You are on page 1of 16

!"li~bir a.~I~ var oldugu an'm dismda var olamaz, tekrar edilemez. A.

km~ eylemi kendi biricikliginde ve on gorOlemezliginde ger~ekle~ir. lste ilk Ucra deneyimi de boyle bir geri donOlemezligi ~gn~tlnyor. Ilk Ucra donemlnl feti~le~tirmektense onu ozgOn bir kayit ve birikim olarak algllaYlp, tekamOliere ve etklleslmlere a~lk yeni bir sOreci deneyimlemeyi deneyeceqlz,

ikinci donem bir tekamOI Ocra conernl, Ve bu don~min herkesin kendi Ocrasim kayit altma ahsmm drsmda ben- oteki arasmdakl snurlan yikrnaya katlldlgl bir sOre~ olsun istiyoruz. lletlslm, iIi~ki ve lcsel olqunlasrnalann sllr adma yogunla~tlnldlgl bir donem ... Bu amaela, sanat ve edeblyat tOrleri, daha ozelde ise sllr tOrieri arasmdakl ili~kilenmeleri gorme olanaqma kavusahm istiyoruz. Boyle bir olanagl i~erdigi lcln yeni Ucra donemlnde Saba Klrer'in Kesitler adh cahsmasim dergi sayfalannda okuma sansma sahip olacaqiz, Kimi zaman a~lnhga varan, asmlastmrken kendisinden oncekl metinleri asrnayt deneyen ~iirlerle karsiruzda olacaqiz,

Ocra, yeni donernde zaman zaman baa dosyalar hazirlayacak. Biz, degerli arkadaslanrruzla kendimizi zora kosup, hemen ilk sayida ilk dosya konumuzla karsimzda olrnayi yegledik. $iir ve dil arasmdaki ceklcl ama gerilimli ili~kiyi degerlendirecegiz birka~ sayl boyunca ...

Ocra yeni donemde gorsel ~iirin ve teknolojik- dijital ~iirin olanaklanru ve sorunlanru da sorgulamaya cahsacak: gorsel ~iirin neligi Ozerine dO~Onmeye, tartismaya baslamadan salrlerimlzln gorse I ~iirlerini yaymlamayi uygun bulduk gorsel ~iirin bizzat kendisini sorunsallasttrabllrnek adma, Ucra elbette bir gorsel ~iir dergisi olrnayacak ama gorsel ~iire gosterdigi ozenl derginin logosundan da anlayacak okurlar. Ucra'YI iyi bilenlerden biri olan Serkan lsm'm Uera'run genel yaprstru goz onOne alarak hazlrladlgl logo, gorsel

sllr olarak kurgulam~lyla sllr dergiciliginde bir ilk olma ozelligi tasiyor, Serkan lsm'a emegi ve kalkismdan dolayi te~ekkOr ederiz.

Ocra interaktif ve dinamik bir dergi olacak; internetin, google tannsirun yatay aktifliginin getirdigi tehlikeyi hem yOzey hem de derin yapida bertaraf edecegiz! MOmkOn olursa, diger dergilerle ban ortak ~h~malar da ger~ekle~tirmek istiyoruz.

Ocra'nm yeniden yaymlanmaya baslayacaquu duyar duymaz ~i.lrleriyle, yaznanyla ve bOyOk bir co~kuyla destek olanlann gosterdigi ilgi Ucra'run ger~ek odOlOdOr; bu nedenle herkese tesekkur ederiz. $iirin bakir topraklarmda akmaya devam!

Her§ey Akarken ...

DU$

gayet nazik zayrt su iskeleti

ozet dokunana nazik

b a k ire 9 0 z n e:

gOyebe dokunana nazik tesisat hissi

klragl cilt teklif tOme krlcal

tertip orman Oyesi sise kristal

kasmacak sacrlrna zapti bugul dans.

(qevserne seyi~ soku. kim bilir belki

hangi havalarda paket deyi~ tesirli geyi~ bebekledikleri birbirlerini kizlak ktzrl gOlier kOIO; bir yogunlugu ihk yignediklerinde)

don notu serin yakl~ emilen raket tipiye kar rnesalesldlr yaldiz:

( boz egle~erek tek

ayak OstOnde sevlslr kirkayak )

kopus ismk-maym meyile yozOm zeki akcalasrrn ziyaret suyun eni dilim; an an'a deneysiz Ylg. (dansi)

esrik basmc kon dura dura sakin rest parelel mancimkct karda sasrna kurah apseli yankilar

Osman ERKAN

$OR GONLER

5. din! bOyle seslenildi. Oy gOn, gece dinmedi. yok, var aQladl. aaasi ylktl, dinlemedi. Ylglidl soz ev onlerinde, pencerelere kadar uzandr, klrdl dOnOn carruru haylaz kahkaha?! neler oluyor; problemi, n'iyini, neden bize blrakml~ araf? tek ayak OstOnde beklemeee cezasiru bir de. somurtup kalml~hglmlz, yUze daQllan nar, ah!

4. dur! bOyle Onlenildi. ardma bile bakmadan yekti gitti, y'ar. heeeybesi d'oldu, ~'I. flrlattl karanfil korkaglna, ~a. kar kanattl. Yillarin koynunda soktu, hiy bOyle ISlnlmaml~1 kalp. slzlamaml~l; yilan yurdunda, serseri oklar elinde, bile. bilmesin, ne ylkar!

3. sus! bOyle emredildi. ileny ku~an, ku~lara oykOnen, kekeme dile: tam gormek, gOle boyanmak, adma klvanmak ugruna, klvramldl,

tOm tembihler tutuldu, tutunuldu bin kink dala. fakaaat. ..

2. kocaclk hiy ... ~, elde kar. ~r! sandOr cOrnie 1~lklan, ~n oIsun gece? ne yapsan gOrOldemiyor hayat, i~e ile. a kuzum, gorO yorsun seni?!

1. ~r doken yok yolun yatlslna, aklyor gidi~. savrulsun eller, men diller O. yo~hir, mart 2009

ilhan KEMAL

§iiR DiLiNiN

rfAPISAL OZELLiKLERi VE ANLAM

Celil SOYCAN

11 §iirsel soylemle diizyazlsal soylern arasmdaki ka~ltllk iIi~kisi, Oil'in goziimlenmesindel incelenmesinde temel annan iki diizeyde belirir: a- Sessel diizey b- Anlamsal diizey. Oil'in konu edildigi her gali~ma, bu iki tozel katmandan birine aittir; bir baska soyleyi~le, sesi ya da anlami dl§ta birakmak, dogrudan Dil'i dl§ta blrakmaktlr. Burada ses, temelde lsltsel bir gosterge dizgesi olan Oil'in yazlya evrilmesiyle de korunan tozel yapldlr; ~iir dilinde ritim ya da dilin miizikalitesi bu diizeyde incelenir. Klasik ~iirin dizgesi dogrudan bu yapmm bigimlendirilmesini esas ahr,

Anlamsal (semantik) diizey ise, Oil'in bir ileti§im aract olarak kurgulanmaslnda temel insani gerekgedir: Dil anlam iletir, anlam kurar; yani anlamil bir bildiri§im dizgesidirl kodudur. A~aglda aglmlayaeaglmlz uzere gagda~ ~iirin kurulu~u gundelik (dogal) dille heseplasmaya ve onu ses ve anlam diizeylnde donu~tUrmeyel asmaya dayalidlr derken, onun anlamal anlamlandtrma kapasitesini olabildigince gogaltmaktan, gergekligin mumkun olan en yakiruna sokulmaktan scz ederiz.l;liirsel soylemin Oil'lel anlamla/ anlamlandrrmayla olan bu belali ve tersten iIi~kisi, onun anlami yadsldlgl, anlamdan slklldlgl gibi aforizmatik onermeler kurulrnasma yol agml~; dilbilimle, bigembilimle, anlambilimle ve ~iirbilimle ilgisiz, kuramsal degeri olmayan ama bUtunuyle ~airligi ve ~iiri gizemlile~tirme arzusuna dayah bir gizgiyi beslemlstlr,

2/ l;liirin yapisel ozellikleri uzerine soz almarun, ~iirsel soylemin dizgesini ve anlamlandirma kapasitesini slmrladlgl, onu dondurdugu soylenebilir. Geleneksel sanatelestirislnln yurnusakkarru bu idi ve onun asilma gerekgesi tam da burada aranmahdir. Her sanat yapltl bir bi!;imlendirmedir ve !;agmm gormel duyma/ bilme bi!;imi i!;inden kurulur. Ele~tiri, bu blclmln slnanaeagl ol9UtIeri veri all rken , hem verili degerleri gozetmek hem de donu~tUrucu dehayi yakalamak zorundadir; zorunda idi. Geleneksel sanat elestlrlsl ise kurumsalla~tlgl olgude sistem lclne gomuldu ve neredeyse butUnuyle sanatsal donu~umleri gozden ka9lrdl, bir 90k dshayt iskaladi

Elbette verili bilgiyi, bilme bigimini oteleyerek yeni ifade kanallan acan, yeni bi9imler kuran sanat91 agorada kolay benimsenmez, yadsuur, yok sayrhr, Bu noktada elestlrinln kerumsallasmasr elbette bir tehlikedir; aneak bir sanat yapm " uzerinde " soz almak, bir degerler duzlemlne oturmak demektir. Yaplt, verili bi!;imlemeden ileriye dogru bir donii§iimiin, kopmanm lpuelanm ta§lyorsa, ele§tiri bun un kaf§lhgml her diizeyde i§aret etmekle yiikiimliidiir. Bu nedenle ele§tiri bir " zar atma" oyunu degildir; ele§tirmenin "zar attlgl" yaplta da sanat!;lya da sayglslzhktlr. Baska bir soyleyi~le: Ele§tiri, yaratici deneyi gozden ka!;lrmamak ve dinamik siirecin nabznu siirekli kollamak ko§uluyla, o sanat disiplininin yapisal tozii iizerinden hiza- istikamet alacaktlr. Boylece, "donu~um I yenilik" adl alnnda yapilabilecek savruk deneyler yapittan aynlirken, ilgili sanat disiplininin maize me lmkamru oteye tasiyan atak gall~malar ve ileri bieimsel kurgular iskalanmamahdit Bu baglamda bir ornek olarak: Tuval resminin ifade imkanlanm asmak uzere resim disiplini iginden yapilan "Kavramsal" i~lerin, gogu kez sanatm bizzat kendisiyle ters du~en, yapuan "i~" in yapit olmakllglnl tarnsrnah hale getiren gali~malann yeni bir sanatsal asama olarak sunuldugunu, birazcik dikkatli bir gazete okurunun kotarabilecegi kurgulann sanat yapm olarak sergilendigini biliyoruz. l;liir ortammda da benzer deneylerin gozlendigini, dogrudan sese dayali tekerlemelerle anlarmn ketlendigini, buradan da " yeni ve geng " bir sllrselln lsaret edildigini ammsayalim. Ote yandan, dizgenin srrurlanru zorlama pahasma dile yuklenen ve ~iirin anlamal anlamlandirma kapasitesini geni~leten her kusaktan ~airin ~iiri, elbette ele~tirinin dikkatinden kacmamahdtr.

Bu nedenle biz elestlri uzerine yazilanrmzda, baska nedenler yarunda gagda~ ssnatm ali~llmadlk olgude yenilige donuk yuzunu de du~unerek, ele§tiri sorunu i9inde " !;oziimleme- inceleme" duzeyini one glkarmaYI, gagda~ ele~tirinin artlk butUnuyle bu iki duzeyde gali~masl gerektigini onerdik. Ele§tirmen, iizerinde soz aldlgl yapltl incelerkenl !;oziimlerken, ki§isel begeni tiimceleriyle yetinmemeli, neyi ni!;in i§aret ettiginin kaf§lhgml yaplUa gostererek ilerlemelidir. Elbette bu

gali~ma, sanat disiplininin genel yapissl tozunu koruyacaktir ve ozel olarak da gagda~ ~iirin temel akslan iizerinden soz alacektir. Bu krsa sapmadan sonra konumuza donebiliriz:

31 l;liir dili, elbette Dil'in tozel ozellikleri i9inden yapilamr ve kendi dizgeselliginde bir blelmlenlstlr; dogal (gidimli ) dilin anlam kapasitesini ileriye dogru asan bir soylemdir ama her §eyden once Oil'sel bir kurgudur. Oyleyse, dilin incelenmesindel ¢zumlenmesinde temel olan iki duzeyi, sessel ve anlamsal duzeyi ba~langlg alarak konumuzu surdurebiliriz.

Dilsel her edim, sessel ve anlamsal olmak iizere iki diizeyi i!;erir derken sunu kastederiz: Sessel bir gosterge dizgesi vardir ve bu dizge dogrudan anlaml anlamlandirma amach lsler, Oil dizgesi, temelde sessel gostergelerle kurgulanml~ bir anlam iletici olmak yarunda, anlam olu§turucudur; diger butUn gostergelerden farkll yarn da budur. Oil anlamsal (semantik) duzeyl nedeniyle insan geli~iminin, onun du~unsel soyutlamalar yapabilmesinin, kavramlar kurabilmesinin, analiz ve sentez yapabilmesinin olanagldlr. Dil, hangi soylemde bi!;imlenirse bi!;imlensin, anlam ileticil kurucu diizeyiyle vardlr; bu diizey soz konusu degilse, bizzat DiI'in kendisi soz konusu degildir.

