ÎSMET bozdað:. 1932 Bursa. Araþtýrmacý, yazar.

Daha çok yakýn tarihle ilgili araþtýrmalarý serleri: "Baþvekilim Adnan Menderes" (1968 Celâl Bayar ile beraber), -Bir Çaðýn Perde Arka (1976), "Demokrat Parti ve Ötekiler" (1978), Kemal Tahir'in Sohbetleri" (1080), "Üçüncü Çö (1983), "Ýþte Japon Modeli" (1985). Ayrýca "Pekin'de Gömülen Marksizm" adlý bir çalýþmasýný bitirmek üzere. "Günümüze Aykýrý D düþünülen, konulan itibariyle hayli ilginç olacaðýný sandýðýmýz bir eserin de üzerinde çal ABDÜLHAMÝD'ÝN HATIRA DEFTERÝ Hazýrlayan: Ýsmet Bozdað PINAR YAYINLARI Beyazsaray No.: 31 Beyazýt / Ýstanbul Tel: 528 40 03 Altýncý Basým: Þubat 1985 Dizgi - Baský: Dizerfconca Matbaasý Cilt: Zafer Matbaasý Kapak: Endülüs. Grafik Kapak Baský: Temel Matbaasý ÝÇÝNDEKÝLER ÖNSÖZ / 7 YENÝ DEVLET TAKVÝMÝ / 9 Þehzadelik Günleri / 10, Edebiyatçýlarýn Deðil Edepsizlerin Düþmanýydým / 13, Mithat Paþa esinde / 21, Mithat Paþa'nýn ölümünde Parmaðým Yok / 22, Sultan Abdülaziz Öldürülmüþtür / ri / 31, Siyasette Taviz Zorunludur / 32, Sait ve Kâmil Paþalar / 33, Daha Kuvvetli B ir Rusya Doðabilir / 36, Mithat Paþa Ýngilizlere Güveniyor / 39, Sadrazam Ordu Mevcudunu ilmiyor / 41, Konsolosluða Sýðýnan Vezir / 45, Namýk Kemal / 47, Kýzýl Hayvan / 53, Ermeni lesi / 55, Jön Türk - Ermeni iþbirliði / 59, Ýngiliz Aldatmacasý / 77, Akýllan Fikirleri P de / 79, Osmanlý Devleti'nde istihbarat / 81, Hep Akýllý insan Aradým / 83, Ermeni Kundakç rýný Alkýþlayan Münevverlerimiz / 86, Doksanüç Muharebesini Tarih Þaþýrmadan Yazacaktýr / 9 e ikilik / 95, Tarih Deðil Hatalar Tekerrür Ediyor / 99, 31 Mart Hadisesi / 102, Yanlýþta Yanlýþa / 111, Padiþah, Tarih ve Allah Huzurunda Hesap Verir / 112, Kaçmaya Tenezzül Etme dim / 115, Selanik'te ilk Günler / 121, Padiþah'ýn Þahsî Serveti Alýnýyor / 126, Demek Devl Yoktu / 137, Balkan Savaþý Günleri / 148, Buradan Benim Cenazem Gider / 151, Talât Paþa'ný iyareti / 155, Enver Paþa Kýlýcýný Çýkarmýþtý / 160. HATIRALAR NASIL BULUNDU / 165 BELGELER VE RESÝMLER / 185 SUNUÞ II. Abdülhamid Han, Osmanlý sultanlarý içerisinde kuþkusuz en çok tartýþýlaný. Osmanlý tari n ve zorlu bir döneminde tahta çýkan Sultan II. Abdülhamid, þahsî özelliklerinden çok, dev eydana gelen oldukça önemli siyasî-sosyal geliþmeler karþýsýndaki tutumuyla yerilmekte ya kte-dir. Hakan'ýn þahsýyla ilgili ithamlarý ve bunlara karþý yapýlan savunmalarý önemsiz bu ve kulak ardý edebiliriz. Ama otuzüç yýllýk muazzam bir tarih dilimini kapsayan ve siyasî ntrikalarla beraber Batýlý düþünce akýmlarýnýn da alabildiðine hýz kazandýðý, buna karþýlý m tezlerinin boy gösterdiði, Batýlý devletlerin siyasî ve psikolojik baskýlarýnýn doruk nok ulaþtýðý bir dönemi, "II. Abdülhamid dönemi"ni dikkate almamak mümkün müdür? Tanzimat'la ba le alevlenen ve nihayet Cum-huriyet'le devam eden "Batýlýlaþma" sürecinin, genelde aydýnla tarafýndan çok dikkatli bir biçimde deðerlendirilmesi gerektiði itiraz kabul etmez bir ha ikat olsa gerektir. Günümüzdeki kültürel ve siyasal geliþmelerin temelleri hiç þüphesiz ya zde aranmalýdýr. Bu yüzden Abdülhamid devri özel bir önem tanýmaktadýr. Kitap bir "Abdülhamid savunmasý" olarak deðerlendiril -memelidir. Hakan'ýn anlattýklarý, ye yer, kendisine yapýlan ithamlara cevap niteliði taþýyorsa da; bu anýlar bizce, daha çok ya tarihimizin önemli olaylarýna ýþýk tutmasý açýsýndan kýymet arzetmektedir. Anýlar, yalnýz rý için deðil, günümüzü anlamak ve geçirmekte olduðumuz sosyo-kül-türel deðiþmelerin dinami eyen aydýnlarýmýz içinde paha biçilmez bir malzeme niteliði taþýmaktadýr. Bu arada çok önemli gördüðümüz bir hususu okuyucularýmýza hatýrlatmayý gerekli görüyoruz: id, hatýralarýnýn bir yerinde, dikkatli okuyucularýmýzýn gözünden kaçmayacaðýna emin olduðu ndirme yapmaktadýr; Cemaleddin Afganî hakkýnda... Bilindiði gibi Afganî iki kez Ýstanbul'a lmiþ ve bir süre kalmýþtýr. Zamanýn Þeyhülis-lâm'ý ve bazý din adamlarý ile arasýnda geçen tsýz ve nahoþ olmuþtur. Yazýktýr ki, 19. yüzyýlýn ikinci yarýsýndaki Islâmî hareketlerin p sirleri olan Afgani ülkemizde yanlýþ anlaþýlmýþtýr, istisna kabul edilebilecek birkaç kiþin

olumsuz imaj, Ab-dülhamid'den Þeyhülislâm'a kadar pek çok insan üzerinde hakim olmuþtur. A Mehmet Akif ve benzeri birkaç kiþi, O'nu hararetle müdafaa etmiþler ve Afganî'yi lâyýk old evkiye oturtmaya çalýþmýþlardýr. Sýrât-ý Müstakimin 91. sayýsýnda, Akif onun hakkýnda þunla "Bugün Mýsýr ülkesinde islam adýna mücadele eden ne kadar insan varsa, bütün bu kýymetli i emaleddin Afga-nî'nin yetiþtirdiði kiþilerdir... "Merhumu ne Afganistan'da, ne Hindistan'da, ne Avrupa da ve ne de Osmanlý topraðýnda r ahat býrakmadýlar. Hiç bir yerde onu rahat ettirmediler. Cemaleddin, islâm dininden biraz taviz verse idi, Ýslâm için mücadele etmekten biraz olsun vazgeçse idi, dünyanýn her taraf itibar ve makam bulurdu. Debdebe ve þatafat içinde yaþardý. Fakat o bütün mansýblara ulaþma iliyetinde olduðu halde, islâm konusunda tavizsiz olduðu için, bunlarýn hepsinden mahrum bý akýlmýþ bir büyük insandýr. Hiç kimsenin dayanamayacaðý hakaretlere ve taarruzlara kendi i rþý koydu. Kâmil, üstün kelimesinin ihtiva ettiði manaya göre o bir yaþayan sehid idi..." Sultan Abdülhamid'in Afganî ile ilgili ifadeleri, bizce, içerisinde bulunduðu konum ve þar lar açýsýndan deðerlendirilmelidir. Bilindiði gibi Afganî "saltanat" anlayýþýna karþýdýr v had-ý islâm"a bir engel olarak görmektedir. Sultan Abdülhamid ise "Pan-Ýslâmizm"i savunmak beraber saltanat makamýnýn sahibidir. Hakan'ýn, Ýngilizler'in Hilafeti yýkma çabalarýyla n düþünceleri arasýnda bir paralellik (l) Modernleþmek mi, islâmlaþmak mý? M. Akif Ersoy. îhya yy. 1983-Ýst. görmesi, olaylarý çok yönlü deðerlendirmek ve her türlü ihtimali hesaba katmak alýþk aklansa gerektir. Ayrýca þunu belirtmekte yarar var. Abdülhamid dönemine iliþkin sayýlan çok olmasa da, hatý kitaplar yayýnlandý. Bunlardan bilhassa, belli aralýklarla birkaç kez Ab-" dülhamid'in sa razamlýðýný yapmýþ "Sait Paþa'nýn Anýlarýnýn(2) bu kitap açýsýndan bir ayrý önemi var. Olay mesi ve bu olaylara iliþkin deðerlendirme tarzlarýnýn ve davranýþlanýn açýkça görülebilmesi 'nýn Aný-larý'nýn da bu eserle beraber okunmasýnda yarar olduðu kanaatýndayýz. Sonuç olarak tekrar belirtelim ki, bu anýlar, tarihçiler, araþtýrmacýlar ve aydýnlar için zemedir. Bu deðerli belgeler, Osmanlý tarihinin son yüzyýlýnýn daha objektif ve daha gerçe þekilde incelenmesine yardýmcý olacaktýr kanaatindeyiz. PINAR YAYINLARI (2) Sadrazam Said Paþa, Anýlar. Haz. Þemsettin Kutlu, Hür. yy. 1977 - Ýstanbul. YENÝ DEVLET TAKVÝMÝ l.Mart.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Sonradan Batý takvimi benimsenmemiþ olsaydý, bugün yeni bir yýlýmýz baþlardý. (1) Bizim ik iz var : biri, DÝN'in ki, Muharrem'Ie, öteki DEVLETÝN ki, Mart ile girer. (1) Osmanlý Devletinde Tanzimattan beri kullanýlmakta olan Rûmî takvimde yýlbaþý, l Mart'd ien takviminin, müslümanla-rýn kullandýðý Hicri takvime uygulanmasýyla yapýlan Rûmî takvim nmakta olduðumuz Gregorien takvimden 13 gün geridir. 1917 yýlýnda Hükümet bu farký kaldýrma emiþ ve Rûmî tarihle 8 Þubat 1332 de, 5 maddelik bir kanun çýkarýlmýþtýr. Kanunun 1. ci mad : "1332 senesi Þubatýnýn 16. cý günü, 1333 senesi Martýnýn birinci günü sayýlacaktýr." Bundan sonra yýlbaþýmýz "Kânunsâni" olacak. Bilmem, ilgili Daireler, Bakanlar Kurulu, Mille vekilleri, Senato ve muh terem biraderim hazretleri" (2) "Kânunsâni" deyimiyle yeni Bir yýla girmenin, biraz manâsýz, biraz gülünç olacaðýný dü-þündüler mi?... Bir yýl, Kânunun (birinci) sinde bitiyor, ardýndan ge-çen yýl da (ikincisi) adile besmele ç kip buyuruyor. Batý tak-viminin benimsenmesine karþý olduðum sanýlmasýn; tersine, uygun bul uðum içindir 'ki þu birkaç satýrý yazdým. Bir yenik eksik olursa, yararý da eksik olur. Umu i, zaman bunu da düzeltsin. Þehzadelik Günleri 2.Mart.1333 (1917) Dün yaptýðým bu yorum, bugün beni biraz düþündürdü, Þimdiye kadar sigara dumanlan arasýnda imin bazý hatýralarýný yazmaktaki ihmalime nerdeyse piþman oldum ve üzüldüm. Uzun bir hayat zun bir hü-kümdarlýk çaðý geçirdim. Hatýralarým, yalnýz benim deðil, biraz tarihin ve özell ir. Ben Saltanatta iken, düzgün bir tahsile ve okumaya vaYýlbaþý da l Kânunsâni (l Ocak) olarak benimsenmiþ, ancak bütçe yýlýnýn baþlangýç tarihi, e olarak býrakýl -mýþtý. Abdülhamidin sözünü ettiði ve biraz da mizaha aldýðý deði-þiklik iþte bu deðiþikliktir. Çün nci Kanunla bitiyor, ikinci yýl "ikinci Kânun" la baþlýyor. Sonradan Birinci Kânun, ikinci Kânun" deyimleri kaldýrýlarak bu aylar, "Aralýk ve Ocak" olarak adlandýrýldýktan, yeni kuþa bu ince mizahýn zevkine varmalarý güçleþmiþtir. (2) Sultan Mehmet Reþat.

kil bulamýyordum. Þehzadeliðim de büyük kardeþim gibi, hiçbir þeye aldýrýþ etmezlik içinde Büyük kardeþim hazretlerinin çevresini alan edebiyatçýlar ile, sonra beni yeren yazýlar ya r, Sultan Murad'ý bilgin, þair, yurtsever saðlam bir kiþi olarak halka tanýtmak ve sevdirm ek isterlerdi. Oysa Rahmetli'nin bilginliði, olgunluðu þöyle dursun, yazýsý ve imlâsý bile adrazam Fuat Paþa (3) tedavi için Nis'e giderken, gelini Nimet hanýma yazdýðý bir tezkerey zaman görmüþ ve bir suretini çýkarmýþtým. Rahmetli kardeþim Fuat Paþadan pek çok korkard bey" olan Ziya Paþa'nýn, "Veraset-i Seniyye" (4) mevzuunda broþür olarak yayýnladýðý mektup ep olmuþtu. Ziya Bey'in Fuat Paþa'ya hýncý vardý. Güya, rahmetli Amcama (5) Fuat Paþayý Sad yapmasýný o salýk vermiþ de, Paþa Sadrazam olunca onun isteklerini yerine getirmemiþ! Veliahd Murat Efendî'nin Mektubu Ben, Ziya Bey'i o zaman da sevmezdim, "Ziya Paþa" olduktan sonra da... Çünkü zekâsýný iyil çok hýncý olan kimselere karþý kullanýr, hýrslý ve intikam peþinden koþan bir adamdý, Ýþte ) hevesile Veliaht Mu-rad Efendi'nin Fuat Paþa ailesine yazdýðý mektup olduðu gibi þudur : "Ýffetlû Hanýmefendi, Peder-i vâlâlarý Paþa Hazretlerinin nâmizaç olduklarý ve tebdil-i ab a gelecek Tanzimat döneminin ünlü sadrâzamlarýndan Keçecizâde Mehmet Fuat Paþa. (1815 - 1869) Ziya Paþanýn Âli Paþayý Mýsýr'da saltanat þeklini deðiþtir mesi yüzünden eleþtiren düzyazý eseri: "Veraset-i Saltanat-ý Seniyye." (1868) Sultan Abdülâziz. (3) hafta zarfýnda Avrupa'ya azimet buyuracaklarý reside-i câ-mia-i teessüfümüz oldu. C nab-ý hak ve feyyaz-ý mutlak, ka-riben kesb-i afiyet ihsan (6) buyursun. Doðrusu þu hâle, aþýrý derecede maðmum ve mükedder olduk. Ve þafi-i (7) hakikî olan cenab-ý perverdigârdan þ ihsan buyurmasý da'vatýný an hulusulbâl yad-ü tezkâr eyledik. Her halde hýfz-ý hüdâda bulu enna-yý hulusveriyedir. (8) Merhum, bu tezkereyi yazarken ben yanýndaydým, önce uzun, uzun müsveddesini yaptý. Sonra d ikkatle ve aðýr, aðýr temize çekti. (9) Ben Selânik'e gittikten ve bu deðiþikliðin getirdiði bezginlik iki üç ay içinde silindikte , düzenli olarak okumaya baþladým. Edebiyat ile Tarih en sevdiðim bilgi dallarý idi. Ben s ltanatdan uzak kaldýðým bu günlerde yalnýz dinlenmeyi deðil, þan ve þerefimin de büyük bir ugün, Allah'a þükür, fikrimi oldukça düzgün bir üslup içinde ifade edebiliyorum. Fransýzca' k dolgunluðu ile birçok kelime bilirdim. Selânik'in uzun günlerinde bu dili, düzenli olar nmeðe çalýþtým. Þimdi okuduAbdülhamid tarafýndan metinde yanlýþlýklarý belirtilmek için altlan çizilen sözcük ve deyimler siyah dizilmiþtir. Eski harflerle imlâsý yanlýþ yazýlmýþtýr. Metinde bu kelimenin altýnda 2 çizgi vardýr. Mektup, bu hâlile de anlaþýlacaðý gibi, Fuat Paþa'nýn has talýðý yüzünden Avrupa'ya gitmesi üzerine, Sultan Murad tara fýndan kaleme alýnmýþ bir hatýr mektubudur. Mektupta, Paþa'nýn hastalýðý yüzünden Avrupa'ya gideceðini üzüntü ile haber aldý ðýný yazýyor, o günün diliyle Paþaya Allah'dan saðlýklar diliyor. Bu birkaç satýrlýk mektupta Abdûlhamid bazý sözcüklerin yanlýþ yazýlmasýný, bazýlarýnýn da yanlýþ kullanýlmasýný ele almakta ve Sultan Murad'ýn da pek öyle bilgili, þair, edebiyatçý olmadýðýný anlatmaya çalýþmaktadýr. Çünkü baþka annelerden doðan bu iki kardeþ, oldum olasý birbirleriyle geçinememiþ, birbirlerini kýskanmaþlardýr. (6) ðum gazete ve kitaplarý, lügat yardýmý ile, fakat kolaylýkla anlýyorum. Ben Edebiyatçýlarýn Deðil, Edepsizlerin Düþmanýyým. Ah... Beni edebiyata düþman sanýr ve böyle gösterirlerdi. Hayýr!.. Ben edebiyatýn deðil, e iðin, edebiyatçýlarýn deðil, edebsizlerin düþmaný idim. Ziya Bey'i Vezirlik ve Valilikle Ýstanbul'dan uzaklaþtýrmaya beni iten kuvvet, efkâr-ý umu iye deðil, onun bilgisine ve olgunluðuna olan saygýmdý. Mithat Paþa, bilgisi ve olgunluðu halka daha müessir olduðu halde, onu Avrupa'ya sürdüðüm zaman, kaç adam sesini çýkardý?.. Ben edebiyata düþman olsaydým. Kemal Bey'e (Namýk Kemal) öldüðü güne kadar kesemden aylýk v oðlunu saray hizmetine almazdým. (10) Ben edebiyata düþman olsaydým, Ekrem ve Ebüzziya bey in nazlarýný çekmezdim. Ben edebiyata düþman olsaydým, Abdülhak Hamit Bey'i dolgun aylýkla at yaþatmaktan baþka, ara sýra borçlarýný da vermek gibi hayýrhaklýklarda bulunmazdým. Ben

. Doktor Nazým Bey'in. tekrar ederim ki ben.. ondan önce ve ondan sonraki dönemlerinde de esi-ne seyr k rastlanan kumandanlardý.. Musahibim söyledi : Kadýköy vapurunun yan þamatalarýndan birinde dört-beþ efendi. edebiyatçýlarýn ve þefkatli bir dostu idim. Nazmý Bey'le arkadaþlarý ise.. Ve Abdülhamid'in devrine baðlanan üç yüz senelik kopuþmalar döneminden gelen kundaklar var mýyd ydu?. (11) Yani. tahtýmla uðraþmak istemiþ olan Murad (Mizancý Murad) her münasebetsizliðine katlanarak. Abdülhamid bir yangýn mý býraktý acaba?." Öyleyse. üç yüz milyon liraya yaklaþan dýþ borçlarý e birçok ayaklanmalarýn gerektirdiði masraflarý karþýladýktan sonra otuz milyona indirme . Bana karþý olanlarýn hayatlarým i köþemden arasýra izlerdim. 93 Savaþý ile bunun getirdiði bütün sonuçlardan ben ne þahýs olarak. Öncüleri. mýþ. Rusya'nýn ileri sür tekleri veya Rusya ile savaþý göze alýp almamayý yine millete býrakmýþtým. Sýrbistan düzenli ve tehlikeli bir kuvvetle ülkemiz Bu bâdire-lerden o müthiþ Rus muharebesi doðdu. Hükümdarlýk makamýna geldiðim zaman. Yalnýz övülecek bir lar. 93 günlük bir hükümet buh-ra ir saltanat boþluðundan sonra padiþah olmuþtum. rüþtünü. Bunu konuþup ta lan "Meclis-i Umu-mi"ye de milletin o kadar güvendiði Mithat Paþa baþkanlýk etti. ama karmakarýþýk bir politika ile uðraþýp didindiðini bilirdim. Onlar Borçlandý. Doktor Nazým Beyle. Karadeniz'den Afrika'nýn kum çöllerine uzanýrdý... yecanlý bir sohbete koyulmuþlar : Ýçlerinden biri. Osmanlý t arihinin yalnýz o döneminde deðil. benden sonra gelenlere yangýn deðil. Demek benden sonrakiler.. büyük bir ül ve bir ordu býrakmýþ olduðum anlaþýlýr.1937) babasý sürgüne gönderildikten sonra Mabeyn Kâtibi rak saraya alýnmýþtýr. kimseyi beðen mseyle hoþ geçinmez bir adem diye tanýndýðýný söylerlerdi. Mithat Paþa'yý attýktan ve öldürdükten sonra. Ben ki padiþahýn ardarda hâl'inden. Kadýköy vapurunun yan kamarasýndan hakkýmda bir kere daha s bu aþaðýlýk hicviyeyi burada mevzubahs edeceðim. mesleði olan doktorlukla uðraþacaðý yerde ka ile. Bunu musahibim merak e n soruþturarak öðrenmiþ. Eserlerimin üç'de deðil iler mi?. Yani. istifa ettiði halde etmemiþ kabul eder k devlet hizmetinde kalmasýna razý olmazdým! Hayýr. Bunu hatýrlatmak isterim.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Bu sabah. Millet.. Bosna-Hersek ayaklan(11) Bugünkü paramýzla borcumuz 7 tirilyon 800 milyar Türk lirasý veya takriben 26 mily ar Amerikan dolan kadardýr. erginliðini iddia ediyord Kamuoyunun güvenini elinde tutan Mithat Paþayý hemen Sadârete getirdim. tuttuðu yol uydu demiþ ve bu sözü söyleyen de Selânikli Doktor Nazým Bey'miþ. (1888) "Ben Yangýn Býrakmýþým!" 3. Ben 1324 (1908) yýlýnýn Temmuzunda Hükümeti bu mücahitlere. ne makam olar mluyum. Karadað ordumuzu sarmýþ ve yenmiþ. tarihtir. on üç katýna. Ahmet Rýza Bey'le b aleyhimde çalýþtý. sürdüðüm padiþahlýðýn üç-de biri.... hiçbir memuriyet kabul etmemekle. Þöyle böyle on yýl oldu.. Yâni. Ulaþým araçlarýnýn ek-sikliði. arkadaþlarý arasýnda m z bir vatansevermiþ! Soyumdan getirerek taþýdýðým unvandan (Sultan) bile adýmý tecrit etmeðe kendisinde yetki g or Nazým Bey'in þahsýma deðil. Bunun münakaþa yeri burasý deðildir. Ben. Ben Ödedim. (Ben Ne Þahýs Olarak. Ama sarý býyýklý birisi bu tenkitleri yapana kaþlarýný bir tutum ve dil ile : Bu yangýný Abdülhamid býraktý.. Rumelindeki müslüman halkýn dýþýn . 1325 (1909) Nisanýnda da salta etlû biraderim hazretlerine teslim ettim. onda birine!. Ýþkodra'dan Basra Kör ezi'ne. "Almanac de Gotha"nýn 1908 yýlýnda naný ile bugün çýkaný karþýlaþtýrýlýrsa. bir ara tacýmla. hangi þartlar içinde ve nasýl bir zamanda padiþah oldum?. (12) Bu savaþý doðuran iç ve dýþ olaylar be nat günlerimin iþi deðil.a ve tarih bilimine düþman olsaydým. benim de sokak ortalarýnda edebiy muharrir öldürecek adamlarým yok deðildi!..Mart.. Benim zamanýmda hududumuz.. Eðer onlara düþman olsaydým. fikir yoldaþlarý a bir gün içine girecekleri Tarih!.. Doktor Nazým Bey'in adým yirmi yýldanberi sýk sýk iþitir-dim. Harbin idaresine gelince : O zaman tayin edip hizmet verdiðim kumandanlar.. günün bütün yoksulluðunu ve hayat güçl an da Hükümeti sorumlu tutuyormuþ.. "Ýttihat ve Terakki" nin koyu taraftarlarýndan olduðunu. benim býraktýðým otuz milyon borc güne kadar dört yüz milyona çýkardýlar. S mýnýn güç ve kuvvetini yürüten yalnýz biraderim olmadýðý için benden sonrakiler diyorum y ak konusunda büyük bir marifet ve muvaffakiyet göstermiþlerdir. Ne Makam Olarak Sorumluyum. (10) Ali Ekrem Bolayýr (1867 .... kendi adýna hýrsý olmamakla.

Sultan Abdülâziz'i tahttan indirmek fikri." Baðdad vilâyetinin sýnýrý o zaman pek geniþti. hep benim zamanýmda ve b nim yüzümden oluþmuþ uðursuzluklar ve felâketler sýrasýnda gösterilmek istenirse. çünkü yerime geçenler beni o ka'dar ar. sanýrým üç seneden fazla Baðda i iyi idare ettiðini. Mahmut Nedim Paþa için tehlikeli bir muhalif olabil rdi. tayin edildiði Edirne vilâyetine gitmeden. o yangýný güya söndürmek içi ler su yerine petrol kullandýlar! Yaþlýlýk. Bugün üzgün ve piþman olarak görüyorum ve yaþarsam ilerde kendi kalemimle enine boyu iraf edeceðim ki. sayýp döktüðüm bu küçük hizmetlerimle iftihar etmeye de kendimde hak bulmuyorum. Mithat Paþa. en geniþ ve rahat zamanlar da bile hatýrýmdan geçmedi. benim de birçok kusurlarým vardýr. bu Allah kullarýnýn yiyeceði. dinime ve devletime getirdikleri felâketin hatýrasý olmasaydý. Mithat Paþa 4. Hasan ve Hüseyin efendilerimizin meþhed-i mukaddesleri mânasýna gelir. ve bazý bayýndýrlýk ve düzenlemelerde baþarý kazandýðýný iþitiyorduk. temize çýkardýlar ki. Fakat rahmetli. Padiþah'ýn kendisini Ýstanbul'dan uzaklaþtýr-mayacaðýndan emindi. Âli Paþa'nýn yerine Sadrâzam olan Mahmut Nedim Paþa'nýn hatasý idi. cennetmekân pederimin (13) son Veziri Mithat Paþa'dýr. daha fazla yazmama engel olacak. Haydi. yoruldum. çünk emdi. Bunlarý. pek vakur bir hükümdardý Âli Pa-þa'yý böylece arkalamasýnda. mek istemediði bu vilâyetten Mithat Paþa'nýn ayrýlýrken çok üzgün olduðunu da iþittik. lamýyorum. k i kesemden verdim. Âli Paþa'yý incitmek istemediði ve Avrupa dönüþünde bu duygusu daha da güçlendiði ra-yý Dev-let'de. O göçmen dindaþlarý kondurmak ve yaþatmak için mümkün olan her þeyi yaptý as'a. o yurtsever Doktor Nazým Bey'e hak vererek kendisi ile birlikte ilân edeyim ki : Bu yangýný Abdülhamid býraktý!. Amcam merhum.rýn taa Edirne vilâyetinin içine kadar bulaþan ayaklanma ateþleri. Sadrâzamýn aðzýndan ve konaðýndan duyulurdu. fakat yürüttüðü politika hatalý idi. Bunlarýn bir çoðundaki camile asraflarýný. Son Veziri bile. Çünkü. kendimi savunmak için söylemiyorum. Nitekim düþündü e : "O halde Reis Paþa kullarýndan uygun bir Vali bu(13) Sultan Abdülmecid.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Hatýrýmda kaldýðýna göre. dýmýna yetiþtim. Fak bdülâziz. Amcam merhumun maiyetinde Avrupa'dan dönerken Mithat Paþa'nýn Tuna vilâyetindeki bayýndýrlýðý ve devlet düzeni hepimizin takdirini kazanmýþ ve düðü bayýndýrlýða hayran olan amcam.Mart. Halep'e kadar bir uçtan bir uca göçmen köyleri kurdum. (1293) denir. nitekim öyle oldu. Âli Paþa. Sebebi de iþah'ýn daha önce kendisini Ýsparta'ya sürmesiydi. bir yolun bularak kendisini huzura kabul ettirmiþ ve Mahmut Nedim Paþayý düþürerek yerine geçmiþtir Mithat Paþa iyi bir Vali idi. O zaman padiþahýn ve vü i olan adamlarla sýk sýk buluþur ve bir þark padiþahýný deðil. Ben. öyle sanýyo lyon'un da etkisinin payý vardý. Mith 'dan kaldýrmak. (14) "Atebat-ý aliyye> Hz. Bir gün Âli Paþa Sultan Aziz'e gelerek Baðdat vilâyetinin olaðanüstü önem kazandýðýný ve Þ em Þahý'nýn "Atebâtý" (14) ziyaret vesilesi ile oralara seyahat edeceðinin söylenti halind aþtýðýný anlatarak Vali Nakittin Paþa'nýn idaresine güvenmediðini söyledikten sonra. içe caðý idi. Ama o haksever doktor da eðer mert bir insansa saklamasýn ki. Mithat Paþa da böylece Baðdad Valisi oldu. Vaktim olur ve Allah da isterse yarýn bu konuyu ele alacaðým. k erine bunun için teþekkür bile ederdim. Mithat Paþa için de söyleyecek sözleri ar. son ve-zirlerindendir. Cennetmekân amcam. Bizde buna "93 Harbi. ulu Allahýn bana emanet buyurduðu kullarýna acizane bir yadigâr olmak üzere. böyle dar ve bahtsýz günlerde deðil. aðýr baþlý ve herkesi de k . Tuna vilâyetine girer girmez hayýr-dualarla hatýrlamýþ Paþanýn "Þura-yý Devlet" baþkanlýðýna getirilmesi. kendi lâyete memur edilmesini arz etti. en meþrutiyetçi hükümdarlarý davranýþ ve konuþmalar. "Millî Ticaret" adý altýnda üç-beþ kiþiyi patlayýncaya dek doyurmak için halkýn midelerine okmalara kadar el uzatmak. "Mithat Paþa'nýn Politikasý Hatalý Ýdi. O savaþýn sürüklediði felâketler altýnda ezilenlerin yar(12) 1877 Osmanlý-Rus Savaþý. Aklýmdan hiç çýkmayan þeyler." dedi. ilk önce Hüseyin Avni Paþa'da doðdu. n Ali Paþa'nýn bile çekindiði bir adam. yâni Ýstanbul'da çokça duramadý.. ona Sadrazamlýk yolunu açmak içindi. böyle bir etki altýnda olduðunu kimseye b elli etmezdi. Mithat Paþa.. tarihin i adaletine dokunulmuþ olur.

Fakat meziyetleri kad noksanlarý da vardýr. demiþ olduðunu Ramiz Molla'nýn ölümünden sonra. Mithat Paþa. O Ýþret Gecesinde Mithat Paþa'nýn ikinci Sadâretinde Kanun-ý Esasî (Anayasa) hakkýndaki "Hatt-ý hümâyûn" ben çýkarýldý.. Ben. . Bulgarca'nýn Bulgar okullarýnda okunmasýný hem teþvik etmiþ. içkinin verdiði sarhoþluk da eklenince. "Mithat Paþa'nýn Ölümünde Parmaðým Yok. dolaþa eniþtesi Tosun Pa : E. o gece devlet iþleri konuþu yerde.. deðil. tek okusunlar" diye sözüm ona parlak bir gerekçeyle direndiðini herkes bilir. be parmaðým yoktur." der. bunun dýþýnda müstebidin müstebidi idi.. Ben bu sefer kaç yýl Sadarette kalacaðým?. namuslu bir Vali idi. despotluða yakýndý. Söyle bakayým Paþa!. Paþa!. Meðer ki. þunun bunun hatýrýna uyara konuþan bir adamým. re'yinde ve tutumunda ne kadar müstebit olduðunu saklamazlar. Mitha yi tanýyanlar. Bundan sonra beni kim yerimden atabi lir?. idare adamý olmaktan çýkarak ihtilâlciler sýnýfýna geç ' iþine karýþmýþ bir adama güven duyamaz. ben bu sakalý yalnýz yýllarýn zahmeti ile (15) 1877 Osmanlý . düþmemesi için iki koluna girerler. Ölümünden aþaðý yukarý on yýl sonra. Ýþte amcam. Ramiz Molla. o çevre insanlarýndan biri. Kamuoyu'nun kendisine eðilimi ve g asý. bu hatasýna kurban gitmiþtir "Hâl' Ýþine Girmiþ Kimseye Güvenilmez. Bunun aðýr sonuçlarýný hatýrlatanlara da : "Hangi sun. "Kanun-i Esasî" ilânýnýn verdiði zevke..gibi eli ve yüreði açýk zannedecek kadar insanlara güvenliydi. edebiyatçýlarý hep beraber. Tosun Paþa da : Bu gidiþle bir hafta bile kalamazsýn!. idam kararýný hafifletmekten baþka bir þey yapmadým. Mithat Paþa idareli ve tedbirli bir Sadrâzam olsaydý. (15) Halbuki ilk günden baþlayarak bana bir âmir.. Bu kitabýn yazdýklarý doðru ise. hâl' iþine karýþmakla. Elini yýkarken dili dolaþa.. Üstelik tutumu da meþrutiyetten çok. bu öfkenin farkýna vararak Meclis daðýldýktan sonra o z zun.. ben Paþanýn yüzüne karþý da kaç defa söylemiþimdir. akþam olunca Mithat Paþa'nýn konað O zamanýn hür-riyetsever þairleri. sonra niçin ve ne menfaat umarak öldürteyim?. bir parça da Mithat Paþanýn yüzünden çektiðim gurbet mihneti ile aðarttým." Mithat Paþa. Tuna vilâyet ndenberi en aziz ahbablarýndan bulunan ve Mahkeme-i temyizin birinci reisi iken Mit hat Paþa'ya olan sevgisi nedeni ile taþralarda ömrünü yitirmeðe razý olan Ramiz Molla'nýn B merkez niyabeti sýrasýnda Vilâyet idare Meclisinde bir mesele konuþulurken : "Bu esasen Mithat Paþa'nýn Tuna Valisi iken düþünmüþ olduðu bir þeydir. hem arkalamýþ. Hele politikada." Bu bir gerçektir ki. Ben tahta çýktýðým zaman. Þimdi se u sözü.. Tuna Valisi iken. yapmakta da gö . Mithat Paþa'dan her zaman çekindim. Fakat o kadar ünlü bir insaný h hkemeden idamýna hükmolunduðu bir zamanda bile mahkeme kararýný icra ettirmeyecek kadar umaya lâyýk görmüþken. yerine geçenin ca Ve dünyada hiçbir ihtilalci görülmemiþtir ki. taa gençliðindenberi sarhoþluðu ile ünlüydü. hâl' edilen hükümdar. derece derece yargý kurullarýndan geçmiþ bir iþti. diyerek ve âdeta sürükleyerek harem dairesine götürmüþ.Rus Savaþý. yemekten ka n.. Çalýþkan. suçu iþleyenler arasýnda bana nisbeti selerin bulunmamasý da gösterir ki. Ben bu olayý o gece haber almýþtým Mithat Paþa'nýn deðerini inkâr etmem. Safvet ve Ethem paþal ar ölçüsünde anlamazdý. Mithat Paþa'ya görmeden âþýk olanlardan birinin bu söz pek gönlüne dokunur ve elinde olmada kýrgýnlýk gösterir. nasýl öldürüld isimler açýklanýyor. Bilindiði gibi bu hattým okunduktan sonra. o meselede benim ilgim yoktur. Sadrazam Mithat Paþa deðildi. bir gün bana h .. durumun da olaðanüstü tehlike ve nezaket taþýmasý nedenile. Düþmanýmý þehitler sý enfaatime elbette aykýrý olurdu. Eðer gayritabiî bir ecelle ölmüþse. Sultan Abdülâziz'in þehadeti meselesi. hemen kendisini Sadrazaml dim. hem de Seraskerliðe getirdi. zamanýn gerektirdiklerini. Þunu temin ederim ki. hiç olmazsa Ru s Muharebesinin sonuna kadar sadaretde kalýrdý.. Paþa hürriyeti yalnýz kendi i.. iþaret iþleri konuþulur. beyaz sakalýný eline alarak : Bak oðlum. demiþ. Hüseyin Avni Paþa gibi kinc adamý hem baðýþladý. Avrupa'da basýlmýþ türkçe bir kitapta. yýkmakta gösterdiði baþarýyý. bir vasî kesildi.

Tunuslu Hayrettin Paþa gibi sözünü esirgemez bir vezir bile Sadrâzam'ken bana bir : "Eclâfý (19) kanun ile silâhlandýrmadan önce. her ulusal bünyeye yaramayacaðýný sanýrým faydalý olamýyacaðým sanýrdým. bazý kitaplarda övgüsünü duyma arlýk. o zaman aydýnlar arasýnda Kanun-i Esasî'ye karþý olanlar. Dört yýl önce Takvim-i Ve kayi'de okumuþtum. dyan Efendi idi. "Mademki millet. kendi mukadderatýný bir de ndisi idare etmek tecrübesinde bulunmak istiyor. tarihî olmaktan öte bir deðerleri olmadýðý için. tarafdar olan dan çoktu. Varna zaf erinin kazanýlmasýna sebeb olmuþ deðerli bir Sadrâzamý idam edivermesi. O kadar uzaklara gidip de tarihten örnekler aramaya gerek yok. Ama bu kiþilerin hiçbiri arasýnda fikir birliði yoktu. "Deva-i Devlet" Demekti. Milletin istediði olsun" dedim. Kemal y bu konuda. Meþrutiyet idaresinin Avrupa'da saðlamýþ olduðu faydalarý yalnýz gör ayýndýrlýðýn öteki sebebleri ve tesirlerini incelememiþti. Þunu da söyleyeyim. taa Sadaret makamýn kadar çýkardým. Abidin Paþa'lar Kanun-u Esasî layihasýný hazýrla a çalýþtýklarý gibi. Safvet Paþa (18) ve öteki vezir ve tanýnmýþ devlet (17) Abdülhamid'in babasý Sultan Mecid'e ders vermiþ. zararlý olduðu kanýsýndayým. "Mithat". bu emeline Rûmiye kasabasýnda muvaffak oldu. Halil Paþa gibi. her hastalýða. Meþrutiyet yönetiminin de her millete..Gerçekten öteden beri meþrutiyet yanlýsýydý. (16) Harun-ül Re(16) Abûl Abbas'a Ebû Müslimin yok edilmesini ötedenberi salýk veren al-Mansur. hiç tanýmazdý. birçok düþünmek gerekir. Hattâ. Oðullan ressam Hamdi bey.. Bu deyi ayrettin Paþa'nýndýr. Fatih Sultan Mehmet'in. Mithat Paþa. Fakat ben o zamanki ceryanýn önüne geçemezdim. hem de kendi arkadaþlarý ile Sait Paþa'ya karþý idi. hiçbir devleti n Kanun-i Esasî'sini incelememiþ ve bu konuda temelli bir bilgi edinmemiþti. Mithat Paþa'ya davranýþýmdan daha mý hafiftir? Özellikle ben. Yýldýz Sarayý'ndan Harbiye Nezareti'ne aktarýlan evrak arasýn klýdýr. beni karalayan bu iftirayý olmuþ sayarak olduðu gibi ve tamamen kabul edelim. Hele memleketi. o kadar sevdiði Cafer-i Bermekî'yi idam etmekle kalmayýp akrabasýna ettiði zulüm. . hem Mithat Paþa'ya. Ve eldeki lâyihalar arasýnda Mithat Paþanýnkini küçük bir düzeltme ile onaylayarak bilinen Hat ayûn'u çýkardým. Paþa'ya hay-rihahlýk gösterdi mi? . tafa Paþa hadisesinde ceddim Sultan Mahmut hazretleri.kimselerdir.Haydi.. Mansur'a. Mahmut Þevket Paþa'nýn öldürüleceði yer ve saat. (13 Þubat 755) þid'in. hükümetçe daha önceden ca bir Sadrâzam ve Harbiye Nazýrý." demiþti. Akýl hocasý... sýr kâtibim Sait Paþa ve o sýrada müþir olan Mekâtib-i Har-biyye Nazýr r lâyiha düzenleyip sundular. Sanýrým ki bu anlayýþ kýtlýðý yüzünden Mithat Paþa ile "Taif" k er gitti. ya yým. felerinin en büyüklerinden biri olan Halife Abbas. S ize kaç Halife göstereyim ki. Kanun-i Esasî'nin mutlaka ilân edilmesini teklif ettiði zaman. bir jandarma eri meydana çýkmýyor. Odyan Efendi ise. güpe gündüz ve Harbiye Nezareti'nin önünde bir yaveri il likte parça parça ediliyor ve on yedi kurþun atýlýyor da. Fran sa'da okumuþ bir Sadrâzamdýr. bu ismin hayatýma bir leke gibi sürülmek isten ilmesindeki genel inad-dan çok üzüldüðüm ve nefret ettiðim içindir. bizde Kanun-i Esasî'yi kuran Mithat Paþadýr. Kemal Bey'ler. bir halde sadece Ru larý direnmeye teþvik hainliðini yaptýðýný gösteren mektup efsanesine dayalý bir iþlem deð Sokullu Mehmet Paþa'nýn þehadetinde Üçüncü Murad'ýn ilgili olmadýðý iddia olunabilir mi?. Otomobille kaçamayan bir topal olmasaydý. o zaman bile bizde önemli bir hukukçu deðildi. Devaniki hanedanýnýn velini meti olan Ebu Müslim-i Horasanî'yi idam ettirmedi mi?. yaðma edilmemiþ. Mithat Paþa'nýn umulabilecek saldýrýsýna ki meydan bulsaydý. Yetiþtirdiði vezirlerden Abdurrahman ve Halil Rýfat Paþalar gibi iþe ya r nlarý. 93 de (1877) Ziya Paþalar. Adamlarýna hiç dokunmadým ve ailesine musta'fi ma aþlar verdirdim. belki olayýn suçlularý da koll murlarý gibi ortaya çýkmazdý!. Ama adýný. Ve Müþir Þakir Paþa ve Raif Paþa gibi devlet ada li iþlerde ve mevkilerde kullandým.. Bana irmiye yakýn arîza verdiler. Bu kâðýtlarýn. Ethem Paþa (17).. bir millete hazýrlanmadan bir kalemde tam bir hürriyet verilmesine karþý idiler. çekindiði veya çekiþtiði kimseleri bir anda yok etmiþlerdir. her bün dýðý gibi. yine bir polis. simdi ise.. umduðum baþým alnýz ihtiyat tedbiri almakla yetindim. (18) Mehmet Esat Safvet Paþa (1814 -1883) Hariciye Nâzýn ve Sadrâzam oldu. mü ze müdürü Halil bey tanýnmýþ deðerli . adamlarý. Solfato. Mithat Paþa. Boþ Bir Meþrutiyet Hayranlýðý Mithat Paþa meselesinde bu kadar direniþim. Diyorlar ki.

Ahmet Mitha aþanýn düþmaný deðil. Ben bu konuda mahkemelerden d rler. büyük bir özgürlükle fikirlerini söylemiþ olm kat olunursa. yoksa onu þehit mi ettiler?. doktor rapor idir ki dünyanýn her yerinde en büyük týp bilginleri tarafýndan tartýþýlabilir. t n oylar. Muhakeme usulleri dýþýna çýkýl-mamýþtýr. bunlarýn arasýnda þahsýma bile söz dokunduranlar oldu. Hiç kimseyi madde ve manâ olarak baskýya almamýþ olduðum da içlerinden bazýlarýnýn. mahkeme kararýndan da. eb cet hesabý ile. açýk yapýldý. belli bir olay vardý ki o da rahmetli amcamýn kanlý idi. Ahmet Mithat Efendi merhumun "Üss-i inkýlâp"ýndaki þüpheli satýrlar. uydurulmamýþ. ona yergiler yazarak. aydýnýnýn teþekkür ettiði bir milletin MeþruBirinci Dünya Savaþý (1914 . lbuki. (19) Kongresinin kararlarýný ortaya koydum. doktorlar ortaya koymuþ. Tanýklardan baþka. indiðim güne kadar. hem de dört yýl önce. bir de vezirler. Bence. Sultan Ab-dülâziz intihar mý etti. zaklaþtýrýlmasýna halkýnýn sustuðu.. edebsiz takýmý anlamýna gelir. t ahta çýktýðým günden. Açýk alýnla iddia ve belgelerle ispat ederim ki. Hattâ o kimseler arasýnda Gazi Ahmet Muhtar Paþa. Þimdi. Sergûzeþt-i hayatým. devlet adamlarý ve din bilgin erinden kurulu bir fevkalâde Heyet'e inceleterek fikirlerini istedim.. Mithat Paþa'nýn mahke de. "Filibe V aþsýz geçirdiðim için uzaktan yakýndan ne kadar söze geldim. hele yeneceðine yüzdeyüz inanmadan tara at etmezdim. Rusya muharebesini Mithat Paþa hazýrlamýþ t ve Millet Meclisi harbin cereyanýna tanýk ve gö mci olmuþken. "Mithat" adýnýn ebced -i devlet" (20) olduðunu keþf ve ilân etmiþ olan hasta bir halka. yorar.. yazarlar kitaplarýna geçirmiþti. iki kolunun damarlarýný birden nasýl kesebilir?.Mithat Paþa'nýn lâyihasýný öncelikle kabul etmek zorundaydým. Bense. Yunan'la savaþý kabul ederken düþünmüþtüm ki. azlettiðim anda bir ihtilâl çýkarak benim hâl' ve belki de Mam edileceðimi bile saklamaya gerek görmezdi. Ortada. hüküm giyenlerden yana bir çoðunluk saðlayamamýþtý. içlerin Paþa'nýn da bulunduðu bütün milleti aþaðýlamaktýr! Adalet mercilerinden geçmiþ olan bir hükmü. Bu dünya savaþýna (21) girip girmemeyi çok düþünür.. henüz eserinin mürekkebi kurumadan sadâretten ve memleket ermiþ olan bir velinimetin. yetiþtirmesi. "Berlin Eclâf: Baldýrý çýplak. Çünkü. dikkatimden hiçbir zaman uzak tutmadým. Böyle olduðu halde. bu gerekli ve haklý endiþeleri bile. þairler. gazetelerle. millet. kitaplar a bunlarý yayýnlamýþlardý. bazý suç Cinayet ve temyiz mahkemelerinin bu kadar önemli bir davada hak ve adaletten uzakl aþacak kadar vicdansýz ve pervasýz üyeleri ve kurullarý bulunduðunu ileri sürmek. Sultan Abdülaziz Öldürülmüþtür. aleyhimde bulunanlar. yakýný idi. Baþka türlü susturamazdým.. devlet adamlarý. öldürülmüþtür. din bilginlerinden kurulu fevkalâde Heyet'den de insaflý kalara k hükümlülerin hayatlarýna merhamet ettim : idam hükmü hiçbiri hakkýnda uygulanmadý. türlü türlü biç k telli pullu yalanlar ortaya çýkardýlar. hakikati hiç olmazsa be kten sonra itiraf etsinler ve onlar da benden el çeksinler. þu meseleyi burada açýklamayý gerekli görmezdim. Bunu daha o aman. Zaferle sona erenleri b ti bitirir. "Ayastafanos Muahedenamesi"ni imzaladý.. bir millet için âfetlerin en büyüðü savaþtýr. (21) tiyet Ýdaresine ne kadar lâyýk olduðunu ben söylemek istemem. sonradan yayýnladýðý "Hâtýrat"da da otuz bu kadar yýl sonra itiraf ediyor (22) Mithat Paþa'nýn saflýðýna ölçü olmasaydý. mahkûmiyetinden de önce basýlmýþ ve yayýnlanmýþtý. ben onu Avrupa'ya uzaklaþtýrdýðým zaman. yine onun hazýrladýðý de ek zorunluydu. Mithat Paþa'yý niçin yargýlattýðýmý ve mahkûm ettirmiþ olduðumu da ikide birde beni suçlama ar. hiç kimse aðzýný açmadýðý gibi." Mithat Paþa Sadaretinde milletin kendisini sevdiðine o kadar inanmýþtý ki. Onu Yerdiler. birçok vezi amlarý beni kutlamýþlar. Beni Ýstibdat îdares en büyük taraftarý ve dünyanýn en büyük müstebidi ilân edenler.1918). Önce. her iki kelimede 452 rakamýný tespit etmesine iþa ret edilmek isteniyor. özellikle benim sýrtýma yýkmak bile iste Hâlâ bu direnmeler ve saldýrýlar öteden beri sürüp gidiyor. doktor raporundan da daha kuvvetli bir akýl delilini de . sonunda her felâket ve uðursuzluðu. bana övgüler. intihara kalkýþan bir kimse. "Beni Övdüler. "Deva-i devlet" ve "mithat" kelimelerindeki harflerin. herkesin bildiði. Mahkeme. bu olayla ilg macerayý. Ben hâlâ o inançtayým ki Aziz amcam intihar etmiþ deðil. Ben harbin millet için bir âfet olduðunu.

muhafýzlarýný þahsen sorumlu tutacaðýmý ve hiçbir mazeret ve behane kabul et Osman Paþa'ya hatýrlattým. yanýnda duran hançeri göstererek: "Bir gün gidip þu hançerle o koca karnýný dedi. Ayaklarýna zincir vurduðunu iþitmiþ v kendisine hemen emretmiþtim. Hamit efend . Doðru olsa bile. belirli saatin gelip geçmiþ olduðunu sa arak. onun için bir zorunluktu. Ben de "Pek iyi edersin birader. falanlar hep be-hânedir. "Ah. Ýsraflar. Dýþarý çýký i: "Tu senin suratýna. Abdülâziz'in lehind mdan büyük tepki doðacaðýný kurnaz Serasker hâl' sýrasýnda gördü. ken-dilerile iþbirliði yapmýþ arkadaþlarý Beþiktaþ'taki" "Muvak-kithane"de. Kýsa bir süre içinde. ve kendisinin aranacaðý bir günü görmek isterdi. en önce Serasker Hüseyin Avni Pa-þa'ya gel iþti. hazine zararý karþýsýnda köpüren titiz bir kiþi olmadýðýný âleme göstermiþti! Ama Hüseyin Avni Paþa kinci olduðu kadar ihtiyatlýydý. Takdir ile kabul etti rayýn evraký arasýnda müsveddesi hâlâ mevcut olsa gerek. Abdülhamid'in hâl' edilmesinden sonra tahta çýkan kardeþi Sultan Reþat. bir aralýk rütbe ve niþanlan alýnarak memleketi ola arta'ya sürülmüþ olmasýdýr. Tehlikeyi ne suretle olu dýrmak. o zamanki Baþkâtibim Rýza Paþa idi. Hüseyin Avni ve hat paþalarla. ikinci derecede kalýr. Bu suretle sevmediðin Hamit efendiye hizmet etmiþ olursun" dedim. ar kaçarlarsa. Ben cev aben "Biraderin aðzýndan efendimizin senasýndan baþka birþey iþitmedim.ben öne süreyim : Sultan Azizi hâl' etmek fikri." diye birbirlerile konuþmuþlardý. suçun yaratýlmadýðý. mahk masum bulunup bulunmadýðý ikinci derecede kalýr. Ýþte Sultan Aziz'in þehadet sebebi budur! (23) Amcam Abdülâziz'in kendisini öldürmeyip "öldürüldüðü" böylece tahakkuk ettikten sonra. hükmün zo (23) Abdülhamit ve Murad birbirlerini hiç sevmezlerdi. Þerif Abdülmuttalip idi. halkýn kendisini nedametle ramakta olduðunu görüp iþitmeden ölmeyi istesin. kendi menfaat ve selametlerine uygun görmüþlerdir. Kinci Hüseyin Avni Paþa bunu unutmadý.. Yanlýþ varsa.) Evet. ne de rýzam vardýr. O da bana: "Sen de iþittin mi?" diye sordu. olaya âdeta sürüklenerek karýþ Hüseyin Avni Paþa Serasker'i. hâkimlerine aittir. Þimdi düþünüyorum : Olabilir ki muhafýzlar kendi baþlarýndan korkarak böyle bir olup-bitti'yi ortaya koymayý. (Bu satýrlarý yazdýktan sonra hatýrýma geldi. mahkûmlar arasýnda masum bulunup bulunmadýðý meselesi. Süleyman Paþa. Þerif o zaman bana yazdýðý dilekçede "Mithat ve Mahmut paþalar kaçýrmak için bazý yabancýlar tarafýndan giriþimler olduðunu. Mithat ve Mahmut Paþalarýn bir gece. Þerif Abdülmuttalib'in hiçbir sözü ranýþýna inanmazdým. S afil avlanmýþtý ama. dedim. Topkapý'dan Sultan Murad'a gönderdiði ektup da bunu ispatlar. Hatýrýma gelen bir olayý buraya olduðu gibi aktarmak. unutmamak için kaydediyorum. Yalnýz hemen belirteyim: bana gelen ra porlarda her ikisinin de normal olarak öldükleri bildiriliyor ve doktor raporlarý ile d . bu iþe ben ne katýldým. biat töreni sýrasýnda hissedilmiþ ve görülmüþtü. kýsas olarak seni de öldürürler efendi tahta çýkar. Hâl' edilmiþ hiçbir hükümdar yoktur ki. "Bir gün Þehzade Abdülhamid Efendi ile beraber. Sultan Aziz. bu münasebetle hükümlüler üzerinde fazla baský yapýlmamasý ve eziyete asýnýn da bu arada hatýrlatýlmasýný. hiyanet etti. Bununla birlikte. Sultan Aziz'in huzuruna çýktýk. ya ak. padiþaha düþman eden sebeb. Þerif Abdülmuttalip bilindiði gibi. intihar etmek deðil. kendisinden yana olanlar pek çoktu. kendisinin bu giriþimleri ö baþýna gelenlerin de bundan ileri geldiðini" söylüyordu. Rýza P bir adam olduðundan. dikkate alýnmayacak kadar önemsiz deðildi. Hicaz Valisi ve Komutam Osman Paþa tarafýndan tutuklan rak Emir'likten azl edildi. sen onu öldürürsün.. îrademi teblið eden. ve Þerifin. büyük birader Murad efendinin Sultan Aziz'i ne suretle fasl-u mezemmet (arkasýndan k onuþmak) etmekte olduðunu nakletti. ve eline geçen ilk fýrsa aldý. (Martin-i Hanri) tüfeklerinin satýn alýnmasý sýra in Avni Paþa. bizi ele verdi. tari tarihle birlikte ileri sürdüklerimi aydýnlatmak ve pekiþtirmek isterim. insanlýk adýna benden rica etti. Þerif Abdülmuttalibin ihbarý Hükümlüler Taife gönderildiði zaman Mekke Emiri. Mâbeyn Baþkâtibi Ali Fu ldi'ye þu olayý anlatarak bu düþmanlýklarýn Sarayda nasýl kullanýldýðýný açýklamýþtýr. Mithat Paþa ile bu iþe karýþmýþ öteki devlet adamlarý. Okulu öðrencilerinin geliþini heyecanla beklerken. Bu olay. Amcam ne karýþmýþ olanlara karþý açýk bir düþmanlýðý vardý. hiç kimsenin inkâr edemiyeceði bir gerçektir. beni rezil ettin" dedi. duktan sonra. iddiasý. Sultan Murad'ýn hastalýðý daha ilk gün. adlan belli subaylar ve askerler tarafýndan Taif k alesindeki mahpeslerin-de boðulmuþ olduklarýný iddia ediyorlar. Bir gün de Murad'ýn dairesine gittiðimde kendisini Sultan Aziz hakkýnda pek hiddetli bir halde gördüm.

