You are on page 1of 1343

Bedizzaman Said Nurs

1
nsz
1. Rahmn ve Rahm olan Allahn adyla. Ve ancak Onunla yardm dileriz.
[Bu nsz, Medine-i Mnevverede bulunan mhim
bir lim tarafndan yazlmtr.]
Byk kble aitolan nszde demitim ki: Byklerin
tarih-i hayatlar okunurken, ulv menkbeler sylenip aziz
htralar anlrken, insan baka bir leme girdiini
hissediyor. Gnln, ter temiz sevgi hislerinin ulv atei
yakyor ve lh feyzi saryor. Tarih yle byk insanlar
kaydeder ki, birok bykler, onlara nisbetle kk kalr.
Tarihe ereer veren erler anlrken,
Ykselmede ruh, en geni lemlere yerden.
Bin rayihann feyzi sarar ruhu derinden,
Gemi gibi Cennetteki gl bahelerinden.
Bu derin hakikati, nsz yazarken btn azamet ve
ihtiamyla idrak etmi bulunuyorum. Zira, aziz ve
muhterem okuyucularmza en derin bir ihls ve
samimiyetle takdim ettiimiz bu eser, hemen bir asra
yaklaan uzun ve bereketli mrnn her safhas binlerle
harikaya sahne olan gnller ftihi byk stad
Bedizzaman Said Nursye, onun yz otuz paradan ibaret
olan Risale-i Nur Klliyatna ve ahlk ve faziletleri, ihls ve
samimiyetleri, iman ve irfanlaryla hayatn her safhasnda
sadece bir lkeye deil, btn insanlk lemine ter temiz
rnekler vermekte devam eden Nur talebelerine aittir.
Bir kitabn mukaddemesini, o kitabn hlsas diye tarif
ederler. Halbuki, her mevzuu mstakil bir esere
smayacak kadar derin ve geni olan bu muazzam kitabn
muhteviyatn byle birka sahifelik mukaddemeye
sdrmak kabil midir?
Bugne kadar cizane yazdm manzum ve mensur
yazlarmn hibirisinde bu kadar acz ve hayret ierisinde
kalmamtm. Binaenaleyh, bu eseri derin bir zevk, lh bir
nee ve cokun bir heyecanla okuyacak olanlar,
hayranlkla grecekler ki, Bedizzaman, ocukluundan
beri mstesna bir ekilde yetien ve btn mr boyunca
lh tecellilere mazhar olan bam baka bir lim ve
mmtaz bir ahsiyettir.
Ben, bu byk zat, eserlerini ve talebelerini inceden
inceye tetkik edip de o nur leminde hissen, kren ve
ruhen yaadktan sonra, byk ve eski bir Arap airinin, bir
beytiyle ok derin bir hakikat ifade ettiini rendim:
Btn lemi bir ahsiyette toplamak Cenb- Hakka zor
gelmez.
Gayesinin ulviyetinden, dvsnn ihtiamndan ve
imannn azametinden feyiz ve ilham alan bu kutbun
czibesine taklanlarn adedi gnden gne oalmaktadr.
Akllara hayret veren bu ulv hadise, mnkirleri
kahrettii gibi, mminleri de d ve mesrur eylemekte
devam edip gidiyor.
manl gnllerde mnev bir rabta halinde yaayan bu
lh hdiseyi, byk bir mcahid, kalbleri vecd iinde
brakan bir slpla, baknz, nasl ifade ediyor:
Ahlkszlk irkenin bir tufan halinde her istikamete
tap uzanarak her fazileti bomaya koyulduu kara
gnlerde, onun, yani Bedizzamann feyzini bir sr gibi
kalbden kalbe mukavemeti imknsz bir hamle halinde
intikal eder grmekle tesell buluyoruz.Gecelerimiz ok
karard; ve ok kararan gecelerin sabahlar pek yaknolur.
Evet, bir sr gibi kalbden kalbe mukavemeti imknsz bir
halde yaylp dalan bu nurun, memleketin her kesinde
feyiz ve tesirini grenler, hayret ve dehetler iinde
sormaya baladlar: hreti memleketimizin her tarafn
kaplayan bu zat kimdir? Hayat,eserleri, meslek ve merebi
nedir? Tuttuu yol bir tarikat m, bir cemiyet mi, yoksa
siyas bir teekkl mdr?
Bununla da kalmad; derhal gerek idar ve gerek adl
ok mhim takipler ve pek cidd tetkikler, uzun ve
mselsel mahkemeler cereyan etti. Neticede, bu lh
tecellnin gnller lkesine kurulan bir iman ve irfan
messesesinden baka birey olmad tahakkuk edince,
adaletin lh bir surette tecellsi u ekilde zuhur etti:
Bedizzaman Said Nurs ve btn Risale-i Nur eserlerinin
beraati karar resmen iln edildi. Ve artk, ruhun maddeye,
hakkn btla, nurun zulmete, imann kfre her zaman
galebe alaca, ezelden ebede deimeyecek olan lh
kanunlarn banda gelen bir hakikat olduu gneler gibi
belirdi.
Herhangi bir iklimde zuhur eden bir slahatnn
mahiyet ve hakikatini, sadakat ve samimiyetini gsteren
en gerek miyar, dvsn ilna balad ilk gnlerle,
muzaffer olduu son gnler arasnda ferd ve itima, uzv
ve ruh hayatnda vcuda gelen deiiklik farklardr,
derler.
Mesel, o adam ilk gnlerde mtevazi, licenap, feragat
ve mahviyetkr, hlsa, btn ahlk ve fazilet bakmndan
cidden rnek olan gayet temiz ve son derece de mmtaz
bir ahsiyetti. Bakalm, cihadnda muzaffer olup hislerde,
emellerde, gnllerde yer tuttuktan sonra, yine o eski
temiz ve rnek halinde kalabilmi mi? Yoksa, zafer
neesiyle, birok byk sanlan kimseler gibi yere ge
smaz m olmu?
te, byk kk herhangi bir dv ve gaye sahibinin
mahiyet ve hakikatini, ahsiyet ve hviyetini en hakik
ehresiyle aksettirecek olan en berrak yine budur.
Tarih boyunca, bu mthi imtihan kazanmann aheser
misalini, evvel peygamberler ve bilhassa Sultanul-Enbiya
Sallllahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, sonra Onun halife
ve Sahabeleri ve daha sonra onlarn nurlu yolunda
yryen byk zatlar vermilerdir.
Peygamber Efendimiz, u
1
yani,
limler, peygamberlerin varisleridirler hadis-i erieriyle,
lim olmann pek kolay birey olmadn, iczkr
belatleriyle beyan buyuruyorlar.
1. Buhar,lim: 10; Eb Dvud, lim: 1; bn-i Mce, Mukaddime: 17; Drim,
Mukaddime: 32; Msned, 5:196.
Zira, madem ki bir lim, peygamberlerin varisidir; o
halde, hak ve hakikatin tebli ve neri hususunda, aynen
onlarn tutmu olduklar yolu takip etmesilzmdr. Her ne
kadar bu yol, btn da, ta, amur, akl, uurum,daha
beteri, takip, tevkif, muhakeme, hapis, zindan, srgn,
tecrid, zehirlenme, idam sehpalar ve daha akl ve hayale
gelmeyen nice bin zulm ve ikencelerle dolu da olsa...
te, Bedizzaman, yarm asrdan fazla o mukaddes
cihad ile btn mr boyunca bu etin yolda yryen ve
karsna kan binlerle engeli bir yldrm sratiyle aan
ve Peygamberlerin vrisi olan bir lim olduunu amel bir
surette ispat eden bir zattr.
Kendisinin ilm, ahlk, edeb, birok fazilet ve
meziyetleri arasnda, beni en ok meftun eden ey, onun, o
dalardan daha salam, denizlerden daha derin,
semalardan daha yksek ve geni olan imandr.
Rabbim, o ne muazzam iman! O ne bitmez ve tkenmez
sabr! O ne elikten irade! Hayal ve hatralara rpermeler
veren bunca tazyik, tehdit, tzip ve ikencelere ramen, o
ne eilmez ba, ne boulmaz ses ve nasl kslmaz nefestir!
Byk kblin heyecanl iirlerinden aldm cokun bir
ilham neesiyle vaktiyle yazdm Mcahid nvann
tayan bir manzumede, aadaki msralar okuyanlardan,
belki irane bir mbalada bulunduumu syleyenler
olmutur.
Lkin u mukaddemesini yazmakla eref duyduum
aheseri okuyanlar, vecdle dolu bir hayranlkla
anlayacaklar ki, Allahn ne kullar varm! Eer bir iman,
kemalini bulursa, neler yapar ve ne harikalar doururmu!
Bir azm, eer iman dolu bir kalbe girerse,
nsan da, o imandaki son srra ererse,
En azgn lmler ona zincir vuramazlar;
Volkan gibi cokun akyor, durduramazlar...
Rabbimden iner azmine kuvvet veren ilham,
Peygamberi ryada grr belki her akam.
Hep nur onun iman dolu kalbindeki mihrap,
Kandil olamaz ufkuna dnyadaki mehtap.
Kar, k demez, irkilmez, zlmez, ac duymaz;
Mevsim, btn mrnce lk glgeli bir yaz.
Cennetteki lemleri dnyada grr de,
Mahvolsa eilmez sra dalar gibi derde.
En sarp uurumlar gelip etrafn sarsa,
Ay batsa, gne snse, ufuklar da kararsa,
Gkler yklp kse, yolundan yine dnmez,
Ruhundaki imanla yanan meale snmez!
Kalbinde yanarda gibi, iman ne mukaddes!
Vicdanna her an unu haykrmada bir ses:
Ey yolcu! afaklar skecek, durma, ilerle,
Zulmetlere kan alatacak mealelerle...
Yldzlara bas, k yce lemlere, yksel,
nsanl kurtarmaya Cennetten inen el!
Sanki bu msralar iman kahraman, byk mcahid
Bedizzaman Hazretleri iin yazlm. Zira bu yksek
sfatlar, hep onun sfatlardr. Cenb- Hak u yet-i
kerimede, baknz, mcahidlere neler vaad ediyor:


1
1. Ankebt Sresi, 29:69.
Mel-i eri: Bizim urumuzda mcahede edenlere
mutlaka yollarmz gsteririz. Ve hi phe yok ki, Allah
muhsinlerle (Allah grr gibi ibadet eden mcahidlerle)
beraberdir.
Demek ki, iman ve Kurn urunda candan ve cihandan
geen mcahidlere, byk Allah, hakikat ve hidayet
yollarn gstereceini vaad buyuruyor. H, Cenb- Hak
vaadinde hulf etmez; yeter ki, bu azim vaad-i lhyi icap
ettirecek artlar tahakkuk etsin.
Bu yet-i kerime, stadn karakter ve ahsiyetini tahlil
hususunda bize nurdan bir rehber oluyor ve o nurun billr
altnda artk en ince izgileri ve en hassas noktalar
grp sezebiliyoruz. Zira, madem ki bir insan Cenb-
Hakkn hfz ve himayesinde bulunmak nimetine mazhar
olmutur; artk onun iin korku, endie, znt, ylma,
usanma ve saire gibi eyler bahis mevzuu olamaz.
Allahn nuruyla nurlanan bir gnln semasn hangi
bulutlar kaplayabilir? Her an huzur-u lhde bulunmak
bahtiyarlna eren bir kulun ruhunu, hangi fni emel ve
arzular, hangi zavall tevecch ve iltifatlar ve hangi
pespye gaye ve ihtiraslar tatmin, teskin ve tesell edebilir?
Allahtr onun yr, mrebbsi, velsi;
Andka btn nur oluyor duygusu, hissi.
Ykselmededir mrifet iklimine her an,
Bambaka ufuklar ayor ruhuna Kurn...
Kurn ona yd ettiriyor Bezm-i Elesti.
k, o tecellnin ezelden beri mesti...
te, Bedizzaman, byle harikalar harikas bir inayete
mazhar olan mbarek bir ahsiyettir. Ve bunun iindir ki,
zindanlar ona bir glistan olmu; oradan ebediyetlerin
nurlu ufuklarn grr. dam sehpalar, birer vaz ve irad
krssdr. Oradan insanla ulv bir gaye urunda sabr
ve sebat, metanet ve celdet dersleri verir. Hapishaneler
birer medrese-i Yusuyeye inklp eder. Oraya girerken, bir
profesrn niversiteye ders vermek iin girdii gibi girer.
Zira oradakiler, onun feyiz ve iradna muhta olan
talebeleridir. Hergn birka vatandan imann kurtarmak
ve cnileri melek gibi bir insan haline getirmek, onun iin
dnyalara deiilmez bir saadettir.
Byle bir yksek iman ve ihls uuruna malik olan
insan, hi phesiz ki, zaman ve mekn mefhumlarnn
fniler zerinde brakt yaldzl tesirleri kesif madde
leminde brakarak, ruhuyla mneviyat leminin prl prl
nurlar saan ufuklarna ykselmi bir haldedir.
Byk mutasavvarn (r.a.) fena llh, bekabillh diye
tarif ve tavsif buyurduklar yksek mertebe, ite bu kuds
erefe nail olmaktr.
Evet, her mminin kendine mahsus bir huzur, hu,
tefeyyz, tecerrd ve istirak hali vardr. Ve herkes, iman
ve irfan, salh ve takvs, feyiz ve mneviyat nisbetinde
bu lh hazdan feyizyb olabilir. Lkin bu gzel hal, bu
tatl visal ve bu emsalsiz haz, geen yet-i kerimedeki
ihsan erbab olan o byk mcahidlerde her zaman devam
ediyor. Ve ite onlar, bu sebepten dolaydr ki, Mevly
unutmak gaetine dmyorlar. Nesleriyle, arslanlar gibi
btn mrleri boyunca arpyorlar. Ve hayatlarnn her
lhzas, en yksek terakki ve tekml hatralar kaydediyor.
Ve btn varlklar, o ceml, keml ve cell sfatlaryla
muttasf olan Rabbl-lemnin rzasnda erimi
bulunuyorlar.
Mevl, bizleri de o bahtiyarlar zmresine ilhak eylesin.
min.
Yukardaki sahifelerde, byk stadn, dostlarn meftun
ve hayran ettii kadar da, dmanlarn dehetler
ierisinde brakan azametli imanndan bahsettik. Biraz da
mmtaz ahsiyeti nurdan bir hle halinde sarmakta olan
stn meziyetlerinden, ahlk ve kemaltndan bahsedelim.
Malm ya, her ahsiyeti, muhtelif ve muayyen
meziyetler ereveler. Binaenaleyh, stadn ahsiyetini
tekvin eden balca sfatlar unlardr:
Feragati:
Bir dv sahibinin ve bilhassa slahatnn muvaffakiyet
artlarnn en mhimmi feragattir. Zira gzler ve gnller,
bu mhim noktay en ince bir hassasiyetle tetkik ve takibe
meyyaldirler. stadn btn hayat ise, batan baa
feragatn aheser misalleriyle dolup tamaktadr.
Allme eyhlislm Mustafa Sabri Efendi merhumdan,
feragate ait yle bir sz iitmitim: slm bugn yle
mcahitler ister ki, dnyasn deil, hiretini dahi feda
etmeye hazr olacak.
Byk adamdan sdr olan bu byk sz tamamen
kavrayamadm iin, mutasavvarn istirak hallerinde
syledikleri esrarl szlere benzeterek, herkese
sylememi ve olur olmaz yerlerde de amamtm.
Vakt ki ayn sz Bedizzamann ateler saan
heyecanl ifadelerinde de okuyunca anladm ki, byklere
gre feragatin ls de byyor... Evet, slm iin bu
kadar ackl bir feragate katlanmaya raz olan mcahidleri,
Erhamrrhimn olan Allah Zl-Kerem Teal ve
Tekaddes Hazretleri brakr m? O feda kulunu ltuf ve
kereminden, inayet ve merhametinden mahrum etmek,
nnahyakr m?
te, Bedizzaman, bu mstesna tecellnin en parlak
misalidir. Btn mr boyunca mcerred yaad. Dnyann
btn meru lezzetlerinden tamamen mahrum kald. Bir
yuva kurmak ve orada mesut bir aile hayat geirmek
sevdasna dmeye vakit ve frsat bulamad. Fakat Cenb-
Hak kendisine yle eyler ihsan etti ki, fni kalemlerle tarif
olunamayacak kadar muazzam ve muhteemdir.
Bugn dnyada hangi bir aile reisi, mnen Bedizzaman
Hazretleri kadar mesuttur? Hangi bir baba milyonlarla
evlda sahip olmutur? Hem de nasl evltlar!.. Ve hangi
bir stad bu kadar talebe yetitirebilmitir?
Bu kuds ve ruh rabta, biiznillhi tel, dnyalar
durduka duracak ve nurdan bir sel halinde ebediyetlere
kadar akp gidecektir. nk bu lh dv, Kurn-
Kermin nur deryasnda tebellr eden bir varlk olduu
gibi, Kurndan domu ve Kurnla beraber
yaayacaktr...
efkat ve merhameti:
Byk stad, hak ve hakikati t ocukluunda bulmutu.
Kalbinin feryadn ve ruhunun mnctn dinlemek iin
maaralara kapand gnlerde bile ibadet ve taatten,
tefekkr ve murakabelerden, feyiz ve huzur almann
zevkine ermi olan bir rif-i billh idi.
Lkin, karanlk gece dalgalarn andran korkun kfr
ve ilhad kbusunun Mslman dnyasn ve dolaysyla
memleketimizi kaplamakzere olduu o tehlikeli gnlerde,
yatandan frlayan bir arslan gibi,yanardalar andran bir
kkreyile cihad meydanna atld. Btn rahat ve
huzurunu bu mukaddes dvya feda etti. Ve ite bu
hikmete mebnidir ki, o gnden beri her sz bir dilim lv,
her kri bir ate paras olmu, dt gnlleri yakyor;
hisleri, kirleri alevlendiriyor.
Byk stadn tam bir uzlet ve inzivadan sonra tekrar
irad ve cemiyet hayatna atlmas, aynen mam-
Gazlnin hayatnda geirmi olduu o mhim ve tarih
merhaleye benzemektedir.
Demek ki, Cenb- Hak, byk mridleri byle bir
mddet inzivada terbiye, tasye ve tezkiye ettikten sonra
tenvir ve irad vazifesiyle mkellef klyor. Ve bu
sebepledir ki, bir m-i mukattardan daha temiz ve berrak
olan yreklerinden kopup gelen nefesler, kalblere akseder
etmez bam baka tesirler icra ediyor.
Arz ettiim gibi, mam- Gazlnin bundan dokuz yz
sene evvel ahlk ve fazilet sahasnda yapm olduu
ftuhat, bu asrda Bedizzaman, iman ve ihls vdisinde
baarmtr.
Evet, Hazret-i stad bu mthi cihad meydanlarna
sevk eden, hep bu esiz efkat ve merhameti olmutur. Ve
bunu bizzat kendisinden dinleyelim:
Bana Sen una buna niin satatn? diyorlar. Farknda
deilim. Karmdamthi bir yangn var; alevleri gklere
ykseliyor. inde evldmyanyor, imanm tutumu
yanyor. O yangn sndrmeye, imanmkurtarmaya
kouyorum. Yolda birisi beni ksteklemek istemi de,
ayamona arpm; ne ehemmiyeti var? O mthi yangn
karsnda bu kk hdise bir kymet ifade eder mi? Dar
dnceler, dar grler!..
stinas:
stadn, hayat boyunca cemiyetimizin her tabakasna
vermekte olduu binlerle istina rnekleri, dillere destan
olmu bir ulviyeti haizdir.
Msivdan tam mnsyla istina ederek, uzv ve ruh
btn varlyla Rabbl-lemnin bitmez ve tkenmez
hazinesine dayanmay, mddet-i hayatnda bir itiyad deil,
deta bir mezhep, merep ve meslek olarak kabul etmitir.
Ve bunda da ne pahasna olursa olsun sebat eylemekte
hl devam etmektedir.
in orijinal taraf: Bu meslek, kendi ahsna mnhasr
kalmam, talebelerine de kuds bir mefkre halinde intikal
etmitir. Nur deryasnda ykanmak erene mazhar olan
bir Nur talebesinin istinasna hayran olmamak kabil
deildir.
Baknz, stad, Mektubat nvann tayan aheserin
kinci Mektubunda, bu mhim noktay alt vecihle ne
kadar asil bir iman ve irfan uuruyla izah eder:
Birincisi: Ehl-i dallet, ehl-i ilmi, ilmi vasta-i cer
etmekle itham ediyorlar; ilmi ve dini kendilerine medar-
maiet yapyorlar deyip insafszcasna onlara hcum
ediyorlar. Binaenaleyh bunlar ilen tekzip lzmdr.
kincisi: Ner-i hak iin enbiyaya ittib etmekle
mkellez. Kurn- Hakmde hakk neredenler

1
diyerek, insanlardan
istina gstermiler...
1. Benim mkftm vermek ancak Allaha aittir. Hd Sresi, 11:29.
te, Risale-i Nur Klliyatnn mazhar olduu lh
ftuhat, hep bu enbiya mesleinde sebat kahramanlnn
aheser misali ve harikulde neticesidir. Ve bu sayede
stad, izzet-i ilmiyesini, cihan-kymet bir elmas gibi
muhafaza eylemitir.
Artk, herkesin, urunda esir olduu maa, rtbe, servet
ve daha nice bin ahs ve madd menfaatlerle asla alkas
olmayan bir insan, nasl olur da gnller fatihi olmaz?
manl gnller, nasl onun feyiz ve nuruyla dolmaz?
ktisatl:
ktisat, bundan evvel bahsettiimiz istinann tefsir ve
izahndan baka birey deildir. Zaten iktisat sarayna
girebilmek iin, evvel istina denilen kapdan girmek
lzmdr. Bu sebeple iktisatla istina, lzmla mlzem
kabilindendir.
stad gibi, istina hususunda peygamberleri kendine
rnek kabul eden bir mcahidin iktisatl, kendiliinden
husule gelecek kadar tabi bir haslet halini alr ve artk ona
gnde bir tas orba, bir bardak su ve bir para ekmek k
gelebilir. Zira bu byk insan, byk ve munsif Fransz
airi L Martinin dedii gibi: Yemek iin yaamyor, belki
yaamak iin yiyor.
stadn merep ve mesleini tamamen anladktan
sonra, artk onun yksek iktisatln byle yemek imek
gibi basit eylerle mukayese etmeyi ok gryorum. Zira,
bu byk insann yksek iktisatln mnev sahalarda
tatbik etmek ve madd olmayan llerle lmek lzm
gelir.
Mesel, stad, bu yksek iktisatlk kudretini srf
yemek, imek, giymek gibi basit eylerle deil; bilkis kir,
zihin, istidat, kabiliyet, vakit, zaman, nes ve nefes gibi
mnev ve mcerred kymetlerin israf ve heder
edilmemesiyle len bir dhidir. Ve btn mr boyunca
bir karakter halinde takip ettii bu titiz muhasebe ve
murakebe usuln, btn talebelerine de telkin etmitir.
Binaenaleyh bir Nur talebesine olur olmaz eseri
okutturmak ve her sz dinlettirmek kolay birey deildir.
Zira, onun gnlnn mihrak noktasnda yazl olan u
Dikkat! kelimesi, en hassas bir kontrol vazifesi
grmektedir.
te Bedizzaman, kudretli bir slahat ve harikalar
harikas bir pedagog (mrebb) olduunu, yetitirdii ter
temiz nesille ilen ispat etmi ve iktisat tarihine nurdan
prltlarla yazlan bir atlas sahife daha ilve eden bir
ndire-i ftrattr.
Tevazuu ve mahviyetkrl:
Nur Risalelerinin bu kadar harikulde bir ekilde cihana
yaylmasnda, bu iki hasletin ok faidesi olmu ve pek
derin tesirleri grlmtr.
nk, stad, sohbet ve telierinde kendine bir
kutbul-rifn ve bir Gavsul-vsln ss vermedii iin,
gnller ona pek abuk snm, onu ter temiz bir
samimiyetle sevmi ve derhal ulv gayesini benimsemitir.
Mesela, ahlk ve fazilete, hikmet ve ibrete ait olan
birok sohbet ve telkinlerini, dorudan doruya nefsine
tevcih eder. Keskin ve ten hitabelerinin ilk ve yegne
muhatab, z nefsidir. Oradan, merkezden muhite
yaylrcasna, btn nur ve srura, saadet ve huzura
mtak olan gnllere yaylr.
stad, husus hayatnda gayet halim-selim ve son
derece mtevazidir. Bir ferdi deil, hibir zerreyi
incitmemek iin zam fedakrlklar gsterir. Saysz
zahmet ve meakkatlere, ztrap ve mahrumiyetlere
katlanr; fakat imanna, Kurnna dokunulmamak
artyla...
Artk o zaman bakmsnz ki, o skin deniz, dalgalar
semlara ykselen bir tufan, sahillere heybet ve dehet
saan bir umman kesilmitir. nk o, Kurn- Kermin
sadk hizmetkr ve iman hudutlarn bekleyen kahraman
ve fedai bir neferidir. Kendisi bu hakikati veciz bir
cmleyle u ekilde ifade eder:
Bir nefer nbette iken, bakumandan da gelse, silhn
brakmayacak. Ben de Kurnn bir hizmetkr ve bir
neferiyim. Vazife banda iken karma kim karsa ksn,
hak budur derim, bam emem...
Vazife banda ve cihad meydannda iken u msralar
lisan- halidir:
ahlanan bir ata benzer, krarm kanl gemi,
Sinsi dmanlara, h, satamam benliimi.
Benliimden uzak olmaktr esaret bence,
Byle bir zillete dmek ne hazin ikence!
Ebed vuslatn akyla geer her nm,
Dest-i kudretle yaplm kaledir imanm,
Bu mukaddes emelimden ne kadar dildm,
Grmek ister beni Cennette ehid ecdadm.
Ruhum olduka mebbed, ebeddir mrm,
En byk vuslata Allaha kan yoldur lm.
Kitaba girmezden evvel, stad ilm, kr, tasavvuf ve
edeb cepheleriyle de mtala etmek isterdim. Fakat ok
derin ve pek mull olan bu mevzularn birka sahife ile
hulsa edilemeyeceini kat bir surette idrak ettikten
sonra, artk ad geen mevzulara birka cmleyle temas
etmeyi mnasip grdm.
Rabbim imknlar ltfederse, bu derin mevzular,
Risale-i Nur Klliyat ve Nur talebeleri ile birlikte, byk
ve mstakil bir eserle, tahlil bir surette tetkik ve mtala
etmeyi btn ruhumla arzu ediyorum. Bu hususta, byk
stadmzn ve aziz kardelerimin kymetli dualarn niyaz
eylerim.
stadn ilm cephesi:
Merhum Ziya Paa, u
yinesi itir kiinin lfa baklmaz,
ahsn grnr rtbe-i akl eserinde
beytiyle nesilden nesile bir dstur halinde intikal
edecek olan ok byk bir hakikat ifade etmitir.
Evet, Mslman rkmza Risale-i Nur Klliyat gibi
muazzam bir iman ve irfan ktphanesini hediye eden,
gnller zerinde mukaddes bir nur messesesi kuran
mmtaz ve mstesna ztn kudret-i ilmiyesi hakknda
tafsilta girimek, le vakti gnei tarif etmek kadar fuzul
bir itir.
Yalnz, yank bir airimizin,
Hsn olur kim seyrederken ihtiyar elden gider
dedii gibi, hayatnn her lhzasnda lh tecellilere
mazhar bulunan bu mbarek ztn, ilim ve irfanndan,
ahlk ve kemaltndan bahsetmek, insana bam baka bir
zevk ve lh bir haz veriyor. Bunun iin sz uzatmaktan
kendimi alamyorum.
stad, Risale-i Nur Kliyatnda din, itima, ahlk,
edeb, hukuk, felsef ve tasavvuf en mhim mevzulara
temas etmi ve hepsinde de harikulde bir surette
muvaffak olmutur.
in asl hayret veren noktas, birok ulemann tehlikeli
yollara saptklar en etin mevzular gayet ak bir ekilde
ve en kat bir surette hallettii gibi, en girdapl
derinliklerden, Ehl-i Snnet ve Cemaatin tuttuu nurlu
yolu takip ederek shil-i selmete km ve eserlerini
okuyanlar da ylece karmtr.
Bu sebeple, Risale-i Nur Klliyatn aziz milletimizin her
tabakasna kemal-i emniyet ve samimiyetle takdim
etmekle eref duyuyoruz. Nur Risaleleri, Kurn- Kermin
nur deryasdan alnan berrak katreler ve hidayet
gneinden szlen billr huzmelerdir. Binaenaleyh, her
Mslmana den en mukaddes vazife, iman kurtaracak
olan bu nurlu eserlerin yaylmasna almaktr. Zira,
tarihte pek ok defalar grlmtr ki, bir eser nice
fertlerin, ailelerin, cemiyetlerin ve saysz insan kitlelerinin
hidayet ve saadetine sebep olmutur. Ah, ne bahtiyardr o
insan ki, bir mmin kardeinin imannn kurtulmasna
sebep olur!
stadn kr cephesi:
Malm ya, her mtefekkirin kendine mahsus bir
tefekkr sistemi, kr hayatnda takip ettii bir gayesi ve
btn gnlyle baland bir ideali vardr. Ve onun
tefekkr sisteminden, gaye ve idealinden bahsetmek iin
uzun mukaddemeler serd edilir. Fakat Bedizzamann
tefekkr sistemi, gaye ve ideali, uzun mukaddemelerle
ln yorulmakszn, bir cmleyle hlsa edilebilir:
Btn semav kitaplarn ve bilumum peygamberlerin
yegne dvlar olan Hlk- Kinatn ulhiyet ve
vahdaniyetini iln ve bu byk dvy da ilm, mantk ve
felsef delillerle ispat eylemektir.
O halde stadn mantk, felsefe ve mspet ilimlerle de
alkas var.
Evet, mantk ve felsefe, Kurnla barp hak ve
hakikate hizmet ettikleri mddete, stad en byk
mantk ve en kudretli bir feylesoftur. Mukaddes ve
cihanmul dvsn ispat vdisinde kulland en parlak
delilleri ve en kat burhanlar, Kurn- Kermin Allah
kelm olduunu hergn bir kat daha ispat ve iln eden
msbet ilimdir.
Zaten felsefe, aslnda hikmet mnsna geldike,
Vacibl-Vcud Teal ve Tekaddes Hazretlerini, Zt-
Brisine lyk sfatlarla ispata alan her eser en byk
hikmet ve o eserin sahibi de en byk hakmdir.
te stad, byle ilm bir yolu, yani Kurn- Kermin
nurlu yolunu takip ettiiiin, binlerle niversitelinin
imann kurtarmak erene mazhar olmutur. Hazretin bu
hususta hiz olduu ilm, edeb ve felsef daha pek ok
meziyetleri vardr. Fakat onlar, eserlerinden misaller
getirerek inaallah mstakil bir eserde arz etmek
emelindeyim. Ve minallahit-tevk.
Tasavvuf cephesi:
Nakibend meyihinden, her harektn Peygamber-i
Zan Efendimiz Hazretlerinin harektna tatbik etmeye
alan ve byk bir lim olan bir zta sordum:
Efendi Hazretleri, ulema ile mutasavvife arasndaki
gerginliin sebebi nedir?
Ulema, Resul-i Ekrem Efendimizin ilmine,
mutasavvar da ameline vris olmular. te bu sebepten
dolaydr ki, Fahr-i Cihan Efendimizin hem ilmine ve hem
ameline vris olan bir zta zlcenaheyn, yani iki kanatl
deniliyor. Binaenaleyh, tarikattan maksat, ruhsatlarla deil,
azmetlerle amel edip ahlk- Peygamber ile ahlklanarak
btn mnev hastalklardan temizlenip Cenb- Hakkn
rzasnda fani olmaktr. te bu ulv dereceyi kazanan
kimseler, phesiz ki ehl-i hakikattirler. Yani, tarikattan
maksud ve matlub olan gayeye ermiler demektir. Fakat bu
yksek mertebeyi kazanmak, her adama myesser
olamayaca iin, byklerimiz matlub olan hedefe
kolaylkla erebilmek iin muayyen kaideler vaz
eylemilerdir. Hlsa, tarikat, eriat dairesinin iinde bir
dairedir. Tarikattan den eriata der, fakatmaazallah
eriattan den ebed hsranda kalr.
Bu byk zatn beyanatna gre, Bedizzamann at
nur yolu ile, hakik ve ibesiz tasavvuf arasnda cevher
hibir ihtilf yoktur. Her ikisi de rza-y Brye ve binnetice
Cennet-i lya ve ddar- Mevlya gtren yollardr.
Binaenaleyh, bu asl gayeyi istihdaf eden herhangi
mutasavvf bir kardeimizin, Risale-i Nur Klliyatn seve
seve okumasna hibir mani kalmad gibi, bilkis Risale-i
Nur, tasavvuftaki murakabe dairesini Kurn- Kerim
yoluyla genileterek, ona bir de tefekkr vazifesini en
mhim bir vird olarak ilve etmitir.
Evet, insann gzne gnlne bam baka ufuklar aan
bu tefekkr sebebiyle, sadece kalbinin murakebesiyle
megul olan bir slik, kalbi ve btn letiyle birlikte,
zerrelerden krelere kadar btn kinat azamet ve
ihtiamyla seyir ve temaa, murakabe ve mahede
ederek, Cenb- Hakkn o lemlerde bin bir ekilde tecell
etmekte olan Esm-i Hsnsn, sft- ulysn kemal-i
vecd ile grerek, artk sonsuz bir mbedde olduunu
aynelyakn, ilmelyakn ve hakkalyakn derecesinde
hisseder. nk, iine girdii mabed yle ulu bir mbeddir
ki, milyarlara smayan cemaatin hepsi ak ve evk, hu
ve istiraklar iinde Hlkn zikrediyor. Yank, tatl ve gzel
lisanlar, ive, nme, ahenk ve besteleriyle bir
azdan

1
diyorlar.
1. Allah, her trl noksandan mnezzehtir. Ve Allaha hamdolsun Allahtan
bakaibdete lyk hibir ilh yoktur. Allah yceler ycesidir.
Risale-i Nurun at iman ve irfan ve Kurn yolunu
takip eden, ite byle muazzam ve muhteem bir mbede
girer. Ve herkes de iman ve irfan, feyiz ve ihls nisbetinde
feyizyb olur.
Edeb cephesi:
Eskiden beri, lfz ve mn, slp ve muhteva
bakmndan, edipler ve airler, mtefekkirler ve limler
ikiye ayrlmlardr. Bunlardan bazlar, sadece slp ve
ifadeye, vezin ve kayeye kymet vererek, mny ifadeye
feda etmilerdir. Ve bu hal de kendini en ok iirde gsterir.
Dier zmre ise, en ok mn ve muhtevaya ehemmiyet
vererek, z sze kurban etmemilerdir.
Artk Bedizzaman gibi byk bir mtefekkirin edeb
cephesi, bu kk mukaddeme ile kolayca anlalr
sanrm. Zira stad o kymetli ve bereketli mrn,
kulaklarda kalacak olan szlerin tanzim ve tertibiyle deil,
bilkis kalblerde, ruhlarda, vicdan ve kirlerde kuds bir
ideal halinde insanlkla beraber yaayacak olan din
hissinin, iman uurunun, ahlk ve fazilet mefhumunun
asrlara, nesillere telkiniyle megul olan bir dhidir. Artk
bu kadar ulv bir gayenin tahakkuku iin candan ve
cihandan geen bir mcahid, pek tabidir ki, fni ekillerle
megul olamaz.
Bununla beraber, stad, zevk incelii, gnl hassasiyeti,
kir derinlii ve hayal ykseklii bakmndan harikulde
denecek derecede edeb bir kudret ve melekeyi hizdir. Ve
bu sebeple, slp ve ifadesi, mevzua gre deiir. Mesel,
ilm ve felsef mevzularda mantk ve riyaz delillerle akl
ikna ederken, gayet veciz terkipler kullanr. Fakat gnl
mest edip ruhu ykseltecei anlarda ifade o kadar
berraklar ki, tarif edilemez. Mesel, semalardan,
gnelerden, yldzlardan, mehtaplardan ve bilhassa bahar
leminden ve Cenb- Hakkn o lemlerde tecell etmekte
olan kudret ve azametini tasvir ederken slp o kadar ltif
bir ekil alr ki, artk her tebih, en tatl renklerle
erevelenmi bir levhay andrr; ve her tasvir, harikalar
harikas bir lemi canlandrr.
te bu hikmete mebndir ki, bir Nur talebesi Risale-i
Nur Klliyatn mtalasylaniversitenin herhangi bir
fakiltesine mensup da olsahissen, kren, ruhen,
vicdanen ve hayalen tam mnsyla tatmin edilmi oluyor.
Nasl tatmin edilmez ki, Risale-i Nur Klliyat, Kurn-
Kermin cihanmul bahesinden derilen bir gl demetidir.
Binaenaleyh, onda, o mbarek ve lh bahenin nuru,
havas, ziyas ve kokusu vardr.
Ruhun bu ihtiyacn syler akan sular,
Kurna her zaman beerin ihtiyac var.
Ali Ulvi Kurucu
Giri
Evvel unu itiraf edelim ki, bu Tarihe-i Hayat byk
stadn hayatn tam mnsyla ifade etmekten ok
uzaktr. Pek ok noktalar ksa kesilmitir.
Hem, onun ahsiyetine ait hususlar aydnlatacak ve
aacak mahiyetteki vaka ve hdiselerden bir ou
zikredilmemitir. Serd edilen kir ve kanaatleri teyid eden
vaka ve hdiseler pek oktur. Bahsetmeyiimizin yegne
sebebi, kendisinin raz olmamasdr.
Evvelden beri, hem sohbetlerinde, hem mektuplarnda
bu zamann cemaat zaman olup, ahs kemalt ve
meziyetlerin hizmet-i imaniyede ahs- mnev kadar tesiri
olmadn zikretmesi; hem ahsndan ziyade, Kurn-
Hakmden nebean eden Risale-i Nura nazar edilmesini,
btn kymet ve faziletin Risale-i Nurda tecell eden
hakikat-i Kurniyeye ait olduunu defalarca ihtar etmesi
ve kendisine ait byle bir tarihe-i hayat hazrlandn
duyduu zaman, Tafsilta lzum yok. Yalnz Risale-i Nur
hizmetine dair bahisler yazlsn diye haber gndermesi
gibi sebeplere binaen, ahsna ait bahisler gayet ksa
kesilmitir. stadn hayatna temas eden ve daha ziyade
hizmet-i Nuriyeye ait mektuplar, mdafaalar, muhtelif
zamanlara ait o zamandaki ahvalini bir derece ifade eden
makale ve hatralarn olduu gibi koyduk. Bu suretle, bu
eser, istikbaldeki mnevver Nur Talebeleri iin hakik bir
mehaz tekil etmektedir. Muhterem edip ve muharrirler,
bundan istifade ile inaallah, daha mkemmel, daha
hakikatli ve faideli tarihe-i hayatlar hazrlayacaklardr.
urasn da hatrlatmak isteriz ki, bu eser, muhtelif
meslek ve mereplere mensup bulunan muharrirlerin ayr
ayr mtalalarna ve ediplerin yersiz mbalalara kaan
kalemlerine havale edilerek sayeti bozulmamtr.
Hem yine itiraf edelim ki, Risale-i Nurun parlak ve
nurlu vasfna ve Said Nursnin batan baa iffet-i
mcesseme ve ecaat-i harika tekil eden hayat ve
ahlkna lyk izah, ifade ve slp ile meydana kamadk.
Bu zatn ifa ettii binler kll hizmetten birtek hizmet,
yaad mteaddit zamanlardan tek bir zamanda
gsterdii kahramanlk ve harika ecaati, telif ettii
srndan birtek eseri dahi onun iin muazzam bir tarihe-i
hayat hazrlanmasna sebep olabilirken; binler ayr ayr
seciye, ahlk- liye, hizmet-i Kurniye, ehamet-i imaniye
ile dolu ve yz otuz kadar eserleriyle, deil bir kasaba, bir
vilyet, bir memlekette; belki milletler, devletler
muvacehesinde lem-i slm ve insaniyete amil ve
messir hizmet-i klliye ile mcehhez tarihesi, elbette bu
esere smaz ve samad.
Hem stadn mesleini, merebini ve husus ahvlini,
pek ok seciye ve hasletleri ahsnda ve hizmetinde
toplayan ahsiyetini tarif edemedik. Onun yaad
mteaddit hayat safhalarn yakndan gren ve iinde
bulunan talebe ve hizmetkrlarn birer birer dinlemek ve
grmek lzmdr ki, tarihe-i hayat bir derece mufassal
hazrlanabilsin.
Bu eserin mtalasyla grlecek ki, bugn, yalnz
Anadoluve lem-i slm iin deil, btn insaniyet iin
kayda deer byk bir hakikat meydana kmtr. Bu
hakikat, umumun itirakyla klliyet kesb ederek, Risale-i
Nur hizmet-i imaniyesi ve Bedizzaman ve Nur
talebeleri diye adlandrlmaktadr. Bu hakikatin ve bu
cereyann neden ibaret bulunduu, menei, gaye ve ideali
ne olduu, halk tabakalarndaki tesiri, fert ve cemiyetin
hayat- maddiye ve mneviyesine, istikbaldeki millete
emniyet ve saadetimizin teminine ait tesiri, bu Tarihe-i
Hayat ile tebarz etmektedir.
Netice itibaryla, zehirlemekten zevk alan akrep misill
ve anarist ruhlu olmayan herbir fert, bu dvnn
karsnda ancak sevin duyar.
Belki bize yle bir sual sorulabilir: Acaba bu Tarihe-i
Hayat ile Said Nurs beerin efkrna insan st bir varlk
olarak gsterilmek mi isteniyor?
Hayr!
Dnyann ve hayatn mahiyetini bilen insanlar iin,
muvakkat lyiin, an ve hretin hibir kymeti yoktur.
Hakikati mdrik bir insan, fnilerin sahte iltifatlarna
kymet vermez ve arkasna dnp bakmaz. te, Said Nurs
bu noktadan da mnev byk bir kahramandr. Hayat,
insan hayrette brakan eitlikahramanlklarla dolu
olmakla beraber; hakta, hak yolunda fni olup, ahsndan
feragat etmede de mmtaz bir fedakr olarak nazara
arpmaktadr. lh bir inayete mazhariyetle, da gibi
engelleri ap, bu asrn yzlerce men cereyanlar
karsnda kuds dvsn ekinmeyerek iln edip selmete
karmas, kendisinin ahsiyetinden tamamyla feragat
ettiini, hak yolunda fedi olduunu gstermektedir.
Evet, Said Nurs ahs dehsyla ve inayet-i Hakla
insanlk leminde yeni bir r amtr. Bu zt, btn
istidadn ve benliini ezel bir hakikate feda ederek, btn
zamanlarda hkmran olan bu Kurn hakikati dv
edinmitir. ahsnda ve hizmetinde grnen btn yksek
vasf ve kemalt, ancak kuds dvsndan aksetmektedir.
Nasl ki binler yine ortasnda bulunan bir lmba, nran
a mlik olduu iin karsndaki yineler adedince
klliyet kesb eder ve o kadar kymet alr; zira herbir
yinede bir lmba, yla beraber mevcuttur. Aynen yle
de Bedizzaman, u kinatn ve umum zamanlarn mnev
gnei olan Kurn- Hakme ve din-i mbin-i slmn
mbellii Hazret-i Muhammed Aleyhissalt Vesselma
mteveccih olmutur. Ve onlarn ziyasna mkes Risale-i
Nurun zuhuruna, inkiafna vesile olduu iin, eserinden
k alan, dvsndan feyiz ve kuvvet alan yz binler, hatt
milyonlarca insann yine-misl akl, kalb ve ruhlarnda
mnen yaamakta ve rnek bir insan, byk bir mtefekkir
olarak kabul ve yad edilmektedir.
te onu mnen yaatan bu gibi kymetlerdir. Dallet
cereyanlarnn karsnda ehl-i iman fedakrlarndan byk
bir ahs- mnev meydana kararak, muhkem bir sedd-i
Kurn ve iman tesis edip mminlerin nokta-i istinad
olmasdr. nand kuds dvya gsterdii azim ve
sebatla, mminlerin kalblerini ihtizaza vererek, ruhlarda
slm ak ve heyecan uyandrmasdr. Fnilere peresti
eden biare insanlara bk ve lyemut bir hakikati gsterip
nazarlar oraya evirmeye almasdr. Vazifesinin byle
ulviyetiyle beraberfakat beeriyet itibarylaubudiyet
vazifesiyle de kendini herkesten ziyade kusurlu, noksan ve
ciz gren ve yle bilen, dergh- rahmette acz ve fakr ile
niyaz eden ve insanla rahmeti, saadeti talep eden bir
abd-i azizdir, bir fakir-i mstanidir. Evet o, Bir kimsenin
imann kurtarrsam, o zaman bana Cehennem dahi
gl-glistan olur demektedir. Nefsindeki enaniyet ve gurur
putunu krmakla kalmam; lemdeki tabiatperestlerin
putlarn dahi trmar etmek gibi bir vazife grd, dost
ve dman, herkesin malmu olmutur.
te Bedizzaman hakknda takdir ve tebriki ifade eden
btn yazlar bu mn iindir.
Baz gazetelerin zaman zaman yaptklar neriyattan
anlalyor ki: Din ve slmiyet dmanlar, ekseriya perde
ardndan bahaneler icad ederek dine saldrmaktadrlar.
Dorudandoruya dinin ve slmiyetin aleyhinde
bulunmuyorlar; dine hizmet eden,bu uurda trl
fedakrlklara katlananlar nazar- mmede ktlemek,
halkn sevgisini rtmek iin hcuma geiyorlar; ta ki
dine hizmet edenleri tl vaziyete getirip, din inkiafa mni
olsunlar; imanszln, ahlkszln reva bulmasn temin
etsinler. Demokrasi devrinde ve din hrriyetine msaade
edildii bu zamanda byle olursa, Din zehirdir diye
millet krssnden ilnat yapld bir devirde dindarlara,
hususan slm gelime ve inkiafa hizmet edenlere nasl
davranld kolayca anlalr.
Devr-i sabkta, stad ve Nur talebelerini mahkemeye
sevk edenler arasnda yleleri km ki, kanun perdesi
altnda men ideolojilerine, ahs kin ve ihtiraslarna gre
hareket etmiler; vazifelerinin icabn yapmalar lzm
gelirken, sanki vatan ve millet hainlerini yakalamgibi
eitli hakaret ve iftiralarla Bedizzaman ve talebelerine
hcumetmiler; mahkeme beraat vermiken, kanunu tatbik
etmekle mkellef bazlar, Said Nurs iin yaknda idam
edilecei ayiasn etrafa yaymaktan sklmamlardr. Biz,
bu yazlarla onlar aleyhinde konumak deil, bir hakikati
beyan etmek istiyoruz. Belki onlardan birou bu
hareketinde mzurdur, mecburen yapmtr. Her ne olursa
olsun, bu muameleler ispat ediyor ki, Bedizzamann
muhakeme olunduu, mahkemeye sevk edildii tarihlerde
gizli dinsizler, ifsadkomiteleri faaliyette idiler. Mahkeme
eliyle mahkm edemedikleri vedvsna mni
olamadklar Said Nursye, insafszca iftiralarda, yalan
propagandalarda bulunacaktlar ve bulundular. Bu elm
vaziyeti gren her insaf sahibi, onun mstakim bir din
adam, hakikat adam olduunu sylemekten
ekinmemitir. Binaenaleyh, Bedizzaman ve Risale-i Nur
hakknda tekrarla ve srarla devam edegelen takdirkr yaz
ve takrizlerin neredilmesinin bir mhim mili de bu olsa
gerektir ve tenkit edilmemelidir. Nazar- dikkatle bu zt ve
eserlerini temaa edenler, kemal-i takdirle tebrik ve
sendan kendilerini alamamlardr.
Bilhassa mahkm ettirilmek iin sevk edildii
mahkemeler ve ehl-i vukuar, eserlerini ve hayatn
tetkikten sonra, eserlerinde grnen kemalt ve gzellii
tasdik etmilerdir. u halde, milletin en zek ve ferasetli
tabakasnn, ehl-i akl ve kalbin yarm asrdan beri devam
edegelen ve gittike umumiyet kesb eden Said Nurs ve
Risale-i Nur hakkndaki kanaat ve ifadeleri, gerekten
byk bir hakikatin tezahr olarak kabul edilmek icap
eder.
Sual: Madem Allah Almdir. Onun bilmesi ve iltifat
kdir. Ehl-i kemal byk zatlar, daima kendilerini
setretmiler. Hem bki bir lemde hakikatler btn
plaklyla ortaya dkleceine gre, niin Risale-i
Nurun meziyetleri, lh inayet ve ikramlar oklukla
zikredilmi; Said Nursnin hizmet-i Kurniyesi esnasnda
mazhar olduu harika muvaffakiyet ve kemalt beyan
edilmi ve bunlar niin neredilmi; hatt ilm eserlerinin
bir ounun arkasnda bu nevi takrizler konulmu?
Cevap: Bu hususta mukni cevaplar baz mektuplarda
vardr. Bir hlsas udur:
Bedizzamann Risale-i Nurun neriyle hizmeti,
dorudan doruya Kurn hesabnadr. man hakikatlerinin
neri, Mslmanlarn imanlarnn takviyesi, kuvvetlenmesi,
dolaysyla slm dininin teli etmesi, din dmanlarnn
mfsit hcumlarnn def edilmesi ve slm dininin insanlar
arasnda madd ve mnev kemaltn zbde ve hlsas
olduunu leme iln etmek ve herkese kanaat-i katiye
vermek iin zikredilmitir. Yukarda bahsedildii gibi,
aleyhte olanlar yle insafszca hcumlarda bulunmulardr
ki, Said Nurs hadsiz muarzlara ok kuvvetli ve kesretli
dmanlara kar az, fakir ve zayf olan Risale-i Nur
talebelerine kuvve-i mneviyye, gayb imdat, teci, sebat
ve metanet vermek iin, Risale-i Nur hakkndaki ikram-
lh ve hizmetin makbuliyetine ait inayet-i Rabbaniyeyi
zikretmi; insafsz hcum ve aslsz iftiralara kar
mecburiyetle mdafaaya geilmitir.
Hem Tarihe-i Hayatta geen bir mektubunda,
Bedizzaman:
Ben itiraf ediyorum ki, byle makbul bir eserin
mazhar olmaya hibir vecihle liyakatim yoktur. Fakat ok
ehemmiyetsiz bir ekirdekten koca da gibi bir aac halk
etmek kudret-i lhiyenin enindendir ve detidir ve
azametine delildir. Ben kasemle temin ederim ki, Risale-i
Nuru sendan maksadm, Kurnn hakikatlerini ve
imann rknlerini teyid ve ispat ve neirdir. Hlk-
Rahmime yz binler kr olsun ki, beni kendime
beendirmemi, nefsimin ayplarn ve kusurlarn bana
gstermi ve o nefs-i emmreyi bakalara beendirmek
arzusu kalmam. Kabir kapsnda bekleyen bir adamn
arkasndaki fni dnyaya riyakrane bakmas, acnacak bir
hamakattir ve dehet verici bir hasarettir. te bu hlet-i
ruhiye ile, yalnz hakaik-i imaniyenin tercman olan
Risale-i Nurun, Kurnn mal olarak meziyetlerini izhar
ediyorum. Szlerdeki hakaik ve kemlt benim deil,
Kurnndr ve Kurndan tereuh etmitir. Madem ben
faniyim, gideceim; elbette bki olacak birey ve bir eser
benimle balanmamak gerektir ve balanmamal. Evet,
lezzetli zm salkmlarnn hsiyetleri kuru ubuunda
aranlmaz. te ben de yle kuru ubuk hkmndeyim.
Evet, Said Nurs, Risale-i Nurla dinsizlie ve slmiyet
aleyhindeki cereyanlara kar giritii Kurn ve iman
hizmetinde ok yardmclara, hkmet ve millete tevik
ve mzaherete muhta iken, bilkis eitli iftira, tezvir ve
ittihamlarla hapse srlmek, eserlerini imha etmek, halk
kendinden soutmak iin aleyhinde trl isnatlar
yaplmtr. Elbette hak bildii mesleini, Kurnn erene
ve Hazret-i Peygamberin nbvvetinin telisine ait
hizmetini aleyhteki iftiralardan mberra klmak iin
hakikati syleyecek, mdafaada bulunacak; faraza bazlar
tarafndan ahs bir noksanlk telkki edilse bile, umumun
istifade ve saadeti iin ahs zararna da raz olacaktr.
Onun iin, Risale-i Nur hakknda beyan edilen ve
neredilen senalara bu gibi noktalardan bakmak lzmdr;
yoksa hizmete zarar olur. Dardnce ile hareket etmek
zamannda deiliz. manszlar, kendi muzr mesleklerini,
men ideolojilerini, sahte kahramanlar hatt slm
dmanlarnonlar asla lyk olmad haldeeitli
medh sen ile insanln nazarna gstermeye, alk
toplamaya alyorlar. Uzaa gitmeye lzum yok; dnyay
saran dehetli dinsizlik cereyann idare edenler byk
kahramanlar olarak iln edilirken, neden Mslmanlar hak
dinlerini medh sen etmesinler, onun kemaltn,
ulviyetini neretmesinler; Kurna yine olan ve bu
zamann dinsizlik cereyanlarna meydan okuyup, dine en
byk hizmeti ifa eden bir eser klliyat ve onun
muhterem, mtevazi ve hadsiz zulmlere maruz kalm
melli, medhedilmesin? Halbuki yazlan yazlar,
mcerred mevzular olarak deil, ekseriyetle mdafaa
kabilinden, aleyhteki iftiralara cevap olarak neredilmi
hakikatlerdir.
stadn hayat, kll hizmeti noktasndan topluca iki
byk safha arz etmektedir.
Birincisi: Douundan itibaren tahsil hayat, Vandaki
ikameti, stanbula gelii, siyas hayat, seyahatleri, Harb-i
Umumye itiraki, Rusyadaki esareti, stanbulda Darl-
Hikmetil-slmiye zlnda bulunuu, Kuv-y Milliyede
stanbuldaki hizmeti, Ankaraya gelerek ilk Meclis-i
Mebusandaki faaliyetleri ve ksa bir mddet sonra Vana
ekilip inzivay ihtiyar etmesi gibi, herbiri ayr bir hayat
sahnesi olan stadn hayatnn bu birinci safhas, iman ve
Kurn hizmeti itibaryla ikinci safha hayatnn
mukaddemesi hkmndedir. kinci byk hizmetine
hazrlktr. mrnn ellinci senesine kadardr.
kincisi: Vanda inzivada iken garba nefyedilip
Ispartann Barla nahiyesinde ikamete memur edildii
zamandan balar ki, Risale-i Nurun zuhuru ve intiardr.
zam ihls, zam fedakrlk, zam sadakat, metanet ve
dikkat ve iktisat iinde Risale-i Nurla giritii hizmet-i
imaniye ve mnev cihad- diniyedir.
Hayatnn bu ikinci safhas, Harb-i Umum neticesinde
Osmanl hilfetinin inkraz bulmasyla insanlk leminde
medeniyet-i beeriyeyi mahveden ve semav dinlerle
mcadeleyi esas ittihaz edinen komnizm rejiminin
insaniyetin yarsn istil ederek dnyay dehete sald ve
memleketimizi tehdide yeltendii ve mnev tahribatnn
tehlikesine maruz kaldmz bir devreye rastlar. Bu devre,
bin senedir Kurna bayraktarlk yapm, slmiyete
asrlarca hizmet etmi kahraman bir millet iin dikkatle
incelenmesi lzm gelen bir devredir.
stad, Risale-i Nuru telif ederken, Kurnn icz
lemalar olan bu eserlerin her taife-i insaniyede inkiaf
edeceini, dinsizliin memleketimizi istilsna mani
olacan, memleket ve millet iin bir sedd-i Kurn
vazifesini greceini, Risale-i Nur hizmetinin umumiyet
kesb edip, Trk Milletinin yine slmiyetin kahraman bir
ordusu ve fedakr olacan, Risale-i Nurun neri ve
ileride resmen intiar millete benimsenmesi ve Maarif
dairesinin hakikat- Kurniyeye yapmas neticesi
maddeten ve manen milletin terakki edeceini, slmiyetin
byk kuvvet bulacan zikretmitir.
Risale-i Nur bir alemdir, nvandr. Bu zamanda zuhur
eden Kurn hakikatler manzumesidir. Necip milletimizin,
insaniyet-i kbr olan slmiyete sarlmas, yep yeni bir
ruh ve taze bir iman ak ve heyecan iinde
uyanmasnnifadesidir. inde bulunduumuz asrn
deitirdii hayat artlar veyeni bir dnya nizam ve
gr karsnda imann tahkim ve takviyesiyle feveran
eden hamiyet-i slmiyenin mnsdr. Mtenebbih kalbleri
iman ve muhabbet-i Nebev ile cokun ve cihan-deer
eref-i intisabyla serefraz fedakrlarn yetimesi ve bu
milletin mazisine mtenasip kahramanl, yksek iman ve
ahlk izhar etmesi iaretidir.
Bedizzaman, Risale-i Nuru, hibir makam ve merebin
tesiri altnda kalmadan, madd-mnev hibir menfaat ve
hissiyat karmadan, dorudan doruya Kurn- Hakmin,
umumun istifade edebilecei ve umuma hitap eden
hakikatlerini tefsir etmi, bu hakikatlerin tercmanln
yapmtr. Telif ettii srndan herkes istifade
edebilmektedir. Bir taifeye, bir snf halka mahsus deildir.
Bu Tarihe-i Hayat, okuyucularn nazarn, bu zamanda
Kurnn hikmet nurlar olan Risale-i Nura evirip, ondan
istifadeyi gsterecektir. Said Nurs ise, Kurnn
hizmetinde fedakrane alm, snnet-i Peygamberye
ittib etmi, nmune-i imtisal bir zt olarak grnmektedir.
Tarihe-i Hayatta geen baz mektuplardan anlalaca
zere, Said Nurs, bir zamanlar felsefe mesleinde ok ileri
gitmi, sonra, Kurn- Hakmin iradyla hak ve hakikate
erimi ve bu zamanda fen ve felsefe ile itigal edip ek ve
phelere mruz kalanlar, akl delillerle phelerden
kurtaracak eserler telif etmitir.
Risale-i Nurun yolu, meslei, bu zamandaki hayat
artlarna, insanlarn ahval-i ruhiyelerine gre en selmetli,
en ksa ve umum bir cadde-i Kurndr. Serapa ilim ve
tefekkr zerine gitmektedir. tima hayatta eitli
hizmetler gren fertlerin istifadesi byktr. Risale-i Nuru
okuyan ve ondan ders alarak tefekkr- imaniyeyi
kazananlar, dnyev vazife ve mesleklerini hiret hayatna
ve ebed saadete vesile yaparak byk bahtiyarla
eriecektir. slm dinindeki bu byk hakikati derk eden
mnevverler, elbette, hak dininin hizmetini byk bir
saadetle deruhte edecekler, hakikati arayan, fakat
bulamayan insanla da nere alacaklar. Evet, talebe,
profesr, mebus, kim olursa olsun, mesuliyet dairesi
olanlar, muhitini tenvir ile mkelleftir. Bir vilyet, hatt bir
memleketin, saadet ve selmeti, tenvir ve iradyla
mkellef olanlar, elbette ok daha ziyade mteyakkz
davranmak mecburiyetindedirler. Said Nurs, Risale-i
Nurla bu millete en byk hizmeti, iyilii yapmtr.
Mukabilinde, ahs iin bir teekkr dahi istemiyor. Geri
ahsna tevcih edilen yksek medih ve tavsifat hvi
mektuplar var. Bunlar, okuyucularn Nurlardan
istifadelerine bir almet olduu cihetle, Risale-i Nur
hesabna kabul etmi. Hakikatte Said Nursnin bu
milletten, genlikten istedii, iman ile, dnyev ve uhrev
saadeti kazanmalardr. Bunun iin, Kurnn bu zamana
ait dersi olan Risale-i Nuru esas tutup her yerde, her
dairede nerini, iman hakikatlerinin renilmesini
istemektedir. Kendisi defalarca bu millet ve memleket
aleyhindeki cereyanlara kar yegne arenin Risale-i Nur
olduunu ihtar etmekte ve mjdelemektedir.
stadn rza-y lhye matuf hizmet, hareket ve
faaliyetlerini baka maksat ve gayelere yorumlamak
isteyenler, ancak basiretsizliklerini iln ediyorlar.
nsann yksek mahiyet ve ruhunun istedii hakik
saadet, ancak Kurnn gsterdii yolda ve rza-y lhinin
parldad ufuktadr. Bedizzaman, Risale-i Nurla
insanla bu yolu ve bu ufku gstermekte, srat- mstakm
ashabnn nurlu kalesine iltihak etmenin insan iin elzem
olduunu duyurmakta ve ispat etmektedir.
te biz, cizne hazrladmz bu eserle, bu hakikate
bir nebze hizmet etmek istedik. stikbalin mnevver
bahtiyarlarna bir mehaz olarak bu eseri nerediyoruz.
Daha derin ve geni bir tarihe hazrlanmas dileimizdir.
Hazrlayanlar

1
1. Muvaffakiyet ve baar Allahtandr.
Birinci Ksm
lk hayat
Bedizzaman Said Nurs, (Rm 1293)
1
tarihinde Bitlis
vilyetine bal Hizan kazasnn sparit nahiyesinin Nurs
kynde domutur. Babasnn ad Mirza, anasnn ad
Nuriyedir. Dokuz yana kadar peder ve validesinin
yannda kald. O esnada bir hlet-i ruhiye, tahsilde bulunan
byk biraderi Molla Abdullahn ilimden ne derece
feyizyb olduunu tetkike sevk etti. Molla Abdullahn
gittike tekml ederek kydeki okumam
arkadalarndan okumakla tezahr eden meziyetini
dnp hayran kald. Bunun zerine cidd bir evk ile
tahsili gzne ald ve bu niyetle nahiyeleri sparit oca
dahilinde bulunan Ta kynde Molla Mehmed Emin
Efendinin medresesine gitti. Fakat fazla duramad. Hlet-i
ftriyeleri icab, daima izzetini
HAYE-1
korumas ve hatt
mirne sylenen kk bir sze dahi tahamml
edememesi, medreseden ayrlmasna sebep oldu. Tekrar
Nursa dnd.
1. stad Bedizzaman'n doum tarihi: Rum 1293, Hicr 1295, Milad 1878
(bk.bilgiler Bedizzaman Said Nurs'nin Doum Tarihi)
Haiye-1 Molla Saidde kk yata grlen bu izzet, nefse muhabbetten
gelmiyordu. Kader-i lh, istikbalde il-y kelimetullah vazifesini inayetiyle
verecei bir abdine, o vazifeyi bihakkn ifas iin lzm olacak hasletlerden biri
olan izzet-i ilmiyeyi vermiti. Molla Said, henz o zaman bunun mahiyet ve
hikmetini belki bilemiyordu; fakat zaman gsterdi ki, imdi muhteem bir aa
mahiyetini alan Risale-i Nurun muazzam ve geni hizmetinin levazmatndan
olan izzet-i ilmiyeyi, Cenb- Hak, Molla Saidin ruhunda, ta o zaman kk bir
ekirdek olarak derc etmiti.
Nursta ayrca bir medrese olmadndan dersini byk
biraderinin haftada bir defa slaya geldii gnlere
hasrederdi. Bir mddet sonra Pirmis karyesine, sonra
Hizan eyhinin yaylasna gitti. Burada da tahakkme
tahammlszl, drt talebe ile geinmemesine sebep
oldu. Bu drt talebe birleip kendisini daima tciz
ettiklerinden, birgn eyh Seyyid Nur Muhammed
Hazretlerinin huzuruna kp, izhar- acz ile, arkadalarn
ikyet etmeyerek yle dedi:
eyh efendi, bunlara syleyiniz, benimle dvtkleri
vakit drd birden olmasnlar, ikier ikier gelsinler.
Seyyid Nur Muhammed, kk Saidin bu mertliinden
holanarak,
Sen benim talebemsin, kimse sana iliemez buyurdu.
Bu hdiseden sonra eyh talebesi diye yd edildi.
Burada bir mddet kaldktan sonra, biraderi Molla
Abdullah ile beraber Nurin kyne geldiler. Yaz olmas
dolaysyla, ahali ve talebelerle birlikte eyhan Yaylsna
gittiler. Orada, biraderi Molla Abdullah ile birgn
dvm. T Medresesi Mderrisi Mehmed Emin
Efendi, kk Saide,
Niin kardeinin emrinden kyorsun? diye ie
karm.
Bulunduklar medrese, mehur eyh Abdurrahman
Hazretlerinin olmas dolaysyla, hocasna u yolda cevap
verir:
Efendim, u tekyede bulunmak hasebiyle, siz de benim
gibi talebesiniz. u halde burada hocalk hakknz yoktur
diyerek, gndz vakti bile herkesin glkle geebilecei
cesm bir ormandan geceleyin geerek Nurine gelir.
ark Anadoluda medrese tekiltndaki
hususiyetlerden birisi udur ki: cazet alm bir lim,
istedii kyde hasbeten lillh bir medrese aar. Medrese
talebelerinin ihtiyac, iktidar olursa medrese sahibi
tarafndan, iktidar yoksa halk tarafndan temin edilir; hoca
meccanen ders verir, talebelerin iae ve levazmatn da
halk deruhte ederdi. Bunlarn iinde yalnz Molla Said,
hibir suretle zekt almyordu. Zekt ve bakasnn eser-i
minneti olan bir paray katiyen kabul etmiyordu.
HAYE-1
Haiye-1 Zekt ve sadaka ve mukabilsiz hi birey almadnn sebep ve
hikmeti, Risale-i Nurdan kinci Mektup ve sair risalelerde beyan edilmitir.
Evet, Molla Saidin istikbalde Risale-i Nurla grecei hizmet-i imaniyeyi
keml-i ihlsla ifas ve bu hizmetin meydana gelebilmesi iin uhrev hizmetin
mukabilinde hi bir ey talep etmemek olan kuds dsturun icml bir
hristesi, daha kk yanda iken rahmet-i lhiye tarafndan ruhunda
yerletirilmiti.
Nurinde bir mddet kaldktan sonra Hizana dnd.
Sonra medrese hayatn terk ederek pederinin yanna geldi
ve bahara kadar evde kald. O srada yle bir rya grr:
Kyamet kopmu, kinat yeniden dirilmi. Molla Said,
Peygamber Aleyhissalt Vesselm nasl ziyaret
edebileceini dnr. Nihayet srat kprsnn bana
gidip durmak hatrna gelir: Herkes oradan geer, ben de
orada beklerim der ve srat kprsnn bana gider.
Btn Peygambern- zam Hazertn birer birer ziyaret
eder. Peygamber Efendimizi de ziyarete mazhar olunca
uyanr.
Artk bu ryadan ald feyiz, tahsil-i ilim iin
HAYE-1
byk bir evk uyandrr. Pederinden izin alarak, tahsil
yapmak zere Arvs nahiyesine gider. Burada icra-y tedris
eden mehur Molla Mehmed Emin Efendi, kendisine ders
vermeye tenezzl etmeyip, talebelerinden birisine
okutmasn tavsiye edince, izzetine ar gelir. Birgn bu
mehur mderris camide ders okutmakta iken, Molla Said
itiraz ederek,
Haiye-1 Tarihe-i hayatnda yazlmam, o ryada mazhar olduu bir hakikati
sonradan yle anladk ki: Molla Said, Hazret-i Peygamberden ilim talebinde
bulunmasna karlk Hazret-i Resul- Ekrem Aleyhissalt Vesselm
mmetinden sual sormamak artyla ilm-i Kurnn tlim edileceini tebir
etmiler. Aynen bu hakikat hayatnda tezahr etmi; daha sabavetinde iken bir
allme-i asr olarak tannm ve katiyen kimseye sual sormam, fakat sorulan
btn suallere mutlaka cevap vermitir.
Efendim, yle deil! hitabnda bulunur. Okutmasna
tenezzl etmediini hatrlatr.
Orada bir mddet kaldktan sonra, Mir Hasan Veli
Medresesine gitti. Aa derecede okuyan yeni talebelere
ehemmiyet verilmemek bu medresenin deti olduunu
anlaynca, srayla okunmas icap eden yedi ders kitabn
terk ederek, sekizinci kitaptan okuduunu syledi.
Birka gn sonra Vastankasabasna gittiyse de, orada
tebdil-i hava iin ancak bir ay kadar kald. Bilhare, Molla
Mehmed isminde bir zatn refakatinde Erzurum vilyetine
tbi Bayezide hareket etti. Hakik tahsiline ite bu tarihte
balar. Bu zamana kadar hep Sarf ve Nahiv
mebdileriyle megul olmutu ve zhara kadar
okumutu. Bayezidde eyh Mehmed Cell Hazretlerinin
nezdinde yapt bu hakik ve cidd tahsili, ay kadar
devam etmitir. Fakat pek gariptir; zira ark Anadolu
usul- tedrisiyle, Molla Cmiden nihayete kadar ikmal-i
nsah etti. Buna da her kitaptan bir veya iki ders, nihayet
on ders tederrs etmekle muvaffak oldu ve mtebakisini
terk eyledi. Hocas eyh Mehmed Cell Hazretleri niin
byle yaptn sual edince, Molla Said cevaben,
Bu kadar kitab okuyup anlamaya muktedir deilim.
Ancak bu kitaplar bir mcevherat kutusudur, anahtar
sizdedir. Yalnz sizden u kutularn iinde ne bulunduunu
gstermenizin istirhamndaym. Yani bu kitaplarn neden
bahsettiklerini anlayaym da, bilhare tabma muvafk
olanlara alrm demitir.
Maksad ise, esasen kendisinde ftraten mevcut bulunan
icad ve teceddd krini medrese usullerinde gstermek ve
bir teceddd vcuda getirmek
HAYE-1
ve bir sr hiye ve
erhlerle vakit zayi etmemekti. Bu suretle, alelusul yirmi
sene tahsili lzm gelen ulm ve fnunun zbde ve
hlsasn ayda tahsil ve ikmal etmitir.
Haiye-1 Yirmi senede teli tamamlanan ve yz otuz kitaptan mteekkil
Risale-i Nur adl eserleriyle, ilm-i kelm sahasnda bir teceddd yapt
grlmtr. Evet, kendisi, on be sene tahsili lzm gelen ilmi ayda elde
etmesi, gayb bir iarettir ki, Bir zaman gelecek, on be sene deil, bir sene
bile ilm-i iman dersini alacak medreseler ele gemeyecek. te o zamanda
mtaklara on be senelik dersi on be haftada ellere verebilecek Kurn bir
tefsir kacak ve Said onun hizmetinde bulunacak. Evet, tam zuhur etti ve
aynen grld.Risale-i Nur, otuz senelik mthi bir zamanda gizli dinsiz ve
ifsad komitelerinin hcumlarna ramen iman hakikatlar derslerini yz binler
nshalaryla her tarafta nerettiler ve binler kalemlerin gayretleriyle
matbaalaraihtiya brakmadan Kurnn bu yeni dersleri yayld,
milyonlarcainsann imanlarnn takviyesine vesile oldu. Anadoludaki Risale-i
Nurun faaliyeti, iman hizmeti ve mkul yksek dersleri, herkesin nazar-
dikkatini celb etti; mahkemeler ve tetkikler yoluyla Cenb- Hak, Nurlar, ehl-i
siyaset ve hkmete de okutturdu; ve mektepliler arasnda yayld; gen slm
ve iman fedakrlar oald; ve bunun byk bir neticesi olarak, kfr-
mutlakn ve dalletin hcumu nlendi, geri ekildi. Yer yer btn vatanda din
lehinde cereyanlar balad. zn-i lh ile, lem-i slm ve insaniyete domaya
balayan slm saadetin fecr-i sdkn gsterdi. Elhamd lillhi Rabbi'l-
lemn...
Bunun zerine hocalarnn hangi ilim tabna muvafk
olduu sualine cevaben,
Bu ilimleri birbirinden tefrik edemiyorum. Ya hepsini
biliyorum veyahut hibirisini bilmiyorum der.
Herhangi bir kitab eline alrsa, anlard. Yirmi drt saat
zarfnda Ceml-Cevmi, erhl-Mevkf, bnl-Hacer gibi
kitaplarn iki yz sahifesini, kendi kendine anlamak artyla
mtala ederdi. O derece ilme dalmt ki, hayat- zahiri ile
hi alkadar grnmezdi. Hangi ilimden olursa olsun,
sorulan suale tereddtsz derhal cevap verirdi.
O zamanki hayatna ksa bir bak
Evvel: Hkema-y rkyyunun mesleklerine slk
ederek, zhd ve riyazete balad. Hkema-y rakyyun,
tedric kanunu mucibince vcudlarn riyazete
altrmlard. O ise, tedrice riayet etmeyerek, birden bire
riyazete dald. Gn getike, vcudu tahamml etmeyerek
zaif dmeye balad. gnde bir para ekmekle idare
ediyordu. Ulema-y rkyyunun riyazetin kyi-i kre
hizmet ettii nazariyesi zerine, onlar gibi yapacam diye
alyordu.
Saniyen: mam- Gazl Hazretlerinin hyaul-Ulmunda
tasavvuf nokta-i nazarnda
1

kaidesine ittibaen, ekmei bile bir zaman terk edip,
ot ile idareye koyuldu.
1. Sana phe veren eyleri, sana phe vermeyinceye kadar terket.Buhar,
By: 3; Tirmiz,Kyme: 60; Msned, 3:152; el-Mnv, Fezl-Kadr, 3:528-529,
Hadis no: 4211-4214.
Salisen: Nadir konuuyordu. Krtlerin edip dhilerinden
Molla Ahmed Hni Hazretlerinin, gndzleyin bile havf ile
girilen kubbe-i saadetine kapanr, bazan geceleyin de
orada kalrd. Bundan dolay ahali, Bedizzamana Ahmed
Hni Hazretlerinin feyzine mazhar olmutur diyordu. Bu
hali, marn ileyhin kerametine hamlederlerdi.
O vakitlerde kendisi on , on drt yalarnda idi. Sonra,
ulemadan mmtaz simalarla mlkat etmeye karar verdi
ve Badata ziyaret kastyla hocasndan izin istedi. Dervi
kyafetine girdi. Yollar takip etmeden dalarda,
ormanlarda gece dolaarak Badata gitmek niyetinde iken
Bitlise geldi. Bitliste eyh Mehmed Emin Efendi
Hazretlerinin yanna giderek, iki gn kadar dersinde
bulundu.
eyh Mehmet Emin Efendi, kendisine kisve-i ilmiyeye
girmesini teklif etti. Molla Said cevaben,
Ben henz sinn-i bla vsl olmadmdan,
muhterem bir mderris kyafetini kendime
yaktramyorum. Ve ben bir ocuk iken nasl hoca
olabilirim? diyerek teklini kabul etmemitir.
Bundan sonra, irvandaki biraderinin yanna gitti.
Orada byk kardeiyle ilk grmede aralarnda ylece
ksa bir muhavere cereyan etti.
Molla Abdullah: Sizden sonra ben erh-i ems kitabn
bitirdim, siz ne okuyorsunuz?
Bedizzaman: Ben seksen kitap okudum.
Molla Abdullah: Ne demek?
Bedizzaman: kml-i nsah ettim ve sranza dahil
olmayan birok kitaplar da okudum.
Molla Abdullah: yleyse seni imtihan edeyim.
Bedizzaman: Hazrm, ne sorarsanz sorunuz.
Molla Abdullah, biraderini imtihan eder. Kifayet-i
ilmiyesini takdir ile, sekiz ay evvel talebesi bulunan Molla
Saidi kendisine stad kabul etti ve talebelerinden gizli
olarak kk biraderinden ders almaya balad. Ve bittabi,
daha evvel okuttuu kardeini kendisine stad yaptn
sezdirmiyordu. Nihayet talebeler, Molla Abdullahn Molla
Said nezdinde ders okuduunu kapdan, anahtar
deliinden gizlice grnce taaccp ederek sormularsa da,
Molla Abdullah cevaben,
Nazar dememek iin, ben ona ders veriyorum demi
ve talebelerini aldatmt.
Molla Abdullahn yannda bir mddet kaldktan sonra
Siirte gelir. Orada bulunan Molla FethullahEfendinin
medresesine gider. Molla Fethullah, Molla Saide,
Geen sene Syt okuyordunuz, bu sene Molla Cmiyi
mi okuyorsunuz?
Bedizzaman: Evet Cmiyi bitirdim.
Molla Fethullah hangi kitab sorduysa, Bitirdim
cevabn alnca, tahayyrde kald. Bu kadar kitab
bitirdiini, hem de az zamanda bitirdiini
aklnastramad, taaccp etti ve dedi:
Geen sene deli idin, bu sene de mi delisin?
Bedizzaman,
nsan bakasna kar kesr-i nes iin hakikati
ketmedebilir. Fakat babadan daha muhterem olan stadna
kar hakikat-i mahzdan baka birey syleyemez.
Emrederseniz, sylediim kitaplardan beni imtihan ediniz
der.
Molla Fethullahhangi kitaptan sorduysa, cevabn
gzelce verir.
Bunun zerine bu muhavereyi dinleyen ve bir sene
evvel Saidin hocasnn hocas bulunan Molla Ali-i Suran
namndaki zat, kendilerinden ders almaya balad.
Molla Fethullah, Pekla, zekda harikasnz. Fakat
hfznz nasldr? Makamat- Harriyeden birka satrn iki
defa okumakla hfzedebilir misiniz? diyerek kitab uzatr.
Molla Said alarak, bir yapran bir defa okumakla
hfzetti ve okudu.
Molla Fethullah, Zek ile hfzn ifrat derecede bir
kimsede tecemmuu ndirdir diyerek hayrette kald.
Bedizzaman orada iken, Ceml-Cevmi kitabn,
gnde bir-iki saat itigal etmek zere bir haftada hfzetti.
Bunun zerine Molla Fethullah u kelm syleyerek
kitabn zerine yazd:

1
1. Ceml-Cevmi kitabnn tamamn bir Cumada hfznda cem etmitir.
Bu hal Siirtte y bulmu ve Molla Fethullah,
ulemaya, Bizim medreseye gayet gen bir talebe geldi.
Her ne sual ettimse bil-tevakkuf cevap verdi. Bu yata
zeksna ve ilmine ve fazlna hayran kaldm diyerek pek
ok metheder.
Bunun zerine ulema bir yerde toplanarak
Bedizzaman davet ederler. Bedizzaman, intihap ettikleri
btn suallerine bil-tereddd cevap verirken, Molla
Fethullahn yzne bakyordu. Sanki kitaba bakyor gibi
kendilerinden okuyarak cevap veriyordu. Bunu gren
ulema, Bedizzamann harikulde bir gen olduuna
hkmedip, faziletini takdir ve sena ettiler.
Bu hal etrafta iitilir. Ahali, kedisine veliyyullah
derecesinde ihtiram eder ve o nazarla bakarlar. Bu vaziyet,
ikinci derecede bulunan birtakm lim ve talebelerin
rekabetlerini arttrd. Gen, tecrbesiz talebelerden bir
ksm, ilmen malp edemedikleri Bedizzaman kavga
yoluyla iskt etmek teebbsnde bulunmularsa da,
meseleden haberdar olan Siirt ahalisi, kendisini kurtarmak
iin gelmiler. Ahali nazarnda byk mevkii olduu iin,
derhal muarzlarn ellerinden kurtarlm ve bir odaya
braklm ise de, Bedizzaman, mesleklerine olan
fevkalde muhabbetinden, muarzlar bulunan talebe ve
ehl-i ilmin chillere hedef olmamasn temin iin, kendisi
odadan kp, muarzlar tarafndan telef edilse bile ehl-i
ilmin iine cahillerin karmamasn mdafaa eder. Bu
ihtilf kaldrmak maksadyla herhangi bir talebeye,
Beni ldrnz, ilmin haysiyetini muhafaza ediniz!
diyerek yzn evirmise de, hibir talebe kendisine
hcum etmemi ve nihayet ihtilf bertaraf edilmitir. Siirt
Mutasarrf, kendisini muhafaza etmek zere yanna
ard ve o talebeleri nefyedecei haberini tebli etmeye
gnderdii jandarmaya kar Bedizzaman,
Biz talebeyiz; birbirimizle dvrz, barrz.
Binaenaleyh, mesleimiz haricinde bulunan birisinin bize
karmas muvafk olmadndan, gelemeyeceim. Ve hat
da benimdir cevabnda bulunarak jandarmalar
reddetmitir.
Bu esnada on be, on alt yalarnda bulunuyordu. Lkin
kuvve-i bedeniyece pek evik ve metindi. Saidl-Mehur
lkabyla yd ediliyordu. Siirtte, kendisiyle mcadele
etmek isteyen btn arkadalarna kar hazrbulunduu ve
ayn zamanda sorulacak btn suallere cevap
vereceini,kimseye sual sormayacan iln etti. Sonra
tekrar Bitlise geldi. Bitlisde bir iki eyh hanedannn, lim
ve talebelerin arasnda geimsizlik olduunu iitir. Fesad
netice veren szlerin, bilhassa gybetin slmiyete
yakmadn onlara ihtar edince, Molla Saidi eyh Emin
Efendiye ikyet ederler. eyh Emin ise,
Henz ocuk olduundan, kabil-i hitap deildir der.
Bu sz Molla Saide tebli edildii anda, zaten bu gibi
szlere ftraten tahammlsz olduundan, eyh Emin
Efendinin huzuruna karak elini per ve;
Efendim, beni imtihan ediniz. Kabil-i hitap olduumu
ispat etmek isterim der.
eyh EminEfendi, mtenevvi ilimlerden ve en mkl
meselelerden on alt sual tertip ederek sorar. Molla Said,
suallerin umumuna cevap verdikten sonra, Kurey Camiine
gider, ahaliye vaaz ve nasihat etmeye balar. Bunun
zerine Bitlis ahalisinin bir ksm Molla Saide, bir ksm da
eyh Emin Efendiye yardm etmek isterler. Bundan dolay
Vali, byk bir vukuata meydan vermemek iin
Bedizzaman nefyeder. Bu defa da irvana gider.
Zaten inrad eden byle zatlarn muarzlar pek ok
bulunur. Bilhassa mcadele-i ilmiyede malp denlerden
baz zhir hocalar, Molla Saidi ahali nazarnda kk
drmek iin var kuvvetleriyle alyorlard. Her
hususatn tecesss ettirirlerdi. Birgn, naslsa kazaen
sabah namazn geirmi. Buna vkf olan hasmlar,
Molla Said namaz terk etmitir diyerek ahali arasnda
iada bulundular. Molla Saidden soruldu ki:
Niin herkes bunu byle sylyor?
Molla Said,
Evet, esassz birey, lemin iinde abuk yaylmaz.
Hat bendedir. Onun iin iki cezaya uradm: birisi Allahn
itb, dieri nsn trizi. Bunun esas sebebi ise, geceleyin
det edindiim vird-i eri terk ettiimdir. te lemin ruhu
bu hakikate temas etmise de, tamamn kavrayamayarak
ismini bilemeyip u vehile haty isimlendirmiler
cevabn verir.
irvanda bulunduu srada Siirtcivarndan birisi
gelerek,
Aman efendim, Siirte bir ocuk gelmi, kendisi on
drt, on be yanda, umum ulemay ilzam etti. unu ilzam
etmek iin sizi dvete geldim der.
Molla Said de u dvete icabet ederek Siirte gitmek
iin hazrlanr. Yola derler, iki saat gittikten sonra, o
kk hocann evsaf ve kyafetini sorar. O adam:
Efendim, ismini bilmiyorum; fakat ilk gelite dervi
kyafetinde olup omuzunda bir posteki vard. Bilhare
talebe kyafetine girdi ve umum ulemay ilzam etti.
Bunu dinlediinde, kendisinden bahsettiini ve bir sene
evvelki kendi vukuatnn imdi civar kylerde y
bulduunu anlayarak geriye dner, dvete icabet etmez.
Bilhare Siirte bal Tillo kasabasna gitti. Mehur bir
trbeye kapand. Orada harika olarak Kamus-u Okyanusu
Bbs-Sine kadar hfzetti. Ne kre binaen Kamusu
hfzettii sorulduunda,
Kamus, her kelimenin ka mnya geldiini yazyor.
Ben de bunun aksine olarak, her mnya ka kelime
kullanldn gsterir bir kamusvcuda getirmek merakna
dtm cevabnda bulundu.
Mezkr trbeye kapand vakit kk biraderi Mehmed
yemeini getiriyordu. Yemek iindeki taneleri, kubbenin
etrafnda bulunan karncalara vererek, kendisi ekmeini
yemein suyuna batrarak kanaat ediyordu.
Neden dolay taneleri karncalara veriyorsun?
denildiinde,
Bunlarda hayat- itimaiyeye malikiyet ve fevkalde
vazifeinaslk ve alma bulunduunu mahede ettiim
iin, cumhuriyetperverliklerine mkfaten kendilerine
muavenet etmek istiyorum cevabnda bulunmutur.
HAYE-1
Haiye-1 935de EskiehirAr Ceza Mahkemesinde Cumhuriyet hakknda
krin nedir? sualine cevaben, Eskiehir Mahkeme Reisinden baka, daha
sizler dnyaya gelmeden benim dindar bir cumhuriyeti olduumu elinizdeki
tarihe-i hayatm ispat eder diyerek yukarda zikredilen karnca hdisesini
anlatr ve yle der: Hulefa-y Raidn herbiri hem halife, hem reis-i cumhur
idi. Sddk- Ekber, Aere-i Mbeereye ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i
cumhur hkmnde idi. Fakat mnsz isim ve resim deil, belki hakikat-i
adaleti ve hrriyet-i eriyeyi tayan mn-y dindar cumhuriyetin reisleri
idiler.
Tilloda iken, bir gece eyh Abdlkadir-i Geyln(k.s.)
Hazretlerini ryasnda grr. Geyln Hazretleri (k.s.)
kendisine hitaben, Molla Said! Mran aireti reisi Mustafa
Paaya gidiniz ve kendisini tarik-i hidayete dvet ediniz.
Yapt zulmden vazgeerek namaza ve emr-i mrufa
mdavim olmasn tavsiye ediniz. Aksi takdirde
ldrnz.
Molla Said, bu ryay grr grmez, hemen tedarikini
yaparak Mran airetine doru Tillodan hareket eder,
doruca Mustafa Paann adrna girer. Paa orada
bulunmadndan, biraz istirahat eder. Sonra Mustafa Paa
ieri girer. Orada hazr olanlarn hepsi kyam ettikleri halde
MollaSaid yerinden bile kmldanmaz. Paann nazar-
dikkatini celb edince,airet binbalarndan Fettah Beyden
kim olduunu sorar. Fettah Bey,mehur Molla Said
olduunu bildirir. Halbuki Paa, ulemadan hi
holanmazd. phesiz bunun zerine daha fazla kzm ise
de, izhar etmemiti. Molla Saide niin buraya geldiini
sorunca, Molla Said cevaben,
Seni hidayete getirmeye geldim. Ya zulm terk edip
namazn klacaksn veyahut senildreceim
demesinden, Paa hiddetlenerek dar kar.
Birazdolatktan sonra yine adra girer ve Molla Saide
niin geldiinitekrar sorar. Molla Said,
Sana syledim ya, onun iin geldim der.
Mustafa Paaadrn direinde asl bulunan Saidin
klcna iaret ederek,
Bu pis klnla m?
Bedizzaman,
Kl kesmez, el keser cevabnda bulunur.
Mustafa Paa, tekrar darya karak biraz gezindikten
sonra ieriye girer. Bedizzamana,
Benim Cezirede ok limlerim var. Eer hepsini ilzam
edebilirsen senin dediini yaparm. Eer ilzam edemezsen
seni Frat Nehrine atarm.
Molla Said,
Btn ulemay ilzam etmek benim haddim olmad
gibi, beni de nehre atmak senin haddin deildir. Fakat
ulemaya cevap verince sizden birey isterim ki, o da
mavzer tfeidir. ayet sznde durmazsan, seni onunla
ldreceim der.
Bu muhavereden sonra Paa ile birlikte atlarla Cezireye
giderler. Yolda, Paa katiyen Molla Saidle konumaz. Bani
Han dedikleri mevkie gelince, yorgunluundan Molla Said
orada biraz yatar. Uykudan uyanr uyanmaz etrafnda
btn Cezre limlerinin, kitaplar ellerinde beklediklerini
grr. Biraz grtkten sonra ay ikram edilir.
Cezirelimleri Molla Saidin hretini iittikleri iin,
mebht ve hayran bir vaziyette aylarn bile unutarak
Molla Saidin sualine intizar etmekte idiler. Molla Said ise
kendi ayn itikten sonra, dalgn dalgn karsnda
bulunan bir-iki limin ayn da ier, onlar fark edemezler.
Mustafa Paa, hocalara hitaben,
Ben okumu deilim; fakat Molla Said ile
mcadelenizde malp olacanz imdi anlyorum. Zira
bakyorum ki, siz dnmekten aylarnz unuttuunuz
halde, Molla Said kendi ayn itikten baka, iki- bardak
da sizin aynz iti.
Bunun zerine, biraz ltife ettikten sonra Molla Said bu
limlere kar,
Efendiler! Bendeniz vaad etmiim, hi kimseye sual
sormam. Binaenaleyh, suallerinize muntazrm der.
Bu hocalar krk kadar sual sorarlar. Umumuna cevap
verdikten sonra, her naslsa Molla Said bir sualin cevabn
yanl syledii halde karsndakiler doru telkki ederek
tasdik etmilerdi. Meclis dalnca Molla Said hatrlar;
hemen arkalarndan koarak,
Affedersiniz, bir sualin cevabn yanl sylediim halde
farkna varmadnz diyerek cevabn tashih eder.
Hocalar dediler:
te imdi hakkyla bizi tam ilzam ettiniz!
Sonra o hocalardan bir ksm Molla Saidden ders
almaya gelirler.
Bundan sonra Mustafa Paa, ahdettii mavzer tfeini
hediye eder ve namaz klmaya balar.
Molla Said, ilimdeki emsalsiz harika istidad
derecesinde vcuta da gayet idmanl ve kuvvetli idi.
Gre tutmaktan pek holanrd. Medreselerde bulunan
umum talebelerle greirdi. Hibirisi grete bile onu
malp edemezdi.
Mustafa Paaile birgn at yarna karlar. Fakat kast
olarak Mustafa Paa gayet serke ve talimsiz ve hi
binilmemi bir at hazrlanmasn emreder. Molla Saide
binmek iin verir. (Allahu alem, attan dp lmesini
istemi.) On alt yanda bulunan Molla Said, serke at
biraz dolatrdktan sonra koturmay arzu eder. At, onun
verdii istikametten karak baka bir istikamete doru
koar. Var kuvvetiyle durdurmak isterse de muvaffak
olamaz. Nihayet ocuklarn bulunduu yere gider. Cezire
aalarndan birisinin olu yol stndeyken hayvan iki
ayan kaldrpocuun omuzlar arasna vurunca ocuk
yere derek hayvann ayaklaraltnda rpnmaya balar.
Nihayet etraftan imdada ularlar. ocuu hareketsiz, l
suretinde grnce Molla Saidi ldrmek isterler. Aann
hizmetileri hanerlerini ekince, Molla Said hemen
rovelverine el atar ve adamlara hitaben:
Hakikate baklrsa, ocuu Allah ldrm. Zhire
baklrsa, at ldrm. Sebebe baklrsa, Kel Mustafa
ldrm; nk bu at bana o verdi. Durunuz, ben gelip
ocua bakaym; lmse sonra muharebe edelim diyerek
attan inerek ocuu kucaklar.ocukta hareket grmeyince
souk suyun iine batrp karr. ocukglerek gzn
aar. Bunun zerine btn ahali mtehayyir kalrlar. Bu
acip vaka zerine bir mddet Cezirede kaldktan sonra,
talebesi Molla Salih ile bedev Araplarn meskeni olan
Biroya giderler. Orada biraz kalnca tekrar Mustafa
Paann eskisi gibi zulme baladn iitir, yanna gider ve
ona nasihat eder, tehdit eder. Bir gn bir mnakaa
arasnda Mustafa Paaya,
Yine mi zulme baladn? Seni Hak namna
ldreceim tehdidinde bulunur. Paann ktibi ortaya
atlr.
O srada Molla Said, Mustafa Paay zulmnden dolay
ok tahkir eder.
Paa bu tahkire tahamml edemeyerek, ldrmek iin
zerine hcum eder; fakat Mran aalar zaptederler.
Nihayet Mustafa Paann olu Abdlkerim, Molla Saide
yaklaarak:
Onun akidesi yanltr; rica ederim, imdilik buradan
baka yere terif ediniz der.
Abdlkerimin szn krmaz; yalnz olarak, bedevlerin
meskeni olan Biro lne doru hareket eder. Yolda
bedev ekiyalarna tesadf eder. Bedevlerin silhlar
mzrak ve Molla Saidin silh mavzer olduundan,
ekiyalara doru kurun atmaya balar, ekiyalar ekilirler.
Yoluna devam ederken ikinci eteye tesadf eder. Bu defa
ekiyalar ok olduundan etrafn evirirler. Kendisini
ldrecekleri srada ilerinden birisi tanyarak,
Ben bunu Mran airetinin iinde grdm. Bu mehur
bir adamdr deyince, derhal bedevler ekilerek
kusurlarnn af buyrulmasn dilerler. Ve korkulu olan
yerlerde kendilerine muhafzlk yapmak istemilerse de,
Molla Said reddedip yalnz olarak yoluna devam eder.
Birka gn sonra Mardine gelir. Mardin ulemas
muarazaya kalkrlarsa da muvaffak olamazlar; evltlar
yanda olan gen Saidte harika bir ekildeki ilm kudreti
grnce kendilerine stad kabul ederler.
Bu esnada, Mardine gelen iki talebeye tesadf etti.
Bunlardan birisi, Cemleddin-i Efganye mensup olup,
dieri tarikat-i Snsiyeden idi. Bunlar vastasyla hem
Cemleddin-i Efgannin mesleine, hem de tarik-i Snsiye
inlk peyda etti.
Molla Said ok gen yata iken siyas hayata atlr, vatan
ve millete hizmete balar. lk hayat- siyasiyesi Mardinde
balamtr. Bunun zerine bir mutasarrfn pene-i
kahryla, elleri bal, muhafz nezaretinde Bitlise
nefyedildi. Jandarmalarla yolda giderken namaz vakti gelir.
Namazklmak iin, kaytlarn almasn jandarmalara ihtar
eder. Jandarmalarkabul etmeyince, demir kaytlar bir
mendil gibi aarak nlerine atar. Jandarmalar bu hali
keramet addedip hayretler iinde kalrlar. Teslimiyetle, rica
ve istirham ile,
Biz imdiye kadar muhafznz idik; bundan sonra
hizmetiniziz derler.
1
1. Birgn Bedizzamana soruldu: Kayd nasl atn?
Bitlisde iken birgn kendilerine Vali ile bir ksm memurlarn iki itikleri ihbar
olununca, hiddetlenerek,
Bitlis gibi dindar bir memlekette hkmeti temsil eden bir zatn irtikp ettii
bu muameleyi kabul edemem diyerek iki meclisine gider. Evvel iki
hakknda bir hadis-i erif okuduktan sonra pek ac szler syler. Valinin
vurdurmak iin iaret etmesi ihtimaline binaen de bir elini rovelverinin
bulunduu yerde tutar. Fakat Vali fevkalde mtehammil ve hamiyetli bir zat
olduundan, katiyen ses karmaz. Oradan ayrlnca Valinin yaveri, Gen
Saide,
Ne yaptnz? Syledikleriniz, idamnz muciptir der.
Gen Said, dam hayalime gelmedi; hapis ve ney zannederdim. Her ne ise,
bir mnkeri def etmek iin lrsem ne zarar var? cevabnda bulunur.
Dedi: Ben de bilmem. Fakat, olsa olsa namazn kerametidir.
Oradan avdetinden bir iki saat sonra, iki polis
vastasyla Vali kendisini istetir. Valinin odasna girerken,
Vali hrmet ve tzimle gen Saidi karlayarak elini
pmek ister. ltifatla yer gstererek,
Herkesin bir stad vardr. Sen de benim stadmsn
der.
Gen Said, ftraten bir kanun altnda yaamay ve
harektnn tahdit olunmasn sevmez, her halinde, her
hareketinde gayet serbest olmasn arzu eder ve daima
Ben hrriyet ve serbestiyetimi hibir keyf kanunla tahdit
ettirmem derdi. Bunun iindir ki, ilk stanbula
terierinde yine her kayttan uzak kalmakta srar etmi ve
hayatnn btn safhalarnda bu vaziyet mahede
edilmitir. Ondaki bu serbestiyet ve hrriyet ak, hayatnn
yarsndan sonra Avrupadan gelen mthi bir dallet ve
zndka taarruzuna kar koymay ve felsefe-i tabiiyeden
doan dehetli bir istibdad- mutlakn hilf- Kurn
prensiplerine boyun ememeyi, onlara itaat etmemeyi ve
hakik hrriyet-i merua olan slm hrriyet ve
medeniyete almay netice vermitir.
Molla Said, Bitliste iken on be on alt yalarnda idi.
Henz sinn-i bula vsl olmutu. O zamana kadar btn
malmat snuhat kabilinden olduu iin, uzun uzadya
mtalaya lzum grmezdi. Fakat o zaman sinn-i bla
vsl olduundan m veyahut siyasete kartndan m, her
nedense eski snuhat yava yava kaybolmaya balad.
Bunun zerine her trl fenne ait eserleri tetkike koyuldu.
Bilhassa din-i slma vrid olan ek ve pheleri
reddetmek iin Metli ve Mevkf nam eserlerle ulm-u
liye (sarf, nahiv, mantk ve saire) ve liyeye
(tefsir ve ilm-i kelma) dair krk kadar kitab iki sene
zarfnda hfz eyledi. Hatt, hergn okumak artyla, hfz
ettii kitaplarn ayda bir kere devrine muvaffak
oluyordu. Molla Saidin iki mtezad hali vard:
Birincisi: Fikrinin mnkeif bulunduu vakitler ki; her ne
eline alrsa, onu anlamamas, mmkn deildi.
kincisi: Fikrinin mnkabz bulunduu vakitler ki,
mtala deil, konumaktan bile holanmazd.
Molla Said, gnde bir-iki cz okumak suretiyle Kurn
hfza balad. Her gn iki cz ezber etmekle, Kurnn
mhim bir ksmn hfzna ald, fakat iki snuhat ile, tekmili
myesser olmad:
Birincisi: Kurnn ok sratle okunmas bir
hrmetsizlik olmasn diye,
kincisi: Kurn hakaikinin hfznn daha ziyade lzumu
var diye kalbine gelmi. Onun iin, Kurn hakaikinin
anahtar olacak ve behata kar muhafaza ve mukabele
edecek, hikmet ve fnun-u slmiyeye dair krk risaleyi iki
senede hfzna ald. Hergn bir para ezberden okumak
suretiyle, hepsini ayda ancak devrediyordu.
Mirkatismindeki kitab, haiye ve erh olmakszn
hfzetmeye balad. Bilhare eline geen mezkr kitabn ve
haiye ve erhi ile kendi nokta-i nazarn karlatrm,
btn meseleler muvafk olup ancak kelime tevafuk
etmemi; bu tevcihleri de ulemann tahsinine mazhar
olarak kabul edilmitir.
Birgn Bitlismeyihinden eyh Mehmed Kfrev
Hazretlerinin kendilerine beddua ettiini birisi yalandan
syler. Bunun zerine marn ileyhi ziyarete gider. eyh
Hazretleri, Molla Saide iltifat eder, teberrken bir ders
verir. te Molla Saidin en son ald ders bu olmutur.
Bir gece Molla Said, ryasnda eyh Mehmed Kfrev
Hazretlerini grr. Kendisine hitaben,
Molla Said, gel beni ziyaret et, gideceim demesi
zerine hemen gider, ziyareteder. Ve eyhin uup gittiini
grnce uyanr. Saate bakar, saat gecenin yedisidir.
1
Tekrar
yatar. Sabahleyin eyhin hanesinden matem seslerinin
ykseldiini iitir, oraya gider ve eyh Hazretlerinin gece
saat yedide vefat ettiini haber alr. Mahzun olarak geriye
dner.
1. Burada belirtilen saat alaturka saate gredir. imdi kullanlan saate gre ise
Akam vaktinin girmesinden tam yedi saat sonraya denk gelir.
. ( )
Molla Said arkn byk ulema ve meyihinden olan
Seyyid Nur Mehmed, eyh Abdurrahman- T, eyh
Fehim ve eyh Mehmed Kfrev gibi zevat- liyenin
herbirisinden ilim irfan hususunda ayr ayr derslere nail
olduundan, onlar fevkalde severdi. Ulemadan eyh
Emin Efendi, Molla Fethullah ve eyh Fethullah Efendilere
de ziyade muhabbeti vard.
Vanda mruf ulema bulunmadndan, Hasan Paann
daveti zerine Molla Said Vana gitti. Vanda on be sene
kalarak, airin irad iin aralarnda seyahatle tedris ve
tederrs vazifesiyle hayat geirdi. Vanda bulunduu
mddet, vali ve memurn ile ihtilt ederek, bu asrda,
yalnz eski tarzdaki ilm-i kelmn slm hakkndaki ek ve
phelerin reddine k olmadna kanaat hasl etmi ve
fnunun tahsiline lzum grmtr.
HAYE-1
Haiye-1 Bedizzamann ok gen yandaki bu vukuyeti, onun istikbaldeki
ok muazzam hizmet-i Kurniye ve slmiyesi iin hazrlanmasn temin
etmitir. Bu kanaatini o zaman izhar ettiinden, otuz-krk sene sonra, ilm-i
kelmda bir teceddd yapan Risale-i Nur Klliyatnn teline Cenb- Hak
muvaffak eylemitir.
Bu kanaati hasl ettii o zamanda, ulm-u msbete
denilen btn fenleri tetebbua balayarak pek ksa bir
zamanda tarih, corafya, riyaziyat, jeoloji, zik, kimya,
astronomi, felsefe gibi ilimlerin esaslarn elde etmitir. Bu
ilimleri birhocadan ders alarak deil, yalnz kendi
mtalas sayesinde hakkylaanlamtr. Mesel, bir
corafya muallimini, mbahaseye girimeden evvel, yirmi
drt saat ierisinde eline geirdii bir corafya kitabn
hfzetmek suretiyle, ertesi gn Van Valisi merhum Tahir
Paann konanda onu ilzam eder. Ve yine ayn surette bir
muaraza neticesinde, be gn zarfnda kimya-y gayr-
uzvyi elde ederek, kimya muallimiyle muarazaya giriir ve
onu da ilzam eder. te pek gen yandaki mezkr
harikuldeliklere ve bahr-i umman halinde bir ilme
mlikiyetine ahit olan ehl-i ilim, Molla Saide
Bedizzaman lkabn vermitir. Bedizzaman, Vanda
bulunduu mddet zarfnda, o zamana kadar edindii kir
ve mtalalar ve ilm ve din tedris usullerini grmekle ve
zamann ihtiyac- zarurlerini nazar- itibara almakla
kendisine mahsus bir usul- tedris icad eder. Bu da,
hakaik-i diniyeyi asrn fehmine uygun en yeni izah ve
beyan tarzlaryla ispat etmek suretiyle talebelerini tenvir
etmektir.
Molla Said, Vanda bulunduu zamanlarda, baz
hususlarda o havalinin ulemasna muhalif
bulunuyordu.
HAYE-1
Bu hususlar unlardr:
Haiye-1 Ayn vaziyet, seksen senelik hayatnda da devam etmitir.
1. Katiyen hi kimseden hediye olarak para almamak
ve maa bile kabul etmemek. Evet, hayatta hibir madd
mlkiyeti olmayp, fakir ve kimsesiz ve daim ney ve
hapislerle ok skntl ve dehetli musibetler ierisinde
yaad halde kimseden para ve mukabelesiz hediye
almad, bilmahede grlmtr.
2. Hibir limden sual sormamak. Yirmi sene zarfnda,
daima ancak sorulanlara cevap vermiti. Bu hususta
kendileri derlerdi ki: Ben ulemann ilmini inkr etmem;
binaenaleyh kendilerinden sual sormak fazladr. Benim
ilmimden phe edenler varsa sorsunlar, onlara cevap
vereyim.
3. Yannda bulunan talebelerini ayn kendisi gibi zekt
ve hediye almaktan men etmek. Onlar da yalnz rza-y
lh iin altrrd. Hatt ok zamanlar talebelerini kendi
iae derdi.
4. Daima mcerred kalmak ve dnyada hibir eyle
alka peyda etmemek. Bunun iindir ki, Btn malm bir
elimle kaldrp gtrebilmeliyimdemitir. Bu halin sebebi
sorulunca, Bir zaman gelecek, herkes benimhalime gpta
edecektir. Saniyen, mal ve servet bana lezzet vermiyor;
dnyaya ancak bir misarhane nazaryla bakyorum derdi.
Vanda bulunduu vakit, merhum Vali Tahir Paa,
Avrupa kitaplarn tetebbu ederek kendisine sualler tertip
edip sorard. Bunlarnhibirisini grmedii ve Trkeyi de
yeni konumaya balad halde,cevabnda tereddt
etmezdi. Birgn kitaplar grr ve Tahir Paann bunlardan
sual tertip ettiini anlayarak az bir zamanda kitaplarn
muhtevasn elde eder.
O zamanda en byk gaye ve dncesi, Msrdaki
Cmil-Ezhere mukabil Bitlis ve Vanda Medresetz-
Zehra isminde bir darlfnun vcuda getirmekti. Bu
teebbsn kuvveden ile karmak niyetinde olup bunu
tasarlyordu.
Vanda yaz zamanlarn, Bitve Beytebab namndaki
yayllarda geiriyordu. Birgn Tahir Paaya, mezkr
dalarn banda Temmuzda bile buz bulunduunu syler.
Tahir Paa itiraz eder ve Temmuzda katiyen oralarda buz
bulunmaz iddiasnda bulunur. Yaylda iken birgn bunu
hatrlayarak Tahir Paaya yazd ilk Trke mektubunda
der:
Ey Paa! Bitbanda buz tuttu. Grmediin eyi inkr
etme. Herey senin malmatnda mnhasr deildir,
vesselm.
Molla Said, airetler arasnda olan herhangi bir
geimsizlii iitince hemen mdahale ederek, irad yoluyla
her iki taraf da derhal bartrrd. Hatt hkmetin bile
bartrmaktan ciz kald eker Aa ile Mran Reisi
Mustafa Paay bartrd. Ve Mustafa Paaya,
Daha tevbe etmedin mi? diye sorunca, Mustafa
Paada cevaben,
Seyd! Ne sylerseniz, sznzden kmam demitir.
Mustafa Paa, at ile para teberru etmek ister.
Bedizzaman reddederek,
imdiye kadar kimseden para almadm iitmediniz
mi? Bahusus sizin gibi zlimden nasl para alrm? Ve siz
galiba tevbenizi bozdunuz. u takdirde Cezireye
ulaamazsnz demitir.
Ve hakikaten Cezireye yetimeden yolda ldn
haber alr.
Bedizzaman, riyaziyede harikulde bir srat-i intikale
malik idi. Herhangi bir mkil meseleyi, zihnen hemen
hallederdi. Hatt cebir mukabele ilminde bir risale telif
etmiti. Tahir Paa nezdinde hesap meseleleri mnakaa
mevzuu olduunda, hesaba dair hangi mesele bahsedilse,
bakalar ve en mhir ktipler neticeyi bulamadan, Molla
Said zihnen karyordu. ok defalar byle yarlara giriir
ve umumunda daima birinci gelirdi. Bir defasnda yle bir
sual sordular:
On be mslim, on be gayr- mslim farz edilerek,
birbiri ardna dizilince bunlara yaplacak her kurada gayr-
mslime isabet etmesi matluptur. Nasl taksim edilir?
Bu suale cevaben,
Bunlarn yz yirmi drt vaziyet-i muhtemelesi vardr,
diyerek yapar.
Hem de der;
Bundan daha mkilini de kendim icat ederim. ki bin
be yz vaziyet-i muhtemeleye gre yaparm.
ki saat zarfnda yz adamdan elli adet gayr- mslimi o
vaziyette taksim eder ki, daima kuray gayr- mslime
drr. Ve hatt be yz gayr- mslim olmakla iki yz elli
bin vaziyet-i muhtemele zerine bir mesele kartt ve
Tahir Paaya gstererek bir risale eklinde yazd.
HAYE-1
Haiye-1 Maatteessf o risale Vanda bir yangnda yanmtr.
Bedizzaman, Vanda bulunduu zamanlarda, Vali Tahir
Paaile baz gazetelerden havadis okurdu. Bilhassa
slmiyeti alkadar eden hususlara dikkat ederdi. Vandaki
ikameti esnasnda, lem-i slmn vaziyetini bir derece
renmi bulunuyordu. Birgn Tahir Paa bir gazetede u
mthi haberi ona gstermiti. Haber u idi:
ngiliz Meclis-i Mebusannda Mstemlekt Nzr,
elinde Kurn- Kermi gstererek syledii bir nutukta,
Bu Kurn slmlarn elinde bulunduka biz onlara hkim
olamayz. Ne yapp yapmalyz, bu Kurn onlarn
elindenkaldrmalyz; yahut Mslmanlar Kurndan
soutmalyz diye hitabede bulunmu.
te bu mthi haber, onda trin fevkinde bir tesir
uyandrmt. stidad imek gibi alevli, duygular ve btn
leti uyank ve ilim, irfan, ihls, cesaret ve ecaat gibi
harika inayet ve seciyelere mazhar olan Bedizzamann,
bu havadis zerine, Kurnn snmez ve sndrlmez
mnev bir gne hkmnde olduunu, ben dnyaya ispat
edeceim ve gstereceim diye kuvvetli bir niyet ruhunda
uyanr ve bu saikle alr.
HAYE-1
Haiye-1 Said Nurs, altm be sene evvel Vanda Vali Tahir Paann yannda
iken okuduu bir gazetede, ngiliz Mstemlekt Nazrnn ngiliz Meclis-i
Mebusannda elinde Kurn gstererek, Bu Kurn Mslmanlarn elinde
kaldka biz onlara hakik hkim olamayz. Ya Kurn ortadan kaldrmalyz,
veya onlar Kurndan soutmalyz sz zerine, ruhunda bir feveran ve
nihayetsiz bir gayret uyanr. Kurnn bir mucize olduunu ispat ederek her
tarafa neretmek ve krleri tam susturmak ister, buna kat karar verir. Vanda
bulunduu on be sene mddet ierisinde hfzna ald seksenden ziyade
kitab ezbere devrettii gibi, lem-i slmn hal-i hazrda durumu hakknda da
gerekli her trl malmat elde eder.
Nazirsiz bir allme olan Bedizzaman, daha gen yanda grnen mstesna
zek ve ilminden de anlald gibi, sair emsalleri fevkinde, kendisine ayrca
hikmet-i Kurniye talim edilmiti. Kendisi, asr- hzrn ihtiyacn karlayacak,
zamann ilm ve edeb seviyesinin fevkinde btn dnyaya Kurnn mucize
olduunu ispat ve herkesi ikna edebilecek bir kabiliyet, metanet, emel ve
fedakrlk tayordu.
Bir buday tanesi kadar am ekirdeinden da gibi bir aacn zuhuru, kudret-i
lhiyeyi aka gsterdii gibi; madd hibir kuvvete sahip olmayan, bilkis
mazlum ve bir nevi elleri, kollar bal bir vaziyette Bedizzamann
ekirdek-misal hayat ve hizmetiyle tarihin en dehetli bir devrinde hem
Anadolu, hem lem-i slm, hem dnyann eksersine de maddeten tesir
edecek ve zihniyetlerini deitirecek mnev, kll ve cihanml bir inkiafn
zuhuru, aynen bir kudret-i mutlaka ve istihdam- lh ve sevk-i Rabban ile
olduu akla ve kalbe grnmektedir.
Filhakika, bir eserinde tahdis-i nimet suretinde hizmet-i imaniyeye ait inayet-i
lhiyeden bahsederken yle der:
Eski Harb-i Umumde ve daha evvellerinde bir vka-i sdkada gryorum ki:
Ararat Da denilen mehur Ar Dann altndaym. Birden o da mthi
inlk etti; dalar gibi paralardnyann her tarafna datt. O dehet iinde
baktm ki, merhum validem yanmdadr. Dedim: "Ana, korkma. Cenb- Hakkn
emridir. O hem Rahmdir, hem Hakmdir.
"Birden, o hlette iken baktm ki, mhim bir zt bana mirane diyor ki:
"'cz- Kur'n' beyan et."
"Uyandm, anladm ki, bir byk inlk olacak. O inlk ve inklptan sonra
Kur'n etrafndaki surlar krlacak. Dorudan doruya Kur'nkendi kendini
mdafaa edecek. Ve Kur'n'a hcum edilecek; i'cz onun elik bir zrh olacak.
Ve u i'czn bir nev'ini, u zamanda izharnahaddimin fevkinde olarak
benim gibi bir adam namzet olacak ve namzet olduumu anladm."
Bedizzaman, ark Anadoluda Medresetz-Zehr
namnda bir darlfnun amak, ya Vanda veyahut da
Diyarbakrda darlfnun derecesinde bir medrese tesisine
almak iin stanbula geldi. stanbula geliini bir
muharrir yle tasvir etmiti: arkn yaln
kayalklarndan, bir atepre-i zek, stanbul fknda tul
etti.
1
stanbula gelmeden evvel birgn Tahir Paa,
ark ulemasn ilzam ediyorsun, fakat stanbula gidip
o denizdeki byk balklara da meydan okuyabilecek
misin? demiti.
stanbula gelir gelmez ulemay mnazaraya davet etti.
Bunun zerine stanbuldaki mehur limler grup grup
ziyarete gelip sualler soruyorlar ve o hepsinin de
cevaplarn sahih olarak veriyordu. Bundan maksad, ark
Anadoludaki ilim ve irfan faaliyetine nazar- dikkati celb
etmekti. Yoksa Molla Said, katiyen hodfuruluu
sevmezdi. Her trl gsteri ve lyiten mberra olarak
hareket ederdi. lim, cesaret, hafza ve zek itibaryla pek
harika idi. Ayn derecede, belki daha ziyade olarak, halis ve
muhlis idi. Tasannu ve tekellften katiyen holanmazd.
stanbuldaki ikametghnn kapsnda yle bir levha asl
idi: Burada her mkl halledilir, her suale cevap verilir;
fakat sual sorulmaz.
HAYE-1
Haiye-1 Burada unu ilveten beyan etmek icap eder ki: Said Nursnin
hayatnn son otuz-krk senesinde, din-i slma ve Kurna hizmet cihetinde
fevkalde bir rahmet ve inayetle Risale-i Nur ihsan edildiinden ve lemml
bir mnev cihad- diniye ve hizmet-i Kur'niyede bulunduundan anlalm
ve sonra kendileri de bir mnev ihtarla kaleme almlardr ki, onun hayat bir
intizam dairesinde geiyordu. Yani, ileride mhim bir hizmet-i Kur'niyede
bulunaca iin, Cenb- Hak o hizmet-i Kur'niyeye zemin hazrlamak
hikmetiyle, Said'i fevkalhad artlar ierisinde ve fevkalde inayet altnda harika
bir zek ve deha ile mcehhez olarak istihdam ve istimal ediyordu. Onun iin,
Tarihe-i Hayat'n banda beyan edildii vecihle, onun hayat ve ahvline bu
nokta-i nazarla bakmak lzmdr. Ve hatt kendisi Hrriyetten evvel birok
talebelerine, dostlarna,"Bir nur gryorum, istikbale byk mitlerle
bakyorum" diye, ehemmiyetli bir Kur'n hizmetinin vuku bulacan haber
veriyordu. Bir hiss-i kablelvuku ile, Risale-i Nur'un imdiki mnev hizmet-i
Kur'nye ve imaniyesini, o zamanlar siyaset leminde olacak zannedip, btn
kuvvetiyle stanbul'da siyaseti dine, Kur'n'a let ederek alyordu.
stanbulda grup grup gelen ulemann suallerini
cevaplandryordu. Gen yanda byle bil istisna btn
suallere cevap vermesi ve gayet mukni ve beli ifade ve
harika hal ve tavrlaryla, ehl-i ilmi hayranlkla takdire sevk
ediyordu. Ve Bedizzaman nvanna bihakkn lyk
gryorlar ve bu fevkalde zt, bir ndire-i hilkat olarak
tavsif ediyorlard.
1
Hatt bu zamanlarda Msr Cmil-Ezher niversitesi
reislerinden mehur eyh Baht Efendi stanbula bir
seyahat iin geldiinde, Krdistann sarp, yaln kayalar
arasndan gelerek stanbulda bulunan Bedizzaman Said
Nursyi ilzam edemeyen stanbul ulemas, eyh Bahtten
bu gen hocann ilzam edilmesini isterler. eyh Bahd de
bu tekli kabul ederek bir mnazara zemini arar. Ve bir
namaz vakti Ayasofya Camiinden kp ayhaneye
oturulduunda bunu frsat telkki eden eyh Baht Efendi,
yannda ulema hazr bulunduu halde Bedizzamana
hitaben, yani,
Avrupa ve Osmanllar hakknda ne diyorsunuz, kriniz
nedir? der.
eyh Baht Efendinin bu sualden maksad,
Bedizzamann ek olmayan bir bahr- umman gibi ilmini
ve atepre-i zeksn tecrbe etmek deil, belki, zaman-
istikbale ait iddet-i ihatasn ve idare-i lemdeki siyasetini
anlamak idi. Buna kar Bedizzamann verdii cevap u
oldu:


Yani, Avrupabir slm devletine hmiledir, gnn
birinde onu douracak. Osmanllar da Avrupa ile
hmiledir; o da onu douracak.
Bu cevaba kar eyh BahtHazretleri,
Bu genle mnazara edilmez. Ben de ayn kanaatteyim.
Fakat bu kadar veciz ve beline bir tarzda ifade etmek,
ancak Bedizzamana hastr
1
demitir.
1. Nitekim Bedizzaman'n dedii gibi, ihbaratn iki kutbu da tahakkuk etmi;
bir iki sene sonra Merutiyet devrinde eir-i slmiyeye muhalif ok dt-
ecnebiyeyi ahzetmek ve gittike Trkiye'de yerletirmek; ve imdi Avrupa'da
Kur'n'a ve slmiyete kar gsterilen hsn- alka ve bilhassa bahtiyar Alman
milletinde fevc fevc slmiyeti kabul etmek gibi hdiseler, o ihbar tamamyla
tasdik etmilerdir.
Bedizzamann stanbulda hayat, bir derece siyasdir.
Siyaset yoluyla slmiyete hizmetedilecek diye kanaat
besliyordu. Siyas hayata karmas, slmiyetehizmet
aknn bir neticesi idi. Daima hrriyet taraftar idi.
Grd hakszlklardan dolay Jn Trklere daima
muhalefette bulunarak,
Siz dini incittiniz, gayretullaha dokundunuz, eriat
tezyif ettiniz; neticesi vahim olacaktr diye izhar-
muhalefetten ekinmiyordu.
Hrriyetten sonra mcahid arkadalaryla beraber
ttihad- Muhammed (a.s.m.) Cemiyetini kurmular,
cemiyet pek ksa bir zamanda inkiafa balam, hatt
Bedizzamann bir makalesiyle Adapazar ve zmit
havalisinde elli bin kii cemiyete dahil olmutu.
Hrriyeti su-i tefsir etmemek ve merutiyeti
merutiyet-i mera olarak kabul etmek lzm geldiini
ileri srerek bu hususta dingazetelerde makaleler
nerediyor ve hitabelerde bulunuyordu. Bu makaleve
hitabeleri, emsalsiz denecek kadar beli ve mukni idi. Ehl-i
ilim ve ehl-i siyaset, Said Nursnin bu yazlarndan ve
derslerinden ok istifade etmilerdir. O zamandaki intibah-
millyi, Anadolu ve Asyann saadet-i dnyeviyesinin fecr-i
sdk olarak mjde veriyor, fakat elden kamamas iin
evmir-i eriyeyi abuk imtisal etmenin zarur olduunu
ileri sryordu. Eer merutiyeti, hrriyet-i eriyeyle
kabul etmezsek ve yle tatbik edilmezse, elimizden
kaacak, mstebid bir idareye yerini terk edecek diye
ihtar ediyordu. O nutuk ve makalelerden nmune olarak
cz bir ksmn buraya dercediyoruz:
Bedizzaman Said Nursnin iln- hrriyetin nc
gnnde irticalen syledii ve sonra Selnikte Hrriyet
Meydannda tekrar ettii ve o zamann gazetelerinin
nerettikleri nutkunun sretidir.
Hrriyete hitp
Ey hrriyet-i er! yle mthi ve fakat gzel ve mjdeli
bir sad ile aryorsun ki, benim gibi bir bedeviyi
tabakat- gaet altnda yatmken uyandryorsun. Sen
olmasaydn, ben ve umum millet, zindan- esarette
kalacaktk. Seni mr- ebed ile tebir ediyorum. Eer
aynl hayat eriat menba- hayat yapsan ve o cennette
nevnema bulsan, bu millet-i mazlumenin de eski
zamana nispeten bin derece terakki edeceini mjde
veriyorum. Eer hakkyla seni rehber etse, arz- ahs ve
kr-i intikam ile sizi lekedar etmezse
Y Rab! Ne sadetli bir kyamet ve ne gzel bir hair ki,

