Temel Foto¤raf Semineri Ders Notlar›

Haz›rlayan: Ufuk M. Duygun

Kaynaklar Prof. Sabit Kalfagil ‹zzet Keribar M.S.Ü. Foto¤raf Bölümü, Prof. Sabit Kalfagil ve Ö¤retim Görevlisi Kamil Bülbül’ün derslerinde ifllenmifl Temel Foto¤raf Bilgileri, Siyah Beyaz Karanl›k Oda ve ‹leri Foto¤raf Teorileri ders notlar› ‹fsak Filtreler Ders notlar› Refo Foto¤raf Dergisi ‹FSAK web sitesi fiemalar Ufuk M. Duygun Barbara London and John Upton, Photography

‹çindekiler
G‹R‹fi FOTO⁄RAF MAK‹NES‹ 1. ‹⁄NE DEL‹⁄‹ KAMERA . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. MAK‹NELER‹N BAfiLICA Ö⁄ELER‹ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . a) Netleme Sistemi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) Obtüratör . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . c) Diyafram . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . d) Film Sarma Kolu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . e) Numaratör . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . f) Geri Sarma Kolu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . g) Vizör . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . h) Objektif . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3. MAK‹NE T‹PLER‹ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . a) Kompaktlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) Tek Objektifli Refleks Makineler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . c) Vizörlüler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . d) Çift Objektifli Refleks Makineler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . e) Büyük formatl› Makineler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . IfiIK 1. Parlakl›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. Yön . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3. Renk . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4. Kelvin Skalas› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5. Gerçek ve Sahte Renk Is›lar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6. Kontrast . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7. Renk . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8. Rengin Do¤as› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9. Spektrum . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 10. Rengin Kompozisyonu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 11. Yerel Parlakl›k Uyumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 12. Parlakl›¤a Uyum . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 13. An›nda Parlakl›k Kontrast› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 14. Parlakl›k Sabitesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ÇEK‹M TEKN‹KLER‹ 1. Pozland›rma . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. Ölçüm . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3. Eflde¤erlik Yasas› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4. Eflde¤erlik Sapmas› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5. Çeflitli Konularda Pozland›rma Problemleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6. Alan Derinli¤i ve Koflullar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7. Ifl›kla Boyama . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8. Mimari Foto¤raf . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9. Panorama . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .

‹çindekiler
F‹LTRELER VE YARDIMCI ARAÇLAR Filtreler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . a) Pankromatik S&B filmler için filtreler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) S&B ve Renkliler ‹çin Ortak Filtreler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . c) Renkli Filmler ‹çin Renk Düzeltici Filtreler . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. Pozometreler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . a) Elde Kullan›lan Pozometreler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) Foto¤raf Makinesi ‹çinde Kullan›lan Pozometreler . . . . . . . . . . 3. Yard›mc› Araçlar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . a) Sehpalar . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . b) Deklanflör Kablosu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . c) Çanta . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . d) Flafl . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . e) Genel Foto¤raf Malzemeleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1. KOMPOZ‹SYON 1. Ifl›k . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. Doku . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3. Ritm . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4. Armoni . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5. Kontrast . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6. Perspektif . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7. Netlik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8. Hareket . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9. Zamanlama . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 10. Efekt Filtreleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . S‹YAH / BEYAZ KARANLIK ODA 1. Bir Foto¤raf›n Oluflumu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2. Kontrol Basamaklar› . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3. Karanl›k Oda Organizasyonu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4. Gelifltirici Tipleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5. Durdurma Banyosu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6. Saptama (Fikser) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 7. Gümüfl Kal›nt› Testi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 8. Hipo Kal›nt› Testi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 9. Minimum Pozlama ile Maximum Kararma . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 10. Bir Film Nas›l Gelifltirilir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 11. Mükemmel Negatif . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 12. Negatif Nas›l De¤erlendirilir . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 13. Pozland›rma ‹le Gelifltirme Aras›ndaki 9 ‹liflki . . . . . . . . . . . . . . . . 14. Geliflmeyi Etkileyen Faktörler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 15. Bir Gelifltiricinin Kimyasal Yap›s . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . SÖZLÜK

Girifl

Girifl

Foto¤raf Makinalar›
1) ‹¤ne Deli¤i Kamera
A ‹¤ne Deli¤i (optik merkez) Görünte

B’ asal eksen Konu A’

B Konu düzlemi (x) Objektif düzlemi fiekil: 1 ‹¤ne Deli¤i Kamera Çal›flma Prensibi ve Özellikleri (y) Film düzlemi

MERAKLISINA

AB = A’B’

x y

Camera Obscura yani i¤ne deli¤i kamera yaln›zca karanl›k bir kutudan ibarettir. Bu kutunun bir taraf›nda i¤ne ucu büyüklü¤ünde bir delik vard›r. Konudan gelen ›fl›k ›fl›nlar› bu delikten geçerek karfl› taraftaki ekran üzerine düfler ve o konunun ters bir görüntüsünü oluflturur. Tüm foto¤raf makinelerinin temel prensibi bu kamerad›r. Ancak bir tak›m sorunlar› vard›r. Örne¤in deli¤in çok küçük olmas› nedeni ile oldukça karanl›k bir görüntü elde edilebilir (fiekil: 2). Görüntünün daha ayd›nl›k olabilmesi için delik çap›n›n büyütülmesi gerekmektedir. Bu da görüntünün bulan›klaflmas›na sebep olur. (fiekil: 3) Bu kameray› gelifltirmek için yap›lacak fley, fiekil: 2 Küçük bir delikten görüntünün oluflumu ona kullan›m kolayl›¤› sa¤layabilmesi için bir tak›m ilaveler yapmakt›r. Bunlar, daha net ve ayd›nl›k bir görüntü için bir mercek (fiekil 4) ve bu mercekten geçen ›fl›nlar›n fliddetini denetleyebilmek
fiekil: 3 Büyük bir delikten görüntünün oluflumu

Foto¤raf Makinalar›
için bir diyafram (iris), ›fl›¤›n istedi¤imiz zaman geçebilmesi için aç›l›r kapan›r bir kapak yada örtücü (obtüratör), bu örtücü sistemin hareketini bafllatabilmek için bir deklanflör, örtücünün istedi¤imiz süre kadar ›fl›¤›n geçmesini sa¤layabilecek h›z› ayarlayabilen bir baflka kontrol düzene¤i (enstantane ayarlar›), nereyi foto¤raflad›¤›m›z› görebilmemiz için bir bakaç (vizör), film koyma haznesi, filmi sarma kolu, biten filmi geriye fiekil: 4 Basit bir mercek ile görüntünün oluflumu sarma kolu, bulundu¤umuz ortama göre ›fl›¤›n fliddetini ölçebilecek bir ›fl›k ölçer (pozometre) gibi bir tak›m düzenekler olabilir.

fiekil: 5

2- MAK‹NELER‹N BAfiLICA Ö⁄ELER‹. a) Netleme Sistemi: 1. Helikoid Sistem: Netlemeyi gerçeklefltiren vidal› iki tüpten ibaret bir aparatt›r. Bir flifle kapa¤›n›n aç›l›p kapan›rken yukar›-afla¤› hareketi gibi merceklerin film düzleminden uzaklafl›p yak›nlaflmas› ile netleme yap›l›r. Netleme ayar›, manuel (M) yap›labildi¤i gibi son zamanlarda gelifltirilmifl modellerde tomatik olarak da (autofocus -AF) netleme yap›labilir. 2. Körüklü Sistemler: Büyük ve orta boy kameralarda bulunur. Objektif ile film düzlemi aras›nda bir körük vard›r ve objektif yada film düzlemi ileri geri hareket ettirilerek netleme yap›l›r. Görüntünün kadraj ve netlik kontrolü bir buzlu cam üzerinden izlenebilir. b) Obtüratör: Ifl›¤›n film üzerine düflme süresini belirleyen mekanik bir sistemdir. Bu süreler ço¤unlukla saniyelerin birimleri kadard›r. Örne¤in 1/1, 1 / 2, 1 / 4, 1/8, 1/15, 1/30, 1/60, 1/125, 1/250, 1/500, 1/1000 gibi. Objektifler aras› ve perdeli olmak üzere iki tip obtüratör sistemi vard›r. Obtüratörün iki fonksiyonu vard›r. b1) Ifl›k miktar›n› saptamak, b2) Hareketi saptamak.

Obtüratör skalas›

Foto¤raf Makinalar›

fiekil: 5 Diyafram aral›klar›

c) Diyafram Ifl›¤›n yo¤unlu¤unu kontrol edilebilmesini sa¤layan, büyütülebilen yada küçültülebilen bir delikten ibarettir. ‹ki fonksiyonu vard›r. a) Ifl›¤›n yo¤unlu¤unu kontrol eder, b) Net alan derinli¤ini kontrol eder. Diyafram›n ve obtüratörün birlikte kullan›lmas› ile ›fl›¤›n yo¤unlu¤u, süresi, hareket ve alan derinli¤i kontrol edilir. Merakl›s›na

Merkezi Obtüratör
Sistem, mercekler aras›nda yer al›r.

Perdeli Obtüratör
Objektif ve aynan›n arkas›nda, film düzleminin hemen önünde yer al›r. Deklanflöre bas›lmad›¤› sürece film yüzeyini sürekli kapal› tuttu¤u için objektif de¤iflimi yap›labilir. Maksimum h›z› yüksektir. Temel h›z ve alt›nda flafl kullan›labilir. Tamiri zor ve pahal›d›r. Hareketli görüntülerde deformasyon yapabilir. Gürültülü çal›fl›r. Sars›nt› yapabilir.

Maksimum h›z› s›n›rl›d›r. Bütün h›zlarda flafl kullan›labilir. Tamiri kolayd›r. Görüntüde deformasyon yapmaz.

Sessiz çal›fl›r. Sars›nt› yapmaz.

Merkezi Obtüratör

Perdeli Obtüratör

d) Film Sarma Kolu Pozlanm›fl karenin üzerine ikinci bir pozlama daha yapmamak için pozlanan kareyi obtüratörün önünden uzaklaflt›r›p yerine pozlanmam›fl bir baflka karenin getirilmesi gerekir. Ço¤unlukla makineler bir kare üzerine pozlama yap›ld›ktan sonra ayn› kare üzerine ikinci bir pozlama Film sarma kolu yapmay› mümkün k›lmayacak bir düzene¤e sahiptir. Bu tür makinelerde ayn› zamanda pozlanmam›fl kareyi de ileriye sarmak olas› de¤ildir. Yani k›saca çekmeden sarmak, sarmadan da çekmek mümkün de¤ildir. Ancak baz› modellerde üst üste çekim yap›lmas› olanakl›d›r. e) Numaratör Ço¤unlula kaç poz çekim yap›ld›¤›n› yada kaç poz daha çekim yap›labilece¤ini gösteren ve baz› modellerde film hazne kapa¤› kapand›ktan

Foto¤raf Makinalar›
sonra devreye giren bir düzenektir. Ancak birtak›m modellerde ise film hazne kapa¤› kapand›ktan sonra kullan›c›n›n numaratörü ayarlamas› gerekmektedir. f) Geriye sarma kolu Film bittikten sonra filmi tekrar kasetine geriye sarmak için ve ancak mekanik aksam› bofl vitese al›r gibi bir butona bas›larak filmi ileriye sarma mekanizmas›ndan kurtar›p kullan›labilen bir Geriye sarma kolu sistemdir. Bu buton ço¤unlula "R" harfi ile iflaretlidir. Geriye sarma kolunda ise genellikle sarma yönü ok iflareti ile belirlenmifltir. g) Vizör Objektifin görüfl aç›s› ve yönünü göz ile takip etmeye yarayan optik bir düzenektir.

h) Objektif Görüntününün duyarkat (film) üzerinde yeterli ayd›nl›k ve netlikte oluflmas›n› sa¤layan mercek ya da mercekler toplulu¤udur. Bir objektif üzerinde ço¤unlukla diyafram ayar halkas›, netleme halkas› gibi kontrol düzenekleri bulunur. Bir objektifin üzerinde özelliklerini belirten; odak uzakl›¤›, en aç›k ve en kapal› diyafram aç›kl›¤›, netleme mesafesi gibi bilgiler bulunmaktad›r. Objektifleri incelerken ilgili kavramlar üzerinde aç›klam yapmak yararl› olacakt›r. fiekil 7: Objektif Odak uzunlu¤u: Optik merkez ile film düzlemi aras›ndki mesafedir. Milimetre cinsinden ifade edilir.
Odak uzunlu¤u 25 mm

fiekil 6: Vizör

fiekil 8: K›sa odak uzunluklu bir merce¤in oluflturdu¤u görüntü
Odak uzunlu¤u 50 mm

fiekil 9: Uzun odak uzunluklu bir merce¤in oluflturdu¤u görüntü

Foto¤raf Makinalar›
Objektifler odak uzunluklar›na göre s›n›fland›r›l›rlar: Normal, k›sa, uzun. Bunlara ilave olarak de¤iflken odak uzunlu¤una sahip objektiflere zoom objektif denmektedir. Bir objektifin odak uzunlu¤unu belirlerken, objektifin tak›l› oldu¤u foto¤raf makinas›n›n kulland›¤› film format›n›n belirleyici oldu¤unu bilmemiz gerekir. Örne¤in günümüzde en yayg›n kullan›lan foto¤raf makinalar› 35mm.lik, yani boyu 24mm eni 35mm olan film kullan›lan makinalard›r. Bu filmlerin çapraz uzunluklar› 43mm dir. Normal odakl› objektif; odak uzunlu¤u, tak›l› oldu¤u makinan›n kulland›¤› filmin çapraz uzunlu¤una eflit olan objektiftir. E¤er yandaki flekilde belirtilen 35mm 24mm format›nda film kullanan 35mm.lik bir 43mm foto¤raf makinam›z varsa, normal odak uzunluklu¤umuz 43mm.dir. 35mm format›nda normal odak uzunlu¤u 43 36mm 50mm.dir. fiekil 10: K›sa odakl› objektif; odak uzunlu¤u, tak›l› oldu¤u makinan›n kulland›¤› filmin çapraz uzunlu¤undan k›sa olan objektiftir. Yani 35mm format›ndaki bir makinan›n k›sa odakl› objektifleri 35mm, 28mm, 24mm vb. dir. (çapraz uzunluk 43mm) Uzun odakl› objektif; odak uzunlu¤u, tak›l› oldu¤u makinan›n kulland›¤› filmin çapraz uzunlu¤undan uzun olan objektiftir. Yani 35mm format›ndaki bir makinan›n uzun odakl› objektifleri 85mm, 105mm, 200mm vb. dir. (çapraz uzunluk 43mm)

fiekil 11:

Merakl›s›na
35mm format›ndan büyük makinalarda, örne¤in orta formatda (4,5 x 6) normal obektif odak uzunlu¤u nedir? Cevap 75mm.dir. Yani bu formattaki bir makina ile insan gözünün görebildi¤i aç›y› film düzlemine düflürebilmek için 75mm.lik bir objektife ihtiyaç vard›r.

45mm

75mm

60mm

fiekil 12:

Foto¤raf Makinalar›

85mm 50mm 28mm

fiekil 13:

Görüfl aç›s›: Odak uzunlu¤unun k›sa ya da uzun olmas› görüfl aç›s›n› belirler. K›sa odak uzunlu¤una sahip objektifler genifl görüfl aç›s›na sahiptirler ve genifl aç› objektif olarak tan›mlan›rlar.

Foto¤raf: Jon Ortner 28 mm objektif

fiekil 12: Objektiflerin odak uzunluklar› ve görüfl aç›lar›

Foto¤raf: Jon Ortner 85 mm objektif

Uzun odakl› objektifler dar görüfl aç›s›na sahip olduklar›ndan dar aç›, normal odak uzunlu¤una sahip objektifler normal aç› objektif olarak tan›mlan›rlar. Merakl›s›na
Bir diyafram de¤eri, çap› ve merce¤in odak uzakl›¤› ile formüle edilebilir. Diyafram De¤eri = Merce¤in Odak Uzakl›¤› / Diyafram›n Çap› Bu formüle göre bir bilinmeyen, di¤er iki bilinen ile bulunabilir.

Normal aç› insan gözünün görebildi¤i aç›ya eflde¤erdir ve bu aç› 450 - 500 dir. Dolay›s›yla normal odakl› objektifler insan gözünün gördü¤ü aç›y› film düzlemi üzerine yans›t›r. K›sa odakl› yani genifl aç›l› objektifler insan gözünden daha genifl aç›lar› (örne¤in 750, 1040 vb.) film düzlemi üzerine yans›tabilirler. Uzun odakl› yani dar aç›l› objektifler insan gözünden daha dar aç›lar› (örne¤in 18 0, 5 0 vb.) film düzlemi üzerine yans›tabilirler. Zoom objektifler de¤iflken odak uzunluklar›na ayn› gövde üzerinde ayarlanabilen objektiflerdir. Örne¤in 28mm - 85mm gibi.

Foto¤raf Makinalar›
Kullan›m amaçlar›na göre özel objektifler de vard›r. Örne¤in en yayg›n özel tip objektifler olarak makro ve shift objektifleri sayabiliriz. Merakl›s›na
Zoom tipi objektifler: De¤iflken odak uzunluklu objektiflere "zoom" ad› verilir. Genellikle 35mm’lik foto¤raf makinelerinde çok gerekli olan bu objektif, konunun daha yal›n bir flekilde kadrajlanmas›, lüzumsuz detaylar›n elenmesi için kullan›l›r. Ne var ki, bu tür objektifler, optik yap›lar› nedeni ile ›fl›k kayb›na neden olurlar. Ancak ›fl›k kayb› azalt›lm›fl zoom objektifler di¤erlerine göre çok daha pahal› olabilirler. Çok genifl aç›l› ve genifl aç›l› objektifler: 16-20mm ve 20-35mm’lik odak uzunlu¤u olan bu objektifler çok genifl aç› ve genifl aç› olarak adland›r›l›r. Tecrübeli ellerde ola¤anüstü foto¤raflar verebilen bu objektifler, yanl›fl kullan›ld›¤›nda deformasyonlara neden olurlar. ‹nsan yüzleri, yak›n çekimlerde çirkinleflir, foto¤raf›n köflesine geldiklerinde uzarlar. Bina perspektiflerinin bu tür objektiflerle deformasyona u¤ramas› ve dikey çizgilerin foto¤raf›n yukar›s›na do¤ru birleflmesi gibi tats›z sonuçlara meydan vermemek için zaten birbirine paralel olan objektif düzlemi ve film düzleminin, konu düzlemine de paralel hale getirilmesi gerekir. Normal objektifler: Odak uzunlu¤u 50mm civar›nda olan objektiflerdir. Görüfl aç›lar› 47 derece civar›ndad›r ve diyafram aral›klar› en fazla olan (f l:l.4) optiklerdir. K›sa teleobjektifler: 70 mm ile 135 mm aras›ndaki odak uzunluklu objektiflerdir. Bu tür objektifler 85mm’den itibaren ço¤unlukla portre çekimlerinde kullan›l›r. Net alan derinlikleri k›s›tl›d›r ve diyafram aç›kl›klar› f:2.8 olanlar› da vard›r. Teleobjektifler: Çekim esnas›nda bulunulan yere uzak olan konular› yak›nlaflt›rmak için kullan›lan objektiflerdir. Yaban›l yaflam ve sportif etkinliklerin çekimi için bu teleobjektifler kullan›l›r. Alan derinlikleri çok k›s›tl› oldu¤undan net ayar› tam yap›lan objeler ön ve arka plandan kolayl›kla s›yr›l›r ve foto¤raflarda derinlik duygusu oluflur. Ço¤unlukla makineyi bir sehpaya monte ederek kullanmay› gerektirirler. Aksi halde sallanma veya titreflimlerden dolay› foto¤raflarda flu sonuçlar do¤abilir. Elde kullan›lmas› zorunlu ise objektifin odak uzunlu¤unun nümerik de¤erine yak›n bir obtüratör seçimi yapmak bu titremeyi absorbe edebilir. Örne¤in 200mm’lik bir teleobjektif ile 1/250 yada 500mm’lik bir teleobjektif ile 1/500 enstantane kullanmak gibi. Shift (kaymal›) objektifler: Mimari foto¤raf çekimlerinde, yüksek binalar perspektif bozulmas›na u¤rad›¤›ndan, dikey çizgilerde yukar›ya do¤ru bir birleflme gözlenir. "Shift" tipi optikler bu tür efektin önüne geçmek için yap›lm›flt›r. Büyük format körüklü makinelerde, objektif yada film düzlemine müdahale etmekle yap›lan düzeltme, 35mm’lik makinelerde, bu objektiflerin gövde üzerinde bir yana do¤ru paralel kayd›r›larak k›smen de olsa yap›labilir. Odak uzunluklar› genifl aç› s›n›f›na girer ve 28 ila 35mm aras›nda de¤iflir. Bu tür objektifler oldukça pahal›d›r ve ülkemizde pek yayg›n de¤ildir. Makro Objektifler: Yak›n plan çekimlerinde kullan›lan optiklerdir. Ço¤unlukla do¤ada bulunan çiçek, böcek gibi yaban›l yaflama dair foto¤raflar bu tür objektiflerle yap›labilir. Konumuzun çok yak›n›na sokulmak zorunda oldu¤umuzdan net alan derinli¤i oldukça azal›r ve örne¤in bir böcek foto¤raf›nda böce¤in yaln›zca çok küçük bir bölümü ancak net olabilir. Alan derinli¤i art›rabilmek için oldukça k›s›k bir diyafram kullanmak gerekebilir ve bu da düflük bir enstantane seçimi demektir. Makro çekim yapabilmek için bu tür bir objektif sat›n ald›¤›m›zda mutlaka bir sehpa da beraber düflünmelidir ve bu sehpa makro çekim için uygun olmal›d›r. Bu tür objektifleri do¤ru kullanabilmek için biraz deneyim kazanmak ve bu konuda deneyimli olan foto¤rafç›lardan bir tak›m pratik bilgiler edinmek yararl› olabilir.

Büyütme katsay›s›: Objektiflerin, odak uzunluklar›na ba¤l› olarak film düzlemi üzerine düflürdükleri görüntünün alansal de¤eridir.

Foto¤raf Makinalar›
Her 50mm.nin büyütme katsay›s›n›n sabit 1 al›nd›¤›ndan hareket edilerek afla¤›daki tabloyu inceleyebiliriz. 50mm 1cm2 100mm 2cm2 200mm 4cm2 400mm 8cm2 Tabloya göre konuya olan uzakl›¤›m›z sabit kalmak kayd›yla, 50mm.lik bir objektifle film düzlemi üzerinde sabit bir objeyi 1cm2 büyüklükle foto¤rafl›yabiliyoruz. Ayn› objeyi ayn› mesafeden 200mm.lik bir objektifle çekti¤imizde ise, görüntü büyüklü¤ü 4cm2 oluyor. E¤er görüntü büyüklü¤ünü hep sabit, örne¤in 1cm2 olarak tutarken, objektif odak uzunlu¤unu de¤ifltirmek için ne yapmam›z gerekir? Görüntü 1cm2 50mm 1metre 100mm 2metre 200mm 4metre 400mm 8metre 50mm.lik objektifle 1 metreden çekim yaparken, 200mm.lik bir objektifle 4metreden çekim yapmam›z gerekir. 3- MAK‹NE T‹PLER‹ A) Kompaktlar: Ülkemizde çok yayg›n olan bu tip foto¤raf makinelerinin popüler olmalar›n›n bafll›ca üç nedeni vard›r. Birinci neden, küçük, hafif ve kolayca tafl›n›r olmalar›d›r. Tatil, hat›ra ve aile foto¤raflar› için ideal say›l›rlar. Yan›m›zda tafl›yabilece¤imiz bu tür foto¤raf makineleri sayesinde ilginç Kompak makine olaylar› an›nda görüntüleyebiliriz. ‹kinci neden, kullan›lmalar›n›n son derece basit olmas›d›r. Genel olarak kompakt makineler için teknik ayarlamalar gerekmiyor. Modellerinin büyük ço¤unlu¤unda flafl bulundu¤undan, iç mekanlarda da kullan›lmalar› mümkündür. Sonuç olarak, hem netlik ayarl›, hem de do¤ru ›fl›k ölçümü ile foto¤raf çekilebilmesi için yap›lacak tek fley vizörden bakarak deklanflöre basmakt›r. Üçüncü neden ise, bu tür cihazlar›n di¤erlerine göre oldukça ucuz olmas›d›r. B)Tek Objektifli Refleks Makinalar (SLR-Single Lens Reflex) Bu tip mekinelerde de¤ifltirilebilen objektifler kullan›labilmektedir. Bu sayede genifl mekanlar›n görüntülenebilmesi, çok uzak mesafelerin yada makro çekimlerin yap›labilmesi mümkün olabilmektedir. Do¤rudan müdahale ederek, yard›mc› yapay ›fl›k veya flafllardan yararlanarak var›labilecek sonuçlar s›n›rs›zd›r. Objektiflere tak›labilecek ek optiklerle, filtrelerle, foto¤rafç› say›s›z aray›fl ve deney olanaklar› bulur.
SLR Foto¤raf Makinesi

Foto¤raf Makinalar›

fiekil 14: SLR Foto¤raf Makinesi fiemas›

Refleks makinelerin tart›fl›lmaz avantajlar›n›n bafl›nda vizörde görülen konunun filme aynen yans›mas› gelir. Böylece hem kadrajlamada hem de net ayar›nda büyük bir avantaj sa¤lanm›fl olur. SLR Makinelerinin Çal›flmas›: Deklanflöre bas›lmadan önce diyafram en aç›k konumdad›r. Aynadan yans›yan ve buzlu cam üzerine düflen görüntü bir prizma arac›l›¤› ile vizörden izlenebilir. Çekim yapmadan önce diyafram›n en aç›k konumda bulunmas›, ayd›nl›k bir görüfl ile daha rahat kadraj ve netleme yapmam›z› sa¤lar. Deklanflöre bas›ld›¤› anda diyafram, verilmifl olan de¤ere kadar otomatik olarak k›s›l›r, ayna kalkar, perde obtüratör aç›l›r ve görüntü film düzlemine düfler, film pozlan›r. Obtüratör tekrar kapan›r, ayna iner ve diyafram tekrar en aç›k konumuna geri döner. Ço¤unlukla 35 mm formatl› film kullan›l›r. Orta formatl› (6x7) olanlar› da vard›r. Bu tip makinelerde de¤ifltirilebilen objektifler kullan›labilmektedir. Bu sayede genifl mekanlar›n görüntülenebilmesi, çok uzak mesafelerin yada makro çekimlerin yap›labilmesi mümkün olabilmektedir. Do¤rudan müdahale ederek, yard›mc› yapay ›fl›k veya flafllardan yararlanarak var›labilecek sonuçlar s›n›rs›zd›r. Objektiflere tak›labilecek ek optiklerle, filtrelerle, foto¤rafç› say›s›z aray›fl ve deney olanaklar› bulur. Refleks makinelerin tart›fl›lmaz avantajlar›n›n bafl›nda vizörde görülen konunun filme aynen yans›mas› gelir. Böylece hem kadrajlamada hem de net ayar›nda büyük bir avantaj sa¤lanm›fl olur. C) Vizörlüler (Telemetreliler) Bu tip makinelerde ayna ve prizma olmad›¤›ndan, konu objektifle ilgisi olmayan vizörden seçilmektedir. Paralaks hatalar› vard›r. Baz› modellerinde vizör mercekleri ile objektif aras›nda bulunan bir ba¤lant› le telemetreli mesafe kontrolü yap›labilir. Küçük ve orta formatl› olanlar› bulunur. Vizörlü (Telemetreli) Foto¤raf Makinesi

Foto¤raf Makinalar›

fiekil 15: Vizörlü Foto¤raf Makinesi

fiekil 16: Paralaks Hatas›

D) Çift Objektifli Refleks Makineler (TLR) Paralaks hatas› bu makinede de vard›r. Üstteki objektif bir ayna yard›m› ile görüntüyü yukar›da, buzlu cam üzerinde oluflturarak netleme ve kadraj yap›lmas›n›, alttaki objektif ise üsttekine ba¤›ml› olarak ayn› netleme ve kadraj›n film düzlemi üzerine düflmesini sa¤lar. Orta formatl›d›rlar.

fiekil 17: TLR Foto¤raf Makinesi fiemas›

Foto¤raf Makinalar›
E) Büyük Formatl› Makineler: Bir objektif düzlemi ve film düzlemi vard›r. Merkezi obtüratörlüdür. Her iki düzlem de bir aks üzerinde ileri geri hareket eder. Kadraj ve netleme film düzlemindeki buzlucam üzerinde yap›l›r. Kontrol bittikten sonra film flasesi buzlu cam›n yerini alacak biçimde film düzlemine yerlefltirilir. Özellikle mimari çekimler için idealdir. Fakat tafl›nmas› zor ve hantal makinelerdir.

fiekil 18: Büyük formatl› atölye kameras› flemas›

fiekil 19: Foto¤raf makinas› genel görünüflü önden

Foto¤raf Makinalar›

fiekil 20: Foto¤raf makinas› genel görünüflü arkadan

Foto¤raf Makinalar›

Ifl›k
Ifl›k, maddenin fiziksel yap›s›ndaki atomik etkileflim sonucu meydana ›fl›yan bir enerji türüdür. Kayna¤›ndan ç›kt›ktan sonra bütün yönlere da¤›l›r ve dalgalar fleklinde ilerler. Herhangi bir dalgan›n iki temel özelli¤i dalga boyu ve frekans›d›r. Dalga boyu, birbirine komflu iki dalgan›n tepe noktalar› aras›ndaki mesafedir. Frekans ise belli bir noktadan belli bir zaman birimi içinde geçen dalga adedidir. Dalga boyu ile frekans›n çarp›m› ›fl›¤›n yay›lma h›z›n› verir. Ifl›¤›n dalga boyu, mavi ›fl›k için yaklafl›k 380 milimikron, k›rm›z› ›fl›k için 760 milimikron’a kadar uzan›r. Ifl›¤›n frekans› ise 600 milyar adettir. Bu ifadeye göre ›fl›¤›n saniyede 600 milyar defa yan›p söndü¤ünü söyleyebiliriz. Yay›lma h›z› ise saniyede yaklafl›k 300.000 km’dir. Bu ölçüler yaklafl›k vakum ortam için geçerlidir. Daha yo¤un ortamlarda bu ölçüler de¤iflir. Herhangi bir objenin görülebilmesi için ya kendisinin bir ›fl›k kayna¤› olmas› ya da herhangi bir ›fl›¤› yans›tmas› gerekir. Ifl›k kayna¤› olmayan cisimler özelliklerine göre kendi üzerlerine düflen ›fl›nlar›n bir k›sm›n› az veya çok yans›t›rlar. Foto¤raf söz konusu oldu¤unda, ›fl›¤›n dört temel özelli¤i vard›r. Bunlar, parlakl›k, yön, renk ve kontrastt›r. Ifl›k ayr›ca üç ana flekilde de incelenebilir. Direk ›fl›k, yans›yan ›fl›k, filtrelenmifl ›fl›k. Pratik sebeplerle ›fl›k do¤al ve yapay olmak üzere iki türe ayr›labilir. Ifl›¤›n dört fonksiyonu vard›r. 1. Konuyu ayd›nlat›r, 2. Hacim ve derinli¤i sembolize eder 3. Foto¤raf›n atmosferini oluflturur, 4. Ayd›nl›k ve karanl›k yoluyla desenler oluflturur. PARLAKLIK Parlakl›k, ›fl›¤›n yo¤unlu¤unun ölçüsüdür. Bir pozometre yard›m› ile ölçülür. Pozu belirler, kameran›n elde mi tutulaca¤›na, sehpaya m› ba¤lanaca¤›na karar vermekte yard›mc› olur. Foto¤raf›n rengini ve atmosferini belirler. Parlakl›k,kar ile kapl› alanlar ve buzullarda görülebilecek fliddetten, y›ld›zs›z bir gecenin karanl›¤›na kadar farkl›l›klar gösterir. Sadece pozu etkilemez, foto¤raf›n renk yorumunu da belirler. Parlak ›fl›k genellikle, sert, ç›t›r ç›t›r ama her zaman için gerçekçidir. Lofl ›fl›k ise daha gevflek, dinlendirici ve gizemlidir. Yüksek yo¤unluklu ayd›nlatma, konular› daha yüksek kontrastl› ve renklerini daha parlakm›fl gibi gösterir. Lofl ›fl›k ise bunun tersi bir etki yapar. Böylelikle ›fl›¤›n yo¤unlu¤unu de¤ifltirerek foto¤rafç› üretti¤i görüntünün uyand›rd›¤› duygular› ve atmosferi de kontrol eder. D›fl çekimlerde e¤er ›fl›¤›n fliddeti çok fazla ise bir gri filtre (nötr yo¤unluk filtresi "ND") yard›m› ile ›fl›¤›n fliddeti kontrol edilebilir. Bu filtre renkleri etkilemeden sadece ›fl›¤›n fliddetini azalt›r. Bu tür çekimler özellikle aç›k diyafram kullan›lmas› gereken durumlarda yap›l›r. ‹ç mekan çekimlerinde konu düzlemindeki ayd›nlanman›n fliddeti, konu ile ›fl›k kayna¤› aras›ndaki mesafeye ba¤l›d›r ve en az›ndan teorik olarak bilinen flu fizik kural› geçerlidir. "Ayd›nlanman›n fliddeti konu – ›fl›k kayna¤› mesafesinin karesi ile ters orant›l› olarak artar veya azal›r". Daha pratik terimlerle ifade etmek gerekirse, ›fl›k kayna¤› – konu mesafesini "2" misli art›r›rsan›z konu düzlemindeki ayd›nlanman›n fliddeti 1/4’e düfler. Mesafe "3" misli art›r›l›rsa, fliddet 1/9’a düfler. Ancak bu kural sadece noktasal ›fl›k kaynaklar›nda geçerlidir. Civarda yans›t›c› yüzey olmamal›d›r. Örne¤in, yans›t›c› bir tasa sahip bir foto¤raf ampulünde bu kural k›smen geçerlidir. Yans›yan ›fl›¤›n miktar› artt›¤›nda

Ifl›k
kural›n geçerli¤i de yavafl yavafl kaybolur. Duvarlar ve tavandan yans›yan ›fl›k bu kurala göre hesaplanamaz. Florasan ampulü gibi çizgisel ›fl›k kaynaklar›nda ise bu kural tamamen geçersiz olup, bu durumda ayd›nlatman›n fliddeti mesafeyle do¤ru orant›l› hale gelir. Yani konu – ›fl›k kayna¤› mesafesi "2" misli art›r›l›rsa, ayd›nlanman›n fliddeti yar›ya düfler. YÖN Düflen ›fl›¤›n yönü, gölgelerin pozisyonunu ve yo¤unlu¤unu (miktar›n›) belirler. Bu durumda ›fl›¤›n 5 türünden söz etmek mümkündür. 1. Cephe Ifl›¤›: Ifl›k kayna¤› az veya çok kameran›n arkas›ndad›r. Kontrastl›k, baflka ayd›nlatma flekillerine oranla daha düflüktür. Renkli foto¤raf için temel bir avantaj say›labilir. Cephe ›fl›¤› ayn› zamanda en düz Önden ayd›nlatma ve en yass› etkiyi verir. Çünkü gölgeler tamamen veya k›smen objenin arkas›ndad›r ve objektif taraf›ndan görülmezler. Do¤ru renkler almak için cephe ›fl›¤› tavsiye edilse bile bu ›fl›kta hacim ve derinlik etkisinin en az seviyede oldu¤u bilinmelidir. Yüzde yüz cephe ›fl›¤› çok enderdir. Çünkü ister foto¤rafç›n›n arkas›ndaki günefl, ister makinenin üzerine tak›l› flafl olsun, optik eksenden biraz kaç›k olunca objenin bir yan›nda ince gölgeler belirmeye bafllar. Gerçek cephe ›fl›¤› için en iyi kaynak ring – flafllard›r. Çünkü objektifi kuflatan bu halka biçimindeki lamba gerçekten gölgesiz görüntü verir. 2. Yanal Ifl›k: Ifl›k kayna¤› konunun yan taraf›ndad›r. Ön taraftan ziyade hafifçe arkaya kaym›fl durumdad›r. Üç boyutluluk Yan ve önden ayd›nlatma izleniminin ve renk veriminin iyi olmas› için s›kça baflvurulan bir ayd›nlatma fleklidir. Yan ›fl›k, kullan›lmas› kolay bir flekildir ve daima iyi sonuç verir. 3. Ters Ifl›k: Ifl›k kayna¤› az veya çok konunun arkas›ndad›r ve onu arkadan ayd›nlat›r, gölgeler kameraya do¤ru uzar. Di¤er ayd›nlatma flekillerine göre konu kontrast› daha yüksektir. Bu özelli¤i ters ›fl›¤› renkli foto¤raf için çok uygun olmad›¤›n› gösterir. Di¤er taraftan bütün di¤er ayd›nlatma flekillerine göre daha inand›r›c› bir mekan ve derinlik hissi verir. Renkli çal›flan foto¤rafç›lar ters ›fl›¤› kullan›m› zor fakat iyi kullan›ld›¤› zaman insan› ödüllendiren bir flekil olarak düflünürler. Hemen hemen de¤iflmez bir biçimde ters ›fl›k

Yukar› ve arkadan ayd›nlatma

Ifl›k
kullan›m› ola¤anüstü güzellikler ve ifadeler dünyas›n›n kap›s›n› aralar. En dramatik ›fl›k formudur. ‹fade ve atmosfer kuvvetlendirmede sahipsizdir. 4. Tepe Ifl›¤›: Ifl›k kayna¤› az çok konunun üzerindedir. Di¤er ayd›nlatma flekilleri aras›nda en az fotojenik olan›d›r. Çünkü düfley yüzeyler do¤ru renk verimi için yeterince ayd›nlanmazlar. Gölgeler çok küçüktür ve derinlik ifadesi veremeyecek flekilde görüntüde yer al›r. D›flar›da bu tipik ö¤le günefli ›fl›¤›d›r. Foto¤rafa yeni bafllayanlarca parlak ve güzel bulundu¤u için tercih edilir. Deneyimli foto¤rafç›lar d›fl çekimler için uygun zaman›n güneflin nispeten alçakta oldu¤u sabah erken ve ö¤leden sonraki geç saatler oldu¤unu bilirler. Yukar›dan ayd›nlatma 5. Alttan Gelen Ifl›k: Az çok konular›n alttan ayd›nlat›ld›¤› flekildir. Do¤ada mevcut olmayan bir ayd›nlatmad›r. Bu tip ayd›nlatma do¤al olmayan teatral etkiler yapar. ‹yi kollan›lmas› zordur. Çünkü garip,gerçek olmayan fantastik etkiler oluflturur ve bunlar zorlama bir ifade tafl›r. RENK Bir radyasyon kayna¤›ndan yay›lan ›fl›k (bu kaynak gaz deflarj tüpü, günefl yada akkor flama olabilir) homojen de¤ildir. Aksine 380 ile 760 milimikron aras›nda de¤iflen dalga boylar›na sahip farkl› renklerin yaklafl›k olarak eflit miktarda kar›fl›m›ndan meydana gelmifltir. Bütün dalga boylar› müzikteki akora benter bir flekilde birbirleri ile uyum Alttan ayd›nlatma halindedir. Ancak kula¤›n müzikteki bir akoru dinledi¤inde içerdi¤i notalar› ay›rt edebilmesine ra¤men, göz gördü¤ü akor halindeki beyaz ›fl›¤›n içindeki dalga boylar›n› teker teker ay›rt edemez. Renkli foto¤raf söz konusu oldu¤unda bu oldukça önemli bir faktördür. Çünkü göze beyaz görülmesine ra¤men gerçekte beyaz olmayan ve renkli film taraf›ndan da gerçek halleri ile kaydedilen bir çok ›fl›k türü vard›r. Renkli film, ›fl›¤›n spektrum yap›s› içindeki farkl›l›klara göze göre çok daha duyarl›l›k gösterir. Bu yüzden filmi etkileyen ›fl›k onun dengelendi¤i ›fl›ktan farkl› ise sonuçta ortaya ç›kan renkli dialarda belli bir yöne do¤ru renk sapmas› görülecektir. Bunu kan›tlamak amac›yla flöyle bir test yap›labilir. Üzerinde çeflitli renkler bulunan bir test kart›n›n günefl ›fl›¤› alt›nda, kapal› gök ›fl›¤› alt›nda, akkor flamanl› lambadan yay›lan ›fl›k alt›nda ve florasan ›fl›¤› alt›nda foto¤raflar›n› çekelim. Filmin dengelendi¤i ›fl›¤›n d›fl›ndaki türlerde renklerin do¤al d›fl› ve farkl› göründü¤ü fark edilecektir. Renkli filmler belli bir tür ›fl›kta do¤ru renk vermek için tasarland›klar›ndan, gözümüz de beyaz zannetti¤i ›fl›¤›n içindeki küçük farkl›l›klar› alg›layamad›¤›ndan, do¤ru renk elde edebilmek için do¤ru filmin, do¤ru ›fl›kta kullan›lmas› gerekir. Bu nedenle ›fl›¤›n belli bir s›n›fland›r›lmaya ve birimlendirilmeye tabi tutulmas› gerekir. Bu amaçla haz›rlanan cetvele de Kelvin Skalas› ad› verilir.