Bu gerçeklerin herkesçe bilin ir günün geleceðine inansam... Daha toplu ve bize bakarak daha hazýrlýklý olan Sýrp ordusunu yenen o vakit ki Bulgar ordusunu.. ikinci tümenin bir kaç taburu darma daðýn ede cekti?. kendi elimle hazýrlamýþ ve felâketi davet etmiþ olurdum. sonradan görüldü ki Rusya bu meselede Bulgarlara karþý v durumundaymýþ. daima: "Þöyle yapýlýrsa bu. Suriye Valisi Hamdi Paþa'nýn ölüm haberini selâmlýk resmînde aldým. olay Ýstanbul'a aksett sonra da bir süre tereddüt ederek Devlet Þurasý Baþkam Akif Paþa'nýn açýklamalarý üzerin sýralar bu mesele için Fili-beye Asker göndermek hem güç. 1328 (1912) yýlýndaki felâketi o zaman. Koca imparatorluðu þiddetli sarsýntýlardan korumak için arasýra küçük fedâkârlýklar lâzýmdý ize yürüdüðü bir sýrada ben her tarafa meydan okuyamazdým. "Gavriyel Paþa" adlý bir Bulgarin Doðu Rumeli valiliðinden uzaklaþtýrýlmýþ olmasýndan ötür eydim. tereddüt etmeden kabul ederler ki Paþa. Kâmil Paþa'yý kendisine rakip gördüðünü anlar ve Vekiller meclisinde.. âdeta adýmlarýnýn sesini duyuyorum. otuz ay-danberi aylýk almýyordu. nefsimi deðil. Bulgarlarla Sýrplar düþman deðil. Kâmil Paþa'yý ilk d et mevkiine getirmekle. Ýlk tahminler. kesin bir karara varmak sýrasýndaydýk. Suriy sebebiyle valilik için kimin uygun olacaðýný Üryânîzade Ahmet Esat Efendi'den sormuþtum.-Da iman etmiþ olduðum Allah'ýn huzuruna adalet ve lüt-fundan emin olarak çýkacaðým. Hazine tamtakýrdý. böyle yapýlýrsa þu mahzur vardýr ydý. sonu karanlýk ve meçhul bir savaþa girmeyi ben tehlikeli g Siyasetde Taviz Zorunludur. Doðu Rumeli meselesini geçiþtirdim. Vilâyetler vardý ki ordaki ja yirmi aydan. Saray'ý korumakla görevli ikinci tümenden bir kaç tabur ayýrmamak için bu meselede be azimsizlik gösterdiðimi söylediler. Evkaf Nazýrý Kâmil Paþa'nýn o yörede memuriyeti ve iyi þöhreti olduðunu söyleyerek Suriy . yâni or-dusuz. Bulgar Prensi Du Battenberg Filibeyi bir baskýnla iþgal ettikten sonra Hükümetimiz olayda n haberdar olabildi. Ýkinci Tümenin bir kaç taburu gidip gitmemiþ. Böyle bir zamanda. Dünyada daha ne kadar kalacaðým belli deðildi a o kadar yaklaþýyor ki. Tekrar ederim ki. Sait Paþaydý. bu gibi önemli m lerde açýk bir fikir söylemez. Bunu erine nasýl bir etkisi olabilirdi?. Ýþte Mithat Paþa hakkýnda söyleyeceðim sözler bunlardýr. Sonradan kopan Balkan Savaþý. ergilerden korumak için bu satýrlarý yazdým. Rus sefirine gelen bir telgrafdan. Bulgarlarýn Doðu Rumeli'ye saldýrýsý üzerine. Balkan dengesinin bozulduðu iddiasý ile Alaso ududunda yýðýnak yapan Yunanlýlar da Yanya havalisi ve Adalar üzerindeki isteklerini kabul ettirmek için onlarla birleþir ve Ýþkodra'ya inmeyi amaç edinmiþ Karadað'ý bu fýrsattan ya tan alakoymak kimsenin. Kâmil Paþa'nýn bu Sadaret'ini benim Doðu Rumeli konusundaki temayülümü hissederek savaþtan lmamasýna baðlayanlar yanýlýrlar. arkasý emeye çalýþtýðýný iþitirdim. dost ve müttefik olurlar ve yalnýz Doðu Rumeli meselesini deðil. Bulgarlarýn saldýracaklarýný daha önceden bilmediði gibi.. Kâmil Paþa'yý daha önceleri gözüme kestirmiþ ve sadarete rarlaþtýrmýþtým. Hangi kuvvet vardý da Doðu Rumeli'deki eg emenlik hakkýmýzý savunmak için kullanýlmadý? Bunu düþünen ve söyleyen bir insaf sahibinin uymadým.Mart. sýrf nâmdan ibaren kalmýþ n bir hükümranlýk hakký namýna..... Sait Paþa'nýn. hazýrlýksýz duðumuz bir sýrada. Yalnýz bir þeyle avunuyorum ki be 301 (1885) yýlý Eylülünde hazýmlý ve ihtiyatlý tutumumla bu faciayý 28 yýl geciktirmiþim. kârý olmazdý. Telgraf Nazýrý Ýzzet Efen di'nin bana bilgi vermesi ile saðlanabildi.. Eðer Bulgar'larýn Filibe'ye gir ine hesapsýz kitapsýz meydana atýlsaydým. Makedonya meselesini de beraber hallederlerdi. Oysa ki. Sadrâzam. Büyük devletlerin bu konudaki niyet ve tutumlarý da apaçýktý. pek rahat bir vicdan ve huzur içinde gözlerimi kapatacaðým. benim kalbimi çok kanattý. hem de tehlikeliydi. Balkan Hadiseleri 5. 93 seferini periþan ettiði Ordu daha toplanamamýþtý. O da. parasýz. Sait ve Kâmil Paþalar. oyalanmak deðil. Sait Paþa'yý yakýndan tanýyanlar.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Doðu Rumeli konusunda benim zaaf göstermiþ olduðumu pek çok iddia ettiler. E . "Zaaf göstermek" var olan kuvvetten faydalanmamak demektir. pulsuz. Güya. Askerin ihtiyaçlarýnýn karþýl aylýklarýnýn verilmesi için bile güçlükle para bulunuyordu. Tahttan ayrýldýktan son a okuduðum bazý beyan ve yazýlarýnda Sait Paþa'nýn olaylarý kendi lehine bozduðunu hayretle ve üzülerek görd Sait Paþa.e bildirileri belgeleniyordu. darbenin Rus dan gelmiþ olduðu noktasýnda iken.

belki Suriyeyi. daima harbin aleyhin de bulundum. Hükümet gücünün Saray'da toplanmasý. Bu korku ve kuþkular onda. Ýngilizlerin Mýsý elerinde Fransýzlarýn muarýz olmasýna bel baðlamýþtý.. sözüm. Allah'tan ve tarihten saklan . Yýldýz Saray'ýndan giden evrakla tamamlanabilir. Kâmil Paþanýn Vekiller arasýndan uzaklaþtýrýlmasý için. Gerçekten muktedir bir kâtiptir. za biten savaþlar da. Þimdi orada olan. Sait Paþa'yý tahta çýktýðým güne kadar tanýmazdým. baþta gü rdiyse de yavaþ. Bir kere daha demiþtim. Ticaret Nazýrý Damat Mahmut P Mektupçusuymuþ. T mmuz inkýlâbý ortaya çýktý. yâ günün birinde dört Balkan Devleti birden üzerimize atýldýlar ( 25) 10 Temmuz 1908. devlet iþlerile bizzat ve yakýndan uðraþamadý. Tunus'da direnseydim. "Hazine-i evrak"." O kadar kararsýz ve vehimli olan Sait Paþa. yararlý tavizler alacaktým. Ben engelledim. Mýsýr meselelerinde de hep kem-küm ile günler ve aylar geçirmiþken. inþallah korktuðum neticelere uðramaz.. Hattâ Münir Paþa Ýstanbul'a gelmiþken. her yaný mâmur. dan aþýrýlmý . Rusyanýn Birinci Dünya Savaþýnda parçalandýðý gö daha iyice belirmemiþtir. Sait Paþa. "Þan ve þeref" gibi r.. Ba-býâlînin kayýtlarý ile de pekiþtirilmiþtir. Sözde hâkimiyetleri koruyacaðým diye. Ben Balkanlarý bu iki ortak tehlike karþýsýnda uyarmaya çalýþýyordum. gerçek hakimiyetleri tehlikeye koymak akýl kân deðil "Sait Paþa Bazen Cesurdu.. hiç istemediðim bir biçimde geliþti. kendi-sile ne zaman istiþare etsem. O zamanlar pek meþhur olan Ziya Paþa'd Kemal Bey'den ve benzerlerinden aþaðý kalmayan bir kâtip. ne sesini çýkardý. Paris Sefir aþa bu konuda gizli. bunlarý söylerken susarak geçi noktayý yazýp yazmamak hususunda ciddî bir tereddüde düþtüm... zzat rahmetli Sait Paþadýr. hatýralarýnda ku bana yüklüyor. kýsa savaþlarla uðraþmasýnlar. Tunus. (24) Ýþte benim o kadar istediðim ve çalýþtýðým ittifak. fikir mücadel esidir. Halbuki. bana kusur suretinde isnat ettiði þeylerle ben iftihar ederim. Bu Devlet. Bundan sonra gelecek birader ve oðul a nasihat ederim ki artýk.tâyini reyinde bulundu. iradesi metin olmayan biraderim hazre tleri. hakikati da tahrif etmesin ssüf ediyorum. kafi bir söz söylemek kabiliyetini yok etmiþti. Ýþte Kâmil Paþa'nýn Sait Paþa'nýn yerine geçme sebebi budur. G et Muhtar Paþa da hazýr olduðu halde.daha kuvvetli bir Rusya meydana gelir.. büyük olmasa bile. O meseleleri. uzun. kamuoyundan. saltanatýn hükümete üstünlüðü gerekirmiþ. Av . "Daha Kuvvetli Bir Rusya Doðabilir!" Durumun ilerde ne þekil alacaðý bilinmez.Mart. Bosna . ne elini uzattý. Mýsýr'da inadým tutsaydý. yavaþ yola geliyordu. 1912 Balkan Savaþý. tarihten ve bunlar kadar. Muhtar Paþanýn kafi ve haklý mukavemeti üzerine bu tehlike savuþturuldu. Baþlayan konuþmalar tam meyvesini vereceði zaman. maðlubiyetle biten savaþlar kadar milleti yorar. þehre uðramadan döndü. Saray da Saltanat'ýn merkezi olduðuna göre. Frans da bugüne kadar. yine Vekiller arasýnda bir ceryan o adým. kes in bir kanaat söylemezdi. Harabelerde aç ve çý n ve þeref" iddiasýnda bulunmalarý ve bu "þan ve þeref" peþinden koþmalarý kadar hem gülün ir þey yoktur. günü ve geleceði güvenli memleketlerde hoþ görünür. Bir yýlý aþkýn zamandanberi içini saran ihtilâlden kurtulursa. Balkan devletleri iki tehlike karþýsýnda idiler: Rusya. Bununla beraber. Yalnýz Sait Paþa'nýn nimeti inkâr deðil. gerek Sadrazam'ken. Sorumluluktan. muhakkak Filistin ve belk i Irak'ý kaybederdim. Fakat ben Saltanattan çekildikten sonra yayýnladýðý hatýralarýnda hiç de böyle söylemiyor. Babiâli'nin "Arz" larýný bizza nceler ve günlük iþlerle de uðraþýrdý.Hersek meselesinde kuru bir namdan ibaret olan hakimiyetten vaz geçmek gib i sözde bir fedakârlýða karþýlýk. be nden korkardý. bazan da cesur olurdu. onun fikriyatý tin. Ben. gerek deðilken. Romanya Kralý Karol. açýk çalýþýyordu. durumun bir kere de "Meclis-i Vükelâ" da konuþulmasýn siye ettim. Mýsýr meselesinde bir aralýk Ýngiltereye savaþ açmakta ve karadan asker göndermekte direndi. O sýralar. B yatýþtýrmaya çalýþtýlar ve bu ittifaký saðlamadan dünyaya meydan okudular. Fransa ihtilalindekinden daha þiddetli bir fikir mücadelesi.. birer savaþ vesilesi yapmak fikrinde deðildim. Saltanatýmýn son dönemlerinde bir Balkan Birliði ortaya koymayý tasarlamýþtým.. (24) Hüseyin Avni Paþa 6.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Bugün Mithat Paþa için yazdýklarýmý bir kere daha okuyunca.

" dediðim iþitenler çoktur. Avrupa' a gidince. þaþkýna dönmüþ ve elinde. Ruslar. Hayatýmda hiçbir þey beni bu derece sarsmamýþtýr. anede toplanan yabancý devletler. kendisi için zehi r gibi acý bir hakikat da olsa. Mithat Paþa'nýn yoldaþýydý.. "Kanun-u Esasi" çýktýðýna. Padiþah'ý. Sadrazamým da baþýnda geliyordu. kaplýcalardan çok." Ispartada dar günler geçirdiðini.itiraf ederim . eski Seraskerini baðýþlamýþtý ama. Ýngilterede bir elden. Demek ki rahmetli amcam Sulta n Abdülâziz'in düþürülmesi ve biraderim Murad'ýn tahta çýkarýlmasý yalnýz Hüseyin Avni Paþ ir baþka devletin de hýrsýný doyurdu!. onun hizmetini de görüyor demektir. Devletimize verilmiþ bir ültimatomla son buldu. Ýyi niyetle de olsa. Ama. namusunda aramak gafletine düþtü. Sýrbistan ve Karadaða toprak ver ilmesini Bulgaristana muhtariyet adý altýnda Ýstiklâl tanýnmasýný istiyorlardý. hem de kendisine. Bir mülkün Sarasker ve Sadrazamlýk mevkii en bir kimsenin. kaplýcalara gitmek istedi. Hüseyin Avni Paþa'nýn meziyyetleri olduðu gibi. deðeri çok yüksek. Musurus Paþa'nýn bunu bana bildirdiði günler. yoksulluk çektiðini iþitiyorduk. Saray kapýsýna kadar geliyor ve "Yaþasýn Kanun-u Esasî. Bu bir çift þ ten üç bin altýna satýn alýndýðýný da sonradan tahkik edip öðrenmiþtim. Fakat bir Osmanlý Serasker r devletten para almasý küçümsenecek bir iþ deðildi ve üzerinde ehemmiyetle durdum.. Kendisine çokça r. Halbuki Devlet'in baþýnda ileler vardý. boþboðazlýðý. Mithat Paþa'yý Sadrazam tayin ettiðim günlerd yin Avni Paþa. bütün talihsizliði budur! "Padiþahý Eski Seraskerini Baðýþlamýþtý. Devletimin düþmanýna sýrtýný dayamýþ ve onlarýn ana mülkü teslim etmek cinnet olurdu. s dönen ve yoksulluk çeken bir Paþanýn varlýðýnýn çok üstünde olduðu. iyi bir asker olduðunu kabul ederim. gitti. ben yapacaðýmý bilirim. Yaþasýn baðýrýyorlardý. Sürgünde çektiði yoksulluk ve acýlarýn sebebini. baþ etten para alýyorsa. sý. Fransa ve Ingiltereye gittiði zaman izlerin kucaðýna düþtü. devlet kapýlarýný çaldý. Bu haber bana ulaþtýðý zaman. Ya ded iklerini harfi harfine yapacak. yoksa oraya gittikten sonra mý Ýngiliz Hariciyesi. ya da Rusya ile savaþta karþý karþýya kalacaktýk. Paþa'nýn kininin homurtularýný u tuzaða düþürdü. Mithat Paþa takýmýnýn Fatih ve Beyazýt med n ayaklandýrdýðý çömezler. O günlerde "Ah elime bir d geçerse.. Birlik olup Amcamý tahttan indirmiþlerdi. Bu dönemde bir savaþtan o k ndiðim halde. Bir devlet adamý.bir þey yoktur!. Girit karþ ile her gün yeni bir karýþýklýða sahne oluyordu. Serasker Hüseyin Avni Paþa'nýn Ýngilizlerden para aldýðýný bilirdim. ortalýðý altüst etmekteydi. Ruslarla birlik olmuþ. gerek Saray'a. Mithat Paþa'yý suçlayacak hiç bi kat Amcam Abdülâziz Han'ýn Ýngiliz parmaðý ile devrildiði apaçýk ortadaydý. Tersanede toplanan büyük devletler yye vekillerinin konferan-. elbette kusurlarý da vardý. Daha önce de yazdýðým gibi. Bunun nasýl olduðunu bilmiyorum. beþ parasýzdý. Mithat Paþa Sadrazam olduðuna göre. savaþ açmak üzereydiler. ama .. gururu ile kötü bir devlet adamý idi. Ýngilizl re güvendiði görülüyordu. devlet tuzaða düþmüþ demekti. Umumî Vaziyet Karanlýk Giderek Mithat Paþanýn tutumu da bana güven vermemeðe baþladý. Zaten Avrupa dönüþü. Sultan Abdülâziz tarafýndan niþanla ri alýnarak memleketi olan Ýsparta'ya sürgün edildiði zaman. bunlara ne gerek vardý?. Mithat P . Büyük bir güvensizliðe kapýldým. tarihî. Dikkatle hareketlerini takibe baþladým. murassa bir çift þamdan getirmiþ olmasýna raðmen!. bildiklerini kimsenin bilmediðini sanýrdý. bilemem. yabancý bir devletden para almýþ olmasýný havsalam kabul etmiyordu. Hüseyin Avni Paþa ölmüþtü. Eðer hat Paþa da ayni yolun yolcusu ise. ne kadar örtülüp gömülse bir gün bütün teferruatý ile enim gibi. Ne kadar saklansa. otuz bu kadar yýl Osmanlý Devleti'ni idare etmiþ bir padiþah. Serasker Hüseyin Avni Paþa. yüklüce bir para almýþ ve Sefirimiz bu olayý pek ilmiþ!. üstelik hastay radesi evinde kendisine teblið edildiðinde. eski Seraskeri padiþahýný baðýþlamamýþtý! Hü rtularý içinde yaþýyor ve bunu kimseye belli etmemek için elinden geleni yapýyordu. adini adým savaþa gittiðimizi görüyordum. Mitha Hüseyin Avni Paþa gibi Ýngilizlerden yana bir politika izliyor ve her halinden. Sanýrým bu yüzden kendisine acýdý ve yaptýklarýný baðýþlayarak Ýstanbula dönmesi onra Aydýn Valiliðine tayin edildiyse de.. sürgünde geçirdiði on bir aylýk zaman içinde has i sürerek Avrupa'ya. Her gün yeni bir fitne. Mithat Paþa Ýngilizlere Güveniyor. Fakat htiyatsýzlýðý. Bizim gibi Amcam'da bun iþitmiþti. Hüseyin Avni burada iken mi Ýngiliz Sefareti ile uyuþup a nlaþtý. o günler gözümden kaçm nasýl dikkat etmemiþ olduðuna hâlâ þaþarým. gerekse yakýn dostlarýna getirdiði aðýr hediyelerin. Sýrbistan ve Karadað ile savaþ halindeydik. Ancak çok sonra Londra Sefirimiz Musurus Paþanýn bana bildirdiði Hüseyin Avni Paþa.sü rihe kadar namusluydu. bildiklerim ortaya dökmelidir. avucunda bir þey olm kadar kendisine bir varlýk saðlamadýðý için çok piþman olmuþtu.

Osmanlý Devleti böylece. Bana iki yüz bin askerin silâh altýnda olduðunu ve düþmandan gelecek her saldýrýyý kar-. g n nasýl sökeceði bellidir. Öyle yaptý ama. Serasker Redif Paþa. Saray'ýn istibdadýna hâteme (son) verm rine vazifelerini öðretmektir. baþka. A turya . iþin aydýnlýða kavuþtu-rulmasýný istedim. Daha önce de biraderim Sultan Murad'ý kadýn kýlýðýna girip saraydan kaçýrmaya e bu iþe yeltenenlerin. n uzaklaþtýrmak istedi.. Nihayet Zaptiye Nezaretinden bir tezkere geldi. Siz ne dersiniz?" dediðini de yine o mecliste hazýr bulunan bir kimseden öðrendim. bundan sonra da 'Al-i Mithat' denilse ne olur?. Ben. B aþ demekti." diyordu. Bu sefe ararla devlet hazi-nesine 35. oradan karþýlýk verilsin. Mithat Paþa. eski Sadrâzam Me Erbab-ý namus için tek yol vardýr.gilizlerle Fransýzlarýn bizimle birlik olacaklarýný söylerken. savaþ halinde olduðu Sýrbistan ve karadað' dan. Bunun üze rine bana bir mektup gönderdi. ordunun temeli ola Mektebi'ne Rum talebe almak gibi akýl almaz iþlere koþulmuþtu.. Heyeti Vekile'de büyük devletlerin tekliflerini red etmeyi kararlaþtýrdýlar. Bunlar. Emrindeki askerin mikdarýný bile bilmeyen bir Sadrazamla zafere deðil." deyip çýktý.Macaristan. (Namýk Kemal) Ziya Bey. elcilikten gönderdiði özel bir memurla bana. Devlet ileri gelenlerinden bir umumi meclis toplamasýný kendisinden istedim. Mithat Paþanýn konaðýnda hemen her akþam kemal Bey. Ýngiliz Hariciye Vekili Sal ry. emmim Abdülâzizin Hâl'inde iþbirliði yaptýðý. Mithat Paþanýn konaðýnda her akþam yiyip iç nlerden birinin "Mithat Paþa Ýstiklâliyeti aldý. Rusya.000 lira zarar getirmiþ olduðunu ileri sürdü. o gibi iþlerdi ki. Bu sayede Murad'ý bermurad ederiz" dedið diriliyordu. Âlemd ugüne kadar 'Al-i Osman' denilmiþ. bir yandan ülkeyi savaþa sürüklemek felâketi içinde bulunmasý yetmiyormuþ gibi. Kendisini hemen Saray'a çaðýrttým ve böyle. þýlaya rýný söylediler. bir yandan da m alkýn çoðunlukta bulunduðu vilâyetlere azýnlýktan Valiler tâyin etmek. Mithat Paþa.uzaklaþtýrýlmasý gerektiðini söyledi. masonluk kanalýndan yürütmeðe devam ediyordu. Hemen Sadrazamý ve Saraskeri saraya çaðýrttým ve kendilerine tel Sadrâzam. Baþarýlý bir devlet adamý ol ncak . ordu mevcudunu bilemeyeceðini söyleyerek iþin içinden çýktý. vebali aðýr bir kararý büyük devl den önce. (Saray) göndereceðim. Mithat Paþa gibi Mason olduklarý ortaya çýkmýþtý. Övgülerle inhasýný saðladýðý Maliye Nazýrýný. bir yandan Saray buhraný yaratmak.iþ icabý . büy naþmýyordu. Edeb'den ve edebiyat'dan uzak bu mektubunda hatýrýmda k aldýðýna göre "Kanun-u Esasî'yi ilândan maksadýmýz. Ýyice bunalmýþtým. Yazdý-ðý üç tezk rbirini tutmuyordu. baþarýlý bir kimsenin Sadrâzam Mithat Paþa. Bu sýrada Gazi Ahmet Muhtar Paþa'dan bir telgraf aldým. Ýngiltere. Öfkelenip küplere binmiþ ve b t verecek yerde. Almanya. Onu uzaklaþtýrmak bir devlet hatasý olacaktý. Fransa ve Ýtalya ile de savaþ haline girmiþ oldu. Bütün iþlerimi býraksam da Mithat Paþanýn yanlýþla . Serasker kemküm edi kadar sorumsuz ve kolayca suçu baþkasýnýn sýrtýna yükleyebilecek kiþilerle bir savaþa gir lik olacaðýna inandým. (26) iþinden uzaklaþtýrýlmasýnýn Kanun-u Esasî'ye uygun olmayacaðýný bildirdim. Mithat Paþanýn istediði gibi çýktý. Cumhuriyete gitmekten baþ re kalmadý. Baþýna Buyruk Sadrazam." demiþ. "Ruslarla savaþý kabul ettiðimiz takdirde iç bir yardýmda bulu-namýyacaklarýný" açýkça bildiriyordu. endisinden sonra ilk sözü. ancak yenilgiye gidilebilirdi. tezkereyi getiren memura : "Bundan sonra 'Maliyeye gelenlerin h epsini "Mabeyn-i Humayun'a. Bunu nasýl saðlamalý dersiniz? Bu meseleyi sizin gibi bir kaç kiþi anlar. elaltýndan da istediði kararý almak için hazýrlýklar yapmayý ihmâl etmedi. aklýna geleni yapmak istiyordu. Sadrazamdan (26) ve Serasker Paþa'dan (27) ordunun ne durumda olduðunu sordum. (Ziya Paþa) ve larla diðer arkadaþlarýn toplanýp içtiklerini ve ileri geri konuþmalar yaptýklarýný öðreni eferinde Mithat Paþanýn "Hanedan-ý Osmaniden artýk hayýr gelmez. Ýs teksizce kabul etti ve böyle yaptý. Sadrazam Ordu Mevcudunu Bilmiyor. Ýngiltere. Kumandasýndaki as otuz bin olduðunu bildiriyor ve bu kadar küçük bir kuvvetle düþmanýn yüzbinlerce kiþilik s namýyaca-ðýný söylüyordu. Mithat Paþa. sebep sordum. ben konferans tekliflerinin katiyen reddedilmesine t araftarým. Fakat halk Mithat Paþaya baðlanmýþtý ve kendisinden bir mucize bekle ydi. Karar. ma-zaliah devleti temelinden yýkabilirdi. bilmem özendiði Ýngiltere ve Fransada görülmüþ mü sabrettim. Kanun-u Esasi'ye göre. Bununla beraber sabrettim ve onun eksiklerini kendim tamamlamaða çalýþtým. Bir toplulukta. Bir Sad azamýn bir Padiþaha böyle cevap verdiði. fakat sabrederek olaylarýn önüne geçmeðe çalýþýyordum. her tü . eski sadrâzam gibi bir devlet büyüðü iþi kahramanlýk edebiyatýna dökerse. Ben bu kararnameleri imzalamadým.

hele haddini bilmek ne müþkül!. Gitti ama Saray'dan "Bu millete Allah Rahmet eylesin" demek hodgâmlýðýný (bencilliðini) da gösterdikten sonra Mithat Paþa'nýn Sürgün Günleri 7.. Mithat Paþ Ýngiltereye bel baðlamýþsa. Çünkü bütün tavsiyelerini yerine yi kabul etmiþ ve yapmak yoluna girmiþtik. Konsolosluða Sýðýnan Vezir! Keþke izin vermeseydim ve keþke Avrupadan hiç. bir yabancý konsoloshaneye sýðýnmayý düþünmüþ ve bunu yapmýþ olmasý. bir insaný doðru yola getirmek. Fakat hemen söyleyeyim. Ama dýþarda ve tabiatý ile Ýngilterede kýyamet koptu. pek arkalamadýlar. Baþka hiç bir delil olmasa. Biz.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Demek mülkün bekâsýný kendi vücuduna baðlý sanýyor-muþ. Mithat Paþaný iþe karýþmýþ olduðunu gösteriyordu. baþarýlý olduðu seviyede kullanýlmasýnda kendisinden i lirdi Ýngilizlere satýlmýþ olabileceðine inanmýyordum! Bu sebeple çaðýrdým ve kendisini Sur i yaptým. Ne içde halk onun peþinden ayaklanýp kend radý. Gazeteler. ister daha hususi sebeblerden gelsin. Devletin en üst kademe masýnda bazý mahzurlar çýkmýþsa da. savaþ haline giriyorlar ve lütfen üzerimize kuvvet gö emek dostluðunu gösteriyorlardý!. gerçi baþtan sona "yanlýþ içinde" 'deðildi. ister masonluðundan gelsin. Brendiziye gitti. Devletimizin bütün tarihinde böyle bir emsal gösterilemez! Dosta .doðruca Ýngiliz Konsolosluðunun yolunu tuttu.düþmana. Fransýz Konsoloshanesine sýðýndý. Kanun-u Esasî'nin bana verdiði hakka dayanar Sadrazamlýktan uzaklaþtýrdým ve sýnýr dýþý ettirdim. Bütün istediklerini yapmak karþýlýðý gösterebildikleri dan ibaretti!. Vali olar ak iyi imtihan vermiþ. Tersane müzakereleri sýrasýnda Ka Esasý ilân edilmiþ ve yapýlmasý düþünülen Ýslahat büyük devletlerin hepsine yazý ile bild rde Ýngiltere'nin.. oradan da mektuplar yazarak halâ devlet iþlerine rýþýr mýydý?..çaðýr-masaydým. þahsî sebeplerle öldürmek . Rus sefirinin aðzýna bakarak bizden Bulgaristan'a istiklal. "Ýslâhat" birdenbire ehemmiyet güya bu iþi baþarabilecek tek adamýn iþten uzaklaþtýrýlmasýný Osmanlýlýðýn ölümü imiþ gib uzuya kurdun ne söylediðini iþitmiþtim. D miz de bunu emreder. Sadece zaman. bir Osmanlý Veziri ve Valisi olarak mahkeme huzuruna çýkacaðý y e. lerde izinli olduðu için. bilmek ne ka dur. bu haysiyet kýrýcý tekliflerini red ettiði n Ýstanbuldan Elçilerini çekiyorlar. Ah.soðuk kanlý bir cani gibi davranarak ve bir Osmanlý Veziri olduðunu klýna bile getirmeden . Kendisinin pek önem verdiði a n karþýsýna çýkacaðým anlar anlamaz. buna herkesten önce kendisinin taraftar olacaðý yerde . O gider gitmez koskoca Osmanlý ülke iliyormuþ? Halbuki umduklarýnýn hiç biri olmadý. Ýngilizlerin Mýsýr'a nasýl iþtahla baktýklarýný bi adrâzam'ým Mithat Paþa da benim kadar bilmiþ olsaydý. Ýngiliz Hariciye Ve-kili'nin masasýna kolunu y aslayýp Osmanlý Sefiri Musurus Paþayý Vekil ile birlikte karþýlar mýydý?. Sýrp ve Ka radaðlýlara da toprak vermemizi istememeleri gerekirdi. "Haddini Bilmek Ne Müþkül. Eðer amcamýn ölümüne karýþmýþ bir kiþi olduðunu bilseydim. Osmanlý ülkesini kurtaracak bir tedbir ise. Bilmiþ olsa.. Bazý iþlerin üstesinden gelmesini biliyordu. baþlý baþýna suçl . îþin aslým elbette bilen Ýngilizler. Halbuki Ruslardan fazla Ýngilizler bizi bu y apýlamaz fedakârlýklara zorlamakta idiler. Ýngiliz Konsolosu. Osmanlý mülkü temelinden sallanýyordu. doðru Ýngiltereye gider. cezalandýrmak demek deðil!. Hemen Adliye Vekili Cevdet takibine memur ettim. zaman yanlýþlýklar y yetleri olan bir devlet adamý idi. onu bulamayýnca. Eðer Ýslâhat.. Fransýzlar küçük bir direniþten sonra teslim etmeyi kabullendiler. bin hayýr iþlemekten üstündür. "Padiþah" demek. ya da bildiklerini gizlemek.. Hâl' edilmiþ bir Padiþahý. Bize tavsiye ettik atýn Osmanlý Devletini daha çabuk batýracaðým benim kadar Ýngilizler de biliyorlardý ama. Fakat bu mevzuda açtýrdýðým bir tahkikat. Ýngiltere'de Mithat Paþa'ya bel baðlamýþtý. Mithat Paþa. Osmanlýnýn baþýný yere eðen bu olay bana bildirildiði zaman.Mart. Ama kendi adamlarý saydýklarý Mithat Paþa uzaklaþtýrýlýnca. ithat Paþa gerçekten biliyor muydu?. hem hanedana karþý iþlenmiþ aðýr bir suçtu! Gö azdým. bunu baþaramýyacaðýmý iyice anladým. Artýk duramazdým. Mithat Paþa uzaklaþtýrýldýktan sonra Osmanlý Ýslâhat beklenemeyeceðini yazar oldular. hiç bir zaman kendisini Avrupad endisine yeni vazifeler vermezdim. Bütün bunlar m'ýn. Böyle olacaðýný zaten biliyor ve bekliyordum. ve daha mühimi haddini bilmiþ olsa. hem devlete. ne hatta en yakýn arkadaþlarýndan bile bir ses çýktý. . körükörüne Ýngiliz bel baðladýðým görüyordum. gittiði yerlerde devletin yüzünü aðartmýþtý. baðýþlamak demektir. kahroldum! Çü iddia olunan cinayetten de aðýr ve baðýþlanmaz bir davranýþtý.m." Hiç bilmiþ olsa. Sonra da Ýzmire getirdim. Muhakeme edilmesine izin verdim.

Aile hayatý ile hususi hayatý nasýl birbirini tu em hayatý ile düþünce hayatý da öylece birbirini tutmazdý. Tut-sunlar. müzakereler sona erdiðinde tatil etmek de el bette yeddi þahanelerinde olmak hikmet-i devletdendir. kötü gelirse tedbirini de ihmâl etmemek gerekir. Meclis'e yardýmcý olmasýndan yanaydým. Muhterem pederim Sultan bdülmecit'in fikirleri beni zaten bu noktaya getirmiþti. Gerekli tazimden (saygý) son Aman hazýrlanan Kanun-u Esasiye müdahale ediniz. Ne yapýp yapýp bu teþebbüslerini ben önlemeliymiþim!." Bununla beraber. Onun ölümünden. maruzatým ehhemdir" (29) demiþ. O gün gördüm ki Kemal Bey de týpký benim gibi düþünüyor. Bu konuda Mithat Paþa ile hiçbi r ihtilâfýmýz yoktu. Mülkün bakâsýný her . (Namýk Kemal) benim maðdurlarým arasýnda sayýlýr. Rabbim'in bu yoldaki cezasýna razýyým! Namýk Kemal 9. Fakat a o. bir Osmanlý Veziri ve Sadrazamý olarak yabancý bir devletin hizm bulunmasýný asla ba-ðýþlayamam! Çünkü tutuklanacaðý sýradaki tutumu ve Ýn-giliz Konsolosluð . "Kanun-u Esasî"nin ilâný noktasýnda samimi idim. Ayrýca Süleyman Paþa liði kurmuþlar. "Hem n görmeliyim. Kemal Bey Al-i Osman'dan yana idi. Belki biraz da öyledir." Kanun-u Esasî'nin kaleme alýndýðý günlerde o da bir taslak hazýrlamýþtý... devletine ihanet den bir Sadrazamý p sorabilir. Saray'la iyi geçindiði gü "Osmanlý Tarihi" yazdýðým. Mithat Pa r kenara koymak (29) Ehhem: Çok mühim. alným açýktýr. Herkesin aþaðý yukarý ne yapabi yacaðým kestirebilirdiniz de. Kendisini biraz teskin ettikten sonra. Birkaç saat içinde onu kendiniz gibi düþündürebilirdiniz de. Bundan çok memnun olduð mam. iþlerim vardý.. Pek periþan bir hâli vardý. Bu dediklerini baþaaazallah Devletin sonu gelirmiþ!. Yarýn huzuru Rabb-ül âlemin'e v rdýðýmýzda yü-züm ak. Saray'a gelmiþ ve hemen "huzur"a çýk na Sait. Mithat Paþa temelde Al-i Osman'a karþý. Kabul ettim. çünkü bunu kendisi de bilmezdi! Mizacýnda birbirine zýt iki ayrý insan yaþayan nadi iþilerden biri olduðunu söyleyebilirim. istiyordu. beni sorumlu tutmak istiyorlar. ama sonralarý sýr ç (28) Namýk Kemal'in Hürriyet kasidesinden. Bütün Ýslâhat düþüncelerini bu hanedanýn iradesi içinde gerçekleþtirmek ist hat Paþa. bir baþka gün kabul etmek istedim. Padiþah'ýn bütün haklarým Meclis'e devrediyorlarmýþ!. Olsa olsa Allahým.Mart. Fakat ben Saray'ýn. Yüzü sararmýþ. Tuh Mithat Paþa'nýn bir akþam "Âl-i Osman'ýn yerine Al-i Mithat" gelse ne lâzým gelir?" dediðin esi günü gelip bana haber veren Kemal Bey'dir! Kanun-u Esasî'nin komisyonda görüþüldüðü günlerde idi. Onu yakýndan tanýyanlar. dedi. kendi kendisinin maðduru idi!. direnmiþ. Kemal Bey'i biraz daha söyletebilmek için bu sözü edilen maddelerin han gi maddeler olduðunu sordum. kime güvendiði ve kimin hizmetinde olduðunu açýkça ortaya koymuþtur! Böy-leyken. yakýn arkadaþý ol uðu için kendisini baský altýna almýþ. Bu teþebbüsleri biraz da üzüntü duyarak takip edi dum. valilikl asýnda devlete ettiði hizmetleri hatýr-layarak idam cezasýný hapse çevirdim. Çabuk tesir altýnda kalan belki de çok s bir insandý. Bu dediklerinden benim de haberim vardý. Önceleri buna çok þaþtým. Nasýl oldu da beni tahtýmdan devirip biraderim Murad'ý yeni baþtan tahta çýkarmak hevesin .. direnmeye yüzü tutmuyormuþ. "Namýk Kemal Hanedana Baðlýydý. Kemal Fakat çok karýþýk ve çapraþýk bir insandý. bu konuda bir türlü anlaþamýyorlardý. Ben. Mithat Paþa. kaç saat veya ka düþünceyi taþýyacaðým bilemezdiniz. olup biteni anlattý. bir fýrsatýný bulup hanedân'ý devirmek ve yerine kendisi geçmek fikrindeydi. Paþa haber verdi. Hanedana büyük saygýsý vardý. yoksa maazallah Devlet-i Osmaniye'n in sonu gelecek. Bir ihtiyaç vukuunda M eclisi toplamak nasýl yeddi þahanenizde ise. Mithat Paþa'nýn ç halde. "Namýk Kemal Vatanperverdi.. O günlerde. arasý bozuldumu "Köpektir zevk alan sayyad-ý bi insafa hizmette 8) diye ejderha kesildiðini çok iyi bilirler. Neden korktuðunu anlamýþtýr. . Hakiki sahibi Allah ise siz Yeddi Emini'siniz. Kendilerine "Yeni Osmanlýlar" dedirten birkaç kiþi arasýnda en çok gözümün tuttuðu. Büht-ü hayretle (þaþarak) gözlerini açtý : Aman Efendimiz dedi bu Meclis türlü anâsýr'dan (çeþitli milletlerden) meydana gelecek in iyisini düþünmek kadar. Ýtiraf ederim ki vatanperver bir insandý.l333 (1917) Beylerbeyi Kemal Bey.Mahkeme safahatý ve neticesini anlatmýþtým. elleri titriyordu. Osmanlý mülkü birleþmektedir. Kemal Bey'in ne yapabilip ne yapamayacaðým bir türlü kestirem zdiniz. Mithat Pa-þa'nýn emmim sultan Abdülâziz'in ölüm l-masýný da baðýþlarým da.

hâlâ yerine koyamýyor Bir gün Tarih. Padiþahýna þart koþabilsin!. millete ait iþlerinin bir kýsmýný kurduðu Mecl dürür ama. Mecnun Olmalýdýr. kendilerine "Genç Türkler". Aranýrsa. deli deðildi. Mithat Paþ er balamdan o kadar benzeri idi ki. muhabbetimi bir gün bile eksiltmedim.. Kemal Bey ne ka ar samimi ise. "Jön Türkler" dedirten kimselerin neden Mason o duklarýný elbette araþtýracak ve ortaya koyacaktýr. Gerçekten o yýllarda böyle düþünm nitekim Mithat Paþa'yý uzaklaþtýrdýktan sonra da hem Kanun-u Esasî'yi ilân ettim. Bunlar o çeþ ddeler deðildir. "Allah Taksiratýný Baðýþlasýn. Yoksa çok daha aðýr cezalara çarptýrýlmasý icap eden iþlere giri mahzurluydu. iþitmezlikten geldim. bu yolda bazý h larýn olduðunu söyleyerek benim bu konudaki fikirlerimi öðrenmeðe teþebbüs etmiþtir. Yalnýz. rah isi dahi bilirdi. Sadrazam Rüþtü Paþa ile Mithat Paþa benimle biraderi talýðý sýrasýnda bir görüþme yapmýþlar. yazdýðý yazýlarýn Ýstanbul matbuatýnda imzasýz çýkmasýný saðl ayetinin iþlerini ne dereceye kadar gördüðünü bilemem. Midilli'ye gönderiliþi hep kal mine ve vatanseverli ðine kýyýlamadýðý içindir. "Ýngiliz Locasý"na baðlýydý! Bu localardan maddi yardým görüyorlardý. Ben. Mithat Paþa. hediyeler göndermiþse. Ancak Mithat Paþa. Ka-lun-u Esasî'nin ilâný. Vezirime senet imzalayayým?. Bu yardýmlarýn "insanî" mi. diledikleri gibi kullanýyorl im bu yüzden hapsettim. düþüncesi kýt kimselerin so kýþtýrdýklarý þeylerdir. Ben d Esasi'nin ilânýndan yana olduðumu kendilerine söyledim. Bu beyanatýnda laubali bir eda ile Kanun-u Esasi ile idare edilen memleketlerde p adiþahlarýn. Ýstanbul gazetelerinde Ziya Bey'in (Paþa) Milletvekili çýkmasý için Ýstanbul'da ta .Mart.. Ziya Bey de o kadar harîs ve hesabý idi. milletin bir "hizmetçisi" olduðunu söyleyecek kadar edeb dýþý davrandý. Ben bu tezkereyi ele geçirmek için Mithat Paþa'y iþan et-miþim!. "siyasî" mi olduklarýný tarih elbette öð Daha önce de söylediðim gibi. Bu görüþmede. nimete ve mevkie doymaz bir adamdý. cülus edecek bir padiþaha þart koþulmaz. memnun deðildi.1333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Mithat Paþa'nýn cülûs'umden (30) önce benimle pazarlýk yaptýðý söyleniyor. Veziri asýl bir mecnun ol-malýki. Kendisini Vezirlik mertebesi le Suriye Valiliðine tayin ettiðim halde. hem Mecli savaþ içinde olduðumuz halde topladým ve bütün savaþ boyunca Meclis çalýþmalarým sürdürd Padiþahýndan Senet Ýsteyen Vezir. Çünkü bu kusurunu. Gerisi yalandýr. Ziya emal Bey'in Saray'a yerleþtirilmesi. Hangi ursa olsun. Bunlar. Güya Mithat Paþa rim Sul-tan Murad taht'da iken benimle konuþmuþ ve padiþah ola-bilmekliðim için bana bazý þ lar koþmuþ! Bu þartlar. lerdir. Bununla da ye-tinilmemiþ de biraderim Murad'ýn iyileþmesi halinde tahtdan feragat edec eðime dair benden bir de tezkere alýnmýþ!. Sýrasý gelmiþken söyleyeyim. Bunlarýn aslý yoktur.kapýldýðýný anlayamadým. Biraderim Sultan Murad'ýn kendisi gibi mason olduðu için mi. Hem sonra Ziya Bey ile Kemal Bey Saray'a alýnsalardý. Mithat Paþa. kendisi ve ailesi refah içinde yaþamýþtýr.. Çünkü. sürgün ettim ama. Avrupa'ya uzaklaþtýrýldýktan sonra Ýstan aki arkadaþlarýna Ermeni cemaati yolu ile nasýl paralar. fakat bunlarýn hiçbirini ne þart olarak ileri sürm su etmiþ 30) Cülus: Taht'a çýkýþ. yalnýz biraderimin rahatsýzlýðý bana bildirilmiþ ve tahta geçeceðim t r. Bana olan minnet ve þükranýný ktuplarý Yýldýz evraký arasýnda saklýdýr. Fakat Ýstanbul'da bazý kimselere g eþ mektup gönderdiðini yakýndan bilirim. Ziya Bey. elbette bulunur. ama hizmetçisi deðildir! Kanun-u Esasi ile idare edilen memleketlerde de hükümdar. Ziya Bey de (Paga) Suriye'den (ya ranýna) hediyeler gönderiyor. hizmetçilik etmez! Þýmarýk Ziya Bey böyle söyleyerek yüzyýllar boyu Osmanlý kýndýðý Padiþahlýðý aþaðýlatmaða çalýþmýþ ve ona hakarete cesaret etmiþtir! O zaman Sadraza mamak için bunlara bile göz yumdum. Allah rahmet eylesin! Yanlýþ Söylentiler 10.. bunlar benim el lerimi kollarýmý mý baðlayacaklardý? Bir sözümle kendilerini iþlerinden çýkaramaz mýydým ki sýðmaz bir þart dermeyan edilsin!." Bir ara Ýzmir'e geldi ve burada yabancý bir gazete muhabirine sözüm ona bir beyanat ve . harîs ve atýlgan bir Vezirdi ama. çevresine toplananlar onu kýþkýrtýyorlar. Nerede ol muþ olursa olsun. biraderimin Kanun-u Esasî'ye mütemayil bulunduðunu. Benim tahkik ederek öðrenebildiklerimi en hepsi Mason'dular ve yine hemen hepsi. gözü Sadrazamlýktaydý. yok rime her þeyi daha kolay kabul ettirebileceðini düþündüðünden midir. Kemal Bey'in Magosa'ya gidiþi.. derim Sultan Murad iyileþtiði takdirde benim tahttan feragat etmem gibi maddelermiþ!. Ziya Bey ve Kemal Bey'in Saraya alýnmasý. Gerçek þudur ki. bir Hükümdar milletinin hizmetindedir. nasýl bir padiþah olmalýyým ki.

yerilen de ben. Sözü bilirdims taya atanýný bilmezdim.Bete Rouge) lakabýný takan Piyer Kiyar'mýþ. E ni kanýnýn dökülüp. Aharonyan efendi de. Ve o kadar sevdiði Ermenileri de d emek ki. yoksa vetosunu basar hat Paþa. ýs. tüm ademoðlundan sorar ki. beni e göstermek istiyorlar. nu kendisi pek iyi bilirdi Ýstanbul'u terk ediyor. Pîyer Kiyar Ele Geçiyor. üzüntüsünden ve kederinden bu çaresiz ka "Sizin de yoksul olmamak. Taþýdýðým yabancý ülke niþanlarý kadar. haksever ulularýndan geçinen Hindistan V alisi bizim Türk hocasýnýn sarýðýna teþekkür mü ederdi?. Yirmi üç yýl önce Ýstanbul'a gelmiþti. Gladis-ton'un "Kýzýl Sultan"! tarih sahnesind li sekiz yýl on bir ay oldu. Zabýta bir aralýk.arý tarafýndan birkaç bin imza toplandýðýný gördüðüm zaman Sadârete bir tezkere ile. Bunu. Fransýz. Ermeni hesabýna çalýþan bu Fransýz-dan þüpheleniyor ve tutukluyorsa da. Gerçekten de bu mesele ve sefaretin bu yoldaki müdahalesi hatýrýma geldi. insan dýþ düþmanlarýndan deðil.. Ermeni ocaðýnýn sönmüþ olduðu her meselede. ismen bilirim. Meselâ izmirli Ü Efendi kalkýp tâ Hindistan'a gitseydi ve orada azýnlýðý deðil.Mart. Hattâ. Mazlum Ermeni milleti adýna heyecanlanmýþ ve ayaklanmýþ bu fedakâr mücahit. Acaba Ermeni vatandaþlarým hallerinden daha memnun ve gel eceklerinden daha güvenli midirler?. bunlarla iftihar etmekte haksýz deðilim n" payesinin verilme sebebini bu kitaptan öðrendim.. Mösyö Çobanyan da aðýz birliði edip allandýra ballandýra anlatýyorlar ki : Piyer Kiyar. Piyer Kiyar. Ve öðreten de Aharonyan. iç düþmanlarýndan iþitmek ve öðrenmek ister.. birçok Fra ve Ermeni hatibi ile muharrirleri.1333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Dün yazdýðým satýrlarý bugün bir daha okudum. "Sason" meselesinde. sonra da benim þefkat ve merhametime býra gidiyor. kendisini emniyet ki. Üç dört sene kaldýktan sonra da def olup gitti. Ermeni Meselesi 12. "Piyer Kiyar'ý. hakarete uðramamak gibi bir hakkýnýz vardýr" d i ve demekte ýsrar etseydi. Tuhaf!.. Piyer Kiyar. "Hükü nýþlarý görülmüþ bir kimsenin Meclise alýnmasýný doðru bulmadýðýmý" bildirdim... Bana : (Kýzýl Hayvan . Ermeni mekteplerinde d muallimi idi. yine o yabancý ülkeler yakýþtýrýlmýþ böyle birçok unvanlarým vardýr! Ben. Piyer Kiyar Avrupa'ya gittikten ve Ermenilerin yürek paralayan maceralarýný hiçbir þeye al dýrýþ etmeyen men-faatçý insanlýk dünyasýna haber verdikten sonra bile Ermenilere olan muh i tatmin edememiþ ve bu sevdanýn hýzý ile (Illustration) un muhabirliðini kapýp gittiði Yun Ordusunda gönüllü bulunmuþ ve Türklerle savaþmýþ da!. Ermeni öðrencilerinin felsefe ile ed t tarihi derslerinden ne kadar yararlandýklarý belli deðildir ama. yâni. Ýngiliz Elçileri Sahnede . Þimdi. birçok Fransýzla beraber. sadece fikirlerini dob ra dobra söylemeye alýþmýþ bir devlet adamý idi ve edeb dýþý söz söylemek yaradýlýþýna ayk Ýþte Ziya Bey için söyleyeceklerim : Allah taksiratýný baðýþlasýn!. Bunu söyleyen ben deðilim.. hapisten çýkmýþ ama. Övülen. (Kýzýl Hayvan) diye aþaðýlanan bu insan.Mart. ünsüz Fransýz Edebiyatçýsýnýn da nutuk tarzýnda hicviyeleri var ise de "Kýzýl Hayvan" isminin ni olduðunu. efaretinin müdahalesi üzerine ben serbest býrakýyorum. B e güven verici olur. Kraliyet'e hakaret et eyi meslek edinmiþ birinin Meclise alýnmasýný alkýþlarla mý karþýlar. ihtilâlciliði öðretmek v nandýrmakta o kadar baþarý kazanmýþ ki. Bunu söyleyenler. yani Piyer Kiy anbul'daki mikdarý her halde çok olmayacak aylýðýný býrakýp Fransa'ya dönmek zorunda k ni kýyýmýný haber seriyor! O vakte kadar koca Avrupa'nýn bu faciadan haberi yokmuþ ve hüküm de bizden yana çýkýp iþi susmakla geçiþtiriyor muþ.. en çok in-sansever. çoðunluðu yapan Müslümanla ler kadar da temel haklara sahip olmadýðýný görüp. Ermeni gençlerine felsefe ve edebiyat tarihi ile birlikte "Türklerin boyun duruðundan kurtulmak için çalýþmak" dersleri vermiþ!. bu Piyer Kiyarý minnet ve þ ni cemaatýna kutsal bir vazife olmuþ!. önce Allah'ýn korumasý ve esirgemesine. Çobanyan adýnd ki iki Ermeni hatibinin hararetli nutuklarýdýr! Musahibimin getirdiði kitapta ünlü.1333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Musahibim evvelki gün fransýzca 'küçük bir kitap getirdi.. "Zeytun" meselesinde. Maliye Veziri Galip Paþa'nýn azlini benden niye o kadar Ýsrarla istemiþti? Halbuki Galip Paþa. Ýstanbul'daki saygý toplantýsýnda Hüseyin Cahi ey bile bulunmuþ ve iþitmiþ!. Adý : "Piyer Kiyar'ýn Hatýrasýna ye ve hicviyelerden yapýlmýþ bir kitapçýk.. Ermeni okullarýna öðretmen olarak 1893 yýlý bul'a gelmiþ. mösyö Aharonyan ve Çobanyan efendile r... Bu da o kitapta yazýlý!. yemin ederim þahsý için bizim taraftan hiçbir tehlike mevzubahs deðildi mediðinden. "Kýzýl Hayvan!" l. Acaba pek hayraný olduklarý Ýngiltere Kralý. zulüm görmemek.

elinden geleni yaptý. bir yandan Katolik ve O rtodoks Ermeniler arasýndaki anlaþmazlýðý kullanarak. onlar da söz sahibi olmak istiyorlardý. Bunun üzerine kurulan çeteler.Mart. Jön Türk . Onun için zabýta kuvvetleri ile. Ermeni Ýþbirliði.1333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Ermeni meselesi. birbirleri peþinden Saraya koþtular. bu kýþkýrtmalarý hoþ karþýlamadý. bu iki unsurun bir arada yaþayamayacakla ileri sürerek muhtariyet isteyeceklerdi. bir fikir etrafýnda topl alarýný engelledim. Çünkü Bulgaristan'da denenmiþ ve sonunda Bulgaristan' muhtariyet adý altýnda baðýmsýzlýk kazandýrmýþtý. Çünkü bu günlerde buralarda bi Ataþesinin görünmesi. Büyük devletler elcileri. Öðretmenler. zavallý lerin kýlýçtan geçirildiðini ve bunun zulüm olduðunu söylüyorlardý. vücudu býçakl rulduktan sonra tutuþturulanlar da vardý! Bu Ermeni tahrikçileri özellikle Sason bölgesinde tahriklerini sürdürüyorlardý. Bu Ermeni n kavgasýný sona erdirmek için. bir taraftan çetelerden çekmiyorlardý. bu iyi Osmanlýlarý. sonra dönüp Müslüman ahali Bu oyunu. tahrikleri önlemeðe çalýþtým. o zaman bunlar da bu Ermenilere ka teyeceklerdi. dünyanýn dikkatini Türkiye üzerinde uyanýk olarak tutuyordu. Papazlar." Çok geçmeden buna Fransýzlar ve Ýngilizler de katýldýlar. Ordunun buralardaki eþkiyalarý temizlediði söyledim ve ilâve ettim : "Ataþe göndermenize müsade edemem. baz n birini. Bir yandan kendilerine þefkatle muamele ettim. Türk Kýlýðýna Girmiþ Ermeni Eþkýyalarý Birinci safhasý böyle biten oyunun ikinci safhasýna geçildi. Ortodokslara arka çýkýyorlardý. Medeniyetimize hizmet etmiþler. Erm eni kavmi (milleti). öðretmenleri ele geçirdiler. uzun müddet. önceleri pek itibar görmedi. Aslýna bakacak olursak Ruslar. Fakat Ruslar. i k Ermeni komitesinin Türkiye'de deðil de Pariste kurulmuþ olmasý. Ermenileri parmaklarýna doladýlar. Bunlarýn içinde. önce bu namus andaþlarýmý yola (!) getirmek için bunlarý kesip öldürmeðe baþladýlar.. Bütün elçilere ve bu arada daha sert bir dille Ý z Elçisine. Fransýzlar..çýkarmýþlardýr. Ben. Fitneyi Bastýrmak îçin Elimden geleni yaptým. F tnenin baþý dýþarda idi. siz hâlâ bizimle birlik olmuyorsunuz" demeðe baþladýlar. yatýþmýþ toplumlarý yeniden birbirine düþürebilir. Osmanlý imparatorluðundan yeni bir parça daha kopar-mak için. ama her ikisinin de Osmanlý Reayasý olduðunu hatýrdan çýk arak. Ben. Hiçbir kavim. Hele Ýngiltere elçisi. beslemeye. saklamaya baþladýlar. onu en iyi temsil etmiþ bir kavim-di. Çünkü kendi sýnýrlarý içinde de Ermeniler vardý. müþir Zeki Paþa emrindeki orduyu. bu sahaya sevk ettim ve klanmayý bastýrdým. Sonra. Bulgaristan üzerindeki emellerine ulaþýnca . her þeyi ortaya koyar. Çünkü bu suretle Mýsýr'da riþtiði iþleri örtmüþ oluyor. Türk kýlýðýna giren Ermeniler rine yardým etmek istemeyen kendi vatandaþlarýný öldürüp sonra da "Görmüyor musunuz. Osmanlý-yý en iyi benimsemiþ. Hem Rusya. sonra bulduklarý macera düþkünü Ermenileri bizim aleyhimize çevirdiler. Ruslar. devletimizin bekasýna çalýþmýþlar. üstlerine saldýrtmak. Fakat bunu izleyen yýllar ltere Ermeni meselesini ayakta tutmak için. kendi Ermenilerinin aðýzlarýna bir parmak bal çalmak. Müslümanlarý kýþkýrtmak. hizmetleri ile ve sadak eri ile mümtaz Osmanlý. bazýlarýný hemen ayaklandýrmaya yetti." Elçi yanýmdan hayret içinde ayrýldý.. Bu sebeple. yanlýþ yollara sapmaktan kurtarmak için elimden geleni yaptým. önce papazlarý. fitneyi bastýrmak. baðlý olduðu ülke zayýflarsa rahat dur-maz.13. sizi yor. bunun bir asayiþ meselesi olduðunu. bazen ötekini tutarak. kikat heyetinin kurulmasýný istiyor ve buna öncülük etmek için de bir Ýngiliz Askerî Ataþe en olay yerine gönderileceðini söylüyordu. Ermeniler meselesi deðildir. Nitekim bulunmadý da. sonra da d Bundan sonra Avrupa devletleri iþe karýþacaklar. Çünkü ben o günlerde Ýngiltere'nin uzak doðuda Ruslar derde girmiþ olduðunu biliyordum. Bu namuslu Ermenile ftan hükümetten. Ermeni lýþýyordum. Fakat tek baþlarýna hiçbir güçleri olmadýðý ler gibi onlar da bir süre ha bekleyebilirlerdi. hem de Almanya'dan çekinen Fransa ciddî bir müdahalede bulunamazdý. Türkiye'de müstakil bir Ermenistan kurulmasýndan yana deðil diler. Ermenilerin muradý. sonra bunlar da çeteleri de lemeye. Rahat bir rekle söyleyebilirim ki. Ermenilerin bizden hiçbir þikâyetleri yoktu. Bir anlý Ermeni. Ruslarýn hesabý. Türkiy nin baþýna bir gaile çýkarmaktan ibaretti. Bir yandan da Türk köylerine yorlar ve Müslüman halký türlü iþkencelerle öldürüyorlardý. Gönderdikleri ajanlarla. Ajanlarla sürdürülen bu tahrikler. Osmanlý ülkesinden koparýlacak yeni parçada. Ancak tahrik ve fitne. Önce birbirlerini kýrdýlar. ben de dünya da biliyordu. Ermenilerin de tek ba rýna uslu oturduk-larýný söylemek istemiyorum. hem Ýngiltere. Katolikleri himaye ediyorlar.