1
hakikatinin kk bir misalini bu
zaman bize tasvir ediyor. yle ki:
Asyann ve Rumelinin kelerinde medfun olan
medeniyet-i kadme hayata balam ve menfaatini
mazarrat- umumiyede arayan ve istibdad arzu edenler,
2
demeye baladlar. Yeni hkmet-i
merutamz mucize gibi doduu iin, inaallah bir seneye
kadar,
3
srrna mazhar
olacaz. Mtevekkilne, sabrne tuttuumuz otuz sene
Ramazan- sktun sevabdr ki, azapsz, cennet-i terakki
ve medeniyet kaplarn bize amtr. Hkimiyet-i
milliyenin beraat-i istihlli olan kanun-u er hzin-i
cennet gibi bizi duhule davet ediyor. Ey mazlum ihvan-
vatan! Gidelim, dahil olalm. Birinci kaps, eriat
dairesinde ittihad- kulub; ikincisi, muhabbet-i milliye;
ncs, maarif; drdncs, say-i insan; beincisi,
terk-i sefahettir. tekilerini sizin zihninize havale
ediyorum.
1. lmden sonra tekrar dirili.
2. Ne olurdu, ben bir toprak olaydm! Nebe Sresi, 78:40.
3. Beikte olan bir bebekle konuuyoruz. Meryem Sresi, 19:29.
..
Sakn, ey ihvan- vatan, sefahetlerle ve dinde
lbaliliklerle tekrar ldrmeyiniz.
Ve btn efkr- fsideye ve ahlk- rezileye ve desais-i
eytaniyeye ve tabasbusata kar eriat- garr zerine
messes olan kanun-u esas Azrail hkmne geti, onlar
susturdu. Sakn ey ihvan- vatan! srafat ve hilf- eriat ve
lezaiz-i nmerua ile tekrar ihya etmeyiniz.
Demek, imdiye kadar mezarda idik, ryorduk. imdi
bu ittihad- millet ve merutiyet ile rahm- mdere getik,
nevnem bulacaz. Yz bu kadar sene geri kaldmz
mesafe-i terakkiden, inaallah mucize-i Peygamber
(a.s.m.) ile, imendifer-i kanun-u eriye-i esasiyeye amelen
ve burak- meveret-i eriyeye kren bineceiz. Bu
vahet-engiz sahra-y kebiri ksa zamanda tayyetmekle
beraber, milel-i mtemeddine ile omuz omuza msabaka
edeceiz. Zira onlar kh kz arabasna binmiler, yola
gitmiler; biz birden bire imendifer ve balon gibi
mebdiye bineceiz, geeceiz. Belki cmi-i ahlk- hasene
olan hakikat- slmiyenin ve istidad- ftrnin ve feyz-i
imann ve iddet-i aln hazma verdii teshil yardmyla
fersah fersah geeceiz. Nasl ki vaktiyle gemitik.
Talebeliin bana verdii vazife ile ve hrriyetin ferman-
mezuniyetiyle ihtar ediyorum ki:
Ey ebn-y vatan! Hrriyeti su-i tefsir etmeyiniz; t
elimizden kamasn ve mteafn olan eski esareti baka
kapta bize iirmekle bizi bomasn.
HAYE-1
Zira hrriyet,
mrt- ahkm ve db- eriat ve ahlk- hasene ile
tahakkuk ve nevnem bulur
Bedizzaman
Haiye-1 Evet, daha dehetli bir istibdat ile, pek ac ve zehirli bir esareti bize
iirdiler.
Yaasn eriat- Ahmed (a.s.m.)
Din Ceride,no. 77
5 Mart 1325 (18 Mart 1909)
ERAT-I GARR, kelm- ezelden geldiinden, ebede
gidecektir. Nefs-i emmarenin istibdad- rezilesinden
selmetimiz, slmiyete istinad iledir. O habllmetine
temessk iledir. Ve hakl hrriyetten hakkyla istifade
etmek, imandan istimdad iledir. Zira, Sni-i leme
hakkyla abd ve hizmetkr olann, halka ubudiyete tenezzl
etmemesi gerektir. Herkes kendi leminde bir kumandan
olduundan, lem-i asgarnda cihad- ekber ile mkelleftir.
Ve ahlk- Ahmediye (aleyhissalt vesselm) ile tahallk
ve snnet-i Nebeviyeyi ihy ile muvazzaftr.
Ey evliya-i umr! Tevk isterseniz, kavnin-i detullaha
tevk-i hareket ediniz. Yoksa tevksizlik ile cevab- red
alacaksnz. Zira, mruf umum enbiyann memlik-i
slmiye ve Osmaniyeden zuhuru, kader-i lhnin bir
iaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarnn makine-i
tekemmltnn buhar diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika
tarlasnn ve Rumeli bostannn iekleri ziya-y slmiyet
ile nevnema bulacaktr.
Dnya iin din feda olunmaz. Gebermi istibdad
muhafaza iin, vaktiyle mesil-i eriat rvet verilirdi.
Dinin meseleleri terk ve feda edilmesinden, zarardan
baka ne faidesi grld?
Milletin kalb hastal zaaf- diyanettir. Bunu takviye ile
shhat bulabilir.
Bizim cemaatimizin merebi, muhabbete muhabbet ve
husumete husumettir. Yani, beynel-slm muhabbete
imdat; ve husumet askerini bozmaktr.
Mesleimiz ise, ahlk- Ahmediye ile tahallk ve
snnet-i Peygamberyi ihy etmektir. Ve rehberimiz eriat-
garr ve klcmz da berahin-i kta ve maksadmz il-y
kelimetullahtr.
Bedizzaman
Hakikat
Din Ceride, no. 70
26 ubat 1324 (Mart 1909)
BZ KAL BELDAN cemiyet-i Muhammedde
(aleyhissalt vesselm) dahiliz. Cihetl-vahdet-i
ittihadmz tevhittir. Peymn ve yeminimiz imandr.
Madem ki muvahhidiz, mttehidiz. Herbir mmin il-y
kelimetullah ile mkelleftir. Bu zamanda en byk sebebi
maddeten terakki etmektir. Zira, ecnebler fnun ve sanayi
silhyla bizi istibdad- mnevleri altnda eziyorlar. Biz de,
fen ve sanat silhyla il-y kelimetullahn en mthi
dman olan cehil ve fakr ve ihtilf- efkra cihad
edeceiz.
Amma cihad- haricyi eriat- garrnn berahin-i
ktasnn elmas klnlarna havale edeceiz. Zira
medenlere galebe almak ikna iledir, sz anlamayan
vahler gibi icbar ile deildir. Biz muhabbet fedaileriyiz;
husumete vaktimiz yoktur.
Merutiyet ki, adalet ve meveret ve kanunda inhisar-
kuvvetten ibarettir. On asr evvel eriat- garr teesss
ettiinden, ahkmda Avrupaya dilencilik etmek, din-i
slma byk bir cinayettir. Ve imale mteveccihen
namaz klmak gibidir. Kuvvet kanunda olmal. Yoksa,
istibdat tevzi olunmu olur.
1
hkim ve mir-i vicdan
olmal. O da mrifet-i tam ve medeniyet-i mm veyahut
din-i slm namyla olmal. Yoksa istibdat daima
hkmferma olacaktr.
ttifak hddadr, hev ve heveste deil.
nsanlar hr oldular, ama yine abdullahtrlar. Herey hr
oldu Bakasnn kusuru insann kusuruna senet ve zr
olamaz.
Yeis, mni-i herkemldir. Neme lzm, bakas
dnsn istibdadn yadigrdr
Bedizzaman
1. phesiz ki Allah, mutlak kuvvet ve kudret sahibidir.
stanbul Hahambas Yahudi Karasso ile Bedizzaman
arasnda Selnikte cereyan eden bir konuma srasnda,
Karasso konumay yarda brakarak darya frlam ve
arkadalarna, Eeryannda biraz daha kalsaydm, az
kalsn beni de Mslman edecektidiyerek malbiyetini
hayret ve tella izhar etmitir. Karasso ki, Osmanl
mparatorluunu paralamak iin sinsi ve tertipli bir
ekilde alan gizli bir tekilta mensup olup, ortada
fevkalde bir rol oynuyordu. Karassonun Bedizzaman
ziyaret etmekten maksad, onu kendi krine evirmek ve
meum gayesine let etmek idi. Fakat heyhat!..
Nihayet menhus 31 Mart hadisesi meydana gelir. eriat
isteyen ve o hdisede ismi karan on be kadar hoca idam
edilir.Bedizzaman, onlar mahkeme binasnn bahesinde
asl durduklar vekendisi de pencereden onlar grd bir
halde muhakeme olunur. Mahkeme reisi Hurid Paa sorar:
Sen de eriat istemisin?
Bedizzaman cevap verir:
eriatn bir hakikatine, bin ruhum olsa feda etmeye
hazrm. Zira eriat, sebeb-i saadet ve adalet-i mahz ve
fazilettir. Fakat, ihtillcilerin isteyii gibi deil!
Bedizzamann divan- harpteki bu kahramanca
mdafaas, o zaman iki defa tab edilip neredilmitir. O
dehetli mahkemeden idamn beklerken beraat etmi ve
mahkemeye teekkr etmeyerek, yolda Bayezidden t
Sultanahmede kadar, arkasnda kalabalk bir halk kitlesi
mevcut olduu halde, Zalimler iin yaasn Cehennem!
Zalimler iin yaasn Cehennem! nidlaryla ilerlemitir.
Divan- harpteki mdafaasnn bir ksm bu Tarihe-i
Hayatta yazlmtr. T ki 31 Mart hadisesinin iyz ve
Bedizzamann kahramanca mdafaas bir derece
anlalabilsin.
ki Mekteb-i Musibetin ehadetnamesi yahut Divan-
Harb-i rf ve Said-i Nurs adl eserden paralar:

1

2
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allah'n adyla.
2. "Hibir ey yoktur ki Allah' hamd ile tesbih etmesin." sr Sresi, 17:44.
Mukaddime
Vakt ki hrriyet divanelikle ydolunurdu; zayf istibdat
tmarhaneyi bana mektep eyledi. Vakt ki itidal, istikamet;
irtica ile iltibas olundu; Merutiyette iddetli istibdat,
hapishaneyi mektep eyledi.
Ey u ehadetnamemi temaa eden zevat! Ltfen ruh ve
hayalinizi misareten, yeni medeniyete karm asab bir
bedev talebenin hal-i ihtillde olan ceset ve dimana
gnderiniz. T tahtie ile hatya dmeyiniz.
31 Mart Hadisesinde Divan- Harb-i rfde dedim ki:
Ben talebeyim. Onun iin hereyi mizan- eriatla
muvazene ediyorum. Ben milliyetimizi, yalnz slmiyet
biliyorum. Onun iin hereyi de slmiyet nokta-i
nazarndan muhakeme ediyorum.
Ben hapishane denilen lem-i berzahn kapsnda
dururken ve daraac denilen istasyonda hirete giden
imendiferi beklerken, cemiyet-i beeriyenin gaddarane
hallerini tenkit ederek, deil yalnz sizlere, belki bu
zamandaki nev-i ben beere irad ettiim bir nutuktur.
Onun iin,
1
srrnca, kabr-i kalbden
hakaik plak kt; nmahrem olan kimseler nazar
etmesin. hirete kemal-i itiyak ile mheyyaym. Bu
aslanlarla beraber gitmeye hazrm. Nasl ki, bir bedev
garaipperest, stanbulun acaip ve mehasinini iitmi, fakat
grmemi; nasl kemal-i hhile grmeyi arzu eder! Ben de
marez-i acaip ve garaip olan lem-i hireti, o hhile
grmek istiyorum. imdi de yleyim. Beni oraya
nefyetmek, bana ceza deil! Sizin elinizden gelirse, beni
vicdanen tzib ediniz! Ve ill baka suretle azap, azap
deil, benim iin bir andr!
1. O gn ki, btn srlar ortaya serilir. Trk Sresi, 86:9.
Bu hkmet zaman- istibdatta akla husumet ediyordu.
imdi de hayata adavet ediyor. Eer hkmet byle olursa,
yaasn cnun! Yaasn mevt! Zalimler iin de yaasn
Cehennem! Ben zaten bir zemin istiyordum ki, efkrm
onda beyan edeyim. imdi bu Divan- Harb-i rf iyi bir
zemin oldu.
Bidayetlerde herkesten sual olunduu gibi, Divan-
Harpte bana da sual ettiler: Sen de eriat istemisin.
Dedim: eriatn bir hakikatine bin ruhum olsa feda
etmeye hazrm. Zira, eriat, sebeb-i saadet ve adalet-i
mahz ve fazilettir. Fakat ihtillcilerin isteyii gibi deil.
Hem de dediler: ttihad- Muhammedye (a.s.m.) dahil
misin?
Dedim: Maaliftihar! En kk efradndanm. Fakat,
benim trif ettiim vecihle... Ve o ittihaddan olmayan,
dinsizlerden baka kimdir, bana gsterin.
te o nutku imdi nerediyorum. T ki, Merutiyeti
lekeden ve ehl-i eriat meyusiyetten ve ehl-i asr tarih
nazarnda cehil ve cnundan ve hakikati evham ve
pheden kurtaraym. te balyorum:
Dedim: Ey paalar, zabitler!
Hapsimi iktiza eden cinayetlerin icmali:


Yani, medar- iftiharm olan mehasinim, imdi gnah
saylyor. Artk nasl itizar edeyim, mtehayyirim.
Mukaddime olarak sylyorum: Mert olan cinayete
tenezzl etmez. ayet isnadolunsa cezadan korkmaz. Hem
de haksz yere idam olunsam, iki ehidsevabn kazanrm.
ayet hapiste kalsam, byle hrriyeti lfzdan ibaret
bulunan gaddar bir hkmetin en rahat mevkii hapishane
olsa gerektir. Mazlumiyetle lmek, zlimiyetle yaamaktan
daha hayrldr. Bunu da derim ki:
Siyaseti dinsizlie let yapan baz adamlar, kabahatini
setr iin bakasn irtica ile ve dinini siyasete let
yapmakla ittiham ederler. imdiki hayeler eskilerden
beterdirler. Bunlarn sadakatine nasl itimad olunur? Adalet
onlarn szlerine nasl bina olunur?
Hem de cerbeze ile, insan adalet yaparken zulme
dyor. Zir insan kusursuz olmaz. Fakat uzun zamanda
ve efrad- kesre iinde ve tahalll- mehasinle tdil
olunan mteferrik kusurlar cerbeze ile cem edip bir
zaman- vahidde bir ahs- vahidden sudurunu tevehhm
ederek edid cezaya mstehak grr. Halbuki bu tarz, bir
zulm- edddir.
imdi gelelim on bir buuk cinayetlerimin tddna:
HAYE-1
Haiye-1 Mellin meslek ve merebine ait paralar alnm olup, tafsilt arzu
edenler mezkr esere mracaat etsinler.
BRNC CNAYET: Geen sene bidayet-i Hrriyette
elli-altm telgraf umum ark airetlerine Sadret
vastasyla ektim. Meli u idi:
Merutiyetve kanun-u esas iittiiniz mesele ise,
hakik adalet ve meveret-i eriyeden ibarettir; hsn-
telkki ediniz. Muhafazasna alnz. Zira dnyev
saadetimiz Merutiyettedir. Ve istibdattan herkesten ziyade
biz zararddeyiz.
Her yerden bu telgrafn cevab, mspet ve gzel olarak
geldi. Demek vilyat- arkiyeyi tenbih ettim, gal
brakmadm. T yeni bir istibdat onlarn gaetinden
istifade etmesin. Neme lzm demediimden cinayet
iledim ki, bu mahkemeye girdim.
KNC CNAYET: Ayasofyada, Bayezidde, Fatihte,
Sleymaniyede umum ulema ve talebeye hitaben
mteaddit nutuklarla eriatn ve msemm-y merutiyetin
mnasebet-i hakikiyesini izah ve terih ettim. Ve
mtehakkimane istibdadn eriatla bir mnasebeti
olmadn beyan ettim. yle ki:
1
hadisinin srryla, eriat leme
gelmi, t istibdad ve zlimne tahakkm mahvetsin.
1. Milletin efendisi, onlara hizmet edendir. el-Marib, Cmiu-eml, 1:450,
hadis no: 1668, el-Acln, Kefl-Haf, 2:463.
Herhangi bir nutuk irad ettimse, herbir kelimesine
kimsenin bir itiraz varsa, burhan ile ispata hazrm. Ve
dedim ki: Asl eriatn meslek-i hakiksi, hakikat-i
merutiyet-i meradr.
Demek merutiyeti, delil-i eriye ile kabul ettim.
Baka medeniyetiler gibi takld ve hilf- eriat telkki
etmedim. Ve eriat rvet vermedim. Ve ulema ve eriat,
Avrupann znun-u fsidesinden iktidarma gre
kurtarmaya altmdan cinayet ettim ki, bu tarz
muamelenizi grdm.
NC CNAYET: stanbulda yirmi bine yakn
hemehrilerimi, hamal ve gal ve safdil olduklarndan, baz
particiler onlar ifal ile vilyt- arkiyeyi lekedar
etmelerinden korktum. Ve hamallarn umum yerlerini ve
kahvelerini gezdim. Geen sene anlayacaklar suretle
merutiyeti onlara telkin ettim. u mealde:
stibdat, zulm ve tahakkmdr. Merutiyet, adalet ve
eriattr. Padiah, Peygamberimizin emrine itaat etse ve
yoluna gitse halifedir. Biz de ona itaat edeceiz. Yoksa,
Peygambere tbi olmayp zulmedenler, padiah da olsalar
haydutturlar. Bizim dmanmz cehalet, zaruret, ihtilftr.
Bu dmana kar sanat, marifet, ittifak silhyla cihad
edeceiz. Ve bizi bir cihette teyakkuza ve terakkiye sevk
eden hakik kardelerimiz Trklerle ve komularmzla
dost olup el ele vereceiz. Zira husumette fenalk var,
husumete vaktimiz yoktur. Hkmetin iine
karmayacaz. Zir, hikmet-i hkmeti bilmiyoruz.
te o hamallarn, Avusturyaya kar, benim gibi btn
Avrupaya kar
HAYE-1
boykotlar ve en mevve ve
heyecanl zamanlarda klne hareketlerinde bu nasihatin
tesiri olmutur. Padiaha kar irtibatlarn tdil etmeye ve
boykotajlarla Avrupaya kar harb-i iktisad amaya
sebebiyet verdiimden, demek cinayet ettim ki, bu belya
dtm.
Haiye-1 Bedizzamana zurafdan biri, birgn, irfanyla mtenasip bir esvap
giymesi lzumundan bahseder. Marn ileyh de: Siz Avusturyaya gya
boykot yapyorsunuz; hem onun gnderdii kalpaklar giyiyorsunuz. Ben ise
btn Avrupaya boykot yapyorum. Onun iin yalnz memleketimin madd ve
mnev mamultn giyiyorum buyurmutur.
DRDNC CNAYET: Avrupa, bizdeki cehalet ve
taassup msaadesiyle, eriath ve kellistibdada
msait zannettiklerinden, nihayet derecede kalben
zlmtm. Onlarn zannn tekzip etmek iin,
Merutiyeti herkesten ziyade eriat namna alkladm.
Lkin yine korktum ki, baka bir istibdat tekrar o zann
tasdik eder diye, ne kadar kuvvetim varsa Ayasofya
Camiinde mebusana hitaben feryad ettim. Ve syledim ki:
Merutiyeti, meruiyet nvan ile telkki ve telkin
ediniz. T yeni ve gizli ve dinsiz bir istibdat, pis eliyle o
mbarei arazna siper etmekle lekedar etmesin.
Hrriyeti, db- eriatla takyid ediniz. Zira chil efrad ve
avm- nas kaytsz hr olsa, artsz tam serbest olsa, seh
ve itaatsiz olur. Adalet namaznda kbleniz drt mezhep
olsun. T ki namaz sahih ola. Zira, hakaik-i merutiyetin
sarahaten ve zmnen ve iznen drt mezhepten istihrac
mmkn olduunu dv ettim.
Ben ki, bir di talebeyim. Ulemaya farz olan bir vazifeyi
omuzuma aldm. Demek cinayet ettim ki bu tokad yedim.
BENC CNAYET: Gazeteler iki kyas- fsid cihetiyle
ve haysiyet krc bir neriyatla ahlk- slmiyeyi sarstlar.
Ve efkr- umumiyeyi perian ettiler. Ben de gazetelerle
onlar reddeden makaleler nerettim. Dedim ki:
Ey gazeteciler! Edipler edepli olmal; hem de edeb-i
slmiye ile mteeddib olmal. Ve onlarn szleri, kalb-i
umum-i mterek-i milletten btarafane kmal. Ve
matbuat nizamnamesini, vicdannzdaki hiss-i diyanet ve
niyet-i hlisa tanzim etmeli. Halbuki, siz iki kys- fsidle,
yani taray stanbula ve stanbulu Avrupaya kyas
ederek efkr- umumiyeyi batakla drdnz. Ve ahs
garazlar ve kr-i intikam uyandrdnz. Zira, elifba
okumayan ocua felsefe-i tabiiye dersi verilmez. Ve
erkee tiyatrocu kar libas yakmaz. Ve Avrupann
hissiyat, stanbulda tatbik olunmaz. Akvmn ihtilf,
meknlarn ve aktrn tehlf, zamanlarn ve asrlarn
ihtilf gibidir. Birisinin libas, tekinin endamna gelmez.
Demek Fransz byk ihtilli, bize tamamen hareket
dsturu olamaz. Yanllk, tatbik-i nazariyat ve muktez-y
hali dnmemekten kar.
Ben ki mm bir kylym; byle cerbezeli ve
mualtal ve arazl muharrirlere nasihat ettim. Demek
cinayet iledim.
ALTINCI CNAYET: Ka defa byk itimalarda
heyecanlar hissettim. Korktum ki, avam- nas siyasete
karmakla asayii ihll etsinler. Trkeyi yeni renen
kyl bir talebenin lisanna yakacak lfzlarla heyecan
teskin ettim. Ezcmle, Bayezidde talebenin itimanda ve
Ayasofya mevlidinde ve Ferah Tiyatrosundaki heyecana
yetitim. Bir derece heyecan teskin ettim. Yoksa bir frtna
daha olacakt.
Ben ki bedev bir adamm. Medenlerin entrikalarn
bildiim halde ilerine kartm. Demek cinayet ettim.
YEDNC CNAYET: ittim: ttihad- Muhammed
(a.s.m.) namyla bir cemiyet teekkl etmi. Nihayet
derecede korktum ki, bu ism-i mbarekin altnda
bazlarnn bir yanl hareketi meydana gelsin. Sonra
iittim: Bu ism-i mbareki baz mbarek zevt, (Sheyl
Paa ve eyh Sdk gibi zatlar) daha basit ve srf ibadete
ve Snnet-i Seniyyeye tebaiyete nakletmiler. Ve o siyas
cemiyetten kat- alka ettiler, siyasete karmayacaklar.
Lkin tekrar korktum, dedim: Bu isim umumun hakkdr,
tahsis ve tahdit kabul etmez. Ben nasl ki dindar mteaddit
cemiyete bir cihetle mensubum. Zira maksatlarn bir
grdm. Kezlik, o ism-i mbareke intisap ettim. Lkin
tarif ettiim ve dahil olduum ittihad- Muhammednin
(a.s.m.) tari budur ki:
arktan garba, cenuptan imale uzanan bir silsile-i
nuran ile merbut bir dairedir. Dahil olanlar da bu zamanda
yz milyondan ziyadedir. Bu ittihadn cihetlvahdeti ve
irtibat, tevhid-i lhdir. Peyman ve yemini, imandr.
Mntesipleri, kl beldan dahil olan umum mminlerdir.
Defter-i esmlar da Levh-i Mahfuzdur. Bu ittihadn nir-i
efkr, umum ktb- slmiyedir. Gnlk gazeteleri de,
il-i kelimetullah hedef-i maksat eden umum din
gazetelerdir. Kulp ve encmenleri, cmi ve mescidlerdir
ve din medreseler ve zikirhanelerdir. Merkezi de
Haremeyn-i erifeyndir. Byle cemiyetin reisi, Fahr-i
lemdir (a.s.m.). Ve meslei, herkes kendi nefsiyle
mcahede, yani ahlk- Ahmediye (a.s.m.) ile tahallk ve
snnet-i Nebeviyeyi ihy ve bakalara da muhabbet
veeer zarar etmezsenasihat etmektir. Bu ittihadn
nizamnmesi snnet-i Nebeviye ve kanunnamesi evamir
ve nevh-i eriyedir. Ve kllar da berhin-i katadr. Zira,
medenlere galebe almak ikna iledir, icbar ile deildir.
Taharr-i hakikat, muhabbet iledir. Husumet ise, vahet ve
taassuba kar idi. Hedef ve maksatlar da, il-y
kelimetullahtr. eriat da, yzde doksan dokuz ahlk,
ibadet, hiret ve fazilete aittir. Yzde bir nispetinde
siyasete mtealliktir; onu da ull-emirlerimiz dnsnler.
imdiki maksadmz, o silsile-i nurnyi ihtizaza
getirmekle, herkesi bir evk ve hhi-i vicdaniye ile tarik-i
terakkde kbe-i kemalta sevk etmektir. Zira, il-y
kelimetullahn bu zamanda bir byk sebebi, maddeten
terakki etmektir.
te ben bu ittihadn efradndanm. Ve bu ittihadn
tezahrne teebbs edenlerdenim. Yoksa, sebeb-i iftirak
olan frkalardan, partilerden deilim.
Elhasl: Sultan Selime biat etmiim. Onun ittihad-
slmdaki krini kabul ettim. Zira, o vilyat- arkiyeyi ikaz
etti. Onlar da ona bat ettiler. imdiki arkllar, o zamanki
arkllardr. Bu meselede seleerim, eyh Cemaleddn-i
Efgan, allmelerden Msr mfts merhum Muhammed
Abduh, mfrit limlerden Ali Suvi, Hoca Tahsin ve
ittihad- slm hedef tutan Namk Kemal ve Sultan
Selimdir ki, demi:
htilf u tefrika endiesi
Ke-i kabrimde hatt bkarar eyler beni.
ttihadken savlet-i ady def e aremiz,
ttihad etmezse millet, da-dar eyler beni.
Yavuz Sultan Selim
Ben zahiren buna teebbs ettim, iki maksad- azm
iin:
Birincisi: O ismi tahdit ve tahsisten hals etmek ve
umum mminlere muln iln etmek. T ki tefrika
dmesin ve evham kmasn.
kincisi: Bu geen musibet-i azmeye sebebiyet veren
frkalarn iftiraknn, tevhid ile nne set olmakt. V esef
ki, zaman frsat vermedi. Sel geldi, beni de ykt. Hem
derdim: Biryangn olsa, bir parasn sndreceim. Fakat
hocalk elbisem de yand. Ve uhdesinden gelemediim bir
yalanc hret de maalmemnuniye ref oldu.
Ben ki di bir adamm. Byle meclis-i mebusan ve
ayan ve vkelnn en mhim vazifelerini dndrecek bir
emri uhdeme aldm. Demek cinayet ettim.
SEKZNC CNAYET: Ben iittim ki, askerler baz
cemiyetlere intisap ediyorlar. Yenierilerin hdise-i
mthiesi hatrma geldi. Gayet tel ettim. Bir gazetede
yazdm ki:
imdi en mukaddes cemiyet, ehl-i iman askerlerinin
cemiyetidir. Umum mmin ve fedakr askerlerin
mesleine girenler, neferden seraskere kadar dahildir. Zira,
ittihad, uhuvvet, itaat, muhabbet ve il-y kelimetullah,
dnyann en mukaddes cemiyetinin maksaddr. Umum
mmin askerler tamamyla bu maksada mazhardrlar.
Askerler merkezdir. Millet ve cemiyet onlara intisap etmek
lzmdr. Sair cemiyetler, milleti, asker gibi mazhar-
muhabbet ve uhuvvet etmek iindir.
Amma ittihad- Muhammed (a.s.m.) ki, umum
mminlere mildir, cemiyet ve frka deildir. Merkezi ve
saff- evveli gaziler, ehidler, limler, mridler tekil
ediyor. Hibir mmin ve fedakr asker-zbit olsun, nefer
olsun-hari deil ki, t intisaba lzum kalsn. Lkin baz
cemiyet-i hayriye, kendine ittihad- Muhammed diyebilir.
Buna karmam.
Ben ki di bir talebeyim. Byle byk ulemann
vazifelerini gasp ettim. Demek cinayet ettim.
DOKUZUNCU CNAYET: Martn otuz birinci
gnndeki dehetli hareketi, iki- dakika uzaktan temaa
ettim. Mteaddit metalibi iittim. Fakat yedi renk sratle
evrilse yalnz beyaz grnd gibi, o ayr ayr
matlaplardaki fesadt binden bire indiren ve avm
anarilikten kurtaran ve efrad elinde kalan umum siyaseti
mucize gibi muhafaza eden lfz- eriat yalnz grnd.
Anladm i fena, itaat muhtell, nasihat tesirsizdir. Yoksa,
her vakit gibi yine o atein sndrlmesine teebbs
edecektim. Fakat avm ok; bizim hemehriler gal ve
safdil; ben de hret-i kzibe ile grnyorum.
dakikadan sonra ekildim. Bakrkyne gittim. Tbeni
tanyanlar karmasnlar. Rastgelenlere de karmamak
tavsiyeettim. Eer zerre miktar dahlim olsayd, zaten
elbisem beni iln ediyor, istemediim bir hretde beni
herkese gsteriyordu. Bu ite pek byk grnecektim.
Belki, Ayastafanosa kadar tek bama olsun, Hareket
Ordusuna mukabele ederek ispat- vcut edecektim.
Merdane lecektim. O vakit dahlim bedh olurdu, tahkike
lzum kalmazd.
kinci gnde bir ukde-i hayatmz olan itaat-i
askeriyeden sual ettim: Dediler ki: Askerlerin zabitleri
asker kyafetine girmi. taat ok bozulmam. Tekrar sual
ettim: Ka zabit vurulmu? Beni aldattlar, dediler: Yalnz
drt tane. Onlar da mstebit imiler. Hem eriatn dap ve
hududu icra olunacak.
Bir de gazetelerebaktm; onlar da o kyam meru gibi
tasvir ediyorlard. Ben de bir cihette sevindim. Zira, en
mukaddes maksadm, eriatn ahkmn tamamen icra ve
tatbiktir. Fakat itaat-i askeriyeye halel geldiinden, nihayet
derecede meyus ve mteessir oldum. Ve umum gazetelerle
askere hitaben nerettim ki:
Ey askerler! Zabitleriniz bir gnah ile neslerine
zulmediyorlarsa, siz o itaatsizlikle otuz milyon Osmanl ve
yz milyon nfus-u slmiyenin haklarna bir nevi
zulmediyorsunuz. Zira, umum slm ve Osmanllarn
haysiyet, saadet ve bayrak- tevhidi, bu zamanda bir
cihette sizin itaatinizle kaimdir.
Hem de eriat istiyorsunuz; fakat itaatsizlikle eriata
muhalefet ediyorsunuz.
Ben onlarn hareketini ve ecaatlarn okadm. Zira
efkr- umumiyenin yalanc tercman olan gazeteler,
nazarmza hareketlerini meru gstermilerdi. Ben de
takdirle beraber nasihatimi bir derece tesir ettirdim. syan
bir derece bastrdm. Yoksa byle sn olmazd.
Ben ki, bilil tmarhaneyi ziyaret etmi bir adamm.
Neme lzm, bye ileri aklllar dnsn
demediimden cinayet ettim.
ONUNCU CNAYET: Harbiye Nezaretindeki askerler
iine Cuma gn ulema ile beraber gittim. Gayet messir
nutuklarla sekiz tabur askeri itaate getirdim. Nasihatlerim
tesirini sonradan gsterdi. te nutkun sureti:
Ey askir-i muvahhidn! Otuz milyon Osmanl ve
yz milyon slmn nmusu ve haysiyeti ve saadeti ve
bayrak- tevhidi, bir cihette sizin itaatinize vabestedir. Sizin
zabitleriniz bir gnah ile kendi nefsine zulmetse, siz bu
itaatsizlikle yz milyon slma zulmediyorsunuz. Zira
bu itaatsizlikle uhuvvet-i slmiyeyi tehlikeye atyorsunuz.
Biliniz ki, asker oca cesm ve muntazam bir fabrikaya
benzer. Bir ark itaatsizlik etse, btn fabrika hercmerc
olur. Asker neferat siyasete karmaz. Yenieriler ahittir.
Siz eriat dersiniz, halbuki eriate muhalefet ediyorsunuz.
Ve lekedar ediyorsunuz. eriat ile, Kurn ile, hads ile,
hikmet ile, tecrbe ile sabittir ki; salam, dindar, hakperest
ull-emre itaat farzdr. Sizin ull-emriniz, stadnz,
zabitlerinizdir. Nasl ki, mhir mhendis, hzk tabip bir
cihette gnahkr olsalar, tp ve hendeselerine zarar
vermez. Kezlik, mnevverl-efkr ve fenn-i harbe in,
mektepli, hamiyetli, mmin zabitlerinizin bir cz
nmeru hareketi iin itaatinize halel vermekle
Osmanllara slmlara zulmetmeyiniz. Zira, itaatsizlik
yalnz bir zulm deil, milyonlarca nfusun hakkna bir
nevi tecavz demektir. Bilirsiniz ki, bu zamanda bayrak-
tevhid-i lh sizin yed-i ecaatinizdedir. O yedin kuvveti de
itaat ve intizamdr. Zira bin muntazam ve mut asker, yz
bin babozua mukabildir. Ne hcet, yz sene zarfnda
otuz milyon nfusun vcuda getirmedii byle pek ok kan
dktren inklplar siz itaatinizle, kan dkmeden yaptnz.
Bunu da sylyorum ki: Hamiyetli ve mnevverl-kir
bir zbiti zyi etmek, mnev kuvvetinizi zyi etmektir. Zira
imdi hkmferm, ecaat-i imaniye ve akliye ve
fenniyedir. Bazan bir mnevverl-kir, yze mukabildir.
Ecnebler size bu ecaatle galebeye alyorlar. Yalnz
ecaat-i ftriye k deil...
Elhasl: Fahr-i lemin fermann size tebli ediyorum ki,
itaat farzdr. Zabitinize isyan etmeyiniz. Yaasn askerler!
Yaasn merta-i mera!
Demek ki ben, bu kadar lim varken, byle mhim
vazifeleri deruhte ettiimden cinayet ettim.
ON BRNC CNAYET: Ben vilyt- arkiyede
airetlerin hal-i perianiyetini gryordum. Anladm ki,
dnyev bir saadetimiz, bir cihetle fnun-u cedide-i
medeniye ile olacak. O fnunun da gayr- mteafn bir
mecrs ulema ve bir menba da medreseler olmak
lzmdr. T ulem-i din, fnun ile nsiyet peyda etsin.
Zira, o vilyatta yar-bedev vatandalarn zimm-
ihtiyar, ulema elindedir. Ve o saik ile Dersaadete geldim.
Saadet tevehhm ile o vakitteimdi mnkasim olmu,
iddetlenmi olanistibdatlar, merhum Sultan- mahla
isnad edildii halde, onun Zaptiye Nzr ile bana verdii
maa ve ihsan- ahanesini kabul etmedim, reddettim.
Hat ettim. Fakat o hatam, medrese ilmi ile dnya maln
isteyenlerin yanllarn gstermekle hayr oldu. Aklm
feda ettim, hrriyetimi terk etmedim. O efkatli Sultana
boyun emedim. ahs menfaatimi terk ettim.
imdiki sivrisinekler beni cebirle deil, muhabbetle
kendilerine mttek edebilirler. Bir buuk senedir burada
memleketimin ner-i maari iin alyorum. stanbulun
ekserisi bunu bilir.
Ben ki bir hamaln oluyum. Bu kadar dnya bana
myesser iken kendi nefsimi hamal oulluundan ve fakr-
halden karmadm. Ve dnya ile kkleemediim ve en
sevdiim mevki olan vilyt- arkyenin yksek dalarn
terk etmekle millet iin tmarhaneye, tevkifhaneye ve
Merutiyet zamannda ikenceli hapishaneye dmeme
sebebiyet veren yle umurlara teebbs etmekle byk bir
cinayet eyledim ki, bu dehetli mahkemeye girdim.
YARI CNAYET: yle ki: Daire-i slmn merkezi ve
rabtas olan nokta-i hilfeti elinden karmamak kriyle ve
sabk Sultan merhum Abdlhamid Han Hazretleri sabk
itima kusuratn derk ile nedamet ederek kabul-
nasihate istidat kesbetmi zannyla ve Aslh tarik
musalhadr mlhazasyla, imdiki en ok araz ve
inlta mebde ve tohum olan bu vukua gelen iddet
suretini daha ahsen surette dndmden, merhum
Sultan- sbka ceride lisanyla syledim ki:
Mnhasif Yldz darlfnun et, t Sreyya kadar li
olsun. Ve oraya seyyahlar, zebnler yerine ehl-i hakikat
melike-i rahmeti yerletir, t cennet gibi olsun. Ve
Yldzdaki milletin sana hediye ettii servetini, milletin ba
hastal olan cehaletini tedavi iin byk din
darlfnunlara sarf ile millete iade et. Ve milletin
mrvvet ve muhabbetine itimad et. Zira, senin ahane
idarene millet mtekefldir. Bu mrden sonra srf hireti
dnmek lzm. Dnya seni terk etmeden evvel sen
dnyay terk et. Zektl-mr mr- sni yolunda sarf
eyle!
imdi muvazene edelim: Yldz elence yeri olmal veya
darlfnun olmal? Ve iinde seyyahlar gezmeli veya
ulema tedris etmeli? Ve gasp edilmi olmal veyahut
hediye edilmi olmal? Hangisi daha iyidir? nsaf sahipleri
hkmetsin.
Ben ki bir gedaym, bir byk padiaha nasihat ettim.
Demek yar cinayet ettim.
Cinayetin teki yarsn sylemek zaman
gelmedi.
HAYE-1
Haiye-1 O yarnn zaman, on be sene sonra yirmi sekiz senedir mellin
sebeb-i hapsi olan Siracn-Nurun hirindeki bahse baknz. Tam o yar
cinayeti bileceksiniz.
Yazk! Eyvahlar olsun! Saadetimiz olan merutiyet-i
mer, bir menba- hayat- itimaiyemiz ve slmiyete
uygun olan maarif-i cedideye millet nihayet derecede
mtak ve susam olduu halde, bu hdisede ifratperver
olanlar Merutiyete garazlar kartrmakla ve kren
mnevver olanlar da dinsizce harekt- lbaliyne ile
milletin rabetine kar maatteessf set ektiler. Bu seddi
ekenler, ref etmelidirler; vatan namna rica olunur.
Ey paalar, zabitler!
Bu on bir buuk cinayetin ahitleri binlerle adamdr.
Belki bazlarnastanbulun yars ahittir. Bu on bir buuk
cinayetin cezasna rza ile beraber, on bir buuk sualime de
cevap isterim. te bu seyyiatma bedel bir hasenem de
var. Syleyeceim:
Herkesin evkini kran ve neesini karan ve arazlar
ve taraftarlklar hissini uyandran ve sebeb-i tefrika olan
rklk cemiyat- akvamiye tekiline sebebiyet veren ve
ismi merutiyet ve mns istibdat olan ve ttihad ve
Terakki ismini de lekedar eden buradaki ube-i
mstebidaneye muhalefet ettim.
Herkesin bir kri var. te sulh-u umum, aff- umum ve
ref-i imtiyaz lzm.
T ki, biri bir imtiyaz ile bakasna haerat nazaryla
bakmakla nifak kmasn. Fahr olmasn, derim: Biz ki
hakik Mslmanz; aldanrz, fakat aldatmayz. Bir hayat
iin yalana tenezzl etmeyiz. Zira, biliyoruz ki,
1
fakat, meru, hakik
merutiyetin msemmsna ahd peyman ettiimden,
istibdat ne ekilde olursa olsun, merutiyet libas giysin ve
ismini taksn, rastgelsem sille vuracam.
1. En byk hile, hileleri terk etmektir.
Fikrimce merutiyetin dman, merutiyeti gaddar,
irkin ve hilf- eriat gstermekle meveretin de
dmanlarn ok edenlerdir. Tebeddl- esm ile hakaik
tebeddl etmez. En byk hat, insan kendini hatsz
zannetmek olduundan, hatm itiraf ederim ki, nsn
nasihatini kabul etmeden nsa nasihati kabul ettirmek
istedim. Nefsimi irad etmeden bakasnn iradna
altmdan, emr-i bilmrufu tesirsiz etmekle tenzil ettim.
Hem de tecrbe ile sabittir ki, ceza bir kusurun
neticesidir. Fakat bazan o kusur, ilenmemi baka kusurun
suretinde kendini gsterir, o adammsum iken cezaya
mstehak olur. Allah musibet verir, hapse atar, adalet eder.
Fakat hkim ona ceza verir, zulmeder.
Ey ull-emir! Bir haysiyetim vard, onunla slmiyet
milliyetine hizmet edecektim; krdnz. Kendi kendine
olmu istemediim bir hret-i kzibem vard, onunla
avma nasihat tesir ettiriyordum; maalmemnuniye
mahvettiniz. imdi usandm bir hayat- zaifem var;
kahrolaym eer idama esirgersem! Mert olmayaym, eer
lmeye glmekle gitmezsem! Sureten mahkmiyetim,
vicdanen mahkmiyetinizi inta edecektir. Bu hal bana
zarar deil, belki andr. Fakat millete zarar ettiniz. Zira
nasihatmdaki tesiri krdnz.
Saniyen: Kendinize zarardr. Zira, hasmnzn elinde bir
hccet-i kta olurum. Beni mihenk tana vurdunuz.
Acaba frka-i hlisa dediiniz adamlar byle mihenge
vurulsalar, ka tanesi salam kacaktr? Eer merutiyet
bir frkann istibdadndan ibaretse ve hilf- eriat hareket
ise,
HAYE-1
Haiye-1 Yani, btn dnya, cin ve ins ahit olsun ki ben mrteciim.
Zira yalanlarla ittihad yalandr. Ve ifsadat zerine
messes olan ism-i merutiyet, fsittir. Msemm-i
merutiyet hak, sdk, muhabbet ve imtiyazszlk zerine
beka bulacaktr
31 Mart Hdisesidenilen o sika ve mthi frtna,
esbab- adde tahtnda yle bir istidad- tabiyi mheyya
etmiti ki, neticesi hercmerc olduu halde, min indillh
ehl-i kyamn lisanna daima mucizesini gsteren ism-i
eriat geldi. O frtnay gayet haf geirdiinden Nisann
nsfndan sonraki gazeteleri indallah mahkm ediyor. Zira,
o hadiseye sebebiyet veren yedi mesele ve onunla beraber
yedi hal nazar- mtlaya alnsa, hakikat tezahr eder.
Onlar da bunlardr:
1. Yzde doksan ttihad ve Terakkinin aleyhinde, hem
onlarn tahakkm ve istibdad aleyhinde bir hareket idi.
2. Frkalarn meydan- mnakat olan vkely tebdil
idi.
3. Sultan- mazlmu sukut-u musammemden
kurtarmakt.
4. Hissiyat- askeriyenin ve db- dindaranelerinin
muhalif telkinatnn nne set olmakt.
5. Pek ok bytlen Hasan Fehmi Beyin ktilini
meydana karmakt.
6. Kadro haricine kanlar ve alay zabitlerini madur
etmemekti.
7. Hrriyeti, sefahete umuln men ve db- eriatla
tahdit ve avmn siyaset-i er bildikleri yalnz ksas ve
kat- yed haddini icra idi.
Fakat zemin bataklk ve dam ve pln serilmiti.
Mukaddes olan itaat-i askeriye feda edildi. ssl-esas
esbab, frkalarn taraftarane ve garazkrane mnakaat ve
gazetelerin belat yerine mbalat ve yalan ve
ifratperverane kemekeleri idi. Bu metlib-i seb'ada, nasl
ki yedi renk evrilse yalnz beyaz grnr, bunda da yalnz
ziy-y eriat- beyz tecell etti, fesadn nne set ekti
Btn kuvvetimle derim ki: Terakkimiz, ancak
milliyetimiz olan slmiyetin terakkisiyle ve hakaik-i
eriatn tecellsiyledir. Yoksa, Yryn terk etti,
bakasnn da yryn renmedi diye olan darb-
mesele msadak olacaz.
Evet, hem an ve eref-i millet-i slmiye, hem sevab-
hiret, hem hamiyet-i milliye, hem hamiyet-i slmiye, hem
hubb-u vatan, hem hubb-u din ile mtehassis olmalyz.
Ey paalar, zabitler!
Cinayetlerime ceza ve imdi suallerime de cevap
isterim. slmiyet ise, insaniyet-i kbr; ve eriat ise,
medeniyet-i fuzla (en faziletli) olduundan, lem-i
slmiyet, medine-i fazilet-i Etuniye olmaya sezdr.
Birinci sual:
HAYE-1
Gazetelerin aldatmalaryla meru
bilerek buradaki grenek ve dete binaen cereyan-
umumye kaplan safdillerin cezas nedir? Belki, hakikaten
onlar ylandrlar, haydutturlar, isdipdattrlar.
Haiye-1 Bu sualler, krk-elli masum mahpusun tahliyesine sebep oldu.
kinci sual: Bir insan ylan suretine girse, yahut bir vel
haydut kyafetine girse, veyahut merutiyet, istibdat
ekline girse, ona taarruz edenlerin cezas nedir? Belki,
hakikaten onlar ylandrlar, haydutturlar ve istibdattrlar!
nc sual: Acaba mstebit yalnz bir ahs m olur?
Mteaddit ahslar mstebit olmaz m? Bence kuvvet
kanunda olmal, yoksa istibdat mnkasm olmu olur. Ve
komitecilikle tam iddetlenir.
Drdnc sual: Bir msumu idam etmek mi, yoksa on
cniyi affetmek mi daha zarardr?
Beinci sual: Madd tazyikler, ehl-i meslek ve kre galebe
etmedii gibi daha ziyade nifak ve tefrika vermez mi?
Altnc sual: Bir mden-i hayat- itimaiyemiz olan
ittihad- millet, ref-i imtiyazdan baka ne ile olur?
Yedinci sual: Msavat ihll ve yalnz bazlar tahsis ve
haklarnda kanunu tamamyla tatbik etmek, zahiren adalet
iken, bir cihette acaba msavatszlkla zulm ve garaz
olmaz m? Hem de tebrie ve tahliye ile msumiyetleri
tebeyyn eden ekser-i mahbusnin, belki yzde sekseni
msum iken, acaba ekseriyet nokta-i nazarnda bu hal
hkmferma olsa, garaz ve kr-i intikam olmaz m?
Divan- harbe diyeceim yok, ihbar edenler dnsnler.
Sekizinci sual: Bir frka kendisine bir imtiyaz taksa,
herkesin en hassas nokta-i asabiyesine daima dokundura
dokundura zorla herkesi merutiyete muhalif gibi gsterse
ve herkes de onlarn kendilerine takt ism-i merutiyet
altnda olan muannid istibdada ilimi ise, acaba kabahat
kimdedir?
Dokuzuncu sual: Acaba bahvan bir bahenin kapsn
asa, herkese ibaha etse, sonra da zyiat vuku bulsa,
kabahat kimdedir?
Onuncu sual: Fikir ve sz hrriyeti verilse, sonra da
muaheze olunsa, acaba biare milleti atee atmak iin bir
pln olmaz m? Byle olmasayd, baka bahaneyle mevki-i
tatbike konulaca hayale gelmez miydi?
On Birinci sual: Herkes merutiyete yemin ediyor.
Halbuki ya msemm-y merutiyete kendi muhalif veya
muhalefet edenlere kar skt etse, acaba kefaret-i yemin
vermek lzm gelmez mi? Ve millet yalanc olmaz m? Ve
msum olan efkr- umumiye yalanc, bunak ve gayr-
mmeyyiz addolunmaz m?
Elhasl: edit bir istibdat ve tahakkm, cehalet cihetiyle
imdi hkmfermadr. Gya istibdat ve hayelik tensuh
etmi. Ve maksat da Sultan Abdlhamidden istirdad-
hrriyet deilmi. Belki haf ve az istibdad, iddetli ve
kesretli yapmakm!
Yarm sual: Nazik ve zayf bir vcut ki, sivrisineklerin ve
arlarn srmasna tahamml edemedii iin, gayet tel ve
zahmetle onlar def e alrken, biri ksa, dese ki:
Maksad sivisinekleri, arlar def etmek deil, belki byk
arslan ikaz edip kendine musallat etmek ister. Acaba
byle demekle hangi ahma kandracaktr?
Sualin dier yars kmaya izin yoktur.
Ey paalar, zabitler! Btn kuvvetimle derim ki:
Gazetelerde nerettiim umum makaltmdaki umum
hakaikte nihayet derecede musrrm. ayet zaman- mazi
cnibinden, Asr- Saadet mahkemesinden adaletnme-i
eriatla davet olunsam; nerettiim hakaiki aynen ibraz
edeceim. Olsa olsa, o zamann ilcaatnn modasna gre
bir libas giydireceim.
ayet mstakbel tarafndan yz sene sonraki
tenkidt- ukal mahkemesinden tarih celpnamesiyle celp
olunsam, yine bu hakikatleri, tevess ve inbisat ile
atlayan baz yerlerini yamalamakla beraber, taze olarak
orada da gstereceim.
Demek, hakikat tahavvl etmez; hakikat haktr.
1

Millet uyanm; mugalta ve cerbeze
ile ifal olunsa da devam etmeyecektir. Hakikat telkki
olunan hayalin mr ksadr. Feveran eden efkr-
umumiye ile o aldatmalar ve mugaltalar dalacak ve
hakikat meydana kacaktr, inaallah.
1. Hak daima stn gelir; hakka galebe edilmez. Bu hadis-i erin Buhar,
Ceniz: 79daki rivayeti u ekildedir: El-slmu yal vel yul.
Sizin ikenceli hapishanenizin hali, zaman mthi,
mekn muvahhi, mahbusn mtevahhi, gazeteler mrcif,
efkr mevve, kalbler hazin, vicdanlar mteessir ve
meyus, bidayet-i halde memurlar emtetli, nbetiler
mzi olmakla beraber, vicdanm beni tzip etmedii iin,
o hal bana elence gibiydi. Musibetlerin tenevv,
musikinin namelerinin tenevv gibi bana geliyordu.
Hem de geen sene tmarhanede tahsil ettiim dersi,
imdi bu mektepte itmam ettim. Musibet zamannn
uzunluundan, uzun dersler grdm. Dnyann ruhan
lezzeti olan hzn- msumne ve mazlumneden, zayfa
efkat, ve gadre iddet-i nefret dersini aldm.
midim kavdir ki: ok msumlarn kalblerinden
hararet-i hznle tebahhur eden ay, vay ve ahlar,
rahmetli bir bulut tekil edecektir. Ve lem-i slmdaki
yeni yeni slm devletlerinin teekklleriyle, o rahmetli
bulut teekkle balamtr.
Eer medeniyet byle haysiyet krc tecavzlere ve
nifak verici iftiralara ve insafszcasna intikam kirlerine ve
eytancasna mugaltalara ve diyanette lblicesine
hareketlere msait bir zemin ise, herkes ahit olsun ki, o
saadet-saray- medeniyet tesmiye olunan byle mahall-i
arza bedel, vilyat- arkiyenin, hrriyet-i mutlakann
meydan olan yksek dalarndaki bedeviyet ve vahet
adrlarn tercih ediyorum. Zira bu mimsiz medeniyette
grmediim hrriyet-i kir ve serbesti-i kelm ve hsn-
niyet ve selmet-i kalb, ark Anadolunun dalarnda tam
mnsyla hkmfermadr.
Bildiime gre, edipler edepli olurlar. Edepsiz baz
gazeteleri nir-i arz gryorum. Eer edep byleyse ve
efkr- umum byle karma kark olsa, ahit olunuz ki,
byle edebiyattan vazgetim. Bunda da dahil deilim.
Vatanmn yksek dalarnda, yani, Baitbandaki ecram
ve elvh- lemi, gazetelere bedel mtala edeceim.
Muarrdr fez-y feyzimiz eyn-i temenndan,
Bize dd- ezeldir zrden bldan istin.
ekildik neve-i mitten, tl-i emellerden,
yle mecnunuz ki, ettik vuslat- Leyldan istin.
Tenbih: Medeniyetten istifam, sizi dndrecek. Evet,
byle istibdat ve sefahete ve zilletle memzu medeniyete,
bedeviyeti tercih ediyorum. Bu medeniyet, ehas fakir ve
seh ve ahlksz eder. Fakat hakik medeniyet, nev-i
insann terakki ve tekemmlne ve mahiyet-i neviyesinin
kuvveden ile kmasna hizmet ettiinden, bu nokta-i
nazardan medeniyeti istemek, insaniyeti istemektir.
Hem de mn-y merutiyete iptil ve muhabbetimin
sebebi udur ki: Asyann ve lem-i slmn istikbalde
terakkisinin birinci kaps merutiyet-i merua ve eriat
dairesindeki hrriyettir. Ve tli ve taht ve baht- slmn
anahtar da merutiyetteki rdr. Zira, imdiye kadar
yz yetmi milyon slm ecanibin istibdd- mnevsi
altnda eziliyordu. imdi hakimiyet-i slmiye, lemde,
bahusus bundan sonra Asyada hkmferm olduu halde,
herbir ferd-i Mslman hkimiyetin bir cz- hakiksine
mlik olur. Ve hrriyet yz yetmi milyon slm
esaretten hals etmeye bir re-i yegnedir. Farz- muhal
olarak, burada yirmi milyon nfus, tesis-i hrriyette ok
zarardde olsalar da, feda olsunlar. Yirmiyi verir, yz
alrz.
Yazk! Eyvahlar olsun! Bizdeki unsurlar, rklar, hava gibi
muhtelittir. Su gibi memzu olmamlar. naallah,
elektrik-i hakaik-i slmiyetle imtiza ederek, ziya-y
maarif-i slmiye hararetiyle kuvvet tevlid ederek bir
mizc- mutedile-i adalet vcuda gelecektir.
Yaasn merutiyet-i merua! Sa olsun hakikat-i eriat
terbiyesinden tam ders alan neyyir-i hrriyet!
stibdadn Garibzzaman,
Merutiyetin Bedizzaman,
imdikinin de Bidatzzaman:
Said Nurs
Bundan sonra stanbulda fazla kalmaz, Vana gitmek
zere stanbuldan ayrlr, Batumyoluyla Vana giderken
Tiise urar. Tiiste, eyh Sanan Tepesine kar. Dikkale
etraf temaa ederken yanna bir Rus polisi gelir ve sorar:
Niye byle dikkat ediyorsun?
Bedizzaman der: Medresemin plnn yapyorum.
O der: Nerelisin?
Bedizzaman: Bitlisliyim.
Rus polisi: Bu Tiisdir!
Bedizzaman: Bitlis, Tiis, birbirinin kardeidir.
Rus polisi: Ne demek?
Bedizzaman: Asyada, lem-i slmda nur, birbiri
arkasndan inkiafa balyor. Sizde birbiri stnde
zulmet inkiafa balayacaktr. u perde-i mstebidane
yrtlacak, takalls edecek. Ben de gelip burada medresemi
yapacam.
Rus polisi: Heyhat! aarm senin midine.
Bedizzaman: Ben de aarm senin aklna. Bu kn
devamna ihtimal verebilir misin? Her kn bir bahar, her
gecenin bir nehar vardr.
Rus polisi: slm para para olmu.
Bedizzaman: Tahsile gitmiler. te Hindistan, slmn
mstaid bir veledidir; ngiliz mekteb-i idadsinde alyor.
Msr, slmn zeki bir mahdumudur; ngiliz mekteb-i
mlkiyesinden ders alyor. Kafkas ve Trkistan, slmn iki
bahadr oullardr; Rus mekteb-i harbiyesinde talim
ediyorlar. l hir...
Yahu, u asilzade evlt, ehadetnamelerini aldktan
sonra, herbiri bir kta bana geecek, muhteem dil
pederleri olan slmiyetin bayran fk- kemltta
temevvc ettirmekle, kader-i ezelnin nazarnda, felein
inadna, nev-i beerdeki hikmet-i ezeliyenin srrn iln
edecektir.
Vana muvasalat ettikten sonra, airi (airetleri)
dolaarak itima, meden, ilm derslerle onlar irada
almtr. Bu hususta, sual-cevap halinde, Mnazarat
isimli bir kitap neretmitir.
Bedizzamann bir taraftan ehl-i siyasetle, dier taraftan
halk tabakas ve airetlerle muhaveresi, phesiz ki gayet
merak-verdir. Btn bunlarda, bu zatn yegne azim ve
gayesinin slmiyet nurunun ve Kurn hakikatlerinin
dnyaya yaylmas olduu ve kendisinin de bir delll-
Kurn vazifesini btn hayatnda ifa ettii grlmektedir.
Bedizzamann arktaki airle muhavere
vemnazaralarndan birka misl
Sual - Dine zarar olmasn, ne olursa olsun?
Elcevap - slmiyet gne gibidir, emekle snmez.
Gndz gibidir; gzyummakla gece olmaz. Gzn
kapayan, yalnz kendine gece yapar. Hem de, malp
biare bir reise yahut mdahin memurlara veyahut
mantksz bir ksm zabitlere itimat edilirse ve dinin
himayesi onlara braklrsa m daha iyidir; yoksa efkr-
mme-i milletin arkasndaki hissiyat- slmiyenin mdeni
olan, herkesin kalbindeki efkat-i imniye olan envr-
lhnin lemetnn itimalarndan ve hamiyet-i
slmiyenin errt- neyyirnesinin imtizacndan hasl
olan amd-u nurannin ve o seyf-i elmasn hamiyetine
braklrsa m daha iyidir, siz muhakeme ediniz.
Evet, u amd-u nuran, dinin himayetini, ehametinin
bana, murakabenin gzne, hamiyetinin omuzuna
alacaktr. Gryorsunuz ki, lemet- mteferrika, telele
balam. Yava yava incizab ile imtiza edecektir. Fenn-i
hikmette takarrur etmitir ki: Hiss-i din, lsiyyema
(bhusus) din-i hakk- ftrnin sz daha nz, hkm daha
l, tesiri daha edittir
Evet, evet... Eer sivrisinek tantanasn kesse, balars
demdemesini bozsa, sizin evkiniz hi bozulmasn, hi
teessf etmeyiniz. Zira, kinat naamatyla raksa getiren
ve hakaikin esrarn ihtizaza veren musika-i lhiye hi
durmuyor; mtemadiyen gm gm eder.
Padiahlar padiah olan Sultan- Ezel, Kurn denilen
musika-i lhiyesi ile umum lemi doldurarak kubbe-i
sumanda iddetli ses getirmekle, sadef-i kefh-misl olan
ulema ve meyih ve hutebnn dima, kalb ve femlerine
vurarak, aks-i sads onlarn lisanlarndan kp seyr
seyeln ederek, eit eit sadlarla dnyay gm gm ile
ihtizaza getiren o sadnn tecessm ve intibayla; umum
ktb- slmiyeyi bir tanbur ve kanunun bir teli ve bir
eridi hkmne getiren ve herbir tel, bir neviyle onu iln
eden o sad-y semav ve ruhanyi kalbin kulayla
iitmeyen veya dinlemeyen; acaba o sadya nispeten
sivrisinek gibi bir emrin demdemelerini ve karasinekler
gibi bir hkmetin adamlarnn vzvzlarn iitecek
midir?...
S - Hrriyeti bize ok fena tefsir etmiler. Hatt det
hrriyette insan her ne sefahet ve rezalet ilerse, bakasna
zarar etmemek artyla birey denilmez, diye bize
anlatmlar. Acaba byle midir?
C - yleler hrriyeti deil, belki sefahet ve rezaletlerini
iln ediyorlar ve ocuk bahanesi gibi hezeyan ediyorlar.
Zira, nzenin hrriyet, db- eriatla mteeddibe ve
mtezeyyine olmak lzmdr. Yoksa, sefahet ve rezaletteki
hrriyet, hrriyet deildir. Belki hayvanlktr, eytann
istibdaddr. Nefs-i emmreye esir olmaktr.
Hrriyet-i umum, efrdn zerrt- hrriytnn
muhassaldr. Hrriyetin eni odur ki, ne nefsine, ne
gayrya zarar dokunmasn
Fakat, ey gerler, sizde olan yar hrriyettir. Dier
yars da bakasnn hrriyetini bozmamaktr. Hem de
kut-u lyemt ve vahet ile lde olan hrriyet, sizin da
komularnz olan hayvanlarda da bulunuyor. Vka, u
biare vah hayvanlarn bir lezzeti ve tesellsi varsa, o da
hrriyetleridir. Lkin gne gibi parlak, ruhun mukas ve
cevher-i insaniyetin kfv o hrriyettir ki, sadet-sary-
medeniyette oturmu ve marifet ve fazilet ve slmiyet
terbiyesiyle ve hulleleriyle mtezeyyine olan hrriyettir
S - Nasl hrriyet imnn hassasdr?
C - Zir, rabta-i iman ile Sultan- Kinata hizmetkr
olan adam, bakasna tezelll ile tenezzl etmeye ve
bakasnn tahakkm ve istibdad altna girmeye o adamn
izzet ve ehamet-i imaniyesi brakmad gibi; bakasnn
hrriyet ve hukukuna tecavz etmeyi dahi, o adamn
efkat-i imaniyesi brakmaz.
Evet, bir padiahn doru bir hizmetkr, bir obann
tahakkmne tezelll etmez. Bir biareye tahakkme dahi
o hizmetkr tenezzl etmez. Demek iman ne kadar
mkemmel olursa, o derece hrriyet parlar. te Asr-
Sadet...
S - Bir byk adama ve bir veliye ve bir eyhe ve bir
byk lime kar nasl hr olacaz? Onlar meziyetleri iin
bize tahakkm etmek haklardr. Biz onlarn faziletlerinin
esiriyiz.
C - Velyetin, eyhliin, bykln eni tevazu ve
mahviyettir, tekebbr ve tahakkm deildir. Demek,
tekebbr eden sabiyy-i mteeyyihtir. Siz de byk
tanmaynz.
S - Heyht! Bize tesell veren u ulv emeli yese inklp
ettiren ve etrafmzda hayatmz zehirlendirmek ve
devletimizi para para etmek iin azlarn am olan o
mthi ylanlara ne diyeceiz?
C - Korkmaynz. Medeniyet, fazilet ve hrriyet lem-i
insaniyette galebe almaya baladndan, bizzarure
terazinin teki yz eyen feeyen haeecektir. Farz-
muhal olarakAllah etmesineer bizi para para edip
ldrseler, eminolunuz, biz yirmi olarak leceiz, yz
olarak dirileceiz. Bamzdan rezil ve ihtilfatn gubarn
silkip, hakik mnevver ve mttehid olarak kervn- ben
beere pdrlk edeceiz. Biz, en edit, en kav ve en bk
hayat inta eden yle bir lmden korkmayz. Biz lsek de
slmiyet sa kalr. O millet-i kudsiye sa olsun.
S - Gayr- mslimlerle nasl msavi olacaz?
C - Msavat ise, fazilet ve erefte deildir, hukuktadr.
Hukukta ise ah ve ged birdir. Acaba bir eriat, karncaya
bilerek ayak basmaynz dese, tzibinden men etse, nasl
ben demin hukukunu ihml eder? Kell... Biz imtisal
etmedik. Evet, mam- Alinin (r.a.) d bir Yahudi ile
muhakemesi ve medr- fahriniz olan Salhaddin-i
Eyybnin miskin bir Hristiyan ile mrafaas, sizin u
yanlnz tashih eder zannederim.
HAYE-1
Haiye-1 Eski Said, Nurun parlak hsiyetinden gelen kuvvetli bir mit ve tam
teselli ile siyaseti slmiyete let yaparak hararetle hrriyete alrken dier
bir hiss-i kablelvuku ile dehetli ve ldini bir istibdad- mutlakn geleceini bir
hadis-i erin mnsndan anlayp elli sene evvel haber vermi. Saidin tesell
haberlerini o istibdad- mutlak yirmi be sene bilil tekzib edeceini hissetmi
ve otuz senedenberi deyip siyaseti
brakm. Yeni Said olmutur.
Zira, merutiyet, hkimiyet-i millettir. Hkmet
hizmetkrdr. Merutiyet doru olursa, kaymakam ve vli,
reis deiller, belki cretli hizmetkrlardr. Gayr- mslim
reis olamaz, fakat hizmetkr olur. Farz ediniz ki, memuriyet
bir nevi riyaset ve bir aalktr. Gayr- mslimlerden bin
adam aalmza, riyasetimize erik ettiimiz vakitte,
millet-i slmiyeden aktr- lemde yz bin adamn
riyasetine yol alyor. Biri zayi edip bini kazanan, zarar
etmez.
(31 Mart Hdisesi Hakknda Bir Cevab)
Ben 31 Mart hdisesinde una yakn bir hal grdm.
Zira slmiyetin merutiyetperver ve hamiyetli fedileri
cevher-i hayat makamnda bildikleri nimet-i merutiyeti
eriata tatbik edip ehl-i hkmeti adalet namaznda
kbleye irad ve tam mukaddes eriat, merutiyet
kuvvetiyle ila; ve merutiyeti, eriat kuvvetiyle ibka; ve
btn seyyiat- sabkay muhalefet-i eriat zerine ilka
etmek iin baz telkinatta ve teferruatn tatbikatnda
bulundular. Sonra, san solundan fark edemeyenler
h!eriat, istibdada msait zannederek tti kular
taklidi gibi eriat isteriz demekle, hakik maksat ortada
anlalmaz oldu. Zaten plnlar serilmiti. te o zaman
yalan olarak hamiyet maskesini taknan baz herier, o
ism-i mukaddese tecavz ettiler. te c-y ibret bir nokta-i
siyah!
HAYE-1
Hakikaten, bence, bir Mslman neslinden gelen bir
adamn akl ve kri slmiyetten tecerrt etse bile, ftrat
ve vicdan hibir vakit slmiyetten vazgeemez. En ebleh
ve en seh bile, sedd-i rasn-i istinadmz olan slmiyete
btn mevcudiyetiyle taraftardrlsiyyema siyasetten
haberdar olanlar...
Haiye-1 Gitme, dikkat et. lihimmet olanlar, o hdisede skt ettiler.
Garazkr cerideler hakik hrriyetin sadsn susturdular. Merutiyet pek az
adamlarn stne mnhasr kald. Fedakrlar da daldlar.
Hem zaman- saadetten imdiye kadar hibir tarih bize
bildirmiyor ki, bir Mslman muhakeme-i akliyesiyle
baka bir dini, slmiyete tercih etmi olsun ve delil ile
baka birdine dahil olmu olsun. Dinden kanlar var, o
baka mesele... Taklit ise, ehemmiyetsizdir. Halbuki
edyn- saire mntesipleri mutlaka fevc fevc, muhakeme-i
akliye ile ve burhan- kat ile daire-i slmiyete dahil
olmular ve olmaktadrlar.
Eer biz doru slmiyeti ve slmiyete lyk doruluu
ve istikameti gstersek, bundan sonra onlardan fevc fevc
dahil olacaklardr.
Hem de tarih bize bildiriyor ki, ehl-i slmn
temeddn, hakikat-i slmiyete ittibalar nispetindedir.
Bakalarn temeddn ise, dinleriyle mksen
mtenasiptir.
Hem de hakikat bize bildiriyor ki, mtenebbih olan
beer, dinsiz olamaz. Lsiyyema, uyanm, insaniyeti
tatm, mstakbele ve ebede namzet olmu adam dinsiz
yaayamaz. Zira uyanm bir beer, kinatn tehacmne
kar istinad edecek ve gayr- mahdud mline
(amellerine) nevnem verecek ve istimdatgh olacak
noktay, yani din-i hak olan dne-i hakikati elde etmezse
yaamaz. Bu srdandr ki, herkeste din-i hakk bulmak iin
bir meyl-i taharr uyanmtr. Demek istikbalde nev-i
beerin din-i ftrsi slmiyet olacana beraatl-istihll
vardr.
Ey insafszlar! Umum lemi yutacak, birletirecek,
besleyecek, ziyalandracak bir istidadda olan hakikat-i
slmiyeti, nasl dar buldunuz ki, fukaraya ve mutaassp bir
ksm hocalara tahsis edip, slmiyetin yar ehlini darya
atmak istiyorsunuz? Hem de, umum kemlt cmi, btn
nev-i beerin hissiyat- liyesini besleyecek mevadd muht
olan o kasr- nurn-yi slmiyeti, ne cretle mtem
tutmu bir siyah adr gibi bir ksm fukaraya ve bedevlere
ve mrtecilere has olduunu tahayyl ediyorsunuz? Evet,
herkes yinesinin mhedatna tbidir. Demek sizin siyah
ve yalanc yineniz size yle gstermitir.
S - frat ediyorsun, hayali hakikat gryorsun. Bizi de
tehil ile tahkir ediyorsun. Zaman hirzamandr, gittike
daha fenalaacak.
C - Neden dnya herkese terakki dnyas olsun da,
yalnz bizim iin tedenn dnyas olsun? yle mi? te, ben
de sizinle konumayacam. u tarafa dnyorum;
mstakbeldeki insanlarla konuacam:
Ey yz seneden sonraki yksek asrn arkasnda
gizlenmi ve skitne Nurun szn dinleyen ve bir nazar-
haf-i gayb ile bizi tem eden Saidler, Hamzalar,
merler, Osmanlar, Thirler, Ysuf lar, Ahmedler, ve
saireler!
Sizlere hitap ediyorum. Balarnz kaldrnz, Sadakte
deyiniz. Ve byle demek sizlere bor olsun. u
musrlarm, varsn beni dinlemesinler. Tarih denilen mazi
derelerinden sizin yksek istikbalinize uzanan telsiz
telgraa sizinle konuuyorum. Ne yapaym, acele ettim,
kta geldim; sizler cennet-s bir baharda geleceksiniz.
imdi ekilen nur tohumlar, zemininizde iek aacaktr.
Biz, hizmetimizin creti olarak sizden unu bekliyoruz ki:
Mazi ktasna gemek iin geldiiniz vakit, mezarmza
uraynz; o bahar hediyelerinden birka tanesini
medresemin
HAYE-1
mezarta denilen ve kemiklerimizi
misar eden ve Horhor toprannkapcs olan kalenin
bana taknz. Kapcya tenbih edeceiz; biziarnz.
Mezarmzdan
1
sadsn iiteceksiniz.
u zamann memesinden bizimle st emen ve gzleri
arkada maziye bakan ve tasavvuratlar kendileri gibi
hakikatsiz ve ayrlm olan bu ocuklar, varsnlar, u
kitabn
HAYE-2
hakaikini hayal tevehhm etsinler. Zira ben
biliyorum ki, u kitabn mesili hakikat olarak sizde
tahakkuk edecektir.
Haiye-1 Medresetz-Zehrnn Vandaki nmunesi olan ve vefat eden Horhor
Medresesinin mezarta hkmnde bulunan Van Kalesi demektir.
1. Size yet olsun!
Haiye-2 stikbalde telif edilecek Risale-i Nur Klliyatn hiss-i kablelvuku ile
haber veriyor.
Ey muhataplarm! Ben ok baryorum. Zira asr- slis-i
arn (yani on nc asrn) minaresinin banda
durmuum; sureten meden ve dinde lkayt ve kren
mazinin en derin derelerinde olanlar camiye dvet
ediyorum.
te ey iki hayatn ruhu hkmnde olan slmiyeti
brakan iki ayakl mezar- mteharrik bedbahtlar! Gelen
neslin kapsnda durmaynz. Mezar sizi bekliyor, ekiliniz.
T ki, hakikat-i slmiyeyi hakkyla kinat zerinde
temevvc-sz edecek olan nesl-i cedid gelsin!
S - Eskiler bizden l veya bizim gibi. Gelenler bizden
daha fena gelecekler.
C - Ey Trkler ve Krtler! Acaba imdi bir miting
yapsam, sizin bin sene evvelki ecdadnz ve iki asr
sonraki evltlarnz u grlt-hne olan asr- hzr
meclisine dvet etsem; acaba sa tarafta saf tutan eski
ecdadnz demeyecekler mi:
Hey mirasyedi yaramaz ocuklar! Netice-i hayatmz
siz misiniz? Heyht! Bizi akim bir kyas ettiniz, bizi ksr
braktnz.
Hem de sol safnda duran ve ehristn- istikblden
gelen evltlarnz, sadaki ecdatlarnz tasdik ederek
demeyecekler mi ki:
Ey tembel pederler! Siz misiniz hayatmzn sur ve
kbrs? Siz misiniz u anl ecdadmzla bizi rapt eden
rabtamzn hadd-i evsat? Heyht! Ne kadar hakikatsiz ve
kartrc ve maabeli bir kyas oldunuz!
1
te, ey bedev gerler ve ey inklp softalar!
2
Manzara-i hayal
HAYE-1
stnde grdnz ki, u byk
mitingte iki taraf da sizi protesto ettiler.
1. Bu cmlelelirn mns iin baknz Kavramlar Szl: --y kk.
2. Sonradan ilve edilmitir.
Haiye-1 Hayal dahi bir simotoraftr.
(Cevaplardan Bir Ksm)
yle ise ben derim: Hakikaten sizin harikulde ecaate
istidadnz vardr. Zira bir menfaat veya cz bir haysiyet
veya itibar bir eref iin veya Filn yiittir szlerini
iitmek gibi kk emirlere hayatn istihfaf eden veya
aasnn namusunu istizam iin kendini feda eden
kimseler, eer uyansalar, hazinelere deer olan slmiyet
milliyetine
HAYE-1
, yani yz milyon slmn uhuvvetlerini
ve mnev yardmlarn kazandran slmiyet milliyetine,
binler ruhu da olsa, acaba istihfaf- hayat etmezler mi?
Elbette hayatn on paraya satan, on liraya binler evkle
satar.
Haiye-1 Milliyetimiz bir vcuttur. Ruhu slmiyet, akl Kurn ve mandr.
Maatteessf, gzel eylerimiz gayr- mslimler eline
getii gibi, gzel olan ahlklarmz da yine gayr-
mslimler almlar. Gya bizim bir ksm itima ahlk-
liyemiz yanmzda reva bulmadndan, bize darlp
onlara gitmi. Ve onlarn bir ksm rezili, kendileri iinde
ok reva bulmadndan cehaletimizin pazarna getirilmi.
Hem, byk bir taaccple grmyor musunuz ki,
terakkiyat- hzrann ssl-esas ve belki din-i hakkn
muktezs olan Ben lrsem devletim, milletim ve
ahbaplarm sadrlar gibi kelime-i beyza ve haslet-i
hamry gayr- mslimler almlar? nk onlarn bir
fedisi der: Ben lrsem milletim sa olsun; iinde bir
hayat- mneviyem vardr. Ve btn sefaletin ve ahsiyatn
esas olan Ben ldkten sonra dnya ne olursa olsun.
sterse tfan olsun veyahut
1

olan kelime-i hamka ve seciye-i avra, himmetimizin
elini tutmu, rehberlik ediyor. te, en iyi haslet ki,
dinimizin muktezasdr: Biz ruhumuzla, canmzla,
vicdanmzla, krimizle ve btnkuvvetimizle demeliyiz ki:
Biz lsek, milletimiz olan slmiyet haydr, ilelebed
bkdir. Milletim sa olsun. Sevb- uhrev bana kdir.
Milletin hayatndaki hayat- mneviyem beni yaattrr;
lem-i ulvde beni mtelezziz eder.
2
deyip, nurun ve hamiyetin
nurlu rehberlerini kendimize rehber etmeliyiz.
1. Ben susuzluktan lrsem, artk bir tek damla bile yamasn!
2. lm, Nevruz gnmzdr, baharmzdr.
S - Hereyden evvel bize lzm olan nedir?
C - Doruluk.
S - Daha?
C - Yalan sylememek.
S - Sonra?
C - Sdk, sadakat, ihls, sebat, tesand.
S - Neden?
C - Kfrn mahiyeti yalandr. mann mahiyeti sdktr.
u burhan k deil midir ki, hayatmzn beks imann ve
sdkn ve tesandn devamyladr?
S - En evvel resmz slah olunmal.
C - Evet, reisleriniz malnz ceplerine indirip
hapsettikleri gibi, akllarnz da sizden almlar veya
dimanzda hapsetmiler. yleyse, imdi onlarn
yanndaki akllarnzla konuacam:
Eyyher-rus ver-rues! Teksl olan tevekklden
saknnz. i birbirinize havale etmeyiniz. Elinizdeki
malmzla ve yannzdaki aklmzla bize hizmet ediniz.
nk, u meskini istihdam etmekle cretinizi almsnz.

1
te imdi hizmet vaktidir
Elhasl: slm uyand ve uyanyor.
HAYE-1
Fenal fena,
iyilii iyi olarak grdler. Evet, u dereler airini tevbekr
eden, ite bu srdr. Hem de btn slm yava yava bu
istidad almakta ve kesb etmektedir. Lkin, sizler bedev
olduunuzdan ve ftrat- asliyeniz, olduka bozulmam
olduundan, slmiyetin kuds milliyetine daha yaknsnz.
1. Vakit gemi deil, eskiden kaybettiklerinizi imdi tedrik edin. (Yazn
kaybettiklerinizi imdi hazrlamaya ve bulmaya bakn.)
Haiye-1 Evet, krk be sene evvel sylenen bu sz Pakistan, Arabistanairi
dahi hkimiyet ve istiklliyetlerini kazandklarndan, Eski Saidi bu dersinde
tasdik ediyorlar ve daha da edecekler.
Seyahatimde beni tanmayanlar kyafetime bakp, beni
tcir zannettiklerinden derlerdi ki:
S - Tcir misin?
C - Evet, hem tcirim, hem de kimyagerim.
S - Nasl?
C - ki madde var, mezc ettiriyorum. Birinden tiryak-
, birinden elektrik-i muz tevelld eder.
S - Bunlar nerede bulunur?
C - Medeniyet ve fazilet arsnda, cephesinde insan
yazl ve iki ayak stnde gezen sandkiindeki, stne
kalb yazlan ya siyah veya prlanta gibi parlak olanbir
kutudadr.
S - simleri nedir?
C - man, muhabbet, sadakat, hamiyet.
Ceride-i Seyyare, Ebu Ley, bnzzaman, Ehul-Acib,
bn-u Ammil-Garib
Said Nurs
Sonra Vandan ama gider. amulemasnn ilhah ve
srar zerine, Cmil-Emevde on bine yakn ve ierisinde
yz ehl-i ilim bulunan azim bir cemaate kar bir hutbe
irad eder. Bu hutbe fevkalde takdir ve tahsin ile kabule
mazhar olur Bilahare, buradaki hutbesi, Hutbe-i miye
namyla tab edilmitir.
Bu Hutbe-i miye, slm leminin iinde bulunduu
madd-mnev hastalklarn nelerden ibaret bulunduunu,
felket ve esarete hangi sebeplerden dolay maruz
kaldklarn bildiren ve buna kar are-i hals gsteren ve
bundan sonra, slmiyetin zemin yznde madd-mnev
en yksek terakkiyi gstereceini, slm medeniyetin
kemal-i hametle meydana geleceini ve zemin yzn
pisliklerden temizleyeceini delil-i akliye ile ispat eden,
mjde veren ok kymettar, btn Mslmanlara, hatt
insanla mil bir derstir, bir hutbedir.
Hutbe-i amiyenin ba taraarnda diyor:
Ben bu zaman ve zeminde, beerin hayat- itimaiye
medresesinde ders aldm ve bildim ki: Ecnebler,
Avrupallar terakkide istikbale umalaryla beraber; bizi
madd cihette kurun-u vustda durduran ve tevkif eden,
alt tane hastalktr. O hastalklar da bunlardr:
1- Yesin, (mitsizliin) iimizde hayat bulup dirilmesi.
2- Sdkn hayat- itimaiye-i siyasiyede lmesi.
3- Advete muhabbet.
4- Ehl-i iman birbirine balayan nuran rabtalar
bilmemek.
5- eit eit sar hastalklar gibi intiar eden istibdat.
6- Menfaat-i ahsiyesine himmeti hasretmek.
Bu alt dehetli hastaln ilcn da, bir tp fakltesi
hkmnde, hayat- itimaiyemize, eczahane-i Kurniyeden
ders aldm alt kelime ile beyan ediyorum. Mualecenin
esaslar onlar biliyorum.
BRNC KELME: EL-EMEL. Yani, rahmet-i
lhiyeden kuvvetli mit beslemek.
Evet, ben kendi hesabma aldm derse binaen, ey
slm cemaati! Mjde veriyorum ki: imdiki lem-i slmn
saadet-i dnyeviyesi, bhusus Osmanllarn saadeti ve
bilhassa slmn terakkisi onlarn intibahyla olan Arabn
saadetinin fecr-i sadknn emreleri inkiafa balyor. Ve
saadet gneinin de kmas yaknlam. Yesin ramna
olarak ben dnyaya iittirecek
HAYE-1
derecede kanaat-i
katiyemle derim:
Haiye-1 Eski Said, hiss-i kablelvuku ile 1371de, bata Arap devletleri, lem-i
slmn ecneb esaretinden ve istibdadndan kurtulup slm devletler tekil
edeceklerini, krk be sene evvel haber vermi. ki Harb-i Umum ve 30-40 sene
devam eden istibdad- mutlak dnmemi. 1327de olacak gibi mjde vermi,
tehirinin sebebini nazara almam.
stikbal, yalnz ve yalnz slmiyetin olacak. Ve hkim,
hakaik-i Kurniye ve imaniye olacak.
Bu dvma ok burhanlardan ders almm. imdi o
burhanlardan mukaddematl bir buuk burhan
zikredeceim. O burhann mukaddematna balyoruz:
slmiyet hakaiki hem mnen, hem maddeten terakki
etmeye kabil ve mkemmel bir istidad var.
Birinci cihet olan mnen terakki ise: Biliniz, hakik
vukuat kaydeden tarih, hakikate en doru ahittir. te,
tarih bize gsteriyor. Hatt, Rusu malp eden Japon
Bakumandannn slmiyetin hakkaniyetine ehadeti de
udur ki:
Hakikat-i slmiyetin kuvveti nispetinde, Mslmanlar
o kuvvete gre hareket etmeleri derecesinde ehl-i slm
temeddn edip terakki ettiini tarih gsteriyor. Ve ehl-i
slmn hakikat-i slmiyede zaayeti derecesinde
tevahhu ettiklerini, vahete ve tedennye dtklerini ve
hercmerc iinde bellara, malbiyetlere dtklerini
tarih gsteriyor. Sair dinler ise bilkistir
Eer biz ahlk- slmiyenin ve hakaik-i imaniyenin
kemltn ef limizle izhar etsek, sair dinlerin tbileri,
elbette cemaatlerle slmiyete girecekler; belki kre-i arzn
baz ktalar ve devletleri de slmiyete dehlet
edecekler
Ey bu Cmi-i Emevdeki kardelerim gibi lem-i slmn
cami-i kebirinde olan kardelerim! Siz de ibret alnz. Bu
krk be senedeki bu dehetli hadisattan ibret alnz. Tam
aklnz banza alnz, ey mtefekkir ve akl sahibi ve
kendini mnevver telkki edenler!
Hsl- kelm: Biz Kurn akirtleri olan Mslmanlar,
burhana tbi oluyoruz, akl ve kir ve kalbimizle hakaik-i
imaniyeye giriyoruz. Baka dinlerin baz efradlar gibi
ruhbanlar taklit iin burhan brakmyoruz. Onun iin akl
ve ilim ve fennin hkmettii istikbalde, elbette burhan-
aklye istinat eden ve btn hkmlerini akla tespit ettiren
Kurn hkmedecek.
Hem de slmiyet gneinin inkiafna ve beeri tenvir
etmesine mmanaat eden perdeler almaya balamlar.
O mmanaat edenler ekilmeye balyorlar. Krk be sene
evvel o fecrin emreleri grnd. Yetmi birde fecr-i sdk
balad veya balayacak. Eer bu fecr-i kzip de olsa,
otuz-krk sene sonra fecr-i sdk kacak.
Evet, hakikat-i slmiyetin mazi ktasn tamamen
istilsna sekiz dehetli mniler mmanaat ettiler.
Birinci, ikinci, nc mniler: Ecneblerin cehli ve o
zamanda vahetleri ve dinlerine taassuplardr. Bu mni,
mrifet ve medeniyetin mehasini ile krld, dalmaya
balyor.
Drdnc ve beinci mniler: Papazlarn ve ruhan
reislerin riyasetleri ve tahakkmleri ve ecneblerin kr
krne onlar taklit etmeleridir. Bu iki mni dahi kr-i
hrriyet ve meyl-i taharr-i hakikat nev-i beerde
balamasyla, zeval bulmaya balyor.
Altnc, yedinci mniler: Bizdeki istibdat ve eriatn
muhalefetinden gelen s-i ahlkmz mmanaat
ediyordular. Bir ahstaki mnferid istibdat kuvveti imdi
zeval bulmas, cemaat ve komitenin dehetli
istibdadlarnn otuz-krk sene sonra zeval bulmasna iaret
etmekle ve hamiyet-i slmiyenin iddetli feveran ile s-i
ahlkn irkin neticeleri grlmesiyle bu iki mni de zeval
buluyor ve bulmaya balam. naallah tam zeval bulacak.
Sekizinci mni: Fnun-u cedidenin baz mspet mesili,
hakaik-i slmiyenin zahir mnlarna muhalif ve muarz
tevehhm edilmesiyle, zaman- mazideki istilsna bir
derece set ekmi. Mesel, kre-i arza emr-i lh ile
nezarete memur Sevr ve Ht namlarnda iki ruhan
melikeyi dehetli cismn bir kz, bir balk tevehhm
edip, ehl-i fen ve felsefe hakikati bilmediklerinden,
slmiyete muarz kmlar.
Bu misal gibi yz misal var ki, hakikati bilindikten
sonra, en muannid feylesof da teslim olmaya mecbur
oluyor. (Hatt Risale-i Nur,Mucizat- Kurniyede, fennin
ilitii btn yetlerin herbirisininaltnda Kurnn bir
lema-i iczn gsterip, ehl-i fennin medar- tenkit
zannettikleri Kurn- Kermin cmle ve kelimelerinde
fennin eli yetimedii yksek hakikatleri izhar edip en
muannid feylesofu da teslime mecbur ediyor. Meydandadr,
isteyen bakabilir. Ve baksn, bu mni, krk be sene evvel
sylenen o szden sonra nasl krldn grsn.)
Evet, baz muhakkkn-i slmiyenin bu yolda telifatlar
var. Bu sekizinci dehetli mniann zr zeber olacana
dair emareler grnyor.
Evet, imdi olmasa da, otuz-krk sene sonra fen ve
hakiki mrifet ve medeniyetin mehasini, bu kuvveti tam
tehiz edip, cihazatn verip, o sekiz mnileri malp edip
datmak iin taharr-i hakikat meyelnn ve insaf ve
muhabbet-i insaniyeti, o sekiz dman taifesinin sekiz
cephesine gndermi. imdi onlar karmaya balam.
naallah, yarm asr sonra onlar darma dan edecek.
Evet, mehurdur ki: En kat fazilet odur ki, dmanlar
dahi o faziletin tasdikine ehadet etsin.
Bedizzaman; misl olarak, slmiyetin hakkaniyeti
hakknda takdirkr ifadelerde bulunan Prens Bismark ile
Mister Carlayln szlerini naklettikten sonra diyor:
te Amerikave Avrupann zek tarlalar Mister Carlyle
ve Bismarck gibi byle dhi muhakkikleri mahsult
vermesine istinaden, ben de btn kanaatimle derim ki:
Avrupave Amerika slmiyetle hamiledir; gnn birinde
bir slm devlet douracak. Nasl ki Osmanllar Avrupa ile
hamile olup bir Avrupa devleti dourdu.
Ey Cami-i Emevdeki kardelerim ve yarm asr sonraki
lem-i slm camiindeki ihvanlarm! Acaba batan buraya
kadar olan mukaddemeler netice vermiyor mu ki,
istikbalin ktalarnda hakik ve mnev hkim olacak ve
beeri dnyev ve uhrev saadete sevk edecek yalnz
slmiyettir ve slmiyete inklp etmi ve hurafattan ve
tahrifattan syrlacak sevlerin hakik dinidir ki Kurna
tbi olur, ittifak ederler.
kinci cihet: Yani, maddeten slmiyetin terakkisinin
kuvvetli sebepleri gsteriyor ki, slmiyet maddeten dahi
istikbale hkmedecek. Birinci cihet, mneviyat cihetinde
terakkiyat ispat ettii gibi; bu ikinci cihet dahi madd
terakkiyatn ve istikbaldeki hkimiyetini kuvvetli
gsteriyor. nk lem-i slmn ahs- mnevsinin
kalbinde, gayet kuvvetli ve krlmaz be kuvvet itima ve
imtiza edip yerlemi.
Birincisi: Btn kemltn stad ve yz yetmi
milyon nesleri birtek nes hkmne getirebilen ve hakik
bir medeniyetle ve mspet ve doru fenlerle tehiz edilmi
olan ve hibir kuvvet onu kramayacak bir mahiyette
bulunan hakikat-i slmiyettir.
kinci kuvvet: Medeniyet ve sanatn hakik stad ve
vesilelerin ve mebdilerin tekemmlyle cihazlanm olan
edid bir ihtiya ve belimizi kran tam bir fakr, yle bir
kuvvettir ki, susmaz ve krlmaz.
nc kuvvet: Yksek eylere msabaka suretinde
beere yksek maksatlar ders veren ve o yolda altran
ve istibddt para para eden ve ulv hisleri heyecana
getiren ve gpta ve hased ve kskanlk ve rekabetle ve tam
uyanmakla ve msabaka evkiyle ve teceddd meyliyle ve
temeddn meyelnyla tehiz edilen nc kuvvet, yalnz
hrriyet-i eriyedir. Yani, insaniyete lyk en yksek
kemalta olan meyil ve arzu ile cihazlanm olmak.
Drdnc kuvvet: efkatle cihazlanm ehamet-i
imaniyedir. Yani tezelll etmemek, hakszlara, zlimlere
zillet gstermemek, mazlumlar da zelil etmemek. Yani,
hrriyet-i eriyenin esaslar olan mstebitlere dalkavukluk
etmemek ve biarelere tahakkm ve tekebbr etmemektir.
Beinci kuvvet: zzet-i slmiyedir ki, il-y kelimetullah
iln ediyor. Ve bu zamanda il-y kelimetullah, maddeten
terakkiye mtevakkf; medeniyet-i hakikiyeye girmekle
il-y kelimetullah edilebilir. zzet-i slmiyenin iman ile
kat verdii emri, elbette lem-i slmn ahs- mnevsi, o
kat emri istikbalde tam yerine getireceine phe
edilmez.
Evet, nasl ki eski zamanda slmiyetin terakkisi,
dmann taassubunu paralamak ve inadn krmak ve
tecavzatn def etmek, silh ile, kln ile olmu. stikbalde
silh, kln yerine hakik medeniyet ve madd terakki ve
hak ve hakkaniyetin mnev klnlar dmanlar malp
edip datacak.
Biliniz ki: Bizim muradmz, medeniyetin mehasini ve
beere menfaati bulunan iyilikleridir. Yoksa medeniyetin
gnahlar, seyyiatlar deil ki, ahmaklar o seyyiatlar, o
sefahetleri mehasin zannedip, taklit edip malmz harap
ettiler. Ve dini rvet veripdnyay da kazanamadlar.
Medeniyetin gnahlar iyiliklerine galebe edip seyyiat
hasenatna racih gelmekle, beer iki harb-i umum ile iki
dehetli tokat yiyip o gnahkr medeniyeti zr zeber edip
yle bir kustu ki, yeryzn kanla bulatrd. naallah,
istikbaldeki slmiyetin kuvvetiyle medeniyetin mehasini
galebe edecek, zemin yzn pisliklerden temizleyecek,
sulh-u umumyi de temin edecek.
Evet, Avrupann medeniyeti fazilet ve hda stne tesis
edilmediinden, belki heves ve hev, rekabet ve tahakkm
zerine bina edildiinden, imdiye kadar medeniyetin
seyyiat hasenatna galebe edip ihtillci komitelerle
kurtlam bir aa hkmne girdii cihetle, Asya
medeniyetinin galebesine kuvvetli bir medar, bir delil
hkmndedir. Ve az vakitte galebe edecektir.
Acaba istikbale kar ehl-i iman ve slm iin byle
madd ve mnev terakkiyata vesile ve kuvvetli, sarslmaz
esbab varken ve demiryolu gibi istikbal saadetine yol
ald halde, nasl meyus olup yese dyorsunuz ve
lem-i slmn kuvve-i mneviyesini kryorsunuz? Ve yeis
ve mitsizlikle zannediyorsunuz ki, Dnya herkese ve
ecnebilere terakki dnyasdr. Fakat, yalnz biare ehl-i
slm iin tedenn dnyas oldu diye pek yanl bir hatya
dyorsunuz.
Mdem meyllistikmal (tekemml meyli) kinatta
ftrat- beeriyede ftraten derc edilmi. Elbette, beerin
zulm ve hatasyla bana abuk bir kyamet kopmazsa,
istikbalde hak ve hakikat, lem-i slmda nev-i beerin
eski hatatna kefaret olacak bir saadet-i dnyeviye de
gsterecek inaallah
Evet, baknz, zaman hatt- mstakim zerine hareket
etmiyor ki, mebde ve mntehs birbirinden uzaklasn.
Belki kre-i arzn hareketi gibi bir daire iinde dnyor.
Bazan terakki iinde yaz ve bahar mevsimi gsterir. Bazan
tedenn iinde k ve frtna mevsimini gsterir. Her ktan
sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduu gibi,
nev-i beerin dahi bir sabah, bir bahar olacak inaallah.
Hakikat-i slmiyenin gneiyle, sulh-u umum dairesinde
hakik medeniyeti grmeyi rahmet-i lhiyeden
bekleyebilirsiniz
KNC KELME: Mddet-i hayatmda tecrbelerimle
krimde tevelld eden udur:
Yes en dehetli bir hastalktr ki, lem-i slmn kalbine
girmi. te o yestir ki bizi ldrm gibi, garpta bir-iki
milyonluk kk bir devlet, arkta yirmi milyon
Mslmanlar kendine hizmetkr ve vatanlarn
mstemleke hkmne getirmi. Hem o yestir ki, yksek
ahlkmz ldrm, menfaat-i umumiyeyi brakp
menfaat- ahsiyeye nazarmz hasrettirmi. Hem o yestir
ki, kuvve-i mneviyemizi krm. Az bir kuvvetle, imandan
gelen kuvve-i mneviye ile arktan garba kadar istil ettii
halde, o kuvve-i mneviye-i harika meyusiyetle krld
iin, zlim ecnebler drt yz seneden beri yz milyon
Mslman kendilerine esir etmi. Hatt bu yesle,
bakasnn lkaytln ve fturunu kendi tembelliine zr
zannedip neme lzm der, Herkes benim gibi berbattr
diye ehamet-i imaniyeyi terk edip hizmet-i slmiyeyi
yapmyor.
Madem bu derece bu hastalk bize bu zulm etmi, bizi
ldryor. Biz de o ktilimizden ksasmz alp
ldreceiz.
1
klncyla o yesin
ban paralayacaz.
2

hadisinin hakikatiyle belini kracaz inaallah.
Yes, mmetlerin, milletlerin seretan denilen en
dehetli bir hastaldr. Ve kemalta mni ve
3

hakikatine muhaliftir; korkak, aa
ve cizlerin enidir, bahaneleridir. ehamet-i slmiyenin
eni deildir. Hususan Arap gibi nev-i beerde medar-
iftihar yksek seciyelerle mmtz bir kavmin eni olamaz.
lem-i slm milletleri Arabn metanetinden ders almlar.
1. Rahmet-i lhiyeden midinizi kesmeyiniz! Zmer Sresi, 39:53.
2. Bir ey btnyle elde edilmezse, tammen de terk edilmez.
3. Kulum Beni nasl tanrsa, onunla yle muamele ederim. Buhar,Tevhid: 15,
35; Mslim, Tevbe: 2, 19; Tirmiz, Zhd: 51, Daavt: 131; bn-i Mce, Edeb: 58;
Drim, Rikak: 22; Msned, 2:251, 315, 391, 412, 445, 482, 516, 517, 524, 534, 539,
3:210, 277, 491, 4:106.
naallah, yine Araplar yesi brakp, slmiyetin
kahraman ordusu olan Trklerle hakik bir tesnd ve
ittifak ile el ele verip Kurnn bayran dnyann her
tarafnda iln edeceklerdir.
NC KELME: Btn hayatmdaki tahkikatmla ve
hayat- itimaiyenin alkamasyla, hlsa ve zbdesi bana
kat bildirmi ki: Sdk, slmiyetin ssl-esasdr ve ulv
seciyelerinin rabtasdr ve hissiyat- ulviyesinin mizacdr.
yleyse, hayat- itimaiyemizin esas olan sdk, doruluu
iimizde ihya edip onunla mnev hastalklarmz tedvi
etmeliyiz.
Evet sdk ve doruluk slmiyetin hayat- itimaiyesinde
ukde-i hayatiyesidir. Riyakrlk, il bir nevi yalanclktr.
Dalkavukluk ve tasannu, alaka bir yalanclktr. Nifak ve
mnafklk, muzr bir yalanclktr. Yalanclk ise, Sni-i
Zlcellin kudretine iftira etmektir.
Kfr, btn envyla kizbdir, yalanclktr. man sdktr,
doruluktur. Bu srra binaen, kizb ve sdkn ortasnda
hadsiz bir mesafe var; ark ve Garp kadar birbirinden uzak
olmak lzm geliyor. Nar ve nur gibi birbirine girmemek
lzm. Halbuki, gaddar siyaset ve zlim propaganda
birbirine kartrm, beerin kemltn da
kartrm.
HAYE-1
Haiye-1 Ey kardelerim! Krk be sene evvel Saidin bu dersinden anlalyor
ki, o Said siyasetle, itimaiyat- slmiye ile ziyade alkadardr. Fakat sakn
zannetmeyiniz ki, o, dini siyasete let veya vesile yapmakmesleinde gitmi.
H, belki o btn kuvvetiyle siyaseti dine letediyormu. Ve derdi ki: Dinin
bir hakikatini bin siyasete tercih ederim. Evet, o zamanda krk-elli sene evvel
hissetmi ki, baz mnafk zndklarn siyaseti dinsizlie let etmeye teebbs
niyetlerine ve kirlerine mukabil, o da btn kuvvetiyle siyaseti slmiyetin
hakaikine bir hizmetkr, bir let yapmaya alm. Fakat o zamandan yirmi
sene sonra grd ki: O gizli mnafk zndklarn garpllamak bahanesiyle
siyaseti dinsizlie let yapmalarna mukabil, bir ksm dindar ehl-i siyaset, dini
siyaset-i slmiyeye let etmeye almlard. slmiyet gnei yerdeki klara
let ve tabi olamaz. Ve let yapmak, slmiyetin kymetini tenzil etmektir,
byk bir cinayettir. Hatt, Eski Said o eit siyaset tarafgirliinden grd ki:
Bir slih lim, kendi kr-i siyasisine muvafk bir mnfk hararetle sen etti ve
siyasetine muhalif bir salih hocay tenkit ve tefsik etti. Eski Said ona dedi: Bir
eytan senin krine yardm etse rahmet okutacaksn. Senin kr-i siyasiyene
muhalif bir melek olsa lnet edeceksin. Bunun iin, Eski Said
dedi. Ve otuz be seneden beri (imdi krk be sene oldu)
siyaseti terk etti.
HAYE
HAYE
stadmzn yz otuz para kitab ve mektuplar, mahkeme ve
hkmet memurlar tarafndan tam tetkik edildii ve aleyhinde alan zlim
mrted ve mnafklara kar mecbur da olduu halde, hatt idam iin gizli
emir verildii halde, dini siyasete let ettiine dair en ufak bir emre
bulamamalar, dini siyasete let etmediini kat ispat ediyor. Ve hayatn
yakndan tanyan biz Nur akirtleri ise, bu fevkalde hale kar hayranlk
duymakta ve Risale-i Nur dairesindeki hakik ihlsa bir delil saymaktayz. Nur
akirtleri
Ey bu Cami-i Emevideki kardelerim! Ve krk-elli sene
sonra lem-i slm mescid-i kebirindeki drt yz milyon
ehl-i iman olan ihvanmz! Necat yalnz sdkla, dorulukla
olur. Urvetl-vuska sdktr. Yani, en muhkem ve onunla
balanacak zincir, doruluktur.
Amma maslahat iin kizb ise, zaman onu
neshetmitir
DRDNC KELME: Btn hayatmda, hayat-
itimaiye-i beeriyeden kat bildiim ve tahkikatlarn bana
verdii netice udur ki:
Muhabbete en lyk ey muhabbettir; ve husumete en
lyk sfat husumettir. Yani, hayat- itimaiye-i beeriyeyi
temin eden ve saadete sevk eden muhabbet ve sevmek
sfat, en ziyade sevilmeye ve muhabbete lyktr. Ve
hayat- itimaiye-i beeriyeyi zr zeber eden dmanlk
ve advet, hereyden ziyade nefrete ve advete ve ondan
ekilmeye mstahak ve irkin ve muzr bir sfattr
BENC KELME: Meveret-i eriyeden aldm ders
budur: u zamanda bir adamn bir gnah, bir kalmyor.
Bazan byr, sirayet eder, yz olur. Birtek hasene bazan bir
kalmyor. Belki bazan binler dereceye terakki ediyor.
Bunun srr- hikmeti udur:
Hrriyet-i eriye ile meveret-i merua, hakik
milliyetimizin hkimiyetini gsterdi. Hakik milliyetimizin
esas, ruhu ise slmiyettir. Ve Hilfet-i Osmaniye ve Trk
Ordusunun o milliyete bayraktarl itibaryla, o slmiyet
milliyetinin sade ve kalas hkmndedir. Arap-Trk
hakik iki karde, o kala-i kudsiyenin nbettarlardr.
te, bu kuds milliyetin rabtasyla, umum ehl-i slm
birtek airet hkmne geiyor. Airetin efrad gibi, slm
taifeleri de birbirine uhuvvet-i slmiye ile murtabt ve
alkadar olur. Birbirine mnenlzum olsa maddeten
yardm eder. Gya btn slm taifeleri bir silsile-i
nuraniye ile birbirine baldr.
Nasl ki bir airetin bir ferdi bir cinayet ilese, o airetin
btn efrad, o airetin dman olan baka airetin
nazarnda mttehem olur. Gya herbir fert o cinayeti
ilemi gibi, o dman airet onlara dman olur. O tek
cinayet, binler cinayet hkmne geer. Eer o airetin bir
ferdi, o airetin mahiyetine temas eden medar- iftihar bir
iyilik yapsa, o airetin btn efrad onunla iftihar eder.
Gya herbir adam, airette o iyilii yapm gibi iftihar eder.
te bu mezkr hakikat iindir ki, bu zamanda, hususan
krk-elli sene sonra, seyyie, fenalk ileyenin stnde
kalmaz. Belki milyonlar nfus-u slmiyenin hukukuna
tecavz olur. Krk-elli sene sonra ok misalleri grlecek.
Ey bu szlerimi dinleyen bu Cami-i Emevdeki kardeler
ve krk-elli sene sonra lem-i slm camiindeki ihvn-
Mslimn! Biz zarar vermiyoruz, fakat menfaat vermeye
iktidarmz yok. Onun iin mazuruz diye, zr beyan
etmeyiniz. Bu zrnz makbul deil. Tembelliiniz ve
neme lzm deyip almamanz ve ittihad- slm ile,
milliyet-i hakikiye-i slmiye ile gayrete gelmediiniz,
sizler iin gayet byk bir zarar ve bir hakszlktr.
te, seyyie byle binlere kt gibi, bu zamanda
haseneyani slmiyetin kudsiyetine temas eden iyilik
yalnz ileyene mnhasr kalmaz. Belki bu hasene,
milyonlar ehl-i imana mnen faide verebilir. Hayat-
mneviye ve maddyesinin rabtasna kuvvet verebilir.
Onun iin, neme lzm deyip kendini tembellik deine
atmak zaman deil!
Ey bu camideki kardelerim ve krk-elli sene sonraki
lem-i slm mescid-i kebirindeki ihvanlarm!
Zannetmeyiniz ki, ben bu ders makamna size nasihat
etmek iin ktm. Belki buraya ktm, sizde olan
hakkmz dv ediyorum. Yani, krd gibi kk taifelerin
menfaati ve saadet-i dnyeviyeleri ve uhreviyeleri, sizin
gibi byk ve muazzam taife olan Arap ve Trk gibi hkim
stadlarla baldr. Sizin tembelliiniz ve fturunuzla, biz
biare kk kardeleriniz olan slm taifeleri zarar
gryoruz. Hususan, ey muazzam ve byk ve tam
intibaha gelmi veya gelecek olan Araplar, en evvel
buszlerle sizinle konuuyorum. nk, bizim ve btn
slm taifelerinin stadlar, imamlar ve slmiyetin
mcahidleri sizlerdiniz. Sonra muazzam Trk milleti o
kuds vazifenize tam yardm ettiler.
Onun iin tembellikle gnahnz byktr. Ve iyiliiniz
ve haseneniz de gayet byk ve ulvdir. Hususan krk-elli
sene sonra, Arap taifeleri, Cemahir-i Mtteka-i Amerika
gibi en ulv bir vaziyete girmeye, esarette kalan hkimiyet-i
slmiyeyi eski zaman gibi kre-i arzn nsfnda, belki
ekserisinde tesisine muvaffak olmanz rahmet-i lhiyeden
kuvvetle bekliyoruz. Bir kyamet abuk kopmazsa,
inaallah nesl-i ti grecek.
Sakn kardelerim, tevehhm, tahayyl etmeyiniz ki,
ben bu szlerimle siyasetle itigal iin himmetinizi tahrik
ediyorum. H! Hakikat-i slmiye btn siystn
fevkindedir. Btn siyasetler ona hizmetkr olabilir. Hibir
siyasetin haddi deil ki, slmiyeti kendine let etsin.
Ben kusurlu fehmimle u zamanda, heyet-i itimaiye-i
slmiyeyi, ok ark ve dolaplar bulunan bir fabrika
suretinde tasavvur ediyorum. O fabrikann bir ark geri
kalsa, yahut bir arkada olan baka bir arka tecavz etse,
makinenin mihanikiyeti bozulur. Onun iin, ittihad-
slmn tam zaman gelmeye balyor. Birbirinizin ahs
kusurlarna bakmamak gerektir.
Bunu da teessf ve teellmle size beyan ediyorum ki:
Ecneblerin bir ksm, nasl kymettar malmz ve
vatanlarmz bizden aldlar,onun bedeline rk bir mal
verdiler. Aynen yle de, yksek ahlkmzve yksek
ahlkmzdan kan ve hayat- itimaiyeye temas eden
seciyelerimizin bir ksmn bizden aldlar, terakkilerine
medar ettiler. Ve onun yat olarak bize verdikleri, sehane
ahlk- seyyieleridir, sehane seciyeleridir.
Mesel, bizden aldklar seciye-i milliye ile, bir adam
onlarda der: Eer ben lsem milletim sa olsun. nk
milletimin iinde bir hayat- bakiyem var. te, bu kelimeyi
bizden almlar ve terakkiyatlarnda en metin esas budur.
Bizden hrszlamlar. Bu kelime ise, din-i haktan ve iman
hakikatlerinden kar. O bizim, ehl-i imann maldr.
Halbuki, ecneblerden iimize giren pis ve fena seciye
itibaryla bir hodgm adam bizde diyor: Ben susuzluktan
lsem, hi yamur bir daha dnyaya gelmesin. Eer ben
grmezsem bir saadeti, dnya istedii gibi bozulsun. te
bu ahmakane kelime dinszlikten kyor, hireti
bilmemekten geliyor. Hariten iimize girmi, zehirliyor.
Hem o ecneblerin bizden aldklar kr-i milliyetle, bir
ferdi, bir millet gibi kymet alyor. nk, bir adamn
kymeti himmeti nispetindedir. Kimin himmeti milleti ise,
o kimse tek bayla kk bir millettir. Bazlarmzdaki
dikkatsizlikten ve ecneblerin zararl seciyelerini
almamzdan, kuvvetli ve kuds slm milliyetimizle
beraber, herkes Nefs, nefs demekle ve milletin
menfaatini dnmemekle, menfaat-i ahsiyesini
dnmekle, bin adam, bir adam hkmne sukut eder.


Yani, kimin himmeti yalnz nefsi ise, o insan deil.
nk, insann ftrat medendir. Ebn-y cinsini
mlhazaya mecburdur. Hayat- itimaiye ile hayat-
ahsiyesi devam edebilir. Mesel, bir ekmei yese, ka
ellere muhta ve ona mukabil o elleri mnen ptn ve
giydii libasla ka fabrikayla alkadar olduunu kyas
ediniz. Hayvan gibi bir postla yaamadndan, ebn-y
cinsiyle ftraten alkadar olmasndan ve onlara mnev bir
yat vermeye mecbur olduundan, ftratyla
medeniyetperverdir. Menfaat-i ahsiyesine hasr- nazar
eden, insanlktan kar, msum olmayan cni bir hayvan
olur. Birey elinden gelmese, hakik zr olsa, o
mstesna...
ALTINCI KELME: Mslmanlarn hayat- itimaiye-i
slmiyedeki saadetlerinin anahtar, meveret-i eriyedir.
1
yet-i kerimesi, ry esas olarak
emrediyor.
1. Onlarn aralarndaki ileri, istiare iledir. r Sresi, 42:38.
Evet, nasl ki, nev-i beerdeki telhuk-u efkr nvan
altnda asrlar ve zamanlarn tarih vastasyla birbiriyle
mevereti, btn beeriyetin terakkiyat ve fnunun esas
olduu gibi, en byk kta olan Asyann en geri
kalmasnn bir sebebi, o r-y hakikiyeyi yapmamasdr.
Asyaktasnn ve istikbalinin keaf ve miftah rdr.
Yani, nasl fertler birbiriyle meveret eder; taifeler, ktalar
dahi o ry yapmalar lzmdr ki, yz, belki drt yz
milyon slmn ayaklarna konulmu eit eit
istibdatlarn kaytlarn, zincirlerini aacak, datacak,
meveret-i eriye ile ehamet ve efkat-i imaniyeden
tevelld eden hrriyet-i eriyedir ki, o hrriyet-i eriye,
db- eriye ile sslenip garp medeniyet-i sehanesindeki
seyyiat atmaktr.
mandan gelen hrriyet-i eriye iki esas emreder:



:
Yani,
man bunu iktiza ediyor ki, tahakkm ve istibdat ile
bakasn tezlil etmemek ve zillete drmemek, ve
zlimlere tezelll etmemek...
Allaha hakik abd olan, bakalara abd olamaz.
Birbirinizi, Allahtan baka kendinize Rab yapmaynz.
Yani, Allah tanmayan, hereye, herkese nispetine gre bir
rububiyet tevehhm eder, bana musallat eder.
Evet, hrriyet-i eriye, Cenb- Hakkn Rahman, Rahm
tecellsiyle bir ihsandr ve imann bir hassasdr.



