P. 1
Sivas Ta Hayvancilik Soktorunun Uretim Pazarlama Sorunlari Ve Ornek Ve Bir Ornek Uygulama Sivas in the Problems Havanese on Marketing and One Specimen Pratice

Sivas Ta Hayvancilik Soktorunun Uretim Pazarlama Sorunlari Ve Ornek Ve Bir Ornek Uygulama Sivas in the Problems Havanese on Marketing and One Specimen Pratice

|Views: 235|Likes:
Published by scavusbasili

More info:

Categories:Types, Research, Science
Published by: scavusbasili on Apr 30, 2011
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

04/30/2011

pdf

text

original

1

GRŞ

Sivas, Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atıldığı ilimizdir. 1974 yılında Sivas’ta kurulan üniversite bundan esinlenerek, Cumhuriyet Üniversitesi adını almıştır. Üniversitemizin kuruluş amaçlarından biri de kurulduğu ili ve yöresini çağdaş medeniyet seviyesine çıkarmakta öncü olmaktır. Sivas il merkezinde, kazalarında, köylerinde olduğu gibi gelirini yaşayan insanların büyük bir kısmı, Türkiye genelinde tarım ve hayvancılıktan sağlamaktadır. Cumhuriyet

Üniversitesi’nin yöre halkına öncülük yapacak tarım ve hayvancılıkla ilgili proje ve programları getirmesi beklenmektedir.

Cumhuriyet Üniversitesi, bir çok konuda Sivas ve yöresine katkı sağlamıştır. Cumhuriyet Üniversitesi’nin özellikle Tıp Fakültesi Hastanesi, Mühendislik Fakültesi ve ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Sivas ve yöresinin sorunlarının çözümünde aktif roller oynamıştır. Fakat bu yeterli değildir. Cumhuriyet Üniversitesi’ni yöre halkıyla daha da kaynaştırmak için Sivas ve yöresinin sorunlarına reel çözüm önerileri getirmelidir. Sivas halkını; sorunları çözme konusunda bilgilendirmek, refah düzeylerini yükseltecek yolları göstermek, üniversiteyi Sivas halkı nezrinde daha da yükseltecektir. Daha öncede değindiğimiz gibi Sivas ilinde yaşayan insanların bir çoğu geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağlamaktadır. lin bulunduğu coğrafik yapı, iklim şartları, istihdam gücü ve hayvan potansiyeli yeterince değerlendirilmemektedir. Sivas ili arazi büyüklüğü bakımından Türkiye’nin ikinci büyük şehridir. Sahip olunan arazinin büyük bir kısmı kullanılmamaktadır. Bu kullanılmayan alanların hayvancılıkta kullanılmasının yöreye sağlayacağı katkı oldukça büyük olacaktır. Maalesef bir takım ekonomik ve sosyal nedenlerle arazilerin kullanım alanlarını artırmak yerine azalış eğilimine doğru gittiği ortaya çıkmıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de hayvansal ürünlerin değerlendirilememesinden ileri geldiği açıkça ortadadır. Sivas ve yöresinde üretilen hayvansal ürünlerin, üretim yönteminden kaynaklanan bir takım sorunlar olduğu gibi bu ürünlerin pazarlama sorunları da vardır.

2

Türkiye nüfusunun 1923 yılında yani Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda 13 milyon civarında olup nüfusun büyük çoğunluğu yaklaşık %80’i köylerde yaşıyordu. Günümüzde ise 75 milyon civarına olan Türkiye nüfusunun ancak %20’si köylerde yaşayan nüfusu oluşturmaktadır. Buradan da açıkça görüldüğü gibi köylerden şehirlere doğru büyük bir göç akımı olmuştur. Bu akımın etkenlerinde biri de köyde üretilen hayvansal ürünlerin üretimini artıramama, artırılmış olsa da bu ürünleri pazarlayamama sorunlarıdır. Bu tez araştırmasıyla Sivas’ta üretilen hayvansal ürünlerin üretim ve pazarlama sorunlarını ortaya koymak ve bu sorunlara bilimsel çözüm önerileri getirmek, Sivas ve yöresini hayvancılık ürünleri ile tanınan şehir olma özelliği nasıl kazandırılır? Bunun yöntemleri neler olmalı sorularına cevap aramaktır. Tezin birinci bölümünde Sivas’ın genel özellikleri, hayvan varlığı, hayvansal ürünleri ve Sivas ilinde gerçekleştirilmesi planlanan hayvan üretimini artırıcı projelere yer verilmiştir. kinci bölümünde Sivas ilinin hayvansal ürünlerinin pazarlama sistemi, Türkiye’deki hayvansal ürünler içerisinde Sivas’ın payı ve geçmiş yıllara ait raporlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise Sivas hayvansal ürünlerinin pazarlanmasına ilişkin bir araştırma, araştırmanın analizleri ve araştırma sonuçlarının yorumları yer almıştır.

3

1.BÖLÜM S VAS L N N GENEL ÖZELL KLER

1.1. L N TAR H , F Z KSEL VE TARIMSAL ÖZELL KLER

1.1.1. Sivas li Hakkında Tarihi Bilgiler

Sivas, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Bugünkü Sivas topraklarında, tarihin ilk dönemlerinden bugüne kadar çeşitli medeniyetler ve devletler hakimiyetlerini sürdürmüşlerdir. Bir yerleşim bölgesi olarak, ilk çağlara kadar uzanan Sivas’ta, geçmişte, Hititler, Romalılar, Bizanslılar hakim olmuştur. Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu fethiyle birlikte Türklerin eline geçerek bugünlere kadar gelen ve hiç bir zaman yabancı bir ülkenin esaretinde kalmayan Sivas, Türk devletleri olarak zamanla Danişmentlilerin, Selçukluların ve Osmanlıların yönetimine girmiştir. Milli mücadele ile birlikte Sivas’ta Cumhuriyet dönemi başlamıştır. Tarihi seyir içerisinde çeşitli devletlerin egemenliğine giren Sivas, bu devletlerin bir çoğuna ya başkentlik yapmış ya da askeri, siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan önemli ve büyük bir şehir kimliğine sahip olmuştur (Bayrakturan 1999:32).

Sivas ismi ise Roma döneminde Sebastia’dan gelmektedir. Diğer bir görüşe göre ise, bugün Sivas olarak kullanılan isim Sipas’tan gelmektedir. Bu isim ise şehrin ortasında bulunan çınar ağacının altındaki üç adet su gözünü (kaynağı) anlatan üç göz anlamını taşımaktadır (Darkot 1960:445).

4

Selçuklulara önemli bir merkez olarak uzun yıllar hizmet verdikten sonra Osmanlılara geçen Sivas, 1864 yılında vilayet yapılmış, kendisine Amasya, Tokat, Şebinkarahisar sancakları bağlanmıştır. Bu il örgütlenmesine göre 3 sancak 22 ilçe ve 65 bucağı kapsayan Sivas, eyalet merkezi oldu. Böylece o tarihte Sivas 60 bin 300 km2’lik bir alanı kapsıyordu.1893 Savaşından Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar gerek dışardan içeriye gerekse içerden dışarıya bazı göçler olmuştur. Çerkez olarak Kars tarafından bazı göçmenler gelmiş, bunların çoğu Şarkışla kazası dahilinde iskan edilmişlerdir. Birinci Dünya Savaşı öncesi Sivas vilayeti şu şekildeydi; Amasya Livası, Tokat Livası, Karahisar-ı Şark-i Livası olup merkezler, Sivas, Amasya, Tokat, Şebinkarahisar’dı (Erdeha 1975:42-44). Milli Mücadelede önemli bir görev üstlenen Sivas’tan, 1922 yılında sancakların kaldırılması üzerine Amasya, Tokat, Şebinkarahisar sancakları ayrılıp bağımsız birer vilayet oldular. Bu yeni düzenleme ile Sivas 28 bin 480 km2 alan içerisinde 10 ilçesi, 32 bucağı, 26 belediyesi, 14 kasabası, 1281 köyü ve 768 mezrası olan bir vilayet durumuna geldi(Devlet Planlama Teşkilatı 1992:12). 1926 yılında ise Sivas, Koçhisar, Yıldızeli, Darende, Kangal, Aziziye, Şarkışla, Divriği, Gürün, Zara, ilçelerinden ibaret kalmıştır (Toparlı 1992:123). Sivas zaman zaman ekonomik, kültürel olarak doruk noktasına ulaşır şekilde gelişmiş, zaman zaman da sönük dönemler yaşamıştır. Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda gerek nüfus,gerekse sanayi açısından kentin böyle sönük bir dönem yaşadığını görüyoruz. O yıllarda diğer Anadolu kentlerinden pek farklı olmayan Sivas, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durgunluğun görüntüsünü de yansıtmaktadır. 1900-1923 yılları arasında kentte tamamen küçük sanayi ve tarım egemen konumda olmuştur. Sivas’ın tarihi süreci içindeki en büyük ve önemli fonksiyonlardan birisi Sivas Kongresi’ne ev sahipliği yapmış olmasıdır. Cumhuriyetle birlikte Sivas’ta gerek ticari ve sanayi gerek eğitim alanında yeni kıpırdanmalar başlamıştır. lk yıllarda kamu yatırımları ağırlıklı olmuştur. Demiryolu hattı (1930), Cer Atölyesi (1939), Çimento Fabrikası (1943), Elektrik Santrali (1934) ve Hava alanı (1966) bu yatırımlara örnek olarak verilebilir (Yasak 1994:124).

Türkiye son elli yıldır, geçen yüzyılı niteleyen hızlı bir kentleşme olgusunun etkileri altındadır. Bir bakıma, artan nüfusun yer değiştirmesi anlamına gelen

5

kentleşme, gelişmekte olan ülkelerde daha farklı niteliklerde ortaya çıkmaktadır. Köy itiyor, kent ise gelenlerin tümüne insanca yaşama olanağı sağlama gücünden yoksun bulunuyor. Pek çok etkenin etkili olduğu bu kentleşme süreci Sivas ili bazında da çeşitli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır (Yavuz 1962:264).

1.1.2. lin Coğrafi Konumu

Sivas li 38042’- 40016’ kuzey enlemeleri ile 35040’- 38014’ doğu boylamları arasında yer almaktadır. Başkent Ankara’ya karayoluyla 440 km uzaklıktadır. Mersin limanına 520 km uzaklıktadır. Sivas linin kuzeyinde bulunan Ordu limanına ise 320 km uzaklıktadır. Sivas ilinin doğusunda Erzincan li, batısında Yozgat li, kuzeyinde Tokat, Ordu ve Giresun illeri, Güneyinde Malatya, Kahramanmaraş ve Kayseri illeri bulunmaktadır (Yavuz 1962:121).

Sivas ilinin yüzölçümü 284,488 km2, olup ortalama rakımı 1275 metredir. Yüzölçümü ile Türkiye’nin 2. büyük ilidir. Sivas ili 1268 köyü ile de Türkiye’nin en fazla köye sahip olan ilidir. Bu köylerden 375 tanesi orman köyüdür (Bayraktutan 1999:15).

1991 yılına kadar 12 ilçeye sahip olan Sivas iline, bu tarihte 5 ilçe daha eklenmiş böylece ilin ilçe sayısı 17’ye yükselmiştir. Sivas linin 1991 de var olan ilçeleri Merkez, Divriği, Zara, Kangal, mranlı, Şarkışla, Koyulhisar, Suşehri, Gemerek, Gürün, Hafik ve Yıldızeli iken bu ilçelerinin yanına Ulaş, Altınyayla, Doğanşar, Akıncılar, Gölova ilçeleri eklenmiştir (Toparlı 2001:125).

1.1.3. Sivas linin Fiziksel Alt Bölgeleri

Fiziksel bölgelendirme, arazinin çevresel özellikleri, potansiyel verim ve arazi uygunluğu benzer olan özelliklere sahip alt alanlara bölünmesini ifade eder. Bir

6

fiziksel bölge iklim, arazi formu, toprak yapısı ve/veya arazi örtüsüne göre belirlenir. Bu kapsamda Sivas ili 4 fiziksel bölgeye ayrılmış ve haritalanmıştır. Tablo 1.1’de Sivas lini oluşturan alt bölgelerin özellikleri göstermektedir (Tarım ve Köy şleri Bakanlığı 2001:45). Tablo 1.1: Sivas linin Fiziksel Alt Bölgeleri
Şubat Alt bölgeler Alan Sıcaklık (C )
o

Temmuz Sıcaklık (C )
o

Yıllık Yağış (mm)

Alanın arazi kabiliyet sınıflarına göre dağılımı 1 2 3 4 5-8

%22.5 I. Alt Bölge -5/-2,6 <25 >400 %7,5 %11 Şarkışla 64097 48227 70695 Kangal 3 ha ha ha Altınyayla Ulaş II. Alt Bölge %44,6 -2,5/0 <25 >400 %6,4 %6,8 Merkez Hafik 12705 80995 85782 Zara Doğanşar 50 ha ha ha Yıldızeli mranlı III. Alt Bölge %23,5 -2,5/0 <25 <400 %3,4 %3,1 Gemerek 66946 24574 21009 Gürün 0 ha ha ha Divriği IV. Alt Bölge %9,4 0,1/2,5 >400 %1,9 %3,7 Suşehri 26580 5110 9817 Koyulhisar 8 ha ha ha Akıncılar Gölova Toplam 17 28487 158906 187303 lçe 67 ha ha ha Toplam alana %100 %5,6 %6,6 Oranı Kaynak: Tarım ve Köy şleri Bakanlığı: Sivas Master Planı 2001,s.45.

%18,4 117631 ha %10,6 134901 ha %9,1 61061 ha %8,9 23905 ha 337498 ha %11,8

%18,6 119083 ha %7,4 94020 ha %10,0 66946 ha %8,5 22762 ha 302811 ha %10,6

%44,5 285337 ha %68,8 874852 ha %74,1 495870 ha %77 206190 ha 1862249 ha %65,4

Gemerek –Gürün-Divriği alt bölgesi 293 günlük (25Şubat-14Aralık) yetiştirme periyoduna sahipken, Şarkışla-Kangal alt bölgesi sert kış olaylarından dolayı 279 günlük (5Mart–10Aralık) yetiştirme periyoduna sahiptir. Suşehri–Koyulhisar alt bölgesi 309 günlük yetiştirme periyodu süresiyle ürün yetiştirme açısından ise en uygun koşullara sahip alt bölgedir. Ancak Karadeniz ikliminin etkilerinin görüldüğü bu bölgenin sahip olduğu toprağın %78’i V-VIII sınıftır. Suşehri–Koyulhisar alt

7

bölgesinde bulunan Kelkit vadisinden dolayı bu bölgede mikro klima özelliği vardır. Bu özellik, bölgede değişik ürünlerin yetiştirilmesine olanak sağlamaktadır. 1.1.4. lin Fiziksel Yapısı

Dağlar: Sivas genel olarak dağlık yayla görünümündedir. l topraklarının
görünümü tek veya sıra dağlar arasında açılmış vadiler, çukurda kalmış ovalar ve yüksek düzlükler şeklindedir. l toprakları ülkenin genel fiziksel yapısına uygun olarak batıdan doğuya doğru gittikçe yükselir ve sarplaşır. Sivas ili sınırları içinde bulunan önemli sıra dağlar iki dağ büyük dağ silsilesi ile Kızılırmak vadisi arasında doğuya doğru uzanan Kuzey Sıra Dağları ve Şarkışla sınırları içinde başlayıp ilin ortalarından doğuya doğru uzanan Tecer Sıra Dağlarıdır (Yasak 1994:18).

lin kuzey batısında; Sivas–Tokat sınır bölgesinde Çamlıbel Dağları, Sivas– Yozgat sınır bölgesinde üzeri ormanlarla kaplı, Ak Dağlar ve Karababa Dağları, Gemerek sınırları içinde; ncebel, Şarkışla sınırları içinde; Şama Dağları, merkez sınırları içinde; Güngörmez Dağları adını alan aşınmış bir sıra dağ bulunmaktadır. Divriği sınırları içinde; Yama, Dumluca, Eğerli Dağları, güney sınırları içinde Gürün Behram Çalı Dağları, tamamen dağlık bir alan olan Koyulhisar bölgesinde ise Sigorta Dağları bulunmaktadır (Yasak 1994:19). Vadiler: Sivas ilinde mevcut büyük vadiler aşağıda sıralanmıştır.

Kızılırmak Vadisi: ilin en önemli uzun vadisidir. Vadi doğuda mranlı sınırları içinde başlar, batıda Kızılırmak’ın il topraklarını terk ettiği deve boynu denilen yerde sona erer. Kelkit Çayı Vadisi: Doğuda Suşehri ovası önlerinde başlar, Sivas-Tokat sınırları üzerinde devam eder.

8

Çatlı Çayı Vadisi: Kangal ilçesinin sınırları içinde Yılanlı dağı eteklerinde başlar, Divriği sınırları içinden geçerek Karasuya kadar devam eder.

Ovalar: lin en önemli düzlükleri daha çok Kangal, Şarkışla ve Merkez ilçe ile
Kızılırmak vadisinin Hafik zara bölgelerinde bulunur. Bu düzlüklerden Şarkışla– Gemerek ovasının uzunluğu 50km’yi geçmektedir. Yıldızeli ilçesinde Tokat–Ankara asfaltı boyunca uzanan Yıldızeli düzlüğü (Bedehdun Ovası) bölgenin önemli tarım alanlarındandır. Yüz ölçümü 35km2 yi bulan Suşehri ovası yukarıda sayılan düzlüklere göre küçük sayılsa da, yetiştirilen ürün çeşidi ile ilin en önemli tarım merkezlerinin başında gelir. Divriği’nin kuzeyinde bulunan Planga düzlüğü ildeki diğer düzlüklere göre daha küçüktür.

Platolar-Yaylalar: Sivas’ta platolar en önemli yeryüzü şeklini oluşturur. Orta Anadolu platolarının en önemlilerinde olan Uzunyayla, il’de çok geniş alan kaplar. ilin kuzey yarısında Meraküm Platosu, geniş düzlükler oluşturmaktadır. Meraküm platosunun kimi kesimlerinde orman kalıntılarına rastlanmakla birlikte genellikle çıplak olup, Uzunyayla’ya göre zengin otlaklar hayvancılık için daha elverişli bir ortam yaratmaktadır. Her iki platoda tarım çok sınırlıdır.

Akarsular: Sivas ili akarsu kaynakları bakımından Türkiye’nin zengin illerindendir. Kızılırmak: Toplam uzunluğu 1151 Km olup, Sivas içerisindeki uzunluğu 250Km’dir. Debisi minimum 9,6m3/sn olup, ortalama debisi 60m3/sn’dir. Kızılırmak’ın önemli yan kolları Yıldız ırmağı, Tecer ırmağı, Göksu, Koç deresi ve Acısu’dur. Yeşilırmak: Debisi minimum 3,5m3/sn maksimum 550m3/sn olup ortalama debisi 55m3/sn’dir. Yeşilırmak’tan Kelkit çayına yan kollarından 49,6m3/yıl
3

su

olmak üzere toplam 1 milyar 992m /yıl su akmaktadır. Tüm Yeşilırmak’tan akan 5,5

9

milyar m3/yıl suyun %35’i Sivas ilinden çıkmaktadır. Tüm Yeşilırmağ’ın en büyük kolları olan Kelkit çayı, Çobanlı deresi, Tozanlı ırmağı, Germuğa çayı ve Ekercik deresinden aldığı sulardan beslenmektedir.

Tohma Çayı: Yeşilırmağ’ın en büyük kollarından olan Hamal deresinden 400 milyon m3 /yıl, Çatı kollarından Nih çayından ise 809 milyon m3/yıl su alarak oluşan Tohma çayı 1 milyar 209 milyon m3 /yıl akışına ulaşır.

Göller: Sivas ili göl sahipliliği bakımından arazi büyüklüğüne oranla az göl bulunan illerdendir. Sivas’ta bulunan kayda değer büyük göller aşağıda sıralanmıştır.

Tödürge Gölü: Hafik – Zara ilçeleri karayolu üzerinde bulunan Tödürge gölü Zara lçesine 15Km uzaklıktadır. Tödürge gölünün Sivas iline olan uzaklığı ise 60 km.dir. Tödürge gölü atlan kaynayan sularla beslenmekte olup yüzeyi 3 km2 ,derinliği en derin yerlerde 20-30 metreye ulaşmaktadır. Gölde sazan,aynalı sazan gibi balık türleri yetişmektedir. Göl çevresinde Zara belediyesine ait dinlenme tesisi, ayrıca Cumhuriyet.Üniversite’sinin sosyal tesisleri mevcuttur.

Hafik Gölü: Hafik’in kuzey batısında ilçe merkezine 2 km, uzaklıktadır. Yüzeyi 1 km2, derinliği 5 m kadardır. Kuzeyden gelen Sultan suyu ve yer altından kaynayan sularla beslenir.

Lota Göller: Hafik ilçe merkezinin 3 km kadar kuzey doğusunda bulunan 3 ayrı gölden meydana gelmiş olan bu göller, göller gurubu halindedir.

Gökpınar Gölü: Suyun berraklığı, tabi güzelliği ve içindeki alabalığı ile ilin beğenilen turistik bölgelerindendir.

10

1.1.5. lin klimi

Sivas ç Anadolu bölgesinin en soğuk ilidir. Kış ayları dondurucu soğuk, yaz ayları sıcak ve kuraktır. Yaz mevsimi kısa sürelidir. Kış ve yaz mevsimleri arasında sıcaklık farkı büyük olduğu gibi gece ve gündüz arasındaki sıcaklık farkı da büyüktür. Yazın 40oC’ye kadar çıkan sıcaklıkların, kışın -33oC’ye kadar düştüğü görülür (Toparlı 1992:15).

Kıta klimi karakterinde olan Sivas’ta yağışlar kış, ilkbahar ve kış aylarına rastlar. Yıllık 420 kg yağış ortalamasının %22’sı sonbahar, %36’sı ilk bahar %32’si kış ve %10’u yaz mevsimlerinde görülür. Kış mevsimi uzun sürer ve yağışlar genellikle kar şeklindedir. En fazla yağış alan bölgeler sırası ile I.,II, IV. alt bölgeler olup, en az yağış alan III.. alt bölgedir. Nisan ve mayıs aylarında yağış miktarı maksimum düzeye ulaşmaktadır (Sivas Tarım il müdürlüğü 2000:18).

1.1.6. Bitki Örtüsü

Sivas’ta bitki örtüsü olarak, çoğunlukla bozkır bitki topluluğu hakimdir. lin Koyulhisar bölgesi zengin çam(karaçam) ormanları ile örtülüdür. Zara ilçesi Şerefiye bucağı çevresi Koyulhisar ormanları kadar olmasa bile, oldukça zengin bir orman bölgesidir. Çoğunlukla Şarkışla ve Yıldızeli sınırları içinde bulunan Ak Dağlar ormanlık bir bölgedir. Ayrıca Yıldızeli’nin Belcik bucağı, Hafik, mranlı, Suşehri ilçelerinin kuzey bölgeleri, Zara’nın Bolucan ve Beypınarı bucakları ile Divriği’nin Sincan ve Danişment bucakları çevresinde meşelikler geniş alanlar kaplar (Bayraktutan 1999:52). 1.1.7. l Arazisinin Niteliklerine Göre Dağılımı

Şekil 1.1’de görüldüğü üzere Sivas’ta çayır mera alanlarının oranı yüksek (%42,4) orman alanlarının oranı ise düşüktür (%11,6). Türkiye genelinde ise mera alanlarının oranı ile orman alanlarını alanı birbirine eşit olup %26’dır. Arazilerin alt

11

bölgelere bazında dağılımına bakıldığında en fazla tarım ve mera arazisine sahip bölgenin Sivas-Zara II.alt bölgesi olduğu görülmektedir.

Şekil 1.1: Sivas li Arazisinin Niteliklerine Göre Dağılımının Dairesel Grafiği
1. ORMANLIK - F DANLIK ARAZ 2.TARIM DIŞI ARZ 3.MERA ARAZ S 4.TARIMA ELVERŞL ARZ

Kaynak: Tarım ve Köy şleri Bakanlığı: Sivas Master Planı, 2001, s.47

1.2. SOSYO – EKONOM K YAPI
Sivas ilinin nüfus artış hızı %0,14 olarak belirlenmiştir. Sivas ilinin nüfus artış hızı Türkiye ortalamasının gerisinde kalmaktadır. Bu durumun en önemli nedeni büyük illere göçtür. 1990 nüfus sayımında 767.481 olarak belirlenen toplam nüfusun %49,92’sini erkekler %50,8’ini kadınlar oluşturmuştur. Toplam nüfus 1997 yılında 707.645’e düşmüştür. Toplam nüfusun 390.468 (%55,18)’i il ve ilçe merkezlerinde 317.177 (%44,82)’si köy ve beldelerde yaşamaktadır. Bu rakamlar 1990 yılı nüfus sayımı ile karşılaştırıldığında Sivas ilinde kırsal nüfusun %17,7 azaldığı ve şehir nüfusunun %2,2 oranında artığı görülmektedir (Bayraktutan 1999:18).

Alt bölgeler bazında gelir karşılaştırılması yapıldığında en fazla kişi başına düşen gelir I.alt bölgede en fazla en düşük ise IV. Alt bölgededir. Nüfus yoğunluğu en az olan III. alt bölgede kişi başına düşen gelirin yüksek olmasının nedeni Divriği’deki demir madeni yataklarını işleyen Demir Çelik işletmesinin sağladığı istihdam olanaklarından kaynaklanmaktadır. I. alt bölgede yer alan Kangal ilçesinde bulunan Kangal Termik Santrali de yine bu bölgenin kişi başına düşen gelirini artırmaktadır.

12

Sivas ili, Orta ve Doğu Anadolu arasındaki geçit alanında, kara ve demiryollarının kesişim noktasında yer alır. Bu ilimiz, tarihin tüm dönemlerinde günün şartlarına göre canlı bir ticari ve ekonomik hayata sahne olmuştur. Fakat son dönemlerde Sivas’ta ekonomik hayat, 20.yüzyıl dünyasının değişen teknolojisiyle birlikte gelişmelere paralel bir ilerleme gösterememiştir. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde kamu yatırımlarının Sivas’ta ağırlıklı bir yer tutmasına rağmen son dönemlerde azalması ve özel sektörün de fazla rağbet etmemesi nedeniyle özellikle sınai hareket canlılık arz etmemektedir. 1965 yılında Sivas kalkınmakta öncelikli yöreler kapsamına alınmış, vergi muafiyetleri ve teşviklerde bir gelişme görülmüştür. Şehirde, tüketime yönelik bir ticaret ve tarım,ekonomik hayata öncelikli hakimdir. Faal nüfusun toplam nüfusa oranının %49 olduğu Sivas’ta, il ekonomisine tarım kesimi egemendir. Sivas’ta kişi başına düşen GSMH Orta Anadolu illerine göre oldukça düşüktür. Doğu Anadolu illeri düzeyindedir. Sivas tarımı, esas olarak doğal şartlara bağlıdır. Kara ikliminin getirdiği yağış azlığı, Sivas tarımının gelişmesini engellemektedir. Ayrıca il topraklarının önemli bir bölümü verimsizdir. Bitkisel üretim alanı %45 dolayındadır. Topraklarının %7’si çayır, mera ve ormanlıktır. Sürüme elverişli olan toprakların verimsiz olan önemli bir kısmı mera olarak kullanılmaktadır. Sivas tarımında nadas yaygındır. l tarımı Kelkit, Kızılırmak ve Tohma vadisi boylarında yoğunluk kazanır. Yüksek kesimlerde ise bitki deseni kısıtlıdır. Geniş bir alana sahip olan Sivas’ın Türkiye toplam gübre tüketimindeki payı %0,8’dir. Toplam sulama alanları ise ekili alanların %17’si kadardır. Üretilen bütün ürünlerde verim Türkiye ortalamasının altındadır. Ülkedeki gelişmenin ışığı altında 1950 yıllarından sonra Sivas tarımında bazı gelişmeler görülmüştür. Ekili alanlar genişlemiş ve tarım teknikleri modernleşmeye başlamıştır. Bitkisel üretimde tahıl tarımı önde gelmektedir. 1985’de il bitkisel üretim değerinin %38’i tahıllardan %10’u sanayi bitkilerinden, %18’i baklagillerden, %20’si sebzelerden, %14’ü meyvelerden elde edilmiştir (Aklan 1992:214). Sivas’ta tarım işletmeleri parçalı, dağınık, küçük ve orta boy işletmelerdir. Bazı ilçelerde büyük tarım işletmeleri vardır. lin tarım yapısını 50 dekardan küçük işletmeler oluşturur. 21. yüzyıla girdiğimiz bu günlerde tarım, Sivas için temel iktisadi faaliyet alanı olma niteliğini hala korumaktadır. ldeki toplam istihdamın

13

2/3’ü tarım sektöründedir. Bu tablo, kenti tipik tarım kenti görüntüsüne sokmaktadır
(Sivas Ziraat Odası 2001:5).

Sivas, kendi ürettiği ve imal ettiği maddelerle ithal ettiği maddelerin büyük bir yekün tutan tüketici tabakasına intikal ettirilmesinden dolayı hareketli bir ticari yapıya sahiptir. Ticari hayat genel olarak tarımda verimin arttığı yıllarda daha canlıdır. Ticaretin asıl kısmı tahıl, canlı hayvan ve hayvan ürünleri ile ilgilidir. Yurtiçi tüketimine sunulan maddeler arasında mercimek, fiğ, buğday, arpa, canlı hayvan, pastırma, sucuk, yapağı, yumurta, şekerleme, madeni eşya, un, maden cevherleri, çimento ve hediyelik eşyalar yer almaktadır (Mahiroğulları 1998:42)

Selçuklular döneminde çok canlı bir ticari hayata sahip olan Sivas, Osmanlılar döneminde içe kapalı bir görünüm almıştır. Bu durum günümüzde de kısmen devam etmektedir. Sanayi üretiminin il dışına satışta bulunarak ticareti canlandırma durumu söz konusu değildir. Bu ilimizde belirli bir düzeyin üzerinde nüfus bulunduğundan dolayı genellikle tüketim mallarına yönelik olarak, ülke iç pazarından temin edilen tüketim mallarının bölge içinde dağıtımını yapan bir ticaret hayatı yaşanmaktadır (Yıldırım 1993:42). Tarımdan sonra il genelinde halkın geçimini sağladığı alan ticarettir. Ticaretin il GSMH’ı içindeki payı %1l’dir. Ticari teşekkül olarak ilde 80 adet dolayında anonim şirket olmak üzere toplam 420’nin üzerinde çeşitli şirket ve 250 civarında kooperatif bulunmaktadır. ldeki yeraltı zenginliklerinden olan demir, kurşun, krom, mermer, linyit ve tuz il dışına satılmaktadır (Sivas Ticaret ve Sanayi odası 2000:15).

Sivas’a başka şehirlerden gelen mallar genellikle

stanbul bağlantılıdır.

Sivas’ın bir ihtiyacı olan tuhafiye, konfeksiyon, sıhhi tesisat, inşaat malzemeleri, ilaç ve kimyasal maddeler, temizlik maddeleri, kırtasiye, nalburiye gibi tüm mallar bir anlamda stanbul’dan temin edilerek Sivas’ta pazarlanıp, dağıtımı yapılmaktadır (Yalçın 1995:26).

14

Sivas’ta kişi başına düşen gelir Tablo 1.2’de gösterilmiştir. Tabloyu incelediğimizde 1989 yılında Sivas’ta kişi başına düşen gelirin 898$ iken 1990 yılında 1372$’a çıkmıştır. 1990 yılında bir önceki yıla oranla %52’lik büyük bir artış olmuştur. Dolar bazında, Sivas’ta kişi başına düşen gelirde her yıl bir öncekine göre artış yaşanmıştır. Yalnız 1994 yılında kişi başına düşen gelir 1658$’dan 1151$’a düşmüştür. Bunun sebebi ise 1994 yılındaki 4 Nisan kararları ile yaşanan devalüasyondur (Atay 2004:23). . Tablo 1.2: Sivas’ta Kişi Başın Düşen Gelir Yıllar 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Kişi Başına Düşen Gelir($) 804 775 898 1372 1479 1503 1658 1151 1470 1564 1576 1768 1878 2000 2130 2258 2415

Kaynak: Tarım ve Köy şleri Bakanlığı 2004.

15

1.3. 2003 YILI S VAS L HAYVAN ENVANTER
Sivas li, Erzurum ilinden sonra Türkiye’nin en çok Küçükbaş-Büyükbaş ve tek tırnaklı hayvanların barındığı il durumundadır.

1.3.1. Sivas’taki Küçükbaş-Büyükbaş-Tek Tırnaklı Hayvanların lçelere Dağılımı

Tablo 1.3’de Sivas il merkezi ve ilçelerindeki 2003 yılı itibari ile küçükbaş, büyükbaş, ve tek tırnaklı hayvan sayıları verilmiştir. Tablo 1.3: 2003 Yılı tibarı Sivas’ın Küçükbaş-Büyükbaş-Tek Tırnaklı Hayvan Sayıları
KÜÇÜKBAŞ LÇE ADI
KOYUN (YERL D ĞER) MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL
KOYULH SAR

BÜYÜKBAŞ
SAF KÜLTÜR KÜLTÜR MELEZ YERL D ĞER TOPLAM SIĞIR

TEK TIRNAKLI

KIL KEÇ S

TOPLAM

MANDA

AT

KATIR

EŞEK

43,350 2,000 17,150 17,152 784 24,605 1,005 55,210 12,310 5,250 50,430 10,400 17,840 41,420 11,495 45,300 9,300 365,031

620 0 104 11,820 0 710 90 1,325 349 850 1,975 2,050 1,770 1,525 421 700 2,200 26,509

43,970 2000 17,254 29,972 784 25,315 1,095 56,535 12,659 6,100 52,405 12,450 19,640 42,945 11,916 46,000 11,500 391,540

6,700 470 167 230 685 4,200 0 935 1,598 275 1,155 4,100 1,770 4,450 400 2,975 4,870 34,980

42,750 3,650 4,610 2,242 1,195 7,250 1,770 6,500 12,825 4,400 7,680 5,600 9,886 14,885 3,660 27,130 12,700 168,733

11,320 800 3,166 6,100 2,797 3,000 2,915 665 2,615 3,900 3,590 825 11,450 3,600 1,746 13,285 2,100 76,784

60,770 490 7,943 8,572 4,677 14,450 4,685 8,100 17,038 8,575 12,425 10,525 23,106 22,935 5,806 46,390 19,670 280,587

421 175 259 0 66 130 51 0 232 0 0 1,000 754 175 0 721 1,070 5,054

405 10 29 210 60 213 5 80 42 30 185 270 95 283 38 192 258 2,395

0 17 1 215 0 8 1 0 12 0 0 255 0 13 0 0 0 522

485 35 35 850 65 450 43 810 178 112 845 385 728 677 165 380 800 7,248

SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

16

Sivas’ta toplam 280,587 adet büyükbaş hayvan mevcudu var iken ancak bu mevcudun yaklaşık %12‘si olan 34,980 adetinin saf kültür ırkı büyükbaş hayvandır. Kültür ırkı büyük baş hayvanların et ve süt verimleri diğer kültür melezi ve yerli ırklara göre büyük fark göstermektedir. Sivas’ta geçmiş yıllarda saf kültür ırkının sayısı yok denecek kadar azdı. Tarım bakanlığının son yıllardaki çalışmalarıyla ancak 2003 yılında 34,980 rakamına ulaşılmıştır. Zamanla Sivas’ta saf kültür ırkının sayısının artığı, yerli ırkın sayısının ise azaldığı gözlenmiştir. Bu duruma gelmekte Sivas Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin büyük katkısı olmuştur.

1.3.2. Sivas’taki Kanatlı Hayvan Ve Arı Kovanı Sayıları

Sivas ilinin arı kovanı ve kanatlı hayvan sayılarına bakıldığında arı kovanı sayısının 140.183 adet olduğu görülmektedir. Sivas bu rakamla Türkiye’de arı kovanı sahipliği sıralamasında ilk 10 il içerisinde yer almıştır. Kanatlı hayvanlardan tavuk sayısının 704,425 olduğu bu rakamla Türkiye’de tavuk sahipliği sıralamasında alt sıralarda olduğu tespit edilmiştir. Ördek, kaz ve hindi sahipliliği bakımından, Sivas ilinin Türkiye’de yine alt sıralarda yer aldığı tespit edilmiştir. Bunun en önemli sebeplerinden biri, ilde kanatlı hayvan üretimi yapan modern üretim çiftliklerinin yeteri sayıda olmamasıdır. Tablo 1.4: 2003 Yılı tibarı Sivas’taki Kanatlı Hayvan Ve Arı Kovanı Sayıları
2003 YILI TAVUK SAYISI (ADET) S VAS VE LÇELER 704,425 ÖRDEK SAYISI (ADET) 24,020 KAZ SAYISI (ADET) 31,270 H ND SAYISI (ADET) 86,000 ARI KOVANI SAYISI 140,183

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

17

1.3.3. Sivas’taki Büyükbaş-Küçükbaş Hayvanların Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Sivas ilinin hayvan varlığının önemli kısmını, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar oluşturmaktadır. Bu hayvanların Sivas’ın ilçelerine göre dağılımları cinslerine göre ayrıca ele alınmıştır. Büyükbaş hayvanlar tek bir cins altında incelenirken, küçükbaş hayvanlar koyun cinsleri ve keçi cinsleri olarak ikinci bir ayrıma tabi tutulmuştur. Büyükbaş hayvanların cins ayrımında ırkları, yaşları, erkek veya dişi olmaları ayırt edici özellik olmaktadır. Küçükbaş hayvanların cins ayrımında da bu kıstaslar geçerli olmaktadır.

1.3.3.1. Koyunların Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Tablo 1.5 incelendiğinde Sivas’ta koyun varlığının beş ilçede yoğunlaşmış olduğu gözlenmiştir. 55.210 adet ile Gürün ilçesi 1. sırada 50.430 adet ile Kangal ilçesi 2. sırada 45.300 adet ile Yıldızeli ilçesi 3. sırada 43.350 adet ile Merkez ilçe 4.sırada ve 41.420 adet koyun sayısıyla Şarkışla ilçesi 5. sırada gelmektedir. Gürün, Kangal, Yıldızeli, Şarkışla ve Merkez ilçelerinin arazi yapıları koyun beslenmesine uygun bir yapıya sahiptir. Bu arazi özelliği küçükbaş hayvan sayılarının bu ilçelerde fazlalaşmasını sağlamıştır. Bununla birlikte koyun eti tüketim tercihinin olmuştur. Tablo 1.5’te 2003 yılı itibarı ile Gürün ilçesinin 45.010 dişi koyun sayısı ile 1. sırada, bu ilçeye en yakın dişi koyun mevcuduna sahip ilçenin ise 22.000 adetle Kangal ilçesi olduğu görülmektedir. Dişi koyun mevcudunun bu ilçede fazla olması bu ilçede damızlık küçükbaş hayvancılığının diğer ilçelere göre daha yoğunlaştığını göstermektedir. Gürün ilçesinin diğer ilçelere göre küçükbaş hayvan sütünü en fazla elde edildiği ilçe olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. bu yörelerde fazla olması da küçükbaş hayvan sayılarının artmasında önemli etken

18

Sivas linde küçükbaş hayvanların ismine halk arasında davar denilmektedir. Bazen küçük baş hayvanlara cins ve yaş ayrımı yapılmadan genel olarak koyun da denilmektedir. Tablo 1.5’te görüldüğü üzere koyunlar yaş ve cinslerine göre ayrıma tabi tutulmuştur. Koyunlar altı aylık olana kadar erkek kuzu ve dişi kuzu olarak adlandırılmış, 1-2 yaş aralığında erkek koyun erkek şişek, dişi koyun ise dişi şişek olarak adlandırılmış. Yine 24 ayı yani 2 yaşını dolduran dişi koyun sadece koyun adı ile adlandırılırken, 2 yaşını tamamlamış erkek koyuna koç denilmiştir. Tarım il müdürlüğü kayıtlarına da halk arasındaki bu adlandırılma şekilde geçilmiştir. Tablo 1.5: 2003 Yılı tibarı Sivas’taki Koyun Sayılarının Cinslerine Göre lçelere Dağılımı
LÇE ADI KUZU (ERKEKDŞ ) 6 AY 8,300 400 0 0 220 55 180 0 0 0 13,500 2,000 0 60 430 15,350 2,500 TOPLAM 42,995 TOKLU (ERKEKDŞ) 6-12 AY 7,450 500 5,000 7,102 175 8,000 175 4,900 1,350 1,150 4,750 3,000 520 10,010 3,100 3,380 2,000 62,562 KOYUN C NSLER Ş ŞEK KOYUN (ERKEK +24 AY –D Ş ) 12 YAŞ 10,700 16,600 250 4,000 3,000 100 5,000 100 2,400 3,870 900 8,500 2,000 2,800 11,320 2,900 6,650 1,300 65,790 800 8,000 8,200 254 11,000 490 45,010 6,800 3,000 22,000 3,000 14,000 18,995 4,615 19,350 2,700 182,814 KOÇ +24 AY HER YAŞTAN TOPLAM 43,350 2,000 17,150 17,152 784 24,605 1,005 55,210 12,310 5,250 50,430 10,400 17,870 41,420 11,495 45,300 9,300 365,031

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA

300 50 150 850 35 550 60 2,900 290 200 1,680 400 550 1,035 450 570 800 10,870

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

19

1.3.3.2. Kıl Keçisinin Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Tablo 1.6 incelendiğinde Sivas’ın kıl keçisi varlığı bakımından düşük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Divriği ilçesi tek başına Sivas ilinin kıl keçisi varlığının %50’sine yakınının üretmektedir. Divriği yöresinin coğrafik koşullarının diğer ilçelere göre kıl keçisi üretmeye uygun olması bunun en büyük sebeplerindendir. Küçükbaş hayvan varlığı içerisinde kıl keçisinin sayısı Türkiye genelinde de düşük seviyededir. Sivas ilinde kıl keçisi etinin tercih edilmemesi keçi üretimini azaltmaktadır. Tablo 1.6: 2003 Yılı tibarı Sivas’taki Kıl Keçisi Mevcudu KIL KEÇ S
LÇE ADI
OĞLAK (ERKEKDŞ ) 6 AY ÇEB Ç (ERKEKDŞ) 6-12 AY GEZDAN (ERKEK –D Ş ) 12 -24 AY KEÇ +24 AY TEKE +24 AY HER YAŞTAN TOPLAM

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM

110 0 0 0 0 100 15 0 0 0 400 500 0 320 20 174 500 2,139

85 0 30 5,100 0 100 25 330 25 420 350 800 165 260 80 90 550 8,410

180 0 20 1,800 0 50 0 180 58 0 75 200 240 180 230 140 500 3,853

230 0 50 4,300 0 400 45 745 240 400 1,100 500 1,340 745 81 278 500 10,954

15 0 4 620 0 60 5 70 25 30 50 50 25 20 10 18 150 1,153

820 0 104 11,820 0 710 90 1,325 349 850 1,975 2050 1,770 1,525 421 700 2,200 26,509

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

20

1.3.3.3. Saf Kültür Irkı Sığırların Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Tablo 1.7 incelendiğinde Sivas’ta Saf kültür ırk hayvan varlığının

Sivas

merkez, Şarkışla, Koyulhisar, Gemerek, Zara ve Yıldızeli ilçelerde yoğunlaştığı görülmektedir. Saf kültür ırkı büyükbaş hayvanların canlı ağırlıkları yerli ve kültür melezi hayvanlarına göre fazladır. Bu hayvanların dağlık, mera alanlarında yayılmaları ağır bedenlerinden dolayı zor olmakta, ayrıca sarp yerlerde ağır vücutlarını hareket ettirmeleri zor olduğundan dolayı halk arasında saf kültür ırkı hayvanlar için “Bu hayvanlar fazla yaylıma gelmez” tabiri kullanılmaktadır. Tablo 1.7: 2003 Yılı tibari Sivas linin Saf Kültür Irkı Büyükbaş Hayvan Mevcudunun lçelere Dağılımı SIĞIR (SAF KÜLTÜR)
LÇE ADI
ERKEK (DANA BUZAĞI ) 12 AY DŞ (DANA BUZAĞI ) 12 AY TOSUN 12-24 AY DÜVE 12-24 AY NEK +24 AY BOĞA +24 AY ÖKÜZ +24 AY HER YAŞTA TOPLAM

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM

950 50 40 20 125 200 0 150 187 55 55 650 140 162 50 410 710 3,923

1,140 50 35 25 110 250 0 135 192 50 50 350 180 176 80 790 800 4,415

320 85 10 35 55 150 0 0 285 0 0 750 110 340 0 65 410 2,631

730 85 30 40 125 500 0 150 325 300 300 650 160 600 60 540 1,200 5,585

3,145 100 50 100 250 2,980 0 480 565 700 700 1,350 1,100 3,127 200 1,150 1,700 17,372

145 100 2 10 20 120 0 20 44 8 50 350 80 45 10 20 50 1,074

0 30 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0 30

6,700 470 167 230 685 4,200 0 935 1,598 275 1,155 4,100 1,770 4,450 400 2,975 4,870 34,980

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

21

1.3.3.4. Kültür Melezi Sığırların Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Tablo 1.8’ de görüldüğü gibi Sivas’taki kültür melezi büyükbaş hayvan sayısı saf kültür ırkı hayvan sayısının 5 katı civarındadır. Saf kültür ırkı büyükbaş hayvanlar halk arasında yaylıma gelmediklerinden dolayı ve bu hayvanlar hassas yapılı hayvanlar olarak nitelendirilmişlerdir. Bundan dolayıdır ki Sivas ilinde kültür melezi hayvanlara çevreye uyumlu ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olmaları üreticiler tarafından tercih sebebi olmuştur.