Arap mebusu bulunmasýný istemeðe kalkýyorlar!. Fransý osunda bir Cezayirli mebus varmýydý ki. Bulgar. ahit birliði yapýyorlar!. Ýngiliz Parlamentosunda bir Hindli. fakat görüyorlardý ki Ýngilizler. Amcamýn ceza ile baþa elde etmeðe çalýþtým. Hem Osmanlý ülkesini parçalanmaktan kurtarmak istediklerini söylüyorlar. Eðer aralarýna nifak (arabozuculuk) 'dü-þürmeseydi relere kadar götüreceklerdi acaba?.. Onlar da kendi aralarýndaki rekabet yüzünden savaþa girecek takatta deðildiler. "Tesirleri" de Mahdutdu. bunca okumuþ. ben bu olaylarýn her ikisinin de içinde yaþadým. Fakat Avrupa'nýn büyük devletleri de.. bu erin. Osmanlý Parlamentosunda Rum. Sýr p. Türkiye için bir huzursuzluk. benim. Bari son kalan bi avuç vatan topraðýnda yaþayanlarýn gözleri açýldý mý?. Amcam Abdülaziz Han'ý düþürmek için Avrupa'ya kaçan Genç lýlar. Her iki gurup da memleketin okumuþ yazmýþlarýný içine alýyordu. kimin daha büyük parçayý yutacaðý idi. Her iki gurup da eme rine Ordunun bir parçasýný vasýta etti.Mart. komitecilerini Ýstanbul'a soktular ve Ýstanbul'da çeþitli kargaþalýklar çýkarmaða muvaffak da oluyorlardý. hem Abdülaziz Han düþmüþ. Her iki gurubun dayandýðý ordu da içinden parçalan Evet. Durmadan yazýyorlar þahsýma "K an" diye hücum ediyorlar. düþmandýlar.. Ermeni. "Fikirleri" de.. nasýl görmediler de ecdad kaný ile sulanmý ir ülkeyi kendi elleri ile ba-týrdýlar!. Bu mevzuda Sait Paþa'nýn hizmetleri büyüktür. beni düþürmek için Avrupa dlarýna ermiþler. dediklerine kulak asýlmazs caktý! Ýki kere istemeyerek de olsa. hayýr. bir sarayýn dört duvarý arasýnda gördüðüm hakika ryüzünü gezip tozduklarý halde nasýl görmediler. Ben Ermenilerin Ýstiklâl sevdasýna kapýlmalarýna þaþmýyorum. Fransýzlar. eni meselesi bir dünya efkârý umumiyesi meselesi olmuþtur ama. ama Osm laþýyorlardý. Afrikalý. hattâ Alman e Avusturyalýlar yani bütün büyük Avrupa devletleri menfaatlerini Osmanlý mülkünün parçalan muþlardýr. Görüyorlardý ki bu devletler birbirleri ile dalaþýyorlar. anlattým. eninde sonunda muradlarýna ermiþler. ne kadar daha garip bir tecellidir ki. Fakat Avrupa gazeteleri meseleyi parmaklarýna dolamýþlardý. hem öldüler. Bunlar yýllarca Avrupa' . dünya efkârý umumiyesini (kamuoyu) aleyhimize kýþkýrtýyorlardý. adanmayan milyonlarca masum vatan evlâdý çekti. iyne söyleyeceðim. bunlarý düþünmek beni kahrediyor! Onlar Abdülh adýlar. Bunlarýn dediði yapýlýrsa Osmanlý Ýmparatorluðu kurtulacak. ülkenin unsuru aslîs için (Temel unsur) ölümdür.. devletler arasý ciddî bir m le olmamýþtýr. Fakat Avrupa'ya kaçýp orada benim aleyhime ga zete çýkaran bazý Jön Türklerin Ermeni komitecilerile iþbirliði yapmalarýna. Mýsýrlý. kendisini davasýna vermiþ vatan evlâdýnýn cibiliyetsiz çýka ce aldandýlar. Avrupa için Türkiye'ye müdahale imhaný o arak son yýlara kadar sürdü gitti. Öyle olduðu halde. çete lerini. Ama yine de muvaffak olamadým! Ve daha garip bir tecelliye bakýnýz ki. ben sabýrla yapmayý denedim.1333 (1917) Beylerbeyi Ne kadar garip bir tecellidir ki. hem vatandan oldular!. kendilerini arkalamalarýndan da mý bir manâ çýkaramýyorlardý? Söyledim. düþünmüþ.. bana düþman olanlarýn. kimlerin dostu olduklarý iyic n diye!. Anlaþamadýklarý. Amcamýn öfke ile yapamadýðýný. Böyle bir ülkede Meþrutiyet. Hayýr.Anadolu'da yaptýklarý hareketlerle muratlarýna eremiye-ceklerini anlayan Ermeniler. onlar iþte Osmanlý Devleti'ni böylece yýkmýþ oldular! Jön Türkler 14.. hele büyük devletler tarafýnd ahrik edildiklerini bildikten sonra. cezalarýný ken-dilerinden çok. Suçlamaya dilim varmýyor. "Genç Osmanlýlar"! da "Jön Türkleride Osmanlý Ýmpa nu parçalamak isteyen büyük devletlerin hepsi arkalýyorlardý! Bu devletlerin gözünde ümit bu genç i!.. va tanperverliklerinin bir ispatý mý olacaktý? Ýbret alýnsýn diye bunlarý yazýyorum. Kendilerine "Jön Türkler" denilen kimseler aslýnda üç -beþ kiþidir. b den Ermeni meselesi. beni düþürmüþler ve girdikleri Cihan Savaþý'nda da Osmanlý Ýmparatorluðu' . Vatan'ýn bugünkü haline aðlarken. Osmanlýyý Üleþmekte Anlaþan Batý Evladým sayýlan bu vatan çocuklarý. Týpký onlar gibi. bunun için her þeyi göze alabileceðim orlardý. yine anlatacaðým. düþünmüyorlarmýydý ki Osmanlý ülk biraraya gelmesinden meydana gelmiþtir. dediklerini yaptýk ve iþte battýk!. hiçbir yerde çoðunlukta olm u daðýnýk Ermenilere benim muhtariyet vermeyeceðimi. derim. hattâ onlardan lmalarýna hâlâ þaþýyorum.. Her iki gurup da Batýcýlýða r iki gurup da memleketin tek kurtuluþunu Meþrutiyette görüyorlardý. Ýnþallah!. Ruslar. Aldandýlar ama. hem de hemen peþinden Rus Savaþý Rumeli'nin yarýsýný alýp götürmüþtü. hem de parçalayan la iþ birliði.. Anadolu'nun göbeðinde bir Ermeni devleti kurmak.

Ahmet Rýza Nasýl Geçiniyor? Beni bu yardýmlara iten sebepler de vardý." (31) izmit'te linç edilen Ýtilâfçý yazar Ali Kemal. c rleri olmadýðý gibi. Masonlarýn Beslediði Jön Türkler!. bütün takiplerimize raðmen. gazet esini yýllar sonra kapattý. Murad Bey bir süre Rüþtü Paþa'nýn ka Paþanýn ölümünden sonra. Haþa!. Tekrar Avrupa'ya geçti ve en sonra Ahmet Celalettin Paþa ar acýlýðý ile yeniden Ýstanbul'a döndü. Nitekim ben Ýngiliz Politikasýna tarafdar olan Sait Paþayý Sadrazamlýktan uza klaþtýrýnca. Ahmet Celalettin Paþa'nýn Mýsýr'da Ali Kemal Bey'-den (31) aldýðý bir mektubu görmüþtüm. bir baþka garabettir. daha önce de söylediðim gibi.. laf söylerken kolaydýr. insanýn önünde bir uçurum açar. Ýþte Jön Türk'ler ve Ýttihat ve Terakki Cemi inin hikâyesi de budur. "Meþveret" adý ile bir gazete çýkarmaya baþladý. Bursa'da Maarif Müdürü iken. düþmanlarým. Rusya'ya kaçtý. Çýkardýklarý gazeteleri gizlice memlekete sokmanýn yolunu büyük kalarýný dayayarak buluyorlar.. "Patiste türkçe dersleri vererek" diye cevap verdiler. Mülkiye Mektebine tarih hocasý oldu. Oradan Avrupa'ya geçti. Ýshak Sükuti. gazetesini han ra ile çýkardýðýný araþtýrmak istemiyorum. Bu gazetesinde bana övgüler ya kabineye memur ettiðim devlet ileri gelenlerine ver yansýn hücum ediyordu. hikâyesi budur ama. hayatýnda bir kere fýrýndan ekmek almamýþ basit bir cariye bile inanmaz. Bu uçurumu doldurabiliyorsan. gözdaðý verebilirsin ve . Mýsýr'da çeþitli namlar altýnda çýkan gazeteler ve buralarda gezinen gizli cemi adamlarý. Bir kenara koydum. ve bunun da külfetleri tlanmak!. he m de Türkçe dersleri vererek geçinmek ayrýca bir gazete çýkarmak. Mithat Paþa'nýn konaðýdýr. yabancý postahanelerden de yabancý uyruklu kimseler aracýl ip þuna buna daðýtýyorlardý. Paris Sefaretimize "ne ile geçm diye sordurdum... Nazým. bazý kimselerin memlekete. muhalefeti yanlýþ da olsa namuslu kalsýn diye!. Hemen Mithat Paþa tarafýnd dinlenir ve bir tezkere ile Rüþtü Paþa'ya gönderilir. Bana diyeceklerdir ki. o da "Mizan" adlý bir gazete çýkarmaya baþladý. hat rine dahi bu localar elile para gönderildiðini yazýyor ve bunlarýn vesikalarýný gönderiyord Avrupa'da. Dr. Bir gün. "Yalnýzdým". Birkaç kelle koparývermek. Mizancý Murat? Biraz da Mizancý diye tanýnan Murad Bey'den bahsedeyim. hiçbir þey yoktu. ciddî sayýlabilecek bir tesirleri olmamýþtýr. Ahmet Rýza Bey. Yýllar yýlý. Buna. Bu dönem içinde nasýl geçindiðini.. ken'dileri ile ilgilendim. Fakat Maso Localarý. Ben kendisini korudum ve "Duyunu Umumiye" komiserliðine tayi n ettirdim. Paris-te. Abdullah Cevdet. "Ýttihat ve Terakki"ye baðlý subaylarý harekete geç u âvâre insanlar birer bayrak ahline geldiler. nasýl bu uzun seyahatleri yapabildiðini. önleyemedim de . Murad Bey...... memlekete ciddi bir zarar vermediler. Onlarýn arkasýnda bütün düþman dünyasý vardý. Ya.. Okudum. niçin devletin yý sýna göz yumdun?. gazetelerini satýn almak bahanesi ile büyücek yardýmlarda um. çünkü baþka çare yoktu!. Hükümet. Ýki taraf da ya ne bir Yavuz Selim Han idim. delikanlý yaþýnda Kafkasya'dan kalkmýþ.. "Bütün bunlarý biliyordun da ni-çin engel olmadýn. Ardýndan. Göz yummak þöyle dursun. ne tekliflerinin ne getireceðini hesaplay abiliyordu.nim aleyhimde çalýþmýþlar benim aleyhimde çalýþmanýn vatanýn da aleyhinde çalýþmak deme zmiþler. Mizacým ve þartlarým baþka türlü olmama el beni. Ýstanbul'un uþtur.. Bahattin Þahir. Her koparýlan le. Dr. Fakat ben buna raðmen. Ýngiliz politikasýna tarafda biliniyordu. her an tetikte yaþadým. yumuþak baþlý olmakla. ne de Yavuz Selim Han'ýn ülkesi benim buyruðumdaydý. Tek yabancýlarýn maþasý olm . Dr. Ýstanbul'da ilk çaldýðý kapý. Par s'te ihtilâlin yüzüncü yýlý sebebi ile açýlan sergide Bursa Ýpeklilerini teþhir etmek bah upa'ya gitti ve bir daha dönmedi. Dolaylý yollardan para göndermeðe baþladým. Fakat önleyemezdim. Ýbrahim Temo'nun F sýz ve Ýtalyan localarýna baðlý olduklarýný ve bu localarýn yardýmý ile yaþadýklarýný. Dr. söylemiþlerdir. Bu halde Yýldýz evraký arasýnda saklýdýr. Oradan bana bir "Islâhat Layihasý" (Reform Raporu) gönd erdi. Yabancý memleketlerde parasýzlýk yüzünde azý þeylere katlanmamalarý için. zalim gaddar olmakla suçlarlar. Evet. Kimin nereden para aldýðýný isim isim yazýyordu. Ne memleketi tanýyor. neticesi de bugün maalesef gözlerimizin önündedir. Londra'da Lord Salisbery ile görüþüp Mizan karmak müsaadesi alabildi.para göndermelerine göz yumdum. bu. okumak için Kýrým'a gideceðine.

Payitaht (Baþkent) karmakarýþýktý. kendisini sürgüne gönderen padiþahý tahttan düþürmüþ. yapabildiðimdir. Vatanýmýn reye geldiðini düþünüyorum. Fakat okullardan çýkanlar ve gerekse Avrupa'da okuyup gelenler. Kýrk yýldýr büyük devletlerin birbirleriyle kapýþmasýný bekledim. Kimin olduðunu bulsak ne iþe yarar?. Yol yoktu. iki kiþinin bildiði bir þey sýr a.erin dediklerinden çýkmazlar. Çünkü sýnayarak öðrendim ki. muradýna ermiþti rkadaþlarýnýn ayrý havalar çalmasýndan tedirgindi. Yeni yeni okullar açýlmýþ. ülkemi idare ve basiretten uzaklaþmýþlardý. fakat bir karara varamýyorlardý. Yerli tezgâhlar birer birer sönüyordu. onuþuyorlar. ancak böyle bir fýrsatý zamanýnda ve basiretle kullandýklarý takdirde' kurtulacaklar. 17. Osmanlýlar. Bizi parçalamakta birleþmiþ düþmanlarýmý parçalanýrlarsa ve biz de bu (32) 1877 Osmanlý . Haberleþme güçleþmiþti. olup biteni ibretle seyrediyorlar. hiçbir þey yapmak mümkün deðildi oðuþtan merhametli bir insaným. bir daha ele geçmemek üz den çýktý gitti. duyulmamasý gerekliydi. parçalardan birinin vaz geçemiyeceði kuvvet olabilirsek. Heyhat ki ben tahttan uzaklaþtýrýlmýþ. Mithat Paþa. Gümrük varidatý büyük devletlerle yaptýðýmýz anlaþmalar abesine inmiþti. ahâliyi ezdirmemeðe çalýþ dökülmesinin her yerde karþýsýna çýktým. Ordunun ve Devletin ileri gelenlerinden bazýlarý bu iþlere karýþmý uç iþlemiþlerdi. Durmadan konaklarda toplanýyorlar. orluk topraklarý kendi kaderine terk edilmiþ gibiydi. Bu kanaate nereden ve nasýl ulaþtýðýmý anlatabilmek-liðim için tahta çýktýðým günlerde düny ulduðumu bilmek lazýmdýr.Mart. Ýþin eleba aþa. faydalýnýn peþinden koþtum. Jön Türklere gösterdiðim þefkatin de gafletlerinin kurbaný oldu. hesap verme içinde Saray'ý bütün haklarýndan tecrit etmek sevdasýna düþmüþlerdi.. halka bir kurtarýcý gibi görünmekteydi. ben de öyle aptým. bunun içindi. bunun içind hasýl otuz bu kadar yýl ne yapmýþsam.1333 (1917) Beylerbeyi Musahibim iki gündür neden yazýlara devam etmediðimizi sordu durdu. h güvenemiyor. bunun içindi!. ama onlardan da bir türlü ayrýlamýyordu. Avrupa devletleri de kendisini destekliyorlardý. Gerekeni yaptým. Mithat Paþa ve arkadaþlarý. Tanzimatdanberi her þeyimizi Avrupa'dan getirtir olm uþtuk. Sadrazam Rüþtü Paþa. 18. ne etmiþsem. Hem devleti ellerinde tutuyorlar.Rus Savaþý. on yýlda bir avuç di. yeniden büyük de olacaklardý. Halkýn vicdaný v lerdeki Avrupa efkârý umumiyesiyle beraber olmak. talime dahi çýkarmamýþsam içindi. Korku içindeydiler. Kararsýzdým. Bunun haricinde olan devlet büyükleri. O beklediðim gün geldi. bazýlarý bana gelip bunun önüne geçmemi benden istiyorlardý. Kurulm brika bile kapanacak hale gelmiþti. hem de korkuyorlar Yýkmak için aralarýnda birleþebilmiþlerdi ama. o d enim gibi yapardý. Kýrk yýl beklediðim büyük fýrsat. Saltanatým günleri tlere tavizler vermiþsem. Yavuz Selim Han da benim zamanýmda padiþah olsaydý. Rus muharebesini (3 ybettikten ve bu muharebe içinde büyük devletlerin bize bakýþlarýný yakýndan gördükten son Tek baþýna yaþayacak ve direnecek gücümüz yoktu. Üç kýtaya yayýlmýþ koskoca bir cihangirlik. Vatan elden gittikten sonra.. Var dat her yýl biraz daha azalýyordu. Bütün ümidim oydu ve Osma aðlý görürdüm. Otuz bu kadar yýl tahttan uzaklaþmamak için çaîýþmýþ-sam.. Donanmayý Halice kapamýþ. Kendi yaðýmýzla bile kavrulamýyorduk. bunun yabancý devletlerce bilinmemesi. Her tarafý Avrupa bezleri kaplamýþtý. Girid'i Ýngilizlere kaptýrmamak için Yunan muharebesini göze almýþsam.. Birkaç ay gibi kýsa bir zaman içinde iki padiþah düþürül iþ. ne yapacaklarýný bilmiyorlardý. iþte o kadar!.. Fakat devletin merhametle idare edilemeyeceðini de biliri m. biri mecnun olmuþtu. Ýþte benim 33 yýl süren siyasetimin sýrrý.. Büyük devletler arasýndaki rekabetin eninde sonunda onlarý çatýþmaya götüreceði gözler önü anlý Devleti de böyle bir çatýþmaya kadar parçalanma tehlikelerinden uzak yaþamalý ve çat alýydý. Ama uçurumlar kapanmýyorsa.. Malî duruma gelince : Hazine borç içindeydi. daha devlet kadrolarým doldura .. Ahfadýma (gelecek kuþaklar) beni tanýmalarý için anlatac Sadrazamlarýma bile açmadým. doðrusu da yanlýþý da yalnýz bunun için Bu sýrrý kýrk yýl içimde sakladým. düþünüyorum.. Ne yaptýysam. yeniden dünya için söz sahibi ola irdik. Ben bu kanaate o günlerde de ulaþmýþ deðilim.Mart.1333 (1917) Beylerbeyi Amcamýn þehadeti ve biraderim Murad'ýn aklýna zarar getirmesinden sonra tahta çýktýðým zama içde büyük meselelerle karþý karþýya kaldým. Mithat Paþayý sadrazam tayin ettim. birçok gençler Avrupa'ya gönderilip okutulmuþtu gerçi. Memleketim. Vebali kimin?. aklýn ve siyasetin icabýydý. þehit ettirmiþ.

Ýngilizlerle Ruslar. Yine apaçýk görüyordum ki. Osmanlýya hizmetin üstüne çýkarýyorlardý. Düþman vardýr. Almanlarýn her yýl biraz daha güçlen nsýzlarý. Avrupa'nýn büyük devletleri kendi aralarýnda dünyayý bölüþmeye çýkmýþ smanlý mülkü de vardý. Tür-kistan. do arýþtýra(32) 1870 . Kendi gü saðlamak için Ruslarla anlaþma yollarýný aramaya baþladý. Yalnýz Ýngiltere. Bunlar daha sonra bana da gelmiþ ve Filistin'de Yahudileri yerleþtirmek n büyük paralar karþýlýðý benden toprak istemiþlerdir. Birkaç yýl içinde doðup geliþiveren bu Devlet. Düþmana. Donan-ma'nýn gücünden Fransýzlar ve Ý gilizler bayaðý ürkmüþlerdi. Benim tahta çýktýðým yýl. Avusturya. fakat Avrupa devletlerindeki temsilciliklerimi retlerde Rum soyundan memurlarýmýz vardý ki. adalarýna ve üstün donanmasýna güvenerek Almanyasiyle pek ilgilenmedi. Bu yüzden bizimle yürüttüðü pol den geçirdi. küçücük Prus koskoca bir Almanya çýkarmasýný bilmiþti. Ruslar da Batý'da kuvvetli komþularý Almanlarýn hesabýný yapmaya baþladýlar. Osman arda hangi buhranlarýn içinde olduðunu kýsaca anlattým. kaza-labildiðini kaz an" politikasiyle cihangir bir devlet kurma yo-lundaydý. Apaçýk görüyordum ki. her zaman yalnýz kalmaktadýr . Orta Asyaya girmeðe ça lýþýyorlardý. Bu yýllarda Fergana'yý alarak Hotant Hanlýðý'n diler (33). Ha ana baþ kaldýrmýþ subaylarla. birbirine düþürecekti. aralarýndaki rekabetten yararlanýp. Tabii red ettim. Bunu Kýrgýzistan. y. Hanedana baðlý kalmýþ subaylar ortaya çýktý ve bunlar birbirlerine güven r. bir yandan Çin'e. hemen düþman kesilmekted en de siyasetimi bu esas üstüne kurdum. kümelenmelerden birine katýlýp öteki tarafý kýrmakla varlýðýmýzý koruyabilirdi olacaðý belli deðildi ama. fakat umduðunu bulamadýðý zaman. o çat uðu zaman. fakat dost yoktur! Salip. O kadar ki. Gladiston "Yapabildiðini yap. Bun rleriyle kapýþmak ve hesaplaþmak olacaktý. Muktedir bir devlet adamý olan Bismark. Gücümüz yetmezdi. yavaþ ele geçirmeðe baþlamýþtý. müstemlekelerinden (sömürgelerin sürekli olarak çý-karýlýyordu.(Osmanlýdan menfaa bekleyenler ona dost görünmekte. düþmanýn silâhý ile gitmek þarttý!. Kadrolarýn büyük kýsmý ekalliyetin elindeydi. Tahta çýktýðým günlerde bu hakikatleri bilmiyordum. Bu yüzdendir ki uydurma israf ve sefahat þayialarile Amcamý e küçük düþürmeðe var güçleriyle çalýþtýlar ve sonunda emellerine ulaþtýlar. otuz bu kadar yýl güttüðüm politikanýn mesnedleri (dayanak) ort Tahta geçtiðim yýllarda dýþ politikada ilk gözüme çarpan þey. . Ýspanya. Çünkü. Mason Loca-larý yolu ile n peþine düþtüler. Nitekim bu korku yüzünden hemen daima Osmanlý ülkesindeki ihtilâflarda sürekl rak Ruslarý desteklemiþtir. Hele Hariciye Nezaretinde tek tük ge iþi yavaþ. Amcam Abdülaziz Han'ýn zamanýnda Ordunun ve Donanmanýn büyük bir kuvvet haline gelmiþ oldu hakikattir. eninde sonunda bu büyük devletleri (33) Ruslarýn Fergana'ya giriþi: 1876. Tacikistan'ý istilalar akip etti. Almanya'nýn kurulmasýyla bo-zulan Avrupa dengesi. Dünya yahudileri teþkilâtlanmýþtý. zaman müttefik bulabilmekte. Bir yandan Hind yolunun saðlamaya gayret ediyorlar. Sýrbistan ve Karadað muharebelerinde Rus gönüllü suba etmesi herkesin gözünü açtý. Þimdi o yýllarda dünyanýn ne hall da kýsaca anlatmalýyým ki. Amerika'da genç ve kuvvetli bir devlet doðmuþtu.mamýþtý. Hattâ bundan yararlanarak öteki Avrupa devlet-lerinin kendi güvenlikleriyle uðraþmasýný fýrsat bilip Akde-niz'de Osmanlý topraklarý üzerinde ve A yeni haklar saðlamak yolunu tuttu. yaln makla kalmadýlar. Böylece. onun kurduðu Ordu ve Donanmayý da parçalamaya muvaffak oldular. Ýngilizler Hindistaný ele geçir-miþlerdi. her birine daha büyük lokma ümidi daðýtarak birini ö e düþürmek-ten ibaretti.Prusya savaþý. fakat Hilâl. Asya' da büyük bir rekabet içindeydiler. Nasýl bir yol tutacaðýmý dikkatle araþtýrdým. Prusya'nýn Fransa'yý yendikte ) Alman birliðini kurmuþ olmasý oldu. 79 günde Prusya ordularý Paris'e girdiler ve ransa'ya diz çöktürttüler. bütün Devletlerin dýþ politikalarýnda büyük deðiþiklikler gerektirmiþ O zamana kadar Ýngiltere ile yarýþan Fransa bu yarýþý býrakmadý ise de hafifletti.1871 Fransýz . rak politikasýný yeniden kurdu. Ordunun. bana uzak da görünmüyordu. Ordu'nun kuvvetinden Ruslar. Ruslar d yýllarda gözlerini Orta Asya'ya çevirdiler. Eðer o güne kadar memleketimi parçalanmaktan kurtarabilirsem. ler dengesini bozmuþ. Bunlarý Rus muharebesi sýrasýnda birer tecrübeyle öðrendim. L Bir þey daha ortaya çýktý ki : DÜNYADA YALNIZIZ. Ruslarý olduðu kadar Ýngilizleri de tedirgin etmeðe baþlayacaðým görüyordum. Ben bu kuvvetlerin önünde tek baþýna duramazdým. bazýlarý Yunanistan'a hizmet etmeyi.

Cemaleddin'i Efganî bir maskaranýn el birliði ederek Ýngiliz hariciyesinde hazýrladýklarý bir plân elime geçti r Hilâfetin Türkler tarafýndan zorla alýndýðýný ileri sürüyorlar ve Mekke Þerifi Hüseyin'in ilmesini Ýngilizlere teklif ediyorlardý. Tehlikeli bir adamdý. Hilâfet mevzuunda Ýngiliz teþebbüslerinin sonu gelmiþ deðildir. maalesef düþmanlarýn ekmeklerine yað sürmek Ben bu ihanetlerin ve ayaklanmalarýn içinden ülkemi nasýl çýkarabilirdim?. Çünkü böyle bir teþebb iþine yarayacak. dövüþtüðüm milletin harp oyunlarýn ordum olacaktý. Hýristiyan ahaliyi ayaklandýrýp ortalýðý karýþtýrmak ve böylece bunlara arka çýk bizi kendi aramýzda parçalamak için Meþruti Ýdareyi getirmek. böyle bir vahdet içinde olmayan ülkelerin bu idareye itibar mediðini fark edemeyen bazý Türk münevverleri. Buna karþýlýk bu muharebe. dý-þardaki din kardeþlerimizi de her ihtimale karþý saðlam tutmay verdim.. büyük devletleri telaþlandýrmýþ ve bu teþebbüs hayatýna mal olmuþtu. Bu çarkçýbaþýlarý baþýnda deðiþtirmek istediðimiz zaman. Bana bir ara "mehdi"lik iddiasý ile bütün Orta Asya müslümanlar yaklandýrmayý teklif etmiþti. Hilafet kuvvetimi. Bütün Arap ülkelerinin itibar ettiði Halepli Ebül Hûda Esseydî yolu ile kendisini Ýstanbul' Aracýlýðýný. Donanmanýn sayý üstünlüðüne raðmen bir iþ göremediðini de ayrýca ortaya koymuþtur Çünkü bizim gemilerimizin hemen he giliz çarkçýbaþýlarý vardý. Hilâfetin elimde olm sý sürekli olarak Ýngilizleri tedirgin etti. Eðer hanedana baþkaldýran subaylar ve haneda baðlý subaylar meselesi olmasaydý. Abdülaziz Han'ýn Orduyu ve Donanmayý güçlendirme y irmesi.Blund adlý bir Ýngilizle. hükümetlerine Osmanlýlarla iyi geçinilmesini yazý . Bunu. Bu. Bunun lerle münasebetlerimizde çok faydasýný gördüm. Ýngilizleri bize düþman ediyor. donanma Ýngilizlerin elindeydi demektir. Seyyit'ler. Buna karþýlýk Ordunun yeni silâhlarla donanmasýna ve yeni harp sanatýna uygun hazýrlanmasýn erdim. Buharalý Þeyh S nin Rusya'daki Müslümanlar arasýnda yaptýðý hizmetleri bilhassa þükranla yad ederim. Derviþler gö daki müslümanlarý Hilâfete manen baðlamaða hususî bir itina gösteriyordum. önce muhtariyetlerini. Rusya gibi. Öyleyse. Derhal red etti efer Blund ile iþbirliði yaptý. Meþruti Ýdarelerin bir millî vahdet halinde bulunan ülkelerde kolayca iþlediðini. Ýngiltere Elçisi saraya koþmuþ ve bu teþebbüsün Ýng olmadýðý biçiminde yorumlanacaðýný açýkça söylemekten çekinmemiþti. Akdeniz'de kendileri ile boy ölçüþmeye niyetimiz ol tmýþ oldum.. sadece kendi cehaletlerini ortaya koymuþ olurlar. Bu için Ýngilizleri kuþkulandýrmadan. Her iki gayeleri için de da kolayca taraftar bulabiliyorlardý. Rus ordularýný durdurabilecek ve zaferi kazanabilecekti k. Donanmayý Halic dim ve böylece Fransýz ve Ýngilizlere. Abdülaziz Han'ýn halinde donanma iþe karýþtý da onun için Abdülhamit donanmayý battal etti yalandýr. Mýsýr'da ordu. sonra Ýstiklâlle i temin suretiyle Osmanlý ülkesini parçalamaktýr. hem savaþta bir iþe yaramýyordu. fakat mazarratý olan birþeyi muhafaza etmek aklýn icabý dýþýndadýr. Yine Ýstanbul Konferansý göstermiþti ki. Daha sonra ko arebesi Ordunun güçlendiðini ortaya koymuþtur. iki surette temin etmeðe çalýþmakt Birincisi. Ayrýca Ýngilizlerin ada çok muhtemel olarak Ýngilizler beni sýnamak için bu adamý hazýrlamýþlardý. Cemaleddin Efganî'yi yakýndan tanýrdým. top mu? Bu cehale ti bana yakýþtýranlar. lmayan. Hindistan Umumî Valileri oradaki Müslümanlarýn Osman iyle yakýndan ilgilendiklerini gördükçe. hem Fransýzlarla.. Ýngiltere gibi Asya'da k Müslüman ahâliyi idareleri altýna almýþ büyük devletler de benim hilâfet silâhýmdan ürküy Osmanlýnýn iþini bitirmek noktasýnda anlaþabilirlerdi. Evet. Çünkü Asya'da yüz elli mil releri altýnda tutuyorlardý ve bu Müslümanlar üzerinde Hilâfetin büyük bir nüfuzu vardý.Büyük Devletlerin Ýstanbul'da yaptýklarý konferans sýrasýnda görmüþtüm ki bunlarýn niyetle leri gibi Hýristiyan tebanýn hukukunu temin deðil. benim Avru pa devletleri ile bir baþýma boðuþmaya gücüm yoktu ama. Efganî'nin eski hâmisi Münif Paþa ile Abdülhak Hâmit yaptýlar. bir donanmamý anma. her ihtimale karþý. Yarýn kopacaðýný umduðum v diðim savaþta denizlere hakim devletle bir olursam. Buna muktedir olamadýðýný biliyordum.! Ben "Bekleeliðim güne" kadar bu silâhý hudutlarýmýn dýþýnda kullanmamalýydým. ne ülkemin yararýna olacaktý. memleketimin huzuru ve birliði için kullanmaya. Gerçekten bu tedbir uzun süre Ýngilizleri ve Fransýzlarý bizimle uðraþmaktan u ur. ordularým onun iþine yarayacak. Geldi ve bir d asýna izin vermedim. Demek Orduya verilen emekler boþa gitmemiþti. Donanmayý muattal býrakmak Ýngilizleri ve Fransýzlarý tatmin etti ama. büyük bir asker olan Wander Goltz'u Ýstanbul'a getirdim. donan masý da benim iþimi kolaylaþtýracaktý ve üstelik elimde. Ben bir Padiþahýn iki parça gemi ile tahttan düþmeyeceðini herkesten fazla bili Biraderim Murad'ý tahttan indirdikleri zaman ortada gemi mi vardý. Þeyhler.

böylece bizim iþlerimizi bir nebze kolaylamýþ oluyorlardý. Almancý Ýttihatçýlardan korkum yoktu. raf edecekler ve muradlarýna ereceklerdi. Ruslar. Baðdad Demiryolu inþaatýný Almanlara verdim. Kesin bir cevap vermedim. Bunu ne Çar ister. büyük donanma hazýrlýklarýna giriþince. Almanya. ancak an hazýrlýksýz avlandýklarýný farkedebildiler. bu fedakârlýðý göze alýr göründüler. Ýngiltere pirelendi. Manasta teþkilatý Ýngilizlerin eli u. Niyetim Almanlarla birlik olmak deðil. 20. Bu sebeple hem siyaset olarak bize yaklaþtý. paylaþma teklifini red klarýna göre. Onlarýn ba iltere'yi daha da korkuturdu. masraflarýný kendileri ödeyecekler. heykelcikl fine deðerindey-miþ! Bunlara bakarak belki tarih deðiþecek. Manastýr Ýttihatçýlarý teþebbüsü elden kaçýrmýþ e mutemedim olan Ebül Hûda Esseydi'yi kullanarak gizli görüþmelere baþladý. Gerisi herkesin malumudur. Devleti içten ele geçirmek için bir hüküm rlardý. Al ya üzerindeki kuþkularý canlý olduðu için. bir ndan Almanlara yanaþýyordum. çok kýymetli bilgiler elde edil cekmiþ!. He-men Sadrazam Halil Rýfat Paþa'yý çaðýrdým. Nitekim bir yandan Ruslar. Ýngilizlerin bu gizli teklifini red etti... Enverler. Aslýnda Ruslarýn Akdeniz e inmesini Ýngilizler hiçbir zaman istememiþlerdir. ne Ýngiliz hükü eti razý olurdu. kýrýk deþtiler. hem de içimizden idareyi ele geçirmek için Ma son localarýný kul-lanmaya baþladý. üstelik buralar-da buluna ak tarihi eserleri de hiçbir bedel istemeden ze býrakacaklarmýþ!. Ýngilizle esi büyük oldu. Bir taþla iki kuþ vurmak istiyorlardý. Ýngiltere. denizler e hakim bu. buralarda yer altý kazýla iðimi sordu. Çünkü ben bir yandan Çara yaklaþýyor. Ýngiltere Hükümeti everek kendisine her türlü yardýma hazýr olduðunu da sözlerine ekledi. ya Osmanlý Ýmparatorluðu topraklarýna sahip olarak. Gerçekten Ýngilizler çok geçmeden bir takým bilginleri Ýstanbul'a gönderdiler. Güya buralarý kazýlacak olsa. Ýngiltere ile yakýn iliþkiler kurmak muradýmdý. bir yandan Ýngilizler bana daha dostane d avranmaya baþladýlar. Bu yýllarda Ýngilizler. Ben kendiler . Ruslar. Almanya da bunlarýn öte-ki parçasýný yine Mason localarý kanaliyle kulla ya baþladi. Bunun. Fakat Asya'daki menfaatleri büyük. Ýngilizlerin tekliflerini anlatt gelecek heyetlerin çalýþmalarýný dik-katle takip etmesini kendisine tenbih ettim. Bu yüzden baðýmýza Makedonya gailesini çýkardýlar.. Bana eski Mýsýr yazýsýnýn okun-masýnýn dünya medeniyetine ne büyük bir kazanç ol n sonra. Bunu da anlatmalýyým. ayrý ve hoþ bir hikâyesi vardýr. ya Osmanlýnýn müttefiki olarak saðlayab i. Açýk denizlerde güçle lmanya. Çünkü iple olursa olsun. Adamlarýný hemen gön ler. Tek baþýna sahip olamazdý. Ýngilizleri ittifaka zorlamak için. belki de fine bile (!) bulunabilirmiþ!. Beklediðim büyük savaþýn yaklaþmakta olduðun Fakat benim için hadiseleri kendi haline terk etmekten ve kardeþ kam dökülmesine engel o maktan baþka yapacak bir þey yoktu. Ýngilizlerin Manastýr Ýttihatçýlarýyla baþarýya ulaþmasý benim için bir felâketti. Benim Almanlara yanaþmam demek. Umursamadým.Mart. Selanik Ýttihatçýlarý beni t httan indirirken. önceleri anlayamadýðým nice aylar sonra fark edebildi-im bir biçimde yanaþmay dýlar. Jön Türklerin gafletini. Buna raðmen Çar. buralarda kazý yapmayý eðer Osmanlý idaresi masraflý buluyorsa. Ýngilizlerle bir anlaþmaya varmak ve yaklaþan büyük muharebeye. Kaldý ki yer altýndan çýkacak eski paralar. Ýngilizler.. Manastýr Ýttihatçý Selanik Ýttihatçýlarýný durmadan kýþkýrtýyorlar. çünkü dünya aya-ða kalkacaktý. Alman Mason Localarý kanaliyle tesir altýnda tutulan Selanik Ýttihatçýlarý. Ýngiliz Elçisi bir gün huzurda bana uzun uzun Anadolu Suriye ve Hicaz topraklarýnýn tarihi n en büyük medeniyetlerine beþik olduðunu sayýp döktükten sonra. bana hususî bir mektup yazarak bi Ýngilizler nedense gizli müzakereyi durdurdu.. Þemsi Paþa vuruldu. Böylece Jön Türklerin Selanik teþkilatý Almanlarýn. Rus Elçisi Bariz Bir Tebessümle Dinliyordu. Almanlarýn Hindistana kadar uzanan bir sahada hareket kabiliyeti kazanmasý demekti.devletle ortak olarak girmek artýk bir hayal olmuþtu. bana yanaþmaktan baþka çareleri yoktu. Bu tek-lifin altýnda ne yattýðýný bilmiyord abul ettim. Ýngiltere nasýl Ma-son localar iyle kullanýyorsa. beklediðim tekliflerle karsýma çýkacaklardý.1333 (1917) Beylerbeyi Ýngilizleri istediðim ittifaka sürüklemek için Anadolu -Baðdat Demiryolu hattýný Almanlara mi söylemiþtim. Ruslara Osmanlý Ýmparato k teklifini yaptýlar. kazýlara baþlaya-caklar. Ýngiltere için büyük tehlike idi. birlikmiþ gibi görünerek itti dünya denizlerine hakim devlete pahalý satmaktý.. Hem Ruslarýn Asya'da ilerleme lerine engel olmak. hem Almanya'ya karþý bir müttefik elde etmek. Ruslar. Hindistan ve Asya güvenliðini. Ýngilizlerin. Baþlarýndaki Asya gailesi ve içlerindeki An len kundakçýlar Çar'a göz açtýrmýyordu. Ruslarla ülkemizi paylaþmak için yaptýðý teklife Ruslarýn "hayýr" demeleri üz izler bana. Niya erle harekete geçtiler.

Fikirleri Petrolde Akýllarý Asýl anlatmak istediðim bu deðildir. Rusya ve Fransa'yý da yanlarýna alarak beni tahttan düþürmeyi d enediler. k. Suriye ve Hicaz topraklarýnýn büyük bir kýsmýnýn çöl olduðunu. bu Ýngiliz teklifini sert bir dille red etti. O zaman teklif sahibi onlar olac aklar ve ben uygun bulursam kabul edecek. heykelcik ve birkaç lâhit'den (mezar) baþka bir þey çýk küflü bakýr paralara kadar çýkardýklarý bu eþyalarý bize teslim ediyorlardý. Kýymetli taþlarla donanmýþ ve eski diye bana sunulmuþ kýlýç da bu güveni ak içindi. Kýlýç kýrýktý. Ben de buna karþýlýk. bütün canlýlýðý ile yaþayan bir ülke olduðunu" yazdý ve "müslüma in þerefine dokunmaktan uzak dur" ihtarýný yapmaktan da çekinmedi. eðer muvafýk bulursam. bu kýlýcýn eski bir kýlý uðunu söylediler! Merakým büsbütün arttý. Yalnýz þartlarý vardý : Eðer buralarda su bulunur ar teþekkül ederse. Kayzer. Bu bilginleri n içinde týpký Ýngilizler gibi. biz de bütün çalýþmalarýný izleyeb azýlardan birkaç kýrýk küp. bir kýsmý da Baðdat'a yakýn bir nokta zýlara baþladýlar.topluca kabul ettim ve çalýþmalarýnda baþarýlar diledim. Alman imparatoru ile birlikte memleketimize bazý bilginler de gelmiþti. bir parçasýnýn çok derinlere gittiðini. Almanlarýn gözünü açmýþtý. Elçi. ya da bana bilmediðim bir oyun oynanýy Çarþý esnafýndan. ölmekte olan deðil. bulmazsam red edecektim. Elçiye teþekkür ettim ve ihsanda bulundum. çýkacak suyun kullanýlmasýný ahaliye býrakacaklardý. Ýngiliz Elçisi bir gün heyecanla huzura girdi v a Musul çevresindeki kazýlardan birinde çýkmýþ murassa bir kýlýç getirdi. Almanl . f la iþlenmiþti. Ancak Kayzer'in bu davranýþlarý bende çok iyi duygular ratmýþtý. iþden anlar kiþilere kýlýcý gösterdim. Yalnýz gelen haberlerden. Onlar da Musul çevresinde erler aramak istiyorlardý. Hicaz Emîrini el eçirerek maksatlarýna ulaþmak istiyorlardý. büyücek bir derviþ kafil stan Müslümanlarý arasýna gönderdim. ve dünya yüzünde daðý on Müslümanýn dostu olduðunu söylemekten çekinmiyordu. kendisine son derece dostane davranýyordum. Ya haber alma teþkilatýmýz iþlemiyor. Rusya'da da Çar'ý meþrutî idareye zorlamak için ayaklanmalar düzenliyo Ýþte Ýngilizlerle böylesine çatýþmaya düþtüðümüz günlerde. Fakat bizim istihbaratýmýzca böyle bir kýlýcýn ilinmiyordu. bir kýsmý Musul'da. Kazýlan yerli amelelerle yapýyorlar. Bilginlerin bir kýsmý Kayseri'de. Bu kazýlar hakkýnda bilgi vermek için Ýngiliz Elçisi sýk sýk Huzur'a alýnmasýný istiyordu. Cema-leddinî Efganî yolu ile Hilâfet meselesini kurcalamaya baþladýlar. fakat suyun sahi rdý. Þam'dan. bir zelzele sýrasýnda topraðýn çöktüðünü. Elçiye medeniyete Ýngilizlerin yardým etmek istediklerini söylediðim zaman. Fakat Ýngiliz heyetlerinin petrol . Çünkü Ýngiltere. Fak . ayrý bir haber vermek vesilesile huzura girdiði zaman. fakat kimseye bir þey sezdirmedim. Açtýklarý Kuyularý Kapattým. Kendilerine müsaade ettim. Fransýz. Daha da ileri giderek. geri kalan parçanýn da kazýlarda bulunduðunu söyledi. Tantanalý bir karþýlama hazýrladým. dürüstlüklerine inandýrmak istiyorlar. Ruslar. Aradýklarý kýrýk küpler. Beni. Rus. buralarda susuzluk çekildið alarda barýnýlamadýðýný söyleyip. kazýlara meraklý olanlarý vardý. misafirperverliðimizi övüyor. böylece daha rahat çalýþm ek istiyorlardý. Almanya bize dostluk elini uzat lâfýnda doðrudan doðruya bizi destekledi ve öteki büyük devletlerden ayrýldý. Aslýnda ikimizin de düþünceleri baþka. buna Girit gailesini çýkarmakla mukabele er. Ben bütün bu fýrsatlarý deðerlendirerek yapmayý düþündüðüm ittifakýn zeminini hazýrlýyor bu teklifi ben yapmayayým. bariz bir ta rzda tebessüm ederek konuþmamý dinliyordu. Teklifi red ettim. O akþam verdiðim ziyafete öteki davetli idi. Kayzer de tantanalý nutuklar söylüyor. "Ýngiltere Hükümetinin" buralarda kuyular açtýrmaya hazýr olduðunu anlattý. böylece daha faz lasýný koparmaya çalýþacaktým. Ýngiliz Aldatmacasý Bu arada. Mus ve Baðdat'da açtýklan kuyularý da hükümetçe kapattým! Ýngilizler darýlýp kazýlan olduðu gibi býraktýlar. Bu hengâme içinde Kayzer Vilhelm Ýstanbu . Ýngiliz. îttifak iþi zaten istediðim þekilde yürümüyordu. baþkaydý. yine anlayamadýðým bir þey oldu. bana Ýngilizler yapsýnlar. Musul ve Baðdat'da-ki heyetlerin satýh (yüzey) çalýþmalarýný býrakýp kuyular açmaya baþladýklarý atlarý ortaya çýktý. Çar'a bir mektup gönderdi 'nin. Bilhassa Rus elcisinin bu müsadeden memnun olmadýðý açýkça görülüyordu. desti. Ýngilizler. Bunlar. küçük heykelcikler deðil. Ýttifakýný önlemek iç n Alman Ordularýna Hindistan yolunu açabileceðim gözdaðýný Ýngilizlere vermek için. Yunan Savaþýn n baþarýsý. týpký Osma esinde yaptýðý gibi. Petroldü! Daha önce Eflâkde (Romanya) petrol bulunduðu için bunun kuyular açarak arandýðým biliyordu kim bir süre sonra Ýngiliz Elçisi. Sefir.. Bununla yetinmedim.

Çünkü az sonra tahttan uzaklaþtým. ben idare ettim. kendi Padiþahýnýn canýna kasd etmek karþýlýðý. Devletime ihane nleri tanýmak. Doðrudan doðruya þahsýma ba rat teþkilâtý kurmaya bu düþünce ile karar verdim. "bulurlarsa. o da bunlarý deðerlendiriyordu.. Devleti Padiþah adýna idare eden bir Sadrazam kendi devl net ediyorsa. Þahsýma Baðlý Müstakil Bir Ýstihbarat Teþkilâtý Kurdum. Ýmparator hâlâ memleketimizin misafiriydi. bazý kimselerin yakýnlarýný para ile elde etmiþti. bundan çok alýndý. tebasýnýn ne düþündüðünü. petrol müsaadesi almamýþ old petrolü de biz kullanýrýz!" Yaverim Selahattin Efendi. bir yýl sonra da Yaverim eli boþ geri döndü... Kendisine teþkilâtý hemen bana devretmesini ve bundan böyle bu i amasýný söyledim. titiz bir tahkikten geçirmeden inanmadým ve onun ica býna el sürmedim. takip etmek için!. casus göndermek. arasýnlar. Osmanlý Devletinde Ýstihbarat 22. yabancý devletden para alan Sadrâza !. bir nden. 23. Hem bu devletle yakýndan iliþki kurmam dým edecek. Alm anlarýn Osmanlýlara nasýl baktýðýný açýkça gösteriyordu. istihbaratý da elbette kendi iþine geldiði gibi Saray'a duyururdu. Kendisini çaðýrýp Amerika'ya gönd . Ýttihatçýlar "Kara Tahsin" derler..1333 (1917) Beylerbeyi Tahtdan uzaklaþtýðýmdan bu yana benim aleyhimde bir sürü makale yazýldý. Kadýlarýndan Hükümet yolu ile öðrenir.kokusu aldýklarýný bildiðim için. Bir gün Londra Sefiri Musurus Paþa'dan Eski Sadrazam ve Serasker Hüseyin Avni Paþa'nýn Ýngi izlerden para aldýðýný öðrendim. Çünkü Alman Ýmparatoru. Red ettim. yaverlerimden birini. Bulduklarý kýrýk çanaklarý kendilerine veririz. Yabancý devletler. jurnal sistemini ben kurdum. nasýl olur da De nden beslediðim bu insanlarýn ne yaptýklarýný.. Vezirlerimi satýn alýyorlar ve mülküme karþý kullanýyorlardý! Ben. petrol aramak teklifi lseydi. Ceddim Sultan Mahmut (Mahmut II) buna gezginci derviþleri de ekleyerek istihbaratý geniþletmiþti. derviþlerinden haberler toplar ve buna göre ülkeyi idare eder. eski eser aramak bahanesiyle petrol aramak. Amerikalýlarýn dün(34) Tahsin Paþa Mâbeyn Baþkâtibidir. hazineden ma aþ aldýklarý.Mart. Aradan çok kýsa bir zaman geçmiþti. neye hazýrlandýklarýný öðrenmeyebilirdim! Evet.. S arýmý. Göndermeyi kabul ettiler. Bu samimiyetsizliðe üzüldüðümü itiraf ederim. müteessirdim. Çünkü Amerika o yýllarda bu iþlerde çok ileri idi. Salahattin Efendi'nin dönüþte bana. Salahattin Efendi'nin Amerika'da temas ettiði þirketler. Ama ben hiçbir jurnala. be n de önemliydi. Alman heyeti de týpký Ýngilizler gibi. petrol fiyatlarý yanaþmadýklarýný söyledi. Maalesef bu teþebbüs ce vermedi. birçok kitap yayýn . Ben tahta çýktýðým zaman durum buydu ve böylece devam ediyordu. ya ihtiyacýna yeter ölçüde petrol çýktýðýna inandýklarým ve yeni kuyulara. Ama. Ýþte. Ceddi Azizim Selim Han (Selim III) "Yabancýlarýn elleri ciðerlerimin üstünde geziniyor.1333 (1917) Beylerbeyi Osmanlý'da töre budur : Padiþah. kuyular açýyorlar ve sondaj yapýyorlardý. "Býrakalým. Devletin bir paþasýnýn Devletten gizli ve ayrý bir istihba kurmasý doðru olamazdý. ben ona bazý þartlarla bu arama ruhsatýný verecektim. Tedir gin olmuþtum. düþmanlarýmýn Jurnalcilik dediði t Bu jurnallarýn hakikî olanlarýnýn yanýnda iftira mahiyetinde olanlarýnýn da bulunduðunu el iliyorum. Ýþte bu günlerde Mahmut Paþa bana geldi ve Jön Türklerden bazýlarý hakkýnda haberler getir diði haberler mühimdi. ilgi göstermedile r. Teþkilâtý bana devretti ama. Çünkü böyle bir araþtýrma. Devlet güven içinde olamazdý. Salahattin E di'den bir rapor aldým. hem de topraklarýmýzda petrol olup olmadýðýný anlayacaktý. Ýsterse kardeþimin kocasý olsun. Kendi devletini yýkmak. bu iþlerden anlar bir adamdý. Bu kimseler kendisine görüp duyduk r veriyorlar. bir taraftan ülkenin dört bucaðýna serpilmiþ t hlerinden. Ben bu yabancý elleri ciðerlerimin içinde duyuyordum. petrolü ceplerinde götürm yecekler ya. Gerisinin ne olduðunu bilmiyorum. hangi þikâyetleri olduðunu." dedim. Osmanlý nimeti ile gýrtlaklarýna kadar dolu olduklarý halde. Hususî bir istihbarat te muþ. Fakat vatandaþý deðil. bir baþka nâm ile Musul'a gönderd azýlarý yerinde izlemesini tenbih ettim.Mart. kendi emellerine hizmet edecek kimseleri Vezir ve Sadrazam merte besine kadar çýkarabilmiþ-lerse. am an biz de yabancý devletlere elçi gönderelim ve onlarýn ne yapmakta olduklarým bir an önce eðe çalýþalým" diye feryat etmiþti. Tahsin Paþa (34) bunu Ýmparatora e bulundu. "Fakat Ýngilizler ve Almanlardan sonra biz de petrol kokusunu a ponya'dan bir mütehassýs gurubu istedim. Kendisine bunlarý nasýl öðrendiðini sordum.