Ifl›k
KELV‹N SKALASI Ad›n› ‹ngiliz fizikçi W.T.Kelvin’den al›r. Ifl›¤› renk ›s›s› türünden ölçer. Sadece akkor ›fl›k kaynaklar›nda uygulan›r. Kelvin skalas›n›n bafllang›ç noktas› mutlak "0" yani –273C’dir. Bir demir parças›n› ›s›tt›¤›m›zda ›s›n›n miktar›na ba¤l› olarak ›fl›k yaymaya bafllad›¤›n› biliriz. Bundan yola ç›karak 1000C’ye kadar ›s›t›lm›fl bir demir parças›n›n yayd›¤› k›rm›z›mtrak ›fl›k için 1273RK derecesi tan›mlamas› yap›labilir. Herhangi bir ›fl›¤›n renk ›s›s›, siyah gövde radyatörü ad› verilen ve bir taraf›nda bir delik bulunan içi bofl metal bir kürenin tan›mlanacak ›fl›k ile ayn› renge gelene kadar ›s›t›l›p santigrad cinsinden ölçülen derecesine 273 rakam›n›n ilave edilmesi ile bulunur. Bulunan bu rakam incelenen ›fl›¤›n "K" derecesidir. Bu noktada renklerden bahsederken sanatç›lar›n tan›mlamalar›yla fizikçilerin tan›mlamalar› aras›ndaki tersli¤e dikkat çekilmelidir. Sanat çevrelerinde k›rm›z› ve komflusu olan renkler s›cak, mavi ve komflusu olan renkler so¤uk diye tan›mland›klar› halde, fizikçiler Kelvin Skalas›nda da görülece¤i gibi, k›rm›z› grubu so¤uk, mavi grubu ise s›cak diye tan›mlarlar. Fizikçiler için koyu k›rm›z›ms› ›fl›k 1000K civar›nda olurken, mavi kuzey gö¤ünden yay›lan ›fl›k 27.000K civar›nda olabilir. Tabii bu hiçbir zaman gö¤ün o bölümünün 27.000C dereceye kadar ›s›nd›¤› için o rengi yayd›¤› anlam›na gelmez. Merakl›s›na
Kelvinmetrenin ancak renk düzeltme filtre seti ile birlikte oldu¤unda bir anlam› vard›r. Tek bafl›na bir ifle yaramaz. Kelvinmetre ancak konunun genelini ayd›nlatan ›fl›kta bir uygunsuzluk var ise düzeltilmesinde yard›mc› olur. Konu içinde oluflmufl yerel renk sapmalar›n› düzeltmekte yararl› olamaz. Birinci tür k›rm›z› ve mavi, ikinci tür k›rm›z›, mavi magenta yeflil dengesini veren kelvinmetreler vard›r. IfiIK KAYNA⁄I Mum alevi 100 Watt genel amaçl› ampul 500 Watt Profesyonel tungsten ampul El Flafl› Sabah ve ö¤leden sonra gün ›fl›¤› Ö¤len günefli, mavi gök, beyaz bulutlar Sadece mavi gök ›fl›¤› (gölgedeki konular) Berrak mavi kuzey gö¤ü Kodak Filtreleri K›rm›z› tür filtreler 81 81A 81B 81C 81D 81E Mavi tür filtreler 82 82A 82B 82C Renkli Filmlerin Renk Is›s› (K cinsinden) Gün ›fl›¤› film Tungsten film RENK ISISI "K" cinsinden 1500 2850 3200 6200 – 6800 5000 – 5500 6000 10000 – 12000 15000 – 27000 f-stop olarak poz art›fl› 1/3 1/3 1/3 1/2 2/3 2/3 1/3 1/3 2/3 2/3

5500 3200

GERÇEK VE SAHTE RENK ISILARI Yukar›da verilen örnekte oldu¤u gibi (mavi kuzey gö¤ü örne¤i) Kelvin de¤erleri sadece akkor ›fl›k kaynaklar› için gerçektir. Di¤er kaynaklar›n

Ifl›k
renkleri benzefltirme yolu ile bulunmufl de¤erlerdir. Ancak bu konuda ifller biraz daha kar›fl›r. Çünkü renk ›s›s› sadece ›fl›¤›n renginin ölçüsüdür. Fakat o ›fl›¤›n spektrum yap›s› hakk›nda bilgi vermez. Önceden belirtildi¤i gibi ayn› renk ›s›s›na sahip fakat birbirinden farkl› beyaz ›fl›klar›n varl›¤› söz konusudur. Bu tür ›fl›klar renk ›s›lar› ayn› olmakla beraber spektrumlar› farkl› oldu¤undan renkli film üzerinde de farkl› sonuçlar verirler. Ancak Kelvinmetre bu spektrum fark›n› gösteremez yani beyaz ›fl›¤› analiz edemez. Akkor ›fl›k kaynaklar› taraf›ndan yay›nlanan ›fl›nlar, siyah gövde radyatörü taraf›ndan yay›lan ›fl›nlarla spektrum yap›s› bak›m›ndan büyük benzerlik gösterirler. Siyah gövde radyatörü de bütün renk ›s› ölçümlerinin temelini oluflturur. KONTRAST Bir ›fl›k kayna¤›n›n yayd›¤› ›fl›¤›n konu üzerindeki kontrast›n› belirleyen faktörler öncelikle konu – ›fl›k kayna¤› mesafesi ve ›fl›k kayna¤›n›n konuya göre etkili yada geçerli boyudur.

fiekil 21:

fiekil 22:

Konu – ›fl›k kayna¤› mesafesi artt›kça yada ›fl›k kayna¤›n›n konuya göre etkili yada geçerli boyu azald›kça ›fl›k kayna¤›n›n yayd›¤› ›fl›nlar birbirlerine paralel hale gelirler. Bu da ›fl›k ve yaratt›¤› gölge aras›ndaki yo¤unluk fark›n›n artmas›na ve ›fl›k – gölge aras›ndaki geçifl bölgesinin daralmas›na yol açar. Günefl, dünyaya oranla oldukça büyük olmas›na karfl›n çok uzak bir mesafede bulundu¤undan noktasal ›fl›k kayna¤› konumundad›r. Bu da güneflten gelen ›fl›nlar›n birbirine paralel olmas›n› sa¤lar ve dünya üzerinde oldukça kontrast görüntüler oluflmas›n› sa¤lar. Ancak bulutlu havalarda günefl art›k yaln›zca bulutlar› ayd›nlatmaktad›r. Bu durumda büyük yada genifl bir ›fl›k kayna¤› konumuna gelen bulutlar, yeryüzündeki konular› her yönden ayd›nlatt›¤› ve yeryüzüne olan mesafesi de az oldu¤undan daha yumuflak görüntüler oluflmas›n› sa¤larlar. RENK Renk, ›fl›¤›n do¤urdu¤u psikofiziksel bir olayd›r. Etkileri renk alg›lama duygusuna göre üç bölümde incelenir. 1. Gelen ›fl›¤›n spektrum yap›s› 2. Ifl›¤› geçiren yada yans›tan malzemenin molekül yap›s› 3. Renk alg›lama organlar›m›z. Yani göz ve beyin. RENG‹N DO⁄ASI Renk ›fl›kt›r. Ifl›¤›n olmad›¤› yerde yani karanl›kta en renkli objeler bile siyaha dönüflürler. Renklerini kaybederler. De¤iflmez gerçek kural budur. Bu

Ifl›k
"Renk als›nda var ama ›fl›k olmad›¤› için görülemiyorlar" anlam›nda de¤ildir. Bu ifade basitçe ›fl›¤›n olmad›¤› yerde renk de olmaz demektir. Rengin ›fl›k oldu¤u kolayl›kla kan›tlanabilir. Beyaz bir bina gün ›fl›¤›nda beyazd›r. Gece k›rm›z› spotlarla ayd›nlat›ld›¤›nda k›rm›z›ya dönüflür. Mavi spotlarla ayd›nlat›l›rsa maviye dönüflür. Di¤er bir deyimle objenin rengi o objeyi görmemizi sa¤layan ›fl›¤›n rengi ile birlikte de¤iflir. Bu ifadeden sonra boyalar›n ve boyar maddelerin, yani objelere renklerini veren malzemenin de gerçek ve tek bafllar›na mevcut olup olmad›klar› da tart›fl›labilir. Bu tür maddelerin renkleri de ›fl›k taraf›ndan üretilir. Bu yüzden de kendilerini ayd›nlatan ›fl›¤›n u¤rad›¤› de¤iflimler bu objeleri de ve renklerini de etkiler. Kumafl almaya giden her kad›n, kumafl›n rengini dükkan›n d›fl›na ç›karak gün ›fl›¤›nda kontrol etmeyi tercih ederler. Çünkü boyanm›fl kumafllar gün ›fl›¤› alt›nda farkl›, akkor ›fl›k alt›nda farkl› ve florasan ›fl›¤› alt›nda farkl› renkte görülürler. Ifl›¤›n farkl› renkleri vard›r. Gün ›fl›¤› beyaz, akkor ›fl›k sar›ms›d›r. Florasan ›fl›kta da k›rm›z› eksikli¤i vard›r. SPEKTRUM Beyaz olarak alg›lanan ›fl›k homojen bir ortam olmay›p, farkl› dalga boylar›n›n kar›fl›m›ndan meydana gelmifltir. Bu dalga boylar› birbirlerinden görsel olarak ayr›labilirler. Bu ifli gerçeklefltiren cihaz bir prizma yada bir spektroskoptur. Sonuçta ortaya spektrum ad› verilen ve ›fl›¤›n içindeki farkl› dalga boylar›n›n her birinin farkl› bir renk band› olarak görüldü¤ü bir ›fl›k kufla¤› ortaya ç›kar. Spektrumun en bilinen örne¤i gökkufla¤›d›r. Gökkufla¤›n›n renkleri, günefl ›fl›nlar›n›n, havada as›l› bulunan çok fazla miktardaki su damlac›¤›na çarparak k›r›l›p yay›lmas›ndan kaynaklar›n. Klasik Newton spektrumu yedi farkl› rengi tan›mlar. K›rm›z›, turuncu, sar›, yeflil, mavi, mor, eflatun. Merakl›s›na
RENK NASIL OLUfiTURULUR Renk, bir çok farkl› yolla oluflturulabilir ve bunlar›n ço¤u ayn› ortak prensibe göre çal›fl›r. Bir rengin oluflabilmesi, foto¤raflanabilmesi ve görülebilmesi için o rengin gözlemlenen cismi ayd›nlatan ›fl›¤›n spektrumunda mevcut bulunmas› gerekir. E¤er belli bir ›fl›¤›n spektrumunda, belli bir rengi, mesela k›rm›z›y› oluflturan dalga boylar› yok ise günefl ›fl›¤› alt›nda k›rm›z› görülen bir obje, söz konusu ›fl›¤›n alt›nda bak›ld›¤›nda k›rm›z› gözükemez. Afla¤›da renk oluflturma yöntemlerinden baz›lar› anlat›lm›flt›r. 1. Emilme: Gördü¤ümüz ve foto¤raflad›¤›m›z objelerin ço¤unun renkleri pigment renkleridir. Etraf›m›zdaki objeler ve do¤adaki do¤al oluflumlar yani yeflil yaprak, sar›, mavi çiçek, k›rm›z› toprak gibi bu tür renkler ›fl›¤›n emilmesiyle oluflurlar. ‹çinde bütün dalga boylar›n› tafl›yan beyaz ›fl›k objeye düfler. Bu dalga boylar›ndan bir k›sm› objenin derinlerine emilir. Emilmeyenler yans›r. Bu yans›yanlar rengi oluflturur. Bütün pigment renkleri bu flekilde üretilirler. E¤er objenin yüzeyi çok düz ve parlak ise ›fl›k iki flekilde yans›r. Biri yukarda bahsedilen ve objeye renginin verilmesini sa¤layan da¤›n›k yans›ma, di¤eri, parlama. Parlak yüzeye gelen ›fl›k gelifl aç›s›na eflit ama çok fliddetli yans›r. Hem yüzeye kendi rengini verir, hem de parlama denilen bir yans›ma oluflturur. a)Da¤›n›k yans›ma: Yans›man›n rengi oluflturan bu türü, objenin yüzeyinde ›fl›¤›n belli bir miktar derine inerek, spektrum yap›s›n› de¤ifltirmesi ve bir bölümünün madde taraf›ndan emilmesinden sonra kalan›n›n geri yans›mas› fleklinde oluflur. b)Parlama: Parlama dedi¤imiz yans›ma türü, gözlemcinin bak›fl aç›s›, ›fl›¤›n yüzeye gelifl aç›s›na yaklaflt›kça belirgin hale gelir. Bu tür yans›ma yüzeye gelen ›fl›nlar›n aç›lar› dolay›s›yla yüzeyin içine giremeyip, bir de¤iflikli¤e u¤ramadan öteye yans›malar›yla mümkün olur. Sonuçta bu tür parlamada ›fl›k kendi spektrum yap›s›n› korur ve objenin rengi ne olursa olsun ›fl›k kayna¤›n›n parlamas›n› ›fl›k kayna¤›n›n renginde görürüz. Foto¤rafta parlaman›n baz› hallerde alt›ndaki bütün renkleri engelleyece¤i için istenmez. Metalik yüzeyler d›fl›ndaki yüzeylerde oluflan bu tür yans›mada polarize edilmifl ›fl›k vard›r.

Ifl›k
2. Da¤›lma: Çok küçük ve fazla say›da partiküllerin bulundu¤u bir ortama giren ›fl›k bu ortamdan geçerken bu minik parçac›klara çarp›p her yans›y›fl›nda küçük yön de¤ifliklerine u¤rar. Böylece çok küçük su ve toz taneciklerinin bulundu¤u hava tabakas›ndan geçen günefl ›fl›¤› say›s›z defa bu parçac›klara çarparak seker ve yön de¤ifltirir. Sonuçta yer yüzündeki gözlemcinin gözüne ulafl›r. Ancak ›fl›nlardaki bu sapma karakter olarak üniform de¤ildir. E¤er tanecikler göreceli olarak büyük iseler, yani çaplar› üzerlerine düflen ›fl›¤›n dalga boyundan birkaç misli büyük ise, bu taneciklere çarpan ›fl›nla herhangi bir de¤iflikli¤e u¤ramazlar. Örne¤in bir su buhar› tabakas›ndan (bulutlar) geçen günefl ›fl›¤› özelli¤ini de¤ifltirmeyerek yine beyaz olarak gözümüze ulafl›r. Bu tür sapmaya difüzyon yani da¤›lma diyoruz. Ancak ›fl›nlar› yans›tan parçac›klar çok küçük ise yani çaplar› ›fl›¤›n 1 dalga boyu uzunlu¤u civar›nda ise çarp›p yans›ma seçici hale gelir. Yani belli tür renkler bu halden meydana gelir ve buna yay›lma deriz. Yay›lma spektrumun k›sa dalga boylu renklerinin yer ald›¤› mavi ucunu, uzun dalga boylar›n›n yer ald›¤› k›rm›z› ucundan daha fazla etkiler. Bu yüzden de çok küçük parçac›klar›n yer ald›¤› hava tabakas›ndan geçen günefl ›fl›¤› yay›lmalara u¤rar ve gö¤e bildi¤imiz mavi rengini verir. Ayn› olay uzaklarda pus içinde görülen cisimlerin mavili¤ini de aç›klar. Güneflin do¤ma ve batma zamanlar›nda gö¤ün k›rm›z›ms› görünmesinin sebebi de ›fl›¤›n da¤›lmas›ndand›r. Günefl zenit noktas›nda iken ›fl›nlar› göreceli olarak ince bir tozlu hava tabakas›ndan geçerler. Bunun sonucunda sadece göreceli olarak küçük bir miktar k›sa dalga boylu ›fl›nlar yay›lmaya u¤rarlar. Bu yüzden de ö¤le saatindeki günefl ›fl›¤› beyaz görünür. Gün do¤umu ve gün bat›m› zamanlar›nda ise günefl dünyay› ve gözlemciyi dünyan›n tanjant›n› yalayarak geçer. Böylece ›fl›nlar bu durumda tozlu hava tabakas›n›n içinde oldukça fazla yol almak durumunda kal›rlar. Bunun sonucunda daha fazla say›da büyük partiküle çarpan ›fl›nlar, k›rm›z› rengin daha çok ortaya ç›kmas›na yol açarlar. Çünkü bu flartlar alt›nda yay›lma olay›ndan sadece k›rm›z› dalga boylar› etkilenmeden kurtulurlar.

RENG‹N KOMPOZ‹SYONU Çok küçük istisnalar d›fl›nda (ki bunlar da¤›lma veya k›r›lma ile elde edilen spektrum renklerdir) gözümüzle gördü¤ümüz renkler hiçbir zaman saf de¤ildirler. Yani her bir renk, spektrumdaki bir tek dalga boyundan oluflmaz. Dar bir frekanslar grubundan da oluflmaz. Bunun yerine ço¤u renkler s›kl›kla birbirinden çok farkl› (mavi, k›rm›z› gibi yada k›rm›z› ve yeflil gibi) renklerin kar›fl›m›ndan oluflurlar. Renk konusuna girildi¤inde flu belirlemenin yap›lmas› flartt›r. 1. Gördü¤ümüz haliyle renk. Yani beyin içindeki kiflisel ve özel bir deneyim. 2. Objelerin üzerinde bulunan ve bu renk duygusunu uyand›ran yüzeylerin yap›s›. Yani, renklendirici. Renk dedi¤imiz duygu tamam› ile kiflisel ve özeldir ve herhangi bir analitik araflt›rmaya tabii tutulamayacak kadar gizlidir. Renkli yüzeyler ise uygun bilimsel yöntemlerle araflt›r›labilen fiziksel objelerdir. O halde bu iki olgu için farkl› terimler kullanmak gerekecektir. Renk; beyin içindeki oluflan ve renklendiricinin sebep oldu¤u özel psikolojik uyar›c›. Renklendirici; Beyindeki renk duygusunu uyand›ran fiziksel objeler. Ifl›kla renklendirici aras›ndaki al›flverifli inceleyebilmek için renkli objelere farkl› ›fl›klar alt›nda bakmak gerekir. Bunun için de farkl› filtreler kullan›labilir. Örne¤in mavi bir objeye k›rm›z› bir filtre ile bak›ld›¤›nda obje siyah gözükecektir. Bunun sebebi, filtrenin k›rm›z› boyas›n›n beyaz ›fl›¤›n mavi bölümünü emmesi, dolays› ile mavinin geçememesidir. Bu durum siyah beyaz foto¤rafta, k›rm›z› filtrenin, neden mavi gö¤ü karartarak beyaz bulutlar› öne ç›karmas›n› da aç›klar. K›rm›z› filtre gök ›fl›¤› içinden mavi ›fl›¤› da emerek, mavi gö¤ün pozunu beyaz bulutlar›n pozundan daha fazla düflürür. Böylece negatifte mavi gö¤ün yeri boflal›r. Beyaz bulutlar›n rengi sar› ve k›rm›z›y› da içerir. Bu renkler de k›rm›z› filtre taraf›ndan geçirilir.

Ifl›k
Herhangi bir renklendiricinin ›fl›k üzerindeki etkisi ›fl›¤›n içindeki belli dalga boylar›n› emmek fleklinde görülür. Kendi rengini mevcut dalga boylar›n›n rengine ilave etmek fleklinde de¤il. Di¤er bir deyimle renk olarak alg›lad›¤›m›z fley, obje üzerine düflen ›fl›¤›n renklendirici taraf›ndan de¤ifltirildikten sonra göze ulaflm›fl halidir. Örne¤in gün ›fl›¤›nda yeflil yapraklar›n yeflil görünmelerinin sebebi, klorofilin beyaz ›fl›k içinde bulunan mavi ve k›rm›z›y› kuvvetle emip, yeflili geri yans›tmas›d›r. Bunun gibi k›rm›z› bir otomobilin boyas›ndaki renklendirici, beyaz ›fl›¤›n içindeki mavi ve yeflil bölümleri emip, k›rm›z›y› geri yans›t›r. Bir renklendiricinin ›fl›¤› de¤ifltirme etkisi, ›fl›¤› yans›tsa da geçirse de ayn›d›r. Örne¤in, günefle bir yeflil yapra¤›n içinde de baksak, o yeflil yapra¤a güneflin alt›ndan da baksak, yeflil ayn› yeflildir. Çünkü her iki durumda da renk, ›fl›k ile renklendiricinin molekülleri aras›ndaki ayn› tür iliflkiden kaynaklanmaktad›r. Yani atomlar, ›fl›¤›n içindeki baz› dalga boylar›n› ya emerler ya da geri yans›t›rlar. Geri yans›yan dalga boylar›n› da renk olarak görürüz. Bu durum bir objenin neden sadece o objeyi ayd›nlatan ›fl›¤›n içindeki dalga boylar›ndan birinin veya birkaç›n›n rengine sahip olabildi¤ini de aç›klar. Bu anlat›m›n tersi de, bir obje kendisini ayd›nlatan ›fl›¤›n içinde bulunmayan bir renge sahip olamaz. Bu yüzden de gün ›fl›¤›nda k›rm›z› görünen bir obje, (ki gün ›fl›¤›nda k›rm›z› dalga boylar› ço¤unluktad›r) saf yeflil ›fl›kla ayd›nlat›ld›¤›nda (ki içinde k›rm›z› dalga boylar› yoktur) siyah görünür. Tüm modern renk sistemleri ve matbaa renk ay›r›m sistemleri ç›kar›msal renk kar›fl›m› esas›na dayan›r. Toplamsal renk kar›fl›m sistemi yaln›zca ›fl›k kaynaklar› için geçerlidir. Renkli dialardaki bütün renkler üç ç›kar›msal temel renk olan Magenta, Sar› ve Cyan’›n farkl› miktarlarda kar›fl›m›ndan meydana gelir. Bir renkli dia kaz›nd›¤›nda bu katmanlar kolayl›kla görülebilir. Toplamsal renk kar›fl›m sistemi günlük hayatta karfl›m›za en çok tv ekran› ve renkli monitörlerde ç›kar. PS‹KOLOJ‹K TEMEL RENKLER: K›rm›z›, Sar›, Yeflil, Mavi, Beyaz, Siyah. TOPLAMSAL TEMEL RENKLER K›rm›z›, Mavi, Yeflil. Bunlar fizikçilerin ana renkleridir ve sadece ›fl›klarda uygulan›rlar. Renkli ›fl›klar haliinde birbirlerinin üzerlerine bindirilirse beyaz› olufltururlar. BEYAZ IfiIK = MAV‹ + KIRMIZI + YEfi‹L’in birlefliminden meydana gelir ve KIRMIZI + YEfi‹L = SARI, KIRMIZI + MAV‹ = MAGENTA YEfi‹L + MAV‹ = CYAN renklerini olufltururlar. ÇIKARIMSAL ANA RENKLER Magenta, Sar›, Cyan. Bunlar toplamsal ana renklerin tamamlay›c›lar›d›rlar. Sadece boyalara ve pigmentlere uygulanabilirler. Bütün modern foto¤rafik renk prosesleri ile renk ayr›m› ve matbaa bask›s› ifllemleri bu yöntemlerle yap›l›r ve bu kar›fl›ma dayan›rlar. SANATÇILARIN ANA RENKLER‹ K›rm›z›, Sar›, Mavi, Beyaz, Siyah. Bu ana renkler ve kar›fl›m pigment ve boyalara uygulan›r fakat gerçek anlamda ana renkler de¤illerdir. K›rm›z›n›n magenta’ya, mavinin de cyan’a dönüfltürülmedi¤i sürece bir araya gelerek di¤er renkleri oluflturmazlar. Di¤er bir deyimle, sanatç›lar›n ana renkleri, yeflil d›fl›nda, psikolojik ana renklerin ayn›s›d›rlar. Sanatç›lar, yeflili saf renk

Ifl›k
olarak kabul etmezler. Çünkü sar› ile maviyi kar›flt›rarak yeflili elde edebilirler. Sanatç›lar›n temel renklerinin temel renk ad›n› almas›n›n nedeni, görünüflte dahi olsa, di¤er renklerle kirlenmemifl saf denebilecek renklerden oluflmas›d›r. Bilimsel olarak, renk kavram›n›n bir objeye de¤il, o objeden yans›yan ›fl›¤a ba¤lanmas› gerekir. K›rm›z› ›fl›k alt›nda beyaz bir objenin k›rm›z› göründü¤ünü ve herhangi bir rengin yapay ›fl›kta farkl› ve do¤al ›fl›kta farkl› alg›land›¤›n› biliyoruz. Ancak yine de konuyu belli bir gelene¤e ba¤lamak ve pratik olmak bak›m›ndan, yüzey rengi gibi bir kavram› kabul etmek gerekecektir. Bu durumda objelerin renklerinden bahsedilirken bunlar›n standart gün ›fl›¤› alt›ndaki görünümlerinden söz edildi¤ini bilmek gerekir. Standart gün ›fl›¤›, bilindi¤i gibi Günefl ›fl›¤› + Berrak mavi gökten yans›yan ›fl›k + Beyaz bulutlardan yans›yan ›fl›¤›n kar›fl›m›d›r. Herhangi bir rengin tan›mlanmas› için standart bir ›fl›¤›n varl›¤› kabul edilmezse, renk, ›fl›¤a göre de¤ifliklik gösterece¤inden, kavram kargaflas›na yol açar. Belli bir rengi tan›mlayabilmek için rengin üç farkl› özelli¤inden bahsetmek ve bunlar› tan›mlamak gerekir. Obtica Society of America (OSA)’n›n standartlar›na göre bu özellikler; Tür, Doygunluk ve Parlakl›kt›r. Tür: Halk aras›nda renk denilen olgunun bilimsel karfl›l›¤›d›r. K›rm›z›, sar›, yeflil ve mavi çok bilinen tür örnekleridir. Bunlara birincil renkler de denilebilir. Portakal, mavi-yeflil, ve menekfle ikincil türlerdir. Tür, bir rengin en çok göze çarpan özelli¤idir. Bir rengin ›fl›¤›n›n dalga boylar› cinsinden tan›mlanmas›na olanak sa¤lar. Uygun flartlar alt›nda insan gözü 200 farkl› türü alg›layabilir. Doygunluk: Bir rengin safl›¤›n›n ölçüsüdür. Herhangi bir rengin içinde bulunan türün miktar›n› anlat›r. Rengin doygunlu¤u artt›kça görünüfl daha güçlü ve canl› hale gelir. Doygunluk azald›kça, renk nötr gri ile kar›flarak griye do¤ru gider. Parlakl›k: Bir rengin aç›kl›¤›n›n veya koyulu¤unun ölçüsüdür. Bu anlam›yla parlakl›k, siyah beyaz foto¤raftaki gri skalaya benzetilebilir. Parlak renkler gri skalan›n üzerinde yani beyaz tarafa do¤ru, koyu renkler skalan›n alt taraf›nda siyaha do¤ru yol al›rlar. Halk aras›nda parlak terimi, renk tekni¤i bak›m›ndan farkl› bir rengi tan›mlar. Örne¤in bayrak k›rm›z›s› yada itfaiye arac›n›n rengi halk aras›nda parlak diye tan›mlanabilir, ancak bu renk parlakl›k skalas›nda çok da yukar›larda yer almaz. Di¤er taraftan grimsi pembe, bilimsel olarak tan›mlamak gerekirse, düflük doygunluklu parlak k›rm›z›d›r. Bu renk halk aras›nda s›k›c› ve cans›z olarak tan›mlan›r. YEREL PARLAKLIK UYUMU Genifl planda oluflan parlakl›k uyumu, küçük bir ölçekte de gerçekleflebilir. Örne¤in, bir ormanda yürürken gözlerimiz etrafta gezindikçe bakt›¤› her noktadaki ›fl›k fliddetine uyum göstermektedir. Yerde günefl ›fl›klar›n›n süzülüp ayd›nlatt›¤› bir parçaya bakarken, gözümüz oradaki ›fl›k fliddetine kendisini ayarlar. ‹ris kapan›r, retinan›n hassasiyeti azal›r. Gözümüzü o parlak noktadan bir a¤ac›n gövdesindeki karanl›k kovu¤un içine çevirdi¤imizde, iris aç›l›r ve retina duyarl›l›¤› artar ve bunun sonucunda ortamda mevcut kontrastl›k, oldu¤undan çok düflükmüfl gibi alg›lan›r. E¤er mevcut kontrast, bir pozometre ile ölçülebilse, kulland›¤›m›z filmin kaydetme aral›¤›n›n çok d›fl›nda oldu¤u görülür. Benzer flartlar portre çekimlerinde de görülür. Bir yüzün normal görünümüne al›fl›k oldu¤umuzdan, gözün yerel parlakl›k uyumu kabiliyetinin de etkisi alt›nda göz ve çene altlar›nda oluflan gölgeleri oldu¤undan daha ayd›nl›km›fl gibi alg›lar›z. Sonuçta bu tür gölgeler filmde siyah ç›kar. Bir baflka karfl›lafl›lan hata, fonun gere¤inden az ayd›nlat›lmas›d›r. Böyle durumlarda daha az

Ifl›k
ayd›nlatman›n fark›na var›lamayaca¤› için hatan›n ancak çekimden sonra görülebilmesi mümkündür. Merakl›s›na
fiimdiye kadar renk bir fizikçinin gözü ile incelendi. Rengin bir ›fl›k oldu¤unu, ›fl›¤›n da bir enerji oldu¤unu ö¤rendik Bu enerjinin girebilece¤i formlar› gördük, nas›l üretilebilece¤ini, nas›l de¤ifltirilebilice¤ini, dalga boyu, tür, doygunluk ve parlakl›¤›n› ö¤rendik. Renkli foto¤raf üretebilmek için ›fl›¤›n renk ›s›s›, foto¤raftaki etkisi kadar önemlidir. Çünkü renk fiziksel özellikleri kadar psikolojik özellikleri de olan bir kavramd›r. Renkli foto¤raf teknik ve sanat›n birleflti¤i bir çal›flmad›r. Tüm bu bilgilere ra¤men ortaya ç›kabilecek sorunlar için renk alg›lama organ› yani gözün incelenmesinde yarar vard›r. GÖZ ‹nsan gözü 1 inç’in milyonda biri kadar bir büyüklü¤ü bile fark edebilir. Bunun ço¤u insan›n renk ay›rma yetene¤i ile kolayca ispatlayabiliriz. ‹nsanlar›n yetenekleri o kadar geliflmifltir ki, dalga boylar› aras›nda 1 inç’in milyonda biri kadar fark olan iki rengi birbirinden ay›rt edebilirler. Bunun sonucunda normal insan gözü 150 civar›nda farkl› türü belirleyebilir. Bu türler 100’den daha fazla farkl› doygunluk durumlar›nda olabilirler. Her bir doygunluk durumu,çok aç›ktan çok koyuya do¤ru 100’den fazla say›da bir çeflitlilik gösterebilir. Hepsi bir araya geldi¤inde gözün ay›rabilece¤i renk, ton ve doygunluk durumlar› 1.000.000’u aflar. Kamera terimleri ile ifade etmek gerekirse, insan gözü, odak uzakl›¤› 19 ile 21 mm aras›nda de¤iflen, 20 cm’den sonsuza kadar netleme yapabilen 4 elemanl› bir objektife sahip bir kamerad›r. Netleme, objektifi oluflturan elemanlar›n bir tanesine ba¤l› çok minik kaslar›n kas›lmalar› ve böylece objektif fleklinin de¤iflmesi ile yap›l›r. Kamerada bu, objektif – film mesafesinin de¤ifltirilmesi ile gerçekleflir. Gözde filmin yerini retina alm›flt›r. Bu objektifin aç›kl›¤› f:2,5 civar›ndad›r. Bir otomatik diyafram› vard›r ve diyafram, ›fl›k flartlar›na ba¤l› olarak en fazla f:11’e kadar k›s›labilir. Toplam görüfl alan› göz önüne al›nd›¤›nda 180 dereceye yak›n bir alan› görür. Ancak bu görüflün kalitesi göreceli olarak düflüktür. Kenarlara do¤ru netlik bozuklu¤u belirgin hale gelir. Bunun sonucunda sadece görüfl alan›m›z›n ortalar›na do¤ru yer alan objeleri net görürüz. Ancak bir foto¤raf makinesinin objektifi gibi görüflteki netlik diyafram›n k›s›lmas› ile artar. Parlak ›fl›kta irisin aç›kl›¤› azal›r, lofl ›fl›kta ise aç›kl›¤› artar ve böylece belli bir limit içinde görmemiz sa¤lan›r. Göz merce¤i taraf›ndan oluflturulan görüntü retinaya düfler. Retina, kameradaki filmin karfl›l›¤›d›r. Bu tabakada milyonlarca sinir ucu, s›k›fl›k bir flekilde yer al›r. Bunlar›n her biri mikroskobik fotoelektrik dirençlere benzetilebilir. Bu hücreler, üzerlerine düflen ›fl›k uyar›lar›n› elektrik impulslar›na çevirirler. Bu ›fl›¤a duyarl› hücreler iki türlüdürler. fiekillerine göre koni ve çubuk olarak adland›r›l›rlar. Her gözde 7 milyon civar›nda bulunan koniler retinan›n merkezine do¤ru yo¤unlaflmaya bafllarlar. Retinan›n merkezindeki yar›m milimetre çapl› fovea tabakas› sadece konilerden oluflur. Yap›lar› itibar› ile yüksek çözünürlük oluflturabilen ama göreceli olarak ›fl›k duyarl›l›klar› az olan koniler, göreceli olarak parlak ›fl›kta çal›fl›rlar ve ince detaylar› alg›lamam›z› ve rengi görmemizi sa¤larlar. Her bir gözde 170 milyon olan çubuklar, retinan›n kenarlar›na do¤ru yo¤unlafl›rlar, foveada hiç bulunmazlar ve konilere göre ›fl›¤a duyarl›l›klar› fazlad›r ve renge duyars›z olduklar›na inan›l›r. Çubuklar sadece aç›k ve koyu olarak grinin tonlar›n› alg›larlar. Konilerin çal›flamayaca¤› kadar lofl ›fl›kta görmemizi sa¤larlar ve özellikle harekete duyarl›d›rlar.

