T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

3.2.13.14.4.1.4. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.1.5.1.2. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.10. Entegre Tekstil Firmaları Adı.2.1. Üniteler ve Sistemlerin Adları.11.4.3.1. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.11.C.15.1. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.1. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.12.12.4.2.5. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1.3.17.13.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI. Türkiye Araç Parkı XI.1.4. Üretim Çeşitleri. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI.4.3.15. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.1. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.3. Halı Çeşidi Kapasite.2. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.5.2.2.13.6.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii . Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.1.11. Makine Halı Sektörü. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.T.16. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.4. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.11.10.3. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.4. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.3.15.10.13.14.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.2.1.15.5. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.12. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII.15.2. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer.15.1.12.16.1.3.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.1.

2. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.1.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.2.1.2.1.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix . Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.3. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.5. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.5.1.2.4.T.1. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV.2.2. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.3.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI.5.2. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.2.3.7. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.3.6.2. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.5.5.1.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII.3. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.2.4.2.3.2.3.1. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.1. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.1.3.C.1. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV. Yıllık Nüfus Artış Hızı.

1. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.1. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.5. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII.2.3.5.1. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.9.4.2.3.3. Yakma Üçgeni Şeması XI.1.15.12. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.4.3.1.1. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI. Asit Testi Akım Şeması XI. XI.11.2.4.T. Asbest Üretimi Akım Şeması XI.2.3. Şeker Üretim Akım Şeması XI. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.3.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI.11. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.10.1.10. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.7. IV:2. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.12. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.10. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.2. Akrilonitril Üretim Şeması XI.2.15.C.1.1.1.5.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.3.10.2.5.1.1.1.2.5.2.1. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII.10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.7.1.2. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.1.2.15. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması. Şeması XI. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.5.2. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.15. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.5.17. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.2.5. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .6. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI.4.2.1.2.

C Grupları) Su Kalite Haritası IV. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .14.1. Türkiye Fiziki Haritası I.16. Türkiye Jeoloji Haritası I. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.3.1.2.3.5.3.2. Yeşilırmak Havzası (A. Türkiye Eğim Haritası II.2.1 .13.2. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.3.C. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.4.1. Sakarya Havzası (A. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.9.4.6.2.2.12. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Seyhan Havzası (A. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.1.3. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.5.3.2.2. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.1. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3. Türkiye Orman Varlığı Haritası II. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Porsuk Çayı (A.B.3.3.3.B.2.11. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.3.3.2. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.3.4.C Grupları)Su Kalite Haritası IV. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.2. Gediz Havzası (A.15.2. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3.2.2.10.3.2. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.2.3.3.2.B. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.2.B.3.18.1.2.1.2.3.3.2.17. Türkiye Siyasi Haritası I.7.T. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.8.2. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.B. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.2.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3.2.

1.2. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.19.T.3. Gübre Sanayi Haritası XI. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.3.1.2. Türkiye Karayolları Haritası XII. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI. Milli Parklar Haritası VI.1.3.4. Çimento Sanayi Haritası XII.1. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.5.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Termik Santraller Haritası XI.2.4.3.7. Kağıt Sanayi Haritası XI.1. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.2. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V. Demiryolları Haritası XII. Kuş Göç Yolları Haritası X. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI.4. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.5.C.2.1.6 Şeker Sanayi Haritası XI. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .2. Otoyolları Haritası XII.3. Sulak Alanlar Haritası VI.1. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X.

T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.C. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .

Türkiye.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Onun için Türkiye. Karadeniz. Türkiye. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. 1 . yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. COĞRAFİ KAPSAM I. iklim. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. Ukrayna. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Asya. Balkan. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’.1.T. Romanya. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. doğuda İran. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir.C. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. topografya. Doğu Anadolu. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. diğer yandan da Orta Doğu. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Ege. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. ülke için Akdeniz iklimi. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Türkiye. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Nahcivan ve Ermenistan.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. Doğuda engebeler çok fazladır. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre.1. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. Marmara. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Batı Anadolu’da ise.1. Bununla birlikte. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. bir yandan Avrupa.

İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim. Harita I. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. toprağın.I.C. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz.3.1. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır.75’i yani 27. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır.814. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar.1.T. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. daha yüksek ve daha dağlıktır. Arazinin belli bir eğime sahip olması. I. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi.1. işlemeli tarıma uygundur. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise. Eğim.1. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.2. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. hafif ve orta eğimli alanların % 35. 2 . Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. Harita I. çeşitli yükseltideki platolar. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. Tablo:I.437 ha toplam arazimiz.2. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar.1.’de Türkiye Fiziki Haritası.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir.2.

yanlış sulanması önlenmeli. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. I.394.292 13. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz.1. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında.478. -% 20’si orta. -% 22.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.039. 1987. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır.1. Doğu Anadolu'da hem 3 . Yağmur Akdeniz. Harita I.T.394 14. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir. çayır. -İşlemeli tarım yapılmamalı. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.2. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir. Karadeniz Bölgesinde düşer. toprak erozyonu çoğalmakta. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.452 10.171. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9.’de ülke genelinde eğim grupları.087 81. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi.80 8.Hafif eğimli topraklar 3.964 17.178.Dik eğimli topraklar 5.22 10. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur.404 11. -Bu bölgeler.4’ü şiddetli. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. Ülke arazilerinin.48 63.596.33 10. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır.75 13. -% 36. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.463.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1. Tablo:I.Çok dik eğimli topraklar 6.Orta eğimli topraklar 4. -Özellikle erozyon bölgelerinde.62 11.1. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.C.581 13.Düz eğimli topraklar 2.2. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.4.

Bu dönemin ilk safhasında. su sıkıntısı yoktur. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. Ancak bu yağış Rize'de 2. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır.6'dan 1980'de % 21.8' dir.1. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. İlk üç planın kapsadığı dönemde. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür.4. 1963-1980 arasındaki dönemde. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti.2. sulama. Daha geniş bilgiler (Bkz. Daha geniş bilgiler (Bkz.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. kömür. bakır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Bu dönemde. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi.T. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. dış ticareti serbestleştirmek. Kısım:II. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 .Ülkemizde İçme suyu kaynağı. I. Türkiye Çevre Atlası. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır. krom. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır.9.6'ya yükselmiştir. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. manganez. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. % 6. tarım sektöründe % 57. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler.2. demir.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır.III. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15.C. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. Kısım.1. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır.3. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. ülke topraklarının % 27’si mera. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23.1. Türkiye Çevre Atlası. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. I.

Özet olarak. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması.5. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir.1. Nüfus ve tüketim talebi. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. Artan reel faiz oranları.C. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır.T. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. Ancak. Ancak. sosyo-ekonomik faktörler. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Türkiye ekonomisi. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. artan kamu açıkları. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. I. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. 1996-1999 döneminde. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. Nüfusun büyüklüğü. dağılım ve artış hızı.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. Özet olarak. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. bu gelişmede belirleyici olmuştur. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. Nitekim.9'a yükselmiştir. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur.2. Hükümet.

T.48 35.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.006. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.50 25. Köy nüfusunun toplamı ise 23.III.57 Köy 4.43 15.75 24. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.65 13. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir.37 36. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44.69 16.21 21.26 ile Marmara Bölgesi’dir.274 olup.03 22. X. 2000 Genel Nüfus Tespiti). kirletici çevre kullanımına.Türkiye Çevre Atlası.76 16.1.81 28. Daha geniş bilgiler (Bkz.94 -6.927 kişi olarak tespit edilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.28 26.10 7. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.802'den 3. ticari istismarlara yol açmaktadır. İzmir ve Adana). 6 .033.59 21.688'dir.803.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.4'den % 79. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.III. Tablo:I. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.9'dan biraz daha azalmıştır.1.2. Türkiye nüfusu. Kısım:X.26 23. Ankara. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.30 1. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e. 2002.96 -10. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.29 21. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul.78 3.C. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. ilçe sayısı 847'den 850' ye.00 5.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10.227'ye ulaşmıştır. belediye sayısı da 2. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26.5'e ulaştığı görülmüştür.

resmi eğitim sisteminde 12. I. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre.374 kamu ve özel okul öncesi.2 milyon lise ve dengi okullarda.1.4 olmak üzere % 85.6'ya.8'e ulaşmıştır. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir.2 ve kadınlarda % 77.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır.2. 1999 yılı itibariyle.7 milyon öğrenci ve 484. 6.T. çevrenin kirlenmesini. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e. % 22.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur.089 öğretmen bulunmaktadır. Öğretim gören bu öğrencilerin 246.9 milyon ilkokulda 2. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır.1. okuma yazma oranı erkeklerde % 94.4'e.9 milyon öğrenci bulunmaktadır. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. 1.6. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır.7.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.8'e. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. Ayrıca. doğal varlıkların yok olmasını. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir. Okur-yazar nüfus içinde.2. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel. yükseköğretimde ise % 18.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. % 57'si ilkokul bitirmiş. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. ilköğretimde % 97. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. 1999-2000 öğretim yılında 59. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir. Okullaşma oranları.C. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması. 2. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. 7 .7'ye ulaşmıştır. 12 ve üstü yaş grubunda.

T. 512 kültürel. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir. 97 yaban hayatı koruma alanı. 35 doğal koruma alanı. I.700' e. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. 1997). 59 doğal anıt. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25. Nüfus. 702 tarihi kalıntı. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. 2001.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. 31. sağlık ocağı sayısının 5.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. Türkiye Çevre Atlası-96. 396 doğal alan. Ankara 2002.4'e ulaşmıştır.220' ye. 182 şehitlik. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 16 doğal park.2. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. Ankara. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. 118 kentsel alan. 807 kişiye bir hekim. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir.1 yıla yükselmiştir.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. 3029 arkeolojik alan. 907 doğal oluşum. Çevre Bakanlığı.1. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. kg'a çıkmıştır. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86.7 milyon kişi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı). 4.500'e ulaşması beklenmekte. 189 mazoleum ve anıt.2. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. sağlık evi sayısının 13.8. 3. 13 özel koruma alanı.1997. VIII. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. 1981. Kısım:VI. DPT. 2.Türkiye Çevre Atlası.I.047 sivil mimari miras örneği. Bu oran. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. 8 .3'e düşmüş. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. Daha geniş bilgiler (Bkz.C. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. 1995 yılında binde 43. 5. 2001. 1596 mezarlık. Ankara. 5265 dini.1 ve V.Ormancılık (ÖİKR). Ankara.

kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Çevre Profili Türkiye’de. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. Kısım:III. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler. deniz ve kıyı kaynakları.2. istenmeyen. kentsel çevre. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. I. 9 . yanlış yer seçimi. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. Kayseri. Kocaeli. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol.Türkiye Çevre Atlası.2. Kütahya. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. doğal kaynaklar. çeşitli endüstriyel tesislerden. gerek evsel ısınmada. Yozgat. kent trafik yoğunluğu. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır. I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Balıkesir. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. Uşak. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. Ancak. Daha geniş bilgiler (Bkz.1. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. Denizli. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. ancak giderek boyutları büyüyen hava. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. Bursa. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması.C. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. Çanakkale (Çan). kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Muğla (Yatağan). Edirne. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır.2. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. yanlış. Erzurum.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir.2.T. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci.

Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. 10 . Yeşil alanların. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Ayvalık. İzmit. Karamuk Gölü. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. turizm amacıyla kullanımı. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. İznik Gölü. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. taşımacılık. Gemlik. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. kıyılarda kentleşme. Nilüfer Çayı. Karadeniz ise. Su kaynaklarının kirliliği. I. Susurluk Çayı. Manyas Gölü. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. Su ve Atıksu Su kirliliği. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. İzmir. Meriç-Ergene Nehri. Ulubat Gölü. Burdur Gölü. inorganik. Marmaris Körfezleri. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan.2.Türkiye Çevre Atlası. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Eber Gölü. dünya standartlarının çok gerisindedir. Bandırma. akarsulardan denizlere ulaşan evsel.4. Daha geniş bilgiler (Bkz.2. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların.3. Mudanya. Sapanca Gölü. İstanbul Boğazı. Sakarya Nehri. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir.C. Marmara Denizi.T. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir.

Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir.5. I. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. Akarsu yatağı erozyonu 57.6. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. plastik. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur.C. Bunu inşaat işlerinden. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.. cam.9 milyon hektardır. Ayrıca 11 . en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. I. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir. Kısım XV. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır.T.2.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır.2. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir.2. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. geri kazanılacak bir çok kağıt. teneke vb. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. rüzgar erozyonu 466. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Doğal Kaynaklar I.971 km2 olup. içme suyu temini. sınai gürültüden. Daha geniş bilgiler (Bkz.1. Türkiye Çevre Atlası. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması.6. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır.

hatalı toprak işleme. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. İller mera. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. Endüstriyel kirliliğin artması vb.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. I. Mera. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Ancak.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir.2. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. Ancak. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. 0. a. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Ormanlar Ekonomik.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır. b. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. ormancılık sektöründe bu rakam 0. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. mevcut orman örtüsünün % 51. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20. sosyal. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. yanlış arazi kullanımı.6. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman.2. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında.T. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda.C. 12 . Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir.387 iken.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir.786'dır. dinamik ve karmaşık yapıda.34 ha olup.

dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır.8’i). “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır.2. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır.000 omurgasız. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır.II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. 36 yılan. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. Bu bölgeler içinde. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi.T. 472 balık (192'si iç sularda). Türkiye'de yaklaşık 120. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. kıyılar ve stepler.3. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından. Kısım. I. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir.6. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. Türkiye. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. 8 kaplumbağa.1. 49 kertenkele. Sulak alanlar. 13 .8’i). "Avrupa”. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. dağlık alanlar. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. 426 kuş.C. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır.

Ege Denizi. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır.2.2. sıradadır.4.000 tonla dünyada 50. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup.C. 14 . Ülkenin. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Deniz kaynaklarına ek olarak.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. Karadeniz'de tahmini 247. Ayrıca. Her bir kıyı. 722. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600.T. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır.7. Karadeniz'de fazla yağış. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. bu kısıtlamalardan dolayı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır.18 ile 0. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Marmara Deniz'inde 200. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır.19 arasındadır. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. I. Karadeniz'in kirlilik yükü. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir.6.

1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. Çevre Kanunu’nun 9. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır.10.T. Bunlar çevrenin korunması. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur.7. politika ve program belirlemek. I. tüzel kişiliği haiz. çevre standartlarını belirlemek. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. 29.2. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. Bu dönemde. Ancak. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu.1. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler.’de verilmiştir. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. ülke çevre master planını hazırlamak. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. 1982 Anayasası. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur.2. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir.1.C. 1982 Anayasasının 56. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır. son yirmi yılda. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye.

çevre kirliliğinin önlenmesi. Büyükşehir Belediye Başkanı. 1. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı.C. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. imar planlarını yapmak. Bu görevleri yerine getirmek üzere. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. Diyanet İşleri. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. gereken tedbirleri araştırmak. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 2. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. Finansman Dairesi Başkanlığı. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Belediye Başkanı. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. 4. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. Bakanlıkların İl Temsilcileri. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. Çevre Şurası. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. 6. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. Mahalli Çevre Kurulları. 3. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. 5.T. her ilde Valinin Başkanlığında. Meslek Odaları Başkanları 16 . uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak.

aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken. Hızlı kentleşme.7. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Kurulun. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır.2. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır.05. tarım alanları üzerindeki baskıları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.08. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Bu olumlu gelişmelere rağmen. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. 2001 yılı başlarında ise. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir.C. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek.2. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. 1. 17 .T. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21.01.

kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir.8. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır.T. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. Çevresel etki değerlendirmesi. çevre izleme ve ölçüm altyapısı.06. I. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır.02. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır.12. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. SÇD. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. Avrupa Birliği 27. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 . Nihai hedef. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir.2. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. çevre envanteri. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Eklerdeki (Ek I ve Ek II.C.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Az atık üretilmesi. Yönetmelik.1993 tarihli 19 . geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması.2000 tarihinde imzalanmış.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. teknik çerçevenin. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı. 18. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır.Ekim. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. çalışmalar devam etmektedir. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde.T. güvenilir.05. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. taşınması. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. 23.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. bu atıkların toplanması. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç.03.C.

Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. Nihai hedef. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur.C. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. bertaraf şekilleri. Ancak. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir.T. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. 20 . Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Nihai hedef. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. Türkiye BERN. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. RAMSAR. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi.

Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Ancak. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Nihai hedef. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.T. Nihai hedef. tren yolları. taşınması. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. ithalatı. Çevre Kanununa bağlı olarak. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. Nihai hedef.C. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. 21 . Nihai hedef. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. maddesine göre. hava. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. havaalanları. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır.

T. 22 . Türkiye. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. ortak. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. fakat. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. Ülkemiz. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur.C. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. a. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. b. c. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. Bu kapsamda. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. Nihai hedef. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir.

Ankara.000 ölçekli Gebze. DPT. 1/50. Ülke fiziki mekanında. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. Merkez. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. VIII.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. 6. 1998. l. Kaynaklar 1. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. Ankara. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. 1999. 2001. 2004. AB Genel Sekreterliği. Ankara. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. 3. 4. 5.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4.T. Türkiye Ulusal Programı. DPT.000 ölçekli Ergene Havzası. Ankara. Planlama Dairesi Başkanlığı. 2001. Ormancılık (ÖİKR). 2000. DPT. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Çevre Bakanlığı. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. 2. 2. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. 23 . Beş Yıllık Kalkınma Planı. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları.

2001 25.1995 22387 13.07.04.07.12.08.07.06.06. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.2001 25.2000 25.2001 06. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.1986 03.06.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.11.10. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.04.1999 23766 24 .2000 03.1993 20.1999 10.09.T.1997 23.03.1998 18.2004 24.1988 19919 6.05.12. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.1998 01.07.1993 20991 21489 9.04.C. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.04.1991 22.1996 15.2002 16.09. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.2000 04.12.1991 20814 7.2003 16.06.2000 06.01.2004 15.04.09. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.07.1999 04.11.09.1986 11.09.2000 26.08.11. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.1999 14.03.05.06.2002 26.1997 25.2000 19653 24185 24220 04.02.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.1998 03.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.09.2000 29.12.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.02.1992 02. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.08.1.12.11.1997 13. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1993 11.04.1993 21518 21586 21634 12.1994 15.1987 29.06.12.09.1997 17.2.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.1985 02.2000 29.11.1999 20.1999 29.1991 07.11. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.

08. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16.C.2004 23.01.2004 25353 25377 25388 24.06. 25 .2004 24631 24656 25339 25348 24.07.T. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.11.2004 11.2004 29. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.2004 15. 10.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.12.10.04. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.2004 09.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.2001 24609 24623 05. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.2004 18. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.07.02.2004 07.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.2002 30. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.06.10. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.01.Hafriyat Toprağı.01. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.2002 30.02.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.01.2004 31.01.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.2004 16.12.2001 27. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22. 2004.2004 30.2003 24825 25009 21.07.03. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.2002 07.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.

Orman ekosistemleri. gibi farklı bilim dallarınca. ekonomik. 26 .C. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. botanik vb. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. sosyal. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. toprak. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. teknik. bitkiler. sosyal. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. Ekonomik. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. dinamik ve karmaşık yapıda. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında.1. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. bozuk. Sistemde. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. Günümüzde genel olarak ormancılık. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. erozyonun önlenmesine. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. DOĞAL KAYNAKLAR II. Bu sürecin temel öğesi orman olup. yeraltı madenleri vb. yeraltı ve yer üstü su rejimine. kültürel. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. canlı. politika. kendi içinde birtakım dengeleri olan. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. meralar. iklimlere. diğer öğeler de yer almaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. orman içi sular. yaban hayvanları. ekonomi. rekreasyon alanları.T. büyük katma değerler oluşturmaktadır.

7’sini oluşturmaktadır. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. Çünkü ormanlar. turizm vb. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek.797. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.34 ha olup. rekreasyon. su rejiminin düzenlenmesi. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.027. 27 . toplum sağlığı. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. bozkır.C. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. çalılıklardan oluşmaktadır.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.6’sını teşkil etmekte olup.T. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10.100 hektardır. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir.248 hektar olarak belirlenmiştir.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir.735.1. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur.1. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. çevresel.1’de verilmiştir.763. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur.7 milyon ha % 51. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. iklimi düzenleme. belki de en önemlisidir.3’ünü. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir.3) ve geriye kalan 10.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. Ülkemizin genel alanı 77. Ormanlık alan ise 20. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.

1.237.418. otlatma ve tarla açma.000 2.1.0 Yerleşme 1. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. Tablo: II. avlanma. VIII. açık maden işletmeciliği.000 707. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler.T. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.815 Bozuk Baltalık 4. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56.000 26.248 Kaynak: DPT.789.344. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Alan kayıpları (Ha. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8.0 Toplam 100.602. VIII.000 182. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.753 20.Ö. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6. orman yangınları.3.0 Yangınlar 27. Ormancılık ÖİKR.000 II.1.6’sı orman. hava kirliliği.8 Tarlaya dönüştürme 7. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları. 28 .908 Genel Toplam 8. % 35’i step haline gelmiştir.180.763.C. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.2. 2001.) 1.1.2. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.2’de verilmiştir.0 Kaynak: DPT.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II.093 Baltalık Toplamı 6. korunma yeri yapma. Beş Yıllık Kalkınma Planı. M. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.456.587 Koru Toplamı 14. Ormancılık ÖİKR. Ormanlardan faydalanma önceleri.555.1. tartışılmaz öneme sahiptir.000 231. 2001. II.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II.

iklimi etkileme özelliği.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. Rekreasyon (eğlenme. 4. VIII. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. 7. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. iyi baltalık. 2. 8. iyi koru.1. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. 6. Yılında Ormancılığımız . Kaynaklar 1. 12. 2. 11. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. Ormancılık. 29 . Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında.T. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Orman Genel Müdürlüğü. 3. ÖİKR. 2001. erozyonu önlemesi. DPT. 13. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. İklim üzerinde olumlu etki yapması. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1989. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. Harita II. Kuruluşunun 150. 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. 9. 5. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.C. Gürültü şiddetini azaltması.

Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52.793 7. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.658 28.695 4.273 20. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.418 10.8 36. yüksek eğimli arazilerde. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir.402 10.418 41.5 25. Ancak.4 13.C.305 15.674 6.959 8. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken.386 10.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.584 18. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir.170 20.294 15.463 9.547 8. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.232 26.868 14. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar.068 37. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır.241 Nadas 4. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.906 31.205 15.998 23. çayır-mera kavramından farklıdır.8 36.584 10.542 20. Tablo: II.9 26. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir.7 39.567 21.8 48.379 8. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.2. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.009 28.188 24. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.705 8.4 13.4 13. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 . öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır. Meralar ise.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.296 24. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.2.9 27. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.0 16.132 21.5 27. Hukuken mera.2.6 13.1’de gösterilmiştir.T.158 14.1985.589 16. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. düz arazilerde.264 23.177 Toplam 13.6 23. çoğunlukla.2 33. görece olarak bakımlıdır.841 24.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.

Ülkemizin sahip bulunduğu 21. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. 1935 yılında 44. 31 . Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64.1. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.2. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi. 1950 yılında 1. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır.6 milyona yükselmiştir. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.C. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır.8 hektar bugün ise 0.92 hektar mera sahası düşmektedir. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.564 hektardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi.92 hektar mera sahası düşmektedir. II.2 hektar mera sahası düşerken. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde.000 hektar alan kaplamaktadır.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.544. Marmara.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir.T.

2. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda.2. Tablo:II. gözenekli yapısını yitirmektedir. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir.47 0. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. b.T. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta.08 0. Hektar 1.92hektara düşmüştür. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş.C. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir.2. Bu durum.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.23 0. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . Bu durum.82 0. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır. Bu nedenle. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır. 1995. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. Öte yandan. d. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir.2’de verilmiştir. c.

206 2.229 21.014 717.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.2.641 1.427.002.820 513.73 4.C. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.388 6.044 1. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.194 1.440. 1985.B (Adet) 1.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.167 606.054.801 49.B.149.061 148.’de verilmiştir.842 21.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.80 2.06 11.341 22. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.414. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.’de verilmiştir.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.152 81.012 826.41 41. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.T.072 106.3.843 14.256.455 80.807 12.771 14.804 644. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.697.317 Toplam (ha) 177.776 21.730. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .HB. 1985.2.H.2. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.373 Mera (ha) 108.16 100. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.908 4.892 1.179.649.709 4. Tablo:II.B.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.745.128 8.998 108.782 7.745. D. Tablo:II.449 398.101. Bölgelere Göre Çayır .263.4.695 241.23 4.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.2.928.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.635 483.00 B.510 547.4.544.027.2.103.2. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .769 103.468 1.704 501.61 28.3. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.

d. e.02. i.s. Otlatma dönemleri.C. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . Giderek verimsizleşen. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. Ekonomik değerleri. Bitkisiz. gen merkezi olma özellikleri. insan ve hayvan düşünülemez. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. h. f. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. e. Yeryüzü ısınmasında. b.T. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. c. Su kaynaklarının oluşumunu. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. sigortasıdır. b. b. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. g. çayır) temel öğedir.G. c.2.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. a. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. su yayma sistemleri gözeler v. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. Biyolojik çeşitlilik. d. f. d. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. bitki (mera. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. Biyolojik yaşam çemberinde. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. 07.3. katkıları yönüyle çok önemlidir. tesviye eğrili karıklar. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. a. II. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. rekreasyonal özellikleri yönüyle. c.

Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür.. T. 6. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Ankara. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Ankara.C. Islah Çalışmalar. yeniden ekim v. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri.. Orman Bakanlığı Dergisi. i. g. aşılama.G. 1993. 1999. münavebeli otlatma. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. gübreleme.s.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar.1998 tarihli R. dinlendirilerek otlatma.. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. 3. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı.O. serbest hayvan otlatmacılığı. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.G. Mera amenajmanına ağırlık veren. Çayır. köylünün ortak kullanımında bulunması. h. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. Ankara. 2. Mera ıslah çalışmalarına etkin. 1995. Mera Otlak. Doğan. kireçleme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. Orman. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . Çelikkol . Kaynaklar 1. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. ve Mera Yönetmeliği 31. Türkiye’nin Çevre Sorunları.. Ankara. Ankara. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. Meraların kamu malı olması. Küçükçakar. 4.Mera Amenajmanı ve Islahı. 1993. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Sayı:19. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12. 35 .7.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. TÇV. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır.02. Orman. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. 5. O. j. ı. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. 1993. Sorunlar ve Çözüm Önerileri.N.T. Yeniköy.

1. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Nevşehir.3.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Devrez ve Gökırmak’tır.4 m3/sn’ye ve en çok 1. Peri. Uzunluğu 824 km olup.355 km’dir. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Basra Körfezi’ne dökülür. Siverek ilçesi. Tohma. kuzeye döner. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. Sakarya. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir.Menderes. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. TÜRKİYE’DE AKARSU. Kırşehir.673 m3/sn. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Çoruh. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. GÖL VE GÖLETLER II. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. 3.800 km2 dir.C. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Uzunluğu 1. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır. Menderes. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Nehir.T. Başlıca kolları Deliceırmak.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. Ankara. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Kırıkkale.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . Karasu. Nehrin en önemli kolları Murat. B. beslenme havzasının genişliği 53. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Toplam uzunluğu 2. K.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. 720. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Kayseri. Gediz. Bu barajlardan Keban. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Çankırı. komşu ülkelerde denize dökülür.

Uzunluğu 584 km’dir. Köse Dağı’ndan doğar. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Uzunluğu 850 km’dir. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Elbistan yakınlarından doğar. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. 37 . Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar.T. Uzunluğu 509 km’dir. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak.C. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Başlıca kolları Hurman. Göksun. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Denize döküldüğü yerde. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. En uzun olanı. Artvin yakınlarında Berta suyunu. Nehir üzerine Aslantaş. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Borçka’da Murgul suyunu . Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Kelkit Irmağı. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. İki önemli kolu vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür.600 km2dir. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Havza alanı ise 20. Menzelet. içeride kalmıştır. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır.

Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. Hazar Denizi’ne dökülür. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Selendi. Nehir. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Bu beş büyük gölün yüzölçümü. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Akşehir Gölü. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. En önemli kolları Batman ile Garzan. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m).C. yaklaşık 40. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük.500 km2 dir.713 km2). Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. II. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Batman. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Beyşehir Gölü (650 km2). kuzeyden Kunduzlu. En sığ göller ise Tuz Gölü. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur.T. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. batıya doğru ilerlerken. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Botan. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. su toplama havzası ise 17. Hazar Gölü (150 m). 3. Doğu Anadolu dağlarından çıkar. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Türkiye’nin önemli akarsularındandır.2. Ilısu.000 km2 yi geçer. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. Van Gölü. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. 38 . Tuz Gölü. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır.000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. Basra Körfezi’ne dökülür. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Habur. Çıldır Gölü (130 m). Tuz Gölü (1.620 km2). Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Van Gölü (3. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır.

Beş Yıllık Kalkınma Planı. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya. VII.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. Yayın No: DPT: 2555. 1999. II.3. VIII.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. Ö. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. Büyükçekmece. Ankara. Haritalı İstatistik Bülteni. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece.K: 571. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. VIII. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Kaynaklar 1.İ. II. Tortum.T. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. 2. 3. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. DPT. 39 . Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Hazar.C. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. Plan döneminde ise. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde. 3. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. 2001. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz.

metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. ABD % 15. sırada yer almaktadır. 2000. Gümüş. Kaolen. kil. manyezit. kuvartz.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. Mermer. Taşkömürü. Mermer vb. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler.Metalik Madenler (Altın. Linyit. selestin. Türleri. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır.89’luk pazar payı ile birinci. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. A. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. Türkiye % 0. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış.Ö. pomza. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir.C. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. zeolit. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. Madenleri aramak. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları.2’de 40 .) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Uranyum vb.T.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir. Demir vb. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. Ülkemiz. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. Petrol. Tablo:II. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. feldspat. Değerlendirmeye. Toryum. Bakır. Bu nedenle Anadolu.16’lık pazar payı ile 52.) B. jips. Yatak Sayıları ve Tablo:II.4. Bor.) C. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir.4. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA).ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.4.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar.

T. 1981. Enerji Hammaddeleri: E.C.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E.Endüstriyel Hammaddeler E.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.4.4.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham. Türleri. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 . Tablo:II. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. Tablo: II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.

T. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8.54 K2O Sb içeriği AİD.05-0. Beş Yıllık Kalkınma Planı. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.) İyi. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri. 2001.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0. maden zuhuru veya zuhurlar 42 . orta kalite karışık % 34.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez. Kömür ÖİK Raporu.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7.C. 2001.

Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin.: Türkiye Çevre Atlası. demir. 2. çinko. uranyum. altın. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. kaolen. manyezit. kükürt. antimon. grafit. 2001. Ankara.C. Ankara. volfram. kurşun. florit. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. alüminyum. gümüş. 4. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. Kaynaklar 1. civa. barit. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. 3. Kısım: IX.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. molibden. talk. 43 .T.2. bakır. krom. bor ve perlittir. fosfat. manganez. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. asbest. 2001. Türkiye Maden Yatakları Haritası. nikel. Yayın No:194-1986.MTA. Harita No:II. 1995. MTA.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin.MTA. toryum.

III. doğuda dağlık bir yayla. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit.2 °C ile İskenderun. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. doğu tarafından kara ile birleşmiş. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi.6 °C ile 20.T. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. Batı Anadolu da ise.1.8 °C ile Sarıkamış’tadır.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. Doğuda engebeler çok fazladır. Ancak her bölgede aynı değildir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup.7. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir.1. yurdumuz için Akdeniz iklimi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Bununla birlikte daha özelde. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir.4 °C’dir. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. en düşük 1.01. tüm ülkede sıcak geçer.C. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker.50C ile 30. 44 .

kışları ise soğuktur. % 20’si ilkbahar. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür.2. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır.C. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır.Yaz mevsiminde 45 . bunun % 40’nın kışın. III. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür.T. III. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır.1. % 25’nin sonbahar. III.3. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir.4. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.1. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla.5. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. Yıllık yağışın % 65’i kışın. Bölgede genellikle yazları sıcak. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır.1. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. % 25’nin ilkbahar. % 18’i sonbahar. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır.1. Karadeniz’den ise daha yüksektir.

Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. Yazlar sıcak ve kurak. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır.8. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2.9.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. kışlar soğuk ve sert geçer. III. % 35’i de ilkbaharda görülür.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. % 20’si sonbahar. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. civarındadır. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. 46 . Yıllık 390 mm. civarındadır.1. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın.1. III. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir.1. bölgedir. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. III. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir.1.T. yağışlar azdır. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir.7.6. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. III. Bölgede konvektif.C.

1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.1.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. 2001. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir. Harita III.C.T.1. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre.2. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. dir. 47 . İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. tespit edilmiştir.

Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel.1. ozon. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. karbon monoksit. havada katı. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz.C.2. Hava kirleticileri kısaca. azot oksitleri. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. Hava kirliliği. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. * Kükürtlü maddeler. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. Tablo:III. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. * Partiküller. III. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir.2. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. 48 . Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır.2. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda.2. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar.2. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur.

11.04 350 450 500 7.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.2. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler. nitrik asit. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.2.T. Tablo:III.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. 49 .Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.Endüstri Bölgeleri 15.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1. 2.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9.Azot Dioksit (NO2) 4. Genel b. III.Hidrojen Sülfür(HS) 11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.3.Karbon monoksit(CO) 3. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.Azot Monoksit(NO) 5.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Genel b. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17.C.Klor(CL) 6.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. * Karbon monoksit.Hidrokarbonlar(HC) 10.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.Endüstri Bölgeleri 2. Endüstri Bölgeleri 12.

2. soda. 2. suni gübre fabrikaları. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. duman. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. III. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. III. katı.2. asbest üretimi. demir dışı metal üretimi. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. Hareketli Kaynaklar: Kara. cam ve seramik fabrikaları.C. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. 50 . Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. tarım ilaçları üretimi. is.3. hava taşıtlarının egzozlarıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Kara. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. dökümhaneler.1. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır.T. asfalt yapım üniteleri. Konut ısıtma.hurda demir işlenmesi. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. Sabit Kaynaklar: Katı.4. sıvı. kireç. III.2. çimento fabrikaları.4. kükürt.2. sudkostik fabrikaları. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. halojenler. deniz ve hava taşıtlarında mazot. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. petrokimya tesisleri. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi.1. deniz.3. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir.

Petrokimya Entegre Tesisleri. Lastik Sanayi vb. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. Şeker Sanayi. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Tekstil Sanayi.T.C. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. Deri Sanayi. 51 . çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. tesislerin. Gübre Sanayi. izin. duman. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). Demir-Çelik Sanayi. Çimento Sanayi. Bu Yönetmeliğin amacı. kullanılması. gaz. Taş-Toprak Sanayi. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. toz. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. şartlı ve kısmi izin başvuruları. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. giderek kaynakların tahribine. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. yakıtların. Selüloz ve Kağıt Sanayi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması.

Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir.T. III. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür. III. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir.4.4.2. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur. Koruyucu Önleme Stratejileri .4.2.İzin ve ruhsatlar.İzleme ve denetleme.2. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız.3.2. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi.4. . Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği.C. Destekleyici Önleme Stratejileri .1.2.2.2. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir.4. d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir. eğitim ve ikna çalışmaları. . b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması. -Araştırma. radikal girişimler ile sonuç alınamaz.2.4.2.2. 52 . Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz.Sübvansiyonlar. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır.2. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar.Arazi kullanım planlaması .Kirletici harcı. Dolaylı Önleme Stratejisi . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. III.

Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.2. .2. III. İkincisi ise.4. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. . . Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir.Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .4.2.Ortak arıtma tesisleri kurmak. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. .Hapis cezaları. .4. karbon monoksit (CO). benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC).Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi.Çalışmadan alıkoyma cezaları. azot oksitleri (NOx) ve kurşundur. .Sağlıklı yer seçimi. Bunlardan birincisi.Para cezaları. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.C.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu. . kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.Endüstri sigortası. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan.3. III. III. . . Düzeltici.Temiz yakıt ve hammadde.2. . .Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı.T. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.5. dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Atıkların değerlendirilmesi. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır.Kamuya dava açma hakkı tanınması.4.Yeterli yükseklikte bacaların inşası. . Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin. 53 .

.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır.5. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. .Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. Ancak.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. . benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır. az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması.C. yanmamış hidrokarbonlar (HC). .4. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. III. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. çift plaka uygulaması gibi).2. .Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır.T. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. 54 . Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler . gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması.3. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır.Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir. III. Fotosentez bitkilerin."Çok kirletenden çok.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. karbon monoksit (CO). Bu rezervler. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. Dizel motorlar. . Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir. . Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

200 75 5.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38. 2.000 31.9 milyar m3 suyun 32. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.195 16 38.000 Afrika Ortalaması 7.’de verilmiştir.000 Batı Avrupa Ortalaması 5.000 4. IV. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. yeraltı suyunda.600 Kaynak: DPT. sulama (% 37). Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Tablo IV.1.400 15 Kaynak: DPT.600 22.1.2. 64 .600 22.C.020 Lübnan 1.900 29. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82). 4.1. VIII.200 Asya Ortalaması 3. Yayın No: DPT: 2555.700 15 42. Şehirleşme . Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. içme-kullanma (% 39).T. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3. içme. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.000 Dünya Ortalaması 7.141 17 31.735 Suriye 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.kullanma (% 10). Sanayileşme. ÖİK:571. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.016 72 5. ÖİK:571. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. 3. Yayın No: DPT: 2555. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan.443 3.1.300 Türkiye 1. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir.2.939 73 5. Beş Yıllık Kalkınma Planı.466 4. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1. 1. Nüfus artışı.000 Güney Amerika Ortalaması 23. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.500 75 6.2. VIII. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.

Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. IV. Beş Yıllık Kalkınma Planı.2004. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur.T.1.Sınıf : Yüksek kaliteli su. DPT. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. 2. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. Kaynaklar 1. : Kirli su. Buna göre. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. ÖİK: 571.Sınıf II.Sınıf III. : Az kirlenmiş su. Evsel. DSİ.1. I. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. 65 .3. Sınıf IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. Yayın No: DPT:2555. 1999.C. VIII. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. Harita IV. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. akarsuyun debisidir. 3.

Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. kentleşme. 1990 yılında 30.2. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. 2. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. IV.1’de verilmektedir.1. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Diğer yandan.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir.T. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. nüfus artışı. SU KİRLİLİĞİ IV. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. sanayileşme. VIII. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım.2. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.2. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. Resmi tahminlere göre. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. Ayrıca. genel kullanma suyu % 17.2.C. 66 .

f. Alabalık üretimi.T.2. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. d. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. d. : Az kirlenmiş su.C. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. 67 . Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. b. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. Rekreasyonel amaçlar.3. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. : Çok kirlenmiş su. b. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. c. c. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. Buna göre. e. Alabalık dışında balık üretimi. : Kirli su. Diğer amaçlar. e. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır.

4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29. Paris. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV.T. 1992.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.2. 68 . 2001.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3. Türkiye Çevre Politikaları. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.1. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3.C.

02 0.05 0. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6.1 0.5-8. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.5 >0. Civa (µg Hg/l) 0.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3.1 >0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2.5 6.C.9 IV >30 6. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.T. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18.01 0.5 2 >2 2. Toplam pestisit (mg/l) 0.2. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.5 7. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.05 9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16.002 0.5 9.5 30 6. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. 4.3 0.2/l) 8 6 3 4.1 >0.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .001 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4.01 0.2c 1c 2c 8.02 0. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.5 >0. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3.65 11.0-9.1 8.01 0.2 1 >1. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0.9.5 5 >5 5. Ph I 25 6. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0. 69 .0-9. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6.02 0.1 0. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7. Sıcaklık 0C) 2.65 >5000 >300 >250 3. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1. Çözülmüş oksijen (mg 0. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12. Alüminyum (µg Ag/l) 0.5-8.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.05 >20 >0. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15.3 0. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.5 1.02 0. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0.3 1 >1 21.1. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12.16 0.

Çevre Bakanlığı) 1992. 3. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1. C. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi.T. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. D: Bakteriyolojik Parametreler.C.Çevre Bakanlığı) 1992. 2.Ü. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. sağ sahilinde grup B. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . C: İnorganik Kirlenme Parametreleri.3. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV.3.2. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. 70 . Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. B.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan.1’de verilmektedir. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. b.2. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir.2. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. C parametreleri gösterilmelidir. B: Organik Parametreler.1.

5. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler. Müdürlüğü. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması.1. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. Antalya Traverten Platosu. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.3. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir.2.2. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel.T. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi . 6. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.C.3 ve Harita:IV. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları.2. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası.3. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları.Çevre Bakanlığı)1994. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır.2. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. Köprüçay havzasında kirlenme. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4.Çevre Bakanlığı) 1992. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım.2. IV.3. nikel. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak.4’de verilmektedir. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. Aksu Çayı. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında.3. Kuzey Ege. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır.1 ve Harita: IV.2’de verilmektedir. Ancak.3.

Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.C Grupları) Harita: IV.3.2.3.C.3.3. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).3. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup. Harita:IV. Kızılırmak. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.7 ve Harita: IV. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.3.6.2.8.1.C Grupları) Harita: IV.2. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.2. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir.3.14’de verilmektedir.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir.2.2.2.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).11’de. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.3. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir.3. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.12’de verilmektedir.2. maden yataklarının.3.2.2. Karadeniz. Marmara.2. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları.’de verilmektedir. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır.2. Gediz. IV. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV.9’da.3.2.10’da verilmektedir. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın. Susurluk.2. Sivas.3.3. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir. IV.B. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.3.3. B.2.2. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.B. Harita:IV.5. ve Harita: IV.C Grupları). tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.B. Harita: 2. 72 Durumlarının . Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.T. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.2.3.3. IV.’da verilmektedir.

a. Susurluk. Meriç Nehri. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür.4.T. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır.2. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.1. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. Ergene Nehrini de kendisine katar.3.3.2. Bundan dolayı. İnece. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir.C.2. Ancak. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. b. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. Lüleburgaz. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar.4. Şeytan. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir.2. IV. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır.1. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu. Bu durum. Meriç Havzası. IV.2.3. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. Susurluk. 73 . Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç.1.2.4. amonyak azotu.

BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. sınıf olmasına rağmen.C. çözünebilirlik.2. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. bor ve askıda katı madde açısından IV. Toprağa düşen ilaç toprak tipi.1. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV.T. Orhaneli Çayı organik açıdan II. Sınıf olduğunu göstermektedir. Sınıf kalitede gözükmektedir. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. 2. 3. 1.4. Mustafa Kemal Paşa Çayı. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır.2. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. krom. Sınıf arasında değişmektedir. 74 .3. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir.Erozyon. Bor. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV.4. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından.2. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir.3. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. ve IV. IV. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. Simav Çayı. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer.2. Sınıf’tır. arsenik.2. kurşun. Bu çayın kalitesi III. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi.2.

Sınıf olarak kalmıştır. pH ve nitrata göre 1. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık. nitrit azotu ve klorüre göre 3. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. pH. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır.5. amonyak azotu.2. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. BOİ5 . Sınıf. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. 1989 yılında ise sıcaklık.3. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. pH. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. çözünmüş oksijen. nitrat azotu. sülfat.3. nitrit azotu değerinin değişmemiş. çözünmüş oksijen. toplam çözünmüş maddeye göre 1.4. Kocaçay. çözünmüş oksijen.2. 75 .2.Sınıf olarak tespit edilmiştir.3.4. çözünmüş oksijen. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. sınıf olarak ve klor değerler 2. IV.2. Karamenderes. Sınıf. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. Bayramoğlu. çözünmüş oksijen.Sınıf olmasına rağmen. sülfat. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. nitrit azotu ve klorüre göre 2. IV. ana kolları Deliniş Çayı. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3.2.3. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur.C. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. sülfat. klor değerleri her iki yılda da II. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde.4. Sınıf olduğu göze çarpar. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır.T. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Sınıf olduğu göze çarpar. klor. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir.3. amonyak azotu. IV.2. Madra. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. sülfat.5. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. Sınıf. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. sülfat. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II.2.2.1. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. Sınıf olarak değişmemiştir.

15’da.3. ve 3. Nif Çayı. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup. B.16 ’de verilmiştir.T. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4. Tersakan ve Kelkit Çayı.3. Sınıf. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993).3. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3.Ekim 1993). A.3. olumlu yönde etkileyememektedir. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda. Demirci Çayı. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. 76 . Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. Alaşehir Çayı (2.3. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır.2. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Harita:IV.2. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası.2. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. C Grupları). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. B. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. C.2. Harita:IV.5.2.C. Deliniş. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Sınıf). Grubu).Sınıf. Harita:IV. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları.17’de.18’de verilmiştir. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Havza alanı 36. B. Yeşilırmak havzasında. C. Sınıf olan ana kolun kalitesini. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Dumanlı Gölü. Harita:IV. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Tersakan Çayı’na akmaktadır. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış.2. bazı yörelerinde 4. IV.2. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. 37 adedi akarsuda.114 km2’dir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı.2.6. ve IV. Yörede bulunan linyit işletmeleri. C grubu yönünden ise III.3. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. ve IV. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. 77 .T. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. Hayrabolu Deresi. Aralık-1994). Sınıf) gözlenmektedir. IV. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup.2. Sınıf. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). Koca Dere.2. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Sınıf. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Başlıca kaynak kolları. A grubu parametreleri açısından IV. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. şeker fabrikası. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A. A grubu parametreleri açısından IV.7. Türkiye’nin güneybatısında. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. A grubu parametreler yönünden IV. Sınıftır.3. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. Batı Anadolu’da yer almaktadır. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su.19’da verilmektedir. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. Şeytan Dere. et kombinası. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. İki büyük koldan oluşan nehir. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. Sınıf su niteliği göstermektedir. ve IV.2. Yan kolları Kırkkavak Deresi. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. D grubu açısından incelendiğinde.2.C. dir.Büyük Menderes nehri kolları.Sınıf. B ve C grubu açısından ise III. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. III. B grubu yönünden II.3. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra.Sınıf. Harita incelendiğinde. IV. İçbatı Anadolu’dadır. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. Akar Dere. Lüleburgaz Deresi. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. Kuzey Marmara Havzası. B ve C grubu parametreleri açısından da III. Süloğlu Deresi. 24. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında.

Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. 1981. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. yerleşim yerleri. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır.T. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. kayalıklar. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. fundalıklar.C.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. Ergene havzası. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır.güney genişliği 140 km dir.batı uzunluğu 160 km. kuzey. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . Gerek yöre halkından gelen şikayetler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Ergene havzasının doğu.B. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup.

ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. metal sanayi vb. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir.T. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. 79 . Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır.8.2. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. deri. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. yörede hızla gelişen sektörlerdir.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Kimya.Manisa. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Havza genelinde plansız sanayileşme. işletilmesi gerekmektedir. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. IV.2. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. konfeksiyon. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası.C.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. tarımsal endüstri. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir.

Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir.C.005 6-10. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. IV.2. Kullanılan iyi nitelikli tohum. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre.2.2.5 5 1000 0.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. acı ve sodalı göller dahil) 6. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir.2. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür.5 3 7.5 8 5 15 1000 1 0. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. sulama.2. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır.T.4.5-8. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. 4. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. göl. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV.2’de. Göller. Göletler. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular.9. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”.1 gereğince yapılır.1 0. 80 . Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. gübreleme. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. Tablo: IV.

tarım alanları. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. diğer yerleşim merkezleri.2. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. rekreasyon. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. rekreasyon.3. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. su ürünleri. balıkçılık.2. TSEK vb). su ürünleri. rekreasyon. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır.4. sulama. IV. rekreasyon. sulama. Tarım alanları. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri.1. küçük yerleşim merkezleri. Bataklık 81 . küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. Tuz. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi.2. yaban hayatı Rekreasyon. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. yaban hayatı İçmesuyu. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. tarım alanları. yaban hayatı İçmesuyu. Burdur) içmeye. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. su ürünleri. rekreasyon. Morelle Golden AŞ. 1992.3’de verilmektedir.Ş. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir.T. su ürünleri. A.C. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. balıkçılık. göl olarak da en önemlileri. Hotamış.)..2. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park.4. Meke ve Acı gölleridir. Afyon Şeker Fab. Tablo: IV. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi.2. hidroelektrik. (EBK. sulama. (EBK.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. tarım alanları. Alkoloid Fab. turizm. su ürünleri. balıkçılık. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. Şeker Fabrikası. doğal park. yaban hayatı Su ürünleri. saz ve kamış üretimi. Çarşamba Çayı. saz ve kamış üretimi. su ürünleri. rekreasyon. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. TSEK vb. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te.

Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. Tuz Gölü Tuzlaları. Böylece istasyonlar. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu.C. endüstriyel ve diğer kullanımlar. Ana tahliye kanalı. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. II : Rekreasyon. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. Altınapa. yağ ve gres. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. IV. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır.2. demir. organik madde. florür. III : Ticari. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. deterjan. kadmiyum. Kurşun. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır.T. deniz taşımacılığı. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi. Ancak sanayi. Konya Kapalı Havzası. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Bu değerlendirmelere göre. şehirleşme.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. serbest kükürt. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 .Yoğun ticari balıkçılık. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir.5. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. çinko. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. nitrat. azot. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir.

liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. Bu sulardan genelde Tablo:IV. Ayrıca 0. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.2. 15 günlük bir periyodla.4’de verilmektedir.5. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır.005 mg/l’nin altında olması gerekir. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. Tablo:IV.2. Doğal koku ve tadı dışında olmaz. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır. 83 .4. Bulunmayacaktır. Sınıf D III: Ticari. 4.C.2. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir.T.9.

ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır. çöp vb. Yüzer halde yağ. sıvılarla.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. 84 . biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır.5.1 0. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır.01 0.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin.01 0.2. 4. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0.004 0. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.1 0.001 0. katran vb.1 0.1 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.C.T. katı maddeler bulunamaz.1 0.9. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır. Su.

Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. AEP tasarısı. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır.C. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur.5. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır.T. Bugün MED-POL. I.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. Bu çerçevede. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. kirleticilerin kaynaklarını. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. Aşama temelinde. IV. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. 85 . nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. derecesini. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur.2. bilimsel yöntemlerle inceleyerek.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir. Tablo:V.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı. Tablo:V. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. V.‘ de verilmiştir.1. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.1.1.1.1.T. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır.1.1.1. 95 . Türkiye. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.1.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. Tablo:V.8.5. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2). Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. engebelilik vb.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.3.7. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır.6. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.1. Akdeniz. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir.2. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V. Orta Anadolu Kuşağı (1).1.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup. Tablo:V. Tablo:V.1.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.C.

8 8.9 Hafif Asit 30. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.5 0.1.9 4.7 Göller 3871 0.2 4.9 25.6 4.243 9.0-8.4 85.4 0.0 14.027 669.1 8.1 10.4 0.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.776.6 Akdeniz 3168 0.3 Göller 3759 6.0 2.031 96.2.260 302.4 Doğu Anadolu 1329 0.544 12.933 3.648 7.287.6 Ege 7404 2.8 1.9 Orta-Asit 10.1.6 Güneydoğu 4061 1.750 4.5 85.9 5.239.8 Toplam 74.8 0.8 38.0-6.4 7.9 Kuvvetli Alkali 1.4 6.0-5.2 6. Tablo :V.5 13. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 56.6 0.1 52.9 47.7 5.091.2 45.6 0.2 8.8 7. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.0 44.4 2.3 Doğu Anadolu 1342 0.4 Karadeniz 101137 1.0-4.9 0.1 1.978.7 22.7 66.4 2.211.3 38.T.661. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.960 3.5 37.7 10.3 7.9 11.6 55.9 16. 1987.2 Akdeniz 3367 5.9 47.4 0.C.178 6.9 Kuvvetli Asit 0. Bölgeler Tablo:V.7 Güneydoğu 4272 4.6 33.0-7.7 25.061.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.172 589.3 Ege 7342 1.9 0.7 Orta Anadolu 25778 0.2 Orta Anadolu 25706 3.485.5 93.629 602. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.8 15.8 10.2 89.2 13.0 84.8 55.7 7.9 10.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.0 0.719 7. 1988.9 4.930.4 37.2 16.2 48.1 0.5 8.136.6 7.4 76.1 37.7 5.866 1.7 4. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.1.008 Türkiye Yüz. 1988.1.2 6. Oranı (%) 19.1 51.9 8.6 40. 96 .528.9 32.094 2.9 Hafif Alkali 57.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.1 7. Ölç.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.2 0.

8 22.9 18. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.9 Karadeniz 10570 28.1 38.2 11.8 Güneydoğu 4157 0.1 12.6 Orta Anadolu 25930 9.5 11.8 8.7 4.1 4.74 97 .5 18.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.3 11. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.6 14.6 9.6 3.7 Ege 7826 31.0 24.4 15.1.6 19.9 Orta Anadolu 25419 21.0 2.9 13.9 Tablo:V. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.3 Doğu Anadolu 1338 0.8 Orta Anadolu 25853 1.2 49.C.0 25.5 33.5 6.5 20. >15 Çok Fazla 6.4 41. 1988.3 9.1.6 6.3 17.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.3 18.3 27.3 10.7 23.1 2.5 14.4 Doğu Anadolu 1339 21.3 32.2 60.9 7.0 20.4 8.8 23.4 26.3 27.T.9 20.3 83.7 7.2 10.8 Karadeniz 10488 35.9 25.1 31.4 Ege 7571 8.0 18.2 Göller 3632 19.9 Güneydoğu 4340 12.2 18.0 24.8 Göller 3673 0.5 32.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 Güneydoğu 4227 44.9 8.9 Karadeniz 9724 1.2 7.5 Akdeniz 3139 23.2 6. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.5 Ege 7225 17.1 6.4 64.7 46.5 22.9 3.6 35.4 47.8 25.4 53.3 1.3 23.3 30.0 23.1 9. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.4 7.4 65. >100 Çok Fazla 32.3 3.8 7.7 25.9 47.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 32.2 47.3 22.4 Doğu Anadolu 1319 13.4 16. >4 Yüksek 1.2 Karadeniz 10142 13.5 4.9 1.0 9.9 10.7 28.7 36.3 17.9 17.7.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.2 12.6 23.8 7. 1988.2 Ege 7625 32.8 Orta Anadolu 25852 31.7 13.2 Doğu Anadolu 1447 16.5 17.2 18.9 49.3 33.3 9. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.8 25.4 8.4 5. 1988.0 56.2 Akdeniz 3346 3.8 5.2 34.1 20.1.2 36.7 6.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 8.6.4 55.2 2.8 26. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.0 Tablo: V.8 29.9 2.0 8.5 22.9 11.8 15.6 32.8 18.6 Akdeniz 3270 10.3 17. 1988.4. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 20.6 6.5 Göller 3768 14.2 64.3 Akdeniz 328 39. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.2 49.6 12.5 46.1. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.7 28.7 2.2 Tablo:V.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.6 Güneydoğu 4035 29. >25 2.5.0 31.5 34.9 27.1 17.6 21.7 Göller 3668 36.

87 54.0 423.03 37.20 63.00 54.18 0.1.10 27.0 1.54 55.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.0 9.27 25. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.0 123.43 1.5 20.07 56.57 0.5 528.0 211.33 0. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.0 325.03 27.21 4.36 36.15 2.00 15.00 89.43 6.18 78.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.69 46.00 2.0 302.7 360.61 8.0 213.41 0.5 1.33 60.06 84.3 7.1 13.39 88. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.96 16. 1989.00 11.33 53.0 9.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.71 29.03 2.2 47.09 0.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.78 53.14 7.0 453.00 12.00 13.46 15.3 4.84 157.80 2.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.00 16.37 28.0 3.9 7.09 27.0 1.79 0.94 18.0 640.C.T.04 1.14 17.00 21.21 23.00 12.0 7.0 134.0 502.82 39.48 14.2 4.43 4.49 2. 98 .39 40.9 85.1 2.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.92 4.00 2.4 5.78 35.80 6.00 92. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.29 40.0 6.24 90.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.56 2.85 41. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.30 17.0 642.69 0.67 38.68 26.88 9.05 63.03 3.32 20.54 46.0 294.0 233.00 11.13 0.80 15.43 1.00 40. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.40 8.29 1. Ankara.00 51.8.85 0.00 61.5 378.00 26.39 9.

geriye kalan % 85. 99 .205 ha.1.1.575 ha. Ülkemiz topraklarının % 14.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.908. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır. % 36.C. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.’lık bölümü 90 cm’den derindir. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.’lık bölümü sığ (20 .745.455 ha.1.50 cm) ve % 37.8’in % 11. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür.750 ha.2. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.’ında şiddetli. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde.699. V.221. iklimi.2’sini oluşturan 11.T.781.9’unu oluşturan 9. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.108.592.1’ini oluşturan 27.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır.690 ha. % 30. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile.468. Erozyon Türkiye.90 cm) % 30.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.’da verilmiştir.003 ha. Söz konusu bilgiler Tablo:V.1. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.3’ünü oluşturan 21.114 ha.463 ha.6’sını oluşturan 23.938 ha. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.299.4’ünü oluşturan 28.9.334. topoğrafik yapısı.’ında orta.2’sini oluşturan 28.1.699. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.973 ha.’lık bölümü orta derin (50 .’lık bölümü işlenmekte % 28. özellikle işlenebilen araziler.614 ha.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.3.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta.5’ini oluşturan 23.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir. Çeşitli arazi türleri. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır. % 17’sini oluşturan 13.’lık bölümü çayır ve mera. Türkiye’de Arazi Problemleri V.

Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. Çay Kestane vb. Genel Toprak Amenajman Planlaması.C. Zeytin. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 100 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.9.T.1. 1987.

Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır.İ. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır.T. Ülkemizde ise erozyon. Bu nedenle. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası.S. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. topraklar geri alınmaktadır. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. 1953 yılında kurulan D. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır.C. Halbuki erozyonla. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Kızılırmak’a adı.

’de verilmektedir. ticaret.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 1987.10. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır.7’sini. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. V. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde. Bu eğimler işleme zorluğu.10. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır.22 2 Orta 15592750 20.04 3 Şiddetli 28334933 36. Tablo:V.64 1 Hafif 5611892 7. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır.11. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır.3.3’nü kapsamaktadır.1. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. endüstri.C. Gelişmiş ülkelerde. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 .2. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür.T. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.

Tablo: V. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir. 1987.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.989. 25. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. Ülkemizde.484. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir.3.495. 103 . aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.1.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır.3.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür.093 hektarı tarım arazilerinde. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V.2 sini oluşturmaktadır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.11.1.3.9 30. V.12. 1987.5 37.C. Tablo:V. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1.T. Taşlılık Sorunu Taşlılık. V. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur. 21 261 850 ha. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. Bunların 2. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir.3 11. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir.1. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır. 2. Fakat taşlar. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır.4.

Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. Sodik topraklar 8. V.968.2 tuzlu sodik topraklar. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır.161 ha.260 ha.771.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte.6 sodik topraklar. Aksi takdirde. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.C.863 ha ile % 0. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. % 2 düzeyindedir.3. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.641 ha ile % 0. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi. 123.119. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. 264.814 ha’. Bu suların. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. 8.T.3 olmak üzere toplamı 1.1. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler.956 ha ile % 0. yan yana görmek mümkündür.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.722 ha olup.1. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler.01 hafif tuzlu-sodik topraklar. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614.603 ha ile % 0. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.’ında olmak üzere 2. 504. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır.022 ha.5. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. 104 . Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir.’dır.000 ha.518.ında.975 ha. dolayındadır. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.3.968. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.6.’lık alan.