Tahtelbahirin (Denizaltý) tecrübeleri benim kesemden verilmiþ p bul'da yapýldý. ya Avrupa astýrýyorlar.Mart. Bunu utanmadan yazabiliyorlar. ben hiçbir zaman okumuþ adamdan korkmadým. Þimdi. Okumuþ Adamdan Korkmadým. Hiç. hepsini kabul edeyim. dünyada ölüp erimiz olmadýðý için gelmiþtir. Ama ben gâvurluðun bilgide deðil. her köyde bir cami ve caminin y a bir mektep görmek için otuz bu kadar yýl çabalamýþ bir padiþah. ya Mýsýr'da yayýnlýyorlardý. Fakat birkaç kitap okumakla kendisini al lâme sayan ahmaklardan çekindim ve onlardan uzak durdum. Fakat ne kadar gariptir ki. onun kim olduðuna.Bir insanda ateþ böceði kadar aydýnlýk gördüysem. Darüsþefaka. bu yazdýklarýný. fazlasý il e okumuþlar. elbette bu günah bana yazýlmayacaktýr. horozda açan genç kýzlarýmýzýn okumasý için Dar-ül Muallimat'lar kurar mýydým?.Jö günlerde dünyada. bilgi ve akýl düþmaný ola Benim zamanýmda basýlmýþ kitaplara baksýnlar. Ben yalnýz mektepler açarak okumuþ insan yetiþmesine çalýþmakla kalmadým.." demiþler. Eðer "akýllý" dedikle gibi ise. Bunlar.. Mülkiye-i Þahane gibi Devlete ve M bilgili insan yetiþtiren mektepler kurar mýydým? Hiç akla ve bilgiye düþman olsam. edebiyatçýsý varsa bunlarýn en seçilmiþ eserleri benim zamanýmda basýlmýþ.1333 (1917) Beylerbeyi Bu sabah Musahibim neden yazdýðýmýz bu hatýratta ken-limi müdafaa eder gibi göründüðümü sor maný levletinizdeki icraatýn Osmanlý mülkünün bekasý için tutul-nasý gerekli tek yol olduðu n þüphesi var?. Ben bunlarla iftihar ederim. mülkün bekasý. okudular. Acaba nankör t larý gördükleri iyilikten vicdan azabý mý çekiyor?. 24. B en bütün hayatýmda akýllý insan aradým. Akýllý Ýnsan Aradým. Hiç akla ve bilgiy alatasaray Sultanisi'ni Avrupa'nýn Üniversiteleri ayarýna çýkarýp. Kendi enara koydum.Nasýl teþvik etmezdim ki.. Avrupa'nýn düþmanlýðý idi.. o günlerde bazý Avrupa memleketlerine elgrafý bütün ülkeye yaydým. neler çektirmemiþim münevverlerimize!. Tahta çýkar çýkmaz. akýllý insanlarýn düþmanýymýþým!. benim zaman-ý idaremde de yazýyorlar. Darülfünunlar açar. bazan bu kitaplarý y ini de kullandým. Neler yapmamýþým.Cevdet Paþa'yý Ahmet Mithat Efen-di'yi. cevap vereyim. Bundan piþman deðilim. eðer gerçekten akýll ra düþman olduðumu söylemek istiyorlarsa. Avrupa'nýn ne kadar büyü ozofu. Hiç akla ve bilgiye düþman olsaydým. Darülfünun'da da bu dersi "Fizik" diye okuttuðum gibi. bunlara düþman olanlardan baþka. Avrupa milletlerinin laboratuvarlarýna imreneceðine. tekrar ediyorum ve kýrýk kalbimle temin ediyorum ki ben iyi. bir de sonrakilere. cehaletde olduðunu biliyor .rýmýn kaleminden kan damlýyor. Babýâli Caddesi bunlarla dolmuþ!. Benden istedikleri nedir?. bütün talebe "Bizi gâvur yapmak istiyorlar" diye ayaklanmýþtý.. benim açtýrdýðým mekteplerde okumuþ olduklarý halde. Yok. niyetini . adýný sadece "Hikmet"e tebdil ettik. Benim korunmak istediðim Avrupa'nýn bilgisi deðil. denizin altýnda giden bir gemiden Ýngiltere'nin bile ha i yoktu! Benden sonrakiler iþin ucunu býrakmýþlarsa.." Ben. Ýþte kimse ile alýþveriþim yok. bugün bana düþmanlýk edenlerin hemen hepsi. Benim tarih huzu-runda ve Allah huzurunda hiçbir t ereddüdüm yok. ve bilgiye düþmandý" demekten maalesef utanmýyorlar. Ne yaptýysam." dedi. Bunlarýn içinden üç-beþ çürük adam çýktý ama.. kýlýk kýyafetlerine imrenen frenk delisi þaþkýn nim yanýmda itibar görmediler. Ben zaten kimseden dostluk beklemiyorum. Ama fisebîlûlla h düþmanlýðý bir türlü kavrayamýyorum. âlimi. Israr ettim. benden önce kurulmuþtu. "Düþenin dostu olmaz. bir tek örnek versinler. Mülkiye-i Þahane'ye felsefe dersini koydurduðum zaman. Yaz öyleyse dedim.. öðrenmiþler ve imünevver insan olmuþlardýr. Binlerce tal vrupa'ya göndererek okumalarýný ben saðladým. Diðer edebiyatçýlarý nasýl hima mi daha önce söylemiþtim. ahâlinin refahý ve huzuru için yaptým. Otuz bin kilometrelik telgraf hattý benim sürekli takibimle dö lere kadar götürülmüþtür. çiziyorlardý ama. hizmetlerde bulundular. onun leyhimde. baþýmýza ne gelmiþse. faydalý hiçbir düþmaný olmadým. kendi kendilerini irmek yolunda olanlarý da teþvik ettim. hattâ kendisini büyük tarihçi sanan Murad Efendi'yi ve daha nicelerini ma ddeten ve manen destekledim ve eser vermelerini saðladým. orada talebelere hukuk sleri okutur muydum? Ben. bugünkü hale getiren benim.. ben öyle akla hayatýmýn hiçbir gününde itibar etmedim. Hayýr. Ne yazýk ki bulamadýðým için. Peki þimdi benim neyimden korkuyorlar da durmadan kalemlerini iþletiyorlar?Ýþt bir köþedeyim. güzel.Fýndýk kadar marifet gösteren bir en ceviz kadar ihsan görmüþtür. Diyelim ben Padiþahken benden korkuyorlardý. Devletimin yetimlerine hizm k için kurulmuþ bir mektebi. Þemsettin S ami Efendi'yi. "Hep. Hayýr. Ama bir türlü yürümüyordu. Benim Saltanatým günlerinde insanlar belki fazla gevezelik edememiþlerdir ama.

padiþahýna kasd eden eli bombalý ýrkdaþýna "þanlý avcý" (35) diyecek kadar hayasýz olm Üzerime yaðmur yerine iftiralar yaðýyor. Bir Osmanlý Padiþahý ve Halifesine bomba ile kasd eden Ermeni kundakçýlarýný alký anperverlik sayan münevverleri görünce. kumandanlýðýný yapýyordu. hâlâ Sadrazam Ethem Paþa'ya telgrafla soruyordu : "Ne oldu?.. elleri baðlanmaz.duðuna bile bakmadan. Bunlar kendilerini tarihin adaletinden. Hiçbir namuslu Er i.. "Abdülhamid gençleri denize atýp boðdurdu" demek kolaydýr. "Bu yangýný Abdülhamid býraktý" diyor Koskoca bir ülke kaybetmenin acýsý içinde çýrpýnan vatan evlatlarýna. Bu telgrafta.. Ama insan. suçlularý var. benim için her zaman gözbebeðim olmuþtu nin suçlarýný baðýþlamýþým. Ab-dülaziz Hanýn hâl'i iþi nkit etmiþler. Bazýlarýný. vicdanýnýn kara mürekkebine kalemi ndýrýp beni karalamaktan çekinmezse. Harbiye Mektebi Kumandaný iken. Her biri için de bir suç bulunmuþtu. daha çok ruhum yoruldu Allah izin verirse yarýn devam edeceðim.elbette bilecektir. ne kendimi müdafaa ediyorum. Bütün Ýmparatorluðu.. ben elbette hakikatleri yazacaðým. ülkemin içine düþtüðü faciayý görüyorum. Bir gün kendisinden bir telgraf aldým. Yenilmiþ ve düþmaný Ýstanbul kapýlarýna ge ndanýn nasýl iyi bir asker olabileceðini münakaþa etmek istemiyorum. Kusurlarý baðýþladým. Ruhlarýnda þefkat taþýmayanlarýn mükemmel olabile ne inanmýyorum. Kimseyi ne suçluyo . her þey b n diye. yardakçýlarý var.Mart. Kimi ordunun erzakým kimi aldýðý emri kendi bildiðine göre deðiþtirmek vesaire. Abdülaziz Han'ýn tahttan indirilmesinde büyük rol oynadýðý akikattir. adaletle muhakeme et Hâkimlerin verdikleri cezalarý hafiflettim. Rus muharebesinin sürdüðü günlerde idi. tarih ve Allah.. þahsen suçlamadým." Devletin paþalýk mertebesine çýkardýðý bir namuslu asker. Ermeni Kundakçýlarýný Alkýþlayan Münevverlerimiz Fakat bugün.. Mithat lduðu ve Amcam Abdülaziz Han'ýn hâl'inde rol oynadýðý için sürgün etmiþim!. tutuklanmaz. Güya ben Süleyman Paþa'yý. meslekdaþýna mý þefkatli ilir?. Benden sonra olup bitenlere b akýyorum da bu sözleri uyduranlarýn bunlarý yapabilecek týynette olduklarým üzülerek anlýy ek beni de kendileri kadar gaddar sanýyorlarmýþ!. Bunu yapmak deðil. yýldýz muamelesi yaptým ve iþbaþýna geçirdim. Sait Paþa bile. Ordumuz bozgun halinde payitahta (baþ . çizdiler. dosdoðru düþünebilsinler. Bu maðlubiyetin müsebbib hainleri var. Ýstanbul'a gelince b uþturmalarým yaptým. Süleyman Paþa. aþa'ya aðzýmý açýp bir tek þey söylemedim. Süleyman Paþa'nýn iyi asker olduðunu söylerler. Süleyman Paþa meselesine 25.. Bir tek gencin denize atýldýðýný ispatlayabildiler mi?. birçok kabahatlerine bilerek göz yummuþum. kim olduklarým tanýsýnlar diye.. abilirim. ordus k etmek gibi bir vatan hainliði yapmadýkça. vaktiyle yaptýðýnýz bir iþden ötürü sizi haklý olarak tenkit larsa... Hele bunlar. Fakat Katlinde bir iþtiraki olmadýðý meydana çýktý. Tuna ve Balka aþ(35) Tevfik Fikret. Süleyman Paþa'yý suçluyor ve bu paþalarýn hiçbir kusurlarý olmadýðýný açýkça söylüyordu. "Kul kusursuz olmaz" diyerek bað nu herkes bilmiyorsa. Bir paþa.Ýnsan. Vatan evlâtlarým. bir Padiþahýn düþ . Paþalar. Bu noktada hiçbir huzursuz luðum yok. bir daha ne yapmalarý gerektiðini idra r diye. vaktiyle Süleyman Paþayý.. Her þey anlaþýlsýn. hâlâ söylemeðe devam ediyorlar. düþmanla iþbirliði yapmak. bugün. nasýl bir kusuru olursa olsun. sadece hakikatleri yazýyorum. düþünmek bile bir cinayettir. Paþalarý cezala mý?. kendisi gibi olan bazý ordu kumandanlarýný tutuklayýp mahfuzen Ýstanbul'a gönderdiðini yazýyor ve bun haini olduðunu ileri sürüyordu. kuþ deðildir ki sahibi çý en sonra bunca yazdýlar. bir daha ele geçmez þekilde kaybediyoruz.. düm.. lletin husumetinden kurtarmak için beni suçluyorlar. her þeyi doðru görme lendirmeleri için yazýyorum. Yazdýðým þeyler beni yordu. Vatan haini olduðuna inandýðým insanlarý bile. Süleyman Paþa da eline kuvvet geçince. Süleyman Paþa. Gördüm ki bunlar.1333 (1917) Beylerbeyi Süleyman Paþa'yý da benim maðdurlarým arasýnda sayarlar. Ama hiçbir kusuru ba meyen kindar bir adam olduðunu bilirim. Nasýl olur da ben.. Gönderdiði paþalarý da muhakemeden geçirdikten baþka vazifelere yerleþtirdim. bunlarý tutuklayýp suçlayarak kurþ meleri için Ýstanbul'a mahfuzen göndermiþ! iþin tahkikine memur ettiðim Rasim Paþa verdiði a. Kimi suçlayacaklarýný bilsinler. Padiþahýna Gaddar Olan Meslekdaþýna Acýr mý? Þimdi hatýrýma geldi.. Devletinin Padiþahýna karþý gaddar olabilirse. kimin yakasýna yapýþmak gerektiðinde þaþýrmasýn rihin hükmünü beklemeden.

lek terbiyesine. Acaba benim yerimde hangi Padiþah olsaydý. Cephede düþmanla dövüþüp zaferler kazanan Os ir askerin mütaleasý ehemmiyetli idi. Abdülaziz Han Emmim'in taht sanlara düþman olsaydým. Osman Paþa'nýn müta sý alýndýktan sonra karara varýlmasýný istedim. Tam bu günlerde de Gazi Osman Paþa. bu vazifenin Süleyman Paþa'ya verilmeinin doðru olacaðýný mütalea olarak bildirdi. Sýrbistan ve Karadað cephesinde harp yeniden patlamak üzere idi. Bu þýmarýk ve küstah cevabý Harp Divaný. Fakat cepheden Süleyman Paþa durmadan telgraf çekiyor ve mezalimi anlatarak bunlarýn Ýstan ul ve taþra gazetelerinde yayýnlanmasý için gazetecilerden kurulu bir heyetin kendi yanýna . yerine gelen Padiþahýn kendisine güvenmeyeceði ortadadýr. o zaman Payitahta da ihtiyaç yoktur" diyordu. Zaðra ve Pilevne Zaferler! Süleyman Paþa. ittifakla Süleyman Paþa'nýn erdiler. müdahale ettim ve önce durumun Gazi Osman Paþa'ya bildirilmesini. bizim Allah'a þükür yalnýz bin ask elen iki zafer haberi. Çünkü benim bulunduðum yer.. Bu sebeble Süleyman Paþa'yý ve onun gibileri iþten laþtýrmak þöyle dursun iþe sevk ettim. Ruz-i Mahþerde Bunu Bana Sormayacaklar. Bulgarlarý azdýrdý ve buralardaki Türklere. devlet ileri ile duygularýmý karýþtýrmak gibi bir kusurum elhamdülillah olm mahþerde böyle bir suale muhatap olmayacaðým.ibi ise. Muharebenin o güne kadar iyi idare edilmediði hakkýndaki kanaat umumî idi. iþkenceler ve ha lerde bulunmaya baþladýlar. ruz-i mahþerde. Gazi Osman Paþa'ya tevcih edil Ben. emir verildi. Süleyman Paþa'yý "Büyük As diye göklere çýkarmýþlardý. O derece ki. Memleketin kabiliyetli insana çok ihtiyacý vardý. cephede dövüþen askerin gözü önünde tutuklayýp "kurþuna dizilsin" diye Ýstanbul Paþa mý?. bu haberlerin Ýstanbul ve taþra gazeteler ine aksetmemesine büyük bir dikkat gösteriyordum. düþman elinde olan Pilevne üzer yürüdü ve bir günde ele geçirdi. Süleyman Paþa'dan Küstah Bir Cevap. tarifsiz zulümler. baþkasýna oynadýðý oyun de oynayabilir. týrnaðýnýn ucu kadar memlekete faydasý dokunacak kimselerin boyunca günahlarýný gözümü mýþýmdýr. Yapaca k. Har Divaný Süleyman Paþa'ya durumun bildirilmesini uygun ve bildirdi. cephenin yarýlmasý hal inde düþmaný tutacak kuvvetlerdi. Ben.. Ben Mithat Paþa'nýn arkadaþlarýna. Bu takdir de. k in gütmek. Ben. Saraydaki büyük mandanlardan kurulu Harp Divaný'nýn kararý ile Sarasker Abdülkerim Nadir Paþa ile Redif Pa yý Baþkumandanlýktan azlettim ve yerine müþir Mehmet Ali Paþa tayin edildi. Osmanlý mülkünün bu nazik devresinde kendisini buraya. Çünkü buralarda da Müslüman ahalinin gal elmesi ve buradaki gayri müs-lim ahaliye misliyle mukabele etmesi pek mümkündü. þahsî kaygularýn çok üstüne çýkýlmasý gerekli olan bi soran olmasa bile. Harp Divaný benim isteðimi hoþ karþýlamadý. yapabilecek ehliyetli insan azdý. Hýfzý Paþa kumandasýnda elde tutulan bir mik uvvetin cep heye gönderilmesini istiyordu. yoksa Balkan ve Tuna Ordu aþkumandaný mý yapardým?.. bütün Avrupa bir kere daha bizim aleyhimize dönecek. her yaptýðýmýn hesabýnýn sorulacaðýný bilir ve iman ede h olarak elbette benim de kusurum olmuþtur. Ruslarýn Balkanlarda ilerlemesi ve bazý kalelerimizi ele geçirmesi. Süleyman Paþa'nýn Aklý . hemen bütün Avrupa gazeteleri bu insanlýk dýþý da zýyorlar ve Bulgarlara lanet ediyorlardý. Süleyman Paþa'nýn Balkan Ordularý Baþ Kumandanlýðý. Tuna Ordularýnýn da Baþkumandaný tayin olundu. fakat bununla beraber Süley yalnýz Balkan Ordularý deðil. Tahmin ettiðim gibi Gazi Osman Paþa bulundu en ayrýlmasýnýn çok mahzurlu olacaðýný anlatarak. Süleyman Paþa'yý Harp Divanýna mý verir. kumandasý altýndaki askeri mecburî yürüyüþle Dedeköy üzerinden Zaðraya indi m ettikten sonra Eski Zaðra üstüne yürüdü.. gayr-i müslimleri himaye iddias ile Ýngiliz ve Fransýz Donanmasý Ýstanbul önlerinde görünecekti.Fikri Þöhret Yapmakta. Baþkumandanlýða nýna teklif ettim. fakat hangi kusurum olmuþ olursa olsun. Savaþ aleyhimize geliþiyordu n Paþa'nýn bir kýsým kuvveti ile Tuna Ordusunu desteklemesi faydalý olacaktý. Orduyu da Milleti de þahlandýrdý. kendisine böyle küst tâ hakaret dolu telgraf çeken paþasýný baðýþlardý? Ben mi kin güdüyorum. ne devlet memuru vekârýna sýðdýramadýðý için. Ruslarýn yedi bin. Þimdi insaf ile düþünülsün. Fakat ben buna raðmen. Bu sýrada Süleyman Paþa'dan bir telgraf aldýk. kendisini t paþalarý. Bu sýrada Ruslarla savaþa tutuþtuk. General Gurko'nun kuvvetlerini iki günde periþan e çekilmeðe mecbur etti. Halbuki bu kuvvetler. çoðu zaman insanlarýn kabiliyetlerine ve hizmet i mkânlarýna bakarak karara vardým. Süleyman Paþa'nýn son telgrafýndan da anlaþýlacaðý g düþüncelerinin daima dünyanýn nizamý olduðuna inandýðýný bildiðim halde. yoksa. Süleyman Paþa'dan edeb dýþý bir karþýlýk aldýk : "Burada ben muvaffak olmazsam memleket eld r. Balkan andaný olarak gönderdim.

Harp Divaný.. okudukça. Adý Jan Dikru idi. yerlerine cahil kimse iþim. ondan haber almak günler. kendisin 2000 altýn vereceðimi söyledim. "93 Muharebesini Tarih Þaþýrmadan Yazacaktýr. Düþmanlarým. kendi aralarýnda iþ bö lümü yaparak Ordunun iaþe. tamiri imkânsýz e yol açmak mý?. gazetelerde yazýldý ne olup bitebileceðini aklýndan dahi geçirmiyordu. Serdar-ý Ekrem Abdülkerim Nadir Paþa. bazan haftalar mese-lesiydi. Orduyu silâhsýz. kazanamadým.. Saray'dan savaþý idare etmiþim. Kumandanlarý kullanamadýðý. Telgrafhaneyi bu Jan Dikru idare ediyordu. gece uykularýmdan. Yazýlmýþ sayýsýz kitap ortadadýr. Bu divan. bunlarý yüzleri bile kýzarmadan yazabiliyorlar ve herkesi inandýrmaya çalýþýyorlar. Hemen Saray'da bir okul açtý ve üç guruba böldüðü ta lebelerine gece gündüz ders vermeðe ba sonra gerek Anadolu ve gerekse Rumeli'nin belli baþlý vila yetlerini merkeze baðlayan þebekeyi kendi baþlarýna idare edecek kabiliyette telgrafçýlar y tiþtirdi. Ta rihin þaþýrmadan karar verebileceði bir hadisedir bu. Bahriye Nazýrý Rauf Pa ophane müþiri Mahmut Paþalarý Saraya davet ettim ve bir Harp Divaný kurdum.1333 (1917) Beylerbeyi 93 Muharebesi. Haberleþme at sýrtýnda yapýlýyordu.Mart. "Arþivleri de mi yok ettiler acaba?" diye düþünmekten kendini al çok yanlýþ olarak Ýngilizlere güvenip o kadar ileri gitmiþ Mithat Paþa ve taraftarlarý savaþ tohumu serpmiþlerdi ki. Muhakeme edilmesini istediler. teller baðlandý ve hatlar iþledi. Cezayý baðýþla i Ýstanbul'dan uzaklaþtýrdým. Önlemek için çok uðraþtým. Serhatden Saraya Döþenen Telgraf Memleket içindeki yollar yeterli deðildi. Bu onun için aðýr takdirimle deðil. bu yüzden hem sebep olduðu.gönderilmesini istiyordu. Ordu mevcudunun Doðuda seksen bin. gündüz huzurumdan oldum. Bu savaþýn içine zorla itilmiþ bir Padiþahýn nasýl çýr . Þimdi düþünüyorum : Bu iþde bir hata varsa. erzaksýz býrakmýþým. Telgraf yolu ile ordularla muhabere imkâný sað lanmýþ olduðuna göre. Her vilâyet kendi sahasýndaki telgraf direklerini dikti. yoksa yazdýrýp. Saray'da Tecrübeli paþalardan bir Harp Divaný kurulacak. Baþkumandan'ýn ha ybettiðimiz kanaatindeydi.kýtalarý baþýndan uzaklaþtýrýp. Zamanýn en kuvvetli bataryalarý ile donanmýþ bir telgrafhane merkezini Sa a kurdurdum. askeri kullanamadýðý. iþinin erb abý bir adamdý. Birçok kýymetli kumandanlarý.. B azý Avrupa memleketlerinde "Telgraf" adile bir haberleþme vasýtasý kullanýlmaya baþladýðýný Hemen harekete geçtim ve Belçika'dan bir uzman getirttim.. vehimle suçlayacak kadar ileri gitti. Bu kadarcýk þeyi düþünemeyecek bir Paþa'yý Ordularýn Baþkumandaný yapmak hatasýný ben kabul Süleyman Paþa'yý. buna karþý durmak. Bunlar. Ordu bir kere rhadde gönderildikten sonra. Kendisine bu husustaki düþüncelerimizi yazdýktan a cevaben hepimizi korkaklýkla. On binlerce okka evrak arþivlerded r. Kendisini çaðýrdým ve bizim ada larýmýza 6 ay içinde bütün iþleri bir baþlarýna yürütecek ölçüde öðretecek olursa. ikmal. Ýþte Süleyman Paþa hikâyesinin iç yüzü. savaþýn geliþen yeni þartlarýna gö . Kendilerine ne düþündüklerini sordum. neredeyse vatan hainliði haline gelmiþti avaþý önleyemeyeceðimi anladýktan sonra. acaba mezalimi gazetelere yazdýrmayýp zaten ýz i ülkeyi yeni kargaþalýklara ve tehlikelere düþürmemek mi.. Ask i. Hiç deðilse böylece haberleþme saðlanmýþtý. böylece de zorla kendi Ordumu yendirmiþim! Evet. karýþmadým. î nlarý gördükçe.. içimde kýrk yýl durmadan kanamýþ bir yaradýr. Rumelinde iki yüz bine ulaþtýðýný bildirdiler. Serasker Redif Paþa. muv Sonra kazanmak için didindim. þiþiren yardakçýlarý da paþalarýnýn "Benim istediðim olsun da memleket ne olursa olsun" diyecek kadar hadgâm ve basiretsiz olduðu nu kabul etsinler! Rus Savaþýný Süleyman Paþa'nýn Baþkumandanlýðýnda kaybettik. hem savaþý kaybettiði ileri sürülüyordu. Muhakemesi askerler tarafýndan yapýldý ve kabahatli bulundu. Günlerce süren konuþmalardan sonra bu Harp Divaný þu kararlarý aldý "Tuna Ordusu" adýný alan ve Ruslarý sýnýrda kar þýlayacak kuvvetlerin basma Abdülkerim Nadir Paþa geti rilecek. Bu sebeple müsterihim. savaþa hazýrlanmaya baþladým. teçhizat iþlerini dakikasý dakikasýna takip edecek. Bütün ýsrarlarýna raðmen gazetecileri im ve haberlerin yayýnlanmasýný önledim. Allah'ýn takdiriyle-olmuþtur. pek çok þeyleri olduðu gibi. 93 Rus Savaþýný da benim sýrtýma yýkmaða çalýþýy en istemiþim. Çünkü aklý fikri þöhret yapmaktaydý. Baþkaca taksiratý varsa Allah baðýþlasýn." 26. Sadrazam em Paþa. Büyük devletlerin aracýlýklarýný ben önlemiþim! Prestij kazanmak için savaþ a savaþ bilgim olmadýðý halde.

Varna. 93 Muharebesi. Fakat hiçbir þey görmemek için gözlerini yumanlar. Çaresini sordum. Fakat bana Abdülkerim Nad ir Paþa'nýn teklifi daha uygun geliyordu. Ben Abdülkerim Nadir Paþa gibi muzaffer Serdar-ý Ekrem'e orduyu teslim etmeseydim. Osmanlý mülkünün en yetkili paþalarýydý.. zeki. Almanlarýn en büyük kumandanlarýndan Moltke bile. Viyana. Savaþý kendi topraklarýmýzda deðil. Bu iki paþaya büyük sorumluluk vermek. Ýþte bizi Ruslara yendi n büyük hatalardan biri! Kýrk Yýlýn Ardýndan Görünen Ýki Hata Bugün bu kararýn üstünden kýrk yýl geçmiþtir. o zamana kadar savaþýn yarýsýný kaybetmiþtik.. Serdar-ý Ekrem Abdülkerim Paþa'ya gelince. heybetli. Bu yüzden Kale-i Erbaa (dört kale) Si-listre. mesuliyeti tek baþýna omuzlamaya kendisinde cesaret bulamýyordu. Þumnu ü rar etti. r Redif Paþa. ona kabiliyetlerini kullandýramamýþtýr. Hüseyin Avni Paþa'nýn ye iþtirmesi bazý paþalar ve subaylar. Ab-dülaziz Hanýn düþürülmesini tasvip ederken. acab a bana kim hak verirdi? Bu. Uzun müzakerelerden sonra bu çeþit sürtüþmeler çýkarsa. Kararlarýný kabul ettim. Gazi Osman Paþa'nýn Pilevne taarruzu baþarýsýndan sonra durumu anlayýp bu iki mü m ama. Avrupa ordularýnýn tabiyelerinden anlar. Savaþ kapýya geldiði gün Seraskeri deðiþtirmek. Fakat ata binemiyo r. Onda bir þey görmek isteyenler. "sizden" sözleri kullanýlýyordu. Doðu cephesinde de kendisine çok bel baðladýðýmýz iyi bir kumandan olan Gazi Ahmet Muhtar P da muvaffak olamamasý ayný sebeplerdendir. Birbirlerini anlayacak insanlarýn yanyana ol masý. Bunlarýn birbirine güveni yoktu. Bu yüzden maazallah her þeyi kaybedebilirdik. Harp Okulunda okumuþ. kendisini tutan Paþalarý ve Subaylarý masý. Abd Nadir Paþa. Redif Paþa. askerin hal erinde ileri sürülen fikirler dolayýsý ile. Rus Ordusunun üç yüz yirmi bin kiþi olm kiþi ile karþýsýnda olmamýz. bun acak Harp Divaný'nýn alacaðý tedbirlerle önlenmesi. Baþkumandanlarý dakikasý dakikasýna uyaracak ve iþ lerini kolaylaþtýracak. Redif Paþanýn da Abdülkerim Paþanýn da gözünü yýl-dýrmýþtý. çok þ görmüþlerdir. dört kalenin ehemmiyetini kabul et ir askerdi. Abdülhamid" diye sayýklayýp durmuþlardýr. hastalýðý dolayýsile ordugâhlarý arabasile dolaþýyordu. fazla nca yýlda kazanabildiði þöhretini.re. fta da "bizden". K biye de yanlýþtý. o zaman da bazý paþalarýn söylediði g arýnda kabul edecektik. 70 yaþýndaydý. sürtüþme ihtimali olan subaylarý ayrý ayrý cephelerde toplamayý teklif etti. bir tek muharebede kaybetmekten çekiniyordu. elbette maslahata daha uygun düþerdi. savaþ içinde yanlýþ çýkmýþtýr. bistan ve Karadað muharebesinde muvaffak olmuþtu. gerçekten tok gözlü Askerin ihtiyarlýk zaafile yanlýþ kararlar abileceðini nerden bilebilirdim? Muharebe planýna Süleyman Paþa'dan baþka kimse itiraz etm edi. bir hata ile mevkiini kaybetmek korkusu. iþin icabýna uygun olacaðý kararlaþtýr Ben asker deðildim. bilgili idi ama. Ordumuzun taarruz gücü o kýndaki kanaatleri. Har bin icaplarýna göre ve benim adýma 'kullanacak. "Abdülhamid. ibretle bakanlara çok þey söylemiþtir. yaptýðýmýz hatalarýn ikincisi oldu. dil bili r. Bütün yaþlý insanlar gibi. bunun Orduyu karmakarýþýk edeceðini. Kesin kararlar alamýy r. kendisine karþý olduklarýný sandýklarýný da türlü yollarla muattal hale koymasý aldý l kapýlarýna kadar indirdi. papaðan gibi ezberledikl durmadan tekrar etmiþler. Osmanlýn tecrübeli. Süleyman Paþa'n aþarýsý. Açýktan hiçbir huzursuzluk belli olmadýðý halde. Fakat önümüzdeki zamanýn kýsalýðý. Sonra bunlar. Bu yüzden t arruzu göze alamadý.. Ruslarý yenebilird . Ýþte Rus Savaþý'nýn iç yüzü. Fakat müteredditdi. Askerin haleti ruhiyesini de bilmezdim. ehliyetli bir askerdi. Hâlâ dü-þünüyorum da Abdülkerim Paþa'nýn fikr lara yenilmemiþ olacaðýmýzý sanýyorum. askerin tanýdýðý subayýn kumandasýnda s i neticeler vereceðini anlattý. Ruslarýn Balkanlarý aþabileceðini düþünmek istemedi. Ruslar Ýstanbul Kapýsýnda Bundan sonraki savaþýn yarýsýný da Süleyman Paþa'nýn. bazý paþ aylarýn tasvip etmemesi ve ayýplamasý Orduyu içinden bölmüþtü. Ordu Ýçindeki Ýkilik Bu müzakereler sýrasýnda Sadrazam Ethem ve Serasker Redif Paþalar. karara ben de katýldým. askerî bilgisi yüksek bir kumandandý. Kimi yerine koysam. Bugün iyice görüyorum k . Ordunun çeþitli kademele inde subaylar arasýnda bir huzursuzluk olduðunu bana bildirdiler. akýl kârý mý idi?. Osmanlý mülkünün bütün gücünü ve varlýðýný. Müteessir olmuþtum. Fakat yenilmemizde tek müessir. Redif Paþa ve Abdülkerim Nadir paþalarýn. Rusçuk. en okumuþ kimselerinden deðil iniydi?. bu karar deðildi.

meþruiyetsiz kuvvet kullanmaya kalkarsa. Hanedandan yana olanlar diye bölündü yeni baþtan ordu. koskoca 250 milyonluk Hindistan' ltere Parlamentosunda bir tek temsilcisi olmadýðýný düþünmeyi akýllarýndan bile geçirmiyorl re'de Meþrutiyeti görmüþler ve hayran olmuþlardý.. Bir küçücük kasabamýzda yüzde ellinin üstünde gayr-i müslim varsa orada kaymakamýn ve memur müslimlerden seçilmesini adaletin icabý görüyorlardý da. bu in neden koptuðunu araþtýrmadan buna özeniyorlar ve memlekete geldikleri zaman. Yeniçerilerin bire kadar kýrýlmasýnýn üstünde bile geçmeden Hüseyin Avni Paþa'nýn ordusu Amcam Abdülaziz Haný tahtýndan indirdi. Fransýz Ýhtilali'ni okuyup öðreniyorlar. Çünkü gaflet. . Eðer Osmanlý Ordularý gittikleri yere adalet yerine zulüm götür-selerdi imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanýrdý. "Tarih Deðil Hatalar Tekerrür Ediyor. Bugün bir vatan kaybediyorsak.. onun kuvvei maneviyesini törpülemek olduðunu biliyordum. Bir Kumandanýn nefsine güveni olmasý gerektiðini biliyordum.. Adalet meþruiyetin temelidir.. Avrupa'da neye b rektiðini kestiremedikleri için memlekete zararlý fikirlerle dönüyorlardý... Yeniçeriliði bozan sebepleri ortadan kaldýrmamýþýz.. yýkar ama. Bu ocaðý söndürmek bize. dün kulu Ali Paþa'nýn at oynatarak Kütahya önlerine gelmesine. 28. Ama Ýngiltere'de Meþrutiyeti kimin kulla rdý bile. adalete daya narak kurulmuþtur. Ýyi hazýrlanm duyu müdafaaya sokmanýn. O zaman "Zalim" diye bana hücum ediyorlardý.. Meþru et. gayesi içinde elindeki kuvveti kullanýrsa meþru ayesi dýþýna kayarsa gayr-i meþrudur. Hanedan lanlar. 93 Muharebesini niçin kaybet tiysek. Kendilerini. býrakmýyordum. sonunda kendisi . Gazi Osm asker bile o kertede mesuliyet almaya yanaþtý mý?. Ve maalesef bu enkazýn altýnda bazan bir devlet de çöker. Balkan Harbini de onun için kaybettik. yanlýþtý ek kafalý olmak suçluyorlardý. hükmetmenin mesnedidir. Ben Yunan Muharebesinde bir daha bu hatalara düþmedim. Yeniçeriliði ortadan kaldýr ma. Mekteplerimde okuttuðum. meþruiyyetin müeyyidesidir. Belki bazý þeyleri yakar. O zaman.Mart. Ordunun içinden bölünmesinin ne old nu biliyordum. þifa yerine teyenlerin önüne geçmenin adý "Sansür"dür.1333 (1917) Beylerbeyi Hatýrýma gelmiþken þunu da kaydedeyim : Düþmanlarým benim sansür memurlarýmdan çok þikâyet n evham ve korku içinde yaþarmýþým da bu yüzden pireyi deve görürmüþüm. halký ayak anmaya çaðýrmayý vatanseverlik sayýyorlardý. Avrupa Medeniyetinin üstünlüðü diye bunu öðütlemeðe çalýþýyorlardý. yirmi bu kadar yýl içimde taþýmam gerekliydi. Vatan Hainlerine Karþý Sansür Yine Avrupa'ya gönderdiðim gençlerin bazýlarý.acaba?. Gaflet Ýçindeki Münevver. "gafil" olmamaya da dikkat ettim. evhamdan da büyük zarar getirir. kabiliyetsiz çýkýyorlar. sebebi yine odur. bu ülke kuvvete dayanarak deðil. ben "evhamlý" olmamaya dikkat ettiðim kadar.. Tarih deðil. Ordu. Süleyman Paþa'nýn Baþkumandanlýðýnda ne hale düþtüðümüz görülmedi mi?. Bu halde kuvvet meþruiyye te. Her kim ki adaletsiz hükmetmeye.. memleketi böylece altüst etmek istiyorla rdý. orada lâboratuvarda ne olup bittiðine baþlarýný bile çevirmed dýnlarýn erkeklerle dans ettiklerini görüyorlar. yýkýlýr. içki içtiklerine hayran ka-liyorlar ve me kete gelince. Avrupa'ya gönderip dünya yý öðrenmelerini saðladýðým insanlarýn bazýlarý. Bu cahilane fikirlerini gazetelerde yazmak. bütün bunlardan sonra gelir. izin vermiyordum. týpký ülkemin düþm a "Kýzýl Sultan" diye hücum ediyorlardý.." Hem bari orduyu politikadan çekebilseydik. Fakat þunu bunu suçlamak için deðil. hükmetme adalete dayanmak zorundadýr. Yunan Muharebesinde Bu Hatalarý Yapmadým.. Dünyadan çok ahirete yakýn olduðum þu günlerde bir vicdan muhasebesi yaparak düþünüyorum ki taa Dedemin günlerinden bu yana yuvarlana yuvarlana gelmiþtir. Biraderim Muradý da beni de tahttan indiren ayný ordudur. Kuvvet. "Sansür" iþte budur! Çeþitli çalkantýlar içinde ayakta durmaða çalýþan ülkeme.. Fakat bunu öðrenebilmekliði ilgisinin acýsýný. Osmanlý Tarihini anlayanlar bilirler ki. Benim memurlarým da lerin haberlerini. Avrupa'ya giden bazý gençler. Savaþý neden kaybettiðimizi bilmemiz lâzýmdýr. 93 Muharebesini kaybettik. Ruslarla Aynalýkavak Muahedesinin ya masýna. Ordular arasýndaki sayý üstünlüðü. yazýlarýný anlaþýlmaz hâle koyarlarmýþ!. bir dah timizde ayný yanlýþlarý yapmamak için. Ben bu fikirlerin memleketimde yayýnlanmasýna eng oluyordum. Ama baþkalarýný da yanlýþ yetiþtirmelerine iz akkým deðildi. Tanzimat Fermaný'nýn çýkarýlmasýna patlamýþtýr. Hayýr. yan etiþtirdiklerinden dolayý cezalandýramazdým. hatalar durmadan tekerrür e diyor.

Hattâ kendiliðinden gelmiþ ib fýrsattan yararlanmaya bile tenezzül etmedim. 31 Mart Hadisesi 31. konferans vermiþ yahut kitap çýkarmýþ da ben Býrakýnýz önlemeyi. rakam olmaktan çýkmýþ. Pek çoklarý ile teker teker uðraþtým. âhirete nefisle baðlý olduðum su günlerde apaçýk söylüyorum ki. Fakat bu gençlere. ben de memleketimi sözde fikirlerden um. Otuzbir Mart Hadiseleriyle benim kesinlikle iliþiðim yoktur. vekâleten Hüsnü sini uygun buldum. he . hangi iyatçý. Ba on'a verilecek ziyafet meselesinde Kamil Paþa'nýn haklý itirazý Babýâli ile (Ýttihat ve Ta Genel Merkezinin arasýný açtý. Ýstanbul'daki askerlerin kalbini kýrmýþtý. Hürriyet. benden so el koyanlardan hiçbiri. Harcadýðým emekler helâl olsun. Bazý gazetelerle Milletvekilleri ve Ayan azalarý bunu. yanlýþ fikir sahibi irler diye zulümle deðil. Yýldýz Sarayý'nda bulunurdum.Yazdým. Eðer hadiselere girmek isteseydim ve is tifadeyi düþünseydim. Gerçi. Avcý taburlarýný geri çevirmeyi ve buradaki askerleri yatýþtýrýp azaltmayý aþtýrmýþtýk. Bahriye Nazýrý da Cemiyet'e gönlünü kaptýrmýþlardandý.. ben buna destek olmamýþým? Bu kendini bilmez.. Nazým Paþa ile olan bu macerayý unuttum ve Harbiye Nezareti'ne getirilmesini kabul ett im.ci Ordu Kumandaný Ferik Nazým Paþa da. Bu nezarete de. yaþadýðý ülkeyi bilmez. on u yolu göstermeðe uðraþtým. onlarýn.1333 (1917) Beylerbeyi Tarihi koyarken elimde olmadan titredim. önceden pek az kimseler hissettiler. . kendilerini alkýþlama eti olduðu eserlerle ortadadýr. Nazým Paþa'nýn o günlerde efkâr-ý umumiyede bir yeri vardý. Ýyi etmiþler. Dünyaya nefesle. fakat gelir gelmez Hürriyeti yalnýz kendileri için istediklerini de ortaya koydular.. olmadýklarým da. benim hoþgörümü zaafýma veya kuvvetimden yararlanma unu bilmediðime baðlayarak (Ýttihat ve Tarakki Cemiyeti) yukardan atýp tutmaya baþladý. Meþrutiyete b ir darbe gibi gördüler. Fakat hakikati. Onlarýn anladýklarý hürriyetin. Ayrýca da Ce ete kendisini iyice kaptýrmýþtý. Kâmil Paþa. Bu yatkýnlýðýndan yararlanma halde. benim ülkemde hangi fikir adamý. kat'i tedbirlere baþ vurmanýn yeri ve zamaný geldiðini söyledi. Manyasîzade fikir bakýmýndan Kâmil Pa-þa'ya yatkýndý. Tertip BaþkaTdkdir Baþka Harbiye Nazýrý Ali Rýza Paþa. Hiçbir y aklamadan. Ýttihat ve Terakki Cemiyeti'nin her iþe karýþmasýn Cemiyete baðlý subaylarýn tavýr ve tutumlarýndan iyice usanmýþtý. bugün Beylerbeyi'nde deðil. Vaktile Erzincan'a sürülmüþ olmasý. Ýttihat ve Tarakki. bazý kelimelerle beni taþlamak hevesine düþmüþler ve memurlarým ülkenin i ve huzurunu korumak için bunlarý engel-lemiþlerse. deðiþtirmeden yazacaðým. Bu isim. bana sövüp sayma. devletimi kemirmesine müsaade etmedim. siyasî bir sebebe baðlý olmamakla berab yý halka sevdirmiþti. evi ne kadar gidip ölüm döþeðinde istifasýný imzalattýlar. binbaþý Enver Bey. yine söyleyeceðim. Bir Zýrhlýnýn Tehdit Ettiði Millet Meclisi Nazým Paþa. hürriye e devlete oturdular. Söyledim. Kat'i tedbirler alýnmasýn le bildiriyordu. mez bazý kalemler. hangi bilgin faydalý bir yazý yazmýþ. "Zulümle Deðil Þefkatle" Bahçývan çiçeklerini nasýl muzýr böceklerden korursa.. vicdanlar almak için deðil.. 10 Temmuzda pek zayýf olduklarý halde. bir tarih dönemine niþan olmuþtur. arým da oldu. sebebi ve seb p olanlan hiçbir kimse temamile bitmemiþtir. vicdanlarý aydýnlatmak. az sonra ölümle neticelenecek bir hastalýkla evinde yatýyo Cemiyetin bazý ileri gelenleri ve özellikle Selânikli Rahmi Bey'le aralarýnýn açýk bulunduð iyordum.Mart. yeni tarih hesabile o güne daha on üç gün var. Kâmil Paþa Kabinesinde bulunan Ýttihatçý Nazýrlar hemen çekildiler Nazýrý Man-yasî zade Refik Bey. durumu eski haline getirmek ve Millî Murakabeni n rahatça iþlemesini saðlamaktý. her gün biraz d i taraf gazeteleri ise. kendilerine memleketim namýna teþekkür ederim. "Nigenban-ý Meþrutiyet" (Meþrutiyet bekçileri) olmak üzere getirilen Avcý taburlarý ve bu taburlardan Ýkinci Fýrkanýn bir taburunu birdenbire tepelem kalkýþmasý. Otuz-bir Mart Hadis rinin ortaya çýkacaðýný. Bu gayretlerimi. þefkatle muamele ettim. hususiyetle Ýslâmlarý birbirine düþürmekteydi. Bu meselenin kapalý kalmasýný asla istemem. benim kadar fikre saygýlý olmasýný bilmedi-ler. için kullandým.. Edirne'de bulu . Köprü üstünde muhalif muharrir öldürmek hürriyeti de buna Allah memleketimi bu çeþit hürriyetlerden korusun!. istediðim. onlarýn gençlik ateþini memleketin hayrýna çevirmeðe çalýþtým. berhudar olsunlar!. yine yazacaðým. Cemiyet ileri gelenlerinden Kâmil Paþa zade Sezai Bey'le. Fak planan "Meclisi Mebusan" (Millet Meclisi) Kâmil Paþa Kabinesini düþürmeðe karar verince. ilkin "Nigenbân-ý Meþrutiyet" taburlarýný yanyana göndermeye teþebbüs etti. kabiliyetli bir asker ise de yumuþak bir adamdý. huzuru.

teþebbüs öylece kaldý. Bu celsenin nasýl yapýldýðý malûmdur. Baþta Enver Bey olduðu halde er, resmî ve sivil elbise ile Millet Meclisi'nin içini tutmuþlar, ve bir Zýrhl'yý Millet M eclisi'nin hizasýna getirmiþlerdi. Millet Meclisi'nin aldýðý kararý bana Reis Ahmet Rýza Bey getirdi. Ve Milletin bu arzusunu bana teblið ederken, böyle hürriyet aþký içinde yapýlmýþ müzakerelerin ve kararlarýn "Zaman-ý hümayunumuza þeref bahþ" olacak tarihî baþarýlarýndan biri olduðunu da çocu e söylemeyi unutmadý. Milletin bu mevzuda ne kadar istekli olduðunu bilmem. Fakat Kâmil Paþa'nýn böylece düþürülm lý deðildi ve hayýrlý olmadý. Millet Meclisi'nin çoðunluðuna dayanan Cemiyet, Hüseyin Hilmi Paþa'nýn Sadaretini istiyord Güçlükleri çoðaltýp sürdürmemek için kabul ettim. Benden emin deðildiler. Bu sebeple Dahili ti'ni de (Ýçiþleri Bakanlýðý) pek güvendikleri Hüseyin Hilmi Paþa'ya verdiler. Kâmil Paþa'yý tutanlara, öteki muhalifler de katýldý. Ýki taraf açýktan çekiþmeye baþladýla eþrutiyeti deðil, Ýttihat ve Tarakki ileri gelenlerile, Kâmil Paþa ve Kâmil Paþa'dan yana o larýn þahsî gaye ve ihtiraslarýný düþünüyorlardý. Hürriyet, bizim kabiliyetlerimizi tamamile gösterdi. Nerelere gücümüz yettiðini, nelerin k durakaldýðýmýzý Meþrutiyet sayesinde ve üç dört ay içinde tamamile öðrendik. Tehlike açýk Fitne Patlýyor.. Bu sýrada "Ýttihadý Muhammedi" heyeti ortaya çýktý. Bir bu eksikti. Bu cemiyeti kurmuþ olan rviþ Vahdeti, Kýbrýslý bir serseri imiþ... Kâmil Paþa'nýn oðlu Sait Paþa bu sýrada en çok Bey'le öteki muhalifler de Sait Paþa ile beraberdiler. Asker arasýna büyük bir fitne salýndýðýný haber aldým. Bir ihtilâlin kopmasýný, hususiyle a e karýþmasýný, hem þahsým için, hem Devletim hesabýna çok tehlikeli görüyordum. Hüseyin Hi yeti bildirdim. Hattâ bir gece, Harbiye Nazýrý ile Hassa Ordusu Kumandam Gazi Muhtar Paþa zade Mahmut Paþa'yý Saray'a çaðýrdým; Sadrazamla birlikte vaziyeti uzun müzakere ettik. 'Ahvalin vahametini takdir ettiklerini ve gerekli tedbirleri hemen alacaklarýný söyledi ler. Fakat tedbirler alýndýkça durum büsbütün karýþýyordu. Ortada aciz vardý. Gazeteler, Ce kulüpler, körükleye, körükleye "31 Mart" yangýnýný ilân ettiler. Vak'anýn mesuliyetini paylaþmamak için ben karýþmadým. Hüseyin Hilmi Paþa hükümeti yürekte ayaklanmayý iki saat içinde bastýrýrdý. Çünkü adamlarýmýn tahkik ve teminlerine göre, ilk den çýkmýþ... Bunlarý kandýran, "Hamdi Çavuþ" adlý bir Arnavud'u bulan ve para veren de Kâ Sait Paþa idi!.. "Hem Padiþahtým, Hem Ýftiralarla Tahkir Ediliyordum." Sait Paþa'yý Meþrutiyet'ten sonra yalnýz bir kere huzuruma kabul etmiþtim. Sebebi de o sýr Sadrazam bulunan babasýna, aleyhimde yayýnlanýp köprü üstünde satýlan "Mah-keme-i Kübra" a icviye ile benzeri yayýnlarýn hükümetçe resmen yasaklanmasýný hatýrlatmaktý. Sait Paþa'yý atile çaðýrýp Sadrazama "îrâde" teblið ettirmiþtim. "Mahkeme-i Kübra" bir zamanlar Avrupa'da basýlmýþtý. Muharriri de, Harp Okulu öðretmenleri smini þimdi hatýrlamýyorum bir binbaþý olduðunu soruþturarak öðrenmiþ ve kendisini sürmüþt sýlýp daðýtýldýðýný oðlum Ahmet Efendi büyük üzüntü içinde ve aðlayarak haber verdi. Kâmi olsa böyle davranýrdý. Böyle davranmasý hakký ve vazifesi idi. Hem padiþahtým, hem de en larla açýkça tahkir ediliyordum. Milletimi candan baðýþlarým. Üç beþ adamýn yaygarasý, sevgili Milletimin hayatý deðildi. Altý yüz seneden beri "Baba" demeðe alýþtýklarý bir Padiþaha, benim sadýk memleketimin ruh az!.. Sadede gelelim : Hüseyin Hilmi Paþa ile arkadaþlarýnda beceriksizlik olmasaydý, "31 Mart" vak'asý bir saatten fazla sürmez, belki de hiç olmazdý. Yangýn bacayý sardýktan sonra, Hüs ni Paþa Kabinesi istifa etti. Ayasofya Meydanýna toplanmýþ olanlar, Kâmil Paþa'nýn Sadraza aþa'nýn Harbiye Nazýrlýðým istediler. Hýrslarý körükle-memek için, tarafsýz Tevfik Paþa'yý -hem Paþa'yý da Harbiye Nezaretine getirdim. Ahmet Riza Bey'i Adamlarým Korudu.. Ýttihat ve Terakki ileri gelenlerinin nerede saklý olduklarýný biliyordum. Babýâliden gece gizlice Makrýköydeki evine araba ile götürülen Ahmet Riza Bey'i muhafaza için, güvendiðim arý görevlendirmiþtim. Ali Kabulî (36) Bey'in katlinde parmaðým göründüðünü, sonradan gazetelerde okudum. Bu iftir fretle red ederim. Eðer intikam almak gerekseydi ve ben de buna tenezzül etmiþ olsaydým, Ali Kabulî Bey gibi, Ýnkýlâp'da dördüncü, beþinci dereceyi bile tutamamýþ ve daha doðrusu ir suçsuz adamý mý öldür/türdüm. Gazi Muhtar Paþa'nýn oðlu Mahmut Paþa'yý, Cemiyet ne

(36) Ali Kabulî bey (ölümü 1909) 31 Mart olayýnda öldürülmesi ile adý duyulmuþ bir deniz s evfik" zýrhlýsý kumandanýydý, isyancýlar, þeriata ve padiþaha düþman olduðunu askerlere fit iden aldýrdýlar. Yýldýz Sarayýna, Abdül-hamid'in penceresi önüne getirdiler. Yýldýz'daki sa nin yanýnda isyancý askerler tarafýndan Abdülhamid'in gözleri önünde öldürüldü. olur - ne olmaz diye bana karþý aldýðý tedbirler arasýnda Hassa Kumandaný tayin ettirmiþler ununla beraber, 31 Mart gürültüsü sýrasýnda Mahmut Paþa'yý ölümden kurtarmýþ olan benim. B dýköy telgrafha-nesindeki vesikalar ispatlar. 31 Mart'ýn gerekçesini, "Ýttihat ve Tarakki Cemiyeti" ile, bu Cemiyete dayanan Hükümetin t ecrübesizliði ve tedbirsizliði hazýrladý. Baþta Kâmil Paþa zade Sait Paþa ile Ýsmail Kemal arý halde, bir takým Ýttihat Tarakki muhalifleri bu durumdan yararlandýlar. Mizancý Murat Asýlsaydý, Acýrdým. Matbuat, bilmeyerek ve tehlikeyi hissetmeyerek ateþi körüklüyordu. Nisan'ýn birinci günü ya nan gazeteler, genellikle ayaklananlarýn þakþakçýsý olmuþ ve Murad Bey'in "Mizan"! en ileri derek, subaylarýný öldüren erlere "Gazilik" daðýtmýþtý. O günkü "Mizan"ý okuyan inanýr ki, nleyicisi ve elebaþýsý Murad Bey'dir. Halbuki, tertipçilik þöyle dursun, ayaklanmanýn olac ile Mizan yazarýnýn haberi yoktu. O kendi kendine öyle bir süs vermiþ ve her þeyde olduðu bu iþte de öðünüp durmuþtu. Eðer bu mesele için Murad Bey, asýlanlarýn arasýna karýþtýrýl tý. Ben Murad Bey'i hiçbir zaman sevemedim. Þimdi sað mýdýr, deðil midir bilmem. (Ölümü 1912) B spat ettikleri gerçekten çok, kendi hayaline inanýr ve tapar bir idamdý. "Mizan" gazetes ini ilk defa Ýstanbul'da çýkarýrken, Muhacirin Komisyonu Reisi Yusuf Riza Paþa aracýlýðý il yaklaþmýþtý. Yusuf Riza Paþa, o zamanki Sadrazam Kâmil Paþa'nýn can düþmaný idi. Murad Bey, karþý yaptýðý þiddetli hücumlarla Riza Paþa'nýn maksadýný ye düþmanlýðýný iyice okþuyordu. Ermeni Meselesinin en buhranlý bir döneminde bana, Baþ Mabeyincim Hacý Ali Bey aracýlýðý il "Muhtýra" verdi. Huzuruma kabul ederek uzun uzadýya konuþtum. Daha önce de birkaç kere gö akþamki tutumundan, bana akýldânelik etmek istediði açýktan açýða anlaþýlýyordu. Sonradan mâruzâtý da vardý. Keþke bunlarý da neþr etmiþ olsaydý! Murad Bey'in hayâl ile muhali gerç n pek çok þeyler ileri sürdüðü görülür ve elbette bana hak verilirdi. Murad Bey, iyi niyet sahibi bir adamdýr. Yalnýz kendisine çokça güveni ve hüsne de ifrat ö dý. Bu kusurlarý yüzünden hiçbir iþde muvaffak olamadý. 31 Mart patýrtýsýna Murad Bey'i hadiseler deðil, kendi kendisi karýþtýrdý. Üçüncü Ordu'dan rla, sonradan Cemiyete katýlanlarý, asker - sivil herkesi tahkir eden tutumu ile dünyayý kendi baþýna yýktý. Vukuatýn ve acemi bir idarenin her gün bir baþka bir çimde hazýrladýðý yanýcý maddeler, bir e patlayacaktý. Hatta 31 Mart'a kadar gecikmesi bile þaþýlacak þeydir. Hiç kimseye hesap k zorunda olmadýðým bu zamanda yemin ile temin ederim ki ben, bir fenalýk olmamasýna elim geldiði kadar çalýþtým. Tehlikenin gecikmesinde, bu hayýrlý çalýþmalarýn tesiri olduðunu Halk Sinirleniyor, Ýttihatçýlar Gözdaðý Veriyorlar.. Halk sinirlendikçe, Ýttihat ve Tarakki'nin ileri gelenleri kasýlmayý ve gözdaðý vermeyi art lardý. 31 Mart'dan bu- iki ay önce, "Perapalas" otelinde verilen pek parlak ziyafette Meclis'i Mebusan Reisi Ahmet Riza Bey, Ýttihat ve Tarakki'ye karþý gelenleri kahr edi p yok edeceklerini þatafatlý bir nutukla açýktan açýða ilân etmiþti. Basýn'ýn bu nüf tuk etrafýnda kopardýðý gürültü, 31 Mart'ýn acýklý aksi deðil midir?... Cemîyet'in gazeteleri, etrafý ölümle, yangýnla korkutu-yorlardý. Kuvvetlerine güveni olanla hiçbir zaman korkutmak tenezzülünde bulunmazlar. Birdenbire iktidar mevkiine hakim olan efendiler, bu ürkütme edebiyatý ile bir kere daha zaaflarýný ilân ediyorlardý. Küçük ve eh z olaylar bir kenara býrakýlýrsa, 31 Mart Vakasýnýn baþlýca sebepleri ve müessirleri yazdýð rdir. Ayaklananlar arasýnda, Saray'a uzaktan yakýndan iliþi-ði olanlardan hiç kimsenin bulunmama sý da gösterir ki, ben o meselenin içinde deðildim. 10 Temmuzdan sonra verilmiþ bir iki ju rnalin kâðýtlarým arasýnda bulunmasý, güya benim Meþrutiyetten sonra böyle þeylerle uðraþtý . Tütün kýyýcýsý Mustafa Efendi, bir iki defa, þunun bunun kâðýtlarýný getirmiþti. Sadece, ve öðrenmek için kabul ettim. Baþkâtip Cevat Bey'in, Mustafa Efendi'yi, böyle þeylerle beni ul etmemesini ihtar ile ayýpladýðýný ve çekiþtiðini iþitmiþ ve Cevat Bey'e hak ver-miþtim. Hareket Ordusu'nun Selanik'ten hareket ettiðini ilkin Osmanlý Bankasý haber verdi. Gel ecek kuvvetin derme çat-ma þeyler olduðunu ve "Gönüllü" namile peþlerine takýlan kafilenin etini anlamakta gecikmedim. Güçlü Bir Hassa Ordusu Vardý.. Hassa Ordusu'nun Ýstanbul'daki er'leri, gerçekten iyi ha-zýrlanmýþ, hem Hilâfet Makamýna, h

hsýma sadýk, seç-kin askerlerdi. Hareket Ordusu'nun yolda durdurulmasýný, baþta Nazým Paþa halde, sadýk devlet ileri gelenleri bana tavsiye ettiler. Kabul etmedim. Edirne'de ki ordunun, kýsmen Hareket Ordusuna katýlmýþ olduðunu da haber yer-

diler, hiç telâþ etmedim. Çünkü yaptýklarýmda, beni korkutacak bir þey yoktu. Ayastafonos' l üstüne yürüdükleri zaman, Ýstanbul'daki askerlerin kýþlalardan çýkarýlmamasýný ve mukab detle istedim ve tenbih ettim. Baþla içinden çýkýp da meselâ Kâðýthane sutlarýna yayýlsala Selânik'in derme çatma askeri mi yenerdi?... (Ben, askerlerimin arasýnda kan dökülmesini istemedim. Görüyordum ki, artýk bana Milletin g ni yoktur. Ortalýk yatýþýnca, kendiliðimden istifa edecektim. Bu isteði daha önce de açýkl oldular. Ahmet Riza beyle ilk görüþtüðüm zaman, eski muarýzým bana demiþti ki : Efendim, artýk Milletinizle aranýzda hiçbir uyuþmazlýðýnýz yoktur. Zat-ý hümayununuz bun olarak, Mikado'nun Japonya'ya ettiði hizmetleri kendi mülkünüze yapacaksýnýz. .(*) Japonya'yý Osmanlý ülkesine benzetmek ve bunun Padiþahýndan onun imparatoru gibi baþarý be k ne kadar uygun olur bilmem! Japonya Atlas Okyanusu'nun bir tarafýna çekilmiþ, adalara yerleþmiþ, tek din, tek millet olarak millî birliðini saðlamýþ büyük bir cemiyet, Dünyada iði bir kýta varsa, o da bizim biçare memleketimiz. Kürtle Enmeni'yi, Rumla Türk'ü, Arapla ulgar'ý nasýl birleþtirirdim?.. Yanlýþtan Yanlýþa... Benden sonra idareye el koyanlar, aleyhimizdeki milletlerin arasýndaki uyuþmazlýklarý ort adan kaldýrdýlar, bizi tu* Japon imparatoru Mikado, ülkesinde "meici dönemi" diye tanýmlanan, Batý teknolojisini b enimseme ve Japon kültürü ile kaynaþtýrma hareketine öncülük etmiþti. tan ýrklar arasýna da uyuþmazlýklar yerleþtirdiler. Bir "Kilise kanunu" ile Rumlar, Bulgar arýn kucaðýna atýldý. Türklerde de milliyet gayreti, din gayretinin üstüne çýkartýlarak, A nlar yanlýþ hareketlerdi. Ýçimizi, Milliyet kavgalarile altüst edenler, gariptir ki, dýþýmýzý da "Ýttihad-ý Ýslâm" (P alarile telaþa düþürüyorlardý. Mikado Hatso Hito, hiçbir vakit böyle engeller ve Japonya da böyle güçlükler karþýsýnda bu n, meselâ Doðu Anadolu'da küçük bir yol yaptýrsaydým, Rusya kýyamet koparýrdý. Bununla ber vaþ çalýþtým. Oralarda okul gibi, yol gibi imar iþlerinin büyük bir bölümü, benim zamanýmd r. Bu konuda, benden önce gelen padiþahlarýn hepsinden daha mutluyum. Mikado'nun çevresinde toplanan devlet büyüklerini ben bulamadým. Gerek olanlarda ve gere kse benim yetiþtirdiklerimde daima bir þey vardý ki, her ilerleme hevesini nefessiz býrak rdu. Benim, kiþiliðimdeki tereddüdü de sebeb olarak ileri sürenler var. Bunun tesiri yoktu r, demem. Ayýptan ve kusurdan arýnmýþ bir Allah vardýr. Yalnýz, ilerlemeye düþman olduðum ederim. Padiþah, Tarih ve Allah Huzurunda Hesap Verir.. Ben bu hâli o zaman Ahmet Riza Bey'e söyleseydim, belki de telaþ ve korkuya kapýlýp kendim i savunduðumu sanacaktý. Hükümdarlar, fertler karþýsýnda deðil, dünyada tarih, ahirette A nda saltanat günlerinin hesabýný verirler. "Mebusan Meclisi" ni ikinci defa açarken, ilk kapanýþýn sebebini, milletin gerekli olgun luða eriþmemiþ olmasýna baðlamýþtým. Bu sözlerimi o kadar ayýplayarak tenkit edenler, otuz seneyi aþkýn bir zaman sonra gelen ve içlerinde, öncekilerle mukayese edilemeyecek k adar okumuþ, aydýn adamlar bulunan mebuslar, daha mý olgun ve doðru çýktý? Birinci dönem toplantý, þöyle böyle geçebilmiþti; ikincisi karmakarýþýk. Bu tereddüt o der Trab-lusgarp elden giderken muhalifler, sevinçlerinden meclis salon ve koridorlarýn da hora teptiler. Sonra da hükümetten yana olanlar, alkýþlarla savaþý kabul etti. Gazeteler bir þey yazmýyorlarsa da yakýnlarýmdan iþittiklerime göre, mebus efendilere, "va iþleri" gibi büyük kazançlý iþler veriliyormuþ. Milletin hayatile ilgili iþlerin en önemli illî murakabe ile vazifeli olanlarýn bir ticaret, hem de âdý, kanunsuz bir ticaret þekline , hâline getirmeleri de gösterdi ki, ben, Meþrutiyetle idare edilmek için gerekli olgunl uk ve doðruluðu, milletimin daha kazanamadýðýný tahmin etmekte hiç de hata etmemiþim!.. Ýtiraf ederim ki ben, Mebusan Meclisini açmak konusunda, kendi taç ve tahtýmýn ve þahsýmýn tlerini de Devletin menfaatleri kadar düþündüm; ancak, istibdadýmý sürdürmekten baþka bir þ iddia veya zannedenler, garezkâr deðilseler, haksýzdýrlar! Meþrutiyet ilân edildi de ne oldu?.. Devletin borcu mu azaldý?.. Memleketin yollarý, lim anlarý, okullarýmý çoðaldý. Kanunlar þimdi daha akýllýca, daha mantýklý mý düzenleniyor. Þ elkinden daha çok mu saðlandý?.. Ahâli, daha mý dört baþý mamur? Ölümler azaldý da doðumla -ý umumiyesi, daha mý bizden yana?..

