You are on page 1of 7

Murat Kaymak

Anasayfa (http://www.muratkaymak.com/?SyfNmb=1&pt=Anasayfa)
HAKKIMDA (http://www.muratkaymak.com/?SyfNmb=2&pt=HAKKIMDA)

Dosyalar (http://www.muratkaymak.com/?Syf=3&pt=Dosyalar)

Mesaj Panosu (http://www.muratkaymak.com/?Syf=0&pt=Mesaj+Panosu)
İletişim (http://www.muratkaymak.com/?SyfNmb=3&pt=%C4%B0leti%C5%9Fim)
Henri Pena­Ruiz­ Kültür ve Din: Laik Eğitim

Üyelik Girişi
Kullanıcı adı 

Henri Pena­Ruiz, Laiklik Nedir? (Çev: Ümran Derkunt) Gendaş A.Ş
Yayınları, s.197­216, 2007, İstanbul

Şifre 
Giriş

Hava Durumu
Anlık 

Tartışma Konuları

Parolamı unuttum (http://www.muratkaymak.com/?Syf=7&UI=0&pt=Üyelik Girişi)
Üye olmak istiyorum (http://www.muratkaymak.com/?Syf=7&UI=1&pt=Üyelik Girişi)

Kategoriler
Üye Listesi (http://www.muratkaymak.com/?
Syf=17&pt=%C3%9Cye+Listesi)
Atatürk ve Eğitim (http://www.muratkaymak.com/?
pnum=11&pt=Atat%C3%BCrk+ve+E%C4%9Fitim)
Çocuk Eğitimi (http://www.muratkaymak.com#)
Din Eğitimi (http://www.muratkaymak.com#)
Doğan Kuban Yazıları (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitime Dair Önemli Metinler
(http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Ekonomisi (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Hukuku (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Politikası (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Psikolojisi (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Tarihi (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Teknolojisi (http://www.muratkaymak.com#)
Eğitim Yönetimi (http://www.muratkaymak.com#)
Felsefe (http://www.muratkaymak.com#)
Fen Bilimleri (http://www.muratkaymak.com#)
Güncel (http://www.muratkaymak.com?
Syf=15&blg=1&ncat_id=668382&pt=G%C3%BCncel+)
Mesleki Eğitim (http://www.muratkaymak.com#)
Ölçme Değerlendirme (http://www.muratkaymak.com#)
Psikoloji ve Rehberlik (http://www.muratkaymak.com?
Syf=15&blg=1&ncat_id=668385&pt=Psikoloji+ve+Rehberlik)
Sosyoloji (http://www.muratkaymak.com#)
Yetişkin Eğitimi (http://www.muratkaymak.com#)
Yüksek Öğretim (http://www.muratkaymak.com#)

Videolar
Videolar (http://www.muratkaymak.com?
Syf=24&video=668908&pt=Videolar)

Linkler
Eleştirel Pedagoji Dergisi
(http://www.elestirelpedagoji.com/)
Eleşitirel Eğitim Politikaları Araştırma Dergisi
(http://jceps.com/)
Öğretmenler Sitesi (http://www.ogretmenlersitesi.com/)
Sosyoloji Derneği (http://www.sosyolojidernegi.org.tr/)
Sosyoloji Öğrencileri
(http://www.sosyolojiogrencileri.org/public/default.aspx)
Sosyoloji Mezunları Derneği
(http://www.sosyolojimezunlari.org/)
Sobil Yayınevi (http://www.sobilyayin.com/)

