You are on page 1of 14

Niğde Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi, Cilt 4 Sayı 1, (2001), 37-50

JEOİT KAVRAMI VE BELİRLEME TEKNİKLERİ ÜZERİNE BİR
İNCELEME

Hakan AKÇIN
Yrd.Doç.Dr., Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, Jeodezi ve Fotogramertri Müh. Böl. Öğr. Üyesi, Kamu Ölçmeleri A.B.D.
Baş., 67100/ZON. e-mail : hakanakcin@usa.net

ÖZET
Jeodezinin önemli ama oldukça karmaşık konularından biri de, fiziksel yeryüzü ile yerin geometrik biçimini
yansıtan referans elipsoidi arasında bir geçiş yüzeyi olan jeoidi tanımlamaktır. Çalışmada jeoit hakkında genel
kavramlar verilmiş, ele alınan hesap ve ölçüm teknikleri incelenmiş ve kullanım alanlarına ilişkin öneriler
sunulmuştur.

Anahtar kelimeler: Jeoit, elipsoit, fiziksel yeryüzü.

AN INVESTIGATION ON THE CONCEPT & DETERMINATION
TECHNIQUES OF GEOID

ABSTRACT
One of the complicated but crucial subjects in geodesy is to describe the geoid which is a transition surface
between the physical earth and the reference ellipsoid reflecting the geometrical shape of the earth. In this study,
the various concepts on geoid are given and the measurement and computational methods related to the subject
are investigated and suggestions for their usage are presented.

Key words: Geoid, ellipsoid, physical earth.

1. GİRİŞ
Jeoidin teorik önemi yanı sıra günlük yaşantımıza girmiş çok sayıda pratik önemi de mevcuttur ve ayrıca
değişik bilim dalları içinde de kullanım alanları bulunmaktadır. Jeoit; temelde eş gravite (yer çekimi) değerine
sahip noktaları birleştiren bir yüzeydir ve fiziksel yeryüzünün geometrik biçimi olan elipsoide benzemesine
karşın, gravitenin yerin kütlesel dağılımına ve topoğrafyaya bağlı olarak değişim göstermesi dolayısıyla
düzensizleşir ve elipsoitten farklılık gösterir. Bundan dolayı 17. Yüzyıldan bu yana bir çok bilim adamının
inceleme konusu olmuştur. Günümüzde jeoidin değişken yapısına uygun global ve yerel bir çok matematiksel
hesap tekniği ve veri toplama yöntemi mevcuttur.

2. JEOİT İÇİN GENEL KAVRAMLAR
Gravite yerin kütlesi, diğer gezegenlerin yeryüzüne etkisi ve diğer doğa olaylarıyla doğru orantılı olarak
etkileşim gösterirken, tüm yeryüzündeki topoğrafik yükseltilere bağlı olarak da azalım gösterir. Yerin