PARLAKLI⁄A UYUM Herkes irisin parlak ›fl›k alt›nda k›s›ld›¤›n›, lofl ›fl›k flartlar› alt›nda ise aç›ld›¤›n› bilir. Daha az bilinen bir gerçek ise retinan›n da ›fl›¤a karfl› duyarl›l›¤›n› de¤ifltirdi¤idir. Lofl ›fl›kta retinan›n ›fl›¤a duyarl›l›¤› artar, parlak ›fl›kta ise azal›r. Bunun sonucunda belli limitler içinde lofl ›fl›kta da, parlak ›fl›kta da belli bir görüfl kalitesini sa¤lar›z. Tek bir obtüratör h›z›na sahip bir kamera gibi görüfl alan›m›zda bu faydal› özellik olmasa çok k›s›tl› bir görüfle sahip olurduk.

Ifl›k
GENEL PARLAKLIK UYUMU Karanl›k odadan parlak ›fl›kl› bir ortama geçti¤imizde karfl›laflt›¤›m›z durumu ve bu yeni parlakl›¤a adapte olmam›z için geçmesi gereken süreyi biliriz. Bunun tersi de geçerlidir. Parlak ›fl›kl› ortamdan lofl ortama geçti¤imizde önce hiçbir fley göremeyiz. Göz lofllu¤a al›flt›kça karanl›k köfleler ayd›nlanmaya bafllar ve bir süre sonra d›flar›dakine yak›n bir berrakl›kta görmeye bafllar›z. Her foto¤rafç› uydurma bir karanl›k odaya girdi¤inde ilk anda fark›na varmad›¤› bir sürü deli¤in 5, 6 dakika sonra çok rahat görülebildi¤ini alg›lar. Böyle durumlarda parlakl›¤a uyum, uyum olay›n›n fark›na varmam›z› sa¤layacak kadar büyük boyutlarda gerçekleflir. Ancak ço¤u zaman parlakl›klardaki de¤ifliklikler yavafl yavafl meydana gelirler ve göz bu duruma adapte olurken insan fark›na varamaz ve iki farkl› noktadaki parlakl›¤›n retina üzerindeki etkinin benzer olmas› dolays› ile ayn› oldu¤unu fark eder. Ancak fark›na var›lmas› gerekecek kadar büyük ›fl›k fliddeti de¤iflmeleri bile gözün bu yetene¤i yüzünden gerekli flekilde alg›lanamaz. Bunun sonucunda bir foto¤rafç› çekimin pozunu tahmin yoluyla belirlemeye kalkarsa, çok deneyimli olmad›¤› sürece çok ciddi hatalar yapar. Gözün bu yetene¤i yüzünden foto¤rafç›, pozometre kullanmak zorundad›r. Do¤ru renk yorumunun ancak yar›m stopluk bir tolerans içinde elde edilebildi¤i renkli dia çekiminde pozometre kullan›m› çok daha gereklidir. Genel parlakl›k fliddetinin yanl›fl alg›lanmas› sonucunda ortaya ç›kan iki baflka hata da kontrast ve renk doygunlu¤u alanlar›nda görülür. Kural olarak yumuflak ve düflük kontrastl› ayd›nlatma, kontrast bir ayd›nlatmaya k›yasla daha az parlakm›fl gibi alg›lan›r. Ölçüm yap›ld›¤›nda ise yumuflak ›fl›¤›n daha fliddetli oldu¤u görülebilir. Bunun gibi yüksek doygunlu¤a sahip renklerden oluflan bir görüntü, düflük doygunluktaki renklerden oluflan bir görüntüye k›yasla, daha yüksek parlakl›k fliddetindeymifl gibi alg›lanabilir. Örne¤in gece modern bir ifl mekan› düflünelim. Burada canl›k renklerden oluflan objeler, yüksek kontrastl› bir ayd›nlatma ile ayd›nlat›lm›fl olsun. Böyle bir yer, d›flar›daki kapal› bir hava alt›ndaki bir ayd›nlatmaya göre daha fliddetli ayd›nlat›lm›fl gibi alg›lanabilir. ANINDA PARLAKLIK KONTRASTI Ço¤u foto¤rafç› aç›k renk bir objenin koyu bir fon önüne konuldu¤unda, oldu¤undan daha aç›km›fl gibi alg›land›¤›n› yada bir foto¤raftaki koyu bölümlerin beyazla yan yana geldi¤inde daha da koyu alg›land›¤›n› yada renkli foto¤raf etraf›ndaki beyaz bordürün yak›n›ndaki renklerin doygunlu¤unun azalm›fl olarak göründü¤ünü bilir. Bu olay an›nda kontrastl›k terimiyle aç›klan›r. Parlak bir obje veya alana bakt›¤›m›zda, bu noktan›n retinada düfltü¤ü yer hassasiyetini azalt›r. Ancak bu hassasiyet azalmas›, parlak objeye çok benzeyen ve s›n›rlar› çok net çizilmifl bir alanda oluflmaz, tersine bu alan›n d›fl›na taflar. Bu hassasiyet azalmas› sonucunda, obje üzerinde aç›k tona bitiflik olan koyu ton, oldu¤undan daha koyuymufl gibi alg›lan›r. E¤er bölge koyu bir gölge ise, bunun yan›nda aç›k bölge, oldu¤undan daha parlakm›fl gibi alg›lan›r. Benzer kontrast de¤iflimleri renkli cisimlerde de fark edilir. Örne¤in, orta tonda Cyan renkli bir ka¤›t kendi bafl›na bak›ld›¤›nda de¤iflmez bir renge sahipmifl gibi görülür. Oysa bu ka¤›ttan al›nacak küçük bir kare parça, sar› bir fon ka¤›d› önüne kondu¤unda daha karanl›k, koyu yeflil bir fon önüne kondu¤unda daha aç›k alg›lan›r. Ayn› cyan renkli ka¤›t, yeflil üzerinde mavimsi, mavi üzerinde de daha çok yeflil, beyaz üzerinde daha soluk, siyah üzerinde ise çok canl› ve parlak görülür.

Ifl›k
PARLAKLIK SAB‹TES‹ Fark›nda olmasak dahi, objelerin gerçek parlakl›klar› ile ilgili olarak kendimizi sürekli aldat›r›z. Örne¤in beyaz bir obje bütün flartlarda beyazm›fl gibi alg›lan›r. Bu obje gölgeli bir yerde bulunursa ve gerçek tonu 5. Zone’da (orta gri) olsa bile bu böyledir. Bunun gibi ço¤u bilinen obje, özellikle insan yüzleri o anda objeyi ayd›nlatan ›fl›¤›n fliddetine pek bak›lmadan belli bir parlakl›¤a sahipmifl gibi alg›lan›r. Parlakl›k sabitesi yani tan›d›k obje ve renkleri o anda alg›land›klar› gibi de¤il de, hat›rland›klar› parlakl›k seviyesi ile görmek e¤ilimi homojen olmayan ayd›nlatman›n do¤urdu¤u yüksek kontrastl› renkli foto¤raflar›n ana sebeplerinden biridir. Özellikle iç mekan çekimlerinde, mekan›n renklerini ve parlakl›k oranlar›na önceden aflina olmak oradaki çekimi an›nda parlakl›k de¤iflimlerinin gerekti¤i gibi alg›lanmamas›na yol açar. Bu durumda yap›lacak tek fley mutlaka pozometre ile ayd›nlanma oran›n› kontrol etmektir.

Ifl›k

Çekim Teknikleri
1. Pozland›rma Bir görüntünün kaydedile bilinmesi için kameran›n içine bir foto¤rafik malzemenin yani ›fl›¤a duyarl› bir malzemenin konulmas› gerekir. (Film) Pozlama s›ras›nda, objektif ve obtüratör aç›k kal›rlar. Bu süre içinde, görüntünün oluflmas› bafllar. Bu gizli görüntüdür. Ifl›¤a duyarl› malzemede üzerine düflen ›fl›¤›n etkisi ile, ne flekilde de¤iflirse de¤iflsin her zaman için optimum bir sonuç elde etmek mümkündür. Bu optimum sonuç da en iyi görüntüyü veren do¤ru pozdur.

Taban fiekil 23: Pozland›rma

Emülsiyon

AgBr (Gümüfl Broder)

Siyah

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

Saydam

fiekil 24: Normal etkide konunun hem ›fl›kl› hem de gölgeli bölgelerinden detay almak mümkündür.

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

Saydam

Saydam

fiekil 25: Az etki. Yo¤unlu¤u düflük olan negatiflerde, konunun gölgeli yada koyu tonlar›ndan yeterli detay al›namaz. Çünkü bu bölgelerden yans›yan ›fl›k negatif üzerinde yeterince etkili olamam›fllard›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz beyazlar elde etmek çok zordur ve siyahlarda detay yoktur.

Genel terimlerle ifade etmek gerekirse, pozlama problemi birkaç aç›dan ele al›nabilir. Poz öyle ayarlanmal›d›r ki, ›fl›¤a duyarl› malzemeye ulaflan ›fl›k kay›t yapmak için yeterli olmal›d›r. Bu yüzden poz, ›fl›¤a duyarl› malzemenin duyarl›l›k miktar›na ve konunun parlakl›¤›na ba¤l›d›r. Konunun en parlak

Çekim Teknikleri

Siyah

Siyah

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

fiekil 26: Çok etki. Çok yo¤un negatiflerde, konunun ›fl›kl› yada ayd›nl›k bölgelerinden yeterince detay al›namaz. Çünkü bu bölgeler negatif üzerinde birbirlerine çok yak›n kararmalar oluflturmufllard›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz siyahlar yoktur ve beyazlarda da yeterli detay bulunmaz.

noktalar›n› ve en az parlak noktalar›n› birlikte kaydetmek isteyece¤imizden poz buna göre ayarlanmal›d›r. Pozland›rman›n miktar›, verilen diyafram ve obtüratör de¤erleri ile ayarlan›r. Diyafram, objektiften giren ›fl›k demetinin çap›n›, obtüratör ise bu ›fl›k demetinin filmi etkileme süresini belirler. Böylece büyük diyafram aç›kl›¤› ve k›sa obtüratör süresi ya da, küçük diyafram aç›kl›¤› ve uzun poz süresi kullan›larak ayn› poz de¤erine ulaflmak mümkündür. Hangi diyafram-obtüratör ikilisinin seçilece¤inin flartlar›n›, alan derinli¤i ve konunun hareketlili¤i belirler. E¤er konu hareketli ise, ilk amac›m›z, konuyu net çekmemize yetecek kadar yüksek bir obtüratör h›z› kullan›lmas›d›r. Böyle bir k›sa bir obtüratör süresi kullan›ld›¤›nda, yeterli poz miktar›n› sa¤layabilmek için, büyük çapl› bir diyafram aç›kl›¤› kullanmak gerekir. Ancak bu da alan derinli¤inin azalmas›na neden olur. Bu da göstermektedir ki bütün bu gereksinimleri karfl›layacak do¤ru pozu bulabilmek için foto¤rafç› zaman zaman baz› noktalardan tavizler vererek sonucu dengelemek zorunda kalacakt›r. Bu yüzden poz konusunda karfl›lafl›lacak ilk problem, belli flartlar içindeki konuyu gerekli alan derinli¤i ve obtüratör h›z›n› sa¤layabilecek biçimde çekmektir. Yo¤unlu¤u ve kontrast› normal olan negatiflerden, konunun hem ›fl›kl› hem de gölgeli bölgelerinden (yada koyu tonlar›ndan) yeterli detay al›nabilir. Yo¤unlu¤u düflük olan negatiflerde, konunun gölgeli yada koyu tonlar›ndan yeterli detay al›namaz. Çünkü bu bölgelerden yans›yan ›fl›k negatif üzerinde yeterince etkili olamam›fllard›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz beyazlar elde etmek çok zordur ve siyahlarda detay yoktur. Çok yo¤un negatiflerde, konunun ›fl›kl› yada ayd›nl›k bölgelerinden yeterince detay al›namaz. Çünkü bu bölgeler negatif üzerinde birbirlerine çok yak›n kararmalar oluflturmufllard›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz siyahlar yoktur ve beyazlarda yeterli detay bulunamaz. Konumuzun en parlak yerleri filmde siyah, " ara tonlar› " gri " siyah yerleri " saydam olmal›d›r. Böyle bir negatif elde edebilmek için, konudan yans›yan ›fl›¤›n do¤ru ölçülmesi ve de¤erlendirilmesi gerekir. 2.Ölçüm Bilinmelidir ki bir pozometre yüzey tan›maz. Yüzeyin yans›tt›¤› ›fl›¤› alg›lar. Üzerine düflen ›fl›¤›n fliddeti ayn› olsa bile siyah bir yüzeyden çok az yans›yan ›fl›k pozometre için karanl›k bir ortam yada beyaz bir duvardan çok fazla yans›yan ›fl›k ise ayd›nl›k bir ortam demektir ve bütün pozometreler alg›lad›¤› ›fl›¤› film yüzeyinde orta gri oluflturacak flekilde de¤erlendirir.

Çekim Teknikleri

fiekil 27

fiekil 28

fiekil 29

fiekil 30

Yukar›daki flemalarda da görüldü¤ü gibi koyu tonlu ve aç›k tonlu yüzeylere düflen ›fl›k miktar› ayn›d›r. Koyu tonlu yüzeyden yans›yan ›fl›k miktar› çok az oldu¤u için pozometre büyük bir diyafram önerecektir. Aç›k tonlu yüzeyden yans›yan ›fl›k miktar› ise çok oldu¤u için bu sefer pozometre k›s›k bir diyafram önerecektir. E¤er pozometrenin önerisini her iki durumda da aynen kabul edecek olursak hem koyu, hem de aç›k tonlu yüzeyler, negatif üzerinde gri olarak görüneceklerdir. Bu ise yine her iki durumda da gri bask›lar anlam›ndad›r. Peki koyu ve aç›k tonlu yüzeylerin do¤ru foto¤raflar› nerede?

A) Yans›yan ›fl›¤› ölçme: Pozometre ile ölçümleri hatas›z yapabilmek için Gri referans kart› kullan›l›r. Yada, "Yerine koyma" (avuç içinden ölçerek) ölçüm yap›labilir. Yans›yan ›fl›k ölçümü koyu konulardan bir miktar art›r›larak, aç›k konulardan bir miktar azalt›larak ya da konudan yans›yan ortalama ›fl›¤›n ölçülmesi ile elde edilir. Konu yans›t›c›l›¤› %18 ise bulunan de¤er do¤rudan do¤ruya uygulan›r. Pozometreler daima konuya düflen ›fl›¤›n %18’inin yans›d›¤› varsay›larak kalibre edilmifllerdir. Bu amaçla do¤ru ölçüm için % 18 yans›t›c›l›¤› olan bir gri kart kullan›labilir Yans›yan ›fl›k ölçümü 1. Genel ölçüm 2. Yak›n ölçüm 3. Spot ölçüm olarak yap›l›r. 1. Genel ölçüm: Konunun ortalama bir yans›t›c›l›¤›n› bulmak için belli bir mesafeden yap›lan ölçümdür. 2. Yak›n ölçüm: Konunun belli bir k›sm›na yap›lan ölçümdür. Yaklafl›k ölçüm yap›lmas› istenen yüzeyin iki misli bir mesafeden yap›l›r.

Çekim Teknikleri
3. Spot ölçüm: Uzak konulara yaklaflman›n mümkün olmad›¤› hallerde optik bir araç ile (dürbün gibi) konudan yans›yan ›fl›¤›n pozometre üzerine düflürülmesi ile yap›l›r. Bu tür araçlara "Spotmetre" denir. Yap›lan ölçüm yans›yan ›fl›k ölçümüdür. B) Gelen Ifl›¤› Ölçme: Ifl›k kayna¤›na do¤ru yap›lan ölçümdür. Pozometrenin önüne konulan bir filtre ile "Tercüme Ölçüm" al›n›r. Bu filtre gelen ›fl›¤›n 1/5'ini geçirme özelli¤ine sahiptir. Normal konularda pozometre direkt olarak kullan›l›r. Pozometre ile ölçüm yap›ld›¤›nda örne¤in, siyah at 1/60 -f:16, beyaz at: 1/250 - f:16 ölçecektir. Yani her iki rengi griye dönüfltürerek bir ölçüm yapacakt›r. O halde ortalamay› bulmam›z gerekir. Belli bir ton de¤erini ölçüp, do¤ru ölçümü bulmaya "Ton Yerine Oturtma" denir. Yine örne¤in kar manzaras›nda ölçülen 1/500 - f:16 ise enstantane iki stop kadar düflürülerek (yani poz süresi uzat›larak) 1/125 - f: 16 uygulan›r. Bu uygulama film ASA diskinden müdahale ile otomatiklefltirilebilir. Yada foto¤raf makinelerinin baz› modellerinde bulunan ve pozu, ölçülen de¤erden -2, -1, 0, +1, +2 stop de¤ifltirilebilen bir skala üzerinde yap›lan müdahale ile de otomatiklefltirilebilir. Bir buharl› lokomotifin foto¤raf çekimi için yap›lan ölçümü 1/60 - f:5,6 ise, do¤ru de¤er 1/15 - f:5,6 olabilir. Örneklerde verilen düzeltmelerde yaln›zca enstantane de¤erleri ile müdahale yap›lm›flt›r. Ayn› müdahale diyafram de¤erlerine de uygulanabilir. 4. Eflde¤erlik Yasas› Filmin pozlanmas›n›, bir su kovas›n›n su ile doldurulmas›na benzetebiliriz.

fiekil 31: Belli bir fliddetteki ortam ›fl›¤›nda Belli bir ASA de¤erindeki (duyarl›l›ktaki) film Belli aç›kl›ktaki bir diyaframdan Belli bir obtüratör süresinde geçen ›fl›k ile Do¤ru olarak pozlanacakt›r

fiekil 32: Belli bir bas›nçtaki flebeke suyu ile Belli bir hacimdeki kova Belli bir aç›kl›ktaki bir vanadan Belli bir miktar sürede akan su ile Tam olarak dolacakt›r

Çekim Teknikleri
Örne¤imizde filmi kova ile, diyafram› vana ile suyun aç›k kalma süresini de obtüratör ile benzefltirebiliriz. Bu ba¤lamda kovan›n tam dolmas›, filmin yeteri miktarda pozlanmas› anlam›na gelsin. Su kovadan ne taflmal›, ne de kova yar›m kalmal›d›r. Film de ne fazla ›fl›k almal› ne de üzerine düflen ›fl›k yetersiz kalmamal›d›r. Bu durumda;
30" - 15" - 8" - 4" - 2" - l" - l/2 - 1/4 - 1/8 - 1/15 - 1/30 - 1/60 - 1/125 - 1/250 - 1/500 - 1/1000

Yukarda bulunan de¤erler foto¤raf makineleri obtüratörlerinde bulunan ve 30 saniyeden, 1/1000 saniyeye kadar de¤iflebilen standart de¤erlerdir. Her bir de¤er obtüratörün o kadar süre içinde aç›l›p kapanarak filmin pozlanmas›n› sa¤layacakt›r. Örne¤in enstantane de¤eri olarak l/125'i seçmiflsek film saniyenin yaln›zca 125'te biri kadar bir süre ile pozlanacakt›r. Bir alt de¤er, (1/60) ise seçilen sürenin iki mislini, bir üst de¤er ise (1/250) seçilen sürenin yar›s›n› ifade eder. f:1,4 - f:2 - f:2,8 - f:4 - f:5,6 - f:8 - f:11 - f:16 - f:22 de¤erleri ise objektifler üzerinde yaz›l› bulunan ve merceklerden geçerek film üzerine düflecek görüntünün geçti¤i aral›¤›n büyüklü¤ü yada küçüklü¤ünü ifade eden de¤erlerdir. En küçük rakam en büyük diyafram aral›¤›n›, en büyük rakam ise en küçük diyafram aral›¤›n› belirlemektedir. f:l,4 de¤eri ile seçilen diyafram aral›¤›, ›fl›¤› en fazla geçirebilecek, f:22 de¤eri ile seçilen diyafram aral›¤› ise ›fl›¤› en az geçirebilecek konum sa¤lar. Her bir de¤er bir sonrakinin iki misli daha fazla ›fl›k geçirebilecek kapasitedeki aral›k anlam›na da gelir. Yani komflu de¤erler birbirinin iki kat›d›r. 1/125 = 2 x 1/250 yada f:2,8 = 2 x f:4'tür Eflde¤er de¤iflkenler ayn› koyulukta negatif anlam›ndad›r. Yap›lacak bir ›fl›k ölçümünde enstantane ve diyafram de¤erleri pozometre taraf›ndan belirlenir. Belirlenen bu de¤erleri birbirini telafi edecek flekilde bir alt› yada üstünü tercih edebiliriz. Örne¤in bulunan de¤erler; Enstantane 1/125 Diyafram f:11 olsun. Biz bu de¤erlerin yerine; Enstantane 1/60 Diyafram f:16 de¤erlerini de seçebiliriz. Ifl›¤›n geçifl süresi bir misli artm›flken, geçifl aral›¤› (diyafram) bir misli azalt›lm›flt›r. Bu da bize eflit yo¤unlukta bir negatif sa¤lar. Enstantane ve diyafram de¤erlerini yeniden s›ralayacak olursak; Tablo : 1
1/1000 1/500 1/250 f:1,4 f:2 f:2,8 1/125 f:4 1/60 f:5,6 1/30 f:8 1/15 f:11 1/8 f:16 1/4 f:22 1/2 f:32 1/1 f:45

kareler içindeki enstantane ve diyafram de¤erlerinin negatifi eflit yo¤unlukta etkileyebilece¤ini söyleyebiliriz. Merakl›s›na
Bir diyafram de¤eri, çap› ve merce¤in odak uzakl›¤› ile formüle edilebilir. Diyafram de¤eri = merce¤in odak uzakl›¤› diyafram çap›

bu formüle göre bir bilinmeyen, di¤er iki bilinen ile bulunabilir.

4. Eflde¤erlik Sapmas› Bir iç mekan yada ›fl›¤›n çok az oldu¤u lofl bir ortamda foto¤raf çekmek

Çekim Teknikleri
istiyoruz ve pozometre ile yap›lan ölçümde diyafram; f:1,4 enstantane ise; 1/1 saniye olarak belirleniyor. Bu durumda diyafram f: 2 enstantane 2 saniye f:2,8 enstantane 4 saniye f:4 enstantane 8 saniye f:5,6 enstantane 16 saniye tercihleri yap›labilinmesi ve bu de¤erlerin eflit yo¤unlukta negatif oluflturmalar› gerekiyor. Ancak 1 saniyenin üzerinde yap›lan pozlamalarda eflde¤erlik yasas› sapmalar göstermektedir. Uzun pozlamalarda duyarl› malzemenin ataletini yenmek için ek pozlama yapmak gerekir.

40 35 30 25 20 15 10 5

0

2

4

6

8

10

12

14

Ya p › l a n Ö l ç ü m
Tablo 2: Ilford filmleri için ölçülen poz ve düzeltilmifl poz süreleri tablosu görülüyor

1 saniye ile 1/1000 saniyeler aras›nda eflde¤erlik yasas› normal çal›fl›r. Bunlar›n d›fl›ndaki sürelerde ise sapmalar görülebilir. 5. Çeflitli Konularda Pozland›rma Problemleri a) Normal Manzara Foto¤raflar›: Genellikle yans›yan ve gelen ›fl›k ölçümleri do¤rudan kullan›labilir. Bir fark varsa ortalamas› al›n›r. Kapal› havada gökyüzü afl›r› ›fl›kl› olaca¤›ndan pozometreyi gök ›fl›¤›ndan korumak gerekir. b) Sokaklarda Günlük Yaflam: Ölçüm yap›l›rken gelen ve yans›yan ›fl›k ölçümü yeterli olabilir. Ancak parçal› ayd›nlatma söz konusu ise en karanl›k ile en ayd›nl›k k›s›mlar›n aras›ndaki fark› kontrol etmek gerekir. Kontrast fazla ise (5 stoptan fazla) bu görüntüyü foto¤raf ka¤›d›na bütünü ile kaydedemeyiz. O zaman ayd›nl›k yada karanl›k k›s›mlar aras›nda bir tercih yapmak gerekir. c) Ayd›nlat›lm›fl yap›: Ço¤unlukla yap›n›n yan›na gidip gelen ›fl›k ölçümü

Çekim Teknikleri
yapmak mümkün olmayabilir. Genel olarak yans›yan ›fl›k ölçümü yap›l›r. Bu durumda pozometreler farkl› ölçümler yapacaklard›r. Oysa yap› ayd›nlatmas› ayn›d›r. Sahne çekimlerinde de fon ayd›nl›k olmad›¤› durumlarda ayn› yan›lg› söz konusudur. Do¤ru bir çekim yapabilmek için ya yap› yada sahnedeki objeye yak›n bir mesafeden kadraj›m›z› tam dolduracak bir flekilde yans›yan ›fl›k ölçümü yapmak yada bir spotmetre yard›m› ile uzaktan ölçüm yapmak yerinde olur. E¤er de¤iflebilir objektili bir makineye sahipsek, tele objektifimizi de spotmetre gibi kullanabiliriz. Teleobjektif ile alaca¤›m›z ölçüm de¤erlerini, onun yerine kullanaca¤›m›z di¤er objektiflerimize de uyarlayabiliriz. d) Kar manzaras› ve benzeri konular: Üzerindeki dokusu ve ayr›nt›lar› görünecek flekilde bas›ld›¤› zaman orta griye göre 2 stop kadar daha koyudur. Konu ola¤an koflullardan daha çok ›fl›k yans›tmaktad›r ve pozometreyi 2 stop kadar yan›ltmaktad›r. E¤er pozometrenin verdi¤i de¤eri kullan›rsak kar manzaram›z orta gri ç›kar. Normal olmas›n› istiyorsak yap›lan ölçümden 2 stop daha fazla bir pozlama uygulamak gerekir. Bu durumda ya diyafram› 2 stop kadar açmak yada enstantane de¤erini 2 stop kadar uzatmak gerekecektir. e) Ters ›fl›kta ayd›nlat›lm›fl konular: Önce bu konulardan ne beklendi¤i saptan›r. Siluet? Portre? Portre ise konunun bize bakan taraf›ndan ölçüm yap›l›r. Deniz, k›r veya tarla manzaras›nda ters ›fl›k varsa ve bize bakan tara önemli de¤il, y›¤›nlar önemli ise ona göre ölçüm yap›lmas› gerekir. f) Hareketli konular›n çekimi: Genel olarak önceden ölçüm Foto¤raf: Sabit Kalfagil yap›l›r. Yada yerine koyma metodu ile ölçüm yapabiliriz. Ço¤u foto¤rafik obje için hareketlilik önemli bir özelliktir. Ancak hareket dura¤an bir ortam olan foto¤rafta do¤rudan verilemez. Ço¤u foto¤rafç› bu yüzden hareketi foto¤raflar›nda vermekten vazgeçmifltir. Ancak hareket do¤rudan verilemese de hareket hissi baz› grafik yollarla uyand›r›labilir. Merakl›s›na
Baz› foto¤rafç›lar hareketli konuyu dondurarak, net çekip, hareket hissinin uyand›r›lmas›na tam ters bir ifl yapm›fl olurlar. Hareket sembollerle verilir ve bu bir kaç yolla yap›labilir. Foto¤rafç›n›n hangi yolu ya da sembolü seçece¤i flu flartlara ba¤l›d›r. 1. Foto¤raf›n amac›, 2. Objenin do¤as› ve yap›s› 3. Hareketin türü ve derecesi (objektif aks› ile konunun hareket yönünün yapt›¤› aç›) 1. Foto¤raf›n amac›: Foto¤rafç› foto¤raflar›nda neyi söylemek istedi¤ine karar verirken üç farkl› yoldan birini seçebilir. 1- Hareketli konunun kendisini olabildi¤ince net bir flekilde vermek : Buna tipik bir örnek olarak, performans›n› ve vücut formunu incelemek amac›yla bir atletin foto¤raf›n›n çekilmesini verebiliriz. Bu durumda her bir detay›n olabildi¤ince net bir flekilde çekilip, hareketin durdurulmas› gerekir. 2- Objenin hareket halinde oldu¤unu göstermek: Bu durumda "hareketin kan›t›n›n" grafik olarak verilmesi gerekir. Böyle bir kan›t iki yolla elde edilebilir. a) Sembollerle b) Objenin pozisyonuyla. Burada önemli bir flart, objenin tan›nabilirli¤inin korunmas›d›r.

