama insan
gene de tam inanamazd, nefes borularnn ta iinde, derinliklerin
de bir kk kuku kalrd ki, bu, astm yapard, insanda. Kerme
se gideceim. Byle, bin dereden su getirmeye ne lzum var? Bu
<;ok doal bir eydi: Orada mteri peinde dolaan kar klkl o
lanlar seyredecekti. Sebastopol. Bulvarndaki Kermes kendi ala
nnda nl bir yerdi, Durat irketinin kontrolr sonradan ldr
d o kk orospuyu orada tavlamt. Orada, para makineleri
nin nnde siftinerek mteri Ibekleyen sska olanlar Montparnassetaki meslektalarndan ok daha glnt: Bunlar ayakst
pazarlkla ayarlanan olanlard;, yontulmam, daha dorusu ters
taraflarndan yontulmu, kabadayla zenen, krc, pis, atlak
.sesli, miskince bir sinsilikle sokulgan, yalnzca bir on frank ve bir
akam yemeine fit olmaya haz:r piler... Ve sonra bunlarn mte
rileri: nsann baktka glesi gelirdi: zentili yumuak, kvl kvl;
sesleri bal gibi tatl, baklar alakgnll, kkrtc, batan kar
c... Daniel onlarn o hor grlm, aalanm, rkekliklerine da
yanamyordu, hep mahkeme karsnda suunu kabul etmi gibi
bir halleri vard. Hep onlar dvesi gelirdi; kendi kendini sulam,
mahkm etmi bir adam, ilede:n karrd insan; insan onu biraz
laha ezmek, iinde bir yerde kalm son bir gurur dknts varsa
onu da ufalayp yok etmek iin tepesine vurmak, inemek isterdi.
I )aniel parmaklklara dayanarak durur, kmldamadan onlarn gen
sevgililerinin alayc ve tembel baklar karsnda alm satp koskoslanmalarm seyrederdi. Onlar, Danieli sevgililerine gz koymu
bir rakip ya da oradaki orospulardan birinin pezevengi sanarak siII irlenirlerdi, onlarn btn keyfni karm olurdu.
Daniel birden iinde bir sabrszlk duydu ve admlarm sklaI d. Gene enlik var! diye dnyordu. Boaz kupkuruydu, ev
ri 'sinde kuru hava yanyordu. Gzleri bir ey grmez olmutu, bakIarnn nnde bir leke belirmiti; kaim, yumurta sars bir aydnl
n ans olan bir leke; iinden b iren aydnl itmek, ama ayn

127

anda onu yakalamak geliyordu. Grmek istiyordu, ama o uzaktayd,


alak duvarlarn arasnda bir mahzen kokusu gibi dalgalanyordu.
Reomur Soka bir anda yok olmutu, imdi nnde yalnzca engel
ler vard: ar ar yryen insanlar. Bu bir korkulu ryaya benziyor
du, ama korkulu ryalarnda Daniel hibir zaman yolun sonuna va
ramazd. Uuk renkli gn altnda ta kesilmiesine Sebastopol
Bulvarna sapt, admlar yavalamt. Kermes: Kocaman levhay
hemen grd ve gelip geen arasnda tandk bir yz grmek korku
suyla bir an bakndktan sonra rahatlayarak ieri girdi.
Bu, dar, uzun; duvarlarnn koyu renkli svasyla bir antrepo
nun hain irkinliini ve ekimsi kokusunu alm tozlu, kocaman
bir salondu. Daniel sar aydnla dald, k her zamankinden da
ha hznl, daha kvaml, daha yapkand; gnn aydnl salo
nun zerine km, reklenmiti. Daniel iin bu, deniz tutmas
nn rengiydi, ona Palermoya giden bir gemide hasta, bitkin geir
dii geceyi hatrlatrd: Gzne bombo grnen makine dairesin
den koyu sar, vck vck bir buu ykseliyordu; hl baz geceler
ryasnda grr, srayarak ve kendini tandk bir karanln iin
de bulunca sevinerek uyanrd. Kermeste geirdii saatler ona, o
korkulu ryadaki gibi, bir buhar makinesi piston kolunun dei
meyen, sar vurularyla birlikte hzlanyor gibi gelirdi.
Salonda duvar boyunca, drt yksek ayak zerine oturmu
kocaman kutular sralanmt, bunlar oyun makineleriydi. Daniel
hepsini ezbere bilirdi: futbol oyuncular, ince bakr ubuklara tak
l on alt tane kk manken, polo oyuncular, minyatr evler ve
baheler arasndaki bezden bir yol zerinde koturulan beyaz ma
denden kk otomobiller, mehtapl bir gecede, 'bir damdaki be
kediyi vurup devirecek be tabanca, elektrikli bir karabina, otoma
tik ikolata ve kolonya makineleri. Salonun dibinde sral dizil
mi kineramalar duruyordu, iri siyah harflerle filmlerin adlar
yazlmt: Yeni evliler, apkn hizmeti kz, gne banyosu, yarda
kalan zifaf gecesi. Gzlkl, efendiden bir adam, sinsi admlarla
makinelerden birine sokuldu, delie paray atp beceriksiz bir ace
leyle gzlerini mika kapl deliklere yaptrd. Daniel bunalmt:
scaktan, tozdan; te yandan duvara tekdze bir ritimle vurmaya
balamlard. Dnd ve sol tarafta fare kapann grd: st ba
hrpani gen ocuklar zenci boksrn, karnnn ortasnda deri bir
yastkla bir kadran bulunan dev mankenin evresine toplanmlar
d. Drt ocuktu: biri sarn, biri kzl sal, ikisi esmer; ceketleri
ni karmlard, kollan dirseklerine kadar sval, kk ve sska
pazlaryla deri yasta fkeli yumruklar indiriyorlard. Daniele
kaamak bir bak frlattktan sonra, daha da hevesle yumruklama

128

ya devam ettiler. Daniel, onlara yanl kap aldklarn anlatmak


rit dik dik bakt ve srtn dnd. Sada kasann yannda, arkadan
eden aydnlkta ince uzun, benzi kl gibi bir gen adam grd;
zerinde bumburuuk bir ceket, iinde pijama ceketi ve ayanda
lastik izmeler vard. Onun mteri avna kan olanlardan olma
d besbelliydi; oradakilerin hibirini tanmyordu, geliigzel gi
rivermiti ieri -byle deilse eer, Daniel kellesini verirdi-ve ken
dinden gemi, otomatik vin kutusunu seyrediyordu. Birka sani
ye; sonra, vitrinin arkasnda, renkli ktlara sarl ekerlerin ara
snda yatan cep feneriyle fotoraf makinesinin ekiciliine daya
namam olacak ki, sessiz admlarla makineye yaklat, yznde
sinsi anlamlarla delikten ieri para att, sonra geri ekilerek gene
dndklerine dnd; ince uzun parmaklar dalgn hareketlerle
burun kanatlarn okuyordu. Daniel ok tandk bir rpertinin en
sesinde dolatn duydu: Kendini seviyor, diye dnd; kendine
dokunmaktan zevk alyor. En merak uyandrc, en ekici olanlar
bunlard ite.
En basit hareketlerle bilin haline gelmemi, gizli bir beenil
me isteini, kendi kendine kar duyulan derin ve sr dolu bir ak
dile getirirlerdi. Gen adam makinenin kollarn yakalam, vinci
usta bir hareketle eviriyordu. Vin tutuk ve felli zorlanmalarla, g
crdayarak kendi zerinde dnd, makine btnyle sallanmt.
Daniel onun elektrik fenerini kazanmasn istiyordu, ama makine
bir yerinden, gdk ve budala grnleriyle kurufasulye taneleri
ne benzeyen bir avu renk renk eker aktt. Gen adamn hevesi k
rlma benzemiyordu, ceplerini kartrd, bir yirmi belik daha
kard. Daniel, Cebindeki son metelikleri harcyor, diye dnd.
Yemin ederim ki dn geceden beri atr. Ama yok, olmaz! Bunu ya
pamazd, bu incecik, ekici, yalnzca kendi kendisiyle ilgilenen var
ln ardnda yoksulluklarn, umut ve zgrlklerin sr dolu dnya
sn arayamazd. Bunu yapamazd bugn. Bu cehennemin ortasn
da, bu lm dndren aydnlkta, duvara vurulan sar darbeler
kulaklarmda uuldarken; sonuna kadar dayanacama yemin et
tim ben! Ama buna karn Daniel, bu makinelerden birinin karsn
da yapp kalmann, ar ar cebindeki tm parann akp gittiini
duymann, sonra boaz fke ve aknlkla kupkuru, tekrar, tekrar
ve tekrar saldrmann ne demek olduunu ok iyi anlyordu: Daniel
bu kahredici ba dnmesini iyi bilirdi. Vin, cakal ve ar hareket
lerle gene dnmeye balamt: Bu beyaz nikel cilal makinenin ken
dinden memnun bir hali vard. Daniel korkmutu: Bir adm att, eli
ni gen adamn koluna koymak -kuma sert, krpk krpk, avcunun iinde duyar gibi oluyordu- ve ona, Artk oynama! demek is
Akl a

129/9

teiyle kvranyordu. Korkulu rya gene balayacakt: bu sonsuzluk


duygusu, bu duvarn ardndaki zafer tam-tamlar ve iinden ykse
len, kabaran, bu her eyden vazgemi keder dalgasyla; bu tandk,
tkenmeyen keder, her eyi, her eyi rtecek, kaplayacakt ve ondan
kurtulabilmek iin gnlerle, gecelerle ac ekecekti. Ama ieri bir
adam girdi ve Daniel kurtuldu: Doruldu, dikildi ve kahkahayla g
lesi geldi; te geldi, diye dnd. Biraz aknd, ama gene de
sevinmiti, nk sonuna kadar dayanabilmiti.
Adam cokulu bir aceleyle, gvdesi dimdik, yalnzca dizlerini
yumuak hareketlerle bkerek yryordu. Daniel, Sen korse giy
misin, ahbap, diye dnd. Elli yalarnda bir adamd, yaamn
yourduu yznde halden anlar bir ifade vard, sinekkayd tra ol
mutu, beyaz salarnn altnda eftali yumuaklndaki derisi pes
pembe grnyordu, hafif kemerli gzel bir burnu ve bu yze gre
ok sert, ok miyop baklar vard: Rastlantnn baklaryd bunlar.
Girii salonda heyecan yaratmt: Drt kk haydut ayn gnah
kokan masumiyetle dnp baktlar ve sonra dev zencinin karnna
yumruk sallamaya devam ettiler, ama akllar baka yerdeydi. Adam
bir an, iinde biraz da sertlik okunan ll baklarn bu yzlerde
dolatrd, sonra dnd ve futbol oyununa doru yrd. Demir u
buklar evirdi ve onu oraya iten ocuksu hevesle alay eder gibi g
lmseyerek kk mankenlere bakt. Daniel glmseyii grd ve
ta kalbine bir bak yemi gibi oldu; btn bu kaamak davranlar,
bu yalanlar onu irendiriyor, onda kap gitme istei uyandryordu.
Ama bu bir an sren bir duyguydu: Fhrk etmeden, elinde olmadan
yaplm bir kama hamlesiydi, buna alkt. Parmakla rahata
yasland ve adama anlaml bir yzle bakt. Sanda, pijama ceketli
gen cebinden nc bir yirmi belik karm ve vincin evresin
deki kk ve sessiz manevrasna yeniden balamt.
Yakkl ihtiyar oyun kutusuna doru eilmiti, kck tah
ta futbolcular parmaklaryla okuyordu: Hemen harekete geip
deerini yitirmek istemiyor, beyaz salar ve ak renk gzel giysi
siyle bu gen sinekleri zerine trecek kadar ekici bir pasta
olduunu biliyordu anlalan. Gerekten, zenci boksrn nnde
ki grupta birka dakika sren gizli bir grme oldu, sonra sarn
kk arkadalarndan ayrld, ceketini giymemi, omuzlarna at
mt, elleri ceplerinde, salma salma adama yaklat. Korkak ve te
tikte bir hali vard, kaln kalarnn altndan bakan gzlerinde bir
kpeinkini andran manalar parlyordu. Daniel olann etli sar
larna, acemi bir sakaln glgeledii kocaman, salksz kl renkli
kyl yanaklarna tiksintiyle bakt. Bir kadn bedeni bu, diye d
nd. Ekmek hamura gibi yorulur... Yakkl ihtiyar onu evi

130

ne gtrecek, ykayacak, sabunlayacak, belki kokular da srecek


ti. Dncelerinin burasnda Daniel iindeki fkenin yeniden ka
bardn duydu: Bok soylar! diye sylendi. Gen ocuk yakk11 ihtiyarn birka adm tesinde durmutu, o da birden futbol ku
tusuyla ilgilenmi grnyordu. kisi de eilmiler, birbirleriyle il
gilenmez grnerek, demir ubuklara merakl gzlerle bakyorlar
d. Gen adam birka saniye sonra iinden bir karara varm g
rnd: Bir dmeyi evirdi ve ubuklardan birini dndrd. Drt
kk futbolcu birden yarm daire eklinde toplandlar, balar
aada, ayaklar yukarda, durdular.
Yal adam, tatl bademya gibi sesiyle sordu:
Oynamasn biliyor musunuz? Bana da anlatsanza, ben hi
ililmiyorum.
uraya para koyarsnz, sonra ekersiniz. Kk kk top
lar kar alana, onlar u delikten ieri atmak gerek.
Ama iki kii gerek deil mi? Ben topu hedefe yollamaya al
acam, siz de engel olmaya.
yle, dedi gen ocuk. Sonra anlatt: Siz bu uta duracak
snz, ben bu uta.
Benimle bir el oynamaz msnz?
Gen ocuk, Peki oynayalm, dedi.
Oynadlar. Adam, Delikanl ne kadar ustasnz, dedi. Her
seferinde kazanyorsunuz. Nasl yapyorsunuz bunu, bana da retsenize.
ocuk, alakgnlllkle, Alkanlk, dedi.
Ya, demek her zaman oynuyorsunuz. O halde sk sk buraya
geliyorsunuz. Baz gnler geerken ben de yle bir urarm, ama
bugne dek size rastlamadm, grseydim, unutmazdm. Evet, tabii
unutmazdm, belleim gldr, sizin ise unutulmayacak kadar
deiik bir yznz var. Tourangesul msnz?
ocuk akn, Evet, tabii, dedi.
Adam oyunu brakm, ocua doru eilmiti.
Delikanl saf bir tavrla, Oyun bitmedi ki, dedi, be topunuz
daha var.
Evet, sonra gene oynarz. Eer iiniz sklmazsa biraz konu
alm sizinle.
Gen yapmack bir neeyle glmsedi. Adam onun yanna gi
debilmek iin dnmek zorundayd, geerken ban kaldrd ve gz
leri Danielin baklaryla karlat. Daniel yzn buruturdu,
adam hemen gzlerini kard ve birden rkm grnd, bir kei
gibi ellerini ovuturuyordu. ocuk bir ey fark etmemiti, az ak
gzleri bombo ve ilgisiz, ona sz sylenmesini bekliyordu. Ksa bir

131

sessizlik oldu, sonra adam etkileyici bir sesle, usul usul ve Daniel
den yana bakmadan konumaya balad. Daniel kulaklarn dikti,
ama villa ve bilardodan baka bir ey duyamad. Olan inan
masna ban sallyordu.
Yksek sesle, Btn para isterim, dedi.
Adam yant vermedi ve Daniele kaamak bir bak frlatt.
Daniel iinin kupkuru, ama zevk verici bir fkeyle sndn his
setti. Buradan kn btn yntemlerini biliyordu: Birbirlerine
hoakal diyecekler ve nce yal adam, acele admlarla yryp
gidecekti. ocuk ilgisiz bir tavrla arkadalarnn yanma dnecek,
zencinin gbeine birka yumruk daha sallayacak, sonra yle bir
eyvallah deyip ayaklarn srye srye kacakt: te asl onun
pei sra gitmek gerekti. Ve yakkl ihtiyar, yan sokakta bir aa
bir yukar dolaarak kk sevgilisini beklerken, birden onun en
sesinde Danieli grecekti. Ne heyecan! Daniel dndke imdi
den keyifleniyor, kurbannn ince ve ypranm yzne bir celladn
itahl gzleriyle bakyordu. Elleri titriyordu, u boaz da byle
kupkuru olmasa mutluluu tamamlanacakt, ama susuzluktan l
yordu. Frsatn bulursa, ahlak zabtas numaras yapacakt onlara,
ihtiyarn adn sann sorabilir, onun korkudan dn patlatrd:
Eer benden hviyet sorarsa, ben de polisten aldm izin kd
n gsteririm.
Utanga bir ses, Bonjour, Monsieur Lalique, dedi.
Daniel srad: Lalique ara sra kulland bir kaamak adyd.
Birden dnerek kt:
Ne iin var burada? Sana buraya admn atmayacaksn de
medim mi?
Bobbyydi bu. Daniel onu bir eczacnn yanma koymutu. ri
lemi, imanlamt, yepyeni hazr alnm giysisinin iinde hi
de ekici grnmyordu. Bobby ban bir yana emi, ocuk gibi
bakyor, Daniele, Hu hu! Burdaym, der gibi, saf ve rkek, g
lmsyordu. Bu glmseme Danielin fkesini son haddine kart
maya etti:
Ne var, sylesene be!
Bobby mz mz konumasyla, gndr sizi aryorum,
Monsieur Lalique, dedi, adresinizi bilmiyordum. Kendi kendime:
Monsieur Lalique bu gnlerde buray bir dolamaya gelir, nasl ol
sa dedim...
Buray bir dolamaya gelir, ha? Miskin budala! Kendinde
Danieli dnecek, hakknda fikir yrtecek yetkiyi buluyordu
demek. Yaplacak ey yoktu ya da onu smklbcek ezer gibi ez
mek gerekti: u darack alnn arkasnda Daniel imgesi, bir ur gibi

132

reklenip kalmt ve her zaman, orada yaamakta devam edecek


ti. Daniel btn fkesine karn kendini, bu yumuak ve canl izi
ile birlikte, onunla ortak hissetti: Bobbynin bilincine byle yerle
ip yaayan kendisiydi.
ok irkinsin, dedi, imisin, sonra bu ceket de sana hi
gitmemi, nereden buldun bunu? Byle grmemiler gibi giyinip
kuandn zaman adiliin, bayaln bsbtn ortaya kyor.
Bobby alnm grnmedi; gzlerini iri iri am, glmsyor
du. Daniel bu yoksullara zg hareketsiz sabrdan, bu lastik gibi
yumuak ve yapkan glmsemeden tiksiniyordu: Bu dudaklar
bir yumrukta paralasa bile gl gene o kanl azda yapk du
racakt herhalde. Daniel kaamak bir gzle yakkl ihtiyara bakt:
ve onun artk kendisinden rahatsz olmadn grd, gen ocua
doru yaslanm, onun sarn ban glmseyerek kokluyordu.
Daniel hrsla, Byle olaca belliydi, diye dnd. Bu bok u
valn yanmda grnce beni de kendilerinden sand. Pislendim
gitti, kahrolas! Bu ibneler aras masonluk havasndan da nefret
ediyordu: Herkesi kendileri gibi sanrlar. Ben kendi hesabma o
kart zamparaya benzemektense gebermeyi tercih ederim.
Sert bir sesle kt:
Ne istiyorsun? Seninle kaybedecek vaktim yok benim, iim
var. Hem, biraz uzak dur, briyantin kokusundan burnumun direi
krld.
Bobby, telasz, Affedersiniz, dedi. Uzaktan, hi de yle ace
le iiniz varm gibi grnmyordunuz. Onun iin yannza gelme
ye cesaret...
Daniel glmekten katld.
Anladk anladk, dedi ok naziksin. Yeni giysinle birlikte
bir de yeni dil almsn galiba. Ha?
Bu alaylar Bobbynin zerinden kayp gitti. Ban arkaya de
virmi, yar kapal gzkapaklarmn arasndan tavana yumuak bir
alakgnlllkle bakyordu. O zaman ite byle kediye benzedi
i iin houma gitmiti. Daniel dncelerinin burasnda delice
bir fkeyle yerinden srad: O zaman! Evet, o zaman houna git
miti! Ama bu btn mrnce Bobbynin onun zerinde hak sahi
bi olmasn gerektirmezdi herhalde!
Yakkl ihtiyar imdi gen arkadann elini babacan bir ta
vrla avularna almt. Sonra yanan okayarak ayrld, Daniele
gz krpar gibi bakt ve dans eden, kvrak admlarla kalabala ka
rt. Daniel ona dilini kard, ama adam oktan uzaklamt bile.
Bobby glmeye balad.
Daniel, Ne oluyoruz? diye sordu.

133

Hi! u kart herife dilinizi kardnz da. Sonra okar gibi


bir sesle devam etti: Hi deimediniz Monsieur Daniel, ocuktan
farknz yok.
Danielin tyleri diken diken oldu.
Evet evet, dedi. Sonra birden kukulanarak sordu:
Senin eczac ne yapyor? Yoksa onun yannda deil misin
artk?
Bobby, acnacak bir halde, Hi ansm yok, dedi.
Daniel ona tiksinerek bakyordu.
Ama orada gbek iirmeyi bilmisin, dedi.
Sarn olan umursamaz bir tavrla Kermesten kt, geer
ken Daniele srtnmt. br de ard sra ktlar, yksek
sesle glyor, itiip kakyorlard. Burada ne iim var benim?
diye dnd Daniel. Gzleriyle pijamal gen adamn kamburla
m omuzlarn, zayf ensesini arad.
Hadi, syle, dedi. Ne yaptn? Bir eyler mi ardn?
Karsnn yznden, dedi Bobby. Beni istemiyordu.
Pijamal gen adam ortada yoktu. Daniel kendini birden yor
gun ve boalm hissetti, kendi kendisiyle gene ba baa kalmak
tan korkuyordu.
Bobby devam etti:
Ralphla gryorum, diye bana tebelle oldu.
Seni Ralphla grme diye uyarmtm. Eein biri o.
nsan iyi bir i bulunca eski dostlar ekmeli mi yani? Bobby
kskn bir sesle konuuyordu: Eskisi kadar sk grmyor
dum, ama gene de bsbtn brakmak istemedim. Kar, o hrszn
biri, diyordu, eczaneye admn atmayacak, dedi. Te yaparsn, ks
kan orospunun biriydi kar. Ben de onunla darda bulumaya
baladm, beni yakalayamasm diye. Ama bir de, hani bir gn ecza
nede benim yanmda grdnz o stajyer var. Bobby kzararak
devam etti: O hayvan da ey herhalde. Orada almaya balad
m zaman, Bobbyciim aa, Bobbyciim yukar, benden iyisi
yoktu; ben ona s... tir ekene kadar. Sonra bana, ben seni nasl olsa
enselerim, dedi. Bir gn eczaneye geldi, ortal birbirine katt, sz
de bizi birlikte grm, irkin bir durumdaymz da sokaktan ge
enler dnp dnp bize bakyorlarm. Kadn, ben sana ne dedim,
dedi, onunla grmeyeceksin demedim mi, madem yle, artk bu
rada alamazsn. Ben de ona, madam dedim, eczanede sen emre
dersin, ama sokakta bana karamazsn. te bu!
Kermes boalmt, duvarn arkasndaki sar vurular duyul
muyordu artk. Kasadaki kadn kalkmt, sarn, iman bir ka
dnd, otomatik kolonya makinelerinden birine giderek aynasna
doru eildi, bakt, glmsyordu. Saat yediyi ald.

134

Bobby kendinden memnun, Eczanede sen emredebilirsin,


.'ima darda bana karamazsn, dedim, diye tekrarlad.
Daniel birden ayld, dudaklarnn arasndan:
Yani, seni kap dar ettiler, yle mi? diye sordu.
Bobby, kibirle, Hayr, dedi, ben kendim ktm. Onlara,
Ben gidiyorum, dedim. Cebimde on para yoktu, ama ben gidiyo
rum, dedim, ktm. Bana alacaklarm bile vermediler, ama ne ya
palm, Allah belalarn versin! te ben byleyim. imdi Ralphla
kalyorum. Gndzleri uyuyorum, nk o geceleri odasna bir ka
dn alyor. ok zenginmi. Yeni sevgilisi. nceki geceden beri de
yemek yemedim.
Daniele okayan bir bakla bakyordu.
Kendi kendime, Monsieur Laliquei arayaym, dedim; o be
nim durumumu anlar.
Daniel, Sersem sen de, dedi. Ne yaparsan yap, beni ilgilen
dirmez. Sana i bulalm diye bilmem neremizi yrtyoruz, sonra sen
daha ayma varmadan kendini kovdurmann yolunu buluyorsun!
Sonra, bir de sanyorsun ki, anlattklarn yutuyorum ha? Bir ayak
stnde bin yalan uydurursun sen.
Bobby, sterseniz gidin, sorun, dedi, yalan sylemi miyim,
sylememi miyim?
Kime soracam?
Patronun karsna, kime olacak?
Daniel, Ha, baka iim kalmad, dedi. Oraya gidersem ne
ler iiteceimi biliyorum; zaten, artk seninle uraamam ben.
Birden kendini dermansz hissetti: Gitmeliyim, diye d
nyordu, ama bacaklar tutulmu gibiydi.
Bobby, ilgisiz bir tavrla, alalm dedik Ralphla ikimiz,
diye anlatt. Kendi paramzla bir i yapalm dedik.
Ya, yle mi? Sen de benden, ilk sermayeniz iin yardm iste
meye geldin, deil mi? Hadi hadi, bu masallar bakalarna yuttur.
Syle bakalm, ka para istiyorsun?
Bobby alamakl, ok iyi kalplisiniz Monsieur Lalique,
dedi. Daha bu sabah Ralpha sylyordum, Monsieur Laliquei bu
laym, bak grrsn o beni skntda koymaz, diyordum.
Ka para istiyorsun? diye Daniel tekrar sordu.
Bobby ezilip bzlmeye balad, Yani, acaba, siz bana biraz
bor verebilseniz, ha? Ben size ylbandan sonra derim, yani, bi
rinci ayn sonunda.
Ne kadar?
Yz frank.
Pekl, dedi Daniel. Al, elli frank veriyorum sana! imdi
yaylan bakalm.

135

Bobby paray cebine att, sonra, kararsz, kar karya durup


kaldlar.
Daniel, Hadi defol, dedi. Btn bedeni pamuktan yaplm
gibi yumuamt.
Bobby, Mersi Monsieur Lalique, dedi. Birka adm atarak gi
der gibi yapt, sonra tekrar dnd. Beni ya da Ralph grmek is
terseniz, Ours Soka 6 numarada oturuyoruz, altnc kat. Siz
Ralph iin yle dnyorsunuz, ama o sizi ok sever, biliyor mu
sunuz?
D efol!
Bobby geri geri giderek birka adm uzaklat, hl glms
yordu, sonra arkasn dnd ve yryp gitti. Daniel vince sokul
du ve bakt. Fotoraf makinesiyle el fenerinin yannda, o ana kadar
grmedii bir de drbn duruyordu. Delikten bir yirmi belik att
ve dmeleri geliigzel evirdi. Vincin kollar ekerlerin arasnda
beceriksiz hareketlerle dolamaya balad. Daniel avcuna dklen
be-alt ekeri azna att.
Gne, kocaman siyah yzl binalara bir avu altn serpmiti,
gk altn yklyd sanki... Yumuak ve akc bir glge sokaklardan
doru ykselmeye balamt, insanlar bu glgenin okaylaryla
glmsyordu. Daniel lesiye susamt, ama imek istemiyordu:
Geber geber susuzluktan! Sonunda, kt bir ey yapm deilim
ki... Daha beterini yapmt: Ktnn eteklerine srlmesine izin
vermiti; her eyi, isteklerini doyurmaktan baka her eyi yapm
t ve kendini tatmin etmek cesaretini bile gsterememiti. imdi
de Kt y capcanl bir kmldanma olarak tm bedeninde, tepe
den trnaa beraberinde tayordu, zehirlenmiti,gzlerinde hl o
sarms zevk art duruyor, her eyi sarya boyyordu. Tutkuyla
sarho olup kendini koyvermek ve bylece kendindeki Kty
tepelemek, yok etmek daha iyi deil miydi? Gerek u ki o, her an
yeniden domaya hazr, bekliyordu. Ani bir hareketle dnp arka
sna bakt: Nerede oturduumu anlamak iin peime dm ola
bilir! diye dnd. Ah! Onu peimde bir yakalasam, sokak orta
snda gebertene kadar dverdim. Ama Bobby grnrlerde yoktu.
Ralphm evinde. Ours Soka 6 numara. Daniel irkildi: u adresi
bir unutabilsem. Ne olursa olsun bu adresi unutmalym. Neye ya
rar? Unutamayacan biliyordu.
evresinde kendi kendileriyle bark, rahat insanlar geveze
lik ediyorlard. Bir ihtiyar karsna, Ohoo, diyordu, o savatan
nceydi. 912de, 913te. Ben daha Paul Lucasta alyordum. Hu
zur! Onurlu, namuslu insanlarn, iyi niyetli insanlarn huzuru! Ne
den onlarnki iyi niyet de benimki deil? Nedeni yok, bu byleydi, aresi yoktu bunun. u gkte, u kta, u doa dzenindeki bir

136

ey byle karar vermiti. Onlar da biliyorlard hakl olduklarn ve


gerekten varsa, Tanrmn da kendilerinden yana olduunu bili
yorlard. Daniel yzlerine bakyordu: Gsterisizliklerine karn ne
kadar hain grnyorlard. Bu insanlarn zerine saldrp onu pa
rampara etmeleri iin bir iaret yeterdi. Ve gkyz, k, aalar,
btn doa onlara hak verirdi, her zaman olduu gibi: Daniel
kt niyetli bir insand.
Soluk yzl, kk omuzlu iman bir kapc, kapsnn n
ne km, hava alyordu. Daniel onu uzaktan grd. te, iyi ni
yet! diye dnd. Kapc bir sandalyeye oturmu, ellerini bir Bu
da heykeli gibi karnnn zerinde kavuturmutu; gelip geeni sey
rediyor ve ara sra ban sallayarak selam veriyordu. Daniel, u
herifin yerinde olmak! diye hasetle dnd. Biraz yaltaklanma
y severdi herhalde. Bunun dnda, doa gleri karsnda duyarlyd, scak, souk, k ve yamur, bunlar duyard. Daniel durdu:
Uzun, bir hayvanmkine benzeyen kirpiklerin, dolu dolu yanaklar
da yalanc bir onurla rtnmeye alan kurnazln bysne ka
plmt. Bundan ibaret kalana kadar, kafasnn iinde tra kremi
ne benzer bir avu beyaz merhemden gayr bir ey bulunmayacak
hale gelene kadar aptallamak... Daniel, Her gece ml ml uyuyordur, diye dnd. Onu gebertmek mi istiyordu, yoksa bu d
zenli, yasalara uygun ruhun iine scack, sokulup girivermek mi,
kendi de bilmiyordu.
iman adam ban kaldrd ve Daniel yrd: u yaantm
la iin ok uzun srmeyeceini umut edebilirim hi olmazsa.
* * *

antasna kt kt bakt, elinde bunu tamay hi sevmiyor


du; bu ona bir avukat havas veriyordu. Ama antay eline bouna
almadn, aksine, kendisine ok gerekli olduunu hatrlaynca
keyfi birden yerine geldi. Bu iin baz tehlikeleri olduunu kendin
den saklamyordu, ama serinkanl ve sakindi, yalnzca belki biraz
fazla acele ediyordu, o kadar. Eer kaldrmn kenarna on
admda varrsam... On adm att ve kaldrmn kenarnda dur
du, on nc admn brlerinden daha geni atmt, eskrim ya
par gibi ne sramt sanki. Zaten hi nemi yok, diye dn
d. olup bitti saylr. Yanlm olmasna olanak yoktu, bu ok ma
tematik bir sonutu, hatta insan nasl olup da imdiye kadar kim
se bunu akl etmedi, diye ayordu. Sertlikle, Oras muhakkak,
diye dnd. Hrszlar ok enayi. Kar kaldrma geti ve d
ncesini daha da gelitirdi: Bu i iin oktan bir rgt kurabilir

137

lerdi; sihirbazlar gibi, bir sendika kurabilirlerdi. Tekniin geliti


rilmesi ve deerlendirilmesi iin kurulmu bir birlik, ite onlarda
eksik olan buydu. Bir genel kurul, bir onur kurulu, gelenekleri ve
kitaplyla... Tabii teknik ve retici filmler iin bir de sinema sa
lonu; filmlerdeki nemli ksmlar yava ekimle gsterilecek... Her
teknik yenilik filme alnacak, teorisi plaklar vastasyla anlatlacak
ve, ve plan zerinde icat edenin ad yazl olacak, bunlar snf s
nf ayrlacak tabii; mesela, sergi yoluyla hrszlk, 1673 say numa
rasyla ya da Serguine yntemi adyla kataloga geirilecekti. Bu
na Kristof Kolombun yumurtas ad da verilebilirdi. (nk bu
ok, ok kolay bir yntem, ama akl etmek gerek.) Boris kk bir
retici filme hayr demezdi herhalde. Ama dur! Bedava tarafn
dan hrszlk psikolojisi dersleri de vermek gerek!
Onun yntemi tamamen bu psikolojiye dayanyordu. Tek kat
l, asma kaba renginde bir kahvehane grerek glmsedi ve bir
den Orlans Caddesinde olduunu fark etti. Orlans Caddesinde,
akam saat yediyle yedi buuk aras insanlarn bu kadar sevimli ol
malar alacak eydi. Bu, biraz da ktan oluyordu herhalde; kr
mzms, saydam bir tl gibiydi k. Sonra, Parisin bir ucunda, ta
kapya yakn olduunu hissetmek ok hotu, yollar ayaklarnzn
altnda kentin ortasna, ticaretin kaynad eski sokaklara doru
akyordu; Paris Haline, Saint-Antoinn karanlk yzl kaldrmla
rna. nsan kendini uzak mahallelerin ve akam saatlerinin yumu
ak, kutsal yalnzl iinde, gurbette sanyordu. nsanlarn sokaa,
bir arada olabilmek iin ktklarm sanrdnz, birbirlerine arpp
ittikleri zaman kzmyorlard, hatta, sanki bundan holanyorlard.
Sonra, vitrinlere ocuksu bir saflkla ve ilgisizce, bakyorlard.
Saint-Michel Bulvarnda da insanlar vitrinlere bakarlar, ama satn
almak niyetiyle. Boris heyecanla, Her akam buraya geleceim,
diye karar verdi. Sonra, gelecek yaz, u 48 devrimini artran ve
ikiz kardelere benzeyen katl evlerden birinde bir oda tutacak
t. Ama bu pencereler hep byle darack idiyse, kadnlar sokaa, as
kerlerin bana attklar koca somyalar bu pencerelerden dar na
sl karabildiler acaba? Pencerelerin evresi, isten simsiyah ol
mutu, bir yangnn alevleri bunlar yalam, karartm sanrdnz.
Bu soluk, kirli duvarlardaki siyah delikler hi de hznl deildi,
masmavi bir gkyznde frtnadan artakalm siyah bulut para
larna benziyordu. Pencerelere bakyorum, u kk kahvehane
nin at katna kabilseydim, orada, odalarn ucunda, ince uzun
gller gibi parlayan aynalaryla dolaplar grecektim; kalabalk be
nim iimden gelip geiyor; ben, neden bilmem, muhafz ktalarn,
Kral Saraynm altn yaldzl parmaklklarn, 14 Temmuzu d

138

nyorum. Sonra birden, O komnist herifin Mathieunn evinde


11e ii vard? diye dnd. Boris komnistleri sevmezdi, ona g
re ok suratszdlar komnistler. Hele o Brunet, gren papa sanr
d. Boris, Beni sepetledi, diye dnd. Alayla, Beni resmen se
petledi herif, diye sylendi. Ve birden kt olma arzusu onu kav
rad, beynine taklveren kk ve hzl bir vida gibi: Belki Mathieu batan sona yanldn anlad, diye dnd, anlad ve im
di Komnist Partisine girmek istiyor. Bir an, bylesine bir dei
menin hesaplanamayacak sonularn dnerek elendi. Ama he
men ardndan ani bir korkuya kapld ve durdu. Hayr, Mathieu aldanmamt kukusuz, bu ok ar, korkulu bir ey olurdu, hele
imdi, tam Boris gerei anlamken -Borisin felsefe kurlarndayken komnizme byk sevgisi vard- Mathieu gerek zgrln
ne olduunu anlatarak onu bu ryadan uyandrmt. Gen adam
hemen anlamt: nsanlarn, her istediklerini yapabilmek gibi bir
grevleri vard; her istediklerini yapmak, keyifleri nasl isterse y
le dnmek, yalnzca kendilerine kar sorumlu olmak ve btn
dndklerini ve var olan her eyi, her an, yeniden sz konusu et
mek, tartabilmek. Boris yaamn bunun zerine kurmutu ve
byk bir titizlikle zgrd. Hele insanlar her an yeniden tartyor
du, Mathieu ve Ivichten gayr... Bu ikisi iin dnmek gerekmez
di, nk onlarn kusursuzluunu batan kabul etmiti. zgrle
gelince, onu da ok dnmeye gelmezdi, nk o zaman insan z
grln kaybederdi. Boris akn bir tavrla alnn kad ve bu
her eyi ykma hevesindeki dalgalarn byle ara sra beyninde kabarvermesinin nedenini dnmeye alt. Alayl bir aknlkla,
Belki de iin iin ok kukucu bir karakterim var, diye dnd.
nk nihayet, soukkanllkla dnrse insan, Mathieunn al
danmam olduunu grrd, bu olacak ey deildi: Mathieu alda
nacak adam myd? Boris yeniden keyiflendi ve antay elinde sal
lamaya balad. Kendi kendine, ok kukucu olmann ahlaka ayk
r bir ey olup olmadn soruyordu, bunu olabiliri ve olmayabili
riyle dnmeye alt, ama sonra aratrmalarn daha ileri gtr
meye gerek grmedi: Mathieuye sorard bunu. Boris, onun yan
da olanlarn kendi dncelerine ok fazla bel balamalarn, nem
vermelerini yadrgard. Sorbonneda o gzlkl, kekremsi, ii bo,
Ecole Normale ukalalarndan ok grmt; bunlarn yedekte dai
ma bir teorileri bulunurdu; yle ya da byle, ama sonunda kesin
likle apa otururlard; hem sonra, her zaman ahmaka olmasalar
bile bu teoriler daima i skcyd. Borisin en korktuu ey, gln
dmekti; apa oturmaktansa susmay, bo kafal grnmeyi ye
lerdi. Bu ona ok daha az ayp geliyordu. leride, ama ok sonra bu

139

i elbet deiecekti, ama imdilik o bunu, m eslei dnmek olan


Mathieuye brakyordu. Hem Mathieunn dnmeye balamas
onun pek houna giderdi: Mathieu kzarr, parmaklarna bakmaya
balar, biraz tekler, ama bu namuslu ve gzel bir almadr. Bazen,
istemedii halde Borisin de aklna bir eyler geldii olur, Mathieu
bunu fark etmesin diye elinden geleni yapar, ama hayvan herif he
men anlar, Senin kafann iinde bir ey var, diye balayan sorula
rnn ard gelmezdi. Boris iin bu bir ikenceydi, sz deitirmeye
alr, ama beceremezdi; Mathieu bir konuya yapt m, kene gi
biydi. Boris pes eder, sonra gzlerini iki ayann arasna diker, he
le Mathieunn, sanki Boris dhice bir fikir bulmakla vnm gi
bi, Tmyle aptalca, kafanzda beyin yerine et paras m var?
demesi pek gcne giderdi. Keyiflenerek, Hayvan! diye tekrarla
d. k bir eczanenin krmz, parlak duvar nmde durdu ve ken
di hayalini tarafszlkla seyretti. Ben alakgnllym be! diye
dnd. Kendini sevimli bulmutu. Otomatik basklde, dnden
beri kilo alm mym, diye tartld. Krmz bir ampul yand, maki
ne iledi ve Borisin eline bir karton paras tututurdu: Elli yedi
buuk kilo. Bir an aalad: Be yz gram almm, diye dn
d. Ama elinde antasn fark edince ferahlad. Basklden indi ve
yrd. Bir metre yetmi boya elli yedi kilo, hi fena deil. Bo
ris pek keyifli bir gnndeydi, ii ona kadife kaplym gibi geliyor
du. Sonra dnda, ar ar kararan, kzllaan ve pimanlk
dolu kokularyla iine ileyerek ona srtnen u bayatlam gnn
melankolisi vard. u biten gn, solgun bir gn altnda onu yal
nz brakarak ekilen bu tropik denizi, bu da bir durakt, kck
bir urak. Gece olacakt. Sumatraya gidecekti; Mathieuy gre
cek, Ivichi grecek, dans edecekti. Sonra tam gndzle gecenin
kavutuu srada yaplacak o marifet, o byk i vard. Boris dav
rand ve admlarn sklatrd: i biraz daha sk tutmak gereki
yordu. Hi renk vermeyen, arbal bir tavrla kitaplar kartran
ve zel dedektiflerden baka bir ey olmayan o herifler yznden.
Garbure Kitabevi bu eit alt dedektif altryordu. Picard jeolo
ji snavnda akt zaman, evden harlm kestikleri iin gn
bu ite almak zorunda kalm, ama sonra tiksinerek vazgemi
ti; Boris de durumu Picarddan renmiti. Picardn anlattna
gre, grevi yalnzca gzclk etmek deildi; ona, en umulmadk
mteriyi bile gzlemesini, mesela, tek gzlkl, saf ve ekingen
tiplerden biri kitap raflarna sokulur sokulmaz zerine atlmasn
ve garibi cebine bir kitap sokmakla sulamasn emretmilerdi. Ta
bii zavalllar neye uradklarn aryor, sonra uzun bir koridorun
dibindeki lo yazhaneye gtrlyor ve orada, polise verilme teh-

140

elidiyle ve zorla yz franklar kesiliyordu. Boris keyiflenmiti: Hep


sinin cn alacakt; hem de onu yakalayamayacaklard. Herifle
rin ou kendilerini savunmay bilmez, diye dnd; zaten kitap
aran yz kiiden sekseni bu ii hazrlksz yapar. O hazrlksz de
ildi; evet, her eyi bilmiyordu, ama bildiklerini metotlu bir al
mayla renmiti. Zira kafasyla yaayan bir insann, gerekle ba
n koparmamak iin bir el iini de benimsemesi gerektiini, her
zaman dnmt. Bugne kadar uralarndan elle tutulur bir
yarar salam deildi: On yedi di fras, yirmi kadar ttn tabla
s, bir pusula, bir maa ve bir orap yumurtasn baar sayamazd.
Onun her ite zerinde durduu teknik glkler oluyordu.
rnein, geen haftaki gibi, eczacnn gzleri nnde kk bir
regliz kutusunu yrtmek, tenha bir maazada maroken czdan
armaktan daha deerliydi. Hrszlktan elde edilen karn nem
li yan maddi olan deildi; Boris eski Ispartallara yrekten hak
veriyordu, bu bir tehlike idmanyd. Hani o insana ldresiye zevk
veren an yok mu; hani bee kadar iimden sayacam, bee geldi
im zaman di fras cebimde olmal dedii an, o an insan g ne
fes alr, ama kendini artc bir aydnlk ve gllk iinde bulur
du. Glmsedi: lk defa prensiplerinden ayrlyordu, ilk defa kar
dncesiyle bir ey alacakt; en ge yarm saat sonra o mcevher,
o vazgeilmez hazine onun olacakt. Be yz yl nce yaasaydm
buna hazine demezdim, onlarn diliyle, Thesaurus, derdim, diye
tekrarlad. Bu kelimeyi seviyordu, nk ona ortaa, Abelard,
Flaustu ve Cluny Mzesinde grd bekret kemerlerini hatrla
tyordu. O artk benim olacak; gnn her saatinde, istediim an
ona bakabileceim. Oysa imdiye kadar onu rafn zerinde kar
trmakla yetiniyordu, stelik sayfalan da kesik deildi; ou za
man ondan ancak blk prk bir eyler renebiliyordu. Gece
onu baucundaki masann zerine koyacak ve sabah gzn aar
amaz ilk ii ona bakmak olacakt. Birden can skntsyla, Ama,
olmaz ki, diye dnd. Gece Lolada kalacam. Her neyse,
onu Sorbonnedaki kitapla gtrecek ve almalarna ara ver
dike gidip kartracakt. Kendi kendine, gnde en az bir, hatta iki
deyim reneceine sz vermiti; alt ayda bu, kere alt on sekiz,
ikiyle arparsan yz altm eder, bunu imdi zaten bildii be-alt yz kelimeye eklersen, eh bini bulur, bu da orta karar, ama iyi bir
dil bilgisi saylrd. Raspail Bulvarn geti ve iinde hafif bir ho
nutsuzlukla Denfert-Rochereau Sokana sapt. Denfert-Rochereau Soka iini skyordu; belki kestane aalar yznden...
Ama nedeni ne olursa olsun, bu l bir sokakt; hele o kurutemizleyici dkkn, siyah duvarlar ve bir kafatasndan yzlm gibi

141

sarkan, sallanan kan rengi perdeleriyle sinir bozan dkkn... Boris


geerken temizleyicinin dkknna bakarak glmsedi, sonra so
kan sarn ve arbal sessizliine dald. Sokak m? Yok canm,
bu, iki tarafnda evler sralanan bir deliktir. Ama altndan metro
geiyor, diye dnd, Boris ve bu dnceyle biraz rahatlad, bir
ka dakika incecik bir zift kabuk zerinde yrdn tasarlad,
neredeyse kecek, iine gmlecekti. Bunu Mathieuye anlat
mal, diye mrldand. Aznn suyu akar keratann. Hayr! Bir
den yzne kan kt, ona bir ey anlatmayacakt. Iviche evet:
Ivich onu anlyordu, eer kendisi almyorsa bu, beceriksiz oluundand. Olay, korkudan ldrmek iin, Lolaya da anlatacakt. Oysa
Mathieu onun bu kk hrszlklar iin ne dndn ak
ak sylemiyordu. Boris anlatt zaman, ho grr bir glmse
meyle alay ediyordu, ama Boris onun gerekten ho grdne
inanmyor, Mathieunn ona bu konuda neler syleyebileceini d
nyordu. Lola, o, deli oluyordu; kendi de agzl olduu halde
bunu akl almyordu, ama bu da ok doald, onun byle incelikle
ri anlamas ok zordu nk. Borise, Sen kendi anan bile soyar
sn, bir gn beni de soyup dmdzlak brakacaksn herhalde, di
yordu. Boris, Eh, diyordu, frsat bulsam, yaparm. Ama kuku
suz bu ayn ey deildi, kendi insanlarna yapmazd bunu: Bu ok
kolayd, fazla kolayd, Lolaya srf can skld iin yle sylyor
du, kadnn her sz kendine getirmesi sinirine dokunuyordu.
Ama Mathieu... Mathieuy anlayamyordu. Mathieunn, kuralla
ra uygun olarak yapld zaman hrszlk iin syleyecei sz ol
mamas gerekmez miydi? Mathieunn byle sesiz ve alay ederce
sine kendisini aypladn dnmek, Borisiri keyfini kard,
sonra ban sallayarak, Ne boktan i! diye sylendi. yl sonra,
be yl sonra onun kendi fikirleri olacak, Mathieunn dnceleri
ona eskimi, modas gemi ve pek dokunakl eyler gelecekti; o
artk kendi kendini tartabilecek ve kendi hakkmdaki hkm
kendi verecekti: Belki de o zaman birbirimizi grmeyiz bile. Bo
ris o gnn gelmesini hi istemiyordu, bu durumda ok mutluydu;
ama akllyd da ve bunun kanlmaz bir gerek olduunu biliyor
du. Deiecekti, deimek zorundayd; deiecek ve ardnda bir
sr ey, bir sr insan brakacakt, ama daha vakit gelmemiti.
Mathieu bu yolda bir urakt, tpk Lola gibi, Borisin ona byk
bir cokunlukla hayran olduu anlarda bile bu heyecanda, onun
Mathieuye kle olmakszn hayranlk duyabilmesini salayan ge
ici bir ey vard. Mathieu bir insann olabilecei kadar iyiydi,
ama Borisle birlikte deiemezdi; daha dorusu hi deiemezdi,
nk o kusursuzdu. Bu dnceler Borisin iini karartmt. Ed-

mond-Rostand Meydanna sapnca sevindi: Bu meydan gemek,


kocaman hindiler gibi stnze stnze gelen ve aralarndan
ylece gvdenizi bir yana eerek, ustalkla syrlmanz gereken
otobslerle elenceli bir serven olurdu. ster misin tam bugn
kitab kaldrm olsunlar? Monsieur le Prince Sokayla SaintMichel Bulvarnm kesinde bir an duralad: Sabrszln frenle
mek istiyordu, byle heyecan ve umutla kpkrmz, a kurtlar gibi
r.iV/.leri parlayarak gitmek olmazd. Prensip olarak serinkanl ha
reket etmeyi severdi. Kendini emsiye ve bak satan bir dkknn
nnde durmaya zorlad, metotlu bir dikkatle vitrindeki eyay te
ker teker gzden geirmeye balad, saatler, kck, yeil,.krm
z, parlak renkli kadn emsiyeleri, buldog kafas biiminde fildii
zplaryla erkek emsiyeleri, btn bu eya insan alatacak kadar
suratsz ve neesizdi, stelik Borisin bunlar satn almaya gelen ih
tiyarlar dnmesine yol ayordu. Souk ve sevimsiz dncele
re ciaimak zereydi ki birden, vitrinde grd bir ey onu yeniden
heyecanlandrd, Ne gzel! diye mrldand, elleri titriyordu. Bu
I tir hanerdi, ortas hafif oluklu, uzun, enli ba ve siyah boynuz
sapyla tam bir haner, -be gnlk bir hilal kadar zarifti, ban
it/,erinde iki kk pas lekesi vard ki kan lekesine benziyordu. Bo
ris, kalbi tutkuyla burkularak, Ah! diye inledi. Bak, iki emsiye
nin arasnda, cilal bir tepsi zerinde duruyordu. Boris uzun uzun
I .kt ve evresinde dnya ar ar renk deitirdi, bu hanerin so
lluk parltsyla parlamayan her ey gznde btn deerini kay
betti. Her eyi yzst brakmak, u dkkna girmek, ba satn
alp gznn grebildii yere kadar kap gitmek. Bir hrsz gibi,
haneri gsne bastrarak. Picard bana onu atmay da retir,
liye dnd. Ama grev duygusu btn aniyla bu dncele
ri bastrd: Birazdan. Birazdan alrm, i iyi giderse, kendime ar
maan ederim bunu...
Garbure Kitabevi, Vaugirard Sokayla Saint-Michel Bulva
r 'nn kesindeydi ve -ki bu nokta Boris iin ok nemliydi- her iki
:;<kaa birer kaps vard. Dkknn nne ince uzun masalar kon
mu ve zerine ou ucuz eyler olan bir sr kitap ylmt. Boris
r.zucuyla her zaman oralarda dolaan ve dedektif olmasndan ku
kuland krmz bykl adam grd. Sonra nc masaya yak
lat; oradayd: Kitap iri, kocaman, orada duruyordu. O kadar iri ve
kocamand ki, Boris bir an umutsuzlua kapld, yedi yz sayfa, ze
ri nakl, prtkl, her biri parmak kalnlnda yedi yz sayfa. Bu
nu antaya sokmak gerek, diye dnd ve derman kesildi. Ama
cesaretinin tazelenmesi iin ciltli kapan zerinde uslu uslu parla
yan altn yaldzl harfleri grmesi yetti: Tarih ve etimolojik sokak

143

leheleri ve argo deyimleri klavuzu. On drdnc yzyldan a


mza kadar. Boris kendinden gemiesine: Tarih... diye tekrar
lad. Ona balln perinlemek ister gibi parmakularyla tandk
hareketler yaparak cildi okad. Hayranlkla, Bu bir kitap deil, di
ye dnd, bir kymetli eya, bir antika. imdi krmz bykl
adam hemen ardnda durmu onu gzlyordu kesinlikle. Komediye
balama vakti gelmiti, kitab kartracak, bir trl karar vereme
yen bir enayi gibi saa sola baknacak ve bekleyecekti. Boris kitab
at ve rasgele okumaya balad: Tek krek alabanda yapmak. (Bu
gn de baz blgelerde kullanlr): stimnada bulunmak. Tek bacak:
mebun, ahlaksz gen. rnek: Brak, tek bacan biridir o!
Sonraki sayfalar kesilmemiti. Boris okumaktan vazgeti ve
kendi kendine glmeye balad, zevkle, Tek krek alabanda! diye
tekrarlad. Sonra birden ciddileti ve iinden saymaya balad: Bir!
ki! ! Drt! Be! Kalbi mthi bir heyecanla arpmaya balamt.
Omzuna bir el dokundu. Boris, Tamam, diye dnd. Oldu!
Ama biraz erken davrandlar, imdi beni sulamalarna imkn yok.
Serinkanllkla, ar ar dnd: Daniel Serenoydu, Mathieu
nn arkadalarndan biri. Boris onu iki- kez grmt, ok bee
niyordu onu; imdi, imdi kz gibi bakyordu Borise.
Sereno, Bonjour, dedi, ne okuyorsunuz byle? Kendinizden
gemisiniz.
Hi de kz gibi bakmyordu, ama gene de ondan saknmak
gerekti; dorusunu ararsan ok fazla yumuak grnyordu, bir
halt kartrmaya hazrlanyordu herhalde. Sonra, Borisi tam u ar
go szl kartrrken yakalamt, bu kesinlikle Mathieunn
kulana gidecekti ve o kimbilir nasl iletecekti* Borisi.
Sklgan bir glmsemeyle, Geerken uradm, dedi.
Sereno da glmsedi, szl ald ve ta gzlerine kadar kal
drd, miyoptu anlalan. Boris onun rahatlna hayran oldu, bura
da kitaplar kartranlar, dedektif korkusundan kitaplar ellerine
alamazlar, masann zerindeyken bakmay yelerdi, Serenonun
kendisinde her eyi yapmaya hak bulduu belliydi. Boris ilgisiz g
rnmeye alarak bouk bir sesle, Acayip bir kitap... dedi.
Sereno yant vermedi, okumaya dalm grnyordu. Boris si
nirlendi ve Daniele dikkatli, inceleyen gzlerle bakt. Ama drst
lkle, Serenonun gerekten ok zarif olduunu kabul etmek zo
runda kald. Bu biraz pembemsi tvit giyside, bu yn gmlekte ve
bu sar kravatta Borisi artan bir hesapl kstahlk vard. Boris
gsterisiz ve biraz ihmal edilmi zannn veren giysileri severdi.
Ama ne olursa olsun, kyafet btnyle kusursuzdu, tereya ka
dar yumuak ve tazeydi. Sereno bir kahkaha att. Gl scak ve

144

tatlyd, glerken azn kocaman at iin Borisin houna gitti.


Sereno, Tek bacak ha! diye glyordu. lk kez duyuyorum,
fena deil, sras geldike kullanmal bunu.
Kitab masann zerine brakt.
Siz tek bacak msnz, Serguine? diye sordu.
Boris, dili tutulmu, kekeledi:
Ben...
Sereno, Niye kzardnz, dedi. -Boris kannn yzne hcum
ettiini duydu - Bunu laf olsun diye sordum. Ben tek bacaklar
grr grmez tanrm. -Bu deyimden holand belliydi - Hare
ketlerinde yle gevek bir yuvarlaklk vardr ki insan aldatmaz.
Oysa siz, sizi deminden beri seyrediyorum; hayran oldum, hareket
leriniz heyecanl ve zarif, ama hi yuvarlak deil, aksine keli.
ok becerikli bir insansnz sanrm.
Boris, Danieli dikkatle dinliyordu: Birinin sizi kendi gzleriyle
grd gibi anlatmas her zaman merakl bir eydir. Sonra Daniel
in ok tatl bir bas sesi vard. rnein, gzleri insan artyordu: lk
bakta insan onlar sevecenlikle prl prl sanyordu, sonra, daha
dikkatle bakld zaman bu baklarda sert, acmasz, hatta delice
bir eyler kefediyordu. Boris, Bana bir oyun oynamaya hazrlan
yor, diye dnd ve tetikte, bekledi. Serenoya keli hareketler
derken ne demek istediini sormak istiyordu, gze alamad, ne ka
dar az konuursa o kadar iyi olacan dnd, sonra, bu srarl ba
klarn iini tuhaf ve dank bir yumuaklkla sttn duydu, bu
ba dndrc yumuakl datmak, yok etmek iin silkinmek,
dorulmak istiyordu. Ban evirdi ve gergin bir sessizlik oldu. Bo
ris, benim bir sersem olduuma karar verecek, diye dnd.
Daniel, Felsefe mi okuyorsunuz? diye sordu.
Boris, acele, Evet, felsefe, diye yant verdi.
Sessizlii bozmak iin bir konu bulunduuna sevinmiti. Ama
tam o anda Sorbonneun saati ald, bir kere vurmutu; Boris bir
den korkuyla donup kald, kaygyla, Sekizi eyrek geiyor, diye
dnd. Hemen kp gitmezse, ii bok ettik demektir. Garbure
Kitabevi sekiz buukta kapanyordu. Danielin yle hemen gitme
ye niyeti olmad belliydi. Glmseyerek,
Felsefeden hibir ey anlamadm itiraf ederim, dedi. Siz,
siz tabii anlyorsunuz...
Boris, kvranarak, Bilmem, eh biraz... dedi.
Terbiyesizlik ediyorum, ama, diye dnd, o da ne diye git
miyor? Mathieu sylemiti; Daniel daima gelmemesi gereken za
manda ortaya kard, bu da onun o acayip karakterinin bir gruntsyd.
Daniel, Anladma gre siz seviyorsunuz ama, dedi.
Akl a

145/10

Boris, Evet, dedi, ikinci kez yznn kzardn hissediyor- \


du. Duygularndan sz etmeyi hi sevmezdi: Bunu ayp, ahlaka ay
kr buluyordu. Danielin de bunu fark ettiini anlamt; fark etmiti ve zellikle saygszca hareket ediyordu. Daniel ona iine i
leyen bir dikkatle bakt:
Neden?
Bilmem.
Gerekti: Bilmiyordu. Ama buna karn ok seviyordu. Hatta
Kant bile.
Daniel glmsedi, Hi olmazsa, dedi, kafanzla sevmedii
niz belli oluyor.
Boris isyanla dikleti ve Daniel aceleyle, aka ediyorum,
dedi. Gerekten, sizi ansl buluyorum. Ben, biroklar gibi debe
lendim, ama bana sevdirmeyi bilemediler... yle sanyorum ki, be
ni soutan Delarue oldu: Bana gre ok dolu o! Baz ona bir eyler
sorduum oldu, ama o anlatmaya balaynca ben onu dinleyemez
hale geldim, yle ki, kendi sorumu bile anlamaz oldum.
Boris bu szlerdeki kt niyetli alaydan rahatsz olmutu; hat
ta, Danielin, sonradan ona anlatp elenmek zevki iin kendisini
Mathieuy ktlemeye zorladndan kukuland. Daniele, bu ka
dar sistemli ekilde kaba ve kt olabildii iin bir an hayranlk
duydu, ama hemen ardndan isyan etti ve kuru bir sesle, Mathieu
ok iyi anlatr, dedi.
Bu kez Daniel kahkahayla gld ve Boris dudaklarn srd.
Bundan kuku duymak aklmn ucundan gemez. Ne var ki
biz onunla ok eski arkadaz, onun retici niteliklerini gen ar
kadalarna sakladn sanyorum. O mritlerini prensip olarak
rencileri arasndan seer.
Boris, Ben onun mridi deilim, dedi.
Daniel, Sizi dnerek sylemedim, dedi. Sizde bir mrit
havas yok zaten. Ben Hourtiguerei kastediyorum, o geen yl in
Hindine giden uzun boylu, sarn olan. Adn duymu olacaks
nz, mthi bir eydi, her dakika birlikteydiler.
Boris yumruun tam yerine oturduunu itiraf etmek zorunda
kald ve Daniele bir kere daha hayran oldu; onun suratn bir vu
ruta datmay ne kadar isterdi.
Mathieu bana anlatt, dedi.
Mathieunn kendinden nce tanm olduu o Hourtiguere de
nilen heriften nefret ediyordu. Boris, Mathieuy grmeye Dmea
gittii gnler baz onu ok heyecanl ve dolu bulurdu, Mathieu her
seferinde, Bunu Hourtigueree yazmalym, derdi. Sonra, gurbet
ten memlekete mektup yazan bir asker gibi uzun uzun, hayal grr-

146

cosine dnr, dolmakaleminin ucuyla, beyaz kdn stne, ha


vada daireler izerdi. Boris yanma oturur almaya balard, ama o
srada ondan nefret ederdi. Hourtiguerei kskanmyordu tabii. Aksi
ne iinde ona tiksintiyle kark bir acma duyuyordu. (Zaten onun
hakknda bir ey bildii de yoktu, yalnzca golf pantolonlu irkin, iri
bir gen adam olarak grnd bir fotorafn ve hl Mathieunn
masasnda duran ve ekilmez bir aptallktan baka bir ey olmayan
bir aratrma yazsn grmt.) Ama ileride, birka yl sonra,
Mathieunn kendisine de, o budalaya gsterdiine benzer bir dost
lukla balanmamas iin dnyada raz olmayaca ey yoktu. Gnn
birinde onun gen bir felsefe rencisine nemli ve keyifsiz bir tavr
la, Ya! Bugn oturup Serguinee mektup yazmam gerek! diyecei
ni bilse, daha imdiden onun yzn grmemeye raz olur, selam
sabah keserdi. Mathieunn kendi yaamnda bir urak olduunu
-bu bile ona ac veriyordu- ister istemez kabul etmiti, ama kendisi
nin Mathieu iin yalnzca bir urak olabilecei dncesine katlana
mazd.
Daniel demir atm grnyordu. Rahat ve gevek bir tavrla
ellerini masaya dayamt.
Felsefe konusunda bu kadar cahil olduum iin ou zaman
utanrm, dedi. Bu ii iyi anlam olanlar bundan kendilerine b
yk bir mutluluk pay karyorlar.
Boris yant vermedi.
Daniel, Bana yol gsterecek biri gerekti, dedi. Sizin gibi me
sela... ok bilgi, ok iddial olmayan, ama ii ciddiye alan birisi.
Sonra aklna ok ho bir ey gelmi gibi gld.
Bakn hele, sizden felsefe dersi alsam ok elenceli olur.
Boris ona dikkatle bakt. Bu da bir tuzakt herhalde. Kendisin
den ok daha zeki olduundan ve bir alay artc sorular soraca
ndan phe etmedii Daniele ders verebileceini akl kesmiyor
du. Utantan lrd herhalde. Serinkanl bir hkmle saatin seki
zi yirmi be getiini dnd. Daniel hl glmsyordu, fikrin
den pek memnun kalm gibiydi. Ama gzleri acayipti. Boris ona
bakarken rahatszlk duyuyordu.
Daniel, ok tembelim ben, dedi, biliyor musunuz? Bana
sert davranmak gerekir...
Boris kendini tutamad ve gld, aka itiraf etti:
Ben hi sanmyorum ki size...
Evet evet, dedi Daniel. Ben bunun olabileceine inanyo
rum.
Beni utandrrsnz siz, dedi Boris.
Daniel omuz silkti:

147

Yok canm!.. Durun, bir dakika gelebilir misiniz benimle?