.7. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. DİE. İ. Ankara. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Teknik Yayın No:60. Harita V. su. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. 1989. 1992. Ziraat Mühendisleri Odası. Akalın. Ankara. ve 2.1. Ankara.3. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. 9. Topraklarımız. No: 635. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . 6. 1995. 3. Dizdar. Toprak Biliminin Esasları. 4. Erzurum. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Kaynaklar 1. 1987.Y. TOBB. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. Atatürk Üniversitesi Yayınları. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. BÖM: 9. Yayın No: Genel: 245. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. Mera Kanunu gibi kanunlar. 1991. Ergene.T. Ankara. Cilt-I.. 8. TÜBİTAK Yayın No:7. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. 1987. 2. 1987. Toprak ve Çevre Sempozyumu. Ankara. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. Talaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . 5. V. TMMOB. Karayolu güzergahı seçimi 1.. 1987. Ziraat Fakültesi Yayınları.360 ha kadardır. Bina. 1989.S.C. Havza Islahı. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. A. Ankara. Atatürk Üniversitesi Basımevi. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. Ders Kitapları Serisi No: 47. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. 105 . Ankara. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162.1. bitki toplulukları. Toprak Muhafaza. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup.. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. toprak. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. 7. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. No:289. M.

oldukça yakın tarihlerde başlamıştır.2.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. Her yıl milyonlarca ton toprak. Tablo:V. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır.2. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır.072. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. yangınlar. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. % 22. % 20’si orta şiddetli.2. tarla açılması. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. % 36. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. 106 . Yurdumuz dünyada. V.C. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi.T.4’ü şiddetli. rüzgar.1. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır. Ülkemiz arazilerinin.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. Yurdumuz topraklarının % 78. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.

bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta. Harita V.T. 1987. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. . ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. Orman ve otlak kullanışı uygundur.42 22.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. ülke genelinde.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0.58 3. Toprak ve bitki örtüsü yoktur.Erozyon riski yüksek olan.Yanlış toprak işlenmesi.2. yetersiz toprak özelliklerine sahip. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. Olduğu gibi korunmalıdır. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir.C. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. İşlemeli tarım yapılamaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi.2. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. . Bu nedenlerle. 107 . yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.06 7. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. hafif.04 36. . Tablo: V. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs.32 3. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı.22 20.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.416.2. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11. Tablo: V. 108 .Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.574.533 36. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.3) problemsiz arazilerin 4. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.553 46.557.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.C.K.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V.547 10.Y. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.016 26.758. Sürülebilir arazi toplamı % 34.Y.425.749.1 kadar orana sahip iken.487 ha kadardır. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.238.778.339 ha olduğu. VI.2 46.III.749.6 60.3 34.702 7. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.K.2.II. 100.330 7.004.2.201.776.797.2.).0 5.563 1. A. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.1 0.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.563 ha alanı kapladığı görülmektedir.7’lik bir orana ulaşır ki.585 165.VII. Sınıf) Alan ha 5.778.3.959 3.004. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır. ve VII. Tablo:V.6.T.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.2 13.692.7 9.399 16.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.2.537 6.009.2.7 9.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I.2.753.IV Sınıf) Alan ha 4.633 4.4 8. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V. Türkiye’nin yalnızca VII.416. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.396 ha.471 ha.546.012. 1995. Grubu A. 1995.009.399 11.288.VI.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.2. Sınıf arazilerinin % 46.396 2.

2. Söke 519 Gediz. Doğal Etkiler.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Bunlar. Sosyo-Ekonomik Etkiler. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. Dutluca 1167 Dicle.T.2.4. 1995.4 5. 1. Manisa Köprüsü 582 Sakarya. Türkiye’de geç sonbahar. Botbaşı 651 Filyos. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V. Yeniköprü 922 Seyhan. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.3.9 54.Menderes. Uçtepe 563 Göksu. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.6 7.8 6. 109 . Faklı 1977 Ceyhan.2. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33.5 2. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır.4’de verilmektedir. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.E. Tablo:V.2 6. Devecikıran 610 Dalaman.C. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu. 2. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir.8 8. Çarşamba 1521 Kelkit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. askı materyali olarak taşınmaktadır.9 0. Rüzgar. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür. 1.8 19. Karahacık 648 B. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir.8 12.8 44. 3. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar. toprak aşınımının artmasına neden olurken.1 0. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. İnözü 923 Yeşilırmak.5 8. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. Suçatı 260 İyidere.5 V. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış.5 108.9 10. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.İ.

Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir.T. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak.358. agregat stabilitesi. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. su tutma kapasiteleri. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. Düz araziler 5. Dış bükey eğimler. kireç. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. katyon değişim kapasitesi. eğimin uzunluğu. kum.132 ha kadardır. kil miktarları. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. dispersiyon oranı. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir.C. değişebilir katyonlar. kuzeye veya güneye bakış. arazilerimizin % 39. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. 2. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. değişik çaplı agregat ve primer taneler.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . eğim şekli.952 ha alanı kaplarken. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim.832. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. mil. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir.

Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur.2. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. patates. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. Bitki örtüsünün çeşidi. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. V. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. 111 . bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. c. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. meralarda kontrollu otlatma yapılması. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. I-II ve III. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. b. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır.4.T. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. mısır. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir.C. a. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir. 3. gübreleme yapısı. Ormanların ve meraların tahribi. sıklığı. tütün.

g. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. 1995. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. 2. 112 . Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. 1987. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. arıcılık vb. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında.. h. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. i. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. l. 1991. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. e. Kaynaklar 1. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. ı. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. k.C. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. 3. j. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. f. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. örneğin el sanatları.T. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. Gelecekte.

Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.6’sını teşkil etmekte olup.172 ha) .15’ini yapraklı türler (8. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları.8’ dir. Ülkemiz ormanlarının % 99. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş.600.735. sırada yer alırlar. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir.9’u devlet ormanıdır. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. 20. ıhlamur. ürün verebilen orman alanı 8.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar.9 milyon ha (% 44 )’dür. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan.247 ha. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50.T.515. en önemli doğal kaynaklardır.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Toplam orman alanlarının % 42.3’ünü. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları. tükenmeyen bir dinamizme sahip.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.C. 1.’dır.763. Dünyada ormanlar.1. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle. 10.027. FLORA.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan. Ülkemiz arazi yapısı.34 ha. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. Türkiye orman ekosistemleri için. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2.’dır. iklim ve toprak özellikleri. geri kalan % 4. kavak. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır. ORMANLARIMIZ Ormanlar.de verilmiştir. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. Ülkemiz.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler.7 milyon ha (% 13)’dür.7 sini oluşturmaktadır. İyi koru 6.1. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır.2 milyon ha (% 31). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. iyi baltalık 2.78 (4. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. 113 . Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. dişbudak. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.

335. Ayrıca 120000 omurgasız. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup. 49 kertenkele. karaca. Su rejimini düzenlemesi.504 99. Ağaçlandırma alanlarında. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. doğal hayatın devamı.C. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617.786 336. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte.1. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız.018. Hava kirliliğinin azaltılması. erozyonu önlemesi. zehirli böcek ve mantar hastalıkları. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan.697. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi.379 4. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.433 99. iklimi yumuşatması.666 109.088. sel.475 619.I. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması.T. sosyal. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde.524 3. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.234.1.644 1.341 286. özellikle geyik.302.650 1. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir.300 18. asit yağmurları.167. 426 kuş. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. 8 kaplumbağa.1.000 ha alan ağaçlandırılmıştır. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. 36 yılan. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi. ekolojik dengenin sağlanması yanında. 114 .162 1.

Orman Genel Müdürlüğü. (Kasım-2001).5 Yıllık Kalkınma Planı.T. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. 2001. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Kaynaklar 1. Sayı: 14 Şubat 1993. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. 115 . 3. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. Orman Genel Müdürlüğü. Ankara. Ankara. Sayı:5 . 2. Ankara. Orman Dergisi. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. Orman Dergisi.. VIII.C. DPT. Mayıs 1992.

Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. Tabiat Parkları. a. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. Milli Park. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. Bayındırlık. TABİAT PARKLARI. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. 116 . tabiat parkı. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler.2. Tabiatı Koruma Alanları. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.T. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. b. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. d.C. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Tabiat Anıtı. MİLLİ PARKLAR. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. Bilimsel ve estetik bakımdan. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. Bu kanunda yer alan. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. Tabiat Parkı. Bu kanunun amacı. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. c. “Tabiat Parkları”. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.

1961 06.1972 22.02.12.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.2. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES. dağ ve kar sporları .1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.manzara. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.1981 25.dinlenme ve eğlenme.1987 21.04. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.09.08.06.12. tabii bitki toplulukları . tabii bitki ve hayvan toplulukları. tabii bitki toplulukları.1996 (Sınır Da.02.2000 Tabii bitki toplulukları.dinlenme ve eğlenme.1993 17.03. jeolojik oluşumlar.1970 03.1.1994 08.11.07.1996 06. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1996 07. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.1973 12. dinlenme ve eğlenme 19.T. Bitki örtüsü.1998 21. 54524 Kayseri Kastamonu.1988 07. tabii bitki toplulukları.11.1994 31. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları. Adana. manzara. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.04.09.12.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1996 21.) 29.03.1988 07.1970 21.1958 Arkeolojik kalıntılar. Arkeolojik kalıntılar. Tabii bitki toplulukları.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar. dinlenme ve eğlenme 27.1988 11. manzara .04.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası.11.1971 16. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan. Tabii bitki toplulukları.1994 31. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.11. 117 .05. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.1976 08.11. jeolojik yapı. dağ ve kar sporları 20. dinlenme ve eğlenme 31. jeomorfolojik oluşumlar.1959 Tabii bitki toplukları.manzara. dinlenme ve eğlenme 29. 2003.07.06. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji.08.08.1994 31.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.1973 02.05.01.dinlenme ve eğlenme. şapeller ve peri bacaları gibi).4. manzara.1969 03.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.1986 09.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları.08. dinlenme ve eğlenme 22.03.06. Arkeolojik kalıntılar.C. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) .1994 31.04. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.09. dinlenme ve eğlenme 09.dinlenme ve eğlenme. Harp tarihi. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları.11.

08.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01.5 785 46. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.1987 02. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır.04. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1990 26. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması. pallasiana var. Sülüklü Göl.1987 27. pallasiana var. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu.07.12.05. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme.04. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.04.04.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. Avrupa’da turna. Çok çeşitli ağaç. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır. Deniz.08.08. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. şeneriana)’nın varlığı.göl. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 25.5 329 30. Çok sınırlı yayılışa sahip. kum . olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29.12. kaynak değerlerini oluşturmaktadır. akbalıkçıl. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.10. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp.1988 16. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300.T. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.1987 23.10.1988 05.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.07.03. barınma ve kuluçka alanı oluşu. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.C. pallasiana var. flamingo.1987 18.06.12. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş.1987 30.5 88. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile.5 29.2. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu.1988 17.1987 27. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.12. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu.5 334 29.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.07. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması . Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir .1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. kıyı. eşsiz bir tabiat parçasıdır. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.06. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.1988 118 . Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.

Ö.1993 26 Dibek Antalya 550 31.08.12. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. yer yer karışık meşcereler oluşturması. Sahada. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.2. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Aktüel Akgöl.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31.T. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir.03. Ayrıca.5 km. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. 500-700 m eninde. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.04. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Camili-Gorgit ormanı.04. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. 111 kuş türünün varlığı. yer yer karışık meşcereler oluşturması.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05.07.03.5 83.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. Sahada.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.02. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. Sulak saha. kayın. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı. özellikle tepeli pelikan. Sen Piyer kilisesinin 200 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. göl lagünleri. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf.12. boyunda. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir.1991 05. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Saha.07. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır.1998 24. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Camili-Efeler ormanı.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. Toros Göknarı (Abies cilicica). Avrupa. pallasiana) türlerinin yer yer saf. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.01.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. tarafından M. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir. Antiokus I.1994 23.12. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. Örümcek ormanı.1993 25 Çamburnu 180 31. 490. Saha. 119 . aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.07. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31. Seyhan-Ceyhan deltası. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri.5 24. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1.1991 İç Ege Bölgesinde. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. yüzyılda yaptırılmıştır. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı.023. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp.12. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. 3. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. gürgen. kıyı kumulları. Sahada.12. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir.C. 2003.

5 11.0 1625 394.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.1989 21. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. İlgi çekici kanyonu.05.0 05. 2 3 Çorum.T.5 5859 14916 07.12.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1998 29.09.1998 22. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.1995 06.1991 Yeni 1196. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.06. 2003. bitki örtüsü. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.6 329.12.06.1995 27. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı.07.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.02.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950.07.09. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması. 120 . manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması. jeomorfolojik yapıda olması.05.10.1989 03.04.02.1998 07.C. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması.1984 21.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5. Doğal yapısı.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.08.0 TESİS TARİHİ 01. .5 1150 Değişim 07. Sahip olduğu orman dokusu.07.10.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.

40 m.11.38 m. boy.40 m. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında .1994 29.5 ha. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması . çap ve 3.1994 27. Karaçam 600 yaşında . çap ve 5.02. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0.1995 21. 30 m. 8 m. çap ve 17 m. 2. 2.09.11. çap ve 5. 26 m.1995 21. 2. boy. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında . boy. çap ve 7. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında . 25 m. 34 m. çap ve 7.5 m. boy. 4 m. çap ve 8. 3.23 m.09. 1.1994 27. 0.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . 2 m. boy.11.09. çap ve 6.1994 09. 3 m. boy. 4 m. çap ve 15 m. 25 m.1994 09.1994 29. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .20 m.20 m.09.50 m. boy. 35 m.1995 21.02.50 m. boy.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. çap ve 4.1994 29. 15 m.69 m.70 m. çap ve 7.1994 27.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.T.78 m. çevre genişli. boy. 25 m. 2. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . 21 m. boy. 20 m.38 m.1995 21. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . 2. 1. 24 m. çap ve 8 m. 27 m. .40 m.C.02.09.11. 1.85 m. boy.02. 1.40 m. boy. boy.1994 09.1994 27. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.80 m.02. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında .1994 29.67 m.09.55 m.80 m. çapa sahip olması.65 m.8 m.45 m.10 m.42 m.70 m.70 m. çap ve 4.02. 15 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . 25-30 m.09.02. 4 m.75 m. çap ve 1. 1. boy. 2. çap ve 8 m.1994 29. boy. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .09.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında . 20 m.1994 29. çap ve 7. 25 m.5 ha 2500 m2 07.02.1995 21. çap ve 8. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında .08. boy. 1.1994 29. çap ve 8.09.06. boy. boy.90 m. 2.1994 27. 2. 1.50 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . çevre genişliği Karaçam 300 yaşında .02. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . çevre geniş. boy. 154 m 52 ha. çevre genişli. boy . çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında .1993 06. boy. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . 1 m.1995 21. boy. 1. 2.5 m.07. 2 m. 20 m.62 m.1994 09.09. boy. Meşe Ağacı’nın 25 m..34 m. 2. 18 m.25 m.1994 22. 35 m. 30 m. 2.35 m. çevre genişliği Şelalenin . çap ve 0. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. çap ve 3 m. çap ve 10 m.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında .1994 09.2.12. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . boy. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında .09. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında .09.50 m. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında . 2. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında . çap ve 7. boy. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha.1995 21.02.09. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında .1994 27.1995 21. boy.55 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .1988 12. boy.50 m. 7. çap ve 4.1994 29. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. çap ve 5. 1.70 m.85 m. 30 m. Servi Ağacı’nın 250 yaşında .11.85 m.50 m.90 m.

49. çap ve 9 m. boy. çap ve 12.1995 21. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir.5 m. 2.70 m.20m.04. 0. 1. çevre geniş.T. çap ve 2. 58. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .09. boy. 1. 1. 14 m.55 m. 20 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .65 m. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında.8 m boylarında .4 m. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16. çevre geniş. çap ve 3. çevre geniş. boy.09. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında . 2.30 m. çap ve 3.C. çap ve 4.1995 21. çap ve 5.10. çap ve 4. çevre gen.09.76 m. 32 m. 1. çevre gen.5 m.54 m.04.1995 21. çap ve 6. çap ve 5.83 m.5 ha 03. 2. 3 m.34 m. 52.04.15 m.05. 25 m. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte. boy.85 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir. 20 m.90 m.04.10. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . 3. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3. çap ve 6. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . 35-40 m.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha.65 m. boy.10. boy. çap ve 4.1995 11. 1.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması. boy. 2 m.60 m. çevre geniş. 53.1995 25. 318.1995 11. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0. çap ve 3. 20 metre boyunda.70 m. çap ve 4.5 m.1 m.88 m.81 m.5 m. 2.06.21 m.30 m.10. boy.06. 1. 1. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m.1995 11.80 m.5 ha 23.05 ha 10.10.11. 1.40 m. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4.10. 5 m. 1.1995 21.1995 21. 50 m. çap ve 4. boy. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.52 m. 97-101-75 çaplarında ve 306. 1. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm.5 m.1995 11. 22 m.10.1995 25.10 m. boy. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çap ve 3. çap ve 8. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m.07. 1. boy. boy.80 m.6 m.82 m. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir.80 m.73 m. 30 m.1995 11. çap ve 9 m.10 m.08. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında .1995 11.1995 25.05 m. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında .10. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında. boy.53 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çevre geniş.1995 11. 1.04. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m. boy.07. boyunda. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .48 m. 1.85 m. çap ve 7. 1. 57.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117.1995 03.1995 29.1995 26.10. boy.2002 06. boy. boy.90 m. boy. 54.04. 61.22 m.80 m.m çap ve 7. 54 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.2000 03.32 m. 95-105 yaşında .1995 26.18 m. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında .07. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.1995 25.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması. boy.92 m. boy.1995 11.07. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında . çap ve 5. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 31.10.2002 122 .

2002 06. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında.2002 13. Sedir ağacı türünün. 1.50 m çap ve 7.2002 06. 1. 1.8 m çevre gen.5 m boy.2002 06.17 m çap ve 3.09.16 m çap ve 6.76 m çap ve 11. Çınar ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün.05. Sedir ağacı türünün.09.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.09. 2.05.09.09.1 m çap ve 4 m çevre gen.09. 30 m boy. 12 m çap ve 3. 300 yaşlarında .09. 1.10.2002 06.2002 16.43 m çap ve 4. 23 m boy.90 m çap ve 4. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında. 1.2002 16.30 m çap ve 7. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında. 1. 1. 645 yaşlarında.2002 06. 2. 20 m boy. 2. 1700 yaşlarında.2002 06. 27 m boy.50 m çap ve 4.09.20 m çevre gen.69 m çevre gen.09. 500 yaşlarında 13 m boy.80 m çevre gen. Yaz ıhlamur ağacı türünün. Sedir ağacı türünün. 11. 450 yaşlarında.02 m çap ve 6. Ardıç ağacı türünün. 1030 yaşlarında. 1.T. 300 yaşlarında 42 m boy. 530 yaşlarında. 3.32 m çap ve 7.2002 06. 1. 22 m boy. 250 yaşlarında.09.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.2003 06. 2.2002 06.2002 16.1 m çap ve 3. 9 m boy. Ardıç ağacı türünün.2002 06. 12 m boy.84 m çap ve 5. 1. Kayın ağacı türünün.57 m çap ve 4.08 m çap ve 9. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.09.72 m çap ve 5.2002 06. 200 yaşlarında.2002 13. 11 m boy.2002 06.2002 06.09.5 m çap ve 4. 1.40 m çevre gen.05.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün.30 m çap ve 7.09. 49 m boy. 24 m boy. 46 m boy.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 .09. 1. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.2002 06.76 m çap ve 2.80 m çevre gen.5 m boy. 16 m boy. 665 yaşlarında. 21 m boy.2002 06.30 m çevre gen.50 m çevre gen.09.09. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında. 2.90 m çevre gen.08 m çap ve 3. 320 yaşlarında. 1. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.7 m çevre gen.09.03 m çevre gen. 775 yaşlarında 27.2002 16.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün.90 m çevre gen.88 m çap ve 5. 190 yaşlarında.2003 06.50 m çevre gen.10 m çap ve 9. Çınar ağacı türünün.14 m çevre gen.09.2002 13. 12 m boy.09. 1.05. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06. 1. 1070 yaşlarında 35 m boy. 110 yaşlarında.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün.2002 13. 1 m çap ve 3. 2.05. Anadolu kestanesi ağacının. 15 m boy. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16.5 m boy.70 m çevre gen.2002 06. 12 m boy. 2.05.10. 12 m boy. 22 m boy.16 m çap ve 6. 2.09.22 m çevre gen. 3. Ladin ağacı türünün. 1000 yaşlarında 12 m boy. Ardıç ağacı türünün.2003 06. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında.7 m çap ve 4.2003 06. 150 yaşlarında.84 m çap ve 6. Göknar ağacı türünün.2003 06.09.10. 0.09.95 m çevre gen.04 m çevre geniş.34 m çevre gen. 70 m boy. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.09. Ardıç ağacı türünün. Porsuk ağacı türünün. 3.2002 06. 20 m boy.2002 06. 1.94 m çevre gen.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy.39 m çevre gen. Dışbudak ağacı türünün.80 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün.3 m çap ve 4. 12 m boy. 1. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında. 340 yaşlarında 16 m boy.97 m çevre gen.40 m çevre gen.36 m çap ve 6 m çevre gen.05. 27 m boy.3 m çap ve 6.10.2003 06.71 m çevre gen.2002 06. 630 yaşlarında 19 m boy. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.2002 06. 10 m boy.90 m çap ve 5.2002 06.C.09. 1.6 m çap ve 5. 1.

kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır. 4. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. 33 adet Milli Park.2.17 m çevre gen. Neojen ve kuaterner volkanizması ile.56 m çevre genişliği Yüzen adalar. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen. “Volkanik konilerin üst kısımlarında.5 m çevre gen. Yılında Ormancılığımız. Çevre ve Orman Bakanlığı.1 m çap ve 4. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. Kaynaklar 1. Yapısı. 2003 yılı sonu itibariyle. 12. 60 m derinliğinde. Yurdumuzda. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır. 1. Dut ağacı türünün. Kuruluşunun 150. 1989. Milli Parklar Kanunu.05. 4 m çap. 35-40 m boy. Tabiatı Koruma Alanlarının.2003 06. Çevre Bakanlığı. Harita VI. 124 .Nemrut kalderası.3’de ise Tabiat Parklarının Adı.2. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır. 38 ha olup. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. Orman Genel Müdürlüğü.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Tablo:VI.67 m çevre gen.2003 06.T. Tablo:VI. 28 m boy.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31. 1995. 7 m boy.5 m boy.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir.2003 06. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. sahip olduğu boyutları. 4. Tablo:VI.2. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.05. 2 m çap ve 8. 2003.1’ de Milli Parkların. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. Bulunduğu İl. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Tablo:VI.2. 2. Çınar ağacı türünün. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.54 m çap ve 14. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06.2003 05. Ankara. Alanı. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.’de Tabiat Anıtlarının Adı. 700 yaşlarında.10. 2003.05.08. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.4. 2873 Sayılı. Bulunduğu Alan.05.2’de.C. 9. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur.

korunması kolay olan. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. Yüzyılda ise çevrenin. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. 3. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. 5. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. 4. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. Tarihi. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. çarpık ve hızlı kentleşme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Bu anlayışla. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. küresel ısınma ve sera etkisi. Ülkemizde doğal. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz.C. 2.3. toprak su ve havanın kirlenmesi. 21. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. Yangın gibi. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. 6.3. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. 125 . maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu.T. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. enerji kaynaklarının sınırlı olması. bozulmasına engel olma. toprağı bozulmamış. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. Kendine has biyolojik. VI. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. Bitki. hayvan. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. 7. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. altyapı projelerine destek olunmakta. günümüz insanını tatmin etmemekte olup.1. Tarım.

bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. rekreasyon. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi.2. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak.3. kültürel ve tarihi değerlerin. 10. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. Bakanlar Kurulu. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. Bu madde uyarınca. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. sahip oldukları doğal. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye. VI.3. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu bölgeler.1. b.T. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir.4. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. Tablo:VI. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir.C. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. c. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması. Turizm. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. VI.’dır. VI. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.3. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir.3.) 9. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. 126 . Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.3. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları.

Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.1988 18.3. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.yöresel bitki örtüsü .2. 2004. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu . Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .kanalları .konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması.4.11.11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.T. 14 Uzungöl 149 07.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22.1990 21.2’de belirtilmiştir.1990 22.08.11.Çevre ve Orman Bakanlığı.Çevre Bakanlığı.07.1990 02.1988 06. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. Deniz Kaplumbağası vb.03. Tablo:VI.1990 21. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05. Eşsiz doğal değerleri koyları. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.2000 08. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.1990 22.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05. 2.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu.07.11. Özel Çevre Koruma Dergisi. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır.2004 Kaynaklar 1.3. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir. üreme.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri .01.11.C. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur. Batık kentleri. Sayı:1.eşsiz doğal güzellikleri kanalları.01.1990 02.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir. 1992.11.07.1990 02. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. beslenme ve konaklama yeridir.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip.03. Eşsiz doğal güzellikleri.. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 2004. 127 . Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.11.

güneye göç ettikleri. doğal veya yapay. Bu çeşitlilik sonucunda. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. acı veya tuzlu. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta.4. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. Asya. devamlı veya geçici. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır.C. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. bataklıklar. Geriye kalan 40-45 tür ise. kamış gibi yüksek. Türkiye aynı zamanda.T. su altı ve su üstü bitkilerin. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. Bunların içinde. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. geniş toprakları. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. Kuşların Türkiye’de dağılımı. Kışın. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. çok yeri saz. suları durgun veya akıntılı. gerek bitki örtüsü. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği.4.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. Sulak alanların ekolojik yapıları. kuşların saklanmasına. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. tatlı. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. Acıgöl Havzası’dır. Sultan Sazlığı. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. normalde Türkiye’de bulunmamakta. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. ancak bazı yıllarda.

200 adet sulak alan tespit edilmiştir. 4. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. 1. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. 129 . Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden.3.T. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Harita VI.1’de verilmiştir. 2. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. Harita VI.4. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. 6.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. taşkın kontrolü. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. yalnız bulundukları ülkenin değil. 3. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. 5. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür.4. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır.4.C. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. Bölge ve Yerleri. VI. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. hayvancılık. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar.

Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1.4.T.C.

Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .T.C.

C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .T.Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G.4.T. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü.2’de verilmektedir. 133 .C. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. 2004. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI.

200-700’lük gruplar halinde 250. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. sulak alanın yararları ve/veya değeri. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. 2004. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse.4. (Nadirlik. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI.T. 20. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. yaşamevrelerini. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. veya 3 Bir sulak alan. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir.2. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar.C. 134 . tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. veya ailelerini. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. Bir sulak alan.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. Türkiye üzerindeki bu göç.

Ramsar 8. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Türkiye. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. Yönetmelik. Bu alanlar. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. proje çerçevesinde alanda.4. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar.000 ha. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. Göksu Deltası. Seyfe Gölü. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları.200 ha. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Sultan Sazlığı. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.3. Kızılırmak Deltası. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. VI.05. Sultan Sazlığı. Alan tatlı. nesli tehlikede olan küçük karabatak.4.C. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır. Söz konusu Yönetmelik. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Ramsar Sözleşmesi ile.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Alan. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir.3. 135 . Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. 1998 yılında ise.T. Gediz Deltası.1. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. Alanın 17. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. alanı kapsar. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.

1994 yılında 12. VI. 1994 yılında gölün 10. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. tepeli pelikan.C. ekolojik olarak bol gıdalı olup.3. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Gölün 10.3. Alanın 8650 ha.4. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup.6. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır. pasbaş patka. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Burdur Gölü öncelikle.3. Alan tatlı. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır. VI. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir.000 ha.4.700 ha. Suları tuzlu olup.lık bir alanı kaplamaktadır. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Ayrıca. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13.4. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23.lık bir alanı kapsamaktadır. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23.000 ha.2. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Suları tatlı. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. VI.600 hektarlık bölümü.4.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. 1996 Ocak ayında sayılan 429.lık bir alanı kaplamaktadır. suları tuzlu ve arsenikli. limnolojik bakımdan killi olup.200 ha.423 su kuşu.4.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.3. yaz ördeği. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.480 ha.600 ha) ilan edilmiştir.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Alanın. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır.T. Suları tatlı. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.3. VI. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. alanı kapsar. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları.5. ekolojik olarak bol gıdalı. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. besin maddeleri yönünden fakirdir. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14.500 ha büyüklüğündedir.

14.000 ha.4. cüce karabatak. alanı kaplamaktadır.7. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. şah kartal. yüzölçümüne sahiptir. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20.400 ha.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup.C. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. Deniz. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.110 ha. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. mera. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır.8. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır.4. orman. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup.3. dik kuyruk. VI. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup.3. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde.T.4. VI. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . Nesli tehlikede olan yaz ördeği. bataklık. al boyunlu kaz. göl. alanı kaplamaktadır. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. VI. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir. tuzlalar. çayır.4.9.4. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. sazlık. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. ırmak. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir.3. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan.

2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir. 138 . ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır.12. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir.12. 2. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. Sözleşmenin amacı. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır.C.T. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler.1996 yılında yürürlüğe girmiştir. VI. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. Sözleşme ülkemizde 22.5.

endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. göçmen türler. 6. 139 . hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. sosyal. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. 4.C. sözleşmeyi 17. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. habitat tipleri. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. deniz çevresinin iktisadi. Sözleşmenin amacı.1994 tarihinde onaylamıştır.Türkiye. 5. Sözleşmenin amacı. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır.05.T.

Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır.C. Sözleşmenin amacı. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.12. . 10. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. 8. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. Taraf olma süreci devam etmektedir. Protokolün amacı. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. Sözleşme ülkemizde 14. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Sözleşmenin amacı. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ozon tabakasının incelmesi. 140 . özellikle Afrika başta olmak üzere. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. 27. 11. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak. biyolojik ve genetik kaynakların korunması.T.Sözleşmenin amacı. 9. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. Sözleşmenin amacı. . Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır.05.

05. 13. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. 14. hava kirleticilerinin. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. 18. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır.1985’ de yürürlüğe girmiştir.C. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. 16. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. uzun menzilli taşınması dahil.03.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.11.06. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. ülkemizde 24. Türkiye. Sözleşmenin amacı.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış.T.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. 141 . Atmosferde.1965 yılında yürürlüğe girmiştir. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır.07. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. Ülkemiz. başta karbondioksit olmak üzere.04.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13.

korumak. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde.10. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Kaynaklar 1. Sulak Alanlar Şubesi. M. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. 1994. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. 19. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. 1998.03. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Kasparek. Haziran 1992. Kılıç.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ertan A. bilimsel. 2. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. 20. Ankara. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. İstanbul.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 03. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. 2004.05. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde.C. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. Sözleşmenin amacı. Çevre Bakanlığı.T. 3. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. saklamak. 18. DHKB. Çevre ve Orman Bakanlığı. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. 142 . dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı.Osman.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. başka devlete taşınımına ancak. kullanılması ve geliştirilmesi. A. 15. ERDEM. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek.

1’de verilmiştir. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. tatil. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır.C.7 milyon kişiye yükselmiştir. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. uygulama ve kontrol gerektirir. spor.4’ten yüzde 1. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. Çok dikkatli planlama. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir. Turizm sektörü.1.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik.7 milyon kişiden. Turizm. 9. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir.6’ya.7 milyon kişi. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. 1995 yılında 1793. konaklama. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. dinlenme. sağlık.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir.8 oranında bir azalma ile 5. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. TURİZM VE ÇEVRE Turizm.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. sosyal. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1. ulaşım. avlanma.1. yabancı turist sayısı 7. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. Turizm. insanların geçici veya devamlı. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir.T. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. 143 . dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. TURİZM VII. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. turizm geliri ise 7. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. kültür.