Site Haritası

Site Haritası (/?Syf=20&pt=Site Haritası)
Takvim
<<

P

Mayıs 2016
S Ç P C

>>

C

P

Eleştirel düşünce hakları, Concordet'nin Kamusal Eğitim
Anılarında, hatırlattığı gibi, bizzat aydın yurttaşlık pratiğinin
temelini atan haklardır. Düşünmek, muhakeme etmektir;
muhakeme etmek ise karar vermek ya da seçmek için ayrım
yapmaktır. Hoşgörü bahanesiyle, ne ırkçılığa ne de tüm
insanların eşit düzeyde onurlu olması ilkesine hak verilmektedir.
Laiklik, hukuki özgürleşmeyi olduğu kadar entelektüel
özgürleşmeyi de amaçlar; hiçbir şekilde, yalnızca çoğulculuğu
anlaşılır kılmayı amaçlayan boş bir kategoriye indirgenemez.
Laiklik, düşünmenin ve edime olumlu yön vermenin getireceği
pozitif bir güç oluşturur; bunu yaparken bile amaçlanan
özgürlüğü dogmatik kurallarla yıpratmamaya çalışır. İnsanları,
onları yetiştiren şey etrafında, yani gerçek muhakeme özerkliği
ve herkese ortak bir dünya yaratma kaygısı etrafında bir araya
getirir. Özgürleştirici anlamıyla kültür bu noktada belirleyici niteliktedir.
Concordet'nin deyimiyle "aklı popülerleştirmek", her insanın, her yurttaşın entelektüel ve
ahlaki özgürlüğünü güvence altına almaktır. Halkın kendi üzerindeki egemenliği, her insanın
kendi düşünceleri üzerindeki egemenlikle hazırlanır; düşünceler üzerinde egemenlik, evrensel
kültüre açılma yoluyla, yöntemli düşünme pratiği ile bu pratiğe temel izleklerini kazandıran
referanslar eklemlenerek kazandırılır. Bu açıdan, laik eğitim insanın ya da yurttaşın
özgürleşmesinin en önemli parçalarından biridir ve aydın yurttaşlık pratiğinin hazırlanmasında
oynayabileceği rol, bizzat tutkulu oluşuna ve aynı zamanda dönemin güçleri ve baskı grupları
karşısında kendisine tanınmış olan özerkliğe bağlıdır. Bu bakış açısına göre, söz konusu
hazırlığın gerçekleştirilmesi tek bir disiplinle değil; eğitime özgürleştirici bir değer kazandıran
gerekleri de kapsayacak biçimde eğitimin tamamı ile mümkündür.
Kültür ve Kültüre Laik Yaklaşım
İnsanlığın kültürel mirası hakkındaki bilgiler, ayrım yapılmaksızın, aydın yurttaşın ve kusursuz
insanın eğitiminin parçasıdır. Bizzat toplumsal ve siyasal yaşam, hesaba kattığı referanslar
alanını genişletmek için bu bilgilerden beslenebilir. Bu bilgiler olmadan, günümüz dar kalıpları
sınırlarını ve sahte­benzerlerini dayatacaktır. Kısacası, günümüzün yurttaşları, zamanın ön
yargılarına ve medyanın yarattığı taklitlere uyarak kendi içlerine kapanmak yerine, insanlığın
tüm çağlarına sahip olabilirler. İki bin yıllık kültürel mirasla güçlenmiş yurttaşlar; eserlerin ve
mücadelelerin, manevi tanıklıkların ve aklın fetihlerinin anısını, yaratılması halen zor, ancak
yaşama yön verilmesi ve yurttaşlık pratiği için temel olan aydınlığın anahtarı yaparlar.
Laik okul bu gerekliliğe, kültürün özgürleştirici erdemini eğitime taşıyarak yanıt verir. Auguste
Comte'un ünlü tespitine kulak verir: "İnsanlık, yaşayanlardan çok ölülerden yapılmıştır." Bu
hatırlatma, gerçek bir laik kültürün gereklilik düzeyini tanımlamamıza izin verir. Büyük
mitolojiler, dinler ve insanlığın sanatsal ve kültürel mirasının tamamı hakkındaki bilgilerle
temel bilgilere erişim, bir kültürün devamlılığını belirleyen ortak izleklerle deneyim alanları
üzerinde egemen olmak açısından önemlidir. Laik bakış açısına göre, bu bilgilerin kişilere
kendilerini tarihte konumlandırma, eserlerle düşüncelerin, inançlarla sembollerin anlamlarını
anlama olanağı vermesi onları daha da gerekli kılar. Bu bilgiler, referans alanını mümkün
olduğunca açarak vicdanın sınırlarını genişletir. Uzaktan görmeye ve uzaktan tanımaya değer
verir ve böylelikle özerkliğin yaratılmasına katkıda bulunurlar.
Böylece ufkumuz iki yönden genişler. Diğer kültürleri bilmek, eleştirel bir mesafe alarak
evrensel olanı görebilmeyi sağlar. Geçmişin önemli eserlerini ve büyük yaratıların bilmek,
şimdinin kökenine inerek anlaşılmasına olanak tanır ve ona, medyanın aktüaliteyi ele alırken
genellikle göz ardı ettiği bir derinlik kapandırır. Auguste Comte bu getirinin anlamını şöyle
açıklıyordu: "İnsan ile dünya arasında insanlık olması gerekir." Bu aracıya genellikle kültür adı
verilir. Burada kültürden anlaşılan belli bir uygarlığın durağan verileri değil; insanlığın "kendini
gerçekleştirmiş insan" statüsüne yükseldiği süreçtir. "İnsan bilimleri okumak"1 bu anlamda
kullanılıyordu: Böylelikle kültürü kişisel olarak benimseme çabasını teşvik eden bir öğretime
gönderme yapılmış oluyordu. Bu bakış açısına göre okul, kayıtsızca zamanın toplumuna
çevrilmiş bir ayna değil; toplumu kendine karşı mesafe almaya yönelten bir zaman­mekandır.
Okulun evrensel olana ulaşmayı amaçlaması etno merkeziyetçi bir yanılsama yoluyla değil; bu
şekilde gerçekleşmektedir.
Öte yandan dinlerin doktriner ve tarihsel gerçeklikleri hakkındaki bilgiler, dinin siyasal baskıya
ilham verdiği durumlarda ne olduğunu göstermeleri bakımından bizzat laikliğin tanımını
absürd bir biçimde ortaya koymaktadır. Dinlerin rol oynadığı düşünme pratiği ile bu pratiğe
temel izleklerini kazandıran referanslar eklemlenerek kazandırılır. Bu açıdan, laik eğitim
insanın ya da yurttaşın özgürleşmesinin en önemli parçalarından biridir ve aydın yurttaşlık
pratiğinin hazırlanmasında oynayabileceği rol, bizzat tutkulu oluşuna ve aynı zamanda
dönemin güçleri ve baskı grupları karşısında kendisine tanınmış olan özerkliğe bağlıdır. Bu
bakış açısına göre, söz konusu hazırlığın gerçekleştirilmesi tek bir disiplinle değil; eğitime
özgürleştirici bir değer kazandıran gerekleri de kapsayacak biçimde eğitimin tamamı ile
mümkündür.

