You are on page 1of 117

AK ZERNE Alain de BOTTON

Trkesi: Ahu ANTMEN Sel Yaynclk ISBN: 975-570-182-6 7. Bask Ebook Dzenleme: Nirvana13

Arka Sayfadan: Alain de Botton, insanolunun yaad en youn duygunun haritasn Aristo, Marx, Nietzsche, Wittgenstein, Tolstoy ve Stendhal'm rehberliinde kartyor. Yazarn hnzr, duyarl, gereki ve bilge kaleminden akn tetikledii ruh halleri birer birer dklyor. Bize ok tandk gelen bu ruh halleri, derinlikleri, elikileri ve srlar ile karmza kp aka dair sylenen, dnlen ve yaanan her eyi aydnlatyor. Seyahat etmenin inceliklerinden sonra sra ak olmann zorlu, ancak bir o kadar da keyifli anlar ile tanmaya geldi. ALAIN DE BOTTON 1969 ylnda svire'de dodu. Eitimini Cambridge'de tamamlad. Yaptlar on alt dile evrildi. Halen Londra'da yayor. Alain de Botton'un dier kitaplar: Proust Yaamnz Nasl Deitirebilir, p ve Anlat, Romantik Hareket, Seyahat Sanat, Felsefenin Tesellisi ve Stat Endiesidir. SEL YAYINCILIK

NDEKLER BRNC BLM Romantik Yazgclk KNC BLM Bir lk Peinde NC BLM Batan karma zerine DRDNC BLM zgnlk BENC BLM Akl ve Gvde ALTINCI BLM Marksizm YEDNC BLM Sahte Notalar SEKZNC BLM Ya Ak Ya Liberalizm DOKUZUNCU BLM Gzellik ONUNCU BLM Ak Szckleri ON BRNC BLM Onda Ne Buluyorsun? ON KNC BLM phe ve nan ON NC BLM Samimiyet ON DRDNC BLM "Ben"in Onaylanmas ON BENC BLM Gnl de Mola Verir ON ALTINCI BLM Mutluluk Korkusu ON YEDNC BLM Kaslmalar ON SEKZNC BLM Romantik Terrizm ON DOKUZUNCU BLM yinin ve Ktnn tesinde YRMNC BLM Ruhsal-Yazgclk YRM BRNC BLM ntihar YRM KNC BLM sa Kompleksi YRM NC BLM Boluklar Doldurmak YRM DRDNC BLM Ak Dersleri

birinci bolum Romantik Yazgclk 1. Belli bir yazgya en ok romantik yaantmzda zlem duyarz. Genelde ruhumuzun derinliklerine inemeyen insanlarla yatamz paylamak zorunda kaldmzdan, gnn birinde (aydnlanm amzn tm kurallarna aykr olmakla birlikte) dlerimizin erkei ya da kadnyla karlaacamza inandmz iin balanamaz myz? Bu amansz zlemi doyura cak bir yarata adeta batl bir inan duymamz, hogrlemez mi? Dualarmz belki yantsz kalacak, belki erkeklerle kadnlar arasndaki anlamazlk ksrdngs hi alamayacak ama, tanrlar olur da bize acrsa, o zaman o prens ya da prensesle karlamamz salt bir rastlantya yormamz beklenebilir mi bizden? Bir kereliine de olsa aklc yorumlardan vazgeerek, bunu romantik yazgmzn kanlmaz bir paras olarak alglayamaz myz? 2. Aralk aynn banda bir sabah, Paris'ten Londra'ya giden ngiliz Havayollar uann ekonomi blmnde otururken ne bir ak, ne bir yk vard aklmda. K bulutlarnn battaniye gibi alp yerini masmavi parlak sulara brakt Normandiya sahilini yeni gemitik. Sklmtm, aklm toparlayamyordum, havayolu dergisinde tatil beldeleri ve havaalan hakkndaki bilgileri tepkisiz bir ekilde okuyordum. Fondaki o bouk motor uultusu, abartsz gri dekor, hosteslerin yapmack glckleriyle uakta insann iini rahatlatan bir ey vard. A ya da susam deildim ama, eitli yiyecek ve ieceklerle koridorda ilerleyen arabay grdmde uak yolculuklarnda yemek servislerinin uyandrd o belli belirsiz beklentiyi hissettim. 3. Sol yanmdaki yolcu sanki biraz rkerek koltuunun nndeki cebe yerletirilmi uak gvenlik nlemlerini anlatan kart okumak iin kulaklklarn kard. Karaya ya da suya gayet sakin, ku gibi konan yolcular, topuklu ayakkablarn karan hanmlar, cankurtaran yeleklerini hnerle iiren ocuklarla yaktn mucizevi bir biimde ate almad, uan tek para kald ideal bir kazay gsteriyordu elindeki kart. 4. "Bir terslik olursa naslsa hepimiz leceiz, dalga m geiyorlar?" diye sordu yanmdaki yolcu. "nsanlar biraz rahatlatyor sanrm," diye yantladm, onu benden baka dinleyen yoktu. "yle abuk bir lm, o kadar da kt bir son saylmaz aslnda, karaya arparsa ve nde de oturuyorsan zaten hi ansn yok. Bir amcam uak kazasnda lmt. Sizin bu biimde len bir tandnz oldu mu?" Olmamt ama o srada hostes (iverenleri hakknda duyulan ahlaki kayglardan habersiz halde) yemek servisine balad iin yant veremedim. Portakal suyu istemitim, bir tabak gekin sandvii ise geri evirmek zereydim ki yol arkadam kulama uzanarak, "Olsun aln. Ben yerim sizinkileri, alktan lyorum," diye fsldad. 5. Ensesini akta brakacak kadar ksayd kestane rengi salar; iri, sulu, yeil gzlerini gzlerimden karyordu. Mavi bir bluz giymi, dizlerinin zerini gri bir hrkayla rtmt. Omuzlan krlacakm gibi incecikti, derisi soyulmu parmaklarndan da trnaklarn yedii anlalyordu.

"Sizi a brakmyorum deil mi?" "Kesinlikle." "zr dilerim, kendimi tantmadm, benim adm Chloe," diye aklamada bulundu sonra ve elini epeyce dokunakl bir resmiyet iinde bana uzatt. Ardndan yaam yks dei tokuu yaptk; Chloe, ticari bir fuara katlmak iin Paris'te bulunuyormu. Bir yldr Soho'daki bir moda dergisinin grafik tasarmcs olarak alyormu. Kraliyet Sanat Akademisi'nde okumu, York'ta domu ama ocukken Wiltshire'a tanm ve imdi (23 yanda) Islington'da bir dairede tek bana yayormu. 6. Uak Heathrow'a doru alalmaya balarken, "Umarm bagajm kaybetmemilerdir," dedi Chloe. "Sen de bavullarn kaybedeceklermi korkusuna kaplmaz msn?" "Aklma pek takmam dorusu, ama bir kez New York, bir kez de Frankfurt'ta olmak zere iki kez bama geldi." "Tanrm, nefret ediyorum yolculuklardan," diye i geirdi Chloe iaret parman kemirerek. "En zoru da varmaktr, ben hep var korkusu yaarm. Bir sre uzaklanca, yokluumda kt eyler olmu gibi gelir, su borusu patlad m, iimden oldum mu, kaktslerim ld m..." "Kakts m yetitiriyorsun?" "Birka kaktsm var, bir kakts dnemi geirdim de. Fallik bir saplant belki, biliyorum, ama Arizona'da bir k geirdikten sonra kaktslere merak saldm. Senin evcil hayvann var m?" "Eskiden balklarm vard." "Ne oldular?" "Birka yl nce bir kz arkadamla birlikte yayordum. Kskanlktan m bilmiyorum ama, bir gn akvaryumu havalandran aleti kapatm, balklarn hepsi ld." 7. Virajl bir da yolunda an an yakalanan manzaralar gibi birbirimizin kiiliklerine dair ufak pencereler aan bu sohbet, uan tekerlekleri asfalt piste deip, motoru geri viteste terminale seyrederek ykn kalabalk havaalanna boaltana dek bylece srd. Bavulumu alp gmr getiim srada Chloe'ye k olmutum bile. 8. nsan resmen lmeden, herhangi birini yaamnn ak olarak dnemez aslnda (ki o zaman da zaten olanakszdr). Oysa Chloe ile tantktan ksa bir sre sonra onu yaammn ak olarak deerlendirmek, hi de tuhaf gelmiyordu bana. Nedenini bilmiyorum ama, hissettiklerimi gz nnde bulundurarak ona birden duyduum bu yaknln olsa olsa ak olabi leceini syleyebilirim. Bu srecin i dinamiklerini bildiimi de iddia edemeyeceim, deneyimlerim dnda kant da yok elimde. Londra'ya dndkten birka gn sonra Chloe ile birlikte geirdiimiz leden sonray rnek verebilirim. Noel'den birka hafta nce Londra'nn bat yakasnda bir lokantada akam yemei yedikten sonra yaplacak hem en tuhaf, hem de en doal eymi gibi geceyi onun dairesinde sevierek bitirmemiz de bir baka rnek. Chloe Noel'i ailesiyle geirdi, ben arkadalarmla skoya'ya gittim, ama birbirimizi her gn aradk, bazen gnde be defa konuuyorduk -bir ey sylemek iin de deil haniyalnzca ikimiz de daha nce hi kimseyle byle konumadmz, tekilerin zorlama ve kandrmacadan teye gitmediini, (doal olarak bir kurtarcya gerek duyan) o bek leyisin artk gerekten sona erdiini hissettiimiz iin aryorduk

birbirimizi. Yaamm boyunca beceriksizce aradm, dlerimde grdm kadnd o ve gl, gzleri, espri anlay, edebiyat zevki, kayglar ve zeksyla idealimdeki sevgiliye tpatp uyuyordu. 9. Ve birbirimize bu denli uygun olduumuzu hissetmeye baladm iin de (yalnzca cmlelerimi tamamlamyor, yaamm btnlyordu) Chloe ile tanmamn basit bir rastlant olabileceini aklm almyordu. Yazg, ksmet gibi olgular gerekli phecilikle deerlendirebilecek yetkinlikteydim oysa. Genelde batl inanlarm da yoktur benim, ama Chloe ile bir likte, nemsiz bile grnse bir dizi ayrnty igdsel olarak zaten hissettiklerimizin bir kant olarak grmeye baladk; birbirimiz iin yaratlmtk biz. kimiz de ift rakaml yllarn ayn aynda gece yars sularnda (o 23.45'te, ben 01.15'te) domu uz. ocukluumuzda klarinet almz, okul piyeslerinde Bir Yaz Gecesi Ryas'nda (o Helena, ben Theseus'un ua) rol almz. Sol ayaklarmzn ba parmaklarnda iki byk ben, arkadaki az dilerimizde ikimizin de dolgusu var. Gneli havalarda ikimizi de haprk tutuyor, ikimizde de ketap iesinden bakla syrarak alma huyu var. Hatta ktphanelerimizdeki Anna Karenina'larn basks bile (eski Oxford basks) ayn - bunlar kk ayrntlar belki ama inananlar yeni bir dini na sil kuruyorlar dersiniz? 10. Elimizdeki verilere yce anlamlar ykleyerek zaman kendimizce ykletirdik. Chloe ile uakta karlamamz Afrodit'in entrikasyd bizce, birinci blmn ilk sahnesiydi, y klerin en efsanevi, en klasiine dntrdk bu karlamay - ak yksne. Gkyzndeki o dev beyin, doduumuz andan balayarak yrngelerimizi kurnazca kaydrarak bir gn o Paris-Londra seferinde karlamamz salamt sanki. Bizim iin gereklemiti ya; hi gereklemeyen saysz ak, birilerinin bir uak karmas ya da bir telefon numarasn kaybetmesi nedeniyle hi yazlamayan pek ok ak yksn grmezlikten gelebiliyorduk. Olmu olan ilgilendiriyordu bizi tarihiler gibi, her durumun doasnda varolan ans esini gzard ediyor ve kendi yaantmzn Hegel'i, Spengler'i olmaya soyunarak utanmadan byk ykler yazmaya yelteniyorduk. (Olay gerekletikten sonra ortaya kan) anlatcy oynuyor, bamza geleni simyalatryor ve yaammza inanlmas g bir nedensellik atfediyorduk. Bylece, son derece mistik ya da (daha nazike ifade edecek olursak) edebi bir adm atm olmaktan sulu bulunuyorduk. 11. Daha aklc olmamz gerekirdi elbette. Chloe de ben de bu iki bakent arasnda sk sk gidip gelmediimiz gibi, bu yolculuu uzun zamandr tasarlam da deildik. Chloe, editr yardmcs aniden hastalannca iyerince apar topar gnderilmi, ben de Bordeaux'daki iimin erken bitmesiyle, kzkardeimle birka gn geirmek iin gelmitim Paris'e. Charles de Gaulle ile Heathrow arasmda gidip gelen ulusal havayolu irketleri, dnmeyi istediimiz gn sabah saat dokuz ile le arasnda alt seenek sunuyordu. 6 Aralk'ta leden sonrann erken saatlerinde Londra'da olmak isteyip de son dakikaya dek hangi uaa bineceimizi kararlatrmam olmamz gz nnde bulundurulduunda, o gn balarken ikimizin de ayn uakta (yan yana koltuklarda olmasa da) bulunmasnn matematiksel olasl 36'ya 1 kadard. 12. Chloe sonradan bana saat on buuktaki Fransz Havayollar uana binmeyi tasarladn, ancak odasndan tam karken giysilerinin arasndaki ampuann szdn fark etme siyle bavulunu yeniden derlemek zorunda kaldn, bunun da deerli bir on dakikaya malolduunu anlatt. Otel resepsiyonu kredi kartyla dedii faturasn hazrlayp sonunda bir taksi ardnda, saat dokuzu eyrek gemi ve

Chloe'nin on buuktaki Fransz Havayollar uana yetimesi olasl ortadan kalkmt. Porte de la Villette yaknlarndaki youn trafii geip havaalanna vardnda uak oktan kalka hazrm ve Chloe bir sonraki Fransz Havayollar uan beklemek istemeyince, ngiliz Havayollar terminaline gidip, benim de (kendime ait bir dizi nedenle) yolculuk edeceim on krk be Londra uanda yer ayrtmt. 13. Ve sonra bilgisayar yle hokkabazlklar yapmt ki Chloe'yi uan kanat blmne, 15A koltuuna, beni de 15B'ye yerletirmiti (bkz. ekil 1.1). Gvenlik nlemlerini aktaran kart nedeniyle konumaya balamamz ok ufak bir olaslkt zaten; ikimizin de Club Class umayaca da gayet akt, uakta 191 ekonomi snf yolcusu bulunduuna gre Chloe'nin 15A, benim de tamamen rastlant sonucu 15B'ye oturtulmam (birbirimizle konumaya balayacamz olasl ise hesaplanamyor) 17,847'de 110, yani 162.245'te l'e denk dyordu. ekil 1.1 ngiliz Havayollar Boeing 767 14. Ancak bu rakamlar elbette ki Paris ile Londra arasnda tek uak olmas durumunda yan yana geleceimiz olasln ortaya koyuyor, oysa alt uak vard, hem ikimizin de bu alts arasnda karar klmakta tereddt edip, yine de o ua setiimiz iin o olasl bataki o otuz altya bir olaslkla arpmamz gerekiyordu ve dolaysyla Chloe ile benim bir Aralk sabah Man Denizi'nin zerinde seyreden bir ngiliz Havayollar Boeing uanda tanmamz, 5840.82'de l'lik bir anst, (p = 1/36 - > 110/17,847= 1/162(.245) - > 1/162.245 x36 = 1/5840.821) 15. Ama oldu. Ve bu hesap, bizi aklc zmlere gtreceine, k oluumuza dair mistik yorumlarmz glendirdi. Bir olayn gereklemesi olasl son derece zayfken o olay yine de gerekleirse durumu yazg olarak deerlendirmek su mu? Yaz tura attmda yaz ya da tura gelmesinin olasl ikiye bir olunca, biri ya da tekinin gelmesi durumunda yzm Tanr'ya dnmyorum. Ama bu olaslk Chloe ile benim durumumda olduu gibi 5840.82'de 1 kadar az ve mesele de ak olunca, yazgdan baka ne gelir akla? Bu denli zayf bir olasln sonucu yaammz deitiren bu tanma en aklc adamn bile akln elerdi. Gkyznde birisi (on bin metre tepe mizde) kukla oynatyor olmalyd. 16. ansla balantl gelien olaylara iki eit yaklam sz konusudur. Felsefi bak as, olaylarn ardndaki nedenlerin zorunlu olmadka oaltlmamas gerektiini savunan Ockham'n usturas yasasna bal olarak temel nedenlerle snrlanr. Olay annda aklayacak nedenleri aramak anlamna geli yor bu, yani benim Merih gezegeninin gnee gre konumunu ya da bir romantik yazgnn yapsn deil, Chloe ile ayn uakta yan yana koltuklara yerletirilmemizi gz nnde bulun durmam gerekiyor. Oysa mistik yaklam, evrene dair daha ayrntl kuramlar demekten kendini alamaz. Bir ayna duvar dan dp binlerce paraca ayrlyor. Neden dt? Ne anlama geliyor bu? Felsefeci iin aynann yere dm olmasmdan te anlam yoktur bu olayn, hafif bir sallant olmu, fizik kurallarna boyun een belli gler birleerek (hesaplanabilir bir olasla gre) tam o anda aynann yere dmesine yol am tr. Oysa o krlan ayna anlamlarla ykldr mistik iin, en az yedi yllk kt talihin apak bir iareti, binbir gnahn ilahi gstergesi, binbir cezann habercisidir. 17. Tanr'nn yz yl nce tarihe gmld, gelecei k hinlerin deil bilgisayarlarn ngrd bir dnyada romantik yazgclk tehlikeli bir biimde mistisizme

dnmeye balad. Chloe ile birbirimize k olmamz iin bir uakta karlamaya yazgl olduumuz dncesine kaplmam, kahve ya da billur kre fallarna bavuran ilkel bir inan sistemine bal olabileceim anlamna geliyordu. Tanr kumar oynamyorsa, patanlk yapacak hali yoktu ya.*{Yazar burada Tanr'dan sz ederken Trk diline ancak 'O' eklinde evirebileceimiz, ama ngiliz dilinde cinsiyeti ortaya koyan 'He' ve/ya 'She' zamirlerini kullanyor; dolaysyla Tanr'nn cinsiyetine ilikin ayrmclk yapmaktan kanyor. (.N.)} 18. Ne var ki, evremizi saran kargaa iinde bilinmezliklerin yaratt tedirginlii hafifletmek adna belli olaylarn yle olmas gerektii iin olduunu dnmek, yani yaamn danklna bir nedensellik, bir yn vermeye almak da anlalr bir durum. Bir gn k obuamz kanlmazdr geri, ama biz yine trl olaslklar barndran zarn bu olasl da tadn unuturuz. Kurtarcmzla olan bulumann, dardan baknca rastlantsal ve dolaysyla pek olaslkl grnmemesinden olsa gerek, gkyznde dalgalanarak yava yava alan bir kda nceden yazlm olduuna ve nnde sonunda (bugne dek gizli kalm olmasna karn) seilmi kiiyi bize gsterdiine inanrz. Baz olaylar yazgnn bir paras olarak alglama eiliminin ardnda ne yatyor? Belki de tam zdd, yani bilinmezliin uyandrd kayg; yaammzda anlama dair en ufak krnty yalnzca kendimizin yarattn hissetmenin korkusu; yazl bir kdn olmamas (ve dolaysyla zerine yazlm bir yazgnn da); yaadmz ve yaamadmz olaylarn (uakta kiminle tantmz ya da tanmadmz gibi) onlara yklediimiz anlam dnda bir anlam ifade etmemesi ksacas, ykmz anlatacak, dolaysyla aklarmz teminat altna alacak bir Tann'nn olmayabileceine dair bir endie. 19. Romantik yazgcln bir mit, bir yanlsama olduu phe gtrmezdi ama onu samalk diye bir kenara itmek iin yeterli neden saylmazd bu. Bir mit, ierdii balca mesajn tesinde anlam tayabilir, insana dair nemli ipular tadklarn grmek iin Yunan tanrlarna inanm olmak gerekmiyor. Chloe ile tanmamzn yazgnn bir sonucu olduuna inanmak samayd ama tanmamza yol aan olaylar zincirini etrafmzda rlen bir aa benzetmemiz balanabilir bir du rumdu. k olunann tekillii zerine kurulu olmayan bir ak dnlemeyeceine gre, havayollar bilgisayarnn koltuk yerlerini farkl belirlemi olmas durumunda bir bakasna da k olabileceimiz dncesine kar kendimizi savunuyorduk biz. Chloe'nin gzlerine, sigara yakna, pne, telefonda alo deyiine, san tarayna k olmuken, onun yaammda oynad rol bir bakasnn da ayn ekilde oynayabileceini hayal edebilir miydim? 20. Romantik yazgclk sayesinde, k olma gereksinmemizin, aslnda belli bir kiiye k olmaktan nce geldii yolundaki zor dnceyi grmezlikten gelmi oluruz. Seilen kii is ter istemez tanlanlar arasndan seildiine gre, farkl istikametler, farkl uaklar, farkl tarihler ve olaylarla kar karya kalsaydm belki de k olacam kii Chloe olmayacakt - ama artk ona k olduum iin hayal bile edemeyeceim bir eydi bu. k olmak yazgsn, belli bir kiiye k olmak yazgsyla kartrmak gibi bir yanl iindeydim. Yani akn deil, Chloe'nin kanlmaz olduunu sanmak hatasna dmtm. 21. Geri ykmzn bandaki bu yazgc yorum, bir eyin iareti saylabilirdi en azndan; Chloe'ye k olmutum. Onunla tanmak ya da tanmamann salt bir

rastlant, 5840.82'de l'lik basit bir olaslk olduunu hissettiimde, onsuz olmaz bir yaamn gereini de hissetmiyor olacaktm artk - yani onu artk sevmeyecektim.

ikinci bolum Bir lk Peinde 1. "nsanlarn asl yzn grmek hem kolay, hem de bir ie yaramyor," demiti Elias Canetti, bakalarnda gereksiz yere kabahat bulmamza ilikin. yleyse k olmak, bu srete bi raz krlemek pahasna da olsa, baka insanlarda kabahat bulmay anlk bir drtyle askya almaktan kaynaklanyor olamaz m? Bir yelpazenin iki zt ucunun birinde ak, birinde sinizm yer alyorsa, bizi yorgun dren sinizmden kamak iin k olmuyor muyuz bazen? Enerjimizi ksa bir sre iinde mucizevi bir biimde inandmz belli bir yz zerine odaklamak ve bylece hayal krklndan kanmak iin k olunann deerlerini inatla abartmak her coup defoudre'da* {Yldrm ak. (.N)} yok mu? 2. Pasaport kontrol srasnda kaybettiim Chloe'yi bagaj salonunda yeniden buldum. natla saa meyleden arabay, bagajlar salonun solunda bulunan Paris yolcularna doru srmeye alyordu. Benim arabam sz dinledii iin, yanna gidip dei toku etmeyi nerdim ama reddetti, ne kadar inat da olsalar arabalara sadk olmak gerekirmi, hem uak yolculuundan sonra biraz gayret sarf etmek fena olmuyormu. Karai yolcularnn arasndan dolanarak Charles de Gaulle Havaalam'nda uaa bindiimizden beri ister istemez tandk olduumuz Paris yolcularmm bagaj blmne ilitik. lk bagajlar teker teker dklmeye balamt, gergin yzler bavullarn semeye alyordu. 3. "Gmrkte tutuklandn m hi?" diye sordu Chloe. "imdilik hayr... ya sen?" "Hayr ama bir keresinde bir itirafta bulunmutum. Nazi'nin biri, gmre tabi bir eyim olup olmadn sordu, yoktu ama evet dedim." "Peki neden?" "Bilmiyorum, kendimi sulu hissettim: Yapmadm eyleri itiraf etmeye korkun bir eilimim var. lemediim bir su iin kendimi polise teslim etmek gibi fantezilerim bile olmutur." 4. "Bu arada, sakn bavuluma bakp yarglama beni," dedi Chloe, daha ansllarmzn oktan ayrld kuyrukta bagajlarmz gzlerken, "Son dakikada Rennes Soka'ndaki iren bir maazadan aldm. Korkun bir ey."

"Sen bir de benimkini gr. Hem benim bahanem de yok. Be yldr ayn bavulu tayorum." "Bir ricada bulunabilir miyim? Tuvalete gitsem, arabama bakar msn? Hemen dnerim. Parlak yeil sapl pembe bir anta grrsen, benimkidir." 5. Ksa bir sre sonra koridorun te yanndan Chloe'nin, yznde sonradan her zamanki hali olduunu rendiim, eziyet dolu, kaygl ifadeyle bana doru yrdn grdm. Kt bir haber almak zereymi gibi alamaklyd yz hep. nsanda onu teselli etmek, ona destek olmak (ya da elini uzatmak) drts uyandryordu. "Geldi mi?" diye sordu. "Hayr, benimki de yok ortalkta ama daha bagajn almayan birok insan var. Be dakika daha bekleyelim, imdilik paranoyaya kaplmana gerek yok." "Ne kadar sinir bozucu," diyerek glmsedi Chloe, ban eip ayaklarna bakarak. 6. Ak hemen duyumsadm; erkek kardeiyle birlikte Rodos'ta geirdikleri bir tatille ilgili (hemen bitiiimize Atina'nn bagajlar boalmaya balaynca aklna gelen) ok uzun ve ok skc olaca belli yky anlatmaya balamasndan ksa bir sre sonra. Chloe konuurken, bej rengi yn paltosunun kemeriyle oynaan ellerini seyrettim (iaret parma illiydi) ve (sanki apak bir gerekmi gibi) ona k olduumu fark ettim. Cmlelerini genelde tamamlamamas, biraz kaygl oluu ve kpelerinin zevkli olmamas, ok sevimli olduu gereini deitirmiyordu. Balanamaz bir duygusal toyluun yan sra paltosunun zarafatine, yol yorgunluuma, o gn kahvaltda ne yediime ve havaalannn drdnc terminalinin bagaj blmnn kasvetli havasn aydnlatabilen gzelliine bal tam bir lkselletirme anyd bu. 7. Ada turistlerden geilmiyordu ama biz motorsiklet kiraladk ve... Chloe'nin tatil yks skcyd ama bu artk bir deer yargs unsuru saylmyordu ki. Sradan konumalar deerlendiren her zamanki mantm yok olmutu. Konumalarn ieriinde ne bir entelektel boyut ne de bir iirsellik aryordum, nemli olan ne syledii deil, sylenenleri onun sylyor olmasyd - ve ben, onun azndan kan her szckte mkemmeli duymaya karar vermi bulunuyordum. Her anekdotu dinlemeye (Taze zeytin satan bir dkkn vard...), ok uzatsa bile esprilerine glmeye, anlamsz gelse bile yorumlarna severek katlmaya hazrdm. Onun duygularna btnyle ortak olabilmek iin kendimden vazgemeye, Chioe'yi tm olas benliklerinin derinliklerine izlemeye, her bir ansn listelemeye, ocukluunun tarihisi olmaya, tm aklarn, korkularn ve 11. "antalarnz gzden geirebilir miyim, efendim?" diye sordu gmrk memuru. "Gmre tabi mal tayor musunuz? Alkol, sigara, ateli silahlar gibi mesela?.." nefretlerini renmeye hazrdm - akl ve gvdesiyle Chioe'yi Chioe yapan tm unsurlar birden bire ok ilgin gelmeye balamt bana. 8. Derken bagajlar geldi, onunki benimkinin birka bagaj gerisindeydi, antalarmz arabalara ykledik ve birlikte yryerek yeil kapdan ktk. 9. Korkun olan, kendi kendine bile hogrl davranmakta glk ekerken, kalkp bir bakasn olmadk lde lk selletirebilmek - belki o glk nedeniyle... Chloe'nin de sonunda insan olduunu (szcn tad tm armlarla) anlam olmalydm ama -yolculuun ve varoluun tm o ger ginliiyle-bylesi bir dnceyi askya aldm iin balana maz mym? Her k olu (Oscar Wilde'a kulak verecek olursak) umudun kendini bilmilie kar zaferidir. Kendimizde grdklerimizi,

onda grmemeyi umarak k oluruz - yani korkaklklarmz, zayflklarmz, tembelliimizi, sahtekrlklarmz, verdiimiz dnleri ve ar aptallklarmz. Sanrz ki setiimiz kiinin evresine ak kordonunu sarnca iindeki tm hatalardan arnacak ve tabii sevilesi olacak. Kendimizde gremediimiz mkemmellii buluruz tekinde ve ak yoluy la onunla birleerek, (yle olmayacam bile bile) insanoluna olan pheli inancmz korumaya alrz. 10. Bunun bilincinde olmak, k olmam neden engellemedi? nk arzumun mantkszl ve ocuksuluu, inanmaya olan gereksinimimden daha zayft. Romantik dlerin yaamn boluunu nasl doldurabildiini, birisine, herhangi birisine hayranlk beslemenin getirdii yaama sevincini biliyordum. Daha Chloe'yi grmeden nce, bir bakasnn yznde kendimde bir trl bulamadm mkemmellii grmeye gereksinmi olmalym. Wilde ve dehas gibi* {Oscar Wilde'm gmre tabi bir eyi olup olmadn soran gmrk memuruna verdii yant, 'Yalnzca deham...'di. (.N.)} ben de "Yalnzca akm" demek istedim ama benim akm bir su saylmazd, en azndan imdilik. "Seninle bekleyeyim mi?" diye sordu Chloe. "Hanmefendiyle birlikte misiniz?" diye sordu gmrk memuru. Haddimi am olmamak iin hayr diye yantladm ama Chloe'den teki tarafta beklemesini rica ettim. 12. Ak, gereksinimlerimizi grlmemi hz ve zelliklerle yeniden belirler. Gmrk ritelindeki sabrszlm, daha birka saat nce varlndan bile habersiz olduum Chloe'ye artk iddetli bir arzu duyduumu ortaya koyuyordu. Belirtileri ni zaman iinde hissettiren, szgelimi yemek saatlerinde yok layan alk duygusu gibi de deildi bu. Salonun teki tarafnda onu bulamazsam -yaamma o sabah saat on bir buukta giren birisi uruna lecekmiim gibi hissediyordum. 13. Bylesi bir hzla k olunuyorsa, bunun nedeni belki k olmak arzusunun, k olunan kiiden nce gelmesidir gereksinim, kendi sonucunu dourmutur. n ortaya kmas nceden duyulan (ama hemen btnyle bilinaltnda yatan), birisine k olmak gereksiniminin ikinci bir evresidir yalnzca - ak almz o birisinin zelliklerini ekillendirir, arzularmz onun zerinde billurlar. (Ne var ki drst yanmz, bu yanlsamaya meydan okumaktan geri kalmaz. n, gerekten de hayalimizdeki gibi olup olmad, akszlk ekmemek iin kanlmaz olarak yarattmz bir halsinasyon mu olduu yolundaki pheler yoklar bizi an an.) 14. Chloe beklemiti ama, birlikte bir iki dakika geirdikten sonra yeniden ayrldk. Arabasn otoparkta brakmt, bense broya urayp baz evrak almak iin taksiye binecektim - her iki tarafn da yky srdrmekle srdrmemek arasnda te reddt ettii o tuhaf anlardan birini yaadk. "Bir ara ararm seni," dedim ilgisizce, "birlikte bavul alveriine karz." "yi fikir," dedi Chloe, "numaram var m sende?" "Ezberledim bile, antann etiketinde yazlyd." "yi dedektif olurmu senden, umarm bellein gldr. Her neyse, tantmza sevindim," dedi Chloe elini uzatarak. "Kaktslerinle bol ans," diye seslendim arkasndan, asansre doru yol alrken srd araba hl lgnca saaseyirtiyordu. 15. Taksiyle kent iine doru yol alrken tuhaf bir yokluk, hzn duygusu kt iime. Gerekten de ak myd bu? Birlikte doru drst bir sabah bile geirmemiken aktan sz edebilmek romantik yanlsamalara, anlam kaymalarna

yol ayordu. Oysa kime k olduumuzu bilmeden k olabiliriz ancak. O ilk an ister istemez cehalet zerine kuruludur. Ve ben bu kadar psikolojik ve epistemolojik kaygnn arasnda buna yine de ak diyorsam, bu belki de szcn hibir zaman tam anlamyla kullanlamayacana olan inancmdan kaynaklan yordu. Ak bir yer, bir renk, bir kimyasal madde olmadna, ama tm bunlarn bileimi ve dahas ya da tm bunlarn hibiri ve eksii olduuna gre, gndeme geldiinde herkes dilediince sz edemez miydi ondan? Akademik doru ve yanln tesine uzanmyor muydu bu konu? Zaman dnda (ki o da kendi kendinin yalancsyd) kim bir ey syleyebilirdi bu konuda?

NC BLM Batan karma zerine 1. Kesinliklerden holananlar, batan karmaya soyunmamal. On iki bin olaslk olmasa da on iki olasla uzanan yollar alverir insann nne. Gndelik yaamda (yani, aksz bir yaamda) sorgulanmadan alglanan jestlerin ya da szlerin ola s almlar szlklere bile smaz olur. Batan karmaya kalkan taraf iin btn bu kukular, yargsn bekleyen hkmlnn rkekliiyle yant aranan tek bir soruya indirgenebilir aslnda. Beni arzuluyor mu arzulamyor mu? 2. Chloe'yi henz elde edememitim, srekli onu dnyordum. Anlamlandramadm bu arzuya ilikin tek ipucu, arzu edilen kiinin kendisiydi kukusuz (Montaigne'in La Baetie ile olan arkadalnn nedenlerini alntlayacak olursak: O, o olduu iin, ben de ben olduum iin). King's Cross yaknlarnda aacamz yeni broyu dnmem gerekirken, is ter istemez, sorumsuzca hep ona gidiyordu aklm. Hemen zmlenmesi gereken bir konu gibi megul ediyordu zihnimi, oysa hayranlkla iinde dolandm bu emberin dna bir adm atabilsem, gerekte hi de ilgin olmayan bu tutarsz dnceler zincirinin saf bir arzudan kaynaklandn grebilecektim. Baz Chloednceleri u ekilde beliriyordu: "Ah, ne harika kadn, ne gzel olurdu eer..."

Bir de duraan grntler vard: (i) Chloe uak penceresinin nnde (ii) Sulu yeil gzleri (iii) Alt dudan bir an sr (iv) "Ne tuhaf"erkenW\ telaffuzu (v) Esnerken boynunun grnts (vi) ki n dii arasndaki boluk (vii) El sk 3. Belleim ayn gayreti oktan buharlaan o talihsiz rakamlar dizisinden oluan telefon numarasn anmsamak iin de gsterebilseydi keke (oysa rakamlar kaydetmektense, Chloe'nin alt dudan srn st ste canlandrmay semi ti zihnim). Kat u numara? (071)'den sonra 607 9187 609 7187 601 7987 690 7187 610 7987 670 9817 687 7187 mi geliyordu? 4. evirdiim ilk numara arzularma yant vermedi, birisi ni batan karmaya kalkanlar iin en byk tehlike iletiim aksakldr zaten. 609 7187 arzuladm kadnn ikameti deil, Upper Street yaknlarndaki bir cenaze ileri maazasnn numaras kt - geri Yaamdan Sonra maazasnn da Chloe adnda bir alan vard, benim kim olduumu karmak iin dnd durdu (bir ara benim kl vazosu siparii veren bir mterisi olduumu sand) ve bu karmakark konuma sonucunda yanl yeri aradmn farkna vardmda ben de kan ter iinde teki dnyay boylamak zereydim. 5. Sonunda benim Chloe'mi ertesi gn iyerinde bulduumda, o da beni teki dnyaya havale etmi gibiydi (havale edilecek bir ey vard sanki, hayal gcm yine kanatlanmt). "u an buras ok kark. Biraz bekler misin?" diye sordu bir sekreter edasyla. Biraz alnarak, beklemeye baladm. Nasl bir yaknlk hayal etmitim ki, brosundayd imdi, iki yabancydk artk, arzularm Chloe'nin almasn blmekten baka ie yaramyordu. "Dinle, zgnm," dedi, yeniden hatta belirerek, "u an gerekten konuacak durumda deilim. Yarn yaymlanacak bir ek hazrlyoruz. Seni sonra arasam olur mu? ler biraz hafifleyince seni evinde veya bronda bulmaya alrm, tamam m?" 6. Telefon aygt, aramayan sevgilinin eytani ellerine dmse bir tr ikence aletine dnr. yk, arayacak olann denetimine girer, ancak arandnda yant verebilen edilgen bir izleyiciye dnverir insan. Telefon ite byle edilgen bir role itti beni; telefon aramalarna atfedilen geleneksel cinsellik asndan baktmzda Chloe'nin eril arayannn diil bekleyeni (alcs) konumuna dtm. Bu durum, telefonu her an yantlamaya hazr olmaya zorlad beni, zgrlm kstland. Aletin iinde saklanan o ktl ne kalpsal plastik yzeyi, ne parmakucu kadar kk evir dmeleri ne de renkli tasarm ele veriyordu, bunlarn hibirinde telefonun (ve sayesinde benim de) ne zaman canlanacana dair bir ipucu okunmuyordu. 7. Bana mektup atsayd keke. Syleyeceklerimi o kadar sk prova etmitim ki, bir hafta sonra aradnda hibirini syleyemedim. stelik banyoda plak halde, kvetin dolmasn beklerken ve kulaklarm temizlerken, yani hazrlksz yakalandm. Ses dediin, bir rol seslendirmiyorsa eer karalama gibidir. Sesimdeki gerilim, heyecan ve fkeyi sayfalara yanstm olsam silebilirdim. Ama telefon bilgisayar deil ki, konuann ancak tek bir ans var. "Sesini duymak ne gzel," dedim alk gibi. "Yemek yiyelim birlikte, le veya akam olabilir, ya da istersen baka bir ey de yapabiliriz," derken ya da srasnda sesim

atlad. Szn dt hallere yaz dmezdi, zaptedin zaptedebilirseniz yazar, stelik dilbilgisi de salam olurdu (szn syleyemeyenler kaleme sarlrlar). Ama yazar yerine, bu muhta, kekeme, atlak sesli konumac vard ite. 8. "Bu hafta le yemei mmkn deil." "Ya akam yemei?" "Akam m? Bir bakaym, ey (duraksama) u an ajandama bakyorum da galiba akam yemei de zor olacak." "Babakann programn solladn." "zgnm. Burada iler ok youn. Ama bak ne diyeceim, leden sonra izin alabilir misin? Bugn benim bromda buluup Ulusal Mze'ye gidebiliriz ya da ne bileyim, parkta yrye falan kabiliriz." 9. Batan karma srecinde, her szcn, her hareketin ne anlama geldiine dair sorular peimi brakmad. Bedford Soka'ndaki brosundan Trafalgar Meydan'na birlikte yrrken ne dnyordu Chloe? nsan hayal krklna uratacak denli belirsizdi veriler. Evet, leden sonrasn geen hafta bir uakta tant bir adamla geirmekten honut grnyordu. Ne var ki, davranlarnda bu bulumay sanat ve mimari gibi konularda doru drst sohbet etme frsatndan te deerlen dirdiine iaret edecek bir tavr da yoktu. Belki de kadnlarla erkekler arasnda kurulan efkat dolu, cinsellikten uzak bir ar kadalkt bu. Masumiyet ile dankl dv arasndaki bu durum, Chloe'nin her hareketine ldrt bir nem yklyordu. Onu arzuladm biliyor muydu? Peki o beni arzuluyor muydu? Cmlelerinin arasnda, glcnn kenannda flrt izlerine rastlar gibi oluyordum ama yanlyor muydum, masum bir yze kendi arzulanm m yanstyordum? 10. Yln bu zamannda mze epey kalabalk olduu iin paltolarmz vestiyere brakp yukardaki galerilere kmamz epey zaman ald. lk dnem talyan ressamlaryla baladk ama benim aklm (her trl perspektifi yitirmitim ben, talyanlar da hl aramaktaydlar) resimlerde deildi. Bakire, ocuk ve Azizler resmine bakarken, Chloe dnp bana Signorel li'nin kendisi iin neler ifade ettiini syleyince ben de Antonello'nun armhtaki /sa'sna tutkun olduumu uydurdum. Tuvallere dalmt Chloe, dnceliydi, mzedeki grlt patrtnn farknda bile deildi. Bense onu birka adm geriden izleyerek dikkatimi resimlere vermeye alyordum ama nc boyutu bir trl delemiyor, sanata Chloe'nin resimlere bak erevesinden, yani ancak yaamn penceresinden bakabiliyordum. 11. Bir ara, ikinci ve daha kalabalk olan talyan galerisinde (1500-1600) birbirimize ylesine yakn durduk ki elim eline dedi. O elini ekmeyince ben de ylece durdum ve o an (baklarmz karmzdaki tuvale kilitlenmiti) Chloe'nin tenini yasak bir haz duyarak btn bedenimde hissettim, dikkatini baka tarafa yneltmi olmas, ama durumdan tmyle bilinsiz de olmamas rntgencilik hazzyla iimi eritti. Bronzino'nun Vens ve Eros Alegorisi'ne bakyorduk; Eros annesi Vens' perken, Vens onun oklarndan birini alyor, gzellik ak kr ediyor, olann iktidar simgesel olarak elinden alnyordu. 12. Derken Chloe elini ekerek bana dnd, "Arkadaki u kk figrlere baylyorum, o kk perilere, fkeli tanrlara... Resimdeki simgelerin ne anlama geldiini biliyor musun?" diye sordu. "Vens ile Eros olduklarn biliyorum o kadar." "Ben bunu bile bilmiyordum, benden ok biliyorsun. Keke biraz daha mitoloji okumu olsaydm," diye sylendi, "Daha

ok okumaya karar verip duruyorum ama bir trl olmuyor. Geri baz eylere anlamlarn bilmeden bakmak da houma gidiyor." Resme bakmak iin dnerken eli yine elime dedi. 13. Her anlama ekilebilecek bir hareketti bu, btnyle masum olabilecei gibi, bana olan arzusunun davurumu da saylabilirdi. Yani imdi onu bir gn pebileceim anlamna gelen (tpk resimdeki Eros gibi) kurnazca bir simge miydi bu (stelik Bronzino'nun simgeciliinden de kurnazca ve rtk) yoksa yorgun kolunun masumane kaslmas m? 14. Karlkl bir ekimin iaretleri arandnda, hayran olunan kiinin syledii ya da yapt her ey hemen her anlama ekilebilir. Aradka oalyordu iaretler. Chloe'nin bedeni her hareketiyle potansiyel bir arzunun ipularn tayordu sanki (lk dnem Kuzey resmi blmne geerken) eteini dzeltisi, van Eyck'n Giovanni Arnolfini'nin Dn resminin nndeki ksr, yorulunca mze katalogunu bana uzat... Konumalarn didikledike de ipucu maynlanyla dolu bir tarlaya dmm gibi geliyordu bana - yorulduunu, oturacak bir yer bulmak istediini sylediinde benimle bir derece flrt ettiini dnmekte yanlyor muydum? 15. Oturunca, Chloe mokasenlerine zarife inen siyah orapl bacaklarn uzatarak dinlendirdi. Hareketlerine bir anlam vermek olanakszd -metroda bir kadn bacan bacama hafife dedirmi olsa bunda bir anlam aramak aklma bile gelmezdi- bu hareketi kendine zg anlamyla deil, bir ereve iinde okumaya almakt zaten zor olan, anlam belirleyen okur oluyordu (stelik benim gibi tarafl bir okur). Karmzda Cranach'n Vens'e Yaknan Eros resmi aslyd. Bu Kuzeyli Vens gizemli baklarla szyordu bizi yukardan, bal alarken anlarn soktuu zavall Eros'un yaknmalarna ilgisizdi, ak elisi Eros'un parmaklan yanmt. Simgeler. 16. Arzulann beni bir hafiyeye dntrmt adeta, bu kadar etkilenmemi olsaydm grmezlikten geleceim ipula rn arayan amansz bir avc olmutum. Romantik bir paranoyak oldum arzularmdan dolay, her eye anlamlar yklemeye baladm. Bir simge zcye, bir peysaj yorumcusuna dntm (ve bylece gln safsatalann potansiyel bir kurban oldum). Sabrszlm bir yana, yant aradm sorular gizemli varlklarn gizil gcnden de yoksun deildi. Belirsizlikler ne bir kurtulu ne bir lanetlenme getirecekti, zaten zlmeleri bir mr srecekti belki. Ve ben umut ettike, umutlarn oda olan insan daha da byyordu gzmde, daha mkemmel, daha mucizevi, daha da arzulanmaya deer oluyordu. Onu hemen elde edememek ise daha da ok arttmyordu arzumu, hemen elde edebilseydim bu kadar heyecanlanmayacaktm. Chloe kartlarn nme sermi olsa, oyun cazibesini yitirecekti. Duruma ne kadar ierlesem de baz eylerin imdilik sylenmemesi gerektiinin farkndaydm. En cazibeli olanlar, ne onlar hemen pmemize izin verenler (nankrleiriz sonra) ne de asla pmemize izin vermeyenler (onlar da ok gemeden unuturuz) deil, bu ikisi arasnda cilveleenlerdir. 17. Vens'n can bir ey imek isteyince Eros'la birlikte merdivenlere yneldiler. Chloe bir tepsi alp elik trabzanda itmeye balad. "ay ister misin?" diye sordu. "Evet ama ben alrm." "Samalama. Ben alrm." "Ltfen izin ver ben alaym." 'Teekkrler ama 80 penny yznden iflas edecek deilim, gerekten."

Trafalgar Meydan' na bakan bir masaya oturduk, ortasndaki Noel aacnn enlikli klan kentin grntsyle hi badamyordu. Sanattan sz etmeye baladk, ardndan sanatlara getik, sanatlardan sonra kalkp iki fincan ay daha, bir de kek aldk, derken gzellikten sz ald, gzellikten aka getik ve orada durduk. "Anlamyorum," dedi Chloe, "gerek, sonsuz bir ak yaanabileceine inanyor musun inanmyor musun?" "Bu konunun ne kadar znel olduunu anlatmaya alyorum, nesnel olarak "gerek ak" diye bir eye inanmann sama olduunu dnyorum, yani tutku ile ak, saplant ile ak ya da ne bileyim herhangi baka bir ey arasnda ayrm yapmak biraz zor, bunlar kiinin bak asna gre deiir." "Haklsn, (duraksama) Ne iren bir kek deil mi? Keke almasaydk." "Sen istedin." "Biliyorum. Ama (Chloe eliyle salarn dzeltti) bak biraz nce sorduun soru var ya, romantik olann zamanmza uygun olup olmadyla ilgili? Bence bu soru sorulduunda birok insan kukusuz yle olduunu syleyecektir. Ama doru sylyor olmayabilirler de. Bence bu, insanlarn gerekten istediklerinden kendilerini korumann bir yolu. Yani inanyorlar ama zorunda kalmadka da inanmyorlarm gibi yapyorlar. Sanrm insanlarn ou ellerinden gelse sinizmi bir kenara frlatrlar ama byk ounluun eline byle bir frsat gemiyor ki." 18. Sylediklerini olduu gibi alglayamyor, satr aralarn okumaya alyor, konumasnn anlamn ancak byle kavrayabileceime inanyordum, yani onu dinlemiyor, yorumluyordum. Aktan sz ediyorduk, benim Vens'm artk soumu ayn kartryordu tembelce, bense bu sohbetin bizim iin ne anlama geldiini merak ediyordum. Bu szn ettii 'ou kimse' kimlerdi? Onun sinizmini bir kenara itmesine neden olacak kii ben miydim? Ak zerine bu sohbet, bu sohbeti yapan iki konumac arasndaki ilikiye dair ipulan ieriyor muydu? Hayr ite, yine hi ipucu yoktu. Kendi kendimize gndermede bulunmamaya dikkat ederek konuuyorduk. Bu soyut ak sohbetini yaparken de masaya yatrdmzn asln da akn doas deil, birbirimiz iin ne anlam ifade ettiimiz (ve edeceimiz) gibi ateli bir soru olduunu grmezlikten geliyorduk. 19. Yoksa samalyor muydum? u masada yans yenmi bir dilim havulu kek ile iki fincan aydan baka bir ey yok muydu? Yoksa Chloe zellikle mi byle soyut konuuyordu, belki de syledii her eyi btnyle kastediyordu, flrt etmenin ilk kuralnn tam zddna yani sylenen asla kastedilen deildir kuralna m uyuyordu? Eros bu denli tarafl bir yorumcu olunca, hakl kmay bu denli isteyince insann akln bana alp dnmesi ne zor oluyordu! Chloe'ye yalnzca kendisinin hissettii duygulan m atfediyordu? Yoksa Seni arzuluyorum szlerinin, Sen beni arzuluyorsun szleriyle kartrld o her zamanki hatay m iliyordu? 20. Bakalarndan sz ederek kendimize dair veriler ortaya atyorduk aslnda. Chloe'nin iyerinde srekli kendine uygun olmayan tiplere k olan bir kz varm, u sralar da bir kuryenin kurban olmu. "Yani kendinden en az bin kat aptal, ona iyi bile davranmayan ve akas, ki bunu ona da syledim, onu seks iin kullanan birisiyle nasl bir dakikasn bile geirebilir? Hani o da onunla seks iin birlikte olsa anlayacam, ama yle de deil, yani korkun bir durumda yine." "Korkun gerekten."