Tablo 1.8: 2003 Yılı tibarı Sivas’ın Kültür Melezi Irkı Büyükbaş Hayvan Mevcudunun lçelere Dağılımı SIĞIR (KÜLTÜR MELEZ )
LÇE ADI
ERKEK (DANA BUZAĞI ) 12 AY DŞ (DANA BUZAĞI ) 12 AY TOSUN 12-24 AY DÜVE 12-24 AY NEK +24 AY BOĞA +24 AY ÖKÜZ +24 AY HER YAŞTA TOPLAM

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM

3,300 850 350 400 320 750 100 1,100 1,650 450 155 400 160 340 340 4,900 7,600 23,165

4,750 850 350 600 285 500 250 1,200 1,915 700 160 350 212 915 660 8,100 1,700 23,497

280 850 250 152 55 1,500 250 200 2,310 500 140 750 1,444 690 400 2,150 1,000 12,921

9,900 850 1,100 640 135 800 170 1,000 2,800 1,600 450 1,500 1,800 1,815 800 5,520 4,200 35,080

27,500 525 2,860 670 635 4,300 1,050 3,970 5,580 1,500 6,700 2,500 6,300 11,378 1,760 11,050 5,300 93,578

320 525 50 180 85 150 50 130 220 100 230 250 130 49 40 310, 500 3,319

0 50 0 0 0 0 0 0 0 0 0 250 0 38 0 0 0 328

42,750 3,650 4,610 2,242 1,195 7,250 1,770 6,500 12,825 4,400 7,680 5,600 9,886 14,885 3,660 27,130 12,700 168,733

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

22

1.3.3.5. Yerli Sığırların Cinslerine Göre lçelere Dağılımı

Yerli ırk hayvan mevcudu zamanla giderek azalmakta, yerini kültür melezi ve saf kültür ırkı sığırlar almaktadır. Bu durum Sivas hayvancılığı için sevindirici bir durumdur. lerideki yıllarda Sivas’ta yerli ırk hayvan kalmayacaktır.Yerli ırk sığır üretilmesinden vazgeçilmenin en büyük sebebi et ve süt verimlerinin düşüklüğüdür. Örneğin bir saf kültür ırkı erkek dana günde 1.250-1.500 gram canlı ağırlık artışını gerçekleştirirken, yerli bir dananın aynı şartlarda beslenmesi dahilinde ancak 500800 gram canlı ağırlık artışı sağlanabilmektedir. (Özçelik 1996:154) Tablo 1.9: 2003 Yılı tibarı Sivas’ın Yerli Irk Büyükbaş Hayvan Mevcudunun lçelere Dağılımı SIĞIR (YERL VE D ĞER)
LÇE ADI
ERKEK (DANA BUZAĞI ) 12 AY DŞ (DANA BUZAĞI ) 12 AY TOSUN 12-24 AY DÜVE 12-24 AY NEK +24 AY BOĞA +24 AY ÖKÜZ +24 AY HER YAŞTA TOPLAM

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA

830 150 250 1,000 320 350 252 40 170 200 40 110 900 640 160 2,340 300 8,052

1,640 150 606 1,100 762 300 378 25 210 350 100 65 920 150 200 3,800 300 11,076

610 150 300 220 250 850 365 0 185 800 75 200 2,450 240 100 825 200 7,820

760 150 990 1,040 85 400 250 0 315 1,200 500 150 1,670 400 260 3,120 600 11,890

7,420 150 1,000 2,500 1,250 1,070 1,600 600 1,670 1,200 2,750 300 4,800 1840 1,006 6,200 600 35,956

40 40 20 240 45 30 70 0 25 150 125 0 710 69 0 0 80 1,644

20 10 0 0 85 0 0 0 40 0 0 0 0 261 0 0 20 436

11,320 800 3,166 6,100 2,797 3,000 2,915 665 2,615 3,900 3,590 825 11,450 3,600 1,746 16,285 2,100 76,874

TOPLAM

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

23

1.3.3.6. Kanatlı Hayvan Ve Arı Kovanı Sayılarının lçelere Göre Dağılımı

Tablo 1.10 incelendiğinde, Kangal ilçesinin 252.000. adet toplam kanatlı hayvan sayısı ile birinci sırada geldiği görülmektedir. Kangal ilçesini 104.450 kanatlı hayvanla Şarkışla ilçesi izlemektedir. Kangal ilçesindeki 252.000 adet toplam kanatlı hayvan içerisinde 175.000 tavuk(yumurtacı) en çok sayıda olan kanatlı hayvan olarak görülmektedir. Tablo 1.10’da arı kovanı sayılarına bakıldığında, Sivas ilindeki toplam 131,138 arı kovanının bulunduğu görülmektedir. En fazla kovana sahip olan ilçenin de 25000’i fenni 175’i ilkel kovan ile Zara ilçesi olduğu görülmektedir. Zara ilçesini 17.062 fenni, 100 ilkel kovanla Divriği ilçesi takip etmektedir. Tablo 1.10: 2003 Yılı tibarı Sivas’ın Kanatlı Hayvan Ve Arı Kovanı Mevcutları
LÇE ADI MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM KANATLI (ADET)
TAVUK (BRO LER) TAVUK (YUMURTACI) H ND ÖRDEK KAZ TOPLAM

ARI KOVANI (ADET)
LKEL KOVAN FENN KOVAN TOPLAM

9,500 1,000 2,050 2,550 0 500 4,050 10,000 1,400 2,000 12,500 3,800 5,000 9,700 5,000 0 0 69,050

164,500 4,000 16,075 19,650 2,750 8,000 4,300 33,000 18,500 3,00 175,000 20,000 15,000 85,000 6,000 40,600 20,000 635,375

4,250 2,000 3,500 850 0 1,000 900 3,500 800 300 35,000 400 1,500 5,500 3,000 5,500 18,000 86,000

2,450 0 0 0 0 150 360 130 450 110 15,000 300 200 650 250 470 3,500 24,020

3,000 0 2,040 0 0 200 420 85 375 250 14,500 350 750 3,600 1,000 700 4,000 31,270

10,700 7,000 23,665 23,050 2,750 9,850 10,030 10,030 21,525 5,660 252,000 24,850 22,450 104,450 15,250 47,270 45,500 845,715

0 0 30 100 17 0 0 20 20 0 340 0 0 190 0 35 175 927

10,700 1,400 320 17,062 2,112 2,826 1,050 9,700 6,705 14,500 1,600 15,100 8,231 2,500 2,000 9,400 25,000 130,258

10,700 1,400 350 17,162 2,129 2,826 1,050 9,720 6,725 14,500 1,940 15,100 8,231 2,690 2,000 9,435 25,175 131,183

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

24

lkel kovan ağaç dalıyla örülen sepet şekli verilmiş ve üzeri kille sıvanmış bir tür kovandır. Geçmiş yıllarda ekonomikliği yüzünden bu kovanlar kullanılmıştır. Günümüzde bu kovanların sayısı ve kullanımı gittikçe azalmıştır. lde toplam ilkel kovan ayısı 2003 yılı itibari ile 927 adet olarak belirlenmiştir. Yine 2003 yılı toplam fenni kovan sayısı ise 130.258 adet olarak belirlenmiştir. Zara, Divriği, Koyulhisar ve mranlı ilçelerinde arıcılık yaygın olup bu ilçelerdeki kovan sayılarının toplamı, ilin toplam kovan sayısının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Sivas ili bal üretimi açısından Türkiye içerisinde ilk sıraları zorlamaktadır. Ayrıca Zara balının Türkiye’de tescil edilmiş kalite ve özellikte olması, ilde arıcılığın gelişmesinde, büyük bir etken olmuştur. Arıcılık konusunda tarım il müdürlüğünün, geçmişten bu güne kadar verdiği kurslar, Sivas arıcılığının gelişmesinde önemli rol oynamıştır.

Sivas ve yöresinin, iklim ve coğrafi özelliklerinden dolayı yaz ayı ile birlikte dağları çiçeğe bürünmektedir. Diğer illerde arıcılık yapan arıcılar, yaz ayının gelmesiyle arılarını Sivas yöresine getirmektedirler. Bu durum Sivas’ta arıcılığın gelişmesi sağlamıştır. Haziran aylarının sonlarına doğru, özellikle Muğla ve Ordu illerinden gelen arıcılar Sivas ilinin Divriği, mranlı bölgesi ve Sivas merkez ilçe çevresini tercih etmektedirler (Mahiroğulları 1999:35).

Arılarını beslemek için Sivas yöresine gelen Muğlalı ve Ordulu arıcılar genelde arıcılık konusunda uzmanlaşmış arıcılar olmaktadır. Bu arıcılar o yörede arıcılık yapanları da arıcılık konusunda eğitmektedirler. Ayrıca bu arıcılar arı kovanlarını yerleştirdikleri yerleri o köyün muhtarlığından kiralamakta, böylece o köyün ekonomisine katkıda bulunmaktadırlar (Mahiroğulları 1999:38).

25

1.4. 2003 YILI S VAS L HAYVAN ÜRÜNLER
Sivas ilinin büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı itibarıyla Erzurum ilinden sonra ikinci sırada geldiğini vurgulamıştık. Sivas’ta üretilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar etleri ve sütleri için beslenmekte, bunun yanında bu hayvanlardan deri, yün, bağırsak ve boyuz gibi diğer ekonomik değeri olan ürünlerde elde edilmektedir. lde et ve süt ürünleri fabrikalarda işlenerek veya işlenmeden piyasaya sürülmektedir.

1.4.1. l Geneli Et Üretimi

Tablo 1.11 incelendiğinde kültür melezi hayvanlardan elde edilen et üretiminin 874.500 kg ile birinci sırada olduğu bunu ikinci sırada 348.800 kg ile yerli sığırlardan elde edilen et üretiminin ve üçüncü sırada 332.700 kg ile saf kültür ırkı sığırlardan elde edilen et miktarının takip ettiği görülmektedir. Tablo 1.11: 2003 Yılında Sivas linde Gerçekleştirilen Et Üretimi
C NS KOYUN KUZU KEÇ OĞLAK SIĞIR (SAF KÜLTÜR) SIĞIR – DANA (SAF KÜLTÜR) SIĞIR (KÜLTÜR MELEZ ) DANA (KÜLTÜR MELEZ ) SIĞIR (YERL ) DANA (YERL ) MANDA MALAK TOPLAM KAÇAK KES M VE KURBAN %10 GENEL TOPLAM KES LEN (ADET) 4,393 5,537 831 343 1,109 123 3,498 858 2,492 826 126 12 20,148 2,015 22,163 ORTALAMA KARGAS AĞ. (KG) 22 15 20 15 300 280 250 190 140 130 200 150 ÜRT M M KTARI (KG) 96,646 83,055 16,620 5,145 332,700 34,440 874,500 163,020 348,880 107,380 25,200 1,800 2,089,386 208,938 2,298,324

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

26

Sivas’taki büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimleri ilçelerde belediyeye bağlı bulunan mezbahanelerde yapılırken, Sivas il merkezinde ise; 3 adet et işleme merkezi ile ilde mevcut bulunan sucuk ve pastırma üreten işletmelerin kesimhanelerinde yapılmaktadır.

2000 yılına kadar Sivas il merkezinde, Sivas Belediyesine ait bir mezbahane bulunuyordu. Merkez ilçedeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimlerinin bir çoğu bu mezbahanede yapılıyordu. Bu mezbahane, zamanla şehrin büyümesiyle şehir merkezi içerisinde kalmış ve çevreye rahatsızlık vermeye başlamıştı. Bundan dolayı bu mezbahane 2000 yılında Sivas belediyesi tarafından yıkılmıştır. Sivas–Ankara yolu üzeri 14. km’de, 1986 yılında yapımı tamamlanmış, Et-Balık Kurumu bulunmakta idi. Bu kuruma ait arazi ve işletme binaları özelleştirme kapsamına alınarak 2001 yılında satılmıştır. Bu kurumu özelleştirme idaresinden satın alan, Sivas Kasaplar Derneği’ne kayıtlı kasaplardır. Daha önce belirtilen 3 adet canlı hayvan kesim yerlerinden birini de bu işletme oluşturmaktadır. Satın alınan Et-Balık Kurumu tesisleri, burayı satın alanlar tarafından henüz gerekli tadilatlar yapılarak modern bir görünüme ve modern kesim teknolojisine kavuşturulamamıştır.

1.4.2. l Geneli Süt Üretimi

Tablo 1.12‘de görüldüğü üzere, Sivas ilinde et üretiminde olduğu gibi süt üretiminde de kültür melezi ırkı ineklerin, süt üretim miktarında birinci sırada yer aldığı görülmektedir. Sivas ilinde toplam süt üretiminin yaklaşık %72’si kültür melezi ineklerden karşılanmaktadır. Sivas’ta saf kültür ırkı hayvanlardan karşılanan süt miktarının, saf kültür ırkı inek sayısının artmasıyla birlikte artması beklenmektedir. Sivas genelinde üreticilerin süt ineği sahiplik miktarı, Türkiye genelinde de olduğu gibi üretici alile başına, ortalama 3 adet inek civarında kalmaktadır. Dolayısıyla üretilen sütün, büyük bir miktarı ailenin öz tüketim ihtiyacını karşılamakta kullanılmaktadır. Sivas’ta üretici aile başına düşen inek

27

miktarının düşük olması süt maliyetlerini de artırmaktadır. Üretici aile başına düşen inek miktarı arttıkça, süt ve süt mamullerinin miktarlarında artış olacağı bir gerçektir. Tablo 1.12: 2003 Yılında Sivas linde Gerçekleştirilen Süt Üretimi
SAĞILAN ORTALAM ÜRET M M KTAR A VER M M KTARI (BAŞ) (KG) (KG) KOYUN 137,111 35 4,799 KEÇ 7,120 30 214 NEK (YERL ) 23,371 800 18,697 NEK (KÜLTÜR MELEZ ) 70,184 2,500 175,459 NEK (SAF KÜLTÜR) 12,160 3,500 42,561 MANDA 1,415 600 849 GENEL TOPLAM 251,361 242,579 Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004. C NS

Tablo 1.12’de 2003 yılı itibarı ile Sivas’ta 137,111 adet koyun bulunmasına karşın bu koyunlardan elde edilen süt miktarı yılda ancak 4.799 kg olduğu görülmektedir. Bu üretilen sütün birçoğu, sütü üreten üretici tarafından öz tüketimde kullanılmakta, süt işleme tesislerine ulaşmamaktadır. Koyunlardan çıkan sütlerin bir kısmı, sütü üreten üretici tarafından ilkel usullerle işlenmektedir. şlenen sütten peynir, yağ, yoğurt elde edilmekte, yine ilkel usullerle pazarlanmaktadır. Diğer süt veren hayvanlardan elde edilen süt miktarları da dikkate alınmayacak kadar az olduğu görülmektedir.

1.4.3. ldeki Süt Üretiminin lçelere Göre Dağılımı

Tablo 1.13’e bakıldığında, toplam süt üretiminde yıllık 64.360 ton ile Sivas merkez ilçenin birinci sırada, 30.488 ton ile Sarkışla ilçesinin ikinci sırada, 27.404 ton ile Yıldızeli ilçesinin üçüncü sırada geldiği görülmektedir. Sivas merkez ilçede 64.360 ton sütün yaklaşık %80’i kültür melezi ineklerden karşılanmaktadır. Şarkışla ilçesinde ise 30,488 ton sütün yaklaşık %69 u kültür melezi ineklerden karşılanmaktadır. Yıldızeli ilçesinde ise 27.404 ton sütün yaklaşık %75’i kültür melezi ırkı hayvanlardan karşılanmaktadır.

28

Bu sayfayaTablo 1.13 gelecek

Bu sayfayaTablo 1.13 gelecek

29

1.4.4. Kanatlı Hayvanların Ve Yumurta Üretiminin lçelere Göre Dağılımı Sivas’taki kanatlı hayvan mevcudunun, 2003 yılı itibarı ile cinslerine göre ilçelere dağılımı yapıldığında Tablo 1.14 ortaya çıkmıştır. Tablo 1.14 incelendiğinde kanatlı hayvanlar içerisinde tavuk sayısının toplam kanatlı sayısı içerisinde yaklaşık 705.000 adet ve %83 oranla birinci sırada bulunduğu görülmektedir. kinci sırada ise 86.000 adet ve %10 oranla hindi gelmekte %7 sini ise kaz ve ördek oluşturmaktadır. Türkiye genelinde tavuk sayısında önemli artışlar gözlenirken Sivas’ta bu görülmemiştir. Sivas’ta yumurtacı tavuk sayısının, broiler’in (etlik tavuk) yaklaşık 10 katı kadar fazla olması diğer dikkati çeken bir durumdur. Tablo 1.14: 2003 Yılı tibarı ile Sivas linde Mevcut Kanatlı Hayvanların Sayılarının Ve Yumurta Üretimlerinin lçelere Göre Dağılımı
TAVUK SAYILARI LÇE ADI
BRO LER (ADET) YUMURTACI (ADET) TAVUK YUMURTA SAYISI (ADET) ÖRDEK SAYISI (ADET) ÖRDEK YUMURTA SAYISI (ADET) KAZ SAYISI (ADET) KAZ YUMURTA SAYISI (ADET) H ND SAYISI (ADET) H ND YUMURTA SAYISI (/ADET)

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA TOPLAM

9,500 1,000 2,050 2,550 500 4,050 10,000 1,400 2,000 12,500 3,800 5,000 9,700 5,000 0 0 69,050

164,500 4,000 16,075 19,650 2,750 8,000 4,300 33,000 18,500 3,00 175,000 20,000 15,000 85,000 6,000 40,600 20,000 635,375

31,255,000 700,000 2,893,500 2,725,000 249,500 300,000 654,000 2,805,000 2,312,500 570,000 11,575,000 2,000,000 3,000,000 20,000,000 600,000 6,496,000 2,000,000 90,135,500

2,450 150 360 130 450 110 15,000 300 200 650 250 470 3,500 24,020

24,500 20,000 16,200 5,850 56,250 4,500 450,000 15,000 22,000 6,500 9,000 9,400 87,500 726,700

3,000 2,040 200 420 85 375 250 14,500 350 750 3,600 1,000 700 4,000 31,270

150,000 1,010 30,000 11,760 1,870 37,500 6,000 425,000 21,000 52,000 36,000 29,000 14,400 100,000 915,540

4,250 2,000 3,500 850 1,000 900 3,500 800 300 35,000 400 1,500 5,500 3,000 5,500 18,000 86,000

276,250 120,000 875 51,000 10,000 18,900 175,000 60,000 18,000 1,050,000 24,000 90,000 55,000 105,000 192,500 540,000 2,786,525

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

30

1.4.5. Arı Kovanı Ve Arı Ürünlerinin Üretiminin lçelere Göre Dağılımı

Tablo 1.15’te görüldüğü üzere, Sivas’ta bal üretiminde, kovan sayısı ile bal üretim miktarları arasındaki farklı sonuçlar dikkati çekmektedir. 15.100 kovana sahip olan Koyulhisar ilçesi yıllık 453 ton bal üretimi ile il de 1.sırada yer almakta 14.500 kovana sahip olan mranlı ilçesi 430 ton bal üretimiyle 2. sırada yer alırken kovan sayısı en fazla (25.000) olan Zara ilçesi 300 ton bal üretimiyle ancak 3. sırada yer almaktadır. Sivas iline bağlı 1268 tane köyünün var olduğunu söylemiştik; Tablo 1.15’te arı besleyen köylerin sayısı 834 tane olarak belirlenmiştir. Buradan Sivas ilinin köylerinin %65 ‘inde arıcılık yapıldığı sonucunu çıkarabiliriz. Tablo 1.15: 2003 Yılı tibarı Sivas lindeki Arı Kovanı Mevcutları le Bal Ve Bal Mumu Üretiminin lçelere Göre Dağılımı ve lçelerin Arıcılık Yapan Köy Sayıları
LÇE ADI MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA G.TOPLAM ARI KOVANLARI ESK USUL YEN USUL KOVAN KOVAN SAYISI SAYISI 0 10,700 0 30 100 17 0 0 20 20 0 340 0 0 190 0 35 175 1,400 320 17,062 2,112 2,826 1,050 9,700 6,705 14,500 1,600 15,100 8,231 2,550 2,000 9,400 25,000 ÜRÜNLER BAL BAL MUMU (KG) (KG) 158,000 31,600 19,000 480 238,868 52,550 23,612 24,150 80,000 134,100 430,000 44,000 453,000 132,000 40,800 35,000 190,000 300,000 850 400 5,200 0 200 0 0 5,700 20,000 2,600 15,000 0 1,310 1,000 0 4,500 88,360 ARI BESLEYEN KÖYLER N SAYISI 136 20 9 95 25 19 20 35 50 60 42 45 69 23 35 88 63 834

927 130,256 2,355,560 Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

31

1.4.6. Yapağı Ve Kıl Üretiminin lçelere Göre Dağılımı

Sivas ilinde üretilen hayvansal ürünlerden biri de yapağı ve kıldır. Koyundan elde edilen yapağı ilde yün olarak adlandırılmaktadır. lde yılda toplam yaklaşık 510 ton yapağı elde edilmektedir. Kıl üretimi ise 14 ton civarındadır. l’de en fazla yapağı Gürün, Şarkışla, Kangal, Yıldızeli ve Merkez ilçelerinden elde edilmektedir. En fazla kıl üretimi ise kıl keçisinin en fazla olduğu Divriği ilçesinde olmaktadır. Tablo 1.16 incelediğinde; yün üretim miktarının koyun sayısı miktarı ile paralellik gösterdiği görülmektedir. Tablo 1.16: 2003 Yılında Sivas linde Üretilen Yapağı Ve Kıl Üretiminin Hayvan Cinslerine Ve lçelere Göre Dağılımı
LÇE ADI
KUZU MEV. YAPAĞI ÜRT. (TON) KOYUN MEV. YAPAĞI ÜRT .(TON) KOÇ MEV. YAPAĞI ÜRT .(TON) TOP. YAPAĞI ÜRT.(TON) KEÇ MEV. KIL ÜRT. (TON)

MERKEZ AKINCILAR ALTINYAYLA D VR Ğ DOĞANŞAR GEMEREK GÖLOVA GÜRÜN HAF K MRANL KANGAL KOYULH SAR SUŞEHR ŞARKIŞLA ULAŞ YILDIZEL ZARA G.TOPLAM

8,300 400 0 0 220 55 180 0 0 0 13,500 2,000 0 60 430 15,350 2,500 42,995

4,150 200 0 0 110 28 90 0 0 0 6,750 1,000 0 30 215 7,675 1,250 21,498

34,750 1,550 17,000 16,302 529 24,000 765 52,310 12,020 5,050 35,250 8,000 17,320 40,325 10,615 29,380 9,000 311,166

52,125 2,325 25,500 24,453 794 36,000 1,148 78,465 18,030 7,575 52,875 12,000 25,980 60,488 15,923 44,070 9,000 466,749

300 50 150 850 35 550 60 2,900 290 200 1,680 400 550 1,035 450 570 800 10,870

600 100 300 1,700 70 1,100 120 5,800 580 400 3,360 800 1,100 2,070 900 1,140 1,600 21,740

56,875 2,625 25,800 26,153 974 37,128 1,358 84,268 18,610 7,975 62,985 13,800 27,080 62,588 17,038 52,885 11,850 509,987

1,030 0 225 13,670 0 295 45 1,413 415 384 1,742 2,418 1,715 1,612 421 704 2,102 28,191

515 0 113 6,835 0 148 23 707 208 192 871 1,209 858 806 211 352 1,051 14,096

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2004.

32

1.5. S VAS HAYVANCILIĞI HAKKINDA GENEL B LG

Sivas ili tarımsal ürün üretimi çoğunlukta olan, bundan dolayı da Türkiye’de tarım şehri olarak bilinen illerden biridir. l arazi büyüklüğü bakımından Türkiye’nin ikinci yüz ölçümüne sahiptir. Sivas hayvancılığının bugünkü durumu ve sorunlarına geçmeden önce, Türkiye hayvancılığının bugünkü genel durumuna göz atmak gerekir. Çünkü Sivas ili de Türkiye’nin bir ili olup, bugüne değin devlet tarafından uygulanan ve uygulanacak olan, tarım ve hayvancılık politikaların içine yer almıştır.

Tablo 1.17: Türkiye’deki Hayvan Sayıları le Sivas’taki Hayvan Sayılarının Karşılaştırılması
Yıl Sığır TÜRK YE 2003 10.765,000 S VAS 2003 280,587 Kaynak :D E yayınları, 2004. Manda 146,000 5,054 Koyun 28.492,000 365,031 Keçi 7.201,000 26,509 Tavuk 258.168,000 845,715

Tablo 1.17’de görüldüğü gibi Sivas ilinin hayvan sayıları, Türkiye hayvancılığı içerisinde büyük bir paya sahiptir. Özellikle büyükbaş hayvancılığında bu oran daha fazladır. Sivas ili tarım ve hayvancılık şehridir. Bu sektörde çalışan insan sayısı da hayli fazladır. Sivas ilinde üretilen hayvansal ürünlerden bazıları, 2003 yılının verilerine göre; toplam 68,516 ton peynir, 3,845 ton tereyağı ve 158,633 ton yoğurt olarak tespit edilmiştir(D E 2004:143). Türkiye genelinde olduğu gibi Sivas ilindeki tarım işletmeleri, hızlı nüfus artışı ve artan nüfusun tarım dışı sektörde istihdam edilmesi zorunluluğuna karşılık, bu sektörlerde iş gücü talebinin nüfus artışına uygun düzeyde artırılamaması; tarımın gelişim hızının nüfus artış hızını karşılamada yetersiz kalması ve miras yoluyla arazilerin ve sahip olunan hayvanların bölünmesi nedeni ile giderek küçülmüştür.

33

1.5.1. Büyükbaş Hayvancılığının Durumu

Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği denildiğinde, genellikle sığır ve manda yetiştiriciliği anlaşılır. Bu türlere bazen at ve deve de eklenebilir. Sığır, kutuplar hariç dünyanın hemen hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir. nsan ile sığırın birlikteliği oldukça eskidir. Bu birliktelikte sığır insanlar için sadece et, süt gibi besin maddeleri üretmekle kalmamış, çeki gücü, derisi, tırnağı,boynuzu ve gübresiyle de insanların hizmetinde olmuştur. Hatta bazı bölge ve topluluklarda sığır bir prestij unsuru olarak değerlendirilmiştir (Akman 1998:199).

Sığır, dünya süt üretiminin %88’ini yine dünya et üretiminin de % 25’ini tek başına sağlamaktadır. Dünya besin maddesi üretiminde bu denli büyük paya sahip olması sığırın birçok biyolojik avantajından kaynaklanır (Akman 1998 :200).

Şekil 1.2’de görüldüğü gibi Sivas’ta yeri ırk büyükbaş sayısı yıllar geçtikçe büyük bir azalma eğilimine girmiştir. Kültür melezi ve saf kültür ırk büyükbaş hayvan sayısında ise önemli artışlar ortaya çıkmıştır. 1985 yılından önce Sivas’ta kültür melezi ve saf kültür ırkı büyükbaş hayvan yok denecek kadar az iken 2003 yılında kültür melezi büyükbaş hayvan sayısı, yerli ırk hayvan sayısına ulaşmış, saf kültür ırkı büyükbaş hayvan sayısı da 60.000 adete çıkmıştır. 1996 yılında dünya genelinde ortaya çıkan deli dana hastalığının etkileri Sivas hayvancılığına da yansımıştır. Şekil 1.2’de görüldüğü üzere 1996 tarihinde büyükbaş hayvan sayısı üç cinste de azalış eğimine girmiştir. Bunun sebebi 1996’da uygulanan yanlış hayvancılık politikasıdır (Akman 1998:200). 1996 yılında devletin izin vermesi ile yurt dışından büyük miktarlarda canlı hayvan ve et ithali olmuştur. Bu ithalat büyükbaş hayvanların canlı ve et fiyatlarını düşürdüğünden yerli üreticiler büyük zararlara uğramışlardır. Ellerinde bulundurdukları besisi tamamlanmış hayvanlarını, yok pahasına kestirmek zorunda kalmışlardır (Akman 1998:220).

34

Şekil 1.2: Sivas Büyükbaş Hayvan Varlığının Irklara Göre Değişimi
310,000 260,000 210,000 160,000 110,000 60,000 10,000
1 9 98 2 0 02 1 9 85 1 9 86 1 9 87 1 9 88 1 9 89 1 9 90 1 9 91 1 9 92 1 9 93 1 9 94 1 9 95 1 9 96 1 9 97 1 9 99 2 0 00 2 0 01 2 0 03

Yerli

Kültür Melizi Saf Kültür

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, 2004.

Sivas ili sığır popülasyonunun

genetik kalitesinin yükseltilmesi amacıyla

Tarım ve Köy şleri Bakanlığının Tarım l Müdürlüğü personellerince bedelsiz yürütülen suni tohumlama çalışmaları 1995 yılında yapılan bir değişiklik sonucunda bedelli hale dönüştürülmüş, böylece özel sektör kuruluşları içinde çekici hale getirilmiştir. Bunun yanında “Köy Sığırcılığını Geliştirme Projesi“ kapsamında Sivas l Özel daresi kaynaklı 86 adet damızlık boğa çiftçiye dağıtılarak tabi tohumlama yönteminden de yaralanılmıştır. 1996-2003 yılı arasında Sivas ilinde yürütülen hayvan ıslahı çalışmalarının %67’sinde tabi tohumlama, %33’ünde ise suni tohumlama yöntemi kullanılmıştır.

Suni tohumlama ile kaliteli tosunlardan alınan spermlerle ineklerini dölleyen üreticilere, devlet tarafından bu ineklerden doğan buzağı başına prim ödenmesi uygulaması suni tohumlamayı son yıllarda daha cazip hale getirmiştir. Son yıllarda suni tohumlama için yurt dışından sperm ithali devletin yanında özel sektör tarafından da yapılmaktadır. Ülkemizde de kültür ırkı hayvanların sperm üretilmesi çalışmalarına hız verilmiştir (Koçel 2002:25).

35

1.5.2. Büyükbaş Hayvancılığında Et Üretimi

Sivas ili büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı sayısı bakımından Türkiye’nin ikinci büyük ili olmasına rağmen alt yapısı gelişmemiştir. Buna rağmen büyükbaş hayvan besiciliği Sivas merkez, ilçe ve köylerinde bir çok ailenin en önemli geçim kaynağını oluşturmaktadır. Besi hayvancığı ile uğraşan üreticilerin ahırlarına besiye aldıkları hayvanların sayıları, besi maliyetini düşürmek açısından, yeterince fazla sayıda değildir. Bu durum hayvan başına düşen,üretim maliyetlerinin yüksek olmasını beraberinde getirmektedir. Bunun yanı sıra Sivas’ta büyükbaş besi yapan işletmelerin büyük bir kısmı besiciliği; teknik koşullardan yoksun, havasız, karanlık ahırlarda yapmaktadır. Bütün bu olumsuz şartlar besi hayvancılığının karlılığını ve verimliliğini düşürmektedir (Tan 2000:147).

Sivas’ta besi hayvancılığını, bazı besiciler yalnız kış döneminde yapmaktadır. Bu dönem genellikle otların kuruduğu aylarda başlayıp yeni yılın otlarının yeşerdiği aylara kadar sürmektedir. Bunu tarih olarak yaklaşık izahı; eylül ayının ilk haftaları içerisinde hayvanlar ahıra bağlanır, nisan ayının son haftalarına kadar yaklaşık 7-8 ay, hayvanlar ahırlarda zincirlere bağlı olarak besiye alınır. Ahırlarda besiye alınan hayvanlar genellikle 1-2 yaş aralığındaki erkek sığırlardır. Bazı üreticiler kısır dişi düveleri de besiye almaktadır.

Sivas’ın il merkezine yakın il çevresinde irili ufaklı bir çok besi ahırı bulunmaktadır. Bu besi ahırlarında besiye alınan hayvanların bir kısmı devamlı besi ahırında kalırken bir kısmı daha öncede belirttiğimiz gibi yaylım bittikten sonra ahıra alınıp, besi yapılmaktadır. Sivas’ta besiye alınan hayvanların bir kısmı kurban bayramına endeksli olarak beslenmektedir. Örneğin 2005 yılında kurban bayramı 20 ocak tarihine gelmektedir. Dolayısıyla yaylım otlarının kurumasıyla, yaklaşık 9. ayın başlarında besiye alınmış hayvanlar, kurban bayramına kadar beslenecektir. Besi süresi yaklaşık 140 gün olacaktır. Kurban bayramı her yıl 11 gün geriye gelmekte olduğundan yaylımdan

36

besiye alınan hayvanların besi sürelerini her yıl 11 gün daha kısaltacağı anlamına gelmektedir.

Sivas’ta geçimlerini yalnız besicilikle sağlayan aile sayısı azdır. Genellikle Sivas’ta besicilik Türkiye’nin bir çok yöresinde olduğu gibi hem çiftçilik hem de hayvancılıkla uğraşan çiftçiler tarafından yapılmaktadır. Besicilikle uğraşan insanların bir kısmı da bu işi ikinci bir iş olarak yapmaktadır. Sivas il merkezi etrafında bulunan besi ahırlarının sahiplerinin büyük bir kısmı, ticaretle uğraşan kişilerdir. Genelde uğraştıkları ticaret dalı kasaplıktır, bunların çoğununda sunmaktadırlar. kasap dükkanı bulunmaktadır. Besledikleri hayvanları kendi işyerlerinde işleyerek satışa

Sivas’ın merkez ilçesinde, Şarkışla ve Zara ilçelerinde, diğer ilçelere göre besicilik daha yoğun olarak yapılmaktadır. Bu lçelerde besi hayvancılığının yoğunlaşmasının en büyük sebeplerinden biri de bölgede büyükbaş hayvan sayısının bol olması, bunun yanında yaylım arazilerinin genişliği, mera alanlarının diğer ilçelere oranla daha fazla olmasıdır. Besicilik büyük sermaye gerektiren bir iştir. Bu yörelerde yaşayan insanların gelir seviyeleri genelde hayvancılığının gelişmesinde etkisi büyüktür. diğer ilçelere göre daha yüksektir. Halkın gelir düzeyinin yüksek olmasının, bu yörelerdeki besi

Sivas besi üreticilerinin sorunları; Türkiye’nin

genelindeki besicilerinin

sorunuyla bir çok bağlamada aynı paralelliktedir. Farklı bir yanı Sivas’ta hayvan sayısının bu kadar çok olmasına rağmen besiciliğinin en önemli gider kalemini oluşturan besi yemi, pamuk küspesi, pancar küspesi ve kepeğin ilde yeterince üretilmemesidir. Sivas ilindeki besiciler bu ihtiyaçlarını diğer illerden, genellikle aracı tüccarlar arcılığı ile karşılamaktadırlar. Bu da daha pahalı yem dolayısıyla daha pahalı et maliyetine yol açmaktadır. Bazı besiciler besi süresince ihtiyacı olacak olan yemleri kendileri hazırlamaktadır. Yem hazırlamayı şu şekilde yapmaktadırlar: Harman zamanı genelde 8. ile 9. aylarda, besi yemi hazırlamak için gerekli malları (buğday,arpa,çavdar, yulaf, fiğ gibi) satın alarak bunu değirmenlerde öğüttürürler,

37

böylece besi yemini hazırlanmış olurlar. Bu hazırlanan karışım hiçbir teknik destek alınmadan besicinin kendi isteği ve sahip olduğu mallar dikkate alınarak yapıldığından verimliliği ve kalitesi düşük yemler ortaya çıkmaktadır.

Sivas’ta besicilikle uğraşan besicilerin büyük bir kısmı kesif yemi olarak, besi yemi üreten fabrikalar tarafından hazırlanan besi yemlerini piyasadan satın alarak kullanmaktadır. Bir kısım besiciler ise besi yemlerini, tarım kredi kooperatifleri vasıtasıyla karşılamaktadır.

Sivas’taki besicilerin büyük bir kısmı, besiye alacakları hayvanları; köylerdeki üreticilerden, ilçe pazarlarından ve devlet üretme çiftliklerinden karşılaşırlar, besiciler besiye alacakları hayvanları toplarken de bir kısım sorunlarla karşı karşıyadırlar; Örneğin her zaman besiye alınacak hayvanlar, besicinin almak istediği standartlarda piyasada hazır bulunmamaktadırlar. Bulunanlar ise besiciler tarafından yüksek fiyatlı bulunmaktadırlar. Son zamanlarda besiciler yerli ırk ve kültür melezi ırkı hayvanlar yerine kültür ırkı hayvanları besiye almayı tercih etmektedirler. Bunun başlıca sebebi ise kültür ırkı hayvanların günlük kilo artışlarının yerli ve kültür melezi ırklara göre daha fazla olmasından ileri gelmektedir. Sivas yöresinde besiye alınan kültür ırkı hayvanlar üç cinstir. Bu büyükbaş hayvan cinsleri; holstein friesian, montofon ve simental’dir.

Sivas ilinin ilçe hayvan pazarlarında kültür ırkı olarak çoğunlukla montofon ırkı hayvanlara daha sık rastlanmaktadır. Bunun sebebi ise Sivas ilinde Tarım l Müdürlüğü’ne bağlı Ulaş ve Hafik üretme çiftliklerinde bulunan montofon ırkı hayvanların düveleri geçmiş zamanlarda bölge halkına ihale ile satılmış, bu düveleri satın alan bölge halkı bu düvelerin yavrularını alarak çoğaltmış olmasıdır. Böylelikle, bölgede montofon ırkı büyükbaş hayvan yaygın hale gelmiştir. Holstein friesian ırkı büyükbaş hayvanlar ise daha sonraki dönemlerde il’e girmiştir. lk olarak 1980’li yıllarda holstein friesian ırkı büyükbaş hayvanlar, ilde süt inekçiliği ile uğraşan üreticiler tarafından Samsun ve Adapazarı illerinden getirilmiştir. Ayrıca 1990 yılından sonraki yıllarda, Sivas Tarım l Müdürlüğü’nün yurt dışından canlı hayvan

38

ithali ile Sivas bölgesine holstein friesian ve simental ırkı büyükbaş hayvan sayısı çoğalmıştır. Simental ırkı sığırlar kendi arasında iki türe ayrılmaktadır; bunlar kırmızı beyaz ve sarı beyaz simental ırk şeklindedir. Simental sığırların Sivas bölgesinde çoğalması 1993 yılından sonradır. Bu türün ithalinin hızlanmasıyla il’de simental kültür ırkı hayvan sayısı çoğalmıştır. Simental ırk büyükbaş hayvanların, Sivas yöresinde çoğunlukla süt sığırcılığından daha çok, besi sığırcılığı için tercih edilmektedir.

Sivas’ta bulunan Et-Balık Kurumu 2000 yılında özelleştirme kapsamında satılmıştır. Et-Balık Kurumu, Sivas’taki kasaplar tarafından oluşturulan bir ortaklık tarafından satın alınmıştır. Kasap ortaklar tarafından işletilen eski Et-Balık kurumu işetmesi satın alındığından bu güne kadar işletmenin önceki fonksiyonlarını artırıcı hiçbir hamlede bulunmamış, yalnızca ortaklarının mezbahanesi ve soğuk havası olarak işletme faaliyetlerini sürdürmüştür. Sivas yöresindeki besi işletmelerinin bir çoğu özelleşen Et-Balık kurumunun bugünkü durumundan hiç memnun değillerdir. Bunun nedenini ise hayvanlarını kesime getirdiklerinde güvenli bir ortam ve piyasayla karşılaşamamalarıdır.

Sivas ilinde besicilik geçmişten bu güne değin genelde bilimsellikten yoksun bir şekilde, eğitimsiz bakıcılar kullanılarak yapılmıştır. Tarım l Müdürlüğü bu konuda üreticilere yeterli eğitime yönelik çalışmalarda bulunmamıştır. Sivas’ta kesilen besi hayvanlarının çoğunun randımanının düşük olduğu da tespit edilmiştir. Bunun sebebi ise yeteriz ve kalitesiz beslenmedir (Sayar 2002:45).

Sivas’ta son yıllarda açık besicilik bilinçli besiciler tarafından rağbet görür hale gelmiştir. Sivas’ta ilk açık besicilik 1998 yılında Sivas merkez havalisinde bulunan Kazancı çiftliğinde yapılmıştır. O yıllarda işletmenin yetkilisine açık besiden memnun musunuz diye sorulduğunda? “gayet memnunuz, hayvanları dışarıda beslemek çok kolay sadece yemini veriyoruz, su devamlı önlerine bulunuyor, hayvanlar dışarıdayken daha iyi yem yiyorlar, hareket halinde olduklarından etlerinde yağ oranı da düşüyor, bakıcıların hayvanların altını

39

temizlemek, musurlarını temizleyip su vermek derdi de yok, yalnızca hayvanlara yem yetiştiremiyoruz” şeklinde ifade etmiştir. O yıldan bugüne kadar yıllar geçmiş olmasına rağmen açık besi yapan işletme sayısı beklenen kadar artmamıştır. Bunun nedenini araştırmak için bazı besi hayvanı üreticilerine açık besiyi tercih etmeme sebeplerini sorduğumuzda bize şöyle cevap vermişlerdir. ”Dışarıda hayvan mı beslenir, burası Sivas burada kışları hava sıcaklığı geceleri -40 dereceye kadar düşüyor. O sıcaklıkta dışarıda hayvan mı durur. Açık besideki hayvanları görüyoruz; pislik içinde yatıyorlar, hayvan artığının içinde besimi yapılır? Hangi hayvanın yem yediği de belli olmuyor, hayvanlar birbirleriyle vuruşup duruyorlar biz böyle besicilik yapmayız” diye ekliyorlar. Kısacası ilkel usulle yani kapalı havasız ahırlarda besiye devam etmeyi savunuyorlar.