19°
Ankara

 ister ateist bir hümanizma. ne polemik ya da partizanlık gerekçesi olabilir ne de basit bir fikir tartışması için bahane edilebilir. Laiklik saygıdır. Katolik engizisyonun emriyle 1600 yılında Roma'da diri diri yakıldığı gerçeği de aynı şekilde bilinmesi gereken bir olgudur. kutsal olarak sunulan metinlerin içinde yazılmış oldukları toplumsal ve kültürel bağlamların ağırlığına ve özellikle de bahsedilen toplumların çoğunlukla ataerkil olan yapılarına neyi borçlu olduğu sorusunu yöneltebilir. din fenomeni konusunda sessiz kalınarak tarihin temel boyutlarından birinin bulanıklaştırılması tehlikesinin yaratılmasına neden olamaz. laik eğitmene düşmez. farklı ortamlardan gelen ve farklı duyarlılıklara sahip öğrencileri bir araya getirir. Böyle bir yargı taşınacaksa. müdahale ve söylem düzlemiyle çalışma alanlarını. edebiyat. bu bakış açısına göre din ile ilgili olgular hakkındaki bilgilere nasıl bir yer verilmeli ve hangi yöntemler kullanılmalıdır? Herkesten oluşan ve herkes için olan laik okul. İnançlar özel olma nitelikleri vurgulanarak anlatılmalıdır. Böylelikle çocuk.        4     1 2 3 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 30 31         29   Ziyaret Bilgileri Aktif Ziyaretçi Bugün Toplam Toplam Ziyaret 2 29 286538 Bu düşünme edimi. Laik Hareketin Ruhu Tarih. hiçbir şekilde olgular konusunda bir açmaz meydana getirmez. "vahy olunan" din konusu için de geçerlidir; bu sıfatın tırnak içinde kullanılması. en azından. Böyle bir militanlık laik okulla bağdaşmaz. basit bir giriş cümlesiyle şu şekilde tanımlanabilecek aynı tutumdan yola çıkar: "Bazı insanlar . Her iki durumda da gerekli olan. yani yalnızca belli bir tür inancın bağlandığı büyük mitik anlatıya dahil edilmesi gereken tüm terimler için de geçerlidir. Tanrı sözü olarak etiketlenen ön yargılarını ortaya çıkarıp çıkarmadığı hakkındaki hassas soruyu ortaya atacaktır. vahyin yalnızca ona inananlar için var olduğunu belirtmek içindir. evrensel olanı izleme kaygısıdır. Bu. Akıl yürütme amaçlı geride durma ve mesafe alma gerekliliği. Laik deontolojinin ilk temel gereği. hemen ardından da kutsal olduğu söylenen metnin büyük bir bölümünün esasında belli bir dönemin. sanat tarihi ve felsefe farklı başlıklar altında. Bu metinler bu yüzden mahkûm edilmeli midir? Bunu yapmak. Öte yandan bilgiler evrenseldir ve bir bilginin anlamı bir inancı rahatsız edebilecek olsa dahi. Marksist düşüncenin toplumsal özgürleşme getiren dünyevi hümanizması ile karıştırmak adaletsiz ve partizanca olacaktır. söz konusu olguların açık seçik ortaya koyulmasıdır; ki bu da evrensel olarak paylaşılma niteliği taşımayan inançlar hakkındaki tartışmalardan. yeniden doğuş mucizeleri. Kaldı ki; bu olguları. Diğer yandan aynı tespit. Bugün laik okul. Yaratılış anlatısını ya da Ovidius'un metamorfozlarından birini okumak ve hakkında yorum yapmak da. ama hiçbir şekilde kendini açık ya da kapalı bir inanç edimi ya da dini kanaat alanına konumlandırmayan laik yaklaşımdır. bu şekilde perspektife yerleştirilen savların tarihselliğinin. ilk yoksunluklarını telafi etsinler diye insanlara veren Prometheus'tan bahsetmek de aynı kapıya çıkacaktır. Okula gitme zorunluluğu. belli bir inancı yüceltmeyi amaçlayan bir ideolojik ya da dini koşullandırma projesidir. Bu ilke¬sel disiplin. ister dini bir dünya görüşü. Cebrail'in Meryem'e doğumu bildirmesi. çok biçimli bir koşullandırma girişimine tabi kılınmadığı nadir yerlerden biri. elbette belli bir inancı ya da bu inanca bağlı maneviyatı teşvik edemez. O halde. Dolayısıyla. Fakat laik eğitmen. öğretmenler ve öğretim görevlileri dini temsillerin insan toplumlarının geleneksel anlayışları üzerindeki etkisine ilişkin belli önemli noktaları öğretebilirler. Giordano Bruno'nun. isterse de akla yatkın bir bilinemezcilik olsun. bunu. uygarlık olguları olarak anlaşılan dinlere bağlı fenomenleri bağlamlarından koparmaksızın ve aynı zamanda dini inancı ve kapalı ya da açık din militanlığını yermekten kaçınarak anlatmaya yarar. Hephahistos'tan ateşi çalıp Athena'dan aldığı teknikler hakkındaki bilgileri. dirilişe dair Hristiyan dramaturjisi. zorlu bir yoldur ve özellikle de