"Evet yle, aslnda ok zc. nsanlar eit olduklar, her iki tarafn da eit dzeyde zveride bulunmaya hazr olduu ilikilere girmeli - biri gerek ak, teki geici bir iliki aryorsa olmaz. Bence bu tr dengesizlikler ilikilerde acnn asl kayna oluyor, insanlar ne istediklerinden tam olarak emin olamyorlar bir trl." 21. Kim olduumuzu, ynelimlerimizi faraziyelerle ortaya koyuyorduk. Olabildiince dolambal ekilde, birbirimize "Akta ne arar insan?"gibi sorular soruyorduk - buradaki "in san", elbette ki kurnaz bir dil oyunuydu. Ama bu gibi riteller birer oyun olsa da hem ok ciddi hem de ok yararlyd. Ku kularn, kararszlklarn (Evet/Hayr?) aslnda belli bir mant vard. Chloe gnn birinde "evet" diyecek olsa da A'dan Z yoluyla B'ye geme ritelinin dorudan bir iletiime kyasla avantajlar vard. steksiz birisinin kalbini krma riskini azaltt gibi, istekli birisini de karlkl arzuya yava yava altryordu. "Senden holanyorum" eklindeki o byk tehdit, "ama hemen belli edecek kadar deil..." ile biraz yumuatlm oluyordu. 22. Oynanmyormu gibi oynanmas gereken, oyuncularnn saklanabildikleri kadar saklandklar, her iki tarafn da kendisini habersiz yapt bir oyun oynuyorduk. Bildik szckler kullanyor ama onlara yeni anlamlar yklyor, sradan anlamlarla ifreli anlamlar arasndaki gerilimli alanda yryorduk. ifre "Ak sz konusu olunca insanlar daha az sinik olmal" = Mesaj "Benim iin sinizmini bir kenara brak. "imizden birinin duyduu arzunun kk drc biimde karlksz kalmas riskine girmeden istediimiz kadar konuabileceimiz bir sava dnemi ifresi gibiydi bu. Nazi komutanlar odaya birden baskn yapacak olsalar, Mttefik ajanlar telsizle ok nemli belgeler yerine (Seni arzuluyorum), Shakespeare'den dizeler gnderdiklerini syleyebilirdi pekl nk ne Chloe'nin ne benim sylediklerimizde dorudan kendimizi ima eden bir ey vard. Batan karmann ipular yok denebilecek kadar azsa (bir an elinin eline demesi ya da bir saniye uzun sren bir bak gibi), o zaman batan karmakla megul olduumuzu kim syleyebilirdi? 23. ki azn birbirlerine kar uzandklar o uzun ve tehlikeli yolculukta karlarna kacak byk riskleri hafifletmenin bundan iyi yolu yoktur nk temel bir tehlike oluturur bu riskler: nsan arzusunu itiraf edip, reddedildiini de grebilir. 24. Saat be buuk olmutu, Chloe'nin brosu naslsa kapanm olacakt, bari yemek yiyelim diye dndm, zaman olup olmadn sordum. nerimi duyunca glmsedi, camdan darya bakarak St. Martin in the Fields' gemekte olan otobs szd, sonra dnd, gzlerini kltablasna dikerek, "ok teekkr ederim ama mmkn deil,"dedi. Ve ben tam umutsuzlua kaplmak zereydim ki yz kzard. 25. Utangalk, batan karma sresince karlalan tm kayglarn mkemmel yant olduu iin, arzuya ilikin kesin kantlar bulunamadnda hemen bu boluu doldurur. k olunan kii belirsiz bir iaret gnderdiinde, bu belirsizliin, kararszln utangalktan daha iyi bir aklamas olamaz sevgili arzu ediyor ama sylemeye utanyor. Oysa halsinasyonlar gren bir akln rndr bu, insanlarn pek ok hareketi zaten kolaylkla utangala yorulamaz m? Bir yz kzarmas, bir sessizlik ya da sinirli bir gl olsun, tamam, o insann utangal meru klnmtr artk ve kurbannn utanga olduunu dnen bir batan karc bu nedenle hi dkrklna uramaz. Hatta utanga olann, aslnda kendine gvenenden daha ok

arzu duyduunu, bunun, kendisini ifade etmekte glk ekmesinden de belli olduunu dnebilir. 26. "Tanrm, nasl unuttum, ok fena," dedi Chloe, yznn kzarmasna farkl bir aklama getirerek, "leden sonra matbaacy arayacaktm. Kahretsin. Nasl unuttum. Aklm neredeydi?" k ona destek olmaya alt. "Bak, u akam yemeine de baka zaman karz artk. ok isterim, gerekten. u sralar biraz younum, o kadar. Ajandama bir daha gz atp yarn seni yine ararm, sz, belki hafta sonundan nce bir eyler ayarlarz."

DRDNC BOLUM zgnlk 1. An ilgi duymadmz kiileri batan karrken daha ok zgven duymamz ve daha kolay baarmamz akn iro nilerinden biridir; arzu younlatka kaytsz grnmek gibi oyunlar oynayamaz oluruz, ne kadar ok ilgi duyuyorsak, karmzdaki kiide bulduumuz mkemmelliyet o denli bir aalk duygusuna neden olur. Chloe'ye olan akm, kendime olan inancm yitirmeme yol ayordu. Ben kimdim ki ona kyasla? Yemek teklifimi kabul etmi olmas, giysilerindeki zarafet {"k mym?" diye sormutu arabada, "olaym olmayaym, al tnc kez kyafet deitiremem zaten"), stne stlk ona layk olmayan dudaklarmdan dklecek (imdilik dilimi yutmutum geri) szlere kulak vermeye raz olmas ne byk bir erefti deil mi? 2. Cuma gecesiydi, Chloe ile birlikte Fulham Caddesi'nin sonunda yeni alan Fransz lokantas Les Liaisons Dangere ues'da kedeki bir masada oturuyorduk.

Chloe'nin gzelliine daha uygun bir mekn olamazd, avizelerden yzne hafif glgeler yansyor, duvarlarn ak yeili onun yeil gzlerini daha belirgin klyordu. Karmda oturan melek tarafndan arplmtm sanki (ilgin bir sohbetten yalnzca bir iki dakika sonra) ne dnecek ne konuacak halim kalmt, kolal beyaz masa rts zerinde grnmez desenler iziyordum sessizce, byk cam kadehteki sodam i olsun diye yudumluyordum. 3. Onun yannda yle bir aalk duygusu hissediyordum ki, bu stn varln isteklerine gre belirlenecek yeni bir kimlie brnmem gerektiini dnmeye balamtm. k ol dum diye kendimden mi uzaklayordum? Belki sonsuza dek deil ama, u an ciddi bir ura iinde olduuma gre batan karmann u aamasnda, Benim houma giden nedir? yerine, Onun houna giden nedir? sorusunu sormam gerekiyordu. Kravatm beendi mi? sorusu, Kravatm beeniyor muyum? sorusundan daha nemliydi u an. Kendime, sevgilinin hayali gzleriyle bakmaya zorluyordu beni ak. Ben kim im? deil, Onun gznde ben kimim? Sorduum sorular deitike, kendi benliime biraz samimiyetsizlik ve sahtekrlk etmi oluyordum tabii. 4. Sahtekrlk ederken aalk yalanlar syleyip, ar abartmalarda bulunduum sanlmasn. Chloe'nin her beklen tisini karlayabilmek iin rolmn gereklerini yerine getiriyordum yalnzca. "arap ier misin?" diye sordum ona. "Bilmem, sen iecek misin?" diye karlk verdi. "Benim iin gerekten fark etmez, sen istersen ieriz," diye yantladm. "Dilediin gibi, nasl istersen," diye srdrd. "Benim iin fark etmez." "Benim iin de." "Yani iiyor muyuz imiyor muyuz?" "Ben imeyeyim yleyse," diyerek zinciri krd Chloe. 'Tamam, zaten benim de canm istemiyordu," diyerek raz oldum. "meyelim yleyse," diye sonulandrd. "Harika, su ielim o zaman." 5. zgn bir benlik, bakalarndan etkilenmeden tutarl ola bilmekle edinilir ama benim iin o gece, kendimi Chloe'nin arzularna gre yaratmak gibi hi de zgn olmayan giriimlerle geti. Bir erkekten ne bekliyordu? Davranlarm hangi zevk ve eilimlere gre ekillendirmeliydim? nsann kendi kendine drst davranmas, benlii asndan temel bir lt saylyorsa, o zaman bu batan karma ura nedeniyle ahlaktan snfta kalmtm. Chloe'nin hemen arkasndaki kara tahtadaki listede birbirinden gzel araplar arasnda seeneim varken, neden arap istemediimi sylemitim? O susuz luk ekerken benim gidip arap semem kabalk olur diye dnmtm nk. u batan karma ura nedeniyle, gerek (ikisever) benliim ile sahte benliim (susever) olmak zere ikiye blnmtm. tah aclar, tabaklarmza klasik bir Fransz bahesinin simetrisiyle dizilmiti. "Yeme de yannda yat," dedi Chloe (nasl da biliyordum o duyguyu), "Izgara ton baln hi byle yememitim." Yemee baladk, atal baklarmzn tabaklarmzda kard tkrtdan baka ses kmyordu. Syleyecek sz kalmam gibiydi: Uzun sredir aklm megul eden ama o an paylaamayacam tek dnce Chloe'ydi. Sessizlik bir arlk gibi kt zerime. ekici olmayan bir insanla birlikteyken sessizlik olduunda skc olan

karnzdakidir. ekici bir insanla birlikteyken sessizlik olduunda ise skc olann siz olduunuza emin olabilirsiniz. 7. Sessizlik ve sakarlk, arzunun amas birer kant olarak balanabilir belki. nsann kaytsz kalabildii birini batan karmas yeterince kolay olduuna gre, bu iin en beceriksizlerini en sahicileri sayabiliriz. Doru szckleri bulamamak, imdi size ironik gibi gelse de aslnda doru szcklerin ima edildiinin kant saylabilir (tabii bir sylenebilseler). Tehlikeli ilikiler'de*{ Yazar burada lokantann da ismi olan, Choderlos de Laclos'un [1741-1803] roman Tehlikeli ikiler'e gndermede bulunuyor. (.N.)} Marteuil Markizi Valmont Vikontu'na mektup yazdnda, Markiz Vikont u mektuplarnn mkemmel olduu gerekesiyle eletirir, gerek bir n o denli tutarl olamayacan, sahici klarn ancak darmadan cmleler kurabileceini syler. Dil akn almna taklr, arzu gzel sz syleme yeteneinden yoksundur (oysa o andaki kabzlm Vikont'un szck daarcyla deitirmek iin neler vermezdim.) 8. Chloe'yi batan karmay istediime gre onu daha yakndan tanmak zorundaydm. Nasl bir sahte benlie brnmem gerektiini bilmeden, gerek benliimi nasl saklayacaktm? Oysa pek kolay bir i deildi bu, bir bakasn anlayabilmek, binlerce szck ve davran yorumlayarak bunlara uyacak bir kiilik belirlemek saatler sryordu. Ve yazk ki bunun iin gerekli sabr ve zek, sevdayla elinmi kaygl aklmn kapasitesini ayordu. Ayrntlar devre d brakan bir sosyal psikolog gibi davranyor, kiiyi basit tanmlara sokmaya alyor, bir romancnn insan doasnn okynlln yakalayabilmek iin gsterdii duyarl yaklam gsteremiyordum. tah aclar yerken, kaba, rportajms sorular sordum; Neler okursun? CJoyce, Henry James, zamanm olursa Cosmo'), ini seviyor musun? ('Her i biraz boktan deil mi sence?'), stediin herhangi bir yerde yaayabilseydin, hangi lkeyi seerdin? ('Buradan honutum, sa kurutma makinemin prizini deitirmekzorunda kalmayacam herhangi bir yer de olabilir), Hafta sonlan ne yaparsn? ('Cumartesign sinemaya giderim, Pazar akamcan skntm gidermek iin depoladm tm ikolatalar yerim). 9. Bu gibi acemi sorularn ardnda (sorduum her soruyla, onu daha az tanyordum sanki) apak bir soruya sabrszca ulamak giriimi yatyordu aslnda, "Kimsin sen?" (ve dolaysyla, "Ben kim olmalym?"). Ama bu kadar dosdoru bir yaklam baarsz olmaya mahkmdu, ne kadar ak olursam, ilgilendiim zne an arasndan o kadar abuk kurtuluyor, hangi gazeteyi okuduunu ve ne tr mzik dinlediini bildiriyordu ama, beni "kim" olduu konusunda aydnlatmyordu birilerinin iine yarar m bilmem ama, "Ben"in kendini nasl saklayabildiinin bir gstergesiydi ite bu. 10. Chloe kendinden sz etmekten nefret ediyordu. Belki de en belirgin zellii, alakgnll ve kendi kendini kk grmesiydi. Sohbet ne zaman ona ynelse, biraz huysuzlayordu. "Ben" ya da "Chloe" diye deil, "benim gibi bir kafadan atlak" ya da "arballkta Ophelia dl sahibi"diye sz ediyordu kendinden. stelik kendi kendini kk grmesi, kendine acyan insanlarn sergiledii Ne kadar aptalm/Hayr deilsin eklindeki rtk iltifat aray modelini benimsememi olduu iin daha da ekici oluyordu. 11. ocukluu pek ho gememiti ama meseleyi bytmyordu. ('ocukluunu Eyp'n ektiklerini aratmasna dramatize edenlerden nefret ederim').* {Ailesini ve

tm varln yitiren ama Tanr'ya olan inancn yitirmeyen Arap emiri Eyp. (.N.)} Ailesinin maddi durumu iyiymi. Babas, ('Btn sorunlar, ailesi ona Barry adn taktnda balam') hukuk profesrym, annesi ('Claire') bir ara bir ieki dkkn iletmi. Chloe, ailenin en ok sevilen, iki kusursuz erkek ocuunun arasnda sktrlan ortanca ocukmu. Aabeyi, Chloe' nin sekizinci ya gnnden ksa bir sre sonra kan kanserinden lnce, anne ve babasnn ektii strap, sevgili oullar yerine yaama skca sarlan tembel, ask suratl kzlarna davurduklan fkeye dnm. Olanlardan kendini sulayarak, annesinin de bu duygusunu hafifletmek iin hi aba harcamadn grerek bym Chloe. Annesi, insanlarn en zayf yanlarn yzlerine vurmaktan byk zevk alrm -bylece Chloe, len aabeyiyle kyasla okulda ne kadar baarsz ve savruk olduu, ne kt arkadalar edindii yolunda (pek de doru olmayan, ama yinelendike gereklie brnen) uyanlara maruz kalm srekli. Arad efkati babasnda bulmaya alm ama adam hukuk bilgisi konusunda ne kadar aksa, duygular konusunda o kadar kapalym; babasyla efkat yerine hukuk paylam olmasnn yaratt kafa karkl Chloe'de bulu anda mthi bir fkeye dnm ve her eye meydan okumaya balam (iyi ki avukat deildim). 12. Yemek boyunca, eski erkek arkadalaryla ilgili yalnzca ufak tefek ipular verdi: Biri talya'da bir motosiklet tamirci siymi ve ona kt davranm, annelik yapt bir dieri uyuturucu bulundurmaktan hapse girmi, biri Londra niversitesi'nde analitik felsefeciymi ('Onu babamla zdeletirdiimi grmek iin Freud olmak gerekmiyor'), bir dieri de Rover'da araba denetisiymi ('u gne kadar hl zebilmi deilim onu. Galiba Birmingham aksan houma gitmiti'). Ama ortaya kan resim bir trl billurlamyor, kafamda Chloe'ye gre oluturduum ideal erkek modeli srekli deiiklie uruyordu. Ayn cmleler iinde vd ve yerdii zellikler ortaya ktka nne koyacam benliimi lgnca yeniden yaratyordum. Biran duygusall vyor, sonra bamszlk adna lanetliyordu. Drstln en yce deer olduunu savunuyor, sonra aldatmay evliliin ondan daha byk bir ikiyzllk olduu gerekesiyle hogryordu. 13. Onun dncelerindeki karmaa, bende izofreni yaratyordu. Hangi ynlerimi gstermeliydim ona? Kiiliksizmiim gibi grnmeden, onun arzularna nasl yant vermeliydim? Yemeklerimizi yerken (ki gen Valmont iin engelli kou gibiydi her aamas) deneme kabilinden belli grler ne sryordum ama bu dnceleri kurnazca hep onun dncelerine gre belirlediimi fark ettim. Chloe'nin her bir sorusu korkutuyor, geri dnlmez yollara srklyordu sanki beni. Ana yemek aamas (ben rdek, o somon bal yedi) maynlarla deli bir bataklktan gemek gibiydi - iki insan yalnzca birbiri iin yaamal myd bence? ocukluum zor mu gemiti? Hi gerekten k olmu muydum? Nasl bir duyguydu? Duygusal m aklc mydm? Geen seimlerde kime oy vermitim? Kadnlarn erkeklerden daha dengesiz olduklarn dnyor muydum? 14. Ayn dnceyi paylamayanlar birbirinden uzaklatrd iin, zgnlk sz konusu olamyordu. Chloe'ye gre ekillendiriyordum kendimi. Gl erkeklerden holanyorsa gl, srf yapmay seviyorsa srf olacaktm, satrantan nefret ediyorsa ben de edecektim. Gerek benliim, kendisine dar gelen takm elbiseye girmeye alan iko bir adamn yaadklarna benzetilebilirdi. Fazlalklarn elbiseye sdrmak iin gbeini iine ekmek, kuma yrtlmasn diye soluunu

tutmak gibi bir aresizlikti bu. Doal davranamyor olmamda alacak bir ey yoktu aslnda. Kendisine kk gelen bir takm elbise giymi iman bir adam nasl doal davranabilir? Giysinin bir yerden patlak vermesinden o kadar tedirgindir ki kprdamadan oturur, soluunu tutar ve gece vukuatsz bitsin diye dua eder. Ak beni sakat brakmt. 15. Chloe ise tamamen farkl bir ikilem yayordu nk tatllara sra gelmiti, seim yapmakta glk ekiyordu. "Ne dersin, ikolataly m karamelliyi mi?" diye sordu (alnnda beliren sululuk belirtileriyle). "Belki birini sen, birini ben smarlayp paylaabiliriz." kisini de canm istemiyordu benim, zaten hazmszlk ekiyordum ama imdi bunlar dert etmenin sras deildi. "ikolataya baylrm ya sen?" diye sordu Chloe. "ikolata sevmeyen insanlar anlayamyorum. Bir zamanlar bir adamla kyordum, sana anlattm o Robert vard ya, ama onunla bir trl rahat hissedemiyordum kendimi, nedenini de zemiyordum. Sonra bir gn anladm: ikolata sevmiyordu. Yalnzca sevmiyor da deil, nefret ediyordu. nne ikolata koysan dokunmazd bile. Bana o kadar uzak bir ey ki bu. Tahmin etmisindir, ksa sre sonra ayrldk." "O zaman ikisini de isteyelim, ikisinin de tadna bakalm. Sen hangisini istiyorsun?" "Benim iin fark etmez," diyerek yalan syledi Chloe. "yle mi? O zaman izin verirsen ben ikolataly alacam, dayanamam ikolataya. Hatta mnnn sonundaki u zengin ikolatal pastay gryor musun? Galiba onu isteyeceim ben. Bol ikolatal grnyor." "ok yaramazsn sen," dedi Chloe beklentiyle kark bir utanla dudan sararak, "ama neden olmasn. ok haklsn. Yaam zaten ksa." 16. Ama ite yalan sylemitim yine (mutfakta horozlar t meye balamt). ikolataya alerjim vard benim, ama ikolata sevgisi Chloe tarafndan bu denli kesin bir kriter olarak ortaya konduuna gre, bu konuda nasl drst davranabilirdim? 17. Ama yine de bir tr sapklkt byle bir yalan sylemek, kendi zevklerimin ve dncelerimin Chloe'ninkiler kadar nemli olmad, ondan farkl bir eyi sylersem alnabilecei gibi bir sava dayanyordu nk. ikolatayla ilgili dokunakl bir yk de uydurabilirdim aslnda ('ikolatay her eyden ok severdim ama doktorlar eer yersem leceimi sylediler bana. Ondan sonra yl terapiye gittim') ki o zaman Chloe'nin sempatisini bile kazanabilirdim - ama bylesi biraz riskliydi. 18. Sylediim yalan kanlmaz olduu kadar utan veri ciydi de ama iki tr yalan arasndaki ayrm fark etmeme yol at - kamak iin yalan sylemek ile sevilmek iin yalan sylemek. Batan karma srasnda sylenen yalanlar, teki alanlarda sylenen yalanlara benzemiyordu. Bir polis beni durdurduunda ne kadar hz yaptmla ilgili yalan sylediimde dorudan bir amala yapyordum bunu, ya kamak ya da tutuklanmamak iin. Ama sevilmek iin yalan sylemek, Eer yalan sylemezsem, sevilemem gibi sapkn bir tavr da beraberinde getiriyordu. Batan karmay kiisel zelliklerin (tekinden farkl olan zelliklerin de tabii) yok edilmesi eklinde alglayanlarn tavrdr bu, gerek benliin zellikleriyle arzu duyulan kiinin mkemmel grnen zellikleri atma halindedir (ve kii kendini karsndakine layk bulmamaktadr). 19. Yalan sylemitim de Chloe benden daha m ok holan mt? Elimi tutup, bir an nce eve gitmek iin tatl yemesek de olur mu (geri bu kadar biraz fazlayd

belki) diyordu? Hi de deil, stelik benim ikolatal pastaya gsterdiim ar istek nedeniyle kendisine karamelli olannn dmesine zlm, sonra da umarszlkla okofobiklerin aslnda okofiller kadar dert olabileceini sylemiti. 20. Batan karma eylemi, doal davranlardan vazgeip bir izleyicinin varlyla ekillenen davranlar taknmay, baka bir deyile bir tr oyunculuu gerektirir. Batan karan ki i de bir oyuncu gibi, izleyicisinin yani bu durumda arzu duyduu kiinin beklentilerini/kendisinden neler duymak istediini bilmek ister ama ite, oyuncunun izleyicisini neyin etkileyeceini asla bilemeyecei gz nnde bulundurularak bu durumda yalan sylemenin hakl olduu sav yrtlebilir. Rol yapmay hakl gsterebilecek tek gereke kendiliinden davranlardan daha etkili olabilmesidir belki, ama Chloe'nin karmak kiiliine mimetik davranlarn ne kadar ilgi uyandrabildiine dair pheler de eklenince, doal da davransam rol de yapsam Chloe'yi batan karma ansnm pek azaltmad ortaya kyordu. Ama bu zgn olmayan davranlar kiiliimle oynayarak komik taklalar atmama yol ayordu. 21. Amalarmza genelde tasarlarla deil, rastlantlarla ulatmz gerei, batan karann umudunu krar nk o pozitivist bir aklcdr ve konusuna yeterince bilimsellikle ei lirse, akn yasalarn kefedeceini sanr. Arzu duyulan kiiyi tuzaa drebilmek iin ak kancalan arayp durur - belli bir gl, bir dnce, ataln belli biimde tutmak gibi... Evet, herkesin ak kancalar vardr ama batan karma eyleminde bunlar kefedebilmek hesap kitapla olmaz, rastlantya baldr. Szgelimi Chloe ona k olmam iin ne yapmt ki? Ona olan akm, garsondan tereya isterkenki sevimliliine olduu kadar, benimle Heidegger'in Varlk /eZaman'nn iyi ynlerini tartmasndan da kaynaklanyor olabilirdi... 22. Ak kancalar, grnr tm mantksal yasalarn zerindedir. Kadnlarn beni batan karmak iin bazen attklar olumlu admlarn ie yarad pek grlmemitir szgelimi. Beni batan karmaya alann, farknda olmad rastlantsal zelliklerine tutulmam daha olaslkl. Bir zamanlar, st dudann zerinde ayva tylerinden belli belirsiz bir by olan bir kadna k olmutum. Kadnlarda bu zellik genelde tylerimi diken diken eder ama nedense o kadnn bu zellii cezbetmiti beni, gzel gl, uzun san salar ve akl banda konumalarn ise grmyordum bile. Ona duyduum bu ilgiyi arkadalanma anlatarak, kadnn tanmlanamaz "aura"sn onlara da gstermeye almtm - oysa znde, tyl bir st dudaa ktm ite. Kadn bir daha grdmde, birisi epilasyon nermi olacak ki tyleri yok olmutu ve (tm teki deerli zelliklerine karn) benim ona duyduum arzu da ok gemeden snd. 23. Islington'a doru yol alrken Euston Caddesi'nde epey trafik vard. Kimin kimi eve brakaca gibi sorularn ardnda anlam arayacak aamaya gelmemitik henz ama Chloe'yi evine gtrrken arabada batan karcnn o her zamanki ikilemini (pmek ya da pmemek) yayordum. Batan karma urann bir aamasnda, rol yapan, izleyicisini yitirmeyi gze almak durumunda kalr. Batan karmaya yeltenen kii, belli iaretler vererek karsndaki kiiye onu kstrmek pahasna da olsa sokulmaya alr ve bylece ikisinden biri bu oyuna bir isim vermek durumunda kalr. Bir pck ya da tensel bir temas aramzdaki ifreli konumalar zerek ikimizin de pozisyonunu geri dnlemez bir biimde deiterecekti. Chloe'nin Liverpool Caddesi'ndeki 23/a numaral dairesine ulatmzda ise

iaretleri yanl alglayabilmi olabileceim kaygsyla metaforik bir fincan kahve teklif etmenin henz zaman gelmediine karar vermitim. 24. Geri yaadm gerilim ve yediim o ikolatal pastadan sonra karnmn bana boyun eecek hali kalmamt, tuvalete gidebilmek iin evine kmak zorunda kaldm. Chloe'nin peinden merdivenleri trmanp, doru tuvaletin yolunu tuttum. Birka dakika sonra yine hibir art niyet tamakszn tu valetten ktmda, hemen paltomu alp sevdiim kadna haftalardr kurduu fantezilerini bastrarak kendisine hkim olmay semi bir erkein otoritesiyle ne kadar gzel bir akam geirdiimi, onu yeniden grmeyi umduumu ve Noel tatilinden sonra arayacam syledim. Bu kadar olgun bir vedadan honut kalarak onu iki yanandan ptm, iyi geceler diledim ve kapya yneldim. 25. imdi bu durumda Chloe'nin kolay kolay ikna olmamas ok iyi oldu, nk atkmdan yakalayp beni ieri ekti. Kollarn boynuma dolayp, daha nce ikolatal pastay grdnde yznde beliren o tebessm ve kararl bakla, "ocuk muyuz biz?" diye fsldad. 26. Bu szcklerin ardmdan dudaklarn dudaklarma dokundurdu ve o an insanolunun tank olabilecei en uzun, en gzel pmelerden biri balad.

BENC BOLUM Akl ve Gvde 1. Dnceye seksten daha zt az ey bulunur. Gvdenin rndr seks, dnceyi dlar, Diyonizyak'tr, anlktr, akln balarndan bir katr, fiziksel arzunun haz dolu zl dr. Bunun yannda dnce, bir tr hastalk, dzen kurmak iin duyulan patolojik bir drt, kendini akntya brakamayan akln melankolik zaafnn simgesi olabilir ancak. Seks srasnda dnyor olmam, cinsel birlemeye ilikin temel yasay ihlal ettiim anlamna geliyordu, bu alan bile kendi halinde alglayacak

beceriden yoksun olduum iin sulu saylrdm. Ama baka seeneim var myd ki? 2. pcklerin en tatlsyd, insan byle pleri hayal edebilir ancak. Tenlerimizin o zel tadn daha da gizli klan ufak dokunmalar, yumuak dallarla balad, ama bu iyice atelenmeden nceydi, dudaklarmz alp birbirine kenetlenmeden nce yani, derken soluk solua kapldk arzularmza, dudak larm an an dudaklarndan kayarak Chloe'nin yanaklarna, akaklarna, kulaklarna uzanyordu. Vcudunu iyice yaptrd benimkine, bacaklarmzla kenetlendik, bamz yle dnyor du ki kanepeye braktk kendimizi, hem birbirimizi avuluyor, hem de glyorduk. 3. Cennet'teydik, ama zaman zaman akl, daha dorusu dnce, kesintiye uratyordu bu cenneti - Chloe'nin oturma odasnda uzanm, dudaklarm dudaklanna bastrm, tenini okayarak scakln hissediyor olmama dair dncelerdi bunlar. Btn o belirsizliklerden sonra bu pme yle aniden, yle beklenmedik bir biimde olmutu ki aklm olaylarn geliimini gvdeye devretmeyi reddediyordu. pmenin kendisi deil, pyor olduumu dnmek dikkatimi datyor du. 4. Yalnzca birka saat nce vcudu bana btnyle yabanc olan (bluzundan ve eteinden belli olan hatlan dnda) bir kadnn, (yaadmz a nedeniyle) daha ruhunun derinliklerini aa vurmadan bana en zel isel blmlerini gstermeye hazrlanyor olmasn dnmeden edemiyordum. Epeyce sohbet etmi olmamza karn, Chloe'nin gndzlerine ilikin bilgim ile gecelerine ilikin bilgim, yaamnn bilmediim yanlaryla cinsel organlaryla temasn getirecei yaknlk arasnda bir orantszlk olduunu seziyordum. Fiziksel soluksuzluumuzla ayn ahenkte akan bu dncelerin varl, arzunun kurallarn terbiyesizce iniyordu sanki, ho olmayan bir nesnellik yaratyordu, bir nc kiiyi getiriyordu odaya, hem izle yen, hem gzleyen, hatta belki de yarglayan bir nc ahs. 5. "Bekle," dedi Chloe ben bluzunun dmelerini zerken, "Perdeleri ekeceim, btn sokak bizi seyretmesin. Ya da yatak odasna gidelim ister misin? Orada daha rahat ederiz." Skk kanepeden kalkp karanlk daire iinde Chloe'nin yatak odasna yrdk. Tam ortasnda byk beyaz bir yatak vard, zerinde yastklar, katlar, kitaplar ve bir de telefon. "Dankln kusuruna bakma," dedi Chloe, "dairenin geri kalan ksm gstermelik, ben aslnda bu odada yayorum." Btn o yastklarn tepesinde bir hayvan vard. "Guppy ile tan - ilk akmdr," dedi Chloe, beni hi de kskanm grnmeyen gri tyl bir oyuncak fili uzatarak. 6. Chloe yatan zerini toplarken tuhaf bir hava esti, daha bir dakika nce evke gelmi gvdelerimizin zerine ken sessiz arlk, plaklmzdan ne denli rahatsz olduumuzu ortaya koyuyordu. 7. Dolaysyla, byk beyaz yatan zerinde ufak bir abajurun nda birbirimizi soyup ilk kez plak grdmzde, Kovulma'dan nceki Adem ve Havva kadar doal davranma ya altk. Ben elimi Chloe'nin eteinin altndan kaydrdm, Chloe son derece normalmi gibi pantolonumun dmelerini zd, birbirimizin cinsel organlarnn o ilgin yabanclyla tanyor olmamza hi armyormu gibi yapyorduk. Akln denetimi artk gvdeye brakmasn gerektiren evreye girmitik,

bu evrede akl tutkudan te her dnceden arnm olma l, tm yarglar bir yana braklmal; varsa yoksa arzu kalmal. 8. Ama bu dncesiz tutkuyu da ara sra yoklayan bir ey vard; her zamanki sakarlklarmz. Chloe ile benim sonunda yataa girmi olmamzn tuhafl ve komikliinin yan sra benim Chloe'nin i amarn beceriksizce soymaya almam (bir ucu dizine taklmt), onun gmleimin dmeleriyle cebellemesi hep bu sakarlklarn rnyd - ama ikimiz de bir yorum yapmaktan kanyor, tebessm bile etmemeye alyor, olan bitenin gln tarafn fark etmemi gibi yaparak birbirimizi tutkulu arzunun ciddi havasyla szyorduk; yar plak halde yatan kenarnda oturmu, sulu ocuklar gibi y zmz kzarmken. imdi dnp baknca, yatakta sakarlklarn bir komedi, fars olduunu dnyorum. Oysa kk bir trajedi, hararetli sevimelerin dzgn ve przsz ak iinde ho olmayan bir kesinti saylabilir ancak. Tutkulu sevimelerin, bileziklerin giysilere taklmas, insann bacana kramp girmesi ya da karmdaki daha ok zevk alsn derken yanllkla cann actmak gibi kk engellerden btnyle arnm olmas gerekmektedir aslrnda. Salarn, kollarn, bacaklarn dmlenmesi gibi utan verici durumlar, ehvet yerine dnceyi dourur. 10. Akln bu konuda geleneksel olarak sulu grlmesi, gya zmlenemez olan konularn denetimini bir trl brakamamasndan kaynaklanr; yatak odasndaki felsefeci, en az diskodaki felsefeci kadar glntr. Her ikisinde de gvde n plandadr, dolaysyla akl sessiz, ilgisiz bir yarg aletine dnr. Dncenin aldatmacas, zel olmasndan kaynaklanr "Bana syleyemediin bir ey varsa,"diye sorar k, "tek bana dndn eyler varsa, o zaman yreinde ne aryorum ben?" Dnr souk klan, araya konan mesafeden kaynaklanan o gcenme, yani dncenin stn olmasdr ve dnr bylece yalnzca sevgilinin deil, ulusun, lknn ve snf mcadelesinin de dman olur kar. 11. Geleneksel ikilik prensibi erevesinde, dnr ile k bir yelpazenin iki zt ucunda yer alrlar. Dnr ak dnr, k ise yalnzca ktr. Ellerimi, dudaklarm Chloe'nin vcudunda gezdirirken kt eyler dnyor deildim ama Chloe aklmn o an baka yerde olduunu bilse herhalde rahatsz olurdu. Dnce, belli yarglar da beraberinde getirdiinden (ve hepimiz de yarglarn olumsuz olduunu sanacak kadar paranoyak olduumuzdan), plakln bizleri daha da incinebilir kld yatak odasnda hep pheyle karlanmtr. Cinsel organlarn boyutlar, renkleri, kokular ve hareketlerinde odaklanan eit eit kompleks gz nnde bulundurulduunda, her trl deer yargsnn yok edilmesi gerekmektedir. Ve ite klarn dncelerini boan o i ekiler, soluklar da tek bir mesaj dorular, dnemeyecek kadar tutkunum u anda. pyorum, dolaysyla dnmyorum sevime ite byle bir resmi mit temelinde geliir, yatak odas da elerin birbirlerine huu uyandran plaklklarn anmsatmama kararnda sessizce birletikleri o ayrcalkl mekndr. 12. nsanlarda, baka hibir canlda olmayan ikiye blnme yetenei vardr, hem davranabilir, hem de bu davranlar dardan izleyebilirler - dnce ite bu ayrmdan doar. Ancak insann kendisinin an farknda olmasndan kaynaklanan hastalk da izleyen ile izlenenin bir trl birlememesinden, yani bir hareketi yaparken o hareketi yaptn unutamamaktan doar. Bir uurumdan gayet rahat atlayan ve altnn bo olduunu fark edene kadar dmeyen izgi film karakterinin

durumuna benzetilebilir bu - farkna varr varmaz lm boylar kahramanmz. Rahat insanlar, kendi halini fazlasyla dnenlere kyasla ne kadar ansldrlar, zne/nesne ayrmn d nmedikleri gibi, srekli bir aynann varln ve kendilerini sorgulayan bir nc gzn (o an Chloe'nin kulak memesini pen) temel benlii srekli gzlediini, deerlendirdiini ya da salt baktn hissetmezler. 13. On dokuzuncu yzylda, evlenecei gn annesinin "Bu gece kocann delirdiini sanabilirsin, ama sabaha iyilemi olacaktr" diy'er-ek uyard gen bir dindar bakirenin yks vardr. Akl da ite bu tr delilii reddediin bir simgesi, bakalar soluk soluayken hl yerinde olduu iin itici gelmiyor mu insanlara? 14. Masters ve Johnson'un vaha evresi dedikleri srete, Chloe bana bakp, "Ne dnyorsun Sokrates?" diye sordu. "Hibir ey," diye yantladm. "Samalama, gzlerinden belli bir kere, niye glmsyorsun?" "Hibir ey diyorum sana, ya da belki binlerce eyi; seni, geirdiimiz geceyi, gecenin nasl sonlandn, ne kadar tuhaf, ama ayn zamanda ne kadar rahat hissettiimi..." "Tuhaf m?" "Bilmiyorum, ama evet, tuhaf, belki de ocuk gibi utangalk ediyorum kim bilir." Chloe glmsedi. "Komik bir ey mi var?" "Bir saniye arkana dnsene." "Neden?" "Dn ite." Odann bir kenannda, ekmeceli bir dolabn tam zerinde Chloe'nin bak alanna gre yerletirilmi ve ikimizin araflarn arasndaki plak vcutlarn yanstan byk bir ayna vard. Chloe bizi izlemi miydi orada gece boyunca? "zr dilerim, sylemeliydim sana ama seni daha ilk geceden artmamak iin sormak istemedim. Ama bir baksana, insan daha ok zevkleniyor." 15. Chloe beni kendine doru ekerek bacaklarn at ve yava yava sallanmaya baladk yine. Odann kenannda duran aynada araflarn arasnda birbirini kucaklam, yatakta sevien iki insan grdm. Aynadaki insanlarn Chloe ile ben olduunu hemen fark etmedim dorusu. Aynadaki hareketlerimizle gerek hareketlerimiz arasnda ilk bakta bir bakalk vard sanki, izleyenle izlenen arasndaki ayrmd bu, ama zevk veriyordu, insann utanga durumlarda zne ile nesne arasnda hissettii o rahatsz edici mesafe gibi deildi. Chloe ile yaptklarmz nesnelletiriyordu ayna ve bu arada sevimenin hem oyuncusu hem de izleyicisi olabilme keyfini yaatyordu. Akln gvdeyle ibirliiydi bu, bir kadnla sevien erkein erotik imgesi (kadnn bacaklar omuzlarmdayd imdi) son derece tahrik ediciydi. 16. Akl gvdeyi asla terk edemez ve belli durumlarda terk etmesi gerektii dncesi de olduka safa geliyor bana. nk dnmek her zaman yarglamak (ya da hissetmemek) an lamna gelmez, insann kendi dnyasndan kmas, bakasn dnmesi, bakasnn halinden anlamas, bir bakasnn gvdesiyle btnlemesi, onun hissettii zevki hissederek davranmas, onunla ve onun iin dorua ulamak anlamna da gelir. Akl olmasa, gvde yalnzca kendi zevklerini dnr olurdu, ezamanllk olamayaca gibi, tekini uyaran yollara dmek gibi bir kayg da hissedilmezdi. nsan bir ey hissetmiyorsa, o zaman dnmeli. Ahengi kuran, nabza gre erbet veren akl dr. Gvde kendi haline braklm olsa, o zaman bir tarafta bir deli, teki tarafta ise korkmu, dindar bir bakire olurdu.

17. Chloe ile arzularmza kaplm gidiyor gibi grnyor duk ama aslnda birbirimize uyum salamaya alyorduk bir yandan da. Srecin doal bir biimde gelimesi iin gsterdiimiz aklc ve teknik abalar, orgazmn doallna aykryd belki, ama bu ironik durum sevimenin yalnzca gvdeyi -ve dolaysyla doayilgilendirdiini savunan modern bak asndan byleydi. 18. Bu gibi ztlklar, doallk dncesini bozuyor nk doa miti (tpk Hegel'in Minerva Baykuu gibi) doann artk varolmad noktada, ilkellie duyulan nostaljiyle ortaya kt, o yitik enerjinin yasn tutmaya balad. Doalla tutkun ama doallktan yoksun bir dnyada, orgazm insanln yitirdii ve bugn artk yapay bir cennete dnm doayla ban kuran bir ge olarak gren seksologlar da ket vurulmu brokratik tler vermekten kurtulamazlar. (Haz faizminin bugn hl okunan kitab Cinselliin Keyfi { Cinselliin Keyfi, Sevime Rehberi, Alex Comfort, Quartet Kitaplar, 1989} , okurlarna u gayet ciddi, dilbilgisi hatalaryla dolu nerilerde bulunuyor: "orgazm iin olduu kadar hazrlk aamasnda da, eli vulvayabastrmak, orta parmak dudaklarn arasnda bulunmal ve parmak ucuyla vajinaya girip kmal, bu arada avucun da kask kemiine serte bastryor olunmas en iyi yntemlerden biri saylr.") 19. Chloe ile kapldmz ritmik tempo ok gemeden dorua ulat. Kasklarmz ar svlarla nemlendi, salarmz terden srlsklam olmutu, birbirimize bo gzlerle bakyorduk, aklmz ve gvdemiz tpk o teki lmde olaca gibi birlemiti ite (baka trde bilgiler boanmay semilerdir). Zamansz bir yerdeydik sanki, hem ksa hem uzun, kaleydeskopik, ekilden ekle girebilen, olabildiince lml, tm szlerin ve kurallann eriyip gittii, dilin patlayarak anlamm, politik olann, tabu olann tesindeki lklara dnt bir unutkanlk lemine girmitik.

ALTINCI BOLUM Marksizm 1. Katksz sevgiyle birine bakp (bir melee) onunla cennette birlikte olmann verebilecei zevki dlerken, nemli bir tehlikeyi gzden karmamz olas: Sevgimize karlk verdi inde, ona duyduumuz ilginin ne kadar abuk snecei. Ne kadar irkin, aptal ve skcysak, en az o kadar gzel, zeki ve esprili birine kendimizden kamak iin k oluruz. Ama bylesi mkemmel bir yaratk kalkp bir gn bizi severse ne olacak? akna dnebiliriz - bizim gibi birini sevebilecek kadar zevkten yoksunsa, nasl umduumuz kadar harika olabilir? k olmak iin sevgilinin bizi bir ekilde atna inanmamz gerekiyorsa, o zaman o aka karlk vermeleri durumunda zorlu bir ikilem ortaya km olmuyor mu? yle bir soru sormak durumunda kalyoruz; eer o kadar harika bir insansa, nasl oluyor da benim gibi birine k olabiliyor? 2. Psikoloji rencileri iin 'ertesi sabah'tan daha zengin bir aratrma alan yoktur. Ama Chloe'nin uyanr uyanmaz yapaca baz iler vard: Bitiikteki banyoda salarn ykyordu, fayanslara arpan su sesiyle ben de uyandm. Dorulup, yatakta onun yatt tarafa ilitim, kokusunun sinmi olduu blgeye yerletim. Cumartesi sabahyd ve Aralk gneinin ilk nlar perdelerden ieri szyordu. Bir rntgenci gibi gizlilikle oday gzlemeye baladm, sevgilinin antropolog oldum, grdm kltrel manifestoya hayranlk duyuyordum. Snanda, yatanda, araflarnda kvrlp yatmak, gnlk yaamn oluturan nesnelere, her sabah uyandnda evresini saran duvarlara, alar saatine, bir kutu aspirine ve komodinde duran kpelerine bakabilmek bir ayrcalkt. Chloe'nin sahip olduu her eye kar bir bylenme haline sokmutu be ni ak, gnlk yaam bambaka bir zellie brnmt. Bir kede parlak san bir radyo duruyordu, ereveli bir Matisse afii sandalyeye dayanmt, dn gece giydii giysiler aynann yanndaki dolapta aslyd. ekmece dolabnn zerindeki kitaplarn yannda antas, anahtarlar, bir ie soda, bir de oyuncak fili Guppy duruyordu. Sahip olduu her eye bir duygu yatrm yapyordum, her ey ylesine mkemmel ve zevkli, dkknlarda satlanlardan ylesine farklyd ki (geri geenlerde Oxford Caddesi'nde ayn radyodan grmtm). Banyoda san ykayan deniz kzmn yokluunda her eyi birer simgesel ve erotik nesne olarak fetilere dntrdm. 3. "Benim i amarlarm m deniyordun yoksa?" diye sordu Chloe az sonra beyaz bir bornoz ve bana sarlm havluyla banyodan karak. "Ne yaptn buca zamandr? Hadi artk kalk yataktan, dzelteceim." Kprdandm, i ektim, ofladm, pufladm. "Ben kahvalt hazrlayacam, sen de o arada du alsana. Dolapta temiz havlu var. Bir de pck ver bakalm." 4. Banyosu da bir baka harikalar diyaryd, kavanozlar, losyonlar, iksirler, parfmlerle doluydu, gvdesinin tapnanda kutsal bir yolculua ktm. Sam ykadm, avazm kt kadar bararak ark syledim, kurundum ve Chloe'nin bana vermi olduu yeni d frasyla dilerimi fraladm. Bir on be dakika sonra

yatak odasna dndmde, Chloe yata yapm, oday temizlemi ve perdeleri amt. 5. Yalnzca ekmek kzartmam, bir kahvalt ziyafeti hazrlamt. Bir sepet kruasan, portakal suyu, bir srahi taze kahve, yumurta ve kzarm ekmek vard, masann tam ortasndaki vazoda da krmz ve sar iekler duruyordu. 6. "Harika," dedim, "Ben du alp giyinene kadar sen btn bunlar hazrlamsn." "Senin gibi tembel deilim de ondan. Hadi soumadan yiyelim." "Ne kadar tatlsn, neler yapmsn." "Samalama." "Hayr ama gerekten yle. Beni byle her gn kahvaltyla martan birisi yok," dedim ve beline sarldm. "Havalara girme, senin iin yapmadm ki. Ben her hafta sonu byle kahvalt ederim." Yalan sylediini biliyordum tabii. Romantizmle, duygusallkla dalga geiyor ve sert grnmeye alyordu ama gerekte tam tersiydi bunlarn, idealist, hayalci ve zverili, stelik yap yap dedii eylerin hepsine yrekten balyd. 7. Bu harika, yap yap kahvalt srasnda belki de apak olan bir eyin yeni farkna varmam, aklm kartrd - Chloe, benim ona hissettiklerimi bana kar hissetmeye balam gibiydi. Dardan baknca bunda bir olaandlk yok elbette, ama ben ona k olduum iin bana karlk vermesi olasln tamamen gz ard etmitim. Houma gitmedii anlamna gelmiyordu bu, bu konuyu dnmemi, sevilmeden seveceimi sanmtm bunca zamandr. Bu duygu zerinde durmamn tek nedeni, sevilmenin aslnda daha zor, yani Eros'un okunu gndermenin, bu okun gelip saplanmasndan daha kolay olmasyd. 8. Kahvalt srasnda birden fark ettim ki bu durumu kabullenmek biraz zordu, kruasanlar tam Fransz usul, kahve olabildiine aromatikti ve tm bunlarn simgeledii ilgi ve efkat beni rahatsz etmiti. Chloe dn gece vcudunu, bu sabah mutfan amt ama bunlar, bir trl aklmn gerisine itemedeim (hatta sinirime dokunan) ve bir trl zemediim u dnceye yol ayordu: "Bunlar hak etmek iin ne yaptm ben ?" 9. nsann, bir bakas tarafndan sevildiinin farkna varmas sevindirici olabilecei gibi birden korkutabilir de. Neden sevildiinden emin olamaynca, ne yapp da sevgiyi hak ettiini anlayamaynca, hak etmedii bir eye sahip olmu gibi hissediyor insan kendini. Chloe'ye ne kadar k olursam olaym, bana olan ilgisi cesaretimi kryordu. Bu ekilde karlk gren baz kiiler, bandan beri bildikleri gerein onayland sansna kaplrlar -onlar, kendilerinin zaten sevilesi olduuna inanmlardr. Ama bir de neden sevildiklerini sorgulayacak kadar gvensizler vardr ki onlar ikna etmek pek kolay deil dir. Bu gibi talihsizlere kahvalt hazrlama talihsizliine den sevgililer, sahte iltifatlann tm ikyetlerine hazrlkl olmaldr. 10. Tartmalara bulunan bahaneler, temelde yatan sorunla karlatrldnda incir ekirdeini doldurmaz. Bizim tartmamzn bahanesi ilek reeli oldu. "ilek reelin var m?" diye sordum Chloe'ye kalabalk masay gzlerimle tarayarak. "ilek yok ama ahududu var, fark eder mi?" "Fark eder aslnda." "Brtlen reeli de var." "Brtlenden nefret ederim, sen seviyor musun?" "Ben severim, sen niye sevmiyorsun?"

"ren geliyor bana. Yani doru drst bir reelin yok mu imdi?" "Ne demek doru drst reel? Masada be eit reel var, yalnzca ilekli yok." "Anlald." "Neden bu kadar bytyorsun ki?" "nk doru drst bir reel olmadan kahvalt edemem ben." "Ama doru drst reeller var, yalnzca senin sevdiinden yok." "Dkkn uzakta m?" "Neden?" "Gidip alacam da ondan." 'Tanr akna daha yeni oturduk u masaya, imdi gidersen her ey buz gibi olacak." "Gideceim." "Her ey souyacak dedim, neden srar ediyorsun?" "Canm reel istiyor da onun iin." "Neyin var senin?" "Hibir eyim yok, neden ki?" "Samalyorsun nk." "Samalamyorum." "Evet samalyorsun." "Canm reel istiyor, ne var bunda?" "Neden bu kadar zorluk karyorsun ki? Ben kalkp sana kahvalt hazrlyorum, sense bir reel yznden sylenip duruyorsun. Eer o kadar istiyorsan defol git, bakasyla ye reelini." 11. Bir sessizlik oldu, Chloe'nin gzleri parlad, sonra birden kalkp yatak odasna gitti, kapy da arkasndan arpt. Bense masada kalakaldm, odadan gelen alama benzeri sesleri dinledim ve sevdiimi iddia ettiim kadnn moralini bozduum iin kendimi salak gibi hissettim. 12. Karlksz ak strapldr ama en azndan emin bir eydir, nk insan kendisinden baka birini incitme tehlikesine dmez, tek tarafl strabn actatl bir taraf da vardr aslnda. Ama ak karln bulduunda, insan tek bana ac ekmenin edilgenliini terk ederek bir bakasn da zebilmenin sorumluluunu stne almak zorunda kalr. 13. Sorumluluk ne byk yk getirir insana. Chloe'yi incittiim iin kendime duyduum nefret, bir an iin ona yneldi. Benim iin bu kadar aba harcamas, bana inanarak zayflk gstermesi ve onu krmama izin verdii iin nefret ediyordum imdi ondan. Bana di fras vermi olmas, kahvalt hazrla mas, bir de kalkp yatak odasnda benim yzmden ocuklar gibi alamas ar duygusal, hatta salaka grnyordu bana. Bana, benim ruh halime gsterdii bu duyarllk hi houma gitmemiti, gsterdii bu zaaf nedeniyle onu cezalandrmak istiyordum. 14. Neden canavarlamtm byle? Ben hep bir tr Marksist olmutum da ondan. 15. Marx'm bir esprisi vardr, kendisini yelie kabul ede cek kulbe girmeye tenezzl etmediini syleyerek glerdi kulp yeliinde olduu kadar ak iin de geerli bu. Bu Marksist dnceyi sama bulup gleriz: Nasl olur da hem bir kulbe ye olmay isteyip, sonra da kabul edilince artk istemiyorum? Nasl olur da Chloe'nin beni sevmesini isteyip, sevdii zaman sinirleniyorum?