Karda, Harcourtta oturup iki kadeh ielim, o arada projemizi ko
nuuruz.
Projemiz... Boris kaygl gzlerle Garbure Kitabevi memur
larndan birinin kitaplar st ste koyarak toplayn takip ediyor
du. Aslnda Danielle birlikle Harcourta gitmeyi isterdi: Acayip bir
herifti, hem sonra ok da yakklyd, ayrca onunla konumak
zevkli olurdu, nk ii sk tutmak gerekti, insan kendini her an
tehlikede hissediyordu.
Bir an kendi kendisiyle att sonra grev duygusu ar bast.
Pimanlk ve zntden bozulan sesiyle, Benim biraz iim var
d... dedi.
Danielin yz hemen deiti.
Peki, dedi, nasl isterseniz, sizi rahatsz etmek istemem. Yo
lunuzdan alkoyduum iin zr dilerim. Hoakalm, Mathieuye
selam!
Hzla dnd ve gitti. Boris huzursuz, ok bozuldu, diye d
nd. Bir an Saint-Michel Bulvarndan yukar doru yryen
Danielin geni omuzlarn seyretti, sonra birden kaybedecek sani
yesi olmadn hatrlad.
Bir. ki. . Drt. Be.
Bete, ok rahat bir hareketle kitab eline ald ve gizlenmeye
bile gerek grmeden, yrd.
* * *

Geliigzel, gznn grebildii yere kaan szckler kala


bal; szckler kayordu, Daniel ince ve elimsiz, biraz ne eik
kk bir bedenden, kestane rengi gzlerden, ciddi ve ok tatl bir
yzden kayordu; o bir kk keiti, bir Rus keii, Alyoa. Ayak
sesleri, szckler, ayak sesleri beyninin iinde uulduyordu, bu
ayak seslerinden, bu szcklerden baka bir ey olmak: Kk
budala, hakknda yanlmamm. Annem, tanmadn insanlarla
konuma diye uyard, bir eker almaz msn kk kz; annem
uyard... Ha ha! Salan, beyinsizin biri; bilmem, bilmem, felsefeyi
sever-misiniz, bilmem, tabii, nereden bilecek kuzucuk! Mathieu s
nfn sultan, ona mendilini frlatt, sonra alp bir kahvehaneye g
trd ve olanck hepsini yuttu, krem antiyili kahveleri ve teori
leri, kurbanlk koyun gibi. Hadi, git, git o az st kokan kuzular gi
bi dola bakalm; orada boynuna muska taklm eek gibi szle
rek bakyordu; evet, anladm, sana elimi sremem, deil mi, buna
layk deilim; sonra ben felsefeden anlamam dediim zamanki ba-

148

k, sonuna doru nezaket gstermeye bile davranmad. Evet!


Kvet! eminim, -Hourtiguere varken de bundan phelenmitimolar, Daniele dikkat edin, diye uyaryor. Daniel glerek, ok
iyi, ok iyi, dedi. Dorusu ok gzel bir ders oldu, hem de ucuza
'eldi dorusu, beni bandan savdna memnunum; eer bir deli
lik edip onunla ok ilgilenmi ya da itenliine inanp ok konu
mu olsaydm, bunu yemeyip imeyip Mathieuye yetitirecekti.
Sonra ikisi bir olup beni tiye alacaklard. O kadar ani durdu ki, ar
kas sra yryen bir kadn olanca hzyla srtna arpt ve ksa bir
lk att. Ona benden sz etmi. Bu, dayanlmayacak bir eydi,
insan delirtecek, kudurtacak bir ey; onlar Montparnassen o t
ln dumanyla zehirlenmi, kirli amar kokan kahvehanelerin
den birinde, ba baa oturmu dnmek; ba baa, rahat, birlikte
olmaktan mutlu; olan, az bir kar ak, gzleri bym, o kut
sal nutuktan tek kelime karmamak iin kulak kesilmi, bylen
mi gibi Mathieuye bakarken gznn nne geldi. Mathieu ona
derin, anlaml bir dikkatle bakyor, ona, benim karakterimi akl
yor, aman, insan glmekten bayltr bu. Daniel, Glmekten
bayltr, diye tekrarlad ve trnaklarn avularna geirdi. O yok
ken, ardndan yarglamlard, onu skmler, paralamlar, didik
didik etmilerdi ve o kendini savunamamt bile, her eyden ha
bersizdi, onlar onu otopsi masasna yatrrken o, her gnk gibi var
olmakta devam etmiti; sanki gerek bir varl ve nemi olmayan
herhangi bir saydam grntym, sanki bakalar iin biraz ya
lanm bir gvdeden, her gn biraz ien yanaklardan ve her gn
biraz daha solan bir gzel yzden, belki bir ac glmsemeden ba
ka bir ey deilmi gibi. Kim bilir? Hayr, kimse bilmezdi. Daha
dorusu, evet Bobby bilirdi, Ralph da bilirdi, Mathieu bilmezdi.
Bobby iri bir karidesti, o kadar... O bir beyin, bir bilin deildi, Ours
Soka 6 numarada oturuyordu, Ralphla birlikte. Ah! nsan bir
krler lkesinde yaayabilse. Ama o kr deil, bununla da vnr,
grmesini bilir o, stelik gerek bir psikologdur, beni on be yldr
tand ve en yakn arkadam olduu iin de kendinde, beni tar
tmaya hak grr, ekinmez de; birine rastlad m, artk ben iki ki
i iin var olurum, sonra kii iin, sonra dokuz, sonra yz. Da
niel, Daniel, zampara Daniel, tefeci Daniel, Daniel... Ahhh! Bir ge
berip gitse, hayr, gebermez, beyninin orta yerinde benim hakkm
da verilmi hkmlerle, elini kolunu sallayarak dolar ve her ken
dine sokulan bu hkmlerle zehirler, sonra senin koman, saa so
la koman, kazman, kazman, silmen, akr akr ykaman gerekir;
ite ykadm, kazdm, Marcellei kemiklerine kadar temizledim.
lk gn bana uzun uzun bakarak elini uzatt. Mathieu bana sizden

149

o kadar ok sz etti ki, dedi. Ben de ona baktm, bylenmi gibiy


dim, orada, onun iindeydim, u etin iinde, u inat alnn ardn
da, u gzlerin dibindeydim. Orospu! Ama imdi Mathieunn be
nim iin sylediklerinin tek kelimesine inanmyor.
Kendinden memnun, glmsedi; bu zaferle o kadar mutluluk
duyuyordu ki bir an kendini gzlemeyi unuttu: Szck dokusu ara
snda incecik bir yrtk oldu, yrtk ald, geniledi, geniledi, bir
sessizlik haline geldi. Sessizlik, ar ve bombo. Susmayacakt,
susmamas, konumas gerekti. Frtna dinmiti, fke bocalyor ve
ar ar snyordu; sessizliin iinde Borisin yz vard, Borisin
yz, bir yara gibi. O tatl, karanlk yz: Onu biraz aydnlatmak
iin nasl bir sabr, nasl bir coku isterdi. Dnd: Ben yapardm
bunu... Daha bu yl, bugn yapabilirdi. Sonra... Dnd: Benim
son ansm artk. Bu onun son ansyd ve Mathieu onu ilgisiz ve
acelesiz savurmutu. Ralphlar, Bobby'ler, ite ona braktklar bun
lard. Onu, o yavruca da bir terbiyeli maymun haline getirecek!
Sessizlik iinde yryordu, ayak sesleri yapayalnz, beyninin iin
de nlyordu, sanki sabah ok erken, bombo bir yolda yrr gibi.
Bu, bir iyi niyetli bilin kadar tatl gkyznn altnda, bu ii g
c, acelesi olan kalabaln iinde yalnzl o kadar ard ki, bir
an, nasl olup da gerekten var olabildiine at; o birinin korkulu
ryasyd herhalde, o korkulu ryay gren sonunda uyanacakt.
Neyse ki fke yeniden doludizgin kabard, her eyi rtt, Daniel
lgn bir fkeyle canlandn hissetti ve ka balad, szcklerin
akn balad; Mathieuden nefret ediyordu. te varoluunu ok
doal bir eymi gibi kabullenen biri. O kendi kendine soru sormu
yordu; bu drst ve gerek k, bu erdemli gk onun iin yaratl
mt, orada kendi evindeydi o, hibir zaman yalnz kalmyordu.
Daniel, Eer kendini Goethe yerine koymuyorsa ne olaym, diye
dnd. Ban kaldrmt, gelip geenlerin ta gzlerinin iine
bakyordu; iindeki nefreti seviyor, okuyordu: Yalnz dikkat et,
cann isterse kendine mritler bul, ne halt edersen et, ama bana sa
tama, yoksa sonunda sana yle bir oyun oynarm ki... Yeni bir f
ke dalgas onu kapt, yerden kaldrd sanki, ayaklan yere demi
yordu, kendini korkun, dehet verici hissetmenin sevinciyle uu
yordu, fikir, kpkzl ve bak gibi keskin, beyninde canland: Onu
dndrmek, onu kendine dnmeye zorlamak mmkn olur bel
ki, her eyin ona bu kadar kolay gelmemesi iin bir are bulunur,
ne byk bir iyilik olur bu. Marcellein ona nasl hain ve erkeksi
bir tavrla, szde laf olsun diye, Bir kadn sfr tketti mi, yapabi
lecei tek ey, bir ocuk peydahlamaktr, dediini hatrlyordu.
kisinin ayn fikirde olmamas ne tuhaf olurdu, biri pembe odasm-

150

da oturmu, ocuk dourmak arzusuyla kvranrken teki byc


byc dolap ocuk drme areleri aryorsa. Kadn ona bir ey
sylemeyi gze alamazd, ama... Birisi olsa, ona cesaret verecek bi
ri, bir dost... i sevin dolu, ok kt insanm ben, diye dn
d. Ktlk, o ba dndrc hz duygusuydu; insan bir anda ben
liinden syrlr kopar ve ok gibi en nde gitmeye balard, hz sizi
ensenizden kavrar, brakmazd ve her geen saniye biraz daha, bi
raz daha artard, bu dayanlmaz, ama nefis bir eydi, insan frensiz,
lmle at ba gider, sada solda beklenmedik anlarda ortaya kveren engelleri ykar -Mathieu, zavall olan, ben bir hayvanm, se
nin yaamnn da iine edeceim-, kurumu bir aa gibi devirirdi,
bu bir elektrik kvlcm kadar kupkuru, korkuyla yorulmu mut
luluk, bu durmak bilmeyen heyecan, sarho edici, deli edici bir
eydi. Bilmem ki, daha hl mritleri olabilecek mi? Bir aile ba
bas, ok ekici bir ey olmasa gerek. Mathieu evlenme haberini
verdii zaman Borisin surat ne hale gelecekti kim bilir, olann
nefesini kesen aknl ve hor gren, kmseyen baklar. Ev
leniyor musunuz? Mathieu kekeleyecekti: nsanlarn baz grev
leri vardr, diyecekti. Ama ocuklar bu grevlerden bir ey anla
mazd. inde bir ey usul usul, korkarak grnmeye alyordu.
Mathieu nn yzyd bu, iyi niyetle parlayan drst yz, ama
kou yeniden, daha da hzl balamt: Ktlk, ancak tam hzla
giderken dengede kalabiliyordu, bisiklette olduu gibi. Dncesi,
canl ve keyifli, bir srayta ne geti: Mathieu iyiliklerin adam.
Kt deil o, hayr: Hbilin soyundan geliyor! Vicdan ona hak ve
riyor, onun tarafn tutuyor her zaman. O halde Marcellele evlen
mesi gerek. Ve sonra, iyiliklerinin meyvelerini toplayarak dinlenir,
daha ok gen, nnde bu iyi hareketi kutlamak iin upuzun bir
mr var.
O saf, temiz ve srrna eriilmez vicdann, tandk, cmert, g
nll, affedici bir gn altndaki dinleniinde ylesine ba dnd
rc bir ey vard ki, Daniel bunu Mathieu iin mi, yoksa kendisi
iin mi istediini kestir emiyordu. Bitmi, savatan vazgemi ve
durulmu bir adam, durulmu sonunda!.. Ya istemezse? Ya iste
mezse... Ama eer ocuu istemesi iin binde bir ansm varsa, ye
min ediyorum ki yarn gece ona, evlenelim, diyecektir. Monsieur
ve Madame Delarue... Monsieur ve Madame Delarue aziz ve sevgili
dostlarna bilmem ne tarihinde evlendiklerini bildirmekle... Evet,
ne olur, ben onlarn koruyucu melei olurum. Kutsal aile yuvasn
bekleyen bir melek. Bir melek, bir peygamber, ktlkler ve nef
retler peygamberi, Vercingetorix Sokana sapan bir peygamber.
Bir an incecik, zarif ve mahcup bir beden, bir kitaba eilmi zayf

151

bir ocuk yz grd, ama hayal abucak ekil deitirdi ve bu kez


Bobby grnd. Ours Soka 6 numara. Kendini hava kadar z
gr hissetti, her eyi yapmaya hakk vard. Vercingetorix Sokandaki bakkal daha kapanmamt, Daniel girdi. kt zaman sol
elinde Madame Duffet iin bir kutu eker ve sa elinde, melekler
ve peygamberler ordusunun komutan Aziz Michelin grnmez
klc vard.

X
Kk saat onu vurdu. Madame Duffet duymam gibiydi.
Dikkatle Daniele bakyordu, ama gzleri hafife kzarmt.
Daniel, Neredeyse szar, diye dnd. Kadn ona kurnaz
bir ifadeyle glmsyordu, ama birbirine iyice yapmayan ihtiyar
dudaklarnn arasndan incecik bir hava szld, glmserken es
niyordu. Birden ban arkaya atar gibi yapt, bir karar aimt; ok
bilmi bir neeyle, Eh ocuklar, ben yatmaya gidiyorum, dedi.
Onu ok ge brakmayn Daniel, sonra taa le yemeine kadar
uyanamyor.
Ayaa kalkt ve kk, titreyen eliyle Marcellein omzunu ok
ad. Marcelle yatan zerinde oturuyordu.
htiyar kadn, dilerinin arasndan konuarak, eleniyormu
gibi, Duyuyor musun, diye tekrarlad dobi. Taa saat on ikilere
kadar uyuyorsun, iko olup kacaksn sonra.
Daniel, Sz veriyorum, gece yarsndan nce giderim, dedi.
Marcelle glmsedi:
Ben brakrsam tabii.
Daniel, Madame Duffetye dnerek yapma bir aresizlikle,
Gryorsunuz ya, dedi. Ben ne yapabilirim?
Madame Duffet, Her neyse, dedi, szm unutmayn. G
zel ekerleriniz iin teekkr ederim.
Kurdelelerle ssl kutuyu gzlerine kadar kaldrd, biraz kor
kutur bir hareketle, ok fazla naziksiniz, beni martyorsunuz,
dedi. Sonunda kulanz ekmek zorunda kalacam.
Daniel etkileyici sesiyle, Bu bile beni sevindirir, dedi.
Madame Duffetnin eline doru eildi ve pt. Yakndan ba
knca el burumu ve mavimsi beneklerle lekelenmi grnyordu.
Madame Duffet, yumuak bir glmsemeyle, Melek huylu
ocuk, dedi. Sonra Marcellein alnn pt. Hadi ben artk gidiyo
rum.
Marcelle yal kadn belinden kavrayarak bir an gsne bas-

152

tirdi. Madame Duffet, onun salarn okad, sonra biraz sabrsz


bir hareketle syrld.
Marcelle, Birazdan gelir zerini rterim, dedi.
Hayr istemem, kt ocuk. Seni meleinle ba baa brak
yorum.
htiyar kadn, kk bir kz kadar evik admlarla uzaklat ve
Daniel ardndan ona souk gzlerle bakt. htiyarn hi gitmeyece
ini sanmt. Kap kapand, ama Daniel kendini hl rahatlam
hissetmiyordu. Marcellele yalnz kalmaktan biraz korkuyordu. Ona
dnd ve Marcellein kendisine glmseyerek baktn grd.
Niin glyorsunuz? diye sordu.
Marcelle, Sizi annemle birlikte grmek houma gidiyor, dedi.
nsanlar batan karmay o kadar iyi biliyorsunuz ki! Bu utanla
cak bir ey vallahi, birinin sizi grp de holanmamas imknsz!
Ona bir mal sahibinin gzleriyle bakyordu, onun yalnzca
kendine ait bir eymi gibi orada bulunmasndan zevk ald bel
liydi. Daniel kinle, Yznde o gebelere zg anlam var, diye d
nd. Bu kadar mutlu grnebildii iin ona kzyordu. Bu uzun
sren ba baa konumalara balayaca zaman hep ayn belirsiz
kaygy duyard. Hafife ksrerek boazn temizledi. Astm ba
layacak gene, diye dnd. Marcelle, yatan zerine dertop edip
braklm, en ufak bir kprdanmayla yaylan, buharlaan ar, tat
sz bir kokuydu!
Ayaa kalkt.
Size bir ey gstereceim, dedi.
Ocan zerinden bir fotoraf ald.
Resmi uzatrken, Genken nasl olduumu merak eder du
rurdunuz, dedi.
Daniel fotoraf ald: Marcelle burada on sekiz yanda kadar
olmalyd; gevek, yayvan az ve hain gzleriyle yz iri bir bal
a benziyordu. zerinde ok geni kesilmi bir giysi gibi ireti du
ran ayn et rts vard, yalnzca ok daha inceydi. Ban kaldrd
ve Marcellein kaygl gzleriyle karlat.
htiyatla, ok homusunuz, dedi. ok da deimi sayl
mazsnz.
Marcelle glmeye balad.
Hadi hadi, dedi. Koca yalanc siz de, deitiimi, ok dei
tiimi pekl biliyorsunuz. Merak etmeyin, annemle konumuyor
sunuz, gerei syleyebilirsiniz.
Sonra ilave etti:
Gzelce bir kzmm, deil mi?
Daniel, Ben, sizi imdiki halinizle daha ok beeniyorum,

153

dedi. O zaman aznzda ok acemi ve yumuak bir ifade var. Hal


buki imdi ok daha ekici ve sr dolusunuz.
Marcelle kalarn att.
Sizin ne zaman ciddi olduunuz, ne zaman alay ettiiniz bel
li olmaz ki, dedi. Ama iin iin memnun olduu belliydi.
Hafife doruldu ve kaamak bir bakla aynadan yana bakt.
Bu anlamsz ve haysz hareket Danieli artmt. Bu beklenme
dik cilvede katlam izgilerle dolu yzne yakmayan iddiasz
ve ocuksu bir iyi niyet vard. Daniel glmsedi.
Marcelle, Ben de size soraym, dedi, niye glyorsunuz ba
kalm?
nk imdi aynaya kaamak bir bakla bakarken, tpk k
k bir kz ocuuna benziyordunuz. yle heyecanl bir ey oluyor
ki bu, sizin ara sra kendinizle ilgilenmeniz...
Marcelle kzard, ayayla yere vurarak, Elinde deil, insan
pohpohlamadan duramaz, dedi.
kisi de gldler ve Daniel biraz korkarak, zaman geldi, diye
dnd. Vakti gelmiti, tam zamanyd imdi. Ama o kendini
bombo ve gsz hissediyordu. Cesaretini toplamak iin Mathieuy dnd ve iinde nefretini taptaze bularak sevindi. Mathieu bir kemik gibi sert ve przszd, ondan nefret edebilirdi.
Marcelleden nefret edilmezdi.
Marcelle! Bana baksanza biraz!
Boynunu uzatm, onu kukulu gzlerle szyordu.
Marcelle, Buyrun efendim, dedi.
Gzn karmadan bakyordu, ama ba belirsiz hareketlerle
sarslyor gibiydi: Gen adamn baklarna zor dayanyordu.
ok yorgun grnyorsunuz.
Marcelle gzlerini krptrd:
Evet, biraz dermanszm. Scaklardan tabii.
Daniel biraz daha eildi ve sesinde zgn bir alay ifadesiyle,
ok yorgun ha? diye tekrarlad. Az nce anneniz bize Roma
yolculuunu anlatt sra size bakyordum; o kadar sinirli, o kadar
dnceli grnyordunuz ki sanki...
Marcelle, sinirli bir glle onun szn kesti.
Bakn Daniel, dedi. Annem nc kez size ayn hikyeyi
anlatyor. Ve siz nc kez ayn hikyeyi ayn heyecan ve merak
ifadesiyle dinler grnyorsunuz. Ak sylemek gerekirse, bu beni
artyor biraz, o srada aklnzdan neler getiini kestiremiyorum.
Daniel, Anneniz houma gidiyor, dedi. Hikyelerinin tm
n biliyorum, ama gene dinlemekten sklmyorum, kk kk
yle tatl el hareketleri var ki, seyretmeyi seviyorum.

154

Boynunu yle bir yana edi ve Marcelle kahkahayla gld:


Daniel can isterse ok gzel taklit yapard. Ama hemen ciddileti
ve Marcelle de sustu. Gen kadna dargn gzlerle bakt, Marcelle
bu baktan rahatsz olmutu.
Bu akam bir tuhaf hali olan asl sizsiniz, dedi. Neyiniz var
kuzum?
Daniel yant vermekte acele etmedi. Ykl bir sessizlik zer
lerine abanmt, oda frn gibiydi. Marcelle hemen dudaklarnda
donup kalan yapmack bir glle glmeye alt. Daniel iin iin
eleniyordu.
Marcelle, dedi, belki size sylememeliyim ama...
Birden geri ekilerek, Ne o, dedi Marcelle. Ne syleyecek
siniz?
Mathieuye darlmayacanza sz verirseniz...
Marcelle sapsar oldu.
Demek... Ya! Halbuki sylemeyeceine yemin etmiti.
Marcelle, bu kadar nemli bir ey oluyor ve siz benden sakla
maya urayorsunuz. Ben, sizin dostunuz deil miyim?
Marcelle rperdi.
Pis bir ey bu.
te! Tamam, oldu. Marcelle rlplak u anda. Artk ne cilve
li akalar var, ne genlik resimleri; o gler yzl gurur maskesi
dmtr. imdi yalnzca iman ve gebe, et et kokan bir kadn
var. Daniel scaktan bunalyordu, avcuyla terli alnn skt.
Usulca, Hayr, dedi, pis deil.
Kolunu dirseinden doru iddetli bir hareketle sallad, oda
nn bunaltc havas sarsld.
Kim bilir benden nasl ireniyorsunuz!
Daniel canl bir sesle, renmek mi? Ben... Glerek, Mar
celle, dedi, sizin, beni kendinizden irendirecek bir neden bula
bilmeniz iin epey uramanz gerekir.
Marcelle yant vermedi, ban kederle ne emiti. Nihayet,
Sizi btn bunlarn dnda tutabilmeyi ne kadar istemi
tim, dedi.
Sustular. imdi aralarnda yeni bir ba vard, gbek ba gibi
bir ey.
Daniel, Benden sonra Mathieuy grdnz m? diye sordu.
Marcelle, hain, On bire doru telefonla konutuk, dedi.
Kendine gelmiti, sertlemi, dikilmiti, imdi tetikte gibiydi,
burun kanatlar kslmt; ac ekiyordu.
Size kendisine para vermeyi reddettiimi syledi mi?
Paranz olmadn syledi.

155

Param vard.
Marcelle, Var myd? diye kekeledi.
Vard, ama ona vermek istemedim. Hi olmazsa sizinle ko
numadan vermek istemedim.
Bir an sustu, sonra, Marcelle, ona para vermemi istiyor mu
sunuz? diye sordu.
Marcelle aalamt.
Ne bileyim ben, dedi. Ben bilmem, buna ancak siz karar ve
rebilirsiniz, ben deil.
Tabii verebilirim. Canmn istediine verebileceim on be
bin frankm var hazrda.
Marcelle, O halde verin, dedi. Verin tabii, sevgili dostum,
verin!
Bir sessizlik oldu. Marcelle, yatak arafn parmaklarnn ara
snda buruturuyordu; iri gsleri heyecanla inip kalkyordu.
Daniel, Beni anlamadnz, dedi. Yani size unu soruyorum:
Bu paray ona vermemi gerekten, ta iinizden istiyor musunuz?
Marcelle ban kaldrd ve ona akn gzlerle bakt.
ok tuhaf konuuyorsunuz Daniel, dedi. Dilinizin altnda
bir ey var.
O halde syleyeyim. Mathieunn... Mathieunn sizin fikri
nizi alp almadn renmek istedim.
Tabii sordu. Belirsiz bir glmsemeyle, Daha dorusu,
diye anlatt, her zamanki gibi, bilirsiniz ya, biz birbirimizle yle
uzun boylu konumayz, biri syler, yle yapalm ya da byle
yapalm, der, eer istemezse teki itiraz eder.
Evet... dedi Daniel. Evet... Ama bu daima kafasnda nce
den hazr fikri bulunann yararna sonulanr, teki yalnzca boca
lar, arr ve kendine gre bir fikir edinmeye zaman bulamaz.
Marcelle, Belki de... dedi.
Mathieunn sizin dncelerinize, isteklerinize ne kadar de
er verdiini biliyorum, dedi Daniel. Ama o an gzmn nne
getiriyorum; bu hayal beni btn gn rahatsz etti, zd. Mathieu,
her zaman bu gibi hallerde taknd o dnceli, ok nemli tavr
n taknmtr ve yutkunarak, Eh, pekl! Mmkn olan yaparz,
demitir. Tereddt etmemitir, edemezdi de zaten, nk o erkektir.
Yalnz... bu biraz fazla acele alnm bir karar olmad m? Siz, ken
diniz bile ne istediinizi rahata dnmeye zaman bulamadnz...
Marcellee doru eilerek srarla, yle deil mi? diye sordu.
yle olmad m?
Marcelle ona bakmyordu. Ban musluktan tarafa evirmiti
ve Daniel, onu yandan grebiliyordu. Yz kararmt.
Evet, biraz yle oldu, dedi.

156

Yzne kan hcum etti.


Yo! Artk bundan bahsetmeyelim Daniel, dedi. Rica ede
rim, bu... bunlar zevkli eyler deil.
Daniel gzn ondan ayrmyordu. rpmyor, diye dn
d. Ama ona ikence etmekten mi, yoksa onunla birlikte ac ek
mekten mi zevk aldn ketiremiyordu. Kendi kendine, sand
mdan daha kolay olacak, diye dnd.
Marcelle, benden kamayn, dedi. Yalvarrm, bunlar ko
numann sizi ne kadar zdn biliyorum...
Hele sizinle, dedi Marcelle. Siz o kadar baka bir insansnz
ki.
Allah kahretsin! Ben, onun meleiyim ya!
Marcelle tekrar rperdi ve kollarn gsne smsk dolad,
Size bakmaya cesaret edemiyorum, dedi. Benden irenme
seniz bile, sizi yitirdiimi biliyorum artk.
Daniel ac bir sesle, Evet, dedi. Bir melek, bir peygamber
abuk fkelenir, ha? Bakn Marcelle, bana bu gln rol vermek
ten vazgein, rica ederim. Ben peygamber filan deilim, sizin dos
tunuzum yalnzca, en iyi dostunuz. Sonra kararl bir sesle devam
etti: Ben, size yardm etmek istiyorum, bunun iin de size birka
sz etmeyi kendimde hak gryorum. Marcelle, bu ocuu gerek
ten istemediinize emin misiniz?
. Bir an Marcelle tam bir bozguna uramasna sarsld, pa
rampara dalacak gibi perian titredi. Ama bu paralanma bala
d gibi birden durdu; yatan kenarnda ar ve kprtsz ylp
kald. Ban Danielden yana evirdi; yz kpkrmzyd, fakat
ona kinsiz, fkesiz ve akn gzlerle bakyordu Daniel, Ac eki
yor, nk mutsuz, diye dnd.
Bana bir sz syleyeceksiniz; eer kendinizden pheniz
yoksa Mathieu yarn sabah paray alacak.
Hemen de onun, Kendimden phem yok, demesini diliyor
du. Sabah paray gnderirdi ve her ey olup biterdi. Ama Marcelle
bir ey sylemiyordu, ona dnmt, bir eyler bekliyor gibiydi; so
nuna kadar gitmek gerekti artk... Tiksintiyle, Aman! Sakn! diye
dnd. Bana borluymu gibi bakyor! Tpk Malvina gibi, ac
ektirdii halde ona byle gzlerle bakan Malvina gibi.
Marcelle, Siz... dedi. Siz bunu dndnz. Halbuki o... Da
niel, u koca dnyada sizden baka benimle ilgilenen yok.
Daniel kalkt, kadnn yanna oturdu, elini avularnn arasna
ald. Bu el, bir itiraf gibi yumuak ve alev alevdi. Daniel bu eli ses
sizce ellerinde hapsetti. Marcelle gzyalarn tutmaya urayor,
ban kaldrmadan dizlerine bakyordu.

157

Marcelle, ocuu yok etmelerine raz msnz?


Kadn, yorgun bir tavrla, Baka ne yaplabilir ki? diye m
rldand.
Daniel, Kazandm, diye dnd. Ama hi de sevin duymu
yordu. Yalnzca scaktan bunalyordu. Bu kadar yakndan Marcelle
hafife kokuyordu, koktuuna yemin edebilirdi, o kadar hafif ki
duyulmuyordu, hatta belki buna koku bile denemezdi sanki. ev
resindeki havay dllyor, kendinden bir eyler alyordu. Sonra
u elinin iinde terleyen el vard. Bu eli skp ezerek, btn zn
aktmak isterdi.
Biraz sert, Ne yaplabileceini bilemem, dedi, sonra d
nrz bunu. Ben imdi yalnzca sizi dnyorum. Bu ocuk, do
acak olursa belki sizin iin bir felaket olacaktr, ama belki de bir
anstr. Marcelle! Sonra ileride, bir gn, yeteri kadar dnmemi
olduunuz iin kendinizi sulamanz istemem.
Evet, diye kekeledi Marcelle, evet...
Onu birden genletiren iyi niyetli bir aknlkla bolua ba
kyordu. Daniel fotorafta grd gen kz dnd. Gerekten.
O da genmi... Fkkat bu nankr yzde, genliin bile insan
heyecanlandramyordu. Avucundaki eli birden brakt ve biraz ge
ri ekilerek, Dnn, diye srar etti. Kendinizden emin misi
niz?
Marcelle, Bilmiyorum, dedi.
Ayaa kalkt.
Affedersiniz, gidip annemi bir dolaacam.
Daniel ses karmad. Bu, ikisinin de boyun edikleri bir al
kanlkt. Kap kapannca, Kazandm, diye dnd. Ellerini men
diliyle kurulad, sonra acele kalkarak yatan yanndaki kk ma
saya yaklat, ekmeceyi aarak bakt; bu ekmecede ou kez e
lenceli mektuplar bulurdu, Mathieunn ksa, tam bir aile babas
azyla yazlm mektuplar ya da bahtsz sevgilinin bitmek tken
mek bilmeyen yaknmalar. ekmece botu, Daniel koltua oturdu
ve dnd: Kazandm, yumurtlamak iin lyor. Yalnz kalabil
dii iin memnundu. Nefretini rahata tazeleyebilirdi. Yemin ede
rim ki onunla evlenecek, diye sylendi. Hem zaten hayvan gibi
davranm, kzn fikrini bile sormam. Demez, diye kuru bir g
lle sylendi. Byle iyi eyler iin ondan nefret etmeye demez.
brleriyle bamn derde girdii yeter.
Marcelle, akn darmadank bir yzle gelmiti. Kaba bir ta
vrla, Ey, dedi. Diyelim ki ocuu istiyorum, bu neyi deitirir?
Evlilik d bir ocuk sahibi olabilecek kadar cesur deilim; onun,
benimle evleneceini de umut edemem, o halde?

158

Daniel am bir ifadeyle kalarn kaldrarak, Neden? diye


sordu. Neden sizinle evlenmesin?
Marcelle akn gzlerle bakt, sonra glmekten baka aresi
kalmamasma bir kahkaha att.
Aman Daniel! Sanki bilmiyormusunuz gibi...
Ben bir ey bilmiyorum, dedi. Benim bildiim tek ey
Mathieunn, can isterse herkes gibi gerekli ilemleri yaptrp ge110 herkes gibi bir aya varmadan sizinle evlenebileceidir. Asla ev
lenmemek kararn veren siz misiniz Marcelle?
Benimle istemeye istemeye evlenmesine katlanamam.
Bu bir yant deil.
Marcelle bir an dnd. Sonra glmeye balad ve Daniel
yanl bir yola girdiini anlad. Marcelle, Aslnda, dedi, bana
Madame Delarue deyip dememeleri pek de umurumda deil.
Daniel aceleyle, Tabii, tabii, dedi, biliyorum. Demek istedi
im u: Ya ocuu harcamamann tek yolu buysa?
Marcelle aalad.
Ama... ben sorunu bu ekliyle hi dnmemitim.
Bu gerekti kesinlikle. Onun bir konuya dosdoru bakmasn
salamak zordu; burnundan tutup srklemek gerekti onu, yoksa
dikkati drt tarafa dalr, savrulurdu.
Marcelle, Bu... dedi, bu aramzda kendiliinden alnm bir
karar; evlilik aslnda uaklktan baka bir ey deil ki... Ne ben, ne
o bunu istiyoruz.
Ama ocuu istiyorsunuz?
Yant vermedi. Bu son an kesin and, dnm noktasyd; Da
niel sert bir sesle tekrarlad:
Deil mi? ocuu istiyorsunuz?
Marcelle tek eliyle yasta dayanmt, br eli kalasnn ze
rindeydi. Biraz doruldu, sonra elini karnnn zerine getirdi, san
ki sancs varm gibi; bu kaba, hain, ama byleyici bir eydi. Tu
haf bir sesle, Evet. ocun istiyorum, dedi.
Zafer. Daniel sustu. Gzlerini bu karndan ayramyordu. Bu
dman bedenden, bu yal ve bereketli bedenden, bu ekmek do
labndan. Mathieunn, bu bedeni istemi olduunu dnd ve
ksack bir mutluluk iini stt. Ondan imdiden alm gibiydi.
Esmer parmaklar ipek kuman zerinde kenetleniyor, bu karn
bastryordu. Bu arm, bocalayan, ar ve etli dii, iinden, ta
iinden ne hissediyordu? Onun yerinde olmak isterdi. Marcelle sa
r bir sesle, Daniel, beni kurtardnz, dedi. Bunu... bunu hi
kimseye, hi kimseye syleyemezdim, sonunda bu istein bir su
olduuna inanmtm.
Ona kaygl gzlerle bakyordu.

159

Bu bir su, deil mi?


Daniel kendini tutamayarak gld.
Su mu? Ama bu sapk bir dnce Marcelle. Siz duygular
nz en doal halleriyle meydana kt zaman bunu su mu say
yorsunuz?
Hayr. Demek istediim, Mathieuye kar bu anlamamza
ihanet olmuyor mu?
Onunla ak ak konumak gerek, Marcelle. O kadar.
Marcelle yant vermedi, zihninde evirip evirerek dnyor
du. Sonra birden tutkuyla konutu:
Ah! Bir ocuum olsa, benim gibi yaamn ziyan etmesine
izin vermeyeceim. Yemin ederim.
Siz yaamnz ziyan etmediniz.
Evet... Evet.
Hayr, Marcelle. Henz ziyan edilmi bir ey yok.
Evet. Yaammda nemli saylabilecek hibir ey yapmadm
ve bana gereksinimi olan tek insanm yok.
Daniel yant vermedi. Bu szler o kadar gerekti ki.
Mathieunn bana gereksinimi yok. lp gitsem... arkamdan
intihar etmez herhalde. Siz de yle Daniel. Beni ok sevdiinizi bi
liyorum, bu belki de dnyada sahip olduum en deerli ey. Ama
sizin de bana gereksinimiz yok, daha ok ben size muhtacm.
Yant vermek? Reddetmek? Dikkat etmek gerekti: Marcelle o
kukucu uyanklk evrelerinden birine giriyordu.
Elini eline ald ve anlaml bir hareketle skt.
Marcelle, Bir ocuk, diye devam etti. Bir ocuk, evet, onun
bana gereksinimi olacaktr.
Daniel elini okad.
Btn bunlar Mathieuye sylemek gerek, dedi.
Syleyemem.
Ama neden?
Onunla konuurken boazm dmlenir gibi oluyor. Sze
onun balamasn bekliyorum.
Ama bu kez szn ondan gelmesine olanak yok, biliyorsunuz.
O bunu bilmiyor ki, dnmyor bile.
Neden dnmyor? Siz nasl dndnz?
Bilemem.
O halde ii oluruna brakrm ben de. Siz yarn paray verirsi
niz, doktora giderim...
Daniel birden, Olamaz,* diye bard, bunu yapamazsnz.
Birden sustu ve Marcellee korkuyla bakt. Onu byle sersem
gibi bartan heyecand. Bu fikir onu ileden karmt; bir ii olu

160

runa brakmaktan nefret ederdi. Dudaklarn kst ve bir kan


kaldrarak alayla bakt. Ama kaygs bounayd, karsnda bir
Marcelle vard ki... Omuzlar dmt, kollar gvdesinin iki ya
nndan aa sarkyordu. Gsz ve ypranm, bekliyordu, yllarca
byle bekleyecekti, sonuna kadar. Bu onun son ans, diye d
nd, az nce kendisi iin dnd gibi. Otuzla krk aras in
sanlar son oyunlarn oynarlar. Marcelle de oynayacak ve kaybede
cekti. Birka gn sonra aresiz bir imanlktan baka bir ey ol
mayacakt artk. Buna engel olmak gerekti.
Mathieuyle ben konusam?
ini yapkan, vck vck duygular doldurmutu. Marcellee
en ufak bir sevgisi yoktu, hatta ou zaman tiksiniyordu ondan,
ama acma duygusu dayanlmayacak bir ey halinde oradayd.
Bundan kurtulabilmek iin yapmayaca yoktu. Marcelle ban
kaldrd, ona delirdin mi, der gibi bakyordu.
Mathieuyle konumak m? Siz mi? Ama Daniel... Ona ne
syleyeceksiniz?
Ona... size rastladm sylerim.
Nerede? Ben kap dar kmam. Hem diyelim ki ktm da
size rastladm, ayakst bu hikyeleri size anlatabilir miyim?
Hayr, olmaz tabii.
Marcelle elini onun dizine koydu.
Daniel, dedi, rica ederim. Siz bu ie karmayn. Mathieuye
yle kzdm ki, bunu size sylememeliydi...
Daniel vazgemek niyetinde deildi.
Bakn Marcelle, ne yapacaz, biliyor musunuz? Ona gerei
syleyeceiz, olduu gibi, aka. Ona, Biz senden bir ey gizledik,
bunu affedeceksin, diyeceiz. Marcellele biz ara sra buluur, ko
nuuruz, bunu sana sylemedik, deriz.
Marcelle, Daniel, olmaz! diye yalvard. Olmaz! Ona benden
sz etmenizi istemiyorum. Ondan byle bir eyi dilenir grnmektense lmeyi tercih ederim. Bunu o istemeli.
Sonra bir evli kadn zentisiyle, Hem, dedi, bunu ona, ben
kendim sylemedim diye bana kzar, dnyada affetmez beni. Biz,
onunla birbirimizden hibir ey saklamayz.
Daniel, Ne sersemlik, diye dnd, ama can glmek iste
miyordu.
Ben, sizin hesabnza konumayacam ki, dedi. Ona, sizi gr
dm, pek bitkin ve kederli olduunuzu, her eyin sand gibi yo
lunda gitmediini syleyeceim. Hepsini ben dnmm gibi.
Marcelle inatla, stemiyorum, dedi. stemiyorum, olmaz.
Daniel, onun omuzlarna, boynuna a gzlerle bakyordu. Bu
Akl a

161/11

hayvanca inat onu kkrtyor, sinirlendiriyordu; bu inad krmak,


yok etmek istiyordu. Aalk ve kar konulmaz bir drtnn peneesindeydi. Bu bilincin sakl derinliklerine girmek, onu elde etmek
ve onunla birlikte yerlerde srnmek. Ama bu sadizm deildi, daha
korkak, daha kararsz, daha kaypak, ehvet gibi bir eydi: yilikti bu.
Ama bu gerekli Marcelle! Marcelle, gzlerime bakn!
Onu omuzlarndan yakalad ve parmaklar lk yan iine g
mld.
Eer ben konumazsam, siz ona asla bir ey syleyemezsiniz.
Hylece her ey bitmi olur, onun yan banda, susarak ve ondan
nefret ederek yaamaya devam edersiniz.
Marcelle yant vermiyordu, ama Daniel, onun snk ve kin dol baklarndan artk kar koyamayacan anlad. Hl, stemi
yorum, diyordu.
Daniel, onu brakt, fkeyle, Konumama izin vermezseniz,
H/.i kesinlikle affetmem, dedi. nk bylece kendi ellerinizle
yaamnz mahvetmi olacaksnz.
Marcelle, ayann ucunu kk halnn zerinde dolatr
yordu.
Ona... Ona belli belirsiz, havadan sudan bir eyler sylemeli,
dedi. Yalnzca onu uyaracak, dikkatini ekecek kadar bir ey...
Daniel, Tabii, dedi.
Hi merak etme, diye dnd.
Marcelle birden pimanlk duymu gibi, Ama olmaz, dedi.
Hadi hadi. Biraz dnrseniz u kararszlktan kurtulacak
snz. Niin olmasn?
Ama ona birbirimizi grdmz sylemek zorunda kala
caksnz.
Daniel can skntsyla, Evet, syleyeceim. Bunu daha nce
konumadk m? Ama eer o, benim tandm Mathieu ise size
k/.mayacaktr, kurallara uymak iin biraz sinirlenecektir, ama son
ra zaten kendini sulu hissettii iin sizi sulayacak bir neden bul
duuna ayrca sevinecektir. Hem ona, bizim yalnzca -be aydan
heri grtmz ve ok uzun aralarla buluabildiimizi syle
yeceim. Aslnda bunu nafil rlsa gnn birinde ona sylemek zo
rundaydk.
Evet.
nanm, rahatlam grnmyordu. Derin bir pimanlkla,
Hu bizim srrmzd, dedi. Bakn Daniel, bu kendi yaammd
hein. Bana ait bir ey. Baka bir eyim yok ki...
Nefretle ilave etti:
Ancak ondan gizleyebildiim eyler tmyle benim olabilir.
Gene de deneyeceiz. ocuun hatr iin.

Boyun eecekti, biraz beklemek yeterdi; kendi arlna daya


namayarak kayacak, her eyden ve kendinden vazgeecekti; birka
dakika sonra btn varlyla alacak, savunmasz ve ii dopdolu,
Nasl isterseniz yapn. Ben her eyi size brakyorum, diyecekti.
Marcelle, onu artyordu; bu iini kemiren yumuak ve tatl ale
vin ktlk m, yoksa sevecenlik mi olduunu kestiremiyordu. Ktlk ve yilik! Onun Ktl ve onlarn yilii, ayn eydi.
Bu kadn vard, bu ba dndren ve kkrtan ortak inan vard.
Marcelle, ellerini salarnn zerinde dolatrd.
Pekl deneyelim, dedi. Sonunda bu bir deneme olur be
nim iin.
Deneme mi? Denemek istediiniz Mathieu m?
Evet.
Onun ilgisiz kalabileceini mi dnyorsunuz? Sizi anla
mak, size sormak iin hemen size komayacan m sanyorsunuz?
Bilmiyorum.
Kuru bir sesle tamamlad:
Ona inanmaya, ona sayg duymaya gereksinimim var.
Danielin kalbi hzl hzl atmaya balamt.
Ona inanmyor musunuz? diye sordu.
nanyorum... Ama dn geceden beri ona olan gvenimi yitir
dim. Dn gece... Hakknz var, ok ilgisizdi. Benim iin zlmedi
bile. Sonra bugnk telefonu... Bana...
Kzard, Bana, seni seviyorum demek gereini duydu. Tam
sonunda telefonu kapatrken. Bu vicdannn rahat olmadn gs
terir. Beni nasl etkilediini anlatamam size! Ya artk onu been
mez olursam... Ama bunu dnmek istemiyorum. Bazen ona kz
yorum, ama bu kadarc bile bana ac geliyor. Yarn beni biraz sy
letmek istese, bir kez olsun, Ne dnyorsun, diye sorsa...
Sustu, kederle ban sallad. Daniel, Ben, ona aarm, dedi.
imdi buradan knca ona urar, bir pusula brakrm, yarn bu
luuruz.
Sustular. Daniel yarnki konumay dnmeye balamt.
Sert ve iddetli bir konuma olacakt, bunu tasarlamak bile Danieli
zerine bulaan duygulardan temizliyordu.
Daniel, dedi Marcelle, sevgili Daniel!
Ban kaldrd ve Marcellein bakn grd. nsan ezen ar
bir bakt bu, teekkr anlamna gelen, doymuluk ifade eden bir
ak sonras bak. Daniel gzlerini yumdu, imdi aralarnda ak
tan te bir ey vard. Marcelle, ona alm, Daniel bu benlie gir
mi, karm... artk tek kii gibiydiler. Marcelle, Daniel, diye
tekrarlad.

163

Daniel gzlerini at ve sarslarak ksrd; astm balamt.


Gen kadnn elini avcuna ald ve nefesini tutarak uzun uzun pt.
Marcellein, bann zerinden gelen sesi, Meleim, diyordu.
Sanki yaamn bu kokulu elin zerine eilmi, tamamlaya
cakt ve Marcelle salarn okad, okad...

XI
Kocaman eflatun bir iek ge doru ykseliyordu, geceydi
bu. Mathieu bu gecede dolayor, dnyordu:
Ben mahvolmu bir adamm. Bu yepyeni bir fikirdi, evir
mek, evirmek, zenle yoklamak gerekti. Mathieu, onu bazen yiti
riyor, geride yalnzca szckler kalyordu. Ama szcklerin de bi
raz karanlk bir ekicilii yok deildi: Mahvolmu bir adam! n
sana inanlmayacak kadar gzel felaketleri, intiharlar, isyanlar ve
her eyin sonu demek olan umutsuz areleri hatrlatyordu. Flakat
fikir abuk geri dnyordu; hayr, yle deildi, hi deildi; bu g
rltsz, sradan ve alakgnll bir sefaletti, umutsuzluk yoktu
bunda, hatta belki de rahatt. Mathieuye, bir hastaya yaptklar gi
bi, kendisine her ey iin izin verilmi gibi geliyordu. Bana bylece kendimi yaamaya kapp koyvermekten baka bir i kalmyor,
diye dnd. Ateten harflerle Sumatra yazsn grd. Zenci,
elini kasketine gtrerek yanma sokulmutu. Kapda Mathieu bir
an tereddt etti, ieriden bir tangoyla kark kahkaha sesleri geli
yordu, ruhu hl geceyle ve tuhaf bir tembellikle doluydu. Sonra
kendiliinden oldu, sabahlar, hani kalktmzf farknda olma
dan kendimizi birden ayakta bulduumuz gibi, yeil kapy itmi,
on yedi basama inmiti, masa rtlerinin salksz bir beyazla
yer yer lekeledii kpkrmz ve uultulu bir yerdi buras, insan ko
kuyordu, ieride dolu dolu insan vard, kilisede, sabah duasnda ol
duu gibi. Salonun dibinde ipek gmlekleriyle goolar bir setin
zerinde bir eyler alyorlard. nnde, ayakta, hareketsiz ve ku
sursuz adamlar vard, bekliyorlard sanki; dans ediyorlard, so
murtkan ve keyifsiz, bitmeyen bir kaderin kurban gibiydiler. Mat
hieu bkkn gzlerini Borisle Ivichi arayarak salonda dolatrd.
Masa m emrettiniz Monsieur?
Gzel bir gen adam, nnde bir klavuz srtyla eildi.
Birini aryorum, dedi Mathieu.
Gen adam onu tanmt.
Siz misiniz Monsieur? Matmazel Lola giyiniyor. Arkadalar
nz sol tarafta, dipte. Size gstereyim.

164

Hayr, teekkr ederim, ben bulurum. Bu gece epey kalaba


lk var.
Eh, fena deil. HollandalIlar. Biraz fazla grltc insanlar,
ama iyi iiyorlar.
Gen adam gzden kayboldu. Dans eden iftlerin arasnda bir
yol amay mit etmek bounayd. Mathieu bekledi; tangoyu ve
ayaklarn yerde srkleniini dinliyor, bu sessiz mitingin ar ar
yer deitiriini seyrediyordu. plak omuzlar, bir zenci ba, kolal
bir yakann beyazl, nefis ve olgun kadnlar, zr diler gibi bir tavr
la dans eden yal erkekler. Tangonun yakc mzii balarnn stn
den gelip geiyordu; goolar, tangoyu onlar iin almyordu sanki.
Mathieu, Buraya ne halt etmeye geldim? diye kendi kendine sordu.
Ceketinin kollar dirsek yerlerinde parlamt, pantolonunda t diye
bir ey yoktu, iyi dans etmiyordu, byle bir babolukla elenmeyi
beceremezdi. Kendini tedirgin ve rahatsz hissediyordu. Monmartre
da, metrdotellerin btn gler yzllne karn rahat edilmezdi;
havada kaygl ve huzursuz bir sertlik, bir acmaszlk vard.
Beyaz ampuller yand. Mathieu saa sola kaan srtlarn ara
sndan pisti geti. Bir kede iki masa vard. Birinde bir kadnla bir
adam oturmu, birbirlerine bakmadan kesik kesik konuuyorlard.
tekinde Borisle Ivichi grd. ok zarif bir ciddiyetle birbirlerine
doru eilmilerdi, acele acele bir eyler konuuyorlard. K
ck rahiplere benziyorlar. Konuan Ivichti, elleriyle savruk hare
ketler yapyordu. Mathieuye, hatta en iten anlarnda bile bylesine bir yzle grnmemiti. Ne kadar gen ikisi de, diye dn
d. Gerisin geri dnmek ve uzaklamak, kamak istiyordu. Ama
gene de yaklat, burada daha fazla yalnz kalmaya dayanamazd,
onlara bir anahtar deliinden bakyormu gibi oluyordu. imdi
onu grecekler ve ona, ana-babalarna, kendilerinden byklere
ayrdklar o hazrlanm, devirilmi yzle bakacaklard, hatta ta
ilerinde bile deien bir ey olacakt. Ivichin yan bandayd,
ama kz, onu grmyordu. Borisin kulana eilmi, bir eyler f
sldyordu. u anda biraz, ok az bir abla hali vard. Borisle, kendi
sine mutluluk verdii besbelli bir ltufkr tavrla konuuyordu.
Mathieu iinin biraz rahatladn fark etti: Ivich hatta kendi kar
deiyle bile kendini tam olarak koyvermiyor, bu ablalk tavryla ko
medi oynuyor, kendini unutamyordu bir trl. Boris birden gld.
Sersemler, dedi.
Mathieu elini masann zerine koydu. Sersemler! Bu szler
le diyalog sona eriyordu; bu, bir romann ya da bir piyesin son cm
lesi gibiydi. Mathieu, Borisle Iviche bakt, onlar masal kahra
manlarna benzetiyordu.

165

Merhaba, dedi.
Boris ayaa kalkarken, Merhaba, dedi.
Mathieu abucak Iviche bakt, biraz geriye ekilmiti. Renk
siz ve ruhsuz gzlerini grd. Gerek Ivich kaybolmutu gene. Si
nirli, Neden gerek Ivich? diye dnd.
Bonjour Mathieu, dedi Ivich.
Glmsemedi, ama arm ya da fkelenmi grnmyordu.
Mathieunn varln ok doal karlad belliydi. Boris eliyle
kalabal gstererek:
Amma kalabalk, dedi.
Evet, dedi Mathieu.
Buraya, benim yerime oturmak ister misiniz?
Hayr, gerek yok; birazdan Lolay oturtursunuz.
Oturdu. Pist botu, gogoalar tango programn bitirmi git
milerdi, Zenci orkestras Hijitos Band neredeyse grnrd.
Mathieu, Ne iiyorsunuz? diye sordu.
evresinde insanlar uulduyordu. Ivich, onu fena karlamamt; iini slak slak bir scaklk doldurmutu, insanlar arasnda
bir insan, onlardan, ilerinden biri olmann verdii mutlu bir dolu
luk duygusunun keyfini karyordu.
Ivich, Votka, dedi.
Ya, demek artk votkay sevmeye baladnz.
Ivich ksaca, Sert de ondan, dedi.
Mathieu hakszlk etmemek iin Borisin kadehindeki beyaz
eyi gstererek, Ya bu? diye sordu.
Boris, ona keyifli ve akn bir hayranlkla, bakyordu. Mat
hieu birden huzursuzluk duydu.
Boris, Yap yap bir ey, dedi, barmenin yapt kokteyl.
Ayp olmasn diye mi istediniz?
haftadr tadna bakaym diye bamn etini yiyor. Biliyor
musunuz, kokteyl yapmay da hi beceremez. Bir zamanlar hokka
bazm, onun iin imdi barmenlik yapyor. Hokkabazlkla bar
menliin ayn ey olduunu sylyor, ama yanlyor tabii.
Mathieu, Belki kartrc iyi deil, dedi. Yumurtalar krn
ca adamakll alkalamak ister.
O halde hokkabaz deil, jonglr olmas gerekmi. Ben gene
de ne yapp edip bu pis eyi imezdim, ama bu gece ondan yz
kt bor aldm.
Yz frank, dedi Ivich. Ama benim param vard.
Boris, Benim de, dedi, ama o barmen... Sonra ciddi bir ses
le anlatt: Bir barmenden ara sra bor almak iyi olur. Mathieu,
barmene bakt. Barn arkasnda, zerinde bembeyaz ceketiyle kol-

166

larm kavuturmu, sigara iiyordu. Yorgun grnyordu.


Barmen olmay isterdim, dedi Mathieu. Kim bilir ne kadar
ii sklr insann.
Boris, Size pahalya otururdu, dedi, ne var ne yok krardnz.
Bir sessizlik oldu. Boris, Mathieuye bakyordu; Ivich, Borise.
Mathieu kederle, burada fazlalm ben, diye dnd.
Metrdotel iki listesini uzatt, dikkat etmeliydi, be yz frank
da tam deildi cebinde.
Bir viski, dedi Mathieu.
Birden btn bu cimri hesaplardan ve czdanndaki zayf pa
ra tomarndan nefret etti. Metrdotele seslenerek, Bir dakika.
ampanya olsun daha iyi.
Listeyi ald, bakt. Mumm, 300 frankt.
Iviche, Siz de iersiniz, deil mi, dedi.
Hayr. Evet, dedi. Dnmt... ampanyay seviyorum.
Bize bir Mumm verin, kordon ruj.
Boris, ampanya imek istiyorum, dedi. nk sevmiyo
rum ampanyay. Almak gerek halbuki.
Mathieu, kiniz de antikasnz, dedi, hep sevmediiniz ey
leri iiyorsunuz.
Boris mutluydu. Mathienn onunla byle konumasna bay
lrd. Ivich dudaklarn srd. Bunlarla konuulmaz ki, diye d
nd Mathieu, birinden biri mutlak bozulur. Orada, karsnda,
dikkatli ve ciddi oturuyorlard, ikisi de hayallerinde kendilerine
gre bir Mathieu yaratmlard ve ikisi de bu hayalin ona benzedi
ine inanyorlard. Ne var ki bu iki hayalin birbiriyle badamas
na imkn yoktu.
Sustular.
Mathieu bacaklarn uzatt ve zevkle glmsedi. Trompetin
sesi, ekimsi ve lk lk dalgalar halinde kulana geliyordu;
bu seslerde bir mzik aramak aklna gelmezdi, trompet oradayd, o
kadar; grlt ediyordu, bu, ona tylerini rpertecek kadar byk
bir zevk veriyordu. Evet tabii, mahvolmu bir adam olduunu bili
yordu; ama nihayet burada, bu masada, kendisi gibi sfr tketmi
btn bu adamlarn arasnda, bunun o kadar da nemi yoktu, hi
de azap verici bir ey deildi. Bam evirdi, barmen hl rya g
ryordu. Sada tek gzlkl bir herif vard, yklm, bitmi bir
yzle, tek bana oturuyordu; daha tede bir baka adam, o da tek
bana bo kadeh ve bir kadn antasnn karsndayd, arkada
yla masadaki kadn dans ediyorlard herhalde, daha ok rahatla
m bir hali vard; elini azna kapayarak uzun uzun esnedi, kk
gzlerini krptryordu. Her yanda tertemiz, glmseyen, ama

167

gzleri tkenmi, boalm yzler... Mathieu birden, evlerine dn


meleri ok daha iyi olaca halde, buna bile gleri yetmedii iin
orada incecik sigaralar ierek, pas kokan acayip eyler ierek, g
lmseyerek, kulaklar mzikten tiksinmi, bo gzlerle ahnyazlarnm dkntlerini seyrederek oturan bu adamlarla arasnda tuhaf
bir ortaklk, bir dayanma olduunu hissetti; iddiasz, orta halli ve
korkak bir mutluluun, ona seslendiini duydu: Onlar gibi ol
mak. Birden korktu ve yerinden srad, Iviche dnd. Uzak ve
kinci, Ivich gene de onun tek umuduydu. Ivich, kadehinin dibinde
kalan effaf suya bakyordu, kaygl gzlerinde kukuya benzer bir
eyler vard.
Boris, Bir dikite imelisin, dedi.
Mathieu, Yok, yle yapmayn, dedi, boaznz kavrulur son
ra.
Boris sert bir tavrla, Votka bir kerede iilir, dedi.
Ivich kadehini ald.
Bir dikite iip bitirmeyi yelerim, dedi. Bylelikle abu
cak bitmi olur.
Hayr imeyin, ampanyay bekleyin daha iyi.
Ivich sinirlenmiti, Bunu da ieceim, dedi. Elenmek isti
yorum.
Arkaya doru yaslanarak kadehi dudaklarna gtrd ve iindekini olduu gibi azna boaltt, bir srahi doldurmu gibiydi.
Bir an ylece, yutmaya cesaret edemeden durdu, boazndaki k
k ate glc ile bekledi. Mathieu onun adna azap ekiyordu.
Boris, Yut, dedi. Bunun su olduunu dn; en iyi yol budur.
Ivichin boynu kabard ve yzn buruturarak kadehi masaya
brakt, gzlerine yalar hcum etmiti. Esmer kadn, yanlarndaki
masada birka saniye somurtkan hayallerinden ayrlarak Ivichi
alayl bir bakla seyretti.
Phh... Ate gibi!
Boris, Altrmak iin sana koca bir ie votka alacam,
dedi.
Marcla ie balasam daha iyi olur herhalde, o votkadan daha
sert, deil mi?
Bir eit kaygyla devam etti:
Galiba artk elenebileceim...
Kimse yant vermedi. Ivich birden Mathieuye dnd, ona ilk
kez bakyordu, Siz alkole dayanabilir misiniz?
Boris, O mu, dedi, kraldr... Bir gn onun tam yedi viski i
tiini grdm. Kanttan bahsediyordu. Sonuna doru ben bir ey

168

(luymaz oldum, onun yerine ben sarho olmutum.