kültürel mirasın aktarımı kisvesi altında militan bir proje yürütülüyorsa. Nitekim. inançların içeriğinin ve daha genel olarak manevi inançlarla bu inançlardan kaynaklanan özel etiklerin öğretilmesini gerekli kılar. Bu zorluğun en aşırı hali. ülkülerin anlamı üzerine gerekçeli bir yorumlama çalışmasına önayak olabilir; fakat bunun koşulu her tür ayrımcılıktan ya da ister dini ister dünyevi olsun belli bir ülküye tanınacak her tür ayrıcalıktan ­ki bu da ayrımcılıkla aynı kapıya çıkar­ kaçınmaktır. belki de bu nitelikteki tek yerdir. Aynısı. Laik deontoloji. dine kapalı bir eleştiri yönelterek inananları ya da dini militanca yücelterek ateistleri yaralaması tehlikesinin doğduğu her durumda geride durmaları onların yararınadır: Bu. sınıfta Saint Augustin'le Marx'ı. Fakat eğitimin kültürel varlık nedenini bulandıracak ya da kimi öğrencileri yaralayıp kendilerine meydan okunduğunu hissetmelerine yol açacak hiçbir değer yargısı taşımamak zorundadır. Dolayısıyla. Laiklik. örneğin kadın ile erkeğin haklarına ilişkin eşitsizlik üç büyük tek tanrılı dinin referans metinlerinde yazılıdır. bilgiden korkmak değildir. insanların dini ya da siyasal reklam amaçlı. Yine aynı şey. laik deontoloji bu konuda taviz vermez. Laik deontolojinin getirdiği gereklilik bu şekilde tanımlanabilir ve bilgi alanının azami düzeyde açılması kaygısı ile uzlaştırılabilir. Bu düzeye gelindiğinde. kültürün ilerlemesiyle kendi kendini üretme olgusunun hayata geçirilmesi için uğraşarak. dini olan üzerinde böyle bir ruhla düşünmeye yardımcı olur. özerklik ve zekâ üzerine vurgu yapmaktır. özeldir. Bunun istisnası. okul bilgilerinin din ile olan ilişkisi üzerine düşünmek tıpkı bu bilgilerin büyük mitolojik dünyalarla ve uygarlıkların sembolik imgelemi ile ilişkisi üzerine düşünmek gibi temel niteliktedir. Örneğin. laik deontolojinin gücünü ortaya koyar. İnançlara saygı duyulması hiçbir şekilde bilgilerin sansürlenmesini gerektirmez. herkesi yetiştirirken birleştiren değer kaygısı ile tanımlamak zorundadır. Jules Ferry'nin Öğretmenlere Mektuplarında öğretmenlere tavsiye ettiği çekimserlik. herhangi bir yer değildir. hatta inançların feshedilmesi konusundan kesin biçimde ayrılmayı gerektirir. Öğretmenlerin ve öğretim görevlilerinin inançlar hakkında hüküm verme konusunda çekimser kalmaları ve sözlerinin. tercih ettiği maneviyatı kendi başına seçebilir. Buradan. Laik deontoloji. Söz konusu düşünme edimi. farklı kökenlerden. Kant ve Spinoza. cehalet doğuran sessizlik değil; bu anlatıların anlamını. inanç ile bilgi arasındaki ilişkiye varılır; laik deontoloji her şeyden önce özerk olmalarını teşvik ettiği insanların yerine geçmez ve seçimi tüm öğeleriyle birlikte kişisel akıl yürütmeye bırakır. Fakat tarihsellik. ön yargısız bir biçimde. derhal polemik konusu haline gelir. tamamen özerk bir biçimde ve bu yargıyı aydınlatacak akıl yürütme öğelerini önceden öğrendikten sonra bizzat öğrenciler yapmalıdır. insanlık durumuna dair neyi ifade ve temsil ettiklerini ortaya koyma kaygısı taşıyan. çocuğun öğrenci olmasına ve zaman içinde düşünceleri üzerinde hakimiyet kurmasına izin vermektir. bilgilerin inançları rahatsız etme ihtimali durumunda ortaya çıkar. Laik Bir Deontoloji Taslağı Okul. Buna karşılık. İbn­i Rüşt ile Spinoza'yı ideolojik ya da dini a prioriler olmaksızın tartışabilmeye olanak tanır. tıpkı dini yansızlık gibi. Pisagor teoreminin ya da evrensel çekim yasasının ya da Darwinci evrim kuramının önünde yansızlığın anlamı yoktur. Ovidius'la Freud'u. inanmanın mantığıyla bundan kaynaklanabilecek fanatizm ve hoşgörüsüzlük figürleri ve aynı zaman¬da bağnazlığın ya da safdilliğin siyasal olarak sömürülmesi konularında felsefi ve eleştirel bir yaklaşım gerektirir. sınıfta inançlardan bahsetmek mümkündür; ancak bazı insanlarca paylaşılan. komünizme atfedilen tarihsel olgular için de yapılabilir. Bu nedenle okul. Ne var ki; inanma olgusu her ne kadar her insan için doğal gibi görünüyorsa da inançlar genel değil. bazılarınca ise reddedilen inançların söz konusu olduğu belirtilmelidir. Ancak bunun koşulu. günümüzde bu savları normatif değerinden yoksun kılıp kılmayacağı sorunu ortaya çıkacaktır.

