You are on page 1of 1

Kan kokusu

Nazım Alpman

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin verdiği ağır


kayıplar, yurt genelinde "tepki patlaması" yarattı. Toplum "çıldırma noktasına"
doğru sürükleniyor. Tıpkı arenadaki kızgın bir boğa gibi... Sırtına saplanmış
kılıçlarla deliye dönen boğa, kendisine uzatılan kırmızı pelerine doğru hırsla
atılıyor. Pelerine yaptığı her hamle boşa gidiyor. Çünkü onun arkasında kimse
yok. Boynuzu geçirmek istediği esas hedef, kenarda durup kırmızı pelerini sağa,
sola sallayarak boğanın tükenmesini bekliyor. Kuzey Irak'a yapılması istenilen
sınır ötesi harekât "kırmızı pelerin"den öte anlam ifade etmiyor.

Bütün reflekslerini kan kokusuna göre düzenleyenler Güneydoğu'dan gelen


bayrağa sarılı asker tabutları etrafında "siyasi horon" tepiyorlar! Ölen gençlerin
aileler üzerindeki izleri onların umurlarında değil. Acı falan dinlemiyorlar.
Başsağlığı hak getire. Taziye ağır başlığı yerine, kontrolsüz tribün adabı içinde
alabildiğine ölçüsüz davranıyorlar.

Yakıyorlar, yıkıyorlar... Bu cenahın "markalaşmış" isimlerinin ortak özellikleri


var: Çürük raporu alıyorlar, askere gitmiyorlar! Ancak asker uğurlamayı çok
seviyorlar. Bir de "şehit" karşılamayı... Sonra bayraklı tabutların önüne geçip
haykırıyorlar:

- Ordu Kuzey Irak'a girsin! İstiyorlar ki, daha fazla kan dökülsün. Kandan kına
yakıyorlar. Sesleri herkesten fazla çıkıyor. Çünkü acı çok büyük, hıçkırıklar
boğazlarda düğümleniyor. Yaralı yüreklerin arasına karışıp, acılara yön
veriyorlar. Evlat acısı bilmiyorlar, ceset saymaya bayılıyorlar. Bunu da şehvetle
yapıyorlar. Ölenlerin bedenleri üzerine tepinip, ölmeye-öldürmeye karşı olanlara
saldırıyorlar.

Bu halleriyle toplumu kızgın bir boğaya çeviriyorlar. Yeni şişler saplıyorlar.


Toplumu kanatıyorlar. Örgütlü hareket yeteneğini derinlemesine kullananlar-
kullanılanlar, aynı anda aynı eylemlerle ortaya çıkıyorlar. Sağduyu, aklıselim,
durup düşünelim gibi bir dertleri yok. Şiddete "şiddetle" ihtiyaçları var.

Oysa toplumun ezici çoğunluğu barış istiyor:

—Çocuklarımız ölüme yollanmasın, ölmesin, öldürülmesin!