Gerekti: Mathieu ikiyle bile kendini kaybedemezdi. tii
mddete daha da sk sarlyordu bir eylere. Ama neye? Birden
Gauguini grr gibi oldu; bo, plak gzleriyle solgun, iri, etli bir
yz; nsanlk onuruna, diye dnd. Kendini bir an koyverse,
beyninde bir scak gnn sisi gibi kopuk, babo uuan bir kara
sinek ya da koca bir kararmcek kadar iren bir dnce bul
maktan korkuyordu.
Biraz utanarak, Sarho olmaktan korkuyorum, dedi. iyo
rum, ama tm gvdem sarholuu itiyor, reddediyor.
Boris hayranlkla, Aaa, dedi, bakn bu konuda inatsnz da
ondan. Katrdan beter hem de.
nat deilim, gerginim; kendimi kapp koyvermeyi bilmiyo
rum. Her an bana ne oluyor, diye dnp tartyorum, bu bir sa
vunma biimi sanrm.
Sonra kendi kendine syler gibi alayla devam etti:
Ben dnen bir ktkten baka bir ey deilim.
Kendi kendine syler gibi. Hayr, bu doru deildi, gerek de
ildi, Mathieu, Ivich iin, onun houna gitmek iin sylyordu.
Buralara kadar dtk m? diye dnd. Bu dten yararla
nacak kadar dmt, bundan kk, miskin karlar beklemek
te hibir saknca grmyor, kk kzlara gsteriler yapmak iin
bunu kullanyordu. Sersem budala! Ama birden durdu, rkm
t, kendine sersem, budala dedii zaman da iten deildi; gerek
ten kahrolmuyor, pimanlk duymuyordu. Kendine kendi gznde
yeniden deer kazandrmak iin bavurulmu bir hileydi bu da,
byle aka gerei grerek kendini bu dten kurtaracan
sanyordu, ama bu gerei gr bir ie yaramyordu, yalnzca
onu elendiriyordu. Ya bu kendi akl, gerei gr hakkmdaki dnceleri, bu kendi ensesine biniteki rahatlk! liklerime
kadar deimem gerekiyor. Ama ona yardm edebilecek hibir ey
yoktu, btn dndkleri daha doarken ayn pislie bulam
oluyordu. Birden Mathieu, kocaman bir yara gibi bir boydan bir bo
ya ald ve kendini ylece, btnyle, apak grd: Dnceler,
dncelerin stnde dnceler, dncelerin dnceleri s
tnde dnceler, sonsuzlua kadar cam gibi effaft ve sonsuzlu
a kadar kokmu, rmt. Sonra bu k snd, kendini, yz
ne tuhaf gzlerle bakan Ivichin karsnda buldu.
Nasl? Biraz alabildiniz mi?
Ivich fkeyle omuz silkti.
Bunu konumak istemiyorum, dedi. Fenalk geldi artk,
bktm! Buraya elenmeye geldim ben...

169

Btn gn divann stnde, fincan gibi gzlerle, dertop titre


di durdu.
Ivichin fkeli gzlerine aldr etmeden, Boris iftiharla ilave
etti:
Ne antika kzdr, dedi. Yaz ortasnda souktan donuyordu
sanki.
Ivich saatlerce titremi, belki de hkrmt. Ama imdi o
Iviche hi benzemiyordu; gzkapaklarn mavi farla boyam, du
daklarna ilek rengi ruj srmt, yanaklar alkolden pembele
miti.
Bu gece lesiye elenmek istiyorum, dedi, nk bu benim
son gecem.
Glnsnz.
natla, Evet, evet, dedi, beni sepetleyecekler okuldan, bili
yorum, ben de hemen atlayp gideceim, Pariste bir gn bile kala
mam artk. Ya da...
Sustu.
Ya da?
Hi! Rica ederim, artk bundan sz etmeyelim, kasvet k
yor iime. Hah, ite ampanya, dedi.
Mathieu ieyi grd ve dnd: 300 frank. Dn, o Vercingetorix Sokanda rastlad adam da oktan boku yemiti, ama
alakgnlllkle, ampanyasz, grkemli lgnlklar yapmadan,
stelik at da o. Mathieu ieden nefret etti. Boynunda beyaz bir
peeteyle siyah ve ard. Garson, buz kovasna doru azametli ve
saygl bir yzle eilmi, ieyi parmaklarnn ucunda ustalkla e
viriyordu. Mathieu hl ieye bakyor, hl dn ^rastlad adam
dnyordu. Kalbinin gerek bir acyla sktn duydu, ama o
srada soylu yzl bir gen adam mikrofonda ark sylyordu:
II a mis dans le mille
Emile
Sonra, bu renksiz parmaklarn ucunda grkemle dnen ie
vard ve sonra kendi zsuyu iinde piip duran, ama bunu hi de
sorun yapmayan bunca adam vard. Bir matah sanrsn, aslnda
tekilerden fark yok. Zaten ampanyay sevmiyorum. Salon, her
eyiyle ona sabun balonu kadar hafif bir kk cehennem gibi g
rnd, glmsedi.
Boris yant alamayacan bile bile, Niye glyorsunuz?
diye sordu.
Son dakikada ampanyay sevmediimi hatrladm.
birden glmeye baladlar. Ivichin gl tiz bir kahka-

170

ha halinde nlad, yan masadaki kadn dnp bakt, onu szd.


Boris, ler yolunda gibi grnyor, dedi.
lave etti:
Garson gittikten sonra ieyi buz kovasna boaltabiliriz.
Hayr, dedi Ivich. Ben imek istiyorum, kzmayacanz
bilsem btn ieyi ierim.
Garson kadehleri doldurdu ve Mathieu kederle kadehini du
daklarna gtrd. Ivich kendi kadehine hayran gzlerle bakyordu.
Boris, Kaynar kaynar iilse baya gzel olacak, dedi.
Beyaz ampuller snm, krmz ampuller yanmt, davul ha
fif hafif balad. Smokin giymi topalak, plak bal bir adam setin
zerine sram, mikrofona glmsyordu:
Bayanlar, baylar. Sumatra sizlere bu gece Pariste ilk temsil
lerini veren Miss Elinoru tantmakla eref duyar. Miss E-li-nor!..
Orkestrann ilk notalaryla birlikte ince uzun, sarn bir kz
salona girdi. plakt, krmz klarn altnda bedeni kocaman bir
pamuk ynna benziyordu. Mathieu Iviche dnd: ri iri alm
uuk renkli gzleriyle kza bakyordu, yzne o delilere zg yrt
c anlam gelmiti gene.
Boris, Tanyorum bu kz, diye fsldad.
Kz, kendini beendirebilmek arzusuyla korkmu, dans edi
yordu; deneyimsiz ve acemi grnyordu, bacaklarn birbiri ard
sra enerjiyle havaya savuruyor ve ayaklar, bacaklarnn ucunda,
el parmaklar gibi yere dokunuyordu.
Boris, Amma rpmyor, dedi. Bir taraf kopacak.
Gerekten, ince uzun gvdesinde insan rktecek bir hal var
d; ayaklarn yere bast an bacaklar, bileklerinden kalalarna
kadar sallanyor, titriyordu. Ta ne geldi ve dnd. Mathieu, Ta
mam bir bu eksikti, imdi de sarlarn gsterecek, diye dn
d. Konumalar saanak saanak mzii rtyordu.
Ivichin komusu boyal dudaklarn bkerek, Dans etmeyi
bilmiyor, dedi. Konsomasyona otuz be frank koyunca insan at
raksiyonlara biraz zenmeli.
iman adam, Lola Montero var, dedi.
Ne olursa olsun, ama bu yz karas; bunu kesin sokakta bul
mulardr.
Kadn kokteylinden bir yudum ald, yzkleriyle oynamaya
balad. Mathieu baklarn salonda dolatryordu, gzleri yalnz
ca sert ve hakl yzlere rastlad; insanlar fkelerinin tadn kar
yorlard; kz, onlara iki kere daha plak grnyordu, nk bece
riksizdi. O da bu fkeyi hissetmi gibiydi, insanlar yumuatabil
mek iin rpnyordu. Mathieu, onun bu akn iyi niyetinden ra

171

hatsz olmutu; kz, Mathieunn iini ezen bir debelenile aralk


kaba etlerini onlara doru sallyordu.
Boris, Amma harcyor kendini, dedi.
Tutmaz. nsanlar sayg istiyor.
K seyretmek de istiyor!
Evet, ama iin iinde biraz da sanat olmak artyla.
Danszn bacaklar bir an gvdesinin gln ve kaskat b
kl altnda eelendi; kz glmseyerek doruldu ve kollarn
havaya kaldrarak sarst, sonra krek kemiklerinden balayarak
bbrekler hizasnda sona eren titremeler arasnda aa indirdi.
Boris, Belinin byle kaskat olmas ne fena, dedi.
Mathieu yant vermedi, Ivichi dnmt. Ona bakmaya ce
saret edemiyordu, ama yzndeki yrtc anlam unutmamt. O
da, o cad da tekilerden farkl deildi: ekici grn ve akll
uslu giysisiyle kendini iki kere emniyete alm, hayvanca duygu
larla bu zavall plak eti gzleriyle yiyordu. Bir kin dalgas
Mathieunn dudaklarna kadar ykseldi, az zehirlenmi gibiydi.
Bu sabah o numaralar yapmasna hi gerek yoktu. Ban hafif
e yana dndrd ve Ivichin, masann zerinde kenetlenmi elini
grd. Baparmann trna, kan krmz, sipsivri, yol gsteren
bir ok gibi sahneye evrilmiti. Mathieu, imdi yapayalnz, diye
dnd. Altst olmu yzn salarnn arasna saklam, kzn
kalalarn mncklyor, zevk alyor. Bu dnce ona dayanlmaz
bir ey gibi geldi, birden kalkmak, kp gitmek istedi, ama bunu
yapacak gc bulamad kendinde, yalnzca dnd: Bir de ben,
onu safl, temizlii iin seviyorum... Dansz, yumruklar kala
larnda, parmak ularnda zplayarak masalarn arasnda dolayor
du, kalasyla onlara srtnerek geti. Mathieu, srf dnceleriy
le elenmek iin, Iviche inat olsun diye, bu rkek belkemiinin al
tnda keyifle kprdayan yuvarlak yn arzu edebilmek isterdi.
Kz imdi yere kapaklanmt, bacaklar birbirinden ayr, eilmi,
vcudunu ar ar ne arkaya sallyordu, tpk gece, kk bir
tren istasyonunda grnmeyen bir elin sallad soluk, ksz fe
nerler gibi.
Ivich, ff, dedi, bakamyorum.
Mathieu aknlkla ona dnd, fke ve tiksintiyle burumu
ke bir yz grd, ii snarak, Heyecanlanmam, diye d
nd. Ivich rperiyordu, ona glmsemek istedi, ama bann ii
yor, donuyor, titriyordu sanki. Boris, Ivich, o utan verici beden
ve kpkrmz duman, elinin demeyecei kadar uzaa gitti. Yalnz
d, uzakta Bengal atei yanyor ve dumanlar arasnda korkun bir
yaratk, drt ayayla bir tekerlek gibi yuvarlanyor, slak slak yap

172

rak hrtlar arasnda bir bayram mzii dalgalanarak ona kadar


geliyordu. Kendi kendine, Neyim var? diye sordu. Sabahki gibi
evresinde yalnzca seyirlik bir grnt vard ve o, Mathieu orada
deildi.
Mzik birden kesildi ve kz, yzn salona dndrerek durdu.
Glmseyen dudaklarnn stnde gzel ve aresiz gzleri vard.
Kimse alklamad ve alayc glmeler duyuldu.
Boris, Eekolueekler, dedi.
Birden hrsla el rpmaya balad, am yzler dnp onlara
bakt.
Ivich fkeyle, Kes unu, dedi. Alklama!
Boris, alklamakta devam ederek, Elinden geleni yapt,
dedi.
Daha iyi ya.
Boris omuz silkti.
Tanyorum onu, dedi. Lolayla mz yemek yedik. ok
iyi bir kz, ama kafasz!
Kz glmseyerek ve pckler frlatarak gitti. Bembeyaz bir
aydnlk salonu doldurdu, uyant bu. nsanlar hak yerini bulduk
tan sonra gene bir araya geldikleri iin mutluydular. Ivichin kom
usu bir sigara yakm ve yalnzca kendisi iin yumuak bir gl
le dudaklarn bkmt. Mathieu uyanmamt, bu beyazlk bir
korkulu ryayd, ite o kadar; evresinde yzler, gevek ve gler
yzl bir kendini beenmilikle alyordu, ounun ard bombo
gibiydi, Benimki de byledir herhalde, benimkinde de gzler, du
dak kenarlar yerli yerindedir, ama baknca oyulmu, boaltlm
olduu grlr; u setin zerine srayan ve herkesi susmaya davet
ederek elini kolunu sallayan adam da korkulu ryada bir imgedir;
o yaratc aknln nceden tadna bakan ve mikrofona yalnzca
bir isim syleyivermenin yapmack tavr iinde glmseyen
adam.
Lola Montero!
Salon heyecan ve tuhaf bir su ortakl duygusuyla rperdi,
alklar ykseldi. Borisin houna gitmiti.
Tam kvamndalar, dedi. yi gidecek.
Lola kapya yaslanmt, uzaktan geni ve kk elmack ke
mikleriyle glgeli grnen yz bir aslan bana benziyordu;
omuzlar, o titreyen, rperen yeil ltl beyazlk, frtnal bir gece
de bir otomobil farnda grnen, iri gzel bir kayn aacyd.
Ivich, Ne kadar gzel! diye mrldand.
Lola acelesiz admlarla, alkanlkla yrd; kk elleri ve
bir sultanmkine benzer ar, grkemli bir gzellii vard, ama y
ryne erkeksi bir cmertlik sinmiti.

173

Boris, Kendini pahal satyor, dedi. Numaralarm ona sktremezler.


Doruydu: En nde oturanlar sandalyelerinin zerinde geri
ekilmilerdi, bu nl yze bu kadar yakndan bakmaya cesaretle
ri yok gibiydi. Bir devlet adamnn korkulu pheleriyle yorul
mu, iri hatl ve deneyimli, gzel bir eski Romal yzyd bu. Az
iinin ehliydi: Nefret ve acy gnlnce kusabilmek ve sesi uzakla
ra gndermek iin dudaklarn kabartarak kocaman kocaman al
may biliyordu. Lola birden durdu, Ivichin komusu heyecan ve
hayranlkla iini ekti. Mathieu, Onlar avcuna ald bile, diye d
nd.
inde tuhaf bir rahatszlk vard. Lola gerekte ta iinde, de
rinliklerinde soylu ve ihtiraslyd, ama yz yalan sylyor ve ihti
rasl bir kadn rol oynuyordu. Lola strap ekiyordu, Boris, onu
umutsuzlua dryordu, ama o her gece Sumatrada ark sra
s kendine gelince bu be dakikadan, tadn kararak ac ekmek
iin yararlanyordu. Peki ya ben? Ben de mzik eliinde boku ye
mi bir adam rol oynayarak gnlmce ac ekmekle megul deil
miyim? Oysa ben gerekten boku yemi bir herifim. evresinde
kiler de byleydi: Hi var olmayan adamlar vard, buhar gibi, bir de
ok fazla var olanlar vard. Barmen mesela. Az nce bir air pozuy
la, hlyal, sigara iiyordu; imdi aylmt, biraz fazla barmendi,
kartrcy sallyor, gereksiz bir gsteriyle bardaklara sar bir ey
aktyordu, barmen rolndeydi. Mathieu, Brunetyi dnd: Bel
ki de baka trls yaplamaz, belki mutlaka semek gerekiyor, bir
ey olmamak ya da gerekte ne ise, onun roln oynamak. Ama bu
berbat bir ey, daha doutan hileli olur insan. *
Lola acele etmeden, ar ar gzlerini salonda dolatryordu.
Ac eken maskesi sertlemi ve donmutu, onu yzne takp
unutmu gibiydi. Ama Mathieu bu yze baknca gzlerin, o yaa
yan tek varln derinliklerinde, role sokulmam gizli bir alev, kor
kutucu ve agzl bir merak alevi yakalayabildiini sand. Lola so
nunda Borisle Ivichi grm ve rahatlamt. Onlara iyi niyet do
lu bir glmsemeyle bakt, sonra uzak bir sesle konutu:
Bir gemici arks: Johnny Palmer.
Ivich, Lolann sesini seviyorum, dedi. Kaim bir kadifeye
benziyor.
Evet.
Mathieu, Gene Johny Palmer, diye dnd.
Orkestra hafife akort yapt ve Lola ar kollarn kaldrd, ta
mam olmutu, Mathieu kanayan bir azn aldn grd.

174

Kimdir kskan ve hovarda?


Hile yapan kim kumarda?
Mathieu artk dinlemiyordu, bu ac eken hayal karsnda tu
haf bir utan duymutu. Bu bir hayaldi kukusuz, biliyordu, ama
k de olsa...
Ben ac ekmeyi bilmiyorum, hibir zaman gerekten ac
kemiyorum. Istrap denilen eyin en feci taraf, onun bir hayal
den baka bir ey olmayyd; insan mrn onun peinde ko
makla geirir, her zaman onu yakalayabileceini, ona kendini koyvererek, dileri kenetlenmi, lesiye strap ekeceini sanr, fakat
Lam kucana dt an o kaybolur, kaar, uzaklar, geride yal
nzca savrulmu, salm szckler ve inceden inceye zenle birikI,irilmi, uuldayan dnceler kalrd. Beynimin iinde uulduyor, durmadan uulduyor, onu susturabilmek iin dnyay verir
dim. Borise hasetle bakt, bu inat alnn arkasnda derin, koca
man sessizlikler vard.
Kim yaam zehir eder?
Johnny Palmer.
Yalan sylyorum! O d, szlanmalar, ikyetleri, hepsi
yaland, botu, boluktu; kendini kendi yzeyinden bolua itmiti,
gerek dnyasnn dayanlmaz basksndan kamak, kurtulmak
iin yapmt bunu. Gerek dnyas, eter kokan karanlk ve kavuru
cu dnya. Orada, o dnyada Mathieu mahvolmu bir adam deildi,
hi deildi, aksine daha beteri, keyfi yerinde bir adamd: salkl,
keyfi yerinde ve sulu. Eer br gne kadar be bin frang bula
mazsa o zaman Marcelle mahvolmu olacakt. Kesinlikle, iirsiz,
mziksiz; bu demekti ki ocuu douracak ya da o byc karnn
elinde lmle burun buruna gelecekti. Orada, o dnyada strap bir
ruh hali deildi ve onu dile getirmek iin szckler gerekmiyordu.
O, maddenin bir hali, bir kvamyd. Onunla evlen, bohem bozun
tusu; evlen onunla, azizim neden evlenmiyorsun Marcellele? Mat
hieu kinle, Yemin ederim ki sevincinden lr , diye dnd. Her
kes alklad ve Lola glmser gibi yapt. Hafife eildi ve konutu:
Be Kuruluk Operadan: La fiance du Pirate.
Bu arky syledii zaman onu sevmiyorum. Margo Lion da
ha iyiydi. Daha gizemliydi. Lola aklcdr, sr yoktur onda. Ve ok iyi
insan... Benden nefret ediyor; ama bu byk, przsz bir nefret,
salam, temiz, drst bir insan nefreti. Bir ambarda kouan fare
ler gibi saa sola giden bu hafif, uucu dnceleri elenerek dinli

175

yordu. Altta derin, ar ve kederli bir uyku vard, sessiz bekleyen ,


derin bir dnya. Mathieu er ge ona yuvarlanacakt. Marcellei g- :
rr gibi oldu, Marcellein hain azn ve birbirinden Uzak gzleri
ni. Evlen onunla, evlen, bohem bozuntusu, evlen, artk akl amdasm sen, onunla evlenmen gerek!
B ir gemi girecek limana
Otuz toplu, pupa yelken
B ir sabah erken
Yeter! Yeter! Paray bulacam, sonunda kesin bulacam pa
ray, bulamazsam onunla evleneceim, anladk, tamam; ben hay
van deilim, ama bu gece, yalnz bu gece yakam braksnlar, btn
bunlar unutmak istiyorum. Marcelle unutmuyor, odasnda, yataa
uzanm, her eyi anmsyor ve beni gryor, bedeninin fsltlarn
dinliyor, ee sonra? Gerekirse btn bir mr ismimin sahibi ola
cak, ama bu gece benim gecem. Iviche dnd, btn varlyla
ona doru eildi, Ivich glmsedi, sonra alklar balaynca gzle
ri cam gibi dondu. Daha! diye haykryorlard, daha! Lola bu
yalvarmalara aldrmyordu. Gece, saat ikide bir program daha var
d, kendini idare ediyordu. ki kere selam verdi, sonra Iviche do
ru yrd. Balar Mathieunn masasna dnd. Mathieuyle Boris
ayaa kalktlar.
Bonjour Ivich canm, ne haber?
Ivich gevek bir sesle, Bonjour Lola, dedi Lola usulca Borisin
enesini okad.
Merhaba, ayya!

Sakin ve kaln sesi bu ayya szcne bir eit kibir kat


yordu. Lola bu szc arklarnn tutkulu ve acl kelimeleri ara
sndan mahsus seip ayrm sanlrd.
Mathieu, Bonjour Madame, dedi.
Lola, Oo, siz de burada msnz, dedi.
Oturdular; Lola, Borise dnd, ok rahat grnyordu.
Elinoru kovdular ha?
yle gibi.
Alaya alaya locama geldi. Sarrunyan fkeden deliriyor, se
kiz gnden beri bu nc.
Boris kaygyla, Onu kap dar etmeyecek ya? diye sordu.
stiyor, kzn kontrat yok. Sarrunyana syledim, o giderse
ben de birlikte giderim, dedim.
Ne dedi?
Bir hafta daha kalabilir, dedi.

176

Baklarm salonda dolatrd ve yksek sesle, Pis bir kalaba


lk var bu gece, dedi.
Boris, Yok canm, dedi, bana hi yle grnmemiti.
Lolay gzleriyle, utanmazca yiyen Ivichin komusu bu sz
leri duyarak sararmt. Mathieunn can glmek istedi. Lolay
ok sevimli buluyordu.
Alkanln yok da ondan, dedi Lola. Salona girer girmez
onlarn kt bir oyun oynam olduklarn hissettim, yle iki yzl
bir srtlar vard ki. Sonra devam etti: Eer kz buradan da ko
vulursa artk kaldrmlarda mteri bekleyecek, anladnz m?
Ivich birden ban kaldrd, arm gibiydi. iddetle, Kald
rmlarda dolasn, umurumda deil, dedi. Hem bu ona dans et
mekten daha ok yakr.
Ban dik tutmak, pembelemi, mavisi solmu gzlerini aa
bilmek iin kendini zorluyordu. Sonra gveni sarslr gibi oldu, g
nl alc bir sesle ilave etti:
Tabii, anlyorum, yaamn kazanmak zorunda.
Kimse yant vermedi ve Mathieu, onun yerine ac ekti, ba
n dimdik tutabilmek zordu herhalde. Lola, ona rahat bir glmse
meyle bakyordu. Zengin ocuu ne olacak, diye dnyordu
herhalde. Ivich usulca gld, muzip bir ifadeyle, Benim dans et
meme gerek yok, dedi.
Gl dudaklarnda dondu ve ba ne dt.
Boris yumuak bir sesle, Ne oluyor buna? diye sylendi.
Lola, Ivichin ban merakla seyrediyordu. Birka saniye son
ra kk ve tombul elini uzatarak Ivichin salarn yakalad ve ba
n yukar kaldrmaya zorlad. Bir hastabakcya benziyordu.
Ne var ocuum? Biraz ok mu itik, ha?
Ivichin sarn bukleleri bir perde gibi araland, soluk ve
kntl yanaklar meydana kt. Mathieu heyecanlanmadan,
Kusacak, diye dnd. Lola, Ivichin salarn ekiyordu.
Am gzlerinizi, hadi bakalm, am gzlerinizi. Yzme ba
kn bakaym.
Ivichin gzleri koskocaman ald, kin ve nefretle prl prld;
buz gibi bir sesle, Pekl, ite, size bakyorum, dedi.
Vay, dedi, o kadar da sarho deilmisiniz.
Ivichin salarn brakt. Ivich abucak ellerini kaldrd ve
salarn yanaklarna yaptrd, bir maskeyi yeniden dzeltiyor gi
biydi, gerekten de keli yz parmaklarnn ucunda meydana
kmt, ama dudaklarnn kenarlarnda ve gzlerinde yorgun, yp
ranm bir eyler kalmt. Bir an, bir uyurgezerin insan rkten
haliyle, kmldamadan durdu. Orkestra bir slova balamt.
Akl a

177/12

Lola, Beni kaldryor musun? diye sordu.


Boris kalkt ve dansa baladlar. Mathieu onlar gzleriyle ko
valad, can konumak istemiyordu.
Ivich karanlk bir sesle, Bu kadn bana hakaret ediyor, dedi.
Lola m?
Hayr, yan masadaki. Beni ayplyor.
Mathieu yant vermedi. Ivich tekrar konutu:
Bu gece ne kadar elenmek istiyordum... sonra, ite! am
panyadan nefret ediyorum.
Benden de nefret ediyordur, nk ampanyay ona ben iir
dim. Onun ieyi aldn ve kadehini doldurduunu grerek a
rd.
Ne yapyorsunuz? diye sordu.
Herhalde yetecek kadar imedim, diyorum. Bir yere kadar
gitmek gerek, ondan sonras iyidir.
Mathieu, ona engel olmas gerektiini dnd, ama ses
karmad. Ivich kadehi dudaklarna gtrd ve yzn tiksintiyle
buruturdu, kadehi brakrken, Ne berbat ey, dedi.
Borisle Lola masann yanndan getiler, glyorlard.
Lola, Ne haber, bebek? diye seslendi.
Ivich nazik bir glmsemeyle, ok iyi, dedi.
ampanya kadehini ald ve Loladan gzn ayrmadan bir
nefeste iti. Lola da glmsedi ve dans ederek uzaklatlar. Ivich
bylenmi gibiydi.
Hemen de duyulmayacak kadar alak sesle, Onu nasl da
bastryor kendine, dedi. Bu... bu gln bir ey. Tpk bir devanasma benziyor.
Mathieu, Kskanyor, diye dnd. Ama hangisini?
Ivich sarhotu, dudaklarnda salksz bir glmsemeyle yal
nzca Boris ve Lolaya bakyordu; Mathieunn varlna aldr et
tii yoktu, Mathieu yksek sesle konumasn mazur gsterecek
bir arat imdi. Glleri, tavrlar, sylediklerinin hepsi, onun
iinden geip gidiyor ve gene Iviche dnyordu. Mathieu, Buna
kahrolmam gerekirdi, diye dnd, oysa vz geliyor.
Ivich birden, Dans edelim, dedi.
Mathieu irkildi.
Siz, benimle dans etmeyi sevmezsiniz, dedi.
Zarar yok, dedi Ivich, zaten sarhoum ben.
Kalkt, sallanyordu, az kalsn decekti, masann kenarm ya
kalad. Mathieu, onu kollarnn arasna alp gtrd, bir buharn
iine girdiler, kalabalk, kokulu ve karanlk, zerlerine kapand.
Mathieu bir an boulmu gibi oldu. Ama hemen kendine geldi, bir

178

Zencinin arkasnda ayaklarna bakarak tempoyu yakalad, ilk me


lodilerden beri Ivich yoktu, umutu.
Ne kadar hafifsiniz.
Gzlerini yere indirdi ve birok ayak grd, Benim kadar bi
le dans edemeyen bir sr adam var, diye dnd. Ivichi biraz
kendinden uzakta, kollarnn ta ucunda tutuyor, ona bakmyordu.
Ivich, yi dans ediyorsunuz, dedi. Ama zevk almadnz belli
oluyor.
Mathieu, Hayr, ama biraz korkuyorum, dedi.
Glmsedi.
alacak ey, dedi. ki dakika nce ayakta zor duruyordu
nuz, imdi bir profesyonel gibi dans ediyorsunuz.
Ivich, lecek halde olsam gene dans edebilirim, dedi. B
tn gece, sabaha dek dans ederim, yorulmam.
Ben de yle olmak isterdim.
Yapamazsnz.
Biliyorum.
Ivich sinirli bir aceleyle evresine bakyordu.
Devanasm gremiyorum, dedi.
Lola m? Arkanzda, solda.
Onlara doru gidelim.
Zayf bir adama arptlar, adam zr diledi, kadn fkeyle bak
t. Ivich, ba geriye dnk, Mathieuy geri itiyordu. Ne Boris ne
Lola onlar grmt. Lola gzlerini kapamt, mavi gzkapakla'r
yznde hain iki leke gibiydi; Boris, kutsal bir yalnzln iindey
mi gibi glmsyordu.
Mathieu, Daha gidiyor muyuz? diye sordu.
Burada kalalm, baka yer yok.
Ivich yeniden arlamt, gzleri kardeiyle Lolaya takl,
hemen de dans etmiyordu. Mathieu, Ivichten iki perem arasnda
ki kck bir kulaktan baka bir ey grmyordu. Borisle Lola
dnerek onlara doru geldiler. yice yaklatklar zaman Ivich kar
deinin kolunu dirseinin zerinden imdikledi.
Merhaba Parmak ocuk!
Boris aknlkla gzlerini at:
Hey Ivich, kama! Bana neden Parmak ocuk dedin?
Ivich yant vermedi, Mathieuy evirdi ve Borise srtn d
nerek dansa devam etti. Lola gzlerini amt.
Boris, ona, Bana neden Parmak ocuk dediini sen anlaya
bildin mi, diye sordu.
Lola, Galiba anladm, dedi.
Boris bir eyler daha syledi, ama alk sesleri kelimeleri bo

179

du; caz susmutu, Zenciler seti Arjantin orkestrasna brakabilmek


iin acele acele aletlerini topluyorlard.
Mathieuyle Ivich masalarna dndler.
ok eleniyorum, dedi Ivich.
Lola oturmutu bile. Iviche, Gerekten ok gzel dans edi
yorsunuz, dedi.
Ivich yant vermedi, tuhaf bir bakla gzlerini Lolaya dik
miti.
Boris, Mathieuye, Amma koturuyordunuz, dedi. Dans et
tiinize bin ahit lazmd.
Kardeiniz yle istedi, dedi Mathieu.
Boris glyordu.
Bu kadar iri olduunuza gre, sizin daha ok akrobatik dans
lar yapmanz gerek zaten.
Ar bir sessizlik oldu. Ivich, yalnz ve kstah, susuyordu ve
kimsenin can konumak istemiyordu. Yalnzca kendilerine ait k
ck bir gk, yuvarlak, kuru ve boucu, zerlerine kapanmt.
Ampuller yand. Tangonun ilk notalaryla Ivich, Lolaya doru
eildi. Ksk bir sesle, Gelin, dedi.
Ben idare etmesini bilmem, dedi Lola.
Ben idare edeceim, dedi Ivich. Sonra dilerini meydana
karan kt bir glle ilave etti:
Korkmayn! Ben bir erkek gibi idare edebilirim.
Kalktlar. Ivich, Lolay yakalayarak kabaca piste doru itti.
Boris piposundan derin nefesler ekerek, Ne i skc eyler,
dedi.
Evet.
zellikle Lola skyordu insan, gen kz havasyla...
Bakn, dedi Boris.
Cebinden, boynuz sapl bir haner kard ve masann zerine
brakt. Sonra, Bir Arap haneri, diye anlatt. Bakn, emniyet
mandal var.
Mathieu nazik bir ilgiyle ba ald.
yle deil, dedi Boris. Tanrm, elinizi paralayacaksnz.
Ba ald, knndan kard ve kadehinin yanma koydu.
Bu, bir Bedevi eyhin haneri, dedi. u esmer lekeleri g
ryor musunuz? Bana satan adam o lekelerin kan lekesi olduuna
yemin etti.
Sustular, Mathieu uzaktan glgeli bir denizin zerinde Lolanm
eski Romal ban grd. Lolanm bu kadar uzun boylu olduunu
fark etmemitim. Gzlerini evirdi ve Borisin yznde, iini bur
kan saf bir mutluluk grd. Pimanlkla, Benimle birlikte olduu

180

iin mutlu, diye dnd, oysa ben, ona syleyecek sz bile bula
myorum.
Boris, u gelen kadna bakn, dedi, sada, nc masada.
Boynunda inciler olan sarn m?
Evet, yalanc inci tabii. Bakn, o da bize bakyor.
Mathieu souk gzl, iri, gzel kza gizlice bakt.
Nasl buldunuz?
Gzel.
Geen gn tantk, bir asl asld, btn gece dans edelim,
diye balta oldu. Bir de stne bana sigara tabakasn hediye etti.
Lola deli oldu, tabakay metrdotele verdi.
Somurtkan bir yzle ekledi:
Gmt, zerinde kk talar da vard.
Mathieu, Sizi gzleriyle yiyor, dedi.
Herhalde.
Peki ne yapacaksnz?
Boris hor gren bir tavrla, Hi, dedi. Orta mal karnn biri.
Mathieu armt, Ee, ne olacak, dedi. Papazlnz m tut
tu birdenbire?
Boris gld.
Yok canm, o demek deil, ama orospular, danszler, arkc
lar; ite hepsi sonunda ayn ey. Biriyle yatyorsunuz, hepsi sizinmi gibi olur. Piposunu masaya brakt sonra ciddi bir sesle ak
lad: Ben aslnda namuslu adamm, dedi, bunlarla ilgim yok, si
zin gibi deilim.
Hmm, dedi Mathieu.
Greceksiniz, dedi Boris, greceksiniz, aacaksnz, yemin
ederim. Lolayla i bittikten sonra nasl papazlar gibi yaayacam.
Keyifle ellerini ovuturdu. Mathieu, Lolayla i o kadar abuk
bitecee benzemiyor, dedi.
Temmuzun birinde bitecek, nesine girersiniz bahse?
Hibir eyine. Her ay bir dahaki ay banda ondan ayrlaca
nz sylersiniz, her seferinde de bahsi kaybedersiniz. Bana zaten
yz frank, bir drbn, be paket Corona Corona, bir de o Seine
Sokanda grdmz ie iindeki gemiyi borlusunuz. Hibir
zaman ayrlmay dnemezsiniz, Lolaya balsnz siz.
Boris, Bu szleriniz iime iliyor, dedi.
Mathieu heyecansz devam etti:
Ne var ki kendinizi gerekten bal hissetmeye katlanam
yorsunuz, elinizde deil.
Boris fkeli, glerek, Susun bakalm, dedi. Sigaralarnzla
geminizi almak iin gene de bahse girebilirsiniz.

181

Bilirim bilirim, namus borlarnz asla demezsiniz. Siz k


t bir adamsnz.
Boris, Siz, dedi, siz de sradan bir adamsnz.
Yz aydnland.
'Sen sradan bir herifsin. Nasl? Birine savrulacak gzel bir
kfr deil mi?
Fena deil, dedi Mathieu, Ya da daha iyisi: Sen fiyat biil
memi herifin birisin.
Yok, dedi Mathieu. Bu iyi deil. Bununla sizin durumunuz
zayflyor.
Boris cmertlikle kabul etti:
Hakknz var. Siz ekilmez bir adamsnz, nk her zaman
hakl kyorsunuz.
Piposunu zenle doldurarak tekrar yakt.
Ak konumak gerekirse, dedi, benim niyetim baka. Son
ra biraz korkulu ve manyak gzlerle bakarak anlatt: Yksek sos
yeteden bir kadn ayarlamak istiyorum.
Bak sen, dedi Mathieu, o niye?
Bilmem. Bana yle geliyor ki bu ok elenceli olur, kim bilir
ne numaralar yapar onlar. Sonra fiyakal da bir ey, ounun
Vogueda ismi geiyor. Anlyorsunuz ya. Bir Vogue alrsnz, resim
lere bakarsnz, bir de birinin altnda bir yaz: Madame la Kontes
de Rocamadour, sevgili tazlaryla. Siz de, ben dn gece bu kadn
la yattm, diye dnrsnz. Bu, insann houna gider herhalde.
una bakn, size glmsyor, dedi Mathieu.
Evet, kuduruyor imdi, bu srf namussuzluundan, biliyor mu
sunuz? Beni Lolanm elinden almak istiyor, nk Lolaya di gei
remiyor baka trl. Sonra karar verdi: Arkama dnp oturacam.
Nedir o, yanndaki kim onun?
Bir arkada, Alcazarda dans ediyor. Gzel olan deil mi
ha? u surata bakn! Burnunu sokmad pislik kalmaz, ondan
sonra bir de bakarsn ortaya gene on alt yanda tysz bir olan
olarak km.
Ne olmu yani, dedi Mathieu. Siz de otuz be yana gelin
ce yle olacaksnz.
Boris somurtuk, Ben, otuz beime gelene kadar oktan nalla
r dikmi olacam, dedi.
Bunu sylemek hounuza gidiyor.
Ben veremim.
Biliyorum. -Boris bir sabah dilerini fralarken di etini ka
natm ve muslua kan tkrmt - Biliyorum, ee sonra?
Verem olmak umurumda deil, dedi Boris. Ama tedaviler,

182

ilalar hi bana gre deil. Zaten otuzuna gelince lp gitmeli in


san, otuzdan sonra mumulaya dnyor, bir halta yaramyor.
Sonra Mathieuye bakarak telala ilave etti:
Bunu sizin iin sylemedim.
Hayr, dedi Mathieu, ama haklsnz, insan otuzundan son
ra bir halta yaramaz hale geliyor.
ki ya daha yalanmak, sonra mrmn sonuna kadar hep o
yata kalabilmek isterdim. Ne gzel olur kim bilir.
Mathieu, ona akn bir sevecenlikle bakt. Boris iin genlik,
insan mrnn abucak tketilen, ucuz bir blmyd ve ondan
alabildiine yararlanmalyd insan, ama ayn zamanda o, ruhun bir
erdemiydi ve ona layk olmak gerekti. Daha dorusu insann ken
di gznde hakl kmas demekti. Zarar yok, diye dnd
Mathieu, o gen olmay biliyor. Buradaki bunca insan arasnda
yalnz Boris, yalnzca o gerekten burada, bu gece kulbndeydi,
gerekten bu sandalyede oturuyordu. Aslnda bu o kadar boktan
bir ey olmasa gerek; genliini kyasya yaamak, ta kkne ka
dar ve sonra, otuzunda geberip gitmek. Zaten lmese de insan otu
zundan sonra gerekten yaamyor ki.
Boris, ok can skkn grnyorsunuz Mathieu, dedi.
Mathieu irkildi. Boris utanla kzarmt, ama gene de srarl
bir kaygyla Mathieuye bakmakta devam ediyordu.
Anlalyor mu? diye sordu Mathieu.
Hem de nasl.
Paraszlk iimi skyor.
Boris serte, Siz biraz idaresizsiniz, dedi. Ben sizin ald
nz ayl alsaydm, sadan soldan bor aramazdm herhalde. Bar
menden aldm yz frang vereyim mi?
Mersi. Be bin kda ihtiyacm var benim.
Boris akn bir slk ald, Pardon, dedi. Arkadanz
Danielden mi alacaksnz?
Veremiyor.
Aabeyiniz?
Vermek istemiyor.
Hay Allah, dedi Boris. Hay Allah kahretsin! Sonra kekele
yerek akn devam etti: Eer... eer isterseniz...
Eer istersem ne?
Hi, dnyorum da, ne boktan i, Lolann bir dolu paras
var, bir boka da yaramyor.
Loladan bor almak istemem.
Ama yemin ederim ki o paralar hibir ie yaramyor, yle du
ruyor. Bankadaki parasna bir ey demem, bono alyor, Borsada oy

183

nuyor, o para ona gerekli. Ama tam yedi bin frang var, nakit para,
drt aydr evinde saklyor, elini srmedi, hatta bankaya kadar g
trecek zaman bile bulamad. Size diyorum ki, bir antann iinde
ylece duruyor.
Mathieu, can skkn, Anlatamadm, dedi. Loladan isteyemem, nk istersem vermemezlik edemeyeceini biliyorum.
Boris glmsedi.
Bu doru, dedi. Vermemezlik edemez.
Grdnz m?
Ne pis i be, dedi Boris. u be bin kt iin arpackumrusu gibi dnp duruyorsunuz, elinizin altnda da bir alay para ya
tyor, almak istemiyorsunuz. Peki, ondan kendim iin istesem?
Mathieu telala, Hayr, hayr, sakn yle eyler yapmayn,
dedi. Sonunda naslsa gerei renir. Sz, deil mi? Israrla, Ba
kn, dedi, byle bir ey yaparsanz ok zlrm.
Boris yant vermedi. Ban iki parmayla tutmu, ucu aa
da, alnnn hizasna kadar kaldrmt. Mathieu iinde bir rahat
szlk duydu. Ne alak herifim ben, diye dnd. Marcellei
harcayarak soyluluk numaralar yapmaya ne hakkm var. Borise
dnd, ona, Loladan u paray alverin, demek istiyordu. Ama
tek kelime sylemedi, btn kan yzne hcum etmiti. Boris
parmaklarm aralad ve bak dt. Keskin elik, masaya saplan
d, boynuz sap titredi.
Ivichle Lola masaya dnmlerdi. Boris ba ekip kard
ve masaya brakt.
Lola, Bu korkun ey de ne? diye sordu.
Bir Bedevi eyhin haneri, dedi Boris, seni doru yola ge
tirmek iin aldm.
Sen kk bir canavarsn.
Orkestra yeni bir tangoya balamt. Boris, Lolaya karanlk
gzlerle bakarak, Hadi kalk, dedi.
Hepiniz elbirlii edip beni cennete gndereceksiniz galiba.
Yz aydnlanmt, mutlu bir glmsemeyle devam etti:
ok tatlsn.
Boris ayaa kalkt ve Mathieu, Gene de paray isteyecek, di
ye dnd. Utanla ii ezilmiti ve kendini sefil bir ekilde ferah
lam hissediyordu. Ivich yanndaki iskemleye geti, ksk bir sesle,
Nefis bir kadn, diye sylendi.
Evet, ok gzel.
OooL Hele bedeni! O canl, taze, dipdiri beden zerinde o yo
rulmu, ypranm ba; ne heyecan verici bir ey. Zamann aktn
duyar gibiydim, kollarmn arasnda tkenip snecek sandm.

184

Mathieunn gzleri Borisle Lolay kovalyordu. Boris daha


konuya gelmemiti. aka ediyordu herhalde, Lola glyordu.
Mathieu usulca, Ho bir kadn, dedi.
Ivich kuru bir sesle, Ho mu? Yok, hi de deil! Aksine pis,
kt bir kadn, bir dii, dedi.
Sonra gururla ilave etti:
Benden ekiniyor ama...
Mathieu, Farkndaym, dedi. Sinirli hareketlerle bacak ba
cak stne atyor, doruluyor, dnyor, bacaklarn tekrar deiti
riyordu.
Dans etmek istiyor musun? diye sordu.
Hayr, dedi Ivich, imek istiyorum. Kadehini yarya kadar
doldurdu, sonra anlatt: Dans ederken imek gzel bir ey, nk
dans, insann sarho olmasn nlyor ve alkol insan dik tutuyor.
Gergin bir glle devam etti:
Benim elenmem de byle zaten, dedi. Sonunda ii berbat
ediyorum.
Tamam, diye dnd Mathieu, sylyor. Boris ciddi bir
yz taknmt, Lolaya bakmadan konuuyordu. Lola bir ey demi
yordu. Mathieu yznn kpkrmz kesildiini hissetti, Borise k
zyordu imdi. Dev bir zencinin omuzlar bir an Lolanm ban
maskeledi, sonra ask bir yzle tekrar grnd; mzik durdu, kala
balk araland ve Boris, kt ve kendini beenmi yzle kalabalk
tan syrld. Lola, onun biraz gerisinden yryordu, durumdan
memnun olmad belliydi. Boris, Iviche doru eilerek, unu
dansa kaldr ltfen, dedi.
Ivich am grnmedi, kalkt ve Lolay karlad.
Lola, Ah, yok Ivichciim, dedi, ok yorgunum.
Birka saniye konutular, sonra Ivich, onu piste srkledi.
Mathieu, Olmaz m diyor? diye sordu.
Boris, kinle, Evet, dedi, ama ben, ona bunu deteceim.
Sapsaryd, dudaklarndaki gevek ve kinci anlamla u anda
kz kardeine benzemiti. Bu, insan artan, rahatsz eden bir ben
zeyiti.
Mathieu kaygl, Aptall brakn, dedi.
imdi bana kzyorsunuz, deil mi, dedi Boris, bana konu
ma demitiniz.
Size kzabilmek iin hayvan olmam gerek, pekl biliyorsu
nuz ki sonradan ben de kabul ettim. Neden vermiyor?
Boris, omuzlarn kaldrarak, Bilmiyorum, dedi. Suratn as
t, o para bana gerekli, dedi. Ne l, dedi. akn bir fkeyle, On
dan krk ylda bir ey istiyorum, diye devam etti, hanmefendi bu
run kvryor. Ama demesi gerek; onun yanda bir kadn, benim

185

gibi birini tavlamaya kalkrsa bunun fiyatn demesi gerekir.


i ona nasl anlattnz?
Ona bu paray garaj almak isteyen bir arkadaa vereceimi
syledim. Hatta adn da syledim. Picard, dedim, sahiden de o bir
garaj almak peinde. Lola da tanr Picard.
Size inanmad herhalde.
Bilmiyorum, dedi Boris. Ama bildiim bir ey var, o bunu
bana deyecek, hem de imdi, hemen...
Mathieu, Oturun oturduunuz yerde, diye haykrd.
Boris, bir ocukla konuur gibi, Peki, peki, dedi. Anlald.
Bu bana ait i, siz karmayn.
Kalkt ve iriyar sarna doru yrd. Kz hafife kzard ve
kalkt. Onlar dansa baladklar sra Lolayla Ivich, Mathieunn
yanndan getiler. Sarn, nem vermez bir tavr taknmt. Ama
glmseyiinin ardnda tetikteydi. Lola sakindi, gururla ilerliyor,
yolu zerinde insanlar ona sayglarndan, kenara ekiliyorlard.
Ivich kk admlarla, geri geri gidiyordu, her eyden habersiz gi
biydi, gzleri gklerdeydi. Mathieu, Borisin hanerini ald ve boy
nuz sap kk darbelerle masann kenarna vurmaya balad, bu
rada kan dklebilir, diye dnd. Ama hi umurunda deildi,
hi; o imdi Marcellei dnyordu. Marcelle, kadnm, karm,
diye dnd ve bir eyler grltlerle stne kapand. Karm,
kadnm, benim evimde yaayacak. te bu! Bu ok doal bir ey
di, nefes almak, yutkunmak kadar doal. Bu her yerden geliyordu,
ona sokuluyor, srtnyordu; Brak kendini, koyver, byle kvran
ma, yumuak ol... Evimde. Onu her gn greceim. Dnd:
Her ey apak belli, bir yaamm var benim. "
Bir yaam! evresine, btn o kzarm yzlere bakt, o bulut
tan yastklarda dinlenen krmzms aylara. Hepsinin yaam var.
Her birinin. Her birinin kendi yaam. Bu yaamlar bir gece kul
bnn duvarlar arasndan, Paris sokaklarndan, sonra Fransadan
geiyor, birbirlerine rastlyor, birbirini kesiyor ve gene tpk bir di
fras, bir tra makinesi, birbirinden alnp verilemeyen btn o
ufak tefek kiisel eya gibi, kopamayacak, ayrlamayacak kadar in
sanlara bal, onlara zg kalabiliyor. Ben zaten biliyordum. Her
birinin bir yaam olduunu biyordum. Benim de kendime zg
bir yaamm olduunu bilmiyordum. Diyordum ki, ben hi kml
damyorum, ondan syrlp kaabiliyorum. Halbuki ta batan beri
iindeymiim. inde geberiyormuum bilmeden. Ba masaya
brakt, ieyi ald, kadehinin zerine dimdik kaldrd, ama ie
botu. Ivichin kadehinde iki parmak ampanya kalmt, kadehi
ald ve iti.

186

Esnedim, itim, kadnlarla yattm. Ve btn bunlar iz brak


yordu. En ufak bir hareketim, benim dmda, temde, gelecein
iinde, gelien, olgunlaan kk ve inat b ir bekleyi oluturu
yordu. Benim bu bekleyi, benim; ke balarnda, yol kavakla
rnda, nikh memurluunda beni, kendimi bekleyen benim; ora
da, krmz bir koltua oturmu olan benim, siyah bir giysi, kolal
beyaz yaka ile gelmemi, scaktan patlayarak: Evet, evet, onu kanl
a kabul ediyorum, dememi bekliyorum. iddetle ban silkti,
ama yaam olduu gibi evresinde duruyordu. Usul usul, yava
yava, keyfimce, miskinliklerim nasl emrederse yle, kabuumu
rdm, kapadm. imdi oldu, tamam, artk oldum, her yanda ben
varm. Ortada evim var, iinde ben, yeil koltuklarmn arasnda,
darda Gait Soka var, tek ynl bir yol bu, nk ben her gn
onu yoku aa, ayn yne iniyorum. Maine Caddesi ve btn Pa
ris evremde epeevre, nde kuzey, arkada gney, sa kolda
Panthon, sol kolda Eyfel Kulesi, tam karmda Clignancourt Kap
s ve Vercingetorix Sokanr. ortasnda, pem be prltl bir kk
delik; Marcellein, karmn, kadnmn odas ve Marcelle iinde,
plak, beni bekliyor. Ve sonra Parisin evresinde epeevre Fran
sa, krmz kaln izgilerle gsterilmi tek ynl yollarla, sonra ma
viyle ya da siyahla boyanm denizler, mavi Akdeniz, siyah Kuzey
Denizi, stl kahverengiyle Man ve sonra lkeler, Almanya, tal
ya, -spanya bembeyaz grnyor; renksiz, nk oraya dvme
ye gitmemitim- ve sonra odamdan deimeyen uzaklktaki k
k, yuvarlak kentler; Timbktu, Toronto, Kazan, Nijni - Novgo
rod, snr talar gibi deimez, belli. Gidiyorum, geliyorum, dola
yorum, geziyorum, gezebilirim. Bunlar benim yaz tatillerim, nere
ye gitsem kabuumu birlikte gtryorum, odamda, kitaplarmn
arasnda, evimde kalyorum; Marakee ya da Timbuktuya bir san
timetre bile yaklamyorum. Trene, vapura, otokara da binsem, ta
til geirmeye Fasa gitsem, sonra birden kalkp Marakee dnsem,
gene de hep odamda, kendi evimde olacam. Hatta kumlarda dolasam, arda Marakei parmaklarmn ucunda duymak iin
Arap okasam gene bo. O Arap Marake arsnda olacaktr, ama
ben, hayr: Ben, Fasl Arapla malahndan bin kilometre uzaktaki
odamda, yorgun ve dnceli oturuyor olacam, kendi arzuladm
yaamn gerektirdii gibi. Sonsuza kadar, sonsuza kadar Marcellein
eski , imdi kocas, lisede retmen, ngilizceyi renememi
bir adam, Komnist Partisine girmemi, spanyaya dvmeye git
memi bir adam, sonsuza kadar.
Kendi yaamm. Yaam onu evreliyor, saryordu. Bu, ba
langc ve sonu yoklukta, ama sonsuz olmayan acayip bir eydi. Bu

187

yaam Mathieu bir belediye memurunun gzlerinin nnden,


br belediye memurunun gzlerinin nne sererek gtrmt;
1923te kaydolduu bir semtin belediye memurluundan, 1938in
Austos ya da Eyll aynda Marcellee evlenmek iin gidecei bir
baka semtin belediye memurluuna; yaamnn, btn doadan
olan eyler gibi belirsiz ve kararsz bir anlam, tozlu, menekemsi
bir kokusu, yapkan ve yavan bir tad vard.
Btn mrmce dileri sklm olarak yaadm, diye d
nd. Evet, dileri sklm. Asla srmadm, bekledim, bekliyor
ve kendimi hep daha sonra gelecek gnlere saklyordum ve imdi,
birden grdm ki hi diim kalmam. Ne yapmal imdi? Kabuu
mu krmal? Sylemesi kolay. Hem sonra geriye ne kalr? Toz top
rak iinde, ardnda prl prl izler brakarak trmanan yapkan bir
kk zamk paras.
Gzlerini kaldrd ve Lolay grd, Lolamn dudaklarnda ir
kin bir yarm gl vard. Ivichi grd: Ivich ba geriye atl, ken
dini unutmu, ya, gelecei olmayan bir yaratk olarak dans ediyor
du. Onun kabuu yok, diye dnd. Dans ediyordu, sarhotu,
ama Mathieuy dnmyordu. Hi, hi dnmyordu. ylesine
ki, Mathieu hi var olmam gibiydi onun iin. Orkestra bir Arjantin
tangosu almaya balamt. Mathieu bu tangoyu biliyordu; Mio caballo murrioydu, ama imdi Iviche bakarken ona bu hznl ve fe
ci mzii ilk kez duyuyormu gibi geliyordu. O hibir zaman be
nim olmayacak, hibir zaman benim kabuuma girmeyecek. G
lmsedi, iinde alakgnll ve serinletici, yaam verici bir ac duy
du, zgrlnn bal olduu bu kk, krlgap ve fkeli bedeni
seyrediyordu. Sevgili, sevgili Ivich, diye dnd, sevgili zgr
lm. Ve birden, kirlenmi varlnn stnde, yaamnn stn
de berrak ve saf bir bilin umaya balad, bensiz bir bilin, yalnz
ca bir avu scak hava; uuyordu, bir bakt o, bohem bozuntusuna
bakyordu, rahatna sk skya yapm kk burjuvaya, o hibir
sonuca varamam aydna, devrimci deil, isyan etmi , gevek ya
amyla epeevre snrlanm o maddesiz hayal budalasna bakyor
ve hkm veriyordu: Bu herif sfr tketti, uamad. Ama o, o
kimseyle el ele deildi, kendi evresinde dnp duran o sabun ba
loncuunun iinde, kirlenmi, bitmi, aalarda, Ivichin gzlerin
de ac ekerek, batan ayaa mzie bulanm, lml ve piman,
dnp duruyordu. Kpkrmz bir bilin, kk somurtkan bir tal
yan melodisi Mio caballo murrio, o her eyi yapabilir, spanyollar
iin gerekten umutsuzlua kaplabilir, her eye her eye karar ve
rebilir. Bu byle srp gidebilseydi... Ama srp gidemezdi: Bilin
iiyor, iiyordu, orkestra sustu, o patlad, parampara oldu. Mat-

188

Iieu kendini yaamnn dibinde, sert ve kupkuru, kendi kendisiyle


ba baa, yapayalnz buldu. Kendi hakknda hkm bile veremiyor
du artk, kendini kabul de edemiyordu, M a t h i e u y d o kadar. Bir
kriz daha! Peki sonra? Boris masaya dnmt, ok da kendinden
memnun grnmyordu. Mathieuye, Vay babam vay, dedi.
H? diye sordu Mathieu.
Sarn. Anasnn gz.
Ne yapt?
Boris kalarn att ve yant vermeden rperdi. Ivich gene
Mathieunn yanma oturmutu. Yalnzd. Mathieu salona gz gez
dirdi ve Lolay mzisyenlerin yannda grd, Sarrunyanla konu
uyordu. Sarrunyan am grnd, sonra kaamak bir bakla
iriyar sarna bakt, kadn umursamaz bir rahatlkla sigara iiyor
du. Lola, ona bakarak glmsedi ve salonun ortasndan yrd.
Oturduu zaman tuhaf bir hali vard. Boris dikkatle ayakkablar
na doru bakt ve ar, ykl bir sessizlik oldu.
riyar sarn, Delirdiniz mi? diye bard. Hayr, yapamaz
snz, ne hakknz var? Gitmiyorum!
Mathieu yerinden srad ve herkes dnp bakt. Sarrunyan,
sarn kadnn nnde, buyruk bekleyen bir metrdotel gibi, mera
simli bir tavrla eilmiti. Onunla alak sesle konuuyordu, terbi
yeli ve sertti. Sarn birden ayaa kalkt. Yanndaki olana, Gel,
dedi.
antasn kartrd. Dudaklar titriyordu.
Hayr, hayr, dedi Sarrunyan, benim misafirim olunuz.
Sarn, bir yz franklk kard, parmaklarnn arasnda bu
ruturduktan sonra masaya frlatt. Gen adam da kalkmt, yz
frankla ayplayan gzlerle bakt. Sonra kadn onu kolundan ya
kalad ve ikisi yan yana, balar havada, kalalarn ayn tempoyla
sallayarak, salondan ktlar.
Sarrunyan slk alarak Lolaya doru geldi. Elenmi bir g
lmsemeyle, Bir daha gelirse ona yldzlar da saydrrm, dedi.
Mersi, dedi Lola. in bu kadar kolay olacam ummamtm.
Sarrunyan dnp gitti. Arjantin orkestras salondan kmt,
zenciler ellerinde alglar, birer birer geliyorlard. Boris bir an f
ke ve hayranlkla parlayan gzlerini Lolaya evirdi, sonra Iviche
dnerek birden, Gel, dedi, dans edelim.
Lola sakin gzlerle bakt. Ama onlar uzaklar uzaklamaz y
z bir anda altst oldu. Mathieu, ona glmsedi.
Burada her istediinizi yapabiliyorsunuz, dedi.
Lola ilgisiz, Onlar benim avcumda, dedi, insanlar buraya
benim iin geliyor.

189

Gzleri kayglyd, masaya sinirli parmaklarla vurmaya bala- ;


d. Mathieu ne syleyeceini bilemiyordu. Neyse ki Lola iki dakika
sonra birden kalkt.
zr dilerim, dedi.
Mathieu, onun salonu dolatn ve dar ktn grd, i
Zehir vakti geldi herhalde, diye dnd. Yalnzd. Ivichle Boris
bir mzik paras kadar berrak ve bir mzik parasndan hemen de
farksz bir sertlikle hain, dans ediyorlard. Ban evirdi ve masa
nn altndan grnen ayaklarna bakt. Bombo, l bir zaman ak
t geti; kafas da bombotu. Ksk, iniltiye benzer bir sesle yerin
den srad. Lola dnmt, gzleri kapanmak zereydi, glms
yordu; Onun bir hesab var. Lola gzlerini aarak oturdu, hl g
lmsyordu.
Borisin be bin franga ihtiyac olduunu biliyor muydunuz?
Hayr, dedi. Bilmiyordum, be bin franga m ihtiyac varm?
Lola, ona bakmakta devam ediyor, btn bedeniyle ar ar
ne arkaya sallanyordu; Mathieu, kadnn minicik gzbebekleri
nin evresindeki kocaman, yemyeil rengi grd.
Lola, Ona bor vermeyi reddettim, dedi. Paray Picard iin
istediini syledi, halbuki ben, onun Boristen nce size bavuraca
m biliyorum.
Mathieu glmeye balad.
Picard, bende hibir zaman para bulunmadn bilir.
Lola inanmam bir tavrla,
Ya, dedi, demek bu iten haberiniz yoktu!
Eh, evet, yoktu.
Lola, Sahi mi, dedi, bu tuhaf ite!
Onun, bir gemi enkaz gibi burnu havada, bir yere arpp par
alanaca ya da az boydan boya yrtlp boaznda mthi bir fer
yadn fkraca sanlrd.
Dn Boris size geldi mi?
Evet, saat sralarnda, dedi Mathieu.
Size hibir ey sylemedi, yle mi?
aacak ne var bunda? Belki Picard bugn grmtr?
yle dedi, zaten.
O halde?
Lola omuz silkti.
Picard sabahtan akama kadar Argenteuilde alyor.
Mathieu ilgisiz bir sesle, Picardm paraya ihtiyac vard,
Borisin oteline uram olacak, diye anlatt. Onu otelde bulama
m, Saint-Michel Bulvarndan geri dnerken Borise rastlamtr.
Lola alayla, Ya, dedi, demek Picard, aydan aya yz frank

190

cep harl alan Boristen be bin frank istemeye gitmi yle mi?
Olacak ey mi bu?
Mathieu fkeyle, Ee artk bilmiyorum, dedi.
Paray benim iin istedi, diye barmak geldi iinden. Bylece her ey orackta biterdi. Fakat bunu yapamazd, Boris vard.
Borisi dnyada affetmez, byle olunca benimle su ortakl yap
m oluyor. Lola krmz, sivri trnaklarnn ularyla masaya hzl
hzl vuruyordu, dudaklarnn kenarlar bir an yukar kalkt, titri
yordu, sonra gene indi. Mathieuye kaygl bir srarla, dikkatle ba
kyordu, Mathieu bu tetikte zerinde bekleyen fkenin gerisinde
derin bir boluk bulunduunu hissetti. Can glmek istedi.
Lola gzlerini evirmiti.
Bu, daha ok bir deneme olmasn, dedi.
Mathieu hayretle, Deneme mi? diye tekrarlad.
Evet, imdi aklma geldi.
Deneme, yani nasl?
Ivich, ona her zaman benim agzl olduumu, cimri oldu
umu syler durur.
Ne biliyorsunuz?
Lola bir zafer glyle, atnz, deil mi? diye sordu. Bo
ris ok drsttr. Ona, beni ktleyecek bir eyler sylerseniz bu
laflarn doruca bana geleceini bilmelisiniz. Her eyiyle belli eder
bunu; onun, bana nasl baktna dikkat etmek yeter. Ya da bana,
hi onunla ilgisi yokmu gibi sorular sorar. Gelirken onu uzaktan
grsem syleyecek bir eyleri olduunu anlarm. Elinde deil, ko
nuup iini boaltmadan edemez.
Evet, yani?
Bu kez de yle. Benim gerekten cimri olup olmadm an
lamak istedi. Bu Picard hikyesini de onun iin uydurdu. Ya da bi
risi ona akl retti.
Kim akl retmi olabilir?
Bilmem. Benim ihtiyar bir cad olduumu, Borisin yakasn
brakmadm dnen ok. Bunu anlamak iin bizi bir arada gr
dkleri zaman yzlerindeki anlama bakmak yeter.
Siz, Borisin onun bunun lafyla hareket edeceini mi san
yorsunuz?
Hayr, ama bildiim bir ey var, bana kar kkrtarak ona
iyilik ettiklerini sananlar bulunabilir.
Bana bakn, dedi Mathieu, lafn etrafnda dolanmaya gerek
yok, bunu, beni kastederek sylyorsanz, yanlyorsunuz Lola.
Lola souk bir sesle, Ya, dedi. yle mi! Olabilir! Ar bir
sessizlik oldu, sonra Lola birden sordu: Peki yleyse neden siz bi

191

zimle birlikte olduunuz zaman her seferinde byle bir tatszlk


kyor?
Ne bileyim? Hibir ey bilmiyorum. Bugn zaten gelmek is
temiyordum ben... Belki de Boris, size ve bana baka baka duygu
larla bal olduu iin, ikimizi bir arada grd zaman biraz a
ryor ve sinirleniyor.
Lola somurtkan ve gergin bir yzle nne bakyordu.
Sonunda, Bakn, dedi, unu iyice aklnza koyun: Onu, be
nim elimden almalarn istemiyorum. Ben, ona ktlk yapmadm
biliyorum. Benden usand zaman, brakp gidebilir, bu da yakndr
zaten biliyorum, ama bakalarnn onu, benden zorla almalarn iste
miyorum.
Mathieu, Boalyor, diye dnd. Kukusuz az nce ald
zehirin tesiri vard bunda. Ama baka bir ey daha vard: Lola,
Mathieuden nefret ediyordu, fakat u anda ona sylediklerini asla
baka hi kimseye syleyemezdi. Mathieuyle aralarnda kin ve
nefrete krm bir eit dayanma, bir eit kader ortakl vard.
Mathieu, Onu, sizden ayrmak istemiyorum, dedi.
Lola durgun bir tavrla, Ben yle sanyordum, dedi.
yi ite, bundan byle sanmayn. Borisle ilikiniz beni ilgi
lendirmez Lola. lgilendirmi de olsayd bu ilikide hibir ktlk
grmezdim ben.
Ben kendi kendime, retmeni olduu iin, kendini Borisle
ilgilenmek zorunda hissediyor, diye dnyordum.
Lola sustu. Mathieu, onun hl rahatlayamadm hissetti; ka
dn, zihninde uygun szckleri aryor gibiydi.
Acyla, Ben... ben yal olduumu biliyonim, dedi. Bunu
fark etmem iin birisinin bana hatrlatmasna gerek yok. Ama ben,
yal olduum iin ona yararl olabildiime inanyorum, ona birok
eyler retebilirim ben. Sonra isyanla devam etti: Hem onun,
beni ok yal bulduunu kim syledi size? O, beni bylece, oldu
um gibi seviyor, birileri kafasna o tatsz eyleri sokmadka be
nim yanmda mutlu oluyor...
Mathieu susuyordu. Lola rkm gibiydi, fkeyle, Sylesenize, diye bard. Onun, beni sevdiini siz de biliyorsunuz! O, size
her eyini sylediine gre beni sevdiini de sylemitir. Neden su
suyorsunuz?
Mathieu, Sizi sevdiini sanyorum, dedi.
Lola, ona dolu dolu gzlerle bakt.
Erkein her eidini grdm ben, dedi, bundan utanmyo
rum da. Ama Boris, benim son ansm, anlyor musunuz? Ondan
sonra... artk bana istediinizi yapabilirsiniz.