Yaasn sdk! lsn yes! Muhabbet devam etsin! r
kuvvet bulsun! Btn levm ve itb ve nefret, hev hevese
tbi olanlara olsun. Selm ve selmet, hdya tbi
olanlarn stne olsun. min
amda fazla kalmad. ark Anadoluda
Medresetz-Zehra namyla vcuda getirmek istedii
drlfnunun kad iin almak zere stanbula geldi.
Sultan Readn Rumeliye seyahati mnasebetiyle vilyt-
arkiye namna refakat etti. Yolda, imendiferde iki mektep
muallimi ile aralarnda bir bahis alr. imendiferde
yaptklar bu mbahasenin hlsas, Hutbe-i miye adl
eserin zeylinde yazlmtr. Birka cmlesini aynen
alyoruz:
Hrriyetin banda Sultan Readn Rumeliye seyahati
mnasebetiyle, vilyat- arkiye namna ben de refakat
ettim. imendiferimizde iki mektepli mtefennin arkadala
bir mbahase oldu. Benden sual ettiler ki: Hamiyet-i
diniye mi, yoksa hamiyet-i milliye mi daha kuvvetli, daha
lzm? dedim:
Biz Mslmanlar, indimizde ve yanmzda din ve
milliyet bizzat mttehiddir. tibar, zahir, rz bir ayrlk
var. Belki din, milliyetin hayat ve ruhudur. kisine
birbirinden ayr ve farkl bakld zaman, hamiyet-i diniye
avm ve havassa mil oluyor. Hamiyet-i milliye, yzden
birisine (yani, menfaat-i ahsiyesini millete feda edene)
mnhasr kalr. yleyse, hukuk-u umumiye iinde
hamiyet-i diniye esas olmal. Hamiyet-i milliye, ona hdim
ve kuvvet ve kalas olmal. Hususan, biz arkllar, garpllar
gibi deiliz. imizde kalblerde hkim hiss-i dindir. Kader-i
ezel ekser enbiyay arkta gndermesi iaret ediyor ki,
yalnz hiss-i din ark uyandrr, terakkiye sevk eder. Asr-
Saadet ve Tbin bunun bir burhan- katsidir.
Ey bu hamiyet-i diniye ve milliyeden hangisine daha
ziyade ehemmiyet vermek lzm geldiini soran bu
imendifer denilen medrese-i seyyarede ders arkadalarm!
Ve imdi, zamann imendiferinde istikbal tarafna bizimle
beraber giden btn mektepliler! Size de derim ki:
Hamiyet-i diniye ve slmiyet milliyeti, Trk ve Arap
iinde tamamyla mezc olmu ve kabil-i tefrik olamaz bir
hale gelmi. Hamiyet-i slmiye, en kuvvetli ve metin ve
Artan gelmi bir zincir-i nurandir. Krlmaz ve kopmaz bir
urvetl-vskadr. Tahrip edilmez, malp olmaz bir kuds
kaladr dediim vakit, o iki mnevver mektep muallimleri
bana dediler: Delilin nedir? Bu byk dvya byk bir
hccet ve gayet kuvvetli bir delil lzm. Delil nedir?
Birden, imendiferimiz tnelden kt. Biz de bamz
kardk, pencereden baktk. Alt yana girmemi bir
ocuu imendiferin tam geecei yolun yannda durmu
grdk. O iki muallim arkadalarma dedim:
te bu ocuk, lisan- haliyle sualimize tam cevap
veriyor. Benim bedelime o msum ocuk bu seyyar
medresemizde stadmz olsun. te, lisan- hli bu gelecek
hakikati der:
Baknz, bu dabbetl-arz, dehetli hcum ve grlts
ve barmasyla ve tnel deliinden kp hcum ettii
dakikada, geecei yola bir metre yaknlkta o ocuk
duruyor. O dabbetl-arz tehdidiyle ve hcumunun
tahakkmyle bararak tehdit ediyor. Bana rastgelenlerin
vay haline! dedii halde, o msum, yolunda duruyor.
Mkemmel bir hrriyet ve harika bir cesaret
vekahramanlkla, be para onun tehdidine ehemmiyet
vermiyor. Budabbetl-arzn hcumunu istihfaf ediyor ve
kahramancklyla diyor: Ey imendifer! Sen gk
grlts gibi barmanla beni korkutamazsn. Sebat ve
metanetinin lisan- haliyle gya der: Ey imendifer, sen bir
nizamn esirisin. Senin gemin, dizginin, seni gezdirenin
elindedir. Senin bana tecavz etmen haddin deil. Beni
istibdadn altna alamazsn. Haydi yoluna git,
kumandannn izniyle yolundan ge.
te ey bu imendiferdeki arkadalarm ve elli sene
sonra fenlere alan kardelerim! Bu msum ocuun
yerinde Rstem-i rn veya Herkl- Yunan, o acip
kahramanlklaryla beraber, tayy- zaman ederek o
ocuum yerinde bulunduunu farz ediniz... Onlarn
zamannda imendifer olmad iin, elbette imendiferin
bir intizam ile hareket ettiine bir itikadlar olmayacak.
Birden bu tnel deliinden, banda ate, nefesi gk
grlts gibi, gzlerinde elektrik berkleri olduu halde,
birden kan imendiferin dehetli tehdit hcumuyla
Rstem ve Herkl tarafna komasna kar, oiki kahraman
ne kadar korkacaklar, ne kadar kaacaklar! O
harikacesaretleriyle bin metreden fazla kaacaklar. Baknz,
nasl budabbetl-arzn tehdidine kar hrriyetleri,
cesaretleri mahvolur.Kamaktan baka are bulamyorlar.
nk onlar, onun kumandanna ve intizamna itikad
etmedikleri iin, mut bir merkep zannetmiyorlar. Belki
gayet mthi, paralayc vagon cesametinde yirmi arslan
arkasna takm bir nevi arslan tevehhm ederler.
Ey kardelerim ve ey elli sene sonra bu szleri iiten
arkadalarm! te, alt yana girmeyen bu ocua o iki
kahramandan ziyade cesaret vehrriyet ve ok mertebe
onlarn fevkinde bir emniyet ve korkmamak hletini veren,
o msumun kalbinde hakikatin bir ekirdei olan
imendiferin intizamna ve dizgini bir kumandann elinde
bulunduuna ve cereyan bir intizam altnda ve birisi onu
kendi hesabyla gezdirmesine olan itikad ve itminan ve
imandr. Ve o iki kahraman gayet korkutan ve vicdanlarn
vehme esir eden, onlarn, onun kumandann bilmemek ve
intizamna inanmamak olan chilne itikatszlklardr
O iki temsilde, o iki acip kahramann pek acip korku ve
tellarna ve elemlerine sebep, onlarn adem-i itikadlar
ve cehaletleri ve dalletleri olduu gibi; Risale-i Nurun
yzer hccetlerle ispat ettii bir hakikati ki, bu risalenin
mukaddemesinde bir iki misali sylenmi, mesele udur ki:
Kfr ve dallet, btn kinat ehl-i dallete binler
mthi dman taifeleri ve silsileleri gsteriyor. Kr
kuvvet, serseri tesadf, sar tabiat elleriyle, manzume-i
emsiyeden tut, ta kalbdeki verem mikroplarna kadar
binler taife dmanlar biare beere hcum ettiklerini ve
insann cmi mahiyeti ve kll istidadat ve hadsiz
ihtiyacat ve nihayetsiz arzularna kar mtemadiyen
korku, elem, dehet ve tel vermesiyle, kfr ve dallet
bir cehennem zakkumu olduunu ve bu dnyada da
sahibini bir cehennem iine koyduunu ve din ve imandan
hari binler fen ve terakkiyat- beeriye o Rstem ve
Herkln kahramanlklar gibi be para faide vermediini
gsterip; yalnz iptal-i his nevinden muvakkaten o elm
korkular hissetmemek iin sefahet ve sarholukla rnga
ediyor.
te, iman ve kfrn muvazenesi hirette Cennet ve
Cehennem gibi meyveleri ve neticeleri verdii gibi,
dnyada da imn bir mnev cenneti temin ve lm bir
terhis tezkeresine evirmesini, ve kfr dnyada dahi bir
mnev cehennem ve hakik saadet-i beeriyeyi
mahvetmesi ve lm bir idam- ebed mahiyetine
getirmesini kat bir his ve uhuda istinad eden Risale-i
Nurun yzer hccetlerine havale edip ksa kesiyoruz.
Bu temsilin hakikatini grmek isterseniz, banz
kaldrnz, bu kinata baknz. Ne kadar imendifer misill
balon, otomobil, tayyare, berriyye ve bahriyye gemiler;
karada, denizde havada kudret-i Ezeliyenin nizam ve
hikmetle halk ettii yldzlarn krelerine ve kinat
ecramna ve hdisatn silsilelerine ve mteselsil
vakatlarna baknz.
Hem lem-i ehadette ve cisman kinatta bunlarn
vcudu gibi, lem-i ruhan ve mneviyatta kudret-i
ezeliyenin daha acip mteselsil nazreleri var olduunu,
akl bulunan tasdik eder, gz bulunan ounu grebilir.
te, kinat iinde madd ve mnev btn bu silsileler,
imnsz ehl-i dallete hcum ediyor, tehdit ediyor,
korkutuyor, kuvve-i mneviyesini zr zeber ediyor. Ehl-i
imana deil tehdit ve korkutmak, belki sevin, saadet,
nsiyet, mit ve kuvvet veriyor. nk ehl-i iman, iman ile
gryor ki, o hadsiz silsileleri, madd ve mnev
imendiferleri, seyyar kinatlar mkemmel intizam ve
hikmet dairesinde birer vazifeye sevk eden bir Sni-i
Hakm onlar altryor. Zerre miktar vazifelerinde
armyorlar, birbirine tecavz edemiyorlar. Ve kinattaki
kemlt- sanata ve tecelliyat- cemliyeye mazhar
olduklarn grp kuvve-i mneviyeyi tamamyla eline
verip, saadet-i ebediyenin bir nmunesini iman gsteriyor.
te, ehl-i dalletin imanszlktan gelen dehetli
elemlerine ve korkularna kar hibir ey, hibir fen, hibir
terakkiyat- beeriye bir tesell veremez, kuvve-i
mneviyeyi temin edemez. Cesareti zr zeber olur. Fakat
muvakkat gaet perde eker, aldatr.
Ehl-i iman, iman cihetiyle deil korkmak ve kuvve-i
mneviyesi krlmak, belki o temsildeki msum ocuk gibi,
fevkalde bir kuvvet-i mneviye ve bir metanetle ve
imandaki hakikatle onlara bakyor. Bir Sni-i Hakmin
hikmet dairesinde tedbir ve idaresini mahede eder,
evham ve korkulardan kurtulur. Sni-i Hakmin emri ve
izni olmadan bu seyyar kinatlar hareket edemezler,
iliemezler deyip anlar. Kemal-i emniyetle, hayat-
dnyeviyesinde derecesine gre saadete mazhar olur.
Kimin kalbinde imandan ve din-i haktan gelen bu hakikat
ekirdei bulunmazsa ve nokta-i istinad olmazsa,
bilbedahe, temsildeki Rstem ve Herkln cesaretleri ve
kahramanlklar krld gibi, onun cesareti ve kuvve-i
mneviyesi muzmahil olur ve vicdan tefessh eder. Ve
kinatn hadisatna esir olur. Hereye kar korkak bir
dilenci hkmne der. mann bu srr- hakikatini ve
dalletin de bu dehetli ekavet-i dnyeviyesini Risale-i
Nur yzer kat hccetlerle ispat ettiine binaen, bu pek
uzun hakikati ksa kesiyoruz.
Acaba en ziyade kuvve-i mneviyeye ve teselliye ve
metanete ihtiyacn hissetmi bu asrdaki beer, bu
zamanda o kuvve-i mneviyeyi ve tesellyi ve saadeti
temin eden ve slmiyet ve imandaki nokta-i istinad olan
hakaik-i imaniyeyi brakp, garpllamak nvanyla,
slmiyet milliyetinden istifade yerine, btn btn kuvve-i
mneviyeyi krp ve teselliyi mahveden ve metanetini
kran dallet ve sefahete ve yalanc politika ve siyasete
dayanmak, ne kadar maslahat- beeriyeden ve menfaat-i
insaniyeden uzak bir hareket olduunu, pek yakn bir
zamanda intibaha gelmibata slm olarakbeer
hissedecek ve dnyann mr kalmsa Kurnn hakaikine
yapacak.
O vakit Kosovada, byk bir slm darlfnununun
tesisine teebbs edilmiti. Orada hem ttihadclara, hem
Sultan Reada der ki: ark, byle bir drlfununa daha
ziyade muhta ve lem-i slmn merkezi hkmndedir.
Bunun zerine arkta bir darlfunun alacan
vaadederler. Bilhare Balkan Harbi kmasyla, o medrese
yeri, yani Kosova istil edilir. Bunun zerine mracaatla
Kosovadaki darlfunun iin tahsis edilen on dokuz bin
altn lirann ark darlfununu iin verilmesini talep eder,
bu talebi kabul edilir.
Bedizzaman tekrar Vana hareket eder. Van
Glkenarndaki Artemitte (Edremit) o darlfnunun
temeli atlr. Fakat ne are ki Harb-i Umumnin zuhuruyla,
teebbs geri kalr. Zaten o k Molla Said, talebelerine
Hazr olunuz, byk bir musibet ve felket bize
yaklayor diye haber vermiti.
Bedizzaman Said Nursnin Gnll Alay
Kumandan olarak vatan ve millete
fedakrane hizmetleri:
Bedizzaman Kafkas Cephesinde Enver Paave frka
kumandannn hayranlkla takdir ettikleri hizmet-i
cihadiyeyi yaptktan sonra, Rus kuvvetlerinin
ilerlemesinden dolay Vana ekildi. Vann tahliyesi ve
Ruslarn hcumu srasnda, bir ksm talebeleriyle Van
Kalsnda ehid oluncaya kadar mdafaaya kat karar
verdikleri halde, geri ekilen Van Valisi Cevdet Beyin
sraryla, Vastan kasabasna ekildi. Vali, kaymakam, ahali
ve asker Bitlis tarafna ekilirken, bir alay Kazak svarisi
Vastan zerine hcum etmiti. Molla Said, Vandan kaan
ahalinin mal ve oluk ocuklarnn dman eline
gememesi iin, otuz-krk kadarkaamam asker ve bir
ksm talebeleriyle o Kazaklara kar koymu vehepsinin
kurtulmasn salamtr. Hatt, hcum eden Kazaklara
dehetvermek iin, geceleyin onlarn stndeki yksek bir
tepeye hcumtarznda kyor; gya byk bir imdat
kuvveti gelmi zannettirerek, Kazaklar oyalayp
ilerletmiyordu. Bylelikle, Vastann Rus istilsndan
kurtulmasna sebep olmutur.
O muharebe zamanlarnda sipere dnd vakit,
kymettar talebesi Molla Habib ile rtl-cz
namndaki tefsirini telif ediyordu. Bazan avc hattnda,
bazan at zerinde, bazan da sipere girdikleri zaman,
kendisi sylyor, Molla Habib de yazyordu. rtl-
czn byk bir ksm bu vaziyette telif edilmitir.
HAYE-1
Haiye-1 TENBH: Bu rtl-cz tefsiri, eski Harb-i Umumnin birinci
senesinde, cephe-i harpte, mehazsz olarak, kitap mevcut olmad halde telif
edilmitir. Harp zamannn zaruretinden baka, drt sebebe binaen gayet
muhtasar ve cazl bir tarzda yazlm; Fatiha ve nsf- evvel daha mcmel, daha
muhtasar kalmtr.Evvel: O zaman, izaha msaade etmiyordu. Eski Said, cazl
ve ksa tabiratla ifade-i meram ediyordu.Saniyen: Gayet zeki olan kendi
talebelerinin derece-i fehimlerini dnyordu; bakalarn anlamalarn
dnmyordu.Salisen: Eski Said, en dakik ve en ince olan nazm- Kurnda,
cazl olan icz beyan ettii iin, ksa ve ince dmtr. Fakat imdi ise, Yeni
Said nazaryla mtala ettim; elhak, Eski Saidin btn hatatiyle beraber, u
tefsirdeki tetkikat- ilmiyesi, onun bir aheseridir. Yazld vakit, daima ehid
olmaya hazrland iin, hlis bir niyetle ve belgatn kanunlarna ve ulm-u
Arabiyenin dsturlarna tatbik ederek yazd iin, hibirini cerh edemedim.
Belki Cenb- Hak, bu eseri ona bir keffaretzznub yapacak bu tefsiri tam
anlayacak adamlar da yetitirecek, inaallah. Eer Birinci Harb-i Umum gibi
mniler olmasayd, tefsirin u birinci cildi, icz vcuhundan olan icz-
nazmyi beyan ettii gibi, dier czler ve mektuplar da mteferrik tefsir
hakikatlerini iine alsayd, Kurn- Mucizl-beyna gzel ve tefsir-i cmi
olurdu. Belki, inaallah, u cz- tefsir yz otuz adet Szler ve Lemalar ve
Mektubat risaleleriyle beraber mehaz olursa, ileride bahtiyar bir heyet yle bir
tefsir-i Kurn yazsn, inaallah.
Said Nurs
Hem, stanbulda Fetva Emini AliRza Efendi, ok zaman bu tefsiri mtala ile,
yanna gelen dostlarna mteaddit defalar, Bu rtl-cz, bin tefsir
kuvvetinde ve kymetindedir diye yemin ederek iln ediyordu.ark ulemas,
am ve Badatta byk limler, rtl-cz gayet harika ve emsalsiz bir
tefsirdir diye istihsan etmilerdir.
Bu harika tefsirin bandaki fade-i Meram tefsir
hakknda bir derece malmat vermesi itibaryla aynen
dercediyoruz.
fade-i Meram
Kurn- Azman, btn zamanlarda gelip geen nev-i
beerin tabakalarna, milletlerine ve fertlerine hitaben
Ar- ldan irad edilen lh ve mull bir nutuk ve
umum, Rabban bir hitabe olduu gibi; bilinmesi, bir
ferdin veya kk bir cemaatin iktidarndan hari olan,
bilhassa bu zamanda, dnya maddiyatna ait pek ok
fenleri ve ilimleri camidir. Bu itibarla, zamanca, meknca,
ihtisasca dire-i ihatas pek dar olan bir ferdin fehminden
ve karihasndan kan bir tefsir, bihakkn Kurn-
Azmana tefsir olamaz nk, Kurnn hitabna
muhatap olan milletlerin, insanlarn ahval-i ruhiyelerine,
maddiyatna, cami bulunduu ince fenlere, ilimlere bir fert,
vkf ve sahib-i ihtisas olamaz ki, ona gre bir tefsir
yapabilsin. Maahaza bir ferdin meslei ve merebi
taassuptan hli olamaz ki, hakaik-i Kurniyeyi grsn,
btarafane beyan etsin. Maahaza bir ferdin fehminden
kan bir dv, kendisine has olup, bakas o dvnn
kabulne dvet edilemezmeer ki bir nevi icman
tasdikine mazhar ola.
Binaenaleyh, Kurnn ince mnlarnn ve tefsirlerde
dank bir surette bulunan mehasininin ve zamann
tecrbesiyle fennin ke sayesinde tecell eden
hakikatlerinin tesbitiyle, herbiri birka fende mtehasss
olmak zere muhakkkn- ulemadan yksek bir heyetin
tetkikatyla, tahkikatyla bir tefsirin yaplmas lzmdr.
Nitekim, kanun hkmlerin tanzim ve ttrad, bir ferdin
krinden deil, yksek bir heyetin nazar- dikkat ve
tetkikatndan gemesi lzmdr ki umum bir emniyeti ve
cumhur-u nsn itimadn kazanmak zere millete kar bir
kefalet-i zmniyye husule gelsin ve icma- millet, hcceti
elde edebilsin.
Evet, Kurn- Azmann mfessiri, yksek bir deha
sahibi ve nz bir itihada malik ve bir velyet-i kmileyi
haiz bir zt olmaldr. Bilhassa bu zamanda, bu artlar
ancak yksek ve azm bir heyetin tesandyle telhuk-u
efkrndan ve ruhlarnn tenasbyle birbirine yardm
etmekten ve hrriyet-i kirle taassuptan zde olmakla
tam ihlslarndan doan dhi bir ahs- mnevde bulunur
ve o ahs- mnev Kurn tefsir edebilir.
nk Czde bulunmayan, kllde bulunur kaidesine
binaen, her fertte bulunmayan bu gibi artlar, heyette
bulunur. Byle bir heyetin zuhurunu oktan beri
bekliyorken, hiss-i kablelvuku kabilinden memleketi ykp
yakacak byk bir zelzelenin arefesinde bulunduumuz
zihne geldi.
HAYE-1
Haiye-1 Evet, Vanda Horhor medresemizin damnda esn-y derste byk
bir zelzelenin gelmekte olduunu syledi. Hakikaten syledii gibi, az bir
zaman sonra Harb-i Umum balad.
(Hamza, Mehmed ek, Mehmed Mihri).
Birey tamamyla elde edilemedii takdirde tamamyla
terketmek caiz deildir kaidesine binaen, acz ve
kusurumla beraber, Kurnn baz hakikatleriyle,
nazmndaki iczna dair baz iaretleri tek bama
kaydetmeye baladm. Fakat, Birinci Harb-i Umumnin
patlamasyla Erzurumun, Pasinlerin dalarna ve
derelerine dtk. O kyametlerde, o da ve tepelerde
frsat bulduka, kalbime gelenleri, birbirine uymayan
ibarelerle, o dehetli ve muhtelif hallerde yazyordum. O
zamanlarda, o gibi yerlerde mracaat edilecek tefsirlerin,
kitaplarn bulunmas mmkn olmadndan, yazdklarm,
yalnz snuhat- kalbiyemden ibaret kald. u snuhatm
eer tefsirlere muvafk ise, nurun al nur; ayet muhalif
cihetleri varsa, benim kusurlarma atfedilebilir.
Evet, tashihe muhta yerleri vardr; fakat hatt- harpte,
byk bir ihls ile, ehidler arasnda yazlp giydirilen o
yrtk ibarelerin tebdiline (ehidlerin kan ve elbiselerinin
tebdili gibi) cevaz veremedim ve kalbim raz olmad. imdi
de raz deildir; nk, hakikat-i ihls ile baktm tashih
yerini bulamadm. Demek, snuhat- Kurniye olduundan
icaz- Kurn onu yanllardan himaye etmi.
Maahz, kaleme aldm u rtl-cz adl eserimi,
hakik bir tefsir niyetiyle yapmadm. Ancak ulema-i
slmdaki ehl-i tahkikin takdirlerine mazhar olduu
takdirde, uzak bir istikbalde yaplacak yksek bir tefsire bir
rnek ve bir mehaz olmak zere, o zamanlarn insanlarna
bir yadigr maksadyla yaptm.
O muharebede, yirmi talebe kadar kymettar ve
rtl-cz tefsirinin ktibi olan Molla Habib, ran
Cephesinde kumandan Halil Paa ile mhim bir muhabere
vazifesini temin ettikten sonra Vastanda ehid der.
O muharebeler esnasnda, Ermeni fedaileri baz
yerlerde oluk ocuu kesiyorlard. Buna kar Ermenilerin
ocuklar da bazan ldrlyordu. Bedizzamann
bulunduu nahiyeye binlerle Ermeni ocuu toplanmt.
Molla Said askerlere Bunlara ilimeyiniz diye emretti.
Daha sonra bu Ermeni oluk ocuunu serbest brakt;
onlar da, Ruslarn ierisindeki ailelerinin yanna dndler.
Bu hareket Ermeniler iin byk bir ibret dersi olup,
Mslmanlarn ahlkna hayrankalmlard. Bu hdise
zerine, Ruslar bizi istil ettiklerinde, fedi komitelerin
reisleri Mslman oluk ocuunu kesmek detini brakp,
Madem Molla Said bizim oluk ocuklarmz kesmedi,
bize teslim etti; biz de bundansonra Mslmanlarn
ocuklarn kesmeyeceiz diye ahdettiler. Molla Said, bu
suretle o havalideki binlerle msumlarn felketten
kurtulmasn temin etmi oldu.
Bir mddet sonra, Ruslar Vanve Mu tarafn istil edip,
frka ile Bitlise hcum ettii srada, Bitlis Valisi
Memduh Bey ile Kel Ali, Bedizzamana,
Elimizde bir tabur asker ve iki bin kadar gnllnz
var; biz geri ekilmeye mecburuz dediler.
Bedizzaman onlara,
Etraftan kap gelen ahalinin ve hem de Bitlis halknn
mallar, oluk ve ocuklar dman eline decek. Biz
mahvoluncaya kadar drt-be gn mukavemete
mecburuz, demesi zerine, onlar,
Muun sukut etmesi dolaysyla otuz topumuzu
askerler bu tarafa karmaya alyorlar.Eer sen, o otuz
topu gnllerinle ele geirebilirsen, birka gn otoplarla
mukabele ederiz ve ahali de kurtulur dediler.
Bedizzaman, yle ise ben, ya lrm veya o toplar
getiririm diyerek yz gnllnn bana geti.
Geceleyin, Nurntarafna, toplarn getirildii cihete gitti.
Toplar takip eden bir alay Rus Kazana, kendi muhbirleri
Bitlisi mdafaa eden gnll kumandan bin adamla
ve dadaki mehur Musa Bey bin kiiyle toplar
kurtarmaya geliyorlar diyerek pek ziyade mbala ile
ihbar etmeleri zerine, Kazak kumandan korkmu,
ilerleyememiti. Bedizzaman da beraberindeki yz
gnlly rastgeldikleri toplara birer ikier taksim edip
Bitlise gnderir; kendisi ise ilerleyerek toplar birer birer
kurtarp, en sontopu da arkadayla birlikte ele geirir.
Bu ekilde, otuz topun Bitlise gelmesini temin eder. O
toplarla -drt gn asker ve gnlller dmana
mukabele edip, btn ahali ve cihazat ve mallar kurtulur.
Bedizzaman, o harpte gnlllere cesaret vermek iin
sipere girmeyerek avc hattnda dolard. Avc hattnda en
ileride atn saa sola kotururken, birden hatrna gelir ve
ruhuna iliir ki: u anda ehid olsam, bu vaziyetim, yani
en ilerde gze arpan u halim, sakn mertebe-i ehadetin
bir esas olan ihlsma zarar vermesin, bir hodfuruluk
mns olmasn diyerek, birden atn dndrr ve
arkadalarnn yanna gelir.
HAYE-1
Haiye-1 te, muharebenin iddetli annda, hayat-memat meselesi vaktinde
Benim zahiren kahramanlk gibi grnen bu vaziyetim hakik ihlsa aykr
olmasn? diye dnmesi, kemalt- insaniyenin bir misalidir, denilebilir.
Meydan- harpte, dman karsnda, glleler ierisinde, talebelerine cesaret
vermek iin en elzem bir kahramanl ilen gstermek emeliyle avc hattnda
atn saa sola dndrrken, bu suretle cesaret-i imaniye ve ehamet-i
slmiyeyi en l bir derecede, bir kumandan mnsyla ifa ederken, ruhunda
ve niyetinde en li ve saf bir mertebe-i keml olan srr- ihls karmamay
ehemmiyetle dnmesi ve dikkat kesilmesi, onun zahiren takdire ayan
hizmet-i diniyesi, fedakrane mcahedesi kadar, belki daha ziyade, ruhunun
kemaline de dellet eder. te, Molla Said btn hayatnn ehadetiyle geri
beynel-slm Bedizzaman, Sahibzzaman, Fahrddeveran,
Fatinl-asr nvanlaryla yd edilmi. Fakat bu, hibir zaman hakikatsiz ve
bir szden ibaret deildir. Risale-i Nur ile yapt muazzam hizmet-i imaniye ve
Kurniyesi ve tekil ettii hamiyet-i diniye ile serraz milyonlar fedakr
talebelerin kuds ahs- manevisi, bir ahid-i sadk ve bir delil-i katdr.
Avc hattnda dolarken, vcuduna drt glle isabet
etmi, fakat geri ekilmemi vegnlllerin cesareti
krlmamas iin sipere dahi girmemitir. Hattbunu iiten
Vali Memduh Bey ve kumandan Kel Ali, Aman geri
ekilsin! diye haber gnderdikleri zaman, demi:
Bu krlerin gllesi beni ldrmeyecek!
Hakikaten glle, lecek yerine isabet ettii halde, biri
hanerini, dierittn tabakasn delip gemi ve kendisine
bir zarar vermemitir.
Geceleyin vali ve kumandan Kel Alive ahali
kurtulduktan, gnlller ve askerler ekildikten sonra, bir
ksm fedakr talebeleriyle Bitliste bakiye kalan bir ksm
biareler iin kendilerini feda etmek kriyle kamazlar.
Sabahleyin dmann bir taburuyla msademe ederler;
arkadalarnn ou ehid olur. Hatt yeeni ve fedakr bir
talebesi olan Ubeyd dahi kendi bedeline ehid dtkten
sonra, dmann sra askerini yararak geip, hayatta
kalan talebesiyle pek acip bir surette, su zerinde
bulunan bir streye girer. Hem yaral, hem aya krk bir
halde, otuz saat su ve amur iinde kalr. Tfek
ellerinde, o vaziyet-i mthie iinde, st kattaki odada
dman askeri ve zabitleri bulunduu halde, kemal-i
istirahat-i kalble ve ahalinin kurtulmasnn sevinciyle srur
iinde, beraberindeki arkadalarna tesell vererek der:
Karmza ne vakit oklukla dman askerleri gelirse, o
vakit silhlarmzkullanacaz. Kendimizi ucuza
satmayacaz, bir iki dmana kurunatmayacaz.
Ltif bir inayet-i lhiyedir ki, otuz saat onlar Rus
askerlerini grdkleri ve Ruslar da onlar aradklar halde
bulamadlar. Bu esnada Bedizzaman, talebeleri olan
gnll fedilere hitaben,
Arkadalar! Durmaynz. Sizlere hakkm hell ettim;
beni braknz, siz kendinizikurtarmaya alnz demesi
zerine, fedakr ve kahraman talebeler,
Sizi bu halde brakp gidemeyiz. ehid olursak, yine
hizmetinizde olsun deyip kalrlar. Sonra Ruslar esir edip,
Van, Celfa, Tiis, Kilorif, Kosturmaya sevk ederler.
Ermeni fedaileri mehurdur. Hatt yle rivayet ederler
ki, Fedailerinyzleri, kzarm kmr stne tutulup
gzleri patlama derecesine gelsedahi yine sr vermezler.
te Ruslar o zaman diyorlard ki: Bedizzamann
gnllleri, Ermeni fedailerinin fevkindedir. Bunun iindir
ki, bizim Kazaklarmz imhada fazla muvaffak
olmulardr.
Bedizzaman ser kampna gtrrler. Burada u
ekilde ayan- takdir bir hdise cereyan eder. yle ki:
Bir gn Rus Bakumandanesirleri teftie gelir. Tefti
esnasnda, Bedizzaman kumandana selm vermez ve
yerinden kalkmaz.Kumandan kzar, belki tanmamtr
diyerek tekrar nnden getii zamanyine yerinden
kalkmaynca, kumandan tercman vastasyla der:
Beni herhalde tanmadlar?
Bedizzaman:
Tanyorum, Nikola Nikolavitir.
Kumandan:
u hlde Rus ordusuna, dolaysyla Rus arna hakaret
ediyorlar!
Bedizzaman:
Hakaret etmedim. Ben bir Mslman limiyim. manl
bir kimse, Cenb- Hakk tanmayan bir adamdan stndr.
Binaenaleyh, ben sana kyam etmem der.
Bunun zerine Bedizzaman divan- harbe verilir. Birka
zabit arkada, hemen zr dileyerek vahim neticenin
nlenmesine almasn istirham ederler.
Fakat Bedizzaman:
Bunlarn idam karar, benim ebed leme seyahat
etmem iin bir pasaport hkmndedir deyip kemal-i izzet
ve ecaatle hi ehemmiyet vermez.
Nihayet idamna karar verilir. Hkm infaz edilecei
vakit, namaz klmak iin msaade ister; vazife-i diniyesini
fadan sonra, atlacak kurunlara gsn gereceini beyan
eder. Tam buesnada, namazn eda ederken, Rus
kumandan gelerek, Bedizzamandanzr dileyip:
O hareketinizin, mukaddesatnza olan ballktan ileri
geldiine kanaat getirdim, rica ederim, beni affediniz
diyerek verilen idam hkmn geri alr.
Bedizzaman, iki buuk sene kadar Sibiryataraarnda
esarette kalr. Btn hayatn, fsebilillh Kurna,
slmiyete, Snnet-i Seniyenin ihyasna hasr ve vakfeden
bu fedakr- slm, buralarda da katiyen bo durmaz.
erisinde bulunduu muhiti tenvir ve irad iin alr. Bu
mddet iinde kendisiyle beraber esarette bulunan
zabitlere dersler veriyordu. Birgn, doksan zabit
arkadana ders verdii srada, bir Rus kumandan gelir,
Siyas ders veriyor diye dersine mni olursa da,
faaliyetinin din, ilm, itima olduunu renince serbest
braktrr.
Nihayet esaretten rar ile kurtulup Petersburg ve
Varovaya gelmeye muvaffak olur. Bilhare, Viyana
tarikiyle 1334 senesinde stanbula terif eder.
Harb-i Umumde gnll alay kumandan olan
Bedizzaman Said Nurs, bu esaret hayatn bir
eserinde
HAYE-1
yle anlatyor:
Haiye-1 Bu esaretten hayli zaman getikten sonra, Barlaya bir esir gibi
gnderilen stad, eski macera-y hayatndan bir ksmn da Yirmi Altnc
Lemann On nc Ricas olarak kaleme almtr. Merak edenler o risaleye
mracaat edebilirler.
Yirmi Altnc Lemann dokuzuncu
ricasndan bir ksm
Harb-i Umumde, esaretle, Rusyann ark- imalsinde,
ok uzak olan Kosturma vilyetinde bulunuyordum. Orada
Tatarlarn kk bir camii, mehur Volga Nehrinin
kenarnda bulunuyordu. Oradaki arkadalarm olan esir
zabitler iinde sklyordum. Yalnzlk istedim. Darda
izinsiz gezemiyordum. Tatar mahallesi, kefaletle beni
Volga Nehrinin kenarndaki kk camie aldlar.
Ben yalnz olarak camide yatyordum. Bahara yakn. O
imal ktasnn pek ok uzun gecelerinde ok uyank
kalyordum. O karanlk gecelerde ve karanlkl gurbette,
Volga Nehrinin hazn rltlar ve yamurun rikkatli
pltlar ve rzgrn rkatli esmesi, beni derin gaet
uykusundan muvakkaten uyandrd. Geri daha kendimi
ihtiyar bilmiyordum; fakat Harb-i Umumyi gren
ihtiyardr. Gya
1
srrna mazhar
olarak, yle gnlerdir ki, ocuklar ihtiyarlandrd cihetle,
krk yanda iken, kendimi seksen yanda bir vaziyette
buldum. O karanlkl, uzun gece ve hazn gurbet ve hazn
vaziyet iinde hayattan bir meyusiyet geldi. Aczime,
yalnzlma baktm, midim kesildi.
O hlette iken, Kurn- Hakmden imdat geldi. Dilim
2
dedi. Kalbim de alayarak dedi:
1. ocuklar ihtiyarlatan bir gn... Mzzemmil Sresi, 73:17.
2. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.
Garibem, bkesem, zaifem, ntuvanem, elamn gyem,
afv cyem, meded hhem ziderghet lh!
Ruhum dahi vatanmdaki eski dostlar dnp o
gurbette vefatm tahayyl ederek, Niyazi-i Msr gibi
dedim:
Dnya gamndan geip,
yoklua kanat ap,
evk ile her dem uup,
arrm dost, dost!
diye dostlar aryordu.
Her neyse... O hznl, rikkatli, rkatli, uzun gurbet
gecesinde, dergh- lhde zaaf ve aczim o kadar byk
bir efaati ve vesile oldu ki, imdi de hayretteyim. nk
birka gn sonra, gayet hilf- memul bir surette, yayan
gidilse bir senelik mesafede, tek bamla, Rusa
bilmediim halde rar ettim. Zaaf ve aczime binaen gelen
inyet-i lhiye ile harika bir surette kurtuldum. T
Varova ve Avusturyaya urayarak stanbula kadar
geldim ki, bu surette kolaylkla kurtulmak pek harika
olmutu. Rusa bilen en cesur ve en kurnaz adamlarn
muvaffak olamadklar ok teshilt ve ok kolaylkla, o
uzun rar seyahati bitirdim.
Fakat o Volga Nehrikenarndaki camideki mezkr
gecenin vaziyeti bana bu karar verdirmi ki, bakye-i
mrm maaralarda geireceim. Bu insanlarn hayat-
itimaiyesine karmak artk yeter. Madem sonunda kabre
yalnz gideceim; yalnzlaalmak iin imdiden yalnzl
ihtiyar edeceim, demitim.
Fakat, maatteessf, stanbuldaki cidd ve ok ahbap ve
stanbulun aal hayat- dnyeviyesi, hususan
haddimden ok fazla bana tevecch eden an u eref gibi
neticesiz eyler, o kararm muvakkaten bana unutturdular.
Gya o gurbet gecesi, hayatmn gznde nurlu siyahlk idi.
Ve stanbulun beyaz, aal gndz, o hayat gzmn
nursuz beyazyd ki, ileriyi gremedi, yine yatt. T iki sene
sonra Gavs- Geyln, Ftuhul-Gayb kitabyla tekrar
gzm atrd.
stanbulu tekrar ereendirmesi, ehl-i ilmi ve halk ok
fazla memnun ve mesrur etti. Kendisine haber verilmeden,
Meihat dairesindeki Darl-Hikmetil-slmiye azalna
tyin olundu. Darl-Hikmet, o zaman, Mehmed Akif,
zmirli smail Hakk, Elmall Hamdi gibi slm
limlerinden mrekkep bir slm akademisi mahiyetinde
idi.
ok zeki, kahraman ve gayyur bir lim olan veled-i
mnevsi ve biraderzadesi Abdurrahman (rahmetullahi
aleyh) yle anlatyor:
1334 senesinde esaretten geldikten sonra, amcam
rzas olmadan Darl-Hikmetil-slmiyeye za tyin
edildi. Fakat esarette ok sarslm olduundan, bir mddet
mezunen vazifeye gidemedi. ok defa istifa etmek
teebbsnde bulundu, fakat dostlar brakmadlar. Bunun
zerine Darl-Hikmete devama balad. Haline dikkat
ediyordum ki, zaruretten fazla kendine masraf yapmyordu.
Maiete neden bu kadar muktesit yayorsun? diyenlere
cevaben:
Ben sevd- zama tbi olmak isterim. Sevd- zam
ise, bu kadar tedarik edebilir. Ben, ekalliyet-i msrifeye tbi
olmak istemem demilerdir.
Darl-Hikmetten ald maatan miktar- zarureti
ayrdktan sonra, mtebakisini bana vererek, Hfzet! derdi.
Ben de, bir sene zarfndaki fazla kalm paralar amcamn
bana olan efkatine; hem mal istihkar etmesine itimaden,
haberi olmadan tamamen sarf ettim. Sonra bana dedi ki:
Bu para bizehell deildi, millet mal idi, niin sarf ettin?
Madem ki yledir, bende seni vekilharlktan azl ile
kendimi nasbettim!
Bir mddet aradan geti. Hakaikten on iki telifatn tab
ettirmek kalbine geldi. Maatan toplanan paralar, o
telifatlarn tabna verdi. Yalnz bir iki k mstesna
olmak zere, dierlerini etrafa meccanen datt. Niin
sattrmadn sual ettim. Dedi ki:
Maatan bana kut-u lyemut caizdir, fazlas millet
maldr. Bu sretle millete iade ediyorum.
Darl-Hikmetteki hizmeti, hep byle ahs teebbs
ile idi. nk, orada mtereken i grmek iin baz
mniler gryordu. Onu tanyanlar biliyorlar ki,
Bedizzaman kefenini boynunatakm ve lmn gze
almtr. Onun iindir ki,Darl-Hikmetil-slmiyede demir
gibi dayand. Ecnebi tesirat, Darl-Hikmeti kendine let
edemedi. Yanl fetvalara kar pervaszca mcadele etti.
slmiyete muzr bir cereyan ortaya atld vakit, o
cereyan krmak iin eser nerederdi.
Esaretten avdetinden sonraki stanbul
hayatna dair kaleme ald bir paradr
(Yirmi Altnc Lemadan Onuncu Rica)
Bir zaman, esaretten geldikten sonra, stanbulda bir iki
sene yine gaet galebe etti. Siyaset havas, nazarm
nefsimden kaldrp fka datmken, birgn stanbulun
Eyp Sultan kabristannn dereye bakan yksek bir yerinde
oturuyordum. stanbul etrafndaki fka baktm. Birden,
bakyorum, benim husus dnyam vefat ediyor, baz cihette
ruh ekiliyor gibi bir hlet-i hayaliye bana geldi. Dedim
Acaba bu kabristann mezar talarndaki yazlar mdr ki,
bana byle hayal veriyor? diye nazarm ektim. Uzaa
deil, o kabristana baktm. Kalbime ihtar edildi ki:
Bu senin etrafndaki kabristann, yz stanbul, iinde
vardr. nk yz defa stanbul buraya boalm. Btn
stanbul halkn buraya boaltan bir Hkim-i Kadrin
hkmnden kurtulup mstesna kalamazsn; sen de
gideceksin.
Ben kabristandan kp, bu dehetli hayal ile Sultan
Eyp Camiinin mahfelindeki kk bir odaya, ok defa
girdiim gibi, bu defa da girdim. Dndm ki, ben
cihette misarim. Bu menzilcikte misar olduum gibi,
stanbulda da misarim, dnyada da misarim. Misar,
yolunu dnmeli. Nasl ki bu odadan kacam, birgn
de stanbuldan kacam, dier birgn de dnyadan
kacam.
te bu hlette, gayet rikkatli ve rkatli, elemli bir hzn
ve gam, kalbime, bama kt. nk ben yalnz bir-iki
dostu kaybetmiyorum. stanbulda binler sevdiim
dostlarmdan mufarakat gibi, ok sevdiim stanbuldan da
ayrlacam. Dnyada yz binler dostlarmdan iftirak gibi,
ok sevdiim ve mptel olduum o gzel dnyadan da
ayrlacam diye dnrken, yine kabristann o yksek
yerine gittim. Ara sra sinemaya ibret iin gittiimden,
bana, stanbul iindeki insanlar, o dakikada, sinemada
gemi zamann glgelerini hazr zamana getirmek
cihetiyle, lm olanlar ayakta gezer suretinde
gsterdikleri gibi, aynen ben de, o vakit grdm
insanlar, ayakta gezen cenazeler vaziyetinde grdm.
Hayalim dedi ki: Madem bu kabristanda olanlardan bir
ksm, sinemada gezer gibi grlyor; ileride katiyen bu
kabristana girecekleri, girmi gibi gr. Onlar da
cenazelerdir, geziyorlar.
Birden, Kurn- Hakmin nuruyla ve Gavs- zam eyh
Geyln (k.s.) Hazretlerinin iradyla, o hazn hlet, srurlu
ve neeli bir vaziyete inklp etti. yle ki:
O hazn hale kar Kurndan gelen nur byle ihtar etti
ki: Senin, imal-i arkde, Kosturmadaki gurbetinde bir iki
esir zabit dostun vard. Bu dostlarn herhalde stanbula
gideceklerini biliyordun. Sana birisi deseydi, Sen
stanbula m gideceksin, yoksa burada m kalacaksn?
Elbette, zerre miktar akln varsa, stanbula ferah ve
srurla gitmesini kabul edecektin. nk bin birden, dokuz
yz doksan dokuz ahbabn stanbuldadrlar. Burada bir iki
tane kalm; onlar da oraya gidecekler. Senin iin
stanbula gitmek hazn bir rak, elm bir iftirak deil. Hem
de geldin, memnun olmadn m? O dman
memleketindeki pekkaranlk, uzun gecelerinden ve pek
souk frtnal klarndankurtuldun. Bu gzel, dnya
cenneti gibi stanbula geldin.
Aynen yle de, senin kklnden bu yana kadar,
sevdiklerinden yzde doksan dokuzu, sana dehet veren
kabristana gmler. Bu dnyada kalan bir iki dostun var;
onlar da oraya gidecekler. Dnyada vefatn rak deil,
visaldir, o ahbaplara kavumaktr. Onlar, yani o ervh-
bkiye, eskimi yuvalarn toprak altnda brakp, bir ksm
yldzlarda, bir ksm lem-i berzah tabakatnda geziyorlar
diye ihtar edildi.
Evet, bu hakikati Kurn ve iman o derece kat bir
surette ispat etmitir ki, btn btn kalbsiz, ruhsuz
olmazsa veyahut dallet kalbini bomam ise, gryor
gibi inanmak gerektir. nk bu dnyay hadsiz env-
ltuf ve ihsanatyla byle tezyin edip mkrimne ve
efkane rububiyetini gsteren ve tohumlar gibi en
ehemmiyetsiz cz eyleri dahi muhafaza eden bir Sni-i
Kerm ve Rahm, masnuat iinde en mkemmel ve en
cmi, en ehemmiyetli ve en ok sevdii masnuu olan
insan, elbette ve bilbedahe, sureten grnd gibi byle
merhametsiz, kbetsiz idam etmez, mahvetmez, zayi
etmez. Belki bir iftinin topraa serptii tohumlar gibi,
baka bir hayatta smbl vermek iin, Hlk- Rahm o
sevdii masnuunu, bir rahmet kaps olan toprak altna
muvakkaten atar.
HAYE-1
Haiye-1 Bu hakikat, iki kere iki drt eder derecesinde, sair risalelerde,
hususan Onuncu ve Yirmi Dokuzuncu Szlerde ispat edilmitir.
te bu ihtar- Kurnyi aldktan sonra, o kabristan,
stanbuldan ziyade bana nsiyetli oldu. Halvet ve uzlet,
bana sohbet ve muaeretten daha ziyade ho geldi. Ben de
Boaz tarafndaki Saryerde, bir halvethane kendime
buldum. Gavs- zam (r.a.) Ftuhul-Gaybyla bana bir
stad ve tabip ve mrid olduu gibi, mam- Rabbn de
(r.a.) Mektubatyla bir ens, bir mk, bir hoca hkmne
geti. O vakit, ihtiyarla girdiimden ve medeniyetin
ezvkndan ekildiimden ve hayat- itimaiyeden
syrldmdan pek ok memnun oldum, Allaha krettim.
ON BRNC RCA
Esaretten geldikten sonra, stanbulda amlca
tepesinde bir kkte, merhum biraderzadem Abdurrahman
(r.aleyh) ile beraber oturuyorduk. Bu hayatm, hayat-
dnyeviye cihetinde bizim gibilere en mesdne bir hayat
saylabilirdi. nk esaretten kurtulmutum; Darl-
Hikmette, meslek-i ilmiyeme mnasip, en li bir tarzda
ner-i ilme muvaffakiyet vard. Bana tevecch eden
haysiyet ve eref, haddimden ok fazla idi. Mevkice
stanbulun en gzel yeri olan amlcada oturuyordum.
Hem hereyim mkemmeldi. Merhum biraderzadem
Abdurrahman gibi gayet zek, fedakr, hem talebe, hem
hizmetkr, hem ktip, hem evld- mneviyem beraberdi.
Dnyada herkesten ziyade kendimi mesut bilirken,
yineye baktm, samda, sakalmda beyaz kllar grdm.
Birden, esarette, Kosturmadaki camideki intibah- ruh
yine balad. Onun eseri olarak, kalben merbut olduum
ve medar- saadet-i dnyeviye zannettiim hlt, esbab
tetkike baladm. Hangisini tetkik ettimse, baktm ki,
rktr, alkaya demiyor, aldatyor. O sralarda, en
sadakatli zannettiim bir arkadamda, umulmadk bir
sadakatsizlik ve hatra gelmez bir vefaszlk grdm.
Hayat- dnyeviyeden bir rkmek geldi. Kalbime dedim:
Acaba ben btn btn aldanm mym? Gryorum ki,
hakikat noktasnda acnacak halimize, pek ok insanlar
gpta ile bakyorlar. Btn bu insanlar divane mi olmular?
Yoksa imdi ben divane mi oluyorum ki, bu dnyaperest
insanlar divane gryorum?
Her neyse... Ben, ihtiyarln verdii iddetli intibah
cihetinde, en evvel, alkadar olduum fni eylerin
fniliini grdm. Kendime de baktm, nihayet-i aczde
grdm. O vakit, bek isteyen ve bek tevehhmyle
fnilere mptel olan ruhum btn kuvvetiyle dedi ki:
Madem cismen fniyim; bu fnilerden bana ne hayr
gelebilir? Madem ben cizim; bu cizlerden ne
bekleyebilirim? Benim derdime are bulacak bir Bk-i
Sermed, bir Kadr-i Ezel lzm diyerek taharrye
baladm.
O vakit, hereyden evvel, eskiden beri tahsil ettiim
ilme mracaat edip, bir teselli, bir rica aramaya baladm.
Maatteessf, o vakte kadar ulm-u felsefeyi ulm-u
slmiye ile beraber havsalama doldurup, o ulm-u
felsefeyi, pek yanl olarak, maden-i tekemml ve medar-
tenevvr zannetmitim. Halbuki, o felsef meseleler
ruhumu ok fazla kirletmi ve terakkiyt- mneviyemde
engel olmutu. Birden, Cenb- Hakkn rahmet ve
keremiyle, Kurn- Hakmdeki hikmet-i kudsiye imdada
yetiti. ok risalelerde beyan edildii gibi, o felsef
meselelerin kirlerini ykad, temizlettirdi.
Ezcmle, fnun-u hikmetten gelen zulmat- ruhiye,
ruhumu kinata boduruyordu. Hangi cihete baktm, nur
aradm; o meselelerde nur bulamadm, teneffs
edemedim. T, Kurn- Hakmden gelen L ilhe ill H
cmlesiyle ders verilen tevhid, gayet parlak bir nur olarak,
btn o zulmat datt; rahatla nefes aldm. Fakat nes
ve eytan, ehl-i dallet ve ehl-i felsefeden aldklar derse
istinad ederek akl ve kalbe hcum ettiler. Bu hcumdaki
mnzart- nefsiye, lillhilhamd, kalbin muzafferiyetiyle
neticelendi. ok risalelerde ksmen o mnazaralar
yazlm. Onlara iktif edip, burada yalnz binde bir
muzafferiyet-i kalbiyeyi gstermek iin, binler burhandan
birtek burhan beyan edeceim. T ki, genliinde hikmet-i
ecnebiye veya fnun-u medeniye nam altndaki ksmen
dallet, ksmen mlyniyat meseleleriyle ruhunu
kirletmi, kalbini hasta etmi, nefsini martm bir ksm
ihtiyarlarn ruhunda temizlik yapsn; tevhid hakknda
eytan ve nefsin errinden kurtulsun. yle ki:
Ulm-u felseyenin vekleti namna nefsim dedi ki: Bu
kinattaki esbabn tabiatyla bu mevcudata mdahaleleri
var. Herey bir sebebe bakar. Meyveyi aatan, hububat
topraktan istemeli. En cz, en kk bireyi de Allahtan
istemek ve Allaha yalvarmak ne demektir?
O vakit, nur-u Kurn ile, srr- tevhid, u gelecek surette
inkiaf etti. Kalbim, o mtefelsif nefsime dedi:
En cz ve en kk ey, en byk ey gibi, dorudan
doruya btn kinat Hlknn kudretinden gelir ve
hazinesinden kar. Baka surette olamaz. Esbab ise bir
perdedir. nk en ehemmiyetsiz ve en kk
zannettiimiz mahlklar, bazan sanat ve hilkat cihetinde
en bynden daha byk olur. Sinek, tavuktan sanata
ileri gemezse de, geri de kalmaz. yle ise, byk kk
tefrik edilmeyecek. Ya btn esbab- maddiyeye taksim
edilecek, veyahut btn birden birtek zta verilecektir.
Birinci k muhal olduu gibi, bu k vciptir, zarurdir.
nk birtek zta, yani, bir Kadr-i Ezelye verilse, madem
btn mevcudatn intizamat ve hikmetleriyle vcudu kat
tahakkuk eden ilmi hereyi ihata ediyor. Ve madem
ilminde hereyin miktar taayyn ediyor. Ve madem,
bilmahede, her vakit hiten, nihayetsiz suhuletle,
nihayetsiz sanatl masnular vcuda geliyor. Ve madem o
Kadr-i Almin, bir kibrit akar gibi, emr-i
1
ile,
hangi ey olursa olsun icad edebildiini, hadsiz kuvvetli
delillerle ok risalelerde beyan ettiimiz ve hususan
Yirminci Mektup ve Yirmi nc Lemann hirinde ispat
edildii gibi, hadsiz bir kudreti var. Elbette, bilmahede
grlen harikulde suhulet ve kolaylk, o ihata-i ilmiyeden
ve azamet-i kudretten geliyor.
1. (Allah bireyin olmasn murad ettii zaman, O sadece) Ol der, o da
oluverir. Bakara Sresi, 2:117; Ysin Sresi, 36:82.
Mesel, nasl ki gze grlmeyen eczal bir mrekkeple
yazlan bir kitaba, o yazy gstermeye mahsus bir ecza
srlse, o koca kitap birden herbir gze vcudunu gsterip
kendini okutturur. Aynen yle de, o Kadr-i Ezelnin ilm-i
muhitinde, hereyin suret-i mahsusas, bir miktar-
muayyen ile taayyn ediyor. O Kadr-i Mutlak, emr-i
ile, o hadsiz kudretiyle ve nz iradesiyle, o yazya
srlen ecza gibi, gayet kolay ve suhuletle, kudretin bir
cilvesi olan kuvvetini o mahiyet-i ilmiyeye srer, o eye
vcud-u haric verir, gze gsterir, nuku-u hikmetini
okutturur.
Eer btn eya birden o Kadr-i Ezelye ve Alm-i Klli
eye verilmezse, o vakit sinek gibi en kk bireyin
vcudunu, dnyann ekser nevilerinden husus bir mizanla
toplamak lzm gelmekle beraber; o kck sinein
vcudunda alan zerreler, o sinein srr- hilkatini ve
keml-i sanatn btn dekaikiyle bilmekle olabilir. nk
esbab- tabiiye ile esbab- maddiye, bilbedahe ve umum
ehl-i akln ittifakyla, hiten icad edemez. yleyse,
herhalde, onlar icad etse, elbette toplayacak. Madem
toplayacak; hangi zhayat olursa olsun, ekser ansr ve
envndan nmuneler, iinde vardr. Adeta kinatn bir
hlsas, bir ekirdei hkmndedir. Elbette, o halde bir
ekirdei btn bir aatan, bir zhayat btn r-yi
zeminden ince elekle eleyip ve en hassas bir mizan ile
lp toplattrmak lzm geliyor. Ve madem esbab- tabiiye
cahildir, cmiddir; bir ilmi yoktur ki bir pln, bir hriste, bir
model, bir program takdir etsin, ona gre mnev kalba
gelen zerrt eritip dksn, t dalmasn, intizamn
bozmasn. Halbuki hereyin ekli, heyeti hadsiz tarzlarda
olabildii iin, hadsiz had ve hesaba gelmez ekller,
miktarlar iinde birtek ekil ve miktarda, sel gibi akan
ansrn zerreleri dalmayarak, muntazaman, miktarsz,
kalpsz, birbiri stnde kitle halinde durdurmak ve
zhayata muntazam bir vcut vermek, ne derece imkndan,
ihtimalden, akldan uzak olduu grnyor. Elbette kimin
kalbinde krlk yoksa grr.
Evet, bu hakikate binaen,


bu yet-i azmenin srryla,
HAYE-1
btn esbab-
maddiye toplansa, onlarn ihtiyarlar da olsa, birtek sinein
vcudunu ve o vcudun cihazatn mizan- mahsusla
toplayamazlar. Toplasalar da, o vcudun miktar-
muayyenesinde durduramazlar. Durdursalar da, daima
tazelenmekte olan ve o vcuda gelip alan zerrt,
muntazaman altramazlar. yleyse, bilbedahe, esbab bu
eyaya sahip kamazlar. Demek Sahib-i Hakikleri
bakadr.
Haiye-1 Yani, Allahtan baka btn ardnz ve ibadet ettiiniz
eylertoplansalar, asla bir sinei halk edemezler. Hac Sresi, 22:73.
Evet, yle bir Sahib-i Hakikleri var ki,
1
yetinin
srryla, btn zeminin yzndeki zhayat, bir sinein
ihys kadar kolay yapar. Bir bahar, birtek iek
kolaylnda icad eder. nk toplamaya muhta deil.
Emr-i
2
a mlik olduundan; ve her baharda
hadsiz mevcudat- bahariyenin madde-i unsuriyesinden
baka hadsiz sft ve ahvl ve ekllerini hiten icad
ettiinden; ve ilminde hereyin pln, modeli, hristesi ve
program taayyn ettiinden; ve btn zerrat Onun ilim ve
kudreti dairesinde hareket ettiklerinden, kibrit akar gibi
hereyi nihayet kolaylkla icad eder. Ve hibir ey, zerre
miktar hareketini armaz. Seyyrat mut bir ordusu
olduu gibi, zerrat dahi muntazam bir ordusu hkmne
geer. Madem o kudret-i ezeliyeye istinaden hareket
ediyorlar ve o ilm-i ezelnin dsturlaryla alyorlar;
elbette o eserler, o kudrete gre vcuda gelir. Yoksa o
kk, ehemmiyetsiz ahsiyetlerine bakmakla o eserler
klmez. O kudrete intisap kuvvetiyle bir sinek, bir
Nemrudu gebertir. Karnca, Firavunun sarayn harap eder.
Zerre gibi kk am tohumu, da gibi koca bir am
aacnn ykn omuzunda tayor. Bu hakikati ok
risalelerde ispat ettiimiz gibi, nasl ki bir nefer, askerlik
vesikasyla padiaha intisap noktasnda, yz bin defa kendi
kuvvetinden fazla, bir ah esir etmek gibi eserlere mazhar
olur. yle de, herey, o kudret-i ezeliyeye intisabyla, yz
bin defa esbab- tabiiyenin fevkinde mucizt- sanata
mazhar olabilir.
1. Sizin yaratlmanz da, diriltilmeniz de, tek bir kiinin yaratlp diriltilmesi
gibidir. Lokman Sresi, 31:28.
2. (Allah bireyin olmasn murad ettii zaman, O sadece) Ol der, o da
oluverir. Bakara Sresi, 2:117; Ysin Sresi, 36:82.
Elhasl, hereyin nihayet derecede hem sanatl, hem
suhuletli vcudu gsteriyor ki, muhit bir ilim sahibi olan
bir Kadr-i Ezelnin eseridir. Yoksa, yz bin muhal iinde,
deil vcuda gelmek, belki imkn dairesinden kp imtin
dairesine girecek ve mmkn suretinden kp mmteni
mahiyetine girecek ve hibir ey vcuda gelmeyecek, belki
de vcuda gelmesi muhal olacaktr.
te bu gayet ince ve gayet kuvvetli ve gayet derin ve
gayet zhir bir burhanla, eytann muvakkat bir akirdi ve
ehl-i dalletin ve ehl-i felsefenin bir vekili olan nefsim
sustu. Ve, lillhilhamd, tam imana geldi. Ve dedi ki:
Evet, bana yle bir Hlk ve Rab lzm ki, en kk
htrt- kalbimi ve en haf niyazm bilecek; ve en gizli
ihtiyac- ruhumu yerine getirdii gibi, bana saadet-i
ebediyeyi vermek iin, koca dnyay hirete tebdil edecek
ve bu dnyay kaldrp hireti yerine kuracak; hem sinei
halk ettii gibi semvt da icad edecek; hem gnei
semnn yzne bir gz olarak akt gibi, bir zerreyi de
gzbebeimde yerletirecek bir kudrete mlik olsun.
Yoksa, sinei halk edemeyen, htrt- kalbime mdahale
edemez, niyaz- ruhumu iitemez. Semvt halk etmeyen,
saadet-i ebediyeyi bana veremez. yleyse, benim Rabbim
Odur ki, hem htrt- kalbimi slah eder, hem cevv-i
havay bulutlarla bir saatte doldurup boaltt gibi dnyay
hirete tebdil edip, Cenneti yapp, kapsn bana aar,
Haydi, gir der.
te, ey nefsim gibi bedbahtlk neticesinde bir ksm
mrn nursuz felsef ve ecneb fnununa sarf eden ihtiyar
kardelerim! Kurnn lisanndaki mtemadiyen L ilhe
ill H ferman- kudsiyesinden ne kadar kuvvetli ve ne
kadar hakikatli ve hibir cihette sarslmaz ve zedelenmez
ve tagayyr etmez bir rkn- imanyi anlaynz ki, nasl
btn mnev zulmat datr ve mnev yaralar tedavi
eder!
stanbulda Drl-Hikmette bulunduu zaman, Snhat
risalesinde yazd gayet acip bir vka-i ruhaniye:
Ryada Bir Hitabe
1335 senesi Eyllnde, dehrin hadisatnn verdii
yeisle, iddetle muztarip idim. u kesif zulmet iinde bir
nur aryordum. Mnen rya olan yakazada bulamadm.
Hakikaten yakaza olan rya-y sdkada bir ziya grdm.
Tafsilt terk ile, bana sylettirilmi noktalar
kaydedeceim. yle ki:
Bir Cuma gecesinde nevm ile lem-i misale girdim. Biri
geldi, dedi:
Mukadderat- slm iin teekkl eden bir meclis-i
muhteem seni istiyor.
Gittim, grdm ki, mnevver, emsalini dnyada
grmediim, Selef-i Salihnden ve asrn mebuslarndan
her asrn mebuslar iinde bulunur bir meclis grdm.
Hicap edip kapda durdum. Onlardan bir zat dedi ki:
Ey felket, helket asrnn adam, senin de reyin var.
Fikrini beyan et.
Ayakta durup dedim:
Sorun, cevap vereyim.
Biri dedi: Bu malbiyetin neticesi ne olacak;
galibiyette ne olurdu?
Dedim: Musibet err-i mahz olmad iin, bazan
saadette felket olduu gibi, felketten dahi saadet kar.
Eskiden beri il-y kelimetullah ve beka-y istiklliyet-i
slm iin, farz- kifaye-i cihad deruhte ile kendini
yekvcut olan lem-i slma fedaya vazifedar ve hilfete
bayraktar grm olan bu devlet-i slmiyenin felketi,
lem-i slmn saadet-i mstakbelesiyle tel edilecektir.
Zira, u musibet, maye-i hayatmz ve b- hayatmz olan
uhuvvet-i slmiyenin inkiaf ve ihtizazn hrikulde tacil
etti. Biz incinirken lem-i slm alyor. Avrupa ziyade
incitse, baracaktr. ayet lsek, yirmileceiz, yz
dirileceiz. Harikalar asrndayz. ki- sene mevtten sonra
meydanda dirilenler var. Biz malbiyetle bir saadet-i
cile-i muvakkate kaybettik. Fakat bir saadeti cile-i
mstemirre bizi bekliyor. Pek cz ve mtehavvil ve
mahdut olan hli, geni istikbal ile mbadele eden
kazanr.
Birden meclis tarafndan denildi: zah et.
Dedim: Devletler, milletler muharebesi, tabakat- beer
muharebesine terk-i mevki ediyor. Zira beer esir olmak
istemedii gibi, ecr olmak da istemez. Galip olsaydk,
hasmmz ve dmanmz elindeki cereyan-
mstebidaneye, belki daha eddne kaplacak idik.
Halbuki o cereyan hem zalimne, hem tabiat- lem-i
slma mn, hem ehl-i imnn ekseriyet-i mutlakasnn
menfaatine mbayin, hem mr ksa, paralanmaya
namzettir. Eer ona yapsaydk, lem-i slm ftratna,
tabiatna muhalif bir yola srecek idik. u medeniyet-i
habise ki, biz ondan yalnz zarar grdk. Ve nazar- eriatta
merdud ve seyyiat hasenatna galebe ettiinden,
maslahat- beer fetvasyla mensuh ve intibah- beerle
mahkm-u inkraz, seh, mtemerrid, gaddar, mnen vah
bir medeniyetin himayesini Asyada deruhte edecektik.
Meclisten biri dedi: Neden eriat u medeniyeti
HAYE-1
reddeder?
Haiye-1 Bizim muradmz, medeniyetin mehasini ve beere menfaati bulunan
iyiliklerdir. Yoksa, medeniyetin gnahlar, seyyiatlar deil ki, ahmaklar o
seyyiatlar, o sefahetleri mehasin zannedip taklit edip, malmz harap ettiler.
Medeniyetin gnahlar, iyiliklerine galebe edip, seyyiat hasenatna racih
gelmekle, beer iki Harb-i Umumi ile iki dehetli tokat yeyip, o gnahkr
medeniyeti zr zeber edip yle bir kustu ki, yeryzn kanla bulatrd.
naallah, istikbaldeki slmiyetin kuvvetiyle, medeniyetin mehasini galebe
edecek, zemin yzn pisliklerden temizleyecek, sulh-u umumyi de temin
edecek.
Dedim: nk, be men esas zerine teesss etmitir.
Nokta-i istinad kuvvettir. O ise, eni tecavzdr. Hedef-i
kast menfaattr. O ise, eni tezahumdur. Hayatta dsturu,
cidaldir. O ise, eni tenazudur. Kitleler mabeynindeki
rabtas, heri yutmakla beslenen unsuriyet ve menf
milliyettir. O ise, eni byle mthi tesadmdr. Cazibedar
hizmeti, hev ve hevesi tec ve arzularn tatmin ve
metalibini teshildir. O heva ise, eni insaniyeti derece-i
melekiyeden, dereke-i kelbiyete indirmektir. nsann
mesh-i mnevsine sebep olmaktr. Bu medenlerden ou,
eer ii dna evrilse, kurt, ay, ylan, hnzr, maymun
postu grlecek gibi hayale gelir.
te, onun iin bu medeniyet-i hazra, beerin yzde
seksenini meakkate, ekavete atm; onunu mmevveh
(hayal) saadete karm; dier onunu da, beyne beyne
brakm. Saadet odur ki, klle, ya eksere saadet ola. Bu
ise, ekall-i kalilindir ki, nev-i beere rahmet olan Kurn,
ancak umumun, lakal ekseriyetin saadetini tazammun
eden bir medeniyeti kabul eder.
Hem serbest hevnn tahakkmyle, havic-i gayr-
zaruriye havic-i zaruriye hkmne gemilerdir. Bedavette
bir adam drt eye muhta iken, medeniyet yz eye
muhta ve fakir etmitir. Say, masrafa k gelmediinden,
hileye, harama sevk etmekle, ahlkn esasn u noktadan
ifsad etmitir. Cemaate, neve verdii servet, hamete
bedel, ferdi, ahs fakir ahlksz etmitir. Kurun-u lnn
mecmu vahetini, bu medeniyet bir defada kustu!
lem-i slmn u medeniyete kar istinkf ve souk
davranmas ve kabulde ztrab c-y dikkattir. Zira istina
ve istiklliyet hassasyla mmtaz olan eriattaki lh
hidayet, Roma felsefesinin dehsyla alanmaz, imtiza
etmez, bel olunmaz, tbi olmaz.
Bir asldan tevem (ikiz) olarak neet eden eski Roma
ve Yunan iki dehlar, su ve ya gibi mrur-u asr (asrlar)
ve medeniyet ve Hristiyanln temzicine alt halde,
yine istiklllerini muhafaza, det tenasuhla o iki ruh imdi
de baka ekillerde yayorlar. Onlar tevem ve esbab-
temzic varken imtizac olunmazsa, eriatn ruhu olan nur-u
hidayet, o muzlim pis medeniyetin esas olan Roma
dehsyla hibir vakit mezc olunmaz, bel olunmaz.
Dediler: eriat- garrdaki medeniyet nasldr?
Dedim: eriat- Ahmediyenin (a.s.m.) tazammun ettii
ve emrettii medeniyet ise ki, medeniyet-i hazrann
inkindan inkiaf edecektir. Onun men esaslar yerine,
mspet esaslar vaz eder.
te nokta-i istinad, kuvvete bedel haktr ki, eni adalet
ve tevazndr. Hedef de, menfaat yerine fazilettir ki, eni
muhabbet ve tecazptr. Cihetl-vahdet de unsuriyet ve
milliyet yerine, rabta-i din, vatan, snfdir ki, eni
samim uhuvvet ve msalemet ve haricin tecavzne kar
yalnz tedfdr. Hayatta dsturu, cidal yerine dstur-u
teavndr ki, eni ittihad ve tesanttr. Hev yerine
hddr ki, eni insaniyeten terakk ve ruhen tekmldr.
Hevy tahdit eder; nefsin hevesat- siyesinin teshiline
bedel, ruhun hissiyat- ulviyesini tatmin eder.
Demek, biz malbiyetle ikinci cereyana takldk ki,
mazlumlarn ve cumhurun cereyandr. Bakalarndan
yzde seksen fakir ve mazlumsa, slmdan doksan, belki
doksan betir.
lem-i slm u ikinci cereyana kar lkayt veya
muarz kalmakla hem istinatsz, hem btn emeini heder,
hem onun istilsyla istihaleye mruz kalmaktan ise,
klne davranp onu slm bir tarza evirip, kendine
hdim klmaktr. Zira dmann dman, dman kaldka
dosttur. Nasl ki, dmann dostu, dost kaldka dmandr.
u iki cereyan birbirine zt, hedeeri zt, menfaatleri zt
olduundan; birincisi dese l, dieri diyecek Diril.
Birinin menfaati zarar, ihtilf, tedenn, zaaf, uyumamz
istilzam ettii gibi; tekinin menfaati dahi kuvvetimizi,
ittihadmz bizzarure iktiza eder.
ark husumeti, slm inkiafn bouyordu; zil oldu ve
olmal. Garp husumeti, slmn ittihadna, uhuvvetin
inkiafna en messir sebeptir; bki kalmal.
Birden o meclisten tasdik emareleri tezahr etti.
Dediler: Evet, mitvar olunuz. u istikbal inklb
iinde, en yksek gr sada slmn sadas olacaktr!
Tekrar biri sordu: Musibet, cinayetin neticesi,
mkfatn mukaddemesidir. Hangi ilinizle kadere fetva
verdirdiniz ki, u musibetle hkmetti? Musibet-i mme
ekseriyetin hatsna terettp eder. Hazrda mkfatnz
nedir?
Dedim: Mukaddemesi mhim erkn- slmiyedeki
ihmalimizdir: salt, savm, zekt.
Zira, yirmi drt saatten yalnz bir saati, be namaz iin
Hlk Tel bizden istedi. Tembellik ettik; be sene yirmi
drt saat talim, meakkat, tahrik ile bir nevi namaz kldrd.
Hem senede yalnz bir ay oru iin nefsimizden istedi.
Nefsimize acdk; kefreten be sene oru tutturdu. Ondan,
krktan yalnz biri, ihsan ettii maldan zekt istedi. Buhl
ettik, zulmettik, O da bizden mterakim zekt ald. El
cezu mincinsil-amel
Mkfat- hzramz ise: Fsk, gnahkr bir milletten,
humsu olan drt milyonu velyet derecesine kard;
gazilik, ehadetlik verdi. Mterek hatdan neet eden
mterek musibet, mzi gnahn sildi.
Yine biri dedi: Bir mir, hata ile felkete atm ise?
Dedim: Musibetzede mkfat ister. Ya mir-i hatdarn
hasenat verilecektir; o ise hi hkmnde. Veya hazine-i
gayp verecektir. Hazine-i gaybda byle ilerdeki mkfat
ise, derece-i ehadet ve gaziliktir.
Baktm, meclis istihsan etti. Heyecanmdan uyandm.
Terli, elpene yatakta oturmu, kendimi buldum. O gece
byle geti.
Bedizzaman, yannda baka kitaplar bulundurmuyordu.
Neden baka kitaplara bakmyorsun? denildiinde,
buyururlard ki:
Hereyden zihnimi tecrid ile Kurndan
fehmediyorum.
Eserlerden nakletse de, baz mhim grd mesili,
tayir etmeden alrd.
Niin aynen byle tekrar ediyorsun? diye
sorulduunda,
Hakikat usandrmaz. Libas deitirmek istemem
buyururdu.
Yukarda bir nebze zikredilmiti ki, Bedizzaman,
hakaik-i Kurniyeye
1
ait on iki telifatn tab ettirmiti. Bu
eserlerden -drd Trke olup, mtebakisi Arabdirler.
Bu zamana kadar hibir kitapta emsali bulunmayan bir
tarz- beyan ve ifadeyle hakikatleri ispat ediyorlar.
1. stad Bedizzaman Said Nurs Hazretlerinin stanbulda ve bir ksmn
bilhare Ankarada tab ile nerettii o zamanki eserleri, krk sene sonra Arab
Mesnev-i Nuriye ismiyle birarada bir mecmua halinde neredildi. te bu
Mesnev-i Nuriyenin mukaddemesinde bu eserler hakknda diyor:
Krk elli sene evvel, Eski Said, ziyade ulm-u akliye ve felseyede hareket
ettii iin, hakikatl-hakaike kar ehl-i tarikat ve ehl-i hakikat gibi bir meslek
arad. Ekser ehl-i tarikat gibi yalnz kalben harekete kanaat edemedi. nk,
akl, kri hikmet-i felseye ile bir derece yaralyd, tedavi lzmd.
Sonra, hem kalben, hem aklen hakikate giden baz byk ehl-i hakikatin
arkasnda gitmek istedi. Bakt, onlarn herbirinin ayr, czibedar bir hassas var.
Hangisinin arkasndan gideceine tahayyrde kald. mam- Rabbn de ona
gayb bir tarzda Tevhid-i kble et demi. Yani, Yalnz bir stadn arkasndan
git O ok yaral Eski Saidin kalbine geldi ki:
stad- hakik Kurndr. Tevhid-i kble bu stadla olur diye, yalnz o stad-
kudsnin iradyla hem kalbi, hem ruhu gayet garip bir tarzda slke baladlar.
Nefs-i emmaresi de kk ve behatyla onu mnev ve ilm mcahedeye
mecbur etti. Gz kapal olarak deil; belki mam- Gazl Mevlna Celleddin
ve mam- Rabbn gibi kalb, ruh, akl gzleri ak olarak, ehl-i istirkn akl
gznkapad yerlerde, o makamlarda gz ak olarak gezmi. Cenb-
Hakka hadsiz kr olsun ki, Kurnn dersiyle, iradyla hakikate bir yol
bulmu. Hatt hakikatine mazhar
olduunu, Yeni Saidin Risale-i Nuruyla gstermi. Mevlna Celleddin (r.a.) ve
mam- Rabbn ve mam- Gazl gibi, akl ve kalb ittifakyla gittii iin,
hereyden evvel kalb ve ruhun yaralarn tedavi ve nefsinin evhamdan
kurtulmasn temine alp, felillhilhamd, Eski Said Yeni Saide inklp etmi.
Asl Faris, sonra Trke olan Mesnev-i erif gibi o da Arapa bir nevi Mesnev
hkmnde Katre, Hubab, Habbe, Zhre, Zerre, emme, ule, Lemalar,
Rehalar, Lsiyyemalar ve sair dersleri ve Trke de Nokta ve Lemeat gayet
ksa bir surette yazm; frsat bulduka da tab etmi. Yarm asra yakn o
meslei Risale-i Nur suretinde, fakat dahil nefs ve eytanla mcadeleye bedel,
harite muhta mtehayyirlere ve dallete giden ehl-i felsefeye kar, Risale-i
Nur, geni ve kll Mesnevler hkmne geti.
O danlk Mesnev, turuk-u haye gibi enfs ve dahil cihetinde alm, kalb
ve ruh iinde yol amaya muvaffak olmu. Bahesi olan Risale-i Nur, hem
enfs, hem ekseri cihetinde turuk-u cehriye gibi fk ve haric daireye bakp
marifetullaha geni ve her yerde yol am. Adeta Ms Aleyhisselmn ass
gibi nereye vurmu, su karm...
Hem Risale-i Nur, hkema ve ulemann mesleinde gitmeyip, Kurnn bir
icz- mnevsiyle, hereyde bir pencere-i marifet am, bir senelik ii bir
saatte grr gibi Kurna mahsus bir srr anlamtr ki, bu dehetli zamanda
hadsiz ehl-i inadn hcumlarna kar malp olmayp galebe etmi.
Drl-Hikmette bulunduu zamanlarda geirdii bir
inklb- ruhyi, bilhare neretii bir eserinde yle beyan
ediyor:
Eski Saidin gl kafasna mthi tokatlar indi,

1
kaziyesini dnd. Kendini bataklk amurunda
grd. Medet istedi, bir yol arad, bir halskr taharri etti.
Grd ki, yollar muhtelif; tereddtte kald. Gavs- zam
olan eyh-i Geylnnin (r.a.) Ftuhul-Gayb namndaki
kitabyla tefel etti. Tefelde u kt:

2
1. lm hak ve gerektir.
2. Sen dr'l-hikmettesin; nce kalbini tedavi edecek bir tabip ara.
Aciptir ki, o vakit ben Drl-Hikmetil-slmiye zs
idim. Gya ehl-i slmn yaralarn tedaviye alan bir
hekim idim. Halbuki en ziyade hasta ben idim. Hasta
evvel kendine bakmal; sonra hastalara bakabilir.
te, Hazret-i eyhbana der ki: Sen kendin hastasn.
Kendine bir tabip ara.
Ben dedim: Sen tabibim ol. Tuttum, kendimi ona
muhatap addederek, okitab bana hitap ediyor gibi
okudum. Fakat kitab ok iddetliydi.Gururumu dehetli
kryordu. Nefsimde iddetli ameliyat- cerrahiye yapt.
Dayanamadm, yarsna kadar kendimi ona muhatap
ederek okudum; bitirmeye tahammlm kalmad. O kitab
dolaba koydum.
Fakat sonra, ameliyat- ifakrneden gelen aclar gitti,
lezzet geldi. O birinci stadmn kitabn tamam okudum
ve ok istifade ettim. Ve onun virdini ve mnctn
dinledim, ok istifaza ettim.
Sonra mam- RabbnninMektubat kitabn grdm,
elime aldm. Hlis bir tefel ederek atm. Acaiptendir ki,
btn Mektubatnda yalnz iki yerde Bedizzaman lfz
var.
1
O iki mektup bana birden ald. Pederimin ismi Mirza
olduundan, o mektuplarn banda Mirza Bedizzamana
Mektup
2
diye yazl olarak grdm. Fesbhnallah,
dedim. Bu bana hitap ediyor. O zaman Eski Saidin bir
lkab Bedizzaman idi. Halbuki Hicretin yz
senesinde, Bedizzaman- Hemednden baka o lkapla
itihar etmi zatlar bilmiyordum. Demek
mamnzamannda dahi yle bir adam vard ki, ona o iki
mektubu yazm. O ztn hali benim halime benziyormu
ki, o iki mektubu kendi derdime dev buldum.
1. mam- Rabbn, el-Mektbt, 1:86 (74. Mektup); 1:87 (75. Mektup).
2. mam- Rabbn, el-Mektubt, 1:87, (75. Mektup).
Yalnz mam, o mektuplarnda tavsiye ettii gibi, ok
mektuplarnda musrrne unu tavsiye ediyor: Tevhid-i
kble et. Yani, Birini stad tut, arkasndan git. Bakasyla
megul olma.
u en mhim tavsiyesi, benim istidadma ve ahvl-i
ruhiyeme muvafk gelmedi. Ne kadar dndm: Bunun
arkasndan m, yoksa tekinin mi arkasndan gideyim?
Tahayyrde kaldm. Herbirinde ayr ayr cazibedar
hsiyetler var; biriyle iktif edemiyordum.
O tahayyrde iken, Cenb- Hakkn rahmetiyle kalbime
geldi ki: Bu muhtelif turuklarn ba ve u cetvellerin
menba ve u seyyarelerin gnei Kurn- Hakmdir.
Hakik tevhid-i kble bunda olur. yle ise, en l mrid de
ve en mukaddes stad da odur. Ona yaptm.
HAYE-1
Haiye-1 Yaznn sonunda diyor: Nks ve perian istidadm elbette lykyla
o mrid-i hakiknin b- hayat hkmndeki feyzini massedip alamyor. Fakat
ehl-i kalb ve sahib-i halin derectna gre, o feyzi, o b- hayat, yine onun
feyziyle gsterebiliriz. Demek, Kurndan gelen o Szler ve o nurlar, yalnz akl
mesil-i ilmiye deil, belki kalb, ruh, hl mesil-i imaniyedir. Ve pek yksek
ve kymettar maarif-i lhiye hkmndedirler.
Harb-i Umumde malbiyetimizden dolay fazla
mteessir olduunuzu gryoruz diyenlere cevaben,
Ben kendi elemlerime tahamml ettim; fakat, ehl-i
slmn eleminden gelen teellmat beni ezdi. lem-i
slma indirilen darbelerin en evvel kalbime indiini
hissediyorum. Onun iin bu kadar ezildim. Fakat bir k
gryorum ki, o elemlerimi unutturacak inaallah diyerek
tebessm eylerdi.
stanbulda en byk ve en ehemmiyetli ve tesirli
hizmet-i vataniye ve milliyesinden birisi de Hutuvt- Sitte
adl eseriyle gaddar zalimlerin yzlerine tkrp, izzet-i
diniyeyi ve eref-i slmiyeyi muhafaza etmesidir.
stanbulun yabanclar tarafndan igali sralarnda, ngiliz
Anglikan Kilisesinin, Meihat-i slmiyeden sorduu alt
sualine, alt tkrk mnsnda verdii mkul ve sert
cevaplar, onun derece-i cesaret ve kemalt ve ecaatn
ilen gstermektedir. Hutuvt- Sitteyi nerettii zaman,
anakkalede muharebe oluyordu. stanbulun igalini
mteakip ngiliz Bakumandanna bu eser gsterilir ve
Bedizzamann btn kuvvetiyle aleyhte bulunduu
kendisine ihbar edilir. O cebbar kumandan, idam kararyla
vcudunu ortadan kaldrmak istediyse de, fakat kendisine,
Bedizzaman idam edilirse btn ark Anadolu ngilize
ebediyen advet edecei ve airetler her ne pahasna
olursa olsun isyan edecekleri sylenmesi zerine birey
yapamaz.
stanbulda, ngilizler desiseleriyle eyhlislm ve dier
baz ulemay lehlerine evirmeye almalarna mukabil,
Bedizzaman, Hutuvt- Sitte adl eseri ve stanbuldaki
faaliyetiyle ngilizin, lem-i slm ve Trkler aleyhindeki
mstemlekecilik siyasetini ve entrikalarn, tarih
dmanln etrafa nerederek, Anadoludaki Mill
Kurtulu Hareketini desteklemi, bu hususta en byk
millerden birisi olmutu.
Bu hizmetine dair kendi ifadesinden bir para:
Bir zaman ngiliz devleti, stanbul Boaznn toplarn
tahrip ve stanbulu istil ettii hengmda, o devletin en
byk daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesinin Bapapaz
tarafndan, Meihat- slmiyeden din alt sual soruldu.
Ben de o zaman, Drl-Hikmetil-slmiyenin zs idim.
Bana dediler: Bir cevap ver. Onlar, alt suallerine alt
yzkelimeyle cevap istiyorlar. Ben dedim: Alt yz
kelimeyle deil, altkelimeyle deil, hatt bir kelimeyle
deil, belki bir tkrkle cevapveriyorum. nk o devlet,
ite gryorsunuz, ayan boazmza bast dakikada,
onun papaz marurane stmzde sual sormasna kar
yzne tkrmek lzm geliyor... Tkrn o ehl-i zulmn o
merhametsiz yzne! demitim.
stanbuldaki bu ok ehemmiyetli ve muvaffakiyetli
hizmetinden Trk milletine pek ziyade menfaatler husule
geldiini mahede eden Ankara hkmeti,
Bedizzamann kymet ve ehemmiyetini takdir ederek
Ankaraya davet ederler. M. Kemal Paa, ifreyle davet
etmise de, cevaben,
Ben, tehlikeli yerde mcahede etmek istiyorum. Siper
arkasnda mcahede etmek houma gitmiyor. Anadoludan
ziyade buray daha tehlikeli gryorum demitir.
defa ifreyle davet ediliyor. Eski Van Valisi, dostu
mebus Tahsin Bey vastasyla davet edildii iin, nihayet
karar verir ve Ankaraya gelir. Ankarada alklarla
karlanr. Fakat mit ettii muhiti bulamaz. Kendisi, Hac
Bayram civarnda ikamet eder. Meclis-i Mebusanda dine
kar grd lkaytlk ve Garpllamak bahanesi altnda
Trk milletinin kuds mefahir-i tarihiyesi olan eair-i
slmiyeden bir soukluk grd iin, mebuslarn
ibadete, bilhassa namaza mdavim olmalarnn lzum ve
ehemmiyetine dair bir beyanname nereder ve mebuslara
datr. Kzm Karabekir Paa da M. Kemale okur. O
beyanname udur:

1
1. Ey meclise milletvekili olarak gnderilenler! Siz, byk bir gnde
diriltileceksiniz.
Ey mchidn-i slm ve ey ehl-i hall ve akd!.. Bu fakirin
bir meselede on szn, birka nasihatini dinlemenizi rica
ediyorum.
1 u muzafferiyetteki hrikulde nimet-i lhiye bir
kr ister ki devam etsin, ziyade olsun. Yoksa, nimet
byle kr grmezse gider. Madem ki Kurn, Allahn
tevkiyle dmann hcumundan kurtardnz. Kurnn en
sarih ve en kat emri olan salt gibi ferizi imtisal
etmeniz lzmdr; ta onun feyzi, byle harika suretinde
stnzde tevli ve devam etsin.
2lem-i slm mesrur ettiniz, muhabbet ve
tevecchn kazandnz. Lkin o tevecch ve muhabbetin
idamesi, eir-i slmiyeyi iltizam ile olur. Zira,
Mslmanlar slmiyet hasebiyle sizi severler.
3Bu lemde evliyaullah hkmnde olan gazi ve
hedalara kumandanlk ettiniz. Kurnn evmir-i
katiyesine imtisal etmekle, teki lemde de o nurn
gruha rek olmaya almak, l himmetlilerin enidir.
Yoksa, burada kumandan iken orada bir neferden
istimdad- nur etmeye muztar kalacaksnz. Bu dnya-y
deniyye, an ve ereyle yle bir met deil ki, akl
bandaki insanlar ib etsin, tatmin etsin ve maksud-u
bizzat olsun
4Bu millet-i slmn cemaatleri, her ne kadar bir
cemaat namazsz kalsa, hatta fsk da olsa, yine
balarndakini mtedeyyin grmek ister. Hatt, umum
arkta, umum memurlara dair en evvel sorduklar sual bu
imi: Acaba namaz klyorlar m? derler. Namaz klarsa
mutlak emniyet ederler; klmazsa, ne kadar muktedir olsa
nazarlarnda mttehemdir. Bir zaman, Beytebab
airinde isyan vard. Ben gittim, sordum: Sebep nedir?
Dediler ki:
Kaymakammz namaz klmyordu. yle dinsizlere
nasl itaat edeceiz? Halbuki busz syleyenler de
namazsz, hem de eky idiler.
5Enbiyann ekseri arkta ve hkemann alebi Garpta
gelmesi kader-i ezelnin bir remzidir ki, ark ayaa
kaldracak din ve kalbdir, akl ve felsefe deildir. Madem
ark intibaha getirdiniz; ftratna muvafk bir cereyan
veriniz. Yoksa, sayiniz ya heben-mensura gider, veya
sath kalr.
6Hasmnz ve slmiyet dman ngiliz, dindeki
kaytszlnzdan pek fazlaistifade ettiler ve ediyorlar.
Hatt diyebilirim ki, Yunan kadar slmazarar veren, dinde
ihmalinizden istifade eden insanlardr. Maslahat- slmiye
ve selmet-i millet namna, bu ihmali amle tebdil
etmeniz gerektir. Grlyor ki, ttihatlarn o kadar azm
ve sebat ve fedakrlklaryla, hatt slmn u intibhna da
sebep olduklar halde, bir ksm dinde lblilik tavrn
gsterdikleri iin, dahildeki milletten nefret ve tezyif
grdler. Hariteki slmlar dindeki ihmallerini
grmedikleri iin onlara takdir ve hrmet verdiler ve
veriyorlar.
7lem-i kfr, btn vesaitiyle, medeniyetiyle,
felsefesiyle, fnunuyla, misyonerleriyle lem-i slma
hcum ve maddeten uzun zamandan beri galebe ettikleri
halde, lem-i slma dinen galebe edemedi. Ve dahil
btn frak- dlle-i slmiye, birer kemmiye-i kalile-i
muzrra suretinde mahkm kald; ve slmiyet
metanetini ve salbetini snnet ve cemaatle muhafaza
eyledii bir zamanda, lbliyne, Avrupa medeniyet-i
habisesinden szlen bir cereyan- bidakrne sinesinde
yer tutamaz. Demek, lem-i slm iinde mhim ve
inklpvri bir i grmek, slmiyetin destirini inkyad ile
olabilir, baka olamaz. Hem olmam, olmusa da abuk
lp snm.
8Zaaf- dine sebep olan Avrupa medeniyet-i sehanesi
yrtlmaya yz tuttuu bir zamanda ve medeniyet-i
Kurnn zaman- zuhuru geldii bir anda, lkaydne ve
ihmalkrne, msbet bir i grlmez. Menfce,
tahripkrne i ise, bu kadar rahnelere mruz kalan slm
zaten muhta deildir.
9Sizin muzafferiyetinizi ve hizmetinizi takdir eden ve
sizi seven cumhur-u mminndir. Ve bilhassa tabaka-i
avmdr ki, salam Mslmanlardr. Sizi cidd sever ve
tutar ve size minnettardr ve fedakrlnz takdir ederler.
Ve intibaha gelmi en cesim ve mthi bir kuvveti size
takdim ederler. Siz dahi, evmir-i Kurniyeyi imtisalle
onlara ittisal ve istinad etmeniz, maslahat- slm namna
zarurdir. Yoksa, slmiyetten tecerrt eden, bedbaht,
milliyetsiz, Avrupa meftunu frenk mukallitlerini avm-
Mslimne tercih etmek maslahat- slma mn
olduundan, lem-i slm nazarn baka tarafa evirecek
ve bakasndan istimdat edecektir.
10Bir yolda dokuz ihtimal-i helket, tek bir ihtimal-i
necat varsa, hayatndan vazgemi, mecnun bir cesur lzm
ki o yola slk etsin. imdi, yirmi drt saatten bir saati
igal eden namaz gibi zaruriyat- diniyenin imtisalinde
yzde doksan dokuz ihtimal-i necat var. Yalnz, gaet ve
tembellik hasiyetiyle, bir ihtimal zarar- dnyev olabilir.
Halbuki ferizin terkinde, doksan dokuz ihtimal-i zarar var.
Yalnz gaete ve dallete istinad, tek bir ihtimal-i necat
olabilir. Acaba dine ve dnyaya zarar olan ihmal ve ferizin
terkine ne bahane bulunabilir? Hamiyet nasl msaade
eder?
Bhusus, bu mchidn kumandanlar ve Byk Meclis
taklid edilir. Kusurlarnmillet ya taklit veya tenkit edecek;
ikisi de zarardr. Demek onlarda hukukullah, hukuk-u ibd
da tazammun ediyor. Srr- tevatr ve icm tazammun
eden hadsiz ihbarat ve delili dinlemeyen ve safsata-i
nes ve vesvese-i eytandan gelen bir vehmi kabul eden
adamlarla hakik ve cidd i grlmez.
u inklb- azmin temel talar salam gerek. u
meclisin ahsiyet-i mneviyesi, sahip olduu kuvvet
cihetiyle, mn-y saltanat deruhte etmitir. Eer eir-i
slmiyeyi bizzat imtisal etmek ve ettirmekle mn-y
hilfeti dahi vekleten deruhte etmezse, hayat iin drt
eye muhta, fakat anane-i mstemirre ile gnde lakal
be defa dine muhta olan u ftrat bozulmayan ve
lehviyat- medeniyeyle ihtiyct- ruhiyesini unutmayan
milletin hct- diniyesini Meclis tatmin etmezse,
bilmecburiyye mn-y hilfeti, tamamen kabul ettiiniz
isme ve resme ve lfza verecek. O mny idame etmek
iin kuvveti dahi verecek. Halbuki, Meclis elinde
bulunmayan ve Meclis tarikiyle olmayan yle bir kuvvet,
inikak- sya sebebiyet verecektir. nikak- s ise
1
yetine zttr. Zaman cemaat
zamandr. Cemaatn ruhu olan ahs- mnev daha
metindir. Ve, tenz-i ahkm- eriyeye daha ziyade
muktedirdir. Halife-i ahs, ancak ona istinad ile vezini
deruhte edebilir. Cemaatin ruhu olan ahs- mnev eer
mstakim olsa, ziyade parlak ve kmil olur. Eer fena olsa,
pek ok fena olur. Ferdin iyilii de, fenal da mahduttur.
Cemaatin gayr- mahduttur. Harice kar kazandnz
iyilii, dahildeki fenlkla bozmaynz. Bilirsiniz ki, ebed
dmanlarnz ve ztlarnz ve hasmlarnz slmn eirini
tahrip ediyorlar. yleyse, zarur vazifeniz, eiri ihy ve
muhafaza etmektir. Yoksa, uursuz olarak uurlu dmana
yardmdr. eirde tehvn, zaaf- milliyeti gsterir. Zaaf
ise, dman tevkif etmez, teci eder.

2
1. Allahn dinine ve Kurna hep birlikte sm sk sarln. l-i mran Sresi,
3:103.
2. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.
Bu mebusana hitap, namaz klanlara altm mebus
daha ilve eder. Namazgh olan kck oday, byk bir
odaya tebdil ettirir.
Bu para, mebuslara ve umum kumandanlara ve
ulemalara okutturulmakla, Reisle iddetli bir mnakaaya
sebebiyet verir. Birgn divan- riyasette, elli-altm mebus
iinde, karlkl kir teatisinde, M. Kemal Paa,
Sizin gibi kahraman bir hoca bize lzmdr. Sizi, yksek
kirlerinizden istifade etmek iin buraya ardk. Geldiniz,
en evvel namaza dair eyleri yazdnz, aramza ihtilf
verdiniz der.
Bu sz zerine, Bedizzaman, birka mkul cevab
verdikten sonra, iddetle ve hiddetle iki parman ileri
uzatarak,
Paa! Paa! slmiyette, imandan sonra en yksek
hakikat namazdr. Namaz klmayan haindir, hainin hkm
merduttur der. Fakat Paa tarziye verir, iliemez.
Bedizzaman, Ankarada bulunduu mddete, en
birinci maksad olan, ark Darlfnununun tesisi iin
uramaktan katiyen geri durmad.
Birgn mebuslar heyetine der:
Btn hayatmda bu darlfnunu takip ediyorum.
Sultan Read ve ttihadclar, yirmi bin altn lira verdiler. Siz
de o kadar ilve ediniz.
O zaman, yz elli bin banknot vermeye karar verdiler.
Bunun zerine, Bunu mebuslar imza etmelidirler der.
Baz mebuslar diyorlar ki:
Yalnz, sen medrese usulyle, srf slmiyet noktasnda
gidiyorsun. Halbuki imdi garpllara benzemek lzm.
Bedizzaman:
O vilyt- arkiye, lem-i slmn bir nevi merkezi
hkmndedir; fnun-u cedide yannda ulm-u diniye de
lzm ve elzemdir. nk, ekser enbiyann arkta, ekser
hkemann garpta gelmesi gsteriyor ki, arkn terakkiyat
din ile kaimdir. Baka vilyetlerde srf fnun-u cedide
okuttursanz da, arkta herhalde millet, vatan maslahat
namna, ulm-u diniye esas olmaldr. Yoksa, Trk
olmayan Mslmanlar, Trke hakik kardeliini
hissedemeyecek. imdi bu kadar dmanlara kar teavn
ve tesande muhtacz. Hatt bu hususta size bir hakikatli
misal vereyim:
Eskiden, Trk olmayan bir talebem vard. Eski
medresemde, hamiyetli ve gayet zeki o talebem, ulm-u
diniyeden ald hamiyet dersiyle her vakit derdi: Salih bir
Trk, elbette fsk kardeimden ve babamdan bana daha
ziyade kardetir ve akrabadr. Sonra, ayn talebe,
talihsizliinden, srf madd fnun-u cedide okumu. Sonra
ben, drt sene sonra esaretten gelince onunla konutum.
Hamiyet-i milliye bahsi oldu. O dedi ki:
Ben imdi, rz bir krd, salih bir Trk hocasna
tercih ederim. Ben de,
Eyvah! dedim, Ne kadar bozulmusun! Bir hafta
altm, onu kurtardm, eski hakikatli hamiyete evirdim.
te, ey mebuslar, o talebenin evvelki hali, Trk
milletine ne kadar lzumu var! kinci hali, ne kadar vatan
menfaatine uygun olmadn krinize havale ediyorum.
Demekfarz- muhal olaraksiz baka yerde dnyay
dine tercih edip, siyasete dine ehemmiyet vermeseniz de,
herhalde ark vilyetlerinde din tedrisatna azam
ehemmiyet vermeniz lzm.
Bu hakikatli maruzat zerine, muhalier dar kp, yz
altm mebus o karar imza ederler.
Bedizzaman, kk yanda iken tasavvur ettii ve
hayatn o yolda feda etmeyeazmettii ve hayatnn bir
gayesi ve neticesi olarak kabul ettii lem-i slmda
byk bir intibah ve inkiaf emeliyle Ankaraya gelmiti.
Daha Merutiyetin ilnndan evvel, stanbula gelmeden,
ark Anadoluda yzlerce ehl-i ilim ve erbab- fazilet
kimselerle mbahaseleri ve stanbulda birden bire
meydana karak ulemay hayrete sevk etmesi ve ehl-i
siyaseti tela drmesi, ruhunda byk bir slm
inklbn messisi halinin mevcut olduunu gsteriyordu.
Ve kendisi, daha eskiden ruhunda bu vazifenin
mesuliyetini, hem evk ve srurunu hissetmiti.
Hrriyetin ilnn mteakip, gazetelerde merutiyeti
eriata hdim yapmakla, Anadolu ve lem-i slm
ktasnda byk bir saadetin zuhuruna vesile olunacak
midiyle nerettii makaleler ve muhtelif itimalardaki
nutuklar, hep bu mezkr niyet ve tasavvurunun neticesi
idi. El-Hutbet-miye, Snuhat ve Lemeat gibi baz
eserlerinde de grld gibi, u istikbal zulmat ve
inklplar ierisinde en gr ve en muhteem sad,
Kurnn sads olacaktr! diye beyanat vard.
Abbasleri mteakiben lem-i slm iinde slm
idareyi ele alan Trklerin bin senelik muazzam
idaresinden ve hilfet srmelerinden sonra, btn dnyay
dehete veren bir harb-i umum meydana gelmi, Osmanl
Devleti inkraz bulmu, slmn ebed dmanlar merkez-i
hkmeti istil ederek, Mslmanln mahvolduu
kanaatine varmlard. te, Bedizzaman, lh kudretin
tecellsiyle ve ihsanyla, byle en elzem bir vakitte, dine
reva verebilecek bir teekkln zuhuru dolaysyla ve
kendisi de beraber almak midiyle Ankaraya gelmiti.
Avn-i lh ve mucize-i Peygamber ile dman
taarruzlarn def eden ve milletin idaresinin bana geen
yeni hkmet-i Cumhuriyede, dorudan doruya Kurna
istinad eden ve lem-i slmn vahdetini nokta-i istinad
yapacak ve slmiyetin hakikatinde mevcut kuvve-i ulviye
ile madd ve mnev medeniyeti meydana getirecek bir
niyet ve gayeyibulundurmak ve alamak zere Mecliste
alyordu. Fakat pek kuvvetli maniler karsna kt.
lem-i slm alkadar eden ve bin yz yllk
mmetin, dehetli tehlikesinden istiaze ettii (Allaha
snd) bir zamann ve tneyi atelendireceklerin kimler
olduunu anlam bulunuyordu. Birgn riyaset odasnda,
M. Kemal Paa ile iki saat kadar konutular. slm ve Trk
dmanlarnn arasnda nam kazanmak emeliyle eair-i
slmiyeyi tahrip etmenin bu millet ve vatan ve lem-i
slm hakknda byk zarar tevlid edeceini; eer bir
inklp yapmak icap ediyorsa, dorudan doruya
slmiyete mteveccihen Kurnn kuds kanun-u esas
noktasndan yapmak lzm geldii mealinde ihtarlarda
bulunur ve u temsili ders verir. (Mektubat Altnc Risale
Olan Altnc Ksm s: 587.)
Mesel, Ayasofya Camii, ehl-i fazl ve kemalden
mbarek ve muhterem zatlarla dolu olduu bir zamanda,
tek tk, sofada ve kapda haylz ocuklar ve serseri
ahlkszlar bulunup camiin pencerelerinin stnde ve
yaknnda ecneblerin elence-perest seyircileri bulunsa,
bir adam o camiye girip ve o cemaat iine dahil olsa; eer
gzel bir sad ile, irin bir tarzda, Kurndan bir air okusa,
o vakit binler ehl-i hakikatin nazarlar ona dner, hsn-
tevecchle, mnev bir dua ile o adama bir sevap
kazandrrlar. Yalnz haylz ocuklarn ve serseri
mlhidlerin ve tek tk ecneblerin houna gitmeyecek.
Eer o mbarek camiye ve o muazzam cemaat iine o
adam girdii vakit, s ve edepsizcesine fuha ait arklar
barp arsa, raksedip zplasa, o vakit o haylz ocuklar
gldrecek, o serseri ahlkszlar fuhiyta tevik ettii iin
holarna gidecek ve slmiyetin kusurunu grmekle
mtelezziz olan ecneblerin istihzkrne tebessmlerini
celb edecek. Fakat umum o muazzam ve mbarek
cemaatin btn efradndan bir nazar- nefret ve tahkir celb
edecektir. Esfel-i slne sukut derecesinde nazarlarnda
alak grnecektir.
te, aynen bu misal gibi, lem-i slm ve Asya,
muazzam bir camidir. Ve iinde ehl-i iman ve ehl-i hakikat,
o camideki muhterem cemaattir. O haylz ocuklar ise,
ocuk akll dalkavuklardr. O serseri ahlkszlar,
frenkmerep, milliyetsiz, dinsiz herierdir. Ecneb
seyircileri ise, ecneblerin nair-i efkr olan gazetecilerdir.
Herbir Mslman, hususan ehl-i fazl ve kemal ise, bu
camide, derecesine gre bir mevkii olur, grnr, nazar-
dikkat ona evrilir.
Eer slmiyetin bir srr- esas olan ihls ve rza-y lh
cihetinde, Kurn- Hakmin ders verdii ahkm ve hakaik-i
kudsiyeye dair harekt ve aml ondan sudur etse, lisan-
hali mnen yt- Kurniyeyi okusa, o vakit mnen lem-i
slmn herbir ferdinin vird-i zebn olan

1
duasnda dahil olup hissedar olur
ve umumu ile uhuvvetkrne alkadar olur. Yalnz,
hayvnt- muzrra nevinden baz ehl-i dalletin ve sakall
ocuklar hkmndeki baz ahmaklarn nazarlarnda
kymeti grnmez.
Eer o adam, medar- eref tand btn ecdadn ve
medar- iftihar bildii btn gemilerini ve ruhen nokta-i
istinad telkki ettii Selef-i Slihnin cadde-i nuranlerini
terk edip, heveskrne, hevperestne, riykrne,
hretperverne, bidakrne ilerde ve harektta bulunsa,
mnen btn ehl-i hakikat ve ehl-i imann nazarnda en
alak mevkie der.

2
srrna gre,
ehl-i iman ne kadar mi ve cahil de olsa, akl derk
etmedii halde, kalbi yle hodfuru adamlar souk grr,
mnen nefret eder.
1. Allahm, erkek, kadn btn mminleri maret et!
2. Mminin ferasetinden saknn; nk o Allahn nuruyla bakar. Tirmiz,
Tefsiru Sre 15:6; Eb Nuaym, Hlyetl-Evliy,4:94; el-Heysem, Mecmeuz-
Zevid, 10:268; el-Acln, Kefl-Haf, 1:42.
te, hubb-u caha meftun ve hretperestlie mptel
adam (ikinci adam), hadsiz bir cemaatin nazarnda esfel-i
slne der; ehemmiyetsiz ve mstehz ve hezeyanc baz
serserilerin nazarnda muvakkat ve menhus bir mevki
kazanr.


1
srrna gre, dnyada zarar, berzahta azap, hirette
dman baz yalanc dostlar bulur.
1. O gn dostlar birbirine dman kesilirancak takv sahipleri mstesna.
Zuhruf Sresi, 43:67.
Birinci suretteki adam, faraza hubb-u cah kalbinden
karmazsa, fakat ihls ve rza-y lhyi esas tutmak ve
hubb-u cah hedef ittihaz etmemek artyla, bir nevi meru
makam- mnev, hem muhteem bir makam kazanr ki, o
hubb-u cah damarn tamamyla tatmin eder. Bu adam az,
hem pek az ve ehemmiyetsiz birey kaybeder; ona
mukbil, ok, hem pek ok kymettar, zararsz eyleri bulur.
Belki birka ylan kendinden karr; ona bedel ok
mbarek mahlklar arkada bulur, onlarla nsiyet eder.
Veya src yaban eek arlarn karp, mbarek rahmet
erbetileri olan arlar kendine celb eder, onlarn
ellerinden bal yer gibi, yle dostlar bulur ki, daima
dualaryla ve b- kevser gibi feyizler, lem-i slmn
etrafndan onun ruhuna iirilir ve defter-i amline geirilir.
M. Kemal Paaitiraz ile iindeki niyet ve hlet-i
ruhiyesini ifadeyle Bedizzaman kendine ekmek ve
nfuzundan istifade etmek ister. Ve Bedizzamana
mebusluk, hem Darl-Hikmetteki eski vazifesini, hem
arkta eyh Snsnin yerine vaiz-i umum, hem bir kk
tahsisi gibi teklier yapar.
Bedizzaman, rivayetlerde gelen ehas- hirzamana ait
haberlerin mhim bir ksmn ve Hrriyetten evvel
stanbulda tevilini syledii hadislerin ihbar ettii
hirzamann dehetli ahslarnn lem-i slm ve
insaniyette zuhur ettiini grr. Ve yine, gelen
rivayetlerden, onlara kar kacak ve mukabele edecek
olan hizbl-Kurn hakknda, O zamana yetitiiniz
zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez; ancak
mnev kl hkmnde icz- Kurnn nurlaryla
mukabele edilebilir tavsiyesine mraatla, Ankarada
terik-i mesai edemeyecei iin, kendisine tevdi edilmek
istenen mebusluk, Darl-Hikmetil-slmiye gibi
Diyanetteki azal, hem vilyt- arkiye vaiz-i umumilii
teklierini kabul etmez. Kendisini krinden vazgeirmek
iin alan ve Ankaradan ayrlmamasn rica iin
istasyona kadar gelen bir ksm mebuslarn da arzularna
uyamayacan bildirerek Ankaradan ayrlr, Vana gider.
Ve orada hayat- itimaiyeden uzaklaarak Erek Da
eteinde, Zernabad Suyu banda bir maarackta idame-i
hayat etmeye balar.
Ankaradaki hayatna dair Risale-i Nurdan bir para
(Yirmi nc Lema Tabiat
Risalesinden)
Bin yz otuz sekizde Ankaraya gittim. slm
Ordusunun Yunana galebesinden nee alan ehl-i imann
kuvvetli efkr iinde, gayet mthi bir zndka kri, iine
girmek ve bozmak ve zehirlendirmek iin desssne
altn grdm. Eyvah, dedim. Bu ejderha imann
erknna iliecek! O vakit, u yet-i kerime bedhet
derecesinde vcud ve vahdniyeti ifham ettii cihetle,
ondan istimdad edip, o zndkann ban datacak
derecede Kurn- Hakmden alnan kuvvetli bir burhan,
Arab bir risalede yazdm. Ankarada, Yeni Gn
Matbaasnda tab ettirmitim. Fakat maatteessf Arab
bilen az ve ehemmiyetle bakanlar da nadir olmakla
beraber, gayet muhtasar ve mcmel bir surette o kuvvetli
burhan tesirini gstermedi. Maatteessf, o dinsizlik kri
hem inkiaf etti, hem kuvvet buldu.
kinci Ksm
Barla hayat
Risale-i Nurun zuhuru
stad Bedizzaman Said Nursnin ark Anadoluda
dnyaya geliinden itibaren geirdii hayat safhalarn
buraya kadar birer birer grdk, temaa ettik. imdi, geen
krk-ellisenelik hayatnn neticesi ve meyvesi hkmnde,
tarihin pek enderkaydettii cihan vsatindeki muazzam bir
dvya giriyoruz. Btn madd ve mnev zulmetleri izale
edip lemi nuruyla ziyalandracak olan Risale-i Nur
meydana kyor; dnya ilim ve irfan sahasna Trkiyeden
bir gne douyor!
Bedizzaman Hazretlerinin vilyt-
arkiyeden Garb Anadoluya
nefyedilmesi, Risale-i Nurun zuhuru, telif
ve neri
Vanda, mezkr maarada yaamakta iken, arkta ihtill
ve isyan hareketleri oluyor. Sizin nfuzunuz kuvvetlidir
diyerek yardm isteyen bir zatn mektubuna, Trk milleti
asrlardan beri slmiyete hizmet etmi ve ok veliler
yetitirmitir. Bunlarntorunlarna kln ekilmez. Siz de
ekmeyiniz; teebbsnzdenvazgeiniz. Millet, irad ve
tenvir edilmelidir diye cevap gnderiyor. Fakat yine,
hkmet, Bedizzaman Garb Anadoluya nefyediyor.
Vanda maaradan karlp Anadoluya hareket etmek
zere jandarmalarla sevk edilirken, yollara dklp
Aman, efendi hazretleri, bizi brakp gitme. Msaade
buyur, sizi gndermeyelim. Arzu ederseniz Arabistana
gtrelim diye yalvaran silhl gruplara, ahaliye ve ileri
gelen zatlara, Ben Anadoluya gideceim, onlar
istiyorum diyerek, hepsini teskin ediyor. Evvel Burdur
vilyetine asker muhafzlarla nefyediliyor. Burdurda zulm
ve tarassutlar altnda ikenceli bir esaret hayat geiriyor.
Fakat asla bo durmuyor; on ders olan Nurun lk Kaps
kitabndaki hakikatlar bir ksm ehl-i imana ders verip,
gizli olarak kitap haline getiriyor. Bu hikmet cevherlerinin
kymetini takdir eden mtak ehl-i iman, el yazlaryla bu
kitab oaltyorlar. Nihayet, Burada Said Nurs bo
durmuyor, din musahabelerde bulunuyor diye, gizli din
dmanlar tarafndan rapor tanzim ettiriliyor. Ve burada
da, cra bir kede, mahrumiyetler, kimsesizlik ve gurbet
hayat iinde kendi kendine lr gider dncesiyle dalar
arasnda tenha bir yer olan Isparta vilyetine bal Barla
nahiyesine gnderilmeye karar veriliyor.
Bedizzaman Said Nurs Burdurda iken, birgn, o
zamann Erkn- Harbiye-i Umumiye Reisi Mareal Fevzi
akmak Burdura geliyor. Vali, Mareale, Said Nurs
hkmete itaat etmiyor; gelenlere din dersler veriyor
diye ekvda bulunuyor. Mareal Fevzi akmak,
Bedizzamann ne kadar dhi ve ne kadar mnev byk
ve mstakim bir zat olduunu bildii iin diyor ki:
Bedizzamandan zarar gelmez. limeyiniz, hrmet
ediniz.
Srgn edildii btn yerlerde, Bedizzaman aleyhinde
cebirle, resm kimseler vastasyla dehetli propagandalar
yaptrlarak, ehl-i imann stad Bedizzamana
yaklamamalar ve din derslerinden istifade etmemeleri
iin ok menf gayretler sarf ediliyor. Fakat stadn iman
derslerinin nfuz ve kymeti, ahali arasnda kalbden kalbe
sirayet ediyor ve eserlerine olan ak ve muhabbet, kalbleri
istil ediyor.
Barla
Barla, ehl-i imann mnev imdadna gnderilen Risale-i
Nur Klliyatnn telif edilmeye baland ilk merkezdir.
Barla, millet-i slmiyenin, hususan Anadolu halknn
bana gelen dehetli bir dallet ve dinsizlik cereyanna
kar, Kurndan gelen bir hidayet nurunun, bir saadet
gneinin tul ettii beldedir. Barla, rahmet-i lhiyenin ve
ihsan- Rabbannin ve ltf-u Yezdnnin bu mbarek
Anadolu hakknda, bu kahraman slm milletinin evltlar
ve lem-i slm hakknda, hayat ve mematlarnn, ebed
saadetlerinin medar olan eserlerin lemean ettii bahtiyar
yerdir.
Bedizzaman Said Nurs, Barlanahiyesinde daim ve ok
iddetli bir istibdat ve zulm ve tarassut altnda
bulunduruluyordu. Barlaya ney sebebi ise, kalabalk
ehirlerden uzaklatrp byle cra bir kye atlarak,
ruhunda mevcut hamiyet-i slmiyenin feveran etmesine
mani olmak, onu konuturmamak, syletmemek, slm,
iman eserler yazdrmamak, tl bir vaziyete drp
dinsizlerle mcahededen ve Kurna hizmetten men
etmek idi. Bedizzaman ise, bu plnn tamamen aksine
hareket etmekte muvaffak oldu. Bir an bile bo durmadan,
Barla gibi tenha bir yerde Kurn ve iman hakikatlerini
ders veren Risale-i Nur eserlerini telif ederek perde altnda
nerini temin etti. Bu muvaffakiyet ve bu muzafferiyet ise,
ok muazzam bir galibiyet idi. Zira o pek dehetli dinsizlik
devrinde, hakikbirtek din eser bile yazdrlmyordu. Din
adamlar susturulup yokedilmeye allyordu. Dinsizler
Bedizzaman yok edememiler, uyumu kalb ve akllar
ihtizaza getiren slm ve iman neriyatna mni
olamamlard. Bedizzamann yapt bu din neriyat,
yirmi be senelik eedd-i zulm ve istibdad- mutlak
devrinde hibir zatn yapamad bir i idi.
Bedizzaman, Barlaya 1926-1927 senelerinde
nefyedilmitir.
1
Bu tarihler, Trkiyede yirmi be sene
devam edecek bir istibdad- mutlakn icr-y faaliyetinin ilk
seneleri idi. Gizli dinsiz komiteleri, slm eairleri birer
birer kaldrarak slm ruhunu yok etmek, Kurn toplatp
imha etmek plnlarn gdyorlard. Buna muvaffak
olunamayacan iblisane dnerek, Otuz sene sonra
gelecek neslin kendi eliyle Kurn imha etmesini inta
edecek bir pln yapalm demiler ve bu pln tatbike
koyulmulard. slmiyeti yok etmek iin, tarihte
grlmemi bir tahribat ve tecavzat hkm srmtr.
1. Barla'ya nefyedilen stad Bedizzaman, Barla'ya 01.03.1927 (27 aban 1345)
tarihinde gitmitir.
Evet, alt yz sene, belki Abbaslerzamanndan beri,
yani bin seneden beri Kurn- Hakmin bir bayraktar
olarak btn cihana kar meydan okuyan Trk milletini,
bu vatan evltlarn, slmiyetten uzaklatrmak ve
mahrum brakmak iin, Mslmanla ait her trl
balarn koparlmasna allyor ve bilil de muvaffak
olunuyordu. Bu vka cz deil, kll ve umum idi.
Milyonlarca insann, hususan genlerin ve milyonlar
msumlarn, talebelerin iman ve itikadlarna, dnyev ve
uhrev felketlerine taallk eden ok geni ve mull bir
hadise idi. Ve kyamete kadar gelip geecek Anadolu
halknn ebed hayatlaryla alkadard. O zaman ve o
senelerde, bin yllk parlak mzinin dellet ve ehadetiyle,
Kurnn bayraktar olarak en yksek bir mevki-i mually
ihraz etmi bulunan kahraman bir milletin hayatnda,
slmiyet ve Kurn aleyhinde dehetli tahavvller ve
tahripler yaplyor ve cihann en namdar ordusunun bin
senelik cihad- diniye ile geen parlak mzisi ve o mzide
medfun muhterem ecdad, yeni nesillere ve mektepli
talebelere unutturulmaya allyor ve mzi ile irtibatlar
kesilerek birtakm maskeli ve sret parlak kelmlarla
ifaltta bulunularak, komnizm rejimine zemin
hazrlanyordu. slmiyetin hakikatinde mevcut madd-
mnev en yksek terakk ve medeniyet umdeleri yerine,
dinsiz felsefenin bataklndaki nursuz prensipler, edepsiz
edip ve feylesoarn kir ve ideolojileri, gizli komnistler,
farmasonlar, dinsizler tarafndan telkin ediliyor ve ok
geni bir apta tedris ve talime allyordu. Bilhassa
ngiliz, Fransz gibi slm dmanlarnn slm lemini
maddeten ve mnen ypratmak, smrmek emellerinin
banda, kahraman Trk milletinin din balardan
uzaklatrlmas, rf-det, anane ve ahlk bakmndan
tamamen slmiyete zt bir duruma getirilmek plnlar
vard ve bu plnlar maalesef tatbik sahasna konmutu.
te, Bedizzaman Said Nursnin, Risale-i Nurla
Anadoludaki hizmet-i imaniye ve Kurniyesine
cansiperane alan bir fedai-yi slm olarak balad
seneler ki, zemin yznn grmedii pek dehetli bir
dinsizlik devrinin balangc ve teesss zaman idi. Bunun
iin, Bedizzamann Risale-i Nurla hizmetine nazar
edildii vakit, byle dehetli bir zaman gz nnde
bulundurmak icap eder. Zira, tarihte emsali grlmemi bu
kadar ar erait tahtnda yaplan zerre kadar hizmet, da
gibi bir kymet kazanabilir; ufack bir hizmet, byk bir
deeri ve neticeyi haiz olabilir.
te Risale-i Nur, byle dehetli ve ehemmiyetli bir
zamann mahsul ve neticesidir. Risale-i Nurun melli,
yirmi be senelik din ykclnn hkmettii dehetli bir
devrin cihad- diniye meydannn en byk kahraman ve
t kyamete kadar mmet- Muhammediyeyi (a.s.m.)
drsselma davet eden ve beeriyete yol gsteren
rehber-i ekmelidir. Ve hem Risale-i Nur, Kurnn elmas bir
klncdr ki, zaman ve zemin ve iliyat bunu katiyetle
ispat etmi ve gzlere gstermitir. te yle elm ve fec ve
dehetli bir devri ihdas eden dinsizlerin icraat olan pek
ar artlar dahilinde Bedizzamann inayet-i Hakla telife
muvaffak olduu Risale-i Nur eserleri, dinsizliin istilsna
kar, yklmas gayr- kabil olan muazzam ve muhteem
bir sed tekil etmitir. Risale-i Nur, maddiyunluk,
tabiiyunluk gibi dine muarz felsefenin muhal, btl ve
mmten olduunu, cerh edilmez burhanlarla, akl, mantk
delillerle ispat ederek en dinsiz feylesoar dahi ilzam
etmitir. Kfr- mutlak malbiyete duar etmi,
dinsizliin istilsn durdurmutur.
Evet, Bedizzamana yaplan o tarih zulm ve ikence
ve ihanetler altnda feveran edip parlayan Risale-i Nur, bu
zamanda ve istikbalde bir seyfl-slmdr. Risale-i Nur,
ruhlarn sevgilisi, kalblerin mahbubu, klarn muku,
canlarn cnn olmu; icabnda bu cnan iin canlar feda
edilmitir. Risale-i Nur, beerin sertac ve halaskr mevki-i
muallsnda hizmet yapm ve yapmaktadr. Risale-i Nur,
Kurnn son asrlarda beklenen bir mucize-i mnevsi
olarak tul etmi ve bata melli Bedizzaman Said Nurs
olarak milyonlarla talebeleri ve kardeleri, bu hakikat-i
Kurniye etrafnda pervaneler gibi dnerek onun nuruyla
nurlanmlar, ondaki Kurn ve iman hakikatlerini
massetmiler (emmiler), imanlarn kuvvetlendirmiler ve
bu hakikat-i kbry btn dnyaya iln etmek ve lnceye
kadar onu okumak ve ona hizmet etmek gayesini
azmetmilerdir.
Evet, Trk milletini ve bu vatan ahalisini ve lem-i
slm ebede kadar eree yaatacak ve mzide olduu
gibi istikbalde de tarihin altn sahifelerine, Kurn ve
slmiyet hizmetinde lem-i slamn pidar ve namdar
kumandan olarak kaydettirecek medar- iftihar Risale-i
Nurdur. Byk bir vsat ve klliyeti tayan ve Anadoluda
ve slm leminde zuhur edip her tarafta hsn- kabule ve
tesire mazhariyetle gittike inkiaf ve intiar eden bu eser,
Kurnn maldr, lem-i slmn ve ehl-i imann maldr ve
bu vatan ahalisinin slm bir medar- iftihardr. Bu
memlekette hkmeden bir hkmetin nokta-i istinad, hem
ayn zamanda btn dnyaya duyuraca muazzam
hakikatler manzumesidir ki, inaallah bir zaman gelip
radyoyla btn lemlere ders verilecek ve iln edilecektir.
Evet, dnya ilim ve irfan sahasna Trkiyeden bir gne
domutur. Bu yeni doan gne, bin yz yl evvel
lem-i beeriyete domu olan gnein bir iniksdr ve o
mnev gnein her asrda parlayan lemalarndan birisidir
ve beklenilen son mucize-i mnevsidir. Yalnz mneviyat
sahasnda deil, zahiren ve maddeten dahi tesirini
gstermitir.
Evet, Risale-i Nur, btn dnya milletlerinin hayatlarn
muhafaza ve mdafaa iin sarldklar ve gvendikleri atom
ve emsli bomba ve silhlarnn fevkinde muazzam bir
tesire sahiptir. Bunun byle olduunu, bir para ilim ve
basiret nazaryla Nur Risalelerine bakanlar ve Risale-i Nur
Melli Bedizzaman Said Nursnin otuz seneden beri
Anadoludaki hizmet-i imaniyelerine dikkat edenler grr,
anlar ve tasdik ederler. Hakikate nfuz eden zatlar iin,
Risale-i Nurun tulundan bugne kadar geen zaman
ierisindeki yaplan hizmetin neticeleri nihayet derecede
muhteem ve muazzamdr, milyarlar takdir ve tebrike
lyktr.
Evet, Risale-i Nur, iman- tahkikyi bu vatanda
neretmekle iman kuvvetlendirip, bu memleketteki
dinsizlik ve imanszlk, dallet ve sefahete kar mukabele
ve mspet bir tarzda mcadele ederek bunlar malp
etmitir. Byk ve kll ve umum mcahede-i diniyesinde
muzaffer olmutur. Taife-i mcahidn olan Nur talebeleri,
zam sadakat ve ittihaddan neet eden azm, mnev,
makbul bir srla rahmet-i lhiyenin celbine ve
tevecchne vesile olmutur. Bu ihlsl taife-i mcahidn,
kk bir ekirdek gibi dar bir dairede iken, o ekirdekte
lemi istil edecek bir ecere-i tubann mahiyeti
bulunduu misill, on drdnc asr- Muhammedde
(aleyhissalt vesselm) Kurndan kan Risale-i Nurun
Anadoluda tul ve intiar etmesiyle, neticede nevnema
ederek lem-i slm ve insaniyete kadar genilemi ve
daha da genileyecektir.
te, Risale-i Nur, hem fevkalde ihls ve hem yalnz
tevhid ve iman akidelerinin hizmetini esas- meslek ittihaz
ederek bir kudsiyet kazanmas ve mahiyetinde btn
hakaik-i Kurniye ve slmiye mevcut bulunarak her taraf
kaplayacak bir nur-u hakikat olmas dolaysyla, rahmet-i
lhiye cnibinde, bu millet-i slmiyeyi, madd-mnev
felket ve helket tehlikelerinden, bir sedd-i Kurn ve
nr-u iman olarak muhafazaya vesile olmutur.
Risale-i Nur, iman ve Kurn muhalierine kar
mcadelesinde cebir ve mnazaa yolunu deil, ikna ve
ispat yolunu ihtiyar etmitir.
Risale-i Nur, yz otuz risalelerinde, dorudan doruya
hakikatin berrak vehesini btn vuzuh ve plaklyla
gstermitir. Din-i hak olan slmiyeti ve lem-i insaniyetin
hidayet gnei olan Kurnn mucizeliini btn dnya
efkr muvacehesinde ve btn kir ve felsefe sahasnda
cerh edilmez kat delillerle gstermitir. Ve mantk
hccetlerle ispat etmitir ki, yeryzndeki bilumum
kemalt ve medeniyet ve terakki umdeleri, semav dinler
ve peygamberler eliyle gelmi ve bilhassa slmiyetin
zuhuruyla lem-i insaniyet, slm leminin taht-
riyasetinde cehalet gayysndan kurtulmu ve
kurtulacaktr. Felsefe ve hikmetin ierisinde grnen
fazilet, menfaat-i umumiye ve saire gibi insan esaslar ise,
gnein domasyla ondan yaylan ve aydnlanan gece
leminin nurlar gibi, Nbvvet gneinin tulu,
beeriyetin kir ve kalblerinde akisler ve lemalar husule
getirmi olmasndandr. Hakikatli felsefe ve hikmetin, fen
ve sanatn zerinde grnen bu klar, Kurn gneinin
ve Nbvvet kandilinin lem-i beeriyete akislerinden ve
cilvelerinden mtevellittir.
Ey lem-i slm! Uyan, Kurna sarl, slmiyete madd
ve mnev btn varlnla mteveccih ol!
Ve Ey Kurna bin yllk tarihinin ehadetiyle hdim
olan ve slmiyet nurunun zemin yznde niri bulunan
yksek ecdadn evld! Kurna ynel ve onu anlamaya,
okumaya ve onu anlatacak, onun bu zamanda bir mucize-i
mnevsi olan Nur Risalelerini mtala etmeye al.
Lisann, Kurnn yetlerini leme duyururken, hal ve
etvar ve ahlkn da onun mnsn neretsin; lisan- hlinle
de Kurn oku. O zaman sen, dnyann efendisi, lemin
reisi ve insaniyetin vasta-i saadeti olursun.
Ey asrlardan beri Kurnn bayraktarl vazifesiyle
cihanda en mukaddes ve muhterem bir mevki-i mually
ihraz etmi olan ecdadn evlt ve torunlar! Uyannz!
lem-i slmn fecr-i sdknda gaette bulunmak, katiyen
akl kr deil! Yine lem-i slmn intibahnda rehber
olmak, arkada, karde olmak iin Kurnn ve imann
nuruyla mnevver olarak slmiyetin terbiyesiyle
tekemml edip hakik medeniyet-i insaniye ve terakki olan
medeniyet-i slmiyeye sarlmak ve onu, hal ve
harektnda kendine rehber eylemek lzmdr.
Avrupave Amerikadan getirilen ve hakikatte yine
slmn mal olan fen ve sanat, nur-u tevhid iinde
yourarak, Kurnn bahettii tefekkr ve mn-y harf
nazaryla, yani onun sanatkr ve ustas namyla onlara
bakmal ve Saadet-i ebediye ve sermediyeyi gsteren
hakaik-i imaniye ve Kurniye mecmuas olan Nurlara
doru ileri, ar! demeli ve dedirmeliyiz.
Ey eski alarn cihangir Asya ordularnn kahraman
askerlerinin torunlar olan muhterem din kardelerim!
Be yz senedir yattnz yeter! Artk Kurnn
sabahnda uyannz. Yoksa, Kurn- Kermin gneinden
gzlerinizi kapatarak gaet sahrasnda yatmakla vahet ve
gaet sizi yama edip perian edecektir.
Kurnn mecrsndan ayrlarak birlemeyen su
damlalar gibi topraa dmeyiniz. Yoksa, toprak gibi
sefahet ve ehvet-i medeniye sizi emerek yutacaktr.
Birleen su damlalar gibi, Kurn- Kermin saadet ve
selmet mecrasnda ittihad ederek, sefahet ve rezalet-i
medeniyeyi sprp, bu vatana b- hayat olan, hakikat-i
slmiye sularn aktnz.
O hakikat-i slmiye sularyla bu topraklarda iman
ziyas altnda hakik medeniyetin fen ve sanat iekleri
aacak, bu vatan madd ve mnev saadetler iinde gl ve
glistana dnecektir, inaallah.
Sadede dnyoruz. Evet, Bedizzaman Said Nurs,
Barlada ikamete memur edilip Risale-i Nuru telif ettii
seneler, yukarda bir nebze zikrettiimiz gibi, zerreyi da
gibi kymetlendiren ehemmiyetli seneler idi. Nasl ki kn
dondurucu souunda ve ar erait altnda bir saatlik
nbet, bir sene ibadetten hayrldr. Aynen yle de, o
zaman- mthiede, deil yz otuz risaleyi, belki iman ve
slmiyete dair hakik birtek risale yazabilmek dahi, binler
risale kymet ve ehemmiyetinde idi.
Evet, dinsizliin hkmferma olduu o dehetli devirde,
ehl-i din, terzil edilmeye allyordu. Hatt Kurn dahi
tamamen kaldrmak ve Rusyadaki gibi din akideleri
tamamen imha etmek dnlm; fakat millet-i
slmiyece bir akslmeli netice verebilmesi ihtimali ileri
srlnce bundan vazgeilmi, yalnz u karar alnmt:
Mekteplerde yaptracamz yeni retim usulleriyle
yetiecek genlik, Kurn ortadan kaldracak ve bu suretle
milletin slmiyetle olan alkas kesilecek Btn bu
dehet-engiz plnlar eviren o mthi tnenin menbalar,
imdiki din inkiafn muarz ve dmanlar olan haric
dinsiz cereyanlarn reisleri ve adamlar idi. Evet, Trk
milleti ierisinde meydana getirilen o dehetli hadisatn
iyzn, tafsiltn, istikbalin hakikatperest tarihilerine
ve bunlar, imdi Demokrat idaredeki serbestiyetle bir
derece neretmekte olan slm-Trk muharrirlerine havale
ediyoruz. Bizim vazifemiz, yalnz ve yalnz hakaik-i imaniye
ve Kurniye ile megul olmaktr. Biz yalnz ve yalnz iman
ve slmiyet cereyanndayz.
Evet, o dallet ve zndkann en azgn devirlerinde
Bedizzaman Said Nurs, daim nezaret ve tarassut altnda
ve byle mthi ve pek ok ar erait ierisinde idi.
Nemrutlarn, Firavunlarn, eddadlarn ve Yezidlerin
yapamad zulmlerin env Bedizzamana yaplyordu.
Ve yirmi be sene byle devam etti. O zaman lem-i
slm, maddeten fakirdi ve mstevlilerin esaretinde
bulunuyordu. Btn gizli fesat ve dinsizlik komiteleri, hem
Trkiyede, hem lem-i slmda mthi faaliyetler yapyor
ve taraftarlar onlar destekliyor ve hepsi de slmiyet
aleyhinde ittifak ediyorlard.
te, Risale-i Nur, Asr- Saadette, slmn cihan fetih
anahtarlar hkmnde olan Bedir, Uhud muharebelerinin
ehemmiyeti nevinden bir kymeti ihtiva eden bir zamann
mahsuldr ki, vesile olduu hizmet-i imaniye ve ifasnda
bulunduu mnev cihad- diniye, tarihte Asr- Saadetten
maada hibir zamanda grlmemi bir azamettedir. Eli
kolu bal hkmnde olan Bedizzaman Said Nurs, yle
dehetli bir esarette, ney ve inzivada telif ve nerettii
yz otuz para Risale-i Nur eserleriyle, beli bir hatip
olarak Anadolu mescidinde ve lem-i slm cmiinde
konuuyor, ehl-i slma Kurndan ald dersini tekrar
ediyor. Gya Bedizzaman Said Nurs, on drdnc asr-
Muhammednin ve yirminci asr- Mildnin minaresinin
tepesinde durup, muasrlar olan ehl-i slm ve insaniyete
baryor ve bu asrn arkasnda dizilmi ve mstakbel
sralarnda saf tutmu olan nesl-i ti
HAYE-1
ile bir mrid-i
zam, bir mceddid-i ekber olarak konuuyor.
Haiye-1 Risale-i Nura herkesten ziyade itiyak gsteren, msum genler ve
ocuklardr. Binler nmunesinden bir nmunesi udur: Bir zaman, Bolvadin
kazasndan geerken, stadn geldiini gren ilk ve orta mektep talebeleri,
bil-istisna hepsi mektebin bahesinden karak arabann etrafn alp selm
veriyorlard ve lisan- halleriyle Hogeldiniz diyerek tebriklerini ve
minnettarlklarn takdim ediyorlard. Bunun hikmetini, bir mddet evvel
Emirdanda, bindii faytonun getiini grp t uzaklardan dikenlere basarak
Bedizzaman dede, Bedizzaman dede! diye Emirda kylerinin yollarnda
kouan msum ocuklar mnasebetiyle, stadmzdan sormutuk. O zaman,
Bu msumlarn akllar derk etmiyor;fakat ruhlar bir hiss-i kablel-vuku ile
hissediyor ki, Risale-i Nurlabunlar hem imanlarn kurtaracak; hem vatanlarn,
hem kendilerini, hem istikballerini dehetli tehlikelerden muhafaza edecekleri
iin bu hakikati kalbleri hissetmi. Ve benim Risale-i Nurun tercman olmam
hasebiyle, Risale-i Nura ait muhabbet, teekkrat ve minnettarl bana
gsteriyorlar dedi ve onlara dua ettiinisyledi. stad Bedizzaman, ocuklar
pek sever, byle etrafndatoplandklarnda, Msum olduunuz iin dualarnz
makbuldr, bana duaediniz diye onlara iltifat ederdi. te, anneleri hep Nur
talebeleriolan Bolvadin msumlarnn samim alkalarnn sebebi bu idi.
Risale-i Nurun teli ve neri
Bedizzaman Said Nurs Hazretleri yle mkl ve ar
vaziyetler altnda Risale-i Nur Klliyatn telif ediyor ki,
tarihte hibir ilim adamnn karlamad zorluklara
mruz kalyor. Fakat, snmeyen bir azim, irade ve hizmet
akna malik olduu iin, ylmadan, ypranmadan, usanp
bkmadan, btn kuvvetini sarf ederek emsalsiz bir sabr
ve tahamml ve feragat- nes ile, bu millet ve memleketi
komnizm ejderinden, mason ftndan, dinsizlikten
muhafaza edecekeden ve etmekte olanve lem-i
slm ve beeriyeti tenvir ve iradda byk bir rehber olan
bu harikulde Risale-i Nur eserlerini meydana getiriyor.
Yz otuz para olan Risale-i Nur Klliyatnn teli, yirmi
senede hitama eriyor. Nur Risaleleri, iddetli ihtiya
zamannda telif edildiinden, her yazlan risale, gayet ifal
bir tiryak ve il hkmn tayor ve yle de tesir edip pek
ok kimselerin mnev hastalklarn tedavi ediyor. Risale-i
Nuru okuyan herbir kimse, gya o risale kendisi iin
yazlm gibi bir hlet-i ruhiye iinde kalarak, byk bir
itiyak ve iddetli bir ihtiya hissederek mtala ediyor.
Nihayet yle eserler vcuda geliyor ki, bu asr ve gelecek
asrlarn btn insanlarnn iman, slm, kr, ruh, kalb,
akl ihtiyalarna tam cevap verecek ve k gelecek
Kurn hakikatler ihsan ediliyor.
Risale-i Nur, Kurn- Hakmin hakik bir tefsiridir.
yetler, srasyla deil; devrin ihtiyacna cevap veren iman
hakikatleri mbeyyin yetler tefsir edilmitir.
Tefsir iki ksmdr. Biri, yetin ibaresini ve lfzn tefsir
eder; biri de, yetin mn ve hakikatlerini izah ile ispat
eder. Risale-i Nur, bu ikinci ksm tefsirlerin en kuvvetlisi
ve en kymettar ve en parla ve en mkemmeli olduu,
ehl-i tahkik ve tetkikten binlercesinin ehadetiyle ve
tasdikiyle sabittir.
Risale-i Nurun teli ve neriyat, imdiye kadar misli
grlmemi bir tarzdadr. Bedizzaman Said Nurs, kendi
eliyle risaleleri yazp teksir edecek derecede bir yazya
malik deildir, yarm mmdir. Bunun iin ktiplere sratle
syler ve sratle yazlr. Gnde bir-iki saat telifatla megul
olarak on, on iki ve bir-iki saatte yazlan harika eserler
vardr.
stad Bedizzamann telif ettii risaleleri, talebeler,
elden ele ulatrmak suretiyle mteaddit nshalar yazarlar,
yazlan nshalar melline getirirler. Mellif,
mstensihlerin yanllarn dzeltir. Bu tashihat yaparken,
eserin asl ile karlatrmadan kontrol eder. imdi de yirmi
be otuz sene evvel telif ettii bir eseri tashih ederken
aslna bakmaz.
Yazlan risaleleri, etraf kylerden ve kazalardan
gelenler, byk bir merak ve itiyakla alp gidiyorlar ve el
yazsyla nerediyorlard.
stad Bedizzaman, Kurndan baka hibir kitaba
mracaat etmeden ve telifat zamannda yannda hibir
kitap bulunmadan Nur Risalelerini telif etmitir.
Merhum Mehmed kif in,
Dorudan doruya Kurndan alp ilham,
Asrn idrakine syletmeliyiz slm
beytiyle ifade ettii idealini tahakkuk ettirmek,
Bedizzamana myesser olmutur.
Risale-i Nurun neir keyyeti de tarihte hibir eserde
grlmemitir. yle ki:
Kurn hattn muhafaza etmek hizmetiyle de muvazzaf
olan Risale-i Nurun, muhakkak Kurn yazsyla
neredilmesi lzmd. Eski yaz yasak edilmi vematbaalar
kaldrlmt. Bedizzamann paras, serveti yoktu; fakirdi,
dnya metyla alkas yoktu. Risaleleri elle yazarak
oaltanlar da, ancak zarur ihtiyalarn temin ediyorlard.
Risale-i Nuru yazanlar karakollara gtrlyor, ikence ve
eziyetler yaplyor, hapislere atlyordu. Bedizzaman
aleyhinde hkmet eliyle yaptrlanpropaganda ve
tazyiklerle her tarafa dehetler salyor; ahali, Hazret-i
stada yaklamaya, ondan din, iman dersi almaya cesareti
kalmayacak derecede evhamlandrlyordu. Vaktiyle de, din
adamlarnn, hakikatperestlerin, srf dindar olduklar iin
daraalarnda can vermeleri, bir korku veylgnlk havas
meydana getirmiti. Hkm srmekte olan eedd-i zulm
ve istibdad- mutlak iinde, ehl-i diyanet skt-u mutlaka
mahkm edilmiti. Ne dinin hakikatlerinden bahseden
hakik bir risale nerettiriliyor ve ne de o hakikatler millete
ders verdiriliyordu. Bu suretle slmiyet, ruhsuz bir ceset
haline getirilmeye allyor; din-i slmn mahiyeti ve
esaslarn ders vermek, katiyen men ediliyordu.
HAYE-1
Haiye-1 Btn o dinsizlik icraatn bugnk din inkiaf hazmedemeyen gizli
dinsizler yapyordu.
te balangta pek azgn olan bu dinsizlik devri,
Risale-i Nurun umumiyet kesb eden neriyatyla yklm;
ehl-i imann mnev ve madd (bilhassa mnev) hayatna
tatbik edilen istibdat zincirleri paralanmtr. Risale-i Nur,
dinsizliin belini krm ve temel talarn trmar etmitir.
Evet, o zamanlar ki, dinsizliin mukabil cephesinde
Risale-i Nur imekler gibi parlam ve Kurn- Hakmin
bu nuru btn satvet ve evketiyle zuhur ederek perde
altnda nerolunmutur.
Risale-i Nurdan tahkik iman dersi alan ve gittike
ziyadeleen Nur talebelerinin imanlar inkiaf etmi, iman
bir ehamet ve slm bir cesarete sahip olmulardr. Nasl
ki, cesur bir kumandan yzlerce askere lisan- haliyle
cesaret verir ve nokta-i istinad olursa, aynen yle de,
Risale-i Nur ahs- mnevsinin mmessili olan
Bedizzaman Said Nurs Hazretleri bata olarak, tahkik
iman dersleriyle imanlar kuvvetlenen yz binlerce, imdi
milyonlarca Nur talebeleri, ehl-i imana bir nokta-i istinad
ve bir hsn- misal olmulardr. Nur talebelerinin bu iman
kuvvetleri ve dinsizlie karkahramanca mcadeleleri,
halkn zerinde ok tesir yapm ve bir intibah (uyanklk)
husule getirmitir. Bylelikle, milletin iindeki korku ve
evhamlar da Risale-i Nurla izale etmiler, vatan ve millete
umum bir cesaret, mit ve ferahlk husule getirip
Mslmanlar yeisten kurtarmlardr.
Risale-i Nuru gaye-i hayat edinen bir Nur talebesi, yz
adam kuvvetinde olduu ve yz nsih kadar iman ve
slmiyete hizmet ettii, ehl-i hakikate msellem ve
musaddaktr. Nur talebeleri, dinsizliin aal
taarruzlarna, tantanal yaygaralarna, zulmlerine,
hapislerine, stadlar gibi, kymet vermeden, korkmadan,
lzumunda canlarn, mallarn, evlt ve iyllerini dahi
ekinmeden Risale-i Nurla iman ve slmiyete hizmet
urunda fedaetmilerdir. Nur talebeleri, tek bireyi gaye
edinmitir: manlarnkurtarmak niyetiyle Risale-i Nuru
okumak ve rz-y lh iin iman ve slmiyete Risale-i
Nurla hizmet etmek. Bu gayelerinde muvaffak olmak iin,
hereylerini bu hizmete hizmetkr yapmlardr.
Evet, Nur Talebeleri, mmet-i Muhammediyeyi sahil-i
selmete karan bir sene-i Rabbaniyenin hademeleri
olduklarna inanmlardr. Hayatta en byk gayeleri,
Kurn ve imana hizmet ederek, mmet-i Muhammedin
refah ve saadet iinde yaamasna vesile olmaktr. Risale-i
Nurun el yazsyla neri senelerinde, evlerinden yedi-sekiz
sene kmadan Risale-i Nuru yazp neredenler olmutur.
O zamanlar, Isparta havlisinde, erkek, kadn, gen ve
ihtiyarlardan binlerce Nur talebesi, hatt Nur dershanesi
olan Sav Ky bin kalemle, senelerce Nur Risalelerini
yazp oaltyorlard. Risale-i Nur, telinden yirmi sene
sonra, teksir makinesiyle neredilmi ve otuz be sene
sonra da matbaalarda baslmaya balanmtr. naallah,
bir zaman gelecek, Risale-i Nur Klliyat altnla yazlacak
ve radyo diliyle muhtelif lisanlarda okunacak ve zemin
yzn geni bir dershane-i Nuriyeye evirecektir.
Risale-i Nurun nerinde, mbarek hanmlar da
ehemmiyetli fedakrlklara mazhar olmulardr. Hatt,
Hazret-i stada gelip, stadm! Ben, efendimin grecei
dnyev ileri de yapmayaalacam; o senindir, Risale-i
Nurundur diyen ve erkeklerininRisale-i Nur hizmetinde
almalarna daha fazla imknlar veren kahraman
hanmlar grlmtr. Risale-i Nuru yazan efendilerine
geceleri lmbatutarak, onlarn din, iman hizmetlerine canla
bala itirak etmilerdir. Risale-i Nuru, hanmlar, kzlar
elleriyle yazmlar, gz nurlar dkmler, mbarek
ktibeler olarak imana hizmet etmilerdir. Hatt yle Nur
talebesi hanmlar vardr ki, kendilerini son nefeste iman
nuruyla hsn- htimeye nail edecek Nur Risalelerini
hararetle okumular ve dier dinkardeleri olan hanmlara
da okuyup tantmlar; Nurlar hanmlar iinde nerederek,
ok hanmlarn Kurn ve iman nurlaryla nurlanmalarna
vesile olupkahramanca hizmette bulunmulardr. Risale-i
Nuru okuyup okutmakla iman mertebelerinde terakki edip
det birer mrid mertebesine ykselmilerdir. Hanmlar,
srf Allah rzasn tahsil iin, safvet ve ihlsla, Risale-i
Nurdaki parlak ve ok feyizli Kurn nurlarna balanm
ve kalblerinde snmez bir muhabbet ve sevgi besleyerek
dnya ve hirette bahtiyar olacak bir vaziyete
kavumulardr. Risale-i Nurun kymet ve bykl,
temiz kalblerine o kadar yerlemi ki, onu beraberce
okuyup dinledike, ileri nurlarla, feyizlerle dolup tam,
nuran gzyalar dkerek c u hura gelmilerdir. Ne
bahtiyardr o hanmlar ki, Risale-i Nurun bu mukaddes
iman hizmetinde altklar iin, onlar daima hayrla yd
edilecek, hiretlerine nurlar gnderilecek, kabirleri
Cennet-misl prnur olacak ve hirette de en yksek
mertebelere ulaacaklardr, inaallah. En bata
Bedizzaman Hazretlerinin dualarna dahil olmakla
beraber, Nur talebeleri mabeynindeki irket-i mneviye
srryla defter-i hasenatlarna hayrlar kaydedilmektedir.
Risale-i Nura samim alkalar, o fedakr hanmlar,
milyonlarca Nur talebelerinin dualarna nail etmektedir.
Risale-i Nurlar okuyup okutmakla byk mnev
kazanlara, yksek derecelere erimektedirler. naallah,
ekser hanmlarn byle olmasn, rahmet-i lhden
kuvvetle itikad ve mit ve niyaz ediyoruz.
Basiretli Nur nirleri, otuz be sene evvel Risale-i
Nurdaki yksek hakikatleri grm, o kuds dersleri alm
ve o zamandan beri ihls ve sadakatla gizli din
dmanlarna gs germitir. Nur kahramanlarnn
haneleri mteaddit defalar arand ve kendileri defalarca
hapislere atlarak oradaiddetli azaplar ve skntlar
ektirildii halde, elmas kalemleriyle Risale-i Nurun bu
kadar senedir nirliini yapmlardr. stedikleri takdirde
dnya nimetleri kendilerine yr olduu halde, her trl
ahs, dnyev rtbelerden, varlklardan feragatle,
mrlerini Risale-i Nurun hizmetine vakfetmilerdir.
Acaba, Risale-i Nur akirtlerindeki bu cehd ve
kuvvetin, bu feragat ve fedakrln ve bu derece sebat ve
sadakatn sebebi nedir? diye bir sual sorulursa, bu sualin
cevab muhakkak ki u olacaktr: Risale-i Nurdaki cerh
edilmez yksek hakikatler, iman hizmetinin yalnz ve
yalnz rz-y lh iin yaplmas ve Bedizzaman
Hazretlerinin zam ihlsdr.
Bedizzaman Said Nurs Hazretleri, Barlada sekiz sene
kadar kalmtr. Ekser zamanlarn krlarda, ba ve
bahelerde geiriyordu. ki- saat kadar uzaklktaki tenha
dalara veya balara ekilir, Nur Risalelerini telif eder; bir
taraftan da telif ettii risaleler Isparta ve havlisinde el
yazsyla istinsah edilip kendisine gnderildiinde bunlar
tashih ederdi. Birgn iinde hem tashihat yapar, hem gidip
gelme drt-be saat sren yerlere yaya olarak gider, hem
ayn gnn -drt saatini telifata hasreder ve hem de ok
zaman yemeini kendisi hazrlard. O zamanlarda krk
yerde, risaleler, Risale-i Nura mtak ilk talebeler
tarafndan el yazsyla oaltlyordu. stad bu kitaplar
srtna yklenir; da, ba veya krlara kadar gider, orada
tashihini yapar, evine gelirdi. Nefye mahkm edilerek,
zamann en dehetli zulmne mruz braklm ve
kimseyle grmesine msaade edilmemiti. Fakat o, bu
yokluk iinde tkenmez bir varla kavumutu. nk o,
lem-i slm ve insaniyeti tenvir ve irad edecek
Kurndan gelen iman hakikatlerini telif ediyor ve ayn
zamanda nerediyordu. Btn megalesini, telif etmekte
olduu eserlere hasretmiti. Birgn gelecek bu eserler
Anadoluya yaylacak, lem-i slm merkezlerine gidecek,
ehl-i siyasetin nazar- dikkatini celb edecek ve o zaman,
lem-i slmn asrlardr bayraktarln yapm bir millet
ierisinde yerletirilmek istenendinsizlik, imanszlk
ideolojilerini paralayacak; son asrlarn dallet
tutlarnn ahs- mnevsinden ibaret olan ehl-i kfr,
ehl-i sefahet ve ehl-i dallet cereyanlarnn bu vatan
istilsna sed ekecek, istikbal nesillerinin ebed kurtulu
ve saadetini temine medar olacaktr.
te o, tarihin en muazzam bir hdisesinin mebdeini
izn-i lh ve tasarruf-u Rabban ile hazrlad iin, byle
ok mukaddes bir mny havi dvnn hmili bulunduu
itibaryla, dnyann en mesudu, zamann en bahtiyar idi.
Giyiniinde, gayesinde, idealinde zerre kadar deiiklik ve
tezelzl olmamt. Bilkis, hl-i lemin itikadlarn
dzeltecek, zulmeti izale edecek bir meale-i hidayeti
hmil idi. Vazifesi ve hizmeti, btn insanlarn iki cihana
ait saadet ve refahn tazammun ettii iin, bir cehd ve azm
iinde bulunuyordu.
stadn Barladaki ikametgh, iki odadan ibaret bir
evdir. Esasen mstakil bir evi ve yeryznde taht- tasarruf
ve temellknde bir kar yeri dahi yoktur. Barlada sekiz
sene mddetle ikamet ettii ev, yz elli milyon ehl-i
slmn merkezi hkmnde ilk dershane-i Nuriyesidir. Bu
dershane-i Nuriyenin altnda, daim akan bir eme vardr.
Ve nnde, dershane-i Nuriyeye bitiik ok kaln ve
stun halinde semaya ykselen gayet muhteem bir nar
aac vardr. nar aacnn dallararasnda bir kulbecik
yaplmtr. Buras, Hazret-i stadn bahar veyaz
mevsimlerindeki istirahati ve vazife-i tefekkriye ve
ubudiyeti iin en mnasip bir menzildir. stadn sddk
hizmetkrlar, talebeleri ve Barla ahalisi diyorlar ki:
stad, geceleri, dershane-i Nuriyenin nndeki bir
ecere-i mbareke olan nar aacnn dallar arasnda
bulunan kulbecikte, sabahlara kadar tesbihatla, ezkrla
terennm eder grrdk. Hele bahar ve yaz
mevsimlerinde bu muhteem aacn binlerce dallar
arasnda evk ve cezbe iinde uuan kular arasnda
stadn byle sabahlara kadar almasn grrdk de, ne
zaman uyur, ne zaman kalkar, bilemezdik.
stad ok hasta olur, ok vakitleri de hastalk ve
skntyla geerdi. Pek az yer, o da bir para orba gibi
mahdut bireydi. Geceleri, Kurn- Kerimden vird edindii
sreleri ve Resul-i Ekrem Aleyhissalat Vesselmn
mnact- mehresi olan Cevenl-Kebir namndaki
mnactn ve h- Geyln ve h- Nakibend gibi
ezm- evliyann mnacat ve hizblerini ve salvat-
Nuriyeleri ve bilhassa Risale-i Nurun menba olan Hizbn-
Nuriyeyi ve yat- Kurniyenin lemeat olan ve bir silsile-i
tefekkr bulunan ve Yirmi Dokuzuncu Lemada cem edilen
hizb ve mnactlar okur, bunlar tamam edince de yine
Risale-i Nurla megul olurdu. Gndzleri ise, daima
Risale-i Nurun mtalas ve tashihiyle megul olur;
Risale-i Nur hizmetini hereye tercih eder, Risale-i Nura
ait,yetiecek acele bir i zamannda dier meguliyetlerini
brakr, evvel o ii tamamlard.
Said Nurs, bahar mevsiminde menzilinin nndeki
muhteem nar aacnn dallar arasndaki kulbecie
kar, vazifesini orada ifa eder; Risale-i Nurun
hakikatlerini, menba ve mden-i hakiksi olan mele-i lda
tefeyyz ve temaa ve tefekkr ederdi. stadn, gerek
1
srrna mazhar olan bu nar aac ve
gerekse am Dalarndaki o ok nsiyet ettii aalarn ve
dalarn bandaki tefekkr ve hissiyatn ifade edebilmek
acaba mmkn mdr? Asla mmkn deildir. Cenb-
Hak, keml-i rahmetiyle bu ferd-i ferdi, kemalt-
insaniyenin btn envan cmi bir istidatta yaratm ve bu
istidatlarn da azam ekilde inkiafn irade etmi ki, bu
mstesna zat, slmiyet aacnn son asrlara uzanan ve
binler dal budak salan Risale-i Nur ahs- mnevsi
itibaryla btn hakaikte stad- kll hkmne getirmi
ve topyekn slmiyet hakikatlerinin bir aks-i nurunu ve
tecellsini Risale-i Nur ahs- mnevsinde derc ederek,
ehl-i hakikat ve kemali hayretle baktrm ve bylece,
risalet-i Ahmediye ve hakikat-i Muhammediyenin cmi bir
yinesi olan Risale-i Nur ile Said Nurs, bir Said olarak
rm, erimi, fakat mnen btn lem-i slm olarak
tevelld etmi, beka bulmutur. Ve t kyamete kadar
Risale-i Nur bki kalacak ve daima tekemml edecektir.
Hi mmkn mdr ki, sinek kanadnn icadndan lkayt
kalmayan ve o kanadn zerrelerinde pek ok hikmet ve
maslahatlar takip eden Sni-i Zlcell, Risale-i Nur ile,
onun telif edildii menzillerle ve Nur Mellinin kuds
vazifelerini grd yerlerle alkadar olmasn ve yle
kuds hizmetlere hdim (hizmet eden) olan meknlar ve
dershane-i Nuriyeler, ve ecere-i mbarek, rahmetin kasd-
tahsisinden hari kalsn? Katiyen mmkn deildir.
1. Mbrek (verimli, bereketli) aa. Nur Sresi, 24:35.
Said Nurs Hazretleri Barlada iken, yaz aylarnda bazan
am Dana kar, bir mddet yalnz olarak orada kalrd.
Bulunduklar da hayli yksekti. Barla dershane-i
Nuriyesinin nndeki nar aacnn tepesindeki kulbecii
gibi, am Dann en yksek tepesinde olan iki byk aa
zerinde dershane-i Nuriye mnsnda birer menzili vard.
Bu am ve katran aalarnn tepelerinde Risale-i Nurla
megul oluyordu. Hem ekser zamanlar, Barladan bu
ormanlk havaliye gelip giderdi. Ve derdi ki: Ben bu
menzilleri, Yldz Sarayna deimem.
imdi sz burada keserek, stadn Risale-i Nuru telif
ettii mezkr am Danda ve Barla nahiyesindeki
hayatna ve Risale-i Nurun mahiyetine ait risale ve
mektuplardan bir kan aaya derc ediyoruz..