Zaman biriminde kıtalar. Jeoit kapladığı alanlarda oldukça büyük değişimler gösterir. Örneğin deniz yüzeyi topoğrafyasındaki en büyük değişimler. belirli tek bir jeoit yüzeyi mevcuttur. insanların inşa ettikleri yapılar içinde düzgün hareket edebilmeleri. Yeryüzü fiziksel şekli itibarıyla %72 sularla ve %28’de karalarla kaplıdır. sükunet halindeki okyanus yüzeylerinin karaların altında da devam ettiği varsayılan ve fiziksel özellikleri olan üst dereceden bir eş potansiyel yüzey 1871 yılında Listing tarafından jeoit olarak ele alınmıştır [2]. oşinogrofiyle de yakın ilişkisi vardır. yeryüzü topoğrafyasındaki her yükseltinin yerin derinliklerinde izostatik dengeyi koruyan bir karşılığı vardır [1]. yükseklikler için yatay ve düşey kavramlarının belirlenmesi ve bu yüzden yerin gravite alanı ile ilişkili değişik bir referans yüzeyinin tanımlanması gerekmektedir. WGS 84 elipsoidi baz alınarak 38 . Karasal alanlar ise yerkabuğu üzerinde sürekli hareket halindedir [3]. basınç değişimlerine. Nitekim dünyanın oluşumundaki 4. dolayısıyla yerçekimi kuvvetinin yönünde ve jeoite dik konuma getirilerek ölçümleri gerçekleştirirler. Jeoidin fiziksel olarak tanımlanmış bir yüzey olması. hava akımlarına. Ekvator üzerinde jeoit profili çizildiğinde oldukça büyük sapmalar meydana gelmektedir ve bu durum Şekil 1’de özetlenmiştir [4].y.z)= Wo= sabit) yüzeylere eşpotansiyel yüzey denilir ve yeryüzündeki her noktadan geçen bir eş potansiyel yüzey (eş gravite yüzeyi) bilinirse gravite vektörünün (yerçekiminin doğrultusu) yönü ve büyüklüğü belirlenmiş olur.Hakan AKÇIN merkezinden itibaren değişik gravite alanları mevcuttur ve eşdeğerlikli gravite alanına sahip yüzeylerden biri de okyanus yüzeyi olup jeoit olarak tanımlanır [1]. Jeoit yüzeyindeki değişimlerin okyanus akıntısı üzerindeki etkisi nedeniyle. ölçümlerden önce gerçek yataya göre ayarlanırlar. Bunun nedeni şu iki tanımda saklıdır. Sulardaki bu akıntı hareketi ile suların yapısı değişir. Jeofiziksel teorilere göre. oşinografik çalışmalarda bu durum önemle izlenmektedir. cisimlerin rahat hareket kabiliyetinin sağlanması (örn. su kütleleri arasındaki yoğunluk farklarına ve graviteye bağlıdır. Haritacılık çalışmalarında kullanılan tüm aletler. sudaki maddelerin dağılımı ve akıntının ulaştığı kıyı bölgelerindeki iklim değişir. Uluslararası Jeodezi ve Jeofizik Birliğinin tanımladığı ve günümüzde tüm yerküre için referans alınan sistemlerden biri olan global yer elipsoidi World Geodetic System 1984 (WGS84) elipsoidine göre jeoidin maksimum sapmaları ± 100m civarındadır. W potansiyelinin sabit olduğu (W(x. Bu nedenle bir çok bilim adamı tarafından tanımlanmış değişik tipte elipsoit yüzeyleri olmasına karşın. Referans yüzeylerinden elipsoit ile jeoit arasındaki fark. deniz sularında yaşayan hayvan ve bitki türleri ile bunların neden olduğu iklimsel değişimleri inceler. Okyanus akıntıları. üzerindeki buz kütleleri nedeniyle batmış ancak buzullardaki erimeler dolayısıyla yeniden yükselişe geçmiş ve halen bu yükselişini de sürdürmektedir. Bu nedenle jeoitin belirlenmesine yönelik jeodezik çalışmalar jeofiziksel incelemeler için önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır. Oşinogrofi deniz yüzeyi değişimleri ve hareketleri. Yaşadığımız dünyada. • Yeryüzündeki tüm cisimler yerin merkezine doğru çekilirler. jeoit fiziksel olarak belirlenir ve yerin kütlesel dağılımı ile topoğrafik yoğunluk yapıya göre değişim gösterir. Bir aracın düzgün doğrusal hareketinin sağlanması için gerekli bir yolun inşası gibi) ve cisimlerin denge konumlarının sağlanması için gerçek yatayın oluşturulması gereklidir. Arşimet’in kapalı kaplar yasasına göre. elipsoit geometrik olarak tanımlanmış bir yüzey olmasına karşın. • Cisimlerin çekim doğrultusuna dik olan yüzey ise gerçek yataydır. Okyanus yüzeylerini referans alarak oluşturulan jeoidin. ekvator düzlemi üzerinde yaşanmaktadır. Okyanus yüzeylerine dik olan gravite vektörünün doğrultusu boyunca ölçülen büyüklük ise günümüzde yükseklik (rakım) olarak ele alınmaktadır. karasal geçişlerde bu yüzeyin belirsizleşmesi ve gözle görülemeyen bir değişim arz etmesi ve hesaplanamamasına karşın teorik ve pratik anlamdaki önemi dolayısıyla çok sayıda bilim dalının ve günlük yaşantının önemli bir parçası olmuştur. Temelde fiziksel yeryüzüne uygun en iyi geometrik biçim elipsoit olmasına karşın.

Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri Şekil 1. 39 . WGS 84 elipsoidine göre Ekvator üzerindeki deniz yüzeyi (jeoit) profili.

Günümüzde astrojeodezik ve gravimetrik ölçümlerde yaşanan sıkıntıların aşılması için bir çok ülkenin ortak çalışması sonucu daha global çözümler geliştirilmiştir. Büyük çaplı okyanus akıntılarının çoğunluğunun ekvator kuşağı üzerinde olması da bu oluşumla doğru orantılıdır. jeolojik ve topoğrafik veriler kullanılarak fiziksel yeryüzünden jeoit yüzeyine indirgenmektedir.[6]. • Güneşteki büyük patlamalar ve dünyayı etkisi altına alan radyasyon fırtınaları 3.Hakan AKÇIN çizilen bu jeoitte. Ayrıca jeoit hesaplamalarında gerekli indirgemeler. karasal kesimin her yerinde bu ölçümlerin gerçekleştirilememesidir [5]. Tablo 1’de bu amaçla yerleştirilmiş uydulara ilişkin altimetrik çalışma özellikleri verilmiş olup tablodaki enlem sütunuyla. zaman ve maliyet gerekmektedir. Yanısıra yersel nivelman ölçmeleri de önemli bir veri kaynağıdır. Benzer şekilde jeoidi belirlemeye yönelik gravimetrik ölçümler de deniz yüzeyinde yapılması gerekliyken. • Yeraltı su seviyesindeki değişimler. Uydulara ilişkin diğer bir veri kaynağı ise GPS ve GLONASS uydularına yapılan konumlama ölçmeleridir. Astrojeodezik ve gravite ölçmelerinin diğer bir sıkıntısı da devletler arasındaki politik çatışmalar nedeniyle. Yeryüzüne yakın bir yörüngeye oturtulmuş uydularla altimetrik ölçümler yaparak. Jeoidi belirlemede kullanılan veri kaynakları. daha hassas jeoit belirleme çalışmalarına 1970’li yıllarda başlanmıştır ve halen devam etmektedir. Ayrıca jeoitin Afrika ve Güney Amerika üzerindeki karasal geçişlerinde de ortalama deniz yüzeyinin altında olması dikkat çekicidir. ancak karasal ortamlarda yapılabildiğinden. • Ozon tabakasındaki bozulmalara bağlı sıcaklık değişimleri ve buzullardaki erimeler. 40 . Dünya ve Güneş arasındaki yörüngesel çekim etkileri. • Dünyanın kendi etrafındaki dönüş hızı • Yeryüzündeki kütle dağılımındaki dengesizlikler. düzeltmeler ve enterpolasyon hesapları için referans elipsoidine ilişkin geometrik veriler ile topoğrafik haritalar ve sayısal arazi modelleri de kullanılmaktadır. Ancak bu yöntem yalnızca karasal ortamlarda uygulanabilmektedir ve ayrıca ölçümler için özel donanım. Jeoitin biçimsel değişikliğine neden olan olguları ise şu şekilde sıralayabiliriz: • Ay. Referans Elipsoidine ilişkin geometrik veriler Astrojeodezik Gravimetrik veriler veriler Uydu altimetresi Yerin kütlesel yapısına JEOİT verileri ilişkin jeolojik veriler Topoğrafik haritalar Nivelman ölçülerine ve ilişkin veriler GPS ve GLONASS sayısal arazi modelleri ölçüm verileri Şekil 2. deniz yüzeyi Hint okyanusu üzerinde -102m’lik bir azalma ve Yeni Gine açıklarında da +74m’lik bir yükseliş göstermektedir. her bir uydu yörüngesinin yükselen düğüm noktasındaki enlemi ifade edilmektedir. deneyimli bir ekip. JEOİT BELİRLEME İÇİN VERİ KAYNAKLARI Jeoit yüzeyinin belirlenmesine yönelik olarak bir çok veri kaynağı mevcuttur ve en önemlilerinin başında da astrojeodezik veriler gelmektedir (Şekil 2).