192

Mathieu hemen yant vermedi. Borisle dans eden Iviche ba


kyordu. Lolaya, Bouna bu tartma, demek isterdi. Bouna!
Grmyor musunuz ki ikimiz ayn yolun yolcusuyuz! Fakat bu
benzeyi onu rahatsz ediyordu; Lolanm aknda, btn derinlii
ne karn, btn saflna karn agzl, doymak bilmeyen ve
bencil bir eyler vard. Ama gene de, Bunu bana m sylyorsu
nuz, dedi. Ben btn bunlar en az sizin kadar biliyorum.
Neden en az benim kadar?
Ayn durumdayz da ondan.
Ne demek istiyorsunuz?
Onlara bakn, bir de bize bakn.
Lola hor gren bir glmsemeyle dudak bkt.
kimiz ayn halde deiliz, dedi.
Mathieu omuz silkti, sustular, hava hl gergindi. Baramamlard. kisi de Borisle Iviche bakyorlard. Borisle Ivich dans
ediyorlard, farknda bile olmadan acmaszdlar. Ya da az ok bili
yorlard. Mathieu, Lolanm yannda oturmutu, onlar dans etmi
yorlard, nk o yata dans edilmezdi artk. Mathieu, Lolay be
nim sevgilim sanrlar imdi, diye dnd. Lolanm kendi kendi
ne mrldandn duydu: Paray Picard iin istediine inanabilsem...
Borisle Ivich masaya doru geliyorlard. Lola zorlukla ayaa
kalkt. Mathieu, onun yuvarlanacan sand, ama kadn masaya
tutundu ve geni bir nefes ald.
Borise, Gel, dedi, seninle konuacaklarm var.
Boris birden rahat kam grnd, duralad.
Burada konuamaz myz? diye sordu.
Hayr.
O halde bekle. imdi caz balar, dans ederken konuuruz.
Hayr, dedi Lola, yorgunum. Locama gel, konualm. zr
dilerim Ivich! imdi geliriz.
Ben sarhoum zaten, dedi Ivich.
Lola, Hemen geliriz, diye tekrarlad. Biraz sonra ark s
ram geliyor.
Lola uzaklat, Boris ask yzle peinden yrd. Ivich san
dalyeye ylr gibi oturmutu.
Gerekten sarhoum, dedi. Dans ederken oldum birdenbire.
Mathieu yant vermedi.
Neden gittiler? diye sordu Ivich.
Konuacaklar, anlaacaklar. Hem sonra Lola az ne eroin al
d. Belki bilirsiniz, insan bir kez zehir ald m, ardndan bir daha al
madan duramaz.
A k l a

193/13

Ivich, ryada gibi, Zehir kullanmak houma gidecek, dedi. I


Tabii.
Ivich birden bam kaldrd.
Ey, ne olmu yani, dedi. mr boyu Laonda yaayacaksam
kendimi oyalayacak bir ey bulmam gerek.
Mathieu susuyordu. Ivich, Ha anladm, dedi. Sarho ol
dum, diye bana kzyorsunuz.
Yok canm.
Evet, evet, beni ayplyorsunuz.
Niye ayplayaym? Zater siz gerekten sarho deilsiniz ki.
Ivich keyifle, kelimelere basa basa, Sar-ho-um, hem de na
sl, dedi.
Salonda masalar teker teker boalyordu. Saat herhalde saba
hn ikisiydi. Locada, o kk, duvarlar krmz kadife kapl, tozlu
odackta Lola, eski bir yaldzl aynann nnde, tehdit ediyor ve
yalvaryordu: Boris! Boris! Beni deli edeceksin! Ve Boris rkek,
ama inat ban eiyordu. Krmz kadife duvarlar arasnda savru
lan uzun, siyah giysi ve uzun siyah giysinin aynadaki siyah yank
s ve ackl bir zlemle kvranan gzel, beyaz kollarn prlts. Son
ra Lola birden paravann arkasna geecek, orada her eyi unuta
cak, burnu kanyormu da kan durdurmak iin ban kaldryor
mu gibi ban arkaya devirerek burnuna iki tutam beyaz toz e
kecek. Mathieunn alm ter iindeydi, ama silmeye cesareti yoktu,
Ivichin nnde terledii iin utanyordu. Ivich durmadan dans et
miti, gene bembeyazd, terlemiyordu. Daha bu sabah, O slak s
lak avulardan nefret ediyorum, demiti. Mathieu ellerini nereye
koyacan bilemiyordu. Kendini zayf ve yorgun hissediyordu,
iinde hibir istek kprts yoktu, bir ey dnmyordu. Ara sra
kendi kendine, Neredeyse gne doacak, diyordu; gene saa so
la komaya balayacak, Marcellee telefon edecek, Sarahya telefon
edecek, yeni bir gn bir utan bir uca yaayacakt, bu ona olmaya
cak, inanlmayacak bir ey gibi geliyordu. Sonsuza dek bir masada,
bu yalanc aydnln iinde ve Ivichin yannda oturmak isterdi.
Ivich sarho bir sesle, ok eleniyorum, dedi.
Mathieu ona bakt. Ivich bir anda korkun bir fkeye dne
bilen o sarholara zg cokunluk iindeydi.
Ivich, Snavlarn Allah belasn versin, dedi. Kovulursam,
bayram edeceim. Bu gece Paris servenimin cenaze trenini kutlu
yorum.
Glmsedi ve kendinden gemiesine, Elmas gibi prl prl
parlyor, diye mrldand.
Elmas gibi parlayan ne?

194

u an! u yaadm an, yusyuvarlak, bolukta asl duruyor,


kck bir elmas gibi, ben lmszm...
Borisin hanerini ald, keskin ba masaya yatrarak saa so
la evirmeye balad. Sonra, Buna ne oluyor? diye birden sordu.
Kime?
Yanmda oturan siyahl kadm. Buraya geldiinden beri gz
n benden ayrmad. Benimle alay ediyor.
Mathieu dnd bakt. Siyah giysili kadm yan gzle, srarla
Iviche bakyordu.
yle deil mi?
Mathieu, Evet, dedi, bakyor.
Ivichin kt anlamlarla dolu burumu, kk yzn, dal
gn ve kinci gzlerini grerek, Sussam daha iyi ederdim, diye d
nd. Siyah giysili kadn onlarn kendisinden sz ettiklerini anla
mt. Kibirli bir tavrla ban kaldrd, kocas aylmt, o da yuvar
lak yuvarlak gzlerle Iviche bakyordu. Amma tatsz i, diye d
nd Mathieu. Kendini miskin ve alak hissediyordu, urada bir
sorun kmamas iin her eye raz olabilirdi.
Ivich bakla oynayarak, O kadm, benimle alay ediyor, beni
ayplyor, nk kendisi ok namuslu, dedi. Ben namuslu dei
lim; ben, ben eleniyorum, iiyorum, sarho oluyorum, beni ni
versiteden kovacaklar. Sonra birden alamakl, Ben namustan
nefret ediyorum! diye bard.
Susun Ivich, rica ederim.
Ivich ona buz gibi bir bakla bakt.
Bana bir ey mi sylyordunuz, dedi. Ha, yle ya, unuttum,
siz de namuslusunuz deil mi? Ama korkmayn, Laonda anamnbabamn dizinin dibinde on yl geirdikten sonra ben, sizden de da
ha namuslu olacam.
Sandalyesine ylr gibi oturmutu, bir lgnn hareketleriy
le boynuz sapl ba masaya saplayp karyordu. Ar bir sessiz
lik oldu, sonra siyah giysili kadm kocasna dnerek, u kn
kendini bu hale getirmesini benim aklm almyor, dedi.
Koca, Mathieunn omuzlarna rkek gzlerle bakarak usulca
homurdand:
Hmm...
Kadm, Ama su onda deil, diye devam etti, asl su onu
buraya getirenlerde...
Mathieu, Al sana! diye dnd. Kepazelik balyor. Ivich
duymutu, ama ses karmyordu, usluydu. ok usluydu, bir eyler
tasarlyor gibiydi, ban kaldrmt, gzlerinde lgnca bir nee
vard.

195

Mathieu korkuyla, Ne var? diye sordu.


Ivich yz sapsar, Hi. Ben, dedi, ben Madame elendir
mek iin bir edepsizlik daha yapacam. Nazik madamn kan g
rnce ne yapacan merak ediyorum.
Ivichin komusu bir lk kopard ve gzlerini kapad. Mat
hieu, Ivichin ellerine bakyordu. Ivich ba sa eliyle tutmutu,
sol avcunu dikkatle, zene bezene yaryordu. Avu, baparman
altndaki kabark etten kk parman dibine boydan boya ald,
kan ar ar tamaya balad.
Mathieu, Ivich, diye haykrd. Eliniz...
Ivich karanlk gzlerle bakarak alay etti:
Artk bakmaktan vazgeer mi dersiniz?
Mathieu masann stnden elini uzatt. Ivich uslu uslu onun
ba almasna izin verdi. Mathieunn kalbi deli gibi arpmaya
balamt; kanla kpkrmz kesilmi incecik parmaklara bakyor
du, kzn eli ok acyordu muhakkak.
ldrdnz m siz, dedi. Hadi gelin tuvalete gidelim, orada
ki kadn elinizi sarsn.
Ivich kt kt gld.
Ne dediniz, dedi. Elimi mi sarsn? Yok canm...
Mathieu kalkt.
Gelin Ivich, ok rica ederim, gelin!
Ivich kmldamadan, ok tatl bir his, dedi. Elimin koca bir
para tereya olduunu sandm.
Sol elini gzlerine doru kaldrmt, dikkatle bakyordu. Kan
her noktadan ayn anda fkryordu, iri bir karnca yuvasndaki o
kaynaan gidi geli gibi.
Benim kendi kanm, dedi Ivich, kanm seyretmek houma
gidiyor.
Mathieu, Hadi, tamam, oldu artk, dedi.
Ivichi omuzlarndan yakalad, fakat kz iddetle silkinerek
kurtuldu ve kocaman bir damla kan masa rtsn lekeledi. Ivich,
Mathieuye kin ve nefretle ate gibi yanan gzlerle bakyordu.
Daha hl bana el srmeye cesaret edebiliyorsunuz demek,
dedi. Sonra kfreder gibi gld. Bunu bir taknlk sayacanz
biliyordum zaten. nsann kendi kanyla elenebilmesi sizi korku
tuyor, deil mi?
Mathieu fkeyle titriyordu, yznn btn kan ekilmiti.
Yerine oturdu, sol elinin avucunu yere at ve vahi bir sesle, Ta
knlk m, dedi, hayr Ivich! Bunun mthi bir ey olduunu bili
yorum. Bu soylu prensesimiz iin heyecanl bir oyun.
Ba bir anda avcuna saplad, hibir ac duymamt. Boynuz

196

sap brakt zaman haner, dimdik, titreyerek avcunun etine g


ml kald.
Ivich haykrd:
Ayyy! AyyyL karn unu, karn!
Mathieu dilerini gcrdatt.
Gryorsunuz ya, herkes yapabilir bu oyunu.
Kendini salam ve mutlu hissediyordu, beyninde belli belirsiz
bir baylma korkusu kprdamt. Fakat iinde inat bir doygun
luk, kurnaz ve acmasz bir kt niyet vard. Eline ba saplay
yalnzca Iviche meydan okumak iin deildi, bu ayn zamanda
Jacquestan, Brunetden, Danielden, hatta kendinden, kendi yaa
mndan alnm bir intikamd. Eekolueein biriyim ben, diye
dnd. Brunet, bana, Sen bir ocuksun, dedii zaman hakly
d. Eakat mutlu olmaktan kendini alamyordu. Ivich, yere ivilen
mi gibi duran ele bakyordu; kan, ban gmld yerde halkalanmaya balamt. Sonra Mathieuye bakt, yz bambakayd
imdi. Usulca, Niye yaptnz bunu? diye sordu.
Mathieu sert bir sesle, Ya siz? dedi.
Sol yanlarnda korkutucu mrltlar ykselmeye balamt.
Kamuoyu homurdanyordu. Mathieu aldr etmedi, Iviche bak
yordu.
Ivich, Ah! Ne kadar... ne kadar zldm, diye mrldand.
Homurtular gitgide artyordu, siyah giysili kadn inledi.
Bunlar sarho, birbirlerini ldrecekler, buna engel olmal,
ah bakamyorum!
Birka ba onlardan tarafa dnd, bir garson kadnn yanma
sokulmutu, eilerek, Madame bir ey mi emrettiler? diye sordu.
Siyahl kadn dertop ettii mendilini azna kapamt, tek ke
lime sylemeden bayla Ivichle Mathieuy iaret etti. Mathieu
ba avcundan ani bir hareketle ekip ald ve can yand.
u bakla elimizi kestik.
Garson bunun gibi neler grmt. Heyecansz, Madamela
Monsieur lavaboya kadar gelebilirler mi, dedi. Orada gerekli her
ey var.
Bu kez Ivich sz dinleyerek kalkt. Pisti birer elleri havada,
garsonun arkasndan yryerek getiler. Bu ylesine gln bir
durumdu ki Mathieu kahkahayla gld. Ivich bir an korkuyla bak
t, sonra o da glmeye balad. O kadar ok gld ki eli sarsld,
parkeye iki damla kan akt.
Ivich, ok eleniyorum, dedi.
Lavabodaki kadn, Aman Tanrm! diye bard. Vah benim
gzel kzm, ne yaptnz byle? Ya siz Monsieur?

197

Ivich, Bakla oynadk, dedi.


Kadn zlmt.
Ya, dedi. Ondan sonra elinizi kestiniz. Yemek ba myd?
Hayr.
Belli zaten... Yara da ok derin. Ivichin eline dikkatle baka
rak ilave etti: Merak etmeyin, abucak geer. Duvarda bir dolap
at ve vcudunun yarsyla iine gmld. Mathieuyle Ivich bir
birlerine bakarak glmsediler. Ivich aylm grnyordu. Mathieuye, Bunu yapabileceinizi sanmazdm, dedi.
Mathieu, Gryorsunuz ki henz her ey kaybedilmi deil,
dedi.
imdi acmaya balad, dedi Ivich.
Benimki de.
Mathieu mutluydu. Uuk kl rengine boyanm kaplarn ze
rindeki altn yaldzl harflere bakt: Bayanlar sonra Baylar. Be
yazl grili parlak inilere bakt, hafif naneli serinleten sabun koku
sunu duydu ve kalbi geniledi sanki!.. Hevesle, Tuvalette al
mak hi de fena bir ey deil, dedi.
Ivich neeyle, Yok canm, dedi.
Gzlerinde yumuak bir yrtclkla bakyordu, bir an tereddt
etti, sonra birden kanl avcunu Mathieunn kanayan avcuna ya
ptrd. Islak slak, yumuak bir ses kt.
Bu bir kanlar karm, diye anlatt.
Mathieu avcundaki eli tek kelime sylemeden skt ve iddetli
bir ac duydu, avcunun iinde kocaman bir az alm gibi geldi.
Ivich, Canm actyorsunuz, dedi.
Biliyorum.
Lavabodaki kadn, gmld dolaptan, yzne kan hcum
etmi olarak kt. Beyaz kutuyu at.
te hepsi burada, dedi.
Mathieu bir ie tentrdiyot, kk makaslar, engelli ineler
ve sarg bezleri grd.
Hazrlklsmz, dedi.
Kadn ciddi bir tavrla ban sallad.
Tabii, dedi. Baz kez i aka olmaktan kyor. nceki gn
kadnn biri, en iyi mterilerimizden birinin kafasna kadehini fr
latt. Kanyordu, ama nasl kanamak, ben gzlerinden korktum,
kann iinden kocaman bir cam paras kardm.
Vay canna, dedi Mathieu.
Lavabodaki kadn Ivichin zerine eilmiti:
Bir dakika gzelim, biraz yakacak, tentrdiyot sryorum,
oldu, imdi geer.

198

Ivich alak sesle, Eer saygszlk etmekten korkmasam...


dedi.
Evet?
Ben Lolayla dans ederken ne dnyordunuz, sorabilir
miyim?
Az nce mi?
Evet, Boris o sarn kz dansa kaldrd sra. Masada tek ba
nza kalmtnz.
Yanlmyorsam kendimi dnyordum, dedi Mathieu.
Size bakyordum. Baya., gzeldiniz o srada. Her zaman
yznz yle olabilse.
nsan her zaman kendini dnemez ki.
Ivich gld.
Ben, bana yle geliyor ki her zaman kendimi dnyorum.
Lavabodaki kadn, Elinizi uzatn Monsieur, dedi. Biraz ya
kacak, tamam, oldu oldu.
Mathieu elinde iddetli birac duydu, ama nem vermedi. Ay
nann nnde durmu, sarl eliyle buklelerini tutarak beceriksiz
hareketlerle san tarayan Iviche bakyordu. Sonunda salarn
tmyle arkaya att ve geni yz meydana kt. Mathieu iinin
yrtc, ama umutsuz bir istekle dolup tatn hissetti.
Ne gzelsiniz, dedi.
Ivich glerek, Hayr, dedi, aksine, feci ekilde irkinim. Bu
benim gizli yzm,
Mathieu, Gizli yznz br yznzden daha ok sevdii
mi sanyorum, dedi.
Ivich, Yarn salarm byle tarayacam yleyse, dedi.
Mathieu ne yant vereceini bilemedi. Ban ne edi ve sustu.
Lavabodaki kadn, Tamam, bitti, dedi.
Mathieu, kadnn incecik bir by olduunu fark etti.
Mersi madame, dedi, bir hastabakc kadar beceriklisiniz.
Lavabodaki kadn sevincinden kzard.
Ah, dedi. Tabii, deil mi? Bizim meslekte byle ince ileri
de bilmek arttr.
Mathieu, ksenin iine bir on franklk brakt, ktlar. Sarlp
sarmalanm, uyumu ellerine memnun gzlerle bakyorlard.
Ivich, Sanki tahtadan, takma bir elim varm gibi... dedi.
Salon hemen hemen botu. Boris masada oturmu, onlar bek
liyordu. Siyah giysili kadn ve kocas meydanda yoktu. Masalarnn
zerinde yarya kadar iilmi iki kadeh ve iinde birka sigara bu
lunan, kapa ak bir sigara paketi duruyordu.
Mathieu, Bu tam bir bozgun, dedi.

199

Evet, dedi Ivich, onlar alt ettim.


Boris komik bir ifadeyle bakyordu, Ne o, dedi. Kan gvde
yi gtrm burada.
Ivich glerek, Senin pis ban yznden, dedi.
Boris sarlp sarmalanm ellere amatr bir dikkatle bakt.
Ya, dedi. Gzel kesiyormu.
Mathieu, Lola nerede? diye sordu.
Boris birden kapand.
i berbat ettik, dedi. Boktan bir laf ettim.
Ne dediniz?
Picard, bana, otele geldi, onunla odamda konutuk, dedim.
Halbuki daha nce baka bir ey sylemiim. Ne bilirim ben...
Saint-Michel Bulvarnda rastlayp konutuunuzu sylemi
tiniz.
Ayyy, dedi Boris.
Kzd m?
ff! Hem nasl! Kuduz kpee dnd. u haline bakn.
Mathieu, Lolaya bakt. Kadnn yz hrn, ama ok da z
gnd.
Mathieu, Affedin Boris, dedi.
A f dilemenize gerek yok, bu benim suum. Hem sonra biz
byle eylere alknz, bu kavgalarn sonu hep iyi biter.
Sustular. Ivich sarl elini yumuak gzlerle seyrediyordu. Uy
ku, serinlik, elle tutulamayacak bir mavimsi gri aydnlk salondan
ieri szlmt, hava sabahn erken saatleri gibi kokuyordu. Yu
varlak, prl prl bir elmas, diye dnd Mathieu, yle sylemiti,
kck bir elmas... Mutluydu, artk kendini dnmyordu; ona,
darda bir srann zerinde oturuyormu gibi geliyordu, darda,
bu salonun dnda, kendi yaamnn dnda. Glmsedi: Ivich,
ben sonsuzum dedi, diye dnd. Ben sonsuzum, dedi.
Lola arkya balamt.

XII
Saat onda, Dmeda. Mathieu uyanmt. u yatan zerin
deki beyaz bezden kk da, sol eliydi. Eli acyordu, ama btn
benlii canl bir mutluluk iindeydi.
Saat onda, Dmeda. Ivich, Ben, sizden nce giderim, de
miti, nk btn gece gzm krpmayacam biliyorum.
Saat dokuzdu, yataktan frlad. Salarn baka trl tarayacak,
diye dnd.

200

Panjurlar at. Sokakta kimseler yoktu, gk kl rengi ve ba


skt, hava dnk kadar scak deildi, gerek bir sabaht bu. Ban
yonun musluunu at, ban serin suyun altna soktu: Ben de bu
sabahn iindeyim. Yaam, ar kvrmlar halinde ayaklarnn di
bine ylmt, henz etrafn evreliyor, onu kstekliyordu, ama
Mathieu bir atlayta ondan syrlacak, onu l bir deri gibi ardn
da brakacakt. Yatak, yaz masas, lamba, yeil koltuklar demir
den yaplm sradan eylerdi; geceyi bir otel odasnda geirmiti.
abucak giyindi ve slk alarak merdiveni indi.
Kapc, Size bir mektup var, dedi.
Marcelle! Mathieu birden boaznn derinliinde zehir gibi bir
tat duydu. Marcellei unutmutu. Kapc sar bir zarf uzatt, mektup
Danieldendi.
Sevgili Mathieu, diyordu Daniel, sada solda aratrdm,
ama ne yazk ki istediin paray toparlayamadm. nan ki ok z
gnm. leyin bana urayabilir misin? u mesele hakknda ko
numak istiyorum seninle. Selamlar.
Pekl, diye dnd Mathieu, gidelim bakalm. Paray
vermiyor, ama anlalan baka bir are bulmaya urayor. Yaa
mak kolay grnyordu imdi ona, kolay olmas gerekti. Sarah ne
yapar yapar, doktoru birka gn daha beklemeye kandrrd, ol
mazsa paray sonradan Arjantine yollayabilirlerdi.
Ivich oradayd, karanlk bir kede oturmutu. Mathieu nce
onun sarl elini grd.
Tatl bir sesle, Ivich, dedi.
Kz gzlerini kaldrp bakt. Mathieu, onun o keli, yalan
c yzn grd; Ivich gene o yanaklarnn yardan fazlasn gizle
yen peremleri, o kk, ahlaksz safl ile gelmiti; salarm ba
ka trl taramamt
Mathieu kederle, Biraz uyudunuz mu bari? diye sordu.
Hi.
Oturdu. Ivich, onun sarl ellerine baktn fark edince kendi
elini usulca masann altna ekti. Garson yaklat. Mathieuy tan
yordu.
Naslsnz Monsieur?
yi, dedi Mathieu. Bana bir ay getirin, iki de elma ltfen.
Mathieunn, gecenin anlarndan syrlabilmek iin kendini
zorlad ksa bir sessizlik oldu, sonra kalbinin artk bombo oldu
unu duyduu an, ban kaldrarak bakt.
Keyifsiz grnyorsunuz, dedi. Snav m dnyorsunuz?
Ivich yalnzca dudaklarn bkmekle yetindi ve Mathieu sus
tu. Bo masalara bakyordu. Bir kadn, diz km, talar ykyor

201

du. Dme yeni yeni uyanyordu, sabaht. Tekrar uyuyabilmek iin


nlerinde on be saat vard. Ivich alak sesle, sinirli, konumaya
balamt.
kide, dedi. Halbuki saat daha dokuz buuk. Elimin altnda
saatlerin birer birer eridiini hissediyorum.
Salarn bir delinin asabi hareketleriyle ekitirmeye bala
mt gene, bu dayanlr ey deildi.
Byk bir maazaya beni satc olarak alrlar m acaba? diye
sordu.
Bunu aklnza bile getirmeyin Ivich, ldrc bir itir.
Peki manken olarak?
Biraz ufak tefeksiniz, ama gene de bir denemeye deer.
Laonda kalmamak iin her eyi yapabilirim. Bulak bile y
karm. Sonra kaygl ve biraz ihtiyar bir yzle, Byle durumlarda
gazetelere ilan verilir, deil mi? diye sordu.
Bakn Ivich, bunlar konuacak zaman buluruz nasl olsa.
imdilik daha snfta kalp kalmadnz belli deil.
Ivich omuz silkti ve Mathieu aceleyle devam etti:
Hem gerekten kalm bile olsanz, bu her eyin sonu demek
deil ki? Mesela, siz bir-iki ay iin Laona dnersiniz, ben burada
size uygun bir eyler bulurum.
Saf bir adam telayla onu inandrmaya urayordu, ama hi
umudu yoktu; bir i bulsa bile Ivich bir hafta sonra kendini kap d
ar attrmann yolunu bulurdu.
Ivich fkeyle, ki ay Laonda... dedi. Oray hi bilmediiniz
nasl da belli. Yaanlr yer deil oras.
.
Nasl olsa tatilinizi geirmeye gideceksiniz.
Evet, ama orada beni nasl karlayacaklar bakalm.
Sustu. Mathieu tek kelime sylemeden ona bakt, yz her sa
bah olduu gibi taptazeydi. Gece onun zerinden kayp gemiti.
Hibir ey onda iz brakmyor, diye dnd. Sonra kendini tuta
mayarak sordu:
Salarnz kaldrmadnz m?
Ivich, hrn bir sesle, Gryorsunuz ya, dedi, kaldrma
dm.
Mathieu, biraz sinirli, Dn gece bana sz vermitiniz, dedi.
Sarhotum. Sonra Mathieuye ac vermek ister gibi tekrar
etti: yle sarhotum ki kendimi bilmiyordum.
Bana sz verdiiniz zaman o kadar sarho grnmyordunuz.
Ivich sabrsz bir hareket yapt.
Eh pekl, ne olacak? u insanlar ne tuhaftr, bir sz vermek
tir tutturmular...

202

Mathieu yant vermedi. Sanki birileri ona pe pee, cevab ok


zor sorular soruyordu. Akam olmadan be bin frang nasl bulma
l? Gelecek yl Ivichin Parise dnebilmesi iin ne yapmal? imdi
Marcellee kar nasl bir tavr taknmal? Kendine gelmeye, gece
den beri btn dncelerinin derinliklerinde dolaan bu yantsz
sorular zerinde durmaya vakti yoktu. Kimim ben? Yaam ne u
runa harcadm? Bu yeni kaygdan kurtulmak ister gibi ban evi
rince, terasta birini arar gibi baknan Borisin ince siluetini grd.
Keyfi kaarak, Boris geldi, dedi. Sonra iinde uyanan tatsz
bir kukuyla sordu: Onun buraya gelmesini siz mi sylediniz?
Ivich hayretle, Yok canm, dedi. Onunla leyin buluacak
tk, nk o dn gece Lolayla kald. u suratnn rengine bakn!
Boris grmt. Onlara doru yrd. Gzleri kocaman koca
man almt, dimdik bakyordu, rengi bembeyazd. Glmsyordu.
Mathieu, Merhaba, diye seslendi.
Boris iki parman akana doru gtrerek her gnk sela
m tekrarlamak istedi, ama eli yanma dt, sonra elleriyle masa
ya yasland, tek kelime sylemeden btn bedeniyle ne arkaya
sallanmaya balad. Hl glmsyordu.
Ivich, Ne oluyorsun, dedi. Frankensteina dnmsn.
Lola ld, dedi Boris.
Budala bir inatla dimdik nne bakyordu. Mathieu birka sa
niye anlayamadan ona bakt, sonra birden iini lgn bir aknlk
doldurdu:
Lola, ne?
Borise bakyordu, ona hemen bir eyler sormak imknszd.
Kolundan yakalad ve Ivichin yanma oturttu, Boris bir robot gibi
tekrarlad:
Lola ld.
Ivich kardeine sonuna kadar alm gzlerle bakyordu. San
dalyesinin zerinde biraz geri ekilmiti, sanki ona dokunmaya
korkuyordu.
ntihar m etti? diye sordu.
Boris yant vermedi ve elleri titremeye balad.
Ivich sinirli bir sesle, Syle, dedi, sylesene, intihar m etti
ha? ntihar m etti?
Borisin gl korkulu bir ekilde geniledi, dudaklar dans
ediyor gibiydi. Ivich salarm ekitirerek kprdamadan ona bak
yordu. Mathieu fkelenerek, Anlamyor, diye dnd.
Peki, dedi, brakn bunlar imdi. Sonra anlatrsnz.
Boris glmeye balamt.
Eer siz... Eer siz... diye kesik kesik hkryordu.

203

Mathieu parmaklarnn ucuyla sessiz ve bak gibi bir tokat at


t. Boris birden durdu, kahkahas dudaklarnda dondu. Mathieuye
bakt, sonra kendini koyverdi ve az ak, yznde aptalca bir dur
gunlukla ylp kald. de susuyorlard ve lm, kutsal ve sa
hipsiz, aralarmdayd. O olmu bir ey deildi, o bir ortamd, ylesi
ne bir yaygn maddeydi ki Mathieu arasndan kahve fincann, si
yah mermer masay ve Ivichin soylu ve hain yzn gryordu.
Garson, Monsieur ne emrediyorlar? diye sordu.
Sokulmutu ve Borise belirsiz bir alayla bakyordu.
Mathieu, abuk bir konyak getirin, dedi. Sonra doal sesle,
Monsieurnn ii var, gidecek, diye ekledi.
Garson gitti ve abucak elinde bir ie ve bir kadehle dnd.
Mathieu, iini yumuack ve bombo hissediyordu, u anda yalnz
ca gecenin yorgunluunu duyuyordu.
Borise, in unu, dedi.
Boris uslu bir ocuk gibi sz dinledi. Kadehi yere brakt, son
ra kendi kendine konuur gibi mrldand:
Hi fena deil.
Ivich, ona yaklaarak, Km, dedi, km benim.
Borise sevecenlikle glmsedi, salarn yakalad, kafasn
sarst. Boris birden rahatlam gibi iini ekti.
Buradasn, deil mi, dedi. Ellerin scack.
Hadi anlat artk, dedi Ivich. ldne emin misin?
Boris zorlukla konuarak, Gece uyuturucu ald, dedi. Ara
mz akt.
Ivich heyecanla, O halde kendini ldrm, dedi. yle ya!
Bilmiyorum, dedi Boris.
?
Mathieu aknlkla Iviche bakyordu. Kardeinin elini sev
giyle okuyordu, ama st duda kk beyaz dilerini meydana
kararak acayip bir ekilde bklmt. Boris ar bir sesle anlat
maya balad. Sanki onlara sylemiyor gibiydi:
Odaya ktk, o eroin ald. Daha nce de locasnda, kavga et
tiimiz sra almt.
O ikinci kereydi, dedi Mathieu. Bana yle geldi ki, siz
Ivichle dans ettiiniz zaman da almt.
Boris bkknlkla, yi, dedi. O halde oluyor. kere. Hi
bir zaman bu kadar birden, st ste almazd. Konumadan yattk.
Yatakta saa sola kvranp duruyordu, uzun zaman uyuyamadm.
Sonra o sakinleti, ben de uyumuum.
Kadehi sonuna kadar iti, sonra devam etti:
Sabah mthi bir skntyla uyandm, bouluyordum. Koluy
du, kolu boynuma dolanmt. ek kolunu, beni boacaksn! de
dim. Kprdamad. Barmak iin bana sarldn sandm, kolunu

204

I,uttum, buz gibiydi. Neyin var? diye sordum. Yant vermedi. O za


man kolunu olanca gcmle ittim, neredeyse yataktan yere yuvarIanacakt, frlayp kalktm, bileinden yakalayp ektim, onu dn
drp yzst getirdim. Gzleri akt. Boris bir eit fkeyle,
Gzlerini grdm, dedi. Gzlerini grdm, lnceye kadar
unutmayacam gzlerini...
Benim kcm, dedi Ivich.
Mathieu, Borise acyabilmek iin kendini zorluyordu, ama
acyamad; Boris, onu Ivichten de ok artyordu. Sanlrd ki Bo
ris, ld iin Lolay suluyor, ona kzyordu.
Gen adam anlamsz bir sesle devam etti.
Giysilerimi aldm, giyindim, dedi. Beni odasnda grmele
rini istemiyordum. Aada kimse yoktu, karken beni grmediler.
Bir taksiye atladm, geldim.
Ivich usulca, zlyor musun? diye sordu. Borise doru
ok da heyecanlanmadan eilmiti, sanki bir t bekler gibiydi.
Bak bana! diye srar etti. zgn msn?
Boris, Ben, diye kekeledi, ben... Iviche bakyordu, sonra
birden, Korktum, dedi, mthi bir ey bu!
Garson geiyordu, ard:
Bir konyak daha.
Garson glmseyerek, Bu da ok acele mi olsun? diye sor
du.
Mathieu serte, Hadi, dedi, abuk getirin.
Boris, onu artyordu. O kuru ve kat gzelliinden eser kal
mamt imdi, yeni yz Iviche ok fazla benziyordu. Mathieu,
Lolanm bir otel odasndaki yatan zerinde yatan cansz bedeni
ni dnd. Siyah melon apkal adamlar odaya girecekti, bu nefis
kadn vcudunu grev duygusuyla kark bir ehvetle seyrede
cekler, sonra rtleri bir yana atp polis mfettiliinin byle tatl
taraflar olduunu dnerek, yara bere var m, diye aratracak
lard. Mathieu rperdi:
Orada yapayalnz m imdi? diye sordu.
Boris kukucu bir tavrla, Evet, dedi, onu leden nce bu
lamazlar. Hizmeti kadn her gn onu o saatte uyandrr.
ki saat sonra, dedi Ivich.
Abla tavrlarn srdryordu. Kardeinin salarn acyan,
ama yksekten bakan bir glmsemeyle okuyordu. Boris kendini
bu okaylara brakmt. Birden bard:
Hay Allah belasn versin.
Ivich srad. Boris argo konumay severdi, ama byle heye
canlanp kfretmezdi. Korkuyla, Ne var, ne oldu? diye sordu.

205

Boku yedim, dedi Boris.


Neden?
Mektuplar brakp geldim, ne ahmaklk!
Mathieu anlayamamt.
Ona yazdnz mektuplar m? diye sordu.
Evet.
Eee, ne olur?
Ne mi olur?.. Doktor gelince eroin alp ld anlalacak.
Yani siz mektuplarnzda eroinden mi sz ediyordunuz?
Boris kskn bir sesle, Ee, evet, dedi. Mathieu, onun rol
yaptndan phelendi:
Siz de mi zehir kullanyordunuz? dedi. Biraz incinmiti,
nk Boris, ona hi bundan bahsetmemiti.
Ben... baz benim de aldm oldu. Ya bir ya da iki kere i olsun
diye, meraktan. Sonra mektuplarda zehir satan bir heriften de sz
etmiti, Boule-Blanchedan bir herif. Bir kere Lola iin ona gitmi
tim. Herifin benim yzmden bann belaya girmesini istemem.
Ivich, Sen delisin Boris, dedi, byle eyleri nasl yazabil
din?
Belki de mektuplar bulamazlar, dedi Mathieu.
lk bulacaklar odur. Hibir ey olmasa beni tank olarak din
lerler.
Hii, babam, dedi Ivich, kplere binecek!
Belki de beni Laona arr, bankann birine sokar. Yapar da.
Ivich korkutucu bir sesle, Bana arkadalk edersin, fena m,
dedi.
Mathieu, onlara acyarak bakyordu: Demek bu kadar bun
lar , diye dnd. Ivich az nceki yksekten bakan abla deildi.
Birbirlerine sokulmu, sapsar, altst iki kk ihtiyara benziyor
lard. Bir sessizlik oldu, sonra Mathieu, Borisin ona yan gzle bak
tm hissetti, dudaklarnn kenarlarnda kurnaz bir anlam vard,
gsz, acnacak bir kurnazlk. Bir eyler tasarlyor, diye dn
d. Mathieu sinirlenmiti. Sordu:
Hizmeti onu uyandrmaya lene doru mu gelir dediniz?
Evet. Lola yant verene kadar kapy vuruyor.
Pekl. Saat on buuk, rahat rahat geri dnecek ve mektup
larnz alacak kadar vaktiniz var. Bir taksiye binin isterseniz, ama
otobsle de gidebilirsiniz.
Boris gzlerini kard.
Oraya dnemem bir daha.
Mathieu, Tamam, diye dnd. imdi olan oldu ite.
Gerekten gidemez misiniz?

206

Yapamam, imkn yok.


Mathieu, Ivichin srarla kendisine baktm fark etti:
Mektuplar nerede? diye sordu.
Pencerenin nnde kk siyah bir sandk var, onun iinde.
Sandn zerinde bir de valiz var, onu bir kenara koyuverin. San
dn iinde bir sr mektup var, benimkiler sar kurdeleyle bal.
Bir an sustu, sonra ilgisiz bir tavrla devam etti:
Para da var sandkta. Yzlkler, binlikler dolu...
Yzlkler binlikler... Mathieu usulca slk ald. Olan kur
naz, diye dnd. Her eyi tasarlam, hatta deyecei paray
bile.
Sandk kilitli mi?
Evet, anahtar Lolamn antasmdadr. anta yatan baucundaki masann zerinde. Bir deste anahtar var, sandmki sar, k
k, yass bir anahtar.
Odas hangisi?
nc katta 21 numara, soldan ikinci oda.
yi, dedi Mathieu, gidiyorum.
Kalkt. Ivich hl bakyordu. Boris rahatlam grnyordu, ye
niden gzelleen yzn Mathieuye doru kaldrarak zarif bir hare
ketle alnna dklen salar geriye att. Korkak bir glmsemeyle,
Soran olursa Bolivar aradnz sylersiniz, Kamatkada ark
syleyen zenciyi, dedi. yi tanrm, o da nc katta kalyor.
Mathieu, Siz ikiniz beni burada bekleyin, dedi.
Elinde olmadan emreden bir tonla konumutu. Daha yumu
ak ilave etti:
Bir saate kadar dnerim herhalde.
Sizi burada bekleyeceiz, dedi Boris.
Sonra hayranlk ve heyecandan titreyen bir sesle, Bulunmaz
bir insansnz... dedi.
Mathieu, Montparnasse Bulvarnda yrd, sonunda yalnz
kalabildii iin memnundu. Ardnda Borisle Ivich alak sesle ko
numaya balamlard herhalde. Konuacaklar, o deerli ve sr dolu
dnyay, kendi dnyalarn yeniden yaratacaklard. Ama Mathieu
imdi bunu dnemezdi. Gemi gecenin kayglar, parampara,
blk prk evresini sarmt. Iviche olan ak, Marcelle in gebe
lii, para ve sonra ortada kr bir leke, lm. Elini yznde gezdir
di, yanaklarn bastrarak birka kere, Uf! diye inledi. Zavall
Lola! Ben, onu seviyordum. Ama onun ardndan kederlenmek
Mathieuye dmezdi. Bu lm lanetlenmi bir lmd, kimse ona
gnl dolusu hak vermemi, kimse onu ho grmemiti. lm,
korkudan lgna dnm kk bir ruha, ar bir ta gibi dm

207

t; orada gitgide byyen halkalar yapm ve kaybolmutu. Bu


lm dnmek ve affettirmek devi, ar ve ezici bir sorumluluk
halinde o kk ve korkmu ruha dyordu. Yalnz bir saniye, k
sack bir saniye Borisin ruhunda bir keder kvlcm parlayabilseydi... Ama o yalnzca korku ve nefret duymutu. Lolamn lm son
suzlua dek dnyamzn dnda, tesinde kalacak, bitmeyen bir
pimanlk gibi sonsuzlua dek yerlerde srnecekti. Tpk geber
mi bir kpek gibi! Bu dayanlmaz bir dnceydi. Mathieu hay
krd:
Taksi!
Otomobilde kendini biraz daha durulmu hissetti. Hatta sanki
birden, Ivichin yanda olamaynn suunu affettirebilmi ya da
genlik bir anda gerek deerini kaybetmi gibi iini bir stnlk
duygusu doldurdu. Ac bir gururla, Onlar imdi benim elimde,
diye dnd. Taksinin, otelin kapsnda durmas doru olmazd.
Navarin Sokayla Martyres Sokamn kesinde ineceim.
Mathieu, Raspail Bulvarnn karanlk yzl binalarna bak
yordu. Onlar, benim elimde imdi, diye tekrarlad. Kendini sa
lam, ar ve gl hissediyordu. Sonra otomobilin camlar karard,
taksi Bac Sokann glgeli aralna sapmt ve birden Mathieu,
Lolamn lm olduunu, az sonra onun odasna gireceini ve Lolann orada, kocaman kocaman alm gzleri, donmu beyaz be
deniyle yattn olanca gereklii ile apak grd. Lolaya bak
mayacam, diye karar verdi kendi kendine. Lola lmt. Bilinci
yoktu artk. Ama yaam devam ediyordu. Uzun yllar boyunca iin
de var olduu scak ve yumuak hayvan tarafndan terk edilince bu
yalnz ve plak yaam tkenmemi, yalnzca durmutu. O imdi
yanksz lklar, yararsz ve amasz umutlarla karanlk prltlar,
eskimi ve ypranm imgeler ve kokularla dolu; bolukta kmlda
madan duruyordu, o dnyadan uzakt, dnyadan uzakt, gerek
varl olmayan, fakat unutulmas imknsz kesin bir gerek olarak
duruyordu; bir maden kadar deimez bir eydi, onun bir zaman
lar var olmu bir gerek olmasna hibir g engel olamazd, n
k o deiiminin en son ve en kesin eklini yaamt, gelecei
yoktu onun. Mathieu, Bir yaam gelecekle yorulmutur, diye
dnd, tpk insanlarn bolukla yorulmu olduklar gibi. Ba
n ne edi, kendi yaamn dnd. Gelecek ta iine kadar ile
miti, orada her ey bir bekleyi, inat bir bekleyi ve bir sonu be
lirsiz sre, bir vade deil miydi? ocukluunun en uzak gnleri,
zgr olacam, dedii gn, Byyeceim, erkek olacam, de
dii gn, hepsi, bugn bile ona ancak bir gelecekle birlikte var ol
mu gibi grnyordu; sanki her gnnn zerinde kck, yu

208

varlak ve kendine zg bir gk vard ve o gelecek kendisiydi,


imdiki Mathieu yorulmu, ama hl olgunlamakta olan bir adam.
O gnlerin kendi zerinde haklar vard, aradan geen bunca za
mana karn onlar isteklerinden vazgememilerdi, huysuz, titizdi
ler ve Mathieu ou zaman ac bir pimanlk duyuyordu, nk
bkkn ve kararsz bugn , o gemi gnlerin artk eskimi gele
ceinden baka bir ey deildi. O gnlerin, yirmi uzun yl bekledi
i gelecek kendisiydi, o gnlerin kk hrn ocuu, ocuk ha
yallerinin gerekletirilmesini ondan, bu yorgun adamdan bekle
miti. O gnlerde verilmi szlerin, ocuka hayaller olarak kalma
s ya da bir alnyazsnn mjdecileri olarak yaamakta devam et
mesi ona balyd. Gemi, bugnn eliyle dzeltilmeye, yontul
maya devam ediyordu; her geen gn byklk ryalarn biraz
daha ykyordu ve her gnn yeni bir gelecei vard; bekleyiten
bekleyie, gelecekten gelecee, Mathieunn yaam ar ar ak
yordu. Neye doru?
Hie doru. Lolay dnd, O' lmt ve yaam tpk Matlieunnk gibi bir bekleyiten ibaret olmutu. Gemi, uzak bir
yaz gn, bir kk kz vard mutlak, kzl bukleli bir ocuk, gele
cekte byk bir sanat olmaya karar vermiti ve 1923 yllarnda
gen, gzel bir kz, bir arkc, ismini kocaman kocaman harflerle
afilerde grecei gn sabrszlkla bekliyordu. Ve Borise olan a
k, bu byk, derin ihtiyar kadn ak, balad andan beri bir bek
leyi, dolmas korkuyla beklenen bir vadeydi. Daha dn onun, kah
rolarak ve sendeleyerek gelecei beklediini hissetmiti, daha dn
yaayacan ve gnn birinde Borisin kendisini seveceini san
yordu; en dolu, en mutlu anlar ona sonsuz, nihayetsiz gibi gelmi,
en gzel ak geceleri bile birer bekleyiten baka bir ey olmamt.
Sanki beklenmi bir ey yoktu; lm btn bu bekleyilerin
ardndan gelmi ve onlar durdurmutu, kprtsz ve dilsiz kalm
t bekleyiler, amasz anlamsz. Sanki beklenmi bir ey yoktu.
Lola sonunda Boris tarafndan sevilebilmi miydi, bunu kimse as
la bilemezdi, sorunun anlam yoktu. Lola lmt, yaplacak ey
kalmamt, ne bir okay, ne bir dua. Bitmeyen bir bekleyiten,
karmakark, renkli ve usul usul kendi zerine ylarak snm
bir yaamdan baka bir ey yoktu. Mathieu birden, u anda l
sem, diye dnd, hi kimse gerekten mahvolmu bir adam
mydm, yoksa kurtulabilmem iin, henz umut var myd, bile
mez.
Taksi durdu ve Mathieu indi. Beni burada bekleyin, dedi.
Caddeyi kardan karya geti, otelin caml kapsn itti, ar par
fm kokan, karanlk bir hole girdi. Solda, caml kapnn zerinde
Akl a

209/14

emaye bir plaka vard: Mdriyet. Mathieu camdan ieri kaa


mak bakt, oda bo gibiydi, yalnzca bir duvar saatinin tik taklar 1
duyuluyordu. Otelin her gnk mterileri, arkclar, danszler, ,
zenci cazclar ge yatar ve ge kalkarlard. Henz hepsi uykudayd.
Mathieu, Merdiveni ok acele kmamalym, diye dnd. Kal
binin hzl hzl arpmaya baladn hissetti, bacaklar yumua
m gibiydi. nc katn sahanlnda durdu ve baknd. Anahtar
kapnn zerinde duruyordu. Ya ieride biri varsa? Bir an durup
dinledi, sonra kapy vurdu. Kimse yant vermedi. Drdnc katta
birisi sifonu ekti, Mathieu grl grl akan, sonra goruldayan bir
su sesi duydu. Kapy at ve girdi.
Oda karanlkt ve havada uykunun yapkan, nemli kokusu
duruyordu. Mathieu gzleriyle loluu aratrd; Lolanm izgile
rinde lm okumak iin tuhaf bir heves duyuyordu, bu bir eit
insancl duyguydu sanki. Yatak solda, odanm sonundayd. Mat
hieu, bembeyaz ve iri gzlerle bakan Lolay grd. Alak sesle,
Lola, dedi. Lola yant vermedi. Korkun bir ekilde anlaml, ama
anlam zlemeyecek bir yz vard; gsleri plakt, gzel kol
larndan biri yatakta, boylu boyunca, dimdik uzanmt, br r
tlerin altnda kayboluyordu. Mathieu yataa yaklaarak, Lola!
diye tekrarlad. Gzlerini bu dik ve marur gslerden ayram
yordu, iinden bu gslere dokunmak geliyordu. Birka saniye
yatan yannda, kararsz, akn, korkmu, btn vcudu hrn
bir arzuyla titreyerek durdu, sonra ani bir hareketle dnd, masa
nn zerinden Lolanm antasn ald. Yass, kk anahtar anta
dayd. Mathieu anahtar ald ve pencereye doru yrd. Perdele
rin aralndan kl rengi bir aydnlk ieri szlyordu, oda, hare
ketsiz bir varlkla doluydu; sandn nnde diz kt, o hareket
siz ve vazgeilemez varlk arkasndayd imdi, kprtsz, bir bak
gibiydi. Anahtar kilide soktu. Kapa kaldrd ve ellerini sandn
iine uzatt, parmaklarnn ucunda ktlar hrdad. Bunlar kt
paralard, pek de oktu. Bin franklklar... Paralarn ve ktlarn al
tna Lola, sar bir kurdeleyle balanm bir deste mektup saklam
t. Mathieu mektuplar kard, a doru tuttu, zerindeki yaz
lara bakt ve alak sesle, Tamam, bunlar! diye mrldand. Ama
kalkamyordu, orada, diz km, gzleri para ynna dikili bek
liyordu. Birka saniye sonra sinirli parmaklarla ktlar kartr
maya balad, ba dnyordu, bakmadan, grmeden ald. te c
retimi aldm, diye dnd. Arkasnda, uzanm yatan o ince,
uzun, beyaz, gzleri aknlkla alm kadn vard, kollar hl
uzanabilecek, krmz trnaklar hl paralayabilecek gibiydi. Son
ra ayaa kalkt ve dizlerini sol eliyle silkeledi. Sa elinde bir deste

210

kt para vard. i hallettik, diye dnd. Paralara akn gz


lerle bakyordu, i hallettik! Elinde olmadan kulak veriyor,
Lolanm kprtsz bedenini dinliyordu, olduu yerde ivilenmiti
sanki. Kendi kendini inandrmak ister gibi, yi, diye sylendi.
Parmaklar ald ve paralar havada dne dne sanda dkld.
Mathieu kapa kapad, anahtar kilitte evirdi, cebine koydu ve
sessiz admlarla odadan kt.
Darnn aydnl gzlerini kamatrmt, aknlkla, para
lar almadm, diye dnd.
Eli, merdivenin parmaklnda, bir an durarak dnd: Kor
kak herifin biriyim ben! fkeden kudurmak iin ne varsa akima
getirdi, ama insan hibir zaman kendine kar duyduu fkeyle
gerekten deliye dnemezdi. Birden Marcellei dnd, katil pen
eli iren ihtiyar dnd ve aresiz bir korkuyla titredi: Hibir
ey deildi. Mesele deildi, elimi uzatmam yeterdi, onu straptan
kurtarmak, mr boyu unutulmayacak bir acyla ruhunun lekelen
mesine engel olmak iin elimin bir kk hareketi yeterdi. Ama
yapamadm, korkam nk, gsz ve korkak! Vay be, ahlakl,
namuslu ocuk, aslan! Sonra gz, elindeki sargya iliti. Ama
ateli, kk kzlara fiyaka satmak iin kendimi baklamay bile
gze alabiliyorum, diye ac ac sylendi. Kendime deer vermeyi
renemedim. Marcelle, o ihtiyar cadya gidecekti, baka seenek
yoktu; cesaret ve g gsterme borcu onun payna dyordu, kor
ku ve tiksintiye o gs gerecekti, o srada saygdeer Mathieu bir
bistroda, nnde bir kadeh konyak, heyecann yattrmak iin ka
fay ekecekti. Korkuyla, Hayr! diye dnd. Oraya gitmeye
cek, evleneceim onunla, madem bu kadar ahlaklym... Yaral eli
ni parmakla bastrarak tekrar etti, Evleneceim onunla, ve bir
den boulur gibi oldu. Mrldand: Hayr! Hayr! Ban geriye
atarak derin nefesler ald ve dnd, koridoru geti, odaya girdi. Sr
tn kapya dayayarak durdu ve gzleriyle karanl aratrarak
bekledi.
almaya yetecek cesareti olup olmadn bile bilmiyordu.
Odann ortasna doru geliigzel iki adm att ve Lolanm yemye
il yzn, sonuna kadar ak ve kendisine bakan gzlerini grd.
Kim var orada? diye sordu Lola.
Sesi gsz, ama hrnd.. Mathieu iliklerine kadar rperdi,
sonra birden, sersem budala, diye dnd.
Mathieu, dedi, Mathieu!
Uzun bir sessizlik oldu, sonra Lola sordu:
Saat ka?
On bire eyrek var.

211

Bam aryor, dedi Lola. Yorgan enesine kadar ekti ve k


mldamadan Mathieuye bakt. Yznde hl lmn rengi vard.
Boris nerede? diye sordu.
Mathieu aceleyle, Biraz hastaydnz siz, dedi.
Ne oldum?
Buz kesmitiniz, gzleriniz de akt, kmldamyordunuz.
Boris, sizinle konumu, yant vermemisiniz, o da korkmu.
ld m sanm?
Mathieu yant vermedi.
Ha? yle deil mi? Beni ld zannetti.
Mathieu kaamakl, ok korkmu, diye yant verdi.
Uff... dedi Lola.
Yeniden bir sessizlik oldu. Lola gzlerini kapamt, dudaklar
titriyordu. Kendine gelmek iin mthi bir aba harcad belliydi.
Gzleri hl kapal, antam verin, dedi, baucumdaki masann
zerinde.
Mathieu antay uzatt, Lola bir pudriyer kard ve kck
aynada yzne tiksintiyle bakt.
Gerekten lden farkm yok, dedi.
antay yatan zerine brakt ve bitkin bir sesle, Daha iyi
sine de layk deilim ya... diye mrldand.
Banz m aryor?
Biraz. Ama akama doru geer, alknm.
Bir eye ihtiyacnz var m? Doktor araym m?
Hayr. Bir ey istemem. Demek sizi buraya Boris gnderdi?
Evet. Deli gibiydi.
Lola dorularak, imdi aada m? diye srdu.
Hayr... Ben Dmedaydm, anladnz m, beni aramaya oraya
komu. Bir taksiye atlayp geldim.
Lolamn ba yastn zerine dt.
Teekkr ederim, dedi.
Sonra glmeye balad, kesik kesik, ac dolu bir glt bu.
Oyunu yarda brakp kat demek, dedi, oysa btn filer
onun nndeydi. Sonra da szi buraya, gerekten iyice lm olup
olmadm anlamak iin gnderdi.
Lola, dedi Mathieu.
Anlald, dedi, yalan sylemenize gerek yok.
Gzlerini kapad ve Mathieu, onun yeniden baylacan san
d. Fakat bir-iki saniye sonra kuru bir sesle, Ona, iini rahat ettir
mesini syleyin, dedi. Korkacak bir ey yok. Baz bana byle
krizler gelir, ok fazla... neyse, o anlar zaten. Kalbim biraz kallelik
yapyor. Ona hemen bana gelmesini syleyin. Bekliyorum. Akama

212

kadar dar kmayacam.


Pekl, dedi Mathieu. Gerekten bir eye ihtiyacnz yok mu?
Hayr. Gece iyilemi olacam ve ark sylemeye gideceim.
Sonra ac bir alayla devam etti:
Daha benimle ii bitmedi...
Peki yleyse, hoakalm.
Kapya doru yrd, Lola tekrar seslendi. Yalvaran bir sesle,
Onu buraya armama izin veriyorsunuz, deil mi, dedi. Dn
gece biraz... biraz ksmtk birbirimize. Ona dargn olmadm
syleyin, ona hibir ey sormayacam artk. Gelsin! Mutlak, mut
lak gelsin! Rica ederim, yalvarrm size, onun, beni lm bildiini
dnmek beni deli ediyor.
Mathieu ne diyeceini armt, kekeleyerek, Peki, dedi,
imdi gnderirim onu.
kt. Ceketinin i cebine koyduu mektup destesi gsne
batyordu. Haberi duyunca surat ne hale girecek kimbilir, diye
dnd. Ona anahtar vereyim, usulca antaya koysun. Neeli
grnebilmek iin kendini zorluyordu. Paray alsaydm felaketti!
diye dnd. Ama neeli deildi, alaklnn iyi bir sonuca var
masnn nemi yoktu, nemli olan, onun paray alamam olmasy
d. Ne olursa olsun, lmediine sevindim,
ofr, Hey, Monsieur buradaym! diye bard.
Mathieu dnd, akn, Ne oluyor? diye sordu, sonra taksiyi
tand. Ha dedi, siz misiniz?
Bindi ve taksi hareket etti. Utan verici korkaklm unutmak,
zihninden skp atmak istiyordu. Cebinden mektup destesini
kard, kurdeleyi zd ve geliigzel okumaya balad. Bunlar
Borisin paskalya tatilinde Laondan yazd ksa ve kuru mektup
lard. Baz yerlerinde eroinden sz edilmiti, ama o kadar belirsiz, o
kadar ustalkla gizlenerek yazlmt ki, Mathieu at, ben Borisin
bu kadar dikkatli olacan hi sanmazdm, diye dnd. Mektup
larn hepsi, Sevgili Lola, diye balyordu, st taraf Borisin,
Laonda geirdii gnlerin ksa zetlerinden ibaretti. Babamla
attk. Bugn ykandm. Eski bir greiyle tantm, bana ke
dersi verecek. Bugn bir Henry Clay itim, ta sonuna kadar kl
drmedim. Boris mektuplarn hepsini ayn szlerle bitiriyordu:
Seni seviyorum. pckler. Mathieu, Lolanm bu mektuplar na
sl okuduunu, daha zarf amadan duyaca hayal krkln iini
ezen bir hisle, nceden beklediini, ama gene de her seferinde ay
n hayal krkl ile ayn acy ektiini ve kendini aldatabilmek
iin nasl rpndn, Aslnda beni seviyor, ama anlatmasn
bilmiyor, diye nasl kendine yalan sylediini grr gibi oluyordu.

213

Ama gene de mektuplar saklam, diye dnd. Kurdeleyi dik


katle balad ve desteyi cebine soktu. Boris bunlar, Lola grme
den sanda koymann bir yolunu bulmal. Taksi durduu zaman
Mathieu kendini Lolann yan banda hissetti. Ama onu, eski
Lolay dnd gibi dnmesine imkn yoktu. Dmea girer
ken ona, bir lnn haklarn korumakla grevliymi gibi geldi.
Boris, Mathieunn gidiinden beri kprdamam sanlabilirdi. Omuzlan dk, az ak, burun delikleri kslm, ylece otu
ruyordu. Ivich kulana eilmi heyecanla bir eyler anlatyordu,
ama Mathieunn geldiini grnce sustu. Mathieu, onlara doru
yrd ve mektup destesini masann zerine frlatt.
te aln!
Boris mektuplar ald ve telala cebine soktu. Mathieu, ona an
lamsz gzlerle bakyordu.
ok zor olmad ya? diye sordu Boris.
Hi zor olmad, yalnz... Lola lmemi.
Boris gzlerini Mathieunn yzne doru kaldrd, anlaya
mamt. Aptalca, Lola lmemi, diye tekrarlad.
Birden ylr gibi oldu, biraz daha kt, biraz daha bzld,
ezilmiti sanki. Mathieu, Allah kahretsin, diye dnd, bu, l
me kendini altrm bile...
Ivich, Mathieuye kvlcmlar saan gzlerle bakyordu.
Ben biliyordum zaten, dedi, ne yapm?
Mathieu hrsla, Sadece baylm, dedi.
Sustular. Borisle Ivich bu yeni durumu sindirmeye alyor
lard. Mathieu, Bu bir tuhaf oyun oldu, diye dnd. Boris so
nunda ban kaldrd, gzleri cam gibiydi:
Mektuplar size... o mu verdi? diye sordu.
Hayr. Onlar aldmda baygnd.
Boris konyak kadehini bir dikite bitirdi ve kadehi masaya b
rakt, kendi kendisiyle konuur gibi, Olur ey deil, diye mrl
dand.
Bazen zehri oka ald zaman byle olurmu. Bunu sizin de
bildiinizi syledi.
Boris yant vermedi. Ivich canlanmt, merakla, Ne dedi?
diye sordu. Sizi yatann baucunda grnce ne kadar arm
tr kim bilir.
ok da armad. Ona, Borisin korktuunu, Dmea gelip be
ni aradn syledim, bir taksiye atlayp hemen olan biteni anlamak
iin otele geldiimi anlattm. Bunu unutmayn da rasgele bir eyler
sylemeyin. Hem mektuplar da bir an nce yerine koymanz gerek.
Boris elini alnnda gezdirdi:

214

Elimde deil, dedi, ls gzmn nnden gitmiyor.