70 6.15 31.C.49 3.80 -10.43 19.49 10.13 15.15 19.64 -3.32 6.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.44 3.07 16.85 9.78 2.93 5. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.43 19.25 2.47 33.76 -4.70 20.57 21.43 5.07 7.2.06 12.88 41.43 6.26 7.35 39. oda sayısı 156 367.68 42.22 -1.70 4.91 -20.54 -10.96 12. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.68 1.86 3.94 19.95 .92 7.84 18.00 1.58 15.05 4.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.37 14.39.97 0. yatak sayısı ise 243 794’dür.81 .09 5.94 51.97 . yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.37 7. oda sayısı 113 452.34 12.95 4.11 21. 2000.98 2.33 1.16 -8.91 9.10 15.09 14.97 7.2’de verilmektedir.28 7.23 15.64 2.25 12.75 51.54 9.08 14.68 16.77 9.6 27.80 4.15 14.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı. 144 .56 7.90 -6.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .79 31.74 -15.71 3.78 7.91 15.43 8.34 11.22 6.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.85 9.1.89 -1.57 -2.64 6.76 9.82 0.29 2.22.94 10.80 5.24 -1.22 19.96 -0.07 15.23 1.01 0.82 11. Tablo:VII.76 2.52 5.99 3.41 17 282 7.44 -0.44 -2.81 42.05 2.18 15.10 -2.60 6.88 3.49 3.71 18 578 6.1.47 -7.31 .38 14.25 4.88 19.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.71 5.52 7.54 25.07 3.60 0.87 7.38 5.43 3. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.09 5.71 -12.90 0. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.44 18.96 -0.T.28 -1.14 9.34 5.51 1.86 3.18 29.59 6.0.75 4.75 15.48 7.7 -6.09 1.28 15.27 1.0.40 41.55 -13.26 6.72 -15.81 23.58 3.1.70 5.93 12.04 32.87 17.76 7.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .51 3.35 3.29 -7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.46 -1.49 23.10 14.78 4.84 0.26 43.52 23.53 0.18 12.20 -16.46 1.78 5.74 -11.55 1.43 3.59 1.

Sınıf 2. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886.1. 39 667’si tren yolu. 1997’de 9 712 510.Sınıf 2. 1 969 579’u karayolu. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı. 145 . 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir.Sınıf 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir. 1. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.T.1.C. 1998’de 9 431 280.3’de gösterilmektedir. 2000. 1996’da 8 536 778.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes.

2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.711 milyar dolara yükselmiştir.1 21.0 7.0 826.0 Kasım 358.3 2.1 Ocak 212.7 16.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.4 ve Tablo:VII.55 14. Tablo:VII.0 224.0 Ağustos 1 169.1 29.C.9 51.0 GENEL 7 002.0 Mart 312.0 357.2 -41.5 313.4 -6.0 239.0 696.3 0.1.88 7.1 azalarak 1.2 37. 1998 yılında 7. 1999 yılında yüzde 16. 2000.0 229. 146 .3 9.3 -41.5 2000/99 10.0 302.1.6 9.0 261.8 -29.26 0.0 Şubat 175. 1997 yılında 1.1 30.8 -13.7 41.9 47.6 -39.6 3.0 476.0 749.4 19.0 -1.2 -33.6 696.6 -0.0 291.2 1.0 Temmuz 854.4 -5.0 TOPLAM Kaynak: T.4 -15.0 Nisan 416.0 1 041.0 Eylül 1 054.4 -3.0 Aralık 236.7 artarak 1.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.1 34.5 -7.0 1 207.0 318.0 33.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.9 1.8 618.6 33.1.9 1.2 15.177 milyar dolar.0 Mayıs 707.0 1 056.2 70.6 39.0 984.4 2000/97 2.2 -26.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.0 5.0 196.4 52.203.177.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.4 -14.8 2000/98 -16.0 Ekim 715.5 56.9 -5.2 1.0 718.0 869.8 6.0 422.1 863.9 -27.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.0 7 636.0 1.0 255. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.0 0.1.0 216.0 Haziran 794.29 0.0 186.203 milyar dolar.C.7 0.0 1998/97 23.8 65.1 -15.0 662.5 1999/98 -24.4 3.0 728. 1999 yılında 5.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.9 -18.8 44.0 225.3 46.0 1 169.8 -12.0 23.14 100.5’de düzenlenmiştir. 2000 yılında da 7. 2000. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.01 0.7 -5.1 1.0 420.4 23.86 1.T.4 -5.0 509.7 23.0 422.0 1 054. Merkez Bankası.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.

4 2.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.0 206.3 28.9 370.0 242.6 90. Tablo:VII.4 2000/97 17.1 Denge (1.7 93.7 110.7 9.8 -15.0 101.0 TOPLAM Kaynak: T. 147 .1’lik bir artış öngörülmektedir.2 98.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.0 107.0 159.6 4.3 -8.8 16.0 Şubat 121.2 -18.1.0 90.0 Nisan 162.0 1 753.0 108.7 136.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.5 167.7 172.0 7. 2000.0 Aralık 102. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.1.8 248.1.7 41.6 -16. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.0 89.1 2000/99 42.C.7 16.3 -16.0 -0.5 21.2 -18.0 Eylül 78.7’de verilmektedir.7 -15. Merkez Bankası. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.8 -16.2 3.7 -15.0 1 711.3 2000/98 -14.0 Ağustos 133.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.3 88.9 -15.4 381.1 -22.0 Kaynak: T. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.3 10.6’lık turizm gelirinde ise % 10.2 -2.0 213.4 -4.0 206.6 19.8 -4.8 -22.4 14.0 1998/97 37.3 38.1 210.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.0 GENEL 1 716.3 78.0 Ekim 103.3 Ocak 94.1 68.C.T.7 -20.9 -18.4 -7. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.6 -21.0 134.9 -11.7 166.0 80. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.6 207.2 309.9 1 471.6 96.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.3 -28.9 -12.0 86.4 17.3 92.0 -2. VIII.6 130. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.2 1999/98 -40.3 -13.0 Kasım 106.1 296.3 14.7 12.9 71.7 71.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.8 -11.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.9 -16.1 -22. 2000.6 186.0 Temmuz 269.6’da verilmektedir.0 118. Merkez Bankası.0 Mayıs 190.9 36. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.0 Mart 122.1.4 -0.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.2 2.2 -9.000$) Gider (1.1 0.9 -41.8 73.1 223.C.4 23.4 105.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.0 168.1 -19.5 27.5 28.3 4.1 -58.0 Haziran 231.

Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII.850 2005 (2) 13. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir. yat çekek ve yanaşma yeri. 2000.7 adet golf tesisi. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.000 5. .26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).6 11.500 11. .2 8.1.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1. 1983-2000 yılları arasında.2 10.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16).981 4.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.1 4.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı.8’de verilmektedir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.C.3249 yat kapasiteli yat limanı.000 7. 2000. sportif amaçlı turistik tesisler. Tablo:VII. . Kaynak: Turizm Bakanlığı. 148 .5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.690 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII. .947 5. .727 7.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61). Bu tahsislerin.600 8.1.T. turizm kompleksleri vb.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. .756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4.8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3.1.7 7. VIII.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır. .8 15.1 14.200 1.627 3.

149 .T. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. 8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. 2. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. 1. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır.C.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. pazarlama alanına. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. 5. 7. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. 9. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. 3. 4. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin.I. Kullanan Öder . koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. VII.2 Turizm Sektörünün Amaçları. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. halkın 6.

sağlık. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. müzeler. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. moteller.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. 12. vapur şirketleri. konuk evleri. hava ulaşımı. hayvanat bahçeleri. reklam şirketleri ve benzerleri. kış. hoteller. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. 11. dağ. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. sinemalar. bahçeler. yaptırma. otobüs ve tren şirketleri.T. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. onama sürecini yeniden tanımlayan. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. pansiyonlar. Ulaşım Seyahat acentaları. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. Konaklama Hizmetleri Oteller.I. yat.3. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. termal. 14. 13. VII. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. 150 .Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. konuya özel parklar. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. restoranlar ve benzerleri. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. milli parklar.C. tur operatörleri. turist rehberlik hizmetleri. sanat galerileri. spor merkezleri. yöresel özelliği olan çarşılar.

trafikten kaynaklanan hava kirliliği. termalizm. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. tarihi. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. çarpık kentleşme. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. 151 . Sağlık Turizmi: Klimatizm. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına.C. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. VII. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. Gürültü. Su. Örneğin. mağara turizmi vb. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. etnik turizm. yaş turizmi. hava ve flora-faunadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. golf turizmi. Türkiye'de turizm sektörü. toprak. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. Çevre turizmin temel kaynağıdır. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. kültürel turizm. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi.4. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. Antalya. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir.T. Bunlar. üvalizm. kanoculuk. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir.I. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır.

bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. kıyıları talan edilmiş. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller.C. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur.I. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için.I. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır.5. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. VII. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi.5.2. denizleri ölmüş. Özetle hızlı nüfus artışı. moteller. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. Bu kullanımın 2000 yılında.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde.I. çevre kirliliği. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. yanlış yerleşme kararları. Turizmin bölgeye yönelmesi ile. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. tüm su kaynakları kirlenmiş.1. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. altyapı yetersizliği. ikinci konutlar tatil köyleri. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise.T. peyzaj bozulması. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. kıyı talanı. ve 11. Bunun sonucunda. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. kamp yerleri. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. 152 . atık yüklerinin artması. VII. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli.5.

Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Bu miktarın 2025 yılında 1. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. Bu durum şebekelerin.I. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon.T. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. pompaj. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir.3. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. VII. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur.5.C. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. 153 . Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür.

8 milyon ton civarındadır. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. Çevre Bakanlığı. Setur Antalya Marina.4. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. Bu araçlarla toplanan çöpler. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Setur Ayvalık Marina. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. akışlarda yüzeysel suların. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. Setur Kuşadası Marina. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Marmaris Martı Marina. Bu alanlar her türlü fare.5.I. Kemer Antalya Marina.C.5. bunlar yeterli olmamaktadır. Setur 154 .I. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir.I. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. Özendirme yoluyla. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında.T. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Albatros Marina. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Setur Çeşme Marina. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Çalışma. Karada Marina Bodrum. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. VII. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup.5. VII. kıyıların düzenini. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır.

Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir.PL (Blues C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.1.9’da verilmektedir.C.T.1. 2000. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir. Tablo: VII. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 .

Turizm Bakanlığı. kültürel. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Turizm Bakanlığı. 156 . Çevre Bakanlığı. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. DPT. Turizm İstatistikleri. 2000. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Kamu Arazisi Tahsisleri. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. serbest. 2. Kaynaklar 1. yurt dışında ise Türkiye’nin. meslek odaları. Merkez Bankası İstatistikleri. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. 4.I. kültürel birikimini. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır.T. 3.C. Merkez Bankası. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. tarihi zenginliklerini. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. 5. 2000. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Turizm ve Çevre Etkileşimi. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. Kasım 2000. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. 1995. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. 2000. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir.

son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. bir de insanların mekanı. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır.1. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler.1. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır.1. VIII. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. su. Ayrıca toprak içindeki. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. Karlılık ilkeleri gereği olarak. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. endüstri atıklarının toprağa sızmasından.C. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü.T. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. topografya. TARIM VIII. zaman. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. 157 . Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. ayrışması. Bu grupta görülen sorunların. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. VIII.2. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır.2. VIII.1. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme.T. iki ayrı başlık altında incelenebilir.2.1. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. yılın bazı dönemlerinde yaşlık.3. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. Yaşlığın da. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler. 158 . gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. Toprak. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz.1. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir. transformatördür. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır.C. Öncelikle toprak. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. VIII. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir.2. Toprak.2.1. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. Bununla beraber. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir.2. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir.4. Bu sorunlar.1. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. CO2 . diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir.1. Çoraklık.

Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak.1 N.1.T.460.2. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine.120 hektarında (%28. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. 159 . % 1. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken.2. VIII. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında. b. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına.481. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır.444.1. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. c.565 ha (% 31. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. Toprakların çoğunda. e. f. 5.844. toprak koşullarının bozulmasına. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar.583 ha (% 36. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. etüdü yapılan 20.C.750. çok şiddetli erozyon alanları 7. d. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur.5).4. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6.911 ha (% 0. bitkilerde yanmalara.2. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına.15 P205.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.4. a.200 hektar arazinin. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. Yanlış gübre cinsi kullanılarak. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir.55) olarak belirlenmiştir. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.31). toprak yapısının bozulmasına. 0. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır.1.

Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. Akarsulara. VIII. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 .1. bakır.2. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Toprak analiz laboratuarları. cins ve miktarları Tablo: VIII. Ülkemizde 1981 yılından itibaren.1.4. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. a. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin.’de verilmiştir. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. b.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. c. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. 2000 yılına kadar. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. vb. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. bor.T.3.C. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır.1. mangan. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. Çünkü. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. Kökeni ne olursa olsun. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. demir. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir.

324 298.000.015.862.568 305 169.769.480 4.690.923 3.358 1.235 1.900 28.687 1986 419.719 1.427.011 425.020 12.707 5.437 1.260 1991 417.555.510 3.307 5.673 94.442 4.615 14.111 594.692 124 208.983 88.640.010 306.597 628.827 50.556 1.493.227 945.881.000.020.825.911 56 4.908 6.979 953.068 84.150.718 1996 244.323 10.096 1.604.340 333.927 27.039 631. 2001.290 1.656 5.566 1.912 124.932 21.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.848 7.695 116.006.456 48.701 854.214 217.697 166.296 9.927 126.692 1.533 35.325 990.564 630.239 4.329 797 989 62.822 3.420 1.716 1.906 701.605 5.297 1997 303.751 22.791 8.445 40.794 367.812 3.052 126.965 987 270.448 1.056.198.335 8.980 5.231 1.786 1.266 4.409 495.223 27.104 613 7.230 519.231 9.477.758 1.011 25.053.081.207.165.882 200.613.997.181 4.293 396.835 132.985.024 447.950 50.502.462.069 169.764 5.378.981 1.639 3.980 28.915 548.449 28.497.043.730 490.952 4.168 69.647 618.122 498.857 3.511 8.682 47.296 437.599 17.312 37.239 41.030 20.296 579.389 607.958 94.000 24.207 68 282.734 5.958 5.121 502.871 39.773 52.442 917.929 19.182 1.523.420 1.591 134.752 505.648 86.643 2.438 1.332.185.226 194.560 2.680 2.868 17.702 39.974 6.800.251 90.151 161.818 63.385 574.205 41.815 373.698 306.927 3.141 62.606 5.750 5.199 1.482.586 82.464.633.402 618.981.329 584.217.205 6.967 108.236.081 323 6.320 19.699 5.711 1985 427.114.095 37.481 8.346 797.791 85.179 144.629 33.066 4.721.507.649 49.884 134.202 6.887.808 1.388.429.009 732.451.091.1.241 3.936 14.927.252.957 73.671.053.678 49.487 570.870 17.973 381 2.828 776.203 934 1.182 239.072 3.057 75.934 112.812 1.074 16.962 3.372 9.135 709.140.440.776 3.938 479. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.749 566.529 426.623.848 977 295.905 20.394.423 476.676 346.487 1.395.286 307.407 4.114 842.060 51.635.290.712 423.017 33.347 56.571 998.071 65 234.775 16.076 3.860 8.356.435 1.515.678 4.335 60.001 1.468 1.979 84.966 786.505 147.069 7.141.981 24.792.125 2.122 1.314 4.633 734.1.520.090 3.069.405 358.804 191.460 83.681 1.166.034.029 126.127.455 6.016.391.631.257 888.149.798.204.401 14.099 471.272.173 9.539 8.116 1.622 684 195.898 1.829 66.772 1.997 1.509.279 3.156.368. 161 .575 3.798.789 617.368 14.498 16.610.198 1.428.197.924 80.010 118 1989 434.883 1.697.350 4.C.581.196 4.206.587 5.933 728.317 965.777.509 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.944 1.417 66.392 4.180 146.473 280 92.347 1.686.830 1999 322.659.690 9.273 4.640.754.000 1.335.806 617.663 1.737 58.624 637.700.386.095 2.008 7.418 591.809 4.226.666 8.869 41.275 535.967 444.718.350.312 1995 292.380.426.446 1.402.217 480.816 875 17.512 218.972 897.804 4.245 409.847 177.848 599.664 1992 350.634 1.711.187 688.017 22.559 580.858 367.697.211 4.005.367 10.775 84.015 624.526 4. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.539.833 427.090 577.395 1990 450.036 266.411 8.288 1981 441.737 1.733 31.183 1994 239.703 7.393 11.196 1.294.B.066 271.731 3.435.977.562 1987 496.995.104 10.480.658 101.776 82.440 1.789 10.065.034 7.795 7.824 1.017.269 625.951 1.017 1.798.149 3.459 11.997.626 45.210 573.464 247.735 4.626 847.968 108 1.538.424.999 3.493 338.242 569.556.881 316.936.085 63.494 1.410 1.356 249.136 272 7.072.873 725.563.199.121 4.856 4.169 1.671 230.754 2.566 974.434 276.903 899.359 164.696 614.596.193 1.103.190 783 2.465 6.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.356 3.281 5.622 1983 451.962 1982 432.621 975.116 1.T.816 10.913.974 15.153 1.254.450.485.445 29 169.982 241.500 468.398 1.102 2000 328.290 8.692 36.831 543.960 497.887 12.655 343 476 138.629.198 1984 412.560 1.054 882.642.117 83 71.315 1.222 47.445 3.712 7.605 1.168 47.742. 44.244 2.294.479 16.551 725.223 1.114.915 581.278 1998 354.020 9.630 3.768 1.509 2.574 90.309.815 14.883 67.675 2.252 66.920 3.253 1.147.950 18.066 1.882.415 560.682.069 1993 306.751.945.735.089.746 4.526 658.509.076 5.866.723 841 1.894 1.328 1.996 723.588 1.405.M.722 627.287 911.445 159.187.804 95.199 152.613 67.

bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları.T. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. 2. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır.3. 162 . Çünkü. Ayrıca. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir.3.2.ve 4. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. VIII.1. VIII.2.4. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. ve 3. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu. Ayrıca gübre üretimi. Şehir ve endüstri atıkları. özellikle 1. tarım arazilerinin. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir.6. 5. 1. zamanla toksik hale gelerek. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. toprağın iyon dengesini bozmakta.7. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. 8.C. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. Azot ve fosforun yanında. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. toprakta birikip. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler.1.

turizm. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. Porsuk. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. Meriç ve Konya Ovalarında. demiryolları.T. Her türlü tarıma elverişli olan 1. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. Sanayi tesisleri. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. b. Sakarya Ovası. a. enerji ve boru hatları.ve 3. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir.C. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. Mersin ve Tarsus yöresi. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır.4. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. sınıf arazilerin sanayi. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar.2. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. karayolları. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. altyapı kolaylıkları. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. VIII. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Küçük Menderes Ovası’nda. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Bursa Ovası. Bornova. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar.1. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. 163 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere.

h. su toplama havzası. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. ı. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. toplum bilinci oluşturulmalıdır. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . d. g. hayvanlara kaba yem sağlama yanında. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. e. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır.5. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı.T.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız.111. pınar ve memba sularına kaynak olması. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. VIII.C. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. toprak ve su muhafazası.1. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. Çayır ve meraların. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. f. Ülkemizde 1. ve 2. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. i. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında.

canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir.1. barajların bile ömrünü kısaltır.1. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır.C. derelerin kuruduğu görülmez. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. Düzensiz otlatılarak. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini.6. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. mera.1998 tarihinde kabul edilerek 28. Pestisidler. VIII. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. Orman kadar olmamakla beraber. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.02. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. İşte bu amaçlarla. Böylece. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.T.6.02.1. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. VIII. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. Her mevsim bulanık akan sular.

LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa.1. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. olarak ifade edilmektedir.1. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır.2. VIII. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi.6. Örneğin tarla. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun.1. ağırlık için mg. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür.T. ile ifade edilir. Akut zehirlenmeler. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. Akut zehirlenme. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. insan vücuduna ilacın solunum.1. Beher kg. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.’de verilmiştir. bunların % 50’sini öldüren dozdur. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. 166 .C. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII.4. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.500 3. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir./kg.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.T.500 2.1.300 75 455 4.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı. Sekonder . 15 98 780 900 2510 359 220 1.1. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg./kg.900 1.1.2. 167 . Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.500 3.2. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. VIII.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. 7. 1995. giderek bünyede konsantre olurlar. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir.C. Ankara. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.6.300 375 1780 5. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir. Türkiye'nin Çevre Sorunları.

rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları.1. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. VIII. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen.2. sudaki pestisid seviyesine. taşıma. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. acrolein (herbisit). Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı.6. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir.C. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. denizler pestisidlerle kirlenmektedir.1. organizmanın fizyolojisine. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların. pestisidler ile insanların teması. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. depolama. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. 168 . Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. deri veya solunum yoluyla girmektedir. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır.6.3. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar.T. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir. ilaç üretimi.

021 10.101 453.505. Tablo: VIII. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.927.993 1998 11.953.725 80.660 24. Bu kalıntılar. Örneğin dekara 1.782 254.300 33.000.994 3.1.1. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.3.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.649.552 4.917 497.694 8.797.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.4.663. formülasyon şekline. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.360 24.204 51.1.3.5.933 557. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin. zirai mücadele ilaçlarının imalat. Tablo:VIII.C. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.877 26.749 1999 9.182. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.465 2000 10. toprak tekstürüne.. Akarisitler III.273 2.925.157.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.991 32. İnsektisitler II.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.942 55.1.221 427. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir.754.030 5.242. ilacın yağmur. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir.379 5.096 19. toprak nemi ve sıcaklığına. 2001.268 2.1. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.458.307 1. Yapılan çeşitli araştırmalar.734. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.730 6. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I. 169 .264 7..4.343.782 341. Tablo:VIII.291 59.595 6.088.311 303.505 158. Tablo: VIII. ilacın absorbe edilme durumuna.416 106.349.517 174.380 50. Topraktaki zararlı böceklere.T.722.Herbisitler VIII.'de verilmiştir. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.664 178.222. ithalat ve tüketim miktarları. Türkiye'de 1996 yılından itibaren.785 5.969 2. Yağlar VI. tüketilen ürünler aracılığı ile insan.107.515.109.6.012 5. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.601.764. kullanılan ilacın grubuna. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.047 6.Fungusitler VII.646 1997 9.849 512.230.Zirai Mücadelede Kul.537 28.Rodentisit ve Mollusitler VI.

400 30.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.108.778. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.163 3.989 1.923 392.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.T.350 14. 2001.368.200 1.957. Tablo:VIII. Diğer 607.630.798.360 1.000 1.551 14.730 7.1.913 7.463 19.780 811. İnsektisitler 11. İnsektisitler II.806 995.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.098 VIII.829 2000 1.172.874 29. Böylece üreticiler.070 856.177 1.797 7.234 58.052 1.927.489 31.390 297.101 7.Rodentisit ve Mollusitler 88.064.872 1.242.Rodentisit ve Mollusitler VI.300 7.000 14.371.504.634 1.432.878.159.637.460 VIII. 170 .600 542. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.Herbisitler 7.550 1.631 1997 12.7.Fungusitler 5.020 762.563.847.076. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.793.726 II. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.361 5.056.642.657 89. b.5568.025 702.571. Diğer 194.921 50.210.321 VII.1.905.C. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.760 83.963 ve VII.426.376 953.720 1999 1.318. c.Zirai Mücadelede Kul.776.285.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.5.039 7.709.905.933 1.382.291 70.001.017 746.632 33.985.745 3.Herbisitler 1. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.810 1.630 VI.688 2.174.173 233.534 871. 2000 11. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.1.143 8.174.290 1.617. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 2001.987 49.864 1. bayilik ruhsatı.4.874 33.313 VIII.389 Yıllar 1998 11.852.300 1.373 1999 I.185 645.124.289.802 1998 1.810.487 Fumigantları V.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.834 Yağlar VI.372 2. Akarisitler 309.681 93.Nemotisitler-Toprak 728.260 1.999.693 III.Fungusitler 1996 2.261 6.976 1997 2.548.589. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.055 884.Zirai Mücadelede Kul. a.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.619 Maddeler Genel Toplam 5.021.917 1.880.213 132.220 5.334 6.453 145. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.886.101.688 1. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.342.355.747 55.679 6.259.058.962 Maddeler Genel Toplam 27. Akarisitler III.

2001. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2. Islah Çalışmaları. YENİKÖY. 3. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. göl. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Milli Park Alanlarında. 1993. g. Ankara. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. 171 . h.2001. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. T. 4. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. sağlığa zararlı olup. e. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. Ankara. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. Orman Bakanlığı Dergisi.. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. Orman Bakanlığı Dergisi. 6. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Kaynaklar 1. 1995. gölet ve baraj havzalarında. ı. ÇELİKKOL. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. Sayı:19. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. Türkiye'nin Çevre Sorunları. O.T. O. 1993.. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. 1993. Ankara. Ankara. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. 7. seralarda. i.C. Orman Bakanlığı Dergisi. f. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. 1992. KÜÇÜKÇAKAR. DOĞAN. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. . 5. kritik akarsu. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. Ankara. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. Sayı:19. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.. Sayı:19. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. N.

Madenler.1. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. IX. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır.1.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. hidrolojik özelliklere. örtü ve atık yığınları. toprak ve bitki örtüsü. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. 172 . ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. çalışmalar bittikten sonra topografya. MADENCİLİK IX. röliyef. jeolojik yapı. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. su ilişkileri. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. derinlikleri. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. su rejimi.1. 2. 1. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır.1. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur.C. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. İşletme sonrası hafriyat yerleri. IX. jeolojik yapıya. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur.T. ocak alanı ve derinliğine. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. mevcut toprak. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır.1. kimyasal özellikler. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. yerel iklim.1.

atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar.1. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. IX. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. IX. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı.2. 173 .T.3. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. Bu durum ise.2. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer.1. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar.1. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. Sonuç olarak zenginleştirme. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. çökmüş ocaklarda görülmektedir. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. Röliyef su rejimi.1. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Örneğin. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. IX.C.

gerekli röliyef. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. d. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a.T. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. Madencilik sonrası. IX. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. Bir başka kritere göre.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. Maden ocaklarının işletme süreleri. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. b. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. d. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları.4. c. c. Derin ocak alanları ise. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. 174 . Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu.C. e. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. e. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu.1. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. Taş yığınları. b. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç.

Geri kazanma çalışmalarıyla.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir.T. klimatolojik. Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek.5. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. parklar.C. meteorolojik. . Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. . 175 . Unutulmaması gereken gerçek şudur ki.Su kullanımı (balıkçılık. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır.Ziraat (tarım. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. . IX. . Sonuç olarak.1. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. Bunlar cevher.) .Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. çayır. halka açık alanlar). toplumsal ihtiyaçlar için). hidrojeolojik.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. mera v. konut ve hizmet binaları).Orman (ticari ve ticari olmayan) . İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. spor alanları. bahçe. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. çevreyi koruma. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür.s. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir.

Haritalama Haritalama. IX. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi.1. Ayrıca.1. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. d.1. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere.6. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. aralıkta uzanımları incelenmelidir. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Haritanın ölçeği. Jeolojik Araştırmalar a. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. a. b. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. d.25 m. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. c.C. bu genel haritalardan başka. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. Jeodezik haritalama. arasında olması düşünülmelidir. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir.2. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. Örnekler. b. röliyef. Uzaktan Algılama çalışmaları. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. e.6. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir.T. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir.1. yerüstü. Bu araştırmalar sırasında.6.5-0. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. Açık maden işletmeciliğinde. Jeolojik araştırmalar içinde. c.

atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. Taşkın durumunun incelenmesi. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. a. bulutluluk.1. İşletme ürünleri. IX. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır.C. IX. a. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. filtrasyon parametreleri. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. c. iklim verilerinin toplanması gereklidir. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. güneşlik. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır.3. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. akarsular.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. c. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır.6. buharlaşma.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. Isı.6.T. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. bu araştırmaların önemli bir hedefidir.1. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. b. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. havadaki nem. b. d. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir.4. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. Madencilik faaliyetlerinin. d. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır. e. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. arazinin sismik kararlığı. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. yapı malzemesi potansiyeli. Eğim kararlılığı. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır.

su içeriği. sürülüp ekilebilir topraklar. meralar. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler.6. IX.6.T.1. Toprak Araştırması Toprak araştırması. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. IX. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır.8.5. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. ana kayaç derinliği. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. planlanan türlerin nitelikleri. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli.1. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. yollar. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. IX. permeabilite. 178 . çayırlar. ormanlar. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. yardımcı makinalar. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri.1. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. tarım ve ormancılık gibi). endüstriyel alanlar. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri.6. rekreasyon. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. Toprak özellikleri (eğim.6. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. işletilmesi. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir.7. göller. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. şişme ve büzülme potansiyelleri. planlanan diğer alanlar için. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. IX. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. erozyona yatkınlık. Toprak kapasitesi verilerini.C.6. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. konut yerleri. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir.1. zararlı atık alanları. cevher ürünü. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. üretim metotları. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir.

6. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. mülkiyet konularını.10. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. Ön Planlama İyileştirme. Başlıca amaç. mahalli yetkilileri. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. -Yatağın işletilmesi. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu. IX. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.1.1. Detay Planlama Detay planlama. örtü ve atıkların taşınması. İyileştirme. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir.1. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi.6. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. yığılması ve işlenmesi için metotlar. dini. Çalışmanın amacı. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. Bu faaliyetler.1. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. politik ve ekonomik hususları. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. IX. IX.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi.6.9. 179 .T.10. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi. Çalışmanın kapsamı. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları.6.C. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. a.1. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır.2. Ön planlama. sosyal. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği.10.Detay Planlamada. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu.

g. Yığınların. n. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. d. Yayın No:21. c. j. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. f. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. 2001. h. 2001. iyileştirme usulleri. 3. k. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. Yolların yapımı. ı. e. dağıtılması usullerinin araştırılması. l. o. 180 . hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. 2. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. MTA Genel Müdürlüğü. m. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. İyileştirme maliyetinin finansmanı. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. satışı. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. malzemenin taşınması. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. Kaynaklar 1. i. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. Yığınlar.T. TMMOB.C. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları.

güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir. X. jeotermal enerji. çevrim. rüzgar. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. bitki artıkları.1.1.1. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X.T. doğal gazın 200 yıl kadar. petrol. gerekli tedbirlerin alınmasında. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır. Ancak enerji. 181 . çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. tezek. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. ENERJİ X.1.1.1. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için.1. X. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır.1. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir.1.1.C. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. doğalgaz ve nükleer enerji. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. güneş. petrol üretiminin 21.1. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür.1. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.1. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun.1. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi.1. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. Nüfus artışına. X.