 böyle bir girişim. felsefesine yaklaşma dini temsillerin. Bu nedenle. bahsedilen deontolojiye uygun biçimde. sembolik imgesellere dair karşılaştırmalı bir çalışmanın konusu olabilir. büyük dinler ele alınırken anlaşılır bir ihtiyatlılık gösterilmesine neden olmuş olsa da. Aynı şekilde. böyle bir deontolojinin önemini hatırlatırlar. ülkülerle ülkülerin hayat geçirilmiş. Laik okul. din olgusunu ele alırken söz edilen gerekliliklere sadık kalır ve bunu. her tür partizan teolojik perspektiften arınmış olan laik aydınlanma temel niteliktedir. Dinlere özgü manevi tanıklıkların anlamı. Okulda benimsenen yaklaşım. bilgileri nedeniyle okullarda çalışma yetkinliğine sahip olduklarını sanabilirler. yorumlama çabasının herhangi bir inançtan ya da özel bir inanış¬tan değil. sosyolojik eleştirinin gayrimeşru hale getirdiği bu klasik kültürün geri gelmesi olmuştur. Katolik ya da komünist öğretim görevlilerine eğitimin yasaklanması anlamına gelmez; işlevleri bünyesinde ve Fransa Cumhuriyetinin vermiş olduğu görev çerçevesinde ortaya koyacakları özel bakış açısının kişisel bir mesele olarak kalmak zorunda olduğu ve öğrenciler önünde sarf edilen kamuya açık sözlerin partizan amaçlara alet edilmemesi gerektiği anlamına gelir. Aynı anda hem bir konu hakkında hüküm sahibi hem de o konunun parçası olunamaz. Trajik derecede güncel olan konulardan Hıristiyanlıkla Yahudilik arasındaki karmaşık ilişkiler. Bu yaklaşım. Hristiyan dramaturjisinin temalarıyla Antik Yunan dininin temalarını işlerken her tür değer yargısını dışarıda bırakır. bu söylemin. esasen. asla bu dinler karşısında bulanıklaştırıcı bir tutum takınılmasına neden olmamıştır. yaşamı temsillendirmenin özel bir yolunun tanıklıkları olarak düşünülür. dinleri çift an¬lamlılık ortaya çıkarmayacak biçimde sunma çabası göstermesi bakımından hem laikliğe hem de kültürel mirasın yeniden uyarlanmasına uygundur. manevi tanıklıktan farklıdır ve hem kendi başına hem de bu tanıklıkla ilişkili olarak etüt edilerek. sık sık ve haksız bir biçimde olduğu gibi siyasal İslamcılık ile İslam'ın birbirine karıştırılmasını engellemek için Aydınlanma'nın İslam'ını. örneğin Yaradılıştaki dünyanın yaratılması anlatısının yorumu. böyle bir istek laik okul bünyesinde kesinlikle kabul edilemez. son derece yaygın bir duada yankı buluyordu. Dini ve mitolojik gelenekler konusunda giderek büyüyen cehalete ağırlıklı olarak neden olan." Bu ruh hali ile düşünülürse. Bu. şüphesiz ve yalnızca antisemitizmin kaynaklarından bazılarını tanıtmak ve eleştirmek için de olsa öğrencilere öğretilmelidir. yalnızca belge olarak ele alınmaz. nesnel yaklaşımın gerektirdiği mesafeyi alarak ve her tür partizanlıkla kötülemeyi dışarıda . Geçmiş bilgisi. devlet okullarında çalışamayacağını söylemek. sahip olduğu kamu kürsüsünü kötüye kullanarak konumundan faydalanıp kendi "mesajını" yayacak öğretim görevlilerini uyarır: Öğretim görevlisinin peygamber olmadığını ve olmaması gerektiğini şiddetle hatırlatır. "yeni öğrencilere" adapte olma ve sınırlarına gözlerini kapayan bir modernite ile eş değerde olma bahaneleriyle klasik kültürü damgalamaktan vazgeçilmelidir. din olgusunun anlamı ve kültürel önemi konusunda suskun kalmaz. Böyle bir ayrım gerekliliğini yerine getirmek çok zor görünse de. örneğin reenkarnasyon ve diriliş. ortak yasaya göre öngörülmüş olanı öğretmeye çaba göstermek zorunda olduğunu belirtir. fakat aynı zamanda bu temaların insanların kaderlerini temsillendirme biçimini ifade etmesi yoluyla taşıdığı anlam üzerinde düşünmeksizin. kimi zaman. Edebiyat dersleriyle Rönesans ressamlarına ve klasik Büyük Çağ. ki bu da laik deontolojiye zıttır. eserlerin estetik ve kültürel boyutlarıyla edebi ve felsefi önemlerini sunabilme kaygısı taşır ve böylelikle eserlerin ve eserlere ilham kaynağı olmuş dünya görüşlerinin anlamına kulak veren ve dogmatizmi tüm çıplaklığıyla ortaya koyan bir anlayış geliştirebilir. Laik okul. öğretim görevlisinin kendisine ayrılmış dinleyiciler karşısında işlevlerini yerine getirirken kendi adına inandığını ya da düşündüğünü değil. çok eskiden. Ne var ki. büyük tek tanrılı dinlere ya da antik mitolojilerin simgesel mirasına yapılan göndermelerle doludur. tıpkı tarihte iz bırakmış etik ve siyasal ülkülerin anlamı gibi çözümlenebilir: Burada anlamak ile katılmak kesinlikle birbirine karıştırılmaz. tek başına bir öğüdün (Oremus perfidis Judeis: "Hain Yahudiler için dua edelim") parçası olduğu. Tartışma: İki Çelişkili Anlayış Burada hatırlatılan ilkeler açık bir biçimde tanınıyor ve savunuluyorsa da laiklik. elbette. Dinlerin zamansal ve kurumsal boyutu. laikliğe aykırı düşmeksizin. Burada da söz konusu olan yine aydın düşüncenin oluşturulmasıdır. eleştirel ve aydın bilinçlerin oluşmasına katkıda bulunur. fakat aynı zamanda bu temaların dini ya da mitolojik temsillerinin özel olma (genel olmama) niteliğinde ısrar eder. insan bilinci açısından önemli gerçeklerinden de yok­sun bırakmaz. Ve “İnsan Bilimleri” Laik okulda "insan bilimleri" daima dinlerden esinlenmiş eserleri kapsamıştır. deyim yerindeyse. kendi referans metinlerine ayrı bir yer verilmesini isteyen resmi din temsilcilerinin hoşuna gitmeme riski taşır. yaşama anlam kazandıran bir anlayışı ifade etme biçimlerini tanımlama kaygısı bulunur. elbette. aksine bu görüşlere bağlanmış insanların böylelikle yaşamla kurdukları bağı. Kant. tüm yetkinliklerini ellerinden almak değil; özel bir iletiyi ve partizan bir bakış açısını destekleyen yetkinliklerinin herkese açık laik bir devlet okulunda hiçbir meşruiyetinin bulunmadığını hatırlatmaktır. yani yalnızca. Dini inanç konusundaki laik yansızlığa saygı duyulması kaygısı. belli temaların evrenselliği konusunda bilinç yaratmaya çalışır. ezoterik dinlerdeki reenkarnasyon kavramına da benzer bir anlam yüklenebilir. bu koşullar altında. Bu eserler. yalnızca olguların öğretilmesine dayalı şeyleştirmeleri de dışlar. geçmişin tüm farklı yönleriyle bilinmesi. hatta ırkçı¬lığa kaynaklık eder; bu noktada. Parçaların ele alınmasındaki bu benzerlik. aklın anlama gücünden kaynaklanması gerektiği açıktır. öğretmek ve düşündürmek kaygısına sadık kalarak. Klasik kültür. Kim Okulda Dini Fenomenden Bahsedebilir? Rahiplerin. anlamı söylemenin. Eski Ahit'ten bir parçanın. herkese açık olan laik okuldur. Katolik kilisesinin uzun zaman savunduğu. Kant (Aydınlanma Nedir?) ve Max Weber (Bilge ve Siyaset) bu konuda. Hesiodos'un Theogony' sinden (Tanrıların Doğuşu) bir parçanın etüdü ile aynı statüye sahip olmalıdır.şeyleri bu şekilde temsillendirmektedir ve bu insanların ne yaptığını ya da yapabileceğini anlamak için bunu bilmek önemlidir. Bununla birlikte. belli bir dini duruşun dayanışmacı teolojik söylemini bir yana bırakır; fakat öte yandan insanı. Bu açıdan. yalnızca eserlerin anlaşılmasına yarayan işaretlerin ortaya konulması değildir. çatışmalar ve acılarla tıkalı bir varoluşun yanılsamalarından ve zulmünden kurtuluşunun simgeselleştirildiğini görmeye çalışabiliriz. Weber ise. sanat ve düşünce tarihinde önemli yere sahip olayları öğretmek kaygısıyla ele alınmalarına olanak tanır. somut halleri arasında¬ki bağ üzerine düşünülebilir. bu işe girişmiş din bilimcilerin girişiminden daha meşru olmayacaktır. Sınıfta komünist doktrinleri anlatmak söz konusu olsaydı da durum aynı olurdu. Söz konusu birbirine karıştırmalar ayrımcılığa. Ne var ki. Bu istek. Örneğin Marksist araştırma enstitülerinden gelen komünist entelektüeller. İbn­i Rüşt'ü ve Cordoba Krallığı'nı hatırlatmak önemlidir. bugünse tövbe ettiği "Tanrı katili Yahudi halkı" kuramı. bu gereklilik laik ve cumhuriyetçi deontoloji adına düzenleyici ülkü kadar zorunludur. Bu edim. Aynı şekilde. bizi yine bir ayrıcalık tanınması konusuna getirmektedir. Felsefi ve kökensel yorumla¬maya dair kuramsal edim. Dini fenomenlere bu tür bir yaklaşımın yeri. Öte yandan. Dirilişe muhakkak inanmadan da bu terimle insanlığın.