Çekim Teknikleri
3- Hareket hissini uyand›rmak: E¤er durum bu ise konunun kendisi zaten soyut bir kavram olan h›zd›r. Gerçek obje ise sadece hareket ve h›z gibi soyut kavramlar›n verilebilecekleri bir ortam olarak kullan›l›r. Bu durumda sadece sembollerin kullan›m›, konunun özü ve foto¤rafç›n›n niyeti hakk›nda bilgi verir. 2. Objenin do¤as› yada yap›s›: Hareketin, hareket halinde objenin fiziksel görünümü üzerindeki etkisi söz konusu oldu¤unda foto¤rafç› iki tür objeyi tan›mak zorundad›r. a) Hareket halindeyken dura¤an haline farkl›l›k gösteren objeler. Örnek: Bir aya¤› yukarda foto¤raflanm›fl bir insan muhtemelen yürüyor ya da kofluyordur. Yani hareket halindedir. Hayvanlar, k›r›lan dalgalar, rüzgarda e¤ilmifl a¤açlar gibi. Böyle durumlarda hareket, objenin fiziksel görünümündeki farkl›l›klarla belirgin hale geldi¤i için mutlaka grafik sembollerle anlat›lmas› gerekmez. Fakat foto¤rafç› objenin görünümündeki de¤iflikli¤e katk›s› olsun ve daha iyi anlats›n diye bir grafik sembolde kullanabilir. Örnek: Bir aya¤› yukar›da bir at›n, yönlü olarak hafifçe flu¤laflt›r›lmas› gibi. Bu durumda foto¤rafç› koflmakta olan bir at›n yönlü flulaflt›r›lm›fl görüntüsünü verirken, at›n net oldu¤u duruma göre, hareket halinde oldu¤unu daha güçlü bir flekilde anlatmaktad›r. b) Hareket halindeyken de, dura¤an halindeyken de fiziksel durumlar› farkl›l›k göstermeyen objeler. Örnekler ; otomobil, uçak, tren, gemi, ço¤u tür makine gibi. Bu durumda objelerin hareket halinde olduklar›, görünümlerindeki farkl›l›ktan anlafl›lamayaca¤› için foto¤rafta sadece sembolik anlat›mla verilebilir. Ama s›k s›k hareketin kan›t› da indirek olarak ilave edilir. Örne¤in, hareket halindeki bir otomobilin görünümü, dura¤an haline göre bir farkl›l›k göstermese bile hareketin kan›t› araban›n arkas›ndan yükselen bir toz bulutu gibi verilebilir. Bunun gibi, h›zla giden bir sürat teknesinin bafl ve k›ç›ndaki dalgalar›n flekilleri ve su içindeki pozisyonu ve gövdesinin suyla olan iliflkisi bize Foto¤raf: Lois Greenfield hareket halinde mi yoksa, dura¤an m› oldu¤unu anlat›r. Uçmakta olan bir uçak mutlaka hareket halinde olmas›na ra¤men net olarak foto¤rafland›¤›nda h›z hissi uyand›rmaz. 3. Hareketin türü ve derecesi: Hareketin kan›t› h›z hissi ile ayn› fley de¤ildir. Uçufl halindeki bir uça¤›n net foto¤raf› uça¤›n havada oldu¤u gerçe¤i, dolay›s›yla hareketin kan›t›d›r. Ama h›z hissini uyand›rmaz. E¤er h›z hissinin verilmesi önemli ise, uça¤›n hareketinin sembolik olarak verilmesi gerekir. Yani kendisinin veya alt›ndaki yer parças›n›n flulaflt›r›lmas› gerekir. Bu tür bir fluluk olmad›¤› sürece, uçak hareket halinde oldu¤unu bilmemize ra¤men, duruyormufl gibi gözükür. Bunun gibi, bir engelin üstünden atlamakta olan at herhalde hareket halindedir. Ancak foto¤raf çok net çekilirse, havada as›lm›fl gibi alg›lanabilir. Hareket hissini uyand›rabilmek için yorumun, belli bir miktar fluluk içermesi gerekir. Net bir foto¤raf ile, yönlü flulaflt›r›lm›fl bir foto¤raf aras›ndaki fark da fludur: 1. Hareketin kan›t›n› içerebilir yada içermeyebilir, fakat sadece ikincisi h›z hissini iletebilir. H›z hissinin ikna edici bir flekilde iletilmesi için, foto¤rafç› hareketin derecesini göz önüne almak durumundad›r. Bu konuda hareketin üç farkl› h›z miktar›n›n bilinmesi gerekir. a) Hareket o kadar yavaflt›r ki, hareket halindeki obje bütün detaylar› ile ve aç›kça görülebilir. Örnekler, yürüyen insanlar, yavafl h›zla giden yelkenliler, tekneler, rüzgarda sallanan a¤açlar ve rüzgarda sürüklenen bulutlar. Böyle durumlarda, genellikle net bir çekim gereklidir. Çünkü hareketin sembolik olarak kan›t›, yönlü flulukla verilirse, iletilecek olan h›z hissi, objenin gerçekteki mevcut h›z›ndan daha fazla olaca¤›ndan obje ile ba¤daflmayacakt›r. Böyle durumlarda hareketin kan›t› ya objenin görünümü ile (motorlu teknenin bafl›nda oluflan dalgalar›n flekli) verilebilir,

Çekim Teknikleri
ya da hareket halindeki bulutlarda oldu¤u gibi, objenin hareketi o kadar önemsizdir ki tamam› ile unutulabilir. b) Hareket o kadar h›zl›d›r ki obje bütün detaylar›yla görülemez. Örne¤in, hareket eden atletler, uçan ve kaçan hayvanlar, yak›n mesafeden geçen arabalar vb. verilebilir. Böyle durumlarda objenin özellikleri genellikle foto¤raf›n h›z hissinin uyand›r›lmas›n› gerektirir. Bu yüzden hareket sembolik bir flekilde belirtilmelidir. c) Çok h›zl› harekette, obje k›smen veya tamamen görünecek durumdad›r. Örne¤in, dönmekte olan uçak pervanesi, uçufl halindeki roketler vb. Bunlar› görüntülemek foto¤rafta baz› özel teknikler gerektirir. Meydana ç›kan foto¤raflar da hiç do¤al görünümlü olmaz. Hareket duygusu göreceli bir duygudur. Yerden bak›ld›¤›nda befl mil yukarda saatte 900km/saat h›zla giden uçak, havada duruyormufl gibi alg›lanabilir. Ancak yan›m›zdan 1/10 h›zla geçen bir otomobil, bize daha h›zl› gelebilir. Alg›lamadaki bu farkl›l›¤›n sebebi göreceli h›zlardaki farktan kaynaklan›r. Göreceli h›z›n di¤er bir ad› da aç›sal h›zd›r. Hareket eden bir cismin, hareket halindeki bir objeye yaklaflt›kça, objenin h›z› daha h›zlanm›fl gibi alg›lan›r. Uzaklaflt›kça da bunun tersi görülür. Aç›sal h›z ayn› zamanda bize yaklaflmakta olan bir otomobilin belli bir noktada bak›fl aks›m›za 90 derecelik bir çizgi üzerinde hareket eden bir otomobilden neden daha yavaflm›fl gibi alg›land›¤›n› da aç›klar. Bu olay yüzünden baz› hareketler objelerin hareketlerini dondurabilecek minimum obtüratör h›zlar›n› veren tablolar üç farkl› de¤er vermek zorundad›r. Bu farkl› de¤erler belli bir noktada hareketli objenin bak›fl aç›s›na göre hareket yönünün üç farkl› konumundan kaynaklan›r. a. Objektif aks›na paralel, b. Objektif aks›na 45 derece c. Objektif aks›na 90 derece. Kural olarak objenin hareketinin yönünün objektif aks›na olan 90 derecelik aç›s›ndan objektif aks›na paralel duruma döndükçe hareketi dondurmak için gerekli olan obtüratör h›z› yavafllar.

g) Siluet: Konunun bize bakan k›s›mlar›n›n bir de¤eri yoktur. Arkadaki fonu hangi de¤erde istiyorsak, ölçümü, gri kart uygulamas›n› 2 stop art›rarak yapabiliriz. (Direk konuya do¤ru) Gün bat›m› çekimlerde hemen hemen okunan de¤erin aynen uygulanmas› önerilir. Günefl parlaksa diyafram 2 stop kadar art›r›labilir. 6. Alan Derinli¤i ve Koflullar› Diyafram aç›kl›klar›n›n, objektiften geçerek filme etki eden ›fl›k miktar›n› ayarlamas›n›n yan›nda, ikinci bir görevi de alan derinli¤ini belirlemesidir. Alan derinli¤i, netli¤in ayarlanm›fl oldu¤u yüzeyin berisinde ve ötesinde uzanan netlik bölgesidir. Yani foto¤raf›n ön plandaki en net bölge ile arka plandaki en net Siluet bölge aras›ndaki uzakl›kt›r. Net alan derinli¤inin kontrolü foto¤rafç›n›n vazgeçilmez olanaklar›ndan biridir. Net alan derinli¤ini belirlerken afla¤›daki üç koflulun birbirlerini etkileyece¤i düflünülmelidir. Bunlar netlenen konunun foto¤raf makinesinden uzakl›¤›, kullan›lan objektifin odak uzakl›¤› ve seçilen diyafram de¤eridir.

Çekim Teknikleri

7 metre

3 metre

1 metre fiekil 33: Cismin uzakl›¤›

a) Cismin Uzakl›¤› Yak›ndaki cisimlere yap›lan netleme ile daha az, uzaktaki cisimlere yap›lan netleme ile daha fazla net alan derinli¤ine sahip oluruz.

3 metre fiekil 34: Objektifin odak uzakl›¤›

b) Objektifin Odak Uzakl›¤› Uzun odakl› objektifler genifl aç›l› objektiflere göre daha k›sa net alan derinli¤ine sahiptirler.

mesafe 3 metre fiekil 35: Net alan derinli¤i, diyafram k›s›ld›kça artar, aç›ld›kça azal›r.

c) Diyafram›n Aç›kl›¤› Diyafram k›s›ld›kça net alan derinli¤i artar ancak diyafram çap› büyüdükçe net alan derinli¤i de buna paralel olarak azal›r.

Çekim Teknikleri
Mesafeye ba¤l› olarak Net Alan Derinli¤i’nin de¤iflmesi:

Uzak mesafelerde net alan derinli¤i artar.

Yak›n mesafelerde net alan derinli¤i azal›r.

Objektifin Odak Uzunlu¤una ba¤l› olarak Net Alan Derinli¤i’nin de¤iflmesi:

Genifl aç›l› bir objektifin net alan derinli¤i oldukça fazlad›r

Uzun odakl› objektiflerin net alan derinli¤i azd›r.

Süjenin görüntüsünün ayn› boyda olmas› için solüstteki foto¤raf yak›ndan, sa¤üstteki ise uzaktan çekilmifltir. Mesafe de¤iflti¤i için perspektifte de farkl›l›klar ortaya ç›kmas› kaç›n›lmazd›r. Diyaframa Ba¤l› Olarak Net Alan Derinli¤i’nin de¤iflmesi

K›s›k diyaframda net alan derinli¤i artar.

Aç›k diyaframda net alan derinli¤i azal›r.

7.Ifl›kla Boyama Ifl›kla boyama ile ›fl›k kontrolü yap›labilir. Gölge olmamas› için sürekli ›fl›k kayna¤›n› oynatmak gerekebilir. Devaml› sekizler çizip bir yandan yürümek bir çözüm getirebilir. Çekilecek mekan›n krokisini çizip, ›fl›k plan› yapmal›y›z. Ifl›¤›n süresi yada fliddeti etkilidir. Ifl›k kayna¤› kamera arkas›nda ya da önünde durabilir. Baz› zamanlar görüntüye de girebilir. Foto¤rafç›, koyu renk k›yafet giymelidir. Foto¤rafç› kadraj›n içine girmek zorunda ise kesinlikle durmamal›d›r. Çünkü verilen ›fl›k alan› içinde silueti ç›kabilir. Ifl›k kayna¤›n›n kamera arkas›nda olmas› ile bu tür sorunlar giderilebilir. Ana prensip, ›fl›k kayna¤›n›n çap›n› büyütmektir. Pozu, hareketin h›z›na göre belirlemek ve bu tarz çekim süresince de¤ifltirmemek gerekir. Yörüngeye hep ayn› flekilde sahip ç›k›lmal›, pozun do¤ru verilebilmesi için de ›fl›k kayna¤› ile objeler

Çekim Teknikleri
aras›ndaki mesafeler korunmal›d›r. Tüm bu kurallar homojen bir ayd›nlatma için geçerlidir. Kreatif bir çal›flma için, teknik kurallar bozulabilir. 8. Mimari Foto¤raf Ço¤unlukla teknik kamera kullan›m› ile daha rahat çal›flma ortam› sa¤lanabilen bu tür çekimlerde, amaç, foto¤raflar›m›zdaki deforme olmufl yap›lar›n daha kontrollü bir perspektif ile görüntülemektir. Bunun için Konu düzlemi, objektif düzlemi ve film düzleminin birbirine paralel olmas› gerekmektedir. Ancak yeterli mesafe olmad›¤› durumlarda, teknik kameradaki film düzlemini kayd›rmak yöntemi ile bu dezavantaj giderilir. Genellikle genifl aç›l› objektiflerin kullan›lmas› gereken durumlarda teknik kamera yada kat› gövdeli makinalara tak›labilen shift objektifler ile bu sorun giderilir.

Panorama

9. Panorama Yüksekli¤e oranla geniflli¤i fazla olan foto¤raflard›r. Birden fazla foto¤raflar›n bitifltirilmesi ile alg›lanabilir. Çok kare ile yap›lanlar, bir dizi olaca¤› için, terazili sehpa ile yap›lmas› gerekir. Genellikle yüksek yerlerden çekim yap›lmal›d›r. Konuyu kurtaracak en uzak odakl› objektiflerle çekilir. Tam teraziye al›nm›flsa, dikeyler konuya paralel olur. Terazileme sehpa ayaklar›nda yap›lmal›d›r. Tarama, göz karar› bindirme ile yap›labilir. Binme paylar› büyük olursa bitifltirme sa¤l›kl› olur. Hava foto¤raflar›nda binme pay› 1/3’tür. Uzun odakl› objektiflerde binme pay› azalabilir. K›sa odakl›larda perspektif hatas› olur. Çekim esnas›nda, kaç kare oldu¤unu prova etmek, tek say›da kare ile çekim yapmak ve eflit paylardan meydana getirmek gerekir. Dolayas› ile binme paylar› eflitlenmelidir. Pozland›rmay› teke indirmekte yarar vard›r. Cephe ›fl›¤› tercih edilmeli, polarize filtre kullan›lmamal›, hareketli objelerden sak›nmal›, ek yerlerinde mümkün oldu¤u kadar bütün objelerden sak›nmal›, ön planlardan kaç›nmal›d›r. Rüzgar ve bulut hareketleri olmamal›, tümü ayn› filme çekilmeli, ayn› koflulda y›kanmal›, bask›da tek bask› pozu ile bask› yap›lmal›, kartlar beraberce banyoya at›lmal›d›r ve banyoda el ile müdahalelerden kaç›nmal›d›r.

Çekim Teknikleri

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
Çekece¤imiz foto¤raflarda belli bir etkiyi, efekti vermek, renklerdeki sapmay› gidermek için yard›mc› araç olarak filtreleri kullan›r›z. Filtreler, genel anlamda düflünürsek süzme ifllevini yapan elemanlard›r. Foto¤rafta da ayn› iflleyiflle çal›fl›rlar. Filtreler, kendi rengindeki ›fl›klar› geçirir, di¤er renklerin ›fl›klar›n› geçirmez. Böylelikle ›fl›¤›n› geçirmedi¤i rengin bulundu¤u alan filmi pozlamaz yada di¤er renklerin bulundu¤u alanlara göre poz de¤eri düfler ve film yüzeyinde aç›k tonlarda, bask›da ise koyu tonlarda kal›r. Bu da bize istedi¤imiz kontrastl›¤› yada düzeltmeyi sa¤lar. ‹lk foto¤rafç›lar›n ellerindeki film malzemesi tam anlam›yla renk körüydü. Çünkü bu filmler sadece maviyi görebilen ve bunun d›fl›nda hiç bir rengi alg›lamayan filmlerdi. Bu yüzden mavi d›fl›nda renklerin bulundu¤u objelerin çekimi s›ras›nda mavi çok parlak ç›kar, di¤er renkler ise film taraf›ndan alg›lanma derecelerine göre farkl› koyu tonlarda görülürdü. ‹lk foto¤rafç›lar bu olay› bildikleri için, çekecekleri konuya mavi filtre ile bakarlar ve böylece renklerinden etkilenmemeye çal›fl›rlard›. Renk körü film bu yüzden mavi ve sar›y› göze göründüklerinin tam tersi bir parlakl›k oran› içinde verirdi. Çünkü göz sar› rengi maviden daha parlak olarak alg›lar. Maviye duyarl› filmde çekim yap›ld›¤›n› düflünürsek, mavi gök pozitif kart üzerinde beyaz ç›kaca¤› için üzerindeki beyaz bulutlar›n ayr›lmad›¤›, yeflil bitki örtüsünün koyu tonlu, detays›z, sar› çiçeklerin tamam› ile siyah ç›kt›¤› görülürdü. Ortokhromatik film: ‹smi ile tam uyum sa¤lamasa dahi, ileriye do¤ru çok büyük bir ad›m› oluflturuyordu. 1870’lerde bilim adamlar› yeflil ve sar›ya da duyarl› emülsiyonu üretmeyi baflard›lar. Bu baflar›dan o kadar etkilendiler ki, olay› gere¤inden fazla flifliren bir yaklafl›mla filme ortokhromatic film ad›n› verdiler. Bu ürünün eksik taraflar›n›n ortaya ç›kmas›ndan çok sonra da bu isim korundu. Ortokromatik film en çok maviyi görür, bundan biraz az olmak üzere yeflil ve sar›y› da görür ama k›rm›z›y› göremez. Pankromatik film: Ortokromatic filmin bu yetersizli¤i dolay›s›yla yeni bir emülsiyon aray›fl›na girilmifltir. Do¤ru panchromatic film renklere duyarl›l›¤› bak›m›ndan bugün de kullan›lan filmdir ve bütün renkler için düzeltilmifltir. Ancak mavinin hala biraz daha bask›n oldu¤u görülür. Filtrelerin kullan›m› ile ton reprodüksiyonunun iyilefltirilmesi için uygun filtreler kullan›l›r. Bir pankromatik film renk yorumlama hassasiyeti aç›s›ndan bir teste tabi tutulsa, bütün renkleri görmesine ra¤men ton reprodüksiyonunda yine de baz› hatalar›n oldu¤u görülecektir. Bu farkl›l›klar›n giderilmesi amac›yla bir filtre cam ya da jelatin gibi renkli bir malzemeden oluflan sistemler kullan›l›r. Cam›n veya jelatinin renklendirilme miktar› kullan›m amac›na göre de¤iflir. Bir ›fl›k filtresi çal›flma bak›m›ndan, s›v› filtresine benzetilebilir. S›v› filtresi nas›l solüsyonun içindeki kat› maddeleri s›v›dan ay›r›yorsa, ›fl›k filtresi de ›fl›¤›n içindeki belli renk ›fl›nlar›n› ortamdan ay›r›r. Hangi renk filtresinin hangi renkleri geçirip hangilerini tuttu¤u, afla¤›daki tablodan görülebilir. Filtre Sar› Yeflil Magenta K›rm›z› Mavi Cyan Geçirdi¤i renk sar› yeflil magenta k›rm›z› mavi cyan Tuttu¤u renk mavi magenta yeflil cyan sar› k›rm›z›

Özetlemek gerekirse, bir filtre kendi rengindeki ›fl›¤› geçirir, tamamlay›c› rengini tutar.

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
Filtrenin gücü: Bu bilgilerden sonra var›lan sonuç fludur; bir rengin sb film taraf›ndan yorumlanmas› s›ras›nda hata miktar› artt›kça, kullan›lmas› gereken filtrenin yo¤unlu¤u da artar. Göz önüne al›nmas› gereken önemli bir nokta da kullan›lan filtre yo¤unlu¤unun artmas›yla do¤ru orant›l› olarak, poz süresinin de artaca¤›d›r. Çünkü her bir filtre filmin süresine düflüp onu pozland›racak ›fl›klar›n bir bölümünü tutarak filmi etkilemelerini engeller. Filtreleri 5 gruba ay›rabiliriz 1. Siyah Beyaz filmler için filtreler 2. Siyah Beyaz ve Renkli filmler için filtreler 3. Renkli filmler için Renk Düzeltici filtreler (Color Correction-CC) 4. Renkli filmler için renk yarat›c› (Creative) filtreler 5. Özel effect filtreler 1. Pankromatik Siyah Beyaz filmler için filtreler
Aç›k sar› (1,5x) Orta sar› (2x) Koyu sar› (3x) Turuncu (3x) Sar›-yeflil (3x) Yeflil (3x) K›rm›z› (4-8x) Mavi (2-3x) Açt›¤› Sar› saç, bu¤day baflaklar› ayçiçekleri, portakal vs. Ayn› etkilerin kuvvetlisi Koyu sar› yerine tercih edilir Kiremit damlar Göz (yeflil, ela) A¤açlar, çay›rlar (Kontrast azal›r) K›rm›z› ve sar›larda maksimum etki K›rm›z› filtrenin tersi Karartt›¤› Gökyüzü, deniz, mavi göz ayn› etkilerin kuvvetlisi Gökyüzü, deniz, a¤açlar Kahverengi Gökyüzü, deniz, kiremit damlar Mavide maksimum etki K›rm›z› filtrenin tersi

Özellikle mavi gökyüzü ve beyaz bulutlar›n ayn› ölçüde pozland›r›p, bulutlar›n belli olmayacak flekilde mavi gökyüzü ile kar›flt›¤› Filtresiz çekimlerde, k›rm›z› filtre, mavi gö¤ün pozunu düflürerek, bulutlar›n belirgin bir biçimde foto¤rafta yer almalar›n› sa¤lar. Bu filtreleri 3 grupta Sar› Filtreli inceleyebiliriz. a) Düzeltme filtresi: Çekece¤imiz foto¤raftaki parlakl›¤› düzeltici filtre grubudur. Bu grubun filtreleri Sar›, Sar›-Yeflil’dir. K›rm›z› Filtreli b) Kontrastl›k filtresi: Foto¤raf›m›zdaki SiyahBeyaz kontrasl›¤›, gri tonlar›n geçifllerini ayarlamak için kulland›¤›m›z filtrelerdir. Bunlar; Sar›, Turuncu, K›rm›z›, Mavi, Yeflil, Koyu yeflil. c) Sis Filtreleri : Sisli havalarda yap›lan çekimlerde sisin etkisini istedi¤imiz oranda ayarlamam›za yarayan filtrelerdir. Sisi saklama (sar›), Sisi azaltma (k›rm›z›), sisi art›rma (mavi veya aç›k mavi).

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
2. Siyah-beyaz ve renkliler için ortak filtreler Bu filtrelerin renk balans› üzerinde bir etkisi olmamas› gerekir. Bunlar, ND, UV, 1A skylight, polarize gibi filtrelerdir. Uv - Skylight filtreler: Bu filtrelerin fonksiyonu atmosferdeki mavi ve mor ötesi ›fl›klar› süzerek berrakl›¤› art›rmakt›r. Yüksek da¤larda fazla etkisi yoktur. Ancak objektifimizin merceklerini toz, su, parmak izi gibi zarar verebilecek etkilerden korur. Bir objektif edindi¤imiz zaman mutlaka kullanmam›z gereken bir filtre grubudur. ND-Natural Density filtreler: Nötr Gri filtrelerdir. Mevcut ›fl›¤›n ölçülmesinde elde edilen obtüratör h›z› ve diyaframdan daha düflük bir h›z yada k›s›k diyafram kullanmak istedi¤imizde kullanabilece¤imiz filtrelerdir. Bu filtreler, renk dengesini bozmadan objektiften içeri giren ›fl›¤›n miktar›n› azalt›rlar. 2x, 4x, 8x ve 16x gibi faktörleri bulunur. Bunlar 1,2,3 yada 4 diyafram açt›r›rlar. Renkli filmler yüksek h›zlarda magentaya, düflük h›zlarda yeflile kaçarlar. Polarize Filtre: Parlama dedi¤imiz yans›ma türü, gözlemcinin bak›fl aç›s›, ›fl›¤›n yüzeye gelifl aç›s›na yaklaflt›kça belirgin hale gelir. Bu tür yans›ma yüzeye gelen ›fl›nlar›n aç›lar› dolays›yla yüzeyin içine giremeyip, bir de¤iflikli¤e u¤ramadan öteye yans›malar›yla mümkün olur. Sonuçta bu tür Filtresiz parlamada ›fl›k kendi spektrum yap›s›n› korur ve objenin rengi ne olursa olsun ›fl›k kayna¤›n›n parlamas›n› ›fl›k kayna¤›n›n renginde görürüz. Foto¤rafta parlaman›n baz› hallerde, alt›ndaki bütün renkleri engelleyece¤i için istenmez. Örne¤in, düz yüzeyli bir obje ele al›n›p ›fl›k kayna¤›ndan gelen ›fl›nlar›n objenin yüzeyine yak›n Polarize filtre etkisi bir aç› oluflturduktan sonra göze gelmesi sa¤land›¤›nda objenin kendisinin de¤il, yüzeyden parlayan ›fl›k kayna¤›n›n görüldü¤ü izlenir. Metalik yüzeyler d›fl›ndaki yüzeylerde oluflan bu tür yans›mada polarize edilmifl ›fl›k vard›r. Benzer örnekler, pencerelerde yada su yüzeyinde oluflan yans›malarla da karfl›m›za ç›kmaktad›r. Polarize filtre kullanarak parlama kontrolü yapabiliriz. Bunu yaparken, filtre objektifin önüne tak›l›r, çevrilmeye bafllan›r. Parlayan bölümdeki yans›yan ›fl›nlar›n en çok azald›¤› konum, filtrenin en etkili oldu¤u konumdur. Yans›yan ›fl›nlar›n (parlamalar›n) polarize filtre ile kontrol edilebilmeleri için, ›fl›nlar›n yüzeye gelifl ve yans›ma aç›lar›n›n 34 derece civar›nda olmas› gerekir. Polarize filtrenin kullan›ld›¤› yerler, renklerin doygunlaflt›r›lmas›, gö¤ün belli bir bölümünün doygun ve koyu mavi hale getirilmesi, sisin ortadan kald›r›lmas›, deniz yada göl yüzeylerindeki parlaman›n engellenmesi gibi durumlard›r. Kontrast› art›r›r. Koyu mavilefltirilmek istenen bölüm, kamera ve günefl aras›ndaki aç›n›n 90 derece civar›nda olmas› gerekmektedir. Silindirik yada küresel nesnelerin her yeri depolarize olamaz.

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
3. Renki filmler için Renk Düzeltici Filtreler Renkli filmler belli bir tür ›fl›kta do¤ru renk vermek için tasarlanm›fllard›r. Gözümüz, beyaz zannetti¤i ›fl›¤›n içindeki küçük fakl›l›klar› alg›layamaz. Renkli foto¤raflarda, do¤ru renk elde edebilmek için do¤ru filmin, do¤ru ›fl›kta kullan›lmas› ancak ›fl›¤›n belli bir s›n›fland›r›lmaya ve birimlendirilmeye tabi tutulmas› ile mümkündür. Bu amaçla kelvin skalas› ad› verilen bir cetvel haz›rlanm›flt›r. Kelvinmetre, ›fl›¤› renk ›s›s› türünden ölçer. Kelvin skalas›n›n bafllang›ç noktas› "Mutlak S›f›r" yani -273 C derecedir. Bir ›fl›k kayna¤›ndan yay›lan beyaz ›fl›k içinde %33 K›rm›z›, %34 Yeflil ve %33 Mavi renkler mevcuttur. Göze beyaz görünmesine ra¤men gerçekte beyaz olmayan bir çok ›fl›k türü vard›r ve renkli filmler ›fl›¤›n spektrum yap›s› içindeki farkl›klara göze göre daha duyarl›d›rlar. Beyaz ›fl›¤a balanse edilmifl bir gün ›fl›¤› filmi ancak gün ›fl›¤› yada benzer ›fl›k kaynaklar› (flafl) ile ayd›nlat›lan ortamlarda do¤ru sonuçlar verebilirler. Bunun d›fl›nda Tungsten flamanl› lambalarla yada di¤er ›fl›k kaynaklar› ile ayd›nlat›lm›fl ortamlarda (florasan) renk sapmalar› meydana getirirler. Bu sapmalar› önleyebilmek için uygun Renk Düzeltici Filtreler kullan›labilir. K›rm›z ve Mavi türde renk düzeltici filtreler bu renk sapmalar›n› düzeltebilirler. Gün ›fl›¤› tipi film ile Tungsten tipi ›fl›kl› ortamda çal›flma yapt›¤›m›zda elde etti¤imiz sonuçlar sar›-turuncu tonlarda olur. Bu hatay› düzeltebilmek için 80A Koyu Mavi renkteki filtreyi kullan›yoruz. Böylece ortamdaki 3200 oK’lik renk s›cakl›¤›n› 5500 oK’e ç›kartm›fl oluyoruz. Ancak bu durumda filmi pozlayan ›fl›¤›n fliddeti düflece¤inden poz düzeltmesi yapmam›z gerekmektedir. K›rm›z› Mavi Yeflil Tungsten ›fl›k K›rm›z› Mavi Yeflil Toplam %65 %11 %34 %100 K›rm›z› Mavi Yeflil Kalan %11 %11 %11 %33 %33 %33 %34 Beyaz ›fl›k: K›rm›z›, mavi ve yeflilin oranlar› yaklafl›k olarakbirbirlerine eflit miktardad›r.

80 A Mavi filtre Sonuçta gün ›fl›¤›na dengelenmifl ›fl›¤›n fliddeti %100’den %33’e düflmüfltür. Filtrenin, ›fl›¤›n genel geçiflini de bir miktar etkileyece¤inden bu fliddet 1/4’e kadar azalt›lm›fl olacakt›r. Bu nedenle 2 stop kadar pozu art›rmak gerekecektir. Ancak filtre objektifin üzerinde iken yap›lacak ölçüm bizi ço¤unlukla düzeltilmifl poz süresine götürecektir. (Bu oranlama yap›l›rken mavi filtrenin, mavi ›fl›¤› hiç azaltmadan oldu¤u gibi geçirdi¤i varsay›lm›flt›r). Benzer bir durum Tungsten Ifl›¤a balanse edilmifl filmler ile gün ›fl›¤›nda çekim yaparken maviye kaç›fl fleklinde ortaya ç›kmaktad›r. Ancak bu durumda k›rm›z› türden ( 85 C) gibi bir filtre kullanmam›z gerekmektedir. Florasan ›fl›k alt›nda renkli çekim yapt›¤›m›z zamanlarda da yeflil tonda sapmalar olacakt›r. Bu durumda yine renk düzeltici bir filtre olan FLD filtre

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
kullanabiliriz. Daha profesyonel amaçlarla renk ›s›s›n› ölçen bir kelvinmetre yada threecolormetre ve bunun yan› s›ra renk düzeltme filtre tak›m› ile çal›fl›labilmektedir. 2. POZOMETRELER Ifl›k enerjisini elektrik enerjisine dönüfltüren elemanlard›r. Pozometreler elektrikli alete dönüfltürülünce, selenyum kullan›lmamaya baflland›. Selenyumlu pozometrelerin duyarl›l›¤› çok fazla de¤il. Çok az veya çok fazla ›fl›¤› okuyamaz. Pozometrelerin görüntü aç›lar› 30 derecedir. Okudu¤umuz alan› net seçemezler. Pozometrelerin ›fl›¤a duyarl›l›¤›n› art›rmak için foto direnç denilen bir elektronik malzeme kullan›lmaya baflland›. Üzerine ›fl›k düfltü¤ünde elektrik geçirgenli¤inde de¤ifliklik yarat›r ve duyarl›l›¤› selenyumlu olanlardan daha fazla ve duyarl›l›k alan› daha aç›kt›r. Günümüz pozometreleri pil ile çal›fl›r. Pozometreler, konudan yans›yan yada konuya gelen ›fl›k fliddetini ölçüp, sonucu obtüratör h›z› ve diyafram aç›kl›¤› cinsinden veren araçlard›r. Çal›flma sistemini inceledi¤imizde, pozometrelerin, ›fl›¤a duyarl› hücreler ve ›fl›k fliddetini ›fl›klama de¤erlerine dönüfltürücü sistemden olufltu¤unu görürüz. Ifl›¤a duyarl› hücreler, üzerine düflen ›fl›¤› elektrik ak›m›na dönüfltürerek ölçüm yapmaktad›r. Bu ölçümü, daha önce belli de¤erlere kalibre edilmifl ›fl›klama tablosuna göre de¤erlendirerek, bize obtüratör h›z› (enstantane) ve diyafram aç›kl›¤› fleklinde verecektir. Yukar›da belirtti¤imiz kalibrasyon ise insan teninin yans›tt›¤› ›fl›k oran› baz al›narak yap›lm›flt›r. Zenci ve çok aç›k insan teni haricindeki tenler, üzerlerine düflen ›fl›¤›n %18’ini yans›t›r. Çekti¤imiz foto¤raflar›nda, insan teninin yans›tt›¤› ›fl›k oran› kadar ›fl›k yans›tan ton olan gri tonda olmas› istenmifltir. Bu k›stasa göre pozometreler bir yandan %18 yans›t›c›l›ktaki Gri Referans Kart›’na flartland›r›l›rken bir yandan da film ASA skalas›na kalibre edilmifllerdir. Pozometreler kulland›klar› ›fl›¤a duyarl› hücrelere göre isim al›rlar. Selenyumlu, Kadminyum sülfitli (CDS), Silikon fotodiyotlu pozometreler gibi. Birinci Grup: Pratik kullan›m› kalmayanlar. Selenyumlu pozometreler. Elektri¤i kendileri üretir. ‹kinci Grup: Fotodirenç hücreler kullanan pozometreler a) Kadminyum sülfürlü b) Silikonlular. Bu gruba dahil olan pozometrelerin duyarl›l›klar› yüksektir. Ifl›¤›n geçmesi oran›nda direncin azalmas› ile ibre sapmas› sistemine dayan›r. Pil ile kullan›l›rlar. Kadminyum sülfürlü olanlarda baz› hatalar görülür. Ifl›k haf›zalar› vard›r. Düflük ›fl›k de¤erlerinde ibrenin ›fl›k intikali zay›ft›r. Hareketin sonuna gelmeleri zaman al›r. Fakat mavi silikonlularda ise ibre hareketi çok çabuktur ve ›fl›k haf›zas› yoktur. Son dönemlerde flafla da hükmeden makinelerde kullan›l›yor. Pozometreler kullan›m flekillerine göre iki gruba ayr›l›rlar. 1. Elde kullan›lan pozometreler 2. Foto¤raf makinesi içinde kullan›lan pozometreler Bunlar›n çal›flma sistemleri yukar›da anlat›lan flekilde olup sadece kullan›m flekilleri, amaçlar› ve ölçüm sistemleri farkl›d›r. 1. Elde kullan›lan pozometreler Bu pozometrelerin iki kullan›m yöntemi vard›r. Bunlar ölçüm yap›lacak ortama göre karar verilip kullan›l›r. a) Yans›yan Ifl›¤› Ölçme Yöntemi: En çok kullan›lan yöntemdir. Foto¤raf›n› çekece¤imiz konudan yans›yan ›fl›¤› ölçmek için kullan›l›r. Pozometre bu konuya direk yöneltilerek ölçüm yap›l›r. Burada dikkat edece¤imiz nokta, pozometrenin görüfl aç›s›n›n konu üzerinde olmas›d›r. b) Düflen (gelen) ›fl›¤› Ölçme Yöntemi: Zamanla kazand›¤›m›z tecrübelere

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
her ne kadar güvenebilirsek de ciddi ve bize pahal›ya mal olacak çekimlerde olmad›k sonuçlarla karfl›laflmamak için bilinçli çal›flmay› tercih etmeliyiz. Kulland›¤›m›z pozometreler foto¤raflayaca¤›m›z konunun %18 yans›t›c›l›¤a sahip olmad›¤› durumlarda (çok aç›k yada çok koyu tonlu yüzeylerde) hatal› ölçüm yaparlar ve düzeltmek gerekir. Konunun yüzeyi hangi tonlarda olursa olsun konu üzerine düflen ›fl›k fliddeti, de¤iflmemektedir. Pozometremizi ›fl›k kayna¤›na tutarak direkt bir ölçüm yapmak mümkün. Ancak böyle bir durumda, pozometrenin ölçüm gözünün önüne %18 geçirgenli¤i olan küresel opak cismi yerlefltirmeliyiz. Ald›¤›m›z de¤eri obtüratör ve diyafram üzerinde aynen uygulayabiliriz. 2. Foto¤raf Makinesi içinde kullan›lan pozometreler: Foto¤raf makinemizin çeflitli yerlerine ama genellikle ayna üstündeki prizma etraf›na ›fl›¤a duyarl› hücreler yerlefltirilmifltir. Konudan yans›yan ›fl›k, objektifimizin içinden geçerek bu hücrelerin üzerine düfler. Böylece ›fl›¤›n ölçümü yap›l›r. Bu türden ›fl›k ölçümüne Objektif ‹çinden Okumal› (TTL-Through The Lens) denir. Makine içine yerlefltirilen pozometreler genellikle ya obtüratör h›z›na, ya diyafram aç›kl›¤›na yada her ikisine birden tercihli seçenekli olarak ba¤lanm›flt›r. E¤er obtüratör h›z›na ba¤lanm›fl ise, obtüratörü kullan›c› seçiyor, pozometre buna göre de ›fl›k ölçümünü yap›p diyafram aç›kl›¤›n› tespit ediyor. Vizörden bize, seçti¤imiz örtücü h›z› ve tespit edilen diyafram aç›kl›¤› bilgi olarak çeflitli flekillerde verilmektedir. TTL ÖÇÜM S‹STEMLER‹ 1. Ortalama ›fl›k ölçüm sistemler (Averaging System): Bu sistemde, ›fl›k ölçümü foto¤raf karesinin tamam›n›n okunarak aritmetik ortalamas›n›n al›nmas› fleklinde yap›l›r. Ifl›¤›n her bölgede eflit da¤›lmad›¤› durumlarda yan›lt›c› sonuçlar verdi¤i için bu sistem modern makinelerde terkedilmifltir. 2. Merkez a¤›rl›kl› ›fl›k ölçüm sistemi (Centerweighted): Bu sistemde, okuma alan› iki bölgeye ayr›l›yor, foto¤raf karesinin ortas›ndaki küçük bir bölgeden gelen ›fl›¤›n, sonuç ›fl›klama de¤erine etkisi %70, di¤er bölgelerinki ise %30’dur. Günümüzde en çok kullan›lan bir sistemdir. 3. Noktasal ›fl›k ölçüm sistemi (Spot metering): Bu sistemde okuman›n tamam›, ortadaki küçük bir alandan yap›l›r. Bu alan›n s›n›rlar›n› 3 veya 6 derecelik bir aç› belirler. 4. Bölge a¤›rl›kl› ›fl›k ölçüm sistemi (Zoned metering): Bu sistemde okuma alan› de¤iflik a¤›rl›kl› birkaç bölgeye bölünmüfltür: Her bölgeden yap›lan okuma, o bölgenin katsay›s›yla çarp›larak a¤›rl›kl› ortalamas› al›n›r. Di¤er yöntemlere göre daha yenidir. 3. YARDIMCI ARAÇLAR Sehpalar Bir foto¤raf çekiminde karfl›m›za ç›kan sorunlardan birisi de makinenin sallanmas› yada sars›lmas›d›r. Böyle bir problemin varl›¤› elde edece¤imiz sonuçlarda ço¤unlukla bulan›k yada titrek görüntülerdir. Sorun obtüratörün aç›l›p kapanma süresinin, makinenin sallanma

Sehpalar

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
yada sars›lma süresini telafi edemeyece¤i yavafll›kta olmas›ndan yada kulland›¤›m›z objektifin odak uzunlu¤unun çok fazla olmas› halinde hafif bir titremenin bile seçilen hedefin onlarca metre kaymas›na bir anda sebep olmas›ndan kaynaklanmaktad›r. Bu tür sorunlar› gidermede sa¤lam yap›l› bir sehpa yard›mc› olacakt›r. Makinenin a¤›rl›¤›n› rahatl›kla tafl›yabilecek nitelikte bir sehpa, pratik aç›dan tafl›ma zorluklar› yaflatsa da elde edece¤imiz görüntülerin netli¤i, bu eziyeti çekme¤e de¤er görünmektedir. Makinemizde bulunan 50 mm’lik normal bir objektif ile kullan›labilecek en düflük obtüratör h›z›, bir genelleme yapacak olursak 1/60 saniye olarak kabul etmek gerekir. Ancak seçece¤imiz objektifin odak uzunlu¤unun mm cinsinden de¤eri ile, obtüratör h›z›n›n nümerik de¤erini birbirine yak›n tutmakla, titrek olmayan bir görüntü elde etme flans›m›z vard›r. Örne¤in, 200 mm’lik bir objektif kullan›yorsak, 1/250 enstantane, 500mm’lik bir objektif kullan›yorsak 1/500 enstantane yada 24 mm’lik bir objektif kullan›yorsak 1/30 enstantanenin alt›ndaki bir obtüratör de¤erini tercih etmememiz gerekmektedir. E¤er daha düflük bir h›z seçmek zorunda isek titreme sorununu ancak makinemizi bir sehpaya monte ederek giderebiliriz. Bir sehpa, ne bizim tafl›yamayaca¤›m›z kadar a¤›r, ne de çekim yaparken makinemizi kald›ramayacak, rüzgardan etkilenecek kadar da hafif olmamal›d›r. Çok hafif bir sehpa, çekim mahalline ulaflt›¤›m›zda yeterince yüksek veya sa¤lam de¤ilse ve sonuçta biz bu yetersizliklerden çekimimizi yapamam›flsak, o hafif sehpay› bofluna tafl›m›fl oluruz. Makro çekimlerde bizim konuya gerekti¤i kadar yaklaflmam›za engel olabilen sehpalar›n baz› modellerinin tafl›y›c› parças›, bu problemi ortadan kald›racak biçimde üç aya¤›n aras›na ve bafl afla¤› monte edilebilirler. Sehpa al›rken, sehpan›n bir parças› olan ve sürekli olarak makinede tak›l› bulundurdu¤umuz monte adaptörünün, kayboldu¤unda yada ikinci bir gövde için kolayl›kla yede¤i bulunabilen türden bir modeli tercih etmeliyiz. Deklanflör Kablosu Sehpaya monte edilmifl foto¤raf makinesini kullan›rken deklanflöre basan parma¤›m›z›n makineyi k›m›ldatma olas›l›¤› vard›r. Bunu giderebilmek için kullanaca¤›m›z bir deklanflör kablosu, parma¤›m›z›n yapaca¤› bas›nc› foto¤raf makinesine iletmeden deklanflörün bas›lmas›n› ve çekimin yap›lmas›n› sa¤layacakt›r. Ayr›ca çok uzun deklanflör kablolar› ile de uzaktan çekim yap›labilir.

