You are on page 1of 76

TURKISHLEAKS.

ORG

Türkiye’nin Karanlık Günleri


(1980 Darbe Dosyası)

İçindekiler:

 Org. Ahmet Kenan Evren kimdir?


 12 Eylül'e Nasıl Gelindi?
 Eylül 1980 Günlük (Eylül Ayındaki Tüm Manşetler)
 Kenan Evren'in Konuşmaları
 12 Eylül Tarihi
 12 Eylül Dönemi Sıkı Yönetim
 12 Eylül Döneminin İdamları
 12 Eylül Bilançosu
 12 Eylül Makalesi
 12 Eylül'den İsimler
 Arşivden Fotoğraflar

BİLİNMESİ GEREKENLER:
Dosyanın içeriği uzun araştırmalar sonucunda özetlenerek TURKISHLEAKS.ORG tarafından bir araya
getirilmiştir. İçerikte yer alan isimler ve olaylar günün yerel ve ulusal basınından toplanmış olup, tamamen
bilgilendirme amaçlı kullanılmıştır. Bu durum yanı sıra, çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilerde dosya içerisinde
yer almıştır.
Dosyanın çoğaltılması veya isim verilmeden dağıtılması, ayrıca para ile satılması gibi durumlar tamamen yasak
olup, tarafımızca bu durumlar tespit edildiğinde hakkınızda yasal takip başlatılacaktır.

TURKISHLEAKS.ORG:
Hazırladığımız dosyaların içeriğini oluşturmak için ilgili kurum veya kuruluşların arşivlerine karşı herhangi bir
siber saldırı veya benzeri uygulamalar gerçekleştirilmemektedir. Tamamen araştırma ve kaynaklarımız
tarafından bilgi toplanmaktadır. Amacımız tamamen bilgilendirmedir.

GERÇEKLERI KARANLIKTAN ÇIKARMAK TEK AMACIMIZ !!


Org. Ahmet Kenan Evren

Türkiye Cumhuriyeti 7. Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren Manisa ilinin


Alaşehir ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Alaşehir, Manisa, Balıkesir ve
İstanbul'da sürdürdü ve Maltepe Askerî Lisesi'nden mezun oldu. 1938 yılında
Kara Harp Okulu'nu, 1949 yılında Harp Akademisi'ni bitirdi. Topçu subayı ve
Kurmay subay olarak Silahlı Kuvvetler'in çeşitli kademelerinde görev yaptı.
Dokuzuncu Kore Türk Tugayı'nda, önce Harekât ve Eğitim Şube Müdürlüğü;
sonradan Kurmay Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Tuğgeneralliğe yükseldiği 30 Ağustos 1964 gününden itibaren, Silahlı


Kuvvetler'in bütün komuta kademelerinde ve üst rütbelerde görevini
sürdürerek, Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan sonra, 7
Mart 1978 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'na atandı. Bu görevi sırasında,
12 Eylül 1980 tarihinde yapılan askeri müdahale ile, diğer görevleri yanında
Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi. 7 Kasım 1982 tarihinde halk oyuna sunulan ve
kabul olunan Anayasa ile, Türkiyenin 7. Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı.

9 Kasım 1989 tarihinde, görev süresini tamamlayarak Cumhurbaşkanlığı'ndan ayrıldı.

12 Eylül'e Nasıl Gelindi?

12 Eylül 1980 askeri müdahalesi Türkiye'de çok konuşuldu. Hakkında


çok şey yazıldı ve çizildi. Buna rağmen 'Demokrasiye ara verme
dönemleri' olan darbeler hakkında yapılan bütün değerlendirmelerin
maalesef bizim demokrasi kültürümüze önemli katkıları olmadı. 12
Eylül'den önemli dersler alınmadığına son olarak 28 Şubat postmodern
müdahalesi ile bir kez daha tanık olduk. Bugün 12 Eylül darbesinin 20.
yıldönümü. Birilerinin 'şartlar uygun hale gelsin' diye beklediği dönemin
sağ ve sol kulvarda öne çıkan isimleriyle 12 Eylül'ü konuştuk.

12 Eylül askeri müdahalesini yazarken, 12 Mart 1971 muhtırasına


kadar uzanmak gerekiyor. Üniversitelerde çatışmaların ve banka soygunu
gibi eylemlerin artık gündelik hale geldiği ve adam kaçırmaların başladığı
1971 yılında, Süleyman Demirel'in başbakanlığındaki AP hükümeti olayları önleyemiyor
buna karşılık TSK içten içe kaynıyordu. Askeri darbe söylentilerinin yaygınlaştığı bu
dönemde Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanlarının imzaladığı bir
'muhtıra' ile rejime müdahale edildi. Demirel başbakanlığındaki hükümet istifa etti.

Nihat Erim, 'bağımsız başbakan' olarak atandı. 12 Mart döneminde devlet otoritesini
güçlendirici ve bölünmeyi önleyici yasal ve anayasal düzenlemeler yapıldı. 12 Mart ara
rejimi, 14 Ekim 1973 seçimlerine kadar devam etti. Bu seçimler hiçbir partiyi tek başına
iktidara taşıyamayınca, birinci parti olan ancak sağ partileri koalisyona ikna edemeyen
yeni lider Bülent Ecevit'in CHP'si, Necmettin Erbakan'ın MSP'si ile koalisyon hükümeti
kurdu. Ancak bu hükümet fazla uzun sürmedi ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nın rüzgarına
kapılan Ecevit'in isteği ile sona erdi.

Ecevit ve 11'ler olayı

Ecevit'in istifasından sonra kontenjan senatörü Sadi Irmak hükümeti kurmakla


görevlendirildi. Meclis'ten güvenoyu alamayan Irmak'ın teknokratlar hükümeti, 12 Nisan
1975'te Süleyman Demirel'in başkanlığındaki 1. Milliyetçi Cephe (MC) hükümeti kurulana
kadar görevde kaldı. 1. MC hükümeti ise AP-MSP-CGP -MHP ve bağımsızlardan oluştu.
1977 seçimlerinde CHP 213 sandalye ile birinci parti oldu. Ecevit'in seçimden sonra
kurduğu azınlık hükümeti ise güvenoyu alamadı. Ardından kurulan 2. MC hükümeti,
Demirel'in başkanlığında 5 Ocak 1978'e kadar görevde kaldı. Bu tarihte bir gensoru ile
düşürülen 2. MC hükümeti sonrası, Türk siyasi tarihi, meşhur 11'ler olayına sahne oldu.
AP'den bakanlık vaadi ile 11 milletvekili transfer eden Ecevit, CGP ve DP'nin desteği ile
hükümeti kurdu.
14 Ekim 1979'da yapılan ara seçimlerde boşta bulunan beş milletvekilinin hepsini
AP'nin alması üzerine Başbakan Ecevit istifa etti. Onun yerine sağ partilerin dışarıdan
desteği ile Demirel'in başbakanlığında, 3. MC olarak adlandırılan AP azınlık hükümeti
kuruldu. 12 Kasım 1979' dan 12 Eylül 1980'e kadar iktidarda kalan bu hükümetin en
önemli icraatı 24 Ocak 1980 ekonomik önlem kararları oldu. Bu kararları alan
teknisyenler kurulunun başı olan Turgut Özal, askeri darbeye kadar görevini sürdürdü.
Nisan ayında görev süresi dolan Korutürk'ün yerine TBMM'nin bir türlü yeni
Cumhurbaşkanı seçememesi ve her gün sokaklarda neredeyse 20 kişinin öldürülmesi,
müdahale sürecini hızlandırdı. 4 Haziran'da Genelkurmay ikinci başkanı askeri müdahale
için emri Genelkurmay Başkanı'na sundu. 17 Haziran'da müdahale kararı kesinleşti.
Evren'in kafasındaki tarih 17 Temmuz'du. Ecevit'in hükümet hakkındaki gensorusu
reddedilince müdahale tarihi gecikti.
Darbenin komuta kademesinin terfi ettirildiği Yüksek Askeri Şûra sonrası 26
Ağustos'ta komutanlar bir toplantı yaparak müdahale tarihi olarak 5 eylül Cuma gününü
belirlediler. Daha sonra bu tarih hazırlıkların eksik olduğu gerekçesi ile 12 Eylül sabahı
saat 03.00 olarak değiştirildi. 8 Eylül'de bütün hareket planı gözden geçirildi ve 9 Eylül
günü Genelkurmay Başkanı harekat emrini imzaladı. 10 Eylül'de harekat emri kurye
uçakları ile ilgili komutanlıklara gönderildi. 11 Eylül'de Evren Cumhurbaşkanı Vekili İhsan
Sabri Çağlayangil ile görüştü.

12 Eylül saat 04.00


12 Eylül 1980'de TSK, 27 Mayıs'tan farklı şekilde, emir - komut zinciri içerisinde,
yönetime el koydu. Liderler tek tek tutuklandı. 12 Eylül 1980'den, 13 Aralık 1983'te
ANAP'ın iktidara gelişine kadar 3 yıl 3 ay ve 1 gün süren bu dönemde, ipler ordunun
elinde kaldı. Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin
Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Nejat
Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun kendilerine Milli Güvenlik Konseyi
adını verdiler. Artık bütün güç bu konseydeydi ve Cumhuriyet tarihinde hiçbir kuruma bu
kadar yetki verilmemişti.

YÖK ve TÜSİAD faaliyette


12 Eylül'de hep kapanmalar yaşanmadı elbette. Prof. Dr. İhsan Doğramacı
başkanlığında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kuruldu ve üniversitelerle ilgili bütün
yetkiler bu kuruma bağlandı. Kapatılan dernekler arasında TÜSİAD da vardı. ABD'de lobi
faaliyeti yapacakları gerekçesi ile TÜSİAD 12 Eylül yönetiminin açtığı ilk dernek oldu. 12
Eylül yönetiminde açık olan tek sendika ise Türk- İş oldu.
12 Eylül yönetiminin hazırladığı yeni anayasa 7 Kasım 1982'da halkoylamasına
sunuldu. 1982 Anayasası % 92.5 kabul oyu aldı. Bu sonuçla Evren de Türkiye'nin 7.
cumhurbaşkanı oldu.
1983 yılına gelindiğinde ise artık demokrasiye dönüş süreci tekrar başlıyordu. Bu
dönemde MGK'dan siyasal partilerin icazet almaları gerekiyordu. Erdal İnönü'nün SODEP'I
ve Demirel'in Zincirbozan'dan emelki general Ali Fethi Esener'e kurdurduğu Büyük
Türkiye Partisi (BTP) MGK'dan veto yiyerek, seçimlere girme haklarını kaybetti. Seçimlere
MDP, Turgut Özal'ın ANAP'I ve Necdet Calp'in Halkçı Partisi'ne girme hakkı tanındı.

'GELİYORUM' DİYEN DARBE


12 Eylül döneminde Ülkü Ocakları Genel
Başkanlığı görevinde bulunan ve müdahaleden sonra
'işkence tezgahından' geçenler arasında bulunan
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, o dönemi gazetemize
anlatarak, en iyi niyetli bir darbenin ve askeri
yönetimin, en kötü demokrasiden bile kötü olduğuna
işaret etti. Yazıcıoğlu, "Yaşadığımız bir çok olaydan
süzerek çıkardığımız gerçek, insan haklarının, hak
aramanın ve doğru teşhis ile doğru çözümün açık rejimlerde mümkün olduğudur. Tek
kişinin buyruğuna dayanan, yukarıdan aşağıya doğru yönetimlerde halk yeterince
bilgilendirilmediğinden, belki başta sağlıklı gibi görülse de bir kısım sorunların çözümü için
alınan kararlar halkı mağdur etmektedir." dedi.

Tek çözümün darbe olduğunu iddia edenlerin ve sonuçta darbe yapanların o


dönemdeki anarşinin ve kavganın da planlayıcıları olduğunu savunan Yazıcıoğlu, şöyle
devam etti:

Ortada devlet yok

"O dönemde neredeyse orta yerde devlet yok. Üniversiteler, sokaklarda olaylar
oluyor. Yetkililer bir yerlerden seyrediyor, olayların sonuçlarını değerlendiriyorlar. Sanki
bir kısım olaylar olana kadar bir kısım bilgiler saklanıyor. Olaylar olduktan sonra ortada
cenaze varsa kaldırılıyor. Çoğu zaman da olayların gerçek failleriyle ilgili bir
kovuşturmaya da gidilmiyor; bununla ilgili etkili bir önlem alınmıyordu. Türkiye
sıkıyönetimle idare ediliyor. Askerin her türlü yetkiyi kullanabilme imkanı var. Hem
güvenlik güçlerinin hem de mahkemelerin olağanüstü şartlara göre karar alma yetkileri
var. Ama bütün bunlara rağmen 11 Eylül gününe kadar Türkiye'nin her tarafında kan var.
12 Eylül günü, insanlar adreslerinden toplanıyor." Orgeneral Bedrettin Demirel'in
"1979'da karar vermiştik. İhtilal şartları oluşmadığı için yapmadık." sözüne işaret eden
Yazıcıoğlu, şartların olgunlaşması beklentisini, "halkın 'yeter artık, kim gelirse gelsin,
yeter ki kavgayı durdursun, kan dökülmesin' diyecek hale getirilmesi" olarak yorumladı.

Sonu belli kavgalar

"Kavga kavgayı getiriyor, fikirler unutuluyor. Siz ancak yaşamak için savaşmak
zorundasınız, karşı koymak zorundasınız." tespitini yapan Muhsin Yazıcıoğlu, aynı
düşünceyi sol görüşünde paylaştığını savundu. Genç olarak yaptıklarına inanarak yaptığını
kaydeden Yazıcıoğlu, "Bizim neslimiz o sonu belli kavgaları yaşadı. Sonu darbelerle biten
kaosun içinde bulundu. Bizzat işkence gördü. Geciken adaletin tahribatını yaşadı.
Haksızlıklara maruz kaldı. Demokrasi dışı yönetimlerin zorluklarını yaşadı. Ondan dolayı
da bizim neslimize o dönemin kazandırdığı çok şey var. Eğer doğru tahliller yapar,
soğukkanlı biçimde meselelere yaklaşırsak, enerjimizi ülkemize harcarız."
değerlendirmesini yaptı.

Kasıtlı bir kışkırtma vardı

12 Eylül öncesinin en genç milletvekili Ertuğrul Günay ise o günlerde yaşanan


toplumsal ve siyasal kargaşanın, Türkiye'nin içine çekilmek istendiği bir kapalı rejime
gerekçe olarak kullanıldığını anlattı. Günay, şöyle devam etti:

"Üzerinden bunca yıl geçtikten sonra müdahaleden önce yaşananların çoğununun


perde arkasında yapay ve kasıtlı bir kışkırtmanın olduğu, halkın acıları ve sağcı-solcu
çocukların canları pahasına Türkiye'nin ekonomik ve demokratik bedelleri ödemek
zorunda bırakıldığı açıkça görülmektedir. 1982 Anayasası da dar bir hukuk çerçevesi
çizdi. Özgürlükler ve toplumsal örgütlülük yok edilerek Türkiye bir korku toplumuna
dönüştürüldü. Bana kalırsa bugün yaşamış olduğumuz sorunların arkasında 12 Eylül var.
Çeyrek yüzyıllılk siyasi yaşantımda şunu gördüm: ne adına olursa olsun demokrasinin
kesintiye uğraması toplumun zararınadır."

İşkence yarasını güneşle kapadım

Muhsin Yazıcıoğlu, cezaevinde gördüğü işkenceyi de şöyle anlattı:

Cezaevinde beni havalandırmaya çıkarıyorlardı, ayaklarımı güneşe doğru tutarak


tedavi oluyordum. Kafamdan cerahatlar akıyordu. Siyah bir merhem sürüyorlardı.
Gördüğüm işkencenin üzerimde fiilen emarelerini görüyorlardı. Bir takım kişiler bundan
dolayı hayrete düştüklerini söylediler. 'Size işkence yapmayacaklarını, böyle bir şeye
maruz kalmayacağınızı düşünüyorduk, çünkü 'Devletle berabersiniz.' dediler. Ben 'Tam
tersini düşünüyordum.' dedim. Bizim daha bağımsız daha yerli ve kendimize ait hareket
olduğumuzu düşünüyordum, dedim. 7 buçuk sene sonra köye gittim. Annem 'Başta
bunları söylemeseydin dayanamazdım.' diyor. Ama buna rağmen annem bir müddet
sonra dizlerinin üzerinde kalkamaz duruma gelmiş. Ben cezaevinden çıktıktan sonra
annem yürümeye başladı.

Eylül 1980 Günlük (Eylül ayındaki tüm manşetler)

1 Eylül 1980
1- CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit Ankara'da düzenlediği basın toplantısında,
ekonominin tüm olanaklarının ekimde yapılacak birerken seçim amacına göre tüketildiğini
öne sürerek, «Eğer erken seçim olur da AP kazanamazsa, kendi yarattığı ekonomik
bunalımlar karşısında, “İşte ben ayrıldım, yine darlık başladı” diyecek» dedi.
2- İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanan bir kararname ile 14 Valinin yeri değişti. Çorum,
Kayseri, Çankırı, Gümüşhane, Yozgat, Kırklarelive Niğde valileri de merkez valiliğine
atandı.
3- AP Muğla Milletvekili Ahmet Buldanlı, «MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan
hakkındaki eroin kaçakçılığına ilişkin iddianın açığa çıkması için Meclis araştırması
açılmasını» istedi.
4- ANKA Ajansının haberine göre; Ankara Üniversitesi Rektörlüğü, Ankara İktisadî ve
Ticarî İlimler Akademisi hakkında «Akademi Fakültelerini kapatmayıp, eğitime devam
ettiği» gerekçesiyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
5- Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İslam Konferansı Genel Sekreterliği'nin Hicretin 15. asrını
kutlama törenlerine dahil olarak Çanakkale İntepe'de düzenledikleri «İslam Gençlik
Kampı» sona erdi.
6- Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan bir habere göre; 1980 yılınıngeride bıraktığımız 8 ayı
içinde tüm yurtta şiddet olayları yüzündenhayatlarını kaybedenlerin sayısı 1606'ya
yükseldi.
7- Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi'yi öldüren Mehmet Ali
Ağca'nın idam cezası Askerî Yargıtay'ca onaylandı.
8- Ankara'da görevli gezen Ahmet Yaşar ve Mustafa Taşkın adlarındaki polis memurları,
Tokat'ın Zile ilçesinde CHP İlçe Başkanı Avukat Abidin Şendoğdu öldürüldü. Öte yandan
Adana, İstanbul, Siirt, Tokat, Mardin ve Artvin'de meydana gelen olaylarda 18 kişi öldü.
9- Adana CHP İlçe Başkanı Avukat Kemal Hakgüder'in yazıhanesi, kimlikleri
saptanamayan kişilerce kurşunlandı.
10- Adana TİKP Merkez Komitesi üyesi ve Adana İl Başkanı Hüseyin Bülbül gözaltına
alındı.
11- Normandiya çıkartmasından bu yana en fazia askerî gücün katılacağı ve NATO
tarihinin en büyük manevralarından olan «Sonbahar Harp Oyunları» ittifakın kuzey
kanadında başladı.
12- Sovyetler Birliği'nde yayınlanan Pravda Gazetesi'nde yer alan bir yazıda, Polonya
hükümeti ile işçiler arasında yapılan anlaşmaya değinilerek, «Bu anlaşma Polonya'da anti
sosyalist unsurların ağırlığını koymasına ve sistemin zayıflamasına yol açacaktır» denildi.
13- Libya Devrimi'nın 11. yıldönümü, Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesi'nde
törenlerle kutlandı
14- Polonya'da grev komiteleri ile hükümet arasında varılan anlaşmadan sonra,
aydınların rejim aleyhtarı örgütü KOR'un grevler sırasında tutuklanan üyelerinin altısı
serbest bırakıldı.

2 Eylül 1980
1- Başbakan Süleyman Demirel, Eskişehir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 58.
yıldönümü dolayısıyla Belediye Başkanı Hicri Sezen'e gönderdiği kutlama mesajında,
«Yurdumuzu tehlikelere karşı korumak için birlik ve beraberlik ruhu içinde çalışmalıyız.»
dedi.
2- CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Ankara'da yaptığı açıklamada, üniversitelerle
akademiler arasındaki sorunun kaygı verici boyutlara ulaşmadan kendi aralarında
çözümlenebileceğini bildirdi.
3- Başbakanlık Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekili Turgut Özal,Ankara'da basına yaptığı
açıklamada, geçen hafta IMF ile Lonra'daki müzakerelerde Merkez Bankası kredi
limitlerinin genişletilmesi karşılığında hükümetin, Türk lirasını dalgalanmaya bırakmayı
kabul ettiğine dair haberlerin «Hiçbir esasa ve gerçeğe dayanmadığını» bildirerek, «Böyle
bir konuya değinilmedi. Türk ekonomisi bugün için böyle bir uygulamaya imkân verecek
durumda değildir» dedi.
4- Odalar Birliği Başkanı Mehmet Yazar, Ticaret Borsaları başkanlarının Ankara'deki
toplantısında yaptığı konuşmada, bankaların kredilerden yüksek faiz istemesine
değinerek, «Bankalar bunda ısrar ederlerse yakında kredi verecek yer bulamayacaklar.
Böyle olunca daserbest piyasa mekanizması işleyecek ve faiz oranları düşecek» dedi.
5- Hisarbank A.Ş.'nin Yöntim Kurulu'na eski Başbakanlardan Ord. Prof. Sadi Irmak, Prof.
Dr. Turgut Erem, Em. Korgeneral Recai Ergin, Prof. Dr. Fadullah Cerrahoğlu yeni üye
olarak seçildiler.
6- Çağdaş Gazeteciler Derneği İstanbul Temsilciliği çalışmalarına başladı.
7- Uluslararası para piyasalarında meydana gelen değişiklikler nedeniyle İngiliz Sterlininin
Türk Lirası karşılıkları yeniden düzenlendi. Buna göre daha önce 185 lira 17 kuruş olan
alış kuru 191 liraya yükseltildi, satış kuru ise 194 lira 82 kuruş olarak belirlendi.
8- Mamak Askerî Cezaevi'ndeki bazı olaylar gerekçesiyle 40Avukat Ankara'da basına
yaptıkları ortak açıklamada, 2-5 Eylül tarihleri arasında duruşmalara girmeme kararı
aldıklarını bildirdiler.
9- Ankara Emniyet Müdürlüğü Toplum Zabıta Müdürlüğü'nde görevli toplum polislerinin
dün, üç saat süren direniş yaptıkları, direnişin alınan önlemler sonunda önlendiği, 4.
Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından açıklandı.
10- Gültepe'de yedi ay önce meydana gelen ve üç polis memuru ile bir öğretmenin
öldürülmesiyle sonuçlanan «Gültepe olayları»nm307 sanığı hakkında Sıkıyönetim Askerî
Savcılığı'nca dava açıldı. Ege Ordu ve İzmir Sıkıyönetim Askerî Savcısı, 9 sanık hakkında
ölüm cezası istedi.
11- Adana, İstanbul, Ankara, İzmir, Denizli, Zonguldak, Mardin,Bingöl, Bursa, Ordu ve
Amasya'da meydana gelen olaylarda ikisi terörist 29 kişi öldürüldü.
12- Ordu Valisi Reşat Akkaya uğradığı silâhlı saldırıdan yara almadan kurtuldu.
13- AFP'nin Varşova çıkışlı haberine göre : serbest bırakılmasından iki saat sonra
Varşova'daki evinde bir basın toplantısı düzenleyen Sosyal Özsavunma Komitesi'nin
yöneticilerinden Jacek Kuron,Gdansk'ta imzalanan anlaşmaların «Hem işçiler için, hem de
gerçekçiliğini gösteren hükümet için bir zafer olduğunu» söyledi.
14- AP Ajansı'nın Trablus çıkışlı haberine göre; Libya Lideri Muammer Kaddafi, Libya'deki
«Ak Devrim» in 11. yıldönümü törenlerinde yaptığı konuşmada, İsrail'e karşı Suriye ile
her türlü işbirliği yapmaya hazır olduğunu söyleyerek, «Gerekirse FKÖ'ye katılıp bir
komandogibi İsrail'e karşı savaşırım.» dedi.
Öte yandan, Suriye Hükümeti'nin sözcüsü, Hafız Esad'ın LibyaLideri'ne bir telgraf
göndererek, iki ülkenin birleşmelerini kabul ettiğini açıkladı.
15- İspanya'nın Barselona şehrinde, resmî arabasının içinde silâhlı teröristlerin saldırısına
uğrayan bölge komutanı General Briz Armengo'nun olay yerinde öldüğü, yabancı ajanslar
tarafından bildirildi.

3 Eylül 1980
1- Millet Meclisi'nde, Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen hakkında Millî menfaatlerimize
aykırı politika izlediği» iddiasıyla, MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve arkadaşları
tarafından verilen gensoru önergesinin görüşmeleri tamamlandı.
2- Deniz Nakliyat Şirketinin kara işyerleri ile bütün gemilerinde İstanbul Deniz Ulaş - İş
Sendikası tarafından alınan grev kararı ile TUTİS'in lokavt kararı uygulaması Bakanlar
Kurulu tarafından 30 gün ertelendi.
3- Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen, kendisi hakkında verilen gensoru önergesinin Millet
Meclisi'nde görüşülmesi sırasında eleştirileri yanıtlarken, «MSP ahde vefasızlık örneği
vermektedir. Yalnız ortada garip bir durum vardır. CHP, Atatürkçü dış politika üzerinde
konuşurken çağdışı bir politika izleyenlerle beraber olmaktadır. Bu ancak olsa olsa
tahrikte ittifaktır.» dedi.
4- AP Genel Başkan Yardımcısı Necmettin Cevheri, Ankara'da basına verdiği demeçte,
«CHP ve MSP içlerine sinmiş seçim korkusuyla, yalnız ilmî, ahlaki ve politikayı ayak altına
almakla kalmayıp meclisleri ve komisyonları da güç duruma düşürmüşlerdir.» dedi.
5- MSP Genel İdare Kurulu toplantısından sonra yayınlanan bildiride, «Dışişleri Bakanı
hakkında verilen gensorunun hedefine ulaştırılması ve Dışişleri Bakanı'nın görevinden
uzaklaştırılmasının temini; hükümet bu gensoru münasebetiyle kendisi için güvenoyu
istediği takdirde, İsrail ile alakayı kesmemekte ısrar eden hükümetin düşürülmesi»
hususunun karara bağlandığı açıklandı-
6- AP Muğla Milletvekili Ahmet Buldanlı, CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e bir mektup
göndererek, «10 Kasımlarda Atatürk'ün Anıtkabir'ine gitmeyen, 30 Ağustos'ta ordunun
Zafer Bayramı'nı kutlamayan, bunun için mutlaka bir ölüm merasimi icat eden Erbakan ile
anlaşabilir misiniz ?» dedi.
7- CHP Milletvekili Ali Topuz, Günaydın Gazetesi'ne verdiği demeçte, «Ecevit kendisini
yenilerse CHP'nin başında kalabilir.» dedi.
8- Türk - İş Genel Başkanı İbrahim Denizcier, Ankara'da başlayan Türk - İş Yönetim
Kurulu Toplantısından önce yaptığı konuşmada,parlamentonun oy avcılarının tuzağı haline
geldiğini öne sürerek« TBMM'yi çalışamaz hale getiren siyasî entrikacıları millete şikâyet
ediyorum.» dedi.
9- Ankara'da toplanan Üniversitelerarası Kurul ile Akademi Başkanları çalışmalarını
tamamladılar. Toplantıdan sonra Üniversitelerarası Kurul tarafından yapılan açıklamada,
«Akademilerin tüm öğretimi durdurmak hususundaki kararları, bir kamu hizmetini
engelleme tehdidinden başka bir şey değildir.» denildi.
10- Adana Sıkıyönetim Askerî Mahkemesi, 2 yıl önce Odalar Caddesi'nde sağ görüşlü
Battal Bezirgan adlı genci öldüren Mehmet Özgül adlı sol eylemciyi 20 yıl 10 ay ağır hapis
cezasına çarptırdı.
11- İstanbul, Adana, Diyarbakır, Balıkesir, Eskişehir, Aydın, Mersin, Giresun ve
Trabzon'da meydana gelen olaylarda 18 kişi öldürüldü.
12- Hollanda Dışişleri Bakanı C.A. Van der Klaauw ve eşi, Dışişleri Bakanı Hayrettin
Erkmen'in konuğu olarak resmî bir ziyaret amacıyla Ankara'ya geldi.
13- Cumhuriyet Gazetesinde yer alan bir habere göre; ABD Maliye Bakanlığı Soruşturma
Bürosu'na gönderilen bir raporda, ABD'de yaşayan bazı Türk vatandaşlarının göç ve
vatandaşlık değiştirme konusundaki yasaları kasıtlı olarak çiğnedikleri ve aynı kişilerin
Türkiye'den Amerika'ya yasadışı yollarla büyük miktarlarda para taşıdıkları öne sürüldü.
14- İran'da yeni kurulan hükümetin Dışişleri Bakanlığı'na 39 yaşında mimar Mir Hüseyin
Hamini'nin getirildiği yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
15- Silezya'da 5 günden beri grevde bulunan 50 bin kadar kömür madeni işçileri ile
hükümet temsilcileri arasında «Temmuz Manifestosu» adlı maden ocağında anlaşma
imzalandığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
16- Suriye Haber Ajansı SANA'nın Şam çıkışlı haberine göre; Suriye Güvenlik Kuvvetleri,
Müslüman kardeşler Örgütü'nün Halep'teki gizli yuvasını basarak 16 üyesini öldürdü ve
çok miktarda silah vecephane ele geçirdi.

4 Eylül 1980
1- Millet Meclisi'nde ikinci kez yapılan yoklamada, çoğunluk sağlanamadığından, Maliye
Bakanı hakkında CHP'nin verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmama
görüşmeleri yapılamadı-
2- Başbakan Süleyman Demirel, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra gazetecilerin
sorularını yanıtlarken, «Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen hakkında verilen gensoru ile
ilgili olarak, hükümetin güvenoyu istemesinin mümkün olmadığını» söyledi.
3- CHP Genel Sekreteri Mustafa Üstündağ, TRT Genel Müdürlüğü'ne bir yazı göndererek,
«TRT Yayınlarının giderek bir partininve belli bir görüşün sesi haline geldiğini, TRT
kurumunu yönetenlerin yanlı tutum ve davranışlardan kurtulmalarını beklediklerini, aksi
halde sorumlu olacaklarını» belirtti.
4- Bir haftalık gazetede, yayınlanan fotoğraflardan dolayı CHP Genel Sekreter Yardımcısı
İmadettin Elmas, partideki görevlerinden istifa etti. İmadettin Elmas'ın istifasıyla boşalan
Genel Sekreter Yardımcılığına Sakarya Milletvekili Hayrettin Uysal atandı.
5- THA'nın bir haberine göre; Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Halit
Narin, bir demeç vererek, «Türkiye'nin güncel konusunun asgarî ücret değil, asgarî
ücretin vergi dışı tutulması olduğunu» söyledi ve «İşveren ve İşçi sendikaları
konfederasyonları, parlamentonun asgarî ücretin vergiden muaf tutulmasını sağlayacak
kanunları çıkartması konusunda işbirliği içinde bulunmalıdırlar.» dedi.
6- Ankara'da toplanan Akademiler arası Kurul tarafından toplantı sonrası yayınlanan
bildiride, «Çözüm sadece ve sadece, çeşitli yasalarla, iradesini ortaya koyan ve fakat
iradeleri Anayasa Mahkemesi kararına rağmen, davacı üniversiteler ve Danıştay Kararları
ile tartışma konusu yapılan TBMM'nin elindedir.» denildi.
7- MHP ile ilgili olarak Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yapılan suç duyurularını
incelemek üzere Baş savcılık'ta bir komisyon kuruldu.
8- ANKA Ajansı'nın bir haberine göre; Türkiye'nin ham petrol ve işlenmiş petrol ürünü
stoklarının 1.6 milyon tona ulaştığı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından
bildirildi.
9- Konya Kapalı Cezaevinde yapılan silahlı baskında, siyasal suçlardan hükümlü ve
tutuklu 7 kişi kaçırıldı. Daha sonra kaçaklardan ikisi kent içinde yakalandı.
10- Adana, Ankara, Mersin, Artvin, Samsun, Urfa, Diyarbakır ve Eskişehir'de meydana
gelen olaylarda biri emniyet gece bekçisi olmak üzere 11 kişi öldürüldü.
11- İstanbul Fener'de bir plastik fabrikasında başlayan yangının büyümesi sonucu 50'den
fazla ev ile işyeri yandı, 180 aile açıkta kaldı.
12- Hollanda'daki Türk İşçilerine yeni sosyal güvenlik hakları sağlayan «Sosyal Güvenlik
Sözleşmesi» Ankara'da, Türk ve Hollanda Dışişleri Bakanları tarafından imzalandı.
13- Tahran'da yayınlanan «Kayhan» gazetesinin bir haberine göre son 48 saat içinde
İran - Irak sınırındaki Kirmanşah bölgesinde meydana gelen çatışmalarda 46 Irak'lı
öldürüldü, 4 Irak tankı da kullanılamaz hale geldi.
14- Afrika ülkelerinden Zimbabwe'nin, komşusu Güney Amerika ile diplomatik ilişkilerini
kestiği yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
15- AP Ajansı'nın Santiago çıkışlı haberine göre; Salvador Allende'yi 7 yıl önce iktidardan
deviren askerî cuntanın önderi General Pinochet tarafından hazırlanan ve kendisinin 9 yıl
daha iş başında kalmasını sağlayacak olan anayasa tasarısına karşı bildiri dağıtan69 Şili'li
tutuklandı.

5 Eylül 1980
1- MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan tarafından Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen
hakkında verilen gensoru önergesinin oylamasında 2'ye karşı 231 güvensizlik oyu verildi.
Oylamadan sonra bir açıklama yapan Meclis Başkanı Cahit Karakaş, «Anayasamızın ilgili
maddesi gereğince salt çoğunluk sağlanmış ve Dışişleri Bakanı Meclisimizce
düşürülmüştür.» dedi.
Oylamadan sonra Başbakan Süleyman Demirel'e istifasını veren Hayrettin Erkmen,
İstanbul'a gitti.
2- AP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel, Dışişleri Bakanı Hayrettin Erkmen
hakkında MSP tarafından verilen gen soruön ergesinin tertip olduğunu ileri sürerek,
«Anayasanın 89. maddesi bir denetleme için değil, bir tertibe vasıta olmak için
kullanılmıştır.Bu önerge ile netice aldıkları takdirde bir bunalımı başlatmış olacaklardır.»
dedi.
3- CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit düzenlediği basın toplantısında, «AP azınlık
hükümetinin ancak meclislerden kaçarak ve gensoruları engelleyemediği zaman da
bakanlarını safra gibi atmayı göze alarak ayakta durmaya çalıştığını» söyledi ve «Buna,
aslında ayakta durmak denmez. Bu boşlukta durmak demektir. Yani hükümet artık
boşluktadır.» dedi.
4- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Esat Kıratlıoğlu, kendisi hakkında gensoru önergesi
veren Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Deniz Baykal'la ilgili olarak ANKA muhabirine
verdiği demeçte, «Bugüne kadar benden önce oturduğum makamda oturanlarla
uğraşmadım. Fakat Baykal'ı siyasî mevta haline getireceğim» dedi-
5- Kültür Bakanı Tevfik Koraltan AA'ya verdiği demeçte Amerika'da yayınlanan «The
Encyolopedia Americana» isimli bir ansiklopedide, Türk Bayrağının doğuşunu Bizans
mitolojisine bağlayan yanlış bilgi verildiğini belirterek, «Hatanın düzeltilmesi için Dışişler
iBakanlığı nezdinde teşebbüse geçildiğini» söyledi.
6- MSP Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Cumalıoğlu UBA'ya verdiği demeçte, Anayasa
Komisyonu'nun erken seçim konusundaki çalışmalarını uzun süredir
tamamlayamamasının baş sorumlusunun Başbakan Süleyman Demirel olduğunu ileri
sürerek, «Aslında Türkiye'de bugün seçim AP iktidarıyla yapılamaz. AP iktidarıyla
yapılacak bir seçim çok kanlı olur. Başbakan'ın seçim güvenliği sağlanacaktır sözleri
yeterli değildir.» dedi.
7- Adalet Bakanlığı yüksek müşavirliklerine Tevfik Turgut Uysal ile Ali Naci Tuncer
atandı.
8- Büyük Ankara Oteli ile İzmir Efes Oteli'ndeki grevlerle ilgili olarak sürdürülen
görüşmelerin bir Çıkmaza girdiği ve Maliye Bakanı İsmet Sezgin'in, OLEYİS'in isteklerini
karşılamayacağını söylediği haberleri basında yer aldı.
9- Ordu, Ankara, Trabzon, Elazığ, Konya, Mardin, İskenderun,Siirt ve İzmir'de meydana
gelen olaylarda 19 kişi öldürüldü.
10- Türkiye ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı arasında imzalanan «Yat Limanı
Planlaması» konulu proje anlaşması, Bakanlar Kurulu tarafından onaylanarak yürürlüğe
girdi.
11- Ulaştırma Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni «Telgraf Dağıtım Hizmetleri
Yönetmeliği» Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
12- Federal Almanya'nın, Emniyet Genel Müdürlüğüne karşılıksız olarak 1 milyon mark
değerinde teçhizat yardımı yapmasını öngören anlaşma, Federal Almanya'nın Ankara
Büyükelçisi Oncken ile İçişleri Bakanı Orhan Eren arasında imzalandı.
13- Fransız TV'sinin birinci kanalı TF-1, Türkiye'deki şiddet eylemlerini «Gizli bir iç savaş»
biçiminde niteledi.
14- Federal Almanya, Türkiye'den gelen mülteciler için vize zorunluluğu konmasıyla
birlikte vize yasasının ve ilticanın uygulanmasıyla ilgili açıklamasında, mültecilere çalışma
izni vermeyeceğini belirtti.
15- Polonya Başbakanı Josef Pinkowski'nin olağanüstü yapılan parlamento toplantısında
sendikaların rolünün arttırıldığını bildirdiği ve ülkede sosyalist sisteme ve ülkenin
Sovyetler Birliği ile olan bağlarına yönelecek her türlü tehdide karşı savaşılacağını
açıkladığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
16- Afganistan'ı işgal eden Sovyet birliklerinin başkent Kabil'in150 km kadar kuzeyindeki
bir bölgeye hava ve kara saldırısına geçtiği, çatışmalarda direnişçilerden ve Sovyet
askerlerinden çok sayıda ölen ve yaralanan olduğu, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
17- Libya lideri Muammer Kaddafi'nin, isteyen Arap ülkesi vatandaşlarının Libya
vatandaşlığına geçebileceğini açıkladığı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
18- AP Ajansı'nın Zürih çıkışlı haberine göre; İsviçre'nin Zürih kentinde yetkililerin «Özerk
gençlik merkezi»ni kapatmalarını protesto eden öğrencilerin kentin çeşitli yerlerinde
çıkardıkları olaylar büyük hasara yol açtı.
19- THA'nın Pekin çıkışlı haberine göre; Çin Başbakan Yardımcısı Teng Hsiao Ping, bir
süre önce hükümet içinde yapılan değişikliklerin ülkenin dış politikasını etkilemeyeceğini
söyledi.
20- Reuter Ajansı'nın Brasilia çıkışlı haberine göre; Brezilya Kongresi daha önce Kasım
ayında yapılması planlanan yerel seçimleri ikiyıl ertelemeye karar verdi.