1

2

...
3
Aziz kardelerim,
Ben imdi am Danda, yksek bir tepede, byk bir
am aacnn tepesinde, bir menzilde bulunuyorum. nsten
tevahhu ve vuhua nsiyet ettim. nsanlarla sohbet arzu
ettiim vakit, hayalen sizleri yanmda bulur, bir hasbihal
ederim, sizinle mteselli olurum. Bir mni olmazsa, bir iki
ay burada yalnz kalmak arzusundaym. Barlaya dnsem,
arzunuz vechile sizden ziyade mtak olduum ifah bir
musahabe aresini arayacaz. imdi bu am aacnda
hatra gelen iki hatray yazyorum.
Birincisi: Bir para mahrem bir srdr. Fakat senden sr
saklanmaz. yle ki:
Ehl-i hakikatin bir ksm nasl ki ism-i Vedda
mazhardrlar ve zam bir mertebede o ismin cilveleriyle,
mevcudatn pencereleriyle Vcibl-Vcuda bakyorlar.
yle de, u hi ender hi olan kardeinize, yalnz hizmet-i
Kurna istihdam hengmnda ve o hazine-i bnihayenin
delll olduu bir vakitte, ism-i Rahm ve ism-i Hakm
mazhariyetine medar bir vaziyet verilmi. Btn Szler, o
mazhariyetin cilveleridir. naallah, o Szler

4
srrna mazhardrlar.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Hibir ey yoktur ki Allah hamd ile tesbih etmesin. sr Sresi, 17:44.
3. Allahn selm, rahmeti ve bereketi sizin ve arkadalarnzn, hususan ... il
hir, zerine olsun.
4. Kime hikmet verilmise, ite ona pek ok hayr verilmitir. Bakara Sresi,
2:269.
kincisi: Tarik-i Nak hakknda denilen Der tarik-i
Nakibend lzm med r terk / Terk-i dnya, terk-i ukb,
terk-i hest, terk-i terk olan fkra-i rn birden hatra geldi. O
hatra ile beraber, birden u fkra tul etti:
Der tarik-i aczmend lzm med r iz / Fakr- mutlak,
acz-i mutlak, kr- mutlak, evk-i mutlak ey aziz.
Sonra, senin yazdn, Bak kitab- kinatn safha-i
rengnine, ilahir. olan rengin ve zengin iir hatrma geldi.
O iirle semnn yzndeki yldzlara baktm. Keke air
olsaydm, bunu tekmil etseydim dedim. Halbuki iir ve
nazma istidadm yokken yine baladm. Fakat nazm ve iir
yapamadm. Nasl hutur ettiyse yle yazdm. Benim
vrisim olan sen, istersen nazma evir, tanzim et. te,
birden hatra gelen u:
Dinle de yldzlar, u hutbe-i irinine,
Nme-i nuryn-i hikmet bak ne takrir eylemi.
Hep beraber nutka gelmi, hak lisanyla derler:
Bir Kadr-i Zlcellin hamet-i sultanna,
Birer burhan- nurefnz biz, vcud-u Snia,
Hem vahdete, hem kudrete ahitleriz biz.
u zeminin yzn yaldzlayan
Nazenin mucizt n melek seyranna,
u semnn arza bakan, Cennete dikkat eden
Binler mdakkik gzleriz biz.
HAYE-1
Tb-y hilkatten semvt kkna
Hep kehkean asnna,
Bir Ceml-i Zlcellin dest-i hikmetle taklm
Pek gzel meyveleriz biz.
u semvt ehline birer mescid-i seyyar
Birer hane-i devvar, birer ulv iyne,
Birer misbah- nevvar, birer gemi-i cebbar
Birer tayyareleriz biz.
Bir Kadr-i Zlkemlin, bir Hakm-i Zlcellin
Birer mucize-i kudret, birer harika-i sanat- Hlkane,
Birer nadire-i hikmet, birer dhiye-i hilkat
Birer nur lemiyiz biz.
Byle yz bin dil ile yz bin burhan gsteririz
ittiririz insan olan insana.
Kr olas dinsiz gz, grmez oldu yzmz,
Hem iitmez szmz. Hak syleyen yetleriz biz.
Sikkemiz bir, turramz bir, Rabbimize musahharz,
msebbihiz, bidne zikrederiz
Kehkeann halka-i kbrsna mensup birer
meczuplarz biz.

1
Said Nurs
Haiye-1 Yani, Cennet ieklerinin danlk ve mezraac olan zeminin
yznde hadsiz mucizt- kudret tehir edildiinden, semvt lemindeki
melikeler, o mucizt, o harikalar tem ettikleri gibi, ecrm- semviyenin
gzleri hkmnde olan yldzlar dahi, gya melikeler gibi, zemin yzndeki
nazenin masnuat grdke, Cennet lemine bakyorlar ve o muvakkat
harikalar bki bir surette Cennette dahi tem ediyorlar gibi, bir zemine, bir
Cennete bakyorlar; yani o iki leme nezaretleri var demektir.
1. Bk olan sadece Odur.
Altnc Mektup

1

2



3
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Hibir ey yoktur ki Allah hamd ile tesbih etmesin. sr Sresi, 17:44.
3. Gece ve gndz devam ettike, devirler birbirini takip ettike, ay ve
gnedurduka iki kutup yldz karlkl bulunduka Allahn selm,rahmeti
ve bereketi de siz ikinizin ve kardelerinizin zerine olsun.
Gayretli kardelerim, hamiyetli arkadalarm ve dnya
denilen diyar- gurbette medar- tesellilerim,
Madem Cenb- Hak sizleri, krime ihsan ettii
mnlara hissedar etmitir; elbette hissiyatma da hissedar
olmak hakknzdr. Sizleri ziyade mteessir etmemek iin,
gurbetimdeki rkatimin ziyade elm ksmn tayyedip bir
ksmn sizlere hikye edeceim. yle ki:
u iki- aydr pek yalnz kaldm. Bazan on be-yirmi
gnde bir defa misar yanmda bulunur. Sair vakitlerde
yalnzm. Hem yirmi gne yakndr daclar yaknmda yok
daldlar.
te gece vakti, u garibne dalarda, sessiz, sadasz,
yalnz, aalarn hazinne hemhemeleri iinde, kendimi
birbiri iinde be muhtelif renkli gurbetlerde grdm.
Birincisi: htiyarlk srryla, hemen ekseriyet-i mutlaka
ile, akran ve ahbabm ve akaribimden yalnz ve garip
kaldm. Onlar beni brakp lem-i berzaha gittiklerinden
neet eden hazin bir gurbeti hissettim.
te, u gurbet iinde ayr dier bir daire-i gurbet ald.
O da, geen bahar gibi alkadar olduum ekser mevcudat
beni brakp gittiklerinden hsl olan rkatli bir gurbeti
hissettim.
Ve u gurbet iinde bir daire-i gurbet daha ald ki,
vatanmdan ve akaribimden ayr dp yalnz kaldmdan
tevellt eden rkatli bir gurbeti hissettim.
Ve u gurbet iinde, gecenin ve dalarn garibne
vaziyeti bana rikkatli bir gurbeti daha hissettirdi.
Ve u gurbetten dahi, u fni misarhaneden
ebedl-bd tarafna harekete mde olan ruhumu
fevkalde bir gurbette grdm. Birden, fesbhnallah
dedim, bu gurbetlere ve karanlklara nasl dayanlr
dndm. Kalbim feryat ile dedi:
Y Rab, garibem, bkesem, zafem, ntvnem, allem,
cizem, ihtiyarem,
B-ihtiyarem, el-aman-gyem, afv-cyem, meded-hhem,
ziderghet lh!
Birden, nur-u iman, feyz-i Kurn, ltf-u Rahmn
imdadma yetitiler. O be karanlkl gurbetleri, be nuran
nsiyet dairelerine evirdiler.
Lisanm
1
syledi. Kalbim


2
yetini okudu.
1. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.
2. Eer senden yz evirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan baka
hibir ilh yoktur. Ben Ona tevekkl ettim. Yce Arn Rabbi de Odur. Tevbe
Sresi, 9:129.
Aklm dahi, ztrabndan ve dehetinden feryat eden
nefsime hitaben dedi:
Brak bare feryad, beldan kl tevekkl.
Zira feryat, bel-ender hata-ender beldr bil.
Bel vereni buldunsa eer;
Saf-ender vef-ender at-ender beldr bil.
Madem yle, brak ekvy, kret;
n belbil, dem keynden gler hep gl ml.
Ger bulmazsan, btn dnya;
Cef-ender fen-ender heb-ender beldr bil.
Cihan dolu bel banda varken,
Ne barrsn kck bir beldan, gel tevekkl kl.
Tevekkl ile bel yznde gl, t o da glsn.
O gldke klr, eder tebeddl.
Hem stadlarmdan Mevln Celleddinin nefsine
dedii gibi dedim:



1
O vakit nefsim dahi Evet, evet. Acz ve tevekkl ile, fakr
ve iltica ile nur kaps alr, zulmetler dalr.

2
dedi. Mehur Hikem-i
Atiyenin u fkras,
3

yani, Cenb- Hakk bulan neyi kaybeder? Ve Onu
kaybeden neyi kazanr?; yani, Onu bulanhereyi bulur.
Onu bulmayan hibir ey bulmaz, bulsa da bana
belbulur ne derece li bir hakikat olduunu grdm ve
4
hadsinin srrn anladm, krettim.
1. O, ben Senin Rabbin deil miyim? dedi. Sen Evet dedin. Evet
demeninkr nedir, bilir misin? ok bela ekmektir. Bilir misin bela
ekmeninsrr nedir? Yani fakr u fena dergahndaki halkaya katlmaktr. Dvn-
Kebr, s. 157, Gazel 251.
2. mn ve slmiyet nuru iin Allaha hamd olsun.
3. bn-i Atillah el-skender, erhl-Hikemil-Atiye,s. 208
4. (slmiyet garip olarak balad; ileride gariplie dnecek ve ilk gnlerdeki
gibitekrar garip olarak gelimeye balayacaktr.) Ne mutlu gariplere!
Mslim,man: 232; Tirmiz, man: 13; bni Mce, Fiten: 15; Drim, Rikk: 42;
Msned, 1:184, 398, 2:177, 222, 389, 4:73.
te, kardelerim, karanlkl bu gurbetler, endan nur-u
imanla nurlandlar; fakat yine bende bir derece
hkmlerini icra ettiler ve yle bir dnceyi verdiler:
Madem ben garibim ve gurbetteyim ve gurbete
gideceim. Acaba u misarhanedeki vazifem bitmi
midir? T ki sizleri ve Szleri tevkil etsem ve btn btn
alkam kessem kri hatrma geldi. Onun iin sizden
sormutum ki, Acaba yazlan Szler k midir, noksan
var m? Yani vazifem bitmi midir? T ki rahat- kalble
kendimi nurlu, zevkli, hakik bir gurbete atp, dnyay
unutup, Mevln Celleddinin dedii gibi


1
deyip, ulv bir gurbeti arayabilir miyim? diye sizi o
suallerle tasd etmitim.

2
Said Nurs
1. Semn ne olduunu bilir misin? O, ahs varlktan vazgeip; mutlak yokluk
iinde beky zevk etmektir.
2. Bk olan sadece Odur.
On nc Mektup

1

2

3


4
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Hibir ey yoktur ki, Allah hamd ile tesbih etmesin. sr Sresi, 17:44.
3. Selm, doru yola tbi olanlara olsun. Th Sresi, 20:47.
4. Knama ve azarlama ise nefsin heves ve arzularna tbi olanlara olsun.
Aziz kardelerim,
Hal ve istirahatimi ve vesika iin adem-i mracaatm
ve hal-i lem siyasetine kar lkaytlm pek ok
soruyorsunuz. u sualleriniz ok tekerrr ettiinden, hem
mnen de benden sorulduundan, u suale Yeni Said
deil, belki Eski Said lisanyla cevap vermeye mecbur
oldum.
BRNC SUALNZ: stirahatin nasl? Halin nedir?
Elcevap: Cenb- Erhamrrhimne yz bin
krediyorum ki, ehl-i dnyann bana ettii env- zulm,
env- rahmete evirdi. yle ki:
Siyaseti terk ve dnyadan tecerrt ederek bir dan
maarasnda hireti dnmekte iken, ehl-i dnya zulmen
beni oradan karp nefyettiler. Hlk- Rahm ve Hakm, o
nefyi bana bir rahmete evirdi. Emniyetsiz ve ihls
bozacak esbaba maruz o dadaki inzivay emniyetli, ihlsl,
Barla dalarndaki halvete evirdi. Rusyada esarette iken
niyet ettim ve niyaz ettim ki, hir mrmde bir maaraya
ekileyim... Erhamrrhimn, bana Barlay o maara yapt,
maara faidesini verdi. Fakat skntl maara zahmetini
zayf vcuduma yklemedi.
Yalnz, Barlada, iki adamda bir vehhamlk vard. O
vehhamlk sebebiyle bana eziyet verildi. Hatt o dostlarm,
gya istirahatimi dnyorlar. Halbuki, o vehhamlk
sebebiyle, hem kalbime, hem Kurnn hizmetine zarar
verdiler. Hem ehl-i dnya btn menlere vesika verdii
ve cnileri hapisten karp affettikleri halde, bana zulm
olarak vermediler. Benim Rabb-i Rahmim, beni Kurnn
hizmetinde ziyade istihdam etmek ve Szler namyla
envr- Kurniyeyi bana fazla yazdrmak iin, dadaasz
bir surette beni u gurbette brakp, bir byk merhamete
evirdi.
Hem ehl-i dnya, dnyalarna karabilecek btn
nfuzlu ve kuvvetli resalar ve eyhleri kasabalarda ve
ehirlerde brakp akrabalaryla beraber herkesle
grmeye izin verdikleri halde, beni zulmen tecrit etti, bir
kye gnderdi. Hi akraba ve hemehrilerimi, bir iki tanesi
mstesna olmak zere, yanma gelmeye izin vermedi.
Benim Hlk- Rahmim, o tecridi benim hakkmda bir
azm rahmete evirdi. Zihnimi s brakp, gll gtan
zde olarak, Kurn- Hakmin feyzini, olduu gibi almaya
vesile etti.
Hem ehl-i dnya, bidayette, iki sene zarfnda iki di
mektup yazdm ok grd. Hatt imdi bile, on veya
yirmi gnde veya bir ayda bir iki misarin srf hiret iin
yanma gelmesini ho grmediler, bana zulmettiler. Benim
Rabb-i Rahmim ve Hlk- Hakmim, o zulm bana
merhamete evirdi ki, doksan sene mnev bir mr
kazandracak u uhr-u selsede, beni bir halvet-i
mergubeye ve bir uzlet-i makbuleye koymaya evirdi.
Elhamd lillhi al klli hal; ite hal ve istirahatim byle...
KNC SUALNZ: Neden vesika almak iin mracaat
etmiyorsun?
Elcevap: u meselede ben kaderin mahkmuyum, ehl-i
dnyann mahkmu deilim. Kadere mracaat ediyorum.
Ne vakit izin verirse, rzkm buradan ne vakit keserse, o
vakit giderim. u mnnn hakikati udur ki:
Baa gelen her ite iki sebep var: biri zhir, dieri
hakik. Ehl-i dnya zhir bir sebep oldu, beni buraya
getirdi. Kader-i lh ise, sebeb-i hakikdir; beni bu inzivya
mahkm etti. Sebeb-i zhr zulmetti, sebeb-i hakik ise
adalet etti. Zhirsi yle dnd: u adam ziyadesiyle
ilme ve dine hizmet eder; belki dnyamza karr
ihtimaliyle beni nefyedip cihetle katmerli bir zulm etti.
Kader-i lh ise, benim iin grd ki, hakkyla ve ihlsla
ilme ve dine hizmet edemiyorum; beni bu nefye mahkm
etti. Onlarn bu katmerli zulmn muzaaf bir rahmete
evirdi.
Madem ki nefyimde kader hkimdir ve o kader dildir;
ona mracaat ederim. Zhr sebep ise, zaten bahane
nevinden bireyleri var. Demek onlara mracaat
mnszdr. Eer onlarn elinde bir hak veya kuvvetli bir
esbab bulunsayd, o vakit onlara kar da mracaat
olunurdu.
Balarn yesin, dnyalarn tamamen braktm ve
ayaklarna dolasn,siyasetlerini bs btn terk ettiim
halde, dndkleri bahaneler, evhamlar elbette aslsz
olduundan, onlara mracaatla o evhamlara bir hakikat
vermek istemiyorum. Eer ular ecneb elinde olan dnya
siyasetine karmak iin bir itiham olsayd, deil sekiz
sene, belki sekiz saat kalmayacak, tereuh edecekti,
kendini gsterecekti. Halbuki sekiz senedir birtek gazete
okumak arzum olmad ve okumadm. Drt senedir burada
taht- nezarette bulunuyorum; hibir tereuh grlmedi.
Demek, Kurn- Hakmin hizmetinin btn siyasetlerin
fevkinde bir ulviyeti var ki, ou yalanclktan ibaret olan
dnya siyasetine tenezzle meydan vermiyor.
Adem-i mracaatmn ikinci sebebi udur ki: Hakszl
hak zanneden adamlara kar hak dv etmek, bir nevi
hakszlktr. Bu nevi hakszl irtikp etmek istemem.
NC SUALNZ: Dnyann siyasetine kar niin
bu kadar lkaytsn? Bu kadar safaht- leme kar tavrn
hi bozmuyorsun. Bu safaht ho mu gryorsun?
Veyahut korkuyor musun ki skt ediyorsun?
Elcevap: Kurn- Hakmin hizmeti, beni iddetli bir
surette siyaset leminden men etti. Hatt dnmesini de
bana unutturdu. Yoksa, btn sergzet-i hayatm ahittir
ki, hak grdm meslekte gitmeye kar korku elimi tutup
men edememi ve edemiyor.
Hem neden korkum olacak? Dnya ile, ecelimden
baka bir alkam yok. olukocuumu dneceim yok.
Malm dneceim yok. Hanedanmn
erenidneceim yok. Riykr bir hret-i kzibeden
ibaret olan an ve eref-i dnyeviyenin muhafazasna deil,
krlmasna yardm edene rahmet! Kald ecelim. O, Hlk-
Zlcellin elindedir. Kimin haddi var ki, vakti gelmeden
ona ilisin? Zaten izzetle mevti, zilletle hayata tercih
edenlerdeniz. Eski Said gibi birisi
1
yle demi:


2
1. Eb Firs el-Hamedn.
2. Biz yle insanlarz ki, bize ortada durmak yoktur. Ya bata oluruz, ya da
kabirde
Belki hizmet-i Kurn, beni hayat- itimaiye-i siyasiye-i
beeriyeyi dnmekten men ediyor. yle ki:
Hayat- beeriye bir yolculuktur. u zamanda, Kurnn
nuruyla grdm ki, o yol bir batakla girdi. Mlevves ve
ufnetli bir amur iinde, kle-i beer de kalka gidiyor.
Bir ksm selmetli bir yolda gider. Bir ksm mmkn
olduu kadar amurdan, bataklktan kurtulmak iin baz
vastalar bulmu. Bir ksm- ekseri, o ufnetli, pis, amurlu
bataklk iinde, karanlkta gidiyor. Yzde yirmisi, sarholuk
sebebiyle, o pis amuru misk amber zannederek yzne
gzne bulatryor; derek, kalkarak gider, t boulur.
Yzde sekseni ise, batakl anlar, ufnetli, pis olduunu
hisseder; fakat mtehayyirdirler, selmetli yolu
gremiyorlar. te bunlara kar iki are var:
Birisi, topuz ile o sarho yirmisini ayltmaktr.
kincisi, bir nur gstermekle mtehayyirlere selmet
yolunu ire etmektir.
Ben bakyorum ki, yirmiye kar seksen adam, elinde
topuz tutuyor. Halbuki, o biare ve mtehayyir olan
seksene kar hakkyla nur gsterilmiyor. Gsterilse de, bir
elinde hem sopa, hem nur olduu iin, emniyetsiz oluyor.
Mtehayyir adam, Acaba nurla beni celb edip topuzla
dvmek mi istiyor? diye tel eder. Hem de bazan
arzalarla topuz krld vakit, nur dahi uar veya sner.
te, o bataklk ise, gaetkrne ve dallet-pe olan
sefhne hayat- itimaiye-i beeriyedir. O sarholar,
dalletle telezzz eden mtemerridlerdir. O mtehayyir
olanlar, dalletten nefret edenlerdir, fakat kamyorlar;
kurtulmak istiyorlar, yol bulamyorlar, mtehayyir
insanlardr. O topuzlar ise siyaset cereyanlardr. O nurlar
ise hakaik-i Kurniyedir. Nura kar kavga edilmez, ona
kar advet edilmez. Srf eytan- racmden baka ondan
nefret eden olmaz.
te, ben de, nur-u Kurn elde tutmak iin,

1
deyip, siyaset topuzunu atarak,
iki elimle nura sarldm. Grdm ki, siyaset cereyanlarnda,
hem muvafkta, hem muhalifte o nurlarn klar var.
Btn siyaset cereyanlarnn ve tarafgirliklerin ok
fevkinde ve onlarn garazkrne telkkiyatlarndan
mberr ve s olan bir makamda verilen ders-i Kurn ve
gsterilen envr- Kurniyeden hibir taraf ve hibir ksm
ekinmemek ve ittiham etmemek gerektirmeer
dinsizlii ve zndkay siyaset zannedip ona tarafgirlik eden
insan suretinde eytanlar ola veya beer kyafetinde
hayvanlar ola!
Elhamd lillh, siyasetten tecerrd sebebiyle, Kurnn
elmas gibi hakikatlerini propaganda-i siyaset ittiham
altnda cam paralarnn kymetine indirmedim. Belki,
gittike o elmaslar kymetlerini her taifenin nazarnda
parlak bir tarzda ziyadeletiriyor.


2

3
Said Nurs
1. eytann ve siyasetin errinden Allaha snrm.
2. Dediler: Bizi buna eritiren Allaha hamd olsun; yoksa Allah hidayet
etmeseydi,biz kendiliimizden buna eriemezdik. Gerekten Rabbimizin
peygamberleri bize hakk getirdiler. Arf Sresi, 7:43.
3. Bk olan sadece Odur.
Yirmi kinci Lema

1
Ispartann dil valisine ve adliyesine ve zabtasna, en
mahrem ve en has ve hlis kardelerime mahsus olarak yirmi
iki sene evvel Ispartann Barla nahiyesinde iken yazdm
gayet mahrem bu risaleceimi, Isparta milletiyle ve hkmetiyle
alkadarln gsterdii iin takdim ediyorum. Eer mnasip
grlse, ya yeni veya eski hare daktilo ile birka nsha
yazlsn ki, yirmi be otuz senedir esrarm arayanlar ve
tarassut edenler de anlasnlar ki, gizli hibir srrmz yok. Ve en
gizli bir srrmz ite bu risaledir, bilsinler.
Said Nurs
rt- Selse
On Yedinci Lemann On Yedinci Notasnn nc Meselesi
iken, suallerinin iddet ve mulne ve cevaplarnn kuvvet ve
parlaklna binaen, Otuz Birinci Mektubun Yirmi kinci
Lemas olarak Lemeta kart. Lemalar bu Lemaya yer
vermelidirler. Mahremdir, en has ve hlis ve sadk
kardelerimize mahsustur.


2
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Allaha tevekkl edene Allah kdir. Allah emrini mutlaka
gerekletirir.Allah hereye bir l takdir etmitir. Talk Sresi, 65:3.
Bu mesele arettir.
BRNC ARET
ahsma ve Risale-i Nura ait mhim bir sual: oklar
tarafndan deniliyor ki, Sen ehl-i dnyann dnyasna
karmadn halde, nedendir ki, her frsatta onlar senin
hiretine karyorlar? Halbuki hibir hkmetin kanunu,
trikd-dnya ve mnzevlere karmyor.
Elcevap: Yeni Saidin bu suale kar cevab skttur. Yeni
Said, Benim cevabm kader-i lh versin der. Bununla
beraber, mecburiyetle, emneten istire ettii Eski Saidin
kafas diyor ki:
Bu suale cevap verecek, Ispartavilyetinin hkmetidir
ve u vilyetin milletidir. nk bu hkmet ve u millet,
benden ok ziyade bu sualin altndaki mn ile
alkadardrlar. Madem binler efrad bulunan bir hkmet
ve yz binler efrad bulunan bir millet benim bedelime
dnmeye ve mdafaa etmeye mecburdur; ben neden
lzumsuz olarak mddelerle konuup mdafaa edeyim?
nk dokuz senedir ben bu vilyetteyim; gittike daha
ziyade dnyalarna arkam eviriyorum. Hibir halim de
mestur kalmam. En gizli, en mahrem risalelerim dahi
hkmetin ve baz mebuslarn ellerine gemi. Eer ehl-i
dnyay tela ve endieye drecek dnyev bir karmak
halim ve kartrmak teebbsm ve krim olsayd, bu
vilyet ve kazalardaki hkmet, dokuz sene dikkat ve
tecesss ettikleri halde ve ben de ekinmeyerek yanma
gelenlere esrarm beyan ettiim halde, hkmet bana
kar skt edip ilimediler. Eer milletin ve vatann
saadetine ve istikbaline zarar verecek bir kabahatim varsa,
dokuz seneden beri valisinden tut,ky karakol
kumandanna kadar kendilerini mesul eder. Onlar
kendilerini mesuliyetten kurtarmak iin, hakkmda
habbeyi kubbe yapanlara karkubbeyi habbe yapp beni
mdafaa etmeye mecburdurlar. yleyse bu sualin cevabn
onlara havale ediyorum.
Amma u vilyetin milleti, umumiyetle benden ziyade
beni mdafaa etmek mecburiyetleri undandr ki, bu dokuz
senedir hem karde, hem dost, hem mbarek olan bu
milletin hayat- ebediyesine ve kuvvet-i imaniyesine ve
saadet-i hayatiyesine bilil ve maddeten tesirini gsteren
yzer risalelerle altmz ve hibir dadaa ve zarar,
hi kimseye o risaleler yznden gelmedii ve hibir
garazkrne tereuht- siyasiye ve dnyeviye
grlmedii ve lillhilhamd u Isparta vilyeti, eski
zamann am- erinin mbarekiyetini ve lem-i slmn
medrese-i umumsi olan Msrn Cmil-Ezheri
mbarekiyeti nevinden, kuvve-i imaniye ve salbet-i
diniye cihetinde bir mbarekiyet makamn Risale-i Nur
vastasyla kazanarak bu vilyette, imann kuvveti
lkaytla ve ibadetin itiyak sefahete hkim olmasn ve
umum vilyetlerin fevkinde bir meziyet-i dindarneyi
Risale-i Nur bu vilyete kazandrdndan, elbette bu
vilyetteki umum insanlar, hatt faraza dinsizi de olsa, beni
ve Risale-i Nuru mdafaaya mecburdur. Onlarn ok
ehemmiyetli mdafaa haklar iinde, benim gibi vazifesini
bitirmi ve lillhilhamd binlerle akirtler benim gibi bir
cizin yerinde alm ve alt hengmda,
ehemmiyetsiz cz hakkm beni mdafaaya sevk etmiyor.
Bu kadar binlerle dv vekilleri bulunan bir adam, kendi
dvsn kendi mdafaa etmez.
KNC ARET
Tenkitkrne bir suale cevaptr.
Ehl-i dnya tarafndan deniliyor ki: Sen neden bizden
kstn? Bir defa olsun hi mracaat etmeyip skt ettin.
Bizden iddetli ekv edip Bana zulmediyorsunuz
diyorsun. Halbuki bizim bir prensibimiz var, bu asrn
muktezas olarak husus dsturlarmz var. Bunlarn
tatbikini sen kendine kabul etmiyorsun. Kanunu tatbik
eden zalim olmaz. Kabul etmeyen isyan eder. Ezcmle, bu
asr- hrriyette ve bu yeni baladmz cumhuriyetler
devrinde, msavat esas zerine tahakkm ve tagallb
kaldrmak dsturu bizim bir kanun-u esasmiz hkmne
getii halde, sen kh hocalk, kh zhidlik suretinde
tevecch- mmeyi kazanarak nazar- dikkati kendine celb
ederek, hkmetin nfuzu haricinde bir kuvvet, bir
makam- itima elde etmeye altn, zhir halin ve eski
zamandaki macera-y hayatnn delletiyle anlalyor. Bu
hal ise, imdiki tabirle, burjuvalarn mstebidne
tahakkmleri iinde ho grnebilir. Fakat bizim tabaka-i
avmn intibahyla ve galebesiyle tezahr eden tam
sosyalizm ve bolevizm dsturlar bizim daha ziyade
iimize yarad iin o sosyalizm dsturlarn kabul
ettiimiz halde, senin vaziyetin bize ar geliyor,
prensiplerimize muhalif dyor. Onun iin sana
verdiimiz skntdan ekvya ve ksmeye hakkn
yoktur?...
Elcevap: Hayat- itimaiye-i beeriyede bir r aan,
eer kinattaki kanun-u ftrata muvafk hareket etmezse,
hayrl ilerde ve terakkde muvaffak olamaz. Btn
hareketi er ve tahrip hesabna geer. Madem kanun-u
ftrata tatbik-i harekete mecburiyet var; elbette ftrat-
beeriyeyi deitirmek ve nev-i beerin hilkatindeki
hikmet-i esasiyeyi kaldrmakla, mutlak msavat kanunu
tatbik edilebilir.
Evet, ben neseben ve hayata avam tabakasndanm. Ve
mereben ve kren, msavat- hukuk mesleini kabul
edenlerdenim. Ve efkaten ve slmiyetten gelen srr-
adaletle, burjuva denilen tabaka-i havassn istibdat ve
tahakkmlerine kar eskiden beri muhalefetle
alanlardanm. Onun iin, btn kuvvetimle adalet-i
tmme lehinde, zulm ve tagallb ve tahakkm ve
istibdadn aleyhindeyim.
Fakat nev-i beerin ftrat ve srr- hikmeti, msavat-
mutlaka kanununa zttr. nk Ftr- Hakm, keml-i
kudret ve hikmetini gstermek iin, az bireyden ok
mahsult aldrr ve bir sahifede ok kitaplar yazdrr ve
bireyle ok vazifeleri yaptrd gibi, beer nevi ile de
binler nevin vazifelerini grdrr. te o srr- azmdendir
ki, Cenb- Hak, insan nevini, binler nevileri smbl
verecek ve hayvntn sair binler nevileri kadar tabakat
gsterecek bir ftratta yaratmtr. Sair hayvnat gibi
kuvlarna, ltifelerine, duygularna had konulmam;
serbest brakp hadsiz makamatta gezecek istidat
verdiinden, bir nevi iken binler nevi hkmne getii
iindir ki, arzn halifesi ve kinatn neticesi ve zhayatn
sultan hkmne gemitir.
te, nev-i insann tenevvnn en mhim mayesi ve
zemberei, msabaka ile, hakik imanl fazilettir. Fazileti
kaldrmak, mahiyet-i beeriyenin tebdiliyle, akln
sndrlmesiyle, kalbin ldrlmesiyle, ruhun
mahvedilmesiyleolabilir. Evet, u hrriyet perdesi altnda
mthi bir istibdad tayan u asrn gaddar yzne
arplmaya lyk iken ve halbuki o tokada mstehak
olmayan gayet mhim bir ztn yanl olarak yzne
savrulan kmilne u szn,
Ne mmkn zulm ile, bdd ile imh-y hrriyet?
1
al, idrki kaldr, muktedirsen demiyetten!
sznn yerine, bu asrn yzne arpmak iin ben de
derim:
Ne mmkn zulm ile, bdd ile imh-y hakikat?
al, kalbi kaldr, muktedirsen demiyetten!
Veyahut,
Ne mmkn zulm ile, bdd ile imh-y fazilet?
al, vicdan kaldr, muktedirsen demiyetten!
1. Nmk Kemalin Hrriyet Kasidesinden.
Evet, imanl fazilet, medar- tahakkm olmad gibi,
sebeb-i istibdat da olamaz. Tahakkm ve tagallb etmek
faziletsizliktir. Ve bilhassa ehl-i faziletin en mhim merebi,
acz ve fakr ve tevazu ile hayat- itimaiye-i beeriyeye
karmak tarzndadr. Lillhilhamd, bu merep stnde
hayatmz gitmi ve gidiyor.
Ben kendimde fazilet var diye fahir suretinde dv
etmiyorum. Fakat nimet-i lhiyeyi tahdis suretinde
kretmek niyetiyle diyorum ki:
Cenb- Hak, fazl ve keremiyle, ulm-u imaniye ve
Kurniyeye almak ve fehmetmek faziletini ihsan
etmitir. Bu ihsan- lhyi btn hayatmda, lillhilhamd,
tevk-i lh ile u millet-i slmiyenin menfaatine,
saadetine sarf ederek, hibir vakit vasta-i tahakkm ve
tagallb olmad gibi, ekser ehl-i gaete matlup olan
tevecch- ns ve hsn- kabul- halk dahi, mhim bir
srra binaen benim menfrumdur, onlardan kayorum.
Yirmi sene eski hayatm zayi ettii iin onlar kendime
muzr gryorum. Fakat Risale-i Nuru beenmelerine bir
emre biliyorum, onlar kstrmyorum.
te, ey ehl-i dnya! Dnyanza hi karmadm ve
prensiplerinizle hibir cihet-i temasm bulunmad ve
dokuz sene esaretteki bu hayatmn ehadetiyle yeniden
dnyaya karmaya hibir niyet ve arzum yokken, bana
eski bir mtegallip ve daima frsat bekleyen ve kr-i
istibdat ve tahakkm tayan bir adam gibi yaplan bunca
tarassut ve tazyikiniz hangi kanun iledir? Dnyada hibir
hkmet byle fevkalkanun ve hibir ferdin tasvibine
mazhar olmayan bir muameleye msaade etmedii halde,
bana kar yaplan bu kadar bed muamelelere, yalnz deil
benim ksmem, belki eer bilse nev-i beer kser, belki
kinat ksyor.
NC ARET
Maltal, divanecesine bir sual:
Bir ksm ehl-i hkm diyorlar ki: Madem sen bu
memlekette duruyorsun. u memleketin cumhur
kanunlarna inkyad etmek lzm gelirken, sen neden
inziv perdesi altnda kendini o kanunlardan
kurtaryorsun? Ezcmle, imdiki hkmetin kanununda,
vazife haricinde bir meziyeti, bir fazileti kendine takp,
onunla bir ksm millete tahakkm edip nfuzunu icra
etmek, msavat esasna istinad eden cumhuriyetin bir
dsturuna mndir. Sen neden vazifesiz olduun halde
elini ptryorsun? Halk beni dinlesin diye hodfurune
bir vaziyet taknyorsun?
Elcevap: Kanunu tatbik edenler, evvel kendilerine
tatbik ettikten sonra bakasna tatbik edebilirler. Siz
kendinize tatbik etmediiniz bir dsturu bakasna tatbik
etmekle, herkesten evvel siz dsturunuzu, kanununuzu
kryorsunuz ve kar geliyorsunuz. nk bu msavat-
mutlaka kanununun bana tatbikini istiyorsunuz. Ben de
derim:
Ne vakit bir nefer, bir mirin makam- itimasine
karsa ve milletin o mire kar gsterdikleri hrmet ve
tevecche itirak ederse ve onun gibi o tevecch ve
hrmete mazhar olursa veyahut o mir, o nefer gibi
dileirse ve o neferin snk vaziyetini alrsa ve o mirin
vazife haricinde hibir ehemmiyeti kalmazsa; hem eer en
zeki ve bir ordunun muzafferiyetine sebebiyet veren bir
erkn- harp reisi, en aptal bir neferle tevecch- mmede
ve hrmet ve muhabbette msavata girerse, o vakit sizin
bu msavat kanununuz hkmnce bana yle
diyebilirsiniz: Kendine hoca deme. Hrmeti kabul etme.
Faziletini inkr et. Hizmetine hizmet et, dilencilere
arkada ol!
Eer deseniz: Bu hrmet ve makam ve tevecch, vazife
banda olduu vakte mahsustur ve vazifedarlara hastr.
Sen vazifesiz bir adamsn; vazifedarlar gibi milletin
hrmetini kabul edemezsin.
Elcevap: Eer insan yalnz bir cesetten ibaret olsa ve
insan dnyada lyemtne daim kalsa ve kabir kaps
kapansa ve lm ldrlse, o vakit vazife yalnz askerlik ve
idare memurlarna mahsus kalrsa, sznzde dahi bir
mn olurdu.
Fakat madem insan yalnz cesetten ibaret deil; cesedi
beslemek iin kalb, dil, akl, dima koparlp o cesede
yedirilmez. Onlar imh edilmez; onlar da idare ister. Ve
madem kabir kaps kapanmyor. Ve madem kabrin br
tarafndaki endie-i istikbal her ferdin en mhim
meselesidir. Elbette milletin itaat ve hrmetine istinad
eden vazifeler, yalnz milletin hayat- dnyeviyesine ait
itima ve siyas ve asker vazifelere mnhasr deildir.
Evet, yolculara seyahat iin vesika vermek bir vazife
olduu gibi, ebed tarafna giden yolculara da hem vesika,
hem o zulmatl yolda nur vermek yle bir vazifedir ki,
hibir vazife o vazife kadar ehemmiyetli deildir. Byle bir
vazifenin inkr, lmn inkryla ve hergn
1
dvsn, cenazelerinin mhryle imza edip tasdik eden
otuz bin ahidin ehadetini tekzip ve inkr etmekle olur.
1. lm haktr.
Madem mnev hct- zaruriyeye istinad eden mnev
vazifeler var. Ve o vazifelerin en mhimmi, ebed yolunda
seyahat iin pasaport varakas ve berzah zulmatnda
kalbin cep feneri ve saadet-i ebediyenin anahtar olan
imandr ve imann ders ve takviyesidir. Elbette, o vazifeyi
gren ehl-i marifet, herhalde, kfran- nimet suretinde,
kendine edilen nimet-i lhiyeyi ve fazilet-i imaniyeyi hie
sayp, sehler ve fsklarn makamna sukut etmeyecektir.
Kendini, aalarn bidalaryla, sefahetleriyle
bulatrmayacaktr. te, beenmediiniz ve msavatszlk
zannettiiniz inziv bunun iindir.
te bu hakikatle beraber, beni ikenceyle tciz eden
sizin gibi enniyette ve bu kanun-u msavat krmakta
ravunluk derecesinde ileri giden mtekebbirlere kar
demiyorum. nk mtekebbirlere kar tevazu, tezelll
zannedildiinden, tevazu etmemek gerektir. Belki ehl-i
insaf ve mtevazi ve dil ksmna derim ki:
Ben, felillhilhamd, kendi kusurumu, aczimi biliyorum.
Deil Mslmanlar stnde mtekebbirne bir makam-
ihtiram istemek, belki her vakit nihayetsiz kusurlarm,
hiliimi grp, istifar ile teselli bulup, halklardan ihtiram
deil, dua istiyorum. Hem zannederim, benim bu
mesleimi, benim btn arkadalarm biliyorlar.
Yalnz bu kadar var ki, Kurn- Hakmin hizmeti
esnasnda ve hakaik-i imaniyenin dersi vaktinde, o hakaik
hesabna ve Kurn erene, o makamn iktiza ettii izzet
ve vakar- ilmiyeyi ders vaktinde muhafaza edip, bam
ehl-i dallete ememek iin, o izzetli vaziyeti muvakkaten
taknyorum. Zannederim, ehl-i dnyann kanunlarnn
haddi yoktur ki, bu noktalara kar kabilsin.
C-y hayret bir tarz- muamele: Malmdur ki, her yerde
ehl-i maarif, marifet ve ilim noktasnda muhakeme eder.
Nerede ve kimde marifet ve ilmi grse, meslek itibaryla
ona kar bir dostluk ve bir hrmet besler. Hatt dman
bir hkmetin bir profesr bu memlekete gelse, ehl-i
maarif, onun ilim ve marifetine hrmeten onu ziyaret
ederler ve ona hrmet ederler.
Halbuki ngilizin en yksek meclis-i ilmiyesinin,
Meihat- slmiyeden sorduu alt sualin cevabn alt yz
kelime ile Meihat- slmiyeden istedikleri zaman, bura
maarinin hrmetsizliine urayan bir ehl-i marifet, o alt
suale alt kelime ile, mazhar- takdir olmu bir cevap veren
ve ecneblerin en mhim ve hukemalarn en esasl
dsturlarna hakik ilim ve marifetle muaraza edip galebe
alan ve Kurndan ald kuvvet-i marifet ve ilme
istinaden Avrupa feylesoarna meydan okuyan ve
Hrriyetten alt ay evvel stanbulda hem ulemay ve hem
de mekteplileri mnazaraya davet edip kendisi hi sual
sormadan suallerine noksansz olarak doru cevap
veren
HAYE-1
ve btn hayatn bu milletin saadetine
hasreden ve yzer risale, o milletin Trke olan lisanyla
neredip o milleti tenvir eden; hem vatanda, hem dinda,
hem dost, hem karde bir ehl-i marifete kar en ziyade
sknt veren ve hakknda advet besleyen ve belki
hrmetsizlik eden, bir ksm maarif dairesine mensup
olanlarla az bir ksm resm hocalardr.
Haiye-1 Yeni Said diyor ki: u makamda Eski Saidin iftiharkrne syledii
u szlere ben itirak etmiyorum. Bu risalede sz ona verdiim iin
susturamyorum. Enniyetilere kar bir para enniyetini gstersin diye skt
ediyorum.
te, gel, bu hale ne diyeceksin? Medeniyet midir?
Maarifperverlik midir? Vatanperverlik midir?
Milliyetperverlik midir? Cumhuriyetperverlik midir? H,
h! Hi, hibir ey deil. Belki bir kader-i lhdir ki, o
kader-i lh, o ehl-i marifet adamn dostluk mit ettii
yerden advet gsterdi ki, hrmet yznden ilmi riyya
girmesin ve ihls kazansn.
Htime
Kendimce c-y hayret ve medar- kran bir taarruz:
Bu fevkalde enniyetli ehl-i dnyann enniyet iinde o
kadar hassasiyet var ki, eer uuren olsayd, keramet
derecesinde veyahut byk bir deh derecesinde bir
muamele olurdu. O muamele de udur:
Kendi nefsim ve aklm bende hissetmedikleri bir para
riykrne enniyet vaziyetini, onlar enniyetlerinin
hassasiyet mizanyla hissediyorlar gibi, iddetli bir surette,
ben hissetmediim enniyetimin karsna kyorlar. Bu
sekiz dokuz senede, sekiz dokuz defa tecrbem var ki,
onlarn zalimne bana kar muamelelerinin vukuundan
sonra, kader-i lhyi dnp, Niin bunlar bana
musallat etti? diye nefsimin desiselerini aryordum. Her
defada, ya nefsim uursuz olarak enniyete ftr meyletmi
veyahut bilerek beni aldatm, anlyorum. O vakit, kader-i
lh, o zalimlerin zulm ierisinde, hakkmda adalet
etmi derdim.
Ezcmle, bu yazn arkadalarm gzel bir ata beni
bindirdiler. Bir seyrangha gittim. uursuz olarak, nefsimde
hodfurune bir keyif arzusu uyanmakla, ehl-i dnya yle
iddetli o arzumun karsna ktlar ki, yalnz o gizli arzuyu
deil, belki ok itihlarm kestiler. Hatt, ezcmle, bu
defa Ramazandan sonra, eski zamanda gayet byk, kuds
bir imamn bize kar gayb kerametiyle iltifatndan sonra
kardelerimin takv ve ihlslar ve ziyaretilerin hrmet ve
hsn- zanlar iinde,ben bilmeyerek,nefsim
mftehirne, gya mteekkirne perdesi altnda
riykrne bir enniyet vaziyetini almak istedi. Birden bu
ehl-i dnyann hadsiz hassasiyetle ve hatt riykrln
zerrelerini de hissedebilir bir tarzda, birden bana ilitiler.
Ben Cenb- Hakka krediyorum ki, bunlarn zulm bana
bir vasta-i ihls oldu.


1




2


3
1. Ey Rabbim, eytanlarn vesveselerinden Sana snrm. Onlarn
yanmdabulunmalarndan da, y Rabbi, Sana snrm. Mminn
Sresi,23:97-98.
2. Ey muhafaza edici olan ve koruyucularn en hayrls olan Allahm! Beni,bu
risaleleri neredeni ve arkadalarn nefsin ve eytann errinden,insanlarn ve
cinlerin errinden, ehl-i dallet ve tuyann errindenmuhafaza et. min, min,
min.
3. Seni her trl noksandan tenzih ederiz. Senin bize rettiinden
bakabilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti hereyi kuatan Alm-i
Hakmsin. Bakara Sresi, 2:32.
Yirmi Altnc Lemann Altnc Ricas
Bir zaman, elm bir esaretimde, insanlardan tevahhu
edip Barla Yaylasnda, am dann tepesinde yalnz
kaldm. Yalnzlkta bir nur aryordum. Bir gece, o yksek
tepenin bandakiyksek bir am aacnn stndeki st
ak odackta idim. drt gurbeti birbiri iinde ihtiyarlk
bana ihtar etti. Altnc Mektupta izahedildii gibi, o gece,
ssz, sessiz, yalnz, aalarn hrtlarndanve
hemhemelerinden gelen hazn bir sad, bir ses, rikkatime,
ihtiyarlma, gurbetime ziyade dokundu. htiyarlk bana
ihtar etti ki: Gndz nasl u siyah bir kabre tebeddl etti,
dnya siyah kefenini giydi; yle de, senin mrnngndz
de geceye ve dnya gndz de berzah gecesine ve
hayatn yaz dahi lmn k gecesine inklp edeceini
kalbimin kulana syledi. Nefsim bilmecburiye dedi:
Evet, ben vatanmdan garip olduum gibi, bu elli sene
zarfndaki mrmde zeval bulan sevdiklerimden ayr
dtmden ve arkalarnda onlara alayarak
kaldmdan, bu vatan gurbetinden daha ziyade hazn ve
elm bir gurbettir. Ve bu gece ve dan garibne
vaziyetindeki hazn gurbetten daha ziyade hazn ve elm bir
gurbete yaknlayorum ki, btn dnyadan birden
mufarakat zaman yaknlatn ihtiyarlk bana haber
veriyor. Bu gurbet gurbet iinde ve bu hzn hzn
iindeki vaziyetten bir rica, bir nur aradm. Birden, iman-
billh imdada yetiti. yle bir nsiyet verdi ki,
bulunduum muzaaf vahet bin defa tezuf etseydi, yine o
teselli k gelirdi.
Evet, ey ihtiyar ve ihtiyareler! Madem Rahm bir
Hlkmz var; bizim iin gurbet olamaz. Madem O var;
bizim iin herey var. Madem O var; melikeleri de var.
yleyse bu dnya bo deil; hli dalar, bo sahrlar
Cenb- Hakkn ibdyla doludur. Zuur ibdndan baka,
Onun nuruyla, Onun hesabyla ta da, aac da birer
mnis arkada hkmne geer, lisan- halle bizimle
konuabilirler ve elendirirler.
Evet, bu kinatn mevcudat adedince ve bu byk
kitab- lemin hareri saysnca, vcuduna ehadet eden;
ve zruhlarn medar- efkat ve rahmet ve inyet olabilen
cihazat ve matmt ve nimetleri adedince rahmetini
gsteren deliller, ahitler, bize Rahm, Kerm, Ens, Vedd
olan Hlkmzn, Sniimizin, Hmmizin derghn
gsteriyorlar. O derghta en makbul bir efaati, acz ve
zaaftr. Ve acz ve zaafn tam zaman da ihtiyarlktr. Byle
bir dergha makbul bir efaati olan ihtiyarlktan ksmek
deil, sevmek lzmdr
Bedizzaman Said Nursnin birka
mektubu ve Nur risalelerinin teli
zamanlarnda Risale-i Nuru el yazlaryla
neredenlerden bazlarnn fkralardr:
Yirmi Sekizinci Mektubun nc Meselesinin tetimmesi
olabilir kk ve husus bir mektuptur.
hiret kardelerim ve alkan talebelerim Hsrev
Efendive Refet Bey,
Szler namndaki envr- Kurniyede keramet-i
Kurniyeyi hissediyorduk. Sizler dahi gayret ve evkinizle
bir drdncsn ilve ettirdiniz. Bildiimiz ise:
Birincisi: Telinde fevkalde suhulet ve srattir. Hatt
be para olan On Dokuzuncu Mektup, iki gnde ve her
gnde drt saat zarfndamecmuu on iki saat
ederkitapsz, dada, bada telif edildi. Otuzuncu
Sz,hastalkl bir zamanda, be alt saatte telif edildi. Yirmi
SekizinciSz olan Cennet bahsi, bir veya iki saatte,
Sleymann dere bahesinde telif edildi. Ben ve Tevk ile
Sleyman bu srate hayrette kaldk. Ve hkez... Telinde
bu keramet-i Kurniye olduu gibi...
kincisi: Yazmasnda dahi fevkalde bir suhulet, bir
itiyak ve usanmamak var. u zamanda ruhlara, akllara
usan veren ok esbab iinde, bu Szlerden biri kar;
birden ok yerlerde keml-i itiyakla yazlmaya balanyor.
Mhim megaleler iinde onlar hereye tercih ediliyor. Ve
hkez...
nc keramet-i Kurniye: Bunlarn okunmas dahi
usan vermiyor. Hususan ihtiya hissedilse, okunduka
zevk alnyor, usanlmyor.
te, siz dahi drdnc bir keramet-i Kurniyeyi ispat
ettiniz. Hsrev gibi, kendine tembel diyen ve be senedir
Szleri iittii halde yazmaya cidden tembellik edip
balamayan bir kardeimiz, bir ayda on drt kitab gzel ve
dikkatli yazmas, phesiz drdncbir keramet-i esrar-
Kurniyedir. Hususan Otuz nc Mektup olan Otuz
Pencerelerin kymeti tamamen takdir edilmi ki, gayet
dikkatle ve gzel yazlm. Evet, o risale, marifetullah ve
iman- billh iin en kuvvetli ve en parlak bir risaledir.
Yalnz, bataki pencereler gayet icmal ve ihtisar ile
gidilmitir. Fakat gittike inkiaf eder, daha ziyade parlar.
Zaten sair telifata muhalif olarak, ekser Szlerin balar
mcmel balar, gittike genilenir, tenevvr eder.
Yirmi Sekizinci Mektubun Yedinci
Meselesi


1
1. Onlara syle ki: Allahn ltfuyla ve rahmetiyleancak ferahlansnlar.
Bu,onlarn dnyada toplayp durduklarndan daha hayrldr. Ynus
Sresi,10:58.
u Mesele, Yedi arettir.
Evvel, tahdis-i nimet suretinde birka srr- inyeti
izhar eden Yedi Sebebi beyan ederiz.
BRNC SEBEP: Eski Harb-i Umumden evvel ve
evilinde, bir vaka-i sadkada gryorum ki, Ararat Da
denilen mehur Ar Dann altndaym. Birden o da
mthi inlk etti. Dalar gibi paralardnyann her
tarafna datt. O dehet iinde baktm ki, merhum
validem yanmdadr. Dedim: Ana, korkma. Cenb-
Hakkn emridir; O Rahmdir ve Hakmdir.
Birden, o halette iken, baktm ki, mhim bir zt bana
mirne diyor ki: cz- Kurn beyan et.
Uyandm, anladm ki, bir byk inlk olacak. O inlk
ve inklptan sonra, Kurn etrafndaki surlar krlacak.
Dorudan doruya Kurnkendi kendini mdafaa edecek.
Ve Kurna hcum edilecek; icz onun elik bir zrh
olacak. Ve u iczn bir nevini u zamanda izharna,
haddimin fevkinde olarak, benim gibi bir adam namzet
olacak. Ve namzet olduumu anladm.
Madem icz- Kurn bir derece beyan, Szlerle oldu.
Elbette, o iczn hesabna geen ve onun reeht ve
berekt nevinden olan hizmetimizdeki inyt izhar
etmek, icza yardmdr ve izhar etmek gerektir.
KNC SEBEP: Madem Kurn- Hakm mridimizdir,
stadmzdr, imammzdr, her bir dabda rehberimizdir. O
kendi kendini methediyor. Biz de onun dersine ittiben,
onun tefsirini methedeceiz.
Hem madem yazlan Szler onun bir nevi tefsiridir. Ve o
risalelerdeki, hakaik-i Kurniyenin maldr ve
hakikatleridir. Ve madem Kurn- Hakm ekser srelerde,
hususan larda, lerde kendi kendini keml-i
hametle gsteriyor, kemltn sylyor, lyk olduu
methi kendi kendine ediyor. Elbette, Szlerde inikas etmi
Kurn- Hakmin lemet- icziyesinden ve o hizmetin
makbuliyetine almet olan inyt- Rabbniyenin izharna
mkellez. nk o stadmz yle eder ve yle ders verir.
NC SEBEP: Szler hakknda, tevazu suretinde
demiyorum; belki bir hakikati beyan etmek iin derim ki:
Szlerdeki hakaik ve kemlt benim deil, Kurnndr
ve Kurndan tereuh etmitir. Hatt Onuncu Sz, yzer
yt- Kurniyeden szlm baz katarattr. Sair risaleler
dahi umumen yledir.
Madem ben yle biliyorum. Ve madem ben fniyim,
gideceim. Elbette bki olacak birey ve bir eser, benimle
balanmamak gerektir ve balanmamal. Ve madem ehl-i
dallet ve tuyan, ilerine gelmeyen bir eseri, eser sahibini
rtmekle eseri rtmek detleridir. Elbette, sem-y
Kurnn yldzlaryla balanan risaleler, benim gibi ok
itirazta ve tenkidta medar olabilen ve sukut edebilen
rk bir direkle balanmamal.
Hem madem rf- nsta, bir eserdeki mezy, o eserin
masdar ve menba zannettikleri mellin etvrnda
aranlyor. Ve bu rfe gre, o hakaik-i liyeyi ve o cevhir-i
gliyeyi kendim gibi bir mise ve onlarn binde birini
kendinde gsteremeyen ahsiyetime mal etmek, hakikate
kar byk bir hakszlk olduu iin, risaleler kendi malm
deil, Kurnn mal olarak, Kurnn reeht- meziytna
mazhar olduklarn izhar etmeye mecburum.
Evet, lezzetli zm salkmlarnn hsiyetleri, kuru
ubuunda aranlmaz. te ben de yle bir kuru ubuk
hkmndeyim.
DRDNC SEBEP: Bazan tevazu, kfrn- nimeti
istilzam ediyor; belki kfrn- nimet olur. Bazan da tahdis-i
nimet, iftihar olur. kisi de zarardr. Bunun are-i
yegnesiki ne kfrn- nimet ksn, ne de iftihar olsun
meziyet ve kemltlar ikrar edip, fakat temellk
etmeyerek, Mnim-i Hakiknin eser-i inm olarak
gstermektir.
Mesel, nasl ki murass ve mzeyyen bir elbise-i
fhireyi biri sana giydirse ve onunla ok gzellesen, halk
sana dese, Maaallah, ok gzelsin, ok gzelletin. Eer
sen tevazukrne desen, H, ben neyim? Hi! Bu nedir,
nerede gzellik? O vakit kfrn- nimet olur ve hulleyi
sana giydiren mahir sanatkra kar hrmetsizlik olur.
Eer mftehirne desen, Evet, ben ok gzelim. Benim
gibi gzel nerede var? Benim gibi birini gsteriniz. O
vakit, marurne bir fahirdir.
te, fahirden, kfrandan kurtulmak iin demeli ki:
Evet, ben gzelletim. Fakat gzellik libasndr ve
dolaysyla libas bana giydirenindir; benim deildir.
te, bunun gibi, ben de, sesim yetise btn kre-i arza
bararak derim ki:
Szler gzeldirler, hakikattirler. Fakat benim deildirler;
Kurn- Kermin hakaikinden telemmu etmi ualardr.


1
dsturuyla derim ki:
1. Ben szlerimle Muhammedi (a.s.m.) vm olmadm; aslnda
szlerimiMuhammed Aleyhissalt Vesselmla vm ve gzelletirmi
oldum.


Yani, Kurnn hakaik-i iczn ben gzelletiremedim,
gzel gsteremedim. Belki Kurnn gzel hakikatleri
benim tabiratlarm da gzelletirdi, ulvletirdi.
Madem byledir; hakaik-i Kurnn gzellii namna,
Szler namndaki yinelerinin gzelliklerini ve o
yinedarla terettp eden inyt- lhiyeyi izhar etmek,
makbul bir tahdis-i nimettir.
BENC SEBEP: ok zaman evvel bir ehl-i velyetten
iittim ki: O zt, eski vellerin gayb iaretlerinden istihra
etmi ve kanaati gelmi ki, ark tarafndan bir nur zuhur
edecek, bidalar zulmtn datacak. Ben byle bir
nurun zuhuruna ok intizar ettim ve ediyorum. Fakat
iekler baharda gelir. yle kuds ieklere zemin hazr
etmek lzm gelir. Ve anladk ki, bu hizmetimizle o nuran
ztlara zemin ihzar ediyoruz.
Madem kendimize ait deil; elbette, Szler namndaki
nurlara ait olan inyt- lhiyeyi beyan etmekte medar-
fahir ve gurur olamaz; belki medar- hamd ve kr ve
tahdis-i nimet olur.
ALTINCI SEBEP: Szlerin teli vastasyla Kurna
hizmetimize bir mkft- cile ve bir vasta-i tevik olan
inyt- Rabbniye, bir muvaffakiyettir. Muvaffakiyet ise
izhar edilir.
Muvaffakiyetten gese, olsa olsa bir ikram- lh olur.
kram- lh ise, izhar bir kr- mnevdir.
Ondan dahi gese, olsa olsa, hi ihtiyarmz karmadan
bir keramet-i Kurniye olur. Biz mazhar olmuuz. Bu nevi
ihtiyarsz ve habersiz gelen bir kerametin izhar zararszdr.
Eer di kermtn fevkine ksa, o vakit, olsa olsa
Kurnn icz- mnevsinin leleri olur. Madem icz
izhar edilir; elbette icza yardm edenin dahi izhar, icz
hesabna geer. Hi medar- fahr ve gurur olamaz; belki
medar- hamd ve krandr.
YEDNC SEBEP: Nev-i insann yzde sekseni ehl-i
tahkik deildir ki, hakikate nfuz etsin ve hakikati hakikat
tanyp kabul etsin. Belki, surete, hsn- zanna binaen,
makbul ve mutemed insanlardan iittikleri mesili takliden
kabul ederler. Hatt, kuvvetli bir hakikati zayf bir adamn
elinde zayf grr; ve kymetsiz bir meseleyi kymettar bir
adamn elinde grse, kymettar telkki eder.
te, ona binaen, benim gibi zayf ve kymetsiz bir
biarenin elindeki hakaik-i imaniye ve Kurniyenin
kymetini, ekser nsn nokta-i nazarnda drmemek iin,
bilmecburiye iln ediyorum ki, ihtiyarmz ve haberimiz
olmadan, birisi bizi istihdam ediyor; biz bilmeyerek bizi
mhim ilerde altryor. Delilimiz de udur ki: uurumuz
ve ihtiyarmzdan hari bir ksm inyta ve teshilta
mazhar oluyoruz. yle ise, o inyetleri bararak iln
etmeye mecburuz.
te, gemi yedi esbaba binaen, kll birka inyet-i
Rabbniyeye iaret edeceiz.
BRNC ARET
Yirmi Sekizinci Mektubun Sekizinci Meselesinin Birinci
Nktesinde beyan edilmitir ki, tevafukattr.
Ezcmle, Mucizt- Ahmediye Mektubatnda, nc
aretinden t On Sekizinci aretine kadar altm sahife,
habersiz, bilmeyerek, bir mstensihin nshasnda, iki
sahife mstesna olmak zere mtebki btn sahifelerde,
keml-i muvazenetle, iki yzden ziyade Resul-i Ekrem
Aleyhissalt Vesselm kelimeleri birbirine bakyorlar. Kim
insaf ile iki sahifeye dikkat etse, tesadf olmadn tasdik
edecek. Halbuki, tesadf, olsa olsa bir sahifede kesretli
emsal kelimeleri bulunsa, yar yarya tevafuk olur, ancak
bir iki sahifede tamamen tevafuk edebilir. O halde byle
umum sahifelerde Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselm
kelimesi, iki olsun, olsun, drt olsun veya daha ziyade
olsun, keml-i mizanla birbirinin yzne baksa, elbette
tesadf olmas mmkn deildir. Hem sekiz ayr ayr
mstensihin bozamad bir tevafukun, kuvvetli bir iaret-i
gaybiye, iinde olduunu gsterir.
Nasl ki, ehl-i belatin kitaplarnda belatin derect
bulunduu halde, Kurn- Hakmdeki belat, derece-i
icza km; kimsenin haddi deil ki ona yetisin. yle
de, mucizt- Ahmediyenin bir yinesi olan On Dokuzuncu
Mektup ve mucizt- Kurniyenin bir tercman olan
Yirmi Beinci Sz ve Kurnn bir nevi tefsiri olan Risale-i
Nur eczalarnda tevafukat, umum kitaplarn fevkinde bir
derece-i garabet gsteriyor. Ve ondan anlalyor ki,
mucizt- Kurniye ve mucizt- Ahmediyenin bir nevi
kerametidir ki, o yinelerde tecell ve temessl ediyor.
KNC ARET
Hizmet-i Kurniyeye ait inyt- Rabbniyenin ikincisi
udur ki:
Cenb- Hak, benim gibi kalemsiz, yarm mm, diyar-
gurbette kimsesiz, ihtilttan men edilmi bir tarzda;
kuvvetli, cidd, samim, gayyur, fedakr ve kalemleri birer
elmas kl olan kardeleri bana muavin ihsan etti. Zayf ve
ciz omuzuma ok ar gelen vazife-i Kurniyeyi, o
kuvvetli omuzlara bindirdi, keml-i kereminden ykm
haetirdi.
O mbarek cemaat ise, Hulsinin tabiriyle telsiz
telgrafn hizeleri hkmnde ve Sabrinin tabiriyle Nur
fabrikasnn elektriklerini yetitiren makineler hkmnde
ayr ayr meziyetleri ve kymettar muhtelif hsiyetleriyle
beraber, yine Sabrinin tabiriyle bir tevafukat- gaybiye
nevinden olarak, evk ve say gayret ve ciddiyette
birbirine benzer bir surette, esrar- Kurniyeyi ve envr-
imaniyeyi etrafa neretmeleri ve her yere eritirmeleri ve
u zamanda (yani hurufat deimi, matbaa yok, herkes
envr- imaniyeye muhta olduu bir zamanda) ve ftur
verecek ve evki kracak ok esbab varken, bunlarn
ftursuz, keml-i evk ve gayretle bu hizmetleri, dorudan
doruya bir keramet-i Kurniye ve zhir bir inyet-i
lhiyedir.
Evet, velyetin kerameti olduu gibi, niyet-i hlisann
dahi kerameti vardr. Samimiyetin dahi kerameti vardr.
Bahusus, lillh iin olan bir uhuvvet dairesindeki
kardelerin iinde, cidd, samim tesandn ok
kerametleri olabilir. Hatt yle bir cemaatin ahs-
mnevsi bir veliyy-i kmil hkmne geebilir, inyta
mazhar olur.
te, ey kardelerim ve ey hizmet-i Kurnda
arkadalarm! Bir kalay fetheden bir bln avuuna
btn ere ve btn ganimeti vermek nasl zulmdr, bir
hatadr. yle de, ahs- mnevnizin kuvvetiyle ve
kalemlerinizle hsl olan ftuhattaki inyt benim gibi bir
biareye veremezsiniz. Elbette, byle mbarek bir
cemaatte, tevafukat- gaybiyeden daha ziyade kuvvetli bir
iaret-i gaybiye var ve ben gryorum, fakat herkese ve
umuma gsteremiyorum.
NC ARET
Risale-i Nur eczalar, btn mhim hakaik-i imaniye ve
Kurniyeyi, hatt en muannide kar dahi parlak bir
surette ispat, ok kuvvetli bir iaret-i gaybiye ve bir
inyet-i lhiyedir. nk hakaik-i imaniye ve Kurniye
iinde yleleri var ki, en byk bir dhi telkki edilen bni
Sina, fehminde aczini itiraf etmi, Akl buna yol bulamaz
demi. Onuncu Sz risalesi, o ztn dehsyla yetiemedii
hakaiki, avmlara da, ocuklara da bildiriyor.
Hem mesel, srr- kader ve cz-i ihtiyarnin halli iin,
koca Sad- Taftazan gibi bir allme, krk elli sahifede,
mehur Mukaddemt- sn Aer namyla Telvih nam
kitabnda ancak hallettii ve ancak havassa bildirdii ayn
mesili, kadere dair olan Yirmi Altnc Szde, kinci
Mebhasn iki sahifesinde tamamyla, hem herkese
bildirecek bir tarzda beyan, eser-i inyet olmazsa nedir?
Hem btn ukul hayrette brakan ve hibir felsefenin
eliyle kefedilemeyen ve srr- hilkat-i lem ve tlsm-
kinat denilen ve Kurn- Azmnn iczyla kefedilen
o tlsm- mklk ve o muamm-y hayretnm, Yirmi
Drdnc Mektup ve Yirmi Dokuzuncu Szn hirindeki
remizli nktede ve Otuzuncu Szn, tahavvlt- zerrtn
alt adet hikmetinde kefedilmitir. Kinattaki faaliyet-i
hayretnmnn tlsmn ve hilkat-i kinatn ve kbetinin
muammsn ve tahavvlt- zerrattaki harektn srr-
hikmetini keif ve beyan etmilerdir; meydandadr,
baklabilir.
Hem srr- ehadiyet ile eriksiz vahdet-i rububiyeti, hem
nihayetsiz kurbiyet-i lhiye ile nihayetsiz budiyetimiz olan
hayret-engiz hakikatleri, keml-i vuzuhile On Altnc Sz
ve Otuz kinci Sz beyan ettikleri gibi, kudret-i lhiyeye
nisbeten zerrat ve seyyarat msavi olduunu ve har-i
zamda umum zruhun ihys, bir nefsin ihys kadar o
kudrete kolay olduunu ve irkin hilkat-i kinatta
mdahalesi imtin derecesinde akldan uzak olduunu
keml-i vuzuh ile gsteren Yirminci Mektuptaki

1
kelimesi beyannda ve temsili hvi
onun zeyli, u azm srr- vahdeti kefetmitir.
1. "O hereye kdirdir." Hd Sresi, 11:4; Rm Sresi, 30:50; r Sresi, 42:9;
Mlk Sresi, 67:1.
Hem hakaik-i imaniye ve Kurniyede yle bir genilik
var ki, en byk zek-y beer ihata edemedii halde,
benim gibi zihni mevve, vaziyeti perian, mracaat
edilecek kitap yokken, skntl ve sratle yazan bir
adamda, o hakaikin ekseriyet-i mutlakas dekaikiyle
zuhuru, dorudan doruya Kurn- Hakmin icz-
mnevsinin eseri ve inyet-i Rabbniyenin bir cilvesi ve
kuvvetli bir iaret-i gaybiyedir.
DRDNC ARET
Elli altm risaleler
HAYE-1*
yle bir tarzda ihsan edilmi
ki, deil benim gibi az dnen ve zuhurata tebaiyet eden
ve tetkike vakit bulamayan bir insann, belki byk
zeklardan mrekkep bir ehl-i tetkikin say ve gayretiyle
yaplmayan bir tarzda telieri, dorudan doruya bir eser-i
inyet olduklarn gsteriyor. nk btn bu risalelerde
btn derin hakaik, temsilt vastasyla, en mi ve mm
olanlara kadar ders veriliyor. Halbuki o hakaikin ounu,
byk limler Tefhim edilmez deyip, deil avma, belki
havassa da bildiremiyorlar.
Haiye-1
*
Bu bahis yazldnda bu kadard. Neredenler
te, en uzak hakikatleri en yakn bir tarzda, en mi bir
adama ders verecek derecede, benim gibi Trkesi az,
szleri mulk, ou anlalmaz ve Zhir hakikatleri dahi
mklletiriyor diye eskiden beri itihar bulmu ve eski
eserleri o s-i itihar tasdik etmi bir ahsn elinde bu
harika teshilt ve suhulet-i beyan, elbette, bilphe, bir
eser-i inyettir ve onun hneri olamaz ve Kurn- Kermin
icz- mnevsinin bir cilvesidir ve temsilt- Kurniyenin
bir temessldr ve iniksdr.
BENC ARET
Risaleler umumiyetle pek ok intiar ettii halde, en
byk limden tut, t en mi adama kadar ve ehl-i kalb
byk bir velden tut, t en muannid dinsiz bir feylesofa
kadar olan tabakat- ns ve taifeler o risaleleri grdkleri
ve okuduklar ve bir ksm tokatlarn yedikleri halde tenkit
edilmemesi ve her taife derecesine gre istifade etmesi,
dorudan doruya bir eser-i inyet-i Rabbniye ve bir
keramet-i Kurniye olduu gibi, ok tetkikat ve
taharriytn neticesiyle ancak husul bulan o eit risaleler,
fevkalde bir sratle, hem idrakimi ve krimi mevve
eden skntl inkbaz vakitlerinde yazlmas dahi, bir eser-i
inyet ve bir ikram- Rabbndir.
Evet, ekser kardelerim ve yanmdaki umum
arkadalarm ve mstensihler biliyorlar ki, On Dokuzuncu
Mektubun be paras, birka gn zarfnda, hergn iki
saatte ve mecmuu on iki saatte, hibir kitaba mracaat
edilmeden yazlmas, hatt en mhim bir para ve o
parada lfz- Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselm
kelimesinde zhir bir htem-i nbvveti gsteren drdnc
cz, drt saatte, dada, yamur altnda, ezber yazlm.
Ve Otuzuncu Sz gibi mhim ve dakik bir risale, alt saat
iinde bir bada yazlm. Ve Yirmi Sekizinci Sz,
Sleymann bahesinde bir, nihayet iki saat iinde
yazlmas gibi, ekser risaleler byle olmas; ve eskiden beri
skntl ve mnkabz olduum zaman en zhir hakikatleri
dahi beyan edemediimi, belki bilemediimi yakn
dostlarm biliyorlar. Hususan o skntya hastalk da ilve
edilse, daha ziyade beni dersten, teliften men etmekle
beraber, en mhim Szler ve risaleler, en skntl ve
hastalkl zamanmda, en sratli bir tarzda yazlmas,
dorudan doruya bir inyet-i lhiye ve bir ikram-
Rabbn ve bir keramet-i Kurniye olmazsa nedir?
Hem hangi kitap olursa olsun, byle hakaik-i lhiyeden
ve imaniyeden bahsetmise, alkllihal bir ksm mesili,
bir ksm insanlara zarar verir. Ve zarar verdikleri iin, her
mesele herkese neredilmemi. Halbuki u risaleler ise,
imdiye kadar hi kimsedeoklardan sorduum
haldes-i tesir ve akslmel ve tahdi-i ezhan gibi bir
zarar vermedikleri, dorudan doruya bir iaret-i gaybiye
ve bir inyet-i Rabbniye olduu bizce muhakkaktr.
ALTINCI ARET
imdi bence katiyet peyd etmitir ki, ekser hayatm,
ihtiyar ve iktidarmn, uur ve tedbirimin haricinde, yle bir
tarzda gemi ve yle garip bir surette ona cereyan
verilmi, t Kurn- Hakme hizmet edecek olan bu nevi
risaleleri netice versin. Adeta btn hayat- ilmiyem,
mukaddemt- ihzariye hkmne gemi ve Szlerle icz-
Kurnn izhar, onun neticesi olacak bir surette olmutur.
Hatt, u yedi sene nefyimde ve gurbetimde ve sebepsiz
ve arzumun hilfnda tecerrdm ve merebime muhalif,
yalnz bir kyde imrar- hayat etmekliim; ve eskiden beri
lfet ettiim hayat- itimaiyenin ok rabtalarndan ve
kaidelerinden nefret edip terk etmekliim, dorudan
doruya bu hizmet-i Kurniyeyi hlis, s bir surette
yaptrmak iin bu vaziyet verildiine phem
kalmamtr.Hatt ok defa bana verilen sknt ve zulmen
bana kar olan tazyikat perdesi altnda bir dest-i inyet
tarafndan merhametkrne, Kurnn esrarna hasr- kir
ettirmek ve nazar datmamak iin yaplmtr
kanaatindeyim. Hatt, eskiden mtalaya ok mtak
olduum halde, btn btn sair kitaplarn mtalasndan
bir men, bir mcanebet ruhuma verilmiti. Byle gurbette
medar- teselli ve nsiyet olan mtalay bana terk ettiren,
anladm ki, dorudan doruya yt- Kurniyenin stad-
mutlak olmalar iindir.
Hem yazlan eserler, risaleler, ekseriyet-i mutlakas,
hariten hibir sebep gelmeyerek, ruhumdan tevellt eden
bir hcete binaen, ni ve def olarak ihsan edilmi. Sonra
baz dostlarma gsterdiim vakit,demiler: u zamann
yaralarna devadr. ntiar ettikten sonra ekser
kardelerimden anladm ki, tam u zamandaki ihtiyaca
muvafk ve derde lyk bir il hkmne geiyor.
te, ihtiyar ve uurumun dairesi haricinde, mezkr
hletler ve sergzet-i hayatm ve ulmlarn envlarndaki
hilf- det, ihtiyarsz tetebbutm, byle bir netice-i
kudsiyeye mncer olmak iin kuvvetli bir inyet-i lhiye
ve bir ikram- Rabbn olduuna bende phe
brakmamtr.
YEDNC ARET
Bu hizmetimiz zamannda, be alt sene zarfnda,
bilmbala yz eser-i ikram- lh ve inyet-i Rabbniye
ve keramet-i Kurniyeyi gzmzle grdk. Bir ksmn On
Altnc Mektupta iret ettik. Bir ksmn Yirmi Altnc
Mektubun Drdnc Mebhasnn mesil-i
mteferrikasnda, bir ksmn Yirmi Sekizinci Mektubun
nc Meselesinde beyan ettik.Benim yakn
arkadalarm bunu biliyorlar. Daim arkadam Sleyman
Efendi oklarn biliyor. Hususan Szlerin ve risalelerin
nerinde ve tashihatnda ve yerlerine yerletirmekte ve
tesvid ve tebyizinde, fevkalmemul, kerametkrne bir
teshilta mazhar oluyoruz; keramet-i Kurniyye olduuna
phemiz kalmyor. Bunun misalleri yzlerdir.
Hem maiet hususunda o kadar efkatle besleniyoruz
ki, en kk bir arzu-yu kalbimizi, bizi istihdam eden
Sahib-i nyet tatmin etmek iin, fevkalmemul bir surette
ihsan ediyor, ve hkez... te bu hal gayet kuvvetli bir
iaret-i gaybiyedir ki, biz istihdam olunuyoruz. Hem rza
dairesinde, hem inyet altnda bize hizmet-i Kurniye
yaptrlyor.



1



2
1. Seni her trl noksandan tenzih ederiz. Senin bize rettiinden
bakabilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti hereyi kuatan Alm-i
Hakmsin. Bakara Sresi, 2:32.
2. Allahm! Efendimiz Muhammede ve l ve ashabna Senin raz olacan ve
onunlyk ve mstehak olduu bir rahmetle ve pek kesretli bir selmetlesalt
ve selm et. min.
Mahrem bir suale cevaptr
u srr- inyet, eskiden mahremce yazlm, On Drdnc
Szn hirine ilhak edilmiti. Her naslsa ekser mstensihler
unutup yazmamlard. Demek mnasip ve lyk mevkii
burasym ki, gizli kalm.
Benden sual ediyorsun: Neden senin Kurndan
yazdn Szlerde bir kuvvet, bir tesir var ki, mfessirlerin
ve rierin szlerinde nadiren bulunur? Bazan bir satrda
bir sahife kadar kuvvet var; bir sahifede bir kitap kadar
tesir bulunuyor?.
Elcevap: eref, icz- Kurna ait olduundan ve bana
ait olmadndan, bilperv derim:
Ekseriyet itibaryla yledir. nk, yazlan Szler
tasavvur deil, tasdiktir. Teslim deil, imandr. Marifet
deil, ehadettir, uhuddur. Taklit deil, tahkiktir. ltizam
deil, izandr. Tasavvuf deil, hakikattir. Dv deil, dv
iinde burhandr. u srrn hikmeti budur ki:
Eski zamanda, esst- imaniye mahfuzdu, teslim kav
idi. Teferruatta, rierin marifetleri delilsiz de olsa,
beyanatlar makbul idi, k idi. Fakat u zamanda, dallet-i
fenniye elini essta ve erkna uzatm olduundan, her
derde lyk devy ihsan eden Hakm-i Rahm olan Zt-
Zlcell, Kurn- Kermin en parlak mazhar- iczndan
olan temsiltndan bir ulesini, acz ve zaafma, fakr ve
ihtiyacma merhameten, hizmet-i Kurna ait yazlarma
ihsan etti.
Felillhilhamd, srr- temsil drbnyle, en uzak
hakikatler gayet yakn gsterildi. Hem srr- temsil cihetl-
vahdetiyle, en dank meseleler toplattrld.
Hem srr- temsil merdiveniyle, en yksek hakaike
kolaylkla yetitirildi. Hem srr- temsil penceresiyle,
hakaik-i gaybiyeye, esst- slmiyeye, uhuda yakn bir
yakn-i imaniye hsl oldu. Akl ile beraber vehim ve hayal,
hatt nes ve hev teslime mecbur olduu gibi, eytan
dahi teslim-i silha mecbur oldu.
Elhasl, yazlarmda ne kadar gzellik ve tesir bulunsa,
ancak temsilt- Kurniyenin lemetndandr. Benim
hissem, yalnz iddet-i ihtiyacmla taleptir ve gayet aczimle
tazarruumdur. Dert benimdir, dev Kurnndr.
(Yirmi Sekizinci Mektuptan)
Yedinci Meselenin Htimesidir
Sekiz inyet-i lhiye suretinde gelen irt- gaybiyeye dair
gelen veya gelmek ihtimali olan evhm izale etmek ve bir srr-
azm-i inyeti beyan etmeye dairdir. u Htime Drt Nktedir.
BRNC NKTE
Yirmi Sekizinci Mektubun Yedinci Meselesinde
yedi-sekiz kll ve mnev inyt- lhiyeden hissettiimiz
bir iaret-i gaybiyeyi, Sekizinci nyet namyla,
tevafukat tabiri altndaki nakta o irtn cilvesini
grdmz iddia etmitik. Ve iddia ediyoruz ki, bu
yedi-sekiz kll inyatlar o derece kuvvetli ve katdirler ki,
herbirisi tek bayla o irt- gaybiyeyi ispat eder. Farz-
muhal olarak, bir ksm zaif grlse, hatt inkr edilse, o
irt- gaybiyenin katiyetine halel vermez. O sekiz inyt
inkr edemeyen, o irt inkr edemez. Fakat tabakat-
ns muhtelif olduu, hem kesretli tabaka olan tabaka-i
avm, gzne daha ziyade itimad ettii iin, o sekiz
inytn iinde en kuvvetlisi deil, belki en zhirsi
tevafukat olduundanendan tekiler daha kuvvetli,
fakat bu daha umum olduu iinona gelen evhm def
etmek maksadyla, bir muvazene nevinden, bir hakikati
beyan etmeye mecbur kaldm. yle ki:
O zhir inyet hakknda demitik: Yazdmz
risalelerde, Kurn kelimesi ve Resul-i Ekrem Aleyhissalt
Vesselm kelimesinde yle bir derece tevafukat grnyor;
hibir phe brakmyor ki, bir kast ile tanzim edilip
muvazi bir vaziyet verilir. Kast ve irade ise bizlerin
olmadna delilimiz, drt sene sonra muttali
olduumuzdur. yle ise, bu kast ve irade, bir inyet eseri
olarak gaybdir. Srf icz- Kurn ve icz- Ahmediyeyi
teyid suretinde ve iki kelimede tevafuk suretinde o garib
vaziyet verilmitir. Bu iki kelimenin mbarekiyeti,
mucizt- Kurn ve icz- Ahmediyeye bir htem-i tasdik
olmakla beraber, sair misil kelimeleri dahi, ekseriyet-i
azme ile tevafuka mazhar etmiler. Fakat onlar birer
sahifeye mahsus; u iki kelime, bir iki risalenin umumunda
ve ekser risalelerde grnyor. Fakat mkerrer demiiz: Bu
tevafukun asl, sair kitaplarda da ok bulunabilir; amma
kast ve irade-i liyeyi gsterecek bu derece garbette
deildir.
imdi, bu dvmz rtmek kbil olmad halde,
zhir nazarlarda rm gibi grmekte bir iki cihet
olabilir:
Birisi: Sizler dnp byle bir tevafuku rast
getirmisiniz, diyebilirler. Byle birey yapmak kast ile
olsa, rahat ve kolay bireydir.
Buna kar deriz ki: Bir dvda iki ahid-i sadk kdir.
Bu dvmzdaki kast ve irademiz taallk etmeyerek,
drt sene sonra muttali olduumuza yz ahid-i sadk
bulunabilir.
Bu mnasebetle bir nokta syleyeceim: Bu keramet-i
icziye, Kurn- Hakm belat cihetinde derece-i iczda
olduu nevinden deildir. nk, icz- Kurnda, kudret-i
beer o yolda giderek o dereceye yetiemiyor. u keramet-i
icziye ise, kudret-i beerle olamyor; kudret o ie
karamyor.
HAYE-1
Haiye-1 On Dokuzuncu Mektubun On Sekizinci aretinde, bir nshada, bir
sahifede dokuz Kurntevafuk suretinde bulunduu halde, birbirine hat ektik;
mecmuunda Muhammed lfz kt. O sahifenin mukbilindeki sahifede sekiz
Kurn tevafukla beraber, mecmuunda lfzullah kt. Tevafukatta byle bed
eyler ok var. Bu haiyenin melini gzmzle grdk.
Bekir, Tevk, Sleyman,Galip, Said
NC NKTE
aret-i hssa, iaret-i mme mnasebetiyle bir srr-
dakik-i Rububiyet ve Rahmniyete iaret edeceiz. Bir
kardeimin gzel bir sz var. O sz bu meseleye mevzu
edeceim. Sz de udur ki:
Birgn gzel bir tevafukat ona gsterdim. Dedi:
Gzel! Zaten her hakikat gzeldir. Fakat bu Szlerdeki
tevafukat ve muvaffakiyet daha gzeldir.
Ben de dedim: Evet, herey ya hakikaten gzeldir, ya
bizzat gzeldir, veya neticeleri itibaryla gzeldir. Ve bu
gzellik, rububiyet-i mmeye ve mul- rahmete ve
tecell-i mmeye bakar. Dediin gibi, bu muvaffakiyetteki
iaret-i gaybiye daha gzeldir. nk bu rahmet-i hssaya
ve rububiyet-i hssaya ve tecell-i hssaya bakar bir
surettedir.
Bunu bir temsille fehme takrib edeceiz. yle ki:
Bir padiahn umum saltanat ve kanunuyla,
merhamet-i ahanesi umum efrad- millete temil
edilebilir. Her fert, dorudan doruya o padiahn ltfuna,
saltanatna mazhardr. O suret-i umumiyede, efradn ok
mnasebt- hususiyesi vardr.
kinci cihet, padiahn ihsnt- hususiyesidir ve
evmir-i hassasdr ki, umum kanunun fevkinde, bir ferde
ihsan eder, iltifat eder, emir verir.
te bu temsil gibi, Zt- Vcibl-Vcud ve Hlk-
Hakm ve Rahmin umum rububiyet ve mul- rahmeti
noktasnda herey hissedardr. Hereyin hissesine isabet
eden cihette, husus onunla mnasebettardr. Hem kudret
ve irade ve ilm-i muhtiyle hereye tasarrufat, hereyin en
cz ilerine mdahalesi, rububiyeti vardr. Herey, her
eninde Ona muhtatr; Onun ilim ve hikmetiyle ileri
grlr, tanzim edilir. Ne tabiatn haddi var ki, o daire-i
tasarruf-u rububiyetinde saklansn ve tesir sahibi olup
mdahale etsin; ve ne de tesadfn hakk var ki, o hassas
mizan- hikmet dairesindeki ilerine karsn. Risalelerde,
yirmi yerde kat hccetlerle tesadf ve tabiat nefyetmiiz
ve Kurn klncyla idam etmiiz, mdahalelerini muhal
gstermiiz. Fakat, rububiyet-i mmedeki daire-i esbab-
zhiriyede, ehl-i gaetin nazarnda hikmeti ve sebebi
bilinmeyen ilerde, tesadf namn vermiler. Ve
hikmetleri ihata edilmeyen baz ef l-i lhiyenin
kanunlarn, tabiat perdesi altnda gizlenmi, grememiler,
tabiata mracaat etmiler.
kincisi, husus rububiyetidir ve has iltifat ve imdad-
Rahmnsidir ki, umum kanunlarn tazyikat altnda
tahamml edemeyen fertlerin imdadna,
Rahmnr-Rahm isimleri imdada yetiirler, husus bir
surette muavenet ederler, o tazyikattan kurtarrlar. Onun
iin, her zhayat, hususan insan, her anda Ondan istimdat
eder ve medet alabilir. te bu husus rububiyetindeki
ihsnt, ehl-i gaete kar da tesadf altna gizlenmez ve
tabiata havale edilmez.
te bu srra binaendir ki, icz- Kurn ve icz-
Ahmediyedeki irt- gaybiyeyi, husus bir iaret telkki
ve itikad etmiiz. Ve bir imdad- husus ve muannidlere
kar kendini gsterecek bir inyet-i hssa olduunu yakn
ettik ve srf lillh iin iln ettik. Kusur etmisek Allah
affetsin. min.

1
1. Ey Rabbimiz, unutur veya hataya der de bir kusur ilersek; bizi onunla
hesaba ekme! Bakara Sresi, 2:286.
Kardelerim,
Size stad ve talebeler ve ders arkadalar iinde faide
verecek bir krimi beyan edeceim. yle ki:
Sizlerhaddimin fevkindebir cihette talebemsiniz ve
bir cihette ders arkadalarmsnz ve bir cihette mun ve
mavirlerimsiniz.
Aziz kardelerim, stdnz lyuht deil... Onu hatsz
zannetmek hatdr. Bir bahede rk bir elmabulunmakla
baheye zarar vermez. Bir hazinede silik para
bulunmakla,hazineyi kymetten drtmez. Hasenenin on
saylmasyla, seyyienin bir saylmak srryla, insaf odur ki:
Bir seyyie, bir hat grnse de, sair hasenata kar kalbi
bulandrp itiraz etmemektir. Hakaike dair mesilde
klliyatlar ve bazan da tafsiltlar snuhat- ilhmiye
nevinden olduundan, hemen umumiyetle phesizdir,
katdir.
Biliniz, kardelerim ve ders arkadalarm, benim hatm
grdnz vakit serbeste bana syleseniz mesrur
olacam. Hatt bama vursanz, Allah raz olsun
diyeceim. Hakkn hatrn muhafaza iin baka hatrlara
baklmaz. Nefs-i emmrenin enniyeti hesabna Hakkn
hatr olan bilmediimiz bir hakikati mdafaa deil,
aler-resi vel-ayn kabul ederim.
Bilirsiniz ki, u zamanda u vazife-i imaniye ok
mhimdir. Benim gibi zaif, kri ok cihetlerle inksam
etmi bir biareye ykletmemeli, elden geldii kadar
yardm etmeli
Cenb- Hak, keml-i rahmetinden, iki senedir cidd
hakaike nisbeten yemiler, fkiheler nevinden tevafukat-
latfe ile ezhnmz taltif etti, zihnimizi neelendirdi.
Keml-i merhametinden o tevafukat- ltfe meyveleriyle,
cidd bir hakikat-i Kurniyeye zihnimizi sevk etti ve
ruhumuza, o meyveleri gda ve kuvvet yapt. Hurma gibi,
hem fkihe, hem kuvvet oldu. Hem hakikat, hem ziynet ve
meziyet birleti
Kardelerim, bu zamanda dallet ve gaete kar pek
ok mnev kuvvete muhtacz. Maatteessf, ben ahsm
itibaryla ok zaif ve misim. Harika kermtm yok ki,
bu hakiki onunla ispat edeyim. Ve kuds bir himmetim
yok ki, onunla kulbu celb edeyim. Ulv bir deham yok ki,
onunla ukul teshir edeyim. Belki, Kurn- Hakmin
derghnda, bir dilenci hdim hkmndeyim. Bu muannid
ehl-i dalletin inadn krmak ve insafa getirmek iin,
Kurn- Hakmin esrarndan bazan istimdad ederim.
Kermt- Kurniye olarak, tevafukatta bir ikram- lh
hissettim, iki elimle sarldm.
Evet, Kurndan tereuh eden rtl-czve Risale-i
Hairde kat bir iaret hissettim. Emsalleri bulunsun
bulunmasn, bence bir keramet-i Kurniyedir.
Aziz, sddk, alkan kardeim,
Senin grdn vazife-i Kurniyenin hepsi mbarektir.
Cenb- Hak sizi muvaffak etsin, ftur vermesin, evkinizi
artrsn.
Uhuvvet iin bir dsturu beyan edeceim, o dsturu
cidden nazara almalsnz:
Hayat, vahdet ve ittihadn neticesidir. mtizakrne
ittihad gittii vakit, mnev hayat da gider.
1
iret ettii gibi,
tesand bozulsa cemaatin tad kaar. Bilirsiniz ki, elif
ayr ayr yazlsa kymeti tr. Tesand- aded ile yazlsa,
yz on bir kymetinde olduu gibi, sizin gibi -drt
hdim-i Hak, ayr ayr ve taksiml-aml olmamak
cihetiyle hareket etseler, kuvvetleri -drt adam kadardr.
Eer hakik bir uhuvvetle, birbirinin faziletleriyle iftihar
edecek bir tesandle, birbirinin ayn olmak derecede bir
tefni srryla hareket etseler, o drt adam, drt yz adam
kuvvetinin kymetindedirler.
Sizler koca Ispartadeil, belki byk bir memleketi
tenvir edecek elektriklerin makinistleri hkmndesiniz.
Makinann arklar birbirine muavenete mecburdur. Hem
birbirini kskanmak deil, belki bilkis birbirinin fazla
kuvvetinden memnun olurlar. uurlu farz ettiimiz birark,
daha kuvvetli bir ark grse memnun olur. nk
vazifesini tahf ediyor. Hak ve hakikatin, Kurn ve imann
hizmeti olan byk bir hazine-i liyeyi omuzlarnda tayan
ztlar, kuvvetli omuzlar altna girdike iftihar eder,
minnettar olur, kreder.
Sakn birbirinize tenkit kapsn amaynz. Tenkit
edilecek, kardelerinizden hari dairelerde ok var. Ben
nasl sizin meziyetinizle iftihar ediyorum, o meziyetlerden
ben mahrum kaldka, sizde bulunduundan memnun
oluyorum, kendimindir telkk ediyorum. Siz de
stadnzn nazaryla birbirinize bakmalsnz. Adeta,
herbiriniz tekinin faziletlerine nair olunuz.
Bedizzaman
1. htilfa dmeyin; sonra cesaretiniz krlr, dalrsnz, kuvvetiniz de elden
gider. Enfl Sresi, 8:46.
Sevgili ve muhterem stadm,
Szlerinizin yani risalelerinizin herbiri birer deva-y
azmdir. Szlerinizden pek ok feyz alyorum. O kadar ki,
okuduka tekrar etmeyi istiyorum. Ve tekrarnda
duyduum lh bir zevki tarif edemeyeceim. Bugn
Szlerinizden deil hepsini, bir tanesini alan insaa
okursa, hakk teslime ve mnkir ise gittii yolu terke, fsk
ise tevbeye mecbur olacana katiyen mitvrm.
Hsrev
Nur Risalelerine ok mtak ve onlarn mtalasndan
intibaha gelen bir doktora yazlan mektuptur.
Merhaba ey kendi hastaln tehis edebilen bahtiyar
doktor, samim ve aziz dostum,
Senin hararetli mektubunun gsterdii intibah- ruh
yn- tebriktir. Biliniz ki, mevcudat iinde en kymettar,
hayattr. Ve vazifeler iinde en kymettar, hayata hizmettir.
Ve hidemat- hayatiye iinde en kymettar, hayat-
fniyenin hayat- bkiyeye inklp etmesi iin say etmektir.
u hayatn btn kymeti ve ehemmiyeti ise, hayat-
bkiyeye ekirdek ve mebde ve mene cihetindedir. Yoksa,
hayat- ebediyeyi zehirleyecek ve bozacak bir tarzda u
hayat- fniyeye hasr- nazar etmek, n bir imei
sermed bir gnee tercih etmek gibi bir divaneliktir.
Hakikat nazarnda herkesten ziyade hasta olan, madd
ve gl doktorlardr. Eer eczahane-i kudsiye-i
Kurniyeden tiryk-misl iman illar alabilseler, hem
kendi hastalklarn, hem beeriyetin yaralarn tedavi
ederler, inaallah. Senin u intibahn senin yarana bir
merhem olaca gibi, seni dahi doktorlarn marazna bir
il yapar.
Hem bilirsin, meyus ve mitsiz bir hastaya manev bir
tesell, bazan bin iltan daha ziyade ndir. Halbuki,
tabiat bataklnda boulmu bir tabip, o biare marzin
elm yesine bir zulmet daha katar. naallah bu intibahn
seni yle biarelere medar- tesell ve nurlu bir tabip yapar.
Bilirsin ki, mr ksadr, lzumlu iler pek oktur. Acaba
benim gibi sen dahi kafan tefti etsen, malmatn iinde
ne kadar lzumsuz, faidesiz, ehemmiyetsiz, odun ynlar
gibi cmid eyleri bulursun. nk ben tefti ettim, ok
lzumsuz eyleri buldum. te o fenn malmat, o felsef
maari faideli, nurlu, ruhlu yapmak aresini aramak
lzmdr. Sen dahi Cenb- Haktan bir intibah iste ki, senin
krini Hakm-i Zlcellin hesabna evirsin, o odunlara bir
ate verip nurlandrsn. Lzumsuz maarif-i fenniyen,
kymettar maarif-i lhiye hkmne gesin.
Zeki dostum, kalb ok arzu ederdi, ehl-i fenden envr-
imaniyeye ve esrar- Kurniyeye itiyak derecesinde
ihtiyacn hissetmek cihetinde Hulsi Beye benzeyecek
adamlar ileri atlsn. Hem madem Szler senin vicdannla
konuabilirler. Herbir Sz, ahsmdan deil, belki
Kurnn delllndan sana bir mektuptur ve eczahane-i
kudsiye-i Kurniyeden birer reetedir farz et. Gaybbet
iinde hzrne bir mushabe dairesini onlarla a.
Hem arzu ettiin vakit bana mektup yaz. Ben cevap
vermezsem de gcenme.nk eskiden beri mektuplar
pek az yazarm. Hatt senedirkardeimin ok
mektuplarna kar bir tek cevap yazdm.
Said Nurs
Risale-i Nurun tesvidinde ok hizmeti sebkat eden temiz
kalbli, ihlsl, bir hafz, mdakkik bir hoca olan Hafz Halidin
bir fkrasdr.
Risale-i Nurun melli Bedizzaman, ndire-i cihan,
hdim-i Kurn Said Nurs (r.a.) hakknda hissiyatmdan
binden birini beyan ediyorum:
stadm, kendisi Nur ism-i celline mazhardr. Bu ism-i
erif, kendileri hakknda bir ism-i zamdr. Kendi
karyesinin ad Nurs, validesinin ismi Nuriye, Kadir
stadnn ismi Nureddin, Nak stadnn ismi Seyyid Nur
Mehmed, Kurn stadlarndan Hafz Nuri, hizmet-i
Kurniyede husus imam Zinnreyn; krini, kalbini tenvir
eden yet-i Nur olmas ve mkil mesilini izaha vasta
olan nur temsilt gayet kymettardr. Resilin mecmuuna
Risale-i Nur tesmiyesi, Nur ismi onun hakknda ism-i zam
olduunu teyid etmektedir.
Risale-i Nur adl harika telifatnn bir ksm Arab
olmakla beraber, Risale-i Nur eczalar imdiye kadar yz
on dokuza bli olmutur.
HAYE-1*
Herbir risale, kendi
mevzuunda harikadr. Gayet yksek olmakla beraber,
Onuncu Sz ismiyle itihar eden hare ait olan risalesi pek
harikadr, cmidir. Ulemaca srf nakl olan hari ve neri,
gyet kuvvetli ve kat delil-i akliyeyle ispat etmitir.
Onunla oklar imann kurtarm.