 manevi tercihe dayalı bir ayrım yapmaksızın herkesin eşitliğini sağlama kaygısı taşındığını gösterir.bırakarak yapar. özel alanla kamusal alan arasındaki hukuki ayrımı. her tür akıl yürütmeye dayalı ve nesnel yaklaşımı. bakış açısının ve öğretici sözün tarafına geçirmektedir. az. bizzat okulun din fenomenine yaklaşım biçimleri ve buna uygun eğitim ya da eğitimci biçimleri konusunda farklı fikirler öne sürülmektedir. Kardinal Ratzinger dinlere kamu hukuku statüsünün yeniden verilmesini talep etmekten çekinmemiştir. Laik eğitim anlayışı. Bu. Bu nedenle. Bu perspektifin reddedilmesi. Oysa ki bu ayrım. tartışmasız. dini maneviyatın önemi inkâr edilmiyorsa da. Bugün özel­kamusal ayrımım. inanç değildir; bilgi öğretilebilir. uzun süre. buna karşılık bu kişisel düşünme edimini herhangi bir özel yöne yönlendirmekten kaçındığını hatırlatmakta fayda vardır. özel alanda karşılıklı "mesajlarının" reklamını yapabilirler. bu inanca ipso factö bir kamu hukuku statüsü kazandırmayacağını hatırlamak gerekir: Katolik Mas âyini gibi özgür düşünce yanlılarının yaptığı bir toplantı da. İşte insanlığın. buna karşılık kamusal alan da eşitlik ilkesini çiğnemeden herhangi bir manevi ya da felsefi tercihe ayrıcalık tanıyamaz. okul kültürü yakın sınırlarla yetinemez. belli kimseler tarafından paylaşılan bir inancın kolektif boyutunun. Anlam ve İşaretler Sorusu "Dini duyarlılaşmanın" anlam sorusunu ele almaya olanak tanıyacağı fikri. yok edeceğine işaret. Felsefe geleneğinin tamamı. amaç açık ve tek anlamlıdır: Deneyim alanının işaretlerini aydınlatmaya yarayan her şey nasıl ki gerekliyse. bu geleneklerin mesafeli bir biçimde bilinmesini gerektirir. dini inancın derin anlamının verilemeyeceği bahanesiyle baştan reddetmekte ve varsayılan bu eksikliği "dini duyarlılık" ya da "dini kültür" terimleriyle ­ki bu terimler çok belirsiz kalmaktadır­ tematize etmektedir: Eğitim girişimine uygulanan "dini" olma sıfatı. Özne ile nesnenin bu şekilde birbirine karıştırılması. öncelikle onları oldukları haliyle tanımak. görelilik ortaya koymaksızın tüm dini ve felsefi geleneklere gönderme yapar ve bu geleneklerin her biri için dengeli. izlerin açıklığa kavuşturulması da öyle gereklidir. uygarlık açısından en yakın olan geleneklere. İkinci nokta hakkında ise. programları koşullandırmanın bir parçası haline getirirdi. bu kategoriler karşısında düşünmeye yönelik bir mesafeliliğin teşvik edilmesi de söz konusuysa. okul dışında ve ailelerin isteğine bağlı olmak kaydıyla. din ve aynı şekilde ateist felsefe. fakat aynı zamanda ve belki de aynı hareketle.edildiğinde ise bu talebi üstlenmemektedirler. çok kapalı sözlerle kamu kurumlarında yeniden dini baskının kurulmasını talep etmekte; öte yandan. Bunun nedeni. inancın değerini azaltmaz; inanma ile bilmenin aldatıcı bir biçimde birbirine . başka maneviyat biçimleri olduğunu unutmanın söz konusu olamayacağı söylenebilir. barışa ve uzlaşmaya etken ve her tür totalitarizme karşı faydalı bir önlemdir. Laik eğitim anlayışı. Uzakları da hesaba katmak. Descartes'la Socrates'in de hatırlattığı gibi. her insanda kendini hatırladığı insan yapıtlarının canlı bilinci böyledir. her ne kadar "kamusal" bir gösteri biçimini alsa da hukuki açıdan özel kategoride sayılan kolektif bir fenomendir. eğitim programlarının açık bir biçimde. devlet okulu bünyesinde ayrıcalıklı bir eğitimin konusu olamazlar. bir tutkuyu aşmak.getirilmesinin "açık hale getirme" kisvesi altında laikliği. laik yansızlıkla uyumsuz olan yaklaşımların yolunu açabilir. inançları bireylere ve gruplara göre değişen tanımlarıyla ve yalnızca aşırı bir titizlikle ele alma kaygısından doğmuştur; kimseyi yaralamama ve özel alana gerekli saygıyı gösterme amacı taşır. Öte yandan çeşitli kiliseler. Büyük dini inançlara yâkın duran belli birtakım çevreler. Bu perspektiften bakıldığında. Bağnazlığa ve yeni irrasyonellik biçimlerine karşı mücadele ile hoşgörüsüzlüğe ya da fanatizme karşı mücadele. hiçbir bilgiyi dışarıda bırakmama kaygısı taşıyan bir yaklaşım geliştirerek hem geleneğin anlaşılmasına hem de bu geleneğe bağlı. öncelikle bilincin farklı