16. Bunun nedeni belki de belli bir tr sevginin znde kendimizden, kendi zaaflarmzdan kamak iin bizden daha gl, daha gzel olana snmay istemekten kaynaklanyor Tam, bir kulp, Kadn/Erkek olabilir bu. Sevdiimiz kii sevgimize karlk verirse (Tanr dualarmz kabul ederse, kulp yeliimizi uzatrsa) o zaman kendi iimize dnerek o kiiyi neden sevdiimizi anmsamak durumunda kalrz. Yani belki de istediimiz ak deil, k olacak birini bulabilmek. O kii kalkp da bize inanmaya balarsa, o zaman biz nasl ona inanrz? 17. Chloe'nin duygusal yaantsn benim gibi bir serseri zerine temellendirmeyi dnebilmesi bile ok ilginti. Bana biraz k olmu gibi grndne gre, beni yanl anlam olmuyor muydu? Yine o klasik Marksist dnceye dnyoruz ite; ak arzulanr ama kabul edilemez, nk gerek benlik ortaya konduunda hayal krklklar yaanacaktr - zaten yaanm olan bir hayal krklnn (bir anne ya da babann elinde) gelecee ynlendirilmi halidir bu. Marksistler gerek benliklerini ylesine kmserler ki her trl yaknlamann onlar birer arlatana dntreceini sanrlar. Sonradan yitirilecek bir ak armaann kabul etmenin ne anlam var? Beni seviyorsan, yeterince tanmyorsun diye dnr Marksist, yeterince tanmadna gre de tanyana kadar sevgine almak delilik olur. 18. Ve ite bu gibi nedenlerle, Ortodoks bir Marksist ile yaplan ibirlii eitsiz bir efkat dalm ve paylam zerine kuruludur. Karlksz bir akn kurban bir gn akna karlk bulaca hayaliyle yaarken, Marksist'in bilinaltnda dlerin dler leminde kalmas gerektii dncesi yatar. Karsndaki insann bu sevginin farknda olmas bile gerekmemektedir, kendi kendisine verdii deerin bir uzants olarak fazla aranmamal, fazla destek olunmamal, fazla iyi davranmamaldr ona bakalar neden kendisinden daha ok deer versin ki? Sevdii kii ona tesadfen iyi davranrsa (seviirse, glerse, kahvalt hazrlarsa szgelimi) Marksist'in ilk drts, houna gitmediinden deil, hak etmediini dnd iin bu gzellii yok etmektir. Sevdii kii karlk veriyorsa, bir serseriyi sevdii iin deerini yitirir. Chloe benimle sevierek, bana iyi davranarak deerini yitirmise, bu belki de bir Marksistle tehlikeli derecede yaknlaarak kapt Benmikrobundan kaynaklanmyor muydu? 19. Baka Marksistlerin davranlarna sk sk tank oldum. On alt yamdayken, okuldaki voleybol takmnn kaptan, hem ok gzel hem de koyu bir Marksist olan on be yandaki bir kza k olmutum. "Bir erkek beni dokuzda arayacan syleyip, dokuzda ararsa telefona bakmam bile," demiti bana, ona kantinden aldm portakal suyunu yudumlarken. "Ne yani, o kadar sabrsz olunacak ne var? Beni bekleten erkekleri severim ben, saat dokuz buuk olduunda hl aramamsa ayaklarna bile kapanabilirim." O yamda bu kzn Marksizmini igdsel olarak alglam olmalym nk her sylediine ve yaptna ilgisiz davranmak gibi bir aba sarf ettiimi anmsyorum. Bu abalarm ilk meyvesini birka hafta nce tattm ilk pckle verdi. Ama ok gzel (ve ak sanatnda voleybolda olduu kadar atlgan) olmasma karn ilikimiz srmedi. Srekli ge aramaya almak yormutu beni. 20. Birka yl sonra bir baka kzla kyordum ve o da (her iyi Marksist gibi) bir erkee k olabilmesi iin erkein ona meydan okumas gerektiine inanyordu. Bir

sabah birlikte parkta yrye karken son derece iren, cart mavi bir ka zak geirmitim zerime. "Bak sylyorum, u kaza karmazsan seninle dar kmyorum," dedi Sophie beni merdivenlerde grnce, "aka olmal. Byle bir kazak giymi biriyle grleceimi sanyorsan yanlyorsun." "Ne giydiimin ne nemi var Sophie? Parkta yrye kyoruz," diye yantladm, geri belki ciddi sylyordur diye tedirgin olmam deildim hani. "Nereye gittiimiz hi nemli deil, bak sylyorum, stn deitirmezsen ben parka gitmiyorum." Ama benim de inadm tuttu ve kazam deitirmeyi reddettim. stelik yle bir savundum ki kazam, ok gemeden Kraliyet Hastanesi'nin bahesi nnden geiyor, parka doru yol alyorduk. Parkn kapsna geldiimizde, o ana dek somurtan Sophie kolumu tuttu, beni pt ve sessizlii krarak Marksizmin zn oluturan cmleyi fsldad: "zlme, kzmadm ben sana, bu korkun kaza karmadnasevindim aslnda, szm dinleseydin ne kadar zayf olduunu dnecektim." 21. Marksist'in l, u ikilemli cmleyle zetlenebilirdi demek ki: "Bana kar gel seni seveyim, zamannda arama seni peyim, benimle sevime sana tapnaym." Bunu bahvanla uyarlayacak olursak, komunun imenlerinin her zaman daha yeil olduu inancn ortaya koyan bir komplekstir bu. Bahede tek bana otururken, komunun imenlerine gzlerimizi dikmiizdir agzllkle (ya da Chloe'nin gzel gzlerine, san nasl fraladna falan). Mesele aslnda komunun bahesinin daha yeil ya da bakml olmas (ya da Chloe'nin gzlerinin herkesinkinden daha gzel ya da ayn frayla baka birinin de san ayn ekilde fralayaca) deildir. O imenleri daha ye il ve daha gzel klan bize deil, Benmikrobu tamayan komumuza ait olmasdr. 22. Peki ya komu kalkp da bize k olup, baheyi ayran duvar yktrmak iin belediyeye bavuracak olursa? imen kskanlmz tehdit etmez mi bu? Komunun bahesi yava yava cazibesini yitirerek, kendi bahemiz gibi bakmsz, ruhsuz grnmeye balamaz m? Belki de aradmz daha yeil imenler deil, bizim olmad iin hayranlk duyabileceimiz (bakml olsun olmasn) imenli bir bahe bulabilmek. 23. Birinin bizi sevmesi, bizimle ayn gereksinimleri paylatnn bir kantdr. Bir eksiklik duymasaydk sevmeyecektik belki ama, ayn eksiklikleri bir bakasnda grmek houmuza gitmez ite. Bir yant aryoruzdur, sorduumuz soruyu buluruz karmzda. Onlarn da bir idol yaratmak gibi bir gereksinimi olduu ortaya kar, onlar da aresizdir bizim gibi. Bu durumda, ocuklar gibi edilgen olmaktan, Tannsal bir hayranlk ve tapnmann ardna saklanmaktan istemeden vazgeerek birini hem tamak, hem de onun tarafndan tanmak sorumluluunu stmze almak zorunda kalrz. 24. Albert Camus, kendimizi dank hissetmemize karlk, bakalarnn dardan baknca hem fiziksel, hem de duygusal olarak son derece derli toplu grnd gerekesiyle k olduumuzu ne srmt. Tutarl bir yk, sabit bir kiilik, belli bir yn duygusu hissetmeyince, teki insanlarda bunlar grdmz sanrz. Chloe ile ilikimde de buna benzer bir durum yok muydu? lk bakta, dardan son derece denetimli grnen, sabit ve tutarl bir kiilii vard oysa cinsel birleme

sonrasnda onun da belli gereksinimleri olan krlgan ve dank yzn grmtm (bkz. ekil 6.1). Btn davranlarn toplamndan oluan, Psikopos Butler'n "z" benlik dediine balanan ve cinsel ekim duyan klasik bir Nietzsche'ci benlik sorunsal deil miydi bu? Gzyalarnn ardndan da Bob Dylan'n o nl "zerime yklp kalma (bu gece)"szleri yanklanyordu. znel Kaos Chloe'nin dlediim btnl ekil 6.1 25. Demek ki arzu edilen insan, dengesizliin geerli oldu u bir alanda, ar krlganlk ile ar bamszlk arasnda bir denge kurmak zorunda Marksist iin. Chloe'nin gzyalarnn beni tedirgin etmesi, ona kar duyarllm yanstmasndan kaynaklanyordu aslnda. Ben kaplmak istemezken, onun ba na kaplmasna sinirlenmitim. Geri bamszlk da krlgan lk kadar sorun tekil ediyordu bazen, kimi kadnlarn kibirli ligi, soukluu aka duyulan gereksinimi bile yok etmeye yeterdi. Chloe'nin ii zordu: Ne benim bamszlm tehdit edecek kadar krlgan ne de krlganlm yok edecek kadar bamsz olacakt. 26. Bat dncesinde akn yalnzca karlksz kalabilecek Marksist bir altrma olduunu, zaten karlk grmeyerek beslendiini ileri sren karamsar bir gelenek vardr. Bu dnceye gre, ak vanlacak bir nokta deil o noktaya giden yolun kendisidir ve n hedefine ulamas, yani sevdiini elde etmesi (yatakta ya da baka ekilde) ak kllendirir. Troubadour iirinin tm, cinsellii geciktirmek zerine kurulu olduu iin, o akmn airleri srekli reddedilenlerin ackl haykrlarn yineleyip durdu. Drt asr sonra akn nasl beslendiini irdeleyen Montaigne de ayn dnceyi savunuyordu: 'Ak, bizden kaan yakalamak iin duyulan lgn arzudan baka bir ey deildir' - Anatole France'n dsturuyla da rten bir grt bu: 'nsann sahip olduu bir eyi sevmesi alldk bir durum deildir.' Stendhal de akn ancak k olunan kiiyi yitirme duygusu zerine temellendirilebileceine inanyordu, Denis de Rougemont ise, 'En ciddi engel, en ok yelenen engeldir. Tutkuyu oaltandr,' diyordu ve Roland Barthes da tutkuyu elde edilemez olana duyulan zlem olarak tanmlyordu. 27. Bu dnceye gre, klar zaten srekli zlem duymak We usanmlk arasnda gidip gelirler. Akn belli bir ortam yoktur, bir yndr ak, arzu duyduuna onu yakalad ann tesinde arzu duyamaz olur. Dolaysyla ak karln bulmadan kllenmelidir, nk arzu duyulan elde etmek o arzuyu ldrr. Chloe ile kendimizi ite bylesi bir Marksist ksrdng iine hapsederek, biri severken tekinin sevmemesi, biri sevmez olunca tekinin yine sevmeye balamas gibi zaman iinde kaytszla uzanan yolda bulmamz tehlikesi vard. 28. Ama daha mutlu bir sonu yaand. Ben o kahvaltdan eve zrler dileyerek, sululuk duygusu ve utan iinde, Chloe'yi yeniden kazanabilmek iin her eyi yapabilecek halde dndm. Kolay olmad elbette (nce telefonu yzme kapatt, sonra birlikte olduum kadnlara her zaman byle terbiyesizlik edip etmediimi sordu), ama zrlerden, hakaretlerden, gzyalanndan ve glcklerden sonra, Romeo ve Juliet ayn gnn leden sonrasnda Ulusal Film Merkezi'nde Ak ve lm'n drt buuk seansnn karanlnda yap yap bir sevecenlik iinde ele ele tutumulard. Mutlu bir son olmutu, yani en azndan imdilik. 29. ou ilikide, Marksist bir durum gelip dayanr kapya mutlaka (genelde akn karlkl olduu anlald anda) ve nasl sonulanaca, insann kendi kendine duyduu sevgi ile nefret arasndaki dengeye baldr. Kendi kendine duyulan nefret

ar basyorsa, akna karlk bulan taraf (u ya da bu nedenle) tekinin kendisine layk olmadn syleyecektir (layk deildir nk kendisinden daha iyi birisiyle ilikiye girmitir). Ama kendi kendine duyulan sevgi ar basarsa, her iki taraf da aklarna karlk bulmann karsndakini alalttn dnmeden, karsndakinin gerekten sevilesi olduunu kabullenebilir.

YEDNC BOLUM Sahte Notalar 1. k olunan kiiyle henz bir samimiyet kurmadan nce bile onu zaten tanyormuuz gibi tuhaf bir duyguya kaplabi liriz. Onunla daha nce bir yerde, bir nceki yaammzda ya da belki ryalarmzda tanmzdr sanki. Platon'un len'inde Aristofanes, bu ainalk duygusuna ilikin k olduumuz kiinin bir zamanlar yapk olup da sonra yitirdiimiz "teki yarmz" olduu iddiasn ortaya atar. Balangta, btn insanlar ift srtl, ift brl, drt elli, drt bacakl ve ayn bata zt taraflara bakan iki suratl, ift cinsiyetti canllarm. Bu ift cinsiyettiler yle gl, yle gururluymular ki Zeus onlar ikiye ayrmak zorunda kalm, -erkek ve dii olmak zereite o gn bugndr, her erkek ve kadn, teki yarsyla yeniden birleebilmek iin abalayp duruyor demek ki. 2. Chloe ile ben Noel'i ayr geirdik ama yeni ylda Londra'ya dndmzde btn bo zamanlarmz birbirimize ayrdk, genelde birbirimizin kollarndaydk, sk sk da yatak larmz paylayorduk. saatleri arasna sktrlan (zleme dayanamadka gbek bamz haline gelen telefona sarlarak), parkta yryler, kitaplarda gezintiler ve lokantalarda yemeklerle canlanan, yirminci yzyl sonu kent yaamnn tipik bir ak yksyd yaadmz. lk haftalar, bir zamanlar ift cinsiyetti olan gvdemizin teki yansn yeniden kefetmek gibiydi. O kadar farkl konularda

anlaabiliyorduk ki, belli ayrc noktalara karn bir zamanlar ayn gvdenin iki paras olduumuz sonucuna vanyorduk ister istemez. 3. Filozoflarn topik toplumlar farkllklar barndran bir pota gibi dledikleri pek grlmemitir, dlerdeki topik toplumlar ayn anlay, dnce ve amalar erevesinde bir araya gelmi birlik ve benzerlik zerine kuruludur. Chloe ile paylatm yaam ekici klan da aramzda kurduumuz uyumdu zaten, gnl ilerinde verilen onca zorlu mcadeleden sonra esprilerini szle bavurmadan anladm, dncelerini mucizevi biimde paylatm, benimle hemen hemen ayn eyleri seven ve ayn eylerden nefret eden ve yannda srekli, "Olamaz, ben de imdi ayn eyi syleyecektim/dnyordum/yapacaktm/anlatacaktm..." dediim birisini bulmutum sonunda. 4. Aka pheyle bakanlar, bu duygunun insanlar arasndaki farkllklar yok edip, taraflarn birbiri iinde eriyerek neredeyse tek kiiye dnebilmesini eletirirler hakl olarak. Bu phe, benzerliklerin farkllklardan daha kolay kabullenilir olmasndan kaynaklanr (tandk olan yeniden kefetmemiz gerekmez), nk tandk olan kefetmeye yelteniriz, bizi tedirgin edene yzmz dneriz genelde. Yani aslnda duyduumuz ak yetersiz malzeme zerine temellendirir, bu cehaleti de arzularla rtmeye alrz. Oysa ak eletirenlerin de iaret etti i gibi, zaman bize gvdelerimizi ayran tenin yalnzca fiziksel bir snr olmadn, amaya abalamann gereksiz olduu daha derin, psikolojik ayrmlarn taycs olduunu gsterir. 5. Dolaysyla, olgun bir insan ilk grte k olmaz. k olmak, insann atlayaca suyun ne kadar derin olduunun bilincinde olmasyla balar. ki insan, kendi gemileri ve siyaset, sanat, bilim ve yemek zerine dncelerini paylatktan sonra ancak birbirlerini sevmeye hazr hale gelirler; bu yaknlk, karlkl anlay temeline oturur. Bylesi olgun ilikilerde, kii eini gerekten tand zaman serpilip bymeye balar ak. Geri akn insann akln da gelebildii dnldnde (genelde tanmadan k oianiann iine dt bir durumdur bu) birbirini tanmak, engel de oluturabilir -topya ile gerek arasnda atma yaanabilir. 6. Chloe ile aramzda ho benzerlikler bulmutuk ama Mart aynn ortalarnda yeni ald bir ift ayakkaby gsterdiinde onun belki de Zeus'un acmasz darbesiyle benden aynlan te ki yarm olmadn ilk kez dndm tarihi bir kenara yaz dim. Bylesi bir karara varmak iin belki ok kk bir neden gibi grnecek bu ayakkab meselesi, ama ayakkab, psikolojik farkllklara kadar uzanan nemli bir estetik simgeydi bana g re. Gvdenin belli blmleriyle, belli giysiler insana dair ipular verir: Ayakkablar kazaklardan, baparmaklar dirseklerden, i amarlar paltolardan, bilekler omuzlardan daha ok ey ifade eder szgelimi. 7. Nesi vard Chloe'nin ayakkablarnn? Nesnel bir bak asyla hibir eyi yoktu (insan ne zaman nesnel olarak k olur ki?). O gece davetli olduumuz bir partide giymek iin Cumartesi sabah King's Caddesi'nde bir maazadan almt. Ayakkaby tasarlayan, topuunu yksek mi alak m yapaca gna karar verememiti belli ki; parmak ularndaki ykseklik ile topuundaki ykseklik aynyd, bu dolgu topuk sayesinde dz topuklu gibi grnrken, sivri topuklu bir ayakkab kadar yksekti. Rokoko arml n ksmnda ise kaln bir kurdeleyle yaplm bir fiyonk ile yldzlar vard. Son moda, kaliteli, temiz bir ift ayakkabyd ite - ama benim nefret ettiim trdendi.

SAHTE NOTALAR 8. "Baylmadn m ayakkablarma?" diye sordu Chloe yeni bir ey alm olmann heyecanyla, "Ayamdan karmayacam bunlar. Ne gzeller deil mi?" Chloe'ye ktm ama, ayakkablarn birer tutku nesnesine dntrebilecek sihirli denek her zamanki byy yapamad bu kez. "Maazadaki btn ayakkablan satn alabilirdim. yle mthi modelleri var ki. izmeleri bir grseydin." (O ana kadar hemen her konuda anlatm) Chloe'nin bana gre zevksiz bir ift ayakkabyla kendinden gemesi son derece artmt beni. Chloe'nin kim olduuyla ilgili dncelerim, Aristofanes'i eminliim, bu belli hevesi kapsamyordu. Chloe'nin o ayakkablar satn alrken aklndan geirdiklerinden bile rahatsz olmutum ve kendi kendime, "Hem bu tr bir ayakkaby, hem de beni nasl sevebilir?" diye soruyordum. 9. Chloe'nin setii ayakkab, kendi varoluunun (birleik fantezilerimizin tesindeki) zevklerinin her zaman bana uymayabileceinin, belli konularda birlesek de bu gr birliinin her alan kapsamadnn rahatsz edici bir anmsatmasyd. Demek ki birisini tanmaya kalkmak her zaman gzel bir sre olmayabilirdi, ho benzerlikler zerinde dururken tehdit edici farkllklarla karlamak da olasyd. Chloe'nin ayakkablanna bakarken, onu grdm andan itibaren dlerimde kurguladm gzel imgeyi bozar diye onunla ilgili baz eyleri renmemeyi diledim. 10. Baudelaire, holand kadnla Paris'te bir gn geiren adam anlatyor bir iirinde. Kadnla birok konuda anlaabildii iin, ruhunu birletirebilecei ideal ei bulduu sansna kaplyor adam. Birlikte bir bulvarn kesindeki kafeye girip oturduklarnda, kafenin penceresinden ierdeki zarif mteri lere, kenan altn yaldzl parlak beyaz duvarlanna bakan yoksul bir ii ile ailesini gryor adam. erdeki atafat seyreden bu yoksul insanlarn bylenmilii, adamn kendi pozisyonundan utanp sklmasna yol ayor. Ayn ruh halini kadnn gzlerinden okuyabilmek iin ona dnyor. Oysa ruhunu birletirmek istedii kadn, u paozlarn kocaman akn gzleriyle ne kadar dayanlmaz olduunu syleyerek, garsonu arp onlan kovdurmasn istiyor. Her ak yksnde byle anlar yok mudur? nsann, kendi dncelerini yanstan bir ift gz aray (trajikomik) bir gr aynlyla sonulanabiliyor ite -ister snf mcadelesi, ister bir ift ayakkab zerine olsun. 11. En kolay k olduumuz kiilerin, yznden ya da sesinden okuyabildiklerimiz dnda pek bir ey ele vermeyenler olduu belki de doru. nsanlar, fantezilerimizde istenen her ekle girerler. Hayal kurmak havasndaysanz, tren penceresin den dary gzleyen ekici bir insann barol oynad bir ak yks uydurmak kadar zevkli bir ey yoktur - Troilus ya da Criseyde ban dnp skc bir sohbete balamaz ya da kirli bir mendile grltl bir ekilde smkrmezse tabii. 12. Sevgiliyi daha yakndan tanmann yol aabilecei hayal krklklar, insann zihninde muhteem bir senfoni besteleyip, sonra onu bir orkestrann seslendirmesine benzer. Dndmz eylerin hayata geirilmesi houmuza gider ama kimi kk ayrntlarn yerinde olmadna yine de hayflanrz. Kemanclardan biri tekilere uyum salayabiliyor mu? Flt biraz ge girmedi paraya? Vurmallar biraz fazla

grltl deil mi? lk grte mi k olduumuz kiiler, zihinde bestelenen senfoniler kadar muhteemdirler. Yani ayakkab ya da edebiyat zevki konusunda yaanabilecek tm atmalardan, henz pro va edilmemi bir senfoni zamanlama tutturamayan kemanc ve fltlerden ne kadar uzaksa o kadar uzaktrlar. Ama o fantezi bir konser salonunda alnd anda zihnimizden kp havalanan o meleksi varlklar gerek birer varla dnerek kendi zihinsel ve fiziksel (ve genelde tuhaf) gemileriyle yere inerler -ve o zaman hangi di macununu kullandklarn, ayak trnaklarn nasl kestiklerini, Bach' deil Beethoven'i dinlediklerini, dolmakalem deil kurunkalem kullanmay sevdiklerini reniriz. 13. Chioe'nin ayakkablar, ilikinin ilk dneminde fark edilen ve isel fantezilerle dsal gerekler arasnda kalan sahte notalardan yalnzca biriydi (olabildiince iyimserlikle sz ediyorum onlardan). Onunla geirdiim her gn, yabanc bir lkeye uyum salamak gibiydi. Kendi geleneklerimden, kendi tarihimden ayrldka yabanc dmanlna kaplyordum. Hem corafi, hem kltrel bir deiim geiriyor, yalnz yaamak ile birlikte yaamak arasndaki bu yersizlik haline almam gerekiyordu. yle bir durumdu ki bu (szgelimi) Chioe'nin can ara sra ge saatte gece kulbne, benimse avangard bir filme gitmek isteyiimiz tekinin yerleik gece hayat ve sinemasal alkanlklarna zt debiliyordu. 14. Tehdit edici farkllklar, temel noktalarda deil (ulusal kimlik, cinsiyet, snf, meslek) zevk ve dnceler gibi nazik konularda ortaya kyordu genelde. Chloe makarnay neden o ok nemli iki dakikay unutarak fazladan kaynatyordu? Ben gzlklerimi neden bu kadar seviyordum? Jimnastiini neden her sabah yatak odasnda yapmakta srar ediyordu? Benim neden mutlaka sekiz saat uyumam gerekiyordu? O neden opera ya daha ok gitmiyordu? Ben neden Joni Mitchell'den holanmyordum? Deniz rnlerinden neden o kadar nefret ediyordu? Benim ieklere, bahvanla olan direncim nasl krlabi lirdi? Denizar yolculuklar neden sevmiyordu? Tann'yla ilgili dncelerinde nasl o denli ak olabiliyordu ("en azndan kanser olana kadar yle")? Bense ayn konuda neden o kadar ketumdum? 15. Antropologlar iin topluluk bireyden nce gelir, bireyi anlayabilmek iin toplumu anlamak gerektiini sylerler, ister ulus, ister klan, ister aile olsun. Chloe ailesine pek dkn deildi ama bir Pazar gn Marlborough yaknlarndaki evlerine davet edildiimizde kabul etmesi iin srar ettim. "Bak grrsn, nefret edeceksin oradan," dedi, "ama o kadar ok istiyorsan gideriz. mrm boyunca neden katm anlarsn en azndan." 16. Bamszlna karn, Chloe'yi ev ortam iinde gzlemlemek eitli ynlerini anlamama yardmc olduu gibi, aramzdaki baz farkllklann kkenlerini kefetmek asndan da aydnlatc oldu. Budakl Mee Kulbesi'yle ilgili her ey Chloe ile benim farkl dnyalarn (hatta farkl galaksilerin) insanlar olduumuzu gsteriyordu. Oturma odas sahte Chippendale mobilyalarla denmiti, hal lekeli bir kzl kahveydi, duvarlar Trollope ciltleriyle dolu kitap raflar evreliyordu, oturma odasnda Stubbs'vari resimler vard, bir kedeki saksdan gekin bir bitki sarkyor ve salyalar akan kpek oturma odasyla bahe arasnda kouturup duruyordu. Chloe'nin annesi kaln, ilemeli, mor bir kazan altna bol, iekli bir etek giymiti, uzun kr salarn dank bir atkuyruu yapmt. Adm srekli unutmasyla (ama yeni isimler uydurmaktaki yaratc yaklamyla) daha da grnr olan bir kyl kaytszl vard kadnda, zerinde saman saplan bulacam sandm

neredeyse. Chloe'nin annesiyle kendi annemi karlatrarak, bu iki kadnn ocuklanna ne denli farkl dnya grleri aladn dndm. Chloe tm bunlar geride brakarak kente, kentin deerlerine ve arkadalanna kam da olsa ailesi onun ait olduu ortak bir genetik ve tarihsel gelenei temsil ediyordu. Kuaktan kuaa geen benzerlikleri grmeden edemedim: Annesi de patatesleri kz gibi, tereyana biraz sarmsak ezip zerine tuz serperek hazrlyordu, o da resimle ilgileniyordu, hatta ayn Pazar gazetelerini okuyorlard. Babas ise yry yapmay seviyordu, hafta sonlar beni Hampstead krlanna srkleyen ve babas gibi temiz havann yararlarn anlatan Chloe gibi. 17. Ne kadar tuhaf, ama yeniydi her ey. ocukluunu geirdii ev, benim tank olamadm, ama onu anlamak iin sindirmem gereken koskoca bir gemii canlandnyordu. Yemein byk blm, Chloe ile anne babas arasnda aile folklorunun geliimiyle ilgili bir soruyant volesi eklinde geti: Sigorta bykannenin hastane faturalarn demi miydi? Su deposu onarlm myd? Carolyn emlakdan haber alm myd? Lucy'nin Amerika'da okuyaca doru muydu? Sarah Teyze'nin romann okuyan var myd? Henry gerekten Jemi ma ile evleniyor muydu? (Chloe'nin yaamna benden ok nce girmiti tm bu karakterler - ve insann asla kurtulamad aile balar gibi, ben gittikten sonra da orada olacaklard). 18. Chloe'nin, anne babasnn gznde bana grndnden ne kadar farkl olduunu izlemek heyecan vericiydi. Ben onu yardmsever ve bonkr bir kz diye biliyordum, evdekilere gre buyurgan ve talepkrd szgelimi. ocukluunda anne babas bir ocuk kitabndan esinlenerek ona Kk Bayan Pompadosso adn takm, bir minik diktatrm yani. Ben Chloe'nin maddi ve mesleki konularda saduyulu olduunu dnyordum, babas ise kalkm kznn "gerek dnyayla ilgili en ufak bir ey bilmediini" sylyor, annesi ise "btn erkek arkadalarn zorbalkla yola getirdiini" anlatyordu. Zihnimdeki imge ile ailesinin anlatt ykler arptka Chloe ile ilgili dncelerime, benden nceki yaamyla ilgili ayrntlar da katmak zorunda kaldm. 19. Chloe leden sonra evi gezdirdi bana. ocukken amcas piyanonun iinde hayalet yayor dedi diye kmaya korktuu merdivenlerin tepesindeki oday gsterdi. Annesinin artk atlye olarak kulland yatak odasnda, can skldnda oyuncak fili Guppy'yi alp sakland kk bir blmeyi de gsterdi. Bahede yrye ktk, erkek kardeinin Chloe yznden arabay arpt bereli aacn nnden getik. Komunun evini gsterdi, yazlan orada brtlen toplarm, eski sahibinin olunu da bir gn okul dnnde pm. 20. Daha sonra bir de babasyla yrye ktm, otuz yllk evliliin epey ilgin eyler rettii beyefendi bir adamd babas. "Kzmla birbirinizden holandnz biliyorum. Ben ak konusunda uzman saylmam ama bak sana bir ey syleyeceim. Kiminle evlendiin pek fark etmiyor dorusu. Severek evlenmisen, sonunda byk olaslkta soumu oluyorsun ondan. Sevmeyerek evlenmisen, sonunda o kadar da kt olma dn kefedebilirsin." 21. O akam trenle Londra'ya dnerken, Chloe'nin ocukluk dnyasyla benim ocukluk dnyam karlatrmaktan bitkin dmtm. Gemiin ykleri, meknlar bir yandan bylyordu beni, bir yandan da korkutuyordu, tuhaf geliyordu bana. Onu tanmadan nceki btn o yllar ve alkanlklar, aslnda

burnunun ekli ya da gzlerinin rengi kadar nemli bir parasyd Chloe'nin. O aile ortam iinde ilkel bir nostalji de duyarak her ilikinin doasnda varolan zorluu fark ettim - yeni bir insan tanmak, ona kendini anlatmak, almaya almak. Chloe'de bulabileceim tm farkllklar dnmenin yaratt korkuydu belki bu, onun bir teki olmas, dnya grlerimizin rtmeyebilecei gereinden kaynaklanyordu. Tren penceresinden Wiltshire doasn seyrederken, btnyle anladm, evini, anne babasn ve tarihi zihnimde oktan evcilletirmi olduum biri iin ocuka bir zlem duydum.

sekizinci bolum Ya Ak Ya Liberalizm 1. Chloe'nin ayakkablarna ksaca dnecek olursak, o ayakkablar satn alm olmasnn kendime sakladm dncelerle sonlanmadn sylemeliyim belki. Evet itiraf ediyorum, o ayakkablar nedeniyle ilikimizin en byk ikinci kavgasn ettik, gzyalar, hakaretler ve bar arlardan sonra ayakkabnn sa teki camdan grltyle Denbigh Soka kaldrm na utu. Olay, brakn melodramatik yann, politik arenada olduu kadar insann kiisel dnyasnda da radikal bir seimi simgeledii iin felsefi bir sorunsal oluturuyordu: Ak ya da liberalizm arasndaki seimdi bu. 2. Bu iki terim genelde iyimser biimde zdeletirildii, biri dierinin z gibi grld iin aralarnda bir seim yaplabilecei gzden karlmtr. Oysa ikisini ilikilendirmek anlamszdr, nk sevmek ve yaatmak olanaksz gibidir, eer yaatlyorsak bu genelde sevilmediimiz anlamna gelir. klarn birbirlerine ettikleri ktlklerin ak bir dmanlk durumu dnda neden hogrlemeyeceini (hatta kavranamayacan bile) soralm kendi kendimize. Ayakkablar ile uluslar arasnda benzerlik kurarak, sorular oaltabiliriz de: Sosyal birlikten, vatandalktan pek sz etmeyen lkeler vatandalarn neden kendi halinde

ama rahat brakrlar? Buna karn, sosyal birlikten, sevgiden, kardelikten en ok sz eden lkeler sonunda neden kymlara sahne olurlar? 3. "Eee? Beendin mi peki?" diye yineledi Chloe. "Pek beenmedim akas." "Neden?" "Bu tr ayakkablar sevmiyorum da ondan. Pelikan gagasna benziyor." "Gerekten yle mi, bence zarif bir ayakkab." "Hayr, deil." "yle ite, u topuuna, fiyonguna baksana. Bence harika." "Bakalm ayn dnceyi paylaan birini bulabilecek misin?" "Sen modadan ne anlarsn ki." "Belki de anlamyorum ama bir ayakkab zevksiz mi deil mi grebiliyorum." "Zevksiz deiller bir kere." "Hadi kabullen artk Chloe, gerekten ok ktler." "Kendime yeni ayakkab aldm iin kskanyorsun sen." "Ben seninle ak konuuyorum o kadar. Bence bu akamki parti iin uygun deiller." "Harika. Kahrolas ayakkablar zellikle bu akam iin aldm." "Peki giy o zaman." "Nasl giyebilirim ki imdi?" "Neden giymeyecekmisin ki?" "nk daha bir dakika nce onlar pelikan gagasna benzettin." "Evet, benziyorlar." "Yani partide pelikan gibi mi grneyim istiyorsun?" "Aslnda istemiyorum tabii. Zaten onun iin sana ne kadar berbat olduklarn sylyorum." "Peki neden dncelerini kendine saklamyorsun?" "nk sana nem veriyorum. Yoksa kim syleyecek sana ayakkablarnn irkin olduunu? Geri benim ne dndm neden bu kadar nemli olsun ki?" "Senin de beenmeni isterdim de ondan. Senin de beeneceini umarak almtm ama sen kalkm onlar giyince tuhaf bir yarata dneceimi sylyorsun. Her yaptm yanl olmak zorunda m?" "Hadi, byle syleme imdi. yle olmadn biliyorsun." "Baksana ayakkablarm bile beenmiyorsun." "Ama geri kalan hemen her eyini beeniyorum." "O zaman u ayakkablar neden grmezlikten geliniyorsun ki?" "nk sen daha iyisini hak ediyorsun." 4. imdi size bu melodramn tmn anlatacak deilim, Chloe'nin birka dakika sonra (belki de yalnzca gstermek amacyla) ayakkablardan birini ayandan kartarak bana attn, benim de (belki biraz aptalca ama) yakalamak yerine yaydan frlam bu okla vurulmamak iin eildiimi, dolaysyla ayakkabnn arkamdaki pencereden camlan da indirerek soka boyladn sylemem yeterli sanrm. 5. Ak ve liberalizmin ikilemleriyle atelenmiti tartmamz. Chloe'nin ayakkablarnn ne nemi vard ki? Onun o kadar gzel baka taraflar vard ki imdi kalkp u ayrntya ki litlenmi olmam marklk olmuyor muydu? Herhangi bir arkadama sylediim kibar yalanlan ona da syleyemez miydim? Tek bahanem onu seviyor olmam, onun benim idealim olmasyd -ayakkablan dnda tabii bu kk hatasn yzne vurmam da bundan kaynaklanyordu, bir arkadama asla yapmazdm bunu (nk bir arkadam zaten ideallerimden uzak olurdu, daha dorusu bir arkadamda ideallerimi aramak aklmn ucundan bile gemezdi). Onu sevdiim iin sylemitim o szleri - baka da savunmam yoktu.

6. Daha idealist olabildiimizde, romantik ak Hristiyan sevgisine benzetiriz: "Seni bir btn olarak seviyorum" diyebilen, koulsuz, snrsz, her ayakkaby seven, her eyi kabullenebilen evrensel bir duygudur bu. Ancak klar, Hristiyan sevgisinin yatak odasna geerken tkendiini bilirler. nk zel deil, evrensel bir mesaj vardr o tr akn, ve zaten b tn kadnlarla erkeklerin, birbirlerinin horlamasn duymayan komularn birbirlerini sevmeleri gerektiinden sz eder. 7. Romantik ak belli bir gvde zerinden konuur, genellenemez, tekillikle ilgilidir. Gl, illeri, kahkahas, dnceleri, bilekleri Komu B'ninkinden farkl olduu iin Komu A'ya k olunur, olay budur. Sevgiyi kriterlere ayrarak bu zor konuyu grmezlikten gelen sa, bylece akn doasnda varolan ktl de gz ard etmi oldu. Zaten aka acy katan o kriterlerdir, Komu A'y Komu B'ye dntrmeye ya da Komu B'yi evlenmeden nceki idealize ettiimiz B haline getirmeye altmzda ayakkablar uumaya, boanma davalar almaya balar. te O sabrszlmz, mkemmelliyetiliimiz ve sonunda da hogrszlmz, dlediklerimiz ile zamann bize gsterdii arasndaki o gri alanda filizleniyor. 8. Bir tek camclarn ilgilenebilecei bir konu deil bu bakn, bu dargrllkler asla tek tarafl deildir. Benimle ilgili belki bin bir ey vard Chloe'yi deli eden: Ruh halim neden sk sk deiiyordu? Bir asrlkm grnen bir paltoyu hl giymekte neden srar ediyordum? Uyurken neden yorgan hep yataktan dryordum? Saul Bellovv'un neden o kadar iyi bir yazar olduunu dnyordum? Neden hl tekerlein byk bir blmn kaldrmda brakmadan park etmeyi renememitim? Neden ayaklarm hep yatan zerine koyuyordum? Yeni Ahit'te sz edilen sevgi byle deildi, ne ilgisi olacakt irkin ayakkablarn, dilerin arasnda kalm bir para marulun ya da yanl da olsa inatla Bukleye Tecavz'*{The Rape ofthe Lock, Alexander Pope [1712-1714]} kimin yazd konusunda inatlamann orada sz edilen sevgiyle? Ama tm bunlar evcilletirme adna, tekini belli bir kalba sokmak iin giriilen gnlk uralard. dealimizle gerei birbiri zerinden geen iki daire eklinde dnrsek, ettiimiz kavgalarla o farkllklar yarm ayn yok etmeye altmz, yani iki daireden tek daire oluturmaya altmz syleyebiliriz. ekil 8.1 9. Peki var myd bunun bir bahanesi? Btn anne babalarn, generallerin, Chicago ekol iktisatlarnn ve Komnistlerin bakalann krmadan nce bavuracaklar o bildik dizelerden baka - Sana nem veriyorum, dolaysyla seni krabilirim, sana nasl olman gerektiini syleyerek onurlandryorum aslnda, dolaysyla incitebilirim seni. 10. Chloe ile eer arkada olsaydk, asla bu kadar tartmazdk. Arkadalar arasnda belli terbiye ve uygarlk ifreleriyle kurgulanm belirli bir mesafe vardr, dmanca drtleri bastran bir biyolojik yabanclk klfdr bu. Oysa Chloe ile ben, artk korunarak sevimiyorduk: Birlikte uyumak ve ykanmak, dilerimizi fralarken birbirimizi seyretmek, tekinin yap yap duygusal bir film izlediinde aladna tank olmak, aramzdaki klf yrtm ve yalnzca ak hastalna deil, madalyonun teki yzne, yani tacize de zaman zaman kaplmamza yol amt. Birbirimiz hakknda bildiklerimizden dolay birbirimize artk sahip olduumuzu, neredeyse lisansl olduumuzu sanyorduk: Seni tanyorum, dolaysyla bana aitsin. Akmzn

kronolojisinde kibarln (arkadaln) cinsel ilikiden sonra sona ermi olmas ve ilk kavgamzn ertesi sabah kahvaltda km olmas rastlant deildi. 11. Klfn yrtlmasyla, tekel mallar serbest pazara dm ve genelde (insafa kalm) insann kendi dnceleriyle snrlanan gerginliklerin ayyuka kmasna neden olmutu. Freud'u bir dille ifade edecek olursak, artk yalnzca kendi speregoego atmalarmz deil, bir bakasnnkileri de yayorduk (bkz. ekil. 8.2). Gelgitlerin yalnzca ego A ile ego B arasnda gidip gelmesi ak douruyordu: Superego A superego B'ye saldrdnda ise ayakkablar umaya balyordu. ekil 8.2 12. Hogrszln temelinde neyin doru neyin yanl olduuna ilikin belli kavramlar ile bakalanna ille de doru yolu gsterme arzusu yatar. Chloe ile bir gece Eric Rohmer'in filmlerini tartrken (o nefret ediyor, bense baylyordum), Rohmer'in filmlerinin izleyen kiiye gre deiebileceini, hem iyi hem de kt olabilecei olasln gz ard ediyorduk. Tartmamz, farkl bak alarnn geerliliini teslim edeceimize, tekine kendi dncesini dayatma egzersizine indirgenmiti. Chloe'nin ayakkablarndan nefret ederken, aslnda benim onlar sevmemi olmama karn, ille de sevilesi olmadklar gereini gz ard ettiim gibi. 13. Zaten kiiselden evrensele geilmesinden, kiisel deer yarglarn evrenselletirip bir kz ya da erkek arkadaa uygulamaya kalkmaktan (ya da bir lkenin tm vatandalarna), Benim iin iyi'nin, Bence bu senin iin c/e/y/'ye dnmesinden douyor zorbalk. Chloe'nin de benim de belli konularda dorularmz vard ve bunlar, birbirimize uygulamaya kalktmz evrensel dorulara dnyordu ister istemez. Akn zorba yan, eimizi (gya sevgiden) grmek isteyebilecei bir filmi grmekten, satn almak isteyebilecei bir ayakkaby almaktan alkoymak ve evrensel doru kisvesi altnda olsa olsa (en iyi koullarda bile) kiisel bir deer yargsn kabul etmeye zorlamaktr. 14. Politikann akla badamad sanlr ama Fransz Dev rimi'nin kanla lekeli tarihinde ya da Faist ve Komnist deneylerde ayn tr bir ak kurgusu bulmak olas deil mi? Yine de gien gerekler karsnda, o farkllklar yarm aynn yaratt sabrszlk (baltal adamn sabrszl) sz konusu deil mi? Akn politikas Fransz Devrimi'nin ayyuka km tarihiyle balyor, devletin vatandalarna yalnz hkmedecei deil, onlar sevmeye de kalkaca teklif edildiinde (tecavzde de bu kadar seim hakk brakrlar insana), vatandalarn da ayn ekilde karlk verecei varsaylyordu - yoksa giyotine... Devrimlerin balangc, arpc bir biimde baz ilikilerin balanglarna benziyor - birlie verilen nem, ulusun/iftin gcne olan inan, bencillikten vazgemek, benliin snrlarn yok etmek, tm srlardan kurtulmak arzusu (karmdakinden korkmak da ok gemeden k paranoyasna ve/ya gizli polisin ortaya kmasna yol aar). 15. Ak ile kane politika ayn toz pembe havada balad gibi, ikisinin sonu da ayn derecede kanl olabilir. Zorbalkla son bulan aklara, ulusun gerek karlarn yrekten d ndklerine dair sarslmaz inanlarn bu inanca ters den herkesi ldrerek hakl karan hkmdarlara aina deil miyiz? Ak bir inansa eer (ki bunun yan sra daha birok eyse) dargrl bir inan olabilir ancak, nk hibir inan fkesini onu kabul etmeyenler ve inanszlardan karmaktan alkoyamamtr kendini. Baka bir deyile, insan bir eye inand anda (la patrie, Marksizm-

Leninizm, Nasyonal Sosyalizm), o inancn gc, tm seenekleri kendiliinden yok etmek durumundadr. 16. Ayakkab olayndan birka gn sonra gazete ve st almak iin bakkala gittim. Bay Paul, dkknda st kalmadn, ama biraz beklersem gidip depodan getirebileceini syledi. Dkknn arka tarafna giderken, kahverengi deri sandaletlerinin iine gri, kaim bir ift orap giymi olduunu fark ettim. nanlmaz lde irkindiler, ama tuhaf, son derece de sradan grnyorlard. Chloe'nin ayakkablanm grnce neden ayn soukkanll gsterememitim? Bana gnlk ekmeimi satan bakkalma gsterdiim kibarl, sevdiim kadna neden gsteremiyordum? 17. Dayak atanyiyen ilikisini deitirme arzusu, siyasal dncede epey bir zamandr baskn. Hkmdarlar, vatandalarna neden kibar davranmyorlar, sandaletleri, muhalifleri ve eitlilii ho grmyorlard? Liberal dnrlere gre, liderler artk vatandalarn sevdikleri iin hkm srdklerini sylemekten vazgeip, faiz oranlarn indirmeli, trenlerin zamannda kalkmasn salamal. tenlik dediin byle olur. 18. Temkinli politikann en byk savunucusu, 1859 ylnda sevgisiz liberalizmin klasik savunusunu, devletin vatandala rn rahat brakarak ayakkablarn deitirmesini, belli kitaplar okumasn, kulaklarn temizlemesini ya da di iplii kullanmasna karmamasn rica eden (ne kadar iyi niyetli de olsa) zgrlk zerine'yi yazan John Stuart Mill'dir. Mill bir ulusun (Robespierre'in Fransas'n unutmayalm) "her vatanda nn zihinsel disiplini ve derin ortak karlar" zerinde dnmesi gerektiini hissetmi olsa bile, modern devletin olabildiince kendini ekerek vatandalarn kendi halinde brakmas gerektiini ne sryordu. Bir ilikide tacize urayan ein bi raz rahat braklmak iin yalvarmas gibi, Mili de devletin vatandalarn kendi halinde brakmasn istiyordu: "Adn hak eden tek zgrlk, bakalarn zgrlklerinden alkoymadmz ya da kendi zgrlmz elde etmek iin onlarn abalarn engellemediimiz srece kendi dorumuz dorultusunda, kendi bildiimiz yolda ilerlemektir... Uygar bir toplumda belli insanlar zerinde g kullanmann tek hakl gerekesi, bakalarn korumak olmaldr. Fiziksel ya da ahlaki anlamda menfaatler, yeterince hakl bir neden deildir."{ zgrlk zerine, John Stuart Mili, Cambridge niversitesi Yay. 1989} 19. Mill'in ifadeleri yle mantkl ki, bu ilkeleri kiisel dn yaya uyarlamak mmkn deil mi? Geri bir ilikiye uyarlan dnda, Mill'in bak as ekiciliini byk lde yitiriyor. Sevginin oktan buharlat, iftin ayr yatak odalarnda yatt, ie gitmeden nce mutfakta bulutuklarnda bir iki laf ettikleri, iki tarafn da karlkl anlaytan umudu keserek anlayla karlanan yanl anlalmalarla geinmeye alt, akam yemeinin oban yahnisi srasnda kibarlklar, yaamlarna sinmi duygusal iflasn yaratt sabah saat bunalmlaryla geen khnemi bir evlilii akla getiriyor. 20. Ak ile liberalizm arasndaki seime dndk yine, bir se imdirbu, nk ikincisi ancak mesafeli bir dostlukta ya da kaytszln hkim olduu bir ilikide elverili grnyor. Bakkaln sandaletleri sinirlerime dokunmuyordu nk umrumda deildi, ondan gazetemi ve stm alyordum, o kadar. Ona ruhumu amak ya da onun omzuna yaslanp alamak gibi bir arzum yoktu, dolaysyla ayana ne giydii

de beni ilgilendirmiyordu. Ama Bay Paul'e k olmu olsaydm, sandaletlerini bu denli kaytszlkla karlayabilir miydim, yoksa bir an gelir de (elbette akmdan), yle bir ksrerek, farkl bir ayakkab almas gerektiini syleyecek noktaya gelmez miydim? 21. Chloe ile olan ilikimin terr boyutlarna hi varmama s, ak ile liberalizm arasndaki seimi, pek az ilikinin ve i kane politikacnn (Lenin, Pol Pot, Robespierre) sahip olmad bir malzemeyle yumuatabilmemizden kaynaklanyordu, (yeterince olsa) hem devletleri, hem iftleri hogrszlkten kurtarabilecek bir malzemeydi bu; espri anlay denen ey. 22. Devrimcilerin de klar gibi ciddi olma eilimi iinde olmalar nemli saylabilir. Stalin'le akalamak, Gen Werther'le akalamay hayal etmek kadar g - ikisi de farkl alardan da olsa, an derecede ciddi grnyorlar. Ve glme yeteneksizlii, insani olan fark edebilme yeteneksizliine yol ayor; bir toplumun ya da ilikinin doasndaki ztlklar grememek, arzularn okluu ve atmasn sezememek, insann einin arabay asla doru drst park edemeyeceini, ykandktan sonra banyoyu temizlemeyeceini ya da Joni M itch eli' i sevmekten vazgemeyeceini ama yine de bizi sevebileceini kabullenme gereksinimi gibi. 23. Chloe ile baz farkllklarmz grmezlikten gelebiliyorsak, bunun tek nedeni kiiliklerimizdeki krdmlerle lgili espri yapabilmemizdi. Ben Chloe'nin ayakkablarndan hl nefret ediyordum, o hl seviyordu, ben onu seviyordum ve (pencere cam yenilendikten sonra) olay espriyle geitirebilmitik. Tartmalar ne zaman biraz atelense, kendimizi camdan atacamz yolunda tehditleri savurarak tekini gldrebiliyor, dolaysyla gerginlii yok edebiliyorduk. Ben hl eskisi kadar kt araba kullanyordum ama bylece "Alain Prost" lakabn edinmitim, Chloe'nin fedakrlklarna dair sylenmelerini bazen yorucu buluyordum ama ben de ona "Jean d'Arc" diyerek geitiriyordum. Mizah, dorudan bir atmay engelliyor, baz eyleri sylemeden tekini eletirme olanan tanyordu "Bu espriyle, sylemeye gerek kalmadan x'ten nefret ettiimi bildiriyorum sana -glmen, eletiriyi dikkate aldnn gstergesidir" 24. Farkllklar akaya dntrememek, iki kiinin birbirlerini artk sevmediine (en azndan akn yzde doksann oluturan abay gstermeyi artk arzu etmediine) dair bir iaret saylabilir. deallerimiz ile gerekler arasndaki duvar esprilerle boyamtk: Her esprinin altnda farkllklara dair bir uyar, hatta hayal krkl vard ama stesinden gelinmi bir farkllkt bu -ve dolaysyla bir kyma gerek kalmadan geitirilebiliyordu.