1
yetinin
srryla diyebilirim ki, Risale-i Nur bir kamer-i marifettir ki,
ems-i hakikat olan Kurn- Mucizl-Beyndan nurunu
istifza eylemi ki,
2
olan
mehur kaziye-i felekiyeye msadak olmutur. Hem
diyebilirim ki, stadm Kurn hakknda bir kamer
hkmnde olup, sem-i risaletin emsi olan Resul-i Ekrem
Aleyhissalt Vesselmdan nuru istifade edip Risale-i Nur
eklinde tezhr etmi.
Haiye-1
*
imdi yz otuza bli olmutur.
1. Gnei bir k, ay bir nur yapan Odur. Ynus Sresi, 10:5.
2. Ayn gneten gelir.
stadm, bakalarnda nadiren bulunan mmtaz
hasletlerin, zahir tavrnn pek fevkinde bir vaziyet
gsteriyor. Zahir hale baklsa, ilmihali bilmiyor gibi
grnr; birden, bakarsn, bir derya kesiliyor. Mezun
olduu miktar ve Resul-i Ekrem Aleyhissalt
Vesselmdan istifade derecesi nisbetinde syler. Resul-i
Ekrem Aleyhissalt Vesselmdan istifadesi olmad
vakitlerde, yeni ay gibi mahviyet gsterir. Bende nur yok,
kymet yok der. Bir hasleti de tam tevazudur ve
1

hadsiyle tam mil olmasdr.
1. Tevzu gstereni Allah yceltir. el-Mnv, Feyzl-Kadr, 6:108, hadis no:
8605; Ayn manay ifade eden dier rivayetler iin bk. bn-i Mce, Zhd: 16;
Msned, 3:76.
te bu haslet icabatndandr ki, bizim gibi
talebelerinden baz mesil-i ilmiyede muhalefet bulunsa,
onlarn szlerini, iinde arar, hak bulduu vakit, keml-i
tevazu ile ve lezzetle kabul ederek teslim eder. Mallah
siz benden daha iyi bildiniz. Allah raz olsun der. Hak ve
hakikati, nefsin gurur ve enniyetine daima tercih eder.
Hatt ben baz meselelerde muhalefet ediyordum. Bana
kar gayet mltet, memnunne bir tavr alr; eer yanl
yapsam, gzelce, damarma dokunmayarak beni ikaz eder.
Eer gzel birey sylemisem, ok memnun olur.
stadm bilhassa hikmet-i hakikiye fenninde, yani
hikmet-i eriat ve slmiyet noktasnda pek harikadr ve
hikmet-i beeriyede dahi ok ileridir. Hatt o ilimde,
Etun ve bn-i Sinay gemi diyebilirim
Bundan on sene evvel, Darl-Hikmetil-slmiye
zsndan iken, kkten beri imdiye kadar izn-i lhyle
onun bir muni ve nsr ve muhafz olan kutb-u Rabbn
ve kandil-i nurn Abdlkadir-i Geyln (r.a.) Hazretlerinin
Fthul-Gayb risalesini tefelen at esnada,

1
ibresi kt. O ibare,
2
onun hakknda pek mnidar
olarak, Eski Saidi Yeni Saide evirmesine sebebiyet
vermitir.
1. Sen dr'l-hikmettesin; nce, kalbini tedavi edecek bir tabip ara.
2. "Sen kendin hastasn; kendine bir tabip ara."
Eski Said olduu zamanlarda, ngilizlerin din suallerine
gayet ltif ve mskit bir cevap vermitir. Ve ilm-i mantkta,
bn-i Sinann telifatn geecek Tlikat namnda harika bir
risalesi var. kl-i mantkyeyi kys- istikr cihetiyle on
bine kadar ibl edip, hibir limin yetiemedii bir
derece-i ihata gstermi... Snuhat isminde bir risalesinde
grdm ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselm, lem-i
mnda, bir medresede ona ders verdiini grm. O
ders-i mneviyeye binaen rtl-cz namndaki harika
tefsiri yazm. Bana birgn dedi ki:
Harb-i Umum hdisat ve neticleri mni olmasayd,
rtl-cz Allahn izniyle altm cilt yazacaktm.
naallah, Risale-i Nur, hiren o mutasavver harika tefsirin
yerini tutacak.
stadmla yedi-sekiz sene musahabetim esnsnda
mhim mehudatm oktur. Fakat
1

mucibince, deryaya dellet maksadyla bu fkra k
grld. nk stadmdan iftirak zaman idi; acele
yazdm. stadm,
2
yetinin srryla
ok defa yanlarnda beni musahip bulmak hakkn ve
tevecch duasyla yerine getireceklerine eminim
Hafz Halid
1. Bir damla su denize dellet eder.
2. Yannzdaki arkadaa... Nis Sresi, 4:36.
nc Ksm
Eskiehir hayat
Risale-i Nurun gittike inkiaf ettiini, iman ve
slmiyetin kuvvetlenmeye baladn anlayan gizli din
dmanlar, Bedizzaman, gizli cemiyet kuruyor, rejim
aleyhindedir, rejimin temel nizamlarn ykyor gibi
uydurma ve hkmeti aldatc tertip ve ithamlarla, 1935
senesinde, Eskiehir Ar Ceza Mahkemesinde, idam
kastyla ve muhakkak surette mahkm edilmesi direktiyle
hakknda dv atrlyor. Bunun zerine, Dahiliye Vekili ve
Jandarma Umum Kumandan, tehiz edilmi asker bir
kta ile birlikte Ispartaya geliyorlar. Isparta-Afyon yolu
boyunca svari askerleri yerletiriliyor. Isparta vilyeti ve
civar asker birliklerle kontrol altnda bulunduruluyor. Bir
sabah vakti, msum ve mazlum Bedizzaman
inzivaghndan karlarak, talebeleriyle beraber, elleri
kelepeli olarak kamyonlarla Eskiehire sevk ediliyor.
Yolda, Bedizzaman ve talebelerine yakn bir alka duyan
mfreze kumandan Ruhi Bey kelepeleri zdryor. Bu
suretle namazlar kazaya braklmadan yola devam ediliyor.
Hakikati ve Bedizzamann msumiyetini idrak eden
mfreze kumandan, Bedizzaman ve talebelerinin bir
dostu olmutur.
Yz yirmi talebesiyle Eskiehir Hapishanesine getirilen
Said Nurs, tam bir tecrid-i mutlak ierisine alnarak,
kendisine ve talebelerine dehetli ikenceler tatbikine
balanyor. Bedizzaman Said Nurs, kendisine yaplan bu
ikence ve azaplara ramen, Otuzuncu Lema ve Birinci ve
kinci ualar telif ediyor. Hapisteki birok kimseler, stad
Bedizzaman hapse girdikten sonra slah- nes ederek
mtedeyyin bir hale geliyorlar.
Gizli dinsizler, Ispartahavalisinde, Bedizzaman ve
talebeleri idam edilecek diye propagandalar yaptrarak,
korku ve dehet sayorlar.
HAYE-1
Dier taraftan
Bedizzamann hapse konulmasndan mtevellit
muhtemel bir isyan hareketinin vukuundan korkan istibdat
ve ceberut devrinin hkmet reisi, ark vilyetlerine
seyahate kyor.
Haiye-1 Evet, zulmn sonu, zalimin mahvna olarak yle tecell eder ve
etmitir ki, o plnlar yapanlar, imdi lmn idam- ebedsine mahkm bir
vaziyette Cehennemin esfel-i salnine yuvarlanmakta, tam malbiyet ve
Cehennem azabndan daha edid azaplar ierisinde, evketi snm olarak,
zelilne bir mr geirmektedirler. Bedizzaman ise, iman ve slmiyetin
bahadr ve kahraman bir hdimi olarak, slm bir izzet ve iman bir ehametle
hl yaamakta, Kurn ve iman hizmetini devam ettirmekte ve slm
zaferleriyle Mslman Trk milletine ve lem-i slma mnev bayramlar idrak
ettirmektedir.
Halbuki Bedizzaman, mr boyunca mspet hareket
etmeyi dstur edinmi, Birka adamn hatsyla yzer
adamlarn zarar grmesine sebep olunamaz demitir.
Bunun iindir ki, yaplan o kadar gaddarane zulmler
esnasnda birtek hadise meydana gelmemi ve
Bedizzaman SaidNurs, talebelerine daima sabr ve
tahamml ve yalnz iman ve slmiyete almay tavsiye
etmitir. Ve bu gibi evhamlarn, dinsizlik hesabna,
maksad- mahsusla husule getirildiini herkes anlamtr.
Bedizzaman yz yirmi talebesiyle beraber 1935te
Eskiehir Ar Ceza Mahkemesine sevk ediliyor. ni
yaplan aratrmalarla elde edilen btn risale ve
mektuplar meydanda olduu halde, mahkmiyetlerini inta
edecek bir delile rastgelinememi ve neticede kanaat-i
vicdaniye ile, keyf bir surette Said Nursye on bir ay ve on
be arkadana da altar ay ceza vererek, mtebaki kalan
yz be kiiyi beraat ettirmitir. Halbuki isnad edilen su
sabit olsayd, Bedizzaman SaidNursnin idamna ve
arkadalarnn da hi olmazsa ar hapsinehkmedilecekti.
Nitekim bu yersiz karara Bedizzaman itiraz etmi ve
bucezann bir beygir hrszna veya bir kz karcsna lyk
olduunubelirterek, kendisinin ya beraatine veya idamna
veyahut yz bir sene hapse mahkmiyetine
hkmedilmesini srarla istemitir.
Burada, harika bir hadiseyi nakletmeden
geemeyeceiz. yle ki:
Bedizzaman hapiste iken, birgn, o zamann Eskiehir
Mddeiumumisi stad arda grr. Hayret ve taaccple
ve vazifesine son verecei ihtaryla, hapishane mdrne,
Niin Bedizzaman arya kardnz? imdi arda
grdm. der.
Mdr de, Hayr efendim. Bedizzaman hapishanede,
hatt tecrittedir. Baknz diye cevap verir.
Bakarlar ki, stad yerindedir. Bu harika vaka adliyede
ayi olur. Hakimler Bu hale akl erdiremiyoruz diye
birbirlerine naklederler.
HAYE-1
Haiye-1 Aynen bunun gibi bir vaka da, Bedizzaman Denizli hapsinde iken
olmutur. stad, halk, iki- defa muhtelif camilerde sabah namaznda grr.
Savc iitir. Hapishane mdrne prhiddet: Bedizzaman sabah namaznda
darya, camiye karmsnz der. Tahkikat yapar ki, stad hapishaneden
darya katiyen karlmam. Eskiehir hapishanesinde iken de, bir Cuma
gn, hapishane mdr, ktip ile otururken bir ses duyuyor: Mdr bey!
Mdr bey! Mdr bakyor. Bedizzaman yksek bir sesle: Benim mutlaka
bugn Ak Camide bulunmam lzm. Mdr: Peki Efendi Hazretleri, diye
cevap veriyor. Kendi kendine: Herhalde, Hoca Efendi kendisinin hapiste
olduunu ve daryakamayacan bilemiyor diye sylenir ve odasna
ekilir. le vakti,Bedizzamann gnln alaym, Ak Camiye gidemeyeceini
izah edeyimdncesiyle stadn kouuna gider. Kou penceresinden bakar
ki,Bedizzaman ieride yok! Hemen jandarmaya sorar, eride idi, hem
kapkilitli cevabn alr. Derhal camiye koar.Bedizzamann ileride, birinci
safda, sa tarafta namaz kldn grr. Namazn sonlarnda Bedizzaman
yerinde gremeyip, hemen hapishaneyedner; Hazret-i stadn Allah ekber
diyerek secdeye kapandn hayretler ierisinde grr. (Bu hdiseyi bizzat o
zamanki hapishane mdr anlatmtr.)
BEDZZAMAN SAD NURSNN
ESKEHR
MAHKEMESMDAFAATINDAN BR
KISMI
1935
Eskiehir mahkemesinde, Said Nursnin siyas eylerle
megul olmad tahakkuk etmi, sadece bir yet-i kerimeyi
tefsir eden bir risalesinden dolay ceza verilmitir ki, yet-i
Kerime tefsirinden dolay bir mfessiri cezalandrmak,
dnyann hibir mahkemesinde grlmemitir, elbette ve elbette
byk bir adl hatdr.
O Mdafaadan Bir Para
Ey heyet-i hkime! Beni drt-be madde ile ittiham edip
tevkif ettiler.
Birinci madde: rtica kriyle dini let edip, emniyet-i
umumiyeyi ihll edebilecek bir teebbs niyeti olduu
ihbar edilmi.
Elcevap: Evvel, imknat bakadr, vukuat bakadr.
Herbir fert, ok adamlar ldrebilmesi mmkndr. Bu
imkn- katil cihetiyle mahkemeye verilir mi? Herbir kibrit
bir haneyi yakmas mmkndr. Bu yangn imknyla
kibritler imha edilir mi?
Saniyen: Yz bin defa h! tigal ettiimiz ulm-u
imaniye, rz-y lhden baka hibir eye let olamaz.
Evet, gne kamere peyk ve tbi olmad gibi, saadet-i
ebediyenin nuran ve kuds anahtar ve hayat- uhreviyenin
bir gnei olan iman dahi, hayat-i itimaiyenin leti
olamaz. Evet, bu kinatn en muazzam meselesi ve u
hilkat- lemin en byk muamms olan srr- imandan
daha ehemmiyetli bir mesele-i kinat yoktur ki, bu
mesele-i srr- iman ona let olsun.
Ey heyet-i hkime! Eer bu ikenceli tevkim yalnz
hayat- dnyeviyeme ve ahsma ait olsayd; emin olunuz
ki, on seneden beri skt ettiim gibi yine skt
edecektim. Fakat tevkim, oklarn hayat- ebediyelerine
ve muazzam tlsm- kinatn keni tefsir eden Risale-i
Nura ait olduundan, yz bam olsa ve hergn biri
kesilse, bu srr- azmden vaz gemeyeceim. Ve sizin
elinizden kurtulsam, elbette ecel penesinden
kurtulamayacam. Ben ihtiyarm, kabir kapsndaym. te
o mthi tlsm- kinat keaf olan Kurn- Hakmin o
muazzam keni gze gsterir bir surette tefsir eden
Risale-i Nurun, o tlsma ait yzer meselelerinden, bu
herkesin bana gelecek olan ecele ve kabre ait yalnz bu
srr- imana baknz ki:
Acaba, bu dnyann btn muazzam mesil-i siyasiyesi,
lme, ecele inanan bir adama daha byk olabilir mi ki,
bunu ona let etsin. nk, vakit muayyen olmadndan,
her vakit ba kesebilen ecel, ya idam- ebeddir veyahut
daha gzel bir leme gitmeye terhis tezkeresidir. Hibir
vakit kapanmayan kabir, ya hilik ve zulmat- ebediye
kuyusunun kapsdr veyahut daha daim ve daha nuran,
bki bir dnyann kapsdr.
te, Risale-i Nur, keyat- kudsiye-i Kurniyenin
feyziyle, iki kere iki drt eder derecesinde katiyetle
gsterir ki, eceli idam- ebedden terhis vesikasna ve kabri
dipsiz, hilik kuyusundan mzeyyen bir bahe kapsna
evirmeleri, phesiz, kat bir aresi var. te bu areyi
bulmak iin, btn dnya saltanat benim olsa
bil-tereddt feda ederim. Evet, hakik akl banda olan,
feda eder.
te, efendiler, bu mesele gibi yzer mesail-i imaniyeyi
keif ve izah eden Risale-i Nura, evrak- muzrra
gibih, yz bin defa h!siyaset cereyanlarna let
edilmi garazkr kitaplar nazaryla bakmak, hangi insaf
msaade eder, hangi akl kabul eder, hangi kanun iktiza
eder? Acaba istikbal nesl-i tisi ve hakik istikbal olan
hiretin ehli ve Hkim-i Zlcelli, bu suali,
msebbiplerinden sormayacaklar m? Hem, bu mbarek
vatanda bu ftraten dindar millete hkmedenler, elbette
dindarla taraftar olmas ve tevik etmesi, vazife-i
hkimiyet cihetiyle lzmdr. Hem madem, lik cumhuriyet
prensibiyle btarafane kalr ve o prensibiyle dinsizlere
ilimez; elbette dindarlara dahi bahanelerle ilimemek
gerektir.
Salisen: Bundan on iki sene evvel Ankara reisleri,
ngilizlere kar Hutuvat- Sitte namndaki mcahedatm
takdir edip, beni oraya istediler. Gittim. Gidiatlar, benim
ihtiyarlk hissiyatma uygun gelmedi.
Bizimle al dediler.
Dedim: Yeni Said teki dnyaya almak istiyor.
Sizinle alamaz, fakat size de ilimez.
Evet, ilimedim ve ilienlere itirak etmedim. nk,
anant- milliye-i slmiye lehinde istimal edilebilir bir
deh-y askeryi, anane aleyhine evirmeye maatteessf
bir vesile oldu. Evet, ben, Ankara reislerinde, hususan
Reisicumhurda bir deh hissettim ve dedim:
Bu dehay, kukulandrmakla anant aleyhine
evirmek caiz deildir. Onun iin, ne kadar elimden
gelmise, dnyalarndan ekindim, karmadm. On
seneden beri siyasetten ekildim. Hatt bu
yirmibayramdr, bir-ikisinden baka umumlarnda, bu
gurbette, kendi odamda yalnz mahpus gibi geirdimt ki
siyasete bulamam tevehhm edilmesin. Hkmetin
ilerine ilimediime ve karmak istemediime dellet
eden,
Birinci delil: On senedir siyaset lisan olan gazeteleri
bu mddet zarfnda hi okumadm dokuz sene
oturduum Barla kynde ve dokuz ay ikamet ettiim
Ispartada dostlarm biliyorlar. Yalnz, Isparta
tevkifhanesinde, gayet insafsz bir gazetecinin dinsizcesine,
Risale-i Nurun talebelerine hcumunun bir fkras,
istemediim halde kulama girdi.
kinci delil: On senedir Ispartavilyetinde
bulunuyordum. Dnyann ok tahavvlt iinde siyasete
karmak teebbsne dair hibir emare, hibir tereuhat
grlmediidir.
nc delil: Hibir hatra gelmeyen, ni olarak benim
ikametghm bastrld, tam taharr edildi. On seneden beri
en mahrem evrakm ve kitaplarm aldlar. Hem vali
dairesi, hem polis dairesi, bu kitaplarmda siyaset-i
hkmete iliecek hibir maddeyi bulamadklarn itiraf
etmeleridir. Acaba, on sene deil, belki on ay benim gibi
sebepsiz nefyedilen ve merhametsizce zulm gren ve
ikenceli tazyik ve tarassut edilen bir adamn en mahrem
evrak meydana ksa, zalimlerin yzlerine savrulacak on
madde kmaz m?
Eer denilse: Yirmiden ziyade mektuplarn yakaland.
Ben de derim:
O mektuplar, birka sene zarfnda yazlmlar. Acaba, on
sene zarfnda on dosta, on ve yirmi ve yz mektup ok
mu? Madem muhabere serbesttir ve dnyanza ilimezler;
bin olsa da bir su tekil etmezler.
Drdnc delil: Msadere edilen btn kitaplarm
gryorsunuz ki, siyasete arkalarn evirip, btn
kuvvetleriyle imana ve Kurna, hirete mteveccih
olmalardr. Yalnz iki- risalelerde Eski Said sktu terk
ederek, baz gaddar memurlarn ikencelerine kar hiddet
etmi; hkmete deil, belki vazifesini su-i istimal eden o
memurlara itiraz eylemi, mazlumane ekvasn yazm.
Fakat, yine o iki- risaleyi mahrem deyip nerine izin
vermedim. Has bir ksm dostlarma mnhasr kalmlardr.
Hkmet ele bakar ve zahire dikkat eder. Kalbe bakmak,
gizli ve husus ilere bakmak hakk yoktur ki, herkes
kalbinde ve hanesinde istediini yapabilir ve padiahlar
zemmeder, beenmez.
Ezcmle: Yedi sene evvel, daha yeni ezan kmadan,
bir ksm memurlar sarma, hem husus ace ibadetime
mdahale etmek istemelerine mukabil, bir ksa risale
yazld. Bir zaman sonra yeni ezan kt; ben o risaleyi
mahrem dedim, intiarn men ettim. Hem, ezcmle,
Darl-Hikmetil- slmiyede bulunduum zaman, tesettr
yeti aleyhinde Avrupadan gelen itiraza kar bir cevap
yazmtm. Bundan bir sene evvel, eski matbu
risalelerimden alnan ve On Yedinci Lema namndaki
risalenin bir meselesi olarak kaydedilmi ve sonra Yirmi
Drdnc Lema ismini alan ksack Tesettr Risalesi,
ilerideki kanunlara temas etmemek iin, o Tesettr
Risalesini setrettim. Her naslsa, yanllkla bir yere
gnderilmi. Hem o risale, medeniyetin, Kurnn yetine
ettii itiraza kar, mskit ve ilm bir cevaptr. Bu hrriyet-i
ilmiye, Cumhuriyet zamannda elbette kayt altna
alnamaz.
Beinci delil: Dokuz senedir, bir kyde inzivay ihtiyar
ettiim; ve hayat- itimaiyeden ve siyasetten syrlmak
istediim; ve bu defa gibi, mteaddit bama gelen btn
ikencelere tahamml edip, dnya siyasetine karmamak
iin bu on senede hi mracaat etmediimdir. Eer
mracaat etseydim, Barla yerine stanbulda oturabilirdim.
Ve belki, bu defadaki gaddarane tevkimin sebebi,
mracaatszlktan ksen ve gururlarna dokunan Isparta
Valisinin ve hkmetin baz memurlarnn, garazlarndan
veya iktidarszlklarndan habbeyi kubbe yapp, Dahiliye
Vekletini evhamlandrmasdr.
Elhasl: Benimle temas eden btn dostlarm bilirler ki,
siyasete deil karmak, deil teebbs, belki dnmesi
dahi esas maksadma ve ahvl-i ruhiyeme ve hizmet-i
kudsiye-i imaniyeme muhaliftir ve olamyor. Bana nur
verilmi, siyaset topuzu verilmemi. Bu halin bir hikmeti
udur ki: Hakaik-i imaniyeye mtak ve memuriyet
mesleine giren birok zatlar, bu hakaike endieli ve
tenkitkrane baktrmamak, onlardan mahrum etmemek
iin, Cenb- Hak kalbime siyasete kar iddetli bir
kanmak ve bir nefret vermitir kanaatindeyim
Binba Merhum Asm Bey isticvab edildi. Eer doru
dese, stadna zarar gelir ve eer yalan dese, krk senelik
namuskrane ve mstakimane askerliinin haysiyetine ok
ar gelir diye dnp, Ya Rab, canm al diyerek on
dakikada teslim-i ruh eyledi, istikamet ehidi oldu. Ve
dnyada hibir kanunun hat diyemeyecei bir muavenet-i
hayriyeye ve bir tasdike hat tevehhm edenlerin irkin
hatlarna kurban oldu.
Evet, Risale-i Nurdan tam ders alan, bir su ier gibi,
kolayca terhis tezkeresi telkki ettii ecel erbetini ier.
Eer benden sonra dnyada kalan kardelerimin
teellmlerini dnmeseydim, ben de, licenap kardeim
Asm Bey gibi Y Rab! Canm da al diyecektim. Her
neyse...
Benim sebeb-i ittihammdan olan,
nc madde: Risale-i Nurun msaade-i hkmet
alnmadan intiar ve hissiyat- imaniyeyi
kuvvetletirmesiyle, ileride belki hkmetin serbestane
prensiplerine sed eker ve emniyet-i umumiyeyi ihll eder.
Elcevap: Risale-i Nur, nurdur. Nurdan zarar gelmez.
Siyaset topuzunu on seneden berielinden atmtr ve bu
vatann ve bu milletin hayatlarnn temel talar olan
hakikat-i kudsiyeyi tespit eder ve bu mbarek milletin
yzde doksan dokuzuna zararsz menfaati olduuna,
eczalarn okuyan btn zatlar ihad edebilirim. Haydi, biri
ksn, desin: Bunda bir zarar grdm.
Saniyen: Benim matbaam yok ve mteaddit ktiplerim
yok. Birisini zorla bulabilirim. Ve hsn- hattm yok. Yarm
mmyim, bir saatte ancak bir sahifeyi ok noksan yazmla
yazabilirim. Merhum Asm Bey gibi baz zatlar, benim iin
bir yadigr olarak, gzel yazlaryla yardm ettiler. Benim
ok hazin gurbetimdeki hatratm yazdlar. Sonra, o envar-
imaniyeyi derdine tam derman bulan bir ksm zatlar,
onlar okumak istediler ve okudular; hayat- ebediyelerine
tam bir tiryak olduunu hakkalyakn grdler, kendileri ne
istinsah ettiler. Elinize geen ve nazar- teftiinizde bulunan
Fihriste Risalesi gsteriyor ki, Risale-i Nurun herbir
cz, bir yet-i Kurniyenin hakikatini tefsir eder ve
hususan erkn- imaniyeye dair yetleri yle bir vuzuhla
tefsir eder ki, Avrupa feylesoarnn bin seneden beri
Kurn aleyhinde hazrladklar hcum plnlarn ve
esaslarn bozuyor.
imdilik elinizde htiyar Risalesinin On Birinci
Ricasnda binler iman ve tevhid burhanlardan bir tek
burhan var. Nmune iin ona baknz, dikkat ediniz; dvm
doru mudur, yanl mdr, anlarsnz. Hem bu vatana ve
bu millete ne kadar menfaatli olduuna nmune iin,
Risale-i Nurun eczalarndan olan ktisat Risalesi ve
hastalara, imandan gelen yirmi be deval risale ve
ihtiyarlara, imandan gelen on rica ve tesell risaleleri,
bu mbarek milletin yarsndan ziyade bir yekn tekil
eden fakirler, hastalar, ihtiyarlar taifelerine gayet kymettar
bir hazine-i servet ve tiryak ve ziya olduunu insaa bakan
herkes kabul eder kanaatindeyim.
Hem vazife-i tahkikatnza yardm iin derim: Fihriste
Risalesi, yirmi senelik risalelerin bir ksmnn hristesidir.
indeki risalelerin bir ksmnn asllar Darl-Hikmetten
balar. Fihristedeki numaralar, telif tertibiyle deildirler.
Mesela, Yirmi kinci Sz, Birinci Szden dahaevvel telif
edilmi ve Yirmi kinci Mektup, Birinci Mektuptan
dahaevvel yazlm. Bunlar gibi ok var...
Salisen: man ilminden ibaret olan Risale-i Nur eczalar,
emniyet ve syii temin ve tesis ederler. Evet, gzel
seciyelerin ve iyi hasletlerin mene ve menba olan iman,
elbette emniyeti bozmaz, temin eder. manszlktr ki,
seciyesizliiyle emniyeti ihll eder.
Hem bunu biliniz ki, yirmi-otuz sene evvel bir gazete
grdm ki, ngilizlerin bir Mstemlekt Nzr demi: Bu
Kurn Mslmanlarn elinde varken biz onlara hakik
hkim olamayz Bunun kaldrlmasna ve rtlmesine
almalyz. te, bu kr muannidin bu sz, otuz
senedir nazarm Avrupa feylesoarna evirmi
olduundan, nefsimden sonra onlarla urayorum.
Dahiliyeye pek bakamyorum ve dahildeki kusuru,
Avrupann hats, ifsaddr derim. Avrupa feylesoarna
hiddet ediyorum, onlar vuruyorum. Felillhilhamd,
Risale-i Nur o muannid krin hlyasn krd gibi,
maddiyun, tabiiyun feylesoarn tam susturur bir vaziyete
girmitir. Dnyada, hangi ekilde olursa olsun, hibir
hkmet yoktur ki, kendi memleketinin byle mbarek
mahsuln ve sarslmaz bir mden-i kuvve-i mneviyesini
yasak etsin ve nirini mahkm eylesin! Avrupada
rahiplerin serbestiyeti gsteriyor ki, hibir kanun, trik-i
dnya olanlara ve hirete ve imana kendi kendine
alanlara ilimez.
Elhasl: On sene kadar sebepsiz bir nefye mahkm;
ihtilttan, muhabereden memnu, gurbetzede bir ihtiyar
adamn, saadet-i ebediyenin anahtar olan imanna dair
htrat- ilmiyesini yazmasn, dnyada hibir kanun ona
yasak diyemez ve demezkanaatindeyim. Ve imdiye kadar
hibir lim tarafndan tenkitedilmemesi, elbette o hatrat,
ayn- hak ve mahz- hakikat olduunu ispat eder.
Benim ittihamm ve tevkime sebep gsterilen,
Drdnc madde: Devlete yasak edilen tarikat dersini
vermekle ihbar edilmi olmaklmdr.
Elcevap: Evvel, elinizdeki btn kitaplarm ahittirler
ki, ben hakaik-i imaniyeyle megulm. Hem mteaddit
risalelerde yazmm ki: Tarikat zaman deil, belki iman
kurtarmak zamandr. Tarikatsz Cennete giden pek ok;
fakat imansz Cennete girecek yok. Onun iin imana
almak zamandr diye beyan etmiim.
Saniyen: On senedir Isparta vilyetinde bulunuyorum.
Biri ksn, Bana, tarikat dersi vermi desin! Evet, baz
has hiret kardelerime ulm-u imaniye ve hakaik-i liye
dersini hocalk itibaryla vermiim. Bu, tarikat talimi deil,
belki hakikat tedrisidir. Yalnz bu kadar var: Ben ayim;
namazdan sonraki tesbihatm Hanef tesbihatndan biraz
farkldr. Hem, akam namazndan yats namazna kadar ve
fecirden evvel, hi kimseyi kabul etmemek artyla, kendi
kendime gnahlarmdan istifar ve yetler okumak gibi
eylerle meguliyetim var. Zannederim, dnyada hibir
kanun bu hale yasak diyemez.
Bu mesele-i tarikat mnasebetiyle hkmet ve
mahkeme memurlar tarafndan benden soruluyor: Ne ile
yayorsun?
Elcevap: Dokuz sene ikamet ettiim Barla halknn
mahedesiyle, iddet-i iktisat berektyla ve tam kanaat
hazinesiyle ve ekser gnlerde herbir gn yz para ile, baz
daha az bir masraa yaadm benimle temas eden
dostlarm bilirler. Hatt yedi sene zarfnda elbise, pabu
gibi eylere yedi banknot ile idare ettim.
Hem, elinizde bulunan tarihe-i hayatmn ehadetiyle,
btn hayatmda halklarn hediye ve sadakalarndan
istinkf edip, en sadk dostlarmn hatrlarn rencide
ederek hediyesini reddetmiim. Eer mecburiyetle hediye
almsam, mukabilini vermek artyla aldm, bana
hizmet eden dostlarm bilirler. Darl-Hikmetil-slmiyede
aldm maatan ounu, o zaman yazdm kitaplarn
tabna sarf ettim; az bir ksmn, hacca gitmek iin
sakladm. te o cz para, iktisat ve kanaat berektyla on
sene bana k geldi ve yz suyumu dktrmedi. Daha o
mbarek paradan biraz var.
Ey heyet-i hakime,
Bu uzun ifdtm dinlemekten usanmamak gerektir.
nk, yirmi-otuz kitap, benim tevkifnamemin evrak iine
girmiler. Bu kadar itham evrakma kar, elbette bu uzun
ifade ksa kalr. Ben, on senedir dnyasiyasetine
karmadmdan, kanunlar bilmiyorum. Hem, kendimi
mdafaa iin aldatmaya tenezzl etmediime tarihe-i
hayatm ahittir. Ben, hakikat-i hali olduu gibi beyan
ettim. Sizin vicdannz var ve kanunlarn gadirsiz veh-i
tatbiklerini bilirsiniz, hakkmda hkmnz verirsiniz.
Bunu da biliniz ki:
Baz iktidarsz memurlarn iktidarszlklarndan veya
evhamlarndan veya kei, kurt bahanesi nevinden veya
kendilerine pye vermek veya hkmete yaranmak
kriyle, yeni serbest kanunlarnn tatbiklerine zemin
hazrlamak entrikalarndan, hakkmda drbn ile bakarak
habbeyi kubbe gsterdiler. Sizlerden midimiz udur ki:
ktidarnzdan, onlarn evhamlarnn kubbesinin habbe
olduunu gstermektir. Yani onlarn drbnlerini aksine
evirip bakarsnz...
Hem bir ricam var: Msadere edilen kitaplarmn, bin
liradan ziyade bence kymetleri var; bana iade ediniz.
Onlarn mhim bir ksm on ikisene evvel Ankara
Ktphanesine iftihar ve teekkrle kabul
edildiini,ktphane nazr gazeteyle iln etmitir. imdilik
hayatma hkmleri geen heyetinizin reyi ile bu ifademin
bir suretini mdde-i umumye verip beni bu zarara
sokanlar aleyhinde ikame-i dv etmek ve bir suretini
Dahiliye Vekletine ve bir suretini de Meclis-i Mebusana
vermek istiyorum.
Yukardaki mdafaatmn birinci
tetimmesi
Beni istintak eden zatn ve heyet-i hakimenin nazar-
dikkatlerine,
Evvelki ifademe maddeyi ilve ediyorum.
Birinci madde:
Bizi hayrette brakan ve gayet artan ve bir garaz
ihsas eden ve bililtizam hiten bir sebeb-i itham icat
etmek nevinden, musrrane, bir cemiyet ve tekilt varm
gibi soruyorlar Bu tekilt yapmak iin nereden para
alyorsunuz? diyorlar.
Elcevap: Evvel, ben dahi soranlardan soruyorum: Byle
bir cemiyet-i siyasiyenin, bizim tarafmzdan vcuduna dair
hangi vesika, hangi emareler var ve parayla tekilt
yaptmza hangi delil ve hangi hccet bulmular ki, bu
kadar musrrane soruyorlar? Ben, on senedir Isparta
vilyetinde iddetli tarassut altnda bulunmuum. Bir-iki
hizmetkr ve on gnde bir-iki yolcudan baka adamlar
grmeyen garip, kimsesiz,dnyadan usanm, siyasetten
gayet iddetle nefret etmi ve kuvvetlisiyas muhalif
cemiyetlerin ne kadar akslmeller ile zararl ve akm
kaldn mkerrer mahedatla grm ve kendi kavim ve
binler dostlar iinde, en mhim frsatta, siyas cemiyet ve
cereyanlar reddetmi ve karmam ve iman- tahkiknin
gayet kuds ve hibir eyle zedelenmesi caiz olmayan
hizmeti bozmak ve araz- siyas ile rtmeyi en byk
bir cinayet telkki ederek eytandan kaar gibi siyasetten
kaan ve on seneden beri
1

kendine dstur eden; ve hileyi hilesizlikte bulan,
asab ve bil-perva esrarn feden; on sene koca Isparta
vilyetinin hassas ve cessas memurlarna byle tekilt
sezdirmeyen bu adamdan, Byle bir tekilt var ve siyas
bir dolab eviriyorsunuz diyenlere kar, yalnz ben deil,
belki Isparta vilyeti ve btn beni tanyanlar, belki btn
ehl-i akl ve vicdan, onlarn iftiralarn nefretle karlar ve
Garazkr plnlanlar ile onu itham ediyorsunuz
diyecekler.
1. eytann ve siyasetin errinden Allaha snrm.
Saniyen: Meselemiz imandr. man uhuvvetiyle bu
memlekette ve Ispartann yzde doksan dokuz
adamlaryla uhuvvetimiz var. Halbuki cemiyet ise, ekser
iinde ekalliyetin ittifakdr. Bir adama kar, doksan dokuz
adam cemiyet olmaz. Meer, gayet insafsz bir dinsiz,
herkesihkendi gibi tevehhm edip, bu mbarek ve
dindar milleti tahkir etmek niyetiyle byle iaa eder...
Salisen: Benim gibi pek cidd bir muhabbetle Trk
milletini seven; ve Kurnn sensna mazhariyetleri
cihetiyle Trk milletini pek ok takdir eden; ve alt yz
seneden beri btndnyaya kar koyan ve Kurnn
bayraktar olan bu millete kar gayetiddetli taraftar
bulunan; ve bin Trkn ehadetiyle, bin milliyeti
Trkler kadar Trk milletine bilil hizmet eden; ve
kymettar otuz-krk Trk genleri, namazsz otuz bin
hemehrilerine tercih etmekle bu gurbeti ihtiyar eden; ve
hocalk haysiyetiyle izzet-i ilmiyeyi muhafaza eden ve
hakaik-i imaniyeyi pek vzh bir surette ders veren bir
insann, on sene ve belki yirmi-otuz sene zarfnda,
yirmi-otuz deil, belki yz ve binler talebesi, srf iman ve
hakikat ve hiret noktasnda onunla fedakrane balansa
ve hiret kardei olsalar ok mudur ve zarar m var? Hi
ehl-i vicdan ve insaf bunlar tenkide cevaz verir mi? Ve
bunlara cemiyet-i siyasiye nazaryla bakabilir mi?
Rabian: On sene zarfnda yz banknot ile idare eden ve
gnde, bazan krk para ile geinen ve yetmi yamal bir
abay yedi sene giyen bir adam hakknda; Nereden para
alp yayorsun ve tekilt yapyorsun? diyenler, ne kadar
insaftan uzak dtklerini ehl-i insaf anlar.
kinci madde:
Menemen hadisesinin bir yalanc taklidini yapp, millete
dehet verip, serbest kanunlar kolayca tatbik etmek
desisesiyle hkmeti ifal ederek, gya Hkmetin
serbest kanunlarn kabul ettirmesine yardm ediyoruz
entrikasyla, beni Barladan Ispartaya cebren celb ettiler.
Baktlar, ben yle tnelere let olamyorum ve yle her
cihete vatana, millete, dine zararl olan akm teebbslere
hibir meylim yoktur, anladlar ki o vakit plnlarn
deitirdiler. Benim beenmediim bir hret-i
kzibemden istifade edip, hi hatr ve hayalimize gelmeyen
entrikalarla bamza Menemen hadise-i vakasnn bir
mevhum taklidini geirdiler. Hem millete, hem hkmete,
hem msum, mevkuf birok efrad- millete byk zarar
verdiler. imdi yalanlar meydana ktka, kurdun keiye
bahane bulmas nevinden bahaneler bulup, memurn-i
adliyeyi artmak istiyorlar. Adliye memurlarnn bu
meselede ok dikkate ve ihtiyata muhta olduklarn
mdafaa-i milliye hukukum noktasnda hatrlatyorum. Asl
itham edilecek onlardr ki, hkmetin baz erknna
dalkavukluk edip ve sahtekrlkla, bir yalanc cemiyet
maskesi altnda, baz safdil msumlar, biareleri tehyi
ederek kk bir hdise karr; sonra eytan gibi habbeyi
kubbe gsterip hkmeti artr, ok msumlar ezdirir,
memlekete byk zarar verir, kabahati bakalara ykler.
te bu meselemiz aynen byledir.
nc madde:
Hkmetin daireleri iinde en ziyade hrriyetini
muhafaza etmeye ve tesirat- hariciyeden en ziyade
btarafane, hissiyatsz bakmakla mkellef olan, elbette
mahkemedir. Ben mahkemenin hrriyet-i tmmesine
istinaden, hrriyetle, hukuk-u hrriyetimi bu suretle
mdafaa etmeye hakkm vardr.
Evet, her yerde adliyedemal ve can meseleleri var. Eer
hkim ahs hiddet edip bir katili katletse, o hkim katil
olur. Demek adliye memurlar, hissiyattan ve tesirat-
hariciyeden btn btn zade ve serbest olmazsa, sureten
adalet iinde mthi gnahlara girmek ihtimali var.
Hem cnilerin ve kimsesizlerin ve muhalierin dahi bir
hakk var. Ve hakkn aramak iin, gayet btarafane bir
merci isterler.
Adalet noktasndan tarafgirlik krini verip, adaletin
mahiyetini zulme eviren, hakkmda sarf edilen bir tbirdir
ki, Ispartada ve burada baz isticvablarda ismim Said
Nurs iken, her tekrarnda Said Krd ve bu Krt diye beni
yle yd ediyorlar. Bununla, hem hiret kardelerimin
hamiyet-i milliyelerine iliip bir his uyandrmak, hem
mahkeme ve adaletinin mahiyetine btn btn zt ve
muhalif bir cereyan vermektir. Evet, hkim ve mahkeme
tarafgirlik ibesinden mberr ve gayet btarafane
bakmas birinci art- adalet olduuna dair binler vukuat-
tarihiyeden, Hazret-i Ali Radyallahu Anhn hilfeti
zamannda bir Yahudi ile mahkemede beraber oturmalar
ve ok padiahlarn, di adamlar ile mahkeme-i adalette
grlmesi gibi ok hadisat- tarihiye varken, benim
hakkmda bir yabanilik hissini veren ve nazar- adaleti
artmak isteyen adamlara derim:
Ey efendiler,
Ben hereyden evvel Mslmanm ve Krdistanda
dnyaya geldim. Fakat Trklere hizmet ettim ve yzde
doksan dokuz menfaatli hizmetim Trklere olmu ve en
ok hayatm Trkler iinde gemi ve en sadk ve en halis
kardelerim Trklerden km ve slmiyet ordularnn en
kahraman Trkler olduundan, meslek-i Kurniyem
cihetiyle, her milletten ziyade Trkleri sevmek ve taraftar
olmak kuds hizmetimin muktezas olduundan, bana Krt
diyen ve kendini milliyetperver gsteren adamlarn bini
kadar Trk milletine hizmet ettiimi, hakik ve civanmert
bin Trk genlerini ihad edebilirim.
Hem heyet-i hakimenin ellerinde bulunan otuz-krk
kitabm, hususan ktisat, htiyarlar ve Hastalar risalelerini
ihad ediyorum ki, Trk milletinin beten drt ksmn
tekil eden musibetzede, fakirler ve hastalar ve dindar
mttakler taifelerine bin Trk kadar hizmet eden o
kitaplar, Krtlerin ellerinde deil, belki Trk genlerinin
ellerindedirler. Heyet-i hakimenin msaadesiyle, bizi bu
belya sokan ve hkmetin mhim baz erknn ifal eden
ve milliyetperverlik perdesi altnda entrikalar eviren
mlhid zalimlere derim:
Ey efendiler! Benim hakkmda tespit edilmeyen ve
tespit edilse dahi bir su tekil etmeyen ve su olsa bile
yalnz beni mesul eden bir madde yznden, krktan fazla
Trkn en kymettar genlerini ve en muhterem
ihtiyarlarn, byk bir cinayet ilemiler gibi bu belya
atmak, milliyetperverlik midir? Evet sebepsiz byle
ikenceli tevkife denler iinde Trk genlerinin medar-
iftihar olacak bir ksm zatlar var ki,
HAYE-1
uzaktan
kymetini hissedip, ona yalnz bir selm veya iman bir
risale gndermemle, onu bir cni gibi oluk ve ocuklar
iinden alp bu belya atmak milliyetilik midir? Ben ki,
sizin nazarnzda yaban millettenim diyorum. Bu mevkuf
olan civanmert ve muhterem Trk genleri ve ihtiyarlar
iinde yleleri var ki,onlarn bir tanesini, kendi milletimden
yz adama deitirmem. indeyleleri var ki, on sene
bana zulmeden memurlara, be seneden berionlarn
hatrlar iin, o zlimlere bedduay braktm. Ve onlarn
iinde yleleri var ki, li seciyelerin en halis nmunelerini
o licenap Trk arkadalarda kemal-i hayret ve takdirle
grdm. Ve Trk milletinin srr- tefevvukunu onlarla
anladm. Ben vicdanmla mevcud ve ok emarelerle temin
ederim ki, eer bu msum mevkuar adedince vcutlarm
bulunsayd veyahut onlarn umumuna gelen her nevi
meakkatlerini alabilseydim, kasem ederim ki,
mftehirane, o kymettar zatlara bedel ekmek isterdim.
Benim bunlara kar bu hissim, onlarn kymet-i zatiyeleri
iindir, yoksa ahsma kar faidesi dokunmas deildir.
nk birksmn yeni gryorum. Bir ksm, belki o
benden faide grm; benondan zarar grmm. Fakat
binler zarar grsem, yine onlarn kymeti nazarmda tenzil
etmez.
Haiye-1 O zatlar, men-i mahkeme ile iki aylk skntl tevkiften sonra tahliye
edilmilerdir.
te, ey Trklk dv eden mlhid zlimler! Trk
milletinin medar- iftiharlar olabilecek bu kadar zatlar
gayet di ve ehemmiyetsiz bahanelerlesizin tbirinizle
benim gibi bir Krt yznden perian etmek, tezlil
etmek milliyetilik midir? Trklk mdr?
Vatanperverlik midir? Haydi, o insafsz vicdannza havale
ediyorum!
te mahkeme-i dile, onlarn msumiyetini anlamakla
oklarn tahliye etti. Eer ortada bir su varsa, o su
benimdir. Onlar, ulvv- cenaplarndan, benim gibi garip
bir ihtiyar hocaya soba yakmak, su getirmek, yemek
piirmek ve kendime mahsus bir risalemi tebyiz etmek gibi
cz ilerimi srf lillh iin yapmlar ve benim hatrm iin
hatra defterim hkmnde olan o iki risalemin hirlerinde,
bir hatra olmak zere imzalarn atmlar. Acaba dnyada,
byleleri, byle bahanelerle muahaze edecek bir kanun, bir
usul ve bir maslahat var m?
Mdafaatmn ikinci tetimmesi
Ey heyet-i hkime,
Gelecek beyanatmda, belki vazifenizce lzumsuz eyler
bulunacak. Fakat bu meselelerle umum memleket, belki
dnya alkadardr. Yalnz siz deil, onlar dahi mnen
dinliyorlar. Hem beyanatmda intizamszlk greceksiniz.
Sebebi ise, mhim bir hakkm bana verilmedi. Benim
hsn- hattm yok. ok rica ettim ki, bu hayat-memat
meselesidir, bir yazc bana veriniz; t hakkm mdafaa
iin bir istida yazdraym. Vermediler. Belki beni iki ay,
gayet insafszcasna btn btn konumaktan menettiler.
Onun iin, gayet noksan ve mevve yazmla intizaml
yazamadm. te hir beyanatm budur:
Eer farz- muhal olarak, mfsitlerin, muhbirlerin ihbar
ettikleri gibi, Risale-i Nur, hkmetin birtakm siyasetiyle
ve baz kanunlaryla tevk edilmiyor, muaraza ediyor; belki
baka siyas kanaatlardr ve ayr ayr kirlerdir. Ve umum
risaleler, imandan deil, belki siyasetten bahseder diye,
gayet zhir bir iftira farz ve kabul edilse, cevaben derim:
Madem hrriyetin en geni ekli cumhuriyettir. Ve
madem hkmet ise, cumhuriyetin en serbest suretini
kabul etmitir. Elbette, hakik ve kat ve reddedilmez
kanaat-i ilmiyeyi ve efkr- saibeyi syie dokunmamak
artyla, cumhuriyetin hrriyeti, o hrriyet-i ilmiyeyi
istibdat altna alamaz ve onu bir su tanmaz. Evet,
dnyada hibir hkmet var mdr ki, btn milleti bir tek
kanaat-i siyasiyede bulunsun? Haydifarz- muhal
olarakben, perde altnda kendi kendime kanaat-i
siyasiyemi yazmm ve bir ksm has dostlarma
gstermiim; bunda su var diyen kanunlar iitmemiim.
Halbuki Risale-i Nur, iman nurundan bahseder; siyaset
zulmetine sukut etmemi ve tenezzl etmez.
Eer faraza, lik cumhuriyetin mahiyetini bilmeyen bir
dinsiz dese: Senin risalelerin, kuvvetli bir din cereyan
veriyor, ldin cumhuriyetin prensiplerine muaraza ediyor.
Elcevap: Hkmetin lik cumhuriyeti, dini dnyadan
ayrmak demek olduunu biliyoruz. Yoksa, hibir
hatragelmeyen dini reddetmek ve btn btn dinsiz
olmak demek olduunu,gayet ahmak bir dinsiz kabul eder.
Evet, dnyada hibir millet dinsizolarak yaamad gibi,
Trk milleti misill btn asrlarda mmtaz olarak, btn
aktar- cihanda ve nerede Trk varsa Mslmandr.
Sair ansr- slmiyenin, kk de olsa yine bir ksm,
slmiyet haricindedir. Byle pek cidd ve hakik dindar ve
bin sene kadar hak dininin kahraman ordusu olarak zemin
yznde, mefhir-i milliyesini milyonlar menbi-i diniye ile
akan ve klnlarnn ularyla yazan bu mbarek milleti,
dini reddeder veya dinsiz olur diye itham eden yalanc
dinsizler ve milliyetsizler, yle bir cinayet iliyorlar ki,
Cehennemin esfel-i sln tabakasnda ceza grmeye
mstehak olurlar. Halbuki Risale-i Nur, hayat-
itimaiyenin kanunlarn da ihata eden dinin geni
dairesinden bahsetmez. Belki asl mevzuu ve hede, dinin
en has ve en yksek ksm olan imann erkn-
azmesinden bahseder.
Hem ekseriyetle muhatabm, evvel kendi nefsim, sonra
Avrupa feylesoardr. Byle mesail-i kudsiyeden, doru
olmak artyla, zarar tevehhm eden, yalnz eytanlar
olabilir tasavvurundaym. Yalnz -drt risale,
tenkitkrane ekv suretinde bir ksm memurlara bakm.
Fakat o risaleler, hkmetle mbareze ve tenkit iin deil,
belki bana zulmeden ve memuriyetini su-i istimal eden bir
ksm memurlara kardr. Hem sonra da, su-i tefehhme
medar olmamak iin, o -drt risalelere mahremdir
deyip nerini men etmiiz. Sair risalelerin ekseriyet-i
mutlakas, drt be sene evvel ve bir ksm sekiz on sene
evvel, bir ksm on sene evvel telif edilmilerdir. Yalnz
ktisat ve htiyarlar ve Hastalar risaleleri geen sene telif
edilmiler. Ve bununla beraber, risaleler, hkmetin
kanunlarna mugayir olmad ve syii ihll ve halk idll
mahiyetinde bulunmadn ve bilakis hkmete
takdirlerle karlanmas lzm geleceini, zerre miktar akl
bulunan risaleleri btarafane tetkik eden, tasdik eder. Ve
eer, farz- muhal olarak, hkmetin nokta-i nazarna ok
noktalar muhalif olsa bile, 28 Temmuz 1933 tarihinden,
evvelki crmlerin bu ksmlarn affetmekte olan ve
hiren neredilen Af Kanunu mucibince o risaleleri takibe
mahal kalmadn iddia edip, bize edilen hakszln bir an
evvel def edilmesi ve risalelerin iade olunmasn talep
ederim.
Eer insaniyetin mahiyetini, hayvaniyetin en bedbaht ve
en aa derecesinde telkki ve dnyay daim ve lyezal
tevehhm ve insan bk ve lyemt tahayyl eden bir
sarho vicdansz tarafndan denilse: Senin btn
risalelerin, iman pek kuvvetli ders veriyor. Dnyadan
soutuyor; nazar hirete eviriyor. Biz ise, btn kuvvet ve
dikkat ve zihnimizle dnya hayatna mteveccih olmamzla
bu zamanda yaayabiliriz. nk imdi yaamak ve
dmanlardan saknmak ok mkllemitir.
Elcevap: man- tahkiknin dersleri, geri nazar hirete
baktryor; fakat dnyay, o hiretin mezraa ve ars ve bir
fabrikas gstermekle, daha ziyade dnya hayatna
altrr. Hem, imanszlktaki mthi bir surette krlan
kuvve-i mneviyeyi, gayet kuvvetli bir tarzda kazandrr. Ve
meyusiyet iinde atlet ve lkaytla denleri evk ve
gayrete, saye sevk eder, altrr. Acaba, bu dnyada
yaamak isteyenler, byle, hayat- dnyeviyenin lezzetini,
hem almaya evki, hem hadsiz musibetlerine kar
dayanmaya medar kuvve-i mneviyesini temin eden ve
itiraz kabul etmeyen delillerle ispat edilen iman-
tahkiknin derslerine yasak denecek bir kanunun vcudunu
kabul ederler mi ve yle bir kanun olabilir mi?
Eer idare-i millet ve syi-i memleketin hakik
esaslarn bilmeyen bir cahil hamiyet-fru dese: Senin
risalelerin, asayii bozanlara ve idareyi kartranlara bir
medar olabilir cihetiyle ve sen dahi ihtiyatszlk edip
idare-i hzraya itiraz etsen, risalelerin kuvvetiyle bir gaile
amak ihtimaliyle sana iliiyoruz.
Elcevap: Risale-i Nurdan ders alan, elbette, ok
msumlarn kann ve hukukunu zyi eden tnelere girmez
ve bilhassa tecrbeleriyle, mkerreren akm ve zararl
kalan tnelere hibir cihetle yanamaz. Ve bu on senedeki
on tnelere, Risale-i Nurun akirtlerinin ondan birisi, belki
asla hibirisi karmad gsterir ki, risaleler bu tnelere
zt ve syii temine medardrlar. Acaba idarece ve syii
muhafazaca, bin imanl adam m, yoksa on dinsiz serseri
mi daha kolaydr? Evet, iman, gzel seciyeler vermekle
hem merhamet hissini, hem zarar vermekten saknmak
meylini verir. Amma benim ihtiyatszlm ise, bu on
senedir imkn dairesinde ne kadar elimden gelmise,
hkmetin nazar- dikkatini celb etmemek ve onunla
uramamak ve ilerine karmamak iin Isparta vilyetine
malm olan harika bir surette mnzeviyane ve merdum-
girzne ve mkkrne ve siyasetten mtenibane
yaadm bu memleket bilir.
Ey beni bu belya sevk eden insafszlar! Anlalyor ki,
syi aleyhinde hareket etmediimden benden kzdnz,
hiddet ettiniz. syie dmanlk damaryla beni tevkif
ettirdiniz. Evet, syii bozmak ve idareyi kartrmak
isteyenler, benim hakkmda hkmeti ifal ederek adliyeyi
lzumsuz igal edip beni tevkif ettirenlerdir. Onlarn
hakknda deil yalnz biz, belki memleket namna, bata
mdde-i umum olarak heyet-i hkimeye dv etmelidir.
Eer denilse: Sen vazifesizsin, milletin hrmetini kabul
edip vazifedarlar gibi din ders veremezsin. Hem, din ders
verecek resm bir daire var; onun msaadesi lzmdr.
Elcevap: Evvel, benim matbaam ve ktiplerim yoktur ki
vazife-i neri yapsn. Bizimki hususdir. Husus ilere,
hususan iman ve vicdan olsa, hrriyet-i vicdan dsturu,
onun serbestiyetini temin eder.
Saniyen: Hkmet-i ittihadiye ittifaklaryla, Darl-
Hikmetil-slmiyede Avrupaya kar hakaik-i slmiyeyi
ispat edecek ve millete ders verecek bir vazifeyle tavzif
etmeleri ve Diyanet Riyasetinin Vanda beni vaiz tyin
etmesi ve imdiye kadar yz risaleden ziyade eserlerim
ulema ellerinde gezmesi ve tenkit edilmemesi ispat eder
ki, millete ders vermeye hakkm var.
Salisen: Eer, kabir kaps kapansayd ve insan dnyada
lyemt kalsayd, o vakit vazifeler yalnz asker ve idar ve
resm olurdu. Madem hergn lakal otuz bin ahit,
cenazeleriyle el-mevt hakkun dvsn imza ediyorlar;
elbette dnyaya ait vazifelerden daha ehemmiyetli iman
vazifeler var. te Risale-i Nur o vazifeleri Kurnn emriyle
ifa ediyor. Madem Risale-i Nur mirinin, hkiminin
kumandan olan Kurn, yz elli milyona hkmedip
talimat yaptryor ve hergn lakal be defa, beten
drdnn ellerini dergh- lhiyeye atryor ve btn
camilerde, cemaatlerde, namazlarda, kuds ve semav
fermanlarn hrmetle okutturuyor; elbette onun hakik
tefsiri ve o gnein bir nuru ve onun bir memuru olan
Risale-i Nur, o vazife-i imaniyesini, biiznillh, sadmelere
uratmayarak grecektir. yleyse, ehl-i dnya ve ehl-i
siyaset, onunla mbareze deil, belki ondan istifade
etmeye pek ok muhtatrlar.
Evet, u tlsm- kinatn mulkn kefeden ve
mevcudatn nereden nereye ve ne olacaklarnn tlsmn
aan Risale-i Nurun eczalarndan Yirmi Dokuzuncu Sz ve
tahavvlt- zerratn muammsn kefeden Otuzuncu Sz
ve kinatta mtemadiyen fena ve zeval iindeki faaliyet ve
hallkyet-i umumye tlsm- acbini hal ve kefeden Yirmi
Drdnc Mektup ve tevhidin en derin ve en mhim
muammasn kef ve hal ve izah eden ve har-i beer bir
sinek ihyas kadar kolay olduunu ispat eden Yirminci
Mektup ve tabiatperestlerin kr-i kfrlerini esasyla bozan
ve tahrip eden Tabiat Risalesi namndaki Yirmi nc
Lema gibi Risale-i Nurun ok czleri var. Bunlarn yalnz
birisindeki muammy kefeden bir lim, bir edip, bir
profesr, hangi hkmette olsa, takdirle mkfat ve
ikramiye verileceini, bu risaleleri dikkatle mtala eden
tasdik eyler.
Bu beyanatma, sadetten hari tafsilt nazaryla
bakmamak gerektir. nk, Risale-i Nurun yzden ziyade
risaleleri benim evrak- tevkiyem hkmne gemi
olduundan, hem heyet-i hakime tetkikle mkelleftir; hem
ben, izah ve cevap vermeye, Kurna ve lem-i slma ve
istikbale alkadarl cihetiyle mecburum. Madem bir
meselenin tam tenevvr, herhalde uzak ve yakn btn
ihtimalleri beyan etmekle olur; meselemize ait uzak bir
ihtimali beyan etmeye ihtiya var. yle ki:
Eer dinsizlii ve kfr kendine meslek ittihaz eden
bedbaht bir ksm adamlar, bir maksad- siyasnin perdesi
altnda hkmetin baz erknna hull edip ifal etseler
veya memuriyet mesleine girseler ve Risale-i Nuru
desiselerle imha ve beni tehditleriyle susturmak iin
deseler: Taassup zaman geti. Mziyi unutmak ve
istikbale btn kuvvetimizle mteveccih olmak lzm
gelirken, senin irticakrane bir surette din ve iman
kuvvetli ders vermen iimize gelmez.
Elcevap: Evvela o mzi zannedilen zaman ise istikbale
inklp etmi. Ve hakik istikbal odur. Ve oraya gideceiz.
Saniyen: Risale-i Nur, tefsir olduu haysiyetiyle, Kurn-
Hakm ile balanm. Kurn ise, kre-i arz Ara balayan
cazibe-i umumiye gibi bir hakikat-i cazibedardr. Asyada
hkmedenler, Kurnn Risale-i Nur gibi tefsirleriyle
mbareze edemezler. Belki musalha ederler, ondan
istifade ederler ve himaye ederler.
Amma benim susmam ise, madem di bir keif yolunda
ve ehemmiyetsiz bir kr-i siyas peinde ve dnyev bir
haysiyet yznden ok ehl-i izzetin balar feda edilse;
elbette koca Cennetin yat olacak bir servet ve hayat-
ebediyeyi kazandracak bir b- hayat ve btn feylesoar
hayrette brakacak bir keyat yolunda, vcudum zerreleri
adedince balarm bulunsa ve feda edilmesi lzm gelse,
biltereddt feda edilir. Hem, beni tehdit veya imha
suretiyle susturmak, bir dil yerine bin dil konuturacak.
Yirmi seneden beriruhlara yerleen Risale-i Nur, susmu
bir dilime bedel, binler dillerisylettirmesini Rahm-i
Zlcellden mitvarm.
Ehemmiyetsiz, fakat ehemmiyetli bir su
olarakbana sorulan bir mesele
Diyorlar ki: Sen apkay bana koymuyorsun;
mahkeme gibi ok resm yerlerdeban amyorsun.
Demek o kanunlar reddediyorsun. O
kanunlarreddetmenin cezas iddetlidir.
Elcevap: Bir kanunu reddetmek bakadr ve o kanunla
amel etmemek btn btn bakadr. Evvelkinin cezas
idam ise, bunun cezas ya bir gn hapis ve bir lira ceza-y
nakd, veya bir tekdir veya bir ihtardr: Ben o kanunlarla
amel etmiyorum; hem amel etmekle dahi mkellef
olamyorum. nk mnzev yayorum. Bu kanunlar
husus menzillere girmez.
Bir ihtar: Bu iki aydr gayet dikkatle ve ince elekle
elemek suretiyle, hem Isparta, hem Eskiehir
mahkemeleri, hem Dahiliye Vekleti on seneden beri
terakm eden mahrem kitaplarm ve husus mektuplarm
msadere edip tefti ettikleri halde gizli bir komite ve
cemiyet gibi medar- itham hibir maddeyi tespit
etmediklerini itiraa beraber, daha tetkike devam
ediyorlar. Ben de derim:
Ey efendiler! Beyhude yorulmaynz. Eer aradnz
varsa, hibir ucunu bu kadar zaman bulamadnzdan,
biliniz ki, onu idare eden yle acp bir deh vardr ki,
malp edilmez ve mukabele edilmez. are-i yegne,
onunla musalhadr. Yoksa, bu kadar msumlara zarar
vermek ve ezmek yeter! Belki gayretullaha dokunur, gal
(ktlk) ve veba gibi bellara vesile olur. Halbuki benim gibi
asab ve en gizli olan srrn yaban adamlara
ekinmeyerek syleyen ve Divan- Harb-i rfde mehur
ve pek merdane ve fedakrane mdafaat yapan ve
ihtiyarlk zamannda en ziyade kbeti tehlikeli ve mehul
sergzetlerden saknmaya mecbur olan bir adama, byle
hi kefedilmeyecek komitecilii isnat etmek, belahat
derecesinde bir safdilliktir, veyahut bir entrikadr.
Heyet-i hakimeden bir hakkm isterim. Benden
msadere edilen kitaplarmn bence bin liradan ziyade
kymetleri var. Ve onlarn mhim bir ksm, on iki sene
evvel Ankara Ktphanesinde iftihar ve teekkrlerle
kabul edilmi. Hususan, srf uhrev ve iman olan On
Dokuzuncu Mektup ile Yirmi Dokuzuncu Szn benim iin
ok ehemmiyetleri var; benim mnev servetim ve netice-i
hayatmdrlar ve icaz- Kurnnin on ksmndan bir
ksmnn cilvesini gze gsterdikleri iin fevkalde bence
kymetleri var. Hem onlar, kendime mahsus olarak
yazdrp yaldzlatmm. Hem, ihtiyarlmn gayet hazin
hatratna dair olan htiyarlar Risalesinin -drt
nshalarndan bir tanesini kendime mahsus yazdrmtm.
Madem muaheze edilecek hibir dnyev madde ilerinde
yoktur; onlar ve Arab risalelerimi bana iade etmenizi
btn ruhumla istiyorum. Hapiste ve kabirde dahiolsam, o
kitaplarm, bu garip dnyann bana ykledii be elm ve
hazin gurbetlerde enislerim ve arkadalarmdrlar. Onlar
benden ayrmakla, tahammlsz bir altnc gurbete
deceim ve bu ok ar gurbetin tazyikinden kan
hlardan saknmalsnz.
Mahkemenin Reis ve zlarndanehemmiyetli
bir hakkm talep ederim.
yle ki:
Bu meselede yalnz ahsm medar- bahis deil ki, siz
beni tebrie etmekle ve hakikat-i hale muttali olmanzla
mesele hallolsun. nk, ehl-i ilim ve ehl-i takvnn ahs-
mnevsi, bu meselede, nazar- millette itham altna girdii
ve hkmete dahi ehl-i takv ve ilme kar bir
emniyetsizlik geldii ve ehl-i takv ve ilim, tehlikeli ve
zararl teebbslerden nasl saknacan bilmesi lzm
olduu iin, benim mdafaatm kendim kaleme aldm
bu son ksmn, herhalde yeni hurua, matbaa vastasyla
intiarn isterim. T ki ehl-i takv ve ehl-i ilim, entrikalara
kaplmayp zararl, tehlikeli teebbslere yanamasnlar ve
hkmetin ahs- mnevisi nazar- millette ithamdan
kurtulsun. Ve hkmet dahi, ehl-i ilim hakknda emniyet
etsin ve bu anlamamazlk ortadan kalksn. Ve hkmete
ve millete ve vatana ok zararl den bu gibi hdiseler ve
anlamamazlk daha tekerrr etmesin
Elhak, bundan dokuz sene evvel Onuncu Sz, sekiz yz
nsha yaylmasyla, ehl-i dalletin kalblerindeki inkr-
hari kalblerinde sktrp lisanna getirmeye meydan
vermedi, azlarn tkad ve harika burhanlarn gzlerine
soktu. Evet, Onuncu Sz, hair gibi bir rkn- azm, imann
etrafnda elikten zrh oldu, ehl-i dalleti susturdu. Elbette
hkmet-i Cumhuriye bundan memnun oldu ki,
mebusann ve valilerin ve byk memurlarn ellerinde
kemal-i serbestiyetle Onuncu Szn nshalar gezdi.
Drt aydan beri, bu hayat-memat meselesinde, hibir
yerden benim acnacak halim bir mektupla dahi
sordurulmad ve benim hakkmda halk tenr edecek bir
surette tehir etmekle nefret-i mmeyi aleyhime celb edip
btn btn teshilt ve muavenetten mahrum kalm,
garip ve kimsesiz halimi tasvir eden, itiraznamemde izah
ettiim bir hikye:
Bir zaman, bir padiahn mptel olduu bir hastaln
ilc, bir ocuun kan imi. O ocuun pederi, ocuu,
hkimin fetvasyla bir para mukabilinde padiaha vermi.
ocuk, mecliste alamak ve ekv yerine glm.
Sormular:
Neden istimdad etmiyorsun, ikyet etmiyorsun,
glyorsun?
Demi ki:
nsan, musibete giriftar olduu vakit, evvel pederine,
sonra hkime, sonra padiaha ekva eder. Benim pederim,
beni kesilmek iin satyor. te, hkim de lmekliime
karar veriyor. te, padiah benim kanm istiyor. Bu antika
ve pek garip ve ekli ok irkin ve hi grlmemi bu hale
kar, ancak glmekle mukabele edilir.
te, ey kr KayaBey! Biz de o ocuk hkmne getik.
Derdimizi, evvel mahall hkmetteki valiye, sonra
mahkeme adaletine, sonra Dahiliye Vekletine mracaat
edip mazlumiyetimizi beyan ederek zalimlerden bizi
kurtarmak iin arzhal etmek mukteza-y hal iken, grdk
ki: En son ekvmz dinleyecek Dahiliye Vekilinin
hakkmzda kapld aslsz evhamna bir hakikat rengi
vermek ve hatsn rtmek kriyle hatsnda srar etmesi
daha byk bir hat olduunu dnmediinden, dar
olduu gurur hastalna, kanmz isteyerek, bizi aslsz
bahanelerle perian etmek istiyor. Biz de kr Kayann
ahsn, Dahiliye Vekili olan kr Kaya Beye ekv
ediyoruz.
HAYE-1
Eer serbestiyeti tam muhafaza etmek
isteyen ve hibir tesir karsnda malp olmayan ve
vicdanlarndaki hiss-i adaletle hkmeden bu mahkeme,
bizi kr Kaya Beyin ahs hakknda dinleyeceklerini
bilseydim, en evvel biz, kr Kayann ahs aleyhine
ikame-i dv edecektik. nk, bir seneden beri, hergn
veya her hafta hakkmzda rapor isteye isteye aleyhimize
casuslarn, zabtalarn nazar- dikkatini celb ettirip, kurban
koyunu gibi kesmek iin bizi beslettiriyordu. Mahkemeise,
adaletten baka hibir ey dnmemek lzm gelirken ve
hakikaten mahkeme iindeki zatlar da adalete tam bal
olduklar halde, yksek makamdaki kr Kaya gibi ahsn
tesiratna kar dayanamadklar iin, bizi tahliye edemeyip
srndryorlar. Mahall hkmet olan Isparta Valisi ve
zabtas ise, herkesten ziyade bizi ve Ispartal biare,
msum mevkuar himaye etmek ve bir an evvel
kurtulmasna say etmeleri vazife-i vicdaniyeleri iken,
bilkis ok mnsz ve aslsz bahanelerle Isparta
mevkuarnn, hususan muhta ve fakirlerin taynlarn
verdirmeyip, alkla sefalete dmeleri iin onlar
ezdirmeye alyorlar. te bu hale ekva deil, belki
alamann nihayet derecesini gsteren bu ac hale, o ocuk
gibi glmekle mukabele ediyoruz ve tevekkl edip, iimizi
Azz-i Cebbra havale ediyoruz.
Haiye-1 kr Kayann ne derece aslsz evhama kaplp garaz ettiine delil
udur ki: Benim gibi kimsesiz ve -drt biare arkadalarm mahkemeye
vermek iin, kendisi, Ankaradan yz jandarma ve on be-yirmi polis beraber
alp, gya Ispartadaki jandarma kuvveti ve bir frka asker k gelmiyormu
gibi, ortala bir dehet vermesidir. Acaba birtek polisinve birtek jandarmann
eliyle yaplacak bir vazifeyi, millete iki- binlira zarar verdirip, sonra tahliye
edilen biare masumlar Ispartadan t Eskiehire be yz lira nakliyata sarf
ettirmek ve o biareleri binlerce zararlara uratmaktan baka, hayat- itimaiye
arasndaki mevkilerini sarsntlara duar etmek gibi mhim hadiseleri icad
etmekle, ne derece Dahiliye Vekletinin tedvirine ve syii temine ve bu
biare milletin istirahatle almalarna zarar verdiini gsteriyor. Demek
bililtizam, hiten byk bir hadiseyi icad etmek garazyla o vaziyeti gstermi.
Habbeyi yz kubbe yaparak, dahiliyenin en ziyade sknete muhta olduu bir
zamanda byle her taraf sarsacak bir vaziyeti icad etmek ve kanunsuz kanun
namna amel etmek, kanunca mhim bir crm yaptn iddia edip, kr
Kayann ahsn, Dahiliye Vekili olan kr Kaya Beye ekv ediyoruz.
Msum kardelerimin mazlumiyetinden gelen
feryatlarnn iitilmedii ve benim de onlarla
konuturulmadm bir zamanda, onlarn
meyusiyetlerine bir tesell vermek iin yazdm
bir fkradr
(Bu makam mnasebetiyle ilve edilmitir)
Hafz-i Zlcellin hfz ve himayetine baknz ki,
meselemiz mnasebetiyle Risale-i Nurun risaleleri
adedine muvafk olarak, yz yirmi kusr adamn mahrem
evraklaryla istintakta olduklar halde ve ecneblerin
entrikalaryla ve muhalif komitecilerin dolaplaryla mevcut
ve mnteir mteaddit cemiyetlerin hibirisiyle Risale-i
Nurun hibir akirdinin mnasebettarln gsterecek
hibir madde bulunmamas, gayet zahir ve parlak bir
himaye-i Rabbaniyedir. Muhafaza-i lhiyeye ve mam- Ali
(r.a.) ve Gavs- zam (k.s.), Risale-i Nura ait keramet-i
gaybiyelerini cidden teyid eden bir inayet-i Rahmniyedir.
Krk ikilik bir top gllesini, krk iki msum ve mazlum
kardelerimizin dergh- lhiyeye alan elleriyle
doldurup, geri evirip, atanlarn balarnda mnen
patlattrd. Bizlere, yalnz ehemmiyetsiz, sevapl, haf
birka yarabereden baka olmad. Byle bir seneden beri
doldurulan bir toptan,byle pek az zararla kurtulmak
harikadr. Byle pek byk bir nimetekar, kr ve srur
ve sevinle mukabele etmek gerektir. Bundan sonraki
hayatmz bize ait olamaz; nk mfsidlerin plnlarna
gre, yzde yz mahv idi. Demek bundan sonraki hayat
kendimize deil, belki hak ve hakikate vakf etmeliyiz.
ekv deil, krettirecek rahmetin izini, yzn, zn
grmeye almalyz.
Garip ve bana pek ok ar gelen ve gnde bir
bardak ayran ve bir bardakstten baka birey yedirmeyen
grip hastalnn nc gnnde, fceten hatrma ihtar
edildi. Ben de o hatray teberrk iin, mahkemedeki
mdafaatmn bir mukaddemesi olarak yazdm. iddet ve
kusur varsa, hastalma aittir. Evet, yz adamn mdafaa
edecei bir hakikat yalnz bama mdafaaya mecbur
olduumdan, taab- dima ve perianiyete ve daha ok
mzi ahval iinde, hakikati doru olarak, olduu gibi, bu
kadar beyan edebildim.
Son mdafaata sonradan bir hikmete binaen
ilhak edilmi bir mukaddemedir
Mdafaatmn btn safahatnda gizli ve mthi bir
komiteye kar mbareze vaziyetini gsteren tarz-
ifademdeki maksadm udur:
Nasl ki hkmet-i Cumhuriye dini dnyadan tefrik
edip btarafane kalmak prensibini kabul etmi; dinsizlere,
dinsizlikleri iinilimedii gibi, dindarlara da, dindarlklar
iin ilimemesi oprensibin icabatndandr. yle de, ben
dahi btaraf ve hrriyetperver olmas lzm gelen
hkmet-i Cumhuriyeyi, dinsizlie taraftar ve entrikalar
eviren ve hkmetin memurlarn ifal eden gizli men
komitelerden tefrik edilip hkmetin onlardan uzak
olmasn istiyorum. O entrikaclarla mbareze ediyorum. O
komitelerden, tesade hkmetin memuriyetine girenler,
cidd dindarlara takmak iin iki kulp elinde tutmu, garaz
ettikleri dindarlara takyorlar ve hkmeti ifale
alyorlar. O iki kulpun birisi, o mlhidlerin dinsizliine
temayl gstermemek mnsyla irtica kulpunu takyor.
Dierih ve hdinsizlii, bu hkmet-i
slmiyenin ayn- siyaseti telkki etmediimiz mnsnda,
dini siyasete alet etmek kulpu ile lekelemek
istiyorlar.
HAYE-1
Haiye-1 Yani, Hkmet bir siyaset takip etmiyorh smme h!
hkmetin siyaseti dinsizliktir diye tevehhm eden o mlhidlerin nazarnda
benim, Kurn- Hakmin nuss-u katiyesinden tereuh eden Risale-i Nur ile
takip ettiim hakaik-i imaniyeye hizmetimi muhalif bir siyaset demekle,
dnyada en en bir iftiray eder.
Evet, hkmet-i Cumhuriye, o gizli mfsidlerin vatana
ve millete muzr efkrlarn elbette tervi etmez ve taraftar
olamaz. Men etmek, Cumhuriyet kanunlarnn
muktezasdr. Ve yle mfsidlere taraftarlk ile,
Cumhuriyetin esasl prensiplerine zdd zddna gidemez.
Hkmet-i Cumhuriye, bizimle o mfsitlerin mabeyninde
hakem hkmn alsn. Hangimiz zlim ise ve tecavz
ediyorsa, o vakit hakem, hkmn versin ve hkimlik
noktasnda hkmn icra etsin.
Evet, inkr edilmez ki, kinatta, dinsizlikle dindarlk,
dem zamanndan beri cereyan edip geliyor ve kyamete
kadar gidecektir. Bu meselemizin knhne vakf olan
herkes, bize olan bu hcumun, dorudan doruya dinsizlik
hesabnadindarla bir taarruz olduunu anlar. Ekser-i
hkemann Garpta ve Avrupada zuhuru ve aleb-i
enbiyann arkta ve Asyada tullar kader-i ezelnin bir
iaret ve remzidir ki, Asyada hkim, galip, din cereyandr.
Elbette, Asyann ileri kumandan olan bu hkmet-i
Cumhuriye, Asyann bu ftr hsiyetinden ve mdeninden
istifade edecek. Ve btarafane prensibini, deil dinsizlik
tarafna, belki dindarlk tarafna temayl ettirecektir.
kinci madde: Risale-i Nurun eczalarnda mevadd-
kanuniyeye muarz meseleler bulunmas ortaya konulabilir.
Bu cihet mahkemeye aittir. Fakat Risale-i Nur, kendi
bayla yz mnev keyat hvi bir eserdir. Bu keyatn
birtekini bile, keafn hakk- keni syanet etmekle, ziyaa
uratmamak lzm gelir. Keyatn ehemmiyeti, ehl-i
hakikat ve ehl-i ilim ve edipler ortasnda gayet byktr ve
ehemmiyeti var. Bir kimse dierinin keyatn temellk
edemez. Eer etse, onun aleyhine ikame-i dv etmek,
btn memleketlerde cri olan bir kanundur. leride
hkmetin msaadesini istihsal suretiyle neretmek
istediim ve yirmi-otuz seneden beri keif ve teline
altm ve elli seneden beri devam eden tetkikat ve
mcahedat- kriye ve muhtelif menbalardaki taharriyat ve
mesaimin neticesi ve semeresi olarak yazdm ve mnev
yz keyat gsteren ve binlerce hakikati hvi yzden
ziyade risaleden ibaret olan Risale-i Nurun telinden
sonra neredilenbaz kanunlara uygun gelmeyenon
be noktasn ortaya atarak mttehem bir vaziyete koymak,
bu hakikatlerin ve benim onlara taallk eden hukuklarmn
zyan mucip olmakla beraber, dierin intihal ve sirkatine
ve temellk ve kendine ml etmesine zemin ihzar
ettiinden; bu babda, evvelemirde ve hereyden ziyade
hakikat namna ve hukuk hesabna hakkmn muhafazas,
dil mahkemenizin nazara alaca ilk cihettir. Ve bir crm
leti olmak tevehhmyle msadere edilen risalelerimin
tazammun ettii hakaik, ehl-i fen ve felsefeye ve akademi
muhakkiklerine kar ispatma medar olmak zere elimde
bulunmas lzm geleceinden; bu keyat ve mnazarat-
ilmiye zerinde hazrlm tespit etmek iin tarafma
iadesini isterim. Beni mahkm etseniz de onlar mahkm
olamaz ve hapiste dahi benim arkadam olmaldrlar.
Mahkemelerin ihkak- hak cihetindeki haysiyetine,
erene mhim bir nakse, belki zt olan garazkrlarn
telkinatna tebaiyete, elbette mahkeme-i adalet tenezzl
etmeyecek ve garazkrlarn entrikalarn akm brakacaktr.
Ve adaletten ve ihkak- haktan daha byk bir makam
vazife cihetinde tanmayan mahkemenin, her trl
tesirattan zde olarak vazifesini yapaca esas adaletin
muktezas olduuna istinaden, ahsm namna deil, belki
ok hakikatlerin ve birok msum hukuklarn kendine
bal olduu bir hakikat-i liye namna, hakkndaki aslsz
evhamlarn bir an evvel Risale-i Nurun hrriyetini iln
etmekle ref etmektir.
nc madde: Bize isnad edilen mevhum su ise,
umum bir tabirle ve kuyd-u ihtiraziye nazara
alnmayarak, ceza kanununun yz altm nc maddesi,
yalnz zahirine ve umumiyetine temas ettirip,
mahkmiyetim istilzam edilmek istenildii anlalyor. Bize
isnad edilen birka maddenin kat ve hakik cevaplar
zaptnza geen mdafaatmda bulunmakla beraber, on
veya on be nokta yznden, mnev yz keyat hvi,
yzler hakikat-i mhimmeyi cmi yzden ziyade czden
ibaret olan Risale-i Nur, mkfat ve takdir yerine mcazat
ve tenkitle karlanmtr. Mahkemenizden bu hakkm ve
Risale-i Nurun hrriyet hakkn istemek, byk bir
hakkmdr. Bu cihetin halli ve fasl lbd ve zarurdir.
Drdnc madde: imdiye kadar bana hcum eden ve
hkmeti aleyhimize eviren kimselerin garazkr olduklar
ve srf garaz ile ilitikleri bununla anlalyor ki, bizi
vurmak iin her kapya bavurdular. Evvel tarikatlk
(birey bulamadlar), sonra cemiyetilik, sonra
siyasetilik ve inklba muhalif hareket ve muhalif
komitecilik ve izinsiz neriyatlk gibi ok cihetlerle
itham etmek ve bizi vurmak iin altklar halde, bunlarn
hibirinde tutunacak bir emare bulamadklarndan, en
nihayet bir madde-i kanuniyenin, kuyud-u ihtiraziyeyi
nazara almayarak, zahir umumiyetinden istifade edip,
hibir zakl kabul etmeyecek ve onlara hak vermeyecek
bir nokta ile bizi itham ve mahkm etmek istiyorlar. Evet,
bahsedeceimiz noktay, dnyada hibir zakl, hakikat
olarak kabul etmez ve zerre miktar insaf olan, iftiradr
diyecek. O nokta udur:
Said-i Krd dini siyasete alet ediyor tabiridir. Bu
tabirdeki itham rtecek on be-yirmi delilden ziyade ve
be-on kadar mdafaatmda zaptnza geirilenlerden
birisi udur ki:
Yzler ahidin ehadetiyle ispat etmeye hazr olduum,
u beyan edeceim halim, o itham esasyla rtyor.
yle ki:
Dokuz sene oturduum Barlaky halknn
mahedesiyle ve dokuz ay ikamet ettiim Ispartadaki
dostlarmn ehadetleriyle ve beni yakndan tanyan
dostlarmn ihadyla, on senedir ki, siyaset lisan olan
hibir gazeteyi ne okudum ve ne de istedim. Hatt birka
hdisede, ahsmla alkadar zannedilen ve herkesi meraka
sevk eden vkalardan bahseden gazeteleri okumak arzusu
bulunmad ve okumadm. Ve okutmam.
On be maddeden baka btn mesaili, hiretime ve
imanma ve hakikate mteveccih olduu hkmetin
tetkikat- amkasyla tezahr eden Risale-i Nur ile Said,
dini siyasete let ediyor; yani kinatta yksek ve
mukaddes tand bir hakikat-i kudsiye olan din-i hakk ve
iman- tahkikyi, siyasete, yani ihtillkrne, en tehlikeli ve
en gnahl ve ok hukukun ziyana sebebiyet veren akm,
s bir maksada let etmi denilir mi? Byle diyenler, ne
kadar daire-i akl ve insaf ve vicdandan uzak dtkleri ve
uzak hkmettikleri anlalmaz m? Elbette, mahkeme-i
adalet, byle aslsz bu evham ve isnadatlar def edip,
hakkmzda ihkak- hak edecektir. Geri, kanunlar
bilmemek eksere gre bir mzeret tekil etmez. Fakat
haksz olarak, cra bir kyde, tarassut altnda, yabanc bir
yerde iddetle dnyadan kstrp, neyle ikamet ettirip,
mtemadiyen tarassut ile tciz edilen bir adamn kanunlar
bilmemesi, elbette ehl-i insafn nazarnda bir zr tekil
eder.
te, ben o adamm. Ve beni yanl bir vehim ile
muahaze ettikleri mevadd- kanuniyenin hibirini
bilmezdim. Hatt yeni hurua imzam atamazdm. Bazan
hizmetimden baka, on gnde bir adamla grmedim.
Herkes bana muavenetten kaar. Avukat tutmaya iktidarm
yok. Btn hayatmda en menfaatli ve en iyi hile,
hilesizlik olduu dstur olduundan, btn mdafaatmda
hak ve hakikat ve sdk ve doruluk esasn takip ettim. Bu
hakikate binaen, mdafaatmda veyahut bazan nadiren
bir-iki risalelerimde, zaman- hzrn kanunlarna ve resm
merasimlerine tevafuk etmeyen ifdtma nazar-
msamaha ile bakmak adaletin mukteziyat ve
icabatndandr. Benim mdafaatmda mcmel kalan
noktalar, iddianameye kar yazdm itiraznamemde
vardr ve itiraznamemde mcmel kalan noktalarn,
mdafaatmda izahat vardr; birbirini tekmil eder. Yz
altm nc madde-i kanuniyenin tazammun ettii
mnen kuyud-u ihtiraziye ile beraber, vz- kanunun irade
ettii maksat, syiin ihlline medar olmamak olduuna
binaen, ihll-i syie iaret ve dellet edecek hibir emare
ve tereuhat, benim ve risalelerim yznde grlmedii
ve zaptnza geen mdafaatmda yirmi defa kat bir
surette bu kanunun meselemizle alkas olmadn ve
katiyen cezay mstelzim bir cihet bulunmadn ispat
ettiim halde, her naslsa, bidayetteki evhamn tesiratyla,
o madde-i kanuniye ile bizi muahaze etmek iin mezkr
maddeyi ileri srmek, hibir vecihle n- adalete
yakmayacandan, beraatimi talep eyleyerek, en son
szm:

1


2
1. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.
2. Ey Peygamber, eer insanlar senden yz evirirse, sen de ki: Allah
banayeter. Ondan baka ibadete lyk hibir ilh yoktur. Ben Ona
tevekklettim. Yce Arn Rabbi de Odur, Tevbe Sresi, 9:129.
ddianameye kar itiraznmem
Ey heyet-i hakime ve ey mddeiumumi! Bu
iddianamede sebeb-i ithamm herbir maddeye kar,
istintak dairesinde zaptnza geen mdafaatmda cevaplar
vardr. Hususan, Son Mdafaatm namndaki otuz be
sahifelik bir mdafaanameyi, itiraz yerine size takdim
ediyorum. Bu noktaya nazar- adalet ve insaf evirmek
iin derim ki:
On seneden beri Ispartavilyetinde, mazlum bir surette,
tazyik altnda, syi-i dahiliye ve emniyet-i ummiyeye
zarar verecek hibir emare, hibir tereuhat olmad
halde, emniyet-i dahiliyeyi ihll etmek teebbsyle itham
edilmekliime hangi insaf, hangi vicdan msaade eder?
Eer yz altm nc madde-i kanuniye mns bizim
hakkmzda da vech-i tatbiki gibi mn verilse, o vakit
bata Diyanet Riyaseti, btn imamlar, hatipler ve vaizlere
temil etmek lzm gelir. nk, hayat- diniyeyi telkin
etmekte onlarla beraberiz. Eer telkinat- diniye, emniyet-i
dahiliyeyi mutlaka ihll etmek gibi mnsz bir kir ileri
srlse, umuma mil olur. Evet, benim, onlarn fevkinde
bir cihet var ki, o da, katiyetle, phesiz, eksiz hakaik-i
imaniyeyi izah etmektir. Bu ise, farz- muhal olarak, umum
ehl-i dine bir itiraz gelse, bu hal bizi itirazdan kurtarmaya
vesile olur. Benim hakkmda bu kadar tahkikatla beraber
daha tespit edilmeyen; ve tespit etse de adalet-i hakikiye
noktasnda bir su tekil etmeyen; ve bir su tekil edilse
de yalnz beni mesul eden bir madde yznden, yirmi
kadar msum ve bgnah kimseleri oluk ocuundan,
iinden alkoyup hapiste perian etmek, elbette adliyenin
nazar- adaletine uygun gelmez. Benim ile edn bir temas
bulunan ok bre masumlar, tevkif ile mhim zararlara
dar oldular.
ark hdisesi mnasebetiyle nefyedilmem,
iddianamede itiraki ihsas ettii cihetle cevap veriyorum
ki: Hkmetin dosyalarnda, benim knyem altnda hibir
meruhat yoktur. Srf ihtiyat yznden nefyedildiim,
hkmete sabit olmutur. Ben, o zaman da, imdiki gibi
mnzev yayordum. Bir dan maarasnda, bir
hizmetiyle yalnz otururken, beni tutup, on sene
bilsebep, mracaat etmediim iin, dokuz sene bir kyde,
bir sene de Ispartada ikamete mahkm edip, ahirinde bu
musibete giriftar ettiler.
nc ddinme
Barlada iken tesis-i mnasebet edildii, uzanda ve
yaknnda bulunan bu ehasn madd ve mnev
yardmlarn temin ederek faaliyete giritii ve heyet-i
umumiyesine Risale-i Nur adn verdii ve ksm ksm
yazdrd bu eserlerini muhtelif vastalarla gizli gizli
oalttrarak Antalya, Aydn, Mils, Eirdir, Dinar ve Van
gibi mntkalarda, adamlarnn delletiyle neir ve tmim
ettirdii, bu eserlerden devletin emniyet-i dahiliyesini ihll
edebilecek olanlarna mahrem ve yarm mahrem diyerek
iaretler koyduu ve bu suretle istihdaf ettii gayeyi
kendisinin de kabul ve izhar etmi bulunduu hakkndaki
fkraya kar, u kat ve izahl cevabn, sizin evvelce
zaptnza geen Son Mdafaa namndaki otuz be
sahifelik mdafaatm itirazname olarak takdimle beraber
derim ki:
Yz bin defa h! man ilmini rza-y lhiden baka
bireye let etmemiim ve edemiyorum ve kimsenin de
hakk yoktur ki edebilsin. Ve Risale-i Nur nam altndaki
yz yirmi be risale, yirmi sene zarfnda telif edilmi.
Mahrem dediimiz risaleler ise, tanesi bize gurur ve
riyaya medar olmamak iin mahrem demiim. imdi ise, o
setr-i mahremin bir kesini f etmeye mecbur olarak
derim ki: O mahremlerden birisi keramet-i Gavsiye, ikinci
keramet-i Aleviye, nc, srr- ihlsa ait risalelerdir ki, o
iki keramet, benim haddimden yz derece fazla ve hizmet-i
Kurniyemi takdir suretinde, Hazret-i Ali ile Hazret-i
Gavsn iaretleridir. Ve riyadan, gururdan, enaniyetten
kurtaracak srr- ihlsa dair risaleye, en has kardelerime
mahsus olarak, mahrem denmitir. syi-i dahiliye ile
bunlarn ne mnasebeti var ki onlar medar- itham
oluyorlar? kinci ksm mahremler ise, Darl-Hikmette
ve dokuz sene evvel Avrupa itirazatna ve Doktor Abdullah
Cevdetin dinsizce hcumlarna kar yazdm bir-iki risale
ve baz memurlarn bana insafszcasna ve gaddarane
tecavzlerine kar ekv suretinde yazdm iki kk
risaledir ki, son mdafaatmda bahsetmiim. Bu drt
risalenin telinden bir zaman sonra, serbest kanunlarna
ve hkmetin iine hibir cihette temas etmemek iin,
onlarn nerini men edip, mahremdir demiim, en has
bir-iki kardeime mahsus kalmtr. Delilim de udur ki: Bu
kadar taharriyatnzda, o mahrem denilen risalelerin hibir
yerde bulunmamasdr. Yalnz umumun hristesi elinize
gemi, o hristeye gre bu noktalardan istizaha lzum
grlm, ben de cevap vermiim, o cevap da zaptnza
gemitir.
ddianamede, mteaddit mntkalar ve Risale-i Nurun
neir ve tmimine adamlar vastasyla altm beyan
ediliyor. Cevaben derim ki:
Ben bir kyde, gurbette, kimsesiz, hsn- hattm yokken,
tarassut altnda, herkes benim muavenetimden ekinirken,
yalnz gayet mahdut drt-be ahbabma bir yadigr olarak
hatrat- imaniyemi gnderdiime Neir ve tamime
alyor demek, ne kadar hilf- hakikat olduunu elbette
takdir edersiniz. Benim gibi haddinden ok fazla
tevecch- mmeye mazhar bir insann, on be sene
Vanda tedris ile megul olduum halde, birtek dostuma
bir-iki iman risalelerimi gndermekle buna nasl neriyat
denilir? Benim matbaam yok, ktiplerim yok, hsn-
hattm yok; elbette neriyat yapamadm. Demek Risale-i
Nur czibedardr kendi kendine intiar ediyor. Yalnz bu
kadar var ki: Onuncu Sz namnda hare dair olan
risaleyi, daha yeni harer kmadan evvel tab ettirdik.
Hkmetin byk memurlarnn ve mebuslarnn ve
valilerinin ellerine geti; kimse itiraz etmedi. Ondan, sekiz
yz nsha intiar etti. Onun intiar mnasebetiyle, onun
gibi srf uhrev ve iman bir ksm risaleler, kendi kendine,
bir ksm insanlarn eline geti. Elbette ihtiyarsz, kendi
kendine bu intiar, benim houma gitmi. Ben de baz
husus mektuplarmda, bu takdirimi tevik tarznda
yazmm. Bu aydr, bu kadar taharriyat- amka
neticesinde, koca bir memlekette, on be-yirmi adamn
ellerinde kitaplarm bulmular. Benim gibi otuz sene telifat
ve tedrisatla mr geen bir adamn, yirmi husus
dostunda baz hususi risaleleri bulunmas ne suretle
neriyat olur? O neriyatla nasl bir hede takip edebilir?
denilir.
Efendiler! Eer ben dnyev veyahut siyas bir maksad
takip etseydim, bu on sene zarfnda, on be-yirmi deil,
yz bin adamlar ile alkadarlm tezahr edecekti. Her
neyse, bu noktaya dair son mdafaatmda daha fazla izahat
ve tafsilt vardr

1

2
yetlerinin, eskiden beri medeniyetin itirazna kar btn
tefsirlerde bulunan bir hakikat gayet kat ve phesiz bir
cevab- ilm, iddianamede benim aleyhimde nasl istimal
edilebilir?
1. Erkee iki kz hissesi vardr. Nis Sresi, 4:176.
2. Annenin hakk yine altda birdir. Nis Sresi, 4:11.
ddianamede, yine Fihristeden naklen, huruf-u
Kurniye ve zikriyenin tercmeleri yerlerini tutmadklar
medar- tenkit beyan ediliyor. Bu mesele, sekiz sene
mukaddem olmu bir meseledir ve hibir itiraz kabul
etmez bir hakikat-i ilmiyedir. Ondan hayli zaman sonra, bu
zamann baz mukteziyatna gre tercme edilmesinin
hkmete kabul, ne suretle o hakikat- ilmiyeyi
aleyhime evirir?
Mescidimizin kapanmas mnasebetiyle, drt noktadan
ibaret, bana vahiyane zulmeden nahiye mdryle birka
arkada ve kaza kaymakamnn, ahslarna ve
memuriyetlerinin su-i istimallerine kar bir ekvnamedir
ki, o risaleyi kimseye vermedim. nk hi kimsede
bulunmamtr
Onuncu Szn tevafukatndandr ki, Onuncu Szn
satrlar hem telif tarihine, hem dini dnyadan tefrik eden
ldin cumhuriyetin ilnna tevafuk ediyor ki, harin
inkrna bir emaredir. Yani o fkrann meali budur:
Madem cumhuriyet dine, dinsizlie ilimiyor prensibiyle
btarafane kalyor; ehl-i dallet ve ilhad, cumhuriyetin bu
btarandan istifade etmekle, harin inkrn izhar
etmeleri muhtemeldir demektir. Yoksa hkmete bir
taarruz deildir; belki hkmetin btarafane vaziyetine
iarettir. Elhak, bundan dokuz sene evvel, Onuncu Sz,
sekiz yz nsha yaylmasyla, ehl-i dalletin kalblerindeki
inkr- hari sktrd, lisanlarna getirmelerine meydan
vermedi, azlarn tkad. Onuncu Szn harika
burhanlarn gzlerine soktu.
Evet, Onuncu Sz, hair gibi bir rkn- azm, imann
etrafnda elikten bir sur oldu ve ehl-i dalleti susturdu.
Elbette hkmet-i Cumhuriye bundan memnun oldu ki,
Meclisteki mebusann ve valilerin ve byk memurlarn
ellerinde kemal-i serbest ile gezdi
Avrupamedeniyet ve felsefesi namna ve belki
ngilizlerin ifsad- siyaseti hesabna tesettr yetine
ettikleri itiraza kar, gayet kuvvetli ve mskit bir cevab-
ilmdir. Byle bir cevab- ilm, deil bundan on be sene
evvel, her zaman takdirle karlanr. Bu hrriyet-i ilmiyeyi,
elbette hrriyetperver bir hkmet-i Cumhuriye tahdit
etmez
Ey heyet-i hkime! Risale-i Nurun hede dnya olsayd
veya bir maksad- dnyev, iinde niyet edilseydi yz yirmi
risale iinde, nazarnzda on binler medar- tenkit noktalar
bulunacakt. Byle yz yirmi bin tatl meyveler iinde,
sizce sulfato gibi ac gelmi yalnz on be meyveler
bulunmasyla o mbarek baheyi yasak etmek ve bahe
sahibini mesul etmek caiz olabilir mi? Adaletperver olan
vicdannza havale ediyorum. Ben son mdafaatmda
beyan etmiim ki otuz senedir, Avrupafeylesoarna ve
Avrupa feylesoar hesabna dahilde, ecneb dolaplar
hesabna alan mlhidlere kar muaraza ederek cevap
vermiim ve veriyorum. Muhatabm, ekseriya nefsimden
sonra onlar olduunu, risalelerimi takip eden anlar. imdi
ben sizlerden soruyorum: Byle Avrupa feylesoarnn
bana ve ecneb entrikalar hesabna alan dinsiz herbir
mlhidin yzne indirdiim kuvvetli ilm bir tokat, hangi
suretle hkmet hesabna geiyor? Bylelere ait olan
tokad hkmet hesabna almak bizim havsalamz almyor
ve ihtimal de vermiyoruz. Hkmet namna ve kanun
hesabna bu hakl ilm tokatlar medar- mesul tutmak
deil; belki hkmet-i Cumhuriyenin hrriyetperverlii, bu
tokatlar alklar.
tizar
( gn mddetle tebli edilen iddianameye kar itirazname
yazmak.)
Birinci gn ge geldii iin, akama kadar ancak
okundu. kinci gn, ksm- zam tercme edildi. Ancak
be alt saat frsat bulup, acele bu uzun itiraznameyi
yazdm. Evvelki mdafaatmda dediim gibi, kanunlar,
hususan imdiki resm ileri bilmediimden; oktan beri
ihtiltdan memnu olduumdan ve drt-be saatte yazlan
uzun itirazname, elbette ok mevve ve noksan olacaktr.
Nazar- msamaha ile bakmanz temenni ederim.
Ceza Hkimine Son Mdafaa

1
Altm ksur sahifeden ibaret olan ithamkrane
kararnamedekion iki sahifelikahsma ait ksmna kar
mdafaamdr:
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Kararnamede aleyhimizde zikredilen maddelere kar,
mahkemenin zaptna geen mdafaatmda kat cevaplar
vardr. Bu kararname namndaki aslsz ve vehimli
ithamnameye kar, on dokuz sahifeden ibaret
itiraznamemi ve yirmi dokuz sahifeden ibaret son
mdafaatm ibraz ediyorum. Bu iki mdafaa, sorgu
hakimlerinin kararnamelerinin btn muaheze noktalarn
ve esas ithamlarn kat bir surette red ile rtyor, aslsz
olduunu gsteriyor. Yalnz burada, bu kararnamenin
istinad ettii ve itham edenlerin nereden aldandklarn, bu
aslsz muahezeyi nereden iktibas ettiklerini gsterir Be
Umde olarak syleyeceim.
Birincisi: Risale-i Nurun, yz yirmi parasndan iki, ,
drt parasnda on be fkray bahane tutup, beni ve
Risale-i Nuru hkmetin prensiplerine muhalif ve rejimine
kar muarz ve emniyet-i dahiliyeyi ihlle teebbs
ithamyla gayet aslsz bir dvya elcevap:
Ben de derim: Acaba umum Avrupann mal- mtereki
olan medeniyet ve yalnz bu zaman ilcaatna binaen
hkmet-i Cumhuriyenin o medeniyetin bir ksm
kanunlarn kabul etmesiyle, o medeniyetinmenfaatli deil,
belki kusurlu ksmna, hakaik-i Kurniye hesabna olan
mdafaat- ilmiyeme hangi suretle hkmetin prensibine
ve hkmetin rejimine muhalif ve hkmetin inklb
aleyhine hareket nam veriliyor? Acaba bu hkmet-i
Cumhuriye, Avrupa medeniyetinin kusurlu ksmnn dv
vekilliine tenezzl eder mi? O kusurlu medeniyetin
slmiyete muhalif kanunlar, eski zamandan beri
hkmetin hede midir? Hkmete muarz vaziyet almak
nerede, bu bir ksm kusurlu medeniyet kanunlarna kar
hakaik-i Kurniyeyi ilm bir surette mdafaa etmek
nerede?
Kurn- Hakmin yt- katiyesiyle, bin yz seneden
beri, milyonlar tefsirlerinde ve halen ktphanelerde dolu
olan tefsirlerde,

1

2

3

4
ilhir gibi yetlerin hakaik-i kudsiyelerini
Avrupafeylesoarnn itiraz ve tecavzatna kar otuz
seneden beri yazdm mdafaat- ilmiyemi Hkmetin
inklbna, prensibine ve rejimine muhalif kast var diye
beni itham etmek, yle bir zahir garaz ve yle bir esassz
vehimdir ki, buradaki mahkeme-i dileye taallk
etmeseydi, mdafaa ve cevap vermeyi lyk grmezdim.
1. Erkee iki kz hissesi vardr. Nis Sresi, 4:176.
2. Annenin hakk yine altda birdir. Nis Sresi, 4:11.
3. Ey Peygamber, hanmlarna de ki: ... Ahzb Sresi, 33:28.
4. O zaman hounuza gideni... nikh edebilirsiniz. Nis Sresi, 4:3.
Hem acaba, eskiden beri bu vatan ve millete zarar
niyetiyle, Avrupann dinsiz komiteleri hesabna ve Rum,
Ermeniler cemiyeti vastasyla dinsizlik ve ihtilf ve fesat
tohumlarn saan mlhidlere kar mdafaat- ilmiyem,
hangi suretle hkmet aleyhine alnyor? Ve hangi sebeple
hkmete bir taarrruz mns veriliyor? Hangi insaa
byle dinsizlii hkmete maledip ittiham ediliyor?
Hkmet-i Cumhuriyenin kuvvetli esaslar byle
dinsizlerin aleyhinde olduu halde, dinsizlii hkmetin
baz prensiplerine mal edip, benim, vatan ve millet ve
hkmet hesabna yle mfsidlere kar yirmi seneden
beri galibane mdafaat- ilmiyeme dini siyasete let ve
hkmet aleyhine tevik mnsn vermek, hangi insaf
kabul eder ve hangi vicdan raz olur?
Evet, deil bu mahkemeye, belki btn dnyaya iln
ediyorum: Ben, hakaik-i kudsiye-i imaniyeyi, Avrupa
feylesoarna ve bilhassa dinsiz feylesoara ve bilhassa
siyaseti dinsizlie let edenlere ve syii mnen ihll
edenlere kar mdafaa etmiim ve ediyorum.
Ben, hkmet-i Cumhuriyeyi, ilcaat- zamana gre bir
ksm kanun-u medenyi kabul etmi ve vatan ve millete
zarar veren dinsizlik cereyanlarna meydan vermeyen bir
hkmet-i slmiye biliyorum. Kararname namndaki
ithamnamede, vazifesini yapan mstantiklere deil, belki
mstantiklerin istinat ettii mlhid zalimlerin evham ve
entrikalarna kar derim:
Siz beni, dini siyasete let etmekle itham ediyorsunuz.
Ve o itham, zahir bir iftira olduunu ve esassz, rk
bulunduunu yz delil-i kat ile ispat etmekle beraber, bu
ar iftiranza mukabil, ben de sizi, siyaseti dinsizlie let
etmek istiyorsunuz diye itham ediyorum!
Bir zaman, cerbezeli bir padiah, adalet niyetiyle ok
zulmediyormu. Bir muhakkik lim ona demi: Ey hakim!
Sen, raiyetine adalet namyla zulm ediyorsun. nk
tenkitkrane cerbezeli nazarn, zamanen mteferrik
kusurat birden toplar, bir zamanda tasavvur edip, sahibini
iddetli bir cezaya arpyorsun. Hem, bir kavmin
mteferrik efradndan vcuda gelen kusurat, o tenkitkr
cerbezeli nazarnda topluyorsun. Sonra o perde ile, o
taifenin herbir ferdine kar bir nefret, bir hiddet size gelir;
haksz olarak onlara vurursun. Evet, senin bir sene zarfnda
attn tkrk, bir gnde senden km bulunsa, iinde
boulacaksn. Mteferrik zamanda istimal ettiin sulfato
gibi ac illar bir gnde birka kii istimal etse, hepsini
de ldrebilir. te, ayn bunun gibi, mehasinin ortalarnda
bulunmasyla, ara sra kusurat setretmek lzm gelirken,
sen, raiyetine kar kusurat izale eden mehasini
dnmeden, cerbezeli nazarnla mteferrik kusurat
toplayp, ar ceza veriyorsun. te o padiah, o muhakkik
limin ikazatyla, adalet namna yapt zulmden
kurtuldu
Gizli bir kuvvet, bililtizam beni mahkm etmek istiyor.
Ve her bahaneyi bulup, bin dereden su getirmek gibi herbir
areye mracaat edip, kurdun keiye bahanesinden daha
garip bahanelerle beni itham altna almak ve mahkm
ettirilmek istenildiimi hissediyorum. Mesel, aydr bu
kelimeyi tekrar ediyorlar: Said-i Krd, dini siyasete let
ediyor. Ben de btn mukaddesata yemin ediyorum ki:
Bin siyasetim olsa, hakaik-i imaniyeye feda ediyorum.
Ben, nasl hakaik-i imaniyeyi dnya siyasetine let
edebilirim? Ben yz yerde bu itham rttm halde,
yine mnsz nakarat gibi tekrar edip ileri sryorlar.
Demek, bililtizam ve herhalde beni mesul etmek
arzusunda bulunuyorlar. Ben de, aleyhimizdeki mlhid
zlimleri, siyaseti dinsizlie let etmeleriyle itham
ediyorum. Ve onlarn medar- itham olan bu mthi
mny bildirmemek iin bana isnat ettikleri, Said, dini
siyasete alet ediyor cmlesiyle setrealyorlar. Madem
yledir, herhalde beni mahkm etmek istiyorlar. Bende
ehl-i dnyaya derim: Bu ihtiyarlktaki bir-iki senelik mr
iin lzumsuz tezellle tenezzl etmem.
Beinci umde: Drt Noktadr.
Birinci nokta: Kararnamede, kelimeler zerinde
oynanlyor. Bir kelimenin, kasd olmad halde, bir
mnsnda triz karyorlar. Halbuki, Risale-i Nurda
hedef btn btn ayr olduundan, kelimatndaki kasta
makrun olmayan trizler deil, belki tasrihler de bulunsa
ayan- af ve msamahadr. Bu noktay izah eden bu misal,
mikyastr. Mesel:
Ben bir maksadm hedef ederek yoluma koup
gidiyorum. htiyarsz, yolumda koarken byk bir adama
arpp, o adam yere dse, desemEfendim, affet. Ben,
maksadma gidiyordum. Bilmeyerek arpldm;elbette
affeder ve gcenmez. Eer kast olarak bir parma o
adama tciz suretinde kulana ilitirsem, hakaret telkki
edecek ve benden gcenecek
Risale-i Nurun hede iman ve hiret olduundan,
harekt- ilmiye ve kriyesinde ehl-i dnyann siyasetine
arpsa ve iddetli kelimat bulunsa, ayan- af ve
msamahadr. Maksadmz size ilimek deildir.
Hedemize yryoruz
Dnyada hibir misli grlmemi bir hakszla maruz
kaldm. yle ki:
Son mdafaatm ve itiraznamem ile yirmi cihetle
kat delillerle yz altm nc maddenin bana temas
etmediini ve yirmi senede yazlan yz yirmi risalemin
iinde, kendilerince medar- tenkit yirmi kelimeden aa
mahdut birka nokta bulunmasyla, ayr ayr zamanda
yazlm kymettar ve menfaatli ve uhrev ve Avrupa
feylesoarnn dinsiz ve mlhid akirtlerine karDrl-
Hikmetil-slmiyenin azal mnasebetiylehakik ve
ilm mdafaatm, ok zaman sonra ilcaat- zamana gre
kabul edilen Kanun-u Medennin baz maddelerine, yz bin
kelimat iinde on-on be kelimenin muvafk gelmemesi
sebebiyle hem benim mahkmiyetim talep edilmi; hem
mhim keyat- mneviyeyi havi yz yirmi kitap olan
Risale-i Nurun elde bulunan nshalar msadere edilmi
ve indel-muhakeme btn ilmi ve mantk ve kanun iddia
ve mdafaatm, esbab- mucibe gsterilmeksizin, sebepsiz
ve kanunsuz reddedilmitir.
Yz altm nc madde-i kanuniye, asayii ihll
edebilecek hissiyat- diniyeyi tahrik edenler mealinde
bulunan u kanunun, elbette bu hadsiz genilik iinde bir
tefsiri var. Elbette kuyud-u ihtiraziyesi bulunacak. Yoksa,
bu madde, bu geni mn ile beni mahkm ettii gibi,
btn ehl-i diyanete ve bata Diyanet Riyaseti olarak,
btn vaizlere ve btn imamlara, bana temil edildii gibi
temil edilebilir. nk, yz sahifeden fazla mdafaat-
katiye ve hakikiyem ile beraber, bana temas ettirilebilecek
bir mn veriliyor ki, o mn her nasihat eden kimseye ve
hatt bir dostunu iyilie sevk etmek iin irad eden herkesi
daire-i hkm altna alabilir. Bu madde-i kanuniyenin
mns u olmak gerektir ki, taassup perdesi altnda
muhalif bir siyaseti takip eden ve terakkiyat- medeniyeye
sed ekenlere sed ekmek iindir. Bu maddenin, bu
mnda, ok kat delillerle ispat etmiiz ki, bize bir cihet-i
tems yoktur.
Evet, bu madde, bu mnda tefsirsiz ve kuyud-u
ihtiraziyesiz ve garazkr, istedii adamlar onunla
arpmasna msait, hudutsuz bir mnda olamaz. Evet,
ben on sene nezaret ve dikkat altnda ve yirmi senede telif
ettiim yz yirmi risaleyle bu kadar hakkmdaki tetkikat-
amka neticesinde cz bir derece syii ihll etmi bir
emare, ne bende ve ne de o risaleleri okuyanlarda
bulunmad halde ve yirmi vehile ispat ettiim ve beni
yakndan tanyan zatlarn ehadetiyle, on seneden beri
eytandan kaar gibi siyasetten katm ve hkmetin
iine karmadm ve tahamml- beer fevkinde
ikencelere tahamml edip dnyaya karmadm ve iman
hizmetini bu dnyada en byk maksat telkki ettiim
halde, Said dini siyasete let edip, syii ihlle teebbse
niyet ediyor diye, beni yz altm nc maddeye temas
ettirmek, mahkm etmek, btn r-yi zemindeki adliye ve
mahkemelerin haysiyetine iliecek ve nazar- dikkati celb
edecek hi grlmemi bir hadise-i adliyedir
kanaatindeyim.
te, cihangir hkmdarlarn ve kahraman
kumandanlarn kk mahkemelerde diz kp kemal-i
inkyad ile mutavaat gstermeleri, mahkemenin hibir
cihetle zedelenmeyecek bir haysiyet ve erenin
mevcudiyetini ispat eder. te, mahkemelerin bu yksek ve
mnev haysiyetine dayanp, hukukumu, hrriyetle
mdafaa ediyorum. Bir makale iindeki zararl grlen
drt-be kelime sansr edildikten sonra mtebakisinin
nerine izin verilirken, yz yirmi kitabn, birbirinden ayr
ve ayr ayr zamanlarda telif edildii halde, yalnz bir-iki
risalede imdiki nazarlara zararl tevehhm edilen on be
kelime yznden, yz on be msum ve menfaattar ve
mhim bir ksm Ankara Ktphanesinde mevcut olup
iftiharla kabul edilen kitaplarn ele geenlerinin msadere
ile mahkm edilmesi, r-yi zemindeki adliyenin erene
elbette iliecek mahiyettedir. Elbette Mahkeme-i Temyiz
bu haysiyet ve ere syanet eder.
En ziyade tenkit edilen ve umum kitaplarm muahazeye
sebebiyet veren be-on mesele iinde en mhimi, gelecek
bu iki meseledir:

1

2
yetleridir. te, benim ve kitaplarmn mahkmiyeti
be-alt meseleden, en birinci bu iki meseledir. Ben hakik,
menfaatli medeniyete kar deil, belki kusurlu ve zararl
mimsiz tbir ettiim medeniyete kar otuz-krk seneden
beri icz- Kurn esas tutup, o medeniyetin muhalif
noktalarn aa drp, medeniyetin aczi ile icz-
Kurn ispat etmek esas zerine, matbu ve gayr- matbu,
Arapa ve Trke ok kitaplar yazdm. rsiyet hakkndaki
kanun-u medennin, Kurnn bu iki yetine muhalif
maddelerini vaktiyle muvazene etmiim. Onlarn muannid
feylesoarn da ilzam edecek deliller gstermiim.
Hkmet-i Cumhuriyenin ilcaat- zamanna gre kabul
ettii bir ksm kanun-u medeniyenin bir ksm maddelerini
kabulden evvel, bu meseleleri, medeniyete ve feylesoara
kar yazmm ve mdafaa etmiim. Kurun-u ul ve
vustdaki zayi olan kadnlk hukukunu, Kurn- Hakm
gayet ehemmiyetle muhafaza ettiini beyan etmiim.
imdi, bu iki meseledeki beyanatm, hkmet-i
Cumhuriyenin kanununa muhaliftir diye, yz altm nc
madde ile muahaze edildim. Ben de adliyenin en yksek
mahkemesine derim ki:
1. ... Erkee iki kz hissesi vardr. Nis Sresi, 4:176.
2. Annenin hakk altda birdir. Nis Sresi, 4:11.
Bin yz elli senede ve her asrda, yz elli milyon
insanlarn hayat- itimaiyesinde en kuds ve hakiki ve
hakikatli bir dstur-u lhnin yz elli bin tefsirlerin
tasdikine ve aynen hkmlerine istinaden, ve btn
ecdadmzn ruhlarna hrmeten, icz- Kurn Avrupa
mlhidlerine kar gstermek iin, iki nass- yeti, on be
sene evvel ve on sene evvel ve dokuz sene evvel
kitabmda zikretmekliim, beni imdiki erait dahilinde ve
ahvl- shhiyem noktasnda yaayamayacam bir
mahpusiyete mahkm edip ve dolaysyla, bir cihette deta
idamma hkmeden ve yz on be risalemi bunun gibi
bir-iki mesele yznden mahkm eden haksz bir karar,
elbette r-yi zeminde adalet varsa, bu karar red ve bu
hkm nakzedecektir.
En ziyade bizi gayet hayretle, nihayet bir meyusiyete
dren udur ki: Ispartada habbeyi kubbe yapp, hibir
hakikate istinad etmeyen evham ve ihbarata binaen
hakkmda verdikleri karara kar mezhebimizde yalana
hibir cihetle cevaz verilmediinden, aleyhimde de olsa,
hak ve doru sylemekmecburiyetiyle, yz yirmi sahife
kuvvetli ve mantk delillerle kendimi mdafaa ettiim ve
bu kanunla hibir cihetle temasm olmadn ispat ettiim
halde, bu mdafaatm ve ispatm hi nazara almayarak,
telif tarihiyle istinsah tarihlerini, hatt bir ahsa irsal
eylediim tarihleri dahi birbirine malta ile kartrp ve
yirmi senelik ii, bir sene zarfnda olmu gibi grerek,
nakarat gibi, Ispartadaki evhaml karar, hem sorgu
hakimlerinin kararnamesinde, hem makam- iddiann
iddianamesinde, hem bizi mahkm eden mahkemenin son
kararnda aynen, hakl mdafaatmz nazara alnmadan
tekrar edilmi ve bizi mahkm etmilerdir. Ehl-i hak ve
hakikati titreten bu hakszln bir an evvel ref i ve Risale-i
Nurun msumiyetinin ilnn, iddetle adliyenin en yksek
makam olan mahkemeden beklerim. Eer pek hakl ve
kuvvetli bu feryadmfarz- muhal olarakadliyenin yksek
makam iitip dinlemezse, iddet-i meyusiyetimden
diyeceim:
Ey beni bu belya sevk edip bu hdiseyi icad eden
mlhid zalimler! Madem ve herhalde, mnen ve maddeten
beni idam etmeye niyet etmitiniz. Neden umum
mazlumlarn ve biarelerin hukuklarn muhafaza eden
adliyenin ok ehemmiyetli haysiyetini rahnedar edecek
entrikalarla, dolaplarla, adliyenin eliyle yrdnz?
Dorudan doruya karmda merdane kp, Senin
vcudunu bu dnyada istemiyoruz demeliydiniz!
Sorgu hakimlerinin drt aya yakn bir zamanda, yz on
yedi adamn isticvab ve tahkikatyla megul olduu bir
meseleyi bir buuk gnde Ar Ceza Mahkemesi gayet
sath bir nazarla bakp, onlarn iindeki noksan ve hatlar
grmeyerek ve bilhassa akademi heyeti muvacehesinde
izah ve ispat edeceimi iddia ettiim Risale-i Nurdaki
mhim keyat- mneviyeye ait ilm mdafaatm, esbab-
mucibe ile red ve cerh edilmeksizin, sath bir nazarla
hkmde istical ettiklerinden, hakperest ve adaletperver
olmalarna, bu sath nazar sebebiyle, pek yanl olan bu
kararn isabet-i kanuniyesi olmadndan, mucib-i tetkik ve
nakzdr.
NETCE: Bu babda duruma evraknn ve bilhassa
msadere edilen matbu ve gayr- matbu risalelerimin
tetkik ve mtalasndan anlalaca zere, ilm ve mantk
ve kanun btn itirazat ve mdafaatm nazar- teemmle
alnmam; gerek sorgu hakimliince ve gerek mahkemece
esbab- mucibe gsterilmeksizin, delilsiz ve kanunsuz, ind
mtalalarla aktan reddedilmi ve bu sebeple, otuz
senedir Avrupa feylesoarna ve medeniyetin seh ksmna
kar Trk-slm hukukunu mdafaa eden ve tlsm-
kinatn muammsn aan ve mnev keyat hvi
risalelerim msadere olunduktan baka, ahvl-i shhiyem
noktasnda tahamml edemeyeceim cismn ceza ile
mahkm edilmi olduumdan, gerek yukarda serd edilen
sebepler ve gerekse iddianameye kar verdiim
itiraznamem ve son celse-i muhakemede esasa dair be
umdeyi hvi tahriri takdim ettiim ikinci itiraznamem ve
son mdafaatmda tafsilen izahata ve ilm ve kanun
sebeplere ve indettetkik tesadf buyurulacak nevaks-
kanuniyeye binaen, pek ak ve sarih bir surette
mzuriyetimi istilzam eden bu hkmnzn nakzyla
adaletin izharn heyetinizden beklerim.
1
der ve
tevekklle Cenb- Hakka iltica eylerim.
Sbk yz ksur sahifeden ibaret yedi safha mdafaatm
mteaddit defa mahkemede okunmakla beraber,
mteaddit mahkemenin defterlerinde zapta gemi bu
gelecek tashih lyihas ise, daha Temyiz evrakmz
gelmediinden okunmam ve zapta gememitir. Elbette
yaknda o da zapta geer.
1. Ben iimi Allaha havale ediyorum. phesiz ki Allah kullarn hakkyla
grr. Mmin Sresi, 40:44.
Mahkeme-i Temyizin dvmz nakzetmeyip
tasdiki takdirinde, tashih-i dv iin Heyet-i
Vekileye yazlm bir arzuhaldir.
Orada zahiren grlecek ekv ise, hkmete ekv etmektir.
Ve tenkitler, hkmeti ifale alan entrikaclar tenkit etmektir.
Ey ehl-i hall ve akd! Dnyada emsali nadir bulunan bir
hakszla giriftar edildim. Bu hakszla kar skt etmek
hakka kar bir hrmetsizlik olduundan, bilmecburiye
gayet ehemmiyetli bir hakikati f etmeye mecburum.
Diyorum ki:
Ya benim idamm ve yz bir sene cezay istilzam
edecek kusurumu kanun dairesinde gsteriniz; veyahut
btn btn divane olduumu ispat ediniz; veyahut benim
ve risalelerimin ve dostlarmn tam serbestiyetimizi verip,
zarar ve ziyanmz msebbiplerinden alnz.
HAYE-1
Haiye-1 Mahkeme-i Temyizden dvmz nakz yerine tasdik geldii takdirde,
Heyet-i Vekileye ve hem Meclis-i Mebusana, hem Dhiliye Vekletine ve hem
Adliye Nezaretine vermek zere, dvmz tashih mnasebetiyle yazlm bir
lyihadr. Eer bu hakl derdimi ve ehemmiyetli hakkm bu mercilere
dinlettiremezsem, bu hayata veda etmek bana vcip olur. nk, sktumla
ahs bir hakkmla beraber, binler muhterem hukuk zyi olur.
Evet, herbir hkmetin bir kanunu, bir usul var; o
kanuna gre ceza verilir. Hkmet-i Cumhuriyenin
kanunlaryla beni ve dostlarm en ar bir cezaya
mstehak edecek esbab bulunmazsa, elbette takdir ve
mkfat ve tarziye ile beraber, tam hrriyetimizi vermek
lzm gelir. nk meydandaki gayet ehemmiyetli hizmet-i
Kurniyem eer hkmetin aleyhinde olsa, byle bir
senelik bana ceza, birka dostuma altar ay mahkmiyetle
olamaz. Belki yz bir sene ve idam gibi bana ceza ve en
ar cezalar da benim ile cidd hizmetime irtibat edenlere
vermek lzm gelir. Eer hizmetimiz hkmetin aleyhinde
olmazsa, o vakit deil ceza, hapis, ittiham; belki takdir,
mkfatla karlanmak lzm gelir. nk, bir hizmet ki,
yz yirmi risale o hizmetin tercmanlar olmu. Ve o
hizmetle koca Avrupa feylesoarna meydan okuyup,
esaslar zr zeber edilmi.
Elbette o tesirli hizmet ya dahilde gayet mthi bir
netice verir, veyahut gayet n ve yksek ve ilm bir
semere verecek. Onun iin, gz boyamak nevinde ve
efkr- mmeyi aldatmak tarznda ve hakkmzda
zalimlerin entrikalarn, yalanlarn setretmek suretinde,
ocuk oyunca gibi bana bir sene ceza verilmez. Benim
emsalim ya idam olur, daraacna mftehirane karlar;
veyahut lyk olduu makamda serbest kalrlar.
Evet, binler lira kymetinde elmaslar alabilen mhir
bir hrsz, on kuruluk bir cam parasna hrszlk etmekle,
elmas alm gibi ayn cezaya kendini mahkm etmek,
dnyada hibir hrszn, belki hibir zuurun kr deildir.
Byle bir hrsz kurnaz olur. Byle nihayet derecede
eblehne hareket etmez.
Ey efendiler! Haydi, vehminiz gibi, ben o hrsz gibi
oldum. Ben Isparta nahiyelerinde perian, bir kyde dokuz
sene inzivada bulunan ve imdi benimle beraber gayet
haf bir cezaya mahkm olan safdil be-on biarelerin
kirlerini hkmet aleyhine evirmekle, kendini ve gaye-i
hayat olan risalelerini tehlikeye atmaktansa, eski zamanda
olduu gibi, Ankarada veya stanbulda byk bir
memuriyette oturup, binler adam takip ettiim maksada
evirebilirdim. O vakit, byle zelilne mahkmiyet deil,
belki mesleime ve hizmetime mnasip bir izzetle dnyaya
karabilirdim. Evet, fahr ve temeddh niyetiyle deil, belki
mecburiyet ve mahcubiyetle, hodfuruane eski bir ksm
riyakrlm hatrlatmakla, beni ehemmiyetsiz,
vcudundan istifade edilmez, di mertebeye sukut
ettirmek isteyenlerin yanllarn gstermek iin derim:
ki Mekteb-i Musibet ehadetnamesinamndaki matbu eski
mdafaatm grenlerin tasdikiyle, Otuz Bir Mart
Hadisesinde bir nutuk ile, isyan etmi sekiz taburu itaate
getiren ve bir zaman gazetelerin yazdklar gibi, stikll
Harbinde Hutuvat- Sitte namnda bir makale ile,
stanbuldaki efkr- ulemay ngiliz aleyhine evirip,
harekt- milliye lehinde ehemmiyetli hizmet eden ve
Ayasofyada binler adama nutkunu dinlettiren ve
Ankaradaki Meclis-i mebusann iddetli alklamasyla
karlanan ve yz elli bin banknot, yz altm mebusun
imzas ile medrese ve darlfnuna tahsisat kabul ettiren
ve Reisicumhurun hiddetine kar, divan- riyasette
HAYE-1
kemal-i metanetle ftur getirmeyerek mukabele edip
namaza davet eden, ve Darl-Hikmetil-slmiyede,
hkmet-i ittihadiyenin ittifakyla hikmet-i slmiyeyi
Avrupa hkemasna tesirli bir surette kabul ettirmek
vazifesine lyk grnen ve cephe-i harpte yazd ve imdi
msadere edilen rtl-cz o zamann ba kumandan
olan Enver Paaya o derece kymettar grnm ki,
kimseye yapmad bir hrmetle, istikbaline kotuu o
yadigr- harbin hayrna erene hissedar olmak kriyle,
rtl-czn tab iin kdn vererek, mellinin
harpteki mchedt takdirkrne yd edilen bir adam,
byle di bir beygir hrsz veyahut kz karc ve bir
yankesici gibi en aa bir cinayetle kendini bulatrp,
izzet-i ilmiyesini ve kudsiyet-i hizmetini ve kymettar binler
dostlarn rezil edip sukut edemez ki, siz onu bir senelik
ceza ile mahkm edip, di bir kei, koyun hrsz gibi
muamele edesiniz... Ve sebepsiz, on sene skntl bir
tarassutla tzip ettikten sonra, imdi de bir sene hapis ile
beraber, bir sene de nezaret altnda tutmak suretiyle,
padiahn tahakkmn kaldramad halde garazkr bir
hayenin veya di bir polisin tahakkm altnda azap
vermektense, idam edilmesini daha evl grr. Eer byle
bir adam dnyaya karsayd ve karmaya arzusu olsayd
ve hizmet-i kudsiyesi msaade etseydi, Menemen
hadisesinin ve eyh Said vkasnn onar misli olacak bir
tarzda karrd. Dnyaya iittirecek bir top sadas, bir sinek
sadasna inmeyecekti.
Haiye-1 Eski Said sz istiyor, diyor ki: On senedir beni konuturmadnz.
imdi madem beni nazara alp sizi itham altna alyorlar ve sizden korkuyorlar.
Elbette benim onlarla konumam lzm geliyor. Geri benlik, enaniyet irkindir;
fakat marur ve muannid enaniyetlilere kar, hakl bir surette ve srf kendisini
mdafaa ve muhafaza etmek iin benlik gstermek lzm geliyor. Onun iin,
Yeni Said gibi, mahviyetle, mlyimane konuamayacam. Ben de ona sz
verdim. Fakat enaniyetlerine, temeddhlerine itirak etmiyorum.
Evet, hkmet-i Cumhuriyenin nazar- dikkatine arz
ediyorum ki, beni bu belya sevk eden gizli komitenin
yapt tedabir ve ettii propaganda ve entrikalar bu hali
gsteriyor. nk, hibir hadisede grlmemi bir tarzda
umum bir propaganda, bir entrika ve bir dehet
aleyhimize dndne delil udur ki: Alt aydr, yz
bindostum varken, hibiri bana bir mektup yazamad, bir
selm gnderemedi,hkmeti ifale alan entrikaclarn
ihbaratyla vilyt- arkiyeden, ta vilyt- garbiyeye kadar
her yerde istintaklar, taharriyatlar devam ettiidir. te,
entrikaclarn evirdikleri pln, benim gibi binler adam en
ar cezaya arpacak bir hadiseye gre tertip edilmi.
Halbuki, en di bir adamn en di bir hrszl gibi bir
hdiseyi andracak bir ceza vaziyetini neticeverdi! Yz on
be adamdan, on be msumlara be-alt ay ceza verildi.
Acaba dnyada hibir zakl, elinde gayet keskin elmas
kln bulunsa, mthi bir arslann veya ejderhann
kuyruuna hafe ilitirip kendine musallat eder mi? Eer
maksad tahaffuz veya dvmek ise, klnc baka yere
havale eder. te, sizin nazarnzda ve vehminizde beni o
adam gibi telkki etmisiniz ki, beni bu tarzda cezaya,
mahkmiyete arptnz. Eer bu derece hilf- uur ve
muhalif-i akl hareket ediyorsam, koca memlekete dehet
verip propaganda ile efkr- mmeyi aleyhime evirmek
deil, belki di bir divane gibi tmarhaneye gnderilmem
lzm gelir. Eer verdiiniz ehemmiyete mukabil bir adam
isem, elbette arslan kendine saldrtmak ve ejderhay
kendine hcum ettirmek iin, o keskin klnc onlarn
kuyruklarna uzatmaz; belki mmkn olduu kadar kendini
muhafaza edecek... Nasl ki on sene itiyar bir inzivay
ihtiyar edip, tkat-i beerin fevkinde skntlara tahamml
ederek, hkmetin iine hibir cihetle karmadm ve
karmak arzu etmedim. nk hizmet-i kudsiyem beni
men ediyor.
Ey ehl-i hall ve akd! Acaba hi mmkn mdr ki, yirmi
sene evvel gazetelerin yazd gibi,bir makale ile otuz bin
adam kendi krine eviren, ve koca Hareket Ordusunun
nazar- dikkatini kendine eviren ve ngiliz Bapapaznn,
alt yz kelimeyle istedii suallerine alt kelimeyle cevap
veren ve bidayet-i Hrriyette en mehur bir diplomat gibi
nutuk syleyen bir adamn yz yirmi risalesinde dnyaya,
siyasete bakacak yalnz on be kelime mi bulunur? Hibir
akl kabuleder mi ki, bu adam siyaseti takip ediyor ve
maksad dnyadr ve hkmete ilimektir? Eer kri,
siyaset ve hkmete ilimek olsayd, byle bir adam,
birtek risalesinde sarihan, iareten yz yerde maksadn
ihsas edecekti! Acaba o adamn maksad siyasete tenkit
olsayd, yalnz tesettr ve irsiyete dair eski zamandan beri
car bir-iki dsturdan baka medar- tenkit bulamaz myd?
Evet, koca bir inklb yapan bir hkmetin rejimine
muhalif bir kr-i siyaseti takip eden bir adam, bir-iki
malm maddeler deil, yz binler madde-i tenkit
bulabilirdi. Gya hkmet-i Cumhuriyenin yalnz inklb,
bir-iki kk meseledir! Ben de, onu hibir tenkitmaksadm
olmad halde, eski yazdm bir-iki kitabmda
zikrettiimbir-iki kelime varm diye, hkmetin rejimine
ve inklbna hcum ediyor denilmi. te, ben de
soruyorum: Byle en edn bir cezaya medar olamayan ilm
bir maddeye, koca bir memleketi megul edip endie
verecek bir ekil verilir mi?
te, beni ve be-on dostlarm bu di, ehemmiyetsiz
cezaya arpmak, umum memlekette aleyhimize bir iddetli
propaganda ve milleti korkutup bizden nefret ettirmek ve
Dahiliye Nzrn, mhim bir kuvvetle, Ispartada bir tek
neferin grecei ii grmek iin Ispartaya celb edilmesi ve
Heyet-i Vekile Reisi smet, vilyt- arkiyeye o
mnasebetle gitmesi ve iki ay benim hapiste btn btn
konumaktan men edilmem ve bu gurbette, kimsesizlikte,
hi kimse halimi sormak ve selm gndermeye meydan
verilmemek gsteriyor ki, da gibi bir aata, nohutgibi bir
tek meyve bulundurup, mnsz, hikmetsiz, kanunsuz bir
vaziyettir ki, deil hkmet-i Cumhuriye gibi en ziyade
kanunperest ve kanun bir hkmet, belki hikmetle i
grmek mnsyla hkmet nam verilen dnyada hibir
hkmetin ii olamaz. Ben hukukumu, kanun dairesinde
istiyorum. Kanun namna kanunsuzluk edenleri, cinayetle
ittiham ediyorum. Byle cnilerin keyierini, elbette
hkmet-i Cumhuriyenin kanunlar reddeder ve hukukumu
iade eder midindeyim.
Eskiehir hapsinde tecrid-i mutlakta
Said Nurs
On Altnc Mektup



1
u Mektup
2
srrna mazhar olmu, iddetli
yazlmam.
1. Onlar yle kimselerdir ki, insanlar onlara Dman size kar byk
birkuvvet toplad; onlardan korkun dedikleri zaman onlarn imanziyadeleti
ve Allah bize yeter; O ne gzel vekildir dediler. l-imrn Sresi, 3:173.
2. Ona yumuak bir dille sz syleyin. Th Sresi, 20:44.
oklar tarafndan sarihan ve mnen gelen bir suale
cevaptr. u cevab vermek benim iin ho deil; arzu
etmiyorum. Hereyimi Cenb- Hakkn tevekklne
balamtm. Fakat ben kendi halimde ve lemimde rahat
braklmadm ve yzm dnyaya evirdikleri iin, Yeni
Said deil, bilmecburiye Eski Said lisanyla, ahsm iin
deil, belki dostlarm ve Szlerimi ehl-i dnyann evham
ve eziyetinden kurtarmak iin, hakikat-i hali hem
dostlarma, hem ehl-i dnyaya ve ehl-i hkme beyan
etmek iin, Be Noktay beyan ediyorum.
BRNC NOKTA
Denilmi: Niin siyasetten ekildin, hi
yanamyorsun?
Elcevap: Dokuz on sene evveldeki Eski Said, bir miktar
siyasete girdi. Belki siyaset vastasyla dine ve ilme hizmet
edeceim diye beyhude yoruldu. Ve grd ki, o yol mekk
ve mkltl ve bana nisbeten fuzuliyne, hem en
lzumlu hizmete mni ve hatarl bir yoldur. ou
yalanclk; ve bilmeyerek ecneb parmana let olmak
ihtimali var.
Hem siyasete giren, ya muvafk olur veya muhalif olur.
Eer muvafk olsa, madem memur ve mebus deilim; o
halde siyasetilik bana fuzul ve mlyni bireydir. Bana
ihtiya yok ki beyhude karaym. Eer muhalif siyasete
girsem, ya kirle veya kuvvetle karacam. Eer kirle
olsa, bana ihtiya yok. nk mesil tavazzuh etmi;
herkes benim gibi bilir. Beyhude ene almak mnszdr.
Eer kuvvetle ve hdise karmakla muhalefet etsem,
husul mekk bir maksat iin binler gnaha girmek
ihtimali var; birinin yznden oklar belya der. Hem on
ihtimalden bir iki ihtimale binaen gnahlara girmek,
masumlar gnaha atmak vicdanm kabul etmiyor diye,
Eski Said, sigara ile beraber gazeteleri ve siyaseti ve
sohbet-i dnyeviye-i siyasiyeyi terk etti. Buna kat ahit, o
vakitten beri, sekiz senedir birtek gazete ne okudum ve
nedinledim. Okuduumu ve dinlediimi, biri ksn,
sylesin. Halbuki,sekiz sene evvel, gnde belki sekiz
gazete Eski Said okuyordu. Hem be senedir btn
dikkatle benim halime nezaret ediliyor. Siyasetvri bir
tereuh gren sylesin. Halbuki, benim gibi asab ve