1.5.2.1. Büyükbaş Besi Hayvancılığının Sorunları

Türkiye’de besicilerin sorunları Türkiye’ye ithal etin girmesiyle başlamış, bu durum bugüne kadar da devam etmektedir. Fakat besicilerin sorunları yalnız ithal etlerin ortaya çıkardığı fiyat düşüklüğü sorunu değildir, bunun yanında bir çok sorunları mevcuttur. Sivas ilindeki besicilerin sorunları; Türkiye genelindeki besicilerle bir çok temel konuda aynı iken bazı konularda diğer illerden farklılıklar göstermektedir. Sivas besicilerin sorunları araştırıldığında aşağıdaki sorunlar ortaya çıkmıştır: Köylüleri köylülükten çıkarıp, üretici çiftçi modelini alması için yeterli bilgi ve çalışmanın organizasyonlarının yapılmaması, yapılmış olsa da etkin uygulama alanı bulmamış olması, Besiciliğin, meslek olarak benimsenip, bilimsel olarak ve yeterli kapasitede yapılmaması, Besiciliği yapmak için, büyük sermaye sahibi olma gerekliliği,

40

Besiye alınacak kültür ırkı danaların fiyatlarının çok pahalı olması, Besiye alınacak kültür ırkı danaların, istenildiği zaman, istenildiği miktarda toplu bir şekilde bulunamaması, Besi kredisinin alınmasında karşılaşılan bürokrasinin, kredi almak isteyen besiciyi mağdur etmesi, hatta yıldırması, Sivas Ziraat Odasının besicilerin haklarını gözetip, onlara yeterince destek olmaması, Sivas Ticaret Borsasının canlı ve karkas et fiyatlarının belirlenmesinde görevini yeterince yerine getirmemesi, Canlı hayvan kg fiyatlarının koşulları gözetilmeden belirlenmesi, Sivas Damızlık Sığır Yetiştiricileri Biriliğine kayıtlı bulunan üreticilerin ellerindeki besi danalarını değerlendirecek iletişimi oluşturulamamış olması, Sivas Tarım l Müdürlüğü yetkililerinin besicileri geliştirici faaliyet ve ziyaretlerde yetersiz kalması, Sivas’ta kaba yem üreticisi ile alıcısını bir araya getirecek piyasanın oluşturulamamış olması, bu piyasayı oluşturacak kurumlarında görevlerini yerine getirmemesi, Tarım l Müdürlüğü tarafından yapılan aşıların, istenilen zaman süreci içerisinde yapılmaması ve bu nedenle hayvan kayıpları yaşanması, gerekli birimler tarafından piyasa

41

l ve ilçelerde kurulan canlı hayvan pazarlarında Tarım Müdürlüğüne bağlı hiçbir yetkilinin bulunmaması,

l

Sivas Damızlık Sığır Yetiştiricileri birliği tarafından hayvan soy kütüğü kayıtlarını tutulması olayının ilçeleri de kapsayacak şekilde gerçekleştirilmemesi, Kurban bayramı zamanı kurbanlık hayvanların sevkinden haricen hiçbir genel sağlık taramasının ilde yapılmaması, Besicilik yapacakların ellerindeki hayvanları kestirinceye kadar finansman sıkıntısı çekmeleri, verilen yem kredilerinin de yeterli olmaması, l’de hayvan yemi fabrikası olamadığından; besi yeminin, nakliye ve vs nedenlerden dolayı pahalı olması, l’deki un fabrikalarının ürettikleri kesif yem olarak bolca kullanılan kepeğin, yeterli miktarda üretilmemesi; ilin kepek ihtiyacını da diğer illerden karşılamasını gerektirmekte olması, dolayısıyla kepeğin besicilere pahalıya mal olması, Besi çiftliklerine işinin ehli bakıcıların bulunmasında sıkıntılar çekilmesi, Piyasadaki, canlı hayvan et kesim fiyatlarının düşüklüğü, Veteriner hizmetlerinin pahalı olmasından dolayı besiciler hasta

hayvanlarına baktırmak için veterineri işletmelerine götürmekten ziyade hayvanın sorununu veterinere sözlü söyleyerek ilaç almaktadırlar. Dolayısıyla genelde veterinerlerin ilaç satan eczacılardan farkı kalmamıştır,

42

Besicilikte kullanılan ademin gibi geliştirici vitaminlerin pahalı olması, besicilerin hayvan sağlığı ilaçları hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması., Yem fabrikalarından alınan besi yemlerinin kalitelerinin standart ölçülerde olmaması, bazı ucuz yemlerin ise her parti üretimin de dahi içindeki karışımlarda farklılık göstermesi besiye alınan hayvanların verimlerini düşürmektedir, Besicilik yapan işletmelerin kesif yemlerinin çıkaracak, yeterli araziye sahip olmamaları, Kesime gelmiş 10 adetten fazla besi tosununun hepsini birden aynı zamanda alacak et tüccarlarının ilde az sayıda olması, hayvanlarını satmak isteyen üreticilere sıkıntı oluşturmaktadır, l merkezinde 140 civarında kasap bulunmaktadır, bu kasaplara satılan hayvanların paralarını peşin veya zamanında satın alınamaması, ildeki kasaplara güvensizlik doğurmakta olup, besiciliği caziplikten çıkarmaktadır, Sivas Ziraat Odasının, Sivas besiciliğini geliştirmek adına besicilere yönelik herhangi hizmet sunmamaktadır, Sivas’ta kimler besicilikle iştigal ediyor, bu bir meslek dalı mıdır? yoksa önüne gelen parası olan insanların yaptığı meslek midir? bu mesleğin uzman bir şekilde yapılması gerekliliğin, hiçbir kamu ve kuruluşça denetlenmemesi, Sivas ve ilçelerindeki hayvan pazarlarının yetkililer tarafından yeterince denetlenmemesi,

43

Besicilik de kullanılan pancar küspesinin, şeker fabrikası bulunan il ve ilçelerde ucuz olması; Sivas’ta şeker fabrikası bulunmadığından genellikle besiciler tarafından Tokat’ın Turhal ilçesindeki şeker fabrikasından nakit para ile satın alınmakta ve getirilmektedir. Bu da besi maliyetini artırmaktadır, lde besiciler için kepek üretecek yeterli miktarda un fabrikası

olmadığından besicilikte kullanılan kepeğinde büyük bir kısmı da komşu Kayseri ilinde bulunan un fabrikalarından getirtilmektedir. Dolayısıyla besicilerin vazgeçilmez katkı maddesi kepek de et üretim maliyetini artırmaktadır, Açık besiciliğin, yeterince rağbet görmemesi, bu konuda kapalı besi yapanların yeterince bilgi sahibi olmamaları, Besi hayvancılığına alınan hayvanların sigortalarının pahalı olması, bu yüzden besi kredisi alan besiciler haricine genelde besi hayvanlarına sigorta yapılmamaktadır. uğramaktadır, Besiye alınmadan önce yayılan hayvanların çevreye zarar vermesi, ilçelerdeki ahırların çoğunun şehir merkezlerinin içersinde olmasından dolayı, çevreyi kirletmesi ve rahatsız etmesi, Sivas’ta yalnız hayvancılık sektörünün yer aldığı bir organize bölgenin ilçeler dahil olmak üzere faaliyete geçirilmemiş olması, Sivas ili ve ilçelerini büyük köy imajından kurtaramamaktadır, lde hala besicilikle uğraşanların çoğunluğunu eğitim ve öğretim düzeylerinin düşüklüğünden dolayı hayvancılık konusunda çıkan bilimsel yayınlara ilgisiz kalmaları, Salgın hastalıklarda besiciler büyük kayıplara

44

Tarımsal yayım çalışmalarında kadınlar ihmal edilmiştir. Özellikle hayvancılıkla ilgili tüm işlerin kadınlar tarafından yapılıyor olmasına rağmen; suni tohumlama ve hayvan besleme gibi önemli konularda kadınlara yönelik eğitim çalışmaları bulunmamaktadır (Kaya 2002:23). ldeki hayvan barınakları genellikle dar, karanlık ve havasızdır, burada beslenen hayvanların verimlilikleri düşük, hastalığa yakalanma riskleri büyük olmaktadır, 57. Hükümet döneminden itibaren küpe, pasaport uygulaması ile kayıtlı sisteme geçilmiştir. Ancak Sivas bölgesine ran ve Irak'tan kaçak hayvan girişleri olmaktadır. Yüksekova'nın kayıtlı hayvan sayısı 20 bin olduğu halde 35 bin kaçak hayvan girişi olmuştur. Maalesef bazı siyası çıkarlar uğruna orada kesilen hayvanlar stanbul'a, Ankara'ya ve özellikle Milli Savunma Bakanlığının ihalelerini almış firmalara satılmaktadır. Daha önceleri Sivas bölgesinden besi sığırı satın alan firmalar kaçak etlerin ucuz olmasından 2002:45). Yukarıda sıraladığımız sorunların bir kısmı Sivas ilindeki besicilerin sorunları olurken bir kısmı da tüm Türkiye’deki besicilerin ortak sorunlarını oluşturmaktadır. dolayı taleplerini buralardan karşılamaktadırlar (Akman

1.5.2.2.Büyükbaş Besi Hayvancılığının Sorunlarına Çözüm Yolları ve Öneriler

Sivas besi hayvancılığını sorunlarını çözmede devletimizin bu konudaki kararlıklılarının ve politikalarının etkisi büyüktür. 1994-1998 yılları arasında izlenen yanlış politikalar bir çok besicinin ahırını kapatmasına neden olmuştur. Bu politikalar içerisinde ithal et ve ithal canlı hayvanın Türkiye’ye kaçak ve kanuni yollarla büyük

45

tacirler tarafından getirilmesi, besiciliğe vurulan kilitler olmuştur. Bu yüzden dolayı ki devletimizin bu konuda hassas davranması besicileri koruyucu davranması gerekmektedir. Besicilik köyden kente göçü engelleyecek bir iş kolu olmalıdır. Sivas’taki büyükbaş besi hayvancılığının sorunlarını çözme konusunda araştırma yapıldığında aşağıda sıralanan çözüm yolları ve öneriler ortaya çıkmıştır.

Avrupa Biriliği ülkelerinde hayvanların %85-95’i suni tohumlama ile dölleniyor bu ise Türkiye’de hala %10-15 arasında olmaktadır. Bu oranın artırılması 1999:12). Sivas’ta geçmişten günümüze kadar hayvancılıkla ilgili bir çok toplantılar, seminerler yapılmıştır. Fakat bir türlü gerçek üreticilere ulaşılamamıştır. Bundan sonra yapılacak seminer, toplantı, konferans gibi faaliyetlere bilakis üretimle içi içe olan üreticilerin katılımının sağlanması için çaba gösterilmelidir, Sivas ili, besi hayvancılığının sorunlarına çözüm getirilecek bir potansiyele sahiptir. bu potansiyel gerektiği gibi kullanırsa Sivas’a büyük ekonomik katkılar sağlayacağı kesindir. Sivas’ta kaba yem üretimine önem verilmelidir. Kaba yemin ete dönüşmesi ile elde edilecek net gelir oldukça büyüktür, Açık besi hayvancılığı desteklenmeli, müteşebbislerin bu türlü besiye geçmeleri sağlanmalıdır. Bu konuda başarılı olan işletmeler gezdirilmeli, besiciler açık besi konusunda bilgilendirilmelidir, için Tarım Bakanlığımız tarafından etkinlik sağlayacak organizasyonların yapılması gerekmektedir (Sayın 2001:36), (Ataman

46

Et üreticilerinin kaba yemleri zamanında kolayca bulabileceği bir piyasanın oluşturulması için damızlık sığır yetiştiricileri birliği, Tarım il ve ilçe müdürlüklerinin ve ziraat odasının ortak çalışmalarda bulunması, Sivas merkezinde yem fabrikası ihtiyacı vardır. Eğer Sivas merkezinde kaliteli yem üreten bir fabrika olursa, besi yemi daha ucuz ve en az nakliye masrafı ödenerek tedarik edilebilecektir (Sivas Ziraat odası 2004:54). Besicilerin beside kullandıkları pancar küspesinin, Sivas besicilerine düşük bir fiyatla Turhal şeker fabrikasından tedarikini sağlanacak girişimler başlatılmalıdır, Sivas Ticaret Borsası tarafından canlı hayvan kilogram fiyatlarını belirlenmesi bu fiyatın Türkiye piyasa koşullarına göre güncellenmesi sağlanmalıdır, ldeki kültür ırkı hayvan besiciliğinin artırılması için Tarım kaliteli tohumların getirilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesi, Sivas’tan diğer illere karkas et ticaretini geliştirmek için Sivas Ticaret Odası tarafından çalışmalar yapılmalı bu çalışmalara Sivas’taki besicilerin katılması sağlanmalıdır, Dış şehirlerden Sivas’a getirip satılan bazı besi yemlerinin kalitesi standartlara uygun değildir. Bu yemler ucuz olduğundan dolayı alıcı bulabilmektedirler. Sivas’ta satılmakta olan besi yemleri Tarım l Müdürlüğü tarafından denetlenmelidir, l

Müdürlüğü tarafından yapılan suni tohumlama çalışmalarının artırılması,

47

Tablo 1.18: Kaba Yemlerin Hazm Olabilir Proteine Göre, Ete Dönüştürülmesi le Elde Edilen Gelir Dağılımı
Kaba yemin cinsi Kuru madde oranı % Hazm Protein oranı % Dekara verim(kg) Dekara verime karşılık et miktarı (kg) 1 kg et için gerekli kaba yem miktarı(kg) Ot olarak satıldığında elde edilecek gelir (TL) Ete dönüştürülmüş olarak satıldığında elde edilecek gelir) (1kg et 7,000,000 TL)

Yonca Mısır silajı Korunga Adi fiğ Macar fiğ

90 28,4 90 90 90

10,5 1,3 15,5 14,5 21,1

598 4158 468 300 300

1809 1615 1225 1310 900

330,5 284,5 382 229 333

149,500 1,263,000,000 166,320 1,130,500,000 93,600 90,000 90,000 857,500,000 917,000,000 630,000,000

Kaynak:Tarım Bakanlığı Yayınları, 2004, s.124.

Ürün Yonca

2004 Yılı kg/ satış fiyatı 0,25 YTL 0,2 YTL 0,04 YTL 0,3 YTL 0,3 YTL 5,00 YTL Tablo 1.18’de görüldüğü üzere yonca ve mısırın et üretimine katkısı oldukça yüksektir. Bir dekardan elde edilen yonca kültür hayvanlarının besisinde kullanıldığında 1615 kg et oluşumu sağlamaktadır. Bu etin karkas fiyatının 2004 yılı fiyatlarına göre 7 milyon olduğunu dikkate aldığımızda 1.263,000,000 TL’lik bir gelir ortaya çıkacaktır, lin hayvancılık potansiyelini geliştirmek, daha ucuza besleme kaynağı olan kaba yemden faydalanmak ve birim alandan daha fazla gelir elde etmek amacıyla hububat üretiminden vazgeçip, dekara daha fazla gelir getiren kaba yem üretiminin artırılmasıyla mümkün olacaktır. Bu durum aynı zamanda üreticilerin daha fazla gelir sağlanmış olacaktır. Yem bitkilerinin

Korunga Silajlık mısır Adi fiğ Macar fiğ Et karkas

48

ekim

alanının

artırılması

toprak

muhafazası

açısından

da

yararlı

görülmektedir (Sayın 2001:124). Ortak pazardan dolayı her yıl Türkiye’ye 19.500 ton et gelmektedir. Devlet besiciliği destekleyecek politikalar uygularsa bu etin parası Türkiye’de kalacaktır (Dellal 2003:25). Ziraat bankasının besicilere, hayvan başına verdiği kredi miktarı artırılmalı, bürokrasi engelleri minimum seviyeye indirilmelidir, Besi kredisi alan besiciler krediyi veren kurum tarafından objektif olarak ve rutin denetlenmeli ve bilgilendirilmelidir, Ziraat Bankası tarafından verilen kredilerde besicilere önce hayvanınızı alın sonra kredi verelim diyen bir politika izlenmektedir. Canlı hayvan piyasasında hayvanlar genelde peşin satılmaktadır. Bir besicinin ahırı boş ve hayvan alacak parası yoksa kredi almadan besiye başlayamaz . Bu yüzden kredi talebinde bulunan besicilere kredi verilirken hayvan alım parasının önceden verilmesi veya verilecek kredinin en az %50 sinin peşin verilmesi faydalı olacaktır (Durmuş 2004:26). Hayvanların hastalığa yakalanma riskini azalmak için ahır temizliğine önem verilmeli, ahırların havadar olması sağlanmalıdır, Besiye alınacak danaların cinsine dikkat edilmeli yüksek verim alınmak isteniliyorsa dana maliyetleri pahalı olsa da kültür ırkı hayvanlar tercih edilmelidir, Sivas’ta mera arazileri toplam arazilerin %42,4’ünü teşkil etmektedir. Meralardan etkin bir şekilde yararlanılmalıdır. Bu meraların çoğunluğu köy arazilerinin içerisindedir. Bundan dolayı Tarım l Müdürlükleri ile köy

49

muhtarlıkları arasında meraların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayacak organizasyonlara diğer üst kurumlarca da destek verilmelidir, Besicilerin besiye alacakları hayvan bulma sıkıntısını ortadan kaldırmak için damızlık dana üreten işletmelerinin kurulması ve kalkınması da desteklenmelidir, Devlet tarafından Sivas’ta besiciliğe verilecek düşük faizli krediler yeni işletmelerin açılmasını var olan işletmelerin daha da büyütülmesini beraberinde getirecektir. Dolayısıyla ilde istihdam alanı yaratacak, işsizliği ve göçü azaltacaktır, Besicilerin ortak sorunlarından biri de besledikleri hayvanları besinin bitiminde hepsini birden bir çırpıda satamamaları sorunu olduğunu söylemiştik. Bu sorun besiciler için hayvanı verimli beslemek kadar önemli bir sorundur. Bu sorunu çözmek için serbest piyasa ekonomisi şartları dahilinde Kasaplar Derneği, tarafından aralarında besicilerinde yer alacağı bir komisyon oluşturularak bir et alım ve satım merkezi kurulmalı gerekirse bu bir şirket haline getirilmeli, l ve ilçelerdeki canlı hayvan pazarlarına gelen hayvanlar Tarım il ve ilçe müdürlüğü veterinerleri tarafından devamlı kontrol altında tutulmalıdır. l ve ilçe hayvan pazarların temizliği ve düzeni için belediyelerde üzerine düşen görevleri yerine getirmelidirler, Sivas il ve ilçelerine kaçak hayvan girişini kesmek ve kontrol altına almak gerekli kontrol ve denetimlerin yapılmalıdır, Sivas il ve ilçelerindeki hayvan kesim yerlerinde hijyenik şartların yerine getirilmesi için sağlık müdürlüğü elemanları tarafından sıklıkla denetilmeli, eksiklikler tamamlatılmalıdır,

50

Sivas’ta besicilik yapan tüm üreticilerin çevre dostu olması gerekir. Hayvan atıklarının çevreye ve hayvanlara verdiği zararları önlemek için bu atıkların kontrol altına almalılar. Ahır içi ve ahır dışı temizliğe önem vermelidirler,

1.5.3. Büyükbaş Hayvancılığında Süt Üretimi

Sivas ilindeki yıllık süt üretim miktarları 2003 yılı itibariyle Tablo 1.13’te verilmişti. Bu tabloyu incelediğimizde şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Sivas ilinde sağılan ineklerden, 70.184 adetle kültür melezi ineklerin birinci sırada, 23.371 adetle yerli ırk ineklerin ikinci sırada, 12.160 adetle saf kültür ırkı ineklerin üçüncü sırada geldiği görülmektedir. Kültür melezi ırkı ineklerin ortalama yıllık süt verimlerinin 2.500 kilogram, yerli ırkı ineklerin yıllık süt verimlerinin 800 kilogram, saf kültür ırkı ineklerin yıllık süt verimlerinin de 3.500 kg olduğu görülmektedir.

Sivas’ta kültür melezi ırkı ineklerin sayılarının Tablo 13’te de görüldüğü üzere diğerlerine oranla çok fazladır. lerideki yıllardaki beklentiler ise saf kültür ırkının artması, yerli ve kültür melezi ırkının oranın azalması yönündedir.

Sivas ili genelinde büyükbaş hayvanların birim başına düşen süt verimlerinin zamanla arttığı gözlenmiştir. Bunun nedeni ise sığır populasyonundaki genotip değişimdir. Bu değişim devam etmektedir. Avrupa birliği ülkelerinde 2000 yılında ortalama süt verimi inek başına 5.500kg’dır. Türkiye genelinde kültür ırkı ineklerde yıllık süt verimi 4.080kg Sivas’ta kültür ırkı ineklerde ise bu verimlilik ancak 3.000kg’dır. Türkiye genelinde kültür melezi ırklarda yıllık ortalama süt verimi 2.448kg iken Sivas’ta ise 2000kg dir. Yine Türkiye genelinde yerli ırkların yıllık ortalama süt verimi 816kg iken Sivas’ta ise 600kg’dır. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere Sivas ilinde tüm büyükbaş ırklarının süt veriminin Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir.

51

Sivas ilinin süt üretimi Tablo 1.13‘te de görüldüğü gibi genel toplam olarak 242.578 ton’dur. Bu üretimin 237.545 tonu büyük baş hayvanlarda 5.033 tonu ise küçük baş hayvanlardan karşılanmaktadır. 237.545 ton büyük baş hayvan sütünün hayvan ırklarına göre dağılımı ise şöyledir. Saf kültür ırklardan 42,.561 ton, melez ırklardan 175.459 ton, yerli ırklardan 18.697 ton, mandalardan 849 ton olmuştur. Buradan şu sonuç çıkmaktadır. Sivas ilinde melez ırklardan elde edilen süt toplam süt üretiminin yaklaşık %75’ini karşılamaktadır. Saf kültür ırkı hayvanlarsa toplam süt üretiminin yaklaşık %18’i karşılanmakta, %7’sini ise diğerleri oluşturmaktadır. Sivas’ta saf kültür ırkı hayvan sayısı diğer kültür melezi ve yerli büyükbaş hayvanlara göre daha azdır.

Sivas’ın 242.578 ton süt üretimiyle, Türkiye süt üretimindeki payı yaklaşık %3’tür. Sivas’ta üretilen sütün çoğunluğu il içerisinde tüketilmektedir. Sivas Tarım l Müdürlüğü verilerine göre her yıl Sivas’a diğer illerden 4.6 bin litre süt girişi olmakta ilden dışarı illerle ise her yıl 0.14 bin litre süt çıkışı olmaktadır. Sivas’ta üretimi gerçekleştirilen sütlerin ancak %2’si süt işleme tesislerinde işlendikten sonra tüketime sunulmakta %98’i ise öz tüketim olarak tüketilmektedir. Sivas’ta süt işleme tesisi sayısı dört adettir. Bu işletmelerin 3 tanesi il merkezinde 1 tanesi ise Şarkışla ilçesindedir. Sivas il merkezinde olan süt işleme tesisleri Ulaş Süt- Yoğurt Sanayi , Tuğba Akabe, ve Er Süt’tür. Şarkışla ilçesinde olan süt işleme tesissinin adı ise Maksutlu Süt’tür (Sivas Master Planı 2001:56)

Sivas’ta yalnız süt üretmek için kurulmuş süt inekçiliği ahırı sayısı çok azdır. Sivas Tarım l Müdürlüğü tarafından, Sivas’ta mevcut süt ineği sayısını ve verimini artırmak için 1996 yılında yurt dışından damızlık düve ithal edilmiştir. thal edilen düveler Sivas’taki çiftçilere uygun ödeme şartıyla ile dağıtılmıştır. Lakin bu düvelerin bir çoğu, yetersiz beslenmeden, bölgeye intibak sağlayamamışlardır. Bu düveler ya beslenip kesilmiş ya hastalığa yakalanarak telef olmuş yada yetersiz besleme sonucu sağlıksız danalar alınarak üretime devam edilmiştir.

52

Sivas’ta saf kültür ırkı büyükbaş hayvanların sayısını artırmak için Sivas Tarım l Müdürlüğü ve lçe Müdürlükleri tarafından bir çok çalışmalar yapmıştır.ılıyor yine Sivas’ta 1997 yılında damızlık sığır üreticileri birliği kurulmuş olup bu birlik tarafından da saf kültür ırka ulaşmak için çalışmalar yapılmaktadır. Amaç daha fazla süt ve et verimi sağlayan hayvan ırkına ulaşmak böylece hayvanlardan alınan et ve süt verimini artırmak hem ülke hem de il ekonomisine katkıda bulunmaktır.

Türkiye’de Damızlık sığır yetiştiricileri birlikleri 1994 yılından itibaren illerde devletin desteği ile Damızlık Sığır Yetiştiricileri birlikleri oluşturulmaya başlanmıştır. Birinci proje olarak zmir, Manisa, Balıkesir, Uşak, Aydın, Denizli, Muğla, Isparta ve Burdur illerinde oluşturulan damızlık süt sığırı işletmelerine talya’dan ithal edilen 3250 baş damızlık gebe düve dağıtılmış, proje merkezi olan zmir’de soy kütüğü ve yayım ve informasyon servisi merkez büroları kurulmuş, buna paralel olarak her ilde yetiştirici yayım ve informasyon servisleri oluşturulmuştur. 1994 yılında sona eren bu proje’de de soy kütüğü uygulamaları, verim kontrolleri, yapay tohumlama, yayım hizmetleri ve sağlık hizmetleri devlet tarafından yürütülmüştür (Terlemez 2001:134).

Bu projeden bir yıl sonra yürürlüğe giren Alman hükümeti destekli Sığır Yetiştiriciliği Enformasyon Sistemi Projesi (GTZ)’nin esas amacı ise Türkiye’ye getirilen kültür ırkı sığırların genetik potansiyellerinin korunması ve geliştirilmesi için Türkiye şartlarına uygun bir enformasyon sisteminin kurulup geliştirilmesi ve bu sistemi yürütmek üzere özel bir yetiştirici birliği oluşturmaktır. Projenin normal olarak 1996 yılı sonunda bitmesi gerekirken bu süre yapılan görüşmeler sonucu 31 aralık 1999 yılına kadar uzatılmıştır. Bu proje ile Türkiye’de ilk defa damızlık sığır yetiştirmek amacı ile özel örgütlerin kurulması başlatılmıştır. Böylece bu projenin uygulandığı illerdeki işletmelere ilave olarak anafi projesine dahil illerdeki damızlık süt sığırcılığı işletmeleri de bu projeden esinlenmişlerdir. Bu iki proje kapsamına giren illerdeki Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliklerinde soy kütüğüne kayıtlı ineklerin laktasyon sayıları ve ortalama laktasyon verimleri (305 gün) 1996 yılı

53

itibariyle Tablo 19’da verilmiştir. Sivas ilinde süt veriminin aşağıdaki ilerliden süt verimi en düşük olan ilden bile ortalama hayvan başına bir ton düşük verim alındığı görülmektedir (Terlemez 2001:136).

Tablo 1.19’da görüldüğü üzere 17 il’de 1137 tane Damızlık Sığır yetiştiricileri Birliğine kayıtlı işletme mevcuttur. Bu işletmelerde toplam 4111 Holstein Friesian ineği bulunmaktadır. Mevcut 17 ilin, laktasyonunun ortalama süt verimi 5.434 kg’dır

Sivas süt üreticilerinin süt sanayisine ürettiği süt oranının %2 olduğuna değinilmiştik. Sivas’taki yeterince süt işleme tesislerinin olmayışı dolayısı ile rekabet ortamının sağlanamaması da süt sanayine kazandırılan süt miktarını artıramamıştır. Sivas merkez ilçe dışındaki işletmelerde ise Şarkışla Maksutlu süt işleme tesisinin haricinde hiçbirinde süt işeme tesisini olmayışı bu ilçelerde de süt inekçiliğinin gelişmesine engel teşkil edecek ortamları beraberinde getirmiştir. ilindeki süt işleme tesislerine vermekle bulmuşlardır. lçelerden Gemerek ve Şarkışla ilçelerinde bulunan süt işletmeleri ise çareyi, sütlerini Kayseri

Sivas’ta süt işleme sanayisinin gelişmemiş olması, süt üretimini artırmak için uygulamaya konan projelerin amaçlarına ulaşmasını engellemiştir. Dolayısı ile proje uygulamaları sonucu süt sanayisine kazandırılan süt miktarında beklenen artış olmamıştır (Terlemez 2001:245).

54

Tablo 1.19: Anafi Ve GTZ Projeleri Kapsamına Giren ller Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri Soy Kütüklerine Kayıtlı Laktasyonlar Ve Süt Verimleri Damızlık Yet.Bir. Antalya Aydın Balıkesir Burdur Bursa Denizli Edirne Eskişehir Isparta zmir Kırklareli Konya Manisa Muğla Sakarya Samsun Toplam şletme Sayısı 15 154 76 42 193 15 86 36 15 147 119 33 42 26 47 47 1137 Laktasyon Sayısı 45 431 55 240 948 135 156 111 100 711 314 273 244 67 18 108 4111 Süt Verimi (kg) 4.492 5.347 6.538 5.431 5.457 6.262 4.885 4.299 5.634 6.053 4.970 4.639 6.028 5.719 4.333 4.005 5.434

Kaynak: Anonim, 1996. Sığır Yetiştiriciliği Enformasyon Sistemi Projesi Uzatıldı. Türk Holstein Friesian Yetiştiricileri Dergisi sayı 12, 1996,s..216.

55

1.5.3.1. Süt Hayvancılığının Sorunları

Sivas ilinde büyükbaş süt hayvancılığı yapan üreticilerinin yaşadığı sorunlar araştırıldığında aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sivas’taki süt üreticilerinin sorunlarının başında, tüm Türkiye’de olduğu gibi düşük süt fiyatları ve pahalı yem fiyatları gelmektedir, lde damızlık olacak verimi yüksek saf ırk inekleri bulmak çok pahalıya mal olmaktadır, l ve lçe Tarım Müdürlükleri tarafından yapılan suni tohumlama tohumların taze olmaması gibi sebeplere amacına ulaşmamakta bilinçli üretici bile bundan dolayı mağdur kalmaktadır, Sivas genelinde saf ırk hayvanların dahi süt verimleri Türkiye ortalamasının altında kalmıştır. Bunun ana sebeplerinden biri yetersiz beslenmedir, Hayvan barınakları sağlıklı değildir. Besi sığırcılığında olduğu gibi süt ineklerini beslendiği ahırlarda genelde havasız ve karanlıktır, Süt üreticilerinin sermaye yetersizliklerinden dolayı inek sayılarını artıramamaktadır, Sivas’ta süt inekçiliği süt yemine dayalı olarak yapılmakta bu da üretilen sütün maliyetini artırmaktadır, lde bulunan süt işletmeleri, süt üreticilerinin süt üretimlerini artırıcı faaliyetlerde bulunmamaktadır. Bu durumda süt sanayine kazandırılacak süt miktarı artırmamaktadır, aksine azaltmaktadır,

56

Çayır ve meralardan yeterli ölçüde yaralanılmamaktadır, Süt miktarını artıcı silaj yapımı uygulamaları ilde yeterince gelişmemiştir (Akman 2002:145). Sivas genelinde ineklerin süt sağma makinelerinin pahalı olmasından dolayı el ile sağılmaktadır, l genelinde saf kültür ırkı inek sayısı istenilen düzeye ulaşmamıştır, Sivas Damızlık Yetiştiriciler Birliği görev ve faaliyet alanını genişletememiştir. Sivas’ta bir çok köyde mevcut bulunan süt üreticilerine hiçbir hizmet götürülememiştir, Soy kütüğü kayıtları konusunda yapılması gereken hassasiyetler

uygulanmamaktadır, üreticiler bu konuda yeterince bilgilendirilmemektedir, Süt işetmelerine verilen sütün karşılığı olarak Sivas Ziraat Bankası tarafından ödenmesi gereken destekleme ödemeleri zamanında yapılmamaktadır, Süt işleme tesislerinin sınırlı olması, bunlarında kendi aralarında rekabet ortamını oluşturmayıp tam tersine anlaşma ortamıyla düşük fiyattan üreticilerden süt almak istemeleri süt üreticilerinin süt üretme heveslerini kırmaktadır, lde ürettiği sütü mahalle aralarında, semt pazarlarında pazarlayan üreticiler gayet fazladır, bu durumda sağlıksız koşullarda süt satışları da ortaya çıkmaktadır,

57

l genelinde ineklerin çoğu kadınlar tarafından el ile sağılmaktadır, sütler el ile sağıldığı için eli yormakta, sağılması gereken sütler sağılamamakta, bu da ineklerde meme hastalıklarına sebep olmaktadır, Küçük işletmelerde kullanılacak süt sağma makinelerinin fiyatlarının günümüz şartlarında 600-900YTL arasında değişmesi, gelir düzeyi düşük ve zaten hayvan sayısı az olan köylüler tarafından pahalı bulunmakta, bu yüzden hala el ile sağıma devam edilmektedir, Sivas genelinde köylerde bulunan inekler nisan ayının ortalarına doğru meralarda yaylıma çıkarılmaktadır. Çoğunlukla dişi ve erkek hayvanlar birlikte yayılmaktadır. Bundan dolayı kontrolsüz olarak inekler gebe kalmaktadır. Çoğunluklada bu nisan-mayıs ayı içerisinde olmaktadır. 4. ve 5. ayda gebe kalan inekler 9 ay sonra yani şubat ve mart aylarında yavrulamaktadırlar. Doğumdan sonra ineklerin süt verimleri yaklaşık mayıs ayından temmuz ortalarına doğru maksimum düzeyde olmakta daha sonra otların kurumasıyla düşüşler yaşanmaktadır. l genelinde bu durumdan dolayı 3. aydan 7. ayın ortalarına doğru süt bolluğu olmakta 8. ayla birlikte sütler azalmaktadır. Sütün bol olduğu aylar sütlerini bazı üreticiler süt fabrikalarına satmak için girişimlerde bulunmaktadır. Süt fabrikaları ise genelde 5.6. ve 7. aylarda sütün bol olması ve aksine o aylar içerisinde süt ve yoğurt tüketiminin düşük olmasından dolayı üreticinin elindeki sütü almak istememektedir veya üreticiye düşük fiyat önermektedir. Bu durumda üretici ya düşük fiyatı kabul edip süt fabrikasına sütü verecek veya sütü kendi bir şekilde değerlendirmeye çalışacaktır. Bu olumsuz durum yalnız Sivas’ta değil, tüm Türkiye’de önemli bir sorundur, Süt hayvancılığının olmazsa olmazı olarak kabul edilen silaj yem üretimi yok denecek kadar azdır. Hayvanlar yazın neredeyse hiç yem vermeden yalnızca yaylımla beslenirken kışın ise çoğunlukla üretici çiftçi ise elinde bulunan arpayı öğütüp veya kırdırıp birazda kepek satın alarak beslemekte, arazisinden çıkan ürün yeterli değilse besi yemi kepek ve pamuk

58

küspesi satın alarak hayvanlarını beslemekte bu da sütün maliyetini artırıcı bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır, Süt üreticilerinin ahırlarının birbirlerinden uzak olması süt toplama maliyetini artırmaktadır, Çiftçilerin ellerinde bulunan saf kültür ırkı hayvanlar yetersiz beslenmeden dolayı daha kolay hastalığa yakalanmakta hayvan kayıpları ortaya çıkmaktadır, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği damızlık süt ineklerine sahip üyelerinin ürettiği sütü değerlendirmeleri için bölgede üretilen sütlerin toplanması ve pazarlanması konusunda faaliyet göstermemektedir, Damızlık hayvanları satın alabilecek bir piyasa, il genelinde oluşmamıştır. Ayrıca damızlık hayvan üretimi konusunda üreticiler bilgiden yoksun kalmışlardır, l’de Tigem’e bağlı Ulaş ve Hafik süt üretim işletmeleri mevcut iken, Hafik Tarım ve Hayvancılık işletmesi var olan geniş arazi ve teknik ahırlarına rağmen yanlış idare ve işetme yapısından dolayı yıllardır zarar etmekte olup, sonunda 2004 yılında bir özel sektöre 40 yıllığına çok cüzi bir fiyatla kiraya verilmiştir. Ulaş Tarım ve Hayvancılık işletmesi ise yıllardır aynı kapasiteyle çalışmakta olup, üretim kapasitesini artırıcı bir gelişme gösterememiştir, l genelinde süt üreten çitçiler sütlerin bol olduğu aylar peynir ve tereyağ üretimi yaparlar. fakat bu imalat, evlerde atadan kalma ilkel usullerle olmaktadır. l’de mandıra şeklinde modern usullerle peynir, tereyağı yapan işletmeler oluşmamıştır,

59

Devlet köylülere kooperatif

kurmaları halinde çok düşük faizli

krediler verirken, Sivas ilinde bu kredilerden yeterince faydalanacak kooperatifleşeme hareketleri oluşmamıştır, l’de mevcut olan süt fabrikalarının sütü, kendi illerindeki

üreticilerinden satın alma çabalarının olmaması, süt ihtiyaçlarının fazla olduğu zamanlarda ise diğer illerden daha pahlıya tedarik etmeleri ildeki üreticileri olumsuz etkilemektedir, Tarım ve Köy şleri uygulanmaya konulmuş ama Bakanlığı tarafından Sivas hayvancılığını gerekli denetim ve bilgilendirilmeler

geliştirmek adına bir çok proje geliştirilmiş, bu projelerin bir çoğu yapılmamıştır. Bundan dolayı üreticilere verilen bir çok damızlık hayvan hastalığa yakalanarak telef olmuş veya süt verimleri beklenilen düzeyde olmadığından kasaplara kesim için satılmıştır, Sivas ilinde profesyonel bir şekilde süt üretimi ve pazarlamasını

yapan örnek işletme sayısı yok denecek kadar azdır, Süt inekçiliği yapan işletmelerin, yonca, korunga ve mısır ekim alanları yeterli değildir, işletmelerin çoğunluğu süt inekçiliğinde saman ve kendi ürettiği veya satın aldığı süt yemini kullanmaktadırlar. Bu durum sütün maliyetini artırmak da ayrıca süt verimini de düşürmektedir, Süt toplama tanklarının ilin hiçbir bölgesinde mevcut değildir. Süt fabrikaları süt tankı yerleştirme maliyetini üstlenmek istememektedirler, Süt ineği besleme, bakma yönünden üreticilerin yeterince bilgi ve deneyime sahip olmamaları,

60

1.5.3.2. Süt Hayvancılığının Sorunlarına Çözüm Yolları Ve Öneriler

Sivas ilindeki mevcut ineklerin ortalama süt verimi, Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Sivas ilindeki mevcut süt ineği ırkı ile süt verimi yüksek bir ildeki süt ineği ırkı arasında hiçbir farklılık olmasına rağmen, Sivas’taki ineklerin süt verim miktarının düşüklük olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmalar bu sonucun hayvanların yedikleri yemlerden kaynaklandığı ortaya koymuştur. Durum sadece yetersiz ve kalitesiz beslenmeden değil yukarıda da sıralanan daha bir çok sebepten ortaya çıkmaktadır. Araştırmalar sonucu Sivas’taki büyükbaş süt hayvancılığı ile uğraşan üreticilerin sorunlarına çözüm önerileri aşağıda sıralanmıştır.

Araştırmalara göre sadece halk arasında bilindiği gibi mısır silajı yapılmadığı buğday silajı, arpa silajı, çayır otu silajı ve yonca silajı yapılmaktadır. Sivas ili geniş buğday ve arpa ekim alanlarına sahiptir. Sivas köylüsünün bir çoğu geçimini buğday ve arpa üreterek sağlamaktadır. Üretici tarlasından elde ettiği buğday ve arpayı doğrudan değil de silaj yaparak süt hayvanlarına yedirseler süt verimlerinin büyük ölçüde artacağı yapılan deneyler sonucu kanıtlanmıştır. Tablo 1.20’de mısır silajı ile diğer silajların karşılaştırılması yapılmıştır. Sivas ili genelinde süt üreten işletmelerde suni tohumlamanın yaygınlaştırılması gerekir. Bu tohumlama yapılırken hayvanlar farklı zamanlarda suni tohumlama yapılmalı bu şekilde hayvanların bir kısmı gebe iken diğerlerini yüksek verimde süt vermeye devam etmelidir. Böylece işletme için örneğin bahar aylarında süt bol iken güz aylarında süt azlığı olmayacak her ay ürettiği süt miktarları birbirine yakın olacaktır.

61

Tablo 1.20: Mısır Silajı le Diğer Silajların Karşılaştırılması
Mısır Silajı Buğday Silajı* Arpa Silajı Çayır otu Silajı Yonca Silajı

Kuru madde Ham Protein NDF ADF Nişasta ME MJ/kg KM pH

356 79 367 223 239 10.5 3.8

555 152 459 309 258 9.8 4

362 80 512 300 223 9.6 4.2

270 151 546 326 7 10,4 3.8

340 194 495 4 8 4

Kaynak: Durmuş ÖZTÜRK,”Süt Sığırlarının Beslenmesinde silaj Kullanımının Etkinliğinin Artırılması”, Türkiye-Hollanda, Besi ve süt Hayvancılığı Sempozyumu 12 Haziran 2001, Ankara

Tablo 1.20 incelendiğinde buğday silajının mısır silajından daha yüksek verimlere yol açmış olduğu ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Sivas bölgesinde de en çok üretimi yapılan tahıl buğdaydır. Eğer Tarım l Müdürlüğü ve Tarım lçe Müdürlükleri tarafından üreticilere buğday silajı ve faydaları hakkında bilgi ve deneyim kazandırılırsa, Sivas’ta süt verimlerinin artacağı ortadadır. Baklagil ve çayır silajlarında bulunan protein rumende çok hızlı bir şekilde hidrolize olmakta fakat mikro-organizmalar açığa çıkan son ürün olan amonyağı mikrobiyal protein sentezinde kullanamamaktadır. Çünkü rumende yeterli miktarda hızlı fermente olabilen enerji kaynağı yoktur. Yukarıda bahsedilen, silajların bu karakteristikleri göz önüne alınarak yapılan beslemede, silajlar daha etkin bir şekilde kullanılabilmektedir. Süt ineklerinin beslenmesinde, rumende daha fazla mikrobiyal protein üretimi için mikroorganizmalara yeterince kullanılabilir. Enerjinin sağlanması yani kolay çözünebilir karbonhidrat içeren yemlerin verilmesi gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle; rumende enerji ve azot uygun bir şekilde mikroorganizmaların kullanımına sunulmalıdır. Aksi taktirde silaj içerisinde bulunan bazı besin maddelerinin kullanımında bir azalma meydana gelmekte buda süt üretiminde bir düşüşe neden olmaktadır (Dikmen :2001:25).

62

Kaliteli silajlar kullanıldığında sadece silaj verilerek yüksek miktarda süt elde edilebilmektedir. Fakat silajların daha etkin bir şekilde kullanılmaları için rasyona bazı kesif yemlerin katılması veya değişik yemlerden yapılan silajların karışım halinde süt ineklerine verilmesi önerilmektedir. Çünkü tek bir çeşit yemden yapılan silajlar enerji ve protein bakımdan dengeli değildir. Örneğin mısır silajı protein bakımdan baklagil ve çayır otu silajına göre daha fakir olmasına rağmen enerji bakımdan daha zengindir (Dikmen 2001:28). Sivas ilinin 1268 köyünde hala günümüze değin köylü olarak yaşayan köylülerimizi köylü özelliğinde çıkarıp, üretici çiftçi özelliğine getirmeli. Bunun için Tarım l ve lçe Müdürlükleri tarafından kooperatifleşmeyi sağlayacak yayınların yapılması, gerekirse köy muhtarlarıyla birlikte bu organizasyonu sağlamak adına toplantılar, seminerler düzenlemeli köylülerin bu organizasyonlara katılmaları sağlanmalıdır, Damızlık Sığır Yetiştiriciler Biriliği kurulmuş için çalışmalar yapmalı bu konuda üreticileri aydınlatmalıdır, Kooperatifleşmeye birlikte süt toplama tanklarının temini için girişimler yapılmalıdır. Süt pazarlama sıkıntısını çözecek organizasyonlar oluşturulmalıdır, Tarım ve Köy şleri Bakanlığı tarafından süt inekçiliğini destekleyici kanun ve kararlardan tüm ülkede olduğu gibi Sivas yöresindeki üreticilerin yeterince bilgisi olmamaktadır. Bu kanun ve kararlar Tarım l ve lçe Müdürlüklerine ulaşmaktadır. Bu müdürlüklerin vasıtasıyla köy muhtarlıklarına ulaştırılmalı ve bilakis köylülerin bir araya geldikleri köy kahvesi gibi yerlere de panolar oluşturularak bilgi paylaşımı sağlanmalıdır, Tarım l ve lçe Müdürlüklerine, Sivas süt hayvancılığını geliştirmek ve istenilen düzeye getirmek için çok iş düşmektedir. Bu nedenle bu ve kurulacak

kooperatiflere yörelerine uygun olan damızlık süt ineğin ihtiyacını karşılamak

63

kurumlarda

çalışan

idareci,

veterineri

ve

diğer

elemanların

daha

organizasyonlu bir çalışmaya girmesi gerekmektedir, Süt üretimine girişmek isteyen özel sektörün desteklenmesi için bürokrasi engellerinin kaldırılması sektörün yolunu açacaktır (Yılmaz 2002:65). Sivas’ta suni döllenmenin daha verimli yapılabilmesi için gerekli yatırımların yapılması gerekmektedir. Böylece daha verimli, kaliteli ırk hayvan üretilmiş olacaktır, Damızlık sığır yetiştiricileri tarafından soy kütükleri kayıtlarının gerçek bir şekilde ve kontrollü yapılması, damızlık sığır verimlerin kayıt altında tutulması için çalışmalara hız verilmelidir. Dış ülkelerden ile getirilen bir çok damızlık süt hayvanı bölgeye uyum sağlayamamış beklenilen verimler alınamamıştır. Hayvanlar yöreye uyum sağlayabilmesi için üreticilere bilgi verilmeli motivasyon süresini kısaltıcı önlemler alınmalıdır. Fabrikaların süt alım fiyatları son derece düşük kalmıştır. Hem üretici hem tüketiciyi korumanın tek yolu devlet desteğinin arttırılması ve usulsüzlüklerin önüne geçilmesi için ciddi bir denetim mekanizması oluşturulmasıdır (Çetin 2004:235). Ülkemizde kültür ırkı sığırlarda kalitesiz tohumların kullanılması sonucunda ırk özelliklerinin bozulmaya başladığını görmekteyiz. Kalitesiz tohumlara bir denetim getirilmesi damızlık ırkın ıslahını sağlayacaktır (Koyuncu 2004:15).

64

Hayvancılığın gelişimi için düşük faizli kredilerden veya KOB kapsamındaki kredilerden sektörün yararlandırılması bu yöndeki özel sektör yatırımlarını Sivas ilinde de artıracaktır (Durmuş 2004:45). Sivas, Türkiye’de en çok göç veren illerden birisidir. Süt hayvancılığına verilecek destek Sivas köylüsünün köyünde kalmasını sağlayacak, yazın tarlada çalışan diğer zamanlar iş bulmayarak boşta kalıp, bir türlü mevsimlik işsizlik yaratan Sivas köylüsüne yeni iş alanları oluşturulacak, hem üretim artırılmış olacak hem de işsizlere iş imkanı yaratılmış olacaktır, Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde Zara, Şarkışla ve Suşehri ilçelerindeki Meslek Yüksekokullarında Besicilik, Hayvan Sağlığı, Kanatlı Hayvancılık ve Arıcılık programları mevcuttur. Sivas’ta hayvancılık sektörünün gelişmesiyle birlikte bu programlardan mezun olacak öğrenciler sektörün ara eleman ihtiyacını karşılayacaktır, Tarımsal ve hayvansal üretimin geliştirilmesi, verimliliğin ve kalitenin artırılması amacıyla, T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince düşük faizli, azami 12 ay vadeli işletme kredisi kullandırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı memnuniyetle karşılanmıştır. Bu kararın bir an önce uygulanmaya konması ve Sivas’taki üreticilerin de bu düşük faizli krediden faydalanmalarının sağlanması (Karakuş 2004:25). Sivas ilindeki bir süt üreticisi ile örneğin Balıkesir bölgesindeki bir süt üreticisi de devletten aynı miktarda destek primi almaktadır. Balıkesir linin coğrafi koşulları, gelişmişlik düzeyi, iklimi, Sivas ilinden çok farklı düzeydedir. Bu yüzden devletin süt üreticilerine teşvik primi verirken sosyal ve ekonomik koşullarını gözeterek bu prim miktarlarını belirlemesi ildeki süt üreticilerini daha çok süt üretmeye teşvik edecektir,

65

Sivas ilinin süt üretim merkezi olması yeterli değildir. l’de üretilecek sütleri işleyecek yeni bir çok süt fabrikasının kurulması gerekmektedir. Bunun için il’de süt fabrikalarının kurulması cazip hale getirecek teşviklerin sağlanması gerekmektedir,

1.5.4. Küçükbaş Hayvancılığının Durumu

Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin Türkiye ekonomisinde özel bir önemi vardır. Toplam et üretiminin % 24.75'i, süt üretiminin % 12.35'si, deri üretiminin% 63.18'i koyun ve keçiden sağlanır. Son yirmi yıldır, bu üretim dallarında uygulanan olumsuz ekonomi politikaları ve diğer kimi etmenler, koyun ve keçi sayısında önemli düşüşleri ve üretimde gerilemeleri ortaya çıkarmıştır (Sarıhan 2003:54).

Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, genel olarak zayıf meralar ile nadas, anız ve bitkisel üretime uygun olmayan alanları değerlendirerek et, süt, yapağı, kıl ve deri gibi ürünlere dönüştüren bir üretim etkinliğidir. Türkiye'nin doğal kaynaklarının, özellikle çayır-meraların koyun ve keçi türlerine daha uygun oluşu, özellikle kırsal kesimdeki halkın tüketim alışkanlıkları gibi etmenler, küçükbaş yetiştiriciliği için uygun bir ortam yaratmıştır üretimden sağlanmaktadır. Bu durum, Türkiye’de tarımın büyük ölçüde bitkisel üretime dayalı olduğunu göstermektedir (Sayın 2001:54).

Türkiye’de tarım sektöründen elde edilen toplam hasıla 1997 yılı verilerine göre 5,204,047,986YTL’dir. Bunun % 68.29’u bitkisel üretimden, % 31.71’i hayvansal üretimden elde edilmiştir. Toplam hayvansal üretim değeri içinde küçükbaş hayvanlardan sağlanan üretim değeri % 18.44, büyükbaş hayvanlardan sağlanan üretim değeri %58.58, iken diğer hayvansal ürünlerin elde edilen hasıla % 22.97’dir. Bu veriler de Türkiye’de ve hayvancılığın büyük ölçüde büyükbaş hayvancılığa dayalı olduğunu göstermektedir (Terlemez 1999:123).