. Toptaný ailesine rda kalmasýný uygun görmedim. 31 Mart'dan Millî Meclisin karar aldýðý kadar güven ve rahat içindeydim. merd Arnavudu. hâl kararý den. Filibe ve Yunan inden bir iki yýl sonra 303 (1886) ta-rihlerindeydi. "Hâl" kelimesini bile bana karþý "Azl" (37) þekline koyarak aþaðýladýlar. ya da kahraman görünen korkaklara ne kadar benziyordu. Dokuz aylýk tanat ve Hilâfet nüfuzunu olaðanüstü sarsmýþ. Zavallý Halil Bey!. Mahlu Bir Padiþah l. Avusturya'dan þahsým ve anatýmýn devamý için korunmamý istemiþmiþim! Bu iftirayý nefretle red ederim. Tutuk uðunu kaldýrdým ve Saray'da alakoydum. 31 Mart'da ve bunu i zleyen günlerde ne isteseydim. Eðer Saltanat ve Hilaf t makamlarýnýn etki gücünü iyi kullanmamýþ olsaydým. pek az zaman içinde beni doðruladýlar. Bunlarý bana o kadar samimiyetle söylemiþti ki. ne derece adaletten yana olduðunu göstermiþti.. ne kadar çoðaltýlsa. Böyle olmasaydý. Bu olay.. Zavallý Millet!. De ki. çocuklarýmýn ikleri. Uzun yýllar ekmeðinizi yedim. Bunlarýn içinde bulunan Tiran'lý Esat Paþa. yine dönerdim.Ýþte bir sürü soru ki.. Müþir Derviþ Paþa ta Paþa. Hükümetin halka gözd ve Terakki Cemiyeti. Güya ben. efendisine baðlýlýk yolunu daraðacýna kadar götürmüþ olan lpli. Buna tenezzül etmedim. Bana. küstah r tavýrla yüzüme karþý : Seni Millet azletti: dedi... Saltanat günlerimde hâl tasasý beni sýk sýk huzursuz ederken. saklanacak. Askerin karþýlýk vermesini istemediðim gibi. hâl'in bana ulaþtýrýlma biçimi üzdü. Tutuklayýp Ýstanbul'a gönderdiler. Erzurumî Hafýz Mehmet Paþa'yý severdim ve þahsýna güvenim vardý. . gayet kaba. ne dere ce olgunlaþýp. gözümün içine b rlardý! Kaçmaya Tenezzül Etmedim.. o kararýn çýkmasýný imkânsýz kýlacak bir durum yaratabilirdim. zaten devletsizlik ve kar ki de. Cemiyetin kuvvetini de 31 Mart Olayý kýrmýþtý. hâdisât. saðlam bir yürekle tanrýma sýðý in bana ne getireceðini bekliyordum. Bu Esat Paþa'nýn-kim olduðunu herkes bilir. Son saate kadar kaçabilirdim de. hiçbir letlerden ve yabancýlardan korunma dilenmek tenezzülünde bulunmadým. bir takým uygun ulunmuþ. Çünkü. korkak görünen kahramanlara. acaba bana kýrgýn deðil miydi?. Hükümetin kolluk gücü zayýf.. az kimse bilinir. kendime hakim olmas aydým. Ayandan. Draç Sancaðýnýn Tiran kazasý ileri gelenlerinden olan Gani Bey. gariptir ki. hiç birine müsbet karþýlýk verilemez! Meþrutiyetle yönetilmeye karþý olduðum ve hele böyle bir fikir ve kanaatim olduðu sanýlmasý ktor olmayan veya kullanmasýný bilmeyen adamlarýn elinde "þifalý ilâç" bile "öldüren zehir rek söylüyorum ki. kaçacak þehirler ve evler aradýlar.1333 (1917) Beylerbeyi Martýn 31'nden Nisanýn 13 üncü gününe kadar çok üzüldüm. sizin ekmeðinizle oluþtu! Üç buçuk serserinin taç ve tahtýnýza saldýrmasýna karþý vicdanýmýz önünde utanmakla kalmaz. Halbuki. ben. Bosna-Hersek'ten baþka ayrýca fedakârlýklarda bulunarak. belki de sözlerinin tesirine kapýlýrdým. Allah da razý olsun! Hareket Ordusu. o böbürlendikleri yiðitlik de yalanmýþ! Esat Paþa'nýn Küstahlýðý Beni hâl'den çok. Etim kemiðim. ak kaygýsý ile kararsýz ve periþan olduðum sanýlýrken. Müsaade buyurunuz Padiþahým!. Bunu bildiðim halde bile kaçmaya te zül etmedim.. davranýþlarýmdan kuþkum yoktu. aradan çok geçmez. yapabilirdim. Asýlýrken. Fakat bildiðim bazý þeyler vardýr ki.Nisan. 10 Temmuzdan 31 Mart'a kadar oluþan olaylar. gerek Vilâyetlerde götürürdü. Tüfekçilerimden Halil Bey'in karþý koymak içi fini red ettim. Padiþahý ondan razýdýr. hatýrýmda kaldýðýna göre. Ben bir süre Av rupa'ya çekilseydim.. Millî Meclisin Ayastafanosta toplandýðýný iþitmistim. rahmetle ve fatiha ile anýyorum. mebuslardan bir heyet seçmi küldür odama kadar geldiler. Draç Mutasarrýfý iken. kavmimiz (milletimiz) önünde de rezil ve haysiyetsiz ol ruz!. bu Esat Paþa'nýn küçük kardeþi Gani Bey (38). gerek Ýstanbul'da. milletin kabiliyet ve istidadýný. 31 Mart günlerinde düþmanlarým. Muhacirin komisyonu reisi Yusuf Riza Paþa aracýlýðý ile bana bir telgraf göndermiþti.hatta çýkmazdý. Birbirini kýskanan devletler. ni bekleyen acý sonu bilseydi!. Ýstanbul'da düzen baþtanaþaðý boz ldikleri bazý subay ve sivilleri öldürüyorlar. . Ben isteseydim. Ben. Bu sadýk bendemin (kul) ayaklarýma kapanarak ve aðlayarak söylediði þu sözl ni hatýrlýyor ve her düþündükçe.

Selânîk'de bir konaða yerleþeceðimi ve k için hemen hazýrlýklara giriþmemi teblið ediyordu. Gani Bey'in her surette kardeþi olan bu adama o kadar it ibar ettiler ki. Halkýn rýzasý yoksa. Arif Hikmet Paþa'ya döndüm : "Þeriata ve Mebusan ararýna boyun eðiyorum. Gönderdiði katil de Hacý Mustafa adlý bir Arnavuttu. Hafý ak yerde. Beyoðlu'nda öldürülüþü. Esat Paþa'yý kötülükten uzaklaþtýrmak için.. yine onlarý teselli etmeye çalýþ yet beklenen haber geldi : Baþkâtip Ali Cevad Bey. kýzlarým.. Hafýz'ý öldüreceði sýrada. Ýtiraf ederim ki. Ancak 31 Martta patlak veren olayl arla uzaktan yakýndan hiçbir iliþiðim olmadý. cezalandýrmalýdýr. ailesi fertlerini ikinci bir intikama hedef olmaktan korumak maks adile ve yine Rýfat Paþa'-nýn ricasý üzerine. Ben. üzülüyorlardý. Benim hit abým üzerine. içeriye oðullarým. Her biri bir baþka r. Azl olunandan çok. iz. Ab-destli olduðumu düþünmek. Beni mahzun eden. demeðe imkân ve kudret buldu. Azl Eden Utansýn Rýfat Paþa'nýn þahsile. halký yýldýnrdý. Gar p bir þey. Halk'ýn riza'sý gelir. saltanattan uzaklaþmak deðil. saray dýþýndan da "Culûs"u ilân eden toplarýn sesleri geliyordu.l333 (1917) Beylerbeyi Allah'nýn rîza'sýndan sonra. Sükûnetle bekledim. belki de daha uzaklara def ederdim." Arif Hikmet Paþa. . yanýbaþýmda aðlýyordu. fark edilecek kadar kýzardý ve sonra : "Bu husus heyetimizin salahiyeti dýþýndadýr. Bunun iyice bilinmesini isterim. "Bursalý Hafýz" adýnda v ayarýnda bir yaratýkla anlaþmýþlar. Ermeni. Heyetin içinde en edebli görünen oydu. Oðlum Abdürrahim Efendi. Yahudi cemaat n adamlar da >ulunan heyet arasýna girebildi ve bunlarýn arasýndan. orada meþruiyyet y ktir. son derece rahattým. ken-disine fenalýk e tmemiþ ve birçok fenalýklarýna tahammül göstermiþ bir Halife'ye. birkaç gün önce Büyükada'da Gani Bey'in saldýrýya uðradýðýndan ötürü öldürüldüðü a bir kusuru ve hele cinayetle hiçbir iliþiði olmayan. Yaþasaydý. Yeniden kurulan Mebusan Meclisi beni istemediðine göre. hem de hayatým emniyette de. Tüfekçilerden olup adam dövdürür. Osmanlý ülkesine yapýlmýþ büyük kötülüktü huzur-u rabbülâleminde de (Allah önünde) þikâyetçiyim! Yalnýz bir ricam var : Biraderim Su rad'ýn da ikâmet ettiði Çýraðan Sarayýnda son günlerimi çoluk çocuðumla geçirmek isterim.. Üstümden bir dað kalkmýþ gibiydi. Amcam'ýn basma gelenler aklýmdaydý. Gani Beyin ölümü. musahiplerim ve yakýnlarým girip çýkýyordu. bir Padiþah'a edebsizce : Seni Millet azl etti!. dedikodu uyandýrmýþtý. Arzuyu þahanenizi Mec e arz ederiz efendim" diyerek cevaplandýrdý.. Harem cihetinden feryatlar yükselmekteydi. öteye beriye gözdaðý verip haraç alýr-larmýþ.. daha temiz bi olmadýðý gibi. bir Halife'ye. "Vicdanan müsterihim.Nisan. Abdülhamit devrinin sayýlý kaba dayýlarýndan. Kardeþi Esat Paþa da.Eþkiya Ruhlu iki Kardeþ Saray'da rahat durmadý. Hafýz daha tetik davranýp Gani'yi et. Yarýn sabah. Arnavutluk durumunun bir aralýk gösterdiði þekil s bile bir kötülükte (37) . Gani. azl eden utansýn! Selanik Göçü 3.. Zor Yerdeydim. ne siyasî bir olaydýr. eþkiya ruhlu bir adamdý. Yaverlik vermiþtim ve kaymakamlýða (Yarba ) kadar çýkarmýþtým. ne de bir intikam eseri. Gani Bey. (38) Haydar Gani Toptanî.. eski yaverlerimdendi. kovulmasýna "Azl".. bahçeden geçer. bulunmayacaðýna kefil olarak Ýstanbul'a getirdim.. Kan davasý geleneði yüzünden kardeþinin kanýný gütmek zorunda olan aðabeysi Esat Paþa. reva görülen muameledir. Harput'a sürdüm. Çýktýlar. Ben de beyhude olduðunu bildiðim halde. elbette yine Harput. Milletim. Orada bulunan Baþkâtip Ali Cevad Bey'e : "Ta kip ediniz ve neticeyi bana bildiriniz" diyerek konuþmayý bitirdim. elbette saltanattan uzak laþacaktým. bana ayrý bir kuvvet i. Padiþahlarýn tahtlarýndan indirilmelerine "hâl" denir Bir görevlinin iþine son verilmesine. ben Gani Bey'e fazla meydan vermiþ olmakla uygun ve doðru bir hareke tte bulunmamýþým. s beb olanlarý arayýp bulmalý. ilâhi caderin vermiþ olduðu bir hükmü ulaþtýrmaya görevli ve içlerinde Rum. bir süre jandarma kumandanlýklarýnda kull urakabe'ye kabul edenler. Bir vurg alarýnda kavga çýkmýþ.. Rýfat Paþa'nýn oðlu Cavit Bey'i güp tünde öldürttü." dedim. Cavit Bey'in katiline verilmiþ olan idam ceza süresiz küreðe çevirdim. daireme yerleþirim. Esat Paþa'nýn edeb dýþý hitabýndan sonra. avlusundan askerlerin.

Çünkü kendilerini Ýstanbu tte görmüyorlardý. Onlarý lsam. Ehliyetleri Olsa Billahi Bayram Ederdim. kapýnýn önündeydi. eþya almak için bekleyecek zamanlarý bile yoktu. dedi eðer sözlerime inanmýyorsanýz. Bu hareketinden. Ancak büyük bir korku. Hiç vakitleri olsa.. Hakikaten baþta Hüsnü Paþa olmak üzere kalabalýkça bir heyet odaya doldular... Mithat ve Mahmut Paþalarý (39) Taife gönderdiðim zaman. Bu y en benim. sustu ve çekildi. Bizi muhafazaya memur müfrezenin kumandaný Fethi Bey (Fethi Okyar) söz anlar. Haricen. fikirlerini deðiþtirmeyeceklerini anlamýþtým. kendime deðilr vatanýmýn içine düþtüðü karanlýða!. Kapýlar üstümüzden kilitlendi. çocuklarým buna fazý olmayacaklardý.Nisan. Ben mahrum etmesinler. Bana cevap verecek gibi oldu. her hangi bir hadisenin gözleri önünde olmasýný istemiyordum. devleti götürmek için küçük bir ehliyetleri olduðuna inansam. ne Ýngilizlerin tahta çýkaracaklarý bir padiþah olmayacaðýmý bi Allah hiçbir hükümdara. þu birkaç zamanlýk ömrümü çoluk çocuðumla Çýraðan Sarayýndaki dairede geçirmektir.l333 (1917) Beylerbeyi Selânik'de Alâtini köþkü. "Peki" dedim ve üzerimiz'd e çýktýk.. yüzüne baktým. Ben.. Arzumu tekrarl Hüsnü Paþa. arabada l boyunca tam karþýnýzda oturacaðým. Ýngilizler.Zor bir yerdeydim.. Yalnýz benim odamda küçük b rdu. tabancamý size vereyim. yalnýz bundan sonra geçecek hayatýmýn ne olacaðýný anlamakla i buraya gönderenlerin pek periþan kimseler olduðunu hemen fark ettim. geri çevirdim. bütün bunlarýn hesabýný yapabiliyorlar ama. Çatal kaþýk. Selanik Valisi þahsým için bir tabla yemek göndermiþti. Ferik Hüsnü Paþa baþkan ir heyetin beni Saray'dan çýkarmak için beklediðini bu sefer yüksek sesle bildirdi. Benimle ve çocuklarýmla münasebeti daima gereken nezaket içinde olmuþtur. kararýn kesin olduðun nlamýþtým. büsbütün kuþkulanacaklardý. En küçük bir emniyet-sizlik hissederseniz beni öldürü Kararý verenlerin. bardak olmadýð büyükler ellerile yiyebildiklerini yediler ve yattýlar. taç ve tahtýný yabancý bir devlete borçlu olmak zilletini gösterme Trende yolboyu. benim ne Almanlarýn. . gerek rek beraberimde götürdüklerimin hayatlarýnýn.. Baþkâtibin üstüne bir lâubalilik çökmüþtü. Tehdidkâr (ürkütücü) tavýrlarla bahçede gezinirle gazap dolu bakýþlarla bakarlardý. pancurlar sýmsýký kapalýydý. Yoksa bir padiþah. Her þeyden ve her þeyden korktuklarý için de benden korkuyorlardý. buyurun. Zaman zaman hepimizin ihtiyaçlarýný soruyor. oradaki ihtiyaçlarýnýn neler leceðini düþünüp icabýný yapmak için tehalük (heyecan) gösterdiðimi hazin. Fakat emrine verilmiþ bazý subay ve erler vardý ki. Selanik Ýttihatçýlarý ile Manastýr Ýttihatçýlarý birleþmiþlerdi ama. orada çevreye hakimdile Kalmakta direnecek olsam. Baþkâtibim de mevkiini kaybetmemek için-. Baþka birþey söylemedim. Fakat bu sevimli köþke bir gec karanlýðýnda girdiðim zaman. Meclis'i l'da kalmamý mahzurlu gördüðünü. hazin hatýrlad diren Askerler de benim kanýmý taþýyorlardý. Kendisini güvende hissetmeyen insan r tehlikeli bir þey olmadýðýný bilirim. akýllarý baþlarýnda olsa cýmasalar bile. deniz görür. masum çoluk çocuða böyle davranýrlar mýydý?. vallahi ve billahi b ederdim! Selanik'te Ýlk Günler 4. Selanik üstünde direnmelerinin sebebi de buydu. Perde yoktu ama pencereler. Etrafýmda çýðrýþan evlâ Cevad Bey'e : "Her türlü þahsî teminatý veriyorum! Hiçbir þeyde gözüm yok. pek sevimli bir köþk diyeceðim. Bir baþýma gitmeðe kalksam. eski püskü iki koltuðu birbiri e yaklaþtýrarak uykuya çekildim. Almanlarla birleþmemiþlerdi Her an yeni bir patlama olabil ir. ve patlamaya önayak olanlar. Çocuklarýn hava ve güneþ görebilm ncurlarýn aralanmasýna ancak aylar sonra izin alabildik. Milletimden son m. Ýçinde geçirdiðim mihne rini bir kenara koyabilsem. Ordunun namus kefaletinde olduðunu söyledikt nra : Sultaným. insaný bu kadar saygýsýz yapabilirdi! Bize ilk gece yemek olarak Allah eksikliðini göstermesin bir kuru pilavla biraz yoðurt çýk rdýlar. hoþça bir yerde kurulmuþtur. Korkuyorlardý. son derece edebli bir dille kararýn deðiþmesine imkân bulunmadýðýný. için için aðladým ama. beni yeniden tahta çýkarmak hevesine düþebilirlerdi. Bu anýþýndan belli ki heyet. örtüsüz ot yataklarda yatmak için memleketin bir ucundan öbür ucuna gönd di. "Heyeti içeriye alýnýz" dedim. nlerin. yeni iktidar sahiplerine þirin görünme itekim az sonra tekrar geldi ve Selânik'e gitmek zorunda olduðumu. bunlarýn sebebsi düþmanlýklarýný anlamak mümkün deðildi. dedim. ailemden dilediðim kimseleri yanýma alabileceðimi. gelmeyenleri de Ýstanbul'a yazýyordu. elinden gelenleri hemen yapýyor. Muhafýzýmýz Fethi Bey Söz Anlar Bir Zabitti. Evet. tahtýnd dirilmiþ de olsa. aklý baþýnda ir subaydý. Ýstanbul'dan uzak olmam gerekiyordu.

Meþrutiyet Devleti'nîn ve Ordu'nun aleti altýnda olduðu halde. hiçbir þey duymuyorum. Subay da o sýrada taban ymuþtu. nedense öldürülmek benim için hayat boyunca bir nefret ve kor kaynaðý olmuþtur. en bir silâh patladý ve kurþun baþýmýn üstündeki duvara çarpýp balkonun altýndaki çakýllar ki taflanlarýn arkasýnda bir subay vardý. kendisini öldüreceklerini sanýyordu. Arabaya atlayýp atlarý sürerek Saray'a tek baþýma gi andaki bütün gailem.. Yüzbaþý Salim'in kurþunu da bir arþýn tepe deldiði zaman. Beni yatýþtýrýcý bazý sözl di. "öldürü rým! Ne bir cana dokunabilirim. telaþa kapýlmamýþtým. . buudlarým (boyutlarýný) deðiþtirmiþti. Öyle olduðu halde. fakat yalnýz "öldürmek" kadar. Kýzlarým mandolin çalarlar. Ýçlerinde çok iyileri olduðu gibi. güzel þeylerdi. va-. Y terli âletim olmadýðý için ince marangozluk yapamýyorum diye üzüldüðüm günler bile hafýzam ylarýn ehemmiyeti.. Beni baský altýnda tutanlar. kendisine kýrýlmadým! Hemen Kumandaný Arattým. diye sordum. Can korkusun demek olduðunu bilirim. çýk dýþarý!. man olmak veya olamadýðým için üzülmek. Köþkte deðildi. gitmiþ. yine söylüyorum. Demek kurþunu gösterdiðim yerden alýrsa. Her tarafý titriyordu. ürkmüþtü ki. bize düþman olanlarý da bulunduðu için. Çoluk çocuðumla baþbaþa yaþamak. Ama. hayatým ve ailemin hayatý.. korkmadým. Birden Bir Silâh Patladý. bu sub arla ahbablýk (39) Taif'te boðularak öldürülen Sadrâzam Mithat Paþa ve Da-mad Mahmut Paþa. kader-i ilâhiden kaçýlamayacaðýný düþündüm.dedim. sert bir askerdi ama. Silâhile ateþ etti. Caminin önü mahþere dönmüþ bacak uçuyordu. Alýp bana getir!. oðlumun yarak köþke döndüðünü görürdüm. baðýþlanma tedi. Baðýrdým : Kimisin. açtýðým me isteyenlerin tesirinde kalarak bana düþman olmuþ bu subaylar. Ellerine fýrsat geçse." Bana tekrar ateþ edebilirdi. Aðýr aðýr bahçenin sonlarýna doðru uzaklaþtý. çýkar.. katiyyen korkmamýþ-tým. Köþkü f doldurdu. balkonda ayakta duruyordum. ekmeðimle büyümüþ. hayatýnda ilk ve son defa emrimi ye e getiremedi. Önce taflanlar kýmýldadý. Önce. uyor. Sinni kemale (olgunluk yaþýna) ermiþ bir insan dýr (Allaha kavuþmak) fakat. Uzaklaþýrken bil bakmaya devam ediyordu. Haber verdiler. Alâtini Köþkünde geçen hayatýmýn güzel taraflarý da vardý. onun yerine Kolaðasý Rasim Bey adýnda bir zab lmiþti. Kumandan Fethi Bey'in mü-saadesile ara sýra bahçeye. bu sebeble teslim edemeyeceðini.. bana sövüp sayabiliyorlardý. çakýllarýn arasýndaki kurþunu alýp cebine koydu ve bana getirmedi. Cevap vermedi. Þahsî servetimi Ordu'ya baðýþlamamý ýsrarla istedikleri günlerde de aylarca. ölenler ve yaralananlardý. Selânik'e geliþimizin üstünden bir yýl kadar geçmiþti. öldürül fret ettim ve korktum. saklanmýþtý. Ermeni Komitacýlar üstüme bomba ile saldýrdýklarý zaman. Tahkik ederek öðrenirdim ki. zifeleri bizi korumak olan bu subaylarýn hepimizi öldürebilece lerini anladým. Sapsarý kesilmiþti. Kendisinden bunu tek r istediðim zaman. Tekrar kendisine : Ne istiyorsun?. birçok defalar ölümle yüzyüze geldim. Benden özürler diledi. Onlar da silâh sesi üzerine balkonun altýna geldiler. þarký rký söylerken denizi seyr etmek ve koyu bir çay içmek benim için saadetin ta kendisiydi. Rasim Bey. Muhafýz Kumandaný Fethi Bey. Hükümdar iken. Sali mi hemen uzaklaþtýracaðýný ve Divan-ý Harbe vereceðini söyledi. Belki þahsî kusurumdur. Belki yiðit yaratýlmamýþým. ederdi. Musahibim Selim Aða ile oðlum Abid ve Kahvecibaþým Ali Efendi o sýra bahçede gez yorlarmýþ... Bana o kurþunu düþtüðü yerden alýp getiriniz. O sýra. Kendisine : Yüzbaþý Salim bizi vurmak istedi. her halde bu hissimi keþf etmiþlerdi. kurþunun bir delil olduðunu. sonra bir subay yavaþ yavaþ ayaða kalktý. "çoluk çoc te öldürüleceðim" tehdidi altýnda yaþadým. "Ölüm Vuslattýr. ne canýma dokunulmasýna razý olabilirim. Güçlükle duyulabilen bir sesle : Af ediniz bu naçiz (deðersiz) kulunuzu sultaným. Topçu Yüzbaþýsý Salim a in de hâlâ tabancasý vardý. Bu sýrada silâh sesine öteki muhafýzlar ve ailem yetiþti. Sustum. Yemen Ýsyanýný eh emin sorumlulu- . olay böylece kapanmýþ oldu. öldürülmek tehditlerinden ve teþebbüslerinden uzak yaþamadýðým r. Hayatta tek ist ediðim þey rahat döþeðimde ölmektir. Tuhaftýr." Bunlarý yazmaktan maksadým. Hemen Kumandaný arattým. Dedim. Zavallý Ali Efendi o kadar korkmuþ. Bir gün.Oðlum Abdürrahim Efendi. koþtu geldi. ya-pamýyacaðým.. Ýþte kurþunun duvarda açtýðý delik. Bu ne iþtir?. Ali Efendi'ye : Kurþun iþte surda duruyor. Ama o saat çatýp gelince. hatýra olarak saklamak i m. terbiyeli idi. balkondan çekilmeyi düþündü r bu raddeye gelmiþse.

inþallah y ederim. Ýlk evvel hâl ve hatýrýmý sordu. Hatýrýma gelen bazý þeylere. Bu meyanda izhar ettiði arzumu hemen yerine getireceðini vaad ettikten sonra. gazete verilmezdi. Evza-u etvarý (davranýþý) hürmetkar. bütün hükümranlýk yýllarýnda istihbarata büyük ehemmiyet vermiþ bi llesinde olup bitenlerden bile haberdar olamamasý cidden çok sýkýntýlý bir þeydir. Ýn ay kolay alýþtýðý þeylerden uzak-laþamýyor. "Devlet"i. Devlet ve Ordunun kefaletleri altýndadýr. beraberimdeki birkaç parça mücevherle. "Gayr-i Mes'ul Bir Heyet Devleti Toptan Ele Geçirmiþti. "Ordu"dan ayýrdýðýna dikkat ettim.Nisan. Geldi. devlet içinde devletmiþ gibi konuþuyordu! Bundan çýkan manâ : Bugün Ýttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Devlet olduðu. hazinenin memur aylýklarýný bil emeyecek hâle geldiðine getirdi. Hiçbir .. dedi. yaþamamýz için bile yetmiyordu. Osmanlý tarihinde ilk def ayr-i mesul" (sorumsuz) bir heyetin. Sonra kendisine sord Biraderimin emri midir?.. Bir þeye ihtiyacým olup olmadýðým öðrenmek istedi. ORDU'nun da askerî kuvvetini temsil ettiðiydi. Bize okumak için kitap. Sözünü þöyle baðladý : Ordu. Bunlarý hiddete kapýlmadan yavaþ yavaþ. benim Þehzadeliðimde bile sahip olduðum servetin yarýsý de servetimi severek devlet ve millet iþlerinde kullanmýþ. Çünkü bunlar Milletin saklayýp gözetmek de hükümet kadar Padiþahýn da vazifesiydi. Benim gibi. Geniþ bir aile babasý idim. Fakat oðlum veya musahibim bahçede gezerken subaylardan bir þey öðr .. Fethi Bey'e nlattým. çoluk çocuðum ne olacak?. Kendimi düþünmekten çoktan el çekmiþtim. Ýsviçre ve Berlin Bankalarýndaki nukût (para). bankalardaki mevduat ve tahvilatýmý benden istedikleri zaman ten þaþýrmýþtýtaý. Zatý Devletinizin ve evlâdü ayalinizin hayat ve maiþet leri. Sonra dedim ki : Biraderim Sultan Reþat Hazretleri benim hâlimi bilir. Muhafýz Kumandanýmýz Fethi Bey'in yerine baþka bir kuman gelmesi benim için ve hepimiz için "ehemmiyetli" oluverirdi. Dehþete gark oldum. Bu yüzden dünyada olup bitenlerden habersiz yaþýyordum. bu sefer de bu paraya göz diktile Bir sabah Muhafýz Kumandam Fethi Bey'in beni görmek istediðini söylediler. Gazete okumaya bile hakkýmýz yoktu. Teaccüple (hayretle) sordum : Nasýl yardým?. Devlet'i toptan ele geçirdiðini gösteriyordu. yardýmlarýnýza muhtaçtýr. onlarýn geleceklerini emniyet altýna almak þöyle dursun.. bir bölüðün bile ihtiyaçlarýný ancak karþýlamýþ olurum. Benim gibi mahlul (düþürülmüþ) bir padiþah Orduya nasýl yardým edebilirdi! Çoluk çocuðumla köþke haps edilmiþtik. "buyursun" de dim. Meclis-i Mebusanýn sivil kuvvetini. Ordu. baþýný önüne eðmiþ. Ýttihatçýlar. Zamanla da alýþýr gibi oldum. Peki. Bugün de bu kadarla kalsýn. Bu.þey söylemedi. Onlarýn hayatlarýný düþünmek v mdeki kýrpýntý kabilinden servet.ðundan uzaklaþtýktan sonra mesela.. Sözü bu kerre memleketin durumuna. es e tahvilattan baþka hiçbir servetim yoktu. Devletin verdiði 1000 lira ile aþýyorduk. beni dinliyordu. Selânik'e geldi .. Cevap verirken. Bunlarýn hepsini Orduya versem. köþkün pancurlarýný açmamýza bile izin leri zaman þa-þýrmamýþtým da. bu sözlerin hikmetini (gerçeðini) anlamak için tefsir üstüne tefsir (yorum) yapardým. Hele Ordunun ihtiyaçlarýný sayýp dökerken. fakat nereden gireceðini düþündüðünü hemen anladým. D emek "Hanedan" süsten ibaret kalmýþtý.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Benden sonra Yýldýz'ýn (Sarayý) hazinesinden baþka.. bunu geri almayý hiçbir zaman düþ Þimdi. elimdeki son istinadgâhýmý da (dayanaðýmý) almak istiyorlar ve beni amansýz býrakm orlardý... Her neyse. Çünkü bunlar. konuþmasý nazikti." . Fakat çoluk çocuðum ne olacaktý?. Ordu ye Hükümetin sizden ricasýdýr efendim. Devletimden esirgenecek bir kuruþum bile yoktur. Bu. Padiþahýn Þahsi Serveti Alýnýyor 5. ailelerini bile bertaraf edemezdi.. Devleti Osmaniye benim üç beþ kuru þumla ayakta kalamaz! Fethi Bey. Selânik'e gönderdikleri. bir Erkân-ý Ha y) vukufu içinde dile getiriyordu. "Çoluk-Çocuðum Ne Olacaktý!" Beni tahttan indirdikleri.. Ýkindi ezaný okunuyor. eþyalarýnýn da yaðma edildiklerini iþi Biraderim Padiþahýn nasýl göz yumabilmiþ olduðunu hâlâ anlamýyorum. baþýný önüne eðerek bir müddet sust y söylemek istediðini. Bankalardaki nukût ve tahvilatýnýzý Ordu'ya baðýþ lamak suretile. Ordu'nun ihtiyaçlarýna.

beni istinatgâhsýz (dayanaksýz) stiyorlardý. Benim evlatlarým da Devletin evlatla unuz.. Bu mektubumda. tahsil ç Kýzlarýmý bir an önce evlendirmek. Devletin teminatý altýnda bulunacaksýnýz. bu suretle benimle mahpus hayatý yaþamalarýndan kurtarm istiyordum. Hükümet. Yine öyle i .. Telaþla toparlanarak : Malum-u devletiniz. ha ecdadýmdan t tiðim evlatlarýma kalmýþ. iyi yetiþmelerinden ben deðil. Vazifem size bir tebliðde bulunmak ve fikrinizi öðrenmektir. O kolay þeydir. Bundan öte si kolaydýr. tahsil çaðým geçi mekte olan Abdürrahim efendinin Ýstanbul'da bir mektebe yerleþtirilmesini. Devlet kalmadýktan sonra. ettim! Benden Korkacak Kadar Zayýftýlar!" Etvar-ý evzaý ile (Durumu. Önce bu ricalarýmý lütfen yazýnýz. Allah'a þükür. ha sulbümden (benden) hasýl olmuþ evlatlarýma. Öyleyse. Bütün dikkatimi toplayarak sordum : Ordu adýna kim. iþte gidiyoruz. Devlet adýna kim sizi bu hususu teb liðe memur etti?. Cevabýnýz ne ise. Elbet. Yabancý bankalardaki nükût ve Eshaminizin (Hisse senetleri) Selânik'e celbine karar vermiþ ve bu vazifeyi Maliye Vekili Cevit Beye tevdi etmiþtir. benden sonra olup bitenleri de bu ko uþmadan öðrenmiþ oluyordum. çektikleri acýlarý b duyurmamaya çalýþýyorlardý ama. bunu ordu için kullanmaktan -çok. bu kýzlarýmýn evvela buradan çýkmalarýna.. Benim. Söylediklerimi lütfen baðlý bulunduðun makama yaz. bu servetle bir iþe teþebbüs edeceðimden korkuyorlardý. H in içine düþtüðü çukuru görüyor. ben nasýl bir sýkýntý içinde olduklarýný yakinen biliyor ethi Bey'e söylediklerim bir hakikatin ifadesiydi.. Farký Yoktur. Öyle ise. evlenme çaðýna gelmiþ yetiþmiþ kýzlarým var. bunun hiçbir farký yoktur. Elimdeki ser büyük deðildi. Bu mektubumun karþýlýðýný bekledim günlerden birinde Fethi Bey geldi: Ferik Hadi Paþa Hazretlerinden bir telgraf aldým. fakat bu kere "asker" di. kýzlarýma birer damat aramýþtým. Dünya malýnda gözümüz kalmamýþtýr. Sözlüdürler. beni baba olarak çok meþgul etmiþtir. Ýstanbul'dan ayrýlýrken hayatýný zý Ordu tekeffül etmiþti. Ortada Devlet yoktu. Kýzlarým sözlü idiler. Öðreneceklerimi zaten öðrenmiþtim. Fethi Bey. tutumu) yine nazik. müte-hakkim görünüyordu. benimle beraber olmaktan memnun görünüyorlar. dedi.. hem çoluk çocuðumun nafakasýna göz dikildiðini öðreniyordu Çocuklarýmýn Ýstikbalini Düþünüyorum. Ha Millet. Bir hakikattir ki. Benim bu dileðimle alâkada ar ve tez vakitte bana sevindirici bir haber getir. hi dir. Gerçi onlar.. Padiþahlýðým sýrasýnda bunlarýn durumunu düþünmüþ. Ben vahameti görmüþtüm. Abdürrahim Efendi. devlet istifade edecektir.Sükûnetimi muhafaza ederek sordum : Devlet adýna kim. sözlüsü olan Ahmet Eyyup Fuat. Hükümetle veya Saray'la muhabere etmem mümkün deðildi. Fethi Bey'in iyice caný sýkýlmýþtý. Bu larýdýr. imza buyurma nýzý rica için tasdi. Ancak muhafýzým Fethi Bey vasýtasil rdu ile irtibat kurabiliyordum. Son derece mülayim davranarak konuþtum : Ha Kendi Evlatlarým. Sait Paþazade Fuat ve Ahmet Nami bey'lerin birer hafta ara ile Se-lanik'e gel melerine izin verilmesini ve Muhafýz Kumandaný Fethi Beyin dairesinde bir imam tarafýnd an evlendirilerek köþkten ayrýlmalarýna müsaade edilmesini istedim. Evlâdým! Biz geldik. Benim üç buçuk kuruþum. Bu hu susta tanzim edilmiþ bir Vekâletname var.. Böylece bir mektup yazdým. Konuþtukça bazý þeyleri aðzýndan kaçýrmakta olduðunu f beklemediðim bir sertlik içinde kýsaca cevap verdi : Bunlarý açýklamaya mezun deðilim.. Rasta (saðlam ) olmaktan çok. Çýkarken memnun deðildi. Okumak çaðýna eriþmiþ oðullarým var. Benden istediði cevabý alamamýþtý. çocuklarýmýn ve bilhassa kýzlarýmýn . Selânik'e geldiðim ilk gündenberi. n ve Hükümet ye Ordudan talebim þudur ki. Fethi Bey tereddüt içinde sordu : Banka mevduat ve tahvilâtýnýzý Orduya teberru etti ðinizi yazabilir miyim?.. sözün nereye vardýðýný hemen fark etti. Vaziyetin nezaketini hemen kavradým. sonra d melerine izin versinler. Bu sebeble böyle konuþtum. Ben ise hiç memnun deðildim. kýzlarýmýn. bunlarý baðlý bulunduðum makama yazacaðým!. Böylece. Ordu adýna kim bana bu teminatý ver cek?. Oðullarýmýn da tahsil ve terbiyeleri temin olunsun. Devlet adýna konuþanlarýn isi menin hiçbir faidesi yoktu.

Cebinden bir zarf çýkardý ve yemek masasýnýn üstüne býraktý.çocuk aðlaþýyorlardý. gerisini bendeniz temin ederim!. tereddüt etti ve tekrar konuþtu: Ne zaman cevap verebilirsiniz acaba?. Tasarruf. Þehzadeliðim sýrasýnda sahip olduðu ervetin yarýsýnýn çok dûnundaydý (altýnda). kimseyi inandýrmazdý. hem vahîmdi. diðer ecnebi bankalardaki bütün týükût ve tevdiatý enim malik bulunduðum hukuku aynen devr ediyordu. Millet Meclisi Vermeliydi. Bizi korumakla vazifeli olanlar. Çoluk . birtakým hisse senetlerinden ibaretti. Avrupa'da ikmali tahsil etmeleri maksadile Kredi Liyone bankasýna elli bin lira yatýrmýþtým. gerek Kredi Li-yone ve varsa. Buna þahsen karar vermek hakkýný kendimde bulmuyorum.. ADALET buydu! Vaziyet hem ciddi. Ordu'dan bazý ricalarým olmuþtu Fethi Bey?. bu maksatla da tahvilât çýkarýlmý n da mubayaa ederek memleketime hizmet ettim. "Getirdikleri Hürriyet . Söylediðim gibi çoluk çocuðumun sefalete duçar olmamasý içindir. Memleketimden esirgeyeceðim hiç bir þeyim yoktur. Bu para be nim için deðildir. MÜSAVAT.. Selanik Limaný'nýn yapýlmasý isse senetleri çýkarýlmýþtý. þahsi servetimle satý endüfer yolunun ilerlemesi için sermayeye ihtiyaç vardý. fakat þahidl olan Tarih huzurunda tadat (saymak) edeyim. Avrupa'ya gittiklerinde bu paradan istifade edeceklerdi.idarý ellerinde tutanlar. Fakat Hayatýmýz bile emniyet altýnda deðildi. tan zim edilmiþ vekaletnamenin suretini de takdim edeyim.. Bir de bana "Müstebit" diyorlardý. Çünkü Ordu benden acele neticeyi bekliyor. size haber veririm. devlet sýnda (sýkýntýsýnda) kesemden sarf ettim ve bunlarý geri almak aklýmdan bile geçmedi. köþkün Osmanlý donanmasile topa tutulacaðýný. gerek D oyçe Bank. Bu günler. bunlar. Sükûnetle cevap verdim : Sinni âhire (Son yýllara) vasýl olmuþum." Hemen Vekaletnameyi tetkik ettim. Ayakta söyleyeceklerimi bekliy Herhalde uzun sürmez!. Severek bu son üç beþ kuruþumu da verebi m. Fakat. bir köþke hapsedilmiþ kimsenin bu parayý muhafaza ed leceði. Hepimizi Öldürülmek korkusu sarmýþtý kleri paranýn verilmesinin daha münasip olacaðýný beyân ettiler.Müsavat . Demek bu yoldan bir neti amayýnca. Bu Vekâletname Maliye Vekili Cavit Bey'e. dedim. Ýþi olup bittiye getirmek niyetindeydiler. Çoluk-Çocuk Aðlaþýyorlardý.Adalet Ýþte Buydu!. bu servetin bana teslim edilmesi üzre Cavit beye selâhiyet veriyordu.Ýþte bugün servet diye benden istenen bu ydu!. Bir aile divaný kurarak vaziyeti kendilerine izah ettim. Askerce bir selam verip odadan çýktý. DEVLET adýna yapýlýyor. hepimizin yok olacaðýný söylemekten perva Gerçi Vekâletname. kendileri tarafýndan verilmesi ik tiza ettiðini anlattým. . yardým maksadile bunlardan bir kýsmýný. herkesin marufudur (bildiði) gerçi. Teminatý. Muhafýz zabitler (subaylar. eðer istedikleri parayý Ordu emrine vermezs em. Ben hiç bir kimsenin bir çöpüne bile dokunmayý aklýmdan geçir-memiþtim. fakat çoluk-çocuðumun hayatý acaktý?. Yalnýz ben deðil. Üstüme çullanýlarak benden istenen servet.. Görüþeyim. benden korkacak kadar zayýftýlar! Benim. Hiç bir þey söylemeden o . Bugü " diye sýkboðaz ettikleri þeyler de. bir sabýk Padiþa i üç beþ kuruþu almak için Hükümet kararý alýyorlar ve bunun adýna Meþrutî idare diyorlard RÝYET. vekâlet yolunu ihtiyar etmek gerekmiþti.. yalnýz Tarih-i Osmanî içinde deðil belki tarih Dünya tarihi) içinde dahi görülmemiþti! Bana baþ vurmadan bu varlýðýn elde edilmesi için bankalar ve bankalarýn baðlý bulunduklarý r nezdinde bazý teþebbüslerde bulunmuþ olacaklarý hatýrýma geldi. benim gibi eli kolu baðlanmýþ. topa tutmakla tehdid ediyorlardý! Kendi hayatýmdan geçtim.. Çekilmesi gerekirken. Böyle bir hareket. arzularýnýzý yerine getirmeðe ha zýrdýr! Zatý Devletleriniz Vekaletnameyi imza buyurunuz. Bu paranýn bana deðil. hayatýmýn en elîm (acýlý) günleriydi. yine Devleti Osmani'nin tealisi (ilerlemesi) için s arf edilmiþ paralarýn.. Cülus bahþiþini kesemden verdiðim gibi. kendil erine ait olduðunu ve kararýn da benim tarafýmdan deðil. evlad-u ayalim de (çoluk yik ediliyordu. Çoluk çocuðumun. Eþhas-ý bilâda (vatandaþlara) MEÞRUTÝYET' tanýdýðý haklarý acý acý gülümseyerek hatýrladým. Vazýülyedlik hakký (El ko ) Ordu'ya býrakýlýyordu. Hükümet ve Ordu. Müsaade buyurursanýz. bizi ölü . Onlar.

baþka þartlar döþenerek kaytarýlýyor. Bu dilekçemin. Haziran. subaylarýnca duyulmasý takdirinde yaratacaðý kötü tesirlerin dereceleri iyice düþünülmeli Burasý da böylece bilinmelidir ki kendilerinin vefatý halinde.) "Geçenlerde Hakan-ý Sabýk'ýn verdiði cevapta mevcut var-lýðmý Ýkinci ve Üçüncü ordularýn no verdiði ve Alâtini köþkünün namýna Batýn alýnmasile ölümünde yine hükümete býrakýlmasýna r e namusuna sýðýndýðý bildiriliyordu. Bu hâlin. Bu yoldaki baþvurm r edilmemekteydi. Mebusan ve Ayan meclisleri de yoktu. 24 Haziran sene 325. bu teminatýn Meclis-i mebu-san tarafýndan verilmesini istediðimi de ilâv e ettim ve kendisine bir arzuhal (dilekçe) uzattým. (40) Hâmisen. Hareket Ordusu Kumandaný Birinci Ferik Mahmut Þevket* Demek Devlet Yoktu Bana: "Ya paraný. Hükümet de. Ordunun þeref ve nam suna dokunacaðý _ve her yýl deðiþmekte olan Ayan ve Mebusan Baþkanlarý tarafýndan bu yolda cek bir teahhüt yazýsýnýn. Demek iyi haberler getirmiyor. Bu teminat varken. bir ordu kumandanýnýn kendisini usan ve Ayandan da üstün gördüðü ve bunu böyle görmeyenlere þaþacak kadar ileri 'gidebildi k Devlet yoktu! Saray da. Bu telgrafýn kendilerine ulaþtýrýlmasile birlikte. Mademki Meþrutî bir idare vardý. benim ve benimle birlikte olanlarýn hayatlarýný þeref sözü ile g i etmiþlerdi. bizi topa tutacaklarýný söyleyebi erine göre. Almanya'dan getirtilen banka memurlarý daha uzun bir zaman bekleyemeyeceklerinden. Sene 325. Bir Hacâlet Belgesi Mahmut Þevket Paþa Hazretlerinden bir þifre aldým. Kendisine. Bu : (Devlet ve Millet ve Mebusan ve Askere hitaben arz-ý halimdir) ibaresile baþlayan bir dilekçe idi. yüzünün asýk ve rarmýþ olduðu gözümden kaçmadý. Salisen. Þimdi. ya canýný" deniyordu ve bu þifre telgrafýn altýnda da Osmanlý Devletinin inci Ferik mertebesine yükselttiði "Hareket Ordusu" kumandanýnýn im/asý vardý: Mahmut Þevk ! Yýkýlmýþtým. Odaya girdiði zaman. memurlarý huzuruna kabul ile kend ilerine verilecek hesapna-meyi (bilanço) imza edip etmeyeceklerini kesin olarak öðrenin iz. Hayretlere gark olarak okuduðum þifre aynen þudur Rabbime þekvam (þikayetlerim) baki. Eyyamý mahdudemi (sayýlý günlerimi) kimseye muhtaç olmadan geçireceðim blâð (para) tahsis olunacak ve hayat emniyetim kefalet altýna alýnacaktý. dedi ve çözülmüþ bir þifreyi bana uzattý. Takdim ediyorum. Evvela. teminâtýn kifayetsiz olduðu anlaþýlmýþtý. Ben merakla neticeyi bekliyordum. Üstünden bâr-ý azîm (büyük aðýrlýk) kalkmýþcasýna ferahladý. Saniyen.Saraydan ayrýlýrken. kýzlarýmýn evlenmeleri ve oðullarýmýn tahsili temin olunacaktý. Ordu. Þifre : Harbiye Dairesi 6011 Üçüncü Ordu Kumandanlýðýna C. Mü tekrar müracaat buyurunuz. aile ve yakýnlarý ile görüþememekteydiler. Fethi bey. ikamet et olduðum Alâtini köþkü namýma satýn alýnacak ve tamiratý lâzimesi yapýlacaktý. Meb usan meclisinde okunmasýný ve istediklerimin sarih olarak tekeffül edildiðinin bana yazý i e bildirilmesini istiyor. sonra da servetimi sön kuruþuna kadar Ordu'ya hediye etmey e hazýr olduðumu anlatýyordu. bu afýndan verilmesinden daha doðru ne olabilirdi?' Bu sebeble bazý þartlar tesbit ettim. (40) Abdülhamid ile birlikte Selânik'e gitmiþ olanlar da þahsî hürriyetlerini kullanamamakt . Hatta ve . Cevabýnýzý bekliy . erkekçe davranmalarým halisane arz eyleyiniz. "Buyursun" dedim.. 25. Bunlarý Fethi beye bildirdim. dilekçeyi aldý gitti. köþkten dýþarý çýkamamakta. Osmanlý Ordusu hayatlarýna teminât iken baþka garantiler istemesinin. Bir gün Fethi bey he men beni görmek istediðini bildirdi. Hakaný m smanlý Ordusu teminattýr. öldürmekle tehdid ettikleri için deðil. (Sadeleþtirilmiþtir. Rabian. namuslu insanlarýn öðütlerine kulak asmayarak þu felaketli hale düþmelerine sebep olan ddütlü mizaçlarým býrakýp. edi.. evvelce bildirildiði gibi. hakiki bir kýymet ve ehemmiyeti olmayacaðý unutuluyor. tarih-i âdile tevdi ediyorum. Bankalar mevduatýnýn hüküme e edilmesi kendiliðinden doðacaktýr. Büyük teþrii kuvvetlerden (Yaþama gücü) ibaret Ayan Meclisi ve Mebusan meclisinden teminat isteniyor ve kendi" lerinin bugün de Osmanlý ordusunun muhafazasý altýnda bulunduklarý hatýrlanmýyor. Fakat çok geçmeden bu garantiyi verenler. Ev ve maiþetleri temin olunacaktý. Beni. bendegânýmýn (yakýnlarý) hürriyeti þah-siyeleri iad caktý.

banka memurlarýnýn.." Dediler. Kýzlarýmýn durmadan burnu kanýyordu. dedim. sonra ikisi birden Rasim beye döndü.. sinir nöbetleri geçiriyordu. Banka memurlarýnýn gelmesi demek onlarýn bir kere daha heyecanlanmasý demekti. Sýrtýný sývazladým.. Muhafýz Kumandanlarýnýn birinin gitmesi.. meðer ziyaretinin sebebi veda imiþ. Orduya Teslim Ediliyor.. Çünkü bu gai ailem periþan olmuþtu. içinde bulunduðum þartlar sebebile. Daha önce de söylemiþtim. Refikam yataða düþmuþtu. edecek oldum. "Ne günahým vardý acaba. bir gün odama geldi ve yarýn. Büküp cebine koyarken birden ayakl Bu türlü hizmetleri yapacak týynette insan olmadýðýma inanýnýz Hakaným. Vazifelerinin o esnada hazýr bulunmak olduðunu anlamýþtým.. 7. bana nice. sert çehreli bir askerdi. anlatayým." diye düþün Servet. Subaylarý görmekten korkar olmuþtu. Abdürrahim Efendi oðlum.Nisan. Getir Vekâletnameyi. O sabah. Bu sebeble bizi baþbaþa býrakmanýzý r dediler. Dini mübin-i islâmý küffar elinde kahrolmaktan yalnýz sen kurtarabilir !.. Kendisini.. bizi buna z gönül rýzanla ver de elimizi kana bulamayalým" diyor. imzalayacaðým!. Üçüncü Ordu Kumandaný Hadi Paþa Riza Paþa ve muhafýz kumandaný Kolaðasý Rasim bey." Yazýk ki Yüce Rabb'im duamý kabul etmedi. imzaladým. Gözlerinde yaþlarla çekilip gitti. Bu iþe beni sokmasalar. arkasýnda yürüyorlardý. daha memnun olurdum. Aðlýyordu. Paþalar çekildiler. ne günahýmýz vardý. bir þey istemeðe hakkýmýz olmadýðým. benim gözümde de ehemmiyetli ahiyetlerini deðiþtirmiþlerdi. Yüzü sapsarý. imzaladýðým Vekâle nameyi muteber (geçerli) saymamýþlar ve tevdiatýmý bana teslim etmeyi þart koþmuþlardý. Tutup ayaða kaldýrdým. Fakat madem baþladým. Yatýþtýrýcý bir sesle. nük m ve tahvilâtlarý bana teslim edeceklerini haber -verdi. Çünkü gelen kum andan. Allah bana bu günleri göstereceðine. Konsolos büyük bir saygý içinde. namaza durdum rimden sel gibi yaþ gidiyordu. Kendilerini bi yemek salonunda karþýladým. nice felaketleri daha seyrettirdi. bize þ ceðiniz emirleri harfiyen yerine getireceðiz. baþýný yere devirdi. vekâletname icabý getirdikleri çantalarý açacaklarýný ve içindekileri birer birer s im edeceklerini söyledi. evduatýmý isteyip istemediðimi bana açýkça sordu ve þunu ilâve etti: "Rýzanýz yoksa. buna baþlamadan önce. Konsolos da ayný sözleri tekrarladý.hatta Ordu da yoktu!. içeriye Doyçe Bank mühürü ile mühürlü on dört çanta getirildi irden dönüp paþalara: Ekselanslarý ile yalnýz görüþmek mecburiyetindeyiz. Gözümüzü kýrpmadan namazýndan sonra oðlum Abdürrahim Efendi'yi çaðýrdým. Banka memurlarý ile birlikte Alman Konsolosu da gelmiþti. onu çekecekt ik. kendisine ai du'ya hibe edeceðimizi. Bütün gece yatak odalarýnýn önündeki olaþýp durmuþlar.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Olup bitenlerin gerisini yazmaya hiç hevesim yok. Hiç bir boz sarf etmeden kâðýdý önüme koydu. ban felâket gösterme!. Doyçe Bankýn 2. Hadi ve Ali Riza paþalar birbirlerine baktýlar. Yarabbi. Bunun üzerine 5 yaþýndaki A anýma aldým ve yemek salonunda banka memurlarýný karþýladým. Ben de bizi. ci direktörü olarak tanýtan bir memur. Taksiratýmýz ne ise. kendisine cevaben bildirdim. Anlaþýlan im makla vazifesini yerine getirmiþti ki. yerine Kolaðasý Rasim Celaleddin adýnda biri tayin edilmiþti. Rasim beyin gelmesi mühim deðildi. benden sonra ailenin en büyüðü olduðu için yanýmda bulunmasýný sö de baðýþlanmasýný istedi. Banka Memurlarý: "Ekselanslarý Ýle Baþbaþa Kalmalýyýz. týpký çocuklarým gibi. keþke canýmý alsaydý! Seccadeyi serdim. Ancak. muhafýz subaylarý sivil elbiseler giydiler. Üstelik sarýl u.. Bun im için farklý bir tarafý yoktu. Onun kumandaný bana: "Öldüðün zaman bu para nasýlsa elimize geçecek. Yarabbi. bunun bir usul meselesi olduðunu kafi bir ille anlattý. Sonra ya nýmda oturan küçük oðluma dönüp sordum: .." Hemen Çantalar Açýldý. diyebiliyordu! Fethi beye baktým. Demek bankalar. Sadece ikinci ve üçüncü ordular var ve bunlarýn baðlý olduðu Hareke su vardý. merdiven baþýndan seyr eden çocuklara elimle iþaret ederek odalarýna girmelerini saðladým. verilenle yetinmeðe mecbur olduðumuzu anla Fethi beyin gitmesi. Erte si günü Fethi Bey beni ziyarete geldi. Serbest irademle mevduatýmý bankalarýndan çektiðimi. aðýr sözler söylemiþler. senden baþka mesnedimiz kalmamýþtýr!. Ýþte bu yeni kumandan Rasim bey. ötekinin gelmesi h zi birden ilgilendirdi. Acaba daha sert bir rejime mi tâbi tutulacaktýk?. Fakat ben.. Ta be sabah baþýmý secdeden kaldýrmadým: "Yarabbi. sen devl mi eþkýyanýn þerrinden koru!. hepimizi tehdid etmiþlerdi.