2. Astrojeodezik-Nivelman-Gravimetrik. ς deniz yüzeyi topoğrafyasıyla jeoit arasındaki sapma ve υ’de noise (gürültü-birikim hatası) olarak bilinmektedir.0 -. düzenli bir yapıdaki noktalar kümesiyle ifade edilir. H alt = h − N − ς + υ (1) Bu eşitlikte Halt uydunun deniz yüzeyinden olan altimetrik yüksekliği. bir uydunun yüksekliği gerçek deniz yüzeyi üzerinde (uydu okyanus ve okyanusa bağlı iç denizler üzerinden geçerken) uydudaki altimetre ile ölçülür.1. bu yüzeyi elde etmek için kullanılan teknikler aşağıdaki gibi sınıflandırılır. 435 130. 100-1000 km arasındaki bir alanda orta dalga boylu jeoit ve 1000 km’nin üzerindeki bir büyüklüğe sahip alanda ise uzun dalga boylu jeoit olarak adlandırılır [7].00000 0. GPS-Nivelman-Gravimetrik. JEOİT BELİRLEME TEKNİKLERİ Jeoit yüzeyi.5 ±81.1 10.0 3. UYDU Fırlatılma Devamlılık Yükseklik Eğim Enlem Tur Hassasiyet Tarihi (ay) (km) ( o) (o) (günde) (m) Skylab 1973 -.5 3.17000 ∼0.0 ±72. Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri Tablo1. ♦ Gravite ölçmeleri ♦ Uydu altimetresi ♦ Astrojeodezik yöntemler ♦ Gravite alanı modelleri ♦ Global jeopotansiyel modeller ♦ Kombine yöntemler (GPS-Nivelman. Gravite ölçmeleriyle jeoit belirleme Bu yöntemde.00 Geos 3 1975 42 840 115.05 Seasat 1978 3 800 108.1 ±65. Uydu altimetrisiyle jeoit belirleme Altimetrik ölçümlerde. 4. Stokes integrali ile gravimetrik ölçümü yapılan noktanın jeoit yükseklik değerleri hesaplanır (bu eşitliklere sonraki bölümlerde değinilecektir) ve bu değerlerden de en uygun jeoit yüzeyi geçirilir. yukarıda belirtilen ölçüm teknikleriyle elde edilmiş değerlere sahip. 4. h uydunun o anki elipsoit yüksekliği (gerçek yörüngeden olan).35176 <0. Genel olarak.0 37. jeoit yüzeyi hesaplanacak bölgedeki değişik topoğrafik yapıya ve kütlesel yoğunluğa sahip alanlarda seçilen noktalar üzerinde gravimetrik ölçümler yapılır.10 ERS-1 1991 ∼36 780 98. 1.02 4.0 ±50. Burada anlık deniz düzeyi değişimlerinin ortalaması olarak bilinen "Ortalama Deniz Yüzeyi" ile jeoit arasındaki fark deniz yüzeyi 41 . 100 km’nin altında kısa dalga boylu jeoit. GPS-Gravimetrik) ♦ Yüzey modelleme teknikleri ve ölçü değerleri ile jeoid belirleme. N jeoit yüksekliği (gerçek yörüngeden hesaplanan). Buna göre Şekil 3’ den de görüldüğü gibi jeoit yüksekliğine ilişkin aşağıdaki eşitlik yazılabilir [8].10 Topex/Poseidon 1992 ∼36 1335 65. yeryüzünün genelinde ya da bir bölümünde. Elde edilen bu değerler gerekli indirgemelere tabi tutularak jeoit yüzeyindeki gravimetrik değerler bulunur.0 ±65.00000 ∼0. Bu yüzey ele alınış büyüklüğüne göre değişik dalga boylarına sahiptir. Altimetrik uydu karakteristikleri. Bunlar.