Soylemek bile fazla: Oilin anlam iletmel anlam kurma olanagl, yani insarun ula~tlgl bu benzersiz gosterge kodu her duzeyden iktidann kurumsellasrnasi igin de bir olanakllr. Ideolojiler dilde kurulur, kolektif yalanlar dilde oturur (U.Eco: Di/, ya/an soy/emeye yaram/yorsa ba§ka hi~ bir §eye yaramaz); tarih kurgusu, egitim, ahlak basta olmak bUtun sosyal kurumiasrnalar oncelikle birer Oil'sel kurgudurlar. Ote yandan kolektif ve klslsel bilingdl~lmn dilsel bir sureg oldugunu da Lacan'dan beri biliyoruz. Fasizrn basta olmak uzere, bUtun militer toplumsal yapuenn, otoriter orgUtlenmelerin once dilde kurgulandlgl, lnsarun gundelikhayatla ili~kisinde onemli birer kerte olan • soylern" selligin bUtunuyle dilde bigimlendigi zaten yeterince konusuldu, ButUn bunlar, dilin anlamsal duzeyinin gucunu ve olmazsa olmazmi lsaret eder. Oyleyse her §eyden once bir dilsel kurgu olan §iirde, sessel duzeyi unutulmamak ko~uluyla bu duzeyde ele almmah, incelenmeli ve ¢zumlenmelidir. Onun anlamla dalasmasr, anlamdan bosalma arzusunda degil, verili dizgesellikte olu§an anlamlandlrmaYI bozma ya da indirgenmi§ ger!;eklik bilincini geni§letme, giindelik dilin anlam kapasitesini uclara dogru smama arzusunda aranmahdlr. Bunun bir estetik blclrnieme iradesi iginden i~ledigini, sessel duzeyl de lceren blclrnlemenln butunuyle anlamlandirmaya donuk oldugunu burada konusrnaya gerek duymuyoruz.

41 Modern ~iirde gundelik (gidimli) dilin, yani duzyazlsal dilin sozdiziminin ve !;izgiselliginin bozuldugunu biliyoruz. Gorsell sessel bir ritmin yedeginde anlamsal vurgulamalar yaparak, duyusal verileri kansnrarek, sozcuklerin gagn~lmsal gucunu one cikararak, ozetle imge kurgusundan varhk ve siireklilik alarak yeni bir ger!;ekligin altml !;izen bu ~iirin, anlamh bir dilsel biitiinliik oldugu acik, Ouzyazlsal manllk buyuk olgude dilin toplumsal yukunu tasirken, yani gizgiselligiyle ve sozdizimiyle verili bir iIi~kiler alarunda devinerek onu yeniden uretirken, modem ~iirin mantlgl, rasyonelligin dista blrakllgl epistemik duzeylerl, ornegin duyusall sezgisel algllan, du~sell mitsel bilme bldmlerhl, imgelemin strursiz olanaklan iginde devinen sozcukl nesne iIi~kilerini all~llmadlk bi9imlere tasir; gundelik dilin kireglenmi~ yapllanl~1 uzerinden her tUrlu iktidar iIi~kisini rasyonellestren anlamlandtrma sureclerlnl kesintiye ugratarak dilin kapsarmru geni~letir. Oilbilgisi ve sozdizimi kurallanna aykln da olsa, gundelik dilin manllglnl askrya alarak imgeselligin urettigi anlam, ~iirsel butUnluk iginde ve toplumsalda blllurlasir; bu anlam tikel, biricik ve 90k katmanhdn; Ouzyazlsal dilin bUtun duzeylerde a~llaraki donu~tUrulerek ta~lndlgl bu yeni bleim de elbette Oil'e aittir; sessel ve anlamsal tozunu koruyarak i~ler. Oegilse, zaten Oil olmaktan glkml~tlr ve bir oyun aracma indirgenmi~tir.

51 Peki bir sanat disiplini biitiiniiyle kendi malzemesine kapanarak, yalnlzca malzemesinin lmkanlanru sentaksta smayarak estetik bir iiriin ortaya koyamaz mr? Plastik sanatlar, yani mimari, resim ve heykel du~unUidugunde bunun yanm olumludur. Nitekim, kismen liriksoyutlamalar olmak uzere geometrik soyutlamalar, butUnuyle maize me estetigi iginden kurgulanml~lIr. Minimal sanat yanlnda, ornegin resimde renk etutlerine, espas oyunlanna, mekan iIi~kilerine dayall gali~malan biliyoruz. Muzik ise butUnuyle bir soyutlamadlr; salt kendiliktir ( Nietzsche, bu nedenle muzige diger sanatlann gok uzerinde bir statU tamr). Sinema, grafik ve fotograf

2

sanatinda da bir anlamlandtrma kayglsl olmadan, dogrudan malzeme etiidiine dayah I(ah~malar soz konusudur. Oilin malzeme olarak kullanlldlgl her blelm, elbetle ~iir de dahil olmak iizere her tiirlii yazmsal blelm, Oil'in yukarda konu~tugumuz iki diizeyinden semantik (anlamsal) diizeyi tiiziine igerdiginden, bunu dl~ta birakarak, yani anlamal anlarnlandnma kayglslnl silerek salt bir kendilige varamaz. Oil'in salt kendiligi, senueta bir dilbilgisi kurallan i!;ine Ylgllmllj i§aretler toplamldlr, Siiz'e diinii~emez; bu ise anlarnsizhktir ki, Oil'in kendisi konu dl~1 kalml~tlr. Peki i~itsell giirsel bir toplam olarak harf, hece, siizciik diizeyinde bir oyun oynanamaz mr? Elbetle oynarur, ama ortaya cikan "~ey" Oil'sel bir yaran degildir; giinkii semantik (anlamsal ) diizey ketlenmi~ ve Oil ortadan kalkml~tlr.

Oil toplumsalhqm, varhglnl varolusun kosulu ve sonucudur; yapmndir ve ileti~imseldir. Anlam iletmel olusturma ihtiyaclyla tarihe giren bu kodlama, elbetle insan zihninin benzersiz zenginligi lelnden, ''varllgln srrnn" diizeyinde belirleyici bir dizgedir. lnsamn kurguladlgl Oil dizgesi, kendi geli~iminin en iinemli kosulu olduysa, bunun nedeni Oil'in anlam diizeyidir. Oznelesme, iiznede fenomenal bilinc igeriginin olusmasi, nesneyle, diinyayla ve iitekiyle iIi~kilerini anlamlandtrabllmesl, soyutlama becerisi, evrensel olgularla yiizle~ebilmesi, varolusu ve diger sorunsallan dii~iince diizeyinde yasannlamast hep Oil'sel bir faaliyetin sonucudur. Bu faaliyetin "iginde" oturdugu Oil dogada yoktur, yaplntldlr. Oysa, iirnegin plastik sanatlann, miizigin malzemesi kendinde gerl(eklik halinde dogada vardir ve oradaki varhglyla bile "giizel"in kaynagl olabilir: Su ya da yaprak sesi, dogada giizlenen I(e~itli renk ve blelrnler, elbetle modern sanatla diinii~tiiriilerek estetik bir gerl(eklige ulasrnak iizere, kendiliginden de giizeldir; estetik bldmleme, dogadaki malzemenin toplumsal/tarihsel kosullar ve parametreler lclnden diinii~tiiriilmesidir, asilmasrdrr, Sanat tarihinde mimetik bil(imlendirmeninl mimesisin sonlanmasr, disavurum, bldmbozma ya da soyutlama iradesi, son tahlilde zaten dogada var olaru ba~langll( ahr ve oradan diinii~iir. Salt kendilik halinde dogadaki malzemenin incelenmesindel ¢ziimlenmesinde semantik bir diizey soz konusu degildir; bu diizey daha sonra ve iizellikle moderniteyle birlikte bi!;ime el koymu§tur. Ornegin, bir heykele, hleblr anlam aramadan estetik bir nesne olarak bakabiliriz; bir miizik eseri dl~ diinyadaki bir durumla degil dogrudan il(erdigi sessel iirgiiyle biitiinle~erek dinlenir, dinlenmelidir. Renklerin iizgiil degeri zaten bir giizellik bagl~lar; temsili iizellikleri ise ifadeyle baglmhdlr, tarihseldir.

61 Oil'in kendisi ise bir bildiri~im kayglslnln, bir lletlslm cabasinm sonunda ortaya I(lkan isaret sistemidir; insani, sosyal, tarihsel, dii~iinsel boyutlan vardir, yani dilbilim bir dilbilgisi degildir, anlambilimden yahtilarak konusulamaz (konunun bu yiinii edebiyat ele~tirisini de dogrudan ilgilendirirve ayn bir I(ah~ma gerektirir). Oil'in kullanlldlgl yerde bir anlamal anlamlandirma cabasma dayah olarak bildirisim kayglsl vardir, ~iir de anlamh bir estetik biitiinliik olarak Oil'i kullanlr; tersinden siiylersek: ~iir elbetle iincelikle Oil'sel bir biitiinliiktiir ama Oil'den ibaret degildir; insana, topluma, tarihe, dii~iinceye dair biitiin bir hayall i~aret eder, nesneyi ve dili bunun lcln diinii~tiiriir, kurdugu estetik diizey giindelik dilden kacan duyusall dii~iinsel anlam alanlandir; Mikhail Bahtin'in dedigi gibi, " §airin yaratisl (da cs) dilin dOnyasma oturmaz, orada bulunmaz, §air yalmzca dilden yarar/amr. Malzemeye iIi§kin o/arak sanatsal amagla ko§ul/anml§ o/an sanatgmm i§i, malzemeyi a§maktan ibarettir." Malzemenin a§llmasl, verili dizgeye baglmh anlamlandsma orgusunun a§llmasldlr; boylece dil, toplumsah yeniden ureten yaplslndan !;ozunerek sanatcmm ki§isel eksenine oturur, onun imgesel evreni i!;inden tikel bir hakikati a!;lga !;Ikarlr. Burada kurulanl kurgulanan ~ey "yeni bir Oil" ya da "Oil'in yadsmmasi" degildir. Oil'i toplumsala baglayan hiyera~i, her diizeyde iktidar, tarih ve ahliik kurgusu, ideolojik kanallar, varhk, olgu ve tiim yanltlar sorunla~lInlml~tlr. Oil'in manllk slnlrlan zorlanml~tlr; dogal (giindelik, gidimli) dilin kodlannl a~acak bil(imde iine allnan sapmalar, l(agn~lmsal sezdirmeler iizerinden ileti~imsel bir kanal al(llml~ ve anlamh bir estetik biitiine vanlml~lIr.

Burada Oil gidimsizdir ve dogal dile kartl maddile§erek, duyusall dii~iinsel hacmini geni~letmi~tir. Zihnin, algin In, dilsel ah~kanhklann ve zekiinln yiineldigi gerl(eklikten yeni hakikatleri al(lga I(lkarmak, estetize edilmi~ ~iirsel bildiri~imi kurmak iizere bir " Kartl·dil"e vanlml~tlr. ~iir kendinde i~aretli biitiin hakikatiyle toplumsah, tarihi, zamanl ve insanl il(eren, bunun il(in biitiin bilgibilimsel dolaYlmlan paralize eden bir mesajl, elbetle evrensele ilmekler atarak bir • Ka~l·dil"e ta~lml~tlr. (~iir, Oil'i konu edinmez, dolaYlslyla bir iist· dil degildir. Oogrudan dili konu

edinen dilbilgisi ve kimi elestlrel metinlerdir ust-dll, ~iirin dille iIi~kisine gizem katmak, ~airi yiiceltmek iizere ~iir dilini yanll~ kavramlarla, temelsiz slfatlarla nitelemek, ozdeylslerle ve metaforlarla bezeli 1~lllIh kuramsal(!) siizler siiylemek, dill anlam diizeyindeki biitiin poetik konusrnalan sekteye ugratlr, ugratml~tlr. Elbetle dogal dile karsrt, onun I(izgiselligini ve dizgesini bozan, anlamal anlamlandirma kapasitesini geni~leten, toplumsah yeniden iireten biitiin yapi taslanru siiken, yani bir blldlrisimsel malzeme olarak giindelik Oil'i asan bir siiylemsel yapl soz konusudur. Bu yaplyl adlanduma caaasnun aforizma siiyleme hevesinden annmasi, al(lklanabilir olrnasr, kendini ~iirde ve Oil'de lsaret edebilmesi gerekir. Bu baglamda, ~iirsel siiylemin il(erigini kepsarnasr, I(iiziimleme potansiyeli, Oille olan sorununu onun varhk iizelliklerini veri alarak yani Oil'i yadsirnadan ama onun dizgeselligine ka~lt bir dil mantlglnln altiru I(izerek asrnaya I(ah~masl bekirnmdan ismail Mert Ba§at'ln iinerdigi " Kartl-dil" terimini uygun buluyor ve kullaruyorurn.)

~iirsel siiylemin Ka~l·dil'inde Oil maddllesmlstlr, biresimseldir, tikeldir, siizciikler dikey eksende segilirler, I(agn~lma dayah bir imge kurgusu lelnden anlamlandmrlar, Giindelik dildeki gidimli yapi bozguna ugratllml~tlr. ~iirdeki siizciikler birbirleriyle ilk ve son kez oyle bir iIi~ki il(indedirler; bu nedenle de her tiirlii yii kten , hikayeden, ilintiden kurtenlmrslardir. ~iirdeki toplumsal baglntlYI olusnirmak iizere bu halleriyle, bakir olarak, ~air iiznenin lirik etkisine aglhrlar.

71 Oogal dil ~effaftlr, gizgiseldir ve anlarru sabitler. Vargllan dilsel acidan sorunsuzdur, dogrudandlr, uzlasimsal olana giinderir. Bildiri~im siirecinde siizciiklerin I(agn~lmsalhgl iingiiriilmez; her siizciik saymaca bir olguyu lsaret eder. Ka~l·dil halinde iirgiitlenmi~ sllrsel siiylem ise akhn, rasyonel bilginin, sabitlenmis olgunun ve anlamm snurlanrn ihliil eder; yarunn degil sorunun peslndedir ve biiylece her tiirlii iktidar dizgesini bozmak iizere dilin anlamlandirma kapasitesini her diizeyde zorlar. ikili du§unce dizgesini diyalektik olarak afar, zamamn ve mekamn verili alglslm !;ozunduriir. Indirgenmi~ gergekligi iincelikle dilde asrnak iizere dii~iinsel imge kurgusuyla kendi hakikatini yine kendinde lsaret eder. Ama bu kendine kepanrrus bir anlamlandirma degildir; §iirin Kartl·dil'i her ko§ulda diinyaya, topluma, nesneye varmak uzere orgutledigi mesajlnl, dii§iinsel imge halinde okuruna teslim eder.