1
dsturuyla, en byk hileyi
hilesizlikte bulan pervsz, alkasz bir insann, deil sekiz
sene, sekiz gn bir kri gizli kalmaz. Siyasete itihas ve
arzusu olsayd, tetkikata, taharriyta lzum brakmayarak,
top gllesi gibi sad verecekti.
1. Gerek hile, hilesizliktir.
KNC NOKTA
Yeni Said niin bu kadar iddetle siyasetten tecennb
ediyor?
Elcevap: Milyarlar seneden ziyade olan hayat-
ebediyeye almasn ve kazanmasn, mekk bir iki sene
hayat- dnyeviyeye lzumsuz, fuzul bir surette karmayla
feda etmemek iin; hem en mhim, en lzumlu, en saf ve
en hakikatli olan hizmet-i iman ve Kurn iin iddetle
siyasetten kayor. nk, diyor:
Ben ihtiyar oluyorum; bundan sonra ka sene
yaayacam bilmiyorum. yle ise bana en mhim i,
hayat- ebediyeye almak lzm geliyor. Hayat- ebediyeyi
kazanmakta en birinci vasta ve saadet-i ebediyenin
anahtar imandr; ona almak lzm geliyor.
Fakat ilim itibaryla insanlara dahi bir menfaat
dokundurmak iin eran hizmete mkellef olduumdan,
hizmet etmek isterim. Lkin o hizmet, ya hayat- itimaiye
ve dnyeviyeye ait olacak. O ise elimden gelmez. Hem
frtnal bir zamanda salam hizmet edilmez. Onun iin, o
ciheti brakp, en mhim, en lzumlu, en selmetli olan,
imana hizmet cihetini tercih ettim. Kendi nefsime
kazandm hakaik-i imaniyeyi ve nefsimde tecrbe ettiim
mnev illar, sair insanlarn eline gemek iin, o kapy
ak brakyorum. Belki Cenb- Hak bu hizmeti kabul eder
ve eski gnahma kefaret yapar. Bu hizmete kar eytan-
racmden baka hi kimseninmmin olsun, kr olsun,
sddk olsun, zndk olsunkar gelmeye hakk yoktur.
nk imanszlk baka eylere benzemiyor. Zulmde,
fskta, kebirde birer menhus lezzet-i eytaniye bulunabilir.
Fakat imanszlkta hibir cihet-i lezzet yok. Elem iinde
elemdir, zulmet iinde zulmettir, azap iinde azaptr.
te, byle hadsiz bir hayat- ebediyeye almay ve
iman gibi kuds bir nura hizmeti brakmak, ihtiyarlk
zamannda lzumsuz, tehlikelisiyaset oyuncaklarna
atlmak, benim gibi alkasz ve yalnz ve eskignahlarna
kefaret aramaya mecbur bir adamda ne kadar hilf-
akldr, ne kadar hilf- hikmettir, ne derece bir divaneliktir;
divaneler de anlayabilirler.
Amma Kurn ve imann hizmeti niin beni men
ediyor? dersen, ben de derim ki:
Hakaik-i imaniye ve Kurniye birer elmas hkmnde
olduu halde, siyasetle lde olsaydm, elimdeki o
elmaslar, ifal olunabilen avam tarafndan, Acaba taraftar
kazanmak iin bir propaganda-i siyaset deil mi? diye
dnrler. O elmaslara di ieler nazaryla bakabilirler.
O halde, ben o siyasete temas etmekle, o elmaslara
zulmederim ve kymetlerini tenzil etmek hkmne geer.
te, ey ehl-i dnya! Neden benimle urayorsunuz, beni
kendi halimde brakmyorsunuz?
Eer derseniz, eyhler bazan iimize karyorlar. Sana
da bazan eyh derler; ben de derim:
Hey efendiler, ben eyh deilim. Ben hocaym. Buna
delil: Drt senedir buradaym. Birtek adama tarkat
verseydim, pheye hakknz olurdu. Belki yanma gelen
herkese demiim: man lzm, slmiyet lzm. Tarkat
zaman deil.
Eer derseniz, Sana Said-i Krd derler. Belki sende
unsuriyetperverlik kri var, o iimize gelmiyor; ben de
derim:
Hey efendiler! Eski Said ve Yeni Saidin yazdklar
meydanda. ahit gsteriyorum ki, ben
1

ferman- katsiyle, eski zamandan beri
men milliyet ve unsuriyetperverlie, Avrupann bir nevi
frenk illeti olduundan, bir zehr-i katil nazaryla bakmm.
Ve Avrupa, o frenk illetini slm iine atm, t tefrika
versin, paralasn, yutmasna hazr olsun diye dnr. O
frenkilletine kar eskiden beri tedaviye altm,
talebelerim ve banatemas edenler biliyorlar.
1. slm, Chiliyetten kalma rklk ve kabilecilii ortadan
kaldrmtr.Mslman olduktan sonra, Habeli bir kle ile Kureyli bir
efendiarasnda hibir fark yoktur. Bu ibare, slmiyet ncesi chiliyedetlerine
dnmekten men eden hadislerden iktibas edilmitir. Bumevzuda bir ok
hadis-i erif rivayet edilmitir. Bunlardan birisiyledir:
.. slm dini, kendinden nceki btl olan il, hareket, det ve inanlar
keser, kaldrr. Buhar, Ahkm: 4, mra: 36, 37; Eb Dvud, Snnet: 5; Tirmiz,
Cihd: 28, lim: 16, Nes, Beya: 26; bni Mce, Cihad: 39; Msned, 4:69, 70, 199,
204, 205, 5:381, 6:402, 403.
Madem byledir. Hey efendiler, herbir hdiseyi bahane
tutup bana sknt vermeye sebep nedir acaba? arkta bir
nefer hata etse, garpta bir nefere askerlik mnasebetiyle
zahmet ve ceza vermek; veya stanbulda bir esnafn
cinayetiyle Badatta bir dkkncy esnak mnasebetiyle
mahkm etmek nevinden, her hdise-i dnyeviyede bana
sknt vermek hangi usul iledir, hangi vicdan hkmeder,
hangi maslahat iktiza eder?
NC NOKTA
Halimi, istirahatimi dnen ve her musibete kar sabr
ile sktumu istirap eden dostlarmn yle bir sualleri
var ki: Sana gelen zahmetlere, skntlara nasl tahamml
ediyorsun? Halbuki eskiden ok hiddetli ve izzetli idin;
edn bir tahkire tahamml edemezdin.
Elcevap: ki kk hdiseyi ve hikyeyi dinleyiniz,
cevabn alnz.
Birinci hikye: ki sene evvel benim hakkmda bir
mdr sebepsiz, gyabmda tezyifkrne, hakaretli szler
sylemiti. Sonra bana sylediler. Bir saat kadar Eski Said
damaryla mteessir oldum. Sonra, Cenb- Hakkn
rahmetiyle yle bir hakikat kalbe geldi, sknty izale edip
o adam da bana hell ettirdi. O hakikat udur:
Nefsime dedim: Eer onun tahkiri ve beyan ettii
kusurlar ahsma ve nefsime ait ise, Allah ondan raz olsun
ki,benim nefsimin ayplarn syler. Eer doru sylemise,
beni nefsiminterbiyesine sevk eder ve gururdan beni
kurtarmaya yardmdr. Eer yalansylemise, beni riyadan
ve riyann esas olan hret-i kzibeden kurtarmaya
yardmdr. Evet, ben nefsimle musalha etmemiim.
nkterbiye etmemiim. Benim boynumda veya
koynumda bir akrep bulunduunubiri sylese veya
gsterse, ondan darlmak deil, belki memnun olmaklzm
gelir.
Eer o adamn tahkirat, benim imana ve Kurna
hizmetkrlm sfatma ait ise, o bana ait deil. O adam,
beni istihdam eden Sahib-i Kurna havale ediyorum. O
Azzdir, Hakmdir.
Eer srf beni svmek, tahkir etmek, rtmek
nevinden ise, o da bana ait deil. Ben men ve esir ve
garip ve elim bal olduundan, haysiyetimi kendi elimle
dzeltmeye almak bana dmez. Belki misar olduum
ve bana nezaret eden u kye, sonra kazaya, sonra vilyete
hkmedenlere aittir. Bir insann elindeki esirini tahkir
etmek, sahibine aittir; o mdafaa eder.
Madem hakikat budur. Kalbim istirahat etti,

1
dedim.
O vakay olmam gibi saydm, unuttum. Fakat
maatteessf sonra anlald ki, Kurn onu hell etmemi.
1. Ben iimi Allaha havale ediyorum. Muhakkak ki Allah kullarn hakkyla
grr. Mmin Sresi, 40:44.
kinci hikye: u senede iittim ki, bir hdise olmu. O
hdisenin vukuundan sonra, yalnz icmlen vukuunu
iittiim halde, o vaka ile cidd alkadarmm gibi bir
muamele grdm. Zaten muhabere etmiyordum; etsem de,
pek nadir olarak bir mesele-i imaniyeyi bir dostuma
yazardm. Hatt drt senede kardeime bir tek mektup
yazdm. Ve ihtilttan hem ben kendimi men ediyordum,
hem de ehl-i dnya beni men ediyordu. Yalnz bir iki
ahbap ile haftada bir defa grebiliyordum. Kye gelen
misarler ise, ayda bir ikisi, baz bir iki dakika, bir mesele-i
hirete dair benimle gryordu. Bu gurbet halimde,
garip, yalnz, kimsesiz, nafaka iin almaya benim
gibilere muvafk olmayan bir kyde, hereyden, herkesten
men edildim. Hatt, drt seneevvel, harap olmu bir camii
tamir ettirdim. Memleketimde imamlk vevaizlik vesikam
elimde olduundan, o camide drt senedirAllah kabul
etsinimamlk ettiim halde, u mbarek geen
Ramazanda mescide gidemedim. Bazan yalnz namazm
kldm, cemaatle klnan namazn yirmi be sevabndan ve
hayrndan mahrum kaldm.
te, bama gelen bu iki hdiseye kar, aynen iki sene
evvel o memurun bana kar muamelesine gsterdiim
sabr ve tahamml gsterdim. naallah devam da
ettireceim. yle de dnyorum ve diyorum ki:
Eer ehl-i dnya tarafndan bama gelen u eziyet, u
sknt, u tazyik, aypl ve kusurlu nefsim iin ise, hell
ediyorum. Benim nefsim belki bununla slah- hal eder;
hem ona keffretzznub olur. Dnya misarhanesinin
safsn ok grdm. Azck cefsn grsem, yine
krederim.
Eer imana ve Kurna hizmetkrlm cihetiyle ehl-i
dnya beni tazyik ediyorsa, onun mdafaas bana ait deil.
Onu, Azz-i Cebbra havale ediyorum.
Eer aslsz ve riyaya sebep ve ihls kracak bir hret-i
kzibeyi krmak iin tevecch- mmeyi hakkmda
bozmak murad ise, onlara rahmet! nk tevecch-
mmeye mazhar olmak ve halklarn nazarnda hret
kazanmak, benim gibi adamlara zarardr zannederim.
Benimle temas edenler beni bilirler ki, ahsma kar
hrmet istemiyorum, belkinefret ediyorum. Hatt
kymettar mhim bir dostumu, fazla hrmeti iin belki elli
defa tekdir etmiim.
Eer beni rtmek ve efkr- mmeden drtmek,
iskat ettirmekten muradlar, tercmanlk ettiim hakaik-i
imaniye ve Kurniyeye ait ise, beyhudedir. Zira Kurn
yldzlarna perde ekilmez. Gzn kapayan, yalnz kendi
grmez; bakasna gece yapamaz.
DRDNC NOKTA
Evhaml birka sualin cevabdr.
BRNCS: Ehl-i dnya bana der: Ne ile yayorsun?
almadan nasl geiniyorsun? Memleketimizde tembelce
oturanlar ve bakasnn sayi ile geinenleri istemiyoruz.
Elcevap: Ben iktisat ve bereketle yayorum.
Rezzkmdan baka kimsenin minnetini almyorum ve
almamaya da karar vermiim. Evet, gnde yz para, belki
krk para ile yaayan bir adam, bakasnn minnetini
almaz.
u meselenin izahn hi arzu etmiyordum. Belki bir
gururu ve bir enaniyeti ihsas eder kriyle, beyan etmek
bana pek nhotur. Fakat, madem ehl-i dnya evhaml bir
surette soruyorlar. Ben de derim ki:
Kklmden beri halklarn maln kabul etmemek
(velev zekt dahi olsa), hem maa kabul etmemek (yalnz
bir iki sene Drl-Hikmetil-slmiyede dostlarmn
icbaryla kabul etmeye mecbur oldum). Hem maiet-i
dnyeviye iin minnet altna girmemek, btn mrmde
bir dstur-u hayatmdr. Ehl-i memleketim ve baka
yerlerde beni tanyanlar bunu biliyorlar. Bu be seneki
nefyimde, ok dostlar bana hediyelerini kabul ettirmek iin
ok altlar; kabul etmedim. yle ise nasl idare
edersin? denilse, derim:
Bereket ve ikram- lh ile yayorum. Nefsim endan
her hakarete, her ihanete mstehak ise de, fakat Kurn
hizmetinin kerameti olarak, erzak hususunda, ikram- lh
olan berekete mazhar oluyorum.
1

srryla, Cenb- Hakkn bana ettii ihsnt yad
edip, bir kr- mnev nevinde birka nmunesini
syleyeceim. Bir kr- mnev olmakla beraber,
korkuyorum ki, bir riya ve gururu ihsas ederek o mbarek
bereket kesilsin. nk mftehirne gizli bereketi izhar
etmek, kesilmesine sebep olur. Fakat, ne are, sylemeye
mecbur oldum.
te birisi: u alt aydr otuz alt ekmekten ibaret bir kile
buday bana k geldi. Daha var, bitmemi. Ne miktar
kifayet edecek, bilmiyorum.
HAYE-1
1. Rabbinin nimetini yd et. Duh Sresi, 93:11.
Haiye-1 Bir sene devam etti.
kincisi: u mbarek Ramazanda, yalnz iki haneden
bana yemek geldi; ikisi de beni hasta etti. Anladm ki,
bakasnn yemeini yemekten memnum. Mtebkisi,
btn Ramazanda benim idareme bakan mbarek bir
hanenin ve sadk bir arkadam olan o hane sahibi
Abdullah avuun ihbar ve ehadetiyle, ekmek, bir
kyye pirin bana k gelmitir. Hatt o pirin, on be gn
Ramazandan sonra bitmitir.
ncs: Dada, ay, bana ve misarlerime bir kyye
tereya, hergn ekmekle beraber yemek artyla, k
geldi. Hatt, Sleyman isminde mbarek bir misarim
vard. Benim ekmeim de ve onun ekmei de
bitiyordu.aramba gnyd, dedim ona: Git, ekmek
getir. ki saat, hertarafmzda kimse yok ki oradan ekmek
alnsn. Cuma gecesi seninyannda bu dada beraber dua
etmek arzu ediyorum dedi. Ben de dedim:

1
; kal.
1. Allaha tevekkl ettik.
Sonra, hi mnasebeti olmad halde ve bir bahane
yokken, ikimiz yrye yrye bir dan tepesine ktk.
brikte bir para su vard. Bir para eker ile aymz vard.
Dedim: Kardeim, bir para ay yap.
O ona balad. Ben de derin bir dereye bakar bir katran
aacaltnda oturdum. Mteessifne yle dndm ki:
Kenmi bir para ekmeimiz var; bu akam ancak
ikimize yeter. ki gn nasl yapacaz ve bu s-kalb adama
ne diyeceim diye dnmedeyken, birden bire bam
evrilir gibi bam evirdim. Grdm ki, koca bir ekmek,
katran aacnn stnde, dallar iinde bize bakyor. Dedim:
Sleyman, mjde! Cenb- Hak bize rzk verdi.
O ekmei aldk; bakyoruz ki, kular ve hayvnt-
vahiye, hibiri ilimemi. Yirmi otuz gndr hibir insan o
tepeye kmamt. O ekmek ikimize iki gn k geldi. Biz
yerken, bitmek zereyken, drt sene sadk bir sddkm
olan mstakim Sleyman, ekmekle aadan kageldi.
Drdncs: u stmdeki sakoyu, yedi sene evvel eski
olarak almtm. Be senedir elbise, amar, pabu, orap
iin drt buuk lira ile idare ettim. Bereket, iktisat ve
rahmet-i lhiye bana k geldi.
te, u nmuneler gibi ok eyler var ve bereket-i
lhiyenin ok cihetleri var. Bu ky halk ounu bilirler.
Fakat sakn bunlar fahr iin zikrediyorum zannetmeyiniz.
Belki mecbur oldum. Hem benim iin iyilie bir medar
olduunu dnmeyiniz. Bu bereketler, ya yanma gelen
hlis dostlarma ihsandr; veya hizmet-i Kurniyeye bir
ikramdr; veya iktisadn bereketli bir menfaatidir; veyahut
Y Rahm, y Rahm ile zikreden ve yanmda bulunan
drt kedinin rzklardr ki, bereket suretinde gelir, ben de
ondan istifade ederim. Evet, hazin mrmrlarn dikkatle
dinlesen, Y Rahm, y Rahm ektiklerini anlarsn.
Kedi bahsi geldi, tavuu hatra getirdi. Bir tavuum var.
u kta yumurta makinesi gibi, pek az fasla ile hergn
rahmet hazinesinden bana bir yumurta getiriyordu. Hem
birgn iki yumurta getirdi, ben dehayrette kaldm.
Dostlarmdan sordum, Byle olur mu? dedim. Dediler:
Belki bir ihsan- lhdir. Hem u tavuun yazn kard
kk bir yavrusu vard. Ramazan- erin banda
yumurtaya balad, t krk gn devam etti. Hem kk,
hem kta, hem Ramazanda bu mbarek hali bir ikram-
Rabbn olduuna, ne benim ve ne de bana hizmet
edenlerin phemiz kalmad. Hem ne vakit annesi kesti,
hemen o balad, beni yumurtasz brakmad.
KNC VEHML SUAL: Ehl-i dnya diyorlar ki: Sana
nasl emniyet edeceiz ki, sen dnyamza
karmayacaksn? Seni serbest braksak belki dnyamza
karrsn. Hem nasl bileceiz ki, sen
kurnazlkyapmyorsun? Kendini trik-i dnya gsterip,
halkn maln zhiren almaz, gizli alr bir kurnazlk
olmadn nasl bileceiz?
Elcevap: Yirmi sene evvelki Divan- Harb-i rfde ve
hrriyetten daha evvel zamanda oklara malm hal ve
vaziyetim ve ki Mekteb-i Musibetin ehadetnmesi namnda
o zaman Divan- Harpteki mdafaatm kat gsterir ki,
deil kurnazlk, belki edn bir hileye tenezzl etmez bir
tarzda hayat geirmiim. Eer hile olsayd, bu be sene
zarfnda sizlere temellukkrne bir mracaat edilecekti.
Hileli adam kendini sevdirir, kendini ekmez. fal ve
aldatmaya daima alr. Halbuki bana kar en mhim
hcumlara ve tenkitlere mukbil, tezellle tenezzl
etmedim. Tevekkelt alllah deyip ehl-i dnyaya arkam
evirdim.
Hem de hireti bilen ve dnyann hakikatini kefeden,
akl varsa piman olmaz, yeniden dnyaya dnp
uramaz. Elli seneden sonra, alkasz, tek bayla bir
adam, hayat- ebediyesini dnyann bir iki sene
gevezeliine, arlatanlna feda etmez. Feda etse kurnaz
olmaz, belki ebleh bir divane olur. Ebleh bir divanenin
elinden ne gelir ki onunla uralsn?
Amma zhiren trik-i dnya, btnen tlib-i dnya
phesi ise:

1
srrnca,
ben nefsimi tebrie etmiyorum. Nefsim her fenal ister.
Fakat u fni dnyada, u muvakkat misarhanede,
ihtiyarlk zamannda, ksa bir mrde, az bir lezzet iin,
ebed, daim hayatn ve saadet-i ebediyesini berbat etmek,
ehl-i akln kr deil. Ehl-i akln ve zuurun kr
olmadndan, nefs-i emmrem ister istemez akla tbi
olmutur.
1. Ben nefsimi temize karmam. nk nes daima ktle sevk eder.
Yusuf Sresi, 12:53.
NC VEHML SUAL: Ehl-i dnya diyorlar ki: Sen
bizi sever misin? Beeniyor musun? Eer seversen, neden
bize ksp karmyorsun? Eer beenmiyorsan bize
muarzsn. Biz muarzlarmz ezeriz.
Elcevap: Ben deil sizi, belki dnyanz sevseydim,
dnyadan ekilmezdim. Ne sizi ve ne de dnyanz
beenmiyorum. Fakat karmyorum. nk ben
bakamaksattaym; baka noktalar benim kalbimi
doldurmu, baka eyleridnmeye kalbimde yer
brakmam. Sizin vazifeniz ele bakmaktr, kalbebakmak
deil. nk idarenizi, syiinizi istiyorsunuz. El
karmad vakit, ne hakknz var ki, hi lyk olmadnz
halde Kalb de bizi sevsin demeye?
Kalbe karsanz: Evet, ben nasl bu k iinde bahar
temenni ediyorum ve arzu ediyorum; fakat irade
edemiyorum, getirmeye teebbs edemiyorum. yle de,
hal-i lemin salhn temenni ediyorum, dua ediyorum ve
ehl-i dnyann slahn arzu ediyorum. Fakat irade
edemiyorum; nk elimden gelmiyor. Bilil teebbs
edemiyorum; nk ne vazifemdir, ne de iktidarm var.
DRDNC PHEL SUAL: Ehl-i dnya diyorlar ki:
O kadar bellar grdk ki, kimseye emniyetimiz kalmad.
Sana nasl emin olabiliriz ki, frsat senin eline gese, arzu
ettiin gibi karmazsn?
Elcevap: Evvelki noktalar size emniyet vermekle
beraber, memleketimde, talebe ve akrabam iinde, beni
dinleyenlerin ortasnda, heyecanl hdiseler iinde
dnyanza karmadm halde, diyar- gurbette ve yalnz,
tek bayla, garip, zayf, ciz, btn kuvvetiyle hirete
mteveccih, ihtilttan, muhabereden kesilmi, iman ve
hiret mnasebetiyle uzaktan uzaa yalnz baz ehl-i hireti
dost bulan ve baka herkese yaban ve herkes de ona
yaban nazaryla bakan bir insan, semeresiz, tehlikeli
dnyanza karsa, muzaaf bir divane olmak gerektir.
BENC NOKTA
Be kk meseleye dairdir.
BRNCS: Ehl-i dnya bana diyorlar ki: Bizim usul-
medeniyetimizi, tarz- hayatmz ve suret-i telebbsmz
niin sen kendine tatbik etmiyorsun? Demek bize
muarzsn.
Ben de derim: Hey efendiler! Ne hakla bana usul-
medeniyetinizi teklif ediyorsunuz? Halbuki siz, beni
hukuk-u medeniyetten iskat etmi gibi, haksz olarak be
sene bir kyde muhabereden ve ihtilttan memnu bir
tarzda ikamet ettirdiniz. Her menyi ehirlerde dost ve
akrabasyla beraber braktnz ve sonra vesika verdiiniz
halde, sebepsiz beni tecrid edip, bir iki tane mstesna,
hibir hemehriyle grtrmediniz. Demek beni efrad-
milletten ve raiyetten saymyorsunuz. Nasl kanun-u
medeniyetinizin bana tatbikini teklif ediyorsunuz? Dnyay
bana zindan ettiniz. Zindanda olan biradama byle eyler
teklif edilmez. Siz bana dnya kapsn kapadnz.Ben de
hiret kapsn aldm; rahmet-i lhiye at. hiret
kapsnda bulunan bir adama, dnyann karma kark usul
ve dt ona nasl teklif edilir? Ne vakit beni serbest
brakp, memleketime iade edip hukukumu verdiniz; o
vakit usulnzn tatbikini isteyebilirsiniz.
KNC MESELE: Ehl-i dnya diyorlar ki: Bize ahkm-
diniyeyi ve hakaik-i slmiyeyi talim edecek resm bir
dairemiz var. Sen ne salhiyetle neriyat- diniye
yapyorsun? Sen madem nefye mahkmsun; bu ilere
karmaya hakkn yok.
Elcevap: Hak ve hakikat inhisar altna alnmaz. man ve
Kurn nasl inhisar altna alnabilir? Siz dnyanzn
usuln, kanununu inhisar altna alabilirsiniz. Fakat
hakaik-i imaniye ve esst- Kurniye, resm bir ekilde ve
cret mukbilinde, dnya muamelt suretine sokulmaz.
Belki, bir mevhibe-i lhiye olan o esrar, hlis bir niyetle ve
dnyadan ve huzzt- nefsaniyeden tecerrd etmek
vesilesiyle o feyizler gelebilir.
Hem de sizin o resm daireniz dahi, memleketteyken
beni vaiz kabul etti, tayin etti. Ben o vaizlii kabul ettim,
fakat maan terk ettim. Elimde vesikam var. Vaizlik,
imamlk vesikasyla her yerde amel edebilirim. nk
benim nefyim haksz olmutur. Hem menler madem iade
edildi; eski vesikalarmn hkm bkidir.
Saniyen: Yazdm hakaik-i imaniyeyi dorudan doruya
nefsime hitap etmiim. Herkesi davet etmiyorum. Belki
ruhlar muhta ve kalbleri yaral olanlar, o edviye-i
Kurniyeyi arayp buluyorlar. Yalnz, medar- maietim
iin, yeni huruf kmadan evvel, hare dair bir risalemi tab
ettirdim. Bunu da, bana kar insafsz eski vali, o risaleyi
tetkik edip, tenkit edecek bir cihet bulamad iin
iliemedi.
NC MESELE: Benim baz dostlarm, ehl-i dnya
bana pheli baktklar iin, ehl-i dnyaya ho grnmek
iin benden zhiren teberri ediyorlar, belki tenkit ediyorlar.
Halbuki, kurnaz ehl-i dnya, bunlarn teberrisini ve bana
kar itinaplarn, o ehl-i dnyaya sadakate deil, belki bir
nevi riyaya, vicdanszla hamledip o dostlarma kar fena
nazarla bakyorlar.
Ben de derim: Ey hiret dostlarm! Benim Kurna
hizmetkrlmdan teberri edip kamaynz. nk,
inaallah benden size zarar gelmez. Eer faraza musibet
gelse veya bana zulmedilse, siz benden teberri ile
kurtulamazsnz. O hal ile, musibete ve tokada daha ziyade
istihkak kesb edersiniz. Hem ne var ki evhama
dyorsunuz?
DRDNC MESELE: u ney zamannda gryorum
ki, hodfuru ve siyaset bataklna dm baz insanlar,
bana tarafgirne, rakibne bir nazarla bakyorlar. Gya ben
de onlar gibi dnya cereyanlaryla alkadarm!
Hey efendiler! Ben imann cereyanndaym. Karmda
imanszlk cereyan var. Baka cereyanlarla alkam yok. O
adamlardan cret mukbilinde i grenler, belki kendini bir
derece mazur gryor. Fakat cretsiz, hamiyet namna
bana kar tarafgirne, rakibne vaziyet almak ve ilimek
ve eziyet etmek, gayet fena bir hatadr. nk, sabkan
ispat edildii gibi, siyaset-i dnya ile hi alkadar deilim.
Yalnz, btn vaktimi ve hayatm hakaik-i imaniye ve
Kurniyeye hasr ve vakfetmiim. Madem byledir; bana
eziyet verip rakibne ilien adam dnsn ki, o
muamelesi zndka ve imanszlk namna imana ilimek
hkmne geer.
BENC MESELE: Dnya madem fnidir. Hem madem
mr ksadr. Hem madem gayet lzumlu vazifeler oktur.
Hem madem hayat- ebediye burada kazanlacaktr. Hem
madem dnya sahipsiz deil. Hem madem u
misarhane-i dnyann gayet Hakm ve Kerm bir
mdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalk cezasz
kalmayacaktr. Hem madem
1

srrnca teklif-i mlyutak yoktur. Hem madem
zararsz yol, zararl yola mreccahtr. Hem madem dnyev
dostlar ve rtbeler kabir kapsna kadardr.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dnya iin hireti
unutmasn, hiretini dnyaya feda etmesin, hayat-
ebediyesini hayat- dnyeviye iin bozmasn, mlyni
eylerle mrn telef etmesin, kendini misar telkki edip
misarhane sahibinin emirlerine gre hareket etsin,
selmetle kabir kapsn ap saadet-i ebediyeye
girsin.
HAYE-1
1. Allah kimseye gcnden fazlasn yklemez. Bakara Sresi, 2:286.
Haiye-1 Bu mademler iindir ki, ahsma kar olan zulmlere, skntlara
aldrmyorum ve ehemmiyet vermiyorum. Meraka demiyor diyorum ve
dnyaya karmyorum.
On Altnc Mektubun Zeyli

1
1. Onun adyla. Hibir ey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. sr
Sresi, 17:44.
Ehl-i dnya, sebepsiz, benim gibi ciz, garip bir
adamdan tevehhm edip, binler adam kuvvetinde tahayyl
ederek beni ok kaytlar altna almlar. Barlann bir
mahallesi olan Bedrede ve Barlann bir danda bir iki
gece kalmaklma msaade etmemiler. ittim ki,
diyorlar: Said elli bin nefer kuvvetindedir; onun iin
serbest brakmyoruz.
Ben de derim ki: Ey bedbaht ehl-i dnya! Btn
kuvvetinizle dnyaya altnz halde, neden dnyann
iini dahi bilmiyorsunuz, divane gibi hkmediyorsunuz?
Eer korkunuz ahsmdan ise, elli bin nefer deil, belki bir
nefer elli defa benden ziyade iler grebilir. Yani, odamn
kapsnda durup bana kmayacaksn diyebilir.
Eer korkunuz mesleimden ve Kurna ait
dellllmdan ve kuvve-i mneviye-i imaniyeden ise, elli
bin nefer deil, yanlsnz, meslek itibaryla elli milyon
kuvvetindeyim, haberiniz olsun! nk, Kurn- Hakmin
kuvvetiyle, sizin dinsizleriniz dahil olduu halde btn
Avrupaya meydan okuyorum. Btn nerettiim envr-
imaniye ile, onlarn fnun-u msbete ve tabiat dedikleri
muhkem kalalarn zirzeber etmiim. Onlarn en byk
dinsiz feylesoarn hayvandan aa drmm.
Dinsizleriniz dahi iinde bulunan btn Avrupa toplansa,
Allahn tevkiyle, beni o mesleimin bir meselesinden
geri eviremezler, inaallah malp edemezler.
Madem byledir; ben sizin dnyanza karmyorum, siz
de benim hiretime karmaynz. Karsanz da
beyhudedir!
Takdir-i Hd kuvve-i bz ile dnmez,
Bir ema ki Mevl yaka, emekle snmez!
Benim hakkmda, mstesna bir surette, ehl-i dnya pek
ziyade tevehhm edip det korkuyorlar. Bende
bulunmayan ve bulunsa dahi siyas bir kusur tekil
etmeyen ve ittihama medar olmayan eyhlik, byklk,
hanedan, airet sahibi, nfuzlu, etb ok, hemehrileriyle
grmek, dnya ahvliyle alkadar olmak, hatt siyasete
girmek, hatt muhalif olmak gibi, bende bulunmayan
emirleri tahayyl ederek evhma dmler. Hatt hapiste
ve hariteki, yani kendilerince kbil-i af olmayanlarn dahi
aarn mzakere ettikleri srada, beni det hereyden
men ettiler.
Fena ve fni bir adamn, gzel ve bki yle bir sz
var:
Zulmn topu var, gllesi var, kalas varsa,
Hakkn da bklmez kolu, dnmez yz vardr.
Ben de derim:
Ehl-i dnyann hkm var, evketi var, kuvveti varsa,
Kurnn feyziyle, hdiminde de
armaz ilmi, susmaz sz vardr,
Yanlmaz kalbi, snmez nuru vardr.
ok dostlarla beraber, bana nezaret eden bir kumandan,
mkerreren sual ettiler: Neden vesika iin mracaat
etmiyorsun, istida vermiyorsun?
Elcevap: Be alt sebep iin mracaat etmiyorum ve
edemiyorum:
Birincisi: Ben ehl-i dnyann dnyasna karmadm ki,
onlarn mahkmu olaym, onlara mracaat edeyim. Ben
kader-i lhnin mahkmuyum ve ona kar kusurum var;
ona mracaat ediyorum.
kincisi: Bu dnya abuk tebeddl eder bir misarhane
olduunu yakinen iman edip bildim. Onun iin, hakik
vatan deil, her yer birdir. Madem vatanmda bki
kalmayacam; beyhude ona kar abalamak, oraya
gitmek bir eye yaramyor. Madem her yer misarhanedir;
eer misarhane sahibinin rahmeti yar ise, herkes yardr,
her yer yarar. Eer yar deilse, her yer kalbe bardr ve
herkes dmandr.
ncs: Mracaat kanun dairesinde olur. Halbuki bu
alt senedir bana kar muamele keyf ve fevkalkanundur.
Menler kanunuyla bana muamele edilmedi. Hukuk-u
medeniyetten ve belki hukuk-u dnyeviyeden iskat edilmi
bir tarzda bana baktlar. Bu fevkalkanun muamele edenlere
kanun namna mracaat mnsz olur.
Drdncs: Bu sene, burann mdr, benim namma,
Barlann bir mahallesi hkmnde olan Bedre karyesinde
tebdil-i hava iin birka gn kalmaya dair mracaat etti;
msaade etmediler. Byle ehemmiyetsiz bir ihtiyacma
cevab- red verenlere nasl mracaat edilir? Mracaat
edilse, zillet iinde faidesiz bir tezelll olur.
Beincisi: Hakszl hak iddia edenlere kar hak dv
etmek ve onlara mracaat etmek bir hakszlktr, hakka
kar bir hrmetsizliktir. Ben bu hakszl ve hakka kar
hrmetsizlii irtikp etmek istemem vesselm.
Altnc sebep: Bana kar ehl-i dnyann verdikleri sknt,
siyaset iin deil. nk onlar da bilirler kisiyasete
karmyorum, siyasetten kayorum. Belki, bilerek
veyabilmeyerek, zndka hesabna, benim dine
merbutiyetimden beni tzip ediyorlar. yle ise, onlara
mracaat etmek, dinden pimanlk gstermek ve meslek-i
zndkay okamak demektir.
Hem ben onlara mracaat ve dehalet ettike; dil olan
kader-i lh, beni onlarn zalim eliyle tzip edecektir.
nk onlar diyanete merbutiyetimden beni skyorlar;
kader ise, benim diyanette ve ihlsta noksaniyetim var, ara
sra ehl-i dnyaya riyakrlklarmdan dolay beni skyor.
yle ise, imdilik u skntdan kurtuluum yok. Eer ehl-i
dnyaya mracaat etsem, kader der: Ey riyakr, bu
mracaatn cezasn ek. Eer mracaat etmezsem, ehl-i
dnya der: Bizi tanmyorsun, skntda kal.
Yedinci sebep: Malmdur ki, bir memurun vazifesi,
heyet-i itimaiyeye muzr ehsa meydan vermemek ve
nlere yardm etmektir. Halbuki, beni nezaret altna alan
memur, kabir kapsna gelen, misar bir ihtiyar adama,

1
daki, imann ltf bir zevkini izah ettiim vakit,
bir crm- mehut halinde beni yakalamak gibi, ok
zaman yanma gelmedii halde, o vakit gya bir kabahat
iliyorum gibi yanma geldi. hls ile dinleyen o biareyi de
mahrum brakt, beni de hiddete getirdi. Halbuki, burada
baz adamlar vard; o onlara ehemmiyet vermiyordu.
Sonra, edepsizliklerde ve kydeki hayat- itimaiyeye zehir
verecek surette bulunduklar vakit, onlara iltifat etmeye ve
takdir etmeye balad.
1. Allahtan baka hibir ilh yoktur.
Hem malmdur ki, zindanda yz cinayeti bulunan bir
adam, nezarete memur zabit olsun, nefer olsun, her zaman
onlarla grebilir. Halbuki bir senedir, hem mir, hem
nezarete memur hkmet-i milliyece iki mhim zt, ka
defa odamn yanndan getikleri halde, kat ve asla ne
benimle grtler ve ne de halimi sordular. Ben evvel
zannettim ki, advetlerinden yanamyorlar. Sonra
tahakkuk etti ki, evhamlarndan, gya ben onlar
yutacam gibi kayorlar!
te u adamlar gibi eczas ve memurlar bulunan bir
hkmeti hkmet diyerek merci tanyp mracaat etmek
kr- akl deil, beyhude bir zillettir. Eski Said olsayd,
Antere gibi diyecekti:

1
1. Zilletle ele geen b- hayat, tpk Cehennem gibidir. zzetle Cehennem ise,
medar- iftihar bir menzilim olur. Dvn Antera, (Takdim ve erh: Mecd
Tarrd), 135.
Eski Said yok. Yeni Said ise, ehl-i dnya ile konumay
mnsz gryor. Dnyalar balarn yesin! Ne yaparlarsa
yapsnlar; mahkeme-i kbrda onlarla muhakeme
olacaz der, skt eder.
Adem-i mracaatmn sebeplerinden sekizincisi: Gayr-
meru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz bir advet
olduu kaidesince, dil olan kader-i lh, lyk
olmadklar halde meylettiim u ehl-i dnyann zalim
eliyle beni tzip ediyor. Ben de bu azba mstehakm
deyip skt ediyordum. nk, Harb-i Umumde gnll
alay kumandan olarak iki sene altm, arptm. Ordu
Kumandan ve Enver Paa takdirat altnda, kymettar
talebelerimi, dostlarm feda ettim. Yaralanp esir dtm.
Esaretten geldikten sonra, Hutuvt- Sitte gibi eserlerimle
kendimi tehlikeye atp, ngilizlerin stanbula tasallutu
altnda, ngilizlerin balarna vurdum. u beni ikenceli ve
sebepsiz esaret altna alanlara yardm ettim.
te, onlar da bana o yardm cezasn byle veriyorlar.
sene Rusyada, esaretimde ektiim zahmet ve sknty,
burada bu dostlarm bana ayda ektirdiler. Halbuki,
Ruslar beni Krt gnll kumandan suretinde, Kazaklar
ve esirleri kesen gaddar adam nazaryla bana baktklar
halde, beni dersten men etmediler. Arkadam olan doksan
esir zabitlerin ksm- ekserisine ders veriyordum. Bir defa
Rus kumandan geldi, dinledi. Trkebilmedii iin, siyas
ders zannetti, bir defa beni men etti; sonra yine izin verdi.
Hem ayn klada bir oday cami yaptk. Ben
imamlkyapyordum. Hi mdahale etmediler, ihtilttan
men etmediler, beni muhabereden kesmediler.
Halbuki, bu dostlarm, gya vatandalarm ve
dindalarm ve onlarn menfaat-iimaniyelerine uratm
adamlar, hibir sebep yokken, siyasetten vednyadan
alkam kestiimi bilirlerken, sene deil, belki beni
altsene skntl bir esaret altna aldlar, ihtilttan men
ettiler. Vesikam olduu halde, dersten, hatt odamda
husus dersimi de men ettiler, muhabereye sed ektiler.
Hatt, vesikam olduu halde, kendim tamir ettiim ve drt
sene imamlk ettiimmescidimden beni men ettiler. imdi
dahi cemaat sevabndan beni mahrum etmek iindaim
cemaatim ve hiret kardelerimmahsus adama dahi
imamet etmemi kabul etmiyorlar. Hem, istemediim halde
birisi bana iyi dese, bana nezaret eden memur kskanarak
kzyor, nfuzunu kraym diye vicdanszcasna tedbirler
yapyor, mirlerinden iltifat grmek iin beni tciz ediyor.
te, byle vaziyette bir adam, Cenb- Haktan baka
kime mracaat eder? Hkim, kendi mddei olsa, elbette
ona ekv edilmez. Gel, sen syle, bu hale ne diyeceiz?
Sen ne dersen de, ben derim ki: Bu dostlarm iinde ok
mnafklar var. Mnafk krden eeddir. Onun iin, kr
Rusun bana ektirmediini ektiriyorlar.
Hey bedbahtlar! Ben size ne yaptm ve ne yapyorum?
mannzn kurtulmasna ve saadet-i ebediyenize hizmet
ediyorum. Demek hizmetim hlis, lillh iin olmam ki,
akslmel oluyor; siz, ona mukbil her frsatta beni
incitiyorsunuz. Elbette mahkeme-i kbrda sizinle
greceiz.
1

2
derim.

3
Said Nurs
1. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.
2. O ne gzel dost ve ne gzel yardmcdr! Enfl Sresi, 8:40; Hac Sresi,
22:78.
3. Bk olan sadece Odur.
Drdnc Ksm
Kastamonu hayat
Bedizzaman Said Nurs, Eskiehir hapsinden ktktan
sonra, Kastamonuvilyetine nefyediliyor. Uzun bir mddet
polis karakolunda ikamete mecbur edildikten sonra,
karakolun tam karsnda, daim bir tarassut altnda olan
bir eve yerletiriliyor.
Orada, sekiz sene ar bir istibdat ve gz hapsi altnda
bir srgn hayat geirtiliyor. Fakat o, katiyen bo
durmuyor, ner-i envar- Kurniyeye gizli olarak devam
ediyor. Bilhassa neboluda ok fedakr ve faal talebeleri
yetiiyor. Aynen Isparta talebeleri gibi, evkle Risale-i
Nuru yazmaya ve etrafa perde altnda neretmeye
balyorlar. Karadeniz havalisinde de Risale-i Nur eserleri
bylece byk bir rabet grmeye balyor.
Hazret-i stad Kastamonuda iken, Ispartadaki
talebeleriyle daima alkadar idi. O, izn-i lh ile biliyordu
ki, Risale-i Nuru dnyaya iln ve neredecek
fedakrlardan ve nirlerden ksm- zam Ispartadan
kacak veya Isparta merkezindeki hizmetle bu byk
vazife ifa edilecek.
Risale-i Nur akirtleri, sevgili stadlarnn hal ve
istirahatiyle ok alkadardrlar. Mk stadlarndan ve
Nurcu kardelerinin Risale-i Nur hizmetlerinden sk sk
haber almay arzu ederler.
Bedizzaman Said Nurs, yirmi yedi sene zarfnda, Nur
talebelerine hitaben ilm, iman, slm mevzularda ve
hizmet-i imaniyeye dair baz mektuplar yazmtr. Nur
talebeleri de, ok mtak olduklar bu mektuplar
elyazlaryla oaltarak neretmilerdir. Dindmanlarnn,
postahanelerden Nur Risalelerini ve
mektuplarngndermeyi yasak edecek dereceye varan
iddetli tazyikatlar zamannda bu mektuplar ve Nur
Risalelerini, Nur talebeleri kyden kye, kasabadan
kasabaya, vilyetten vilyete gtrmlerdir. Hatt kendi
aralarnda Nur postaclar meydanagetirmilerdir. Btn
ruh u canlaryla gnll olan bu Nur postaclar,bu
hizmetin en kuds bir vazife olduuna inanmlardr. Gayet
ehemmiyetli ve hakikatli olduu kadar, gayet gzel olan ve
Risale-i Nurun Lhika Mektuplar ismini alan bu
mektuplar, Nur talebelerinin ruh birok ihtiyalarn
tatmin etmitir. Hem Risale-i Nur talebelerine, Kurn ve
iman hizmetindebirer rehber hkmne gemi, hem
slmiyet dmanlarnn btn btnyalan ve uydurma
propagandalarna aldanmamak ve intibah vermek
hususunda uyandrc bir tesir husule getirmitir. Ve bu
suretle de, dinsizliin o muvakkat aal saltanat
devrindeok kimselerin mitsizlie ve atalete
drld o karanlk gnlerdekalblere inirah ve srur
vermi ve iman hizmeti iin faaliyet akn yerletirmitir.
Ve bylece mminleri yeisten kurtarp, slmiyetin,
Risale-i Nurla istikbaldeki parlak zaferlerine iaretler edip
mjdeler vermitir.
Evet, o nran Lhika mektuplar ki, ruhlar, kalbleri,
cezb ve fetheden, akllar teshir eden hakikatlerle doludur.
Bu Lhika mektuplarndan bazlar ileride yeri geldike
derc edilecektir. Hazret-i stadn Kastamonudaki hayatna
dair malmat, Kastamonudan yazd mektuplar bir
ksmndan baz paralar almakla ve oradaki halis ve sadk
Nur talebelerinin mektuplarndan birka mektubunu bu
tariheye idhal etmek suretiyle takdim ediyoruz. Aada
yazlan mektuplar, be yz sahifeden ziyade olan
Kastamonu Lhikasndan, stadn, Kastamonudan
Ispartadaki talebelerine gnderdii mektuplarndan be-on
mektuptur. Bu mektuplarda Hazret-i stad, talebelerine, el
yazsyla risaleleri yazmalarnn, neretmelerinin
ehemmiyetini, Risale-i Nur talebelerinin imdilik cz gibi
grnen hizmetlerinin, hakikatte, kinatta en muazzam
mesele olduunu ve birgn bu memlekette Risale-i Nurun
nuruyla geni apta ftuhat olacan mjdelemekte,
Risale-i Nurun dairesinin ve neriyatnn temellerini,
esaslarn vaz ve tahkim etmektedir.

1
Aziz, sddk kardelerim,
Risale-i Nurun hizmetindeki ekser akirtleri, birer nevi
keramet ve ikram- lh hissettikleri gibi; bu
cizkardeiniz, ok muhta olduu iin ok nevilerini ve
eitlerinihissediyor. Ve bu sralarda, bu havalideki
akirdler, yeminle itirafediyorlar ki: Biz Nurun hizmetinde
altka, hem maete, hemistirahat- kalbce bir genilik,
bir ferah, zhir bir surette hissediyoruz. Ben kendimce o
kadar hissediyorum ki, nes ve eytanm, o bedahete kar
hayret ederek sustular.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
hiret kardelerime mhim bir ihtar:
ki maddedir.
Birincisi: Risale-i Nura intisap eden kimsenin en
ehemmiyetli vazifesi, onu yazmak ve yazdrmaktr ve
intiarna yardm etmektir. Onu yazan veya yazdran ve
okuyan, Risale-i Nur talebesi nvann alr. Ve o nvan
altnda, her yirmi drt saattebenim lisanmla belki yz
defa, bazan daha ziyade hayrl dualarmda vemnev
kazanlarmda hissedar olmakla beraber, benim gibi dua
eden kymettar binler kardelerin ve Risale-i Nur
talebelerinin dualarna ve kazanlarna dahi hissedar olur.
Hem, drt vecihle drt nevi ibadet-i makbule
hkmnde bulunan kitabetinde, hem imann
kuvvetlendirmek, hem bakalarnn imanlarn tehlikeden
kurtarmaya almak, hem hadisin hkmyle, bir saat
tefekkr bazan bir sene kadar bir ibadet hkmne geen
tefekkr- imanyi elde etmek ve ettirmek, hsn- hatt
olmayan ve vaziyeti ok ar bulunan stadna yardm
etmekle hasenatna itirak etmek gibi ok fideleri elde
edebilir. Ben kasemle temin ederim ki, bir kk risaleyi
kendine bilerek yazan adam, bana byk bir hediye vermi
hkmne geer; belki herbir sahifesi bir okka eker kadar
beni memnun eder.
kinci madde: Maatteessf, Risale-i Nurun, imansz ve
emansz cinn ve ins dmanlar onun elik gibi metin
kalalarna ve elmas kln gibi kuvvetli hccetlerine
mukabele edemediklerinden ok gizli desiseler ve haf
vastalarla, haberleri olmadan yazanlarn evklerini krmak
ve ftur vermek ve yazdan vazgeirmek cihetinde
eytancasna hcum edip darbevuruyorlar. Hususan
burada ihtiya pek ok ve yazclar pek az vedmanlar
ok dikkatli, ksmen talebeler mukavemetsiz olduundan,
bu memleketi o Nurlardan bir derece mahrum ediyorlar...
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Benimle hakikat merebinde sohbet etmek ve
grmek isteyen adam hangi risaleyi asa, benimle deil,
hdim-i Kurn olan stadyla grr ve hakaik-i
imaniyeden zevkle bir ders alabilir.
Sabrinin mektubu yolda iken ve gelmeden evvel o
mektubun mnev tesiriyle bu yeti,

1
yetiyle beraber dnrken birden hatrma geldi.
Risale-i Nurun bu derece kuvvetli iaret-i Kurniyeye ve
akirtlerinin bu kadar kymetli bearet-i Kurniyeye ve
aktblarn iltifatna mazhariyetin srr ve hikmeti,
musibetin azameti ve dehetidir ki, hibir eserin mazhar
olmad bir kuds takdir ve tahsin alm. Demek
ehemmiyet onun fevkalde byklnde deil, belki
musibetin fevkalde dehetine ve tahribatna kar
mcahedesi ve az olduu halde gayet byk bir
ehemmiyet kesb etmi ki, bu iki yette iaret ve bearet-i
Kurniyede ifade eder ki, Risale-i Nur dairesine girenler
tehlikede olan imanlarn kurtaryorlar veimanla kabre
giriyorlar ve Cennete gidecekler diye mjde veriyor. Evet,
baz vakit olur ki, bir nefer grd hizmet iin bir mirin
fevkine kar, binler derece kymet alr.
1. O kii, l iken... Enm Sresi, 6:122.
On Dokuzuncu Szn hirinde beyan edilen Kurndaki
tekrarn ekser hikmetleri, Risale-i Nurda dahi cereyan
ediyor. Bilhassa ikinci hikmeti tam tamna vardr. O hikmet
udur ki: Herkes Kurna muhtatr. Fakat herkes her vakit
Kurn okumaya muktedir olamaz. Fakat bir sreye
galiben muktedir olur. Onun iin, en mhim maksd-
Kurniye ekser uzun srelerde derc edilerek, herbir sre
bir kk Kurn hkmne gemi. Demek, hi kimseyi
mahrum etmemek iin, hair ve tevhid ve kssa-i Ms gibi
baz maksatlar tekrar edilmi.
Ayn ehemmiyetli hikmet iindir ki, baz defa haberim
olmadan, ihtiyarm ve rzam olmad halde, baz ince
hakaik-i imaniye ve kuvvetli hccetleri mteaddit
risalelerde tekrar edilmi. Ben ok hayret ederdim. Neden
onlar banaunutturulmu? Sonra kat bir surette bildim ki:
Herkes bu zamanda Risale-i Nura muhtatr. Fakat
umumunu elde edemez. Elde etse de tamam okuyamaz.
Fakat kk bir Risale-i Nur hkmne gemi bir risale-i
cmiay elde edebilir. Ve ekser vakitlerde muhta olduu
meselelerin onda okuyabilir ve gda gibi her zaman ihtiya
tekerrr ettii gibi, o da mtalasn tekrar eder.
Said Nurs

1
efkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi
olduundan, elbette rahmetin derecesinden amamak ve
Rahmetenlil-lemn ztn mertebe-i efkatinden
tamamak gerektir. Eer asa ve tasa, o efkat, elbette
merhamet ve efkat deildir; belki dallete ve ilhada
sirayet eden bir maraz- ruh ve bir sakam- kalbdir.
Mesel, kr ve mnafklarn Cehennemde yanmalarn
ve azap ve cihad gibi hdiseleri kendi efkatine
strmamak ve tevile sapmak, Kurnn ve edyn-
semviyenin bir ksm- azmini inkr ve tekzip olduu gibi,
bir zulm- azm ve gayet derecede bir merhametsizliktir.
nk msum hayvanlar paralayan canavarlara
himayetkrne efkat etmek, o biare hayvanlara edit bir
gadr ve vahi bir vicdanszlktr. Ve binler Mslmanlarn
hayat- ebediyelerini mahveden ve yzer ehl-i imann su-i
kbete ve mthi gnahlara sevk eden adamlara
efkatkrne taraftar olmak ve merhametkrne cezadan
kurtulmalarna dua etmek, elbette o dua o mazlum ehl-i
imana dehetli bir merhametsizliktir ve en bir gadirdir.
Risale-i Nurda katiyetle ispat edilmi ki, kfr ve
dallet, kinata byk bir tahkir ve mevcudata bir zulm-
azmdir ve rahmetin ref ine ve ftn nzulne vesiledir.
Hatt, deniz dibinde balklar, cnilerden ekva ederler ki,
stirahatimizin selbine sebep oldular diye rivyet-i sahiha
vardr.
O halde krin ve mnafn azap ekmesine acyp
efkat eden adamlar, efkate lyk hadsiz msumlara
acmyorlar.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Risale-i Nur hakaik-i slmiyeye dair ihtiyalara k
geliyor, baka eserlere ihtiya brakmyor. Kat ve ok
tecrbelerle anlalm ki, iman kurtarmak ve
kuvvetlendirmekve tahkik yapmann en ksa ve en kolay
Risale-i Nurdadr. Evet, on be sene yerine on be haftada
Risale-i Nur o yolu kestirir, iman- tahkikiye isal eder.
Bu fakir kardeiniz yirmi sene evvel kesret-i mtala ile
bazan bir gnde bir cilt kitab anlayarak mtala ederken,
yirmiseneye yakndr ki Kurn ve Kurndan gelen Risale-i
Nur bana kgeliyordu. Birtek kitaba muhta olmadm,
baka kitaplar da yanmdabulundurmadm. Risale-i Nur
ok mtenevvi hakaike dair olduu halde, teli zamannda,
yirmi seneden beri ben muhta olmadm. Elbette siz, yirmi
derece daha ziyade muhta olmamak lzm gelir.
Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum,
bakalara bakmyorum, megul olmuyorum; siz dahi
Risale-i Nura kanaat etmeniz lzmdr, belki bu zamanda
elzemdir.
Birinci esas: Ehl-i imann meyusiyetine kar, stikbalde
bir nur var diye mjde verdiidir. Bir hiss-i kablelvuku ile
Risale-i Nurun istikbalde, dehetli bir zamanda ok ehl-i
imann imanlarn takviye edip kurtarmasn hissedip o
adese ile Hrriyet inklbndaki siyaset dairelerine bakm.
Tbirsiz, tevilsiz tatbike alm; siyaset ve kuvvet ve
kemmiyet noktasnda zannetmi. Doru hissetmi, fakat
tam doru diyememi.
kinci esas: Eski Said, baz siyas insanlar ve harika
ediplerin hissettikleri gibi, ok dehetli bir istibdad
hissedip ona (istibdada) kar cephe almlard. O hiss-i
kablelvuku tbir ve tevile muhta iken, bilmeyerek resm,
zaif ve ism bir istibdat grp o siyas ve dh edipler ona
kar hcum gsteriyorlard. Halbuki onlara dehetveren,
bir zaman sonra gelecek olan istibdatlarn zaif bir
glgesiniasl zannederek yle davranmlar, yle beyan
etmiler. Maksat doru, fakat hedef hat...
te Eski Said de, eski zamanda byle acip bir istibdad
hissetmi. Baz srnda, ona hcumla beyanat var. O
mthi istibddt- acbeye kar meruta-i meruay bir
vasta-i necat gryordu. Ve hrriyet-i eriye, Kurnn
ahkm dairesindeki meveretle o mthi musibeti def
eder diye dnp yle alm
Hem Mnazarat risalesinin ruhu ve esas hkmnde
olan htimesindeki Medresetz-Zehrnn hakikat ise,
istikbalde kacak olan Risale-i Nur medresesine bir zemin
izhar etmek idi ki, bilmedii halde ihtiyarsz olarak ona
sevk olunuyordu. Bir hiss-i kablelvuku ile o nuran hakikati
madd suretinde aryordu. Sonra o hakikatin madd ciheti
dahi vcuda gelmeye balad.
Sultan Read(merhum), 19 bin altun liray Vanda temeli
atlan o Medresetz-Zehrya verdi, temel atld. Fakat
sabk Harb-i Umum kt, geri kald.
Be alt sene sonra Ankaraya gittim, yine o hakikate
altm. ki yz mebustan 163 mebusun imzalaryla, o
medresemize 150 bin banknot ibl ederek o tahsisat
kabul edildi. Fakat binler teessf, medreseler kapand, o
hakikat geri kald. Fakat Cenb- Hakka hadsiz kr olsun
ki, o medresenin mnev hviyetini Isparta vilyetinde
tesis edildi. Risale-i Nuru tecessm ettirdi. naallah
istikbalde Risale-i Nur akirtleri o li hakikatin madd
suretini de tesis etmeye muvaffak olacaklar.
Said Nurs

1
Risale-i Nurun yksek, kymettar hizmet-i imaniyesi
onlara kf olarak kanaat veriyordu. O akirtlerin gayet
keskin kalb basireti yle bir hakikati anlam ki: Risale-i
Nur ile hizmet ise, iman kurtaryor; tarikat ve eyhlik ise,
velyet mertebeleri kazandryor. Bir adamn imann
kurtarmak ise, on mmini velyet derecesine karmaktan
daha mhim ve daha sevapldr. nk iman, saadet-i
ebediyeyi kazandrd iin bir mmine, kre-i arz kadar
bir saltanat- bakiyeyi temin eder. Velyet ise, mminin
Cennetini geniletir, parlattrr. Bir adam sultan yapmak,
on adam vali yapmaktan daha sevapl bir hizmettir.
te bu dakik srr, senin Ispartal kardelerin bir
ksmnn akllar grmese de umumunun keskin kalbleri
grm ki, benim gibi bir biare gnahkr bir adamn
arkadaln evliyalaraeer bulunsaydmctehidlere
dahi tercih ettiler.
Bu hakikata binaen, bu ehre bir kutup, bir gavs- zam
gelse, Seni on gnde velyet derecesine karacam
dese, sen Risale-i Nuru brakp onun yanna gitsen, Isparta
kahramanlarna arkada olamazsn.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Risale-i Nur talebelerinden bir ksm kardelerimin, benim
haddimin ok fevkinde hsn- zanlarn tdil etmek iin ihtar
edilen bir muhaveredir.
Bundan krk sene evvel, byk kardeim Molla
Abdullah (rahmetullahi aleyh) ile bir muhaveremi hikye
ediyorum.
O merhum kardeim, evliya-i azimeden Hazret-i
Ziyaeddinnin (k.s.) has mridi idi. Ehl-i tarikata,
mridinin hakknda mfritane muhabbet ve hsn- zan
etse de makbul grdkleri iin, o merhum kardeim dedi
ki:
Hazret-i Ziyaeddinbtn ulmu biliyor. Kinatta,
kutb-u zam gibi hereye ttl var. Beni onunla
raptetmek iin harika makamlarn beyan etti.
Ben de o kardeime dedim ki: Sen mbala
ediyorsun. Ben onu grsem, okmeselelerde onu ilzam
edebilirim. Hem sen benim kadar onu hakik sevmiyorsun.
nk kinattaki ulmlar bilir bir kutb-u zam suretinde
tahayyl ettiin bir Ziyaeddin seversin. Yani o unvan ile
balsn, muhabbet edersin. Eer perde-i gayb alsa,
hakikati grnse, senin muhabbetin ya zil olur veyahut
drtte birisine iner. Fakat ben, o zt- mbreki senin gibi
pek cidd severim, takdir ederim. nk, Snnet-i Seniye
dairesinde, hakikat mesleinde, ehl-i imana hlis ve tesirli
ve ehemmiyetli bir rehberdir. ahs makam grlse, deil
geri ekilmek, vazgemek, muhabbette noksan olmak,
bilkis daha ziyade hrmet ve takdir ile balanacam.
Demek ben hakik bir Ziyaeddini, sen de hayal bir
Ziyaeddini seversin.
Benim o kardeim insa ve mdakkik bir lim olduu
iin, benim nokta-i nazarm kabul edip takdir etti.
Ey Risale-i Nurun kymettar talebeleri ve benden daha
bahtiyar ve fedakr kardelerim,
ahsiyetim itibaryla sizin ziyade hsn- zannnz belki
size zarar vermez; fakat sizin gibi hakikatbn ztlar
vazifeye, hizmete bakp, o noktada bakmalsnz. Perde
alsa, benim batan aaya kadar kusuratla lde
mahiyetim grnse, bana acyacaksnz. Sizi
kardeliimden karmamak iin kusuratm gizliyorum.
Said Nurs

1
Bir hafta evvelki mektubunuza kar hsn- zannnz bir
derece cerh eden benim cevabmn hikmeti udur ki:
Bu zamanda yle fevkalde hkim cereyanlar var ki,
hereyi kendi hesabna ald iin, faraza hakik beklenilen
ve bir asr sonra gelecek o zt dahi bu zamanda gelse idi,
harektn o cereyanlara kaptrmamak iin siyaset
lemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedeni
deitirecek diye tahmin ediyorum.
Hem mesele var: biri hayat, biri eriat, biri iman.
Hakikat noktasnda ve en mhimmi ve en zam, iman
meselesidir.
Fakat, imdiki umumun nazarnda ve hal-i lem
ilcaatnda en mhim mesele hayat ve eriat
grndnden, o zt imdi olsa da, meselenin birden
umum r-yi zeminde vaziyetlerini deitirmek, nev-i
beerdeki cri olan detullaha muvafk gelmediinden,
herhalde en zam meseleyi esas yapp, teki meseleleri
esas yapmayacak; t ki iman hizmeti safvetini umumun
nazarnda bozmasn ve avamn abuk ifal olunabilen
akllarnda, o hizmet baka maksatlara let olmad
tahakkuk etsin.
Hem, yirmi senedenberi tahribkrne eedd-i zulm
altnda o derece ahlk bozulmu ve metanet ve sadakat
kaybolmu ki, ondan, belki de yirmiden birisine itimat
edilmez. Bu acip hlta kar fevkalde sebat ve metanet
ve sadakat ve hamiyet-i slmiye lzmdr; yoksa akm
kalr, zarar verir.
Demek en hlis ve en selmetli ve en mhim ve en
muvaffakiyetli hizmet Risale-i Nur akirtlerinin daireleri
iindeki kuds hizmettir.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Bu seneki Ramazan- erif hem lem-i slm iin, hem
Risale-i Nur akirtleri iin gayet ehemmiyetli ve pek ok
kymetlidir.
Risale-i Nur akirtlerinin itirk-i aml-i uhreviye
dstur-u esasiyeleri srrnca, herbirisinin kazand miktar,
kardelerine ayn miktar defter-i amline gemesi, o
dsturun ve rahmet-i lhiyenin muktezas olmak
haysiyetiyle, Risale-i Nur un dairesine sdk ve ihls ile
girenlerin kazanlar pek azm ve klldir. Herbiri, binler
hisse alr. naallah, emval-i dnyeviyenin itirki gibi
inksam ve tecezz etmeden, herbirisinin defter-i ameline
ayn gemesi, bir adamn getirdii bir lmba, binler
yinelerin herbirisine ayn lmba inksam etmeden girmesi
gibidir.
Demek, Risale-i Nurun sadk akirtlerinden birisi leyle-i
Kadrin hakikatini ve Ramazann yksek mertebesini
kazansa, umum hakik sadk akirtler sahip ve hissedar
olmak, vsat-i rahmet-i lhiyeden ok kuvvetli mitvrz.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Birinci Mesele: Kardelerimizden birisinin namaz
tesbihatnda teksl gstermesine binaen dedim:
Namazdan sonraki tesbihatlar tarikat-
Muhammediyedir (a.s.m.) ve Velyet-i Ahmediyenin
(a.s.m.) bir evraddr. O noktadan ehemmiyeti byktr.
Sonra, bu kelimenin hakikati byle inkiaf etti:
Nasl ki, risalete inklp eden velyet-i Ahmediye
(a.s.m.) btn velyetlerin fevkindedir. yle de, o velyetin
tarikat ve o velyet-i kbrann evrad- mahsusas olan
namazn akabindeki tesbihat, o derece sair tarikatlarn ve
evradlarn fevkindedir. Bu sr dahi yle inkiaf etti:
Nasl zikirdairesinde bir mecliste veyahut hatme-i
Nakiyede bir mescidde birbiriyle alkadar heyet-i
mecmuada nuran bir vaziyet hissediliyor. Kalbi hyar bir
zt namazdan sonra
2
deyip
tesbihi ekerken, o daire-i zikrin reisi olan zt- Ahmediye
Aleyhissalt Vesselmn mvacehesinde yz milyon
tesbih edenler, tesbih elinde tesbih ektiklerini mnen
hisseder. O azamet ve ulviyetle
der. Sonra o serzkirin emr-i
mnevsiyle,
3
dedii vakit, o halka-i
zikrin ve o ok geni bulunan hatme-i Ahmediyenin
(aleyhissalt vesselm) dairesinde
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Allah btn kusurlardan, noksan sfatlardan, aczden ve erikten
mnezzehtir.
3. Btn hamd, minnet ve krler Allaha aittir.
yz milyon mridlerin
1
larndan
tezahr eden azametli bir hamdi dnp iinde
ile itirak eder, ve hkez
2
ve
duadan sonra

3
otuz defa tarikat- Ahmediyenin Aleyhissalt
Vesselm halka-i zikrinde ve hatme-i kbrasnda sabk
mnyla o ihvan- tarikat nazara alp o halkann serzkiri
olan zt- Ahmediye Aleyhissalt Vesselma mteveccih
olup

4
der, diye anladm ve hissettim ve hayalen grdm.
Demek tesbihat- saltiyenin ok ehemmiyeti var.
kinci mesele: Otuz birinci yetin iaretinin beyannda,
5
bahsinde denilmi ki: Bu asrn bir
hassas udur ki, hayat- dnyeviyeyi hayat- bakiyeye
bilerek tercih ettiriyor. Yani, krlacak bir cam parasn
baki elmaslara bildii halde tercih etmek bir dstur
hkmne gemi.
1. Btn hamd, minnet ve krler Allaha aittir.
2. Allah en byktr (Akla gelebilecek her eyden daha byktr).
3. Allahtan baka ilh yoktur.
4. Milyon kere salt ile milyon kere selm Senin zerine olsun ey Allahn
Resl.
5. Onlar dnya hayatn seve seve hirete tercih ederler... brahim Sresi,
14:3.
Ben bundan ok hayret ediyordum. Bugnlerde ihtar
edildi ki, nasl bir uzv-u insan hastalansa, yaralansa, sair
z vazifelerini ksmen brakp onun imdadna koar. yle
de, hrs- hayat ve hfz ve zevk-i hayat ve ak tayan ve
ftrat- insaniyede derc edilen bir cihaz- insaniye, ok
esbapla yaralanm, sair leti kendiyle megul edip sukut
ettirmeye balam; vazife-i hakikiyelerini onlara
unutturmaya alyor.
Hem nasl ki bir cazibedar sehane ve sarhoane
aal bir elence bulunsa, ocuklar ve serseriler gibi,
byk makamlarda bulunan insanlar ve mesture hanmlar
dahi o cazibeye kaplp hakik vazifelerini tatil ederek
itirak ediyorlar. yle de, bu asrn hayat- insaniye,
hususan hayat- itimaiyesi yle dehetli, fakat cazibeli ve
elm, fakat merakl bir vaziyet alm ki, insann ulv
latifelerini, kalb ve akln nefs-i emmarenin arkasna
drp pervane gibi o tne atelerine drttryor.
Evet, hayat- dnyeviyenin muhafazas iin, zaruret
derecesinde olmak artyla, baz umur-u uhreviyeye
muvakkaten tercih edilmesine ruhsat- eriye var. Fakat,
yalnz bir ihtiyaca binaen helkete sebebiyet vermeyen bir
zarara gre tercih edilmez, ruhsat yoktur. Halbuki bu asr,
o damar- insanyi o derece rnga etmi ki, kk bir
ihtiya ve di bir zarar- dnyev yznden elmas gibi
umur-u diniyeyi terk eder.
Evet, insaniyetin yaamak damar ve hfz- hayat cihaz,
bu asrda israfat ile ve iktisatszlk ve kanaatsizlik ve hrs
yznden bereketin kalkmasyla ve fakr u zaruret ve
maiet ziyadelemesiyle o derece o damar yaralanm ve
zedelenmi ve mtemadiyen ehl-i dallet nazar- dikkati u
fni hayata celb ede ede o derece nazar- dikkati kendine
celb etmi ki, edn bir hct- hayatiyeyi byk bir
mesele-i diniyeye tercih ettiriyor.
Bu acip asrn bu acip hastalna ve dehetli marazna
kar Kurn- Mucizl-Beynn tiryak misl illarnn
niri olan Risale-i Nur dayanabilir; ve onun metn,
sarslmaz, sebatkr, hlis, sadk, fedakr akirtleri
mukavemet edebilir. yleyse, hereyden evvel onun
dairesine girmeli, sadakatle, tam metanetle ve cidd ihls
ve tam itimad ile ona yapmak lzm ki, o acip hastaln
tesirinden kurtulsun.
Said Nurs

1
Hfz Alinin kendi stad hakknda, benim haddimden
pek ok ziyade isnat ettii meziyet ve msumiyeti, onun
msum lisanyla hakkmda medih olarak deil, bir nevi
dua olarak tasavvur ediyoruz.
Hem Hfz Alinin, Savgibi yerler, karyeler ve Isparta bir
medrese-i Nuriye hkmne gemesi ve Risale-i Nurun
sadk akirtleri harikulde olarak gnden gne
ykselmeleri ve tenevvr etmeleri, bizleri, belki
Anadoluyu, belki lem-i slm mesrur ve mferrah eden
bir hakikatli haber telkki ediyoruz.
hirdeki Muhbir-i Sdkn haber verdii gibi Mnev
ftuhat yapmak ve zulmat datmak zaman ve zemini
hemen hemen gelmektedir diye fkrasna, btn ruh u
canmzla rahmet-i lhiyeden dua ile niyaz ediyoruz,
temenni ediyoruz. Fakat biz Risale-i Nur akirtleri ise,
vazifemiz hizmettir; vazife-i lhiyeye karmamak ve
hizmetimizi onun vazifesine bina etmekle bir nevi tecrbe
yapmamakla beraber, kemiyete deil, keyyete bakmak,
hem oktan beri sukut-u ahlka ve hayat- dnyeviyeyi her
cihetle hayat- uhreviyeye tercih ettirmeye sevk eden
dehetli esbap altnda Risale-i Nurun imdiye kadar
ftuhat ve zndkann ve dalletin savletlerini krmas ve
yz binler biarelerin imanlarn kurtarmas ve biri yze ve
baz bine mukabil yzer ve binler hakik mmin talebeleri
yetitirmesi, Muhbir-i Sdkn ihbarn aynen tasdik etmi
ve vukuatla ispat etmi ve ediyor ve inaallah hibir
kuvvet Anadolu sinesinden onu karamaz. T hir
zamanda, hayatn geni dairesinin, asl sahipleri, yani
Mehd ve akirtleri Cenb- Hakkn izniyle gelir, o daireyi
genilettirir ve o tohumlar smbllenir. Bizler de
kabrimizde seyredip Allaha krederiz.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Aziz Sddk Kardelerim;
Evvelce, hayat- dnyeviyeyi hayat- uhreviyeye tercih
etmeye dair yazlan iki paraya tetimmedir.
Bu acip asrn hayat- dnyeviyeyi arlatrmas ve
yaamak eraitini arlatrp oaltmas ve hct- gayr-
zaruriyeyi grenekle, tiryaki ve mptel etmekle hct-
zaruriye derecesine getirmesiyle hayat ve
yaamay,herkesin her vakitte en byk maksat ve gayesi
yapmtr. Onunla hayat- diniye ve ebediye ve uhreviyeye
kar ya set eker, veya ikinci, nc derecede brakr. Bu
hatnncezas olarak yle dehetli tokat yedi ki, dnyay
bana cehennemeyledi.
te bu dehetli musibette, ehl-i diyanet dahi byk bir
vartaya dyorlar ve ksmen anlamyorlar. Ezcmle:
Grdm ki, ehl-i diyanet, ehl-i takv bir ksm ztlar
bizimle gayet cidd alakadarlk peyda ettiler. O bir iki ztta
grdm ki, diyaneti ister ve yapmasn sever, t ki hayat-
dnyeviyesinde muvaffak olabilsin, ii rastgelsin. Hatt
tarikat, kef ve keramet iin ister. Demek hiret arzusunu
ve din vezin uhrev meyvelerini dnya hayatna bir
dirsek, bir basamak gibi yapyor. Bilmiyor ki, saadet-i
uhreviye gibi saadet-i dnyeviyeye dahi medar olan
hakaik-i diniyenin fevid-i dnyeviyesi, yalnz tercih edici
ve tevik edici derecesinde olabilir. Eer illet derecesine
ksa ve o amel-i hayrn yaplmasndaki maksat o fide
olsa, o ameli iptal eder; lakal ihls krlr, sevab kaar.
Bu hasta ve gaddar ve bedbaht asrn bel ve vebasndan
ve zulm ve zulmatndan en mcerreb bir kurtarc,
Risale-i Nurun mizanlar ve muvazeneleriyle, nerettii
nur olduuna krk bin ahit vardr. Demek Risale-i
Nurundiresine yakn bulunanlar iine girmezse, tehlike
ihtimali kavdir.
Evet
1
iaretiyle,
bu asr hayat- dnyeviyeyi hayat- uhreviyeye, ehl-i slma
da bilerek tercih ettirdi.
Hem bin yz otuz drt tarihinden balayp, yle bir
rejim ehl-i iman iine de sokuldu. Evet
2
cir
ve ebced hesabyla bin yz otuz veya drt ederek,
ayn vakitte, eski Harb-i Umumde slmiyet dmanlar
galebe almakla, muahede artn, dnyay dine tercih
rejiminin mebdeine tevafuk ediyor. ki sene sonra bilil
neticeleri grld.
Said Nurs
1. Onlar dnya hayatn seve seve hirete tercih ederler. brahim Sresi, 14:3.
2. hirete brahim Sresi, 14:3.
stad Bedizzamann kinci Dnya Harbi
Esnasnda Yazd Mhim Bir Mektup

1
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
iddet-i efkat ve rikkatten, bu kn iddetli souuyla
beraber mnev ve iddetli bir souk ve musibet-i
beeriyeden biarelere gelen felketler, sefaletler, alklar
iddetle rikkatime dokundu. Birden ihtar edildi ki:
Byle musibetlerde kr de olsa hakknda bir nevi
merhamet ve mkfat vardr ki, o musibet ona nispeten
ok ucuz der. Byle musibet-i semaviye msumlar
hakknda bir nevi ehadet hkmne geiyor.
drt aydr ki, dnyann vaziyetinden ve harbinden
hi haberim yokken, Avrupave Rusyadaki oluk ocua
acyarak tahattur ettim. O mnev ihtarn beyan ettii
taksimat bu elm efkate bir merhem oldu. yle ki:
O musibet-i semavden, zlim ksmnn cinayetinin
neticesi olarak gelen felketten vefat eden ve perian
olanlar, eer on be yana kadar olanlar ise, ne dinde
olursa olsun ehit hkmndedir. Mslmanlar gibi byk
mkfat- mneviyeleri, o musibeti hie indirir.
On beten yukar olanlar, eer msum ve mazlum ise,
mkfat byktr, belki onu Cehennemden kurtarr.
nk hirzamanda madem fetret derecesinde din ve din-i
Muhammed Aleyhisslat Vesselma bir lkaytlk perdesi
gelmi. Ve madem hirzamanda Hazret-i snn (a.s.) din-i
hakiksi hkmedecek, slmiyetle omuz omuza gelecek.
Elbette imdi, fetret gibi karanlkta kalan Hazret-i saya
(a.s.) mensup Hristiyanlarn mazlumlarnn, ektikleri
felket onlar hakknda bir nevi ehadettir denebilir.
Hususan ihtiyarlar ve musibetzedeler, fakir ve zaier,
mstebit byk zlimlerin cebir ve iddetleri altnda
musibet ekiyorlar.
Elbette o musibet onlar hakknda medeniyetin
sefahetinden ve kfranndan ve felsefenin dalletinden ve
kfrnden gelen gnahlara keffaret olmakla beraber, yz
derece onlara krdr diye hakikatten haber aldm, Cenab-
Erhamrrhmine hadsiz krettim. Ve o elm elemden ve
efkatten tesell buldum.
Eer o felketi gren zlimler ise ve beerin
perianiyetini ihzar eden gaddarlar ve kendi menfaati iin
insan lemine ate veren hodgm, alak ins eytanlar ise,
tam mstehak ve tam adalet-i Rabbaniyedir.
Eer o felketi ekenler mazlumlarn imdadna koanlar
ve istirahat-i beeriye iin ve esasat- diniyeyi ve
mukaddesat- semaviyeyi ve hukuk-u insaniyeyi muhafaza
iin mcadele edenler ise, elbette o fedakrln mnev ve
uhrev neticesi o kadar byktr, o musibeti onlar
hakknda medr- eref yapar, sevdirir.
Said Nurs

1
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Aziz, sddk, mbarek kardelerim,
gn evvel, aynen nurlu hediyeniz Kastamonuya
gelecei anda ryada gryordum ki, ter-i makam ve
rtbe iin bizlere ferman- hne mnev bir cnipten
geliyor, keml-i hrmetle ellerinde tutup bize getiriyorlar.
Biz baktk ki, o ferman- li Kurn- Azmn olarak
kt. O halde bu mn kalbe geldi: Demek Kurn
yznden Risale-i Nurun ahs- mnevsi ve biz akirtleri,
bir ter ve terakki fermann lem-i gayptan alacaz.
imdi tbiri ise, o ferman temsil eden msumlarn
kalemiyle mnev tefsir-i Kurn aldmzdr. Bu ryann
imdiki tbiri kmadan bir iki saat evvel Feyzi ile Eminin
gsterdikleri tbir dahi haktr ve ehemmiyetlidir.
Hem bu medr- srur ve ferah olan hediye-i nuraniyeyi
bir hiss-i kablelvuku ile benim ruhum tam hissetmi, akla
haber vermemiti ki, o gelmeden iki gn evvel, Feyzi ve
Eminin fkrasnda beyan edilen, ryay grdm gecenin
gnnde, sabahtan akama kadar veikinci gn de ksmen
hi grmediim bir tarzda bir sevin, bir srur hissedip
mtemadiyen bir bahaneyle ferahm izhar edip, otuz krk
defa tebessmle gldm.
Ben ve hem Feyzi, ok taaccp ve hayret ettik. Otuz
gnde bir defa glmeyenin, bir gnde otuz defa glmesi
bizleri hayrette brakt. imdi anlald ki, o srur ve o
sevin mezkr mnev ferman temsil eden msumlar ve
mmlerin kalemlerinin yazlar, nesl-i tnin sahaif-i
hayatlarna, lem-i slmn sahife-i mukadderatna ve ehl-i
iman istikbalinin defterlerine ner-i envar edecek olan ve o
msumlarn hlis ve s amelleri ve hizmetleriyle sahife-i
amlimize hasenatlar yazlp kaydedilmesinin ve Risale-i
Nur akirtlerinin mukadderatnn mesudne idamesinin
haberini veren, o daha gelmeyen hediyeden geliyordu.
Benim, o azm yekndan hisseme den binden bir cz
ruhen hissedilmi, beni mesrurne heyecana getirmi idi.
Evet, byle yzer msumlarn makbul amelleri ve
reddedilmez dualar sair kardelerimin defterlerine
gemesi misill, benim gibi bir gnahkrnsahife-i amline
dahi girmesi, binler srur ve sevin verir. Bylekaranlk bir
zamanda, bu ar erait altnda byle msumne ve
kahramanne almak iin, biz, hem msumlar ve o
mmleri ve muallimlerini tebrik, hem peder ve
validelerini tebrik, hem kylerini tebrik, hem
memleketlerini, hem milletlerini, hem Anadoluyu tebrik
ederiz.
Mbarek msumlarn ve mmlerin herbirine birer
husus teekkrnme ve tebriknme yazmak elimden
gelseydi yazacaktm. yleyse bu arzumu bilil yazlm
gibi kabul etsinler. Ben onlarn isimlerini bir daire
suretinde yazacam, dua vaktinde bakacam. Hem onlar
Risale-i Nurun has akirtleri dairesine dahil edip, btn
mnev kazanlarma hissedar edeceim.
Benim tarafmdan onlarn peder ve validelerine veya
akrabalarna ve stadlarna selmlarmz tebli ediniz.
Cenb- Hak, onlar ve evltlarn dnyada ve hirette
mesut eylesin, min, min, min.
Said Nurs

1
Aziz kardelerim,
Hakaik-i imaniye, hereyden evvel bu zamanda en
birinci maksat olmak ve sair eyler ikinci, nc,
drdnc derecede kalmak ve Risale-i Nura hizmet etmek
en birinci vazife ve medr ve merak ve maksud-u bizzat
olmak lzm iken, imdiki hl-i lem hayat- dnyeviyeyi,
hususan hayat- itimaiyeyi ve bilhassa hayat- siyasiyeyi
ve bilhassa medeniyetin sefahet ve dalletine ceza olarak
gelen gadab- ilhinin bir cilvesi olan Harb-i Umumnin
tarafgirne, damarlar ve sablar tehy edip btn- kalbe
kadar, hatt hakaik-i imaniyenin elmaslar derecesine o
zararl, fni arzular yerletirecek derecede bu meum asr
yle rnga etmi ve ediyor ve yle alam ve alyor
ki,Risale-i Nur dairesi haricinde bulunan bir ksm sath,
belki de birksm zaif veller o siyas ve itima hayatn
rabtalar sebebiyle, hakaik-i imaniyenin hkmn ikinci,
nc derecede brakp, o cerayanlarn hkmne tbi
olarak, hemkir olan mnafklar sever. Kendine muhalif
olan ehl-i hakikati, belki ehl-i velyeti tenkit ve advet
eder, hatt hissiyat- diniyeyi o cereyanlara tbi yaparlar.
te bu asrn bu acip tehlikesine kar, Risale-i Nurun
hizmet ve megalesi, imdiki siyaseti ve cerayanlarn o
derece nazarmdan skat etmi ki, bu Harb-i Umumyi drt
aydr merak etmedim, sormadm.
Hem Risale-i Nurun has talebeleri, bki elmaslar
hkmnde olan hakaik-i imaniyenin vazifesi iinde iken
zlimlerin satran oyunlarna bakmakla vazife-i
kudsiyelerine ftur vermemek ve kirlerini bulatrmamak
gerektir.
Cenb- Hak, bize, nur ve nuran vazife vermi, onlara
da zulml ve zulmatl oyunlar vermi. Onlar bizden
istina edip yardm etmedikleri ve elimizdeki kuds nurlara
mteri olmadklar halde, onlarn karanlkl oyunlarna
vazifemizin zararna bakmaya tenezzl etmek hatdr. Bize
ve merakmza, dairemiz iindeki ezvak- mneviye ve
envar- imaniye k ve vdir.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Said Nurs

1
Bugnlerde, Risale-i Nura suikast edenlerin ve sizlere
sknt verenlerin haklarnda, bana verdii bir hiddet
neticesinde bedduaya teebbs ettim. Birden Ispartaya
kyamadm. Beddua yerine Y Rab, Isparta, Risale-i
Nurun bir Medresetz-Zehrsdr, oradaki fena memurlar
dahi slah eyle ve hsn- kbet ver diye dua eyledim ve
ediyorum.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Aziz, sddk, fedakr kardelerim,
Nurlar, bilkis Isparta tevakkufuna kar, buralarda
inkiafat ile tezahr etti.

2
En ziyade bize nezaretle, bizimle ve siyasetle alkadar
mhim bir zt geldi. Ona dedim ki:
Bu on sekiz senedir sizlere mracaat etmedim ve hi
gazete okumadm; bu sekiz aydr, bir defa cihanda ne
oluyor, diye sormadm; senedir burada iitilen radyoyu
dinlemedimt ki kuds hizmetimize mnev zarar
gelmesin. Bunun sebebi udur ki:
man hizmeti, iman hakaiki, bu kinatta hereyin
fevkindedir, hibir eye tbi ve let olamaz. Fakat, bu
zamanda, ehl-i gaet ve dallet ve dinini dnyaya satan ve
bki elmaslar ieye tebdil eden gal insanlar nazarnda o
hizmet-i imaniyeyi hariteki kuvvetli cereyanlara tbi ve
let telkki etmek ve yksek kymetlerini umumun
nazarnda tenzil etmek endiesiyle, Kurn- Hakmin
hizmeti, bize kat bir surette siyaseti yasak etmi.
Sizler, ey ehl-i siyaset ve hkmet, evham edip bizlerle
uramaynz. Bilkis teshilt gstermeniz lzm. nk
hizmetimiz, emniyet ve hrmet ve merhameti tesis ile hem
syii, hem inzibat, hem hayat- itimaiyeyi anarilikten
kurtarmaya alp, sizin hakik vazifenizin temel talarn
tesbit ediyor, takviye ve teyid ediyor.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Allaha hamd olsun. Bu Rabbimin ihsndr.

1
Aziz, sddk kardelerim,
imdi, bundan on dakika evvel, cesurca, fakat kalemsiz
iki adam, Risale-i Nurdairesine biri birisini getirdi. Onlara
dedim ki: Bu dairenin verdiibyk neticelere mukabil,
sarslmaz bir sadakat ve krlmaz bir metanet ister. Isparta
kahramanlarnn gsterdii harikalar ve cihan-pesendne
hidemt- Nuriyenin esas, harika sadakatleri ve fevkalde
metanetleridir. Bu metanetin birinci sebebi, kuvvet-i
imaniye ve ihls hasletidir. kinci sebebi, cesaret-i
ftriyedir.
Onlara: Siz cesaretle ve efelikle tannmsnz ve
dnyaya ait ehemmiyetsizeyler iin fedakrlk gsterseniz;
elbette Risale-i Nurun kuds hizmetinde ve cihana deer
uhrev neticelerine mukabil, merdne ve fedakrne
cesaret gsterip sadakatinizi muhafaza edersiniz dedim.
Onlar da tam kabul ettiler.
Said Nurs

lem-i insaniyette ve slmiyette muazzam mesele
olan, iman ve eriat ve hayattr. lerinde en muazzam
iman hakikatleri olduundan, bu hakaik-i imaniye-i
Kurniye baka cereyanlara, baka kuvvetlere tbi ve let
edilmemek ve elmas gibi o Kurnn hakikatlerini, dini
dnyaya satan veya let eden adamlarn nazarnda cam
paralarna indirmemek ve en kuds ve en byk vazife
olan iman kurtarmak hizmetini tam yerine getirmek iin,
Risale-i Nurun has ve sadk talebeleri, gayet iddet ve
nefretle siyasetten kayorlar.
Hatt sizin bu kardeinizsiz de bilirsinizbu on sekiz
senedir, o kadar muhta olduum halde siyasete, hayat-
itimaiyeye temas etmemek iin hkmete kar birtek
mracaatm olmad gibi bu sekiz dokuz aydr, kre-i arzn
bu herc mercini birtek defa ne sual ve ne de merak
ettim.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Ey kardelerim,
Sizler biliyorsunuz ki, bizim mesleimizde benlik,
enaniyet, an ve eref perdesi altnda makam sahibi
olmaktan, ldrc zehir gibi ondan kayoruz. Onu ihsas
eden hlttan iddetle ictinap ediyoruz. Elbette, burada,
alt yedi sene gznzle ve yirmi seneden beri
tahkikatnzla anlamsnz ki, ben ahsma kar hrmet ve
makam vermek istemiyorum. Sizleri o noktada iddetle
tekdir etmiim. Bana haddimden fazla mevki vermeyiniz
diye size darlyorum. Yalnz, Kurn- Hakmin bu
zamanda bir mucize-i maneviyesi olan Risale-i Nur
hesabna ve ben de onun bir akirdi olmak haysiyetiyle,
ona kar tasdikkrne teslimi ve irtibat, kirne kabul
ediyorum. te bu derece enaniyetten ve benlikten ve an
ve eref nam altndaki riyakrlktan kamay dstur-u
hareket ittihaz eden adamlara kar ehl-i hkmetin, ehl-i
idare ve zabtann evhama dmeleri ne kadar mnsz ve
lzumsuz olduunu divaneler de anlar.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Aziz, sddk kardelerim,
Bugnlerde, Kurn- Hakmin nazarnda, imandan sonra
en ziyade esas tutulan takv ve amel-i salih esaslarn
dndm. Takv, menhiyattan ve gnahlardan itinab
etmek; ve amel-i salih, emir dairesinde hareket ve hayrat
kazanmaktr. Her zaman def-i er, celb-i nef a rcih
olmakla beraber, bu tahribat ve sefahet ve czibedar
hevesat zamannda bu takv olan def-i mefasid ve terk-i
kebair ssl-esas olup byk bir rhaniyet kesb etmi.
Bu zamanda tahribat ve menf cereyan dehetlendii iin,
takv bu tahribata kar en byk esastr. Farzlarn yapan,
kebireleri ilemeyen, kurtulur. Byle kebair-i azme iinde
amel-i salihin ihlsla muvaffakiyeti pek azdr.
Hem, az bir amel-i salih, bu ar erait iinde ok
hkmndedir.
Hem, takva iinde bir nevi amel-i salih var. nk, bir
haramn terki vaciptir. Bir vacibi ilemek, ok snnetlere
mukabil sevab var. Byle zamanlarda, binler gnahn
tehcmnde bir tek itinab, az bir amel ile, yzer gnahn
terkiyle, yzer vacip ilenmi olur. Bu ehemmiyetli nokta,
niyet ile, takv namyla ve gnahtan kanmak kastyla
menf ibadetten gelen ehemmiyetli aml-i salihadr.
Risale-i Nur akirtlerinin, bu zamanda en mhim
vazifeleri, tahribata ve gnahlara kar takvy esas tutup
davranmak gerektir. Madem her dakikada, imdiki
tarz-hayat- itiamiyede yzer gnah insana kar geliyor;
elbette takva ile ve niyet-i itinab ile yzer amel-i slih
ilenmi hkmndedir. Malmdur ki, bir adamn bir gnde
harap ettii bir saray, yirmi adam, yirmi gnde yapamaz
ve bir adamn tahribatna kar yirmi adam almak lzm
gelirken; imdi, binler tahribatya mukabil, Risale-i Nur
gibi bir tamircinin bu derece mukavemeti ve tesirat pek
harikadr. Eer bu iki mtekabil kuvvetler bir seviyede
olsayd, onun tamirinde mucizevri muvaffakiyet ve
ftuhat grlecekti.
Ezcmle: Hayat- itimaiyeyi idre eden en mhim esas
olan hrmet ve merhamet gayet sarslm. Baz yerlerde,
gayet elm ve biare ihtiyarlar, peder ve valideler hakknda
dehetli neticeler veriyor.
Cenb- Hakka kr ki, Risale-i Nur, bu mthi
tahribata kar girdii yerlerde mukavemet ediyor, tamir
ediyor. Sedd-i Zlkarneynin tahribiyle Yecc ve
Mecclerin dnyay fesada vermesi gibi, eriat-
Muhammediye (a.s.m.) olan sedd-i Kurnn tezelzlyle
Yecc ve Meccden daha mthi olan ahlkta ve hayatta
zulmetli bir anarilik ve zulml bir dinsizlik fesada ve
ifsada balyor.
Risale-i Nur akirtlerinin, byle bir hdisede mnev
mcahedeleri, inaallah zaman- Sahbedeki gibi, az amel
ile, pek byk sevap ve aml-i slihaya medar olur.
Aziz kardelerim, ite byle bir zamanda, bu dehetli
hdista kar, ihls kuvvetinden sonra bizim en byk
kuvvetimiz, itirk-i aml-i uhreviye dsturuyla
kalemlerle, her biri dierinin aml-i saliha defterine
hasenat yazdrdklar gibi; lisanlaryla, herbirinin takv
kalasna ve siperine kuvvet ve imdat gndermektir. Ve
bilhassa frtnal tehacme hedef olan bu ciz kardeinize,
bu mbarek uhur-u selsede ve eyym- mehurede
yardmna komak, sizin gibi kahraman ve vefadar ve
efkatkrlarn enidir. Btn ruhumla bu imdad- manevyi
sizden rica ediyorum. Ve ben dahi, iman ve sadakat
artyla, Risale-i Nur talebelerini btn dualarma ve
manev kazanlarma, yirmi drt saatte, itirak-i aml-i
uhreviye dsturuyla, bazan yz defadan ziyade Risale-i
Nur talebeleri nvanyla hissedar ediyorum.
Gl ve Nur ve Mbarekler ve Medrese-i Nuriye
heyetleri ve mm ihtiyarlar ve msumlar bataolarak
umum kardelerimize ve hemirelerimize selm ve
selmet vesaadetlerine dua ediyoruz.
Said Nurs
Cenb- Hakka yz binler kr olsun ki, Risale-i Nur
kendi kendine tevess ediyor. Her tarafta ftuhat var. Ehl-i
dalletin hileleri onu durdurmuyor; bilkis ok dinsizler
teslim-i silh ediyorlar. Hfz Alinin dedii gibi, korkular
pek ziyadedir. imdi, dinsizlik taassubuyla deil, korku
cihetiyle iliiyorlar. O korku, Risale-i Nur lehine dnecek
inaallah.
Said Nurs

1
Hem o eski dost zta, hem ehl-i dikkate ve sizlere beyan
ediyorum ki: Kurn- Mucizl-Beynn feyziyle, Yeni Said,
hakaik-i imaniyeye dair o derece mantk ve hakikatli
burhanlar zikrediyor ki, deil Mslman ulemas, belki en
muannid Avrupa feylesoarn da teslime mecbur ediyor
ve etmektedir.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Amma, Risale-i Nurun kymet ve ehemmiyetine iar ve
remz bir tarzda, Hazret-i Ali (r.a.) ve Gavs- zamn (k.s.)
ihbrt nevinden, Kurn- Mucizl-Beynn dahi bu
zamanda bir mucize-i mnevsi olan Risale-i Nura nazar-
dikkati celb etmesi mn-y ir tabakasndan remiz ve
imalar, icznn enindendir ve o lisan- gaybnin,
belgat- mucizekrnesinin muktezasdr.
Evet, Eskiehir Hapishanesinde, dehetli bir zamanda
ve kuds bir tesellye pek ok muhta olduumuz
hengmda, mnev bir ihtarla, Risale-i Nurun
makbuliyetine dir eski evliyalardan ahit gsteriyorsun.
Halbuki srryla
en ziyade bu meselede sz sahibi Kurndr. Acaba,
Risale-i Nuru, Kurn kabul eder mi? Ona ne nazarla
bakyor? denildi. O acip sual karsnda bulundum.
Ben de Kurndan istimdat eyledim. Birden, otuz
yetin mn-y sarhinin teferruat nevindeki
tabakatndan, mn-y ir tabakasnda ve o mn-y ir
klliyetinde dahil bir ferdi Risale-i Nur olduunu ve
duhulne ve medr- imtiyazna bir kuvvetli karine
bulunduunu, bir saat zarfnda hissettim; ve bir ksmn, bir
derece izahl ve bir ksmn mcmelen grdm. Kanaatime
hibir ek ve phe ve vehim ve vesvese kalmad. Ben de,
ehl-i imann imann, Risale-i Nurla muhafaza niyetiyle o
kat kanaatimi yazdm ve has kardelerime mahrem
tutulmak artyla verdim. Ve o risalede, biz demiyoruz ki,
yetin mn-y sarhi budur; t hocalar Fihi nazarun
desin.
Hem dememiiz ki, Mn-y irnin klliyeti budur.
Belki diyoruz ki, mn-y sarhinin tahtnda mteaddit
tabakalar var; bir tabakas da, mn-y ir ve remzdir. Ve
o mn-y ir de, bir klldir; her asrda cziyatlar var.
Risale-i Nur dahi bu asrda o mn-y ir tabakasnn
klliyetinde bir ferdidir. Ve o ferdin kasten bir medar-
nazar olduuna ve ehemmiyetli bir vazife greceine,
eskiden beri ulema mabeyninde cri bir dstur-u cifr ve
riyazi ile karineler, belki hccetler gsterilmiken, Kurnn
yetini veya sarahatini deil incitmek, belki icz ve
belatine hizmet ediyor. Bu nevi irt- gaybiyeye itiraz
edilmez. Ehl-i hakikatn, nihayetsiz irt- Kurniyeden
had ve hesaba gelmeyen istihracatlarn inkr edemeyen,
bunu da inkr etmemeli ve edemez.
Amma, benim gibi ehemmiyetsiz bir adamn elinde
byle ehemmiyetli bir eserin zuhur etmesini istirab ve
istibad edip itiraz eden zt, eer buday tanesi kadar bir
am ekirdeinden da gibi am aacn halk eylemek
azamet ve kudret-i lhiyeye delil olduunu dnse,
elbette bizim gibi acz-i mutlak ve fakr- mutlakta ihtiyac-
edit zamannda byle bir eserin zuhuru, vsat-i rahmet-i
lhiyeye delildir demeye mecbur olur.
Ben, sizi ve muterizleri Risale-i Nurun ere ve
haysiyetiyle temin ediyorum ki, bu iaretler ve evliyann
imal haberleri, remizleri beni daima kre ve hamde ve
kusurlarmdan istifara sevk etmi. Hibir dakika, nefs-i
emmareye medar- fahr ve gurur olacak bir enaniyet ve
benlik vermediini, size bu yirmi senelik hayatmn gz
nnde tereuhatyla ispat ediyorum.
Evet, bu hakikatle beraber, insan kusurlardan,
nisyandan, sehivden hli deil. Benim bilmediim ok
kusurlarm var. Belki de krim karm, risalede hatalar da
olmu.
Bu zamanda, gayet kuvvetli ve hakikatli milyonlar
fedakrlar bulunan merepler, meslekler bu dehetli
dallet hcumuna kar zhiren malbiyete dtkleri
halde, benim gibi yarm mm ve kimsesiz, mtemadiyen
tarassut altnda, karakol karsnda ve mthi, mteaddit
cihetlerle aleyhimde propagandalar ve herkesi tenr etmek
vaziyetinde bulunan bir bare o mesleklerden daha ileri,
kuvvetli dayanan Risale-i Nura sahip deildir. O eser, onun
hneri olamaz ve onunla iftihar edemez. Belki, dorudan
doruya Kurn- Hakmin bu zamanda bir mucize-i
maneviyesidirler ve rahmet-i ilhiye tarafndan ihsan
edilmitir. O adam, binler arkadayla beraber o hediye-i
Kurniyeye el atm. Her naslsa birinci tercmanlk
vazifesi ona dm. Onun kri ve ilmi ve zeksnn eseri
olmadna delil, Risale-i Nurun yle paralar var ki, baz
alt saatte, baz iki saatte, baz bir saatte ve baz da on
dakikada yazlan risaleler var. Ben yeminle temin
ediyorum ki, Eski Saidin kuvve-i hafzas beraber olmak
artyla, o on dakikalk ii, on saatte krimle
yapamyorum. O bir saatlik risaleyi, iki gn istidadmla,
zihnimle yapamyorum. Ve o alt saatlik risale olan
Otuzuncu Sz, ne ben, ne de en mdakkik dindar
feylesoar, alt gnde o tahkikat yapamaz. Ve hkez...
Demek, biz mis olduumuz halde, zengin bir
mcevherat dkknnn delll ve birer hizmetisi olmuuz.
Said Nurs

1
Aziz, sddk kardelerim,
Bugnlerde sabah namaz tesbihatnda stanbuldaki
ihtiyarn garazkrane ve ahsma kar galiz gybeti
zerine, Eski Said damaryla nefs-i emmarem heyecana
geldi. Mazlumum, bu nevi zulm ekilmez! dedi,
intikamn almak istedi. Birden kalbime geldi:
Belki Risale-i Nurun stanbulda nerine bir vesile olur.
Sen madem hayat- dnyeviyeni ve hayat- uhreviyeni dahi
Risale-i Nura feda ediyorsun; bu izzet-i nes damarn dahi
feda et. Hem sebeb-i hilkat-i kinat Fahr-i lem
Aleyhissalt Vesselma mecnun tabiri istimal eden
insanlar bulunduu gibi, senin, o gnee nispeten zerrecik
bir izzet-i nefsinin krlmasna ehemmiyet verme diye
ihtar edildi, benim de kalbim rahat etti.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
stanbul ulemasnn en by ve en mdakkiki ve ok
zaman mftil-enam olan eski fetv emini, mehur Ali
Rza Efendi, Birinci uadaki, rt- Kurniyeyi ve
yetl-Kbr gibi risaleleri grdkten sonra, Risale-i
Nurun mhim bir talebesi olan Hfz Emine demi ki:
Bedizzaman, u zamanda, din-i slma en byk bir
hizmet eylediini ve eserlerinin tam doru olduunu ve
byle bir zamanda, mahrumiyet iinde, tam bir feragat-
nefs ettiini, ve onun Risale-i Nuru, mceddid-i din
olduunu katiyyen tasdik ederim. Cenb- Hak, onu
muvaffak eylesin, min demi. Hem bazlarn sakal
brakmamaklna itirazlar mnasebetiyle, Mevln
Celleddin-i Rumnin pederleri olan Sultanl-Ulemann
bir kssasyla onu mdafaa edip:
Bedizzamann elbette bir itihad vardr. tiraz edenler
hakszdr demi. Ve Hoca Mustafaya (merhum) emretmi,
sylediimi yaz: Bedizzamana kemal-i hrmetle selm
ederim. Telifatnzn ikmaline hrz- can ile dua
etmekteyim. Baz ulemssun tenkidine uradna
mteessir olma. Zira Yemili aa talanr kaziyesi
mehurdur. Mcahedatnza devam buyurun. Cenb- Hak
ve Feyyz- Mutlak cilen murad ve matlubunuza
muvaffakun-bilhayr eylesin, min. Bki Hakkn birliine
emanet olunuz.
Eski Fetva Emini
Ali Rza
te byle mdakkik ve ilim ve eriat ve Kurn
cihetinde bu zamanda sz sahibi en byk lim byle
hkmetmi.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Aziz, sddk, mdakkik, mstakim kardelerim,
Gayet cidd bir ihtar ile bir hakikati beyan etmeye lzum
var. yle ki:
1
srryla, ehl-i velyet, gayb
olan eyleri, bildirilmezse bilmezler. En byk bir vel dahi,
hasmnn hakik halini bilmedikleri iin, haksz olarak
mbareze etmesini Aere-i Mbeerenin mabeynindeki
muharebe gsteriyor. Demek, iki veli, iki ehl-i hakikat
birbirini inkr etmekle makamlarndan sukut etmezler.
Meer, btn btn zhir-i eriate muhalif ve hats zahir
bir itihad ile hareket edilmi ola.
Bu srra binaen
2

deki ulvv- cenab dsturuna ittibaen ve avm-
mminnin eyhlerine kar hsn- zanlarn krmamakla,
imanlarn sarslmadan muhafaza etmek ve Risale-i Nurun
erknlarnn haksz itirazlara kar hakl, fakat zararl
hiddetlerden kurtarmak lzumuna binaen; ve ehl-i ilhadn
iki taife-i ehl-i hakkn mabeynindeki husumetten istifade
ederek, birinin silhyla, itirazyla tekini cerh edip ve
tekinin delilleriyle berikini rtp ikisini yere vurmak ve
rtmekten itinaben, Risale-i Nur akirtleri, bu mezkr
drt esasa binaen, muarzlar hiddet ve tehevvrle ve
mukabele-i bilmisille karlamamal. Yalnz kendilerini
mdafaa iin musalahakrne, medr- itiraz noktalar izah
etmek ve cevap vermek gerektir.
1. Gayb Allahtan bakas bilemez.
2. fkelerini yutanlar ve insanlarn kusurlarn affedenler... l-i mrn Sresi,
3:134.
nk bu zamanda enaniyet ok ileri gitmi. Herkes,
kameti miktarnda bir buz paras olan enaniyetini
eritmeyip bozmuyor, kendini mazur biliyor; ondan niz
kyor. Ehl-i hak zarar eder; ehl-i dallet istifade ediyor.
Malm itiraz hdisesi ima ediyor ki, ileride, merebini
ok beenen baz ztlar ve hodgm baz so-merepler ve
nefs-i emmaresini tam ldrmeyen ve hubb-u cah
vartasndan kurtulmayan baz ehl-i irad ve ehl-i hak,
Risale-i Nura ve akirtlerine kar kendi mereplerini ve
mesleklerinin revacn ve etblarnn hsn- tevecchlerini
muhafaza niyetiyle itiraz edecekler; belki dehetli
mukabele etmek ihtimali var. Byle hadiselerin vukuunda,
bizlere, itidl-i dem ve sarslmamak ve adavete girmemek
ve o muarz taifenin de resalarn rtmemek gerektir.
F etmek hatrma gelmeyen bir srr, f etmeye
mecbur oldum. yle ki:
Risale-i Nurun ahs- mnevsi ve o ahs- mnevyi
temsil eden has akirtlerinin ahs- mnevsi Ferid
makamna mazhar olduklar iin, deil husus bir
memleketin kutbu, belki ekseriyetle Hicazda bulunan
kutb-u zamn tasarrufundan hari olduu gibi onun
hkm altna girmeye de mecbur deil. Her zamanda
bulunan iki imam gibi, onu tanmaya mecbur olmuyor.
Ben, eskiden, Risale-i Nurun ahs- mnevsini, o
imamlardan birisini zannediyordum. imdi anlyorum ki,
Gavs- zamda, kutbiyet ve gavsiyetle beraber, Ferdiyet
dahi bulunduundan, hirzamanda, akirtlerinin baland
Risale-i Nur, o Ferdiyet makamnn mazhardr. Bu
gizlenmeye lyk olan bu srr- azime binaen Mekke-i
Mkerremede dahifarz- muhal olarakRisale-i Nur
aleyhinde bir itiraz kutb-u zamdan dahi gelse, Risale-i
Nur akirtleri sarslmayp, o mbarek kutb-u zamn
itirazn iltifat ve selm suretinde telkki edip, tevecchn
de kazanmak iin, medr- itiraz noktalar o byk
stadlarna kar izah etmek, ellerini pmektir.
Ey kardelerim; bu zamanda yle dehetli cereyanlar ve
hayat ve cihan sarsacak hdiseler iinde hadsiz bir
metanet ve itidal-i dem ve nihayetsiz bir fedakrlk
tamak gerektir. Evet,
1

yetinin mn-y iarsiyle, hireti bildikleri ve iman
ettikleri halde dnyay hirete severek tercih etmek ve
krlacak ieyi bki bir elmasa bilerek rza ve sevinle
tercih etmek ve kbeti grmeyen kr hissiyatn hkmyle,
hazr bir dirhem zehirli lezzeti, ileride bir batman s
lezzete tercih etmek, bu zamann dehetli bir maraz ve
musibetidir. O musibet srryla, hakik mminler dahi
bazan ehl-i dallete taraftar olmak gibi dehetli hatda
bulunuyorlar. Cenb- Hak, ehl-i iman ve Risale-i Nur
akirtlerini bu musibetlerin errinden muhafaza eylesin.
min.
Said Nurs
1. Onlar dnya hayatn seve seve hirete tercih ederler. brahim Sresi, 14:3.

1
Ey kardelerim,
Bu zamanda, hususan bu sralarda Risale-i Nur akirtleri
tam bir metanet ve tesand ve dikkat etmeye
mecburdurlar. Lillhilhamd, Isparta ve havalisi
kahramanlar demir gibi metanet gstermesiyle, baka
yerlere de hsn- misal oldu.
Ey Hsrev! Tesirli ve gzel mektubunu aldm. Vazifenin
bana gemen bizi fevkalde mesrur etti. Binler safalarla
geldin. Sen, bu bir buuk sene madd kalemin
ilemediinden merak etme. Senin yerine o kerametli
kaleminin ydigr olan Mucizat- Ahmediyenin biri
vilyt- arkiyede faalne geziyor. Dier son yazdn
nsha da, stanbulda, senin yerinde alp, inaallah
ftuhat yapar. Senin yazdn mucizeli iki Kurn-
Azmnn bu havalide, hususan Ramazan- erifte sana
kazandrdklar sevaplar ve tahsin ve tebriklerini, inaallah
yaknda taba girmesiyle lem-i slmdan senin ruhuna
yaacak rahmet dualarn dn, Allaha kret.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allah'n adyla.

1
Aziz, sddk kardelerim,
Ben, pek kat bir surette ve bine yakn tecrbelerim
neticesinde kat kanaatim gelmi ve ekser gnlerde
hissediyorum ki, Risale-i Nurun hizmetinde bulunduum
gnde, hizmetin derecesine gre kalbimde, bedenimde,
dimamda, maietimde bir inkiaf, inbisat, ferahlk,
bereket gryorum. Ve oklar itiraf ediyor, Biz
dehissediyoruz derler. Hatta, size geen sene yazdm
gibi, benim pek az gda ile yaadmn srr, o bereket
imi.
Hem madem, mam- den (r.a.) rivayet var ki:
Hlis talebe-i ulmun rzkna ben kefalet edebilirim
demi. nk rzklarnda vsat ve bereket olur.
Madem hakikat budur ve madem hlis talebe-i ulm
nvanna Risale-i Nur akirtleri bu zamanda tam liyakat
gstermiler. Elbette, imdi yeni alk, ve kahta mukabil
Risale-i Nur hizmetini brakmak ve zaruret-i maiet
zryle maiet peine komak yerine en iyi are, kr ve
kanaat ve Risale-i Nur talebeliine tam sarlmaktr.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Risale-i Nur ve ondan tam ders alan akirtleri, deil
dnya siyasetlerine, belki btn dnyaya kar da Risale-i
Nuru let edemez ve imdiye kadar da etmemi. Biz ehl-i
dnyann dnyalarna karmyoruz. Bizden zarar
tevehhm etmek divaneliktir.
Evvel: Kurn bizi siyasetten men etmi, t ki elmas
gibi hakikatleri, ehl-i dnyann nazarnda cam paralarna
inmesin.
Saniyen: efkat, vicdan, hakikat bizi siyasetten men
ediyor. nk tokada mstehak dinsiz mnafklar onda iki
ise, onlarla mteallik yedi sekiz msum biare, oluk-
ocuk, zaif, hasta ve ihtiyarlar var. Bel, musibet gelse, o
msumlar o belya decekler. Belki o iki mnafk dinsiz,
daha az zarar grecek. Onun iin, siyaset yoluyla, idare ve
syii ihll tarznda, neticenin husul de mekk olduu
halde girmekten, Risale-i Nurun mahiyetindeki efkat,
merhamet, hak ve hakikat akirtlerini men ediyor.
Salisen: Bu vatan, bu millet ve bu vatandaki ehl-i
hkmet, ne ekilde olursa olsun, Risale-i Nura eedd-i
ihtiyala muhtatrlar. Deil korkmak veyahut advet
etmek, en dinsizleri de, onun dindrne, hakperestne
dsturlarna taraftar olmak gerektir. Meer ki, btn btn
millete, vatana, hkimiyet-i slmiyeye hyanet ola.
nk bu milletin ve vatann, hayat- itimaiyesini
anarilikten kurtarmak ve byk tehlikelerden hals etmek
iin, be esas lzmdr ve zarurdir.
Birincisi: merhamet.
kincisi: hrmet.
ncs: emniyet.
Drdncs: haram-hell bilip haramdan ekilmek.
Beincisi: serserilii brakp itaat etmektir.
te Risale-i Nur, hayat- itimaiyeye bakt vakit bu be
esas temin edip, syiin temel tan tesbit ve temin eder.
Risale-i Nura ilienler katiyen bilsinler ki, onlarn ilimesi,
anarilik hesabna, vatan ve millet ve asyie dmanlktr.
te bunun bir hlsasn o casusa syledim. Dedim ki:
Seni gnderenlere syle. Hem de ki: On sekiz senedir
bir defa kendi istirahati iin hkmete mracaat etmeyen
ve yirmi bir aydr dnyay hercmerc eden harplerden
hibir haber almayan ve ok mhim makamlarda ok
mhim adamlarn dostne temaslarn istina edip kabul
etmeyen bir adama, ondan korkup, tevehhm edip,
dnyanza karmak ihtimaliyle evhama dp
tarassutlarla sknt vermekte hangi mn var? Hangi
maslahat var? Hangi kanun var? Divaneler de bilirler ki
ona ilimek divaneliktir. O casus da kalkt gitti.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Aziz kardelerim,
Bu defa yazlarnzda hls Risalelerini grdm iin,
sizi o gibi risalelerin dersine havale edip, ziyade bir derse
ihtiya grmedim. Yalnz bunu ihtar ediyorum ki,
mesleimiz, srr- ihlsa dayanp, hakaik-i imaniye olduu
iin, hayat- dnyaya, hayat- itimaiyeye mecbur olmadan
karmamak ve rekabete ve tarafgirlie ve mbarezeye
sevk eden hlttan tecerrt etmeye mesleimiz itibaryla
mecburuz. Binler teessf ki, imdiki mthi ylanlarn
hcumuna mruz biare ehl-i ilim ve ehl-i diyanet,
sineklerin srmas gibi cz kusurat bahane ederek,
birbirini tenkitle, ylanlarn ve zndk mnafklarn
tahribatlarna ve kendilerini onlarn eliyle ldrmesine
yardm ediyorlar.
Gayet muhlis bir kardeimizin mektubunda, bir ihtiyar
lim ve vaizin, Risale-i Nura zarar verecek vaziyette
bulunmas: Benim gibi binler kusurlar bulunan bir
biarenin, ehemmiyetli mazerete binaen bir snneti terk
ettiim bahanesiyle ahsm rtp, Risale-i Nura ilimek
istemi.
Evvel: Hem o zt, hem sizler biliniz ki: Ben, Risale-i
Nurun hizmetkrym ve o dkknn bir delllym.
Risale-i Nur ise Ar- zama bal olan Kurn- Azman
ile balanm bir hakik tefsirdir. Benim ahsmdaki
kusurat, ona sirayet etmez
Saniyen: O viz ve lim zta benim tarafmdan selm
syleyiniz. Benim ahsma olan tenkidini,itirazn, bam
stne kabul ediyorum. Sizler de, o zt ve onungibileri
mnakaaya ve mnazaraya sevk etmeyiniz. Hatt tecavz
edilse de bedduayla da mukabele etmeyiniz. Kim olursa
olsun, madem iman var, o noktada kardeimizdir. Bize
dmanlk da etse, mesleimizce mukabele edemeyiz.
nk, daha iddetli dmanlar ve ylanlar var.
Elimizde nur var, topuz yok. Nur incitmez, yla okar.
Ve bilhassa ehl-i ilim olsa, ilimden gelen enaniyeti de
varsa, enaniyetlerini tahrik etmeyiniz. Mmkn olduu
kadar,
2
dsturunu rehber
edininiz.
Hem, o zt, madem evvelce Risale-i Nura girmi ve
yazyla da itirak etmi, o daire iindedir. Onun kren bir
yanl varsa da affediniz. Deil onlar gibi ehl-i diyanet ve
tarikata mensup Mslmanlar, imdi bu acip zamanda,
iman bulunan ve frka-i dlleden bile olsa onlarla
uramamak; ve Allah tanyan ve hireti tasdik eden
Hristiyan bile olsa, onlarla medr- niz noktalar medr-
mnakaa etmemeyi, hem bu acip zaman, hem
mesleimiz, hem kuds hizmetimiz iktiza ediyor.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Bo szlerle, irkin davranlarla karlatklar zaman, izzet veereerini
muhfaza ederek oradan geip giderler. Furkan Sresi,25:72.

1
Risale-i Nurun meslei ise, vazifesini yapar, Cenb-
Hakkn vazifesine karmaz. Vazifesi teblidir; kabul
ettirmek, Cenb- Hakkn vazifesidir.
Hem, kemiyete ehemmiyet verilmez. Sen o havalide bir
tek tf bulsan, yz bulmu gibidir. Merak etme. Hem,
mmkn olduu kadar hariten gelen byle ilimelere
ehemmiyet verme. Fakat ihtiyat ile, bu atlet mevsimi ve
gaet zaman ve derd-i maiet iptils zamannda cz bir
itigal de ehemmiyetlidir. Tevakkuf deil,
muvaffakiyetsizlik malbiyet yok! Risale-i Nurun her
tarafta galibne ftuhat var.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.

1
Aziz, sddk kardelerim,
Risale-i Nur dnya ilerine let olamaz, dnya ilerinde
siper edilmez. nk, ehemmiyetli bir ibadet-i tefekkriye
olduu cihetle, dnyev maksatlar kasten ondan istenilmez.
stenilse, ihls krlr, o ehemmiyetli ibadet ekli deiir.
Baz ocuklar gibi, dtkleri vakit Kurnsiper eder.
Bana gelen darbe Kurna geldii gibi, Risale-i Nur,byle
muannid hasmlara kar siper istimal edilmemeli.
Evet, Risale-i Nura ilienler tokat yer; yzer vukuat
ahittir. Fakat Risale-i Nur, tokatlarda istimal edilmez ve
niyet ve kasd ile tokatlar gelmez. nk srr- ihls ve srr-
ubudiyete mnadir. Bizler, bizlere zulmedenleri, bizi
himaye eden ve Risale-i Nurda istihdam eden Rabbimize
havale ediyoruz
Evet, dnyaya ait harika neticeler, baz evrad-
mhimme gibi, Risale-i Nurda oka terettp ediyor. Fakat
onlar istenilmez, belki verilir; illet olamaz, bir fide olabilir.
Eer istemekle olsa, illet olur, ihls krar, o ibadeti ksmen
iptal eder.
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
Evet, Risale-i Nurun o kadar dehetli muannidlere kar
galibne mukavemeti, srr- ihlstan hibir eye let
edilmemesinden ve dorudan doruya saadet-i ebediyeye
bakmasndan ve hizmet-i imaniyeden baka bir maksat
takip etmemesinden ve baz ehl-i tarikatn ehemmiyet
verdikleri kef ve kermt- ahsiyeye ehemmiyet
vermemesindendir ve velyet-i kbr sahipleri olan
Sahabler gibi, veraset-i Nbvvet srryla, yalnz iman
nurlarn neretmek ve ehl-i imann imanlarn
kurtarmaktr.
Evet, Risale-i Nurun bu dehetli zamanda kazandrd
iki netice-i muhakkakas hereyin fevkindedir; baka
eylere ve makamlara ihtiya brakmyor.
Birinci neticesi: Sadakat ve kanaatle Risale-i Nur
dairesine girenler, imanla kabre gireceine gayet kuvvetli
emareler var.
kinci neticesi: Risale-i Nur dairesinde, ihtiyarmz
olmadan takarrur ve tahakkuk eden irket-i maneviye-i
uhreviye cihetiyle, herbir hakik sadk akird binler dillerle,
kalblerle dua etmek, istifar etmek, ibadet etmek ve baz
melike gibi krk bin lisanla tesbih etmektir. Ve Ramazan-
erifteki hakikat-i leyle-i Kadir gibi, kuds ve ulv
hakikatleri, yz bin el ile aramaktr.
te, bu gibi netice iindir ki, Risale-i Nur akirtleri,
hizmet-i Nuriyeyi velyet makamna tercih eder; kef ve
kermt aramaz ve hiret meyvelerini dnyada
koparmaya almaz ve vazife-i lhiye olan muvaffakiyet
ve halka kabul ettirmek ve reva vermek ve galebe
ettirmek ve mstahak olduklar an eref ve ezvak ve
inyetlere mazhar etmek gibi, kendi vazifelerinin haricinde
bulunan eylere karmazlar ve harektn onlara bina
etmezler. Hlisen, muhlisen alrlar, Vazifemiz hizmettir,
o yeter derler.
Said Nurs

1
Seksen ksur sene kymetinde bulunan ve Ramazan-
erin mecmuunda gizlenen leyle-i Kadri kazanmak iin,
Risale-i Nur akirtlerinin irket-i mneviye-i uhreviyeleri
muktezasnca, herbiri, mtekellim-i maalgayr sgasnca

2
gibi tbiratta, ok dikkat ile,
Risale-i Nurun akirtlerini niyet etmek gerektir. T herbir
akirt umumun namna mnacat edip alsn. Bu biare
ve az alabilen ve haddinden ok fazla hizmet ondan
beklenen bu kardeinize, o hsn- zanlar yanl
karmamak iin, gemi Ramazan gibi yardmnz rica
ediyorum.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Bizi koru, bize merhamet et, bizi bala.

1
ki gn evvel, Yirmi kinci Sz tashih edilirken
dinledim. Grdm ki, iinde hem kll zikir, hem geni kir,
hem kesretli tehlil, hem kuvvetli iman ders, hem gaetsiz
huzur, hem kuds hikmet, hem yksek bir ibadet-i
tefekkriye gibi nurlar var. Bir ksm akirtlerin ibadet
niyetiyle risaleleri, ya yazmak veya okumak veya
dinlemekliin hikmetini bildim. Brekllah dedim, hak
verdim.
Said Nurs
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allah'n adyla.
Karadan bir meyvesi

Aziz, sddk kardelerim,
Bu defa mektup yerinde bu meyveyi gnderiyoruz.
Bir yetin mn-y irsinin klliyetinden bir ferdi,
Hrriyetten bu ana kadardr, Terin-i Sni otuzuncu gn,
bin yz elli sekizde, Karada bana kyordum.
nsanlarn, hususan Mslmanlarn bu teselsl eden
helketleri ve hasaretleri ne vakitten balad ve ne vakte
kadardr? hatra geldi. Birden, her mklm halleden
Kurn- Mucizl-Beyan Sre-i Vel-Asriyi karma kard.
Bak dedi, baktm. Her asra hitap ettii gibi, bu asrmza
da daha ziyade bakan
1

yetindeki makam- cifrsi bin
yz yirmi drt edip, Hrriyet inklbyla balayan
tebeddl- saltanat ve Balkan ve talyan harpleri ve Birinci
Harb-i Umum malbiyetleri ve muahedeleri ve eair-i
slmiyenin sarslmalar ve bu memleketin zelzeleleri ve
yangnlar ve kinci Harb-i Umumnin zemin yznde
frtnalar gibi, semav ve arz musibetlerle hasret-i
insaniyeyle
2
yetinin bu asrda dahi
bir hakikati, maddeten ayn tarihiyle gsterip, bir lema-i
iczn gsteriyor.
1. Yemin olsun Asra. nsan muhakkak hsrandadr. Asr Sresi, 103:1-2.
2. Yemin olsun Asra! nsan muhakkak hsrandadr. Asr Sresi, 103:2.
2
hirdeki ( ( be
saylredde saylr isemakam- cifrsi bin yz elli
sekiz ve dokuz olan bu senenin ve gelecek senenin ayn
tarihini gstermekle o hasretlerden, bhusus mnev
hasretlerden kurtulmann are-i yegnesi iman ve aml-i
saliha olduu gibi ve mefhum-u muhaliyle, o hasretin de
sebeb-i yegnesi kfr ve kfran, krszlk, yani
imanszlk ve fsk ve sefahet olduunu gsterdi. Sre-i
Vel-Asrinin azamet ve kudsiyetini ve ksalyla beraber
gayet geni ve uzun hakaikin hazinesi olduunu tasdik
ederek Cenb- Hakka krettik.
Evet, lem-i slmn, bu asrn hasreti olan bu dehetli
kinci Harb-i Umumden kurtulmasnn sebebi, Kurndan
gelen iman ve aml-i saliha olduu gibi; fakirlere gelen
ac, alk ve kahtn sebebi, orucun tatl aln
ekmedikleri ve zenginlere gelen hasret ve zayiatn
sebebi de, zekt yerinde ihtikr etmeleridir. Ve
Anadolunun bir meydan- harp olmamasnn sebebi,

3
kelime-i kudsiyesinin hakikatini fevkalde bir
surette yz bin insanlarn kalblerine tahkik bir tarzda ders
veren Risale-i Nur olduunu, pek ok emarelerle ve
akirtlerinden binler ehl-i hakikat ve dikkatin kanaatleri
ispat eder.
2. Ancak mn eden ve gzel iler yapanlar mstesn. Asr Sresi, 103:3.
3. man edenler mstesna. Asr Sresi, 103:3.
Risale-i Nurun Kk ve Msum akirtleri
Aziz, Sddk Kardelerim;
Risale-i Nurun kk ve msum akirtlerinden elli
altm talebenin yazdklar nshalar bize de gnderilmi.
Biz de o paralar cilt iinde cem ettik.
Hem o msum kirtlerin bazlarn, isimleriyle
kaydettik. Mesel;
simleri: Yalar: mer: 15, Hfz Nebi: 14, Ahmed
Zeki: 13, Bekir: 9, Mustafa: 14, Ali: 12, Hseyin: 11,
Mustafa: 13, Hafz Ahmet: 12
Bu yata daha ok ocuklar var, uzun olmasn diye
yazlmad. te bu msum ocuklarn, Risale-i Nurdan
aldklar derslerinin ve yazdklarnn bir ksmn bize
gndermiler. Biz de onlarn isimlerini bir cetvelde
dercettik. Bunlarn bu zamanda bu cidd almalar
gsteriyor ki, Risale-iNurda yle bir mnev zevk ve
czibedar bir nur var ki, mekteplerdeki ocuklar okumaya
evkle sevk etmek iin icad ettikleri her nevi elence ve
teviklere galebe edecek bir lezzet, bir srur, bir evk,
Risale-i Nur veriyor ki, ocuklar byle hareket
ediyorlar.Hem bu hal gsteriyor ki, Risale-i Nur kkleiyor.
naallah, dahahibir ey onu koparamayacak; ensl-i
tiyede devam edecek.
Aynen bu msum kk akirtler gibi, Risale-i Nurun
czibedar dairesine giren mm ihtiyarlarn dahi krk-elli
yandan sonra Risale-i Nurun hatr iin yazya balayp
yazdklar krk elli paray, iki mecmua iinde derc ettik.
Bu mm ihtiyarlarn ve ksmen oban ve efelerin, bu
zamanda, bu acip erait iinde, hereye tercihan Risale-i
Nura bu surette almalar gsteriyor ki, bu zamanda
Risale-i Nura ekmekten ziyadeihtiya var ki, harmanclar,
iftiler, obanlar, yrk efeleri, hct- zaruriyeden ziyade
Risale-i Nura almalar, Risale-i Nurun hakkaniyetini
gsteriyorlar.
Bu ciltte az sir alt cild-i hirde msumlarn ve ihtiyar
mmlerin yazlarnn tashihinde ok zahmet ektim. Vakit
msaade etmiyordu. Hatrma geldi ve mnendenildi ki:
Sklma! Bunlarn yazlar abuk okunmadndan,
acelecileri yava yava okumaya mecbur ettiinden,
Risale-i Nurun gda ve taam hkmndeki hakikatlerinden
hem akl, hem kalb, hem ruh, hem nes, hem his,
hisselerini alabilirler. Yoksa, yalnz akl cz bir hisse alr,
tekiler gdasz kalabilirler.
Risale-i Nur, sair ilimler ve kitaplar gibi okunmamal.
nk ondaki iman- tahkik ilimleri, baka ilimlere ve
maarifetlere benzemez. Akldan baka ok letif-i
insaniyenin de kuvvet ve nurlardr.
Elhasl: Msumlarn ve mm ihtiyarlarn noksan
yazlarnda iki fide var:
Birincisi: Teenn ve dikkatle okumaya mecbur etmektir.
kincisi: O msumne ve hlisne ve samim ve tatl
dillerinden, derslerinden Risale-i Nurun irin vederin
meselelerini lezzetli bir hayretle dinlemek ve ders almaktr.
Said Nurs
Ispartaya Gnderilen Bir Mektup
Aziz, sddk kardelerim,
Namaz tesbihatnn srrna gre, nasl ki namazdan
sonra tesbih ve zikir ve tehlil ile hatme-i muazzama-i
Muhammediye (a.s.m.) ve zikir ve tesbih eden ve r-yi
zemin kadar geni bir halka-i tahmidat- Ahmediye (a.s.m.)
dairesine tasavvuran ve niyeten girmek medr- fyuzat
olduu gibi, biz dahi, Risale-i Nurun geni daire-i dersinde
ve halka-i envarnda ders alan ve alan binler msum
lisanlarn ve mbarek ihtiyarlarn dualarna ve aml-i
salihalarna hissedar olmak ve dualarna min demek
hkmnde olarak, onlarla tayy- mekn ederek, gyaben
omuz omuza, diz dize bulunmak hayaliyle ve niyetiyle ve
tasavvuruyla kendimizi fevkalhad bahtiyar biliyoruz.
Hususan hir mrmde byle kymettar, mnev evlatlar
ve yzer Abdurrahmanlar bulmak, benim iin dnyada
cennet hayat hkmne geiyor.
Geen Ramazan- erifte, hastalk mnasebetiyle, herbir
kardeim benim hesabma bir saat almasnn byk bir
neticesini aynelyakn ve hakkalyakn grdmden, byle
dualar reddedilmez msumlarn ve mbarek ihtiyarlarn
ve stadlarnn, benim hesabma olan dualar ve
almalar, benim Risale-i Nura hizmetimin uhrev bir
netice-i bkiyesini dnyada dahi bana gsterdi.