Buradaki çekül sapması bileşenleri aynı noktalardaki astronomik ve jeodezik enlem ile boylam değerlerinin arasındaki ilişkiden. Uydu. Bu eşitlikdeki ortometrik yükseklikler. ikincisi ise yer istasyonundan modelleme ile bulunan yörüngesidir. 4. 42 . deniz yüzeyi ve jeoit ilişkisi. astrojeodezik gözlemlerle elde edilen çekül sapmalarından aşağıda verilen eşitlikle dN = − ε ′ds +dg+dH (2) hesaplanır. Bunlardan ilki o anki çeşitli kuvvetler altındaki etkilerle oluşan gerçek yörüngesi. Bundan dolayı ele alınan bu yörüngeler ile iki farklı elipsoit ve jeoit yüksekliği elde edilmekte ve deniz yüzeyi topoğrafyasının jeoitten sapma miktarı iki ayrı bileşende ele alınmaktadır. Astrojeodezik yöntemlerle jeoit belirleme Astrojeodezik yöntemlerle jeoit belirleme. υ ve N bilinmeyenleri hesaplanır. Çekül sapmasının kuzey ve doğu bileşenlerine ilişkin eşitlik ise. Bu eşitlikte ε’ değeri ∝ azimutundaki çekül sapması. uydunun deniz yüzeyi üzerinden geçişi için iki ayrı yörünge ele alınır. dg gravimetrik düzeltme. ikincisi ise zamana bağlı kısımdır. bir topoğrafik haritadan ya da bir sayısal arazi modelinden elde edilebilir. dH ortometrik düzeltme. Bu bileşenlerin ilki sabit kısım.3. Bu yöntemle ilgili uygulamalarda. Böylece (2) nolu eşitlik astrojeodezik gözlemlerin yapıldığı noktalar için integre edilirse. ε ′ = ξ cos α + η sin α (3) biçimindedir [9]. ds ise gözlem yapılan noktaların jeoit üzerindeki mesafesidir. ξ = Φ−φ (4) η = ( Λ − λ ) cos φ eşitlikleriyle bulunur.Hakan AKÇIN topoğrafyası olarak ele alınmaktadır. Dolayısıyla ς değeri anlık deniz düzeyi değişimlerini ifade etmektedir. ξ Uydu H h h’ Deniz Yüzeyi Topoğrafyası ζ JEOİT N’ N ELİPSOİT Şekil 3. Ayrıca Şekil 3'de görülen ξ değeri de uydunun o anki gerçek yörüngesi ile modellenen yörüngesi arasındaki farkı ve h' değeri ise model yörüngeden olan elipsoit yüksekliğini ifade etmektedir. Uydunun deniz yüzeyi üzerinden geçişi sırasında bu teknikle elde edilen çok sayıda değer arasında dengeleme yapılarak ς.

Bu yöntemde değişik türde küre harmonikleri kullanılmaktadır.m sin mλ P n. derece ve sıradan. P n. ∆g gravite anomolisi ve dσ ise birim kürenin yüzey elemanı olarak tanımlanan uzay açı elemanıdır. sin(ψ / 2 ) 2 2 2 (7) ψ ϕp − ϕ λp − λ sin 2 = sin 2 + sin 2 cos ϕ p cos ϕ 2 2 2 Gravite alanı modelleriyle jeoid belirlemede ikinci yaklaşım küresel harmoniklerdir. yer potansiyelinin 180.m (sin ϕ ' )  ) (8)  eşitliği kullanılır. Küresel harmonikler ve yerin gravitasyon modeli katsayıları ile açılımı için GM  n max n  a  n  N= rγ  n= 2 m= 0  r  (  ∑ ∑   C n. Stokes fonksiyonu ise şu şekilde tanımlanır: 1 ψ ψ ψ S (ψ ) = − 6 sin + 1 − 5 cos ψ − 3 cos ψ ln(sin + sin 2 ). yerel uydu gözlemleri ve gravimetrik ölçümler ya da modelsel değerler kullanılarak. Ayrıca 300. kuşak (zone). bölme ya da grid (tessera). γ :Teorik gravite (WGS84 elipsoidi gravite formülü kullanılarak hesaplanmış). Günümüzde. GM :Yerin gravitasyon sabiti r :Yerin kütle merkezinden olan yarıçap vektörü a :WGS84 elipsoidinin büyük yarı ekseni n. r N= ∫∫ ∆gS( ψ )dσ 4 πG σ (6) şeklindedir. Bu integrale ilişkin eşitlik. topoğrafik ve jeoit yüksekliklerinin ise 180. topoğrafik ve izostatik kütle potansiyelinin 36. Gravite alanı modelleriyle global jeoit belirleme Yerin gravite alanlarından (anamolilerinden) yararlanarak büyük dalga boylu jeoitin belirlenmesindeki yaklaşımlardan ilki Stokes integrali ile jeoit belirlemedir. dilim (sector) şeklinde olabilmektedir. dereceye kadar küresel harmonik serilere açılımın da gerçek jeoide yakınsadığı belirlenmiştir [11]. S n .m cos mλ + S n. Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri εA + ε B N B = NA − ( )SAB + dG + dH (5) 2 eşitliğiyle A noktasından SAB mesafesi kadar farklı B noktasındaki jeoit yükseklik değeri hesaplanmış olur.4. Bunlar. derece ve sıradan harmonik serilerle açılımı yapılarak bölgesel ve küresel jeoit yüzeyleri elde edilebilmektedir [10].m . m :Normalleştirilmiş gravitasyon sabitleri. derece ve sıradan. 4. Bu eşitlikte. Burada S(Ψ) Stokes fonksiyonu. Jeoit yükseklikleri derece ve sırası artarak büyüyen küresel yüzey fonksiyonlarının üst üste çakıştırılmasıyla ve yüzeyleri temsil eden fonksiyonların kendi ağırlık değerleri ile çarpılarak elde edilir. N :Jeoit yüksekliği.m :Derece ve sıra ϕ :Jeosentrik enlem λ :Jeosentrik boylam (Jeodezik boylam) C n .m (sin ϕ' ) :Normalleştirilmiş ve birleştirilmiş Legendre polinomu 43 .