DOKUZUNCU BOLUM Gzellik 1. Gzellik mi ak dourur, ak m gzellii? Chloe'ye g zel olduu iin mi ktm, yoksa Chloe ona k olduum iin mi gzeldi? Etrafmzdaki saysz insann arasnda, (telefonda konumakta olan ya da banyo kvetinde yanmza uzanm sevgiliye bakarak) arzumuzun neden zellikle bu yz, bu az, burun ya da kulak zerinde odaklandn, boynunun kvrm ya da yanandaki gamzenin mkemmellik ltlerimizi nasl bylesi kesin bir biimde tatmin edebildiini merak edebiliriz. k olduumuz insanlar gzellik sorunsalna dair farkl zmler getirirken, bir yandan da ak estetiimizi, stelik suratlarnn haritas kadar zgn ve zel klacak biimde yeniden ekillendirmeyi baarabiliyor. 2. Marsilio Ficino'ya (1433-99) gre ak "gzellie duyulan arzu" ise, Chloe bu arzuyu ne ekilde doyuruyordu? Chloe'ye kulak verecek olursak, hibir ekilde. Ne kadar telkin edilse de bir hilkat garibesi olmadna onu ikna etmek olanaksz gibiydi. Burnunu ok kk, azn ok byk, enesini sradan, kulaklarn fazlasyla yuvarlak, gslerini kk, ayaklarn byk, ellerini geni, bileklerini ar ince buluyor, gzlerinin yeterince yeil, salarnn yeterince dalgal olmadnda srar ediyordu. Elle ve Vogue dergilerinin sayfalarndaki yzleri ii giderek seyrediyor ve adil bir Tanr kavramnn -kendi fiziksel grnts nda- hibir anlam tamadn sylyordu. 3. Gzelliin nesnel bir standarda gre llebileceine inanan Chloe, kendisinin bu standarda ulaamadn dnyordu. Adn koyamyordu ama, Platonik gzellik kavramna yrekten balyd, dnyann tm moda dergilerinin editrleriyle paylat ve ayna nnde kendi kendinden nefret etme duygusu alayan bir estetik anlay vard. Platon'a ve Vogue'un editrne gre, lml gvdelerin az ya da ok benzedii, gvdenin belli blmleri arasndaki orantdan kaynaklanan ideal gzellik diye bir ey vardr. Gzel bulduumuz her ey, der Platon, o ideal gzelliin bir parasdr ve dolaysyla evrenselzellikler sergilemelidir. Gzel bir kadna bakn, gzelliinde, klasik bir tapnan kurgusunda varolan dengeden farksz bir matematikseloran olduunu greceksiniz. Bir derginin n kapandaki yz grse, ideal gzellie yaklaabilen insani bir ortalama olduunu ne srerdi herhalde Platon (Chloe de o yze ite bu nedenle tapnyordu. Yatan zerinde oturmu salarn kuruturken, bir yandan da nndeki derginin sayfalarn evirerek o sayfalardaki mankenlerin rahat pozlarn suratn bin bir ekle sokarak karikatrize ettii zamanki grnts hl gzlerimin nnde). Chloe, burnunun lsyle dudaklarnn ls uymad iin utanyordu. Burnu kk, dudaklar ise iriydi; demek ki suratnn ortasnda Platonik bir uyumsuzluk sz konusuydu. Platon, ancak ayr elerin uyumu durumunda bir nesnenin dinamik bir duraanlk ve btnle kavuabildiini sylemiti, demek ki onda eksik olan buydu. Platon eer, yalnzca "l (metron) ve orant (simetron) deerlerinin kati olarak gzellik ve mkemmellii dourduunu" sylemise, o zaman Chloe'nin yznde gzellik ya da mkemmellik aramak bounayd.

4. Yzndeki uyumsuzluklar bir yana, Chloe gvdesinin geri kalan blmn daha da orantsz buluyordu. Birlikte ykandmzda karnndan bacaklarna akan sabunlu sular seyretmeye ne kadar hayran da olsam, kendisi aynaya baktnda mutlaka bir dengesizlik bulurdu - ne demek istediini ise ben hi anlayamadm. Leon Batista Alberti (1409-72) olsa belki grrd, nk o gzel bir gvdenin, alt yz paraya blnnce bu noktalar arasndaki szde ideal mesafeleri ortaya koyduuna, heykeitraiarm da bilmesi gereken belli oranlar olduuna inanmt. Heykel zerine adl kitabnda, Alberti gzellii "znesi ne olursa olsun, bir ey eklendii, yok edildii ya da deitirildii takdirde bozulan bir orant ve balant ile bir btn oluturan, tm blmler arasndaki uyum" olarak tanmlamt. Chloe'ye gre ise, doann zaten bozduu vcudunun hemen her taraf bir ekleme, kartma ya da deime ileminden geirilebilirdi. 5. Ancak Platon'un da Leon Battista Alberti'nin de (hesaplamalar ne kadar salam ise de) estetik kuramlarmda bir eksiklik olduu ak, nk ben Chloe'yi fena halde gzel bulu yordum. Onu neden bu denli ekici bulduumu betimlemekte biraz glk ekiyorum. Yeil gzlerine, kara salanna, dolgun dudaklarna m vurulmutum? Bir insann neden ekici olduunu, tekininse neden ekici olmadn szcklerle anlatmann her zamanki zorluu nedeniyle yant vermekte duraksyorum. Burnunun zerindeki illeri ya da boynunun kvrmn ne srebilirim ama, onu ekici bulmayan birisini ikna edebilir mi bunlar? Gzellik, ne de olsa kimsenin kimseyi ikna ede bilecei bir konu deil. Aama aama gstererek, sonunda tartlmaz bir sonuca varlabilecek matematiksel bir forml olmaktan ok uzak. Erkeklerle kadnlarn ekicilii konusundaki mnazaralar, bir resmin bir dierinden daha deerli olduunu kantlamaya alan sanat tarihileri arasndaki mnazaralara benzer. Van Gogh'unki mi Gauguin'inki mi? Birini ya da tekini savunmak iin, sz konusu resmi szcklerle yeniden betimlemek gerekir ("Gauguin'in Pasifik Okyanusu zerindeki gkyzn yanstan iirsel dehas..."na kyasla "Van Gogh'un mavilerinin VVagnerVari derinlii...") ya da teknik ve malzeme konusunda aklamalar yapmak ("Van Gogh'un son yllarnn Davurumcu duyarll..." "Gauguin'in Cezanne'vari izgisellii..."). Ancak tm bunlar, gerekte bir resmin neden baarl olduunu, bizi etkisine alp, gzelliiyle yakamzdan kavradn anlatmaya yetiyor mu? Ve ressamlar, kendileriyle ayn ada yaam sanat tarihilerini hep kk grm olduklarna gre, bu belki de ie dnk bir kendini beenmilikten ok, resmin dilinin (gzelliin dili) szcklerin diline aktarlamayacan hissetmi olmalarndan kaynaklanyordu. 6. Bu nedenle betimlemeyi umduum olgu gzellik deil, Chloe'nin grntsne ynelik benim znel grm olmaly di. Evrensel deeri olan estetik bir kuram ortaya attm iddia etmeye yeltenmiyordum zaten, bakalarnn ayn vcutta ayn mkemmellikleri grememe olasln da gz nnde bulundurarak benim arzularmn kendilerine setikleri yuvaya iaret ediyordum o kadar. Bu tavrm, gzelliin nesnel bir kriter olduunu ne sren Platonik dnceden uzaklaarak, estetik yarglarn "ancak znel temellere dayandrlabileceini" savunan Kant'n (Saf Akln Eletirisi'nde ortaya koyduu) grlerini benimsememi zorunlu klyordu. 7. Kant estetik yaklam, bir gvdeye znel bakn, o gvdenin oranlarndan daha byk nem tadn ileri srer. Ay n gvdenin birine gzel, tekine irkin grnmesini baka nasl aklayabiliriz? Gzelliin, bakan kiinin bak asndan

kaynakland olgusunu, ayn uzunluktaki iki izginin, ulanndaki farkl ynelimli oklar nedeniyle farkl uzunluklardaym gibi grnd nl Mller-Lyer illzyonuyla (bkz. ekil 9.1) karlatrabiliriz. Uzunluun yerine gzellii koyarsak, benim Chloe'ye bakm, o iki izginin ucundaki oklar gibi iliyordu; nesnel bir bakla tpatp alglanabilecekken, Chloe'-nin yzn daha farkl, daha gzel (daha uzun) alglamamn altnda yatan ite buydu. Ona duyduum ak, her ne kadar hayali de olsa, ayn uzunluktaki iki izginin ucuna yerletirildiinde bir farkllk izlenimi douran oklar gibiydi. zgn, sevilesi bir yeni yorumu olarak gryordum. Dilerinin arasndaki boluu grmezlikten gelmek bir yana, iim gidiyordu o bolua. Platonik Diler ekil 9.2 Kant diler ekil 9.1 Mller-Lyer illzyonu 8. Stendhal'in o bilinen tanmyla gzellik "mutluluun ko sulu", ki bu tanm blmler arasnda mkemmel bir uyumdan sz eden Platonik dncenin sertliinden epey uzak. Chloe'ye klasik bir mkemmelliyet bahsedilmemiti belki ama gzeldi yine de. Gzel olduu iin mi beni mutlu ediyordu, yoksa beni mutlu ettii iin mi gzeldi? Bir tr ksrdng sz konusuydu: Beni mutlu ettii zaman Chloe'yi gzel buluyordum, gzel olduu iin beni mutlu ediyordu. 9. Ancak benim ona duyduum ilginin farkl yan, arzularmn o belli yerlere odaklanmamas, aksine, Chloe'ye Platonik bir perspektiften bakan birinin zellikle irkin bulabilecei hatlarn beni cezbetmesiydi. Yznn, bakalarnn pek fark etmeyecei, tuhaf hatlarna ilgi duyduum iin bbrleniyordum bile. Szgelimi iki n dii arasndaki boluu (bkz. ekil 9.2) idealden uzak bir defo olarak deil, di mkemmelliinin 10. Bu gizlilie, arzularmn karmaklna ve kimsenin, Chioe'nin dilerinin benim iin ne anlama geldiini tahmin bile edememesine baylyordum. Bir Platoncu'nun bakyla gzel saylamazd, hatta baz alardan irkin bile bulunabilirdi ama onun gzelliinde, Platonik mkemmelliyet tayan bir yzde eksik olan bir ey vard. Gzellii, irkinlik ile klasik mkemmelliyet arasndaki titreimlerde ortaya kyordu. Yeri yerinden oynatan bir yzn her zaman mimari bir biimsellii yoktur: ki renk arasnda dnen ve hareket ettike nc bir rengin glgelerini yanstan bir nesne gibi hareketli bir ey de olabilir. Mkemmellik biraz zorbalk gibi, hatta bkknlk verici, izleyiciyi gz ard eden, ba sonu belli olan, dogmatik bir ey. Gerek gzellik llemez nk deiken bir eydir, farkl alardan grnr yalnzca ve o zaman bile her kta ve her zaman deil. irkinlikle tehlikeli bir biimde flrt eder, risklere girer, matematiksel orant kurallarna gelmez, nk albenisini zaten irkin de grnebilen taraflarndan alr. Gzelliin, irkinlikle hesapl bir riske girmesi gerekebilir. 11. Proust klasik anlamda gzel kadnlarn hayal gcnden yoksun erkeklere braklmas gerektiini sylemiti, Chloe'nin dilerinin arasndaki boluu hayal gcm harekete geirmeyi baard iin o kadar tahrik edici bulmam belki bundan kaynaklanyordu. O kk bolukla oynamak, onu kapatmak, yeniden amak, dilimi arasnda gezdirmek gibi oyunlar oynamaktan zevk alyordum. O boluk sayesinde Chloe'nin di yapsnda yeni dzenlemeler yapabiliyordum. Chloe'nin gzellii baz

yaratc deiiklikleri kaldrabilecek lde mkemmellikten uzakt. Yznde hem gzellik hem irkinlik saylabilecek zellikler bulunduu iin, hayal gcm gzelliin o inceldii yerden kopabilecek ipine tutunmak gibi bir ilev stlenmiti. Bu belirsizliiyle, Chloe'nin yz Wittgenstein'in ayn imgede hem bir rdek hem de bir tavan bulunan rdektavanyla karlatrlabilirdi, sanki Chloe'nin hatlar da iki farkl yz barndryordu. ekil 9.3 Wittgenstein'in rdek-Tavan 12. Wittgenstein'in rneinde durum izleyicinin tavrna bal byk lde: Hayal gc rdek aryorsa rdek bulur, tavan aryorsa, o zaman onu da bulur. kisinin de kantlan mevcut, dolaysyla izleyicinin eilimi, zihinsel durumu nem tayor. Chloe'nin bana gzel grnmesinin nedeni (rdek gibi grnmesi yerine) elbette ki akt. Ak ve belli bir biimde daha orantl bir yz sememi olmasndan dolay bu akn daha sahici olduunu bile hissediyordum. Vogue'un editr dergisinin bir saysna Chloe'nin fotoraflarn basmaktan kanabilirdi belki ama, bu durum, ironik bir biimde benim ona duyduum arzuyu arttryordu, nk onda bulduum tekillii kantlyordu. Klasik orantlara sahip bir insan "gzel" bulmak ne denli zgn olabilir? ki di arasndaki bolukta gzellik bulabilmek, kesinlikle daha youn aba, daha zengin, Proustu bir hayal gc gerektirir. Chloe'yi gzel bularak, bildik olana kaplmamtm ve onun yznde bakalarnn belki de gremedii bir ey grmtm: Yzne ruh vermitim. 13. Bir Yunan heykeline benzemeyen trde gzelliin barndrd tehlike, rizikonun tutup tutmayacann fazlasyla izleyiciye bal olmasdr. Hayal gc, dilerin arasndaki boluktan skld zaman, iyi bir ortodontiste gitmenin zaman gelmemi midir? Gzellii belirleyen bakan kiiyse, o kii baka bir yere bakmaya karar verdiinde ne olacak? Ama belki de Chloe'nin albenisi buna balyd. znel bir gzellik kuramnn olmazsa olmaz koulu, gzlemcisidir.

ONUNCU BOLUM Ak Szckleri 1. Mays aynn ortasnda Chloe yirmi drdnc ya gnn kutlad. Piccadilly'de bir maazann vitrininde grd krmz bir kaza beendiini epey zamandr belli ediyordu, benim de bir akam nceden i dnnde o maazaya urayp satn aldm kaza, pembe kurdeleli mavi bir kada sard lar. Ancak hediye paketinin zerine ilitirilecek kart yazmaya gelince epey dndm, Chloe'ye onu sevdiimi henz sylememi olduumu fark etmitim. 2. Bu konuyu ona amaya karar vermemde alacak bir ey yoktu (zellikle de krmz bir kazak eliinde), ama imdiye dek hibir ey sylenmemi olmas nem tayordu. O kazak da aramzdaki akn bir simgesi saylabilirdi elbette ama bizim artk konuyu ynl giysilerin tesinde bir dile tamamz gerekiyordu. Ak szcyle ekillenmi ilikimizin zn oluturan bu olgudan hi sz edilmemiti nedense, ya sz etmeye deer bulunmamt ya da ok nemli olduu iin nasl sylenecei zerinde yeterince durulmamt. 3. Chloe'nin neden bir ey sylemediini anlamak daha kolayd. Szcklere kar pheliydi o. "insan konua konua sorun yaratabilir,"demiti bir keresinde ve dil, sorunlarn domasna nasl yol aabiliyorsa, ak da onun araclyla tahribata urayabilirdi. Bana anlatt bir yky anmsadm. Chloe on iki yandayken, ailesi onu bir genlik rgtnn dzenledii bir kampa gndermi. Orada, kendi yat olan bir ocua delicesine k olmu ve epey bir tereddt ve kzarp bozarmalar sonrasnda gl evresinde birlikte yrye kmlar. Gl kysnda glgeli bir noktaya geldiklerinde, ocuk ona oturmasn sylemi, sonra da Chloe'nin terleyen elini tutmu. lk kez elini tutuyormu bir erkek, Chloe'nin. ylesine mutlu olmu ki (on iki yandaki bir insann tm ciddiyetiyle) ona bunun, "bana gelen en gzel ey" olduunu sylemeden edememi. Oysa keke sylemeseymi. Ertesi gn, bu szlerinin btn kampa yayldn ve aptalcasna drst olan aklamasnn, zayf ynyle ilgili bir alaya dntn fark etmi. Srrnn ne kadar kolaylkla dedikoduya dntn grmesiyle dilin ihanetine uram ve ondan sonra beden diline, cmleler yerine eylemlere daha ok gvenir olmu. 4. An duygusalla genelde gsterdii direnle, Chloe ak szcklerini duymak istemedii iin deil de verecei karl n klie ile duygusal plaklk arasnda gidip gelmesi tehlikesinden korktuu iin akayla geitirirdi olsa olsa. Duygusuz olmasndan kaynaklanmyordu bu, ama (akn belirledii) romantiin o ok kullanlm sosyal dilini konuamayacak kadar gizliyordu duygularn. Tuhaft ama bana ynlendirilmi olan duygularm, benim bilmem gerekmiyordu. 5. Yine de kalemim (pastasndaki mumlar fleyen zrafa resimli) doum gn kartnn zerinde tereddt ediyordu ve Chloe her ne kadar diren gsterse de (insann doumuna yklenen o sama ihtimamla dolu) bu ya gn vesilesiyle aramzdaki ban dilsel olarak artk onaylanmas gerektiini hissediyordum. Krmz kaza deil, ak szcklerimi tayan o paketi ona verdiimde neler hissedeceini

hayal etmeye altm. e giderken metroda, banyoda ya da sokakta, tek bana, paketi acele etmeksizin aarken, kendisini seven adamn ona verdii bu hediyenin ne anlama geldiini zmeye altn kurdum kafamda. 6. Ak szcklere dkmenin gl, gnlk iletiimde karlalan glklerden farkldr. Chloe'ye karnmn ardn, krmz bir arabam ya da bir nergis bahem olduunu syleyecek olsaydm, beni anlayacandan emin olabilirdim. Benim hayalimdeki nergisli bir bahe onunkinden biraz farkl olabilirdi doal olarak, ama iki imge arasmda tutarl lde benzerlik bulunabilirdi. Bizi ayran snrlar aan bu szckler, anlamn gvenilir bir biimde kar tarafa iletilmesine yarar, mektup yerine varabilirdi. Yazmaya altm tebrik kartnn ise byle bir garantisi yoktu. Kullanacam szckler, somut bir anlamdan yoksun olduu iin her yne ekilebilecek trdendi. Yrek yolcular vard elbet, grdklerini betimlemeye almlard onlar, ama szck belli bir enlemden yoksundu, corafi bir tanma gelmiyordu, bir trl ad konamayan, ender grlen renkli bir kelebekti. 7. nsan yalnzlatran bir dnceydi bu: Tek bir szck ile hata yapmaktan korkmak belki sama gelecekti ok bilmilere, ama yorumcular araclyla konumaktan bkm usanm klar iin byk nem tayordu bu. kimiz de k ol maktan sz edebilirdik ama ak ikimiz iin de bambaka anlamlar ifade ediyor olabilirdi. Ak szckleri iletmek, bozuk bir vericiyle, nasl alglanaca mehul ifreli bir mesaj gndermek gibi bir eydi (yine de gnderilmek zorundayd mesaj, filizlenir umuduyla saysz tohumunu havaya salan nergis gibi ansa balyd olay, iyimser bir iletiim abasyd - postaya gvenmekten baka are yoktu). 8. Aramzdaki kpry ancak dille kurabilirdim. Bu delikli szgece ydm anlam kavrayabilecek miydi? Anlam ona ulaana dek geriye ne kadar ak kalacakt? Ortak gibi grnen bir dilde diyalog kurmaya yeltenirken, szcklerin kkenlerinin farkl kaynaklara dayandn kefedebilirdik. Ayn yatakta, ayn kitab okuduumuz olmutu sk sk, sonradan farkl blmlerden etkilendiimizi, ayn kitabn ikimiz iin farkl kitaplar gibi alglandn grmtk. Ayn ayrm, tek bir ak cmlesinde de oluamaz myd? Benim kalbim >-----a----------k----->Onun kalbi 9. Geri szckleri avucumun iinde btnyle kavrayamamtm. Benden nce ok kimsenin syledii szcklerdi bunlar, dilin iine domutum ben (sz konusu ya gn benimki olmasa da), bu hastal ben icat etmemitim ki - ve bu nu bilmenin zararlar da vard yararlan da. Yararlan vard n k yzyllar boyunca ak kapsamna girdii kabul edilen ortak bir alan sz konusuydu. Birbirimiz hakknda neler hissettiklerimiz konusunda anlaamasak da Chloe de ben de akn nefret olmadn ve Hollywood yldzlarnn martinilerini yudumlayarak konumaya baladklarnda hangi alana girdiklerini bilecek ve grebilecek kadar iyi rencilerdik. 10. Ak alglama biimlerimiz, romantizmin sosyal kvetinde bir sudan gemiti. Chloe'yi hayal ettiimde, o hayal, yz bir medya kucaklamasnn yumuak, karamelimsi imgesinden eler banndnyordu ister istemez. Chloe'ye k olmann tesinde, sosyal bir ritele katlyordum. Arabadayken en son pop arklannn szlerini dinlediimde, duygularm arkcnn giderek ykselen sesine karmyor muydu kendiliinden, bir bakasnm dokunakl szlerinde Chloe'yi bulmuyor

muydum? Ne gzel olurdu Kollanma almak seni Sevmek seni, bebeim Kucaklamak seni Sevmek seni, bebeim 11. Tanm konamayan, ya gnmz kutladmz kltr tarafndan yorumlanan bir olgudur ak. Chloe'ye olan duygularmn ak olduunu, evremde bu soruya yant aramam gerektirecek durumlar olmasa nereden bilecektim? Arabann radyosundaki arkcyla kendimi zdeletirmem, bu olguyu kendiliinden kavram olmam anlamna gelmiyordu. k olduuma inanmam, aktan kt kt atan yreklere tapnan bir kltrel ada yayor olmamn sonucu olamaz myd? Beni motive eden, sosyal yaam ncesi drtlerimden ok, toplumun kendisi deil miydi? nceki alarda ve kltrlerde Chloe'ye olan duygularm bastrmam retilmeyecek miydi bana (tpk bugn klotlu orap giymek drtsne ya da bir dello arsna hakaretle karlk vermemin retilmi olduu gibi)? 12. "Baz insanlar, akn varlndan habersiz olsalard asla k olmazlard," diye bir aforizmas var La Rochefoucauld'nun; tarih onu hakl karmyor mu? Chloe'yi Camden'daki bir in lokantasna gtrecektim, oysa in kltrnde aka geleneksel olarak pek nem verilmediini gz nnde bulundurunca, ak szcklerimi baka bir yerde fsldamam belki daha uygun olacakt. Antropolog L.K. Hsu'ya gre, Bat kltrlerinin "bireymerkezli" olmas ve duygulara byk nem vermesine karlk, in kltr "durummerkezli" ve k iftler yerine daha ok gruplarn zerinde duruyor (Lao Tzu'nun mdr yer ayrtmak iin aradmda son derece sevindi oysa). Ak asla kendiliinden bir olgu deildir, farkl toplumlarca kurgulanr ve tanmlanr. Baz toplumlarda, szgelimi Yeni Gine'deki Manu'da, ak tanmlayacak bir szck bile yok. Baka kltrde ak varolan bir olgu ama, belli biimleri var. Antik Msr'n ak iirlerinde utanma, sululuk ya da belirsizlik gibi kavramlar bulunmuyor. Yunanllar ecinsellii normal karlyorlar, Hristiyanlk gvdeyi gz ard edip ruhu erotize ediyor, Troubadour'lar akn karlksz bir tutkuyu ifade ettiine inanyor ve mutlu bir evlilik sren S.M. Greenfield da Sociological Quarterly (6,361 -377) dergisinde yaymlad makalesinde ak gnmzde modern kapitalizmin neden ayakta tuttuunu yle aklyor: "... bireyleri motive ediyor -onlar motive edecek baka bir ey yok nk kocababa ve karanne pozisyonlarn doldurarak oluturulan ekirdek aileler yalnzca reme ya da sosyalleme iin deil, tketim mallarnn ve hizmet sektrnn datm iin varolan dzenlemeleri korumak ve genelde sosyal sistemin doru bir biimde ilemesini srdrmek iin gerekli grlyor." 13. Konu cinsellik olunca, antropoloji ve tarih alanlarnda farkl uygulamalardan geilmiyor (ve dolaysyla o zamanlan yaam olanlarn korkun deneyimlerinden). Viktoryen dnemi ngilteresi'nde, kendi kendini tatmin eden bir kadn deli olduu gerekesiyle akl hastanesine yatabiliyordu. Yeni Gine'de, "erkekliin" meniden getii inanc nedeniyle gen erkekler arasnda meni ime riteli yaplyordu. Hatta Yeni Gine'deki lwi kynde, ldrlen erkeklerin penislerini yemenin gce g kattna inanlyordu. Mangal kzlarn klitorisleri gerilirken, Maasai toplumunda ergenlie eren kzlarn "ocukluklarndaki pislikleri temizlemek" amacyla klitorisleri ve vajina dudaklar kesilip karlyordu. Kzlderililerde cinsiyet ayrmnn gzetilmedii vakalar vard, savalarda esir denler, zafer kazananlarn evine kadn statsyle giriyordu.

14. Toplum, teferruatl bir krtasiyeci gibi, kalbin kanat rplarna yaptrlacak bir dizi etiketle donatmt beni. Chloe'yi dndmde zaman zaman yaadm hastalkl hali, mide bulantsn ve zlemi, iinde yaadm toplum "A" balkl dosyann iine koymutu ama okyanuslar ya da yzyllar tesinde, dosyann farkl bir dizini de bulunabilirdi. Be nim gsterdiim belirtilere, dinsel huu, virs enfeksiyonu ve hatta metaforik olmayan bir kalp krizi tehisi konamaz myd? Karmelitlerin kurucusu Avilal Azize Tereza (1515-82) gnmzn psikodedektiflerinin yce bir orgazm olarak tanmlayacaklarn Tann'nm ak olarak grm ve bunu bir melek araclyla tecrbe ettiini anlatmt, bu melek gerekte bir erkek ocuuydu: "... ok gzeldi, yz ylesine ateliydi ki alev alev yanan en yce meleklerden biriymi gibiydi... Ellerinde altn bir mzrak vard, mzran demir ucunda da sanki ate yanyordu. Onu sanki kalbime saplad birka kez, iim dma km gibi oldum... ylesine keskin bir acyd ki birka kere inledim; ve bu youn acnn bana hissettirdii tatllk ylesine inanlmazd ki bunu hi yitirmemeyi diledim, insan ruhu bu deneyden sonra Tanr'dan bakasyla tatmin olamazd." 15. Sonunda zrafa resimli bir kartn akm aklamak iin pek uygun olmadn dnerek yemee kadar beklemeye karar verdim. Saat sekizde hediyesini vermek zere Chloe'nin dairesine doru yola ktm. Piccadilly'deki vitrinin nndeyken verdii ipuiann fark etmi olmama ok sevindi, tek znts (birka gn sonra zarife aklad da) krmz kazaa deil, mavi yelee iaret ettiini grmemi olmamd (ki bu sorun da kaza deitirmesiyle zld). 16. Lokanta son derece romantikti. Lao Tzu'da bizim gibi iftler vard (ama tabii kendi biricikliimize dair znelliimiz le byle dnmyorduk o an) el ele tutumular, arap iiyor lar, ubuklarla yemek yemeye alyorlard. "Aman Tanrm, biraz kendime gelebildim, alktan lyordum. Btn gn canm skknd," dedi Chloe. "Neden?" "Ya gnleri bana lm anmsatr, yapay bir nee kayna gibi gelir. Geri bu sefer pek fena gemiyor. Daha dorusu, sevgilimin yardmyla gayet iyi geiyor." Bana bakp glmsedi. "Geen yl bugn neredeydim biliyor musun?" "Bilmiyorum, neredeydin?" "Sinir bozucu bir teyzem var, beni yemee karmt. ok ktyd, alayasm geliyor, ikide bir tuvalete gidiyordum, ya gnmde beni yemee davet eden tek kiinin srekli kekeleyerek benim gibi ho bir kzn yaamnda bir erkek olmayn anlayamadn syleyen teyzem oluuna o kadar zlmtm ki. Yani seninle karlam olmam hi de fena olmad..." 17. Gerekten ok sevimliydi (diye dnd znel yargnn doruundaki k). Ama ona olan duygularmn ok zel olduunu nasl anlatacaktm? Ak, ballk ya da tutku gibi szckler bir ak ykleri silsilesi iinde, bakalarnn kullanmyla biriken anlam katmanlaryla arln yitirmiti. Dilin zgn, kiisel ve btnyle zel olmasn en ok istediim u anda, yrek dilinin deimez toplumsal doasnn duvarlarna arpyordum. 18. Lokanta da durumu kolaylatrmyordu nk romantik atmosferi zaten ak bariz klyor, dolaysyla durumun doal ln bozuyordu. Romantizm, insann

amacyla dil arasndaki balanty zayflatyordu, belirleyici iaretler daha ok aldatmacay akla getiriyordu (zellikle de fonda Chopin'in Nktrn'leri alarken ve ikimiz arasmda bir de mum yanarken). Ak szcn btn banal armlarn da sepete katmadan A--K eklinde iletmek olas grnmyordu. A--K ile zdelemek gerekiyordu, ama ne kadar abalarsam abalaym, szcn tarihsel gemii yine de ok yabanc geliyordu bana: Troubadour'lardan Casablanca'ya kadar herkes o harfleri kullanmt. 19. Duygusal tembellik seenei de vard elbette, yani bir bakasndan alnt yapmak. Her duruma uygun hazr paketler den oluan, yalanlar ve karamellerden artk yap yap olmu klar Szl'ne de bakabilirdim. Ama baka birinin kirli araflarnda yatmak kadar iren geliyordu bana bu. nsann kendi romantik diyalogunun yazar olmas sorumluluunu tamas gerekmez mi? Chloe'nin tekilliine uygun bir deklerasyon hazrlamam gerekmiyor muydu? 20. Bakalarndan alnt yapmak iten konumaktan, Shakespeare ya da Sinatra'ya bavurmak kendini tehlikeye atmak tan daha kolaydr elbette. Dilin iine doduumuz iin, bakalarnn dili kullanmlarn ister istemez stmze alrz, bize ait olmayan bir tarihin paras haline geliveririz. Aklar araclyla dnyay yeniden yaratyormu hissine kaplan klar iin, birlikteliklerinden ncesine uzanan tarihe kar giriilen kanlmaz bir ztlama vardr (ister kendi gemileri, ister iinde yaadklan toplumun gemii olsun). Benim her sevgi dolu hareketimin Chioe'den nceye uzanan bir ya gn vard - hep baka ya gnleri vard, ilk kez gerekletirilen deklerasyonlar olamazd (Chloe on iki yandayken o gl kysnda bile bu durumun bilincine varmt, televizyon sayesinde de olsa). Tpk sevimek gibi, sevgiden konumak da bugne ka dar yattm herkesin izlerini tayacakt. 21. Bakalarnn kymklar dmleniyordu boazmda. Yediim yemek ile dncelerim arasnda ayrlklar vard. Yalnzca Chloe'nin varln istiyor ama iinde yaadm kltrle ister istemez ensest bir ilikiye giriyordum: Yirminci yzyln sonlarnda bir zaman diliminde, bir gece, Bat dnyasnda, birbirle rine k bir erkek ve kadn, in lokantasnda ya gn kutluyorlar. Chloe'nin elini tutarken, onu sevdiimi dnrken gze arpan szde zgnlmn ne kadar sradan olduunu hissedince sinirlendim. Chloe'nin ya gnlerini neden sevmediini imdi anlyordum, kltrmzn gereklerine boyun eiyorduk o kadar. Sonunda bildik ifadelerden vazgeip, metaforlara srklendim arzularmla. Ne demek istediimi A-K ile ifade edemeyecektim bir trl. Farkl bir anlam yolculuuna kmak gerekiyordu, eskimi pskm, batm bir tekne ya da bir hayalet gemiyle belki bir eyi temsil etmeyen, dolay syla gizemini yitirmeyen, tanrsal bir aktaki gibi. 22. Derken, Chloe'nin dirseinin yanndaki lokantann ikram olan bir tabak lokum gzme arpt. Birden, semantik adan anlatamayacam bir eyi hissettim, Chloe'yi sevmekten te, onu lokumsadmn farkna vardm. Lokum hangi zellikleriyle birden ona olan duygularmla rtecek mkemmel bir rnek oluturdu, hibir zaman zemeyeceim belki ama bu szck benim k durumumun zyle, kullanlmaktan eski mi ak szcnn ifade edemeyecei lde rtyordu. Daha da anlalmaz olan, Bogart ve Romeo'ya gz krparak Chloe'nin elini tutup, ona sylemek istediim ok nemli bir ey olduunu, onu lokumsadm sylediimde, beni btnyle anlama benziyordu, bugne dek kendisine sylenmi en tatl ey olduunu belirtti.

23. Ve o andan sonra ak, en azndan Chloe ile benim iin artk salt ak deil, azda eriyen nefis, ekerli, yumuak, ufak bir nesne oldu.

ON BRNC BOLUM Onda Ne Buluyorsun? 1. Haziran aynn ilk haftasnda yaz gelince Londra bir Akdeniz kentine dnt adeta, insanlar evlerinden, brolarndan kp parklar, meydanlar doldurdular. Is dalgas iyeri me yeni bir meslektan, Waterloo yaknlarnda yapm sren i merkezi inaatnda almak zere alt ay anlamal olarak Londra'da bulunacak Amerikal bir mimann katlmasna denk geldi. 2. "Londra'da her gn yamur yaar demilerdi - bir de u havaya bak!" dedi Will, le tatilinde Covent Garden'da bir lokantada otururken. "nanlmaz! Bavulumu kazaklarla doldurmutum." "Kayglanma Will, Londra'da da tirt satlyor." William Knott ile be yl nce tanmtm, Rhode Island Tasanmclk Okulu'nda bir dnem birlikte okumutuk. Uzun boylu bir adamd, srekli yank tenliydi, tebessm zgvenini aa vuruyordu, yz bir gezgincininki gibi sertti. Berkeley'den mezun olduktan sonra Bat Yakas'nda baarl bir i kurmutu ve kendi kuann en yaratc, en zeki mimarlarndan biriydi. 3. "Anlat bakalm, sevgilin var m?" diye sordu Will, kahvelerimizi ierken. "Hl o, neydi ya onun ad...?" "Hayr, hayr, o biteli ok oldu. u sralar hayatmda ciddi biri var." "Harika, an I atsan a." "Yemee gel, tantraym." "ok isterim. Anlat anlat." "Ad Chloe, yirmi drt yanda, grafik tasarmcs. Zeki, gzel, ok komik..." "Kulaa ho geliyor." "Ya sen?" "Anlatacak pek bir ey yok aslnda. UCLA'dan bir kzla birlikteydim, ama birbirimizin yaamna mdahale etmeye balamtk, nasldr bilirsin, biz de ayrlmaya karar verdik. kimiz de henz ciddi szler vermeye hazr deildik, yle olunca... Ama sen u Chloe'yi anlat, tam olarak nedir seni ona eken, ne buluyorsun onda?" 4. Ne mi buluyorum onda? Bu soru o gn akam zeri Safe way'de Chloe'yi kasa banda, aldmz sebzeleri naylon bir torbaya dolduruunu kendimden geerek seyrederken yine geldi aklma. Bu gibi nemsiz hareketlerinde bile yakaladm zarafet, onun mkemmel olduunu dnden kabullenmi olduumun tartmasz kant gibiydi. Ne mi buluyorum onda? Hemen her eyi. 5. Bir an, Chloe'nin beni de o nazik ve dnceli haliyle naylon torbann iinde, bir teneke ton balyla bir ie zeytinya arasna yerletirmesi iin bir yourt kartonuna

dntm hayal ettim. Spermarketin hayallerime hi uymayan duygusallktan uzak atmosferi ("Cierde ndirim Haftas"), romantik patolojinin derinliklerine belki de biraz fazlasyla sardrm olduumu fark ettirdi bana. 6. Arabaya dnerken, alverii ne kadar sevimli hale getirdii konusunda Chloe'ye iltifat ettim. "Samalama," diye yantlad. "Bagaj aar msn, anahtarlarm antamda." 7. Olmadk yerlerde gzellikler bulmak, sradan olann bysne kaplmay reddetmektir. Bir ift gz ya da gzel bir az gzel bulmak kolaydr. Bir kadnn supermarket deme kuyruunda ellerinin tezgha uzann gzel bulmak elbette daha zordur. Chloe'nin davranlanndaki mkemmelliyeti ancak bir k kefedebilirdi. Bir buzulun doruunu dnn, altnda neler yatyordur, ite byle bir keifti bu da. Bir n, ona bu kadar ilgi duymayan, daha az k bir bakasnn doallkla anlamsz bulabilecei bu gibi olgularn gerek deerini grmesi gerekmiyor muydu? 8. Akam trafiinde arabada eve dnerken dnceliydim oysa. Akm sorgulamaya baladm. Chloe'nin ho bulduum yanlann, kendisinin gerek kimlii asndan rastlantsal ya da nemsiz bulmas ne anlama geliyordu? Kendisine ait olmayan zellikler mi yklyordum Chloe'ye? Omuzlarnn kvrmna ve koltuk bana skan sa tellerine baktm. Ban evirip glmsedi bana, bylece bir an iin n dilerinin arasndaki boluu grdm. Duyarl, derin sevgilim miydi yanmda oturan bu yolcu? 9. Akn lgnl, k olunan kiinin zndeki normallii grmeyi reddetmesinden bellidir. Benim akmn bakasna skc gelmesi bundandr ite. Onlar o kiide, sradan bir insandan te ne grrler ki? Chloe'ye olan ilgimi, gemite filmler, kitaplar ve politika konusunda birok ortak noktay paylatm arkadalarmla paylamaya almtm ama imdi bana tanrtanmazlarn ar dindarlar karsnda takndklar sekler aknlkla bakyorlard. Arkadalarma belki onuncu kez Chloe'nin kuru temizleyicide, Chloe ile birlikte sinemada ya da Chloe ile birlikte paket yemek alrken gibi, kurgudan, hareketten yoksun, neredeyse tamamen duraan bir olayn merkezinde bulunan temel bir karakterle ilgili hareketsiz ykleri anlattktan sonra, n yalnz bir yolcu olduunu, en iyi olaslkla tek bir kii tarafndan, k olunan kiinin kendisi tarafndan anlaldn kavradm. 10. Ak yanlsamadan, safsatadan, narsist tutkulardan incecik bir izgi ayrr. Chloe'nin erzaklar torbaya koyusu elbette ki hayranlk uyandrc deildi aslnda, bizimle o srada Safeway kuyruunda bekleyenlerce tamamen farkl alglanabilecek hareketlerine benim duygularmla abarttm bir durum du yalnzca. nsan aslnda asla iyi ya da kt deildir, bu da onlar sevmenin ya da onlardan nefret etmemizin temelinde znel ve belki hayali bir e bulunduu anlamna gelir. Will'in bir insann zellikleriyle, bir insana sevgilisi tarafndan yklenen zellikleri ayrt eden sorusunu anmsadm. nk Will bana Chloe'nin kim olduunu sormamt (bir k nasl o ka dar nesnel olabilirdi ki?), onda ne bulduumu sormutu - ok daha znel ve belki gvenilmez bir alglama biimiydi bu. 11. Aabeyi ldkten ksa bir sre sonra, (sekiz yan henz kutlam olan) Chloe derin bir felsefi sreten gemi. "Her eyi sorgulamaya baladm," diye anlatt bana, "lmn ne olduunu kavramam gerekiyordu, insan filozofa dntrr bu gibi dnceler." Ailesinin hl imalarla anmsatt en byk tutkulanndan biri,

Descartes ve Berkeley okurlarna yabanc gelmeyecek dncelere benziyordu. Chloe elleriyle gzlerini kapatr ve ailesine aabeyinin hl hayatta olduu nu, nk onu zihninde tpk onlar grd gibi grebildiini sylerdi. Zihninde onu grebiliyorsa, neden aabeyinin ldn sylyorlard? Derken gereklere daha da meydan okurcasna, ailesine olan duygularnn etkisiyle, Chloe (dmanca drtlerinden g alan alt yanda bir ocuun srtyia) annesine ve babasna gzlerini yumarak onlar bir daha hi aklna getirmeyerek ldrebileceini sylermi - hi de felsefi olmayan bir yant ald kesin. 12. Ak ve lm, isel arzular ile dsal gereklere dair sorular uyandryor doal olarak, ilki varolua, ikincisi ise yoklua inanmaya ynlendiriyor bizi. Chloe kim olursa olsun, gzlerimi kapatp onu dndmde grdmn gerek olduuna inanamaz mydm? 13. Ne var ki, tekbenciliin de bir snr var. Chloe ile ilgili dncelerim gerekleri biraz olsun yanstabiliyor muydu, yoksa deerlendirmelerimde btnyle yanlm mydm? Elbette sevimli grnyordu bana, ama dndm kadar sevimli miydi gerekten? O bildik Kartezyen renk sorunsalyla kar karyaydm: Otobs bakan kiiye krmz grnebilir, ama gerekten krmz m? Will birka hafta sonra Chloe ile tantnda pek pheliydi dorusu, bana bir ey sylemedi elbette ama davranlarndan ve ertesi gn broda Kaliforniyallara ngiliz kadnlarnn tabii ki "pek zel" grndn syleyi tarzndan belli oluyordu bu. 14. Ak konuaym, Chloe beni de pheye dryordu zaman zaman. Bir gece, benim oturma odamda birlikte oturmu kitap okurken, bir Bach kantat dinliyorduk. Mzik cennetin ateinden, Tann'nm dualarndan ve sevdii kullarndan dem vururken, Chloe'nin yorgun ama mutlu yz, lo oday aydnlatan alma lambasndan yansyan kla melek gibi grnyordu, sradan bir lml olduunu evresindekilere inandrmaya alan (Safeway ve postaneye yaplan ziyaretlerle) ama gerekte akl en zarif, ince ve ilahi dncelerle dolu bir melekti sanki. 15. Gze grnen yalnzca vcut olduundan, tutkulu bir n tek umudu ruhun kendisini tayan vcuda sadk olma s, baka bir deyile, belli bir vcudun o vcuda uygun bir ruha sahip olmasdr, yani tenin gerei temsil etmesi. Ben Chloe'yi vcudu iin sevmiyordum, vcudunu bana vaat edilen kiilii tad iin seviyordum. Son derece esin verici bir vaatti bu. 16. Ama yz ya bir trompel'oeil'se, bir maskeyse, gerekleri yanstmyorsa? Will'in altn izdii ayrma dnecek olursak, ya ona kendi hayallerimi yklyorsam? Kimi insanlarn yznde onlara atfedilemeyecek zellikler oluyordu bazen, kk yata edinilmesi olanaksz bir erdemi yanstan ocuklar da vard. "Krkyana geldiinde herkesin surat hak ettii gibi olur," diye yazmt George Onvell ama bunun doruluu kantlan m mdr hi, ekonomide olduu gibi suretler dnyasnda da insan rahatlatan bir mitten, baka bir deyile bir tr doal adalete inantan te bir anlam var m? Bu mite inanmak doann o korkun suret piyangosuna meydan okumak, yani Tann'nm bize verdii (en azndan anlaml olarak verilen) yzlere inancmzdan vazgemek anlamna gelir. 17. k, supermarket tezghnn ardnda ya da oturma odasnda geride durarak sevdiini izler ve hayal etmeye, yzn ve hareketlerini yorumlamaya balar, ilahi, mkemmel, byl zellikler bulur. Sevgilinin bir konserve kutusu ton baln torbaya nasl koyduu ya da ay fincana nasl dkt gibi grntleri hayalleri

iin malzeme olarak kullanr. Oysa yaam onlarn uykusunu zorla hafif klmaz m, her zaman daha sradan gereklere uyanmazlar m? 18. "u dayanlmaz zrvalamay kesemez misin," dedi melek birden bire. "Hangi dayanlmaz zrvalamay?" "u mzii yani." "Bach bu." "Biliyorum ama ok sama geliyor kulama, Cosmo'ya younlaamyorum." 19. Sevdiim kadn bu mu gerekten diye dndm odann bir kesindeki koltukta oturmu dergisini okuyan Chloe'ye baktmda, yoksa az, gzleri, yz zerine temellenmi bir dnceye mi m? Yzndeki ifadeyi tm kii liginin ifadesi sayarak hata ediyordum belki de; tek bir zelliini simgeletiriyor, onun varoluunun z olarak kabul ediyordum. Monarinin tac, arabann tekerlei, Amerikan hk metinin Beyaz Saray, Chloe'nin yzndeki meleksi ifade... 20. Vaha kompleksi yaayan susam bir adam, gerekte grd iin deil, gereksinim duyduu iin su, palmiyeler, glgelik alanlar grdn sanr. Doyurulmay bekleyen gereksinimler kimi zaman halsinasyonlar dourur: Susuzluk suyu hayal eder, aka duyulan gereksinim de ideal bir erkek ya da kadn. Vaha kompleksi aslnda btnyle yanlsama deildir: ldeki adam ufukta bir ey grr. Ama palmiyeler sararp solmu, su kuyusu kurumu ve ortalk ekirgelerin istilas na uramtr. 21. Bir odada yznde sanki lahi Komedya'y tasarlyormu gibi grnrken, Cosmopolitan dergisinin astroloji bol mn okuyan bir kadnla yalnzlm paylaan ben de benzer bir yanlsamann kurban deil miydim?

ON KNC BOLUM phe ve nan 1. Akn tarihiyle karlatrldnda, felsefe tarihinin yanlsama ile gerek arasndaki elikilere nemle eildiini gr rz. "Darda bir aa grdm sanyorum," diye mrldanr filozof, "ama bu gzmn a tabakasnn yaratt optik bir yanlsama olamaz m?" "Karm grdm sanyorum" diye mrldanmay srdrr filozof ve umutla ekler, "ama o da op tik bir yanlsama olamaz m?" 2. Filozoflar epistemolojik pheyi masalann, sandalyele rin, Cambridge kolejleri avlularnn, arada bir de istenmeyen karlarnn varoluuyla snrlandrma eilimi iindedirler. Bu sorular bizim iin nemli olan eylere, szgelimi aka uyarlamak, k olduumuz kiinin nesnel gereklerle pek ilgisi olmadn, yalnzca isel bir fantezi de olabilecei yolundaki korkun olasl gndeme getirmektir. 3. phe duymak, lm kalm meselesi olmad srece kolaydr: Gze alabildiimiz lde pheciyizdir, bizi ayakta tutmayan eyler konusunda pheci davranmak en kolaydr. Yani bir masann varoluundan phe etmek kolaydr da insann aknn gereklii konusunda phe duymas cehennem azab haline gelebilir. 4. Bat'da felsefi dncenin temeli, cehaletten bilgiye uzanan sre, Platon tarafndan karanlk bir maaradan parlak gn na uzanan grkemli bir yolculuk eklinde zetlenir. Platon'a gre insanlar gerekleri alglama yetisinden yoksun doarlar, tpk maara duvarlarnda glgesini grdkleri nesneleri o nesnelerin kendisi sanan maara insanlar gibi. Ancak byk aba harcayarak illzyonlardan annlabilir ve maara nn glgeli dnyasndan, nesnelerin gerekte olduu gibi g rnd parlak gn na geilebilir. Btn alegoriler gibi, bu da ahlaki bir mesaj ieren bir ykdr, gereklerin, insanlarn yaam kadar anlaml ve nemli olduuna iaret eder. 5. llzyondan bilgiye uzanan bu yolun yararlaryla ilgili Sokratik sava salt epistemolojik deil, ahlaki adan meydan okunmas iin bir yirmi asr gemesi gerekti. Elbette ki Aristoteles'ten Kant'a dek herkes Platon'u geree ulama yolu asndan eletirmiti ama hi kimse byle bir ie girimenin deerini ciddi bir biimde sorgulamamt. Ama iyinin ve Ktnn tesinde adl yaptnda (1886), Friedrich Nietzsche sonunda tuttu boay boynuzlarndan ve sordu o soruyu. imizde "gerei" isteyen aslen nedir? ... Bunun deerini sorduk. Diyelim gerei istiyoruz: Neden onun yerine gerek olmayan istemiyoruz? Kesin olmayan? Hatta cehaleti? ... Bir yargnn yanll, o yargya kar gelmemiz anlamna gelmiyor... Buradaki sorun, bunun yaam ne denli gelitirdii, trleri koruduu, hatta belki oaltt; ve temel eilimimiz, en yanl yarglar... Onsuz yapamadklarmzda ... Yanl yarglardan vazgemek, yaamdan vazgemek, yaam yok saymak anlamna gelir. { yinin ve Ktnn tesinde, Friedrich Nietzsche, Penguin, 1990} 6. Dinsel adan, gerein deeri elbette ki asrlarca ncesinden sorgulanmt. Filozof Pascal (1623-62, Kambur Jansenist, Pensees) Tanrsz bir evrenin korkunluu ile, nee dolu ama kesinlikle daha uzaktaki Tanr'nn varolduu inan arasnda eit olmayan bir biimde dalm bir dnyada her Hristiyann kar karya kald bir seimden sz etmiti. Sonu Tanr'nn varolmad ynnde ktysa da Pascal inanc

mzda yine de hakl olduumuzu nk daha dk olasln olumlu taraflarnn, ounluun korkunluunu kat kat geride braktn sylyordu. Ve belki akta da byle olmal. klar uzun sre filozof kalamazlar, phe duymay ve sorgulamay beraberinde getiren felsefi drtlere inanmak anlamna gelir bu. klar, yanlgya derek k olma riskini, pheye derek aksz kalma riskine tercih etmelidirler. 7. Bir akam Chloe'nin yatanda oturmu oyuncak fili Guppy ile oynarken bu gibi dnceler geiyordu aklmdan. ocukken Guppy'nin yaamnda byk rol oynadn anlatmt. Aile yeleri kadar gerek bir kiilikti Guppy, stelik ok daha sempatikti. Kendi alkanlklar, en sevdii yemekleri, uyuma ve konuma biimi vard -oysa Guppy'nin onun yarats olduu ve hayal gc dnda bir varoluu olmad elbette ki gn gibi ortadayd. Ama Chloe'nin fille olan ilikisini bo zacak bir ey varsa, o da bu yaratn gerekten varolup olmadn ona sormak olabilirdi: Bu tyl eyin gerekten senden ayr bir varoluu var m, yoksa sen mi onu yarattn? \le ite o zaman belki klar ile k olduklar kiiler arasnda da ayn takdirin bulunduu ve bir a asla, Bu ak dolu insan gerekten var m yoksa onu hayalinde mi yaatyorsun? \ye sorulmamas gerektiini dndm. 8. Tp tarihinde, kendisini sahanda yumurta sanan bir adamn yks vardr. Bu dncenin ne zaman belirdiini kimse tam olarak bilmiyordu ama adam "kendini dker" ve "sarsn ortala aktr" korkusuyla herhangi bir yere oturmay reddediyordu. Doktorlar adamn korkularn azaltmak iin sakinletiriciler ve eitli ilalar denemilerdi ama hibiri ie yaramyordu. Sonunda biri delirmi hastasnn dnce tarzn kavramaya alp, bundan sonra yannda hep bir dilim kzarm ekmek tamas gerektiini, bu kzarm ekmei istedii koltuun zerine koyabileceini ve bylece dklmekten kurtulabileceini sylemiti. O gnden sonra adam kzarm ekmei yanndan hi eksik etmemi ve yle ya da byle daha normal bir varolu srdrmeyi baarmt. 9. Nedir bu yknn anlam? Bir yanlsama iinde yaanmasna karn (k olmak; insann kendisini yumurta sanmas), bu durumun tamamlayc esi bulunursa (ayn yanlsama iinde bulunan Chloe gibi bir sevgili; bir dilim kzarm ekmek), o zaman her ey yolunda gidebilir. Yanlsamalar kendi iinde zararl deildirler aslnda, ama insan onlara inanmakta yalnzsa cann actabilirler, o yanlsamalar kontrol altnda tutacak bir evre gerekir. Chloe de ben de ak denilen rizikolu sabun kpne inandmz srece, otobsn krmz olup olmamasnn ne nemi vard ki?