Ramazandan üç ay önce baþlayarak üç aylýk veya n boyu sürdürerek bir aylýk itikâfa girerken. "Kendisine hatýralarýnýzý yazdýrýy pmak yasaktýr. (41) Kendilerini Allah'a adayan Müslümanlar. Kendi halinde bir kâ edilmek gibi nasýl bir suçu olabilirdi?. Ali Muhsin Bey. Bu hatýralarý Ali Muhsin bey deðil de ben kaleme almýþ olsaydým ve ele geç .. 7. "Hastadýr Haka dedi. Merak edip soruþturdum. Üsteledim. sen yaz. onlar söylemezlerse. ama tuhaf bir üzüntü içinde. bunlarýn iç yüzünü yalnýz ben biliyordu remde bir kaç kiþi. 33 yýllýk saltanatýmda öyle hadiseler geçmiþti ki. bahçedeki subaylar paþalar bizi nasýl yalnýz býraktýklarýný yüksek sesle ve ayýplar dille sormuþlar.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Ben Saray'da yaþamaya ve pek dýþarý çýkmamaya alýþýk olduðum için. Yalnýz bunlarýn içinde Ali Muhsin bey adlý kâtibim. bizim aramýzdadýr. muhafýzlarýn bu yazýlardan kuþkulanacaklarýný ve iyi saklamasýný tenbih ediyordum. yakýnda iyileþeceðini söylüyorlardý. ben de huzur içinde þükran secdesine kapandým. aramýza dönmesini. tarih bu hakikatleri nereden öðrenec kti? Bir gün Ali Muhsin beye: Ben söyleyeyim.. ncü Orduya yazd rum. doktor kendisini tedavi ediyor. gü orlardý. fakat aranýza döne . A odalarýn birinde su ve ekmekle oruç tutuyor. saklýyorum. bir yaðma heyecaný içinde çantalarý bir anda ortadan kaldýrdýlar. çocuklar ramazan itikâfýna (41) girdiðini söylediler. Özür diledi. Hemen çantalar açýldý.Nisan. benimle Selânik'e gelenlerden bazýlarý Ýstan 'a dönebildi. Artýk. merak buyurmayýn . Müsteri ve Ali Muhsin bey'i biraz daha takdir ettim. Yanýma g elmiyordu. Vazifesini yaptýðý için baðýþlanmasýný istedi. isteklerimin yerine getirileceðini b ildiren mazbatalar imzaladýlar. Doyçe Banktaki varlýðýmýn kendi rýzam ve muvafakatim ile münhasýran ikinci ve üçüncü orduya azýmla bir mektup istendi. Durumu 3. Þaþýrdým. Subaylar. Zaman zaman ke ne. eski günleri benimle konuþmaktan zevk alýyordu. maiyyetime deðil mesi gerekirdi.. o da salladý. Ali Muhsin bey ha dan çýkmýyordu. zabýtlar tutuldu. Bun Büyük bir hürmet. Ali Muhsin beye acýdýðýndan mý. Hatýrýma gelenleri an yordu. Nih yi çaðýrýp sordum. Çok sevindi ve hemen kalemi kâðýdý alýp yaný baþýma diz çöktü. Sordukça. herkesin bahçeye çýktýðý zaatleri hemen birlikte geçiriyorduk." Bu kerre þaþýrmak sýrasý bana -geldi. Kýzlarým evlendiler. Onlar da bana. Ben kendisine: Ýste bunlardýr. Ben Ali Muhsin beyin serbest býrakýlmasýný. Âbid efendi? Zavallý masum gözlerimin içine bakýyordu. "Serbest býrakacaðým.. Baþýmý salladým. çocuklardan öðrendiðime göre. birer birer sayýldý. koþarak içeri girdi. paþalar þaþýrýp k a. Ben yazmaz. baþta Hadi pasa. Bir gün oðlum Abdürrahim efendi. çýkýp gittiler. bým ruzî mahþerde görülecektir! Hatýra Yazmak Yüzünden. Subaylardan birini çaðýrýp sordum. kâtipler. dua ediyor. Hapis Ediliyor Derken Ramazan geldi. herkesin k yanýma geliyor. köþkte fazla sýkýlmýyord ikte gelen musahipler. Sultaným? dedi. biliyorum. Hatýralarýmý yazmak suç ise." Meðer öðretmiþler de bana bu yolda malûmat vermiþ!. köþkün bahçesine olsun çýkmayý lardý. kimse ile görüþmüyormuþ. saðlýðýnýn düzeldiðini. Ele geçti. Ramazan ilerliyordu. söylemek istemedi. Önce. paþalar odadan çýkýnca. Ayrýca üçüncü ordu kumandanlýðýndan da bir teþekkür mektubu aldým. Fakat tarihtir. Mahzene Beni Kapatacaklardý. dedim. Bütün bunlarýn hiç bir deðer taþýmadýðým biliyordum. þehzadelerim sýkýlýyorlar. üst makamlardan gelecek emir e göre hareket edilmesini )Rica ettim. yalnýz Allah'a dua ederler. bahçeye çýkacaðýna. Biz de b e biraz ferahlýya-bildik. su v mekle yaþarlar. O da merak etmememi söylüyor ve yaslan bilmediðim bir yerde saklýyordu. Kumandandan kendileri için müsaade istedim. yoksa boþ bir sýrasýna ge bilmiyorum. köþkün mahzeninde haps edildiðini söyleyiverdi. yazdým. Maiyyetinize bu yasaðý hatýrlatmýþ olmamýza raðmen Ali Muhsin bey bunu dinle e hatýralarýnýzý yazýp karyolasýnýn altýnda saklamýþ.. yâni o süre içinde kimse ile konuþmaz. demek beni mahzene atacak ve haps edeceklerdi! Rasim Beye bunu söyledim. Yazýlara ara verdik. "Demek Hatýralarý Ben Yazsam. Bir müddet Ali Muhsin beyi göremedim. lütfen kaldýrsýnlar! dedim.. bunun. Bir gün bana: Bu hatýralarýnýzý niçin yazmýyorsunuz. mahzende deðil. Sonradan. Nezaret altýnda hava alabiliyorlar. Söz verdi.Öyle deðil mi. Sonra memurlara d ifenizi yapýnýz" dedim." dedi.

Þimdi Rasim Bey'in yanýma gazetele görünce. Rumeliye müteveccih olan bu seyahat sýrasýnda Selânik'e klarýný söyledikten sonra. bunlara ben dahi tahammül edemiyorum . sizi müteessir görmeðe gönlüm razý olamaz!" gibi sözlerle. Bir sabah.arasýnda. Eðer mahzâ (sadece) maazeteriniz buysa. Bana hürmetkar. Kerem ediniz. aca bendesi de bir gün benim hatýralarýmý kaleme aldýðý için yakalanacak ve haps edilecek mi? bilir!.. Bu mevzuda hiç bir hü ar amadan seyahat günü geldi çattý. Biraderim Hazretlerini kýskanacaðýmý sandýðý için seyahati pek þatafatlý bir dille anlattý. s kendisine göre deðerlendirdi. ben de kendisini zindancý yapmakta tereddüt etmezdim iþini zevk duyarak yapýyor! Bir gün bu hatýratý ele geçirirse. her þeyi diledikleri ibi deðiþtirebileceklerine inanýyorlar mý?. þenî küfürler dolu i ine de aldýrmadým. Ali Muhsin beye bazý teklifler yapýlmýþ ve bu namuslu adam tekliflerini kabu l etmediði için bizden uzaklaþtýrýlmýþtýr. hatýratýmdan ürkenler. navuttur. acaba yeni hoþnutsuzluklar mý belirmiþti?. Rumeli üzerin r seyahat olduðuna göre.dedi. Fakat bütün bu konuþmalar hiç bir þeyi deðiþtirmemiþti. ne ettiyse. ben kendisine gülerek: Aman Rasim bey. cezalarýn en büyüðüdür! ilâve :AIi Muhsin beyi benim hâtýralarýmý yazdý diye hapsettiren kumandan.Nisan. bir huzursuzluðu bastýrmak için olabilirdi. dünyanýn gözü önünde yaþadý. memleket ahvalinden mahrum etmeyin!" dedim.. Çocuklarýn bana haber verdiklerine göre. kend ülkesinde bir seyahate çýkýyordu. Þimdi Beylerbeyi sarayýnda bu hatýralarýmý musahibime yazdýrýrken acý acý düþünüyorum. Kaypak bir yaradýlýþý vardý. Seyahat Günü Geldi Çattý Aradan bir kaç gün geçtikten sonra. Þehir ve liman donandý. tarihe diye yazýyorum. güya beni vikaye (korumak) ediyormuþ gibi davranarak maa-zeret dermeyân (ileri sürmek) e tti.. Çünkü buraya geldiðim gündenberi de-faatla (bir çok defa) gazete verilmesini ki muhafýz kumandanýndan da rica etmiþtim. Yalný ci ordulara teberru ettikten sonra kýzlarýmýn ve maiyye-timdeki bazý kimselerin Ýstanbul'a dönmelerine izin verdikleri zaman. Acaba beni bu kadar çenbere alanlar. kendi vicdanlarile cezalandýrmasýn!. Gitti. Bana gazeteleri verdikten sonra. Nereye götürüldüðünü. hâlâ benim muha anik'ten isteyerek yanýmda getirdim. Zatý Þahane'n iþah) bir seyahate çýkacaklarýný. ertesi günü Ali Muhsin beyi serbest býrakmýþlar. balkona çýkmalarýna izin vermemi rica ettiler. Sultan Hamit. zavallý Ali Muhsin bey d e varmýþ!. Tahsin Paþa gel'dî. Rabbim insanlarý. Anlýyorum ki. tirene binenler . Bu yüzden kendisini Halep'e sürmüþtüm. Yoksa böyle bir þey olmasa. Biraderim. gitti. nerede yaþadýðýný bilmiyorum. Fakat on bu korkulan. Ben. Biraderim Zat-ý Þahane'yi getire anmanýn limana girmek üzere olduðunu haber verdiler. bunu nasýl karþýladýðýmý sor u seyahatin memleket için hayýrlý olacaðýný umduðumu da söyledim. Memnuniyetle . otuz üç yýl. hiç mühim deðil. f köþke dönmesine izin vermemiþler. ne onlar tarihi deðiþtiremeyiz. Biraderim Hazretlerinin mu vaffakiyetlerini kendi muvaffakiyetim kadar arzuladýðýmý söyleyerek.. mühim Vak'alar olduðunu anladým..þatafatlý tavýrlarla çýktý. Selânik'e de uðrayacaktý. ülkenin hükümdarý idi. Memleketimde olup bitenlerin inden bir haber sýzdýrmadýklarý halde. Padiþah elb ette geziye çýkmazdý. bu satýrlarýmdan acaba memnu yoksa mahzun mu olacaktýr? Sultan Reþat Selanik'e Geliyor. beni. þahsi meraký imiþ gibi göstererek. Ne kadar þa m görmüyorum. Ne ben.. ben zamaný saltanatýmda bile nice yazýlar okudum ki.l333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Bir gün odama Rasim bey girdi ve mûtadýn hilâfýna bana bir kaç gazete getirdi. Ben de kendisine. Dürbünle seyretmeðe baþladým. hayýrlý olmasýný dile -geldiði gibi. bizim köþk de donandý. fakat hizmet ettiklerine sa-dýktýr! Zamaný saltanatýmda tanýmýþ olsaydým. Tarih hükmünü verecektir. Tirende bile bizimkilerle görüþmesine müsaade etmemiþler. Olsa olsa. Bu Tahsin Paþa. bu haberi türlü vesilelerle ve türlü yollarla bana d ak istemelerini neye baðlayabilirdim? Ülkede maazallah bir muharebe olmuþ olsa. yanlýþ anlaþýlacaðým için bunlarý yazmýyorum. Bu. kendilerini daha bugünden ele vermiþ oluyor. alaydan yetiþmedir. 8. Her ikisi de birer bahane bulup vermemekte Ýsr ar ettiler. Bana kýrgýndý disine muhabbetim olmadýðýný saklayamam. Muhafýz da donanmayý görebilmek için. niçin Ýstan-bula dön le bile görüþtürmesinler?. beni mazur görünüz! Bu gazeteler o mertebe aleyhinizde yazýyorlar ki. Hatta Rasim bey benim Ýsrarým üzerine : "Âl'i penahým. Razý oldum. Ne yaptýysa. Beni neye hazýrlamak istediklerini pek kavrayamadým.

Zat-ý Hazret-i Padiþahi'ye ihtiramat-ý fâikamýn (üstün saygýlarýmýn) ve samimi þükranlarý kendisinden rica ettim. doldu mu?" diye aklýmdan geçti. Muhafýz subaylardan ve Asým B ir kaç kere sordum. bu seyahatin Arnavut kullarý ký bastýrmak ve Rumeli ahâlisini yakýndan görmek için ihtiyar ettiðini söyledikten sonra. 76 yaþýndaydým. dolmasýna da pek bir þey kalmýþ deðildir. Merdiven baþýnda beni bekler görünce. görevleri baþýna döndü. ne olup ne bittiðini bilmiyordum. Zat-ý þahane'nin hatýrýmý sorduðunu. Mahluð (düþürülmüþ) bir padiþah da ol m hazretleri bu derece söz sahibi olmaktan çýkmýþ da olsa. ülkemi fena akibetlerin beklediðini anlamakta güçlük çekmedim.. Be . kapýya kadar teþyið (uðurlama ederek birbirimizden ayrýldýk. Yalnýz bir ara Selanik'te asker k ettim... Fakat Hadi Paþa ve Ra-sim bey son derece rahattýlar. mermer merdivenlerin baþýna kadar yürüdüm. Ne kadar za emiyorum. Bana acaba kendi re'yinin Biraderim Hazretlerinin tensibinden üstün olduðunu mu anlatmak istiyordu?. Ne demek istediðimi anlamýþtý. Bir a vâde (süre) C43) O günlerin þehremini Hazým Bey'in baþkanlýðýnda kurulan bir komisyon. "manevradýr" dediler. "O nasýl söz" diye Nuri Aða'ya çýkýþtým. mesela bu iþ için Maslak köþkünün hat i söyledim. Hakikaten güzel bir þenlikti. Kendisinden bir ihsan da kabul ede cek deðilim! Bu yüzden kýsaca: "Taraf-ý Þahaneye arz edersiniz" dedim. üçünün da þaþýrdýklarý belli oldu: Baþk tazimini yaptý. ikrimi almak istediðini de sözlerine ekledi.1333 (1917) Beylerbeyi Sarayý Dün iyi deðildim. Çünkü gelen. Üzerimde son derece iyi tesirler býrakan Baþkâtip Halit Ziya bey. bunu Âl-i Osman mensubu olarak k bul edemem! Ben baþkâtipten bir talepte bulunmadým." Dedim. Ancak böyle bir fýrsattan yararlanarak bunlarý saymayý dýðým için. Subaylar. ben de arkasýndan dýþ kapýnýn önündeki (42) Halit Ziya Uþaklýgil.ul ettim. Nefes almama mani oluyordu. Balkan harbi faciasýný. Biraderim hazretlerinin bu nezaket ine. Nuri aða. Hadi Paþa hazretlerile birlikte muhafýzlar bölümünde emirlerimi bekliyormuþ! Hiç. Baþkâtibi Halit Ziya Bey' lerini bana iblað" etmek istediðini ve 'kabul etmek isteyip istemediðimi sordu. Sýrtýmda bir aðrý vardý. ben oðlum Âbit efendi ile hâlâ balkondaydým. Balkan Savaþý Günleri. Zava irlerin bu yolda olduðunu" söylemekle iktifa etti. Nihayet þehrin biraz açýðýn ediler. her ne kadar Saray Baþkâtibi ise de evlet-i aliy-yenin padiþahý idi. Zat-ý Hazret-i Padiþahî'nin her hangi bir arzum olup olmadýðýný öðrenmek istedið tte söylenecek pek çok þey vardý. Biraderim Sultan Reþat Haz nin Selanik'e geliþleri günlerinde bir kaç gazete okumuþ. Eh dolmadýysa. Abit efendiye ait içinde bir kaç parça mücevher ve as-ham bulunan çantanýn (43) bulunmasý y ndaki maruzatýmý da bitirdikten sonra. þükranlarýmý teyit (pekiþtirmek) ettim ve oðlum Âbit efendinin tahsiline baþlay anbul'da kendisine münasip bir mahal gösterilmesini. Bizzat teþrif ediyor demekti. Baþkâtibi sað baþýma iðerlerine de oturmalarýný iþaret ettim. Mâhienvâr kalfa beraberinde götürmek istediði ve içinde Abid efendiye ait mücevher ve esham bulunan bir ç anýn da olduðu iki sandýða el koymuþtu. "Taraf-ý Þahaneye Arz Edersiniz.. Sonra kýsaca Rumeli'nin siyasi halini anlattýktan sonra.. Fakat gördüklerim hiç manevraya benzemiyordu. Allahülâzim (Allahýn büyüklüðü) minnettar kaldým. Gerek bana verilen öç beþ gazeteden ve gerekse Rasim Bey'in. Donanma top atýþl ri selamlýyor. bugünl erde yapýlan seyahatin son derece faydalý olacaðýna kani bulunduðumu ve muvaffakiyetlerine duacý olduðumla sözlerimi baðladým. biteceðine yakýn günlerde öðrenebildim. onlarý da yazmýþ olalým. buyursunlar" d Nuri Aða çýktý. 10. Halit Ziya Bey Geliyor.. yine geldikleri gibi.Nisan. Hatta bizim köþkün civarýnda çadýrlar bile kuruldu. Tahsin Paþa'nýn. Halit Ziya beyin yüz ardý. Baþkâtip Halit Ziya bey. "Þeref bahþederler. Muhafýz Kumandanlýðý dairesinden. Ben de "taraf-ý þahanemden getirilen selamlara iltifatlara hususi suretde teþekkür ettim. arkasýnda Hadi Paþa ve Kumandan Rasi ey çýktýlar. Maslak köþkünün boþ olduð isi mümkün olabileceðini söylemez mi?. þehir top atýþlarile donanmaya cevap veriyordu. içeri aldým. Hep birlikte gözlemeðe baþladýk. önde Halit Ziya bey. Bir kaç söyleyecek sözüm daha var. Baþkâtip Bey' kýrýk dökük bilgilerinden. Biraderimin selâmý þahane lað ederek söze baþladý. bir Padiþahýn elçisi kabul olunmaz mý?. Padiþah-ý Âlempenah'ýn þehre çýkmadan önce. Fa ugün kendimi iyi hissettim. bir kaç paþa ile konuþup durumun olmadýðým görmüþtüm ama. Paþa ve Kumandan askerce selamladýlar. mekten gayri yapacak iþ kalmýyordu. Baþkâtip. Ben de onu yapmakla iktifa ettim.

Üzüntü içinde konuþtu: Zat-ý Hümayununuzu rahatsýz ettim.ik odaya geçip Rasim beyi kabul ettim. Fak t ne kadar örtülmüþ olursa olsun. gözyaþlarýmý içime akýtarak seyrettim! Gün ýþýrken. Zihnim durmuþ. Býrakýp gidersek.." "BEN" diye baðýrmak geçti içimden.. asker evlatlarýmla beraber Selânik'i ben son nefesime ka dar koruyacaðým! Fena olmuþum. Acý Bir Lokma Gibi Yuttum.. askerimiz nerde?. orduya giren politikaný enmiþ olduðu her cihetten belli oluyordu. bizi Balkan Devletlerinin deðil. Bu söz üzerine hayatýmýn hiç bir devresinde tanýmadýðým . Kim bunlar Rasim bey. Benden bir çok þey gizleyerek bazý þeyler anlattýlar.nden bir þeyler saklad±-larým anlamýþtým ama. Onlar beni. beni mazur gö rünüz. Fesuphanallah... Rasim bey çýktý gitti. Rasim beye: "Buradan Benim Cenazem Gider. tarih ve ecdad bizim yüzümüze tükürmez mi?. Kahrolmaktan daha yaman bir söz bulmam gerekli. Baþýmýza bu iþlerin açýlacaðýný kim bilebilirdi ki?.. "Sözümü. Kiliseler kanununu çýkararak Meclisi mebusân ve Ayan bu ihtilâfý hâl etti. inþallah zafer bizimdir!. kýþla haline geldi.. benim cenazem gider!. Aralarýnda kilise kavgalarý var. (Bulgaristan.. dört düvelle harp halinde olduðumuzu söylemem ge rekiyor!. Benim için artýk uyku haramdý.. Muhafýzlarýn sayýsý artta ve çocukl alarý. diye sordum.. Ýstanbul'un anahtarý demektir! Ordumuz nerde. Uyandým... Her ihtimale karþý. Selânik'i boþaltacak mýsýnýz?.... içime aha kadar Rasim bey söyledi. Kapýnýn arkasýndan ikinci ha kalfanýn sesi geliyordu. bir öfke içinde ayaða fýrlamýþým Rasim bey. g i rahmana kapanýp dua ediyordum. Karadað ve Sýrbistanla Hakaným. Bunu hemen size haber ve emir aldým." Gecelerden biri uyuyordum.. kuvvet versin. biti-s. mahvoldum! Dört düvel birleþir de haberimiz olmaz mý Rasim bey.. Yýllar yýlý süren Makedonya boðuþmasýný hatýrlamýyor musun?. Meðer çoluk çocuk konuþmalarýmýzý kapýdan dinliyorlarmýþ. Gecenin bu saatinde Rasim beyin bana söyleyecek nesi olabilirdi? H emen kalkýp giyindim. Ali Rýza Paþa ile Hadi Paþa geldiler. (44) Damla halinde gülsuyu dökmek için yapýlmýþ bir kap. dedim. Hepsi bir oldular.. . Ben söyledim Rasim bey dinledi... Bir gün köþkün karþýsýndaki meydan. Hele dört Balkan Devletinin birleþip bize saldýracaklarýný iþitsem inanmazdým. Hýzlý hýzlý kapým vuruldu. Sizi Ýstanbul'a götürecekler. masa üstünde duran gülâbdanlýktan (44) yüzüme gül sularý se ellerimi oðdu. dedi. Hayýrdýr inþallah Rasim bey." Gidin Kumandanýnýza söyleyin. bu nasýl bir gaflettir! Bu devletler birleþemezler ki!. ne var?. buradan ben deðil. Acý bir lokma 'gibi sözümü yuttum. dedim..ve maalesef yenilmek üzereyiz!. muharebenin kiminle kimin arasýnda olduðunu emiþtim. a yatmadým ve o sabah güneþin doðuþunu. ben onlarý teskin etmeðe çalýþýyordum. Hayýr. Kendimi toparladým ve paþalarý kabul et da Selanik'ten ayrýlmayý zaruri görüyorlar ve bir an önce hazýrlýklara baþlamamýzý istiyor an muharebenin seyrini sordum. Bana bir tüfek verin... Sonunda: Selanik bugün yarýn düþmek üzere. ben razý deðilim! Yet miþ yaþýnda olduðuma bakmayýnýz. ben dinledim. diye cevap verdiler.. Rasim bey baþým yere eðmiþ. hemen Al lah orduyu Hümayuna nusret. Biraderim Hazretleri bura nýn tahliyesine razý mý oldu?. Rasih bey! Selanik demek.. hepsinin bize düþmanlýklarýndan ziyade idi.. bana da balkona çýkmamaklýðým tenbih edildi. kendime geldim. Na sýl býrakýlýp ta gidilir?.. Çün rbirlerine düþmanlýklarý. Mahzun ve periþan bir hali vardý. . Hýzlý Kapým Vuruldu. "Gece Hýzlý. aðlayacak gibi konuþuyordu: Yunanistan. Dört düvelle mi?. Rasim bey orada. Muhafýz Kumandaný Rasim bey hemen beni görmek istiyormuþ!. Elimden hiç bir þey gelmediði için.

Biz de sizinle kalýrýz babamýz!. Hepinizin kaderine razý olmasýný istiyorum. ne. bir gemi gözüme iliþti. Meðer o." Köþkten çýkarken bütün subaylar ve erler karþýlýklý iki sýra halinde dizilmiþ bizi uðurluyo lâm ifa ettiler!. Hakanýmýza söyleyiniz. Boynumu büktüm ki Ýstanbul'a giden bütün yollar elden çýkmýþ. rýhtýma yanaþtý. Minnetle kabul etti. Çolu lüp bitenleri kendilerinden sordum. Bu kadar meyus (kederli) günümde. fakat maalesef öteki arkadaþlarýnýzý a yer yok." dedim.. Sabah namazýndan sonra dürbünle limaný seyrediy um. diye aðlamýyorlardý. Vasfi bey diy e bir arkadaþý varmýþ. Az sonra da bir Landon bizim yokuþu týrmanmaya baþladý. Bunu hiç kimse benim elimden alamaz!. Fakat ben burada kalacaðým!. Beni dinleyin. Majesteleri. Benim için Sefirin kamarasý hazýrlanmýþtý. Dýþ kapýya g aman." dedi. imparatorluk gitti demektir. deyince.. Onlar da benim kadar kahýrlýydýlar. ben-degân aðlaþmaya baþlamýþlar. bu geminin Alman Sefaret gemis i olduðunu anlamakta gecikmedim..Daha hangi ihtimal kalmýþ ki diye yüzlerine baðýrdým. Köþkteki subaylar da bende-gâný iyice k kes benim gitmeye razý olmamý istiyormuþ! Fakat geldiðinde bana bir þey söylemedi. Paþalar. ibâdetle geçirdim.olur be ni de gemiye alsýn!. evet. evlâdü iyalinizle birlikte Ýstanbul'a n gelmiþtir. onlarý göndereyim. Marmara'da büyük çalkantý geçirdik. Mahz u.. Bir ara -gemi süvarisi yalnýz baþýna yanýma gird torunun mahsus selamlarýný söyledikten sonra: Gemi emrinizdedir. Artýk odama kimseyi kabul etmemeðe kararlýydým. Deniz biraz du . Selanik gitti demek.. bir Osmanlý hanedaný men olarak hakkýmdýr. A Ismarladýk. Elbette hayýrlý olan karar sizin aðzýnýzdan çýkar. Kadýn efendi ve kalfalar ellerinden gelen çabuklukl lýklarýný yaparken. bu gemi Zat-ý Þahane'nizi ve bendegânýnýzý.. Ýstanbul gitti demektir.. kalanlar kalacak.. Kararým t'i olursa olsun. Vah' ve Kumandan Paþalar'da uðurlamaya gelmiþlerdi. Bu sýrada kumandan Ra-sim Bey geldi. Çýkmak isteyen ler varsa. size bir türlü kýyamazlar. Biraz daha dikkatlice bakýnca." "Gemi Emrinizdedir. O da bir geminin geld iðini bana haber verecekmiþ. Yüreðim parçalandý. onun 153 da bizimle gelmesini rica ettiði sýrada. Kýzým Naile Sultan'ýn zevci Arif Hikmet Paþa'nýn klerini gördüm. bu kadar da mesrur (sevinçli) olacaðýmý d düþünemezdim." Diye Anlaþýyorlardý. bayraðýndan baþka nereye gidebilir? Süvariye teþekkür ettim ve Ýst 'a hareket etmesini söyledim.. birer birer elimle içirdim. dedim. Kendisine: Sen de bizimle gelir misin Rasim Bey?. Gemi. Onlara da mü-nasi bir kaç söz söyledim ve landonlarla gemiye geldik. Nuri aðaya: Gitmek isteyenlerin isimlerini yaz.. Hepsi aðlaþýyorlar Çocuklarým: "Biz de Kalýrýz.. Çoluk çotuðu bir araya topladým. Fakat madem im. Resmî tazimden Sonra Arif Hikmet Paþa ile ve Þerif Paþa ile kucaklaþtýk. Zat-ý Þahaneye düþmanla savaþarak son nefesimi vermek. Padiþahýn iradesine karþý çýkamazdý. Devletimiz batýyor. söylesinler. Allah devletimi bu hale getirenleri hretsin!. Rasim beye koþup geldi: Aman Rasim bey. Gemi doktorunun verdiði ilâçlarý. Bir Al-i Osman mensubu.. Ýrade-i Þahane. Ben de kendilerine: "Ýnþallah hepinizi sað. O geceyi dahi uyumadan. bana getir.. takdiri ilâhî'yi bekleyecektim. Onlarýn uzaklaþmalarýný temin edeyim.. tosun gibi bir yüzbaþý. ben de Paþalarla dertleþtim..büt deniz tuttu. oraya hareket etmek için imparatorumdan þahsi emir aldým!.. Bu sýrada yanýma Nuri Aða gelmiþti. Ben hepinizi götürmek isterdim. Hemen -benden baþka. deyip çýktým. içinden Damat Hikmet Þerif Paþa ile.. ancak bu gemi ile Ýstanbul'a gidebilir mi Köþktekilere hazýrlanmalarýný söyledim. yeis ve keder içinde çýktýlar. bir ÂH Osman evlâdý.. Nereye gitmek is tiyorsanýz. "Hayýrlýsý ne ise o olsun efe uk çocuk köþkte çýðrýþýrlar. dedim. Rasim beye: "iBu yüzbaþýyý da (Salih Bozok) alýnýz.. Majesteleri. geminin bizi götürmek için geldiðini de biliyormuþ! sonra çoluk çocuk. Ben: Bu gemi sakýn bizi götürmek için gelmiþ olmasýn?. Gidenlerin gidecek. Fakat Biraderim Hazretleri tarafýndan gönderilmiþler ve Zat-ý Þahane'nin ricalarýný getirmiþler. salim Ýstanbul'da görürüm.

Damadým Arif Hikmet Paþa. Hayýr. bir nefer gibi burçlarda dövüþe dövüþe can verdiði Ýstanbu rlarla. ben Bizans Ýmparatoru Kostantin'den daha az haysiyetli deðilim! Biraderi m Hazretlerine ubudiyetlerimi (baðlýlýk) arz ediniz. muharebe içinde olduðumuzu anlattý. Kendisinin de çýkmamasýný. Tombulcaydý. denizlere hâkim Ýngiltere ve Fran almýþtýk. birer köþeye sindirdiler! Fakat bu defa.. Bir taþla iki kuþ vurmak i ide bir önlerine çýkan meþhur bir kumandanýn gölgesinden kurtulmak. Olan oldu. Kahýr ve ümitsizlik içindeydim. Amin!. muharebeye girdik. ma'kûs bir netice (ters sonuç) çýktýðý payitahtýn belki Konya'ya taþýnabileceðini. Demek Payitaht düþecek. Zat-ý Þahane' urduklarýný teblið etti. Biraderim hazretleri Konya r-sa'ya gideceðiz!.. le birlikte Beylerbeyi Sarayý'na kadar geldi. Romatizmalarým baþl ayabilirdi. Ben.. uzun menzilli toplarla donanmayý boðazlara yanaþtýrmamaya ve mümkün olamadýðý takdird bir çýkarma yapmasýna engel olmaya çalýþacaktýk. ll.1333 (1917) Beylerbeyi Hareket Ordusu kahramanýnýn þöhretinden halâs olmak ve Enver beye (Paþa) Harbiye Nazýrlýðý k için. Düyûn-u Umumiye'den ve Reji en tavizler karþýlýðý alýnmýþ borçlarla memurlarýn aylýklarý ödeniyordu. Nasýl. Üstelik Devlet. Ýstanbul kapýlarýna getirmiþler ve beni düþürmüþlerse. îrade-i Þahanesi ile Selanik' ten çýk . Mahmut Þevket Paþa'yý güpegündüz kurþunlayýp öldürdüler. Talat Paþa'nýn Ziyareti. Zat-ý Þahane'ye maruzatta bulunmak için burada bizden ayrýldý.Nisan. O zaman bana söyl nen.Ýþte yaþýyorum. Geldi. Artýk benim için her þey bitmiþti. Ýngiliz ve Fransýz donanmasý da Çanakkale Boðazý'na dayandý. ancak mahrum olanlar tarafýndan bilinir. Dünyanýn en büyük iki deniz devletinin donanmasý Çanakkale önüne geldi ve çýk baþardýlar." Hayatýmýn en büyük öfkesi içine düþtüm. hem birbirlerinin kuyusunu kazýp birbirlerinden kurtulmaya çalýþýyorlar. Bunlarýn nasýl birer nimet olduðu.. Beylerbeyi Sarayý'nda bulunmayý uygun bulmuyordum. Fakat güçlü bir donanmanýn desteðinde bir lde tutunulabildiði takdirde. "Sanki Bu Can. Bu maceranýn devletime ne getireceði belli idi! Son Asýr zarfýnda kendisile ya týðýmýz muharebelerin cümlesini kaybettiðimiz Rusya ile.. Sanki bu can bir daha bize gerekecekmi ibi!.. k Ýstanbul Bo-ðazý'nýn. Ça e kanlý harplerin devam ettiðini söyledikten sonra. dedim. Rutubetliydi. Bu yumuþak görün ruhun yattýðýný hemen fark ettim.. o hürmetkar gülümsemesi ve yavaþ sesile konuþtu. gerek Çanakkale Boðazý'nýn tahkimi için elimden geleni yapmýþtým. Talât ve Enver mihverinin yanýbaþýnda bir üçüncü adam peydahlandý: Cemal Paþ e Nazýrlýðý Cemal Paþa'ya yetmezdi. hem de ondan yanaymýþ vranýp günün muhaliflerini bir çýrpýda temizleyivermek!.. vaziyet çok tehlikeli olabilirdi! Harp baþladý. kendisine güveni olan insanlarýn rahat gülümsemesi vardý.ruldu ve bi iznillâhi tealâ (Allahýn isteði ile) Beylerbeyi Sarayý'nýn önünde demirledik. Ýþte bu günlerde Zat-ý Þahâne'nin iradesini teblið etmek üzere. Donanma ile düþmana karþý çýkamayacaðýmýz ra Ordusu ile neye muktedir olabileceðimiz uzun uzun münakaþa edilmiþti. Umumi Harb'e girince.. Talât ile Enver bugün de he m yanyana canciðer yaþýyorlar.. Fakat zamanla buraya da pekâlâ alýþtým.. Avcý Taburlarý'ný kýþkýrt u.. trenlerle ayrýlacaðýz!. Sýrtýmý zaman zaman aðrýlar kaplasa da hiç bir þikâyetim yo ne düþtüðü felâket!. Ýlk defa görüyordum. Ýþte karþýmda hep gülümseyerek oturan Talât Paþa bana bun yordu. Sýrf canýmýzý kurtarmak için!. sürdüler. bu se-beble de benini Bursa'da Hünkâr köþkünde mek zorunda kalabileceðimi söyleyerek. zavallý iyi yürekli annemin içinde yaþadýðý ve öldüðü oda rlar. ecdadýmýzýn þerefi namýna istirham ede Talât Paþa'nýn yüzünde endiþe alâmetleri vardý. saba uyuyamadým. aðyara (düþmana) el açacak haldeydi. onun da baþýný yedi. Ö im Hazretlerinin Selâm-ý þahanelerini teblið etti. Ýstanbul'dan çýkmam!. Hep. Yüzünde.Breslav) Boðaz'dan süzülüp Karadeniz'e çýktýðý gece. çocuklarýmdan Kumandan Rasim bey vasýtasý ile haber labiliyorum. Kostantin'in elde kýlýç. Hürmette kusur etmedi. Her" halde duyduðum kahhar heyecan yüzümü d rden telaþlandý: Nezd-i Hümâyun'unuza bir ihtimâli arz ettim! dedi ve sonra masada duran levanta suyunu . bu sefer de Mahmut Þevket Paþa' n e asayiþ bahanesi ile bütün muhaliflerini astýlar. Böyle akþamýn sab Düþman Çanakkale'ye Dayandý. Z defalar büyük kumandanlarla bu mesele görüþüldü. buna göre hazýrlýklarýmýn yapýlmasýný. (1914 -1918) Kanal harekâtý mace e ikinci Yavuz Sultan Selim olmak hevesi. Buranýn Alâtini köþkünden farký. Bunu Arif Hikmet Paþaya söyledim. ufak tefek isteklerim yapýlýyor. Allah encamlarýný (sonlarýný) hayr ets Ýki Alman Harp gemisinin (Goben . Talât Paþa'nýn beni ziyaret ldirdiler. Allah hiç kimseyi çoluk çocuðundan haber almaktan mahrum etmesin.. Bize Bir Daha Gerekecekmiþ Gibi.

dedikodusundan çekindiðim hem oldukça müzayeka (ge týsý) içinde olduðum için bir þey söylemedim. Hem de burada Beylerbeyi sarayýnda tanýþmýþlar! teaccüp ettim. Sýrtýnda bir pelerin vardý ve arkadaþý veda ediyordu. ummaya bile cesaret edemediðim zafer haberi ulaþ tasýný taraðýný toplamýþ. Biraz v olsa. Âbit efendi ile de bu münasebetle dost Hatta Mustafa Kemal Paþa.. Enver Paþa'nýn kendisinden niçin çekindiðini o zaman anladým. Kemal Paþa'nýn Tehlikeli Bir Sükûneti Vardý. utuyormuþ!. demekle iktifa ettim. haber ver. .. Talât Paþa. Bu konuþma sýrasýnda. þimdi de biraderim hazretlerine tevcih etmelerinden duyduðum inþirahý (f hlýðý) anlattým. Çýkartma ya olmuþ. bana lâzým olan odur ! Muvaffakiyeti için d ettim. Gençliði. muhalin (imkânsýzýn) hesabý olduðun en iyi haberler alýndýðýný.. Hakikaten gazeteler. saygýlý bir askerdi. beni büyük bir saygý içinde dinleyen Enver Paþa'yý tetkik ediyordum. Sonradan paþa olmuþ. Bu ziyafet sýrasýnda Biraderim Hazretlerile. Alman Ýmparatoru Wilhel lmiþti. Zat-ý Þahane'-yi ve Ýmparator hazretlerini temsil ediyordu. beni so nver Paþa da bu konuþma sýrasýnda yanlarýnda bulunuyormuþ.. "Yüzbaþý Salih bey (Bo býný verdi. Ýþte bu sýrada.... Kýlýcýný Çýkarmýþtý. H de hiç bir harici müþabeheti (benzerlik) olmadýðý halde. þimdi benim akrabamdý." Gerçekten bir defa daha gelmiþ. Ecdadýmýn huzuruna mahcup gidemem!. rabbime þükürler olsun ki. kendisine iki ceylân yavrusu hediye etmiþ. (Þaþtým. yarýsýný gemilerine dökerek Çana Bu büyük zaferi. Oðluma. benden vaktile derið buyurmadýklarý (es eri) yardýmlarýný. Mustafa Kemal bey adýnda bir miralay (albay) kazanmýþ!. Kendisile þahsen dostluðum olduðunu daha önce söylemiþtim.. büyük zayiata uðratýldýðýný yazýyorlardý. Tuhaftýr. Yeðenim Naciye Sultan'la evliydi. bana haber verdiler. Önce Ýmparator hazretlerinin selâmlarýný bildirdikten sonra. melâhat-ý ve'çhiyyesi liði) vakarýna (aðýr baþlýlýk) gölge düþürmüyordu. "M. Þeref-i teþrifine Saray' ziyafet tertip edilmiþ. Devletimin yüzünü aðartmýþ bir Paþa'nýn Âbit efendiye yakýnlýk gösterm eti olduðunu anlatýyordu. ben de göreyim... görüþürken. kendisini ayakt a karþýladým. Zafer Haberi Ulaþýyor. Biraderim Hazretleri Enver Paþa'ya hem imparator Hazretlerinin hem de kendilerinin selâm-ý mahsuslarým bana ulaþtýrmak ve bi arzum olup olmadýðým da soruþturmak için Enver Paþayý vazifelendirmiþ. Çanakkale'de Ýngiltere. Sýrasý gelmiþken. taraf-ý Þahaneden olan selâm v ifsarý (hatýr sorma) teblið etti. Ben bir türlü bu haberlere inanamýyo Fransýz donanmasýnýn Çanakkale Boðazý'ný zorladýðý ve giremediði bir hakikatti. Bundan memnun oldum. Çanakkale'de düþma rulduðunu. Zat-ý Þahane'ye mahsus selamlarým" bana ulaþtýrmasýný rica edince. Ara sýra arkadaþýný görmeye geliyormuþ... tehlike li bir sükûneti vardý. Uzaktan yüzünü iyice seçemedim ama.. Ýþte bu vesile ile Enver Paþa Beylerbeyi sarayýna geldi. Bunlar küçük þeyler!. bu Mustafa Kemal beyle tanýþt .. Allah. Bunu. askerlerinin yarýsýný denize. Biraderim hazretlerinin selâm-ý þahaneleri'ne ve istifsarý hatýrlarýna m rýmý arz ettim.. Bütün -mahcubiyeti ve sükûnetine raðmen eris bir insan olduðunu hemen fark ettim. Bir daha arkadaþýna gelecek olursa. devletim hizmeti geçenlerden razý olsun! Uzun bir müddet sonra oðlum Âbit Efendi. Fransa gibi iki büyük devletin u ve donanmasýný durdurdu. sarardýnýz!. ama ordumuzun karþýsýnda mýhlanýp kalmýþtý. Enver Paþa. bi bile baþým kaldýrmadý. "Bir Altýn saat" diyecektim ama. münasip bir mukabelede bulunmasýný hatýrlattým. Yer gösterdim. benimle konuþurken. Haber verdiler. sýradan askerlere benzemiyordu. Sonra. Lavantadan bir kaç damla alarak ellerimi ovuþturduktan sonra: Ýþte ben de o ihtimali þahsým namýna red ediyorum! dedim. Ben de imparator hazretlerine eski uhuvvetimizi (dostl uðumuzu) hatýrladýklarý için teþekkür ettim. Belki bir mizaç müþabehetidir. önüne bakýyor ve hafifçe kýzarýyordu. "Burada ne arýyormuþ?" dedim. îçeri girerken kýlýcým çýkarmýþ ve bir hükümdarýn huzuruna çý en. yüzgeri ettirdi ya.. edeble oturdu ve konuþma boyu. imparator. Her vasýta ile cepheden haber almaya ç mandaný Asým beyi sýk sýk Saray'a göndererek sahih malûmat almak için çýrpmýyordum. bana Hüseyin Avni Paþa'yý hatýrlattý. Kendimi toparladým.göstererek: Biraz serpeleyebilir miyim. Enver Paþa ile nasýl karþýlaþtýðýmý da anlatayým.. Edebli. beni teskin etmek için böyle bir ihtiyatýn. biiznillâhi tealâ (Allahnýn yardýmý ile) düþmanýn denize dökü Müttefikimiz Almanya ve Avusturya'nýn bütün cephelerde ilerlediðini. ordumuzun da Ruslara karþý muvaffakiyetle mukavemet ettiðini söyleyerek nezdimden ayrýldý. Ya . Hayatýmýn en karanlýk günlerini bu devrede yaþadým.

büyük bir güven içinde konuþuyordu. fakat yapýlacak þeyi yapabilecek biri de b lunmak gerektir. ben devlet hesabýna kan aðlýyordum. Cereyan etmekte olan muharebelerden konuþtuk. uzun zamandanberi fiilî politikadan uzak yaþadýðýmý. Geldiði gibi hürmetkar. Müttefikler arasýnda muharebenin kaybedilmekte olduðu noktasýnda beliren fikir ayrýlýklarý en hiç bir þey saklamadan söylediðini zannederim. Hem de kendisi. Uzaktan uzaða Kabine'de ihtilâf çýktýðýný ve Sadrazam Talat Paþa ile Harbiye Nazýrý En görüþ farklarýnýn belirdiðini iþitir olmuþtum. Son niyazým budur!. Türk . SON Abdülhamid'in Hatýra Defteri Peþinde 30 Yýl 1944 yýlýnýn sonbaharýydý. vaktile kumandanlarýndan avrandýðý için bugünkü yerine geldiði halde!. cephe nde yenileceðim bile bilmiyordu. sadakatlerine hudud yoktur. böylece bugünkü feci neticeye yaklaþmýþlardý. Hesaplarým yaparken. bu çakalý damadýmýzdan daha akýllýymýþ!. Benimle görüþme isteðini kabul ettim. Askerlik iþlerini anlatýrken. Bizi ancak Allah kurtarabilirdi artýk. Muharebenin geçirdiði safahatý kendi görüþüne göre hülâsa ve iz dinlerken. Eðer kur-tulamayacaksak. Elin satmak istediði kitaplar varmýþ. Bu yüzden ken disine hemen hiç bir þey söyleyemedim. Fýrtýnaya tutulmuþ süvarisine. îyi bir Harbiye Nazýrýnýn elinde de cidden faideli iþler g bilirdi! Enver Paþa Tekrar Ziyarete Geliyor. kötü haberler gelmeðe baþlamýþtý. Alman'larýn . Hüseyin Avni Paþa'nýn kabalýðý. ri halindeydiler.. Mustafa Kemâl'in hocasý. . Rab bim bana. Böyleleri belki iyi aske t pek seyrek orta halli bir kumandan olabilirler. Yarasýna basýlmýþ gibi irkildi.. Osman Senaî Bey. her gün yeni bir maðlubiyet veya yeni bir rezalet haberi taþýr olduklarý gün di. zekasý kurnazlýða tahavvül (dön insanlar bir yere baðlandýlar mý.. akýl soruyo apalým?. Fakat bu defa ayrýca samimi görünüyordu.." O anlattýkça. politikanýn sürekli bir takip istediðini. Son yýllarda bir Kamus üzerinde çalýþtýðýný bi Üç küfe dolusu kitap geldi. çocuðu ile ilgilendim esmini istedim. Aradan bir zaman geçti. münferit sulh aramanýn Devletin hayrýna olacaðýný aðzýmdan kaçýrdým. ecdadýmýn el gelmiþ Devletimin -týpký benim gibi.. El p Biraderim Hazretleri bu iþleri benden daha iyi bilirler" dedim. Enver Paþada nezakete. bunlarý yapabilecek ehliyet ve kiyasette insanlar deðildiler. o babayani Talât Paþa. O gün de elbet yapýlacak bir þeyler vardý. bir kaç kiþinin sözü haline gelmiþ. Koskoca Osmanlý ülkesinin Harbiye Nazýrlýðý. yaptýklarý deðerlendirmelere güvenemiyordum. bunlarýn kendi aralarýnda ihtilâfa düþmesi gibi. çünkü anlattýðýndan daha kötüsü olamazdý! arip devletlerin maddi ve manevî güçleri hakkýnda hükümetin elinde bulunan bilgileri de s "Paþa Anlattýkça Ben Kan Aðlýyordum.Yunan Savaþý'nýn plânlarýný yapan yaman b Türk diline bir gramer kazandýrmýþ aydýndý. bu ölümden bin beter günleri göstermesin!. Bursa'daki "BOZDAÐ KÝTAB-EVÎ"ne orta yaþlý bir kadýn girdi.. Devletin güçlerini de yanlýþ deðerlendirmiþler. Hiç ummazdým doðrusu! Birþey konuþmuþ olmak için yeðenim Naciye Sultan'ýn sýhhatini sordum. söylediklerin den hiç bir þüpheye düþmüyor. Sonra. eldek stihbaratýn doðruluðu da þüpheliydi.. söyledim. fakat yaralý yanýmdan ayrýldýðý zaman. Ve da asý. Kendisini kýrmamaya çalýþarak. bir de topu birden Alman müttefiklerimizin avucuna düþmüþlerdi! Þimdi yeðenim Naciye Sultan'ýn kocasý Enver Paþa. bu sefer þahsen benimle konuþmak istediðini bildirdiler.niçin kendisini seçtiklerini ve tuttuklarým kavradým. Sadrazamla ayrýldýðý noktalarda benden fikrî mesnet (dayanak) 'beklediðini far ekte gecikmedim.. hele menfaatleri de besleniyorsa. bu veçhi melâhat (güzel yüz) sahibi olmaktan i meziyyeti olmayan Asker'in eline kalmýþ olmasý hazîn bir hakikatti! Bence. Ýstanbul'daki eski ve köklü aileler yýkýlmýþ sahiplerimin. sanki her taburun baþýnda kendisi gibi düþünen bir kumandan olduðunu sanmaktaydý. Söyleyemememin bir baþka sebebi. telsizle uzaktan akýl öðretmenin mümkün olmadýðýný anlatmak zorunda kaldým.. doðru bir karar alma amazdý. iyi bir Liva k umandam olabilirdi Enver Paþa!.nýz. Her zaman ve her hâlde yapýlacak bir þey vardýr. Fakat damadýmýz Enver Paþa ve o arkadaþlarý. Bununla beraber þu anlattýklarýna göre. Ordularýmýz bütün serhatlarda periþandý. Bunlar saðlam olmadýðý müddetçe. Kimden kaldýðýný sordum: "Osman Senaî Bey'den" dedi. Böylece Talât Paþa'ya karþý beni kullanacaktý.. Hesaplar baþtan sona yanlýþtý. Çünkü düþmanýn asýl cephede deðil. Talât Paþa ile bu hususta ihtilâfý olduðunu o zaman fark et mek. geld Yine son derece edebli ve hürmetkardý. Cepheler sökülmüþ. akrabasý sabýk Padiþah bana.son günlerini yaþadýðýný anlamanýn ümitsizliði içinde k þeyi yaptým: Secde-i Rahman'a kapandým ve gözlerimden kanlý yaþlar akýtarak sabaha kadar den baþka emânýmýz yok Rabbim!" diye yakardým. Devlet.

Tarih öðretmeni Nazým Yücelt. G defterdeki bütün bahisler bu dergide. Ben de geri kalan döküntüleri çöpe atmaya karar verdim. Sait. Tarihe ve gerçeklere saygýsý vardý. Demek Osman Senaî Bey'in dostlarý.. Ehibba. Selek yayýnevi. Çoðu. not deðildi ar ve bazý açýklamalar vardý. dostum Sabahattin Selek bir yayýnevi kurmuþtu.Çoðu. Defter yeni baþta kundu. kim bu hatýralarý Lâyebziðe göndermiþ olab Ýttihat ve Terakki ileri gelenleri. Böylece "Abdülhamid'in Hatýra Defteri" de Osman Senaî Bey'in aplarý gîbi okka ile kesekâðýtçýlara gitti. Abdülha 'in musahiplerinden Besim Bey'e not ettirdiði ve Ýbnülemin Mahmut Kemal Bey in Yýldýz evra ký arasýnda bulup yayýnladýðý hatýralarýný da kitabýn sonuna ekledi. Þeref Bey. Üstünden 14 Yýl Geçti Gel zaman. Bu formalardan birinin de Þemsettin Sami'nin "Kâ sinden kopmuþ olduðunu hatýrlýyorum. Abdülhamid'in padiþah olduðu günlerde de bir musahibine bazý hatýralar yazdýr Mahmut KemalÝnal'ýn Yýldýz evraký arasýnda bu notlarý ele geçirip yayýnladýðýný söyleyince az daha da daðýldý. Okunamayacak kadar silik bir takým yazýlar vardý. Namýk Kemal. kabý kopmuþ ama.. parçalanmýþ k bazý kitaplarýn içinden düþmüþ formalardý. ne onra yayýnlanmasý kime vasiyet edilmiþti? Sonra. Ýki ihtimal vardý: Ya Utarit dergisi. þivei yaðmada mebhut eyler âdâyý Hûda. hatta defterin baþ t nota kadar. Kitabýn baþý bir biyografisini ve defterde geçen olaylarla ilgili bir araþtýrma yazýsýný koydu. sigara üstüne sigara yakýyordu. Defteri beraberce baþtan okuduk. Ciddi bir insandý." Defteri bir solukta okuyup bitirdim. aradan 14 yýl geçti. Son bir kez yýðýný karýþtýrýyorum. Ýçinde eski harflerle bir takým yazýlar. Okuduðum her satýr. defter sýrasýyla yayýnlanmýþtý. Mithat Paþa. Aske eþe olarak Almanya'da bulunmuþtu. bu hatýralarý daha önce gördüðünü ve Mütareke sýrasýnda "UTARÝT" adlý bir ayýnlandýðýný söyledi. tarih ve fikir kitaplarý üzerinde bilgisine güvendiðim dostum Hu koþtum. Ku rþun kalemle yazýlmýþ bu satýrlarý okuyabilmek için aydýnlýða çýktým. Fakat tam o günlerde ben kitape ini kapamak zorunda kaldým. ya da b r. Nazým Yücelt. iþe gerçekten özen gösterdi. aynen. bu satýþa çýkamadan yok olmuþ kitaptan söz ettim. Hayýr. Bu baskýdan. kendi aleyhlerinde olan bu vesikayý ele geçirmek i stememiþler miydi?. ilgilendi. O da benim gibi her sa-hifede heyecanlanýyor . Kopya edilmiþ olmasýný zayýf gördüðümüz için. Ancak defterin sahibi olan Osman Senaî Bey. Kitap dizildi. Bendeki son kitabý Selek'e verdiðimi hatýrlýyorum. Bu sorularýn karþýlýklarýný veremiyorduk.. eþe-dosta daðýtýlmýþ onbeþ-yirmi amýþtýr. bu deftere ne kadar güvenilebilirdi?. git zaman... gitti.o güne kadar bildikl erimi altüst ediyordu. Ýki yüz sahifelik bu k (Abdülhamid'in Hatýra Defteri) adile baþtan yayýnlandý. kapaklarý hazýrlanýp cilde verildi. askerlikle ilgili kitaplardý bunlar. Þunlar yazýlýydý: "Ýþbu defter. sanýrým. Cennetmekân Sultan Abdülhamid Han-ý sâný hazretlerinin Beylerbeyi Sarayý'nda bulunduðu 1333 senesinde dest-i mübareki ile tahrir etmiþ olduðu hatýratý olup. Her þeyi yüzüstü býrakýp. ciltsiz. Þeref ve Memduh beylerle bir araya geldik. Bir tarih hazinesiydi bu!. bu d anýlarak yayýnlanmýþ olacaðý kanýsýna vardýk. basýldý. vefatýndan ne sonra tab ve neþrolunmak üzere Leipzig'e gönderilmesini vasiyet etmiþken. Kâmil Paþalardan söz ediyor. Bir Tarih Hazinesi Hemen defterin ilk sahifesine döndüm. hemen vefatýný müteakip ahvâli hâzýra göz önünde bulundurularak mahalli maksuduna isal edilen nüs yesinden ehhem bazý mebahisin istinsahý suretiyle vücuda getirilmiþtir. formalarý daðýlmamýþ.. Bir kez de Bursa'daki tarihçilerle oturup konuþmayý kararlaþtýr "Utarit" Dergisi'nde Yayýnlanmýþ. Geriye küçük bir yýðýn kalmýþtý. "Osman Se tlarý olacak" diye oracýkta yýpranmýþ sahifeleri karýþtýrmaya baþladým. Ancak.. gibi ünlü kiþilerle yaptýðý konuþmalarý anlatýyordu!. Çok önemli açýklamalar karþýsýndaydým. bu defterden yararlanarak yayýnýný yapmýþtý. Kendisinde bu derginin bir koleksiyonu da varmýþ.. Abdülhamid gibi. Utarit dergisinden kopya edilmiþti. u defter uydurma olamazdý. ben defteri kitap halinde yayýnlamaya karar verdim. Kendisine. gözaltýnda yaþamýþ bir padiþahýn hatýralarý nasýl gizli kalabilirdi?. bu baskýdan ne arýnýn satýlabildiðini . Selek yayýnevi de kýsa bir süre sonra kapandý. Ölümünde. Fakat talihsizliðe bakýn ki. ortalýðý karman-çorman etm tamam olup olmadýklarýna bile bakmadan yaðma-lamýþlardý. kitaplarýn üstüne üþüþmüþler.. her sayfa. getirdi. îþe yararlarýný eþ-dost paylaþmýþlar. gerisi ban unlarý arkadaki depoya doldurdum ve kitap meraklýlarýna gösterip büyük bir bölümünü elden çýkardým. göstermesin asar-ý izmihlal bir yerde.