aynı nivo yüzeyinde bulunan iki nokta ile herhangi bir başka nokta arasındaki yükseklik farkı. e elipsoidin birinci dış merkezliği olmak üzere.006694 sin 2 ϕ) 0. Burada γe elipsoidin ekvatordaki ve γP kutupdaki normal gravite değerleri. Buradaki Pn.001932 sin 2 ϕ ) / (1 − 0.m (sin ϕ ' ) (9)  ( n + m)!  olarak verilir. Global jeopotansiyel modeller kullanılarak jeoit belirleme Fiziksel yeryüzünde herhangi bir yöntemle yapılacak bir nivelman ölçmesinde. (8) eşitliğindeki (γ) değeri. Bu ifadeden de anlaşılacağı gibi. e 2 = (14) a2 ile ifade edilmektedir.67714(1 + 0. birbirine eşit olamaz[2]. Somiglina ‘nın kapalı formülü ile elipsoit üzerinde. bir ölçme hatası yapılmadan ölçülse dahi.m (sin ϕ ' ) =   Pn.5 (13) ile verilmiştir. Bu analitik eşitliğin sayısal olarak düzenlenmesiyle. (9) nolu eşitlikteki alt indislerde (m=0) için (k=1) ve (m≠0) için ise (k=2) alınır. Bu tür eş potansiyel yüzeyler üzerindeki jeopotansiyel yükseklik farkları için. γ = 978032. şekildeki ∆h1 yükseklik farkı ∆h1’ yükseklik farkına eşit olmayacaktır.m(sinφ’) değeri birleştirilmiş Legendre Fonksiyonudur ve dm Pn . potansiyel yüzeylerin birbirine paralel olmamasındandır (Şekil 4). jeodezik anlamda bu ölçülerle birlikte gravimetre ölçmeleri de yapmak ya da bir 44 .5 (12) veya γ = γ e (1 + k sin 2 ϕ) / (1 − e 2 sin 2 ϕ) 0. γ = (aγ e cos 2 ϕ + bγ p sin 2 ϕ) / (a 2 cos 2 ϕ + b 2 sin 2 ϕ) 0. Bunun nedeni. 4. Son eşitlikteki Pn(sinφ’) değeri de Legendre Polinomu olup. 1 dn Pn (sin ϕ' ) = n n (sin 2 ϕ '−1) n (11) 2 n ! d (sin ϕ ' ) diferansiyel eşitliği ile elde edilir. 1  ( n − m)(2 n + 1) k  2 P n. pratikte eş yükseklik eğrileri doğrudan nivelman yöntemleri ile belirlense de. Legendre polinomunun eşitsel değeri ise.5 miligal (15) eşitliği yazılabilir (1 miligal = 1*10-3 cm/sn2 dir). a 2 − b2 k = ( bγ p / aγ e ) − 1 . n dW = − ∑ g i * ∆h i (16) i=0 eşitliği geçerli olmaktadır. Böylece.5.Hakan AKÇIN dur. U’nun gradyantı olarak.m (sin ϕ ' ) = (cos ϕ ' ) m [ Pn (sin ϕ ')] (10) d (sin ϕ ') m ile hesaplanır.

Ayrıca.C≠ ∆HA.i (17) i= 0 c Hn = γi şekline dönüşecek ve elipsoit ile normal yükseklik arasında.i = γ0.i * ∆h n .0026442 cos 2 ϕi) Gal . eşpotansiyel farklar için.6294 (1. Böylece. γm. Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri gravite modeli hesaplayarak nivelman ölçmelerine düzeltme olarak getirmek gereklidir. ∆H3 C ∆H3’ ∆H2 ∆H2’ ∆H1’ ∆H1 B A ∆HA.(20) 45 . normal yüksekliğe ilişkin jeoit yükseklikleri arasında da bir fark oluşacaktır. gerçek gravite değerleri yerine normal gravite katsayıları ile düzeltme getirilecekse bu durumda normal yüksekliklerden söz edilir. normal yüksekliğe ilişkin jeoit de “kuasi-jeoit” olarak tanımlanmış ve elipsoitten olan uzaklığı da (ξ) yükseklik anomalisi olarak adlandırılmıştır [9] (Şekil 5). h WGS84 =Hn + ξ (18) eşitliği ile verilen bir ilişki ortaya çıkacaktır. normal gravite alanı olarak kabulü ile ele alınan ortometrik yüksekliklerin normal yükseklik olarak tanımlanması 1945 yılında Molodensky tarafından yapılmıştır.B +∆HB. (16) eşitliği.i) değeri için.B=0 ∆HA. Yeryüzüne ilişkin gerçek gravite alanının. Yükseklik farkları ve eş potansiyel yüzeyler. h WGS84 = Hn + ξ = H0 + N (19) biçiminde bir ilişki söz konusu olmaktadır.i = 980. (Hn) ile ifade edilen bu yükseklik kavramı ile gerçek ortometrik yükseklikler arasında matematiksel kabule dayalı olarak küçük bir fark oluşacağından.1543 Hi Gal (Hi km biriminde) γ0. Bu aşamada farklı bir durum ortaya çıkacağından.i-0. elipsoit yüksekliği. Molodensky tarafından ortaya konulan modellemelerde (17) ifadesindeki (γm. n c= ∑γ m . ortometrik yükseklik ve normal yükseklikler arasında da.C Şekil 4.0. Bu durumda.