1
Kardeiniz
Said Nurs
1. Bk olan sadece Odur.
Ispartaya Gnderilen Bir Fkradr
Risale-i Nur, kendi sadk ve sebatkr akirtlerine
kazandrd ok byk kr ve kazan ve pek ok kymettar
neticeye mukabil yat olarak, o akirtlerden tam ve hlis
bir sadakat ve dim ve sarslmaz bir sebat ister. Evet,
Risale-i Nur on be senede medresede kazanlan kuvvetli
iman- tahkikyi on be haftada ve bazlara on be gnde
kazandrdna, yirmi bin zt tecrbeleriyle ehadet
ederler.
Hem, itirak-i aml-i uhreviye dsturuyla, herbir
akirdinin, herbir gnde binler hlis lisanlariyle edilen
makbul dualar ve binler ehl-i salhatin iledikleri aml-i
salihann misil sevaplarn kazandrp, herbir hakik sadk
ve sebatkr akirdlerini amelce binler adam hkmne
getirdiini... kerametkrne ve takdirkrne mam- Alinin
ihbar ve keramet-i gaybiye-i Gavs- zamdaki
tahsinkrne ve tevikkrne beareti ve Kurn-
Mucizl-Beynn kuvvetli iaretleri o hlis akirtlerin,
ehl-i saadet ve ehl-i Cennet olacaklarn pek kat ispat
ederler. Elbette byle bir kazan, yle yat ister.
Madem hakikat budur, Risale-i Nur dairesinin yaknnda
bulunan ehl-i ilim ve ehl-i tarikat ve sof-merep ztlar
onun cereyanna girmek ve ilim ve tarikattan gelen
sermayeleriyle ona kuvvet vermek ve genilemesine
almak ve akirtlerini tevik etmek ve bir buz paras
olan enaniyetini, tam bir havuz kazanmak iin o dairedeki
b- hayat havuzuna atp eritmek gerektir. Yoksa, baka bir
r amakla hem o zarar eder, hem bu mstakim ve
metin cadde-i Kurniyeye bilmeyerek zarar verir, belki
zndkaya bilmeyerek bir nevi yardm hesabna geer.
Said Nurs

1
Aziz, sddk kardelerim,
Sakn dnya cereyanlar, hususan siyaset cereyanlar ve
bilhassa harice bakan cereyanlar sizi tefrikaya atmasn.
Karnzda ittihad etmi dallet frkalarna kar sizi
perian etmesin
2

dstur-u Rahmn yerine
3

dstur-u eytan hkmederek, melek
gibi bir hakikat kardeine advet ve elhanns gibi bir
siyaset arkadana muhabbet ve taraftarlkla zulmne rza
gsterip cinayetine mnen erik eylemesin.
1. Allahn selm, rahmeti ve bereketi ebediyen, dima zerinize olsun.
2. Allah iin sevmek, Allah iin buz etmek. Buhar,mn: 1.
3. Siyaset iin sevmek, siyaset iin buz etmek.
Evet, bu zamandaki siyaset, kalbleri ifsad edip, asab
ruhlar azap iinde brakr. Selmet-i kalb ve istirahat-i ruh
isteyen adam, siyaseti brakmal.
Evet, imdi kre-i arzda herkes ya kalben, ya ruhen, ya
aklen, ya bedenen gelen musibetten hissedarlktan, azap
ekiyor, periandr. Bilhassa ehl-i dallet ve ehl-i gaet,
merhamet-i umumiye-i lhiyeden ve hikmet-i tamme-i
Sbhniyeden habersiz olduundan, rikkat-i cinsiye
sebebiyle nev-i beerle alkadar olduundan, kendi
eleminden baka nev-i beerin imdiki elm ve dehetli
elemleriyle dahi mteellim olup azap ekiyor. nk,
lzumsuz ve mlyni bir surette vazife-i hakikiyelerini ve
elzem ilerini brakp fk ve siyas boumalara ve
kinatn hdiselerini merakla dinleyerek, kararak
ruhlarn sersem ve akllarn geveze etmiler. Zarara raz
olana merhamet edilmez mnsnda
kaide-i esasiyesiyle efkat hakkn ve merhamet
liyakatn kendilerinden selb etmitir. Onlara acnmaz ve
efkat edilmez. Ve lzumsuz balarna bel getiririyorlar.
Ben tahmin ediyorum ki, btn kre-i arzn bu
yangnnda ve frtnalarnda selmet-i kalbini ve istirahat-
ruhunu muhafaza eden ve kurtaran yalnz hakik ehl-i iman
ve ehl-i tevekkl ve rzadr. Bunun iinde en ziyade kendini
kurtaranlar, Risale-i Nur dairesine sadakatle girenlerdir.
nk onlar, Risale-i Nurdan aldklar iman- tahkik
derslerinin nuruyla ve gzyle, hereyde rahmet-i
lhiyenin izini, yzn grp hereyde keml-i hikmetini,
ceml-i adaletini mahede ettiklerinden, keml-i
teslimiyet ve rza ile rububiyet-i lhiyenin icraatndan olan
musibetleri teslimiyetle ve glerek karlyorlar, rza
gsteriyorlar. Ve merhamet-i lhiyeden daha ileri
efkatlerini srmyorlar ki, elem ve azap eksinler.
te bu hakikate binaen, deil yalnz hayat- uhreviyenin,
belki dnyadaki hayatn dahi saadet ve lezzetini isteyenler,
hadsiz tecrbeleriyle, Risale-i Nurun iman ve Kurn
derslerinde bulabilir ve buluyorlar.
Said Nurs
Kastamonuda stad Bedizzamana sekiz
sene hizmet eden Mehmet Feyzi ve ayc
Emin Efendinin, Kastamonudaki hayatna
dair Emirdanda iken Hz. stada
yazdklar kymettar bir mektuplardr


1
1. Risale-i Nurun yazlan ve okunan hareri adedince Allahn selm, rahmeti
ve bereketi zerinize olsun.
ok sevgili, ok kymettar, ok mk stadmz
efendimiz hazretleri,
Evvela: Leyle-i Miracnz tebrik eder, ellerinizden per,
kusurumuzun affn rica ederiz.
stadmzn tercme-i halini merak edenlere deriz ki:
Kurn- Hakim, otuz ytnn icazkr iaretiyle,
mam- Ali. Radyallahu Anh Celceltiye ve Erczesinde
kerametkr delltiyle, Gavs- zam (kuddise srruhu),
bearetkr beyanatiyle, stadmzn hakiki tercme-i halini
ve Risale-i Nurun hakiki mahiyetini beyan etmiler.
stadmzn ahs- mnevisini bilmek isteyenler, Risale-i
Nurun rt- Kurniye ve Kermt- Aleviye ve
Kermt- Gavsiye Risalelerini ve Risale-i Nurun sair
eczalarn dikkatle tetebbu etmeleri lzmdr. Yalnz bizim,
stadmz hakkndaki kanaat- katiyemiz udur ki: sm-i
Nur ve sm-i Hakime mazhariyetle, Kurn- Hakimin
hazinesinden nail olduu hakaik ve mari, tahdis-i nimet
maksadyla beere iln eden bu allme-i zfnun
Bedizzaman Hazretleri, ahlk- Muhammediye
Aleyhissalt Vesselm ile tahallk etmi, nes ve heva
berzahlarndan gemi, mekrim-i ahlkn en mmtaz ve
mstesna bir timsl-i mcessemi olarak bu asrda
bulunmu. imdiye kadar btn hayatnda ayan- hayret
bir ulvv-i himmet ve sekinet ve iffet ve mahviyet iinde
yaam. Gna-y kalbi, tevekkl ve kanaat harikulde,
maiet ve kyafeti, pek sade ve mekrim-i ahlk, pek
fevkalde, dnyaya zerre kadar meyil ve muhabbet
etmez
Hem yle bir tarzda izzet-i ilmiyeyi hayatta muhafaza
etmi ki; asla kimseye arz- iftikar etmemek, hayatnn en
mhim bir dsturu olmutur. Dnya kendilerine tevecch
etmise de, ondan yz evirmi olan stadmz, emr-i
maata Cenb- Hakkn inayetiyle, iffet ve nezahetini
daima muhafaza eder; sadaka, zekt ve hediyeleri almaz.
Yakinen biliyoruz ki, Kastamonuda bulunduklar zaman,
oturduklar evin carn vermek iin yorgann sattlar da,
yine hibir suretle hediye kabul etmediler.
Hem stadmz, tekellf ve taazzumdan asla holanmaz
ve talebelerinin dahi tekellf kaydndan zade olmalarn
emreder. Ve buyururlar ki: Tekellf, eran ve hikmeten
fenadr, nk tekellf sevdas, insan, hadd-i mrufu
tecavze sevk eder. Mtekellif olanlar, bazan hodbinane
bir tezahr ve tefhur tavr ve muvakkat souk bir riyakr
vaziyeti taknmaktan kurtulmaz. Halbuki bunlarn ikisi de
ihls zedeler.
Hem stadmz, gayet mtevazidir. Tefevvuk ve
temeyyz diyelerinden, hret sevdalarndan ziyadesiyle
saknrlar. Kendilerine mahsus s merebi, o gibi can
skacak eylerden ldir. Herkese, hele ihtiyarlara ve
ocuklara ve fukaralara, rfk ve mlyemetle
uhuvvetkrane bir muamele-i hlisanede bulunurlar.
Mbarek yzlerinde, mehbet ve beetle kark bir
nur-u vakar lemean eder. Heybetle beraber sar- ns ve
lfet dahi grnr. Daima mtebessim bulunurlar. Fakat
bazan tecelliyatn muktezas olarak mehbet ve cell
nazar o derece tezahr eder ki, artk o zaman yannda
bulunup da sz sylemek isteyen adamn, deta dili
tutulur, ne sylemek istedii anlalmaz. Bu cizler, ok
defa bu hali mahede ettik.
stadmzn, az sylemek detidir. Fakat, sylediini
veciz syler, herhalde dstur-u hikmet olarak pek mnidar
ve pek mull birer cmil-kelimdirler.
stadmz, ne kimseyi zemmeder ve ne de yannda
kimseyi gybet ettirir. Bunlardan asla holanmaz. Kusur ve
hatlar setrederler. Hem o kadar hsn- zanna mlikdir ki,
hatt kendisi hakknda bir nseza sz tebli edene, H!
bu yalandr. Bu sz syledi dediin zat, byle sylemez
buyururlar.
stadmzn nesle mcahedede bir rsuh ve ihtisas
vardr ki, asla huzzat- nefsaniyelerine hizmet etmezler.
Bir insana k gelmeyecek kadar az yerler ve az uyurlar.
Gecelerde, sabaha kadar clib-i dikkat bir hal-i hine ile
ubudiyette bulunurlar. Yaz ve k bu detleri tahallf
etmez. Teheccd ve mncat ve evradlarn asla terk
etmezler. Hatt bir Ramazan- erifte pek iddetli
hastalkta, alt gn birey yemeden savm- visal iinde
ubudiyetteki mcahedelerini terk etmediler. Komular her
zaman derler ki: Biz, sizin stadnznsekiz sene yaz ve k
geceleri, ayn vakitlerde sabaha kadar hazin ve muhrik
sadasiyle mncat seslerini dinler ve byle faslasz
devaml mcahedesine hayretler iinde kalrdk.
Hem stadmz, taharet ve nezafet-i eriyeye son
derece riayet eder, her zaman abdestli olarak bulunur, asla
mbarek vaktini bo geirmez. Ya Risale-i Nur teliyle
veya tashihiyle megul veya Mnct- Ceveniyeyi kraat
ve secdegh- ubudiyete kaim veya tefekkr- l-i lh
bahrine mstarak bulunurdu. Ekseriyetle, yaz zaman
ehre uzak ormanlk da vard. stadmzla oraya giderdik.
Yolda, hem Risale-i Nur tashih ederler, hem bu ciz
talebelerinin okuduklar risaleye dikkat ederler ve tashih
iin hatlarn sylerler veyahut eski mellefatndan
birisinden ders verirler, bu suretle yolda bile mbarek
vaktini vazife ile geirirlerdi. Evet biz itiraf ediyoruz ki,
stadmzn nutkundaki letfet ve lfetindeki halvet o
derece feyiz bahederdi ki; insan, sabahtan akama kadar o
vaziyette ders alsa, yol yrse, asla sklmak ihtimali yoktu.
Hem stadmz, Risale-i Nur hizmetini hereye tercih
ederler ve buyururlard ki: Yirmi senedir Kurn-
Hakimden ve Risale-i Nurdan baka bir kitab ne mtalaa
etmiim ve ne de yanmda bulundurmuum; Risale-i Nur
k geliyor. Evet, Feyyaz- Mutlak tarafndan btn
hakaik-i Kurniye kalb-i mnevverine ilham ve ilka- kll
ile ifaza olunur da Kurn- Mucizil-Beyndan baka neye
muhta olur? Bundan phesi olanlar, Risale-i Nura dikkat
etsinler. Cenb- Hak, stadmza, Risale-i Nurun telinde
yle bir iktidar- bedi ihsan etmitir ki, bu herkese nasip
olacak hasletlerden deildir. O harika Nur Risaleleri,
herbiri, gurbette, hastalk iinde, dada, bada, ktipsiz,
tahamml mkl gayet ar erait dahilinde, zahiri nice
mkiltlarla meydana gelmi ve mminlerin imdadna
yetimitir. Fakat, Cenb- Hakka krolsun ki, inayet-i
lhiye, harika bir tarzda stadmza fevkalde
muvaffakyet ihsan etmitir. te bu srdandr ki Cenb-
Hak, ona kinat bir kitab- semav ve arz bir sahife gibi
kef ve uhudla bihakklyakin okuyacak bir iktidar vermi;
mahz- inayetle byle kuds bir esere sahip klmtr.
Evet, yt- teriiyeyi hvi Kurn- Mucizl-Beyann
hakaik ve maarini ve yt- kevniyeyi mil kitab- kebir-i
kinatn vezif ve menisini beyan edip, mrifetullahn en
yksek derecatna, urca nev-i beeri tevik eden ve
bugnk gnde, lmeye yz tutan kalbleri bile izn-i ilh ile
ihtizaza getirecek kadar harika bir eser-i beda, bir
sereyan- sera olan Risale-i Nur ile ner-i hakaik eden bu
vcud-u mesud ile beeriyet iftihar etmek lzm gelirken;
ok gariptir ki, ehl-i ekavet tarafndan zehir verilmeye
cesaret ve ta attrlmaya bile cret ediliyor.
Evet
1
srryla,
enbiyann vrisi olanlarn trl trl bellara uramalar,
hikmet-i lhiye iktizasndan olmasyla, o zmre-i
mbareke gibi, stadmz dahi nice bellara hedef
olmutur. Hatt Kastamonuya ilk terif ettikleri zaman
ocuklar, bir bedbaht aki tarafndan tevik edilip, abdest
almak iin emeye ktklar vakitta atmlar. Fakat
stadmz daima grd eza ve cefalara ull-azmane
sabr ve tahamml eder. Hem saf-i sadre ve selmet-i
kalbe mlik olduklarndan, o ocuklara dahi hiddet
etmeyip buyururlard ki: Bunlar, Sre-i Ysinden mhim
bir yetin nktesini keme sebep oldular diye onlara dua
ederlerdi. Sonra bu ocuklar, stadmzn dualar
bereketiyle yn- hayret bir hal kesbettiler ki; stadmz
uzak-yakn nerede grrlerse,koarak yanna gelirler,
mbarek elini perler, duasn alrlard.
1. Bellarn en iddetlisi insanlarn en iyisi, en kmilleri olan
peygamberlerin,sonra derecelerine gre Allahn vel kullarnn zerine gelir.
Buhar, Merd: 3: Tirmiz,Zhd: 57; bni Mce, Fiten: 23; Drim, Rikk: 67;
Msned, 1:172, 174, 180, 185, 6:369; el-Mnv, Feyzl-Kadr, 1:519, hadis no:
1056; el-Hkim, el-Mstedrek, 3:343.
Hem stadmzn harika hlt ve yn- hayret
garaib-i ahvali, bata Risale-i Nur olarak pek oktur. Evet,
biz itiraf ediyoruz ki, stadmz bizim htrat- kalbimizi
bizden ziyade okur, ok defa haberimiz olmad bir
meseleden bizleri iddetli tella ikaz ederler, bizi hayrette
brakrlar. Fakat gnler getikten sonra aynen stadmzn
ikaz ettii eyle karlar, aklmz bamza gelirdi.
stadmzla daa gittiimiz zaman, daha ehre dnme
zaman gelmeden, birden stadmz kalkarlar, bize de
emrederlerdi. Hikmetini sormak istediimizde: Acele
gidelim, Risale-i Nur hizmeti iin bizi bekliyorlar.
Hakikaten, ehre avdetimizde, mutlaka mhim bir Risale-i
Nur akirdi bizi bekliyor bulur veya birka defa gelip
gittiini komular haber verirlerdi.
Yine birgn, Mevln Hlid (k.s.) Hazretlerinin Kk
k namnda bir talebesinin neslinden mbarek bir
hanm,
HAYE-1
yannda ok senelerden beri muhafaza ettii
Mevln Hazretlerinin cbbesini, Ramazan- erifte
teberrken stadmzn yannda kalsn diye Feyzi ile
gnderir. stadmz hemen Emin kardeimize ykamak iin
emrederek Cenb- Hakka kretmeye balar. Feyzinin
hatrna: Bu hanm, benim ile yirmi gn iin gnderdi,
stadm nedensahip kyor? diye hayretler iinde kalr.
Sonra o hanm grr, ohanm Feyziye der ki: stad
hediyeleri kabul etmediinden, bu suretle belki kabuleder
diye yle sylemitim. Fakat emanet onundur, canmz
dahi fedaolsun der, o kardeimizi hayretten kurtarr. Evet,
mbarek stadmzn o cbbeyi kabul, Mevln
Halidden sonra vazife-i teceddd- dinin kendilerine
intikaline bir almet telkki etmesindendir, derler. Hem de
yle olmak lzm. nk Hadis-i sahihte:


1
buyurulmu. Mevln Hazretlerinin veldeti 1193,
stadmz Hazretlerinin ise 1293tr. Bu hadisin tam izah
Risale-i Gavsiyede vardr.
Haiye-1 O hanm Asiyedir.
1. Allah Tela bu mmet iin her yz senenin banda dinlerini tecdid eden
bir mceddid gnderir. el-Hakim, el-Mstedrek,4:522; el-Mnv, Feyzl-Kadr,
2:281, hadis no: 1845.
stadmz, arasra bizlere hususan Feyziye, ltife
tarznda buyururlard ki: Cezanz var, tokat yiyeceksiniz,
hapse gireceksiniz... diye Denizli hapsimizi bize remzen
haber verip, hem bizi ikaz, hem kablelvuku bir mhim
hadiseyi kefen beyan ediyorlard. Hakikaten ok gemedi,
stadmzn dedii kt.
Yine Denizli hapsi hdisesinden evvel buyurdular ki:
Kardelerim, oktandr sekiz seneden fazla bir yerde
kalmamm. imdi buraya geleli sekiz sene oluyor.
Busene, herhalde ya vefat edeceim veya baka yere
nakledeceim diye Kastamonudan terini haber
veriyorlard.
Hem Denizlihapsi musibetinden evvel stadmz
buyururlard ki: Kardelerim, Risale-i Nura birka cihette
hcum hissediyorum, ziyade ihtiyat ediniz. Hakikaten ok
gemedi, stanbulda bir ihtiyar hoca, bilmeyerek, bir
Risalenin bir meselesine itiraz ediyor. Sonra eski fetva
emini merhum Ali Rza Efendi Hazretleri, o hocann
itirazn red ve Risale-i Nurun hakkaniyetini tam tasdik
ediyor
Bir mddet sonra, bir hayvan rkp, stadmzn
bacan incitiyor. Aylarca, ztraplar iinde, vazife-i
ubudiyetini ve Risale-i Nurun hizmet-i kudsiyesini ok
mkltla ifa edebildi. Sonra dada mthi bir
zehirlenmeden mtevellid gayet ar surette hasta iken,
Denizli hapsi tevki meydana kt. Fakat o ferd-i ferd,
tahamml pek mkl bu dehetli halde, hem hizmet-i
imaniye ve Kurniyedeki azm-i metnini, hem ubudiyetteki
vezi ifaya son derece gayret edip asla ftur getirmeden
ull-azmne bir sabr ile sebat ediyordu.
Yine, stadmz tevkimizden evvel mkerreren
buyururlard ki: Ehl-i dnya, Risale-i Nura ilimesinler,
iliirlerse, fetlerin hcumuna sebep olurlar. Hakikaten
herkese malmdur ki, Risale-i Nur akirtleri tevkif edilir
edilmez her tarafta fetler, zelzeleler, hastalklar balard;
t Risale-i Nurun hakkaniyeti tasdik olunup vatana faideli
olduu itiraf edilinceye kadar ok yerlerde, ezcmle
Kastamonuda zelzele devam etti. Hatt Kastamonunun
tarih yksek kalaski baz risalelerin medresesi
hkmne getiRisale-i Nura ve melli olan stadmza
itiyak ve hasretinden matem tutup, en salam kkl
talarn aa atarak, stadmzn ihbar- gaybsini
maddeten tasdik etmitir.
stadmz tevkimizden mukaddem buyururlard ki:
Risale-i Nura mthi bir hcum pln var, fakat merak
etmeyiniz. Mjde, inyet-i lhiye imdadmza yetiecek.
yle ki:
Bugn, okumak iin Hizb-i zam- Nuriyi amtm,
birden karma:

1
yeti kt. Mnen, Bana bak! dedi. Ben de baktm,
grdm ki; mnsnn ok tabakalarndan hususan mn-y
iarsiyle ve cifrsiyle hem hapis musibetine, hem
necatmza iaret ve bize bearet ediyor buyurdular. te
Denizli mahkemesi, beraat karar vermezden dokuz ay
evvel, bil-tereddt bu yetin denesinden ald cevheri
izhar edip, hem bu yet-i kerimenin mhim nkte-i icazn
kef, hem de bu kuvve-i mneviyeye muhta zayf
talebelerini tebir etmekle bizleri mesrur eylemilerdir. Bu
yetin tam izah, Denizli mdafaasnda ve lhikasndadr.
1. Rabbinin hkm gelinceye kadar sabret. Muhakkak Sen bizim himyemiz
altndasn. Tr Sresi, 52:48.
Nsha-i ndire-i zaman olan stadmz, gayet ec ve
metin ve ull-azmne bir cesaret-i fevkaldeye mlik bir
lisanl-haktr ki, hak yolunda sz sylemekten ekinmez
ve levm-i limden korkmazlar. Birgn, Bismillh yazl
kabir talarn lmlar zerine konurken grrler.
Orada,dnyaca mhim zatlar hazr olduklar halde,
kimsenin syleyemedii gayet ac szlerle o haksz ie ve
daha baka haksz ilere de sedd-i sedid olmulardr.
Hem memleketimizde herkim stadmz rencide
etmeye cesaret etmise, Risale-i Nura zarar getirmise,
mutlaka s-i kbete uramlardr. Bazlar dehalet edip
akllar balarna gelmi ise de, bazlar da cezalarn
ekmilerdir. Bu vakalarn bazlar Lhikada yazlmtr.
Elhasl: Mbarek stadmzn evsaf- kemalini ve
mehsin-i ahvalini bizim gibi cizlerin bihakkn tasvir ve
tarif edebilmesine imkn yoktur. Hlk- Zlcell
vel-cemal Hazretleri, stadmz, bir vcud-u mstesna
olarak yaratm ve tevk- lhsine mazhar klmtr. Ne
saadet ona ki onun bizzat itigal ettii ve ehemmiyetle
tevik ve tavsiye ettii Risale-i Nur ile hizmet-i Kurniye
ve imaniyede buluna ve Risale-i Nurdan dersini alm
ola...
stadmz, memlekette bulunduka, fslasz ner-i
hakaik eylemi ve bizim saadetimiz iin feyiz baheden
mbarek nefesini sarf etmitir. Cenab-
Erhamrrhiminden btn ruh u canmzla niyaz ederiz ki:
Maher gnnde dahi bizleri:
1

hadis-i erine mazhar olan stadmz dene-i ulm ve
fnn, bedl-beyan allme-i Bedizzaman Said Nurs
Hazretleri ile birlikte haretsin. T ki, o korkulu gnde
nurlu, mk, mbarek eliyle elimizi tutsun, huzur-u
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselma bizi gtrsn,
inaallah!..
Risale-i Nur akirtlerinden
Feyzi, Emin
1. Said (mutlu) olan annesinin karnnda saddir (mutludur). el-Acln, Kefl-
Haf,452, hadis no: 1475; Syt, el-Fethl-Kebr, 2:171.
yetl-Kbra hakknda birka sz
Bedizzaman Hazretleri Kastamonuda iken,
yetl-Kbra namyla, Cenb- Hakkn varln, birliini,
kinattaki mevcudatn lisanlaryla ispat eden muazzam bir
risale yazmtr.
Bu risale iin stadmz, imdiki dehetli tahribata
kar bir hakikat- Kurniye ve bir sedd-i zamdr
demitir.
Kalbe geldii gibi acele olarak yazdrlm, birinci
msvedde ile iktifa edilmitir. stad, Yazdm vakit irade
ve ihtiyarm ile olmadn hissettiimden, kendi krimle
tanzim veya slah etmeyi muvafk grmedim
buyurmutur.
Bu risale, ilk defa gizli olarak tab edilmesinden dolay,
stad ve talebelerinin hapsine sebep olmusa da bilhare
Denizli ve Ankara Ar Ceza Mahkemeleri, iki senelik
tetkikatlarndan sonra beraatlerine ve risalenin iadesine
ittifakla karar vermilerdir.
mam- Ali(r.a.) gayb-ina nazaryla bu risaleyi grm,
Kaside-i Celcelutiyesinde bu risalenin ehemmiyetine ve
makbuliyetine iaret edip

1
fkrasyla onu efaati yaparak dua etmitir.
Bu yetl-Kbrann tetkiki neticesinde stad ve
talebelerinin beraatle hapisten kurtulmalar, mam- Alinin
(r.a.) bu duasnn kabuln ispat etmitir.
Bu asrdaki dalalet cereyanlar, Mslmanlarn
imanlarnda iddetli bir tahribat yapmak teebbsne
kar, bu hakikat- Kurniyenin, bir sedd-i zam olarak
makam mnasebetiyle buraya dercedilmesini Hz.
stadmz muvafk grdler...
1. Ey Mevlm! yetl-Kbr hrmetine, beni btn skntlardan kurtar.
yet'l-Kbr
(Kinattan Hlkn soran bir seyyahn mahedatdr.)
1



1. "Yedi gkle yer ve onlarn iindekileri Onu tesbih eder. Hibir ey yoktur ki
Onu vp Onu tesbih etmesin; ne var ki siz, onlarn tesbihinianlamazsnz.
phesiz ki O Halmdir, cez vermekte acele etmez;Gafrdur, gnahlar oka
balar." sr Sresi, 17:44.
Bu kinci Makam, bu yet-i muazzamay tefsir etmekle
beraber, tayyedilen Arab Birinci Makamn burhanlarn ve
hccetlerini ve tercmesini ve ksa bir melini beyan eder.
yle ki:
Bu yet-i muazzama gibi pek ok yt- Kur'niye, bu
kinat Hlkn bildirmek cihetinde, her vakit ve herkesin
en ok hayretle bakp zevkle mtala ettii en parlak bir
sahife-i tevhid olan semvt en bata zikretmelerinden, en
bata ona balamak muvafktr.
Evet, bu dnya memleketine ve misarhanesine gelen
herbir misar, gzn ap baktka grr ki: Gayet
keremkrne bir ziyafetgh ve gayet san'atkrane bir
tehirgh ve gayet hametkrne bir ordugh ve talimgh
ve gayet hayretkrne ve evk-engizne bir seyrangh ve
temgh ve gayet mnidarne ve hikmetperverne bir
mtalagh olan bu gzel misarhanenin sahibini ve bu
kitab- kebrin mellini ve bu muhteem memleketin
sultann tanmak ve bilmek iin iddetle merak ederken,
en bata gklerin nur yaldzyla yazlan gzel yz grnr.
"Bana bak, aradn sana bildireceim" der. O da bakar,
grr ki:
Bir ksm arzmzdan bin defa byk ve o byklerden
bir ksm top gllesinden yetmi derece sr'atli yz binler
ecram- semviyeyi direksiz, drmeden durduran ve
birbirine arpmadan fevkalhad abuk ve beraber gezdiren;
yasz, sndrmeden mtemadiyen o hadsiz lmbalar
yandran ve hibir grlt ve ihtill kartmadan o
nihayetsiz byk ktleleri idare eden ve gne ve kamerin
vazifeleri gibi, hi isyan ettirmeden o pek byk
mahlklar vazifelerle altran ve iki kutbun dairesindeki
hesap rakamlarna skmayan bir nihayetsiz uzaklk iinde,
ayn zamanda, ayn kuvvet ve ayn tarz ve ayn sikke-i ftrat
ve ayn surette, beraber, noksansz tasarruf eden ve o pek
byk mtecaviz kuvvetleri tayanlar, tecavz ettirmeden
kanununa itaat ettiren ve o nihayetsiz kalabaln enkazlar
gibi, gn yzn kirletecek sprntlere meydan
vermeden, pek parlak ve pek gzel temizlettiren ve bir
muntazam ordu manevras gibi manevrayla gezdiren ve
arz dndrmesiyle, o hametli manevrann baka bir
surette hakik ve hayal tarzlarn her gece ve her sene
sinema levhalar gibi seyirci mahlkatna gsteren bir
tezahr- rububiyet ve o rububiyet faaliyeti iinde grnen
teshir, tedbir, tedvir, tanzim, tanzif, tavziften mrekkep bir
hakikat, bu azameti ve ihatat ile o semvt Hlknn
vcub-u vcuduna ve vahdetine ve mevcudiyeti, semvtn
mevcudiyetinden daha zhir bulunduuna bilmahede
ehadet eder mnsyla Birinci Makamn Birinci
Basamanda

:
:


1
denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, vs'at ve mkemmeliyeti
bilmahede grnen teshir ve tedbir ve tedvir (dndrme) ve tanzim ve tanzif
ve tavzif hakikatlerinin azamet-i ihatasnn ehadetiyle, semvt btn
iindekilerle beraber Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, dnyaya gelen o yolcu adama ve misare, cevv-i
sema denilen ve maher-i acip olan feza, grltyle
konuarak baryor: "Bana bak, merakla aradn ve seni
burayagndereni benimle bilebilir ve bulabilirsin" der. O
misar, onun eki,fakat merhametli yzne bakar; mthi,
fakat mjdeli grltsn dinler, grr ki:
Zemin ile sumn ortasnda muallkta durdurulan
bulut, gayet hakmne ve rahmne bir tarzda zemin
bahesini sular ve zemin ahalisine b- hayat getirir ve
harareti, yani yaamak ateinin iddetini tdil eder ve
ihtiyaca gre her yerinimdadna yetiir. Ve bu vazifeler gibi
ok vazifeleri grmekle beraber, muntazam bir ordunun
acele emirlere gre grnmesi ve gizlenmesi gibi, birden
cevvi dolduran o koca bulut dahi gizlenir, btn eczalar
istirahate ekilir, hibir eseri grlmez. Sonra, "Yamur
bana ar!" emrini ald anda, bir saat, belki birka dakika
zarfnda toplanp cevvi doldurur, bir kumandann emrini
bekler gibi durur.
Sonra o yolcu, cevvdeki rzgra bakar, grr ki:
Hava o kadar ok vazifelerle gayet hakmne ve
kermne istihdam olunur ki, gya o cmid havann
uursuz zerrelerinden herbir zerresi, bu Kinat Sultanndan
gelen emirleri dinler, bilir ve hibirini geri brakmayarak, o
kumandann kuvvetiyle yapar ve intizamla yerine getirir bir
vaziyetle, zeminin btn nfuslarna nefes vermek ve
zhayata lzumu bulunan hararet ve ziya ve elektrik gibi
maddeleri ve sesleri nakletmek ve nebatatn telkhine
vasta olmak gibi ok kll vazifelerde ve hizmetlerde, bir
dest-i gayb tarafndan gayet uurkrne ve almne ve
hayatperverne istihdam olunuyor.
Sonra yamura bakyor, grr ki: O ltif ve berrak ve
tatl ve hiten ve gayb bir hazine-i rahmetten gnderilen
katrelerde o kadar Rahmn hediyeler ve vazifeler var ki,
gya rahmet tecessm ederek katreler sretinde hazine-i
Rabbniyeden akyor mnsnda olduundan, yamura
"rahmet" nam verilmitir.
Sonra imee bakar ve ra'd (gk grlts) dinler,
grr ki, pek acip ve garip hizmetlerde altrlyorlar.
Sonra gzn eker, aklna bakar, kendi kendine der ki:
"Atlm pamuk gibi bu cmid, uursuz bulut elbette
bizleri bilmez ve bize acyp imdadmza kendi kendine
komaz ve emirsiz meydana kmaz ve gizlenmez. Belki
gayet kadr ve rahm bir Kumandann emriyle hareket eder
ki, bir iz brakmadan gizlenir ve def'aten meydana kar, i
bana geer. Ve gayet faal ve mtel ve gayet cilveli ve
hametli bir Sultann fermanyla ve kuvvetiyle vakit be
vakit cevv lemini doldurup boaltr ve mtemadiyen
hikmetle yazar ve paydosla bozar tahtasna ve mahv ve
ispat levhasna ve hair ve kyamet suretine evirir. Ve
gayet ltufkr ve ihsanperver ve gayet keremkr ve
rubbiyetperver bir Hkim-i Mdebbirin tedbiriyle rzgra
biner ve dalar gibi yamur hazinelerini bindirir,muhta
olan yerlere yetiir. Gya onlara acyp alayarak,
gzyalaryla onlar ieklerle gldrr, gnein iddet-i
ateini serinlendirir ve snger gibi bahelerine su serper ve
zemin yzn ykar, temizler."
Hem o merakl yolcu kendi aklna der: Bu cmid,
hayatsz, uursuz, mtemadiyen alkanan, kararsz,
frtnal, dadaal, sebatsz, hedefsiz u havann perdesiyle
ve zhir sretiyle vcuda gelen yz binler hakmne ve
rahmne ve san'atkrne iler ve ihsanlar ve imdatlar
bilbedahe ispat eder ki, bu alkan rzgrn ve bu cevval
hizmetkrn kendi bana hibir hareketi yok; belki gayet
kadr ve alm ve gayet hakm ve kerm bir mirin emriyle
hareket eder. Gya herbir zerresi, herbir ii bilir ve o
mirin herbir emrini anlar ve dinler bir nefer gibi, hava
iinde cereyan eden herbir emr-i Rabbnyi dinler, itaat
eder ki, btn hayvanatn teneffsne ve yaamasna ve
nebatatn telkihine ve bymesine ve hayatna lzumlu
maddelerin yetitirilmesine ve bulutlarn sevk ve idaresine
ve atesiz senelerin seyr seyahatine ve bilhassa seslerin
ve bilhassa telsiz telefon ve telgraf ve radyo ile
konumalarn saline ve bu hizmetler gibi umum ve kll
hizmetlerden baka, azot ve mvellidlhumuza (oksijen)
gibi iki basit maddeden ibaret olan havann zerreleri
birbirinin misli iken zemin yznde yz binler tarzda
bulunan Rabbn san'atlarda keml-i intizam ile bir dest-i
hikmet tarafndan altrlyor gryorum.
Demek,


1
yetinin tasrihiyle, rzgrn tasriyle hadsiz Rabbn
hizmetlerde istimal ve bulutlarn teshiriyle, hadsiz
Rahmn ilerde istihdam ve havay o surette icad eden,
ancak Vcib'l-Vcud ve Kdir-i Klli ey ve lim-i Klli
ey bir Rabb-i Zlcell-i ve'l-kramdr der, hkmeder.
1. "... Ve rzgrlar sevk etmesinde ve gkle yer arasnda Allah'n emrine boyun
emi bulutlarda..." Bakara Sresi, 2:164.
Sonra yamura bakar, grr ki: Yamurun taneleri
saysnca menfaatler ve katreleri adedince Rahmn
cilveler ve rehalar miktarnca hikmetler iinde bulunuyor.
Hem o irin ve ltif ve mbarek katreler o kadar
muntazam ve gzel halk ediliyor ki, hususan yaz
mevsiminde gelen dolu o kadar mizan ve intizamla
gnderiliyor ve iniyor ki, frtnalarla alkanan ve byk
eyleri arptran iddetli rzgrlar, onlarn muvazene ve
intizamlarn bozmuyor; katreleri birbirine arpp,
birletirip zararl ktleler yapmyor. Ve bunlar gibi ok
hakmne ilerde ve bilhassa zhayatta altrlan basit ve
cmid ve uursuz mvellidlm ve mvellidlhumuza
(hidrojen-oksijen) gibi iki basit maddeden terekkp eden
bu su, yz binlerle hikmetli ve uurlu ve muhtelif
hizmetlerde ve san'atlarda istihdam ediliyor. Demek bu
tecessm etmi ayn- rahmet olan yamur, ancak bir
Rahmn- Rahmin hazine-i gaybiye-i rahmetinde yaplyor
ve nzulyle

1
yetini maddeten tefsir ediyor.
Sonra ra'd dinler ve berke (imee) bakar, grr ki: Bu
iki hdise-i acbe-i cevviye tam tamna

2
ve
3
yetlerini
maddeten tefsir etmekle beraber, yamurun gelmesini
haber verip, muhtalara mjde ediyorlar.
1. "nsanlar mitsizlie dtklerinde yamuru indiren ve rahmetini her tarafa
yayan da Odur. O, kullarn gzetip koruyan ve her trl vgye lykolandr."
r Sresi, 42:28.
2. "imein parlts ise neredeyse gzleri alverir." Nur Sresi, 24:43.
3. "Gk grlts Onu hamd ederek, tesbih eder." Ra'd Sresi, 13:13.
Evet, hiten, birden harika bir grltyle cevvi
konuturmak ve fevkalde bir nur ve nar ile zulmetli cevvi
kla doldurmak ve davar pamukmisl ve dolu ve kar ve
su tulumbas hkmnde olan bulutlar atelendirmek gibi
hikmetli ve garabetli vaziyetlerle ba aa gal insann
bana tokmak gibi vuruyor, "Ban kaldr, kendini
tanttrmak isteyen fa'al ve kudretli bir Ztn hrika ilerine
bak. Sen babo olmadn gibi, bu hdiseler de babo
olamazlar. Herbirisi ok hikmetli vazifeler peinde
koturuluyorlar. Bir Mdebbir-i Hakm tarafndan istihdam
olunuyorlar" diye ihtar ediyorlar.
te bu merakl yolcu, bu cevvde, bulutu teshirden,
rzgr tasriften, yamuru tenzilden ve hdist- cevviyeyi
tedbirden terekkp eden bir hakikatn yksek ve ikr
ehadetini iitir, "ment billh" der.
Birinci Makamn kinci Mertebesinde

:
:
.
4
fkras, bu yolcunun cevve dair mezkr mahedatn
ifade eder.
HAYE-1HTAR
4. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, vs'at ve mkemmeliyeti
bilmahede grnen teshir ve tasrif ve tenzil ve tedbir hakikatlerinin azamet-i
ihatasnn ehadetiyle, cevv-i sem btn iindekilerle beraber Onun vcub-u
vcuduna dellet eder.
Haiye-1
HTAR
Birinci Makamda geen otuz mertebe-i tevhidi bir para
izah etmek isterdim. Fakat imdiki vaziyetim ve halimin msaadesizlii
cihetiyle, yalnz gayet muhtasar burhanlarna ve melinin tercmesine iktifaya
mecbur oldum. Risale-i Nurun otuz belki yz risalelerinde bu otuz mertebe,
delilleriyle, ayr ayr tarzlarda, herbir risalede bir ksm mertebeler beyan
edildiinden, tafsili onlara havale edilmi.
Sonra, o seyahat-i kriyeye alan o mtefekkir misare,
kre-i arz lisan- haliyle diyor ki: "Gkte, fezada, havada ne
geziyorsun? Gel, ben sana aradn tanttracam.
Grdmvazifelerime bak ve sahifelerimi oku." O da
bakar, grr ki:
Arz, meczup bir Mevlev gibi iki hareketiyle gnlerin,
senelerin, mevsimlerin husulne medar olan bir daireyi,
har-i zamn meydan etrafnda iziyor. Ve zhayatn yz
bin envn btn erzak ve levazmatlaryla iine alp feza
denizinde keml-i muvazene ve nizamla gezdiren ve gne
etrafnda seyahat eden muhteem ve musahhar bir sene-i
Rabbniyedir.
Sonra sahifelerine bakar, grr ki: Bablarndaki herbir
sahifesi, binler ytyla arzn Rabbini tanttryor.
Umumunu okumak iin vakit bulamadndan, yalnz
birtek sahife olan zhayatn bahar faslnda icad ve idaresine
bakar, mahede eder ki:
Yz bin envan hadsiz efradlarnn suretleri, basit bir
maddeden gayet muntazam alyor ve gayet rahmne
terbiye ediliyor ve gayet mu'cizne bir ksmnn
tohumlarna kanatklar verip, onlar uurmak suretiyle
nerettiriliyor ve gayet mdebbirne idare olunuyor ve
gayet mkne iae ve it'am ediliyor ve gayet rahmne
ve rezzkne hadsiz ve eit eit ve lezzetli ve tatl
rzklar, hiten ve kuru topraktan ve birbirinin misli ve
farklar pek az ve kemik gibi kklerden, ekirdeklerden, su
katrelerinden yetitiriliyor. Her bahara, bir vagon gibi,
hazine-i gaybdan yz bin nevi et'ime ve levazmat, keml-i
intizamla yklenip zhayata gnderiliyor. Ve bilhassa o
erzak paketleri iinde yavrulara gnderilen st
konserveleri ve validelerinin efkatli sinelerinde aslan
ekerli st tulumbacklarn gndermek, o kadar efkat ve
merhamet ve hikmet iinde grnyor ki, bilbedahe bir
Rahmn- Rahmin gayet mkane ve mrebbiyne bir
cilve-i rahmeti ve ihsan olduunu ispat eder.
Elhasl; bu sahife-i hayatiye-i bahariye har-i zamn yz
bin nmunelerini ve misallerini gstermekle,


1
yetini maddeten gayet parlak tefsir ettii gibi; bu yet
dahi, bu sahifenin mnlarn mu'cizne ifade eder. Ve
arzn, btn sahifeleriyle, bykl nisbetinde ve
kuvvetinde L ilhe ill h dediini anlad.
te, kre-i arzn yirmiden ziyade byk sahifelerinden
birtek sahifenin yirmi vechinden birtek vechinin muhtasar
ehadetiyle, o yolcunun sir vecihlerin sahifelerindeki
mahedat mnsnda olarak ve o mahedatlar ifade
iin, Birinci Makamn nc Mertebesinde byle
denilmi:

:
:



2
1. "imdi bak Allah'n rahmet eserlerine: Yeryzn lmnn ardndan
nasldiriltiyor? Bunu yapan, elbette lleri de ylece diriltecektir; Ohereye
hakkyla kdirdir." Rm Sresi, 30:50.
2. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, umumiyet ve mul
vemkemmeliyeti bilmahede grnen, btn zevilhayatn iaesi
iintohumlarn teshir ve tedbir ve terbiye ve feth ve tevzi ve muhafaza
veidaresi ve Rahmniyet ve Rahmiyet hakikatlerinin azamet-i ihatasnn
ehadetiyle, arz btn iindekiler ve zerindekilerle Onun vahdet iindeki
vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, o mtefekkir yolcu her sahifeyi okuduka saadet
anahtar olan iman kuvvetlenip ve mnev terakkiyatn
miftah olan mrifeti ziyadeleip ve btn kemltn esas
ve madeni olan iman- billh hakikat bir derece daha
inkiaf edip mnev ok zevkleri ve lezzetleri verdike
onun merakn iddetle tahrik ettiinden; sem, cevv ve
arzn mkemmel ve kat' derslerini dinledii halde, "Hel
min mezd" deyip dururken, denizlerin ve byk nehirlerin
cezbekrne c u hurula zikirlerini ve hazin ve leziz
seslerini iitir. Lisan- hal ve lisan- kl ile "Bize de bak, bizi
de oku" derler. O da bakar, grr ki:
Hayattrne mtemdiyen alkanan ve dalmak ve
dklmek ve istil etmek ftratnda olan denizler, arz
kuatp, arz ile beraber gayet sr'atli bir surette bir senede
yirmi be bin senelik bir dairede koturulduu halde,
nedalrlar, ne dklrler ve ne de komularndaki
topraa tecavzederler. Demek gayet kudretli ve azametli
bir Ztn emriyle ve kuvvetiyle dururlar, gezerler,
muhafaza olurlar.
Sonra denizlerin ilerine bakar, grr ki: Gayet gzel ve
ziynetli ve muntazam cevherlerinden baka, binlerce eit
hayvanatn iae ve idareleri ve tevelldat ve veyatlar o
kadar muntazamdr; basit bir kum ve ac bir sudan verilen
erzaklar ve tayinatlar o kadar mkemmeldir ki, bilbedahe
bir Kadr-i Zlcellin, bir Rahm-i Zlcemlin idare ve
iaesiyle olduunu ispat eder.
Sonra o misar, nehirlere bakar, grr ki: Menfaatleri ve
vazifeleri ve varidat ve saryatlar o kadar hakmne ve
rahmnedir; bilbedahe ispat eder ki, btn rmaklar,
pnarlar, aylar, byk nehirler, bir Rahmn- Zlcelli
ve'l-kramn hazine-i rahmetinden kyorlar ve akyorlar.
Hatt o kadar fevkalde iddihar ve sarf ediliyorlar ki, "Drt
nehir Cennetten geliyorlar" diye rivyet edilmi. Yani,
zhir esbabn pek fevkinde olduklarndan, mnev bir
cennetin hazinesinden ve yalnz gayb ve tkenmez bir
menban feyzinden akyorlar demektir. Mesel, Msr'n
kumistann bir cennete eviren Nil-i mbarek, cenup
tarafndan, Cebel-i Kamer denilen bir dadan,
mtemadiyen kk bir deniz gibi tkenmeden akyor. Alt
aydaki saryat da eklinde toplansa ve buzlansa, o
dadan daha byk olur. Halbuki o dadan ona ayrlan yer
ve mahzen, alt ksmdan bir ksm olmaz. Varidat ise, o
mntka-i hrrede pek az gelen ve susam toprak abuk
yuttuu iin mahzene az giden yamur, elbette o
muvazene-i vsiay muhafaza edemediinden, o Nil-i
mbarek det-i arziye fevkinde bir gayb cennetten kyor
diye rivayeti gayet manidar ve gzel bir hakikati ifade
ediyor.
te, deniz ve nehirlerin denizler gibi hakikatlerinin ve
ehadetlerinin binden birisini grd. Ve umumu bil'icm
denizlerin bykl nisbetinde bir kuvvetle L ilhe ill
H der ve bu ehadete denizler mahlkat adedince
ahitler gsterir diye anlad. Ve denizlerin ve nehirlerin
umum ehadetlerini irade ederek ifade etmek mnsnda,
Birinci Makamn Drdnc Mertebesinde,

:
:


1
denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, genilik ve intizam gzle
grnen teshir ve muhafaza ve iddihar ve idare hakikatlerindeki ihatann
byklnn ehadetiyle, denizler ve nehirler btn iindekilerle beraber
Onun birlik iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, dalar ve sahralar, seyahat- kriyede bulunan o
yolcuyu aryorlar "Sahifelerimizi de oku" diyorlar. O da
bakar, grr ki: Dalarn kll vazifeleri ve umum
hizmetleri o kadar azametli ve hikmetlidirler; akllar
hayret iinde brakr. Mesel, dalarn zeminden emr-i
Rabbn ile kmalar ve zeminin iinde, inklbat-
dahiliyeden ne'et eden heyecann ve gazabn ve
hiddetini, kmalaryla teskin ederek, zemin o dalarn
fkrmasyla ve menfeziyle teneffs edip, zararl olan
sarsntlardan ve zelzele-i muzrradan kurtulup, vazife-i
devriyesinde sekenesinin istirahatlerini bozmuyor. Demek,
nasl ki seneleri sarsntdan vikaye ve muvazenelerini
muhafaza iin onlarn direkleri stnde kurul-mu; yle de,
dalar, zemin senesine bu mnda hazineli direkler
olduklarn, Kur'n- Muciz'l-Beyan,

1

2

3
gibi ok yetlerle ferman ediyor.
Hem mesel dalarn iinde zhayata lzm olan her
nevi menbalar, sular, madenler, maddeler, illar o kadar
hakmne ve mdebbirne ve kermne ve ihtiyatkrne
iddihar ve ihzar ve istif edilmi ki, bilbedahe, kudreti
nihayetsiz bir Kadrin ve hikmeti nihayetsiz bir Hakmn
hazineleri ve ambarlar ve hizmetkrlar olduklarn ispat
ederler diye anlar. Ve sahra ve dalarn da kadar vazife ve
hikmetlerinden bu iki cevhere sairlerini kyas edip,
dalarn ve sahralarn umum hikmetleriyle, hususan
ihtiyat iddiharlar cihetiyle getirdikleri ehadeti ve
syledikleri L ilhe ill H tevhidini, dalar kuvvetinde ve
sebatnda ve sahralar geniliinde ve byklnde grr,
"ment Billh" der.
te bu mny ifade iin, Birinci Makamn Beinci
Mertebesinde,

:
:


4
denilmi.
1. "Dalar direk (yapmadk m?)" Nebe' Sresi, 78:7.
2. "Yeryznde sbit dalar diktik." Hicr Sresi, 15:19.
3. "Dalar sapa salam dikti." Nzit Sresi, 79:32.
4. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, Rabbn ihtiyat
maddelerininbilmahede vsi ve mm ve muntazam ve mkemmel iddihar ve
idare ve muhafaza ve tedbiri ve tohumlarn neri hakikatlerinin azamet-i
ihatasnn ehadetiyle, btn dalar ve sahrlar btn iindekiler ve
zerindekilerle beraber Onun vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, o yolcu dada ve sahrada kriyle gezerken, ecar
ve nebatat leminin kaps krine ald. Onu ieriye
ardlar, "Gel,dairemizde de gez, yazlarmz da oku"
dediler. O da girdi, grd ki, gayet muhteem ve mzeyyen
bir meclis-i tehlil ve tevhid ve bir halka-i zikir ve kr
tekil etmiler. Btn ecar ve nebatatn envlar, bil'icm,
beraber; L ilhe illll H diyorlar gibi lisan- hallerinden
anlad. nk btn meyvedar aa ve nebatlar; mzanl
ve fesahatli yapraklarnn dilleriyle ve ssl cezaletli
ieklerinin szleriyle ve intizaml ve belatli
meyvelerinin kelimeleriyle beraber, msebbihne ehadet
getirdiklerine ve L ilhe ill H dediklerine dellet ve
ehadet eden byk kll hakikati grd.
Birincisi: Pek zhir bir surette kast bir in'm ve ikram ve
ihtiyar bir ihsan ve imtinan mns ve hakikati
herbirisinde hissedildii gibi, mecmuunda ise, gnein
zuhurundaki ziyas gibi grnyor.
kincisi: Tesadfe havalesi hibir cihet-i imkn olmayan
kast ve hakmne bir temyiz ve tefrik, ihtiyar ve rahmne
bir tezyin ve tasvir mns ve hakikati, o hadsiz env ve
efratta gndz gibi ikre grnyor ve bir Sni-i
Hakmin eserleri ve naklar olduklarn gsterir.
ncs: O hadsiz masnuatn yz bin eit ve ayr ayr
tarz ve ekilde olan suretleri, gayet muntazam, mizanl,
ziynetli olarak, mahdut ve mdud ve birbirinin misli ve
basit ve cmid ve birbirinin ayn veya az farkl ve kark
olan ekirdeklerden, habbeciklerden o iki yz bin nevilerin
farikal ve intizaml, ayr ayr, muvazeneli, hayattar,
hikmetli, yanlsz, hatsz bir vaziyette umum efradnn
sretlerinin fethi ve al ise yle bir hakikattir ki,
gneten daha parlaktr ve baharn iekleri ve meyveleri
ve yapraklar ve mevcudat saysnca o hakikat ispat eden
ahitler var diye bildi. "Elhamd lillhi al nimeti'l-man"
dedi.
te bu mezkr hakikatleri ve ehadetleri ifade
mnsyla, Birinci Makamn Altnc Mertebesinde,
1

:
:


. :
:



denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, mizanl ve
fesahatliyapraklarnn ve ssl ve cezaletli ieklerinin ve intizaml vebelatli
meyvelerinin kelimeleriyle konuan ve tesbih eden btn aave nebat
nevilerinin icm, birbirinin misli ve benzeri olan mahdut ekirdek
vehabbeciklerden ssl ve birbirinden farkl ve mtenevvi, gayr- mahdut
suretlerinin hepsinin birden fethi hakikatinin kat' delletiyle beraber, kasd ve
rahmetli in'm ve ikram ve ihsan hakikatinin ve iradeli ve hikmetli temyiz ve
tezyin ve tasvir hakikatinin azamet-i ihatasnn ehadetiyle, icm ile Onun
vahdet iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, seyahat-i kriyede bulunan o merakl ve terakki
ile zevki ve evki artan dnya yolcusu, bahar bahesinden
bir bahar kadar bir gldeste-i marifet ve iman alp gelirken,
hayvanat ve tuyr leminin kaps, hakikat-bn olan aklna
ve marifet-in olan krine ald. Yz bin ayr ayr
seslerle ve eit eit dillerle onu ieriye ardlar,
"Buyurun" dediler. O da girdi ve grd ki:
Btn hayvanat ve kularn btn nevileri ve taifeleri ve
milletleri, bil'ittifak, lisan- kl ve lisan- halleriyle L ilhe
ill H deyip, zemin yzn bir zikirhane ve muazzam bir
meclis-i tehlil suretine evirmiler; herbiri bizzat birer
kasi-de-i Rabbn, birer kelime-i Sbhn ve mnidar birer
harf-i Rahmn hkmnde Snilerini tavsif edip hamd
sen ediyorlar vaziyetinde grd. Gya o hayvanlarn ve
kularn duygular ve kuvlar ve cihazlar ve zlar ve
letleri, manzum ve mevzun kelimelerdir ve muntazam ve
mkemmel szlerdir. Onlar, bunlarla Hallk ve
Rezzaklarna kr ve vahdniyetine ehadet getirdiklerine
kat' dellet eden muazzam ve muhit hakikatleri
mahede etti.
Birincisi: Hibir cihetle serseri tesadfe ve kr kuvvete
ve uursuz tabiata havalesi mmkn olmayan, hiten
hakmne icad ve san'atperverne ibd ve ihtiyarkrne ve
almne halk ve ina ve yirmi cihetle ilim ve hikmet ve
iradenin cilvesini gsteren ruhlandrmak ve ihy etmek
hakikatidir ki, zruhlar adedince ahitleri bulunan bir
burhan- bhir olarak, Zt- Hayy- Kayymun vcub-u
vcuduna ve sft- seb'asna ve vahdetine ehadet eder.
kincisi: O hadsiz masnularda birbirinden simaca farikal
ve ekilce ziynetli ve miktarca mizanl ve surete intizaml
bir tarzdaki temyizden, tezyinden, tasvirden yle azametli
ve kuvvetli bir hakikat grnr ki, Kdir-i Klli ey ve
lim-i Klli eyden baka hibir ey, bu her cihetle binlerle
harikalar ve hikmetleri gsteren ihatal ile sahip olamaz
ve hibir imkn ve ihtimali yok.
ncs: Birbirinin misli ve ayn veya az farkl ve
birbirine benzeyen mahsur ve mahdut yumurtalardan ve
yumurtacklardan ve nutfe denilen su katrelerinden o
hadsiz hayvanlarn yz binler eit tarzlarda ve birer
mu'cize-i hikmet mhiyetinde bulunan suretlerini, gayet
muntazam ve muvazeneli ve hatasz bir hey'ette amak ve
fethetmek yle parlak bir hakikattr ki, hayvanlar adedince
senetler, deliller o hakikati tenvir eder.
te bu hakikatin ittifakyla, hayvanlarn btn env,
beraber yle bir L ilhe ill H deyip ehadet getiriyorlar
ki, gya zemin, byk bir insan gibi, bykl nisbetinde
L ilhe ill H diyerek semvt ehline iittiriyor
mahiyetinde grd ve tam ders ald. Birinci Makamn
Yedinci Mertebesinde bu mezkr hakikatleri ifade
mnsyla,
1

:




:
.
:
:


denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, mevzun ve muntazam ve
fasih hasselerinin ve kuvvelerinin ve hissiyat ve ltifelerininkelimeleriyle ve
mkemmel ve beli cihazat ve cevarih ve lt vezlarnn kelimeleriyle hamd
ve ehadet eden btn hayvanat ve tuyur nevilerinin ittifak, birbirinin misli ve
benzeri, mahsur ve mahdut sayda yumurta ve katrelerden muntazam, muhtelif,
mtenevvi ve gayr- mahsur suretlerinin fethi hakikatinin kat' delletiyle
beraber, iradeli icad ve sun' ve ibd' hakikatinin ve kasd temyiz ve tezyin
hakikatinin ve hikmetli takdir ve tasvir hakikatinin azamet-i ihatasnn
ehadetiyle, Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra o mtefekkir yolcu, marifet-i lhiyenin hadsiz
mertebelerinde ve nihayetsiz ezvknda ve envrnda daha
ileri gitmek iin, insanlar lemine ve beer dnyasna
girmek isterken, bata enbiyalar olarak onu ieriye davet
ettiler; o da girdi. En evvel gemi zamann menziline
bakt, grd ki:
Nev-i beerin en nuran ve en mkemmeli olan umum
peygamberler (aleyhimsselm) bil'icma' beraber L ilhe
ill H deyip zikrediyorlar ve parlak ve musaddak olan
hadsiz mu'cizatlarnn kuvvetiyle, tevhidi iddia ediyorlar ve
beeri hayvaniyet mertebesinden melekiyet derecesine
karmak iin, onlar iman- billha davet ile ders
veriyorlar grd. O da, o nuran medresede diz kp
derse oturdu. Grd ki:
Meahir-i insaniyenin en yksekleri ve namdarlar olan
o stadlarn herbirisinin elinde Hlk- Kinat tarafndan
verilmi niane-i tasdik olarak mu'cizeler bulunduundan,
herbirinin ihbaryla beerden bir taife-i azme ve bir
mmet tasdik edip imana geldiklerinden, o yz bin cidd
ve doru ztlarn icm ve ittifakla hkm ve tasdik ettikleri
bir hakikat ne kadar kuvvetli ve kat' olduunu kyas
edebildi. Ve bu kuvvette, bu kadar muhbir-i sadklarn
hadsiz mu'cizeleriyle imza ve ispat ettikleri bir hakikati
inkr eden ehl-i dallet ne derece hadsiz bir hata, bir
cinayet ettiklerini ve ne kadar hadsiz bir azaba mstehak
olduklarn anlad ve onlar tasdik edip iman getirenler ne
kadar hakl ve hakikatli olduklarn bildi; iman kudsiyetinin
byk bir mertebesi daha ona grnd.
Evet, enbiyay (aleyhimsselm) Cenb- Hak
tarafndan ilen tasdik hkmnde olan hadsiz
mu'cizatlarndan ve hakkaniyetlerini gsteren, muarzlarna
gelen semv pek ok tokatlarndan ve hak olduklarna
dellet eden ahs kemltlarndan ve hakikatli
talimatlarndan ve doru olduklarna ehadet eden
kuvvet-i imanlarndan ve tam ciddiyetlerinden ve
fedakrlklarndan ve ellerinde bulunan kuds kitap ve
suhuarndan ve onlarn yollar doru ve hak olduuna
ehadet eden ittiblaryla hakikate, kemlta, nura vasl
olan hadsiz tilmizlerinden baka, onlarn ve o pek cidd
muhbirlerin msbet meselelerde icm ve ittifak ve
tevatr ve ispatta tevafuku ve tesand ve tetabuku yle
bir hccettir ve yle bir kuvvettir ki, dnyada hibir kuvvet
karsna kamaz ve hibir phe ve tereddd brakmaz.
Ve imann erknnda umum enbiyay (aleyhimsselm)
tasdik dahi dahil olmas, o tasdik byk bir kuvvet menba
olduunu anlad, onlarn derslerinden ok feyz-i iman ald.
te, bu yolcunun mezkr dersini ifade mnsnda,
Birinci Makamn Sekizinci Mertebesinde,
:


1
denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Allah ki, btn enbiyann, tasdik edici ve
tasdike mazhar mu'cizt- bhirelerinin kuvvetiyle ittifaklar, Onun vahdet
iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra imann kuvvetinden ulv bir zevk-i hakikat alan o
seyyah- talip, enbiya aleyhimsselmn meclisinden
gelirken, ulemann ilmelyakn suretinde kat' ve kuvvetli
delillerle, enbiyalarn (aleyhimsselm) dvlarn ispat
eden ve asya ve sddkn denilen mtebahhir, mtehid
muhakkikler, onu dershanelerine ardlar. O da girdi,
grd ki: Binlerle dhi ve yz binlerce mdakkik ve yksek
ehl-i tahkik, kl kadar bir phe brakmayan tetkikat-
amkalaryla, bata vcub-u vcud ve vahdet olarak
msbet mesil-i imaniyeyi ispat ediyorlar.
Evet, istidatlar ve meslekleri muhtelif olduu halde
usul ve erkn- imaniyede onlarn mttekan ittifaklar ve
herbirisinin kuvvetli ve yakn burhanlarna istinadlar yle
bir hccettir ki, onlarn mecmuu kadar bir zekvet ve
dirayet sahibi olmak ve burhanlarnn umumu kadar bir
burhan bulmak mmkn ise, karlarna ancak yle
klabilir. Yoksa, o mnkirler, yalnz cehalet ve echeliyet
ve inkr ve ispat olunmayan menf meselelerde inat ve gz
kapamak suretiyle karlarna kabilirler. Gzn kapayan,
yalnz kendine gndz gece yapar.
Bu seyyah, bu muhteem ve geni dershanede, bu
muhterem ve mtebahhir stadlarn nerettikleri nurlar,
zeminin yarsn bin seneden ziyade klandrdn bildi.
Ve yle bir kuvve-i mneviyeyi buldu ki, btn ehl-i inkr
toplansa onu kl kadar artmaz ve sarsmaz. te bu
yolcunun bu dershaneden ald derse bir ksa iaret olarak
Birinci Makamn Dokuzuncu Mertebesinde,
:


1
denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Allah ki, btn asyann, muhakkak ve
mttek ve parlak burhanlarnn kuvvetiyle ittifaklar, Onun vahdet iindeki
vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, imann daha ziyade kuvvetlenmesinde ve
inkiafnda ve ilmelyakn derecesinden aynelyakn
mertebesine terakkisindeki envr ve ezvak grmeye ok
mtak olan o mtefekkir yolcu, medreseden gelirken,
hadsiz kk tekyelerin ve zaviyelerin telhukuyla tevess
eden gayet feyizli ve nurlu ve sahra geniliinde bir tekye,
bir hangh, bir zikirhane, bir iradghta ve cadde-i kbr-y
Muhammednin (a.s.m.) ve mirac- Ahmednin (a.s.m.)
glgesinde hakikate alan ve hakka erien ve
aynelyakne yetien binlerle ve milyonlarla kuds mridler
onu dergha ardlar. O da girdi, grd ki:
O ehl-i keif ve keramet mridler; keyatlarna ve
mahedelerine ve kerametlerine istinaden, bil'icm,
mttekan L ilhe ill H diyerek, vcub-u vcud ve
vahdet-i Rabbniyeyi kinata iln ediyorlar. Gnein
ziyasndaki yedi renkle gnei tanmak gibi, yetmi renkle,
belki Esm-i Hsn adedince, ems-i Ezelnin ziyasndan
tecell eden ayr ayr nurlu renkler ve eit eit ziyal
levnler ve baka baka hakikatli tarkatler ve muhtelif
doru meslekler ve mtenevvi hakl mereplerde bulunan
o kuds dhilerin ve nuran rierin icm ve ittifakla imza
ettikleri bir hakikat, ne derece zhir ve bhir olduunu
aynelyakn mahede etti. Ve enbiyann (aleyhimsselm)
icm ve asyann ittifak ve evliyann tevafuku ve bu
icman birden ittifak, gnei gsteren gndzn
ziyasndan daha parlak grd.
te, bu misarin tekyeden ald feyze ksa bir iaret
olarak, Birinci Makamn Onuncu Mertebesinde,
:


1
denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, btn evliyann, muhakkak
ve musaddak ve zahir keif ve kerametlerinin icm, Onun vahdet iindeki
vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, kemlt- insaniyenin en mhimi ve en by,
belki bilcmle kemlt- insaniyenin menba ve esas,
iman- billhtan ve marifetullahtan ne'et eden
muhabbetullah olduunu bilen o dnya seyyah, btn
kuvvetiyle ve letiyle, imann kuvvetinde ve marifetin
inkiafnda daha ziyade terakki etmesini istemek kriyle
ban kaldrd ve semvta bakt. Kendi aklna dedi ki:
"Madem kinatta en kymettar ey hayattr. Ve kinatn
mevcudt hayata musahhardr. Ve madem zhayatn en
kymettar zruhtur. Ve zruhun en kymettar zuurdur. Ve
madem bu kymettarlk iin kre-i zemin, zhayat
mtemadiyen oaltmak iin, her asr, her sene dolar,
boalr. Elbette ve her halde, bu muhteem ve mzeyyen
olan semvtn dahi kendisine mnasip ahalisi ve
sekenesi, zhayat ve zruh ve zuurlardan vardr ki, huzur-u
Muhammedde (a.s.m.) sahabelere grnen Hazret-i
Cebril'in (a.s.) temessl gibi, melikeleri grmek ve
onlarla konumak hdiseleri, tevatr suretinde eskiden
beri nakil ve rivayet ediliyor. yle ise keke ben semvt
ehliyle dahi grseydim, onlar ne kirde olduklarn
bilseydim. nk, Hlk- Kinat hakknda en mhim sz
onlarndr" diye dnrken, birden semv yle bir sesi
iitti:
"Madem bizimle grmek ve dersimizi dinlemek
istersin. Bil ki, bata Hazret-i Muhammed Aleyhissalt
Vesselm ve Kur'n- Muciz'l-Beyan olarak btn
peygamberlere vastamzla gelen mesil-i imaniyeye en
evvel biz iman etmiiz. Hem insanlara temessl edip
grnen ve bizlerden olan btn ervh- tayyibe, bil
istisna ve bil'ittifak, bu kinat Hlknn vcub-u vcuduna
ve vahdetine ve sft- kudsiyesine ehadet edip birbirine
muvafk ve mutabk olarak ihbar etmiler. Bu hadsiz
ihbaratn tevafuku ve tetabuku, gne gibi sana bir
rehberdir" dediklerini bildi ve onun nur-u iman parlad,
zeminden gklere kt.
te, bu yolcunun melikeden ald derse ksa bir iaret
olarak, Birinci Makamn On Birinci ve On kinci
Mertebelerinde,

:


1
denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Allah ki, insanlarn nazarna temessl eden ve
beerin havs ksmyla konuan melikenin ittifak, birbirine tetabuk ve tevafuk
eden ihbaratyla, Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, pr-merak ve pr-itiyak o misar, lem-i
ehadet ve cismn ve madd cihetinde ve mahsus
taifelerin dillerinden ve lisan- hallerinden ders aldndan,
lem-i gayb ve lem-i berzahta dahi mtala ile bir
seyahat ve bir taharri-i hakikat arzu ederken, her taife-i
insaniyede bulunan ve kinatn meyvesi olan insann
ekirdei hkmnde bulunan ve kklyle beraber,
mnen kinat kadar inbisat edebilen mstakim ve
mnevver akllarn, selim ve nuran kalblerin kaps ald.
Bakt ki, onlar, lem-i gayb ve lem-i ehadet ortasnda
insan berzahlardr; ve iki lemin birbiriyle temaslar ve
muameleleri, insana nisbeten o noktalarda oluyor
grdnden, kendi akl ve kalbine dedi ki:
"Gelin, bu emsalinizin kapsndan hakikate giden yol
daha ksadr. Biz teki yollardaki dillerden ders aldmz
gibi deil, belki iman noktasndaki ittisaarndan ve
keyyet ve renklerinden mtalamzla istifade etmeliyiz"
dedi, mtalaya balad. Grd ki:
stidatlar gayet muhtelif ve mezhepleri birbirinden
uzak ve muhalif olan umum istikametli ve nurlu akllarn
iman ve tevhiddeki ittisafkrne ve rsihne itikadlar,
tevafuk ve sebatkrne ve mutmainne kanaat ve yaknleri
tetabuk ediyor. Demek, tebeddl etmeyen bir hakikate
dayanp balanmlar. Ve kkleri, metin bir hakikate
girmi, kopmuyor. yle ise, bunlarn nokta-i imaniyede ve
vcub ve tevhidde icmlar, hi kopmaz bir zincir-i
nurandir ve hakikate alan kl bir penceredir.
Hem grd ki: Meslekleri birbirinden uzak ve
merepleri birbirine mbayin olan o umum selim ve
nuran kalblerin erkn- imaniyedeki mttekane ve
itminankrne ve mncezibne keyat ve mahedatlar
birbirine tevafuk ve tevhidde birbirine mutabk kyor.
Demek, hakikate mukbil ve vsl ve mtemessil bu
kck birer ar- marifet-i Rabbniye ve bu cmi' birer
yine-i Samedniye olan nuran kalbler, ems-i hakikate
kar alan pencerelerdir; ve umumu birden, gnee
yinedarlk eden bir deniz gibi, bir yine-i zamdr.
Bunlarn vcub-u vcudda ve vahdette ittifaklar ve
icmlar, hi armaz ve artmaz bir rehber-i ekmel ve
bir mrid-i ekberdir. nk, hibir cihetle hibir imkn ve
hibir ihtimal yok ki, hakikatten baka bir vehim ve
hakikatsz bir kir ve aslsz bir sfat, bu kadar
mstemirrne ve rsihne bu pek byk ve keskin gzlerin
umumunu birden aldatsn, galat- hisse uratsn. Buna
ihtimal veren bozulmu ve rm bir akla, bu kinat
inkr eden ahmak sofestler dahi raz olmazlar,
reddederler diye anlad. Kendi akl ve kalbiyle beraber
"ment billh" dediler.
te, bu yolcunun mstakm akllardan ve mnevver
kalblerden istifade ettii mrifet-i imaniyeye ksa bir iaret
olarak, Birinci Makamn On nc Mertebesinde,

:





1
denilmi.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ki, istidat ve mezheplerinin
farkllyla beraber btn mnevver ve mstakim akl sahiplerinin birbirine
tetabuk eden kanaat ve yaknleri, Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna
dellet eder. Kez, birbirine mtebayin meslek ve mereplerine ramenbtn
selim ve nuran kalb sahiplerinin birbirine tetabuk eden keieri ve birbirine
tevafuk eden mahedeleri de, Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna
dellet eder.
Sonra, lem-i gayba yakndan bakan ve akl ve kalbde
seyahat eden o yolcu, "Acaba lem-i gayb ne diyor?" diye
merakla o kapy da yle bir kirle ald.
Yani, "Madem bu cismn lem-i ehadette, bu kadar
ziynetli ve san'atl hadsiz masnularyla kendini tanttrmak
ve bu kadar tatl ve ssl ve nihayetsiz nimetleriyle
kendini sevdirmek ve bu kadar mu'cizeli ve maharetli,
hesapsz eserleriyle gizli kemltn bildirmek, kavilden ve
tekellmden daha zhir bir tarzda ilen isteyen ve hal
diliyle bildiren bir Zt, perde-i gayb tarafnda bulunduu
bilbedahe anlalyor. Elbette ve her halde, ilen ve halen
olduu gibi, kavlen ve tekellmen dahi konuur, kendini
tanttrr, sevdirir. yle ise, lem-i gayb cihetinde Onu,
Onun tezahratndan bilmeliyiz" dedi. Kalbi ieriye girdi,
akl gzyle grd ki:
Gayet kuvvetli bir tezahratla, vahiylerin hakikati,
lem-i gaybn her tarafnda, her zamanda hkmediyor.
Kinatn ve mahlkatn ehadetlerinden ok kuvvetli bir
ehadet-i vcud ve tevhid, Allm'l-Guybdan vahiy ve
ilham hakikatleriyle geliyor. Kendini ve vcud ve vahdetini,
yalnz masnularnn ehadetlerine brakmyor. Kendisi,
kendine lyk bir kelm- ezel ile konuuyor. Her yerde
ilim ve kudretiyle hzr ve nzrn kelm dahi hadsizdir. Ve
kelmnn mns Onu bildirdii gibi, tekellm dahi Onu
sftyla bildiriyor.
Evet, yz bin peygamberlerin (aleyhimsselm)
tevatrleriyle ve ihbaratlarnn vahy-i lhye mazhariyet
noktasnda ittifaklaryla ve nev-i beerden ekseriyet-i
mutlakann tasdik-gerdesi ve rehberi ve muktedas ve
vahyin semereleri ve vahy-i mehud olan ktb-
mukaddese ve suhuf-u semviyenin delil ve
mu'cizatlaryla, hakikat-i vahyin tahakkuku ve sbutu
bedahet derecesine geldiini bildi ve vahyin hakikat be
hakikat- kudsiyeyi ifade ve ifaza ediyor diye anlad:
Birincisi: denilen,
beerin akllarna ve fehimlerine gre konumak, bir
tenezzl- lhdir. Evet, btn zruh mahlkatn
konuturan ve konumalarn bilen, elbette Kendisi dahi o
konumalara konumasyla mdahale etmesi, rububiyetin
muktezasdr.
kincisi: Kendini tanttrmak iin, kinat bu kadar hadsiz
masraarla, batan baa harikalar iinde yaratan ve binler
dillerle kemltn sylettiren, elbette Kendi szleriyle dahi
Kendini tanttracak.
ncs: Mevcudatn en mntehab ve en muhtac ve
en nzenini ve en mtak olan hakik insanlarn
mnctlarna ve krlerine ilen mukabele ettii gibi,
kelmyla da mukabele etmek, hlkyetin e'nidir.
Drdncs: lim ile hayatn zarur bir lzm ve kl bir
tezahr olan mkleme sfat, elbette ihatal bir ilmi ve
sermed bir hayat tayan Ztta, ihatal ve sermed bir
surette bulunur.
Beincisi: En sevimli ve muhabbetli ve endieli ve
nokta-i istinada en muhta ve sahibini ve malikini bulmaya
en mtak, hem fakir ve ciz bulunan mahlkatlarna, acz
ve itiyak, fakr ve ihtiyac ve endie-i istikbali ve
muhabbeti ve perestii veren bir Zt, elbette Kendi
vcudunu onlara tekellmyle i'ar etmek, ulhiyetin
muktezasdr.
te, tenezzl- lh ve taarrf- Rabbn ve
mukabele-i Rahmn ve mkleme-i Sbhn ve i'r-
Samedn hakikatlerini tazammun eden umum, semv
vahiylerin, icm ile Vcib'l-Vcudun vcduna ve
vahdetine delletleri yle bir hccettir ki, gndzdeki
gnein utnn gnee ehadetinden daha kuvvetlidir
diye anlad.
Sonra ilhamlar cihetine bakt, grd ki:
Sdk ilhamlar, geri bir cihette vahye benzerler ve bir
nevi mkleme-i Rabbniyedir; fakat iki fark vardr.
Birincisi: lhamdan ok yksek olan vahyin ekseri
melike vastasyla; ve ilhamn ekseri vastasz olmasdr.
Mesela, nasl ki, bir padiahn iki suretle konumas ve
emirleri var.
Birisi: Hamet-i saltanat ve hakimiyet-i umumiye
haysiyetiyle bir yaverini, bir valiye gnderir. O hakimiyetin
ihtiamn ve emrin ehemmiyetini gstermek iin, bazan,
vasta ile beraber bir itima yapar, sonra ferman tebli
edilir.
kincisi: Sultanlk nvanyla ve padiahlk umum
ismiyle deil, belki kendi ahsyla husus bir mnasebeti
ve cz' bir muamelesi bulunan has bir hizmetisiyle veya
bir mi raiyetiyle ve husus telefonuyla husus
konumasdr.
yle de, Padiah- Ezelnin, umum lemlerin Rabbi
ismiyle ve kinat Hlk nvanyla, vahiyle ve vahyin
hizmetini gren mull ilhamlaryla mklemesi olduu
gibi; herbir ferdin, herbir zhayatn Rabbi ve Hlk olmak
haysiyetiyle, hususi bir surette, fakat perdeler arkasnda
onlarn kbiliyetine gre bir tarz- mklemesi var.
kinci fark: Vahiy glgesizdir, sdir, havassa hastr.
lham ise glgelidir, renkler karr, umumdir. Melike
ilhamlar ve insan ilhamlar ve hayvanat ilhamlar gibi,
eit eit, hem pek ok envlaryla, denizlerin katreleri
kadar kelimat- Rabbniyenin teksirine medar bir zemin
tekil ediyor.


1
yetinin bir vechini tefsir ediyor anlad.
1. "(De ki: ) Rabbimin szlerini yazmak iin btn denizler mrekkep olsa,
Rabbimin szleri tkenmeden o denizler tkenirdi." Kehf Sresi, 18:109.
Sonra, ilhamn mahiyetine ve hikmetine ve ehadetine
bakt, grd ki: Mahiyeti ile hikmeti ve neticesi drt
nurdan terekkp ediyor.
Birincisi: Teveddd- lh denilen kendini mahlkatna
ilen sevdirdii gibi, kavlen ve huzuren ve sohbeten dahi
sevdirmek, veddiyetin ve rahmniyetin muktezasdr.
kincisi: bdnn dualarna ilen cevap verdii gibi,
kavlen dahi perdeler arkasnda icabet etmesi, rahmiyetin
e'nidir.
ncs: Ar beliyelere ve iddetli hallere den
mahlkatlarnn istimdatlarna ve feryatlarna ve
tazarruatlarna ilen imdat ettii gibi, bir nevi konumas
hkmnde olan ilhm kavillerle de imdada yetimesi,
rububiyetin lzmdr.
Drdncs: ok ciz ve ok zayf ve ok fakir ve ok
ihtiyal ve kendi malikini ve hmisini ve mdebbirini ve
hafzn bulmaya pek ok muhta ve mtak olan zuur
masnularna, vcudunu ve huzurunu ve himayetini ilen
ihsas ettii gibi, bir nevi mkleme-i Rabbniye hkmnde
saylan bir ksm sadk ilhamlar perdesinde ve mahsus ve
bir mahlka bakan has ve bir vecihte, onun kbiliyetine
gre, onun kalb telefonuyla, kavlen dahi kendi huzurunu ve
vcudunu ihsas etmesi, efkat-i ulhiyetin ve rahmet-i
rubbiyetin zarur ve vcip bir muktezasdr diye anlad.
Sonra ilhamn ehadetine bakt, grd: Nasl ki, gnein
faraza uuru ve hayat olsayd ve o halde, ziyasndaki yedi
rengi, yedi sfat olsayd, o cihette, nda bulunan ular
ve cilveleri ile bir tarz konumas bulunacakt. Ve bu
vaziyette, misalinin veaksinin effaf eylerde bulunmas; ve
her yine ve her parlak eyler vecam paralar ve
kabarcklar ve katreler, hatt effaf zerrelerle herbirinin
kbiliyetine gre konumas; ve onlarn hctna cevap
vermesi; ve btn onlar gnein vcuduna ehadet etmesi;
ve hibir i, bir ie mni olmamas; ve bir konumas, dier
konumaya mzahemet etmemesi bilmahede grlecei
gibi, aynen yle de: ezel ve ebedin Zlcell Sultan ve
btn mevcudatn Zlceml Hlk- Zan olan ems-i
Sermednin mklemesi dahi onun ilmi ve kudreti gibi,
kll ve muhit olarak hereyin kbiliyetine gre tecell
etmesi; hibir sul bir sule, bir i bir ie, bir hitap bir
hitabamni olmamas ve kartrmamas bildebahe
anlalyor. Ve btn o cilveler, o konumalar, o ilhamlar
birer birer ve beraber bil'ittifak o ems-i Ezelnin huzuruna
ve vcub-u vcuduna ve vahdetine ve ehadiyetine dellet
ve ehadet ettiklerini aynelyakne yakn bir ilmelyaknle
bildi.
te, bu merakl misarin lem-i gaybdan ald ders-i
marifetine ksa bir iaret olarak, Birinci Makamn On
Drdnc ve On beinci Mertebelerinde,
1

:




:



denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ve Vhid-i Ehad ki,
tenezzlt-lhiyeyi ve mklemt- Sbhniyeyi ve taarrft- Rabbniyeyi
vekullarnn mnctna mukabelt- Rahmniyeyi ve mahlkatna
vcudunuihsas eden i'rt- Samedniyeyi mutazammn btn hak vahiylerin
icm, Onun vahdet iindeki vcub-u vcuduna dellet eder. Kez, teveddd-
lhiyeyi ve mahlkatnn dularna icbt-Rahmniyeyi ve kullarnn
istiaselerine imdadat- Rabbniyeyi vemasnuatna vcudunu bildiren ihsasat-
Sbhniyeyi mutazammn sadk ilhamlarn ittifak, Onun vahdet iindeki
vcub-u vcuduna dellet eder.
Sonra, o dnya seyyah kendi aklna dedi ki:
"Madem bu kinatn mevcudatyla Mlikimi ve Hlkm
aryorum; elbette hereyden evvel bu mevcudatn en
mehuru ve a'dsnn tasdikiyle dahi en mkemmeli ve en
byk kumandan ve en namdar hkimi ve szce en
yksei ve aklca en parla ve on drt asr faziletiyle ve
Kur'n'yla klandran Muhammed-i Arab Aleyhisselt
Vesselm ziyaret etmek ve aradm ondan sormak iin
Asr- Saadete beraber gitmeliyiz'" diyerek, aklyla beraber
o asra girdi, grd ki:
O asr, hakikaten, o zt (a.s.m.) ile bir saadet-i beeriye
asr olmu. nk, en bedev ve en mm bir kavmi,
getirdii nur vastasyla, ksa bir zamanda dnyaya stad
ve hkim eylemi.
Hem kendi aklna dedi: "Biz en evvel, bu fevkalde ztn
(a.s.m.) bir derece kymetini ve szlerinin hakkaniyetini ve
ihbrtnn doruluunu bilmeliyiz. Sonra Hlkmz
ondan sormalyz" diyerek taharriye balad. Bulduu
hadsiz kat' delillerden, burada, yalnz dokuz klliyetine
birer ksa iaret edilecek.
Birincisi: Bu ztta (a.s.m.), hatt dmanlarnn tasdikiyle
dahi, btn gzel huylarn ve hasletlerin bulunmas; ve

1

2
yetlerinin sarahatiyle, bir parmann iaretiyle kamer iki
para olmas; ve bir avucuyla a'dasnn ordusuna att az
bir toprak, umum o ordunun gzlerine girmesiyle
kamalar; ve susuz kalm kendi ordusuna, be
parmandan kevser gibi akan suyu kifayet derecesinde
iirmesi gibi, nass- kat' ile ve bir ksm tevatrle yzer
mu'cizatn onun elinde zhir olmasdr. Bu mu'cizattan,
yzden ziyade bir ksm, On Dokuzuncu Mektup olan
Mu'cizat- Ahmediye (a.s.m.) namndaki harika ve
kerametli bir risalede kat' delilleriyle beraber beyan
edildiinden, onlar ona havale ederek dedi ki:
1. "Ay yarld." Kamer Sresi, 54:1.
2. "Attn zaman da sen atmadn, ancak Allah att." Enfl Sresi, 8:17.
"Bu kadar ahlk- hasene ve kemltla beraber bu kadar
mu'cizat- bhiresi bulunan bir zt (a.s.m.) elbetteen doru
szldr. Ahlkszlarn ii olan hileye, yalana,
yanlatenezzl etmesi kbil deil."
kincisi: Elinde, bu kinat Sahibinin bir ferman
bulunduu ve o ferman her asrda yz milyondan
ziyade insanlarn kabul ve tasdik ettikleri ve o ferman olan
Kur'n- Azmann, yedi vech ile harika olmasdr. Ve bu
Kur'n'n, krk vech ile mu'cize olduu ve Kinat Hlknn
sz bulunduu, kuvvetli delilleriyle beraber Yirmi Beinci
Sz ve Mu'cizat- Kur'niye namlarndaki ve Risale-i
Nur'un bir gnei olan mehur bir risalede tafsilen beyan
edilmesinden, onu, ona havale ederek dedi: "Byle ayn-
hak ve hakikat bir fermann tercman ve tebli edicisi bir
ztta (a.s.m.), fermana cinayet ve ferman sahibine hyanet
hkmnde olan yalan olamaz ve bulunamaz."
ncs: O zt (a.s.m.) yle bir eriat ve bir slmiyet
ve bir ubdiyet ve bir dua ve bir davet ve bir imanla
meydana km ki, onlarn ne misli var ne de olur. Ve
onlardan daha mkemmel, ne bulunmu ve ne de bulunur.
nk, mm bir ztta (a.s.m.) zuhur eden o eriat, on drt
asr ve nev-i beerin humsunu, dilne ve hakkaniyet zere
ve mdakkikane hadsiz kanunlaryla idare etmesi, emsal
kabul etmez.
Hem, mm bir ztn (a.s.m.) ef'l ve akvl ve
ahvlinden kan slmiyet, her asrda, yz milyon
insann rehberi ve mercii ve akllarnn muallimi ve
mridi ve kalblerinin mnevviri ve musaffsi ve
neslerinin mrebbsi ve mzekksi ve ruhlarnn medr-
inkiaf ve maden-i terakkiyat olmas cihetiyle, misli
olamaz ve olamam.
Hem, dininde bulunan btn ibdtn btn envnda
en ileri olmas; ve herkesten ziyade takvda bulunmas ve
Allah'tan korkmas; ve fevkalde daim mcahedat ve
dadaalar iinde tam tamna ubdiyetin en ince esrarna
kadar mraat etmesi; ve hi kimseyi taklit etmeyerek ve
tam mnsyla ve mptediyne fakat en mkemmel
olarak, hem iptid ve intihy birletirerek yapmas, elbette
misli grlmez ve grnmemi.
Hem binler dua ve mnctlarndan Ceven'l-Kebr ile,
yle bir marifet-i Rabbniye ile, yle bir derecede Rabbini
tavsif ediyor ki, o zamandan beri gelen ehl-i mrifet ve
ehl-i velyet, telhuk-u efkrla beraber, ne o mertebe-i
marifete ve ne de o derece-i tavsife yetiememeleri
gsteriyor ki, duada dahi onun misli yoktur. Risale-i
Mnctn banda Ceven'l-Kebr'in doksan dokuz
fkrasndan bir fkrasnn ksack bir melinin beyan
edildii yere bakan adam, "Ceven'in dahi misli yoktur"
diyecek.
Hem, tebli-i risalette ve ns hakka davette o derece
metanet ve sebat ve cesaret gstermi ki, byk devletler
ve byk dinler, hatt kavim ve kabilesi ve amcas ona
iddetli adavet ettikleri halde, zerre miktar bir eser-i
tereddt, bir tel, bir korkaklk gstermemesi ve tek
bayla btn dnyayameydan okumas ve baa da
karmas ve slmiyeti dnyann banageirmesi ispat
eder ki, tebli ve davette dahi misli olmam ve olamaz.
Hem, imanda, yle fevkalde bir kuvvet ve harika bir
yakn ve mu'cizne bir inkiaf ve cihan klandran bir
ulv itikad tam ki, o zamann hkmran olan btn
efkr ve akideleri ve hkemann hikmetleri ve ruhan
reislerin ilimleri ona muarz ve muhalif ve mnkir olduklar
halde onun ne yaknine, ne itikadna, ne itimadna, ne
itminanna hibir phe, hibir tereddt, hibir zaaf, hibir
vesvese vermemesi ve mneviyatta ve meratib-i
imaniyede terakki eden bata Sahabeler ve btn ehl-i
velyet, onun, her vakit, mertebe-i imanndan feyz almalar
ve onu en yksek derecede bulmalar, bilbedahe gsterir
ki, iman dahi emsalsizdir.
te, byle emsalsiz bir eriat ve misilsiz bir slmiyet ve
harika bir ubdiyet ve fevkalde bir dua ve cihan-
pesendne bir dvet ve mu'cizne bir iman sahibinde,
elbette hibir cihetle yalan olamaz ve aldatmaz diye anlad
ve akl dahi tasdik etti.
Drdncs: Enbiyalarn (aleyhimsselm) icm, nasl
ki vcud ve vahdniyet-i lhiyeye gayet kuvvetli bir
delildir; yle de, bu ztn doruluuna ve risaletine gayet
salam bir ehadettir. nk enbiya aleyhimsselmn
doruluklarna ve peygamber olmalarna medar olan ne
kadar kuds sfatlar ve mu'cizeler ve vazifeler varsa, o ztta
en ileride olduu tarihe musaddaktr. Demek onlar, nasl
ki, lisan- kl ile Tevrat, ncil, Zebur ve suhuarnda bu
ztn (a.s.m.) geleceini haber verip insanlara bearet
vermilerki, ktb- mukaddesenin o bearetli
irtndan yirmiden fazla ve pek zhir bir ksm, On
Dokuzuncu Mektup'ta gzelce beyan ve ispat
edilmiyle de, lisan- halleriyle, yani nbvvetleriyle ve
mu'cizeleriyle, kendi mesleklerinde ve vazifelerinde en ileri
ve en mkemmel olan buzt tasdik edip dvsn imza
ediyorlar. Ve lisan- kl ve icm ile vahdniyete dellet
ettikleri gibi, lisan- hal ile ve ittifak ile de, bu ztn
sadkyetine ehadet ediyorlar diye anlad.
Beincisi: Bu ztn dsturlaryla ve terbiyesi ve
tebaiyetiyle ve arkasndan gitmeleriyle hakka, hakikate,
kemlta, kermta, keyata, mahedata yetien
binlerce evliya, vahdniyete dellet ettikleri gibi, stadlar
olan bu ztn sadkyetine ve risaletine icm ve ittifakla
ehadet ediyorlar. Ve lem-i gaybdan verdii haberlerin bir
ksmn nur-u velyetle mahede etmeleri; ve umumunu,
nur-u iman ile, ya ilmelyakn veya aynelyakn veya
hakkalyakn suretinde itikad ve tasdik etmeleri, stadlar
olan bu ztn derece-i hakkaniyet ve sadkyetini gne gibi
gsterdiini grd.
Altncs: Bu ztn, mmliiyle beraber, getirdii hakaik-i
kudsiye ve ihtir ettii ulm-u liye ve kefettii mrifet-i
lhiyenin dersiyle ve talimiyle mertebe-i ilmiyede en
yksek makama yetien milyonlar asya-y mdakkikn ve
sddkn-i muhakkikn ve dhi hkema-i m'minn bu ztn
ssl'esas dvs olan vahdniyeti kuvvetli burhanlaryla
bil'ittifak ispat ve tasdik ettikleri gibi, bu muallim-i ekberin
ve bu std- zamn hakkaniyetine ve szlerinin hakikat
olduuna ittifakla ehadetleri, gndz gibi bir hccet-i
risaleti ve sadkyetidir. Mesel, Risale-i Nur, yz
parasyla, bu ztn sadakatnn birtek burhandr.
Yedincisi: l ve Ashb namnda ve nev-i beerin
enbiyadan sonra feraset ve dirayet ve kemltla en
mehuru ve en muhterem ve en namdar ve en dindar ve
keskin nazarl taife-i azmesi, keml-i merakla ve gayet
dikkat ve nihayet ciddiyetle bu ztn btn gizli ve ikr
hallerini ve kirlerini ve vaziyetlerini taharr ve tefti ve
tetkik etmeleri neticesinde, bu ztn dnyada en sadk ve
en yksek ve en hakl ve hakikatli olduuna ittifakla ve
icm ile sarslmaz tasdikleri ve kuvvetli imanlar, gnein
ziyasna dellet eden gndz gibi bir delildir diye anlad.
Sekizincisi: Bu kinat, nasl ki kendini icad ve idare ve
tertip eden ve tasvir ve takdir ve tedbir ile bir saray gibi,
bir kitap gibi, bir sergi gibi, bir temgh gibi tasarruf
eden Sniine ve Ktibine ve Nakkna dellet eder. yle
de, kinatn hilkatindeki maksd- lhiyeyi bilecek ve
bildirecek ve tahavvltndaki Rabbn hikmetlerini talim
edecek ve vazifedarne harektndaki neticeleri ders
verecek ve mahiyetindeki kymetini ve iindeki
mevcudatn kemltn iln edecek ve o kitab- kebrin
mnlarn ifade edecek bir yksek delll, bir doru keaf,
bir muhakkik stad, bir sadk muallim istedii ve iktiza
ettii ve herhalde bulunmasna dellet ettii cihetiyle,
elbette bu vazifeleri herkesten ziyade yapan bu ztn
hakkaniyetine ve bu kinat Hlknn en yksek ve sadk
bir memuru olduuna ehadet ettiini bildi.
Dokuzuncusu: Madem bu san'atl ve hikmetli
masnuatyla kendi hnerlerini ve san'atkrlnn
kemltn tehir etmek; ve bu ssl ve ziynetli nihayetsiz
mahlkatyla kendini tanttrmak ve sevdirmek; ve bu
lezzetli ve kymetli hesapsznimetleriyle kendine teekkr
ve hamd ettirmek; ve bu efkatli ve himayetli umum
terbiye ve iae ile, hatt azlarn en ince zevklerini ve
itihalarn her nev'ini tatmin edecek bir surette ihzar edilen
Rabbn it'amlar ve ziyafetlerle kendi rubbiyetine kar
minnettarne ve mteekkirne ve perestikrne ibadet
ettirmek; ve mevsimlerin tebdili ve gece-gndzn tahvili
ve ihtilf gibi azametli ve hametli tasarrufat ve icraat ve
dehetli ve hikmetli faaliyet ve hallkyetle kendi
ulhiyetini izhar ederek, o ulhiyetine kar iman ve teslim
ve inkyad ve itaat ettirmek; ve her vakit iyilii ve iyileri
himaye, fenal ve fenalar izale ve semv tokatlarla
zalimleri ve yalanclar imha etmek cihetiyle, hakkaniyet
ve adaletini gstermek isteyen perde arkasnda birisi var.
Elbette ve herhalde, o gayb Ztn yannda en sevgili
mahlku ve en doru abdi ve onun mezkr maksatlarna
tam hizmet ederek, hilkat-i kinatn tlsmn ve
muammsn hall ve kefeden ve daima o Hlknn
namna hareket eden ve Ondan istimdat eden ve
muvaffakiyet isteyen ve Onun tarafndan imdada ve tevke
mazhar olan ve Muhammed-i Kurey denilen bu zt
(a.s.m.) olacak.
Hem aklna dedi: Madem bu mezkr dokuz hakikatler
bu ztn sdkna ehadet ederler. Elbette bu dem, ben
demin medar- ere ve bu lemin medar- iftihardr. Ve
ona "Fahr-i lem" ve "eref-i Ben dem" denilmesi pek
lyktr. Ve onun elinde bulunan ferman- Rahmn olan
Kur'n- Mu'ciz'l-Beyann hamet-i saltanat-
mneviyesinin nsf- arz istils ve ahs kemlt ve
yksek hasletleri gsteriyor ki, bu lemde en mhim zt
budur; Hlkmz hakknda en mhim sz onundur.
te gel, bak! Bu harika ztn yzer zhir ve bhir kat'
mu'cizelerinin kuvvetine ve dinindeki binler ali ve esasl
hakikatlerine istinaden, btn dvlarnn esas ve btn
hayatnn gayesi, Vcib'l-Vcudun vcuduna ve vahdetine
ve sftna ve esmsna dellet ve ehadet ve o Vcib'l-
Vcudu ispat ve iln ve i'lm etmektir.
Demek bu kinatn mnev gnei ve Hlkmzn en
parlak bir burhan, bu Habibullah denilen zttr ki, onun
ehadetini teyid ve tasdik ve imza eden aldanmaz ve
aldatmaz byk icm var.
Birincisi: "Eer perde-i gayb alsa yaknim
ziyadelemeyecek"
1
diyen mam- Ali (radyallahu anh) ve
yerde iken Ar- zam ve sral'in azamet-i heykelini
tem eden Gavs- zam (k.s.)
2
gibi keskin nazar ve
gayb-bn gzleri bulunan binler aktb ve evliya-y azmeyi
cmi' ve l-i Muhammed nmyla hretir- lem olan
cemaat-i nuraniyenin icm ile tasdikleridir.
1. Aliyy'l-Kr, el-Esrr'l-Merfa, s. 193.
2. Gmhanev, Mecmatu'l-Ahzb (zel), s. 561.
kincisi: Bedev bir kavim ve mm bir muhitte, hayat-
itimaiyeden ve efkr- siyasiyeden hli ve kitapsz ve
fetret asrnn karanlklarnda bulunan ve pek az bir
zamanda en meden ve malmatl ve hayat- itimaiyede
ve siyasiyede en ileri olan milletlere ve hkmetlere stad
ve rehber ve diplomat ve hkim-i dil olarak, arktan
garba kadar cihan-pesendane idare eden ve Sahabe
nmyla dnyada namdar olan cemaat- mehurenin,
ittifakla, can ve mallarn, peder ve airetlerini feda ettiren
bir kuvvetli imanla tasdikleridir.
ncs: Her asrda binlerle efrad bulunan ve her
fende dhiyne ileri giden ve muhtelif mesleklerde alan,
mmetinde yetien hadsiz muhakkik ve mtebahhir
ulemasnn cemaat- uzmsnn, tevafukla ve ilmelyakn
derecesinde tasdikleridir. Demek bu ztn vahdniyete
ehadeti, ahs ve cz' deil; belki, umum ve kll ve
sarslmaz ve btn eytanlar toplansa karsna hi bir
cihetle kamaz bir ehadettir diye hkmetti.
te, Asr- Saadette aklyla beraber seyahat eden dnya
misari ve hayat yolcusunun o medrese-i nuraniyeden
ald derse ksa bir iaret olarak, Birinci Makamn On
Altnc Mertebesinde, byle
1

:

.





denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ve Vhid-i Ehad ki,
Kur'n'nnazamet-i saltanat ve dininin hamet-i vs'ati ve kemltnn kesreti
ve hatt dmanlarnn tasdikiyle dahi ahlknn ulviyetiyle, fahr-i lemve
eref-i nev-i ben dem olan zt (a.s.m.), Onun vahdet iindekivcub-u
vcuduna dellet eder. Kez, o zt (a.s.m.), zhir ve bhir vemusaddk ve
musaddak yzlerce mu'ciztnn kuvvetiyle ve dininin sti've kti' binlerce
hakaik-i diniyesinin kuvvetiyle ve Ehl-i Beytininicmyla ve basar sahibi
Ashabnn ittifakyla ve mmetinden burhan venuran basiret sahibi
muhakkiklerin tevafukuyla, Onun vahdet iindekivcub-u vcuduna ehadet
ve onu ispat eder.
Sonra, bu dnyada hayatn gayesi ve hayatn hayat
iman olduunu bilen bu yorulmaz ve tok olmaz yolcu,
kendi kalbine dedi ki:
"Aradmz ztn sz ve kelm denilen, bu dnyada
en mehur ve en parlak ve en hkim; ve ona teslim
olmayan herkese, her asrda meydan okuyan Kur'n-
Muciz'l-Beyan namndaki kitaba mracaat edip, o ne
diyor bilelim. Fakat en evvel, bu kitap bizim Hlkmzn
kitab olduunu ispat etmek lzmdr" diye taharrye
balad.
Bu seyyah, bu zamanda bulunduu mnasebetiyle, en
evvel, mnev i'cz- Kur'niyenin lem'alar olan Risale-i
Nur'a bakt ve onun yz otuz risaleleri, yt- Furkaniyenin
nkteleri ve klar ve esasl tefsirleri olduunu grd. Ve
Risale-i Nur, bu kadar muannid ve mlhid bir asrda, her
tarafa hakaik-i Kur'niyeyi mcahidne nerettii halde,
karsna kimse kamadndan ispat eder ki, onun stad
ve menba ve mercii ve gnei olan Kur'n, semvdir,
beer kelm deildir. Hatt, Resil'n-Nur'un yzer
hccetlerinden birtek hccet-i Kur'niyesi olan Yirmi
Beinci Sz ile On Dokuzuncu Mektubun hiri, Kur'n'n
krk vech ile mu'cize olduunu yle ispat etmi ki, kim
grmse, deil tenkit ve itirazetmek, belki ispatlarna
hayran olmu, takdir ederek ok sen etmi.
Kur'n'n vech-i i'czn ve hak kelmullah olduunu
ispat etmek cihetini Risalet'n-Nur'a havale ederek, yalnz
bir ksa iaretle, bykln gsteren birka noktaya
dikkat etti.
Birinci Nokta: Nasl ki Kur'n, btn mu'cizatyla ve
hakkaniyetine delil olan btn hakaikiyle, Muhammed
Aleyhissalt Vesselmn bir mu'cizesidir. yle de,
Muhammed Aleyhissalt Vesselm da, btn mu'cizatyla
ve delil-i nbvvetiyle ve kemlt- ilmiyesiyle, Kur'n'n
bir mu'cizesidir ve Kur'n kelmullah olduuna bir hccet-i
ktasdr.
kinci Nokta: Kur'n, bu dnyada, yle nuran ve saadetli
ve hakikatli bir surette bir tebdil-i hayat- itimaiye ile
beraber, insanlarn hem neslerinde, hem kalblerinde, hem
ruhlarnda, hem akllarnda, hem hayat- ahsiyelerinde ve
hem hayat- itimaiyelerinde, hem hayat- siyasiyelerinde
yle bir inklp yapm ve idame etmi ve idare etmi ki,
on drt asrmddetinde, her dakikada, alt bin alt yz
altm alt yetleri keml-i ihtiramla, hi olmazsa yz
milyondan ziyade insanlarn dilleriyle okunuyor ve
insanlar terbiye ve neslerini tezkiye ve kalblerini tasye
ediyor, ruhlara inkiaf ve terakki ve akllara istikamet ve
nur ve hayata hayat ve saadet veriyor. Elbette byle bir
kitabn misli yoktur, harikadr, fevkaldedir, mu'cizedir.
nc Nokta: Kur'n, o asrdan t imdiye kadar yle
bir belat gstermi ki, Kbe'nin duvarnda altnla yazlan
en mehur ediplerin "Muallkat- Seb'a" nmyla hretiar
kasidelerini o dereceye indirdi ki, Lebid'in kz, babasnn
kasidesini Kbe'den indirirken demi: "yta kar bunun
kymeti kalmad."
Hem bedev bir edip
1
yeti
okunurken iittii vakit secdeye kapanm. Ona demiler:
"Sen Mslman m oldun?" O demi: "Hayr, ben bu yetin
belatine secde ettim."
Hem ilm-i belatn dhilerinden Abdlkahir-i Crcan
ve Sekkk ve Zemaher gibi binlerle dhi imamlar ve
mtefennin edipler, icm ve ittifakla karar vermiler ki,
"Kur'n'n belat tkat-i beerin fevkindedir; yetiilmez."
Hem o zamandan beri, mtemadiyen meydan-
muarazaya davet edip, marur ve enniyetli ediplerin ve
bellerin damarlarna dokundurup, gururlarn kracak bir
tarzda der: "Ya birtek srenin mislini getiriniz, veyahut
dnyada ve hirette helket ve zilleti kabul ediniz" diye
iln ettii halde, o asrn muannid belileri birtek srenin
mislini getirmekle ksa bir yol olan muarazay brakp, uzun
olan, can ve mallarn tehlikeye atan muharebe yolunu
ihtiyar etmeleri ispat eder ki, o ksa yolda gitmek mmkn
deildir.
Hem Kur'n'n dostlar, Kur'n'a benzemek ve taklit
etmek evkiyle; ve dmanlar dahi, Kur'n'a mukabele ve
tenkit etmek sevkiyle o vakitten beri yazdklar ve yazlan
ve telhuk-u efkr ile terakki eden milyonlarla Arab
kitaplar ortada geziyor. Hibirisinin ona yetiemediini,
hatt en di adam dahi dinlese, elbette diyecek: "Bu
Kur'n, bunlara benzemez ve onlarn mertebesinde deil.
Ya onlarn altnda veya umumunun fevkinde olacak."
Umumunun altnda olduunu, dnyada hibir fert, hibir
kr, hatt hibir ahmak diyemez. Demek, mertebe-i
belati, umumun fevkndedir.
Hatt bir adam,
2

yetini okudu. Dedi ki: "Bu yetin harika telkki
edilen belatn gremiyorum."
1. "Artk emrolunduun ey ile onlar (camn krlp dalmas gibi) parala."
Hicr Sresi, 15:94.
2. "Gklerde ve yerde ne varsa Allah' tesbih eder." Hadd Sresi, 57:1.
Ona denildi: "Sen dahi bu seyyah gibi o zamana git,
orada dinle."
O da, kendini Kur'n'dan evvel orada tahayyl ederken
grd ki, mevcudat- lem perian, karanlk, cmid ve
uursuz ve vazifesiz olarak, hli, hadsiz, hudutsuz bir
fezada, kararsz fni bir dnyada bulunuyorlar. Birden,
Kur'n'n lisanndan bu yeti dinlerken grd:
Bu yet, kinat stnde, dnyann yznde yle bir
perde at ve klandrd ki, bu ezel nutuk ve bu sermed
ferman, asrlar sralarnda dizilen zuurlara ders verip
gsteriyor ki, bu kinat, bir cami-i kebr hkmnde, bata
semvt ve arz olarak umum mahlkat hayattarne zikir
ve tesbihte ve vazife banda c-u hurula mes'udne ve
memnunne bir vaziyette bulunduruyor, diye mahede
etti. Ve bu yetin derece-i belatini zevk ederek, sair
yetleri buna kyasla, Kur'n'n zemzeme-i belati arzn
nsfn ve nev-i beerin humsunu istil ederek, hamet-i
saltanat keml-i ihtiramla on drt asr bilfasla idame
ettiinin binler hikmetlerinden bir hikmetini anlad.
Drdnc Nokta: Kur'n yle hakikatli bir halvet
gstermi ki, en tatl bir eyden dahi usandran ok tekrar,
Kur'n' tilvet edenler iin deil usandrmak, belki kalbi
rmemi ve zevki bozulmam adamlara tekrar- tilveti
halvetini ziyadeletirdii, eski zamandan beri herkese
msellem olup darb- mesel hkmne gemi.
Hem yle bir tazelik ve genlik ve ebbet ve garabet
gstermi ki, on drt asr yaad ve herkesin eline
kolayca girdiihalde, imdi nazil olmu gibi tazeliini
muhafaza ediyor. Her asr,kendine hitap ediyor gibi bir
genlikte grm. Her taife-i ilmiye, ondan her vakit
istifade etmek iin kesretle ve mebzuliyetle yanlarnda
bulundurduklar ve slb-u ifadesine ittiba ve iktida
ettikleri halde, o, slbundaki ve tarz- beyanndaki
garabetini aynen muhafaza ediyor.
Beincisi: Kur'n'n bir cenah mazide, bir cenah
mstakbelde, kk ve bir kanad eski peygamberlerin
ittifakl hakikatleri olduu ve bu onlar tasdik ve teyid ettii
ve onlar dahi tevafukun lisan- haliyle bunu tasdik ettikleri
gibi; yle de, evliya ve asya gibi ondan hayat alan
semereleri ve hayattar tekemmlleriyle ecere-i
mbarekelerinin hayattar, feyizdar ve hakikatmedar
olduuna dellet eden ve ikinci kanadnn himayesi altnda
yetien ve yaayan velyetin btn hak tarkatleri ve
slmiyetin btn hakikatli ilimleri, Kur'n'n ayn- hak ve
mecma-i hakaik ve cmiiyette misilsiz bir harika olduuna
ehadet eder.
Altncs: Kur'n'n alt ciheti nurandir, sdk ve
hakkaniyetini gsterir,
Evet, altnda hccet ve burhan direkleri, stnde sikke-i
i'caz lem'alar, nnde ve hedende saadet-i dreyn
hediyeleri, arkasnda nokta-i istinad vahy-i semv
hakikatleri, sanda hadsiz ukul- mstakmenin delillerle
tasdikleri, solunda selim kalblerin ve temiz vicdanlarn
cidd itminanlar ve samim incizaplar ve teslimleri,
Kur'n'n fevkalde hrika, metin ve hcum edilmez bir
kal'a-i semviye-i arziye olduunu ispat ettikleri gibi alt
makamdan dahi, onun ayn- hak ve sadk olduuna ve
beerin kelm olmadna, hem yanl olmadna imza
eden, bata, bu kinatta daima gzellii izhar, iyilii ve
doruluu himaye ve sahtekrlar ve mfterileri imha ve
izale etmek detini bir dstur-u faaliyet ittihaz eden bu
kinatn Mutasarrf, o Kur'n'a, lemde en makbul, en
yksek, en hkimne bir makam- hrmet ve bir mertebe-i
muvaffakiyet vermesiyle onu tasdik ve imza ettii gibi;
slmiyetin menba ve Kur'n'n tercman olan ztn
(aleyhissalt vesselm) herkesten ziyade ona itikad ve
ihtiram ve nzl zamannda uyku gibi bir vaziyet-i
nimanede bulunmas ve sir kelmlar ona yetiememesi
ve bir derece benzememesi ve mmiyetiyle beraber gitmi
ve gelecek hakik hdist- kevniyeyi gaybiyne, Kur'n ile
tereddtsz ve itminan ile beyan etmesi ve ok dikkatli
gzlerin nazar altnda, hibir hile, hibir yanl vaziyeti
grlmeyen o tercmannbtn kuvvetiyle, Kur'n'n herbir
hkmne iman edip tasdik etmesi vehibir ey onu
sarsmamas; Kur'n semv, hakkaniyetli ve kendi Hlk-
Rahminin mbarek kelm olduunu imza ediyor.
Hem nev-i insann humsu, belki ksm- zam, gz
nnde o Kur'n'a mncezibne ve dindarne irtibat ve
hakikatperestne ve mtakane kulak vermesi ve ok
emarelerin ve vakalarn ve keyatn ehadetiyle, cin ve
melek ve ruhanlerin dahi tilveti vaktinde pervane gibi
hakperestne etrafnda toplanmas, Kur'n'n kinata
makbuliyetine ve en yksek bir makamda bulunduuna bir
imzadr.
Hem, nev-i beerin umum tabakalar, en gab ve
miden tut, t en zeki ve lime kadar herbirisi Kur'n'n
dersinden tam hissealmalar ve en derin hakikatleri
fehmetmeleri ve yzlerle fen ve ulm-u slmiyenin ve
bilhassa eriat- Kbrnn byk mtehidleri ve
usulddin ve ilm-i kelmn dhi muhakkikleri gibi her taife,
kendi ilimlerine ait btn hctn ve cevaplarn
Kur'n'dan istihra etmeleri, Kur'n menba- hak ve
maden-i hakikat olduuna bir imzadr.
Hem edebiyata en ileri bulunan Arap edipleri
(slmiyete girmeyenler) imdiye kadar muarazaya pek ok
muhta olduklar halde, Kur'n'n i'czndan yedi byk
vechi varken, yalnz birtek vechi olan belatinin, tek bir
srenin mislini getirmekten istinkar; ve imdiye kadar
gelen ve muaraza ile hret kazanmak isteyen mehur
bellerin ve dhi limlerin, onun hibir vech-i i'czna
kar kamamalar ve cizne skt etmeleri, Kur'n
mu'cize ve tkat-i beerin fevkinde olduuna bir imzadr.
Evet, bir kelm, "Kimden gelmi ve kime gelmi ve ne
iin?" denilmesiyle kymeti ve ulviyeti ve belati tezahr
etmesi noktasndan, Kur'n'n misli olamaz ve ona
yetiilemez. nk, Kur'n, btn lemlerin Rabbi ve
Hlknn hitab ve konumas; ve hibir cihette taklidi ve
tasannuu ihsas edecek bir emare bulunmayan bir
muklemesi; ve btn insanlarn, belki btn mahlkatn
namna meb'us ve nev-i beerin en mehur ve namdar
muhatab bulunan ve o muhatabn kuvvet ve vs'at-i iman
koca slmiyeti tereuh edip sahibini Kab- Kavseyn
makamna kararak muhatab- Samedniyeye
mazhariyetle nzul eden; ve saadet-i dreyne dair ve
hilkat-i kinatn neticelerine ve ondaki Rabbn maksatlara
ait mesili ve o muhatabn btn hakaik-i slmiyeyi
tayan en yksek ve en geni olan imann beyan ve izah
eden; ve koca kinatn bir harita, bir saat, bir hane gibi her
tarafn gsterip, evirip, onlar yapan San'atkr tavryla
ifade ve talim eden Kur'n- Muciz'l-Beyann elbette
mislini getirmek mmkn deildir ve derece-i i'czna
yetiilmez.
Hem, Kur'n' tefsir eden ve bir ksm otuz-krk, hatt
yetmi cilt olarak birer tefsir yazan yksek zekl mdakkik
binlerle mtefennin ulemann senetleri ve delilleriyle
beyan ettikleri Kur'n'daki hadsiz meziyetleri ve nkteleri
ve hsiyetleri ve srlar ve li mnalar ve umr-u
gaybiyenin her nev'inden kesretli, gayb ihbarlar izhar ve
ispat etmeleri; ve bilhassa Risale-i Nur'un yz otuz
kitabnn herbiri, Kur'n'n bir meziyetini, bir nktesini kat'
burhanlarla ispat etmesi; ve bilhassa Mu'cizat- Kur'niye
Risalesi imendifer ve tayyare gibi medeniyetin
harikalarndan ok eyleri Kur'n'dan istihra eden
Yirminci Szn kinci Makam; ve Risale-i Nur'a ve
elektrie iaret eden yetlerin irtn bildiren art-
Kur'niye namndaki Birinci u; ve huruf-u Kur'niye ne
kadar muntazam, esrarl ve mnl olduunu gsteren
Rumuzt- Semaniye nmndaki sekiz kk risaleler; ve
Sre-i Fethin hirki yeti be vech ile ihbar- gayb
cihetinde mu'cizeliini ispat eden kk bir risale gibi
Risale-i Nur'un herbir cz', Kur'n'n bir hakikatini, bir
nurunu izhar etmesi, Kur'n'n misli olmadna ve mu'cize
ve harika olduuna ve bu lem-i ehadette lem-i gaybn
lisan ve bir Allm'l-Guybun kelm bulunduuna bir
imzadr.
te, alt noktada ve alt cihette ve alt makamda iaret
edilen Kur'n'n mezkr meziyetleri ve hsiyetleri iindir
ki, hametli hakimiyet-i nuraniyesi ve azametli saltanat-
kudsiyesi, asrlarn yzlerini klandrarak, zemin yzn
dahi bin yz sene tenvir ederek keml-i ihtiramla
devam etmesi; hem o hsiyetleri iindir ki, Kur'n'n herbir
har, hi olmazsa on sevab ve on hasenesi olmas ve on
meyve-i bki vermesi; hatt bir ksm ytn ve srelerin
herbir har, yz ve bin ve daha ziyade meyve vermesi; ve
mbarek vakitlerde her harn nuru ve sevab ve kymeti
ondan yzlere kmas gibi kuds imtiyazlar kazanm diye
dnya seyyah anlad ve kalbine dedi:
te byle her cihetle mu'cizatl bu Kur'n, srelerinin
icmyla ve ytnn ittifakyla ve esrar ve envrnn
tevfukuyla ve semerat ve srnn tetabukuyla birtek
Vcib'l-Vcudun vcuduna ve vahdetine ve sft ve
esmsna, delillerle ispat suretinde yle ehadet etmi ki,
btn ehl-i imann hadsiz ehadetleri, onun ehadetinden
tereuh etmiler.
te, bu yolcunun, Kur'n'dan ald ders-i tevhid ve
imana ksa bir iaret olarak, Birinci Makamn On Yedinci
Mertebesinde byle,
1

:






...




denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O Vcib'l-Vcud ve Vhid-i Ehad ki, melek ve
ins ve cin ecnsnn makbul ve mergubuolan, her dakikada btn yetleri
nev-i insandan yz milyonlarnlisannda keml-i ihtiramla okunan, saltanat-
kudsiyesi arzn velemlerin aktarnda ve zamann ve asrlarn yzlerinde devam
eden,nuran hkimiyet-i mneviyesi arzn yarsnda ve beerin bete birindeon
drt asrdr keml-i ihtiamla cr olan Kur'n- Mu'ciz'l-Beyan,Onun vahdet
iindeki vcub-u vcuduna dellet eder. Kez, Kur'n, mahede ve ayn ile,
kuds ve semvsrelerinin icm ve nurn ve lh yetlerinin ittifak ve esrar
veenvrnn tevafuku ve hakaik ve semert ve srnn tetabukuyla Onun
vahdet iindeki vcub-u vcuduna ehadet ve onu ispat eder.
Sonra, bir fakir insana deil fni ve muvakkat bir tarlay,
bir haneyi, belki koca kinat ve dnya kadar bir mlk-
bkiyi kazandran ve bir fni adama ebed bir hayatn
levazmatn bulduran ve ecelin daraacn bekleyen bir
bareyi idam- ebedden kurtaran ve saadet-i
sermediyenin hazinesini aan en kymettar sermaye-i
insaniyenin iman olduunu bilen mezkr misar ve hayat
yolcusu, kendi nefsine dedi ki: "Haydi, ileri! mann hadsiz
mertebelerinden bir mertebe daha kazanmak iin kinatn
hey'et-i mecmuasna mracaat edip, o da ne diyor,
dinlemeliyiz; erknndan ve eczasndan aldmz dersleri
tekmil ve tenvir etmeliyiz" diye, Kur'n'dan ald geni ve
ihatal bir drbnle bakt, grd:
Bu kinat, o kadar mnidar ve muntazamdr ki,
mcessem bir kitab- Sbhn ve cismn bir Kur'n-
Rabbn ve mzeyyen bir saray- Samedn ve muntazam
bir ehr-i Rahmn suretinde grnyor. O kitabn btn
sreleri, yetleri ve kelimatlar, hatt hareri ve bablar ve
fasllar ve sahifeleri ve satrlar, umumunun her vakit
mnidarne mahv u ispatlar ve hakmne tayir ve
tahvilleri, icma ile, bir Alm-i Klli eyin ve bir Kadr-i
Klli eyin ve bir Musannfn, hereyde hereyi gren ve
hereyin hereyi ile mnasebetini bilen, riayet eden bir
Nakk- Zlcellin ve bir Ktib-i Zlkemlin vcudunu ve
mevcudiyetini bilbedhe ifade ettikleri gibi, btn erkn ve
envyla ve ecza ve cz'iyatyla ve sekeneleri ve
mtemiltiyle ve varidat ve masarfatyla ve onlarda
maslahatkrne tebdilleriyle ve hikmetperverne
tecditleriyle, bil'ittifak, hadsiz bir kudret ve nihayetsiz bir
hikmetle i gren li bir Ustann ve misilsiz bir Sniin
mevcudiyetini ve vahdetini bildiriyorlar. Ve kinatn
azametine mnasip iki byk ve geni hakikatn
ehadetleri, kinatn bu byk ehadetini ispat ediyorlar.
Birinci Hakikat: Usulddin ve ilm-i kelmn dhi
ulemasnn ve hkema-i slmiyenin grdkleri ve hadsiz
burhanlarla ispat ettikleri "huds" ve "imkn"
hakikatleridir. Onlar demiler ki:
"Madem lemde ve hereyde tagayyr ve tebeddl var;
elbette fnidir, hdistir, kadm olamaz. Madem hdistir,
elbette onu ihdas eden bir Sni var. Ve madem hereyin
ztnda vcud ve adem bir sebep bulunmazsa msvidir;
elbette vcip ve ezel olamaz. Ve madem muhal ve btl
olan devir ve teselsl ile birbirini icad etmek mmkn
olmad kat' burhanlarla ispat edilmi; elbette yle bir
Vcib'l-Vcudun mevcudiyeti lzmdr ki, nazri mmteni,
misli muhal ve btn mads mmkn ve msivs
mahlku olacak."
Evet huds hakikati kinat istil etmi. ounu gz
gryor, dier ksmn akl gryor. nk,gzmzn
nnde her sene gz mevsiminde yle bir lem vefat eder
ki,herbirisinin hadsiz efrad bulunan ve herbiri zhayat bir
kinat hkmnde olan yz bin nevi nebatat ve kck
hayvanat, o lemle beraber vefat ederler. Fakat o kadar
intizamla bir vefattr ki, hair ve neirlerine medar olan ve
rahmet ve hikmetin mu'cizeleri, kudret ve ilmin harikalar
bulunan ekirdekleri ve tohumlar ve yumurtacklar
baharda yerlerinde brakp, defter-i a'mllerini ve
grdkleri vazifelerin programlarn onlarn ellerine
vererek Hafz-i Zlcellin himayesi altnda, hikmetine
emanet eder, sonra vefat ederler. Ve bahar mevsiminde,
Har-i zamn yz bin misali ve nmune ve delilleri
hkmnde olarak, o vefat eden aalar ve kkler ve bir
ksm hayvancklar, aynen ihya ve diriliyorlar. Ve bir
ksmnn dahi, kendi yerlerinde emsalleri ve aynen onlara
benzeyenleri icad ve ihya olunuyor. Ve geen baharn
mevcudat, iledikleri amellerin ve vazifelerin sahifelerini
ilnat gibi neredip
1
yetinin bir
misalini gsteriyorlar.
1. "Amel defterleri alp yaynlandnda" Tekvir Sresi, 81:10.
Hem heyet-i mecmua cihetinde, her gzde ve her
baharda byk bir lem vefat eder ve taze bir lem vcuda
gelir. Ve o vefat ve huds o kadar muntazam cereyan
ediyor ve o vefat ve hudsta, gayet intizam ve mizanla o
kadar nevilerin veyatlar ve hudslar oluyor ki, gya
dnya yle bir misarhanedir ki, zhayat kinatlar ona
misar olurlar ve seyyah lemler ve seyyar dnyalar ona
gelirler, vazifelerini grrler, giderler.
te, bu dnyada byle hayattar dnyalar ve vazifedar
kinatlar keml-i ilim ve hikmet ve mzanla ve muvazene
ve intizam ve nizamla ihdas ve icad edip Rabbn
maksatlarda ve lh gayelerde ve Rahmn hizmetlerde
kadrne istimal ve rahmne istihdam eden bir Zt-
Zlcellin vcub-u vcudu ve hadsiz kudreti ve nihayetsiz
hikmeti, bilbedahe gne gibi, akllara grnyor. Huds
mesilini Risale-i Nur'a ve muhakkikn-i kelmiyenin
kitaplarna havale ile o bahsi kapyoruz.
Amma imkn ciheti ise, o da kinat istil ve ihta
etmi. nk gryoruz ki, herey, kll ve cz' bulunsun,
byk ve kk olsun, Artan fere, zerrattan seyyrta
kadar her mevcut, mahsus bir zt ve muayyen bir suret ve
mmtaz bir ahsiyet ve has sfatlar ve hikmetli keyyetler
ve maslahatl cihazlarla dnyaya gnderiliyor. Halbuki, o
mahsus zta ve o mahiyete, hadsiz imknat iinde o
hususiyeti vermek; hem, sretler adedince imknlar ve
ihtimaller iinde o nakl ve frikal ve mnasip o
muayyen sureti giydirmek; hem, hemcinsinden olan
ehasn miktarnca imknlar iinde alkanan o mevcuda, o
lyk ahsiyeti imtiyazla tahsis etmek; hem, sfatlarn
nevileri ve mertebeleri saysnca imknlar ve ihtimaller
iinde ekilsiz ve mtereddit bulunan o masnua o has ve
muvafk maslahatl sfatlar yerletirmek; hem hadsiz yollar
ve tarzlarda bulunmas mmkn olmas noktasnda hadsiz
imknat ve ihtimalt iinde mtehayyir, sergerdan,
hedefsiz o mahlka, o hikmetli keyyetleri ve inyetli
cihazlar takmak ve tehiz etmek, elbette kll ve cz'
btn mmkinat adedince ve her mmknn mezkr
mahiyet ve hviyet, heyet ve suret, sfat ve vaziyetinin
imknt adedince, tahsis edici, tercih edici, tayin edici,
ihdas edici bir Vcib'l-Vcudun vcub-u vcuduna ve
hadsiz kudretine ve nihayetsiz hikmetine ve hibir ey ve
hibir e'n Ondan gizlenmediine ve hibir ey Ona ar
gelmediine ve en bykbirey, en kk birey gibi Ona
kolay geldiine ve bir bahar bir aakadar ve bir aac bir
ekirdek kadar suhuletle icad edebildiine iaretler ve
delletler ve ehadetler, imkn hakikatinden kp kinatn
bu byk ehadetinin bir kanadn tekil ederler.
Kinatn ehadetini, her iki kanad ve iki hakikatyle
Risale-i Nur eczalar ve bilhassa Yirmi kinci ve Otuz kinci
Szler ve Yirminci ve Otuz nc Mektuplar tamamiyle
ispat ve izah ettiklerinden, onlara havale ederek bu pek
uzun kssay ksa kestik.
Kinatn heyet-i mecmuasndan gelen byk ve kll
ehadetin ikinci kanadn ispat eden:
kinci Hakikat: Bu mtemadiyen alkanan inklplar ve
tahavvltlar iinde vcudunu ve hizmetini ve zhayat ise
hayatn muhafazaya ve vazifesini yerine getirmeye alan
mahlkatta, kuvvetlerinin btn btn haricinde bir teavn
hakikati grnyor. Mesel, unsurlar zhayatn imdadna,
hususan bulutlar, nebatatn mededine ve nebatat dahi
hayvanatn yardmna ve hayvanat ise insanlarn
muavenetine ve memelerin kevser gibi stleri, yavrularn
beslenmelerine ve zhayatlarn iktidarlar haricindeki pek
ok hcetleri ve erzaklar, umulmadk yerlerden onlarn
ellerine verilmesi, hatt zerrt- taamiye dahi hceyrat-
bedeniyenin tamirine komalar gibi, teshir-i Rabbn ile
ve istihdam- Rahmn ile, hakikat-i teavnn pek ok
misalleri dorudan doruya, btn kinat bir saray gibi
idare eden bir Rabb'l-lemnin umum ve rahmne
rububiyetini gsteriyorlar.
Evet; cmid ve uursuz ve efkatsiz olan ve birbirine
efkatkrne, uurdarne vaziyet gsteren muavenetiler,
elbette gayet Rahm ve Hakm bir Rabb-i Zlcellin
kuvvetiyle, rahmetiyle, emriyle yardma koturuluyorlar.
te, kinatta cri olan teavn- umum, seyyrttan t
zhayatn z ve cihazat ve zerrt- bedeniyesine kadar
keml-i intizamla cereyan eden muvazene-i mme ve
muhafaza-i mile; ve semvtn yaldzl yznden ve
zeminin ziynetli yznden t ieklerin ssl yzlerine
kadar kalem gezdiren tezyin; ve kehkeandan ve
manzume-i emsiyeden t msr ve nar gibi meyvelere
kadar hkmeden tanzim; ve gne ve kamerden ve
unsurlardan ve bulutlardan t bal arlarna kadar
memuriyet veren tavzif gibi pek byk hakikatlerin,
byklkleri nisbetindeki ehadetleri, kinatn ehadetinin
ikinci kanadn ispat ve tekil ederler.
Madem Risale-i Nur bu byk ehadeti ispat ve izah
etmi; biz burada bu ksack iaretle iktifa ederiz.
te, dnya seyyahnn kinattan ald ders-i imanye
ksa bir iaret olarak, Birinci Makamn On Sekizinci
Mertebesinde byle
1