.. ne haber? Kýzlarý böyle bir hatýranýn babalan tarafýndan yazýl dýðýný bilmiyorlar. Ama Leipzig'de nereye?. Ahmet Emin Bey'le düþündük. tam 12 yýl. Neden Kolze?. Bunun üzerine ikimiz de iþin ucunu býraktýk. aslýnýn peþinden koþmanýn yollarý da kapalýydý... her halde KOLZE yayýnevine g ir.." Ýþin güçlüklerini sayýp-döktüm ve bunun denizde belli bir balýðý aramak gibi bir iþ olacaðý ediðim bir karþýlýk verdi: Sen araþtýrmacý deðil misin?. Sonunda Ahmet Emin Bey.. "A dülha-mid'in Hatýra Defteri" hikâyesini anlattým. Saray'dan bu Kol ze'ye mektup yazýlýrmýþ!.. Çok ilgilendi... Hattâ Almanya'da getirilecek bazý ufaktefek için Berlin'deki elçiliðimize deðil... Hikaye Tazeleniyor. Belki bir bilgileri vardýr. hele son savaþta yer ilmiþ Leipzig'de defteri ele geçirebileceðimiz çok þüpheliydi. Kemal Bey'e de bu "hatýr ri" hikâyesini anlattým.. bir dosta mý. Elinde bir ipucu olduðunu söylüyorsun. 1961'de.. Bu konuda hiç bilgi yoktu. Fakat böyle bir hatýra yazýlmýþ ve Leipzig'e gön-derilmiþse. Böyle bir riski göze alamam!.. Üstelik bazý tarihç defterin aslý-faslý yoktur.. Kýzý. Yâni. Vatan Gazetesi'nden ayrýlmýþtý. Or-dan-burdan ko söz döndü dolaþtý. Bir ipucu elde edip gerçeðe ulaþýncaya kadar git mek deðil mi?..Yardým ede . Bundan çok duygulanan Abdülhamid. Mütareke'de (biri uydurup yazmýþ olacak" gibi dayanaksýz sözle beni aramaktan soðuttular.. derken Abdülhamid'e dayandý. -" E. diyorlar. . "Niçin ilgilenmiyorsun? . Bu KOLZE yayýnevi. sonradan bu Her Kolze'nin Ýstanbul'a geldiðini ve babasý tarafýndan huzura kabul edil diðini hatýrlýyor.. Önemli görmedikleri nelerdi acaba?.. nereye?.. Þunun aslýný bulalým. 1961 yýlýný bulduk. "Çok önemli bir vesika... Bana bir gazete mak istediðini söyledi. Rahmetli Osman Senaî Bey. taþýndýk! Ýkimizin de o sýra itmeðe durumu elveriþli deðildi. Araþtýrmacý ne de mek?. Yine böylece yýllar aktý geçti. 1918 yýlýnda "Hatýralar"ýn Leipzig'e gönderildiðini biliyorduk. Millî Kitaplýða mý. Bu Kolze yayýnevi bir Almanca Türkçe lügat yayýn lamýþ ve lüks bir baskýsýný da özel olarak Abdülhamid'e sun muþ. Heyecanlandý da. Nasýl? Araþtýrarak.kesinlikle bilemem. Ahmet Emin Bey'le (Yalman) görüþüyorduk. Belki. Üstünden 12 Yýl Daha Geçti. Kolze'ye bir Os manlý niþaný göndermiþ. eski padiþahlara. Ama hatýralarýn basýn hayatýmýzdaki talihsiz hikâyesi budur. bazý gaz "konuk yazar" olarak kalemini kullanabiliyordu.. Gitsek de iki dünya savaþý geçirmiþ.. Elimize önemli bir ipucu geçmiþti. maddî durum demek istiyorsun ... dedi. Alma ya'daki bir dostuna mektup yazmayý ve bu yayýnevi hakkýnda bilgi almayý düþündü ve öyle ya gelen karþýlýk bütün ümitleri uçuracak nitelikteydi. Bu yüzden. külfet yüklü. Ben sorup öðrenirim. 1923 yýlýnda kapanm rinin de nereye gitmiþ olduðu bilinmiyordu. Hayýr. Artýk Abdül-hamid'i de. Geçen yýlýn nisanýnda (1973) sayýn Kemal Ilýcak'ý ziyarete gitmiþtim... ilgilendi. Peki.." dedi... "Büyük Olay" niteliðinde bir yazý dizisi gerekliydi kendisine. Bir kaç gün sonra Ahmet Emin Bey büroma geldi: Sordum... dedi. Hatýralar'ýn kendisince önemli görünen bazý parçalarýný kopya ett du defterin baþýnda. hatýra defterini de u um. Fakat bunun maddî külfetleri var Kemal Bey.... Belki de onun önemsemediði parça bugün için önemli gerçekler yatmaktaydý. bir yayýnevine mi. Bu yüzden üzüntülüydü de.. Sen hiç Abdülhamid'in kýzlarile bu konuyu konuþtun mu?. peki?. ihti mal zayýf. B basýmevine mi...

Leipzig'le olan iliþkileri kopmuþtu.. Tercüman'ý çýkar týyorsunuz. Ara sýra Kemal Bey'in de umudu kýrýlýr gibi oluyor. kendisini nerden tanýyordum ve ne için görüþecektim?. kargýmda Kemal Ilýcak. Bunlarý soruyor.. ya kitaplarý yeniden leþtirirken bir yerlere girdi. Önce.. Fakat Kol-zeler bir türlü ele geçmiyordu. yola çýktým.. diyorum. dedi ve Abdülhamid 'in hatýra defteri kovalamacasý böylece yeniden baþlamýþ oldu. açtým.. Oldu. Hemen. öyleyse saklamýþtýr. Fakat. "mucize yavaþ yavaþ gerçekleþiyor" demiþtim ama içimde hiç de ümit y ze yayýnevinden birini bulmak ne iþe yarardý? Bulunan bu kimsenin. Önceleri beni kabul etmek istem Kimdim.. Daha yayýnevi sahiplerinden birini bile remedik. Beni." dedi. Alman Millî Kitaplýðýnda bulabileceðimi söyledi. Abdülhamid gibi üzerinde çok konuþulan b r padiþahýn hatýralarý dýr. kapanmý n bir yayýnevinden aramak akýl kârý deðildi. iyice iþkillendiði her hâlinden bel Biraz da kaslarýný çatarak konuþtu: . Fakat. Piposunu aðzýndan çekerek hayretle yüzüme baktý.. ya ev deðiþtirirken. Gülüþüyorduk.. Büronuza talimat verin.. Ama Ýkinci Dünya Savaþý'nýn þehri yerle bir ettiði ana-baba g da evine raslamýþsa defterin hesabý mý aranýrdý?. Evet. Her halde... yine de bir kez gidip adamla konuþmalýydým. Çünkü nerede olabileceðini bilmiyorum. "B at bende yok.... "Benden Ne istiyorsunuz?" Ben. Nasýl?.. Dedim.. Haberi vardý da defter kendisinde mi idi? Hadi bir varsayým a yapalým. " Gel de görüþelim.." dediðine göre. Müzelerin sessizliði vardý. Onun için Kolze yayýnevinin yayýnlarý arasýndaki Türkçe-Almanca lü Bunun için Ýstanbul'dan gelmiþtim. Efendim?. Senin Kolze bulundu. Fra lanýnda beni Tercüman Ailesinden Çetin Süer bekliyordu. Öyleyse önce ihtimal leri biraz artýralým. iki büyük savaþ geçirmiþ bir ülkede. Düþündüm. deðerini de biliyor d mektir. Her Kolze ile Karþý Karþýya. Piposunu çekiþtirerek konuþmaya baþladý: Size faydalý olabileceðimi sanmýyorum.. ben ondan sonra gideyim. Zaman zaman Kemal Bey'le görüþüyorduk. a dresini de tesbit etmiþler. Sýra sýra dikilmiþ büyük apartmanlarýn arasýnda sýkýþýp kalmýþt ndilerine has kokusu doldurmuþtu ortalýðý.. sonra.. bu noktada paranýn hesabý yapýlmaz.. Kolze Bulunuyor.. beþ-ön güne kadar. hem buna "hayýr" de mümkün olamazdý. Ben sonra gidip araþtýr malara baþlayayým. 78 inin içindeydi. Ama hem araþtýrmacý olmak... Telefon kapandý. Hazýrlýðýmý yaptým... gerçekten çok heyecanlý oldu.. Defter kendisinde olduðuna göre. KOLZE yayýnevinin sa hiplerinden birini ele geçirsinler. Sizin Almanya'da teþkilâtýnýz var.. Belki vereceði bilgiler bile bana yararlý olabilirdi. Ortadan uzun boyluydu. Çocuklar bu yayýnevinin sahiplerinden birini bulmuþlar. istemeye istemeye evinin kapýsýný açtý. Ne zaman gidiyorsun?... bunc an sonra benim bile ortada kalmam mucize! Savaþtan önce. Herr Kolze ile karþýlaþmamýz. Fakat ko Yayýnevi kapandýðý zaman 23 yaþýndaydým.rim.. ben de b a doðru-dürüst karþýlýk veremiyor-dum. Þimdi bulamam. kitaplarýmýn arasýnda rastlýyordum Fakat çok yýllar oldu ki görmüyorum. Yetmiþ yaþlarýnda görünüyordu. Madem ki tarihimize ýþýk tutacak bir vesikadýr. Ben. fakat 1974 yýlýnýn Eylül ortasýnda telefon çýnladý. Fakat buna ra direnince.. Aile daðýl ri bir yere gitmiþ. Mucize yavaþ yavaþ gerçekleþmeðe baþlýyor galiba. kendi çalý Herr Kolze. Ne zaman mý?. Ama tahmin edersiniz. Böyle bir lügat vardý." diyordu. gerçeði söylediðim anda. Çünkü.... defter de kendisîndeydi.. "Galiba sen haklý çýkacaksýn. Ak saçlýydý. "Böyle bir þeyden ha stirip atmasý mümkündü. 55 yýl önce gönderilmiþ bir defteri.. Senin Kolze bulundu.. Kendisini beþ dakika için olsun görmem gerekti. Eski bir Alman evi idi bu. bakalým defterden habe ri var mýydý?. bu lügati aramýyorum. Oturduk. Tutalým vardý.. Peki Kemal Beyefendi. Ertesi günü Leipzig'de idik. dedim. tamam. Bravo doðrusu.

beni nasýl buldunuz?. onunla dost olan Padiþa hýmýz Abdülhamid'in hatýra defterini. Herr Kol pek çok þeyler öðreneceðime artýk iyiden iyiye inanmýþtým. Cumhuriyetle yönetiliyoruz þimdi. Sýrf bu maksatla Türkiye'den sizi görmeðe geldim. Belli ki korkmuþtu.. benim iþim deðildi bu?. Kendisini suçlamýþým gibi yüzüme alýngan baktý: Ben o zaman 23 yaþýnda genç bir mühendistim.. Gülümsedi. Abdülhamid'in hatýra defterini. Yaa. Abdülhamid'in hatýra defterini. yüzünün çizgileri biraz rahatladý... Ayaða kalkýp yazý masasýnýn tahta ke-pengini indirdi ve bir þiþe 'konyak çýka Ýçer misiniz?. Batý'da olup bitenlerden haberli deðildi.. araþtýrmacý.Bana öyle söyleminiþtiniz! Evet. Dedim. Gözünü. Yazýk ki.. yakýn tarih yazarýyým. Ama tarihi deðil.. yerdek tuktan sonra: Siz kimsiniz. Yani. Þimdi onlarla niye ilgileniyorsunuz?.. Teþekkür ettim. Bir ajanla karþý karþýya olduðunu sa elki de. Doðu Almanya'da yaþadýðý için. Herr Kolze'nin eski bir gözaðrýsý idi. Onun ver diði niþaný hayatýnýn en kýymetli varlýðý olarak ölümüne ka dar saklamýþtýr.. Büyük gazete demek! Herr Kolze. Abdülha mid'in Beylerbeyi Sarayý'nda iken bir hatýra defteri düzen lediðini ve ölümünden sonra yayýmlanmak üzere dostu olan babanýza gönderttiðini biliyorum. "Hatýralarý Niçin Yayýnlamadýnýz?" Belli ki Helga. Çetin Süer. Konyak dumlarken sordu: Peki. Abdülhamid için memle ketimizde çok þeyler söyleniyor. Babama yardým etmek için yayýnevine b i-der-gelirdim.Babam Çok Severdi Abdülhamid Sultaný Kuþkusu biraz daðýldý. .. ýþýk tutacaksýnýz!. Ben.. Milletimizin tarihi ne yardým edeceksiniz. dedi. Kaybetmiþler. kendi fikirlerini öð renmeðe çok ihtiyacýmýz var. Bunlarýn gerçekle ne ölçü de iliþiði olduðunu anlayabilmek için. Doðu Almanya'da yaþayanlar için bu tehlikeli bir lâbirentti. Tercüman Gazetesi'nde çalýþýyorum. Benimle açýk konuþun?. Kýzýþtý sohbet iyice... Ben de ferahlamýþtým... Ben.... Karmakarýþýk olmuþ yüzünün çizgilerini toparlamaða ve düþünmeðe çalýþýyordu.. Ben de çok üzüldüm. Buzlar çözülmüþtü artýk. Þimdi 'de arka daþýma tercümanlýk yapýyorum..... Piposunu masanýn üstüne býrakarak ellerini bacaklarý arasýnda kenetledikten s nuþmaya baþladý: Babam çok severdi Abdülhamid Sultaný. tabi. padiþahlarý mýzý da uzaklaþtýrdýk. Peki benden ne istiyorsunuz?. ölümünden sonra ablamda kaldý... O zamana kadar ilgilenmediði Çetin Süer'e baktý: Siz kimsiniz?. Gazetemiz Frankfurt'da da ba sýlýyor. Evet. Olanca sevimliliðimi yüzüme toplayarak konuþtum: Evet. Hiç bir þey anlamamýþ gibi yüzüme bakýyordu: Abdülhamid'in hatýra defteri mi?. hâlâ güzel mi bari?. Fakat söz bir türlü Abdülhamid' nsýz bir soru doðrulttum: Abdülhamid'in hatýra defterini niçin yayýnlamadýnýz? Duraksadý... Bunu söylerken alt dudaðý titredi. Herr Kolze iyice keyiflen Ahh Helga dedi nasýl. Ýstanbul'da mý?. baba nýza büyük Osmanlý niþaný veren.. Gülüþüyorduk. Hayýr Frankfurt'ta... Piposunu daha geniþ nefeslerle ç Peki siz padiþahýnýzý kovmadýnýz mý?. aylar süren araþtýrmalar ve bir kitabevinde çalýþan yaþlý kadýnýn kendisine nasýl yol gösterdiðim anlatýnca.

Delmiþ." Küçük kadehler yeniden doldu.. Hem bili yor musunuz. bu hatýralarýn peþinde çok adam var. Þöminede odunlar çý-týrdar...... "Bunu. Demek eldeki bilgiler doðru idi ve Abdülha larý Kolze yayýnevine gelmiþti!. Hâlâ da öyle. Ama sana vasiyet ediyorum. Bana dikkatle baðlanmýþ bir paket uzattý. Kendisini deviren Jön Türkler bunun peþi Hatýralarýn bana gönderildiðini haber almýþlar. direndi ve anlatmasýný zorluk çekerek de olsa sürdürdü: "Bak oðlum. Son günleriydi bu.Bir kapý daha açýlmýþ. Beni çaðýrttý. Biliyordum Herr Kolze. Fakat hatýralarýn elime ulaþtýðý günleri biliyorsun. Çocuklarý içinde en çok güven diðinin ben olduðumu." dedim. biz Cumhuriyeti nerede kuracaktýk?..." Büyük adam. Demek benden önce de bu hatýralarýn peþine düþenler o i bunlar acaba?. en küçük kýmýltýsýný bile ka susuyordum: Size. Fransýzlar her iþimize karýþýyorlardý. "Size Elimden Gelen Yardýmý Yapacaðým. Geldiler gittiler. "Ne kadar yaþayacaðým belli deðil Sen gençsin.. hep bu sana verdiðim pa-kedi ele geçirmek ist iyorlardý. Bravo. Üstelik Abdülha-mid dostumun da iye'nin de durumu bizden kötü idi. sizin Sultanýnýz Abdülhamid için ne söylemiþtir?. "Ben politikayý Abdülhamid'den öð rendim. ancak o zaman öðrenebildim. Yayýnlanmasý büyük akisler yapar. Sadece görüyordum. Memleketimiz ellibir yýldanberi Cumhuriyetle idare ediliyor ve ben Cumhuriyetçiyim.. "Ben de böyle bir þey yok.. ne de öteki padiþahlara düþmaným. "içinde çok deðerli bir þey var. Öyleyse. "Bak oðlum.-dedi.. Babam bunu sýk sýk baþýný sallayarak tekrarladý. sana emanet ediyorum. ki. Susturmak istedim. Yenilmiþtik. Üstelik orada da Abdülha-mid'in düþmanla " Babam bunlarý bana güçlükle söylüyordu.. Ortalýk düz . Ýþte zaten bunun için hatýra larý bulmak ümidi ile buralara kadar geldim ve sizi rahat sýz ediyorum. bir ýþýk daha belirmiþti... Neden hatýralarý bulamamýþlardý?. Ne Almanya kalmýþ iye. babam çok severdi sizin Sultanýnýzý.. Bir gün babam hastalandý. "Bunlarý demeðe kalktým.. Onlarýn býraktýðý im paratorluk olmasaydý. yayýnevine gidip gelen fesli adamlar. Yayýnevine bir takým fesli adamlar gelip-gidiyor. sonra ekledi-. Niçin gelip gittiklerini." dedi." "Artýk Sana Emanet" Burada babamýn gözleri yaþardý. Evet. Baþýmý salladým. Birdenbire sordu: Siz Cumhuriyetçi misiniz?. Vermedim." dedi. bunu iyi sakla!" Þaþýrdým. Hattâ bizim Kayzerimiz Vilhelm'den bile fazla. çok þeyler yazmýþ. bu hatýralarýn peþine düþmüþ ilk insan siz deðilsiniz? Bu kez þaþýrmak sýrasý bana gelmiþti. Yüzünün.. benim büyük dostum Abdülhamid Sultan'ýn hatýr . Ýngilizler. Ben hatýralarý okuttum... Fakat ne Abdülhamid'e. ne konuþtuklarýný bilmiyordum o za man. babamla konuþuyorlardý. fakat paketi aldým. Söyledim ya.. Sonra bana þunlarý söyledi: "Bak oðlum. Þimdi size inandým.. benden bu hatýralarý ist r. Nasýl. Üzüldüðünü görüyordum. bir Ýngilizi kullanarak eld e etmeðe çalýþtýlar... Çok þükür dostuma ihanet etmedim ve hatýralarýný bugüne kadar saklam O. Ben Dostum'un vasiyetini tutamadým.. Öyleyse Abdülhamid'e düþmansýnýz. benden daha iyi günler gö sin inþallah. bu sana verdiðim paketin içinde. Fakat biliyor musu nuz ki. Dünyaya tesiri olmuþ aký . bu sözü biliyor muydunuz?. inanmadýlar. Ölmeden önce vasiyet etmiþ ve yayýnlansýn diye bana göndertmiþ.. babama yardým etmek için yayýnevine gidip geldiðimi söylemiþtim. babanýz neden yayýnlamadý acaba?... 1918-1919 yýllarýydý. bizim Kayzer. alevler duvarlarda ýþýklarla oyna Kolze hatýralarýnýn içinden konuþmaya baþladý: Size elimden geleni yapacaðým.

Bundan sonrasý sana emanet!. yüzünü kan kaplýyordu.. Fakat sakýn düþmanlarýna kaptýrayým deme!. Ne yapacaðýmý kestiremi-yordum. Ýþte. Bari bu küçük zahmetin z ine varayým.. Kardeþlerime bile babamýn vasiyetinden söz etmedim bu güne kadar. aradýðýnýz emanetlerdir. takmadýr.üç ölünün ahým sýrtýnýzda taþýyacaksýnýz! Hepimiz heyecan içindeydik. Orada hatýralar kaybolmazdý. Zaten babama verdiðim sözü tutamadým. ayaða kalktý. bu yaþta karakola gitmenin hoþ olmayacaðýný takdir edersiniz. Yaþadýðýmýz. Bir bomba da bu eve düþtü... Dört yanýndan hâlâ re olmamýþ bir mavi kurdelâ ile baðlý idi. Hatýralarýn bulunduðu kitaplýk odasýna bir þey olmamýþ. babam böyle söyledi ve bir kaç gün sonra öldü. Ýkinci Abdülhamid Han'ýn 58 yýl önce yazdýrdýðý ve benim tam otuz yýl peþinden koþtuð "Kalmasýn âlemde Allahým hiç bir hakikat nihân" Ýsmet Bozdað . NAMUSLU OL MAK. Yarý þaþkýnlýk içinde sordum: Borcumuz?. 'malým saymadýðým... Bütün duvarý baþtanbaþa kaplayan kitaplýðýna giderken durdu: Daha bir kaç gün önce düþünüyordum." Evet. Almanya'da taþ üstünde taþ kalmamýþtý.. Fakat dediðini yaptým ve ayakta iþin mesini bekledim. Dünyanýn en babacan yüzünü bana kaldýrdý: Borcunuz mu?.. çünkü Kolz yi insanlardan birinin gerçek adý deðildir. Siz bunu benden öyle bir zamanda aradýnýz ki. Derin ve büyük bir nefes aldým. beni eliyle durdurdu.elince bu hatýralarý yayýnla. paketi gözüm gi m. Bir ara. kitaplýðýn alt sürgülerinden birini itdi. Y ni kapattýk. yine de sorgu karþýsýnda kal mak istemem." Koca koca ciltleri kaldýrýrken.. neyim varsa yazdým. Gerçek adý.. borcunuz. Biliyorsunuz.. Sonunda Ýkinci Dünya Savaþý geldi çattý. Ama artýk ben de bab ayým. vermem em mümkün deðil! Belki daha önceleri olsaydý. Kendisine yardým edecek oldum. burada bir devrim oldu. söylemezdim. Ama bu "Hatýralar" aklýmdan çýkmýþtý. hatýralarýn aslý ile birl klanmaktadýr. þimdi paketi al ve git. Eð er teker çýkarmaya baþladý. Bu insanlýk tablosu karþýsýnda çocuk gibi aðlamaktan kendimi alamadýð um. Herkesden olduðu gibi benden de kýymetli eþyalarým ve kýymet li evrakým için bir bildirge aldýlar. tarihin büyük ve dramatik parçalarýndan biriydi. bildirgeye koymayý unutmuþum. yayýnlamam için býrakmýþtý.. Biliyorsunuz. Ama görüyors a kaldýðý için hâlâ oturuyoruz. Bir ara.. Hadi. Millî Kitaplýða vermeyi düþündüm. iki muhterem benden sonra kim tutacak diye. On dakika ka'dar sonra en dipten bir paket çýkardý. Belki. Adý mý açýklamayýnýz. b izmeti ben yapmak istiyorum. Size samimiyetle söylü yorum. barýþ olduðu zaman. Bir hazine uzatýyordu bana. Adým ve adresini açýklamayacaðýmýzý Herr Kolze'ye söz verdim... Babamýn tek vasiyeti olduðu için. bu paket ne olacak. Size teslim edeceðim. Ben kendi mesleðime döndüm. Bu þehir en çok b rden biri.. Bana uzattý: Buyrun. saklardým.. Köþesine giderken o babacan sesiyle konuþtu: Ehh. Nereye saklayacaksan sakl a!.. Fakat babam. Hatýralar Ne Olacak? Herr Kolze. Dünyanýn hâlini biliyors n yýllar geçti.. pa ruyor. Bizim mahalle baþtan aþaðýya yýkýldý.. hiç bir þeyden korkulmayacak bir yaþtýr ama. "Hayýr. Demek hayatta mucizeler de varmýþ! Ben âný yaþýyordum ! Ölürsem. belki kýymetli olduðunu hatýrlayamadýðým için olacak. Eline sarýlýp öptüm. Gözlerim yaþarmýþtý. bana rýn Millî Kitaplýða yermem için deðil. o yýllar Avrupa'da olan Osmanlý prenslerinden birine vermeyi de aklýmdan geçirdim. üstüste yýðýlmýþ kitaplarla dolu idi burasý. Gerçi benîm yaþým. Mezarýmda kemik Bana söyleyeceklerim budur. Evet. Ben ölüp gidersem. Bunda bir suç olacaðýný sanmýy de so-ruþturabilirler. Bu sözü tutuyorum. Ama yapamadým. Sonra birden yüzünün bütün çizgileri katýlaþarak bana baktý ve þehadet parmaðýný yüzüme doð Eðer Padiþahýnýzýn vasiyetini yerine getirmeyecek kadar sütsüz çýkarsanýz -kendimi rak söylüyorum. þimdi birer konyak daha içeriz ya!. Üçüncü kadehlerimizi yudumlarken konuþuyordu: Sizden þahsým adýna tek bir þey rica ediyorum.

. namýma satýn alýnsýn ve hayatýmýn sonuna kadar bana tahsis edilsin. Cenabý Hakka kasem ederim ki.bir tecavüz vukuunda önce kendisini öldürmekliðim vallah. þöylece hülâsa edilebilir: Bir çok iyâl vlâdým olduðundan. müþarünileyh hazretlerinin aremi baþ kadýnefendi. Hattâ. Daha sonra. Bu sebeple. bunca müddet her türlü arzusuna suretiyle yaþadýklarý apaçýk ve sonra ölümleri ne yolda vuku bulduðu dahi hususi doktoru R raporu ile bellidir. oðlum Abdürrahim e yakýnlarýmdan bir kýsmýnýn önünde. resmî ve yazýlý olarak tarafýmýza te n. teinde bulunduðum felâketli hâlin anlaþýlabilmesi. Ýþte dileðim þu üç þeyden ibarettir. sözü geçen Server Aða aracýlýðý ile ailemle b dýkça. memnuniyetlerini bildirmek için yazdýðý teþekkür mektuplarý. bu karar da açýk bir dille. Çünkü bütün servetim ve varlýðým müsadere edildi.. Meþrutiyet aleyhine nüfuzumu kullanmadým. ailemin iþitebileceði bir þekilde söylediler ve teblið Gecesi de Ferik Hüsnü Paþa. akýllý ve dindar olup. billah. þayet bu noktada tereddüt edilirse. be aylýk aldýðý ve hasta ve illetli bir vücuda sahip olduklarý halde. ben katil olamam" diyerek teminat ve yeminl erine inanýlýp hususî trenle Selânik'e gelindi. hayatýmýn korunmasýnýn kefili bulunduklar in o yolda teminatta bulunduðunu ve Selanik'te hazýrlanan yerde tam bir saygý içinde otur abileceðimi söyleyerek. vallahi ve billahi.ABDÜLHAMÝD'ÝN DÝLEKÇESÝ Abdülhamid'in. Periþan edilecek bir halde kaldým. öldürülme ve beþ parasýz kalma tehlikeleri içinde Devlete. Hayat is dan güvensizliðe düþmek gibi felâket olmaz. Ayan vs Mebusân ve Devlet ve Asker tarafýndan temina t ve karar altýna alýnsýn. bugün de bir ekmek parçasýna muhtaç haldedirler. Vefatlarýndan sonra. keþke daha çok bulunsaydý da. can korkusu insan için her an ölümdür. ikinci ve üçüncü Ordu ile asker. bir gerçek olarak söyleye ilirim. oturmakta olduðum Alâtini köþkü. hizmet etmiþ olan Server Aða ve gereði kadar ben egân ve saire bulundurdu: Saray hazinesinden ve mutfaðýndan her türlü yiyecek. birlikte arabaya binerek ve elime rovelver vererek -Tanrý esirgesin. hizmetimde bulunanlarýn þahsî hürriyetleri kendilerine tanýnsýn. nasýl istenir ve kimin huzurunda gerekirse. Millete. Maaþým.. Servetimin Asker için muhafaza edildiðini. Ýþte buralarýný yeminle temin ederim. düpedüz uydurmadýr. beraberindeki ordu ileri gelenleri ve subaylarla gelerek T eblið Heyetinin sözlerini doðruladýlar. "Haþa. hâlâ Saray'daki evrakým Oðullan Selahaddin Efendi'nin aleyhimde bulunacaðýna inanmam. sonra evlât ve ayalimin hayatý her türlü tecavüz ve taarruzlardan uzak oldu kkýnda yapýlan vaitler ve teahhütler. aileleri fertlerine kendi evlâdým gibi bakar ak refahlarý ve huzurlarý için hiç bir þey esirgenmedi. Bununla beraber. hepsim birden Ordu'ya býrakmak þerefine dim. bu geçici dünyada tek maksadým yalnýz Devlet ve Millete dua . Allah esirgesin. kendi annesi ile diðer yaþlý dan müteþekkil aile fertleri. zira. Burada gördüðüm nazik muamele ve zabitlerin korunmam hususunda gösterdikleri gayretler ger ten takdire deðer. ortalýk yatýþýnca yine eski yerine gönderildi ve vefatlarýna korunmasý ve arkalanmasý noktasýnda ne ölçüde dikkat ve gayret harcandýðý ve aileleri. (Sadeleþtirilmiþtir) Devlet. Ýstanbul'da bulunan oðlum Nureddin Efendi. Rusya ri(nin) daha Ayastafons'ta bulunduðu bir kargaþalýkta Ali Suavi olayý çýkmasý üzerine Müþar retlerini hemen yanýma alýp. yirmialtý yýl ömür sürüp maiyyetlerinde bir çok rem aðalarý ve rahmetli Hayreddin Paþa'ya. Varlýðým. 325 senesi (1908) Nisanýn dördüncü salý günü akþamý Ayan ve Mebusan tarafýndan seçilmiþ Teb atýmýn teminat altýnda olduðumu ve her türlü taarruzdan uzak bulunduðunu. hayatýmýn hiç bir surette tecavüzlere ve taarruzlar ef olmayacaðýný. fakat hâlis niyetle otuzdört sene. gece i-gündüzlü devlet ve millete hizmet eyledim. îstan-bul'dakilerin nafakalarýna yardým edec ek derecede deðildir. belirtilen üç þart karara baðlandý e. Ýyi ve kötü. Meclise skere hitaben Selanik'ten gönderdiði dilekçenin tam metni. içecek ve d gerekenler kendileri için tertip ve rahat ömür sürmeleri için her þekilde hazýrlandý. bankadaki varlýðýmýn teslimine dair kâðýdý y ve imzalamaya hazýrým. Mebusan ve Askere Dilekçemdir. Þeyhülislâm Efendi vasýtasiyle ettiðim yemine r hâl ve harekette bulunmadým. tallah kelimelerile yemin ve Kuran-ý þerifi de getirip ona da el basa caðým söylemiþ ise de. þim ada (Selanik'te) idareye yetmekte ise de. Biraderim rahmetli Sultan Murad hazretleri. bu mahrumiyetin kaldýrýlmasý hususunu Devlet ve M illetin dikkate alacaðýna eminim. Ve en sonra. Millet. Bu tafsilattan maksadým þunlardýr: Önce kendimin. Ýstanbul'daki aske hâdisesinde vallahi malûmatým yoktur.

Ordunun bu zamaný mevut için. 24 Haziran. Ýþbu telgrafnamenin kendilerine iraesile beraber ha-kan-ý müþarünileyhe betekrar müracaat b runuz. Almanya'dan celp olunan banka memurlarý bir hayli vakit hâl-i intizarda buluna mýyacaklarýndan iþarý sabýk veçhile memurlarý huzuruna kabul ile kendilerine verilecek hesa meyi imza edip etmeyeceklerini suret-i katiyyede öðreniniz. 327 ve 22 Haziran. 25. Kesinlikle baþka bir fikrim tokt Arzu olunacak surette teminat vermeðe hazýrým. Cemaziyülâhýr. Hakan-ý müþarünileyhin hayatlarýna Osmanlý Ordusu zâmindir. 325 (29 Haziran 1909) Abdülhamid Mahmut Þevket Paþa'nýn Cevabý Sultan Abdülhamid'in dilekçesi üzerine gazaba gelen Hareket Ordusu Komutaný Mahmut Þevket 'nýn Abdülhamid'e gösterilmek üzere 3. aþaðýdaki telgrafla 3. Bu sebeple. cevabýnýza muntazýrým efendim. büyük milletimin ve meþrutiyet devletinin görünmekte olan haþmet ve ne nisbetle. kendilerinin vefatý halinde bankalar me vduatýnýn hükümetçe elde edilmesi asan olacaktýr. Sene 325 Hareket Ordusu Kumandaný Birinci Ferik Mahmud Þevket Üçüncü Ordu Komutanlýðý. Bu hâlin ordu zabitanýnca duyulduðu takdirde husule getireceði sui tesirâtýn derecatý takdi lunmalýdýr.etmek ve sayýlý günlerimi bulunduðum yerde tamamlamaktýr. ehemmiyetten uzak olan sözü geçen dileklerimin kabulünü rica ederim. Haziran. nukudu mevcudesini ikinci ve üçüncü ordularýn evakýsý için ita eylediði ve Alâtini köþkânün namýna mubayaasý ile emr-i hak vukuunda yine e muvafakat olunmak için þeref ve namus-u askeriyyeye iltica eylediði beyan olunuyordu. Geçenlerde Hakan-ý Sabýk'ýn verdiði cevapta. Osmanlý u'su hayatlarýna zâmin iken baþka teahhüdât talebinde bulunmasýnýn ordunun namus ve þeref-i risini muhil olacaðý ve her sene tebeddül etmekte olan Meclis-i Ayan ve Mebusan reisle ri tarafýndan bu babda verilecek varaka-i teahhüdiyyenin bir kýymet ve ehemmiyet-i hak ikiyyesi olmayacaðý feramuþ olunuyor. ncü Ordu Komutanlýðý'na yeni talimat vermektedir. Cemaziyelâhýr. 325 Bu Telgraf emri üzerine hazýrlanan ve Sultan Abdülhamid'e verilen "derkenar" da aynen þöy ir: Derkenar : Sabýk Hakan Abdülhamid Han hazretlerinin hayat-ý hümâyûnlarýnýn Ordunun garanti ve kefalet arak teminat altýna alýnmýþ olduðuna ve müþarünileyhin ömrünün sonuna dek Selânik'de býrak lmeyeceði-ne dair Birinci ve Ýkinci Ordu Müfettiþi ve Ýstanbul Hareket Ordusu Kumandaný Mah ut Þevket Paþa hazretlerinden gelen. Haziran. 325 (Sadeleþtirilmiþtir. ncü ordu kumandanlýðýna gönderdiði ve kitabýmýzýn e sadeleþtirerek yayýnladýðýmýz telgrafýn tam metni. 27. ertesi gün yu-kardaki telgrafa cevap vermiþ olacak ki. daha ertesi ut Þevket Paþa. er bab-ý namusun nasayihini ismâ etmeyerek þu hal-i felâkete duçar olmalarýna sebeb olan tab'ý müter idânelerini terk ile hareket-i merdanede bulunmalarýný kendilerine halisane arz eyleyi niz.) Sabýk Hakan tarafýndan Mebusan Meclisi ile Orduya hitaben yazýlýp posta ile gönderilmiþ bul nan dilekçenin dikkat nazarýna alýnacaðý ve ölene kadar hayat-ý hümâyûnlarýnýn Ordunun gar inde emniyet altýna alýnacaðý ve ömrünün sonun kadar Selânik'de býrakýlýp Ýstanbul'a nakle' ve oturmalarý için Alâtini köþkünün nam-ý hümâyûnlarýna satýn alýnmasý kararlaþtýrýldýðýn paradan bedeli ödenmek üzere satýþ muamelesinin hemen yaptýrýlmasý rica olunur. 26. Üçüncü Orduyu Hümâyûn Erkâný Harbiyye Dairesi Üçüncü Ordu Kumandanlýðýna C. b i teþriyyeden ibaret olan Meclis-i ayan ve Mebu'sân'ýn zammý talep olunuyor ve kendileri nin elyevm Osmanlý Ordusunun yeddi muhafazasýnda bulunduklarý derhâtýr edilmiyor. Burasý da ol veçh ile bilinmelidir ki. sene 325. iþbu arzuhalimin Mebusan Mecl isi'nde okunmasý ile. Haziran. 1325 Erkâný Harbiyye Reisi . þimdi baþka þartlar temhid olunarak taallül gösteriliyor. sureti yukarda yazýlý telgrafta belirtilen teminatý p iþtirerek sunarýz. 22. Þifre Harbiye Dairesi 6011 Üçüncü Ordu Kumandanlýðýna C. sene 1327 ve 28 Haziran. 17.

n de vehimlidir. daha sonra Dahiliye Nazýn olmuþ Reþit Bey. Baþkâtip Süreyya Paþa da za mecbur oldu. nilir bir kaynak olan Reþit Bey'in anlattýðýna göre. memuriyetinin us ve haysiyetini tamamile takdir ile icabýna ihtimam eder. her þeye raðme Ebül Hûda'nýn maksa'dý hasýl oldu. Sazlý þeyhi Zafir efendi. Serencebey da. bir çok bakýmdan Abdülhamid'in hatýra defteri ile iliþkilidir. bu olaydaki tutumu ile ne korkaktýr. Efendiliði zamanýndaki züht ve salâhýna ve duasýna müstecap olacaðýna itimat etmiþ olmasý ihtim ede bir iki defa o camiye Selâmlýk eder.Cuma Selâmlýðýný baþka bir cami olay ve tabii idi. (Sadeleþtirilmiþtir. Þeyh'in bu suretle de duasýný alýrdý. Sazlý dergâhýnýn karþýsýna yerleþmiþ olan Ebül Hû in bu iltifatý seniyyesine alenî haset ederdi. Özellikle Abdülham in en çok üstünde birleþilen noktalarýndan birisi. Nitekim. Hariciyye Nezaretinde bilmem ne iþle uvazzaf ve her halde kendisine müntesip Vais efendi isminde serseri bir levanten v asýtasile Bükreþ'e göndererek oradan takdimine Sefareti mecbur ettiðini ve bu dolambaçlý yo ihtiyar etmesindeki külfetin uydurduðu jurnalin sahibini korkutarak Padiþah nazarýnda düþür emeline müstenit bulunduðunu. kitabýnda þunu anlatýyor: "Þahit olduðum vekayiden biri de þudur: Bir perþembe sabahý Bükreþ sefaretinden bir þifre g açtýk. hâle vakýf olanlarýn hepsi derhal anladýlar.) "Osmanlý Padiþahlarý içinde. dünyanýn r tarafýnda hiç bir memur. þahsýnýn. Reþit Beyin Hatýralarý Eski Dahiliye Nazýn Reþit Bey (Rey) hatýralarýnda Sultan Hamid için þunlarý anlatýyor. Diyordu ki: Romanyalý filân adam sefarete müracaatla önümüzdeki Cuma günü Þazlý Der selâmlýk resmi ifasý için teþrifi þahane vuku bulursa. Padiþahýn da bu nda bulunduðuna inanmak isterim. onun vehimli ve korkak olduðudur. fakat aradaki boþ bir arsadan dolayý. Sultan Hamid'in bu zatý nasýl tanýdýðýný bilmiyorum. Fakat bir daha sazlý camiine gitmedi. Padiþaha Bir Suikast Ýhbarý ve Abdülhamid'in Tutumu Ondört yýl Mabeyin kâtipliði yapmýþ. suikasta maruz kalacaðýný ve camiin aki mecralara dinamit konulmuþ olduðunu mahremâne haber veriyor. Padiþah." Cemal Kutay: Türkiye Ýstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi. Lâkin telâkkinin mahiyeti ne olursa olsun. Çünkü ihbarý deðerlendirmiþ. Oysa." Bu telgrafý yazan. Çünkü evvela tava inkâfý (vaz geçmesi) muin (Koruyucu) sýfatile cürme iþtirak demek olurdu. afif ve devlet hazines . camiye giden yollarýn ü rýnda bir arama yaptýrdýktan sonra. Bu bakýmdan yayýnladýðý hatýralarýn ciddiy eþit Bey. ertesi cuma günü selâmlýk resmini orada icra ve cu a namazýný o camide eda etti. kendi ini bir istihbarat ajaný olarak kullandýðýný. Bu zat. devlet iþlerine karýþmaktan çekinir ve gerç en mutekit bir âdemdi.. Saniyen. Bir daha bu camiye gitmemesi ve Þeyh Zâfir Efendiye ve Þazlý camiine bir daha uðramamasý se ebine gelince: Hatýrlanacaðý gibi Abdülhamid hatýralarýnda Ebül Hûda'dan çok yararlandýðýný Hindistan ve Türkistan'a derviþler göndererek Rus ve Ýngilizleri tedirgin ettiðini. Üstelik akýllýdýr da. muhbire aitolmak üzere arz-ý malumat ediyorum. eski Mabeyn kâtiplerinden Kâzým Beydi. Kendisi için böylesine gerekli bir kimseyi kýskançlýða sürüklediðini bir daha Sazlý Camiine gitmemesi ve Þeyh Zâfir Efendi ile iliþkilerini gevþetmesi dikkatli bir devlet adamý politikasý gütdüðü fikrini kuvvetlendirir. doðru sözlü. doðru özlü bir in Bu Jurnalin isaline (ulaþtýrýlmasýna) tavassuta (aracýlýðý) da mazur idi. Kendisinin mazhar olmadýðý þereften onun da ahrum kalmasý için tertip ettiði bu yalancý jurnali. zamân zaman Abdülhamid'in gadrine de uðramýþtýr. Eðer vehimli ve korkak ol-saydý. jurnalin ne ma satla ve ne taraftan haber verildiði açýkça anlaþýlmakla beraber. hatta Ýngilizlerle gizli müzakerelerde aracýl ttiðini yazmaktadýr. Sultan Abdülhamid kadar þahsen namuslu.Mirliva Hakan-ý müþarünleyhin Üçüncü Orduyu Hümâyûn Muhafaza memuru Kumandaný Kolaðasý Ferik Rasim Celâleddin bin Fazlý Mehmet Hadi Erkâný Harbiye Birinci Þube Müdürü Kaymakam îsmail Halil Recai Manastýr. ayný halde baþka türlü hareket edemezdi. kimseye zarar vermez. Mesuliyeti. sayfa: 5558 Yayýna hazýrlayanýn notu: Bu belge. Cuma gecesi camiin civarýndaki su ve hela yollarýnda bir tahar iyat (araþtýrma) icra ettirdikten sonra. ertesi günü pervasýzca bu camiye gide195 rek Cuma Namazým kýlmýþtýr.

Þu yüz altýný da ver. zamanýnda resmî yerlerin en yükseði olan Temyiz mahkemesi baþ Müddeiumumiliðine geçti ve Bâlâ rütbesi ndisine birinci rütbeden Os-manî ve Mecîdî niþanlarý altýn ve gümüþ. Bayramýn birinci günü iade ederim. bayram harçlýðý yapsýn! demiþtir. kýzým Ayþe'y yaptýracaðým taca örnek tutacaðým. acele ve ilen bu hükümlerin birçoklarýný deðiþtireceðe benziyor. Meþrutiyet inkýlâbýn bdülha-mid'i kötüleyenler. yine Abdülhamid. Muayede töreni bittikten sonra Hasan Þevki Bey Abdülhamid'in senedini Hacý Ali Paþaya vererek: Lütfen sorgucun iadesini temin 'buyurunuz! Demiþ. münasip bir dille sorgucu hatýrlatmak isteyince Abdülhamid: Senedimi getirmiþ mi? demiþ ve: Evet Þevketmeap efendimiz buyurunuz! Diye takdim etmiþtir. duklarýný yerine getirmekten adeta haz duyar. tarihinin 6176 sayýlý sýnda Namýk Kemal'i beraat ettiren mahkeme kararýndan bahsederken þöyle diyor : " Cinayet mahkemesi reisi Abdüllâtif Suphi Paþa. Abdülhamid sorgucu iade ederken: Hasan Þevki Bey'e selâmý þahanemi söyle ve kendi sinin vazifeþinaslýðýndan memnun olduðumu da teblið et. Fakat gizli kalan birçok hakikatler. Hazine-i Hümâyûnda muhafaza edilen altýn taht. Abdülhamid'e itirazlarýný pervasýzca yapanlardan biri de hazine kâhyasý Hasan Þevki Beydi. onlarý takdir ve taltif ederdi. Hazine kâhyasý sorgucu ve ihsaný þahaneyi alýp þükranlarýný Padi þahýn ayaðýna yüz sürerek belirttikten sonra. Bu sýrada bir büyük adam ve bir yüksek adam daha vardý: Sultan Hamid! Kemal hakkýnda beraat (yahut vazife dýþý) kararý veren mahkemenin reisine. demiþ ve yazdýðý bi rak ilâve etmiþ: Þunu da kendisine ver.ne deðer vereni azdýr. onlarý dikkat ve alâka ile dinlerdi. tahtýna merdiven yapmýþ. Ýkinci Abdülhamid tahta geçmeden önce kendi siyasetine karþý olaca n ettiði adamlarý bile okþamýþ. gümüþ bir tepsi içine koyarak Baðdat Köþkü'nde Abdülhamid'e sun a'sý huzurdan çýktýktan sonra..31 sonra Abdüllâtif Suphi Paþa'yý. lâde zeki. her þeyin püf noktasýndan bilgili olmak için gayret ed . altý kiþi oldu e. Baþmabeyinci huzura girmiþ. hesabýný bilen. Bu özelliði daha fazla hasbî idi. Abdülhamid zamanýnda muayede merasimi (Bayram töreni) bazen Dolmabahçe Sarayý'nda. Türkiye Ýstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi yazan Cemal Kutay. Abdülhamid. kendisine baðlýlýklarý nden emin olduklarýnýn mütalâalarýna ve itirazlarýna deðer verir. Yýldýz Sarayý'na götürülmüþtür. üç defa Evkaf . yerinden hususî merasimle çýkar ydan gelen kapalý bir arabaya konarak hazine kâhyasý tarafýndan yanýnda beþ. mutâd kimselerle beraber sorgucu hazineden çýkarmýþ. hýzlý bir anlayýþa sahip. çok ker e Yýldýz Sarayý'nda yapýlýrdý. baþ mabeyinci Hacý Ali Paþa'ya demiþ ki: Efendimizin ulu ecdadý Hazine-i Hümâyûnlarýna bir çok þeyler koymuþlar.iki kere Maliye ve bir kere de Ticaret Nazý Bu beraat kararýný veren mahkemenin azasýndan Lebib Efendi de. her yýl olduðu gibi arife günü. sermaye ve sermaye i deðerlendirme hesaplarýnda bilgili bir zat tanýmadým. fakat buradan bir habbe bile çýkarmamýþlar ve almamýþlardýr. padiþah olduktan sonra da onlarý b yi tutmuþ. fakat sonra birer bahane ile birer tarafa uzaklaþtýrmýþtý. Topkapý Sarayý'na gelmiþ. imtiyaz madalyalarý v Abdülhamid Devrinin Ünlü Bankerlerinden Zarifi Anlatýyor: "Osmanlý Þehzadeleri içinde Hamid efendi kadar tutumlu. doðrusu ben kullarýný çok mahzun edecekler!. 1318 (1902) Ramazanýnýn 15. kimden gelirse gelsin hiç bir itirazý d nlemeyen bir adam olduðunu da söylüyorlardý. vermiþler. nci günü Topkapý Sarayý'n-da Hýrka-i Saadeti ziyaret töreninden a Sultan Abdül-hamid Hazine-i Hümayun'da mahfuz bulunan Üçüncü Sultan Mehmet'in muhteþem v assa sorgucunu istemiþti. O gün cinayet mahkemesi bir dað kadar büyüktü ve mahkeme reisi si kadar yüksekti. kin beslemiyecek kadar büy ve yüksek oldu ve bu karardan CEMAL KUTAY: Türkiye Ýstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi Sahife 6324 .30 . Bu yýl da Yýldýz Sarayý'nda yapýlacaktý. yüz altýný beraberinde bulunan arkadaþlarý na daðýtmýþtýr. Eðer Þevketmap efendimiz bu sorgucu götüreceklerse. onun kibirli. Yavuz Sultan Selim'in kurduðu geleneðe uyarak Hasan Þevki Bey. Kemal (Namýk Kemal) hakkýnda beraat (yah vazife dýþý) kararý verdi. azametli. Baþ mabeyinci bunu Sultan Hamid'e arzedince O: Ben bunu muvakkaten alýyorum. Abdülhamid.

eskiden Askerî Týbbiye Mektebinde baþkâtip Muhtar Efendinin tesiri henüz unutul-madýðý aya girebiliyordu. Bu duygusunun. kendi adamlarýndan en deðerlisi ola anbul'a gönderdi ve onun sayesinde hastalýðýn kolera olduðunu öðrenince tavsiyelerini tatb ti. Bu adam. Bunlardan bir kýsmý hastalýðýn kolera olmadýðýný söyl oktorlar arasýnda (mikrop) a inanmayanlar bile vardý. padiþahýn müracaatý üzerine. çok cevval ve girgin olduðu nispette pervasýzdý. Kendisi ile'sürekli ve kopmayan münase r saðlanmasýnýn çok zor olduðuna inanmýþýmdýr. Bütün bunlar onun vehmim arttýrdýkça arttýrýyordu. Bunlar padiþaha yakýn bulunmalarýndan istifade ederek fik irlerini tek bir surette yayýyorlardý ve bu yüzden mücadele tedbirleri alýnamýyordu. Bu esnada ortaya genç bir hekim çýktý. benim bir þey söylememe fýrsat býrakmadan konuyu ustalýkla deðiþtirdi. eline geçirdiði (Þantimes)i iltifatlara boðmuþtur. þu emli sözleri söyledi: Üç ayda yapýlanlarý üç saatte yýksak bile. Celâl Muhtar vakit hastalýðýn kolera olduðunu celâdetle söyleyen ve bu hususta en ileri giden bir zattý Bu zat davasý tahakkuk etmediði takdirde her türlü fedakârlýða razý olduðunu söylerken. Oradan memleketin baþka taraflarýna 'a bulaþmýþtý. o Paris'te yapacaðý þeyler olduðundan bahsederek dönmekte ýsrar etmiþtir. geçenlerde kaybettiðimiz Doktor Celâl Muhtardýr. Padiþah da ona ayrýca birinci rütbeden murassa Osmani niþ ný göndermiþti. sarayda bul r kolera bahsinde ikiye ayrýlmýþtý. O. Bir noktada tereddüt ettiði ve þüphelendiði lýkla o noktaya getirir. Ancak. þüphe ve endiþelerini pekiþtirmeye çalýþýrdý. fakat güven hadiseler karþýsýnda bile duraksamadan geri alýrdý. Celâl Muht sýna kýymet verdi ve iþi ecnebi mütehassýslara býrakmayý kararlaþtýrdý. Baþ düþmanlarý arasýnda týbbiyeliler bulunmakla beraber. Me kaNot: Cemal Kutay genellikle Abdülhamid'e muhabbeti olmayan tarihçiler arasýnda bilinir . Bizzat padiþah Abdülhamid sarayýn çeþme ve musluklarýndan aldýðý sularla muhtelif þiþeleri yrý ayrý kimyagerlere (bakteriologlara deðil) gönderiyordu. Ýstanbul doktorlarý arasýnda kolerayý tanýyanlar çoktu. peþi rlarda bir çeþit mantýk ve vicdan huzurunu saðlamak için kendisini etkilemek anlamýnda oldu u söyleyebilirim. ortalýkta kolera hafifleyince artýk iþlerin yoluna girdiðini gören (Þan ) e daha çok vaad-lerde bulunarak Türkiye'de kalmasýný ondan rica etmiþ olmakla beraber. Þehzadeliði zamanýndan beri saplandýðý fikirler vardýr. Padiþah kýn bulunan hekimler. Bunun üzerine padi bizzat (Pastör)e müracaat ederek (Þantimes) i Türkiye'ye vermesini rica etmiþ (Pastör)den . Neticelerden çekinmiyor musun Sait Paþa Hünkâr'a arz etmiþ olacak ki. KAYNAK: CEMAL KUTAY "Türkiye Ýstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri" tarihi Sayfa: 6266-67 Abdülhamid ve Kolera Dr. sa udak bükenler vardý. Zamane þairleri bu vak'ayý þöyle hicve Tertemiz þapkayla gelmiþken bu þehre (Þantimes) Rütbe-i bâlâ ile giydirdiler bir yaðlý fes! Padiþah Abdülhamid. Bu his ve düþüncelerimi mabeyin müþiri Sait Paþa'ya açýkça Söyledim: Paþanýn (Mithat Paþa) üç ayda yaptýðýný üç saatte yýktýnýz. Ona hediyeler. (Pastör). ihs miþtir. Ve.akini sükûnetle dinleyen bir þahsiyettir. rýþýklýk çýkabilirdi. Býyýklarý büyü-memiþ olan bu hekim Avrupa'dan henüz disi cild ve firengi mütehassýsý idi ama. Bir taraftan hekimlerin bir tmayan sözleri. Az zamanda kolera maðlup edildi. Yüzünden ne düþündüðünü anlamak imkânsýzdýr. (Pastör) ile muhabe ndan yardým istedi. Çok geç güvenir. Padiþah birbirine aykýrý olan hekim fikirleri arasýnda þaþýrmýþ olmakla beraber. Mithat Paþa'nýn memleketten uzaklaþtýrýlmasý olayýný duyduðum zaman çok endiþelenmiþtim. Abdüî-hamid. Aldýðý raporlarý karþýlaþtýrý görüyordu. Osman Þevki Uludað (Vakit-Yeni Gazete) nin l Kasým 1974 tarihli sayýsýnda 1892 kolera salgýnýndan bahsederken Sultan Abdülhamid hakkýnda (intak-ý hak) kabilinden þöyle yazýyor: Hastalýk yine Mýsýr'dan atlayarak Ýzmir'de yayýlmýþtý. neticelerini idrak ederek bu kararlarý aldýðý zim saltanat hukukumuzdur. aradan uzun zaman geçtikten sonra bir gün bana. asý. Hattâ ona Bâlâ rütbesi bile tevcih etmiþtir. bir taraftan ölümlerin artýþý Sultan Hamid'i pek sinirlendirmiþti. Fakat. sadece onun vehmini gidermek için sözler söylüyorlardý. týbbiyeye hizmet etmekten geri amýþtýr. Daha evvel (Pastör) müessesesinin kurulmasý için onbin altýn gönderen (Pastör) tarafýndan seviliyordu.

henüz Türkiye'ye dönmeden. yâni.. Sadýk bir adamýnýz olduðunu zannettiðiniz bu . Altesiniz hakkýnda Abdülhamid'in vehmini tahrik edenler ve bunun sonucu olarak uzaklaþtýrýlmanýza sebep olanlar da bunlarmýþ. ilmiyyeye müteallik umuru Þeyh slâm. hey koca Sultan. Hazine-i Hassaya ait umuru Hazine-i Hassa Nazýrý takdim ederdi. Feryadým varýr mý bârigâýna? Ölüm uykusundan bir lâhza uyan." Sultan Hamid'in Ruhaniyetinden Ýstimdat Mabeyn Baþkâtibi TAHSÝN PAÞA'nýn Hatýratýndan. büyük kâ mî maruzatta bulunmak hakký bu Nezaretlere mahsus idi. meðer bizmiþiz! Bir çürük ipliðe hülya dizmiþiz! Sade deli deðil. gerek re'sen sâdýr olan irade-i seniyeler bu daireden lâzým gelenlere teblið edilirdi. mabeynciler. Bir sürü türedi. Bahriyyeye bu kâðýtlarý. Türkiye.gene Daire-i Ki tabet'e iade ettiði zaman bunlarý bir zarf içinde gönderirdi. Türkiye için onun kadar faydalý olabilecek bir hekim seçip göndereceði vaadini alýnca artýk ýsrardan va iþtir. daire muamelâtýný makine gibi iþ idi. edepsiz lar kýblegâhýna. bir taraftan Padiþahýn sýký murakabesi . Burada hiç bir kâðýt parçasýnýn kaybolmasýna hiç bir muamelenin kontroldan kaçmasýna imkân olmadýðý gi kaldýðý da vaki deðildir.. Daire-i kitabet vasýtasiyle teblið olunan iradeler hakkýnda günü gününe Ab d'e hesap vermek mecburiyeti de vardý. Padiþaha resmî tezkere göndermek. Sultan Hamid Babýâli ve diðer Nezaretlerden gelip torba içinde kendisine takdim olunan t ezkerelerden kabul ettiklerini. o zaman Baþkitabet Dairesi. Ýkinci kâtip. m amelâtta sadelik ve sür'at itibariyle Babýâali'ye ve diðer Nezaretlere faik idi. zarfýn arkasýn imza yerine (malûm). zarf içinde kaç tezkere varsa. Nerdesin. Maruzat þu suretle Saraya gelir idi: Mülki iþleri Sadrazam. devair-î resmiye arasýnda teblið ve tebellüða olmaktan ibaretti. Sonra. Sefir Sor Austin Layard bana dedi ki: Sadarette bulunduðunuz sýralarda her gün sofranýza oturan adamlardan birinin. intizam. bakteriyoloji ilmini ona borçludur. Altes. Girit adasýnda bulunduðu günlerde Ýngiliz Sefiri S in Layard'ýn bir mutemedinden 3 Ekim 1878 tarihli aþaðýdaki mektubu almýþtý. inzibat. Baþkitabet dairesinin vazifesi hükümdar ile. Bu makbuz senedine zarftan çýkan tezkerelerin adedi ve herbirinin numarasý ve kimin getirdiði yazýlýr. umuru askeriyyeye taalluk eden maruzatý Seras Tophaneye ve Mekâtib-i askeriyyeye ait olan evraký Tophane Müþiri. hususî þifre kalemi vasýtalarý kâra arzolunan bazý muamelât ile bendeðan ismini taþýyan kimselerin vasýta olduklarý jurnal esna olmak üzere. Sultan Hamid. her birinin arkasýna tarih koyarak. Bu sebeple Sefir hazretleri. Daire-i kitabete gönderilen herhangi birkaç tezkere ve arizayý vürudu akabinde Hünkâr a baþka taraflardan haber verirlerdi. Bahriye Nâzýn.kelimesini yazardý. diðer taraftan kâtip beylerin samimî vazifeþinaslýklarý. Saray Nasýl Çalýþýrdý? "Hiç aldanmamýþ olmaksýzýn iddia ederim ki. Sana hak verecek. Meþhur (Nikol)ün Türkiye'ye gelip yerleþmesi ve uzun müddet de çalýþmasý bu hadisen ki. Sefir cenaplarý bundan baþka Padiþahýn etrafýnda para almakta olan adamlarýn bulunduðunu da ber almýþ. Bizdik utanmadan ifti ra atan Asrýn en siyasi Padiþahýna! Divâne sen deðil. ahlâký fena. Çünkü Baþkitabet Dairesine girip çýkan mesaili bizzat Abdülhamid erdi. behemehal eline teslim olunmasýný isterdi. burada kayd olunar 'a takdim olunur.onu kendisinden istememesini sað kolundan mahrum edilmemesini rica ederek. zarfýn üstüne bunu ve saat kaçta teslim olduðunu iþaret eder. þevketli Sultan Hamid Han. Abdülhamid' . Baþkitabet kanalýndan geçer. bu maruzatýn adýna "hususî" derlerdi. Sultan Hamit bu m uz senedine o kadar ehemmiyet verirdi ki. altýna Baþkâtib imza ederdi. Bunlardan maada diðer Nezaretle rin kâffesi maruzatta bulunabilirse de. bütün maruzat-ý resmiye. safranýzda konuþulan þeyler hakkýnda her gün Rusya Sefirine muntazaman raporlar vermekte miþ. cinsi bozuk. Baþ mabeynci. Bu itibarla. girdi meydana. Nerden çýktý bunca veled-i ? Yuh olsun bunlarýn ham ervahýna! Rýza Tevfik Mithat Paþa'ya Ýngiliz Sefirinden Gelen Mektup Mithat Paþa. Bu zarfý getiren adamýn vazifesi bir makbuz sene di almaktýr. Þu nankör bak günahýna! Tarihler ismini andýðý zaman. gerek bunlarýn cevaplarý. Rus Generali Ýgnatiyef'e para mukabilimde casusluk ett iðine dair eline gayet kesin deliller geçmiþ.