Okurda siiren yaratict siireg de iincelikle dilseldir ama kesinlikle anlamal anlamlandtrma kapasitesini geni~letmek iizere i~ giiren bir estetik siiregtir. Oogal dil, tammlanml§1 tamamlanml§ bir dunya vaat ederken, §iirin dunyasl bir eksigi duyurur, tammlanmrsta indirgenen ger!;ekligi oncelikle dilde de§ifre eder. Ouyusal karma§aYI, sezgiyi, !;agn§lml, yan anlami se!;erek verili ger!;ekligi sorunla§tlnr. Bu nedenle verili anlamla ba~1 derttedir, ona ka~1 dili yeniden iirgiitler. Ylglnla sagmallga, yanh~hga, poetik ketlenmeye neden olan "§iir anlama dO§mandlr, §iir anlamdan slkllir" benzeri aforizmatikl gizemlile~tirici tarurnlann beslendigi kavsak tam da burasidir, ~iir verilil tanimlanml~1 sabitienmi~1 iktidan aklile~tiren anlamlandtrma dizgesi halindeki dogal dile ve oradan serpilen ideolojik alana elbette ka~ldlr; modern ~iir bu kar~lthk temelinde dille belah bir lliskl igindedir. ~air de, Oilde kurgulanan biitiin bir tarihin, lklidann, ideolojik kururnlenn, klslsel ve toplumsal bilingdl~lnln, gergeklik alglslnln iincelikle yine Oil'denl Oil'de siikiime almmast gerektigini; tarihin, insanm, doganln ve hayatm iincelikle Oil'de kendi hakikatini sezeblleceqinl, sorunlastmlan biitiin bilme blclmlerl iginden sadece ~iirin bigimlendirdigi Oil'le glkllabilecegini bilir. Bu nedenle de, en basta isaret etligimiz iizere ~iirin Ka~l·dili sesl ritim basta olmak iizere biitiin iigeleriyle, iincelikle dilin semantik (anlamsal) diizeyine diiniik gall~lr.

1~lek imge iirgiisii, yiizey yapl· derin yapl ili~kisi, sessel baglntllar ve ritim, siizciik ilintileri ve yatayl dii~ey eksen yapllanmasl, I(agn~lmsalhk ve yan anlam dizgesi sonu¢a ~airin diinyayla, varhkla, varolu~la, toplumsalla, biling ve ya~antl igerigiyle giri~tigi bir anlamal anlamlandlrma sanCISlnl Oil'de aglga glkarmaya yarar. Hemen her diizeyde indirgenmi§, Islah edilmi§, !;agrl§lmsalhgl budanml§, dizgeselligi i!;inden bir toplumsal huzurvaat eden muktedir dile cepheden bir orgutlenmedir §iir. Biiylece dil, sonsuz bir anlamlar olanaglna diinii~iir. Gergeklik olasl gogulluguyla sezilir ve bu gogulluk iginden diinyanln eksigini gidermeye aday bir anlamlandlrma sezilir. Zihnin saf bir yarallsl olan imge igin dil, en biikir alanlara siiriiliir, siizciikler yiikiindenl kirinden antlhr ve hig denenmemi~ iIi~kilere sokulur. Modem lirik ~iirin vaat etligi hakikatin ve dii~iinsel hazzln kaynagl da, bu ili~kilerden aglga glkabilecek anlam alanlandlr.

3

HARe

1.

dili dille tartiyorum

besmeleyle aglz lclnde bir lokma dil

(esyaya yayrskan bir sOU tozu emen rslak havlul

bir sut taze emen memeden)

dil:

sut di~lerini arkadan ve onden yoklayarak yumu~ak kisrrnlara toz baglayan

bir rslak dil

dilimi tartiyor

sut veriyor dilime

e~yayl bir sutun aglzda gorO~O sut dlslerl mi duruyor sut dlslerl susamrs bir agzln

tozlu ko~elere ilk defa olusu mu acihyor

eskiden soyledikleri dilin aglzda donO~Oyle mi acihyor hatrrlarna acihyor mu

yani boyle mi oluyor

acmca agzl eriyen sut disleri var bir de sut dislerl eriyor

eriyor agzl kemikleri dOrtOyor aglz dOrtOIOnce dOrOIOyor kemiklere kaparuyor

yani dogmak herhalde boyle oluyor.

2.

uyanmasi var uyuyamamasi zonklamak bir sanci gibi

sut acismda dlslere bOzO~mek var

mavi gomlek sacrnak ve yOrOyor patron var birikmesi meydanlara dogru kalsiyum gibi biriken bir klklrdakln yava~ sertelmesi ama meydanlara ctkrnayanlann

gOne~ gormeyenlerin

dili dille tarttlrnayanlann

yani haberlerde bana vitaminler dO~mOyor haberler Ozre kemikleri cocukan bOkOkler bana sut dilimin dokOIO~OnO hatrrlattyor

kalsiyum doluyor kikrrdaklara sOtlerin OslO dlsle kaplaruyor insanlar meydanlara yoklar

meydanlar bornbos ve ofislerde kahveler iyiliyor ofislerde kemik erimesi yasayan krzlar olmuyor

o sanayi devrimi

o fabrikalar orada kemikler olmuyor

burusuk kravatlar ve daglnlk saclara orasi yok sOt dislerime dilim sOrtOlmOyor orada orasi yok sanayi devrimi diye bir ~ey yok

ofis yok ofislerde sut dlslerine nasrl kaparur ki insanlar ofisteki kizlar meydanlara ylkmaYlnca sOt dlsslz dogarlar onlann dilleri yok yoklayamazlar sut dlslerlni

uyarunca olamazlar yOnkO

sanayi devrimi diye bir ~ey yok

oysa ben uyanmca olmak istiyorum I

------

4 ,-mu

yani o/sun dilim ve sot o/sun gezinen e§yada emmek o/sun her memeden gOzel sot ~alklf ben e§yaya gOzel sOt olmak istiyorum

o benden e§yayl emziren otmemt istiyor istiyor ki ~/kan sot de olmemt

ka/siyum ~/kmaml ve klklrrJak/arrJa bo§Iuk/an do/durmaml isfiyor yani dilimi dilim/e tartworum bir sOften ba§ka bir §ey degilim ve meydanlarm klklrdagmda birikmemi istiyor.

3.

banka hesaplanrruzda eriyen kemikler birikiyor orada unuttugumuz bir ~ey yok

hatirlamak hayir, oyle olmuyor, yok

yabarul bir of key Ie agzlmlza tGkOrOklediklerimiz agzlmlzda faturalarm son odeme tarihleri

degil onu unutrnadik daha

hatlrlamak bir dilin islak bir dille

toz toplarms bir dille

dOrtOlmesiyle kemik oluyor oyle

kemikler meydanlarda oluyor ve sabah niyetleriyle hayretlenince dilin akl~1 olunca sut

sut katismca carprsmca kemikle

kalsiyum var orada onda kemik oluyor

baska bir kemigin dilin icine itilmesiyle.

o zaman

Besmele agza bir lokma gibi dO~Oyor ....

Enes QZEL

AHBAR ILE TEVATOR

Hurrem Bureunda Bugun

HINZIR, HIMBIL ve HASUT

Harruzh ve hudutsuz hurriyetler peslnde

Nasipsiz Nalan' In haybeye eumbu§leri durmaz sandtydtk, durdu. Laf dinleyen deliler turemekte yama¢a. Taygeldili kokoz Nalan ekol yaptl bu yuzden. Kart tilki! Derdi sirnan

Sirtia bu da~I, kurUan Kiskan, hallen, 01, kudur Hh;:'e savur eismini Resmi karmna dovdur B61 ve yonet hasrmru

Calap seni celbedip alnma celal yazdi Caldln, cakal sivrilttin, ittin sonra yazrru

Ve ru§eym ru§vet ile ispat etti ru§tunu

Hukumranllk harpleri Hurrem ile Hurmuz'un Kania bogdu kalpleri eteginde bu yazm Sonra inip duzmece darglnllklara vurdu

AHBAR ILE TEVATOR

Hurrem hureunda bugun

Mehmet Mumtaz TUZCU

Mirac Asansori.i: Fobiye Kalkl§mak

parmak izine lhtlyacrrruz oldukca hizmet verilebilir. bir utanci klostrofobiyle incitenin envanterinde dikkat anzasi lstatlstlqln yucelik rnanyetlql, standart dl~1 <;ozumdur elipsin ikran,

aristokrasinin esnek kurumlanndan bir kat yukanda, halk tabakalanndan da yukanda uretilen teb'a, sonra tuketilen tabiatlardan biat eden bulunur. neye?

hata payi paylaya paylaya

piyasadaki cihaz ve sistemlerin eforuyla katlanabileceqiz masal derinliqe: uysal dijital damarlardan

aktanla aktanla Ylgmm nefsi mahvolacak Ylgma yenilgiye ilgisiz

boylece parmaktaki bereket etkilemeyecek,

renk ve lekeler etkilemeyecek statunun can varhglnl hareket kendi bonosunu alacak

halatlardan intikam diye

rnotomotluqu gozleyen tuslarla

~ifa ve rnuphern inip <;Iklyor kalkrsrrm

<;lkl~lyorum diye mi bu onlarla temas diye mi yorum mu <;Ikl~an iktibas

her noktayi karsilarnak zorunda

degil hlcblr kayit, hakl katlan cikarken elektriksiz sue kaynagml

slrkslz kullanmayan elek

daha rru iyi bilir, iyi bilimi du~

en bilimden ayrran mu~kul gezegen

kuzeyden guneye inilir guneyden kuzeye her ara katta eylem canhlanndan kacarak real time ve windows transferiyle

bakarak olurum ben, bakarak olursun

tele olusuyor, ogu~ bir duyus degil goruntu kart cekrneyi savsakhyor

kimi izi duyumsuyor, kimi izlegi

kimimizi uyduruyor dilimiz

sinir!

kat sayrsma ulasilarnaz kati suretle

Murat OSTOBAL

KUR GUSUZLUK

beni ikiye bolduler evlaydrrn basrndan beri bildiler kaplaydi sert bir kuleydim saplaydrlar beni bana anlattilar kurlaydrrn

slrndl neyi soracaklar hazlaydrrn haz lskenceclydi

bana soranlara goruyorum beni nastl gordum beni kullananlara buluyorum beni nasil buldum

se~ilmi,sin se~ilmi,sin se~ilmi,sin se~ilmi,tim se~ilmem i~in ~ok bask. yaplld. eumlesl gitseymi, yerine: <;unku kurbaqalar seclllr kendi karanliqmda ve Islaglnda <;unku kertenkeleler bunu uzatir kendi yapraqrnm altma solucanlar onlar cok parca ve blrcok acidan yanrrus parca

ham pi§ecek ham pi§ecek ham pi§ecek ham yine de pi§ecek

beni ikiye bolduler dunyaydim

yanrms olmam gerekiyor bunun lcln onceden yanrrus

talebeler buldum kendine hal talebeler kizh kizh hizh hizh her isini kendi yapan ama clnde yavas otekinde yavas fakat dokunan yam sana ar~1

ben bir seylrnl yonttum mu belli belirsiz 0 seylml brrakmrn

guldum secllmlstln diye baglrana

bana bakrp dururdu 0 kizm lclndern i<;imden

o kizm lclnde bir erkek yoktu 0 halin lclnde bir luz benim hizla ilgili tum du~uncelerim degi~ti hem hal

iki oglum oldu iki r;ok onemli tarz evladlr

beni de ir;ine alan bu sar;ak korumali §eceremdir

artrk beni dinlemeyin olduqurnuz yerde duyahm 01 yer burasi demiyorum her ne halsek 0 hali tuketmesek

bana bir acrsrru ftrlatti farkmdahgl duymama ilkesiyle yuzurne bakti duydu i<;ini yukselttl ben kendime halim bunun i<;in seclldlrn dedi

BUlent KECELi

5

§iiRi ANONiMLE§TiRMEK (sonurgu)

Sinan ULAKCI

Klrbael ka/dlrdl vurdu,

Yaglz at hemen fIrIadl oradan. Donerek yiikse/en duman Gogiin maviligini kararlJYor; Yaglz atm ye/esinden

Ate§ fl§klrlJYor.

Burun delik/erinden duman piiskiirliiyor"*

Donemin ~iirini ku~atml~ Faruk Nafiz Camhbel'in bu sun okuyamarnasmm farkhhgl saglanamazdl; rnetlnlerarasihk bagla~lkhgml yapi olusurnuna ge~irgenlik saglayan, ust anlama dolayirnh metinlerin, anonlmlesmeslnl kurgulayabiliyor isek.

Anatole France, "iyi elestirmen : ruhunun , basyapitlar arasmda ge~en seriivenini anlatan kisidir" diyebilir; bizim ele~tiri tarihi diye de adlandirablleceglmlz (adlandlrabiliriz!.. tozl) §ey'i biraz oykule~tirerek: 0 kadarL.

AYlrdmda bulunabilinecek; olgu degil, sllrln atolye i~levselliginde anonrnlesmeslnln gerekliligidir.

Yapt; bir salrin - yazdiQI degil; anonimlesmesldlr. $iirin kolektif farkmdahgl, salrln bit;em telaffuzunun ongorUsunden kurtulup anonlrnlesmektlr.

(TUrk §iirindeki bu atOlye eksikligi, doksan ku§agml, bu vasfmdan [yer-yer] mahrum blrakml§tlr..)

Doksanlann blrcok ~airi i~in anmsanrnayacak aynm: izzet Yasar ve Mustafa Irgat'm; Ece Ayhan'm ~iirini anonlmlesllrmeslnh yapisalhgmm, ayirdmda olamamasr,

izzet Yasar ve Mustafa Irgat; Ece Ayhan'l anonlmlesflrmlsflr, Metinlerarasihqrm da: mahrum/a§tlrmayarak yaplbozum' lasnrmak:

Ece Ayhan'm ~iirini yapi olarak alqtlamarruz {tahakkuk, taha/Iii/, tahakkiim} dtr ..

ikinci yeni adirn tastyan soylem butUnlugu, en azmdan gostergebilimden yoksun: [en] estetik algllaYI~la 'bi~em'ciligi tasawur eder. ('bi~em' adlandrrmasr: metnin gostergelerini formiiliiza eden ust olusu, degi~kenle~tirmez.

ikinci yeni [dar anlamda] nin gostergeler ve 'bicem' yorumlamasmm otelenmi~i olarak alglladlglmlz ozgur poetika uretimini; yapibozurn tUrevi gormeksizin uretmek: snonlrnlesmekflr ..