kategorilerini ayırmak ve bu ayrımı mantıken gerekli olduğu biçimde yaşamak anlamına gelen aydınlanma kültürünü gerektirir. kendilerini başka inançlarla bütünleştirenlere karşı yapılan bir saldırının kurumsallaştırılması söz konusu olur. tarihsel kültür. Özel bir dini geleneğin deneyim alanlarında bıraktığı izlerin deşifre edilmesi söz konusuysa. ne din ne de ateizm için geçerlidir. herkese ortak olandır. eleştirel aklın ilk hareketi yargıyı askıya alıp düşünmek ve yalnızca akılla açık bir biçimde anlaşılan şeyleri gerçek olarak almaktır. laikliğin "kapalı" olduğunu göstermez; sadece. amaçlara ve temellere dair felsefi düşünme ­ki bunlar örneklerin yalnızca birkaçıdır­ insan deneyiminin anlamına çok sayıda aktif yaklaşım ortaya koyar ve hayata geçirilen eğitimin özgürlük boyutudur. Bir yandan. çalışma konusu tarafında kalması gereken olguyu. laik eğitimin anlam sorusunu ele almadığı ileri sürülmekte; diğer yandan ise bu sorunun yalnızca dini maneviyatın erişiminde olduğu iddia edilmektedir. böyle bir talebin. Söz konusu mücadele. gerçek bir manevi açıklığa olanak tanır ve kişinin ahlaki ve entelektüel ­özerkliğini temellendirmek amacı güden. bir yandan da niyetlerini saptırmamak kaygısını taşımalarıdır. tanrıların ve manevi tercihlerin savaşının yeniden canlanması tehlikesi vardır. Dini ele almanın. bilinçleri geleneğin tek sesliliğine hapsolma ya da toplum tarafından zamanın değerlerine kapatılma tehlikesinden kurtarmak zorundadır. yalnızca farklı olayların ezberlenmesine indirgenemeyecek olan aydın muhakemenin oluşturulmasını amaçladığını ve anlam üzerine kişisel olarak düşünebilme yetisine hazırladığını. Özel­kamusal ayrımının korunmasıyla bunu sağlayan hukuki araçlar kesin nitelikte yapıtaşlarıdır; aksi takdirde aydın aklın temellendirdiği kardeşliğin geliştirmesi gereken yerin bağrında. Bugün hâlâ bu soru. Özel alan bireysel vicdana indirgenemez. uzun süre. bir yandan laik deontolojiye uygun davranmak isterken. Hiçbir kişisel anlayış kamusal alanı istila etmemelidir. Öğretmenlerin ve öğretim görevlilerinin. Fakat hatırlatmak gerekir ki; bu çekimserlik. onları aşan bir ufka konumlandırmaktır. çok sayıda din adamı. çekimser kalmayı tercih etmiş olduğu şüphesiz doğrudur. çünkü özel hukuk bünyesinde yer alan dernekleri içerir. o anki durumunun sınırlarına uymak zorunluluğu duymadan ve ideolojik bir duruş benimsemeksizin. iki son derece farklı yolu vardır; tarzların karıştırılması ise uygun düşmez. bu çekimserlikte ısrar etmiştir. İlk nokta hakkında. bir dönemi. gerçeklikle pek örtüşmeyen iki yönlü bir ön varsayımdan kaynaklanmaktadır. Eğitim programlarının kişisel düşünme edimini yönlendirmesi. dini geleneklerin ve kamusal mevcudiyetlerinin yeniden canlandırılmasından çok. Aksi takdirde. Oysa bu. insan zihninin dini inançtan ayrı bir biçimde ilerleyişini ortaya koyar ve dini inancı da diğerleri gibi bir maneviyat biçimi olarak görür. sorgulayanlar. herkes için çözüme kavuşmuş değildir; laikliğe uygun ya da aykırı bir tutum sergilenmesine göre. Bilgi. düşünmeye yönelik bir mesafeliliği de bu manevi açıklıktan ayrı tutmaz. yani bu durumda. yerine . öncelikle. hatta ondan ilham almış tarihsel gelişmeler çerçevesinde geleneğin anlamının tartılmasına olanak tanır. kolektif olanla kamusal olanı bilerek birbirine karıştırmak lehine sorgulamaktadır. Bu nedenle bir merkeze bağlanmamak gereklidir ve buna ancak kültürün evrenselci yönlendirmesi yoluyla ulaşılabilir. Şiddetle tavsiye ettiği din hakkında istediği biçimde konuşmanın kendisine düştüğünü düşünen Katolik kilisesi de. Kamusal olan. Ulaşılmak istenen hedeflere göre değişir. Tarihî ve kültürel liberterlik fenomenine akılcı bir yaklaşıma "liberter kültür" ya da "liberter duyarlılaşma" ya da tanrıtanımaz hümanizmalar üzerinde düşünmeye "ateist kültür" adını vermek aklımıza geliyor mu? Daha kötüsü. Fakat aynı şekilde ve aynı anda. Batı dünyası için üç büyük tek tanrılı dine ayrıcalık tanınmalı mıdır? Bu sorunun yanıtı bariz değildir. Bir geleneği. Dünyanın bilimsel olarak anlaşılması. edebi ve sanatsal duyarlılığın gelişimi. Laik bir hukuk devletinde.