6 Eylül 1980
1- Başbakan Süleyman Demirel, AP Başkanlık Divanı toplantısından sonra düzenlediği
basın toplantısında, «Türkiye'nin bir hükümet bunalımı içine sokulmak istendiğini,
kendilerinin bunun nedeni olmayacaklarını» belirterek, «Bakan hakkındaki bir gensoruyu
hükümete çevirmek, mümkün değildir. Gensoruya kim muhatapsa başından sonuna öyle
gider, yalnız bıraktığımız iddiaları gülünçtür.» dedi.
2- Petrol- İş Sendikasının 17. Merkez Genel Kurulu İstanbul'da çalışmalarına başladı.
Kurulda bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, «Türk - İş ile DİSK'in bir
toplu sözleşme stratejisini izlemesini ve bu konuda işbirliği yapmasını» isteyerek, «Halk
trübünlerden sahaya inmeli, oyuna katılmalıdır. Böyle giderse birisi düdüğü çalar ve
demokrasi biter.» dedi.
3- Millî Eğitim Bakanı Orhan Cemal Fersoy, okuma - yazma günü dolayısıyla verdiği
demeçte, «Bütün amacımız, milletimizin ilgi ve ihtiyaç duyduğu her çeşit eğitim
konusunda yeni imkanlar yaratmak ve eğitim düzeyimizi yükseltmektir.» dedi.
4- MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve arkadaşları tarafından verilen gensoru
önergesiyle düşürülen Dışişleri eski Bakanı Hayrettin Erkmen basına verdiği demeçte
«Alınan sonuç nedeniyle Genel Başkan ve partisine kırgın olmadığını» belirterek,
«Politikada darılmak iyi şey değildir. Ancak, gensorunun hükümetçe göğüsleneceği
kanaatindeyim. Fakat, konu her nedense hükümette tartışılamadı.» dedi.
5- MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş partisinin Şereflikoçhisar ilçe kongresinde yaptığı
konuşmada, «Bugünkü iktidar aradan geçen 9 aylık bir zamana rağmen daha önce millete
verdiği sözleri yerine getirmeyerek, son derece hatalı bir tutum izlemiştir. Her şeyden
önce iktidar, millete olan taahhütlerini hatırlamalı, komünist ve bölücü militanların devlet
kadrolarını işgaline kısa sürede son vermelidir.»dedi.
6- MSP Genel Başkan Yardımcısı Recai Kutan Konya'da yaptığı açıklamada, Dışişleri
Bakanı Hayrettin Erkmen'in Millet Meclisi'nde gensoru önergesiyle düşürülmesinin «Batı
Kulüp zihniyetinin tasfiyesine atılan bir adım olduğunu» söyledi.
7- Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği'nin Erzurum daki
«Genişletilmiş Doğu Anadolu Bölgesi Toplantısında bir konuşma yapan Başbakanlık
Müsteşarı ve DPT Müsteşar Vekili Turgut Özal, ekonominin iyiye gittiğini, enflasyon hızının
dünyada hiçbir yerde görülmemiş bir tarzda aşağı çekildiğini belirterek,«Üzüntüyle
söylemek icap ederse yakın tarihimizde görüldüğü gibi Türkiyemizin iyi giden durumunun
önüne gene taş konulmak istenmektedir. Türkiye önümüzdeki aylarda daha iyiye gitme
yolunda ciddî mesafeler alacaktır. Bu hakikatleri bütün çıplaklığı ile söylemek benim için
bir vatan borcudur.» dedi.
8- Maliye Bakanı İsmet Sezgin'in otel grevleri için verdiği beyanatı üzerine bir açıklama
yapan OLEYİS Sendikası İzmir Şube Başkanı Ali Ozarklıoğlu «Grevdeki işçiler ekonomik
haklarını ciddî bir biçimde alabilmek için Anayasal haklarını sonuna kadar sabırla ve
azimle sürdüreceklerdir.» dedi.
9- Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yayınlanan «Üretim Gerçekleşmeleri Bülteni» nin
deki bilgilere göre; 1980 yılının ilk 6 aylık döneminde 1979 yılının eşdeğer dönemine göre
üretimi izlenen mal vehizmetlerin 45 tanesinde artış görülürken 67 tanesinde de düşüş
görüldü.
10- Uluslararası Metal İşçileri Federasyonu ile Türk - İş'e bağlı Türk Metal Sendikasının
İzmir Çeşme'de ortaklaşa düzenledikleri«Demokratik Sendikacılık» konulu seminerde,
«Çalışma hayatını düzenleyen yasalardaki boşlukların çıkarcı ve ideolojik grupların işine
yaradığı» öne sürüldü.
11- Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Büro ekibince Kahramanmaraş'ın Pazarcık
ilçesinde piyasa değeri 4.5 milyon lira olan 21 kilo toz esrar ele geçirildi.
12- 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yayınlanan bildiride
«Güvenlik güçleri tarafından Sıkıyönetim bölgesinde sors 15 günde çeşitli anarşik
eylemlere karışmaktan sanık 221 kişinin yakalanarak haklarında yasal kovuşturmaya
başlandıkları» açıklandı.
13- Eskişehir, Adana, İzmit, Mersin ve Edirne'de meydana gelen olaylarda 5 kişi
öldürüldü. Öte yandan Ankara'da duvarlara afiş asan Akıncı iki genç den biri jandarmanın
«Dur» ihtarına uymayınca acılan ateş sonucu öldü. Afyon'da bir cezaevi firarisi
jandarmalarla giriştiği silahlı çatışmada ölü olarak ele geçti.
14- Anadolu Ajansı'nın Şam çıkışlı haberine göre; Suriye'de 1000«Müslüman Kardeşler»
örgüt üyesi teslim oldu.
15- Polonya Komünist Partisi lideri Esdvvord Gierek'in sağlık nedeniyle görevinden
alındığı, yerine Merkez Komite üyesi Stamslaw Kania'nın getirildiği Polonya'nın resmî
haber ajansı PAP tarafından bildirildi.
16- Guatemala'nın başkenti Guetemala City'de ulusal sarayda meydana gelen şiddetli
patlamada 8 kişinin öldüğü, en az 20 kişinin yaralandığı, yabancı ajanslar tarafından
bildirildi.
17- AP Ajansı'nın Paris çıkışlı haberine göre; Fransız hükümet yetkilileri, Doğu Almanya
Hava Kuvvetleri eski Kurmay Başkanı General Heinz Bernhart'ın Kuzey Fransa'da Lüle
kentinde geçen ay casusluk yaparken yakalandığını açıkladı.
18- AP Ajansı'nın Roma çıkışlı haberine göre; İtalyan Savunma Bakanı Lelio Lagario
sosyalist eğilimli Le Republica gazetesine verdiği demeçte, «Eğer bir savaş olsa, ordumuz
1 ay bile dayanamaz.»dedi.

7 Eylül 1980
1- MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Avrupa İslam Konseyi toplantısına katılmak
üzere Londra'ya gitti.
2- MSP Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk, Ankara'da düzenlediği basın toplantısında,
Konya'deki mitingin MSP tarafından düzenlenmediğim, bu nedenle mitingdeki yasalara
aykırı davranışlardan dolayı MSP'nin suçlanamayacağını öne sürerek, «Bu muhteşem
toplantıda hiçbir memleket evladının İstiklal Marşı söylenirken ne oturduğunane de slogan
attığına kimse şahit olmamıştır» dedi,
3- MSP'nin dün Konya'da düzenlediği mitingdeki olaylarla ilgili olarak, Konya Cumhuriyet
Savcılığı ve Emniyet Müdürlüğü soruşturma açtı.
4- İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre; son 15 gün içerisinde polis bölgesinde
meydana gelen güvenlik ve asayişle ilgili olaylarda, çeşitli operasyonlarda, 19'u öldürme
olayı sanığı, 139'usilahlı saldırma ve çatışma olayları sanığı olmak üzere çeşitli suçlardan
toplam 3387 kişi yakalandı, bunlardan 51'i adlî makamlarca tutuklandı.
5- Ankara ve İstanbul'da meydana gelen olaylarda üç kişi öldürüldü.
6- Cumhuriyet Gazetesinde yer alan bir habere göre; Hamburg'da yayınlanan haftalık
haber dergisi «Der Spiegel»in son sayısında,MHP'nin özellikle Almanya'deki faaliyetlerine
ilişkin olarak bir inceleme yer aldı.
7- Dünya Bankası'nın 5. Hayvancılık Projesi'nin dış finansmanında kullanılmak üzere 51
milyon dolarlık kredi açmasına ilişkin anlaşma onaylanarak Resmî Gazetede yayınlandı.
8- İran İslam Devrimi Başsavcısı Sadık Halkali'ye dün öğleden sonra Rast kenti
yakınlarında silahlı bir saldırı yapıldığı, Halkali'nin saldırıdan yara almadan kurtulduğu
yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
9- AP Ajansı'nın Pekin çıkışlı haberine göre; Çin Başbakanı Hua Guo Feng parlamentoda
yaptığı konuşmada, başbakanlıktan istifasını Komünist Partisi Merkez Komitesi'ne
sunduğunu açıkladı. Hua'nın yerini Başbakan Yardımcısı Zhao Ziyang aldı.
10- Ani rahatsızlık nedeniyle Polonya Komünist Partisi Birinci Sekreterliği'nden alınan
Edward Gierek'in yerine gelen Stanislav Kania, TV'ye verdiği ilk demeçte, «Grevleri
sonuçlandıran anlaşmaların derhal yürürlüğe konulacağını» söyleyerek «Yetkililerle
toplum arasındaki bağların gevşemesinin ve ekonomik politikadaki uygulamaların
ülkesinde sosyal huzursuzluklara neden olduğunu» belirtti.
11- AP Ajansının Moskova çıkışlı haberine göre; Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Leonid
Brejnev, Polonya Komünist Partisi Birinci Sekreterliği'ne getirilen Stanislaw Kania'ya
gönderdiği kutlama telgrafında, Kania'yı, «Komünist Partisi'nin öncü solunun inatçı
savunucusu» olarak niteledi.
12- İsviçre'de, dünyanın en uzun karayolu tüneli olduğu bildirilen ve yaklaşık 17
kilometre uzunluğunda olan Saint Gothard, trafiğe resmen açıldı.

8 Eylül 1980
1- Yeni Adalet Yılı Yargıtya'da düzenlenen bir törenle açıldı.Yargıtay 1. başkanvekili Sabri
Livanelioğlu, yeni adalet yılının açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmada, «Toplumun huzur ve
mutluluğu için Yargıtay ve onun temsilcileri olan hakim, cumhuriyet savcısı ve adalet
mensuplarına en üst düzeyde ilgi göstermek, onları maddî vemanevî yönlerden tatmin
ederek, güvenilir ve saygın kişiler haline getirecek önlemleri almak devletin ve
hepimizin.ortak görevidir» dedi.
2- Bakanlar Kurulu, SSK Genel Müdürlüğü'ne bağlı İstanbul İlaç Fabrikası işyerinde,
Petrol - İş Sendikası'nca alınan grev kararı uygulamasının geciktirme süresinin 60 gün
daha uzatılmasını kararlaştırdı.
3- CHP Genel Sekreteri Mustafa Üstündağ, THA'na yaptığı açıklamada, MSP ile yeni bir
hükümet kurma girişimlerinin olmadığını bildirerek, «Henüz bu konuda hiçbir görüşme
yapmadık, zaman ne gösterir bilemem» dedi.
4- MSP Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk, THA'na yaptığı açıklamada, «Biz CHP'nin
kuracağı bir hükümete bakanlık düzeyinde katılmayız, millî çözümü uygulayabilecek
nitelikte gördüğümüz bir modeli destekleyebiliriz, programı görürüz, millî çözüm de
aradığımız şartlara uyuyor ise destekleyebiliriz» dedi.
5- CHP Genel Yönetim Kurulu'nun, MSP'nin Konya mitingi ile ilgili olarak yayınladığı
bildiride, «Din sömürücülüğünde ve laikliğe aykırı davranışlarda, tüm sağcı partiler
yıllardan beri birbirleriyle yarış içindedirler. Bunun sorumluluğu yalnızca belli bir partiye
yüklenemez. Hele o partinin bu konudaki tutum ve davranışlarını, AP hükümetine destek
olurken bilmezlikten gelip, desteğini çekince fark eder görünmek inandırıcı olmaz»
denildi.
6- CHP'ye mensup 31 parlamenter, parti genel yönetimine ve örgüte gönderdikleri açık
mektupta, «Kendi içinde demokrasinin işlerliğini ortadan kaldıran, tüzük hükümlerini
kötüye kullanarak zo rgünlerin yükünü taşımış ve taşımaya kararlı örgütleri görevden
alarak bir merkez partisi niteliğine doğru itilen, sağa çekilen bir CHP barışında,
demokrasinin de, bağımsızlığın da toplumda savunucusu olmak olanağını ve hakkını
yitirir» dediler.
7- Türk - İş Yönetim Kurulu toplantısından sonra yayınlanan bildiride, AP-CHP diyalogu
kurularak meclislere işlerlik kazandırılması istendi ve «Seçimler ister erken olsun, ister
zamanında yapılsın,iki büyük parti CHP, AP, milletin soracağı hesaptan kaçamayacak ve
vebalinden kurtulamayacaktır» denildi.
8- Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumartesi günü Konya'da yapılan mitingle ilgili olarak Siyasal
Partiler Yasası açısından da soruşturmaya başlandığını açıkladı.
9- Bolu Merkez Kapalı Cezaevi'nde siyasî ve adî tutukluların kaldığı 26 kişilik bir koğuşta,
60 santim eninde 10 metrelik bir tünel bulundu.
10- Konya, Adana, Gaziantep, Ordu, Bursa, Samsun, Eskişehir ve İzmir'de meydana
gelen olaylarda 13 kişi öldü.
11- Afganistan'daki Sovyet Askerî Komutanlığı’nın, Sovyet askerlerine geniş takviye
birlikleri gönderildiğinin açıklandığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
12- Tahran radyosu, Detıloran'da yapılan Irak saldırısında 50 Iraklının öldürüldüğünü, bir
helikopterin de düşürüldüğünü bildirdi.
13- 11. Dünya Enerji Konferansı, Federal Almanya'nın Münih kentinde çalışmalarına
başladı.

9 Eylül 1980
1- CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, CHP'nin 57. kuruluş yıldönümü nedeniyle Ankara'da
düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin sürekli kendini yenileyebildiğim, kendisini
budayarak güçlendirdiğini belirterek, «Türkiye'de ne demokrasi yıkılabilir ne de CHP yok
edilebilir. CHP yaşadıkça demokrasi yaşar, demokrasi yaşadıkça CHP yaşayacaktır. CHP
demokrasinin de, ulusal birliğin de güvencesi olmuştur ve olacaktır» dedi.
2- Ankara Metrosu'nun temeli, düzenlenen bir törenle CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit
tarafından atıldı. Ecevit metro için ilk harcı koyarken, .«İnanıyorum ki bütün engeller
aşılarak, Türk işçisi, personeli, teknik adamının gücüyle bu metro gerçekleştirilecektir. Bu
metronun gerçekleştirilmesine eğer hükümetin gücü yetmezse halkın gücü yetecektir»
dedi.
3- Türkiye Trafik Kazaları Yardım Vakfı'nın yardım girişimiyle Ankara'da düzenlenen
«Uluslararası Trafik Sorunları» kongresinin açılışında bir konuşma yapan İçişleri Bakanı
Orhan Eren, 1979 yılında ülkemizde meydana gelen 41 bin kazada 4536 kişinin öldüğünü,
26bin kişinin de yaralandığını bildirdi.
4- 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın 2. yılını oluşturan 1981 yılı programı çalışmaları DPT'de
başladı.
5- Maliye Bakanlığı, vergi ertelemelerinde uygulanacak faiz oranını yüzde 18'den yüzde
20'ye çıkardı.
6- MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan, Londra'da düzenlediği basın toplantısında,
«MSP olarak azınlık hükümeti olmaya talibiz. Biz, öbür partilerin iktidarlarını nasıl
dışardan destekliyorsak, onlar da pekâlâ bizi destekleyerek iktidar olmamızı kabul
edebilirler.Bir kere de biz deneyelim» dedi.
7- AP Genel İdare Kurulu toplantısında, Bakanlar hakkında verilen gensoru önergelerinin
hükümet sorunu haline getirilmemesine karar verildi.
8- THA'nın bir haberine göre; Cumhuriyet Başsavcısı Fahrettin Kıyak yaptığı bir
açıklamada, «MHP ile ilgili dosyaların incelenmesi çalışmalarının henüz başlangıç
safhasında olduğunu» söyledi.
9- Üniversitelerarası Kurulca hazırlanarak Bakanlara ve Parlamenterlere gönderilen bir
raporda, «Danıştay'ın İktisadî ve Ticarî İlimler Akademilerinin fakülte açmalarını önleyen
kararını Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak aldığı» belirtildi ve «Akademiler
öğretimi durduramaz» denildi.
10- 4. Kolordu ve Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Recep Ergun, Üniversite
Rektörleri, Fakülte Dekanları, Akademi Başkanları ve orta öğretim müdürleri ile bir
toplantı yaptı.
11- İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 58. yıldönümü Konak'ta Hasan Tahsin Anıtı
ve Cumhuriyet Alanı'nda düzenlenen törenlerle kutlandı.
12- Petrol - İş Genel Başkanlığına yeniden Cevdet Selvi seçildi.
13- Adana'da meydana gelen olaylarda 6, Eskişehir, Gaziantep ve Bursa'da birer, Ankara,
Malatya ve İstanbul'da ikişer kişi öldürüldü.Öte yandan, bir süre önce Urfa'da silahlı
saldırı sonucu yaralanan Urfa Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Seyhanlıoğlu, tedavi edildiği
hastanede öldü.
4- Türk hükümetinin daveti üzerine, Türkiye ile Irak arasındaki sorunları görüşmek
amacıyla Ankara'ya gelen Irak Enformasyon Bakanı Latif Casım, Irak Devlet Başkanı
Saddam Hüseyin'in Başbakan Süleyman Demirel'e özel bir mesajını getirdi.
15- İngiltere'nin İran'daki büyükelçiliğini kapattığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
16- AP Ajansı'nın bildirdiğine göre; Suriye Devlet Başkanı Hafız Esat, Suriye ile Libya'nın
birleşmesi sorunu üzerinde görüşmeler yapmak için Libya'ya gitti.
17- AP Ajansı'nın Madrid çıkışlı haberine göre; 1975 yılında Helsinki'de imzalanan Avrupa
Güvenlik ve İşbirliği nihaî belgesinin uygulanmasında ortaya çıkan sorunları inceleyecek
olan Madrid Konferansı'nın hazırlık toplantıları, Madrid'deki konferans sarayında başladı.

10 Eylül 1980
1- Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılacak birleşik toplantı ile,Maliye Bakanı İsmet Sezgin
için verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasını tartışacak olan Millet
Meclisi'nde çoğunluk sağlanamadı ve 2 Meclis de bugüne ertelendi.
2- Akademiler arası Kurul toplantısına katılan Millî Eğitim Bakanı Orhan Cemal Fersoy,
kurulan açılış konuşmasında Akademiler arası Kurulun gündemindeki güçlükleri incelemek
ve yeni ihtimalleri değerlendirmek için hazır bulunduğunu söyledi.
3- Emniyet Komisyonu, Ankara'da İçişleri Bakanı Orhan Eren'in başkanlığında toplandı.
Toplantıdan önce bir açıklama yapan Eren,«Anarşiye karşı yürütülen mücadelenin kısa
zamanda başarıya ulaşamamış olması, hiçbir zaman tereddütlere sebep olmamalıdır.»
dedi.
4- Avrupa İslam Konseyince Londra'da düzenlenen bir toplantıya katılan MSP Genel
Başkanı Necmettin Erbakan, yurda dönüşünde gazetecilere yaptığı açıklamada, «Maliye
Bakanı ile ilgili gen soruyu destekleyeceklerini» bildirdi-
5- MSP Genel Başkanvekili Süleyman Arif Emre, Ankara'da basına verdiği yazılı demeçte,
«AP, yöneticileri bizi Cumhuriyete karşı gibi göstermeye çalışıyor.» dedi.
6- CHP TBMM Grubu Genel Kurulu bildirisi adı altında yayınlanan bildiride, «10 ayda 3
bine yakın yurttaşımızın canına kıyan ve yer yer katliam boyutlarına ulaşan terör, her gün
rastlanan olağan olaylar arasına girmiştir. Hükümet emrindeki bir kısım yöneticilerin bu
olayları önlemeye çalışmak şöyle dursun, bilinçli olarak özendirdiklerini hattâ bunların
öncülüğünü yaptıklarını gösteren sayısız örnekler vardır.» denildi.
7- Ankara Metrosu'nun temel atma töreninden sonra düzenlenen kokteylde, parti içi
sorunlarla ilgili olarak konuşma yapan CHP Milletvekili Ali Topuz, sol kanat
milletvekillerinin bir süre önce yayınladıkları bildiriyi «Olumlu» bulduğunu belirterek,
«Altına ben de imzamı koyarım.» dedi.
8- İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuh Kuşçulu,son ekonomik duruma
ilişkin basına yaptığı açıklamada, «1979'a göre geçim sıkıntısının daha ciddî boyutlar
almasının önlenmesinde, hiç kuşkusuz 25 Ocak önlemlerinin önemli sonuçlar vermesinin
önemi büyüktür. Bu önlemlerle serbest piyasa mekanizması işlerlik kazanmış, zamanında
petrol, margarin, şeker gibi maddelerin dışalımı sağlanarak piyasada mal darlıkları geniş
ölçüde giderilmiştir.» dedi.
9- Cumhuriyet Başsavcısı Fahrettin Kıyak, THA'ya yaptığı açıklamada, Ali Yurtaslan'ın
itiraflarına ilişkin incelemenin başlatıldığını bildirdi.
10- Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Savcılığı, çeşitli eylemlere katılan MHP Yüksek
Disiplin Kurulu eski yedek üyesi Abdurrahman Öncel ile 8 arkadaşı hakkında 75 yıla kadar
ağır hapis cezası istedi.
11- Doktorları yurt çapında direnişe teşvik ettikleri iddiasıyla tutuklanan Türk Tabip
Odaları Birliği Merkez Konseyi Başkanı Dr. Erdal Atabek ile İstanbul Tabib Odası Sekreteri
Dr. Şakir Derkut Sıkıyönetim Savcılığınca tahliye edildi.
12- Siirt, Eskişehir, Ankara, Ordu, Trabzon, Gaziantep, Malatya,Zonguldak, Tekirdağ ve
Urfa'da meydana gelen olaylarda toplam 27kişi öldürüldü.
13- Basında yer alan bir habere göre; bundan üç ay önce Hakkari'nin Çukurca ilçesinden
sınırı bir kaç kilometre geçerek ot biçmeye gittikleri için Irak Askerlerince kurşuna dizilmiş
olan 10 vatandaşımızın ailelerine Irak hükümeti tazminat vermeyi kabul etti.

11 Eylül 1980
1- Cumhurbaşkanı Vekili İhsan Sabri Cağlayangil, Konya Valisi Lütfü Tunçel'i kabul
ederek, MSP'nin geçtiğimiz hafta Konya'da düzenlediği miting sırasında çıkan olaylar
konusunda bilgi aldı
2- Basında yer alan bir habere göre MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ve Mardin
Milletvekili Fehim Adak'ın isimlerinin karıştığı eroin kaçakçılığı olayı ile ilgili olarak halen
Federal Almanya'da cezaevinde bulunan MSP eski milletvekili Halit Kahraman'dan Millet
Meclisi Başkanlığı'na gelen mektupa, eroin kaçakçılığı olayı anlatıldı, Erbakan ve Fehim
Adak'ın isimleri verilerek «Parlamentonun adı geçen parlamenterlerinin, suçsuz oldukları»
ifade edildi.
3- Eskişehir'de toplanan İktisadî ve Ticarî İlimler Akademiler arası Kurul tarafından alınan
kararlar konusunda basına yapılan açıklamada, «Üniversitelerarası Kurul'un devamlı
olarak kamuoyuna, akademilerin yasal yetkisi olmadığı halde fakülte kurdukları yolunda
gerçek dışı bilgi verdikleri öne sürülerek, «Bu durum karşısında Danıştay 8. Daire kararı
ile ortaya çıkarılan tartışmayı önleyecek kesin bir çözüme kadar, Akademiler arası Kurul,
öğrencilerinin yasal hakları üzerinde sürdürülen faydasız tartışmalara son vererek, geçici
ve ivedi bir çözüm aramak için teknik düzeyde başlattığı çalışmalarını sürdürme kararı
almıştır.» denildi.
4- Polonya'da geçen ay çeşitli iş dallarında yapılan grevleri sonuçlandırmak için işçilerle
anlaşma imzalayan Başbakan Yardımcısı Mieczyslaw Jagielski'nin ekonomik görüşmelerde
bulunmak üzere Moskova'ya gittiği, TASS Ajansı tarafından bildirildi.
5- AP Ajansı'nın Londra çıkışlı haberine göre; Çekoslovakya'da Dubçek döneminin iki
bakanı ile yedi önde gelen rejim karşıtı gizli polis tarafından tutuklandı.

12 Eylül 1980
1- Türk Silahlı Kuvvetleri, sabaha karşı ülkenin yönetimine el koydu. Parlamento ile
hükümetin feshedildiği, siyasî parti ve sendikaların faaliyetlerinin durdurulduğu açıklandı.
Kurulan Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan
Evren'in yönetimi ele aldığı sabaha karşı 04.00'de Türkiye radyolarından halka
duyuruldu.
2- Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren
imzasıyla yayınlanan 1 numaralı bildiride, «Türkiye Cumhuriyeti devletinin son yıllarda iç
ve dış düşmanların tahrikleriyle varlığına, rejimine ve bağımsızlığına yönelik fikri ve fizikî
haince saldırılar içinde olduğu» belirtilerek, «İşte bu ortam içinde Türk Silahlı Kuvvetleri
de iç hizmet kanununun verdiği Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevini Yüce
Türk Milleti adına emir ve komuta zinciri içinde ve emirle yerine getirme kararı almış ve
ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur. Girişilen harekatın amacı ülke bütünlüğünü
korumak, millî birlik ve beraberliği sağlamak, muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını
önlemek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis etmek ve demokratik düzenin
işlenmesine mani olan sebepleri ortadan kaldırmaktır. Parlamento ve hükümet
feshedilmiştir. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştır.» denildi.
3- Millî Güvenlik Konseyi'nin 2 numaralı bildirisinde,
1. Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Üruğ'un İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığına,
2. Ordu Komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel'in Konya, Niğde,Kayseri, Nevşehir,
Kırşehir ve Yozgat İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına,
3. Ordu Komutanı Orgneral Selahattin Demircioğlu'nun Erzincan, Gümüşhane, Giresun,
Trabzon, Rize, Ordu, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Samsun ve Sinop İlleri Sıkıyönetim
Komutanlığına, Donanma Koramiral Nejat Serim'in Kocaeli, Bursa, Bilecik, Sakarya Bolu
ve Zonguldak İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına;
2. Kolordu Komutanı Korgeneral Hüsnü Çelenkler'in Çanakkale ve Balıkesir İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığına;
4. Kolordu Komutanı Korgeneral Recep Ergun'un Ankara, Çankırı, Kastamonu İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığına;
5. Kolordu Komutanı Korgeneral Adnan Doğu'nun Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığına;
6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nevzat Bölügiray'ın Adana, Mersin, Kahramanmaraş,
Adıyaman, Gaziantep ve Hatay İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına;
7. Kolordu Komutanı Korgeneral Kemal Yaman'ın Diyarbakır, Mardin, Urfa Siirt, Hakkari
ve Van İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına;
8. Kolordu Komutanı Korgeneral Sabri Deliç'in Elazığ, Malatya, Tunceli, Bingöl, Muş ve
Bitlis İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına;
9. Kolordu Komutanı Korgeneral Selahattin Canbazoğlu'nun Erzurum, Ağrı, Kars ve Artvin
İlleri Sıkı yönetim Komutanlığına;
Birinci Taktik Hava Kuvvet Komutanı Korgeneral Tevfik Alpaslan'ın Eskişehir, Kütahya,
Afyon İlleri Sıkıyönetim Komutanlığına atandıkları bildirildi.
4- Mili Güvenlik Konseyi'nin 4 numaralı bildirisinde, «Millî Güvenlik Konseyi'nin, Başkan
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, üye Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral
Nurettin Ersin, üye Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, üye Deniz
Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer, üye Jandarma Genel Komutanı Orgeneral
Sedat Celasun'dan teşekkül ettiği ve Millî Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliğine
Orgeneral Haydar Saltık'ın atandığı bildirildi.
5- Millî Güvenlik Konseyi'nin 5 numaralı bildirisinde, «Bütün hava ve deniz limanları ile
hudut kapılarının çıkışa kapatıldığı, ancak Trakya'da yurt dışına hava ve karayolu ile
çıkacak yurt dışında çalışan işçi ve yabancı turistlerin çıkış yapabilecekleri bildirildi.
6- Millî Güvenlik Konseyi Başbakanı Orgeneral Kenan Evren tarafından yayınlanan 6
numaralı bildiride, «Aziz silah arkadaşlarım sizlere üstün gayret ve liyakatle
yürüttüğümüz hizmetleriniz yanında yüce Türk ulusunun refah ve mutluluğunun
sağlanması için anarşi,terör, bölücülük ve komünist, faşist, fanatik, dinsel ideolojilerle
mücadelede başarılı olacağınıza kesin inanç beslediğim tarihi ve şerefli bir sorumluluk
tevdi ediyorum.» denildi.
7- Genelkurmay ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzasıyla
yayınlanan 7 numaralı bildiride, «Siyasî parti faaliyetlerinin yasaklandığı, parti bina ve
tesislerinin Sıkıyönetim ve Garnizon Komutanlıklarınca emniyet ve kontrol altına
alınacağı; kamu düzeni ve genel asayiş gereği olarak DİSK, MİSK ve bunlara bağlı
sendikaların faaliyetlerinin durdurulduğu, bu kuruluşların yöneticilerinin Türk Silahlı
Kuvvetlerinin güvencesi altına alındığı ve Türk Hava Kurumu Çocuk Esirgeme Kurumu ile
Kızılay hariç diğer bütün derneklerin faaliyetlerinin durdurulduğu» bildirildi.
8- Milli Güvenlik Konseyi'nin 8 numaralı bildirisinde, «Türk Silahlı Kuvvetlerinde
belediyeler ve KİT'lerde özel devlet kuruluşlarında çalışan tüm memur, sözleşmeli ve
ücretli personelin emeklilik, istifa ve işten ayrılmalarıyla yeniden yapılacak atamalar ikinci
bir emre kadar durdurulmuştur.» denildi.
9- Ankara Sıkıyönetim Komutanı Korgeneral Recep Ergun taratından yayınlanan bildiride,
CHP, AP ve MSP Genel Başkanlarının bir süre için Silahlı Kuvvetlerin güvencesi altına
alındıkları bildirilerek,evinde bulunmayan MHP Genel Başkanı'nın kendisinin güvenlik
amacıyla bulunduğu bölgedeki askerî birliğe müracaatı istendi.
10- Genelkurmay ve MGK Başkanı Orgeneral Kenan Evren, saat13.00'de Türkiye radyo
ve televizyonlarında bir konuşma yaptı. Orgeneral Evren «8 aylık süre içinde yaptığımız
sayısız uyarılara rağmen hemen hemen bu tedbirlerin hiçbirine yasama ve yürütme
organlarıyla diğer anayasal kuruluşlardan yeterli bir cevap alınamamış, bu konuda
müspet faaliyetleri de izlenememişir.» diyerek, «Vatandaşlarımın birbirlerinin hak ve
hukukuna saygılı olmalarını, sevgi içinde kırgınlıklarını unutmalarını, hepimizin bu
mübarek topraklar üzerinde aynı haklara sahip bir Türk vatandaşı olduğumuzun idraki
içerisinde olarak, yeni yönetime yardımcı olmalarını, vatanperverlik ve asil
karakterlerinden bekler, mutlu ve aydınlık yarınlar dilerim.» şeklinde konuştu.
11- Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri İlter Türkmen NATO ülkelerinin Türkiye'deki
Büyükelçilerini topluca makamına davet ederek,ordunun yönetime el koyması hakkında
bilgi verdi ve askerî yönetimin «Başta NATO olmak üzere Türkiye'nin dahil olduğu
ittifaklara ve anlaşmalara sadık kalacağını, bugüne kadar yürütülmüş olan dış ilişkilerde
ve ilkelerde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığını»açıkladı.

13 Eylül 1980
1- MGK, Genelkurmay ve MGK Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e Devlet Başkanlığı
görevini verdi.
2- Genelkurmay Genel Sekreterliği tarafından yapılan açıklamada «12 Eylül 1980 Cuma
günü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine el koyması üzerine CHP Genel Başkanı
Bülent Ecevit ve AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, eşleri ile Gelibolu -
Hamzakoy'da,MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ise İzmir Uzunada'da askerî
dinlenme tesislerinde kendilerine tahsis edilen motellerde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
koruma ve güvencesi altında bulunmaktadırlar.»denildi.
3- MGK'nin 11 numaralı bildirisinde, hava ve deniz limanları ile hudut kapıları ve
pasavana geçişlerin açıldığı, yurt içine girişlerin serbest bırakıldığı; 12 numaralı
bildirisinde ise, dış ticarete ilişkin ithalat ve ihracat işlemlerine ait yürürlükteki rejim
kararlarının uygulanmasına devam edileceği bildirildi.
4- MGK'nin 13 numaralı bildirisinde, 4 siyasî parti liderinin emniyetlerinin Silahlı
Kuvvetler güvencesi altında tutulmak amacıyla geçici bir süre için belirli yerlerde
ikametlerinin istendiği, bu çağrıya 3 parti liderinin uymasına rağmen MHP Genel Başkanı
Alpaslan Türkeş'in uymayarak evinden uzaklaştığı belirtildi ve «MHP Genel Başkanı
Alpaslan Türkeş, 14 Eylül 1980 günü saat 13.00'e kadar en yakın garnizon komutanlığına
müracaat etmediği takdirde kendisinin Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı bildirilerine ve
MGK emirlerine uymadığından dolayı suçlu duruma düşeceği açıklanır.» denildi.
5- Basında yer alan haberlere göre Orgeneral Kenan Evren başkanlığında kurulan Millî
Güvenlik Konseyi'nin yönetime el koymasından 1 gün sonra yurtta hayat normale döndü,
işyerlerinde uygulanan grev ve lokavtlar kaldırılmaya başlandı.
6- 6. Kolordu ve Adana, Kahramanmaraş, Gaziantep, Adıyaman,Hatay ve Mersin İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığı Basın ve Halkla ilişkiler Şubesi tarafından yapılan açıklamada,
Adana'da sokağa çıkma yasağına uymayan 517 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
7- Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü yapan Kemal Güçyener,geçirdiği bir kalp krizi
sonucu vefat etti.
8- Ankara - Konya karayolunda meydana gelen trafik kazasında Türkiye'nin Halep
Konsolosu Haydar Işık Bozkurt öldü.
9- Dünya basınlarında Türkiye'de ordunun yönetime el koymasına ilişkin çeşitli haber ve
yorumlar yayınlandı.
10- Yunanistan Dışişleri Bakanı Kostantin Mitsotakis, Türkiye'de Silahlı Kuvvetlerin
yönetime el koymasından sonra yaptığı açıklamada, «Yunan halkı ve hükümeti, askerî
liderliğin komşu ülkede demokrat kuruluşların güçlenmesine ve tekrar kurulmasına
önderlik etmesini ümit etmektedir.» dedi.
11- Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi Özdemir Benler'i'n oğlu Ahmet Benler'i öldürdüğü
iddiasıyla ABD'de yakalanıp Hollanda'ya getirilen katil zanlısı Lübnan'lı Mustafa Hasan
Ammar dün 7 saat süren duruşması sonunda delil yetersizliği gerekçesiyle serbest
bırakıldı.
12- REUTER Ajansı'nın Brunswıck çıkışlı haberine göre; Batı Almanya Başbakanı Helmut
Sçhmidt, Brunswıçk'de düzenlenen bir seçim mitinginde «Türkiye'de ordunun yönetime el
koymasına rağmen Batı Almanya'nın Türkiye'ye yardıma devam edeceğini» söyledi.
13- ABD Dışişleri Bakanlığı'nca Washington'da yapılan resmî açıklamada, «Giderek
derinleşen ekonomik ve siyasal bunalımın, demokratik bir hükümet sistemi ile çözmede
gösterdiği azamî çabalardan dolayı Türk halkına hayranlık duymaktayız. Ekonomisinin
istikrara kavuşmasına yardım ve ortak savunma için ABD, Türkiye'ye öteki NATO
müttefikleri ile birlikte önemli düzeylerde yardım sağlamıştır. Bu yardım devam
edecektir.» denildi.
14- ABD Başkanı Jimmy Carter'ın, 1980 sonu ve 1981 yılı için Polonya'ya verilecek
Amerikan kredilerinin arttırıldığını açıkladığı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
15- AP Ajansı'nın Bilbao çıkışlı haberine göre; İspanya'da ETA tedhiş örgütüne üye
oldukları sanılan silahlı kişiler emekli bir subayı öldürdüler.

14 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral. Kenan
Evren, ilgili mercilere verdiği talimatta, kendisine Genelkurmay Başkanlığı maaşı dışında
Devlet ya da Millî Güvenlik Konseyi Başkanlığı için hiçbir ödeme yapılmamasını istedi.
2- Millî Güvenlik Konseyi'nin 10 numaralı bildirisi ile, daha önce 7 numaralı bildiri ile
faaliyetleri durdurulan bankaların yarın sabahtan itibaren normal işlemlere başlayacağı
bildirildi.
3- Millî Güvenlik Konseyi'nin 14 numaralı bildirisinde, kamu görevlileri arasında emeklilik
hakkını alanların işlemlerinin yapılacağı,daha önce konulan bu konudaki işlemlerin
durdurulması kararının kaldırıldığı açıklandı.
4- Millî Güvenlik Konseyi'nin 15 numaralı bildirisi ile tüm grev ve lokavtlar ertelendi. Bu
arada toplu iş sözleşmesi müzakere safhasında olan işyerlerinde, işverenlerce işçilerin
mevcut ücret ve yanödemelerine yüzde 70 oranında ve avans mahiyetinde ek ödeme
yapılacağı bildirildi.
5- Millet Meclisi eski Başkanı Cahit Karakaş'ın, dün, Millî Güvenlik Konseyi üyeleri ile
görüştüğü ve Meclis'teki işler hakkında bilgi verdiği belirtildi.
6- Basında yer alan bir habere göre : MHP Genel Başkanı Alpaslan Türkeş'in kendisine
tanınan sürenin dolmasına 6 saat kala, Ankara Gaziosmanpaşa semtinde bulunan oğlunun
evinden yetkilileri aradığı ve söz konusu evden alındığı, bildirildi.
7- Eski Cumhurbaşkanlardan Cemal Gürsel, ölümünün 14. yıldönümünde Anıtkabir'deki
kabri önünde törenle anıldı.
8- Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine el koymasıyla tutuklanan İmar ve İskan
eski Bakanı Turgut Toker serbest bırakıldı
9- İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu olağanüstü toplantısında,Devlet Başkanı Millî
Güvenlik Konseyi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e «Yeni yönetimi
desteklediklerini» belirten ve üniversitenin görüşlerini içeren bir mektup yazılması
kararlaştırıldı. Hazırlanan mektup, 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı'na teslim edildi.
10- Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Halit Narin, grev ve
lokavtların kaldırılmasının bugünün şartlarında,ülkeye büyük yarar sağlayacağını belirtti.
11- 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı, sokağa çıkma yasağını,görevli kartlarının
değiştirilmesi, özel araba ve otobüslerin hareket saatlerinin düzenlenmesine ilişkin
konuları belirleyen 48 numaralı bildirisini yayınladı.
12- 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı, yayınladığı 49 numaralı bildiride, DİSK, MİSK ve
bunlara bağlı sendikaların yöneticilerine Sıkıyönetim güvencesi altına alınmaları için 16
Eylül Salı günü saat18.00e kadar süre tanıdı.
13- 2. Ordu ve Konya, Niğde, Kayseri, Nevşehir, Yozgat, Kırşehirilleri Sıkıyönetim
Komutanlığı tarafından yayınlanan bildiride zorla para toplayanlarla, bunlara para
verenlerin kanun karşısında aynı derecede suç işledikleri belirtildi.
14- 4. Kolordu ve Ankara, Çankırı ve Kastamonu İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı Ankara,
Çankırı ve Kastamonu illerinde sokağa çıkma yasağıyla ilgili bir açıklama yaptı.
15- 4. Kolordu ve Ankara, Çankırı ve Kastamonu İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı
yayınladığı 2 numaralı bildirisi ile «Mamak Askeri Ceza ve Tutukevinde bulunan yasa dışı
örgüt mensuplarının, aralarındaki husumeti unutarak kardeşlik gösterileri ile birbirlerine
sarıldıkları ve kendi arzuları ile koğuşlarını birleştirdiklerini» belirtti-
16- Adana, Kuruköprü'de öğleden sonra meydana gelen çatışmada, Bülent Angın adında
Tankçı Yüzbaşı teröristlerce şehit edildi. Suçüstü hükümlerine göre yargılanacak iki
teröristin çeşitli öldürme, yaralama ve terör olaylarından 3 yıldır arandığı belirtildi.
17- Basında yer alan bir habere göre MHP Genel Merkezi'nde yapılan aramada, tüfek,
tabanca, uzaktan kumandalı patlayıcı madde gibi suç unsurları yanında, Dev - Genç ve
Dev - Sol yazılı para makbuzları, afiş ve pankartların ele geçirildiği belirtildi.
18- Federal Almanya'nın Türk vatandaşlarına 1 Ekim tarihinde vize uygulamasına
başlaması nedeniyle, bu ülke ile uygulamanın koşullarını görüşmek üzere Büyükelçi
Kamuran Gürün başkanlığındaki bir heyet Federal Almanya'ya gitti.
19- İran Devlet Başkanı Ebulhasan Beni Sadr ve Başbakan Muhammed Ali Recai'nin
içinde bulunduğu bir helikopterin, Irak savaş uçağınca saldırıya uğradığı Tahran Radyosu
tarafından bildirildi.
20- AP Ajansı'nın Tokyo çıkışlı haberine göre : Afganlı mücahitlerin, Babrak Karmal
hükümetinin iki bakanını öldürdükleri. Cin resmi haber ajansı Hsinhua tarafından
açıklandı.
21- THA'nın Havana çıkışlı haberine göre: New Orleans - Atlanta seferini yapmakta olan
Delta Hava Yolları'na ait bir uçak 81 yolcusu ile birlikte iki kişi tarafından Küba'nın
başkenti Havana'ya kaçırıldı.