:









:


denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. Nazri mmteni ve Ondan baka herey mmkin
veVhid-i Ehad olan o Vcib'l-Vcud ki, mcessem bir kitab- kebr,muazzam
bir kur'n- cismn, munazzam ve mzeyyen bir kasr ve muntazamve
muhteem bir memleket olan bu kinat, srelerinin ve yetlerinin ve
kelimelerinin ve harerinin vebablarnn ve fasllarnn ve sayfalarnn ve
satrlarnn icmyla veerknnn ve envnn ve eczasnn ve cz'iyatnn ve
sekene vemtemiltnn ve varidat ve masarinin ittifakyla, btn ulema-
iilm-i kelmn icmna mstenit hudus ve tagayyr ve imkn
hakikatininazamet-i ihatasnn ehadetiyle ve suret ve mtemiltnn hikmet
ve intizamla tebdili ve huruf ve kelimatnn nizam ve mizanla tecdidi
hakikatinin ehadetiyle ve mevcudatnda mahede ve ayn ile grnen
tevn ve tecavb vetesand ve tedahl ve muvazene ve muhafaza
hakikatlerinin azamet-iihatasnn ehadetiyle, Onun vahdet iindeki vcub-u
vcuduna dellet eder.
Sonra, dnyaya gelen ve dnyann Yaratann arayan ve
on sekiz adet mertebelerden kan ve ar- hakikate yetien
bir mrac- iman ile gaibane marifetten hzrne ve
muhatabne bir makama terakki eden merakl ve mtak
yolcu adam, kendi ruhuna dedi ki:
"Ftiha-i erifede, bandan t
1
kelimesine kadar
gibane medh sen ile bir huzur gelip hitabna
klmas gibi, biz dahi dorudan doruya gaibane aramay
brakp, aradmz aradmzdan sormalyz. Hereyi
gsteren gnei, gneten sormak gerektir. Evet, hereyi
gsteren, kendinihereyden ziyade gsterir. yle ise,
emsin ut ile onu grmek ve tanmak gibi, Hlkmzn
Esm-i Hsnsyla ve sft- kudsiyesiyle, Onu
kbiliyetimizin nisbetinde tanmaya alabiliriz.
1. "Yalnz Sana." Ftiha Sresi, 1:5.
Bu maksadn hadsiz yollarndan iki yolu ve o iki yolun
hadsiz mertebelerinden iki mertebeyi ve o iki mertebenin
pek ok hakikatlerinden ve pek ok uzun tafsiltndan
yalnz iki hakikati icmal ve ihtisar ile bu risalede beyan
edeceiz.
Birinci Hakikat: Bilmahede gzmzle grnen ve
muhit ve daim ve muntazam ve dehetli ve semv ve arz
olan btn mevcudat eviren ve tebdil ve tecdit eden ve
kinat kaplayan faaliyet-i mstevliye hakikati grnmesi;
ve o her cihetle hikmet-medar faaliyet hakikatnn iinde
tezahr- rubbiyet hakikatinin bilbedahe hissedilmesi; ve
o her cihetle rahmetfean tezahr- rububiyet hakikatnn
iinde, tebarz- ulhiyet hakikat bizzarure bilinmi
olmasdr.
te bu hkimne ve hakmne faaliyet-i daimeden ve
perdesinin arkasnda bir Fil-i Kadr ve Almin ef'li,
grnr gibi hissedilir.
Ve bu mrebbiyne ve mdebbirne ef'l-i
Rabbniyeden ve perdesinin arkasndan, hereyde cilveleri
bulunan esm-i lhiye, hissedilir derecesinde bedahetle
bilinir.
Ve bu celldarne ve cemlperverne cilvelenen Esm-i
Hsndan ve perdesinin arkasnda, sft- seb'a-i
kudsiyenin ilmelyakn, belki aynelyakn, belki hakkalyakn
derecesinde vcutlar ve tahakkuklar anlalr.
Ve bu yedi kuds sfatn dahi, btn masnuatn
ehadetiyle, hem hayattarne, hem kadrne, hem almne,
hem semne, hem basrne, hem mridne, hem
mtekellimne nihayetsiz bir surette tecellileriyle
bilbedahe ve bizzarure ve biilmelyakn bir mevsuf-u
Vcib'l-Vcudun ve bir msemm-i Vhid-i Ehadin ve bir
fil-i Ferd-i Samedin mevcudiyeti, gneten daha zhir,
daha parlak bir tarzda, kalbdeki iman gzne grnr gibi
kat' bilinir. nk, gzel ve mnidar bir kitap ve
muntazam bir hane, bedahetle, yazmak ve yapmak
illerini; ve gzel yazmak ve intizaml yapmak illeri dahi,
bedahetle, yazc ve dlger namlarn; yazc ve dlger
nvanlar ise, bedahetle, kitabet ve dlgerlik san'atlarn ve
sfatlarn; ve bu san'at ve sfatlar, bedahetle, herhalde bir
zt istilzam eder ki, mevsuf ve sni ve msemm ve fil
olsun. Filsiz bir il ve msemmsz bir isim mmkn
olmad gibi, mevsufsuz bir sfat, san'atkrsz bir san'at
dahi mmkn deildir.
te bu hakikat ve kaideye binaen, bu kinat, btn
mevcudtyla beraber, kaderin kalemiyle yazlm, kudretin
ekiciyle yaplm mnidar hadsiz kitaplar, mektuplar,
nihayetsiz binalar ve saraylar hkmnde, herbiri binler
vech ile ve beraber hadsiz vch ile Rabbn ve Rahmn
nihayetsiz illeri ve o illerin meneleri olan bin bir esm-i
lhiyenin hadsiz cilveleriyle ve o gzel isimlerin menba
olan yedi sft- Sbhniyenin nihayetsiz tecellleriyle, o
yedi muhit ve kuds sfatlarn madeni ve mevsufu olan
ezel ve ebed bir Zt- Zlcellin vcub-u vcuduna ve
vahdetine hadsiz iaretler ve nihayetsiz ehadetler ettikleri
gibi; btn o mevcudatta bulunan btn hsnler,
cemller, kymetler, kemller dahi, ef'l-i Rabbniyenin ve
esm-i lhiyenin ve sft- Samedniyenin ve unt-
Sbhniyenin, kendilerine lyk ve muvafk kuds
cemllerine ve kemllerine ve hepsi birden Zt- Akdesin
kuds cemline ve kemline bedahetle ehadet ederler.
te, faaliyet hakikati iinde tezahr eden rububiyet
hakikati, ilim ve hikmetle halk ve icad ve sun' ve ibd,
nizam ve mizan ile takdir ve tasvir ve tedbir ve tedvir, kast
ve irade ile tahvil ve tebdil ve tenzil ve tekmil, efkat ve
rahmetle it'm ve in'm ve ikram ve ihsan gibi untyla
ve tasarrufatyla kendini gsterir ve tanttrr. Ve tezahr-
rububiyet hakikat iinde bedahetle hissedilen ve bulunan
ulhiyetin tebarz hakikat dahi, Esm-i Hsnnn
rahmne ve kermne cilveleriyle ve yedi sft- sbtiye
olan "hayat, ilim, kudret, irade, sem', basar ve kelm"
sfatlarnn cellli ve cemlli tecellileriyle kendini tanttrr,
bildirir.
Evet, nasl ki kelm sfat, vahiyler ve ilhamlarla Zt-
Akdesi tanttrr. yle de, kudret sfat dahi, mcessem
kelimeleri hkmnde olan san'atl eserleriyle o Zt-
Akdesi bildirir ve kinat batan baa bir furkan- cismn
mahiyetinde gsterip bir Kadr-i Zlcelli tavsif ve tarif
eder.
Ve ilim sfat dahi hikmetli, intizaml, mizanl olan btn
masnuat miktarnca ve ilimle idare ve tedbir ve tezyin ve
temyiz edilen btn mahlkat adedince, mevsuar olan
birtek Zt- Akdesi bildirir.
Ve hayat sfat ise, kudreti bildiren btn eserler ve
ilmin vcudunu bildiren btn intizaml ve hikmetli ve
mizanl ve ziynetli suretler, haller ve sair sfatlar bildiren
btn deliller, sfat- hayatn delilleriyle beraber, hayat
sfatnn tahakkukuna dellet ettikleri gibi; hayat dahi,
btn o delilleriyle, yineleri olan btn zhayatlar ahit
gstererek Zt- Hayy- Kayymu bildirir. Ve kinat,
serbeser her vakit taze taze ve ayr ayr cilveleri ve
naklar gstermek iin, daima deien ve tazelenen ve
hadsiz yinelerden terekkp eden bir yine-i ekber
suretine evirir. Ve bu kyasla, grmek ve iitmek, ihtiyar
etmek ve konumak sfatlar dahi, herbiri birer kinat
kadar, Zt- Akdesi bildirir, tanttrr.
Hem o sfatlar Zt- Zlcellin vcuduna dellet ettikleri
gibi, hayatn vcuduna ve tahakkukuna ve o Ztn hayattar
ve diri olduuna dahi bedahetle dellet ederler. nk,
bilmek, hayatn almeti; iitmek, dirilik emresi; grmek,
dirilere mahsus; irade, hayat ile olabilir; ihtiyar iktidar,
zhayatlarda bulunur; tekellm ise, bilen dirilerin iidir.
te, bu noktalardan anlalr ki, hayat sfatnn yedi defa
kinat kadar delilleri ve kendi vcudunu ve mevsufun
vcudunu bildiren burhanlar vardr ki, btn sfatlarn
esas ve menba ve sm-i zamn masdar ve medar
olmutur. Risale-i Nur bu birinci hakikat kuvvetli
burhanlarla ispat ve bir derece izah ettiinden, bu
denizden, bu mezkr katre ile imdilik iktifa ediyoruz.
kinci Hakikat: Sfat- kelmdan gelen tekellm-
lhdir.
1
yetinin srryla,
kelm- lh nihayetsizdir. Bir ztn vcudunu bildiren en
zhir almet, konumasdr. Demek bu hakikat, nihayetsiz
bir surette Mtekellim-i Ezelnin mevcudiyetine ve
vahdetine ehadet eder.
Bu hakikatn iki kuvvetli ehadeti, bu risalenin On
Drdnc ve On Beinci Mertebelerinde beyan edilen
vahiyler ve ilhamlar cihetiyle; ve geni bir ehadeti dahi,
Onuncu Mertebesinde iaret edilen ktb- mukaddese-i
semviye cihetiyle, ve ok parlak ve cmi' bir dier
ehadeti dahi On Yedinci Mertebesinde Kur'n-
Muciz'l-Beyan cihetiyle geldiinden, bu hakikatn beyan
ve ehadetini o mertebelere havale edip, o hakikati
mu'cizne iln eden ve ehadetini sair hakikatlerin
ehadetleriyle beraber ifade eden


2
yet-i muazzamann envr ve esrar bizim bu yolcuya
k ve v gelmi ki, daha ileri gidememi.
1. "Rabbimin szlerini yazmak iin btn denizler mrekkep olsa, Rabbimin
szleritkenmeden o denizler tkenirdi." Kehf Sresi, 18:109.
2. "Btn kinat adletle tedbir ve idare etmekte olan Allah, Ondan
bakaibdete lyk hibir ilh bulunmadn ap ak delillerle bildirdi.Buna
melekler ve ilim sahipleri de hitlik ettiler. Ondan baka ilhyoktur; Onun
kudreti hereye galiptir ve Onun her ii hikmet iledir."l-i mrn Sresi, 3:18.
te, bu yolcunun bu makam- kudsden ald dersin
ksa bir meline bir iaret olarak, Birinci Makamn On
Dokuzuncu Mertebesinde,


:







.
1
:


denilmitir.
1. Allah'tan baka ilh yoktur. O yle bir Vcib'l-Vcud ve Vhid-i Ehaddir
ki,btn gzel isimler, btn yce sfatlar ve en yce vasar Ona aittir. rade
ve kudretle icad ve halk ve sun' ve ibd' illerini, ihtiyar vehikmetle takdir ve
tasvir ve tedbir ve tedvir illerini, kasd verahmetle ve keml-i intizam ve
muvazene ile tasrif ve tanzim ve muhafaza ve idare ve iae illerini tazammun
eden faaliyet-i mstevliyenindevam iinde grnen tezahr- rububiyet ve
onun iinde grnentebarz- ulhiyet hakikatinin azametinin ehadetiyle; ve
"Btn kinat adaletle tedbir ve idare etmekte olan Allah, Ondan baka
ilhbulunmadn ap ak delillerle bildirdi. Buna melekler ve ilimsahipleri de
ahitlik ettiler. Ondan baka ilh yoktur; Onun kudretihereye galiptir ve
hikmeti hereyi kuatr" (l-i mrn Sresi, 3:18.)melindeki yet-i kerimenin
hakikat-i esrarnn azamet-i ihatasnnehadetiyle; btn kuds ve muht
sfatlarnn ve kinatta tecell edenbtn Esm-i Hsnsnn icm ve kinatta
tasarruf eden btn uunat veef'linin ittifak, Onun vahdet iindeki vcub-u
vcuduna dellet eder.
nc ua olan bu Mnact Risalesi, yetl-Kbra ve
be alt risaleler ile birlikte Kastamonuda telif
edilmitir.stadn Kastamonudaki hayatnn seyrine ve
meguliyetine ve hizmetininhangi meseleler etrafnda
dndne parlak bir nmunedir. Evet, SaidNurs, bu
risalelerdeki hakikatlarn delletiyle, millet ve slmiyet
iin en elzem hizmet olan imann takviyesi iin alyordu.
Mukaddime
Bu Sekizinci Hccet-i maniye
1
, vcub-u vcuda ve
vahdniyete dellet ettii gibi, hem delil-i katiye ile
rububiyetin ihatasna ve kudretinin azametine dellet eder.
Hem hkimiyetinin ihatasna ve rahmetinin mulne dahi
dellet ve ispat eder. Hem kinatn btn eczasna
hikmetinin ihatasn ve ilminin muln ispat eder.
Elhasl, bu Sekizinci Hccet-i maniyenin herbir
mukaddimesinin sekiz neticesi var. Sekiz mukaddimelerin
herbirinde, sekiz neticeyi delilleriyle ispat eder ki, bu
cihette bu Sekizinci Hccet-i maniyede yksek meziyetler
vardr.
Said Nurs
1. Sekizinci Hccet-i mniye tabiri, As-y Msa mecmuasna giren imn
risalelerin sralar itibariyledir. Bu Mncat Risalesi As-y Msada sekizinci
sradadr.
(Hazret-i stadn talebeleri)
Mnct





1
Y lh ve y Rabb,
1. Gklerin ve yerin yaratlmasnda, gecenin ve gndzn deimesinde,
insanlarafaydal eylerle denizde akp giden gemilerde, Allahn gkten
suindirip onunla yeryzn lmnden sonra diriltmesinde, her trlcanly
yeryzne yaymasnda, rzgrlar sevk etmesinde ve gkle yerarasnda Allahn
emrine boyun emi bulutlarda, akln kullanan birmillet iin Allahn varlk ve
birliine, kudret ve rahmetine iareteden nice deliller vardr. Bakara Sresi,
2:164.
Ben imann gzyle ve Kurnn talimiyle ve nuruyla ve
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmn dersiyle ve ism-i
Hakmin gstermesiyle gryorum ki, semvtta hibir
deveran ve hareket yoktur ki, byle intizamyla Senin
mevcudiyetine iaret ve dellet etmesin.
Ve hibir ecram- semviye yoktur ki, sktuyla,
grltsz vazife grerek direksiz durmalaryla, Senin
rubbiyetine ve vahdetine ehadeti ve iareti olmasn.
Ve hibir yldz yoktur ki, mevzun hilkatiyle, muntazam
vaziyetiyle ve nuran tebessmyle ve btn yldzlara
mmselet ve mabehet sikkesiyle Senin hamet-i
ulhiyetine ve vahdniyetine iaret ve ehadette
bulunmasn.
Ve on iki seyyareden hibir seyyare yldz yoktur ki,
hikmetli hareketiyle ve itaatli musahhariyetiyle ve
intizaml vazifesiyle ve ehemmiyetli peykleriyle Senin
vcub-u vcuduna ehadet ve saltanat- ulhiyetine iaret
etmesin.
Evet, gkler sekeneleriyle, herbiri tek bayla ehadet
ettikleri gibi, heyet-i mecmuasyla, derece-i bedahette, ey
zemin ve gkleri yaratan Yaratc, Senin vcub-u vcduna
yle zhir ehadet, ve ey zerrt muntazam mrekkebatyla
tedbirini gren ve idare eden ve bu seyyare yldzlar
manzum peykleriyle dndren, emrine itaat ettiren, Senin
vahdetine ve birliine yle kuvvetli ehadet ederler ki,
gn yznde bulunan yldzlar saysnca nuran
burhanlar ve parlak deliller o ehadeti tasdik ederler.
Hem bu s, temiz, gzel gkler, fevkalde byk ve
fevkalde sratli ecramyla muntazam bir ordu ve elektrik
lmbalaryla sslenmi bir saltanat donanmas vaziyetini
gstermek cihetiyle, Senin rububiyetinin hametine ve
hereyi icad eden kudretinin azametine zhir dellet ve
hadsiz semvt ihta eden hkimiyetinin ve herbir
zhayat kucana alan rahmetinin hadsiz geniliklerine
kuvvetli iaret ve btn mahlkat- semviyenin btn
ilerine ve keyyetlerine taallk eden ve avucuna alan,
tanzim eden ilminin hereye ihatasna ve hikmetinin her
ie mlne phesiz ehadet ederler. Ve o ehadet ve
dellet o kadar zhirdir ki gya yldzlar, ahit olan gklerin
ehadet kelimeleri ve tecessm etmi nuran delilleridirler.
Hem semavat meydannda, denizinde, fezasndaki
yldzlar ise, mut neferler, muntazam seneler, harika
tayyareler, acip lmbalar gibi vaziyetiyle, Senin saltanat-
ulhiyetinin aasn gsteriyorlar. Ve o ordunun
efradndan bir yldz olan gneimizin seyyarelerinde ve
zeminimizdeki vazifelerinin dellet ve ihtaryla gnein
sir arkadalar olan yldzlarn bir ksm hiret lemlerine
bakarlar ve vazifesiz deiller; belki bki olan lemlerin
gneleridirler.
Ey Vcibl-Vcd, ey Vhid-i Ehad,
Bu harika yldzlar, bu acp gneler, aylar, Senin
mlknde, Senin semvtnda, Senin emrinle ve kuvvetin
ve kudretinle ve Senin idare ve tedbirinle teshir ve tanzim
ve tavzif edilmilerdir. Btn o ecram- ulviye, kendilerini
yaratan ve dndren ve idare eden bir tek Halka tesbih
ederler, tekbir ederler, lisan- hal ile Sbhnallah, Allahu
Ekber derler. Ben dahi onlarn btn tesbihatyla Seni
takdis ederim.
Ey iddet-i zuhurundan gizlenmi ve ey azamet-i
kibriyasndan ihtifa etmi olan Kadr-i Zlcell, ey Kdir-i
Mutlak,
Kurn- Hakmin dersiyle ve Resul-i Ekrem
Aleyhissalt Vesselmn tlimiyle anladm: Nasl ki
gkler, yldzlar Senin mevcudiyetine ve vahdetine ehadet
ederler. yle de, cevv-i sem, bulutlaryla ve imekleri ve
radlar ve rzgrlaryla ve yamurlaryla, Senin vcub-u
vcuduna ve vahdetine ehadet ederler.
Evet, cmid, uursuz bulut, b- hayat olan yamuru,
muhta olan zhayatlarn imdadna gndermesi, ancak
Senin rahmetin ve hikmetin iledir; kark tesadf
karamaz.
Hem elektriin en by bulunan ve fevid-i
tenviriyesine iaret ederek ondan istifadeye tevik eden
imek ise, senin fezadaki kudretini gzelce tenvir eder.
Hem yamurun gelmesini mjdeleyen ve koca fezay
konuturan ve tesbihatnn grltsyle gkleri nlatan
radat dahi, lisan- kl ile konuarak Seni takdis edip,
rububiyetine ehadet eder.
Hem zhayatlarn yaamasna en lzumlu rzk ve
istifadece en kolay ve nefesleri vermek ve nfuslar
rahatlandrmak gibi ok vazifelerle tavzif edilen rzgrlar
dahi, cevvi deta bir hikmete binaen Levh-i mahv ve
isbat ve yazar, ifade eder sonra bozar tahtas suretine
evirmekle, Senin faaliyet-i kudretine iaret ve Senin
vcduna ehadet ettii gibi, Senin merhametinle
bulutlardan sap zhayatlara gnderilen rahmet dahi,
mevzun, muntazam katreleri kelimeleriyle Senin vsat-
rahmetine ve geni efkatine ehadet eder.
Ey Mutasarrf- Fal ve ey Feyyz- Mtel,
Senin vcub-u vcuduna ehadet eden bulut, berk, rad,
rzgr, yamur, birer birer ehadet ettikleri gibi, heyet-i
mecmuasyla, keyyete birbirinden uzak, mahiyete
birbirine muhalif olmakla beraber, birlik, beraberlik, birbiri
iine girmek ve birbirinin vazifesine yardm etmek
haysiyetiyle, Senin vahdetine ve birliine gayet kuvvetli
iaret ederler.
Hem koca fezay bir maher-i acip yapan ve baz
gnlerde birka defa doldurup boaltan rububiyetinin
hametine ve o geni cevvi, yazar deitirir bir levha gibi
ve skar ve onunla zemin bahesini sulandrr bir snger
gibi tasarruf eden kudretinin azametine ve herbir eye
mulne ehadet ettikleri gibi, umum zemine ve btn
mahlkata cevv perdesi altnda bakan ve idare eden
rahmetinin ve hkimiyetinin hadsiz geniliklerine ve
hereye yetimelerine dellet eder.
Hem fezadaki hava o kadar hakmne vazifelerde
istihdam ve bulut ve yamur, o kadar almne faidelerde
istiml olunur ki, hereye ihta eden bir ilim ve hereye
mil bir hikmet olmazsa, o istimal, o istihdam olamaz.
Ey Faln lim Yrid,
Cevv-i fezadaki faaliyetinle her vakit bir nmune-i hair
ve kyamet gstermek, bir saatte yaz ka ve k yaza
dndrmek, bir lem getirmek, bir lem gayba gndermek
misill unatta bulunan kudretin, dnyay hirete
evirecek ve hirette unat- sermediyeyi gsterecek
iaretini veriyor.
Ey Kadr-i Zlcell,
Cevv-i fezadaki hava, bulut ve yamur, berk ve rad
Senin mlknde, Senin emrin ve havlinle, Senin kuvvet ve
kudretinle musahhar ve vazifedardrlar. Mahiyete
birbirinden uzak olan bu feza mahlkat, gayet sratli ve
ni emirlere ve abuk ve acele kumandalara itaat ettiren
mir ve Hkimlerini takdis ederek rahmetini medh sen
ederler.
Ey arz ve semvtn Hlk- Zlcelli,
Senin Kurn- Hakminin talimiyle ve Resul-i Ekrem
Aleyhissalt Vesselmn dersiyle iman ettim ve bildim ki:
Nasl semvt yldzlaryla ve cevv-i feza mtemiltyla
Senin vcub-u vcuduna ve Senin birliine ve vahdetine
ehadet ediyorlar. yle de, arz, btn mahlkatyla ve
ahvliyle Senin mevcudiyetine ve vahdetine, mevcudat
adedince ehadetler ve iaretler ederler.
Evet, zeminde hibir tahavvl ve aa ve hayvanlarnda
her senede urbasn deitirmek gibi hibir tebeddlcz
olsun, kll olsunyoktur ki, intizamyla Senin vcuduna
ve vahdetine iaret etmesin.
Hem hi bir hayvan yoktur ki, zaayet ve ihtiyacnn
derecesine gre verilen rahmne rzkyla ve yaamasna
lzumlu bulunan cihazatn hakmne verilmesiyle, Senin
varlna ve birliine ehadeti olmasn.
Hem her baharda gzmz nnde icad edilen nebatat
ve hayvanttan hibir tanesi yoktur ki, sanat- acbesiyle
ve ltif ziynetiyle ve tam temeyyzyle ve intizamyla ve
mevzuniyetiyle Seni bildirmesin.
Ve zemin yzn dolduran ve nebatat ve hayvanat
denilen kudretinin hrikalar ve mucizeleri, mahdut ve
maddeleri bir ve mteabih olan yumurta ve
yumurtacklardan ve katrelerden ve habbe ve
habbeciklerden ve ekirdeklerden yanlsz, mkemmel,
ssl, almet-i frikal olarak yaratllar, Sni-i
Hakmlerinin vcuduna ve vahdetine ve hikmetine ve
hadsiz kudretine yle bir ehadettir ki, ziyann gnee
ehadetinden daha kuvvetli ve parlaktr.
Hem, hava, su, nur, ate toprak gibi hibir unsur yoktur
ki, uursuzluklaryla beraber uurkrne, mkemmel
vazifeleri grmesiyle; basit ve istil edici, intizamsz, her
yere dalmakla beraber, gayet muntazam ve mtenevvi
meyveleri ve mahsulleri hazine-i gaybdan getirmesiyle,
Senin birliine ve varlna ehadeti bulunmasn.
Ey Ftr- Kdir, ey Fetth- Allm, ey Fal-i Hallk,
Nasl arz btn sekenesiyle Hlknn Vcibl-Vcud
olduuna ehadet eder. yle de, Seniney Vhid-i Ehad,
ey Hannn- Mennn, ey Vehhb- Rezzkvahdetine ve
ehadiyetine, yzndeki sikkesiyle ve sekenesinin
yzlerindeki sikkeleriyle ve birlik ve beraberlik ve birbiri
iine girmek ve birbirine yardm etmek ve onlara bakan
rububiyet isimlerinin ve illerinin bir olmak cihetinde,
bedahet derecesinde, Senin vahdetine ve ehadiyetine
ehadet, belki mevcudat adedince ehadetler eder.
Hem nasl, zemin bir ordugh, bir meher, bir talimgh
vaziyetiyle ve nebatat ve hayvant frkalarnda bulunan
drt yz bin muhtelif milletlerin ayr ayr cihazatlar
muntazaman verilmesiyle, Senin rububiyetinin hametine
ve kudretinin hereye yetimesine dellet eder. yle de,
hadsiz btn zhayatn ayr ayr rzklar, vakti vaktine, kuru
ve basit bir topraktan, rahmne, kermne verilmesi ve
hadsiz o efradn keml-i musahhariyetle evmir-i
Rabbniyeye itaatleri, rahmetinin hereye muln ve
hkimiyetinin hereye ihatasn gsteriyor.
Hem zeminde deimekte bulunan mahlkat
klelerinin sevk ve idareleri, mevt ve hayat mnavebeleri
ve hayvan ve nebatatn idare ve tedbirleri dahi, hereye
taallk eden bir ilimle ve hereyde hkmeden nihayetsiz
bir hikmetle olabilmesi, senin ihata-i ilmine ve hikmetine
dellet eder.
Hem zeminde ksa bir zamanda hadsiz vazifeler gren
ve hadsiz bir zaman yaayacak gibi istidat ve mnev
cihazat ile techiz edilen ve zemin mevcudatna tasarruf
eden insan iin, bu talimgh- dnyada ve bu muvakkat
ordugh- zeminde ve bu muvakkat meherde bu kadar
ehemmiyet, bu hadsiz masraf, bu nihayetsiz tecelliyat-
rububiyet, bu hadsiz hitabt- Sbhniye ve bu gayetsiz
ihsanat- lhiye, elbette ve herhalde, bu ksack ve hznl
mre ve bu kark kederli hayata, bu bell ve fni
dnyaya smaz. Belki, ancak baka ve ebed bir mr ve
bki bir dr- saadet iin olabildii cihetinden, lem-i
bekda bulunan ihsnat- uhreviyeye iaret, belki ehadet
eder.
Ey Hlk- Kll ey,
Zeminin btn mahlkat, Senin mlknde, Senin
arznda, Senin havl ve kuvvetinle ve Senin kudretin ve
iradetinle ve ilmin ve hikmetinle idare olunuyorlar ve
musahhardrlar. Ve zemin yznde faaliyeti mahede
edilen bir rububiyet, yle ihata ve mul gsteriyor ve
onun idaresi ve tedbiri ve terbiyesi yle mkemmel ve
yle hassastr ve her taraftaki icraat yle birlik ve
beraberlik ve benzemeklik iindedir ki, tecezz kabul
etmeyen bir kll ve inksam imknsz bulunan bir kll
hkmnde bir tasarruf, bir rubbiyet olduunu bildiriyor.
Hem zemin btn sekenesiyle beraber, lisan- klden daha
zhir hadsiz lisanlarla Halkn takdis ve tesbih ve
nihayetsiz nimetlerinin lisan- halleriyle Rezzk-
Zlcellinin hamd ve medh sensn ediyorlar...
Ey iddet-i zuhurundan gizlenmi ve ey azamet-i
kibriyasndan istitar etmi olan Zt- Akdes,
Zeminin btn takdisat ve tesbihatyla, Seni kusurdan,
aczden, erikten takdis ve btn tahmidat ve senlaryla
Sana hamd ve krederim.
Ey Rabbul-Berri vel-Bahr,
Kurnn dersiyle ve Resul-i Ekrem Aleyhissalt
Vesselmn talimiyle anladm ki:
Nasl gkler ve feza ve zemin, Senin birliine ve
varlna ehadet ederler. yle de, bahirler, nehirler ve
emeler ve rmaklar, Senin vcub-u vcuduna ve
vahdetine bedahet derecesinde ehadet ederler.
Evet, bu dnyamzn menba- acip buhar kazanlar
hkmnde olan denizlerde hibir mevcut, hatt hibir katre
su yoktur ki, vcuduyla, intizamyla, menfaatiyle ve
vaziyetiyle Hlkn bildirmesin.
Ve basit bir kumda ve basit bir suda rzklar mkemmel
bir surette verilen garip mahlklardan ve hilkatleri gayet
muntazam hayvant- bahriyeden, hususan bir tanesi bir
milyon yumurtacklaryla denizleri enlendiren balklardan
hibirisi yoktur ki, hilkatiyle ve vazifesiyle ve idare ve
iaesiyle ve tedbir ve terbiyesiyle yaratanna iaret ve
rezzkna ehadet etmesin.
Hem denizde, kymettar, hsiyetli, ziynetli cevherlerden
hibirisi yoktur ki, gzel hilkatiyle ve czibedar ftratyla ve
menfaatli hsiyetiyle Seni tanmasn, bildirmesin.
Evet, onlar birer birer ehadet ettikleri gibi, heyet-i
mecmuasyla, beraberlik ve birbiri iinde karmak ve
sikke-i hilkatte birlik ve icata gayet kolay ve efrata gayet
okluk noktalarndan Senin vahdetine ehadet ettikleri
gibi; arz, toprayla beraber bu kre-i arz kuatan muhit
denizlerini muallkta durdurmak ve dkmeden ve
datmadan gnein etrafnda gezdirmek ve topra istil
ettirmemek ve basit kumundan ve suyundan, mtenevvi
ve muntazam hayvantn ve cevherlerini halk etmek ve
erzak vesair umrlarn kll ve tam bir surette idare etmek
ve tedbirlerini grmek ve yznde bulunmak lzm gelen
hadsiz cenazelerinden hibirisi bulunmamak
noktalarndan, Senin varlna ve Vcibl-Vcud olduuna
mevcudat adedince iaretler ederek ehadet eder.
Ve Senin saltanat- rububiyetinin hametine ve hereye
muhit olan kudretinin azametine pek zhir dellet ettikleri
gibi, gklerin fevkindeki gayet byk ve muntazam
yldzlardan, t denizlerin dibinde bulunan gayet kck
ve intizamla iae edilen balklara kadar hereye yetien ve
hkmeden rahmetinin ve hkimiyetinin hadsiz
geniliklerine dellet ve intizmtyla ve faideleriyle ve
hikmetleriyle ve mizan ve mevzuniyetleriyle, Senin
hereye muhit ilmine ve hereye mil hikmetine iaret
ederler.
Ve Senin bu misarhane-i dnyada yolcular iin byle
rahmet havuzlarn bulunmas ve insann seyr seyahatine
ve gemisine ve istifadesine musahhar olmas iaret eder ki,
yolda yaplm bir handa, bir gece misarlerine bu kadar
deniz hediyeleriyle ikram eden Zt, elbette makarr-
saltanat- ebediyesinde yle ebed rahmet denizleri
bulundurmu ki, bunlar onlarn fni ve kk
nmuneleridirler. te denizlerin byle gayet harika bir
tarzda arzn etrafnda vaziyet-i acibesiyle bulunmas ve
denizlerin mahlkat dahi gayet muntazam idare ve terbiye
edilmesi, bilbedahe gsterir ki, yalnz Senin kuvvetin ve
kudretinle ve Senin irade ve tedbirinle, Senin mlknde,
Senin emrine musahhardrlar ve lisan- halleriyle Halkn
takdis edip Allahu Ekber derler.
Ey dalar zemin senesine hazineli direkler yapan Kadr-i
Zlcell,
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmn talimiyle ve
Kurn- Hakminin dersiyle anladm ki, nasl denizler
acipleriyle Seni tanyorlar ve tanttryorlar. yle de,
dalar dahi, zelzele tesiratndan zeminin sknetine ve
iindeki dahil inklbat frtnalarndan sktuna ve
denizlerin istilsndan kurtulmasna ve havann gazt-
muzrradan tasyesine ve suyun muhafaza ve iddiharlarna
ve zhayatlara lzm olan madenlerin hazinedarlna ettii
hizmetleriyle ve hikmetleriyle Seni tanyorlar ve
tanttryorlar.
Evet, dalardaki talarn envndan ve muhtelif
hastalklara il olan maddelerin aksamndan ve zhayata
hususan insanlara ok lzm ve ok mtenevvi olan
madeniyatn ecnsndan ve dalar, sahrlar iekleriyle
sslendiren ve meyveleriyle enlendiren nebatatn
esnafndan hibirisi yoktur ki, tesadfe havalesi mmkn
olmayan hikmetleriyle, intizamyla, hsn- hilkatiyle,
faideleriyle, hususan madeniyatn tuz, limon tuzu, sulfato
ve ap gibi sureten birbirine benzemekle beraber, tatlarnn
iddet-i muhalefetiyle ve bilhassa nebatatn basit bir
topraktan eit eit envlaryla, ayr ayr iek ve
meyveleriyle, nihayetsiz Kadr, nihayetsiz Hakm,
nihayetsiz Rahm ve Kerm bir Sniin vcub-u vcuduna
bedahetle ehadet ettikleri gibi, heyet-i mecmuasndaki
vahdet-i idare ve vahdet-i tedbir ve mene ve mesken ve
hilkat ve sanata beraberlik ve birlik ve ucuzluk ve
kolaylk ve okluk ve yaplmakta abukluk noktalarndan,
Sniin vahdetine ve ehadiyetine ehadet ederler.
Hem nasl ki dalarn yznde ve karnndaki masnular,
zeminin her tarafnda, herbir nevi ayn zamanda, ayn
tarzda, yanlsz, gayet mkemmel ve abuk yaplmalar ve
bir i bir ie mni olmadan, sair nevilerle beraber kark
iken kartrmakszn icadlar, Senin rububiyetinin
hametine ve hibir ey ona ar gelmeyen kudretinin
azametine dellet eder. yle de, zeminin yzndeki btn
zhayat mahlklarn hadsiz hcetlerini, hatt mtenevvi
hastalklarn, hatt muhtelif zevklerini ve ayr ayr
itihalarn tatmin edecek bir surette, dalarn yzlerini ve
ilerini muntazam ecar ve nebatat ve madeniyatla
doldurmak ve muhtalara teshir etmek cihetiyle, Senin
rahmetinin hadsiz geniliine ve hkimiyetinin nihayetsiz
vsatine dellet ve toprak tabakat iinde gizli ve karanlk
ve kark bulunduu halde, bilerek, grerek, armayarak,
intizamla, hcetlere gre ihzar edilmeleriyle Senin hereye
taallk eden ilminin ihatasna ve herbir eyi tanzim eden
hikmetinin btn eyaya mulne ve illarn ihzrt ve
maden maddelerin iddihrtyla rububiyetinin rahmne
ve kermne olan tedbirinin mehsinine ve inyetinin
ihtiyatl letine pek zhir bir surette iaret ve dellet
ederler.
Hem bu dnya hannda misar yolcular iin koca
dalar levzmtlarna ve istikbaldeki ihtiyalarna
muntazam ihtiyat deposu ve cihazat ambar ve hayata
lzumu olan ok denelerin mkemmel mahzeni olmak
cihetinde iaret, belki dellet, belki ehadet eder ki, bu
kadar kerm ve misarperver ve bu kadar hakm ve
efkatperver ve bu kadar kadr ve rububiyetperver bir
Sniin, elbette ve herhalde, ok sevdii o misarleri iin,
ebed bir lemde, ebed ihsntnn ebed hazineleri vardr.
Buradaki dalara bedel, orada yldzlar o vazifeyi grrler.
Ey Kdir-i Klli ey,
Dalar ve iindeki mahlklar Senin mlknde ve Senin
kuvvet ve kudretinle ve ilim ve hikmetinle musahhar ve
mdahhardrlar. Onlar bu tarzda tavzif ve teshir eden
Hlkn takdis ve tesbih ederler.
Ey Hlk- Rahmn ve ey Rabb-i Rahm,
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmn talimiyle ve
Kurn- Hakminin dersiyle anladm:
Nasl ki sem ve feza ve arz ve deniz ve da,
mtemilt ve mahlklaryla beraber Seni tanyorlar ve
tanttryorlar. yle de, zemindeki btn aa ve nebatat,
yapraklar ve iekleri ve meyveleriyle Seni bedhet
derecesinde tanttryorlar ve tanyorlar.
Ve umum ecrn ve nebatatn cezbedrne hareket-i
zikriyede bulunan yapraklarndan ve ziynetleriyle Sniinin
isimlerini tavsif ve tarif eden ieklerinden ve letfet ve
cilve-i merhametinden tebessm eden meyvelerinden
herbirisi, tesadfe havalesi hibir cihet-i imkn olmayan
harika sanat iindeki nizam ve nizam iindeki mizan ve
mizan iindeki ziynet ve ziynet iindeki naklar ve
naklar iindeki gzel ve ayr ayr kokular ve kokular
iindeki meyvelerin muhtelif tatlaryla, nihayetsiz Rahm
ve Kerm bir Sniin vcub-u vcuduna bedhet
derecesinde ehadet ettikleri gibi; heyet-i mecmuasyla,
btn zemin yznde birlik ve beraberlik, birbirine
benzemeklik ve sikke-i hilkatte mabehet ve tedbir ve
idarede mnasebet ve onlara taallk eden icad illeri ve
Rabbn isimlerde muvafakat ve o yz bin envn hadsiz
efradlarn birbiri iinde armayarak birden idareleri gibi
noktalar, o Vcibl-Vcud Sniin bilbedhe vahdetine ve
ehadiyetine dahi ehadet ederler.
Hem nasl ki, onlar Senin vcub-u vcuduna ve
vahdetine ehadet ediyorlar. yle de, r-yi zeminde drt
yz bin milletlerden teekkl eden zhayat ordusundaki
hadsiz efradn yz binler tarzda iae ve idareleri,
armayarak kartrmayarak mkemmel yaplmasyla,
Senin rububiyetinin vahdniyetteki hametine ve bir
bahar bir iek kadar kolay icad eden kudretinin
azametine ve hereye taallukuna dellet ettikleri gibi; koca
zeminin her tarafnda, hadsiz hayvanatna ve insanlara,
hadsiz taamlarn eit eit aksamn ihzar eden
rahmetinin hadsiz geniliine ve o hadsiz iler ve inmlar
ve idareler ve iaeler ve icraatlar keml-i intizamla
cereyanlar ve herey, hatt zerreler o emirlere ve icraata
itaat ve musahhariyetleriyle hkimiyetinin hadsiz vsatine
kat dellet etmekle beraber; o aalarn ve nebatlarn ve
herbir yaprak ve iek ve meyve ve kk ve dal ve budak
gibiherbirisinin herbir eyini, herbir iini bilerek, grerek
faidelere, maslahatlara, hikmetlere gre yaplmakla, Senin
ilminin hereye ihatasna ve hikmetinin hereye mulune
pek zhir bir surette dellet ve hadsiz parmaklaryla iaret
ederler. Ve Senin gayet kemldeki ceml-i sanatna ve
nihayet cemldeki keml-i nimetine hadsiz dilleriyle sen
ve medhederler.
Hem bu muvakkat handa ve fni misarhanede ve ksa
bir zamanda ve az bir mrde, ecar ve nebatatn elleriyle,
bu kadar kymettar ihsanlar ve nimetler ve bu kadar
fevkalde masraar ve ikramlar, iaret belki ehadet eder
ki, misarlerine burada byle merhametler yapan kudretli,
keremkr Zt- Rahm, btn ettii masraf ve ihsan,
Kendini sevdirmek ve tanttrmak neticesinin aksiyle, yani
btn mahlkat tarafndan Bize tattrd, fakat yedirmeden
bizi idam etti dememek ve dedirmemek ve saltanat-
ulhiyetini iskat etmemek ve nihayetsiz rahmetini inkr
etmemek ve ettirmemek ve btn mtak dostlarn
mahrumiyet cihetinde dmanlara evirmemek
noktalarndan, elbette ve herhalde, ebed bir lemde, ebed
bir memlekette, ebed brakaca abdlerine, ebed rahmet
hazinelerinden, ebed cennetlerinde, ebed ve cennete
lyk bir surette meyvedar ecar ve iekli nebatlar ihzar
etmitir. Buradakiler ise, mterilere gstermek iin
nmunelerdir.
Hem aalar ve nebatlar, umumen yaprak ve iek ve
meyvelerinin kelimeleriyle Seni takdis ve tesbih ve tahmid
ettikleri gibi, o kelimelerden herbirisi dahi ayrca Seni
takdis eder. Hususan meyvelerin bed bir surette, etleri ok
muhtelif, sanatlar ok acip, ekirdekleri ok harika olarak
yaplarak o yemek tablalarn aalarn ellerine verip ve
nebatlarn balarna koyarak zhayat misarlerine
gndermek cihetinde, lisan- hal olan tesbihatlar, zuhurca
lisan- kl derecesine kar. Btn onlar Senin mlknde,
Senin kuvvet ve kudretinle, Senin irade ve ihsanatnla,
Senin rahmet ve hikmetinle musahhardrlar ve Senin
herbir emrine mutdirler.
Ey iddet-i zuhurundan gizlenmi ve ey kibriya-y
azametinden tesettr etmi olan Sni-i Hakm ve Hlk-
Rahm,
Btn ecar ve nebatatn, btn yaprak ve iek ve
meyvelerin dilleriyle ve adediyle Seni kusurdan, aczden,
erikten takdis ederek hamd sen ederim.
Ey Ftr- Kadr, ey Mdebbir-i Hakm, ey Mrebb-i Rahm,
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmn talimiyle ve
Kurn- Hakmin dersiyle anladm ve iman ettim ki nasl
nebatat ve ecar Seni tanyorlar, Senin sft- kudsiyeni ve
Esm-i Hsnn bildiriyorlar. yle de, zhayatlardan ruhlu
ksm olan insan ve hayvanattan hibirisi yoktur ki;
cisminde gayet muntazam saatler gibi ileyen ve ilettirilen
dahil ve haric zlaryla ve bedeninde gayet ince bir
nizam ve gayet hassas bir mzan ve gayet mhim faidelerle
yerletirilen lt ve duygularyla ve cesedinde gayet
sanatl bir yapl ve gayet hikmetli bir tefri ve gayet
dikkatli bir muvazene iinde konulan cihazat-
bedeniyesiyle, Senin vcb-u vcuduna ve sfatlarnn
tahakkukuna ehadet etmesin. nk, bu kadar basrne
nazik sanat ve uurkrne ince hikmet ve mdebbirne
tam muvazeneye, elbette kr kuvvet ve uursuz tabiat ve
serseri tesadf karamazlar ve onlarn ii olamaz ve
mmkn deildir. Ve kendi kendine teekkl edip yle
olmas ise, yz derece muhl iinde muhldir. nk, o
halde herbir zerresi, herbir eyini ve cesedinin
teekkln, belki dnyada alkadar olduu hereyini
bilecek, grecek, yapabilecek, deta ilh gibi ihatal bir
ilm ve kudreti bulunacak, sonra tekil-i ceset ona havale
edilir ve kendi kendine oluyor denilebilir.
Ve heyet-i mecmuasndaki vahdet-i tedbir ve vahdet-i
idare ve vahdet-i neviye ve vahdet-i cinsiye ve umumun
yzlerinde gz, kulak, az gibi noktalarda ittifak cihetinde
mahede edilen sikke-i ftratta birlik ve herbir nevin
efrad simalarnda grlen sikke-i hikmette ittihad ve
iaede ve icadda beraberlik ve birbirinin iinde bulunmak
gibi keyyetlerinden hibirisi yoktur ki, Senin vahdetine
kat ehadette bulunmasn ve herbir ferdinde kinata
bakan btn isimlerin cilveleri bulunmakla, vhidiyet
iinde, Senin ehadiyetine iareti olmasn.
Hem nasl ki insan ile beraber hayvanatn, zeminin
btn yznde yaylan yz bin env, muntazam bir ordu
gibi tehiz ve talimat ve itaat ve musahhariyetle ve en
kkten t en bye kadar, rububiyetin emirleri
intizamla cereyanlaryla o rububiyetinin derece-i
hametine ve gayet oklukla beraber gayet kymetli ve
gayet mkemmel olmaklaberaber gayet abuk yaplmalar
ve gayet sanatl olmakla beraber gayetkolay yapllaryla,
kudretinin derece-i azametine dellet ettikleri gibi; arktan
garba, imalden cenuba kadar yaylan mikroptan t
gergedana kadar, en kck sinekten t en byk kua
kadar btn onlarn rzklarn yetitiren rahmetinin hadsiz
vsatine ve herbiri emirber nefer gibi vazife-i ftriyesini
yapmak ve zemin yz her baharda, gz mevsiminde
terhis edilenler yerinde yeniden taht- silha alnm bir
orduya ordugh olmak cihetiyle, hkimiyetinin nihayetsiz
geniliine kat dellet ederler.
Hem nasl ki hayvanttan herbirisi kinatn bir kk
nshas ve bir misal-i musaar hkmnde gayet derin bir
ilim ve gayet dakik bir hikmetle, kark eczalar
kartrmayarak ve btn hayvanlarn ayr ayr suretlerini
armayarak hatasz, sehivsiz, noksansz yaplmalaryla,
ilminin hereye ihatasna ve hikmetinin hereye mulne,
adetlerince iaretler ederler. yle de, herbiri birer mucize-i
sanat ve birer harika-i hikmet olacak kadar sanatl ve
gzel yaplmasyla, ok sevdiin ve tehirini istediin
sanat- Rabbniyenin keml-i hsnne ve gayet derecede
gzelliine iaret ve herbirisi, hususan yavrular, gayet
nazdar, nzenin bir surette beslenmeleriyle ve heveslerinin
ve arzularnn tatmini cihetiyle, Senin inayetinin gayet irin
cemline hadsiz iaretler ederler.
Ey Rahmnrrahm, ey Sdkul-Vadil-Emn, ey Mlik-i
Yevmiddn,
Senin Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmnn
tlimiyle ve Kurn- Hakminin iradyla anladm ki:
Madem kinatn en mntehap neticesi hayattr. Ve
hayatn en mntehap hlsas ruhtur. Ve zruhun en
mntehap ksm zuurdur. Ve zuurun en camii insandr.
Ve btn kinat ise hayata musahhardr ve onun iin
alyor. Ve zhayatlar zruhlara musahhardr; onlar iin
dnyaya gnderiliyorlar. Ve zruhlar insanlara musahhardr;
onlara yardm ediyorlar. Ve insanlar ftraten Hlkn pek
cidd severler ve Hlklar onlar hem sever, hem kendini
onlara her vesile ile sevdirir. Ve insann istidad ve
cihazat- mneviyesi, baka bir bki leme ve ebed bir
hayata bakyor. Ve insann kalbi ve uuru, btn kuvvetiyle
bek istiyor ve lisan, hadsiz dualaryla bek iin Hlkna
yalvaryor. Elbette ve herhalde, o ok seven ve sevilen ve
mahbub ve muhib olan insanlar dirilmemek zere
ldrmekle, ebed bir muhabbet iin yaratlm iken, ebed
bir advetle gcendirmek olamaz ve kbil deildir.
Belki, baka bir ebed lemde mesudne yaamas
hikmetiyle, bu dnyada almak ve onu kazanmak iin
gnderilmitir. Ve insana tecell eden isimlerin, bu fni ve
ksa hayattaki cilveleriyle lem-i bekda onlarn yinesi
olan insanlarn, ebed cilvelerine mazhar olacaklarna
iaret ederler.
Evet, ebednin sdk dostu ebed olacak. Ve bkinin
yine-i zuuru bki olmak lzm gelir.
Hayvanlarn ruhlar bki kalacan ve hdhd-
Sleyman (a.s.) ve Nemli ve Nka-i Salih (a.s.) ve kelb-i
Ashb- Kehf
1
gibi baz efrad- mahsusa hem ruhu, hem
cesediyle bki leme gidecei ve herbir nevin, arasra
istiml iin birtek cesedi bulunaca, rivyet-i sahihadan
anlalmakla beraber; hikmet ve hakikat, hem rahmet ve
rubbiyet yle iktiza ederler.
Ey Kdir-i Kayym,
Btn zhayat, zruh, zuur, Senin mlknde, yalnz
Senin kuvvet ve kudretinle ve ancak Senin irade ve
tedbirlerinle ve rahmet ve hikmetinle, rububiyetinin
emirlerine teshir ve ftr vazifelerle tavzif edilmiler. Ve bir
ksm, insann kuvveti ve galebesi iin deil, belki ftraten
insann zaaf ve aczi iin rahmet tarafndan ona musahhar
olmular. Ve lisan- hal ve lisan- kl ile Snilerini ve
Mbudlarn kusurdan, erikten takdis ve nimetlerine kr
ve hamd ederek, herbiri ibadet-i mahsusasn yapyorlar.
Ey iddet-i zuhurundan gizlenmi ve ey azamet-i
kibriyasndan perdelenmi olan Zt- Akdes,
Btn zruhlarn tesbihatyla seni takdis etmek, niyet
edip

2
diyorum.
Y Rabbel-lemn, y lhel-Evvelne vel-hirin, y
Rabbes-Semvti vel-Aradn,
1. bk. Als, Ruhul-Beyn: 5:226; Kurtub: 1:372.
2. Ey su ile hereyi canlandran Zt- Akdes, Seni her trl noksanlktan
tenzih ederim.
Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselmn talimiyle ve
Kurn- Hakmin dersiyle anladm ve iman ettim ki:
Nasl sema, feza, arz, berr ve bahr, ecer, nebat, hayvan,
efradyla, eczasyla, zerrtyla Seni biliyorlar, tanyorlar ve
varlna ve birliine ehadet ve dellet ve iaret ediyorlar.
yle de, kinatn hlsas olan zhayat ve zhayatn
hlsas olan insan ve insann hlsas olan enbiya, evliya,
asyann hlsas olan kalblerinin ve akllarnn
mahedat ve keyat ve ilhamat ve istihracatyla yzer
icma ve yzer tevatr kuvvetinde bir katiyetle, Senin
vcub-u vcuduna ve Senin vahdniyet ve ehadiyetine
ehadet edip ihbar ediyorlar, mucizat ve kermt ve yakn
burhanlaryla haberlerini ispat ediyorlar.
Evet, kalblerde, perde-i gaybda ihtar edici bir Zta
bakan hi bir htrat- gaybiye ve ilham edici bir Zta
baktran hi bir ilhmt- sdka; ve hakkalyakn sretinde
sft- kudsiye ve Esm-i Hsnn kefeden hibir itikad-
yakne; ve enbiya ve evliyada, bir Vcibl-Vcudun
envrn aynelyakn ile mahede eden hibir nuran kalp;
ve asya ve sddknde, bir Hlk- Kll-i eyn yt-
vcubunu ve berhin-i vahdetini ilmelyakn ile tasdik eden,
ispat eden hibir mnevver akl yoktur ki, Senin vcub-u
vcuduna ve sft- kudsiyene ve Senin vahdetine ve
ehadiyetine ve Esm-i Hsnna ehadet etmesin, delleti
bulunmasn ve iareti olmasn.
Ve bilhassa, btn enbiya ve evliya ve asya ve
sddknin imam ve reisi ve hlsas olan Resl-i Ekrem
Aleyhissalt Vesselmn ihbarn tasdik eden hibir
mucizat- bhiresi ve hakkaniyetini gsteren hi bir
hakikat-i aliyesi ve btn mukaddes ve hakikatli kitaplarn
hlsatl-hlsas olan Kurn- Mucizl-Beynn hibir
yet-i tevhidiye-i ktas ve mesil-i imaniyeden hibir
mesele-i kudsiyesi yoktur ki, Senin vcb-u vcduna ve
kuds sfatlarna ve Senin vahdetine ve ehadiyetine ve
esm ve sftna ehadet etmesin ve delleti olmasn ve
iareti bulunmasn.
Hem nasl ki btn o yz binler muhbir-i sdklar,
mucizatlarna ve keramtlarna ve hccetlerine istinad
ederek, Senin varlna ve birliine ehadet ederler. yle
de, hereye muhit olan Ar- zamn klliyat- umurunu
idareden, t kalbin gayet gizli ve cz htrtn ve
arzularn ve dualarn bilmek ve iitmek ve idare etmeye
kadar cereyan eden rububiyetinin derece-i hametini ve
gzmz nnde hadsiz muhtelif eyay birden icad eden,
hibir il bir ile, bir i bir ie mniolmadan, en byk bir
eyi en kk bir sinek gibi kolayca yapan kudretinin
derece-i azametini, icm ile, ittifak ile iln ve ihbar ve ispat
ediyorlar.
Hem nasl ki, bu kinat, zruha, hususan insana
mkemmel bir saray hkmne getiren ve Cenneti ve
saadet-i ebediyeyi cin ve inse ihzar eden ve en kk bir
zhayat unutmayan ve en ciz bir kalbin tatminine ve
taltine alan rahmetinin hadsiz geniliini ve zerrattan
t seyyarata kadar btn env- mahlkat emirlerine itaat
ettiren ve teshir ve tavzif eden hkimiyetinin nihayetsiz
vsatini haber vererek, mucizat ve hccetleriyle ispat
ederler. yle de, kinat, eczalar adedince risaleler iinde
bulunan bir kitab- kebir hkmne getiren ve Levh-i
Mahfuzun defterleri olan mam- Mbn ve Kitab-
Mbnde, btn mevcudatn btn sergzetlerini
kaydedip yazan ve umum ekirdeklerde umum aalarnn
hristlerini ve programlarn ve zuurun balarnda btn
kuvve-i hfzalarda, sahiplerinin tarihe-i hayatlarn
yanlsz, muntazaman yazdran ilminin hereye ihatasna
ve herbir mevcuda ok hikmetleri takan, hatt herbir
aata meyveleri saysnca neticeleri verdiren ve herbir
zhayatta zlar, belki eczalar ve hceyratlar adedince
maslahatlar takip eden, hatt insann lisann ok
vazifelerde tavzif etmekle beraber, taamlarn tatlar
adedince zevk olan mizancklar ile tehiz ettiren hikmet-i
kudsiyenin herbir eye mulne; hem bu dnyada
nmuneleri grlen cell ve ceml isimlerinin tecellileri
daha parlak bir surette ebedl-bdda devam edeceine
ve bu fni lemde nmuneleri mahede edilen
ihsanatnn daha aal bir surette dr- saadette
istimrarna ve beksna ve bu dnyada onlar gren
mtaklarn ebedde dahi refakatlerine ve beraber
bulunmalarna bil-icm, bil-ittifak ehadet ve dellet ve
iaret ederler.
Hem yzer mucizt- bhiresine ve yt- ktasna
istinaden, bata Resul-i Ekrem Aleyhissalt Vesselm ve
Kurn- Hakmin olarak, btn ervh- neyyire ashb olan
enbiyalar ve kulb-u nuraniye aktb olan evliyalar ve
ukul- mnevvere erbab olan asyalar, btn suhuf ve
ktb- mukaddesede, Senin ok tekrar ile ettiin
vaadlerine ve tehditlerine istinaden ve Senin kudret ve
rahmet ve inayet ve hikmet ve cell ve cemlin gibi kuds
sfatlarna ve enlerine ve izzet-i celline ve saltanat-
rububiyetine itimaden ve keyat ve mahedat ve
ilmelyakn itikadlaryla saadet-i ebediyeyi cin ve inse
mjdeliyorlar ve ehl-i dallet iin Cehennem bulunduunu
haber verip iln ediyorlar ve iman edip ehadet ediyorlar.
Ey Kadr-i Hakm, ey Rahmn- Rahm, ey Sdkul-Vadil-
Kerm, ey izzet ve azamet ve cell sahibi Kahhr- Zlcell,
Bu kadar sadk dostlarn ve bu kadar vaadlerini ve bu
kadar sft ve unatn tekzip edip, saltanat- rububiyetinin
kat mukteziyatn ve sevdiin ve onlar dahi Seni tasdik ve
itaatle kendilerini Sana sevdiren hadsiz makbul ibdnn
hadsiz dualarn ve dvlarn reddederek, kfr ve isyan
ile ve Seni vaadinde tekzip etmekle Senin azamet-i
kibriyana dokunan ve izzet-i celline dokunduran ve
ulhiyetinin haysiyetine ilien ve efkat-i rububiyetini
mteessir eden ehl-i dallet ve ehl-i kfr, harin inkrnda
tasdik etmekten yz bin derece mukaddessin ve hadsiz
derece mnezzeh ve lsin. Byle nihayetsiz bir zulmden,
bir irkinlikten, Senin nihayetsiz adaletini ve cemlini ve
rahmetini takdis ediyorum.
1
` yetini,
vcudumun btn zerrt adedince sylemek istiyorum.
Belki, Senin o sadk elilerin ve doru delll- saltanatnn
hakkalyakn, aynelyakn, ilmelyakn suretinde Senin uhrev
rahmet hazinelerine ve lem-i bekda ihsanatnn
denelerine ve dr- saadette tamamiyle zuhur eden gzel
isimlerinin harika gzel cilvelerine ehadet, iaret, bearet
ederler. Ve btn hakikatlerin mercii ve gnei ve hmsi
olan Hak isminin en byk bir u, bu hakikat- ekber-i
hariye olduunu, iman ederek Senin ibdna ders
veriyorlar.
1. Allah, onlarn syledikleri eylerden pek mnezzehtir ve pek byk bir
ycelikle ycedir. sr Sresi, 17:43.
Ey Rabbul-Enbiy ves-Sddkn,
Btn onlar Senin mlknde, Senin emrin ve kudretinle,
Senin irade ve tedbirin ile, Senin ilmin ve hikmetinle
musahhar ve muvazzaftrlar. Takdis, tekbir, tahmid, tehlil
ile kre-i arz bir zikirhne-i zam, bu kinat bir mescid-i
ekber hkmnde gstermiler.
Y Rabb ve y Rabbes-Semvti vel-Aradn, y Halk ve
y Halk- Kll-i ey,
Gkleri yldzlaryla, zemini mtemiltyla ve btn
mahlukat btn keyyatyla teshir eden kudretinin ve
iradetinin ve hikmetinin ve hkimiyetinin ve rahmetinin
hakk iin, nefsimi bana musahhar eyle ve matlubumu
bana musahhar kl. Kurna ve imana hizmet iin,
insanlarn kalblerini Risale-i Nura musahhar yap. Ve bana
ve ihvanma iman- kmil ve hsn- htime ver. Hazret-i
Msa Aleyhisselma denizi ve Hazret-i brahim
Aleyhisselma atei ve Hazret-i Dvud Aleyhisselma
da, demiri ve Hazret-i Sleyman Aleyhisselma cinni ve
insi ve Hazret-i Muhammed Aleyhissalt Vesselma
ems ve kameri teshir ettiin gibi, Risale-i Nura kalbleri
ve akllar musahhar kl. Ve beni ve Risale-i Nur
Talebelerini nes ve eytann errinden ve kabir azabndan
ve Cehennem ateinden muhafaza eyle ve Cennetl-
Firdevste mesut kl! min, min, min.


1

2
Kurndan ve mnct- Nebeviye olan Cevenl-
Kebrden aldm bu dersimi, bir ibadet-i tefekkriye
olarak Rabb- Rahmimin derghna arz etmekte kusur
etmisem, kusurumun aff iin Kurn ve Cevenl-Kebri
efaati ederek rahmetinden affm niyaz ediyorum.
Said Nurs
1. Seni her trl noksandan tenzih ederiz. Senin bize rettiinden
bakabilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti hereyi kuatan Alm-i
Hakmsin. Bakara Sresi, 2:32.
2. Dular ise u szlerle sona erer: Ezelden ebede her trl hamd ve vg,
kr ve minnet, lemlerin Rabbi olan Allaha mahsustur. Ynus Sresi,10:10.
Beinci Ksm
Denizli hayat
Risale-i Nurun neriyat ve ftuhat dairesi gittike
geniliyor. tiyakla Nurlar okuyanlar, gnden gne
ziyadeleiyor. Risale-i Nurdaki harika kuvvet ve tesiratn
neticesini mahede eden gizli slmiyet dmanlar yine
bir entrika evirip Risale-i Nura ve melli Bedizzamana
suikastle, Bedizzaman gizli cemiyet kuruyor, halk
hkmet aleyhine eviriyor, inklplar kknden ykyor,
Mustafa Kemale deccal, sfyan, din ykcs diyor, bunu
hadislerle ispat ediyor gibi bir sr bahaneler ve plnlarla
itham edilerek Kastamonudan Denizli Ar Ceza
Mahkemesine, yz yirmi alt talebesiyle beraber 1943
senesinde sevk ediliyor.
HAYE-1
Sonra, Risale-i Nur
Klliyatnda siyas bir mevzu olup olmadn tetkik iin
birka memurdan mteekkil bir ehl-i vukuf tekil
edilerek, msadere edilen Nur Risaleleri ve mektuplar
tetkike balannca, Bedizzaman, Bu vukufsuz ehl-i vukuf,
Risale-i Nuru tetkik edemez. Ankarada yksek, ilm bir
ehl-i vukuf tekil ettirilsin. Avrupadan feylesoar getirilsin.
Eer onlar bir su bulurlarsa, en ar cezaya razym der.
Bunun zerine Risale-i Nur Klliyat ve btn mektuplar,
Ankarada profesrler ve yksek limlerden mrekkep bir
ehl-i vukufa satr satr tetkik ettirilir. Ehl-i vukuf tarafndan,
Bedizzamann siyas bir faaliyeti yoktur. Onun
mesleinde cemiyetilik ve tarikatlk mevcut deildir.
Eserleri ilm ve imandir, Kurnn bir tefsiridir diye rapor
veriliyor. Mahkemeye veriliindeki ithamlar, delilsiz ve
ispatsz olduu iin, birtakm uydurma bahane ve
tertiplerden ibaret olduu anlalyor. Neticede,
Bedizzaman byk bir mdafaa yapyor. Nihayet,
mahkeme ittifakla 16.6.944 tarih ve 199/136 sayl beraat
kararn veriyor. Yz otuz para Risale-i Nur Klliyatnn
hepsine serbestiyet verip, sahiplerine tamamen iade
ediyor. Beraat kararn, Temyiz Birinci Ceza Dairesi,
30.12.1944 tarihli ilmla, ittifakla tasdik edip, Risale-i Nur
dvsnn hakkaniyeti kaziye-i muhkeme halini alyor.
Haiye-1 Denizlihapsinin yegne sebebi, Risale-i Nurun Isparta ve
Kastamonu merkez olarak sair vilyetlerde intiar ve bylece din
muhabbetinin gittike tezayd etmesi idi. Hatt, Denizli hapsinden az evvel,
Yedinci ua olan yetl-Kbr risalesi stanbulda gizli tab edilmiti. man
hakikatlerini harika bir surette izah ve ispat eden bu eser de din dmanlarn
tela drm ve Denizli hadisesine bir sebep gsterilmiti.
Bedizzaman Said Nurs ve talebelerinden bir ksm,
hapiste dokuz ay kaldktan sonra beraat karar zerine
tahliye ediliyor. Fakat Said Nurs Hazretlerini hapishanede
zehirliyorlar; lm tehlikesi geiriyor. Cenab- Hakkn
inayetiyle kurtuluyorsa da, tarihte hibir kimseye
yaplmayan zulm, ikence veihanetlere mruz braklyor.
Bedizzaman, gizli dinsiz mnafklarn tahriktyla girdii
btn mahkemelerde olduu gibi, bu idam plnyla
verildii mahkemede de hak ve hakikati, pervaszca ve
lm hie sayarak haykryor.
stad Bedizzaman, Denizlihapsinde Meyve Risalesini
telif etmitir. Bu risale, bilhare As-y Musa mecmuasnn
banda neredilmitir. Meyve Risalesini, iki Cuma
gnnde telif etmitir. Hapishanede bulunan btn Nur
Talebeleri ve dier mahpuslar, Meyve Risalesini yazmlar,
o risalenin hakikatleriyle itigal etmilerdir. Hapishaneye
kt sokulmuyordu. O eser, gizliceyazlmtr. Hatt kibrit
kutusuna yazmlar ve bu gibi artlar
altndaalmlardr
HAYE-1
Haiye-1 On Meseleden ibaret olan ok ehemmiyetli Meyve Risalesinden
nmune olmak zere Altnc ve Yedinci Meseleler, Denizli Hayatnn sonuna
dercedilmitir, mracaat edilsin.
Bedizzaman Said Nursnin Denizli
Mahkemesinde Yapt
Mdafaadan Baz Ksmlar

Evet, biz bir cemiyetiz ve yle bir cemiyetimiz var ki,


her asrda yz elli milyon dahil mensuplar var. Ve her
gn be defa namazla o mukaddes cemiyetin prensiplerine
keml-i hrmetle alkalarn ve hizmetlerini gsteriyorlar.
1
kuds programyla birbirinin
yardmna, dualaryla ve mnev kazanlaryla kouyorlar.
1. Mminler kardetirler. Hucurt Sresi, 49:10.
te, biz bu mukaddes ve muazzam cemiyetin
efradndanz. Ve hususi vazifemiz de, Kurnn iman
hakikatlerini tahkik bir surette ehl-i imana bildirip, onlar
ve kendimizi idam- ebedden ve daim ve berzah haps-i
mnferitten kurtarmaktr. Sair dnyev ve siyas ve
entrikal cemiyet ve komitelerle ve bizim medar-
ittihammz olan cemiyetilik gibi aslsz ve mnsz, gizli
cemiyetle hibir mnasebetimiz yoktur ve tenezzl
etmeyiz
Dnyaya karmak arzusu bizde bulunsayd, byle sinek
vzlts gibi deil, top gllesi gibi ses ve patlak verecekti.
Divan- Harb-i rfde ve Mustafa Kemalin hiddetine kar,
divan- riyasette, iddetli ve dokunakl mdafaa eden bir
adam, on sekiz sene zarfnda kimseye sezdirmeden dnya
entrikalarn eviriyor diye onu ittiham eden, elbette bir
garazla eder.
Bu meselede benim ahsmn veya baz kardelerimin
kusuruyla Risale-i Nura hcum edilmez. O dorudan
doruya Kurna balanm. Ve Kurn dahi Ar- zam ile
baldr. Kimin haddi var, elini oraya uzatsn, o kuvvetli
ipleri zsn?
Hem bu memlekete madd ve mnev bereketi ve
fevkalde hizmeti, otuz yt- Kurniyenin irtyla ve
mam- Ali radyallahu anhn kermt- gaybiyesiyle ve
Gavs- zamn (k.s.) kat ihbaryla tahakkuk etmi olan
Risale-i Nur, bizim di ve ahs kusurumuzla mesul olmaz
ve olamaz ve olmamal. Yoksa bu memlekete hem madd,
hem mnev tel edilmeyecek derecede zarar
olacak.
HAYE-1
Baz zndklarn eytanetiyle Risale-i Nura kar evrilen
plnlar ve hcumlar inaallah bozulacaklar. Onun akirtleri
bakalara kyas edilmez, dattrlmaz, vazgeirilmez,
Cenb- Hakkn inayetiyle malp edilmezler. Eer madd
mdafaadan Kurn men etmeseydi, bu milletin can
damar hkmnde umumun tevecchn kazanan ve her
tarafta bulunan o akirtler, eyh Said ve Menemen
hdiseleri gibi cz ve neticesiz hdiselerle bulamazlar.
Allah etmesin, eer mecburiyet derecesinde onlara
zulmedilse ve Risale-i Nura hcum edilse, elbette
hkmeti ifal eden zndklar ve mnfklar bin derece
piman olacaklar.
Elhsl, madem biz ehl-i dnyann dnyalarna
ilimiyoruz; onlar da bizim hiretimize, iman hizmetimize
ilimesinler.
Mevkuf
Said Nurs
Haiye-1 Bu istida, Kastamonu zelzelesinden yirmi gn evvel yazlmt.
Risale-i Nur bereketiyle her vilayetten ziyade fttan mahfuz kalmt. imdi
ft balad ve dvamz tasdik etti.

1
Efendiler,
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Size kat haber veriyorum ki, buradaki ztlarn, bizimle
ve Risale-i Nurla mnasebeti olmayan veya az
bulunanlardan baka, istediiniz kadar hakikkardelerim
ve hakikat yolunda hakikatli arkadalarm var. Biz Risale-
iNurun keyat- katiyesiyle iki kere iki drt eder
derecesinde sarslmaz bir kanaatla bilmiiz ki, lm bizim
iin, srr- Kurn ile, idam- ebedden terhis tezkeresine
evrilmi. Ve bize muhalif ve dallette gidenler iin, o kat
lm, ya idam- ebeddireer hirete kat iman
yoksaveya ebed ve karanlkl haps-i mnferittireer
hirete inansa ve sefahet ve dallette gitmise.Acaba
dnyada bu meseleden daha byk, daha ehemmiyetli bir
mesele-i insaniye var m ki, bu ona let olsun? Sizden
soruyorum.
Madem yoktur ve olamaz. Neden bizimle
urayorsunuz? Biz en ar cezanza kar kendimiz, lem-i
nura gitmek iin bir terhis tezkeresini alyoruz diye keml-i
metanetle bekliyoruz. Fakat bizi reddedip dallet hesabna
mahkm edenleri, sizi bu mecliste grdmz gibi,
idam- ebed ile ve haps-i mnferitle mahkm ve pek yakn
bir zamanda o dehetli cezay ekeceklerini mahede
derecesinde biliyoruz, belki gryoruz, onlara insaniyet
damaryla cidden acyoruz. Bu kat ve ehemmiyetli
hakikat ispat etmeye ve en mtemerridleri dahi ilzam
etmeye hazrm. Deil vukufsuz, garazkr, mneviyatta
behresiz ehl-i vukufa kar, belki en byk lim ve
feylesoarnza kar gndz gibi ispat etmezsem, her
cezaya razym!
te, yalnz bir nmune olarak, iki Cuma gnnde
mahpuslar iin telif edilen ve Risale-i Nurun umdelerini
ve hlsa ve esaslarn beyan ederek Risale-i Nurun bir
mdafaanamesi hkmne geen Meyve Risalesini ibraz
ediyorum ve Ankara makamatna vermek iin, yeni
harerle yazdrmaya mkltlar iinde gizli alyoruz.
te onu okuyunuz, tam dikkat ediniz. Eer kalbiniz
nefsinize karmambeni tasdik etmezse, bana imdiki
tecrid-i mutlak iinde her hakaret ve ikenceyi de yapsanz,
skt edeceim.
Elhsl, ya Risale-i Nuru tam serbest braknz, veyahut
bu kuvvetli vezedelenmez hakikati elinizden gelirse krnz!
Ben imdiye kadar sizi ve dnyanz dnmyordum ve
dnmeyecektim. Fakat mecbur ettiniz. Belki de sizi ikaz
etmek lzmd ki, kader-i lh bizi bu yola sevk etti. Biz de
1
dstur-u kudsyi
kendimize rehber edip, herbir skntlarnz sabr ile
karlayacaz diye azmettik.
Mevkuf
Said Nurs
1. Kadere iman eden, kederden emin olur.

1
Zaman- Saadetten imdiye kadar cri bir det-i
slmiyeye ittibaen Risale-i Nurun husus menbalar olan
yzer yt- mehureyi byk bir Enm gibi Hizb-i
Kurn yaptmz, Dinde tahrifat yapyor diye
muaheze etmiler.
Hem bir sene cezasn ektiim ve mahrem tutulan ve
zabtnamede kaydedildii gibi odun ynlar altndan
karlan Tesettr Risalesi ile bu sene yazlm ve
neredilmi gibi, bizi ittiham etmek ister. Hem Ankarada
hkmetin riyasetinde bulunan birisine (Mustafa Kemale)
sylediim itirazlara ve ar szlere mukabele etmeyip
skt eden ve o ldkten sonra, onun yanln gsteren bir
hakikat-i hadsiyeyi beyandaki ftr ve lzumlu ve kll ve
mahrem tenkitlerim, medar- mesuliyet yaplm. lm,
alkas kesilmi bir ahsn hatr nerede; hkmetin ve
milletin bir hatras ve Cenb- Hakkn bir tecell-i
hkimiyeti olan adaletleri, kanunlar nerede?
Hem biz hkmet-i cumhuriye esaslarndan en ziyade
kendimize medar- istinat ve onun ile kendimizi mdafaa
ettiimiz hrriyet-i vicdan esas, bizim aleyhimizde
medar- mesuliyet tutulmu. Gya biz hrriyet-i vicdan
esasna muarz gidiyoruz!
Hem medeniyetin seyyiatn ve kusurlarn tenkit
etmesinden, hatr ve haylime gelmeyen bir eyi
zabtnamelerde isnat ediyor: Gya ben radyo,
HAYE-1
tayyare ve imendiferin kullanlmasn kabul etmiyorum
diye, terakkiyat- hzra aleyhinde bulunduumla mesul
ediyor!
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Haiye-1 Radyo gibi azm bir nimet-i lhiyeye kar azm bir kr olmak iin,
Radyo Kurn okuyup btn zemin yzndeki insanlara dinlettirip, kre-i
havann bir hfz- Kurn olmasdr demitim.
te bu nmunelere kyasen, ne kadar hilf- adlet bir
muamele olduunu, inallah, insa ve adaletli olan
Denizli Mddeiumumsi ve Mahkemesi gstererek, o
zabtnamelerin evhamlarna ehemmiyet vermeyecekler.
Hem en acbi budur ki: Baka mahkemenin mdde-i
umumsi benden sordu: Mahrem Beinci uda demisin:
Ordu dizginini o dehetli ahsn elinden kurtaracak.
Muradn, orduyu hkmete kar itaatsizlie sevk
etmektir. Ben de dedim: Maksadm, o kumandan ya
lecek veya tebdil edilecek, ordu onun tahakkmnden
kurtulacak demektir. Acaba, hem gayet mahrem, sekiz
senede yalnz iki defa elime geen ve ayn zamanda
kaybedilen, hem hirzamana ait bir hadsin mnsn kll
bir surette beyan eden, hem asl eskiden telif edilen bir
risale, hem birtek nefer grmedii halde nasl sebeb-i
ittiham olur? Maatteessf, o insafszlarn o acip ittiham
iddianameye girmi.
Hem en garibi udur ki: Bir yerde demiim: Cenb-
Hakkn byk nimetleri olan tayyare, imendifer ve
radyoya, byk krle mukabele lzmken, beer kr
etmedi, tayyarelerle balarna bomba yad. Ve radyo yle
byk bir nimet-i lhiyedir ki, ona mukbil kr ise, o
radyo milyonlar dilli bir kll hfz- Kurn olup, btn
zemin yzndeki insanlara Kurn dinlettirsin.
1
Ve
Yirminci Szde Kurnn medeniyet harikalarndan gayb
haber verdiini beyan ederken, bir yetin iareti olarak,
krler imendiferle lem-i slm malp ederler
demiim. slm bu harikalara tevik ettiim halde, bir
sebeb-i ittiham olarak, imendifer ve tayyare ve radyo
gibi terakkiyat- hzra aleyhinde diye, iddianamenin
hirinde, beni evvelki mdde-i umumnin garazlarna
binaen ittiham eder.
1. stadmzn senelerce evvel haber verdii ve temenni ettii bir
hakikatmemleketimizde de tahakkuk etmi bulunuyor. Elhamd lillah,
imdiraydomuzda Kurn okunuyor. naallah yle bir zaman gelecektir ki,
Kurn hakikatleri olan Risale-i Nur, radyolarla ders verilecek, beeriyet byk
istifadelere nail olacaktr.
Talebeleri
Hem hibir mnasebeti olmad halde, bir adam
Risale-i Nurun ikinci bir ismi olan Risaletn-Nur
tbirinden, Kurnn nurundan bir risalettir, bir ilhamdr
demi. ddianamede baka yerin verdikleri yanl mn ile,
gya Risale-i Nur bir resuldr diye benim iin bir sebeb-i
ittiham tutulmu.
Hem mdafaatmda yirmi yerde kat bir surette
hccetlerle ispat etmiiz ki, btn dnyaya kar da olsa
din ve Kurn ve Risale-i Nuru let edemeyiz ve edilmez
ve biz onlarn bir hakikatini dnya saltanatna
deitirmeyiz ve bilil yleyiz. Bu dvnn emareleri yirmi
senede binlerdir. Madem byledir; ben ve biz btn
kuvvetimizle deriz:
1

Said Nurs
1. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.

1
ddianameye kar itiraznamenin
tetimmesidir
Bu itirazda muhatabm DenizliMahkemesi ve mddeiumumsi
deil, belki bata Isparta ve nebolu mddeiumumleri olarak,
yanl ve nks zabtnameleriyle buradaki acip iddianmeyi
aleyhimize verdiren garazkr ve vehham memurlardr.
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Evvel: Asl u fasl olmayan ve hatrma gelmeyen bir
siyas cemiyet namn msum ve siyasetle hi alkalar
olmayan Risale-i Nur talebelerine takp ve o daire iine
giren ve iman ve hiretinden baka hi bir maksatlar
bulunmayan bareleri, o cemiyetin niri, ya faal bir rkn
veya mensubu veya Risale-i Nuru okumu veya okutmu
veya yazm diye sulu sayp mahkemeye vermek ne kadar
adaletin mahiyetinden uzak olduunun kat bir hcceti
udur ki:
Kurn aleyhinde yazlan, Doktor Duzinin ve sair
zndklarn o muzr eserlerini okuyanlara, hrriyet-i kir ve
hrriyet-i ilmiye dsturuyla bir su saylmad halde,
hakikat-i Kurniyeyi ve imaniyeyi renmeye gayet
muhta ve mtak olanlara gne gibi bildiren Risale-i
Nuru okumak ve yazmak bir su saylm. Ve hem, yz
risale iinde yanl mn verilmemek iin mahrem
tuttuumuz ve nerine izin vermediimiz iki risalede
yalnz birka cmlelerini bahane gsterip itham etmi.
Halbuki, o risaleleribiri mstesnaEskiehir
Mahkemesi tetkik etmi, icabna bakm; ve mstesna ise,
hem istidamda ve hem itiraznamemde gayet kat cevap
verildii ve Elimizde nur var, siyaset topuzu yok diye
Eskiehir Mahkemesinde yirmi vech ile kat ispat edildii
halde, o insafsz mddeler, mahrem ve nerolunmayan
risalelerin drt cmlelerini btn Risale-i Nura temil
eder gibi, Risale-i Nuru okuyan ve yazan sulu ve beni de
hkmetle mbareze eder diye ittiham etmiler.
Ben ve bana yakn ve benimle gren dostlarm ihad
ve kasemle temin ederim ki, bu on seneden ziyadedir ki,
iki reisten ve bir mebustan ve Kastamonu Valisinden
baka, hkmetin erknn, vkelsn, kumandanlar,
memurlar, mebuslar kimler olduunu katiyen
bilmiyorum ve bilmeyi de merak etmemiim. Acaba hi
imkn var m ki, bir adam mbareze ettii adamlar
tanmasn ve bilmeyi merak etmesin? Dost mu, dman
m, karsndakini tanmasna ehemmiyet vermesin? Bu
hallerden anlalyor ki, bililtizam herhalde beni mahkm
etmek iin gayet aslsz bahaneleri icad ederler.
Madem keyyet byledir. Ben de burann mahkemesine
deil, belki o insafszlara derim:
Ben, sizin bana vereceiniz en ar cezanza da be para
vermem ve hi ehemmiyeti yok. nk ben kabir
kapsnda, yetmi yandaym. Byle mazlum ve msum
bir iki sene hayat ehadet mertebesiyle deitirmek,
benim iin byk saadettir. Risale-i Nurun binler
hccetleriyle kat imanm var ki, lm bizim iin bir terhis
tezkeresidir. Eer idam da olsa, bizim iin bir saat zahmet,
ebed bir saadetin ve rahmetin anahtar olur. Fakat, siz, ey
zndka hesabna adliyeyi artan ve hkmeti bizimle
sebepsiz megul eden insafszlar! Kat biliniz ve titreyiniz
ki, siz idam- ebed ile ve ebed haps-i mnferitle mahkm
oluyorsunuz. ntikammz sizden pek ok ve muzaaf bir
surette alnyor gryoruz. Hatt size acyoruz.
Evet, bu ehri yz defa mezaristana boaltan lm
hakikati, elbette hayattan ziyade bir istedii var. Ve onun
idamndan kurtulmak aresi, insanlarn her meselesinin
fevkinde en byk ve en ehemmiyetli ve en lzumlu bir
ihtiyac- zaruri ve katsidir. Acaba, bu areyi kendine bulan
Risale-i Nur akirtlerini ve o areyi binler hccetler ile
bulduran Risale-i Nuru di bahanelerle ittiham edenler ne
kadar kendilerini hakikat ve adalet nazarnda mttehem
oluyor, divaneler de anlar.
Bu insafszlar aldatan ve hibir mnasebeti olmayan bir
siyas cemiyet vehmini veren maddedir.
Birincisi: Eskiden beri benim talebelerim benimle
karde gibi iddetli alkadar olmalar, bir cemiyet vehmini
vermi.
kincisi: Risale-i Nurun baz kirtleri her yerde bulunan
ve cumhuriyet kanunlar msaade eden ve ilimeyen
vecemaat- slmiye heyetleri gibi hareket etmelerinden,
bir cemiyet zannedilmi. Halbuki o mahdut drt akirtin
niyetleri cemiyet memiyet deil, belki srf hizmet-i
imaniyede hlis bir kardelik ve uhrev tesanddr.
ncs: O insafszlar kendilerini dallet ve
dnyaperestlikte bildiklerinden ve hkmetin baz
kanunlarn kendilerine msaitbulduklarndan, kren
diyorlar ki: Herhalde Said ve arkadalarbizlere ve
hkmetin, bizim medence nmeru hevesatmza msait
kanunlarna muhaliftirler. yle ise muhalif bir cemiyet-i
siyasidirler. Ben de derim:
Hey bedbahtlar! Dnya ebed olsayd ve insan iinde
daim kalsayd ve insan vazifeler yalnz siyaset bulunsayd,
belki buiftiranzda bir mn bulunabilirdi. Hem eer ben
siyasetle iegirseydim, yz risalede on cmle deil, belki
bin cmleyi siyasetvri ve mbarezekrne bulacaktnz.
Hem farz- muhal olarak, eer biz dahi sizin gibi btn
kuvvetimizle dnya maksatlarna ve keyierine ve
siyasetlerine alyoruz diyeki; eytan da
bunuinandrmaya alamyor ve kimseye kabul ettiremez
haydi byle de olsa,madem bu yirmi senede hibir
vukuatmz gsterilmiyor; ve hkmet ele bakar, kalbe
bakamaz; ve herbir hkmette iddetli muhalier bulunur.
Elbette adliye kanunu ile bizleri mesul etmezsiniz. Son
szm:


1
Said Nurs
1. Allah bana yeter. Ondan baka ibdete lyk hibir ilh yoktur. Ben
Onatevekkl ettim. Yce Arn Rabbi de sadece Odur. Tevbe Sresi, 9:129.

1
Eskiehir Mahkemesinde gizli kalm, resmen zapta gememi
ve mdafaatmda dahi yazlmam bir eski hatray ve ltif bir
vaka-i mdafaay beyan ediyorum.
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Orada benden sordular ki: Cumhuriyet hakknda krin
nedir?
Ben de dedim: Eskiehir mahkeme reisinden baka
daha sizler dnyaya gelmeden ben dindar bir cumhuriyeti
olduumu elinizdeki tarihe-i hayatm ispat eder. Hlsas
udur ki: O zaman imdiki gibi, hli bir trbe kubbesinde
inzivada idim. Bana orba geliyordu. Ben de tanelerini
karncalara verirdim, ekmeimi onun suyuyla yerdim.
itenler benden soruyordular. Ben dederdim: Bu karnca
ve ar milletleri cumhuriyetidirler. O
cumhuriyetperverliklerine hrmeten, tanelerini karncalara
verirdim.
Sonra dediler: Sen Selef-i Salihne muhalefet
ediyorsun.
Cevaben diyordum: Hulef-i Ridn, herbiri hem
halife, hem reis-i cumhur idi. Sddk- Ekber (r.a.), Aere-i
Mbeereye ve Sahabe-i Kirama elbette reis-i cumhur
hkmnde idi. Fakat mnsz isim ve resim deil, belki
hakikat-i adaleti ve hrriyet-i eriyeyi tayan mn-y
dindar cumhuriyetin reisleri idiler.
te, ey mddeiumum ve mahkeme zlar.
Elli seneden beri bende bulunan bir krin aksiyle beni
ittiham ediyorsunuz. Eer lik cumhuriyet soruyorsanz,
ben biliyorum ki, lik mns, btaraf kalmak, yani
hrriyet-i vicdan dsturuyla, dinsizlere ve sefahetilere
ilimedii gibi, dindarlara ve takvclara da ilimez bir
hkmet telkki ederim. On senedir (imdi yirmi sene
oluyor) ki hayat- siyasiye ve itimaiyeden ekilmiim.
Hkmet-i Cumhuriye ne hal kesb ettiini bilmiyorum.
Eliyz billh, eer dinsizlik hesabna imanna ve
hiretine alanlar mesul edecek kanunlar yapan ve
kabul eden bir dehetli ekle girmise, bunu size bilperva
iln ve ihtar ederim ki, bin canm olsa, imana ve hiretime
feda etmeye hazrm. Ne yaparsanz yapnz, benim son
szm
1
olarak, siz beni idam ve
ar ceza ile zulmen mahkm etmenize mukbil derim:
Ben Risale-i Nurun kef-i katsiyle, idam olmuyorum.
Belki terhis edilip nur lemine ve saadet lemine
gidiyorum. Ve sizi, ey dallet hesabna bizi ezen
bedbahtlar, idam- ebed ile ve daim haps-i mnferitle
mahkm bildiimden ve grdmden, tamamyla
intikamm sizden alarak keml-i rahat- kalble teslim-i ruh
etmeye hazrm.
Mevkuf
Said Nurs
1. Allah bize yeter; O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173.

1
Efendiler,
ok emarelerle kat kanaatim gelmi ki, hkmet
hesabna, hissiyat- diniyeyi let ederek emniyet-i
dahiliyeyi ihll etmek iin bize hcum edilmiyor. Belki bu
yalanc perde altnda, zndka hesabna, bizim, imanmz
iin ve imana ve emniyete hizmetimiz iin bize hcum
edildiine ok hccetlerden bir hcceti udur ki:
Yirmi sene zarfnda, Risale-i Nurun yirmi bin nshalar
ve paralarn yirmi bin adamlar okuyup kabul ettikleri
halde, Risale-i Nurun akirtleri tarafndan emniyetin
ihlline dair hibir vukuat olmam ve hkmet
kaydetmemi ve eski ve yeni iki mahkeme bulmam.
Halbuki, byle kesretli ve kuvvetli propaganda, yirmi
gnde vukuatlar ile kendini gsterecekti. Demek hrriyet-i
vicdan prensibine zt olarak, btn dindar nasihatilere
mil, lstikli bir kanunun yz altm nc (163)
maddesi sahte bir maskedir. Zndklar, baz erkn-
hkmeti ifal ederek, adliyeyi artp, bizi herhalde
ezmek istiyorlar.
Madem hakikat budur; biz de btn kuvvetimizle deriz:
Ey dinini dnyaya satan ve kfr- mutlaka den
bedbahtlar! Elinizden ne gelirse yapnz. Dnyanz banz
yesin ve yiyecek. Yzer milyon kahraman balar feda
olduklar bir kuds hakikate bamz dahi feda olsun! Her
ceza ve idamnza hazrz. Hapsin harici, bu vaziyette, yz
derece dahilinden daha fenadr. Bize kargelen byle bir
istibdad- mutlak altnda hibir hrriyetne hrriyet-i
ilmiye, ne hrriyet-i vicdan, ne hrriyet-i diniye
olmamasndan, ehl-i namus ve diyanet ve taraftar-
hrriyet olanlara ya lmek veya hapse girmekten baka
are kalmaz. Biz de
2
diyerek
Rabbimize dayanyoruz.
Mevkuf
Said Nurs
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
2. Biz Allahn kullaryz; sonunda yine Ona dneceiz. Bakara Sresi, 2:156.

1
Mahkeme Reisi Ali Rza Beyefendi,
Hukukumu mdafaa etmek iin ehemmiyetli bir talebim
ve bir ricam var.
Ben yeni hareri bilmiyorum ve eski yazm da pek
nkstr, hem beni bakalarla grtrmyorlar. Adeta
tecrid-i mutlak iindeyim. Hatt iddianame on be
dakikadan sonra benden alnd. Hem avukat tutmak
iktidarm yok. Hatt size takdim ettiim mdafaatmn, ok
zahmetle, bir ksmn gizli olarak ancak yeni hare bir
suretini alabildim. Hem Risale-i Nurun bir nevi
mdafaanamesi ve mesleinin hlsas olan Meyve
Risalesinin bir suretini mdeiumuma vermek iin ve bir iki
suretini Ankara makamatna gndermek iin yazdrmtm.
Birden onlar elimden aldlar, daha vermediler. Halbuki
Eskiehir adliyesi, bize bir makineyi hapse gnderdi. Biz
mdafaatmz onda, yeni hare, bir iki nsha yazdk; hem
o mahkeme dahi yazd. te ehemmiyetli talebim: Ya bize
bir makineyi siz veriniz veya bize msaade ediniz, biz celb
edeceiz, t ki hem mdafaatm, hem Risale-i Nurun
mdafaanamesi hkmndeki risaleyi yeni hare iki
suretini alp, hem Adliye Vekletine, hem Heyet-i Vekileye,
hem Meclis-i Mebusana, hem r-y Devlete
gndereceiz. nk, iddianamede btn esas, Risale-i
Nurdur. Ve Risale-i Nura ait dv ve itiraz, cz bir hdise
ve ahs bir mesele deil ki ok ehemmiyet verilmesin.
Belki bu milleti ve memleketi ve hkmeti cidd alkadar
edecek ve dolaysyla lem-i slmn nazar- dikkatini
ehemmiyetli bir surette celb edecek bir kll hdise
hkmnde ve umum bir meseledir.
Evet Risale-i Nura perde altnda hcum eden, ecneb
parmayla bu vatandaki milletin en byk kuvveti olan
lem-i slmn tevecchn ve muhabbetini ve uhuvvetini
krmak ve nefret verdirmek iin siyaseti dinsizlie let
ederek perde altnda kfr- mutlak yerletirenlerdir ki,
hkmeti ifal ve adliyeyi iki defadr artp der: Risale-i
Nur ve akirtleri dini siyasete let eder; emniyete zarar
ihtimali var.
Hey bedbahtlar! Risale-i Nurun geri siyasetle alkas
yoktur. Fakat kfr- mutlak krd iin, kfr- mutlakn alt
olan anarilii ve st olan istibdad- mutlak esasyla
bozar, reddeder. Emniyeti, syii, hrriyeti, adaleti temin
ettiine yzer hccetlerden biri, bu mdafaanamesi
hkmndeki Meyve Risalesidir. Bunu l bir heyet-i ilmiye
ve itimaiye tetkik etsinler. Eer beni tasdik etmezlerse,
ben her cezaya ve ikenceli idama razym.
Mevkuf
Said Nurs
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.

1
Reis Beyefendi,
Kararnamede madde esas tutulmu:
Birisi,cemiyettir. Ben buradaki btn Risale-i Nur
akirtlerini ve benimle grenleri veya okuyan ve
yazanlarn ayniyle ihad ediyorum. Onlardan sorunuz ki,
ben hi birisine dememiim: Bir cemiyet-i siyasiye veya
cemiyet-i Nakiye tekil edeceiz. Daima dediim budur:
Biz, imanmz kurtarmaya alacaz. Umum ehl-i iman
dahil olduklar ve yz milyondan ziyade efrad bulunan
bir mukaddes cemaat-i slmiyeden baka mbeynimizde
medar- bahs olmadn ve Kurnda Hizbullah nm
verilen ve umum ehl-i imann uhuvveti cihetiyle kendimizi,
Kurna hizmetimiz iin Hizbl-Kurn, Hizbullah
dairesinde bulmuuz. Eer kararnamede bu mn murad
ise, btn ruhumuzla, keml-i iftiharla itiraf ederiz. Eer
baka mnlar murad ise, onlardan haberimiz yoktur!
kinci madde: Kararnamenin itirafyla, Kastamonu
zabtasnn rapor ve tasdikiyle, hi nerolunmayacak tarzda
odun ve kmr ynlar altnda ve mhl sandklarda
bulunan ve Eskiehir Mahkemesinin tetkikinden ve
tenkidinden geen ve bir haf cezay ektiren ve katiyen
mahrem tutulan Tesettr Risalesi ve Hcumat- Sitte ve
Zeyli risalesi gibi kitaplardan baz cmlelerine yanl
mn vererek, dokuz seneevvelki zamana bizi gtrp,
cezasn ektiimiz sula mesul etmekistiyor.
nc madde: Kararnamede ka yerinde Devletin
emniyetini ihll edebilir veya yapabilir gibi tbirlerle
imknat, vukuat yerinde istimal edilmi. Herkes,
mmkndr ki, bir katl yapsn. Bu imkn ile mesul olabilir
mi?
Mevkuf
Said Nurs
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.

1
Reis Beyefendi,
Ankara makamatna ve Reis-i cumhura istida suretinde
gnderdiim mdafaanamemi ve Bavekletin de bunu
ehemmiyetle kabul ettiklerini gsteren cevab mektubunu
rabten sunuyorum, takdim ederim. Makam- iddiann
aleyhimizde beyan ettii aslsz, ittihamkrne evhamn
kat cevaplar bu mdafaatmda vardr. Sair yerlerin
garazkrne ve sath zabtnamelerine bina edilen burann
ehl-i vukuf raporunda hilf- vki ve mantksz ok szler
vardr ki, onlara kar da bu itiraznamem takdim edilmiti.
Ezcmle: Size evvelce arz ettiim gibi, Eskiehir
Mahkemesine, 163nc madde ile beni mahkm etmek
istedikleri zaman demitim: Hkmet-i Cumhuriyenin iki
yz mebusu iinde ayn rakam 163 mebusun imzalaryla
Vandaki drlfnunuma (medreseme) yz elli bin banknot
tahsisat kabul etmeleri ve onunla hkmet-i cumhuriyenin
bana kar tevecch, bu 163nc maddeyi hakkmda
hkmden iskat ediyor dediim halde, o ehl-i vukuf, 163
mebus Said aleyhinde takibat yapmlar diye tahrif etmi!
te makam- iddia da, bu ehl-i vukufun byle btn btn
aslsz ittihamlarna binaen bizi mesul tutuyor. Halbuki,
meclisinizin kararyla, en yksek heyet-i ilmiye ve
fenniyenin tetkikine ve tahkikine havale edilen Risale-i
Nurun btn eczalar tetkikten sonra, bilittifak,
hakkmzda: Saidin ve Risale-i Nur akirtlerinin
yazlarnda dini, mukaddesat let edip devletin emniyetini
ihlle tevik veya bir cemiyet kurmak ve hkmete kar
bir su-i maksad bulunmak kasdnda olduunu gsterir bir
sarahat ve emare olmadn ve Saidin akirtleri,
muhaberelerinde hkmete kar kt bir kast beslemek,
bir cemiyet kurmak veya tarkat gtmek kriyle hareket
etmedikleri anlalmaktadr diye mttekan karar
vermiler.
Hem ehl-i vukuf, Said Nursnin yzde doksan risalesi,
hem samim, hem hasb, hem ilim ve hakikat ve din
esaslarndan hibir cihetle ayrlmamlar; bunlarda, dini
let etmek veya cemiyet tekil etmeye, emniyeti ihll
hareketinin bulunmad sarihtir. akirtlerin birbiriyle ve
Said Nurs ile muhabere mektuplar da bu nevidendirler.
Be on mahrem ve ekvl ve gayr- ilm olan risalelerden
baka btn risaleleri herbiri bir yetin tefsiri ve bir hads-i
erin hakikati namna yazlmlardr. Din, iman, Allah,
peygamber, hiret akdelerini ve ibarelerini aka
anlatmak iin temsillerle yazlm ve ilm grleri ve
ihtiyarlara ve genlere ahlk tler ve hayat
tecrbesinden alnm ibretli vakalar ve faideli
menkbeleri ihtiva eden, mevcudun yzde doksann tekil
eden risalelerdir. Hkmete ve idareye ve syie iliecek
ciheti yoktur diye mttekan karar vermiler.
te, makam- iddia, bu yksek ehl-i vukufun raporuna
bakmayarak, eski ve mevve ve nks rapora binaen acip
tarzlarda bizi ittiham etmesinden, hakikaten fevkalhad
mteessir bulunmaktayz. Bu insa mahkemenin
msellem insaarna elbette yaktrmayz. Hatt
temsilde hata olmasnbir Bektaiye Niin namaz
klmyorsun? demiler. O da Kurnda
2

var demi. Ona demiler: Bunun arkasn, yani
3
y da oku denildiinde, Ben hafz deilim
demi olmas kbilinden, Risale-i Nurun bir cmlesini
tutup o cmleyi tdil ve neticeyi beyan eden hirini
almayarak aleyhimizde verilmektedir. Takdim edeceim
mdafaanamemde, o iddianameye kar mukayese
edildiinde bunun otuz krk misali grlecektir. Bu
nmunelerden ltif bir vakay beyan ediyorum:
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
2. Namaza yaklamayn Nis Sresi, 4:43.
3. Sarho iken Nis Sresi, 4:43.
EskiehirMahkemesinde makam- iddiann naslsa bir
sehiv neticesi, Risale-i Nurun iman derslerine Halklar
ifsad ediyor gibi bir tbir ve sonradan o tbirden
vazgetii halde, Risale-i Nur akirtlerinden Abdrrezzak
nmnda bir zt mahkemeden bir sene sonra demi:
Hey bedbaht! Otuz yt- Kurniye irtnn
takdirine mazhar ve mam- Alinin (r.a.) kerametinin
ihbar- gaybsiyle ve Gavs- zamn (k.s.) kuvvetli bir
tarzda ihbaryla kymet-i diniyesi tahakkuk eden ve bu
yirmi sene zarfnda idareye hibir zarar dokunmayan ve
hi kimseye hibir zarar vermemesiyle beraber binler
vatan evldn tenvir ve irad eden ve imanlarn
kuvvetlendiren ve ahlklarn dzelten Risale-i Nurun
iradlarna ifsad diyorsun. Allahtan korkmuyorsun, dilin
kurusun! demi.
imdi, bu akirdin hakl olarak bu szn makam- iddia
grd halde, Said, etrafna fesat sam tabirini
insafnza ve vicdannza havale ediyorum.
Makam- iddia, Risale-i Nurun itima derslerine
ilimek kriyle, Dinin taht ve makam, vicdandr; hkme,
kanuna balanmaz. Eskiden balanmasyla itima
kemekeler olmutur dedi. Ben de derim ki:
Din yalnz iman deil; belki amel-i salih dahi dinin ikinci
czdr. Acaba katl, zina, sirkat, kumar, arap gibi hayat-
itimaiyeyi zehirlendiren pek ok byk gnahlar
ileyenleri onlardan men etmek iin, yalnz hapis korkusu
ve hkmetin bir hayesinin grmesi tevehhm k gelir
mi? O halde, her hanede, belki herkesin yannda daima bir
polis, bir haye bulunmak lzm gelir ki, serke nesler
kendilerini o pisliklerden eksinler. te Risale-i Nur, amel-i
salih noktasnda, iman cnibinden, herkesin banda her
vakit bir mnev yasaky bulundurur. Cehennem hapsini
ve gazab- lhyi hatrna getirmekle fenalktan kolayca
kurtarr.
Hem, makam- iddia bir risalenin gzel ve fevkalde
kerametkrne bir tevfukunun imza edilmesiyle bir
cemiyet efrad diye mnasz bir emare beyan etmi.
Acaba esnaarn ve hanclarn defterlerinde bulunan bu
nevi imzalara cemiyet nvan verilir mi? Eskiehirde ayn
byle bir vehim oldu. Cevap verdiim ve Mucizat-
Ahmediye Risalesini gsterdiim zaman taaccple
karladlar. Eer mbeynimizde dnyev bir cemiyet
olsayd, bu derece benim yzmden zarar grenler, elbette
keml-i nefretle benden kaacak idiler. Demek, nasl ben
ve biz, mam- Gazli ile irtibatmz var, kopmuyor; nk
uhrevdir, dnyaya bakmyor. Aynen yle de, bu msum ve
sf ve hlis dindarlar, benim gibi bir bareye iman
derslerinin hatr iin bir kuvvetli alka gstermiler.
Ondan bu aslsz, mevhum bir cemiyet-i siyasiye vehmini
vermi. Son szm:

1
Mevkuf, haps-i mnferitte
Said Nurs
1. Bize Allah yeter. O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173

1
Bu gelen ksm ok ehemmiyetlidir
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Son szn mhim bir paras
Efendiler, Reis Bey, dikkat ediniz! Risale-i Nuru ve
akirtlerini mahkm etmek, dorudan doruya kfr-
mutlak hesabna, hakikat-i Kurniye ve hakaik-i imaniyeyi
mahkm etmek hkmne gemekle, bin yz seneden
beri her senede yz milyon onda yrm ve yz
milyar Mslmanlarn hakikate ve saadet-i dreyne giden
cadde-i kbrlarn kapatmaya almaktr ve onlarn
nefretlerini ve itirazlarn kendinize celb etmektir. nk o
caddede gelip gidenler, gelmi gemilere dualar ve
hasenatlaryla yardm ediyorlar. Hem bu mbarek vatann
bana bir kyamet kopmaya vesile olmaktr. Acaba
mahkeme-i kbrada, bu yz milyar dvclarn
karsnda sizden sorulsa ki, Doktor Duzinin, batan
nihayete kadar serp slmiyetiniz ve vatannz ve dininiz
aleyhinde ve frenke Tarih-i slam namndaki eseri ki,
zndklarn ktphanelerinizdeki eserlerine, kitaplarna ve
serbest okumalarna ve o kitaplarn akirtleri, kanununuzca
cemiyet eklini almalaryla beraber, dinsizlik veya
komnistlik veya anaristlik veya pek eski ifsad komitecilik
gibi siyasetinize muhalif cemiyetlerine ilimiyordunuz?
Neden hibir siyasetle alkalar olmayan ve yalnz iman ve
Kurn cadde-i kbrsnda giden ve kendilerini ve
vatandalarn idam- ebedden ve haps-i mnferitten
kurtarmak iin Kurnn hakik tefsiri olan Risale-i Nur gibi
gayet hak ve hakikat bir eseri okuyanlara ve hibir siyas
cemiyetle mnasebeti olmayan o hlis dindarlarn
birbiriyle uhrev dostluk ve uhuvvetlerine cemiyet nm
verip ilimisiniz? Onlar pek acip bir kanunla mahkm
ettiniz ve etmek istediniz? dedikleri zaman ne cevap
vereceksiniz? Biz de sizlerden soruyoruz.
Ve sizi ifal eden ve adliyeyi artan ve hkmeti
bizimle vatana ve millete zararl bir surette megul eyleyen
muarzlarmz olan zndklar ve mnafklar, istibdad-
mutlaka cumhuriyet nm vermekle, irtidad- mutlak
rejim altna almakla, sefahet-i mutlaka medeniyet ismi
vermekle, cebr-i keyf-i kfrye kanun ismini takmakla
hem sizi ifal, hem hkmeti igal, hem bizi perian
ederek, hkimiyet-i slmiyeye ve millete ve vatana ecnebi
hesabna darbeler vuruyorlar.
Ey efendiler,
Drt senede drt defa dehetli zelzeleler, tam tamna
drt defa Risale-i Nur akirtlerine iddetli bir surette
taarruz ve zulm zamanlarna tevafuku ve herbir zelzele
dahi tam taarruz zamannda gelmesi; ve hcumun
durmasyla zelzelenin durmas iaretiyle, imdiki
mahkmiyetimizle gelen semv ve arz bellardan siz
mesulsnz!
Denizli Hapishanesinde tecrid-i mutlak
ve haps-i mnferitte mevkuf
Said Nurs

1
Son szn bir ksm
Efendiler,
imdiki hayat- itimaiyeyi bilemediimden, makam-
iddiann gidiatna gre, sizce musammem
mahkmiyetimize bir bahane olmak iin, pek musrrne
ileri srdnz cemiyetilik ittihamna kar pek ok kat
cevaplarmz Ankara ehl-i vukufunun dahi mttekan
tasdikleriyle beraber, bu derece bu noktada srarnza ok
hayret ve taaccpte bulunurken kalbime bu mn geldi:
1. Her trl kusur ve noksandan uzak olan Allahn adyla.
Madem, hayat- itimaiyenin bir temel ta; ve ftrat-
beeriyenin bir hcet-i zaruriyesi; ve aile hayatndan t
kabile ve millet ve slmiyet ve insaniyet hayatna kadar
en lzumlu ve kuvvetli rbta; ve her insann kinatta
grd ve tek bana mukabele edemedii medr- zarar
ve hayret ve insan ve slm vazifelerin ifasna mni
madd ve mnev esbabn tehacmatna kar bir nokta-i
istinat ve medar- tesell olan dostluk ve kardene cemaat
ve toplanmak ve samimne uhrev cemiyet ve uhuvvet,
siyas cephesi olmad halde ve bilhassa hem dnya, hem
din, hem hiret saadetlerine kat vesile olarak iman ve
Kurn dersinde hlis bir dostluk ve hakikat yolunda bir
arkadalk ve vatanna ve milletine zararl eylere kar bir
tesant tayan Risale-i Nur akirtlerinin pek ok takdir ve
tahsine yn ders-i imanda toplanmalarna, cemiyet-i
siyasiye nmn verenler, elbette ve herhalde, ya gayet
fena bir surette aldanm veya gayet gaddar bir anaristtir
ki, hem insaniyete vahiyne dmanlk eder, hem
slmiyete Nemrudne adavet eder, hem hayat-
itimaiyeye anariliin en bozuk ve mteredd tavryla
husumet eder ve bu vatana ve millete ve hkimiyet-i
slmiyeye ve din mukaddesata kar mrtedne,
mtemerridne, andne mcadele eder. Veya ecneb
hesabna bu milletin can damarn kesmeye ve bozmaya
alan el-hanns bir zndktr ki, hkmeti ifal ve adliyeyi
artr, t o eytanlara, ravunlara, anaristlere kar
imdiye kadar istimal ettiimiz mnev silhlarmz,
kardelerimize ve vatanmza evirsin veya krdrsn.
Mevkuf
Said Nurs
Efendiler,
Otuz krk seneden beri ecneb hesabna ve kfr ve
ilhad namna bu milleti ifsad ve bu vatan paralamak
kriyle, Kurn hakikatine ve iman hakikatlerine her
vesileyle hcum eden ve ok ekillere giren bir gizli ifsad
komitesine kar, bu meselemizde kendilerine perde
yaptklar insafsz ve dikkatsiz memurlara ve bu
mahkemeyi artan onlarn Mslman kisvesindeki
propagandaclarna hitaben, fakat sizin huzurunuzda
zhiren sizinle bir ka sz konuacama msaade ediniz
(Fakat ikinci gn beraat karar o dehetli konumay
geriye brakt.)
Tecrid-i mutlakta ve haps-i mnferitte mevkuf
Said Nurs
Mhim bir suale hakikatli bir cevaptr
Byk memurlardan bir ka zt benden sordular ki:
Mustafa Kemalsana yz lira maa verip, Krdistana ve
vilyt- arkiyeye, eyh Sins yerine viz-i umum
yapmak teklini neden kabul etmedin? Eer kabul
etseydin, ihtill yznden kesilen yz bin adamn
hayatlarn kurtarmaya sebep olurdun dediler.
Ben de onlara cevaben dedim ki: Yirmier, otuzar
senelik hayat- dnyeviyeyi o adamlar iin kurtarmadma
bedel, yz binler vatandaa, herbirisine milyonlar sene
uhrev hayat kazandrmaya vesile olan Risale-i Nur, o
zyiatn yerine binler derece i grm. Eer o tekli ben
kabul etseydim, hibir eye let olamayan ve tbi olmayan
ve srr- ihls tayan Risale-i Nur meydana gelmezdi.
Hatt ben, hapiste muhterem kardelerime demitim: Eer
Ankaraya gnderilen Risale-i Nurun iddetli tokatlar iin
beni idama mahkm eden ztlar, Risale-i Nur ile
imanlarn kurtarp idam- ebedden necat bulsalar, siz
ahit olunuz, ben onlar da ruh u canmla hell ederim.
Beraetimizden sonra Denizlide beni tarassutla tciz
edenlere ve byk mirlerine ve polis mdryle
mfettilere dedim: Risale-i Nurun kbil-i inkr olmayan
bir kerametidir ki, yirmi sene mazlumiyet hayatmda, yzer
risale ve mektuplarmda ve binler akirtlerde hibir
cereyan, hibir cemiyet ile ve dahil ve haric hibir komite
ile hibir vesika, hibir alka, dokuz ay tetkikatta
bulunmamasdr. Hibir krin ve tedbirin haddi midir ki, bu
hrika vaziyeti versin? Birtek adamn, birka senedeki
mahrem esrar meydana ksa, elbette onu mesul ve
mahcup edecek yirmi madde bulunacak. Madem hakikat
budur; ya diyeceksiniz ki, Pek harika ve malp olmaz bir
deha bu ii eviriyor. Veya diyeceksiniz: Gayet
inayetkrne bir hfz- lhdir. Elbette byle bir deh ile
mbareze etmek hatadr. Millete ve vatana byk bir
zarardr; ve byle bir hfz- lh ve inyet-i Rabbniyeye
kar gelmek, ravunne bir temerrddr.
Eer deseniz: Seni serbest braksak ve tarassut ve
nezaret etmesek derslerinle ve gizli esrarnla hayat-
itimaiyemizi bulandrabilirsin.
Ben de derim: Benim derslerim, bilistisna btn
hkmetin ve adliyenin eline gemi; bir gn cezay mcip
bir madde bulunmam. Krk elli bin nsha risale, o
derslerden milletin ellerinde dikkat ve merakla gezdii
halde, menfaatten baka hibir zarar hibir kimseye
olmad, hem eski mahkemenin, hem yeni mahkemenin
mcib-i mesuliyet bir madde bulamamalar cihetiyle,
yenisi ittifakla beraetimize ve eskisi, dnyaca bir byn
hatr iin yz otuz risaleden be on kelime bahane edip,
yalnz kanaat- vicdaniye ile yz yirmi mevkuf
kardelerimden yalnz on be adama altar ay ceza
verebilmesi kat bir hccettir ki, bana ve Risale-i Nura
ilimeniz mnsz bir tevehhmle irkin bir zulmdr.
Hem daha yeni dersim yok ve bir srrm gizli kalmad ki
nezaretle tdiline alsanz...
Ben imdi hrriyetime ok muhtacm. Yirmi seneden
beri lzumsuz ve haksz ve faidesiz tarassutlar artk yeter!
Benim sabrm tkendi. htiyarlk vaziyetinden, imdiye
kadar yapmadm bedduay yapmak ihtimali var.
Mazlumun h t Ara kadar gider
1
diye bir kuvvetli
hakikattir.
1. Buhar, Cihad: 18, Zekt: 62, Maz: 60, Mezalim: 9; Mslim, man: 29; Ebu
Davud, Zekt: 5; Tirmiz, Zekt: 6, Birr: 67; Nes, Zekt: 1, 46; bni Mce, Zekt:
1; Msned: 1:222, 2:102.
Sonra o zlim, dnyaca byk makamlarda bulunan
bedbahtlar dediler: Sen, yirmi senedir birtek defa
takkemizi bana koymadn. Eski ve yeni mahkemelerin
huzurunda ban amadn,eski kyafetinle bulundun.
Halbuki on yedi milyon bu kyafete girdi.
Ben de dedim: On yedi milyon deil, belki yedi milyon
da deil, belki rzasyla ve kalben kabulyle ancak yedi bin
Avrupa-perest sarholarn kyafetlerine ruhsat- eriye ve
cebr-i kanun cihetiyle girmektense, azmet-i eriye ve
takv cihetiyle, yedi milyar ztlarn kyafetlerine girmeyi
tercih ederim. Benim gibi yirmi be seneden beri hayat-
itimaiyeyi terkeden adama inat ediyor, bize muhaliftir
denilmez. Haydi, inat dahi olsa, madem Mustafa Kemal o
inad kramad ve iki mahkeme krmad ve vilyetin
hkmetleri onu bozmad; siz neci oluyorsunuz ki,
beyhude hem milletin, hem hkmetin zararna, o inadn
krlmasna abalyorsunuz? Haydi siyas muhalif de olsa,
madem tasdikinizle yirmi senedir dnya ile alkasn kesen
ve mnen yirmi seneden beri lm bir adam, yeniden
dirilip, faidesiz kendine ok zararl olarak hayat- siyasiyeye
girerek sizin ile uramaz. Bu halde onun muhalefetinden
tevehhm etmek, divaneliktir. Divanelerle cidd konumak
dahi bir divanelik olmasndan, sizin gibilerle konumay
terk ediyorum. Ne yaparsanzminnet ekmem dediim!
onlar hem kzdrd, hem susturdu. Son szm:

1


2
1. Bize Allah yeter. O ne gzel vekildir. l-i mrn Sresi, 3:173
2. Allah bana yeter. Ondan baka ibdete lyk hibir ilh yoktur. Ben
Onatevekkl ettim. Yce Arn Rabbi sadece Odur. Tevbe Sresi, 9:129.
slmiyet dmanlar, Bedizzaman Said Nurs ve Nur
talebelerini mahkemelere sevk ederken, ortala korkular ve
tehditler yayarlar, resm makamlara btn btn uydurma
malmatlar yazdrrlar, herkesi Bedizzaman ve Risale-
iNurdan uzaklatrmak iin urarlar, Nur talebelerinin
aralarna fesad sokarak tesandlerini bozmak iin entrikalar
evirirler.
Bedizzaman Said Nurs, Nur talebelerinin menf
propagandalara aldanmamalar ve hem de Nur
talebelerinin, sevgili stadlaryla grmek itiyak iddetli
olduundan bu ruh ihtiyac tatmin iin, sair zamanlarda
olduu gibi, Denizli hapsinde de yazd mektuplardan bir
ksmn buraya dercediyoruz. Hapishanelerde yazlan
mektup ve eserleri Nur talebeleri gizlice stadlarndan
getirmeyi temin ederler. Zira Hazret-i stad, her
hapishanede tecrid-i mutlak iinde braklm ve
bakalaryla grmesi yasak edilmitir.
Bu fkra bir casus vastasyla resm memurlarn
eline getii iin Lhikaya girmitir

1

2
Ramazan- erif ten birgn evvel, gizli zndk
dmanlarm tarafndan verildiine kuvvetli ihtimal
verdiimiz-doktorun tasdikiyle-bir zehirin hastalyla
hararetim krk dereceden gemeye balam iken,
Kastamonuda adliye mddeiumumileri ve taharr
komiserleri, menzilimi taharr etmeye geldiler. Ben, o
dakikadan sonra, bama gelen dehetli taarruzu, bir hiss-i
kablelvuku ile anlayarak ve iddetli zehirli hastalm
dahi lme gidiyor diye Isparta vilyetinde kymettar
kardelerimin kucaklarnda teslim-i ruh edip o mbarek
toprakta defnolmam, kalben niyaz ettim. Hizbl-Ekberl-
Kurn atm. Birden bu yet-i Kerime

3
karma kt,
1. Her trl noksan sfatlardan yce olan Allahn adyla.
2. Hibir ey yoktur ki Allah hamd ile tesbih etmesin. sr Sresi, 17:44.
3. Rabbinin hkm gelinceye kadar sabret. Muhakkak Sen bizim himyemiz
altndasn.Rabbini hamd ile tesbih et! Tr Sresi, 52:48.
Bana bak! dedi. Ben de baktm, kuvvetli emare ile
mn-y iar bana ve bize teselli veriyor. imdi bamza
gelen bu musibeti bir cihette hie indirdi ve Ispartaya
mevkufen beinci nefyimi, o kalb duamn kabul olmasna
delil eyledi.
Birinci emare: (eddeler saylr.) Hesab- ebced ile bin
yz altm iki, bu senenin Arab ayn tarihine tevafuk
edip, mnsyla der: Sabreyle! Bana gelen kaza-y
Rabbniyeye teslim ol! Sen inayet gz altndasn, merak
etme! Gecelerde tesbihat ve tahmidata devam eyle!
Tahlil: alt yz; drt iki yz; bir bir yz; bir
bir bir iki yz on; drt bir yz elli; bir bir
krk; bir dokuz bir bir drt altm iki eder.
Yeknu bin yz altm iki ederek, bu senenin ayn
tarihine ve bamza gelen musibetin ayn dakikasna tam
tamna tevafuku, kuvvetli bir emaredir. .....
nc emarenin beyanna imdilik lzum
olmadndan yazdrlmad.
Said Nurs

1
Bu hdise tesiriyle ben kendimi msum kardelerime
rza-y kalb ile feda etmeye kat azm cezmettiim ve
aresini kren aradm vakitte, Celceltiyeyi okudum.
Birden hatra geldi ki, mam- Ali Radyallahu Anh Y
Rab aman ver! diye dua etmi. naallah, o duann srryla
selmete karsnz.
Evet, Hazret-i Ali Radyallahu Anh, Kaside-i
Celceltiyede iki suretle Risale-i Nurdan haber verdii
gibi, yetl-Kbr risalesine iareten:
der. Bu iarette ma
eder ki, yetl-Kbr yznden ehemmiyetli bir musibet
Risale-i Nur talebelerine gelecek ve yetl-Kbr hakk
iin o ve musibetten akirtlerine aman ver diye
niyaz eder, o risaleyi ve menban efaati yapar. Evet,
yetl-Kbr risalesinin tab bahanesiyle gelen musibet,
aynen o remz-i gaybyi tasdik etti.
Hem o kasidede, Risale-i Nurun mhim eczalarna