Mathieu bkknlkla, Sizi grmek istiyor, dedi, hemen...
Boris zr diler gibi:
Onun... onun ldne inanmtm, dedi.
Mathieu fkelenmiti.
yi ite. imdi lmediini anladnz, dedi. Bir arabaya atla
yn ve hemen ona gidin.
Boris kmldamad.
Mathieu, Duyuyor musunuz, dedi. Zavall kadn korkun
ekilde yalnz ve ok da umutsuz.
Borisi kolundan yakalamak iin elini masann stnden uzat
t, fakat Boris iddetle silkinerek yana ekildi.
Hayr! diye yle bir fkeyle bard ki, bir kadn dnp hay
retle onlara bakt. Sonra daha alak sesle, yumuak, ama inat bir
srarla devam etti: Gitmeyeceim!
Mathieu hayretle sordu, Niin? dedi. Ama gece olanlar ge
ti artik, Lola tek bir soru sormayacana yemin etti.
Boris omuz silkti.
Hh, gece olanlar...
yleyse?
Boris gzlerinde kt prltlarla, Tiksindim ondan, dedi.
Bir ara lm sandnz da ondan m? Hadi canm siz de, ken
dinize gelin Boris! Btn bu olay batan sona maskaralktan baka
bir ey deil. Aldandnz, pekl, kabul, ama geti artk.
Ivich heyecanla, Bence Borisin hakk var, dedi. Ve sonra se
sinde Mathieunn anlayamad sinsi bir kkrtmayla ilave etti:
Onun yerinde ben de olsam ayn eyi yapardm.
Ama nasl oluyor da anlayamyorsunuz? Onu gerekten l
drm olacaksnz bylece.
Ivich ban sallad, yznde o acayip, karanlk ifade vard. Mat
hieu, ona nefretle bakt, ocuun akln eliyor, diye dnd.
Ivich, Oraya dnerse bunu srf, ona acdndan yapacak,
dedi. Ondan bunu isteyemezsiniz, bundan daha kk drc
bir ey olamaz, hatta Lola iin de.
Hi olmazsa bir kez onu grmeyi deneyebilir. O zaman kara
rn versin.
Ivich yzn buruturdu.
Baz eyler var ki anlayamyorsunuz, dedi.
Mathieu bir an, ne syleyeceini kestiremeyerek durdu, Boris
bundan yararlanarak inat bir sesle, Onu grmek istemiyorum,
dedi. Benim iin Lola lmtr.
Mathieu, Bu ok sersemce bir ey, diye bard.

215

Boris, ona karanlk gzlerle bakt.


Bakn, dedi, size bunlar sylemek istemezdim, ama on
grrsem, ona dokunmam gerekecek. Sonra tiksintiyle devam et
ti: Buna dayanamam.
Mathieu birden gszln hissetti. Bu iki kk ve vahi
yarata yorgun gzlerle bakt.
Peki, dedi, yleyse biraz bekleyin. Unutuncaya kadar. Ama
onu yarn ya da br gn mutlak arayacanza sz verin bana.
Boris rahatlamt.
Tamam, dedi. Yapmack bir neeyle, Yarn, diye ekledi.
Mathieu, hi olmazsa bir telefon edin, kendisini yarn arayaca
nz syleyin, demek istedi. Fhkat sylemedi. Telefon da etmeye
cek, ben sylerim, daha iyi. Kalkt.
Iviche, Daniele gideceim, dedi. Sonular ne zaman re
nirsiniz, leden sonra m?
Evet.
sterseniz ben reneyim.
Hayr mersi. Boris bakacak.
Ne zaman grrz?
Bilmem.
Sonular alnca bana bir haber verin.
Peki.
Mathiei} uzaklarken, Ama unutmayn, dedi. Hoakahn!
kisi ayn anda, Gle gle, dediler.
Mathieu Dmen zemin katma indi ve telefon rehberine bak
t. Zavall Lola! Yarm Boris kukusuz, Sumatraya dnecekti. Ama
onu beklemekle geirecei upuzun gn... Onun yerinde olmak is
temezdim.
iman telefoncu kadna, Bana Trudaine 00-35i bulur musu
nuz, dedi.
ki telefon da megul. Biraz bekleyeceksiniz.
Mathieu bekledi, ak iki kapdan lavabolarn beyaz, parlak i
nilerini gryordu. Dn gece, bir baka yerdeki tuvaletler de...
Tuhaf bir ak anisiydi dorusu.
ini Iviche kar duyduu kinle dolu hissediyordu. lm
den korkuyorlar, diye dnd. Taze ve tertemiz olabilirler, ama
ruhlar kk, cimri ve karanlk, nk korkuyorlar. lmden,
hastalktan ve ihtiyarlamaktan korkuyorlar. Can ekien bir hasta
nn yaama sarlmas gibi onlar da genliklerine yapyorlar.
Ivichin ka kez ayna nnde uzun uzun yzne baktn grdm.
imdiden bu yzde krklar grmek korkusuyla titriyor. mrle
rini, genliklerini gzlemekle, yoklamakla tketiyorlar; hayalleri,

216

gelecek hakkndaki umutlan hep ksa vadeli, sanki nlerinde be yllk yaamlar kalm gibi. Sonra... Sonras iin Ivich kendini
ldreceini sylyor, ama korkmam, byle bir eye asla cesaret
edemeyecektir. Onlar gelecekte, gemi gnlerin anlarn canlan
drarak genliklerini yaatmaya alacaklar. Benim yzm buru
tu, derim timsah derisine dnd, kaslarm dm dm, ama be
nim nmde yaanacak uzun yllarm var daha. Sonunda inanyo
rum ki asl gen olan bizlerdik. Biz erkek olmak abasmdaydk, g
lntk herhalde, ama anlalan genliini kurtarabilmenin tek a
resi, onu unutabilmek. Ama ii rahat deildi, onlarn yukarda,
ba baa vermi, iki su orta gibi fsldaarak oturduklarm ta
iinde duyuyordu, onlar dnmek byleyici bir eydi her eye
karn...
Telefon boalyor mu? diye sordu.
iman kadn eki bir tavrla, Bir dakika Monsieur, dedi.
Amsterdamla konuan bir mteri var.
Mathieu dnd, birka adm yrd: Paray alamadm. Bir
kadn, o bir kk kz ocuu yzyle: Gidip iimi edeyim, di
yen eitten bir gen kadn, abuk ve hafif admlarla merdiveni in
di. Mathieuy grd, bir an tereddt etti, sonra uzun, szlr gibi
admlarla yryne devam etti, bu batan aa hayal, batan
aa koku dolu bir eydi ve tuvalete girdi. Paray alamadm; z
grlm bir Tanr benim iin, bir Tanr (Brunet ok hakl)... ve ya
amm geri kalan her eyimle onun altnda, makinelemi bir kat
lkla akp gidiyor. Bir yokluk, bir hi olmann gururlu ve karanlk
hayali, her an olduumdan baka bir ey olma arzusu. Kendi a
mda olmamak iin bir yldan beri o iki kk maymunla oyalan
yorum. Ama bouna, ben bir adamm: Yal bal bir adam, kk
Ivichi arabada sktrp pen de yal bal bir adamd. Sol dergi
lere yaz yazm da kendi gerek snfmda olmama abasndan,
ama bouna, ben bir burjuvaym, Lolann parasn alamadm, n
k toplumun kutsal yasalar korkuttu beni. Kendi gerek yaa
mmdan kurtulabilmek, kaabilmek iin byle saa sola saklanyo
rum; Marcellele nikh memurunun nnde oturmaktan kam
da bu yzden, ama bouna: Ben aslnda evliyim, evli bir adamn ya
amn yayorum. Telefon rehberini almt, geliigzel kartrd
ve okudu: Hollebecke, tiyatro yazar, Nord 77-80... Midesi bulan
yordu, kendi kendine, te! dedi. Gerekten neysem onu isteye
bilmek, ite payma den son zgrlk bu benim. Tek zgrl
m: Marcellele evlenmeyi istemek. Kendini birbirine zt aknt
lar arasnda yle bkkn, yle yorgun hissediyordu ki, bir an rahat
lar gibi oldu. Yumruklarn skt ve iinden, bir byk insan, bir

217

burjuva, bir aile babas ciddiyetiyle, Marcellele evlenmek istiyo- j


rum, diye geirdi.
Ph! Bu herhangi bir szckler topluluuydu, ocuksu ve bo >
bir dnceydi. Bu da, diye dnd, bu da yalan, onunla evlen- i
mek iin g harcamama gerek yok, yalnzca kendimi koyvermem
yeter. Rehberi kapad, ylgn, ezilmi, insanlk onurundan arta
kalm dkntleri seyrediyordu. Ve birden sanki zgrln
apak grm gibi oldu. O eriilemeyecek kadar uzak, acmasz ve
markt; ona, Mathieuye ksaca ve aka Marcellei kaderine
terk etmesini emrediyordu. Bu bir saniye srd, bir saniye; bu bir
cinayetin renklerine brnm anlalmaz zgrlk bir an grn
m ve kaybolmutu. O Mathieuy korkutuyordu ve ne kadar
uzaktayd. O ok fazla insancl iradesine inatla yapt ve o insancl
szckleri inatla tekrar etti: Marcellele evleneceim!
Telefoncu kadn:
Sra sizin Monsieur, dedi.
Mersi, dedi Mathieu.
Kulbeye girdi.
Konuun ltfen.
Mathieu uslu bir ocuk gibi telefonu kulana gtrd:
Alo! Trudaine 00-35 mi? Madame Montero iin bir not braka
cam. Hayr hayr, rahatsz etmeyin, sonra kar kendisine bildirir
siniz. Monsieur Boris tarafndan, Madamea gelemeyeceini haber
vermenizi rica ediyor.
Ses, Monsieur Maurice mi? diye sordu.
Hayr, Maurice deil, Boris. M deil, B; Be-mard gibi B. Octave gibi O. Tamam m? Gelemeyeceini haber veriyor. Evet, ta
mam. Mersi.
kt, ban kayarak dnd: Marcelle imdi dokuz douruyordur. Hazr buradayken ona da bir telefon etsem iyi olur. Tele
foncu kadna kararsz bir tavrla bakt.
Konuacak mydnz? diye sordu kadn.
Evet... Segur 25-64 rica ediyorum.
Sarahnn numarasyd bu.
Alo, Sarah? Ben Mathieu, dedi.
Sarahmn kederli sesi:
Bonjour, dedi. Ne haber? Bir eyler uydurabildiniz mi?
Ne gezer, dedi Mathieu. Kimse parasna kyamyor. Ben de
size onun iin telefon ettim. u adama kadar bir gidebilir miydiniz
acaba, bana ayn sonuna kadar mhlet versin.
Ama o, aym sonunda gitmi olacak.
Parasn Amerikaya gnderirim.

218

Ksa bir sessizlik oldu.


Sarah ok da heveslenmeden,
Bir deneyelim bakalm, dedi. Ama umudum yok. Herif cim
rinin biri, stelik Viyanadan kovulduundan beri bir Siyonizm
hastalna tutulmu, Yahudi olmayan her eyden nefret ediyor.
Eer size ok zor gelmezse bir deneyin, bakalm, belki...
Bana hi zor gelmez. Yemekten sonra hemen gider grrm
onu.
Mersi Sarah, dedi Mathieu. Ei bulunmaz bir insansnz.

XIII
Hakszlk ediyor, dedi Boris.
Ivich, Evet, dedi, Lolaya yardm ettiini sanyor.
Sonra kuru bir sesle gld, Boris sustu, memnundu: Ivichten
baka kimse onu anlayamazd. Zemin kata inen merdivenden ya
na bakarak sertlikle, bu sefer iin tadm kard, diye dnd.
Kimsenin, onun az nce benimle konutuu ekilde konumaya
hakk yoktur. Ben Hourtiguere deilim. Hl merdivene bakyor,
yukar kt zaman Mathieunn onlara bakp glmseyeceini
umuyordu. Mathieu grnd, onlara bakmadan kt gitti. Borisin
iinde bir yer burkulmutu.
Pek kurumluydu, dedi.
Kim?
Mathieu. imdi kt.
Ivich yant vermedi. Yz anlamszd, sarl eline bakyordu.
Bana kzd, dedi Boris. Benim vicdansz olduuma karar
verdi.
Evet, ama unutur. Sonra omuzlarm silkerek devam etti:
Bu kadar ahlakl grnd zaman ondan holanmyorum.
Boris, Ben seviyorum, dedi. Biraz dnd, devam etti:
Ama ben, ondan daha ahlaklym aslnda.
Pff, dedi Ivich. Taburenin zerinde hafif hafif sallanyordu,
yznde ahmak bir ifadeyle yanaklarn iirerek dnyordu.
Sesinde edepsizce bir eylerle, Ahlakn da Allah belasn versin,
dedi, vz geliyor bana ahlak!
Boris, kendini birden yalnz hissetti. Iviche sokulmak isterdi,
ama Mathieu aralarmdayd.
Hakszlk ediyor, dedi Boris. Bana derdimi anlatacak vakit
brakmad.

219

Ivich bilmi bir tavrla, Baz eyler var ki ona anlatamazsn,


dedi.
Boris sustu, her zamanki gibi kar koymad, ama iinden
Mathieuye her eyin anlatlabileceini dnyordu. Yalnzca
onun kvamnda, iyi bir gnnde olmas gerekti. Boris, Ivichle ko
nuurken, daima onun zihnindeki Mathieu hayalinin kendi bildii
Mathieuye benzemediini sezinliyordu. Ivichinki daha yavan, da
ha s bir Mathieuyd.
Ivich isteksizce gler gibi yapt.
Sen yok musun, dedi. Katr gibi inatsn vallahi.
Boris yant vermedi. Frsat bulursa Mathieuye neler syleye
bileceini tasarlyordu. Ona bencil bir kk budala olmadn
syleyecekti; ona, Lolay ld sand iin mthi sarsnt geirdi
ini anlatacakt; ok sarslmt, hatta bir ara ac ekmekten kork
mutu, bu, onu dehete drmt, nk Boris strab ok aa
layc, ok ilkel bir ey sayyordu; kendinde duymaya gerekten
katlanamazd. Bu yzden btn gcyle kendini zorlamt. Salt
bu ahlak kaygsyla. Ve o zaman iinde bir eyler kopmu, donup
kalmt, ilemez olmutu, imdi yeniden canlanmas, yeniden ha
rekete gemesi iin zaman gerekti.
Amma boktan i, dedi Boris, imdi Lolay dnnce o ba
na ihtiyar bir kadnm gibi geliyor.
Ivich kt kt gldj. Boris rahatsz oldu. Hakszlk etmi ol
mak korkusuyla acele ekledi:
Ama o u anda hi de elenmiyordur...
Herhalde.
Onun ac ekmesini istemem.
Ivich, ark syler gibi, Ondan kolay ne var, dedi. Atla bir
taksiye, git gr onu.
Boris, Ivichin kendisine bir tuzak hazrladn fark ederek
aceleyle, Gitmeyeceim, dedi. Bir kere o... onu hep, o lm,
kaskat kesilmi haliyle gryorum. Sonra Mathieunn benimle,
kedinin fareyle oynad gibi oynayabileceini sanmasn istemiyo
rum.
Bu noktada direnecekti, o Hourtiguere deildi. Ivich tatl bir
sesle, Seninle, kedinin fareyle oynad gibi oynad biraz da do
ru ama... dedi.
Bu domuzuna bir laft, Boris bunu hissetti, ama fkelenmemiti. Ivich iyi niyetliydi, onun Lolayla arasn amak istiyordu,
bunu Borisin iyilii iin yapyordu. Her zaman, herkes Borisin iyi
liini isterdi, ama bu iyi , insandan insana deiiyordu.
Kendine gvenen bir insan tavryla, Ona bu zann veriyo-

220

rum, dedi, mahsus yapyorum. Benim, ona kar kullandm


taktik bu.
Fhkat o sz, ta iinde bir yere dokunmutu, Mathieuye kz
yordu imdi. Oturduu yerde sinirli hareketlerle kmldamaya ba
lad; Ivich, ona kaygyla bakyordu.
ok fazla, ok uzun dnyorsun km, dedi. Onun
gerekten lm olduuna kendini inandr, bitti gitti.
Evet, gerekten, dedi Boris. En kolay o. Ama yapamyorum.
Ivich elenmi grnyordu.
Ne tuhaf, dedi, halbuki ben yapabiliyorum. Ben insanlar
gzlerimle grmedim mi, onlar benim iin yoktur artk, yaamyor
larm gibi olur.
Boris hayranlkla kardeine bakt ve sustu; kendisinin bylesine bir irade gstermesine imkn yoktu. Sonra birden, Acaba pa
ray alm myd? diye sordu. Eer aldysa, yandk.
Hangi para?
Loladan. Be bin frank istiyordu.
Bak sen...
Ivichin tedirgin ve huzursuz bir hali vard. Boris, acaba dilimi
tutsaydm daha m iyi olurdu, diye bir an dnd. Evet, iki karde
birbirlerine her eyi sylerlerdi, ama ara sra insann sylemeyece
i bir ey de olurdu.
Sanki Mathieuye di biliyorsun, dedi.
Ivich dudaklarn smsk kapatarak, Sinirime dokunuyor,
dedi. Bu sabah bana erkeklik numaras yapmaya kalkt.
Evet, dedi Boris.
Kendi kendine, Ivichin ne demek istediini sordu, ama ona
belli etmedi: Onlar bir szle, bir bakla anlamalydlar, yoksa iin
sihri bozulurdu. Bir sessizlik oldu, sonra birden Ivich, Kalk gide
lim buradan, dedi. Dmeu hi sevmiyorum.
Ben de, dedi Boris.
Kalktlar ve kahvehaneden ktlar. Ivich, Borisin koluna girdi.
Boris iinde belirsiz, ama yapkan bir kusma ihtiyac duyuyordu.
Gnlerce byle surat asar m dersin? diye sordu.
Ivich sabrsz, Yok be, dedi, geer...
Boris kt niyetli bir kurnazlkla gld.
Sana da kzyor.
Ivich gld.
Eh, zannederim, ama bunun iin sonra alarm. imdi d
necek baka eylerim var.
Boris utanmt.
Gerekten, dedi, cann skkn deil mi?

221

Berbat haldeyim.
Snavlar yznden... Ha?
Ivich omuz silkti, yant vermedi. Sessizce yrdler. Boris,
Ivichi bylesine zen eyin gerekten snavlar olup olmadn d
nyordu, yle olmasn yelerdi zaten, ylesi daha ahlaka uygun
oluyordu.
Ban kaldrd, bakt ve Montparnasse Bulvarmn bu gm
rengi k altnda ok gzel olduunu fark etti. nsan kendini sonba
harda sanrd. Boris sonbahar ok severdi. Geen sonbahar Lolay
tanmyordum, diye dnd. Ve o anda, iinde bir kurtulu hisset
ti: Yayor! lk kez, donmu bedenini karanlk odada brakp ka
tndan beri ilk kez onun yaadn hissediyordu, bu bir lmden
sonra diriliti sanki. Mathieu, beni uzun zaman sulayamayacak,
diye dnd, madem Lola lmedi. O ana kadar Boris, Lolann s
trap ektiini, kukularla kvranarak kendisini beklediini biliyor
du, ama bu strabn, bu ac dolu bekleyiin, btn umutlarn yitir
mi olarak len insanlarnki gibi aresiz ve umutsuz olduunu san
yordu. Ama yanlt, zarlar yanl atlmt: Lola yayordu, yayor
ve yatanda, gzleri iri iri alm bekliyordu; iinde capcanl bir f
ke vard, o her zaman, Boris randevularna ge geldii gnler duy
duu kck fke... Baka herhangi bir fkeden ne daha az, ne da
ha ok sayg deer bir fke, yalnzca belki biraz daha gl. Ona,
llerin yaayandan bekledii o kararsz, belirsiz ve korkutucu zorunluklarla bal deildi, fakat ciddi ve gerek grevleri vard ona
kar, tpk aile balarnn gerektirdii borlar gibi. Boris birden
Lolanm yzn tiksinmeden hatrlayabildi. Hatrlad bir lnn
donmu yz deildi, dn gece, kendisine lgn bir umutsuzlukla,
Yalan sylyorsun! Picard grmedin sen! diye bard an gr
d o hl gen ve fkeli gzel yzd. Ve ayn anda, bunca rezale
te sebep olmu o yapmack lye iinde ta gibi bir hn duydu.
Bizim otele gitmeyeceim, dedi, beni aramaya gelebilir.
Claudeda kalrsn.
Evet.
Ivichin akima bir ey gelmiti.
Ona mektup yazarsn, dedi. Daha kolay olur.
Lolaya m? Olmaz yle ey!
Neden, pekl olur.
Ne yazacam bilemem.
Ben yazarm sana, kaz kafal...
Peki, ama ne diye yazaym, ne syleyeyim ona?
Ivich at.
i kknden halletmek istemiyor muydun?

222

Bilmiyorum.
Ivich arm ve fkelenmiti, ama stelemedi. Hibir zaman
srar etmezdi, bu onun oyunuydu. Kesin olan bir ey vard: Boris,
Mathieuyle Ivich arasnda yere ok sk basmak ve admlarn ok
dikkatle atmak zorundayd. imdilik Lolay tekrar grmeyi iste
medii gibi, onu yitirmeyi de gze alamyordu.
Bakalm, dedi, imdiden oturup dnmenin yarar yok.
Bu geni caddede kendini mutlu hissediyordu, insanlarn g
zel, keyifli yzleri vard. Boris hemen de hepsini yarm yamalak ta
nyordu; sonra Leylak iftlii maazasnn geni camlarn oka
yan incecik, gler yzl gne nlar vard.
Acktm, dedi Ivich, bir eyler yiyeceim.
zerinde kocaman harflerle Demaria yazl bir dkkna gir
di. Boris darda bekliyordu. Kendini, yeni yataktan kalkm bir
hasta gibi gsz ve yumuam hissediyordu ve bellei, ona k
ck bir zevk verebilecek minik bir an bulmaya abalyordu. Bir
den dncesi tarihi ve etimolojik argo klavuzu zerinde durdu.
Ve ii snverdi. Kitap imdi yatann baucundaki masann ze
rinde duruyordu. Odada ondan baka bir ey grnmyordu artk.
O deerli bir eya, bir antika, diye byk bir sevinle dnd,
kral bir i yaptm vallahi. Sonra bir mutluluk hibir zaman yalnz
bana gelmeyecei iin, bu kez de ba hatrlad, onu cebinden
kard ve bakt: ler gm gene, diye keyifle mrldand. u b
a daha dn almt, ama onun imdiden bir gemii, yaanm
bir serveni vard, dnyada en ok sevdii iki insann etine batm
ve yarmt. Ustura gibi kesiyor, diye dnd.
Bir kadn geti ve ona dikkatle, srarla bakt. ok gzel giyin
miti. Boris kadn arkadan grmek iin dnd, kadn da dnm
t, birbirlerine anlaml gzlerle baktlar.
Geldim, dedi Ivich.
Elinde kocaman iki Kanada elmas vard. Birini kalasnn
zerinde srterek temizledi, adamakll parlaynca srd,-brn
Borise uzatt.
Yok, istemem, dedi Boris. Ackmadm. Sonra ekledi: Be
ni artyorsun.
Neden?
Elmalar popona srtyorsun, sonra da yiyorsun.
Temizlensin diye yapyorum.
u kadna bak, dedi Boris. Geerken bir hallendi ki grme!
Ivich elmay babacan bir rahatlkla srd, az dolu, Gelen
mi? diye sordu.
O deil, dedi Boris, arkanda.

223

Ivich dnp bakt ve kalarn kaldrd. Ksaca, ok gzel,"


dedi.
stndekilere dikkat ettin mi? yle bir kar ayarlayamadan
lrsem yuh olsun bana. yle zengin, yksek sosyeteden bir ka
dn... Ne keyiftir kim bilir.
Ivich uzaklaan kadnn ardndan bakmakya devam ediyordu,
ki avcunda birer elma vard, sanki onlar kadna uzatacakm gibi.
Boris cmert bir tavrla, Ben brakrsam sana aktarrm,
dedi.
Ivich elmay diledi.
Deme be, dedi.
Sonra Borisi kolundan yakalayarak srkledi. Montparnasse
Bulvarnn kar kaldrmnda bir Japon maazas vard. Karya
getiler ve maazann nnde durdular.
Kk kadehlere bak, dedi Ivich.
Sake imek iin o.
Nedir o?
Pirin raks.
Sonra gelip unlardan alaym. ay fincan yaparm.
Ama ok kk.
Bir tane ieceime birka kere ierim.
Ya da altsn birden doldurur, pe pee iersin.
Ivich, kendinden geerek, Evet, evet, dedi. nme alt bar
dak ay koyarm, bir birinden ierim, bir brnden.
Birka adm geriledi ve dileri kslm, ihtirasl bir sesle,
Ahh, dedi. Btn dkkn almak isterdim.
Boris, kardeinin biblolara kar olan delice akna kzyordu.
Ama gene de ieri girmek istedi. Ivich kolunu tuttu.
Yok bugn olmaz. Gel!
Denfert-Rochereau Sokana saptlar: Ivich, Byle bir alay
ufak tefeim olsun diye -ama odalar dolusu, tkabasa- kendimi pa
ral bir morua satabilirim, dedi.
Boris, serte, Beceremezsin, dedi. Bu da bir sanattr. Her
kes yapamaz, renmek ister.
Yava yava yryorlard, bu bir mutluluk anyd: Ivich her
halde snavlar unutmutu, yz aydnlkt, keyifliydi. Byle anlar
da Boris, ikisinin iki ayr insan deil, bir ve tek varlk olduklarn
sanrd. Gkte kocaman, masmavi paralarla beyaz kmeler kayna
yordu. Aalarn zerinde yapraklar yamurla arlamt, hava
da ok hafif, odun yanna benzer bir koku vard, bir kyn sokak
larndaki gibi.
Ivich ikinci elmay azna gtrrken, Byle havaya bayl
rm, dedi. Biraz rutubet var, ama insana yapmyor. Hem insann

224

'.zlerini de rahatsz etmiyor. imdi rahata yirmi kilometre yr


yebilirim.
Boris kaamak gzlerle oralarda kahvehaneler olduunu grl. Ivichin yirmi kilometre yol yrmekten dem vururken, kahve
hanenin birine kverdii grlmemi ey deildi.
Ivich, Belford aslanna bakarak heyecanla, u aslan ok ho
ruma gidiyor, dedi. nsan bylyor.
Ya, dedi Boris.
Kardeinin zevklerini paylamad zaman bile ona sayg gs
terirdi. Zaten Mathieu de bu konuda ok nazik davranmt, Kar
deinizin acayip zevkleri var, demiti, ama bu en kusursuz zevk
lerden daha deerli bence, nk derin ve iten. Bu artlar altn
da tartmaya gerek kalmyordu. Ehkat Boris, kendisi, klasik gzel
lii tercih ediyordu.
Arago Bulvarna m sapyoruz? diye sordu.
Arago Bulvar hangisi?
Bu.
Ne gzel, oraya sapalm. Prl prl her taraf.
Konumadan yrdler. Boris, kardeinin yava yava kapan
dn fark ediyordu. Hareketlerinde sinirli bir hava vard, ayakla
rm mahsus burka burka yrmeye balamt. Boris korkuyla,
Gene can ekimeye balayacak, diye dnd. Ivich, snavlarn
sonucunu renecei zaman, her seferinde byle can ekiirdi. Bo
ris ban kaldrd ve onlara doru gelen iileri grd. Adamlar
alayl gzlerle bakyor, glyorlard. Boris bu alaylara alkt, hat
ta glerek karlyordu. Ivich ban kaldrmamt, adamlar fark
etmemiti bile. Gen iiler onlarn hizasna gelince ikiye ayrld
lar, ikisi Borisin sandan, brleri Ivichin solundan geti.
Biri, Bir sandvi yapalm m? diye laf att.
Boris nezaketle, Pis serseri, dedi.
O
anda Ivich yerinden srad ve bir lk att, elini azna ka
patarak hemen sustu. Kpkrmz olmutu. Utancndan kekeleyerek,
Beni sokak kars sandlar galiba, dedi. iler oktan uzak
lamlard.
Boris akn, Ne var? diye sordu.
Ivich tiksintiyle, imdikledi beni, dedi. Hayvan herif!
Sonra sert bir sesle ilave etti, Sokak ortasnda bardm,
dedi. Ne ayp!
Boris fkeyle, Hangisi yapt? diye sordu.
Ivich kolunu tuttu.
Rica ederim, rahat dur. Drt tane kz gibi herif. Hem zaten
yeteri kadar kepaze oldum...
Boris, Seni imdikledi diye deil, dedi. Ama ben yanmdayA k l a

225/15

ken sana byle eyler yapabilmeleri beni deli ediyor. Yannda Mat*
hieu varken sana kimse elini sremiyor. Beni ne sanyorlar bunlar
yani?

Ivich, kederle, Bu byle ite, km, dedi, ben de seni


koruyamyorum. Saydramyoruz kendimizi...
Birbirlerine sokuldular, smsk, kol kola girdiler. Kendilerini
ksz, kimsesiz, sahipsiz hissetmilerdi. Birka dakika sonra Ivich,
Buras da ne? diye sordu.
Kestane aalarnn yeili arasnda simsiyah grnen yksek
bir duvar gsteriyordu.
i
Oras Sant, dedi Boris, hapishane.
Korkun, dedi Ivich. mrmde bunun kadar korkun bir
ey grmedim. Kaan oluyor mu acaba?
ok zor herhalde. Bir mahkmun duvardan atlayp kam
olduunu bir yerlerde okumutum, ok eskiden, galiba aalardan
birine atm kendini, oradan aa inmi.
Ivich dnd, sonra kestane aalarndan birini gstererek,
Bu aat herhalde, dedi. uradaki sralardan birine otursak m? Yoruldum, be dakika dinlenelim. Hem belki yeni bir mah
kmun atladn grrz burada.
Boris gnlsz, Belki, dedi. Ama onlar bu ii gece yaparlar."
Karya getiler ve sralardan birine oturdular. Tahta slakt,
Ivich zevkle, Oh, dedi, ne gzel, serin serin.
Ama oturur oturmaz, sinirli hareketlerle kprdanmaya, sala
rn ekitirmeye balad. Boris o salarn yolmasn diye eline vur- j
mak zorunda kald.
Elime bak, dedi Ivich, buz gibi.
Gerekti. Ve Ivich sapsaryd, ac ekiyordu, sanki tm gvde
si iin iin hkrr gibi titriyordu. Boris, onun kederli, umutsuz y
zn grnce, kendini, Lolay sevecenlikle dnmeye zorlad.
Ivich birden ban kaldrd, kararl bir tavrla, Zarlarn ce
binde mi? diye sordu.
Evet.
Mathieu, Iviche kk bir maroken torba iinde oyun zarlar
hediye etmi, Ivich de bunu Borise vermiti. Akllarna estike oy
nuyorlard.
Oynayalm, dedi Ivich.
Boris deri torbay kard. Ivich ilave etti:
ki man, bir bel. Hadi bala bakalm.
Birbirlerinden uzaklatlar. Boris ata biner gibi oturdu. Zarla
r srann zerine doru att.
Kare dam, dedi.

226

Senden nefret ediyorum, dedi Ivich.


Kalarn att ve zarlar atmadan nce bir eyler mrldanarak
I iarmaklarma fledi. Bu, bir eit duayd sanki. Boris, ciddi, di
ye dnd. Snavlar iin zar atyor. Ivich zarlar att ve kaybet
ti: dam atmt.
Borise ate saan gzlerle bakarak, Bir dahaki mana, dedi.
Ve bu kez as att.
Bu sek, dedi. asm var.
Boris zarlar att ve bir kare as geleceini anlad. Fakat zarlar
henz yere oturmadan, elini onlar toplamak istermi gibi uzatt ve
hzla parmakularyla zarlarn ikisini hafife itti. Bir asla bir poke
rin yerine iki rua geldi. zgn bir sesle, D per, dedi.
Ivich, heyecanla, Bir manm var, dedi. Beli oynuyorum.
Boris kendi kendine, zarlarla oynadm Ivichin grp gr
mediini soruyordu. Ama, bu o kadar nemli deildi, nk Ivich
naslsa yalnzca sonuca bakyordu. Beli ikiye kar birle, Boris tek
/.ar atamadan, kazand.
Ksaca, yi, dedi.
Bir daha oynamak ister misin?
Hayr hayr, dedi. stemez. Snavlar atlayp atlayamadm anlamak iin oynamtm.
Bilmiyordum, dedi Boris. yleyse iyi, atlamsn.
Ivich omuz silkti.
Hi sanmyorum, dedi.
Sustular ve yan yana, balar nlerinde oturdular. Boris,
Iviche bakmyordu, ama onun titrediini duyuyordu.
ff, terledim, dedi Ivich. Ne iren!., avularmn ii srsk
lam. Korkudan srsklamm.
Heyecandan, az nce buz kesen sa eli imdi ate gibi yanyor
du. Sol eli, sarlm, sarmalanm, hareketsiz, dizlerinin zerindeydi.
u sarg sinirime dokunuyor, dedi Ivich. Savata sakatlan
m heriflere dndm. eytan kaldr u bezleri at, diyor.
Boris yant vermedi. Uzakta bir saat ald. Ivich srad. a
kn bir sesle, Saat... yarm m? diye sordu.
Boris kol saatine bakarak, Bir buuk, dedi.
Birbirlerine baktlar ve Boris, Eh, dedi, vakit geliyor. Ben
bir gidip bakaym.
Ivich, ona yapt ve kollarm smsk omuzlarna sararak sy
lendi:
Gitme, Boris canm, gitmeni istemiyorum! Bir ey bilmek is
temiyorum, bu gece trene atlayp Laona dneceim, sonra... Bir
ey bilmek istemiyorum.

227

Boris sevgiyle, Bouna telalanyorsun, dedi. renmek


zorundayz, nk annen baban sorduu zaman onlara sonular
sylemen gerekecek. Deil mi?
Ivich kollarn indirdi.
yleyse git hadi, dedi. Ama hemen, hemen dn, seni bura
da bekliyorum.
Boris ard, Burada m, dedi. Oraya kadar birlikte gelmek
istemez misin? Orada Quartier Latindeki kahvehanelerden birin
de oturur beklerdin.
Hayr, hayr, dedi Ivich. Burada bekleyeceim.
Pekl, nasl istersen. Ama yamur balarsa.
Boris, ltfen bana eziyet etme! abuk git, hadi. Burada otu
racam, yamur yasa, yer yerinden oynasa gene oturacam;
nk ayaa kalkacak gcm yok, bacaklarm tutmuyor, parma
mn ucunu bile kmldatacak mecalim yok.
Boris kalkt ve acele admlarla uzaklat. Kar kaldrma ge
ince arkasn dnerek bakt. Ivichi arkadan gryordu: Srann
zerine ylm, ba omuzlarna gml, ihtiyar bir dilenciye ben
ziyordu. Hi belli olmaz, belki de gemitir, diye mrldand Bo
ris. Birka adm att ve birden Lolamn yzn grd. Gerek y
zn. Ac ekiyor, diye dnd ve kalbi iddetle arpmaya ba
lad.

XIV
i

Az sonra... Az sonra o yararsz, bo rpnmaya balayacakt; az


sonra Marcellbin bkkn ve kin dolu baklaryla, Ivichin ke
kk yznn sinsi anlam ve Lolann gzlerindeki o korkun
lm katlnn ansyla zehirlenmi, damanda gene o ateli has
talk acln bulacak, kayglar midesini burkan bir ar halinde
yeniden balayacakt.
Az sonra. Koltua biraz daha gmld ve piposunu yakt, ii
boalm gibiydi, kendini barn lo serinliine koyuvermiti. nn
de masa yerine kullanlan u cilal tahtadan f vard, duvarlara
aslm artist resimleri ve eski gemici apkalar vard, serin bir su
sesi gibi usul usul mrldanan, nereye sakland belirsiz radyo var
d, salonun dibinde Porto araplar ve kocaman sigaralar ierek ko
nuan iki iman, zengin adam vard -son mterilerdi bunlar, ia
damlar, br mteriler oktan yemee gitmiti-, saat bir buuk
olmalyd, ama henz sabah olduu besbelliydi, gn oradayd, uslu
bir deniz gibi serilmi duruyordu. Mathieu bu heyecansz, rpmt-

228

sz denizde erimiti sanki, o belli belirsiz duyulan kederli bir zenci


arkisiydi u anda, deiik, ama saygl seslerden domu bir uul
tu, pas rengi bir aydnlkt, parmaklar arasndaki kocaman sigara
larla baharat ykl bir Bedevi kervan gibi ar ar sallanan o g
zel ve bir cerrah eli kadar temiz ve canl ellerdi Mathieu. Huzur do
lu, mutlu bir yaamn bu kk ve sradan paracn ona dn
verdiklerini ve ok yaknda iade etmek zorunda kalacan Mat
hieu biliyordu, ama ondan acelesiz, ye yumuak bir agzllkle
yararlanyordu: Yaam mrn yitirmi insanlarna da kk, al
akgnll ve iddiasz mutluluklar ayrm, hatta btn o gelip ge
ici gzellikleri onlar iin saklamtr, ama onlarn alakgnll ve
iddiasz mutluluklardan yararlanmalar artyla... Daniel sol yann
daki koltukta, sessiz ve ciddi oturuyordu. Mathieu, onun, o gzel
Arap eyhi yzn de keyfince seyredebiliyordu, bu da gzlerinin
bir mutluluuydu. Mathieu bacaklarn gererek ne uzatt ve yal
nzca kendisi iin glmsedi.
Daniel, Kseresleri nefis. Tavsiye ederim, dedi.
yi ya! Ama sen smarlyorsun, ben meteliksizim.
Ben smarlyorum, dedi Daniel. Bak bana, sana iki yz
frank vereyim mi? Bu kadarck teklif edebildiim iin utanyorum
ama...
Yok canm, dedi Mathieu, aldrma.
Daniel, iri, okayc gzlerini ona evirmiti.
Rica ederim, diye srar etti. Ay sonuna kadar bir drt yz
frangm var, gel yar yarya blelim.
Salam durmak, bu neriyi kabul etmemek gerekti, oyunun
kaidesi buydu.
Hayr, dedi Mathieu. Emin ol, ok mersi, ama istemiyorum.
Daniel, ona kaygl gzlerle bakyordu.
Gerekten ihtiyacn yok mu?
Evet, dedi Mathieu, var. Be bin franga ihtiyacm var. Ama
hemen imdi deil. u anda istediim bir kadeh kseresle senin sz
lerin...
Szlerimin kseres kadar zevk verici olmasn dilerim, dedi
Daniel.
Glyordu, ne yazd pusuladan ne de Mathieuy arma
sndaki gerek nedenden sz amt. Ama Mathieu, Danieli iyi ta
nrd; almakta gecikmeyecekti.
Dn Brunetyi grdm, dedi.
Daniel nezaketle sordu:
Sahi mi?
Bu kez artk aramzdaki her ey bitti sanrm.

229

Kavga filan m ettiniz?


Kavga etmedik. Ama daha ktsn yaptk...
Daniel zgn bir tavr taknmt; Mathieu elinde olmayarak
gld:
Brunet vz gelir sana, deil mi?
Yok canm, dedi Daniel, ama biliyorsun... Ben hibir zaman
onunla, seninle olduum kadar iten olmadm. Brunetyi ok beeni
rim, ama elimde bir g olsa onu av kular gibi doldurtur, zerine,
Yirminci yzyl adam diye bir etiket yaptrp mzeye koyardm.
Hi de irkin olmazd yani, dedi Mathieu.
Daniel yalan sylyordu. Bir zamanlar Brunetyi ok sevmi
ti. Mathieu kseresin tadna bakt:
Gzelmi...
Evet, dedi Daniel, burann en iyi ikisi. Ama stoklar tkeniyormu, spanya sava yznden de yenisini getirtemiyorlar.
Boalan kadehi masaya brakt, elini uzatt, kk kseden bir
zeytin alp azna att.
Biliyor musun, dedi. Bugn sana bir itirafta bulunacam.
Bitmiti: O alakgnll ve yumuak mutluluk gemie kar
p yok olmutu. Mathieu yan gzle bakt. Danielin yznde soy
lu, ama dalgn bir anlam vard.
Syle bakalm, dedi.
Daniel kararsz bir sesle, Beni nasl karlayacaksn, bilemi
yorum, dedi. Bana krlrsan ok zleceim.
Mathieu gld.
Eh, bir an nce syle de rahat et yleyse.
Peki, dn akam kimi grdm, tahmin et bakalm!
Mathieu hayal krklna uramt.
Dn akam kimi mi grdn, dedi. Ne bileyim, bir sr birilerini grm olabilirsin. Ne olacak?
Marcelle Duffetyi grdm.
Marcellei mi? Bak sen!
Mathieu am grnmedi. Danielle Marcellein pek gr
medikleri halde birbirlerine sempatileri olduunu bilirdi.
yi, grebilmisin, dedi. Marcelle sokaa hemen de hi k
maz. Nerede grdn?
Daniel glmseyerek, Nerede olacak, evinde tabii, dedi.
Sokaa kmadna gre, baka nerede grm olabilirim?
Sonra gzlerini krptrarak usulca ilave etti:
Daha dorusu biz Marcellele ara sra buluuyoruz.
Bir sessizlik oldu. Mathieu, Danielin hafife titreyen uzun si
yah kirpiklerine bakyordu. Bir saat ikiyi ald, bir zenci sesi ark

230

sylyordu: Theres crandle in Caroline. Biz ara sra buluuyo


ruz. Mathieu ban evirdi ve duvarda asl gemici beresinin krm
z ponponlarna bakmaya balad. Sonra sylediklerini kendi de
iyice anlayamadan, Ara sra buluuyorsunuz ha, dedi. Nerede?
Daniel sesinde bir aknlk ifadesiyle:
Evinde tabii, dedi, syledim ya?
Evinde mi? Yani oraya, Marcellein evine gittiini mi syle
mek istiyorsun?
Daniel yant vermedi. Mathieu sordu:
Peki ama niye, nereden kt bu dostluk?
Ne demek niye? Marcelle Duffetyi her zaman takdir ettiimi
bilirsin. Cesaretini, cmertliini ok beenirdim.
Bir an sustu; Mathieu hayretle, Marcellein cesareti, cmert
lii... diye dnd. Cesaret, cmertlik. Onun Marcellede en ok
beendikleri bunlar deildi.
Daniel devam etti:
Bir gn ok canm sklyordu, geerken Marcelle Duffetye
bir urayaym, dedim. Beni gler yzle karlad. te bu. O gn
den sonra ara sra buluup grmekte devam ettik. Tek yanlmz
bu dostluu senden saklamamz oldu.
Mathieu pembe odann ar, scak kokusuna, insann iine ya
pan o pamuumsu havasna girmiti imdi: Daniel koltukta otur
mutu, Marcellee siyah ceylan gzleriyle bakyordu ve Marcelle
karsndayd, fotoraf ekilecekmi gibi ireti, acemi bir ilgiyle
glmsyordu. Mathieu ban sallad: Yok, bu hikyede aksayan
bir ey vard, bu hayal yerine oturmuyordu, budalaca, sersemce bir
eydi bu, akln almayaca bir ey. Bu iki insann paylaabilecekle
ri ortak hibir eyleri yoktu, bir araya gelmeleri imknszd.
Sen oraya gidiyorsun ve o bunu bana sylemiyor, ha?
Ve rahat bir tavrla glmsedi.
Hadi canm, olmaz yle ey! Beni iletiyorsun...
Daniel ban kaldrd ve Mathieuye dargn gzlerle bakt.
Mathieu, dedi, bu konuda aka etmediimi bilmen gerek.
Ben, senin Marcellele olan yaknln hibir zaman hafife alp a
ka konusu yapmadm. Buna inanman isterim. Bu yaknln ok
deerli ve dokunulmaz bir ey olduunu biliyorum.
Mathieu, Evet, dedi, ben de aksini sylemiyorum. Ama ge
ne de o acayip akay yapabilirsin, deil mi?
Daniel yorgun bir tavrla ellerini iki yana brakt.
Madem yle, hi konumayalm daha iyi.
Hayr, hayr, dedi Mathieu, konu, anlat! ok elenceli bir
hikye, anlamakta zorluk ekiyorum, ama olsun.
Daniel kskn, imi zorlatryorsun, dedi. Senin adna

231

kendimi sulu hissetmekten zaten rahatszm. ini ekti: Yalnz- I


ca szlerimle yetinerek bana inanman isterdim, ama madem delil |
istiyorsun...
Cebinden kt paralarla tklm tklm dolu bir czdan kar
d. Mathieu paray grnce, Hayvan, diye dnd. Ama gerek
bir fke deildi bu, heyecansz, kurala uymak iin duyulmu fke...
Bak, dedi Daniel.
Mathieuye bir mektup uzatyordu. Mathieu ald, yaz
Marcelleindi. Okudu:
Bu kez de haklymsnz sevgili Daniel, sevgili iyilik melei
miz. Her zamanki gibi haklymsnz, o cezayirmenekesiymi.
Bana yazdnz mektuptan bir ey anlamadm. Ne yapalm, ma
dem yarn iiniz varm, cumartesi olsun. Annem ikolatalar iin
kulanz ekeceini sylyor. abucak gelin, sevgili iyilik melei
miz, sabrszlkla bekliyoruz. Marcelle.
Mathieu, Daniele bakt.
Demek... doru?
Daniel bayla, evet der gibi bir iaret yapt. Dello tanklna
arlm bir adam gibi matemli, dimdik ve kusursuz grnyor
du. Mektup nisann yirmisinde yazlmt. Marcelle bunu yazm
ha! Bu telal, sevinli, cilveli satrlar Marcellee o kadar az uyu
yordu ki. Mathieu bir an ne yapacan bilemedi, burnunu kayor
du, sonra bir kahkaha att:
yilik melei! Sana, iyilik meleim, diyor ha? Bak ite bu,
dnyada aklma gelmezdi. Ama herhalde Tanrmn gznden d
m bir melek olacaksn sen, bir eit iblis! Hem sonra ihtiyar an
nemizin de elini pyorsun... her ey tamam yani!,..
Daniel bozulmutu.
Sen bilirsin, dedi. Ben, seni zeceimden, hatta fkelendi
receimden korkuyordum, halbuki sen...
Mathieu ban evirdi ve kukuyla bakt. Danielin onun fke
leneceini dnerek sze balad belliydi.
Gerekten fkelenmem gerekirdi, dedi. Normali buydu
herhalde. Biraz sabret, fke de gelir arkadan. Ama imdi yalnzca
aknm.
Kadehini bir dikite boaltt, daha gl bir fke duymayma
kendi de ayordu.
Sk sk gryor musunuz? diye sordu.
Belli olmuyor. Ayda aa yukar iki kez.
Peki ama, ne konuuyorsunuz, konuacak ne buluyorsunuz?
Daniel birden dikildi, gzleri alevlenmiti.
Yoksa bize hazr konular m tavsiye edeceksin?
Mathieu bar bir tavrla, Sinirlenme, dedi. Btn bunlar

232

benim iin o kadar yeni, o kadar umulmadk eyler ki... hani nere
deyse baya keyifleneceim. Kt maksatla sylemedim, ama...
Demek gerek ha? Gerekten bir arada olmaktan zevk duyabiliyor
sunuz? Peki, ama ltfen sinirlenme, anlamaya alyorum, ne ko
nuuyorsunuz? Nelerden sz ediyorsunuz?
Daniel souk bir sesle, Her eyden, dedi, Marcelle, benden
ok nemli laflar beklemiyor. Ben, onu elendiriyorum, hatta din
leniyor benimle.
nanlr ey deil. Birbirinizden o kadar farklsnz ki!..
O inanlmaz hayali gene gryordu: Daniel, btn o salon ada
m zarafeti, o sinsi ve soylu yzyle, dudaklarnda o deiik, Afri
kal eyh tebessm, o Kont Kagliostro havasyla Daniel ve sonra
Marcelle, dimdik, beceriksiz, fazla dz, fazla iten... yle mi? Dim
dik, beceriksiz, iten... Ama o kadar da beceriksiz deildi herhalde:
abucak gelin, sizi bekliyoruz, sevgili... Bunlar Marcelle yazm
t, bu cilveli dostluk szleri onundu. Mathieu ilk kez iinin bir e
it fkeyle kabardn hissetti: Bana yalan syledi. Alt aydan be
ri yalan sylyor! diye hayretle dnd.
Marcellein benden bir ey saklamas o kadar tuhaf geldi ki
bana.
Daniel yant vermedi.
Mathieu, Ondan susmasn sen mi istedin? diye sordu.
Evet, ben. Arkadalmz senin dzene koyman istemedim.
imdi artk Marcellele birbirimizi epey zamandn tanyoruz, onun
iin senin ie karman o kadar nemli deil artk.
Mathieu biraz rahatlamt, dalgn, Bunu sen istedin, diye
tekrarlad, sonra ilave etti: O sana itiraz etmedi mi?
ok at.
Evet, ok at, ama reddetmedi.
Hayr. Bunu ok da byk bir su saymad herhalde. Gl
mt, hatrlyorum, sonra, Bu bir vicdan denemesi olmal, dedi.
Benim byle evreme bir sr perdesi evirmekten zevk aldm
sylyor. Sonra, Mathieuy ok rahatsz eden gizli bir alayla ila
ve etti: Bata bana Lohengrin, diyordu. imdi gryorsun ya,
fikrini deitirdi, benim bir iyilik melei olduuma karar verdi.
Evet, dedi Mathieu. Dnyordu: Alay ediyor Marcellele,
ve Marcelle adna kendini yaralanm hissetti. Piposu snmt,
elini uzatp kseden bir zeytin ;ald. Korkutucu bir eydi bu; kendini
gerektii kadar yklm hissetmiyordu. Dncenin bir aknl
vard, evet, tpk batan sona aldandn fark ediveren bir insann
hayal krkl gibi... Ama eskiden, eskiden olsa iinde gerekten
acyan, strap veren capcanl bir nokta olurdu. Anlamsz bir sesle,
Bir birbirimizden bir ey saklamaz dik, dedi.

233

Sen yle sanyordun, dedi Daniel, insann gerekten her i


eyini syleyebileceine inanyor musun?
Mathieu sinirli bir tavrla omuz silkti. Ama o u anda daha ok ,
kendine kzyordu.
Sonra u mektup, dedi. abucak gelin, sizi sabrszlkla I
bekliyoruz. Bana sanki yepyeni bir Marcelle kefediyormuum gi
bi geliyor.
Daniel rkmt.
Yepyeni bir Marcelle, dedi, daha neler! i ok bytyor
sun. Bak bana, sakn byle sama bir ey iin...
Az nce bu olaya gerei kadar nem vermediimden yaknan
sen deil miydin?
Senin iin ya hep ya hi, dedi Daniel. Sonra yumuak ve an
layl bir tavrla devam etti: Senin yanln, insanlar hakknda pe
in verdiin hkmlere ok bel balaman... u basit hikye ispat
ediyor ki, Marcelle senin sandn kadar dmdz bir insan deildir.
te bu.
Belki, dedi Mathieu. Ama baka eyler de var.
Marcelle kendini haksz duruma drmt ve Mathieu, onu
sulu bulmaktan korkuyordu, ona olan gvenini yitirmek istemi
yordu, hele imdi, belki de onun iin zgrln feda etmek zo
runda kalaca u gnlerde. Ona sayg duymak istiyordu, onu be
enmesi gerekti, aksi ok ac olurdu.
Daniel, Zaten sana sylemek istiyorduk, dedi, nasl olsa
syleyecektik, ama byle senin ardndan birlemiiz, su orta ol
muuz gibi bir his vard iimizde, sana almay hep bir gnden er
tesi gne brakyorduk.
?
Biz! Biz, diyordu, biri Mathieuye, Marcelleden sz ederken,
biz, diyordu. Mathieu, Daniele dman gzlerle bakt, imdi ondan
nefret etmek zaman gelmiti. Ama Daniel gene gnl alcyd her
zamanki gibi, Danielden nefret edilemezdi. Mathieu birden, Da
niel, diye sordu, niye yapt bunu?
Canm, sana syledim ya? Ben rica ettiim iin sustu. Sonra
belki bir sakls, bir gizlisi olmak houna gitmitir. Oyun gibi gel
mitir ona.
Mathieu ban sallad.
Hayr. Baka bir ey var. Ne yaptn ok iyi biliyordu. Ama
niye yapt?
Bak Mathieu, dedi Daniel, senin ok yaknnda, gzlerinin
nnde, apak yaamak her zaman kolay deildir. Belki de Mar
celle kendine biraz glgeli, biraz lo bir yer aramtr.
Yani... benim fazla hak sahibi olduumdan m yakmyor?

234

Aka sylemedi, ama anladma gre biraz yle, dedi Daiel, sonra glmseyerek ilave etti: Ne yapalm kardeim ok gliisn. Ama unutma ki Marcelle sana hayrandr, senin camdan bir
kulbe iinde yaaman ve herkesin, kendi iinde sk sk saklad
gerekleri korkusuzca, bara ara sylemen onu hayran bra
kyor... ve biraz da yldryor. Benimle dostluunu senden gizledi,
nk senin bu dostluu emrin altna almandan korktu; onu, bana
kar olan duygularn adlandrmaya zorlamandan, bu duygular
didikleyip parampara etmenden ekindi. Bilir misin ki dostluklar
ou zaman fazla aydnlktan tedirgin olur... Dostluk kararsz, ko
lay anlalamayan bir eydir...
Bunlar sana o mu syledi?
Evet. Bunu o syledi. Bana, Sizinle en ok houma giden, ne
reye gittiimi kestiremeyiim. Halbuki Mathieu ile bunu her za
man tereddtsz biliyorum, dedi.
Mathieuyle nereye gittiimi biliyorum! Ve Ivich: Sizinle insan
hibir zaman beklenmedik bir eyden korkmaz. Mathieu birden
iinde bir burkulma duydu.
Bana niin bunlardan hi sz etmedi?
Marcelle, senin kendisine hi soru sormadn, onun hibir
eyini merak etmediini sylyor.
Gerekti bu! Mathieu bam edi; ne vakit Marcellein duygu
larn didiklemek gerekse, Mathieu iinde nihayetsiz bir tembellik,
bir tokluk duyuyordu. Onun gzlerinde bir glge, bir bulut grd
olmutu, ama omuz silkmiti: Adam sen de, bir sknts olsa
bana syler. Biz, birbirimize her eyi syleriz. Ve ben buna,
Marcellee olan gvenim adn veriyordum. Her eyi berbat ettim.
Silkindi ve birden, Peki ama, dedi, btn bunlar bana bir
baka gn deil de bugn sylemenin sebebi ne?
u gn olmu, bu gn olmu, nasl olsa sylemeyecek miydik?
Bu hafif, umursamaz tavr, onun merakn gcklamak iindi.
Mathieu budala deildi.
Neden bugn ve neden sen? Neden Marcelle deil? Bunu,
onun sylemesi daha uygun deil miydi?
Daniel yapmack bir bocalamayla, Ne bileyim, dedi. Belki
aldanyorum... ama ben bylesinin, ikinizin de menfaatine daha
uygun olduunu dnyorum.
Tamam. Mathieu katlat: Arkas kt gelecek, diye dn
d. Daha yeni balyor.
Daniel devam etti:
Sana gerei syleyeceim: Marcelle, benim seninle konu
tuumu bilmiyor. Daha dn sana bunlar hemen sylemekte tered

235

dd vard, kararszd. Onun iin, konutuklarmzdan ona bahset


memeni rica edeceim.
Mathieu cam istemedii halde gld.
te tam sana gre bir teklif bu. blis seni! Her yana sr da
tyorsun. Daha dn Marcellele bana kar komplo kuruyordun, bu- .
gn gelmi bana, Marcellee kar su ortakl teklif ediyorsun.
Senin ihanetine bile akl erdirmek mmkn deil.
Daniel glmsedi.
Ben iblis falan deilim, dedi. Yalnzca dn gece iime bir
kayg dt ve seninle konumaya karar verdim. Bana yle geldi ki
siz, Marcellele sen, birbirinizi yanl anlamsnz, bir konuda tabii
ve bu yanl, kt sonular verebilecek gibi grnyor... Marcelle
bunu seninle ak ak konuamayacak kadar gururludur, bilirsin.
Mathieu kadehini avcunda kracakm gibi skt, anlamaya
balyordu.
u sizin... Daniel utanla devam etti: u kaza hakknda.
Ha, dedi Mathieu. Ona, bunu bildiini syledin demek?
Hayr, hayr, bir ey sylemedim. Hi! Sz o at.
Daha dn, telefonda, meseleden Daniele sz etmi olmam
dan korkmu gibi bir hali vard. Oysa ayn gnn akam kendisi
oturup her eyi ona anlatm. Bir komedi daha...
Eee, peki sonra?
Sonra... Sonras u ki, o meselede bir prz var.
Mathieu boazna bir yumruk tkandn hissetti.
Nasl, ne biliyorsun?
Belirli bir ey deil aslnda. Ama onun, bana... anlat eklin
den anladm bunu.
Nedir yani, ocuu yaptm diye mi kzyor bana?
Sanmyorum. yle deil. O daha ok senin dnk tutumun
dan rahatsz olmu. Bana sanki fkeyle anlatt.
Ne yapmm?
Sana tam olacak anlatamayacam. Yalnz onun szlerini tek
rarlayabilirim. Bana, senden sz ederken, Her zaman karar veren
odur, dedi. Onun, her konumann banda ok nceden hazrlan
m fikirleri, inanlar vardr; tabii, ben istersem kabul etmeyebili
rim, ama bana kendime zg bir fikir sahibi olabilecek zaman b
rakmyor ki. Buna yakn bir eyler...
Mathieu itiraz etti:
Ama alnacak yeni bir karar yoktu ki. Byle bir meselede ne
yapacamz ok nceden kararlatrmtk biz.
Evet. Ama nceki gn onun fikrini sormak akima gelmedi,
deil mi?

236

Dorusunu sylemek gerekirse, sormadm, dedi Mathieu.