15 Eylül 1980
1- Millî Güvenlik Konseyi, Sıkıyönetim Askerî Mahkemesi kurmaya ve kaldırmaya
kendisini yetkili kıldı. Öte yandan Millî Güvenlik Konseyi Sıkıyönetimde görevli personele
verilmekte olan «Sıkıyönetim hizmet zammı karşılığı avans ödenmesi» işlemini 12
Eylül1980 tarihinden itibaren ikinci bir karara kadar durdurdu.
2- Millî Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan 8 numaralı kararda, DİSK, MİSK ve Hak -
İş ile bunlara bağlı sendikaların mevduatlarının ilgili bankalar tarafından bloke edileceği
ve ikinci bir emre kadar buralardan ödeme yapılmayacağı bildirildi.
3- Millî Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan 10 numaralı kararda, yeni Bakanlar
Kurulu'nun oluşturulmasına kadar bakanlara verilmiş bütün görev ve yetkilerin
Başbakanlık ve Bakanlıklarda Müsteşarlar, Dışişlerinde Genel Sekreter tarafından Millî
Güvenlik Konseyi'ne bağlı olarak yürütülmesi öngörüldü.
4- Millî Güvenlik Konseyi'nin kararı üzerine grev ve lokavt uygulanan işyerlerinin
hepsinde 50 binden fazla işçi, işbaşı yaptı.
5- Millî Güvenlik Konseyi İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Durmuş Yalçın'ı Merkez Valiliğine
atadı.
6- Basında yer alan bir habere göre; «Vergi Yasalarında yapılacak değişiklikle ilgili olarak,
Millî Güvenlik Konseyi'nin istemiyle, ilgili Bakanlık ve Kuruluşlar tarafından hazırlanan
ekonomik raporlarda bu durumun belirtildiği ve vergi yasalarında yapılacak değişikliğin
vergi gelirlerinde artış sağlayıcı nitelikte olmasına önem verilmesinin öngörüldüğü»
belirtildi.
7- Başbakan adına Başbakanlık Müsteşarı Turgut Özal tarafından yayınlanan genelgede,
sıkıyönetim komutanlarının bölgedeki bütün Bakanlık birimleri üzerinde Bakan yetkisi ile
yetkili kılındıkları bildirildi.
8- Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğüne Müsteşarlık Danışmanı Tevfik Ertürk getirildi.
9- Yargıtay Birinci Başkanlığı'na, yapılan seçim sonucu 13. Hukuk Dairesi Başkanı Derviş
Turhan seçildi.
10- İstanbul'da toplanan bazı Üniversite ve Akademilerin Senato ve Yönetim Kurulları,
Devlet Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e gönderdikleri telgraflarında Türk Silahlı
Kuvvetlerine bağlılık ve başarı dileklerini sundular. Öte yandan Anayasa Mahkemesi
Başkanı, Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı ve Akademiler arası Kurul, Devlet Başkanı
Orgeneral Kenan Evren'e birer kutlama mesajı gönderdi.
11- Eski Millî Birlik Komitesi üyeleri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine bütünüyle
el koymasıyla ilgili olarak «Hareket zamanında yapılmıştır.» dediler.
12- Ege Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı İzmir, Belediye Başkanı İhsan Alaynak'ın
görevinden alındığını, yerine ESHOT Genel Müdürü Cahit Günay'ın atandığını açıkladı.
13- İstanbul İl Genel Meclisi ve Encümeni feshedildi.
14- Basında yer alan bir habere göre; CHP'den 19, AP'den 6,MHP'den 9, MSP'den 3
parlamenter. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gözaltına alındı.
15- 4. Kolordu ve Ankara, Çankırı, Kastamonu illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 3
numaralı bildirisi ile bu illerde sokağa çıkma yasağının saat 24.00 ile 05-00 arasında
uygulanacağı açıklandı.
16- Adana'da şehit edilen Tankçı Yüzbaşı Bülent Angın'ın katillerinden üçüncüsünün de
tespit edildiği açıklandı. Öte yandan eski Başbakanlardan Nihat Erim'in katillerinden biri
de 12 Eylül günü yapılan operasyonlarda ele geçirildi.
17- Türk Silahlı Kuvvetlerin yönetime el koymasından sonra Tarsus'ta yapılan
operasyonlarda 6 tabanca, bomba ve telsiz yapımında kullanılan malzemelerin ele
geçirildiği ve 290 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
18- Emniyet Genel Müdürlüğünün tüm teşkilâtı ile birlikte 12 Eylül1980 tarihinden
itibaren Jandarma Genel Komutanhğı'nın emir ve kuruluşlarma verilmesine ilişkin Millî
Güvenlik Konseyi kararı Resmî Gazete'de yayınlandı.
19- Sıkıyönetim Komutanlıklarına yapılan atamalar Resmî Gazete'de yayınlanarak
yürürlüğe girdi. .
20- Türkiye'de Silahlı Kuvvetlerin yönetime el koyması üzerine resmi tepkilerin gelmeye
başladığı, İsrail, Fransa ve İngiltere'nin yeni yönetimi savunduğu basında yer alan
haberlerde bildirildi.
21- Brüksel'de toplanan AET Dışişleri Bakanları Konseyi'nde, Türkiye'nin durumu ele
alındı ve Türkiye'nin daimi delegesi Büyükelçi Cenap Keskin Silahlı Kuvvetlerinin yönetimi
ele alış nedenlerini belirtti.
22- AFP'nin Frankfurt çıkışlı haberine göre; Afganistan Havayollrı'na ait DC -10 uçağının
personeli, Afganistan'daki çatışma merkezlerine asker, silah ve malzeme taşımaya
zorlandıklarını öne sürerek, Federal Alman makamlarına sığındılar.
23- İran Irak arasında sınır çatışması sürerken, iki ülke arasında şimdi de deniz
çarpışmalarının meydana geldiği, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.

16 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral
Kenan Evren, Milli Güvenlik Konseyi'nin diğer üyeleriyle birlikte düzenlediği ilk basın
toplantısında, yapılan harekatın Cumhuriyeti koruma ve kollama harekatı olduğunu
belirterek,«Bu, tarih kitaplarındaki bir darbe değildir. Bu hareket, demokrasiye indirilen
darbeyi ortadan kaldırmak için ordunun ve milletin isteği doğrultusunda yapılmıştır. Biz,
demokrasiyi ortadan kaldırmış değiliz,işlemeyen, bozulmuş demokrasiyi tüm kaideleriyle
birlikte getirmek için bu harekatı yapmak zorunda kaldık» dedi.
Bu hafta içinde Bakanlar Kurulu'nun oluşturulacağını kaydeden Evren harekatın
amaçlarını şöyle belirtti:
1 - Millî birliği korumak,
2 - Anarşi ve terörü önleyerek, can ve mal güvenliğini tesis etmek,
3 - Devlet otoritesini hakim kılmak ve korumak,
4 - Sosyal barışı, millî anlayış ve beraberliği sağlamak,
5 - Sosyal adalete, ferdî hak ve hürriyetlere ve insan haklarına dayalı laik ve Cumhuriyet
rejimini işlerli kılmak,
6 - Ve nihayet makûl bir sürede yasal düzenlemeleri tamamladıktan sonra sivil idareyi
yeniden tesis etmektir.
Geçici bir Anayasanın hazırlanacağını ve müteakiben Kurucu Meçlis'in kurulacağını, aynı
ekonomik programın uygulanacağını, dış politikada bir değişiklik yapılmayacağını belirten
Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan
Evren, «Türk Silahlı Kuvvetleri bu görevini tamamladıktan sonra,her zamanki ve kar ve
vazife aşkı ile bütünüyle aslî vazifesi olan vatan savunmasına dönecektir. Türk Silahlı
Kuvvetleri, üzerine aldığı bu görev nedeniyle kuvvet ve kudretinden asla hiçbir şekilde
zaafa uğramış değildir. Etkili bir biçimde vazifesi başındadır» dedi.
2- Millî Güvenlik Konseyi'nin 3 sayılı kararına göre : grev ve lokavt ertelemesi yapılan
işyerleri ile faaliyeti durdurulan sendika ve federasyonların taraf olduğu toplu iş
sözleşmeleri müzakere safhasında olan işyerlerinde, işverenlerce işçilerin halihazır ücret
ve yan ödemelerine yüzde 70 oranında ve avans mahiyetinde ek ödemelerle ilgili olarak
yapılan açıklamada, «Bu avansın 4 taksitte ödenmesine ilişkin»şekil ve esaslar belirtildi.
3- Millet Meçlisi ihtisas komisyonlarının koordinasyonu ile birTuğamiral görevlendirildi ve
Koordinasyon Komitesi çalışmalarına başladı.
4- Millî Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Abdullah Nişancı'mın başkanlığında yapılan Akademiler
arası Kurul toplantısından sonra yaplıan açıklamada, akademilerde ertelenen eğitimin
yeniden başlayacağı duyuruldu.
5- Üniversitelerarası Kurul Başkanı Prof. Dr. Nihat Balkır ve Ankara Ticaret Odası Meclis
Başkanı Turgut İlhan, Devlet Başkanı, Genelkurmay Başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi
Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e birer kutlama mesajı gönderdiler.
6- 14 Eylül günü birbirileriyle çatışan teröristleri ayırmak isterken şehit edilen Tank
Yüzbaşı Bülent Angın, Ankara'da düzenlenen bir törenle toprağa verildi.
7- Bayrampaşa ve Sultanahmet cezaevlerinde yatmakta olan siyasî hükümlü ve
tutuklular, güvenlik yetkililerinin girişimi ile barıştırıldı.
8- Ankara Belediye Başkanı Ali Dinçer'in görevinden alınıp, yerine emekli Tuğgeneral
Süleyman Önder'in getirilmesine ilişkin karar Resmi Gazete'de yayınlandı.
9- Milliyet Gazetesi'nde yer alan bir habere göre : Türkiye ile yapılan Stand - by
anlaşması uyarınca IMF'nin Türkiye'ye vereceği 70milyon tutarındaki kredi diliminin 29
Eylül'de büyük bir olasılıkla verileceği belirtildi.
10- Fransız Haber Ajansı AFP'nin bir yorumunda", Moskova Hükümetinin Türkiye'deki
yeni yönetime karşı ihtiyatlı bir tutum takındığı,Sovyet basının çok ılımlı gözüktüğü
belirtildi.
11- Hollanda Parlamentosu Türkiye hakkında karar alarak, yardıma devam edeceklerini
açıkladı.
12- AFP'nin Washington çıkışlı haberine göre: Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü,
Afganistan'da bulunan bir Sovyet askerinin Kabil'deki ABD Büyükelçiliğinden sığınma
hakkı istediğini açıkladı.
13- AP Ajansı'nın Tahran çıkışlı haberine göre : Amerikalı rehineler konusunu görüşmeye
başlayan İran Parlamentosu, konuyu ele alacak özel bir komite kurulmasını
kararlaştırıldı.
14- UPI Ajansı'nın Viyana çıkışlı haberine göre : Suudi Arabistan'ın İran, tarafından petrol
siyasetinin şiddetle eleştirilmesi nedeniyle günlük petrol üretiminde 1980'in son üç ayı
içinde bir azaltma yapmayacağı bildirildi.
15- Reuter Ajansı'nın San Salvador çıkışlı haberine göre : Orta Amerika ülkesi El
Salvador'da yalnızca bu hafta sonunda meydana gelen siyasî şiddet olaylarında en az 58
kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.

17 Eylül 1980
Devlet Başkanı, MGK Başkanı ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve Millî
Güvenlik Konseyi üyelerinin yarın saat 16.00'da Millet Meclisi'nde yemin edecekleri
açıklandı.
Millî Güvenlik Konseyi iç istikrar hazine bonosu ihracı için Maliye Bakanlığı'nın yetkili
olmasını, Sıkıyönetim Komutanlarının sanık ve zanlıları 30 gün gözetim altında
tutabileceklerini kararlaştırdı.
Ayrıca Emniyet Müdürlüğü kadrolarında görevli personelin atanma işlemlerini de yeni
esaslara bağladı.
1- Milli Güvenlik Konseyi'nin 19 numaralı bildirisine göre, 18 Eylül 1980 günü saat
24.00'den itibaren yurt dışına çıkması sakıncalı görülenler dışında bütün vatandaşların,
yurt dışına çıkmaları serbest bırakıldı.
2- Yatırımcı Bakanlıkların Müsteşarları, üretimin arttırılması,mevcut darboğazlardan çıkış
konularının yanı sıra, kuruluşlarının sorunlarını dile getiren raporları, Milli Güvenlik
Konseyi üyelerine sundular.
3- Milli Güvenlik Konseyi'nin emri ile kapatılan DİSK'in Genel Başkanı Abdullah Baştürk,
Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde sendika tesislerinde bulunurken, güvenlik kuvvetlerince
gözaltına alındı.
Öte yandan Milli Güvenlik Konseyi'nin verdiği süre içinde sendikaları kapatılan birçok
yönetici ve temsilci, sıkıyönetim makamlarına başvurarak gözaltına alındılar.
4- Genelkurmay Başkanlığı, 22 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında yapılması planlanan
«Yıldırım 80 seferberlik deneme tatbikatı»nın iptal edildiğini açıkladı.
5- Güvenlik kuvvetleri tarafından kapatılan Madenî Eşya Sanayii İşverenleri Sendikası
MESS'in, sendika yetkililerinin Sıkıyönetim Komutanlığına başvurmaları üzerine,
sendikanın açılmasına karar verildi.
Önceki gün mühürlenen Türk - İş 1. Bölge temsilciliği de yetkililerin itirazı üzerine açıldı.
Öte yandan Türk- İş'e bağlı sendikaların toplam10 Genel Merkez ve 13 şubesinin
faaliyetleri durduruldu.
6- Çalışma Bakanlığı'nın Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğine göre : DİSK'e bağlı 39-
MİSK'e bağlı 19, Hak - İş'e bağlı 8, Türk Ülke İş'e bağlı 9, Sosyal Demokrat - İş'e bağlı 7
ve Toplum - İş'e bağlı 4sendikanın çalışmaları durduruldu.
7- İstanbul'da, 21 çevre belediyesinden 19'unun başkanları değiştirildi.
8- Sarıyer Emniyet Amir Vekili Aykut Genç, sabahleyin eşi ile birlikte görevine giderken
uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü.
Yasa dışı örgüt üyesi silahlı eylemci Zeki Yumurtacı, bir cinayet olayının tatbikatı için
güvenlik kuvvetlerince götürüldüğü İstanbul Avcılar'da, teröristler tarafından kaçırılmak
istenirken çıkan çatışmada ki ateş arasında kalarak öldü.
Öte yandan Urfa'nın Siverek İçesi'nde, Karacaören Köyü'nde güvenlik güçleriyle
çatışmaya giren silahlı gruptan 1 terörist öldü, 2'siyaralı 3 terörist de yakalandı.
9- Milliyet Gazetesi'nde yer alan bir habere göre : Bonn'da, Türkive Alman heyetleri
arasında iki gün süren vize görüşmelerinde, «Almanya'ya gelecek Türk vatandaşlarından
vize ücreti yerine, oturma izni harcı adı altında üç günlük ve üç aylık süreler için 5-15
mark karşılığı Türk Lirası veya döviz alınması» kararlaştırıldı ve «Vize uygulamasının
resmen 5 Ekim tarihinden itibaren başlayacağı» belirtildi.
10- Basında yer alan bir habere göre : Kıbrıs'ta barışçı bir çözüm bulmak amacıyla
yeniden başlayan toplumlararası görüşmelerde, Rum tarafı, Maraş'ın tümünün Rumlara
verilmesini istedi.
11- AA'nın New York çıkışlı haberine göre : Birleşmiş Milletler 35.Dönem Genel
Kurulu'nun gündemini belirleyen Genel Komite'nin toplantısında Kıbrıs sorununun bu yıl
da Genel Kurul gündemine alınması kararlaştırıldı.
12- ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Kabil'deki Büyükelçiliklerine sığınan Sovyet askerlerini
teslim etmeyi düşünmediklerini, büyükelçiliklerine yöneltilecek herhangi bir saldırıdan
Sovyet ve Afgan kuvvetlerini sorumlu tutacaklarını açıkladıkları, yabancı ajanslar
tarafından bildirildi.
13- İran sınırında, Irak kuvvetlerinin hızla geliştirdikleri bir hareket sonunda Residaye,
Tavus ve Seferiye sınır karakollarını ele geçirdikleri, Bağdat Radyosu tarafından bildirildi.
14- AA'nın Buenos Aires çıkışlı haberine göre: özel arabası ile evinden ayrıldıktan kısa bir
süre sonra otomatik silahla yaylım ateşine tutulan ve üzerine bomba atılan Nikaragua
eski Devlet Başkanı Anastasio Somoza öldü.
15- Reuter Ajansı'nın Seul çıkışlı haberine göre: Güney Kore Muhalefet lideri Kim Dae
Jung, kuvvet kullanmak, öğrenci olaylarını teşvik etmek ve hükümeti devirmeye teşebbüs
etmekten dolayı suçlanarak idama mahkûm edildi.

18 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Milli Güvenlik Konseyi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan
Evren ile Konsey üyeleri, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral
Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun, saat16.00'da TBMM
salonunda düzenlenen bir törenle yemin ettiler.
2- Yüksek Askeri Şûra, saat 17.00'de Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren başkalığında olağanüstü toplanarak bir durum
değerlendirmesi yaptı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce gerekli görüldüğünde yeniden
toplanmak üzere dağıldı.
3- Milli Güvenlik Konseyi'nin yarınki toplantısıyla ilgili olarak Milli Güvenlik Konseyi Genel
Sekreterliği'nden yapılan açıklamada,«Milli Güvenlik Konseyi-19 Eylül 1980 günü saat
17.00'de TBMM'de bir toplantı yapacaktır. Gündemde Atatürk kanunu da
bulunmaktadır»denildi.
4- Genelkurmay Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanlığı, gözetimive Silahlı Kuvvetler'in
güvencesi altına alınan parlamenterlerle ilgili olarak bir bildiri yayınladı. Buna göre AP'den
7 kişi, CHP'den 25 kişi,MHP'den 11 kişi, MSP'den 5 kişi, Milli Birlik Grubu ve
bağımsılardan2 kişi olmak üzere toplam 50 kişi gözetim altına alındı.
5- 12 Eylül günü geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat eden Başbakanlık Özel Kalem
Müdürü Kemal Güçyener'in cenazesi Ankara'da toprağa verildi.
6- Gümrük ve Tekel Bakanlığı ile Amerikan yetkililerinin ortaklaşa düzenledikleri,
«Uyuşturucu madde kaçakçılığını önleme semineri»,İzmir'de Gümrükler
Başmüdürlüğünde başladı.
7- UBA'nın bildirdiğine göre : Maliye Bakanlığı'nda yapılan ve Maliye Bakanlığı .Müsteşarı
ile bakanlık yetkilileri ve DPT uzmanlarının katıldığı toplantıda, dışalımın 1980 sonunda 7
milyar doların üzerine çıkabileceği, dışsatımın ise en çok 3 milyar dolar olarak
kesinleşeceği hesaplandı.
8- Eskişehir, Afyon Kütahya, İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı 12 - 16Eylül tarihleri arasında
yapılan operasyonlarda 93 kişinin gözaltına alındığını, 3 kişinin de tutuklandığını açıkladı.
9- Feriköy'de dün, bir kuyumcu dükkanını soyarak silah zoru ile2,5 milyon lira değerinde
altın alan soygunculardan biri, olaydan iki saat sonra altınlarla birlikte yakalandı.
10- Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Federal Almanya İçişleri Bakanlığı arasında
imzalanan teçhizat yardım anlaşması.Milli Güvenlik Konseyi tarafından onaylanarak Resmî
Gazete'de yayınlandı.
11- AA'nın Londra çıkışlı haberine göre : İngiltere Başbakanı Margaret Ihatcher,
Türkiye'de ordunun yönetime el koymasıyla ilgili olarak, «Türkiye, NATO ve Batı ittifakı
için çok önemlidir. Tabii ki,Türkiye'de asayişin sağlanmasını ve ekonomik kalkınmanın
devam etmesini istiyoruz» dedi.
12- Yabancı ajanslar tarafından bildirildiğine göre : Avrupa Parlamentosu üyeleri
geleneksel toplantılarında ek gündem maddesi olarak ele aldığı Türkiye'deki son
gelişmelerle ilgili görüşmelerini tamamladı.
Buna göre, AET Dışişleri Bakanları Konseyi'nin, Türkiye'deki demokrasi gelişmelerini
yakından izlemesi ve hazırlayacağı raporu parlamentonun ilgili komisyonuna sunması
kararlaştırıldı.
13- AP Ajansı'nın Bağdat çıkışlı haberine göre : Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin,
yaptığı bir açıklama ile «İran - Irak arasında1975 yılında imzalanan sınır anlaşmasını
feshettiğini» bildirdi.
14- AP Ajansı'nın Gdansk çıkışlı haberine göre: Polonya'da yeni oluşturulan bağımsız
sendikaların 300 temsilcisi, bir ulusal işçi konfederasyonunun kurulması yönünde oy
kullandı.
15- AA'nın Viyana çıkışlı haberine göre : Petrol ihraç Eden Ülkeler Örgütü OPEC petrol
bakanlarının, petrol fiyatlarının arttırılması kararı almalarından hemen sonra Suudi
Arabistan petrole 2 dolar zam yaptı.
16- AA'nın Asuncion çıkışlı haberine göre : geçen yıl Sandinista Gerillaları tarafından
devrilen Nikaragua Devlet Başkanı Anastasio Somoza'nın ölümünden, «Özgürlük
Savaşçıları» adlı Paraguay'lı bir örgütün sorumlu olduğu bildirildi.
17- AA'nın Barzzavill çıkışlı haberine göre: Zaire Hava Kuvvetleri'ne ait C - 130 tipi bir
uçağın Ma niema bölgesindeki Kindu havaalanına düşmesi sonucu 33 kişi hayatını
kaybetti.

19 Eylül 1980
1- Milli Güvenlik Konseyi'nin Parlamento binasındaki ilk toplantısında 1402 sayılı
Sıkıyönetim Kanunu'nun bazı hükümlerinin değiştirilmesine ve bazı hükümler
eklenmesine ilişkin tasarı kabul edildi.
2- Feshedilen yargı organlarının idarî kuruluşlarının genel sekreterleri Millî Güvenlik
Konseyi Genel Sekreterliğine bağlandı.
3- Parlamento binasında Milli Güvenlik Konseyi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı
kuruldu.
4- 12 Eylül Harekatı'ndan sonra faaliyetleri durdurulan dernekler arasında yer alan Türk
Tarih Kurumu'nun yeniden açılmasına ve çalışma yapmasına izin verildi.
5- Türk - İş'e bağlı olup da faaliyeti durdurulan sendikaların tümünün sıkıyönetimce
açılmasına karar verildi.
6- İkinci Ordu ve Konya, Niğde, Kayseri, Nevşehir, Yozgat ve Kırşehir İlleri Sıkıyönetim
Komutanı Orgeneral Bedrettin Demirel, Mevlana Araştırma Enstitüsünde yaptığı
toplantıda, «Birinci görevlerinin sosyal adaleti ve emniyeti sağlamak» olduğunu bildirdi.
7- İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Sanayi Odası ve İhracatçılar Birliği tarafından
ortaklaşa düzenlenen törende, başarılı ihracatçılar arasında görülen 13 firmaya takdir
beratı verildi. Öte yandan dış ticarette başarı kazanan 52 firma ise altın madalya aldı.
8- Türkiye ile Bulgaristan arasında turizm işbirliğini geliştirmek amacıyla İstanbul'da
düzenlenen ve 3 gün süren toplantı sona erdi ve toplantıyla ilgili belge Türkiye adına
Turizm ve Tanıtma Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Özer Sezgin, Bulgaristan adına da
Bulgaristan Turizm Bakan Yardımcısı Zanko Zankof tarafından imzalandı
9- ANKA Ajansı'nın bir haberine göre; Türkiye ile arasında serbest döviz esasına dayalı
ticaret ya da ödeme anlaşması ya da özel anlaşma bulunan ülkelere ihracatta bulunan
sanayici ve ihratçılara sağladıkları dövizlerin yüzde 50'sini kendilerine alıkoyma hakkı
tanındı.
10- Libya Arap Halk Sosyalist Cemahiriyesin den bir ticaret heyeti,Ankara'ya geldi.
11- Basında yer alan haberlere göre; 12 Eylül 1980'den önceki bir hafta içinde,
Türkiye'de anarşi ve terör, 99 kişinin yaşamını yitirmesine neden olurken, Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin ülke yönetimine el koymasından sonra geçen ilk hafta içinde 4 kişi
öldürüldü.
12- Geçtiğimiz pazar günü Adana'da meydana gelen ve Tank Kıdemli Yüzbaşı A. Bülent
Angın'ın şehit edilmesi, Polat adlı Tekel işçisinin öldürülmesi ile ilgili dava, Sıkıyönetim 1
Noiu Askerî Mahkemesi'nde «Suçüstü» hükümlerine göre yapıldı, Serdar Soyergin adlı
sanık ölüm, ayrıca Ayhan Cansun adlı sanık da 10 yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı.
13- Antalya Gazipaşa'da bir öğretmen tabanca kurşunu ile öldürülmüş olarak bulundu.
14- Japonya, Türkiye'deki 12 Eylül'den sonra yönetimi devralan Milli Güvenlik Koseyi'ni
tanıdığını Türkiye'ye resmen bildirdi.
15- AP Ajansı'nın Washington çıkışlı haberine göre : Washington'da bir açıklama yapan
ABD Başkanı Jimmy Carter, İran lideri Ayetullah Humeyni'nin Tahran'daki Amerikalı
rehineleri serbest bırakmak için öne sürdüğü koşullar üzerinde tartışma ortamı
açabileceğini söyleyerek bu koşullar içinde özür dilemenin bulunmadığını belirtti.
16- AP Ajansı'nın Moskova çıkışlı haberine göre; Sovyetler Birliği,içinde bir Kübalı
kozmonot ile Sovyet uçuş komutanının bulunduğu Soyuz - 38» uzay aracını uzaya
fırlattı.
17- REUTER Ajansı'nın Tokyo çıkışlı haberine göre; Japonya Sağlık Bakanı Kunikiçi Saito
rüşvet aldığını doğruladı ve olayın siyasal sorumluluğunun kendisine olduğunu belirterek
istifa ettiğini duyurdu.
18- İspanya'da azınlık hükümeti Başbakanı Adolfo Suarez'in güvenoyu aldığı, yabancı
ajanslar tarafından bildirildi.
19- AFP'nin bir haberine göre; Polonya'da uzun süre devam eden grev dalgasına önderlik
eden işçi lideri Lech Walesa, gazetecilerle yaptığı bir konuşmada, «Yetkililer şimdiden
anlaşmalardan sapmaya ve işçilerle vardıkları bu anlaşmaları yeniden düzenlemeye
başladılar.» dedi.
20- AP Ajansı'nın Tahran çıkışlı haberine göre; Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in
İran ile 1975 yılında imzalanan sınır anlaşmasını feshettiğini bildirmesinden sonra İran'ın
yeni parlamentosu gizli bir toplantı yaptı. Toplantıdan sonra yayınlanan bildiride, İranlı
liderler Irak halkına, «Bundan sonra Irak ve diğer ülkelerdeki despotre jimleri yıkana dek
bu ülkelere karşı cihad ilan edeceklerini» açıkladılar.

20 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve MGK Başkanı Orgeneral Kenan Evren, hükümeti
kurma görevini emekli Oramiral Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Bülent Ulusu'ya verdi.
2- Dışişleri Bakanlığı Batı Dairesi eski Başkanı Üstün Dinçmen Devlet Başkanı,
Genelkurmay ve MGK Başkanı Orgeneral Kenan Evren'in Özel Kalem Müdürlüğüne
getirildi.
3- Merkez Bankası Başkanı İsmail Hakkı Aydınoğlu Ankara'da basına verdiği demeçte,
son iki ayda ve Eylülün ilk 10 gününde işçi dövizlerinde büyük artış olduğunu söyleyerek,
c Temmuz - Ağustos aylarında işçi dövizlerindeki artış sevindirici olmuştur. Bu iki ayda
Merkez Bankası kasalarına giren işçi dövizi 280 milyon doları bulmaktadır.» dedi.
4- 6. Kolordu ve Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Gaziantep,Adıyaman ve Hatay İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yayınlanan bildiride, il ve ilçelerle, belediyesi olan
yerleşim bölgelerinde belediye hizmetlerinin noksansız olarak yerine getirilmesi,
derneklerin çalışmaları, spor karşılaşmaları ve güvenlik konularındaki uygulamalar
hakkında açıklama yapıldı-
5- Erzurum, Ağrı, Kars ve Artvin İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yayınlanan
bildiride, «Sıkıyönetim Komutanlığının 28 numaralı bildirisiyle, bölgemizde sıkıyönetim
güvenlik kuvvetlerinin dışında, ruhsatlı da olsa silah taşınması yasaklanmıştır.» denildi.
6- Kısa adı MESS olan Madenî Eşya Sanayicileri Sendikası'nca düzenlenen «Grev sonrası
üretimde verim artışını etkileyici üst yönetim stratejisi» konulu seminer İstanbul'da
başladı.
7- Gazeteci İzzet Akyol geçirdiği bir kalp krizi sonucu öldü.
8- 8. Kolordu Sıkıyönetim Komutanlığı Askerî Mahkemesi, 7Ağustos 1980 ile 15 Eylül
1980 tarihleri arasında yargılanan 3 sanığa müebbet, 2'sine 24'er yıl ağır, 21'ine de çeşitli
hapis cezalan verdi.
9- Avrupa Konseyi Asamblesi'nin 24 Eylül - 2 Ekim tarihleri arasında yapacağı toplantıya
katılacak olan eski parlamenterlerden Cevdet Akçalı Strassbourg'a gitti.
10- AFP'nin Brüksel çıkışlı haberine göre; NATO'nun Polonya'deki gelişmeleri ve Sovyet
birliklerinin ülke sınırında yığınak yapmalarını çok yakınından izlediği, Brüksel'de bir NATO
sözcüsü tarafından açıklandı.
11- ABD Dışişleri Bakanı Edmund Muskie'nin «Polonya'da grevlerin ilk başladığı günden
itibaren Sovyetler ülkenin durumunu ilgi ile izliyorlardı. Şimdi işler karışınca sınıra çok
sayıda asker, araç ve silah yığınağı yaptılar.» dedıği yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
12- Tahran Radyosu'nca yapılan açıklamada Devlet Başkanı Beni Sadr'ın, silahlı
kuvvetlerin başkomutanlığına getirildiği ve Irak sınırına yığınak yaptığı bildirildi.
13- AP Ajansı'nın Fas çıkışlı haberine göre; Fas'ta olağanüstü toplanan İslam
Konferansında İsrail'e karşı cihad açılmasına ve İsrail'in BM'den çıkarılması için girişimde
bulunmasına karar verildi.
14- Polonya Hükümeti'nin, Poznan ve Katovviçe kentlerindeki komünist partisinin iki
yetkilisini görevden aldığı, yabancı basın organları tarafından bildirildi.
15- AFP'nin Pekin çıkışlı haberine göre; Çin, çok kısa süren bir yargılama sonucu idama
mahkûm edilen Güney Kore muhalefet lideri Kim Dae Jung'un serbest bırakılması için
çağrıda bulundu.

21 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Milli Güvenlik Konseyi ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan
Evren tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Bülend Ulusu'nun, çalışmalarını
tamamladığı ve kabineyi kurduğu açıklandı.
Yapılan açıklamaya göre Bakanlar Kurulu listesi şöyle :
Başbakan : Bülend Ulusu
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Zeyyat Baykara
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Turgut Özal
Devlet Bakanı: M- Nimet Özdaş
Devlet Bakanı: Mehmet Özgüneş
Devlet Bakanı: İlhan Öztrak
Adalet Bakanı: Cevdet Menteş
Milli Savunma Bakanı: Haluk Bayülken
İçişleri Bakanı: Sefahattin Çetiner
Dışişleri Bakanı: İlter Türkmen
Maliye Bakanı: Kaya Erdem
Bayındırlık Bakanı: Tahsin Önalp
Milli Eğitim Bakanı: Hasan Sağlam
Ticaret Bakanı: Kemal Cantürk
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı : Necmi Ayanoğlu
Gümrük ve Tekel Bakanı: Recai Baturalp
Ulaştırma Bakanı: Necmi Özgür
Çalışma Bakanı: Turhan Esener
Gıda, Tarım ve Orman Bakanı; Sabahattin Özbek
Sanayi ve Tekonoloji Bakanı: Şahap Kocatopçu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Serbülend Bingöl
Turizm ve Tanıtma Bakanı : İlhan Evliyaoğlu
İmar ve İskan Bakanı: Şerif Tüten
Köyişleri Bakanı: Münir Güney
Gençlik ve Spor Bakanı: Vecdi Özgül
Kültür Bakanı : Cihat Baban
Sosyal Güvenlik Bakanı : Sadık Side
Başbakan Bülend Ulusu başkanlığındaki 27 Bakanlık bulunan yeni hükümette eski Gıda
Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile eski Orman Bakanlığı «Tarım ve Orman Bakanlığı» adı
altında birleştirildi.
2- Devlet Başkanı Genel Sekreteri ve Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterljği'ne
Orgeneral Haydar Saltık, Devlet Başkanı Genel Sekreter Yardımcılığına da 51. Tümen
Komutanı Tuğgeneral Hasan Sağlam atandı.
3- Petrol ürünlerine, şekere ve kimyasal gübrelere yapılan zamlar, MiNi Güvenlik
Konseyı'nin kararları olarak açıklandı. Bunu göre :süper benzin, normal benzin, gazyağı
ve motorinde litre başına 5 lira,12 kiloluk tüp gazda tüp başına 75 lira, 10 kiloluk tüp
gazda tüp başına 60 lira, piknik tüpünde tüp başına 15 lira, zam yapıldı. Ayrıca kristal
şekerin kilosu 48 lira, küp şekerin kilosu 57 - 59 lira rafine şekerin kilosu da 56 lira oldu.
4- 1402 sayılı Sıkıyönetim Yasası'nda değişiklik yapan ve Sıkıyönetim Komutanlarına
geniş yetkiler tanıyan yasa Resmî Gazete'de yayınlandı. Buna göre, sıkıyönetim ilanından
sonra işlenen suçların cezası iki katına çıkarıldı ve sıkıyönetim mahkemesinde görev
alacak hakim ve savcıların atanma biçimleri belirlendi.
5- 2. Ordu ve Konya; Kayseri, Kırşehir, Niğde Nevşehir ve Yozgat İlleri Sıkıyönetim
Komutanlığı, sıkıyönetim ilanından bu yana bölgede yapılan operasyonlarda 498 kişinin
gözaltına alındığını ve çeşitli silahların ele geçirildiğini açıkladı.
6- Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimî Temsilcisi Coşkun Kırca'nın, Newsweek Dergisi'ne
verdiği bir demeç nedeniyle Dışişleri Bakanlığı tarafından uyarıldığı basında yer alan
haberlerde bildirildi.
7- 1. Ördü ve İstanbul Sıkıyönetim Komutnalığı'nca, sendika yöneticilerinin teslim
olmalarını isteyen bildirisine uymayarak gizlenen DİSK Genel Sekreteri Fehmi Işıklar,
İstanbul'da yakalandı.
8- ABD tarafından özel çağrıda bulunulan, işadamları, gazeteciler ve profesörlerden
oluşan bir Türk heyeti uçakla ABD'ye gitti.
9- Türkiye Kuru Meyve İhracatçıları Birliği tarafından yapılan açıklamaya göre, sezon
başından bu yana Ortak Pazar ülkeleri ve serbest döviz ülkeleri ile anlaşmalı ülkelere
yapılan 31 milyon 664bin 957 kilo kuru incir dışsatımından 41 milyon 138 bin 370 dolar
döviz girdisi sağlandı.
10- Uluslararası niteliği 10 Eylül'de biten 49- İzmir Enternasyonal Fuarı saat 23.00'de
kapandı.
11- THY, Batı Almanya ile Türkiye arasındaki charter uçak bilet ücretlerini gidiş - dönüş
yüzde 30 ucuzlattı.
12- Van - Başkale karayolunda, iki gün önce 7 aracı durdurarak yolcuları soyan 5 kişi,
güvenlik kuvvetlerinin operasyonları sonucu silahlarıyla birlikte yakalandı.
13- Toplası Cezaevi'nde bir tutuklunun saldırısına uğrayan Murat Jandarma adlı bir
hükümlü, tabancayla vurularak öldürüldü.
14- Türk düşünürü ve şairi Mevlana Celaleddin Rumi'yi anma törenlerinin bu yıl Federdl
Almanya ve Belçika'da da düzenleneceği basında yer alan haberlerde bildirildi.
15- Dünya Bankası'nın açıklanan yıllık raporunda, 30 Haziran1980'cie biten malî yılda,
Türkiye'ye yapılan yardımların 520 milyon dolar olduğu belirtildi.
16- Abadan'm petrol komplekslerinin güneyindeki Hüsrevabad İran Deniz Üssü'ne
saldıran Irak savaş gemilerinin, 5 İran savaş gemisini ve üssünü imha ettiği, Tahran
Radyosu tarafından açıklandı.
17- AP Ajansı'nın Şam çıkışlı haberine göre : Libya Hükümeti, Suriye'nin Sovyetler
Birliği'ne olan askerî malzeme borçlarının 1 milyar dolarlık bölümünü ödedi.
18- AP Ajansı'nın Rabat çıkışlı haberine göre : Fas Silahlı Kuvvetleri'nin hafta içinde
ülkenin Atlantik kıyısında sızma faaliyeti gösteren Polisario gerillalarıyla çatıştıkları
açıklandı.
19- Hindistan'da, muson yağmurlarının neden olduğu sellerden500 kişinin öldüğü ve
büyük maddî zararın meydana geldiği, yabancı ajanslar tarafımdan bildirildi.