Burada. Son yazılan (21) eşitliğindeki (γ) normal gravite değeri. ∆g B * H ( N − ξ) = (21) γ yazılabilir. (∆gB) ‘de Bouguer anomalisidir. r = R+H . Jeoit ve kuasi-jeoit ilişkisi. Genel anlamda Bruns eşitliği. Buradan eşitlik (19) ‘da yeni düzenlemeler yaparak (N-ξ) için. (22) ile verilen Bruns eşitliği için sonuçta bozucu potansiyel çözülerek. Burada β arazi eğimi. R büyük bir yaklaşıklıkla yer elipsoidi ile aynı hacme sahip bir kürenin yarı çapı ve dσ birim kürenin yüzey elemanı olarak tanımlanan uzay açı elemanıdır. 2R T= (2πφ − ∆g) (24) 3 46 . Bu ifadedeki (ξ) yükseklik anomalisi ve (N) jeoit yüksekliğinin elde edilmesi için Bruns eşitliğinin uygulanması gereklidir. T − δW N= (22) γ şeklindedir. (T) bozucu potansiyel. φ T = γ ξ = ∫∫ r 2 sec βdσ (23) σ l biçimine dönüşebilir.. φ = yoğunluk x çekim sabiti.Hakan AKÇIN A W γi gi Kuasi-jeoit N ξ jeoit elipsoit Şekil 5. (γ) normal gravite. Eşitlikteki T değeri Şekil 6 ‘da da görülen küresel yaklaşıklıkla. (δW) gerçek gravite potansiyel farkıdır. eşitliği kullanılır.

Bu bağıl hata. Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri A B l HA HB φ R R M Şekil 6. hassas (km'de 1-3ppm) ortometrik yükseklikler ve hassas (%3-42 duyarlılıklı gravite anomalisi ile )gravimetrik ölçümlerde yapılarak (5) eşitliğinden rölatif jeoit yüksekliği hesaplanır. Bu eşitlikte ( R = 3 a 2 b ) ile bulunur.10-3) ‘lük bir büyüklüktür. Bozucu potansiyel için küresel yaklaşıklık. Bilinen kombine yöntemler olarak • GPS-Nivelman • Astrojeodezik-Nivelman-Gravimetrik • GPS-Nivelman-Gravimetrik • GPS-Gravimetrik kombinasyonları verilebilir. 47 . rölatif olarak hesaplamada jeoit yüzeyini belirleyecek nokta kümeleri arasında öncelikle geometrik ya da hassas trigonometrik nivelman ölçüsü yapılarak ortometrik yükseklik farkları (∆H’lar) belirlenir. Mutlak anlamda ise. Astrojeodezik nivelman ve yersel nivelman ölçmelerine getirilecek gravimetrik ölçümlere ilişkin düzeltme değeri için ise aşağıdaki eşitlikler geçerlidir[12]. eşitliği elde edilir.6 Kombine yöntemler kullanılarak jeoit belirleme Kombine yöntemler. Astrojeodezik nivelman ölçüleri yanı sıra..∆H (25) eşitliği kullanılarak Jeoit yükseklik farkları hesaplanır. Bu kombinasyonlardan GPS-Nivelman için. 4. N=h–H (26) ile hesaplamalar gerçekleştirilir. bozucu potansiyel. GPS-Nivelman-Gravimetrik ölçü kombinasyonu ile de pratik yükseklik anlamındaki ortometrik yüksekliklere gravimetrik düzeltme getirilerek jeoit yüksekliği hesaplanır. genellikle bölgesel çaplı jeoit yüzeylerinin (kısa dalga boylu) belirlenmesinde kullanılır. Küresel yaklaşımlarda referans elipsinin küreden sapma oranı f≈(3. Bu iki ölçüm sonucu elde edilen değerler ile ∆N = ∆h . Ele alınan ikinci kombinasyonda. jeoit yüksekliği ve gravite anomalisi için daima dikkate alınmalıdır. (22) ve (23) eşitliğindeki (γ) değeri için ise (15) eşitliği geçerlidir. Daha sonra aynı nokta kümeleri için statik olarak GPS gözlemleri yapılarak elipsoidal yükseklik farkları (∆h’lar) belirlenir.