ON NC BLM Samimiyet 1. Papatya aynn iinde eriyen bir kp ekeri seyrederken, yaamma anlam katmas iin birlikteliine gvendiim Chloe, "Birlikte yaayamayz, nk benim bir sorunum var: Yalnz yaamak zorundaym yoksa eriyip giderim. Sana kaplarm kapatmakla ilgisi yok bunun, psikolojik bir korunma gds o kadar. Seni istemediimden deil, yalnzca seni istemekten, sonunda kendimi kaybetmekten korkuyorum. Onun iin ltfen bunu benim genel sorunlarmn bir paras olarak gr, ama yaamm bohal teyze olarak srdrmek durumundaym" dedi. 2. Chloe'nin fosforlu yeil sapl, parlak pembe yuvarlak antasn Heathrow havaalannda grmtm ilk. Bende ilk kald gece de onunla gelmi, iren renkleri iin bir kez daha zr dilemi, temiz giysileriyle di frasn tamak iin kullandn sylemiti. antann, benim dairemde birka giysi ve bir di fras brakabilecek samimiyeti kurana kadar kullanlacak geici bir nesne olacan dnmtm. Ama Chloe antadan hi vazgemedi, her sabah, sanki birbirimizi bir daha hi gremeyecekmiiz gibi; unutabilecei bir ift kpenin bile engel olunamaz bir erime srecini balataca korkusuyla eyalarn iine yerletirirdi. 3. Dalmaktan sz ederdi, sabah treninde stne stne gelen kalabalklarn arasnda yitmekten, ailesine ya da brodaki kimliine brnmekten - ve bylece sevgilisinin de etkisinde yitip gitmekten korktuunu da ima etmi oluyordu belki. zgrln ve bamszln simgesi olan antann nemini aa vuruyordu bu, Chloe kendisini duvarlar iine alp, ev reye dalan paralarn toparlamaya alyordu sanki. 4. Ancak antas konusunda ne kadar duyarl olursa olsun, zaman iinde baz eyleri geride brakmaya balad. Di frasn ya da ayakkablarn deil ama, kendisinden paralan brakr oldu. nce dille balad bu, bana asla yerine hibir zaman deyiini brakt nce, sonra nce szcn kullandnda nderkenki vurgusunu, bir de telefonu kapatmadan nce kendine iyi bak deyiini. O da bunlara karlk benim mkemmel ve gerekten yle dnyorum'larma alt. Derken alkanlklanmz birbirine benzemeye balad; ben yatak odasnda Chloe gibi zifiri karanlktan holanr oldum, o gazetesini benim gibi katlamaya balad, ben bir sorunu dnrken oturma odasnda onun gibi koltuun etrafnda daireler izerek yrmeye baladm, o benim gibi halya uzanr oldu. 5. Bu yaylma durumu zaman iinde aramzdaki snrlann eskisi denli korunmad, molekllerimize serbest gei tanyan belli bir samimiyeti de beraberinde getirdi. Vcutlarmz, artk tekinin gzlerini hissetmiyordu zerinde. Chloe yatakta uzanm kitap okurken burnunu temizlemek iin parman burun deliine sokar, kard sm kuruyup sertleene kadar yuvarlar, sonra yutard. Vcutlanmzla olan tanklmz cinselliin tesine gemi, scak yaz gecelerinde plaklmzn farknda olmakszn yan yana yatabilir olmutuk. Sessizlikleri artk bir risk olarak grmyorduk, eskisi gibi sknet anlarnda kayglanmyor (Bu sessizlikte benim hakkmda ne dnyor olabilir?), sohbet etmek iin paranoyaka gayretlere

girmiyorduk. Birbirimizin zihnindeki konumumuz salamlamt, artk birbirimizi srekli batan karmaya (nceleri nasl korkuyorduk) uramyorduk. 6. Aramzda kurulan samimiyet, varoluun felsefi ynne karlk, romans ynne dair bir bilgi hazinesi dourdu: Chloe'nin teninin du aldktan sonraki kokusu, teki odada telefonda konuurkenki sesi, ackt zaman karnnn gurultusu, haprmadan nce yznde beliren ifade, uyand zaman gzlerinin mahmurluu, slak bir emsiyeyi sallay tarz, sa n fralarken kan ses... gibi. 7. tekinin zelliklerini iyice benimseyince, birbirimizi yeniden adlandrmak gereini hissettik. Ak kapy aldnda, doar domaz anne babalanmzn bize verdii, pasaportlar ve kimliklerle resmileen isimlerimizle bulur bizi. n teki kiide bulduu tekillii gz nnde bulundurursak, bakalarnn kullanmad bir isimle (ne kadar anlamsz olursa olsun) kendini ifade etmek istemesi doal deil midir? alt broda Chloe olan Chloe, benimle (ikimizin de anlamad bir nedenle) birlikteyken artk Tidge'di. Bense, belki bir keresinde ona Alman entelektellerin taklidini yaptmdan (ve dolaysyla daha anlalr olarak) Weltschmerz olmutum. Bu lakaplann nemi, bulduumuz isimlerde deildi -birbirimize Pwitt ve Tic de diyebilirdik- nemli olan birbirimizi yeniden adlan drmaya karar vermi olmamzd. Tidge ismi, Chloe'nin, banka memuresinin bilmedii zelliklerine iaret ediyordu (dutan ktktan sonra teninin yumuakl ya da san fralamasnn sesini bilmek gibi). Chloe resmi kimliine ilikin bir isim di, Tidge ise resmiyetin tesine, akn o belirsiz ve tekil alanna aitti. Gemie kar kazanlm bir zafer; akla gelen yeniden dou ve yeniden adlandnn bir simgesiydi bu. Sana verilmi bir isimle buldum seni, der k, ama benim iin ne kadar farkl olduunu anlatmak iin seni yeniden adlandryorum. Broda sanaXdiyebilirler (politik arenada) ama yatamda, sen hep "Benim Havucum" olacaksn... 8. Adlandrma oyunumuz, dilin teki alanlarna da yayld. Gnlk diyaloglar dorudan (belli amalar olan) bir iletiimi gerektirirken, ikimizin arasndaki dil kurallardan syrlmt, anlalr ya da akl banda olmas gerekmiyordu. Mantkszca konuabilir, oyunlar oynayabilir, kendimizi bilin akmna brakabilir, elenmek iin Sokratik mantktan ayrlabilir, iletiimi seslere bile indirgeyebilirdik. Ak aslnda deneyimlerde, sylenen ve sylenmeyen, ifade edilen ve edilemeyen arasndaki snrlarda geziniyordu (tekinin netlememi dncelerini bile anlayabilecek duruma gelmek gibi). Bir karalama ile mimari izim arasndaki farka benziyordu bu: Karalamay yapann kalemi zgrdr, uurtma gibi havalanr; insann zaman zaman da amasz davranmas zgrldr bu aslnda. Bulak makinelerinden Warhol'a, Warhol'dan niastaya, niastadan ulusalla, ulusallktan projeksiyona, projeksiyondan projektrlere, projektrlerden patlam msra, patlam msrdan penislere, penislerden erken douma, erken doumdan ocuk lmlerine, ocuk lmlerinden bcek ilalarna, bcek ilalarndan emmeye, emmekten umaya, umaktan pmeye uzanyorduk. Dilin zerindeki sansr kalkmt, yatar pozisyonda gevezelik ettiimiz iin dil engeline taklp dmyorduk da. Her eyin sylenebildii bir dnceler kakafonisi iindeydik. Yazarl brakyor, aksanlar dei toku ediyor, dncelerimizi bazen politikaclar, bazen pop yldzlarn, bazen kuzeylileri bazen gneylileri taklit ederek ifade ediyorduk. Dilbilgisi merakllarn ileden karrdk herhalde;

bitiremeyeceimiz cmleler kuruyorduk, szckler tkendiinde teki yardma kouyor, halat braklan yerden alp, bir sonraki dubaya geiriyordu hemen. 9. Samimiyet, benlik/teki arasndaki ayrm yok etmiyordu. Bu ayrm, iftin dna karyordu yalnzca. Yabanclk kap dar edilmiti artk, ki bu da akn suikasttan asla uzak olmad yolundaki pheleri bir bakma doruluyordu. zel yarglar ikili bir jrinin dnceleri haline gelmiti, dardan gelen tehditlere ortak bir yatakta gs geriliyordu. Baka bir deyile, dedikodu yapyorduk. Bunlar genelde kt niyetli dedikodular deildi, sradan iletiimde belli ahlak kurallar er evesinde kalmak zorunluluunun birikmi bir davurumuydu daha ok. Seninle kiiliinin u ya da zelliiyle ilgili konuamadm iin (nk anlamazsn, seni fazlasyla incitebilir), bunu senin arkandan, beni anlayabilecek birisiyle konuacam, dedikodusunu yapacam. Chloe, dnyayla ilgili yarglarm paylatm srdam haline gelmiti. Arkadalarla ya da meslekdalarla ilgili dndm ama onlara syleyemediim, hatta kendime bile itiraf edemediim eyleri imdi artk Chloe ile paylamakta zgrdm. Ak, ortak honutsuzluklar bulup karmakla besleniyordu, ikimiz de X'ten nefret ederiz, Birbirimizi seviyoruz'a dnyordu. klar, yani dolaysyla sulular olarak, birbiri mize olan sadakatimizi, bakalarna olan sadakatsizliimizi ortaya koyarak kantlyorduk. 10. Fesat bir eydi belki ak ama en azndan zgnd. Resmi dnyada karlatmz ho olmayan olaylara glebilmek iin birlikte kurduumuz dnyaya kouyorduk. Resmi yemek lerden ne denli skc olduklaryla alay ederek dnyor, iki dakika nce kibar bir biimde iyi gnler dediimiz insanlarn aksanlarn taklit ederek onlar yerin dibine batnyorduk. Yataa uzanp, mthi bir resmiyet iinde kendini ok nemseyen insanlarla dalga geerek yemek riteli srasnda yaanan o kibar soru cevap volelerini yeniden canlandryorduk; szgelimi ben Chloe'ye masadaki sakall gazetecinin sorduu sorular yeniden soruyordum o da bana ayn kibarlkla yant veriyordu ama bu arada yorgann altndan beni tatmin ediyor oluyor, ben de bacam ap arasna srtryor oluyordum. Sonra Chloe'nin ne yaptn birden fark etmi gibi yapyor, "Madam, afedersiniz ama benim onurlu kk beyefendimle ne yaptnz sorabilir miyim?" diye soruyordum. "Kibar beyefendi," diye yantlyordu beni, "kn onurlu davranlar sizi ilgilendirmez." Ya da Chloe yataktan frlyor ve, "Beyefendi ltfen yatam hemen terk edin, beni yanl anladnz, birbirimizi doru drst tanmyoruz bile" diyordu. Samimiyetimizle yarattmz alanla, akl banda yaamn formaliteleri komik grnyordu bize, szgelimi Hamlet'i oynayan bir oyuncunun temsilden sonra Gertrude'u kollarna alp, "Ye beni, anam!" dedii bir kuliste oyuncularnn muziplik yapt trajediler gibi. 11. Yalnzca yaanp yok olmuyordu bu samimi anlar, Chloe ile akmzn kendimizce yorumlanan yksne dnyordu. Kkleri epik gelenee dayanan akn bir yks vardr mutlaka (aktan sz etmek, yky de beraberinde getirir) stelik belirli balanglar, sonlar, amalar, dnmler ve za terlerlerle macera trne uzanr. Epik yklerde gnler biribirini izlemez, karakterleri yaatan erekselliktir - yoksa okur esnemeye balar, baka bir eyle ilgilenir. Paul ile Virginie, Anna ile Vronsky, Tarzan ile Jane arasndaki balar karlarna kan engellerle daha da glenmitir. Bir ormanda, batm bir gemide ya da bir dan tepesinde terk

edilmi, doayla ya da toplumla mcadele iinde olan epik iftler aklarnn gcn zorluklar amaktaki gayretleriyle kantlarlar. 12. Modern ak ilikisiyle birlikte, macera esi nemini yitirir, olaylar karakterin isel hallerinin bir yansmas olmaktan kar. Chloe ve ben moderndik, birer maceraperestten ok, isel monologulardk. Dnya, romantik mcadeleyi gerektirme kapasitesini yitirmiti byk lde. Anne babalarn takt yoktu, orman parka dnmt, toplum onaylamadklarn evrensel hogr kisvesi altnda saklyordu, lokantalar ge saate kadar akt, kredi kartlar hemen her yerde kabul gryordu ve cinsellik su olmaktan kp adeta bir grev haline gelmiti. Yine de bir ykmz vard Chloe ile benim de, birlikteliimizi kantlayacak ortak bir tarihimiz (gemiin arl, neredeyse hi arl olmayan imdiki zamann zerine biniyordu...). 13. Bizim ykmzden bir gerilim yks yazlamazd belki ama, bizi de birbirimize balayan bir dizi ortak deneyim bulunuyordu. Deneyim nedir? Sradanl krarak, bir yenilik, gzellik ya da tehlikeye artan bir duyarllkla bir an iin tank olmak gibi bir ey. Bir deneyim, insann alkanlklardan krlemi gzlerini iyice amasdr ve eer iki insan gzlerini bu ekilde ayn anda amsa o zaman bu deneyimin onlar yaknlatrmasn bekleyebiliriz. Bir orman meydannda karlarna kan aslanla aran iki insan (eer deneyimi atlatabilirlerse tabii) yaadklarndan sonra bir genle rneklenebilecek biimde birbirlerine yaklarlar. A KS i.---------------------i B KS ekil 13.1 14. Chloe ile ben bir aslan grp neye uradmza armamtk geri ama biz de bir dizi kk kent deneyimi atlattk. Bir gece bir partiden dnerken l bir insan grdk szgelimi. Ceset, Charlwood Soka'nm Belgrave Soka'yla kesitii kede yere serilmiti. lk bata uyumak iin kaldrma uzanm sarho bir kadn sandk. Kavga dv izine rastlanmyordu, kan izi de yoktu ama tam geip gidecekken Chloe kadnn karnna saplanm ban sapn grd. nsan bir tekini, onunla birlikte bir cesede tank olmadan ne kadar tanyabilir ki? Hemen cesedin zerine eildik, Chloe hemire/retmen ses tonunu taknd, bana bakmamam syledi, polis armamz gerekiyormu, bu arada kadnn kalp atlarn kontrol etti (lmt gerekten de) hibir eye dokunmamaya da dikkat etti. Profesyonel tavr etkiledi beni, ama polis sorgusunun orta yerinde hkrarak alamaya balad ve o ban hayalinden haftalarca kurtulamad. Korkun bir olayd ama bizi birbirimize yaklatrd. Gecenin geri kalan blmn benim evimde viski ierek geirdik, birbirimize dehetli ve sama bir dizi yk anlattk, korkularmzdan arnmak iin ceset ve polis taklitleri yaptk. ekil 13.2 15. Birka hafta sonra Brick Lane'de bir pastanede srada beklerken arkamzda duran izgili takm elbiseli k bir adam Chloe'nin eline zerinde alakalem "Seni seviyorum" yazan burumu bir not tututurdu sessizce. Chloe kad at, okumasyla birlikte yutkundu, sonra dnp notu veren adama bakt. Ama adam sanki hibir ey olmam gibi davranyor ve izgili takm elbise giyen tarzda adamlarn gururlu ifadesiyle sokaktan geenleri seyrediyordu. Chloe de, en az onunki kadar masum bir ifadeyle notu katlayp cebine koydu. Olayn lgnl, tpk ceset grdmzde olduu gibi ama elbette daha bir neeyle, ilikimiz iindeki

Leitmotifferden, ykmz iinde szn ettiimiz ve gldmz olaylardan biri oldu. Lokantalarda pastanedeki o adamn gizemli havasyla, birbirimize notlar uzatmaya baladk sessizce, ama bizimkilerin zerinde Ltfen tuzu uzatr msn yazard. Bizi seyreden biri durup dururken kkrdamaya balamamz sama ve anlalmaz bulabilirdi. Ama Leitmotiflerin z budur zaten, bakalarnn bilmedii olaylara gndermede bulunurlar. Bylesi zel bir dilin olayla ilgili olmayanlarn sinirine dokunmasna amamak gerek. 16. ki insan birbirlerini tandka, aralarnda konutuklar dil szlklerde karl bulunan szckleri aar. Samimiyetle yeni bir dil doar, iki n birlikte iledikleri ve bakalarnca hemen anlalamayacak ykye gndermelerde bulunan bir "zel" dildir bu. Onlarn paylalm deneyimlerini ima eden bu dil, ilikinin tarihini barndrr iinde, sevgiliyle konumay bakalaryla konumaktan ayran da budur. 17. Daha pek ok olay yaamtk: Tantmz insanlara, grdmz, duyduumuz ya da yaptmz eylere, aramzdaki ortak miras gndeme getirdii iin sk sk geri dnerdik: Freud'un karsnn psikanalizin gerek kifi olduuna dair bir kitap yazan, bir yemekte tantmz bir profesr vard szgelimi, sonra benim komik Kaliforniyal alkanlklar olan arkadam Will Knott, Chloe'nin yatann zerinde duran file arkada olsun diye Bath'dan aldmz o oyuncak zrafa, trende tantmz, ve bize antasnda her zaman silah tadn iti raf eden o muhasebeci kadn... Bu anekdotlar her zaman ilgin olmuyordu doal ola rak: ou zaman, ardndaki ykleri bildiimiz iin Chloe ile bana anlaml geliyordu yalnzca. Yine de nemliydi bu Leitmotifler nk birbirimize yabanc olmadmz duygusunu uyandryor, birlikte bir eyler yaadmz kantlyor ve olaydan birlikte kardmz anlam anmsadmz ortaya koyuyordu. Bu kk olaylarn iliki iinde beton gibi arl vard, aramzda bir samimiyet dili kurulmasna katkda bulunuyordu ve (ormanlarda korkuyla gezmek, canavarlar ldrmek ya da ayn daireleri paylamak gibi olaylar yaamasak da) Chloe ile benim birlikte bir tr dnya kurduumuzun iaretini oluturuyordu.

ON DRDNC BOLUM "Ben"in Onaylanmas 1. Temmuz aynn ortasnda bir Pazar gn ge saatlerde, Portobello Soka'ndaki bir kahvede oturuyorduk. Byk bir blmn Hyde Park'ta, gnelenerek ve kitap okuyarak geirdiimiz gzel bir gnn akamyd. Oysa saat be sularndan bu yana iim kararmaya balamt. Eve gidip battaniyenin altna girmek drtm, neden saklanmak istediimi bilmediim iin bastryordum. Pazar geceleri beni hep hznlendirirdi, lm, tamamlanmam ileri anmsatr, bir sululuk ve yitiklik duygusu hissettirirdi. Sessizlik iinde oturuyorduk, Chloe gazeteleri okuyordu, ben de dardaki trafii ve insanlar seyrediyordum. Chloe birden uzanp beni pt ve fsldayarak, "Yine o kayp, kimsesiz ocuk ifadeni takndn" dedi. Daha nce kimse bana byle bir yz ifadesi tadm sylememiti, ama Chloe syleyince, o an duyduum karmak hzn bir anda hafifledi. Youn (ve belki de biraz ar) bir ak hissettim ona bu szleri sarf etmi olduu iin, benim hissettiim ama bir trl adn koyamadm duygunun farknda oluundan, i dnyam nesnelletirmesinden -kimsesiz ocua kimsesiz olduunu anmsatp sonra evine teslim ettii iin kran duymutum ona. 2. Varoluumuzu izleyen bir bakas olmad srece gerekte varolmadmz dorudur belki de, sylediklerimizi anlayacak biri olmadan doru drst konuamayz, yani meselenin zne inecek olursak, sevilmiyorsak, tam anlamyla yayor olamayz. 3. nsann "sosyal bir yaratk" olmas ne demek? nsanlarn, yumuakalardan ya da solucanlardan farkl olarak kendilerini tanmlayabilmeleri ve bilinlenmeleri iin birbirlerine gereksinim duymalan anlamna m geliyor? Etrafmzda bizim nere de bitip, bakalarnn nerede baladn gsterecek birileri olmad srece kendi benliimizi tmyle kavrayamayz. "n san yalnzlk iinde yaadnda bir karakter dnda her eyi kendi kendine edinebilir," diye yazm Stendhal, karakter oluumunu bakalarnn kiiye gsterdii tepkilerle aklamaya alarak. "Ben" btnyle bamsz bir yap olmad iin, bakalarna gereksinim duyar. Kiisel tarihimi zmseyebilmem iin beni iyi tanyan, hatta bazen kendimden bile iyi tanyan bir bakasna gereksinimim vardr. 4. Ak olmadan, doru drst bir kimlik edinme yeteneimizi yitiririz, ak olduunda ise benlik bir bakma srekli onaylanr. Dinde Tanr'nn baknn bu kadar nemli olmasna amamak gerek: Gze grnmek, varoluunu onaylatmaktr, bakann Tanr ya da bizi seven biri olmas daha da iyidir. Kiisel dnyamzn temelinde bulunan (ve onun dnyasnn temelinde bulunduumuz) bir baka varln gzlerinde meruluk kazanr varlmz. stelik, evremizde kim olduumuzu anmsamayan, kiisel tarihimizi saysz kereler anlatm olma miza karn ka kere evlendiimizi, ka ocuumuz olduunu unutan, ismimizin Brad mi Bill mi, Catrina m Catherine mi olduunu srekli kartran (biz de genelde onlannkileri unuturuz) insanlar ounluktayken, izofreniden kurtulmak iin kimliimizi iyice renmi birine snmak rahatlatc deil midir? 5. Semantik adan baktmzda, ak ile ilginin birbirinden farkl olmay, "Kelebekleri severim"in, "Kelebeklere ilgi duyanm"la ayn anlama gelmesi rastlant

olmasa gerek. Birini sevmek, ona kar youn bir ilgi duymaktr ayn zamanda, davranlarnn, konumalarnn farknda olduumuzu belli etmektir. Beni daha iyi tanmaya balaynca, Chloe'nin davranlar, "Ben"in Onaylanmas diyebileceimiz bir durumla rtmeye balad. gdsel olarak kavrad eitli ruh hallerim, zevklerim, bana kendisiyle ilgili anlattklar, rutinlerim, alkanlklarm ve glerek kabullendii fobilerimde, eitli "Ben"in Onaylanmas halleri vard - sevgili, parmaklara cuk oturan bir eldiven rolne brnm oluyordu. Chloe benim hastalk hastas ve utanga olduumu, telefonda konumaktan nefret ettiimi, her gece sekiz saat uykusuz edemediimi, yemekten sonra lokantalarda uzun saatler oyalanmaktan nefret ettiimi, kibarl saldrgan bir savunma biimi olarak kullandm, evet ya da hayr yerine "belki" demeyi yelediimi fark etmiti. Kiiliimle ilgili temel eleri kavradn sergilercesine, ykmn -iyi ve kt ynlerini- aklnda tutarak bana benden alntlar yapar olmutu hatta. ("Geen defa, bu tr ironiden holanmadn sylemitin..."), ("Ne zaman byle olsa paniekaplrsn..." "Benzin almay senin kadar ok unutan birini daha grmedim...") . Chloe'nin varl sayesinde kendimle ilgili daha derin gzlemlerde bulunuyordum, bir olgunlama srecine girmitim. Kiiliimizin, kolay kolay yzleemediimiz, bakalarnn da pek umursamad ynlerine dikkat ekmeyi ancak bir sevgili baarabilir kurduu samimiyetle. Chloe'nin bana son derece alngan, eletirel, dmanca, kskan, komik derecede ocuksu ya da birok kez olumsuz (ama doru) ekilde davrandm aka syledii zamanlar olurdu - o anlarda, kiiliimin sradan bir ie bakn salamad (i huzur adna), bakalannm da altn izecek kadar ilgi gstermedikleri ve ancak yatak odasn paylatmz birinin aa vurabilecei ynlerimle yz yze gelirdim. 6. Ak iki ayrmla snrlanm sanki - ok sayda grenle, az sayda grenlerin arasnda yaamak. Chloe, ilkinin daha byk bir tehlike olduunu hissetmiti hep. ocukluunda ok sklgan olduu iin, kat baklaryla davranlarn snrlandranlardan bir ka olarak grmt yetikinlii. Kentten uzakta, byk pencereleri olan, az mobilyal, baskc baklarn hkim olduu bir dnyadan kan simgesi olan bembeyaz bir evde yaamay dlemiti. On dokuz yandayken Arizona'ya giderek bu dn gerekletirmeye alm, memleketinden binlerce kilometre uzakta, kimseyi tanmad kk bir kasabann yaknlarnda bir kulbeye yerlemiti. Genlik romantizmiyle doluydu, lde gunbatmlarm ve mehtab seyrederken okuyup dnmek iin yanna bir bavul dolusu klasik roman almt. Oysa oraya varmasndan birka hafta sonra, yaam boyunca zlemini ektii yalnzl artc, korkutucu ve gerekd bulmutu. Her hafta mini markette duyduu kendi sesi bile onu irkiltmeye balam, kiiliini ve kiiliinin snrlarn izebilmek iin kendini aynalarda seyreder olmutu. Sonunda, yalnzca bir ay sonra, Phoenix'te bir lokantada garson olarak almak iin kasabay terk etmiti, evresini saran "gerek diilik" duygusunu daha fazla kaldramamt. Phoenix'e vardnda, sosyal iletiim de ok etmiti onu. Ne yaptna dair basit sorulan yantlamakta bile glk eker olmutu. "Ben" olmay unutmutu sanki, geirdii deneyimi dil araclyla anlatmakta glk ekiyordu. 7. Ak bize bizi yanstyorsa, o zaman yalnzlk, ayna kullanmamaya ve yzmzde olduunu bildiimiz bir kesik ya da sivilcenin nasl bir ey olduunu sezinlemeye benzer. Ne kadar zarar verirse versin, ayna en azndan bize bizi gsterir bir ekilde, hayal gcnn snrlarn izmemize yardmc olur. Kim olduumuza dair sorular

genelde kendimiz bulamadmz iin, Chloe'nin kafas karmt ldeyken, kiiliinin ana hatlan bakalannn odak noktas olmaktan knca bulanklamt, hayal gc dizginleri ele alp, paranoyalan ve hayalleriyle onu yaralanm bir yarata dntrmt. Davranlarmza bakalarnn gsterdii tepki bir aynaya benzetilebilir nk bizim gremediimiz ynlerimizi gsterir bize. Bakalarnn varln zorunlu klan da budur zaten, bize, tek bamza gremeyeceklerimizi, kiiliimizin smrlannn anlalmas zor ynn gsterirler. Ben kimdim ki bakalan olmadan yantlan bulaym? (Ben kimdim ki Chloe olmadan doru yant bulaym?) 8. Chloe'yi ayn bir kiilik olarak grebilmem, bana anlatt yaam yksnde nasl bir rol oynadn kavrayabilmem iin epey zaman gemesi gerekti. Yava yava, azndan kan milyonlarca szc, gvdesinin milyonlarca hareketini, yani ok ynl kiiliinin kurgusal ipliklerini birbirine baladktan sonra anlamaya baladm. Bakalann tandmz sanrz ama genelde birka ynyle btn yorumluyoruzdur. Birisini tmyle tanmak iin, insann yaamnn her dakikasn o insanla, onun yannda geirmesi gerekir. Bunu baaramaynca, birer detektif ve psikolog olarak (psikodedektif) ipularn bir araya getirerek bir btn oluturmaya alrz. Oysa her zaman biraz ge varrz su mahaline; su ilenmi, ilk sahne oynanm olur ve uyandktan sonra zmlemeye altmz ryalar gibi bir kurgu oluturmaya alrz kalan tortulardan. 9. Chloe'yi anlamaya almak, hastann bedeninde ellerini gezdiren bir doktor gibi iinde ne olup bittiini sezmeye benziyordu. Derinliklerini kavramak iin yzeyde almak durumundaydm, ani bir sknt, iddetli bir nefret ya da neenin nereden ktn anlamaya alyor, bunlarn beni Chloe'nin kim olduuna gtreceini umuyordum. Ama epey zaman alyordu bu, stelik ge kalmak tehlikesi de vard hep, kprdayan bir hedefi vurmaya almak gibiydi. rnek vermek gerekirse, Chloe'nin bakalarn rahatsz etmektense tek bana ac ekmeyi yelemesinin karakteristik nemini anlayabilmem epey zaman ald. Bir sabah, Chloe bana nceki gece hastalandn, arabaya atlayp nbeti eczaneye gittiini anlatt, tm bunlar olurken beni uyandrmamay semiti. ardm ve fkelendim - neden bana haber vermemiti? Beni bir kriz esnasnda bile uyandramayacak denli mesafeli bir iliki iinde miydik? Oysa fkem son derece yersizdi (ki bir tr kskanlk saylabilirdi aslnda) nk Chloe'nin zaman iinde reneceim en byk zelliklerinden birini dikkate almamtm, suu hep kendinde grrd Chloe, savaacana lr, bu gibi durumlarda da ne yapp edip kimseyi uyandrmazd. Beni uyandrmas iin lm deinde olmas gerekirdi nk kiiliinin en temel zellii bakalarna sorumluluk yklemekten kanmasyd. Doasndaki bu zellii bir kez fark ettikten sonra Chloe'nin yzlerce farkl zellii de aklk kazanyordu - anne ve babasma bilinli bir fke duymamas (yalnzca vahi bir ironiyle ifade edilebilen bir fkeydi bu), iine olan ar ball, srekli kendi kendini sulamas, kendine acyan insanlara duyduu kzgnlk, grev bilinci ve hatta alama biimi bile (isterik barlardan ziyade, bastrlan hkrklar) artk daha kolay anlalyordu. 10. Bir telefon mhendisi gibi, hareket halindeki bir benliin karmaasndaki baskn telleri bulup karyordum: Ne zaman kalabalk halinde bir lokantaya gitsek para konusunda tartma yaplacana herkese smarlama eilimi, cimrilikten ne kadar nefret ettiini ortaya koyuyordu. Kapana kstrlmamak arzusunun, kiiliindeki o l kaknnn farkna varmaya baladm. Yalnzca iinde deil, masay kurarken ya

da bir demet iei yerletirirken davurulan grsel yaratclna hayrandm. Baka kadnlarn yannda tuhaflatn, erkeklere kendini daha yakn hissettiinin iaretlerini yakaladm. Dostu olduunu varsayd kiilere kar amansz balln, igdsel bir klan ve toplum duygusu tadn grdm. Bu gibi kiilik zellikleriyle, Chloe zihnimde yava yava tutarl bir btn oluturmaya balad, davranlarn ngrebileceim, beenebilecei bir filmi ya da holanaca trden insanlar sormadan tahmin edebileceim birisine dnt. 11. Ama Chloe'nin aynas olmak o denli kolay deildi. nk gerek aynalarn aksine, metaforik aynalar edilgen olamaz. tekinin imgesini bulmak zorunda olan, arayan, gezinen, bir bakasnn kiiliinin olaanst karmaklnn boyutlarn yakalamann peinde olan hareketli bir aynadr. Kendi ilgi alanlar ve zellikleri olan ve titrek bir elin tuttuu bir el aynasdr bu - bulmay umduumuz imge, gerekte varolan bir imge midir? Akl, Onda ne buluyorsun?diye sorar aynaya: Yrek ise, Onda ne bulmay istiyorsun?diye sorar. 12. "Ben"in onaylanmasnn ierdii tehlike, varlmza geerlilik kazandrmalar iin bakalarna gereksinim duymamz bakalarnn insafna kalm olmamzdr. Eer, Stendhal'in de dii gibi, bakalar olmadan kiiliimiz olumuyorsa, o zaman yatamz paylatmz teki, yetenekli bir yanstc olmak zorundadr - yoksa vah halimize. Ya her eyi yanl anlayan birisiyle birlikteysek, duygularmz paylamaktaki yoksunluklaryla kiiliimizin bir ynn grmezlikten gelen birisi seviyorsa bizi? Ve de o byk kuku: tekiler, (nk aynann yzeyi asla kaygan deildir) bizi, iyi ya da kt, deitiriyor olmuyor muydu yleyse? 13. Herkes bizi kim olduumuza dair fakl verilerle donatr, nk bizler, onlarn tahayyl ettii kii oluruz biraz biraz. Benlik, d duvan elastik olan bir amibe benzetilebilir, evreye zaten byle uyum salanr. Absrd bir insan benim absrd yanlanm kefedecektir ama ciddi bir insanla ciddiyetimi korurum. Birisi benim utanga olduumu dnyorsa, onun yannda byk olaslkla utanga davranrm, benim komik olduumu dnen birinin yanndaysa herhalde srekli espri patlatnm. Dairesel bir sre bu: Ben benim Kendimi tekinin gzleriyle izlerim teki beni deitirir ekil 14.1 14. Chloe, annem ve babamla le yemeine ktnda, yemek boyunca sessizdi. Eve dndmzde, ona ne olduunu sordum. Kendisi de anlayamamt. Neeli ve ilgin olmaya almt ama karsnda oturan iki insann pheleri, her zamanki kiiliine brnmesini engellemiti. Annem ve babam gzle grlr bir hata yapmamlard ama onlarn belli bir zellii, Chloe'nin tek heceli szckler dna kmasn engel lemisti. tekilerin zerimize yaptrd etiketlerin iddetli bir biimde aa vurulan bir sre olmadnn bir iaretiydi bu. ou kimse bizi belli rollere brnmeye zorlamaz yalnzca tepkileriyle bizi bir yne ekerler ve dolaysyla, ngrlen kalbn dna kmamz nazike engellemi olurlar. 15. Birka yl nce, Chloe Londra niversitesi'nden bir akademisyenle birlikte olmu. Be kitap yazan ve birok akademik dergide yazlan yaymlanan bu analitik felsefeci Chloe'ye bir miras brakm - nereden kaynakland belli olmayan bir zihinsel yetersizlik duygusu. Nasl baarmt bunu? Chloe buna da bir yant

veremiyordu. Bunu yapmak iin belli bir dil kullanmadan, amibi kendi ngrlerine gre ekillendirmeyi baarmt - yani gen ve gzel bir renci olan Chloe'nin, onun yannda akln kullanmasna gerek grmyordu. Ve bylece, krk gn deli muamelesi gren Chloe farknda olmakszn be kitap yazan ve birok akademik dergide saysz makalesi yaymlanan bu felsefecinin, yl sonu datt devlerden biriymi gibi ekillendirilmi bir kimlie brnmt. Sonunda, grd aptal muamelesi kadar aptal gibi hissetmeye balamt kendini. 16. Kronoloji, kendi yksn anlatacak yaa gelmemi ocuun her zaman iin nc kiinin bak asndan yorumlanmas anlamna gelir (Chloe ne kadar irin/irkin/zeki/aptal birocuk deil mi?). ocukluktan kmak, bakalarnn, yani ykler anlatmaya baylan anne ve babalarmzn sahte yorumlarn dzeltmektir bir anlamda da. Ama bu ykleri dzeltme mcadelesi, ocukluktan sonra da srer: Kim olduumuza dair kararlar evreleyen bir propaganda sava yaanr sanki, birka farkl grup kendi gereini kabul ettirmeye, kendi yksn duyurmaya alyordun Ama gerek yine saptrlmtr - ya bir dmann kskanlndan ya bir umursamazn umarszlndan ya da kendi bencil krlmzden. Birisini sevmek bile kocaman bir yanlsama olabilir, birinin bu dnyadaki en zeki ya da en akll kii olduunu pek bir temele dayandrmadan savunmak, gerek bir anlayn gerektirdii tarafsz bak asndan epey uzaktr - ho bir saptrmadr bu ama yine de saptrmadr ite. Kendimizi bir bakasnn gzlerinde onaylama araymz, lunaparktaki komik aynalara bakmak gibidir: Ufak tefek bir insan birden metre boylanmtr, zayf bir kadn birden imanlar, iman olan zayflar, zrafa gibi bir boyun ya da fil gibi ayaklarmz olur birden, kt bir karakter ya da bir aziz, byk bir beyin ya da beyinsiz, uzun bacakl ve hatta hi bacaksz oluruz... Narkissos gibi, bir bakasnn sulu gzlerinde kendimizi aradmzda ister istemez belli bir hayal krklna urarz. Hibir gz, bizim kendi benimizi btnyle ieremez. u ya da bu zelliimiz kesilip atlacaktr kukusuz, nemli olsun olmasn. 17. Chloe'ye insan kiiliinin amiplere benzediini sylediimde gld, okuldayken amiplerin resmini yapmay ok sevdiini syledi. Sonra eline bir kalem ald. "u gazeteyi versene, sana brodaki amipbenliimin ekliyle senin yanndaki eklini izeyim." Sonra u ekilleri izdi: ekil 14.2 "u kvrk blmler ne?" "Senin yannda kendimi kvrk hissediyorum." "Ne?" "Yani, nasl diyeyim, senin yannda nefes alabiliyorum. Broda olduumdan daha karmak bir kiilie brnyorum sanki. Bana ilgi duyuyorsun ve beni daha iyi anlyorsun, onun iin kvrk yaptm, doal grnsn diye." "Tamam anladm. O zaman u dz taraf ne?" "Nerede?" "Amibin kuzeydou blmnde." "Corafyam hibir zaman iyi olmad biliyor musun? Ama evet iaret ettiin yeri, gryorum. Benimle ilgili her eyi anlamyorsun deil mi? Onun iin biraz daha gereki bir ekil izdim. O dz izgi, benimle ilgili anlayamadn ya da zmek iin zaman bulamadn ynlerimi temsil ediyor." "Yaa."

"Ah o ne surat, o izginin de yuvarlandn grsen neler olurdu bilmek istemezsin. Ayrca kayglanma, o kadar ciddi olsa, burada senin koynuna girmi, son derece mutlu bir amip olmazdm herhalde." 18. Chloe amibin zerindeki o dz izgiyle ne demek istemiti? Yalnzca onu btnyle anlayamayacam bunda alacak bir ey yoktu belki, halden anlamann da bir snr vardr kukusuz. Peki neydi abalarm snrlayan? Belki de onu yalnzca insan doasna ilikin o gne dek kavradm gereklere gre tanmaya almam. Ondan beklentilerim bakalarndan beklentilerimin bir uzants olabilirdi ancak, baka sosyal ilikilerimin szgecinden geiriliyordu ona dair bilgilerim. Kayalk bir da peysajma bakp kendini bir yere ait hissetmek iin "svire'ye ne kadar benziyor" diyen bir Avrupal gibi, Chloe'nin karamsar bir ruh halini, "nk x gibi hissediyor... tpk ablam gibi..."eklinde kavrayabiliyordum ancak. Kadn ve erkeklerle yaadm btn yaam deneyimleri, Chloe'yi anlayabilmek iin bana hizmet ediyordu imdi benim znel ve dolaysyla saptrlm insan doas anlaym, biyolojik zelliklerime, mensubu olduum snfa, vatanda olduum lkeye ve psikobiyografime bal olarak ortaya kyordu bylece. 19. Sevgilinin bak, bir zgara iine benzetilebilir. nsan doasnn karmakl nedeniyle, her sevgili belli zellikleri grr, belli zellikleri geirir zgara iine, gerisini gz ard eder: Szgelimi benim bakm Chloe'nin u ynlerini gryordu ya da (anlyor, kavryor, yakn buluyordu): > > - ironi - gzlerinin rengi - iki n diinin arasndaki boluk zeks - ekmek piirme yetenei - annesiyle olan ilikisi - sosyal kay gs - Beethoven sevgisi -tembellikten nefret etmesi - papatya ay m sevmesi -kendini beenmilerden nefret etmesi - yn giysileri sevmesi - klostrofobisi - drstlk arzusu - > Oysa bunlar, Chloe'nin kiiliinin btnn oluturmuyordu. Elimizde farkl bir zgara ii olsa ve ben de farkl bir sevgili olsaydm, belki u ynlerini de grecek zamanm olurdu: > > - salkl yemekleri sevmesi - bilekleri - akhava pazarlarn sevmesi - matematik yetenei - kardeiyle olan ilikisi - gece kulplerini sevmesi - Tanrya ilikin grleri - pilav sevmesi - Degas paten kaymas - uzun doa yryleri - arabada mzik dinlemeye kar kmas - Viktoryen mimariye olan ilgisi - > 20. Chloe'nin doasnn karmak ynleriyle yeterince ilgilendiimi sanyordum ama nemli ksaltmalar yaptm, onu anlayacak denli duyarlla ya da olgunlua sahip olmadm zamanlar da oluyordu kukusuz. En nemli ama kanlmaz olan bir ksaltma ise Chloe'nin yaamna ancak dardan birisi olarak katlabilmemdi belki, onun i dnyasn hayal edebilir ama asla tecrbe edemezdim. Ben/sen ayrmyla blnmtk, ben ve ben olmayan ile. Ne kadar yakn olursak olalm, Chloe sonuta baka bir insand ve bunun getirdii tm gizem ve mesafeyle donanmt (yalnz leceimizi anmsatan o kanlmaz mesafe...). 21. Dz snrlar ve dz izgilerden arnm, iinde klmediimiz bir akn zlemini ekeriz. Bakalarnca snflandrlmaya, etiketlenmeye (kadn, erkek, zengin, yoksul, Yahudi, Katolik vs.) lmne direniriz. Bu diren, etiketlerin doru olmamasndan deil, snflandrlamayacamza dair znel duygumuzu korumak adnadr. Ne de olsa kendimize gre asla etiketlenemeyecek\/arhk\ar\zd\r. Yalnz olduumuzda, gayet basit bir biimde "ben"izdir ite ve bakalarnn bize dayattk lan olmadan, o etiketlenmi ynlerimiz arasnda gidip geliriz. Chloe'nin bir

keresinde "birka yl nce birlikte olduu bir adam" 'dan sz ettiini duyduumda birden zlmtm, birka yl sonra benden de belki (ortasnda ton bal salatas bulunan masada Chloe'nin karsnda bu kez baka bir adam oturmuken) "bir sre nce birlikte olduu bir adam..." diye sz edilebileceini dnmtm. Gemiteki bir sevgilisinden sz ediindeki rahatlk, o an ne kadar zel olursam olaym, yine de belli tanmlar iinde bulunduumu ("bir adam", "bir er kek arkada") ima eden nesnel durumu gstermiti bana, varlm bir yansmadan (ne kadar zel olursam olaym) ibaretti Chloe'nin gzlerinde. 22. Bakalarnca etiketlenmek, kategorilere konmak ve ta nmlanmak durumunda kaldmz iin, sonunda k olduumuz kii, zgaray en iyi yapabilendir sonuta, sevilesi sandmz ynlerimiz iin bizi seven, anlalmasn istediimiz ynlerimizi anlayan kiidir o. "Chloeip" ile benim birlikteliimiz, imdilik de olsa birbirimizin yannda rahat ettiimizi, dilediimizde yaylabileceimiz bir alan bulduumuzu ortaya koyuyordu.

ON BENC BOLUM Gnl de Mola Verir 1. Dil, istikranyla kararszlklarmz bertaraf eder. Dnya her an deiirken, bizlere hayali bir sreklilik ve sabitliin ardna saklanma olana tanr. Deiimin kanlmazln anlat mak iin, "Kimse ayn nehire iki kez giremez," demiti Heraklitus oysa bu cmlede nehir szcnn deimiyor olmasn gz ard etmiti, dolaysyla aslnda ayn nehire iki kez girilmesi gibi bir durum ortaya kyordu. Ben bir kadna k olan bir adamdm ama bu cmle, duygularmn ini klarn ve deikenliini ne lde ifade edebiliyordu ki? Zaman zaman sa dakatsizlii, sknty, sinir ve kaytszl da kapsayan aka dahil miydi bu szckler de? Duygularmn belirsizliini btnyle yanstabilecek bir szck var myd ki? 2. Yaamm boyunca tadm bir ismim var - alt yandayken bir fotorafta grdm "ben" ile belki altm yamdayken bir fotorafta greceim "ben" ayn harflerle yazlyor oysa zaman beni bu arada tannmaz hale getiriyor. Aaca aa diyorum ama o aa yl iinde eitli deiimlere uruyor. O aac her mevsim yeniden adlandrmann yarataca karmaay engellemek iin sreen olann zerine temelleniyor dil ve aacn bir mevsim yaprakl, bir mevsim plak oluunu gz ar di ediyor. 3. Baka bir deyile, zetler kararak yayoruz bizler, (bir aacn ya da duygusal bir durumun) baskn zelliini alp, btn o zellikle etiketliyoruz. Yaanm bir olay anlatmaya kalktmzda, o olayn, anlam soyutlanm, amalarmz dorultusunda ok ynlln, belirsizliini yitirmi tortusunu anlatyoruz aslnda. Bir yk, anmsanan bir ann yoksul karl olabilir ancak. Chloe ile yaadmz ak yks srecinde benim duygularm duygusal cetvelin bir ucundan dierine uzanmt ve bu durumu yalnzca k olmak diye geitirmek, acmaszca zetlemek gibi geliyordu bana. Ama olaylar zet lemeye hevesliyizdir bizler, pek zamanmz da yoktur genelde ve yaananlar ksaltarak ifade ederiz, yoksa deikenliimizin ve belirsizliklerimizin stesinden gelemeyebiliriz. Sonuta imdiki zaman nce tarih, sonra nostaljiye dnerek bozulur. 4. Chloe ile birlikte Bath'da ho bir hafta sonu geirdik. Romallardan kalma hamamlar ziyaret ettik, bir talyan lokantasnda yemek yedik ve Pazar leden sonra tarihi evlerin evresinde yry yaptk. Bath'daki o hafta sonundan geriye ne kald? Belleklere yerleen birka fotoraf - yattmz odann mor perdeleri, kentin tren penceresinden manzaras, bir park, bir minenin stndeki saat. Bunlar grsel kalntlar. Duygusal olanlar daha da belirsiz. Mutlu olduumu anmsyorum, Chloe'yi sevdiimi. Oysa gemie dnp anlk ansmalarn tesine uzanmak istediimde daha karmak bir tarih beliriyor: Mzedeki kalabaln sinirimi bozmas, Cumartesi gecesi bir trl uyayamamam, dana biftei yedikten sonra geirdiim ufak apl hazmszlk, Bath tren istasyonunda sevimsiz bir gecikme, Chloe'yle takside yaptmz tartma gibi. 5. Aslnda dilin ikiyzll balanabilir belki de; nk Bath'da geirilmi bir hafta sonunu tek bir szckle, ho szcyle anmsamamz salyor ve bir dzen, bir kimlik kurmamza yardmc oluyor. Oysa insan szcklerin, Heraklitus'un nehrinde akan sular gibi akan alt anlamlaryla yz yze geliyor bazen - ki o zaman,

harflerle snrlanan basit anlamlarn arar oluyor. Ben Chloe'yi seviyordum - ne kadar basit geliyor kulaa, birinin elma suyunu veya Marcel Prousf u sevdiini sylemesi gibi tpk. Oysa gerekler ok daha karmakt, nk bir an belli biimde anlatmak baz eylerin gz ard edilmesine yol ayordu ister istemez - bir aklama, binlerce kart aklamann bastrld anlamna geliyordu. 6. Arkada Alice bir Cuma gecesi bizi yemee davet ettiinde, Chloe daveti kabul etti ve ona k olacam syledi. Alice'in yemek masas evresinde sekiz kiiydik, drt kiilik masada dirsek dirsee yemek yemeye alyorduk. Balham'da bir evin en st katnda oturan Alice, Sanat Konseyi'nde sekre terlik yapyordu ve itiraf etmeliyim ki, evet, ona birazck k oldum. 7. Birlikte olduumuz kiiyle ne kadar mutlu olursak olalm, ona olan sevgimiz (okeli bir toplumda yaamyorsak eer) baka romantik ilikilere girmemizi engeller. Ama onu gerekten seviyorsak, bu bizi neden zorlasn ki? Ve ona olan akmz zaten solmaya balamamsa eer, neden zlelim buna? Bu sorunun yant belki de sevmek gereksinimimizi zmlemi olmamza karn, bu gereksinimi uzun sre denetim altnda tutmay baaramamamzda yatyor. 8. Alice'i konuurken, snm bir mumu yakarken, tabak larla mutfaa koarken, alnna den san salarn geri itiini seyrederken kendimi romantik nostaljiye kaplm buldum. Romantik nostalji, sevgilimiz olabilecek ama ans eseri nedense olmam kiiler grdmzde ortaya kar. Alternatif bir ak yaamann olasl, srdrdmz yaamn, saysz yaamdan yalnzca birini yaadmz anmsatr: Ve belki hepsini birden yaayabilmenin olanakszldr bizi hznlendiren. Bir seim yapma gereini (ne kadar iyi olursa olsun), bir eyi seerek yitirdiklerimizin hznn duymadmz gnlerin zlemini duyarz. 9. Sokaklarda veya kalabalk lokantalarda yaamlar benimle paralel gelien ama benim iin birer muamma olarak kalacak yzlerce (ve hatta milyonlarca) kadnn varln fark ederdim. Chloe'yi sevmeme karn, bu kadnlar grnce pimanlk duymadan edemiyordum. Bir tren istasyonunda ya da banka kuyruunda bir yz grr, bir sohbetten kesit (birinin arabas bozulmu, teki niversiteden mezun oluyor, bir bakas nn annesi hastalanm...) duyar ve yknn devamn renemeyeceim iin anlk bir hzne kaplr, o yklere uygun bir son yazarak kendi kendimi teskin ederdim. 10. Yemekten sonra divanda oturup Alice'le sohbet edebilirdim ama yalnzca hayal kuracak halim vard. Alice'in yz, Chloe ile olan birlikteliime karn giderilememi belli belirsiz bir boluk duymama yol amt. Bir bilinmeyen, ifade edilemeyen, en derindeki arzulan yanstan ayna gibidir. Odann teki kesindeki bir yzn bilinene sunduu lmcl bir tekliftir. Chloe'yi seviyor olabilirdim ama onu tandm iin, hasretini ekmiyordum. Tandklanmza hasret duymayz nk hasretin gerektirdii muammadan yoksundur onlar. Birka dakika veya birka saat grlp sonsuza dek yok olan bir yz, zmlenemeyen hayaller iin gerekli bir katalizrdr, bo bir sayfadr, insann hissettii ama tanmlayamad, tutamad an tutkunun yansmasdr. 11. "Syle bakalm, k oldun mu ona?" diye sordu Chloe arabada. 'Tabii ki olmadm." "Senin tipin ama." "Hi de deil. Hem zaten ben sana m, biliyorsun."