Poetika tahakkumil; salrln sllr yazma [bi~mi] olmasmdan aynksanarak, yapisal aktiviteyi dogurmasldlr ..

Tahakkurnii kurulacak ~ey ise; metlnlerarasihkla sirurlandmlamayacak; gostergelerden annrms; (yapi ~iir) anonimlesmis siir-dir,

SEZAR

Burada hancerlerin blraktlgl yatiyor, Burada 0 zavalh yatiyor, Sezar admda bir olu. Onun etinde

olumcul metalleriyle kraterler acnlar, Burada vahslce durdurulmus makine yatiyor, sanh bir aractydi dun

yasayan tarihi yazmanm ve yaprnarun,

ve onu tam bir niyetle yasarnanm.

Burada otekl de yatiyor, 0 basiretli imparator, karada ve denizde buyururken ozgur olmak lcln defne taclan reddederek, Herkesin onuru ve haseti olan.

Burada bir baskasi daha var, buyuk golgesi dunya olacak olan gelecegin efendisi.

(Jorge LUIs Borges, Atlas,. Cev: Ergun Ak~a - sllr cev: Selahattin Ozpalabiyiklar;

Mitos yay. Nisan 1994)

MECHUL OGRENCi ANITI

Buraya bakm, burada, bu kara mermerin altmda Bir teneffus daha yasasaydi

Tabiattan tahtaya kalkacak bir cocuk gomuludur Devlet dersinde oldurulmu~tUr

Devletin ve tablatm ortak yanh~ sorusu suydu: -maveraunnehir nereye dokUlur?

En arka sirada bir parmaqm tek ve dogru kar~lhgl: -solgun halk ayaklanmalan kalbine!

dir

bu olumu de bastirmak i~in boynuna mekik oyah mor bir yazma baglayan eski eskici babasi yazrmsnr: yani ki onu oyuncaklan olduguna lnandmmsnm

o gunden boyle asker kaputu giyip gizli bir geyik Yavrusunu emziren gece camasircrs: anasi yazdtrmrsnr;

Ah ki oglumun emegini eline verdiler

Arkadaslan zakkumlarla ormu~lerdir ~u sllrl; Aldirma 1281 intihann parasiz yatih ku~uk zabit okullannda Her ~ocugun kalbinde kendinden daha buyuk bir cocukvardir butUn struf sana cocuk bayramlarmda zarfsiz kuslar gonderecek.

(Ece Ayhan, devlet ve tabiat, e yay. MaYls 1973)

6

Elbette ku~agm sllrinde ayirt edilecek faktorler mevcut: ~iirinin mevcudiyetini, toplamda, 90k sag lam yapi kurgusunun izafiyetinde poetklesflren Mehmet Mumtaz Tuzcu gibi:

Donemin bircok sairlnin "dilsel" kalrnasmm yanmda, gelenekten gelen yaplyl koruyan Mehmet Taner; soylemini koruyan Ebubekir Eroglu gibi.

Yefrnlsler ve doksanlar arasi donemi dilsel tammlamak ikibinleri bezedi:

GORSEL MlsTlslzM

Dinsel metinlerin kav~agml olusturan bir hayli fazla; yazmsal ve sozlu aynrrumn biyimlenmedigi metinlerin varhgl, saghkh ayn~lkhgl yapmaya kudret olusturmarmsnr,

21. yy.' a mistisizm; oncekl donemlerin gostergelerini donelestlrmenin oteslnde gorselle~mi~tir. Arka plaruna her zaman 20. yy.'da yazmm var olmasmm kamti duraklasarak, (Hatta dandy' lerin otellerde kalrnalanru; otellerde tutulan defterler gormekte yarar var.)

Anlamm degil sozcugun var olmasiru, catisan donemln bir baska isminde gorGlur; stephene Mallarme,

'gostergelerden armdlrllml, mstlnlerarasihk'

~iir, baglamlannm yapt olusturmasim, tarihsel sureclerin arka plaruna itemez. Dinsel metinlerin dogu~ kalnlan, torel-kut metinlerinin harmanlarnsr; 20. yy.'m metin olusturmasnu tamamladt Mallarme'nin sozlukleri: dogurganhk; dilsel toz ...

Unutulmamah ki dinsel metinlerin govde sorunu; gostergelerin sorqusuzluqu; bagl~lkhk kazanmasr.

~eriat: dinsel metinlerin anonlmlesmernesldlr. ~eriat "blcern" dir***. Modern edebiyat diye niteleyebilecegimiz vanlrrus donernde, ~airler; sarn olarak gorGlen "biyem"lerin tezaburudur; salr baska bir ~airin tezahuru degil; anonimidir.

'Gerhard Doerfer (Giiney Sibirya TUrkleri Edebiyatl adll bu makale philo/ogiae turcicae fundamenta II. Wiesbaden, 1964, s. 862-885'deki "die literatur der tiirken siibsibirans· ba§llkll Almanca aslmdan TUrkgeye Aziz Dag tarafmdan terciime edilmi§tir.)

TUrk Diinyasl Edebiyatl I, haz. Halil Aglkgoz, TUrk Diinyasl Ara§tlrma/an Vakfl, 1991.

•• Ba§kurt Halk Destam Ural Batlr, Yard. Dog. Dr. Metin Ergun - Gaynislam Ibrahimov, TUrksoy yay.

"'ba§ka bir irdeleme yolu sunacakken, §imdilik ufarak agillmi vermemiz gerekirse;lncil in §arap anlaYI§1 ile Kur'an'm topyekiin igki yasagl, Tevrat'm bir ba§ka/a§masl: aym zamanda ki§i/siire/uzam bagmtlsml da aglmlar.

Mistisizm gorselle~mi~tir: dinsel metinler, metlnlerarasihquu kurarak yapi okurnalanru sahk-larrusnr. Ters yevrilmesi gereken surecl banndiran okuma, gostergelerden anndmrus, yapi olusurnu sureclnl baslamusnr,

"Bizim elde butOn insanlarlhtlyan da genci de

Hepsi de kardes gibi,

Bir anadan dogmu~ gibi; Olkeyi soymamaya,

insan karu dokmemeye; Fazla servet toplamamaya, EI incisini saklaytp,

Yere gomup koymamaya; Bulup-bulu~turdugu her ~eyi Hiy saklayip ayirmernaya; GUylunundur- servet deyip Fakiri ezmemeye;

Klza ana olana

Rezil ana, deyip kuyumseyip C;ocuklannl suya atip,

Oyle adet yapmamaya,Diye elin andi var. "**

7

iz iz iz iz iz iz iz iz iz iz

iz iz iz iz iz iz iz iz iz iz

iz iz iz iz iz iz iz iz iz iz

emek izlemek izlemek izlem

~ 'ilQ~ ......... , "'1dII

• }Y'1'diJ71 WordArt I¥imIIirI 'JbI'~~'1

WonlArt wenwt \I;l%w ~ttdJlr_1

• WDnIAri WnrrdA1rlt ~ ....

emek izlemek izlemek izlem

izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici izleyici

siz §iir yazm gazunuze cannes otursun Liman MEHMETCiHAT

CiLEK YARDIMI

Donerek gomulen mi yukselen mi ;bohem Tum soru lsaretleri korunakll

Celiktendi cllekler

Yaban yesllllklerinln lclnde koyu grinin seferi; ic;eriginde

Sifon senfonileri gozlukler bile

Sinsi cinsi yalruzlrklannda ayn kabile Opucuk C;opluklerine yaslanrms aksi ayrac ...

Civinin kendine ac;tiQI yol Basrndaki acidan

DarliQInl arttiran kanaat;kanatlan kink karat Degerleri parlak eyerlerine aldatmada Anahtarll rnuzlk,

Solfejine sarnandira celrnesl, Yuzukoyun dusen yallnayak simurg

Simleri dokulen mecalsiz penc;esinde rikkat igdi~ edilmi~ Tekrarlayacaqm melodin

Gozlerinde anoreksiya ...

Hasan KARAYEL

8

SOGUKSAVA§

a

Seni duz cumlelerle toparlayarruyorurn Neriman Eksigim, bunu bildirilerle cadde boyu aflslerle

Pan kart pan kart gerilmi~ bir gerginlikle soyluyorurn ~u bildigim llsaru da kaybediyorum seni konustukca Aramizda aglr aksak ilerleyen bir trafik buyuyor

Koma seslerini susturuyorum traktorleri tarlalardan a~agllara Seni konustukca en dokunakll yerinde kalkiyorum filmin. Trrnaklanru kemiriyorum genc;ligimin orion kazaklanru Vestiyerde paltolanru yeni tertemls brytklanru

Oc; kiz kardes arasinda bir uc;genin acrlanrn

Acisiz dolastmyorurn

Ve her oyunda bir parca buyulenmi~ cocuklar gibi Tumevanyor agzlmlzln ucundaki hukumdarhk krvarru.

b

~imdilik kara bir irtifayla alcalsm gogumde uc;urttugum Veri yurdu yagmalanml~ 0 goc;ebe C;lgllklar,

Hanzarn da taze ortulmu~ bir cukurdan sayrlsin Dokunduqurn seylerden eski bir hovardallk sierasm etranrna Kaglt ustunde bile surcsun bu lrnlasiz rnurekkep Kelimeler bogazlmda dikenli tel duzenl

Panldasm krl tuccan tefecinin tezqahrnda

Dilimin ucundaki agresif fosfor.

Curnle hatalanmi bagl~laYlver Allahrrn,

c

Yontulan guzelligini bozmak lcln ustune dunyarun Karabasan gibi c;okerek buyuk bir hrsrmla ustelik Duzensiz C;lgllklanma bir rnahrec anyorurn Cinnet nobetlerinde mustakil bir iyelik olarak Kendimi carrmhta kurguluyorum.

Ne zaman sussam pathcaru klragllar caliyor ne aCI.

d

Artrk cok lslevsel mekanizmalarla kuruluyor insanllk Her saat izleniyor muhtemel sekmeleri grafiklerden Dibi tutuyor tarihin ve teorik bir reddiyenin sonunda Yeniden kadmlan elma kabuklanyla suslernenln

Ya da dunyayla lnatlasan bir yansa girmenin

Olasi butUn yollanru deneniyor

Ve putumun yukselen sesini matrak Yere indirmeyi de torenlerle,

~ol sehlrler lclnde gec;imsiz ve hep telash

Bir ark ustunde akmaktan yipranrms bak maskemiz Ve hizm akustik markasma donu~uyorken otoban Dilim kirec;leniyor ve aile alburnlerinden bana Mumyalanml~ ceneslyle bir cesedin

Tebessumu kallyor.

Ve elbette her sehlr Luks otomobil ic;inde

Demirden rnustalarla dovulerek kurcalanma yeridir Bunlan merasim e~liginde soyleyellrn Neriman.

Yavuz ALTINI~IK

~AiRiN olus SINAVI:

KESTiGi DALA BiNMEK

Hayriye ONAl

1.

Bir ~iirin tUrier arasmdekl konumu, blrtakirn "kaypak" sozlerle ele~tirilemixorsa ve hiilihazlrda adlandmlrms bazi sistemlere uymuyorsa, 0 ~lIr tartismaya yol agar. Omegin; "yahn", "(bir ~eylerle) bezeli", "bize ~oyle ~oyle bir koku getiriyor", "metafizik bir yaklasirn", "imge dunyas: zengin", "gelenekten yararlanan", "yeni soyleyi~" vb. gokaniamil/yoruma ardma dek aglk sozlenn ele~tiri kirliligini besledigi soylenmelidir. Ote yandan tuhaf sekllde bu tarz ibarelerle birbirl~ri~le anla~~n kalabahk bir giiruh vardir, Edebiyat ortammdaki gerceklerlmlzden bin budur. Demek istedikleri ve dedikleri, dinleyen/okuyan tarafm anladilden ... Tiim bunlar birbiriyle ne derece Ortii~iir kestirmek z?rdur. Gercek bir konusma rrudir aradaki, yoksa bir Hacivat-Karagoz dlyalogu mudur, bunu bilmemiz de miimkiin goriinmiiyor. Ancak bu soz obek~e~ ile ~ol~yca nitelenmeyecek bir ~iir ortaya konduqunda bir sapma (fr. dlfferenclatlon) olusur, Bu sapma, kendi iginde bir deger olmaktan baska, kendisinden sapilrrus olan yolun etrafhca nitelenebilmesi acismdan da onemlidir. Rus bigimcileri arasmda iiretken zekiilardan biri olan Yuri Tinyanov, yazmsal sap malar hskkmda bu paralelde ~oyle yazar: "Belli bir yazmsal diziden sapma, uzaklasrna ne kadar belirginse, kendi-sinden sspilan, uzaklasilan dizge de 0 olgiide gozler oniine serilir."1 Bir edebiyat eserinden soz ederken edebilik niteligine vurgu yapmaktan uzak nitelemeler Ylglnl da boylece aglga glkar. Farkh bir ~iir alqrsma ulasirken elestirel bir bakl~ elde etlikten sonra edebiligi tartmaktan uzak bu nitelemeler Ylglnlnl fark etmek artik sadece bir yonelrne meselesidir. Coksesli ~iir poefkasmm ilk adtmlan ortaya kondugunda, ~air dosllanrmn bazismm heniiz iIgili dosyaYI okumadan "boyle ~iir olmaz" demesi beni yapacaklanm konusunda yiireklendirmi~ti. Bu da bir test yontemidir. Yazlnsalhgl, sozgeli~i bir meyvedeki tat veya ilkel insamn ates karsismda duydugu hayret gibi alglla.y~nlar aeismdan yazmsalhk kisa siirede kabzimalhk veya evrimsel blr ilerleme sorununa donii~ebilir. Ancak ~iir tarihini arumsayarak bir say ileri siirecek olursam, yazlnsalhgln sapmalarla olan diyalektik iIi~kisi kabzlm.~lhktan her zaman daha degerli bir lllskl olmastur. Buna pek cok kamt-soz arasmdan kolay anlasihr birini anarak gegebiliriz. "Her yazmsal siireklilik her seyden once bir gatl~madlr"2 vb. Bu ve benzeri savsozler ilgilisinin cok da iyi bildigi hatla "okuryazar" edeblyatcilar lcln magazine donii~mii~ bilgilerdir. ~iiphesiz "egemen oge"lerle zaman iginde geli~ecek olan iliskinin, yeni bir slirsel dilin gegerliligindeki soz hakki inkiir edilemez. Ciinkii "dilsel bir olay" son goziimlemede 'baska" insanlarla son anlarmru bulacaknr, Burada "egemen oge"yi tam olarak TInyanov'un metnindeki anlamiyla kullamyorum. "Bir dizge, biitiin ogelerin e~itligi iistiine kurulu bir i~birligi olmadlglndan ama buna karsihk bir grup ogenin ("egemen oge") ileri s~riilmesini, obiirlerininse blclm degi~ikligine ugramaslnl gerektirdiginden, blr yapmn yazm alaruna girip yazmsal bir lslev kazanmasi da lste bu egemen oge araclllglyla 0Iur."3 Buradan glkan sonuca gore, ogelerin eqemenlesmeslnln ancak kullarumlanrun srklasmasiyla olacagl dikkati ~eke~ktir. Bu da her durumda bir siireg sorunudur. Bu siirecin uzunluqunu IS.~ tanhsel kosullar belirler. Basa donersek, sapmanm her ~eyden once gostergesel-dolaYlslyla dilsel de- bir olgu olarak iistiinde durulabilir.