Deklansör kablolar›

Çanta En son akla gelmesine ra¤men en çok gereksinim duymam›z gereken araçlardan biridir. Önemli miktarlarda masraflarla edindi¤imiz foto¤raf makinesi, objektifler gibi çal›flma araçlar›m›z›n korunmas›, saklanmas›, darbelerden, sudan, tozdan ve di¤er fiziksel etkilerden zarar görmemesi, çal›fl›rken belli bir tertip ve düzenin sa¤lanmas›, ancak uygun büyüklükte ve sa¤lam bir çanta ile oluflturulabilir. Hem ask›s› ile omuza as›labilir, hem de gerekti¤inde kulpu ile elde tafl›nabilir çantan›n ayn› zamanda gerekti¤inde kolayl›kla da aç›l›p araçlar›m›z› rahatl›kla ç›karabilece¤imiz türden olmas›nda yarar vard›r. S›rt çantas› modelinde olabilenleri bir fermuar arac›l›¤› ile sökülebilir ve s›rtta tafl›ma parças›ndan ayr›larak normal hale dönüfltürülebilir. Bir çanta, hafif, sa¤lam, su ve toz geçirmez olmal›. Çok küçük a¤›rl›k art›fllar›, uzun yürüyüfl ve tafl›ma hallerinde bize oldukça fazla imifl gibi gelecektir. Omuz ask›s›nda bulunabilen uygun yumuflakl›ktaki destek ayn› zamanda kaymaz özelli¤i ile hem omzumuzun a¤r›mas›n› hem de ikide bir

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
kaymayarak bizim toparlanma hareketleri için harcayaca¤›m›z eforu en aza indirip güvenli ve rahat bir tafl›ma sa¤lar. Çok uzun yürüyüfllerde ikinci bir yard›mc› ask›, belimize dolan›p çantaya kancalar› ile basit bir operasyonla ba¤land›¤›nda, omzumuza binen yükün önemli bir miktar›n› kalçalara aktararak bizi s›rt ve bel a¤r›lar›ndan da kurtar›r ve daha az yorulmam›z› sa¤layabilir. Çantan›n boyutlar› ve içindeki bölmelerin say›s› sahip oldu¤umuz makine, objektif ve di¤er aksesuarlar›n miktar› ve büyüklükleri ile uygun say›da ve oranda bulunmal›d›r. Bölmeler ve iç cidarlar, d›fl darbeleri absorbe edebilecek kadar yumuflak ama dirençli bir s›k›l›kta olmal›d›r. Flafl Kullan›m›nda, konunun ›fl›k kayna¤›na olan mesafesi-diyafram iliflkisi vard›r. K›lavuz numaras› flafl›n gücünü belirler. Mesafe de¤ifltikçe diyafram da buna göre de¤iflir. Bu durum, gücü sabit, manual flafllar için geçerlidir. Flafl al›rken uzatma kablosu da almal›d›r. 1,5 m’lik bir kablo ile belirli bir aç›dan ›fl›k Flafllar yayabiliriz. Obtüratör aç›k b›rak›larak flafl›n bir kaç defa çakt›r›lmas› ile de pozlama yap›labilir. Ancak bunun da belirli kurallar› vard›r. Örne¤in f:2.8 gibi bir diyafram de¤eri veren bir flafl ölçümü, 1 çak›m ilave ile f:4’e de¤ifltirilebilir. Bundan sonra her f stop için bir öncekinin iki misli kadar bir çak›m gerektirir. Flafll› çekimlerde, flafl›n bulundu¤u nokta ile objektifin bulundu¤u nokta aras›ndaki mesafe ne kadar fazla ise fonda oluflacak gölgeler de o kadar etkilidir. Gölgelerin oluflmas›na engel olmak için siyah fon önünde çekim yap›labilir. Genel Foto¤raf Malzemeleri 1. Siyah beyaz foto¤raf filmleri: Ortokromatik (k›rm›z› ›fl›ktan etkilenmeyen) filmler Pankromatik (bütün ›fl›klardan etkilenen) filmler. Bunlar koyu yeflil renge daha az duyarl›d›rlar. 2. Negatif renkli filmler: C-41 banyosunda gelifltirilirler. Dengelendikleri ›fl›k kayna¤›na göre a) Gün ›fl›¤› (Day light) filmler b) Tungsten filmler 3. Diapozitif renkli filmler: Dengelendikleri ›fl›k kayna¤›na göre a) Gün ›fl›¤› (Day light) filmler b) Tungsten filmler olmak üzere bu filmler de ikiye ayr›l›rlar. Dia pozitif filmlerin di¤er filmlere göre poz tolerans› çok azd›r. E-6 banyosunda gelifltirilir. Gün ›fl›¤› filmler, insanlar›n psikolojik olarak kabul ettikleri, parlak günefl, mavi gökyüzü ve beyaz parçal› bulutlardan meydana gelen beyaz ›fl›¤a göre balanse edilmifllerdir. Bunun d›fl›nda akflam yada sabah yatay aç›dan gelen k›z›l güneflin ayd›nlatt›¤› ortamlar gibi ›fl›¤›n renk ›s›s›n›n farkl› oldu¤u durumlarda gözün uyumundan farkl› olarak gerçekte var olan o anki tonlara hakim sonuçlar verirler. Yada iç mekanlarda florasan yada tungsten ›fl›k kaynaklar›nda asla do¤al sonuçlar veremezler. Tungsten filmler de tungsten lambalar› gibi renk ›s›lar› düflük ›fl›k kaynaklar›na göre balanse edilmifllerdir. Genel olarak renkli gün›fl›¤› filmler l/60 ila 1/500 enstantanelerde en

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar
do¤al renkleri verebilirler. Bunun d›fl›nda kullan›lan h›zlarda renk sapmalar› görülebilir.

45x60 mm film

24x36 mm film

Film boylar›

Filtreler ve Yard›mc› Araçlar

Kompozisyon
Kimi foto¤raflar› di¤erlerinden farkl› ve göze çarp›c› k›lan nedenlerden biri de güçlü kompozisyonlar›d›r. Kendine ait hikayesi olan bir konu iyi bir kompozisyon oluflturur. Foto¤raf›n icad›ndan 2000 y›l önce Yunanl›lar ve Romal›lar bunun fark›ndayd›lar. Bu mimarilerinde aç›kça görülmektedir. Bugün de kompozisyon, ça¤dafl mimarinin önemli bir parças›d›r. Foto¤rafta kompozisyonun basit bir tan›m›n›, "Kare içindeki konular› göze hofl gelecek flekilde seçmek ve düzenlemek" olarak yapabiliriz. Kompozisyon yaparken, figür ya da nesneler belli konumlara yerlefltirilir veya de¤iflik bak›fl aç›lar› seçilir. Kameran›n küçük hareketleri ile çok farkl› kompozisyonlar elde edilebilir. Bazen tesadüfen iyi bir kompozisyon yakalanm›fl olsa bile, ço¤u iyi foto¤rafta yarat›c›l›k söz konusudur. ‹yi bir foto¤raf yaratabilmek için önce iyi kompozisyonun temel ö¤eleri ö¤renilmelidir. Bunlar 1. Yal›nl›k, 2. 1/3 kural›, 3. Çizgiler, 4. Denge, 5. Kadraj, 6. Bindirme’dir. Bu ö¤eler, do¤al düflünce sisteminin parças› haline geldi¤i zaman tasar›m anlay›fl›n› bileyerek foto¤raf çekmeye yard›m eder. ‹lk ve belki en önemli ö¤e yal›nl›k’t›r Foto¤raftaki ilgi merkezine dikkat çekmenin yollar› aranmal›d›r. Bunun bir yolu, konuyu dikkati da¤›tmadan ortaya ç›karacak bir fon seçmektir. Foto¤rafta öyle bir kompozisyon yarat›lmal›d›r ki, foto¤raf›n çekim nedeni aç›k olarak görülsün ve görüntüye giren tüm nesneler ilgi merkezi olarak seçilen Alt›n kesim noktalar› konuyu tamamlas›nlar. Demek ki foto¤raflar› yal›nlaflt›rmak ve ilgi merkezini güçlendirmek için, karmafl›k olmayan bir fon seçmeli, konuya yaklaflarak ilgisiz nesneler foto¤raf alan› içine al›nmamal›d›r. E¤er ilgi merkezinin daha da dinamiklefltirilmesi isteniyorsa ana konu merkezden hafifçe yana do¤ru kayd›r›labilir. Genel olarak konunun tam karenin Genel olarak konunun tam karenin merkezinde yer ald›¤› foto¤raflar merkezinde yer ald›¤› foto¤raflar konunun merkezden uzakta yer ald›¤› konunun merkezden uzakta yer foto¤raflardan daha az hareketli ve daha ald›¤› foto¤raflardan daha az az heyecan vericidir. hareketli ve daha az heyecan vericidir. Konunun merkezden kayd›r›ld›¤› foto¤raflarda üçte bir kural›’ndan yararlan›labilir. Foto¤raf› çekmeden önce kare, yatay ve dikey olarak üçe bölünür. Bu çizgilerin kesiflti¤i noktalar iyi bir kompozisyonda ilgi merkezinin yerleflebilece¤i dört seçene¤i gösterir. Manzara foto¤raflar›nda da Konunun merkezden kayd›r›ld›¤› ufuk çizgisi üçte bir kural›na göre foto¤raflarda ‘Üçte Bir Kural›’ndan yerlefltirilebilir. yararlan›labilir. Bu çizgilerin kesiflti¤i
noktalar iyi bir kompozisyonda ilgi merkezinin yerleflebilece¤i dört seçene¤i gösterir

Kompozisyon
Çizgiler kompozisyonda önemli bir rol oynarlar. Foto¤rafta diyagonal çizgiler yön belirtmek için kullan›labilir. Bu as›l konuya gözü yöneltmenin basit ve kolay bir yoludur. Tekrarlayan çizgilerle de izleyicinin dikkatini ilgi merkezine çekmek kolaylafl›r. Kompozisyonda kullan›lan en yayg›n çizgilerden biri de "S" e¤risidir. Ufuk çizgisi de üçte bir kural›na göre yerlefltirilebilir. Yelkenli ve ufuk çizgisinin Foto¤rafta Denge Ö¤esi merkezde yerleflmesi hareketsizlik etkisi kompozisyonun en önemli yol yaratm›flt›r. göstericilerinden biridir. Denge, birbirini tamamlayan flekil, renk ya da ayd›nl›k veya karanl›k alanlar›n göze hofl görünecek flekilde ayarlanmas›d›r. Foto¤raf kompozisyonunda beflinci ö¤e kadraj yani çerçevelemedir. ‹lgi merkezini ön plandaki nesnelere çerçevelemek foto¤rafta yer alan as›l konuyu di¤erlerinden ay›rt etmek için Bu defa da ufuk çizgisi afla¤› çekilmifltir. gereken derinlik hissini kazand›r›r. Ufuk çizgisi üst yada alt üçte bir Bir foto¤rafta, kadraja karar vermek konumuna yerlefltirilmeli, merkeze konuya ba¤l›d›r. Çerçeve olarak yerlefltirmekten kaç›nmal›d›r. neyin kullan›laca¤› buna göre de¤iflecektir. Daha iyi kompozisyon için alt›nc› ö¤e, üst üste bindirmeden kaç›nmakt›r. Öyleyse poz verdirmeden önce yal›n bir fon aramak gereklidir. As›l konuya çok yak›n nesne yada çizgilerin üst üste binmesi dikkati da¤›tabilir. Etkileyicilik kimi zaman, birkaç ö¤eyi göz ard› edebilir, düzeltmeleri foto¤raf çekildikten sonra da yapabiliriz.

Gereksiz yada gözü rahats›z eden nesneler kadrajlanarak d›flarda b›rak›lmal›. Foto¤raf: Ufuk M. Duygun

Kompozisyon
Bütün düzlem sanatlar› gibi foto¤raftaki üçüncü boyuz izlenimi, ›fl›k ve perspektif yard›m›yla oluflan bir göz yan›lg›s›d›r. Foto¤raf›n tek karelik bir saptama ile oluflmas› bir taraftan foto¤rafç›y› afl›r› s›n›rlay›p tutuklaflt›r›rken öte yandan daha seçici ve titiz olmaya zorlar, çünkü sürüp giden bir olay›n öyle bir an› ve objelerin öyle bir konumu vard›r ki, bu durum olay›n tümünün simgesi olabilir, foto¤rafç› da bunu yakalamak ve dondurmak zorundad›r. Foto¤rafç›n›n tasarlad›¤› bir görüntü bütününü do¤ada aynen bulmak veya düzenlemek kolayca mümkün olmayabilir. Bu durumda birçok foto¤rafç›lar, ayn› zamanlarda parça parça çekilmifl görüntüleri kurgulayarak de¤iflik yöntemlerle bir araya getirerek tasarlanan görüntüyü elde etmektedirler. Biriktirici yöntemlerle ürün veren sanat dallar›nda do¤al say›labilecek bu yöntem, özellikle gerçeküstü dünya yaratma durumunda olan foto¤rafç›lar için belki de tek yoldur ama do¤rusu bu da foto¤rafla resim aras›ndaki s›n›r›n afl›lmas› demektir. Foto¤raf bir dildir. Yaz› yada konuflma dili gibi yeterli aç›kl›kta ve sadelikte kullan›lmas› gerekir. Gereksiz ayr›nt›larla dolu bir anlat›mdan kaç›nmal›d›r. Didaktik anlat›m d›fl›nda belli bir kapal›l›k ilgi uyand›r›r ve seyirciye keflfetme zevkini ba¤›fllar. Mesaj ilginç olmal›d›r. "Peki ama bana ne" dedirtmemelidir. Mesaj›n görevi ve evrensel boyutlar› bulunmal›d›r. Mesaj bir bütün olmal› ve gereksiz ayr›nt›lardan ar›nd›r›lmal›d›r. Foto¤raf› sanat yapan, mesajda belli bir duygu yo¤unlu¤unun bulunmas›d›r. Foto¤rafç›y› sanatç› yapan ise mesaj› yo¤urup iletmedeki özgünlük ve kifliselliktir. Her dil gibi foto¤raf›n da yap›sal ö¤eleri vard›r. Bu ö¤elere iliflkin kurallar iyi bilinmelidir. ‹çerikteki mesaj›n do¤ru ve etkili iletilmesi kiflinin kendi çaba ve ilgisine ba¤l›d›r. Çeflitli ö¤eler kullan›larak bir foto¤rafta belirginlik, bütünlük, denge ve oranlama titizlikle kollanmal›d›r. Etkili bir foto¤raf keflfetme, yal›tma ve organizasyon aflamas›n› atlatt›ktan sonra baflar›l› olabilir. Ender baz› foto¤raflar bu üç aflamay› da geçirmifl, ayn› zamanda etkili ve güzel bir düzenleme ile bitirilmifltir. Görsel ö¤elerin a¤›rl›kl› olarak kullan›lmas›, foto¤rafç›y› konuya çeken ve foto¤raf›n do¤mas›na neden olan ç›k›fl noktalar›d›r. Leke ö¤esi: Baflka bir koz, duru bir fon önünde ilginç bir siluet ya da koyu bir fon önünde bir leke foto¤rafç›y› çekebilir.

Leke Foto¤raf: ???????????????

Form ö¤esi: Ifl›k alt›nda üçüncü boyutu, kabart›s› belirginleflen kubbeler yada vücut ö¤eleri, benzeri bir dürtü yapar. Ne var ki foto¤raf burada bafllasa bile burada bitmez. Bütün bu çekici ö¤elerin belli bir anlat›m do¤rultusunda, foto¤rafç› elinde yo¤rulmas› gerekir. Aksi halde bu çal›flmalar egzersiz olmaktan öteye gidemezler. Güzel diye

Form. Yandan gelen kuvvetli ›fl›kla, belirgin gölgeler ortaya ç›km›fl, böylece form ve derinlik elde edilmifltir. Foto¤raf: Sabit Kalfagil

Kompozisyon
nitelendirdi¤imiz kendimize ait foto¤raflar›n bir ço¤unu sevmemizin nedeni ancak onlarla olan an›lar›m›z ve duygusal ba¤lar›m›zd›r. Gün boyu de¤iflen ›fl›k alt›nda, çevremizdeki belli cisimler sonsuz say›da de¤iflime u¤rar. Bu de¤iflim yavafl ve sürekli oldu¤u için gözden kaçar. Oysa bu de¤iflkenlik içinde foto¤raf anlat›m›m›za uygun bir an vard›r. Onu görmek ve kaç›rmamak gerekir. Üstelik bunu foto¤raf›n kaydetme gücüne çevirerek görmek, çok kolay da de¤ildir. ‹ki gözümüzle sürekli üç boyutlu görmeye al›flt›¤›m›z konular, foto¤rafa iki boyutlu olarak geçer. Bu geçiflte kay›plar ve kazançlar vard›r. Üç boyutlu görmek ve üç boyutlu düflünmekle, iki boyutlu foto¤raf› kontrol alt›na alamay›z. Bu yüzden konuya bakarken bitmifl foto¤raf› görmeye çal›flmak gerekir. Bu san›ld›¤› kadar kolay de¤ildir. Konuya tek gözle bakmak yada görüntüyü buzlu camdan denetlemek, boyut sorununu çözebilir. Bu ek olarak ›fl›¤› görme konusunda güçlü bir yatk›nl›k kazanmak, ve duyarl› malzemenin görüntüyü nas›l kaydedece¤inin bilinmesi, baflka bir deyiflle duyarl› malzemenin dili ile düflünmek ve tasarlamak gerekir. Ancak böylece belli bir konuda bir çok foto¤rafç›n›n elde edece¤inden farkl› biçimde, kendi foto¤raf›m›z› kendi ifademizi bulup ç›karmak ve baflkalar›na iletmek mümkün olabilir. Foto¤rafta Belirginli¤i Sa¤layan Ö¤eler Foto¤rafta verilmek istenen mesaj› izleyicinin alg›layabilmesi için anlat›m›, ifadeyi sa¤layan görüntülerin, di¤erlerine göre daha belirgin olmas› gerekir. Foto¤rafta seçici bir yöntem uygulan›r. Anlat›m için gerekli ö¤eleri kadraj içine al›p, gereksiz, izleyiciyi konu d›fl›na sürükleyen görüntüler kadraj d›fl›na ç›kart›lmal›d›r. Kadraj içinde bulunmas› uygun görülmeyen görüntüler hareketli ise karenin d›fl›na ç›kmas›, yer de¤ifltirmeyecek görüntüler ise foto¤rafç›n›n bak›fl noktas›n› de¤ifltirmesi, bak›fl noktas›n› de¤ifltirmesi anlat›m› zay›flatacak ise odak uzakl›¤› farkl› bir objektif kullanmas› gerekmektedir. Konular›n tercihi sonucunda sadeli¤e ve belirginli¤e ulafl›lm›fl, gösterilmek istenen konu üzerinde direkt olarak izleyicinin dikkati toplanm›fl olur. Foto¤rafta belirginli¤i sa¤layan ö¤eleri flu alt bafll›klarda görebiliriz. Ifl›k, Doku, Ritim, Armoni, Kontrast, Perspektif, Netlik, Hareket, Zamanlama ve yard›mc› aksesuarlar olan Efekt Filtreleri. 1. Ifl›k. Ifl›k foto¤raf›n, estetik bir görüntüye ulaflmas›ndaki ön önemli görsel araçt›r. Ifl›¤›n gelifl yönü, konunun anlat›lmas›nda, vurgulanmas›nda çok önemlidir. Bir yapay ›fl›k kayna¤›n›n konu etraf›nda dolaflt›r›lmas› ile konunun farkl› flekillerde ayd›nland›¤› ve alg›land›¤› görülür. Gün ›fl›¤›nda ise konu etraf›nda dolaflan foto¤rafç› her noktada farkl› ayd›nlanma etkisi al›r. Ifl›k kayna¤› konuya çok yak›n konumland›r›lm›fl, bir cephe ›fl›¤› veriyorsa, konu üzerinde doku ve derinlik etkisi vermeyen bir ayd›nlanma sa¤lan›r. Ifl›k kayna¤› konuile90 derecelik bir aç› yapacak flekilde kayd›r›ld›¤›nda doku ve derinlik etkisi gittikçe artar. Konunun dokusunun en iyi alg›lanmas› konuyu yalayan bir ayd›nlatma ile sa¤lan›r. Ifl›k kayna¤› konunun arkas›na do¤ru kayd›r›ld›kça derinlik ve konunun formu belirginlik kazan›r. Ifl›k, foto¤raf: ????????????????

Kompozisyon
Konunun formunu ve boyutlar›n› en iyi ortaya ç›karan ayd›nlatma konunun üstünden veya üst yan›ndan gelen ters ›fl›k ile sa¤lan›r. Ifl›k konunun tam arkas›na geçti¤inde, cephe ›fl›¤›nda oldu¤u gibi boyut ve form, üç boyutluluk etkisi kaybolur. Konu tek bir plandan olufluyormufl gibi alg›lan›r. Ters ›fl›k silueti önemli olan veya saydam, geçirgen konular için uygundur. Foto¤rafta ›fl›¤› görmek, takip edebilmek önemlidir. Foto¤rafta en iyi anlat›m ›fl›¤›n do¤ru yönden, do¤ru zamanda kullan›lmas› ile baflar›ya ulafl›r. Günefl ›fl›nlar› her mevsim, günün her saati farkl› aç› ve e¤im ile dünyaya ulafl›r. Yaz aylar›nda tam dik gelen ›fl›nlar k›fl aylar›nda güneyden, yerle dar bir aç› yaparak gelir. Hareket edemeyen ve yapay ›fl›kla ayd›nlat›lamayacak kadar büyük bir konunun foto¤raf› çekilecek ise, örne¤in bir binan›n, bir tarihi eserin, günefl ›fl›nlar›n›n en uygun geldi¤i saat veya mevsim beklenmelidir. "Foto¤rafç›" böyle bir foto¤raf›n herhangi bir anda de¤il, yaln›zca belli bir anda çekilebilece¤ini bilir. Cephesi kuzeye bakan bir binan›n ancak bahar, yaz aylar›nda ve günün belli saatlerinde çekilebilece¤i gibi. Yar› geçirgen bir malzemeden süzülmeden veya yans›t›c› bir yüzeyden yans›madan direkt gelen ›fl›k her zaman konunun arkas›nda gölge oluflturur. Ifl›k alçald›kça gölge belirginleflir, konudan uzaklafl›r ve boyutlar› büyür. Foto¤raf karesi içinde do¤ru yerlefltirilmifl gölgeler, ›fl›¤›n konuya katt›¤› de¤erleri destekler ve foto¤rafa belirginli¤i sa¤lamakta önemli rol oynar. 2. Doku Doku ›fl›¤›n konuya yat›k geldi¤i hallerde belirginleflen bir vurgulama ö¤esidir. Konunun yap›sal özelliklerini ortaya koyan doku, ›fl›¤›n gelifl yönü optik eksenle ayn› oldu¤u zamanlarda kaybolur. Girinti ve ç›k›nt›lar› olan bir yüzey, dik gelen ›fl›k alt›nda detay vermeyen, bofl bir alan Doku olarak görülür. Ifl›¤›n optik Foto¤raf: Sabit Kalfagil eksenle aç›s› büyüdükçe doku etkisi belirmeye bafllar. Ifl›k konuya öyle bir aç› ile gelir ki o yüzey boflluktan kurtulmufl, k›p›r k›p›r bir görüntüye sahip olmufltur. Yüzeyin fiziksel yap›s› alg›lanm›fl, belirginlik kazanm›flt›r. Her doku foto¤raf› konunun sahip oldu¤u fiziksel özellikten kaynaklanmayabilir. Doku etkisi anl›k olabilir. Örne¤in su yüzeyi. Rüzgar›n esintisi ile suda oluflan küçük hareketler veya bir koyun sürüsünün uzaktan görünümü gibi, çeflitli etkilerden belli zamanlarda oluflan fiziksel de¤iflimler veya pek çok benzer parçan›n bir araya gelmesi ile oluflan görüntüler doku etkisi verir. Bu bize, dokunun yaln›zca madde hakk›nda bilgi veren bir ö¤e olmad›¤›n›, ayn› zamanda estetik bir görsel efekt oldu¤unu gösterir. Doku ›fl›¤›n konu üzerine uygun bir e¤imle ulaflmas› halinde de¤er kazanan, foto¤rafta vurgulay›c› bir estetik araç olarak kullan›lan görsel ö¤edir. 3. Ritm Foto¤rafta belirginli¤i sa¤laman›n bir baflka yolu foto¤rafa konu olarak seçilen nesneyi birden çok say›da kullanmakt›r. Nesne kadraj içinde ›srarla, bir düzen içinde gösterilmektedir. Ritim, müzikte, mimaride ve di¤er sanat

Kompozisyon
dallar›nda oldu¤u gibi foto¤rafta da vurgulay›c› bir estetik ö¤edir. Foto¤rafa, belli bir düzen içinde ayn› nesneden pek çok yerlefltirilmesi ile oluflan ritim, rast gele ve az say›da kullan›lan nesneden her zaman çok daha fazla etkileyicilik kazand›r›r. Nesnelerin belli aral›klarla yerlefltirilmeleri ile rahatl›kla ve etkili bir flekilde alg›lan›rlar. Ayn› zamanda konular›n do¤rultular› belirginleflmektedir. 4. Armoni Ayn› özellikleri tafl›yan benzer ö¤elerin bir arada kullan›lmas› ile armoni, uyum etkisi elde edilmektedir. Foto¤rafta armoni befl ayr› flekilde görülebilir. 1. Biçimde armoni, 2. Do¤rultularda armoni, 3. Renkte armoni, 4. Siyah-beyaz foto¤rafta ton de¤erlerinde armoni, 5. ‹çerikte armoni. Biçimde armoni, uyumlu, benzer özelliklere sahip konular›n oluflturdu¤u görüntüler vurgulay›c› bir etkinli¤e sahiptir. Örne¤in köfleli biçimlerin bir arada, yuvarlak hatl› nesnelerin bir arada kullan›lmas› gibi. Konular›n biçim olarak benzerlikleri yan›nda do¤rultular›n da ayn› yönde olmas› sayesinde uyum etkisine ulafl›labilir. Foto¤raf karesinde yer alan bütün ö¤elerin dura¤an olmas› da, bütün ö¤elerin bir yöne hareket izlenimi vermesi de bir belirginlik ö¤esi olan uyumu oluflturmaktad›r. Biçim ve hareket benzerli¤i gibi uyumlu renklerin, birbirine yak›n ton de¤erlerinin bir arada kullan›lmas› ve içerik olarak konuda bir birlik ve bütünlük olmas› ile foto¤rafta uyum etkisi elde edilir. Renkleri, s›cak (k›rm›z›, turuncu, sar›) ve so¤uk (yeflil, mavi, mor) olarak s›n›fland›rabiliriz. Ayn› gruptan renklerin bir arada kullan›lmas› bir armoni sa¤lamaktad›r. Siyah-beyaz foto¤rafta ise aç›k ton de¤erlerinin bir arada kullan›lmas› ile armoniye ve belirginli¤e ulafl›l›r. Ton skalas›nda beyaza yak›n olan tonlar›n bir arada kullan›lmas› ile high key foto¤raflar elde edilir. High key foto¤raflarda dikkat çekilmek istenen konu üzerinde detay görülür, di¤er tonlar beyaz içinde kaybolup gitmektedir. Low key foto¤raflarda ise ton skalas›n›n siyaha yak›n tonlar›n›n bir arada kullan›lmas› ile ilgi konu üzerine çekilmekte, geri kalan görüntüler siyah içinde dikkatten uzaklaflt›r›lmaktad›r. 5. Kontrast Biçimde, do¤rultularda, renklerde, ton de¤erlerinde ve içerikte uyum ile belirginli¤e ulafl›labildi¤i gibi tam tersi kontrastl›k ile de belirginli¤e ulafl›labilir Foto¤rafta kontrastl›k befl flekilde görülebilir. 1. Biçimlerde kontrast, 2. Do¤rultularda kontrast, 3. Renklerde kontrast, 4. Ton de¤erlerinde kontrast, 5. ‹çerikte kontrast. Büyük-küçük, veya dairesel-köfleli biçimleri bir arada kullanmak z›tl›¤› getirir Hareket izlenimi veren figürlerin veya kullan›lan biçimlerin çizgisel do¤rultular›n›n farkl› yönlerde olmas›, birbirini tamamlayan z›t renklerin, örne¤in, mavi ve sar›n›n beraber kullan›lmas›, siyah-beyaz foto¤rafta ara tonlar› azalt›p siyah ve beyaz›n a¤›rl›k kazanmas›, ayr›ca içerikte karfl›tl›¤›n kullan›lmas› ile kontrastl›k elde edilir. Siyah-beyaz foto¤rafta ton skalas›n›n ara tonlar›n›n azalt›l›p siyah›n ve beyaz›n kaplad›¤› alanlar›n ço¤alt›lmas› çeflitli flekillerde gerçeklefltirilebilir. Kontrast bir ayd›nlatma ile parlak alanlar ve koyu gölgeler elde edilir. Filmin pozland›rma ve banyo ifllemleri ile kontrast yükseltilebilir. Filmin az pozland›r›lmas› gölge detaylar›nda kayba yol açar. Çekim s›ras›nda kontrast monokrom filtrelerin kullan›lmas› ile art›r›labilir.

Kompozisyon
Sar›, turuncu, k›rm›z›, yeflil, mavi monokrom filtrelerin kullan›lmas› ile foto¤raf›n kontrast› de¤ifltirilebilir. Örne¤i ç›plak gözle parlak görülen gökyüzü sar› veya turuncu filtre ile koyulaflt›r›labilir ve bulutlar belirginleflir. Renkli foto¤rafta renklerin kontrast›n›n yükseltilmesi polarize filtre ile gerçeklefltirilir. Polarize filtre, yüzeylerden yans›yan ›fl›¤› engeller. 6. Perspektif Bize yak›n cismin büyük, uzak cismin küçük görülmesi olay›na perspektif denir. Foto¤rafta, perspektif ile derinlik hissi belirginlik kazan›r. ‹ki boyuta sahip foto¤rafta, perspektif çeflitli flekillerde alg›lan›r. En baflta, bak›fl noktam›za yak›n konu büyük, uzak konu küçüktür. Boyutlar›n›n eflit oldu¤u bilinen nesneler foto¤rafta farkl› boyutlarda görülürse derinlik hissi verilmifl olur. Yak›n konunun uzaktaki nesneleri k›smen örtmesi bir baflka perspektif ve derinlik etkisidir. Uzay›p giden Perspektif Foto¤raf: ‹lterifl Tezer demiryoluna bakt›¤›m›zda sonsuzda raylar birleflir. Örne¤in, iki yan›nda elektrik direkleri bulunan bir yol sonsuzda bir noktada toplan›r ve foto¤rafta bir "X" flemas› oluflur. Hava perspektifinde atmosferi oluflturan partiküller uzak mesafelerde renklerin keskinliklerini kaybetmesine ve so¤uyup mavi, gri tonlara gitmesine neden olur. Bir manzara foto¤raf›nda ton de¤erleri en aç›k olan da¤ kitlesinin, ton de¤eri daha koyu olana göre daha uzakta oldu¤unu anlar›z. Perspektifin alg›lanmas›nda renkler de önemli rol oynar. Saf, canl› renkler her zaman dikkat çekicidir. S›cak ve canl› renkli nesneler foto¤rafta ön planda, so¤uk renkli nesneler ise uzakta alg›lan›r. Renkler canl›l›¤›n› kaybettikçe, so¤udukça geri planda hissedilirler. Perspektifte konuya bak›fl noktas› yani konuya olan mesafe çok önemlidir. Konuya yaklaflt›kça derinlik etkisi perspektif artar, planlar aras›ndaki mesafeler büyür ve planlar birbirinden ayr›l›r. Bak›fl noktas› uzaklaflt›¤›nda derinlik etkisi gittikçe kaybolur. Sonsuzda bak›ld›¤›nda perspektiften söz edilemez. Çünkü planlar üst üste binmifl, kaçma noktas› ve boyutlar aras›ndaki farklar yok olmufltur. 7. Netlik Belirginlik kazand›r›lmak istenen konu üzerine seçici bir netlik yap›l›r. Ön ve arka planlar netsiz alanda b›rak›l›r. Foto¤raf izleyen kifli do¤rudan, detay görebildi¤i konunun görüntüsüne dikkatini yo¤unlaflt›r›r. Çünkü vurgulanmak istenen konu nettir, istenmeyen di¤er ikinci derece görüntüler netlik d›fl›nda b›rak›lm›flt›r. Foto¤rafta netli¤i konunun ayd›nlat›lmas› etkilemektedir. Örne¤in, konunun yap›sal özelli¤i olan dokunun alg›lanmas›nda netlik ›fl›¤›n gelifl aç›s›na göre de¤iflir. Ifl›k konuyu yalayacak flekilde gelirse girinti ve ç›k›nt›lar aras›ndaki ton kontrast› art›r›r, görüntü çok daha net alg›lan›r ve belirginlik güçlenir. Çok net oldu¤u halde çok yumuflak görüntüler içeren foto¤raflar, hafif flu olsa da kontrast görüntülere sahip foto¤raflara k›yasla daha bulan›k alg›lan›rlar.