66

Sivas’ta küçükbaş hayvancılık denildiğinde koyun akla gelir. Sivas ilinde koyunların ilçelere Tablo1.5’e göre dağılımına bakıldığında toplamda 55,210 adetle Gürün ilçesi 1.sırayı almakta 2.sırayı 50.430 adetle Kangal ilçesi 3.sırayı 45.300 adetle Yıldızeli ilçesi 4. sırayı 43.350 adetle Merkez ilçe ve 5.sırayı 41.420 adetle Şarkışla ilçesi almaktadır. Tablo1.21’de Türkiye ve Sivas’ta mevcut bulunan küçük baş hayvan sayıları verilmiştir. Sivas’ta bulunan toplam koyun sayısı Türkiye’nin %1,2’si kadar, keçi sayısı ise %0,3’ü kadardır. Bu oranlar Sivas gibi Türkiye’nin en geniş arazilerinden birine sahip olan bir il için çok düşük sayılabilecek oranlardır. Tablo 1.21: Türkiye Ve Sivas Küçükbaş Hayvan Sayıları Hayvan Sayıları Türkiye Sivas
Kaynak:D E 2003.

Koyun 28.492,000 365,031

Keçi 7.201,000 26,509

2003 yılı itibarı ile Sivas’ta sahip olunan 365.031 adet koyun ve 26.509 adet keçiden elde edilen yıllık toplam süt miktarı 4709 tondur. Sivas’ta toplam 137.111 adet koyundan ancak bu kadar miktar süt elde edilmektedir. Bunu sağılan koyun başına hesaplarsak yıllık ortalama sağılan koyun başına 34kg süt üretimi düşmektedir bu rakam Türkiye ortalamasının altında bir rakamdır.

Tablo 1.22: Türkiye’de Küçükbaş Hayvanlardan Elde Edilen Ürünler Türkiye’de Toplam Türkiye’de Küçükbaş üretim (ton) hayvanlardan elde edilen (ton) Süt 10.082.010 1.036.116 10,28% Et 511.297 156.170 30,54% Deri 11.262.624 9.049.879 80,35% Yapağı 45.665 Kıl 2.887 Tiftik 571 Kaynak: D E, Tarımsal Yapı ve Üretim 1999, s. 47.

67

Tablo 1.22’de Türkiye’deki küçükbaş hayvanların hayvansal gıda ve ürün üretim verileri görülmektedir. Bu veriler incelendiğinde deri üretiminde Küçükbaş hayvanların büyükbaş hayvanlardan daha büyük bir yüzdeye sahip olduğu görülmektedir. Yapağı elde edilebilecek yegane hayvan olan küçükbaşlarda elde edilen toplam yapağı miktarının 45.665 ton gibi düşük miktarda olması dikkate değer bir rakamdır.

Geçmiş yıllarda Sivas’ın bir çok köyünde ortalama 2000 hatta 3000 adet koyundan oluşan sürüler mevcut iken, günümüzde bir çok nedenlerden dolayı koyun sayılarında büyük düşüşler olmuş. Bir çok köyde küçükbaş hayvancılık yok olmuştur.

Sivas ili küçükbaş hayvan yaylımı için uygun arazi yapısına sahiptir. Yaylımla beslenen koyunlar yaylım haricinde herhangi bir besiye tabi tutulmadan etlenebilmektedir. Sivas yöresinde hayvanların etine lezzet katan kekik gibi otlatın bolluğu dikkate de alındığında kaliteli et üretiminde üstünlükler ortaya koyabilecektir.

Sivas ili genelinde süt üretim miktarları içinde koyun sütünün payı % 9.46, keçi sütünün payı %2.89 ve sığır sütünün payı ise % 87.65’dir. Kırmızı et üretim değeri içinde koyun etinin payı % 22, keçi etinin payı % 2.75 ve sığır etinin payı da % 75.24’tür. Deri üretim değeri içinde ise koyun derisinin payı % 59.11, keçi derisinin payı % 4.07 gibi önemli düzeylerdedir. Sığır derisinin payı ise % 36.82’dir (Kaya 2004:58).

Sivas ilinde küçükbaş hayvanlarda genetik nitelikler büyükbaş hayvancılığına göre daha iyi durumdadır. Hükümet politikaları sonucunda beslenen keçi sayısı azalmaktadır. Gerek büyükbaş gerekse küçükbaş hayvanların yem temeli, verimsiz meralardan dolayı çok sınırlıdır. Hayvanlar ağırlıklı olarak zaten aşırı otlatma nedeniyle verimsizleşmiş ve genellikle orman sınırları içinde sayılan meralarda

68

otlatılmaktadır. Fabrika yemi kullanımı ise yok denecek kadar azdır (Akman 1992:25).

1.5.4.1. Küçükbaş Besi Hayvancılığının Sorunları

Bir zamanlar hayvancılığın merkezi ve kaynağı olan Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi maalesef terör eylemlerinden dolayı bu özelliğini yitirmiştir. Hayvan sahipleri can güvenliği tehlikesi nedeniyle mera ve yaylalara çıkamamıştır. Bunun sonucu, elinde bulunan büyük ve küçük baş hayvanlarını elinden çıkarmak zorunda kalarak batı bölgelerine yada can güvenliği tehlikesi olmayan büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu duruma maruz kalan Sivas ilinin Zara, Divriği ve Hafik ilçelerinde de hayvancılığın kaynağı kurumaya ve yok olmaya yüz tutmuştur. Hayvansal ürünlerde kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biri olan ve bununla da her zaman övündüğümüz ülkemiz de bir dönem gelmiş ve yurt dışından et ithal eder olmuştur (Özçelik 1996:41).

Türkiye’nin ve özellikle Sivas ilinin küçükbaş hayvancılığı sorunları araştırıldığında aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır.

Ülkemizin yaklaşık bir çok köyünde ve kırsal yöresinde yaşayan vatandaşlar dinlenildiği de "geçmişte bizim köyümüzde 10-15 sürü varken şimdi en büyük köyden 2-3 sürü ancak çıkar” ifadeleri küçükbaş hayvancılığının bugünkü durumunun kötüye gittiğini göstermektedir. Besi yeminin pahalı olması, hayvanları otlatacak meraların daralması, hayvan üretim maliyetinin yükselmesi ve hızla artan kırsal nüfus yoğunluğu nedeniyle tarım arazilerinin bölünmesi sonucu, gibi nedenlerle üretici köylü çoğu vatandaşlarda büyük şehre göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’de kaba yem kaynağı olan bu doğal vejetasyonun %3’ü (644.373 ha) ot biçmek suretiyle yararlanılan çayırlar, geri kalan %97’si ise (21.101.322 ha) hayvan otlatılmak suretiyle yararlanılan meralardır Ayrıca, bugünkü hayvan sayısı

69

dikkate alındığında kaba yem ihtiyacı 50 milyon ton iken, ülkemizde ancak 28 milyon ton üretilebilmektedir. Dolayısıyla, halkımızı besleyememekte ve et ithal etmek zorunda kalınmaktadır ( lkay 2003:85).

Sivas ili bilindiği gibi göç veren illerimizin başında gelmektedir. Daha önceleri köylerinde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan Sivas köylüsü koyununu satıp büyük şehirlere iş aramaya yönelmişlerdir. Tabi ki bu durduk yere ortaya çıkan bir eğilim değildir. Eğitime verilen önemin zamanla artması, çocukların eğitimi için köylerdeki okulların yeterli olmaması da göçü etkileyen sebepler arasında yer almıştır.

Teknolojikleşme ile pamuk ürünleri çoğalmıştır. Daha önceleri Sivas bölgesinde her evde yün döşekler, yorganlar kullanılırken, şimdilerde bunların yerini sanayi ürünü yatak ve yorganlar almıştır. Küçükbaş hayvanların yünleri önceleri daha değerli ve her evde bulunması gereken eşyaların temelini oluştururlardı. Zamanla yapısal sosyal ve ekonomik değişmeler tercihleri de değiştirmiştir. Önceden köyünde küçükbaş hayvanın yününü değerlendiren köylülerimiz şimdilerde ekonomik ve tercih değeri düşen yün üretimini de düşürmüşlerdir ( lkay 2003:92). Sivas ilinde küçükbaş hayvancılığının sorunlarını başında mera alanlarının verimsizliği gelmektedir. Mera ıslah çalışmalarını ilde yeterince yapılmaması hayvanların yaylım alanlarını daraltmaktadır. Büyükbaş hayvanlarda besi ve ahırda besleme yaygın iken küçükbaş hayvanlarda genelde otlatma ile besleme yaygındır. Fakat bu otlatmalar yaylım meralarının özellikleri bilinmeden bilinçsiz bir şekilde yapılmaktadır.

70

Şekil 1.3: Türkiye’de Küçükbaş Hayvanlarda Et Üretiminin Bölgelere Dağılımı

450 400 350

Üretim(bin ton)

300 250 200 150 100 50 0 1967 Ortakuzey Güneydoğu 1970 Ege Karadeniz 1980 1985 Marmara Ortadoğu 1990 Akdeniz Ortagüney 1995 Kuzeydoğu 1998

Kaynak: lkay DELLAL,Türkiye’de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Bölgesel Farklılıklar, 2004.

Şekil 1.3’te Güney Doğu Anadolu bölgesinin diğer bölgelere oranla küçük baş hayvan üretiminde önde olduğu gözlenmektedir. Fakat 1990 yılından sonra bu bölgede de üretimde düşüler gözlenmektedir. Bunu sebebi de 1990 yılından sonra o bölgedeki terör hareketlerinden kaynaklanmaktadır. Orta doğu bölgesi içerisinde yer alan Sivas ilinde de 1980 li yıllarda 200 bin civarında olan küçük baş hayvan sayısında düşüşler yaşandığı ortaya çıkmıştır. Küçükbaş hayvan sayısı tüm bölgelerde azalmıştır. Bunun sebeplerinde biride tüketici tercihlerden de kaynaklanmaktadır. Günümüzde tavuk eti de tüketici tercihlerini değiştiren, tüketicileri koyun eti tüketmek yerine tavuk tüketmeye çeken faktörlerden biri olmuştur.

71

Şekil 1.4:Türkiye’de Küçükbaş Hayvanlarda Veriminin Bölgelere Dağılımı

23,00 21,00 19,00 verim kg/baş 17,00 15,00 13,00 11,00 9,00 7,00 5,00 1967 Ortakuzey Güneydoğu 1970 Ege Karadeniz 1975 1980 Marmara Ortadoğu 1985 1990 Akdeniz Ortagüney 1995 1998

Kuzeydoğu

Kaynak: lkay DELLAL,Türkiye’de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinde Bölgesel Farklılıklar,2004.

Şekil 1.4’te görüldüğü üzere Orta Doğu Bölgesinde yer alan Sivas’ta küçükbaş hayvanlarının veriminin 1990’ lı yıllarda ortalama 16 kg.a kadar düştüğü daha sonraki yıllarda ise verimliliğin giderek artığı gözlenmektedir. Bu grafikten de anlaşılabileceği gibi Sivas bölgesi Ege - Marmara gibi bölgelere oranla et veriminde daha iyi bir durumdadır. Fakat bu yeterli değildir ortalama verim son yıllarda ortalama 20 kg civarındadır. Bu ortalama verimin en az 25 kg olması gerekmektedir.

Küçükbaş hayvanların hastalıklara karşı dayanımlıkları büyükbaş hayvanlara göre daha düşüktür. Salgın hastalıklardan dolayı yörede büyük kayıplar verilmiştir. Büyük baş hayvanları için uygulanan kültür ırka geçiş modeli küçükbaş hayvanlar için uygulanmamıştır. Kaliteli damızlık hayvan temininde yörede güçlükler yaşanmaktadır. Sivas Ulaş Çiftliği damızlık koç temini için zaman zaman halka koç satışları yapmaktadır fakat bu yeterli değildir.

72

Sivas bölgesinde küçükbaş hayvancılığın sorunları büyükbaş hayvancılığın sorunları ile çoğu konularda aynıdır. Farklılık olarak küçükbaş hayvancılığı Türkiye genelinde kan kaybeden bir duruma gelmiştir. Nüfusumuz artmasına rağmen küçükbaş hayvan sayısı Türkiye genelinde azalmaktadır. Bölgede küçükbaş hayvancılıkla ilgilenecek genç nüfustaki azalış yetiştiricinin bu üretim faaliyetinden vazgeçmesine sebep olan faktörlerdir. Sivas’ta Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi küçükbaş hayvancığından büyükbaş hayvancılığına doğru bir geçiş eğilimi vardır. Sivas bölgesinde küçükbaş hayvancılığını profesyonel bir şekilde yapan üreticiler mevcut değildir. En fazla küçükbaş hayvan sahibinin 250 – 300 adet küçük baş hayvanı mevcuttur. Üretici başına hayvan sayısının azlığı üretim maliyetini artırmaktadır. lde küçükbaş hayvancılık genelde et üretimi için yapılmaktadır. Hayvanların süt verimlerinin az olması, süt sağmak için kullanılacak makinelerin olmaması küçükbaş süt hayvancılığını daha da azaltmıştır. Sivas bölgesinde koyun ve keçileri genelde bayanlar sağmaktadır. Günümüzde modernleşme ile köylerimizde dahi koyun ve keçileri sağacak bayanların olmayışı, şehir hayatına özentileri ve şehre göçmek istemeleri küçükbaş hayvancılığının yörede yok olmasını etkileyen başlıca faktörlerdendir. Küçükbaş hayvan barınakları yörede yetersizdir. Hayvanlar derme çatma ağıllarda barınmakta, temizliğe yeterince özen gösterilmemekte bu da hastalıkların oluşmasını ve çabuk yayılmasını beraberinde getirmektedir. Hayvanların yünlerini zamanında kesilmesi gerekmektedir. Bilinçsiz bir şekilde kırpılan hayvan yünlerinin değerlendirmekte de köylüler sıkıntı yaşamaktadır. Ekonomik nedenlerle hayvanlar yeterince beslenememekte bundan dolayı et ve süt verimleri düşük olmaktadır. Küçükbaş hayvan besisi konusunda yeterli bilgi ve deneyimine üreticiler sahip değildir.

73

Ülkemiz genelinde küçükbaş hayvan eti tüketimi de azalmaktadır. Büyükbaş hayvan eti ve tavuk eti tüketimine doğru bir kayma vardır. Sivas bölgesinde kışlık kıyma yapmak diye bir gelenek bulunmaktaydı. Bu geleneğe göre her aile güz mevsiminde bir veya iki koyun alır, yanına da bazen bir de keçi alır. Bunları keser kavurmasını yapar. Bakır kaplara koyarlar daha sonra bunu kış boyu tüketirlerdi. Artık bu gelenekler de zamanla yörede yok olmaya başlamış, köylüler dahi et ihtiyaçlarını il ve ilçelerdeki kasaplardan karşılamaya başlamışlardır. Yöre de adak kurbanı diye bir inanış hakimdir. şte birinin çocuğu olduğunda veya başından bir kaza geçtiği zaman kurban olarak bir koyun veya keçi kesilir. Ancak böylece küçükbaş hayvan talebi ilde ortaya çıkmaktadır. Hayvanların et verimleri düşük olduğu için kurban bayramlarında da satışları azalmıştır. Küçükbaş hayvanlarındaki verim sorunu, Türkiye genelinde yaşanmakta olan bir sorundur.

1.5.4.2. Küçükbaş Besi Hayvancılığının Sorunlarının Çözüm Yolları Ve Öneriler

Türkiye’de genelinde ve Sivas’ta küçükbaş hayvanların et ve süt verimliliği dünya ortalamasının altındadır. Bu ortalamayı yükseltmek gerekmektedir. Bunun için devletimizin önce kaliteli damızlık küçükbaş hayvan temini, suni tohumlama ile kaliteli ırk ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir. Köylülerin müteşebbis olmasını sağlayacak destekleyici politikalara ihtiyaç vardır. Devletimiz küçükbaş hayvan üreticilerine destek sağlamakla yalnızca küçükbaş üretimini Türkiye’de artırmış olmakla kalmayıp istihdam yaratarak işsizlik sorununu çözmede de katkı sağlamış olacaktır. Sivas ilinden göçlerin çok olması, köydeki gelir kaynaklarını sınırlı olması şehre göçü daha da gerekli kılmaya başlamıştır. Küçükbaş hayvan, et tüketimini özendirici reklamların yapılması bu sektörün gelişmesine katkı sağlayacaktır. Tavuk etindeki talep artışı yalnızca tavuk eti talebinde olmamıştır. Salam, sucuk, sosis yapımında da tavuk etinin kullanılması ve bu ürünlerin geniş pazarlama ağına sahip

74

olan firmalarca üretilip pazarlanması da örnek alınmalı küçükbaş hayvan eti tüketimini cazip kılacak işleme ve ambalajlama yöntemleri gerçekleştirilmesi küçükbaş hayvan eti tüketiminin yörede ve Türkiye’de artıracak talep artışı arz artışını sürükleyecektir. Sivas köylerinden göç ile birlikte küçükbaş hayvan nüfusunun da azaldığını söylemiştik. Köylerde yaşayan köylülerin göç sebeplerinin araştırılıp reel çözüm yolları bulunursa yalnızca Sivas ili değil Türkiye genelinde tarım nüfusunun kaybı önlenebilecektir. Türkiye’deki küçükbaş hayvanların et verimleri Avrupa ülkelerinin standartları seviyesindedir. Bazı dönemler ise Avrupa’dan daha fazla verimlere ulaşılmıştır. Bu değerler göz önünde bulundurulursa rekabet gücümüz daha net ortaya çıkacaktır. Meralarımızı ıslah edebildiğimiz takdirde hem özellikle genç nesli sağlıklı ve yeterli protein ile beslemiş olabileceğiz.

1.5.5. Kanatlı Hayvancılığın Durumu

Kanatlı kümes hayvanı çeşitliliği içinde kaz ve ördek yetiştirme de bir başka üretim koludur. Genellikle et, tüy, yağ, yumurta ve gübre gibi verimleri için yetiştirilmektedir. Özellikle son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin taleplerindeki artışa paralel olarak Türkiye’de de dikkat çekmeye başlamıştır. Özellikle soğuk iklimlerde kolaylıkla üretilebilmesi bu hayvanlara bir avantaj getirmektedir. Kanatlı hayvanlardan kaz özellikle Kars, Erzurum gibi soğuk bölgeler başta olmak üzere Türkiye’nin hemen her bölgesinde yetiştirilir. Ördek ise Türkiye’nin her bölgesinde rahatça üretilen bir hayvandır. Antalya ve Ankara’da Pekin, Kastamonu’da Muskovi ördeğinin ticari amaçla üretilme çalışmaları yapılmaktadır. Gerek kaz, gerekse ördek halk tarafından ciddi bir ticari amaç gözetmeden, yalnızca ailenin kendi gereksinimlerini karşılamak amacıyla üretildiği için özel bir barınak ve teknoloji kullanılmamaktadır. Ancak bu işi ticari olarak yapmayı planlayan girişimciler vardır. Bunlar üniversitelerdeki konunun uzmanı öğretim üyelerinin önerileri doğrultusunda

75

özel barınaklar ve teknolojiyi oluşturmayı düşünmektedirler. Verim ve üretim miktarları: Ördek ve kaz için başlıca verim ettir. Ancak Türkiye’de özellikle ördek etinde hissedilen koku et talebini düşürmektedir. Son yıllarda özellikle tüy ve karaciğere yurt dışı talep olduğunun duyulması ördek yetiştiriciliğini bu yönlere doğru kaydırmaktadır. Bunun yanı sıra ördek halk tarafından biraz da alışkanlık olarak dere ve göllerde süs amaçlı üretilmeğe devam etmektedir. Özellikle Pekin ördeğine bu amaçlı talepler dikkat çekicidir. Kaz eti ise özellikle soğuk bölgelerin halkı tarafından kış mevsimlerinin başlıca protein enerji kaynaklarından biri olarak tüketilmektedir. Ayrıca kazın yağı da halkın severek tükettiği bir üründür (Delal 2004:112).

Sivas ili kanatlı hayvan üretimi olarak köylü üretiminin haricinde gelişmiş kanatlı hayvan çiftliklerine sahip olan bir il değildir. Sivas’ta tavuk ve yumurta üretimine Ulaş Üretme Çiftliği öncülük etmiştir. Sivas merkez ilçede iki adet tavuk üretme çiftliği ve Şarkışla ilçesinde bir tane yumurta üretme çiftliği mevcuttur. Sivas ili tavuk eti ve yumurta ihtiyacını genellikle diğer şehirlerden karşılamaktadır. Köylüler tarafından üretilen köy tavuğu diye adlandırdığımız tavuk ve benzeri türdeki hayvanlar köy pazarlarında satılmaktadır. Fiyatları fabrika tavuklarından pahalı olmaktadır. Sivas ilinde tavuk çiftliği kuracak müteşebbislerin yeterli sayıda olmaması bu ili bu sektörde geri bırakmıştır. Sivas merkezde bulunan iki tavuk üretme çiftliğinden biri il merkezine 14 km uzaklıkta 50 bin kapasitelidir. Diğeri ise il merkezine 10 km uzaklıkta 40 bin kapasitelidir. Bu çiftliklerde genelde yumurta tavukçuluğu yapılmaktadır. Bu çiftlikler, diğer illerdeki büyük tavuk çiftliklerinden satın aldıkları yumurta tavuklarını bir yıl boyunca beslemekte ve yumurtalarını almaktadırlar. Tavukların yumurtlama süreçleri sona erdiklerinde yine bu tavukları diğer illerdeki tavuk kesimi yapan firmalara satmaktadırlar. Sivas’ta 2005 yılında Sivas müteşebbislerinden Fikret Güler tarafından civciv satın alınarak bunları et ve yumurta tavuğu yapacak yeni bir işletme faaliyete

76

geçmiştir. Bu işletmenin büyük bir bölümünü işleme sahibi kendi öz kaynaklarından diğer kalan kısmını da devletten kredi alarak tamamlamıştır. 50 bin civciv kapasiteli olan bu kümes işlemeye 2004 yılı itibarı ile 400 milyar TL ye mal olmuştur. Kanatlı hayvan işetmesi denildiğinde akla tavukçuluk gelmektedir. Çünkü en çok tüketilen et kanatlıların içerisinde tavuk etidir. Dünya genelinde büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayıları düşerken tavuk sayılarında büyük artışlar gözlenmektedir. Bunun en önemli sebebi gelişen kafes ve tavuk yemi teknolojisi ile bu hayvanların 40 gün gibi kısa sürede kesime gelmeleridir. Bir başka sebebi de beyaz etin kolesterol oranını kırmızı ete oranla düşük olmasıdır. Ayrıca kırmızı ete oranla daha ekonomik olmasıdır. Sivas’a genelde tavuk Samsun ve Kayseri bölgesindeki çiftliklerden gelmektedir. Yumurta ise Çorum, Afyon ili ve Beypazarı ilçesinden gelmektedir. Sivas’ta üretim yapan tavuk ve yumurta çiftlikleri ise ilin toplam talebinin ancak %2 sini karşılayacak düzeyde üretime sahiptirler. Cumhuriyet Üniversitesi 1999 yılında, yörede kanatlı hayvancılığın gelişmesi için Zara AHMET ÇUHADAROĞLU M.Y.O.’nda kanatlı hayvancılık programı açmış. Fakat yeterli sayıda öğrenci sayısına ulaşamadığı için 2004-2005 öğretim yılı içerisinde bu program kapatılmak zorunda kalınmıştır. Bu program açık iken öğrenciler bıldırcın yetiştiriciliğinde büyük yol kaydetmiş, bıldırcın yumurtası üretilerek il merkezindeki marketlere pazarlamışlardır.

1.5.5.1.Kanatlı Hayvan Üreticilerinin Sorunları Sivas’ta tavuk ve yumurta tüketiminde büyük artışlar söz konusu iken il üretiminde gözle görülür üretim artışı sağlanamamıştır. Bunun diğer sebeplerinden biride Türkiye’deki büyük tavuk işletmelerinin bölgeye yatırım yapmamasındandır. Bu sektör Sivas’ta bakir olarak beklemektedir. Yeni müteşebbisler ortaya çıktığında yerel pazardaki boşluğu da dolduracağı açıktır.

77

Sivas’ta kanatlı hayvan üreten işletmelerin yok denecek kadar olması, bu sektörde özel girişimciliğin eksikliğini ortaya koymaktadır. Sivas ilinde özel sektörü bu üretim dalına çekmek için bölgeye cazip teşvik kredilerinin verilmemiştir.

Kanatlı hayvan üretim ve bakım konuları daha çok teknik bilgi ve deneyim gerektirmektedir. etkilemiştir, lde bu sektöre ara eleman bulamama, özel girişimcileri

Türkiye genelinde tavuk ve yumurta üreten büyük işletmeler için ilin cazip hale getirilmemiş olması, Bölgede küçük olsa da, tavuk ve yumurta üretimi gerçekleştiren işletmelerin geçmişten bu yana bir türlü oluşamaması. Fabrikasyon üretim yapacak modern kümeslerin maliyetlerinin çok yüksek olması, .

1.5.5.2. Kanatlı Hayvan Üreticilerinin Sorunlarına Çözüm Yolları Ve öneriler

Sivas ili kanatlı hayvancılık konusunda Türkiye’de ivme kazanmayan iller içerisindedir. Bunun en önemli sebebi tavukçuluğun Sivas ilinde devlet ve özel müteşebbis tarafından önemsenmemesinden geldiği açıktır. Sivas ilinde tavuk eti tüketimi tüm Türkiye’de olduğu gibi büyük artışlar göstermiştir. Daha önceden yalnızca semt pazarlarından canlı tavuk alıp kesilerek tüketim yapılırken şimdi bu sektördeki büyük gelişmelerden dolayı tüketiciler kesilmiş hata istenilen özelliğe göre parçalanmış tavuk etini mahalle bakkallarında bile bulabiliyorlar. Tavuk etinin kırmızı ete göre ucuz olması da tavuk eti talebinin artışını büyük ölçüde etkilemiştir. Kanatlı hayvancılık sektöründe maliyetin % 70-80 kadarını oluşturan yemlerden ekonomik ve güvenilir bir şekilde yararlanmak gereklidir. Rasyonların

78

yapına giren ham maddelerin çeşitliliği ve kalitesi kadar hijyenik durumu da oldukça önemlidir. Son yıllarda pek çok ülkede halkın ilgisinin, BSE olgusu, dioksin kontaminasyonu, bakteriyel bulaşmalar, kimyasal kalıntılar ve antibiyotiklere karşı direnç oluşumu nedeniyle hayvansal kaynaklı gıdalar üzerinde yoğunlaşması, hayvan yemlerinin güvenilir nitelikte olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yemlerde meydana gelen olumsuzluklar genellikle mikroorganizmalar, yem zararlıları, kimyasal ve fiziksel kontaminantlar tarafından gerçekleşmektedir. Kontamine yemlerin tüketilmesi ile hayvanlarda performans düşmekte, hastalıklar şekillenmekte ve neticesinde insan sağlığı olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Bu nedenle yem endüstrisinde hayvanların beslenme programlarında ve yemlerin üretilmeleri aşamalarında kalite güvence programlarına uyulması amaçlanmalıdır. Biyo güvenliğin sağlanabilmesi amacıyla yemlerin yetiştirilmesi, islenmesi, paketlenmesi, taşınması ve tüketilmesi aşamalarında HACCP (Hazard Analysis Critic Control Point, Tehlike Analizleri ve Kritik Kontrol Noktaları) ilkelerini de içeren biyo güvenlik programlarının etkili ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi sorunsuz bir yem üretimi için oldukça önemlidir. 2. Yem endüstrisinde biyo güvenliğin tanımı Yem endüstrisinde biyo güvenlik, ham maddenin tarlada üretimi, fabrikaya gelişi ve islenip son ürün olarak fabrikadan çıkısına kadar geçen evrelerde son üründe fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan oluşabilecek tehlikelerin elimine edilmesi, personel eğitimi, fabrikada kullanılan aletlerin bakım ve temizliği gibi konuları içerisine alan önlemler dizisidir. Biyo güvenlik, infeksiyöz hastalıkların önlenmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir (Taşkın 2004:224). Kanatlı hayvancılık yem sanayisinin kurulması var olan sistemlere uygunluğu büyük maliyeler ortaya koymaktadır. Fakat bu maliyetler olmazsa olmazlardır. Bundan dolayıdır ki Sivas ili’ne bu ölçütleri sağlayacak yem üretme tesislerini kurulması kaçınılmazdır.

79

1.5.6. Arı Ve Bal Üretiminin Durumu

Tablo 1.23: Türkiye’de Başlıca llerde Koloni Sayısı Ve Bal Üretimi Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 KOLON l Muğla Ordu Adana zmir Antalya Sivas çel Aydın Giresun Trabzon SAYISI Adet Kg/Koloni 329,708 26,27 305,353 26,51 160,195 16,59 143,922 13,41 131,165 16,58 123,679 19,68 121,886 14,18 112,246 23,57 108,431 10,61 81,045 11,35 BAL ÜRET M Sıra l Ton 1 Muğla 8,659 2 Ordu 8,093 3 Adana 2,658 7 zmir 1,929 6 Antalya 2,174 5 Sivas 2,434 8 çel 1,728 4 Aydın 2,645 9 Giresun 1,150 10 Trabzon 919

Kaynak:Sivas Tarım l Müdürlüğü, statistik Şube Müdürlüğü, 2003.

Tablo 1.23’te görüldüğü gibi Sivas ili kovan sayısında, Türkiye’de 123.886 adet kovanla 6. sırada Bal üretiminde ise 2.434 ton ile 5. sırada yer almaktadır. Sivas’ın ilçelerinden Zara ilçesinde üretilen, Zara balının özel bir yeri vardır. Bunun sebebi iklim özelliklerinin ve floranın bulunmaktadır bunların başlıcaları, Geven (Astragallus spp.) Kekik (Thymus praecox) Kuş fiği (Vicia cracca) Nane (Verbascum thapsiforme) Ballı baba ( Lamium album) Böğürtlen (Rubus idqesus) Sığır kuyruğu (Verbascum thapsiforme) uygun olması nedeniyle kaliteli, kendine has, aroma ve görünüme sahip olmasıdır. Zara bölgesinde birçok ballı bitki

• • • • • • •

• Ölmez otu (Xeranthermum annum)

80

• • •

Söğüt (Salix spp.) Yonca (Medicaqo sativa) Sütleğen (Euphorbiace spp.) dir.

Bu bitkilerin çiçeklenme dönemleri yörelere ve yüksekliğe bağlı olarak değişmekte ve yörenin arıcılık için uygun bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu bitkilerden elde edilen balların tat, aroma ve renk gibi özellikleri duyu testi ile kolaylıkla diğer ballardan ayırt edilebilmektedir. Bunun yanında laboratuar analizleri sonucunda invert şeker, sakaroz, nem içeriği ve mineral madde miktarı da tespit edilebilmektedir. 37 bal üzerinde yapılan araştırmada inert şeker oranının 62,12 ile 80,61 değerleri arasında değiştiği ve ortalama olarak 72,85 değerini aldığı görülmüştür. nvert şeker oranı balın kolay hazmedilmesini sağlayan özellik olması açısından önemlidir. Aynı çalışmalarda sakaroz (ticari şeker9 içeriğinin 0,87 ile 5,00 değerleri arasında değiştiği ve ortalama olarak 3,045 değerini aldığı tespit edilmiştir. Baldaki sakaroz oranı, balda ticari şekerin bulunup bulunmadığını gösteren önemli bir özelliktir. Ayrıca bölgede zirai mücadele ilaçlarının çok az miktarda kullanılıyor olması da üretilen balın toksit maddeleri içermemesi yönünden etkili olmaktadır (Mahiroğulları 1999:56).

Sivas ilinde bal üreticileri sahip oldukları arı kolonilerinin genellikle güney illerinde kışlatmaktadırlar. Sonbahar ve erken ilkbaharda yeterli ve etken olarak yapılan varroa mücadelesi ve her yıl kolonilerin ana arıları değiştirildikten sonra, erken ilkbahardan itibaren kolonilerin beslenmesi yapılır. Bu besleme programı ana nektar akımı başlangıç olan 15 Haziran tarihinden 2-3 hafta öncesine kadar sürdürülür. Böylece arıcı kolonileri bal sezonuna güçlü bir şekilde hazırlanmış olur. Bu tarihten sonra herhangi beslenme yapılmaksızın arıların doğadan getirdikleri nektar ile bal yapmaları sağlanır. Ana nektar akımı sonu olan 1-10 Ağustos tarihleri arasında bal hasadı yapılarak katkısız ve organik diyebileceğimiz bal üretilmiş olur (Mahiroğulları 1999:59).

81

1.5.6.1.Arı Ve Bal Üreten Üreticilerin Sorunları

Sivas li coğrafi konumu, ilklimi ve bundan dolayı yörede yetişen çiçeklerin özelliği bakımından arıcılığa uygunluğunu kanıtlamış bir ildir. Bu il’de arıcılığın geliştirilmesi için bu meslekle uğraşanlara devlet tarafından hiçbir destek verilmemesi en önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaz aylarının gelmesiyle Sivas iline diğer illerden bir çok arıcı gelmekte ve arılarını Sivas ilinin muhtelif bölgelerinde beslemektedirler. Sivas ilinde arıcılıkla uğraşanlarla yapılan görüşmeler sunucu elde edilen bilgiler ışığında arıcıların sorunlarını şu şekilde sıralayabiliriz.

Devlet tarafından arıcılara maddi hiçbir destek yoktur. Diğer illerden gelen arıcılar, Sivas yöresinde çıkan balın kalitesini düşüren üretimler yapmaktadır. Devlet tarafından yeterli denetimler yapılmamakta, bal için bir kalite standardı olmasına rağmen uygulanmamaktadır. Kaliteli arı kovanlarının temini, ana arı temininde sıkıntılar yaşanmaktadır. Arı zararlıları ile mücadelede devlet kuruluşları tarafından arıcılara, yeterince yardım yapılmamaktadır. Arıcılık kurslarının halk eğitim tarafından düzenlenmesi bu sektörün gelişmesi için önemli görülmektedir. Fakat son yıllarda bu konuda hiçbir faaliyet gerçekleştirilmemiştir.

82

Sivas’ta genelde fenni kovan balı üretilmekte ve petek bal şeklinde satılmaktadır. Bölgede petek bal piyasasının oluşmaması üreticilerin bal fiyatları konusunda bilinçlenmemesi üretimi de etkilemektedir. lde bal pazarlama ağı oluşturulmamıştır. Bal üreticilerinin sorunlarının yanında ürünü olumsuz etkilemektedir. l’de kilogramı 6 milyon olan bal ve yine kilogramı 30 milyon olan petek balının ortaya çıkması gibi sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Bu da kalite konusunda tüketicilerde değişik fikirlerin olumsuz bakış açılarını doğurmaktadır. Arı hastalıkları ile mücadelede yeterli bilgi ve deneyim sahip olmayan arıcılar büyük kayıplar vermektedir. üretim

pazarlamada konusunda sıkıntı çekmeleri sektörü

1.5.6.2. Arı Ve Bal Üreten Üreticilerin Sorunlarına Çözüm Yolları Ve Öneriler

Devlet tarafından arıcılıkla uğraşanlara cari faiz oranlarının altında kredi imkanlarını verilmesi sektörün maddi ihtiyacını karşılayacak yeni arıcıların ortaya çıkmasını da sağlayacaktır, Kaliteli arıların devlet tarafından üretilip arıcılara uygun fiyattan satılması Sivas arıcılığını ve bal üretimindeki verimliliği daha da artıracaktır, Sivas’ı kaliteli bal üreten bir bölge haline sokmak için bölgede üretilen ballardan istatistiksel metotlarla numune alınıp analiz edilmesi ve bu analizlerin sonucu kamuoyuna bilgi verilmesi,

83

Arıcılık eğitiminin, kurslar ve seminerler dahilinde sık aralıklarla olması ayrıca bu seminerlerde tecrübeli arıcıların deneyimlerinden de faydalanılması, bölgedeki bal üretimini ve kalitesini artırmada faydalı olacaktır, Üretilen petek ve süzme balların ambalajlama sorunlarının çözülmesi için bal paketleme ve ambalajlama sanayinin gelişmesi, ildeki bal üretim ve pazarlamasını önemli ölçüde etkileyecektir (Mahiroğulları 1999:87).

1.5.7. Alabalık Üretiminin Durumu Türkiye üretim miktarı dikkate alındığında, AB ülkeleri arasında 7. sıraya girmektedir. Fakat kişi başına su ürünleri tüketimi açısından 8-10 kg ile son sıralarda yer almaktadır. FAO istatistiklerine göre dünya su ürünleri tüketimi yaklaşık 15 kg’ dır. AB ülkelerinde kişi başına balık tüketiminin 22 kg olduğu göz önüne alındığında dünya ve AB ortalamasına ulaşabilmek için tüketimin 1,5-3 kat artırılması gerekmektedir.

Sivas alabalık yetiştiriciliği için gerekli şartlara sahip bir il’dir. Sivas l’inde Alabalık yetiştiriciliği Gürün ilçesinde yoğunlaşmıştır. Gürün ilçesinde 36 tane ablalık yetiştiren tesis mevcuttur. Bu tesisler gürün ilçesinde Tokma deresini oluşturan kaynak üzerine yoğunlaşmıştır. Bunun haricinde Zara ilçesi Ütük köyünde bir alabalık üretim işletmesi ve Ulaş Tecer dağı eteklerinde Tecer ırmağının kaynağında bir alabalık işetmesi mevcuttur. Sivas’ta alabalık çiftlikleri Gürün ilçesinde yoğunlaşmasının ana sebebi buradaki su kaynağındandır. Gürün ilçesindeki kaynak suyunun alabalık üretmek için uygun özellikte ve bollukta olmasındandır. Buradaki alabalık üretme çiftliklerinde üretilen balıklar çevre il ve ilçelere pazarlanmaktadır.

Sivas’ta bulunan alabalık çiftliklerinde yalnız alabalığın yavrusunu büyütme değil bunun yanında yavru alabalık üretimi ve alabalık yemi üretimi de

84

gerçekleştirilmektedir. Sivas ili alabalık üretimiyle tanışmada geç kalmış illerdendir.. Alabalık üretimi Sivas ilinde ilk kez 1980’li yıllarda Gürün ilçesi Gürpınar üzerinde bir alabalık üretme çiftliği kurularak başlamıştır. Bu çiftliği daha sonra kurulmuştur. diğer alabalık çiftlikleri takip etmiştir. Aynı su üzerinde bir çok alabalık üretme çiftlikleri

Zara ilçesinde,

ilçe merkezine 10 km uzaklıkta bulunan Ütük köyü bir alabalık çiftliği

yakınında, 1990 yılında bir emekli öğretmen tarafından

kurulmuştur. Bu çiftlikten üretilen balıklar il ve il dışına pazarlanmaya başlanmıştır. Suyun bol olması ve diğer imkanlarında genişlemesiyle çiftlik sahibi üretim kapasitesini artırmış, işletmenin alabalık üretim havuz adetinin 20 havuza çıkarmıştır. Havuzların sayısını artırmada devletin desteği ve katkısı büyük olmuştur.

Su Ürünleri Destekleri 2003 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile su ürünleri yetiştiricilik sektörüne 5 trilyon TL destekleme tutarı ayrılmıştır. Buna göre alabalık yetiştirenlere 90000 TL/kg ve çipura-levrek balığı yetiştirenlere 153000 TL/kg destekleme ödemesi yapılmış olup, Aralık ayında uygulamada çıkan sonuçlara göre destekleme tutarı artırılarak alabalık, çipura ve levrek için 400000 TL/kg çıkarılmıştır. 2003 yılında 127 adet çipura, levrek ve alabalık işletmesine yaklaşık 1 trilyon TL destekleme ödemesi yapılmıştır. 2004 yılı desteklemeleri için de, 2004/13 no’lu tebliğin 01.04.2004 tarih ve 25420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanması ile çipura, levrek ve alabalık türleri için 400000 TL/kg destekleme tutarı uygulamaya konmuştur.

1.5.6.1. Alabalık Yetiştiren Üreticilerin Sorunları

Sivas’taki alabalık üreticilerini sorunları araştırıldığında balık hastalıkları, yem tedariki, nakliye ve pazarlama gibi bir çok konuda sorunları olduklarını tespit edilmiştir. Sivas’taki alabalık üreticilerinin sorunları bir çok konuda Türkiye genelindeki alabalık üreticilerinin sorunlarıyla aynı olduğu görülmektedir. Bunları sıralayacak olursak;

85

1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun genellikle avcılığa yönelik olması nedeniyle yetiştiricilikle ilgili hususlarda sektörün sorunlarının çözümünde yetersiz kalması, Proje hazırlama, proje onayı, yer kiralanması ve finansman safhalarındaki aşırı bürokrasinin (Tarım ve Köyişleri, Orman, Çevre, Turizm, Ulaştırma, Kültür ve Bayındırlık Bakanlıklarından onay ve izin alınması) birçok yatırımcıyı yatırım yapmaktan caydırması (Yalçın 2003:245). Bölgesel ve ulusal düzeydeki gelişme plânlarının yokluğu, Teknik bilgiden yoksun kişilerce proje yapılmasının yatırımcının yanlış yönlendirilmesine ve kaynak israfına yol açması, Turizm sektörü ile su ürünleri yetiştiricilik sektörünün aynı alanlarda buluşmasından kaynaklanan çıkar çatışmaları ve kirlilik oluşturduğu hususundaki tartışmalar, Faal su ürünleri işletmelerinin büyük kısmının 30 ton/yıl kapasitenin altında, küçük çaplı olması nedeniyle teknoloji kullanımı ve mekanizasyonun çok kısıtlı olması, bu nedenle çoğunluğunun düşük verimlilikle çalışması, Yetiştiricilik yapılacak arazi veya su alanlarının kira müddetlerinin kısalığı ve kiraların yenilenmesinde farklı kuruluşlar tarafından farklı politikaların izlenmesi, Ülkemizde üretilen balık yemlerinin kalitesinin dünya standartlarının altında olması, Balık hastalıkları konusunda gerekli denetim ve kontrolün yapılamaması, Yetiştiricilerin gerekli teknik bilgilerden yoksun olmaları ve sektörün örgütlü olmaması,

86

Alabalık yetiştirmeye uygun yerlere yol, elektrik ve telefon gibi hizmetlerin ulaştırılmasında bürokrasi engellerin fazla olması,

1.5.6.2. Alabalık Üreten Üreticilerin Sorunlarına Çözüm Yolları Ve Öneriler

Sivas ili alabalık yetiştiriciliğine uygun su kaynaklarına sahiptir. Türkiye genelindeki alabalık üreticilerinin sorunları ile aynı sorunları paylaşan Sivas üreticilerinin sorunları çözümünde de aynı yaklaşımlar geçerlidir bunları sıralayacak olursak; 1380 sayılı su ürünleri mevzuatının genellikle avcılığa yönelik olması ve yetiştiricilik sektörünün sorunlarının çözümlenmesinde yetersiz kalması nedeniyle günümüz koşullarına uygun hale getirilmesi veya yetiştiricilikle ilgili yeni bir mevzuatın hazırlanması (Aysan 2004:13). Su ürünleri sektöründe çok başlılığın kısa sürede ortadan kaldırılması ve işlemlerin tek bir otorite tarafından yürütülmesi için Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün yeniden kurulması (Sezgin 2002:45). Deniz alanı, Hazine ve Orman arazilerinde 15 yıl olan kira müddetinin 2530 yıla çıkarılması, kira yenileme işlemlerinde kuruluşlara göre farklı politikalar izlenmemesi (Şener 2003:5). Denizde yapıldığı gibi, tatlı su kaynaklarımızda da yetiştiriciliğe uygun alanların tespit edilerek haritalarının çıkarılması, Proje hazırlanması ve onayının su ürünleri yetiştiriciliği konusunda eğitim görmüş uzman elemanlar tarafından yürütülerek işletme verimliliğinin artırılması ve teknik hataların azaltılması,

87

Turizm sektörü ile su ürünleri yetiştiricilik sektörünün aynı alanlarda buluşmasından kaynaklanan çıkar çatışmalarının ve kirlilik oluşturduğu hususundaki tartışmaların ortadan kaldırılabilmesi için yeni kurulacak tesislerin of-shore tipi kafes yetiştiriciliğine yönlendirilmesi ve kurulu tesislerin de kira alanlarının büyütülerek yer açısından münavebe uygulanmasının sağlanması (Grunter 2004:174). Yetiştiricilikte kaliteli yem kullanımının ve mekanizasyonun

yaygınlaştırılması için yerli su ürünleri yem ve ekipman sanayinin teşvik edilmesi, Balık hastalıkları ve balık besleme konusunda yetiştiricilere teknik destek sağlayacak “Hastalık Teşhis ve Tedavi Laboratuarları” ve “Teknik Danışma Büroları” kurulmasının teşvik edilmesi ( Yetkin 2003:114). Yetiştiriciliğe uygun yerli balık türlerimiz (mersin, kalkan, deniz alabalığı, yayın vb.) ile egzotik türlerin ticari yetiştiricilik olanaklarının araştırılması ve sonuçların özel sektöre aktarılması, Bütün işletmelerin hastalık açısından denetiminin sağlanması, yumurta ve balık naklinin kontrol altında tutulması, şletmelerin verimliliğinin arttırılması için belirli bir kapasiteden itibaren “Su Ürünleri” eğitimi almış teknik eleman çalıştırma zorunluluğu getirilmesi,

88

1.6.AMAÇ VE STRATEJ KAPSAMINDA YER ALAN S VAS L HAYVANCILIK PROJELER
Tablo 1.24’te hazırlanmış olan durumları verilmiştir. Tablo 1.24: Sivas l’inde Uygulaması Devam Eden Hayvancılık Projeleri
PROJE KATEGOR LER Bitmiş Devam Teklif Olan Eden Eden X X X X X X PROJELER Koyunculuk (S.Y.D.V.Kaynaklı) Koyunculuk (S.Y.D.V.Kaynaklı) Koyunculuk (S.Y.D.V.Kaynaklı) Koyunculuk (S.Y.D.V.Kaynaklı) Kafes Balıkçılığı (K.H.G.B.Kaynaklı) Hayvancılığı Gel.. Projesi Hayvancılığı Gel.. Projesi ( l Özel dare) Besi Sığırcılığı Projesi (TBK Kaynaklı) Damızlık Gebe Düve projesi (TBK Kredili) Damızlık Gebe Düve projesi (TBK Kredili) Akkaraman Koyunu Projesi (TBK Kredili) Hayvancılığı Gel.. Projesi Hayvancılığı Gel.. Projesi Hayvancılığı Gel.. Projesi Arıcılığı Geliştirme Projesi Anadolu Alacası Geliştirme projesi PROJE SÜRES 2000-2005 2000-2005 2000-2005 2000-2005 HEDEF-GRUP VE YARALANICILAR ALTINYAYLA (11 Kişi) GEMEREK (13 Kişi) GÖLOVA (12 Kişi) KOYULH SAR (13 Kişi) ALTINYAYLA ( 1 Aile) l Çiftçileri Hayvancılıkla Uğraşan Çiftçiler 1995-1997 1995-2000 1995-2000 1995-2000 2000-2005 2000-2001 2000-Üzeri 2000-Üzeri 2000-Üzeri Hayvancılıkla Uğraşan Çiftçiler Hayvancılıkla Uğraşan Çiftçiler Hayvancılıkla Uğraşan Çiftçiler Hayvancılıkla Uğraşan Çiftçiler 7 lçe(Şar.Zar.Kang. Suş.Altıny.Gü.Koy.) Yıldızeli- Merkez ilçe 13 lçede Süt Toplama Merkezi 30 Çiftçi Ailesi,Ulaş Ürün değerleme st. Bütün hayvancılık Üniteleri SORUMLU KURULUŞ LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD. LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD LÇE TAR. MÜD KAPAS TE 108 Adet 130 Adet 120 Adet 130 Adet 5 Ton/Yıl 8000 Ad. Hindi Pal. 20 Ad. Damızlık Koç 86 Adet Boğa 812 Adet Besi Hayvanı 315 Adet Braun Sığır Simmental 240 Adet Braun Sığır Simmental 3750 Adet 1400 Adet Süt sığırı %19 Faizli 500 Besi sığırı %20 Faizli 5 Ton/ Günx13=65 ton/gün toplamı ‘0 milyar Kovan-110 milyar Ön Soy Küt.Suni T

Sivas ili için Tarım ve Köy şleri Bakanlığı tarafından

uygulaması devam eden ve ileride uygulanacak projelerin

X X X X X X X X X X X

Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, Proje Şube Müdürlüğü, 2001.