2.

Edebiyat eserlerine sik sik esin kaynagl olan bir metafor vardir, Dogduklan and an itibaren dl~ diinyanm seslerinden, 1~lktan ve annesi dahil olmak iizere diger insanlardan tecrit edilmi~ coculdsnn nasil bir dil konusaceklan veya konusup konusmayacaklsn arastmlmak iizere yaptlan bir deneydir soz konusu olan. Herodot tarihinde de benzer bir ornek geger. Oradaki ornekte coeuklarm yamnda konusulmast yasaklanrmsnr sadece ve deney iki YII siirdiiriiliir. Efsanevi Babil Kulesi, aynlml~ dillerve dillerin evrimi konusu edebiyat ilgilisi insanlar tarafmdan daima canh tutu Ian bir konu olmustur. Bu konuya iliskin, Umberto Eco'nun allnllladlgi baska bir ornek bizi daha gok ilgilendiriyor. Onun Salim bene de Parma'dan aktardlgma

gore II. Friedrich, "hig kimseyle konusmakszm yeti~en cocuklann, ergenlige vardiklannda hangi dili ve lehgeyi konustoklanru smamak istedi. Ve bu yiizden dadilarla siitannelere, bebeklere sut vermelerini. .. Ve onlarla konu~mam.alanm emretli. Aslmda, coculdann ilk dil olan Ibranice'yi mi, Yunanca, Latmce ya da Arapga'YI rm, yoksa onlan diinyaya getiren anne babalannm dilini mi konu~tuklanm bilmek istiyordu. Ancak cabalan sonuc vermedi; giinkii coeuklenn ya da bebeklerin hepsi 0liiyordu."4

Bu omekteki tecridin boyutunu kestirmemiz zor, ancak bu kadanrun ~ile oliimle sonuelanmasi, baska pedagojik etkenler bir tarafa, bizi, dilin bir msarun varolu~uyla kopusmarnak iizere kurgulandlgl sonucuna -supheslz tarnsrnah ve sadece yararli olrnasi amaciyla tarnsrnah olmasi umulan bir sonuca- gotiirebilir.

Bu deneyde diger kosullar iyile~tirilmese de, belki iiV"be~ sozciikle bile olsa kendisiyle konusulan bir gocugun olmeyecegi tahmin edilebilir. Ciinkii dil en dii~iik diizeyde bile if a edildigi yerde sistem olarak vardir ve biitiin varhgml, insanhk gegmi~ini ta~ldlgml hissetlirir. Cocuk, deneydeki yersizliginden/tecrit halinden glkarak, varsayirmrmzdaki dilsel zemine ~e~~igi anda bircok seyle birden baglantl kurabilecektir. Sozciik sayrsi asm olgude sirnrh tutulsa bile.s

~imdi bu smanebilir hipotezden hareketie akil yiirUtmek istiyorum:

Dil, en dii~iik diizeydeki if a edili~lerinde dahi nasil insanlar arasmda bir baglantl nesnesi ise, insan da en dii~iik diizeydeki bir zihin soz konusu iken bile sozcukler arasmda bir baglantl nesnesidir. Dil bir sistem olarak insana zemin olu~turdugu gibi, insan da bir i~leyi~/olu~ blelml olarak sozciiklere zemin olur.

insan dilin yer'idir. Dilin, viicuda gelmek igin insana baglmll olmasi ~a~lrtlcldlr. Bunu sik sik unutarak yasanz. Sikhkla insanm dismda konumlanrms gibi algllansa da, bedene giren bir konuk ruh gibi bedenle birlikte var olur dil. Bedenler toplamrmn ta~IYlclsl oldugu herkese paylastmlrms bir biiyiik zihinsel varhk, Boylece iIi~kiyi ters gevirmi~ oluyoruz. Artlk insan, kendi gelecegi (yavrulan) iizerinde oynayabilen ve bu acimasiz topolojiyle yonetilen topos'tur, aS11 topos odur",

Deneyde cocuklenn bir arada rm yoksa ayn ayn rru tutulduklan bilinmiyor. Yasamsal acidan ideal kosullar altmda ve "bir arada" olsalar, belki de cocuklann olmeyip ilkel bir dil icat edebilecekleri one siiriilebilir. Chomsky gibi dilin bir yeti olarak insanda bulunduguna inanan dilbilimcilere dayamrsak, bu kesin boyle olrnahdtr. Ancak bu varsayirn da ula~tlglmlz sonucu etkilemez. DiI, her iki durumda da insanm ta~IYlcl olarak kullanlldlgl ve sistemin ana kam oldugu bir sistemdir. lnsamn yer olusundan hareketle edebiyat da her seyden once "yerle~me" ile ilgilidir. Ancak hig kusku duyulmasm, gizeme yer olmayan bir yerbilim yontemi ile. Gizem, mugliikhk, glgllk, davrsmsblllmln ekstralan, imge-Ierin sultasi, vahiysel duyuslar, zihinsel taklalar vb. bir kenara goniil rahathglyla birakrlmahdir; Eger ~iirden soz edeceksek.

Ciinkii sozii edilen davraruslara basvurmak dilin ben'deki yurtta~hglnl -en hafif tabirle- suiistimal etmektir. (Yeri gelmi~ken: Bu yurttashk herhangi bir hakla korunmamrsnr. iggiidiileri saymazsak. Ama "Bir soylem, her zaman, bir ~ey soyleyen bir Ben'in gergekle~mesidir."7 Buna dayanarak, dilin ben'deki yerle~imi suiistimale ugradlgl her durumda ben'in gergekle~mesinin de tehlikeye allldlgi bilinmelidir.) Dilsel yarallmlann her durumda baskalanrun durdugu noktalardan anlamlandmlebllir olusu, tarafiardan birinin saglr oldugu "asimetrik"8 diyalog un, ben'in gergekle~mesinin asgari kosulu olmasi demektir.

3.

Barthes "Afrika Dilbilgisi" adh yaztsmda "kozmetik" bir yazidan soz eder. Olgulan "bir dil giiriiltiisiiyle" Orten yazldlr bu. Barfhes'm baglaml farkhdir, ancak yazida kozmetikligin tarurm soziinii ettigim pratiklere uygulanabilir. Bugiin lste tam da yukanda makyaj tarzmdan bahsetligim kozmetik yaz: tiiriiniin ozellikle ~iir camiasmda popiilerle~tigini goriiyoruz. Belki bu, her zaman boyledir; ama biz bugiin olaru gozlemliyoruz ve girkinliklerine -harcialern demek daha dogru olurdu- an bean sahldlz, Bu soylem, popiiler olmakla kalmayip kendine benzemeyen iizerinde de baskl

9

olusturuyor, "Bu ~iirde her ~ey harika." Ama harika olan nedir, bu belirsiz.

DiI, bir insan tarafmdan olusturulan rastgele her ibarede anlama t;arplp durur. Bunun kacirulrnaz sonucu anlamlann IfOklu ve get;i~ken baglantllar halinde varolusudur, Hit;bir anlamm olmadlgl yerde bile, biri t;lklp her ~eyi anlamlandirmaya kalkl~acakllr. Harika ~iirler, imgelerle patlayacak kadar dolu ~iirler, gelenekten yararlanml~ ~iirler, nerdeyse sehvetle soylenen agzlmlzda lezzetle ufalanan gevrek gibi ~iirler, hatta "mis gibi" ~iirler, "buram buram" ~iirler ...

$iir elestlrisl ile ugra~anlann en buyuk sorunu, her okunusta anlamlandmlrna tehdidi altmdakl bir ~iiri yeterince 'dolu' degilmi~ gibi doldurmaya kalkismalandir; Kozmetige bayilan yazarlarsa, dokunduklan her ~iiri nka basa dolduranlann basmda gelir. Bunu sosyal it;erik adma yapanlar oldugu gibi metafizik adma da yapanlar vardir, Metafizik sanki bir Ylgln kirpik sungermi~ gibi ~iire tikrstmhr. Bunun oteki ucunda ise ~oyle bir yanll~ kanaat olu~mu~tur: Bir ~iir, olgulan "duzgun" ifade etmedigi surece "yeni"dir. Yay, nasil da basitmls ~iir yazmak! Bazi enayilerin (!) yasemlan boyu IfabalaYlp kendilerini adamalanna hit; gerek yokrnus, Hadi Kayahan sarkilan tadmda bir gunluk faaliyetimizi ~iir ~eklinde anlatahm, Duzgunluk, yeni olrnarun ziddmda donu~mu~tUr. Yahut dile saYlp sovmek -bunu yaparken bile dili kullanlr oysa- matah bir davrarus gibi algllanabilir. Bu koru korune yargllardan hit; degilse birinin benimsenmedigi edebiyat mahfeli yok gibidir. Oysa anlamm tlkl~tlnlmaslna en cok direnen sllr, "en deneysel' veya "en yeni' olan demek de degildir. Bu noktada Flaubert'in su sorusu hayatidir: "Hit;bir ~eyi dile getirmeyecek bir blclm ne olurdu kl?"

4.

o halde dilin geli~iguzel bir edlmsellesrneslnde ya bir ~eyi zorunlu olarak anlatan ya da en azmdan kendisiyle ozde~ olan bir ifadeye ulasmz, Burada onernll olan bizim dile bakrsmuzdtr. $iir soz konusu iken, ~iirin olt;utlerinden soz etmeden once, bir ~iirin nit;in kallclla~tlgl, bir ~iirin nleln digerinden iyi oldugu, bir ~iirin nit;in baska bir ~iirden onemli oldugu, hatta bir ~iirin ~iir olup olmadlgl sorulanndan once bir sorunun ortaya konmasi gerekmektedir. 0 da dile bakismuzm saygmllk it;erip it;ermedigidir. Malzememizle olan iIi~kimiz sorunlu oldugu muddett;e 0 malzemeyle olusturulan yapilar karsismda ikircikli kalmarmz, bir ~iiri te~his bile edemememiz dogal olacaktit

Oncelikle sorunlu bir noktadan kalkl~lmln nedeni, bu sorunun simdi kendisine konu~tugumuz ortarrun sorunu olusudur ve bu sorun ortada yatmaktayken daha ileri gidememekteyiz. Daha somut anlatmak gerekirse, Turk ~iirinde guncel ~iir sorunlanrun dil bilincinin berisinde gert;ekle~tigini soylemek gerekir. Ornegin; gorsel ~iiri yerlestlrmeye cahsanlann ~iirde kotu omekler uzerinden dili bir ~ey anlatmaktan uzaklasrms olarak betimlemesi ve gorsel ~iire ele~tiri getirenlerin -asll yapilmasi gereken buykendil savunusuna girmeksizin "bu i~ler sizden once Banh meslektaslanruz tarafmdan yaplldl" gibi basit ve ilk akla gelen ~ekilde saldmda bulenmas: geli~me adma umut kmcidir.

$iirsel olarun herhangi bir ~iirde bulunus ~ekli arastmlrnak yerine maize me uzerinde ihtilafa du~mek yararsizdtr, Gorsel ~iirin varllk sebebi dilin imkanlarmm tuketilmi~ olmasi -yok boyle bir tUkeni~- olmadlgl gibi, gorsel ~iirlerin uretilmesi ~iirin onunu tikayacak degildir -aemasi bile mumkunken. Tabii sozunu etligim "bulunus" sekll onemsenmedkce a~aglda allnlliayacagim anekdot benzeri durumlar dergilerde boy gostermeye deyam edecektir.