Onun, benim gibi dndne emindim.
Evet, yani sonunda ona bir ey sormadn. Bu... bu olasl ne
vakit dnp de karar almtnz?
Bilmem, -drt yl oluyor.
-drt yl. Bu kadar uzun zaman iinde onun fikrini dei
tirmi olabileceini dnmedin mi hi?
Salonun dibindeki iman iadamlar kalkm, glerek konu
uyorlard, bir garson apkalarn getirdi, siyah ftr ve bir me
lon. Barmene dosta el sallayp ktlar, garson radyoyu kapad. Bar
birden kupkuru bir sessizlikle ezildi, havada bir felaket arl var
d. Mathieu, sonu kt bitecek, diye dnd. Neyin kt bitecei
ni de pek kestiremiyordu. Bu ar felaket havasyla ykl gnn
m, krtaj hikyesinin mi, Marcellele olan ilikisinin mi? Hayr,
bu daha da geni ve daha belirsiz, daha snrsz bir eydi: yaam,
sonra Avrupa, bu tatsz, yavan ve korkutucu bar. Brunetnin kr
mz peremlerini grr gibi oldu: Sava var, eyllde! u anda, bu
yar karanlk, tenha barda buna inanmak biraz zordu. Mathieunn
yaamnda, bu bunaltc yaz mevsiminde rm, bozulmu, so
nuna gelmi bir eyler vard.
Ameliyattan m korkuyor? diye sordu.
Daniel uzak bir tavrla, Bilmiyorum, dedi.
Kendisiyle evlenmemi mi istiyor?
Daniel glmeye balad.
Ne bilirim, bilmiyorum. Bana bilemeyeceim eyleri soruyor
sun: Herhalde bu kadar basit deil bu i. Sen bu gece onunla ko
numalsn. Benden hi sz etmeden tabii. Sanki iine birden bir
kayg dm gibi. Dn grdm gibiyse hl seninle konumak
tan kanmayacaktr. nk bana boalmaya hazr grnd.
Pekl. Onu konuturmaya alrm.
Ksa bir sessizlik oldu, sonra Daniel, rahat kam bir tavrla,
te, dedi, sana her eyi syledim.
Evet. Gene de teekkr ederim, dedi Mathieu.
Bana dargn msn?
Hayr, asla. Bu tam sana gre bir yardm ekli: Damdan d
en kiremit gibi beyninizin ortasna iniyor.
Daniel kahkahayla gld, azn kocaman amt, prl prl,
bembeyaz dileri ve pembe boaz grnd.
# * *

Yok, bunu yapmamalydm, Marcelle eli telefonun zerinde,

237

dnyordu; yapmamalydm, biz birbirimize her zaman her e


yi sylerdik, Marcelle bana her eyi syler, diye dnyordu.
Ah! Dnyor, biliyor, imdi biliyor artk, kafasnn iinde
mthi bir aknlk, kafasnn iinde kk bir ses: Marcelle bana
her eyi sylerdi...
Bu ses kafasnn iinde imdi, orada, dayanlmaz bir ey bu:
Benden nefret etmesini yz kere, bin kere tercih ederdim, ama o
oradayd, barn taburesine km, sanki bir ey drm gibi
kollarn sarktmt; sanki yere bir ey dm, krlm gibi gzle
rini yere, ayaklarnn dibine dikmiti. Bitti artk, konuma oldu bit
ti. Ne duydum, ne grdm, orada yoktum, bir ey bilmiyorum ve o,
o konuma orada oldu, hl orada sanki; szckler, szckler sy
lendi ve ben bir ey bilmiyorum, kaln, gzel ses bir duman gibi ba
rn tavanna doru ykseldi, ses oradan geri gelecek, o gzel kaln
ses, o telefon kulakln titreten kaln ses, oradan gelecek ve Tan
rm! Tanrm, ne syleyecek o ses? Ben rplam, dopdoluyum ve
ses telefonun kulaklndan giyimli, rtl olarak gelecek, bunu
yapmamalydk, yapmamalydk; neredeyse Danieli sulayacakt,
onu sulayabilecek gc olsayd eer; o kadar iyi, o kadar cmertti
ki, benimle ilgilenen tek insan o, benim davam hemen benimsedi,
benim iyilik meleim, kaln gzel sesini benim davam iin kullan
d. Bir kadn, zayf ve gsz bir kadn, erkekler ve btn yaayan
lar dnyasnda scak, kaln ve gzel bir ses tarafndan korunan g
sz, zayf bir kadn, ses, oradan gelecek. Marcelle, bana her eyi
sylerdi, zavall Mathieu, sevgili iyilik melei, sevgili Daniel, Daniel, diye dnd ve gzlerine yalar hcum etti, tatl gzyalar,
bol ve verimli, cmert gzyalar, sekiz feci gn yaam gerek bir
kadnn yumuak, huzurlu bir kadnn gzyalar. Beni kollarna
ald, okad, rahat ettirdi, gz kenarlarnda dans eden kck bir
su, sonra yanaklarda incecik bir su yolunun eile bkle szlen
okay ve dudaklarda ufack bir titreme, sekiz gn boyunca uzak
larda bir noktaya kmldamadan bakmt, gzleri kupkuru, bom
bo: Onu benden alacaklar, ldrecekler onu, sekiz gn boyunca o
kararl Marcelledi, salam ve kat Marcelledi, akl banda Marcelledi, erkek Marcelledi, o bana, Sen erkek kzsn, diyordu ve i
te gzyalar, zayf, gsz kadn, gzlerde bir yamur, neden, kar
koymak neden; yarn aklbamda ve kaskat olacam, bir kez,
yalnzca bir kez, bir kerecik gzya, pimanlk, hasret, o yumuak
kendine acma duygusu ve daha da yumuak bir utan srtmda,
kalalarmda dolaan kadife elleri... Mathieuy kollarna almak
ve ondan af dilemek istiyordu, diz kerek af dilemek: Zavall
Mathieu, benim zavall kocaman adamm. Bir kere, bir kerecik, ko

238

runmu, affedilmi olmak ne gzel bir ey. Birden bir dnceyle


nefesi kesildi, damarlarnda sirke gibi yakc bir ey dolat; Bana
geldii zaman, kollarm boynuna doladm, onu ptm zaman
o her eyi biliyor olacak ve ben, ben onun bildiini bilmezlikten gel
mek zorundaym. Ah! Ona yalan sylyoruz, diye umutsuzlukla
kvranarak dnd, onu aldatyoruz hl aldatyoruz, birbirimize
her eyi syleriz biz, ama itenliimiz zehirlendi bir kere. O biliyor,
gece gelecek, onun iyi gzlerini greceim, dneceim, o biliyor,
buna nasl dayanabilirim; kocamanm, benim kocamanm, benim
kocaman adamm, ilk kez sana ac ektirdim, azap verdim sana ah!
Her eye razym, o ihtiyar kadna gideceim, ocuu ldreceim,
utanyorum, istedii her eyi yapacam, ne istersen yapacam.
Telefon ellerinin altnda almaya balad, parmaklar kulakl
smsk kavrad, Alo, dedi. Alo! Daniel?
Yumuak, sakin bir ses, Evet, dedi, kimsiniz?
Marcelle.
Bonjour Marcelle.
Bonjour, dedi Marcelle; kalbi iri iri arpmaya balamt.
yi uyudunuz mu? Kaln, gzel ses karnnn iinde bir yer
lerde uulduyor gibiydi. Bu dayanlmaz, ama zevk verici bir eydi.
Dn gece ok ge ayrldm sizden. Madame Duffet, beni affetme
yecek. Ama umarm hibir eyin farknda olmamtr.
Marcelle heyecandan nefes nefese, Hayr, dedi. Fhrk etmedi.
Gittiiniz sra ml ml uyuyordu.
Yumuak ses tekrar sordu:
Siz? Siz uyuyabildiniz mi?
Ben mi? Eh... yle byle. Biraz sinirliyim, biliyorsunuz.
Daniel glmeye balad, bu yksek fiyatl, gzel ve kendine
gvenen bir glt, lks bir gl. Marcelle biraz rahatlad.
Sinirli olmaya gerek yok. ler yolunda gitti.
ler yolunda... sahi mi?
Evet. Umduumdan iyi gitti. Mathieuy ikimiz de yanl tanyormuuz Marcelle.
Marcelle iinin hain bir pimanlkla burkulduunu duydu:
Yanl tanyormuuz deil mi? yle deil mi?
Daha sze balarken beni durdurdu, dedi Daniel. Bana iin
iinde bir ey olduunu anladn, bu yzden dn akama kadar
azap ektiini syledi.
Marcelle boulur gibi, Ona... ona grtmz sylediniz
mi? diye zor iitilen bir sesle sordu.
Daniel am gibiydi, Syledim tabii, dedi. yle konuma
m mydk?

239

Evet, evet! Nasl karlad, ne dedi?


Daniel bir an dnr gibi sustu, sonra, ok iyi karlad,"
dedi, yani sonu olarak ok iyi. Bata inanmak istemedi.
Size, Marcelle, bana her eyini syler, dedi herhalde.
Gerekten, -Daniel glyordu galiba- yle dedi. Szckler
bile ayn.
Marcelle birden, O kadar pimanm ki Daniel, dedi, ah! ok
pimanm!
Derin, canl ses gene gld:
Duygularnz nasl da buluuyor. O da piman. Benden ayrl
d zaman pimanlkla kvranyordu. Vay vay vay! kiniz de byle
alamakl bir halde olduunuza gre, bulumanz ok elenceli
olacak demektir; bir yana gizlenip sizi seyretmek isterdim.
Tekrar gld ve Marcelle, iinde yumuak bir eylerin kpr
dadm duydu. Benimle alay ediyor, diye dnd. Ama ses he
men ciddilemiti ve kulaklk bir org gibi titriyordu.
Neyse Marcelle, bakn her ey yolunda, sizin adnza o kadar
sevinliyim ki. Beni konuturmad bile, daha ilk cmlede beni sus
turdu, bana, Ben ok suluyum, dedi, zavall Marcelle, kimbilir ne
kadar ac ekti. Ama her ey bitmedi, onun gnln alabilirim, de
il mi? dedi. Gzleri dolu dolu olmutu. Sizi yle ok seviyor ki!
Ah Daniel, Daniel, diyordu Marcelle. Ah! Daniel!
Bir sessizlik oldu, sonra Daniel devam etti:
Bu akam sizinle ak ak konumak istediini syledi. A p
seyi boaltalm, dedi hatta. imdi artk her ey sizin elinizde, siz
ne isterseniz onu yapacak.
-i,
Ah, Daniel! Sonra heyecanla kekeledi:
fc
O kadar iyisiniz ki, o kadar, o kadar... Sizi en yakn zamanda
grmek isterdim, size syleyecek o kadar ok ey var ki, ama yz
nz grmeden syleyemiyorum. Yarn gelebilir misiniz?
Ses birden ahengini kaybetti, kurudu sanki:
Yarn, yok olmaz. Ben de sizi grmeyi ok istiyorum ama...
Bakn, Marcelle, ben gene telefon ederim, olmaz m?
Peki, telefon edin, ama gecikmeden, hemen. Ah! Daniel, sev
gili Daniel!...
yi gnler Marcelle, bu akam ok ustalkla hareket etmeniz
gerek.
Daniel, diye bard Marcelle, ama telefon kapanmt.
Marcelle telefonu brakt ve mendilini gzlerine gtrd. a
bucak kapad, kendisine teekkr etmemden korktu. Pencereye
yaklat ve gelip geene bakt: kadnlar, ocuklar, -be ii. Gen
bir kadn yolun ortasnda kouyordu, kucanda ocuu vard; hem

240

efes nefese kouyor hem glerek onunla bir eyler konuuyordu.


Marcelle gen kadm gzleriyle kovalad, sonra dnd, aynaya doru
giderek akn gzlerle hayaline bakt. Musluun stndeki cam raf
la bir kk bardan iinde pembe gl vard. Marcelle kararsz
bir hareketle gllerden birini ald, parmaklarnn arasnda utanga
bir glmsemeyle evirerek bakt, sonra gzlerini kapad ve gl si
yah salarmn arasna ilitirdi. Salarmda pembe bir gl... Gzle
rini at, aynaya bakt, utanla glmseyerek salarn dzeltti.

XV
Ksack boylu adam, Burada bekleyeceksiniz, Monsieur,
dedi.
Mathieu arkalksz sandalyelerden birine oturdu. Buras laha
na kokan, karanlk bir bekleme odasyd. Soldaki kapnn cam lo
lukta parlyordu. Kap alnd ve ksack boylu adam at. Yoksul,
ama zenerek giyinmi bir gen kadn girdi.
Ltfen yle buyrun Madame.
Ksa boylu adam gen kadn hafife iterek sandalyeye kadar
gtrd, kadn bacaklarn sandalyenin altna doru sokup topla
yarak oturdu.
Daha nce de gelmitim, dedi, bir para meselesi iin.
Evet, Madame, tabii...
Ksa boylu adam gen kadnn ta yanma kadar sokularak,
Memur musunuz? dedi.
Ben deil, dedi kadn, kocam.
antasn am, bir eyler aryordu. irkin deildi, ama y
znde rkek ve hain izgiler vard. Ksa boylu adam, kadna itah
l gzlerle bakyordu. Gen kadn sonunda antadan zenle katlan
m birka kt kard, uzatt. Adam bunlar ald, soldaki caml
kapya doru yryerek ktlara camdan szlen aydnlkta dik
katle, uzun uzun bakt.
Kadn ktlar verirken, ok iyi, ok iyi, dedi. ki ocuk
ha? Bu kadar gen yata? alacak ey dorusu. Sonra glerek
devam etti: ocuklar bata pek hasretle beklenir, ama geldikten
sonra bteyi altst eder, deil mi? Kolay deil, iki ocuk.... imdi
biraz utanyorsunuz ha? Yok canm...
Gen kadn kpkrmz oldu, ksa boylu adam iyi niyetli bir te
lala ellerini ovuturarak, yi, dedi, aresine bakarz, aresine ba
karz; iimiz ne baka...
Kadna bir an dnceli bir tavrla glmsedi ve dnp gitti.
A k l a

241/16

Gen kadn Mathieuye kaamak bir bakla bakt, sonra antas*


nn sapyla oynamaya balad. Mathieu rahatsz olmutu, gerek
ten yoksul olanlarn dnyasna zorla sokulmutu ve imdi alacajl
para, onlarn parasyd; kirli yzl, buruuk, lahana kokulu bir pa
ra. Ban nne edi ve ayaklarnn arasndan grnen taban tah
talarna bakt: Lolanm sandndaki parlak, yeni ve gzel kokulu
paralar grr gibi oluyordu, bu ayn para deildi, hayr, deildi.

Caml kap ald ve beyaz bykl, iman bir adam grnd. '
Dikkatle arkaya doru yatrlm gm rengi salar vard. Mat
hieu onun ard sra broya girdi. iman adam ona ypranm bir I
maroken koltuk gsterdi, oturdular. Adam dirseklerini yaz masa
snn zerine dayayarak gzel ellerini birletirdi. Koyu yeil krava
tnn zerinde bir inci parlyordu.
Yumuak bir baba tavryla, Servisimizden bir isteiniz mi
var? diye sordu.
Evet.
Mathieuye bakyordu, gzel mavi gzleri aknlkla by
m gibiydi:
Monsieur...?
Delarue.
irketimizin statsnn ancak memurlara yardm etmeye
uygun olduunu herhalde biliyorsunuz.
Ses gzel, biraz yal ve bembeyazd, tpk eller gibi.
Ben memurum, dedi Mathieu. Lise retmeniyim.
Adam birden ilgilenmiti.
Ya, dedi. Ya! Sizin gibi aydnlara yardm edebilmekten ay
rca mutluluk duyarz. Demek lise retmenisiniz?^
Evet. Buffon Lisesinde.
Adam rahatlkla, ok iyi, dedi. yleyse baz ufak formalite
leri tamamlayalm... Her eyden nce sizden bir kimlik belgesi rica
edeceim. Herhangi bir ey olabilir. Nfus czdan, pasaport, seim
kart, askerlik terhis ktlar... Ne varsa.
Mathieu ktlarn uzatt. Adam ald ve bir an, saygl bir ta
vrla inceledi.
ok gzel, tamam. Arzu ettiiniz miktar sorabilir miyim?
Alt bin frank, dedi Mathieu.
Bir an dndkten sonra dzeltti:
Ya da yedi bin diyelim.
i birden hafiflemiti. Bu kadar kolay olaca aklma gelmez
di, diye dnyordu.
Koullarmz biliyorsunuz deil mi? Alt ay vade ile bor ve
riyoruz ve bu alt ay iinde bir deme yapamyoruz. Yzde yirmi

242

kadar bir faiz istemek zorundayz, biliyor musunuz, bir kere mas
raflarmz ok, sonra iimizin rizikosu byktr.
Mathieu aceleyle, Tamam, tamam, dedi.
Adam ekmeceden zeri yazl iki kt kard.
u ktlar doldurabilir miydiniz, ltfen? En alta imzanz
atacaksnz.
Bu iki nshal bir bor isteme kdyd. sim, ya, doum ye
ri ve adres yazlacakt. Mathieu yazmaya balad.
Adam ktlara bir gz attktan sonra tekrar, Mkemmel,
dedi. Doum, Paris 1905... Fransz ana ve babadan olma... Evet,
imdilik bu kadar. Yedi bin frang size dediimiz zaman bir imza
nz daha rica edeceiz. O zamana kadar...
O zamana kadar m? Nasl? Paray hemen veremiyor musunuz?
Hemen mi? Adam am grnyordu. Aratrmalarmzn
tamamlanmas en azndan on be gn srer, dedi.
Aratrma m, ne gibi? Ktlarm grdnz ya?
iman adam Mathieuye ho grr bir glmsemeyle bak
yordu:
Ah, ah, dedi. Siz aydnlar hep bylesiniz. Hep idealist in
sanlar. una iaret etmek isterim ki, szlerinizden kukulanmak
asla aklmza gelmez. Ama, siz de kabul edersiniz ki, genellikle bi
ze gsterilen ktlarn sahte olmas her zaman mmkndr. Ke
yifsiz bir glmsemeyle devam etti: nsan parasn rizikoya koydu
mu, nlem almasn da reniyor. Evet, aslnda bu irkin bir ey,
ben de sizinle birlikteyim, ama para sz konusu olunca insanlara
gvenmeye gelmiyor. te bu yzden, hakknzda kk bir aratr
ma yapmak zorundayz. Bakn, yaplacak ey undan ibaret: Bal
olduunuz bakanla yazp soracaz, yalnz iiniz rahat olsun, bu
byk bir gizlilikle yaplacaktr. Ne var ki bakanlklar benim ka
dar siz de bilirsiniz. Bu duruma gre siz paranz 5 Temmuzdan n
ce alamayacaksnz demektir.
Mathieu, zor nefes alyordu, ksk bir sesle, Olamaz, dedi.
Bana bu akam ya da en ge yarn sabah iin lazm o para. ok
nemli, acele bir i iin. Acaba... acaba daha yksek bir faiz de
mek artyla...
Adam armt, gzel ellerini yukar kaldrarak, Biz tefeci
deiliz msy, dedi. irketimiz Sosyal Yardm Bakanlnn iz
niyle kurulmutur, hatta yar resm bir kurum olduunu bile syle
yebilirim. Masraflarmzn ve gze aldmz rizikonun ykseklii
gz nne alnarak hazrlanm normal bir faiz sistemimiz var, bu
sistemin dnda kalacak herhangi bir ie girimeyiz.
Sonra sertlikle ekledi:
Bu kadar acele idiyse, daha erken gelmeniz gerekirdi. u hal

243

de brormz dikkatle okumam olacaksnz.


Hayr, dedi Mathieu. Ayaa kalkmt. Uzun uzun okumaya
vaktim olmad.
u hale gre... zr dilerim, Monsieur. ok zgnm. Doldur
mu olduunuz ktlar yrtalm m?
Mathieu Sarahy dnd: Herhalde -be gnlk bir sz
almtr.
Hayr, yrtmayn, dedi. Belki gene gelirim size.
iman adam yorgun bir tavrla, Tabii, dedi, gerekli paray
on be gn iinde size verecek bir arkada bulabilirsiniz sanrm.
aretparman ktlarn zerine koyarak, Adresiniz bu deil
mi? diye sordu. Huygens Caddesi 12.
Evet.
Pekl, temmuzun ilk haftasnda size durumu bir yazyla bil
diririz.
Kalkt ve Mathieuy kapya kadar uurlad.
Hoakalm Monsieur, dedi Mathieu, mersi.
Adam eilerek, Size yardm edebilmekten mutluluk duya
rm, dedi. Tekrar grmek umuduyla gle gle.
Mathieu bekleme odasn hzl admlarla geti. Gen kadn hl
oturuyordu, sinirli hareketlerle eldiveninin parman iniyordu.
iman adam, Mathieunn ardndan, Broya buyurmaz m
snz Madame, dedi.
Darda gnn kl rengi aydnlnda yeilimsi klar titrei
yordu. Mathieu hep, evresinde ykamad bir drt duvar varm
gibi bunalyordu. Gene fiyasko! diye dnd. Sarahdan baka
kimsede midi kalmamt.
Sebastapol Bulvarna gelmiti, kahvehanelerden birine dald
ve bir jeton istedi.
Telefonlar dipte, sada.
Numaray evirirken Mathieu, Ah, ii becermi olsa, diye m
rldand. Ne olur, becermi olsa... Bu, bir eit duayd sanki.
Alo, dedi, Alo! Sarah?
Bir ses, Evet, dedi, ben Weymuller.
Ben Mathieu Delarue. Sarahyla konuabilir miyim?
Dar kt.
Dar m kt? ok fena... Ne zaman dneceini biliyor mu
sunuz?
Hayr, bilmiyorum. Bir arzunuz varsa bana syleyin, gelince
kendisine sylerim.
Hayr. Yalnzca aradm syleyin.
Telefonu kapad ve kt. Gelecei kendine ait deildi artk,

244

Sarahnm elindeydi, ona yalnzca beklemek dyordu. Otobse


iaret etti, bindi ve mendilinin iine ksrp duran yal bir kad
nn yanma ker gibi oturdu. Yahudiler birbirini tutar daima.
Kukusuz kandracakt doktoru, kukusuz.
Danfert-Rocheraeu.
bilet, dedi bileti.
Mathieu bilet ald ve camdan dar bakmaya balad. Mareellei kederle kark bir hnla dnyordu. Camlar zangrdyor,
yal kadn ksryor, siyah hasr apkasnn siyah iekleri hopluyordu. apka, iekler, yal kadn, Mathieu, hepsi o kocaman ma
kinenin iinde srklenip gidiyordu; yal kadn burnunu mendi
linden karmyordu, ama buna karn Ours Sokayla Sbastapol
Bulvarnn kesitii kede ksryordu, Raumor Sokanda k
sryordu, Montorgueil Sokanda ksryordu, Pont-Neuften
geerken kl renkli nehrin stnde ksryordu. Yahudi kabul
etmezse? Ama bu dnce onu dald uyuukluktan kurtarama
d, o jmdi bir kamyona ylm kmr uvallar arasnda bir k
mr uvalyd. Daha iyi ya, bu i de bitmi olur, bu akam ona ken
disiyle evleneceimi sylerim, olur biter. Otobs, kocaman ve bir
ocuk gibi mark, onu saa savurarak, sola savurarak hoplatp zp
latarak bir yerlere gtryor, sokakta olup bitenler onu sandalyenin
arkal ile iteliyor, drteliyordu, yaamnn hz iinde sallanyor
du, sanki: Yaamm artk benim deil, benim olmaktan kt, her
hangi bir almyazs artk, diye dnd. Saint-Pres Sokanm
karanlk yzl binalarnn pe pee grnp kayboluunu seyredi
yordu, kendi yaamna bakyor gibiydi. Evlenecek, evlenmeyecek...
Benimle ilgili deil artk bu. Yaz m, tura m? te bundan ibaret.
iddetli bir frenle otobs durdu. Mathieu birden doruldu ve
ofrn srtna korkuyla bakt: Tm zgrl bir anda zerine y
lmt. Hayr, hayr, diye dnd. Yaz m tura m deil. Ne ola
caksa olsun, ama mutlaka benim elimle olacak. Kendini kapp ko
yuverecek bile olsa, hatta yklm, btn umutlarn yitirmi ola
rak, pis bir kmr uval gibi srklenip gtrlmeye boyun ese
de kendi bitiini, kendi yok oluunu kendi seecekti: O zgrd, her
eyi yapmakta zgrd, bir hayvan ya da ruhsuz bir makine olup
kmakta, boyun emekte zgrd, isyan etmekte zgrd, kararsz
olmakta zgrd; evlenmek, silkinip kvermek ya yllarca bu y
k ayaklaryla gittii yere srklemek; nasl isterse yle hareket
edebilirdi, ona kimse t veremezdi, kendi hkmleriyle yarataca
iyi ve ktden te iyi ve kt yoktu onun iin. evresinde her
ey toplanm ona bakyor, tek bir hareket yapmadan onu bekliyor
du. Korkun bir sessizliin ortasnda yapayalnzd, zgr ve yapa

245

yalnz, yardmdan ve aftan yoksun, hibir yardm umudu olmadan


karar vermeye mahkmdu, lnceye dek zgr olmaya mahkmdu.
Bileti, Denfert-Rochereau! diye bard.
Mathieu kalkt ve otobsten indi; Froideveau Sokana sapt.
Yorgun ve sinirliydi, gzlerinin nnden gitmeyen bir hayal vard,
karanlk bir odada kapa kaldrlm bir sandk ve sandn iinde
gzel kokulu, kuty gibi yumuak paralar, bu pimanla benzer
bir duyguydu: Ah! Paray almam gerekti!
Kapc kadn, Size bir mektup var, dedi. imdi geldi.
Mathieu zarf ald, yrtt; o anda evresini evreleyen drt du
var yklverdi ve ona sanki dnyas deimi gibi geldi. Kdn
ortasnda iri iri harflerle yazlm drt kelime vard:
Kaldm. Deli gibiyim. Ivich.
Kapc, Kt bir haber deil ya? diye sordu.
Hayr.
Ya, eh iyi. ok zlm grndnz de.
Kaldm. Deli gibiyim. Ivich.
Eski bir rencim, snavlarn verememi.
Ah, okumak gnden gne zorlayor, yle diyorlar.
Evet, ok zor.
Dnn. Bu kadar gen var, okullara giriyorlar. Hepsi bir
eyler olup ksa bunlarn hepsine i nerede?
Evet yle.
Ivichin ksack mektubunu drdnc kez okudu. Mektuptaki
cafcafl, zentili facia havasndan korkmutu. Kaldm. Deli gibi
yim... Bir halt kartryor mutlak, diye dnd, bir halt kart
ryor. Bu, gn gibi meydanda, bir halt kartryor. :
Saat ka?
Alt.
Saat altyd. Sonular saat ikide renmiti. Tam drt saattir
Paris sokaklarnda umutsuz dolayordu. Zarf cebine soktu.
Kapcya, Bana elli frank verir misiniz Madame Garinet,
dedi.
Kadn armt.
Bilmem, elli frank var m, dedi. Sonra nndeki ekmeceyi
kartrd, bir yz franklk karp uzatt:
Aln, yz frank var, stn akama verirsiniz.
Tamam, dedi Mathieu, mersi.
kt. Dnyordu: Nereye gitmi olabilir? Kafasnn ii
bombotu, elleri titriyordu. Froideveau Sokandan bir taksi gei
yordu. Mathieu iaret etti:
Saint-Jacques Soka, renci Yurduna. abuk!

246

Peki, dedi ofr.


Nereye gitmi olabilir? En iyi olaslkla atlayp Laona gitmi
tir, en kts de... Drt saat ge kaldm, drt saat. ne doru eil
miti ve arabay hzlandrmak ister gibi sa ayan olanca kuvve
tiyle yere basyordu.
Taksi durdu. Mathieu indi ve yurdun kapsn ald.
Matmazel Ivich Serguine burada m acaba?
Kadn dikkatle bakt.
Gidip bir bakaym.
abuk dnd.
Matmazel Serguine sabah km, hl dnmemi, dedi. B
raklacak bir mesajnz var myd?
Hayr.
Mathieu tekrar taksiye bindi, bu defa, Sommerard Soka,
Polonya Oteli, dedi.
Birka dakika sonra cam vurarak, Bir dakika, bir dakika,
dedi. .Otel karda, solda.
Taksiden indi ve caml kapy iterek girdi.
Monsieur Serguine burada m ?
Krmz sal, krmz kirpikli iman garson kasada oturuyor
du. Mathieuy tamd.
Monsieur Serguine dn gece gelmedi, dedi.
Kz kardei... sarn bir kz urad m acaba?
Garson, Aaa, Matmazel Ivichi tanyorum, dedi. Hayr, gel
medi, yalnz Madame Montero iki kere telefonla Monsieur Borisi
arad, gelir gelmez bana gelsin diye haber brakt, grrseniz
Monsieur Borise syleyin ltfen.
Pekl, dedi Mathieu.
kt. Nereye gitmi olabilirdi? Sinemaya? Olacak ey deil.
Sokaklarda m dolayordu? Ne olursa olsun herhalde Laona git
memiti, yle olsa yurda urar giysilerini filan alrd. Mathieu ce
binden zarf kard ve bakt: Cujas Sokandaki postaneden atl
mt, ama bunun bir anlam yoktu ki.
ofr, Nereye gidiyoruz? diye sordu.
Mathieu, ona kararsz gzlerle bakt, sonra birden yz aydn
land: Bunu yazm olmas iin iyice beyninin dnm olmas ge
rek. yle olunca da gitmi, bir yerde kafay ekmitir.
Bakn, dedi, rhtmdan balayp Saint-Michel Bulvarn
ar ar kacaz. Birini aryorum, btn kahvehanelere teker te
ker bakacaz.
Ivich, Biarritzde yoktu, Sourceta yoktu, Harcourtda yoktu.
Biardda yoktu, Palais du Cafede yoktu. Capouladeda Mathieu

247

Ivichi tanyan bir inli renci grd. Ona doru yrd. inli bir
taburenin zerinde tnemi, Porto iiyordu.
Mathieu ban ona doru kaldrarak, Affedersiniz, dedi,
Matmazel Serguini tanyorsunuz deil mi? Bugn kendisini gr
dnz m hi?
Hayr, dedi inli. Zorlukla konuuyordu. Bana bir kaza
geldi...
Bana bir kaza m geldi? diye bard Mathieu.
Hayr, dedi inli. Yalnzca size, bana bir kaza m geldi,
diye soruyorum.
Mathieu, ona srtn dnerek, Ne bileyim ben, dedi.
imdi artk Ivichi, kendine kar korumak telanda deildi,
u anda yalnzca onu grme arzusu, lgn ve ac veren tutku halin
de benliini dolduruyordu. Ya kendini ldrmeye kalkrsa? Bu
nu yapabilecek kadar sersemdir, diye fkeyle dnd. Ama, so
nunda, belki de u anda Montparnassetayd?
Vavin Meydanna, dedi.
Otomobile atlad. Elleri titriyordu; cebine soktu. Taksi, Medici
emesinin evresinde dnerken Mathieu, Renatay grd. Rena
ta, Ivichin arkada bir talyan kzd. Luxembourg Bahesinden
kyordu, kolunun altnda bir anta vard.
Mathieu ofre, Durun, durun! diye bard. Taksiden atlad
ve kza doru kotu:
Ivichi grdnz m?
Renata gururlu bir tavr taknd.
Bonjour Monsieur, dedi.
Bonjour, dedi Mathieu. ivichi grdnz m?
ivichi mi, dedi Renata. Tabii grdm.
Ne vakit?
Bir saat kadar oluyor.
Neredeydi?
Luxembourgda. Renata dudaklarn bkerek anlatt: Yann
da acayip birileri vard. Biliyorsunuz deil mi, dedi, takld zavall.
Evet, biliyorum. Nereye gitti?
Dansa gideceklerini sylyorlard. Tarentulee galiba.
Nerede bu?
Monsieur-Le-Prince Sokanda. Greceksiniz, byk bir
plak maazas var, onun altnda.
Mersi.
Mathieu yrd, sonra birden geri dnd.
zr dilerim. Size hoakalm demeyi unuttum.
Gle gle Monsieur, dedi Renata.

248

Mathieu ofre dnd:


Monsieur-le Prince Soka, dedi. Hemen urackta. Ar gi
din, size gsteririm.
Hl orada olsa... Yoksa btn dansingleri dolamam gereke
cek... diye dnd.
Durun, ite buras. Beni bir saniye bekleyeceksiniz.
Mathieu bir plak maazasna girdi:
Tarentule? diye sordu.
Zemin katta. Merdivenden inin.
Mathieu merdiveni indi, yzne serin ve kf kokulu bir hava
arpt, deri kapl bir kapy iterek bakt ve midesine bir yumruk ye
mi gibi oldu. Ivich oradayd, dans ediyordu. Kapnn pervazna
yasland ve dnd: Ivich burada!
Bu, rplak ve bir hastane odas kadar antiseptik, glgesiz
bir yerdi. Yal kttan yaplma tavan lambalarndan, szgn bir
aydnlk fkryordu. Mathieu, bu l k denizinin dibinde, zer
lerinde, ak renk rtlerle kk masalar grd.
Bej rengi boyal duvarlarda, egzotik iekleri taklit eden ba
rtkan renkli kocaman karton ekiller vard, ama hepsi imdiden
nemi yiyerek kabarm, kaktsler bir hastala tutulmu gibi yer
yer kararm, imiti. Grnmeyen bir yerde bir pikap bir pasodoble alyordu ve bu konser ve mzik, salonu daha plak, daha
l gsteriyordu.
Ivich, ban kavalyesinin omzuna brakm, ona smsk sarl
mt. Gen adam gzel dans ediyordu. Mathieu, onu tand: nce
ki gn Saint-Michel Bulvarnda Ivichin yannda grd uzun
boylu, esmer, gen adamd. Ivichin salarn kokluyor, ara sra y
zn gmerek pyordu, ivichin yz sapsaryd, gzleri kapal,
gen adam kulana bir eyler fsldadka ban arkaya atarak g
lyordu; pistte yalnzdlar. Salonun dibinde drt gen ocuk, ok bo
yal bir gen kadnla oturmu, Ole! diye bararak el rpyorlard.
Uzun boylu gen adam, Ivichi belinden kavrayarak onlara doru
gtrd, ocuklar el rparak onlar karladlar; tuhaf bir halleri
vard: Thndk, ama zentili, yapmack bir havayla biraz uzak duru
yor, belirsiz, ama yumuak tavrlarla onlara bakyorlard. ok boya
l gen kadn, tetikte gibiydi; hareketsiz baklarla ar ve gevek
durmu, seyrediyordu. Bir sigara yakt ve dnr gibi, Ole! dedi.
Ivich, gen kadnla enesinde bir boydan bir boya incecik sa
kal olan sarn bir ocuun arasndaki sandalyeye ylr gibi
oturdu. lgn kahkahalar atyordu. Elini, yznn nnde aa
yukar sallayarak, Hayr, hayr, dedi. Tana gerek yok. Tank is
temem.

249

Sakall ocuk, yakkl, esmer gen adama yer vermek iin


sandalyesinden kalkt. Mathieu, tamam, diye dnd. Herife,
Ivichin yannda oturma hakkn tammlar! Yakkl gen adam,
bu ikram ok doal bulmu olmalyd, zaten kendini rahat hisse
der grnen bir o vard ilerinde.
Ivich parmayla sakall ocuu gstererek, Kayor, dedi,
glerek devam etti, kayor, nk ona, seni peceim, diye sz
verdim.
Sakall, yapmack bir kibirle.
Rica ederim, dedi, sz vermediniz, beni tehdit ettiniz.
yi ya, ben de seni pmem, Irmay perim.
Gen kadn memnun, Beni pmek mi istiyorsunuz sevgili
Ivich?
Evet, gel. Kadn hain bir hareketle kolundan yakalad.
tekiler irkilerek ekildi; biri usulca, azarlar gibi, Ivich, deli
misin? diye sylendi. Yakkl gen adam souk bir glmsemey
le bakyordu, gzlyordu sanki. Mathieu birden sinirlendi: Bu ya
kkl, zarif gen adam iin Ivich, herhangi bir servenden baka
bir ey deildi, onu ehvetli ve bilgili gzleriyle adeta soyuyordu,
Ivich imdiden onun gzlerinin nnde rlplakt, gslerini,
kalalarn gryor, etinin kokusunu duyuyordu sanki... Mathieu
ani bir fkeyle silkindi ve Iviche doru gevek admlarla yrd.
lk kez, onu tandndan beri ilk kez Ivichi arzu ettiini, bir baka
erkein ehvetli gzlerinde onu arzu ettiini utanla hissetmiti.
Ivich ok boyal gen kadm pnceye kadar binbir cilve yap
t. Sonra onun ban avularnn arasna alarak dudaklarm uzun
S
uzun pt ve birden onu itti. Alayla, Sigara kokuyorsun, dedi.
Mathieu nlerinde durmutu.
Ivich, dedi.
Ivich, az ak, bakakald ve Mathieu, onun kendisini tanyp
tanyamadn dnd. Kz, sol elini ar ar yukar kaldrarak,
Sen misin, dedi. Bak!
Elindeki sargy karmt. Mathieu zerinde kk, sar, ce
rahatli prtklerle krmzms ve yapkan bir kabuk grd.
Ivich hayal krklna uram gibi, Sen elindeki sargy
karmamsn, dedi. Ama doru ya, sen tedbirli, akl banda bir
adamsn.
Boyal gen kadn, zr diler gibi, Bizi dinlemedi, sargy
karp att, dedi. Kk bir eytan bu vallahi.
Ivich birden ayaa kalkt ve Mathieuye karanlk gzlerle ba
karak, Aln, gtrn beni buradan, dedi. Ben buralarda alalyo
rum... aalk bir ey oldum burada.
250

ocuklar birbirlerine baktlar. Sakall sarn, Mathieuye,


Ona, biz iirmedik, dedi, biliyor musunuz? Hatta ona engel ol
maya altk.
Ivich, yzn tiksintiyle buruturarak, Bak, bu doru, dedi.
Kuzu gibi olanlar, ite bu.
Yakkl gen adam, Benden bakas tabii, dedi.
Iviche bir su ortann sinsi gzleriyle bakyordu. Ivich, ona
dnerek, Evet, bu aalk serseriden bakas, dedi.
Mathieu usulca, Gelin, dedi.
Onu omuzlarndan yakalad ve srkledi, ardnda akn mnltlar iitiyordu.
Merdivenin ortasnda Ivich bsbtn arlat. Mathieu,
Ivich, diye yalvard.
Buklelerini alayla sallayarak, Oturmak istiyorum, dedi Ivich.
Rica ederim, yalvarrm...
Ivich inlemeye balad, eteini dizlerinin zerine doru ekerek,
urada oturaym, dedi.
Mathieu, onu belinden yakalad ve srkleyerek kard. So
kaa ktklar zaman brakt, debelenmemiti. Gzlerini krpt
rarak somurtkan bir y2e evresine bakmyordu. Mathieu, Sizi
yurda gtreyim mi? diye sordu.
Ivich, Hayr, diye hkrd.
yleyse Borise gidelim.
Boris otelde deil.
Nerede?
Ne bileyim, kim bilir hangi cehennemde!
Nereye gitmek istiyorsunuz?
Ne bileyim ben? Ne bileyim... Siz bulun bir yer, madem beni
siz getirdiniz buralara.
Mathieu bir an dnd, sonra, Pekl, dedi.
Bir taksi ard.
Huygens Soka 12 numara, dedi.
Sizi kendi evime gtreyim, dedi. Divanda uzanr, dinlenir
siniz, size koyu bir ay yaparm.
Ivich itiraz etmedi. Taksiye zorlukla bindi ve kendini arkaya
brakt.
Kt msnz?
Ivich sapsaryd.
Hastaym, dedi.
Bir eczanenin nnde duralm, dedi Mathieu.
Ivich, fkeyle, Hayr, istemem, diye bard.
yleyse gzlerinizi kapatn, kendinizi rahat brakn, yle...
251

Az sonra evde olacaz.


Ivich hafife inledi. Birden yemyeil oldu ve bam kapnn
camna dayad. Mathieu, kzn rtlerle sarslan zayf, kk sr
tn gryordu. Elini uzatt ve usulca kapnn kilidini bastrd. Ka
pnn alvermesinden korkmutu. Sonra, rt durdu. Mathieu
ani bir hareketle kendini arkaya att, piposunu dilerinin arasna
sktrd, dnceli bir tavrla dar bakmaya balad. Ivich do
ruldu, sonra kendini gene geriye koyuverdi. Mathieu piposunu ce
bine sokarak, Geldik, dedi.
Ivich inleyerek davrand. Alamakl bir sesle, Utanyorum,
dedi.
Mathieu nce indi ve ona yardm etmek iin elini uzatt. Ama
o, bu eli iterek dar atlad. Mathieu, ofrn parasn verdi ve k
za dnd. Ivich duygusuz gzlerle bakyordu; gzel, ocuksu a
zndan eki bir kusmuk kokusu yaylyordu. Mathieu, bu kokuyu
ihtirasla iine ekti, Daha iyice misiniz? diye sordu.
Ivich ask suratla, Sarho deilim, dedi. Ama bam ok ar
yor, atlayacak gibi.
Mathieu, onu usul usul merdivenlerden kard. Ivich, ona
dmanca bakyordu.
Her admda beynime bir bak saplanyor, dedi. kinci katn
sahanlnda bir an durup nefes ald, sonra, imdi her eyi hatr
lyorum, dedi.
Ivich!
Her eyi... O pis heriflerle, o serserilerle dans ettim, itim, i
tim, rezil oldum. Hem... hem de kovuldum EC.N.den...
Gelin, dedi Mathieu, bir merdiven kald. *
Konumadan ktlar. Ivich birden, Beni nasl buldunuz?
diye sordu.
Mathieu anahtar kilide sokabilmek iin iki bklm olmutu.
Sizi aryordum, dedi, sonra Renataya rastladm.
Ivich arkasnda, mrldand:
Hep, siz geleceksiniz diye bekledim.
Mathieu kenara ekilerek, Girin, dedi.
Geerken, Mathieuye srtnmt, Mathieu onu kollarna al
mak arzusuyla rperdi.
Ivich kararsz admlarla odaya girdi. Somurtkan bir yzle ev
resine bakt.
Buras m odanz? diye sordu.
Evet, dedi Mathieu. Ivich ilk kez geliyordu. Yeil deri kol
tuklarna ve alma masasna bakt, onlar Ivichin gzleriyle gr
d ve utand.
252

Divan burada, dedi, gelin, uzann.


Ivich tek kelime sylemeden divann zerine serildi.
ay ister misiniz?
yorum, dedi Ivich.
Mathieu battaniyeyi getirdi, kzn bacaklarna rtt. Ivich gz
lerini kapad ve ban yasta brakt. Ac ekiyordu, alnnda, ka
larnn arasnda incecik izgiler belirmiti.
ay istiyor musunuz?
Yant vermedi. Mathieu elektrikli ibrii ald ve musluktan su
doldurdu. Mutfak dolabnda bayatlam, derisi kupkuru olmu bir
yarm limon adamakll sklrsa belki bir-iki damla suyu kard.
Bir tepsiye iki fincan koydu ve odaya dnd.
Su neredeyse kaynar, dedi.
Ivich yant vermedi: Uyuyordu. Mathieu koltuklardan birini
grltszce divann yanna ekti ve oturdu. Ivichin kalarnn
arasndaki izgiler kaybolmutu, aln przsz ve prl prld, gz
leri kapal glmsyordu. Ne kadar gen, diye dnd Mat
hieu. Btn umudunu bir ocua balamt. Divanda yatm uyur
ken, ne kadar zayf, ne kadar gsz grnyordu. Kimseye yar
dm edemezdi Ivich, aksine yaayabilmesi iin ona yardm etmek
gerekti. Ve Mathieu yardm edemiyordu, yardm edemezdi. Ivich,
Laona gidecekti, orada bir ya da iki k pinekleyecek, sonra biri
kacakt ortaya, bir adam, gen bir adam ve alp gtrecekti. Ben
Marcellele evleneceim. Mathieu kalkt, sessiz admlarla su kay
nam m diye bakmaya gitti, sonra gelip gene sessizce Ivichin ya
nna oturdu, uykusunda daha da soylu grnen bu kk, terli ve
hasta yze sevecenlikle bakt; birden Ivichi sevdiim dnd ve
at; hayr, bu ak deildi, bu aka benzemiyordu, bu bir deiik,
kendine zg heyecan deildi; hatta duygularnn bir deiik, ken
dine zg hali, varoluu da deildi; ufkuna km, kprtsz bir
felaket, bir Uursuzluk denebilirdi buna; strapl, bahtsz bir gele
cek! Su, mrldanarak kaynamaya balamt; Ivich gzn at.
Size ay yapyorum, dedi Mathieu. ersiniz, deil mi?
ay m? Ivich am gibiydi, sonra, "Siz ay yapamazsnz,
dedi.
Avularn yanaklarna yaptrarak peremlerini dzeltti,
gzlerini ovuturarak kalkt.
ay kutusunu verin, dedi, size Rus usul bir ay yapaym.
Ama semaver ister.
Mathieu ay kutusunu uzatrken, Yalnzca bir elektrikli ibri
im var, dedi.
Yazk! stelik Seylan ay ha? Neyse, zarar yok.
253

Kaynayan ibrie doru bakt.


Demlik nerede? diye sordu.
Sahi, dedi Mathieu. Mutfaktan demlii getirdi.
Mersi.
Ivich kaynar suyu demlie boaltt, sonra gelip oturdu.
Demlenmesi iin biraz beklemek gerekir, dedi.
Sustular. Sonra Ivich, Evinizi sevmedim, dedi.
Tahmin ettim, dedi Mathieu. Biraz toparlandnzsa kabl*
liriz.
Nereye gidebiliriz? dedi Ivich. Burada iyiyim ben. O pis
kahvehaneler hep beynimin iinde dnyordu, sonra o insanlar.,,
Korkulu rya gibi. Buras irkin, ama rahat. Perdeleri kapayamaz
msnz? u kk lambay yakalm.
Mathieu kalkt panjurlar kapad, perdeleri tutan kordonlar
zd. Ar yeil perdeler birleerek duvar boydan boya rtt.
Sonra kk lambay yakt.
Ivich mutlu bir glmsemeyle, Oh, diye mrldand. Gece
oldu.
Divann yastklarna gmlerek, Ne gzel, dedi, ne yumu
ak, sanki gn gerekten bitmi gibi. Sokaa kacam zaman ge
ce olmu olsun, aydnlktan korkuyorum.
stediiniz kadar oturabilirsiniz burada, dedi Mathieu. Ge
lecek kimse yok, gelen olursa kapy alar alar gider. Bu gece ser
bestim ben.
Doru deildi bu, gece on birde Marcelle bekleyecekti. Mat
hieu hnla dnd: Beklesin biraz!
,
Ne zaman gidiyorsunuz? diye sordu.
Yarn. lezeri bir tren var.
Mathieu birka saniye konumad. Sesine hkim olmak isti
yordu. Sonra, Sizi geirmeye gelirim, dedi.
Hayr, dedi Ivich. Nefret ederim bundan, lastik gibi uzayp
giden vedalamalar olur. Sonra yorgunluktan lyorum.
Nasl isterseniz. Eve telgraf ektiniz mi?
Hayr. Ben... Boris ekecekti, ama ben brakmadm.
Demek, siz kendiniz syleyeceksiniz onlara, yle mi?
Ivich ban edi.
Evet.
Bir sessizlik oldu. Mathieu Ivichin ne doru edii bana,
zayf omuzlarna bakyordu: Ona, sanki kz ar ar kendisinden
kopuyormu, onu terk ediyormu gibi geliyordu.
Demek, dedi, bu, bu yl son gecemiz, yle mi?
Ha ha, dedi Ivich. Bu yl ha? Alayla glyordu.
254

Mathieu, Ivich, dedi, byle konumayn. Hem ben sizi gr


meye Laona geleceim.
stemiyorum. Laona srtnen her ey kirlenir benim gzmde.
Peki, yleyse siz gelirsiniz.
Hayr.
Ekimde snav var. Sanmam ki aileniz...
Onlar tanmyorsunuz, dedi Ivich.
Hayr, ama bir snavda takldnz diye sizi, geleceinizle oy
nayarak cezalandrmaya kalkmazlar herhalde, deil mi?
Ivich, Beni cezalandrmay dnmezler bile, dedi. Yalnz
ca, benimle ilgilenmezler artk, beni unuturlar, bsbtn yok bilir
ler beni. Sonra ac bir glle devam etti: Ben de bundan fazlas
na demem zaten, hibir ey olamam; PC.Nye bir yl daha gitmek
tense, mrmn sonuna kadar Laonda rmeyi tercih ederim.
Mathieu korkmutu.
Byle sylemeyin, dedi. Byle her eyden vazgemi gibi
konumayn Ivich, siz Laondan nefret ediyorsunuz.
Ivich dilerini skt.
Doru, dedi. Laondan nefret ediyorum.
Mathieu aydanlkla fincanlar getirmek iin kalkt. Birden
yzne kan hcum etti, Iviche dnd, yzne bakmadan, Bakn
Ivich, dedi, yarn gideceksiniz, ama size sz veriyorum, Parise
dneceksiniz, ekimde, en ge ekimde! Ben bir yolunu bulacam!
Ivich, bkkn bir hayretle, Ne yapabilirsiniz, dedi. Size sy
lyorum, ben hibir ey renemem, hibir i yapamam! Hi...
Mathieu sonunda gzlerini kaldrarak ona bakmaya cesaret
edebildi, ama rahat deildi; kz rktmeden konuabilmek iin
zihninde szckler aryordu.
Hayr, dedi, demek istediim bu deildi. Acaba... bana izin
verseydiniz... size yardm etmek isterdim.
Ivich hl anlamamt. Mathieu devam etti:
kuru bir param olacak umuyorum.
Ivich birden irkildi.
Ha, dedi. Onu mu sylemek istiyordunuz?
Hain bir sesle ekledi:
Hayr, olacak ey deil.
Mathieu scak bir sesle, heyecanla, Neden, dedi, neden ol
masn? Neden? Bakn, tatilde biraz para biriktireceim, Jacquesla
Odette, beni her yaz Juan-les-Pinsdeki evlerine davet ederler, hibir
yaz gidemedim, ama bir gn gitmek gerek tabii, bu yaz austosu on
larda geirebilirim, hem bir deiiklik olur bana, hem de para birik
tiririm... Sonra telala sesini ykseltti: Ne olur, ne olur hemen red
detmeyin, bor olur bu. Sonra...
255

Sustu. Ivichin omuzlar km gibiydi, kalarnn altndan


tuhaf bir bakla onu szyordu.
Bana yle bakmayn Ivich!
Nasl baktm bilmiyorum... Ah! Bam yle fena aryor ki.
Gzlerini indirdi ve devam etti:
Gidip yatsam daha iyi olacak.
Yalvarrm Ivich! Dinleyin beni, para bulacam ben, siz
Parise dneceksiniz, hayr demeyin, yalvarrm size, iyice dn
meden hayr demeyin! Bu sizi rahatsz etmesin; yaamnz kaza
nabildiiniz zaman bana dersiniz, ne olur...
Ivich omuz silkti, Mathieu heyecanla, Ya da Boris der, dedi.
Ivich yant vermedi. Yzn, salarnn arasnda gizlemiti.
Mathieu nnde, dimdik, kmldayamadan duruyor, kendini a
kn ve bahtsz hissediyordu.
Ivich!
Ivich susuyordu. inden, kk enesini yakalamak ve ba
n zorla yukar kaldrtmak geliyordu.
Ivich, ltfen! Yant verin bana, niin yant vermiyorsunuz?
Ivich hl susuyordu. Mathieu odann iinde bir aa bir yu
kar dolamaya balad, dnyordu: Evet, diyecek, evet deme
den onu brakmam. Brakamam. Ben de... Ben de ders veririm, bir
eyler yaparm..
Ivich, dedi, neden kabul etmediinizi anlatn bana.
Ivichi bktrmaktan, sora sora bktrmaktan ve konuturmak
tan baka are yoktu.
Neden kabul etmiyorsunuz, dedi. Syleyin, neden kabul et
miyorsunuz?
3
Ivich sonunda ban kaldrmadan mrldand:
Sizden para alamam.
Neden? Babanzn parasn kabul ediyorsunuz pekl.
O baka. kisi ayn ey deil.
Gerekten ayn ey deil. Bana belki yz kere babanzdan
nefret ettiinizi sylediniz.
Sizden para almam iin hibir neden yok.
Babanzdan almanz iin neden var, demek.
Bana cmert davranlmasmdan nefret ederim, dedi Ivich.
Sz konusu olan babamsa eer... babama kar kendimi borlu his
setmek zorunda deilim.
Mathieu fkeyle, Bu ne biim gurur Ivich! diye bard. Sa
ma bir onur kaygs yznden yaamnz berbat etmeye ne hakk
nz var? Orada katlanacanz yaam dnn bir kere! Orada gei
receiniz her saat, her gn, beni reddettiiniz iin pimanlk duya
caksnz belki de.
256

Ivich altst olmutu.


Beni rahat brakn, dedi. Rahat brakn beni!
Kaln ve ksk bir sesle ilave etti:
Ahh... Zengin olmamak ne byk bahtszlk. Ne hallere d
ryor insan. Dayanlmaz bir ikence bu...
Mathieu yumuak bir sesle, Sizi anlayamyorum Ivich, dedi.
Daha geenlerde parann ok aalk bir ey olduunu, paray hi
dnmemenin en soylu bir hareket olacan sylyordunuz. Hat
ta, nereden gelirse gelsin, umurumda deil, cebimde biraz para ol
sun yeter, diyordunuz.
Ivich omuz silkti. Mathieu, onun alnnn en yukarsn, sala
rnn arasndan ensesini ve giysisinin beyaz yakasn grebiliyor
du. Ensesi, yznden biraz daha esmerdi.
Deil mi? yle demediniz mi?
Bana para vermenizi istemiyorum.
Mathieunn sabr tkenmiti.
Eveeet, dedi, kesik kesik gld. nk ben bir erkeim,
yle mi?
Ne demek istiyorsunuz? diye sordu Ivich.
Mathieuye souk bir fkeyle bakt.
Bu ok kaba bir dnce, dedi. Byle bir ey asla aklma
gelmedi... hem de umurumda deil! Vz gelir bana.
Peki yleyse neden? Dnn bir kere: Yaamnzda ilk kez
gerekten zgr olacaksnz, cannz nerede isterse orada oturacak
snz, aklnza eseni yapabileceksiniz. Bana, felsefe lisans yapma
y arzu ettiinizi sylemitiniz, iyi ite, felsefeye devam edersiniz,
Borisle ben size yardm ederiz.
Neden bana yardm etmeye urayorsunuz? diye sordu
Ivich. Ben, size hi... hibir ey yapmadm. Size kar her zaman
ok kaba hareket ettim ve siz imdi tutmu bana acyorsunuz.
Ben size acmyorum.
yleyse bana ne diye paranz vermek istiyorsunuz?
Mathieu bir an, kararsz dnd, sonra bam evirerek, Si
zi bir daha grememek korkusundan, dedi. Buna katlanamam.
Ksa bir sessizlik oldu, sonra Ivich dnceli bir tavrla, De
mek istiyorsunuz ki... Demek istiyorsunuz ki, bunu salt kendinizi
dnerek yapyorsunuz, yle mi, dedi.
Mathieu kuru bir sesle, Salt kendimi dnerek, dedi. Sizi
tekrar grebilmek istiyorum, ite hepsi bu.
Iviche dnerek bakmaya cesaret etti. Kz kalarn atm, du
daklar hafife aralk, dikkatle ona bakyordu. Sonra birden rahatla
m grnd, ilgisiz bir bakla, yleyse belki... diye mrldand.
Akl a

257/17

O zaman bu yalnzca sizi ilgilendiren bir ey... Sonra aslnda hakk


nz var, para uradan ya da buradan gelmi, o kadar da nemli deil.
Mathieu iini ekti: Nihayet, diye dnd. Ama ii yatmamt. Ivichin yznde hl o karanlk anlam vard. Onu biraz
daha balamak iin sordu:
Eve nasl anlatacaksnz bunu?
Ivich geliigzel bir hareket yapt.
Bir eyler sylerim, dedi. ster inansnlar, ister inanmasn
lar. Hem onlara ne, paray onlar vermedikten sonra?
Bam ne eerek mrldand:
Ama oraya dnmek zorundaym.
Mathieu sabrszln belli etmemek iin glmseyerek, Ne
kar, nasl olsa gene buraya geleceksiniz, dedi.
Oh, dedi Ivich, olacak ey deil bu... Evet diyorum, hayr di
yorum, tartyorum, dnyorum, ama olabileceine inanmyorum.
yle uzak bir ey ki. Halbuki Laon... urackta. Yarn gece oradaym.
Elini boynuna dokundurarak, Tam buramda hissediyorum,
dedi. Hem sonra valizlerimi hazrlamam gerek. Btn gece ura
sam bitiremem.
Kalkt.
Gelin, dedi. ay olmutur.
Fincanlara ay koydu. ay kahve gibi simsiyaht.
Size yazarm, dedi Mathieu.
Ben de yazarm, dedi Ivich. Ama size yazacak bir ey bula
cam sanmyorum.
Bana evinizi, odanz anlatrsnz. Sizi orada gzmn nne
getirebilmek isterim.
,}
A yok, dedi Ivich. Btn bunlar anlatmak istemem. Oray
bir kez yaamak yeter de artar bile.
Mathieu, Borisin Lolaya gnderdii ksa, kupkuru mektupla
r dnd, ama yalnzca bir an. Ivichin ellerine bakyordu, sivri,
krmz trnaklarna, incecik, zayf bileklerine ve Onu tekrar gre
ceim, mutlak greceim, diye dnyordu:
Ivich, ay fincann masaya brakrken, Ne acayip ay, dedi.
Mathieu elinde olmadan srad, kap alnmt. Ses karma
d. Ivichin duymam olduunu umarak ayn imeye devam etti.
Bir dakika, dedi Ivich. Kap alnd galiba.
Mathieu parmam dudaklarna gtrerek, Az nce kap
alnrsa amayacaz, demedik mi? diye fsldad.
Ivich berrak bir sesle, Olur mu, dedi, olur mu? Belki nem
li bir eydir, gidin am!
Mathieu kapy amaya giderken, Benimle su orta olmak
tan korkuyor, diye dnd. Sarah zile ikinci kez basyordu ki,
258

Mathieu kapy at.


Sarah nefes nefese, Bonjour, dedi. Beni amma koturdu
nuz. Kk bakan beni aradnz syledi, ben de kalktm geldim,
kafama bir apka bile giymeden.
Mathieu ona dehetle bakyordu, cam yeili tayyryle, rk
dilerini gsteren gl, taraz taraz salaryla ve insana dokunan
iyi niyetli gzleriyle Sarah felaket habercisi gibiydi.
Acele, Merhaba Sarah, dedi, biliyor musunuz, ieride...
Sarah, onu itti ve iten bir laubalilikle ban ieri uzatt, a
gzl bir merakla, Kim var? diye sordu. Ha! Ivich Serguinemi.
Naslsnz?
Ivich kalkmt, hafife eildi. Hayal krklna uram bir
hali vard. Sarah da burulmutu. Ivich, Sarahnm sevemedii, affedemedii tek insand dnyada.
Ne kadar zayfsnz, dedi. Yeteri kadar yemediinize yemin
edebilirim. Ama hi iyi etmiyorsunuz.
Mathieu, Sarahmn karsnda durmutu, ona dimdik, kprt
sz gzlerle bakyordu.
Sarah keyifli bir sesle, Mathieu bana gzlerini ayor, dedi,
bakn size zayflktan sz etmemi istemiyor herhalde.
Mathieuye dnerek, Ge vakit dnebildim, dedi. Waldmann bulmak mesele. Parise geleli yirmi gn olmad, daha im
diden bir sr karanlk iin peinde. Onu ancak saat altda yakala
yabildim.
ok naziksiniz Sarah, dedi Mathieu, ok teekkr ederim.
Sonra kelimelere basa basa ilave etti:
Pekl, bunlar sonra konuuruz. Gelin bir ay iin.
Hayr, hayr, oturmayacam. Hemen spanyol Kitabevine gi
deceim, beni acele grmek istiyorlarm, anlalan Gomezin bir
arkada gelmi.
Mathieu vakit kazanmak iin, Kimmi? diye sordu.
Bilmiyorum daha. Bana, Gomezin bir arkada dediler, o ka
dar. Madridden geliyor.
Mathieuye sevgiyle bakyordu. Gzleri efkat ve iyilikle koca
man kocaman almt.
Sevgili Mathieu, dedi, size kt bir haberim var. Kabul et
miyor.
Hmmm.
Mathieu, kendinde konuacak g bulduuna aarak, Be
nimle ayrca konumak isterdiniz herhalde, dedi.
Kalarn atarak Sarahnn gzlerini yakalamaya alyordu.
Ama Sarah, ona bakmadan ackl bir sesle, Ah, dedi. Buna gerek
yok. Sylenecek ey o kadar az ki!
259

Sonra sr dolu bir tavrla devam etti:


Elimden geldii kadar uratm, ama bouna. O kimsenin ya
rn sabah parayla birlikte orada bulunmas gerek...
Mathieu, Peki, mersi, dedi. Sonra szcklerin zerinde du- >
rarak, Bundan sz etmeyelim artk, diye devam etti. Sarah, ken
dini temize karmak tela iinde anlatt:
Elimden geleni yaptm, yalvardm yakardm biliyor musu
nuz? Bana, Kadn Yahudi mi? diye sordu. Hayr, dedim. O da, Ben
kredi yapamam, dedi, eer kendisini kurtarmam istiyorsa paray
der, dedi. stemiyorsa, buyursun. Pariste hastaneden ok ne
var? dedi.
Mathieu ardnda divann yaylarnn gcrdadn duydu. Sa
rah anlatyordu:
Dedi ki: Onlara hibir zaman yardm etmem. Onlar bize o ka
dar ac ektirdiler ki. Hakl da biliyor musun, onu ok iyi anlyo
rum. Bana Viyanadaki Yahudilerden, toplama kamplarndan bah
setti. nanamadm vallahi. Sarahmn sesi ksld: Onlara eziyet
etmiler, diye devam etti.
Sustu ve odaya ar bir sessizlik kt. Srah ban sallaya
rak sordu:
imdi ne yapacaksnz?
Bilmiyorum.
Herhalde ey... etmeyeceksiniz?
Mathieu kederle, Herhalde, dedi, iin sonu yle bitecek
herhalde.
Sarah heyecanla, Ooo, Mathieucm... diye mrldand.
Mathieu kadna sert sert bakt ve Sarah aalad, Mathieu,
onun gzlerinde bir bilin prlts grdn sand.
Birka saniye sonra Sarah, Peki, dedi. Peki, ben kayo
rum. Yarn sabah bana telefon edin, mutlak, merak ederim.
Olur, dedi Mathieu, gle gle Sarah.
Sarah kapnn aralndan, Hoakaln Ivich, diye bard.
Gle gle Madame.
Sarah gittikten sonra Mathieu odann iinde bir aa bir yu
kar dolamaya balad gene. yordu.
u kadn, dedi glerek, kasrga sanki. Frtna gibi ieri da
lar, ne var ne yok saar, savurur, sonra gene frtna gibi paldr kl
dr gider.
Ivich bir ey demedi. Mathieu, onun yant vermeyeceini bili
yordu. Geldi, kzn yanna oturdu ve ona bakmadan, Marcellele
evleneceim Ivich, dedi.
Yeni bir sessizlik oldu. Mathieu kar duvardaki ar yeil per
delere bakyordu. Yorgundu.
260

Ban ne eerek Iviche anlatt:


nceki gn bana hamile olduunu haber verdi.
Szckler dudaklarndan zorlukla kt. Iviche dnp bakma
ya cesareti yoktu, ama onun kendisine baktn biliyordu.
Ivich buz gibi bir sesle, Bunlar bana niin sylediinizi anla
yamyorum, dedi. Bunlar yalnzca sizi ilgilendirir.
Mathieu omuzlarn kaldrd:
Ama siz pekl onun... ey olduunu...
Ivich, kibirle ban kaldrd.
Onun metresiniz olduunu biliyor muydum, diye mi soruyor
sunuz, dedi. Byle eylerle ilgilenmediimi bilmeniz gerek.
Bir an tereddt etti, sonra, Hem neden byle akn bir hal al
dnz da anlamyorum, dedi. Evlendiinize gre, evlenmeyi is
tiyorsunuz, demektir. yle olmasa... nk bildiime gre bunun
bir yolu varm.
Param yok, dedi Mathieu, aramadm yer kalmad.
Ha, demek Borisi bunun iin Loladan be bin frank isteme
ye yolladnz.
Ya! Demek biliyorsunuz? Ben hi... neyse! Evet, onun iin is
tedim.
Ivich anlamsz bir sesle, Ne irkin ey... dedi.
Evet.
Zaten bu beni ilgilendirmez, dedi Ivich. Ne yaptnz bili
yorsunuz herhalde.
aym ar ar iti, sonra, Saat ka? diye sordu.
Dokuza eyrek var.
Hava karard m?
Mathieu pencereye gitti, perdeyi kaldrp bakt. Panjurlardan
ieri kirli bir gn szlyordu.
Hayr, iyice kararmam, dedi.
Ivich ayaa kalkarken, Eh, ne yapalm, dedi. Olsun. Git
mek zorundaym. Alamakl bir sesle, Toplanacak bir sr valiz
var, diye ilave etti.
Peki, dedi Mathieu. Gle gle!
Onu alkoymay ii istemiyordu.
Hoakaln.
Ekimde grrz, deil mi?
Bu szler, farknda olmadan dudaklarndan fkrmt.
Ivichin gzleri imekler akyordu. iddetle, Ekimde! diye
bard. Ekimde! Yok! Hayr!
Glmeye balamt.
Kusura bakmayn ama, dedi, ne kadar tuhafsnz. Paranz
261

kabul etmeyi asla dnmemitim; zaten paranz ancak ailenizi ge


indirmeye yetecektir.
Mathieu, onu kolundan yakalayarak, Ivich! diye bard.
Ivich bir lk att ve iddetle silkinerek kolunu kurtard.
Brakn beni! Dokunmayn bana!
Mathieu kollarn yana brakt. inde aresiz bir fkenin ka
bardm duyuyordu
Ivich, zor nefes alarak, boulur gibi devam etti.
Zaten phelenmitim, dedi. Dn sabah... bana dokunmak
cretinde bulunduunuz zaman... bunlar evli bir erkein tavrlar
demitim kendi kendime.
Mathieu kat bir sesle, Pekl, dedi. Israr etmekte mana
yok! Anladm.
Karsndayd, orada, fkeyle kpkrmz, gler gibi bklen du
daklarnda fkrmaya hazr hakaretler, baklarnda ar, kltc
bir anlamla onu seyrediyordu. Mathieu, kendinden korktu. Ivichi
iterek dar kt ve sokak kapsn byk bir grltyle kapad.