22 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan
Evren, Başbakan Bülend Ulusu başkanlığındaki Bakanlar Kurulu üyelerini saat 14.30'da
Çankaya Köşkü'nde kabul etti.
2- Milli Güvenlik Konseyi, Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı
Orgeneral Kenan Evren'in başkanlığında,Çankaya Köşkü'nde, yürütme ile ilgili konuların
ele alındığı bir toplantı yaptı.
3- Bakanlar Kurulu, Başbakan Bülend Ulusu başkanlığında ilk toplantısını yaptı. Başbakan
Bülend Ulusu, toplantıdan önce gazetecilere yaptığı açıklamada, «Terör odaklarını
kurutarak terör olaylarını önlemek en önde gelen görevimiz olacaktır.» dedi.
Hükümet programı ile Bakanlar Kurulu'nun çalışma usullerinin görüşüldüğü toplantı
yaklaşık 1 saat sürdü. Daha sonra Başbakan Bülend Ulusu ve kurul üyeleri Anıtkabir'e
giderek saygı duruşunda bulundular.
4- Milli Güvenlik Konseyi tarafından yayınlanan bildiride, bazı Eğitim Enstitülerinde
sınavların tarafsız olarak yapılmadığı ve sınav güvencesi sağlanmadığı açıklandı.
Bildiride, bu tür uygulamalar yapan sorumlular hakkında Sıkıyönetim Komutanlıklarınca
yasal işleme başlanacağı da kaydedildi.
5- Basında yer alan bir haberde : Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime bütünüyle el
koymasından sonra Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı hukuk
dairelerinde görevli askerî yargıçlar tarafından hazırlanmasına başlanılan geçici anayasa
taslağı üzerindeki çalışmaların tamamlandığı belirtildi.
6- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Şahap Kocatopçu Ankara'da verdiği demeçte, «Ortak
Pazar'a üye olmamız tarım ürünlerinin satışında büyük kolaylık sağlayacaktır. Önce
kaliteye önem vermemiz gerekir.. Türk sanayii uzun yıllar kapalı bir ekonomiye hizmet
ettiği için dış rekabetin etkisinden uzak kalmıştır. İkinci önemli koşulda dış pazarlarda
kendimizi tanıtmak için gerekli organizasyon ve fedakarlığı kabullenmek zorundayız.»
dedi.
7- Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Side, Bakanlık'ta yetkililer ile yaptığı toplantıda,
hükümet programı ile ilgili çalışmaların tamamlandığını, son günlerde işçi ücretlerinin
dondurulacağı yolundaki söylentilerin asılsız olduğunu belirtti.
8- Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nca yapılan iki tur oylamada,Mazhar Budak, Rahmi
Suray, Hüseyin Fazıl Onay, Cemil Sonbay, Mehmet Kaya, Faik Erpul ve Vasıf Dinçel
Yüksek Hakimler Kurulu üyeliğine seçildiler.
9- Yüksek Seçim Kurulu'nun boş üyeliğine Cezmi Bilgin seçildi.
10- Yargıtay 1. Başkanlık Genel Sekreterliğine Yargıtay 4. Ceza Dairesi üyesi Celal Kadir
Varol getirildi.
11- Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliğine Bakanlık Yüksek Müşaviri Büyükelçi Kamuran
Gürün atandı.
12- İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığına Müsteşar Muavini Fahri Görgülü atandı.
13- İstanbul'da, Milli Güvenlik Konseyi kararı ile kapatılan sendikalardan Türk - İş'e bağlı
Kristal - İş ve Petrol - İş dışındaki bütün sendikalar yeni bir izinle açıldı.
Öte yandan DİSK ve MİSK konfederasyonlarına bağlı sendikaların genel merkez ve
şubeleri hakkında verilen kapatma kararında herhangi bir değişme olmadı.
14- 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 50 numaralı bildirisine göre, DİSK,
MİSK ve bu konfederasyonlara bağlı sendikaların bütün yöneticileri ile işyeri baş
temsilcilerinin en kısa zamanda Sıkıyönetim Komutanlıklarına teslim olmaları istendi,.
15- 6. Kolordu ve Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Gaziantep,Adıyaman ve Hatay İlleri
Sıkıyönetim Komutanlığı yayınladığı bildiride, muhtarların, apartman yöneticileri ile otel -
motel ve benzeri yerleri çalıştıranların kaçak mal satanları, şüpheli şahısları ve meçhul
kişileri hemen ilgili mercilere bildirmelerini istedi.
16- İskenderun'da sabah erken saatlerde bildiri dağıtmak isteyen bir grupla güvenlik
kuvvetleri arasında çıkan çatışmada Hasan İnce adlı bir terörist öldü.
17- Çemberlitaş'ta geçtiğimiz Nisan ayında cezaevi aracından kaçan tutuklulardan Asım
Aşkayanar Şehremini'de ele geçirildi.
18- THY, yetkilileri tarafından yapılan açıklamada «Irak'la İran arasındaki çatışmaların
sıcak savaşa dönüşmesi üzerine Orta Doğu'ya yapılan seferlerin iptal edildiği» bildirildi.
19- Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik
Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e bir kutlama mesajı gönderdi.
20- Irak Hava Kuvvetleri'ne bağlı uçakların İran'da Tebriz, Tahran, Ahvaz, Buşehr
Havaalanlarının bombalanmasından sonra Irak Devrim Komuta Konseyi'nin İran'a savaş
ilan ettiği, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.

23 Eylül 1980
1- Milli Güvenlik Konseyi, «Atatürk'ün doğumunun 100. yılının kutlanması ve Atatürk
kültür merkezi kurulması» hakkındaki kanun tasarısını görüştü ve İhtisas Komisyonu'nun
hazırladığı raporu kabul etti.
2- Milli Güvenlik Konseyi, yasama çalışmalarında gerekli araştırma ve incelemeyi yapmak
üzere «İhtisas komisyonları» kurmayı kararlaştırdı.
3- Devlet Planlama Teşkilatı'nın 20. kuruluş yıldönümü nedeniyle Devlet Su işleri
Salonu'nda yapılan törende konuşan Başbakan Bülend Ulusu, .«Olumlu neticeleri görülen
ekonomik istikrar programını ciddiyetle, kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.
Programın şimdiye kadar uygulanamayan tamamlayıcı düzenlemeleri de kısa sürede
yürürlüğe girecektir.» dedi.
4- Başbakan Bülend Ulusu tarafından yayınlanan genelgeye göre Başbakan Yardımcıları
ve Devlet Bakanları arasında görev bölüşümü yapıldı. Buna göre; Başbakan Yardımcısı
Zeyyat Baykara'nın Kıbrıs Koordinasyon Kurulu Yüksek Denetleme Kurulu Başkanlığı ile iç
Güvenlik Koordinasyon Kurulu Başkanlığını yürüteceği, Başbakan Yardımcısı Turgut
Özal'a, Devlet Planlama Dairesi ite Devlet Personel Dairesi Başkanlığı, Devlet İstatistik
Enstitüsü Başkanlığı ile Kamu İktisadî Teşebbüsleri Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’nın
bağlı olacağı; Devlet Bakanı İlhan Öztrak'ın Danıştay Başkanlığı, Toprak ve Tarım
Reformu Müsteşarlığı, Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Başkanlığı ve
Yüksek Uzlaştırma Kurulu Başkanlığı'yla ilgileneceği; Devlet Bakanı Mehmet Özgüneş'e,
Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel
Müdürlüğüvle Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün bağlı olacağı; Devlet Bakanı Prof,.
Nimet Özdaş'ın ise, Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliği, Türkiye Bilimsel ve
Teknik Araştırma Kurumu Genel Sekreterliği ve Çevre Müsteşarlığı ile ilgileneceği
belirtildi.
5- Basında yer alan bir habere göre; Başbakan Bülend Ulusu başkanlığında oluşturulan
yeni hükümetin programının hazırlanması çalışmalarına başlandığı, bakanların kendi
çalışmaları ile ilgili hazırlık çalışmalarını bir bütün haline getirme görevinin, Başbakan
Yardımcıları Zeyyat Baykara ve Turgut Özal ile Devlet Bakanı İlhan Öztrak'a verildiği
bildirildi.
6- Bakanlar Kurulu, bazı bakanlıklarda ve kamu kuruluşlarında görevlendirilen asker ve
subayların geri çekilmesini kararlaştırdı.
Öte yandan, belediyeler dahil, kamu kuruluşlarında Milli Güvenlik Konseyi'nce
görevlendirilen yönetici kadroların görevlerinde kalacağı bildirildi.
7- Maliye Bakanı Kaya Erdem Hürriyet muhabirine verdiği demeçte, «Adil bir vergi
yasasının çıkarılması ve dar gelirlerinin üzerindeki vergi yükünü hafifletmek için her türlü
çaba gösterilecektir.»dedi.
8- Çalışma Bakanı Turhan Esener ANKA Ajansı muhabirine, göreviyle ilgili olarak yaptığı
açıklamada, «Önemli olan, sorunları bilmek ve verilen görevde ülkeye yararlı olmaktır.
Büyük problemler var,bunların çözümü için yoğun bir çalışma içine girmek
zorundayız.»dedi.
9- Turizm ve Tanıtma Bakanı İlhan Evliyaoğlu, Hürriyet muhabirine yaptığı açıklamada,
turizmin ülke kalkınmasındaki önemine işaret ederek, «Turizm ve tanıtma konulan planlı
bir şekilde ele alınacaktır»dedi.
10- Sosyal Güvenlik Bakanı Sadık Side, Ulusal Basın Ajansı'na verdiği demeçte, asgarî
ücretin bugünkü fiyatlar karşısında çok gerilerde kaldığını belirterek, «Asgarî ücreti
Bakanlar Kurulu'nda değerlendirme imkânı bulacağız.» dedi.
11- Köyişleri ve Kooperatifler Bakanı Münir Güney, göreve başlaması nedeniyle Bakanlık
Müsteşarı, Genel Müdür ve Daire Başkanlarıyla yaptığı toplantıda, tüm gayretlerin Atatürk
ilkeleri doğrultusunda ve her şeyden önce Atatürk Cumhuriyetinin bekası için olacağını
kaydederek, «Halka ve hizmete dönük çalışmalarımızı bu amaçlarından saptıracak
davranışlara fırsat verilmeyecektir.» dedi.
12- İmar ve İskan Bakanı Şerif Tüten, AA, muhabirinin, Ankara metrosunun geleceği
konusundaki sorularını yanıtlarken, «İstanbul ve Ankara'da metro yapımına kimse karşı
olamaz. Ancak bu, teknik bilgi gerektiren bir konudur. Bu konuyu da hükümet
programında bildireceğiz.» dedi.
13- Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Sabahattin Özbek Ankara'da verdiği demeçte, «İki
ayrı bakanlığın birleştirilmesi ile Türkiye'de tarım ve orman insanının daha iyi yaşaması
için tutarlı planlar yapmanın mümkün olacağını» belirtti.
14- Gazeteci ve yazar Emin Karakuş, geçirdiği bir kalp krizi sonucu vefat etti.
15- Güvenlik Kuvvetleri ile İzmir'in Urla İlçesi yakınlarında silahlı çatışmaya giren 5
teröristten 1'i ölü, 3'ü sağ olarak ele geçirildi, 1terörist ise kaçtı.
16- Irak - İran savaşının ikinci gününde, Irak kara kuvvetlerinin İran topraklarına girerek
hayati merkezleri ele geçirirken, İran uçaklarının da Bağdat dahil 6 havaalanını
bombaladığı, Irak uçaklarının ise İran'ın zengin petrol yataklarının bulunduğu Abadan'ı
bombaladığı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
17- AA'nın San Jose çıkışlı haberine göre; İran ve Irak arasındaki anlaşmazlığın barışçıl
yollarla çözümü için çağrı yapan ABD Başkanı Carter, Sovyetler Birliği'nin iki ülke
arasındaki çatışmalara müdahale etmemesi gerektiğini bildirdi.
18- AP Ajansı'nın Yeni Delhi çıkışlı haberine göre; Hindistan'da İndira Gandi hükümeti,
ülkenin güvenliğini tehlikeye düşüren ve kamu düzenini bozan herkesi 12 ay süre ile
gözaltında tutabileceğine ilişkin bir yasayı onayladı.

24 Eylül 1980
1- Devlet Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan açıklamada,
«Ankara'deki akredite yabancı misyon şeflerin insaat 10.00 da Çankaya Köşkü'nde Devlet
Başkanı Genelkurmay ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e takdim
edildiği, kabulde Devlet Başkanlığı Genel Sekreteri Orgeneral Haydar Saltık İle Dışişleri
Bakanı İlter Türkmen'in de bulunduğu» bildirildi.
2- Başbakan Bülend Ulusu, Bakanlık ve kuruluşlara, «Bütçe çağrısı» ile ilgili olarak
gönderdiği genelgede, «Her alanda tasarrufa özen gösterilmesi ve kıt kaynakların en iyi
kullanımı bütçe uygulamasının temel hedefidir.» dedi.
3- Adalet Bakanı Cevdet Menteş, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Türk Ceza
Kanunu ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda yapılacak değişikliklerin hükümet
programına alınacağını belirtti ve «Bu kanunlarda yapılacak değişiklilerden sonra Türk
yargıçları korkusuzca görev yapabilecek ve karar verebileceklerdir.»dedi.
4- Enerji ve Tobii Kaynaklar Bakanı Serbülent Bingöl, ANKA Ajansı muhabirine yaptığı
açıklamada, «Türkiye'nin şu anda 40 günlük akaryakıt stoku bulunduğunu, bu miktarın
Türkiye'nin en yüksek stok kapasitesi olduğunu» belirtti.
5- Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nca üç gündür sürdürülen seçimlerde Yüksek Hakimler
Kurulu üyeliğine Mazhar Budak, Rahmi Suray, Hüseyin Faysal Onay, Cemil Sonbay,
Mehmet Kaya, Faik Erpul, Vasıf Dinçel, Sabahattin Eryurt, Adnan Kukner, Mehmet
Tekinözve Hilmi Erdem seçildiler.
6- AA'nın haberine göre, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ile Maliye
Bakanı Kaya Erdem'in de katıldıkları 38resmî ve özel banka müdürlerinin toplantısında
tüm bankaların mevduatlara yüzde 33 faiz uygulamasına ilişkin deklarasyon yayınlanması
ve bunun gazetelere verilecek reklamlarla deklarasyon sekinde yayınlanmasının
kararlaştırıldığı belirtildi
7- Milli Güvenlik Konseyi tarafından TRT'de yönetim ve denetim sorumluluğuna getirilen
Tümgeneral Servet Bilgi görevini Genel Müdür Doğan Kasaroğlu'na devrederken, «12
günlük çalışma dönemimizde başta Genel Müdür olmak üzere tüm TRT personelinden
memnun ayrılıyorum.» dedi.
8- Türk - iş'e bağlı İstanbul'da bulunan ve Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından kapatılan
sendika genel merkez ve şubelerinin hepsinin açıldığı basında yer alan haberlerde
bildirildi.
9- Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan bir haberde, Kahramanmaraş'a bağlı Afşin ve
Elbistan Belediye Başkanlarının da görevlerinden alındığı belirtildi.
10- Genel - İş Sendikası'na ait Emek Matbaacılık Anonim Şirketi Genel Müdürü gazeteci
İlhami Soysal serbest bırakıldı. Öte yandan Aydınlık Gazetesi İstihbarat Şefy gazeteci Nuri
Çolakoğlü, yabancı gazetecilere izinsiz çekim yapmaları sırasında yol gösterdiği
gerekçesiyle gözaltına alındı.
11- 3. Ordu ve Erzincan, Gümüşhane, Giresun, Trabzon, Rize,Ordu, Sivas, Tokat,
Amasya, Çorum, Samsun, Sinop İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yapılan
açıklamada, «Ordu'nun Gölköy ilçesinde güvenlik kuvvetleri ile çatışmaya giren
teröristlerden ikisinin ölü, ikisinin yaralı, üçünün ise sağ olarak ele geçirildiği» bildirildi.
12- Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askerî Mahkemesi, Ankara
Piyangotepe'de geçen Mayıs ayında bir kahveyi tarayarak 7 kişiyi öldürmek, 2 kişiyi de
yaralamaktan sanık 4 sağ eylemciden Nurullah Akdoğan için ölüm cezası, Ahmet Balcı,
Mustafa Mümin Büyük ve Halis Bağkaya için de 10 ile 33 yıl arasında hapis cezası istedi.
13- İzmir'de yapılan, İzlanda - Türkiye, Avrupa Uluslar Kupası maçında, İzlanda
Türkiye'yi 3-1 yendi.
14- Basında yer alan bir habere göre; Türkiye ile AET arasındaki ortaklık ilişkilerinin
canlandırılması ve geliştirilmesi için30 Haziran - 1 Temmuz 1980 tarihlerinde aktedilen
Türkiye - AET Ortaklık Konseyi toplantısında kabul edilen kararlar, AET nezdin deki
Türkiye daimi temsilciliği ile Avrupa Ekonomik Topluluk Konseyiar asında yapılan mektup
teatisiyle 19 Eylül 1980 tarihi itibarıyla kesinleşti.
15- THA'nın haberine göre; Dünya Bankası'nm her yıl yayınladığı raporlardan 1980 dünya
kalkınma raporunda yer alan verilerde dünyada dışsatım gelirlerinden en büyük payı
enerji dışalımına ayıran Türkiye'nin olduğu belirlendi.
16- AA'nın Lefkoşa çıkışlı haberine göre; Kıbrıs sorununa barışçı bir çözüm bulunmasını
amaçlayan toplumlararası görüşmelerde, Türkive Rum toplumları temsilcilerinin, Denktaş
- Kipriyanu anlaşmasının Kıbrıs'ta iki toplum arasında karşılıklı güven havası yaratılması
ve normal koşullara dönüşü sağlayacak pratik önlemlere ilişkin 6. maddesi çerçevesinde
görüşler ortaya koydukları belirtildi.
17- İran askerlerinin, Irak kuvvetlerinin İran'ın batı ve güneybatısında giriştiği bir seri
saldırıyı püskürttüğü ve 16 MİG uçağı ile 40Irak tankını da tahrip ettiği, Tahran Radyosu
tarafından açıklandı.
Irak Haber Ajansı INA ise, Fas Kralı 2. Hasan'ın Irak Büyükelçisine ülkesinin Irak'a her an
askeri yardıma hazır olduğunu bildirdiğini açıkladı.
Öte yandan Bağdat Radyosu'nda yayınlanan hükümet bildirisinde,«Irak'ın Şatt-ül
Arap'taki hakimiyetinin tanınması ve Hürmüz Boğazı'ndaki İran işgali altında bulunan
Büyük Mezar, Küçük Mezar ve Ebu Musa adalarının iadesi şartları ile savaşın
durdurulacağı,» belirtildi.
18- İran - Irak arasındaki savaşın hemen durdurulması için, Birleşmiş Milletler'in her iki
tarafa da ateşkes çağrısında bulunduğu, çeşitli Arap ülkeleri ile bağlantısız ülkeler adına
Küba Devlet Başkanı Fidel Castro'nun da çarpışmalara son verilmesi için girişimlerde
bulunmaya başladığı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
19- Irak - İran savaşının sürmesi ve Basra Körfezi'nden sevkiyatın durdurulması halinde
dünyanın büyük bir petrol krizi ile karşılaşabileceği, Irak Ulusal Petrol Şirketi'nin, ülkeden,
başta Japonya olmak üzere yabancı ülkelere yapılan ham petrol sevkiyatına ara verdiğinia
çıkladığı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
20- AA'nın Zürih çıkışlı haberine göre; Avrupa ülkeleri haber ajanslarının genel müdürleri
ile üst düzeyde yöneticilerinin katıldığı Avrupa Ajanslar Birliği Genel Kurul toplantısı
Zürih'te, Muraltengut Şatosu salonunda başladı.
21- Polonya'da yeni kurulan bağımsız sendikaların liderlerinin,Varşova Mahkemesi'ne
başvurarak sendikalarını yasal statüye kavuşturdukları, yabancı ajanslar tarafından
bildirildi.

25 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Millî Güvenlik Konseyi Başkakanı Orgeneral Kenan
Evren, Libya Devrim Lideri Albay Muammer Kaddafi'nin kutlama mesaimi
cevaplandırırken, «İki ülkeyi ilgilendiren tüm konularda işbirliğinin güçlendirilmesi için
çaba harcayacağını»belirtti.
2- Başbakan Bülend Ulusu başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu toplantısıyla ilgili
olarak yapılan açıklamada, «Bakanlar Kurulubu görüşmelerin ışığı altında Redaksiyon
Komitesi'nin çalışmalara devam etmesine karar vermiştir.» denildi.
Hükümet programı ile ilgili Redaksiyon Komitesi, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Zeyyat Baykara, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ile Devlet Bakanı
Prof. Dr. İlhan Öztrak'tan kuruludur.
3- Başbakanlık Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre;Başbakan Bülend
Ulusu'nun başkanlığında çalışacak «Yasal Düzenlemeler Yüksek Kurulu»na, Devlet Bakanı
ve Başbakan Yardımcısı Zeyyat Baykara, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut
Özal,Devlet Bakanı Prof. Dr. İlhan Öztrak, Devlet Bakanı Mehmet Özgüneş ve yasal
düzenleme ile ilgili bakanların katılacağı belirtildi.
4- Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere Ankara'dan
ayrılmadan önce Basına verdiği demeçte, «Yunanistan'ın NATO'nun askerî kanadına
dönüşünü mümkün kılacak olan Ege Denizi'nde hiçbir kumanda tertibi olmayacağı,
kumanda tertiplerinin daha sonra iki tarafın görüşmeleriyle saptanacağı formülünü kabul
etmek eğiliminde göründüğünü» söyledi.
5- Gümrük ve Tekel Bakanı Recai Baturalp, Ankara'da verdiği demeçte, özel sektörün de
sigara üretimine katılmasının gerekli olduğunu belirterek, «Sigara üretiminde yabancı
teknolojiye ve özel sektör sermayesine ihtiyaç vardır. Böylece gelişecek üretimin dış
pazarlara yönelik olması gerekmektedir» dedi.
6- Milli Eğitim Bakanlıyı'ndan yapılan açıklamada, «Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam'm,
Ankara'daki okulları zaman zaman denetleyeceği» bildirildi.
7- Ankara'da yapılan orta öğretim toplantısında bir konuşma yapan Korgeneral Recep
Ergun, «Okullarda polis ve jandarma bulunması yüz kızartıcıdır. Bu yıl okullara asker
yollamayacağız. Okul idareleri ya olayları önlerler, ya da olay çıkartanları yakalar, bize
teslim ederler.» dedi.
8- Ankara Belediye Başkanı Süleyman Önder, Ankara'da yaptığı açıklamada, imar planına
uygun olmayan arsa ve binaların alınmaması için uyarıda bulundu.
9- 1. Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı yayınladığı 51 numaralı bildiri ile, tüm fabrikaların
tam kapasite ile çalışmalarını» istedi.
10- Türk - İş İcra Kurulu tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine e!
koymasından sonra Türk - iş ve bağlı sendikaların alacağı tavır ve yapılacak çalışmaların
ölçüsüne ilişkin yayınlanan genelgede, «Teşkilatımızın çok dikkatli olması ve
kapatılmadan bırakılmış tek kuruluş olan Türk - İş üyeliğine yakışmayan davranışlardan
şiddetle kaçınılması gereklidir» denildi.
11- Odalar Birliği, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yazar, bağl ıörgütlere gönderdiği
genelge de, ekonomik istikrar önlemlerinin inanç ve kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini
belirterek, «Yeni yönetimin,uygulamaya konan ekonomik politikayı benimsemiş olmasını
haklı ve isabetli bulmaktayız.» dedi.
12- Adana Belediye Başkanı Selahattin Çolak, «Yeni yönetime yardımcı olmak ve
tarafsızlığına gölge düşürmemek amacıyla» görevinden istifa ettiğini açıkladı.
13- Türk Dil Kurumu'nun yazın, bilim, dil ödüllerini kazananlar belli oldu. Buna göre;
«Trabzon'lu Delikanlı» adlı yapıtıyla Yaşar Miraçşiir, «Ölümün Ağzı» adlı yapıtıyla İrfan
Yalçın roman, «Eller» adlı yapıtıyla Muzaffer Haçıhasanoğlu öykü, «Yunus Emre» adlı
yapıtıyla Recep Bilginer oyun, D.T. Suzuki'den yaptığı «Zen Budizm» adlı yapıtıyla Enis
Batur deneme, ve «Kolo» adlı yapıtıyla Vedat Dalokay masal ve çocuk yazını ödüllerini
kazandılar.
Türk Dil Kurumu'nun bu yılki bilim ödülünü, «Kalp Yetersizliği»adlı yapıtıyla Prof,. Dr.
Dinçer Uçak fen bilimi dalında, «Yurda Dönen işçiler ve Toplumsal Değişimi» adlı yapıtıyla
Prof. Dr. ibrahim Yasa toplumsal ve insansal bilim dalında, kazandılar.
14- TGS Ankara Şubesi İkinci Başkanı Bektaş Ulusoy; ile şube sekreteri Mehmet Gene,
Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılı'nca serbest bırakıldı.
15- Kayseri'deki Karsu Tekstil Fabrikası işçilerinden, 11 Eylül günü kaçırılan üç kişiden
Hasan Ördek'in cesedi, Cifteönü semtindeki yıkık bir evin içerisinde gömülmüş olarak
bulundu.
16- PTT Genel Müdürlüğü'nce çalışmaları tamamlanan Türkiye ile Uzakdoğu, Afrika ve
Güney Amerika ülkeleri tam otomatik teleks görüşmesi açıldı.
17- Basında yer alan bir habere göre; İran ile Irak arasında sürmekte olan savaşın,
Türkyie'nin petrol durumunu etkilemesini önlemek amacıyla hükümetin, dışalım için İran,
Irak ve Libya ile girişimlerde bulunduğu, belirtildi.
18- AA'nm Ankara çıkışlı haberine göre; Sovyetler Birliği Başbakanı Aleksi Kosigin,
Başbakan emekli Oramiral Bülend Ulusu'ya bir kutlama mesajı gönderdi.
19- Jran - Irak arasında savaşın kara, deniz ve havada devam ettiği. Irak birliklerinin
İran'ın başkenti Tahran'ı yeniden bombaladığı ve Hürremşehir'i ele geçirdikleri yabancı
ajanslar tarafından bildirildi.
Öte yandan Irak'ın Basra petrokimya tesislerinin bombalandığı,bildirilirken, İran'ın iç
tüketimi için yapılan benzin, gazyağı dağıtımının da durdurulduğu Tahran Radyosu
tarafından açıklandı.

26 Eylül 1980
1- Basında yer alan haberlere göre; Milli Güvenlik Konseyi'nce üç yeni yasa kabul edildi
ve kabul edilen yasa tar uyarınca tüm belediye başkanları görevlerinden alındı, belediye
meclisleri ile il genel meclisleri feshedildi.
Öte yandan Millî Güvenlik Konseyi dün akşamki toplantısında,6136 sayılı Ateşli Silahlar ve
Bıçaklar ile Diğer Aletler hakkındaki kanun ile Türk Ceza Kanununun 264. maddesinde yer
alan Ateşli Silahlar, Patlayıcı Maddeler, Bıçak ve Benzeri Aletlerin Teslimi Kanunu'nda
değişiklik yapılmasını öngören, Konsey üyesi Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral
Nurettin Ersin ile Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'un yasa teklifini
görüşerek kabul etti.
2- Başbakan Bülend Ulusu, dün kendisine bir kutlama mesajı göndermiş olan SSCB
Başbakanı Aleksi Kossigin'e ilettiği cevabi mesajda, «İki ülke arasındaki ilişkilerin,
ülkelerimizin ortak yararına ve dünya barış ve güvenliğinin güçlendirilmesine hizmet
edecek şekilde gelişeceğini «umduğunu ve Türkiye Cumhuriyeti ile SSCB hükümetlerinin
bu yönde çaba sarf edeceklerine inandığını belirtti.
3- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, Dünya Bankası ve IMF'nin yıllık
genel kurul toplantısına katılmak üzere Ankara'dan Washington'a gitti. Özal,
Havaalanında AA'ya verdiği demeçte, «Amerika Birleşik Devletleri'nde yeni kredi
imkanları ve mevcut borçların daha iyi bir erteleme programına alınması için hükümet
yetkilileri ile de görüşmeler yapacağım» dedi.
Özal, ayrıca TV'de çeşitli soruları yanıtlarken, «İktidarlar değişse de ekonomik istikrar
programının 4- 5 yıl sabırla uygulanması gerektiğini» belirtti.
4- Millî Savunma Bakanı Ümit Bayülken, İran - Irak savaşı ile ilgili olarak Ankara'da
yaptığı açıklamada, «Dost ve komşu iki ülkenin bir savaş içine girmesi Türkiye'de büyük
üzüntü ile karşılanmıştır.Kardeş iki ülkenin aralarındaki bütün sorunları barışçı yollardan
çözümlemeleri, bunu temin için de aralarında en kısa zamanda ateşkes anlaşmasına
varmaları büyük arzumdur» dedi.
5- Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Halit Narin,
İstanbul Ticaret Odası'nda düzenlenen «Bedelsiz İhracat Kredisi ve Diğer İhracat
Sorunları» konulu toplantıda yaptığı konuşmada, bakanların kredilere uyguladıkları yüzde
80 faiz yükü ile yatırımcı ve ihracatçının teşvik edilmesinin imkânsız olduğunu söyleyerek,
«Yatırımcı ve ihracatçılara, Türk bankalarından olduğu gibi yabancı bankalardan da kredi
alabilme imkânı sağlanmalıdır.»dedi.
6- AA'nın bir haberine göre; bir süre önce günlük petrol üretimi 55 bin varilden 70 bin
varile çıkarılan ATAŞ Rafinerisi'nde, kapasitenin 90 bin varile kadar yükseltildiği
yetkililerce bildirildi.
7- Dil Bayramı, Türk Dil Kurumu konferans salonunda düzenlenen bir törenle kutlandı ve
kurumun yazım ve bilim dil ödüllerini kazananlara ödülleri verildi.
8- 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Şubesi tarafından
yapılan açıklamada, 15 gün içinde güvenlik kuvvetlerince çeşitli anarşik eylemlere
karışmış 439 kişinin yakalandığı ve haklarında yasal işlemin sürdüğü bildirildi
9- Ordu'nun Aybasîı ilçesine bağlı Zaferi Millî köyüyle, Mardin'in Derik ilçesinin Kapı Bahçe
mevkiinde güvenlik kuvvetlerince yapılan operasyonı sırasında meydana gelen
çatışmalarda toplam 8 teröristin öldüğü, bir jandarma erinin de şehit olduğu, Üçüncü
Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Şubesi tarafından açıklandı.
10- Atatürk'ün doğumunun 100. yılının kutlanması ve Atatürk Kültür Merkezi kurulması
hakkındaki yasa. Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
11- Türkiye'ye resmî bir ziyaret amacıyla dün Ankara'ya gelen Hollanda Savunma
sorunlarıyla görevli Devlet Bakanı Van Ekelen,Anıtkabir'e çelenk koyduktan sonra resmî
temaslarına başladı.
12- Irak Büyükelçisi Taha Aziz, Günaydın Gazetesi'ne verdiği demeçte, «Savaş, Irak'tan
Türkiye'ye petrol akımını etkilemez. Türkiye bizim dostumuzdur. Karşılıklı ilişkilerimiz ve
anlaşmalarla bağlılığımız sürecektir..» dedi.
İran'ın Ankara Büyükelçisi Habibullah Assefi, Günaydın Gazetesi'ne verdiği demeçte,
«Batılılar Irak'ı destekliyor. İran'ın günahıne Doğu'ya ne Batı'ya bağımlı olmak
istemesidir. Savaşın altında ABD yatmaktadır.. Bu savaş Türkiye ile olan iyi ilişkilerimizi
etkilemeyecektir» dedi.
13- Basında yer alan haberlere göre; Türkiye'den çeşitti mal almak üzere Ankara ve
İstanbul'da ihracatçılarla görüşmeler yapan Libya dışalım heyeti, 50 milyon dolar
tutarında tahıl almak üzere anlaşma yaptı.
14- Birleşmiş Milletler toplantılarına katılmak üzere New York'agi den Dışişleri Bakanı
İlter Türkmen ikili temaslarına başladı.
15- Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Müşaviri Selçuk Bakkaibaşı Boulogne
Billançourt'taki evinin önünde bir saldırı sonucu yaralandı. Daha sonra Fransız Haber
Ajansı'na telefon eden bir kişi olayı Ermenistan Kurtuluş Örgütü adına üstlendi.
Çalışmalarına Yugoslavya'nın başkenti Beigrad"da devam eden21. UNESCO Genel
Konferansında, Tabiî Bilimler Komisyonu Başkanlığına Prof. Dr. Erdal İnönü seçildi.
16- AFP'nin New York çıkışlı haberine göre; ABD Dışişleri Bakanı Edmund Muskie,
ABD'nin, Hürmüz Boğazı ablukaya alındığı takdirde körfeze gönderilmek üzere
uluslararası bir deniz gücü oluşturulması için müttefikleri ile görüş alışverişinde
bulunduğunu açıkladı.Aynı ajansın haberinde, ABD Başkanı Carter'ın, Hürmüz
Boğazı'ndan petrol taşıyan tankerlerin serbestçe geçişlerini sağlamak için uluslararası bir
konferans önerdiği bildirildi.
17- TASS Ajansı'nın San Francisco çıkışlı haberine göre; Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat
«San Francisco Examiner'e verdiği demeçte, ABD'nin İran ile Irak arasındaki savaşın
patlak verdiği şu sırada Humeyni yönetimini devirmesi için eline uygun bir fırsat geçtiğini
söyledi.

27 Eylül 1980
1- Ulusu hükümetinin programı saat 15-00'de TBMM'deki Cumhuriyet Senatosu Genel
Kurul Salonunda Başbakan Bülend Ulusu tarafından okundu. Ulusu programı okurken,
hükümetin görev aldığı Eylül 1980 Türkiye'sinin içinde bulunduğu durumu ana hatlarıyla
tasvir etti ve «12 Eylül öncesi dönemde, Türk devletinin otoritesi zedelenmiş ve varlığı
ciddî tehlikelere maruz kalmıştır» dedi,
2- Hükümet, bir yandan sınaî mamullerin dışsatımını teşvik, öte yandan da özellikle tarım
üretimini ve küçük sanayici ile esnafın daha düşük faizli meslekî kredi kullanımını
kolaylaştırmak amacıyla Merkez Bankası'nın yeni önlemler almasını uygun gördü.
3- Basında yer alan haberlere göre; asgarî ücretin vergi dışı bırakılmasına ilişkin yasa
tasarısının Millî Güvenlik Konseyi'ne verildiği bildirildi.
4- Devlet Bakanı ve Dışişleri Bakan Vekili İlhan Öztrak, Fransa'daki Türk Büyükelçiliği
Basın Müşaviri Selçuk Bakkalbaşı'nın dün akşam silahlı saldırıya uğraması üzerine
Fransa'nın Ankara Büyükelçisi'ni makamına çağırarak «Bu insanlık dışı tutumu şiddetle
kınadığını, Fransız hükümetinden Türk vatandaşlarının güvenliğini sağlamak konusunda
ciddî ve etkin önlemler beklediğimizi» bildirdi.
5- Preveze Deniz Zaferi'nin 442. yıldönümü tüm yurtta düzenlenen törenlerle kutlandı.
6- Ankara Belediyesi tarafından projelendirilen ve 9 Eylül günü temeli atılan Ankara
metrosunun inşaatı durduruldu.
7- Adana'nın Nadirli köyünde güvenlik kuvvetlerince düzenlenen operasyonlarda, 1
Ağustos günü şehit edilen polis memuru İzzettin Ağca'yı öldürdükleri öne sürülen
sanıklar, çıkan silahlı çatışma sonucu ele geçirildi.
Keçiören'de, bir yurttaşın parasını gasp etmek isteyen 8 kişilik bir grupla güvenlik güçleri
arasında çıkan silahlı çatışmada soygunculardan biri öldü. Siteler semtinde ise halkın
üzerine ateş açarak 1kişiyi yaralayan, 2 terörist ele geçirildi.
8- Irak'tan Türkiye'ye petrol nakleden Kerkük Yumurtalık petrol boru hattının Süopi
kesiminde gece çıkan yangın, sabaha karşı söndürüldü.
9- Merkez Bankası'nın yeni reeskont kredilerine ilişkin tebliği Resmî Gazete'de
yayınlandı.
10- Birinci İslam Oyunları nedeniyle Ankara'ya gelen İran Olimpiyat Komitesi Başkanı
Hüseyin Şah Nüseyni düzenlediği basın toplantısında, İran - Irak savaşı hakkında bilgi
vererek, şu ana kadar İran'da bilinen kesin ölü sayısının sadece 2 olduğunu söyledi ve
«İslam ı bir amaç olarak değil de bir araç olarak görenler bu savaşı başlattılar. Bunlara
karşı kanımızın son damlasına kadar savaşacağız)dedi.
11- Dünya Bankası ve IMF Ortak Genel Kurul toplantılarına katılmak üzere Washington'a
giden Turgut Özal başkanlığındaki Türk heyeti, ön çalışmalara başladı.
12- ABD Dışişleri Bakanı Edmund Muskie ile dün görüşen Türkiye Dışişleri Bakanı İlter
Türkmen Milliyet Gazetesi'ne verdiği demeçte,ABD'nin Türkiye'nin ekonomik istikrar ve
NATO çerçevesindeki savunma gereksinmelerini desteklemeye devam edeceğini
umduğunu belirtti.
Türkmen, ikili temaslarını sürdürerek, FKÖ'nün BM nezdindeki temsilcisi ve Belçika
Dışişleri Bakanı ile de görüşmelerde bulundu.
13- Besim Üstünel öncülüğünde hazırlanan Federal Almanya'nın Türklere koyduğu vize
mecburiyetine ilişkin tavsiye kararı önergesi,Avrupa Konseyi Asamblesi tarafından
oybirliği ile kabul edildi- Tavsiye kararında, Federal Almanya'da 5 Ekim'de yürürlüğe
girecek olan Türklerin vize mecburiyetinin Avrupa Konseyi ruhuna ters düştüğü
belirtilerek, Alman hükümetinden vize kararını gözden geçirmesi istendi.
14- Türkiye'nin Paris Basın Müşaviri Selçuk Bakkaibaşı'nın durumunun ümit verici olduğu
bildirildi.
15- Fransız hükümeti, Federal Almanya örneği, Türk uyruklularına5 Ekim'den itibaren
vize uygulanması kararını, Paris'teki temsilciliğimize sözlü olarak bildirdi.
16- Basında yer alan haberlere göre; Irak, İran'ın Kuzistan eyaletinin başkenti olan
Ahvaz'ı ele geçirdiğini öne sürerken, İran resmî Pars Ajansı Irak Niliglerinden 2'sinin
düşürüldüğünü bildirdi..
17- İtalya'da 6 ay önce Hıristiyan Demokrat Francesco Cossiga başkanlığında, Hıristiyan
Demokrat, Sosyalist ve Cumhuriyetçilerin kurduğu koalisyon hükümeti, ekonomik
programın reddedilmesi üzerine düştü.
18- Münih Bira Festivali'nde bomba patladığı ve 14 kişinin öldüğü,140 kişinin de
yaralandığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.