Aldatmann bildik senaryosunda, bir sevgili tekine "Beni sevdiini sylemiken, x'le nasl aldatrsn?" diye sorar. Oysa birini sevdiini sylemekle onu aldatmak arasndaki denklem, zaman kavram gz nnde bulundurularak zldnde yanl kmaz. "Seni seviyorum" ancak ve ancak "Seni imdi seviyorum" anlamnda sylenebilir. Alice'in yemek davetinden sonra eve dnerken Chloe'ye onu sevdiimi sylediimde yalan sylemiyordum, ama szcklerim ister istemez zamanla snrlyd. 12. Chloe'ye olan duygularmn deimesi, onun srekli deien, hatta anlam karmaas yaratan bir insan olmasndan kaynaklanyordu. inin ya da telefon numarasnn kesin oldu undan bile emin deildim. Dikkatli bir gz, onun yznde en kk psikolojik ve fizyolojik deiimleri okuyabilir, kimle olduu ya da hangi filmi grdne gre deien aksann fark edebilir, yorgun olduunda omuzlarnn sarktn, kendine gvendiinde boyunun adeta uzadn grebilirdi. Yz Pazartesi ve Cuma gnleri farklyd, gzleri zgn olduunda baka, uyarldnda bakayd, ellerindeki damarlar gazeteleri okurken sanki du aidmdaki damarlardan farklyd. Deiik alardan bakldnda yznn grnts farklyd; masann teki yannda, pmeye uzandnda yakndan ya da bir tren istasyonunda... Anne ve babasnn yannda baka, sevgilisinin yannda bakayd. Glen Chloe baka, dilerini di ipliiyle temizleyen Chloe bakayd. 13. Bu deiimleri listelemek iin snr tanmayan bir biyografi yazar olmam gerekirdi; bense alkanlklarna bal tembel bir yaratktm. Bitkinlik ou zaman, Chloe'nin yaamnn en zengin ynn -hareketlerini-gz ard etmek anlamna geliyordu. Uzun dnemler olurdu ki ben (artk bana tandk geldii iin) onun vcudundaki deiimleri ya da yznde zaman zaman beliren izgileri, Pazartesi ile Cuma gnlerindeki farklln artk grmezdim. Chloe bir alkanlk olmutu, zihnime yerlemi sabit bir imgeye dnmt. 14. Ama alkanln kaygan yzeyinin krld anlar da olurdu ve o zaman ona yeniden doru drst bakar, onu ilk kez gren birinin gzleriyle izlerdim. Bir hafta sonu, arabamz otobanda bozulunca yardm armak durumunda kaldk. On be dakika sonra bir tamirci geldiinde, Chloe yetkiliye derdi mizi anlatmaya koyuldu. Bir yabancyla konumasn izlerken (kendimi o adamla zdeletiriyordum bir yandan da) tandm kadn bana birden yabanclat. Tandkln soluk perdesi olmadan yzn grp sesini duyduumda tandm haliyle deil ilk kez gren birinin gzleriyle izledim onu, zamann ykledii deerlerinin tesine uzanabildim. 15. Ve birden, Chloe bujilerden ve ya filtrelerinden sz ederken, denetlenemez bir ehvete kapldm. Alkanln birden krlmas yabanclama etkisi yaratm ve Chloe'yi bilinmez ve egzotik bir varla dntrmt - daha nce hi dokunmadm bir kimsenin vcudunun uyandrd ehveti uyandrmt bende. Tamircinin sorunu zmesi uzun srmedi, sigortayla ilgili bir sorun varm, ok gemeden Londra'ya doru yola ktk. Oysa ben arzulanm dizginleyemeyecek haldeydim. "Durmamz gerek, bir otel, park ya da kk bir ky yolu bulalm. Sevimemiz gerek." "Niye? Ne oldu? Ne yapyorsun? Ltfen, imdi olmaz, Tanrm aaaah, Tanr akna, yapma... Dur, peki, tamam, bekle, arabay durdursak iyi olacak, urada kenara ekelim..."

komik komik ama yarglayc ama fazlasyla sinirli ve zeki te yandan bonkr stelik yetenekli an duygusallktan uzak ama gururlu ama gzel derin 16. Biryabancolarak-Chloe'nin cazibesi, deikenlik ile cinsellik arasndaki ilikinin bir iaretiydi, baka bir deyile, giyinik gvde ile plak gvde arasndaki farkllkt. M4 karayolunda bir sapaa girip durduk. Elimi uzatp elbisesinin hafif kumann zerinden gslerini okamaya baladm, bana yabanclam olan bu gvdeyi yeniden kefediyordum mthi bir haz duyarak. plaklk ile giyinildik, tandklk ile yabanclk arasnda insan kendinden geiren bir sreti bu, hem bir gnah hem de yeni bir balangt. 17. Chloe'nin Volkswagen'inin arka koltuunda, antalarla eski gazeteler arasnda iki kez sevitik. Bu ani ve belirsiz arzu, birbirimizin giysilerine ve tenine saldrlar ho gelmiti ama, tutkularmzn aknn ne denli tahrip edici olabileceini ortaya koyuyordu. Bir arzuyla karayolundan sapyorsak, sonraki bir tarihte baka bir hormonun peine taklp birbirimizden kopmamz olas deil miydi? Duygularn ne yne gideceini kestirmek olanaksz gibiydi. Akmz, mevsimlerin yumuak geilerinden ok, dalardan boalan bir akarsuyun sarsc akna benziyordu. 18. Chloe ile aramzda bir espri vard; birbirimizin duygusal hallerinin farknda olduumuzu gstermek adna oynanan Herakliti bir oyundu bu, akn bir ampul gibi ayn sabit k la yanmas gerektii dnsel basky biraz olsun hafiletiyor du. "Bir ey mi oldu? Bugn beni sevmiyor musun?" diye so rard iimizden biri. "Daha az seviyorum." "Gerekten mi? ok mu daha az?" "Hayr, o kadar da az deil." "On zerinden ka?" "Bugn m? Belki alt buuk veya belki alt ve eyrek kadar. Ya sen?" "Tanrm, eksi diyebilirim, geri bu sabah on iki buuk verebilirdim, hani..." 19. Yine bir in lokantasnda (Chloe baylyordu in lokantalarna), insanlarla ilikilerimizin masann ortasnda yemeklerin yerletirildii ve insann evirerek bir an karides bir an domuz etiyle kar karya kald dner embere benzediini fark ettim. Sevmek, zaman iinde iyiyle de ktyle de karlatn dairesel bir sre deil miydi? Genelde hareketli varlklar olmamza karn, duygularn hep sabit olmas gerektii gibi yanl bir dnceye kaplr insanlar, ak ya vardr ya yoktur sanrlar, bu ayrmlar da kalkp ilikinin banda ve sonunda yaparlar - oysa her gn, hatta saat ba deiebilir insann duygulan. Sevgi ve nefreti bir kiinin birok ynnn meru karlklar olarak grmek yerine bunlar birbirinden ayrmaya alrz. Btnyle iyi olan sevmek, btnyle kt olandan nefret etmek gibi, insann sevgi dolu ya da saldrgan igdlerine yant getirmek gibi ocuksu bir gereksinim duyarz. Oysa Chloe'yle byle sabit duygular yaamak olanakszd. Bazen kafam yle kartrrd ki dner masadaki btn yemeklerin tadna bakm olurdum. Chloe'nin aadakiler gibi olduunu hissederdim szgelimi: ekil 16.1 20. emberin bir duygudan tekine neden kaydn kestirmek g oluyordu genellikle. Chloe'yi belli bir ekilde otururken ya da belli bir ey sylerken grp, az nce ball brekliyken birden son derecede sklrdm ondan. Bu duygulan bir tek

ben yaamyordum, nk bazen Chloe de bana kar ani patlamalar gsterirdi. Bir gece arkadalarla bir film zerine tartrken, benim baka insanlarn zevklerine burun kvrdm syledi durup dururken dmanca bir tavrla. nce ardm nk henz azm bile amamtm, ama sonra daha nce yaptm bir eye alnm olabileceini ve fkesini bu ekilde gsterdiini tahmin ettim - baka birine de alnm olabilirdi, ben de hedef tahtas oluyordum. Tartmalarmzn ou bu gibi hakszlklar nedeniyle, zamannda ya da gereken kiilere iletilmemi duygulardan kaynaklanyordu. Chloe'ye, bulak makinesini son derece grlt kartarak boaltmas gibi yzeysel bir nedenle deil, o gn daha erken saatlerde iten aradklarnda telefona kmadm iin duyduum sululuk nedeniyle fkelenebiliyordum. Buna karlk Chloe de belki o sabah belli etmedii fkesini bulak makinesindeki tabak anaktan kartyordu. (Belki de olgunluu -o anlalmas zor hedefi- herkese gereken zamanda hak ettii gibi davranmak, kendi fkeni masum insanlardan kartmamak ve hangi duygularn kendine saklayacanla hangi duygular davuracamm ayrmn yapabilmek yetenei olarak tanmlayabiliriz.) 21. Bizi sevdiklerini iddia edenlerin ayn zamanda nasl haksz dmanlklar ve dargnlklar hissedebildiini merak edebilir insan. Benliimizde birbirine zt ok sayda duyguyu, denetleyemediimiz katmer katmer ocuksu tepkileri barndryoruz. fkeler, yamyams drtler, ykc fanteziler, biseksel eilimler ve ocukluk paranoyalar, daha saygdeer duygularn iine sarmalanm bulunuyor. "nsanlarn kt olduunu sylememeliyiz asla," diyordu Fransz filozof Alain, "yeter ki neden yle davrandklarn grebilelim" - yani, bir tartmann ya da saldrganln temeline inmeliyiz. Chloe ile ben de bunu denemeye niyetliydik ama bu karmaa, cinsel drtlerin yaratt kaprislerden ocukluk travmalarnn etkilerine kadar uzanyor ve bazen ylesine stesinden gelinemez hale geliyordu ki. 22. Filozoflar geleneksel olarak akln stnlne dayanan ve dolaysyla arzularn egemenliini knayan bir yaam tarznn savunusu yapmlarsa bu, akln, srekliliin temelini tekil etmesinden, zamanla snrl olmayndan, yani bir son kullan ma tarihi bulunmayndandr. Romantiin aksine filozof, ilgisinin bir an Chloe'den Alice'e, bir an Alice'den Chloe'ye savrulmasna izin vermez nk yaplan her seimi destekleyen sabit nedenler vardr. Filozoflar, arzularnda yalnzca evrimi gzlemlerler, kopukluklar deil. Akta sadk ve sabittirler, yaamlar bir merminin yrngesi denli salam bir izgide ilerler. 23. Ama bundan da nemlisi, filozofun salam bir kimlii vardr. Nedir kimlik? Belki insann eilimleriyle ekilleniyordun Sevdiklerim beni belirler. Ben kimim, byk lde ben ne istiyorum ile birlikte geliir. Eer ben on yamdan beri golf oynamay sevmisem ve bugn yz yirmi yandaysam ve hl bu sporu seviyorsam, o zaman ben istikrarl bir kimlie (hem golfu hem de dolayl yoldan insan olarak) sahip olduumu syleyebilirim. ki yamdan doksan yama dek Katolisizme olan inancm korumusam, otuz be yanda bir gn kalkp psikopos ya da papa olmak isteyen ama yaamnn sonunda slam'a ynelen Yahudi'nin yaad kimlik krizini yaamayacam demektir. 24. Duygusal insanlarn yaam zamann badndrc devrimleri etrafnda gelitii iin farkldr, ne istedikleri o kadar abuk deiir ki kim olduklar da srekli

bir soru iaretidir. Duygusal bir adam bir gn Samantha'y ertesi gn Sally'yi seviyorsa, o zaman kimdir o? Bir gece yataa Chloe'yi severek girip, ertesi sabah ondan nefret ederek uyansam, o zaman "ben" kimim? Daha mantkl bir insan olma tasarmdan tmyle vazgemi deildim. Ama Chloe'yi sevmek ya da sevmemek ile ilgili salam nedenler bulmak gibi bir trl peimi brakmayan bir durumla yz yzeydim. Sevmek ya da nefret etmek iin gvenli, rtlemez (mantkl demeye cret etmiyorum) nedenler olsayd, geri dnp deerlendirme yaplabilecek sabit bir nokta da olurdu. Ama iki n diinin arasndaki boluk ona srlsklam k olmam iin bir neden oluturmusa, dirseini nasl kad da ondan birden nefret etmeme neden olamaz myd? Bilinli olarak ne gibi nedenler sralarsak sralayaym, bizi cezbedenin ne olduunu ancak tahmin edebiliriz (ve dolaysyla akn yok olmasnn o geri dnlemez ve trajik srecinin de...) 25. Uyumazlklarn karsnda doal bir insani drt vard: Duygusal evrenin sabitliinin korunmas. Bu insann drt dalgalanmalarn azaltyor, kargaalarn nlenmesi ve belli bir dzenin kurulmasn hedefliyor, sreklilii ve uyumu arzuluyordu. Bu durum izgisel bir ak yksne demir atmam salamt, Chloe ile benim ykmd bu ve tali ykler yazmak, modern yaznn izofrenisiyle kendi ykmden baka yklere dalmak ya da kendi ykm sorgulamak istediimde dizginleri eline alyordu. Bir gn nce bir maazada grdm iki gzel yzle yaadm erotik ykden uyanr uyanmaz yanmda yatan Chloe'yi grnce kendime gelirdim. Olanaklarmn bilincine varr, ykmn bana yklemi olduu role dner ve yaanan gerein muazzam otoritesine boyun eerdim. 26. Dalgalanmalar evrenin onayyla, evremizdekilerin sabit varsaymlaryla dengede tutuluyordu. Bir Cumartesi gn arkadalarmzla bir kahvede bulumadan nce giritiimiz iddetli kavgay anmsyorum. O an ikimiz de bu kavgay o denli ciddiye almtk ki ilikimizin sonunun artk geldiini dnmtk. Oysa yky sonlandrma olasl, byle bir eyi tasavvur bile etmeyen arkadalarmz sayesinde unutulmutu. Kahve ierken, mutlu iftle ilgili sorular sorulmutu, bir kopu olaslnn bilincinde olmayan, dolaysyla byle bir olasl gz ard eden sorulard bunlar. Bakalarnn varl, bizim ini klarmz dengeliyordu, ne istediimizden ve dolaysyla kim olduumuzdan emin olamadmz zamanlarda darda duran ve yalnzca srekliliin farknda olan ama bu yknn bitmeyecek bir yk olmadnn farknda olmayanlarn yattrc zmlemelerinin arkasna saklanabiliyorduk. 27. Moralimiz iyiyken, gelecekteki gnlerin dleriyle de avutabiliyorduk kendimizi. Akn balad gibi bitmesi tehlikesi, imdiki zamann biz lene dek sreceini dndrecek bir gelecek kurgulamamz doal klyordu. Nerede oturacamza, ka ocuk sahibi olacamza, emekliliimizi nasl geireceimize dair dler kurarak Kensington Park'nda el ele tutuarak torunlarn gezdiren ihtiyarlarla zdeletirirdik kendimizi. Akn biteviyeliinden korunmak iin uzun bir zaman dilimi iinde yaantmz tasarlamaktan zevk alyorduk. Notting Hill yaknlarnda ikimizin de sevdii ve zihnimizde dediimiz evler vard, st katta iki kk alma odas, bodrum katnda en yeni malzemelerle yaplm bir mutfak ve ieklerle, aalarla dolu bir bahesi olacakt. Bu iliki herhalde o kadar srmezdi ama srmemesi iin bir neden olmadna inanmak zorundaydk. Birisini sevmek ve ayn zamanda ayrlmay, baka birisiyle evlenip evini onunla dediini dnmek

olas m? Hayr, birlikte yalanp emekli olmay ve takma dilerimizle deniz kenarnda bir bungalovda yaayacamz dnmek zorundaydk. Bunlara gerekten inansaydk, insan sonsuz aka zorlamaya kalkan, yasal eylemlerin o en insafsz olan evlenmeye bile yanaabilirdik. Eski sevgililerden sz etmeyi pek sevmememin nedeni yaadklarmzn sonsuza dek srmesi arzusundan kaynaklanyordu belki de. Btn eski sevgililer, bir zamanlar srekli sandn duygunun hi de srekli olmadnn birer gstergesiydi ve Chloe'yle ilikim de ayn ekilde sonulanabilirdi. Bir akam zeri Hayvvard Galerisi'nin kitapsnda Picasso'yla ilgili bir kitap kartran eski bir kz arkadam grdm. Arka dalarna gndermek iin kartpostal semekte olan Chloe bir ka adm temdeydi. O eski kz arkadam Picasso'y ok severdi. Gidip merhaba diyebilirdim. Ne de olsa Chloe de hl belli aralklarla grt baz eski erkek arkadalarn tantrmt benimle. Ama rahatsz olmutum: nk bu kadn duygularmn ne kadar deiken olduunu yzme vuruyor du sanki. Onunla kurduum ama sonra yitirdiim yaknln Chloe ile yinelenebileceinden korkuyordum. 29. Ak trajik klan geiciliidir. Bir sevgiliyle birlikteyken eski sevgilileri tarihe gmmek kaytszl aslnda ne kadar korkun. Bugn her eyini kurban edebilecein bir insan birka ay sonra grdnde yolunu deitirmek (ya da onun da girdii kitapdan kmak) dehet veriyor bana. Chloe'ye olan sevgim u an benliimin zn oluturuyorsa, o zaman hayatmdan ktnda bir param da lm olacak demekti. 30. Tm bunlara karn Chloe ile ben yine de k olduumuza inanyorsak bu belki de sonunda gzel anlarn (en azn dan imdilik) sknt ve kaytszlk anlarndan ok olmasndan kaynaklanyordu. Yine de adna ak dediimiz olgunun daha karmak ve sonuta o kadar da muhteem olmayan bir gerein zeti olduunun her zaman farkndaydk.

ON ALTINCI BOLUM Mutluluk Korkusu Akn en byk sakncalarndan biri, ksa bir sre iin de olsa, bizi mutlu etme tehlikesi tamasdr. 2. Austos aynn son haftasnda Chloe ile birlikte spanya'ya gitmeye karar verdik yolculuk da (tpk ak gibi) hayalleri geree dntrme teebbsdr. Londra'dayken, span ya emlak pazarnn uzmanlarndan topya Seyahatleri'nin kitapn gzden geirmi ve Valencia'nn ardndaki dalarda, Ara de Alpuente kasabasnda iftlik evinden bozma bir da evinde karar klmtk. Fotoraflarda grndnden daha da gzeldi ev. Odalar basit ama rahat denmiti, banyosunda herhangi bir sorun yoktu, asma yapraklaryla glgeli bir teras vard, yaknnda yzebileceimiz bir gl bulunuyordu, komu evin kei besleyen iftisi de zeytinya ve peynir ikramyla bizi pek ho karlamt. 3. Havaalannda kiraladmz arabayla darack da yollarndan geerek, leden sonra ge saatlerde varabildik eve. Gln berrak mavi sularna attk kendimizi hemen, solmaya balayan gnein altnda kuruduk. Sonra eve dnp bir ie arap ve zeytin ile terasta oturup, gnein batn seyrettik. "Harika deil mi?" dedim iirsel bir tonla. "Evet, deil mi?" diyerek yanklad beni Chloe. "yle mi gerekten?" diye aka yaptm. "Sus, manzarann gzelliini bozuyorsun." "Hayr, ciddiyim, gerekten harika. Byle bir yerin varolduuna bile inanmazdm grmesem. Her eyden o kadar uzak ki, kimsenin bozmaya yeltenmedii bir cennet gibi." "Yaammn geri kalan ksmn burada geirebilirim," diyerek i ekti Chloe. "Ben de." "Burada birlikte yaardk, ben keileri beslerdim, sen zeytin yetitirirdin, kitaplar yazardk, resim yapardk ve ..." "yi misin sen?" diye sordum Chloe'nin birden acyla yzn buruturduunu grnce. "Evet, imdi iyiyim. Ne oldu bilmiyorum. Birden bamda korkun bir ar hissettim, korkun bir zonklama gibi. Bir ey deildir. Ah, hayr, yine balad ite." "Dur bir bakaym." "Nasl bakacaksn, bam aryor." "Biliyorum ama acn paylamaya alyorum." 'Tanrm, uzansam iyi olacak. Yol yorgunluu olsa gerek, ya da belki ykseklikten etkilenmiimdir. Yine de ieri girsem iyi olacak. Sen kal burada, ben aresine bakarm." 4. Chloe'nin arlar hafiflemedi. Bir aspirin iip yatt ama uyuyamad. Rahatszln ne denli ciddiye almam gerektiini kestirememekle birlikte, onun olaylar bytmeme eilimini gz nnde bulundurarak bir doktor armaya karar verdim. iftiyle kars, kulbelerinin kapsn aldmda yemek yiyorlard, blk prk

spanyolcamla en yakn doktoru nerede bulabileceimi sordum onlara. Doktor, Villar del Arzobispo'da, yirmi kilometre tede bir kasabada oturuyormu. 5. Dr. Saavedra, bir ky doktoru iin fazlasyla asil bir tipti. Beyaz keten bir takm giymiti, 1950'li yllarda Imperial Kolej'de bir dnem geirmiti, ngiliz tiyatro geleneine hayrand ve spanya ziyaretinin daha ilk gnnde rahatszlanan gen kza bakmak iin benimle gelmeye son derece hevesliydi. Ara de Alpuente'ye dndmzde Chloe'nin durumu hl dzelmemiti. Doktoru onunla yalnz brakp, teki odada beklemeye baladm kaygyla. Doktor, on dakika sonra odadan kt. "Kayglanacak bir ey yok." "yileecek mi?" "Evet dostum, sabaha bir eyi kalmaz." "Neyi varm?" "Pek bir ey deil, biraz midesi, biraz ba, tatilcilerde sk sk rastlanan bir olaydr. la yazacam. Bir tr ankedonya ite, ne bekliyordun?" 6. Dr. Saavedra, ngiliz Tp Birlii'nce da hastalna ben zeyen ve mutluluk tehdidiyle ani bir korku eklinde beliren bir hastalk olarak tanmlanan anhedonia tehisi koymutu. spanya blgesinde, pastoral evreyle yzleince dnyevi mutluluun belki de ok uzaklarnda olmad gereini aniden fark eden ama byle bir olasla kar iddetli bir fizyolojik tepkinin ana den turistler arasnda ska grlen bir hastalkt bu. 7. Mutluluk ender rastlanan bir olgu olduundan, kabullenmesi de youn bir korku ve kaygyla birlikte gelir. Dolaysyla, bilincinde olmadan belki, Chloe ve ben (geri ben hastalanma mtm) hedonia'y, yani mutluluu hep anlarda ya da beklen tilerimizde aramaya ynelmitik. Mutluluu yakalamak her ne kadar temel bir hedef de olsa, ancak uzak bir gelecekte belki yakalanabilecei inancyla beliren bir hedefti Ara de Alpuente'deki doal yaam ile belki birbirimizin kollarnda hissettiimiz duygular, ite bu inanca meydan okuyordu. Neden byle yayorduk ki? Yaamdan sonrasna dair rahat inancn ardna snmak yerine imdiki zamandan zevk almak, kendimizi mkemmel olmayan ve stelik tehlikeli biimde lml de olan bir geree adamak anlamna geliyordu nk. Gelecek zaman kipinde yaamak, bugne benzemeyen ideal bir gelecek adna bizi tehdit eden durumlara balanma gereksiniminden kurtaryordu bizi. Yaam, yaamdan ok daha gzel bir cennetin balang evresi olarak gren kimi dinlerdeki inanlara benziyordu bu. Tatillere, partilere, ie ve belki de aka olan yaklammz bir lmszlk inanc tayordu, bu gibi olgularn sonlanacan grmeyecektik sanki - ve dolaysyla bunlardan bir ders de karmyorduk. Sonuta, rahatt ite gelecek zaman kipinde yaamak: imdiki zamann gerekliini hissetmemizi engelledii gibi, birbirimizi sevmemenin ille de lmek anlamna gelmesini nlyordu. 9. Chloe, imdiki zaman yaamaya balad iin hastalanmt belki de. Ksa bir an iin, gelecein barndrabilecei herhangi bir eyin eksikliini duymaz olmutu. Ama ben de en az Chloe kadar sulu saylmaz mydm bu hastala kaplm olmaktan? Bilinmez bir gelecek adna imdiki zamanlardan ald m hazz elimin tersiyle terbiyesizce ittiim, bazen belli belirsiz bir lmszlk dncesiyle dergilerde grdm erkeklerin kaytszlyla naslsa zevkine varacam baka aklar olaca inancyla kendimi tmyle sevmekten alkoyduum, gelecekte, tarihin zamannda

nme koyduu biriyle iletiim kurmaya alrken gsterdiim vahim abadan beni kurtaracak baka aklar olacana kendimi inandrdm zamanlar ol mam myd? 10. Uzak bir gelecee duyulan zlem ile uzak bir gemie duyulan zlem ayn madalyonun iki yzdr aslnda. Gemi, zaten gemite kald iin daha gzel anmsanmaz m ou zaman? ocukken benim iin her tatil bittikten sonra mkemmelleirdi, nk imdiki zamann kayglar silinmi, birer anya dnm olurdu. Ne olduu deil, ne olacaksa hemen olmas nemliydi, bylece geriye dnp yaralarm sarabiliyor ya da neeli bir an zihnimde yeniden canlandrabiliyordum. ocukluk yllarm ailecek Zrih'ten Engadine'e kayak yapmaya gittiimiz k tatillerini bekleyerek geirirdim. Ama sonunda dan tepesine ktmda bembeyaz, saf piste bakar, o an bir an olmu olsa hissedilmeyecek bir kayg duyardm, nk anlar yalnzca znel koullardan oluur (dan tepesi, harika bir gn) ve dolaysyla o an cehenneme dntren her eyden arnm olurdu. imdiyi rahatsz klan o an burnumun akmas, susam olmam ya da atkm unutmu olmamn tesinde bir eydi - yl boyunca gelecein rahat katmanlar arasnda yerini alm bir olasl sonunda tketiyor oluumu kabullenmek istemiyordum, o kadar. nsann azn sulandran beklentilerle ho anlar arasnda sandvilenmi olan kayak, hi zaman kaybetmeden imdiye kaymt bile. Yokuun dibine iner inmez dnp daa bakar, ne kadar mkemmel ve harika bir kay olduunu dnrdm. Ve bylece kayak tatili (ve genelde yaamm) geirilmi olurdu: Sabah saatlerinde beklenti, imdiki zamanda kayg ve akam saatlerinde de ho anlar. 11. Chloe ile olan ilikimde de bu gergin ikilemin belirtileri hissedildi uzun sre: Btn gn onunla kacam bir akam yemeini bekleyerek geirir, yemekten en gzel izlenimlerle kalkar, ama ne beklentisine ne de ansna denk bir imdiki zamanla yzlemi bulurdum kendimi. spanya'ya gitmeden bir sre nce Chloe ve arkadalarla birlikte bir gece Will Knott'un tekneevindeyken her ey ylesine mkemmeldi ki kendimi imdiki zamana dair aklm kurcalayan phelerden alkoyamamtm. imdiki zaman imdiki zaman kipi hastalna kapldmz hissettirmeyecek denli kusurludur genelde. Ama o gece Chelsea'de iinde bulunduum anla ilgili hibir kusur bulamaynca sorunun benden kaynaklandn kabullenmek zorunda kalmtm: Yemekler son derece lezzetliydi, arkadalarmzla birlikteydik, yanmda oturan ve elimi tutan Chloe ok gzel grnyordu. Ama yine de bir ey bozuyordu o an, gecenin tarihe dnmesini bekleyemeyecek kadar sabrsz oluum... 12. imdiki zamanda yaayamamak, insann yaam boyu beklentilerinin sonunda gerekletiinin farkna varmasndan korkmas, beklentilerle anlar arasnda bulunan greceli snakl durumu terk etmek zorunda kalmas ve dolaysyla bunun yaanan ve yaanlacak tek (cennet bir yana) yaam oldu unu szle ifade etmesek de itiraf etmek durumunda kalacamzdan kaynaklanyor. Taahht denen eyi bir sepet yumurta gibi dnrsek, insann imdiki zamana dair taahhtte bulunmas, yumurtalar gemi ve gelecek sepetlerine paylatrmaktansa, btn yumurtalarn imdiki zaman sepetine koymas gibidir. Ve bu rnei ak alanna kaydrdmzda, Chloe ile mutlu olduumu sonunda kabullenmem, ne kadar tehlikeli olursa olursa olsun, benim yumurtalarmn tmn onun sepetine koyduum anlamna geliyordu. 13. Doktor, Chloe'ye nasl bir ila yazd bilmiyorum ama ertesi sabah tmyle iyilemiti. Piknik sepeti hazrlayp gl kenarna gittik, gn yzerek ve okuyarak

geirdik. spanya'da on gn geirdik ve sanyorum ilk kez (anlara gvenebildiim kadaryla) ikimiz de o gnlerde imdiki zamanda yaama riskini aldk. Bu kipte yaamak her zaman byk mutluluklar anlamna da gelmiyordu hani; akn inili kl mutluluunun yaratt kayglar rutin bir biimde kavgalara yol ayordu yi ne. le yemei iin uradmz Fuentelespino de Moya kasabasnda ettiimiz iddetli bir kavgay anmsyorum. Eski bir kz arkadamla ilgili aka yaparken balam, Chloe'nin aklna hl ona k olduum phesi dnce, kavga hiddetlenmiti. Gereklerden bu kadar uzak bir sulama olamazd ama, ben bu pheyi asl Chloe'nin bana kar azalan aknn bir yansmas olarak deerlendirmi ve onu sulamtm. Tartma, surat asma ve barma fasl bittiinde leden sonra olmu ve gzyalarna, barlarmza akn, kalakalmtk. Baka tartmalar da olmutu. Loba del Obispo kasabas yaknlarnda birbirimizden sklp sklmadmza dair tartmtk, Sot de Chera'da da Chloe'nin harita okumakta ne kadar beceriksiz olduunu syleyince o da beni faist bir harita uzman olmakla sulaynca klahlar yine deimitik. 14. Bu gibi tartmalarn asl nedeni, bariz olmuyordu asla: Chloe her ne kadar Guide Mich elin'7 okumakta glk ekerse eksin ya da ben spanyol doas iinde kaybolup arabayla daireler izmeye ne kadar sinirlenirsem sinirleneyim, bu tartmalarn altnda ok daha derin kayglar yatyordu. Yaptmz sulamalarn arl ve samal, birbirimizden nefret ettiimiz iin deil, birbirimizi fazlasyla seviyor olmamzdan kaynaklanyordu - ya da daha az basit bir deyile, birbirimizi bu kadar sevmekten nefret ediyorduk. Sulamalarmzn derinde yatan karmak almlar vard, Senden nefret ediyorum, nkseni seviyorum. Temel bir tepkiyi ieriyordu, Seni byle sevmekriskine girmekten baka seeneim olmamasndan nefret ediyorum. Birisine sonuna dek gvenmenin getirdii hazzn yannda, bu gvenin getirdii fel edici korkular. Valencia'da yaptmz zaman zaman iddetli ama anlamsz tartmalar, ikimizin de yumurtalarmz tekinin sepetine yerletirdiimizin -ve kendimizi salama almaya altmzn- farkna varmann yaratt gerginliin gerekli bir davurumuydu. Kavgalarmz bazen neredeyse teatral biimde geliiyordu, kitapl yerle bir ederken, tabak anaklar frlatrken ya da kaplar arparken neelenir, canlanrdk: "Senden bylesine nefret edebileceimi bilmek gzel," demiti Chloe bana bir keresinde. "Alnmadn, sana siktiri eksem de kafama bir ey frlatacan, ama yerinde duracan gsteriyor." Birbirimizin barlarna hogr gsterip gsteremeyeceimizi grebilmek iin birbirimize barmaya gereksinim duyuyorduk. Birbirimizin yaam kapasitesini lmek istiyorduk: Birbirimizi yok etmeye alp da baarsz olmalydk ki birbirimize gvenebilelim. 15. nsann denetleyebilecei, byk aba ve mantk sonu cunda gelen mutluluu kabullenmesi daha kolaydr. Oysa benim Chloe'yle vardm mutluluk ne derin dnsel hesaplarn ne de belli bir kiisel baarnn sonucuydu. lahi mdaheleden kaynaklanan bir mucizeyle, bana dnyada hemen herkesten daha deerli hale gelen bir insan bulma ansna erimitim yalnzca. Byle bir mutluluk ok tehlikeliydi nk sreklilii insann kendisine bal deildi. Aylarca dzenli bir biimde emek verdikten sonra molekuler biyoloji dnyasn sarsacak bilimsel bir forml bulmu olsaydm bylesi bir keiften kaynaklanan bir mutluluu kabullenmekte vicdan azab ekmez dim. Chloe'nin temsil ettii mutluluu kabullenmekteki glk, bu

mutlulua yol aan srete benim yokluum, yani yaammda mutlulua yol aan eyle ilgili denetimi elimde tutmuyor olmamdan kaynaklanyordu. Tanrlar tarafndan ayarlanma benzedii iin, ilahi cezayla birlikte gelen ilkel korkular da bnyesinde barndryordu. 16. nsann sosyal arenada kendini bitkin dren sosyal balara kar savap, stesinden gelmesine yardmc olacak areler bulmas gerektiini savunan Pascal, "nsann tm mutsuzluu odasnda tek bana duramamasndan kaynaklanr," der. Ama akta nasl stesinden gelinir bunun? Bir bakasyla ruhani bir ba iinde yaamak istemedii iin haremindeki kadnlardan birine k olduunu hisseder hissetmez kadn ldrten II. Mehmet'in yksn anlatr Proust. Ruhani balarla ilgili bir sorunum olmadmdan, kendi kendime yetmeyi baarmaya almaktan oktan vazgemitim. Odamdan kp, bir bakasn sevmeye balamtm - ve dolaysyla insann yaamn bir baka insana balamasndan kaynaklanan riski de gze almtm. 17. Chloe'yi sevmekle gelen kayglar, mutluluumun kaynann aniden yok olmas, birden bana ilgisiz kalmas, lmesi ya da bakasyla evlenmesiyle kesilmesi gibi dncelerden kaynaklanyordu. Akn doruundayken ilikiyi erkenden bitirmek gibi bir drt hissettiim oluyordu, bylece ilikiyi Chloe'nin, alkanln ya da usanmln bitirmesini nleyebilirdim. Ak ilikisini doal sonundan nce bitirmek (hibir eyle ilgili olmayan kavgalarmzdan kaynaklanan) drts, nefretten deil, ar sevgiden ilenen bir cinayet gibiydi - ya da daha dorusu, bu arln getirdii korkudan. klar kendi ak yklerini salt belirsizliin stesinden gelemedikleri iin, mutlulukla girdikleri deneyin yaratt risk nedeniyle erkenden sonlandrabilirler. 18. Her ak yksnn zerinde nasl biteceine dair bilinmez ve en az o kadar korkun bir dnce bulutu gezinir. En salkl ve din olduumuz bir srada lmmz dlemek gibi bir eydir bu, ama bir akn sonuyla bir yaamn sonu arasndaki fark, en azndan ikincisinde naslsa lmden sonra bir ey hissetmeyeceimizin yattrc bilincidir. n byle bir rahatl yoktur, bir ilikinin sonunun aknn sonu olmayabi leceini bilir o ve bu sondan sonra yaamnn da srecei neredeyse kesindir.

ON YEDNC BOLUM Kaslmalar 1. lki ve son ikisinin (3.2 sn.) gerek olduu, sekiz adet 0.8 saniyelik kaslmalar arasnda 3.2 saniyelik bir taklit yaplabileceini tasavvur bile edememitim banda. Btnyle gerek ya da btnyle taklit olduunu dnmek daha kolayd, gereksahtegerek ekli ise sapka ve gereksiz grnyordu bana. Ya btnyle sahte ya da btnyle gerek olmalyd. Geri bunun bilerek olmadn gz ard etmek iin fizyolojik bir aklama bulmalydm belki. Ama nedeni ya da aklamas ne olursa olsun, Chloe'nin (spanya'dan dndmzden bu yana) orgazmlarnn hepsinin ya da en azndan bir blmnn sahte olduunu fark etmeye balamtm. 0.8+/0.8+/0.8-/0.8-/0.8-/0.8-/0.8+/0.8+ = toplam sre 6.4 2. Kaslmalarnn says, srece gerekte bal olmadn fark etmeyeyim diye her zamankine gre ar derece artmt sanki. Kaslmalarn gerek olup olmad zerinde bu kadar durmam, kaslmalarn kendi bana o kadar nemli olmasndan deil (hazzn saylarla llemeyecei kantlanmt), bir kadnn ilgisinin azaldna dair (ki ayn kadn gemite st ste kaslyordu) bir eilimin nemli bir gstergesi saylabilecei iindi. 4 + = pozitif kaslma, - = yokluk 3. Kaslmalarn azalmas, genel anlamda ilginin azalmasyla birlikte olmamt. Aslnda sevimek tam da bu srada daha tutkulu olmaya balad. Yalnzca daha sk deil, ok farkl pozis yonlarda ve gnn farkl saatlerinde seviiyorduk artk, eskiye gre daha heyecanlyd, lklar atlyor, hatta alanyor, sevime deyince genelde akla gelen yumuakla deil, fkeye daha yakn bir eylem gereklemi oluyordu. Tm bunlardan nasl bir sonuca varmam gerektiini kestiremiyordum. phelenmeye baladm sylemek yeterli sanrm. 4. Chloe'ye sylenmesi gerekenleri, bir erkek arkadamla paylamay yeledim. "Ne oluyor bilmiyorum, Will, cinsel yaantmz eskisi gibi deil artk." "Kayglanma, dnem dnem farkllk gsterebilir, her zaman bomba gibi olmasn bekleyemezsin." "Beklemiyorum ki. Yalnzca bir ey yolunda gitmiyormu gibi geliyor bana, ne olduunu bilmiyorum ama spanya'dan dndmzden beri son aylarda baz eyler dikkatimi ekmeye balad." "Ne gibi?" "zellikle altn izebileceim bir ey yok aslrnda. Ama dur, bak aklma bir ey geldi. Benim sevdiim msr gevreiyle onun sevdii tutmuyor, ama birlikte kahvalt edelim diye hep benimkinden de alyordu. Derken durup dururken geen hafta artk almamaya balad, ok pahalym. Bir sonuca varmak istemiyorum ama fark etmeden de edemedim." 5. Will ile birlikte bizim bronun giriinde duruyorduk. irketin yirminci yln kutlamak iin bir kokteyl dzenlenmiti. yerimi ilk defa gren Chloe'yi de getirmitim. "Neden Will senden daha ok proje alm?" diye sordu Chloe sergilenen projeler arasnda gezindikten sonra. "Bunu sen yantla, Will."

"Gerek dahiler ilerini kabul ettirmekte her zaman daha ok glk ekerler de ondan," dedi Will, iyi niyetle. "Tasarmlarn muhteem," dedi Chloe VVill'e, "Bu kadar yaratc eyler grmemitim, zellikle de i yeri projeleri iin. Malzemeyi kullanmn olanaanst, zellikle de tulayla metali bir arada kullanma biimin. Sen de bu tip eyler yapamaz msn?" diye sordu Chloe bana dnerek. "Birka fikir zerinde alyorum u sralar, ama benim tarzm ok deiik, zaten farkl malzemelerle alyorum." "Bence Will'in ileri harika, hatta olaanst. yi ki gelip grmm." "Chloe, beendiine ok sevindim," diye yant verdi Will. "O kadar etkilendim ki, bu tr eylere ok ilgi duyuyorum, baka mimarlarn da senin gibi iler yapmamas ne yazk. Pek kolay olmasa gerek." "O kadar kolay deil ama bana inandm yolda yrmeyi rettiler. nsann btn enerjisini emen binalar yapmak yerine, iinde yaadm hissettiim binalar yapyorum." "Ne demek istediini anlyorum galiba." "Kaliforniya'ya gelsen daha iyi grebilirdin. Monterey'de bir proje zerinde alyordum ve orada, farkl trde talar, hatta biraz elik ve alminyum kullanarak doaya kar deil, doayla ibirlii iinde neler yaplabileceini gsterdim herkese." 6. Bir bakasnn sevgisine neden olan kriterleri sorgulamak, grg kurallarna uymaz. nsan zaten belli kriterler iin sevilmediini, sahip olunan zellikleri aan ontolojik bir stat nedeniyle, yani kim olduu nedeniyle sevildiini umar. Zenginlikte olduu gibi akta da efkat/mal edinmek ve elde tutmann anlam, bir tabuyla sarldr. Yalnzca aktan ya da paradan yoksunluk insann sistemi sorgulamasna yol aar - klarn byk devrimci olamamasnn ardnda belki de bu yatyordur. 7. Bir gn sokakta nmzden geen talihsiz bir kadn gsteren Chloe, "Benim suratmn ortasnda da onunki gibi doutan bir leke olsayd beni yine de sever miydin?" diye sordu. Burada verilecek yantn "evet" olmas arzulanr - ak gvdenin olaan veyahut deitirilemeyecek irkin zellikle rinden soyutlayan bir yant beklenir. Seni yalnzca esprilerin, yetenein ve gzelliin iin deil, ama salt sen olduun iin, hibir zelliini gz nne almadan seveceim. Seni ruhunun derinlikleri iin seveceim, gzlerinin rengi, bacaklarnn uzunluu ya da ek defterin iin deil. Sevgilinin bizi dtan da grlebilen deerli niteliklerimiz iin sevmesini deil, varlmzn zn, baarlannz hesaba katmadan sevmesinin zlemini ekeriz, bir adan anne baba ile ocuu arasnda varolduu sylenen koulsuz sevgiyi yinelemesini isteriz. nsann gerek benlii kim olmak istediini zgrce seebilen benliidir, alnmzda bir leke belirse, yllar bizi kertse ya da ekonomik kriz iflas ettirse bile yalnzca benliimizin yzeyini kerten bu kazalar iin hogrlmeliyiz. Gzel de olsak zengin de olsak, yalnz bu nedenlerle sevilmeyi istemeyiz nk bunlar geici olabilir, sevgiyi de geici klabilir. Bana yzm yeri ne beynimle ilgili iltifatta bulunman yelerim, ama ille de yzmle ilgili bir iltifatta bulunacaksan o zaman (motor ve kas gdml) glmle ilgili bir yorum yap, (statik ve dokusal temelli) burnumla deil. Her eyimi yitirsem de sevilmek, ar zum budur: "Ben"den baka bir ey kalmasn geriye, ki bu gi zemli "ben" benliin en zayf, en krlgan noktasdr. Yannda zayf davranabileceim kadar seviyor musun beni?

Herkes gc sever, ama Sen beni zaaflarmla seviyor musun? Asl snav budur. Yitirebileceim her eyden arnm olsam, yalnzca mr boyu sahip olacam eyler iin sever misin beni? 8. O gece mimarlk brosunda Chloe'nin ilk kez parmaklarmn arasndan kaymaya baladn, iime olan hayranln yava yava yitirdiini ve benim deerimi baka erkeklerle kyasladn fark ettim. O gece Chloe ile Will Bat yakasnda birlikte iki imeye gittiler, ben gidemeyecek kadar yorgundum. Chloe eve vanr varmaz beni arayacan sylemiti ama saat on bir civarnda ben onu aramaya karar verdim. Daha sonra saat iki buukta aradmda da yine telesekreter yant verdi. Kayglarm makineye syleyecektim neredeyse ama sylesem, bu kayglar bir varlk kazanm olacakt, phelerim bir ithama dnecekti. Geri kayglanacak bir ey yoktu belki de - ya da ok ey vard: Beni Will ile aldattn dnmektense, kaza geirdiini dnmeyi yeliyordum. Sabah drtte polisi arayp votka sarhou sesimle olabildiince ciddi, bir Volkswagen kazas olup olmadn, en son Barbican civannda bir broda grlen, benim ksa yeil etekli, siyah ceketli meleimi andran paralanm bir vcut bulunup bulunmadn sordum. Hayr, efendim, byle bir rapor yok, kadn yaknnz m yoksa yalnzca arkadanz myd? Sabaha kadar bekleyip karakolu yeniden arayabilir miymiim? 9. "insan dnerek sorunlar yoktan var edebilir," demiti Chloe bana. Kefedeceklerimin korkusuyla dnmeye bile cesaret edemiyordum. Dnme zgrl, yolumuza kacak eytanlarla karlamaya cesaret edebilmektir. Ama korkmu bir zihin gezinemez, ben paranoyamn snrlan iinde kaldm, cam kadar krlgandm. Psikopos Berkeley ve sonradan da Chloe, insan gzn kapattnda gerek dnyann bir de dnebileceini sylemilerdi ve zellikle imdi, yanlsamann gc beni rahatlatyor gibiydi, gereklerle yz yze gelmemek, insan dnmezse ho olmayan gereklerin gerekten de varolmayabileceim hissetmek istiyordum. 10. Dn geceki yokluundan kendimi sorumlu tutmak, phelerimden sululuk duymama, sululuk duyduum iin de fkelenmeme karn ertesi gn saat onda Chloe ile bulutuumuzda hibir ey fark etmemi gibi davrandm. O da sululuk hissediyor olmalyd - yoksa mahalle bakkalna gidip mutfana Gen Werther'in karnn doyurmak iin o artk almad msr gevreini neden eklemiti? Kendi kendini kaytszlyla deil, grev bilinciyle ele veriyordu, ki bu da pencere camna gze arpar biimde yerletirilen Three Cereal Golden Bran'den belliydi. "Bir ey mi oldu? Senin sevdiin bu deil miydi?" diye sordu Chloe, lokmalarmn boazma dizildiini grnce. 11. Geceyi kz arkada Paula'nn evinde geirdiini syledi. VVilI'le birlikte Soho'da bir barda ge saatlere kadar sohbet etmilerdi, ikiyi biraz fazla karnca ta Islington'a dnmek yerine Bloomsbury'de kalmay yelemiti. Beni arayacakm ama uyandrmak istememi. Ben erken yatmak istediimi sylemiim, yani iyi etmemi mi? Neden o surat ifadesini takn yormuum? Biraz daha st ister miymiim msr gevreime? 12. Gerein epistemik biimde kesintiye urayan aklamalanyla birlikte bir drt belirir - ho olan ise, bu aklamalara inanmak drtdr. Saf bir iyimserin dnyaya bakyla, Chloe'nin anlatt yk inanlmaz lde inanlasyd, iinde yatmak istediim scak bir kpk banyosu gibiydi. O inanyorsa, ben neden inanmayaym?