XVI
Bilmiyorsun sevmeyi, bilmiyorsun,
Bouna sana bel balaym.
Silahrler Kahvehanesi, akamn kararsz loluunda
btn klaryla parlyordu. Yaamn tadm keyfince karabilen
ler terasta toplanmt, az sonra gece, binbir prltl dantelini kah
vehane kahvehane, vitrinden vitrine dolatracak ve btn Parisi
rtsnn altna alacakt; insanlar, mzik dinleyerek geceyi bekli
yordu, mutluydular, ufukta beliren kzl lekelerle rpermi, tela
lanmalard. Mathieu bu mutlu kalabaln yannda geti gitti, ak
amn yumuak heyecan ona gre deildi.
Bilmiyorsun sevmeyi, bilmiyorsun,
Bouna hep rpnp alaym.
Dmdz, uzun bir sokak. Ardndan, yeil bir odada kinle, nef
retle dolu bir kck bilin, onu btn gcyle itiyordu. nnde,
pembe bir odada hareketsiz bir kadn vard, dudaklarnda umut do
lu bir glmsemeyle onu bekliyordu. Bir saate varmadan o pembe
odaya gizlice, sessiz admlarla girecek ve o yumuak umut, o bek
leyi, o hareketsiz ak onu yutacak, yok edecekti. Btn bir yaam
262

i(;in, uzun, upuzun bir yaam iin. nsanlar, bundan ok daha hafi
li iin kendilerini suya atyorlard.
nne baksana ulan!
Mathieu, otomobilden kaabilmek iin kendini yana att, ayakaldrmn kenarna takld ve kapakland; ellerinin zerine d
mt.
Allah kahretsin!
Kalkt, avular ate gibi yanyordu. amurlu ellerine dikkatle
bakt: Sa el, birka syrkla kzarm, amur iindeydi; sol el acyor
du. amur sarglara yapmt. Gerek bir fkeyle, Bir bu eksikti,
diye dnd, bir bu eksikti! Cebinden mendilini kard, tkr
yle slatt, bir eit acmayla avcunu silmeye balad; can alamak
istiyordu. Bir an bolukta kalakald, kendine akn gzlerle bak
yordu. Sonra glmeye balad. Kendine, Marcellee, Iviche, gln
ve budala beceriksizliine, yaamna, miskin, mzmz tutkularna
glyordu; gemi umutlarn hatrlyor ve glyordu, nk o
umutlar burada sona ermiti; burada, bu yere kapakland iin ne
redeyse alayacak olan ciddi, ok ciddi adamda; kendini hi utan
duymadan, souk ve ehvetli bir alayla seyrediyordu, sylendi: Bir
de kendimi nemsiyorum ha! Glme kesildi, hkrr gibi birka
kesik glten sonra kesildi, glecek kimse yoktu.
Boluk. Gvde, ar, scak, rpertili, boaznda, midesinde f
kenin yakc strab, ayaklarn sryerek yrmeye balad. Ama
gvde botu, iinde kimse yoktu artk. Sokaklar, bir su oluu gibi
boalmt; daha biraz ncesine kadar bunlar dolduran bir ey e
kilmi, yok olmutu. Maddeler kalmt, el dememiesine, ama
demetleri zlm kocaman sarktlar gibi gkten iniyor, masal sa
raylar gibi kiiliksiz yerden ge ykseliyordu. Tm o allagel
mi yakarlar, gnlk, basit gevezelikler havada erimi, susmutu.
Artk yalnzca bir insan gelecei vard, ruhsuz maddelere doru at
lan ve onlarn aynasnda bin bir ayartc imgeye dnen bir insan
gelecei... Gelecek lmt.
Gvde saa dnd, zerleri kla izgi izgi olmu buz dalar
nn arasnda, pis bir atlan dibindeki kprtl ve aydnlk bir bulu
ta dald. Karanlk, ar ktleler gcrdayarak srkleniyordu. Gzle
rin hizasnda yapraklar benekli iekler sallanp duruyordu. Bu du
manl atlan derinliklerinde, bu ieklerin arasnda cam gibi bir
saydamlk kayyor ve kendini buz gibi bir tutkuyla seyrediyordu.
Bugn alacam... Ve dnya yeniden var oldu: Birden grl
tyle btn otomobilleri, insanlar, aydnlk vitrinleriyle ve Mat
hieu kendini Dpart Sokanda buldu. Ama bu ayn dnya deildi
ve o ayn Mathieu deildi artk. Dnyann ucunda, binalarn ve so
kaklarn tesinde kapal bir kap vard. Czdann kartrd ve bir
263

anahtar kard. Orada, o kapal kap ve bu kk yass anahtar.


Bunlar dnyadaki son varlklard, ikisi arasnda yalnzca st ste
ylm mesafeler ve engeller vard. Bir saat sonra. Yryerek
gitmeye vaktim var. Bir saat: Oraya gidip o kapy amaya yetecek
kadar zaman; o bir saatin tesinde bir ey yoktu. Mathieu dzgn
admlarla yryordu, kendi kendisiyle barkt u anda, kendini
souk ve kt hissediyordu. Ya Lola hl hasta yatyorsa? diye
dnd. Anahtar cebine koydu ve karar verdi: Ne olarsa olsun,
paray ne olursa olsun alacam!
***
Lamba soluk bir k veriyordu. Darack, uzun pencerenin ya
nnda, Marlene Dietrichin resmiyle Robert Taylorun resminin
arasnda, zerinde kk, rutubet lekeleriyle dolu bozuk bir ayna
s olan bir takvim vard.
Daniel aynaya doru yrd, dizlerini hafife krarak eildi
ve aynada kravatnn dmn dzeltti; bir an nce tmyle gi
yinmi olmak iin acele ediyordu. Orada, kendi grntsnn ar
dnda, odann yar karanlnda, aynann beyaz ve yapkan pisli
iyle hemen de grnmez olan Ralphn ince, kuru profilini grd
ve elleri titremeye balad: Bu grtla, sipsivri frlam sska boy
nu skmak, onu parmaklarnn arasnda atr atr krmak iin de
lice bir arzu duydu. Ralph imdi yzn aynadan yana evirmiti,
Danielin kendisini grdnden habersiz, tuhaf bir bakla onu
seyrediyordu. Surat katil suratna dnd, diye dnd Daniel,
rperdi -bu hem de bir ehvet rperti siydi-, Hayvan, yaraland,
benden nefret ediyor imdi. Kravatn dzeltmeye devam ederek
oyaland. Ralph hl ona bakyordu; Daniel, onlar balayan bu
tekrar tekrar stlm, krk yllk bir an gibi eskimi, bir eit ml
kiyete benzer kyasya nefreti duymak ve tadna varmaktan mut
luydu sanki; sanki bu onu temizliyordu, durulatryordu. Bir gn
bu olanlardan biri beni arkamdan vurup gebertecek, diye dn
d. ocuksu yz, aynada byyecek, byyecek ve sonra her ey
bitecekti, bu bir lanetlenmi lm olacakt, tam ona yakacak bir
ey.
Havlun yok mu?
Danielin elleri nemlenmiti.
Kovann iinde vardr.
Kovann iinde, pis, iren bir havlu vard. Daniel ellerini dik
katle kurulad.
Bu kovada hi su grmedim, dedi. kiniz de sudan pek ho
lanmyorsunuz galiba, ykanyor musunuz ara sra?
264

Ralph somurtkan bir yzle, Koridordaki muslukta ykanyo


ruz, dedi.
Bir sessizlik oldu, sonra olan, Daha kolay oluyor, dedi.
Yatan kenarna oturmu, gvdesi ne eik, sa dizi havada,
ayakkabsn giyiyordu. Daniel bu zayf srta, bu ksa kollu Lacoste
gmleinden kan gen, incecik, kaslar yer yer kabarm kola,
yansz bir gzle bakt, tuhaf bir gzellii var, diye dnd. Ama o
bu gzellikten nefret ediyor, ireniyordu. Birka saniye daha, son
ra darda olacakt Daniel ve btn bunlar gemite kalacakt.
Ama o darda olacaklar, darda kendisini neyin beklediini bi
liyordu. Ceketini giyecekken durdu, omuzlar, gs terle yap ya
pt; ceketini giyerse keten gmleinin nemli vcuduna yapaca
n dnerek irkilmiti.
Ralpha, Buras ok scak, dedi.
atnn hemen alt da ondan.
Saat ka?
Pokuz. Saat imdi ald.
Gn yeniden doana kadar ldrlecek on uzun saat var de
mekti. Yatmak istemiyordu. Yatt zaman azap daha da dayanl
maz oluyordu. Ralph ban kaldrd.
Monsieur Lalique, dedi, size bir ey sormak istiyordum.
Bobbyye tekrar o eczacnn yanma dnmesini siz mi sylediniz?
Dnmesini mi? Hayr. Ona yalnzca bu kadar abuk kap d
ar edilmesinin sersemce bir ey olduunu syledim.
Ha! O zaman baka! Bu sabah geldi, bana yle dedi. Gidip
zr dilemek gerekmi, dedi, sizin, byle yapmasn istediinizi
syledi.
Benim bir ey istediim yok, dedi Daniel, hele gidip zr
dile filan da demedim.
Bir an gz gze baktlar ve sinsi sinsi gldler. Daniel ceke
tini giymek istedi, ama gene cesaret edemedi.
Ralph eilerek, Ona, ne istersen yap, dedim, diye anlatt.
Ne stme vazife benim, deil mi? Madem Monsieur Lalique sy
lemi, dedim. Ama imdi anlyorum iin iyzn...
Sol ayakkabsnn ban fkeyle, koparrcasna ekerek balad.
Ona bir ey sylemem, dedi, yarar yok ki. Alm bir kere,
yalan sylemeden duramaz. Ama biri var ki... Bir elime gesin, ana
sn alatacam onun.
Eczac m?
Evet. Ama moruu deil, tekini, o tysz.
Stajyer.
Evet. O hayvan. Bobbyyle benim iin anlattklarn unutma
dm ben. Bobby, o kenef dkkna kaplandm diye yle koskoslan265

masn. Ama dur, bir gece kapda kstrp geberteceim onu!


Kt kt gld. fkeyle sarho olmutu.
Ellerim cebimde, aptal aptal srtarak yanma sokulacam,
ona: Beni tandnz m, diye soracam. Tandnz, yle mi? Mem
nun oldum! yleyse syle bakalm, benim iin neler uydurdun ha,
neler uydurdun benim iin? Ne yalanlar attn bakalm? Siz grn
o zaman o pezevengi, ben bir ey sylemedim, ben bir ey yapma
dm! Ha! Bir ey demedin ha? yle mi? A l yleyse! Gm! Bir tane
enesine, yere devirdiim gibi ensesine bineceim hayvann, sura
tna, pestilini karacam. Bobbynin sevgili tyszn...
Daniel alayla kark bir i ezilmesiyle ona bakyordu. Hepsi
ayn, diye dnd. Hepsi aynyd, Bobbyden bakas tabii,
Bobby erkek deildi ki, o bir dii hayvan, bir inekti yalnzca. te
kiler, hepsi byleydi ite. Her seferinde i olup bittikten sonra vu
rup krmaktan, birilerinin enesini datp gebertmekten dem vu
rurlard. Ralph, gzleri prl prl, kulaklar kzarm, elini kolunu
sallayarak konuuyordu, sert hareketler yapmak, barp armak
gereini duyduu besbelliydi. Daniel birden iinde onu biraz daha
yere vurmak arzusu duydu.
Ama, dedi, ya o, seni tepelerse?
O mu? Ralph nefretle tkrr gibi gld: Denesin baka
lm. Orientalin garsonuna bir sorun, ne diyecek? Otuzunu gemi
bir herif... Pazlar nah byle vallaa! Beni dar karacakt akl s
ra. Ald dersini, kuzu gibi oldu.
Daniel glmsedi.
enesine bir yumruk salladn tabii...
Hoh ho! Bir gidin sorun, dedi Ralph. Belki pn kii vard bi
zi seyreden. Ona, Dar gel istersen, dedim. Bobby vard, bir de o
iriyar olan, hani geende yannzda grmtm, Corbin, mezba
hada alyor, ite o, o da vard. Bana, Bana adaml sen mi re
teceksin ulan? demez mi? Ha! Gznn ortas budur diye bir tane
ekledim nce, sonra dndm, midesine doru verdim yumruu,
verdim yumruu... Byle! Byle! Gzleri kzarm, kavgay taklit
ederek bolua saldryordu. Dnd, eildi, mavi keten pantolonun
smsk kavrad kk, sert kaba etlerini Daniele evirmiti. Da
niel fkeden boulacakm gibi oldu, can onu dvmek, ldrmek
istiyordu. Burnundan kan iiyordu eolueek, dedi Ralph. Ba
caklarndan yakaladm gibi hoop yere!.. Neye uradn anlaya
mad hayvan!
Korkun gzlerle, gemi zaferin hatrasyla sarho, sustu. Da
niel, Geberteceim unu, diye dnd. Anlattklarna pek inan
myordu, ama gene de Ralphm otuzunu gemi bir adam tartak
layabilmi olmas onuruna dokunmutu. Glmeye balad.
266

Demek kabadayla meraklsn, dedi. Ama bir gn biri kar,


seni bir slatr ki dnyann ka bucak olduunu o zaman anlarsn.
Ralph da gld.
Kabadaylk meraknda deilim, dedi, ama yle irikym
herifler vz gelir bana!
Demek kimseden korkmazsn, ha? dedi Daniel. Kimseden
korkmazsn, yle mi?
Ralph kpkrmz olmutu.
Daima en iriler en gl olmaz ki, dedi.
Daniel ona sokulmutu, hafife iterek, Ya sen, dedi. Sen
gl msn, gster bakalm! Hadisene!
Ralph bir an az ak bakakld, sonra gzleri parlad.
Aa, sizle isterim, dedi. Ama aka olsun diye tabii. Sesi slk
gibi kyordu. Kim glym anlarz.
Daniel, onu kemerinden yakalayarak, Hadi bakalm kk,
dedi. Gster kendini.
Ralph sert ve kvrakt, kaslar Danielin parmaklarnn arasn
dan kayyordu sanki. Sessizce ititiler ve Daniel kesik nefesler al
maya balad, bir an kendini iri, iman, koca bykl bir orta yal
adam gibi hissetti. Ralph, onu yakalam, ayaklarn yerden kesmi
ti, ama Daniel avularn onun kjk yzne dayayarak tm gcy
le itti. Ralph kollarn gevetmek sorunda kald. Kar karya, bir
birlerine, nefretle bakarak, glmseyerek, nefes nefese durdular.
Ralph acayip bir sesle, Alay ediyorsunuz, ha, dedi. Benimle
alay etmek istiyorsunuz.
Birden bam edi ve Daniele saldrd. Daniel bir an aalad
ve iki bklm oldu, olan ensesinden yakalad, ama nefes nefese
kalmt. Ralph hi de yorulmu grnmyordu. Yeniden kaptlar
ve odann ortasnda, ylece sessizce itierek dnmeye baladlar.
Daniel aznda ateli ve buruk bir tat duydu. Bu ii hemen bitir
meli, yoksa beni benzetecek, diys dnd. Olan var gcyle it
ti. Ralph kmldamad. lgn bir fke Danieli delirtmiti. Aalk
herifim biriyim ben, diye dld. Birden eildi, Ralph belin
den yakalad, yatan zerine frlatt ve ayn anda, kendini olanca
arlyla olann zerine att. Halph rpmyor, yzn gzn
trmalyordu, ama Daniel ellerini smsk yakalad ve iddetle bas
trarak ilteye gmd. Ralph, zerindeki bu orta yal adamn ar
lyla kprdayamadan, gsz pataa ivilenmi yatyordu. Da
niel, onu kendinden geerek seyetti. Ralphm gzleri lgn bir f
keyle yanyordu, u anda ok gieldi.
Daniel kesik kesik nefes alarak, Kimmi en gl ha, dedi.
Kimmi?
Ralph hemen glmsedi ve yapmack bir neeyle, Siz gl267

snz Monsieur Lalique, dedi.


Daniel, onu brakt ve ayaa kalkt. Kendini bitkin ve kl
m, alalm, dm hissediyordu, kalbi iri iri arparak, zorluk
la konutu:
Glym, ama imdi... imdi nefesim kesiliyor.
Ralph kalkmt, gmleini pantolonunun iine sokuyordu,
ama o nefes nefese kalmamt. Glmeye alt, gzlerini Danielin
baklarndan karyordu.
Nefesin nemi yok, dedi, aslan dv! Nefes, antrenman
ii...
Kendini iyi koruyorsun, iyi vuruuyorsun, dedi Daniel. Ama
aramzda kilo fark var.
Karlkl, kaamak gzlerle bakarak gldler. Daniel,
Ralph boazndan yakalamak ve suratna olanca hzyla vurmak
arzusuyla kvranyordu. Ceketini giydi, keten gmlei slak vcu
duna yapt.
Hadi bakalm, dedi, ben gidiyorum.
Gle gle Monsieur Lalique.
Odada bir yere senin iin bir ey sakladm, dedi Daniel. Ara
bakalm, bulabilecek misin?
Kap arkasndan kapand. Daniel, merdiveni titreyen dizleriy
le ar ar indi. nce bir gidip ykanaym, dedi, tepeden trna
a bir ykanaym. Tam sokak kapsndan karken aklna bir ey
geldi, birden durdu. Sabah tra olmu ve keskin usturay ylece,
ak minenin zerinde unutmutu.
***

Mathieu kapy itince bir yerlerde ince, yumuak bir ngrak


sesi duyuldu: Sabah bu zili fark etmemiim ya da akam, saat do
kuzdan sonra iletiyorlar zili, diye dnd.
Yandaki caml kapya gizlice bakt ve bir karart grd. Odada
biri vard. Anahtarlarn asl olduu tablaya doru telasz admlar
la yrd. zerinde 21 yazl ivide bir anahtar sallanyordu. Mat
hieu anahtar ald ve cebine att, sonra dnd ve merdivene doru
gitti. Ardnda bir kap almt. imdi seslenecekler, diye dnd
Mathieu. Korkmuyordu, oyunun bir ksmyd bu.
Sert bir ses, Kim var orada? diye bard. Hey, nereye gidi
yorsunuz?
Mathieu dnd. Uzun boylu, zayf, gzlkl bir kadnd. Ku
kulu ve iini sk tutan bir insan hali vard yznde. Mathieu g
lmsedi.
Kadn tekrar sordu:
2 68

Nereye gidiyorsunuz? Kimseye sormadan...


Bolivard. Zencinin ad Bolivard.
Monsieur Bolivara kyorum, nc kata.
Kadn pheyle bakt.
uralarda dolandnz grdm de, dedi.
Anahtar yerinde mi diye baktm.
Yerinde mi?
Hayr yok, dedi Mathieu. Bolivar odasnda demek ki.
Kadn anahtarla yaklat. Mathieu bekledi, yzde elli bir
ans vard u anda. Kadn, yznde hayal krklna benzer bir ifa
deyle dnd:
Evet, dedi, anahtar yerinde yok.
Mathieu derin bir nefes ald. Konumadan yrd, merdiveni
trmanmaya balad. nc katn sahanlnda bir an evresine
baknd, sonra cebinden anahtar kard ve zerinde 21 yazl ka
pnn kilidine soktu, kapy at.
Oda, gecenin iinde simsiyaht. Kadnca bir koku ve atele yk
l bir gece. Bir yerlere arpmamak iin nce ellerini uzatt, ama gz
leri karanla abuk alt. Yatak yaplmamt, arafn zerinde, or
talar hl ukur ukur bekleyen iki yastk atl duruyordu. Mathieu
sandn nnde diz kt ve kapa at, iinde belirsiz bir kusma
ihtiyac duyuyordu. Sabah brakt paralar, mektup destelerinin
zerine dmt. Mathieu iinden beini ekip ald, kendisi iin bir
ey almak istemiyordu. Anahtar ne yapacam? Bir an tereddt
etti, sonra anahtar sandn kilidinde brakmaya karar verdi. Kal
karken, odann dibinde, sada bir kapya gz iliti. At bakt, ban
yoydu. Bir kibrit akt ve karardkta, bir aynada akseden, alevin
pembeliiyle yaldzlanm kendi yzn grd. Kibrit snnceye
kadar grntsn seyretti, sonra p yere frlatt ve odaya dnd.
imdi odadaki eyay daha rahatlkla seebiliyordu: eyay, port
mantoyu, kanepelerin arkalklarna itinayla aslm giysileri, pija
may, ipek sabahl, Lolamn tayyrn; kt kt gld ve kt.
Koridor bombotu, ama yaklaan ayak sesleri ve glmeler
duyuluyordu. Merdivenleri bir kan vard. Bir saniye, odaya dn
mek iin bir adm atar gibi yapt, ama hemen vazgeti, omuz silkti,
yakalansa da umurunda deildi. Anahtar kilide soktu ve iki kere
evirdi. Dorulduu zaman bir askerle bir gen kadn grd.
Drdnc katta, dedi kadn.
Asker, Epey yksek, dedi.
Mathieu, onlarn geip gitmesini bekledi, sonra indi. in iin
glerek, en zor iin en arda kaldn dnd: Anahtar yerine
koymak gerekti.
Birinci katta durdu, parmakln zerinden eilip bakt. Ka269

dm sokak kapsnn nndeydi, srtm dnm, dar bakyordu,,


Mathieu son basamaklar sessizce indi, anahtar iviye takt, genil
usulca yukar kt. Birka saniye bekledi, sonra basamaklar gcr*
data gcrdata merdiveni yeniden indi. Kadn dnd bakt ve geer
ken selam verdi.
i
yi geceler, Madame.
Gle gle.
kt, srtnda kadnn baklarnn arlm duydu ve iin
den kahkahayla glmek geldi.
#* #
Hayvan gebersin ki zehri snsn! Dizlerinde, bileklerinde bir
geveklikle uzun admlar atarak yryordu.
inde bir korku vard, az kurumutu. Sokaklar ok mavi,
hava gereinden ok gzeldi. Alev, f it il boyunca kouyor, barut f
s neredeyse patlayacak! Merdiveni drder drder atlayarak k
t, eli titriyordu, anahtar kilide zorlukla sokabildi... ki kedi ayak
larna doland: Hayvanlar da ondan korkuyorlard u anda. Hayvan
gebersin...
Ustura oradayd, ak, parlak. Sapndan tuttu ve bakt. Sap si
yaht, bak beyaz. Alev, fitil boyunca kouyor... Parman eliin
keskin kenarna srd, parmann ucunda yakc ve keskin bir tat
duydu, rperdi; her eyi yapmas gereken benim elim, kendi elim,
Ustura yardm etmiyor insana, o bir hareketsizlikten baka ey de
il, elinde kocaman bir bcein arlyla kmldamadan duruyor.
Odada birka adm att, bir yardm, bir iaret bekliyordu. Her ey
hareketsiz ve suskun. Masa hareketsiz, sandalyeler hareketsiz, ha
reketsiz bir aydnln iinde dalgalanr gibi hepsi. ok mavi bir ay
dnln iinde ayakta olan tek varlk, tek canl. Hibir ey bana
yardm etmeyecek, hibir ey olmayacak. Kediler mutfakta bir ye
ri trmalyor. Elini masann zerine bastrd, masa bu basnca ayn
gte bir basnla karlk verdi, ne eksik, ne fazla! Eya bir kle
dir. Sz dinler. Keyfince kullanabilir insan. Her eyi elim yapacak.
sknts ve korkudan uzun uzun esnedi. Korkudan da ok i s
knts. Dekor iinde tek banayd. Onu karar vermeye bir ey zor
lamyor, vazgeirmeye uraan bir ey yok; tek bana, yapayalnz
karar vermek gerek. Davran bir yokluktan ibaret. Bacaklarnn
arasndaki bu krmz iek, hayr yerinde deil; parkenin zerin
deki bu kzl leke, orada da deil. Parkeye bakyor. Parke tertemiz,
prl prl, zerinde leke iin yer yok. Yere uzanm olacam, ha
reketsiz, nefessiz, pantolonum ak ve yap yap; ustura kpkr
mz, krelmi, hareketsiz yerde olacak. Parkeye, usturaya by
270

lenmi gibi bakyor; o kpkzl lekeyi, o alev alev yan daha gl,
daha gl, o hareketi yapmadan, kendiliinden olup bitebilecek
kadar kesinlikle tasarlayabilse! Ac, acya dayanabilirim. stiyo
rum, arzuluyorum bunu. Ama o hareket... Parkeye bakt, sonra
keskin elie bakt. Bouna; hava tatl, yumuak, oda lk glgeler
le dolu, ustura yumuak ldyor, avcundaki arl yumuam.
Bir hareket, bir hareket yapmak gerek, yaam ilk kan damlac
nn ucunda sallanyor. Her eyi, her eyi yapacak olan elim, kendi
elim.
Pencereye gitti, gkyzne bakt. Perdeleri kapad sol eliyle.
Usturay sa elinden sol eline geirdi. Czdanm kard. inden
be tane bin franklk ald. Yaz masasndan ald bir zarfn iine
koydu. Zarfn zerine Monsieur Delarue, Huygens Caddesi 12 di
ye yazd. Zarf yaz masasnn zerine, ilk bakta gze arpacak e
kilde koydu. Ayaa kalkt, dolamaya balad, karnna yapk du
ran hayvan birlikte tayordu, hayvan onu emiyor, smryordu,
hissediyordu bunu. Evet ya da hayr! Birden panie kapld. Karar
vermek gerekti. Bunun iin nnde btn bir gece vard. Kendi
kendinin karsnda, yapayalnz. Btn bir gece. Sa eli, usturay
ald gene. Elinden korkuyor, gzn elinden ayramyordu. Bu el,
kolunun bitiminde kaskat, dimdik duruyordu. Hadi! diye mrl
dand. Ve incecik bir rperti, gdklar gibi belinden ensesine doru
trmand. Hadi, bitsin u i! Kendini birden kesilmi, paralan
m, koparlm buluverse; insann sabah, ne zaman uyanp ne za
man yataktan frladn bilmeden kendini uyanm, ayakta buluvermesi gibi. Ama nce o hareketi yapmak gerekti, o utan verici
irkin hareketi, o ii gelmi erkein hareketini; ar ar sabrla
dmelerini zmeye balamak. Usturann hareketsizlii parmak
larndan eline, sonra koluna doru ykseldi. Talam, donmu bir
kolu olan, canl, scak bir gvde. Ucunda bir usturayla kocaman ha
reketsiz, buz gibi bir kol, bir heykel kolu. Parmaklarn at. Ustura
masann zerine dt.
Ustura orada, masann zerinde, akt. Hibir ey deime
miti. Elini uzatabilir, onu alabilirdi. Ustura kmldamadan boyun
eecekti. Daha zaman, her zaman daha zaman olacak, nnde
uzun bir gece var, tm gece. Odann ortasnda dolayordu. Artk
kendinden nefret etmiyordu, istedii bir ey yoktu artk, bolukta
dalgalanyordu. Hayvan uracktayd, bacaklarnn arasnda, dm
dz ve sert. Pis, iren! O kadar irendiriyorsa seni, ne duruyor
sun, ite ustu-a orada, seni bekliyor! Hayvan gebert... Ustura. Us
tura. Gzlerini usturadan ayrmadan masann evresinde dnyor
du. Onu oradan almasna engel olacak hibir ey yoktu demek?
Hi! Her ey hareketsiz, her ey suskundu. Elini uzatt, elie par
271/18

man dedirdi. Elim her eyi yapacak. Birden geri srad, kapy
at ve kendini merdivenlere doru att. Kedilerden biri korku iin
de basamaklar onun n sra atlayarak indi.
Daniel sokakta kouyordu. Yukarda kap ardna kadar ak
kalmt, lamba yanyordu, ustura masann zerindeydi, kediler
karanlk basamaklarda dolayordu. Geri dnmesine, yukar k
masna engel olan bir ey yoktu. Odas, yumuak bal bir sabrla
onu bekliyordu. Hibir eye karar verilmemiti, asla karar verilme
yecekti. Komak, komak ve kamak, alabildiince uzaa kamak,
klara, seslere, baka insanlara doru komak, atlmak gerekti,
baka insanlar arasnda herhangi bir insan olmak ve baka insan
larn kendisine baktn duymak gerekti. Kral 01afa kadar ko
tu, kapy nefes nefese at, ieri dald.
Tkanarak, Bir viski verin, dedi.
Kalbi, parmaklarnn ucuna varncaya kadar btn vcuduyla
deli gibi atyordu, aznda mrekkep gibi buruk bir tat vard.
Garson saygl bir tavrla, Yorgun grnyorsunuz, dedi.
Bu, Franszcay przsz konuan iri bir Norveliydi. Daniele yumuak gzlerle bakyordu ve Daniel yeniden ok ykl
bahiler brakan, biraz manyak ve zengin bir mteri kalbna gir
diini hissediyordu. Glmsedi.
ok deil, dedi. Biraz ateim var.
Garson ban sallad ve gitti. Daniel yeniden yalnzlyla ba
baa kald. Odas yukarda bekliyordu, hazrd, kap ardna kadar
akt, ustura masann zerinde duruyordu. O odaya bir daha
ayak basamam, asla! Kendini kaybedinceye kadar imek zorun
dayd. Sonra, saat sabahn drdn alarken garson, barmenle bir
likte onu bir taksiye atar, evine gtrrd. Her sefer olduu gibi.
Garson yarsna kadar dolu bir kadehle bir ie Perrier getirdi.
Tam istediiniz gibi, dedi.
Mersi.
Daniel bu sessiz ve huzurlu barda yalnzd. Sarn bir aydn
lk evresinde kpkleniyordu, tahtalarn sarn rengi parlyordu,
tahta kaln, kvaml bir cilayla parlatlmt, insann parmaklarna
yapyordu. Kadehine Perrieryi boaltt, viski birka saniye fkr
dad, kck kabarcklar acele acele yukar, yze kt ve dediko
ducu kadnlar gibi birbirlerine sokularak fsldatlar, sonra btn
bu kk kargaalk duruldu, sona erdi. Daniel, zerinde incecik
kpkler dolaan sar svya bakt, bozulmu, ak kald iin ke
silmi biraya benziyordu. Barn arkasnda, grnmeyen bir yerde
garsonla barmen Norvee konuuyorlard.
Gene iiyorum. Gene!
Elini iddetle savurarak kadehi yere frlatt, kadeh parampara
272

oldu. Barmenle garson birden sustular. Daniel masann zerinden


sarkarak bakt, kpkl sv talarn zerinde bir sandalyenin aya
na doru tuhaf ekilli parmaklar uzatarak, ar ar yaylyordu.
Garson koup geldi.
Daniel glmsyordu.
Amma sakarm, deil mi? dedi.
Garson, Yenisini getireyim, dedi.
Eilmi, srtn gererek yerleri kuruluyor, cam paralarn top
luyordu.
Evet... Hayr, dedi Daniel. Sonra alayl bir sesle ilave etti:
Bu bir uyar oldu. Bu gece imeyeceim. Bana yarm bardak Perrier ile yarm limon verin.
Garson uzaklat. Daniel kendini daha rahat hissediyordu.
evresinde donuk, kaln bir dnya ekilleniyor, oluuyordu. Zen
cefil kokusu, sarn aydnlklar, sarn cilal tahtalar...
Mersi.
Garson ieyi am ve barda yarsna kadar doldurmutu.
Danel iti ve kadehi brakt. Biliyordum, yapamayacam bili
yordum, diye dnd. Sokaklarda admlarn uzun uzun atarak
yrrken, merdiveni drder drder atlayarak deli gibi trmanrken,
hep biliyordu sonuna kadar gidemeyeceini; usturay eline ald
zaman da biliyordu, kendini bir an bile aldatamamt, on para et
mez bir aktrd. Yalnzca en sonunda kendini korkutmay baara
bilmiti ve o zaman da drtnala kamt. Barda ald ve avcunda
skt, btn gcyle kendinden irenmek, tiksinmek istiyordu, bu
nun kadar mkemmel bir frsat her zaman ele gemezdi. Pis hay
van! Yalanc korkak! Alak! Bir an baaracan sand, ama hayr,
szckler vard yalnzca. Ona gereken... Ah! Kam olursa olsun, han
gi mahkeme olursa olsun boyun eecekti, ama kendini, kendini is
temiyordu. Hibir zaman gerei kadar cesaret gsteremeyen o ken
di kendinden nefreti, o gsz, o korkak, o her an tkenecekmi
sanlan, ama bitmeyen lm halindeki nefreti istemiyordu. Bir
bakas bilseydi, zerinde bir bakasnn sulayan, kahreden ba
klarn duyarak ezilseydi... Ama bunu asla, asla yapamayacam,
kendimi gene kendim cezalandrmay bin kez tercih ederim. Saa
te bakt, on birdi, gn aydnlanncaya kadar ldrlmesi gereken
sekiz uzun saat vard daha. Zaman akmyordu.
On bir! Birden srad: Mathieu imdi Marcellede, Marcellele
konuuyor. Tam u anda onunla konuuyor, kollarn boynuna do
lam, mjdeyi hemen vermek iin sabrszlanyor. Bunu da, bunu
da ben yaptm. Tm bedeniyle titremeye balamt, Ona boyun
eecek, boyun eecektir biliyorum, yaamm mahvettim.
Barda brakt, ayaktayd, gzleri bir yere takl, dimdik, ken
Akl a

273/18

dini ne unutabiliyor, ne lanetleyebiliyordu. lm olmay isterdi,


ama yayordu, kendini yaatmakta srarla inat ediyordu. lm
olmay isterdi, lm olmay istediini dnyordu, lm olma
y istediini dndn dnyordu... Tek kar yol, tek kar
yol, tek kar yol!...
Yksek sesle konumutu. Garson kotu.
Beni mi ardnz?
Evet, dedi Daniel. Bu sizin!
Masann zerine bir yz franklk frlatt. Bir yolu vard. Her
eyi dzeltmenin bir yolu vard. Omuzlarm dikletirdi ve yrd.
Mkemmel bir fikir! Ksa bir glle gld, kendini usta bir
oyunla alt edecei zaman daima keyiflenirdi.

XVII
Mathieu kapy, gcrdamasn diye menteeleri zerinde biraz
kaldrarak usulca at, sonra ayan en alt basamaa koyarak eil
di, ayakkablarnn balarn zd, dizi enesine deiyordu. Ayak
kablarn kard, sol eline ald, gzlerini kaldrd, yukarda, karan
lkta asl gibi duran pembemsi buluta bakt, sa eli merdivenin trabzanmdayd. Kendi hakknda hkm yrtmekten oktan vaz
gemiti. Karanlkta, basamaklar gcrdatmamaya dikkat ederek
merdiveni kt.
Odann kaps aralkt, itti. erisi ar kokuyordu. Gnn bo
ucu sca btnyle, bir tortu gibi bu odaya birikmiti. Yatan ke
narnda oturmu, glmseyerek bakan bir kadn vard, Marcelledi
bu. Lame kuakl gzel beyaz sabahln giymi, itinayla boyanm
t, yznde nemli ve mutlu gnlere zg anlam vard. Mathieu ka
py kapatt, elleri iki yannda sarkk, durdu; varolmann o dayanl
maz, o tatl yumuakl boazna bir yumruk gibi oturmutu. O tat
l, yumuak duygu buradayd, burada, bu glmseyen kadnn ya
nndayd, burada alyor, yayor; bu hastalk, vanilya ve ak koku
lu havaya karyordu. Marcelle ban geriye atm, onu yar kapal
gzkapaklarnm aralndan muzip baklarla seyrediyordu. Ona
glmsedi ve ayakkablarn dolaba koymak iin duvara doru y
rd! Ak ve sevecenlikle dopdolu bir ses, ardndan fsldad:
Sevgilim.
Mathieu birden dnd ve dolaba yasland. Alak sesle, Mer
haba, dedi.
Marcelle elini akaklarnn hizasna kaldrarak parmaklarn
oynatt:
274

Merhaba!
Kalkt, kollarn Mathieunn boynuna dolad ve pt, uzun
uzun, dilini usulca onun azna kaydrarak pt. Gzkapaklanna
mavi far srmt, salarnn arasnda bir iek vard. Mathieunn
ensesini okayarak:
ok scak, deil mi? diye sordu.
Ona aadan yukar doru doru, dilini muzip ve mutlu o
cuk gibi dilerinin arasna kstrm bakyordu. Gzeldi. Mathieu
ii ezilerek, Ivichin kuru ve hain irkinliini dnd.
ok shhatli grnyorsun, dedi. Halbuki dn sabah tele
fonda sesin ok bozuktu.
Evet. Aptalm da ondan. Ama bugn iyiyim, hatta ok iyiyim.
Gece iyi uyudun mu?
Uyudum. Hem de ml ml.
Sokuldu, tekrar pt. Mathieu dudaklarnn zerinde, onun
dudaklarnn kadife yumuaklndaki dolgunluunu, sonra dilini
duydu: hareketli, kaygan, scack bir plaklk. Usulca geri ekile
rek kollarndan syrld. Marcelle beyaz sabahlnn iinde plak
t. Mathieu iri, gzel gslerini grd ve azna ball bir tat yayl
d. Marcelle onu belinden yakalayarak yanma ekti.
Gel yanma otur.
Mathieu yatan kenarna, onun yanma oturdu. Eli hl
Marcellein ellerinin iindeydi, gen kadn acemi bir okamayla bu
eli avularnda bastryordu ve Mathieuye, bu avularn scakl
ta iine, kemiklerine kadar yaylyormu gibi geliyordu.
Buras ok scak, dedi.
Yant vermedi; onu dudaklar aralk, yznde alakgnll ve
inanm bir ifade, hayran gzlerle seyrediyordu. Mathieu sol elini
usul usul midesinin zerinden kaydrarak sinsi bir hareketle pan
tolonunun sa cebine soktu, sigarasn karacakt. Marcelle bu eli
grd hafif bir lk kopard:
Hii! Eline ne oldu?
Kestim.
Marcelle, onun sa elini brakt ve yaral sol eli yakalad. Bu
eli avcunda, dikkatle evirip evirerek inceledi:
Sargn ok kirlenmi, dedi, mikrop kaptracaksn. Hem amurlanm da, ne yaptn sen?
Sokakta gelirken yere kapaklandm.
Marcelle akn, ama saygl bir glle ona bakt.
Elimi kestim, sokakta dtm, elimi amurladm, u koca be
bee de bakn! Ne oldu sana byle? Bir dakika dur, u pansuman
deitireyim. Byle gezilir mi hi?
Mathieunn elindeki sargy zd ve ban sallad.
275

ff, berbat bir yara. Nasl yaptn bunu? Teneke mi kesti, ne ]


oldu, ha?
Hayr. Dn gece, Sumatrada oldu.
Sumatrada m?
Geni, solgun elmack kemikleri, altn prltl salar; yarn,
yarn salarm byle tarayacam sizin iin.
Borisin delilii, dedi Mathieu. Yeni bir bak alm, avcuna
saplayamazsn diye iddia etti.
Sen de tabii saplayabileceini hemen kantladn, deil mi?
Ama sevgilim, u hale bak, elini paralamsn. Yazk deil mi sa
na, u zpkt olanlar sonunda senin canna okuyacaklar diye kor
kuyorum vallahi. Zavall elceizine bak...
Mathieunn eli, alev alev yanan iki elin arasnda, kprtsz
yatyordu; yara, kararm, cerahatli kabuuyla iren bir eydi.
Marcelle bu eli ar ar yzne doru kaldrd, bir an gzn krp
madan bakt, sonra birden eildi ve dudaklarn heyecanla bu yara
ya yaptrd. Mathieu, Ne oluyoruz? diye aknlkla dnd.
Marcellei kendine doru ekti ve kulann ucunu pt.
Benimle birlikte olmaktan mutlu musun? diye sordu Marcelle.
Evet, tabii.
Ama yle grnmyorsun?
Mathieu, ona yant vermeden glmsedi. Gen kadn kalkm
t, dolaptan, ila antasn karmaya gitti. imdi ona arkasn dn
mt, st rafa yetiebilmek iin ayaklarnn ucunda ykselmi,
kollarn yukar kaldrmt, sabahlnn kollar dirseklerinden aa
kaymt. Mathieu o kadar severek okad bu esmer, plak kol
lara bakt ve iinde unutulmu arzularn kmldadn duydu. Mar
celle, yrynde korkutucu bir arlkla ona doru geldi.
Ver bakalm elini.
Kk bir pamuk parasna alkol dkmt, elini silerek te
mizlemeye balad. Mathieu kalasnn bir noktasnda bu ok tan
dk vcudun scakln duyuyordu.
unu tkrkle!
Marcelle ince, uzun zamkl bir yak paras uzatyordu. Dilini
kard ve uslu uslu, yaknn pembe hafif tyl yzne srd. Mar
celle yaky yaraya yaptrd, sonra eski pansuman parmaklarnn
ucuyla tutarak kaldrd, bakt;
Ya bu pislii ne yapmal? Sen gittikten sonra p tenekesine
atarm.
Elini temiz, beyaz bir sarg beziyle yeniden sard.
Demek Boris, seninle iddiaya tututu, yle mi? Sen de elini
bakladn! Vay koca bebek vay! Peki Boris de kesti mi elini?
Kesmedi, dedi Mathieu.
276

Marcelle gld.
Seninle iyi oynam, dedi.
Azna bir engelli ine almt, sarg bezini iki eliyle tutup e
kerek yrtt. Dilerini engelli inenin zerine bastrarak dudakla
rnn ucuyla sordu:
Ivich de orada myd?
Elimi kestiim zaman m?
Evet.
Hayr. Lolayla dans ediyordu.
Marcelle ineyi sarg bezinin ucuna geirdi. ncecik eliin
srtnda dudaklarnn krmz boyas kalmt.
Tamam, ite oldu! yi elendiniz mi?
Eh ite...
Sumatra gzel mi? Ne istiyorum biliyor musun? Bir gece se
ninle oraya gitmek!
Mathieu can skntsyla, Sen orada sklrsn, dedi.
Yok canm, bir kerecik. Uzun uzun hazrlanr da yle gideriz
hem de, seninle birlikte bir yere kmayal ok oldu, deil mi?
Bir yere kmayal! Seninle bir yere kmayal! Bu evli ka
dn az birden Mathieuy sinirlendirdi. Marcellein setii sz
cklerden yana ans yoktu.
stemez miydin?
Bak, dedi Mathieu, sonbahardan nce olmaz bu dediin.
Bir kere senin imdi bir mddet kendini yormaman gerek. Sonra,
sonra da Sumatra yaz tatiline girer, kapanr. Zaten Lola da Kuzey
Afrikaya turneye gidecek.
Peki, sonbahara olsun. Sz m?
Sz.
Marcelle bir an sustu, sonra ekingen bir tavrla ksrerek,
Sen... dedi, bana ksknsn biraz, deil mi?
Ben mi?
Evet... nceki gn huysuzluk ettim.
Yok canm.
Evet evet. ok sinirliydim.
kimiz de sinirliydik. Ama senin suun yok ki, su bende
yavrucuum.
Marcelle birden, inanan bir insann isyanyla, Hayr, senin hi
suun yok, diye bard. Hi! Hi suun yok.
Mathieu dnp bakmaya cesaret edemiyordu, onun yznde
ki ifadeyi tahmin ediyordu nk, ok iyi biliyordu ve bu nedeni
anlalmaz ve hak edilmemi gvenin ak belirtisini grmeye katlanamyordu. Daha fazla bekleyemeyecekti:
Bak, dedi.
277

Cebinden czdann kard ve dizlerinin zerine koyarak at,


Marcelle boynunu uzatm, enesini Mathieunn omzuna dayamt.
Neye bakaym?
Buna!
Czdanndan kt paralan kard. Birer birer parmaklaryla
aklatarak, sesinde bir zafer neesiyle:
Bir, iki, , drt, be, diye sayd. Ktlardan Lolann hafif
parfm sinsi sinsi yaylmt. Mathieu bir an Marcellein konu
masn bekleyerek sustu, sonra onun ses karmadm fark ede
rek dnp bakt. Marcelle ban kaldrm, gzlerini krptrarak j
bakyordu. Anlam gibi grnmyordu. Sonra szcklerin zerine j
basa basa, usulca, Be bin frank, diye mrldand.
Mathieu, bir aile babas tavryla paray yatan baucundaki 1
kk masann zerine koydu:
Evet, dedi, be bin frank. Bulmak hi de kolay olmad do
rusu.
Marcelle yant vermedi. Dilerini alt dudana geirmi, inan
mayan gzlerle masann zerindeki paraya bakyordu. Birden k
m, ihtiyarlamt. Mathieuye kederli, ama hl gvenen bakla
rn kaldrarak, Ben... diye kekeledi.
Mathieu szn kesti, abucak, imdi o Yahudi doktora gide
bilirsin ite, dedi. ok nl bir doktormu. Viyanada binlerce ka
dn gemi elinden. Hem de sosyete kadnlar, zengin kadnlar...
Marcellein gzlerindeki k snmt.
yi, dedi, iyi.
antadan bir engelli ine alm, sinirli parmaklaryla ap ka
pyordu. Mathieu devam etti:
H
Paray sana brakyorum. Sanrm Sarah, seni oraya gtrr,
adama paray sen verirsin, herif paray pein istiyormu.
Bir sessizlik oldu, sonra Marcelle sordu:
Paray kimden buldun?
Sen kefet, dedi Mathieu.
Daniel?
Mathieu omuz silkti: Marcelle, Danielin paray vermek iste
mediini pekl biliyordu.
Jacques?
Hayr. Telefonda Jacquesm para vermeyi reddettiini sana
sylemitim dn.
Marcelle hain bir sesle, yleyse ben dnmekten vazge
tim, dedi. Sen syle! Kim verdi?
Kimse vermedi, dedi Mathieu.
Marcelle keyifsiz bir glmsemeyle, Herhalde biri verdi,
dedi, almadn ya!
278

Evet, aldm.
Marcelle bir an neye uradn bilemeden akn bakakald,
sonra ryada gibi, aldn m? diye tekrarlad. Yalan sylyor
sun.
Evet aldm. Loladan.
Bir sessizlik oldu. Mathieu alnnn terini siliyordu.
Anlatacam sana, dedi.
Yz yemyeildi. Marcelle ona bakmadan, mrldand.
ocuktan kurtulmay bu kadar ok istiyordun ha.
Ben en ok, senin o canavar karya gitmemeni istiyordum.
Marcelle dnyordu, dudaklar sert ve kukucu ifadesini al
mt. Mathieu, Paray aldm iin beni ayplyor musun? diye
sordu.
Umurumda d e il
yleyse ne var?
Marcelle birden iddetli bir hareket yapt ve ecza antas yu
varland. kisi de bir an antaya baktlar, sonra Mathieu ayayla
teye'itti. Marcelle ar ar ona dnd, yznde derin bir akn
lk vard.
Mathieu, Syle ne var? diye tekrarlad.
Marcelle kesik kesik glyordu.
Neye glyorsun?
Kendi halime glyorum, dedi Marcelle.
Salarnn arasna ilitirdii iei ekip almt, parmaklar
nn arasnda evirip eviriyordu. Mrldand:
Ne kadar aptalmm!
Yz sertlemiti. Sanki konumak istiyormu da szckler
dudaklarndan kmyormu gibi bir an az ak, hareketsiz dur
du, syleyeceinden korkar gibiydi. Mathieuya bakmadan,
Danielle konutuunu biliyorum, dedi.
Olan olmutu artk. Marcelle ban geriye atm ve kaskat
kesilmi parmaklaryla araf smsk yakalamt, dehete d
m, ama kurtulmu bir ifade vard yznde. Mathieu de birden
kendini hafiflemi, kurtulmu hissetti. Kartlar apak nlerindeydi
imdi, artk sonuna kadar gidebilirdi, gitmek gerekti. Bunun iin
nlerinde btn bir gece vard.
Evet, konutum, dedi Mathieu. Ama sen nereden biliyor
sun? Demek onu bana sen yolladn ha? kiniz, ba baa verdiniz,
bu oyunu hazrladnz yle mi?
Byle barma, dedi Marcelle, annemi uyandracaksn.
Onu sana ben yollamadm, ama seninle konuacan biliyordum.
Mathieu kederle, inden klmaz bir ey bu, dedi.
279

Evet, iinden klmaz bir ey... Marcelle ac ac gld.


Sustular. Daniel orada, yanlarndayd, aralarnda oturuyordu.
yleyse, dedi Mathieu, her eyi ak ak konumak gerek.
Yaplacak baka ey kalmad.
Marcelle, Ak ak konuacak bir ey yok, dedi. Her ey,
her ey ortada! Danielle konumusun, o sana syleyeceini sylemi; sonra sen, ondan ayrlr ayrlmaz gidip Loladan be bin frang almsn. te bu! yle deil mi?
Evet. Ve sen, aylardan beri Danieli evine kabul ediyorsun,
gizli gizli, benden saklayarak... Gryorsun ya, ak konuulmas
gereken eyler var daha. Sonra birden, Marcellein gzlerinin ii
ne bakarak sordu: Bir dakika, dedi, syle bana, nceki gn ne
yaptm ben?
nceki gn m?
Anlamazlktan gelme! Daniele, nceki gn hareketlerim y
znden bana krldn sylemisin.
Ah, brak, dedi Marcelle. Brak, benimle urama artk.
Rica ederim Marcelle, inat etme! Yemin ederim ki iyi niyetle
soruyorum. Yanllarmn hepsini biliyorum, kabul ediyorum, hak
lsn, ama konu. nceki gn ne yaptm syle bana. Birbirimize
biraz daha fazla inanabilsek, biraz daha gvenebilsek iler o kadar
kolaylaacak ki.
Marcelle, somurtkan, ama biraz daha rahat bir yzle susuyor,
tereddt ediyordu. Mathieu, onun elini avucuna alarak tekrarlad:
Rica ederim...
Ben... yleyse syleyeyim. nceki gn de... her zamanki gibi
benim ne dndm, ne istediimi sormak akima bile gelmedi.
Ne dnyordun?
Ne diye beni syletmeye urayorsun? Pekl biliyorsun ya!
Mathieu, Her ey bitti artk, diye dnd, evleneceim
onunla. Bu apak bir gerekti. Bundan kurtulacam sanmakla
amma ahmaklk etmitim. Marcelle orada strap ekiyordu, bahtsz
ve mitsizdi, hrnd, ancak bir sz, yalnz bir sz ona kaybettii hu
zuru verebilirdi. Mathieu, Evlenmemizi istiyorsun, deil mi, dedi.
Elini iddetle ekerek ayaa kalkt. Ona dehetle bakyordu,
yz bembeyaz olmutu, dudaklar titriyordu.
Sana... Sana bunu Daniel mi, syledi?
Mathieu ban sallad.
Hayr, dedi, ama ben, onun szlerinden bunu anladm.
Onun szlerinden bunu anladn ha? Marcelle strapla gl
yordu: Onun szlerinden bunu anladn! Daniel zgn olduumu
syledi, sen de bundan, benimle evlenmeni istediim anlamn
280

j
'
!

.
|

kardn, yle mi? Sen, Mathieu, yedi yldan sonra!..


Elleri de titremeye balamt. Mathieu, onu kollarna almak,
gsne bastrmak arzusuyla kvranyordu, ama cesaret edemedi.
Haklsn, dedi, byle dnmemeliydim.
Onu duymam gibiydi. Mathieu srar etti:
Dinle bak, ben de haksz deilim: Daniel, bana seninle bulu
tuunu, senin, bunu benden gizlediini sylemiti.
Marcelle hl susuyordu. Mathieu, usulca, yumuak bir sesle,
Sen, onu... ocuu istiyordun, deil mi? diye sordu.
Marcelle birden, Yok, dedi, bu seni ilgilendirmez. Benim ne
istediim seni ilgilendirmez. Hi ilgilendirmez!
Rica ederim, dedi Mathieu, daha vaktimiz var...
Marcelle ban sallad.
Bu doru deil, dedi. Vakit yok artk, kalmad...
Peki ama neden Marcelle? Neden benimle sakin sakin, gzel
gzel konumak istemiyorsun? Bir saat sabretsen yeter, her ey
hallolacak, her ey anlalacak greceksin.
fayr, istemiyorum.
Neden? Neden ama?
nk seni yeteri kadar beenmiyorum artk, sayg duymu
yorum sana. Ve sen de artk beni sevmiyorsun. Anladn m?
Kendine gvenen, rahat bir insan gibi konumutu, ama a
knd; kendi szleriyle korkmu, dehete dmt, imdi gzle
rinde yalnzca korkulu bir soru vard. Kederle devam etti:
Benim hakkmda, demin dndn gibi dnebilmen
iin beni artk sevmemen gerek.
Bu hemen de bir soruydu. u anda onu kollarna alsa, sevdii
ni sylese, her eyi kurtarabilirdi henz. Onunla evlenirdi, ocuk
doard ve yan yana, btn mrleri boyunca yan yana, birlikte ya
arlard. Mathieu ayaa kalkt, ona, seni seviyorum, diyecekti. Bir
an ba dnd, sendeledi, sonra ak, berrak bir sesle, Evet, hakl
sn... dedi. Artk seni sevmiyorum ben.
Cmle oktan sylenip bitmiti, ama o hl hayretle kendi
szlerini dinliyor gibiydi. Bitti, her ey bitti. Marcelle ac bir za
fer l kopararak kendini arkaya att, ama hemen doruldu, eli
ni azna kapayarak korkuyla mrldand:
Annem! Ve Mathieuye susmasn iaret etti.
kisi de bir an durup kulak verdiler, caddeden geen otobsle
rin sar grltsnden baka bir ses yoktu. Mathieu, Marcelle,
dedi, ben, sana hl btn kalbimle balym.
Marcelle uzak bir glle bam sallad. Tabii, biliyorum. Ama ne yazk ki baka... baka trl bir ba
llk bu. Bunu mu sylemek istiyorsun?
281

Elini eline ald.


Dinle bak, dedi.
Marcelle elini hain bir hareketle ekti.
yi, dedi, ok iyi. renmek istediimi rendim artk.
Terle srsklam olmu alnna yapan peremleri sinirli bir ha
reketle itti. Sonra birden, bir anya glmser gibi gld, kin dolu,
nefret dolu bir sevinle, Ama dn, dedi, ama dn telefonda by
le demiyordun. Bana bal gibi, Seni seviyorum, dedin, neden? Sa
na kimse sormamt ki...
Mathieu yant vermedi. Marcelle ezen, kahreden bir bakla,
nk yan izmek, nk beni oyalamak istiyordun, dedi.
Seni oyalamay hi dnmedim.
Hadi git artk, dedi Marcelle.
Sen delisin, dedi Mathieu. Gitmeyeceim. Sana anlatmam,
aklamam gerek, sana...
Marcelle, gzleri kapal, bouk bir sesle, Git, diye tekrarlad.
Mathieu, umutsuzlukla haykrd.
Deli misin, dedi. Sana btn kalbimle balym, ben seni
seviyorum, senden ayrlmay asla dnmedim. Btn mrmce
senin yannda yaamak istiyorum, seninle evleneceim, seni...
Git, git, git, rica ederim, yalvarrm, seni grmeye dayanam
yorum, git, yoksa artk dayanamayacam, imdi haykrrm...
Btn bedeniyle titremeye balamt. Mathieu, ona doru
atlmak istedi, ama Marcelle mthi bir gle itti.
Git, yoksa annemi arrm.
Mathieu dnd, dolab at, ayakkablarn eline ald, kendini
sefil ve gln hissediyordu. Marcelle arkasndan, Param al,
dedi.
Mathieu dnd.
Hayr, dedi, bu, bu baka. Buna hakkmz yok, seninle...
Marcelle birden dnd, paralar ald ve Mathieunn yzne
doru savurdu. Ktlar havada, odann ortasnda ar ar utu,
sonra yere, yatan yanndaki halya, ecza antasnn yanma dt.
Mathieu paralara bakmad, Marcellee bakyordu. Marcelle, gzleri
kapal, iddetli hkrklarla sarsla sarsla glyordu.
Ne gln, diye inliyordu, ne gln. Ben sanyordum ki.
Mathieu yaklamak istedi, fakat o gzlerini am bakyordu,
geri ekildi, eliyle kapy gsteriyordu. Biraz daha duracak olur
sam barmaya balayacak, diye dnd Mathieu. Dnd, ayak
kablar elinde, orapla usul usul yryerek odadan kt. Aa
inince ayakkablarm giydi ve bir an durdu, eli kapnn tokman
da, kulak verdi. Birden, sessizlikte, Marcellein gl duyuldu; fe
ci, inleyen, hkrklarla perde perde ykselen bir glt bu. Bir
282

alayan gibi byye byye dklyordu. Sonra bir ses haykrd:


Marcelle? Ne var? Marcelle!
Anne uyanmt. Glme birden kesildi ve her ey gene sessiz
lie gmld. Mathieu birka saniye daha ylece, kmldamadan
bekledi, sonra hibir ey duymaynca kapy usulca at ve kt.

XVIII
Hayvann biriyim ben, diye dnd ve bu dnce, iinde
derin bir aknlk uyandrd. u anda yalnzca akn ve yorgundu.
nc kat sahanlnda bir an durdu, nefes ald. Dizleri titriyordu;
gnde alt saat ya uyumu, ya uyumamt. Hemen yatacam.
zerindekiler! frlatp de kalka yataa kadar ancak gidecek ve
kendini serin arafn zerine brakacakt. Ama btn gece uyuyamadan, karanlkta gzleri falta gibi ak, sabah edeceini de biliyordt. kt; kaps akt, Ivich ardndan panie kaplm, kap
gitmi olmalyd, yaz masasndaki kk lamba da yanyordu.
Girdi ve Ivichi grd. Divann zerinde, dimdik oturuyordu.
Gitmedim, dedi.
Mathieu hain bir sesle, Evet, dedi, gryorum.
Bir an konumadlar. Mathieu nefesinin dzenli ve gl sesi
ni duyuyordu. Ivich ban evirerek, Terbiyesizlik ettim, dedi.
Mathieu yant vermedi. Ivichin salarna bakyordu: Bunu
Ivich iin mi yaptm? diye dnd. Kz, ban ne emiti. Mat
hieu, onun ocuksu, hafif esmer boynuna, sahiplenen, benimseyen
bir sevecenlikle bakt: Dnyada her eyden ok ona bal olduuna,
onu sevdiine inanmak istiyordu. Hareketi hi deilse bylelikle
hakl, hatta belki susuz grnebilirdi. Ama iinde hedefsiz bir fke
den baka ey yoktu ve yaptklar imdi ardnda kalmt, plak, elle
tutulamayacak kadar kaygan ve anlalmaz, ardnda duruyordu; hi
iin alm, hi iin Marcellei karnnda ocukla yalnz brakmt.
Ivich zorlama bir glmsemeyle, inize karmamam gere
kirdi, dedi. Fikrim sorulmu gibi...
Mathieu omuz silkti, Marcelleden ayrldm, dedi, bitti ar
tk.
Ivich ban kaldrd.
Renksiz bir sesle, Onu... on parasz m braktnz? diye sor
du.
Mathieu glmsedi: Tabii, yle yapsaydm o zaman da bu
yzden sulard beni, diye dnd.
Hayr, ii hallettim.
283

Para buldunuz mu?