"Michel Thevoz, (. .. ) fcrits Bruts (1979) adll t;all§masmda, bazl akll hastasl metin omekleri yaymlaml§ltr. Bu insanlar kendilerini toplumdan, toplumun kurumla§ml§ degerlerinden, ve gayet tabU toplumun mutabakata dayall dilinden kopararak aytrrnaktadlrlar. Hepsi hastaneye yatmlml§tlr (gayet tabU, bu bir kriter degildir) ve onlardan biri (Laure) Aziz Peter'm kansl oldugunu one sOrmO§tilr. Burada, hit;bir §ekilde yargllama yapmtyorum. Fakat bu zaYlf metinler sadece bOtilnOyle referansslz kekelemeier, kelime tahrifleri ve ses bile§imleridir -sat ses tekrarlandlr. Ve entelektOeller bu tilr metinlere dart elle sanlarak onlarm 'devrim', kurumla§ml§ dOzenden bir kopu§, dilin basklsl aleyhine bir argOman, akademik kOltilre direni§ eylemi olu§turduklarml ilan ederken, ben bu entelektOellerin odlek,

aciz rontgenciler olduklarml one sOrayorum. Bu amat;slz metinlerin ve bu melinlerin 'birincil' karakterinin 'diriligini' ilan etmeye t;all§mak bo§unadlr. Aksine bu melinler, dile gelirilemez bir setaleli, acizligi ve felakeli ele veren melinlerdir. Bu nedenle onlan yazan insanlar sevilmeli ve anla§llmalldlr. Fakat bu melinleri yOceltmek ve gOt;1O olduklarml dO§Onmek, sozOn 010- mOnOn entelektOeller arasmdaki gostergesinden ba§ka bir §ey degildir. '9

Delinin yazdiklan dilin tarkmda olarak olu~turulmadlgl it;in deli, neyi disanda blraktlglnm da bilincinde olmayacektit Dunyada bir ki~i haric hit; temsilcisi kalmarms bir dilde bir monologdan ibaretlir yaztlan da. Psi~ik bir veridir. Belki t;ozulmesinde yarar olan bir ~ifre. Baska bir ~eye benzemezllql de rastlansal tmlsl veya anlami da onu sanat katma yukseltmiyordur.

Peki, delilerin her birinin iyi bir sllr bilgisi oldugunu ve bunlan bilint;li yazdiklanru du~unelim. Tekrarlar, sozcuk deformasyonlan, kekelemeler ... Hepsi kulturel bir direni~ eylemi olarak tasarlanrms olsun. Bu durum soz konusu metinleri "gut;lu' kdacak rmdir? Daha dogrudan ifade etmek gerekirse niyet metnin nesi olur? Metnin kendisi, niyetin sagladlgl baglam (ve referans noktalan) olmaksizm sos-yal mutabakatlan ¢zu~tUrmeyi basaracak rmdir? Eldeki "yazl', ortak bir kabulle bir metne donu~tugu anda dilin tarihsel kesitinde "notr" bir yasarna alarn bulabilecek midir? Edsbiyatm temel aksiyomlanna diklenirken ve bildiri~imin slflr derecesine inerken, egemen dili kahci -bir sonraki adima hazirlayacak- ~ekilde tahrip edebiliyor mudur? Bu sorulan uretirken dunyada modernist ~iirdeki asarnalan bilmezden geliyor degilim.10 Ancak sunu da biliyoruz ki ~iirin insanllk tarihindeki asamelan devingendir ve zaman zaman belli unsurlar one t;lkar, belli unsurlar arkaya itilir. Ben ~iirde anlam-blelm ltlsmesinln gorulmedik bir ¢zum ~ekli oldugunu du~unmuyorum. Aynca ¢zumlerin de mekanik oldugu karusmda degilim. Bu konuda Wittgenstein'ln su sozlerini de kamt sayarak soylersem, blrtakirn altm oranlar olduguna lnenrmyorurn.

"5.135 Herhangi bir olgu durumunun varolu§undan, ondan tilmOyie farkll ba§ka bir olgu durumunun varolu§u hit;bir §ekilde sonut; o/arak t;lkarllamaz. /5.136 Boyle bir sonut; t;lkarmaYI haklandlrabilecek bir nedensel baglantl yoktur. /5.1361 Gelecegin olaylarml, bugOnkOlerden sonut; o/arak t; I k a ram a y I z. / Nedensel baglanttya inant;, bat II in ant; t I r.'~1

Dolayisiyla her birey edebiyatla ugra~maya ba~ladlgl anda yeniden ve yeniden bunu kendisi lcln du~unmektedir. Du~unmelidir de.

Bugun kitle ileti~iminde de, sanatsal uretimde de imajlann lehine bir denge bozulmasi ya~andlgl it;in dille ilgili goru~lerimizin, ogrendiklerimizin yeniden gozden get;irilmesi gerekmektedir. istedigimizi dilden alabilecek miyiz bu onemlidir. Bu konuda felsefenin ula~tlgl sonuclarla edebiyat alanmdaki sonuelar her zaman t;eli~mektedir. Ornegin WiUgenstein it;in dil, dile getirmenin zor oldugu durumlarda dilsizdir. Onun Tractatus'u "uzerinde konusulamayan konusunda susmall" diyerek biter, ama edebiyat tam da uzerinde konusulamayanlann t;ekiciligine kapilarak baslar; Baska bir ornek vermek gerekirse, 6.42 numarall onermede Witlgenstein, "Bu yuzden de Etikte hit;bir tumce bulunamaz. I Turnceler hit;bir yuksek ~eyi dile geti-remezler: dese de tUm dunyarun en cok okudugu metinlerin destanlar oldugu gert;egi degi~mez.

Sorunumuzu tarihselligi icinde ele alrnarruz dogru olacagl it;in, dilin kurumla~ml~ soylemlerle i~gal edilmi~ yazilara ve ~iirlere yatakll ediyor olusu sorununa bugunun lclnden bakmarruz gerekir. Bu baska bir gosterge sistemiyle ¢zUlebilir bir sorun degildir, oyle olsa yeni bir sistemin de kendi kururnlanru olu~turacagl goz ardi edilmemelidir. Dilin alarundan t;lkarak ~iirin sorunlanru ¢zemeyiz. Ancak dil alanmdan cikarek dilin sorunlanru gormeye yaklasebllirlz. Fakat son bolimde bunu yapmayacaqrz. Son bolum, imajlann lehine olan gunumuz gorsel duzeninde12 "selamet ve hakikat"i dile getirmenin gorsel uretimin gert;ekligi kavraYlcl gucunun yanl slra dilsel anlatlmln surekliligi olmakslzln vuku bulmayacagl yonunde olacak -eger hala bu dile geli~i istiyorsak.

5.

10

"Dil Ozerinde herhangi bir etkimiz olacaksa, bunu incelikli bir

§ekilde, sayglslzllk ederken bile onun gizli yasasma saygl gostererek yapmamlz gerekir. • Derrida

Gunumuz gorsel duzenlnde "imajlarm degerini" veya imajlarm kapladlgl alaru inkar edemeyiz. imajlar, yadsmamaz boyutta, yasannmzm her yerindedir. Evimde TV izlerim, evimin manzarasl onemlidir. internete girerim ve sanal muzelerde dolasmm, Evimin merkezi, TV'nin oldugu odadr; 9unku oradaki pencereden dunyaYI zaplanm, begenmedigim her gorunWnun bir alternatifini bulabilirim. TV'nin i9ine dogru derinlemesine girdigimi, aktlglml hissederim. Diger odalanm bu "a9Ikllk" ve "akl§kanllk'a sahip olmadiklen lcln sirnrh ve kapahdtr, Giderek oralarda yaYllmadlglml, oralardan sadece ge9tigimi fark ederim.

Evden 91ktlglm anda ISSIZ bir sokaktaki duvarda, billboardlarda, toplu tasun araclannda afi§lerde hep imajlarla bakl§/f/m. Umumi tuvaletlerin kapismm i9 kisrmnda cerceve lclnde kocaman bir goz resmi vardir ve alnna "buraya bakarlar" yazrmslardir; Aynl §eyi metroda gorrnek de mumkundur. Oraya buyuk bir dikkatle bakanz. Aslinda her yere bakanz, Bu her yer bilin91i bir §ekilde ama kasitsizca imajlarla doldurulmustur, Onlann mutlaka bir teklifleri vardrr ve bakismu cezbederler. Imajlann her yerde "ham ve nazir' oluslan, onlann gucunun kamtrdir. Dunya benim i9in bir vitrindir. Peki, ben bunun drsmda rmyirn?

Hakikatin bir sahibi yoktur. Hakikati bir baskasma pe§ke§ gekemezsiniz. imajlar pe§ke§ 98kilirler. Ancak imajlann da bir sahibi yoktur. Beynimi ele ge9irrneye 9B11§an birinin tasanst degildir bu comertce goze sunulma. Bir merkezden idare edilen kotu niyetli bir sistemin i§i degildir bu i§leyi§. Bilginin imajlarla dile getirilmeye baslanmasi, sozcuklerin ta§ldlgl bilginin klsmiligi ile imajm ta§ldlgl bilginin tamligl (bu tamlik ansizm kavratmakla ilgili) arasmdaki orantisiz farktandir; Bir roman bir filmden daha 90k hayat bilgisi ta§lyabilir; ama iyi bir film, bir romandan daha etkili sirayet eder; zira film tam te§ekkulludur. Hayalgucunu dondurur ve du§unceyi sabitler. En aynntth tasvir ve en rniikernmel bir soylem bile, tek bir imajm zihne sak diye oturmast karsismda eksik ve guvenilmezdir. Bir geriye donu§ olarak soylemiyorum, hayir: Modern bilginin yolu, yeniden imajlara ugruyor. insanlik suurlu veya suursuz yontma tas devrini arumsiyor, Zorunlu olarak lnsarun bu yeni duzendekl yeri, bakan ve bskilan bir §ey olmaya indirgenecektir. Metala§mamn bu tam teehizath geli§i karsismda insanm durumu cidden oldukca zayif ve edilgen gorunuyor.

Gorrnek lnsaru baktlgl ve i9inde oldugu dunyamn merkezine yerlestirlr, Hatta ilgin9tir, kendimizi gozumuzun hemen arkasmda duyumsanz. Bakl§lmlz ve gorduklerimiz arasmdaki gergek mesafe, bir derinlik duygusu olarak vardtr ama goruntuyle aramda mesafe slflrdlr. Gorduklerim kendi i91erinde 0 kadar buWn ve tutarhdirlar ki onlan ele§tirrne ihtiyaci duymam. Salt gozume gorunen tularli butunlukleri lclnde ele§tirrne ihtiyaci duymam. Hareketleri ve eylemleri belki, ama imajlan degil. imajlarm baska turlu olabilirlikleri yoktur. Nasillarsa oyledirler, ne iseler odurlar. Beni tiksintiye veya dehsete surukleyebilir bir imaj, ama gorerek ona -onun oradahqma, onun orada olma tarzma- mudehale edemem. On un 98li§kisiz ve bosluksuz butunlugunde gozden saklanan ve derinlere dogru kacmlan hi9bir noktasi yoktur. Clplak, e§it, yaYllmacl, dengeli ve slgdlr; teshircldlr; (hatmayuuz: imge pornografiktir.)

Yazma veya konusma oyle degildir. Anlahrn, daima i9inde yakalanamayan ger98kler, yskalanmast zor veya imkanslz olgu kmntilan banndmr. (hatmayimz: 9unku diyalog asimetriktir) (9unku dil, en §effaf geli§inde bile klvnmlidlr, katlldlr, bunu heteroglossia'ya benzetmemde elbette sakmca yok.) Baskasma soyledigimiz en basit bir eurnlenln ne kadanrun "ka9Inldlglm" asia bilemeyiz. Soylem, yanll§ anlamalarm surekliligi sayesinde varolur ve zenginle§ir. (Basit98 bile: Demek istedigim, oyle dememlstlrn, pardon, yanli§ anladiruz, yani, daha dogru deyisle, bir kez de §oyle soylemek gerekirse, daha dogrusu, 9unku vb .... ne 90k a91klaYlci ibare ve gayretke§lik, evet: dil gayretke§tir. Baska turlu 01- amaz.) Boylece dilin "ka9Inlabilirligi' sayesinde, yazlyl olasihklar olarak kurabi-lir, "kivtrma" hakkimm kullanabiliriz. Cunku cebirsel bagmtllar gibi kesin bagmtllarla te9hiz edilmi§ degildir dil. YazlYI marjinden ayiran bir ethos hal a ge98r1idir. imajlar gegerli doxa'YI peki§tirebilir, altiru 9izebilir, dipnot du§ebilir, belki de§ifre edebilirler; ama ben ancak dilin verileri ile

-soylemimle- onu sorgulayabilirim. Hatta sllrsel soylemlml sadece bunun ustune kurabilirim. imaj, gergekligi apacrk, ortusuz bir §ekilde sunabilir; ancak sundugunun altmda daha esash bir hakikat saklamamaktadir; kuskusuz boylesi bir"buzagl" arayismda da degiliz. Hatta yazmm sirurlanna dayandlgl marjinin "daha esash" olup guzel olmayan bir "hakikat"in tacizindense bos kalmastru yegleriz. Ancak -etik olup olmamak gerekliligi bir kenara birakilarek- yalruzca bakarak ve sadece imajlarla du§unerek etik olamayiz, Sadece imajlarla du§unmek istedigimde -silsileden mahrumbaglmslz komparnmanlenn yanyanaligma razi olurum. Bu da du§uncenin aslinda olmaYI§1 anlamma gelir. DolaYlslyla imajlarla du§unmek sadece bir varsayim olarak kalacaknr,

Bu konunun uzerinde dururken mevzunun, dikkatlice, tinsellik kosnuklugu ve hakikat ger9iciliginden aynlmas: gerektiginin farkmdayim, Ger98kligi kavramak lcln imajlarm gucu yadsmamaz; fakat kavradiklanrmz: du§unsel ve kulturel bir uretlm olarak donu§turmek, elestlrmek ve -ebedi degil!- edebi titre§imi saglamak lcln dil farkmdaligmda, dil sayglsmda israr ediyorum.

(Endnotes)

1 Yuri Tinyanov, 'Yazmsal Evrim Ostune", Yazln Kuramt icinde, haz. Todorov, yev. Mehmet-Sema Ritat, YKY, 2. bas. 2005, S. 122.

2 Boris Eyhenbaum, " 'Bicirnsel Yontem'in Kuraml', Age icinde, S. 64. 3Age, 5.112.

4 Akt. Umberto Eco, Avrupa Kiiltiiriinde Kusursuz Oil Arayt§t, Avrupa'yt Kurmak dizisi, yev. Kemal Atakay, Literatur yaYlnclllk, 2004.

5 Tecrit ve temas kavramlan baglamlnda bir ek yaptlabllir: $iirin arzu nesnesine dokunamadlgl muddetye arzulayan ve akiskan bir benin ~iiri olarak lirizme kaydlgl, sonra sozgelimi tasawufi yolu benimserse hakikate -bir anlamda bUtiinliige kavu~tugu, bu baglamda da arzulayan/aktskan ben olmaktan c1ktlgl (boylelikle gonullu tecride, basa dondugii) soylenebilir. Dilin de bu donu~ume e~lik edecegi ornegin ben'in simrlan cizilmemi~ ama "kapall" bir biitiinii imleyen bir biz'e donu~ecegi eklenmelidir.