Onun iin bu kadar basitse, benim iin neden bu kadar karmak olsun? Paula'nn Bioomsbury'daki dairesinde yaplan yer yatanda geirilmi bir geceye ilikin yksne inanmay, benim alternatif gece (baka bir yatak, baka bir erkek, kaslmalar) ykm silebilmeyi diliyordum. Politikacnn karamel szlerine gzya aktan bir semen gibi, en derin duygusal zlemlerim uruna yalanlann tuzana dmtm. Geceyi Paula'yla geirdiine, msr gevrei aldna ve her ey unutulduuna gre, bir rahatlama ve gven duygusu hissettim, kabustan uyanm gibi oldum. Masadan kalkp, sev diimin kah beyaz kazana sarldm, ynn altndaki omuzlarn okadm, sonra uzanp boynunu ptm, kulaklarn sr maya baladm, teninin tandk kokusunu ve yzme bastrdm salarn hissettim. "Yapma, imdi olmaz," dedi melek. Ama Eros onu dinlemedi, teninin tandk kokusuna ve salarnn yumuaklna kendini kaptrarak dudaklarn ensesinde gezdirmeyi srdrd. "Syledim ya imdi olmaz!" diye yineledi melek, Eros'un bile duyabilecei bir sesle. 14. Bu p biimi birlikte geirdikleri ilk gece ekillenmiti. Chloe ban onun bana yaslam, aklla gvdenin birletii bu yumuak ense onun houna gitmi ve dudaklarn boy nunun kvrmnda gezdirmeye balamt. O zaman rperme geirerek glmsemi ve gzlerini yummutu Chloe. Aralarnda bir rutin olmutu bu, ortak samimi dillerinin bir imzas haline dnmt. Yapma, imdi olmaz. Nefret, ak mektuplarnn iine gizlenen gizli bir belge gibidir, tam kartyla ayn te melleri paylar. Sevgilisinin boynunu p, bir kitabn sayfalarn evirii ya da bir esprisiyle batan kan kadnn sonunda sinirine dokunan eyler de ite bu noktalarda toplanr. Akn sonu banda sakldr aslnda, ykmn ipular ak dodu u srada nceden kendini gstermi gibidir. 15. Syledim ya imdi olmaz. Hastalarnda kanserin ilk belirtilerini fark edebilen yetenekli doktorlarn nasl oluyorsa kendi vcutlarndaki futbol topu byklndeki urlan gz ard ettii vakalar vardr. nsanlarn yaamn birok alannda net ve aklc davranabilirlerken ocuunun ldn ya da karsnn veya kocasnn kendisini terk ettiini kabullenemeyen insanlar vardr - ocuunun kaybolduuna ya da eski elerinin yeni evliliinden vazgeip kendisine dneceine inanmay srdrrler. Gemisi batm bir sevgili, bat bir kant olarak kabullenmez, hibir ey deimemi gibi davranmay srdrr, lm yargsn grmezlikten gelince, lm srecinin durdurulabileceine inanr. lmn iaretleri evremi sarm, okunmay bekliyordu - ama hissettiim ac nedeniyle okuyamaz olmutum. 16. Akn lmnn kurban olan kii cesedi canlandrmak iin gerekli zgn stratejileri belirleyemez olur. Tam da kurtarlmak iin belli bir yetenek gerektiren bu zamanda korkuya kapldm iin son derece zgn olmak yerine, nostaljik olmaya baladm. Chloe'nin benden uzaklatn hissedince gemite bizi birbirimize balayan birtakm eleri krce tekrarlamaya baladm. stememesine karn onu pmeyi srdrdm gibi, sonraki haftalarda bir zamanlar ho geceler geirdiimiz sinemalara ve lokantalara gitmeyi nerdim, gldmz esprileri yineledim, vcutlarmzn bir zamanlar girdii ekillere girdim. 17. Kendi samimi dilimizin tandklyla kendimi rahatlatmaya altm, bir zamanlar kargaalar nlemek iin kullandmz dildi bu, akn geici ini klarn kaldrabilmek iin gerekli Herakliti akay.

"Bugn bir ey mi oldu?" diye sordum, Vens'n en az benim kadar zgn ve szgn grnd bir sabah. "Bugn m?" "Evet, bugn, bir ey mi oldu?" "Hayr, neden? Olmas m gerekir?" "Sanmyorum." "Neden soruyorsun o zaman?" "Bilmiyorum. Biraz mutsuz grnyorsun da ondan." "Kusura bakma ama ben de insanm." "Yalnzca yardm etmek istemitim. Bugn bana on zerinden ka verirsin?" "Gerekten bilmiyorum." "Neden?" "Yorgunum.", "Syle ite." "Syleyemem." "Hadi, on zerinden. Alt? ? Eksi on iki? Art yirmi?" "Bilmiyorum." "Bir tahminde bulun." "Tanr akna, bilmiyorum ite, rahat brak beni, kahretsin!" 18. kimizin ortak dili zlmeye, Chloe'ye yabanc gelmeye balamt, daha dorusu, artk bu dili reddettiini itiraf etmemek adna unutmu gibi yapyordu. Bana ortak olmay reddediyor, yabancy oynuyor, beni artk kendi doasna aykr gryor ve bende hatalar buluyordu. Gemite son derece houna giden eyler, imdi sylediimde neden birden sinirine dokunuyordu anlayamyordum. Deimemi olduuma gre, imdi benimle ilgili her ey neden sinirlendiriyordu onu? Panie kaplarak yeniden altn amza dnmek iin aba harcadm ve kendi kendime, "O zaman ne yapyordum da artk yapmyorum?" diye sordum. Gemite onda ak uyandran benliime dnmeye alyordum aresizce. Ancak u anda zaten onun sinirine dokunanm o gemiteki benlik olduunu fark e demiyordum ve dolaysyla zlmeye giden sreci hzlandrmaktan baka bir ie yaramyordum. 19. Sinir bozucu bir kimse olmutum, karlk bile beklemiyordum artk. Ona kitaplar aldm, ceketlerini kuru temizlikiye gtrdm, yemekleri hep ben dedim, Noel'de ilk ylmz kutlamak iin Paris'e gitmeyi nerdim. Ancak varlna dair pek kant bulunmuyorsa ak srdrmenin sonucu ancak kk dmektir. Bana surat asabilir, barabilir, beni grmezlikten gelebilir, sinirimi bozabilir, sahtekrlk yapabilir, bana vurabilir, beni tekmeleyebilirdi ama ben yine de tepki vermiyordum gelin grn ki yalnzca nefret uyandryordum. 20. ki saatte hazrladm bir yemein ardndan (byk bir blm Balkan tarihi tartmasyla gemiti), Chloe'nin elini tutup, ona, "Bak belki de sana ar duygusal gelecek ama ne kadar kavga edersek edelim benim iin hl ok nemlisin ve aramzdaki sorunlarn zmlenmesini istediimi sylemek istiyorum. Benim her eyimsin, biliyorsun," dedim. (Romanlardan ok psikanalitik kitaplar okumu olan) Chloe ise beni pheyle szerek, "Dinle, ok naziksin ama kayglandryorsun; byle ego idealin haline getirmekten vazgemelisin beni." 21. Olaylar trajikomik bir senaryoya dnmt: Bir tarafta kadn bir melekle zdeletiren bir adam, teki tarafta ak neredeyse patolojik bir rahatszlk gibi gren melek.

ON SEKZNC BOLUM Romantik Terrizm 1. Neden sevmiyorsun beni?sorusu, Neden seviyorsun beni? sorusu kadar (daha sevimsiz olmakla birlikte) zor bir sorudur. Her iki durumda da ehvete ilikin bilinli (tahrik edici) bir denetimden yoksun oluruz, ak, tmyle belirlemediimiz ya da hak etmediimiz nedenlerle bir armaan gibi kucamza dmtr. Bu sorunun yantn bilmek aslnda gereksizdir, nk nedenlerine gre davranamayz. Bu nedenler bir etken oluturmaz nk k olduktan sonra ortaya karlar ve aslnda yapay nedenlerdir, bu sre mantkl aklamalara gelmez. Bu tr sorular sorarken, bir yanda btnyle kstahlk, te yanda btnyle alakgnlllk arasnda kalrz ister istemez: Ak hak etmek iin ne yaptm ben? diye sorar alakgnll k; bir ey yapm olamam. Akmn karlksz kalmas iin ne yaptm ben? diye ayaa kalkar ihanete urayan, aslnda hibir zaman sahip olmad bir armaana kstaha sahip karak. Her iki soruya da akn sunan kii ancak Sen olduun iin diye yant verebilir - sevilen kiiyi belirsizce ve tehlikeli bir biimde grkemli duygularla depresyon arasnda brakan bir yanttr bu. 2. Ak ilk grte doabilir ama ayn hzla lmez. Chloe konumak ve hatta beni terk etmek iin erken olmasndan, daha iyi bir seenek olmayabilecek bir yaam semekten korkuyordu belki. Dolaysyla, yava bir ayrlk oldu, etkisini zaman iinde gstererek sevilenin vcudundan sonunda kopabildi. Aldatmadan kaynaklanan, bir zamanlar deer verilmi bir nesneye duyulan sorumluluun yok olmasyla birlikte gelen sululuk vard, bir bardan dibinde zamanla temizlenen rams bir sv gibiydi. 3. Btn kararlar zor geldiinde, bir karar alnmaz. Chloe karar vermekten kandka ben de ona katlyordum (ne de olsa herhangi bir karar benim iin ho olmayacakt). Birbirimizi grmeyi, birlikte yatmay srdrdk ve Noel'de Paris'e gitmeye karar verdik. Oysa Chloe varla yok arasndayd yaammda- sanki bir bakas iin hazrlanyormu gibiydi - ve uak biletlerini temin etmek, temin edilip edilmemesi gerektiinin ardnda yatan nedenleri tartmaktan daha kolay geliyordu ona imdilik. Kararszl, hibir ey yapmadka karar kendisi iin bir bakasnn vermesi umudunu ieriyordu, kararszln ve aresizliini sergilemesine karn bir adm atmamakla, sonunda atmak istedii (ama korktuu) adm benim atmam umuyordu. 4. Romantik terrizm evresine girmitik. "Bir ey mi oldu?" "Hayr, neden, olmas m gerek?" "Belki konumak istersin diye dnmtm." "Neyi?" "Bizle ilgili baz eyleri." "Senle ilgili demek istiyorsun," diye terslendi Chloe. "Hayr, bizimle ilgili demek istiyorum." "Ne olmu bize?" "Bilmiyorum aslnda. Ama Eyll aynn ortalarndan bu yana pek iletiim kuramyormuuz gibi geliyor bana. Sanki bir duvar var aramzda ve sen yokmu gibi davranyorsun." "Ben duvar muvar grmyorum."

"te anlatmak istediim buydu. Bunun dnda bir ey olduunu itiraf etmeyi bile reddediyorsun." "Neyin dnda?" 5. Birlikte olduumuz kii bize artk eskisi kadar ilgi duymuyorsa, bu sreci durdurmak iin tekinin yapabilecei bir ey kalmam gibidir. Geri ekilmek de batan karmak gibi bir sessizlik altnda kalr, ilikinin temelindeki sz edilemez konu belirir: Seni arzuluyorum / Seni arzulamyorum - her iki durumda da mesajn yerine ulamas iin bir asr geer. Her iki partnerin de dzelmesini istedii durumlar dnda, iletiimin koptuunu konumak bile zordur. Bu durum, are siz brakr: Her zamanki konumalann cazibesi yitmi, teki kiiyi sinirlendirmekten te bir ilev grmemektedir. Sevgilinin her zamanki gibi (irince) davranmas genelde ironik bir eylemdir nk ak canlandrmaya alrken ancak boup l drr. Ve bylece bu noktada, sevgiliyi ne olursa olsun geri almak aresizliiyle romantik terrizme bavurulur; aresiz durumlarn rn olan, her eit hileyi bnyesinde banndran (surat asmak, kskanlk, sululuk), sevgilinin nnde patlayarak (gzyalan, fke ya da baka ekillerde) onu yeniden sevmeye zorlamak abasdr bu. likinin terristi aknn karlk greceine aslnda inanmaz ama bir eyin abeslii (hem akta hem politikada) ona kar durmak iin her zaman yeterli bir neden saylmaz. Baz eyler duyulsun diye deil, o an konumak nemli olduu iin sylenir. 6. Politik diyalog bir ikyeti zmlemekte yetersiz kald nda, yaras olan taraf karsndaki kiiyi barla elde edemediinden aresiz kalp terr eylemlerine bavurabilir. Politik terrizm artk dm olmu durumlarda ortaya kar, bir taraf (bilinli ya da yanbilinli olarak) arzu edilen amaca ulalamayacann farkna vararak -ve aslnda teki taraf daha da uzaklatrmaktan baka ie yarayamayacakeyleme geer. Terrizmin olumsuzluu ocuksu fkenin tm zelliklerini tar, daha gl bir rakibin karsnda hissedilen gszle duyulan fkeden ibarettir. 7.1972 ylnn Mays'nda, Japon Kzl Ordusu'nda, Filistin Halk Kurtulu Cephesi (PFLP) tarafndan silahlandrlan, bilgilendirilen ve masraflar karlanan kii, program nceden belli bir yolcu uayla Tel Aviv yaknlarndaki Lod Havaalam'na indiler. Uaktan karak teki yolcular terminale kadar izledikten sonra, el bagajlarndan makineli tfek ve el bombalan kardlar. Gvenlik grevlilerinin kurunlanyla lmeden nce rastgele ate atklar kalabalktaki yirmi drt kiiyi ldrdler, yedi kiiyi de yaraladlar. Bu tr caniliin Filistin'in zerkliiyle ne ilgisi vard ki? Cinayetler bar srecini hzlandrmad gibi, srail halknn Filistin davasna ilikin dncelerini sertletirmesine yol at ve terristler iin son ironi de kurbanlarnn ounun srailli bile deil, Kuds'e dini nedenlerle gelen bir grup Porto Rikolu Hristiyan olmasyd. Geri eylem, diyalogun sonu vermedii noktada fkeyi baka yere yneltme gibi bir nedenle gerekesini bulmutu. 8. kimizin de Paris'te ancak bir hafta sonu geirecek kadar zaman vard, biz de Heathrow'dan Cuma gn kalkan son uaa bindik, Pazar akam ge saatlerde dnmeyi tasarlamtk. Fransa'ya ilikimizin yldnmn kutlamaya gidiyorduk ama, daha ok bir cenaze havas esiyordu. Uak Paris'e indiinde havaalan terminali bo ve kasvetliydi. Kar yamaya, iddetli bir kuzey rzgr esmeye balamt. Yolculara yetecek kadar taksi olmad iin pasaport kontrol srasnda tantmz, Londra'dan Paris'e bir konferans iin gelen bir avukat kadnla taksimizi paylamak

durumunda kaldk. Kadn ekiciydi ama kimseyi ekici bulacak halim yoktu, yine de kente giderken onunla flrt ettim. Chloe sohbete katldnda szn keserek zellikle (ve tahrik edici bir biimde) kadna ynelip, bir eyler sylyordum. Oysa kskandrmak nemli bir faktre baldr: Hedef kitlenin umrunda olup olmamas. Dolaysyla, terr kskanl bir kumar olmutur hep: Chloe'yi kskandrmakta ne kadar ileri gitmeliydim? Ya tepki vermezse? Blf yaptm anlad iin kskanln m saklyor (televizyona kp terrizm tehdidini nemsemediklerini syleyen politikaclar gibi) yoksa gerekten nemsemiyor mu emin olamyordum. Ama kesin bir ey vard, Chloe bana bir kskanlk tepkisinin verecei zevki yaattrmad ve Rue Jacob'daki kk otelimizdeki odamza sonunda yerletiimizde son zamanlarda olduundan ok daha sevimliydi. 9. Terristler, eylemlerinin kendilerine pazarlk etme gc salayacak kadar korkun olup olamayacana ilikin kumar oynarlar. Bir leden sonra, brosunda otururken en kk kzn kardklarn syleyen bir terrist grubunun telefonuna yant veren zengin bir talyan i adamnn yks vardr. Fidye olarak son derece byk bir rakam istiyorlar ve denmedii takdirde kzn ldreceklerini sylyorlard. Oysa i adam panie kaplmam ve eer kzn ldrrlerse ona bir iyilik edeceklerini sylemiti. On ocuu olduunu, hepsinin de kendisi iin zorluk ve d krkl yarattn, bakmlarnn ok pahal olduunu ve zaten kendi adna yatak odasnda geirdii birka dakikalk gayretin sonucu olduunu sylemiti. Fidye denmeyecekti ve kz ldrmek istiyorlarsa, o da onlara kalmt. Ve bu gayet ak mesajla birlikte telefonu yzlerine kapatmt. Terrist grup ona inanmt ve kz birka saat iinde serbest braklmt. 10. Ertesi sabah uyandmzda hl kar yayordu ama hava yeterince souk olmad iin tutmamt, kaldrmlar amurluydu, gkyz de gri. Kahvaltdan sonra Orsay Mzesi'ni ziyaret etmeye karar vermitik, leden sonra da sinemaya gidecektik. Otel odasnn kapsn henz kapatmtm ki Chloe bana dnp, kabaca, "Anahtar sende mi?" diye sordu. "Hayr," diye yant verdim, "biraz nce sende olduunu sylemitin." "yle mi dedim? Hayr, demedim," dedi Chloe, "Anahtar bende deil. Senin yznden darda kaldk." "Benim yzmden darda kalmadk. Anahtar braktm yerde olmad iin senin aldn dnerek kapy kapattm." "Aptallk etmisin nk anahtar ben de yok, yani darda kaldk - senin yznden." "Benim yzmden mi! Tanr akna, anahtar unuttuun iin beni sulamaktan vazge." "Ben anahtar grmedim bile." Tam o srada Chloe asansre binmek iin dnmt ki (kitaplara yarar bir zamanlamayla) odann anahtar cebinden otelin kestane rengi halsnn stne dt. "Ah zr dilerim. Bendeymi demek, ne yapalm," dedi Chloe. Ama onu yle kolay kolay affetmemeye karar vermitim ve terslenerek, "Yetti artk," dedim ve sessizce, melodramatik bir biimde merdivenlere yneldim, Chloe arkamdan baryordu, "Bekle, samalama, nereye gidiyorsun? zr diledim ya." 11. Terristin surat asmasnn baar kazanmas iin temelinde ne kadar kk olursa olsun, surat aslan kiinin yapt bir hatadan kaynaklanm olmas gerekir, te yandan maruz kalnan hakaret ile yrrle konan surat asma eylemi arasnda

olaya yol aan krgnlkla gsterilen tepki arasnda genelde bir orantszlk vardr -normal yollarla zm bulunmaz bu tr eylemlerin. Chloe'ye surat asmak iin ne zamandr bekliyordum ama hibir neden olmadan surat asmak yarar deil zarar getirir, nk teki kiinin fark etmemesi ve dolaysyla sululuk duymamas olasl vardr. 12. Chloe'ye o an barabilirdim, o da bana barrd, bylece odann anahtarlanyla ilgili tartmamz kendi kendine zlebilirdi. Btn surat asmalarn temelinde o an gndeme getirilerek yok edilebilecek bir yanllk yatar ama bunun yerine knlan taraf bu yanll alp, daha sonra, daha ac verici bir patlamaya kadar saklar. Aklamalar geciktirmek, ikyetlere annda ele alnsa yok olacak bir arlk ykler. Kinci bir olay olduunda aniden fke sergilemek insann yapabilecei en cmert eydir, nk surat aslan kiinin sululuk duymasn ve teki kiiyle konumak gerektiini hissetmesi durumundan kurtarr. Ben Chloe'ye byle bir iyilik yapmaya niyetli olmadm iin oteli tek bana terk ederek Saint Germain'e doru yrmeye baladm, oradaki kitaplarda iki saat kadar gezindim. Sonra otele dnp mesaj brakacama, bir lokantada tek bama yemek yedim ve art arda iki film izledikten sonra akam saat yedi suiannda otele dndm. 13. Terrizme ilikin anahtar, ilgi ekmek amacyla yaplmasdr, belli amalan olan (szgelimi bir Filistin devletinin kurulmas) ama askeri teknikleriyle ilgisi olmayan (Lod Havaaiam'nm bekleme salonunda ate amak gibi) psikolojik bir savatr bu. Amalarla sonular arasnda ayrm vardr ve surat asma, surat asmann kendisine bal olmayan konulara iaret etmek iin kullanlabilir - Beni anahtar kaybetmekle suladniin sana kzgnm, aslnda Beni artk sevmediin iin sana kzgnm eklindeki daha kapsaml (ama sylenemeyen) mesajn bir simgesi haline gelmitir. 14. Ama Chloe zorba bir insan deildi ve ben ne sylersem syleyeyim, kendi kendini an derece sulard hep. Beni Saint Germain'de izlemeye alm ama kalabalkta gzden yitirmiti. Otele dnm, bir sre beklemi sonra Orsay Mzesi'ne gitmiti. Sonunda odaya dndmde onu odada dinlenirken buldum, ama onunla konumadan banyoya girip uzun bir du aldm. 15. Surat asan, karmak bir yaratktr, derin belirsizler ieren mesajlar yayar, yardm ve ilgi lklar atar ama ayn zamanda teklif edilse reddeder, konuma gerei olmadan anlalmay ister. Chloe onu affedip edemeyeceimi, tartmalar zmsz brakmaktan nefret ettiini ve o akam ho bir yldnm gecesi geirmek istediini syledi. Ona olan fkemi tam olarak ifade edemediim iin (anahtarla hibir ilgisi olmayan bir fkeydi bu), mantksz davranmaya balamtm. Dndm sylemek neden bu kadar g olmaya balamt? nk gerek ikyetimin aa kmasndan korkuyordum; Chloe artk beni sevmiyordu. Acm ylesine ifade edilemez bir haldeydi ve unutulan anahtarla o kadar ilgisizdi ki konuyu imdi gndeme getirsem salak gibi grnecektim. Dolaysyla fkem yer altna itilmiti. Ne sylemek istediimi dorudan syleyemediim iin anlam simgelerle aktarmay semi, yan umut yan korkuyla simgelerin kendiliinden zlmesi olaslna bavurmutum. 16. Duumu aldktan sonra anahtar olayyla ilgili sonunda bantk ve akam yemei iin le de la Cite zerindeki bir lokantaya gittik. kimiz de en uslu hallerimizi taknm, gerginlii nlemeye alyor ve kitaplar, filmler ve bakentler gibi ntr konularda sohbet ediyorduk. Bizim gerekten de mutlu bir ift olduumuz

(garsonun bak asyla en azndan) - ve romantik terrizmin nemli bir zafer elde ettii izlenimine ka planlar bile olabilirdi. Oysa sradan terristlerin romantik terristlere gre apak bir avantaj vardr, ki bu da isteklerinin (ne kadar olaand olursa olsun) en olaand olann, sevilme isteini iermemesidir. O gece Paris'te tattmz mutluluun bir yanlsama olduunun farkndaydm, nk Chloe'nin gsterdii sevgi iten deildi. Artk efkat duymad iin sululuk duyan ama yine de sadakatini gstermeye abalayan (partneri iin olduu kadar kendisi iin de) bir kadnn duyduu bir sevgiydi bu. Dolaysyla, mutlu deildim o gece: Surat asmam ie yaramt ama bo bir baanyd bu. 18. Sradan terristler zaman zaman binalar ya da okullu ocuklan havaya uurarak hkmetlerden zorla baz imtiyazlar elde etseler de romantik terristler, yaklamlarmdaki temel bir uyumazlk nedeniyle baarsz olmaya mahkmdurlar. Beni sevmelisin, der romantik terrist, Sana surat asarak ya da seni kskandrarak beni sevmeye zorlayacam seni, ama sonra o ikilemle kar karya kalnr, nk ak karln bulursa, hemen sahte olduundan phelenilir ve o zaman romantik terrist, Beni sevmeye zorladysam seni, o zaman bu ak kabul edemem nk iinden gelerek vermedin eklinde ikyet etmek durumunda kalr. Romantik terrizm, zme ulama yolundayken kendi kendini yok eden bir istek biimidir, terristi rahatsz edici bir gerekle yzletirir: akn lm nlenemez. 19. Yryerek otele geri dnerken Chloe elini paltomun cebine soktu ve yanama bir pck kondurdu. pcne karlk vermedim; korkun bir gnn sonunda en ok arzu edilen ey olduu iin deil, Chloe'nin pcnn gerek ol duunu artk hissedemediim iin. Ak, isteksiz alcsna zorla dayatmak istemiyordum artk.

ON DOKUZUNCU BOLUM yinin ve Ktnn tesinde 1. Pazar akam zeri erken saatlerde Cloe ile birlikte Paris'ten Londra'ya giden bir ngiliz Havayollar uann ekonomi blmnde oturuyorduk. Normandiya kylarn yeni gemitik, k bulutlar karanlk sularn zerinden ekilmiti. Aklm toplayamyordum bir trl, gergindim ve koltuumda srekli kprdanyordum. Motorun o bouk uultusu, kasvetli gri dekoru, hosteslerin o yapmack glleriyle uakta rahatsz edici bir hava esiyordu sanki. ki ve erezle dolu bir araba yaklamaktayd ama hem a, hem susuz olmama karn uak ta yemeklerin hissettirdii o hafif bulanty hissediyordum. 2. Chloe vvalkman'ini dinleyerek kestiriyordu, derken kulaklklar karp byk sulu gzlerini nndeki koltua dikti. "yi misin?" diye sordum. Bir sessizlik oldu, duymam gibiydi. Sonra konumaya balad. "Ben sana layk deilim," dedi. "Ne?" "Ben sana layk deilim, dedim." "Ne? Neden?" "nk yle." "Niye byle sylyorsun Chloe?" "Bilmiyorum." "Bana sorarsan, durum tam tersi. Bir sorun ktnda hep aba harcayan sensin, hep kendini sularsn..." "Sus, dur, yapma," dedi Chloe ban teki yana evirerek. "Neden?" "nk ben Will'le gryorum." "Sen ne?" "Will'le gryorum, tamam m?" "Ne? Grmek ne demek? Will'le grmek?" "Tanr akna, Will'le yattm yani." "Bayan bir iki ya da erez alr myd?" diye sordu hostes tam o an arabayla yanmzda beiirerek. "Hayr, teekkr ederim." "Hibir ey istemiyor musunuz?" "Hayr, iyiyim." "Ya siz beyefendi?" "Hayr teekkrler, hibir ey istemiyorum." 3. Chloe alamaya balamt. "nanamam buna. nanamyorum bir trl. Bana aka, korkun bir aka olduunu syle, VVilI'le yattn demek? Ne zaman? Nasl yaptn bunu?" 'Tanrm, gerekten zr dilerim. zer dilerim, ama ben... Ben... zr dilerim..." Chloe o kadar iddetle alyordu ki konuamyordu. Gzyalar yanandan szlyor, burnu akyor, gvdesi spazmlarla kaslyor, ara sra soluksuz kalyordu.

O kadar aresiz grnyordu ki bir ara yapt aklamann nemini unuttum, gzyalann durdurmann bir aresini aramaya baladm. "Chloe, ltfen alama, nemli deil. Konuabiliriz. Tidge, ltfen, al u mendili. Her ey dzelecek, sz veriyorum sana..." 'Tanrm, zr dilerim, aman Tanrm zr dilerim, hi hak etmiyorsun bunu, gerekten hi." Chloe'nin perianl, aldatmann ykn geici olarak hafifletmiti. Onun gzyalar, benimkileri ertelemiti. Durumun ironikliini de dnmeden edemiyordum bir yandan - sevdiini, kendisini aldatt iin rahatlatmaya alan k. 4. Pilot, alama faslnn balamasndan hemen sonra inmeye hazrlanmyor olsayd, uaktaki btn yolcular Chloe'nin gzyalarndan boulabilirdi. Sel gibiydi sanki, her iki taraf da durumun kanlmazl ve ktl karsnda bir znt tu fanna yakalanmt: Olmuyordu ite, sonlanmak zorundayd. Kabinin teknolojik dekoru, hosteslerin klinik ilgileri, teki yolcularn yabanclarn duygusal krizlerini seyrederken hissettikleri rahat avuntu sanki daha da sszlatryordu iinde bulunduumuz evreyi. 5. Uak bulutlar delip geerken ben gelecei tasavvur etmeye altm: Yaammn bir evresi anszn kesiliyordu, yerini doldurabileceim bir ey de yoktu, korkun bir bolukla kalakalacaktm. Londra'ya seyahatinizin baarl gemi olmasn umar, yaknda yeniden bizimle umanz dileriz. Yeniden umakm, yeniden yaayacak mydm ben? Bakalarnn varsaymlarn, dzenli yaamlarn gvencesini ve yeniden uma planla rn kskanyordum. Bundan sonra yaammn bir anlam olacak myd ki? Hl el ele tutuuyor olmamza karn, Chloe ile vcutlarmzn yava yava yabanclamasna tank olacamz biliyordum. Duvarlar rlecek, ayrlk kurumsallaacakt, birka ay ya da yl sonra onu grdmde ben hafiflemi, neeli, maskeli olacaktm, i giysilerim iinde belki, lokantada kendime salata smarlarken - yalnzca imdi aa vurabileceimiz eye dokunamayacaktm bir daha, o insan dramn, plakl, bamll, nlenemez yitiklik duygusunu. nsann yreini elen bir oyundan kp ierde hissettiimiz duygularn hibirini iletemeyen ve areyi bardan bir iki almaya ynelmekte bulan izleyiciler gibi olacaktk, hissedecektik ama dokunamayacaktk. Ackl olmasna karn bu an gelecekte yaayacam anlara yeliyordum; tek bama yeniden yaamaya alrken, kendimi ve onu sulayarak, bir gelecek kurmaya, alternatif bir yk yazmaya alrken, karakterleriyle ne yapmas gerektiini kestiremeyen bir oyun yazarnn durumuna decektim (temiz bir son iin hepsini ldrmek dnda...). Tm bunlar, uan tekerlekleri Heathrow'da alana deene, uak terminale doru yava yava seyrettikten sonra kargosunu salona boaltana dek olmu, Chloe ile ben bagajlarmz alp, gmrkten getiimiz srada ilikimiz resmen bitmiti. Arkada kalacak, alamamaya, kendimizi kurban ya da cellat gibi hissetmemeye alacaktk. 6. ki hissiz gn geti. Bir darbe yaayp, hibir ey hissetmemek - modern anlamda, darbenin gerekten de sert olduunu gsterir bu. Derken bir sabah, Chloe'den kendisinin getirip brakm olduu bir mektup aldm, tandk siyah yazs iki kaygan beyaz kd doldurmutu: Kendi karmaam sana aktardm iin, Paris yolculuumuzurezil ettiim iin ve tm bu melodram sana yaattm iinzr dilerim. O berbat uakta aladm kadar

alayacam sanmyorum bir daha ya da duygularn beni o denli parampara edeceini. Ne kadar iyi davrandn bana, beni daha daok alatan da buydu zaten, baka bir erkek olsa cehennemi boylamam sylerdi ama sen yle yapmadn, zaten her eyi daha da zorlatran da buydu. Terminalde nasl yle alayp, ayn zamanda o kadar eminoiabiidiimi sormutun. Artk sremeyeceini bildiim iinaladm anlamalsn ama beni sana balayan o kadar ok ey var ki hl. Sana hakettiin, ama benim artk veremez olduum sevgiyi gstermeden srdremeyeceimi dnyorum. Hakszlk olurdu bu, ikimizi de mahvederdi. Sana gerekte yazmak istediim mektubu yazmay asla baaramayacam. Son gnlerde aklmda sana yazdm satrlardeil bunlar. Keke bir resim yapabilseydim senin iin, kalemle aram hi iyi olmad zaten. Asl sylemek istediklerimi yazmaktan acizim, umarm boluklar sen doldurursun. Seni zleyeceim, paylatklarmz hibir ey unutturamaz.Birlikte geirdiimiz aylar ok sevdim. yle gerekst birbileimdi ki, kahvaltlar, le yemekleri, leden sonra telefonsohbetleri, Electric'de sabaha karan geceler, Kensington Park'nda yryler. Hibir ey bunlar bozsun istemiyorum.k olmusan, geirdiin zaman deil, hissettiin her eyinyounlaarak oalmas nemlidir. Benim iin, yaamn baka yerde olmad bir zaman dilimi gibiydi. Sen hep benim gzelim olacaksn, uyanp seni yanmda bulmay ne kadar sevdiimi hi unutmayacam. Ama seni daha fazla krmakistemiyorum artk. Her eyin yava yava bayatlamasna katlanamam. Bundan sonra ne yapacam bilmiyorum. Noel'i belki tek bama, belki de annemlerle geireceim. Will yaknda Kaliforniya'ya dnyor, yani durum belli deil. Hakszlk etme, onusulama. Seni ok seviyor ve sana sonsuz saygs var. O yalnzca bir belirtiydi, olanlarn nedeni deil. Bu dank mektubu hogr, karmakl, sana kar davranlarm anmsatacaktr. Beni affet, sana layk olamadm. Umarm arkada kalabiliriz. Btn sevgimle... 7. Mektup beni avutacana, anlar canlandrd yine. Yznn grntsn, teninin kokusunu anmsatan konuma tarznn ritmini ve vurgularn fark ettim - ve edindiim yaray. Mektubun kesinlii alatt beni, durum onaylanm, zmlenmi ve gemi zaman olmutu. Cmlelerindeki kukuyu ve belirsizlii hissedebiliyordum ama mesaj ortadayd. Bitmiti, bittiine zlmt ama sevgi pnar kurumutu. Aldatlmlk duygusuyla kendimden gemitim, nk o kadar yatrm yaptm bir iliki, nasl olduunu anlamadan iflas etmiti. Chloe'nin ilikiyi bir gzden geirme gerei bile duymamasn eletirdim kendimce, sabahn drt buuunda bo hkmler veren bu isel muhakemelerin bir ie yaramadn bile bile. Bir yrek szlemesi dnda szlememiz olmamasna karn, Chloe'nin sadakatsizlii, uyumsuzluu ve bir baka erkekle geirdii gece beni derinden yaralamt. Byle bir eyin olmas ahlaken nasl mmknd? 8. Akta reddedilmenin genelde doru ve yanl, iyi ve kt olmak zere ahlaki bir dille ifade edilmesi ne kadar artc, sanki reddetmek ya da etmemek, sevmek ya da sevmemek doas gerei ahlakn bir dalym gibi. Reddedenin genelde kt, reddedileninse genelde iyi olarak alglanabilmesi de tuhaf. Chloe ile ikimizin davranlarnda da bu ahlaki tavrn izleri grlyordu. Beni reddetmesini, beni sevmemesini ktlkle zdeletirmi, benim ona olan sevgimi ise iyiliin bir kant olarak kabullenmiti - ve dolaysyla, onu hl arzuluyor olmam dnda herhangi bir

temele dayandrlamayacak bir sonuca varm ve bana "layk olmadn" sylemiti. Bunlar salt kibarlktan sylemedii dnlrse, benim iin yeterince iyi olmadna dair ahlaki bir aklamada bulunuyordu ama bu da artk beni sevmedii iindi - ona gre bu, onu benim gibi hl sevebilecek kadar iyi yrekli bir adamdan daha deersiz klan bir eydi. 9. Ancak reddedilmek ne kadar talihsiz de olsa, sevmeyi zveriyle ve iyilikle, reddetmeyi ve kaytszl ktlkle zdeletirebilir miyiz gerekten? Benim Chloe'ye olan sevgim ahlaki, onun beni reddetmesi ahlakszlk myd? Beni reddettii iin duyduu sululuk, benim ona olan sevgimin zverili olduu inancna dayanyordu nk eer ona sunduum armaan paketinin iinde bencil gdler bulunuyorsa, o zaman Chloe ilikiyi ayn derecede bencil gdlerle bitirmekte haklyd. Bu adan bakldnda akn sonu, zveriyle bencillik, ahlak ile ahlakszlk yerine, iki temel bencil gdnn arpmasndan kaynaklanyor gibiydi. 10. Immanuel Kant'a gre ahlaki bir davran, grev bilinciyle, getirecei ac ya da haz gz nnde bulundurulmakszn yaplm olmasyla ahlaksz bir davrantan ayrlr. Sonunda bana ne getireceini dnmeden, yalnzca grev bilinciyle hareket ediyorsam, ahlakl davranyorum demektir: "Herhangi bir davrann ahlaka iyi saylmas iin ahlak yasalarna boyun emi olmas yeterli deildir - ayrca bizzat ahlaki yasalar uruna da yaplm olmas gerekir." { Ahlakn Metafizii, Immanuel Kant, Harper Torchbooks, 1964.} nsann doasndan kay naklanan davranlar ahlaki saylamaz, insann eilimleri zerine temellenen ahlak anlayn savunan faydac grn dorudan reddidir bu. Kant'n kuramnn znde, ahlakm yalnzca bir davrana neden olan gdlerde bulunduu dncesi yatar. Bir insan sevmek, o sevgiyi karlksz, salt sevmek uruna verdiimizde ahlakidir yalnzca. 11. Ona srekli destek veren ve efkat gsteren birinin ilgi sini reddettii iin Chloe'yi ahlaksz buluyordum. Ama bunla r reddettii iin ahlaki adan sulu muydu gerekten? Byk bedel ve zveriyle verdiimiz bir armaan reddedildiinde bir sulu aranmal belki, ama veren kii vermekten, bizim almaktan aldmz zevk kadar zevk almsa, o zaman ahlaki bir dil kullanmay gerektirecek bir durum var m? Eer ak aslnda bencil gdlerle verilmise (rnein bir bakasnn yararna olduu kadar kendi yararnaysa), o zaman, en azndan Kant'n gznde, ahlaki bir armaan deildir. Yalnzca onu sevdiim iin Chloe'den daha m iyiydim? Elbette deildim, nk ona olan sevgim dahilinde her ne kadar zveri varsa da kendimi kurban etmemitim, eilimlere son derece uyduu iin yle davranmtm, bir grev deildi W\ bu. 12. Zamanmz faydaclar gibi severek geiriyoruz, yatak odasnda Hobbes ile Bentham'm peinden gidiyoruz, Platon ile Kant'n deil. Tercihlerimiz zerine ahlaki yarglarda bulunuyoruz, akn deerleri zerine deil: Hobbes'un Hukukun eleri'nde yazm olduu gibi, "Her insan kendisini honut eden ve kendisine zevk verenlere /y/der; etmeyenlere ise kt: nsanlarn yaps nasl birbirinden farklysa, iyi ile kt arasndaki ortak ayrmlarla ilgili dncelerinde de birbirlerinden farkldrlar. Ayrca agathon haplos diye bir ey de yoktur, yani, salt iyi..." { Hukukun eleri, Thomas Hobbes, edt. Molesworth, 1839-45.}

13. Chloe'nin kt olduunu sylyordum nk beni "honut etmemiti", znde kt olduu iin deil. Deer yarglarm Chloe'nin yaptn mutlak bir standarda gre aklamak yerine, bir durumun gerekelendirilmesi zerine kuruluy du. Nietzsche tarafndan gayet ksa ve z aklanan, klasik ah laknn hatasn ilemitim: "ncelikle, insan bireysel eylemleri gdlerinden bamsz olarak, tamamen yararl ya da zararl sonularna bakarak iyi ya da kt olarak deerlendirir. Ama ok gemeden, tayin ettiklerinin kkenini unutur, iyi ve kt deerlerinin davranlarn sonularn gz nnde bulundurmadan znde iyi veya kt olduunu sanr..." { nsanca, Pek nsanca, Friedrich Nietzsche, University of Nebraska Press, 1986.a} Bana haz ya ve zevk veren eyler, Chloe'ye yaptrdm ahlaki etiketleri belirtiyordu - benmerkezci bir ahlakya dnmtm, dnyay da Chloe'yi de kendi karlarma gre deerlendiriyordum. Ahlaki yasalarm, arzularmn yceletirilmesinden ibaretti, eer varsa yle bir ey, Platonik bir su iliyordum. 14. Kendi kendimi stn grmenin zirvelerinde, "Onu sevmek benim hakkm, onun beni sevmesi onun grevi deil mi?" diye soruyordum. Chloe'nin sevgisi olmazsa olmaz bir olguya dnmt, yatakta yanmdaki varl zgrlk ya da yaama hakk kadar nem kazanmt. Hkmet bana bu ikisini vakfediyorsa, o zaman neden sevilme hakkm da salama almyordu? Yaamm paylaacak biri olmadan yaama hakknn, sesimi duyacak biri olmadan dnce zgrlnn ne anlam vard ki? Terk edilme zgrl anlamna geliyorsa zgrlk neydi ki? 15. Ama insan haklarnn dilini sevgiye nasl uyarlayabilirdik, insanlan bir grev bilinciyle sevmeye nasl zorlayabilirdik ki? Bu da romantik terrizmin, romantik faizmin bir tr deil miydi? Ahlakn da belli snrlar olmal. Bu, Yksek Mahkemi'nin ii, iyi yiyen, iyi yaayan, fazla kitap okuyan, fazla pimi duygusallarn, tuzlu gzyalarnn ve yrek elici ayrlklarn konusu deil. Ben imdiye kadar yalnzca bencilce, iimden gelerek sevmitim, bir faydac gibi. Ve eer faydaclk yalnzca en byk saylar iin en byk mutluluu yaratt zaman doruysa, o zaman imdi Chloe'yi sevmenin ve onun sevilmesinin acs, ilikimizin yalnzca ahlakd deil, edepsiz olduunun bir iaretiydi. 16. fkelenince birilerini sulayamamak ne byk talihsizlikti. ektiim aclar bir sulu bulmam gerektiriyordu ama sorumluluu Chloe zerine ykleyemezdim. nsanlar birbirleri ne istedikleri gibi davranmakta zgrd sonuta, bunu renmitim artk, bakalarn krmamaya almak doald ama kimsenin kimseyi sevmek gibi bir sorumluluu bulunmuyordu ki. Primitif bir inanla suu kendimden bakasna atabileceimi sanmtm, ama benim durumumda birisini sulamak olanaksz gibiydi. ark syleyemedii iin bir eee fkelenmeyiz, nk eein yaps ona ai'ierinden baka bir ses karma olana tanmamtr. Ayn ekilde, bizi sevdi ya da sevmedi diye kimseyi sulayamayz, nk bu onlann dndadr, byle bir sorumluluklar olamaz - geri eein ark syleyememesini kabullenmenin, akta reddedilmeyi kabullenmekten daha kolay olmasnn nedeni, sevgilinin bir zamanlar sevdiini de grm olmamzdr. Seni artk sevemiyorum szlerini sindirmek bu nedenle ok zordur. 17. Sevgi karln bulamaynca sevilmek isteinin kstahl ortaya kar - yine arzularmla bir bama kalmtm ite, korunaksz, haksz, yasalan da aan

isteklerimde son derece de ak: Sev beni! Ve neden? Neden olacak, o her zamanki nemsiz nedenden: nk ben seni seviyorum...

yirminci bolum Ruhsal-Yazgclk 1. Ne zaman vahim bir eyle kar karya kalsak, bylesi korkun, dayanlmaz cezalarn neden zellikle bizim bamza geldiini aklayabilmek iin sradan nedenlerin tesine bakarz. Olayn sarscl lsnde nesnellikten uzak bir nem ykleriz ona, bylece ruhsalyazgcla ynelmi oluruz. zntden ylesine yorulmu ve tkenmitim ki iine dtm karmaay anlayabilmek iin beliren soru iaretlerine gmldm: "Neden ben? Neden byle oldu? Neden imdi?" Penesine dtm anlamszl biraz olsun anlamlandrabilmek iin gemie baktm, iaretler, belirtiler, sular, kabahatlar aradm; yarama merhem olsun, yaammn rastlantsal noktalarn birletirebileyim diye. 2. Modernliin teknoiyimserliini terkedip, ilkel korkularn andan getim. Gnlk gazeteleri okumay braktm, televizyona gvenmez oldum, hava durumu tahminlerine ve ekonomik gstergelere olan inancm sarsld. asonu felaketleriyle aklm bozmaya baladm - depremler, seller, alk, veba gibi. Tanrlarn, ilkel glerin etkisi altna girmitim sanki. Bu fani dnyada, gkdelenlerin, kprlerin, kuramlarn, roket fr latclarnn, seimlerin ve hazryemek lokantalarnn birer

yanlsama olduunu dnr olmutum. Mutluluk ve huzur, gerekleri grememek anlamna geliyordu benim iin. Trendeki yoldalara bakp hl gerei grememi olduklar iin acyordum onlara. Mide bulandrc bir nostalji kisvesi altna gizlenen kymlarn etelesini tutan tarih de ne denli ackl bir eymi. Bilimcilerin ve politikaclarn, haber spikerlerinin ve benzincilerin kstahl, muhasebecilerin ve bahvanlarn kendini beenmilii gzme batmaya balad. Kendimi toplum dna itilmi byk isimlerle badatrdm, Caliban ile Dionysus'un, gerekleri syledii iin dokuz kyden kovulan tm insanlarn yanda oldum. zetlemek gerekirse, ksa bir sre iin aklm yitirdim. 3. Baka bir seeneim var myd ki? Chloe'nin beni terk etmesi kurduum dnyaya olan inancm sarsm, sinirlerimin ne kadar zayf olduunu, ne denli gsz ve yetersiz olduumu ortaya koymutu. Umutsuzluumdan saduyumu yitirmitim, yerekimi beni tutmuyordu sanki, dalmtm. Kendi ykm anlatamyordum, ocuksu, huysuz bir eytan ele geirmiti beni, insanlar kandrp kayalklardan aa atmaktan zevk alan bir eytand bu. Gklere ykselen ya da ruhun derinliklerine indirilen bir kukla gibi hissediyordum kendimi. Bir yknn iinde bir karakterdim yalnzca, olaylarn gidiatn deitirmekten acizdim. Oyun yazar deil, oyuncuydum ben, bilinmeyen ama belli ki ackl bir sona beni iten bir senaryoyu yutuyordum krlkle. Gemite ne kadar iyimsermiim; dnerek her eyi zebileceimi sandm iin pimanlk duyuyordum imdi. Arabann kontrol bende deildi, frene de bassam, gaza da bassam araba kendi hzyla gitmeyi srdryordu. Ben, pedallarn bir etkisi var sanm ve yanlmtm, pedalla arabann gidii, bilinli kuramlar ile yazg arasnda talihli bir rastlant yaamtm o kada: 4. Aklm, olaylarn belirleyicisi deil de soluk bir taklitisiyse, o zaman o teki, bilinli aklm, baka bir yerde olmalyd, sahne dnda, setin altnda ya da yukarda kanatlarda belki, ama benim bamda deil. Akn doasnn ilahi kkenlerini hissettim bir kez daha. Ba ve sonu (ilki ne kadar gzel, ikincisi ne kadar dehetli) benim Eros ve Afrodif in oyunlarnda bir oyuncaktan te bir varlm olmadn dndryordu bana. Dayanlmaz biimde cezalandrlm olduum iin nerede yanldm bulmaya altm. Bilinsiz bir sulu olmutum, hi farkna varmadan tehlikelere atlmtm, bilmeden ldrmtm. Cezam hafifletecek bir durum da yoktu nk bilincim yerinde deildi. Akmn srmesini istemitim ama yok etmitim onu. Ne yaptmdan emin deildim ama her eyi itiraf etmitim. Su aletini aramak iin kendimi parampara ettim; ettiim her kstahlk kbusum oldu, olaan dncelerim ka rabasanlara dnt - yaptm hibir ey tanrlarn gznden kamamt ki, bu korkun intikam alyorlard benden. Kendi yzme bile bakamaz olmutum; gzlerimi oydum, kularn gelip cierlerimi gagalamasn bekledim ve gnahlarmn arln da tepelerine tadm. 5. Antik mitler gemite kald elbette, cep bilgisayarlar anda artk modas gemiti onlarn, Olimpos Da kayak merkezine dnmt, Apollon Tapna Queensway'de bir tavernann ismiydi - ama tanrlar vard hl, yalnzca yeni ekil lere girmilerdi, takm elbiseler giyerek modern aa ayak uydurmulard. Minyatrlemiler, bulutlarda deil, ruhumuzun iinde yayorlard. Ben aslnda akln sahneledii bir dram ya yordum, birey, boumalar izleyen tanrlarn ayrcalkl koltuuydu. Tam ortada, Zeus/Freud gsteriyi ynetiyor, gdleri belirliyor, gkgrlts, imek efektleri arasnda belalar sralyorlard. Yazgmda

lanetlenmek varm, stelik ruhsal yazgmda: ten kaynaklanan bir yazgy yayordum. 6. inde yaadmz bilim anda, beni rahat brakmayan eytanlara psikanalitik isimler veriyorlar. Kendisi de bir bilim olmasna karn, batl inanlann (ieriini olmasa da) dinamiini tayor psikanaliz, yaamn genelde rasyonel denetimden yoksun gelitiini savunuyor. O delilikler, takntlar ve viziteler dnyasnda, Zeus'u ve meslektalarn grr gibi oluyordum, Akdeniz on dokuzuncu yzyl sonu Viyanas'na dnmt ama sonuta bu dnya da tekinin biraz daha akl banda bir versiyonuydu. Galileo ve Darvvin'in ncln ettii devrimi tamamlayan Freud'un dnyasndaki insanlarda Yunan atalarnn dnyasndaki gibi alakgnll olmak zorundayd, oyuncu olamyorlar, oyunlar izliyorlard. Freud'un dnyas bir tarafn asla gremediimiz ift tarafl bir madalyon gibiydi, nefretin byk aklan, byk alarn nefreti gizledii, bir erkein bir kadn sevmeye alrken bilinsiz olarak kendisinden uzaklatrd bir dnyayd. Uzun bir sre zgr iradeyi savunmu bir bilim dalnn yeniden psiik determinizme dnn temsil ediyordu Freud. Bilim tarihinde yaanan ironik dnm noktalarndan biriydi bu, Freud'ular bilim araclyla bilimsel "Ben"in stnln sorguladlar. "Dnyorum, yleyse varm," Lacan'n "Dndm yerde deilim ve bulunmadm yerde dnyorum"una dnmt. 7. Gemii gzlemlerken, akn duraan bir noktasnn olmadn grrz; gemi hep imdiki anda yeniden kurgulanr ve deiime urar. Gemie salt kendisi iin deil, imdiyi aklamasna yardma olsun diye bakarz. Chloe'nin yaammda oynad rol, olayn byle mutsuzca bitmesi zerine imdi ok daha farkl grnyordu bana. likideki iyimser anlarmda, ak giderek gelien bir yknn uzants olarak grm ve mutlu yaamay rendiimin bir kant olarak alglamtm. Bo zamanlarnda fal bakan bir teyzemi anmsadm, akta mutluluu byk olaslkla resim yapan bir kzda bulacam grmt. Chloe'yi resim yaparken seyrederken o teyzemi anmsardm, bu ayrntnn bile teyzemin ngrsn hakl kard dncesiyle sevinerek. Chloe ile sokakta kol kola yrrken, tanrlarn beni kutsad hissine kaplrdm, bana bahedilen mutluluk nedeniyle bamn stnde bir hale var sanyordum. 8. yi ya da kt olsun belli alametler aradmzda bulmakta glk ekmeyiz. Chloe beni terk ettii iin, yaadmz ak yksn farkl yorumluyordum artk. Zaten baarszla mahkm bir ilikiydi, klasik aile nevrozu modelinin bir tryd diyordum kendi kendime. Annem ve babam boandnda, annem beni kendisininkine benzer bir mutsuzluk kskacna kaplmamam iin uyarmt, onun annesi de mutsuzmu, hatta annesinin annesi de. Genetik bir hastalk olamaz myd bu? Belki ailemizin zerine km genetik ve psikolojik bir lanetti kim bilir? Chloe'den birka yl nce birlikte olduum bir kadn, "ok fazla dndm iin" akta asla mutlu olamayacam sylemiti bana. Doru, fazla dnyorum (bu dnceler de kantlamyor mu bunu?): Aklm ie de yanyor ama kimi zaman da bir ikence aletine dnyor. Belki de bu kadar dnerek, Chloe'nin nne, kendisine tamamen aykr olan analitik, kuru bir kimlikle karak yabanclatrmtm onu kendimden. Diide okuduum bir yldz faln anmsyorum, akta ne kadar baarl olmaya alrsam olaylarn o kadar zorlaabileceini sylyordu. Chloe'nin beni reddetmesi, hl pek zemediim, ama bir kadn sevmem, onu elde etmem ve

sonra da onunla kurduum dnyann bama yklmas eklinde kendini gsteren ruhsal yazgmn yeni bir rnei gibi grnmeye balamt. Beceriksizin tekiydim ite, tanrlarn gazabna uramtm, Afrodit beni lanetlemiti. 9. Gemiteki romantik yazgclmn yerini alan ruhsal yazgclk ayn bak asnn iki farkl boyutuydu aslnda. kisi de ayn ekilde geliiyor, belli zaman srelerinden bamsz olan zincirleme olaylarla ortaya kyor ve iyi/kt, kahraman veya trajik kahraman gibi deerleri lt alyordu. Bunu bir grafie aktardmzda (bkz. ekil 20.1), mutlu geliimlerin grafikteki ykselen ok ile temsil edildiini, dnyay ve ak daha iyi anladka bu okun ykseldiini grebiliriz. Zaman ekil 20.1 Kahramann yks (Romantik-Yazgclk) 10. Ama Chloe beni reddedince bu resim bozulmu ve gemiimin aslnda ne kadar karmak olduu ortaya kmt. Mutluluklarn her zaman sert bir dle sonuland bir dizi olay yaamtm ben. Yine bir grafie aktardmzda (bkz. ekil 20.2), yaammn aknn derin dncelerle yorumlanan bir dizi zirveden olutuu grlyor - baarsn her zaman pahalya deyen trajik bir kahramann yaamyd bu. 11. Lanetlenmi bir kii, lanetlendiinden habersizdir. Bireyin yaam boyunca hissettii ama mantkl bir aklama getiremedii gizli bir ifre gibidir bu. Kahinler, Oidipus'a babasn ldrp annesiyle evleneceini sylerler - bilinli uyarlar bir ie yaramaz oysa, yalnzca dnen "Ben"in dikkatini ekerler, ifreli laneti zmeye yaramazlar. Oidipus, bu kehaneti nleyebilmek iin evden aynlr, ama sonuta yine de evlenir okaste ile: O da kendi yksn anlatamam, yksn anlatmlardr ona. Olas sonucu, olas tehlikeleri bilmektedir ama hi bir eyi deitiremez: Lanet iradeyi alt eder. 12. Peki ya ben neyle lanetlenmitim? Modern toplumlarda insann bana gelebilecek en byk talihsizlik olarak deerlendirilen, mutlu ilikiler kurma engeliyle. Akn glgeli bah esinden srgn edilmi halde, lmme dek dnyay dolaarak sevdiklerimin benden kamasn engelleyemeyecektim. Bu fenal tanmlamaya altm ve sonunda psikanalizde buna tekerrr taknts dendiini rendim: ... bilinaltndan kaynaklanan, engel olunamaz bir sre. Davranlarnn sonucu olarak zne kendisini bile bile belli zc durumlara drr ve bylece eski bir deneyimi tekrarlar, ama kendisi bu prototipin farknda deildir; aksine, durumun btnyle o ann koullar nedeniyle olutuuna vargcyle inanr. { Psikanalizin Dili, J. Laplanche, J.B. Pontalis, Karnac Kitaplar, 1988.} ekil 20.2 Trajik Kahramann yks (Ruhsal-Yazgclk) Psikanalizin yattrc yn (eer kii bu kadar iyimser olabilirse) iinde yaadmz ne srd anlaml dnyadr. Her felsefe zaman zaman hibir eyi ifade edemeyen bir salak tarafndan yazlm bir yk hissi uyandrabilir insanda (anlam reddetmek bile anlamldr). Ama anlam asla o kadar hafife alnmamaldr: Ruhsalyazgcnn yapt by ve sonra szcklerinin yerine birden yle olmas iin szcklerini koyarak sradan bir balantnn mthi nemine parmak basar. Demek ki Chloe'yi sevdim ve sonra beni terk etmedi. Ben Chloe'yi beni terk etmesi iin sevdim. Onu sevmemin ackl gerei, asl yknn satr aralannda okunabiliyordu. Bilinaltmn derinliklerine, belki ilk aylarda ya da yllarda yerletirilen bir ema vard sanki. Bebek anneyi karm ya da anne bebei terk etmiti ve imdi

bebek/adam ayn senaryoyu yineliyordu, farkl oyuncu lar vard ama ayn ykyd sonuta, Chloe, bir zamanlar bakasnn oynad role brnmt. Neden onu semitim ki zaten? Gl ya da zeksnn parltlarndan olmasa gerek. Bilinaltn, yani bu isel dramn oyuncularn belirleyen y netmen, onun bu anne/ocuk senaryosundaki rol doldurabilecek uygun karakter olduunda karar klmt, sahneyi can alc bir anda gerekli tahribatla terk ederek oyun yazarn zor durumda brakmayacak bir oyuncu aranyordu nk. 14. Yunan tanrlarnn lanetinden deil ama ruhsalyazgclktan koruyabiliriz kendimizi. d neredeyse ego da orada ol mal - tabii ego ektii aclarla o kadar yklm, yaralanm, berelenmi, deil geleceini gnn planlayacak halde olma sa... Yeniden yaama dnecek gcn yitiren ego, kasrgadan bitkin km, en basit hizmetleri yerine getirmeye alyordu. Yatamdan bir kalkabilsem, kanepeye oturabilir ve orada, Kolonas'ta Oidipus gibi, ektiim aclara bir son vermeye alabilirdim. Ama evden kp birilerinden yardm isteyecek halim bile yoktu. Konumaktan, hatta simgelerle kendimi anlatmaktan acizdim ve strab bakalaryla paylaamamak daha da yakp ykyordu beni. Perdelerim ekilmiti, yatama kvrlm yatyor, en ufak tkrtyla irkiliyor, a sinir oluyor, dolaptaki st bozulmusa ileden kyor, bir ekmece skm almyorsa mahvoluyordum. Her eyin parmaklarmn arasndan kayp gidiini izlerken, kendi denetimimi yeniden ele geirmenin tek yolunun kendimi ldrmek olduu sonucuna vardm.