28 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan
Evren ve MGK üyeleri Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral
Nejat Tümer ile MGK Genel Sekreteri Orgeneral Haydar Saltık, NATO'nun «Anvil Express
80» tatbikatının karşı taarruz bölümünü izlemek üzere, öğleden sonra Ankara'dan
İstanbul'a gitti.
2- Millî Güvenlik Konseyi'nce yayınlanan 25 numaralı bildiride,8 numaralı bildiri ile
durdurulan emeklilik, istifa ve işten ayrılmaların Türk Silahlı Kuvvetler hariç serbest
bırakıldığı bildirildi.
3- Türkiye Cumhuriyet'inin 44. hükümeti olan Bülend Ulusu başkanlığında kurulan
hükümetin programının yarın Milli Güvenlik Konseyi tarafından görüşüleceği bildirildi.
4- Milli Güvenlik Konseyi Yasama Görevleri İçtüzüğü Resmî Gazete'de yayınlandı. İçtüzük
uyarınca, yasa teklif etme yetkisi konsey üyeleri ile Bakanlar Kurulu'na verildi. Bakanlar
Kurulu'nun ya da bir bakanın düşürülebilmesi, konsey üye tam sayısının salt çoğunluğu
ile olacaktır.
5- İçişleri Bakanlığı adına yapılan açıklamada, son 25 gün içinde yurdun çeşitli yerlerinde
gerçekleştirilen operasyonlar sonunda 98'isilahlı gasp ve soygun, 325'i öldürme olayı
sanığı, 20'si cezaevi firarisi olmak üzere çeşitli suçlardan sanık toplam 859 kişinin
yakalandığı bildirildi.
6- AA'nın bildirdiğine göre; İstanbul'da bulunan 1000'den fazla banka şubesinin,
önümüzdeki aydan itibaren «ASELSAN» tarafından gerçekleştirilen elektronik alarm
sistemi ile korunacağı belirtildi
7- ANKA Ajansı'nın bildirdiğine göre; Eylül ayı başına kadar 80bin kilo olan sigara
üretiminin, 24 Eylül gününden itibaren 116 bin461 kiloya ulaştığı belirtildi.
8- 8. Kolordu ve Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli, Muş, Bitlis İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı
Basın ve Halkla İlişkiler Şubesi tarafından yapılan açıklamaya göre; Malatya'da şehrin
çeşitli yerlerine yerleştirilen bombaların patlaması sonucu iki belediye temizlik işçisi
öldü,biri polis olmak üzere 5 kişi de yaralandı.
9- İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Masası ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlar
sonucu, İstanbul'un değişik semtlerinden Mercedes ve Renault marka otomobil çalarak
Anadolu'ya götürüp satan 11 kişilik bir şebeke ele geçirildi.
10- 13 ülkeden 691 sporcunun katıldığı 1. İslâm Oyunları, İzmir Atatürk Stadı'nda
yapılan bir törenle başladı.
11- Geçtiğimiz Cuma akşamı evine giderken silahlı saldırıya uğrayan Türkiye'nin Paris
Büyükelçiliği Basın Müşaviri Selçuk Bakkalbaşı'nın sağlık durumunun iyiye gittiği, görgü
tanığının ifadelerine dayanılarak çizilen saldırganın temsili resminin tüm polis örgütüne
dağıtılmış olduğu bildirildi.
12- İran - Irak savaşına bir son vermek için çözüm yolları aramakta olan Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin toplantısından da bir sonuç alınamadığı, bunun üzerine
toplantının ertelendiği, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
13- Irak - İran savaşının yedinci gününde, Bağdat Radyosu Irak birliklerinin İran
topraklarında 100 km. ilerlediğini, Ahvaz kentinin de denetim altına alındığını, kentteki
Arap azınlığın Irak askerlerini sevgi gösterileri yaparak karşıladığını iddia ederken, Tahran
Radyosu Ahvaz' m hala İranlıların elinde bulunduğunu bildirdi.
14- Irak Devrim Komuta Konseyi Başkanı Saddam Hüseyin'in,Bağdat TV'sinde yaptığı
konuşmada, İran'la savaşa son vermek için ateşkes yapılmasını önerdiği yabancı ajanslar
tarafından bildirildi.
15- Aralarında Mao'nun eski eşi Ciang Cing'in de bulunduğu «Dörtler Çetesi»nin, Mao'ya
karşı bir suikast düzenlemek suçu ile yargılanacağı, yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
16- Bavyera'nın geleneksel «Bira Şenliği»nde 14 kişinin ölümüyle sonuçlanan bomba
olayı ile ilgili olarak aşırı sağcı 6 kişinin yakalandığı yabancı ajanslar tarafından bildirildi.

29 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan
Evren, bu görevi üstlendiği için kendisine kutlama ve basan mesajları göndermiş bulunan
Ürdün Kralı Hüseyin'e ve Bangladeş Devlet Başkanı'na teşekkürlerini bildirdi.
2- NATO Güneydoğu Avrupa Müttefik Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Sedat
Günerai'in yönettiği, «Anvi Express - 80» Sonbahar Tatbikatının karşı taarruz aşaması
başarı ile yapıldı. Tatbikatı izleyen Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi
Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve MGK üyesi Komutanlar, daha sonra Ankara'ya
döndüler.
3- Başbakan Bülend Ulusu, basma verdiği demeçte, vergi yasalarının derhal ele
alınacağını belirterek, «Anayasa, Seçim Kanunu V3Siyasî Partiler Kanunu'ndaki
düzenlemeleri en kısa zamanda tamamlayacağız. Bunların düzenlenmesi çalışmaları
yürütülürken, diğer konulan da yakından takip edeceğiz ve gerçekleştireceğiz» dedi.
4- Başbakanlık Basın Müşavirliğinden yapılan açıklamaya göre :Başbakan Bülend Ulusu
öğleden önce Sayıştay, öğleden sonra ise Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve
Yüksek Hakimler Kurulu başkanlarını kabul etti.
5- Adalet Bakanı Cevdet Menteş Ankara'da «Cezaevlerindeki Tehlikeli Suçların Islahı ve
Cezaevlerinin Yapısal Durumu» konulu seminerde yaptığı konuşmada, infaz personeline
büyük görevler düştüğüne dikkati çekerek, «Cezaevlerine alınan kişilere ceza evlerindeki
tüm personelin insan sevgisi ile dolu ve tamamen yansız bir tutum ve davranış içerisinde
bulunmaları zorunludur» dedi.
6- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Şahap Kocatopçu ANKA Ajansı'na verdiği demeçte,
«Bakanlık olarak üç ana temaya önem veriyj-uz.Bunlar, üretimin arttırılması, sanayi
mamulleri ihracatının hızlandırılması ve eideki imkânlarla yatırımların hızlandırılmasıdır»
dedi.
7- Askerî Yargıtay üyeliğine, 4. Kolordu Komutanlığı Adlî Muşavirliği'n den Hakim Kıdemli
Albay Necati Karakış ile Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adlî İşler Başkanlığından Hakim
Kıdemli Albay Besim Doğuşlu atandı.
8- Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Büyükelçi Savlet Aktuğ, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı
açıklamada, «İran'ın, Türkiye'den silen,cephane ve yedek parça istediği yolundaki
haberlerin asılsız olduğunu» bildirdi.
9- Malatya'da iki temizlik işçisinin ölümüne, 5 kişinin yaralanmasına ve 40'a yakın işyeri
ile konutun hasar görmesine yol açan patlamalardan sonra konan sokağa çıkma yasağı
33.5 saat aralıksız devam ettikten sonra sabah 05.00'den itibaren kaldırıldı.
10- 6. Kolordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Şubesi'nden verilen
bilgiye göre, Gaziantep'te bir hücre evinde kıstırılan teröristlerden Süleyman Derek ölü
olarak ele geçirildi, Tayyar Derek ise kaçtı.
11- İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 4 gündür sürdürülen seri operasyonlarda,
sahte mark ve döviz basıp piyasaya süren bir şebeke ile bunlarla bağlantılı olarak çalışan
esrar kaçakçıları yakalandı.
12- Milli Güvenlik Konseyi'nce Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkındaki Yasa ile Türk Ceza
Kanunu'nun 264. maddesinde yapılan değişikliklerle ruhsatsız silah, bomba ve patlayıcı
madde, bıçaklama ve benzeri suç aletlerini teslim etme süresi başladı. Konuya ilişkin
açıklama Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
13- AA'nın Paris çıkışlı haberine göre : Fransa Hükümeti, geçen Cuma günü Türk
diplomatı Selçuk Bakkalbası'na girişilen suikastı kınadı ve^saldırganların yakalanması için
bütün önlemlerin alınacağı konusunda Türk Hükümetine güvence verdi.
14- BM Güvenlik Konseyi'nin, İran ve Irak'a ateş kesmeleri için çağrıda bulunduğu, Irak
Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in, Waldheim'in çağrısına cevap vererek, İran da aynı
şekilde davrandığı takdirde ateş kesmeye hazır olduklarını bildirdiği, yabancı ajanslar
tarafından bildirildi.
Yabancı ajansların bildjrdiğine göre : Irak Genelkurmay Başkanlığı yaptığı açıklamada,
Güneybatı İran'da bir hava üssü ile biraber üssünü ele geçirdiğini, Dezfui kentindeki
stratejik öneme sahip askerî garnizonun da Irak birliklerinin denetimine geçtiğini ileri
sürdü.
Öte yandan İran Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada ise, İran ordusuna ait
kıyı koruma birliklerinin Biş, Gasle ve Phab bölgelerindeki Irak mevzilerini bombaladığı ve
bir cephane deposuyla bir radar merkezini tahrip ettiği, 4 Irak uçağının daha
düşürüldüğüne sürüldü.
15- AP Ajansının Pekin çıkışlı haberine göre: Çin'de bir hükümet yetkilisi, Mao'ya karsı bir
suikast girişiminde bulunmakla suçlanan «Dörtler Çetesi» ile diğer 6 kişinin yargılanması
için özel bir mahkeme kurulduğunu bildirdi.
16- AFP'nin Şam çıkışlı haberine göre : Şam'da yayınlanan yarıresmî «Ekim» gazetesi,
Irak'ı suçlayarak, «Arap ulusunun düşmanı olan» bu ülkenin Müslüman Kardeşleri
örgütlediğini, örgüte silah ve para yardımı yaptığını ileri sürdü.
30 Eylül 1980
1- Devlet Başkanı, Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren, Kara
Harb Okulu'nun 1980-81 öğretim ve eğitim yılının başlaması nedeniyle düzenlenen açılış
töreninde yaptığı konuşmada, en kısa zamanda Türkiye'yi hakikî demokratik kaideler
üzerine oturtarak, görevleri başına döneceklerini belirtti, ve «Kara Harb Okulu, çok büyük
asker, komutan ve devlet adamı yetiştirmiştir. Hiçbir zaman asker olduğunuzu
unutmayın, evvela askersiniz. Evlatlarım, bu yaşlarda, bu çağlarda sakın ola ki, politika
ile uğraşmayın. Biz, milletimizi düzlüğe çıkarmak için buna mecbur olduk» dedi.
2- Milli Güvenlik Konseyi, Başbakan Bülend Ulusu başkanlığında oluşturulan hükümet
programını aynen kabul etti.
Hükümet programı üzerinde görüşlerini açıklayan MGK üyesi ve Kara Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Nurettin Ersin, «Programda,1980 Türkiye'sinin içinde bulunduğu fevkalâde güç
durum ve devletin aksayan bütün yönleri açıkça belirtilmiştir. Kurulan hükümet bir parti
hükümeti değildir. Memlekete büyük hizmet aşkı ile yola çıkan değerli arkadaşları
bünyesinde toplayan bu hükümetin başarılı olması ulusça hepimizin özlemidir» dedi.
Daha sonra programın oylanarak kabul edilmesinden sonra bir teşekkür konuşması yapan
Bulend Ulusu da, «Bu programda da işaret ettiğim gibi, bugün ülkemizin süraîie
çözümlenmesi gereken iki ana sorunu mevcuttur. Bunlardan biri anarşi, terör ve
bölücülükle mücadele, diğeri de karşı karşıya bulunduğumuz ekonomik sıkıntılardır.
27Eylül 1980 tarihinde sunmuş olduğumuz hükümet programını inançla uygulamak ve
böylece büyük Türk milletini layık olduğu huzur, refah ve mutluluğa kavuşturmak
amacıyla görevimize devam edeceğiz.»dedi.
3- 1. Ordu ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı, okulların açılması nedeniyle tüm öğrenci,
öğretmen ve veliler için, uyulması gereken durumları içeren 52 numaralı bildirisini
yayınladı.
4- BM Genel Kurul çalışmalarına katılan Dışişleri Bakanı İlter Türkmen, Federal
Almanya'dan sonra Fransa'nın da vize uygulaması konusunda Hürriyet Gazetesi'ne verdiği
demeçte, «Fransa'nın vize uygulamasını gerektirecek bir durum yoktur. Kararı esefle
karşılıyorum» dedi.
5- Dünya Bankası ile IMF'nin yıllık toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı ve Türk
Heyeti Başkanı Turgut Özal, Milliyet Gazetesi'ne verdiği demeçte, «Görüşmeler yaptığım
ülke güvernörleri Türkiye'deki askeri yönetimi olumlu karşıladıklarını söylediler» dedi.
6- Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü ve Başyazarı Abdi İpekçi'yi öldürmekten dolayı
ölüm cezasına çarptırılan firarî hükümlü Mehmet Ali Ağca'nın suç ortağı Yavuz Çaylan'ın 3
yıllık hapis cezasının Askerî Yargıtay tarafından bozulması nedeniyle yeniden
yargılanmasına başlandı.
7- İstanbul'un Bakırköy Bağcılar semtinde bir grup teröristle güvenlik güçleri arasında
çıkan çatışmada 1 terörist öldü, bir başkomiser de şehit oldu.
Öte yandan Ordu'nun Fatsa İlçesinde dün gece bir öğretmeni öldüren teröristlerden biri
güvenlik güçlerine ölü olarak ele geçirildi.
8- İran Hava Kuvvetleri'ni ait Fantom uçaklarının, Bağdat'ta aralarında Türk
gazetecilerinin de bulunduğu otele bomba attıkları,ölen veya yaralanan olmadığı, yabancı
ajanslar tarafından bildirildi.
9- THY'nın New York çıkışlı haberine göre: Yunanistan Dışişleri Bakanı Konstantin
Mitsotakis BM Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye ile Yunanistan
arasındaki diyalogun yeniden başlatılmasından memnunluk duyduğunu belirterek,
«Türkiye'deki askerî yönetimin Yunanistan'ın NATO'nun askerî kanadına dönüşü
konusunune yönde etkileyeceğini şimdiden tahmin etmek güçtür.» dedi.
10- Kıbrıs Rum Bakanlar Kurulunun kararı ile ada dışına gönderilen EOKA'cı Nikos
Samson'un, Fransa'da Ermeni örgütleriyle işbirliğine giriştiği, yabancı ajanslar tarafından
bildirildi
11- Tercüman Gazetesinde yer alan bir haberde, Fransa'nın Strasbourg kentinde 24
Eylül'den beri devam eden Avrupa Konseyi Genel Kurulunda, Türkiye'deki son
gelişmelerin görüşülmeye başlandığı bildirildi.
12- Irak birliklerinin, İran'da Arap azınlığın yaşadığı Kuzistan'da kontrolü sağladığı ve
Abadan'ı ele geçirmeye çalıştıkları yabancı ajanslar tarafından bildirildi.
İran Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada ise, İran uçaklarının Kanagain'deki
rafineleri yerle bir ettikleri bildirildi.
13- AP Ajansı'nın Varşova çıkışlı haberine göre : Polonya'da bağımsız işçi sendikaları
yöneticileri, ücretlerin artışını sağlamak amacı ile ülke çapında bir genel grev kararı aldı.

Kenan Evren'in Konuşmaları

EVREN'İN RADYO-TELEVİZYON KONUŞMASI...


(12 Eylül 1980)

Genelkurmay ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren, 12 Eylül'de radyo
ve televizyondan saat 13.00'de bir konuşma yaparak, yönetime el koymalarının
nedenlerini açıkladı.

Kenan Evren'in radyo ve televizyon konuşması şöyle:

Yüce Türk Milleti,


30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla sizlere radyo ve televizyondan hitap etmek imkanını
bulmuş ve ayrılan kısıtlı süre içerisinde mümkün olduğu kadar, yurdumuzun içinde
bulunduğu siyasi ve ekonomik durumu ile anarşik ve bölücü eylemleri; alınması gereken
tedbirleri çok kısa olarak izah etmeye çalışmıştım. Yine çok iyi hatırlayacaksınız ki, iki
yıldır her fırsattan istifade ile muhtelif defalar verdiğim beyanat ve radyo-televizyon
konuşmalarımda da bu hayati önemi olan konuları dile getirmiştim.
Kalbi bu vatan ve millet için atan sağduyu sahibi vatandaşlarım kabul edeceklerdir ki;
ülkemizin halen içinde bulunduğu hayati önemi haiz siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar,
devlet ve milletimizin bekasını tehdit eder boyutlara ulaşmış ve bu hal devletimizi,
Cumhuriyet tarihinin en ağır buhranına sürüklemiştir.
Yine hepinizin bildiği gibi; anarşi, terör ve bölücülük, her gün 20 civarında vatandaşımızın
hayatını söndürmektedir. Aynı dini ve milli değerleri paylaşan Türk Vatandaşları siyasi
çıkarlar uğruna, çeşitli suni ayrılıklar yaratılmak suretiyle muhtelif kamplara bölünmüş ve
birbirlerinin kanlarını çekinmeden akıtacak kadar gözleri döndürülerek, adeta birbirlerine
düşman edilmişlerdir.
Atatürk ilkelerini esas alarak kurulan Cumhuriyetimizin bu duruma düşürülebileceğini,
bundan 10 sene evvel tasavvur dahi etmek mümkün değildi.
Bugüne kadar iktidara gelen çeşitli hükümetlerin, her yıl artan bir hız ile yaygınlaşan ve
dünya tarihinde sayısız örnekleri görülen özel harbin sızma ve çökertme harekatına karşı
iç güvenliği sağlayacak kararları ve tedbirleri birinci öncelikle alacaklarını vadetmelerine
rağmen; sonuç alacak teşebbüsleri, siyasi çıkar çatışmaları ve basit parti hesapları,
kaprisler, hayaller, gerçek dışı talepler ve Türk Devleti'nin niteliklerine ters düşen gizli ve
açık emeller arasında kaybolup gitmiştir.
Düşmanın amaç ve yöntemleri, anarşi, terör ve bölücülüğün ulaştığı düzey; özel hukuki
tedbirlere, idari düzenlemelere, sosyal koşulların geliştirilmesine milli eğitim ve iş
hayatının düzenlenmesine ihtiyaç göstermekteyken; milletin vekaletini taşıyan
milletvekilleri ve senatörler Meclislerde aylardan beri, hiçbir sorumluluk duymadan yalnız
parti menfaat ve disiplini uğruna bu olaylara seyirci kalabilmişlerdir. İktidarların başarı
ümit ederek aldıkları her tedbir, muhalefetler tarafından kınanarak ve hatta memleket
yararına da olsa baltalanmıştır. Milli birlik ve beraberliğe en fazla muhtaç olduğumuz
dönemlerde bile kutuplaşmalar ve bölünmeler adeta teşvik edilmiş; yangını beraberce
söndürmek yerine, üzerine benzin dökülerek memleket bilerek veya siyasi çıkarlar
uğruna, sırf iktidara gelebilmek pahasına bir yangın yerine çevrilmek istenmiştir.
Ağızlarından düşürmedikleri hukuk devleti kavramı, bir kısım anayasal kuruluşlarca,
devletin parçalanması pahasına da olsa yalnız kişilerin müdafaası olarak yorumlanmış,
devletin ve milletin savunulması ise sahipsiz kalmıştır.
Anayasanın kuvvetler ayrılığı ilkesinin birlikte getirdiği sorumluluk, uygulamada kuvvetler
çatışmasına dönüştürülmüştür.
Düşüncelerimiz, dinimiz üzerinde ve akla gelebilen her konuda dış ve iç kaynaklı bölücü
ve yıkıcı faaliyetler bütün şiddetiyle sürdürülürken ne hazindir ki; bir kısım gerçeğe
uymayan özerklik, dar görüşlü, sahibinden başkasının inanmadığı bilimsellik ve koşulları
dikkate almayan salt hukuk savunucuları, yıkılacak devletin enkazı altında kalacaklarının,
yok olup gideceklerinin idraki içinde olamadıkları görünümünü vermişlerdir. Bu acı
hakikatleri görüp çare arayanların veya Türk Ulusunu uyaran ve milleti bütünleşmeye
davet edenlerin ise seslerini duymak mümkün olamamıştır. (Bir kısım kıymetli Türk
basınının bu konuda zaman zaman yaptıkları uyarıları burada şükranla belirtmek isterim.)
Siyasi partiler, bu kritik dönemde milletin özlemle beklediği önlemleri almak yerine; iç
gerilimi devamlı olarak arttırarak, yıkıcı ve bölücü mihrakları büsbütün kışkırtarak, onlara
cüret ve cesaret verecek beyan ve eylemleri ile adeta yarışırcasına seçim yatırımları için
zemin yaratma yollarını tercih etmişlerdir.
İktidara gelen siyasi partiler, devlet teşkilatının bütün kademelerini kendi görüşleri
doğrultusundaki kişilerle doldurarak, kamu görevlilerinin ve vatandaşlarımızın bir tarafa
girerek kamplara bölünmesini zorunlu hale getirmişler, giderek anarşi ve bölücülüğü
destekleyen kaynakların şekillenmesine ve kamu kuruluşlarında çalışanlarla, polis ve
öğretmenlerin dahi birbirine düşman kamplara ayrılmalarına neden olan partizan tutum
ve davranışlardan vazgeçmemişlerdir. Böylece tarafsız halkımız, devletten beklediklerini
parti kapılarında aramaya mecbur bırakılarak devlet otoritesi yok olmaya, vatandaşların
hak ve hukukunu korumak ve ona tarafsız hizmet götürmek yerine, devletin saygınlığı
yavaş yavaş erimeğe mahkum olmuş ve dolayısıyla ülkemizde tam otorite boşluğu
teşekkül etmiştir.
Bir kısım bedbahtlar Türk Milletinin bağımsızlığını, birlik ve beraberliğini temsil eden
İstiklal Marşımıza, koyu taassup veya sapık ideolojik amaçlarla protesto maksadıyla
oturarak veya İstiklal Marşı yerine Enternasyoneli söyleyerek açıkça saygısızlık
gösterebilmişler ve buna doğrudan sorumlu kişiler tevil yoluna sapmak suretiyle
savunmalarını yapabilmişlerdir.
Uzun zamandan beri bu fevkalade üzücü olayları yakından takip eden Türk Silahlı
Kuvvetleri hatırlayacağınız gibi; milletin kendisine verdiği yetkileri kullanamayan ve bu
korkunç gidişi acz içinde seyreden anayasal kuruluşların tümünü Cumhurbaşkanımız
aracılığıyla uyararak, alınması gereken tedbirlere de yer vermek suretiyle büyük Türk
Milletine karşı yüklendiği sorumluluğu dile getirmiştir. Aradan geçen 8 aylık süre
içerisinde yaptığımız sayısız uyarmalara rağmen hemen hemen bu tedbirlerin hiç birine
yasama ve yürütme organları ile diğer anayasal kuruluşlardan yeterli bir cevap
alınamamış ve bu konuda müspet faaliyetleri de izlenememiştir. Bu uyarı mektubundan
sonra bir kısım yasaları etkisiz hale getirerek çıkaran Meclislerimiz 22 Mart 1980
tarihinden beri siyasi çıkar hesapları ile çıkmaza sürüklenen Cumhurbaşkanlığı seçiminden
dolayı içinde bulunduğumuz buhran ile mücadelede en kıymetli unsur olan zamanı
fütursuzca harcamışlardır. Dünyanın hiçbir ülkesinde Cumhurbaşkanlığı makamı ve seçimi
bu kadar hafife alınmamış ve bu kadar zaman boşa harcanmamıştır.
Asayiş ve ekonomik bunalıma çareler getirmesi ve kanunlar yapması beklenen yasama
organlarımız, memleket üzerine çöken bu kabusa karşı kayıtsız kalmışlardır.
Anayasamız, Türk Vatandaşlarının dini inançlarından ötürü kınanamayacağını, açıkça
belirtmiş olmasına rağmen, tek bir oyun peşinde koşan siyasi partilerimiz, yüce
Atatürk’ün Cumhuriyeti Döneminde unutulmuş mezhep ayrılıklarını kışkırtmakta faydalar
görerek Erzincan, Sivas, Kahramanmaraş, Tunceli ve Çorum illerinde siyasi çıkarlar
uğruna vatandaşlarımızın birbirini katletmelerine neden olmuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan ve kendini Türk Vatandaşı kabul eden
herkesin tek bir vücut halinde Türk Milleti'ni oluşturduğu unutulmuş ve değişik
mezheplere bağlı vatandaşlarımızın tam bir kardeşlik bağı ile kaynaşmalarını engellemek
isteyen kışkırtıcılar siyasi destek görmüşlerdir.
Bir kısım anayasal kuruluşlar muhtelif etkiler altında anarşi, terör ve bölücülük karşısında
tarafsız, adil ve ortak bir yol izlemek yerine, bizzat Anayasanın ihlali karşısında dahi sesiz
kalmayı tercih etmişlerdir.
Bütün bu şartlara rağmen; hukuk devletinin temel ilkelerini savunmakla görevli anayasal
kuruluşlarımız, devletin en üst kademesindeki anarşizmin yarattığı tehlikenin
büyüklüğünü idrak edemediklerinden veya terör odaklarının tehdidinden çekindiklerinden,
devletin temellerine konan dinamitle her an parçalanma tehlikesi karşısında olduğunu
gözlerden kaçırmaya çalışmışlardır. Devlet çökertildiği zaman Anayasanın kanatları altına
sığınan tüm hukuk kurumları ile özerk, bilim ve müessese ve derneklerinin bu enkaz
altında yok olacağı unutulmuştur.
Son iki yıllık süre içinde terör 5.241 can almış, 14.152 kişinin yaralanmasına veya sakat
kalmasına sebep olmuştur. İstiklal Harbinde, Sakarya Savaşındaki şehit miktarı 5.713,
yaralı miktarımız 18.480’dir. Bu basit mukayese dahi Türkiye’de hiçbir insanlık duygusuna
değer vermeyen bir örtülü harbin uygulandığını açıkça ortaya koymaktadır.

Sevgili Vatandaşlarım,
İşte bütün bunlar ve buna benzer sayılabilecek ve hepiniz tarafından yakinen bilinen daha
birçok sebeplerden dolayı Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin ve milletin bütünlüğünü, milletin
hak, hukuk ve hürriyetini korumak, can ve mal güvenliğini sağlayarak korkudan
kurtarmak, refah ve mutluluğunu sağlamak, kanun ve nizam hakimiyetini, diğer bir
deyimle devlet otoritesini tarafsız olarak yeniden tesis ve idame etmek gayesiyle devlet
yönetimine el koymak zorunda kalmıştır. Bugünden itibaren yeni hükümet ve yasama
organı kuruluncaya kadar muvakkat bir zaman için yasama ve yürütme yetkileri benim
başkanlığımda, Kara, Deniz, Hava Kuvveti Komutanları ile Jandarma Genel
Komutanı’ndan oluşan Milli Güvenlik Konseyi tarafından kullanılacaktır.
Büyük Atatürk’ün deyimiyle "Ulusal kültürümüzü, çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne
çıkarmak yurdumuzu dünyanın en mamur ve en uygar araç ve kaynaklarına sahip
kılmak" hedefine yönelik hızlı bir kalkınma döneminin en kısa zamanda gerçekleştirilmesi
zaruretine inanıyoruz. Bu inancımızın gerçekleşmesi için yüce ulusumuzun, bağrından
çıkardığı ve yurdumuzdaki kutuplaşmada hiçbir tarafı tutmayan, sadece Atatürk ilkeleri
doğrultusunda yürüyen Türk Silahlı Kuvvetleri yönetimine güveneceğinden kuşkumuz
yoktur. İçinde bulunduğumuz buhrandan çıkmamız için ulusça arzu edildiğine inandığımız,
disiplinli ve her türlü tasarrufa ağırlık veren bir yaşam ve dayanışma ortamına girilmesini
ve milletçe gücümüzün tümünü ortaya koyacak bir çalışma hızını bekliyor ve yüce Türk
Milleti'ne güveniyoruz.
Vatandaşlarımızı kaderde, kıvançta ve tasada ortak bir bütün halinde milli şuur ve ülküler
etrafında birleştirmenin iç barış ve huzurun sağlanmasında vazgeçilmez faktör olduğu
düşüncesiyle, Atatürk Milliyetçiliğinden hız ve ilham almanın, politikada "Yurtta sulh,
cihanda sulh" ilkesine bağlı kalmanın, milli mücadele ruhunun, millet egemenliğine
Atatürk ilke ve devrimlerine olan bağlılığın tam şuurunu yerleştirmek ve geliştirmekle
ülkemize yönelik tehditlerin ulusça göğüsleneceğine inanıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti, NATO dahil tüm ittifak ve anlaşmalara bağlı kalarak, başta
komşularımız olmak üzere bütün ülkelerle karşılıklı bağımsızlık ve saygı esasına dayalı,
birbirlerinin iç işlerine karışmamak kaydıyla eşit şartlar altında ekonomik, sosyal ve
kültürel ilişkilerini geliştirme kararındadır.
Uluslararası sorunların barışçı yollarla çözümlenmesinden yana bir dış politika izlenmesine
devam edilecektir.
Birçok tutum ve davranışlarıyla demokratik özgürlükçü parlamenter sisteme inancını
defalarca kanıtlayan Türk Silahlı Kuvvetleri, en kısa zamanda Bakanlar Kurulu’nu kurarak,
yürütme sorumluluğunu bu Kurula bırakacak ve hür demokratik parlamenter sistemin
şimdi olduğu gibi dejenere edilmesine ve tıkanmasına mani olucu ve Türk toplumuna
yaraşır bir Anayasa ve Seçim Kanunu ile Partiler Kanununu hazırlamayı ve bunlara paralel
düzenlemeleri yapmayı müteakip insan hak ve hürriyetlerine saygılı, milli dayanışmayı ön
plana alan, sosyal adaleti gerçekleştirecek, ferdin ve toplumun huzur, güven ve refahına
önem veren özgürlükçü demokratik, laik ve sosyal hukuk kurallarına dayalı bir yönetime
ülke idaresini devredecektir.
Sayılan bu hazırlıklar tamamlanıncaya kadar Yurdumuzda her türlü siyasi faaliyetler her
kademede durdurulmuştur. Zorunlu olarak faaliyetleri durdurulan siyasi partilerin yeniden
hazırlanacak Anayasadaki düzenlemelere ve yeni Seçim ve Partiler Kanununa göre
zamanı, koşulları ilan edilecek seçimlerden yeterince önce faaliyete geçmesine müsaade
edilecektir.
Parlamento üyeleri, siyasi faaliyetlerden dolayı suçlanmayacak ve yeni yönetime karşı suç
teşkil edecek tutum ve davranışlarda bulunmadıkları sürece haklarında herhangi bir işlem
yapılmayacaktır.
Ancak, kanunların suç kabul ettiği fiilleri vaktiyle işlediği saptanan parlamenterler
hakkında gerekli kovuşturma yapılacaktır. Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Milli
Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partilerinin parti başkanları şimdilik can
güvenliklerinin sağlanması amacı ile Silahlı Kuvvetlerin koruma ve gözetiminde belirli
yerlerde ikamete tabi tutulmuşlardır. Durum müsait olunca serbest bırakılacaklardır.
Memlekette idarenin tam bir tarafsızlık içinde vatandaşın hizmetine koşması
sağlanacaktır. Devlet hizmetinde bulunanların siyasi etkiler dışında çalışmaları kanun
hakimiyeti altına alınacaktır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu şu anda
devletin yanında tarafsız ve adil hizmet görecek yöneticiler, eski zamanın siyasi
davranışlarına yönelmedikçe hizmet ve görevlerine devam edeceklerdir.
Kanun ve nizam hakimiyetini sağlamada tecrübeli ve yetenekli kişilerden oluşan
mahkemelerin süratle ve doğru kararlar vermelerini ve bunları korkusuzca
uygulayabilmelerini sağlayacak yasal ve idari tedbirler alınacaktır.
Memleketin ekonomik koşullarını kendi gücümüzle iyileştirmek için her alanda elden gelen
gayret sarfedilecektir. Çalışkan ve vatanperver Türk işçisinin mevcut ekonomik koşullar
çerçevesinde her türlü hakları korunacaktır.
Ancak temiz Türk işçisini sömüren, onları kendi ideolojik görüşleri istikametinde
kullanmak için her türlü baskı oyunlarına başvuran, işçinin hakkı yerine kendi
menfaatlerini ön planda tutan bazı ağaların bu faaliyetlerine asla müsaade
edilmeyecektir.
Tüm işverenlerin iş barışının koşullarını sağlayacak esaslardan ayrılmadan üretimin
arttırılması ve ihracata yönelik gayretlerin gelişmesine yardımcı olmaları için her türlü
tedbir alınacaktır.
Köylünün, milletimizin efendisi olduğu inancını, kuvveden fiilen çıkarmak için tarım
alanında üretimi artıracak bir tarım seferberliği ve fiyat politikası ile gerekli diğer
önlemlerin alınmasına, bilhassa önem verilecektir. Türk köylüsünün tarlasından ayrılıp
şehirlere göç etmesini zorlayan ekonomik ve sosyal nedenlere çare aranacaktır.
Eğitim ve öğretimde Atatürk Milliyetçiliğini yeniden yurdun en ücra köşelerine kadar
yaygınlaştıracak tedbirler en kısa zamanda alınacaktır.
Yarının teminatı olan evlatlarımızın Atatürk ilkeleri yerine yabancı ideolojilerle yetişerek
sonunda birer anarşist olmasını önleyecek tedbirler alınacaktır. Bu maksatla hepimizin tek
tek saygıyla andığımız öğretmenlerimizin Der’li, Bir’li derneklere üye olarak bölünmelerine
müsaade edilmeyecektir. Her düzeyde öğrencinin amacı Atatürk ilkeleri ve milliyetçiliği ile
pekişmiş ve üretime yönelik bilgi ve becerisini kazanmak olacaktır.
En kıdemsiz erinden, en üst komutanına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tüm personeli,
bu amaçlara ulaşmada devletin iç ve dış tehditlere karşı kollayıcı ve koruyucu gücü olarak
siyasetin dışında kalacaktır.

Aziz Yurttaşlarım;
Bir defa daha belirtiyorum ki; Silahlı Kuvvetler aziz Türk Milletinin hakkı olan refah ve
mutluluğu, vatan ve milletin bütünlüğü ve gittikçe etkisi azaltılmaya çalışılan Atatürk
ilkelerine yeniden güç ve işlerlik kazandırmak, kendi kendini kontrol edemeyen
demokrasiyi sağlam temeller üzerine oturtmak, kaybolan Devlet otoritesini yeniden tesis
etmek için yönetime el koymak zorunda kalmıştır.
Komutan, subay, astsubay ve erler olarak hepimiz vatan ve. milletin refah ve mutluluğu
uğruna her şeyimizi, bu arada hayatımızı dahi seve seve feda etmeye hazırız. Memlekette
her zaman bulunabilen ve özellikle son zamanlarda çoğalan kötü niyetli birçok kişi ve
kuruluşlar sizlere yalanlar düzerek, bunun aksini söyleyebilecekler ve menfi
propagandalara başvurabileceklerdir. Bunlara asla inanmayınız. Bütün uygulamalar
milletin gözü önünde yapılacaktır.

Kıymetli Vatandaşlarım;
Her zaman milletiyle bir bütün ve Türk milletinin emrinde olan Türk Silahlı Kuvvetlerine
ve yeni yönetime karşı yapılacak her türlü direniş, gösteri ve tutum anında en sert şekilde
kırılarak cezalandırılacaktır.
Yurtta kan dökülmemesi için bütün vatandaşlarımın tahriklere kapılmaksızın sükunet
içinde yayınlanacak bildiriler doğrultusunda hareket etmelerini ve ikinci bir bildiriye kadar
sokağa çıkmamalarını rica ederim.
Vatandaşlarımın birbirlerinin hak ve hukukuna saygılı olmalarını, sevgi içinde
kırgınlıklarını unutmalarını, hepimizin bu mübarek topraklar üzerinde aynı haklara sahip
bir Türk vatandaşı olduğumuzun idraki içerisinde olarak yeni yönetime yardımcı olmalarını
vatanperverlik ve asil karakterlerinden bekler, mutlu ve aydınlık yarınlar dilerim.

EVREN'İN DEVLET BAŞKANI OLARAK ANT İÇMESİ...


(13 Eylül 1980)

Genelkurmay Başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Kenan Evren, 12 Eylül
ile birlikte Devlet Başkanlığı görevini de üstlendi. Evren, Milli Güvenlik Konseyi üyeleri
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral
Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel
Komutanı Orgeneral Sedat Celasun önünde 13 Eylül 1980 tarihinde TBMM tören
salonunda ant içti.

Evren'in içtiği and şöyle:

Yüce Türk Milleti,


Devlet Başkanı, Milli Güvenlik Konseyi ve Genelkurmay Başkanı sıfatıyla Türkiye
Cumhuriyeti’nin içinde bulunduğu bütün sorunları, Atatürk ilkelerine bağlı kalarak, adalet,
hukuk ve insan hakları prensiplerinden ve vicdani kanaatlerimden başka bir tesir altında
kalmaksızın ve hiç bir karşılık beklemeksizin çözümlemek amacıyla kendimi Türk Milletine
adadım.
Vatanın ve milletin mutluluğuna, birlik ve beraberliğine çalışacağıma, devletin
bağımsızlığına, vatanın ve milletin bütünlüğüne yönelecek her tehlikeye karşı
koyacağıma, milletin kayıtsız şartsız egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet
ilkelerine dayalı yeni bir anayasa düzenlenmesi için çalışacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin
şan ve şerefini koruyup yüceltmek ve üzerime aldığım görevi yerine getirmek için bütün
gücüm ve varlığımla çalışacağıma, namusum ve şerefim üzerine and içerim.

EVREN'İN BASIN TOPLANTISI...


(16 Eylül 1980)

Devlet Başkanı Kenan Evren, 12 Eylül'den sonraki ilk basın toplantısını 16 Eylül'de
düzenledi.
Yerli ve yabancı çok sayıda gazetecinin izlediği basın toplantısında Evren, "makul bir
sürede yasal düzenlemeleri tamamladıktan sonra sivil idareyi yeniden tesis edeceklerini"
bildirdi.
Evren açıklamalarından sonra, önce yerli, daha sonra yabancı basın mensuplarının
sorularını cevaplandırdı.