Kompozisyon
8. Hareket ‹nsan gözünün bakt›¤› her plana netleme yapabilme yetene¤i gibi hareketli, h›zl› konular› takip edebilme ve net görme yetene¤i de vard›r. Hareket zaman içine yay›lm›fl bir olayd›r. Zaman boyutu olmayan foto¤rafta belli simgelerle hareket izlenimi verilebilir. Örne¤in foto¤rafta bir insan›n hareketli oldu¤u, çok k›sa pozlama süresi ile ancak vücudunun alm›fl oldu¤u pozisyonla gösterilebilir. ‹zleyici beyninde depolanm›fl görüntülerden faydalanarak foto¤raftaki insan›n ne yapt›¤›n› hemen anlar. Net bir foto¤rafta bir at›n kofltu¤u dört aya¤›n›n da yerden kesilmifl hali ile gösterilebilir. Bu tür görüntüler ancak hareketin bir kan›t› olmakla birlikte hareket hissini veremezler. Poz süresini uzatarak hareketli konunun foto¤raf› çizmesi sa¤land›¤›nda konunun sabit k›s›mlar› net, hareketli k›s›mlar› ise belli belirsiz çizgilerden oluflacakt›r ve hareket hissi kazand›racakt›r. 9. Zamanlama Hareketin çizgisel olarak gösterilmedi¤i, hareketli konunun görüntüsünün donduruldu¤u foto¤raflarda zamanlama, deklanflöre bas›lan an çok önemlidir. Hareket birbirini takip eden pek çok pozisyondan oluflur ve ancak bir tanesi eylemi en belirgin gösterir. Bu tür çekimlerde hareket takip edilir ve hareketi en belirgin ifade eden pozisyonda foto¤raf çekilir. 10. Efekt filtreleri Siyah-beyaz foto¤rafta kontrast› etkileyen sar›, turuncu, k›rm›z›, yeflil monokrom filtreler, polarize filtre, pek çok görüntü oluflturan multi imaj filtreler, h›z filtresi yan›nda görüntüyü softlaflt›ran difüz filtre, ortas› net çevresi çizgisel görüntüler Zamanlama oluflturan zoom filtre, gün bat›fl›, sis Foto¤raf: Henri Cartier-Bresson filtreleri, çift pozland›rma olana¤› sa¤layan maskeleme filtresi, noktasal ›fl›k kaynaklar›nda ›fl›¤›n y›ld›z fleklinde saç›lmas›n› sa¤layan star filtreler ve bunlar gibi hala üretilmekte olan çeflitli efekt filtreleri foto¤rafta belirginlik sa¤lamada önemli rol oynar. Bu filtrelerin kullan›lmas› ile foto¤raf do¤all›¤›n› kaybetmekte, fakat yerinde kullan›ld›¤›nda çok etkili sonuçlar vermektedir.

Kompozisyon

Kompozisyon

Karanl›k Oda
1. B‹R FOTO⁄RAFIN OLUfiUMU Bir siyah beyaz foto¤raf, temelde 3 aflamal› ifllem sonucu oluflur. ‹lk iki aflama yani foto¤raf çekimi ve filmin gelifltirilmesi sonucunda negatif elde edilir. Üçüncü aflama, yani kontak yada agrandisman bask› sonucunda bir pozitif görüntü elde edilir. Herhangi bir negatifin kalitesini belirleyen 3 temel özellik; netleme, pozlama ve gelifltirmedir. Bu aflamalar›n sonuç üzerinde oynad›klar› rolü do¤ru belirleyebilmek için olay› teker teker bafltan itibaren ele alal›m.

Konu

objektif

Film

fiekil 36: Konudan yans›yan ›fl›klar›n objektiften geçerek film üzerinde görüntü oluflturmas›

A) NETLEME Kameran›n netlemesi, negatifin netli¤inin derecesini belirler. E¤er objektif yanl›fl netlenme konumunda kalm›fl ise negatif de netsiz olacakt›r. Bunu düzeltmek için yapacak hiç bir fley yoktur. Kamera do¤ru netlenmifl ise negatifin de net olmas› gerekebilir. Ancak görüntü yine de flu olabilir. Örne¤in kamera pozlama s›ras›nda hafifçe sallanm›fl yada konu, obtüratörün yakalayabilece¤inden daha h›zl› ise yine netsizlik ortaya ç›kabilir. Bask› s›ras›nda da agrandisör sallanabilir yada negatif k›vr›larak bir k›sm› odak düzleminden kaym›fl olabilir.

Karanl›k Oda
B) POZLANDIRMA Teknik bak›m›ndan bir foto¤raf›n üretimi filmin pozland›r›lmas› ile bafllar. Günefl yada lamba gibi bir ›fl›k kayna¤›ndan ç›kan ›fl›nlar yak›ndaki cisimlerden yans›yan yada süzülen ›fl›klarla birlikte konuyu ayd›nlat›rlar. Konuyu ayd›nlatan bu ›fl›klar konunun yüzeyinden yans›yarak objektife ulafl›rlar. Objektif kendisine düflen bu ›fl›nlar› toplar, odak düzleminde bulunan film üzerinde konunun bir görüntüsünü oluflturur. Filmin kamera içindeki pozland›r›lmas› gelecekteki negatifin yo¤unlu¤unu belirler. Konunun ›fl›kl›l›¤› ve filmin duyarl›l›¤› göz önüne al›nd›¤›nda, pozland›rma çok k›sa veya uzun ise negatif ya çok aç›k yada çok koyu olacakt›r. Her iki durumda da maksimum netlik elde edilemeyecektir.

Taban fiekil 37: Pozland›rma

Jel

AgBr (Gümüfl Broder)

Filmin üzerindeki ›fl›¤a duyarl› emülsiyon tabakas› belli limitler dahilinde objektiften geçerek üzerine düflen ›fl›klarla do¤ru orant›l› bir reaksiyon gösterir. Bu bir kimyasal reaksiyondur ve emülsiyon üzerine düflen ›fl›k ile emülsiyonun içine gömülü bulunan gümüfl tuzlar› aras›nda oluflur. Do¤ru orant›l› oldu¤u için film üzerinde fazla ›fl›k alan yerler fazla etkilenir ve sonuçta sakl› yani o anda görülemeyen bir görüntü emülsiyon içinde oluflur. Pozland›r›lm›fl bir filmle pozland›r›lmam›fl bir film aras›nda görsel olarak hiç bir fark yoktur. Ancak gizli görüntü dedi¤imiz olay›n, pozland›r›lm›fl ama develope edilmemifl filmde var oldu¤unu biliriz. Bu gizli görüntünün ortaya ç›kart›labilmesi için filmin gelifltirilmesi (develope) edilmesi gerekir. C) GEL‹fiT‹RME Gelifltirme, filmi bir negatif hale dönüfltürür. Bu negatif de, foto¤raf dedi¤imiz bask›n›n temelini oluflturur. Yine teknik aç›dan bak›ld›¤›nda negatif ne kadar iyi ise, bask›n›n da o kadar iyi olabilece¤i söylenebilir. Pozland›r›lm›fl filmin gelifltirilmesi, negatifin afla¤›daki özelliklerini belirler. 1. Yo¤unluk, 2. Kontrast, 3. Grenlilik ve bir noktaya kadar netlik. E¤er gelifltirme süresi çok k›sa veya uzunsa, gelifltirici ›s›s› çok yüksek veya düflükse, gelifltirici tipi filme veya konuya uygun de¤ilse, negatif çok yo¤un, çok aç›k, çok kontrast, yetersiz kontrast yada çok grenli olabilir.

Karanl›k Oda
Gere¤inden fazla gelifltirilmifl ve çok grenli negatifler, hiç bir zaman mükemmel negatiflerin verdi¤i bask›lar kadar yüksek kaliteli bask› veremezler. Gelifltirme, tercihan tam karanl›kta yap›lmal›d›r. Yada film banyolar› için tasarlanm›fl özel y›kama tanklar›na (yine karanl›kta) yerlefltirilerek kapa¤› kapat›ld›ktan sonra ayd›nl›kta yap›labilir. Bu ifllem sakl› görüntüyü görülebilir görüntü haline dönüfltürür. Banyonun içindeki aktif kimyasal elemanlar, ›fl›ktan etkilenmifl gümüfl tuzlar›n› afla¤› yukar› ald›klar› ›fl›k oran›nda metalik gümüfle çevirirler. Sonuç, konu üzerindeki ›fl›k de¤erlerinin tersine çevrildi¤i, yani negatif olan bir görüntüdür. Konu üzerindeki ayd›nl›k bölgeler fazla ›fl›k yans›tacaklar› için film üzerinde konunun koyu bölgelerine k›yasla daha fazla kararma sa¤layacaklard›r. Negatif teriminin kullan›lmas›n›n sebebi budur. Gelifltirme ifllemi bittikten sonra film, geliflmeyi durdurucu bir solüsyona (seyreltilmifl asetik asit) içine at›l›r ve ifllem durur.

Ald›klar› ›fl›k oran›nda kararm›fl gümüfl tuzlar›

Ifl›ktan etkilenmemifl gümüfl tuzlar› gelifltirme esnas›nda kararmam›fllard›r. Ancak her an kararmaya haz›r sütlü bir görünümdedirler

fiekil 38: Gelifltirme ‹fllemi

1. Geliflmeyi Etkileyen Faktörler Film pozland›r›ld›ktan sonra mükemmel negatife ulaflma yolunda verilen savafl yar› yar›ya kazan›lm›fl yada kaybedilmifl say›l›r. Çünkü negatifin baz› özelliklerinin de temeli at›lm›fl olur. Bir negatif nettir yada net de¤ildir. Yani objektif ya do¤ru yada yanl›fl netlenmifltir. Görüntü içinde bir bölüm flu olabilir. Çünkü seçilen obtüratör h›z› görüntüyü donduramayacak kadar yavaflt›r. Filmin temel yo¤unlu¤u da belirlenmifltir. Çünkü film ya do¤ru yada yanl›fl pozland›r›lm›flt›r. Gradasyon genel olarak belirlenmifltir. Çünkü filmin gradasyonu, konu kontrast›, film türü ve pozun birleflik etkisi sonucu ortaya ç›kar. Temel grenlili¤i belirlenmifltir. Bunu da filmin türü belirler. Bu andan itibaren foto¤rafç› bundan sonraki çal›flmalar›yla ifli bozabilir veya iyiye götürebilir. Bu iyiye götürme s›ras›nda pozland›rmada yap›lan baz› hatalar düzeltilebilir. Bu çal›flmalar afla¤›daki faktörlerin uygun bir flekilde seçilmeleri yada de¤ifltirilmeleriyle yap›l›r. 1. Gelifltiricinin tipi, 2. Gelifltiricinin ›s›s›, 3. Gelifltirme süresi, 4, Gelifltiricinin aktivitesi, 5. Ajitasyon. (Çalkalama düzeni).

Karanl›k Oda
a) Gelifltirici tipi Belli bir film için seçilecek gelifltirici tipi normal flartlarda o filmin üreticisinin tavsiye etti¤i gelifltirici olmas› durumunda yanl›fll›k yap›lmam›fl olur. E¤er flartlar normal de¤il ise gelifltirici türünün belirlenmesinde foto¤rafç›n›n niyeti ve elindeki imkanlar, türün belirlenmesini sa¤lar. Örne¤in ›s›n›n 25oC'ye ç›kmas› önlenemiyorsa, tropikal bir gelifltirici kullanmas› gerekebilir. E¤er az pozland›rmadan flüpheleniyorsa yüksek aktiviteli bir gelifltirici türü yada 35mm'lik filmden çok büyük bask›lar yap›lacaksa ince grenli sonuçlar veren bir gelifltirici gibi seçimler yapabilir. b) Gelifltirici ›s›s› Bütün kimyasal tepkimeler gibi filmlerin gelifltirilmesi de ›s›dan etkilenirler. Gelifltirici ›s›s›n› yükseltmek, gelifltirme ifllemini h›zland›r›r. Negatifin kontrast›n›, yo¤unlu¤unu, grenlili¤i art›r›r ve e¤er kontrol edilemezse, emülsiyonun fliflmesine, yumuflamas›na, çatlamas›na, erimesine ve tabandan ayr›l›p akmas›na yol açar. Bunun tersine gelifltirici ›s›s›n› azaltmak ise ifllem h›z›n› düflürür, gelifltiricinin tahmin edilemez bir flekilde davranmas›na yol açar ve giderek hiç çal›flmaz hale gelir. Bütün foto¤raf ifllemleri için normal gelifltirici ›s›s› 20oC'dir. c) Gelifltirme süresi Pozland›r›lm›fl Ag tuzlar›n› metalik gümüfle indirgemek için gelifltiricinin emülsiyonun içine ifllemesi gerekir. Bu da zaman isteyen bir olayd›r. Gelifltirme ifllemi yüzeyde bafllar ve zaman içinde daha derinlere yay›l›r. Bu yay›lma daha fazla Ag tuzunu metalik gümüfle dönüfltürür. Bu ifllem sonucunda da görüntünün yo¤unlu¤u artar. Negatifin göreceli olarak aç›k tonlu oldu¤u bölgelerde (yani konunun gölgeli alanlar›n› ifade eden bölgeler) sadece yüzeye yak›n Ag tuzu tanecikleri ›fl›ktan etkilenmifllerdir. Dolays› ile gelifltirme ifllemi bu bölgelerde çabuk sona ererken, ›fl›ktan fazla etkilenmifl bölgelerde ifllem devam eder. Sonuçta gelifltirme iflleminin devam etmesiyle görüntünün özellikle ›fl›kl› bölgelerdeki genel yo¤unlu¤u artarken ayn› zamanda kontrast› da artar. Bu yüzden gelifltirme ifllemi gere¤inden önce durdurulursa elde edilecek negatif çok aç›k ve çok düflük kontrastl› olacakt›r. Bunun tersine gelifltirme süresi gere¤inden fazla uzat›l›rsa elde edilecek negatif çok yo¤un, çok kontrast ve zor bas›labilen bir negatif olacakt›r. d) Gelifltiricinin aktivitesi Tavsiye edilen gelifltirme süreleri o gelifltiricinin belli bir film için, belli bir ›s›da belli bir güç veya aktivitede kullan›lmalar› halinde geçerlidir. Bir gelifltiricinin aktivitesi üç faktöre ba¤l›d›r. 1. Gelifltirici içindeki aktif elemanlar›n yap›s› ve türü 2. Gelifltiricinin suland›r›lma miktar›, 3. Banyonun yorgunluk derecesi Bu yüzden foto¤rafç› bir gelifltirici haz›rlad›¤›nda konsantrasyon ve suland›rma oranlar›na çok dikkat etmeli, belli bir miktar içinde develope edilen film say›s›n› mutlaka not etmeli, gelifltiricinin kapasitesi için de mutlaka not almal›, do¤ru bir zamanda tazeleyici ilave etmeli ve gelifltirici yorulmadan önce atmal›d›r. Hava ile etkileflim sonucu oluflan oksidasyon da gelifltiricinin ömrünü k›salt›r. Bu yüzden saklama flifleleri mutlaka tepeye kadar doldurulmal›d›r. Normal flartlarda kullan›lm›fl bir gelifltirici kullan›lmam›fl bir gelifltiriciden daha çabuk bozulur. A¤›z› kapat›lm›fl bir fliflede saklanan stok solüsyonun dahi ömrü sonsuz de¤ildir. e) Çalkalama düzeni Çalkalaman›n amac›, her noktada ayn› miktarda gelifltirilmifl negatifler

Karanl›k Oda
elde etmenin yan› s›ra, gelifltirme ifllemi s›ras›nda ortaya ç›kan yan ürünlerin (jel parçac›klar› vs) emülsiyona yada filme yap›flmas›n› önlemektir. Bunu da filmin her noktas›na taze gelifltirici ak›fl› sa¤layarak yapabiliriz. Çalkalama miktar›n›n art›r›lmas›, gelifltirme etkisinin artmas›na yol açarken, çok afl›r› yada yetersiz çalkalama, önceden tahmin edilemeyecek sonuçlar al›nmas›na yol açar. Bu yüzden film üreticileri, gelifltirici üreticileri ve tank üreticilerinin çalkalama düzeni ile ilgili tavsiyelerine kesinlikle uyulmal›d›r. Aksi takdirde verilen sürelerin hiç bir anlam› kalmaz. Bir baflka önemli faktör de tank›n boyutudur. Tank boyutlar› küçüldükçe, dolays› ile içindeki gelifltirici miktar› azald›kça çalkalama düzeni daha farkl› boyutlara ulafl›r. Yanl›fl çalkalama film üzerinde istenmeyecek sonuçlar do¤uraca¤›ndan afla¤›daki hususlara dikkat edilmesi gerekir. Çalkalama düzeni ne kadar mekanik ve düzenli hale gelirse, sonuç da o kadar olumsuz olacakt›r. Çünkü tank›n tasar›m›na ba¤l› olarak her zaman ayn› miktar s›v›, filmin belli bir noktas›na ayn› fliddette çarpacakt›r. Bu da homojen olmayan bir yo¤unlu¤a yol açacakt›r. Bu yüzden çalkalama ne kadar rasgele olursa sonuçlar da o kadar uygun olacakt›r. Afl›r› çalkalama özellikle spiralin gelifltirici içinde afla¤› yukar› pompalanmas›, afl›r› gelifltirmenin yan› s›ra özellikle 35 mm negatiflerde perfore deliklerinin alt hizalar›nda afl›r› yo¤unluk oluflmas›na yol açar. Spiralin bir çubuk yard›m›yla çok h›zl› bir flekilde döndürülmesi ise spiralin ortas› ile d›fl kenarlar› aras›ndaki h›z fark› dolays› ile çalkalama farkl›l›klar›n› ve dolays› ile yo¤unluk farkl›l›klar›n› getirir. 2. Bir Gelifltiricinin Kimyasal Yap›s› Developman yada gelifltirme, öyle bir ifllemdir ki üç aflamada gerçekleflir. 1. Emülsiyonun yumuflamas› ve fliflmesi, 2. AgCl (gümüfl klorür) yada AgBr'ün (gümüfl bromür) ayr›flmas› 3. Pozland›r›lm›fl Ag tuzu kristallerinin metalik gümüfle dönüflmesi, ki bu metalik Ag parçac›klar› emülsiyonda gren ad›n› verdi¤imiz noktac›klar› oluflturur. Olaylar›n bu s›ra ile geliflmesini sa¤lamak için herhangi bir gelifltiricinin içinde afla¤›daki 5 grup eleman mutlaka olmal›d›r. 1. Çözücü (su): Amac›, kuru durumdaki emülsiyonu ›slat›p yumuflatarak sakl› görüntüyü görülebilir görüntüye dönüfltüren kimyasallar›n emülsiyon içine ifllemelerini sa¤lamakt›r. 2. Developman-gelifltirme-indirgeme eleman›: Bunlar›n amac› gümüflü bileflik halinden metal hale indirgemektir. Böylece görüntü oluflur. Ancak bu ifllem s›ras›nda sadece ›fl›k görmüfl gümüfl tuzlar›n›n etkilenmesi gerekir. E¤er ›fl›k görmeyen Ag tuzlar› da ayn› anda etkilenirlerse emülsiyonun tamam› kararaca¤›ndan görüntü oluflmayacakt›r. Bu seçici özelli¤e sahip olduklar› bilinen baz› gelifltirme elemanlar› vard›r. Bu elemanlar›n en önemlileri Metol ve Hidrokinon'dur. Metol, yumuflak ve h›zl› çal›flan bir indirgeme eleman›d›r. Hidrokinon ise yüksek kontrastl› ve yavafl çal›flan bir elemand›r. Bu iki eleman› çeflitli oran ve kombinasyonlarda birlefltirerek istenilen herhangi bir tür gelifltirici üretilebilir. Daha az kullan›lan di¤er gelifltirme elemanlar› ise, Amidol, Grisin, Ortofenilen Diamin, Para amino fenol, Para fenilen diamin, Pirokateflin ve Pirogallol'dur. 3. H›zland›r›c›: Amac› bazik bir ortam oluflturarak gelifltirici eleman›n daha h›zl›, daha aktif çal›flmas›n› sa¤lamakt›r. Bu yüzden solüsyonun alkalili¤i artt›kça gelifltiricinin aktivitesi de artar. Ancak gere¤inden fazla alkali içeren bir gelifltirici sadece ›fl›ktan etkilenmifl kristalleri de¤il, ›fl›ktan etkilenmemifl olanlar› da indirgeyece¤inden bir genel yo¤unluk oluflturur.

Karanl›k Oda
Bu da taban sisidir. Foto¤rafik amaçlarla kullan›lan alkaliler Sodyum Karbonat, Boraks, Potasyum hidroksit, Sodyum Hidroksit, (kostik). Bunlardan birinci s›radaki en yüksek aktiviteyi, sonuncudaki de en düflük aktiviteyi sa¤lar. 4. Koruyucu: Amac› gelifltirme eleman›n› havan›n oksitleyici etkisinden korumakt›r. Bütün indirgeme elemanlar› kimyasal olarak oksijene bir yak›nl›k duyarlar, onunla birleflmek isterler ve bu gerçekleflti¤inde oksitlenme olay› meydana gelir ve kendilerini yok ederler. Bu oksitlenme olay› sonucunda foto¤rafik etkinliklerini kaybederler, film ve ka¤›tlarda kahverengimsi lekelenmelere yol açarlar. Koruyucu, indirgeme eleman›n›n oksitlenmeyen ürünleriyle birleflerek oksitlenmeyi önler. En çok kullan›lan koruyucular, Sodyum Sülfit, Potasyum Metabisülfit'tir. 5. Yavafllat›c›-geciktirici-sis önleyici: Amac›, gere¤inden fazla aktif gelifltirici taraf›ndan, pozlanmam›fl Ag kristallerinin etkilenmesini önlemek, böylece sislenmeyi engellemektir. 3. Gelifltirici Tipleri Gelifltiricileri haz›r alabilece¤imiz gibi kendimiz de haz›rlayabiliriz. Haz›r al›nan gelifltiricilerin faydas›, denenmifl ve güvenilir olmalar›, bir ambalajdan di¤erine ayn› özellikleri korumalar›d›r. Haz›rlanmalar› kolayd›r. Çeflitli kimyasallardan belirli miktarlarda stok bulundurmay› gerektirmez. Kullan›c› taraf›ndan haz›rlananlar ise ucuza gelirler, çok amaçl› haz›rlanabilirler. Belli türden birkaç kimyasal, de¤iflik oranlarda bir araya getirilerek farkl› amaçlarda gelifltirici haz›rlanabilir. Özel amaçl› gelifltirici haz›rlamak kolayd›r. Çünkü yay›nlanm›fl çok say›da formül bulundu¤undan, herhangi bir formüle göre belirli bir gelifltirici haz›rlanabilir. a) Standart Gelifltiriciler Göreceli olarak orta boy gren olufltururlar. Tam gölge detay› ve normal kontrast verirler. Foto¤rafç›n›n filmin h›z›ndan tümüyle faydalanmas›n› sa¤larlar ve özellikle yüksek h›zl› 35’ mm filmlerle ortalama flartlar art›nda pozland›r›lm›fl 120 ve 220 türü Roll filmlerin gelifltirilmesinde kullan›l›rlar. Bu tür gelifltiricilerin farkl› kar›fl›mlar uygulanarak, örne¤in üç farkl› kontrastta fakat ayn› tür gelifltirici üretilebilir. Bu türün tipik örnekleri aras›nda Kodak Dk –50 ve D – 76 say›labilir. b) ‹nce Grenli Gelifltiriciler (Örnek; Kodak Mikrodol X) Standart gelifltiricilerden daha ince grenli ve daha düflük kontrastl› negatifler üretirler. Belli bir kaç tanesi pozland›rmada art›fl gerektirir. Bu da film pozunda belli bir düflüfl gerektirir. Di¤er baz›lar› ise film h›z›nda art›fl yaratt›klar›n› iddia ederler. Bu gruba giren gelifltiriciler öncelikle 125 - 250 ASA aras›ndaki orta h›zl› filmlerin gelifltirilmesinde faydal› olurlar. Bu tür gelifltiriciler ince grenli filmlerin gelifltirilmesi için uygun de¤ildirler. Bazen inan›lmayacak kadar iddial› amaçlar belirlenir. Ancak foto¤rafç›, kendi özel flartlar›nda deneme yapmadan inanmamal›d›r. c) Yüksek Kontrastl› Gelifltiriciler Bunlar siyah beyaz reprodüksiyon yada tire çekimler gibi yüksek kontrast›n gerekli oldu¤u durumlarda kullan›l›rlar. (Sadece matbaa ve tire film foto¤rafç›l›¤› için). HC banyo örne¤i: D8 (çok), D11 (az). d) Genel Öneriler Deneyler göstermifltir ki en iyi gelifltiriciyi bulman›n en güvenli yolu, film üreticisinin tavsiye etti¤i gelifltiriciyi kullanmakt›r. Kullan›m s›ras›nda üreticinin tavsiyelerine kesinlikle uyulmal›d›r. Filmde ortaya ç›kan bozuk

Karanl›k Oda
görüntülerin yanl›fl pozland›rma yada dikkatsiz gelifltirmeden kaynaklanmad›¤›na emin olmad›kça farkl› bir gelifltirici kullan›m›na gidilmemelidir. Film üreticisinin tavsiye etti¤i gelifltiriciyi kullanman›n bir baflka gereklili¤i de baz› gelifltirici türlerinin gümüflü çözen kimyasallar içermeleridir. Bu yüzden üreticinin tavsiyesine uymak önem tafl›maktad›r. Belli bir miktar gelifltirici içinde makaralarca film banyo etmek o gelifltiricinin gücünü zay›flat›r. Bu güç kayb›n› dengelemek için baz› foto¤rafç›lar banyoda y›kanacak her bir makara film için süreyi çok az art›r›rlar. Genel kan›ya göre, bu metot çok güvenilir sonuçlar elde edilecek kadar sa¤l›kl› de¤ildir. Biraz daha güvenilir bir yol, banyo içinde belli miktarda film y›kand›ktan sonra bir tazeleyici banyo ilavesiyle kaybolan gücün yerine getirilmesidir. Bu yöntemin bir baflka faydas› da gelifltirme s›ras›nda emülsiyon taraf›ndan emilerek miktar› azalan banyonun da normal çal›flma miktar›na getirilmesidir. Bu yöntemle bir gelifltiricinin çal›flma kapasitesi tamam›yla kullan›labilir. Çok daha güvenilir fakat daha pahal› bir yöntem de tek seferlik diye tan›mlanabilecek yöntemdir. Bunda, banyo bir defa kullan›l›r ve at›l›r. Ancak film büyük tanklarda veya küvetlerde gelifltiriliyorsa, yani kullan›lan gelifltirici, film yüzeyine göre çok fazla miktarda ise hem gereksiz hem de ekonomik olmayan bir yöntemdir. Bütün gelifltiriciler havan›n oksitleyici özelliklerinden etkilenirler. Bu yüzden bir stok solüsyon haz›rland›¤›nda tek bir büyük flifleye de¤il, birkaç küçük flifleye tam a¤za kadar doldurularak da¤›t›lmal› ve böylece havan›n oksitleyici etkileri azalt›lmal›d›r. Plastik flifle kullan›m›n›n bir avantaj› da, bu tür fliflelerin s›k›flt›r›larak hacimlerinin küçültülebilmesidir. Böylece solüsyon tepeye kadar tutulabilir. Cam flifle kullan›l›p da hacmin küçülmesi istendi¤inde fliflenin içine cam bilyeler at›labilir. Çeflitli gelifltiricilerin saklama süreleri çok de¤iflebilir. Bu de¤ifliklik gelifltiricinin tipine, solüsyonun konsantrasyonuna, saklan›fl flartlar›na ba¤l›d›r. Genel olarak konsantrasyonu yüksek olan solüsyonun daha uzun süre saklanabilece¤i söylenebilir. Fabrikada kapat›lm›fl s›v› gelifltirici fliflelerindeki solüsyonlar, ayn› solüsyonun fliflesi aç›lm›fl ve bir defa kullan›lm›fl flekillerine göre daha çok süre saklan›rlar. Kullan›lm›fl solüsyonlar göreceli olarak çabuk bozulurlar. Baz› durumlarda hiç saklanamazlar. Kullan›lmam›fl bir gelifltirici solüsyonu bile zaman içinde gücünü kaybedebilir ve hiç çal›flmaz hale gelebilir. Bu yüzden bir stok solüsyon haz›rland›¤›nda mutlaka haz›rlama tarihi yaz›lmal›d›r. Saklanan bir çal›flma solüsyonu ise, içinde kaç makara film gelifltirildi¤i de mutlaka yaz›lmal›d›r. Böylece bir banyonun kapasitesinin sonuna gelindi¤i, etiketi üzerindeki bilgilerden anlafl›labilir. D) AS‹TL‹ DURDURMA BANYOSU Gelifltirici ifllemlerinin bitiflinden hemen sonra film veya kartlar bir asitli durdurma banyosunda çalkalanmal›d›rlar. Bunun fonksiyonlar› flöyledir; öncelikle, asitli bir ortam oldu¤u için alkali karakterde olan gelifltiriciyi, nötralize ederek kimyasal ifllemi hemen durdurur. Ayr›ca, film yada kart› saptama banyosunun içine alkali yerine, asitli bir ortamda vererek, saptay›c›n›n asitlili¤inin ve sertlefltiricili¤inin daha uzun bir zaman korunmas›na yard›mc› olur. Tortu oluflumunu önler. Filmlerde dikroik sislenmeyi önler. Kartlarda ise saptama banyosu içindeki yetersiz çalkalamadan oluflan lekelenme ihtimalini en aza indirir. Kullan›c› taraf›ndan haz›rlanabilen bir durdurucu banyo 30’ cm3 glasiyel (deriflik) asetik asit yada 125’ cm3, %28'lik asetik asitin 1 litre suya ilave

Karanl›k Oda
edilmesi ile elde edilir. Böyle bir banyonun kapasitesi litre bafl›na yaklafl›k 20 makara 135-36 veya 120 türü filmdir. Bu kapasite afl›ld›¤› takdirde durdurucu banyonun özellikleri kaybolur. %99'luk glasiyel asetik asidin %28'lik hale getirilebilmesi için 3 k›s›m glasiyel asetik asit 8 k›s›m suya ilave edilir. Herhangi bir asitle su kar›flt›r›l›rken dikkat edilmesi gereken en önemli fley, asidin suya ilave edilmesidir. Suyun aside ilave edilmesi tehlikelidir. Asidin suya ilavesi s›ras›nda, su kar›flt›r›lmal›d›r. E) SAPTAMA BANYOSU Saptama yada fikserin amac›, ›fl›k almam›fl gümüfl tuzlar›n›n sonradan film ›fl›¤a ç›kar›ld›¤›nda karararak görüntüyü bozmas›n› önlemektir. Saptama banyosu gelifltirilmemifl ›fl›¤a duyarl› Ag tuzlar›n› suda çözünebilir bileflikler haline dönüfltürerek y›kama sonucunda emülsiyondan at›lmalar›n› sa¤lamakt›r. Gelifltirme ve durdurma ifllemi bittikten sonra kararmam›fl (develope edilmemifl) Ag tuzlar›n›n filmden ayr›lmas› gerekir. Bu ifllem sadece negatifin saydamlaflmas› ve bas›labilir hale gelmesi için de¤il, ayn› zamanda kal›c›l›¤›n› da sa¤lamak için gereklidir. Aksi taktirde ›fl›k görmemifl ve kararmam›fl Ag tuzlar› bünyede kald›¤›nda, zaman içinde kararacaklar ve görüntüyü bozacaklard›r.
Ald›klar› ›fl›k oran›nda kararm›fl gümüfl tuzlar›

Saptama aflamas›nda kararmam›fl gümüfl tuzlar› suda erir hale gelerek emülsiyondan uzaklafl›rlar. fiekil 39: Saptama ‹fllemi

Bu amaçla kullan›lan kimyasal eleman (saptay›c›) genel olarak hipo ad›yla bilinen Sodyum Tiyosülfat't›r. Bu eleman karmafl›k, iki aflamal› ifllem sonucunda gelifltirilmemifl gümüfl tuzlar›n› suda çözünebilir bileflikler haline dönüfltürür. Bu iki aflamal› ifllemde genellikle foto¤rafç›lar›n pek haberdar olmad›¤› bir tehlike yatar. Saptay›c›, emülsiyonu etkiledikçe filmin sütlü beyaz görünümü giderek aç›l›r ve belli bir süre sonunda film tamam› ile saydamlafl›r ve saptand›¤› zannedilir. Ancak bu bir yan›lmad›r. Filmin saydamlaflmas›, sadece ifllemin birinci aflamas›n›n bitti¤ini gösterir. Gerçekte, gelifltirilmemifl Ag tuzlar› suda kesinlikle çözünemeyen bir madde olan Ancento Tiyosülfat bilefliklerine dönüfltürülmüfllerdir. Saptaman›n ikinci aflamas›nda bu bileflikler daha fazla miktarda hipo ile birleflerek suda çözünebilen bir eleman olan Sodyum Ancento Tiyosülfat bilefliklerine dönüflürler. Di¤er bir deyiflle foto¤rafç› filmin saydam görüntüsüne kanarak birinci aflama sonunda ifllemi durdurursa sonradan ne kadar y›karsa y›kas›n hala Ag bileflik kal›nt›lar› emülsiyondan d›flar› at›lamazlar. Bunlar giderek bozularak bir çok eski negatif ve kart›n bilinen

Karanl›k Oda
sar› lekelerini olufltururlar. Do¤ru bir saptama ifllemi için iki flart›n yerine gelmesi gerekir; 1. Saptay›c› banyonun yeteri kadar taze hipo içermesi, 2. Filmlerin saydamlaflmalar›na kadar geçen sürenin iki kat› kadar bir süre banyoda kalmas›. Ayn› kural kartlar için de geçerlidir. Ancak bu malzeme saptay›c›da ne kadar çok kal›rsa o kadar iyidir anlam›na gelmez. Tersine, afl›r› saptama görüntü kalitesinde bir kayba yol açar. Çünkü yeterli zaman verildi¤inde hipo, kartlar›n parlak bölgelerinde, filmlerin ise gölge bölümlerindeki ince detaylar›n kaybolmas›na yol açabilir. Bundan baflka hipoyla gere¤inden fazla doymufl film ve kartlar›n y›kama süreleri de normalden uzun olur. Bu tehlikelerden kaç›nmak için deneyimli foto¤rafç›lar iki banyolu saptama sistemi kullan›rlar. Haz›rlama flöyledir; Malzemelerin kullan›m tarifine göre birbiri ile ayn› miktarda iki saptama banyosu haz›rlan›r. Negatif yada kartlar asitli durdurma banyosundan birinci saptama banyosuna at›larak devaml› kar›flt›rmak suretiyle 3-4 dakika tutulur. Daha sonra süzdürülerek ikinci saptama banyosuna at›l›r. Burada da 3-5 dakika tutulur. Birinci saptay›c› zaman zaman bir hipo test solüsyonuyla kontrol edilerek durumuna bak›l›r, yorgunluk belirtileri gösterdi¤inde dökülür, ikinci banyo, birincinin yerine getirilir, ‹kinci için yeni banyo haz›rlan›r ve ifllem böyle devam eder. Ancak hipo ve sudan oluflan bir saptama banyosu, gelifltiriciden tafl›nan kimyasallar dolay›s›yla etkinli¤ini uzun süre koruyamaz. Böyle gere¤inden önce bozulmay› önlemek amac›yla ço¤u fikser, afla¤›daki elemanlar› da içerir. a. Develope edilmemifl Ag tuzlar› için çözücü Sodyum Tiyosülfat. b. Koruyucu sodyum metabisülfit. Amac› hiponun bozulmas›n› engellemek. Saptay›c› bozuldu¤unda kullan›lmaz hale gelir ve sütlü bir görünüm al›r. Koruyucu ayn› zamanda film ve ka¤›tlar taraf›ndan fikser içine tafl›nan alkalinin nötralize edilmesi için gerekli olan hafif asitlili¤inde sa¤lanmas›na yard›m eder. Buna ilaveten koruyucu saptay›c› içindeki oksijen ile birleflir ve saptay›c›ya tafl›nan gelifltiricinin orada oksitlenerek leke oluflturmas›n› engeller. Saptay›c› Banyonun Haz›rlan›fl›: Haz›r sat›n al›na bilindi¤i gibi kendimiz de haz›rlayabilece¤imiz saptay›c› banyonun haz›rlan›fl› afla¤›daki gibidir: Su 1 litre Sodyum Hipo Sülfit 250 gr. Sodyum MetabiSülfit 25 gr. F) YIKAMA ‹fiLEM‹ Tank içinde gelifltirilip saptanm›fl film, yine tank içinde y›kanabilir. Bu ifllem bir ucu muslu¤a, di¤er ucu tank›n girifline tak›lan bir hortum ile suyun hafif ve sürekli ak›fl› ve tank içinde sirkülasyonu sa¤lanarak 15 dakika sürmelidir. Son olarak film taban›nda kireç lekelerinin oluflmamas› için bir kireç çözülücülü solüsyona filmin sar›l› oldu¤u spiral ile birlikte köpürtmeden dald›r›l›p 15 – 20 saniye bekledikten sonra ç›kar›lmas› ve tozsuz bir ortamda kendili¤inden kurumaya b›rak›l›r. G) BASKI Görüntünün ters de¤erlerini bir kere daha ters çevirir. Negatiften bask› üzerinde pozitife dönen görüntü gerçek konu üzerindeki ›fl›k de¤erlerinin bir tür benzerlerini kart üzerinde oluflturur. Bask›, ya kontakt yöntemi ile yada agrandisman yöntemi ile yap›l›r. Bask›