6 Burada dilin 'acirnasz bir topolojiyle" yonetildigini soyleyen Barthes'i tersyiiz ediyoruz.

7 Bemard Pottier, "insan, Diinya, Dilyetisi, Diller ve Dilbilimci", XX. Yiizytlda Oilbilim ve Gostergebilim Kuram/art -2. Temel Metinler icinde, haz. Mehmet Ritat, YKY, 1998, S. 180.

8 "Geryek bir diyalog, asimetiktir." Kojin Karatani, Metafor O/arak Mimari, yev. Ban~ Yildmrn, Metis y., 2006, 5.158. Karatani, ancak asimetrik olma ko~ulunun sagladlgl diyalogu "ortak bir kurallar dizisini paylasmayan otekiyle ya~anan diyalojik ka~lla~ma"YI kastediyor. Bunun Bahtin'in diller veya lehceler arasmdakl farklardan dogan yatl~mall yapilanmayi anlatan heteroglossia kavrarmyla baglantlsl onemli. Yukanda asimetrik diyaloga tarafiardan birinin saglrllglnl ben ekliyorum. Yazenn okurdan doniit almadlgl ideal bir ortam dii~iinerek.

9 Jacques Ellul, Soziin Oii§ii§ii, cev, HusamettinArslan, Paradigma y., 1998, S. 218.

10 Bu asamelan en iyi ozetleyen ciimlelerden birini Son At dergisinde (saYI 3) gormu~tum: "Bir ~iirden bir ~ey anladiysam ne anladim ben 0 ~iirden". Maalesef dergiyi ~u an bulamadlglm icin tam kunye veremiyorum. Anlam ve ~iir ili~kisinin geldigi slflr noktasiru oldukya yaratici bicimde belirtiyor.

11 Ludwig Wittgenstein, Tractatus Logico-Philosophicus, cev. OrucAruoba, Metis y., 5. bas. 2008, S. 93.

12 Gorsel diizene "videokrasi" diyor Regis Debray, "[V]ideokraside, hakikat ve selamet soylemlerini gormezden gelebilir, evrensel olaru ve idealleri yadslyabilirim ama imajlann degerini degil." ("Yeni Diizen Ozerine Gore On lkl Tez", Regis Debray, Franslzcadan yeviren: Zeynep Cansu Ba~eren, www.poetikhars.com)

kulluk

dogan akca'ya kutu dLinya lclnde

gLiILimser zeytini geyiyor fener alayi yani gorebildigince iri memeleri

yani bu denizin mavisi

uzun lahitler gibi kizlann (-neden bu kadar buysa iki kanat agaclnda eline ~a~lyorum yasarnm)

ikinci geyi~im sehrln kaprsrndan gordLimdLi yLizLinLi hakikatin

slrndl yoldeyim

al khar-qatar-2007

Mitat CELiK

MARX'IN I-POD'UNUN YiRMiNCi $ARKISI

nefes alrnayi birakrrsarn olecegimden korkuyorum

kuyumdaki suyu bosaltrnak lcln balgam pornpalar: kullaruhr kaballkta olyLiILi davranmernzt istedigimde korkakllkla suylanml~tlm organik maddelerimi oksltlestlrdln aynca kliltLir yaptm toplanan slvlYI yogu zaman bir kederle bosaltrnak gerekir azami tazellqlnl korumak arnaciyla kontrol ettim seni

bir melodiyi bezemeye yarayan her hevesi severdin

sarndan hokkasiyrm temizle yerime tekrar tak

oy fellini fellini stenacarpus yiyeni

jolo jolo ustalandrr soyasiyla siyasi

iyi uzurnler preslerden geyirilerek srkilirken kusurlu ve yLirLimLi~ taneler toplama arunda atrlir

sen beni saf hale getir ben standart yag oraruna ulasmrn cirpmrna niteligindeki nobetlerle gelirdin

palenque yalanct mermerlerini bilemeyeceksin istemeyeceksin paris ayaktakrrru ve uzak ayaklann ve kadrnlik orqarun

ben ilk sllrlerirnl friuli lehceslnde yazarruyorurn bagl~laYIn arnac yift kagltlan atarak eldeki kagltlan bitirmek ve

bu arada papazi almamakti

midenin aglr cahsmast ve zor sindirme gibi hallerde slddetle tavsiye edilirdin

palmiyelerdeki basit govdeyi ILitten arurnsa ortmeye yarayan seye bir zamanlar ortLi denirdi bitkisel kmntilar arasmda yasayablllrdlk

gelebilseydin onomatomanimi yenecektim ne bileyim di~i bir du~ agaci olduqunu unutrnusturn

Nazmi Cihan BEKEN

12

camekan"

i.

bu zevk kannca yoklugu ..

patavazsiz bir kupa aglz,

sessiz karrurna egilmi~ peygamber ...

"ftrdondii

igde akh

torlak kemal '9iin

.karardrm,

.krl orurncekte .. sabun kurudu, :soguk bayram,

.bos bulduqu sandal

:kLiI,

:yaza kovan hazlrllgl. ..

:elime degmeyen el kalmadi I fal da

Sinan ULAKCI

ii.

GENCLiK MESAisi VE RET

Vaktin var rru takvimlere varmak lcln $ehre takviye gOC gotOrmek lcln Rengimizi partilerden

Karurmzi haydutlardan almak

GOnleri giden gOnlerle degi~tirmek GonlOmOzO adadrqrrruz alkol kornasmdan Bizi birbirimize yetirmek lcln

Yiiregimi bir yerinden gormediniz Bunten atladmlz

ikaz 1§lgml onceaen yaktmlz gordiim Bildim hatanm benden peydahlandlgml Bir neten« hayat hepsi darmadagm Ustallkla kurdum onu al

AII§tlfdlm yava§ yava§

ile/ebet bunu gorsiin goz/erin

Degil mi ki senin

Sportmenlikten anlamayan bellegin Hein saYll1f bir miijde bile

Vermedi §imdiye dek kimseye

$imdi cismimiz evde perdelerimiz AC cocuklann yansi bizim

Bizim cocuklann yansi ac burda Beni kaderin sernslyesl altmda brtOn durun oyleyse

Durun ben salr olarak

Hayattan aldlglm yardimm Genligimden kalan vebalin

Yansrru bile soylemedirn size Kantinlerden sac sakal kacarak Havlu attirn gencken kac gece kac

GogOn ~im~eginden uyarak gecenin serrina Kac gOn ewel kac gece sonra sana sena Kac gOn ewel kac gece sonra

Kac gOn kac gece kac sonra

III

Rap rap da rap Rap rap da rap

lste kesildik rnusarnbalann tacirlerin kasketlilerin Boyu bacadan cikanlann krrrmzi berelilerin Tadilatlann katlann cene yanstrranlarm

Yildtzh gecelerin ve sonelerin ve mekteplerin Goigesinden indiler gittiler hernsehriler Biraktrlar bayraklan peslnden gordOm

GordOm baylar ilbaylar ve on iki aylar

Tutrnadtm ne boyasmda renk

Ne rnayasmda hizrr

Alrnadrrn agzlmda ne tat ne tuz Frenk ruhumu tOfeksiz govdemden Aynnca ben srrra kadem

o sadrk nedimelerin fasist Gonendirmez olunca ellerin Martilann vasat gOlierin hidrolik Cigneyip hepsini ah ne romantik Kar~lla~lnca soracaqiz

Neden indiniz a~agllara

Yol kestiniz it cakal siz

Kesik baslan bu oyuna

Siz getirdiniz

Bak

Bankalar aska acrk alanlar anla yalan Park yasagl ve saat dort gece

Karanhk bazilan lcln iniyor sehre

RtOk askirmzm caruna okuyor tividen A~I tutmuyor damar darahyoruz aniden Biraz para az SIZI ve kalp spazrru

Bir de lanet hatiralar

Oysa olrnesin diye 0 kadar

Teprnlstlk bunca arkadaslik onca yol Giymistik kara gomlek gecmi~tik TOrk

Olanlan sevemedik bunu yaz Kulaklanmm duydugu sesler yaban Gozlerirnin gordOgO sadece karalti Elimin tersiyle bingo ittim bunlan Bahtrrru acrk etmek lcln gOya Yasamak hakkmdakl sorulan ite kaka Bitti bitti

II

Sen

Treni kar;lfdm evlat Sen

Davranmadan savas Sen

Koklamadan r;ir;ek Sen

ir;meden sular Sen

t;okmeden karanllk

Yerli yerine oiurmedt hayat Eskisinden oysa yalmzsm Takipr;i1erin siteye dondii Seleflerin gitti ardm su» Ugultular da kesildi bu ara

Ne yolunda giden heyetumz Trafikte tlklllp kalacagm bir yol Seni sinesine saracak meltem Hit; Hit; Hit;

Sor

Bana koynumun

Kaldt rru sakhsi kimseden

Bu beles hayat bes kurusa sor lcirnde bana donuk bir solculuk lcirnde benden crkrna bir sagclhk Rozetler lcln goren olrnus mu YOregimi boldOgOmO bir yerinden

Evren KUC;LU

13

KESiTLER

Rehabi I itasyon 1

Doktor! iki insan boyunda tahta bir makara, yeralti su kunklerinln bir benzeri, uzerine

gemici halatlarmdan da kahn pml pml rsiyan krrrruzt kablo sanlrms. Kablo bir kaldmrndan bir kaldmrna uzayip gidiyor, elektrik hatti iyinmilj. Yolu trafige kapatrruslar, geyitte yok! Irmak boyu yuruyorum, irmak mr? Cop toplayan cocuklann kendi tramplenini astp kafasmm dikine atladlgl, yuzrne ogrendigi, Ylkandlgl, sicaklarda serinledlql, zincirlerinden baska tutunacak bir seyl olmayan tutsaklar gibi suyun yuzeylnde buldugu naylon posetleri karrurun altma ahp kaydiQI, aldandiQI, fare ve kurbaqalarm eljliginde kulac atrp susineklerinin viztltrsryla costuqu, diger semtin yopyUleriyle boguljtugu, boguldugu, kaybolanlannsa haber ettnemtyor haber elmemtyor heberelmemtyor hbrlnmyr hfJla bulunemed) hfJla butunemedt hfJla butunemedt hfJlabulunamadl hlblnmd ancak ucra bir tarlarun karanllk agzlnda cesedine ulaljlldlgl, sehrin ortasmdan geyen su, analann agldlymllj, sulama kanallan.

Aytksaml Tensin bir ucu sag omzumda digeri sol omzumda. Vucudurnda ilkin bir karnasrna, sonra pireler omzumdan baslayrp ayaglma, parmaklanrnm ucuna yayilan, rsmp rsmp gah kacrp gah duran, hamam kubbesinde yogunla~an buhar, zerrecikler, bir kristal, bin bir kristal basrrna, omzuma, bel oylumuma, boynumdan dlrseqlrne, dlrseqlrnden baldrrlanrna, g6gsumde yol yol acrlrms kilcal damarlara ve memelerimde kopuren sabuna dusen dam la, damlalar, damlacrkrrus, dalayrsl

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ tIP, tIP tIP tIP tIP, tIP tIP, tIP tIP tIP tIP tIP tIP tIP, tIP tIP, tIP tIP tIP tIP, tIP tIP, tIP tIP tIP tIP, tIP

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ tIP, tIP tip. TIp!

14

Saba KIRER

ve kitch olmaya basladr, aslmda bunu da iyi tariflemek lazrrn, parcahlrk derken neyi kast ediyoruz) belli bir butUnun iyindeki temsili parcalan baska bir butunun olusturulmasi ve birakl~kanllgm lclnde kullarnlrnasi sekllnde degerlendirerek

surekll bir metamorfoz lclnde du~unuyoruz. Bu da tekarnul dedigimiz seyle iy lee geyiyor lste, Ayru zamanda buradan da belli mistik gondermeleri olan, ama belirli bir dinin ya da ideolojinin krsacasi a~kmllgm bellrledlql bir mistik anlayis cerceveslnde degil, du~unce oncesl sllr iyi ortaya cikan bazi muglakllk gibi gorunen blllncle tarnmlayamadrqtrruz bazi hallenmeler olarak tarifliyoruz.

B.K.: Ilk ucra donernlnde bizim geryekle~tirmeye yall~tlglrmz ~ey sllrln teknigine ait sllr iyi sorunlan belirledikten sonra sllr iyi bir tamirat veya bir tedavi gibi bir surecl geryekle~tirmekti. Travmatik degi~ikliklerle seyreden bazi sllrler ortaya ctkn: senin sllrlerln olsun, benimkiler olsun ya da yaymlayan diger arkadaslannkiler olsun, ilk anda intibak edilecek yapilan yoktu bu sllrlerin, Bu yaprlarm ikinci ucra'da da yozulebilecegini du~unmuyorum. Boyle bir yozum sureclnin lclnde de yer alabilecek sllrler olduqunu du~unmuyorum. Baska bir evren olarak du~unebiliriz 0 sllrleri, Cunku ya~adlglmlz deneyim belliydi. 0 donernde bazi travmalar yasadrk ve oyle gitti. Dort senelik krsa bir donerndl ama yak buyuk travmalardr, bizi hayattan koparabilecek turde travmalann iyinden geyerek geli~en bir sllrdl, Hem senin hem de benim sllrirn acrsmdan boyle bir doneml geyirdik. Yeni sllrde, senin de belirttigin gibi, tekarnul bir yons geldik. Yani belirli bir olgunluk seviyesine gelmesi gereken bir yapidan, bir tekarnullesrneden bahsediyoruz. Neden boyle diyoruz? $iir geli~iyor ve her birimizin ~iiri belli bir yone yonlenlyor, Dolayrsiyla ayru sekllde sunamayiz sllrlerlrnlzl. Bu elbette bizim sunacaqirmz yeni sllr orneklerinde de gorulecektir. Bu ornekler uzerinden bir yonserne ve cozurnlerne du~unulebilir. Ama bunun dil uzennden nasil geryekle~ebilecegini tasarlayabilmek en onemllsl, Oil uzerinde nasrl bir cahsrna yapallm ki yeni ucra

'-- _J seklllensln.