Evet.
Nereden buldunuz?
Mathieu yant vermedi. Ivieh, ona rkek gzlerle bakyordu.
Ama herhalde...
Evet. aldm. Eer sormak istediiniz buysa... Loladan! O
yokken odasna girdim.
Ivich gzlerini krptrd ve Mathieu ilave etti:
Ona hemen geri vereceim zaten. Bu zorla alnm bir bor,
ite o kadar!
Ivichin yznde aptalca bir aknlk ifadesi vard, biraz nce
Marcellein yapt gibi ar ar, tane tane, Loladan aldnz... di
ye mrldand.
Kzn yadrgam, hatta korkmu hali Mathieuy rktt. Te
lala, Evet, dedi, biliyor musunuz? Pek de heyecanl bir serven
deildi, yalnzca klacak bir merdiven ve alacak bir kap vard.
Niin yaptnz bunu?
Mathieu isteksiz bir glmsemeyle, Bilir miyim? dedi.
Ivich birden dikildi ve gzleri tpk sokakta gzel bir kadn ya
da gen, gzel bir erkek grd zamanlar olduu gibi hain ve
uzak bir anlamla durgunlat. Ama bu kez bakt Mathieuyd.
Mathieu kzardn hissetti. Kaygyla, Onu brakmak istemiyor
dum, dedi. Yalnzca, onunla evlenmek zorunda kalmamak iin
bu paray vermek istiyordum ona.
Evet, anlyorum, dedi Ivich.
Hi de anlam grnmyordu, hl srarla Mathieuye bak
yordu. Mathieu ban evirerek tekrar etti:
Anlalmaz bir iti bu, biliyor musunuz? Beni, o kovdu yann
dan. ok fena karlad, ne istiyordu bilemiyorum.
Ivich yant vermiyordu ve Mathieu birden sustu, iine korku
dmt: Beni yarglamasn istemiyorum, diye dnd.
Gzelsiniz, dedi Ivich.
Mathieu, huysuz aknn iinde yeniden kmldadn bkkn
lkla fark etti. Sanki Marcellei tekrar, ikinci kez terk ediyordu. Bir
ey sylemedi, Ivichin yanma oturdu, elini avularna ald.
Ivich, ylesine gzel bir yalnzlk ifadesi var ki sizde... dedi.
Mathieu utan duyuyordu. Sonra, Siz... ne sanyorsunuz
Ivich, dedi. Btn bunlar iren eyler, biliyor musunuz? Korku
dan, aknlktan aldm ve imdi pimanm.
Ivich glmsedi.
Piman olduunuzu gryorum, dedi. Ben de sizin yeriniz
de olsam, ayn eyi duyardm, yledir, ilk gn pimanlk duyulur,
284

elinde deil bu insann...


Mathieu avcundaki sivri trnakl, kk, kuru eli smsk tutu
yordu.
Yanlyorsunuz, dedi, ben...
Susun, dedi Ivich.
Elini sert bir hareketle ekti, salarn yakalayarak hepsini en
sesinde toplad, geni yanaklarn, kulaklarn akta brakt. Biriki kk el hareketi yetmiti, sonra ellerini indirdi ve salar yle
ce, geride, kmldamadan kald, yz rplakt imdi.
Byle ite, dedi.
Mathieu, Pimanlklarma dek iimde ne varsa syrmak isti
yor, diye dnd. Kolunu uzatt, Ivichi kendine ekti. Ivich kar
koymamt. Mathieu iinde, ansna varncaya kadar unuttuu, yi
tirdii bir kck, canl ve mutlu ark duydu. Kzn ba omzunda,
biraz geriye doru kaymt; dudaklar aralk, glmsyordu. Mathi
eu de glmsedi ve dudaklarn usulca pt, sonra ona bakt ve bir
den iindeki kck, mutlu ark kesildi: Ama bu bir ocuk, diye
dnd. Kendini aresiz bir yalnzla mahkm hissediyordu.
Usulca, Ivich, dedi.
Ivich akn gzlerle bakt.
Ivich, ben... hata ettim!
Ivich kalarn atmt, ba belirsiz hareketlerle sarslyordu.
Mathieu kollarn iki yana brakt, bkknlkla, Sizden ne istedii
mi bilemiyorum, dedi.
Ivich irkildi ve hemen doruldu. Gzlerinde alevler parlam
t, ama abuk sakland, kederli ve yumuak bir tavr taknd. Yal
nzca elleri hl fkeliydi: Bann evresinde, alnnn zerinde do
layor, ensesinden salarn koparrcasna ekiyordu. Mathieu bo
aznn kuruduunu duydu, ama bu fkeyi rahat bir ilgisizlikle
seyrediyordu. Bunu da, bunu da berbat ettim, diye dnd, hem
de memnundu: Bu bir gnahn bedeliydi sanki. Ivichin inatla ka
rd gzlerini arayarak:
Size elimi srmem doru deil, dedi.
Ivich, fkeyle kpkrmz, Ee! Hi nemi yok, dedi.
Sonra ark syler gibi ilave etti:
Nihayet bir karara varm olmaktan o kadar mutlu grn
yordunuz ki, bir dl beklediinizi sandm.
Mathieu, Ivichin yanna oturdu ve usulca kolundan tuttu,
Ivich kmldamad.
Ben, ben sizi seviyorum Ivich.
Ivich birden dikildi.
Sanmayn ki ben...
285

Neyi sanmayaym?
Ama anlamt. Kzn kolunu brakt.
Ben... ben sizi sevmiyorum, dedi Ivich.
Mathieu yant vermedi. alyor, diye dnd. Hakl, ku
ral byle! Hem belki de gerekti syledii, Ivichin onu sevmesi
iin neden yoktu ki. Mathieu u anda, onun yannda, konumadan,
sessizce oturmaktan baka bir ey istemiyordu, sonra da Ivich kal
kp gitmeliydi, tek kelime konumadan. Ama sormaktan kendini
alamad:
nmzdeki yl gelecek misiniz?
Geleceim.
Mathieuye hemen de tatl bir ifadeyle glmsyordu, onuru
nu kurtarm olmaktan memnundu herhalde. Dn, lavabodaki ka
dn yaral elini sararken de ona byle bir yzle bakmt. Mathieu,
kz kararsz bir skntyla seyrediyordu, arzunun iinde yeniden
canlandn duydu. Aslnda hibir eyi zlemeyen, hznl ve bo
yun emi bir arzuydu bu. Kolunu tuttu ve parmaklarnn ucunda
onun canl ve taze etini duydu.
Ben sizi...
Durdu. Kapy vuruyordu biri: nce bir vuru, sonra iki ve
sonra, pe pee bitmeyen darbeler. Mathieu donup kald: Marcelle, diye dnd. Ivich sapsaryd, mutlak o da ayn eyi d
nmt. Baktlar:
An, diye fsldad Ivich. Amalsnz!
Kmldamad. imdi kapya delice bir fkeyle yumruklar ini
yordu. Ivich rpererek, Kapnn ardnda birinin bulunduunu bil
mek mthi bir ey... dedi.
^
Evet, dedi Mathieu. sterseniz... isterseniz mutfaa gein.
Kapy kaparm, kimse sizi grmez.
Ivich, ona yorgun, ama kararl bir ifadeyle bakt.
Hayr, dedi. Burada kalacam.
Mathieu kapy at ve yar karanlkta karmakark, buru
mu bir yz grd, bir maske gibi: Lolayd gelen. eri dalmak iin
Mathieuy iddetle iterek, Boris nerede? diye sordu. Sesini
duydum.
Mathieu kapy kapamak iin bile oyalanmadan hemen Lolanm
ardndan odaya dnd. Lola, korkutucu bir tavrla Ivichin zerine
yrmt:
Boris nerede, syleyin!
Ivich dehet dolu gzlerle ona bakt. Halbuki Lola, ona sormu
a benzemiyordu. Hatta kimseye sormamt. Mathieu, kadnn on
lar grdnden bile emin deildi. Lolanm nne geerek, Bu
rada yok, dedi.
286

Lola altst olmu yzn ona evirdi. Alamt.


Sesini duydum, dedi.
Mathieu, Lolanm baklarn yakalamaya alarak, Bakn,
dedi, bu dairede u odadan baka bir mutfakla banyo var. iniz
rahat etmiyorsa, her taraf arayabilirsiniz.
Peki yleyse nereye gitti?
Sahnede giydii siyah ipek giysiyi karmamt, yznde
makyaj olduu gibi duruyordu. ri siyah gzleri donmu, phtlamt sanki.
Saat e doru Ivichten ayrlm, dedi Mathieu. Ondan
sonra nereye gittiini bilmiyoruz.
Lola bir kr gibi grmeden bakarak, kahkahayla glmeye ba
lad. Kvrlm, kaskat kesilmi parmaklar, iinde yalnzca bir ey,
sert ve ar bir ey varma benzeyen kk, siyah, kadife antas
n smsk yakalamt. Mathieu antay grd ve korktu, Ivichi he
men buradan uzaklatrmak gerekti.
^yleyse nereye gittiini size ben syleyeyim, dedi Lola.
Saat yediye doru, ben ktktan hemen sonra, odama gelmi, san
dn kilidini zorlam ve benden be bin frank alm.
Mathieu, Iviche bakmaya cesaret edemedi, gzleri yerde, tat
l bir sesle ona.
Ivich, dedi, gitseniz iyi olacak, Lolayla konumam gerek.
Sizi... sizi bu gece grebilir miyim tekrar?
Ivich aknd, rkmt.
Yo, hayr, dedi. Yurda dnmek istiyorum. Valizlerimi topla
yacam, sonra da uyurum. Uyuyabilsem ne iyi olur.
Lola, Gidiyor mu? diye sordu.
Evet, dedi Mathieu, yarn sabah.
Boris de mi gidiyor?
Hayr.
Mathieu, Ivichin elini eline ald.
Gidin, uyuyun biraz Ivich, dedi. Kt bir gn geirdiniz.
Gara kadar sizinle gelmemi gene istemiyor musunuz?
Hayr. Gelmeyin daha iyi.
yleyse, gelecek yl bulumak zere...
Gzlerinde bir sevgi grmek midiyle Iviche bakyordu,
ama bu gzlerde korkudan baka bir ey yoktu. O da, Gelecek yl,"
dedi.
Kederli bir tavrla Mathieu mrldand:
Size mektup yazarm.
Peki, peki.
Ivich kmaya davranyordu, Lola yolunu kesti.
287

Bir dakika. Bunun Borise gitmeyecei ne malum?


Ne demek yani, dedi Mathieu. Can nereye isterse gider.
Lola sol eliyle Ivichi bileinden yakalayarak, Burada kala
caksnz, dedi.
Ivich can acs ve fkeyle, Brakn beni, diye haykrd, do
kunmayn bana, bana el srlmesini istemiyorum.
Mathieu, Lolay itti, kadn sylenerek birka adm geriledi.
Mathieunun gzleri Lolamn antasmdayd. Ivich dilerinin ara
sndan, Pis kar, diye sylendi. Parmaklaryla acyan bileini
ovuturuyordu.
Mathieu, baklarn antadan ayrmakszm, Lola, dedi, b
rakn gitsin, size syleyecek ok eyim var, ama nce onu brakn.
Bana Borisin nerede olduunu syleyecek misiniz?
Hayr, dedi Mathieu, ama u hrszlk hikyesinin iyzn
anlatacam.
Lola, Iviche dnerek, Pekl gidin bakalm, dedi, ama
Borisi grrseniz polise haber verdiimi ona syleyin.
Mathieu baklar hep antada, alak sesle, ikyeti geri ald
rrz, dedi. Gle gle Ivich, abuk olun.
Ivich yant vermedi, ama Mathieu, onun uzaklaan ayak ses
lerini ii rahatlayarak dinledi. Gittiini grmemiti, ama ayak ses
leri iitilmez olunca bir an kalbinin burkulduunu duydu.
Lola bir adm ne gelmi, Ona, yanl kap aldn syle
yin, diye haykryordu. Benimle oynayabilmek iin daha ok
gen olduunu syleyin ona!
Mathieuye dnmt, gzleri, hl grmeden bakar gibiydi.
Dik bir sesle, Neymi? diye sordu. Anlatn bakalm u hikyenin
iyzn.
Mathieu, Bakn Lola, dedi.
Ama Lola gene glmeye balamt. Bir yandan da:
Bebek deilim, diyordu. Yok canm... Anas yerinde oldu
umu da bana ok sylediler.
Mathieu, ona doru gitti, Lola!
Ama o, Nasl olsa Lola elimde, dedi. imdi biraz da parasn
alaym. Gene dizlerime kapanacaktr, dedi. Beni bilmiyor. Beni
tanmyor!
Mathieu kollarndan yakalad ve bir yandan lgnca glerken
bir yandan da, A ma beni tanmyor, diye haykran kadn var g
cyle sarst:
Susacak msnz!
Lola birden durdu, Matnieuy yeni grm gibiydi.
Anlatn, dedi.
Lola, gerekten onu polise ikyet ettiniz mi?
288

Evet. Anlatacanz neyse, siz bana onu syleyin!


Mathieu, Paray ben aldm, dedi.
Lola oral olmamt. Mathieu tekrarlamak zorunda kald:
Be bin frang ben aldm!
Ya! Siz mi?
Ve omuz silkti.
Otelci kadn, onu grm.
Nasl grm olabilir, madem size ben aldm diyorum.
Lola sinirli ve sabrsz, Grm, dedi. Saat yediye doru giz
lice yukar ktn grm. Ama grmezlikten gelmi, ben uyar
mtm. Btn gn beklemitim onu, ben ktktan on dakika son
ra gelmi. Demek ki sokan kesinde beni gzlyordu, ktm
grnce harekete geti.
Renksiz bir sesle, abuk abuk, sarslmaz bir inanc belirtircesine sylyordu. Sanki buna inanmak istiyor, diye Mathieu iin
den geirdi. Cesareti krlm gibiydi:
Bakm Lola, dedi. Otele saat kata dndnz?
*lkin mi? Saat sekizdi.
te o zaman paralar henz sandktayd.
Size, Boris yedide gelmi diyorum.
Gelmi olabilir, belki de sizi grmek iindi. Peki siz sanda
bakmadnz m?
Baktm.
Yani saat sekizde?
Evet.
Lola, siz yalan sylyorsunuz, dedi Mathieu. Bakmadn
z ben biliyorum. Evet biliyorum. Saat sekizde anahtar henz ben
deydi, yani siz isteseniz de sand aamazdnz. Hem zaten para
nn alndn sekizde fark etmi olsaydnz, bana gelmek iin ge
ce yarsna kadar bekleyebilir miydiniz? Hayr, saat sekizde siz ra
hata makyajnz yaptnz, gzel siyah giysinizi giydiniz ve Sumatraya gittiniz. Doru deil mi?
Lola, ona renk vermeden bakt.
Otelci kadn grm, dedi.
Evet, evet ama, siz de sanda bakmamtnz, saat sekizde
para henz oradayd. Saat onda odanza ben ktm ve paray ben
aldm. Aada yal bir kadn vard, beni grd, sorarsak syleye
bilir. Siz hrszl gece yars fark ettiniz.
Lola direnmeyerek, Evet gece yars, dedi. Ama ne fark
eder? Sumatrada kendimi iyi hissetmedim ve dndm. Yataa
uzanrken sand da yanma almtm. inde... iinde tekrar oku
mak istediim mektuplar vard.
Mathieu, sahi, diye dnd, mektuplar da var. Peki mekAkl a

289/19

tuplarm alndn niye saklyor? kisi de susuyorlard; arada bir,


ayakta uyuyanlar gibi Lola ne doru sallanyordu. Nihayet uyan
masna, Demek beni siz soydunuz, dedi.
Evet, ben.
Lola kesik bir glle, Onun yerine alt ay ieri tklmak ho
unuza gidecekse bu palavralar mahkemede anlatrsnz, dedi.
yi ya Lola, Borisin yerine hapse girmekte benim ne karm
olabilir?
Lola dudak bkt, Eh, onunla ne halt kartrdnz biliyor
muyum?
Yoo, samalyorsunuz. Ben aldm, diye bakm yemin ediyo
rum. Sandk, pencerenin nndeydi, zerinde bir valiz vard. Para
y aldktan sonra anahtar kilitte braktm.
Lolann dudaklar titremeye balamt, elindeki antay si
nirli hareketlerle mncklyordu.
Syleyeceiniz bundan ibaret mi? Tamamsa, ben gideyim.
Gemek istiyordu, Mathieu durdurdu:
Lola, doruyu renmek istemiyorsunuz.
Lola omzuyla onu itti.
Ne halde olduumu grmyor musunuz, dedi. Bu sandk
hikyenizi bana yutturabileceinizi mi sandnz? Mathieuy tak
lit ederek: Pencerenin nndeymi, zerinde de bir valiz varm...
Borisin buraya da geldiini bilmiyor muyum sanyorsunuz? Moru
a anlatlacak hikyeyi birlikte hazrladnz. Hadi bakalm, ekilin
nmden; korkun bir sesle tekrarlad: ekilin!
Mathieu, omuzlarndan yakalamak istemi, ama geriye sra
yan Lola antasn amaya davranmt; Mathieu antay ald ve di
vann zerine frlatt. Lola, Hayvan, dedi.
Mathieu glerek, Kezzap myd, yoksa tabanca m? diye sor
du.
Lola btn bedeniyle titriyordu. Mathieu iinden, Tamam, si
nir krizi! diye geirdi. Aptalca ve uursuz bir rya grr gibiydi.
Ama Lolay1 inandrmak lazmd. Kadnn titremesi kesilmiti.
Pencerenin yannda bzlm, aresiz bir kinle parlayan gzlerini
ona dikmiti. Mathieu, ban evirdi, kininden korkmuyordu, ama
bu yzde ylesine kederli bir boluk vard ki, dayanlmazd.
Rahat bir sesle, Sabah odanza ktm, dedi. antanzdan
anahtar aldm. Siz uyandnz sra ben sand amak zereydim.
Anahtar antanza koymaya vakit bulamadm; bana, akam yeni
den odanza kmak fikrini sonradan bu anahtar verdi.
Lola hain bir tavrla, Bouna, dedi. Sabah odama girdii
nizi grdm ben. Size seslendiim zaman yatan ayakucunda bile
deildiniz.
290

nce bir kere daha odanza girmi ve kmtm.


Lola alayla bakt ve Mathieu, istemeye istemeye ilave etti:
Mektuplar iin.
Lola duymazlktan geldi: Ona mektuplardan sz amann ya
rar yoktu, o u anda yalnzca paray dnmek istiyordu, son b i
areymi gibi bel balad fkesini alevlendirmek iin bunu yap
mak zorundayd. Lola ksa bir glle, in fenas, dedi, o be
bin frang bir gece evvel benden istemiti, anladnz m? Hatta o
yzden kavga ettiydik.
Mathieu birden aresizliini hissetti; apak, belliydi: Sulu
Boristen bakas olamazd. Dermansz, Bunu hesaplamam gerek
ti, diye dnd.
Lola kt kt glerek, Bouna yoruluyorsunuz, dedi.
Elimden kurtulamaz artk. Siz mahkemeyi kandrmann yolunu
bulursanz, ben de ona baka bir oyun oynarm, anladnz m?
Mathieu divann zerindeki antaya bakt. Lola da bakyordu.
Mathieu, Paray sizden benim iin istemiti, dedi.
Evet. Peki, akamst kitapdan o kitab da sizin iin mi al
mt? Dans ederken bana gsn gere gere anlatyordu.
Birden durdu, sonra korkutucu bir rahatlkla, Pekl, diye
devam etti. Paray siz aldnz, yle mi?
Evet.
yi yleyse, hadi geri verin bakalm.
Mathieu anlayamam gibi bir an duralad. Lola alayl bir za
fer ifadesiyle, Paray hemen verin bana, dedi, ikyetimi geri
alaym.
Mathieu yant vermedi. Lola, Yeter, dedi. Anlald.
Uzand, antasn ald, Mathieu engel olmaya alyordu. Zor
lukla konuarak, Parann bende olmas bir ey ifade etmez zaten,
dedi. Boris alm ve bana vermi olabilir.
Ben bunu sormuyorum. Sizden, paray bana geri vermenizi
istiyorum.
Para bende deil.
Yok canm, sahi mi? Saat onda aldnz, imdi saat on iki, pa
ra sizde yok, yle mi? Tebrikler...
Birisine verdim.
Kime?
Syleyemem.
Sohra acele ekledi:
Ama Borise deil.
Lola yant vermeden glmsedi, kapya doru yrd. Mat
hieu ona engel olmad. Karakol Martyrs Sokanda, diye dn
d; gider derdimi orada anlatrm. Ama sonra kr felaket gibi ar
291

ar yryen bu iri, karanlk biimi arkasn dnm gider grnce


iine korku dt, son bir gayretle, Sonunda size syleyebilirim j
de, dedi, paray bir arkada iin aldm, Matmazel Duffet iin...
Lola kapy at ve kt. Mathieu birden onun haykrdn
duydu ve yrei azna geldi. Lola ayn anda kapda grnd, de
lirmi gibiydi.
Darda biri var, dedi.
Mathieu, Boris, diye dnd.
Danieldi. Soylu bir tavrla ieri girdi ve Lolanm nnde eildi:
Buyurun, be bin frangnz Madame, dedi. Bir zarf uzatyor
du: An, bakn, sizden almanlar m ?
Mathieu ayn anda: Onu Marcelle yollad herhalde ve kapdan
bizi dinlemi, diye dnd. Daniel, ieri giriini kusursuz bir bi
imde ayarlamak iin ok kez kaplar dinlerdi.
Mathieu, O nasl... diye sordu.
Daniel eliyle bir hareket yapt.
yi, ok iyi.
Lola, bir kylnn gvensiz ve sinsi tavryla zarfa bakyordu:
inde be bin frank m var? diye sordu.
Evet.
Bunlarn benden alnan paralar olduu ne malum?
Daniel, Numaralar yok mu sizde? diye sordu.
Daha neler!
Daniel, azarlayan bir tavrla, Ya, ya, dedi. Daima paralarn
zn numaralarn almalsnz.
Birden Mathieunn aklna bir ey geldi: Sandktan yayan o
ipr kokusuyla karr-i kapal yerlere has ar kokluyu hatrlamt.
Koklayn bakalm, dedi.
Lola bir an kararsz bakt, sonra hain bir elle zarf ekip ald,
yrtt ve paralar burnuna gtrd. Mathieu, Danielin birden bir
kahkaha atmasndan korktu. Ama Daniel bir piskopos kadar ciddi,
anlayl gzlerle Lolaya bakyordu.
Eee? Borisi sonunda paray geri vermeye zorladnz ha?
diye sordu.
Daniel, Boris adnda kimseyi tanmyorum, dedi. Bu paray
bana Mathieunn bir arkada, bir kz arkada, size getirmem iin
verdi. Koa koa geldim ve konumanzn sonunu duydum, zr di
lerim Madame.
Lola, iki yanma sarkan kollaryla hareketsiz, kalakalmt, sol
eliyle antasn bedenine bastryordu, sa elinin ta kesilmi par
maklar paray smsk kavramt, yznde kaygl ve akn bir
ifade vard. Birden, Ama niye yaptnz bunu? diye sordu. Be
bin frank, sizin iin nedir ki?
292

Mathieu isteksiz bir glmsemeyle, Eh, dedi, demek ki


nemli bir eymi.
Sonra, usulca ekledi, Hadi Lola, dedi, ikyetinizi geri al
mann zaman geldi artk. sterseniz ifadenizi deitirin ve beni ih
bar edin.
Lola ban yana evirdi ve abucak, Polise gitmemitim,
dedi.
Odann ortasnda, gzleri dalgn, ivilenmi gibi duruyordu.
Mektuplar da vard, dedi.
Mektuplar bende deil. Onlar bu sabah, sizi ld sandmz
sra, Boris iin almtm. Sonradan geri dnp paray almak fikrini
bana veren de bu oldu.
Lolamn, Mathieuye bakan gzlerinde kin yoktu, derin bir
aknlk ve bir eit merakla, Be bin frangm aldnz ha! diye
mrldand. Ne tatsz i...
Ama gzlerindeki k hemen snd, sertleti. Ac ekiyordu.
JJen gidiyorum, dedi.
Ses karmadlar. Lola yrd, sonra tam kapnn nnde d
nerek, Hibir suu yok, dedi, neden gelmiyor?
Bilemem.
Lola birden hkrd ve kapnn kenarna yasland, Mathieu
atld, ama Lola toparlanmt.
Dnecek mi? diye sordu. Ha, ne dersiniz, dnecek mi?
Dnecek, dedi Mathieu. Onlar insanlara mutluluk vermez
ler, dedi, ama kopmazlar da. Bu onlara ok zor gelir.
Evet, dedi Lola. Evet! Hadi, selam!
Gle gle Lola. Bir... bir istediiniz var myd?
Hayr.
kt. Kapnn kapandn duydular.
Daniel, Kim bu ihtiyar kar? diye sordu.
Lola, Boris Serguinenin metresi. i bitmilerden.
Belli oluyor, dedi Daniel.
Mathieu, onunla yalnz kalnca bir rahatszlk duydu; sanki birileri Mathieuy alm ve kendi suuyla burun buruna getirivermiti. Bu su orada, karsnda, capcanl duruyordu, Danielin gz
lerinin derinliklerinde yayordu ve Tanr bilir o mark ve dzen
baz bilincin iinde ne biimlere girmiti. Daniel durumdan sonuna
kadar yararlanmaya niyetli grnyordu. En kt gnlerinde oldu
u gibi ciddi, kstah ve bir cenaze trenindeymiesine yasl bir
hali vard. Mathieu katlat ve ban yukar kaldrd; Danielin y
z bembeyazd. Kt kt glerek, Suratn bombok, dedi.
Ben de sana ayn eyi syleyecektim, dedi Mathieu. Hap
yutmuuz ikimiz de.
293

Daniel omuz silkti.


Sen Marcelleden mi geliyorsun, dedi Mathieu.
Evet.
Paray sana o mu verdi?
Daniel kaamak bir tavrla, Artk gerek kalmad, dedi.
htiyac kalmad m?
Hayr.
Hi olmazsa baka bir are...
Artk btn bunlara gerek kalmad dostum, dedi Daniel,
eskidi o hikye!
Bir kan kaldrm, Mathieuye, olmayan bir tek gzln ar
dndan seyreder gibi alayla bakyordu. Mathieu, Beni artmak,
hayrete drmek istiyorsa, ellerinin titremesine mani olsa bari,
diye dnd.
Daniel nemsemez bir tavrla, Marcellele evleniyorum,
dedi.
Mathieu bir sigara ald ve yakt. Beyni dev bir kampana gibi
uulduyordu. Sakin bir sesle, Onu seviyordun demek, dedi.
Neden olmasn?
Mathieu, Sz konusu olan Marcelle, diye dnd. Marcelle!
Buna inanmay, kendini buna inandrmay baaramyordu bir trl.
Daniel, dedi, inanmyorum sana.
Biraz bekle, greceksin.
Hayr, demek istediim; onu sevdiine inanmyorum, kesin
likle baka bir ey var iin iinde.
Daniel yorgun grnyordu, yaz masasnn kenarna ilimi,
bir aya yerdeydi, br ayan uh bir rahatlkla sallyordu. Mat
hieu hrsla, Eleniyor, diye dnd.
Ne olduunu bilseydin, azn ak kalrd, dedi Daniel.
Tanrnm cezas, metresi miydi yoksa! diye dnd Mat
hieu ve kuru bir sesle, Bana sylenmemesi gereken bir eyse sy
leme, dedi.
Daniel bir an, onu kayglandrmaktan zevk alyormu gibi bak
t, sonra birden ayaa kalkt, eliyle alnn skarak, Yanl yola git
tin, dedi.
Mathieuy akn gzlerle szyordu.
Demek istediim o deildi, dedi. Bak Mathieu, ben...
Sonra isteksiz bir glle devam etti:
Sana bunu syleyecek olursam, sen kendini ciddiye alacaksn.
Pekl. Ya konu, ya konuma!
Bak imdi, ben...
Gene sustu ve Mathieu, sabrsz, cmleyi onun yerine tamam
lad:
294

Marcelle senin metresindi. Bunu sylemek istiyorsun...


Daniel gzlerini sonuna kadar at ve hafif bir slk ald. Mathieu btn kannn yzne hcum ettiini duydu.
Daniel, hayranlkla, ok gzel, dedi. stediin buydu, deil
mi? Hayr, dostum, yazk ki, byle bir mazeretin de yok.
Mathieu, gururu krlm, Sen de konu yleyse, dedi, sy
le...
Bir dakika. ecek bir eyin yok mu? Viski mesela?
Hayr, dedi Mathieu. Beyaz rom var. Sonra, yi fikir, diye
devam etti, birer kadeh ielim.
Mutfaa gitti, dolab at: Alaka bir dnceydi bu, diye
dnd. ki arap kadehi ve bir ie romla geri dnd. Daniel i
eyi ald ve kadehleri azlarna kadar doldurdu.
Fabrikadan m alyorsun? diye sordu.
Evet.
Hl oraya uruyor musun ara sra?
Ara sra, dedi Mathieu. Salna!
Daniel srarl bir dikkatle bakyordu, sanki Mathieu ondan bir
eyleri gizliyormu gibi. Kadehini kaldrarak, Aklarmn erefi
ne, dedi.
Mathieu, can skntsyla, Sarhosun, dedi.
Evet, biraz itiim doru, dedi Daniel. Ama iin rahat ol
sun. Marcellee gittiim zaman perhizdeydim. kiyi sonra...
Oradan m geliyorsun?
Evet, arada Falstaffta bir durak yapmak artyla...
Onu... onu hemen benden ayrldktan sonra grdn, ha?
Daniel glmseyerek, Senin kman bekliyordum, dedi.
Sen sokan kesini dner dnmez girdim.
Mathieu istemeyerek sert bir hareket yapt.
Beni gzetliyordun, dedi. En sonunda, daha iyi ya, Marcelle
de yalnz kalmam oldu. imdi syle sen, bana sylemek istediin
neydi?
Daniel, beklenmedik bir canllkla, Hi, dedi, sana evlene
ceimizi haber vermek istedim yalnzca.
Hepsi o kadar m?
Hepsi o kadar... Evet, o kadar.
Mathieu souk bir sesle, Nasl istersen, dedi. Bir an sustular,
sonra Mathieu sordu:
Nasl?.. Marcelle nasl?
Daniel alayla, Sana, ok mutlu olduunu mu sylememi isti
yorsun? dedi. Alakgnlllm harcatma bana!
Mathieu serte, Rica ederim, dedi, tamam, anladk, soru
295

sormaya hakkm yok... Ama madem buraya kadar geldin...


Syleyeyim yleyse, dedi. Onu kandrmann biraz daha zor
olacan sanmtm, halbuki sefaletin dnyaya saldr gibi neri
min zerine atlad.
Mathieu, Danielin gzlerinde bir kin kvlcmnn parladn
grr gibi olmutu. Marcellei temize karmak iin, heyecanla,
Bunalyordu, dedi.
Daniel omuz silkti ve odada bir aa, bir yukar dolamaya
balad. Mathieu ona bakmaya cesaret edemiyordu: Daniel kendini
tutuyor, alak sesle konuuyordu, ama bylenmi gibi bir hali var
d. Mathieu, ellerini kavuturdu ve gzn ayaklarnn ucuna dik
ti. Istrapla, kendi kendine konuur gibi, Demek... demek ocuu
istiyordu, dedi. Bunu anlayamamtm. Bana syleseydi...
Daniel susuyordu, Mathieu, szckleri dikkatle seerek de
vam etti:
ocuk iindi. Pekl. Dosun! Ben... ben onu ortadan kaldr
mak istiyordum. Herhalde domas daha iyi.
Daniel yant vermedi.
Onu bir daha grmeyeceim herhalde, deil mi? diye sordu
Mathieu.
Bu bir soru bile deildi, yantn beklemeden devam etti:
Byle ite. Sanrm, memnun olmam gerek. Bir bakma kur
taryorsun onu... ama anlayamyorum, hibir ey anlamyorum, bu
nu niin yapyorsun?
Daniel hain bir sesle, nsanla hizmet uruna deil tabii,
dedi, eer renmek istediin buysa. Sonra: Romun berbat, dedi,
iren bir ey, ama sen bir kadeh daha ver.
Mathieu kadehleri doldurdu ve itiler.
Eh, dedi Daniel, imdi ne yapacaksn?
Hi. Hibir ey.
O kk kz. Serguine?
Yok canm.
te artk zgrsn, kurtuldun.
Ne demezsin!
Daniel ayaa kalkarak, Hadi, dedi, gidiyorum artk. Ben
buraya paray getirmek ve senin iini biraz olsun rahatlatmak iin
geldim. Marcelle iin hibir tehlike yok artk: Bana gveniyor. B
tn bu hikye onu ok sarst, ama imdi kendini pek de bahtsz
bulmuyor.
Mathieu, Onunla evleniyorsun, diye tekrarlad; sonra alak
sesle ekledi: Benden nefret ediyor imdi.
Daniel hain bir sesle, Kendini onun yerine koy, dedi.
296

Biliyorum. Kendimi onun yerine koyarak dndm. Sana


Ienden sz etti mi?
ok az.
Biliyor musun, dedi Mathieu, senin onunla evleneceini
dnmek beni rahatsz ediyor.
Piman m oluyorsun?
Hayr. Bu kt bir ey gibi geliyor bana.
Mersi!
Hayr, her ikiniz iin de! Neden bilmem...
Merak etme, her ey yoluna girecek. ocuk olan olursa ad
n Mathieu koyarz.
Mathieu birden dikildi, yumruklarm skarak, Sus, dedi,
kes u laf!
Dur, kzma, dedi Daniel.
Dalgn bir tavrla tekrar etti:
Kzma! Kzma! Bir trl kp gidemiyordu.
Mathieu, Ksas, dedi, sen u hikyenin stne suratmn
ne hal aldn grmeye geldin, ha?
Bu da var, dedi Daniel, aka sylemek gerekirse, bu da
var. Her zaman o kadar... ylesine salam bir grnn var ki: i
mi skyordun!"
Eh ite, dedi Mathieu, grdn artk. O kadar da salam de
ilmiim.
yle.
Daniel kapya doru birka adm att, sonra birden dnerek
Mathieunn yanna geldi, yzndeki alayl gl yok olmutu,
ama imdi daha da tuhaf bir hali vard.
Mathieu, ben homosekselim, dedi.
Ne? dedi Mathieu.
Daniel kendini birka adm geriye atm, iinde fke alevleri
tutuan akn gzlerle Mathieuye bakyordu.
Bunu iren buluyorsun, ha?
Mathieu ar ar, Homoseksel misin? diye tekrarlad. Ha
yr, iren bulmuyorum. Neden iren bulaym?
Rica ederim, dedi Daniel, geni grllk numaras yapa
cam diye kendini zorlama.
Mathieu yant vermedi. Daniele bakyor ve dnyordu:
Homoseksel... ok da amamt.
Daniel slk gibi bir sesle, Bir ey demiyorsun, dedi. Hak
kn var. Her normal insan gibi sen de yadrgyorsun bunu, ama lt
fedip bu duygunu kendine saklyorsun.
Daniel, kollar vcuduna yapk, kmldamadan duruyordu;
birden daralm, uzam gibiydi. Mathieu sertlikle, Buraya bana
297

gelip kendine eziyet etmek neden? diye dnd. Bir eyler bu


lup sylemesi gerekti, ama derin ve felce uratan bir ilgisizlie g
mlmt. Hem sonra bu doal bir durumdu: Kendisi serserinin,
ipsizin biriydi. Daniel bir homosekseldi, dzen onlar bir araya ge
tirmiti. Sonunda, Ne istersen olursun, dedi. Bu beni ilgilendir
mez.
Daniel, ona tepeden bakarak glmsedi.
Sanrm, dedi, sanrm ki bu seni ilgilendirmez. Senin ken
di vicdannla ban yeteri kadar dertte zaten.
yleyse ne diye gelip bana bunlar anlatyorsun?
Daniel, hafife ksrerek boazn temizledi.
nk... dedi. nk bunun senin gibi bir adam zerinde
nasl bir etki yaratacam grmek istedim. Sonra... imdi bunu bi
len biri olduuna gre... belki kendim de inanmay baarabilirim,
inanabilirim artk.
Yz yemyeildi, zorlukla konuuyordu, ama hl dudaklar
glmsyordu. Mathieu bu gl grmeye daha fazla dayanama
d ve ban evirdi.
Daniel alay etti:
atn, ha? Sapklar hakkmdaki fikirlerini altst ettim, deil
mi?
Mathieu birden ban kaldrd.
Onur numaras yapma, dedi. Benim karmda onur numa
ras yapmana gerek yok. Sen belki kendinden tiksiniyorsun, ama
sonunda benim kendimden tiksindiim kadar, daha fazla deil;
birbirimize dengiz biz. Zaten, dnnce anlyorum, sen bunun
iin bana bu hikyeleri anlatyorsun, deil mi? isanm sularn,
kendisi gibi irkefe bulanm birine itiraf etmesi daha kolaydr her
halde, bylelikle itiraftan payna deni alr.
Daniel, Mathieunn hi tanmad adi, baya bir tonla, Sen
kt bir herifsin, dedi.
Sustular. Daniel, ihtiyarlarnki gibi kprtsz bir aknlkla
nne bakyordu. Mathieu birden iinde keskin bir pimanlk duydu,
yleyse, Marcellele niin evleniyorsun?
Bununla hi ilgisi yok.
Senin... Senin Marcellele evlenmene izin veremem.
Daniel dikildi ve suda boulmua benzeyen yzne karanlk
krmzlklar oturdu. Kibirli bir tavrla, Sahi mi, izin vermezsin,
ha, dedi. Peki buna engel olmak iin ne yapabilirsin?
Mathieu yant vermeden kalkt. Telefon yaz masasnn ze
rindeydi. Ald ve Marcellein numarasn evirdi. Daniel alayla ba
kyordu. Uzun bir sessizlik oldu.
Marcellein sesi, Alo, dedi.
298

Mathieu srad.
Alo, dedi, ben Mathieu. Ben... Bak beni dinle, demin ser
semce hareket ettik, ben... Alo! Marcelle? Beni dinliyor musun?
fkeden delirerek, Marcelle, dedi. Alo! Alo!
Telefon yant vermiyordu. Birden akln yitirdi ve haykrd:
Marcelle, seninle evlenmek istiyorum!
Ksa bir sessizlik oldu, sonra telefonun br ucunda iniltiye
benzer hafif bir ses duyuldu ve telefon kapand. Mathieu bir an ku
lakl smsk elinde tuttu, sonra masann zerine brakt. Daniel
tek kelime sylemeden ona bakyordu, gzlerinde bir zafer neesi
yoktu. Mathieu bir yudum rom iti, sonra geldi koltuuna oturdu.
Pekl, dedi.
Daniel glmsedi.
Sakin ol, dedi. Sonra teselli edercesine devam etti: Homo
seksellerden daima kusursuz kocalar kar, bu denenmitir.
Daniel! Eer onunla bir jest yapm olmak iin evleniyorsan,
kzn yaamn berbat edersin.
Sen bunu bana syleyebilecek son insansn, dedi Daniel.
Hem ben onunla jest yapm olmak iin de evlenmiyorum. Zaten
onun istedii, her eyden nce, ocuu.
O bunu... senin durumunu biliyor mu?
Hayr.
Niin evleniyorsun onunla?
Ona olan dostluum nedeniyle.
Ama sesin tonu inandrc deildi. Kadehlerini yeniden dol
durdular ve Mathieu inatla, Bedbaht olmasn istemiyorum, dedi.
Yemin ederim ki olmayacak.
Kendisini sevdiini mi sanyor?
Zannetmem. Evlerine yerlememi teklif etti, ama benim yapa
bileceim ey deil bu. Onu eve, kendi evime gtreceim. Sevgi
nin aramzda yava yava, kendiliinden gelimesini bekleyeceiz.
Sonra ac bir alayla ekledi:
Kocalk grevlerimi sonuna kadar yerine getirmeye ala
cam.
Ama sen...
Mathieu kpkrmz olmutu.
Sen... kadnlar da arzulayabiliyor musun?
Daniel tuhaf bir hareketle burnunu ekti.
ok az.
Anlyorum.
Mathieu ban edi, gzlerine utan dolu yalar hcum etmiti:
Senin onunla evleneceini rendiimden beri kendimden
bsbtn irenir oldum, dedi.
299

Daniel kadehinde kalan romu iti, sonra tarafsz ve biraz dal


gn bir tavrla, Evet, dedi, bence de yle. imdi senin kendini ol
duka pis, hatta iren hissetmen gerek.
Mathieu yant vermedi. Ayaklarnn arasndan yere bakyor
du: Daniel homosekselmi, Marcelle onunla evlenecek, diye d
nd.
Ellerini at ve ayan hzla yere vurdu: Kapana kslmt.
Birden, sessizlii olanca arl ile zerinde hissetti ve iinden:
Daniel bana bakyor, diye geirdi, hemen ban kaldrd. Gerek
ten Daniel ona bakyordu, ylesine bir nefretle bakyordu ki,
Mathieunn kalbi skt.
Bana niye yle bakyorsun? diye sordu.
nk biliyorsun, dedi Daniel. Biri biliyor bunu.
Kafama seve seve iki kurun skabilirsin, deil mi?
Daniel yant vermedi. Mathieu birden dayanlmaz bir acnn
iini yaktn duydu.
Daniel, dedi, sen onunla bana ikence etmek iin evleni
yorsun!
Daniel, anlamsz bir sesle, Ne olacak yani, dedi. Bu benden
baka kimseyi ilgilendirmez.
Mathieu bam ellerinin arasna alarak, Tanrm! diye mrl
dand.
Daniel heyecanla ekledi:
Bunun nemi yok. Marcelle asndan bunun hi nemi yok.
Ondan nefret mi ediyorsun?
Hayr.
,
Mathieu kederle, Hayr, diye dnd. Nefret ettii be
nim.
Daniel gene glmsyordu.
ieyi bitiriyor muyuz? diye sordu.
Bitirelim, dedi Mathieu.
tiler ve Mathieu birden sigara imek istediini fark etti, ce
binden bir sigara ald, yakt.
Bak bana, dedi. Sen ne olursan ol, beni ilgilendirmez. Hat
ta imdi, sen syledikten sonra bile. Yalnz, sana sormak istediim
bir ey var: Neden utanyorsun bundan?
Daniel ruhsuz bir glle, Bu soruyu bekliyordum dostum,
dedi. Homoseksel olmaktan utan duyuyorum, nk homosek
selim. Bana ne diyeceini biliyorum. Senin yerinde olsam kendi
mi kahretmezdim byle, u koca dnyada bana ayrlan yeri zorla
alrdm, sonunda bu da bir zevk meselesidir, herkesinki gibi, vesai
re vesaire... Ne var ki, senin szlerin bana bir ey demez. Ben, se
300

nin btn bunlar syleyeceini biliyorum, syleyeceksin, nk


sapk deilsin sen. Ama btn homosekseller utan iindedir, bu
onlarn yaradlndan gelen bir ey.
Mathieu ekinerek sordu:
Ama insann kendini... olduu gibi kabul etmesi daha iyi de
il mi?
Daniel sinirlenmi gibiydi, hain bir sesle, Sen de boktan bir
herif olduunu kabul ettiin gn btn bunlar tekrar konuuruz,
dedi. Sapk olmakla vnen ya da kendilerini tehir eden, hatta
debelenmekten vazgeenler... birer lden baka ey deildir. On
lar kendilerini, duyduklar utanla ldrmlerdir. Ben bu lmle
lmek istemiyorum.
Daniel, her eye karn rahatlam gibiydi, Mathieuye kinsiz
gzlerle bakyordu, tatl bir sesle devam etti.
Ben kendimi gerektiinden de ok kabul ediyorum, dedi.
Kendimi en gizli kelerime varncaya kadar tandm artk.
Sylenecek sz yoktu. Mathieu bir sigara daha yakt. Kadehi
nin dibinde azck rom kalmt, onu da iti. Daniel onu korkutu
yordu. ki yl sonra, drt yl sonra ben de onun gibi mi olacam?
diye dnd. Ve birden btn bunlar Marcellele konumak ihti
yacn gl bir arzu halinde iinde duydu: Ancak onunla, ancak
Marcellele her eyi, yaamn, korkularm, umutlarn konuabilir
di. Ama ayn anda onu artk bir daha hi gremeyeceini hatrlad
ve bu istek iinde, isimsiz, dayanaksz, bolukta, ar ar biim de
itirerek bir eit korku halini ald: Yalnzd.
Daniel dnr gibiydi: Gzleri dalgnd, dudaklar ara sra k
prdyordu. Sonra hafife iini ekti ve yznde bir eyler yumu
ar, boyun eer gibi oldu. Elini alnnda dolatrd, akn bir hali
vard. Alak sesle, Ama bugn kendimde hi tanmadm bir
ben kefettim, dedi.
Uzam sakalnn mavi glgelerle lekeledii zeytin yeili yor
gun yzne hi de yakmayan, hemen de ocuksu, tuhaf bir tebes
smle gld. Mathieu, Sahi, diye dnd, bu kez sonuna ka
dar gitti... Birden aklna, iini ezen bir ey geldi: O imdi zgr!
diye dnd. Ve Daniele kar duyduu korkak tiksintiye bir e
it kskanlk kart.
imdi bir acayip hissedersin kendini... dedi.
Evet, bir acayip hissediyorum, dedi Daniel.
Hl iyi niyetli bir glmsemeyle bakyordu, Bir sigara ver,
dedi.
iyor musun artk?
Evet. Bir gecelik.
Mathieu birden, Senin yerinde olmak isterdim, dedi.
301

Daniel, ok da amad.
Benim yerimde mi? diye tekrarlad.
Evet.
Daniel omuz silkti. Sonra, Bu hikyede batan sona sen ka
zantasn, dedi.
Mathieu alayla gld. Daniel, zgrsn, diye anlatt.
Hayr, dedi. nsan bir kadn terk ettii iin zgr olmaz.
Daniel ona merakla bakt.
Sabah buna inanyordun ama?
Bilmiyorum. Ak, belli bir ey deildi bu. Hibir ey ak, bel
li deil. Gerek olan u ki, ben Marcellei bir hi uruna terk ettim.
Ilk bir gece rzgrnn usul usul kmldatt perdelere bak
yordu. Yorgundu.
Hi uruna, diye tekrarlad. Btn bu hikyede ben ret ve
inkrdan baka bir ey deilim. Yaammda Marcelle yok artk.
Ama ondan tesi duruyor.
Nasl?
Mathieu geni ve belirsiz bir hareketle oday gsterdi:
Bunlar, geri kalanlar, hepsi...
Daniel onu bylyordu. Gerek zgrlk bu mu? diye d
nd. Daniel bir ey yapt; imdi, artk geri dnemez: Ardnda,
nedenini daha imdiden anlamaz olduu, bilinmedik, ama altst
edecek bir davrann bulunmasn kim bilir ne kadar yadrgyor.
Ben, yaptklarmn hepsini, hi uruna yapyorum; sanki birileri
hareketlerimin devamn, sonucunu benden alyor; yaammda
her ey, sanki ben onlar yeniden, bir daha yapabilirmiim gibi ge
lip geiyor. aresiz, geri dnlmez bir ey yapabilmek iin neleri
feda etmem gerek, bilmiyorum.
Yksek sesle, nceki gn, spanyol milislerine katlmak is
teyen birini grdm, dedi.
Eee, ne olmu?
Hi, kovalamlar herifi. Bombok bir hali vard.
Bunu niye anlatyorsun bana?
Bilmem. Laf olsun diye.
spanyaya gitmeyi mi dndn?
Evet. Ama gidecek kadar deil.
Sustular. Sonra Daniel sigarasn frlatrken, u anda alt ay
sonray yayor olmak isterdim, dedi.
Ben istemezdim, dedi Mathieu. Alt ay sonra, imdi neysem
gene o olacam.
Pimanlklar hari, dedi Daniel.
Kalkt.
Sana Clarissete iki kadeh bir ey ikram edeyim, dedi.
302

Hayr, dedi Mathieu. Bu gece sarho olmak istemiyorum.


Sarho olsaydm ne halt ederdim, bilmiyorum.
Olaand bir eyler yapmazdn herhalde. Demek gelmiyor
sun?
Hayr. Sen be-on dakika daha oturmak istemez miydin?
mek istiyorum, dedi Daniel. Hoakal!
Mathieu, Gle gle, dedi. Seni... yaknda grr mym?
Daniel bir an bocalam grnd:
Sanrm bu biraz zor olacak. Marcelle yaammda hibir dei
iklik yapmak istemediini sylyor, ama sanrm seninle grt
m bilmek ona azap verir.
Mathieu, hain bir sesle, Ya, dedi. Pekl! yleyse gle g
le, ansn ak olsun.
Daniel ona yant vermeden glmsedi ve Mathieu birden,
Benden nefret ediyorsun, dedi,
Daniel ona yaklat, elinin beceriksiz, utanga bir hareketiyle
hafife omzunu okad.
u anda deil, dedi.
Ama yarn...
Daniel yant vermeden ban nne edi.
Hoakal!
Gle gle, dedi Mathieu.
Daniel kt. Mathieu pencereye doru yrd ve perdeleri
ekti. Tatl, huzur verici bir geceydi, tatl ve mavi; rzgr bulutlan
srkleyip gtrmt, damlarn stnde yldzlar prldyordu.
Parmakla yasland ve uzun uzun esnedi. Hemen aada, sokak
ta, rahat admlarla bir adam yryordu. Huygens Sokayla Froidevaux Sokamn kesinde bir an durup ban kaldrd ve ge
bakt: Danieldi. Maine Caddesinden doru pe pee dalgalar ha
linde bir mzik yaylyordu, bembeyaz bir k, oluk gibi gkyzn
de kayd; bir bacann stnde birka saniye oyaland, sonra atla
rn ardnda kayboldu. nsana mutlu tatilleri, kr elencelerini du
yuran, renk renk fenerleri, klar, sesleriyle bir ky dn gece
siydi bu. Mathieu, Danielin keyi dnp kaybolduunu grd ve,
Yalnz kalyorum, diye dnd. Yalnz, ama eskisinden daha z
gr deil! Dn kendi kendine, Marcelle olmasayd... demiti.
Ama bu bir yaland. Kimse zgrlme kstek vurmad benim.
Onu benim kendi yaamm iti, tketti. Pencereyi kapad ve oda
ya dnd. Ivichin kokusu hl oradayd, havada dalgalanyordu.
Mathieu kokuyu iine ekti ve bu karmakark gn yeniden ya
ad. Bir hi iin bir sr grlt, diye dnd. Hi iin: Bu ya
am ona hi iin balanmt, kendisi hiti ve buna karn dei
meyecekti artk: O olmutu, tamamlanmt. Ayakkablarn kar
303

d ve bir an, koltuun kenarna oturmu, elinde ayakkabs, hare


ketsiz kald: Boaznda hl romun ekerli sca duruyordu. Esne
di; gn sona ermiti, genliiyle de ii bitmiti. Denenmi, tartl
m ahlak kalplar imdiden, usul usul, gizlice ona yardm neri
yordu: Doru yolu bulmu bir epikrizm vard, glmseyen hog
r vard, almyazs ve sorumluluk kavramlar vard, stoisizm vard;
ksas, iini bilen bir keyif ehli ustalyla boa harcanm bir yaa
mn her an tadna bakmak iin ne gerekiyorsa hepsi vard. Ceketi
ni kard, kravatn zmeye davrand. Esneyerek, kendi kendine
tekrarlad: Gerek bu, her eye karn gerek; akl ama gelmi
im ben.

304

JEAN-PAUL SARTRE
Bulant

Bulant, Jean-Paul Sartre'n ilk roman. Bireyin


.ham- P a u l S a i t k e

B U LA N T I

kkten zgrln vurgulayan varoluuluun


szcln stlenen Sartre, adn 1938'de ya
ymlanan bu romanyla duyurmutu. Gnlk bi
iminde yazd bu kitabnda, romann kahrama
n Roquentin'in dnya karsnda duyduu tiksin
tiyi anlatyordu. Bu tiksinti yalnzca d dnyaya
deil, Roquentin'in kendi bedenine de ynelikti. Ki
mi eletirmenler roman hastalkl bir durumun,
bir tr nevrotik kan ifadesi olarak deerlendirdilerse de, Bulant yanstt gl bireyci ve
toplum kart dncelerle, Sartre'n sonradan
gelitirecei birok felsef konuya yer veren z

gn bir .yaptt. Varolu'la yz yze kalan Roquentin'in geirdii deii


mi anlatan Bulant, varoluuluun klt kitaplarndan biri oldu. 20. yz
yl roman sanatnda da nemli bir yeri olan bu kitab Selhattin Hilv'n
usta ii evirisiyle sunuyoruz.

JEAN-PAUL SARTRE
Duvar

Jean-Paul Sartre'n 1938'de yaymlad Bulant


adl roman, sonradan gelitirecei birok felsef
sorunu ieriyordu. Ertesi yl yaymlanan Duvar
adl yk ise, Sartre'n, bireyin kkten zgrl
n vurgulayan varoluu felsefesinin simge ya
ptlarndan biri oldu.
spanya Sava srasnda Francocular tarafn
dan idama mahkm edilen bir Cumhuriyetinin
lm bekleyiini konu edinen nl "Duvar" y
ks ve "Oda", "Erostrates", "Gizlilik", "Bir Yne
ticinin ocukluu" adl teki ykler, yazarn fel
sef grlerinin kusursuz birer yansmasdr.
Sartre'n bu lmsz yksndeki "duvar", idam m ahkmunun nnde
durduu duvar ya da hcrenin duvar mdr, yoksa yaamla lm ara
sndaki duvar m? Sartre' ilgilendiren, bireyin bu duvar ortadan kalkt
nda yaadklardr.

JEAN PAUL SARTRE


Szckler

Je a n -P au i S a r t r e

SZCKLER

Jean-Paul Sartre'n gzpek zyaamyks S z


ckler, biroklarnca Jean-Jacques Rousseau'run
nl tiraflar1lyla kyaslanmtr. Sartre'n 59 ya

j,

nda kaleme ald ve allm zyaamyklerinden apayr bir nitelik tayan bu kitap, bir ya-

J h f ij j M f e

zarn kendi ocukluk an grlmemi bir cesaretle yorumlamas asndan bir bayapttr. a

" ^ 5 ^

ve ufak tefek olduu iin yatlarnca dlanan kk Sartre'n "szckler"e snmas ve kendisini
dlayan dnyay dlerinde yeniden yaratmaya
almas, edebiyat ve felsefeyle yaam boyun
ca srecek ak ilikisinin derinliklerdeki ipular

n tar barnda. Aslnda Sartre, S zc kler' de,


ocukluk anlarndan yola karak, edebiyatn ve dilin insan yaantsn
daki yararn kefeder ve deerlendirir. Sartre'n kendine kar dnsz
drstlnn rn olan Szckler'i okuduktan sonra, an kitaplar ve
zyaamyklerinde ok daha farkl derinlikler arayacaksnz.

JEAN PAUL-SARTRE
Yaanmayan Zaman

Yaanm ayan Zam an, Jean-Paul Sartre'n, edebiJ-an pait s m


2GRi0 Kyo1.lA1B]If
v a a n m a y a n za m

yat alanmda kaleme ald yaptlar arasnda ok


byk bir yeri olan zgrlk Yollan balkl lemeinin ikinci kitab. stelik bu leme, yazarn
yaptlar arasnda tek gereki bir rnek.
Romann kahraman Mathieu, lemenin ilki olan

A k l a 'nda zgrlk tutkusu ve birey olarak


kendi kendinin sorumlusu olma kararllyla, in
sanlarla toplumla yabanclaarak, bir tr yalnzl
a mahkm olmann hznn yaar. Yaanm a
yan Zam an'da, yazar, Mathieu'nn kendi kendi
siyle hesaplamasnn yan sra, kinci Dnya Sava'nn o korkun uurumunun kysnda, sava
korkusuyla bar umudu arasnda gidip gelen bir Avrupa'da gemiinden
koparlarak gelecee akan yolun banda beklemek zorunda braklm
bir avu insann duraan ve sessiz acsn anlatmaktadr.

JEAN-PAUL SARTRE
Aydnlar zerine
^ylere
Aydn kimdir? Kendisini ilgilendirmeyen uram
jra-Paul Sartre
AYDINLAR
ZERNE

burnunu sokan, kresel insan ve toplum k |<ay.


adna kabullenilmi gereklerin ve bundai^ciianaklanan davranlarn tmn sorgulama evini
snda olan biri midir? Bir ilevi var m? Bu i? onu?
yerine getirmek iin kim grevlendiriyof'^dirilOnun zellii, hi kimse tarafndan grevl^sey
memi olmas, konumundan dolay da k r la *
borlu olmamasdr. Bu zelliiyle o, c a n a ^ hi
m toplumlarn rn bir canavardr. O' tac||r.

kimse istememekte, hi kimse tammamajjuna


sylediklerine duyarl olunabilir, ama var.^rt-^
aldrlmaz. nl filozof ve yazar Jean-Paul -j^cele
konferans ve bir syleiden oluan Aydnlar zerine balkl
meinde aydnlar herynyle irdeliyor.

JEAN-PAUL SARTRE
Ykl

Ykl, Jean-Paul Sartre'n II. Dnya Sava'nn he


men sonrasnda yaymlanan zgrlk Yollar
lemesinin nc roman. Dnya Sava'nda ya
ananlarla bir tr bireysel hesaplama olarak ni
telenebilecek zgrlk Yollar, biroklarnca yarotobiyografik olarak tanmlanm, lemenin bakiisi Mathieu ise Sartre'n kendisiyle zdeletirilmitir.

Ykl'ta, Paris'in 1940 Haziran'nda Almanlarn


eline geii anlatlr. Sartre'n tm yaam boyun
ca izini srd "zgrlk" kavramnn ald b
yk bir yaradr bu. Sosyalist felsefe retmeni
Mathieu ve arkadalarnn evresinde geen ro
man, sava, igal ve direniin olaand koullarnda, balanma, so
rumluluk, ahlak gibi temel sorunlar derinliine irdeler.

zgrlk Yollan hem bir btn oluturan, hem de her biri bamsz oku
nabilecek romandan oluan bir bayapt.

JEAN-PAUL SARTRE
Edebiyat Nedir

E debiyat Nedir, Jean-Paul Sartre'm 1940'larn


J A N P:V l,!|. S A H ! R1-;

EDEBYAT
NEDJ

sonlarndaki kltlemi kitaplarndan. Kuram ve


eylem adam niteliklerini birletiren, yazar-aydn
kimliiyle yaygn bir etki uyandran Sartre, dne
minde tartmalara yol aan bu kitabnda edebi
yat kavramn "yazar", "yazarn grevi" ve "oku
run konumu" zerinden ayr kategoride ele
alyor. Yazar, ann dnyasna srt evirmeyen,
yaad dnemin gereklerinden, kmazlarn
dan esinlenerek tavrn ve eylemini belirleyen ay
dn olarak gryor. Bireyin kkten zgrln
savunan varoluuluun bu byk szcs, okur
larn da zgrleme srecine tamas gereken

aydnn grevini "yazarken deitirmek, yazarken zgrletirmek" diye


tanmlyor. Edebiyata "balanma" kavram asndan yaklarken, Ay
dnlanma a'nn gnnn tan aydnn vyor, 19. yzyln burjuva
ahlakn dayatan gereki yazarlara ate pskryor. Sartre'm edebiya
t olduu kadar yazar da sorgulayan bu klt metni, "Her insan herkes
karsnda her eyden sorumludur," diyen Dostoyevski'nin szlerini do
ruluyor.

Je a n -P a u l Sar tr e
ZGRLK YOLLARI 1

AKIL AI

ROMAN
20. yzyln en zgn seslerinden biri olan JeanPaul Sartrem yaamyks, art arda sralan
m bir reddediler btn olarak tanmlanabilir.
Sartre Tanry, kurulu dzenlerin tmn, bu ara
da aileyi, klasik anlamyla edebiyaty, filozo
fu, eylem adamn, saysz dostluklar, partileri, kalplam
dnceleri reddettii gibi, 1964te verilen Nobel Edebiyat
dln de reddetmitir. nl yazar ve dnrn edeb ya
ptlar arasnda ok nemli bir yeri olan zgrlk Yollan ba
lkl roman dizisi kitaptan oluur. 1945-1949 yllar ara
snda yaymlanan bu romann ilk ikisi, anlaml farkllkla
ryla kinci Dnya Savanm yol at altst oluu sergiler.
Dizinin ilk kitab olan ve yazarn 1941 de tamamlad A kl
a'nda, 1937-1938 yllarnn aldatc iyimserlii iinde
acyla kendilerini arayan ve kendilerinden kaan ie dnk
birka kiisel yaamn snrl erevesi iinde sregiden an
lamlandrma kayglar dile getirilir.
K A PA K R ESM : A LF E R TSL A N D

o n

ISBN 9 7 8 -9 7 5 -5 10-693-1>

9 789755 I Uby 3y

http://www.canyayinlari.com