. þimdilik imkân görememektedir." Namýk Kemal'in tutuklu bulunduðu sýrada babasýna gönderdiði istintak pusulasýnýn 3 numaralý en þöyle denmektedir: Mustantikler : Sen baþýna birkaç adam toplayacak da Sultan Murad'ý arayacakmýþsýn. Sefir. doðrudan doðruya yazmayý daha muvafýk görd benim vasýtamdan büyük bir güven içinde faydalanabilirsiniz.. Zaten. Validem beni yanýna çaðýrarak mahvedilen mektuptan maada d iðer evraký. Þerife biat fikrindeysem. hem de muhafaza ederim. Bir oxalana! Acaba bir muhteþem Süleyman olabilir mi?. Þerife biati terviç etmem.. Sefiri çok memnun edersiniz. ne yhude olacak ve büyümekte devam edecekmiþ. Padiþahýn ihsanýný reddetmiþ olmanýz da fena tesir yaratmý Sefir cenaplarýndan aldýðýný talimat üzerine. Ýmparator ve Krallarýn emriyle teþkil ve kuþat olunageldiðin benim lisanýmdan olarak arz ediniz. Cumhuriyet idaresinden birçok bahisler vardý. Mithat Paþa ve yakýnlarýnýn "Hediye-i askeriyye" cemiyeti ile iri milliyye" cemiyetlerinin kurulduðunu. Altesinizle bir yerde buluþup görüþmey rzu ediyorsa da. Türkiye'de devam edilecek Ýslâhatýn büyük güçlükler dir. Kendisi ile gizli olarak yazýþmak is ediðiniz takdirde. ve Asâkiri Milliye teþkili meselesini Zat-ý Þahane'ye arz ve istizan etmesini ve Av rupa'da bile Asâkiri Milliyye. gidemem. yüzbin kuruþ maaþla Þerife biat e'delim. Ziya Paþa cevaben : Bilmiyorum. Bunda þöyle diyordu: Siyah kaplý çanta içinde bir mektup var. Fakat siz doðruca Mithat Paþa hazretlerine gid iniz. Cemiyetin baþkam Ziya Paþa (þair) ya: " Bu millet askeri teþkili hususunda. Foster'in Bulgar sorunu üzerindeki söylevlerini de okumuþ! Hem de bir tek karýsý var. Mey er'e gönderiniz. mahrem bir vasýta ile kýþladan haremine bir me tup göndermiþti. huzur-u hümayuna en evvel ben feryatnameleri yetiþtirmiþtim. Valideme sadece tercüme etmekle iktifa ettim. mahvediniz. Sefir. Þehadet haberi geldikten sonra. Sultan Murad'ý aramaya ne hacet? Ben padiþahýn inayet . Ýngiltere'nin Doðu'da takip etmesi en uygun olacak politika ile. Londra'da 6 avenue Ýndia'da Mr. bu mektuplarý tam m nasiyle anlamama müsait olmadýðýndan.. buna. Huku kunu hem bilir. dedi. mutlaka bundan daha yüksek bir makama geçmeniz icap ediyormuþ. Fakat o zaman yaþým. 598 Mithat Paþa'nýn oðlu Ali Haydar Mithat. Bu hezeyanlarý kim ihtiyar ediyor?. Altesinize þunu da bildirmek isterim ki. Sefire. sizin þahsî iþtirakiniz olmadan. elinden g ldiði kadar buna engel olmaya çalýþmýþ. memleketinize faideli olabilmeniz için. Abdü d. Bunlarýn içinde meþhur Gambeta'nýn Mithat Paþa'ya hitaben yazdýðý mektuplara da tesa im. Valide mektuplarý hemen elimden alarak. Sefir tarafýndan büyük bir ehemmiyet e telâkki edileceðinden þüphe etmeyiniz. hatýralarýnda aynen þunlarý yazýyor: "Mithat Paþa Ýzmir'de tevkif olunduðu zaman. bu cemiyetlerden Mithat Pa-þa'nýn Saray'a ma lûmat vermediðini öðrenmesi üzerine.den bahsederken. Lord Salisbury'e Abdülhamid için þunlarý yazýyor: "Avam Kamarasýnýn 'Mavi Kitap'ýný çevirtmiþ. olmadýðý surette ise. Zira. Zat-ý Þahane'ye malûmat verilmiþ midir? diye sual et im. kimseye buna dair bir §ey söylemememi tenbih ettikte n sonra yaktý. çok ihtiyatlý bir dil kullanmak zorunluðunda kalýyormuþ ve söylediðine gör yana'da bulunduðunuz bir sýrada." demiþsin. mektup validem tarafýndan imha edilmiþti.didelerindenim. Girit'deki hoþnutsuzluk azalmayacaðý için. Hattâ Kanun-u Esasî'den hükuk-u salta nata müteallik olan bendleri kaldýrýp da ettikleri zaman. Kemal : Lâkýrdýlarýn beyninde tenâkkuz var. Hürmetlerimle. Bu mektubu. Sizi þerefimle temin ederim Sor Austin Layard ile yapacaðýnýz yazýþmadan kimsenin asla haberi olmayacaktýr... Sul tan Murad tarafdarý isem. fakat zannederim ki o yolda bir muamele cereyan etmemiþtir. her ne kadar sizi bir aralýk Girit'e Vali tayin etmeyi düþünmüþ ise de. BLAK. Sefir. Türkiye'de yapýlmasý lâzým gelecek Ýslâhat hakkýnda vereceðiniz fikirler. Ýngilizlerin ünlü Baþvekili Disraeli. Onun üz erine: Benim evde misafirlerim var. Süleyman Paþa hatýralarýnda. Gönderilmeðe vakit ve imkân bulunmadýðý için.. mezkûr siyah çantadan çýkardý ve Fransýzca yazýlmýþ olduklarý için birer birer kuttu. Sen "Pa verilen maaþ çoktur.

. emirleri alýyorlar. Yani Ýstanbul'dan def da. O. göðsü baðrý açýk olarak kabul etme ar. donunun paçalarý sarkarak.. Paþa'nýn yanýndan çýktýktan sonra Raif Efendi yanýma gelerek: Paþa yalan söyledi! Ziya Paþa. odalar. Ýstanbu evleri gibi geniþ. Benim hat irit. O sýrada Köse Raif Efendi dâhi hazýr idi. Doðrusu Ziya Paþa dahi: Re'yiniz makul ve mülahazanýz becâdýr. Buyurmuþlardý. aleyhinde yine birçok kýl-ü-kâller çýkarýr. Hayýr. önce tahrirat kâtiplerinden Hüseyin Efendi'ye (Sadrazam Hüseyin Hilmi Paþa) sonralarý yine kâtiplerinden Baha Bey'e dikte ettirerek yazdýrýyor. Geniþ sed döþeliydi.. Sancaðýn bütün umuru... ucu bucaðý görünmez gibi uzun bir sofa ki. Kiliseler Kanunu "Mebusân Meclisi"nde "Kiliseler Kanunu" müzakere edilirken. Amma görsen. Babam Midilli'ye gitmeyi tercih etmiþ. d iz de Midilli'yi intihap ettik. dar. Tekrar ediyorum: Yüce Meclis'i gafil damgasýndan kurtarmak için!. uzun iki sed yahut kerevet. .. sýrrýna mazhar olduk..." (1) Hapishaneye padiþahýn ricasýný götüren... ya Midilli adasýna gitsin demiþ.. Balkan Devletleri'nin Osmanlý Devleti aleyhine anlaþabilmelerinin s ebebini bu kanuna baðlar ve çýkarýlmasýný büyük hata sayar. kýzý Feride Haným'a gönderdiði mektuptan : "Selâmetle Midilli'ye vasýl olduk. Müþir Ahmet Haindi PaþadýrNamýk Kemal.Dedim. mülkün içinde nereye canýn isterse oraya git. intibah ve kabul etmeleri iktiza ederken.. Honeos Efendi. Lâkin paþa mühimsemedi. Ortasýnda ve sað taraf ta hayli geniþ bir sed daha. Abdül Midilli mutasarrýfý tayin edildikten sonraki durumu. Midilli'ye varýr varmaz. ayaklarýnda terlikler. bana böyle bir þey söylemedi.. ne kadar güzel yer. hiç b ayrýlmasýný is-temiyeceðim. Namýk Kemal'in sürgün gittiði Midilli'den gönderdiði mektuplardan parçalar." Türk Tarih Kurumu Kitaplýðý 499 numaralý dosya Namýk Kemal'in arkadaþý Manastýrlý Rýfat'a gönderdiði mektuptan : "Rakip ölsün de Allah cenneti âlâda yer versin. Þimdi gider söylerim. oðlu Ali Ekrem Bolayýr'ýn kaleminden "Namýk Kemal köþkünde gecelik entarisi ile oturuyor. Ehemmiyetli iþleri Kemal. Padiþah Kem al'e Hazi-ne-i hassa'dan beþ bin kuruþ maaþ tahsis ettiði gibi. Konsolosla r da Mutasarrýf Bey'i bu köþkünde ziyaret ediyorlar ve Kemal'in alaturka gecelik entarisi ile. Arkadaþlar.. Hattâ Hediyei Askeriye Cemiyetinin ve Asâkiri Milliye Patýr-dýlarýnýn katiyen re asý hakkýnda sadýr olan iradei se-niyyei takdirâmýz üzerine müþarünileyh hazretlerine (Mit ). Hattâ ben de hazýr idim. Ne demek sesleri) Evet. Meðer devlete hiç bir hizmet etmeden maaþ almak ne tatlý bir þeymi Süleyman Nazif: "Ýki Dost" Oðlu Ali Ekrem Bolayýr el yazýsýyla yazýlmýþ hatýratýnda Babasý Namýk Kemal'in Midilli'ye or: "Sultan Hamid hapishaneye bir adam göndererek (1) her ne kadar mahkeme beraatine k arar vermiþse de Ýstanbul'da kalmasý. âkibetin bu hale müncer olacaðým ve Asâkiri Milliyye meselesinin. cennetten ayrýlmýþ da âdem olanlarý istikbâl için nmiþ zannolunacak kadar güzel bir yer. Bu tahtalar da simsiyah... Ziya Paþa o akþam (Mit nýn) devlethanelerine giderek takrir etmesi üzerine. (O.. Burasý. Bu bir perdedir ki. bunun arkasýnda." dedi. katiyen ehemmiyet vermemiþ ve Zat-ý Þahane'ye de arz etmemiþ olduklarý muahharan anlaþýldý. Uzun. iþte bu gecelik entarili Mutasarrýf Bey tarafýndan idare o uyor!. birer ikiþer hükümet konaðýnýn merdivenlerinden inerek köþk'e geliyorlar eleri tashih ettiriyorlar. Ýki tarafýnda odalar.. Bendeniz Ziya Paþa ile. Sofanýn iki ucunda. harcýrahýný da veririz. oraya çý turduk. Sultan Abdülhamid. iki yüz kayme harcerah da vermiþ. k-i pây-i þahaneye lüzum-ý arzýný ihtar etmiþtim." Namýk Kemal'in Oðlu Ali Ekrem Bolayýr. Yalnýz bir fenalýk var: Ahlâkýmý bozacak.... dar tahtalarla döþeli. ihtaratý þaibenizi teb lið etmiþti.. Seni düþünmesem. dedi.. babasýnýn Midilli sürgününde oturduðu evi anlatýyo "Ev mi?." Ali Ekrem Bolayýr'ýn Türk Tarih Kurumu'nun basýlmamýþ eserinden. maaþýný da al. Size 'söylemedi mi?... Üzerlerine basýldý ynuyorlar. bir gün bile giyinip te hükümet konaðý iði yok. Ýzmir Mebus'u Seyyit Bey'in (Seyyit Çelebi) Meclis kürsüsünden söyledikleri... Diye vaki olan isti karþý: Hayýr. Koca bir konak!. Memurlar..... Huzurunuza münhasýran Yüce Meclisi gafil damgasýndan ku Seyyit Bey (îzmir) lmak için çýkýyorum.

Sizden önce çýkan zat. Türkiye Hürriyet ve Ýstiklâl Mücadeleleri Tarihi Cilt: XII. zira. affedersin ir siyaset gereði diyeyim." Cemal Kutay. kitabýnýn basýlabil-mesi için Abdülhamid' be-bile yazýlmýþtýr. Kendisi. kendisi. yakýn gelecekte kilisenin arkasýna nmýþ olan çeteciler.) "Ýkinci Meþrutiyet Meclisi Zabýtlarýndan Mithat Paþa'nýn Avrupa'dan Türkiye'deki Arkadaþlarýna Gönderdiði Paralar Mithat Paþa'nýn Sadaret Mühürdarý olan Hamdi Bey anlatýyor : "Paþa sürgün edilirken Ýzzettin vapuruna Bâb-ý Âlî'ce memurmuþum gibi giderek." (Alkýþlar. soldan gürültüler. (Bravo sesleri. Fünün-i hikmetinden bir mükemmel ders-i irfandýr. Hûda razîdir elbet tnahremân-ý bezm-i feyzinden Kimi âl-i mutahhardýr. manastýra. Cihanýn nýsfýný gark ettiler envar-ý îmana. Biraderim daha sonra anlattý ki. yâni bu gerçeði þimdiden görmezsek. Bundan sonraki geliþmelerin ise.. Duasý hazreti sultan Hamidin farzdýr. fakat bu kanunu ka etmekle hiç bir þeyin bitmediðini ve belki de yeni geliþmeler göstereceðini unutmayacaðýz. Onun için rica ederim. Etni ki . bu kürsüden gerçek niyetlerini saklamak için bu iki yüzlülük. alkýþlar. çünkü. Hilâfet mesnedinde muktedâ'yý ehl-i imandýr.. Narlýyan Efendiye her ay baþý gittiði zaman. Kayazade Reþat beydir. âdet hükmüne gelmiþ oluyor. bu sefer Bulgarlara da bulaþma yor.yâ211 ni din perdesi altýnda dil perdesi altýnda. devletin birliðini allak bullak etmeðe ahd etmiþ ihtilâlc Rumeli'yi kana boya-yacaklardýr. sinagoga hahamhaneye kes inlikle dokunmamýþ "La ikrah-ý fid-din" dinde zorlama yoktur demiþ. Bir daha tekrar edeyim: Bu kanunu kabul etmekle. cil sahifesinden alýyorum: "Senâ-vü hamd o sultan-ý cihan-ârâ-ya þayandýr. Teod eðenidir.. olan þair Namýk Kemal Bey'in aylýðýný götürür. iþin gereði olarak kabul edelim. kilise ve okullarý öne sürerek. (Türkiye Ýstiklâl ve Hürriyet Mücadeleleri Tarihi)nin 15. þimdi "Kilise uyuþmazlýðý" adýný taþýmak suretiyle. þu kürsüde konuþanlarýn büyük çoðunluðu da biliyor bileyim efendim. nasýl belirleneceðine dikkat etmeyi ukaddes vazife sayacaðýz. salona girmiþ olan Kozmidi Efendiye bakarak) Hah. Tevarihi cihanýn mekteb-i ibretde her bahsi.. O da Mithat Paþa'nýn Avrupa'dan gönderdiði parayý mahpus olan amcasýna götürür. Oyuncular da ayný. amma aldýðýmýz bu tedbirin gerçek içyüzünü de ada. onunla yaþardým.Eterya'nýn yaptýðý ve yapmakta olduðu uðursuz oyunun. devlet olarak. huzur ve sükûnu yaratmak için bu kanunu çýkaracaðýz. . kiliseye. mahpus. Narlýyan Efendi bir gün demiþ Çekinmeyiniz!. Ki. Mukaddes hulk-ý rabbanisine ins-ü melek meftun Mübarek zat-ý nur anîsine mevlâ senâhandýr. komitacýlar. hiç kimsenin kiliseler uyuþmazlýðým hükümetin kendi halin n faydalanýlmýþ olduðunu zannetmesine izin vermeyeceðiz. Bursa'ya sürülmüþtüm. daha sonra Suriye Valisi olan Ýb eclûp (baðlý) ve hürmetkar olan mefruþat fabrikatörü Narlýyan Efendi'den.. benim için her ay ruþ alýr. kendine veda arek elini öptüðüm için. Bunu. Diðeri ise. Bunlarý. Bursa'ya elden gönderir. sasý kabul etmezsek. Hayýr efendim. Biraderim. Bulgarlarýn rýn kilise ve okullarýna karýþmak için o dinin devletine kanun çýkarsýn?. Bunlardan tehaþî (ürkmek) edermiþ. Bu kadar yüzyýl. Namýk Kemal'in yazdýðý (Osmanlý Tarihi) adlý eserinin baþýna konmak için yine Namýk Kemal t azýlmýþ olan bu þiir. kimi esahâb-ý rýdvandýr. Resul-i ekreme sâyestedir enva-ý teslimat Ki. politika olarak þimdilik konuþulmasýný istemedikle zli maksadlarýnýn oluþmasýna imkân hazýrlamak. ne için þimdi kalksýn da Sýrplarýn. kavmiyyet ve milliyet oyunu oynanýyor. Mithat Paþa hazretlerinin rmesidir.. hükümetin kiliseler ve okullar sebebleri ileri sürülerek dökmekte olduklarý kanlarýn ve ustalýkla saklanmýþ olan maksatlarýn hükümetçe ilân etmiþ olacaðýz. yalnýz sahneler baþka. her vak'a nizamül adline bir baþka burhandýr. daha ismiyle ger bu kanunu. Ulahlarýn. O ferr-ü-tâb halâ hire-bahþ-i ehl-i hüsrandýr. þehrâb-ý selamet þer'i pâkinden nümayândýr. mesele. ora a bazý kimseleri görürmüþ. sonra yüzler indeki maskeyi düþürmektir! Biz. iþte Kozmidi efendi hazretleri de gelmiþler. bir vicdan hürriyetini n muhteþem eseri olan islâmiyet. k sesleri) Müsaade ediniz. bazý yorumculara göre güya.

.Hûda bir rütbe mamur eylemesin. Osmanlý Devletinin en zayýf zamanýdýr. kurtuluþ için ve Avrupa me . teselli verici Zübde : Öz. Londra protokolünün reddini haber aldýðý zaman Norovoski'de bu du. þaþkýn Mukteda : Örnek tutulan Rehl : Tutan. Kevn: Vücut bulmak. zirve îhtida : Hakký bulmak Feþan : Saçýcý Ihlâs : Temiz kalp. Sayý: 63 Þad hamd o hüda-yý lâyezâle Kim. Genç grandükler ecan içinde "savaþ. Ashabýna.. Tarih-i tahavvülât-ý kevnin Her kemaline niþandýr. Yeksan : Her zaman. Ýmparator ayaða kalktý ve göðsündeki salibi (Haç) çýkararak k Harp edeceðiz ve Türkleri Avrupa topraklarýndan ebediyen kovacaðýz. Devletimi zin geref ve itibarý mahvolur. ebedî. birleþtiren. þu sözlerle Çarý destekledi: Ýki yýldýr ortalýðý velveleye veren bu mücadele. olmak Tesliye : Teselli vermek. dedi. Fakat Baþvekil Prens Gorçakof... Kaldý ki. Þad tesliye f ahr-i kâinata Kim. îleri gelenler arasýnda savaþý istemey e Nazýrý idi. Þer'inde -ü adalet Hakdan bize hüccet-i emandýr. zübde-i hükm-i kün . devrindekim mülkü Desinler: þimdi dünya cennet-i adn ile yeksandýr. savaþ. Bu devlet.. Teslimat : Burada "itaat" anlamýnadýr Þehrab-ý selamet : Allaha çýkan yol Þer'i pâkinden : Aydýnlýk ilahî kanunundan Hulk-i rabbani: Tanrý güzelliði Senahan : Övücü. yaradýlýþ Hüccet : Kuvvetli vesika Al : Soy Vird : Sýk sýk tekrarlamak Eve : En yüksek." diye baðýrýþmaya baþladýlar. Al'ine demâdem Þad tarziye vird-ü arifând . yüceltici Al'-i mutahhar : akpak soy Rýdvan : Cennetin bekçisi olan melek Envar-ý iman : îman nuru Ferr-ü tab : Güçsüz mahlûklar Hire bahþ : Bulanýk. Rus ya'ya. Rusya'da Osmanlýlara Karþý Savaþ Nasýl Ýlân Edildi? (Sadeleþtirilmiþtir) Rus Çarý ikinci Aleksandýr. Metinde geçen bazý kelimelerin Türkçe karþýlýklarý: Þad : sayý olarak yüz (100) Hamd : Yücelterek meth etmek (Allah için kullanýlýr) Lâyezel : Ölümsüz. Ýkbal-ü kemal ile denilsin Eyyamýna: zînet-i cihandýr. Balkan Slavlýðýný tehlikeden korumazsa.. her biri evc-i ihtidada Bir sabite-i ziya feþandýr. Namýk Kemal'in damadý Menemenlizade Rýfat Bey'in Yazma Mecmuasýndan alýnmýþtýr-. Her lâhza dua-i padiþahî Ýhlâs ile zi -i zebandýr. Hariciye N zýrý'nýn mütalâsýndan sonra. nci Abdülhamid için yazýlmýþ bir baþka þiiri.fekândýr. fevkalâde bir meclis topladý. kudret-i hakim-i cihandýr. Hemen Petersburg'a döndü ve sarayýnda hususi. hülâsa Kün : Oluþ. Namýk Kemal'in 2. doðruluk Zeban : Dil Sena : Meth etmek Burhan : Kuvvetli delil Fünun : Bilgiler Hikmet: Felsefe îrfan : Tanrý vergisi olgunluk Þayeste : Lâyýk.

. Baþvekilin bu sözleri. bendeniz Suriye um. bir mebus mu gönder ildi. îþte bugün muh bu yüksek hey'ette içlerini döktüler. Fakat þeriat sayesinde ve saltanat sayesinde kardeþ gibi yaþamaktayýz. eline geçen son fýrsatý da kaybetmiþtir. Diyorlar ki. o kendi evini temizlesin de sonra dýþarýya baksýn. bu konuda fikrimi söylemeye hakkým vardýr. Öteki Osmanl etlerinde dahi böyle olduðunu anladým. Bu hareketiyle Dünyada itibar ve sevgisini büsbütün yitirmiþtir.deni devletleri arasýnda yerini alabilmesi için. Padiþahýmýz. Caným efendim. Özellikle. Fakat Fransa. Rahatsýz olursak bunlardan himaye isteriz ve bu himayeye ulaþýrýz. "Birinci Meþrutiyet Meclisi Zabýtlarý" ndan Abdulhamid Ýle Bir Görüþme Birinci Dünya Savaþý içinde Memleketimize gelen Gazete de Lausanne muhabiri Jean Felixe' in Sultan Abdülhamid'le Beylerbeyi Sarayý'nda yaptýðý mülakat: "Ýstanbul karlar altýndaydý. Buraya geldim. her vakit aramakta olduðu hukuka devlet sayesinde nail olmuþtur Gerçi bazý eyâletlerce uygunsuz durumlar çýkarýlmýþ ise de. þeriatýmýz vardýr. (Sadeleþtirilmiþtir) Bendeniz lâyýkiyle Türkçe söylemiyorsam da özrüm makbuldür. Rusya devletinin hi mayesine muhtaç deðiliz. meclisin bilhassa san ve þöhret peþinde olan genç generalleri tarafý n uzun uzun alkýþlandý. biz himaye istemeyiz. Rumeli kýt'asýnda Hýristiyan vatandaþlarýmýza efa olarak bulduðu vesile. Ermeni milleti. telgraftan anlaþýlýyor ki. Bu devlet. u istiyanlarý dahi himayeye kalkýþmýþ. gördüm ki Allaha þükür Osmanlý mülkünün hepsi bu fikirdedir. Osmanlý îm-paratorluðu'nun tarihî baþkentinde . beþyüz seneden beri ulu Osmanlý Dev eti'nin yaný baþýnda olup. bizim için yüz yýllardýr beklediði miz kutsal bir andýr. Petersburg'dan maslahat güzarýmýz tarafýndan çekilen telgraftan anlaþýldý devletinin verdiði notasýnda. ulu Osmanlý Devletine karþý muharebeye hazýrlanmýþ ve hattâ ken vaþçý olarak ortaya koymuþtur. Cemal Kutay Türkiye Hürriyet ve Ýstiklâl Mücadeleleri Tarihi 93 Savaþý Münasebetiyle Birinci Meþrutiyet Meclisi Mabusanýnda Yapýlan Mükazerelerde Söz Al lep Mebusu Ermeni Manok Karaca Efendi Þunlarý Söylüyor : Dünkü okunan. Rusya'nýn iddia eylediði himayeyi. hýristiyan ve Osmanlý mülkünde bulunan hýristiy n Ermeni milletinden bulunduðum için. Almanya gibi büyük devletlerin hepsi hamiyetsiz de yalnýz b r Rusya mý hamiyetlidir? Evvelâ. Hýristiyan himayesi gibi bahaneler buçuk yýldan beri görülüyor. Ruh-ül Kudüs. Ermeni ve hýristiyan bulunduðumuz münasebetiyle ilân ederim ki. a sinde Ýstiklâlimizi muhafaza edebiliriz. ka-nunl rdýr. þu sözlerle toplantýya son verdi: Balkan meselesi. V atlayacak silâh. himaye mi istenildi ki. Biz. Biz. Her yerden ziyade Suriye'de çeþitli milletler vardýr. Ben. Bizim Padiþahýmýz vardýr. Efendilerim. Va zife baþýna!. Ýngiltere. ha-sýh her türlü fedakârlýkla dünyanýn sonuna kadar çalýþýp reddederiz. Ve bu sebeple. umum hýristiyanlara da dahilim. Bahusus hýristiyanlarýn her çeþid ardýr. hilâl'in tasallutundan kurtarýlacaktýr. hiçbir zaman müslüman arkadaþlarýmýzdan ayrýlmadýk ve ayrýl "Birinci Meþrutiyet Meclisi Zabýtlarý" ndan 93 Savaþý Münasebetiyle Birinci Meþrutiyet Meclisi Mebusanýnda Yapýlan Müzakerelerde Söz Al riye Mebusu Hacý Hüseyin Efendi Konuþuyor. bu konuda oluþan eðilimlerin arafýndan zamanýn þartlarýna göre gereðine bakýlmýþtýr. elbette bizi himayesine ala cak ve Ayasofya'nýn nazenin burcu. Ýslâv himayesi. Teþekkür ederim. Çar. yerine savaþtan yana olan Nersekski'yi tayin etti. aman ve hiçbir suretle kabul etmeyiz vene de muhtacýz ve onun hukuk dýþý müdahalesi aleyhi mal ve canýmýzla. Bu sözüm milletim ve özellikle Halep vilâyeti dahilinde bulunan b lletler namýna duyurulmasýný ve yayýnlanmasýný isterim. Þimdi. özel maksatlý fitneleri için sahte olarak himayesini talep ettiði hýrist dindaþlarýmýzýn silâhýdýr. Bunun ne maksat üzerine uydurulmuþ olduðunu Suriye Hýristiyan er. Savaþ felâketi. îslâv himayesi maddesi idi. Onun bu zayýflýðý ve çökü þü halinden yararlanmak. Devlet büyüklerimiz. bizim için þeref ve namus mesele si halini almýþtýr. Allah. hýristiyanlar tarafýndan Rusya'ya bir dilekçe mi gitti. devletimize hücum etmek için uzun yýllardan beri anmakta ve vesileler aramaktadýr. þu Ruslar bu davaya kalkýþýyor? Söylendiðine göre birkaç fes rmiþ. Meclis daðýldýktan sonra savaþ dýþý kalmakta direnen Maliye Nazýrý Gospodin Golovin istifa Çar. bu mutlu günü bize vadetmiþtir.

oldukça ýsýtýlmýþ büyük ve geniþ bi karþýlayan. sadece haremleri (Eþleri) ve hükümet tarafýndan da bulunmaya memur bir kaç adam vardý. memleketleri hakkýndaki fikir ve kanaatl erine büyük bir ehemmiyet veriyorlardý. Ýngiltere. ne zaman geldiðimi. ne iþ ile uðraþtýðýmý sordu hay retini gizlemedi. benim. Buna on yýla yakýn bir süre içinde ulaþabilmiþ tek yabancý tarihçi idim. Daha sonra öðrendim ki. bu yüzden dýðým. Harbin deratý da. kendisi. görebildiklerimden bambaþka bir insandý. Bunda. emsaline devrimizde az rastla nan zekî ve tecrübeli bir Devlet baþýdýr. Ýttihat ve Terakki ileri gelenleri. 1917 senesi bitmek üzereydi.yuluyordu. zekâ ve bilgi bakýmýndan Avrupa hükümdarlarý arasýnda parlayac insan olabilirdi. Su anda 74 yaþýndaydý. ne iki selefinden birincisi Abdülaziz gibi hayatýna kýymasýndan korkulurdu. bakýþlariyle düþünceleri okuyabilen bir adamdýr. Ýsviçre'nin. hattâ tahttan indirilmesinden sonra da býrakmadýðý marangozluk çalýþmalarým odasýnda n heyecanlanmýþtým. Fransýz kültürünün tesiri altýnda uluþu için tarafsýz kalmayý istediðine. tarihe hizmet edebilecek tesbitlere elimden gelen yardýmý yapmakla kendimi görev li sayarým. Memlekette kaygý ve ümitsizlik baþlamýþtý. Bununla beraber. özellikle savaþa girme kararýna k le arasýný açmýþ. mesleðe yeni baþlayan ve o ana kadar tarihe yön rmeðe çalýþmýþ hiç bir insaný görmemiþ tecrübesizlerin heyecaný vardý. Sabýk Sultan. Sabýk padiþahýn rahatsýz olduðunu. Gerçi benim birkaç ." Nitekim üç saate yakýn s dönerken. sakallarý aklaþmýþ. þüphesiz ki. Sanýyorum ki sizi de tesiri altýnda býrakacaktýr. Hakký vardý..Türkler'in uzun ve çetin mü n sonra tahttan indirmeðe muvaffak olabildikleri ikinci Abdülhamid'i ziyarete gidiyor dum. beli bükük. Onbeþ dakikalýk beklemeden sonra. þahs iplenmiþ gizli maksatlar olup olmadýðýný gözlerimden ve halimden anlamaya çalýþtýðýný hisse yret bir hoþgörüyle . Benliðine hâkim. Fransýzcayý saþýlacak bir açýklýk ve rahatlýkla konuþan münevver bir Osmanl . zeki ve cerbezeli bir zattý. Ýsviçre Maliyecilerinden M. fakat gözleri zekâ ve merakla ýþýldayan yaþlý ldu: "Bu adam. Fakat size hatýrlatmak isterim ki. çaðdaþ Maliye konularýný hak-kýyle bilen. Cavit Bey'in. Cavit Bey bana bu konuþma müsaadesini büyük güçlüklerle elde edebil ttâ Sadrazam Talât Paþa'ya.. içimde.ki bunun Cavit bey'in aracýlýðý ile ve þahsýnýn tesiri ile olduðuna Hariciye memuru. bana nezaketle yer gösterdi. muhatabýnýz.. Yanýnda. Abdülha-mid'in fikrini aracý arak öðrenmek istediklerini açýklamýþtý. Bizi karþýlayan muhafýz subay. bizi yalnýz býrakmýþtý. sonra Balkan Harbi dolayýsiyle Selanik teh girince. Onun. Kendisinin tarafsýz bir memlekete (Sivil Hariciyeci) ile görüþmesine nasýl müsaade edebildiklerini anlayamamýþtý. Tahttan indirilen evvelâ Selanik'te Âlâ tini köþküne gönderilmiþ. þehzadeliði zamanýnda uðradýðý baskýlarýn hâlâ tesiri altýndaydý ve bütün Osm Abdülhamid'e karþý hürmetle karýþýk korku ve nefret müþahede ediliyordu. evvelâ Üsküdar'a geçtik ve oradan ir araba ile Beylerbeyi Sarayý'na doðru yola çýktýk. Cavit Bey'in dostu olduðumu. Muhatabýmla samimi hasbýhalde bulunduktan sonra k ine teminat vermek ihtiyacýný duydum. bir yabancýnýn Abdülhamid'i ziyar elmiþ olduðunu görünce hayretini gizlemedi. Çünkü Padiþah Sultan Beþinci 221 Mehmet Reþat. Hat tâ misafir edildiðim Tokatlýyan otelinde tanýþtýðým Arap Milliyetçilerine baðlý ve Veliaht Efendi'nin yakýný olduðu için hayatýný güç-belâ kurtarabilmiþ. Geçirdiði hareketl heyecan verici maceraya raðmen aklî ve bedenî kudretinin yerinde olduðu söyleniyordu. hattâ bu uðurda pek çok çalýþtýðýna inanmaktaydý. Hükümet ileri gelenleri . Possard'ýn aracýlýðý i Bey. Bakýþlarýyla Düþünceleri Okuyan Adam. Fakat her inkýlâp memleketinde old uðu gibi. Amerikan müdahalesi tesi ir hale geliyor du. Osmanlý Devletinin baðlý olduðu Merkezî Devletler aleyhine geliþmekteydi. ilk müþahedemin haklý olduðunu anladým ve bundan gurur duydum. o günkü hükümet ileri gelenlerinin bazý önemli meselelerde. gün geçtikçe kuvvetleniyor. nda direniþimin sebebini bile öðrenmek istemedi: Bu mülkâkat arzunuz sadece meraktan gelmese gerektir. vehimden istibdat ve korkunun y lüm hevesi olmasa. bu tahttan indirilmiþ Sultanýn þahsýna ait ve Ýsviçrel e ile ilgili konuyu görüþeceðimi söylemiþti. Ýstanbul'a getirilmiþti. Ýkinci Abdülhamid 1844 yýlýnda dünyaya gelmiþti. Jön . Osmanlý Ýmparat un Maliyesini düzeltmek ve geliþtirmek gayretindeydi. Beraberimde Hariciye Nezaretinden bir zat olduðu halde. Savasýn sefaleti yolardan g sanlarýn zayýf ve solgun yüzlerinde bile görülebiliyordu. askerler karþýsýna büyük engellerle çýkmýþlar. ne de kýsa bir zaman tahtta kalmýþ olan Beþinci Murat g e ve vehme düþkün olarak ruhî ve bedenî zaafýndan endiþe edilirdi. Saray muhafaza altýndaydý. aleyhimizde de olsa. þüphe ile yüzüme baktý. O gün çok erken kalktým. Fransa amamen iþgal edilememiþti. vaziyeti güçleþtirmiþti..

Fakat ne kadar gariptir ki. Savaþýn sonuçlanmasý özerinde kanaatiniz nedir? Tarafsýz bir memlekete mensup olduðunuz için fikrinizi söyleyebilirsiniz. Kanaatimi. konuþmasý düzgündü. donanmasý kesin surette hâkim olan devletlerin safýnda mücadeleyi kabule çalýþ smanlý mülkü. karþýmdaki ih tiyarda. rçekten o. büyük devletler arasýndaki uyuþmalar ve çatýþmalarla çok yakýndan ilgilidir. Bu tevcih veya lütfedilmez.in. Sessizce dinledi. yine tereddü p verdi: "Ben vazifemi yaptým. Bu mülkün emniyeti. Siz. harbin kaderi üzerindeki fikrini dolayýsiyle söylemiþ oluyordu. iri taþlý kehribar bir teþbih va Sesi tok. otuzüç yýllýk saltanatý sýrasýnda. terkedilmiþ yaþamaktayým. Kelimeleri düþünerek söylüyor. üç tarafý denizle çevrili bir yarýmadadýr. asla irkilmedi. Bunda da muvaffak olduðu söylenebilir. Fakat halka Hürriyet iç yakat kesbedeceði seviyeyi vermek de.. O. kendi kö þemde. dedi ki : Meþrutiyet idaresi kurmak. Bütün sun'î hâdiseler gibi. ilk Mebusan Meclisi'nin çalýþmalarýný. Onu bu gün sorumlu luk yerinde olanlara sormanýz gerekir. Hürriyet ve Meþrutiyet. Ben. savaþýn Ýtilâf devletleri lehine biteceði þeklinde arzettim. Ýtiraf etmeliyim ki. Benim saltanatým zamanýnda ve benden sonra yapýlmýþ o dýr. benim saltan at günlerimde kurulmuþ yüksek mekteplerde bilgi sahibi olmuþ gençlerdir.. tereddüt etmedi. den de hâkim olan cephe ile müþterek olmakla kabildir. bu ziyareti geçmiþe ait ve bir Ýsviçre müessesesini ilgilendiren ticarî bir konuya bað nu zannettiklerini söyledim. fakat düþüncelerini anlatmakt zumu öðrendiði zaman. memleketin kaderini tek baþýna idare etmiþ olan ke ndisine ait temel görev deðil miydi? Bu sualimi mümkün olduðu kadar yumuþatarak kendisine sorunca. Dudaklarýnd gülümseme. Hakkýmda neler söylendi ðini duymuþ. konuyu deðiþtirmek isterken. halkýn seviye ve irfan bakýmýndan temsil ettiði ulaþacaðýna iþaret etmek suretiyle. dudaklarýnda acý bir gülümseme dolaþtý : Benden ne öðrenebilirsiniz? Seneler var ki. bir harp halinde. Hürriyeti kimlerin ilân ettiðine dikkat ettiniz mi? Bunlarýn hepsi. onun hürriyet ve Meþrutiyet hakkýnd irleri idi. Asabi hareketlerle teþbihi ile oynuyordu. Devletin karþýlaþtýðý tehlikeli olaylarýn gereði ne ise onu yapt Abdülhamid ve Ýdaresi Sabýk Padiþahýn. Ýhkak edilir. Araya giren fasýladan yararlanarak sualimi sordum : Majestelerinin þahsiyeti üzerinde iddialar malûmu þa haneleridir. Sabýk Sultan. netice maazzallah ne olurdu? Benim için en büyük suçlama. . daima büyük devletler arasýndaki çatýþmalara anýn sýrrýný araþtýrmýþtý. halkýn bilgi ve idrakinin bir muhassalasýdýr. saltanatý süresinde tenkit konusu olan. cevap verdi: Bu sualin muhatabý ben deðilim. Savaþtan kaçýnmak imkânsýz hale geldiði hiç olmazsa. benim kendisin tediðimi bana sordu : Siz Avrupa'dan yeni geldiniz. hafiyelik. Sabýk Sultanýn elinde siyah. Dedi ki: Osmanlý Mülkünün bekasý. sadece bir an gözlerini kapadý. okumuþsunuzdur. lar gibi bir hali vardý Sözlerim tamamlanýnca kendisinin ne düþündüðünü sordum. Hürriyet ve Meþrutiyet yerine. Denizler güven altýnda olduðu zama n ile olan sýnýrlar üzerinde daha emniyetle savaþmak mümkün olur. dedi. sabýk Hükümdar. her þeyi halletmek istiyordu. ben. muhatabý kim olursa olsun ona tesir ve nüfuz edebilmek hassasý fazlasýyla vardý. Sabýk Hakan bu sözleriyle. hürriyeti kullanacak seviyeye gelmemiþ bir karmakarýþý eye ortak etseydim. büyük dikkat ve 574 hassasiyetle takip ettim. sun'î hürriyetler de felâket getirir. memlekete h izmet edebilecek kiþileri iþ baþýndan uzaklaþtýrmýþ olmamdýr. ferdi saltanatý üs tün tutmanýzýn gerekçesini bu gün de ayný kuvvet ve doðru lukta buluyor musunuz? Sabýk Hakan bu sualim üzerine ve tahminime ayrýký olarak. casusluk. Devletin çök ihtimaliyle yüzyüze olduðum anlarda. Sýkýcý bir sessizlik baþlamýþtý. Murassa fincanlar içinde kahveler gelmiþti. Osmaný Ülkesinde hiçbir ceddimin devrinde. benim padiþahlýðý e olduðu kadar mektep açýlmamýþtýr. Fakat benim Sabýk Hükümdardan öðrenmek istediðim mevzu. kanunsuz bas ký gibi hususlar üzerinde fikrini söylemek istemediði ve ancak siyasetinin ana çizgilerini savunmaya kararlý olduðu anlaþýlýyordu.

kaçýnýlmaz bir. dedi ki : "Bunlar özel hayatýmý düþünüp kendi kendime daldýðým sýralarda en vefalý dostlardýr. tamamen merkezi rine kurulmuþ bir devleti. Bazý olaylar da. Alt katta benimle beraber gelmiþ olan . Abdülhamid'de. bu tarzýn Dünya içinde yaþamasýný kaybettiði günlerde muhafaza dýþardan görüldüðü kadar basit deðildir. Sözleri açýklýkla göster an hiçbir piþmanlýk ve nedamet duymuyordu. devletin idaresini ayný kiþilere verdiklerine þahit olunca. .Rus ve Yu an savaþý hariç . bir ülkede politikanýn deðiþtiðini id dia edebilmek için. Böyle bir sualin karþýlýðý müsbet bile olsa söyleyemeyeceðini. Ben ilk zamanla rda. insaný tesir al erin ve köklü haysiyet duygusu vardý. Bu günkü Dünya Sa vaþýndan sonra Milletlerin mukadderatýný ayný zihniyete sa hip kimseler tayin edecekse. Bu günlerde sý en vatan aþký ise. savaþlarýn aralýklarla birbirini takip etmesini beklemek icabeder. Bu sebeple. doðrusu çok hayret içinde ldým. Milletinin hakkýndaki k u hali arasýnda muazzam fark vardý. çeyrek asrý aþan saltanatým günlerinde. Onl lbette ki saadettir. özellikle baþta bulunanýn veya bulunan larýn deðiþmesi yetmez idarede söz ve fiil sahibi olanlarýn da maziden kopmuþ olmalarý gerekir. tabii kaynaklanný kullanarak vardýklarý medeniyet seviyesi bu seviyeye varmamýþ olan ülkelere karþý tamah doðurur. Muvaffakiyet. sol omuzunun daha eðik ve hafif kambur olduðu görülüyordu. Baþýyla mukabel Ayaða kalktýðý zaman." Abdülhamid. ne bahasýna olursa olsun. Olaylarý birbirine büyük bir açýklýkla baðlýyor ve itima Bana içinde bulunduðumuz Dünya savaþýnýn en az yirmibeþ yýl önce hazýrlandýðýný söyledi : "Dünya dengesini bozan olaylar. haldir. þu son cümlesiyle. Hüseyin Hilmi Paþalar. Fakat ilk eye alýþmýþ ve bu halini mezara kadar muhafazaya ahdetmiþ bir insanýn. Demek ki onlarla benim aramda hiçbir fark yoktu. benim zamanýmda baþka türlü hizmet yapmýþlarsa. bir insana. bu hal. Po litikaya hâkim olan insanlar. saltanatlý günlerinde. bunlarýn i. Kâmil Paþalar.Oturduðumuz mükellef döþenmiþ odada kitap. bazý meselelerde kendisinden fikir alýnýp alýnmadýðýný sormak istediðim halde saret edemedim. benden fazla onlarý ilgilendirir. Eðer bu ayný zevat. Ve farzýmual Memleketin mukadderatý üzerinde yen den söz sahibi olabilmek fýrsatýný ele geçirmiþ olsa. en az kan dökülmesine yol açmýþýmdýr. nâzým bir kuvvette olmadýðýndan þöyle bir bahane bularak zayýf telâkki e atýlýyor. artýk sabýk Hakanýn bakýþlarýnda þüphe yoktu. Bünyesi. Vakit epey ilerlemiþti. Savaþýn seb'ebini þöyle izah etti : "Bazý memleketlerin diðerlerine göre. Bu. Sabýk Hakan oldukça geniþ bir hürriyet içindeydi." Sabýk Hünkârýn istikbal üzerine konuþmak istemediðini anlamýþtým. otuzüç yýl süre ile uyguladýðý politi ekti. ya mevcutlarýnýn kalmadýðýnd artýk onlarýn böyle bir sorumluluða yanaþmayacak kadar ileriyi emniyet içinde görmediklerin dir. Sizde böyle deðil midir? Her medenî mill tte böyle deðil midir? Ben. Benim onlara baktýðýmý görünce. yapýlmamasý kendisi için kader kaynaðý olabilmiþ nedametin izlerine a astlamadým. kimseyle mukayese ed lmez tesirini býrakýyordu. Sait Paþalar. Ke aade istediðim zaman. fevfik Paþalar. gazete mecmua koleksiyonlarý vardý. her hal ve þar içinde o þekilde hizmet görmeyi ister ve emreder. yahut da iktidardan düþdükten sonra doðru yolu aramýþtý. istediðini okuyabiliyor. halef ve seleflerime b k. Ortada. Bu cümlemi ciddiye almazsanýz haksýzlýk edersiniz. bir anda doðmazlar. ya hislerine ve fikirlerine çok hâ ir insandý." Milletler ve Gelecekleri Þayaný hayret bir hafýzasý vardý. Bütün Türklerde olduðu gibi Abdülhamid'de de. Ferit Paþalar. bu dengeyi kuran olaylar gibi. gelecek teki olaylarýn geliþmelerini isabetle tahmin edebilmektir. Elini uzatmadýðý için mukabil hiçbir harekette bulunmadým.e de benim zamanýmda Sadrazamlýða layýk gördüðüm ayný kiþilerin eline memleketin mukaddera r bugünkü hükümette benim yetiþtirdiðim devlet adamlarý yoksa. gerek doðuþtan getirdikleri güçleri ve gerekse yaþayarak elde ettikleri özelliklerini is ter istemez günlük olaylara da aksettirirler. benim elimde olmadan hattâ isteme de oluþmuþtur. hattâ hususi mü rle istedikleriy-le görüþebiliyordu. memleketine en fazla nasýl faydalý olacaksa. önünde eðildim." Sabýk Hakana. Karþýmdaki Hükümdar. bana merakla bakan bir haremaðasý gördüm. Koridorda.savaþtan neden kaçýndýðýný anlatmak istiyordu. daha doðru ap vermeyeceðini anlamýþtým. benim saltâ-lat zamaným içinde vazife yapmýþ devlet ileri gelenleridir.

hep önüne bakmýþtý. Si sene önce toplanmýþ olan birinci Mebusan Meclisi'mizin çalýþmalarýný izah etmek imkânsýzlýð rimi belki hissî bulursunuz. Bu yakýnlar. merak ve tecessüsle intibaýmý sorduðu zaman. bu savaþýn gayrý kabili içtinap olmasý halinde ister istemez merkezî devlet anzumesiyle birlikte harbe girmek zorunda kaldýk.. münhasýran vehmi ve her iþe müdahalesi sebebiyle bu kadar fecî þekil ybettik. onu n otuzüç yýl takibettiði siyasetinin neticesidir. Rusya ile olan savaþý. Nimetini görenler meydanda yoktu. içlerinde bilhassa Fransýz kültürüyle yo nan bu yaþlýlar geçmiþ günlerlendiren belli . soðuk fakat güneþli bir havada.Hariciye memuru muhafýz kumandanýnýn yanýnda oturuyordu. Yine beraberce çýktýk. O. bu k atimi Türk Nazýrýna açýkça söyledim. Elde. içinde otuzüç yýllýk Yýldýz Sa-rayý'ný saklayan sisli yamaçlara bakarak geçiriyor ve belki ömrünün muhasebesini ordu. büyük ahþap konak u eski devlet adamlarýndan bazýlarýný bulabildim. bugünkünün ayný olan Kanuni Esasî vardý. kendi yakýnlarý tarafýndan nasýl tel cidden merak ediyordum. Biraz düþündü : Vicdan azabý çekiyor. ý Tahtýndan indirilmiþ padiþahýn bana anlattýklarýnýn.Türklerin savaþa katýlmalarýydý ve savaþýn Ýtilâf dev erdiði geliþmeydi. Düþüncemin bu devresinde bir sual zihnimi týrmaladý: Hatýratýný yazýp yazmadýðýný n . Fakat ben diyebilirim ki bizdeki bu Meclis. önündeki bütün e lleri kaldýrmakla iþe baþladý. Çünki yo onuþmamýþ. Kimbilir nice günleri. Fakat Abdülhamid. Sultan Abdülhamid'in nafiz bakýþlarýný aradý. Birkaç gün sonra. Jön .. Yol arka açýk bir Fransýzcayla mülakatýn çok uzun sürdüðünü söylediði zaman hayret ettim. memlekete meþrutî idareyi getirmek vaadiyle Padiþah olmuþtur. daha çok þehirden uzak. Türkiye'de tamamen Abdülhamid'e baðlanan reaksiyoner bir harek et olmuþ ve askerî kuvvetle bastýrýlan gericilik hareketini müteakip. kulaðýma fýsýldanan hâdise doðrudur: Ab-dülhamid'in bazý mühim hadiselerde fik kendisinin çok yakýnlarýndan "bir sabýk sadrazam" bu iþle vazifeli olarak eski mevki ve i tibarýna da kavuþmuþtur. Bu gaye ile. Dedi ve fikrini izah etti: Görüþtüðünüz kimse. Nitekim bu günkü vaziyetimiz de. Beylerbeyi Sarayý'nýn önünden sandalla g im gayri ihtiyari. Fransa ve ital bu muharebede de bize pekâlâ yardým edebilirlerdi.baþlý hâdise. eski devre mensup ol anlar aðýr þekilde cezalandýrýlmýþtý. Öðrendim ki. Hünkârýn tahttan indirilmesini takipeden günler içind men tasfiye edilmiþlerdi. Bu sebeple memleket vazife ve hizmetlerini unuttu. O akþam otelde notlarýmý gözden geçirirken bunlarý Tür-kiye halkýnýn okuyamayacaðýný biliyo Hünkâr bana çeyrek aþýrý geçmiþ olan hükümranlýk devrinin müdafaasý mahiyetinde hiçbir þey yemeðini beraberce yediðimiz Cavit Bey. Fakat onun takip ettiði siyasetin net icesi olarak. Fakat ben. bu me clisten saltanatýnýn daha ilk günlerinde kurtulmak istiyordu. Kendisinden önce Kýrým muharebesinde müttefikimiz olan Ýngiltere. meselâ Fran sa'daki Kon-vansionla mukayese edilemeyecek kadar tatminkârdý. adamakýllý yaþlanmýþtý alar vardý.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful