Altan Tan'ın Star gazetesinde yer alan röportajı..

01 Kasım 2010 Pazartesi, 13:52 tarihinde Müslüman Kürdler tarafından eklendi Ünlü Kürt aydını Altan Tan, Türklere Müslümanlığı Kürt alimlerinin öğrettiğini iddia etti. İşte Tan'ın o ilginç iddiası... Altan Tan, Kürt Sorunu adlı kitabında tarih boyunca Kürtlerin Osmanlılar ve Türklerle ilişkilerine dair ilginç veriler ve iddialara yer veriyor. Kitapta, yazarın yıllarını adadığı konuyla ilgili birikimi gözler önüne seriliyor.

Altan Tan’la konuşmamız ona gelen telefonlarla kesiliyor. Kah Türkçe konuşuyor kah Kürtçe. Arapça ve İngilizce de biliyor Tan. ‘Kürtçeyi geç öğrendim, 30 yaşından sonra, hanım öğretti’ diyor gülerek. Nüfustan coğrafyaya, folklordan müziğe, Kürtlerle ilgili her konuda kısa ve öz bilgiler veren, Ortadoğu’nun bu dertli halkının tarihini Müslümanlığı seçmelerinden öncesinden başlayıp bugüne kadar anlatan ve adını, 40 bin cana ve -bunun yanında nedir amaen az 400 milyar dolara mal olan bir meseleden, Kürt sorunundan alan kitabını 1982 yılında, bir Ramazan günü, ünlü Diyarbakır Askeri Cezaevi’nde işkence ile öldürülen babası Bedii Tan’a adamış.

Sizce Kürt sorununu PKK mi yarattı?

Birçoklarına göre Türkiye’de her şey güllük gülistanlık gidiyordu, PKK diye bir örgüt çıktı, Kürt sorununu çıkardı. Bu tamamıyla yanlış, PKK Kürt sorununun sebebi değil sonucudur, bu sorun çözülmediği için PKK çıkmıştır.

Osmanlı döneminde Kürtlerle devletin ilişkisi Cumhuriyet döneminden farklı. Bunu anlatır mısınız?

Osmanlı devletiyle Kürtlerin ilişkisi bir kavga ilişkisi değil. Osmanlılar bütün Rumeli’yle savaştılar. Bu halkların Hıristiyan olanları yenildi, bir kısmı Müslüman oldu, hepsi Osmanlı egemenliği altına girdi. Yani savaştılar ve Müslümanlığı Türklerden öğrendiler. Kürtler tam tersi. Türklere Müslümanlığı Kürtler, Kürt alimleri öğretti. Hala da Nakşibendi şeyhlerinin, Kadiri şeyhlerinin büyük bir ekseriyeti Kürttür. Bütün bir Nakşibendiliği Anadolu coğrafyasına halifeleri vasıtasıyla getiren Mevlana Halidi Şehruziri Süleymaniyeli bir Kürttür. 60 küsur halifesinin yarıdan fazlası Kürttür. Kürtler Türklerin İslamlaşmasında büyük bir rol oynamışlardır. İkincisi, Kürtlerle Osmanlı savaşmamıştır. 25 tane Kürt beyi Yavuz Sultan Selim’le Amasya’da, 1515’te özerklik anlaşması yapmıştır, ondan öncesinde 1514’te Çaldıran Savaşı’nda onu desteklemişlerdir. Bu fermanların hepsini bastım. Kürtler Osmanlı ile bir özerklik, o günkü tabiriyle bir muhtariyet anlaşması imzalamışlardır. İç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Osmanlı’ya bağımlı.gönüllü bir birliktelik.