ele alınan yüzey üzerinde yeteri kadar sıklıkta bu ölçümler yapılamamaktadır. GPS-Gravimetrik ölçü kombinasyonunda ise GPS ya da GPS+GLONASS ölçümlerinden elde edilen konum koordinatları (ϕ.j = . j − γ ) (g i − γ ) (g j − γ ) δG = ∆H i . Modellemeler için ele alınan yöntemlerde şu kriterler esas alınır: • Filtrelemeye uygunluk • Arazi yapısına uygunluk • Ek bilgi türetimine yatkınlık • Ekstrapolasyona yatkınlık • Enterpolasyon güvenilirliği Yöntemler ise ürettikleri çözümlere göre üç guruba ayrılır • Noktasal enterpolasyon • Yerel olarak tanımlanmış parça parça yüzeylerle enterpolasyon • Tüm yüzeyi kaplayan tek bir fonksiyonla enterpolasyon Günümüzde jeoit belirlemede kullanılabilen yüzey modelleri şunlardır (yöntemlere ilişkin ayrıntılı bilgi [13] ve [14] den alınabilir): ♦ Polinomal yöntemler.j= Hj -Hi Hi.04223 ∗ H i . seçilen yüzey alanı üzerinde homojen dağılım gösteren noktalarda gerçekleştirilen ölçülerin dayanak noktası alınarak sayısal bir hesap yüzeyi geçirilmesi işlemidir. 48 .Hakan AKÇIN (g i . Bu nedenlerden dolayı arazi üzerinde homojen yayılmış yeteri kadar sıklıkta nokta üzerinde elde edilmiş ölçüler ile modelleme (kestirim) yapılarak yüzey üzerinde sıklaştırma yapılabilir.g i = g i + 0. j + Hi − Hj γ γ γ (27) (g i + g j ) g i. Hj : Ortometrik yükseklikler (nivelman yükseklikleri) γ : ϕ = 45o enleminde elipsoit üzerindeki normal gravitedir. ♦ Ağırlıklı ortalama yöntemleri. ♦ Kollokasyon. ♦ Kriking Yöntemleri.g j = g j + 0. ♦ Tek boyutlu Datum Dönüşümü. ♦ Multikuadratikler. Yanısıra fiziksel yeryüzündeki zorlu arazi koşullarından dolayı da her noktaya ölçümler uygulanamamaktadır. 4. ♦ Sayısal Diferansiyel çözüm yöntemleri. ♦ Sonlu elemanlar yöntemi. ♦ FFT-Hızlı Fourier Dönüşümü. λ) ve gravimetrik ölçümlerden elde edilen değerler Stokes eşitliğinde değerlendirilerek jeoit yükseklikleri belirlenir. büyük ekonomik finansman gerektirmekte ve oldukça deneyimli bir ekip ile ölçümler gerçekleştirildiğinden.7 Modelleme ile jeoit yüzeyi belirleme Jeoit yüzeylerinin belirlenmesinde kullanılan ölçüm tekniklerinin hemen hemen tümü oldukça güç uygulanmakta. Modelleme.04223 ∗ H j 2 ∆Hi.

5 m 3 Gravite alanı modeli uzun 40-70 cm 1-1. Ülkemizde özellikle büyük kentlerde. Ancak aynı ölçme ve hesap teknikleri uygulanmasına karşın istatistiksel açıdan çok farklı sonuçlar elde edilmektedir. Uygulamalarda genellikle uzun dalga boylu jeoit yer potansiyel katsayılarıyla. ∆N= ∆NU+∆NO+∆NK N=NU+NO+NK (28) Bu eşitliklerde U alt indisiyle gösterilen jeoit yükseklikleri uzun dalga boylu jeoit yüksekliklerini ifade etmektedir. 20-40 cm kombinasyonu 6. JEOİT BELİRLEMEDE SAĞLANILAN DOĞRULUKLAR Jeoit belirlemek için günümüzde pek çok ülkede bağımsız ve ortak çalışmalar sürdürülmektedir. orta dalga boylu jeoit gravite değerleriyle ve kısa dalga boylu jeoit ise GPS-Nivelman kombinasyonu değerleri ve modelleme ile belirlenmekte ve birbirlerine geçişte de filtreleme olanağı sağlamaktadırlar[12]. Bu değer O alt indisi ile gösterilmiş orta dalga boylu jeoit yüksekliklerini filtre eder ve bu iki toplamda K alt indisi ile gösterilen kısa dalga boylu jeoit değerlerini filtre ederek hassas jeoit yükseklikleri elde edilir. Ancak GPS ölçmeleriyle ortometrik yüksekliklerin ya da günlük yaşantımızda kullandığımız pratik yüksekliklerin belirlenmesi doğrudan olamamaktadır. SONUÇ VE ÖNERİLER Günlük yaşantımızın içine kadar girmiş olan. 1-2 m 6 GPS-Nivelman Kombinasyonu kısa 10-20 mm 20-50 mm 7 GPS-Nivelman-Gravimetre kısa 10-15 mm 15-30 mm kombinasyonu 8 Astrojeodezik ve uzun 20-40 cm 50-70 cm Gravimetrik kombinasyonu 9 GPS-Gravimetre orta --. Yöntem Yöntem İsmi Dalgaboyu DOĞRULUK No Rölatif Mutlak 1 Astrojeodezik uzun 30-50 cm 70-100 cm 2 Gravimetrik orta ve uzun 40-70 cm 1-1. 20-40 cm 5 Jeopotansiyel Katsayılar uzun --. matematiksel ve fiziksel açıdan bir arının peteğini örmesindeki mükemmellik derecesindeki yapay yüzey jeoidin belirlenmesi artık kaçınılmaz bir olgu olmuştur . Bunun için bir ara geçiş yüzeyi olan jeoite gereksinim vardır. Uygulanan ölçme ve hesaplama teknikleri için kaydedilen doğruluklar Tablo 2’de özetlenmiştir. Özellikle haritacılık uygulamalarında uzay çalışmalarının ve elektronikteki hızlı ilerlemelerin kazandırdığı zaman. doğruluk ve ekonomik kazanç doğrultusunda bu yapay yüzeylerin daha hassas bir şekilde oluşturulması ve doğrudan uygulama içine alınması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Tablo 2. GPS teknolojisiyle üç boyutlu konum koordinatlarından elipsoidal yükseklikler hassas bir şekilde elde edilebilmektedir.5 m 4 Uydu Altimetresi kısa ve orta --. 5. GAP gibi büyük proje alanlarında ve Akdeniz’deki büyük turistik yörelerde sayısal harita üretimi ve GIS uygulamalarına başlanmıştır ve yakın gelecekte yurt 49 . Jeoit Kavramı ve Belirleme Teknikleri Yukarıda belirtilen modelleme teknikleri kullanılarak birleşenlerine ayrılmış rölatif ve mutlak jeoit yükseklikleri hesaplanabilir. Jeoit için elde edilebilen doğruluk değerleri.