C.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. trafik. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. 182 .1.1. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.1. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde. önceleri atom bombası yapımında.1. Diğer taraftan çevresel etkileri. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz.1. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir. X. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21.3.1.1. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir. topraklara.1. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. kentleşme ve sanayileşme. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. ısınma.2. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir.1. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır.1. yakıt konusunda dışa bağımlılık.2.T. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Bölüm X. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. X. amonyum tuzlarıdır. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere.2. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. Nükleer Enerji Nükleer enerji. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır.1. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. taşıt araçlarını da etkilemektedir. X.1. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde.1. binaları. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. NOx. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır.

Bölüm: X. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir.1. Ancak yeterli değildir. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1.3.2.1. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli.1.4. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz.1.2. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir.2. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. Bu enerjinin de 21.2.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte. 1999 yılında toplam 23. X.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. X. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X.1.1. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir. Odun tüketimi. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır.1.T. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen.1. Hidrolik barajların ayrıca. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır.C. 183 .2.

1.1.2.2.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır.2.1. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga.C. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. dağıtım.4 MW’e’dir. 21. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. taşıma. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir.6. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. Uygulamaya aktarılabilecek üretim.5’i odun ve tezekten sağlanmış. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. X. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı. Mevcut şartlara göre ülkemizde. boğaz akıntıları. ülkemizde ise 20.1. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen. sanayide.7. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma.1.1.1. elektrik üretiminde.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir. MTA bu konuda desteklenmelidir. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25.T. 2005 yılı hedefi 185 MW. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. X.2. X. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. 1000 m derinlikte 8 184 .5. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı.

Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. Elektrik İletim hatları. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Kaynaklar 1.1.2. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. Ankara. X. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X.T.2’de verilmiştir.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. Ülkemizin Temel Enerji Politikası. konutlar e. 2000. enerjinin üretimi. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. 1999 Enerji Raporu. Ayrıca Harita X. Beş Yıllık Kalkınma Planı. b. 3.1. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması.’de. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. a. Enerji fiyatının. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır. 185 . Ulaştırma Sektörü.1. tabanda 13.Tarım Sektörü. Ankara. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. d. enerji fiyatlandırması olmalıdır.C. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. 2001. 2. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. Binalar. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. f.1. c. VIII. Sanayi Sektörü. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. 2000. Elektrik Enerjisi.1. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi.

62 0.1 64.749 63.40 0.02 29. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.231 15.01 6.01 10.35 0.(Net) San.90 2.03 6.275 4.73 0.15 0.57 6.06 59.T.01 13.758 13. Ulaş.58 0.035 40.398 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.898 0.156 14.15 0.06 0.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.50 0.89 Diğer 1.11 0. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır. Tablo: X.74 34. Mt: Milyon ton.035 184.88 17.01 5.456 0.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.02 44.37 6.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.756 10.23 0.58 . çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.22 0.00 2.35 12.938 5.08 18.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.50 10.03 26.127 65.73 0.08 Hay.984 0.1 18.48 0.17 (mt) (mt) (mt) 53.65 1998 San.02 44.94 5.53 0.49 0.03 5.ve Bit.00 6.03 29.94 12.Art.11 89.35 33.981 48.16 18.09 0. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup. 2000. Ulaş.37 6.79 85.91 0.62 2. 10.159 97.64 6.542 0.64 6.98 13.159 16.08 0. Diğer 0.82 0.11 0.15 0.382 2010 Tahmini 51.09 0.89 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.28 1.44 64.24 5. 2000.02 0.ve Bit.58 0. (TWh) Jeotermal El.560 46. (mtoe) Odun (mt) Hay.1 44.06 Nihai Tük.1 38.026 100.40 0.60 1997 Gerçekleşme 15.37 10.09 0.09 44.463 2005 Tahmini 29.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.63 4.18 0.92 Nihai Tük.555 0.656 55.37 6.15 0.08 18. GWh:109 KWh. 9.819 5.11 17.1 0. 186 .07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.18 0.62 0.04 10.03 31.387 0.6 0.1.47 0.09 0.691 0.58 42. (mt) * Tahmini.02 41. 10.05 0.37 6.98 2.01 3.65 64.51 2.09 0. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.06 0.85 5.74 0.24 00.18 10.53 30.52 0.09 0.67 39.C.64 12.37 6.02 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X. 12.46 18.1 0. Ulaş. TWh: 1012 KWh.66 1999 San.11 Diğer 0.91 37.37 6.266 64.837 160.08 0.08 40.03 24.03 29.70 6.08 0. 11.250 3.23 17.64 6.493 2020 Tahmini 147.68 0.90 2000* Tahmini 13.79 0.364 82.78 2.66 18.01 5.02 24.1303 0.37 6.312 11.10 0.1.48 6.01 5.50 Odun (mt) 18.11 0.

sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır. yerleri ve diğer özellikleri.2. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup.2. içme.3. 187 . inşaatın başlama yılı. Akarsularımızın. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır. 14 adet olup adları. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X.2. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. 20 adet olup adları.6 mm’dir. diğer barajlar taşkın önleme. ortalama yağış (aritmetik) 642. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup. toplam 34.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. 32 adet olup.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.C. Tablo:X. BARAJLAR.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. yerleri ve diğer teknik özellikleri.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup.2. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. Tablo:X.2. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları.4.1. taşkın kontrolü. diğerleri taşkın zararlarını önleme.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. inşası devam eden.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup.T. Harita X. rejimlerini kontrol altına almak. adları. diğer barajlar sulama. çevre koruma. ayrıca sulama. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. 26 havzada bulunan akarsularımızda.

02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.Çekmece 1987 B.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.15 S 12.263 S+T+E 14.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.1. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83. .20 165.312 S+E 9.25 195 K. T: Taşkın Kontrolü.600 S 32.10 386.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.00 910.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.840 S+T 15.61 İstanbul B.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.350 S+E+T 31.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.575 S 23.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.28 106.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.20 149.420 S 41.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.14 202.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.50 101.C.66 1073. 1999.2. S:Sulama.208 S+T+İ 7.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.780 S+İ 5.50 120.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.716 S+T 10.859 S 16.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.220 S 8.25 130.220 S+T+E 47.00 161.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21. 188 .020 S+T+İ 23.T. Uğurlu 7000 S 6 .480 S+İ 11.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.

Menderes 1989 42. 1999.Maraş Ceyhan 1989 41.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.050 17.85 178 20.50 1120 817 48700 3. T: Taşkın Kontrolü.25 112.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.30 240.00 47.50 1919. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.86 2126.00 25.52 306.474 22.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.725 9.00 6.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.00 595.94 113 23.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.385 20. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.825 1.00 7.42 1400.70 872.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .75 158 7.T.56 6.25 14 164.Atatürk Ankara Sey 1992 48.00 24.300 700 29.Urfa Fırat 1991 47.95 10.Yapraklı Van Karasu 1990 45.25 1175.576 17.736 4 11.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.31 5763 5.537 177.Batman E: Enerji.20 312.80 1075.90 1188 9. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.Gönen Adana Seyhan 1996 54.00 57.50 100 5.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.60 164. S:Sulama.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .20 270 11.Sarımehmet K.216 9.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.50 112.1. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.30 34.100 37.Menzelet Denizli B.Hancağız Van Hoşap 1988 34.959 94.33 14.080 9.39 42 1950 25.091 126.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.16 104 118.56 107 8.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.00 49.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.553 22.Sır Ş.C.30 23.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .50 1234 64.70 282 45.Kılıçkaya K.700 19.74 139.Çat Batman Dicle 1997 56.2.Dicle Bingöl Peri 1998 58.00 81.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.Maraş Ceyhan 1991 46.

00 106.05 13.14 122.356 13000 17.40 220.03 25. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.Karaçal 5.25 114.Birecik 10.00 448.40 5.574 66.700 44. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.00 393.2.34 50.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.00 500.969 194.52 28.94 216.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .20 2993.13 4.70 10.50 9.34 26.60 250.2.Berke 4.00 157.46 207.83 18.63 204.14 12.00 8.00 12.00 507.55 661. S:Sulama.27 308.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K. T: Taşkın Kontrolü.00 1220.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.44 248.282 12.20 116.64 2.00 196.Kürtün 2.00 132.00 50. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.045 6600 10660 19260 34.40 3.10 14.28 41.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.165 6.43 56. 190 .Alpaslan 11.00 13.21 10.76 427.C.00 384.84 161.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.Kayacık 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.T.80 22.70 8.Manyas 6.80 6.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.49 349.00 1. 1999.09 4.11 372.55 102.35 4.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.079 5237 12367 14200 20000 5538 65. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .37 132.60 7. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Adatepe 12.91 7.50 131.00 13.96 Göl Alanı km2 3.80 6.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.61 32.97 36.08 16.

T: Taşkın Kontrolü.86 4.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.00 661.2. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.00 312.80 0.27 33.T.82 21.Susurluk 4.68 6. S:Sulama.Söylemez 3.20 299.34 14.15 220.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .1 0. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 10.12 249.3.Yedigöze 6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 1101.40 45.00 133.00 450.60 118.00 4800.Boyabat 2.00 14. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18. .927 4910 3606 E: Enerji.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.60 710 187.00 500.00 360.00 10410.45 29.00 1283.Ilısu 5.10 2.55 1103.40 Göl Alanı km2 65. 1999.23 0.C.40 268.50 15. 191 .80 105.80 650 1.00 2105 2622 1010.

60 163. T: Taşkın Kontrolü. 192 .30 54.85 10. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.37 112.4. .60 8. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.00 9.00 3.69 1.40 45.00 2430.42 25.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 530.79 4.00 3476.33 6.T.00 166.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.46 3.00 Göl Alanı km2 27 18.90 253.Çataltepe 2.30 11.47 85.C. 1999.2.54 181. S:Sulama.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.Ayşehatun 3.78 188.00 460.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.11 250.90 373.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .

sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. 9 856.454 ha arazinin sulanması. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir.T. Barajların yapımı ile birlikte.C. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin. 7. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi.1. 34. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. enerji üretim. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir. Bu değişmelere karşılık. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir.2.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. 193 . yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. X. depoladıkları suların.326 ha arazinin kurutulması. 704868 ha arazinin taşkından korunması. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları.040 GWh enerji üretilmesi. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır.254.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde.728. 130. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi.

çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil.T. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. Ankara. OECD.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. 107Rue de la Cours.Goldsmith ve N. 2. Türkiye’de Çevre Politikaları. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. Ekonomik büyümenin. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. (*) (E. 2000. 1999.Hilyard. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır.2. Haritalı İstatistik Bülteni. 1999.C. mera. 194 . Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. Tablo:X. DSİ Genel Müdürlüğü. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. Wadebridge Ecological Centre. Volume One:Overview. Paris. DSİ Genel Müdürlüğü. 1992.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir.5. 3. 4. 1999 Enerji Raporu.

Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.05 İşbirliği ve bakım 12.03 Filariasis 7. 8.00 Tarımsal arazi kaybı 4.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.01 Sulama ve tuzluluk.01 Malaria-Sıtma 7.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2. 7.C.02 Bürokratik ihmal 12.03 Barajlar.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14. Yük.00 Açıklama 16.02 Değerlendirme Kaynak: E.01 Hatalar listesi 2.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler. Volume One: Owerviev.01 Zelzeler ve bararjlar 9. Masrafları düşük hesaplama 20.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.0.02 Güç kurma.02 Transpivasyon kayıpları 5.04. Bodaux 33000. 1.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19. Vadebridge Ecologial Centre.02 Barajlar ve zelzeleler. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.00 Açıklama 5.00 Cash-Crops ekonomisi 13.00 Politikalar mı.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.0.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.06 Tarih ve arkeolojik III. 107 Rue de la Copurse.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13. 13.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.01 Bir stratejinin çökmesi 10.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.T.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3. 11.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.01 Faydaları yüksek tahmin etme. Sulama kapanı 1.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.02 Yaban hayatı kaybı 4.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16.04 Bakım sorunu 12.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.5.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.01 Asuvan tecrübesi 19.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.01 Gözardı edilen farklılıklar 3.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12.00 Açıklama 14.02 Hükümet girişimleri 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10.00 Açıklama 7.02 Yeniden ormanlaştırma 10.03 Feyezan alanında yapılaşma 10.00 Tuzluluğun nedenleri 11.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.01 Zararlı sanayinin ihracı 15.01 Ormanların kaybı 4.Barajlar ve Hastalıklar: 7.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.00 Açıklama 15. 7. 4. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.Büyük Barajların.00 Feyezan: Artan tehlike 10.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14. gizli ilişkiler 11. İnşaaatta zamanlama 1.2. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.00 Açıklama 12. Hatalar ve Zelzeleler 9.03. yapılan son araştırmalar 10.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.02 Problemin yaygınlığı 11. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.00 Baraj hataları 9.Goldsimith ve N.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams. France 195 . Su ile oynama ateş ile oynama.Hilyard.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. Çünkü. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. Bu teknolojilere alternatif olarak.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. Kurulu Güçleri. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. Ancak. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. Önceki yıllarda. kömürün yanma prosesleri. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. fuel-oil.T.3 düzeyinde artmaktadır. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. 196 . motorin. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. nükleer enerji santralları ile jeotermal. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir.3.1’de verilmiştir.3. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. Bu dönüşüm. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X.

.27 .57 .0 11..) Doğal Gaz Tekirdağ 498.1 83.4 85.76 Var 16 Kemerköy 1... Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri...0 4100.00 .97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504. Var .0 34. ..0 33.III..0 37..0 33.0 31.. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11. ve 2.. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . ** Bacagazı tesisi 1.0 6435. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.0 3900. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200. 11 Engil GT Motorin Van 15.0 33.9 34..0 90....0 32..Maraş 1360.0 200.82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.. 15 Kangal 1...5 35.1..00 ...7 3740..0 1072. 28 Yatağan Linyit Muğla 630.II.0 3780. .8 45.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180.57 Var 7 Çayırhan 1. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok .33 .T.0 36. ünitelerde yoktur..18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.57 ..0 2080. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17.0 8840.03 ..2 Linyit Ankara 320. 2001.2..0 1950.25 .0 54.3.0 30. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11.1 330.78 . 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.3 47.0 48. Yok Yok Yok Yok .5 29.19 .0 30.31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.0 540.4 1938..0 10024...0 1365. ünitede bulunmaktadır..00 .0 32.5 1413.81 .0 32..0 4100. 10 Enron(Trakya Elek.00 . BGD Tes.8 37. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432.71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.9 8780. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50..0 39.0 37.0 2790.3 Linyit Muğla 630.0 4095... 27 Van Fuel-Oil Van 24. 9 Esenyurt I.27 .0 45. 19 Park Termik Linyit Ankara 300.21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 2730.. Urfa 44. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420. Yok .0 44..0 7800.0 2970. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300... yalnızca 3. Türkiye’deki Termik Santralların Adları..0 21..36 ...0 180.0 290.0 34.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.40 .. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.5 105..3 35.2..0 26.C.IV Doğal Gaz İstanbul 188.3 ** Linyit Sivas 457.

1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. sarsak elek. Tablo: X. oksitler. (4) Pek Az. Yüzey nemi. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. nem. civa.T. karbonatlar. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. mineral madde. (3) Az. sorunlu bir yakıttır. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. sulfitler. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir.’de verilmiştir. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. berilyum. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. yatak nemidir. (2) Yaygın. ısıl kurutmayla değil. rastlanmaktadır. taşımadan depolanmaya.3. 198 . arsenik. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. inorganik kükürt.2. Kömürde mineral madde olarak. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. santrifüj vb. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın.2.3. sülfatlar bulunmaktadır. kadmiyum vb. klorürler.C. beslemeden debi ölçmeye.3. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. kil mineralleri. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. yüzey nemi olarak adlandırılır. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. yanma öncesinde “mineral madde”.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4.

kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir.3.C. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. elektrik enerjisi elde etmek için.3. Türbini döndürüp. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur.2. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır.2. X. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . fiziki yapısı. Bu görevi yapan kazan besleme pompası.T. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. Şekil:X. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır.1. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir.3. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır.

3. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. içten yanmalı motorlar.C. ön ısıtma parçalama vb. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. öğütme. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir.1.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta.2. soba.2. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. vb.) ısıya dönüştürülmektedir. X. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. Katı yakıtlarda odun. öğütme).) yakıt besleme biçimine.3. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. yakıt bileşimine (sabit karbon. kül. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Yakıtlar katı. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır.3. biçiminde sınıflandırılmakta. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. linyit. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. gaz türbinleri vb. antrasit vb. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı.T.2. kırma. nem. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. Şekil:X. uçucular. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X.2. turba. 200 .3.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. gaz) yakıt ısıl değerine. taşkömürü. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. kurutma. sıvı. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır.

birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır.T. yanma veriminin düşmesine. X.3. sabit karbon oranı yüksek. 201 . hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. nem. Belli yatak kalınlığı üzerinde. Kömürün yanan bölümü. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. a. Kömürün yanma davranışı. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir. taşkömürü) uygundur.2. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. uçucular gazlaşmakta. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. kurutma. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır.C. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların.3. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip.1. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). X.2. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. Bunun başlıca nedeni.2.2. Yatak sıcaklık dağılımı. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. Alttan yakma durumunda. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir.2. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. taşınabilir.

Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY).2.2. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır.2. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. CO2 +H2O. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel.2. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO.2.T.2.3. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 .3.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. Kurutma bölgesinde nem. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. X. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir. X. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır.C. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır.3. Hacimde Yakma Gaz. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta.2. diğer sistemlerden çok farklıdır. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır.

Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. dolayısıyla yanma verimi artar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. 203 . Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir.C. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. uçucu madde içeriği. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. nem. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. -Kabarcıklı AYY tipi. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. bunun sonucunda yanma iyileşir. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. küçük tanecikle bu azalır. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. yatak sıcaklığını arttırabilir. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir.T. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. a. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. üstten veya yandan beslemesi.

Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak. Dezavantajları . Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. . örneğin kireçtaşı kullanıldığında. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. düşey. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması.Yanma verimi çok yüksektir.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır.T. .AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. . b. . KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. önce kalsinasyon olur. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır.C.Korozyon problem olabilmektedir.Yük kontrolü kısıtlıdır. . . CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. .AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. . yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay. c.

NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. C+1/2 O2 → CO olur. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. Bu metoda göre.T. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. d.72 misli daha büyük olduğundan. ısıl değer. Ancak nemli. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda.C. kükürt. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. kül. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. nem ve uçucu madde içeriği. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir.

Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. 1. X. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. X. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. Isıl değer. Isıl değeri düşük. X.3. Karbondioksit (CO2). SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar.1.T. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri. fakat enerji içeriği bazında.3.3.1.3. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir.3. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. -Karbonmonoksit (CO). uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. -Kükürt oksitler (SOx). doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.3. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise.1. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. -Ağırmetaller ve partiküller. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler.3. 206 . Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2.3.1.1. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir.C. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde.3.2. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar. Bunlardan ısıl değer.3. başlıca iki grupta toplanmaktadır. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir.3.

Be.1. Ni.T. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır.4. vb.6. As.2. evsel nitelikli çöpler. 207 .2. Cd.2. Zn. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Hg.1. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.5. Se.2. Pb. Sb. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. Ag. Cr.3. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir.C.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. X.3.1.3.1. Cu.3. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir.3. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler.3.3. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. U. X. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar.3. Th. X. Katı Atıklar X. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. X.

3. X. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır.C. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir. kireçtaşı.3. X. 208 . sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. alkali ya da asidik özelliktedir.3.T. ısı değiştiricilerinden. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri. Bu atıklar arasında kireç. X. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.3. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir.3. diğer kalsiyum tuzları vb. sayılabilir.5. sitrik asit.4.1. 3.3.3. soğutma suyu pompalarından. X. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur.3.3. X. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların.3.3.3.3.3.3. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir.3. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise.3. sülfürik asit. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir. vb.2. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. EDTA. Sıvı Atıklar X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir.3.3. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.3.3.6. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır.

Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.4. SO2 arıtma yöntemleri.1.4.8. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 .3.) verilmeden önce arıtılması zorunludur.3. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. alıcı ortama (deniz. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından.1.C.7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. SO2 Arıtma Yöntemleri X.4. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron.1.3.4. drenaj vb.1.3. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.3. X. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.1. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.3. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. X.3. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır.1. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X.3. X.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.3.T.3. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.

2. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. b. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi.1. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından.4. X. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir.T. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır. -Reaktörde baca gazı. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır.C. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir. Kükürt oranı % 1-0. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150.2.1. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir.1.1. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 .4. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.1.3. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. stokiyometrik miktarda NH3 katılır.3.

kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit. . rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından.T.1. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi.C.1. X. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler.3.4.1. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir.1. absorbsiyon fazı). Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. 211 .3. d. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur.2. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. X. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. İşlemin absorbsiyon bölümünde. amorf kükürt. nemlendirme uygulamadan.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. c. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir.4. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. . SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir.2. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır.

olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir.2.4. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.3. 212 .4.4.3.4.Yaş NOx arıtma yöntemleri. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile.Katalizör birleşik tutma yöntemi. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu.1. X.1. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.2.3. X.2.Karbon yüzeysel tutma yöntemi.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri.3.Kuru NOx arıtma yöntemleri.4.2. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).3.1. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. X. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun. . NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.1.1.C. Bu yöntemler. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. .2. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır.3. . katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır.Sodyum karbonat yöntemi.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.2.2. . NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.T. .Bakır oksit yöntemi. X. .1. Sıvı Atıkların Arıtımı X.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: .Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.4. . .

rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. filtrasyon.3. kimyasal metotlarla yapılır.4.2. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir.4.C. . Daha ileri arıtım tesislerinde. .Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. 213 .elektrokoagülasyon. Yani. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle. Kimyasal çöktürmenin yanı sıra.Siklonlar. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir. . Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. ters ozmos. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. iyon değiştirici. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir. . . metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. X. filtrasyon.Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. .4.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. multisiklonlar. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.5-8. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak.3.3.2.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH.3. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su.5 düşürülür. asit eklenerek 7.3. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir.Yerçekimi ile çökeltme odaları. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir. X.T. X. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar. (sodyum hidroksit. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. koagülasyon.

3. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: .3. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden. . Örneğin. X.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir. .3. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. .Yaş toplayıcılar.Elektro filtreler. Filtreler.3.C.3.4. Çökeltme odaları. Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler. yaş toplayıcı vb.4. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. . herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir.3.4.Belirli bir enerji tüketimi ile. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar. . katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler.4. X. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle.3. .Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.İlk yatırım masrafları nispeten azdır. . . 214 .T.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. . X. . Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir.4.1.Ultrasonik ayırıcılar. X.Torbalı filtreler.80) sağlar. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.2. Siklonlar. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler.) ile birlikte kullanılırlar.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: .Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar.3.

Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X. .5.Kömür nakil yolları.1. X. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. .Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları. .3.Küçük tanecik toplama kapasitesi. Gaz.3.Kül nakil bant hattı. .6.3.Kül barajları ve kül siloları. .Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. . ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler.Çok küçük tanecikler toplama özelliği. .Kül stok sahasındaki küller. X.Kirli atık sular. Elektro filtreler. Yüklenen tanecikler.Nispeten küçük basınç kaybı.Termal etki.C.Baca gazları ve baca külleri.4. . . X. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.T.Hidrolik kül atma sistemi. . .3.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır.5. . Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler.Düşük basınç kaybı.1.Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler.1.5. bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Yüksek toplama verimi. . serbest asit 215 . toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması.Kömür nakil havai hattı. . elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: .5. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. . . . . tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar. kömür nakil bant hattı.3. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler. Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar.3.Kömür stok sahasındaki kömürler. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır. Ayrıca yanık etkisi. X.Santral sahası ve dekapaj sahaları. Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.3.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.

erozyon vb. solgunluk ve ölümle sonuçlanır. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. yaprak ve meyve dökülmeleri. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde.T. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. büyümedeki gerileme. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır.1. eski kaynaklar kurumuştur. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. yaprak kurumaları. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka.5. Meyvedeki belirtiler. kronik ve gizli zararlanmadır. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. X. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. Bunlar akut. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir.2.C.3. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları.

C. b. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. Partiküller. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama.5. X.5.4.1. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür.3. c. e. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda.T. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. görüş mesafesinde azalma.3.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında.1. kötü kokular.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . d. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. X. a. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte.

Kaynaklar 1. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.3. Harita X. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir. 1987. Ankara. 1991. Ankara.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır.5. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.3. Enerji Raporu. Ankara. 6. Arcan Y. Enerji İstatistikleri. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. 3. Ancak termik santralların kirletici atıklarını. Tablo:X. 1990. 218 .T..1. Ankara. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. 1999. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. 1993.5. 2.Z.. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı.Ulusal Sempozyum. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır.. Bunu solunum güçlüğü.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. 7. 1999. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. Doğu. Çevre Mühendisleri Derneği. akciğer ödemleri ve ölüm izler. 1. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları.3. 1992. Uslu T. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. 5. Hava Dairesi Başkanlığı. B.C. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. X.Uysal. Çevre Bakanlığı. 4. Durmaz A.

Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18.2. Denizler Üzerindeki Etkiler 18. Su Kullanım ve Atıksu Durumu. Barajlar Üzerindeki Etki 18. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.3.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14. 17. 20. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.6. Baca Gazı Çıkış Hızı.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi. 18.6.1.6.11.6. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.14. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Kükürt Miktarı.1.2.6. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7.4.4. 17.1.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı.4. 14. 3.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.1. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.5.4. 16. Sabit Karbon (mg) 12.3.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.6.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.C.3.3. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. Yeraltı suları.5.5.4. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.3.8.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14.4. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16.4. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. 14.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12.2 Külün Miktarı (Ton/Gün. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18.9.2. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4.3.2 Yer Rüzgar Hızı.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15.1.2.4. (mg) 12. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14. Hava Üzerindeki Etkiler 18. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5.6. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit. 17.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. Kuru Kül Miktarı (%) 12.9. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1.4.5.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15.10.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. Ton/Yıl) 16.7.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.Sayısı ( Adet) 13. İnsanlar Üzerindeki Etki 18.7. Meteorolojik Veriler: 17. 14.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14. Yanmamış Maddeler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.(m/sn) 15.4. Santral Genel Verimi (%) 9. Akarsular Üzerindeki Etki 18. Tesisin Yakma Kazanları 13. 15. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.4.3. Santralin Katı Atık Durumu 16. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.2. Doğal Gaz) 11.7. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13. Kazan Verimi (%) 13.12. Özellikleri 13.4. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. 219 . Santralin Adı. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6.1 Rüzgar Yönü.7. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi.9. Santralin Yeri 3.4.5.8.T. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4.4. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15.4.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12.3. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8. (%) 12. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12.8. Termik Santralların Çevresel Etkileri. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12. Toplam Alan (m2) 4. Göller.2. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.13.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği. 2. m3/h) 13. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. 2001.8.

4. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır.T. Tablo:X. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri.1.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir.4. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır.4.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir.1. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur.4. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. Tablo:X. Ayrıca 6.C. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır. 1995.4. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı. VII. Beşyıllık Kalkınma Planı. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır.2. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. Tablo:X. 220 . 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir.1. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir.

5420 1824 . Mayıs..21 4... .. .. 2000... 31..2. nükleer enerji üretimindeki artış % 15..03 28.... 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 . 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir. .65 42. . .4.6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir. 4 .. 3 2 4 4 .05 75..... 38 692 .74 1...99 46.. 1 .. ..02 0.. .02 37..84 73.80 36..12 10.15 20. 2 .. . 3800 ..... 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında.36 57..11 5..... Tablo: X.. . . 606 2111 4515 3820 . 1 1 4 .41 7.... Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir. 776 . 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 .00 31. ... .80 436 351....44 1....69 14.80 19... .. . 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 ..77 33.... 7 2 . .....4 olmuştur. 1229 ...87 43.30 2.08 47..8 ile % 4. dünyada elektrik talebindeki artış % 3. .04 36.21 38.718 9.8 iken.65 34.25 47.C. .. .T..12 12......718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu..18 30. .. ..... . . 300 650 3375 . Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 ..

’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64.C. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada.7 MW güce karşı olarak 123.4.116 MW’a. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. X. 1999 yılında 118.2. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir.0 MTEP ulaşmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır.439 GWh’e ulaşılmıştır. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir.4.’de verilmektedir. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir.3.040 GWh/yıl’dır. Tablo: X. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması. bol miktarda bulunmaktadır.4. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir. 222 . Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. üretim kapasitesi ise 111. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır.T. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur.4.

4.......5 İhracat 343.7 128544.0 136271. ..4 11850..7 29392.. .. 9129 380000 .. 4300 28850 .0 125160..2 18. .. 200 2250 ..7 103295...7 15.. .4... Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir. 2001....7 Kişi Başına Tük..T..3 285. 82 1641 ... 9129 380000 . .3. 8.0 15..4 Termik 54302.0 15.8 26..5 30930..4 44.8 111022. 2001.. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır.. ..5 80. 125000 34729 43... 4500 31100 .3 118484. .9 94101.0 298. .8 ...2 353...1 42229..9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257..7 105517. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 . .9 Hidrolik 40475.2 39816.1 3796..5 Rüzgar 8.. ..5 Jeotermal 83.1 11771.1 8..0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861.0 116439.8 10102.9 21889. Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri....3 3298.. . Toplam 1126 3357 4718 8075** .1 2492..9 2330. 125000 34729 43..7 326. Muhtemel 456 ..0 İthalat 270. Mümkün 245 ..9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246. . .6 10306.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.5 Termik 11297.2 8.0 131355.1 114022.8 63396.5 17307.0 384. 29 1086 ..Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir....8 15555.9 68702.. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır.2 16048.Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116.0 Rüzgar 5.. .. . .C.1 11175. 626 626 .1 271..7 1968 2001 Tahmini 29511.9 15... KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri..4. . 45 555 ... 223 .5 80.9 81661...8 13021. ..2 Toplam Tüketim GWh 94788.7 Jeotermal 15. .... ...7 82... ..9 15.0 5300.. 110 110 .... İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir.. .9 84..9 101636.3 Hidrolik 9934. . . 8 .8 85.4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır.. . Tablo:X.5 20.1 8... .5 412..4 23351.8 .9 10537.0 34677.

İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. 300. Diğer bir deyişle. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. Diğer bir deyişle. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. Önlem alınmazsa.000 ton kül. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi.4. Buna karşın. X. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır.5 milyon ton CO2. yılda % 1. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması.T. konunun politik. 224 . 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır.1 düzeyinde kalmıştır. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir.3 oranında artmış. örneğin. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır. kararlı bir biçimde. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir.C.

akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar.C. Gerçekten de. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. kozmik radyasyondan. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. atığın miktar ve zehirliliği. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. Dünyaca kabul görmüş yayınlar.006 oranında olup.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Hava kirliliği bronşit. Bu değerlendirmeler.4. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları.4. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. reaktör tipine. inşa şekli ve işletme usullerine. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. X. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. emfizema. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Akut dış radyasyon etkileri. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. normal işletim şartlarında. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. Radyasyon. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. 225 . bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir.

G. ve Sökmen. 3. 226 . Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Ankara. Kadiroğlu. TAEK. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Enerji Raporu. 21 YY. Ankara. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. Mayıs. VIII. Bilim ve Teknoloji Dergisi.. Sayı:26.. Sayı:319. 2000. 1994.N. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. Kasım. 5. Bugünü ve Yarını. TÜBİTAK. 2.O. İstanbul.C. Bozkurt.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. 1994.T. 2001. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. Devlet Planlama Teşkilatı. K. 1999. 4.

düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi.1. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında.1. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. temel politikalar sayılabilir. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 .2. Bu amaçla. e. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler.T.C. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. d. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır.1. SANAYİ VE ÇEVRE XI.1. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. Düzenli. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. çıkardıkları gürültü. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. Böylece plansız. XI. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. Çünkü. Küçük sanayi siteleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. b. c. Sanayi siteleri uygulaması ile. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. sanayi siteleri. XI. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması.

306 11. (Ayrıca Bkz.14 8. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.198 % (X) 15.57 19.424 14. 228 . 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.005 1.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1.925 1.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I.97 13.51 14.569 7. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.805 % (X) 8. Etibank.38 9.698 1.T. 18. ekonomik dengenin kurulması.351 11.92 16. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.145 2.720 2. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.77 20.79 8. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada. I.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13.610 17.825 6. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına. Belirlenen hedefler doğrultusunda. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.137 hektar büyüklüğünde. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur. Tablo:XI. XI.40 7. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.2.61 16. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği.C. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir.1.381 13.1). 2003 yılı sonu itibariyle.70 24.78 14. Tablo: XI. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş.

sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. coğrafi. Sağlıklı. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. Bölgelerin devlet gözetiminde. e. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. kentleşmeyi yönlendirmek. ekonomik. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak.1. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır.2. g.04. d. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. bir plan ve program bütünü içinde. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. XI.T. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri.2. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. istihdam imkanlarının artırılması. 15. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri.C.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. temel politikalar olarak sayılabilir. XI. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. b. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. c. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. Organize Sanayi Bölgeleri. ucuz.2. 229 . bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. hem girişim sayısı. f. ekonomik ve çevresel değerler açısından. çevre sorunlarını önlemek. Sanayinin disipline edilmesi.

ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. OSB yer seçimi etütleri. 3. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. XI. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. İl Özel İdaresinin. İlçe veya Belde Belediyesinin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. -1/25. Ayrıca.04.T. Kuruluşu. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir.000 Eşik Analizi.000 Eşik Analizi. -1/100. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin.01. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. 2.C. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. Yapımı. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır.2. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. -Alternatif Alanların İncelenmesi. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. çevrenin. OSB'nin içinde bulunacağı İl. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. İşletilmesi.1.2. Bu Yönetmelik. doğal ve kültürel kaynakların korunması.

932 3.96 19.de verilmiştir.28 26. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede. Yatırım Programında Yer Alması 6. Kamulaştırma 7.703 700 823 10.050 510 1.68 16.28 6. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.30 5. 231 . Burada da görüleceği üzere.88 11.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. a.027 2.3).Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.878 2.26 12.691 % Hektar(*) 18.30 19.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.70 100 % Adet(***) 19. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8. Tablo : XI.55 7.15 7. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.61 13. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır.18 4.137 % Hektar(*) 21.012 2. dokuma.T.2.77 17.52 22.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır. b.1).C. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.453 4.126 18.2.018 1.43 6. İzmir. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.32 8. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir.57 25. Kayseri.348 1.77 8. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.248 2. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.

).3. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır.5 4.1 7.0 Kaynak: DİE.8 6. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.2.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.4 23. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.4 100.9 2.3 2.4 8.’de verilmektedir. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.C.4 12.2 100.7 18. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1.T. içki ve tütün sanayi Dokuma. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.5 5. 232 .1 14.4 31.0 30.4 4.8 5.0 2.4.1.

07.01. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19.C.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.4.T. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. 233 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. üretim ve istihdamı artırmak.2. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. yatırımları teşvik etmek. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.

OSB’lerden farklı olarak. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. Sanayi bir yandan.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. Böylece.T. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. e. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar. d. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. b. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . Çünkü sanayi. c. Endüstri bölgelerinde (EB). modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. f. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. Kanun uyarınca. XI. Böylece yabancı yatırımcılar.08. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır.5 ay. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Ayrıca sanayi ürünleri.C.3.

kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. fazla gübre kullanımı. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. kükürt.1. Toprak kirlenmesi. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi.Hava kirlenmesi. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi. . Ancak doğal kaynakların azaldığını. bugün bu değer yargıları değişmiş. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. . zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır.C. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül.Su kirlenmesi. Bu raporda ana tema olarak. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında.T. . ulaşım araçları. . aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. çevrenin de bir kaynak olduğu. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır.Toprak kirlenmesi.3. arazinin yanlış kullanılması. 235 .Atık kontrolü ve . XI.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. Hava kirlenmesi genel anlamda. Su kirlenmesi. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. hem sanayileşmeyi sürdürmek. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. hava. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere.

d.1. XI. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur.C.3. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava.3. su. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. Tarım Sektörü.3. Bu sebeple. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. c. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır.2. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI. Yerleşim Alanları. e. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a.3. Tablo: XI. ve toprağa verdikleri katı. Enerji Sektörü. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. XI. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. g. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. Madencilik Sektörü. f. 236 . bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. b. tek etken değildir.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. Sanayi Sektörü. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar.’de verilmiştir. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte.T. Turizm Sektörü olarak sayılabilir.1.

7. 1993.3. DİE. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği.C. 2000. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. TOBB. Bölüm XI. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. 2004. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. 6. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. Çevre Kurulu Raporu. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. DİE. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Sanayi İstatistikleri Mayıs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. 4.’de özetlenmiştir. 3. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. 5. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı.T. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8.4’den itibaren XI. 237 . 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. Kaynaklar 1. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. 2001.

C. Fenoller Askıda Katı Md. 1993. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. (Pet. Gaz ve Sıv. 238 .İl. Kim. Ağır Met. SS Diğer Org. Rafineriler. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met.T.Kim.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo. V. Kim. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Çevre Kurulu Raporu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.+Tar. s:46:48. Org.BOİ rür KOİ Florür Bileş.

0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.T.0 67. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.XI. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell. Faaliyet Raporu. Tablo. madeni yağlar da elde edilmektedir. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.5 5.XI.0 67.6 Tüpraş Toplamı 27.2 ‘de verilmiştir.benzin çeşitleri. Tablo:XI. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler.1. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.4. 2000. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.4. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77. BP.7 56.8 10.4 2.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.0 75. Kırıkkale.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.3 milyon tondur. İzmir. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1. yağlama maddesi olarak kullanılan.9 milyon tondur. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.4.4 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5 106.4 milyon ton olup.4 Kapasite (%) 70. 2.1 10.0 11. XI.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.4.4.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27.4. 2000 yılında 21. 239 .7 6.0 olarak gerçekleşmiştir.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.C.4 77.9 Genel Toplam 32. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar.6 21.6 milyon ton olup. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.0 24. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2.1.3 Ataş-Mersin 4.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.

Tablo: XI. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler.P.4. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler.1. Atıklar. fraksiyonlama. distilasyon.4. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. fenolik bileşikler. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır.1. petrol ve onun bileşenleridir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Askıda mineral katılar. merkaptanlar.C. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des. sülfitler.Ünitesi TCC. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde. tuz giderme. Faaliyet Raporu. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir. klorürler.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H.T. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil. 2000.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H.Ünitesi Reformer Vakum H. pompalama.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. yağ.P. (kum.P.P.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. mum. 240 .

nutrient 241 . petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü.1. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. Sülfür Yağ ve gres. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. Olifenler. asitli gazlar. Suspanse katılar olarak sayılabilir. çökeltme şeklinde b. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. yağ. koagülasyon. NOX . yumaklaştırma. Etil Benzen.C. karıştırma. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Amonyum azotu (NH4-N). biyolojik oksidasyon. Ksilen. Hidro (S-2). katalizör. havalandırma. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır.T. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. Çökelebilir katı madde. flotasyon. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. hava flotasyonu ve a.1. BOİ5. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. XI. tankta kalan pislikler. Krom (Cr+6). Tetra Metil.1. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi.4. uygulanır. Tetra Etil. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. pH. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. gravite ayrımı. Askıda katı madde. Benzen (C6H6).4. XI.3. Kurşun vb. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. Toluen (C6H5CH3). alkali sular. evaporasyon. XI. toplam siyanür (CN-). Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. Fenol (C6H5-OH). sızmalar. tank tabanı çamurları.4. atık. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. kulelerden vs.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. damlatmalı filtreler. gelen kömür atıkları. kirleticilerdir. c.

kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. Geri kalan % 3’lük kısım O. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir.T. plumbite ve su ile yıkanırlar. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur.Ş. 2. N. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. No:44. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. 3. kerosen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. kerosene.C. Kaynaklar 1. 242 . d. Türkiye Petrol Rafinerileri A.4. asfalt üretimi için kullanılırlar. kostik soda.1. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. e. XI. çok farklı nitelikteki katı. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. asfalt. gaz yağı. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. Petrol. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. Faaliyet Raporu. 2000. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. Faaliyet Raporu. S ‘dür.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. dökülen yağların geri kazanılması. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. Petrol rafinerileri. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. 2000. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. fuel oil.

Butadien .Karbon Siyahı 3. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden. petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır.Etilen Glikol . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. 1.Etilen-Propilen .Alçak Yoğunluk Polietilen .T. Ham petrol. gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.Polivinil Klorür .Etilen Oksit .Aromatikler . petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Vinil Klorür Monomer .Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Toluen . nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen.C. Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır.Benzen .Akrilonitril Bütadien Stiren 4. Bunlar. Plastik Yardımcı Maddeler XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Sentetik Kauçuklar .Stiren 2.Akrilonitril . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı . diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür.Metanol .Yüksek Yoğunluk Polietilen . Termoplastikler . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.Dodesil Benzen .Saf Teretalik Asit .Polistiren .Lineer Alkil Benzen . propilen.Kaprolaktam .1.Ftalik Anhidrit 243 .5. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.5. Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler . PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta. Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.

. Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.Propilen . . Bütadien...Propan ..Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler .Propilen ..Nafta .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1.LPG . Hidrokarbonlar..Kızdırma Benzini ...Kızdırma benzini .Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir. doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen. Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar . propilen.. Bütilen ) . bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir.C4 Karışımı (Bütan. uzun vadede temin güvencesi..Etan .Propan ..C.. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi.. Bütadien.Fuel-oil 244 ...Gaz Yağı Isı ...C4 Karışımı (Bütan.Yakıt Gazı (Metan. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.Etilen . Bütilen) . Hidrojen) . Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir. Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir..5.Nafta . fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.Etan ......LPG .. Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.1.

etilen. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir.’de verilmektedir. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır.5.T. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır.C. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı.1. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. 245 . Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir.

1.T.X1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.C.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.5. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .

Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.TBC (% 85) .1. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur.3.Benzen . ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır. Bütadien.Bütilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir. Kolondan çıkan benzen. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır. 247 .Etilen .Bütan . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.1.5. Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir. XI. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.C4 Karışımı (Bütan.2. XI.Asetilen (az miktarda) XI.Kükürt .5.1.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler . Bütadien.C. Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.T.3. Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen. Bütilen) .

Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir.Toluen .Hidrazin 248 .Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir.Aromatik Nafta .T. Etilbenzen Dehidrojenasyon . 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.5.Ortoksilen . Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir.5.1.’de verilmektedir.3.Paraksilen .5.LPG .4. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler . Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. XI. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Etilen Diklorür . Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir). Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Ham Benzin . Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir.Trisodyum Fosfat .C.4. Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır. Aromatikler Aromatik ürünler benzen. .Ağır Nafta .Para Dietil Benzen .2.Ağır Aromatik . ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir. kullanılmaktadır. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.1.Atifoam . Prosesin akım şeması Şekil:XI. Nafta ve kızdırma benzini.Fuel Gaz . Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.

Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .2.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.5.T.

3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.5.T.C. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 .

.Aktif Alümina ....Hidrokinon ..Harsow .Trisodyum Fosfat 251 .... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir.Amonyak (% 100) . Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır..5.Oksiklor ............’de verilmektedir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ..5... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ...... Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur.Propilen (% 100) ...Asetik asit .Meho .5..→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.C...... normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır....6......Sülfürik Asit (% 98) ..XI........Etilen .....Antifoam ..... ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ..Katalist C=41 ..... XI..→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2. Prosesin akım şeması Şekil....Refrigerent oil ...Dioktiftalat .Adoption oil ...1...ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir........3.→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI.....1..... Basınç altında sıvı olarak depolanır. yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır.T.Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün ..... Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir.. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir. Prosesin akım şeması Şekil:XI....5.’de verilmektedir..Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması.....Klor .4...5..Metanol ........ C2H4+C12..

VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.4.5.C.T.

Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Platin . Burada akrilonitril. CO2.Asetilen Tetra Bromür . Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır.1 basınç ve 385 . . Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır. biraz HCN ve ağır organikler alınır. Hava. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir. su. P-ksilenin basınç. CO. Prosesin akım şeması Şekil:XI.T. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur.CX Oksidasyon kat.5.6. Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.Potasyum Karbonat .1.5.85-1.Benzen .Kükürt . Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat .Gliserin XI. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur.XI. Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir.7.Amonyak .’de verilmektedir. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. propan ve hafif hidrokarbonlardır.Nafta . PTA.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.5. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.496 0C sıcaklık aralıklarında olur.8.5. Reaksiyon 0.Sülfürik Asit (% 98 ) .1.5. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar. Prosesin akım şeması Şekil. XI.Mangan Asetat . 253 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. Kolonun altında ise akrilonitril.C. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar. asetonitrilden tamamen alınır. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.’da verilmektedir.Borik Asit .

5. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.T.5.

Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . Laktam Ünitesi. b.6 . H2/CO2 Ünitesi. CO. Şekil:XI. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. d. CO2. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. Anon Ünitesi. e.5.T.C. c. f. Nafta önce kükürtten arıtılır. a. Siklohekzan Ünitesi. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir.

T. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 . bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.H2SO4 (% 98) . Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir.1.C. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir.Mono Sodyum F. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir.Propilen . d. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. e. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder. c. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir.5. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. f.Hidrat .Kostik (% 100) . SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. reaktöre verilir.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler . XI.9. M.Benzen . SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur.

daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır.7.9.1.’de verilmektedir.C.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir.Gaz Oksijen .Potasyum Karbonat .P. DDB. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır.Etilen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O.9. DBI ve PDB’den ayrılır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .U. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir.5.10.Antifoam . DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. Proseste etilen. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir. 257 .1. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir. XI.Sudkostik . XI.5. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.) teknolojisi ile. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır.1.T. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. XI.4. İlki tetramer ünitesi. benzen. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir.5. Reaksiyon ürünü DDB.5. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir.

. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.2.T. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.Benzen .Hidrazin XI.Büten 1 .Metanol .Bütadien 1.Extander oil 258 . polyesterlerin.% 24. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kobalt Katalizör XI.C.Sudkostik (%100 ) .3 .2.3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.5. boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA).2.5. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.Stabilizör .Trisodyum Fosfat .2. naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.5.5 .3.5.1.5.2.11. % 22.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.Ortoksilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .

C.5.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.

Fuel Gaz .Hekzan .VCM .Miristik Asit .Sodyum Hidroksit . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Setarin . Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.3.Melas XI.C.Köpük Giderici Loril Peroksit 260 . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.3.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1.Propilen .PVA . Kataliz Çözücüler XI.Propilen .1.5.Kalsiyum Stearat XI.Çeşitli Kimyasallar .3.Polivinil Alkol .5.SWN (AB ) .H2O2 . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.Setamin . sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir. Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç. .P2 Katalizör .(NaPO3)6 .Polimerizasyon Katalisti . Termoplastikler XI.Potasyum Nitrat .5.2.Etilen .3.Balmumu .Kostik .Kloroform . Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.Metanol .5.3. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Fuel-oil .Saf Hidrojen .Katalizler.AT Katalizör .2.T.AB Stabilizör .Etilen.UC Stabilizör .Yardımcı Madde .Silikon .Ksilen .

5.T.Toz Sabun-Sıvı Sabun .Dikumil Peroksit .Stiren .HCl . Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri.3.Heptan .Selüloz XI.Aminoplastlar .Formaldehit .Stabilizör . sun’i tahta vs. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Tuz .Metanol . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .TDH .TICI3 .5.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Üre .5.Benzoil Peroksit . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir. Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Kataliz-C (TBP) .Trikalsiyum Fosfat .5.Kalsiyum Hidroksit .Mineral Yağ XI.Reçine . termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.Fenol . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Kauçuk (CBR 1202) .Propilen .C. Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.Üre . fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.1. diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.Formaldehit (% 37) 261 .4.Yardımcı Maddeler .N-Bütanol .DEAL XI.2.Kalsiyum Klorür .4.4.Hidrojen .3. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.Çinko Stearat .NAOH (%20) .Lesitin .4.

Selüloz XI.Toluen .5.Melamin .Amin Katalizör .Organik Katalizörler XI.4.Kalay Katalizör XI.Bütanol .7.5. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.4.Formaldehit (% 100) . Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.Etil Akrilik .Üre .5.4.C. Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.Yardımcı Maddeler XI.İzobütanol .Poliol .5.6.5.Formaldehit (% 37) .5.Melamin .Fenol .Yüzey Aktif Maddeler .Su .T. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.Silikon .Pentaeritritol .Su .4.Yardımcı Maddeler .3.4.Metilmet akrilik .Ftalik Anhidrit 262 . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4.Freon .Yağ Asidi .

(Vinil Asetat Monomer) . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .8.Anhidrit Maleik XI.Polivinil Alkol . kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği.A. konsantrasyonuna. PVA Reçineler Boya. oksidasyon. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine.Ş.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . akış hızına ve deşarj limitleri.9. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon.1’de verilmektedir.5. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .4. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.V. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır.Glikoller .T. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup.5. Birinci Kademe Arıtma.5.4. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. b. Ön Arıtım. mobilya. a. flotasyon.M. İkinci Kademe Arıtma.C. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma.Asit . değişik uygulamalar mevcuttur. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. c. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır.

Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. Fenolik bileşikler. Çevre 89. Ni. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. 1992. Merkap Sülfirik Asit. Polimerize Hidrokarbonlar. Asetaldehit. Petrokimya ÖİK Raporu. 2. Proses Kondensatı fırın çık. Pt.1.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Alkoller Formik Asit. XI. DPT. H2 SO4 Nitrik Asit. Merkaptanlar. Aldehitler Aldehitler. kostik Soda. Ketonlar Asitler. Polimerizasyon ürünleri. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. Rejenerasyon. Etilen Aseton. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Eter. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Sodyum Sülfat. VI. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Sülfirik Asit. Harcanan Kostik Asitler. Kobalt. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. Formaldehit.5. Organik asitler. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. Olefin Karbondioksit. 264 .1989. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Hidrojen Sülfit. C4 hidro karbonları Kostik Asit. Polimerize Alkoller. Alkoller. Kostik Soda Aseton. Metanol.C. C4 Hidro karbonları. V. yağlar.T. Çözünmemiş katılar Krom. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. Hidrojen Sülfit Amonyak.Aromatikler. Adana.

Ankara. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. iştah azalması. göz bozuklukları. 265 .2. Ankara. bulantı. deride kızarıklık. 5. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. Petrokimya Sanayi. DPT. Petrol Ürünleri. kusma.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır.İ. Harita XI. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. 2001.T. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. Çevre 89. 2. BYKP Ö. VIII. 2001. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. Adana.. VIII. gözlerde çok şiddetli kaşıntı.R. DPT. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. 3.. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. Kaynaklar 1. BYKP Ö.C. Sonuç olarak. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. 1989.İ.R. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte.

Ş. ve Ticaret Ltd.Ş.6./ İzmir Diler Demir Çelik End.3. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.1.Ş. Harita XI. A. Tablo: XI. üretim çeşidi açısından. A. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A. A. A./ Bursa AypaşDemir-Çelik San. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A.000 ton/ yıl’ dır. A.000 ton/yıl.Ş. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. A. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır.228. / İzmir Kroman Demir Çelik San.Ş / Sivas (*) 17. Şirketi / Samsun. A.212. A. / İstanbul İzmir Demir Çelik San. A. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. A.1’de verilmiştir. ve Tic. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. 1. 3. Kaynak: DÇÜ.ve Tic. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. / Kırıkkale 16.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End.Ş.6. Kaliteli Çelik Mamülleri. 266 . Demir Çelik Üreticileri Derneği.T. Demir-Çelik Sanayinin.Ş. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş.Ş. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San.Ş.Ş. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur. Demir-çelik sanayi.Ş.Ş.Ş. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır.Ş. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.6.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A.Ş. ve Tic. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi. ve Tic. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir.C. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI.A. A. 000 ton/yıl. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San.Tuber Çelik Sanayi A.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. A.300. 2. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A. 2000 yılı üretim miktarı ise 5. A. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. Uzun Hadde Mamülleri. / Kocaeli Çukurova Çelik End. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14. 2000.

Döküm Mamülleri. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. 7. daha düşük karbon. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar.T. konverter sonrası çeliğin.C. son zamanlarda yaygınlaşırken.6. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. 267 .1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. daha gelişmiş soğutma sistemleri. ağır. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. Konverter prosesinde. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. Dövme Mamülleri. Ayrıca. Ham demirin konverter öncesi kükürt. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. alaşım enjekte. kütük demiryolu malzemesi. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. XI. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. silis. kaliteli refrakter kullanımı. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. orta ve hafif profil. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. hurda kullanım oranı yükselmektedir. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. fosfor değerlerine inilebilmekte. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. sünger demir (DRI). Diğer taraftan konverterlerde. vakumlama. argon azot karıştırma. Bu tatbikatın sonucunda. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. 5. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. Borular. hammadde girdilerinde iyileştirme. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. fosfordan arındırılması işlemleri. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. alternatif prosesler geliştirilmektedir. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. 6. kalsiyum-silisyum tel besleme. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır.

Enerji (Fuel-oil. 2. döküm tozu. 1.Refrakter. Elektrod 8. tel besleme. Hurda. 1. Hafif profiller. c. Demiryolu Malzemeleri. . haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. a. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. Ark ocağı. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. . Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. daha iyi soğutma. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. . . .Taş Kömürü. Kireç 7. Günlerce devam eden bindirme döküm. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. e. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. b. pota fırını. Ferrosilis. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken.C. Doğalgaz) . kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. Silika Mn. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. 3. Blumlar. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. 4. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. yüksek makine zamanları olağan olmuştur.Yardımcı Hammadde. Döküm Koku. Kütükler. Ağır ve Orta Profiller.Hurda. d. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. Toz Grafit. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken.Elektrik. .T. Kalın Kesitli Çubuklar. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. Refrakter. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. 5.Ferroalaşım. . Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül. 6. 268 . a.Demir Cevheri.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

Bu partikül maddeler. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. Dökümhaneler.8. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. XI. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. 278 . yakıt olarak kullanılabilir.C. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. Arıtma ünitesi dip çamurları ise.5. XI. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. yoğun şekilde partikül madde içerirler. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. atıksudan demirsülfat (FeSO4.4. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında.6. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar.3.8. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de.6.8. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise.6. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir.T. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise.

Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu.9.9. XI. Kok söndürme kulesinden. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır.) XI.1.6. 1.C.9.9. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler.3.6. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda.4. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. 3. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. XI. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır.6. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. 279 .6. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. 4. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. 2. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür. 5. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir.6. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. filtre sisteminden geçirilebilir.9. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. toz ayırıcı.2. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları.

9. ark ve kupol ocaklarıdır.6. gerekse değişik büyüklükte.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin.6. Bina içinde kırma. Burada yanmanın kontrol altına alınması.9. yanma koşullarının iyileştirilmesi. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. XI. ihmal edilemez boyutta olup. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır.7. XI. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. XI. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır.5. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür.C. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler.6.9. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü.9. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. Toz emisyonları için torbalı filtre. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. XI. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı. ses 280 .9. sistem olarak aynıdır.T.6. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. Çelikhanelerde. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir.8.6. XI. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir.6.

2001. Kaynaklar 1.BYKP. 4. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. 3. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. 2000. 1987. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. DPT. Aralık. Çevre Kurulu Raporu. Ankara. 2. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. Aralık. VIII.T.C. Demir Çelik Üreticileri Derneği. Ankara. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. 1993. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. TOBB. 281 .

7. gürgen.000 130.066 Dağılım (%) 15. 2001. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde .1. paçavra. kenevir. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır.200 82.4 18. Toplam Kapasite 295. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt.0 XI.1’de gösterilmektedir. ladin. kendir.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. 1934 yılında 12.9 4.7. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.886 131. İzmit.7.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. kayın.kendir.4 27. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.T. kenevir .5. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. atık kağıt. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt. Atık Kağıt .907. Tablo: XI.907. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI.6 6.7.500 356. titrek kavak.2.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2. Saman. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.000 1.7. şeker kamışı. Tablo:XI.9 6. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur. Bugün. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI.500 265.9 13.C.4 6.5 100. kamış. jüt.Karadeniz 3 2 D. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli.000 124.1. Hazır Selüloz .000 522. hemlok çamı. saman. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .’de verilmiştir. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. köknar. 2001. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok.

2.7. ZnO. b.2. f. CaSO4.C. XI. e. Yüzdürme. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. TPO2.T. XI. c. alum. . İyon Değiştirme.7. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır.Hipokloritler. talk ve reçine vs.2.Klordioksit. Ters Ozmoz. çöktürme).1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. CaCO3.2. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir.3. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır. nişasta.. 283 . Şekil:XI. b.7. Filtrasyon.. Ultra Filtrasyon . c. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. mukavemet.Klor.1. Mikroelekler. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır.3. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır.1. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . Çöktürme. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil. BaSO4.7. XI. . d.2. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri.7.Peroksitler. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. . XI. Izgara-Kum Tutucu. XI. XI. kalsiyum karbonat. Aktif Karbon Absorbsiyonu. Mekanik Arıtma Yöntemleri a.7. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık.3.7. d.

7.C.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.

Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi. 1984.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları.7. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. budak.7. 7.. Mayıs-Haziran. Ancak lignin.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim.3.4. rengi açmak için kimyasal çöktürme.’de verilmektedir.Ş. SEKA Dergisi. çökeltme..4.’de ve Tablo: XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında. 1990. depolama.3. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır.7. AKM.C.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. çakıl. Tablo: XI.T. reçine vb.Şeneş. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk. KOİ..Kınacı C. taş. Kaynak : Karpuzcu. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI. Tablo: XI. Dolayısıyla biyolojik arıtım.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. Sayı 30. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 . kıymık. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur.M.ve Biy.vs. İTÜ. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme. kum -Toz.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

(Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top.8. VIII. 295 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. 2215543 Kaynak : DPT. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. Ankara.C. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T.1 Türkiye’de Kamu. 2000.

Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde.1. XI.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. b. Şeker sanayi kapsamına ise şeker.T. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken. alkol. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. Bulundukları Bölgeleri. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. Ayrıca Harita:XI. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder.C. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir.9. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. kuru maya. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. gösterilmiştir. d. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir.9. şeker şerbeti. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. melaslı kuru küspe. 296 . aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. İspirto. Pancardan şekerin alınması için. c.9. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI.1’de verilmiştir.6. melas.

5 328 137.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Anadolu İç Anadolu D.5 450 245 275 275 275 137.Anadolu D.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O. Genel Müdürlüğü.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.O. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.C. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.5 137.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K.Anadolu Akdeniz D.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.O.Karadeniz D. 2001.Ş. B.Anadolu D.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.Anadolu B. (ton/gün) 4380.5 450 137.T.Anadolu Marmara O.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.9.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.5 275 275 545 300 137.Karadeniz O.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B. 297 .Karadeniz İç Anadolu D.

bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e.9. l. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. g. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. f. 298 . melas. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI.9.’de gösterilmiştir. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi.T.C. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler. j. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. Lapadaki şeker kristallerinin. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır. i.2.5 misli koyulaştırmaktadır. h. k. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. XI. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. Koyulaştırılan şerbet. kuru küspe. n. o. m. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. ı.1.

1.3.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d.9.9. Kireçleme II. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Buharlaştırma b. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.I.T. Vakum Aparatları c.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.

4. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. c. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas.. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş.3. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Her ikisi de balıkları zehirler. Bu çözelti. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları.4. XI. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. Kireç çamuru artıkları.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. XI. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır.7.9.T. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.1.C. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. e. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. d. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. Şlempe. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Pancar taşıma suyu. toprak veya çim araziye 300 .9. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a.

1. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. Dolgu maddesi olarak kok. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. 2. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır.C. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. 3. b.5mt) olmalıdır. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. cüruf. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler.2. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır.4. 1. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Bunun için de. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Bunlar. kumca zengin ve humuslu toprak. XI. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir.9. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. Humuslu kum. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. a.T.

sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. alınan sonuçlar olumlu olmuştur.9. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. XI. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır.9. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır.3. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. XI. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. Sistemde. Bu floklar aktif çamur floklarıdır.4.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır.1. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur.5. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir.C. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Sistemin en büyük sakıncası. 302 .5. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir.9. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. suyun debisi ile ters orantılıdır. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur.T. XI.5. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Suyun litresinde 2. Akarsudaki kirlilik. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Organik maddeler.

000300.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir.9. G. DSİ. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama.. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. 1986. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200. Genel Müdürlüğü. Şeker Fabrikası Artıkları. DSİ Genel Müdürlüğü. 3. Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. 303 . 1997.Türkiye Şeker Fabrikaları A.5. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı.T. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. Ankara. 2.2. ÜLKÜ. 2001. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı.C.Ş.

1. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. C.10. Jambon işletmeleri. G. C. Az işlemli et kombinaları.10. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir.1. Kompleks mezbahalar. Birinci Temel Ürünler A. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. Et konserve işletmeleri. E.1. Et işleme tesisleri ise.2.XI. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. İşlenmiş et ürünleri. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo.XI. a. safra. hem mezbaha hem de et. C. Küçük et işleme tesisleri. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik.10.1.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. deri yüzme. F. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. parçalandığı. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. Rendering tesisleri. Basit mezbahalar. Çok işlemli et kombinaları. C. D.T. c. Mezbahalar ise. B. sadece kesme. b. Mezbahalar. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. sakatat ayırma işlemlerini içerir. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. Taze et ürünleri.10. B. Et kombinaları.10. H.1’de verilmiştir.1’de. Et parçalayıcı işletmeler. XI. sadece et işleme proseslerini içerir. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. Kombinalar. I. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. kemik. Dondurulmuş et ürünleri.C. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. 304 .

Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır .Et tuzlama-salamura . testisler. Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. Köfte c.Parça et .sucuk.G.1. karaciğer.Et konserveleme .Jambon .Donmuş et çözme .Yenilir yağ .10.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Rendering 305 . baş ve ayaklar (sakatat).2.Sakatat .pastırma .Ham veya yarı mamul deri .Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) .Diğer hazır etler -Sosis. b.Paketleme .C. beyin.Kesme (öldürme) . Konserve ürünler b. işkembe. Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar.H.2. Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri.T.Kavurma et .10. dilimleme vb. Kavurmalar c.F.Hayvan barındırma . kurutma dondurma. Baş etleri(kelle).1.1.1.Et tütsüleme . Salam XI. ayaklar.Don yağ .Konserve et .Tuzlanmış-salamura et . Pastırma ve füme etler a.2. b.Dilimlenmiş et ürünleri . c.2.Et işleme Tesisleri . kalp.Tütsülü et . Hamburger d.Kan -Sakatat -Kıl -Deri . Sosis d. d.Karkas . Yenebilen iç organlar. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. İkinci Temel Ürünler a. koyun ve keçi düz barsak.Deri yüzme . dalak.Yan ürünler . Tablo:XI. böbrekler. Sucuk b.Ecza hammaddeleri . dil.2. pişirme. .Karkas .1. salam.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .1.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Haşlama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E. tütsüleme.

10.T.C. Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması .Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs.1.

2. XI. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir.Kesme. . .3. . Kemik unu. Tırnak. Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. A. . Barsak.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI.Kesme. XI.3.2. . .10. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. deri yüzme. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.10.boynuz unu B. .3.3. C.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi.T. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi. Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması.Tesis içi kirlenme kontrolü.4.1. Et-kemik unu.Atıksu akımlarının ayrılması. . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. Yan Ürünler A.Sindirim organları temizleme. 307 .C. deri yüzme.1. . A. . Deri.3. Rendering yağları. karkas parçalama. . A. . .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. sakatat ayırma.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. A.10. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. D.Atıksu akımlarının ayrılması.1. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. Kan. . .Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.10.

3 ve Şekil:XI. Şekil:XI. b. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde.3. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.olabilir. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.10.10. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. XI. . Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.4’de gösterilmiştir.10. .3. 308 . yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması.: . Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI.. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir. a. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir.T. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli.10. Bu maddeler evsel.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar.10. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.C.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır.

sakatat ayırma.deri yüzme.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .2.C.10.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.

deri yüzme. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.10.karkas parçalama.sakatat ayırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 .4.T.10.3.C.

Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır.T. Tablo XI. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. XI. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. et. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. 4. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler.G.10.10. Yağ ve gresler de su yaşamına. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.9. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. Bu sular genellikle yüksek KOI.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.C. 311 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R.10. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. ışık ve oksijen transferine etki eder. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Tablo XI. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır.2’de verilmektedir. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. Kanın. yağ. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. hatta tamamen engelleyebilir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. ışık ve oksijen transferini engeller. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur.5. BOI5 toplam askıda katı madde. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. gres ve yüzer maddeler içermektedir.

Bunlardan 1. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. İyon değişimi. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir.10. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir.6.10.6. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü.10.T. XI. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir.3. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma. Kum filtreler. ve 2. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. 312 . Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. Düzey: Deşarjı tamamen kesme. XI. 5.4. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. Elektrodializ.6. 2. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. Çözünmüş hava yüzdürmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 1. 4. 2.6.2.10. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. XI. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme). 3.C.10. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler..1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. ve bazı durumlarda 3.6. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. Dengeleme. 2. Bunların arasındaki 3. Mikrostrainer.

XI.3‘de. Ters ozmos olarak sıralanabilir. 2001. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI. 4. 3.T. 313 .10. APK Dairesi Başkanlığı.4’de. VI. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. 2. Et ve Balık Kurumu. DPT. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur.10.10. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. 1993. 1984.’de verilmiştir. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. Karbon absorbsiyonu. Bir diğer yöntem de. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Kaynaklar 1. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. İTÜ. APK Dairesi Başkanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.10.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. Kimyasal çökeltme. Et Sanayi ÖİK Raporu.1991.5. Yayın No: DPT:2251. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi.C. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.5. ÖİK:374.

3.10. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .Tablo:XI.

Beş Yıllık Kalkınma Planı.Tablo:XI. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu. ÖİK :374. VI.10. Yayın No: DPT: 2251.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K. 1991.3. 315 .Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.

Doğu Anadolu G.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G.Tablo:XI. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. Doğu Anadolu Ş.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. 2001. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.10.Urfa G. 316 .4. APK Daire Başkanlığı. Kaynak: Et ve Balık Kurumu.Antep G.

Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 .Anadolu D.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm.San. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San. İmal A.Ş. T. San. Coşkun Et ve Et Mam. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Ş. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Yavuzlar Entegre A.Tablo:XI. Mehmet Özdabak İmeks Hay. ve Et Tes. D. Tic.Ş. A. A.Anadolu G.Ş.Anadolu D. Ltd. Gel. San.Anadolu D.Şti. Şti.Ş.Ş. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. Oral Et Entegre Tesis A.5.Ş. Harmancı Et Ent. A. Özser Et Kombinası A.10. Ettas Et ve Et Mam.Ş.A. Ltd.A. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. Tic. Paz. Tic.Anadolu D. Başak Et ve San. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G.Ş. Yem ve Yağ San.

Maret Besicilik ve Et San. Tic. Ltd.Ş. A. Pınar Ent. İth.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. Et ve Yem San.Ş. İth. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. Etsan Gıda San. Özdanacı Et ve Et Mam. San. Sahranı Mam. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Tes. Tic. A. A. Tic. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. San. A. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Ender Ent. A.5. 318 .Ş.Ş: Maç Tarımsal San. Et ve Mam. A. Tic.Tablo:XI. Şarket Van Et Entegre A. A. Seven Et Gıda San. Tic. Tic.Ş.Ş.Ş. Tic. A. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. İsmer İstanbul Mez. Rend.Ş. Sendana Et ve Et Ür. 1993.Ş. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.10. Ş.Ş. İhr. Boğaziçi Et ve Gıda San. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Koll.

11.T.C. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. keçi ve oğlak olmak üzere at. Tablo:XI.1’de verilmiştir.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.11. VIII. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. Bugün ham deri. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip.1. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. Yayın No: DPT: 2519. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. rekabet koşulları. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. kuzu.11. ÖİK: 537. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. Türkiye’de 1920.11. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. 319 . Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI.

b. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir. c. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. XI. Kaveleta ve kıl sökme. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir.2. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar. Kanatlara ayırma ve budama. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. Sepi: Sepileme maddeleri. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar.2. Tartma ve ayıklama. Muton-Dore. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. XI.T.C. Piklaj: Piklaj.11. c. f. c. Bu doğal katalizörler. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. Glase. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. 320 . e.1’de verilmiştir.11. Islatma ve yıkama.2. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Kireçlik Proses ve İşlemler a. Nubuk.11. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. Yarma. d. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. b. Rugan. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. XI.1. e. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. d.11. Ham deri teslim alma ve depolama. Sepileme Kısmı a. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala.2.

C. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .1.11.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. b. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması.C. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. a.3. su kullanılır. finisaj işlemlerine yer verilir.2’de verilmiştir.1. iskefe. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır. Yağlama a. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır. budama. XI. XI. Boyama işlemi ise. Kurutma açık havada veya fırında yapılır.11. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. XI.4.3. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. İkinci Sepi.3. c. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. b. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. 322 .11.11. Boyama.2. tavlama.11. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. Tavlama. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. gergef. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır.11.2. c.T. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri.

LİFSİZ PROTEİN. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ.11. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER.2. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL. AĞARTICILAR.DIŞKI.TUZ. SU.C.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI.İDRAR. KAVALETA ATIKLARI. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ.KAN. YAĞLAR . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK.PROTEİNLER.T. ÇÖZÜNMÜŞ KIL.

fikse olmamış kimyasal maddeler. pigmentler. XI. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. krom tuzları gibi inorganik maddeler. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. kurşun ve çinkodur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. Kavaleta atıklar.11. Zımpara tozu. Finisaj maddeleri kalıntıları. tuz. toprak. f. Kıl c.3. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. bakır ve süyanürdür. Yağ ve Gres. kurşun.T. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. e.11. Genel tesis atıkları. XI. 50-100 lt. KOI. TAM. ekstraktlar. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. 324 . i. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar.3. BOI5. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. h. nikel. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. d. sülfür. kıl doku. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. pH. Mamül deri kırpıntıları. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. yağ. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. arıtılması. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. b.2.C. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. a. depolanması. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. sepileme maddeleri.3. Amonyak. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). Arıtma çamurları. g. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. Ham deri kırpıntıları. boyalar.

1. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir.11. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. atıklardaki toksik 325 . Örneğin. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. su kalitesi kötüleşir. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. XI.4.C.T. Deri işleme tesislerinde. XI.4. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir.4. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. Çevreye verilen gaz. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi.11. Bu protokolle deri sanayicileri. Bu çerçevede.3. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi.11. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır.

1. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır. Kromun Uzaklaştırılması XI. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp.11. Hidrojen sülfür.C. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır. Böylece 24 saat süresince.11. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir.1.5. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu. .2. . XI. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. et. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. XI. göl. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur.1. dışarı atılabilir. .Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.1.5.11.5. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona.5.3. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir.1. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.5. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: .Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. Deri. dengeleme işlemi gereklidir.Atıksu akımlarının ayrılması. XI.1. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Atıksularda bulunan sülfür.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır.1. XI.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. BOI5.1. akarsu.11.11. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi.T. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. .5.11.1.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. 326 .1. . Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. Atık sulardaki BOI5.

Buna göre. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. XI. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde.XI.ÖİK:537. Çevre Bakanlığı.C. 9. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa.5. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.11.6.2’de verilmiştir. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 . Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur.T. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. VIII.1. prosesleri. Beş Yıllık Kalkınma Planı.11. T. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir.4. DPT.C. Şüphesiz bunların girdileri.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. Tablo: XI. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.11. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. 2001.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. Yayın No: DPT:2519. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. 2.1.

00 3.00 0. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A.50 1.00 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.10 0.4.00 0.00 Manisa-Kula 4.50 Bolu-Gerede 0. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.20 Uşak 15.10 1.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.05 30.50 Bursa 0. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8. 328 .C.Ezine 3.05 0.3’de verilmiştir. ÖİK: 537. ÖİK:537.30 Tablo XI.70 1.50 Isparta 0. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır. Yayın No: DPT: 2519.40 1.M.00 Çanakkale.Ş.02 3. VIII.00 20.00 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Tablo:XI.50 0. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.11.30 Niğde-Bor 0.00 1.50 1.03 Manisa 0.00 Kösele (E) 0.00 Denizli 0.10 Gaziantep 0. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.Ş.90 0.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.3.11.00 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.05 1.01 0. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.K.08 İstanbul-Tuzla 4. Tablo XI. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.20 5.50 1. Yayın No: DPT: 2519.00 Kaynak: DPT.50 Tekirdağ-Çorlu 1.20 Hatay-Antakya 0.01 Isparta-Yalvaç 0. 0. VIII.00 2.50 İzmir-Menemen 0.90 İzmir-Torbalı 1.20 10.11.30 Bursa.00 0.20 15. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.01 3.T.00 0.50 2.05 Münferit Fabrikalar 0.11. Paşa 2.

C. 329 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. Çevre Bakanlığı. VIII. T. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.C. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. 2. ve İzmir Deri Dış Ticaret A.T. Kaynaklar 1. Yayın No:DPT. ÖİK: 537. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. 2519. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir.Ş. 2001. 2001.Ş ise. DPT.

T. silisyum. Çimento sanayi. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. XI.1. 330 . 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere.12.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş.Kil 4.Bunlar 5 grupta toplanabilir.Marn 3. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. Çimento.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. termik santral uçucu külü vb. katkılı üretim için. uluslararası sanayi standartları tasnifinde. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1.12.1. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. Tablo: XI.1. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır.Alümina 5. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi.C. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine.Alçı 2.Kalker(*) 2.12. puzzolonik maddeler. yüksek fırın curufu. başlıca kalsiyum. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

atık yağ. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. tekstil. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. XI.1. plastik. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker).12.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. arasında değişmekte) yakıt. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar.12. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir. ve arıtma çamuru vb.4.5-6 m. çok kademeli. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3. 331 .T.C. Bu nedenle. çimento döner fırınları. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. XI.2.1. lastik.1. kağıt.3. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin.12. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre.5-2 devir yaparlar. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. boyları (yaş sistemde 90-180 m. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır. çözücü madde.

kırılması.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). . Klinkerleşme olayı. hem de son ürün olan çimento toz halindedir.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. 2. Şekil:XI.1. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur.2. CFC.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 3.12.12. Endüstrileşmenin sonucu olarak. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. Yanma ürünlerinin içinde. Çünkü çimento üretiminde. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. hem ara maddeler. . CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu.12. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. 4. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir. NOx. stoklanması. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır.T. NOx.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3).C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir.1. XI.C. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır.2.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). . CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . 1. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin.

Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI.1. Balıkesir.C. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması. (DUMAN Yusuf.T.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. 1990 ) 333 .

9 no’lu ünitede. alçı. toz kaçakları önlenerek.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz.karıştırma Döner fırın. Bir örnek verilmesi gerekirse. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. hammadde. taşıyıcı konveyörler. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. klinker ve katkı maddeleri tozları . Ünitenin. multisiklon.C. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan. klinker stok holü veya depoları. siklon. kömür tozu. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur.10. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. SOx.T. Diğer toz emisyon kaynakları. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin.1.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. Par.klinker soğutma. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. XI.4.12. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. NOx. farin tozu.11.12. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . öğütülmüş toz kömür. XI. NOx'dir. tozların çevreye yayılmasını önlemek.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. klinker tozu. kurutma. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx. hammadde tozu. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları.3.

Siklonlar. verimi yüksek.12. XI.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. karıştırma .75 sağlayan tesislerdir. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. Gaz (SOx.C. XI. 335 . uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. 1976. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır. klinker soğutma. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo.2. İstanbul.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir.4. toz tutma verimi (% 99.12.XI. Döner fırın baca gazı tozu. Ak Çimento Teknik Yayını.80) çok yüksektir.3.2.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül.5. verimi (% 30-70) çok düşüktür.5.Hammadde kurutma . Baha Basımevi. Çeşitli Ünitelerin Adları.12. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık.T. kömür öğütme .12.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç.Çimento öğütme (seperatörlü) .2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder.12.Emisyonun Kaynağının Adı .12. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.Döner fırın. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.5.5. XI.12. Tablo:XI. N0x) Hava-Gaz Mik.1.Hammadde kırma (kırıcı) . XI. Bu değerlerin bilinmesi.5. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. kurutma. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.Hammadde öğütme.

60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. unutulmaması gereken gerçek şudur. Çimento değirmenleri 14.Havalı bant. hem teknolojik. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. üfleme tankları) 19. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8. Açık stoklama sahası 6.15 max. toz tutma sistemleriyle donatılması. farin siloları. 1976. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. Bunker ve silolar 5. Çimento üretim ünitelerinin. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. işletme ve bakım masrafları ise. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7.T.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. kirletilen çevrenin temizlenmesi. Üniteler ve Sistemlerin Adları.3. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. Baha Basımevi. Valsli değirmenler 10. Sarsak elekler 4.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. hem ekonomik. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. 336 . İstanbul. 30 max. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. Ancak. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Ak Çimento Teknik Yayını.C. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.12. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12.

iyileştirilmesi. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak.12. duman. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. b.6.12. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. XI. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır.7. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. gaz. Yeni çimento fabrikaları ise. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. Madde 43. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. toz. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. . a. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.T. . ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı.Çimento döner fırınları. işletme izin ruhsatları verilmelidir. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı.7. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak.C. Bu Yönetmeliğin amacı. 337 . Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli.

Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır.11. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir. 338 . 07. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. Harita.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak.'de verilmiştir. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. 4.4. 2. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. 1990. Kaynaklar 1. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. ayrı takılmalıdır. Sayıları.Paketleme sistemlerinde ise. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. kömür değirmenleri. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. gerek çimento stok siloları.C. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı.T. mevcut sistemler ıslah edilmeli. tam yanma temin edilmelidir.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. 2001. 3.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. . XI.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. çalıştırılmadığı. Balıkesir. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. .Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. .10. 2. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları.7. Duman Yusuf.12. .

250 100 7.074 917 615 800 666 500 300 500 10.603 2.017 640 1.794 3.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.T.700 1.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1. D.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.800 500 900 450 1.2 1.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.935 350 1.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.610 1.972 750 900 400 220 2.4. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.155 339 .700 450 2.050 2.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.000 180 11.740 610 2.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.270 900 682 670 800 1.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1. 2001.220 700 440 750 20.620 2. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.517 Ara Toplam 63 36.000 2.Yer.465 2.643 3. D.700 250 210 150 258 449 7. D.194 2.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.l2.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .750 2. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G.702 65. D.C.020 630 4. D.152 3.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2. D. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.992 500 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.200 1.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.

000 -4.400 Yurtbay Eskişehir 3.13.500 -3.000 -6.000 Yüksel Aydın 1. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir. çömlek.800 -4.500 -9.500 Bozüyük Bilecik 1.600 Altın Çini Kütahya -1.000 Ege İzmir 11. ferroelektrikler. cam. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6. Fabrika Adı 340 .500 4.700 Kütahya Kütahya 6. kiremit.13. çimento. VIII.000 22.C. ferroelektrikler.200 1.T.000 11. Yeni Seramikler: Tek kristaller.000 3.13.500 -1. Bugün seramik denilince.000 4. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.500 1.300 -3.300 Uşak Uşak 1.1’de verilmektedir.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. sentetik kristaller.800 199.400 -8. 2000.500 -7. cam gibi silikat sanayi.000 -26.000 -3.000 Hitit Uşak 4. Özel İhtisas Komisyon Raporu.500 Granist Eskişehir --1. Ankara.13.1.000 Tamsa İzmir 4.200 Toplam 105.000 -9.000 Çanakkale Çanakkale -22.500 2.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI. çimento.200 --1.000 -22.500 -1.100 10.600 1. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir. tuğla.500 Pera Çanakkale -1. Tablo:XI. Geleneksel Seramikler: Kil. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü. zımpara taşları. drenaj boruları.500 Ercan Bilecik 2. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.300 Termal Bilecik 3.600 Söğüt Bilecik 5. püroksitler ve nükleer materyaller. fayans.000 2.500 --5.500 Anatolia Bilecik 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir.500 -5.700 11.000 Toprak Bilecik 15. metal manyatikler.000 Seramiksan Manisa 5.000 5. b. Seramik kapsamı içine porselen.000 4.000 35.500 1. sermetler.000 Efes Eskişehir 2.000 1.000 9.500 2.700 83.600 -11.800 3. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim.600 Kaynak: DPT. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.000 Seranit Bilecik --1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.000 1.000 4.

. . tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler.C. .Rötüş.Glazür pişirimi (tünel fırın). . 11. .Kollergang ve konkasörlerle öğütme. . . Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Öğütme. .Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması. .Sneke preslerde su gramının azaltılması. . .Değirmenlerde homojen bir karıştırma. .1. . .1.Değirmenler. . . Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.Kalite.Kurutma. .Hammadde nakil ve depolanması.Masse kurutma fırını. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Dekorlama.Kalite Kontrol.Masse depolama ve pres silolarına nakil.13. .1.Şekillendirme. Üretim Akım Şeması .Mikserler.Elektromanyetik filtre ve elekler.Paketleme.Silolar.2.Ambarlama. . taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. . .T.1. XI.Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme. . Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . .Preslerde şekillendirme.1.Taşlama. .Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma.Kalite Kontrol. .Vakum Pres.1.Hammadde.Filter Pres. . .Masse öğütme.1.Sırlama. . . . Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI.Bisküvi pişirimi (tünel fırın).Glazürleme. .13.Bisküvi Pişirme. 341 . .

13. XI. . .Şekillendirme preslerinde şekillendirme.Hammadde silolama.Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Sneke presten geçirme. . . .Kollergang ve konkasörle öğütme. .Ambalajlama. Elektroporselen Üretim Akım Şeması . . Karoseramik Üretim Akım Şeması .1. .3. .Dekorlama.T. . Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil.1. kaolen. .Elektromanyetik filtre ve elekler.Kalite ayırma.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. .Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . 342 .Çamur havuzlarında toplama.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir. . .13.C.Dekor pişirme.Hammaddenin ocaklardan çıkarılması.Püskürterek kurutma.Reçete tartımı.Filter presleme. . .Silolar. . .Depolama.Depolama ve sevkiyat. . XI.Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması. .Hammadde kuru öğütme. . .Çamur havuzları.Sevkiyat.Hammaddenin nakil ve depolanması. .Kalite ayırımı.Ambalajlama.1. .Kalite ayırma. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte. .Hammadde. .1. .Değirmenlerde homojen karıştırma.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. .4. .Çamur dinlendirme.

inhisar gri kili.1. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. .1. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. kaolen. kaolen. . kuartz Kil. XI.Şamot esaslı maddeler.5. plastikkiller.Kurutma. şamot. çine aplit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . manyezit vb. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. c. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .1. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. b. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. devasakari.Son şekillendirme (rötüş). . Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler.13. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. Silisyum karbür. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır.01-0. Hammadde Kil.Dinlendirme. .T.13. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. simav feldspat. Bakteriler için zehirlidir. cam suyu. bağlama kili.Vakum presten geçirme. kuartz Kil. kuartz manyezit. kaolen. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar.1. mermer. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir.6. Burada üç tür madde üretilmektedir. Bunlar. a. talk.Kordierit esaslı mamul maddeler. firet. kuartz Kil. sağlık Plastik.7.Kaba şekillendirme.Glazürleme. XI.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. Soda. 343 .1.1. plastik kaolen.C. . kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. esiri kili.13. kaolen. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir.

Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur.2. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte.2. pişirme (fırınlama). çok miktarda çözünmüş . karaciğer.13. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur.2. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir.13.13. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar. şekil verme. eleme. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. XI.T. 344 . kırma öğütme. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur.2. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. Bunlar solungaç nekrozu. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI.2’de verilmiştir.3. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır.1.13. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. Tuğla üretimi. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir.C.2. XI. XI. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. kurutma. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması.13.

sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. siklon ve multisiklonlar.13. Baca gazlarında uçucu küller ve is. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir.000 Ege Bölgesi 129 2. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda. 2000. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara.000 5. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde. halde Harmandan (kum. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.000. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir. AfyonAkarçayı.Doğu Anadolu Böl.000 644 500 000 Kaynak: DPT. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. torbalı filtreler vb).000.3. Gediz Ovası’nda.000 Doğu ve G. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir.000.500. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar. genellikle asidik karakterli olup.000..C.600. Söke Ovası’nda.000.836. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir.000 451. Konya Ovası’nda. Buna mukabil. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. 75 546. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır.Beş Yıllık Kalkınma Planı. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları.T.000 12. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4.2.000 Akdeniz Bölgesi 31 440. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Avrupa Birliği 345 .030. Tekirdağ’da. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. soda.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. XI. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir. VIII.000 167. Milas’ta.427. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Ankara.100.000 Karadeniz Bölgesi 60 825. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda.13.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. (toz odaları. Baca gazlarındaki SO2 . Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. Küçük Menderes Ovası’nda.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında. Tablo:XI. Edirne’nin Meriç Ovası’nda.500.000. İstanbul-Silivri. Çorum’da. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar.000.000.000 Toplam 414 6. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1.568.000 9.

cam kaplar 2. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.000.A.13.Ş Trakya Cam San.13.000 m2/yıl 2. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.400 ton/yıl 1. Tablo:XI. Ankara. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.C. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.400.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. San.514 1.4. Cam Yünü.13. Ankara.000.A.A. 2000.A.San. cam sanayi üreticileri.A.000 ton/yıl 310.Tic.000 ton/yıl 64.Tic.000 m2/yıl 285. XI.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.Ş Denizli Cam San.000 ton/yıl 4.4’de verilmiştir.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.470 1. 2000.Ş Koncam Kristal Cam San .A.Ş (OTO) Çayırova Cam San.Ve.13.000 m2 /yıl 200.000 ton/yıl -4.000 ton /yıl 35.Ş Çayırova Cam San.000 ton/yıl 215.000 ton/yıl 210.Ve Tic. A. A. VIII.T.Ş Trakya Cam San.800.080 ton/yıl 30.209 872 -4. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.000 ton /yıl 10.Ş İzo Toprak İzocam Tic. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.A.(64 Firma) Trakya Cam San.000 ton/yıl 4.A.3.A.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400. 346 . Tablo: XI.000 m2/yıl 3.Ş Diğer Isıcam Ür.’dir.Ş Marmara Cam San.A.000.3’ de.A. sıradadır.Şti* Paşabahçe Cam.13.A.2.000 ton/yıl 1.Ve.000 ton/yıl 15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.Tic.000 m2/yıl 6. sırada.080 ton/yıl 14. cam ev eşyası ise 3. sırada.334 1.Ltd.A.089 1.000 m2/yıl 1.Ş Koncam Kristal Cam San .Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.Ş Trakya Cam San.398 Kaynak: DPT.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf. A. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San. A.Ş Topkapı Şişe San. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş Çayırova Cam San.3. VIII.Ş Anadolu Cam San.

Şekillendirme.T. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. Ana İlkel Maddeler. . . Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır.13.13. Danner Prosesi. . Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). 347 .Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. .3. XI.3.4. . 2. Eritme (Fırın). Vello Prosesi (dikey aşağı çekme).Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Yardımcı İlkel Maddeler. . Float Prosesi.C. a.3.Hoger Prosesi. XI.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. Finisaj İşlemleri.Meme Çekme Prosesi. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. . b. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim.HERM Prosesi.Tel Prosesi. Harman Hazırlama. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi.Grosler Prosesi.OCF Prosesi. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir.

kaolin. . İstanbul.. c. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1. 348 .5. pegmatit. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir.Renk Verici Maddeler.T.13.ve End. 2.3.... kil. 6. 2. T.. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.. .SİO2 verir.. b. Arşt.Alüminyum hidrat.C.C Çevre Bakanlığı..Sodyum Klorür (NaCl). Diğerleri NH4NO3.vb olarak girer.. 1...Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl). NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler.Kalker CaCO3. 1984.Enst.. . .Kuartz kumu.. 4. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler. 1981. Cam Sanayi Sektör Araştırması.. 1995. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. 3. 2000. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. Arşt.Sodyum Sülfat (Na2SO4). B.. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü. İstanbul. . feldspat.. Ana İlkel Maddeler: . Ayrıca nikel.. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Ankara. gümüş. DPT. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir.Mağnezyum Karbonat (MgCO3). İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi.Alüminyum (alüminyum oksit). Aralık-1982.. TÜBİTAK Mar. XI.. Ankara. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları.Bunlar Na2O verir. Bölümü Çevre Grubu. Özel İhtisas Komisyonu Raporu... Ankara.1987. VIII.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). 7.. .Kimya Müh. Teknolojik Esasların Saptanması.CaO verir.. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. T.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.Bil. Yardımcı İlkel Maddeler: a. 5.MgO verir. . Türkiye Çevre Vakfı.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4.. . 2000. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı..

Krikodalit Tipi. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. XI. Bunlar. tiyatro perdeleri ve boya yapımında.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI.2. Buhar. Ateşe dayanıklı elbiseler. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak .1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. c. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. gaz. 349 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. d. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Tremolit Tipi. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür. b. b. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. Serpentine Grubu. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Bu durum aşağıdaki üç a. önemli bir mineraldir. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir.T.C. Ateşe dayanıklılık. c. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. a. Amozit Tipi. silikat bileşiminde.14. a.14. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. Anthofilit Tipi. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Asbestler.14.

C. basınçlı boru ve aksesuarları. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe.).Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler .T. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde.) k. duvar kaplamaları ve panellerdir. İzmir. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. g. o. n. j. tavan duvar kaplama düz levhası vb. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. Bunlar. h. elbise. 350 . valf ve contalarda. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. macun ve yapıştırıcılarda. asit pompalarında. XI. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Sonuç olarak. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. Birleştirici olarak asfalt yollarda. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. Asbest yünü. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. Adana. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. filtre bezleri vb. . Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. muhafazalarda.14. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. Bolu. conta packings keçe. Fren balatalarının üretiminde. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. ı. m. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. ambalaj kağıdı vb. Erzincan. Manisa. tavan. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. drenaj boruları. .). Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. şarap.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. İSGÜM. kanalizasyon. toprak ıslahında. önlük. asbestli çimento. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. i. f. l. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. kullanma suyu. Mardin.

grafit.C. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. Bağımsız Devletler Topluluğu. 351 .5.4. Bursa. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. Asbest. Şekil:XI.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. maske kullanımını sağlamak.1’ de verilmektedir. Sivas. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. demir cevheri vb.14. biyotit. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır.14.14.2’ de verilmiştir.14. paligrosgit serpantin. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. XI. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. muskovit. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. lifleri esnek. vb. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır.T. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Asbest Üretimi Akım Şeması. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . XI. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır.14. solunum. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada.lerdir. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır. havalandırma.Tatarcık yöresinde. talk.6.000 ton civarındadır. atapulgit. doğal bir mineraldir. dayanıklı ve ipekimsidir. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır.

1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .T.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.C.

C.2 Asit Testi Akım Şeması 353 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.T.14.

uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. aşınma problemi.T. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. Mezotelyoma. a. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. b. . Bu nedenle. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. b. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Sigara dumanı. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır.C. 354 . Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. d. Akciğer kanseri. Asbestoz. c. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür.Kişinin duyarlılık derecesi. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. . Yapılan tıbbi araştırmalarda. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. Bunlar. a. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. .

Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . d.2 lif/cc değerleri getirilmiştir. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir.14.eğitim XI. kum vs. XI. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 . İşyeri ölçüm ve takibi f. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.5 krokidolit için 0. Haberleşme. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir.1.7. Tablo:XI. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.8.C. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.033 Asbestli Levha İmalatı 55. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir.14.14. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. Sağlık kontrolü g.14. Tablo XI.14. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak. amozit için 0. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir.554 Asbestli Balata İmalatı 7. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri.2’ de verilmiştir.T. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI.

ve Tic. 2001. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. A. ve Tic.Ş Kocaeli Mardin Boru San. Asbest Projesi Çalışmaları. ve Tic. A.1989. İSGÜM.. A.Ş İzmir Özgür Atermit San. ve Tic. ve Tic.Ş İzmir Temel Conta San.Ş Mardin Miner Otomotiv San.Ş İzmir Beşer Balatacılık San.ve Tic.Şti İstanbul Özgür Atermit San. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. 2000. A. E. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.T. 2001. 7.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San..Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. Can. ve Tic.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. A. VIII.Ltd. A. ve Tic. ve Tic. A. Ltd . A. A. 1990. DPT. 5. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1. A. 1990.Ş Manisa Özemel San ve Tic. Ankara. ve Tic.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. A. Toplum.Ş İzmir Kale Balata Oto San. A. ve Tic.C. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. Asbest ve Sağlık. A. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. 1989. 6. A. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 2. ve Tic. A.2.Ş İstanbul Atermit End. ve Tic. ve Tic. Sabır. 4. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. A.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San.San. 1989. 3. ve Tic.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. 356 .U.A.Ş Erzincan Eren Blata San.Ş Bolu Tamer Amyant San.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri.14.ve Tic. Şti.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A.H. ve Tic. ve Tic.

Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi.000 3.000 726. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.000 1.15. elyaf.C.000 900. tedarikçi durumundadır.000 3. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Özet olarak tekstili. apre (terbiye).15.000 739.700.000 861.000 400.000 18.700. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir. otomobil sanayinden uçak sanayine. iplik.000 623. örme. 1999 (ton/yıl) 3. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI.1. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2.000 712. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. Hazır giyim sektörü 2. hazır giyim sektörü ise 6. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI. Tekstil ürünleri denilince. iplikten kumaş yapılması. boya. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir.000 792. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır.1.000 420.830. öncelikle aklımıza iplik. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. dokuma. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak. boya. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar. kumaş. Tablo:XI. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.000 2. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında.15.635.694.788. 2000.000 1.128.000 704.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. halı. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. baskı.000 755. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği.000 18.706.000 2000 (ton/yıl) 3.1’de verilmiştir. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır. tarımdan baraj ve tünel yapımına.000 2.000 1. hazır giyim.550.000 357 . büyük tedarikçisi konumundadır. elyaftan iplik eldesi. Ülkemizde tekstil.412.T. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır. sırada.657.15.

Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. sentetik iplikçilik. kısımları bulunmaktadır. Kumaş Üretimi. d. Elyaf Üretimi Elyaf. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Kasar.2. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. keten. mukavemeti. hazır giyim. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. iplik. halı. 2. kendir.15. e.15. Hayvansal Elyaflar (yün. İplik Üretimi. belli bir uzunluğu.2. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. 3. Dokuma. yarı sentetik.15. firmaların adı. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . örme. dokuma. Pamuk iplikçiği. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. terbiye. a. baskı.3’ de verilmiştir. jüt) b. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. giyim. Elyaflar. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. yün iplikçiği. Elyaf Üretimi. 4. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. Polisler. ipek) 358 . c.T. tam sentetik. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. Bunlara örnek olarak. boya. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. boya. Doğal Elyaflar: a. XI.C. inceliği. konfeksiyon vb. jüt. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir.2 ‘de. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır.15. baskı. Doğal. konfeksiyon. apre vb. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. XI. b. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. keten. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. Bitkisel Elyaflar (pamuk.1.

222. 10.374 adet 5.516.947. 2.807 kg. 515.200 m 21.312 m2 14. 45.251 kg.çile.586 kg. Rejenere Elyaflar (viskoz.710.593. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.760 m2 2.827.boyama. 994.304.291 m 432.376.748 ton 954.600 m.654.627 adet 69.lif. Tablo:XI.606 m 6.920 m2 51. 2001. 263.574 ton 1.632 kg.174 m 34.434 m 35.723.674 adet 1.498.iplik ve kumaşların kasarlama.691. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.585 kg.916 adet 96.C.222.boyama. gupür Ayakkabı bağı.çarşaflık dokuma. Asetat) b.508.794 m2 68.968 adet 22.608.210 ton 79.049.513.670 m 13.102 ton 10.815.473. 17.boyama.15.339.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.15.201.790.481.835 kg 45.504 kg. 6.805.569.T.473.533. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.246. 6.563 kg 1.231.hasse.102.600 m 355.etiket. 127.560.800.835 kg.çadır kasarlama) Şerit .131adet 251.707 m2 24.965.637.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.ekstrafor.yünlü kumaş.017.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.128 m 11.590 kg.elyaf.iplik ve kumaşların kasarlama. akrilik.777 kg.037 kg.200 kg 102.nevresim.apreleme.809 kg.135 adet 15. 1. 113.874. poliamid.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.1’de verilmiştir.910.bant Fisto ve tanteller. 19.300 çift 7.433. 359 .920 m2 6.375.fermuar şeridi. Üretim Çeşitleri. ---37. 349.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.755.yorgan çarşafı.184 kg.apreleme Sentetik elyaf.478.187. Sentetik Elyaflar (poliester.914 kg.117 m2 4.016. 926.597 kg.117 kg.

İşl. A. A.036 1. A. San ve Tic.Ş Gökhan Tekstil San.Ş Bahariye Mensucat San. Fab. A. A. A.361 1. A. Küçüker Tekstil San.Tic.000 2. San .Ş Polylen Sentetik İplik San.İhr. Birlik Mensucat Tic. Isparta Mensucat San.Ş Dörtel Tekstil Örme San.Koop.ve Tic.Ş Kordsa Sabancı Dupont End.Tic.105 1.Ş Güneş Tekstil Paz. A.San. A.Ş Modavizyon Tekstil San.390 1.623 4.300 1. A. 2001.Ş Çukurova San.San.İplik Fab. A.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. ve Tic. A.967 2.507 1.Tic.Ş Güney San.Empirme Konf. A.Ş Özcanlar Tekstil San. ve Tic.Şti Kom Tekstil ve Konf.196 1.267 1.3. ve Tic.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.İşl. A. A. Kaynak: TOBB. İşl. Ve Konf. ve Tic. A.619 1. A.Ş.589 1.İşl.İşl. 360 . ve Tic.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.192 1. San.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap. Ve San. İplik Fab.Bir. San.Ş Beyteks Konf.Ş Sümer Holding A.198 1.Ş Erak Giyim San.ve Tic.A.Ş Berdan Tekstil San.Ş Bakırköy Konf. San Tic.Ş Sifaş Sent.Ş KorteksMen. Küçük Çalık Dokuma Teks. Trakya İplik San. San Tic. ve Tic.348 1.T. A.İzmir Basma San İşl. May Tekstil San. ve Tic.387 1.Ş Dünya Halı A.Bir.ve Tic.Ş Akın Tekstil A. A.Ş Mensa Mensucat San. T.187 1.Fab.Ş Bossa Tic. İşlt. Koop. ve Tic.İplik. A.Ş Zorlu Linen Dok. İşl.132 1. A.ve Tic.A.482 1. San. ve Tic.T.T.ve Tic.Ş. İşl. Yeşim Tekstil San. ve Tic.Ş Aydın Tekstil İplik Dok.İplik Fab.A. A.Ş Erenko Tekstil İhr.San.058 1. A.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San. A.ş Atlas Halıcılık İşl.320 3. ve Tic. San. Ltd. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. A. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. A. ve Tic.ve San. A.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San.Ş Orta Anadolu Tic.Ş Aydın Örme San ve Tic.Kord Bezi A.ve Tic. Tic.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat.Ş Denizli Basma ve Boya San.465 1. A. A. A.A.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic. Ltd Şti. A.Ş İsko Dokuma İşl.Ş Merinos Halı San.462 1.510 1.A. A.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. İmalat.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab. Entegre Tekstil Firmaları Adı.Ş Sümer Holding A.Değ. A. Ve San.Ş Sönmez Pamuklu San.Ş Sarar Giyim Tekstil San.İşl. Akbaşlar Tekstil San.Ş Şahinler Mensucat San.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.100 1. A. ve Tic.15.A.226 1. Tic. A.Ş Bursa Merinos Yün. Sanko Teks. A.Bir.Ş Sümer Holding A.Ş Tariş Pamuk Sat. ve Tic.Ş Sanko Tekstil San.179 1.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San.Ş Akteks Akrilik İplik San.Ş Çetinkaya Mensucat San.Ş Saray Halı A. A.T. A.C.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat. A.454 1.Tic.A. ve Tic. Tic.ve San A.Ş Karsu Tekstil San. Tic. A.121 3. A. Koop. A.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5. ve Tic.

Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .C.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.15.T.

düz. dobule-blıster vb. krablama. ipek. üç iplik. Dokuma. Genel olarak terbiye işlemleri. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. katlı. gerekli temizliğe.15. simli örümcek. pürtüklü.Örme Yüzeyler: İnterlok. a. sentetik kesikli. tafting. kanvas. alpaka. merserize. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar.15. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. bürümcek.Fantezi. viskon. keten. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. hidrofilleştirme.2. karışım iplikler. yün. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. etamin. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin.T. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. kalandırlama gibi. wafel pike. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. panama. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. İplik Çeşitleri. ağartma. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen.4. XI.3. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. kaşkorse.C.2. penye ribana.Dokuma Yüzeyler: Denim. İplik eğirme. jakarlı ribana. dantel iplikleri vb. a. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. krep.Kesikli. haşıl sökme.Non-woven Yüzeyler: Keçe. sentetik filament. flanel.2.2. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. karbonize. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. gabardin. rayon. XI. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. pazen. kadife. örme kadife. poplin. divitin. d. örme. olarak ayrılır. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. empirme. a. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. ribs. jakar. b. saten. süprem. Ancak şardonlama. kord. özel yapılı iplikler. viskon. filament b. strayhgarn vb. dikiş. karışık makarna. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. floş. 362 . Pamuk.15. c. c. bazik işlem. Kumaşlar esas olarak. pike. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. jakar frotte. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. satin. lakost. şambri. balıksırtı.

7 Ege Denizli. hazır giysi boyama.15. VIII.15. d.5 Baskı İşletmeleri -62. Ankara. hammadde kaynakları.15. Ankara.7 Marmara İstanbul. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. elyaf halinde boyama.8 70. işgücünün niteliği.9 Fason İşletmeler 82. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2001. 363 . Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir.6 61. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir. BYKP. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler.4 56.5. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul.8 Diğer Bölgeler Adana. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.5 62. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI.4’de verilmiştir. iç giysi. özel baskı.Kayseri.VIII.3. apre. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir. Bunların % 47’si entegre işletmelerden.2’ de detaylı olarak. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. ronjan baskı. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir.3’de kısaca gösterilmiştir. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. Örme giysi. c.Maraş 53 14.K. kumaş boyama.15.Çerkezköy 107 28.C.5 64.2 56.4. Tablo:XI.Bursa 51 13.G. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir.Antep. rezerve baskı. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.İzmir. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI.İçel. 2001. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir.15. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI.2 Kaynak:DPT. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. iplik halinde boyama.3 59.15.3 Türkiye Ortalama 81.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81.7 67. en çok yün. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. Tablo:XI.3 73.Malatya.T. Baskı: Direkt baskı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Uşak 59 15.1 72. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır.Çorlu. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama. tops boyama.5 ‘de verilmiştir.4 51. Şekil:XI.2 Kaynak: DPT. Yün sektöründe ise.15. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya. Konfeksiyonda üretim yapısını. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır. XI.

ağız maskesi vb.1. uzay giysileri vb. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1.1.) 3.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. pamuk. Ev tekstil ürünleri (perde.) 7. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir.15. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. Çadır. manto. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. koltuk kılıfı vb. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas.1.3.1. Örme Giyim Üretimi. yün. iç giyim vb. XI. XI.3. bayan üst giyimi. 364 .Ultra modern makine parkı olan işletmeler. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. döşeme. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir.15.C. (erkek üst giyimi. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. Örneğin. üretim gruplarına ayrılırlar.) olarak sınıflandırılır. yelken ve paraşütler 5. kemer. kaban. ucuz işgücü olan işletmeler. pardösü vb. Dokuma Giyim Üretimi. çarşaf.). ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. hazır giyim sanayi ürünleri.Klasik makine parkına sahip.) 2. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı. cüzdan. mont vb. koltuk kılıfı vb. 1.) 4. 2. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir.) 6. emniyet kemeri. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. çocuk giyimi. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler.T. sentetik ve bunların karışımıdır. 3. 2. bavul vb. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir.15. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri. 1. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. XI. giysilerde üretilmektedir.3.2.

C.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.T.

15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.C. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .2.T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI.4. ürüne farklı. dolgu nakış. beşik. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. ajurlu nakış. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. VIII. Bu tarihlerde Fransa. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır.3. XI. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. kıl. havlı yüzü olan dokumalara halı denir. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . Yer döşemesi.C. Halı Üretimi Pamuk. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir. yaygı. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. Halıcılık. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. heybe. Nakışlar.15. delik işi nakış. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. yün. sarma nakış.15. pul. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. çadır. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi.T.15.2. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. dekorasyon malzemesi. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. zincir nakış.

Pakistan için . 10. 368 . Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. halının üretildiği bölge. % 17 .000 düğüm/m2 ‘dir.15. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. 100.4.000 düğüm/m2. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. Bu emek yoğun bir sektördür.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Halı sektörü esas olarak. El halılarının kalitesine etki eden faktörler. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. Dokuma Halılar. % 40 Hindistan için. b. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından.2. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. yün halıların ise. Sektör yaklaşık olarak 1. Dokuma halıda : 2. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu oran İran için. 1. Tufting Halı ve Kilimler.6’da verilmiştir. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir.310 g/m2 civarıdır. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir. halı türü.T. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. XI. Bu rakamın % 3’ünü ipek. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir.Bunlar. % 16 ‘dır.C. örme şekli. kapasite. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır.15. c.15. Türk el halısı. Makina Halısı 2.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır.4.1. Non-woven Halılar. XI.

PAC.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı.5. VIII.13. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır.5. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. Ankara.000 Yün. 8. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf.6. Kapasite. PA. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. 10.2. gaz olmak üzere üç türlüdür. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.1. pamuklar.C. Ingraın boyar maddeler 7. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 PP.5. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır.2. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. Küpe boyar maddeler 3. 14.2. XI. Tekstil Sektörü Atıkları XI.000 70.000 16. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. Jüt.15.1. 6. 2. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90.T. Üretim. XI.15.5.15. 2001. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.000 PP. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.15.000 24. Azoik boyar maddeler 5. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. 13. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır. Kullanılan Hammadde. 4. PES 55 Tuftıng 55.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1.2. XI. 2. PAC. PP. PA. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. 12. PES.15.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar. 369 . Jüt 75 Kaynak: DPT. I.5. Pamuk 90 Non-Woven 34. BYKP. Asit boyar maddeler 9. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır. geri dönüşümlü olmayanlar. sıvı. Mordan boyar maddeler 11. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde.

e.gres. polimerler. AKM.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. krom. NH4-N.15.T.15. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. Fiziksel arıtmada. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. Yağ. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. d. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır.15. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . fosfat türevleri. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. Çamur susuzlaştırmada. sülfit. Fiziksel Arıtma. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. 1. islik.4 ‘de gösterilmiştir. KOİ. NOX.5. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. Çözünmüş oksijen. f. kadmiyum. nikel. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. 3.3. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. cıva. Hidroliz olmuş yağ asitleri. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir. c. bakır. 2. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. türevleri ve etoksilatlar. üre. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. Biyolojik arıtmada. XI.5. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. Biyolojik Arıtma. Bunlar. XI.2. CO.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. b. BOİ. SO2. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur.C. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. NO3-N. Seyrelmiş halde . Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır.SO4). 370 . Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. h. g.3. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. çinko gibi maddeler bulunmaktadır.

2001. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Sektör Raporları. 4. 2. TOBB.C. 371 . Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi.. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı.T. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır.15. Sanayi ve Tic. DPT. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. Çukurova Üniversitesi. Ankara. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Md.. Gen. VIII. 2001. BYKP . Gel.4. 6-8 Ekim1999. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Adana http. Tekstil Kongresi. San ve Arş. 6. 2001. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. 3. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. Bak. ÇÜ. 5.

İçten yanmalı motorlar. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. XI. 2.1. aksesuarlar kullanılmaktadır. devlet yardımları. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. XI. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte.2.16. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. A. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. İçten yanmalı motorlar ise. ana üretim tesislerinde ise. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. yalnız presleme. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. 1. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır. boyalar. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Benzinli (Otto ) motorlar. B. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. boyama ve araç montajı yapılmaktadır.T. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır.C.16.16. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. 372 . dış ticaret. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta.Yabancı sermayenin. Motorlar Motorlar genel olarak . Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. Otomotiv sanayi. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır.

En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane. XI. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. nikel. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. kaynakhane. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir.16. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında. 373 .1‘de gösterilmiş olup. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler.1. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. bakır. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . yağ. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). çinko. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . c. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir.C. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup.5-7. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. civa. siyanür.16. b.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6.T. Gövde Kaynak Ünitesi. . Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. d. tuvaletler.3. kurşun. .3. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir. BOİ. gres.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır.3. alüminyum. Montaj Ünitesi. ara ünitelerinden olan presleme.5-10. Presleme Ünitesi. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin.16.2. demir. yağ ve gres. KOİ.16. flor ve azot bileşikleridir. XI. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ).2’ de verilmektedir. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. Boyama Ünitesi.16. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. krom. bu kirli sular.Yağ. Tablo:XI. Tablo:XI. XI. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. pH.

000 m2) 15. ağaç paletler.8 75 0 37.16.853 10.A.018 300 300 194 109 186 1. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.190 4.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.340 310.400 2.843 7. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.Boya çamurları.243 40.O.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.038 (*) Opel Türkiye.252 50 29.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N.000 13. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir.Atık toner ve kartuşlar. .000 6.3.16. Tablo:XI. . Miktar olarak en önemli atık miktarı. piller .244 22.Aküler. 2000.000 64.Atık yağlar.5-12 kg arasındadır.652 2. naylon. M.000. XI.I.3.16.500 63.LTD.504 5.C.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37. .3.3.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10. karton. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.V.16. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.4.200 1. ISUZU CHERYSLER INT.250 2.Kimyasal ürünler. vb.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.Fosfat çamurları. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.HONDA A. XI.000. kağıt. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır. pik-alüminyum-bakır malzemeler.M. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.400 50 12.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.T.A. . 374 . Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.Kirli solventler. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.100 29.5.Kirli eldiven ve üstübü bezleri . Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.000 4.600 1.S B.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. . PEUGEOT M.713 4.

C.338 1.369 458.916 22.057 211.506 776.889 62.540 20.181.845 692.166 241.945 403.616 69.403 1.066 51.496.951 97.622 3.454 704.982 84.652 Kamyon 49.967 20.087.252 776.707 66.095 164.554 56.066 281. 2.120.095 Kamyonet 30.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.489 2.861 134.777 604.026 125.634 32.891 308.631 4.011 21.254 87.290.449 87.586 371.424 624.627.607.457 1.804 31. 375 .780 95.695 155.108 74.933 746.005 349.160 403.274.958 1.859 63.257 1.234 1.216 11.462 39. Beş Yıllık Kalkınma Planı.344 2.129.817.680.567 235.596 64.105 3.407 280.753 Minibüs 7.T.473 397.469 11.067 1.119.852 2.043 81. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.774.478 43.373 726.432 38.714 491.239 16.269 353.771 321.466 243.449 91.865 118.896 108.920 86.802 320.283 755.687 742.838.658 29. 2001.221 387.511 3.375 137.864.731 637.619.974 612.433 78.161.821 172.388 27.514 69.638 47.496 217.119 50.718 248.755 233.700 68.269 178.272 240.312 159.278 165.427 198.973 75.359 4.927 43.796 71.585 80.655 52.093 146.030 1.543 9.506 Toplam 222.090 4.172 58.825 1.569 792.693 12.511 313.424 173.332 13.326 4.325.623 46.106 212.160 305.372 180.197 94.770 73.504 20.771 153.421 333.345 137.449.096 28.632 145.213 144. Türkiye İstatistik Yıllığı.309 108.788 529.040 18.081.767.781 583.381 122.948 15.525 135.365 378.156 3.478 70.598 73.277 197.980 17.505 224.884 51.407 105.480 240.055 34.565 4.350 919.477 6. Kaynaklar 1.022 692. Otomotiv Sanayi Derneği.879 1. DİE.302 Traktör 50.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.633 1.051 182.570.834 2.917 106.314 112.052.726 11.577 983.861.414 112.559 30.438 688.978 101.434.188 5.995 1. 2001.690 2.444 1.721 205.242 227.867 125.931 56.743 442.858.520 2.388 745.025 98.140 1.303 874.839 35.317 47.606.476 11.546 488. Trafik Daire Başkanlığı.520 15.356 46.404 23.559 30.058.021 243.232.676 187.152 118.697 87.072.579 1.824 1.798 53.996.135.894 560.152 57.602 263.193.885 118.872 234.900 166.449 654.516 556.16.187 1.211 225.353 273. 3.263.259 402.874 96.870 394.999 56.437 6.454 442.763 25.139 200.672 Otobüs 11.041 13.646 2.486 917.694 197.250 213.836 61.465 856.008 18.551 157.432 811.290 374.724. DPT.388 2.270.107.065 508.122 40.781 54.777 436.371.762 186.640 3.186 5.548 221. VIII.726 156.360 313.380 25.608 65.409 287. 2000.192 3.034 79.011 62.482 259.579 116.592 84.001 513.310.180 354.392 257.636 672.021 1.578 370.559.441 48.545 90.893 172.303 3.772 190.417.263 807.649.308 7.399 133.176 138.196 10.783 33. 2001.838 626.608.721 49. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.739 28.

000 247. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma. Hazırlama.000 6.17. kaplanabilir. Tablo:XI.000 615.000 13.000 2.271.1’de verilmektedir. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.000 1.000 8.576.000 İç Lastik 2.17.000 3.445.Şekillendirme.Bitirme.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.000 984.502.000 11.000 1.000 434.000 37.17.259. Vulkanizasy.324.000 730.015.1. d.210.500.295. c.796. f. plastik veya metal üzerine kaplanabilir.000 Binek Radyal 6.000 207.000 43. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.000 387.000 2.074.000 1. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301. Ankara. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.980.231. sarma.600. yapıştırma.000 İş Makinası 30.000 3.000 676.826. parçalanabilir.000 4.000 868.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 601. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.100.000 4. kalıplanabilir.000 696.569.1’ de verilmiştir.910.200.481. açma. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.17. Hamur Yapma. yumuşatılabilir.000 Traktör arka 413. 1998 125. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları.Yoğurma. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.402.000 1.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI.000 1.406. sarılabilir. yapıştırılabilir. Akım Şeması Şekil:XI. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.120.850.17.000 3.000 Kaynak: DPT.000 1.000 Traktör ön 616. kesme makinaları kullanılır.000 428. pudralama. Plastik madde olarak lastik.C. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.on g. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Dış Lastik toplam 11.000 8. kumaş.T. b.454. Konfeksiyon. a. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir. VIII. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.000 585. Şekillendirmede kalenderler.000 2.000 13. 2001. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır.000 1. 376 .000 442.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1.329.000 XI. e.000 55. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .1.17.

Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI.2.17.T. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları.1. Binek konvansiyonel lastikleri. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. P-kınon dıoxim. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. kükürt monoklorit. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. ksilentiol. b. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. XI. alkil.1 % 1. Kil. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak.9 % 31 XI. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. 378 . Esneklik. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. benzotiazol. kükürt. f. disülfit.17. ksilen tiollerin çinko tuzları. e. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1. MgO. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri.C. kord bezi. sertlik. ZnO. yumuşaklık. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. Stearik Asit . Binek radyal lastikleri. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir. karbon siyahı. selenyumdisülfitler.3.3.17. c. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. Ham lastik kullanışsızdır. CaCO3.1. d. TiO2.2 % 3. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . aşınma direnci vb.9 % 0. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . sentetik kauçuk. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a.9 % 1. cin kodietilditikarbomat. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı .17. reçinler.2.

Askıda Katı Madde. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır.17. 379 . karbon siyahı. h. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. Traktör ön lastikleri.Ayakkabı . bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır.Otomotiv. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır.Konveyör bant.17. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. İ ş makinası lastikleri. taban. rondele. d.4.17. k. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte.Diğer lastik eşya. l. ökçe. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır.C. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. g. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. ı. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. XI. KOİ. Traktör arka lastikleri. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. m.(conta. keçe). İç lastik.1.Hortumlar. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri. f. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar.17. XI. tuvaletler.3. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. BOİ.4. NH4-N. Lastik Eşya Endüstrisi a. toplam PO34P. b.4. terlik. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. h. XI.T.2. e.Lateks mamulleri.Sızdırmazlık elemanları. c. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır. Toplam Katı.2. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. j. yağ ve gres.Profiller.

TÜBİTAK.3.Ş. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir. XI.4. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. Ankara. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. 2001.T.Türk Pirelli Lastikleri A. / Kocaeli 3. Karbon siyahı tozları. 1982. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. / Kocaeli Kaynaklar 1. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi.6. kağıt. Lassa Lastik Sanayii ve Tic. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar.4.5.17.Ş. Good Year Lastikleri A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. 2.Ş. XI. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını. XI. A. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler.17.17.Ş / Kocaeli 2. / Kırşehir 4.4. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır.C. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır.4. kirliliğinin yanı sıra insan.17. 380 . VIII. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı.-Petlas Lastik Sanayii A. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. DPT. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir.

Karayolu taşıması. Bunlar. hiyerarşik durumlarına göre. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. demir.T. ALTYAPI. yapım. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. Ülkemizin karayolları ağı sistemi.1. Devlet Yolu. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. kasaba. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. proje. Bunlar. liman. İl Yoludur. Karayolları Genel Müdürlüğü. kendi ulusal gelişmesi. olup. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. Devlet Yolları. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır.. hızlı ve güvenli olması zorunludur. Şehiriçi Yolları’dır. Ana İstikamet Yolları.Köy Yolları. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. devlet ve il yollarının plan. deniz ve hava istasyon. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. 5539 sayılı kanunla otoyolların. ilçe ve bucak merkezlerini. yakın demiryolu istasyonlarına. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. 381 . Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. Turistik Yollar. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Otoyolu. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. limanlara. Avrupa. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. il yolları. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Ekspres ve Otoyollar.C. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. Devlet yolları. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. şehir. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. birbirine ve il merkezlerine. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. İl Yolları. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. devlet yolları ağlarına. elverişli. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. Köy Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. önemli bölge ve il merkezlerini. Orman Yolları.

2004. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur. XII. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. E-23. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.1.01. yola kontrolsüz. 2004.1.2’de verilmiştir. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün.2. Ayrıca Harita XII.1. Otoyol. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi. Harita XII. Ekspres yol. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır.1. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur.1.1. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir. Tablo: XII.T.1.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Tablo : XII. Tablo. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi.) Turistik yolların yapım ve bakımı. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı. (E-5.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır.C. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın. 382 . E-24 vb.2.’de Türkiye Karayolları Haritası.

don. toprak sıkıştırma. hava kirlenmesi alanlarının bozulması. bataklık ve ormanlık vadilerde sisten dolayı görüş engellemesi Yarmalardan hortum oluşumu. ölümü oluşturabilecek çiftler Tarımsal Yol boyunca imisyon yoluyla Hayvan sütü ve etinde zehir birikimiyle Yeniden kazanma olanaksız hayvanların zarar zehirlenme insan sağlığının bozulması görmesi Merkezi ve vejetatif sinir sisteminin Genel olarak yeniden kazanma Sağlığın Gürültü. oransal Hava birikimi. toprak sıkışması. ana kaya su düzeni ve bitki kaymaları örtüsünün sürekli değişmesiyle kısmen kalıcı toprak bozulması Değerli toprak üzerine inşaat. stres. mikroklimayı Görüşü önleme. güzergah Biyotop bozulması. hava Yüzeysel ve yer altı sularında zararlı Karayolunun su koruma kirliliği. Bataklık ve turbiye için elverişli toprağın taşınması ve tahribi. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması.buz. yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. gürültü perdeleri. kireçle gübreleme bozulması birikimi. yağlar. Gürültü perdeleri buzlu günlerde kayma tehlikesi Yeniden onarım. İnşaat alanı dışında üst toprağın toprak yol yapımı için kazı ve dolgular. erozyon. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XII. zararlı madde birikimi kayması Yağ. areal bozulması. insan. Biyotop parçalanması. Gelişim Erozyon. kazı. Zararlı madde birikimiyle bitki ve yabancı madde depolaması hayvan tahribi Stabilizasyon. yeşil alanların arttırılması Zehirlenen hayvan ve bitkilerin çevreye dağılması Zehirli madde birikimi Yeniden kazanma olanaksız Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi. araçların teknik aksamının düzeltilmesi yoluyla önlem. yağlar ve tozlar. yeşillendirme. parçalanması. biyotop bozulması. toprak nem artışı. eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin bozulması ilişkin teknik önlemler. biyotopların Yeniden kazanma olanaksız. güzergah bozulması. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. yüksek hava. erozyon lık vadilerde dalgalı platformdan dolayı Yağ. hava kirliliği. toprak ve (vadilerin dolması). türlerin plantasyonu. yeşil alanların azalması stabilizasyon. iklim vejetasyonun tahribi güzergaha bağlı olarak yöre ikliminin sürekli etkilenmesi Bitki örtüsü Fauna İnsan Özellikle yoğun Hava kirlenmesi. dolgu. hendek oluşumu vejetasyon bozulması Rekreasyonel ve konutsal yerleşme Gürültü. yeşillendirme. güneş küçülmesi. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. buz bitki koruma ilaçları. toz. ortamdan uzaklaşması. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi. sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır vejetasyonunun zarar görmesi. rüzgar hızı artışı düşürülmesi tamamlayıcı ağaçlandırma yetersizliğinden kaza artışı Tuz kullanımının azaltılması. toz. 383 . Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı. bitki koruma ilaçları. biyotop Yeniden onarım olanaksız. su düzeyinin sağlanması Taş ve toprak kayması Yandan gelen rüzgar. tuz. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. kazı. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. kültür Yer altı su düzeyinin düşmesi. uykusuzluk. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. yabani hayvanların olanaksız. kan olanaksız. akciğer ve işitme bozukluğu. toz . 1995. toprak ilişkileri.