yirmi birinci bolum ntihar 1. arklar, tebrik kartlar ve ilk karla birlikte Noel mevsimi geldi. Chloe ile birlikte Noel hafta sonunu Yorkshire'da kk bir otelde geirmeyi tasarlamtk. Kitapk masamda duruyordu: "Abbey Evi konuklarn en gzel meknlarda Yorkshire'n scak misafirperverliini tatmaya aryor. Mee kaplamal oturma odasndaki minenin banda oturun, doa yrylerine kn ya da brakn biz sizi elendirelim. Abbey Evi, bir otelden beklentilerinizin tesini vaat ediyor." 2. Noel'den iki gn, benim lmmden saatler ncesinde, kasvetli bir Cuma akam saat bete Will Knott beni arad: "Arayp vedalamak istedim, hafta sonu San Fransisco'ya uuyorum." "yle mi?" "Sylesene, naslsn sen?" "Efendim?" "Her ey yolunda m?" "Yolunda m? Evet, evet sanrm yolunda diyebiliriz." "Chloe'den ayrldn duydum, zldm. Gerekten ok fena." "Ben de senin Chloe'yle birlikte olmana ok sevindim." "Duydun demek. Evet, birden oldu ite. Ondan ne kadar holandm biliyordun zaten, arayp ayrldnz syledi, ylece geliti ite." "Ne diyebilirim ki, harika olmu Will." "Bunu duyduuma ok sevindim. Bu olay aramz asn istemem, iyi bir dostluu sokaa atmak bana yakmaz. Sorunlarnz zersiniz diye ummutum, harika bir ift olurdunuz, gerekten yazk oldu, ama herneyse. Noel'de ne yapyorsun?" "Evde olacam, sanrm." "Kar frtnas yaklat gibi grnyor, kayaklar karmann tam sras, deil mi?" "Chloe u an yannda m?" "u an yanmda m? Evet, hayr, yani, u an burada deil. Buradayd ama kedeki dkkna kadar gitti, Noel atpatlanndan sz ediyorduk da ok seviyormu, almaya gitti." "Harika, sayglarm ilet ona." "Konutuumuzu duyunca ok sevineceine eminim. Biliyor musun Noel'i geirmek iin benimle birlikte Kaliforniya'ya geliyor." "yle mi?" "Evet, iyi olacak. Birka gn Santa Barbara'da benim ailemle birlikte olacaz, sonra belki birka gnlne le gideriz." "lleri ok sever." "yleymi, bana da syledi. Neyse, dinle, artk kapatsam iyi olacak, sana iyi tatiller. Buradaki eyalarm toparlamam gerek. nmzdeki sonbahar yine Avrupa'da olabilirim, ararm seni, bir yoklarm..." 3. Banyoda biriktirmi olduum tm ilalar karp mutfak masasnn zerine serdim. Bu pandomime bir son verecek kadar aspirin, vitamin, uyku hap, birka bardak ksrk urubu ve viskim vard. nsann akta reddedildikten sonra

kendisini ldrmesi kadar mantkl bir tepki olabilir miydi? Chloe gerekten de yaammn akysa, onsuz yaamann olanaksz olduunu kantlamak iin yaamma son vermem normal deil miydi? Varlmn anlam dediim kii, u an Santa Barbara'nn da eteklerinde evi olan Kaliforniyal bir mimara Noel atpatlar alyorsa, benim hl her sabah uyanmam sahtekrlk deil miydi? 4. Chloe'den ayrlmam, beraberinde arkadalarmdan ve tandklardan binlerce basmakalp taziyeyi getirmiti: Srseymi gzel olabilirmi, insanlar birbirinden uzak debilirmi, tutkular snermi, iyi ki yaam ve sevmiim, zaman her eyi iyiletirirmi. Will bile olaydan bir deprem ya da kar frtnas gibi gayet olaan bir eymi gibi sz etmiti, doanm bizi denemek iin gnderdii bir iaretti sanki, kanlmazlna meydan okumak yersizdi. Benim lmm ite bu sradanl iddetle reddetmek anlamna gelecekti - bakalar unutmutu ama ben unutmayacaktm. Zamann erozyonuna kaplarak aclarmn hafiflemesini istemiyordum, yanm sinir ularmla da olsa tutunmak istiyordum Chloe'ye. Akmn ne kadar lmsz olduunu ancak lmmle kabul ettirebilecektim, trajedilerden bitkin dm bir dnyaya akn ciddi bir olay olduunu ancak kendi kendimi yok ederek anlatabilirdim. 5. Bunu okuduunuzda ben lm olacam. Saat yediye gelmiti, kentin zerini battaniye gibi sarmalayan, bir kefen gibi rten kar hl yayordu. Seni seviyorum demenin tek yolu bu, kendini sulaman istemeyecek kadar olgunum, sululuk konusunda neler hissettiimi biliyorsun. Kaliforniya'y seversin umarm, dalar ok gzelmi, beni sevemedin biliyorum, ama ltfen anla ben seninakn olmadan yaayamadm... ntihar metni (yazmak, intihan geciktirmenin bir yoludur) birok denemeden gemiti: Yanmda bir tomar buruturulmu kt vard. Mutfak masasnda oturmutum, zerimde gri bir palto vard ve buzdolabnn sesi dnda derdimi dinleyen yoktu. Birden, sonradan yirmi adet efervesan C vitamini hap olduunu anladm bir ie ilac yuttum. 6. Cesedimin bulunmasndan ksa bir sre sonra, bir polisin Chloe'yi ziyaret ettiini dledim. ok olmu yzn grr gibi oldum, bu arada Will Knott beline sarlm kirli bir arafla odadan kacak ve, "Bir ey mi oldu, sevgilim?"diye soracakt, o da, "Evet, aman Tanrm, evet!"diyebilecekti gzyalarna boulmadan hemen nce. Sonra korkun bir pimanlk ve znt duyacakt -beni anlamad, kt davrand, ileriyi grmekten bu denli aciz olduu iin kendini sulayacakt. Onu kendini ldrecek kadar seven bir baka erkek olmu muydu? 7. Duygularn ifade etmekte glk ektii iin intihar yetisine sahip tek hayvan insandr. fkeli bir kpek intihar etmez, kendisini kzdran kiiyi ya da eyi srr, ama fkeli bir adam odasnda oturup suratn asar sonra da sessiz bir not brakarak kendini vurur. nsan, simgesel ve metaforik bir yaratk: Ben de fkemi davuramadma gre, lmmle simgeleyecektim. Chloe'yi incitmektense kendimi incitecektim, beni drd halleri bilsin diye kendimi ldrecektim. 8. Bu arada azm kprmeye balamt, azm atka oalan portakal kpkleri arasnda geirip duruyordum ve sonunda masann st, stm bam azmdan pskren bu ak portakal renkli svyla batt. Bu asidik kimyasal grnty izlerken, intiharn tutarszl arpt birden beni, yaamak ya da lmek arasnda bir seim yapmak istemiyordum ki ben. Yalnzca Chloe'ye, metaforik olarak, onsuz yaayamayacam gstermek istiyordum. in ironikyan, kurduum metaforun

okunup okunmayacan gremeyecek kadar gerek bir eylemde bulunmu olduumdu, yaayanlarn llere bakn gremeyecek kadar l (laik bak asyla en azndan) olacaktm nk. Bakalarnn hareketimi grdn gremeyeceksem, byle bir ie kalkmamn ne anlam vard? Kendi lmm dleyerek, yok oluumun izleyicisi olarak grdm kendimi, ama gerekte asla olamayacak bir eydi bu, nk o zaman l olacaktm ve asl dileime kavuamayacaktm - yani heml hem yayor olmak. l olmalydm ki tm dnyaya ama zellikle Chloe'ye ne kadar fkeli olduumu gsterebileyim, ama yayor olmalydm ki Chloe zerinde yarattm etkiye tank olabileyim ve dolaysyla fkemden kurtulaym. Olmak ya da olmamak sorunsal deildi bu. Hamlet'e getirdiim yorum, olmak ve olmamakt. 9. ntihara kalkanlar belki denklemin ikinci blmn unutuyorlar, lm de yaamn bir uzants olarak gryorlar (bu hareketin etkilerini izleyebilecekleri bir tr yaamsonras gibi). Sendeleyerek muslua gittim, efervesan zehiri kustum. ntiharn zevki organizmay ldrmek gibi korkun ite deildi ki, bakalarnn o lme gsterecekleri tepkiyi izleyebilmekti (Chloe mezarmn banda alyor, Will gzlerini karyor, ikisi de ceviz kaplama mezarma toprak serpiyorlar). Kendimi ldrmek, kk bir ayrnty gzden karmak anlamna gelecekti: Yok oluumun melodramn izleyemeyecek kadar l olacaktm.

yirmi ikinci bolum sa Kompleksi 1. Istrap ekmenin herhangi bir yarar varsa, bu belki de baz ilekelerin ektikleri sknty (ne kadar sapknca da olsa) zel olmalar gerekesiyle aklayabilme yeteneidir. Bu titanik azab, ac ekmeyenlerden farkl ve dolaysyla daha iyi olduklarnn bir kant deilse, neden onlar seilmi olsun ki?

2. Noel dneminde evde tek bama oturmaya dayanamadn iin Baysvvater Soka'ndaki kk bir otele yerletim. Kk bir bavulun iine birka kitap ve giysi koydum ama ne okudum ne de giyindim. Btn gnlerimi beyaz bornozun iinde, yataa uzanm televizyonun kanallar arasnda gezinerek, oda servisi mnlerini okuyarak ve sokaktan gelen ses leri dinleyerek geirdim. 3. lk bata o sesi aadaki trafiin genel uultusundan ayrmak gt: Araba kaplar arplyor, kamyonlar vites deitiriyor, haval bir matkap kaldrm deliyordu. Ama tm bunlarn arasnda olduka farkl bir ses duyabiliyordum, otelin ince duvarndan geerek, araya burumu bir Time dergisi koyup bam yasladm yal yatak bann hizasndan geli yordu. Ne kadar urasam da (tanr bilir, insan elinden geleni yapar bu durumda) yadsmamaz hale gelmiti artk, komu odadan gelen sesler, insan trnn iftleme ritelinin sesinden baka bir ey deildi. "Siktir," diye dndm, "sikiiyorlar!" 4. Bakalarnn bu tr hareketlerini duyunca taknlan belli doal tavrlar vardr. nsan gense, d gc de zenginse, duvarn teki tarafndaki adamla zdeletirir kendini ve airanelik gstererek ideal bir kadn dler -Beatrice, Juliet, Chariot te, Tess- lklar kadna kendisinin attrdn dleyerek bbrlenir. Ya da kendini hakarete uram sayar kendi dnda gelien bu libido patlamasndan, duymamaya alr, ngilte re'yi dnr ve televizyonun sesini ykseltir. 5. Bense pasif bir tepki verebilmitim ancak - daha dorusu, durumu kabullenmek dnda bir tepki gstermekten aciz kalmtm. Chloe beni terk ettiinden beri bama gelen her eyi kabullenir olmutum zaten. Hibir ey beni artamaz olmutu. Psikologlara gre, srpriz, beklenmeyene gsterilen tepkidir; ben her eyi bekler olduum iin hi armaz olmutum. 6. Aklmdan ne geiyordu? Otoyolun kenarndan gne batarken, Chloe'nin arabasnda radyoda duyduum bir arky duyuyordum: m, tatl akm, smini sylyorum duyuyor musun, utanmyorum, m, tatl akm, Sakn gitme, hep byle olsun. zntmle zehirlenmi, acnn stratosferini boylam ve bu acnn artk bir deer olarak sa Kompleksi'ne dnt noktaya gelmitim. Yan odada iftleenlerin sesleriyle, eski mutlu gnlerimden kalan arknn ans talihsiz varoluuma aktlan kocaman gzyalanma kart. Ama bunlar artk fkeli, yank gzyalar olmaktan te, ektiim zdrabn benden deil, bakalarndan kaynakland inancyla aktlan actatl gzyalanyd. Keyiflenmeye balamtm, acnn doruundan sevin vadisine dmtm, bir ehidin gururunu, yani sa Kompleksi'nin hazzn yayordum. Chloe ve Will'in Kaliforniya'da olduklar dncesi, yan odadan gelen "daha", "daha sert" lklarna kartka strap likryle sarho oldum. 7. "Herkesin anlad birisi ne kadar yce olabilir ki?" diye sordum kendi kendime, Tanr'nn Olu'nun bandan geenle ri dnrken. Chloe beni anlayamad diye kendimi sulamay srdrebilir miydim gerekten? Beni reddetmesi, benim yetersiz olduumu deil, onun miyop olduunu gsteriyordu. Artk o melek, ben solucan deildim. Deerimi anlayamayacak kadar s bir insan olduu iin, nc snf bir Kaliforniyal Corbusier iin brakmt beni. Pek sevmediim ynleri zerinde

odaklanarak Chloe'nin kiiliini yeniden yorumlamaya baladm. Aslrnda ok bencil bir insand, pek de ekici olmayan gerek doasn yzeysel bir duvarn ardna gizledii iin cazibeli grnyordu. lgin konumalar ve scak glyle sevimli grnd iin insanlan batan karyordu ama aslrnda sevgiden yoksundu. Kimse onu benim kadar iyi tanmyordu ve artk (gemite gremesem de) onun bencil ve acmasz, ou zaman dncesiz hatta kaba, yorgun olduunda sabrsz, kendi isteklerini kabul ettirmeye altnda iddiac ve beni reddetmesi kararna gelince de hem dncesiz hem de inceliksiz olduunu biliyordum. 8. Ac bana o kadar ok ey retmiti ki onu balayabiliyor, ona acyabiliyor hatta bo deer yarglar nedeniyle onu kk gryordum - stelik bylece mthi derece iim rahatlyordu. Leylak ve yeil renkli bir otel odasnda oturmu, ne denli faziletli olduumu dnerek oturabiliyordum ite. Chloe'ye, beni anlayamad iin acyordum; melankolik, bilgi bir tebessmle etrafn izleyen bilge bir gzlemci olup kmtm. 9. Yenilgileri ve kk dml kartna dntren sapkn bir psikolojik hile olan bu kompleks, neden sa'nn adyla anlyordu? ektiim aclan Gen Werther, Madame Bovary veya SWann'la da zdeletirebilirdim, ancak bu morarm klann hibiri, sa'nn, sevdiklerinin ktl karsnda lekelenmeyen bilgelii ve sorgulanamaz iyiliiyle kyaslana mazd. Rnesans ressamlarnca betimlenen alamakl gzleri ve soluk yz deildi onu bu denli cezbedici klan, sa'nn iyi, btnyle adil ve ihanete uram olmasyd. Benim ak ykm de Yeni Ahik'teki patos'tan izler tayordu; herkese kom susunu sevmesini tleyen, ama bu iyiniyetli szlerinin sura tna frlatldn gren yanl anlalm adamn ackl yks gibiydi benim ykm de. 10. Byle bir ehit vermemi olsayd, Hristiyanlk bu den li baar kazanamazd herhalde. sa Celile'de lazmlk iskemle si ve yemek masalar yaparak sakin bir yaam srp, kalp krizinden lmeden nce Yaam Felsefem adnda ince bir kitap yaymlam olsayd, bugnk statsne eriemezdi. armhtaki ackl lm, Romal yetkililerin yolsuzluklar ve ktlkleri, arkadalannn ihaneti, Tanr'nn bu adamdan yana olduunun (tarihselden ok psikolojik olarak) kantnn olmazsa olmaz eleriydi. 11. Erdemli duygular, acnn bereketli topraklarnda kendiliinden geliir. nsan ne kadar ac ekerse, o kadar erdemli olur. sa Kompleksi sayesinde yceliyor, kendisine zorbalk edenlerin suratlarmdaki meymenetsizlik karsnda kendi erdeminin fakna varyordu insan. Sevdiim kadn tarafndan terk edilmitim ama ektiim aclan bir deere dntrerek (leden sonra saat te bir yataa serilmi ben ya da armha Gerilmi sa) zntm olaan bir romantik aynlk olarak alglamam oluyordum. Chloe'den ayrlmak beni mahvetmiti ama ahlaki bir zafer kazanmtm, en azndan tarihin ehitlerinden biri olarak mahkm edilmitim lme. 12. sa Kompleksi ile Marksizm, bir yelpazenin iki kart ucunda bulunuyor. Kendi kendinden honutsuzluktan doduu iin Marksizm bana hi uymuyordu, o kulbe girecek halim yoktu. Geri sa Kompleksiyle de herhangi bir kulbe girebilmi deildim ama kendi kendini sevmek temeline dayand iin, ok zel olduum iin beni almadklarn sanyordum. Zaten bu edepsiz kulpler, yce, erdemli ve duyarl, ayrca terk edilmi insanlar kapdan sokmazlar. Oysa benim stnlm zaten terk edilmiliimden ve ektiim aclardan kaynaklanyordu: Ac ekiyorum, yleyse zel

birisiyim. Beni anlamadlar, ama zaten zellikle bu nedenle, gerekten anlalmay hakediyorum. 13. Kendi kendinden nefret etmekten kanabildiimiz srece, zayfln erdeme dnmesi simyasna sempatiyle bakmalyz - ektiim strabn sa Kompleksi'ne dnmesi iyilemeye baladmn bir iareti saylabilirdi. Kendinden nefret etmek ile kendini sevmek arasnda kurulan o terazide kendimi sevmenin ne kt grlyordu. Chloe'nin beni reddetmesine gsterdiim ilk tepki, kendimden nefret etmekti, Chloe'yi sevmeyi srdrm ama ilikiyi srdremediim iin kendimden nefret etmitim. Oysa sa Kompleksim denklemi tersine evirmiti ve reddedilmeyi Chloe'nin de acnacak durumda olduunun (Hristiyan deerlerinin o mkemmel rnei) bir iareti sayyordu. sa Kompleksi, kendini savunma mekanizmasndan te bir ey deildi aslnda, Chloe'nin beni terk etmesini istememitim, bir kadn hi sevmediim kadar sevmitim onu, ama o imdi Kaliforniya'ya gittiine gre bu dayanlmaz kayb kabullenebilmek iin yeniden gzden geiriyordum kiiliini. Sahtekrlkt dpedz, ama Noel'i bir otel odasmda tek bana, terkedilmi ve umutsuz halde yan odadan gelen orgazm keyfini dinleyerek geirmek durumunda kalnca, drst olabilecek gce sahip olamayabiliyor insan.

YRM NC BLM Boluklar Doldurmak 1. Bir Arap ataszne gre, insan ruhu bir deveyle ayn hz da ilerler. imdiki zamann iddetli dinamiiyle gelecee itilirken, insan yreini tayan ruh, anlarn ykyle, nostaljik bir halde arkadan yetimeye alr. Devenin yk her ak ilikisiyle arlat iin, ruh bu aklardan yavalar. Anlarn o kertici ykn srtndan indirdiimde, Chloe benim devemi neredeyse ldrmt. 2. Onun gitmesiyle, an yakalamak gibi bir arzu duymaz olmutum. Onunla geirdiim gnleri anarak nostalji iinde yayordum. nm gremez olmutum, ya arkama ya iime, yani anlarmza bakyordum. Geri kalan gnlerimi devenin peinde, an kumullar arasnda tembelce gezinerek, gzel vahalarda dinlenip daha mutlu gnlerimin yapraklarn evirerek geirmek yeterdi bana. Yaadm ann

hibir anlam kalmamt artk, gemite yayordum. Kaybolup giden gemie kyasla, o gemii akla getiren alays bir zamandan teye geebilecek miydi sanki imdiki an? Gelecek, ackl bir yokluk duygusundan baka ne getirebilirdi ki bana? 3. Anlara boulduumda, artk Chloe'siz olduumu unutur, aslnda ayrlmadmz, bunun bir halsinasyon olduunu sanr, hl birlikteymiiz gibi istediim zaman arayp Odeon'da bir filme ya da parkta yrye arasm gelirdi. Will ile birlikte Kaliforniya'da kk bir kasabaya yerlemeyi se mi olmasn grmezlikten gelirdim, gereklere uyanacama ak, nee ve gzelliklerle dolu fantezilere dalardm. Derken herhangi bir ey, Chloe'siz imdiki zamana iddetle frlatverir di beni. Szgelimi telefonu amaya giderken Chioe'nin banyoda sa frasn koyduu yerin artk bo olduunu fark ederdim (sanki ilk defa gryormuum gibi, ilkinde duyduum acy duyumsayarak). Frann yerindeki boluk bir bak gibi saplanrd yreime, ayrlk acsn bir daha duyardm. 4. Onun varlnn izlerini hl tayan d dnya, unutmam zorlatryordu. Mutfaktaki aydanl grnce, Chioe'nin onu nasl doldurduunu grr gibi oluyor, supermarket rafn da gzme ilien bir ie ketap aylarca ncesinde yaptmz bir alverie gtrebiliyordu beni. Bir akam ge saatlerde Hammersmith'den geerken, yine yamurlu bir gecede yanmda Chloe varken ayn yoldan getiimi anmsardm. Kanepemdeki yastklar, Chloe yorgun olduunda ban onlara nasl yasladn akla getiriyor, ktphanemdeki szlk bilmedi i szckleri renme tutkusunu anmsatyordu. Haftann belli gnlerindeki geleneklerimiz, gemi ile bugn arasnda ac paralellikler yaratyordu: Cumartesi sabahlan mze gezilerimizi, Cuma geceleri belli diskolan, Pazartesi akamlan belli televizyon programlann anmsatyordu... 5. D dnya unutmam engelliyordu. Yaam sanattan beter, nk en azndan sanatta d dnya kiinin ruhsal durumlarn yanstr ou zaman. Lorca'nn bir oyun kiisi, gkyznn kasvetli ve gri olduunu sylediinde, masum bir meteorolojik gzlemden te, psikolojik bir hali simgeliyordun Yaam byle elverili iaretler akmaz -frtnalar kopar ama k ve lm getireceine, insan o srada ak, gerei, gzellii, mutluluu kefeder, bu arada seller sular akmaktadr. te yandan gzel, scak bir yaz gn, virajl bir yolda aniden kontrolden karak aaca arpan bir arabann iindekiler lmden dnebilir. 6. Oysa d dnya i dnyam yanstmyordu benim, akn heyecanyla canlandrdm binalar, ruh halimi paylamay inatla reddediyordu. Buckingham Saray'n ayn aalar evreliyordu, evlerle dolu sokaklar ayn sval evler dolduruyordu, Hyde Park'tan ayn Serpentine akyordu, ayn gkyz ayn porselen mavisiyle kuanmt, ayn sokaklardan ayn arabalar geiyordu, ayn dkknlar, ayn insanlara, hemen hemen ayn mallan satmaktayd. 7. Deimiyordu ite dnya, k olsam da olmasam da, mutluluktan usam da umasam da, yaasam da lsem de benden bamsz, dnp duruyordu. Dnyann deimesi bir yana, kent sokaklann dolduran o ta ymlannn da umrunda deildi benim ak ykm. Ben mutluyken mutlulukla kuatmlard beni belki, ama Chloe beni terk etti diye yerle bir olacak halleri yoktu. 8. Derken kanlmaz olarak unutmaya baladm. Chloe'den ayrldktan birka ay sonra kendimi onun yaad semtte bulduumda onu dnmenin artk eskisi

kadar actmadn, hatta onu deil (ki tam da onun semtindeydim), yakndaki bir lokantada verdiim yemek randevusunu dndm farkettim. Chloe'nin ans yok olmaya, tarih olmaya balamt. Geri bu unututan sululuk da duydum. Artk beni zen onun yokluu deil, onun yokluuna giderek artan kaytszlmd. Unutuum, lmn, onu yitiriimin ve benim iin bir zamanlar ok deerli olan bir varla sadakatsizliimin iaretiydi sanki. 9. Sonunda benliimi yeniden kefettim, yeni alkanlklar edindim ve Chloesiz bir kimlie burundum. O kadar uzun bir sredir "biz" olmutum ki "Ben"e dnmek iin kendimi batan yaratmak durumunda kaldm. Chloe ile biriktirdiimiz yzlerce armn silinip gitmesi uzun srd. Kanepemin zerinde onun sabahlyla yatmasna deil de bir arkadam kitap okumasna ya da paltomun durmasna almam iin aylarn gemesi gerekti. Islington'm yalnzca Chloe'nin semti deil, alveri etmek ve yemek yemek iin de hi de fena olmayan bir yer olduuna aklmn yatmas iin saysz kereler Islington'dan geecektim. Gittiimiz her yere yeniden gitmem, konutuumuz her eyi yeniden dnmem, her arky yeniden dinlemem, yaptmz her eyi yeniden yapmam gerekiyordu ki iinde yaadm an yakalayabileyim ve armlar yok edeyim. Ama sonunda unuttum. 10. Ancak esnedii zaman uzayan bir akordeon gibi, zaman da ksald sanki. Chloe ile paylam olduum her ey, zamana yayldka bir buz kalb gibi yava yava eridi, ayrntlarna indirgenen bir olay oldu. Bir dakikada binlerce kare eken ama ounu yakan, ama bir duyguyu barndran bir kareyi gizemli biimde seen bir fotoraf makinesine benziyordu yaadm sre. Ksaltlp, bir papann ismi, bir monari ya da savala simgelenen yzyllar gibi, benim ak ilikim de birka ikonik eye dnt (tarihilerden daha rastlantsal ama en az o kadar seicilikle olumutu bu eler); ilk ptmzde Chloe'nin yzndeki ifade, kolundaki ayva tyleri, Liverpool Soka stasyonu nnde beni beklerkenki grnts, beyaz kaza, Fransa'da bir trene binen Rus akasn yaptmdaki gl, eliyle salann arkaya itii... 11. Zaman iinde yryerek yava yava hafifledi deve, srtndan drd anlarla fotoraflar l ruzgarlaryla kuma gmld ve sonunda o kadar hafifledi ki komaya balad, hatta o kendine zg tuhaf hareketleriyle drtnala da geldi - ta ki bir gn, imdiki zaman denilen ufak bir vahada yorgun dp, bana yetiene kadar.

YRM DRDNC BOLUM Ak Dersleri 1. Saydamlna kanp srekli cama arparak ileden kan sinekler gibi ayn hatay yineleyip durmaktan honut deilsek, o zaman aktan alnacak belli dersler var demektir. Bo hevesleri, strab ve ackl hayal krklklarn nleyecek baz basit dorular olmal deil mi? 2. Yaamn bisiklete binmek ya da piyano almak gibi son radan renilmesi gereken bir beceri olduunu fark ettiimizde, biraz akllanmaya balarz. Ama akl bize nasl bir yol gsterir? Zararl tutkulardan, arlklardan, korkudan, kaygdan uzak, sakin ve huzurlu bir yaam hedeflememizi tler. Baz drtlerin bastrlmas gerektiini, gerek gereksinimlerimizle gereksiz olanlar ayrmay renmezsek, ar bir itahn kurban olabileceimizi syler. Gerekleri arptmamak, habbeyi kubbe, pireyi deve, kurbaay prens gibi grmemek iin d gcmzn denetlenmesi gerektiini dndrr. Bize zarar verebilecek eylere temkinli yaklamamz nerir, ama duvardaki glgelerden kaarak enerji tketmenin gereksizlii ne iaret eder. Korkunun ecele faydas olmadn syler, korkudan baka korkacak ey yoktur der. 3. Peki aka dair ne syler akl? Kahve ve sigara gibi toptan brakmal m ak, yoksa bir kadeh arap ya da ikolata gibi ara sra tadna varlabilir mi? Ak akln karsnda m durur? Bilgeler hi akllarn yitirirler mi yoksa yalnzca koca bebekler mi bu duruma der? 4. Baz aklc dnrler aka onay verirken akn trleri arasndaki ayrm gz nnde bulundurmulardr; hastalarna yalnzca kolesterol dk mayonezi neren doktorlar gibi yani. Romeo ve Juliet'in cretkr akn Sokrates'in yi'yi soukkanl tapnndan ayrr, Werther'in arlklarn sa'nn temiz kardelik sevgisiyle karlatrrlar. 5. Olgun bir ak, olgunlamamndan ayran da budur. Her adan daha ok yelenir olgun ak, her insann doasnda iyinin de ktnn de bulunduu bilincini tar, lkletirmeyi reddeder, kskanlktan, maoluktan ve ar tutkudan uzak, cinsel boyutu da olan bir arkadalk biimidir, hotur, huzur doludur ve karlkldr (belki de arzuyu tatm olanlar, straptan bu denli uzak olduu iin buna ak demezler). Olgunlamam bir ak ise (yala bir ilgisi yoktur bunun) lkletirme ile hayal krkl kargaas arasnda gidip gelir, haz ve gzellik lmcl bir bulantya dnebilir, insann arad zm sonunda bulduu duygusuyla o gne dek kendini hi o denli bolukta hissetmemesi gibi duygular atba gider. Olgun olmayan aklarn mantkl sonucu (mutlak sonucu) simgesel ya da gerek bir lmdr: Olgun aklar ise evlilikle doruuna karak lm alkanlklarla engellemeye giriir (Pazar gaze teleri, tlenen pantolonlar, uzaktan kumandal ev alet edavat gibi). Olgun olmayan aklar asla dn vermez ki bu da lmeye yatmak demektir. Olgunlamam bir ihtirasn doruklarna varmlar iin evlilik dayanlmaz bir bedeldir - byleleri, ilikiyi yle sonlandrmaktansa arabasn uurumdan aa srmeyi yeler. Zor sorunlarla kar karya kalmann getirdii saflkla (yant bir zarfn arka kapana sacak bir soruymu gibi)

"Neden hepimiz birbirimizi sevemeyiz ki?" diye sorardm zaman zaman. Etrafm akn ilekeleriyle, annelerin, babalarn, erkek ve kz kardelerin, arkadalarn, sabun kp dizilerinin ve berberlerin ikyetlerinden geilmiyordu ve hemen her kes ayn aclan ekip, ayn aclardan kandna gre ortak bir yant olmalyd bu sorunun - Komnistlerin uluslararas kapitalin paylamndaki hakszlklara getirdikleri zm nerisi gibi, metafizik bir are bulunabilmeliydi dnyann romantik sorunlarna. 7. Bu topik dlere ben kaplmyorum yalnzca, yeterince kafa yorarak ve terapiyle akn daha salkl, daha strapsz bir deneyime dnebileceine inanan romantik pozitivistler var. Psikanalistler, vaizler, gurular ve yazarlardan oluan bu karma topluluk, akn sorunlu olabileceini kabul etmekle birlikte, bu sorunlara zm bulunabileceine inanyorlar. Romantik pozitivistler, duygusal yaamlarm skntlar ardndaki nedenleri grp -zgven kompleksi, baba kompleksi, anne kompleksi, kompleks kompleksi- aresini bulmaya alyorlar (regresyon terapisi, Tann'nn Kenti' nin okunmas, bahvanlk ya da meditasyon gibi). Demek ki Hamlet'in yazgs usta bir Jung'cu psikanalist sayesinde farkl olabilir, Othello saldrganlndan tedavi divannda kurtulabilir, Romeo patanlk irketi araclyla kendine daha uygun bir e bulabilir ve Oidipus da aile terapisi seanslarnda ailesiyle olan sorunlarn zmleyebilirdi. 8. Sanat akn straplarna adeta meum bir tutkuyla eilirken, romantik pozitivistler tm dikkatlerini yrek aclarn nleyebilecek birka pratik zm zerinde odaklamlard. Batda romantik edebiyatn hemen tmnn karamsarlna kyasla, genelde yozlam sanatlarla akln yitirmi airlerin melankolik hayal gcne braklm bu alanda gven telkin eden aydnlk bir yaklamn cesur ampiyonlaryd onlar. 9. Chloe'den ayrldktan bir sre sonra, Dr. Peggy Nearly adnda bir yazarn, Kanayan YrekaU kitabna rastladm. { Kanayan Yrek, Peggy Nearly, Capulet Kitaplar, 1987.} Hemen broya dnmem gerekiyordu ama kitab almadan edemedim, pembe arka kapandaki soru dikkatimi ekmiti: "k olmak mutlaka ac ekmek anlamna m gelmeli?" Kimdi bu bilmeceyi zebildiini iddia eden u Dr. Peggy Nearly? Kitabn ilk sayfasndan rendiime gre Peggy Nearly, ... Oregon Sevgi ve nsan likileri Enstits'nden mezun oldu. Halen San Francisco'da yayor, psikanaliz, ocuk terapisi ve evlilik danmanlyla urayor. Duygusal bamllkla ilgili kitaplarnn yan sra penis kompleksi, grup dinamii ve agorafobiyle ilgili kitaplar bulunuyor. 10. Peki neler anlatyor Kanayan Yrek? Kendilerine uygun olmayan, kt davranan veya duygusal adan tatmin edeme yen, alkole ya da iddete bavuran tiplere k olan kadnlarla erkeklerin iyimser bir bak asyla yazlm talihsiz ykleri var iinde. Bu insanlar ak ve acy bilinsizce zdeletirerek, setikleri uygunsuz tiplerin bir gn deieceklerine, kendileri ni doru drst seveceklerine inanyorlar. Szn ksas, doal duygusal gereksinimlerini doyuramayacak bu insanlar deitirebilecekleri yanlsamas iine dtkleri iin hayattan kayyor. nc blme geldiimde, Dr. Nearly'ye gre sorunun kkeninde anne babalarn bulunduunu rendim, talihsiz romantiklerin duygusal yaamnda arpk bir sre sz konusuymu. Kendilerine iyi davranmayan insanlara tutulanlar, ocukken

girdikleri duygusal etkileimlerde sevginin kt ve karlksz olduunu renenlermi. Oysa terapiye gidip ocukluumuzu eelersek, neden mazoist olduumuzu anlayabilir, kendimize uygun olmayan bir ei deitirmeye almann, aslnda anne babalarn doru drst bakm beklentisi iinde kalanlarn ocuksu fantezilerinin kalnts olduunu grebilirmiiz. 11. Kitab birka gn nce bitirdiim iin olsa gerek, Dr. Nearly'nin kitabndaki kiilerle Flaubert in bayaphndaki trajik kahraman Emma Bovary arasnda belki de baarsz bir paralellik kurdum. Kimdi Emma Bovary? Bir Fransz kyls, ak acyla zdeletirdii iin kendisine tutkun kocasndan nefret eden gen bir kadn. Sonuta, romantik zlemlerini doyuramayacak denli kaba, kt huylu adamlarla evlilik d ilikilere girdi. Bovary'nin hastal, ilikiye girdii o adamlarn deiip kendisini gerekten seveceini ummaktan vazgeememesiydi - ki Rodolphe ve Leon'un onunla yalnzca elendikleri apakt. Yazk ki Emma'nn terapiye gidip mazoistik eilimlerinin kkenine inmek gibi bir olana yoktu. Gitti kocasyla ocuunu terk etti, ailenin parasn arur etti ve geride kk bir ocukla km bir koca brakarak arsenikle intihar etti. 12. Baz ada zmler o gnlerde de olanakl olsayd olaylarn nasl geliebileceini dnmek olduka ilgin sonular dourur kimi zaman. Madame Bovary sorununu Dr. Nearly ile konuabilmi olsayd ne olurdu? Romantik poziti vizmin edebiyatn en trajik yklerinden birine mdahale etmesinden ne gibi bir sonu kard? Emma, Dr. Nearly'nin San Francisco'daki kliniinin kapsn alm olsayd sohbetin ne relere varacan merak ediyor insan. (Bovary koltukta oturmu, alyor.) NEARLY: Emma, sana yardm etmemi istiyorsan, sorunun ne olduunu anlatman gerekecek bana. (Madame Bovary ban kaldrmadan burnunu dantelli bir mendille siler.) NEARLY: Alamak pozitif bir deneyimdir, ama elli dakikamzn tmn alayarak geirmemelisin bence. BOVARY: (Gzya selinin arasnda) Yazmad, o bana... yazmad. NEARLY: Kim yazmad, Emma? BOVARY: Rodolphe. Yazmad, yazmad. Beni sevmiyor. Yklm bir kadnm ben. Perianm, aptalm, ocuk gibiyim. NEARLY: Emma, byle konuma. Kendini sevmeyi renmelisin demitim. BOVARY: Aptallm neden seveyim? NEARLY: nk sen gzel bir insansn. Ve bunu gremediin iin sana duygusal ac ektiren erkeklere bamlsn. BOVARY: Ama ok iyiydi zamannda. NEARLY: Ne ok iyiydi? BOVARY: Yannda olmak, yanmda olmas, sevimek, tenini tenimde hissetmek, ormanda birlikte ata binmek. Gerekten yaadm hissetmitim ama imdi yaam bama ykld. NEARLY: Belki gerekten yaadn hissettin ama bunun tek nedeni o duygunun srekli olamayacan bilmendi, o adamn seni gerekten sevmediini biliyordun. Bir dediini iki etmeyen kocandan nefret ediyorsun sonra kalkp sana iki hafta yant vermeyen bir adama k oluyorsun. Ak sylemem gerekirse, senin ak dediin zorlama, mazoist duygulara daha yakn Emma.

BOVARY: yle mi? Ben nereden bileyim? Hastalksa bile umrumda deil, tek istediim onu yeniden pebilmek, beni kollarna almas, teninin kokusunu duymak. NEARLY: Kendini tanmaya almalsn, ocukluuna dnmelisin, belki o zaman btn bu acy hak etmediini greceksin. Duygusal gereksinimlerini doyuramayan, kifayetsiz bir ailenin ocuu olduun iin kendini kurtaramyorsun. BOVARY: Benim babam sradan bir iftiydi. NEARLY: Belki yleydi, ama belli ki sana duygusal bir gven alayamam, o zaman doyurulmayan gereksinimlerini seni tatmin edemeyecek adamlara k olarak doyurmaya alyorsun. BOVARY: Sorun Charles, Rodolphe deil ki. NEARLY: Pekl canm, bu haftalk bu kadar, haftaya devam ederiz. Seansmzn sonuna geldik. BOVARY: Ah Dr. Nearly, daha nce syleyemedim, bu hafta da deme yapamayacam. NEARLY: Ama bu nc oluyor. BOVARY: zr dilerim, ama u sralar maddi adan yle skntdaym ki, ok mutsuzum, btn param alverie harcyorum. Daha bugn yeni elbise, renkli bir yksk, bir de porselen ay takm aldm. 13. Madam Bovarynin terapisinin de yaamnn da mutlulukla sonlanmas zor grnyor dorusu. Dr. Nearly'nin (parasn alabilmise eer) Emma'y, Flaubert'in kitabn iyimser bir kurtulu yksne dntrecek denli dzenli, rahat ve sevecen bir e haline getirebileceine ancak koyu bir romantik pozitivist inanr. Dr. Nearly, Madam Bovary'nin sorununu yorumlayabilmiti elbette, ama bir sorunu grmekle zmek arasndaki fark, bakalanna akl vermekle akll davranabilmek arasndaki fark gibidir. Akll olmak baka, akln kullanabilmek baka, aktan akln yitirebileceini bilmek kimseyi bu hastalktan kurtarmyor. Aslnda akl banda, strapsz bir ak, kan akmayan bir sava gibi bir eliki tayor - Cenevre Antlamas'n kartrmayn imdi. Madam Bovary ile Peggy Nearly arasndaki atma, romantik trajedi ile romantik pozitivizmin atmas aslnda. Akl ile kart (cehalet olsa gidermek kolay), yani doru bildiini bir trl eyleme geirememek arasndaki atmadr bu. Chloe ile ilikimizin aslnda bir hayal olduunu bilmek bir iimize yaramam, aptallk etmi olabileceimizi fark ettiimiz iin akllanmamtk. 14. Akn strabyla karamsarlatka, bu duyguya srtm dnmeye karar verdim. Romantik pozitivizm de bir ie yaramadna gre, en dorusu bir daha k olmamak eklinde zetlenebilecek Stoik nermeydi. Yani artk simgesel bir ma nastra kapanacak, kimseyle grmeyecek, meyve vermeden yaayacak ve kendimi iime verecektim. Dnyevi elencelerden elini ayan ekmi, bekrlk and imi ve yaamlarn manastrlarda geirmi kadn ve erkeklerin yklerini hayran lk duyarak okudum. Yaamn maaralarda geirmi, krk elli yln llerde bitki kkleri ve meyve yiyerek hayatta kalm, insan yz grmeden yaam bir sr mnzevi vard. 15. Oysa bir akam yemei davetinde bana i hayatn anlatrken Rachel'n gzlerinde kaybolunca, Chloe ile yaptm b tn hatalar yinelemek adna Stoac felsefeden ne abuk vazgeebileceimi fark ederek irkildim. Rachel'n zarif topuzuna, atal ban kullanmaktaki zarafetine, mavi gzlerinin derinliine dalarsam geceyi kazasz belasz atlatamayacam biliyordum.

16. Rachel' grnce, Stoac yaklamn ne denli snrlayc olduunun farkna vardm. Ak ne kadar strapl ve ne kadar mantksz olursa olsun, unutulmaz bir duyguydu ayn zamanda. Ve mantksz olduu lde de kanlmazd, yani mantksz olmas hibir eyi deitirmiyordu. Bitki kk ve meyve yemek iin Cudi dana kmak biraz sama deil miydi? Niyetim cesur olabilmekse, ak daha ok olanak tanmyor muydu kahramanlklara? Hem Stoik yaam, tm fedakrlklarna karn korkaklk deil miydi biraz? Bu dncenin temelinde, dkrklna uratlamayacak denli umutsuz olmak yatyordu. Aslnda sevilmekle gelen tehlikelere kar kendini savunmak, lde tek bana kalmaktan da zordu. Duygusal ykmlardan uzak bir manastr deneyimi ararken, temel insani gereksinimlerin varln yok saymaya alyordu Stoik dnce. Ve ne kadar cesur olursa olsun, o en byk gerek, yani ak sz konusu olduunda bir korkak saylrd Stoac. 17. Sorunlar en temel ayrc zelliine indirgeyerek ger ekte ne kadar karmak olduklarn grmezlikten gelebiliriz zaman zaman. Romantik pozitivizm de Stoik dnce de akn straplarna yetkin zmler getiremiyordu aslnda, nk ikisi de elikileri dengelemektense, grmezlikten geliyordu. Stoaclar, akn acsn ve mantkszln aka kar kullanyorlar -ve bylece denetlenemez duygusal gereksinimlerimiz ile arzularn yaratt travmay dengelemekten aciz kalyorlard. Romantik pozitivistler ise kolayc bir psikolojik bilgelikle, akn sorunlardan anndrlabilecei inancyla, ak akln kullanmann bazen ne kadar zor olabildiini grmezlikten gelerek, Madam Bovary'nin trajedisini Dr. Nearly'nin o bildik kuramlarna indirgiyorlard. 18. Uyumazlklarn gz ard edilmemesi, akll olmakla akln kullanmann, an tutkunun samalyla kanlmazlnn dengelenmesi gerektiini retiyordu, aktan alnan o karmak ders. Ak, birden dogmatik bir iyimserlik veya karamsarla kaplmadan, insann korkularndan felsefe, hayal krklklarndan ahlak dersi karmadan yaanacak bir duyguydu. Analitik bir akla belli bir tevazu reten, byle belirsizliklerle dolu bir alanda bir zme ulamann (nedenlerle sonularn temize ekerek) zor olduunu gsteriyordu ak dersi - ironiden asla vazgememek gerektiinin altn iziyordu. 19. Rachel, gelecek hafta iin yemek teklifimi kabul edince, bu dersler daha da anlaml grnmeye balad, onu dnmek bile airlerin yrek dedikleri o blgede tek bir anlam olabilecek titreimlere yol ayordu - yeniden kaplmaya balamtm bile. BTT