Evren'in basın toplantısı ve gazetecilerin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

Değerli Basın Mensupları,


Hepinizi en iyi duygularla selamlıyorum.
Hür demokratik rejimlerde basının ne büyük hizmetler gördüğü ve onun değerli
mensuplarının demokrasinin yaşamasına ne denli katkılarda bulundukları, demokrasi
içinde yaşayan aklıselim sahibi herkesin idraki içindedir. Bu inanç içinde size hitap
etmekten kıvanç duyuyorum.
Demokrasi rejimi, faziletler rejimidir. Demokrasi fertten ferde faziletli insanların varlığı ile
yaşar. Demokrasinin bütün özgürlükleri ona inananlar içindir. Demokrasi rejimini yıkmak,
yerine başka bir rejim kurmak isteyenler, hele demokrasinin hak ve hürriyetlerini
kullanarak emellerine ulaşmak isterlerse, demokrasiye inanmış milyonlarca faziletli
insanın hak ve hürriyetleri nasıl korunacaktır.
İşte bence meselenin esası budur. Bilerek veya bilmeyerek anlaşılmayan birinci mesele
budur.
Demokrasiye vücut veren bütün kuruluşlar, demokrasi var diye, demokrasiyi yıkmak
isteyenlere demokrasinin hak ve hürriyetlerini vererek onları, faziletli vatandaşlara
uygulanan yasalardan nasıl faydalandırabilirler? Hal böyle olunca, terör ve anarşiye karşı
nasıl yasa yapılabilir? İşte bu yüzdendir ki, rejim kendi kendini koruyacak yasalarla,
bilerek veya bilmeyerek teçhiz edilememiştir. Bu yasalar Meclislerde görüşülürken faziletli
vatandaş düşünülmemiş, daima rejimi yıkmak isteyenlerin demokratik hakları
düşünülmüştür.
Türkiye’de de otuz yılı aşkın bir süredir demokrasi rejimi vardır. Devletin temel yapısı,
"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" inancı üzerine bina edilmiştir.
Yargı yetkisi millet adına hür ve bağımsız yargı organlarına, yasama yetkisi milletin
seçmiş olduğu temsilcileri ile yine millet adına TBMM’ye verilmiştir.
Yürütme yine millet adına TBMM içinden seçilmiş hükümetlerce yürütülür. Türkiye’nin
temel düzeni budur. Bütün bunlar Anayasamız ile düzenlenmiş bulunmakta ve de en
önemlisi Türk demokrasisi, Anayasanın dibacesinde belirtildiği gibi Atatürk inkılapları
bazına oturtulmuştur.
İşte, bilerek veya bilmeyerek anlaşılmayan ikinci mesele de budur. Sanki Atatürk
inkılapları bazı yokmuş gibi davranarak, demokrasimizi bu raydan çıkarmak için yapılan
bütün beyanlar, gizli ve açık çalışmalar, demokrasiyi korumak için kurulmuş bütün
anayasal kuruluşlarca, daha başlangıçta karşı çıkılmamış, hatta suskunlukla adeta teşvik
edilmiş, en hafif deyimle müsamaha ve hoşgörü ile basiretler bağlanmıştır.
Her rejim, kendini fikren savunacak sağlam muhafızlar ister. Rejimi topsuz, tüfeksiz
korumanın esas yolu budur.
Atatürk inkılapları tabanına oturtulmuş Türk demokrasi rejimi maalesef kendi kendini
savunacak Atatürkçü görüşle teçhiz edilmiş yeni nesiller yetiştirilmesinde zaafa bilerek
veya bilmeyerek düşürülmüştür. İşte üçüncü önemli mesele budur.
İlkokullardan üniversitelere kadar Atatürkçülük, diğer bir deyimle Kemalist öğretim
yapılacağına ve böyle ‘bir fikir üretileceğine tam aksine sağ, sol ve irticai fikirler
üretilmiştir. Bunları üretenler maalesef devlet kasasından maaş alan bir kısım öğretmen
ve profesörler olmuş, bu hal öyle bir durum yaratmıştır ki, önce bu öğretmenler,
profesörler bölünmüş, daha sonra en sevgili varlıklarımız tertemiz çocuklarımız karşıt
fikirlere ayrılmıştır. Birçok Atatürkçü ve vatansever öğretmen ve profesörlerimizin sesleri
duyulmaz olmuştur. Birçok öğretmen bir yıl önce bize gelip, "Efendim biz okulda
Atatürkçüyüz demeye korkuyoruz, azınlıkta kaldık" demişlerdir.
Devletin gözü önünde Başkentte bir öğretmen derneği kongresinde terörist odakların
mücadele ve münakaşası açıkça yapıldığı halde yetkili kuruluşlar "Bu hal nedir?"
diyememiştir.
Böyle bir öğretim ve eğitim ortamında biz nasıl demokrasiyi fikren koruyacak genç
nesiller yetiştirebilirdik.
Şu halde "Büyük Atatürk’ün Cumhuriyeti emanet edeceği gençlik yetiştirilememiştir"
diyoruz ve inanıyoruz ki, bu tespitimize 45 milyon Türk vatandaşı da katılmaktadır. Çünkü
Türk Silahlı Kuvvetleri Türk Milletinin bir parçasıdır ve onun en sadık evladıdır.

Yine demokrasi rejimlerinde serbest olan dernek kurma hakkı kötüye kullanılmıştır.
Binlerce dernek esas kuruluş gayesinden ayrılarak rejim üzerinde fetva veren kuruluşlar
olup çıkmışlar, gizli veya açık demokrasiyi yıkma savaşına girişmişlerdir.
Çalışkan, masum, vatanın yücelmesi için el emeği ve alınteri dökerek gece-gündüz çalışıp
ailesini geçindirmek, yarınını güvenceye almaktan başka bir .düşüncesi olmayan Türk
işçileri, birtakım ağalarca ellerine kızıl bayrak verilerek ve yabancıların resmi
tutuşturularak demokrasiyi yıkmak ve başka bir rejim istemek için haince
kullanılmışlardır.
Böylece vatansever işçilerimiz de birkaç gruba bölünmüş, oynanmak istenen oyun perde
perde oynanmıştır.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bölünme yüzyıllardan beri kardeşçe yaşayan mezhep ve
ırk ayrımına götürülerek oyunun son perdesine gelinmek istenmiştir.
Yukarıdan beri ana hatları ile izahına çalıştığım nedenlerdir ki, Türk Demokrasisini
rayından çıkartmıştır ve böylece bir rejim buhranı doğmuştur.
Bütün bu ve saymadığım daha birçok tutum ve davranışlar karşısında bir kısım anayasal
kuruluşlar ve siyasi partiler gaflet uykusundan uyanmamışlar, sanki ortalık güllük
gülistanlıkmış gibi şahsi, zümrevi ve partici çekişmelerden ayrılmamışlar, adamsendecilik,
suskunluk ve umursamazlık içinde gerekli girişimlerde bulunmamışlardır. Bir taraftan, bu
yolda küçük bir beyanat veren çıksa, diğer taraf onu "Ara rejim özleyenler var" diye
tehdit etmiş, batacak gemide kendisinin de boğulacağını hesaba katacak idrakten yoksun
olduğunu göstermiştir.
Aziz Milletimiz, bütün bu durumları acı içerisinde izlemiş, "Bu işin sonu ne olacak?" diye
çaresizlik içinde kalmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarih boyunca daima devleti korumuştur. Büyük Atatürk’ün bize
verdiği görev budur. Aziz milletimizin isteği de budur. O daima, Silahlı Kuvvetlerini
koruyucusu olarak görür ve eli silah tutan evlatlarının güvencesi altında yaşar.
Rejim buhranını çözecek girişimlerin olmaması bu işin başarılamaması üzerine, Türk
Silahlı Kuvvetleri 8 ay evvel bir uyarı mektubu ile endişelerini ve isteklerini demokrasiye
yakışır bir biçimde ilgililere bildirmişti. Ve de her vesile ile düşüncelerini açıklayarak
demokrasiyi kurtarmak için demokrasi içinde girişimlerini sürdürmüştür.
Ayrıca, devlet güvenliği ile doğrudan ilgili bir anayasal kurul olan Milli Güvenlik Kurulu
içinde ayda bir uyarılara devam edilmiş, söylenecek her şey söylenmiştir.
Ne yazık ki, haftalar, aylar geçmiş, derde deva olacak ne bir tedbir alınabilmiş, ne de
büyük milli meselede birlik ve beraberlik sağlanabilmiştir.
Bütün bu uyarıların etkisiz kalması sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri son çare olarak,
Atatürk’ün verdiği emaneti, yasaların verdiği görevi ve aziz milletinin isteğini yerine
getirmiştir.
Kısaca söylemek gerekirse, bu harekat Cumhuriyeti koruma ve kollama harekatıdır.
Bu harekat Silahlı Kuvvetlerin ve aziz milletimizin tümünün istekleri doğrultusundadır. Bu
noktayı özellikle vurgulamak isterim. Bu, tarih kitaplarındaki bir darbe değildir. Bu
harekat demokrasiye indirilen darbeyi ortadan kaldırmak için Ordunun ve milletin isteği
doğrultusunda yapılmıştır.
Eğer bu müdahale yapılmasaydı, bu gizli ve hain güçler Silahlı Kuvvetlere sızarak birkaç
yılda onu da bölme yoluna gideceklerdi.
Yıkıcı ve bölücü güçler büyük milletimiz içinde itibar ve taraftar kazanamamışlardır. Birer
halk çocuğu olan bekçilerimizi, polislerimizi, askerlerimizi öldürmekle geride yetim
bıraktıkları çocukların feryadı, anaların ve babaların ıstırabı onların halktan yana
olmadıklarını göstermiştir. Güya halk için savaşıyorlarmış. Diğer taraftan Konya olayları
gericiliğin ne boyutlara ulaştığını göstermiştir. Milletimizin bu olay karşısında gözleri
açılmış tehlikeyi bütün boyutlarıyla görmüştür.
Bir parti liderinin Çanakkale’deki bir kongrede konuşmalarının dikkatle incelenmesi,
taşıdıkları fikirlerin ne olduğunu gösterecektir.
Buna benzer bugüne kadar çok beyanlar oldu. Fakat savcılıkların her müracaatında
ilgililer hakkında dokunulmazlık kaldırılamadı. Peki ne olacak, bir parlamenter her
seçimde seçim kazansa, kanunları çiğneyip suç işlemesine rağmen hiçbir zaman
mahkeme karşısına çıkartılamayacak mı?
Demokratik ülkede anarşi, bölücülük, terör, yıldırma, zorla para alma, vatandaşı baskı
altında tutma bu boyutlarda olabilir mi? Bu hale rejim daha ne kadar dayanabilir?
Milletimiz ortada devlet yok mu diye sormaz mı?
Herkes kendi hakkını korumaya kalkarsa o memleket ne hale düşer?

Soruları uzatabiliriz.
Harekatın çok kısa bir zamanda kansız bir şekilde başarılması, aziz milletimizin tümünün
isteğinin bir belirtisi ve milletimizin yıkıcı, bölücü ve genci çevrelere nefretinin en açık
ifadesidir.
Halkın yaşantısı normale dönmüştür. Daha da iyileşmesi için bütün gayretler
sarfedilecektir.

Bu harekatın amaçlarını şöyle özetleyebilirim:

1. Milli birliği korumak,


2. Anarşi ve terörü önleyerek, can ve mal güvenliğini tesis etmek,
3. Devlet otoritesini hakim kılmak ve korumak,
4. Sosyal barışı, milli anlayış ve beraberliği sağlamak,
5. Sosyal adalete, fendi hak ve hürriyete ve insan haklarına dayalı laik ve cumhuriyet
rejimini işlerli kılmak,
6. Ve nihayet makul bir sürede yasal düzenlemeleri tamamladıktan sonra sivil idareyi
yeniden tesis etmektir.

Bu amaçlara ulaşmak için bize yol gösterecek olan ışık her zaman olduğu gibi
Atatürkçülük ve ilkeleridir.
Milli Güvenlik Konseyi demokratik düzen ve rejimin şimdiye kadar sağlıklı bir biçimde
işlemesine imkan vermeyen tüm engelleri bir daha böyle bir müdahalenin yapılmasına
lüzum bırakmayacak şekilde kaldırmaya kararlıdır. Bunun için Anayasa, Seçim Kanunu,
Partiler Kanunu gibi mevcut kanunlarda bugünkü duruma gelmemize neden olan
hükümler ya değiştirilecek ya da yeni hükümler ilave edilecektir. Bunun yanısıra anarşi ve
terörü etkili bir şekilde önleyecek yargı organlarının kuvvetlendirilmesi için gerekli
kanunlar hazırlanacak ve Ceza Kanununda aksayan taraflar ıslah edilecektir.
Özgürlük veya bağımsızlık adı altında anarşinin ne okullarda, ne üniversitelerde, ne de
sendikalarda serpilip boy atmasına imkan verilmeyecektir.
Yetkili, sorumlu, yeterli vatandaşın hakkına saygılı işleyebilen, demokratik, sosyal hukuk
düzeni gerçekleştirilecektir. Bu düzene, kısa sürede aşamalarla varılacaktır.
Malumunuz olduğu gibi, halen yasama yetkilerini kullanan bir Güvenlik Konseyi vardır.
Yürütme organı olarak başkanlığımda Bakan yetkilerine sahip müsteşarlardan oluşan bir
kurul faaliyettedir. Bu hafta içinde Bakanlar Kurulu teşkil edilecektir.
Bir geçici Anayasa hazırlanacak ve müteakiben Kurucu Meclis kurulacaktır.
Türk ekonomisinin büyük sıkıntılar içinde olduğu, enflasyonun arttığı, sanayimizin tam
işleyememesi sonunda üretimde düşüşler ve istikrarsızlık olduğu bilinmektedir.
Memleketimizi düştüğü bu ekonomik bunalımdan kurtarmak, halkımızın sıkıntılarını
hafifletmek, ekonomik gelişmeyi sağlayarak artan işgücüne yeni iş sahaları açmak
amacıyla uygulanan istikrar programı yürütülecektir. Ekonominin tabii kanunlar içinde
çalışması kolaylaştırılarak sosyal amaçlara bir an evvel ulaşılacaktır.
Türkiye’nin uyguladığı ekonomik istikrar programının OECD ülkeleri ve milletlerarası
ekonomik ve finans kuruluşlarınca desteklenmesi sağlanacaktır.
Ülkemizin kısa sürede ekonomik buhrandan çıkması için gerekli yasal düzenlemeler
süratle ele alınacaktır. Bunların çözümlenmesinde, alınacak bütün ekonomik tedbirlerin
üzerinde milletimizin ferden ve bütün olarak göstereceği sabır, metanet ve fedakarlık
başlıca güvencemiz olacaktır.

Değerli Basın Mensupları,


Bütün öğretmen, memur ve diğer görevliler, işçi ve işverenlerin vazife şuuruna sahip
sorumlu kişiler olarak vatanseverlik, milli beraberlik ve kardeşlik duyguları içinde
birbirinin haklarına karşılıklı saygılı olarak görevlerine devam etmeleri sağlanacaktır.
Devlet hizmetlerinde bulunan görevlilerin, tarafsız ve adil olması önemli bir ilkedir. Bu
ilkenin uygulanmasını önleyen, bu ilke. ye aykırı olan bütün tertiplere ve kuruluşlara
müsaade edilmeyecek ve gerekli olan yasal işlemler yapılacaktır.
Muhtelif ve bilhassa ideolojik sebeplerle kopma noktasına gelen işçi ve işveren ilişkileri,
işçinin haklarını koruyan ve işveren hakkına saygılı bir anlayışla yeniden düzenlenecektir.
İşyerlerindeki barışın, işçinin sosyal ve ekonomik haklarını güvenilir bir biçimde sağlaması
yanında, üretim ve verimin artmasını da sağlayarak tüm Türk Ulusunun yararına
olacağına inanıyoruz.
Kıymetli Basın Mensupları,
Yeni yönetim, her alanda olduğu gibi dış politika alanında da Atatürk ilkeleri uyarınca,
Türk Milletinin temel özlemleri doğrultusunda ve yine Atatürk’ün "Yurtta sulh, cihanda
sulh" deyiminde ifadesini bulan, barışçı bir dış politika izleyecektir.
Türkiye, bütün ülkelerle ilişkilerinde Birleşmiş Milletler Yasası’nda yer alan bağımsızlık,
egemenlik, toprak bütünlüğüne saygı, iç işlerine karışmamak ve hak eşitliği ilkelerini esas
alacaktır. Kendisi bu ilkelere riayet göstereceği gibi, başka ülkelerin de anılan ilkelere
uymalarını titizlikle gözetecektir. Türkiye’ye, Türkiye’nin toprak ve ulus bütünlüğüne ve
Türk vatandaşlarına yöneltilebilecek her türlü tecavüz ve tehdide de karşı konulacaktır.
Türkiye dünya ve bölge barışına elinden geldiği ölçüde katkıda bulunmak yolundaki
geleneksel siyasetini sürdürecektir. Bu siyaset çerçevesinde bugünkü uluslararası
koşulların gereği olduğuna inandığı yumuşama sürecini de destekleyecektir.
Türkiye’nin güvenlik, politik ve ekonomik alanlarda taraf olduğu ikili ve çok taraflı bütün
antlaşmalar geçerliliğini koruyacak ve Türkiye bunlardan doğan yükümlülüklerini
karşılıklılık ilkesi uyarınca yerine getirmeye devam edecektir.
NATO ittifakı ile ilişkilerimiz sürdürülecektir. Bu ittifakın uluslararası barış ve güvenliğin
korunması için önemini devam ettirdiğine kaniim.
AET ve Avrupa Konseyi ve demokrasiye bağlı ülkelerin üyesi bulunduğu diğer kuruluşlarla
ilişkilerimiz ve işbirliğimiz devam edecektir.
Bu çok taraflı ilişiklere muvazi olarak, Amerika Birleşik Devletleri, Dokuzlar ve diğer Batılı
ülkelerle ikili düzeydeki .ilişkilerimizi geliştirme yolunda çabalarımız sürdürülecektir.
Kendileriyle tarihi ve geleneksel bağlarımız olan İslam ülkeleri ile ilişkilerimizin her alanda
dostluk ve kardeşlik anlayışı içinde geliştirilip güçlenmesine özen gösterilecektir. Bütün
komşularımızla iyi ilişikler ve verimli bir işbirliği geliştirmek en samimi arzumuzdur.
Sovyetler Birliği, dünyada barış ve güvenliğin muhafazasında ve güçlendirilmesinde
büyük sorumluluğu bulunan bir devlet olarak komşularımız arasında özel bir yere sahiptir.
Yunanistan ile aramızda süregelen bütün sorunların, iyi niyetli ve yapıcı bir yaklaşım
içinde, ikili müzakereler yoluyla adil çözümlere kavuşturulabileceği görüşündeyiz.
Kıbrıs sorununa gelince, bu anlaşmazlığın Ada’daki iki toplum liderleri arasında varılmış
mutabakatlar çerçevesinde ve toplumlararası görüşmeler yöntemiyle sonuca ulaşmasını
temenni ediyoruz.

Aziz Basın Mensupları,


Memleketin ve milletin yüce menfaatlerini daima her şeyin üstünde tutmuş olan Türk
Silahlı Kuvvetleri, bu tarihi görevini tamamladıktan sonra, her zamanki vekar ve vazife
aşkı ile, bütünüyle asil vazifesi olan vatan savunmasına dönecektir.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu kere üzerine aldığı bu görev nedeniyle kuvvet ve kudretinden
asla hiçbir şekilde zaafa uğramış değildir. Etkili bir biçimde vazifesi başındadır.
Harekatın ilk anından itibaren bütün vatandaşlarımızın Milli Güvenlik Konseyi’nin emir ve
bildirilerine uymakta gösterdiği büyük anlayış, soğukkanlı davranış, milletimize güvende
ne derece haklı olduğumuzun bariz delillerinden birini teşkil etmiştir. Bunun için
huzurunuzda yüce Türk Milletine bu güç anlarda gösterdiği yurtseverlik ve anlayış için bir
kere daha, şahsım ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına şükranlarımı ifade etmeyi zevkli bir
borç bilirim.

Hepinize teşekkür ederim.

YERLİ BASIN MENSUPLARININ SORULARI VE CEVAPLAR

Soru: Geçici Anayasa ve Kurucu Meclis için acaba bir tarih, bir süre verebilir misiniz?
Cevap: Takdir edersiniz ki, bu konularda, kat’i tarih vermek, hem sizi hem de
vatandaşlarımı yanıltabilir. Ama şuna bilhassa emin olunuz ki, Türk Silahlı Kuvvetleri,
demin işaret ettiğim gibi, uzun süre bu vazifeyi üstlenmek ve asli vazifesinden ayrılmak
niyetinde değildir. Mümkün olabilen en kısa sürede bunların yapılması için elden gelen
bütün gayretler sarfedilecektir.
Soru: Güvence altında bulunan siyasi parti liderlerinin siyasal gelecekleri hakkında bir
şey söyleyebilir misiniz?
Cevap: İlk günkü konuşmamda da ifade etmiştim zannediyorum ve demiştim ki,
«Şimdilik bütün siyasi partilerin faaliyetleri durdurulmuştur». Kapatılmıştır demedim,
durdurulmuştur. «Seçim Kanunu, Partiler Kanunu ve Anayasa hazırlandıktan sonra,
seçimlere gidilecek zamandan muayyen bir süre evvel, onların hazırlıklarını
yapabilecekleri kadar bir süre önce parti faaliyetlerine müsaade edilecektir» demiştim.
Parti liderlerinin durumuna gelince, onların güvenceleri için bu yola başvurulmuştur.
Kendileri gözaltında değildir. Orada serbest olarak dolaşmaktadırlar, bulundukları
mahalde.
Ancak, bu ortam içerisinde Ankara’da bulunmaları, kendilerinin güvenlikleri bakımından
bazı mahzurlar doğurabilir. İlk günün heyecanı ile vaktiyle yapılan bazı çirkin hareketlere
tevessül edilebilir. Bunun için ortam yatışıncaya kadar kendilerinin böyle bir yerde
kalmalarını uygun gördük, ama onları da çok kısa bir zamanda tekrar yerlerine, evlerine
iade edeceğimizi söyleyebilirim. Ama bunun hakkında kati bir tarih veremem.
Her gün bütün Türkiye’nin, bütün yurdun dört köşesinden haberler alıyoruz. Daha sakin
ve normal bir düzene geçtiğimiz zaman onları Ankara’ya getirteceğiz.
Soru: Uygulanan ekonomik istikrar programının, sizin de işaret ettiğiniz gibi enflasyonu
hızlandırdığı, üretimin düşmesi ile aksayan bazı sonuçları oldu. Acaba Milli Güvenlik
Konseyi, programı aynen uygulayacak mı? Yoksa bu aksayan yönlerini yeniden gözden
geçirecek mi?
Cevap: Bir program tespit edilmiş ve bir yola girilmiş. Bu yolda yürünüyor. Bu yolda
çıkacak ufak tefek engellerin aşılması için gayret sarfedilecek. Ama büyük bir engel,
karşımıza büyük bir duvar çıkmadığı sürece bu ekonomik programdan ayrılmayacağız. Ve
alınan bu tedbirlerin aksayan tarafları olursa, bunların giderilmesi için her türlü gayret
sarfedilecek.
Soru: Milli Güvenlik Konseyi’nin beş üyesinin yemin etmelerine ilişkin haberler vardı
basında. Bu yemin hangi yemin olacak? Bir parlamenter yemini olacağını zannetmiyorum.
Yeminin şekli ve amacını, nedenini söyleyebilir misiniz?
Cevap: Her halde onu siz de göreceksiniz, duyacaksınız. Şimdi yanımda olmadığı için
okuyamayacağım. Tabii parlamentoda yapılan yemine benzer bir yemin olacak. Tabii,
aynı olmayacak.
Soru: Ne gün yemin töreni efendim?
Cevap: Perşembe günü.
Soru: Cumhurbaşkanı seçimi turlarının mevcut sistemde aksadığı görüldü. Yeni bir
anayasa hazırlanacağı veya Anayasanın aksayan yönleri düzeltileceğine göre,
cumhurbaşkanı seçiminin süratle yapılmasını sağlayacak yeni bir düzenleme söz konusu
mudur?
Cevap: Çok iyi bir noktaya temas ettiniz. Demokratik ülkelerde biliyorsunuz,
cumhurbaşkanlığı seçimi, vaktiyle bizde olduğu gibi tıkanmış ama her ülke buna çare
bulmuş. Bizde bu çare maalesef bulunamamış. Çünkü iyiniyete dayanılarak yapılmış, ama
her şeyde iyi niyet kafi gelmiyor. Bazı müeyyidelerin konması lazım. Yakında biliyorsunuz,
Yunanistan’da bir seçim yapıldı ve üç oturumda eğer seçilemezse, meclis feshediliyordu.
Buna benzer, bunun aynı demiyorum ama bir usul getirilmek suretiyle cumhurbaşkanlığı
seçiminin böyle uzun süre bekletilmeden kısa zamanda yapılmasını sağlayacak kanuni
tedbirler alacağız. Ayrıca, Milletvekillerinin de istedikleri zaman Meclise gelip istedikleri
zaman gitmeleri veya yoklamada bulunduktan sonra ayrılıp gitmeleri gibi üzücü ve
milletin nazarında hoş görülmeyen kısımları düzenleyecek tedbirleri de almak
niyetindeyiz.
Soru: Bazı liderler hakkında suç duyuruları ve kanıtları olduğu öne sürülüyor. Bu konuda
ne dersiniz?
Cevap: Biz bu suç kanıtlarında hiç kimseyi ayrı tutmadık Kanun nazarında biliyorsunuz
herkes eşittir. Eğer her hangi bir parti lideri bu suçu işlemişse, elbette kanun karşısında o
da hesabını vermek zorundadır. O bakımdan bir ayırım yapmadık.
Soru: İlkokullar açıldı. Orta dereceli okullar öğrenime başlamak üzere. Acaba
öğretmenlerin tüm., çocuklara aşıladıkları fikirleri yeniden aşılamamaları için bir önlem
alınacak mı? Aynı öğretmenler görevlerine devam edecekler mi?
Cevap: Halen mevcut öğretmenlerimiz, bundan evvelki dönemlerde Olduğu gibi aşırı
uçların birer maşası olmadıkça ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda görev yaptıkça hiç
kimseye bir şey yapılmayacaktır. Vaktiyle suç işlemişler hariç. Bunların içerisinde
maalesef terörist olanlar da çıkmıştır. Terör odaklarına yataklık yapanlar da.. Elbette
bunlar hakkında işlem yapılacak. Fakat, falan derneğe üyedir, •derneğe kayıtlıdır da
diyerek kimseye birşey yapacak değiliz. Yeter ki suç işlemiş olmasın. Zaten dernekler
kapatıldığına göre, bu da mevzubahis olamaz. O bakımdan, öğretmenlerimizin
çoğunluğunun tertemiz olduğuna hepimiz inanıyoruz. Hepimizi yetiştiren onlardır. Ve ne
zaman görsek ellerini öperiz, bizi yetiştirdikleri için. Ama buna layık oldukları sürece...
Elbette onlar görevlerinin başında kalabilir. Buna layık olmadığı sürece de bu tertemiz
çocuklarımızı zehirlemelerine, aşılamalarına da fırsat vermeyeceğiz.
Soru: Kurucu Meclis nasıl oluşturulacak? Kurucu Meclise hangi kuruluşlardan ne şekilde
üye seçilecek? Bu konuda bir çalışma var mı?
Cevap: Kurucu Meclis seçimi için ilkeleri tespit etmekteyiz. Ve biter bitmez, bu ilkelerin
tespiti biter bitmez, hem kamuoyuna, hem de kıymetli ,basınımıza açıklanacaktır. Ama şu
anda Kurucu Meclis üyeleri şu tarzda seçilecektir, buralardan üye alınacaktır gibi henüz
bir karara varmış değiliz. Bunların üzerindeki çalışmalarımız sürdürülmektedir. Demin de
ifade ettiğim gibi bitince sizlere tabii muhakkak bilgi vereceğiz.
Soru: Sözlerinizden devri sabık yaratmayacağınız izlenimi aldım. Yanılıyor muyum?
Cevap: Devri sabık demeyelim de buna, o tabiri kullanmayalım da, geçmiş dönemlerde
memleketin bu hale gelmesi için gösterilen geniş müsamaha, kanunları uygulamama ve
adamsendecilikten memleketi kurtaracağız.
Soru: Ülkenin normal demokratik düzene geçebilmesi için yapılması gereken
çalışmalarınız sizce ne kadar süre içinde tamamlanabilir? Türkiye’deki bu hareket çeşitli
komşularımız tarafından ne şekilde karşılanmıştır? Özellikle İran'ın bu konudaki tutumu
nedir?
Cevap: Zannediyorum Ve bundan evvelki konuşmamda da değinmiştim. Bu normal
düzene ne zaman geçeceğiz konusunda, böyle bir takvim yaparak, bir binanın
yapılmasında olduğu gibi, filan güne kadar, filan katta beton dökülecek, filan günü demiri
döşenecek gibi bir program yapmanın mümkün olmadığını takdir edersiniz. Onun için
normal düzene geçiş konusunda mümkün olan en kısa sürede dedim. En kısa sürede
geçeceğiz.
Bu hareketin komşularımız üzerinde bıraktığı intibaa gelince; gerek dünya devletlerinde
gerek komşularımızda büyük bir tepki görülmedi. Bunu anlayışla karşıladıklarını
zannediyorum. Çünkü bu bizim iç meselemizdir. Ve bu iç meselemizden dolayı da dış
politikamızı değiştirecek değiliz. Gelmiş geçmiş bütün hükümetler devrinde sürdürülen dış
politikamız yine devam edecektir.
Dostumuz ve komşumuz İran’a gelince; İran ile ilişkilerimiz tarih boyunca daima en iyi
şekilde devam etmiştir. Ve yine hepimizin bileceği gibi Iran Devrimini biz, İran’ın bir iç işi
olarak kabul ettik ve onlarla ilişiklerimizde hiç bir aksaklığa meydan vermeden, elimizden
gelen bütün yardımları yapma çabası içinde bulunduk.
Dost İran’ın da bizim bu hareketimizi, Cumhuriyeti koruma ve kollama hareketimizi
olgunlukla ve anlayışla karşılayacağına inanıyoruz.
Soru: Kurucu Meclis kurulacağından bahsettiniz. Burada Anayasa, Seçim Kanunu, Partiler
Yasası gibi ana kanunların da değiştirileceğini veya yeniden yapılacağını beyan
buyurdunuz. Acaba bu yasaları, kurulacak olan Kurucu Meclis mi yapacaktır, yoksa
Kurucu Meclis kurulup da bu yasalar da yapılmış ve tarafınızdan ilan edilmiş olacak mıdır?
Cevap: Elbette Kurucu Meclis kurulduktan sonra yapılacaktır. Çünkü, Kurucu Meclisten
evvel Seçim Kanunu, Partiler Kanunu ve Anayasayı hazırlamış olsaydık, Kurucu Meclise
zaten gerek kalmazdı. O zaman doğrudan doğruya seçimlere giderdik. Mesele kalmazdı.
Onun için Kurucu Meclisten sonra bunu yapacağız.

YABANCI BASIN MENSUPLARININ SORULARI VE CEVAPLAR

Soru: Türk-Yunan ilişkilerinin şimdiki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Geleceği


hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap: Çok yakın komşumuz ve dostumuz, aynı ittifak içinde bulunduğumuz
Yunanistan’la ilişkilerimizde bazı kopukluklar olmuştur. Bundan evvelki hükümetler
döneminde de bu kopuklukların giderilmesi için Türkiye iyi niyetle daima yaklaşımda
bulunmuştur.
Bizim dönemimizde de Türk-Yunan ilişkilerinin daha iyiye gitmesi ve Yunanistan’ın NATO
ittifakına dönmesi için her türlü gayret gösterilecek, ama bu gayretin dostumuz,
komşumuz Yunanistan tarafından da aynı şekilde gösterilmesini ümit etmek istiyoruz.
Soru: Sayın General, Milli Güvenlik Konseyi’nin herhangi bir üyesi ya da
Genelkurmay’dan herhangi bir kişi bu hareketi yapmadan önce Birleşik Amerika ile
istişarede bulundu mu?
Cevap: Sureti katiyede hayır. Ancak, bu soruyu niçin sorduğunuzu biliyorum. ABD’nin
buradaki Yardım Kurulu Temsilcilerinden aldığı bir haber üzerine, ABD’deki bazı
ajanslarda, Türkiye’deki bu harekatın başladığı, erken saatlerde verildi. Buna istinaden
bizde, böyle bir haberin onlara aktarıldığı izlenimi doğdu, daima bunlar soruldu.
Bu hareketi ilgililerden başka kimse bilmiyordu Hatta şunu söyleyebilirim, eşlerimiz ve
çocuklarımız dahi bundan habersizdi. Diyecekler ki, "Pekala nasıl haber aldılar?" Amerikan
Yardım Kurulu Başkanlığı’nın bulunduğu binanın yakınına 11 Eylül akşamı tank birlikleri
gelince, bundan şüphelenmiş olabilirler. Nitekim, bu şüphelenmeden mütevellit "Bu
tanklar buraya niye geldi" diye de sordular. Biz de "Bir tatbikatımız var, NATO tatbikatı
başladı, bugün 11’inde başladı, onun için geldi." diye kendilerine bilgi verdik. "Merak
etmeyin, bu bir tatbikattır, tatbikat dolayısıyla geldi." dedik. Verilen haber budur. Yoksa
böyle bir harekatın yapılacağı hiçbir zaman kendilerine duyurulmamıştır, harekat
başlamadan evvel.
Soru: Sayın General, demokrasiye ne zaman döneceksiniz?
Cevap: Demokrasiye dönüş için demin arkadaşlarım da sordular "Bir tarih verebilir
misiniz?" diye. Zaten biz demokrasiyi ortadan kaldırmış değiliz. Bunu burada bilhassa
belirtmek isterim. İşlemeyen demokrasiyi, bozulmuş demokrasiyi tekrar demokrasinin
diğer kaideleriyle birlikte getirmek için bu harekatı yapmak zorunda kaldık. Eğer
tarihimizi tetkik ederlerse, görürler ki, Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye’de daima
demokrasinin kuvvetlenmesi için girişimlerde bulunmuştur. Aksi hareketi yoktur.
Demokrasi demek, her isteyenin her istediğini yapabilmesi demek değildir. Bunu herhalde
kabul ederler. Biz o hale dönmüştük.
Soru: Özetlemeniz mümkün mü? Yönetiminiz terör ve şiddet konusunda ne gibi önlemler
almayı düşünüyor? İktisadi konularda ne gibi önlemler almayı düşünüyor? Ve ayrıca sivil
bir hükümet kurmayı düşünüyor musunuz?
Cevap: Türkiye’de bulunan vatandaşların en çok mutazarrır oldukları, en çok şikayet
ettikleri husus anarşi ve terör olaylarıdır. Bu terör ile mücadelede normal ve sulh
zamanına göre hazırlanmış kanunlar ile mücadele etmenin güçlüğü ortaya çıktı. Bunlarla
mücadele için yapılması lazım gelen, kanunlarda yapılması lazım gelen değişiklikleri biz
defalarca hükümete, parlamentoya ve Cumhurbaşkanı’na ilettik. Bunlarla mücadele için
kanunlarda çeşitli düzenlemeleri yapacağız ve aynı zamanda mahkemelerin işleyişine hız
getirecek tedbirleri alacağız.
İzleyeceğimiz ekonomik politika için bir soru sordular. Zannediyorum, şimdi okuduğum
metinde de ve biraz evvelki arkadaşımın sorduğu soruda da bu vardı. Şimdi izlenmekte
olan ekonomik politika aynen yürütülecektir.
Sivil idareye geçişe gelince; bunu da yine bir arkadaşım sormuştu. Sivil idareye geçiş için
şimdi bir zaman vermem mümkün değil. En kısa zamanda yapılması ve Silahlı
Kuvvetlerimizin asli görevine tekrar dönmesi için her türlü gayret sarfedilecektir. Bu hafta
içerisinde hükümeti teşkil ederek yürütme görevini ona devredeceğiz.
Soru: Türk ekonomisinin büyük güçlükler içinde bulunduğunu belirttiniz. Bilinmektedir ki,
ulusal bütçenin üçte biri Silahlı Kuvvetlere harcanmaktadır, bu yönde bir kısıntı yapmayı
düşünüyor musunuz?
Cevap: Doğrudur, üçte biri değil ama ona yakındır. Bütçenin büyük bir kısmının Silahlı
Kuvvetlere gittiği doğrudur. Ama bizim stratejik konumumuzu gözönüne getirirseniz, bu
kadar büyük ordu bulundurmamızın zaruretine herhalde siz de inanırsınız. Eğer Silahlı
Kuvvetler modernize edilir, modern silah ve malzeme ile teçhiz edilirse, elbette daha
kudretli ve kuvvetli bir ordu çok daha küçük bırakılmak suretiyle görevini yapabilir.
Silahlı Kuvvetleri azaltmadan, her sahada olduğu gibi diğer bütün sahalarda olduğu gibi
Silahlı Kuvvetlerin diğer bölümlerinde de tasarrufa azami riayet edilecek. Binaenaleyh bu
sıkıntıdan çıkmamız için elden gelen bütün gayret sarfedilecektir. Nerelerden bu
tasarrufun yapılabileceğini, bütün sektörleri taramak suretiyle çıkaracağız ve her sahada
tek vatandaştan en büyük kuruluşa kadar her türlü tasarrufa riayet edilmesini
sağlayacağız.

EVREN'İN SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMASINA İLİŞKİN RADYO-TV


KONUŞMASI
(16 Ekim 1981)

16 Ekim 1981 tarihinde siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin yasanın yayınlanmasından


sonra Milli Güvenlik Konseyi (MGK) Başkanı ve Devlet Başkanı Kenan Evren, TRT'den
yaptığı radyo televizyon konuşmasıyla bu kararlarının gerekçesini açıkladı.

Evren'in radyo televizyon konuşması şöyle:

Aziz Türk Milleti,


Ülkemizde, mevcut tüm siyasi partiler bugünden geçerli olarak feshedilmişlerdir. Milli
Güvenlik Konseyi’ni bu kararı almaya zorlayan durum ve sebepleri şöylece açıklamak
mümkündür:
12 Eylül 1980 öncesinde ülkemizin içinde bulunduğu çok tehlikeli durum ha1a hepimizin
gözleri önünde durmakta ve bütün tazeliği ile hafızalarımızda yaşamaktadır. Seneler ve
senelerce bu fevkalade acı günlerin içinde, yaşama güvencesini kaybetmiş, yarınından
ümidini yitirmiş olan Türk vatandaşları 12 Eylül 1980 günü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
yönetime bütünü ile el koymasını, büyük bir çoğunlukla tasvip etmiş ve desteğini
esirgememiştir.
O günün şartlarına göre Parlamento ve hükümet feshedilmiş ve fakat demokrasiye olan
inancımızın bir gereği olarak, siyasi partilerin sadece faaliyetlerinin durdurulması ile
yetinilmişti. Ancak, Türkiye’nin bu duruma gelmesinde büyük sorumluluk taşıyan siyasi
parti mensup ve yöneticilerinin, milletin büyük çoğunluğuna uyarak bu gereği idrak
etmeleri yeni Anayasa, yeni Seçim ve Partiler Kanunu hazırlanıp normal seçimler
yapılıncaya kadar, bu yönetime yardımcı olmaları, hiç olmazsa köstek olmamaları veya
gölge etmemeleri beklenirken, maalesef yazı veya demeçlerle siyasi amaçlı faaliyet
gösterdikleri veya siyasi nitelik taşıyan tutum ve davranışlarda bulundukları, hatta kendi
içlerinde iktidar kavgasını başlattıkları, kısaca 12 Eylül’den önceki davranışlarını
memlekette hiç bir şey olmamış gibi devam ettirme çabası içinde bulundukları görülmüş,
bunun üzerine Türk toplumunun muhtaç olduğu huzur ve güven açısından bu gibi faaliyet
ve davranışların önlenmesi maksadıyla 52 sayılı Milli Güvenlik Konseyi kararı alınarak
yürürlüğe konulmuştur.
Şu hususu bütün Türk milleti önünde bir kere daha belirtirim ki, Milli Güvenlik Konseyi hiç
bir zaman, ülke yönetiminin tek bir partiye veya tek bir şahsa verilmesini düşünmemiştir.
Biz, tek parti veya şahıs diktatörlüğünün ülkeyi arzu edilmeyen istikametlere
sürükleyebileceği inancı içerisinde olduğumuzdan dolayıdır ki, bütün konuşmalarımda,
hür, demokratik parlamenter sistemin yeniden sağlam temeller üzerine kurulacağını, her
şeyi ile bozulmuş bir idarenin kısa sürede düzeltilemeyeceğini ve bunun için de makul bir
süreye ihtiyacımız olduğunu dile getirmiştim. Parlamenter demokrasinin siyasi partilerle
gerçekleşen bir sistem olduğunun bilinci içerisindeyiz. Siyasi partiler, demokratik siyasi
hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bundan dolayıdır ki, siyasi partiler rejimini benimsemiş
her demokratik ülkede olduğu gibi milletimizin kaderi, siyasi partilerin gücüne, görüş ve
düşünce doğrultusuna ve özellikle yöneticilerinin ehliyet ve dürüstlük derecelerine kesin
olarak bağlıdır.
Siyasi partiler, devletin gücünü azaltan ve parçalayan, vatandaşları birbirine düşman
cepheler haline getiren kuruluşlar olamaz. Siyasi partiler Anayasa ve Kanunlar
çerçevesinde devlet işlerinin ve bütün kamu faaliyetlerinin daha iyi yürütülmesi, bütün
vatandaşların huzur, güven ve refaha kavuşması için programları istikametinde ancak
meşru bir rekabet içinde bulunabilirler. Başka bir deyimle, siyasi partilerin vatandaşlar
arasında uzlaşmaz ayrılıklara, kırgınlıklara ve bölünmelere asla yer vermeden medeni ve
seviyeli bir hizmet yarışı yapmaları gerekir.
Şimdi elimizi vicdanımıza koyarak düşünelim; acaba milletin kaderinde başlıca rol
oynamış partiler ve yöneticilerinden hangisi 12 Eylül’e gelinceye kadar bu görevin idraki
içinde oldu? Hangisi devlet çatısının çatırdayarak yıkılmaya başladığını görüp de milletin
refah ve huzuru, devletin bekası için kişisel ve parti çıkarlarından feragatta bulunabildi?
Ve yine vicdanımıza danışarak şu soruya cevap arayalım: Hangi siyasi parti ve yöneticisi
12 Eylül’den sonra siyasi ihtirasını bir müddet olsun durdurup da, yıkılan devlet düzeninin
tamiri için beklemeyi tercih etti? Aksine basın ve diğer yollarla eskiden olduğu gibi
birbirlerine sataşmaya, sen-ben kavgası yapmaya ve gizli kapılar arkasında toplantılar
düzenleyerek, yalan haberler yayarak temiz vatandaşları mevcut yönetim aleyhine
zehirleme içerisine girdiler. Hatta ilk yapılacak seçimde iktidara geleceklermiş gibi
yandaşlarına şimdiden makam, mevki ve menfaat dağıtma vaadlerinde bulundular. Bu
suretle 12 Eylül’e kadar ülkeyi nasıl yönetmişler ise, aynı alışkanlıklar içerisinde
olduklarını ortaya koydular.
Bu siyasi partilerin yöneticileri hala birbirlerine karşı o kadar km ve nefretle dolular ki;
bugün siyasi faaliyetlere müsaade edilmiş olsa, tekrar 11 Eylül 1980 günü kaldıkları
noktadan yine bildikleri yolda yürümeye devam edeceklerinden kimsenin şüphesi
olmasın.

Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye’de siyasi partilere dayalı demokratik parlamenter sistem mutlaka kurulacaktır.
Ama mevcut, bu partilerle değil, yıkılan bir binanın enkazını kullanarak yapılan bir bina
nasıl çökerse, yurdu 12 Eylül öncesine getiren partilerle kurulacak bir demokrasi de
yeniden yıkılmaya mahkum olacaktır. Sağlam olması için yeni malzeme ile yapılan binada
olduğu gibi, biz de hür, demokratik parlamenter sistemimizin ancak yeni Anayasa ve
Partiler Kanununa uygun olarak kurulacak yeni siyasi partilerle inşa etmenin mümkün
olacağına inandık ve milletin de istediği doğrultusunda mevcut partileri feshetme kararını
aldık.
Ayrıca Danışma Meclisi’nin her türlü etkiden masun olarak rahat ve huzurlu çalışabilmesi
için de bu yola başvurulmasına zaruret duyduk.
Kurucu Meclis’in meydana getireceği Anayasanın milletçe kabulün-den sonra hazırlanacak
Siyasi Partiler Kanununa uygun olarak ihtiyaç duyulacak yeni siyasi partiler kurulacak ve
bu partilerle normal seçimlere gidilecektir.

Sevgili vatandaşlarım,
12 Eylül’den beri Millete vaadettiklerimizi adım adım tahakkuk ettirdik. Çok şükür bütün
vaadlerimizi zamanında yerine getirdik. Eğer mevcut partiler ve yöneticileri milletin
gösterdiği anlayışı gösterebilseler, kendilerini geçmişin km ve nefretinden
temizleyebilseler, kendi içimizde halledeceğimiz problemleri dış ülkelere jurnal ederek bir
takım kuruluşlar vasıtasıyla bize baskı yaptırma denemelerine girmeselerdi, belki bu
kararı almak gereğini duymayacaktık. Bunların hiçbirisini yerine getirmeyenler gitmeli ve
geçmişten ders alarak kurulacak yeni partiler sahneye çıkmalıdırlar.

Şimdiye kadar söylediklerimi özetleyecek olursam:


Partilerin kısır, fakat klikleşmiş, bugüne kadarki başarısızlıkları sabit olmuş kişilerin
kurduğu kadro çemberini kaldırarak geçmişteki hatalardan, şiddet ve yolsuzluklardan
doğrudan veya dolaylı olarak sorumlu olmayan kişilerle çalışmasını temin etmek,
Bütün devlet teşkilatına sızmış olan kişisel menfaata dayalı partizan hareketlerin önünü
almak,
Danışma Meclisi’nin geleceğe dönük olarak rahat ve huzur içinde her türlü etkilerden uzak
çalışmasını sağlamak,
En hayati milli çıkarlarda dahi uzlaşamayan partileri geçmişte bırakarak Türkiye’de
kurulacak özgürlükçü demokrasiye, acı hatalardan sorumlu olmayan, ideolojik dogmatik
sapıklıklardan uzak, Atatürk ilkelerinde birleşebilen geleceğe dönük partilerle yeniden
başlamak maksadıyla, partileri feshetme kararı alınmıştır.
Ümit ediyoruz ki bundan sonra kurulacak partiler, Atatürk ilkelerini esas alıp 1950’den
beri yapılan hatalardan ders almış olarak faaliyette bulunurlar ve Türkiye’yi tekrar
1960’a, 1971’e ve l980’e getirmezler. Bu husus tamamen sizlerin elinde ve
sorumluluğunuzdadır.

Sevgili vatandaşlarım,
Eğer sizler yeni partilerin kurulmasında ve ileride yapılacak seçimlerde dikkatli davranır
da ülkeyi, geçirdiğimiz karanlık durumlara getirmeyecekleri seçerseniz, Türkiye daima
iyiye, güzele ve ileriye hızla gidecektir.

Hepinize sevgiler ve saygılar sunarım.

12 Eylül Tarihi

Geçmişi ile hesaplaşmamış ve geçmiş tarihinin acılarını dindirmek için acılara neden
olan sorumluları yargı önüne çıkaramamış bir ülkede geleceğin demokratik hukuk
devletini kurmak çok zor. 12 Eylül 1980 tarihini unutmamak gerekir.
Tarihi günler ulusların geleceğinde kilometre taşıdır. Salvador Allende 1970 yılında
seçimle işbaşına gelmiş Şili'nin ilk Marksist başkanıydı. 11 Eylül 1973'de Moneda
Başkanlık Sarayı'nı Kara Kuvvetleri Komutanı Pinochet bombaladı. Allende
Başkanlık Sarayı'na saldıran askerlerle çatışırken öldürüldüğü sırada Augosto Pinochet'i
henüz kimse tanımıyordu.
Allende öldürüldü, faşist Pinochet işbaşına geldi. Hava, Donanma ve Ulusal Polis
birlikleri komutanlarından cunta kurdu. Anayasayı yürürlükten kaldırdı. Siyasi partiler ve
kitle örgütleri kapatıldı. Meclis feshedildi.
Sonra ne oldu? Demokratik güçler ve sosyalistlerin ezilmesi için ülkede sürek avı
başlatıldı. Üç yılda 130 bin kişi tutuklandı. Bir yıl içinde 30 bin kişi Öldürüldü. Cuntanın
başı faşist diktatör Pinochet 1978 yılındaki seçimlerde demokrasiye döndüğünü ilan
ederken zorla kendini Başkan seçtirdi. "Anayasa" yaptı. Halkoyuna sundu. Zorla kabul
ettirdi.
Şili halkı 11 Eylül 1973 tarihini unutmadı. Geçmiş acıların ve faili meçhul
cinayetlerin hesabını sormak için mücadele etti. Analar çocukları için meydanlarda
toplandı. Örgütlendi. Hesap sordu. Şili'de hiç kimse acıyı ve geçmişi unutmadan faşist
diktatörün yargı önüne çıkması için umudunu yitirmedi. Diktatör tutuklandı. Serbest
bırakıldı. Ama "yargı" yüzü gördü. Şili halkı geleceğini geçmiş tarihi ile hesaplaşarak
oluşturmaya çalıştı. Faşist dönemin yaratıcılarından hesap sormayı sürdürüyor.
Demokrasi ve hukuk devleti mücadelesinde yaşadığı faşizm yıllarının acılarını unutmuyor.
12 Eylül 1980 tarihinde "Türkiye Cumhuriyetinin varlığına, bağımsızlığına ve
rejimine yönelik fikri ve fiziki hain saldırıların olanca genişliği ve şiddetiyle süre
geldiği bir ortamda milletimiz için başkaca bir çıkış yolu kalmadığı" gerekçesiyle
Türk Silahlı Kuvvetleri emir ve komuta zinciri içinde yönetime el koymuştu, 12 Eylül
harekatını zorunlu kılan nedenler ve amaçları Milli Güvenlik Konseyi'nin 1 Numaralı
bildirisi ve Konsey Başkanı'nın aynı gün radyo ve televizyonda yayınlanan konuşması ile
kamuoyuna açıklanmıştı. Darbe Türkiye'ye duyurulduktan sonra Milli Güvenlik Konseyi
Başkanı ve Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, üyeler Deniz Kuvvetleri Komutanı
Oramiral Nejat Tümer, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava
Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, Jandarma Genel Komutanı Sedat Celasun
işbaşı yaptı. Bugün bir çoğunun adını kimse anımsamıyor. Meclis ve kitle örgütleri ile
sendikalar kapatıldı. Partiler yasaklandı. 16 siyasetçi Zincirbozan'da zorunlu ikamete
götürüldü.
Sonra ne oldu? 650 bin kişi gözaltına alındı. 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
98 binden fazla İnsan "örgüt üyesi" olmaktan suçlandı. 171 kişinin işkenceden öldüğü
belgelere geçti, idam cezası verilen 50 kişi asıldı. 18 sol ve 8 sağ görüşlü 23 adli suçlu
birisi Asala militanı olan kişi hakkındaki ölüm cezaları bu dönemde uygulandı.
Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 937 film sakıncalı bulunduğu için
yasaklandı. Gazeteler 300 gün süreyle yayın yapamadı, yayınlar yasaklandı. 30
ton gazete ve dergi imha edildi. 14 kişi açlık grevinde öldü. 3 bin 854 öğretmen, 120
üniversite öğretim görevlisi ve 47 yargıcın işine son verildi. Bugün kimse o günleri
anımsamıyor ve kimse kimseye bu acılardan söz etmiyor. 12 Eylül hafızalardan
siliniyor. Silinmek isleniyor.
Danışma Meclisi kuruldu. 7 Kasım 1982 kabul tarihli 2709 sayılı Anayasa halk
oylaması ile kabul edilerek yürürlüğe girdi. Anayasanın kabulü ile de Kenan Evren
Cumhurbaşkanı oldu ve 1989 yılına kadar görev yaptı.
Anayasanın geçici 15. maddesinin birinci fıkrasına göre 12 Eylül 1980 tarihinden ilk
genel seçimler sonucu toplanacak TBMM Başkanlık Divanı oluşturuluncaya kadar geçen
süre içinde yasama ve yürütme yetkisini kullanarak yasa yapan MGK ve Danışma
Meclisi'nin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali ve hukukî
sorumluluk iddiası ileri sürülemez. Yargı mercilerine başvuru yapılamaz. Hatta 3.10.2001
tarihine kadar Anayasada yapılan değişiklikle kaldırılan son fıkraya göre bu dönem içinde
çıkarılan yasaların Anayasaya aykırılığı dahi iddia edilemezdi. İşte bu dönemde
çıkarılan yasalardan birkaç örnek:
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası, Toplantı
ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası veya 1475 sayılı yasada değişiklik yapan Yasa, Grev ve
Lokavt Yasası, Sendikalar Yasası... 650 yasa ve kanun hükmünde kararname bu
dönemde çıkarıldı. Bu yasalar yürürlükte. Yani 12 Eylül döneminde yürürlüğe
girmiş olan yasalar hala yürürlükte. Şikayet edilen yasalar 12 Eylül döneminde
yapılmış ve yürürlüklerini hala sürdürüyor. Örneğin Seçim Yasası veya Siyasi Partiler
Yasası değiştirilmemiş. Bir başka deyişle 12 Eylül döneminde kabul edilmiş olan "hukukî
düzeni" değiştirmek istememişler. Şimdi şikayet ediyorlar. Neden?
Geçmişi ile hesaplaşmamış ve geçmiş tarihinin acılarını dindirmek için acılara
neden olan sorumluları yargı önüne çıkaramamış bir ülkede geleceğin
demokratik hukuk devletini kurmak çok zor. 12 Eylül 1980 tarihini unutmamak
gerekir.

12 Eylül Dönemi Sıkı Yönetim

12 Eylül'de tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi.


12 Eylül 1980 tarihinden önce, 26 Aralık 1978'de Kahramanmaraş olayları
nedeniyle 13 ilde (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul,
Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Sivas, Şanlıurfa) sıkıyönetim ilan edilmişti. 13 ilden
Sivas (26 Şubat 1980) ve Erzincan'da (20 Nisan 1980) sıkıyönetim daha sonra
kaldırılmıştı.

Ancak "yaygın şiddet olayları" nedeniyle

26 Nisan 1979 : Adıyaman, Diyarbakır, Hakkari, Mardin, Siirt ve Tunceli,20 Şubat


1980 : Hatay, İzmir,
20 Nisan 1980 : Ağrı illerinde sıkıyönetim ilan edilmişti.

12 Eylül 1980'e gelindiğinde 19 ilde sıkıyönetim uygulanıyordu.

12 Eylül'de diğer illerde de (48 il) sıkıyönetim ilan edildi. Uygulama, 19 Mart 1984
tarihinden başlayarak aşama aşama 19 Temmuz 1987 tarihine kadar tüm illerden
kaldırıldı.

Tarihlere göre sıkıyönetim uygulamasının kaldırılması:

19 MART 1984 : Bilecik, Bitlis, Burdur, Çanakkale, Çankırı, Gümüşhane, Isparta,


Kastamonu, Kırklareli, Kırşehir, Kütahya, Muş, Sinop
19 TEMMUZ 1984 : Afyon, Amasya, Aydın, Balıkesir, Bolu, Çorum, Muğla, Nevşehir,
Niğde, Rize, Sakarya, Tekirdağ, Yozgat
19 KASIM 1984 : Denizli, Giresun, Kayseri, Konya, Manisa, Uşak
19 MART 1985 : Antalya, Bursa, Eskişehir, Hakkari, İçel, Kocaeli, Malatya,
Kahramanmaraş, Samsun, Sivas, Tokat, Zonguldak
19 TEMMUZ 1985 : Ankara, Artvin, Edirne, Erzincan, İzmir, Ordu
19 EYLÜL 1985 : Trabzon
19 KASIM 1985 : Adana, Adıyaman, Ağrı, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, Kars
19 MART 1986 : Bingöl, Elazığ, Tunceli, Şanlıurfa
19 MART 1987 : Van
19 TEMMUZ 1987 : Diyarbakır, Mardin, Siirt

12 Eylül Döneminin İdamları

12 Eylül'den sonra kurulan sıkıyönetim mahkemeleri üst üste idam kararları vermeye
başlarken, 1972’den beri fiilen uygulanmayan idam cezaları da hızla infaz edilmeye
başlandı. Politik eylemleri nedeniyle hüküm alanların yanı sıra adi hükümlülerin infazları
da gerçekleştirildi.
1980-84 yılları arasında 50 kişi idam edildi. Bunların 18’i sol, 8’i sağ görüşlü ve 23’ü
de adli suçtan hükümlüydü. Ölüm cezası infaz edilenlerden biri ASALA adlı Ermeni terör
örgütü mensubu Levon Ekmekçiyan idi. (Esenboğa Olayı 1982)
Yönetim, idam cezalarının infazında ısrarlıydı. Kenan Evren 3 Ekim 1984 te Muş ta
yaptığı konuşmada “Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz?” diyor ve bu sözü uzun
yıllar belleklerde yer ediyordu.
12 Eylül döneminde sıkıyönetim askeri mahkemelerince 517 sanığa idam cezası
verildi. Askeri Yargıtay’ın onayladığı idam kararlarının sayısı 124 oldu. Bunlardan,
MGK’nın onayladığı ve onay sonrası hemen infazı yapılan 50’si dışındakiler için cezalar
fiilen müebbet hapse dönüştü.

Ölüm cezalarının infazlarına ilişkin onama kararları,

12 Eylül 1980 - 25 Ekim1981 arası Milli Güvenlik Konseyi döneminde,


25 Ekim 1981 - 14 Ekim 1983 arası Danışma Meclisi döneminde,
6 Kasım 1983 sonrası TBMM döneminde verilmiştir.

Türkiye'de 1984 tarihinden bu yana ölüm cezaları uygulanmıyor.

12 Eylül döneminde ölüm cezası infaz edilenler şöyle:

Adı Soyadı Tarih Yer


Necdet Adalı (sol görüşlü) 7 Ekim 1980 Ankara
Mustafa Pehlivanoğlu (sağ görüşlü) 7 Ekim 1980 Ankara
Serdar Soyergin (sol görüşlü) 25 Ekim 1980 Adana
Erdal Eren (sol görüşlü) 13 Aralık 1980 Ankara
Cevdet Karakaş (sağ görüşlü) 4 Haziran 1981 Elazığ
Veysel Güney (sol görüşlü) 10 Haziran 1981 Gaziantep
Ahmet Saner (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul
Kadir Tandoğan (sol görüşlü) 25 Haziran 1981 İstanbul
Mustafa Özenç (sol görüşlü) 20 Ağustos 1981 Adana
İsmet Şahin (sağ görüşlü) 20 Ağustos 1981 İstanbul
Seyit Konuk (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
İbrahim Ethem Coşkun (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
Necati Vardar (sol görüşlü) 13 Mart 1982 İzmir
Fikri Arıkan (sağ görüşlü) 27 Mart 1982 Ankara
Sabri Altay (adli suçlu) 23 Nisan 1982 Adapazarı
Cengiz Baktemur (sağ görüşlü) 30 Nisan 1982 Elazığ
Şahabettin Ovalı (adli suçlu) 12 Haziran 1982 Sinop
Ednan Kavaklı (adli suçlu) 18 Haziran 1982 Ankara
Ali Bülent Orkan (sağ görüşlü) 13 Ağustos 1982 Ankara
Veli Acar (adli suçlu) 13 Ağustos 1982 Isparta
Eşref Özcan (adli suçlu) 19 Ağustos 1982 Kayseri
Halil Fevzi Uyguntürk (adi suçlu) 29 Aralık 1982 Afyon
Kazım Ergun (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Akşehir
Muzaffer Öner (adli suçlu) 29 Aralık 1982 Amasya
Adem Özkan (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Balıkesir
Hüseyin Çaylı (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Afyon
Osman Demiroğlu (adli suçlu) 13 Ocak 1983 Isparta
Ahmet Mehmet Uluğbay (adli suçlu) 22 Ocak 1983 Akşehir
Ali Aktaş (siyasi) 23 Ocak 1983 Adana
Duran Bircan (adli suçlu) 23 Ocak 1983 Denizli
Levon Ekmekçiyan (Asala) 28 Ocak 1983 Ankara
Ramazan Yukarıgöz (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Ömer Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Erdoğan Yazgan (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Mehmet Kambur (sol görüşlü) 29 Ocak 1983 İzmit
Ahmet Kerse (adli suçlu) 30 Ocak 1983 Gaziantep
Rıdvan Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir
Cavit Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir
Süleyman Karaköse (adli suçlu) 5 Şubat 1983 Akşehir
Fatih Laçinligil (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Keşan
Faik Görünmez (adli suçlu) 24 Şubat 1983 Kilis
Mustafa Başaran (adli suçlu) 30 Mart 1983 Edirne
Hüseyin Üye (adli suçlu) 30 Mart 1983 Nazilli
Şener Yiğit (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Isparta
Cafer Aksu Altıntaş (adli suçlu) 20 Nisan 1983 Ordu
Abdülaziz Kılıç (adli suçlu) 26 Mayıs 1983 Edirne
Halil Esendağ (sağ görüşlü) 5 Haziran 1983 İzmir
Selçuk Duracık (sağ görüşlü) 5 Haziran 1983 İzmir
İlyas Has (sol görüşlü) 6 Ekim 1984 İzmir
Hıdır Aslan (sol görüşlü) 24 Ekim 1984 İzmir

12 Eylül Bilançosu

* 650 bin kişi gözaltına alındı.


* 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
* Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
* 7 bin kişi için idam cezası istendi.
* 517 kişiye idam cezası verildi.
* Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı. İdamları istenen 259 kişinin dosyası
Meclis’e gönderildi.
* 71 bin kişi TCK.’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
* 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
* 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
* 30 bin kişi “sakıncalı olduğu için işten atıldı.
* 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı.
* 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.
* 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
* 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.
* 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.
* 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
* 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
* 40 ton gazete ve dergi yakıldı.
* Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
* 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
* 14 kişi açlık grevinde öldü.
* 16 kişi “kaçarken” vuruldu.
* 95 kişi çatışmada öldü.
* 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.
* 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.

12 Eylül Kuşağı: Niye yenildiğini anlamamış bir kuşağın çocukları

Bir 12 Eylül, bir kara tarihi gün daha geride kaldı.12 Eylül 1980’den bu yana 25 yıl
geçti, yani bir çeyrek asır. O gün doğanlar bugün 25 yaşındalar. Normalde 25 yaşına
gelmiş genç bir insan yaşadığı dünyada neler olduğu ile ilgilenir, daha iyi anlamak için
gençliğin verdiği enerjiyle çaba harcar, öğrenmeye çalışır, anlamadığında tartışır,
anladıkça öfkelenir, yapılması gerekenler konusunda hemen harekete geçmek ister, tüm
dünyayı değiştirebileceğine olan inancı sonsuzdur ve tüm enerjisini bu yolda harcamak
ister. Evet gençlik böyle bir şeydir.
Peki bugün Türkiye’de bu yaş kuşağının durumu böyle midir? İçinde yaşadığımız
dünyanın acı gerçeklerinin farkında olan, insanca yaşamak için mücadele edilmesi
gerektiğini düşünen, kendi bireysel kurtuluş koşullarının ancak toplumsal kurtuluş
yolundan geçtiğini fark edebilen, dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan sorun karşısında
rahatsızlık duyup, bu sorunun kapitalist sistemden kaynaklandığını düşünerek sisteme
karşı bir hınç besleyen, dünyayı anlamaya, öğrenmeye çalışan, tartışan, sorgulayan, yeni
bir dünya yaratmak için onu değiştirmeye çalışan bir gençliğin varlığından ne yazık ki söz
edemiyoruz. Genel durum budur. Daha ayrıntılı olarak bakacak olursak gençliğin geldiği
nokta hiç de iç açıcı değil. Arkadaşlık, dostluk ilişkilerinin para ilişkisi olarak belirlendiği,
kolay para kazanma derdinden daha önemli bir derdin olmadığı, borsadan, loto-totodan,
piyangolardan nasıl para kazanılacağından başka bir şey düşünmeyen, yaptığı işten çabuk
sıkılan, işyerindeki sorunların üstesinden gelemediği için sürekli kendi işini kurarak
kurtulacağını zanneden, iş arkadaşlarıyla aynı sorunları paylaştığını düşünmeyen,
sorunların yalnızca kendi dar yaşam alanını oluşturan ortamdan kaynaklandığını düşünen,
ve bunlardan dolayı da bireysel kurtuluşunun her türlü yolunu arayan bir gençlik var.
Bu gençler arasında az buçuk politikayla ilgilenen, ama politiklik düzeyi sendikal
mücadeleyi aşmayanlar da bu genel hava içerisinde kendi yollarını doğru düzgün
çizemiyorlar. Dönem dönem koşullarının gittikçe bozulduğunu fark ettikçe ruh halleri bir
şeyleri değiştirmek gerektiği yönünde değişirken, bu değişen koşullara kısa sürede uyum
sağladıkları için, bu mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen, “artık yapılması gereken
neyse yapılmalı” diyenler bir anda eski ruh hallerine çok çabuk dönebilmektedirler. Yani
sürekli yalpalayan, oradan oraya savrulan, sürekli iniş çıkışlar yaşayan, kararsız, kendine
ve sınıfına güvensiz, ama burjuvaziye çok çabuk kanan bir gençlik var. Öğrencilik
dönemlerinde, öğrenci olmaktan kaynaklı yaşadıkları somut sorunlara bir an önce çözüm
aramak için öğrenci mücadelesinin en önlerinde bulunan gençler, öğrencilik biter bitmez,
iş hayatına başladıklarında, toplumsal olarak onlara biçilmiş rollere; kolay para kazanmak
için her şeyi yapmanın akıllılık, mücadele etmeninse aptallık olduğu anlayışına uygun
davranarak “akıllıca” davranmayı tercih etmekte, mücadele etmekle bir yere
varamadıkları kanaatine varmaktadırlar. Peki gençler nasıl bu duruma geldi?
Bu gençler, yani bizler, geçmişte verdiği tüm mücadelelere rağmen düşman kamp
tarafından ağır bir yenilgiye uğratılmış ve 12 Eylül 1980’de sindirilmiş, baskılarla,
işkencelerle, işten atılmalarla ve atılma tehditleriyle ezilmiş, yenilmiş bir kuşağın
çocuklarıyız. Bize yaşanan deneyimlerden nasıl bir sonuç çıkarmamız gerektiği, eksikleri,
doğruları anlatılmadı. Bunun yerine bu deneyim tümden belleklerden silindi, ve bunu
hatırlamamız, öğrenmemiz engellendi. Biz insanca yaşamak için mücadele etmenin yanlış
olduğuna, aptalca olduğuna inandırıldık. “Mücadele” kelimesini bile ağzımıza almadık,
tıpkı “örgüt” kelimesi gibi. Bunları kazara herhangi bir durum için kullanacak olursak o
taraklarda bezimiz olacağından şüphelenilebilirdi! Bizler akıllı olmalıydık. Günü kurtarmalı,
günü yaşamalı, cebimizi nasıl dolduracağımıza bakmalıydık. Biz o zaman anne
babalarımızın iyi evlatları, vatanın iyi evlatları olacaktık. Oysa ola ola kendine güveni
olmayan, 25 yaşını çoktan geçtiği halde dünyayı değiştirebilme gücünü kendinde
görecekken daha dünyayı anlamaktan aciz, en basit sorunlarını bile çözemeyen, boyun
eğen, kişiliksiz, yalnız, mutsuz, arkadaşlık ilişkileri geliştiremeyen, bunalımlı, her türlü
bireysel kurtuluş denemesinden kaçınılmaz olarak başarısızlıkla sonuçlandığı halde her
defasında bunu yeniden hayal kırıklığı ile deneyen, dengesiz bir gençlik olduk. Böyle bir
gençlik miydi bizden önceki kuşağın yaratmak istediği. Bizler yenilgiyi yaşamamak için
daha baştan yenilmiş bir kuşak olduk.
‘80 öncesinde gençler arasında yapılan bir ankete göre gençlerin en çok istedikleri şey
özgürlükleri olurken, bugün aynı anketin sonuçları en çok istenenin para olduğunu
gösteriyor. Bu gençliğin nasıl yozlaştığını, yozlaştırıldığını, insani değerlerden
uzaklaştırıldığını gösteriyor. Sorumluların bir kısmı yeni işçi kuşağının kendisine baş
kaldırmasını engellemek isteyen burjuvazidir, medyasıyla, eğitim sistemiyle, yarattığı yoz
kültürle ve aile kurumuyla. Tüm bunlar el ele vererek gençlerin sisteme boyun eğen
zavallı bireyler haline gelmesi için uğraştılar. Sorumluların bir kısmı diyorum, çünkü,
elbette ki nesnel koşulların önemi çok büyüktür. Yani insanın bilincini belirleyen maddi
dünyadır, ama insan bilinci mekanik bir şekilde tümüyle dış koşullara bağlı değildir. İnsan
bilinci de varolan maddi koşulları değiştirme olanaklarını kavrayacak durumdadır. Yani
gençlerin “bizim ne suçumuz var, biz koşulların ürünüyüz” deyip bir kenarda oturmaları
kabullenilemez. Çünkü insanın en büyük özelliği nerde olursa olsun, nasıl yaşarsa yaşasın
özgürlüğü için mücadele etmektir. Eğer insanca yaşamak istiyorsak, bu dünyayı
değiştirmek için önce kendimizi değiştirmekten yola çıkarak, tüm insanlığın kurtuluşunun
yolunu açacak bilimi, Marksizmi öğrenerek adımlarımızı güvenle atmalıyız.
Her sistemin egemenleri sistemlerini devam ettirmek için kitleleri korkutmaktan
çekinmemişlerdir. Roma’nın çöküş döneminde, sistemden nefret eden kölelerin tepkilerine
karşı Roma imparatorlarından birisi “nefret ederlerse etsinler, yeter ki korksunlar”
demiştir. Ama bu durum çöküşten başka bir şey getirmemiştir egemenler için. Tek
bireylerin nefreti sınıfın nefretine dönüştüğünde egemenler, damlaların nasıl sele
dönüştüğünü, ve o selin önünde hiçbir engelin dayanmayacağını ölü gözleriyle
göreceklerdir.
Yalnızca bu sistemden nefret etmekle kalmamalı, onu değiştirmek gerektiğini, hayal
kırıklığı yaşayacağımız konusunda sistemin bize aşıladığı korkuların üstesinden gelmenin
yolunun bilinçlenmekten ve örgütlenmekten geçtiğini net bir şekilde kavramalıyız.

12 Eylül'den İsimler

12 Eylül Simgesi MGK


- Org. Kenan EVREN
- Org. Nurettin ERSİN
- Org. Tahsin ŞAHİNKAYA
- Ora. Nejat TÜMER
- Org. Sedat CELASUN
- Org. Necdet ÜRUĞ
- Org. Necip TORUMTAY

12 Eylül Komutanları
a) Kuvvet Komutanları
Kara Kuvvetleri Komutanları:
- Org. Haydar SALTIK: MGK Genel Sekreteri, İstanbul Sıkıyönetim Komutanı.
- Org. Necdet ÖZTORUN
- Org. Kemal YAMAK
Hava Kuvvetleri Komutanları:
- Org. Halil SÖZER
- Org. Cemil ÇULHA
- Org. Safter NECİOĞLU
Deniz Kuvvetleri Komutanları:
- Oramiral Zahit ATAKAN
- Oramiral Emin GÖKSAN
- Oramiral Orhan KARABULUT
Jandarma Genel Komutanları:
- Org. Fikret OKTAY
- Org. Mehmet BUYRUK
- Org. Adnan DOĞU
- Org. Burhanettin BİGALI: 6.Kolordu Komutanı iken cezaevlerindeki baskıdan ve Serdar
SOYERGİN'in idamından sorumlu.

b) Ordu Komutanları
- Org. Recep ERGUN: İstanbul ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlıkları yaptı. Bu
görevlerindeki uygulamaları birçok yönüyle basına da yansıdı.
- Org. Doğan GÜREŞ: 1. Ordu Komutanı
- Org. Bedrettin DEMİREL: 2. Ordu Komutanı
- Org. Selahattin DEMİRCİOĞLU: 3. Ordu Komutanı
- Org. Sabri YİRMİBEŞOĞLU: 3."-"
- Org. Hüsnü ÇELENKLER: 3. ''-''
- Org. İ.Hakkı AKANSEL: 4. Ordu Komutanı ve cuntanın atadığı İstanbul Belediye Başkanı
- Org. Süreyya YÜKSEL: 4. Ordu Komutanı
- Org. Sedat GÜNERAL: NATO Güneydoğu Avr.Müt.Kuv.Kom.
- Org. Ragıp ULUĞBAY: "-"
- Org. Kaya YAZGAN: ''-'' ve Türkiye Kürdistanı ve Diyarbakır cezaevindeki işkencelerden
sorumlu. İsmi sayılan son üç general NATO'daki görevleriyle Türkiye'nin emperyalizme
bağımlılaştırılması yönündeki yeni kölelik anlaşmalarının, ilişkilerinin de doğrudan içinde
yer alıp uygulayıcılığını yapmışlardır.
- Korg. Nevzat BÖLÜGİRAY: 6. Kolordu Komutanı
- Korg. Hakkı KAYA: "-"
- Korg. Bülent TÜRKER: """
- Korg. Hayri ÜNDÜL: 7.Kolordu Komutanı ve MİT Müsteşarı
- Korg. Aşir ÖZERER: 7.Kolordu Komutanı
- Korg. İ. Hakkı KARADAYI: 8.Kolordu Komutanı
- Korg. Nazım POZAN: 15.Kolordu Komutanı
- Tuğg. Osman ÇİTİM: Tunceli Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı ve jandarma Tugay
Komutanı olarak Kürt halkına yönelik işkence ve katliamlarda bizzat yer almıştır.
Devrimcilerin yakalandığı yerde öldürülmesi emrini vermiştir.
- Tuğg. Ahmet TURHAN: Kürt halkına yönelik işkence ve katliamların bizzat içinde yer
almıştır.
- Korg. Suat İLHAN: 1983'e kadar Diyarbakır Kolordu Komutanı olarak Kürt halkına
yönelik soykırım ve asimilasyon politikasının uygulayıcısı olduğu gibi, daha sonra da
''Atatürk Dil, Tarih Yüksek Kurulu'' Başkanı olarak, faşist ideolojiyi ''Atatürkçülük'' adına
kitlelere empoze etmede birinci derecede rol almıştır.
- Tümamiral Işık BİREN: Cuntanın koordinatörü
- Koramiral Nejat SERİM: Donanma ve Sıkıyönetim Komutanı
- Tümg. Yusuf HAZNEDAROĞLU: Maraş Sıkıyönetim Komutan Yardımcısı. Maraş'ta bizzat
işkenceleri yönetmiş ve katılmış, işkencede devrimcilere ''biz sizi beton çukurlara
gömmeyi bilirdik ama ah şu dengeler yok mu!'' diyen..
- Erhan GÜRCAN: Çanakkale Sıkıyönetim Komutanı.
- Korg. Hulusi SAYIN: Özel Kolordu Komutanı olarak gerek yurtiçi, gerekse Irak'taki
''sıcak takip''te Kürt halkına soykırım uygulayan kişidir.
- Tuğg. Mehmet YAVUZER: İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı yapan, sultanahmet ve
Sağmalcılar-2 cezaevlerideki baskı ve işkencelerin emrini veren kişidir.
- Org. Celal BULUTLAR: Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı
- Org. İbrahim TÜRKGENCİ: Milli Savunma Bakanlığı Eski Müsteşarı, ayrıca 66. Tümen
Komutanlığı döneminde Metris'teki işkencelerden sorumlu.
- Org. Sabri DELİÇ: Milli Savunma Bakanlığı eski Müsteşarı ve 8. Kolordu eski Komutanı
- Org. H. Nusret TOROSLU: MGK Genel Sekreteri

MİT Görevlileri
MİT işkencelerinin ünlenmesi yeni değildir. 12 Mart'ta ve 1970-80 arasında da MİT
merkezleri, sorgu yerleri ve illegal MİT binalarının adı sık sık işkenceyle bağlantıları
yönüyle kamuoyuna yansıdı. Özellikle 12 Mart ve cuntacı Kemalistlere işkence yapılan
Ziverbey Köşkü MİT işkenceleriyle bütünleşti.
12 Eylül döneminde de MİT sorguları, MİT'in işkencecileri, muhbirler ön plana çıktı.
MİT, CIA, MOSSAD, SAVAK vb. ilişkileriyle aktarılan deneylerle geliştirilen işkence,
ülkenin her bir yanına MİT'in işkence uzmanlarınca taşınmış, öğretilmiş ve MİT'in seyyar
işkencecileri karakol karakol gezerek işkencelere katılmışlardır.
Kötü ününü 12 Eylül'le daha da pekiştiren MİT'in tüm mensupları işkencelerden dolayı
zanlıdır.
- Fuat DOĞU : MİT eski Müsteşarı
- Hayri ÜNDÜL : " "
- Teoman KOMAN : MİT Müsteşarı
- Mehmet EYMÜR : MİT Kaçakçılık Daire Başkanı
- Hiram ABAS : MİT Müsteşar Yardımcısı
- Atilla AYTEK : MİT üst düzey yetkilisi, Kaçakçılık Daire Başkanı
- İsmet Y.ERENSOY : MİT Personel Daire Başkanı
- Nuri GÜNDEŞ : MİT İstanbul Başkanı
- Erkan GÜRVİT : MİT üst düzey yetkilisi ve Kenan EVREN'in Güvenlik Danışmanı
- Ruzi NAZAR : CIA ajanı, silah kaçakçısı ve MHP'nin örgütleyicisi, ABD vatandaşı
- Korkut EKEN : Mehmet EYMÜR'ün yardımcısı
- Cengiz ABAOĞLU : MİT'in kaçakçılık işleri sorumlusu
- Hanefi AVCI : MİT Van-Hakkari sorumlusu
Bazı MİT Görevlileri ve Muhbirleri:
- Doğan SOLMA
- M. Ali KAŞIKÇILAR
- Süleyman YENİLMEZ
- Veli ÖZATAMAN
- Seçkin AYNA
- Aziz ÇEVRİMEN
- Kemal TATAR
- Serdar ÖZENÇ
- Bilal KUMKENT
- Niyazi OKTUNA
- Halifi ASKARAN
- Mustafa POYRAZ
- Ahmet ŞENDUL
- Bülent ÖZTÜRKMEN

