You are on page 1of 4

ÖNERGENLİK

“Ergenlik mi? Benim çocuğum daha çok küçük” demeyin!

Önergenlik (buluğ, erinlik) (10-12 yaşlar arası) çocukluk döneminin sonu, gençlik döneminin
başlangıcıdır. Bedensel ve ruhsal olarak hızlı değişikliklerin başladığı bir dönemdir. Puberte (görünür
ergenlik belirtileri) kızlarda 9 - 10 yaşlarında, erkeklerde ise 11 - 12 yaşlarında başlar. Erkekler ve
kızlar arasındaki fiziksel farklılıklar bu dönemde belirginleşir.

Önergenliğe Giren Çocukta Görülen Özellikler Nelerdir?

• Vücut hatları iyice belirginleşmeye başlar, boy ve


kiloda artışlar gözlenir. Hızla değişen bedenine
uyum sağlamaya çalışır.
• Kemik ve kas koordinasyonunun tam olarak
sağlanamaması nedeniyle sakarlık ve beceriksizlik
başlar.

• Oyun hala önemlidir. Genellikle hareketli oyunları


sever. Grup sporları ve sosyal etkinlikler önem
kazanır.

• Arkadaş gruplarına kabul çok önemlidir.


Arkadaşlarının eleştirilmesine tepki gösterir.
Karşı cinsle ilişkilerinde farklılıklar gözlenir.

• Anne-babadan duygusal anlamda uzaklaşır.


• Anne-babanın aktardığı değer ve kuralların yanı sıra kendisinin de etkin olarak anladığı,
benimsediği değer ve yargılar önem taşımaya başlar.
• Vurdumduymazlık ve tembellik görülebilir.
• Kuralların çokluğundan yakınır.
• Asi ve hırçın tavırlar sergiler. Daha önceden gayet yumuşak huylu olan çocuklarda dahi bu
dönemde ruh halinde ani değişimler veya gerginlikler, somurtmalar görülebilir
• Kişisel görüşlerini çevresiyle paylaşabilir, ailesine zıt görüşler geliştirebilir.
• Sorunları konuşarak çözme gücü gelişir.
• İnsanların farklı algıları, farklı duygusal tepkileri olabileceği anlayışı gelişir.

ÇOCUĞU ÖNERGENLİK DÖNEMİNE GİREN AİLELER


NELER İFADE EDİYOR?

• Hırçınlaştı. Ders çalışmıyor. Sorumluluk duygusu yok. Canım sıkılıyor diyor. En


küçük isteklerini sert bir dille bildiriyor. Kardeşlerini kızdırmaktan zevk alıyor.
• Okuduğunu anlamıyor gibi. Durgunlaştı, dalgınlaştı. Karamsarlığa çabuk düşüyor. Ara
sıra hiç yoktan huysuzlaşıyor. Sert karşılıklar veriyor.
• İleri derecede alıngan. Derslerinde yine başarılı ama oyuna, eğlenceye çok düştü.
Olur olmaz her şeye ağlıyor. Evde huzursuz, dışarıda sıkılgan.
• Her istediğini yaptırmak istiyor. Siz bana karışmazsınız diyor.

ÖNERGENLİK DÖNEMİNE GİREN ÇOCUK NELER İFADE EDİYOR?

• Her şeye karışıyorsunuz. Beni hiç anlamıyorsunuz.


• Arkadaşlarımın yaptıklarını ben neden yapamıyorum?
• Hem “büyüdün artık” diyerek sorumluluklarımı yerine getirmemi istiyorsunuz; hem de
birşey yapmak istediğimde “daha küçüksün” diyorsunuz.
• Arkadaşlarımla daha fazla zaman geçirmeme izin vermiyorsunuz; onlarla olan
ilişkilerimi eleştiriyorsunuz.
Bu dönemde aileye büyük bir görev düşer. Aile bu
davranışların bir süre sonra geçeceğini bilmeli ve
sabırlı davranmalıdır.

ÖNERGENLİK DÖNEMİNDEKİ ÇOCUĞUNUZA NASIL DAVRANMALISINIZ,


NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?

Çocuğunuzu etkili dinleyin: Çocuğunuzun onu dinlediğinizi hissetmesi, önemsendiği duygusunu


oluşturur. Çocuğunuz sizinle bir şey paylaştığında başınızı sallayarak (örn. “hıhı” tepkisi), onun
cümlelerini anladığınız şekilde yeniden ona söyleyerek (örn. “bu duruma kızmış gibisin”), size
anlattıklarını daha iyi anlamak için ona sorular sorarak (örn. “peki bu durumda sen ne yaptın?”) onu
etkili dinlediğinizi gösterebilirsiniz.