Bu girizgahla beraber, seninle yeni ucra'run konusrnalanna M.O.: Oil kavramma girdigimiz zaman sllr-dll lllsklslyle ilgili

da baslarrus oluyoruz. bu konuda bir cok tarumlarna yapildr. Kimisi bunu diyalojik-

Murat OstObal: Oyleyse, ilk ucra'dan sonraki tartrsmalan monolojik soylern uzerlnden yaptr, Her monolojik soylern

once bir aylkllga kavusturahrn. Mesela imgeyle ilgili but[jnselligi ve kimi zaman da buradan ortaya cikabllecek olanlan. Imgeyi nasrl tarlfledlqlrnlze bakilrnaksizm, surekll bir bilgelik retoriqlnl gundeme getiriyordu bize gore. Bu klasik imge tarumlamalarma vurguda bulunuldu. Halbuki acidan biz bunu tehlikeli ve indirgeyici bulduk, bu tarz biz hareket eden, ya~adlglmlz yaga ayak uyduran dinamik bir sllrl. Bakhtin'in sllrln monolojik oldugu yonundeki fikri bir imge tarnrnmdan bahsediyorduk. Bu imge kavrarru bir bize gore esklmlstlr, $iir kendi lclndeki otekilikleri tartisan, tekarnule karsihk geliyordu. Bu tekarnulun oldugu yerde onlan bulusturan ve kavusturan, kendisine ayna olan, ayna

imgenin eski olyUtleriyle anlam kazanrnasr, ifade bulmasi r-m_e_ta_~_or_u....;~:....e_k_lin_d_e_k_e_n_d_is_in_e_d_b_·n_d_u_re_b;.;.;il..:..e:..;.nd.:;.;i:..;.r. _

beklenemezdi. Imgeyi de donu~tUrmeyi du~unduk. Bu "Madem sllrln kendi uzerlne dondu-

sadece dil oyunlan sekllnde tarif edilemez tabii ki. Somut

olarak yaptlglmlz her hamle sllrdeki oze de yonellk bir gunu ifade ediyoruz, 0 halde, kendisini

hamledir. Ozu donu~tUrmeye, ozle ilgili arayislara yonelik tarnsrnaya sokan bir diyalojik soylembir hamledir. Ve sadece, sllrin teknigi ile ilgili bir hamle den de soz edeblllrlz."

degildir. Yasarnsal kar~llIgl olan bir hamledir.

B.K.: $unu soyleyeblllriz oyleyse, kisaca, oze gidecek yol Hayriye Onal'm bahsettlql heteroglossia (Bakhtin'den yola blclrnden geyiyor. ylkarak), ismail Mert Basat'm karsr-dll'l, benim baska-

M.O.: Evet. Oze gidecek yol blelrnden ve blclrne gidecek dil'im, Celal Soycan'm ote-dil'i bunlann hepsi bunun farkll yol da ozden geyiyor. Bu ikisi birbirini donguleyen unsurlar. farkll ifadeleri ama yine de ayru degil tabii ki. Heteroglossia Tabii surekli bunlara vurgu yaparken, ~iiri bu kadar butun deyince sadece sese vurgu yapmak yani sllrdekl dilin sesle alqtlarnadiqumz lcln, kozmopolit kent hayatmm getirdigi ilgili boyutuna vurgu yapmak rnurnkun degil artik, parcalrlrk iyinde alqilarken ( bu parcahhk da fazlaca moda Yani gorunurluk, ses, alqrsal boyut aslinda bes duyudan

BUlent KECELi Murat OSTOBAL

BUlent Kec;eli: Yaklasik dort YII aradan sonra ucra'yla sllr iyi meseleleri tartismaya yeniden bashyoruz. Dort yilhk arayla benim ve Murat Ostubal'm degi~ik rnucadelelerl oldu, yogu zaman yan yanaydrk, ilk ucra donemlnde ya~adlglmlz tecrubeler Turk sllrlne bazi acthmlar sagladl. Bu acthmlardan yola ylkarsak, ilk ucra'da biz neleri tartrsnk, tartrsrnaya actik ya da ulkenln gundemine soktuk, ikinci ucra donernlnde bun Ian tartrsmayi du~unmuyoruz ama nereye geldigimizi de saptamarruz gerekiyor. Bu acrdan soylersek, ilk ucra'da Turk sllrlnln belli bir tlkamkllga geldigini ve bu tlkamkllgl asamadiqrrn gormu~tuk ve bu tlkamkllgl asrnak iyin hem blclrn yonunden hem oz yonunden bazi arastirmalara giri~tik kendi sllrlerlmlz yoluyla. Bu arasnrmalar sonucunda belli bir yapi elde ettik. Otuz say I devam eden dergide verilen ornekler, cikan sllrler bu konuda bazi durumlan ve halleri de gostermi~ oldu. Hem Murat'm ~iiri hem de benim sllrlrn acrsrndan gostermi~ oldu. Oyuncu tekil sahrs konusuyorurn bir girizgah anlammdadir bu. Birazdan ararruzdakl konusrna baslayacak, $iir iyi sorunlardan bazrlan, imgenin hareketslzllql, dinamik yaprsiru kaybetmesinden dogan bir kltchlesrneydl, bir kendini tekrardr, Biz bu tekran asmarun yolunun bir sekllde blcernden baslayablleceqlnl du~unerek yola crkttk, Ocra bunun arayrsrydr, bu arayis: da ongordugu bir sekllde tarnamladr,

"Ocra ne deneysel ne de felsefik bir ongoruydu. Tamamen §iiri~i biraraYI§tI, bu araYI§1 tamamlamaya ~ah§tlk."

15

baglmslz ama bes duyuyla hareket eden bir zihinsel alqmm ilk ucra'da alan ~ey buydu. Peki bu dil yapilan bizi nereye ve onun urettigi imgenin sllrde ortaya crkrsrrun macerasr, gotUruyor? Buradan hakikaten muglak, kaotik bir alana rru Ele gec;irilemez ve tariflere slgmayan imgeye ulasmakl kayiyoruz yoksa oradan yeni bir evren mi seklllenlyor? Yeni B.K.: Sesten soz actlmca su da geliyor akhrna, sesin ucra sureclnde buna bakacaqiz, Yani bizim yazdlglmlz c;agn~tlrdlgl ritim. Ritmi de du~unmek zorundasm sesten sllr nasrl bir evrene hitap ediyor ya da nasrl bir dunyaYI bahsedince. Ritim sllrin bas dilsmanlanndan biri. Tamam getiriyor buna da bakmayi gerektiriyor yeni surec, Herkesin coskuyla yazanlar ic;in ritim gerekebilir, belli bir ritme uymak blclrnsel dedigi yerde cok oznel bir durum var ve bu oznelllk zorunda olabilir, yani belli bir hiza ve yavaslamaya sllrinl de yeniden bir blclrn yaratryor, Bu blclrnln ucube mi yoksa sokabilir. Ama ritmin sllr lclnde bozulmasi gerekiyor ki bir kendine has rru olduquna bakmak lazrrn.

imge yakalayabilesin. Ritim-imge baglantlsl bence boyle. B.K.: lnsanlann gozunu korkutan da bu zaten. Bundan ~imdi imgenin porsurnesl, kitchlesmesl de buradan crkryor, sonrasiru ucururn olarak goruyor, muglakllk dedigimiz Imge sese a kadar bagll kalrrus ki ana uygun ses yapisma ~ey bu. ~imdi, gitmedigin yeri bilemezsin. Ilk once uygun imge ortaya cikantmaya cahsrhyor. Ama lste bu oraya gideceksin, varmaya cahsacaksm. ilk ucra bunun imge yetmiyor! Yeni bir imge baglantlsmm ortaya crkrnasi denemesiydi. Ilk once du~undugun ~eye var, aradaki gerekiyor. Bu da dille beraber seklllenrnek zorunda. Dilin duraklar seni yarultmasm. Dilde bir son durak var rrudrr geli~imini goreceksin; dil, hem gramatik yapida geli~iyor bunu bir tartrsahm. Bu tartrsrnayi es gec;erek ozun hem de sozcuk yapisrnda geli~iyor. ~u anda Turkce dolayimmda baslatryoruz butUn tartrsmalan, Turkcenln hangi yapilann yan baskrsiyla geli~ip geni~leyebilir. de ozelligi buydu zaten. Ahmet Haslrn bunu gormu~tU; Bence sozcuklerin c;ogaltllmasl, sesin ritim ozelliklerinin sllrlerindekl dil zenginligini bosuns yaratmadr, Modern degi~mesi veya acikca soyleyellrn yapi bozuma ugramasl. sllrl Ahmet Haslrn'le baslatiyoruz. Neden baslatiyoruz? Bu ilk ucra'da giri~ilmi~ bir seydl, Ama ilk ucra'da elestlri, Dili zenqlnlestlriyor; senin enstrumanlanru fazlalastmyor, ucra'run dil yonunden kuru kaldlgl yonundeydl, Cunku Kelime sayrsi ve niteligi acrsmdan, Bir de ~oyle bir elestlri blclrnsel ozelllkleri on plana C;lklyordu. Ben de bunu ~oyle geliyor:

acikhyorum, blclmsel ozellikleri on plana cikacak ki bir ,....----------------------tartrsrna crksm ortaya. Bir tartrsmayi yasayahrn, once bu "olqunlasmayan kelimeyi §iire alamaz-

blelrnsel tartrsmayi bitirelim. Blclmsel tartisrna yapilrmyor, sm! Ne demek olqunlasmakl Hayatm

bir kenara itiliyor ve anlarrun, ozun uzerinde duruluyor. b h d I I k dl bl

Cunku, oradan anlarnm, ozun lclnden gidilerek politikaya U Izm a 0 gun asma lye tr fey var

ulasilacak, felsefe ve psikolojiye de. Bic;imden gidilerek mr?"

politikaya, felsefeye ulastlmaz, Buradan gidilerek dil de

ikinci plana anhyor, Ama lsln ozu, motoru dil. Dili burada M.O.: Kime gore olqunlasmakl Olqunlasrp olqunlasrna-

ortadan kaldiramazsm. dlgma nastl karar vereceksin?

M.O.: Kacmlan nokta su: dilin olusurn sureci bir oznelligi B.K.: Bir kelimeyi karsma aldlgmda bu kelimeyi sen kendi lcerlyor; lcerlerde bir yerlerde, blllncaltmda, insan ruhunda hayatmda rru yasarnakzorundasm? Bu dunyarun gerc;ekligi bazi oznel hallerin kar~llIgl olarak bazi sesler, harfler lclnde bir yasanrmshk sunuyor zaten. Herhangi bir kelime. en sonunda da sozcukler crkryor, Bu sozcukler eninde Sen zaten sllr dunyaru zenqlnlestlrmek, geni~letmek sonunda belirli bir grubun tekeline oradan da bir iktidar zorundasm, Yazdlgm sllrl daha geni~ gostermek alaruna donu~uyor. Yani sonucta bir iktidar araci olarak zorundasin, imge ve izlek bunu dayatiyor artrk, Senin kullaruhyor bir lletlslrn aracr, iktidar lcln de lletlslrn gereklidir. poetikan bunu gerektiriyor. Az kelimeyle gidersen bu sana Kendisini ifade etmek ve gucunu kabul etlirmek leln, bir imge ongorusu saglamaz. ne yol gostericidir ne de sana

--------------------------, bir poetika saglar, kllselesmenln bir boyutuna donu~ur. Biz "0 hal de, bu oznelligi kendi lehimize de buradan sozcugun parcalanrmshqrru artrk kabul ederek

kullanabiliriz. Her iktidarla§an oznel hal onumuzu gormek istiyoruz. ilk ucra buydu; buradan dil metamorfozlarma kar§1 kendi ki§isel dll- uzerlnden nereye gidebilecegimizi gostermemiz lazirn, Bu

da bizim sllr orneklerimizde gizli. Ne kadar gosterebiliriz lerimizi bu iktidara kar§1 yonlendirebilme buna zaman karar verecek.

saneme da sahibiz aslmda."

.............. -ci
N ..... e:: til
<.01'- .:..: . I'- s, U
fRf6 1II~a;
en II) 0 .. E ~ ...
0 1'-<.0 ... CI) 0 0 til
"CQ)z q N
0 ..... c<> ~ ·iii tIl~<
N :::J VC<> <C"O~ ·iii
E •• U ~~ III e:: 0 :::J Q) ~ .~
EQ)j]j E CI) >.
(1):2 :::J .. :0 ... ~z
:iii: x !?'E III < Cl ~ til 1110
W > :::J n, ...J LO @) .c, < ::Etu~
I .- "C ;2 .- <C v ~.- N Q) ._ ~ .!::: ~ .!l! ~ E Q) -= >.
a .Q :::J ...Jill T"" ~CI):gz ·iii QI+= > 0 til
>. :C::E~ tt::::J en 1ll...J 1I)-ci~0 II) e i:z .:..: _ m 10
:~ tt e :::J
W III .- e io.:wt; 0 >tIlCl)~ ... >(!) 111- ... Q) ...
en"'::J (Y) EUIII"3 0 :::J IIIC/)o ~U).otll
N.!!1ll .!! ~::::J •• CI) ~ ::J E 111- olO~
E ::::J .- ~ ::J:ii2 l- e:: F e::
III • .!?' N ... - c Q) E ... ::Ec<>
:0 e:: 10 Z " .... c: Qj :::J e:: ::J ·iii e E o til
>- - .- ~Q)L. • - ~ Q) e::~~.2' >. III Cl~ iii tIl·- .....
:;::lN~ en E III e e:: e:: ..
. .5 ~ c "CiS::J !!2 Qj::JiS :0 Q) ~ Q) I ~ ~(!) 0 Q) III _ Q) 0
WIll::E .= ::E III >-~OCl) Q) ...JCI) III 0::0: Z