Karanl›k Oda
s›ras›nda pozland›r›lan foto¤raf kart› da develope edilir, fiksaj, y›kama ve kurutma aflamalar›ndan geçer. Sonuç: Siyah beyaz foto¤raf Ifl›k kayna¤› oluflumun 3 aflamal› bir ifllem olmas›, foto¤rafç›ya sonucu kontrol Tonlay›c› (kondansör) mercek edebilece¤i üç ayr› basamak sa¤lar. • Temiz suda y›kanarak üzerindeki kimyasallardan ar›nd›r›lm›fl ve tozsuz bir ortamda kurutulan Negatif negatif, agrandizörün film flasesine, film emülsiyonu afla¤› gelecek flekilde dikkatlice yerlefltirilir. Bundan sonra yap›lacak ifllemler s›ras› ile flu flekildedir; • Agrandizörün ›fl›¤› aç›l›r, • Agrandizör, kendi aks› üzerinde afla¤› yukar› kayd›r›larak, en altta objektif tabla üzerinde oluflan görüntü istenilen boyutlara getirilir. • Film flasesinin hemen alt›nda bulunan körü¤e ba¤l› objektif, aks› üzerinde afla¤› yukar› kayd›r›larak foto¤raf ka¤›d› üzerine düflen görüntü tabla üzerinde oluflan görüntünün netleflmesi sa¤lan›r. • Objektifin yan›na monteli k›rm›z› filtre objektifin önüne kayd›r›l›r. Tablada oluflan görüntü foto¤raf ka¤›d› k›rm›z›laflacakt›r. fiekil 40: Agrandizör ile bask› ifllemi • Foto¤raf ka¤›d›, emülsiyonu yukar› gelecek flekilde görüntünün bulundu¤u bölgeye yerlefltirilir. • K›rm›z› filtre, objektifin önünden çekilir, en ideal süre ile foto¤raf ka¤›d›n›n pozlanmas› sa¤lan›r. • Agrandizörün ›fl›¤› kapat›l›r ve pozlanan ka¤›t, bir küvet içinde bulunan gelifltirici solüsyona dald›r›l›r. • Yaklafl›k iki dakika süre ile hafif çalkalama yap›l›r. • Ka¤›t, bu solüsyondan ç›kar›larak baflka bir küvette bulunan durdurucuya dald›r›l›r ve yaklafl›k 5-10 saniye sonra ç›kar›l›r. • Ka¤›t, ‹çinde saptay›c› solüsyon bulunan üçüncü küvete dald›r›l›r. Burada ka¤›d›n bekleme süresi en az alt› dakikad›r. Bütün bu ifllemler bittikten sonra, temiz suda y›kan›r ve kurutulur.
Foto¤raf makinas› Film Argandizör

Ayd›nlat›lm›fl obje

Negatif film

Pozitif foto¤raf

fiekil 41: Bir foto¤raf›n Oluflum

Karanl›k Oda
Yap›lan bütün bu ifllemler ile konu, negatif görüntü ve pozitif görüntü s›ras› ile flekil 6’da görüldü¤ü gibidir. ‹lk önce ters bir ifllem yap›larak konunun negatif görüntüsü elde edilmifl, daha sonra bir ters ifllem daha yap›larak, tersin tersi; pozitif bir foto¤raf üretilmifltir. 2. KONTROL BASAMAKLARI a) Çekim öncesi: Foto¤rafç› deklanflöre basmadan önce konu mesafesi ve görüfl aç›s›n›, objektif tipini, filtreyi, filmi, obtüratör de¤erini ve ›fl›¤›n rengini, türünü ve yönünü ve daha bir çok fleyi de¤ifltirerek foto¤raf›n› kontrol edebilir. b) Gelifltirme iflleminde: Yapaca¤› de¤iflikliklerle belli limitler içinde elde edece¤i görüntünün kontrast›n› ve grenlili¤ini kontrol edebilir. c) Bask› s›ras›nda: Belli limitler içinde konunun kontrast›n›, aç›kl›¤›n› veya koyulu¤unu boyut ve kenar oranlar›n çerçevelemesini, perspektifini ve grafik yorumunu kontrol edebilir. Sonuç: Hatalar›n önlenmesinin onlar› düzeltmekten çok daha kolay oldu¤unu bilen deneyimli foto¤rafç›lar, foto¤raflar›n› gerekli de¤iflimleri daha deklanflöre basmadan yaparak kontrol eder. 9.1.1. Özel Bask› Yöntemleri

fiekil 42: Maskeleme yöntemleri

Bask› s›ras›nda foto¤raf›n istenilen baz› k›s›mlar›n›n daha koyu yada daha aç›k olmas› sa¤lanabilir. Yap›lan bask›da foto¤raf›n bir bölgesi çok koyu ç›km›flsa ikinci bir bask›da pozlama yap›l›rken foto¤raf›n bu bölgeleri üzerine düflen ›fl›k miktar›n›n bir k›sm› maskelenmek suretiyle foto¤raf›n bu bölgelerinin çok koyu ç›kmas› önlenebilir. Bunun için maskelenecek bölgenin büyüklü¤üne uygun büyüklük ve biçimde kesilmifl ince siyah bir karton parças›, ince ve sert bir telin ucuna tak›l›r. Bu karton, bask› için yap›lan pozlama s›ras›nda görüntünün aç›k bölgeleri üzerine 8 – 10 cm kadar yükseklikten tutularak bu bölgeye düflen ›fl›k miktar› kontrol edilir. Bu kontrol s›ras›nda kartonu küçük daireler halinde hareketlerle oynatmak suretiyle foto¤raf üzerine keskin kenarl› görüntüsünün düflmesi önlenir. Ne kadar süre maskeleme yap›lmas› gerekti¤i küçük foto¤raf ka¤›tlar›na prova bask› ile tespit edilebilir. Foto¤raf›n her hangi bir bölgesi çok aç›k ç›km›fl ise bu takdirde yap›lacak ifl yukar›da anlat›lan ifllemin tersi olur. Yani foto¤raf ka¤›d›n›n bu bölgesinin üzerine, di¤er yerlere düflenden daha fazla miktarda ›fl›k düflmesini sa¤lamak gerekir. Bunun için de ince bir siyah karton levhan›n ortas›na yine bask› büyüklü¤üne oranla uygun büyüklük ve biçimde delik aç›l›r. Pozlama yap›l›rken bir ara bu kartonu foto¤raf ka¤›d› üzerine düflen görüntünün birkaç cm. yukar›s›ndan ve daha koyu ç›kmas› istenilen bölge üzerine bu delik yard›m›yla daha fazla ›fl›k düflmesi sa¤lan›r. 9.1.2. Bask› Aflamas›nda Kontrast Kontrolü 1. Ka¤›t Seçimi: Elimizdeki esas materyal genellikle bir negatif ve bundan üzerine bask› yap›lacak ka¤›tt›r. Bu nedenle ilk ifl olarak eldeki negatifi incelemek ve bu negatifin kontrast›na uyacak ka¤›d› seçmektir. Parlakl›k derecesi normal olan bir konunun normal kontrastl› negatifinden bask›

Karanl›k Oda

fiekil 43: Ka¤›t seçimi

yaparken, bask› üzerinde beyazdan siyaha kadar bütün gri tonlar›n bulunmas›n› sa¤layacak flekilde, uygun kontrastl›kta ka¤›t seçilmesi gerekir. Ka¤›d›n kontrastl›k derecesi negatifin kontrastl›¤›na göre karalaflt›r›l›r. Negatif görüntü çok yumuflak, yumuflak, normal, kontrastl› yada çok kontrastl› olabilir. Buna göre, çok yumuflak negatifler için çok kontrast (5 numara), yumuflak negatifler için kontrast (4 numara), normal negatifler için normal (3 numara), kontrast negatifler için yumuflak (2 numara) yada çok yumuflak negatifler için çok kontrast (0 – 1 numara) ka¤›t kullan›labilir. 2. Gelifltirici Seçimi: Gelifltirici içerisinde bulunan Metol, Hidrokinon ve Sodyum Karbonat’›n miktar› banyonun karakterini etkileyecektir. Kontrast yada yumuflak sonuçlar için uygun karakterde bir gelifltirici seçerek arzu edilen kontrastl›¤a belli s›n›rlar dahilinde ulafl›labilir. 3. Agrandisör Seçimi: Ifl›k kayna¤›ndan ç›kan ›fl›nlar› da¤›tan ve yumuflatan (difüserli) agrandisörler ile yumuflak sonuçlar elde edilirken, kondansatör sistemli agrandisörlerde daha kontrast sonuçlara ulaflmak mümkündür. 9.1.3. De¤iflken Kontrastl› Ka¤›tlar ile Bask› Bir negatiften bask› yaparken negatifin kontrastl›¤›na ba¤l› olarak sonuç bask›da istenilen kontrastl›¤a göre ka¤›t seçimi yap›labilece¤inden bahsetmifltik. Bu nedenle her seçenek için farkl› sertlikte ka¤›tlar bulundurulmas› gerekmektedir. Ancak de¤iflken kontrastl›k özelli¤e sahip (Variable Contrast) ka¤›tlarda yaln›zca tek bir tip ka¤›t kullan›l›r. De¤iflken kontrastl› ka¤›tlar ile yap›lacak bask›lar için özel (Ilford – Multigrade, Kodak – Polymax RC, Forte – Polygrade) ka¤›tlar ve

Karanl›k Oda
agrandisörlerin ›fl›k kayna¤› alt›ndaki çekmecelere yerlefltirilen yada ›fl›k kutusunda ›fl›¤› kar›flt›ran difüzerli sistemlerde bulunan, mavi ve yeflil ›fl›¤›n orant›s›n› de¤ifltiren filtreler kullan›larak, kontrast düzeyleri denetlenebilir. Bu filtreler sar›dan magentaya do¤ru "0"dan "5"e kadar yar›m stopluk aralarla numaraland›r›lm›fllard›r ve bu numaralar di¤er normal ka¤›tlar›n kontrastl›k numaralar›na denk düfler. Filtre kullan›lmad›¤› taktirde bu ka¤›tlar normal 3 numara ka¤›t karakterinde davran›r. Renk kafal› agrandisörler ile sar› ve magenta filtreleri kullanarak 1/2 basamak art›fllarla de¤iflik kontrast düzeyi sa¤lanabilir. Renkli agrandisör ile, sar› filtre kontrast› düflürürken magenta filtre kontrast› art›r›r. Buna göre tavsiye edilen renkli agrandisör ayarlar› afla¤›daki gibidir.
Ka¤›t Kodak Polymax ka¤›t argandisörler için Sar› filtre 5 4 3 2 1 0 0 5 10 25 50 130 Magenta 200 150 100 40 20 0 Ilford Multigrade ka¤›t Durst Max 170 Sar› 0 17 34 52 75 100 M için Magenta 170 76 45 20 10 5 Max 130 Sar› 0 10 24 45 64 88 M için Magenta 130 69 42 24 12 6

gradasyonu Renkli kafal›

3. MÜKEMMEL NEGAT‹F Mükemmel bir negatif öyle bir negatiftir ki, 2 veya 3 no'lu bir karta herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan bask› yap›ld›¤›nda mükemmel bir bask› elde edilebilsin. Ancak bu durumda baflka bir soru; Mükemmel bask› nedir? ‹fller daha komplikedir. Çünkü bir foto¤rafç› taraf›ndan mükemmel diye tan›mlanan bir bask›, bir baflka foto¤rafç› taraf›ndan çok aç›k, çok koyu, çok kontrast yada çamur olarak tan›mlanabilir. Bundan baflka, her ne kadar normal bir bask›n›n grensiz olmas› gerekti¤i söylense de, gren baz› durumlarda yarat›c› bir anlat›m yolu olarak kullan›labilir. Bunun gibi, her ne kadar netlik, mükemmel bir bask›n›n temel ö¤esiyse de baz› durumlarda soyut bir kavram›n foto¤rafla anlat›m› için netsizlik de kullan›labilir. Di¤er bir deyimle bir durumda mükemmel say›labilen bir negatif bir baflka durum için tamam› ile hatal› olabilir. Bu yüzden bir tek de¤il, ama bir çok mükemmel negatifin varl›¤›ndan söz edilebilir. Belli bir durum için do¤ru say›labilecek bir negatifi üretmek amac›yla, foto¤rafç› negatifini seçti¤i konunun do¤as›na, konuyla ilgili kavrama ve foto¤raf›n amac›na uygun bir flekilde üretmek için flu 5 temel özelli¤i göz önünde bulundurmak zorundad›r. A. Netlik B. Yo¤unluk C. Kontrast D. Grenlilik E. Temizlik A. Netlik: Her ne kadar tek bir tür netlikten bahsedilirse de, ki bu da temelde netleme fonksiyonunun sonucudur, netlik eksikli¤i yada netsizlik, kendisini negatifte farkl› formlarda gösterir.

Karanl›k Oda

Siyah

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

Saydam

fiekil 44: Normal yo¤unlukta bir negatif. Yo¤unlu¤u ve kontrast› normal olan negatiflerden, konunun hem ›fl›kl› hem de gölgeli yada koyu tonlar›ndan yeterli detay al›nabilir.

Siyah

Siyah

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

fiekil 45: Çok yo¤un (koyu) negatif. Çok yo¤un negatiflerden, konunun ›fl›kl› yada ayd›nl›k bölgelerinden yeterince detay al›namaz. Çünkü bu bölgeler negatif üzerinde birbirlerine çok yak›n kararmalar oluflturmufllard›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz siyahlar yoktur ve beyazlarda da yeterli detay bulunmaz.

Koyu gri

Gri

Aç›k gri

Saydam

Saydam

fiekil 46: Yo¤unlu¤u düflük (aç›k) negatif. Yo¤unlu¤u düflük olan negatiflerden, konunun gölgeli yada koyu tonlar›ndan yeterli detay al›namaz. Çünkü bu bölgelerde görüntü oluflmam›flt›r. Foto¤raf ka¤›d› üzerinde temiz beyazlar elde etmek çok zordur ve siyahlarda detay yoktur.

Genel ve belli bir yönü olmayan netsizlik, kameran›n yanl›fl bir bölgeye netlenmesiyle yada hiç netlenmemesinden kaynaklan›r. Bu genel netsizlik e¤er az bir miktarda ise objektifin çok net görüntü oluflturamamas›ndan (ki bu baz› yüksek h›zl› objektiflerin ve bütün ucuz objektiflerin ortak hatas›d›r) yada odak kaymas› gibi bir ar›zaya sahip objektifler kullan›ld›¤› durumlardad›r. Belli bir mesafedeki bir obje için fakl› diyaframlarda farkl› net bölgeler görülür. Bu kusura odak kaymas› denmektedir. Odak kaymas›, belli bir mesafedeki bir objeye en aç›k diyafram de¤erinde yap›lan netlemenin, diyafram k›s›ld›ktan sonra farkl› bir bölgeye kaymas›d›r. Bu hatan›n önlenebilmesi için çekim yap›lacak diyaframda netlenme gerekir. Odak kaymas› en çok otomatik kameralarda yani netleme ile gerçek çekimin farkl› diyaframlarda yap›ld›¤› kameralarda görülür. Bölgesel ve belli bir yönü olmayan netsizlik, iki sebepten kaynaklan›r. Ya kamera kaza ile yanl›fl bir mesafeye netlenmifltir ve konu yerine ön plan veya arka plan nettir yada diyafram konuyu alan derinli¤inin içine sokacak kadar k›s›lmam›flt›r. Bölgesel ve yönlü netsizlik, pozland›rma s›ras›nda kameran›n hareket ettirilmesinden ve obtüratör h›z›n›n göreceli olarak düflük olmas›ndan kaynaklan›r. Böyle durumlarda bütün görüntü tek bir yönde netsiz hale

Karanl›k Oda
gelir. Baz› konumlarda bu tür netsizli¤i genel ve yönsüz netsizlikten ay›ra bilmek ancak bir büyüteçle mümkün olabilir. Netlik testi yapabilmek için özellikle 35mm'lik bir filmin ç›plak gözle kontrolü bir sonuç vermez. En az 5x'lik bir lupla kontrol yap›lmal›d›r. B. Yo¤unluk: Bir bask›n›n pozunu belirleyen temel faktör negatifin yo¤unlu¤udur. Bu yüzden mükemmel bir negatifin genel yo¤unlu¤u öyle olmal›d›r ki bask› süreleri ne çok fazla, ne çok az olsun. Çok uzun pozlar vakit alan ve sinir bozan uygulamalar olmalar›n›n yan› s›ra agrandisörün gere¤inden fazla ›s›nmas›na, cams›z flase kullan›ld›¤›nda negatifin k›vr›larak odak düzleminden d›flar› ç›kmas›na ve kart›n güvenlik ›fl›¤›na fazla maruz kalmas›na yada agrandisörden kaçan ›fl›k taraf›ndan sislenmesine yol açabilir. Çok k›sa poz süreleri ise gerekti¤i taktirde maskelemeyi ve genel zamanlamay› zor yada imkans›z hale getirir. Uygun say›labilecek bask› süreleri 1 saniye ile 25 saniye aras›nda de¤iflir. Konumuzun en parlak yeri filmde siyah, konumuzun ara tonlar› filmde gri, konumuzun ›fl›ks›z yerleri filmde saydam olmal›d›r. Konunun en parlak yerleri filmin emülsiyonunu tamamen etkiler. Koyu yerleri ise hiç etkilemez. Etkilenen gümüfller karar›r. Etkilenmeyen taraflar ise dökülür. C. Kontrast Filmin kontrast›, bask› yap›lacak ka¤›d›n gradasyonunu belirleyen ana faktördür. Kontrastl›k; bir negatif yada ka¤›d›n üzerindeki en koyu nokta ile en aç›k nokta aras›ndaki yo¤unluk fark›d›r. Düflük kontrastl› bir negatifte bu fark az iken yüksek kontrastl› bir negatifte fazlad›r. Do¤ald›r ki hiç biri için di¤erinden daha iyidir denilemez. Çünkü baz› tür foto¤raflar etkili olabilmek için yüksek kontrastl› olmak zorunda iken baz›lar› düflük kontrastl› olabilirler. Ancak ço¤u durumda mükemmel bir negatifin genel kontrast› öyle olmal›d›r ki 2 veya 3 nolu karta müdahalesiz bas›ld›¤›nda do¤ru sonuç versin. Uygun olmayan negatif kontrast›: l. Anormal konu kontrast›ndan, (ki çok yumuflak yada çok kontrast olabilir), 2. Yanl›fl filtre seçiminden (yüksek kontrast yada düflük kontrast) yada 3. Hatal› gelifltirmeden kaynaklan›r. Hatal› gelifltirme durumunda fazla gelifltirme, afl›r› yüksek gelifltirici ›s›s› yada yüksek kontrastl› gelifltirici kullan›m› kontrast› yükseltirken, az gelifltirme, çok düflük gelifltirici ›s›s› yada düflük kontrastl› gelifltirici kullan›m› kontrast› düflürür. D. Grenlilik Grenlilik, film emülsiyonunun bir özelli¤idir. Ço¤u yüksek h›zl› filmler, düflük h›zl› filmlere göre daha büyük bir gren yap›s› gösterirler. Çok düflük h›zl› filmler ise neredeyse grensizdirler. Ancak bu özellik belli limitler içinde de¤ifltirilebilir. Yani grenlilik azalabilir yada artabilir. Bu da uygun bir pozland›rma ve gelifltirici ikilisiyle mümkündür. ‹nce grenli bir gelifltirici içinde pozu çok az art›rarak banyoyu da biraz k›saltt›¤›m›zda elde edilecek olan negatifin grenlili¤i, normal pozland›r›larak standart bir negatifte normal y›kanm›fl bir negatifin grenlili¤ine göre daha azd›r. Grenlilik yo¤unlukla birlikte artar. Yo¤unluk da gelifltirme süresinin art›fl›yla artar. Bask›da kullan›lacak kart›n gradasyonu da grenlili¤i etkileyen faktörlerdendir. Kart›n kontrast› yüksek olursa grenlilik artar. Ancak bilinmesi gereken bir baflka nokta da yüksek çözünürlü¤e sahip ince grenli filmlerin mutlaka en net görüntüyü vermelerinin gerekmedi¤idir. Çünkü göz, çözünürlükleri ayn›, kontrastlar› da ayn› (düflük) olan ve ayn› konuyu içeren iki bask›dan grenleri daha büyük olan› daha net diye alg›layacakt›r.

Karanl›k Oda
E. Temizlik Do¤ald›r ki sadece çok temiz ve çiziksiz negatiflerden elde edilecek bask›lar mükemmel olabilir. Bu konuda en s›k görülen ama en kolay engellenebilecek 3 flikayet konusu; toz, parmak izi ve kurumufl su damlalar› izleridir. Bas›labilir detay içeren yada mükemmel denebilecek negatiflerin tan›m›: Ortalama konular›n negatifleri e¤er hem ›fl›kl› bölgelerinde hem de gölgeli bölgelerinde yani negatifin hem aç›k hem koyu bölgelerinde bas›labilir detay içeriyorlarsa, mükemmel say›labilirler. Bunun gibi gradasyonunun yeterli olmas› flart›yla ayn› konunun çeflitli yo¤unlu¤a sahip farkl› negatifleri aras›nda bask› için seçilmesi gereken negatifin yeterli gölge detay› içeren ve genel tonu en aç›k olan negatif olmas› gerekti¤i söylenebilir. Mükemmel bir negatifin, üzerinde siyah yaz›lar bulunan beyaz bir ka¤›d›n üzerine konuldu¤unda en koyu bölgesinin alt›ndan yaz›lar belli belirsiz okuna bilirken gölgeli yerlerinde detay içerebilecek kadar bir yo¤unlu¤u olmal›d›r. 4. NEGAT‹F NASIL DE⁄ERLEND‹R‹L‹R? Foto¤rafik çal›flman›n normal çizgisi içinde hangi negatifin bas›l›p hangisinin at›laca¤›, negatifin kalitesinden ziyade konunun ilginçli¤i ve resimsel görünüflüne ba¤l›d›r. Sonuçta ilginç ve anlaml› bir foto¤raf teknik bak›m›ndan hatal› bir negatiften bas›lsa bile, teknik bak›mdan çok iyi olmas›na ra¤men s›k›c› ve anlams›z bir görüntüye tercih edilir. Ancak bu durum foto¤rafç›n›n teknik bak›mdan bir negatifin nas›l de¤erlendirilece¤ini ö¤renmesine engel olmamal›d›r. 1. Mümkün oldukça poz taramas› yap›lmal›d›r. Poz de¤erleri aras›ndaki fark, siyah-beyaz foto¤rafta 2 stop kadar olabilir. Modern siyah beyaz filmlerin poz toleranslar›n›n yüksekli¤i dolay›s›yla daha küçük farkl›l›klar gereksiz harcamaya yol açarken daha büyük farkl›l›klar en ideal yo¤unlu¤un ve kontrast›n kaç›r›lmas›na sebep olabilirler. 2. Negatifler aras›nda bir fark olmasa dahi (tek bir negatifin olmas› durumunda) foto¤rafç› bask›da kullanaca¤› kart›n gradasyonunu belirlemek amac›yla yine bir de¤erlendirme yapmal›d›r. Negatifin de¤erlendirilmesi için evvelce belirtilen 5 temel özelli¤e ilave olarak afla¤›daki bilgiler de göz önüne al›nmal›d›r. Yo¤unluk ve kontrast aras›ndaki iliflki: Yo¤unluk ve kontrast, negatifin birbirinden farkl› ve ba¤›ms›z iki özelli¤idir. Bu ikisi bazen o flekilde bir araya gelirler ki hangisinin hangisi oldu¤u anlafl›lmaz. Buna, yo¤unlu¤un filmin pozland›r›lmas› ve banyo edilmesinden, kontrast›nda filmin gelifltirilmesi ve konu kontrast›ndan etkilendi¤ini ilave edersek, belli bir durumda ortaya ç›kan hatan›n içinde, bunlardan hangisinin ne miktarda bulundu¤unu söylemek çok zorlafl›r. Örne¤in, bir negatifin yo¤unlu¤unun fazla olmas›, fazla pozland›r›lmas›ndan veya fazla develope edilmesinden kaynaklanabilir. Yada bunlar›n her ikisi de ayn› zamanda etkilemifl olabilirler. Bu durumda negatifin yo¤unlu¤u çok fazla olacakt›r. Böyle hemen hemen tamamiyle siyah bir negatif, iyi bir bask› elde edebilmek için tamam› ile ümitsiz bir durum olarak görülebilir. Ancak asl›nda çok daha iyi gözüken fakat çok daha aç›k bir negatife göre tercih edilmelidir. Özellikle pozland›rman›n kazara çok art›r›ld›¤› durumlarda bu geçerlidir. Fazla pozland›rma, ilerde oluflacak negatifin kontrast›n› düflürecek ve yo¤unlu¤unu art›racakt›r. Bu yüzden kazara fazla poz verdi¤ini fark eden foto¤rafç› meydana gelecek afl›r› yo¤unlu¤u önlemek için y›kama süresini

Karanl›k Oda
k›saltt›¤›nda daha aç›k tonlu fakat çok düflük kontrastl› bir görüntü elde edecektir ve belki de mevcut en sert ka¤›t bile böyle bir negatiften iyi bir bask› yap›lmas›n› sa¤layamayacakt›r. Kazara çok fazla pozland›r›lm›fl bir filmi düzeltmenin çaresi yine afl›r› develope etmektir. Çünkü fazla pozland›rman›n getirece¤i kontrast düflüklü¤ünü fazla gelifltirme art›rarak eski haline döndürecektir. Tabii ki böyle bir negatif simsiyah görülecektir. Ama bu afl›r› yo¤unluk bir kimyasal indirgeme (ton açma banyosu) metoduyla normal kontrastl›k ve yo¤unlukta bir negatife döndürülecektir. Bu aç›klamalar da gösterir ki, "pozland›rma ve gelifltirme" birinin etkisi di¤erininkini art›rd›¤› veya azaltt›¤› sürece birbiri ile iliflkilidirler. Bu yüzden imkan oldukça gelifltirme süresi filmin pozland›r›lmas›na göre, filmin pozland›r›lmas› ise konunun kontrast›na göre ayarlanmal›d›r. Mümkün oldukça denmesinin sebebi, ayn› makara üzerinde fazla pozland›r›lm›fl, normal pozland›r›lm›fl ve az pozland›r›lm›fl görüntülerin bir arada bulundurulmalar› durumunda tek bir tür gelifltirme tarz›n›n uygulanamayaca¤›d›r. Fakat belli bir makaran›n belli flekilde pozlanm›fl karelerle doldurulmufl olmas› halinde (yada tabaka film kullan›lmas› halinde) görüntüler pozland›r›lmalar›na uygun flekilde develope edilirler. Bu durumda foto¤rafç› afla¤›daki pozland›rma ile gelifltirme aras›ndaki dokuz iliflkiyi bilmelidir.
1. Normal poz Normal gelifltirme 2. Normal poz Fazla gelifltirme 3. Normal poz Az gelifltirme 4. Fazla poz Normal gelifltirme 5. Fazla poz Fazla gelifltirme 6. Fazla poz Az gelifltirme 7. Az poz Normal gelifltirme 8. Az poz Fazla gelifltirme 9. Az poz Az gelifltirme Normal kontrast ve yo¤unlukta bir negatif Normalden daha yüksek kontrast ve yo¤unlukta bir negatif. Normalden daha az kontrast ve yo¤unlukta bir negatif. Düflük kontrastl› fakat normalden daha yüksek yo¤unlukta bir negatif. Normal kontrastl› fakat çok fazla yo¤unlukta bir negatif. Normalden düflük kontrastl› fakat normal yo¤unlukta bir negatif. Normale yak›n düflük kontrast, fakat düflük yo¤unlukta bir negatif. Yüksek kontrastl› ve normale yak›n yo¤unlukta bir negatif. Düflük kontrastl› ve çok düflük yo¤unlukta bir negatif.

Net olmayan negatifler, net olmayan bask›lar üretirler. Yap›lacak bir fley yoktur. Yo¤un negatifler gradasyonlar› söz konusu oldu¤unda normal, yumuflak veya kontrast olabilirler. Ama her zaman için normal yo¤unluklu negatiflere göre daha grenli ve bas›lmas› daha zor bask›lar üretirler. Aç›k negatifler, gradasyonlar› söz konusu oldu¤unda, normal, yumuflak veya kontrast olabilirler ve genellikle gölge detaylar› yetersiz bask›lar üretirler. Yüksek kontrastl› negatiflerde grinin ara tonlar› say›s› azd›r. Düflük kontrastl› negatifler derinliksiz görünümlü bask›lar üretirler ve bu bask›larda siyah beyaz ayn› anda beraberce bulunmaz. Grenli negatifler grenli bask›lar verirler. E¤er negatifin gradasyonu izin veriyorsa gren etkisi yumuflak bir kart kullan›larak azalt›labilir, ser bir kart kullan›larak ço¤alt›labilir. Kirli negatifler kirli bask›lar üretirler. Bir bask›n›n kontrast›n› düflürmek için yumuflak gradasyonlu bir kart kullan›n. Bask›n›n kontrast›n› art›rmak için sert gradasyonlu bir kart kullan›n. Halen geçerli olan çok iyi bir kural fludur. Siyah beyaz foto¤rafta pozun do¤rulu¤undan flüpheli iseniz ve özellikle konunun kontrast› yüksek ise hatan›n fazla poza do¤ru yap›lmas›, az poza do¤ru yap›lmas›ndan daha iyidir. Negatifte meydana gelebilecek fazla yo¤unluk ya bask› pozunu art›rarak yada negatifin kimyasal indirgenmesiyle halledilebilir. Ama yetersiz poz dolay›s›yla gölge

Karanl›k Oda
detaylar›nda kay›p meydana gelmifl ise hiç bir gelifltirme tekni¤i film üzerinde olmayan detaylar› meydana getiremez. Merakl›s›na
GÜMÜfi KALINTI TEST‹ (ST 1 Testi) Test solüsyonu: Bu solüsyonda kart ve filmlerin yeterince fikse edilip edilmedi¤i anlafl›l›r. Solüsyonun haz›rlanmas›: 2 gr Sodyum sülfür 125’ cm3 suda eritilir. A¤z› kapal› bir fliflede saklan›r ise 3 ay kadar kalabilir. Kullan›m› için 1 k›s›m stok solüsyon, 9 k›s›m suyla kar›flt›r›l›r. Suland›r›lm›fl olan bu kar›fl›m ancak 1 hafta dayanabilir. Testin yap›labilmesi için çal›flma solüsyonundan 1 damla test edilecek kart veya filmin pozland›r›lmam›fl bir bölümüne, fazla suyu süngerle al›nd›ktan sonra damlat›l›r. (E¤er malzeme üzerinde pozland›r›lmam›fl bir bölüm yok ise ayn› karttan pozland›r›lmam›fl bir ufak parça yine ayn› sürede hipoda kald›ktan sonra kullan›labilir). Damla bulunan yerde 2, 3 dakika b›rak›l›r. Ondan sonra emici bir malzeme ile oradan al›n›r. Malzemenin üzerinde mevcut bulunan taban renginin d›fl›nda hafifçe koyu tonlu bir leke, malzeme içinde Ag bilefliklerinin bulundu¤unu gösterir. Bu da fiksaj›n bir flekilde yetersiz oldu¤unu gösterir. KA⁄ITLARDA H‹PO KALINTI TEST‹ Y›kamadan sonra kart›n emülsiyon taraf›ndan pozlanmam›fl bir bölümü yada benzeri bir kart ayn› ifllemden geçtikten sonra fazla suyu al›n›r. Bir damla solüsyon damlat›l›r. ‹ki dakika sonra suyla çalkalan›r. Burada oluflan leke bir kontrol kart›yla k›yaslan›r. Bu kartta, lekelerin tan›m›na göre hipo miktar› belirtilmifltir. Gerekli ifllem yap›l›r. M‹N‹MUM POZLAMA ‹LE MAKS‹MUM S‹YAHLIK ELDE ETMEK Test edilecek banyo ve kart al›n›r. Agrandisörün marjör üzerindeki görüntüsü 50’mm objektif ve 35’mm formam için 13 x 18 bir boyuta ayarlan›r. Ifl›k geçirmeyen bir karton parças› 9 x 12 boyda kesilir, bu kesilen kart test edilecek foto¤raf kart› üzerinde kademeli maske yapmak için kullan›lacakt›r. Karttan yaklafl›k 1’cm x 15’cm flerit kesilir. Agrandisörün k›rm›z› maskesi kapat›ld›ktan sonra kart majör üzerinde ›fl›¤›n bulundu¤u bölgeye konur. Ifl›k söndürülür, maske aç›l›r. Maskeleme yapmak için belli bir zaman birimi belirlenir. (1 saniye). Objektif diyafram› en aç›ktan itibaren 2 stop kadar k›s›l›r. l'er saniyelik basamaklarla ve maske kart› ile kapatarak 10, 15 saniyelik kademeli pozland›rma yap›l›r. Pozland›rma bittikten sonra 20 dereceye getirilmifl olan gelifltiriciye kart at›l›r. Gelifltirici üreticisinin tavsiye etti¤i süre kadar (2 dakika) develope edilir. Fiks edilir, suda çalkaland›ktan sonra kuvvetli bir ›fl›k alt›nda kontrol edilir. fiartlar uygun ise test kart› üzerinde beyazdan basamaklar halinde siyaha giden bir gri skala görülecektir. Siyah ton bulunamam›fl ise poz az gelmifl demektir. Önceden belirlenen birinci süre (örne¤in 1 saniye, 2 saniyeye ç›kar›larak) test tekrarlan›r. Kart tamam› ile siyah olmufl ise poz fazla gelmifl demektir. Süre azalt›l›r yada ›fl›k fliddeti veya her ikisi birden azalt›l›r. Gelifltirme süresi sabit tutularak yine develope edilir. Gri skalaya ulaflana kadar bu iflleme devam edilir. (Bu pozlama ifllemi agrandisörün flasesine bir film konarak ve iki kare aras›ndaki boflluk kullan›larak yap›lmal›d›r). Bu testte aranan, gri skala içindeki birbirinden ayr›lmayan siyahlar›n ilk kademesidir. Bu kademenin süresi belirlenir. Belirlenen bu süre ile ikinci bir flerit tümüyle ve bir seferde pozland›r›l›r. Pozland›r›lan bu flerit 5 parçaya ayr›l›r. Ortadaki parça önceki testte uygulanan gelifltirici üreticisinin tavsiye etti¤i süredir ve "3" no. ile numaraland›r›l›r. l ve 2 no'lu kartlar bu süreden 30 saniye ve 1 dakika eksik olarak, 4 ve 5 no'lu kartlar ise standart süreden 30 saniye ve 1 dakika fazla olarak develope edilirler. Normal fiks ve y›kama ifllemlerinden geçirilir, yan yana konularak kuvvetli bir ›fl›k alt›nda kontrol edilirler. Aranan, yine birbirinden ayr›lmayan siyahlar›n bafllad›¤› süredir. Böylece belli bir kart›n, belli bir ›fl›k fliddeti alt›nda en az ne kadarl›k bir süre pozlanmas› ile maksimum kararmaya ulaflabilece¤i ve bu siyah›n korunabilmesi için belli bir gelifltiricide ne kadar süre ile y›kanmas› gerekti¤i belirlenmifl olur. TEST AMACI: Öncelikle eldeki malzemeyi tan›mak, (örne¤in, bu malzeme siyahbeyaz bir foto¤raf kart› ise verebilece¤i maksimum beyaz ile maksimum siyah› görsel olarak ö¤renmek ve bu test sonucunda bas›lan görüntüde hala bir hata var ise, bafla dönüp, negatifte ulafl›labilecek hatalar› araflt›rmakt›r). Test sonucunda poz ve develope

Karanl›k Oda
süreleri belirlendikten sonra testin al›nd›¤› fleridin iki yan›nda bulunan görüntünün bir tanesi ile yap›lan bask›da sonuç do¤ru veya yanl›fl olabilir. Yanl›fl oldu¤u takdirde; l. Karttaki görüntü olmas› gerekenden aç›k ise negatifteki görüntü olmas› gerekenden koyudur. Negatifin pozlama ve gelifltirici incelenmeli. 2. Karttaki görüntü yüksek kontrastl› ise negatif de yüksek kontrastl›d›r. Pozland›rma, gelifltirme, film türü ve konu kontrast› incelenmeli. 3. Karttaki görüntü düflük kontrastl› ise negatifteki görüntü gere¤inden düflük kontrastl›d›r. 2. maddedeki faktörler incelenmeli. 4. Karttaki görüntü koyu ise negatif aç›kt›r. Negatifin poz ve geliflmesi incelenmelidir.