 Eğitim kurumlarında hiçbir dini partizanlık türüne izin verilemez. Dünyanın Romanı: Felsefe Efsaneleri (Flammarion 2001) adlı eserlerin yazarıdır. akılcı ve bilimsel kültür. Tanrı ve Marianne. eğitim programlarına klasik kültürü yeniden dahil etmektir; çünkü klasik kültür. hatta "dini duyarlılaşma" kisvesi altında sunulan partizan hareketin de. Mesafelilik ödevi burada çok özel bir anlam kazanır; sivil toplumun bölünmüşlüğünün. ilkelere ye bunun hayata. Halkçı Cephe'li bakan Jean Zay'in 15 Mayıs 1937'de yayınladığı genelgeyi hatırlatabiliriz: "Kamu eğitimi laiktir.php?v=250&username=xa­4bb1d7f361353d43) | Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım (http://www.com/bookmark. hatta Max Weber'in bahsettiği tanrı savaşlarının laik.okulu işgal etme tehlikesinin ortaya çıkacağı anlamına gelir. Bu noktada. Siyasal Bilgiler Enstitüsü'nde Felsefe Doçenti olarak görev yapan Henri Pena­Ruiz. cumhuriyetçi. Laikliğin Felsefesi (PUF 1999). Sonuç olarak. Ne dini yüceltmenin ne de militan ateizmin. Böyle bir karışıklık. herkese açık olan Fransa Cumhuriyeti okullarında yeri vardır. Kısaca. açık ya da kapalı.sitenizolsun.addthis. inancı kötüleme amacı güden tartışmacı hareketin de aynı anda reddedilmesini öngörür. Bu nedenledir ki; laik okul hiçbir durumda "sivil toplum liderleri"ne. Politikada bir şair: Victor Hugo'nun çırpınışları (Flammarion 2001 Jean­Paul Scot ile birlikte).geçirilmiş biçimi olan laik deontolojiye uygun eğitim verme görevi veremez.com) .karıştırılmasını yasaklar. dini anlayışların bilinmesi kadar değerlidir. ayrıcalık tanımadan ya da aşağılayıcı bir yaklaşım sergilemeden ve diğer uygarlık olgularıyla bir arada ele alacaktır Henri Pena­Ruiz Paris. hoşgörü ve aydın düşünce açısından.     Yorumlar ­ Yorum Yaz Paylaş (//www. uygarlık olguları olan dinleri. laik okul. " Kuşkusuz en iyi yol. fanatizmle sonuçlanır.