89

1.7. S VAS’TA ÖNCEL KL UYGULAMAYA KONULACAK PROJELER
Tablo 1.25: Sivas ilinde Uygulanmaya Konulacak Öncelikli Projeler
Program Hayvancılığın Geliştirilmesi Proje kategorisi Devam Eden Proje smi 1-Hayvancılığın Geliştirilmesi Projesi 2-Anadolu Alacası Geliştirme Projesi 3-Süt Toplama Merkezi Kurulması Projesi 4- Arıcılığı Geliştirme Projesi 1-Hayvan Irkını Geliştirme projesi -Saf süt ineği ırkının iyileştirilmesi amacıyla montafon ve melez ırkın yaygınlaştırılması ve bu konuda özel sektörün devreye sokulması -Suni tohumlamanın yaygınlaştırılması ve bu konuda özel sektörün devreye sokulması -Damızlık üretme işletmelerinin kurulması 2-Küçükbaş Hayvancılığı Teşvik Projesi 3-Arıcılığın Gelişimi için Ana Arı Üretimi ve Hastalıklarla Mücadele 4-Mibzer- Silaj Makinesi Sağlanması Projesi 1-Çayır-Mera Yem Bitkileri Geliştirme Projesi 2-Yonca Üretimini Geliştirme Projesi 1-Doğu Anadolu Su Havzası Rehberlik Projesi Yem Bitkileri Demonstrasyonu 1-Şeker Pancarı Ekili Alanların Bir kısmına Yonca Ve Silajlık Mısır Ekilmesi Projesi 2-Yem Bitkileri Tohumu Üretiminin Artırılması Projesi Kooperatif Yöneticileri Eğitimi 1- Kadınlar için yayım programı özellikle hayvanların beslenmesi ve hayvan hastalıklarının önlenmesinde aşılama çalışmalarının gerekliliği, sağım ve suni tohumlamanın yaygınlaştırılması konularında kadınlara yönelik yayım programlarının yapılması Öncelikli Alt Bölge I.-II. Bölge Uygulama Süresi 10 Yıl Yürütücüler

TKB

Yeni Proje Önerileri

I.- II. Alt Bölge Bütün Alt Bölgeler III. Alt Bölge II-III Alt Bölge II. Alt Bölge (Zara) II. Alt Bölge Bütün Bölgeler Bütün Bölgeler II.-III. Alt Bölge I.-IV. Alt Bölge

10 Yıl

TKB

5 Yıl

TKB TKB-ÖZEL DARESTÖ TKB TKB TKB TKB

5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 1 Yıl 1 Yıl

Yem Bitkileri Üretiminin Artırılması

Devam Eden:

Teklif Edilen

1 Yıl

TKB

Yeni proje Önerileri Yayım Devam Eden Yeni Proje Önerileri

5 Yıl 10 Yıl

TKB TKB

I.-II. Alt Bölge

5 Yıl

TKB

90

2- hayvan beslemede kullanılan yem çeşitlerinin geliştirilmesi silaj yapım teknikleri ve sap samanın kimyasalla muameles 3-Mera Kanunun ile ilgili projeler konusunda çiftçinin bilgilendirilmesi 4- Yayım hizmetlerinde özel sektörün devreye sokulması Ulaş Arıcılık Üretme Ve Ürün Değerleme stasyonu 1-Süt Toplama merkezlerinin toplama ve soğutma kapasitelerinin artırılması 2-.Pazar bilgi sisteminin oluşturulması 3-Balda marka yaratılması ve promosyon çalışmalarının yapılması 4-Su ürünleri için soğuk hava deposu kurulması Ürün bazında Üretici Örgütlenmesinin Desteklenmesi Alabalık Üretim ve şleme Tesisi 1-Yavru balık üretiminin artırılması 2- Balık yemi fabrikasının kurulması 1-Entegre et ürünleri işleme tesisinin kurulması 2-Süt ürünleri entegre tesislerinin kurulması 3-Entegre su ürünleri işleme tesislerinin kurulması 4-Arıcılık ve arı ürünleri entegre tesislerinin kurulması 5- Yem fabrikası kurulması 6 çevreyle uyumlu dericilik işleme tesisi kurulması 1-Organik kuşburnu ve kekik üretiminin yaygınlaştırılması 2-Organik kayısı ve dut kurutma tesisinin kurulması

I.-II. Alt Bölge

5 Yıl

TKB

Bütün Alt Bölgeler Bütün Alt Bölgeler

2 Yıl 2 Yıl

TKB TKB

Pazarlama

Devam Eden

I.-II. Alt Bölgeler II.Alt BölgeMerkez II.Alt Bölge III.Alt Bölge II.alt BölgeMerkez

5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 2 Yıl 2 Yıl

Yeni Proje Önerisi

TKBSYDFÖZEL DARE TKB TKB- ÖZEL DARE ÖZELSEKTÖR TKB

Örgütlenme Su Ürünleri Yetiştiricilerinin Desteklenmesi

Yeni proje Önerileri Teklif Edilen Yeni Proje Önerileri

III.Alt bölge III.Alt bölge II.Alt bölge III.Alt bölge IV.Alt bölge IV.Alt bölge I.Alt bölge II.Alt bölge

5 Yıl 10 YIL 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 5 Yıl 1 Yıl 1 Yıl 1 Yıl

TKB ÖZEL SEKTÖR

Tarıma Dayalı Sanayinin Geliştirilmesi

Yeni Proje Önerileri

ÖZEL SEKTÖRÖZEL DARE

Yöreye Özgü I.-IV. Alt Ürünlerin Yeni Proje Bölge Organik olarak Önerileri üretiminin III.Alt bölge Desteklenmesi Araştırma, 1-.Kadının tarımdaki rolü I.-IV. Alt Geliştirme ve Yeni Proje Bölge Planlama Önerileri 2- Arazi kiralama bilgi sistemi III.Alt Bölge çalışmalarının 3-Et ve Süt ürünleri işleme Tüm yapılaması konusunda pazara araştırmaları Bölgeler Kaynak: Sivas Tarım l Müdürlüğü, Proje Şube Müdürlüğü, 2000.

TKB-ÖZEL SEKTÖR TKB-ÖZEL SEKRÖR TKB TKB TKB

91

1.8. TÜRK YE HAYVANCILIK RAPORU (2004)

Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren hayvancılığımızda sürekli denilebilecek bir gelişme sağlanmışken, 24 Ocak 1980 kararlarıyla başlayan dönemde hayvancılıktaki tablo sürekli bir gerilemeye dönüşmüştür. Bu dönemde hayvan üretimi ve hayvansal ürünler üretimine verilen teşviklere son verilmiştir. 1983 yılında 183 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Tarım Bakanlığı Vazife ve Teşkilat Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 1980’lerin ortalarından itibaren uygulanan serbest Pazar politikaları nedeniyle büyük bir ithal et furyası başlamıştır. Bunun sonucunda Türk hayvancılığı büyük bir darbe yemiştir.

kinci büyük darbe, EBK, SEK ve Yem Sanayi gibi tarımsal kuruluşların özelleştirilmesiyle geldi. 1952 yılında kurulan EBK, özelleştirildiği 1995 yılına gelindiğinde 29 kombinaya sahipti. Bu kombinalar gerek üreticinin yetiştirdiği hayvanların değerlendirilmesinde, gerekse hayvan hastalıklarının denetlenmesinde önemli bir işleve sahipti. Özelleştirme sonrasında bu kombinalardan 10’da 9’u kapatılmış bulunmaktadır. EBK şu anda et piyasasında yüzde 5 paya sahip, kapatılmayı bekleyen bir küçük işletme durumuna düşürülmüştür. SEK ve Yem Sanayi açısından da benzer bir gelişme söz konusudur.

2001 krizi sırasında besicilere verilen kredi faizlerinin yüzde 200’lere ulaşması ise hayvancılığa vurulan son darbe olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda et ithalinin yasaklanması ve borçların yeniden yapılandırılması gibi “onarım” amaçlı tedbirler, hayvancılık tekrar cazip hale getirilemediği için istenilen sonucu vermemiştir.

Hayvancılığın gerilemesinde rol oynayan bir diğer önemli etken de meraların hızla yok edilmesidir. 1940 yılında 44 milyon hektar olan çayır mera alanları 2000’li yıllarda 12 milyon hektara kadar düşmüştür. Bunun yanı sıra var olan meralardan da yeterince yararlanılamamaktadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu

92

bölgesindeki terör olayları nedeniyle yaylalardan yeterince istifade edilememektedir. Bu nedenlerle, ülkemizde hayvan yetiştiricileri ağırlıklı olarak ithal maddelere dayalı konsantre yeme ağırlık vermek zorunda kalmaktadır. Bu yem, kaliteli kaba yem olarak adlandırılan çayır ve mera bitkilerinden elde edilen yeme göre 5-6 kat daha pahalıdır.

Gelişmiş ülkelerde kaliteli kaba yem tüketim oranı hayvan yemi tüketiminin yüzde 90’ını oluştururken, ülkemizde bu oran yüzde 10 düzeyindedir. Karma yemlerin yapısına giren hammaddede dışa bağımlılık yüzde 50’nin üzerindedir. Hayvancılıktaki girdi maliyetleri gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında 3-4 kat daha yüksektir. Girdi maliyetlerinin en önemli bölümünü yem fiyatları oluşturmaktadır. Bu ölçüde yüksek yem fiyatı ödeyerek hayvancılık yapan üreticinin, yurt dışından gelen sübvansiyonlu ya da kaçak etle rekabet etmesi mümkün değildir.

Bu duruma bağlı olarak, 1983-2003 yılları arasında koyun varlığı 40 milyondan 25 milyona, sığır varlığı ise 13 milyondan 9 milyona kadar gerilemiştir. 1986 yılından 1996 yılına kadar Türkiye’ye 2 milyon 117 bin baş kasaplık hayvan, kemiksiz ve karkas olmak üzere toplam 232 bin 326 ton kırmızı et ithal edilmiştir. Yapılan hesaplara göre gerekli önlemlerin alınmaması durumunda 2015 yılında 170 bin ton civarında bir et açığı oluşacaktır (Akman 2003:45).

1990 yılında kayıt altında 560 bin ton et üretilmişti; Türkiye’de et üretiminin en fazla yüzde 50’sinin kayıt altına alınabildiği düşünülürse, Türkiye’de gerçek et üretiminin 1 milyon 200 bin ton civarında olduğu hesap edilmektedir. Ancak, karşılaştırma açısından kayıt altındaki rakamlara bakıldığında, bu rakamın (560 bin ton) 2002 yılına gelindiğinde 420 bin tona düştüğü görülüyor. Kırmızı et açısından bakıldığında 1990’da 450 bin ton olan kayıtlı üretim, 2002’de 259 bin tona düşmüştür (Kaya :2003:85).

93

Kişi başına tüketim açısından bakıldığında, 1990 yılında kişi başına yılda 9 kg kırmızı et tüketilirken, bu rakam 2002’ye gelindiğinde 6 kg.a düşmüş bulunuyor. Bu rakam AB ülkelerinde yıllık 22 kg. ABD’de ise yıllık 45.8 kg.dır. Bir kişinin tükettiği yıllık toplam et tüketimine bakarsak, bu rakam AB ülkelerinde yılda 60-70 kg iken Türkiye’de 20 kg.ın altındadır (Kaya :2003:87).

Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) verilerine göre, Türkiye'nin sığır ve koyun eti üretimi artan talep karşısında önemli oranda gerilemiştir. Sığır eti üretiminin tüketimi karşılama oranı yüzde 110.4 olan 2000 yılında üretim 349 bin ton, tüketim ise 316 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2001 yılında ise üretimin talebi karşılama oranı yüzde 107.8'e düştü. Söz konusu yılda üretim yüzde 2.5'lik artışla 358 bin tona ulaşırken, tüketim ise yüzde 5'lik artışla 332 bin tona çıktı.

Sığır eti üretiminin, tüketimi karşılama oranındaki düşüş eğilimi 2002 yılında da sürdü ve yüzde 104.9'a geriledi. Sığır eti üretimi 367 bin ton, talebi ise 350 bin ton olarak hesaplandı. 2003 yılında ise sığır eti üretiminin talebi karşılama oranı yüzde 103.3'e geriledi. Sığır eti üretiminin yüzde 3.8 oranında artarak 378 bin ton olduğu 2003 yılında, talep ise yüzde 5.4'lük artışla 369 bin tona çıktı. Sığır eti üretimi yüzde 0.8 geriledi, 2004 yılında talep ise yüzde 5.1 oranında arttı. Sığır eti üretiminin talebi karşılama oranı 2004 yılında yüzde 97.4'e geriledi. Böylece ilk kez 2004 yılında Türkiye’de sığır eti açığı oluştu. 2005 yılında sığır eti üretiminin yüzde 1'lik gerilemeyle 374 bin tona düşeceği, talebin ise yüzde 5.4'lük artışla 409 bin tona çıkacağı hesaplanıyor (http:// www.tügem.gov.tr/tügemveb 15.05.2005)

Koyun eti üretimi de artan talep karşısında gerilerde bulunuyor. 1999 yılında 132 bin ton olan koyun eti üretimi, 2004 yılında 97 bin ton olarak hesaplandı. Koyun eti talebinin 125 bin ton olacağı gelecek yıl ise üretimin 96 bin tona gerileyeceği tahmin ediliyor. Buna göre koyun eti üretimi talebin ancak yüzde 76.8'ini karşılayabilecek.

94

Son yıllarda et ithalatına karşı yüksek gümrük vergileri konulmuş ve hayvancılığı desteklemek amacıyla bazı önlemler alınmıştır. Türkiye’de sığır, koyun ve keçi eti AB ülkelerinde olduğu gibi yüzde 227.5 oranında gümrük vergisine tabidir. Bu durumda, bazı odaklar, kaçakçılık yoluyla kolay kazanç sağlama çabası içindedirler. Türkiye’de kaçak et denildiği zaman; Gıda maddesi olarak kaçak sokulan etler, Canlı hayvan olarak kaçak sokulan etler, Mezbaha ve kombinalar dışında denetim dışı kesilen hayvanlara ait et anlaşılır. Gıda maddesi olarak kaçak et, geçtiğimiz yıllarda “Buffalo operasyonu” dolayısıyla kamuoyunun gündemine girmişti. Büyük kaçakçılık organizasyonlarında genellikle serbest bölgelere transit geçiş amacıyla getirilen etlerin ülkeden geçerken “kaybedilmesi” gibi yöntemler uygulanmaktadır. Ancak, böylesi büyük organizasyonların dışında, yurda giriş yapan araçlar ve yolcularla küçük partiler halinde et ve diğer et mamulleri ülkemize kaçak olarak girmektedir.

Canlı hayvan kaçakçılığı, eskiden Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu sınırlarından komşularımıza yönelik yapılırdı; ancak et üretimindeki düşüş ve hayvancılığın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çöküşünün ardından bu hareket ters yöne dönmüştür. Canlı hayvan kaçakçılığı, genellikle şu şekilde işlemektedir;

Hayvan girişleri için esas olarak ran ve Irak sınırlarında yer alan Şemdinli, Yüksekova, Başkale gibi merkezler kullanılmaktadır. Bu bölgelerdeki otorite boşluğu ya da şu anda bölgeyi yöneten güçlerin göz yumması nedeniyle, kaçakçılar tarafından ran, Afganistan, Hindistan, Pakistan gibi ülkelerden toplanılan sığır ve koyunlar ülkemize sınırdan sokulmaktadır. Bu hayvanlar ya o bölgede kesilmekte, ya da canlı olarak “kaçak” sevk edilmektedir. Bazen de, bu hayvanlara menşe

95

şahadetnamesi ve sağlık belgesi temin edilerek “aklandıktan” sonra, yasal yollardan bölge dışına çıkarılarak tüm ülkeye gönderilmektedir. Kaçak hayvan ticareti için özellikle ucuz olması nedeniyle hasta ya da terk edilmiş hayvanlar tercih edilmektedir. Bu iş o hale gelmiştir ki, sınır bölgelerimizde sayıları hızla artan “hörgüçlü inekler” magazin haberlerine konu olmuştur. Bu tür kaçakçılığın bir yıl için bütçemize getirdiği yük, 58. Hükümetin Tarım Bakanı’nın ifadesi ve o günün rakamıyla 350 trilyon TL civarındadır. Hayvan sayısı olarak ifade edersek, bu rakam günde 3-4 bin, yılda 1 milyonun üzerinde tahmin edilmektedir. Yine 58. Hükümet’in Tarım Bakanı’nın ifadesiyle, son birkaç yılda yapılan hayvan kaçakçılığının ülkemize maliyeti 7 milyar doların üzerindedir (Karakuş 2004:56).

Bu ölçüde kaçak hayvan girişinin doğal bir sonucu, hayvan hastalıklarının yaygınlığıdır. Genellikle, bu tür hastalıklar konusunda pek söz edilmez, ancak, eski bir Tarım Bakanımız, Hakkari, Van ve çevresindeki hayvanlardan alınan kan örneklerinden yüzde 20’sinde şap hastalığı çıktığını açıklamıştı. Bu yüzden hayvan pazarları kapatılmıştı. Günümüzde de, şaptan, şarbondan ötürü karantina olayları olduğunu biliyoruz (Koyuncu 2004:323).

Gerekli denetim yapılmadan mezbaha ve kombinalar dışında, kesilen kaçak et sorunu ise ülkemizin en önemli sorunlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu arada mevcut mezbahaların tümünün çalışma ruhsatlı olmaması, ya da yeterli hijyenik koşullara sahip bulunmaması da sorunu daha ciddi bir hale getirmektedir. Örneğin stanbul’daki et kesiminin yüzde 60’ının kontrolsüz olduğu, ruhsatlı mezbaha oranının yüzde 30’u geçmediği bilinmektedir. Bu durumda kesilen etlerin yarıdan fazlasının denetim dışı kesildiği için imha edilmesi gerekir. Türkiye’de semt pazarları ile ilgili herhangi bir denetim yoktur.

Kaçak hayvan girişi, ekonomiye ve hayvancılığa verdiği zararın dışında, insan ve hayvan sağlığı açısından da büyük bir risk oluşturmaktadır. Ülkemizde sık sık rastlanan şap, şarbon, tüberküloz, bruselloz gibi hastalıklar hayvan ve insan sağlığını tehdit etmektedir. Bunun yanı sıra, “çağın vebası” olarak tanımlanan ve hemen tüm

96

Avrupa ülkelerinde görülen “Deli Dana” hastalığının ülkemize sirayet etmemesi açısından da kaçak et sorununun halledilmesi önem taşımaktadır.

Deli Dana hastalığının ortaya çıkmasından sonra, Türkiye’de, Veteriner Araştırma Enstitüsü bünyesinde, bu hastalığı saptamaya yetecek donanıma sahip bir laboratuar kurulmuş ve bugüne kadar yapılan analizlerde bu hastalığa rastlanmamıştır. Ancak, izleme sürecinin yeterli sayıda analize dayandığını söylemek zordur. Kaldı ki, kaçak et sorunu mevcut boyutta devam ettiği sürece resmi analiz mekanizmalarının da fazla bir anlam taşımayacağı açıktır. Deli Dana hastalığı riski yalnızca et ithalinden değil, gıda ve yem ithalinden kozmetik ithaline kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır (Tarım ve Köy şleri Bakanlığı 2005:14).

DTÖ’nün son Cenevre toplantısında alınan “anti-korumacı” çerçeve kararları Türkiye’nin hayvancılığını koruma yolundaki çabalarını olumsuz etkileyecektir. Bu çerçeve kararların içinin doldurulacağı 2005 yılına kadar yapılması gereken şey, en çok etkilenecek sektör olan hayvancılığa destek sağlamak ve kaçakçılıkla etkin bir biçimde mücadele etmektir.

Türkiye’nin AB üyeliği gerçekleşmeden Gümrük Birliği’ne girmesi ve gıda ürünlerinin bu anlaşma kapsamına alınması Türk hayvancılığına darbe vuran bir diğer gelişmedir. Rekabet etmeye çalıştığımız Avrupa ülkelerinde işletme başına ortalama hayvan sayısı 44 iken Türkiye’de işletmelerin yüzde 80’i, 1-4 arasında hayvana sahiptir. Avrupa Birliği işletmeleri gelişmiş teknoloji ile donanmışken, Türkiye’de işletmelerin yüzde 90’ı geri ve donanımsızdır. DTÖ’nün dayatmasıyla gümrük duvarlarının indirilmesi AB ile olan ilişkilerimizde de olumsuz bir durum yaratacaktır. Bu durumda, yeterli koruma ve teşvik sağlamada zorlanılırken, ileride muhtemel bir AB üyeliği halinde avantaj sağlamak yerine zarar görme olasılığı daha güçlüdür. Hayvancılıktaki gerileme süt üretimini de etkilemiş, 1995 yılında 10 milyon 601 bin ton olan toplam süt üretimi, 2003 yılında 8.5 milyon ton civarına düşmüştür.

97

Türkiye için hayvancılık sektörünün en önemli özelliği, işletmelerde bitkisel üretim faaliyeti ile hayvancılık faaliyetinin birlikte yürütülmesidir. Giderek artan işletme sayısıyla beraber, küçülen bu işletmelerde hayvancılık genellikle, bitkisel üretimin yanında yan faaliyet olarak yapılmaktadır. Pazara yönelik uzmanlaşmış işletmeler ile modern hayvancılık yapan işletmelerin oranı % 3 civarındadır

98

2.BÖLÜM

S VAS’TA ÜRET LEN HAYVANSAL ÜRÜNLER N PAZARLAMA S STEM

2.1. TÜRK YE VE S VAS’TA HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE PAZARLAMA VE ÖRGÜTLENME

Hayvan ve hayvansal ürünleri, çağın değişen koşullarına uygun bir biçimde üretilmesi ve kalitesinin artırılması, Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun başarılabilmesi ise, büyük ölçüde hayvansal ürünlerin, üretim ve pazarlama organizasyonlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesine bağlıdır (Kurtuluş 1976:85).

Hayvansal üretimin yapıldığı işletmelerde;

örneğin yetiştirme ve besi

faaliyetleri de başarıya ulaşılsa dahi, pazarlamada ortaya çıkan problemler çözülmedikçe, üretim ve kaliteyi yükseltmek imkansızdır. Hayvansal ürünlerin pazarlanması, ürünlerin hammaddeden mamül halini alıp, tüketim aşamasına kadar devam eder. Bu bakımdan pazarlama, hayvansal ürünlerin imalat safhalarını da kapsamaktadır (Tenekecioğlu 2000:124).

Hayvansal ürünlerini pazarlamasını üretim ve pazarlama diye ayırt etmeden incelemek gerekir. Hayvansal üretim bir zincir halkası gibi birbirine bağlıdır. Bu zincir halkalarının birinde olumsuzluk var ise, bu olumsuzluğun hem üretimi, hem pazarlamayı etkilemesi kaçınılmazdır( Kotler 1980:254).

99

Türkiye”de büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimini illerde belediyeler ve kesim yapmasına izin verilen işletmeler üstlenirken; Türkiye’de kanatlı hayvan kesiminde 23 Haziran 1996 tarih ve 22675 sayılı Resmi Gazetede yayımlanana “Kanatlı Hayvan Eti ve Et Üretim Tesislerinin Kuruluş, Açılış, Çalışma ve Denetleme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik” gereğince Tarım ve Köy şleri Bakanlığı’ndan izin almış 42 tane kanatlı et kesimhanesi , faaliyetini sürdürmektedir. Türkiye’de mevcut tavuk eti üretiminin yaklaşık %80’i ruhsatlı %20’si ise henüz ruhsat almamış kesimhanelerden elde edildiği bilinmektedir.(Yükselen 1996:163)

2.1.1. Sivas’ta Et Ve Et Ürünleri Pazarlaması

Sivas’ta büyük ölçüde öz tüketime yönelik olarak üretilen hububatın yanında ağırlıklı iktisadi faaliyet hayvancılıktır. Sivas’ta et üretimi ilin hayvancılık potansiyelini göstermekten uzaktır. Zira Türkiye’nin çeşitli yörelerinden işletmeci ve tacirlerin ihtiyaçları için Sivas kaynağına başvurduğu bilinmektedir. Sivas hayvan varlığı bakımından Türkiye’nin 2. büyük ilidir. Tablo 2.1: Sivas’ın Et Üretiminde Türkiye’deki Yeri YILLAR 1994 1995 1996 1997 1998 S VAS (Miktar/Ton) 6,685 4,530 5,013, 9,979 8,459 TÜRK YE (Miktar/Ton) 486,190 415,2540 416,815 516,946 532,504 S VAS’ın Üretimdeki Payı(%) 1,4 1,1 1,2 1,9 1,5

Kaynak: Sivas Valiliği Yayınları, 1999.

Sivas’ta besiye alınacak küçük ve büyükbaş hayvanlar genelde köylerden veya hayvanlarından pazarından temin edilmektedir. Sivas merkezinde bir canlı hayvan borsası mevcut olup gösterilen ilginin yetersizliğinden, az sayıda hayvan alım-satım işlemine öncülük etmektedir. Sivas ilinin ilçelerin bir çoğunda canlı hayvan pazarları mevcuttur. Bu pazarlar haftada bir gün olmak üzere kurulur. Bu

100

pazarlara çoğunlukla Sivas, Kayseri, Ankara ve Malatya’dan alıcılar gelir. Bu pazarlardan özellikle Şarkışla ilçesinde her hafta cumartesi günü en büyük canlı hayvan pazarı haline gelmiştir. kurulan canlı hayvan pazarı, alıcı ve satıcılar tarafından çok rağbet gördüğünden Orta Anadolu’nun

Sivas’ta 2004 itibariyle 3 adet mezbahane bulunmaktadır. Bu mezbahanelerin 3’ü de özel sektör tarafından işletilmektedir. Bunlardan birincisi daha önce Et-Balık Kurumuna ait olan özelleştirme ile Sivas’taki kasapların ortak olarak atın aldıkları eski Et-Balık Kurumu tesisleridir. kincisi Sivas’taki 67 kasabın ortaklığı ile kurulan Yeşilırmak Et Kombinasıdır. Bu işletme, Sivas canlı hayvan pazarı kenarında yer almaktadır. Üçüncüsü ise üç ortaklı bir özel sektör tarafından, Sivas merkez ilçenin güney doğusunda, Kızılırmak kenarında kurulmuş olan Yıldız Et Kombinasıdır. Bu üç mezbahanede de büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimi yapılmaktadır. Bu üç mezbahane aynı zamanda oldukça büyük soğuk hava depolarına da sahiptirler. Bu işletmelerde genelde Sivas merkez ve ilçelerindeki kasapların hayvanlarının kesimi yapılmakta ve etler depolanmaktadır. Bu işletmelerden Yıldız Et Kombinasına ait olan tesis ayrıca sucuk ve pastırma imalathanesi olarak da kullanılmaktadır (Sivas Belediyesi Bülteni 2003:12).

Sivas’ın hayvancılık alanındaki dikkate değer bir nokta da hayvan varlıklarıyla elde edilen et ve deri üretimi arasındaki uyumsuzluktur. Bunun en önemli sebebi Büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesiminin bir kısmının il dışında yapılmasıdır. Bu alanda kaçak kesim yapılması da söz konusu olmaktadır. l’de entegre et tesislerinin azlığı ve dericilikle uğraşan işletmeleri bulunmayışı dikkat çekmektedir. 2003 yılı verilerine göre ; ildeki mevcut pastırma – sucuk imalathanesi, kurulu kapasiteleri 2560/yıl ton olup bu kapasitenin ancak %15’i kullanılmaktadır (Sivas Ziraat Odası Yayınları 2004:5).

Canlı hayvanların yem ihtiyaçları genelde Adana, Kayseri, Gaziantep, Konya illerindeki yem fabrikalarından karşılanmaktadır. Sivas l merkezinde mahalle içinde hayvancılıkla uğraşan aile sayısı çok sayıdadır. Sivas belediyesinin 2005 yılı

101

kayıtlarına göre il merkezinde irili ufaklı 660 ahır bulunmaktadır (Sivas Belediyesi Yayınları 2005:3).

2.1.2. Sivas’taki Et Pazarlama Kanalları

Alıcıların arzu ve ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran satıcı,öncelikle ürünün ne miktarda, ne zaman, nerede ve hangi şartlarda tüketicinin istediğinin bilinmesi gerekir. Daha sonra ise ürünler değişik yönlerde oluşan bir çok akış ve akıntı sonucu üreticiden tüketiciye doğru ulaştırılır.”üreticiden tüketiciye dek uzanan tüm bu akışların geçtiği yollara pazarlama kanalları denir” (Oluç 1989:3).

Ürünlerin kendiliğinden tüketicilere doğru hareket etmesi söz konusu değildir. Ya üretici çeşitli eylemler yaparak ürünün akışını sağlar ya da üretici ile tüketici arasına çeşitli kişi yada örgütler, çeşitli eylemler ile ürünün akışını sağlar Ürünler ve/veya hizmetler birbirinin ardı sıra dizilmiş çeşitli türde örgütlerden geçerek tüketicilere ulaşır. Üretici ile tüketici arasında yer alan bu örgütler, genellikle işletmenin dışında, bağımsız kar amacı güden işletmelerdir. Bu işletmelere aracı işletmeler denilebilir (Robbins 1994:254) Sivas’ta da Türkiye’nin diğer bölgelerinde olduğu gibi birkaç türlü et pazarlama kanaları vardır. Bunlardan biricisi Üreticinin ürettiği hayvanı kendi ihtiyacı için üretip tüketmesidir. Geçmiş yıllarda bu türlü pazarlama yaygın iken günümüzde bu türlü pazarlama kanalı azmıştır. Geçmişte ailelerimizde kışlık kıyma kültürü vardı. her aile sonbahar geldiğinde birkaç tane küçük baş hayvan alıp bunları keser kışlık kıyma hazırlar kışında bunları tüketirdi. Günümüzde ise teknolojik ve ekonomik şartlar gereği bu kültür kaybolmak üzeredir. Nedeni ise ailelerin ekonomik durumları yeterli olmaması bunun yanından ihtiyacı olanı artık bir işletme olarak ortaya çıkan kasaplardan her zaman hazır olarak bulabilmesini söyleyebiliriz.

102

Üretici

Öz Tüketim Şekil 2.1: Üretici-Öz Tüketim Kanalı

Şekil 2.1’de ilk pazarlama kanalı olan üretici-öz tüketim kanalı yer almaktadır. Burada üretici, üretip beslediği hayvanı kendi tüketmek için üretmekte ve beslemekte olup, pazara hayvan arz etmemektedir. Günümüzde halen yalnızca kendi et ihtiyacını karşılamak için 2-5 koyun besleyen, ailesinin ve yakın çevresinin kurbanlık hayvan ihtiyacını karşılamak için büyükbaş veya küçükbaş hayvan besleyen çiftçilerimiz mevcuttur. Bu üreticiler, “Üretici-Öz Tüketim” pazarlama kanalının içinde yer almaktadırlar.

Üretici Mezbahane Et
Tüketici

Şekil 2.2: Üretici-Mezbahane-Et Market-Tüketici Kanalı

Şekil 2.2’de görülen pazarlama kanalı, Sivas il’inde en çok uygulanan pazarlama kanallarından birisidir. Üretici olarak gösterilen kişi veya kişileri bazen kasaplar oluşturmaktadır. Nedeni ise Sivas’ta bulunan kasapların çoğunluğunun kendilerine ait besi ahırları vardır. Bunlar kendi besledikleri hayvanları bulundukların yerin mezbahanelerinde kestirerek, etlerini dükkanlarında satarlar.

103

Sakatat, deri ve bağırsaklarını ise mezbahanede sakatat satın alan, tüccarlara satarlar.

Üretici Hayvan pazarı Mezbahane Et Market Tüketici

Şekil 2.3: Üretici-Hayvan Pazarı-Mezbahane-Et Market-Tüketici Kanalı Şekil 2.3’te yer alan pazarlama kanalı, Sivas ilinde çok uygulanan et

pazarlama kanallarından birisidir. Et marketler, dükkanlarında satacakları hayvanları il ve ilçe canlı hayvan pazarlarına giderek satın alırlar. Satın aldıkları hayvanları kendi vasıtalarıyla veya pazarda hayvan nakliyesi yapan nakliyeciler tarafından mezbahanelere getirerek veya getirterek kestirirler. Sivas’ta bulunan et marketlerin sahipleri, bilakis kendileri hayvan pazarına giderek, pazarda beğendikleri hayvanları pazarlık usulü satın almaktadırlar. Sivas ilinin ilçelerinin hayvan pazarlarını belirli günleri vardır. Pazarlar hafta’da bir gün olmak üzere kurulurlar. Şarkışla canlı hayvan pazarının günü her haftanın Cumartesi günüdür. Ulaş canlı hayvan pazarı Pazar günü, Zara canlı hayvan pazarı Pazartesi günü kurulmaktadır. Canlı hayvan pazarlarının kurulduğu günler aynı zamanda ilçelerin ve ilçe köylülerinin alışveriş pazarının kurulduğu günlerdir. Hayvan pazarından kesimlik için alınan hayvanlar, hayvanı alan tarafından ihtiyacına göre alım zamanından hemen sonra veya belli bir süre besiye alındıktan sonra kestirilir.Daha sonra mezbahaneden dükkanına getirilen etler, büyükbaş hayvanlarda kemiklerinden ayrıldıktan sonra küçükbaş hayvanlarda kemikli olarak satışa hazırlanır.

104

Üretici Hayvan Pazarı C.Hayvan Borsası Hayvan Tüccarı Mezbahane Et Market

Tüketici

Şekil 2.4: Üretici-Hayvan Pazarı-Canlı Hayvan Borsası-Mezbahane-Et Market-Tüketici Kanalı Şekil 2.4’te Şekil 2.3’te yer alan kanalın içerisine, canlı hayvan borsasının da girdiği görülmektedir. Sivas’ta Ticaret Borsası bulunmaktadır. Sivas Ticaret Borsası zamanda canlı hayvan borsasını da içerisini alarak bu görevi ifa etmeye çalışmaktadır. Sivas’ın canlı hayvan pazarının kurulduğu alanın içerisinde canlı hayvan borsasının yeri mevcut olup, genellikle toplu canlı hayvan satışlarında işlem yapılmaktadır. Sivas Canlı Hayvan Borsası, Sivas’taki canlı hayvan fiyatlarının belirlenmesinde yeterince etkin rol oynayamamaktadır. Sivas gibi hayvan potansiyeli geniş bir ilimizde üreticiler ürettikleri canlı hayvanları hangi fiyata satabileceklerini, yine besiye alacakları besilik danaların hangi özellikte olanının, hangi fiyata alabileceklerini, hangi üreticide satılık kesime gelmiş hayvan olduğu, hangi üreticide satılık besilik dana olduğu, hangi üreticide satılık damızlık hayvan mevcut olduğu gibi bilgilerin ilan ve reklam edilmesi, Sivas hayvancılığının canlı hayvan pazarlama sorunlarına yardımcı olacaktır. Canlı hayvan

105

borsalarının kuruluş amaçları, yukarıdaki belirtilen tüm işlemleri içine alacak şekilde düzenlenmiştir.

Yukarıdaki şekillerde Sivas’taki et pazarlama kanalları gösterilmiştir. Bu pazarlama kanallarının tümünü bir arada gösterilmesi ile karışık bir pazarlama kanalı ortaya çıkacaktır. Yukarıdaki şekillerde olarak gösterilen mezbahane görevini Sivas’ta bulunan 3 adet et entegre tesisinin yanında mevcut bulunana sucuk ve pastırma imalathaneleri yerine getirmektedir. Mezbahanelerde kesilen hayvanların deri, sakatat ve bağırsakları ayrıca pazarlanmaktadır.

Mezbahanelerde büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesimi yapılmakta olup 2004 yılı Mart ayı itibarıyla büyükbaş hayvan kesimi 25 milyon TL., küçükbaş hayvan kesimi 8 milyon TL.’dir. Sivas il merkezinde 2004 yılı itibarıyla Sivas kasaplar derneğine 85 kayıtlı üye kasap bulunmaktadır. Bu kasaplar satın aldıkları canlı hayvanları Sivas’ta bulunan 3 adet entegre tesislerin mezbahanelerinde kestirmekte, daha sonra bu tesislerin hayvan taşıma vasıtalarıyla etler kasapların dükkanlarına getirilmekte burada işendikten sonra satışa sunulmaktadır. Kesilen hayvanların et dışında kalan sakatat, deri ve bağırsakları (küçükbaş hayvanların ince bağırsakları) et marketler dışındaki sakatat, deri ve bağırsak üzerine çalışan firmalar tarafından pazarlanmaktadır. lde bulunan sucuk ve pastırma firmaları genelde, kendi imalatında kullanacakları hayvanları kendi tesislerinde kesmekte ve depolamaktadırlar.

Yukarıda bulunan pazarlama kanallarının hepsini bir şekil içinde toplarsak aşağıdaki Şekil 2.5 ortaya çıkacaktır.

106

Üretici

Canlı hayvan Borsası

Mezbahane

Hayvan Pazarı

Öz Tüketim

Hayvan Tüccarı

malathane (sucuk,pastırma vb)

Sakatat,deri, Bağırsak

Deri imalathane Tıb.Mlz. imalathane

Et market

Tüketici

Şekil 2.5:Üreticiden-Tüketiciye Kadar Olan Tüm Pazarlama kanalları Sivas’ın et pazarlama kanalların hareket kazanması için Sivas’ta 2003 yılı içerisinde Sivas Belediyesi tarafından Sivas hava yolu limanı üzerinde, Sivas il merkezine 12 km uzaklıkta canlı hayvan pazarı yeri oluşturulmuştur. Bu pazarın hemen yanında Sivas’ın 67 kasabının ortaklığı ile kurulan Yeşilırmak Et Kombine tesisi mevcuttur. Pazardan hayvan satın alan kasapların bir çoğu satın aldıkları hayvanları, pazarın yanında bulunan Yeşilırmak Et Kombine tesisinde modern bir şekilde ve hijyenik bir ortamda kestirebilmektedirler. Sivas merkez ilçedeki canlı hayvan pazarının, Sivas il merkezine 12 km uzaklıkta olması canlı hayvan pazarına gelen hayvan sayısını azaltmaktadır. Gelecek yıllarda Sivas merkez ilçe canlı hayvan pazarının, eski canlılığına kavuşması için Sivas Belediyesi tarafından çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalara örnek olarak, Sivas Belediyesi canlı hayvan pazarının yanında bulunana kamu arazilerini istimlak ederek buradaki mevcut araziyi 500m2 parseller halinde üreticilere 3 milyar bedelle satmaktadır. Ödemeleri ise aylık taksitler halinde yapılmaktadır, durum böyle olunca büyük talep gören arsalardan yer kalmamıştır (Sivas Belediyesi Yayınları 2004:3).

107

2.1.3. Sivas’ta Süt Ve Süt Ürünleri Pazarlaması

Sivas’ta üretilen sütlerin bir kısmı, öz tüketim olarak tüketilirken bir kısmı, süt olarak satılmakta bir kısmı da yoğurt, peynir, tereyağ vb. ürünler üretilerek piyasaya sürülmektedir. Sivas ilinde süt pazarlaması konusunda gelişmiş bir yapı bulunmamaktadır. Sivas ilinde bulunan süt fabrikaları üretilen sütün ancak %3’lük bir bölümünü alıp, işleyerek piyasaya sunmaktadır. Süt fabrikalarının işledikleri sütleri sattıkları piyasayı, Sivas il merkezi ve merkeze bağlı yakın ilçeler oluşturmaktadır. Üretilen süt ve süt ürünlerinin kaliteli veya kaliteli olmadığından ziyade yerli üretimin Sivas ilinin kendi ihtiyacını dahi karşılayamadığı aşikardır. Süt ürünlerinin pazarlanması konusunda, Sivas’ta bulunan Ulaş Süt fabrikası ve Er Süt fabrikasıyla yapılan görüşmelerde şu sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sivas’ta süt fabrikalarına gelen sütün büyük bir bölümüyle yoğurt ve ayran yapılmaktadır. Üretilen yoğurtların büyük bir bölümü fabrika tarafından il ve ilçelerde bulunan yerel ve ulusal marketlere pazarlanmaktadır. Üretilen ayranlar ise son yıllarda Sivas ilinde mantar gibi çoğalan et ve tavuk döner lokantalarına pazarlanmaktadır. Fabrikalarla yapılan görüşmelerde Sivas ili dışına süt ve süt mamullerinden hiçbir ürünün pazarlanmadığı tespit edilmiştir.

2.1.4. Sivas’ta Diğer Hayvansal Ürünlerinin Pazarlanması

Sivas’ta et ve süt ürünlerinde sonra üretim fazlalığı sıralamasında bal üretim miktarı gelmektedir. Yalnız üretilen balların pazarlanmasında da, Sivas’ta ilkel pazarlama devam edip gitmektedir. Bal üreticileri ile yapılan görüşmelerde üreticilerin büyük bir bölümünün ürettikleri balları kendi yakın akraba çevrelerine sattıkları veya akraba çevrelerinin arkadaşlarına, pazarladıkları görülmektedir. Bu tür pazarlama sisteminde bir takım aksaklılarla karşılaşılmakta ve bununla birlikte zaman kaybı çok olmaktadır. Ayrıca kalite ve fiyat istikrasızlığı da ortaya çıkmaktadır.

108

Hayvansal ürünlerden yumurta ise daha öncede bahsedildiği gibi kapasitesi düşük az sayıda işletme tarafından üretilmektedir. Bu işletmeler ürettikleri yumurtaları Sivas merkez ilçe ve Sivas’ın diğer ilçelerine pazarlamaktadırlar. Üretim azlığından dolayı diğer çevre illere pazarlama gereği duymamaktadırlar. Sivas’taki yapağı üretimi miktarında koyun sayısının azalması ile paralel olarak düşme yaşanmıştır. Üretilen yapağıların büyük bir kısmı ilde bulunan yüncü adıyla adlandırılan esnaflar tarafından satın alınmaktadır. Yüncüler tarafında satın alınan yapağılar yıkanıp temizlendikten sonra, yataklık ve yorganlık yün olarak il ve ilçe halkına pazarlanmaktadır. Alabalık pazarlamasında Sivas alabalık üreticileri beklenen gelişmeyi gösterememişlerdir. Alabalık üreticileri ürettikleri balıkları pazarlamada zorluk çektiklerini dile getirmişlerdir. Fakat hiçbir alabalık üreticisi de ürettiği balığı pazarlamak için pazarlama çalışmalarına girmemmiş, satıldığı kadar üretmeyi kedilerine hedef seçmişler bu da üretimin artmamasını ortaya çıkarmıştır.

2.2. HAYVANSAL ÜRÜN PAZARLAMADA PAZAR SEÇ M VE KONUMLANDIRILMASI
Pazarlama yönteminin iki temel strateji unsuru vardır. Faaliyet gösterilecek hedef Pazar ya da pazarların seçilmesi ve hedef pazarlara en uygun pazarlama bileşenlerinin geliştirilip uygulanmasıdır. Bu nedenle, pazarlama yöneticilerinin işletmenini sahip olduğu kaynak ve yetenekleri göz önünde bulundurarak, geliştirmiş oldukları yeni mamullerin hangi pazar ve pazarlara sunulacağına karar vermeleri gerekir (Berkowitz 1994:33). Pazarın seçimi ve konumlandırılması genellikle mamul geliştirme aşamaları süresince belirlenir. Bu çerçevede, işletmenin iki konuda karar vermesi gerekir. Hangi Pazar ve bölümlerin en iyi fırsatları sunduğu ve hedef pazar olarak kaç

109

bölümün seçileceği. Bular belirlenirken, işletmenin seçeceği pazar bölümünün tatminkâr kâr getirecek kadar büyük potansiyele sahip olup olmadığı, bu Pazar bölüm veya bölümlerinde rekabetin yapısı ve işletmenin mevcut kaynakları ve imkanları göz önünde bulundurulur(Hultink 2000:23).