“Sen” dili yerine “ben” dili kullanarak konuşun: Çocuğunuza onun yaptıklarından söz ederek onu
uyardığınızda “sen” dilini kullanmış olursunuz. Bu durum onun kendini suçlu hissederek savunmaya
geçmesine yol açar. Örn. “sorumluluklarını yerine getirmiyorsun, odanı hiçbir zaman toplamıyorsun”
ifadesi “sen” dili kullanımına örnektir.

“Ben” dili kullanıldığında ise çocuğunuz kendi kişiliğine yönelik eleştiriye direkt maruz
kalmadığından çocuğunuzla aranızdaki iletişim bozulmaz. Çocuğunuz savunmaya geçmek yerine
kendi yaptığı davranışı değerlendirmeye yönelir. Örn. “Odan dağınık olduğunda ben evimizi düzensiz
buluyorum ve bundan rahatsız oluyorum” ifadesi “ben” dili kullanımına örnektir.

Dinlerken çocuğunuzu yargılamamanız, utandırmamanız, onun ciddi bir tavırla anlattıklarına


gülmemeniz de önemlidir.

Aile ve kendisi ile ilgili kararlar alırken, çocuğunuzun da katılmasını destekleyin: Önergenlik
dönemindeki çocuğunuz artık büyümeye başladığını hisseder ve kendisi de bir yetişkin gibi alınan
kararlara katılmak ister. Gerek kendisi, gerekse aile ile ilgili kararlarda çocuğunuzun fikrini sormanız
onun gelişimi açısından oldukça yararlıdır. Bu sayede özgüveni artar ve karar verme becerisi gelişir.
Kişiliğini değil, davranışını eleştirin: Bir eleştiride bulunurken öncelikle o durumla ilgili olumlu
eleştiriler yapın; daha sonra olumsuza geçin. Eleştirilerinizde “şımarık bir çocuksun”, “tembel bir
çocuksun” gibi ifadeler yerine “bu davranışının uygun bir davranış olmadığını düşünüyorum”. “bugün
dersine yeterince çalışmadığını düşünüyorum” gibi ifadeler kullanın.

Yoğun çatışmaya girmekten kaçının. Çatışmaların güç savaşına dönmesine izin vermeyin:
Önergenlik dönemindeki çocuğunuzun sizinle artan bir şekilde çatışmaya girmesi, eskiden söz
dinlerken artık ufak tefek şeylerde bile size olumsuz tepkiler vermesi beklenen bir durumdur.
Kimliğini, kişiliğini oluştururken sizinle çatışmaya girerek, otoriteye karşı gelerek kendisini kanıtlama
ihtiyacı duyar. Burada önemli olan anne-baba olarak sizin bu çatışmaların bir gelişim dönemi özelliği
olduğunu bilmeniz ve çatışmayı olumsuz sonuçlara yol açmadan sona erdirmenizdir. Size karşı geldiği
durumlarda ona ısrarla otoritenizi kabul ettirmek yerine öncelikle onun söylediklerini dinleyip
anladığınızı hissettirmeniz; daha sonra ona kendi düşüncelerinizi açıklayıp durumu birlikte
değerlendirmeyi önermeniz yararlı olacaktır. Eğer o anda siz ya da çocuğunuz kızgın olduğunuz için
bunu yapmak istemezseniz tartışmayı sonlandırıp konuyu daha sonra görüşmek istediğinizi
belirtebilirsiniz.

Ona değer verdiğinizi, onu önemsediğinizi hissettirin: Önergenlik ve ergenlik döneminin sağlıklı
bir şekilde geçirilmesi için en önemli nokta çocuğunuzun kendisini değerli hissetmesidir. Fırsat
bulduğunuz her durumda bunu ona hissettirmeniz önemlidir.

Önergenlik dönemine giren çocuğunuzla yaşadığınız tüm sıkıntılar önergenliğin bir belirtisi
olmayabilir. Eğer çocuğunuz yoğun bir kaygı, sürekli bir üzüntü, ders notlarında ciddi bir düşüş vb.
yaşıyorsa bu durum başka bir sıkıntının belirtisi olabilir. Bu tür durumlarda psikolojik danışma ve
rehberlik servisimizle iletişime geçiniz.