Colins..). “Geodesy The Concepts”. F. Milliyet yayınları. 1967. Vol... 13 Akçın. Th. Harita dergisi. E. Sayfa: 64-73.. “A Numerical Study Of The Divergence Of Spherical Harmonic Series Of The Gravity And Height Anomalous At The Earths Surface”. Kirkkonummi-Helsinki. W. Doktora Tezi”. 1987.. 1998. ♦ Akdeniz. İstanbul. İstanbul. International Association Of Geodesy Symposia. “Altimetry Based Geoid Determination At The German Processing And Archiving Facility Within The ERS-1 Procect”. H. Dümmler Verlag. W. Italy. Sprınger-Verlag. No106. Milan. Harita Dergisi. Krakiwsky. “GPS Ölçülerinden Pratik Yüksekliklerin Elde Edilmesi Üzerine Bir Araştırma. Determination Of The Geoid Present And Future”. Bulletin Geodesique. Bu tür benzer projelerde artık GPS’in kullanımı bir ihtiyaç halini almıştır. C. H. Bonn. Ferd. Sayfa: 1-14. 1985. Turkey. Bu doğrultuda şunlar söylenebilir: ♦ Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı (TUTGA) Projesi genişletilerek acilen hayata geçirilmelidir. V. 1990. M.. Istanbul 97. Springer- Verlag. North-Holland Pub. “Physical Geodesy”. “Determination Of Orthometric Heights Using GPS Leveling”. E. 11 Jeceli.G. Gruber.. Ancak daha doğru ve hassas bir jeoitin elde edilmesi için GPS ve yersel ölçü kombinasyonlarının uygulanması gerekmektedir.. E. Y. ♦ İl ve ilçeleri içine alacak şekilde sık aralıklı gridler içerisinde GPS . Sayı: 94. H.. Herausgegeben Vom Amt Für Militarischhes Geowesen. “Determination of Most Suitable Numerical Geoid Modelling for GIS/GPS: A Case Study”. KAYNAKLAR 1 “Memo Larousse”.yersel ve gravimetrik ölçü kombinasyonlarıyla gerçekleştirilecek hassas yerel jeoit parametrelerini belirleme projesi başlatılmalıdır. International Assocıation Of Geodesy Symposia. Freeman. 3 Vaniçek. No. 10 Ayhan.. 1984. C. Masters. The International Symposium on GIS/GPS. Stolz. Finnish Geodetic İnstitute. 50 .. R. C. 5 Sıgl... 8 Barzaghi.Ü.. Brovelli. Ege ve Karadenizi kaplayan düşey datum belirleme projesi hızla tamamlanmalıdır. Finland. 14 Akçın.. E. R. 1988. J.T. No 106. “Dünya Kesinlikle Yuvarlak Değildir”. Sayfa: 32-49.. Cilt: 1. Tüm bu beklentiler için ülkemiz ihtiyaçlarını karşılayacak acil çözüm önerileri geliştirilmelidir. 1997.1.Hakan AKÇIN genelinde bu tür çalışmalar yaygınlaşacaktır. 1997. 1983.N. 4 “DMA Technical Report”. 6 Bosch. Moritz. P. 1990. 12 Ollikanen. Rizos. M. Günümüzde klasik yöntemlerle jeoit belirlemede doğruluk bir kaç dm’nin altına inememektedir. Milan.. Sayı: 117.1982. “Küresel Harmonik Serilerin Geodezik Uygulamaları”. Italy. London...Sanso. 1991. “Altimetry Rank Deficiency In Crossover Adjustment. 9 Heiskanen.. 7 King. “Ülke Jeodezi Ağları”..57. 2 Ulsoy. A.(Çeviri: Akarsu. R. 1997. İTÜ yayını. “Surveying with Global Positioning Sysytem GPS”.