2.2.1. Hedef Pazar Seçimi Hedef Pazar seçimi üç şekilde yapılabilir. şletme ya pazarı bölümlendirmeye gitmeksizin tüm pazarı hedef pazar olarak seçen (Tüm Pazar Stratejisi) veya tüketici özelliklerinden biri veya birkaçını temel alarak pazarı bölümlendirir (Tek Bölüm Stratejisi); sonrada bir veya birkaç bölümü hedef Pazar olarak belirler(Çok Bölüm Stratejisi). Böylece işletmeler birbirinden oldukça farklı üç ayrı pazar seçim stratejisinden birini seçmek durumunda kalır(Berkowitz 1994:38).

Tüm Pazar stratejisinde işletme, pazarın tamamını bir kitle veya tek bir birim olarak ele almaktadır.Bu stratejide mamul, kitlesel olarak üretilir, tek bir fiyat belirlenir, kitlesel olarak tutundurulur, dağıtılır ve pazarı oluşturan tüketiciler arasında yeterli sayıda alıcının mamulü satın alması beklenir. Tüm pazar stratejisinin en büyük avantajı, üretimin kitlesel olarak yapılması nedeniyle, birim maliyetlerin düşmesidir. şletmenin bu stratejiyi seçebilmesi için, tüketicilerin önemli bir kısmının mamule aynı biçimde ihtiyaç ve istek duymaları gerekir. Hayvansal gıda ürünlerinin bir çoğununu, bu kapsam içerisinde kaldığını söyleyebiliriz. Tek bölüm stratejisinde işletme, pazarın tamamında veya birkaç bölümünde faaliyet gösterme yerine belirlediği sadece bir bölümünde faaliyet gösterir. Tek pazar bölümünün seçiminde, işletmenin kaynakları yetenekleri ve uzmanlığı göz önünde bulundurulur. Bu stratejideki mantık, büyük bir pazarda çok küçük bir pay almaktansa küçük bir pazarda, büyük bir paya sahip olmadır. Özellikle pazarda henüz tanınmayan bir mamulün, tüketici tepkilerinin ne olacağının ve rekabet gücünün satışları nasıl etkileyeceğinin belli olmadığı durumlarda kullanılması, uygun olan bir stratejidir.

110

Çok bölüm stratejisi, farklı özellikteki tüketicilerin ihtiyaç ve isteklerini, farklı pazarlama kanallarıyla daha iyi tatmin edebileceği görüşüne dayanır bu nedenle işletme, farklı tüketici gruplarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere iki veya daha fazla pazar bölümünde farklı pazarlama karması geliştirerek faaliyet gösterir. Bir çok işletme başlangıçta tek bölümde faaliyet gösterip burada başarılı olduktan sonra diğer pazar bölümlerine girer.

Sivas ilinde faaliyet gösteren et ve süt işleyip pazarlayan işletmeler, hedef pazar olarak genelde Sivas merkez ve ilçelerini almışlardır. Bunun başlıca sebebi işletmelerin üretim kapasiteleri, dağıtım kanalları, yetenekleri vs. sebeplerdir. zlenen stratejilerden birinin de küçük bir pazarda büyük pay sahibi olmak fikridir. 2.2.2. Hedef Pazarı Konumlandırma şletmenin hedef pazarı belirledikten sonra, seçmiş olduğu bölüm veya bölümlerde hangi konumda veya yerde olmak istediğini belirlemesi çalışmalarıdır. Konumlandırma ifade edilirken hem işletmenin mevcut mamullerinin hem de rakip mamullerin göz önünde bulundurulması önemlidir. Konumlandırmanın hedef kitleyi nüfus etmesini ve onlarla iletişim kurmasını sağlama görevi mamulün pazarda başlatılması aşamasında ortaya çıkar. Tüketici araştırmaları , mevcut mamullerin konumlandırılması ve yeni mamulün buna nasıl uyum sağlayacağının belirlenmesi için faydalıdır.

Sivas’ta mevcut et ve süt üreten işletmeler hedef pazar içerisinde dağıtım kanalı oluştururken fabrika market dağıtım kanalını izlediği gözlenmiştir. Sucuk ve pastırma üreten işletmelerin ayrıca ilde kendi satış noktalarını oluşturdukları gözlenmiştir.

111

2.3.S VAS’TA ET VE SÜT ÜRÜNLER

ŞLEY P PAZARLAYAN

F RMALARIN SORUNLARI VE SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNER LER
2.3.1. Sivas’ta Et şleyen- şletmelerin Sorunları

Sivas’ta et işleyen firma denildiğinde akla sucuk ve pastırma fabrikaları gelmektedir. 2006 yılı itibarı ile il’de sucuk ve pastırma üretip pazarlayan 10 civarında fabrika mevcuttur. Bu fabrikalardan en eskisi Dayı sucuk ve pastırma fabrikasıdır. Son yıllarda kurulan Tan, Güler ve Sivas Star’ı marka sucuk fabrikaları ilin en tanınan sucuk ve pastırma üreten işletmelerinden olmuşlardır. Bu fabrikaların yetkilileri ile görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerin sonucunda işletmelerin genel ortak sorunları aşağıdaki başlıklar altında toplanmıştır. Yüksek randımanlı hayvan bulmakta işletmeler sıkıntı çekmektedir, burada bahsedilen yüksek randımandan besisi tamamlanmış kesime gelmiş hayvandır, Son yıllarda bir çok firmanın tavuk ve hindi eti karışımı ile ürettikleri sucukların piyasada uygun fiyatlarda satılması, bu işletmelerin pazar paylarını düşürmektedir. şletmelerin sermaye yetersizlikleri, pazar ağlarını genişletmelerine engel olmaktadır, şetmelerin profesyonel yönetime geçememiş olmaları rekabet güçlerinide olumsuz etkilemektedir, Sivas’ta gelir düzeyinin düşük olması sucuk ve pastırma ürünlerini lüks tüketim gıdası sınıfına sokmaktadır,

112

Yeni teknoloji ambalajlama makinelerinin pahalı olması, maliyetleri artırmıştır, Düşük kalitedeki sucukların daha düşük fiyatta pazar bulma çabaları, hracat konusunda, fabrikaların bilgi ve deneyime sahip olmayışı, Hayvan kemiklerini, sakatatlarını, derilerini değerlendirecek

işletmelerin ilde mevcut olmaması, Sosis ve salam gibi ürünlerin düşük fiyatta piyasada pazar bulması, pazarı daraltmaktadır,

2.3.2. Sivas’ta Et şleyen şletmelerin Sorunlarına Çözüm Önerileri Bir an önce profesyonel yönetim şekli oluşturulmalıdır, Tutundurma çalışmalarına önem verilmelidir, Besicilerle ortak besi faaliyetleri yürütülmeli, randımanlı kesim hayvanı bulma sıkıntısı böylelikle bertaraf edilmelidir, Besicilerin güvenini sağlayacak ödeme günleri belirlenmeli, böylece besicilerin hayvanlarını dışarı illere değil de Sivas’ta kestirmesi sağlanmalıdır, Kaliteden ödün verilmeden üretim yapılmalıdır, Pazarlama karması kurulmalı ve etkin bir şekilde çalışması sağlanmalıdır,

113

Sivas’ın sığır etinin Sivaslılarca en beğenilen ürün olduğu gözlenmiştir; bu sığır etinden en güzel sucuk ve pastırmaların neden Sivas’ta yapılmasın düşüncesi ile hareket etmelidirler, Kesim yaptıkları hayvanlardan çıkan deri, sakatat, kemik gibi artıkları değerlendirecek ortak organizasyonda bulunmalıdırlar.

2.3.3. Sivas’ta Süt şleyen- şletmelerin Sorunları Sivas’ta mevcut süt işleyen fabrika sayısı’nın 2006 yılı itibarı ile üç tane olduğunu belirtmiştik. Bunlardan ikisi Sivas il merkezinde bir tanesi ise Şarkışla ilçesindedir. Sivas il merkezinde 2003 yılında üç süt işleme fabrikası (Ulaş Süt – Tuğba Süt-Er Süt) mevcut idi. 2006 yılında ise bu rakam (Ulaş Süt –Tuğba Süt)ikiye düşmüştür. 2003 yılında kriz yaşayan Tuğba Süt fabrikasını Er süt fabrikasının sahibi olan Er holding satın alalarak bünyesine katmıştır. Er holding kendi mevcut süt fabrikasını (Er Süt fabrikası) kapatarak, Tuğba süt fabrikasını işletmeye devam etmektedir. Görülüyor ki Sivas’ın nüfusu artmasına, teknolojideki gelişmelere rağmen Sivas’ta süt işleyen firma sayısı artmamış aksine azalmıştır. Büyükbaş hayvan sayısının bu denli çok olduğu bu Sivas ilinde hayvancılığın lokomotifi olacak süt işletmelerinin artmaması il için üzücü bir durumu ortaya koymaktadır. Var olan işletmelerinde bir çok sorunla karşı karşıya olduğu tespit edilmiştir. Bu sorunları sıralayacak olursak; lde toplu süt alımı yapılan işletme sayısı azdır, süt fabrikalarına süt teslim eden en büyük işletme Ulaş çiftliğini saymazsak, günlük ancak 250 litre civarında süt teslim etmektedir. Sütün en çok tüketildiği kış mevsiminde fabrikalar, işleyecek süt bulmada sıkıntı çekmektedir,

114

Kış mevsiminin aksine yaz aylarında sütün bol olması, buna rağmen pazarın daralması nedeniyle süt depolama sıkıntıları yaşanmaktadır, Toplanan sütlerin aynı kalitede olmaması, bir kısmının alınması, böylece toplanan diğer sütleri de bozması, Süt işleme maliyetlerinin, elektrik ve nakliyenin pahalı olmasından dolayı yüksek olması, Etkin pazarlama ağının oluşturulmamış ve profesyonel yönetime geçilememiş olması, Ambalaj firmalarının ilde mevcut olmadığından dolayı diğer illerden alınan ambalaj malzemesi fiyatının ve nakliyesinin oluşturması, Fabrikalarda kullanılan makinelerin arızlarının tamirinin büyük yekünler sıcak

havalarda üretici tarafından iyi muhafaza edilemediğinden bozuk teslim

yapılmasında; ilde makinelerin teknik hizmet servislerinin olmadığından dolayı zaman ve üretim kayıplarının yaşanması, Süt işleme fabrikalarında çalıştırılacak,yetenekli ustaların bulmada sorun ve sıkıntılar yaşanması, Fabrikaların profesyonel pazarlama ağları oluşturamamış olması, Pazarın kaymağını alma stratejisinden başka, yeni fikir ve

düşüncelerin işletme yöneticileri tarafından ortaya konulmaması.

115

2.3.4. Sivas’ta Süt şleyen- şletmelerin Sorunlarına Çözüm Önerileri Sivas’ta mevcut bulunan Damızlık Sığır yetiştiricileri ile birlikte hareket edip süt üreten işletmelerin gelişmesi için yardımcı olmak böylece hammadde sorunlarını kaynağında çözüme kavuşturmak, Ürünleri daha kaliteli hale getirmek için rakip markaları yakından takip etmek, Bir an önce profesyonel kadrolaşmanın sağlanması, Üretim ve pazarlama kanallarını gözden geçirilmesi gerekmete, Tutundurma faaliyetlerine önem verilmeli, Üretim kapasitelerini artırmak için gerekli girişimlerde bulunulmalı, Sivas’ta da yapılmalı, Süt üreticileri süt sağım teknikleri açısından bilgilendirilmeli, hijyene önem veren süt toplama uygulamalarına girişilmeli, Mamul fiyatlandırmaları yeniden gözden geçirilmeli, Fabrikada çalışanından, süt toplayanına kadar tüm personel toplam kaliteye ulaşmak için seferber edilmelidir, Toplam kalite yönetimi hakkında işletmeler gerek üniversitelerden gerekse Tarım l Müdürlüğünden faydalanmalıdırlar. kutu ambalajlı süt üretmek için gerekli girişimler

116

2.4.TARIM VE KÖY ŞLER BAKANLIĞININ S VAS L TARIM MASTER PLANI
Sivas ili Tarım Master Planı. TCP/TUR//8924 “ l Tarım ve Kırsal Kalkınma Master Planının Hazırlanmasına Destek Projesi” kapsamında Tarım ve Köy işleri Bakanlığı elemanları tarafından hazırlanmış iki pilot (Sivas ve zmir ili) master planından biridir. Bu tarımsal master plan, yerel düzeydeki tarımsal planlamanın pratik yapılabilirliğini göstermenin yanında, diğer iller için hazırlanacak planlar içinde başvuru kaynağı niteliğinde olan bir çalışmadır.

Tarım Master Planının amacı: Tarımsal kaynakların belirlenmesi (Toprak. Su, ekoloji, işgücü ve teknik bilgi düzeyi), kısıtların ortaya konulması (Üretim tekniği, örgütlenme, yatırım gereksinimi, işgücü ve pazarlama problemleri vb), tarımsal kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek tarımda verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, ürün arzında sürekliliğin sağlanması; tarımın çevre, sanayi ,turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin belirlenmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunması olarak ifade edilebilir.

Planlamanın kapsamı tarım sektörü ile sınırlı olması nedeniyle, yönetim sorumluluğu Tarım ve Köy işleri Bakanlığındadır. Bununla beraber, ilde hizmetleriyle tarım sektörünü doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyen diğer kuruluşlarla işbirliğine önem verilmelidir.

Master plan 2001-2010 dönemi için hazırlanmakta olup; kalkınma amaçları, bu amaçlara ulaşmada stratejiler ve bu stratejilerin desteğinde muhtemel program ve projeleri içermektedir.

117

Sivas ilinde, alan çalışmasına başlamadan önce, ildeki kamu kurumları özel sektör ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ilgili olarak paydaşlar (stakehoder) toplantısı yapılmıştır. Biyo-fiziksel ve sosyo–ekonomik koşullar bakımından Sivas ili tekdüze bir yapıya sahip olmayıp; önemli farklılıklar göstermektedir. Bu durum göz önüne alınarak, il agro-ekolojik alt bölgelere ayrılmıştır. Her alt bölgede yer alan ilçelerin tarım ilçe müdürlerinin hepsinin birlikte katıldığı toplantılarda alt bölgenin problemleri, potansiyelleri, fırsatları ve kısıtlamaları tartışılmış ve ayrıca, alt bölgeleri temsil edebilecek ilçe ve köylerde alan çalışması yapılmıştır. Planlama sürecinin en önemli aşamalarından birisi tarım ilçe müdürlüklerinin planlama sürecine katılımının sağlanmasıdır.

Alan çalışmasının tamamlanmasının ardından ilk yapılan paydaş toplantısına iştirak eden kişilerin katılımı ile ikinci paydaş toplantısı yapılmış ve bu toplantıda alan çalışması sırsında tespit edilen problem, potansiyel ve bunlara yönelik olarak önerilen muhtemel program ve alt programlar üzerinde mutabakata varılmıştır.

Sivas ili master planı sekiz

bölümden oluşmaktadır. Plan öncesi durum

(background) , amaç, kapsam ve yönetim birinci bölümde; planı etkileyebilecek plan ve politikalar ise ikinci bölümde sunulmaktadır. Üçüncü bölümde ilin biyo-fiziksel, sosyo-ekonomik özellikleri, üretim sistemleri, pazarlama sistemleri ve tarım hizmetlerini içine alan il yapısına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; ilin doğal fiziksel, insan ve kurumsal kaynak boyutunu içine alan tarımsal kaynak envanteri tanımlanmıştır. Beşinci bölümde; tarımın performansı (yerel ekonomiye katkısı, üretim ve verimlilik, bölgesel ve ulusal ekonomi ile bağlantılar) sınırlılıkları incelenmiştir. Yedinci bölümde; kalkınma amaçları ele alınmıştır. ve stratejileri Altıncı bölümde ise; ilin kalkınmasıyla ilgili problemleri, potansiyelleri ve formüle edilmiştir. Sekizinci bölümde, program ve projeler tanımlanmış olup program ve projeleri içeren birleştirilmiş (consolidated) kalkınma önerileri belirlenmiştir.

118

3. BÖLÜM

S VAS’IN HAYVANSAL ÜRÜNLER N N PAZARLANMASINA L ŞK N B R UYGULAMA

3.1. UYGULAMA
3.1.1. Araştırmanın Amacı

Sivas halkı için hayvancılık en önemli gelir kaynaklarından biridir. Bu sektördeki gelişmeler zincirleme olarak tüm Sivas halkının gelirine yansıyacaktır. Sivas’taki hayvancılık sektörünün gelişmesi için üretilen ürünlerin en iyi şartlarda pazarlaması şarttır. Üretilen mamullerin tercih edilir hale gelmesi için, tüketici üretilen mamullerin hangi özelliklerini dikkate alarak talepte bulunuyor, bunun bilinmesi gereklidir. Bu araştırmada Sivas’ta ikametgah eden aileler, hayvansal gıda satın alımlarında, gıdaların hangi özelliklerine dikkat etmektedir, bu gıda ihtiyaçlarını nerelerden karşılamaktadırlar, aileler bir ay zarfında temel hayvansal gıdalardan ne miktarlarda talepte bulunuyorlar, Sivas ili içerisinde üretimi yapılan hayvansal ürünleri tercih edip etmediklerini, tercih ediyorsa tercih sebeplerini, tercih etmiyorlarsa tercih etmeme sebeplerini araştırmak. Böylece hayvansal gıda üreticilerine dolayısıyla Sivas’a katkı sağlamaktır. Sivas’ta üretilen hayvansal ürünler başta Sivas ilinde olmak üzere tercih edilir hale gelirse bu ürünlerin diğer illere pazarlama fırsatlarına da ulaşır. Hayvansal gıda ürünleri ailelerin tüketim mallarının başında yer alan bütçesinin gıda tüketimindeki payı büyük olan ürünlerdir Sivas ilinin avantajlı yönlerini hayvansal ürünler üzerine oluşturması için Sivas’ta üretilen ve üretilecek olan gıda ürünlerinden tüketicilerin beklentileri hedeflenerek üretim yapılmasının sağlanmasıdır. Tüketici tercihleri farklı sonuçlar verebilir fakat

119

buna rağmen ürünler üzerinde tüketici tercihlerine cevap verecek üretim yapılması ve bu yolda belli organizasyonların gerçekleştirildiği zaman ne tür sonuçların alındığı da bu anketimizde yer alacaktır. 3.1.2. Araştırmanın Konusu Sivas ilinde üretilen hayvansal gıda ürünlerini tercih eden yaş, meslek, gelir vb. gruplarının bilinmesi var olan müşteri potansiyelinin bilinmesi açısından da önemlidir. Böylece Sivas üreticileri müşterileri grupları hakkında bilgi edinmiş olacaktır. Sivas’ta hayvansal ürünler bakımından halihazırda hangi ürünlerin tercih edildiği o ürünlerin üreticilerini daha fazla üretime yöneltecektir. Sivas ekonomisinde gün geçtikçe önemi ve pazar payı artan ulusal ve bölgesel marketler üretilen malların pazarlamasında önemli söz sahipleridir. Marketler, tüketiciler hangi hayvansal ürünleri almak istiyorlarsa o ürünlere standlarında yer vereceklerdir. Buradan da şu sonuç çıkacaktır. Sivas’ta üretilen ürünler kalitesiyle, fiyatıyla kendi reklamını oluşturmalıdır ki Sivas içi ve dışında müşteri potansiyelini artırsın. Sivas ilinde 2005 yılı itibarıyla Gima, Migros ve Yimpaş gibi ulusal marketlerin yanında Öncü, Marka, Dilek, Maraton market gibi ilde 2-6 şubesi olan bölgesel marketler mevcuttur. Yukarıda saydığımız ulusal ve bölgesel marketlerin yanında mağaza büyüklüğü ve mağazadaki mal çeşitliliği açısından daha az çeşit mal satılan marketlerde mevcuttur. Fakat günümüzde yukarıdaki saydığımız ulusal ve yerel marketler Sivas merkezde pazarın %80’inin ellerinde bulundurmaktadırlar.

3.1.3. Veri Toplama Araçları

Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Anket Sivas il merkezinde 25.05.2005 tarihi ile 10.06.2006 arasında 400 kişiyi kapsayacak şekilde yapılmıştır. 250 bin nüfusa sahip Sivas il merkezinden 400 kişi rakamı, ana kütle içerisinden örnek kütle bulma hesaplama yöntemiyle bulunmuştur. Objektif ve güvenilir bir değerleme olması için 400 kişinin, Sivas il merkezinin değişik mahallerinde ikametgah eden kişilerin oluşturması sağlanmıştır. Anketin, hatsız bir şekilde sonuç

120

vermesi için anket sorularını cevaplayan kişilere soruları açıklayıcı yardımlar yapılmıştır. Anket 35 sorudan ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm ankete katılan kişilerin kişisel bilgileri içeren 12 sorudan ibarettir. kinci bölümde ise 19 soru bulunmakta olup, tüketicilerin hayvansal gıda tercihlerini kapsamaktadır. Üçüncü bölümdeki 4 soru ise, Sivas’ta üretilen hayvansal gıdaların tercih değerlendirmelerini kapsamaktadır.

3.1.4. Verilerin Analizi Verilerin analizinde istatistiksel tekniklerden, yüzde ve tablo ortalaması kullanılmıştır. Anketteki 1-31 arlığındaki sorular, net cevaplı sorulardan olmuştur. 32., 33., 34., 35. sorular ise ankete katılan kişilerin kendilerine göre önem sırasına göre 1, 2, 3, 4, 5 derecelemesine tabi tutulmuştur. 32., 33., 34., 35. sorulara ait dereceleme puanları tablo içerisine aldığı puan şeklinde gösterilmiştir. Puanlama şu şekilde yapılmıştır. 1.seçenek 5 rakamı ile 2.seçenek 4 rakamı ile 3 seçenek 3 rakamı ile 4 seçenek 2 rakamı ile 5 seçenek 1 rakamı ile çarpılarak ürünün aldığı puan hesaplanmıştır.(400 kişi için maksimum puan 400*5=2000’dir) Anket sonuçları, bilgisayar ortamında SPSS programına girilmiş, değerleme sonuçları tablolara aktarılmıştır.

3.2. BULGULAR, YORUMLAR VE SONUÇLAR
3.2.1. Örneklemin Özellikleri 1-Ankete Katılanların Tahsil Durumlarına Göre Dağılımı: Ankete katılan kişilerin çoğunluğunu, %38 ile lise mezunları oluşturmaktadır. Bunlar toplam ankete katılanların içerisinde 153 kişi olmaktadırlar. En azı ise %0,8 kişi ile okur yazar olmayan kişiler oluşturmaktadır. Genel olarak tahsil durumlarına bakıldığında her tahsil seviyesinden kişilerin anket içerisinde yer aldığı görülmekle beraber ilin genel tahsil durumunu da yansıtan bir anket olduğu da dikkat çekmektedir. (Tablo 3.1)

121

Tablo 3.1: Ankete Katılanların Tahsil Durumlarının Dağılımı Tahsil Durumu lkokul Ortaokul Lise Önlisans Lisans Lisans üstü Diğer (okur yazar olmayan) Toplam Frekans 59 75 153 56 46 8 3 400 Oranı(%) 14,8 18,8 38,3 14,0 11,5 2,0 0,8 100,0

Ankete katılanların çoğunluğunu lise mezunlarının oluşturduğu gözlenmiştir. 2-Ankete Katılanların Cinsiyetlerine Göre Dağılımı: Ankete katılanların %74’ünü erkekler %26’sını ise kadınlar oluşturmuştur. Bunun sebebi ise anketimiz genelde iş yerlerinde yapıldığından çoğunlukla çalışan erkek ve kadınlardan oluşmuştur. Sivas’ta çalışan kadın sayısının anket yapılan bölgelerde azlığından dolayı ankete katılan kadın sayısı erkeklerden azdır. Hayvansal ürün tercihlerinde, kadınlardan daha çok erkeklerin tercihleri üzerinde duracağımızı buradan çıkarabiliriz. Gerçi hayvansal ürünleri sofraya getiren genelde kadınlardır. Erkeklerin de kadınların tercihlerini göz ardı etmeden, ürün tercihte bulunmayacağı da açık bir gerçektir. (Tablo 3.2) Tablo 3.2:Ankete Katılanların Cinsiyetlerine Göre Dağılımı Ankete Katılanların Cinsiyet Frekans Oranı(%) Durumu Erkek 296 74,0 Kadın 104 26,0 Toplam 400 100,0 Ankete katılanların çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğu gözlenmiştir. 3-Ankete Katılanların Yaş Aralıklarının Dağılımı: Ankete katılanların ortalama yaş aralığına bakıldığında 26 ile 41 yaş aralığında yoğunlaştığı

122

görülmektedir. 26 ile 41 yaş aralığında olanlar tüm ankete katılanların %59,6’sını oluşturmaktadır. 57 yaştan yukarı ancak 9 tane ankete katılan çıkmıştır. Buda toplam ankete katılanları ancak %2.3’ü kadardır. (Tablo 3.3) Tablo 3.3: Ankete Katılanların Yaş Aralıkları Yaş Aralıkları 18-25 26-33 34-41 42-49 50-57 57 den yukarı Toplam Frekans 68 137 101 61 24 9 400 Oranı(%) 17,0 34,3 25,3 15,3 6,0 2,3 100,0

Ankete katılanlar 26-41 yaş aralığında çoğunlukta olduğu gözlenmiştir. 4-Ankete Katılanların Sivas’ta kametgah Etme Sürelerinin Dağılımı: Ankete katılanların %33’ün 15 yıldan fazla Sivas ilinde ikametgah ettikleri görülmektedir. En az ikametgah süresi 1 yıl olan ancak 12 kişi çıkmıştır.(Tablo 3.4) Tablo 3.4: Sivas'ta kametgah Etme Süreleri Dağılımı kametgah Frekans Süreleri 1 yıl 12 2-4 yıl 83 5-7 yıl 75 8-10 yıl 51 11-15 yıl 46 15 yıldan fazla 133 Toplam 400 Ankete katılanların Oranı(%) 3,0 20,8 18,8 12,8 11,5 33,3 100,0

uzun sure Sivas’ta ikametgah edenlerden oluştuğu

gözlenmiştir. Buradan şu sonuca varabiliriz, ankete katılan kişiler Sivas’ta üretilen ve satılan hayvansal ürünleri çoğunlukla bilmekte ve tanımaktadırlar.

123

5-Ankete Katılanların Aylık Gelirlerinin Dağılımı: Ankete katılanların aylık gelirleri incelendiğinde 400 kişiden %32,5 inin (130 aile) gelirinin 701-900 YTL aralığında olduğu görülmektedir bunu %24,3 lik oranla (97 aile) geliri 901-1000 YTL aralığında olan aileler takip etmektedir. 2100 YTL gelirin üzerinde gelire sahip olan ailelere bakıldığında ise ancak %5 oranda (2 aile) olduğu görülmüştür. (Tablo 3.5) Tablo 3.5: Ailenin Veya Kişinin Aylık Gelir Durumu Dağılımı Ankete Katılanların Aylık Geliri(YTL) 300-500 501-700 701-900 901-1100 1101-1300 1301-1500 1501-1700 1701-1900 1901-2100 2100 üstü Toplam Frekans 18 69 130 97 26 19 24 9 6 2 400 Oranı(%) 4,5 17,3 32,5 24,3 6,5 4,8 6,0 2,3 1,5 ,5 100,0

Ankete katılanların büyük bir kısmını orta gelire sahip ailelerin oluşturduğu gözlenmiştir.

124

3.2.1.6. Ankete Katılanların Medeni Durumlarının Dağılımı: Ankete katılanların %52,75’nin evli, %45,50’sinin ise bekar oldukları gözlenmiştir.(Tablo 3.6)

Tablo 3.6: Ankete Katılanların Medeni Durumlarının Dağılımı Medeni Durumları Evli Bekar Dul Toplam Frekans 211 182 7 400 Oranı(%) 52,75 45,50 1,75 100,0

Ankete katılan kişilerin evli ile bekar oranlarının birbirine yakın olduğu gözlenmiştir. 7-Ankete Katılanların Meslek Dağılımları: Meslek dağılımı incelendiğinde 400 kişiden 143 kişinin yani %36.7’sinin serbest meslekle uğraşanların oluşturduğu gözlenmiştir. Bu mesleği 79 kişiyle memurlar ve 56 kişiyle işçiler takip etmiştir. (Tablo 3.7) Tablo 3.7: Ankete Katılanların Meslek Dağılımı Mesleklerin Dağılımı Memur Subay Çiftçi Serbest Meslek Öğretmen Hemşire şçi Doktor Ev Hanımı Diğer Toplam Frekans 79 9 9 143 19 3 56 5 21 56 400 Oranı(%) 20,3 2,3 2,3 36,7 4,9 ,9 14,4 1,3 5,4 14,4 100,0

Ankete katılanların mesleklerinin çoğunluğunu serbest meslek, memur, işçi ve ev hanımlarının oluşturduğu gözlenmiştir.

125

8-Ankete Katılan Evlilerin Eşlerinin Meslek Dağılımları: Ankete katılan erkeklerin eşlerinin çoğunlukla, %52.6’sının ev hanımı olduğu görülmektedir.ikinci sırada ise %14.2’lik oranla memur eşler oluşturmuştur.(Tablo 3.8) Tablo 3.8: Ankete Katılan Evlilerin, Eşlerinin Meslek Dağılımı Evlilerin Eşlerinin Meslek Frekans Dağılımı Memur 30 Subay 3 Çiftçi 2 Serbest meslek 9 Öğretmen 11 Hemşire 6 Işçi 21 Doktor 6 Ev hanımı 111 Diğer 12 Evlilerin Toplamı 211 Bekar Ve Dul Toplamı 189 Genel Toplam 400 Oranı(%) 14,2 1,4 ,9 4,3 5,2 2,8 10,0 2,8 52,6 5,7 100,0

Ankete katılan kişilerin eşlerinin, mesleklerinin çoğunlukla ev hanımı ve memur oldukları gözlenmiştir. 9- Ankete Katılanların Hane Nüfusu Sayılarının Dağılımı: Hanede yaşayan kişi sayılarının %60,25’ini 4-5-6 kişi aynı evde yaşayan ailelerin oluşturmasıdır. 6 kişiden fazla hanesi bulunan aile sayısı 51 tane çıkarken tek başına yaşayan sayısı 10 kişi çıkmıştır. (Tablo 3.9)

126

Tablo 3.9: Hane Nüfus Sayılarının Dağılımı Evde Yaşayan Toplam Nüfus 1 Kişi 2 Kişi 3 Kişi 4 Kişi 5 Kişi 6 Kişi 6 Kişiden fazla
Toplam

Frekans 10 25 48 71 78 80 51 400

Oranı(%) 2,5 6,25 12,0 17,75 19,5 20,0 12,75 100,0

Ankete katılan kişilerin farkı hane nüfuslarından oluştuğu, hane nüfusu sayısı ortalama 5 kişiden oluştuğu gözlenmiştir. 10-Ankete Katılan Kişilerin Eşlerinin Tahsil Durumu Dağılımı: Ankete katılan evli kişilerin eşlerinin, %35 oranla ve 205 kişiden 73’ünün lise mezunu, %19,7 oranla 205 kişiden 41 kişini ilkokul mezunu olduğu ortaya çıkmıştır. Okur yazar oranı %5.8 çıkarken lisans üstü eğitim durumu olan eş sayısı ancak %2,4 olarak ortaya çıkmıştır.(Tablo 3.10) Tablo 3.10: Evlilerin Eş Tahsil Durumlarının Dağılımı Evlilerin Eşlerinin Tahsil Durumu Okur yazar Ilkokul Ortaokul Lise Önlisans Lisans Lisans üstü Toplam Bekar ve Dul Frekans 12 41 33 73 20 19 5 205 197 400 Oranı(%) 5,8 19,7 15,9 35,1 9,6 9,1 2,4 100,0

Ankete katılan evli kişilerin eşlerinin, tahsil durumları ilkokul, ortaokul ve lise mezunu olmada yoğunlaştığı gözlenmiştir.

127

11-Ankete Katılanların Ailelerinde Toplu Alımları Kimlerin Yaptığı Dağılımı: Ankete katılan kişilere ailenizde toplu alışverişi kim yapar diye sorulduğunda %27,75 inin eşim ve ben cevabı en çok yüzdeliğe sahip olduğu görülürken, çocuk ve diğer cevapları çok az bir yüzdeye yani ancak %0.25 gibi bir cevap bulmuştur.(Tablo 3.11) Tablo 3.11: Ailelerde Toplu Alımı Kimlerin Yaptığının Dağılımı Toplu Alışverişi Ailede Kim Yapar Ben Eşim Annem Eşim ve ben Babam Çocuklar Eşim ve annem
Babam ve annem

Frekans 106 59 74 107 9 1 37 6 1 400

Oranı(%) 26,5 14,75 18,5 27,75 2,25 0,25 9,25 1,5 0,25 100,0

Diğer Toplam

Ankete katılan kişilerin ailelerinde toplu alımlarda “eşim ve ben” şeklinde cevap veren kişilerin çoğunlukta olduğu gözlenmiştir.Ayrıca toplu alışverişi “kendim yaparım” cevabı oldukça orana sahip olduğu gözlenmiştir. Bu sonuç ankete katılan bekar kişilerin de çok olmasından kaynaklanmıştır.

3.2.2. Ankete Katılanların Hayvansal Gıda Tercihleri Dağılımları Bu Bölüm Anketteki 12. sorudan 32. soruya kadar olan soruların cevaplarını kapsamaktadır. 1- Ankete Katılanların Aylık Kırmızı Et Tüketim Miktarlarının Dağılımı: 400 kişiden %33’ü aylık 1 kg kırmızı et tükettiğini, %39’u 2 ila 4 kg kırmızı et tükettiklerini, %14.75’i 5 ila 7 kg kırmızı et tükettiklerini belirtirken hiç kırmızı et tüketmiyoruz cevabı verenlerin %5 oranında olduğu görülmüştür.(Tablo 3.12)

128

Tablo 3.12: Aylık Kırmızı Et Tüketim Miktarı Dağılımı Ailelerin Aylık Ortalama Kırmızı Et Tüketimi 1 kilogram 2-4 kilogram 5-7 kilogram
8 kg fazla

Frekans 133 156 59 32 20 400

Oranı(%) 33,25 39,00 14,75 8,00 5,00 100,0

Almıyoruz Toplam

Genel bir ortalama baz alındığında

ortalama bir ailenin 3 kg civarında

kırmızı et tükettiği ortaya çıkmaktadır. Anket sonucunda ailelerin çoğunun her ay kırmızı et tüketimi için bütçelerinden aylık (Kırmızı et birim Kg fiyatı ortalama 1012YTL dir. 2005 yılı itibarı) 30-40 YTL ayırtmaktadırlar. 2-Ankete Katılanların Kırmızı Eti Nereden Aldıklarının Dağılımı: Ankete katılan kişilere kırmızı et ihtiyaçlarını nereden karşıladıklarını sorduğumuzda 400 kişiden %49,8 yani yaklaşık yarısı kasaptan cevabını verirken ulusal marketlerden cevabını verenlerin yüzdesi %28,3 ile ikinci sırada gelirken satış yerleri haricinde et ihtiyaçlarını karşılayanların %2,3 kadar olduğu gözlenmiştir.(Tablo 3.13) Tablo 3.13: Kırmızı Etin Nerelerden Alınmakta Olduğunun Dağılımı Kırmızı Et htiyacının Nerden Karşılandığı Yerel marketlerden Ulusal marketlerden Kasaptan Diğer Toplam Frekans 79 113 199 9 400 Oranı(%) 19,8 28,3 49,8 2,3 100,0

129

Ankete katılan kişilerin kırmızı eti %49.8 oranla kasaplardan satın almalarının gözlenmesi halen geçmişteki “kasaptan et alınır” alışkanlığının devam ettiğini ve ayrıca mahalle kasabı kültürünün il’de devam ettiğini göstermektedir.

3-Ankete Katılanların Kurban Kesiminde Tercih Ettikleri Hayvan Cinsinin Dağılımı: Kurban bayramında Sivas ilinde, tüm Türkiye’de olduğu gibi hayvan toplu hayvan kesimleri gerçekleştirilmektedir. Sivas’ta ankete katılanlara hangi cinsten hayvan kestikleri sorulduğunda %96’sının kurban kestiği cevabıyla karşılaşılmıştır. Hayvan cinsi tercihinde ise %28,8’inin erkek sığırı tercih ettiği %28,8’inin ise inek tercih ettiği gözlenirken koyun kesenlerin toplamının %26,6 civarında olduğu gözlenmektedir. Dişi sığır ve dişi koyun kesimini çok olması istenen bir durum değildir. nek ve düve yerine erkek sığır kesiminin, daha fazla olması istenen bir durumdur. Çünkü inek ve düve kesiminin çok olması ileriki yıllarda l’de hayvan sayısını düşmesine yol açacaktır.(Tablo 3.14) Tablo 3.14: Kurban Bayramında Kesilen Hayvan Cinsi Tercihi Dağılımı Kurban Kesiminde Tercih Edilen Hayvan Cinsi Erkek sığır Düve Inek Erkek koyun Dişi koyun Diğer(kesmiyor) Toplam Frekans 115 56 107 85 21 16 400 Oranı(%) 28,8 14,0 26,8 21,3 5,3 4,0 100,0

Ankete katılanların, kurban kesiminde daha çok erkek cins hayvanı tercih ettiği gözlenmiştir. 4-Ankete Katılanların, Aylık Tavuk Eti Tüketim Miktarlarının Dağılımı: Ankete katılan kişilerden %34’ü aylık 5-7 kg kadar tavuk eti tükettiklerini belirtirken %14,3’ü ise hiç tavuk eti tüketmediklerini belirmişlerdir. Tablo 3.3.15’teki anket sonuçları ülkede kuş gribi salgını ortaya çıkmadan yapılmıştır. 2006 yılı Ocak ayında

130

kuş gribi söylemlerinden tüm ülke tüketicileri etkilendiği gibi Sivas tüketicileri de etkilenmiş tavuk eti tüketiminde büyük düşüşler yaşanmıştır. (Tablo 3.15) Tablo 3.15: Aylık Tavuk Eti Tüketim Miktarlarının Dağılımı Ailelerin Aylık Beyaz Et Tüketimi 1 kiliogram 2-4 kilogram 5-7 kilogram 7 kilogramdan fazla Almıyoruz Toplam Frekans 28 109 136 70 57 400 Oranı(%) 7,0 27,3 34,0 17,5 14,3 100,0

Ankete katılanların aylık genel ortalama olarak 4 kg civarında tavuk eti tükettikleri gözlenmiştir. Hiç tavuk eti tüketmiyoruz, cevabını verenlerin %14.3 oranında olması da enteresan bir sonuç olarak gözlenmiştir. 5-Ankete Katılanların, Tükettikleri Tavuk Etini Nereden

Karşıladıklarının Dağılımı: Ankete katılan tüketicilerden tavuk etini nereden aldıklarını sorduğumuzda %33’ü yalnız tavuk eti satan yerlerden cevabını verirken, tavuk eti alımında ulusal ve yerel marketleri tercih edenlerin sayılarının birbirine yakın olduğu görülmektedir. (Tablo 3.16) Tablo 3.16: Tavuk Eti Tüketimi Nerelerden Karşılanmakta Olduğunun Dağılımı Tavuk Eti htiyacını Nerden Karşılarsınız Yerel marketlerden Ulusal marketlerden Kasaplardan Yalnız tavuk eti satan yerlerden Diğer Toplam Frekans 117 108 29 135 11 400 Oranı(%) 29,3 27,0 7,3 33,8 2,8 100,0

Türkiye’de tavuk eti üretim sektörünü artmasıyla, Sivas’ta da yalnız tavuk eti satan marketlerin sayısı zamanla artmıştır. Ankete katılanların tavuk eti tüketiminde yalnız tavuk eti satan marketleri tercih etmesi doğal bir sonuç olarak gözlenmiştir.

131

6-Ankete Katılanların, Aylık Tükettikleri Süt Miktarının Dağılımı: Ankete katılanların %29,8’i aylık 8-10 kg arasında, %27,5’i 5-7 kg arasında süt tükettiklerini belirtirken %12’si hiç süt tüketmediklerini belirmişlerdir. Ancak 72 aile 10 kg.dan fazla süt tükettiklerini belirtmişlerdir. Belki bunların bir kısmı da sütten yoğurt yaparak tüketen ailelerdir.(Tablo 3.17) Tablo 3.17: Aylık Süt Tüketim Miktarlarının Dağılımı Ailelerin Aylık Süt Tüketimi 1 kilogram 2-4 kilogram 5-7 kilogram 8-10 kilogram 10 kilogramdan fazla Tüketmiyoruz Toplam Frekans 13 38 110 119 72 48 400 Oranı(%) 3,3 9,5 27,5 29,8 18,0 12,0 100,0

Ankete katılanların genel aylık ortalama olarak 6 kg civarında süt tükettikleri ortaya çıkmaktadır. 48 kişinin hiç süt tüketmiyoruz şeklinde cevap vermiştir. Sağlık için bu denli faydalı bir ürünün direkt tüketmeyen oranının, Sivas’ta yapılan bu ankette %12 oranında olması sağlıklı nesil açısından olumsuz bir durumdur.

7-Ankete Katılanların, Tükettikleri Sütü Nereden Karşıladıklarının Dağılımı: Ankete katılan kişilerin %32,8’i süt ihtiyaçlarını mahalle sütçüsünden karşıladıkları görülmektedir. kinci sırada ise %32 lik bir oranla yerel marketlerden karşılarız cevabı görülmektedir. Mahalle sütçüsünden karşılarız cevabının 2006’lı yıllarda hala birinci sırada olması dikkati çeken bir durumdur. (Tablo 3.18)

132

Tablo 3.18: Süt Tüketimi Nerelerden Karşılanmakta Olduğunun Dağılımı Süt Nerden Karşılanmakta Yerel marketlerden Ulusal marketlerden Mahalle sütçüsünden Semt pazarından Diğer Toplam Frekans 128 102 131 3 36 400 Oranı(%) 32,0 25,5 32,8 ,8 9,0 100,0

Ankete katılanların %32.8’inin mahalle sütçüsünden süt ihtiyacını karşılaması, fabrikasyon sütlere yeterince talep olmadığını göstermektedir. Ayrıca mahalle sütçüsünden satın alınan sütlerin fabrikasyon sütlerden daha ekonomik olması bu oranı yüksek tutan başlıca sebep olarak gözlenmiştir. 8-Ankete Katılanların, Tükettikleri Süt’te Tercih Ettikleri Ambalaj Şeklinin Dağılımı: Kişilere” sütü ambalaj olarak ne şekilde satın alırsınız” sorusunun cevapları incelendiğinde % 43 oranında kutu pastörize cevabı alınırken, açık olarak genelde mahalle sütçüsünden satın alınan ambalaj şeklinin %32,5 oranında olduğu gözlenirmiş. Poşette (naylon ambalajda) cevabı %24,5 oranında olduğu gözlenmiştir Türkiye’nin hiçbir ilinde poşet naylonla süt satışı yapılmazken, Sivas’ta bu tür ambalajla süt üretimi ve satışının yapılmaya devam edilmesi dikkate değer bu durumdur.(Tablo 3.19) Tablo 3.19: Süt Tüketiminde Tercih Edilen Ambalaj Şeklinin Dağılımı Süt Tüketiminde Ambalaj Şekli Kutu Pastörize Poşet Naylonda Açık Bidon Toplam Frekans 172 98 130 400 Oranı(%) 43,0 24,5 32,5 100,0

133

Ankete katılanların kutu pastörize sütü tercih etme oranın % 43 oranla birinci sırada olması yeterli değildir. Bu oranın daha yüksek seviyelerde çıkması, ekonomik ve eğitim düzeyinin yükselmesine bağlı olduğu da gözlenen bir gerçektir. 9-Ankete Katılanların, Kutu Ambalajlı Süt Tercihinde Tercih edilen Markaların Dağılımı: Kutu ambalajlı süt alımı yaptığınızda hangi markayı tercih ediyorsunuz şeklinde sorumuza ankete katılan kişilerin %26,3’ü Ülker çim Süt cevabını verirken, %21’i Pınar Süt cevabını vermiştir. Mis Süt’ü tercih eden ise %7,3 oranındadır. Ülker çim Süt ve Dimes Süt fabrikaları yok iken tüm Türkiye’de olduğu gibi Sivas’ta da Mis Süt bayi kanalıyla satılmakta idi.Buna rağmen Mis Süt’ü tercih edenlerin sayısının çok düşük çıktığı görülmektedir . (Tablo 3.20) Tablo 3.20: Kutu Ambalajlı Süt Tüketiminde Tercih Edilen Markaların Dağılımı Kutu Ambalajlı Süt Tüketiminde Marka Tercihi Pınar Mis Ülker içim Dimes Diğer Fark etmez Almıyorum Toplam Frekans 84 29 105 71 37 38 36 400 Oranı(%) 21,0 7,3 26,3 17,8 9,3 9,6 9,0 100,0

Ankete katılanları çoğunlunun kutu süt alımında, Ülker çim Süt’ü tercih ettikleri gözlenmiştir.

10-Ankete Katılanların Poşet Süt Tüketiminde Tercih Ettikleri Markanın Dağılımı: Poşet süt alımında %24,8 oranında Ulaş Süt tercih edilmekte, %14,3 oranında Tuğba Süt tercih edilmektedir. (Tablo 3.21)

134

Tablo 3.21: Poşet Süt Alımında Tercih Edilen Markaların Dağılımı Poşet Süt Alımında Tercih Edilen Marka Ulaş süt Tuğba süt Fark etmez Almıyorum Toplam Frekans 99 57 95 148 400 Oranı(%) 24,8 14,3 23,8 37,3 100,0

Ankete katılan kişilere poşet süt alımınızda tercih ettiğiniz marka hangisidir diye sorulmuştur.Anket sonucu %24,4 oranında Ulaş süt cevabı alınırken, %14,3 oranında Tuğba süt cevabı alınmış %23,8 ‘i fark etmez cevabını vermiştir. Poşet Süt almıyorum diyenlerin oranı da %37,3 olarak ortaya çıkmıştır.

11-Ankete Katılanların, Tükettikleri Sütü Nereden Karşıladıklarının Dağılımı: Ankete katılanlara sorulan ”yoğurt ihtiyacınızı nereden karşılamaktasınız” sorusuna %37,5 oranında kişi yerel marketlerden %29,5 oranında kişi ulusal marketlerden cevabını verirken mahalle sütçüsünden, semt pazarından ve kendimiz sütten yapıyoruz cevaplarını görülmektedir. (Tablo 3.22) Tablo 3.22: Yoğurt Tüketimi Nerelerden Karşılanmakta Yoğurt Alımı Nerden Yapılıyor Yerel Marketlerden Ulusal Marketlerden Mahalle Mütçüsünden Semt Pazarından Kendimiz SüttenYapıyoruz Toplam Frekans 150 118 52 17 63 400 Oranı(%) 37,5 29,5 13,3 4,3 15,5 100,0 verenlerin toplamının %33,2 oranında olduğu

Yoğurdun daha çok modern ambalajlarda, ulusal ve yerel marketlerden alındığı gözlenmiştir.

135

12-Ankete

Katılanların

Yoğurt

Taleplerindeki

Tercih

Ettikleri

Markaların Dağılımı: Anket sonucunda %26,8 oranında Ülker çim Süt markası 1. sırada tercih edilmiştir. 2. sırada tercih edilen marka ise %19 oranı ile Pınar Süt olmuştur.(Tablo 3.23) Tablo 3.23: Tercih Edilen Yoğurt Markasının Dağılımı Yoğurt Marka Tercihi Ülker çim Ulaş Tuğba Pınar Mis Fark etmez Diğer Danone Almıyorum Toplam Frekans 107 53 23 76 23 43 11 32 32 400 Oranı(%) 26,8 13,3 5,8 19,0 5,8 10,8 2,8 8,0 8,0 100,0

Ankete katılanların, Sivas’ta üretilen Ulaş ve Tuğba yoğurt markalarını tercih etme oranlarının (%19.1) çok düşük seviyelerde kaldığı gözlenmiştir.

13-Ankete Katılanların Yumurta Taleplerinde Üretici Firmanın Önemli Olup Olmadığının Dağılımı: ”Yumurta alımında marka sizin için önemlimidir?” sorusuna ankete katılanların %52’si “önemli değil” cevabını verirken %42’si “önemlidir“ cevabını vermiştir. (Tablo 3.24) Tablo 3.24: Yumurta Tüketiminde Tercih Edilen Üretici Firma Yumurta Alımında Markanın Önemi Evet Hayır Toplam Frekans 170 232 400 Oranı(%) 42,0 58,0 100,0

Ankete katılanların, yaklaşık yarısı içi yumurta üreticisi firmanın adının önemli olduğu gözlenirken diğer yarısı için önemli olmadığı gözlenmiştir.

136

14-Ankete

Katılanlar

Tarafından

Köy

Yumurtasının

Kolay

Bulunabilirliğinin Dağılımı: Sivas’ta köy yumurtasını istediğiniz zaman kolayca bulabiliyor musunuz diye soruduğunda 400 kişiden 180 (%45) kişi kolayca bulabildiğini belirtirken 220 (%55) kişi ise istediği zaman bulamadığını belirtmiştir. (Tablo 3.25) Tablo 3.25: Sivas’ta Köy Yumurtasını Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Köy Yumurtasının Kolay Bulunabilirliği Evet Hayır Toplam Frekans 180 220 400 Oranı(%) 45,0 55,0 100,0

Ankete katılanların yaklaşık yarısının köy yumurtasını istedikleri zaman bulabildikleri, diğer yarısının ise istedikleri zaman bulamadıkları gözlenmiştir. Türkiye’de 2006’ya girilirken göçmen kuşların taşıdığı bir öldürücü virüs, kuş gribi hastalığına yol açmıştır. Bu virüse karşı devletimiz önlemler almıştır. Bu önlemlerin başında bu virüsün görüldüğü illerdeki kanatlı hayvanların imha edilmesine karar verilmiş dolayısıyla 2006 Ocak ayı başlarında 6 milyondan fazla kanatlı hayvan Türkiye genelinde imha edilmiştir. Vatandaşlarımız tavuk eti ve yumurta tüketmekten imtina ile kaçar hale gelmiştir. Sivas il merkezinde 2006 ocak ayı içerisinde, daha önceleri en çok yumurta satışı yapan Öncü marketin 7 şubesinde hiç yumurta satışı gerçekleşmemiştir. Kuş gribi virüsüne daha çok köylerde rastlanmasına rağmen vatandaşlarımız yumurta üretimi yapan çiftliklerde de bu virüs olabilir endişesiyle yumurta tüketimlerini yok denecek derecede kısmışlardır. Bu durum kanatlı hayvan ve yumurta üretim sektörüne büyük zararlar getirmiştir. Bu grip 2006 yılının ocak ayında tüm Türkiye’de 4 kişinin ölümüne yol açmıştır. lerleyen günlerde alınan önlemlerden dolayı kuş gribi vakasına rastlanmamıştır. Fakat Türkiye’de bir çok kanatlı hayvanın telef ve imha olmasına yol açmıştır.

137

15-Ankete Katılanların Sucuk Taleplerindeki Tercih Ettikleri Markaların Dağılımı: Sivas il merkezinde sucuk imalatı yapan irili ufaklı bir çok firma vardır. Fakat bunun yanında Türkiye ve dünyada kalitesini kanıtlamış markalarda, Sivas ilindeki marketlerin raflarında yer almaktadır. Sivas’ta yaptığımız ankette, ankete katılan 400 kişiye “sucuk alırken hangi markaları tercih ediyorsunuz, bu markaları öncelik sırasına göre 1-den 5’e kadar sıralayınız” sorusu sonucu aşağıdaki Tablo 3.3.26 ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre ankete katılanların %32’si Pınar marka sucuğu tercih etmiştir. kinci sırada en çok tercih edilen ise %24 ile Aytaç marka sucuklar olmuştur. (Tablo 3.26) Tablo 3.26: Sucuk Tüketiminde Tercih Edilen Markaların Dağılımı Sucuk Alımında Tercih edilen Marka Pınar Aytaç Güler Tan Sivas Yıldızı Doğan Öz sefa Diğer Toplam Frekans 128 96 60 43 29 5 9 30 400 Oranı(%) 32,0 24,0 15,0 10,8 7,3 1,3 2,3 7,5 100,0

Ankete katılanların, sucuk alımında Sivas’ta üretilen sucuklara, Pınar ve Aytaç marka sucukları kadar ilgi göstermedikleri gözlenmiştir. Pınar ve Aytaç marka sucuklar Sivas’ta üretilen sucuklardan daha pahalıya satılmasına rağmen, Sivas’ta ankete katılan tüketicilerin Pınar ve Aytaç marka sucukları daha çok oranda tercih etmeleri Sivas’ta üretilen sucuk markalarının bu markalar karşısında yetersiz kaldığını göstermektedir. Pınar ve Aytaç marka sucuklarının, tüm Türkiye genelinde pazarlama ağlarını oluşturmaları ve yine ulusal yayın kuruluşlarında reklam vermeleri, bu markaların Sivas tüketicileri tarafından da tercih sebebi olmasında etkili olduğu gözlenmiştir.

138

16-Ankete Katılanların Peynir htiyaçlarının Nereden Karşıladıklarının Dağılımı: Ankete katılanların %52,5‘i peynir tüketimlerini yerel marketlerden karşılarken, %27,3’ünün ulusal marketlerden karşıladıkları tespit edilmiştir. (Tablo 3.27) Tablo 3.27: Peynir Tüketimi Nerelerden Karşılanmakta Olduğunun Dağılımı Peynir htiyacı Nereden Karşılanmakta Yerel Marketlerden Ulasal Marketlerden Köyden Sipariş Üzerine Semt Pazarından Kendimiz Sütten Yapıyoruz Toplam Frekans Oranı(%)

210 109 53 12 16 400

52,5 27,3 13,3 3,0 4,0 100,0 ulusal ve yerel

Ankete katılanların peynir ihtiyaçlarını çoğunlukla, marketlerden karşıladıkları gözlenmiştir.

17-Ankete Katılanların, Peynir Alımlarında Marka Tercihlerinin Olup Olmadığının Dağılımı: Ankete katılan tüketicilerin %65,8’i tükettiği peynirin markası önemli olmadığını belirtirken, %34,3’ü tükettikleri peynirin markasının önemli olduğunu belirtmişlerdir. (Tablo 3.28) Tablo 3.3.28: Peynir Tüketiminde Markanın Önemli OlupOlmadığının Dağılımı Peynir Tüketiminde Marka Frekans Oranı(%) Tercihi Var 137 34,3 Yok 263 65,8 Toplam 400 100,0 Ankete katılanların büyük bir kısmı (65,8) için peynir alımlarında peynirin markasının önemli olmadığı gözlenmiştir.

139

18-Ankete Katılanların, Tereyağı htiyaçlarını Nereden Karşıladıklarının Dağılımı: Ankete katılanların %57’si tereyağ alımlarını yerel marketlerden yaptıklarını belirtirken %27’si ulusal marketlerde aldıklarını belirtmişlerdir. Sütten yapıyoruz cevabını verenlerin %3,8 oranında olması dikkat çekici bir durumdur. (Tablo 3.29) Tablo 3.29: Tereyağ Tüketimi Nerelerden Karşılanmakta Olduğunun Dağılımı Tereyağ Alımı Nerden Yapılmakta Yerel Marketlerden Ulusal Marketlerden Köylerden Sipariş Üzerine Semt Pazarlarından Kendimiz Sütten Yapıyoruz Kullanmıyoruz Toplam Frekans 228 97 41 12 15 7 400 Oranı(%) 57,0 24,3 10,3 3,0 3,8 1,8 100,0

Ankete katılanların tereyağ ihtiyaçlarını çoğunlukla, ulusal ve yerel marketlerden karşıladıkları gözlenmiştir. 19-Ankete Katılanların Bal Tüketimlerinde Tercih Ettikleri Ambalaj Şeklinin Dağılımı: petek bal tercihinin %46 oranında, süzme balın %33 oranında olması gözlenirken, hiç bal almıyorum cevabının %21 oranında olması gözlenmiştir.(Tablo 3.30) Tablo 3.30: Bal Tüketiminde Tercih Edilen Ambalaj Şeklinin Dağılımı Balı Hangi Ambalajda Tercih Edersiniz Petek Bal Süzme Bal Almıyorum Toplam Frekans 184 132 84 400 Oranı(%) 46,0 33,0 21,0 100,0

140

Ankete katılanların %46’sının petek balı tercih ettiği gözlenmiştir. Hiç bal almıyoruz cevabını verenlerin %21 oranında olması da dikkate alınması gereken bir sonuç olarak ortaya çıkmıştır. 20-Ankete Katılanların, Toplu Alışverişlerde Her Malı Aynı Marketten Alma Durumlarının Dağılımı: Toplu alımlarda ankete katılan kişilerden %48,5’i hep aynı marketten alışveriş yaptıklarını belirtirken %51,5 oranında ise farklı farklı marketlerde alışveriş yaptıklarını belirtmişlerdir. (Tablo 3.31) Tablo 3.31: Toplu Alım Yaparken Her Malı Aynı Marketten Alma Durumunun Dağılımı Toplu Alımlarda Aynı Marketi Tercih Etme Evet Hayır Toplam Frekans 194 206 400 Oranı(%) 48,5 51,5 100,0

Ankete katılanların yarıya yakının her malı aynı marketten aldıkları, diğer yarısının ise her malı ayrı marketlerden almadıkları gözlenmiştir.

3.2.3. Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünlerin Beğenilme Durumları Ankete katılan kişilere Sivas’ta üretilen sığır eti, koyun eti, süt, yoğurt, bal, alabalık, peynir, tereyağ, pastırma, sucuk ve diğer ürünler içerisinden en çok beğendiğinizi 1den 5’e kadar diye sorduğumuzda aşağıdaki anket sonuçları ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlarda, tercihlerin puanlanmasına gidildiğinde frekanslar tercih edilme önemi ile çarpıldığında beğenilme puanı ortaya çıkmıştır. Örneğin Sığır etinin beğenilme puanı. (208*5)+(18*4)*(25*3)+(15*2)+(19*1)=1236 olarak çıkacaktır. Maksimum puan her ürün için yapılacaktır. 400*5=2000 olacaktır. Yorumlar buna göre

141

1-Sivas’ta üretilen Sığır Etinin Beğenilme Durumu: belirtmişlerdir. (Tablo 3.32)

Ankete katılan

kişilerden %52’si Sivas’ta üretilen sığır etini beğendiklerini 1. sırada birinci sırada

Tablo 3.32: Sivas'ta Üretilen Sığır Etinin Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Sığır eti Sığır eti Sığır eti Sığır eti Sığır eti Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 208 18 25 15 19 285 115 400 Beğenilme Puanı 1040 72 75 30 19 1236 Oranı(%) 52,00 4,50 6,25 3,75 4,75 71,25 28,75 100

Sığır etinin beğenilme puanı 1236 olarak çıkmıştır derecede ankete katılanlar en çok beğendikleri Sivas hayvansal ürünü sıralamasında %52 oranında Sığır etinin 1.sırada beğendiklerini belirtmişlerdir. %28,75 oranında ilk beş tercih içerisinde kırmızı ete hiç puan çıkmadığı gözlenmiştir. 2-Sivas’ta Üretilen Koyun Etinin Beğenilme Durumu: Ankete katılanlardan 46 kişi Sivas’ta üretilen koyun etini beğenmede 1 sırada yer verirken 3.sırada yer verenlerin çoğunlukta olduğu görülmektedir.(Tablo 3.33)

142

Tablo 3.33: Sivas'ta Üretilen Koyun Etinin Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Koyun eti Koyun eti Koyun eti Koyun eti Koyun eti Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 46 73 90 17 13 239 161 400 Beğenilme Puanı 230 292 270 34 13 839 100,0 Oranı(%) 11,50 18,25 22,50 4,25 3,25 59,75 40,25

Koyun eti beğenilme puanı olarak ankete katılanlardan 839 puan almıştır Ankete katılanlarda 1 olarak en çok koyun etini beğeniyoruz olarak belirtenlerin %11,5 oranında olduğu gözlenmektedir. 161 kişinin Sivas’ta üretilen koyun etine ilk 5 de yer vermemesi de dikkat çekici bir durumdur. 3-Sivas’ta Üretilen Sütün Beğenilme Durumu : Ankete katılanların %28’i en çok beğendikleri ürün sıralamasında 5. sırayı süt’e vermişlerdir. (Tablo 3.34) Tablo 3.34: Sivas'ta Üretilen Sütün Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Süt Süt Süt Süt Süt Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 46 38 70 40 112 306 94 400 Beğenilme Puanı 230 152 210 80 112 784 Oranı(%) 11,5 9,5 17,5 10,0 28,0 76,5 23,5 100,0

Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen sütün beğenilmesi 784 puan olarak ortaya çıkmıştır. Koyun eti ile aldıkları puan birbirine yakın olduğu gözlenmiştir.

143

4-Sivas’ta Üretilen Yoğurdun Beğenilme Durumu : Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen yoğurdun beğenilmesine ilk sıralarda çok az yer verirken %53,5’i ilk 5 beğenilen ürün içerisinde yer vermemiştir. (Tablo 3.35) Tablo 3.35: Sivas'ta Üretilen Yoğurdun Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Yoğurt Yoğurt Yoğurt Yoğurt Yoğurt Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 17 40 46 69 42 214 186 400 Beğenilme Puanı 85 160 138 138 42 563 Oranı(%) 4,3 10,0 11,5 17,3 10,5 53,5 46,5 100,0

Yoğurdun beğenilme puanı 563 puan olarak ortaya çıkmıştır süt ile yoğurt arasında puan olarak büyük fark gözlenmektedir. Sivas’ta üretilen sütü beğenilme sırasında ilk 5’de 98 kişi yer vermezken bu sayının. yoğurtta 186 kişiye çıktığı gözlenmiştir. 5-Sivas’ta Üretilen Balın Beğenilme Durumu : Sivas’ta üretilen bal’a anketimize katılan kişiler toplam 489 puan vermiştir. Balı ile tanınan kovan sayısı diğer illere oranla yüksek olan il için bu puanın sığır eti, koyun eti, süt, yoğurt gibi ürünlerden daha az beğenilmesi dikkat çekici bir durumdur.(Tablo 3.36)

144

Tablo 3.36: Sivas'ta Üretilen Balın Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Bal Bal Bal Bal Bal Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Ankete katılan kişilerden %53,5’inin Frekans 30 31 28 34 63 186 214 400 Beğenilme Puanı 150 124 84 68 63 489 Oranı(%) 7,5 7,8 7,0 8,5 15,8 46,5 53,5 100,0

Sivas’ta üretilen bala, beğenilme

derecelemesinde ilk 5’de yer vermediği gözlenmiştir. 6-Sivas’ta Üretilen Alabalığın Beğenilme Durumu Analizi: Sivas’ta üretilen alabalık, beğenilme durumunda; 175 puan alarak geri planda kalmıştır. 334 kişi Sivas’ta üretilen alabalığa beğenilme sırasında ilk beş de yer vermemiştir. (Tablo 37) Tablo 3.37: Sivas'ta Üretilen Alabalığın Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Alabalık Alabalık Alabalık Alabalık Alabalık Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 9 10 13 17 17 66 334 400 Beğenilme Puanı 45 40 39 34 17 175 Oranı(%) 2,3 2,5 3,3 4,3 4,3 16,5 83,5 100,0

Ankete katılanların %83,5’inin, Sivas’ta üretilen alabalığı beğenme konusunda, ilk beşe almadığı gözlenmiştir.

145

7-Sivas’ta Üretilen Peynirin Beğenilme Durumu : Sivas’ta üretilen peynir beğenilme puanı olarak 719 puan almıştır. (Tablo 3.38) Tablo 3.38: Sivas'ta Üretilen Peynirin Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Peynir Peynir Peynir Peynir Peynir Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 9 115 36 44 18 222 178 400 Beğenilme Puanı 45 460 108 88 18 719 Oranı(%) 2,3 28,8 9,0 11,0 4,5 55,5 44,5 100,0

Ankete katılanların peynir için, beğendikleri 2. tercihteki ürün olarak 460 puan vermiş olmaları dikkat çekicidir. 8-Sivas’ta Üretilen Tereyağın Beğenilme Durumu Analizi: Tere yağı beğenilme puanı olarak 554 puan almıştır. Bu puanla peynir ve süt beğenilme puanlarından daha düşük bir beğenilme puanı aldığı gözlenmiştir. (Tablo 3.39) Tablo 3.39:Sivas'ta Üretilen Tereyağın Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Tereyağ Tereyağ Tereyağ Tereyağ Tereyağ Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 16 38 33 97 29 213 187 400 Beğenilme Puanı 80 152 99 194 29 554 Oranı(%) 4,0 9,5 8,3 24,3 7,3 53,3 46,8 100,0

Tereyağı üretiminin Sivas’ta yeterince olmamasına rağmen %53,3 oranında ilk 5’te yer aldığı gözlenmektedir.

146

9-Sivas’ta Üretilen Pastırmanın Beğenilme Durumu : Pastırma 185 beğenilme puanı ile diğer ürünlere göre bayağı düşük bir puan almıştır. 325 kişi Sivas’ta üretilen pastırmaya ilk 5 ‘de yer vermemiştir. Birazda pastırmanın pahalı olduğunu düşünürsek bu sonucun çıkmasının doğal olduğunu söyleyebiliriz. (Tablo 40) Tablo 3.40: Sivas'ta Üretilen Pastırmanın Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Pastırma Pastırma Pastırma Pastırma Pastırma Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 3 15 17 19 21 75 325 400 Beğenilme Puanı 15 60 51 38 21 185 Oranı(%) 0,8 3,8 4,3 4,8 5,3 18,8 81,3 100,0

Ankete katılanların %81,5’nin Sivas’ta üretilen pastırmaya beğenilme derecesinde ilk 5’te yer vermediği gözlenmiştir. 10-Sivas’ta Üretilen Sucuğun Beğenilme Durumu Analizi: Sivas’ta üretilen sucuğun beğenilme puanı 237 puan olarak ortaya çıkmıştır.(Tablo 3.41) Tablo 3.41: Sivas'ta Üretilen Sucuğun Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Sucuk Sucuk Sucuk Sucuk Sucuk Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 7 13 23 30 31 104 296 400 Beğenilme Puanı 35 42 69 60 31 237 Oranı(%) 1,8 3,3 5,8 7,5 7,8 26,0 74,0 100,0

147

Pastırmadan biraz daha yüksek bir puanda olmasına rağmen düşük bir puan aldığı gözlenmektedir. Beğenilme derecesinde, lk 5 içerisinde yer verenlerin sayısı toplam 104 kişi olarak gözlenmiştir. 11-Sivas’ta Üretilen Çökeliğin Beğenilme Durumu Analizi: Sivas’ta üretilen çökeliğe, anketimize katılan kişiler 172 puan vermişlerdir. Peynir ile kıyaslama yaparsak peynire oranla çok düşük bir puan almıştır. (Tablo 3.42) Tablo 3.42: Sivas'ta Üretilen Çökeleğin Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Hayvansal Ürün Çökelek Çökelek Çökelek Çökelek Çökelek Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Beğenilme Puanı 7 7 15 16 32 77 323 400 35 28 45 32 32 172 Oranı(%) 1,8 1,8 3,8 4,0 8,0 19,3 80,8 100,0

Ankete katılanların %80,8’i çökeliği, beğenme derecelemesinde ilk 5’e almadığı gözlenmiştir.

12-Sivas’ta Üretilen Diğer Süt Ve Et Ürünlerinin Beğenilme Durumu Analizi: Sivas’ta üretilen diğer hayvansal ürünler olarak bir seçenek sunduğumuzda, bu seçeneğe ilk 5 de yer veren ancak 5 kişi olmuştu. Bunlar 3. 4. 5. derecede beğenilme derecelerini işaretlemiş dolayısıyla bu ürünlerin puanı da 10 puan olarak en düşük bir puan olarak ortaya çıkmıştır. Diğer ürünler olarak kast edilen sakatat, kaşar peyniri, kaymak vb.dir. (Tablo 3.43)

148

Tablo 3.43: Sivas'ta Üretilen Diğer Süt Ve Et Ürünlerinin Beğenilme Durumunun Dağılımı Beğenilme Sıralamasında lk 5 Durumu 1.Tercih 2.Tercih 3.Tercih 4.Tercih 5.Tercih Diğer Ürünlerin Beğenilme Durumu Diğer Diğer Diğer Diğer Diğer Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Beğenilme Puanı 0 0 2 1 2 395 400 0 0 6 2 2 10 Oranı(%) 0 0 0,50 0,25 0,50 1,00 99,00 100,0

Ankete katılanların, diğer et ve süt ürünleri için beğenilme derecelendirmesinde çok düşük puan verdiği gözlenmiştir. Tablo 3.44: Sivas’ta Üretilen Tüm Hayvansal Ürünlerin Beğenilme Puanlarının Karşılaştırılması BEĞEN LME HAYVANSAL SIRASI ÜRÜN 1. Sığır eti 2. Koyun eti 3. Süt 4. Peynir 5. Yoğurt 6. Tereyağ 7. Bal 8. Sucuk 9. Pastırma 10.. Alabalık 11. Çökelek 12 Diğer TOPLAM BEĞEN LME PUANI ANKET ORANI(%) PUANI 1236 20,7 839 14,1 784 13,1 719 12,0 563 9,4 554 9,3 489 8,3 237 4,1 185 3,1 175 2,9 172 2,8 10 0,2 5963 100

Tablo 3.44 görüldüğü üzere ankete katılan 400 kişinin %52’si “Sivas’ta üretilen en beğendiğiniz hayvansal ürün hangisidir” sorusunu 1. sırada sığır etini işaretleyerek göstermiştirler. Sığır eti toplam 5963 puan üzerinden 1236 puan (%20,7) almıştır. Et ve süt hayvansal ürünlerin temelini teşkil etmektedir.Sivas’ta

149

üretilen et ve süt ürünlerini temelde beğenilirken işlenmiş et ve süt mamüllerinin yeterice beğenilmediği gözlenmiştir. 3.2.4. Sivas’ta Üretilen Hayvansal ürünleri Hijyenik-Kaliteli-Ekonomik Güvenilir-Damak Tadına Uygun Bulma Durumu 400 kişiye Sivas’ta üretilen hayvansal ürünleri hijyenik, kaliteli, ekonomik güvenilir ve damak tadına uygun bulmalarını kendilerine göre 1 den 5’e kadar önem derecesine tabi tutmaları sorulduğunda aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki Tablo 45’den 49’a kadar olan tablolarda verilen derecelemeler önem sırasına göre puanlamaya tabi tutulmuştur. Bu puanlama 1.seçenek 5 ile 2.seçenek 4 ile 3. seçenek 3 ile 4. seçenek 2 ile 5. seçenek 1 ile çarpılarak hesaplanacaktır. Hesaplama sonucunda Sivas hayvansal ürünlerinin en yüksek puan faktörün Sivas hayvansal ürünlerini pazarlanmasında etkinliğinin artırmada kullanılabilirliği ortaya çıkacaktır. 1-Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Hijyenik Bulma Durumu: Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen hayvansal ürünleri hijyenlik bulma konusunda 1644 puan vermişlerdir. Ankete katılanların %66,5’i Sivas’ta üretilen hayvansal ürünlerini hijyenik olmada 1. sırada işaretleme yapmıştır. Sivas ürünlerini hijyenik bulmada böyle yüksek puan dikkate değer bir durumdur. Sağlık için önemli bu ürünlerin ankete katılanlar tarafından hijyenik bulmadaki bu yüksek puan pazarlama ve satış stratejilerinde kullanılırsa doğru bir karar verilmiş olunur. (Tablo 3.45) Tablo 3.45: Sivas'ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Hijyenik Bulma Durumunun Dağılımı Hijyenik Bulma Durumu 1.Sırada Hijyenik Bulan sayısı 2.Sırada Hijyenik Bulan sayısı 3.Sırada Hijyenik Bulan sayısı 4.Sırada Hijyenik Bulan sayısı 5.Sırada Hijyenik Bulan sayısı Toplam Frekans 266 33 30 21 50 400 Hijyenik Bulma Puanı 1330 132 90 42 50 1644 Oranı(%) 66,5 8,3 7,5 5,3 12,5 100,0

150

Hijyenik bulma durumunun maksimum 2000 puan üzerinden 1644 puan aldığı gözlenmiştir. 2-Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Kaliteli Bulma Durumu: Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen hayvansal ürünlerini kaliteli bulma konusunda tercihleri puanlamaya gidildiğinde 1300 puan ortaya çıkmıştır.(Tablo 3.46) Tablo 3.46: Sivas'ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Kaliteli Bulma Durumunun Dağılımı Kaliteli Bulma Durumu 1.Sırada Kaliteli Bulan Sayısı 2.Sırada Kaliteli Bulan Sayısı 3.Sırada Kaliteli Bulan Sayısı 4.Sırada Kaliteli Bulan Sayısı 5.Sırada Kaliteli Bulan Sayısı Toplam Frekans 38 172 60 112 18 400 Kaiteli Oranı(%) Bulma Puanı 190 9,5 688 43,0 180 15,0 224 28,0 18 4,5 1300 100,0

Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen hayvansal ürünleri kaliteli bulma konusunda 2. ve 4. sırada işaretlemelerin yoğun olduğu gözlenmiştir. 3-Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Ekonomik Bulma Durumu: Ankete katılanlar Ekonomik bulma durumu için 1024 puan vermişlerdir Bu faktöre verilen puan hijyenik bulma ve kaliteli bulma durumuna göre daha düşük bir puandır.Bu sonuçta dikkate değer bir durumdur. Demek ki Sivas hayvansal ürünleri çoğu tüketici tarafından ekonomik bulunmamaktadır.ankete katılanların ancak %18,3’ü Sivas hayvansal ürünlerini ekonomik bulmada 1. sırada yer verirken %38,3’ü ise ekonomik bulma faktörüne 5. sırada yer vermiştir.ürünlerin fiyatların ekonomik olması bu ürünlerin pazarlanmasında ve fiyatlandırılmasında önemli bir faktördür. Bu durum dikkate alınmalıdır.(Tablo 3.47)

151

Tablo 3.47: Sivas'ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Ekonomik Bulma Durumunun Dağılımı Ekonomik Bulma Durumu 1.Sırada Ekonomik Bulan Sayısı 2.Sırada Ekonomik Bulan Sayısı 3.Sırada Ekonomik Bulan Sayısı 4.Sırada Ekonomik Bulan Sayısı 5.Sırada Ekonomik Bulan Sayısı Toplam Frekans Ekonomik Bulma Puanı 73 365 35 140 88 264 51 102 153 153 400 1024 Oranı(%) 18,3 8,8 22,0 12,8 38,3 100,0

Ankete katılanların %38’inin Sivas’ta üretilen hayvansal ürünleri ekonomik bulmadıkları gözlenmiştir. 4-Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Güvenilir Bulma Durumu: Ankete katılanlar ürünleri güvenilir bulmada 1133 puan vermişlerdir. Ekonomik buma puanı ile yakın bir puan olduğu gözlenmiştir. Sivas’ta Üretilen hayvansal ürünleri güvenilir bulma özelliğini ankete katılanlar genelde hijyenik olarak anlamaktadırlar aslında burada kast edilen imalatçısının malın arkasında durması, bozuk çıktığında değiştirmesi, kendine göre bir prestiji olması şeklinde düşünülmelidir. Ankete katılanlara değerleme sırasında bu konuda aydınlatıcı bilgi verilmiştir. (Tablo 3.48) Tablo 3.48: Sivas'ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Güvenilir Bulma Durumunun Dağılımı Güvenilir Bulma Durumu 1.Sırada Güvenilir Bulan Sayısı 2.Sırada Güvenilir Bulan Sayısı 3.Sırada Güvenilir Bulan Sayısı 4.Sırada Güvenilir Bulan Sayısı 5.Sırada Güvenilir Bulan Sayısı Toplam Frekans 14 130 72 143 41 400 Güvenilir Bulma Puanı 70 520 216 286 41 1133 Oranı(%) 3,5 32,5 18,0 35,8 10,3 100,0

Ankete katılanların güvenilir bulma konusunda toplam 1133 puan verdiği gözlenmiştir.

152

5-Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Damak Tadına Uygun Bulma Durumu: Ankete katılanlar 899 puanla en düşük derecelemeyi damak tadına uygun bulmaya vermişlerdir.Damak tadına uygun bulma oranı diğer faktörlere göre düşük bir işaretlemeye sahiptir. (Tablo 49) Tablo 3.49: Sivas'ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Damak Tadına Uygun Bulma Durumunun Dağılımı Damak Tadı Durumu 1.Sırada Damak Tadına Uygun Bulan Sayısı 2.Sırada Damak Tadına Uygun Bulan Sayısı 3.Sırada Damak Tadına Uygun Bulan Sayısı 4.Sırada Damak Tadına Uygun Bulan Sayısı 5.Sırada Damak Tadına Uygun Bulan Sayısı Toplam Frekans 9 30 150 73 138 400 Oranı(%) 2,3 7,5 37,5 18,3 34,5 100,0

.Sivas^ta üretilen hayvansal ürünler, damak tadına uygun bulmada 1. sırada tercih edenlerin %2.3. gibi düşük bir yüzdeye sahip olduğu gözlenmiştir

Tablo 3.50: Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Hijyenik-Kaliteli-GüvenilirEkonomik-Damak Tadına Uygun Bulma Faktörlerinin Puanlarının Sıralanması FAKTÖR DEĞERLEME SIRASI 1. 2. 3. 4. 5. FAKTÖR Hijyenik Bulma Puanı Kaliteli Bulma Puanı Güvenilir Bulma Puanı Ekonomik Bulma Puanı Damak Tadına Uygun Bulma Puanı Toplam Puan ANKET PUANI 1644 1300 1133 1024 899 6000 ORANI(%) 27,7 21,5 18,7 16,9 14,9 100

Ankete katılan 400 kişi Sivas hayvansal ürünlerini hijyenik bulmaya maksimum 2000 puan üzerinden 1674 puan alırken en düşük puanı damak tadına uygun bulma faktörü almıştır. Günümüzde hayvansal ürünlerin hijyenik olması sağlık için çok önemlidir. Ankete katılan kişilerin Sivas’ta üretilen hayvansal ürünlerini hijyenik bulmaları Sivas’ın hayvansal ürünleri için sevindirici bir

153

durumdur. Bu artıyı Sivas hayvansal ürünlerinin pazarlamasında kullanmak çok doğru bir yaklaşım olacağı, sonucunu çıkarabiliriz.

3.2.5. Sivas’ta Üretilen Hayvansal Ürünleri Kolay Bulabilme Durumu Ankete katılan kişilere “Sivas’ta üretilen hayvansal ürünleri kolay bulabiliyor musunuz” konusunda kolay bulabildiğiniz ilk 5 ürünü işaretleyiniz dediğimizde aşağıdaki sonuçlar ortaya çıkmıştır. Burada da yukarıdaki analizlerde olduğu gibi puanlamaya gidilmiştir. 1-Sığır Etinin, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Sığır eti kolay bulunabilmede 1287 puan alırken 81 kişi sığır eti için işaretlemede bulunmamıştır. Ankete katılanların %66,8’i sığır etini istedikleri zaman kolayca bulabildiklerini göstermişlerdir. (Tablo 51) Tablo 3.51: Sivas'ta stenilen Sığır Etini Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Sığır Etini Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Sığır Etini Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Sığır Etini Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Sığır Etini Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Sığır Etini Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 1065 92 30 54 46 1287 Oranı(%)

213 23 10 27 46 319 81 400

53,3 5,8 2,5 6,8 11,5 79,8 20,3 100,0

154

Sığır eti daha önceki beğenilme analizde Sivas’ın en beğenilen hayvansal ürünü olarak çıkmıştır. Burada da istenildiğinde kolayca bulunabilen ürünü olarak karşımıza çıkmıştır. Sivas ilinde çarşı haricinde mahalle aralarında da kasapların bulunması yukarıdaki işaretlenmenin doğruluğunu niteleyen niteliktedir. Fakat şunu da belirtmekte fayda olacaktır. Her geçen gün Sivas’taki mahalle kasaplarının sayısı azalmaktadır. Bunun en önemli sebeplerinden biri yerel ve ulusal marketlerin et reyonlarının hijyenik ve daha uygun şartlarda piyasaya et ve et ürünlerini sunmasıdır.

2-Koyun Etinin, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Koyun etinin istenildiği zaman kolay bulunabilirliliği 736 puan olarak hesaplanmıştır .Sığır etine göre puanın çok düşük seviyede kaldığı gözlenmiştir. (Tablo 3.52) Tablo 3.52: Sivas'ta stenilen Koyun Etinin, Kolay Bulunabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Koyun Etini Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Koyun Etini Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Koyun Etini Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Koyun Etini Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Koyun Etini Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 80 224 366 56 10 736 Oranı(%)

16 56 122 28 10 232 168 400

4,0 14,0 30,5 7,0 2,5 58,0 42,0 100,0

Ankete katılanların koyun etini kolay bulabilme konusunda 2.ve 3.sırada işaretlemelerin fazla olduğu gözlenmiştir.

155

3- stenilen Sütün, Kolay Bulunabilme Durumu: stenilen sütün kolay bulunabilirliği ankete katılanlardan 850 puan almıştır. Bu puanla koyun etinden daha fazla bir puana ulaştığı gözlenmiştir. (Tablo 3.53) Tablo 3.53: Sivas'ta stenilen Sütün, Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Süt Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Süt Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Süt Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Süt Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Süt Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 275 168 234 114 59 850 Oranı(%)

55 42 78 57 89 321 79 400

13,8 10,5 19,5 14,3 22,3 80,3 19,8 100,0

Ankete katılanların istedikleri sütü istedikleri zaman kolayca bulmadıkları gözlenmiştir. 4-Yoğurdun, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Yoğurt kolay bulunabilirlik olarak 557 puan almıştır. Bu puan Sivas’ta pazarlanan yoğurtların pazarlama ağlarının yeterli olmadığını göstermektedir. Sivas’ta fabrikasyon yoğurt üreten iki firma olduğundan bahsetmiştik bu firmalar pazarlama ağlarını genişletirlerse bu puan daha yüksek seviyeye ulaşacaktır. (Tablo 3.54)

156

Tablo 3.54: Sivas'ta stenilen Yoğurdu, Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Yoğurt Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Yoğurt Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Yoğurt Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Yoğurt Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Yoğurt Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 110 148 129 126 44 557 Oranı(%)

22 37 43 63 44 209 191 400

5,5 9,3 10,8 15,8 11,0 52,3 47,8 100,0

Ankete katılanların yaklaşık yarısının istedikleri yoğurdu bulmakta zorluk çektikleri , diğer yarısının ise zorluk çekmediği gözlenmiştir.

5- stenilen Balın, Kolay Bulunabilme Durumu: Bal kolay bulunabilirlik bakımından ancak 484 puan almıştır. Bal üretiminin bu kadar yüksek seviyede üretildiği bir ilde bu kadar düşük puan dikkate değerdir. (Tablo 3.55) Tablo 3.55: Sivas'ta stenilen Balı Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Bal Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Bal Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Bal Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Bal Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Bal Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 42 18 28 30 58 176 224 400 Kolay Bulabilme Puanı 210 72 84 60 58 484 Oranı(%) 10,5 4,5 7,0 7,5 14,5 44,0 56,0 100,0

157

Sivas’ta üretilen balın kolay bulunabilirlik konusunda yetersiz kaldığı gözlenmiştir. 6-Alabalığın, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Alabalık puan olarak 129 puan almıştır çok düşük bir puan alan alabalığı ankete katılanların %89,3’ü istedikleri zaman bulamadıklarını belirtmişlerdir. Sivas’ta alabalık üreten çiftliklerin artmasına rağmen bu düşük puan dikkate alınırsa alabalık pazarındaki büyük açıklık kapatılması için pazar ağları oluşturmak gerekliliği açıkça ortadadır. Sivas merkezinde alabalık üreten çiftlik sayısı yeterli değildir. Zara ve Gürün ilçesinde alabalık üretme çiftliklerinin olduğunu söylemiştik. Bu çiftliklerden Sivas merkeze balık getirip satan üreticiler mevcuttur. Fakat satış yerlerinin azlığı, Sivas halkının balığa karşı bir tüketim kültürünün oluşmaması balık satış noktalarının çoğalmasını engellemektedir. Zamanla Sivas halkında da alabalığa karşı bir tüketim meyli olacaktık, ancak bu üreticilerin reklam ve satış noktalarını artırıcı faaliyetleri hız vermeleri gerekir. (Tablo 3.56) Tablo 3.56: Sivas'ta stenilen Alabalığı Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu Frekans Kolay Oranı(%) Bulabilme Puanı 1.Sırada Alabalık Kolay 8 40 2,0 Bulma Durumu 2.Sırada Alabalık Kolay 7 28 1,8 Bulma Durumu 3.Sırada Alabalık Kolay 15 45 3,8 Bulma Durumu 4.Sırada Alabalık Kolay 3 6 ,8 Bulma Durumu 5.Sırada Alabalık Kolay 10 10 2,5 Bulma Durumu Toplam 43 129 10,8 lk 5’de değil 357 89,3 Genel Toplam 400 100,0 Ankete katılanların Sivas’ta üretilen ve pazarlanan alabalığı istedikleri zaman bulamadıkları gözlenmiştir.

158

7-Peynirin, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Peynir istenildiği zaman kolay bulunabilirlikte 838 puan almıştır. Bu puanla sütün aldığı puana eş durumda olduğu gözlenmektedir. Ankete katılan 141 kişi peynirin kolay bulunabilirliği konusunda işaretleme yapmamıştır.(Tablo 3.57) Tablo 3.57: Sivas'ta stenilen Peyniri, Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Peynir Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Peynir Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Peynir Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Peynir Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Peynir Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 75 552 81 102 28 838 Oranı(%)

15 138 27 51 28 259 141 400

3,75 34,50 6,75 12,75 7,00 64,75 35,25 100,0

Ankete katılanlar tarafından Sivas’ta üretilen peynirin %64,75 oranında istenildiğinde bulunabildiği gözlenmiştir.

8-Tereyağının, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Tereyağı kolay bulunabilirlik bakımından 555 puan almıştır. Bu puanla süt ürünleri içerisinde düşük bir puan alan ürün olmuştur. Ankete katılan 400 kişiden 177’si Sivas’ta üretilen tereyağı istedikleri zaman bulamadıklarını belirtmişler. Kolay bulabildikleri ilk 5 ürün içerisinde yer vermemişlerdir. (Tablo 3.58)

159

Tablo 3.58: Sivas'ta stenilen Tereyağını, Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Tereyağı Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Tereyağı Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Tereyağı Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Tereyağı Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Tereyağı Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 50 168 114 180 43 555 Oranı(%)

10 42 38 90 43 223 177 400

2,5 10,5 9,5 22,5 10,8 55,8 44,3 100,0

Ankete katılanların yarıya yakın kısmının tereyağını istediklerinde kolay bulabildikleri gözlenmiştir. 9-Pastırmanın, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu:Pastırma bu analiz 2000 puan üzerinden ancak 132 puan almıştır. (Tablo 3.59) Tablo 3.59: Sivas'ta stenilen Pastırmayı, Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu Genel Toplam Frekans 400 Kolay Oranı(% 100,0 Bulabilme ) Puanı 1.Sırada Pastırma Kolay 20 1,0 4 Bulma Durumu 2.Sırada Pastırma Kolay 36 2,3 9 Bulma Durumu 3.Sırada Pastırma Kolay 10 30 2,5 Bulma Durumu 4.Sırada Pastırma Kolay 16 32 4,0 Bulma Durumu 5.Sırada Pastırma Kolay 14 14 3,5 Bulma Durumu Toplam 53 132 13,3 lk 5’de değil 347 86,8

160

Pastırmanın fiyatının genelde yüksek olması bu ürünün pazarlama ağını daraltmaktadır. Ankete katılanların %86,8’nin istedikleri pastırmayı Sivas’ta kolay bulmadıkları gözlenmiştir. 10-Sucuğun, stenildiğinde Kolay Bulunabilme Durumu: Sucuk kolay bulunabilirlik bakımından 219 puan almıştır Sivas’ta sucuk üreten firmaların 6 dan fazla olmasına rağmen Sivas pazarında yeterince yer alamadıkları ve ankete katılanların isteklerine cevap verecek kalitede sucuk üretmediklerini gözlenmektedir.(Tablo 3.60) Tablo 3.60: Sivas'ta stenilen Sucuğu Kolay Bulabilme Durumu Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Sucuk Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Sucuk Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Sucuk Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Sucuk Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Sucuk Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 35 56 42 50 36 219 Oranı(%)

7 14 14 25 36 96 304 400

1,8 3,5 3,5 6,3 9,0 24,0 76,0 100,0 kolay bulamadıkları

Ankete katılanların istedikleri sucuğu Sivas’ta gözlenmiştir.

11-Çökeliğin,

stenildiğinde

Kolay

Bulunabilme

Durumu:

Ankete

katılanlar, Sivas’ta üretilen çökeleğin istenildiği zaman kolay bulunabildiğine 184 puan vermiştir Bu puanla çökelek süt ürünleri içerisinde en az puan alan ürünlerden birisi olmuştur. (Tablo 3.61)

161

Tablo 3.61: Sivas'ta stenilen Çökeliği Kolay Bulabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Çökelek Kolay Bulma Durumu 2.Sırada Çökelek Kolay Bulma Durumu 3.Sırada Çökelek Kolay Bulma Durumu 4.Sırada Çökelek Kolay Bulma Durumu 5.Sırada Çökelek Kolay Bulma Durumu Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans Kolay Bulabilme Puanı 40 64 36 24 20 184 Oranı(%)

8 16 12 12 20 68 332 400

2,0 4,0 3,0 3,0 5,0 17,0 83,0 100,0

Ankete katılanları istedikleri çökeliği Sivas’ta kolay bulamadıkları gözlenmiştir. 12-Diğer et ve Süt ürünlerinin, stenildiğinde Kolay Bulunabilme

Durumu: Ankete katılanlar Sivas’ta üretilen diğer hayvansal ürünlerin kolay bulunabilirliğine %99,5’i ilk 5‘de yer vermemiştir. (Tablo 3.62) Tablo 3.62: Sivas'ta stenilen Diğer Hayvansal Ürünlerin Kolay Bulunabilme Durumunun Dağılımı Kolay Bulabilme Durumu 1.Sırada Diğer Ürünler 2.Sırada Diğer Ürünler 3.Sırada Diğer Ürünler 4.Sırada Diğer Ürünler 5.Sırada Diğer Ürünler Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 0 0 0 1 1 2 398 400 Kolay Bulabilme Puanı Oranı(%)

2 1 3

0,25 0,25 0,50 99,50 100

162

Ankete katılanların, diğer süt ve et ürünlerini Sivas’ta kolay bulamadıklarını gözlenmiştir.