üç.. O da diyor ki. Toplumsal uygulamalarda da böyle. cahillik. üç. ‘Kürtlerin üç büyük hastalığı var. Bunlara Hamidiye alaylarını kurduruyor. Cizreli Miran aşireti reisi Koçer Mustafa. Ağrılı Kör Hüseyin Paşa. Ziya Gökalp’in Şaki İbrahim destanı var onunla ilgili. örgüt içinde arkadaşlarına aynı şeyleri uygulamışlar. iç çatışma. Ey Kürt halkı. Bediuzzaman Said-i Nursi 1907’de İstanbul’a geliyor ve Sultan Abdülhamid’le görüşüyor.Dünyanın en büyük zulümlerinden birine uğramış olan Yahudiler dünyanın en zalim devletlerinden birini kurdu. Ve onu tımarhaneye atıyorlar. gerçek çözüm ve kardeşlik isteyen Said-i Nursi’ye ise ‘Vazgeç bu işlerden. diye bir makale yazmış. Şöyle bir örnek vereyim. Türkçe lazım. Sultan Abdülhamid’i göklere çıkartıyorlar ama en büyük kavga Said-i Nursi ile Abdülhamid arasında olmuştur. Şöyle diyor. Hitler’in uygulamalarından kaçan Yahudilerin çocukları bugün neler yapıyorlar. matematik gibi Batılı ilimleri hem de İslami ilimleri öğretmeyi ve üç Şark dilinde eğitim vermeyi savunuyor. ben duydum ki İstanbul’da her şey rüşvet iledir. sana İstanbul’da bir görev ve bir maaş verelim’ diyor. çalışmak. Kürt tarihinden notlar.. ‘Kellemi rüşvet vereyim’ Osmanlı tarihini savunanlar iyi bilmeden savunuyorlar. iki. ‘Arapça vacip. ‘Bana rüşvet mi teklif ediyorsunuz. Rüşvet vermek üzere canımı getirdim. Sultan Abdülhamid ise dönemin cahil Kürt şeyhleriyle ilişki içerisinde. Bunun önlemi nasihattir. yazıdır o toplumun içinden çıkan vicdan sahibi aydınların bir sigorta görevi yapmalarıdır. bir. 12 Eylül’de korkunç işkenceleri gören PKK’lilerin bir kısmı Bekeaa’ya gittiler. kellemi getirdim İstanbul’a’ diyor. İkincisi ümmetçilik yerine milliyetçiliği savunuyorlar. Burada hem fizik. iki. Özal’ın da hataları var . Kürtçe caizdir’ diyor. Çok zulüm görmüş bir başka halk olan Kürtler için böyle bir risk var mı? İnsanın dünyasında böyle sıkıntılar var. Kürtlerin bunu yapmamalarını temenni ederim. bir. mesela Viranşehirli İbrahim Paşa. okumak. bu Kürtçe ve Türkçesiyle kitabımda var. Oraya gidenlerin yazıp çizdiklerinden okuyoruz. Van ve o günkü Diyarbekir’de üniversiteler açmayı öneriyor ve Van Gölü kenarında bir üniversite açmak için Abdülhamid’e başvuruyor. Bunun da üç çaresi var. el ele vermek. fakirlik.’ Bunun çaresi olarak Kürdistan’ın merkezi konumunda olan Bitlis’te ve iki yanında. Bu insan psikolojisinde var.

mezhep. Irak. 1958’deki. Türkiye’nin bu hali bütün Ortadoğu’yu etkileyecektir. ciddi bir adil ekonomik dağıtım olursa ve bütün din. Irak Kürdistanını Türkiye ile birleştirelim dediler. Türkiye ayağa kalkarsa.cumhurbaşkanlığı genel sekreteri yapmıştır. Hıristiyanlar da. Türkiye İran. 1970’de Irak hükümeti ile anlaşmalar yaptık. yapma diyeceksiniz. gibi talihsiz bir beyanı olmuştur. Üç. Kılıç kalkan ekibi kurmaya. uzatılan her eli bırak geri çevirmeyi. kıracaksınız. Ortadoğu’da herkesin kaderi ortak Sizin çözüm öneriniz nedir? Ortadoğu’da bütün dinlerin. tam demokratik bir hukuk devleti haline gelirse.Turgut Özal Kürt meselesini en iyi anlayan siyasidir. ‘Bu operasyonun kod adı Irak’tır ama esas adı Türkiye’dir. size gülen bütün yüzlere tüküreceksiniz. bunları yürürlüğe koy. dillerinden vazgeçmeden var olabilecekleri bir birlikte yaşama projesi. İki. Şırnak. Ama onun da Kürt sorununda büyük yanlışları olmuştur. Vizeyi ve gümrüğü kaldırdığınız an bu iş bitecektir. hiçbir şeye inanmayanlar da var. etnisiteler kendi varlıklarını ifade edebilirse. Bu da hem Kürtler hem Türkiye’nin demokrasisi açısından büyük yanlış olmuştur. Şahitler Özal’ın bunu istediğini söylüyor. Yahudiler de var bunun içinde. Bu sınırların fiili olarak ortadan kalkması demektir. yıllarca Kürt yok diyeceksiniz. Bunun da anahtarı Türkiye’dir. ondan sonra da adam gidip başka bir işe girecek. 12 Eylül’de Diyarbakır Kolordu Kumandanı olan ve Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceden dolayı ölümlerden üst düzeyde sorumlu olan Kemal Yamak’ı -sonradan orgeneral oldu.’ Bütün bu olup bitenler Türkiye’nin etrafında oluyor. Türkiye demokratikleşirse bunun gerçekleşmesi altı ayı bulmaz. mezheplerin ve kavimlerin kendi inançlarından. Ona dediler ki. 1932’deki. Ama Kemal Yamak’a o günkü sorumluluklarıyla ilgili hesap soran olmamıştır. dinlerinden. fütuhat yapmaya gerek yok. biz Amerika’ya karşı seninle savaşalım. Yapmadı. köy koruculuk sistemi onun döneminde icat edilmiştir. Buna zorunlu mu kalmıştır o ayrı bir tartışma konusu. Ortadoğu’daki bütün halkların kaderi ortaktır. Zaten ilk Körfez Savaşı’nda Mahir Kaynak’ın bir açıklaması vardır. Bu kadar da iddialı konuşuyorum. Saddam’a gittiler. . Uzatılan eller hep kırıldı Celal Talabani ve Mesud Barzani Özal’a geldi. Hakkari ve Mardin bölgesinden 500 bin Kürt Batı’ya göçerse bu mesele halledilir. Türkiye bunu yapmadı. Bir.