Emniyet Genel Müdürleri, Emniyet Müdürleri, Şube Müdürleri, İşkenceci Polisler


ve Ordu Mensupları
- Fahri GÖRGÜLÜ : Emniyet Genel Müdürü
- Sabahattin ÇAKMAKOĞLU : Emniyet Genel Müdürü
- Ülkü MERT : Terörle Mücadele ve Harekat Daire Başkanı
- Necati ALTUNTAŞ : İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü
- Hüseyin ÇAPKIN : Emniyet Genel Müdürlüğü siyasi konulardan sorumlu müdür
yardımcısı
- Şükrü BALCI : İstanbul Emniyet Müdürü ve birçok devrimcinin katlinden doğrudan
sorumlu
- Ünal ERKAN : Ankara Emniyet Müdürü, İstanbul Emniyet Müdürü ve Edirne Valisi
- Mümtaz BAYKAL : İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı
- İsmail TAŞKAFA : " " " "
- Ziver ÖKTEN : " " " "
- Lütfü TOMUŞ : İzmir Emniyet Müdürü, Bursa Emniyet Müdürü ve bir dönem İstanbul
Siyasi Şube Müdürü olarak işkencelerden sorumlu
- Ahmet KARAKURT : İzmir Emniyet Müdürü
- Ahmet ATEŞLİ : İstanbul emniyet amirlerinden. Görev yaptığı dönemde birçok
devrimciye işkence yapılmasından ve Mustafa IŞIK ve birçok devrimcinin katlinden
sorumlu
- Hamdi ARDALI : İzmir Emniyet Müdür yardımcısı, İstanbul Emniyet Müdürü
- Uğur GÜR : İzmir Emniyet Müdür yardımcısı ve bir dönem İstanbul'da birçok
devrimcinin katili
- Ali AKAN : Ankara Emniyet Müdürü ve DAL grubu sorumlularından
- Azmi DERİN : Ankara I. Şube Müdürü ve DAL grubu sorumlularından
- Mehmet AĞAR : İstanbul I. Şube Müdürü ve Ankara Emniyet Müdürü
- Hasan ERYILMAZ : Ankara I. Şube Müdürü
- Atilla AKSOY : Ankara Emniyet Müdür yardımcısı
- Cevdet SARAL : Ankara Emniyet Müdürlüğü I. Şube Müdür muavini ve DAL grubu
sorumlularından
- Barbaros H. AYDIN : Ankara Emniyet Müdür yardımcısı
- Zeynel A. AKSOY : Ordu Emniyet Müdürü
- Kemal ÇELEBİ : Erzincan Emniyet Müdürü
- Celal ŞİRİNTERLİKÇİ : Tunceli Emniyet Müdürü
- Ömer İLERİ : Çorum Emniyet Müdürü
- Şükrü YETİMOĞLU : Hatay Emniyet Müdürü
- Ali SAKALLI : Kütahya Emniyet Müdürü
- Erol İzzet KESECİ : Gaziantep Emniyet Müdür yardımcısı
- M. Ali ÖZEN : İzmit Emniyet Müdürü
- Şerafettin GÖKÇEÖREN : Edirne Emniyet Müdürü
- Bolat BOLALOĞLU : Antalya Emniyet Müdürü
- İlhan LOSTAR : Kırklareli Emniyet Müdürü
- Şakir ERTAN : Trabzon Emniyet Müdürü
- Fahrettin SÖKMENER : Kocaeli Emniyet Müdürü
- Erol İNCE : Bilecik Emniyet Müdürü
- Abdullah SELVİ : Tekirdağ Emniyet Müdürü
- Mithat ŞAHİN : Afyon Emniyet Müdürü
- Kemal TACİROĞLU : Eskişehir Emniyet Müdürü
- Orhan KAYNAMAZ : Eskişehir Emniyet Müdür yardımcısı
- Halil BOZDOĞAN : Eskişehir Emniyet Müdür yardımcısı
- Turan KOZAN : Manisa Emniyet Müdürü
- Mehmet CANSEVEN : Elazığ Emniyet Müdürü
- Asaf ÇALIŞKAN : Yozgat Emniyet Müdürü
- Gültekin DEMİR : Muğla ve Adana Emniyet Müdürü
- Aydın GENÇ : Mardin Emniyet Müdürü
- Zeki ÖTER : Emniyet Genel Müdür Muavini
- Yaşar GÖKIŞIK : Kayseri Emniyet Müdür yardımcısı
- Mustafa TAŞKAFA : Edirne Emniyet Müdür yardımcısı ve İstanbul Çevik Kuvvet Müdürü
- Ertuğrul OĞAN : Emniyet Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı
- Mustafa TEKELİ : Emniyet Genel Müdürlüğünde muavin
- Ali DERE : Emniyet Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı
- Halit KARABULUT : Emniyet Genel Müdürlüğünde daire Başkanı
- Erdem YURTSEVEN : Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinden
- Beyhan ERTÜRK : İstihbarat Daire Başkanı
- Osman GÜVENİR : " " "
- Ümit ERDAL : Asayişten sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı
- Tuncer MERİÇ : Kaçakçılık ve İstihbarat Daire Başkanı
- Metin AKSOY : İzmir Emniyet Müdür Yardımcısı ve İstanbul'da müfettiş
- Mustafa YİĞİT : Teftiş Kurulu Başkanı, bir dönem İstanbul Emniyet Müdürü
- Oktay ENGİN : APK uzmanı
- Ümit ESMER : " "
- Edip BULUT : " "
- Alpaslan BİLGİNER : " "
- Raşit YILMAZ : " "
- Mehmet AKSU : Emniyet Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı
- Yüksel TUNCER : Florya Polis Okulu Müdürü
- Halil BAHÇEKAPILI : Müfettiş
- Rıfat ÖZBİRGÜL : "
- Nuri ESİRGEN : Emniyet Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı
- Güven ŞAHİN : İstanbul Emniyet Müdür yardımcısı
- Lütfü LÜK : " " " "
- Orhan ACAR : Ankara Emniyet Müdür yardımcısı
- Mehmet KAYTAN : Kars I. Şube Müdürü
- Mustafa ÖZER : Kars siyasi şube sorgu amiri
- Altay POLAT : Ankara siyasi şube müdürlerinden
- Mustafa KULALAR : " " " "
- Mustafa ATAK : " " " "
- Aydın GÜNEY : " " " "
- Fahrettin METİN : Kaçakçılık ve İstihbarat Dairesi Silah ve Mühimmat Şube Müdürü
- Halil SULTAR : Kaçakçılık ve İstihbarat Dairesi Şube Müdürü
- Haluk GÖZEN : İstanbul Eminönü Emniyet Amiri
- Dursun HOCAOĞLU : Üsküdar Emniyet Amiri
- Oral ÇIĞ : Adana 1. Şube Müdürü
- Nihat ÜLKEKUL : Emniyet müfettişi
- Cemal ERSOY : Komiser muavini
İstanbul Siyasi Şubenin İşkencecileri:
- Tayyar SEVER : I. Şube eski Müdürü
- Metin GÜNAY : I. Şube Müdürü
- Mete ALTAN : I. Şube Müdürü ve K Grubu Şefi; işkence ve katliamlarıyla ''hak ettiği''
ödülü ''arkadaşlarım yargılanırken ben ödül alamam'' diyerek reddeden işkenceci, Terörle
Mücadele Dairesi Başkanı
- Vedat CEM : I. Şube Müdür yardımcısı
- Aydın BARIŞ : K Grubunda komiser muavini ve DS 1 masası sorgu timi şefi, işkence ve
kurşuna dizilerek katledilmelerinden sorumlu işkencecilerden
- Fikret ALTUN : DEVRİMCİ SOL sorgu timinde komiser muavini ve Ortaköy Emniyet
Amiri; tüm DEVRİMCİ SOL sorgu timindekiler gibi yukarıdaki suçlardan sorumlu
- Fikret IŞINKARALAR : DEVRİMCİ SOL sorgu timinde komiser muavini ve aynı suçlardan
sorumlu
- Celal DEMİRTAŞ : I. Şube'de komiser muavini aynı suçlardan sorumlu
- Ferruh TOP : Aynı görev ve aynı suçlar
- Mehmet ÖZTURHAN : " " " " "
- İsmail DOLUNAY : " " " " "
- Ahmet TOPRAK : " " " " "
- Ali Rıza ATAK : I. Şube'de MLSPB sorgu timi şefi komiser, benzer görev ve suçlar
- Mete BOZBORA : I. Şube kısım amiri
- Asım BEKAROĞLU : I. Şube'de başkomiser
- İbrahim BAYKARA : I. Şube'de komiser
- Talat GÜL : I. Şube'de komiser
- Kemal ATEŞ : I. Şube'de polis, DEVRİMCİ SOL sorgu timinden
- Yaşar UZUN : I. Şube'de polis, DEVRİMCİ SOL sorgu timinden
- Yılmaz HEMEN : I. Şube'de polis, DEVRİMCİ SOL sorgu timinden
- Şakir ÖCAL : I. Şube'de polis
- Sabahattin PERÇİN : " " "
- Sedat BULUÇ : " " "
- Mustafa BAL : " " "
- Erol PORTAKAL : " " "
- Caner AKYOL : " " "
- Muhammet AYKUT : " " "
- Hayrettin ÇAKI : " " "
- Celal ASLAN : " " "
- Niyazi ÇOMAK : " " "
- Yusuf TOKUR : " " "
- Ömer ERDAL : " " "
- Ahmet ERKAN : I. Şube'de polis
- Seyfettin..... : " " " (kod adı:Çekirge)
- Nurettin...... : " " " (kod adı: Peşkir)
- Bidat YILDIZ : " " "
- Selahattin TUTER : " " "
- İlhan ÖZGÜL : " " "
İstanbul II. Şube'de Görevli İşkenceciler:
- Ramazan ÖZKAPLAN
- Erdoğan TOPÇU
- Mehmet ÖZTARHAN
Fatih Emniyet Amirliği'nde Görev Yapmış İşkenceciler:
- Hasan UÇAR : Ekipler Amiri
- Ali ÇOŞKUN
- Vural KURT
- Tuncay KATIRCIOĞLU
- Dursun UYKUSEVER
- Emin DURAN
İstanbul Ümraniye Karakolunda Görev Yapmış İşkenceciler:
- Hasan ÖZ : Komiser
- Servet ÖZAKAN : Polis memuru
Ankara Siyasi Şube ''DAL Grubu'' İşkencecileri:
DAL Grubu ekibi, Behçet DİNLERER, Zeynel Abidin CEYLAN, Adil YILMAZ, Metin
SARPBULUT, Hasan Asker ÖZMEN, Satılmış Şahin DOKUYUCU'nun işkenceyle
öldürülmesinden sorumludur.
- Ülkü MET : Emniyet Amiri DAL Grubu Operas yon ve Sorgu Ekipleri Grup Amir
yardımcısı
- Kemal YAZICIOĞLU : Başkomiser, DAL Grubu Operasyon ve Sorgu şeflerinden
- Hüseyin KARABULUT : Başkomiser
- Bahar ÖZTÜRK : Başkomiser, sorgu timleri amiri
- Rıdvan GÜLER : Komiser muavini ve sorgu timi amiri
- Ali ÇAKIR : Komiser muavini
- Aydın KAPICI : " "
- Ahmet YILMAZ : " "
- Can BAŞER : " "
- Ferruh CANKUŞ : " "
- Hasan YAŞAR : " "
- Mustafa HASKIRIŞ : " "
- Mustafa ÖNER : " "
- Mehmet ASLAN : " "
- Ömer BÜLBÜL : " "
- Tuncay YAĞMUR : " "
- Ökkeş ŞANLI : Komiser
- Osman AK : "
- Muzaffer ÖZBAŞ : Komiser
- İbrahim DEDEOĞLU : "
Polis Memurları:
- Abdülkadir KİRİŞÇİ
- Arif DEMİR
- Ali Rıza YILMAZ
- Ali TÜRÜDÜ
- Bekir PULLU : DEVRİMCİ SOL timinde de görev yaptı
- Celal ÇOBAN
- Abdurrahman ÖZCAN
- Ahmet BAY
- Adem BARUT
- Bekir KIR
- Bilal YENİÇERİ
- Celal SANDAL
- Cevdet YAZICI
- Ercan FIRAT
- Fuat KARAKARTAL
- Hamdi AKDI
- Kazım KARABULUT
- Muzaffer PAÇACI
- Mustafa DİNÇ
- M. Sait ÖZER
- Mustafa ÇOBAN
- Mustafa ÖNAYAR
- Muzaffer ALTINTAŞ
- Mustafa ÖZCİHAN
- Necdet ALGÜL
- Nihat TÜMAKIN
- Sıraç KAYATURAN
- Sadrettin ERGÜN
- Yusuf GÖKALP
- Bilal SAY
- Çetin ÇATAL
- Ekrem BAGANA
- Halil KARTAL
- İhsan SAYIM
- Kemal GÜLGEÇLİ
- M. Ali DEMİR
- Mustafa ALTINTAŞ
- Mustafa UNCULAR
- Murat DOĞAN
- Mustafa SEDA
- Menderes BİLGİLİ
- Nizam ŞEREF
- Osman CEYLAN
- Şehmistan ÇELİK
- Turan ÖZTÜRK
- Ziya ÖZDEMİR
- Erol AYTEKİN
- Davut BUCAK
- Faruk DARENDELİ
- Fahrettin İLGÜN
- Kenan AVCI
- Mehmet GÜNEY
- Münir YAZDIÇ
- Mücahit ÖZDEMİR
- Mustafa UĞUR
- Mesut SAKAAYAR
- Mustafa BAYIR
- Muzaffer ÇATAK
- Nazif MALKOÇ
- Nuri ONAT
- Recep UZUNTAŞ
- Selçuk ALPASLAN
- Uğur ÖZDEMİR
- Kemal GÖKER
- Harun BOZOKLUOĞLU
Ankara 2. Şube I. Kısım ve Diğer Şubelerden İşkenceciler:
- Bahtiyar ÇANGIR : Başkomiser
- Ali ŞİMŞEK : Komiser
- Abdulgani YILDIRIM : "
- Fikri ÖZSAYIN : "
- Muhlis YILMAZ : Başkomiser
- Selahattin KARAÇOR : Komiser muavini
- Kemal AYDIN : " "
- Barbaros ILGIT : " "
- Mehmet YILMAZ : " "
Polisler:
- Ali ULUÇ
- Ahmet CİHAN
- Ayhan ERDAL
- Cafer ŞAHİN
- Enver GÖKTÜRK
- Erdal ÇAYLAK
- Galip GELAL
- Hıdır ACAR
- Kemal ALTINGANYAN
- Nurettin OĞHAN
- Şaban DAĞHAN
- Zeki YANILMAZ
- Doğan KAYA
- Fevzi AKDOĞAN
- Hasan ŞAHİN
- Hilmi BABACAN
- Mustafa ÇELİKOL
- Naci POLAT
- Süleyman ADAŞ
- Atilla ERDEM
- Cuma ASLANER
- Fikret TOPAL
- Hasan ÖZBİNAY
- İsmet TUNCAYLI
- Selami ÜNAL
- Nail ATALAY
- Yusuf TÜRKYILMAZ
DEVRİMCİ SOL militanı, Ahmet KARLANGAÇ'ın işkenceyle katledilmesinden esas olarak
tüm DEVRİMCİ SOL polis timi sorumlu olmakla beraber en başta Emniyet Müdürü Şükrü
BALCI ve yardımcıları emir verenler olarak sorumludurlar. Öte yandan sorumlu olarak
yargılananlar ise şunlardır:
- Sabahattin TÜRK : I. Şube komiseri
- Satılmış KÖROĞLU : Polis memuru
- Aydın YILDIRIM : " "
- Ahmet GÖK : " "
- Halis YEMEN : " "
DEVRİMCİ SOL Militanı, Ömer AYDOĞMUŞ'un Katlinden Sorumlu İzmir Emniyetinden
İşkenceciler:
- Kamil ACUN : I. Şube Müdürü
- Muhlis ZİNCİBİ : Başkomiser
- Recep ARI : "
- Süleyman TÜTÜNBAKAN : "
- Ahmet Samim YETER : Komiser
- Hasan OKUR : Polis memuru
- Ertuğrul GERMİR : " "
Mustafa IŞIK'ın Katledilmesi: 2. Şube Şefi Ahmet ATEŞLİ'nin emir veren olarak baş
sorumlu olduğu bu olayda İstanbul 2. Şube I. Kısım 771 no'lu ekip görevlileri
sorumludurlar. Bunlar:
- İlyas KILIÇ : Komiser muavini
- Alaaddin AÇAN : Polis memuru
Kars Emniyet Amirliği'nde Şah İsmail SÜT'ün İşkenceyle Katlinden Sorumlu Olan
İşkenceciler:
- Mehmet BİNGÖL
- Mustafa BOZ
- Hamdi BALCI
- Mustafa BELGE
- Osman KAHRAMANOĞLU
Kars'da Mahmut KAYA'nın Katlinden Sorumlu İşkenceciler:
- Mehmet HAYTA
- Selçuk AYYILDIZ
- Mehmet GÜDEN
Tunceli'de Hasan KILIÇ'ın İşkenceyle Katlinden Sorumlu İşkenceciler:
- Metin BALYEMEZ : Yüzbaşı
- Muammer YAZICI : "
- Nedim KAYNAR : Polis memuru
- Ümit TAŞKIN : " "
- Ahmet MALKOÇ : " "
- Mahir ÇELENK : " "
Ankara Emniyeti'nde Tülay GÜNDAY'a İşkence Yapmaktan Yargılanan İşkenceciler:
- Ahmet CİVAN
- Ülfet ŞEKER
- Haydar ÖZDEMİR
- Ahmet Nail ATALAY
- Naci POLAT
Mustafa Asım HAYRULLAHOĞLU'nun İşkenceyle Katledilmesinin Sorumluları:
- Ümit BAĞBEK : Komiser
- Mehmet YETİŞ : Komiser muavini
Hakkı ERDOĞAN'ın İşkenceyle Katlinden Sorumlu İşkenceciler:
- Rahmi KAYA : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
- Ekrem YİĞİT : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
- Erdoğan OĞUZ : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
- Cabir SUBAŞI : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
- İbrahim YILDIRIM : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
TKP- ML Davası Sanığı Hasan BAYRAK'a İşkence Yaparak Sakat Kalmasına Neden Olan
İşkenceciler:
- Mehmet TAŞDEMİR : Komiser muavini (İstanbul I. Şubede görevli)
- Nevzat BAŞOĞLU : Polis memuru (İstanbul I. Şubede görevli)
Bingöl'de Öğretmen Sıddık BİLGİN'i İşkenceyle Öldürdükten Sonra Kurşuna Dizmekten
Sorumlu İşkenceci Subaylar:
- Ali ŞAHİN : Yüzbaşı
- Ümit EROL : Üsteğmen
- İbrahim Yıldız GÖRÜR : Astsubay
- Mehmet ACAR : "
İşkenceci Polis Sedat CANER'in İtiraflarında Açıkladığı Maraş Emniyeti'nin İşkencecileri:
- Nevzat BEKAROĞLU : Sıkıyönetim Kurmaybaşkanı
- Abdulkadir GÖKTANCAR :MİT bölge sorumlusu
- Necdet KANDALAT : Siyasi Şube Müdürü
- Tahir CADDELİ : II. Şube Müdürü
- Hüseyin GÜLERSÖNMEZ : Başkomiser
- Osman ÇEÇEN : Komiser
- Özden KURU : Komiser muavini
- İrfan.... : Yüzbaşı
- Arif..... : "
- Adil..... : Binbaşı
Şebinkarahisar Emniyeti'nden İşkenceciler:
- Yüksel ERGENEKON
- Şeref ÇOBAN
- Bayram ÜSTÜN
- Şerif PATLAYANKAYA
- Sedat GÜMÜŞ
- Cevat Hamdi ÖZ
- Abdurrahman DOĞAN
- Sedat ALPASLAN
Kahramanmaraş'da Vakkas DEVAMLI'yı Katleden İşkenceciler:
- Osman GÜREŞ : Komiser
- Yılmaz KONUÇ
- Mehmet KÖSE
- Mehmet GENÇ
- Ensari ORDU
Ferman TAŞ, Hakim GÜLŞAHİN, Selahattin SUBAŞI'na İşkence Yapmaktan Yargılanan
Muş Emniyeti'nde Görevli İşkenceciler:
- Yusuf Ziya BEKTAŞ : Başkomiser
- Şehmut GÜNDOĞDU : Komiser yardımcısı
- Yalçın TÜYSÜZ : Polis memuru
- Cengiz YALÇIN : " "
- Ali ANLAYAN : " "
- İbrahim YİĞİT : " "
Ankara Mamak Dil Okulu'ndaki İşkenceciler:
- Salih ÖZKAN : Kurmay binbaşı
- Bülent BORA : Ön yüzbaşı
- Kamil ÇOLAK : Siyasi şube müdür yardımcısı
- Ali KALKAN : Başkomiser
- Ek olarak daha önce DAL Grubunda ismi geçen Kemal YAZICIOĞLU ve eski milli
boksörlerden Celal SANDAL da burada işkence ''görevi'' yapmıştır.
Viranşehir'de İşkenceci Emniyet Görevlileri:
- Öner AĞBABA
- İsmail AKÇAM
- Mehmet Sıddık VERDİ
Hasan Asker ÖZMEN'in Katlinden Sorumlu İşkenceciler:
- Enver GÖKTÜRK
- Niyazi PORÇ
- Serdar KEREM
Adana'da Cafer DAĞDOĞAN'ın Katlinden Sorumlu İşkenceciler:
- Sadık TORUN : Başkomiser
- Süleyman ATEŞ : Polis memuru
- Ünal BÜYÜKER : " "
- Ömer KURT : " "
- Ahmet Ünal ORTUNÇ : Komiser
- Osman ÖZASLAN : Polis memuru
- Mustafa CENGİZ : " "
- Mehmet AYDIN : " "
Gaziantep'de Enver ŞAHAN'ın Katlinden Sorumlu İşkenceci:
- İbrahim NURDOĞAN : Başkomiser
Trabzon Emniyeti'nde Nuri AYDIN'a İşkence Yapılması Olayına Adı Karışan İşkenceciler:
- Zeki AKÜN
- Ahmet DEMİR
- Neşet TAŞ
- Muhammet ASLAN
- Necmi ALP
- Hasan KUTLU
- Cevat TARLAK
- Hüseyin Rahmi ŞENÖZ
- Kemal TURAN
- Adıgüzel ÇİFTÇİ
- Nusret ERDOĞAN
- İlhan ÜNAL
- Arif KABAK
- İbrahim TOKER
- Refik MANGAN
Adnan TIVSIZ Adlı Kişinin İşkenceyle Öldürülüp, Cesedinin Mayınlı Sahaya Atılmasından
Sorumlu İşkenceci:
- Kadir ASLAN : Yüzbaşı (ayrıca İstanbul Sultanahmet Cezaevi'nde görevli iken
devrimcilere işkence yaptıran faşist)
Viranşehir'de Derviş ŞAVGAT'ı işkenceyle öldüren işkenceci:
- Halil KÜTÜK : Polis
Artvin'de 1985 Yılında Ensar KARAHAN'ın Katledilmesinden Sorumlu İşkenceci:
- Ahmet SELEK : Albay (emekli)
Rize Çamlıhemşin'de Ahmet UZUN'un Öldürülmesinden Sorumlu İşkenceciler:
- Mehmet Sait YENER : Rize J. Merkez Komutanlığından
- Alper ERTURAN : Astsb. Üçvş. Kayseri İl J. Kom.da görevli
-Ahmet ÖZDEN : Antalya İl J. Kom.da görevli astsubay
- Ekrem DALKILIÇ : Er
- Metin YILMAZ : Şu an polis memuru
- Ali LİBA
Bursa Siyasi Şubesi'nin İşkencecilerinden Bazıları:
- Erol KAYA : Komiser
- Burhanettin ERCAN : Komiser yardımcısı
- Hasan ÖZDEMİR
- İbrahim ÇATALOLUK
- İsmet ÇAKIR
- Ahmet Akif KARACAN
- Polat MAZLUM

Haklarında İşkence Yapmaktan Dava Açılan Ama,


Cezalandırılmayan İşkencecilerden Bazıları
Ahmet YILDIZ
Altan YENİCE
Ali MISIRLI
Ahmet YILMAZ
Akkan ERDAL
Abdullah ERDOĞAN
Cesarettin YENİBAŞ
Doğan ŞİMŞEK
Miraç TURAN
Muhsin KARABEY
Orhan BANGAL
Ömer AKBAY
Ramazan BİNGÜLLÜ
Taner ARDA
Sezai ÇOBAN
Süleyman KUNDURACI
Turan EKİCİ
Fazıl YILMAZ
Hayrettin ZİHNİ
Murat OKSAR
A. Cem ERVER
Ahmet AKYÜREK
Ali YAVUZKAN
Alim OZENSEL
Ahmet ÜNAL
Barbaros ILGAT
Cevdet ULUCAN
Emin YAZICI
Emin ÖCAL
Hüseyin KARABUDAK
Hayri ŞİMŞEK
İzzet HAYIRLI
Kemal KÖKER
Mustafa DİLCİ
Mustafa ONCEL
Mehmet AHİSKALI
Muammer ERDİNÇ
Nesrin YAŞAR
Orhan SEZLİ
Reşat ERTANGÜN
Tuğman AYKIN
Salim UZUN
Selim ŞAHİN
Zekeriya AKBAŞ
Emirhan ÇITAK
Ekrem YILMAZ
E. Rahmi SÖNMEZ
Hıfzı ÇUBUKÇU
Halik KARABACAK
İhsan KARABULUT
Kasım YARGI
Mustafa AYDIN
Mustafa SEDA
Münir KARABAY
Muharrem YAZÇİÇEK
Nihat ADAM
Osman ÖZASLAN
Rahmi GÜMRÜKÇÜ
Tahsin KIZILKAYA
Sıtkı ŞAHİN
Selim BAYTEKİN
Serdar IRMAK
Ercan ERSOY
Hasan TELTİK
Metin YILMAZ
Mehmet Sait YENER
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet EĞİCİ
Ahmet SUVARİ
Ali AVAZ
Alifer AYDIN
Baki AKTÜRK
Cafer ŞAHİN
Ekrem ÖZBE
Erol AYTEKİN
Hasan CEYLAN
Hasan ERYILMAZ
İzzet KARADAĞ
Kemal ÜNLÜER
Kadir ÇİRİŞÇİ
Mustafa ALTÜRK
Mustafa DUMAN
Fethi USLU
İsmail KAYHAN
Mustafa BABACAN
Naim AKYOL
İşkenceleri Yaptıran veya Doğrudan Yapan İşkenceci Ordu Mensupları:
- Ahmet TURHAN : Hakkari Tug. Kom., SODEP Çukurca belediye başkan adayı Mehmet
KANAR'a işkenceyi bizzat yapan kişi
- Enver POYRAZ : Alb. Hakkari İl J. Alay Kom.
- İsmail KORU : Van Sabit Alay Komutanı
- Kazım UĞUR : Van Merkez Kom.
- Ahmet ÖZDEMİR : Van Silah Mühimmat Müd.
- Cemal VURAL : Van 8. Böl. Kom.
- Ata BURCU : İstanbul Samandıra Topçu Taburunda Bnb.
- Menderes ACAR : Van Özalp Merkez Kom.
- Murat YALÇIN : Ütğm. Işıkveren J.Tk. Kom.
- Murat ODABAŞI : Ütğm. Lice J. Kom.
- Murat ÇAKMAK : Ön. Yzb. Beytüşşebap İlçe J. Kom.
- Faruk ERDENİZ : Bnb. Beytüşşebap'ta görevli
- Muhammed DEMİREL : Ütğm. Kartal J. Kom.
- Erkan GENCER : Recep ERGUN'un emir subayı
- Mehmet ALAGAZ : Astsb. J. eri Nuri TARIMCIOĞLU'nu döverek öldüren kişi
- Orhan UÇAR : Astsb. Üçvş. Denizli Merkez Kom.
- Ahmet ARIN : Yzb. Artvin İl J. Alay Kom.'da görevli
- Ferit IHDIR : Ütğm. Artvin İl J. Alay Kom.'da görevli
- Sadi KARACA : Denizli J. Alay Kom.
- Naci ÖZEL : Astsb. Bçvş. Denizli J. Alay Kom.'da görevli
- Ömer AKIN : Astsb. Bçvş. Van-Özalp İlçe J. Bl. Kom.
- Atasoy FİTOZ : Yzb. Suluova, Merzifon, Çeltek, Havza Bölgesi Synt. Asayiş Kom.
- M. Kadir ASLAN : Devrimci kılığında köylere ve evlere baskın yaparak işkence yapan
Tunceli Pülümür Kırmızı Koprü J. Kom.
- Naim KURT : Bnb. Tunceli-Hozat Tabur Kom., '86'da Ankara Merkez Garnizonu'na
atandı.
- Kemal KILIÇ : Bnb. Hakkari Çukurca'da muhbirlik yapan Yusuf DEMİR'i mahkemede
koruyan Çukurca J. Tabur Kom.
- Selahattin BAĞDAT : Astsb. Kıd. Çvş. Viranşehir Merkez Komutanlığı'nda işkenceci
- Yılmaz ERKEKOĞLU : Emekli Kurmay Alb. kont-gerilla uzmanı
- Mesut KOÇAK : Astsb. Kartal Merkez Kom.'da görevli
- Yılmaz OĞUZ : Kurmay Yrb. Diyarbakır İli Tk. Hv. Kuv. Kom.'da görevli
- Bayram ÇAPAN : Bçvş. Siirt İli Baykan İlçesi Kasımlı Köyünden Tahsin KAZANCIÇOK'u
köye gece geç saatlerde geldi diye döverek kolunu kıran işkenceci

Cezaevi Müdürleri ve Cezaevi Personeli


- Abdülkadir GENELLİOĞLU : Ceza ve Tutukevleri Genel Müdürü
- Zeki GÜNGöR : Ceza ve Tutukevleri Genel Müdürü
- Arif YÜKSEL : Adalet Bakanlığı Müsteşarı
Metris Cezaevi:
- Bnb. Adnan öZBAY : Müdür
- Alb. Nihat YILDIRIM : "
- Yrb. Yüksel TUNCER : "
- Bnb.Fehmi KOÇHİSARLI : Müdür Yardımcısı
- Bnb.Muzaffer AKKAYA : İstihbarata Karşı Koyma Komutanı, (CIA Türkiye masası şefi
Paul HANZE'nin de yer aldığı ''Teröristlerin rehabilitasyonu'' sempozyumuna katılacak
kadar işkenceciliğiyle güven vermiş bir işkenceci)
- Yzb. Şevket SAVER : Davutpaşa ve Metris Cezaevlerinde işkenceci.
- Yzb. Emin TAMER : Davutpaşa ve Metris Cezaevlerinde işkenceci.
- Yzb. ömer KAVLAK
- Yzb. Hüseyin TOKLUCU
- Ütğm. Yalçın DEMİREL
- Ütğm. Beşler GÜZEL
- Ütğm. Zafer GÜDER : Halkın Yolu Davası'ndan Adil CAN'ın tedavisini önleyerek ölümüne
yol açmada Bnb. Muzaffer AKKAYA ile birlikte birinci dereceden sorumlu ve bu katliamla
övünen bir sadist.
- Ütğm. Celal İNCE
- Ütğm. Hüseyin ÖRMECİ
- Ütğm. Mehmet Ali.......
- Tğm. Savaş YAZICI
- Astsb. Bçvş. Ahmet UĞURLU
- " Orhan.........
- " Şadan.........
Mamak Cezaevi:
- Raci TETİK : Müdür 11 Eylül 1988 tarihli Milliyet Gazetesi'nde ''Ben bir işkenceciyim''
diyerek Mamak'ta yapılan işkenceleri itiraf eden işkenceci albay
- Önder GÜRSOY : Müdür
- Özgür TÜTÜN : "
- Mehmet BOZDEMİR : İç Güvenlik Komutanı
- Top. Yzb. Tuna AKKURT : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Astsb. Şükrü BAĞ : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Çvş. Ahmet ŞEKER : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Er Metin GÜNDOĞAN : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Er İbrahim KESKİN : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Er Kısmet ÇAĞLAR : İlhan ERDOST'un işkenceyle katlinden sorumlu
- Er Eyüp ERGUN
- Er Fuat ÇEKER
- Er Engin SOĞANCI
- Kaya ALPKARTAL
- Haydar BALIKÇI : Sivil Gardiyan
- Mevlüt öZTÜRK : Sivil Gardiyan
- Ahmet ULUÇAY
Diyarbakır Cezaevi:
- Bnb. Bilal ŞEN : Müdür
- Yzb.Esat Oktay YILDIRAN : İç Emniyet Komutanı
- Alaattin BAYER : Müdür
- Yzb.Abdullah KAHRAMAN : İç Güvenlik Amiri
- Ütğm.Ali Osman AYDIN : İç Güvenlik Amiri
- Astsb. Bçvş. Mevlüt AKKOYUN
- Adnan GÜNDÜZ : Bedii TAN'ı işkenceyle öldürmekten sorumlu
- Yılmaz YALÇINER : Tutuklulara işkence yapan şeriatçı tutuklu
- Mekki YASSIKAYA : Tutuklulara işkence yapan şeriatçı tutuklu
Sultanahmet Cezaevi:
- Ütğm. Osman NAZ
- Astsb. Şahap POLAT
Kabakoz Cezaevi:
- Ütğm.Mehmet AYGÜNER : Müdür
- Astsb. Cevdet SEYİS
Bu iki kişi Murat ÖZEL'e işkence yaparak kolunu kırmaktan da sorumludur.
Sağmalcılar-2 Cezaevi:
- Bnb. Abdullah ERİM : Müdür
- Yzb. Mustafa NACAK : "
- Bnb. Recep YILMAZ : "
- Yzb. Nuri BAYIR : "
- Ütğm. İsa ÖZTÜRK
- Ütğm. Serdar YÜCEL
- Ütğm.Tugay KARATAŞ : Tutuklulara ve askerlere işkence yapmak
- Ütğm. Mehmet İLHAN
- Alb. Turgut İNEGÖL : İl Jandarma Alay Komutanı Tutuklulara gaz bombaları ile
saldırmak, işkence yapmak, haklarını gasp etmek, eşyalarını yağmalamak
- Özen KORKMAZ : Müdür (Tutuklulara gaz bombaları ile saldırmak, işkence yapmak,
haklarını gasp etmek, eşyalarını yağmalamak)
Elazığ Cezaevi:
- Bnb. Sami ÖZOĞLU : 2 No'lu Cezaevi Müdürü ve aynı zamanda 1,3,4 No'lu
cezaevlerinden de sorumlu
- Ütğm. Fahri KOÇ : 4 No'lu Cezaevi Müdürü
- Astsb.Bçvş.Selçuk ÖZTÜRK : 3 No'lu Cezaevi Müdürü
- Ütğm.Kenan.... : İstihbarata Karşı Koyma subayı
Bu görevliler Mazlum GÜDER'in 3.3.1983 tarihinde işkence yapılarak katlinden de
sorumludurlur.
Gaziantep Cezaevi:
- Mehmet Ali VEZ : Müdür
- Şükrü SÖNMEZ : Sorumlu Başgardiyan
- Mehmet EMİN : Başgardiyan
- Ali KORKMAZ : Gardiyan
- Emin TATLI : "
- Zeynel YILDIRIM : "
- Necmi.... : "
- Mustafa... : "
Çanakkale Cezaevi:
- Mehmet GöZÜUYKULU : Müdür
- Doğan BERKER : 2. Müdür
- Veli ÇITAK : Başgardiyan
- İsmail ÜNAL : Gardiyan
- Mehmet ATEŞ : "
- M. Ali COŞKUN : "
- Enver ALPAGUT : Gardiyan
- Cafer KOCAMIŞ : "
- Dursun SERT : "
- İhsan YILMAZ : Cumhuriyet Savcısı
- Kemal CAMBAZ : Cezaevi Savcısı
Amasya Cezaevi:
- Necati ÖZTEKİN : Müdür
- Mehmet İNCE : 2. Müdür
- Rıza YILMAZ : Gardiyan
Sinop Cezaevi:
- Hamit KAYA : Müdür
- Ahmet BORUCUOĞLU : 2. Müdür
- İ. Hakkı AYDAR : Cumhuriyet Savcısı
- Sabri NAKİPOĞLU : M. YAĞCI'yı işkenceyle öldürmekten sorumlu, şimdi ise Kayseri
Cezaevi Müdürü
Bursa Cezaevi:
- Ali KOÇ : Müdür. Tutukluların selamlaşmasına bile ceza veren baskıcı, işkenceci bir kişi
- Abdullah AYVAZ : Başgardiyan
- Mehmet KARAGÖZ : Başgardiyan
- Aydemir TURAN : Cumhuriyet Savcısı
Yozgat Cezaevi:
- Ayhan KİREMİTÇİ : Müdür
- Mustafa KURUMEŞE : Başgardiyan
- Mehmet ÖZDEMİR : "
- Şakir ŞAHİN : "
Gölcük Seymen Cezaevi:
- Bnb. Mukadder öZDEN : Müdür
- Ön Yzb. İlkin SUNGUR : Müdür, 12 Eylül'ün ilk günlerinde sorgulara katılan bir
işkenceci
- Yzb. Adil VURAL
- Tğm. Emin EMİR
- Astsb. Mehmet TOPAL : Ahmet KARATAŞ'ın kısmi felç geçirdiği işkenceden sorumlu
- Astsb. Mehmet KANMAZ : Ahmet KARATAŞ'ın kısmi felç geçirdiği işkenceden sorumlu
- Onb. Şaban UZUN : Hüsnü EKİCİ'nin işkencede çenesini kıran kişi
Gölcük Deniz Askeri Cezaevi:
- önder öZTÜRK : Müdür
- Yzb. Mustafa YILMAZ : Müdür
- J. Astsb. Kıd. Bçvş. İbrahim DABANLIOĞLU
Kayseri Cezaevi:
- Hasan PINARLI
- Osman DAĞAŞAN
- Osman UĞURLU
- Cuma YİĞİT
- Osman PINARLI
- Osman AYDIN
- Alim AYDIN
- Selahattin TOY
- Ahmet YILDIZ
- Osman Aslan
- Turan BİNİCİ
Bu isimlerin hepsi de işkence yapmaktan yargılandılar.
Urfa Kapalı Cezaevi:
- Mehmet AKSOY : Başgardiyan
- Avni ERGEZEN : Savcı
Sağmalcılar-1 Cezaevi:
22.4.1986 tarihinde Haydar YAĞMUR adlı devrimci tutuklunun dövülerek öldürülmesinin
sorumlusu Sağmalcılar-1 Cezaevi gardiyanları:
- Rahmi USTA
- Nurbey ŞENTÜRK
- Mustafa EROĞLU
- Muzaffer RUMOĞLU

12 Eylül Sabahı Bakanlıkları Teslim Almaya Giden ve Yetkileri Devralan Subaylar


- Hava Plt. Kur. Bnb. E. ÇATALOĞLU : Dışişleri Bakanlığı
- Müh. Albay N. ÖZAKÇE : Bayındırlık "
- Albay N. TOKATLI : Ticaret "
- Albay N. DEMİROK : Sağlık Sosyal Yardım "
- Albay Necmi TURGUT : Gümrük-Tekel "
- Albay Sedat ŞENBAŞARAN : Ulaştırma "
- Albay R. GÜÇLÜ : Tarım ve Orman "
- Albay M. DAYAR : Sanayi ve Teknoloji "
- Albay D. ANLAĞAN : Enerji ve Tabii Kay. "
- Binbaşı S. MUTLU : Turizm ve Tanıtma "
- Albay A. TURAN : İmar-İskan "
- Binbaşı E. SALMAN : Çalışma "
- Lv. Albay E. ÖNORAL : TC Merkez Bankası
- Albay L. ESEN : Kültür Bakanlığı
''Teröristlerin Rehabilitasyonu Sempozyumu''na Katılanlar ve Rehabilitasyon
Uzmanları
Siyasal tutsakların teslim alınması için; onurlarını kırmak ve kişiliklerini dejenere etmek,
apolitikleştirmek, yoğun işkence ve baskı ile yıldırıp, sindirmek gerektiği tezi ile hareket
eden bilim adamı kisveli işkence uzmanlarınca, CIA'nın tecrübelerini aktarmak üzere
1985'de bir sempozyum düzenlendi. Türkiye'nin her yanından işkence uzmanları, konu ile
ilgili olanlar buna katıldılar. İsimleri bile gizli tutulan sempozyumun ''konukları''ndan
bazılarının kimlikleri sonradan ortaya çıktı.
Abdullah ALDOĞAN
Ahmet ÇAĞLI
Ali Naci TUNCER
Ali Haydar CENGİZ
Prof. Dr. Altan GÜNALP
Altan SAYSEL
Ertem TÜRKER
Muammer YULA
Yıldırım TÜRKMEN
Bülent AKARCALI
Prof. Dr. Aydın YALÇIN : ''Yeni Forum'' Dergisinde devrimcilere karşı ideolojik savaş
yürüten ve ''itirafçı'' hainlerin hamiliğine soyunan CIA ajanı. Kasım 1987'de ABD'de
düzenlenen ''Terörizme Karşı Hukuki Önlemler Semineri''ne de katıldı.
Prof. Dr. Fethi ÇELİKBAŞ
Doç. Dr. Güner OMAY
Prof. Dr. İhsan DOĞRAMACI : YÖK Başkanı
Dr. Mehmet URAL
Doç. Dr. Mustafa ERKAL
Dr. Mustafa Tören YÜCEL
Recep ERGUN : Sıkıyönetim eski Komutanı ve ANAP milletvekili.
Saffet Arıkan BEDÜK : Emniyet Genel Müdürü, Ankara Valisi.
Prof. Dr. Şemsi GÖK : İşkencecileri koruyan rapor hazırlayan doktor.
Prof.Dr.Sulhi Dönmezer : Faşist ceza yasalarının hazırlayıcılarından.
Prof. Dr. Turan İTİL
Prof. Dr. Ayhan SONGAR : Turan İTİL ile birlikte cuntanın başından itibaren devrimci
tutsaklar üzerinde anket yapılmasında ve birtakım -menşei belirsiz- ilaçların
araştırılmasında çalışan bu iki faşist işkenceci sadist, Türkiye'nin MENGELE'leri olarak ün
yaptılar. CIA ajanı Paul HANZE'nin de güvenini kazanmış iki CIA ajanıdırlar.
Atilla YAYLA
Hüseyin TURGUT
Orhan ERGÜDER
Cahit ÖZDİKİŞ
Hüseyin AĞCA
Oktay ÖGEL
ARŞİVDEN FOTOĞRAFLAR

16 Eylül 1980... Devlet Başkanı Kenan Evren, 12 Eylül'den sonraki ilk basın toplantısını
16 Eylül'de düzenledi.

11 Ekim 1980... Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel, Hamzaköy'den Ankara'ya


dönüyor.
GAZETE MANŞETLERİ
TURKISHLEAKS.ORG

TÜRKIYE’NIN KARANLIK GÜNLERI


(1980 DARBE DOSYASI)

2011
WWW.TURKISHLEAKS.ORG