Tablo 3.63: Sivas’ta Üretilen Tüm Hayvansal Ürünlerin stenildiğinde Kolay Bulunabilme Puanlarının Karşılaştırılması
STEN LD Ğ NDE KOLAY BULUNMA SIRASI

HAYVANSAL ÜRÜN

ANKET PUANI 1287 850 838 736 557 555 484 219 184 132 129 3 5974

ORANI(%)

1. Sığır eti 2. Süt 3. Peynir 4. Koyun eti 5. Yoğurt 6. Tereyağ 7. Bal 8. Sucuk 9. Çökelek 10. Pastırma 11. Alabalık 12 Diğer stenildiğinde Kolay Bulunabilme Toplam Puanı

21,5 14,3 14,1 12,3 9,1 9,0 8,1 4,0 3,1 2,0 2,0 0,,5 100

Ankete katılanlara “Sivas’ta üretilen Hayvansal ürünlerden istediğiniz hangi ürünleri kolay bulabiliyorsunuz” sorusuna ankete katılanların %53,3’ü 1. sırada sığır eti olarak işaretleme yapmıştır.Sığır eti maksimum 2000 puan üzerinden 1287 puan almıştır. Tüm ürünleri içerisindeki kolay bulunabilme oranı ise %21,5 olarak gözlenmiştir. Sığır etini, süt ve peynirin kolay bulunabilirlik puanları takip etmiştir. Koyun etinin beğenilme puanı 839 olarak tespit edilmişti, kolay bulunabilirlik puanı ise 736 olarak çıkmıştır. Beğenilme puanlama sırasında sığır etinin ardından ikinci sırada iken kolay bulunabilirlik puan sıralamasında dördüncü sıraya düştüğü gözlenmiştir.(Tablo 3.63)

163

3.2.6: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarına Ait Değerleme Sivas’ta il merkezinde süt ve süt mamulleri üretimde bulunan iki mevcut fabrikadan bahsetmiştik, bunlardan birisi Ulaş Süt fabrikası diğeri Tuğba Süt fabrikasıdır. Bu fabrikaların ürettikleri yoğurtların ambalajlarının üzerinde fabrika adını niteleyen marka bulunmaktadır. Ulaş Süt fabrikası tarafından üretilen yoğurtun üzerinde “Ulaş Yoğurt” markası yazarken Tuğba Süt fabrikası tarafından üretilen yoğurtun ambalajı üzerinde “Tuğba Yoğurt” markası bulunmaktadır. Bu fabrikada üretilen yoğurt üzerine yapılan anket sonuçları ve analizleri aşağıdaki tablolarda verilmiştir. Ulaş ve Tuğba Süt fabrikalarında üretilen ve Sivas pazarında satışa sunulan yoğurtlar için ankete katılanlara satın alma sebeplerini kaliteli bulunmaları, hijyenik bulmaları, istenildiğinde kolay bulmaları, ekonomik bulmaları, yerli üretime destek vermek için, alternatifsizlikten aldıkları ve tercih etmedikleri şeklinde soru sorulmuştur.. bu soruyu kendileri için önem derecesine göre 1 den 5’e kadar sıralamaları istenmiştir..bu sıralama sonucunda aşağıdaki tablolar ortaya çıkmıştır. Burada da puanlamaya gidilmiştir.Puanlamanın sonuçlarına göre yorum yapılmıştır. 1-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Kaliteli Bulma Durumu: Ankete katılan 400 kişiden 178’i Sivas’ta üretilen yoğurtları, birinci sırada kaliteli bulduklarını belirtmişlerdir. Yine katılanlardan 100 kişi ise yoğurtlara kalite bakımından ilk 5 faktör içerisinde işaretleme yapmamışlardır. Sivas,’ta üretilen yoğurtlar kaliteli bulundukları için tercih edilme konusunda 1156 puan almıştır. Maksimum 2000 puan üzerinden kaliteli bulma faktörünün 1156 puan alması Ulaş ve Tuğba yoğurtları için olumlu bir durum olarak gözlenmiştir. (Tablo 3.64)

164

Tablo 3.64: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Kaliteli Bulma Durumunun Dağılımı Kaliteli Bulma Durumu 1.Sırada Kaliteli 1.Sırada Kaliteli 3.Sırada Kaliteli 4.Sırada Kaliteli 5.Sırada Kaliteli Bulma Bulma Bulma Bulma Bulma Toplam Frekans 178 28 16 28 50 300 100 400 Kaliteli Bulma Puanı 890 112 48 56 50 1156 Oranı(%) 44,5 7,0 4,0 7,0 12,5 75,0 25,0 100,0

lk 5’de değil Genel Toplam

Ankete katılanların yarıya yakını Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları için kaliteli bulma konusunda birinci sırada işaretleme yapmışlardır. 2-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Hijyenik Bulma Durumu:Ankete katılan 400 kişiden %16,4’ünün Sivas’ta üretilen yoğurtları birinci sırada hijyenik buldukları gözlenmiştir. Hijyenik bulma konusunda ilk 5 işaretleme içerisinde yer vermeyenlerin oranı ise%25,3’tür. (Tablo 3.65) Tablo 3.65: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarının Hijyenik Olduklarına nanma Durumunun Dağılımı Hijyenik Bulma Durumu 1.Sırada 2.Sırada 3.Sırada 4.Sırada 5.Sırada Hijyenik Bulma Hijyenik Bulma Hijyenik Bulma Hijyenik Bulma Hijyenik Bulma Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 49 65 39 113 33 299 101 400 Hijyenik Bulma Puanı 245 260 117 226 33 881 Oranı(%) 12,3 16,3 9,8 28,3 8,3 74,8 25,3 100,0

165

Hijyenik bulma konusunda ortaya çıkan puan 881’dir. Bu puan kaliteli bulma puanına oranla gayet düşük bir puandır. Hijyenik bulma konusunda çoğunlukla 4. sırada işaretlenme yapıldığı gözlenmiştir. Yine burada da 101 kişinin hijyenik bulma konusunda hiçbir işaretleme yapmadığı gözlenmiştir. 3-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını stedikleri Zaman Kolay Bulma Durumu: Ankete katılan kişiler kolay bulunma konusunda ağırlıkla %35,5 oranla 2. sırada işaretleme yapmışlardır. Burada bu faktör için ise 1020 puan ortaya çıkmıştır hijyenik bulmaya oranla yüksek bir puandır.(Tablo 3.66) Tablo 3.66: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Kolay Bulabilme Bulma Durumunun Dağılımı Kolay Bulma Durumu 1.Sırada Kolay Bulma 2.Sırada Kolay Bulma 3.Sırada Kolay Bulma 4.Sırada Kolay Bulma 5.Sırada Kolay Bulma Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 21 142 64 64 11 302 98 400 Kolay Bulma Puanı 110 568 192 128 22 1020 Oranı(%) 5,3 35,5 16,0 16,0 2,8 75,5 24,5 100,0

Anket katılanların tarafından Ulaş Ve Tuğba marka yoğurtları istedikleri zaman bulabilmeleri konusunda 2000 puan üzerinden 1020 puan aldığı gözlenmiştir.

4-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Ekonomik Bulma Durumu : Sivas piyasasında satılan Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları ekonomik bulma konusunda %31,5 çoğunlukla 5. sırada işaretlenme yapılmıştır. Dolayısı ile ekonomik bulmanın puanı da 722 olarak düşük bir puan oluşturmuştur. Buradan yoğurt satış fiyatlarının diğer markalara göre yüksek bulanların çoğunlukta olduğunu söyleyebiliriz.(Tablo 3.67)

166

Tablo 3.67: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Ekonomik Bulma Durumunun Dağılımı Ekonomik Bulma Durumu 1.Sırada Kolay Bulma 2.Sırada Kolay Bulma 3.Sırada Kolay Bulma 4.Sırada Kolay Bulma 5.Sırada Kolay Bulma Toplam lk 5’de değil Genel Toplam Frekans 41 42 32 64 125 304 96 400 Ekonomik Bulma Puanı 205 168 96 128 125 722 Oranı(%) 10,3 10,5 8,0 16,0 31,3 76,0 24,0 100,0

Ankete katılanların çoğunluğu Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları ekonomik bulma konusunda ilk sıralarda işaretleme yapmadıkları gözlenmiştir 5-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Yerli üretime katkı olması için Tercih Etme Durumu: Yerli üretime destek için bu marka yoğurtları tercih etme konusunda anket sonuçlarına bakıldığında %37,3 oranında 3. sırada yer verildiği görülmektedir.bu faktörde alınan puan ise 755 puan olarak ortaya çıkmıştır.(Tablo 3.68) Tablo 3.68: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Yerli Üretime Destek Vermek çin Tercih Etme Durumunun Dağılımı Yerli Üretime Destek Durumu 1.Sırada 2.Sırada 3.Sırada 4.Sırada 5.Sırada Yerli Üretime Destek Yerli Üretime Destek Yerli Üretime Destek Yerli Üretime Destek Yerli Üretime Destek Toplam lk 5’de Değil Genel Toplam Frekans Yerli üretime. Katkı çin Tercih Puanı 75 112 447 60 61 755 Oranı(%)

15 28 149 30 61 283 117 400

3,8 7,0 37,3 7,5 15,3 70,8 29,3 100,0

167

Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları yerli üretime destek için alanların, 1.sırada işaretleme sayınının ancak %3,8 oranında olduğu gözlenmiştir. 6-Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Alternatifsizlikten Alma Durumunun Dağılımı : Pınar, Ülker Danone, Sütaş gibi ulusal markalar, çoğunlukla, Sivas’taki büyük yerel ve ulusal marketlerde satışa sunulurken, Ulaş ve Tuğba marka yoğurtlar bu marketlerin yanında irili ufaklı diğer marketlerde de satılmaktadır. Tüketiciler bu nedenle diğer marka yoğurdu almak için büyük marketlere gitmektense evine yakın bir bakkaldan bulabildiği yerli üretim ulaş ve Tuğba marka yoğurtları alabilmektedirler.(Tablo 3.69) Tablo 3.69: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Alternatifsizlikten Alma Durumunun Dağılımı Alternatifinin Olmaması Durumu 1.Sırada 2.Sırada 3.Sırada 4.Sırada 5.Sırada Alternatif Yok Alternatif Yok Alternatif Yok Alternatif Yok Alternatif Yok Toplam Ilk 5’te Değil Genel Toplam Frekans 2 3 5 7 27 45 355 400 Alternatif Oranı(%) olmadığından Tercih Puan 10 ,5 12 ,8 15 1,3 28 1,8 27 6,8 92 11,3 88,8 100,0

Alternatifsizlikten dolayı satın alınma konusunda ise işaretleme ancak %11,3 oranında yapıldığını bununda ancak%0.5 oranında ilk sırada işaretlemeye yer verildiği gözlenmiş olup bu faktörün puanı 92 olarak çıkmıştır. Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları alternatif olmadığı için tercih edenlerin çok az sayıda olduğu gözlenmiştir

7 Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Tercih Etmeme Durumu: Ankete katılan 400 kişiden 91 kişisi yani %22,8’i Sivas’ta üretilen Ulaş ve Tuğba marka yoğurtlarını tercih etmediklerini belirtmişlerdir. Bu dikkate değer bir durumdur alabiliyorlar,. Fabrikaların bunu dikkate olarak kendilerini yenilemeleri yerinde olacaktır. (Tablo 70)

168

Tablo 3.70: Sivas'ta Üretilen Tuğba Ve Ulaş Yoğurtlarını Tercih Etmeme Durumu Tercih Etme Durumu Tercih Etmiyorum Sayısı Ilk 5’te Değil Genel Toplam Frekans 91 309 400 Oranı(%) 22,8 77,3 100,0

Ulaş ve Tuğba marka yoğurtları hiç tercih etmeyenlerin oranı dikkate değer bir oran (%22,8) olarak gözlenmiştir. Tablo 3.71: Sivas’ta Üretilen Ulaş ve Tuğba Marka Yoğurtlarının Kaliteli Bulunmaları, Hijyenik Bulmaları, stenildiğinde Kolay Bulmaları, Ekonomik Bulmaları, Yerli Üretime Destek Vermek çin, Alternatifsizlikten Aldıkları Puanlarının Karşılaştırılması TERC H TERC H FAKTÖRÜ FAKTÖRÜ SIRASI 1. Kaliteli Bulma 2. Kolay Bulma 3. Hijyenik Bulma 4. Yerli Üretime Destek 5 Ekonomik Bulma 6 Alternatifsizlikten Toplam Puan ANKET PUANI 1156 1020 881 755 722 355 4889 ORANI(%) 23,6 20,8 18,1 15,4 14,8 7,3 100

Ankete katılanlar Ulaş ve Tuğba marka yoğurtlarını tercih etme yönünde 1.sırada 2000 puan üzerinden kaliteli bulmaya vermişlerdir. kinci sırada ise 1020 puanla bu yoğurtların kolay bulunabilirliğinin tercih sebebi olduğu gözlenmiştir .Ankete katılan 400 kişiden 178 kişi (%44,5) Ulaş ve Tuğba yoğurtlarını 1. sırada kaliteli buldukları belirtmişlerdir.Ayrıca kaliteli bulma faktörü puanı, toplam puanın %23,6’sını oluşturmuştur.(Tablo 3.71)

169

SONUÇ
Dünyada, tüm gelişmelerin yanında hayvansal ürünlerin üretim ve pazarlamasında da büyük gelişmeler olmuştur. Daha önceleri bakkalda, pazarda ne tür hayvansal ürün varsa onu satın alan tüketiciler, günümüzde hayvansal ürünlerde de diğer ürünlerde olduğu gibi markaya ve kaliteye önem verir hale gelmişlerdir. Üretim kapasitesini ve kalitesini artıran hayvansal gıda üreticisi firmalar pazarlama ağlarını genişletmiş, marka imajı yaratmak için devamlı rekabet içerisindedirler. Sivas ilinde 15 yıl öncesine kadar hiçbir ulusal ve büyük yerel market yoktu. Et satışı reyonuna sahip yerel market dahi mevcut değildi. Günümüzde ise yapılan araştırmaya göre ulusal ve büyük yerel marketler bu marketler kırmızı et ve beyaz et satışında ilin toplam et satışının %50’sine sahip olduğu gözlenmiştir. Kredi kartı kullanımı, kredi kartına vadeli satışlar, tüketicilerin her şeyi bir yerden yorulmadan almak istemeleri, kırmızı et satışında yerel ve ulusal marketlerin cazibesini daha da artırmıştır. Dini bayramlarımızdan olan kurban bayramında ülkemizde ve ilimizde bir çok büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesilmektedir. Devlet yetkilileri genelde erkek hayvan kesimi üzerinde durmaktadırlar. Vatandaşlardan erkek hayvan kesmelerini istemektedirler. Bunun sebebi ülkedeki damızlık hayvan sayısını eksiltmemek içindir. Sivas’ta ankete katılan tüketicilere kurban bayramında hangi cins hayvan kestikleri sorulduğunda %28,8’i erkek sığır, %14,3 dişi düve, %26,8’i inek, %21,3 erkek koyun, %5,3 dişi koyun, %3,8’i ise kesmediğini belirtmiştir. Yetkililerin uyarılarına rağmen anket sonucunda da görüldüğü gibi kurban bayramlarımızda bir çok damızlık olacak dişi hayvan kesimi yapılmaktadır. Yapılan araştırmaya göre bu rakam büyük baş hayvanlarda %14,3(Düve)+%26,8( nek)=%41.1 oranına ulaşmıştır. Bu oran küçümsenemeyecek ölçüde büyük bir sayıya tekabül etmektedir. Dolayısı ile bu durum; Sivas’ta ileriki günlerde, damızlık hayvan sayısı gün geçtikce artacağına daha da azalacağını işaret etmektedir.

170

Sivas’ta son yıllarda tavuk döner işletmecilerinin çoğalması tavuk eti tüketimini ilde daha da artırmıştır. Bu gün il merkezinde yaklaşık 50 civarında tavuk döneri yapıp satan işletme mevcuttur. Fiyatının et dönerine nazaran daha uygun olması tüketiciler tarafından başlıca tercih sebeplerindendir. Tüketicilere Tavuk etini nereden aldıkları sorulduğunda işletmelerin ulusal market, yerel market veya yalnız tavuk eti satan yer olmasının pek önem arz etmediği gözlenmiştir. Sivas ilinde ailelerin aylık süt tüketimi yapılan araştırmaya göre ortalama 7 kg civarındadır. Sivas’taki ailelerin %62‘si fabrikasyon sütü tercih ederken yine bu oranın %33‘ünü kutu ambalajlı pastörize süt %29’nu ise poşet içerisinde satılan pastörize süt oluşturmaktadır. Geriye kalan %38’lik kısmını ise açık olarak satılan sütler oluşturmaktadır. Açık olarak tüketilen sütlerin hijyenik durumlarının iyi koşullarda olmamasından dolayı gün geçtikce ilde bilinçlenen tüketiciler tarafından tercihi azalmaktadır. Ayrıca pastörize süt firmalarının arsındaki rekabet pastörize süt tüketimini ilde daha fazla tüketilir duruma getirmiştir. Pastörize süt tüketiminde ankete katılın tüketicilerimizin %21 Pınar, %7,3’ü Mis, %26,3 ‘ü Ülker çim, %17,8 ‘i Dimes, marka sütlerinin tercih ederken %9,3 Diğer marka %9,3 ise marka fark etmez % 9’u ise almıyorum şeklinde cevap vermiştir. Poşet süt tüketimine ise ilde üretim yapan Ulaş ve Tuğba marka sütlerinden %24,8 i Ulaş marka poşet sütü tercih ederken %14,’3 ü ise Tuğba marka sütü tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Yapılan araştırmaya göre yoğurt tüketiminde ise, tüketicilerin %67’si yoğurdu hazır olarak marketlerden aldığını belirtmiştir, %13,3 ü mahalle sütçüsünden % 4,3 ü ise semt pazarlarından % 15’5’i ise satın aldıkları sütlerden kendilerinin evde yaptıklarını belirtmişlerdir. Yoğurt tüketiminin fabrikasyon tüketimi ilde yüksek seviyeye ulaşamamıştır. Bunun en önemli sebebi ise halkın ekonomik durumu ve geçmişten gelen kültür yapısıdır. Sivas ilinde kışların uzun olması köy tavukçuluğunun gelişmesini engelleyen bir ortam oluşturmaktadır. Buna rağmen ankete katılan tüketicilerin istedikleri zaman köy yumurtasını bulabilen oranı %45 kadardır bu büyük bir orandır. Sivas ilinin

171

köylerinde üretilen yumurtalar tüketiciler tarafından tercih edilmekte bu yumurtaların fiyatı diğer fenni yumurtalardan daha pahalı olmaktadır. Sivas’ta fabrikasyon olarak üretilen ürünlerin bir diğeri ise sucuk’tur. Sivas’ta üretilen sucukların ankete katılan tüketicilerimiz tarafından tercihleri Güler marka %15, Tan marka %10,8 , Sivas Yıldızı marka %7,3 Doğan marka % 1,3, Öz sefa marka % 2,3 diğer Sivas ta üretilen markaların %7,5 oranında tercih edildikleri ortaya çıkmıştır. Buna rağmen Pınar markanın %32’lik oranla birinci sırada, Aytaç marka sucuğun ise %24 oranında ikinci sırada olduğu çıkmıştır. Bu sonuçlardan Sivas’taki üreticilerin ne yönde eksikliklerinin olduklarını çıkarması ve Sivas pazarındaki yerlerini daha üst sıralara çıkarmaları beklenmektedir. Sivas ilinin en beğenilen ürünlerinin içerisinde sığır eti yer alırken sucuk tüketiminde diğer illerin sığırlarından yapılan sucukların tercih edilmesi Sivas’taki sucuk üreticilerinin eksik yanları olduğunu da ortaya koymaktadır. Bu eksiklerinin başında pazarlama sorunu olduğu da ortaya çıkmıştır. Bu firmaların kendilerinin yeterince halka tanıtmadıkları kalitelerini Sivas halkına yeterince izah edemedikleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu firmalarda üretilen tek düze sucukların tercihi azaltma sebepleri içerisinde yer alması da dikkate alınmalıdır. Ayrıca sucuk firmalarının kendi kalite standartlarını ortaya koymadıkları da gözlenmektedir. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz; bir sucuk firmasından sucuğu alıyorsunuz çok beğeniyorsunuz daha sonra o markayı tercih ediyorsunuz bu sefer aldığınız sucuk daha önce aldığınız sucukla alakası yok beğenmiyorsunuz daha önce beğendiğiniz sucuğun yerini beğenmediğiniz bir sucuk almış. Bu durum üretici firmaya müşteri kaybettirdiği gibi marka imajını da zedelemektedir. 21. Yüzyıla girilirken tarım ve hayvancılık, Sivas ili için temel iktisadi faaliyet alanı olma niteliğini hala korumaktadır.1990 verilerine göre Türkiye’de nüfusun yaklaşık %53,6’sı tarım, hayvancılık, ormancılık, avcılık, balıkçılık gibi tarımsal karakterli faaliyetlerde çalışmaktadır. Sivas’ta için bu durum 1980’de %72,46 olan bu oran 1990’da %65’e inmiş 2000 yılında %50‘ye inmiştir. Sivas ilinin istihdamının sektörel dağılımı bakımından, ülkenin nispeten geri kalmış

172

bölgeleri ortalamasından daha olumlu nitelik taşıdığı

zaman içinde gelişme

kaydetmesine rağmen hala tipik bir tarım kenti görüntüsü arz ettiğini göstermektedir. l ekonomisinde istihdamın yarıdan fazlasını oluşturan tarım kesiminde, mevcut potansiyelin yeteri kadar değerlendirilmediği, modern hayvan üretim teknikleri kullanılmadığı, işletmelerin verimli çalışacak optimum büyüklüğe ulaşmadığı görülmektedir. Yeteri kadar ekonomik gelir elde edemeyen tarım ve hayvancılık kesimi giderek kan kaybetmekte, ilde yaşanan göç olgusunu beslemektedir. Hayvancılıkta üretim artışını sağlayacak teknolojik gelişme ve yeniden örgütlenme sağlanarak, Pazar sorunlarının halledilmesi gerekmektedir. Hayvansal ürünleri işleyen sanayinin geliştirilmesi, ortaya çıkan ham mamullerin veya yarı mamullerin işlenerek pazara sunulması sektörün hareketlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Sivas ili özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştirilmesi bakımından bir çok avantajlara sahiptir. Bu avantajların değerlendirilmesi için organizasyonlara ihtiyaç vardır. lde, köylü tabir edilen kesimin üretici çiftçi konumuna getirilmesi için il genelini kapsayan alt yapısı olan kişilerin hayvan üretimi için özendirilmesi bu özendirmeyi yaparken de pazar ağlarının oluşturulması gerekmektedir. lde üretilen hayvansal ürünlerin kalite standartlarının oluşturulması için Tarım l ve Müdürlükleri tarafından çalışmalar yapılması faydalı olacaktır. Sivas ili geniş arazisi içerisinde mera ıslah çalışmalarının büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın gelişmesi için büyük yararı olacaktır. Sivas’ta mevcut bulunan süt işleme tesisleri, et işleme tesisleri, tavuk ve yumurta üretim çiftlikleri yeter sayıda değildir, bu sayıların artırılması, bu sektörlerin il de cazip hala getirilmesi için çalışmalar yapılırsa ildeki mevcut müteşebbis potansiyelin bu sektörlere kayması mümkün olacaktır. Bilakis süt hayvancılığının gelişmesi et ve süt ürünlerinin üretimini de artıracağı için bu sektöre daha da önem verilmesi gerekmektedir. ldeki mevcut süt üretim işletmelerini daha modern ve rantabil hale getirmek için uygun kredilerin verilmesi yerinde olacaktır. lde mevcut kültür ırkı lçe

173

büyükbaş hayvanların sayısını arıtmak için soy kütüğü kayıtlarının daha etkin bir şekilde yapılması kaliteli kültür ırkı hayvanların çoğalmasını sağlayacaktır. Sivas ili hayvan tavukçuluk sektöründe ülke gerisinde kalmış bir ilimizdir, bu sektöre müteşebbislerin çekilmesi için uygun kredi ve olanakların sağlanması gerekmektedir. Arıcılık ve bal üretiminde gerekli doğa ve koşullarına sahip ilde pazarlama sorunu bu sektörün gün geçtikce gerilemesine sebep olmaktadır. Pazarlama ve ambalajlama sorunları çözüldüğünde bu sektörde Sivas ili ülkede ilk sırayı alacak potansiyeldedir. Alabalık üretiminde son yıllarda büyük atılım yapan il bu sektörde de pazarlama sorunlarıyla karşı karşıyadır, pazarlama sorunların çözdüğünde üretimin daha da artacağı bir gerçektir.

174

KAYNAKÇA

AKMAN, Numan. 1998 Türkiye Sığırcılığında Damızlık Üretim Alternatifleri. T.C.Ziraat Bankası Yayınları, Ankara. AKMAN, Nuri ve Sezai.Kumlu. 1999 Türkiye'de Damızlık Siyah Alaca (Hoıstein) Yetiştiriciliğinde Gelişmeler, Ege Üniversitesi, Uluslararası Hayvancılık 99 Kongresi, zmir. AKMAN, Nuri. ve Mehmet Özder 1992 Tekirdağ ilinde ithal ineklerle çalışan işletmelerin durumu ve sorunları., Trakya Bölgesi 1 Hayvancılık Sempozyumu, Hasat Yayıncılık, Tekirdağ. ALKAN, Ahmet Turan. 1992 Altıncı Şehir, Ötüken Yayını, stanbul. ATAMAN,Ahmet. 2002 Sivas Ziraat Odası Yayınları, Sivas. BAYRAKTUTAN,Yusuf 1999 Sivas'm Tarımsal Yapısı,(Sivas Ekonomisi, Editör: A.Esen),Sivas. BERKOW TZ,Eric 1993 Marketinig, Fourth eEd., Richard rvin nc, Boston. B NGAMAN, Christine E. 1998 Etkili Sunuş (Çev. Erhan Tuksan), Rota Yayınları, stanbul. CLABAUGH, J.M. 1992 Professional Stock Breeding, West Publihing Company, Newyork

175

COŞKUN, Ahmet. 1998 Deniz Balıkları ve Üretim Tekniği. Ankara Üniversitesi, Ziraat Fak. Yayınları,.Ankara. ÇET N, Mehmet. 2004 Balıkesir Ticaret Odası Yayınları,Balıkesir. DARKOT, Besim 1960 slam Ansiklopedisi, Sivas Maddesi, stanbul. DELLAL, lkay. 2003 Türkiye’de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğinin Bölgesel Farklılıkları, Ankara Üniversitesi Yayınları, Ankara. D KMEN, Durmuş. 2001 Süt Sığırlarının Beslenmesinde Silaj kullanımının Etkinliğinin Artırılması, Türkiye - Hollanda, Besi ve Süt Hayvancılığını Sempozyumu 12 haziran 2001, Ankara^ DEVLET STAT ST K ENST TÜSÜ Yayınları. 2003 Ankara DEVLET STAT ST K ENST TÜSÜ Yayınları. 2004 Anakara. DEVLET PLANLAMA TEŞK LATI Yayınları. 1992 Kalkınmada Öncelikli yöreler Raporu, Ankara. DEVLET PLANLAMA TEŞK LATI Yayınları. 2004 Kalkınmada Öncelikli yöreler Raporu, Ankara. DURMUŞ, Aydın. 2004 TOBB Hayvancılık Sektör Kurulu Toplantısı,17 Mart 2004,Ankara. DÜLFER, Ebenhard. 1994 Internationales Management in Unterschiedlichen Kulturbereichen Olderburg Verlag, München. ERDAHA, Kamil. 1975 Milli Mücadelede Vilayetler ve Valiler, stanbul.

176

FL BBO,Edwin B. 2000 Personel Manegement,Mc-Graw Company,Madrid. http:/www.tugem.gov.tr/tugemweb/hgproje.html (15.05.2005). http :/www.tarim.gov.tr/arayuz/9/icerik.asp ? efl=uretim/hayvanciliklhayvancilik. (12.03.2005) htm&curdir=\uretim \hayv ancilik&fl=buyukbas/buyukbas.htm.( 12.03.2005). http://www.sivas.gov.tr/eyrrarim.htm (21.02.2005). http://www.hayvanbarinaklari.com/sivas.htm (03.05.2005). http://www.tarimkredi.org.tr/modules. php ?name= N ews&file=article&sid= 14 7 (08.04.2005). http://www.turktarim.com/sectors.asp ?id=25 (19.05.2005). http://www.cumhuriyet.edu.tr/sivas/kangaldog/kangal_ilcesi/bugunku_kangaL.ht m (10.04.2005). http://www.turktarim.com/sectors.asp ?id=9 (12.04.2005). http://4uzbk.sdu.edu.tr/4UZBK/HYB/4 UZBK _047 .pdf (12.04.2005). http://www.zmo.org.tr/yayinlar/kitaplar .php ?islem=ayrinti&kodu=22&yazdir=y es (13.04.2005). http://www.zarahaber.com/modules.php ?name=N ews&file=article&sid=133 (12.04.2005). http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/anadolununsesi/129/and41.htm (12.04.2005). HULT NK, Erik Jan 2000 Journal of Product nnovation Manegement Vol :17 pp 22-23 LLER BANKASI, 1967 Sivas Analitik Etütler, Sivas.

177

KARAKUŞ, Ülkü. 2004 TOBB Hayvancılık Sektör Kurulu Toplantısı,17 Mart 2004 Ankara. KOTLER, Philip. 1980 Marketing Management,Analysisi,Planaing And Control,Fourth Ed.(Englewood Cliffs,N.j:prentice-Hall ntenational,inc.,). KOYUNCU, brahim. 2004 TOBB Hayvancılık Sektör Kurulu Toplantısı,17 Mart 2004 Ankara. KOÇEL, Tamer 1998 şletme Yöneticiliği, Beta Basım Yayım Dağıtım A.Ş, stanbul. KURTULUŞ, Kemal. 1976 Pazarlama Araştırmaları, stanbul :Üniversitesi, şletme Fakültesi Yayını. stanbul. MAH ROGULLARl, Adnan. 1999 Dünden Bugüne Zara, Sivas. ÖZÇEL K,Mahmut.ve Recai. Arpacık. 1996 ç Anadolu Şartlarında Yetiştirilen Holştayn neklerde Değişik Mevsimlerin Süt Ve Döl Verimi Özelliklerine Etkisi . Lalahan Araştırma Enstitüsü Dergisi, 36 (2).Ankara ROBB NS, P.Stephen 1994 Örgütsel Davranışın Temelleri (Çev. Sevgi Ayşe Öztürk) Eskişehir :Etam A.Ş:Anadolu Üniversitesi Kuruluşu. SAYIN, Cengiz. 2000 Türkiye' de Hayvancılık Politikaları Ve Reform Arayışının Etkileri, Akdeniz Üniversitesi, Antalya . TAŞKIN, Erdoğan. 1993 Satıcılara Öneriler, Der Yayınları stanbul. TAN, Salih. 1999 Et ve Et Mamulleri,Durum ve Tahmini: Tarımsal Ekonomi Araştırma Enstitüsü Yayınları, No.28, Anakara. .

178

TERLEMEZ ,Tekin. 1997 Birliklerimizden: 1996 Yılı Verim statistikleri. Türk Holstein Friesian Yetiştiricileri Dergisi, Yıl:3, 15 Mart 1997 TERLEMEZ, Tayfun. 1996 Hayvancılık Verim statistikleri, Ankara Üniversitesi Yayınları,Ankara. TENEKEC OĞLU,Birol. 2000 Pazarlama Araştırması, Ofset Yayıncılık, Eskişehir. TOPARLI, Recep. 1992 Sivas Şehri, Sivas. Türk Holstein Friesian Yetiştiricileri Dergisi,(1998) Yıl:3, 15 Mart 1998 Türkiye Tabiatım Koruma Derneği TÜB TAK,(2003).Ankara. YASAK, brahim. 1994 Sivas li, Seyran Yayınlan, Sivas. YAVUZ, Fehmi. 1962 Şehircilik, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayını, Ankara.

179

Ek-1 S VAS T CARET VE SANAY ODASI ET MAMULLER VE BES C LER GURUBUNDA KAYITLI ÜYELER
Tablo Ek-1: 2005 Yılı tibari Sivas Ticaret ve Sanayi Odasına Kayıtlı Olan Hayvansal Ürün Üretip veya Pazarlayan Üyeler
ÜYE SIR. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 ÜNVANI SÜLEYMAN SARI ÖNDER RAHM KARAGÖZOĞLU ÖRNEK KASABI HAMZA YILDIRIM YILDIRIM KASABI MEHMET D NÇER YUSUF Z YA KAYMAZ YEŞ LOVA KASABI AHMET ATLIK ÖZEN KASABI MEHMET LÜTF AKSOY MEHMET DAVUTOĞLU B LAL GÜLER AHMET ÖZCAN F KRET YARIŞ YARIŞOĞLU ET MARKET SELAHATT N CAYMAZ ASIM ERGÜN ŞÜKRÜ ELMALI DERV ŞOĞULLARI DER BAĞIRSAK T C. VE SAN. LTD. ŞT . MEHMET KIZILTAŞ AHMET YÖRÜK DER T CARET BRAH M KAYHAN AHMET SAL M SARI ÖNDER OĞUZ ATLIK ÖZEN ET MARKET TURAN CAYMAZ TURGUT HASTAOĞLU HASTAOĞLU T CARET ADRES S VAS S VAS S VAS GEMEREK S VAS S VAS S VAS ŞARKIŞLA GEMEREK ŞARKIŞLA S VAS S VAS GEMEREK YILDIZEL S VAS YILDIZEL S VAS YILDIZEL S VAS S VAS S VAS S VAS KAYIT TAR H 1961 1970 1971 1973 1973 1973 1975 1977 1978 1980 1981 1982 1983 1983 1984 1984 1985 1985 1986 1987 1987 1989

180

23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46

TAH R DAYI BURHAN KAYMAZ BOZDAĞ ET VE ET MAMULLER T C. VE SAN. LTD. ŞT . AZMANOĞLU CANLI HAYVANGIDA MADDELER T C. VE SAN. LTD. ŞT . TACETT N KÜÇÜKER ER ET SÜT HAYVANCILIK GIDA PETROL ÜRÜNLER T CARET VE SANAY ANON M Ş RTKET ÇAĞLAYAN KUM ÇAKIL MAD. HARF. NŞ. MÜH. NŞ. MLZ.CANLI HAY. ET ENT. TENAK AKAR. MA. TH. HR. LTD. ŞT . HASTAOĞLU HAYVANCILIK VE GIDA SANAY VE T CARET L M DET ŞT . GÖLOVA TARIM VE HAYVANCILK VE ORMAN ÜRÜNLER MALAT TAAHHÜT TH.. HR. L M TED ŞT . MEHMET KAYMAZ YÖRE TARIM HAYVANCILIKGIDA HT YAÇ MADDELER NAKL YE TA. HR. SAN T C. LTD. ŞT . HOCA OĞLLARI GIDA HAYVANCILIK MÜH. MADEN ORMAN ÜRÜN. TUR ZM TEKST L, TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . GAYE HAYVANCILIK TAVUKÇULUK YEM BES MANDIRA, DER , GIDA , G Y M, NŞ. TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . DURSUN DER N TAN ET VE SÜT MAMUL. MUH. GIDA CANLI HAY. T C. MAK. TH. HR.T C. LTD. ŞT . S VAS ET HAYVANCILIK BES C L K TAH. NŞ. MAL. NAK.OTO MALAT TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . YAHYA YEĞ N YILDIZLAR CANLI HAY. BES C L K YEM HAYVAN ÜRÜNLER KONFEKS YON T C. SAN. LTD. ŞT . GÜLER SUCUKLARI T C. SAN. LTD. ŞT . MAC DER BAĞIRSAK GIDA NAK. TARIM ÜRÜNLER AKAR. NŞ. VE NŞ. MAL. T C. SAN. LTD. ŞT . UĞURLU ARICILIK HAYVANCILIK NŞ. NŞ. MAL. MADEN KONF. DAY. TÜK. TH. HR. SAN. VE T C. LTD. ŞT . YILDIZ ET TARIM HAY.TAH. NŞ. NŞ. MAL. NAK. OTO. MA. AKAR. GIDA TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . YURTSEVEN TARIM HAYVANCILIK GIDA TEKST L NŞ. NŞ. AS TAVUKÇULUK GIDA ELEKTRON K DAYANIKLI TÜKET M MALLARI TH. HR.T C.

S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS GÖLOVA S VAS S VAS KANGAL

1989 1992 1995 1995 1995 1995 1995 1995 1996 1996 1997 1997 1997 1997 1998 1998 1998 1998 1998 1998 1998 1999 2000 2000

ALTINYAYLA

ŞARKIŞLA S VAS S VAS S VAS YILDIZEL S VAS S VAS MRANLI S VAS S VAS S VAS

181

47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70

SAN. LTD. ŞT . HAL L ALTUN ALTIN TAVUKÇULUK ÜLTA ET VE ET ÜRÜNLER SANAY VE T C. A.Ş. HASTAOĞULLARI ET VE ET ÜRÜNLER HAYVANCILIK ML. TH. HR.T C. SAN. LTD.ŞT . S VAS TARIM VE HAYVANCILIK EL SAN. OTO EĞT. SAĞ. TUR. KAPLICA YURT B LG. TEM. TEKS. NŞ. MÜH. A.Ş. HAL S ÖZSAY G MA ET GIDA MARKET TES TARIM HAYVANCILIK GIDA TEKS. OTO. TAŞ. TUR. NŞ. SAN. VE T V. A.Ş. GEMEREK ŞB. GÖZDELER GIDA TARIM HAY. TAŞIMACILIK TEM ZL K H ZMETLER SAN. T C. LTD. ŞT . Ç ANADOLU TARIM HAYVANCILIK GIDA TEKS.OTO. TAŞ. TUR. NŞ. MAD. TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . TAL P GÜLDEŞ N ZAMOĞLU BALIKÇILIK AHMET BESLER UTKU BAĞIRSAK ET MAMULLER GIDA SANAY T C. LTD. ŞT . TEYF K HASTAOĞLU MERA ET VE P L Ç KÖY PARK TARIM HAY. MAD. NAK. TUR. NŞ. TAH. LET. TEM. GÜV. YEM. ML. TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . MUSTAFA APAYDIN H KMET YILDIRIM EL BEYL ET MARKET UĞUĞ AKKALAYCI AK TAVUKÇULUK TUZLA GÖZÜ TUZLU GIDA HAY. NAK. NŞ.MALZ. MAD. TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT . ÖZ YILDIZ SUCUKLARI ET VE ET MAMÜL. HAYVANSAL GIDA TUR. OTO. TAŞ. TH. HR.T C. SAN. LTD. ŞT GÜRES N HAY. SÜT VE SÜT ÜRÜN. MURAT ÜNALAN ÜNALAN CANLI HAYVAN TAC RL Ğ ZARASAN ZARA HAYVANCILIK VE SA. ÜRÜNLER T C. A.Ş. UMUT KAAN POLAT KRAM ET VE ET ÜRÜNLER DOĞAN DEM RAY DOĞAN SUCUKLARI CAH T DEM REL BURAK ET P L Ç MARKET

S VAS ŞARKIŞLA S VAS S VAS S VAS GEMEREK GEMEREK S VAS S VAS YILDIZEL S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS S VAS D VR Ğ ŞARKIŞLA ZARA S VAS S VAS S VAS

2001 2001 2002 2002 2002 2002 2003 2003 2003 2003 2003 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004 2004

Kaynak: Sivas Ticaret ve Sanayi Odası, 2005.

182

Ek-2 ANKET SORULARI
1-Tahsiliniz : ( ) lkokul ( ) Orta okul ( ) Lise ( ) Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Lisans Üstü 2-Cinsiyetiniz ( ) Erkek 3 – Yaşınız? ( )18-25 ( ) Kadın ( ) 26-32 ( ) 33-39 ( ) 40-46 ( ) 47-53 ( ) 54+

4-Kaç yıldır Sivas’ta ikametgah ediyorsunuz? ( ) 1 yıl ( ) 1-3 Yıl ( ) 4-6 Yıl ( ) 7-9 Yıl 5- Ailenizin toplam geliri.(Milyon TL.): ( ) 300-500 ( ) 501-700 ( ) 701-900 ( ) 1301-1500 ( )1501- 1700 ( ) 1701-1900 6- Medeni durumunuz: ( ) Evli 7-Mesleğiniz ( ) Memur ( ) Subay ( ) Hemşire ( ) şçi ( ) Bekar

( ) 10 -15 Yıl

( ) 16+ Yıldan fazla

( ) 901-1100 ( ) 1901-2100 ( ) Dul

( ) 1101-1300 ( ) 2101 +

( ) Çiftçi ( ) Dr

( ) Serbest Meslek ( ) Ev Hanımı

( ) Öğretmen ( ) Diğer

Not- 8-11 sorular evlilere yöneliktir. 8- Eşinizin mesleği: ( ) Memur ( ) Subay ( ) Hemşire ( ) şçi ( ) Çiftçi ( ) Dr ( ) Serbest Meslek ( ) Ev Hanımı ( ) Öğretmen ( ) Diğer

9- Evde ikamet eden nüfusun toplamı kaç kişi: ( 1) ( ) 2 ( ) 3 ( ) 4 ( )5 ( )6

( ) 6+

10- Eşinizin tahsil durumu: ( ) Okur –Yazar ( ) lkokul ( ) Orta okul ( ) Lise ( ) Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Lisans Üstü 11- Toplu market Alışverişini genelde ailenizde kim yapar. ( ) Kendim ( ) Eşim ( ) Eşim ve Ben ( ) Eşim ve annem ( ) Babam ve annem ( ) Çocuklar

( ) Annem ( ) Babam ( ) Diğer

12- Ailenizin aylık kımızı et tüketimi yaklaşık ne kadardır? ( ) 1kg ( ) 1-3 kg ( ) 4-6 kg ( ) 7-9 ( ) 10+ kg üzeri 13 -Et (Sığır-Koyun eti) ihtiyacınızı nereden Karşılarsınız? ( ) Yerel marketlerden ( ) Ulusal marketlerden ( ) Kasaplardan

( )Diğer

183

14- Kurban bayramı zamanı genelde ne tür hayvan kesersiniz? ( ) Erkek sığır ( ) Düve ( ) nek ( ) Erkek koyun ( ) Dişi koyun ( ) Diğer

15- Ailenizin aylık Tavuk eti (beyaz et) tüketimi yaklaşık ne kadardır? ( ) 1kg ( ) 1-3 kg ( ) 4-6 kg ( ) 7-9 kg ( ) 10+ kg üzeri 16- Tavuk eti ihtiyacınızı genellikle nerelerden karşılarsınız.? ( ) Yerel marketlerden ( ) Kasaplardan ( ) Yalnız tavuk eti satan yerlerden ( ) Ulusal marketlerden (Gima-Migros-Bim) ( ) Diğer 17- Ailenizin aylık süt tüketimi yaklaşık ne kadardır? ( ) 1kg ( ) 1-3 kg ( ) 4-6 kg ( ) 7-9 kg ( ) 10-15 kg 18- Süt ihtiyacınızı nerelerden karşılarsınız.? ( ) Yerel marketlerden ( ) Ulusal marketlerden ( ) Semt Pazarlarından ( ) Diğer 19- Sütü genelde ne şekilde satın alıyorsunuz? ( ) Kutu (Pastörize) ( ) Poşette(naylon)

( ) 16+ kg üzeri

( ) Mahalle sütçüsünden

( ) Açık

( ) 5kg bidon vb

20- Kutu süt aldığınızda tercih ettiğiniz bir marka hangisidir? ( ) Pınar ( ) Mis ( ) Ülker çim ( ) Dimes ( ) Diğer ( ) Almıyorum

( ) Fark Etmez

21- Poşet (naylon içerisinde) süt aldığınız da tercih ettiğiniz marka hangisidir? ( ) Ulaş Süt ( ) Tuğba Süt ( ) Fark Etmez ( ) Almıyorum 22- Yoğurt ihtiyacını nerelerden karşılıyorsunuz? ( ) Yerel marketlerden ( ) Ulusal marketlerden ( ) Mahalle sütçüsünden ( ) Semt Pazarlarından ( ) Kendimiz sütten yapıyoruz 23- Yoğurt aldığınızda tercih ettiğiniz marka hangisidir? ( ) Pınar ( ) Mis ( ) Ülker çim ( ) Danone ( ) Tuğba ( ) Diğer ( ) Fark Etmez ( ) Almıyorum 24- Yumurta alırken yumurta üreten firma sizin için önemli mi? ( ) Evet ( ) Hayır 25 - stediğiniz zaman köy yumurtası bulabiliyor musunuz? ( ) Evet ( ) Hayır

( ) Ulaş

184

26- Sucuk satın aldığınızda tercih ettiğiniz marka nedir? ( ) Pınar ( ) Aytaç ( ) Güler ( ) Tan ( ) Sivas Yıldızı ( ) Doğan ( ) Öz sefa ( ) Diğer 27- Peynir ihtiyacınızı genelde nereden karşılıyorsunuz? ( ) Yerel marketlerden ( ) Ulusal marketlerden ( ) Köylerden sipariş üzerine ( ) Semt Pazarlarından ( ) Kendimiz sütten yapıyoruz 28- Peynirde tercih ettiğiniz bir marka var mı? ( ) Var ( ) Yok 29- Tereyağ ihtiyacınızı nerelerden karşılıyorsunuz? ( ) Yerel marketlerden ( ) Ulusal marketlerden ( ) Semt Pazarlarından ( ) Kendimiz sütten yapıyoruz 30- Bal alırken hangi ambalajda alırsınız? ( ) Petek ( ) Süzme ( ) Almıyorum 31- Toplu Market alışverişlerinizi yaparken genelde her malı aynı marketten mi alırsınız. ( ) Evet ( ) Hayır 32- Sivas’ın hayvansal ürünlerinden (Sivas’ta üretilen ) beğendiğiniz ilk beşi en beğendiğinizden başlayarak sıralayınız?(1-2-3-4-5 olarak) ( ) Sığır Et ( ) Koyun eti ( ) Süt ( ) Yoğurt ( ) Bal ( ) Alabalık ( ) Peynir ( ) Tereyağ ( ) Pastırma ( ) Sucuk ( ) Çökelek ( ) Diğer 33- Satın aldığınız Hayvansal ürünlerde sizce en önemli özellik nedir? 1-2-3-4-5 olarak sıralayınız ( ) Hijyenik olması ( ) Kaliteli olması ( ) Ekonomik olması ( ) Güvenilir kişi veya firma tarafından satılıyor olması ( ) Damak tadımıza uygun olması 34- Sivas’ın yerli hayvansal ürünlerinden piyasada en kolayca bulabildiklerinizi sıralayınız?(1-2-3-4-5) ( ) Sığır Et ( ) Koyun eti ( ) Süt ( ) Yoğurt ( ) Bal ( ) Alabalık ( ) Peynir ( ) Tereyağ ( ) Pastırma ( ) Sucuk ( ) Çökelek ( ) Diğer 35- Sivas’ta üretilen Tuğba ve Ulaş marka yoğurtları tercihi ediyorsanız bunun başlıca sebebi nedir ? Önem dercesine göre 1-2-3-4-5 olarak sıralayınız? ( ) Kaliteli buluyorum ( ) Hijyenik olduklarına inanıyorum ( ) stediği her yerde bulabiliyorum ( ) Diğerlerine göre ekonomik buluyorum ( ) Yerli Üretimi desteklemek için ( ) Tercih etmiyorum ( ) Alışveriş yaptığımız yerde başka alternatifimizin olmadığından

( ) Köylerden sipariş üzerine ( ) Kullanmıyoruz

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->