6. KARANLIK ODA ORGAN‹ZASYONU ve MALZEMELER‹ Geçici yada kal›c› herhangi bir karanl›k odan›n etkinli¤i organize edilmesine ba¤l›d›r. Bu iyi organizasyon tan›m›n›n içinde elektrik dü¤melerinin yerinden, çal›flma yüzeyinin yüksekli¤ine, ›slak ve kuru alanlar›n ay›r›m›na kadar bir çok detay› sayabiliriz.

fiekil 47:Karanl›k oda plan›

Karanl›k Oda
a) Karartma Herhangi bir karanl›k odan›n ilk ve en önemli özelli¤idir. Karanl›¤›n miktar› yap›lacak iflin özelli¤ine göre de¤iflebilirse de yine de mümkün olan en yeterli karanl›¤› sa¤lamak amaçt›r. Karanl›k oda isminden de anlafl›laca¤› gibi ›fl›ktan iyice yal›t›lm›fl, içeriye ›fl›k s›zmayacak flekilde haz›rlanm›fl bir odad›r. Bu nedenle karanl›k odan›n haz›rlanmas› s›ras›nda bu özelli¤e dikkat etmek gerekir. Karanl›k odan›n ›fl›ktan iyice yal›t›ld›¤›n› anlamak için, oda ›fl›¤› söndürüldükten sonra befl dakika gözümüzün karanl›¤a al›flmas›n› bekleyebiliriz. E¤er bu süre sonunda siyah bir fon önüne konan beyaz bir ka¤›d› göremiyorsak, oda gerekli flekilde karart›lm›fl demektir. b) Karanl›k oda ayd›nlatmas› Normal çal›flma için yeterli fliddette ›fl›k sa¤layacak düzeyde olmal›d›r. Ancak elektrik dü¤meleri kesinlikle kaza ile aç›lmayacak yada birbiriyle kar›flt›r›lmayacak flekilde organize edilmelidir. Karanl›k oda çal›flmalar› için çeflitli tip ›fl›k kaynaklar›na ihtiyaç vard›r. Bunlardan ilki düz beyaz bir ›fl›kt›r ve 40 – 50 watt’l›k bir lamba olabilir. Bu ›fl›k sadece tavan ve duvarlardan yans›yacak biçimde yerlefltirmelidir. Di¤er ›fl›klar çeflitli foto¤rafik matelyale göre de¤iflik renkteki emniyet ›fl›klar›d›r. Pankromatik malzemelerden baflka di¤er siyah – beyaz film yada ka¤›tlar k›rm›z› ›fl›¤a karfl› duyarl› de¤ildirler. Bu malzemelerin kullan›ld›¤› zamanlarda karanl›k oda k›rm›z› bir ›fl›kla ayd›nlat›labilir. Pankromatik materyaller için ise çok koyu zeytuni yeflil ›fl›k güvenli olmad›klar› için ancak k›sa anlarda ve fazla yaklafl›lmadan kullan›lmal›d›rlar. Foto¤rafç›l›kta kullan›lan k›rm›z› ›fl›k veren lambalar piyasada sat›lmaktad›r. Bulunmad›¤› zamanlarda, bildi¤imiz k›rm›z› ka¤›tlar ve selafonlar 7,5 – 15 Watt’l›k bir lamba üzerine sar›larak bu tip ›fl›k kaynaklar› elde edilebilir. Yine de ortokromatik malzemeler ve foto¤raf ka¤›tlar› bu ›fl›klara 100 cm’den daha fazla yaklaflt›r›lmamal›d›r. Emniyet ›fl›k kayna¤›m›z›n test edilmesi oldukça kolayd›r. Tam karanl›kta çal›flma ortam›na ç›kar›lan bir foto¤raf ka¤›d›n›n duyarkat› üzerine metal bir malzeme (para – anahtar gibi) konur. Emniyet ›fl›¤› aç›l›r ve yaklafl›k 10 dakika beklenir. Emniyet ›fl›¤› kapat›ld›ktan sonra ka¤›t iki – 3 dakika kadar banyo edilir. Saptama ve y›kama aflamas›ndan sonra ayd›nl›kta kontrol edilir. E¤er metal malzemenin silueti belirgin de¤ilse k›rm›z› ›fl›¤›m›z emniyetlidir. c) Karanl›k odan›n rengi Duvarlar aç›k (beyaz) renk olmal›d›r. Uzun süren karanl›k oda çal›flmalar›nda beyaz ›fl›klaraç›ld›¤›nda ayd›nl›k ve ferah bir ortam sa¤lanmal›d›r. Parlama ve yans›malardan kaç›nmak için mat boyalar tercih edilmelidir. d) Elektrik tesisat› Özellikle ›slak bölgelerde nemden etkilenmeyecek yap›da olmal› ve bütün elektrikli cihazlar topraklanmal›d›r. Elektrik dü¤meleri ›slak el ile dokunuldu¤unda elektrik çarpmalar›na maruz kalmayacak tipte seçilmelidir. e) Karanl›k Odan›n Havaland›r›lmas› ‹çeriye ›fl›k s›zd›rmayacak bir havaland›rma ile karanl›k odada kullan›lan kimyasallardan buharlaflarak ortaya ç›kan gazlardan kurtulmal›d›r. D›flar›dan filitrelenmifl hava emerek içeriye üfleyen salyangoz tipi bir aspiratör en uygun olan›d›r. Böylelikle karanl›k odada bulunan kirlenmifl hava ile birlikte tozlar da kap› aral›klar›ndan baflka tarafa at›lm›fl olur. E¤er sürekli havaland›rma yapabilecek bir sistemimiz yok ise pencere ve kap›lar aç›larak s›k s›k çal›flmalara ara verilerek karanl›k oda havaland›r›lmal›d›r.

Karanl›k Oda
f) Karanl›k Odan›n Düzenlenmesi Normal bir karanl›k odada, bel hizas›nda bir bafltan bir bafla bir tezgah, s›cak ve so¤uk su tesisat› olan bir lavabo bulunmal›d›r. Tezgah›n alt taraf›nda raf ya da dolaplar ise kimyasal maddelerin, tank ve küvetlerin, ölçü kaplar›n›n ve di¤er foto¤rafik malzemenin konulmas›na yarayacak flekilde dizayn edilmelidir. Üst tarafta, duvarlarda gerekli agrandisör objektifleri, ampuller ve çeflitli hassas araçlar için kapakl› raflar bulundurulmas›nda yarar vard›r. g) Karanl›k oda malzemeleri Agrandisör, poz saati, alam saati, film y›kama tank› ve spirallerden baflka kimyasallar›n köflelerine yap›fl›p kalmayaca¤› türden pürüzsüz ve kolay y›kanabilen çeflitli ebatlarda küvetler, hortum, huni, maflalar, kimyasallar›n saklanabilmesi için kapaklar›ndan hava geçirmeyen kavanoz ve flifleler, ›s› ölçer, y›kanan malzemelerin sular›n›n ak›p kuruyabilece¤i damlal›kl› eviye, rahat oturabilece¤imiz bir iki tabure yada sandalye, müzik dinleyebilece¤imiz bir radyo yada teyp, kenar ve köfleleri keskin olmayan çeflitli ebatta temiz camlar, cetvel, makas, kalem, falçata, yap›flt›r›c› bant, kurulama havlusu gibi rahat çal›flma ortam› sa¤layan araç gereçlerin karmafla oluflturmadan düzenlenmifl bir biçimde karanl›k odada bulundurulmas›nda yarar vard›r.

Karanl›k Oda

Foto¤raflar Ne Diyebilirki?
Foto¤raf bulunuflundan çok k›sa bir sürede harita yap›m›ndan noterlik ifllemine kadar yaflam›n akla gelebilecek her alan›na türlü ifllevlerle s›zm›fl,kendisine " olmazsa olmaz " bir yer edinmifltir. Foto¤raf günümüzde öylesine yayg›n bir görüntüleme arac›d›r ki, dünyadaki insanlar›n neredeyse tümü hayatlar›nda an az bir kere foto¤raf çekmifl, çektirmifl ya da foto¤raf çekildi¤ine tan›k olmufltur. Bu tan›kl›k, foto¤rafla s›radan iliflkisi olan insanlarda, bir foto¤rafik görüntünün nas›l elde edildi¤ine dair fikirleri oldu¤u önyarg›s›na yol açmaktad›r. ‹nsanlar, herhangi bir foto¤rafla karfl›laflt›klar›nda, o görüntünün elde edilifl sürecini de bir biçimde kendi zihinlerinde canland›rma e¤ilimindedirler. Foto¤raf›n, resim ile aras›ndaki en temel farklardan biri budur. Foto¤raf izleyicisi, resim izleyicisinden farkl› olarak ilk elde " Bu neyin foto¤raf›? Nas›l çekilmifl? " sorular›n› sorar. " Neden çekilmifl? Foto¤rafç› bu görüntüyle ne söylemeye çal›fl›yor?" Sorular› ikinci s›rada gelir. Bunun nedeni, foto¤raf›n nesnel gerçeklikle aras›nda bulundu¤u varsay›lan çok güçlü ba¤d›r. E¤er herhangi birfley bir foto¤rafta görünüyorsa, o fleyin bir ön flart olarak gerçek hayatta da en az›ndan bir süre için " belirmifl" olmas› gerekir. Bunun sonucunda da ," akla yak›n" görünmeyen foto¤raflar izleyici taraf›ndan daha da çok sorgulan›r. Foto¤raf›n gerçeklikle aras›nda bulundu¤u varsay›lan iliflki ve buna ba¤l› olarak foto¤raf›n özellikle belge hatta kan›t de¤eri tafl›d›¤› görüflü, ve bu görüflün yaratt›¤› a¤›r misyon, foto¤rafç›lar aras›nda oldu¤u gibi foto¤raf izleyicileri ars›nda da ciddi çat›flmalar, ayr›l›klara yol açm›fl, ülkemizde kurgulanm›fl foto¤raf üreten sanatç›lar›n hakarete varan sözlerle elefltirildi¤i bile görülmüfltür. Oysa bugün, foto¤raf›n digital ortama girmesi nedeniyle belge de¤eri yokolmufltur ve günümüzde foto¤raf, gerçek de¤erini ancak aile albümlerinde ya da sanatsal uygulamalarda bulabilmektedir. Orhan Cem ÇET‹N

Foto¤raf Tarihine Girifl
PHOTO + GRAPHUS = IfiIK + Ç‹Z‹M Temel maddesi: AgI = Gümüfl ‹yodür AgCl = Gümüfl Clorür, AgBr = Gümüfl Bromür Foto¤raf ka¤›d› ya da film kesidi. Duyarl› emisyon Tafl›y›c› jelatin Ifl›kla karfl›laflt›¤› zaman Ortaya gizil görüntü ç›kar Ifl›kla Gümüfl Halojenler Devreye girer. Duyarl› emisyon Tafl›y›c› jelatin Banyo 1) Gelifltirme 2) Saptama 3) Hypo - Potasyum, Sodyum bisülfat tuzlar›n› atar. Kömür Halojenleri de at›l›r. Gümüfller tespit olarak kal›r bu da GREN dir. M.Ö. 4.Yüzy›lda AR‹STO ma¤ara deli¤inden içeri giren ›fl›¤›n, karfl› duvarda ters görüntüsünü yans›tt›¤›n› bulur. 1490 y›l›nda LEONARDO DA V‹NC‹’nin yay›nlanan notlar›nda resimde perspektif için karanl›k odadan yararlanma fikrini ortaya att›¤› bilinmektedir. 1500 lerde CAMERA OBSCURA bulunur. Bu düzene¤e DAN‹ELLO BARBERO'nun 1568 y›l›nda bir diyafram düzene¤i ve G‹RALAMO CARDANO'nun ince kenarl› bir mercek ilave etmesiyle, optik ve mekanik aç›dan çal›flmalar hemen hemen tamamlanm›fl olur. 17.-18. yüzy›lda Camera Obscura boyutlar› tafl›nabilir hale geldi. Alman bilim adam› JOHANN ZAHN 1776 'da özelilkle portre resimleri çizebilmek için, elde tafl›nabilecek kadar küçük Camera Obscuray› imal etti. Bu sistemde tüp içine yerlefltirilmifl ileri geri hareket edebilen netlik ayar› yapabilen bir mercek sistemi, ayr›ca giren ›fl›¤›n fliddetini denetleyici bir delik ve görüntüyü yans›tan bir ayna bulunuyordu. Delikten geçen görüntüler, kutunun yukar›s›nda bulunan opal cam üzerine yerlefltirilmifl ya¤ ka¤›d›ndan, yar› saydam yüzeye düflüyordu. Bu sistem tek mercekli refleks makinelerin ifllevine sahipti. FOTO⁄RAF K‹MYASI ÜZER‹NE ÇALIfiMALAR: Ifl›¤a duyarl› kimyasal maddeler üzerinde ilk çal›flmay› CR‹STOPH ADLOF BOLDWIN gerçeklefltirdi. (1674) Buluflu, Latince ›fl›k tafl›y›c›s› anlam›na gelen "Fosfor"du. 17 YY:da ANGELO SALA (‹talyan bilim adam›): "Toz halinde Gümüfl Nitrat güneflte b›rak›ld›¤›nda kömür gibi karar›r " 1727 y›l›nda JOHANN HEINRICH SCHULZE (Alman T›p Profesörü) Baldw›n'›n deneylerini izledi. Schpophors adl› eriyi¤i keflfeder. Bu bir kireç nitrat kar›fl›m›d›r. Ka¤›da, ve ya rafine edilmifl derilere oyulmufl desenlerle Gümüfl Nitrat doldurulmufl flifleleri, günefle b›rakt›¤›nda bunlar›n duyarl› yüzey üzerine iz b›rakt›¤› gördü. Bunlar ömürsüz ilk foto¤raflard›, 1802 y›l›nda ‹ngiliz THOMAS WEDGWOOD Gümüfl Nitrat emdirilmifl beyaz ka¤›t ve deri parçalar› ile deneyler yapt›. Camera Obscura ile çok silik görüntüler alabildi. Fotogramlara yöneldi. Ancak görüntüleri saptayam›yordu. Saptama banyosu olmad›¤›ndan saydam desenler karanl›kta mum ›fl›¤› ile görülmekte idi. JOSEPH NICEPHORE NIEPCE (1765-1833): HOLIOGRAVURE (*) 1816’da vernikle saydamlaflt›rd›¤› bir ka¤›tta oluflan görüntüleri, kalay levha üzerine geçirmeyi baflarm›fl ve kulland›¤› çeflitli kimyasal maddelerle

Foto¤raf Tarihine Girifl
deneylerini sürdürmüfltür. Niepce, o¤lu ISIDORE ile tafl bask› üzerine desenler gerçeklefltirmekte idiler. O¤lu kal›plar› haz›rlar, kendisi de desenleri yapard›. Is›dore, askere gidince, desen çizimi sorun olur. O y›llarda ›fl›k görünce sertleflen bir tür asfalt kullan›lmakta idi (‹ngiliz asfalt›). Taflbask› kal›b›n› YUDA B‹TÜMÜ özü ile kaplar, üzerine desen çizilmifl ka¤›d› örter güneflte b›rak›r. Bu iflte metalik aynalar kullan›r. Lavanta ya¤› ile y›kar. Yumuflak k›s›mlar akar, tafl ortaya ç›kar. Asit Banyosu ile bu k›s›mlar çukufllaflt›r›l›r. Asfalt tabakas› kald›r›l›nca geriye kal›p kal›r. 1824 Klasik resimlerin Heliogravure'lerini yapar akl›na camera Obcura kullanmak gelir. Charon sur Saune'daki evinin odas›n› Camera Obscura'ya çevirerek, bütün bir gün, sekiz saatlik bir pozland›rma ile, penceresinden görünen avlunun görüntüsünü kaydeder. 1826 bu duvar bugün New York Kodak müzesinde bulunmaktad›r. Buluflu tüm Fransa'da duyulur. HEL‹O + GRAVÜR = GÜNEfi + RES‹M 1827 y›l›nda JACQUES LOU‹S DAGUERRE' (1787-1851)den mektup gelir. Benzer çal›flmalar yapt›¤›n›, iletiflim içinde olmak istedi¤ini belirtmektedir. Niepce: 64 yafl›nda, Aristokrat Deguerre: 42 yafl›nda, orta s›n›f, hayat adam› (Mimarl›k bürosunda çizerlik, ressaml›k, Paris Operas›nda dekorculuk, Diorama görüntü tiyatrosu, dans, akrobasi, ip cambazl›¤› yapmaktad›r.) 1829 y›l›nda ortak olurlar. 4 y›l ayr› çal›fl›p birbirlerine bilgi verirler. Gümüfl iyodür üzerinde çal›fl›rlar. 1833 y›l›nda NIEPCE ölür. 1835 y›l›nda gümüfl iyodür kap› levhan›n c›va buhar›ndan etkilendi¤i gözler. 1837'de gümüfl iyodürü deniz tuzu içerisinde eriterek çal›flmalar›n› sürdürür, poz süresini azaltmay› baflar›r 7 OCAK 1839 y›l›nda JACQUES DAGUERRE buluflunu Frans›z bilim akademisine aç›klad›. Bilimsel e¤itimi olmad›¤›ndan buluflunu kendisi yerine bir arkadafl› sundu. "DAGUERREOTYPE"ler çok etkileyiciydiler. Yöntemin özellikle de ayr›nt› kaydetme yetene¤i müthiflti. 7 ay sonra Daguerre ve Niepce'nin o¤luna ömür boyu maafl ba¤land›. Yöntem: Bak›r levha gümüfl ile kaplan›yor. Gümüfllü taraf› iyot buhar›na tutuluyor. Gümüfl ‹yodür meydana geliyor. Camera Obscura içinde ›fl›¤a duyarl› hale getiriliyor. Çekimden sonra karanl›k odada C›va (Hg) buhar›na tutuluyor. Parlak birleflik meydana geliyor. Hypo'ya tutuluyor. Gümüfller at›l›yor ve bak›r levha üzerinde görüntü ortaya ç›k›yor. Daguerreo type yöntemi ile çekilen görüntülerden bir ikinci suret meydana getirebilmek imkans›zd›r. Ayr›ca C›va insan sa¤l›¤›na zararl› oldu¤undan pek makbul de¤ildi. Ve FOTO⁄RAF 19 A¤ustos 1839'da Frans›z Bilimler Akademisinden ARAGO taraf›ndan resmen tüm dünyaya duyuruldu. Daguerre bulufluna yard›mc› oldu¤u foto¤raf› tan›t›rken ondan, zenginlerin e¤lenebilece¤i bir oyuncak olarak söz etmiflti. Onu tan›tan afiflte "Yüksek s›n›f" diye yaz›yordu, "Daguerreotype" de çok çekici bir bofl zaman de¤erlendiricisi bulacakt›r. Herkes herhangi bir resim çizme becerisine sahip olmadan bile, kona¤›n›n yada köflkünün resmini çekebilecekti. Parisli tarih konular› ressam› Paul Delaroche, Akademinin tarihsel oturumunda, "Resim sanat› ölmüfltür" diye ba¤›rm›flt›r. ‹ngiliz meslektafl› William Turner de, optik ça¤›n aç›l›fl›na sert tepki gösteriyor, "Bu sanat›n sonudur" diyordu. (Adam Sanat, "Foto¤raf Yoksa Resim de Yok" sf. 1988/28 s53)

Foto¤raf Tarihine Girifl
25 Ocak 1839 tarihinde WILLIAM HENRY FOX TALBOT Kraliyet Enstitüsü'ne TALBOTYPE yöntemi sundu. Talbot Cambridge mezunu, çok iyi Asurca bilen, matematikten anl›yordu. 1833'ten beri foto¤raf kimyas› ile ilgilenmekte idi. Talbot, Gümüfl nitrat ka¤›tlar› üzerine emdirilmifl ka¤›tlar yönteminden yola ç›karak, Hypo'yu buluyor. Deniz suyu eriyi¤ine, sonra gümüfl nitrata bat›r›larak ›fl›¤a duyarl› hale getirdi¤i ka¤›t yüzeyi pozland›rarak, dünyan›n ilk pozitif görüntüsünü elde eder. FOTOGRAMME (‹zdüflüm görüntüsü) yöntemi ile kufltüyü, dantel yaprak kullanarak, gizil görüntü yöntemine gerek kalmadan kararmay› bekliyor. Tespit banyosuna sokarak görüntüyü elde ediyordu. K›sa odakl› camlar yard›m› ile küçük boy kameralar yapm›flt›r. 1842 y›l›nda ilk ticari amaçl› laburatuvar›n› kurmufltur. Talbot'un çal›flmalar›na yard›mc› olan SIR JOHN HERSCHEL bugün saptama banyosu olarak kullan›lan Sodyum hypo Sülfilt’i bulur (Tiyosülfat). 1840'ta S›r JOHN HERSCHEL, Gizil Görüntü + Gelifltirme = CALOTYPE poz süresi insan foto¤raflar› çekebilecek kadar k›sald›. Talbot'un bulufluna Herschel'in ad›n› verdi¤i bu yöntemin ad› Calotype (Yunanca kökenli), herfleyi görünür k›lan bir bulufltu. KALOS + TYPOS = Güzel + ‹zlenim 1847 Ekiminde Joseph Niepce'nin ye¤eni, ABEL N‹EPCE de SAINT VICTOR, yumurta ak›n› iyotla birlefltirip albüminli bir Cam Negatif elde etmeyi baflard›. Ancak fazla duyarl› de¤ildi. 1850 y›l›nda ‹ngiliz FREDER‹CK SCOTT ARCHER, WET-COLLODION yönetimini keflfeder Ana maddesi selüloz nitrat ve alkol olan yap›flkan madde ile kaplanan cam plaklar pozlanmaya haz›r hale gelmektedir. fakat bu cam plaklar›n kurudukça duyarl›l›klar› azalmaktayd›. 1850 Oca¤›nda ROBERT BINGHAM: (‹ngiliz Kimyager) COLLOD‹ON kullanarak Wet Plate'i yapt›. Kuruyunca duyars›zlafl›yordu. Poz süresi çok k›sald›. Cololdion savaflta yararl›lar için kullan›lan bir maddedir. ‹çeri¤inde selüloz nitrat›, eter, alkol vard›r. Bu kar›fl›m, hava ile temas etti¤inde hemen sertleflir. Bu maddeye gümüfl nitrat ve Pirogallik asit ilave ediliyordu. 1860'larda cololdion yerine, jelatin kullan›lmaya baflland›. 1871'de R‹CHARD MADDOX ilk kez kuru negatif cam elde etti. Bu zamana kadar foto¤rafç›lar yanlar›nda balmumu kavanozlar› tafl›yordu. Plaklar makineye kuru yerlefltiriliyordu. Poz süresi saniyenin 25 te birine kadar düflmüfltü. 1873'te JOHNSTON VE BOLTON jelatin bromürlü negatif duyarl› bir kart elde ettiler. 1880'de bir banka memuru olan GEORGE EASTMAN bir ‹ngiliz foto¤raf dergisinde gümüfl bromürü görüyor. Bankadaki görevinden ayr›larak, annesinin kirac›s› olan kifli ile 1881'de bir ortakl›k kuruyor. (1.000 $ l›k bir sermaye ile) G. Eastman gümüfl bromürü, jelatin üzerine tatbik ederek Dry Plate (kuru tabaka)y› buluyor. 1884 y›l›nda EASTMAN DRY PLATE COMPANY'i kuruyor. Levhadan kurtulup k›vr›labilir film aray›fllar›ndad›r. 1885'te American Film C.O. yu kuruyor. Bu flirket ka¤›t üzerine film yap›yordu. 1885'te ilk amatör makineyi bularak 100 filmlik bir depozit sistemini kurmufltur. "Siz dü¤meye bas›n›z, gerisini biz hallederiz" slogan› ile foto¤raf makinesini tüm katmanlara yaym›flt›r. 1888 y›l›nda KODAK firmas›n› kurmufltur. 1887 y›l›nda HANN‹BAL GOODWIN : Saydam roll film için patent istedi.

Foto¤raf Tarihine Girifl
COLLODION + KAFURU = SELÜLO‹D 1889 da Kodak ayn› malzeme için patent ald›. 1898 Goodwin patent ald›. (Ansco firmas›n› kurar) 1900 y›l›nda Patent davas› aç›ld›. (Kodak 5 milyon $ tazminat davas› ödedi.) MERCEK VE EK‹PMANIN GEL‹fi‹M‹ Kay›tlara göre en eski optik firmas› 1756'da Viyana'da JOHANH CR‹STOPH VO‹GHTLANDER taraf›ndan kuruldu. Voighlande 1849'da Brunsw›chde bir fabrika kurdu ve 1868 de bunu Viyana'ya tafl›d›. Lenslerden baflka genifl aç›l› objektifli foto¤raf makineleri üretmeye bafllad›. Ancak baflar› ZEISS-IKON taraf›ndan 1965 de ele geçirildi. Foto¤raf›n keflfedildi¤i y›llarda Paris'te çok iyi bir optik firmas› vard›. Bunlar Derogy, Hermagis'tir. Fakat en önemlisi Daguerre'in arkadafl› olan Chevaller'dir Daguerre makinelerine uygun lens imal etmesini istedi. Fakat baflar›l› olmad›. Bu lens Petzval'›n Portrait Lens ile yar›flacak bir lensti. Petzval 1839'da meslektafl› Andeos Freicerr Von Ettinghaussen'in zorlamas› ile portre çekimine uygun yüksek diyafram tasar›m› üstlendi. Formülü Voighlande'de devretti ve en çok aranan Portrait Lensleri üretmeye bafllad›. Fransa'da bir di¤er lens üreticisi 1822'de fabrika kuran Jean Theodore Jamin'dir. Daha sonra Fransa'da binlerce objektif yapacak olan asistan› Alphonse Darlot devrald›. Almanya'da ilk lens fabrikas› Agust Steinhell (1801-1870) taraf›ndan 1852 y›l›nda kuruldu. ‹ngiltere'de mikroskop objektiflerinin mucidi Andres Ross'tur. 1844'de Parisli Fredrerich Von Marters 150 derecelik bir alan›n foto¤raf›n› çekebilen bir kamera yapm›flt›r. Panoramik kamera olarak adland›r›lan bu araç, üzerindeki bir çevirme kolu ile, içerideki bir diflliyi çevirmekte, diflli de bir eksene ba¤l› olarak merce¤i döndürmektedir. Bu dönme hareketi ile duyarkat yavafl yavafl pozlan›yordu. Zamanlar panoramik, kent ve do¤a foto¤raflar›, bu tip kameralarla çekilmiflti. 1854'de Parisli foto¤rafç› Adolph Eugene Disderi, portre çekimini kolaylaflt›rmak için, 6,5X8,5 inç boyutlar›nda, her biri ayr› ayr› ayarlanabilen, çok mercekli bir kamera gelifltirmifltir. Bu kamera ile bir foto¤rafik levha, üzerine bir düzine foto¤raf çekilebiliyordu. Foto¤raf bilinçli olarak ilk kez 1853-1856 y›llar›nda K›r›m Savafl›nda iletiflim niteli¤inde kullan›lm›flt›r. ‹ngiliz REOGER FENTON 360 savafl foto¤raf› çekmifl ve medya niteli¤inde kullanm›flt›. Bas›n tarihinde ilk kez bu foto¤raflarla sansür uygulanm›flt›r. Nedeni ise ‹ngiliz halk›n›n rencide olmas›d›r. RENKL‹ F‹LMLERE GEÇ‹fi (AUTOCROME) 1907 y›l›nda Frans›z LUM‹ERE KARDEfiLER ilk pratik renkli foto¤raf cam tabaka süreci olan AUTOCROME'u tan›flt›rd›. Autochrome büyük bir h›zla Avrupa'da tan›nmaya baflland›., ve birkaç y›l içinde de ABD de tan›tt›. Bugün Nat›onal Geographic Socety kütüpnasinde yaklafl›k 15.000 cam tabaka vard›r. Foto¤raf emisyonu, direk olarak kamera ile ifllem yap›lmam›flt›r. ‹lk önce, cam›n üzerine ince yap›flkan bir kaplama uygulan›r. Sonra pudral› patates niflastas› taneler, boyal› k›rm›z›, yeflil ve mavi menekfle, bu kaplama üzerine renk filtrelerinin mozai¤i olarak ifllem görmeden da¤›t›l›r. Patatefl niflastalar› 10 ile 20 bin milimetre çap›nda idi. Lumiere fabrikas›nda özel makinalarla de¤iflik boyutlarla s›n›flan›rd›. Farkl› gruplarda boyan›r ve 4 ölçü yeflil, 3 ölçü k›rm›z› ve 2 ölçü mavi tabakada kullanmak üzere bir araya

Foto¤raf Tarihine Girifl
getirilir. Sonra da mangal kömürü tozu niflastalar›n aras›nda boflluk yapmamas› için baflka bir makinada serpilir, ve beyaz yerine gri renkte görülürler. Niflastalar ve Mangal kömürü kombinasyonu yuvarlan›r ve tamam› bask› alt›na al›n›r. Boya tabakas› sonra suya dayan›kl› ince vernik tabakas› ile kaplan›r. Zaman zaman niflasta tabakas› ve renk kombinasyonlar› de¤ifltirilir. Hepsinde mangal kömürü tozu kullan›l›r. En son olarak ›fl›¤a duyarl› bir emisyon kullan›l›r. Emisyon bu kar›fl›m›n d›fl›nda olmal›d›r ki bu flekilde kimyan›n geliflmesi s›ras›nda kar›fl›ma u¤rayabilsin. Bu süreçteki foto¤rafik emisyon mavi ›fl›¤a karfl› çok duyarl›d›r. Bu yüzden pozlama pozlama s›ras›nda sar› filtre kullan›l›rd›. Tabaka kameran›n içine cam nesneye bakar flekilde yerlefltirilir. Ifl›k sar› filtre, mercek, cam , boyanm›fl niflastalar gren tabakas›ndan geçer ve ›fl›¤a duyarl› emisyona çarpar. Nesneden k›rm›z› ›fl›k yans›rsa o zaman k›rm›z› boyal› niflastalardan geçecektir. Bu k›rm›z› ›fl›k k›rm›z› nisafltan›n arkas›ndaki emisyonu duyarlaflt›racakt›r. Developman s›ras›nda bu duyarl› gümüfl negatif olacakt›r. Tabakay› pozitife çevirmek için emisyon beyazlaflt›r›r›l›r, ve ikinci kez develope edilir. (film y›kama) Bu flekilde bak›ld›¤› zaman k›rm›z› ›fl›¤›n geçti¤i k›rm›z› niflasta tabakan›n o k›sm›n› k›rm›z› olarak gösteriyor Çünkü emisyonun arkas›ndaki gümüfl ç›kar›lm›flt›r. Autocrome için gelifltirici iki eriyi¤in suland›r›lmas›ndan oluflur. A eriyi¤i: pyrogalol 30g, potasyum bromide 30g sodyum bi sülfite 1ye 20 damla ve 1000 cc su. B eriyi¤i: Sodyum sülfite, anhydrous 100 g, Ammonia sp.grl.0920 150 cc ve 1000 cc Su. En son gelifltirici 100 cc lik eriyik a; 100 cclik eriyik B ve 1000 cclik sudur. Gelifltirme süresi 15 C.ta 2,5 dakikad›r. 20 saniye geçmeden bir görüntü oluflmayacakt›r. Görüntü olufltuktan sonra suland›r›lm›fl 2. solüsyon eklenir. Orijinal tabaka patentlerinde oldu¤u gibi bu solüsyon gelifltiricileri zamana göre ayarlan›r. Görüntünün aksini almak için tabaka potasyum permanganat, sülfirik asit ve su ile kar›flt›r›l›r. Bu beyazlanan solüsyon yeniden kullan›lmaz, ifllemler karanl›kta yap›lmal›. Tabaka yaklafl›k 3-4 dakika y›kan›rd›. Autocrome daha sonra beyaz ›fl›¤a tutulur. Bu flekilde pozitif görüntüyü oluflturacak daha geliflmemifl gümüfl ortaya ç›karacakt›r. Birkaç saniyeli¤ine parlak do¤al ›fl›kta tutulabilir, ya da 6 inçlik uzakl›kta, magnezyum bir flerit yap›labilir. Tabaka sonradan yeniden y›kan›rd›. (Develope) TUTUCU TABAKA (KAPLAMA) PUDRALI PATATES N‹fiASTASI 4 ölçü yeflil, 3 ölçü k›r›m›, 2 ölçü mavi boya Mangal kömürü tozu kat›l›p patates ile yuvarlan›r. SUYA TAYANIKLI B‹R VERN‹K TABAKA EM‹SYON (GÜMÜfi N‹TRAT)

Foto¤raf Tarihine Girifl

Foto¤raf Terimleri
Alan Derinli¤i (Depth of Field – DOF) Üzerinde odaklama yap›lan cismin önünde ve arkas›nda oluflan net/seçik aland›r. Bu alan cimin önünde 1/3, arkas›nda ise 2/3 oran›nda oluflur. Alan derinli¤inin darl›¤›n› veya geniflli¤ini etkileyen üç ö¤e, objektifin odak uzunlu¤u, kullan›lan diyafram›n aç›l›¤›, ve cismin foto¤raf makinas›na olan uzakl›¤›d›r.
Ayr›ca bknz.: Diyafram aç›kl›¤› ve odak uzunlu¤u

Alan Derinli¤i Öngösterimi (Depth of Field Preview) Baz› foto¤raf makinelerinde alan derinli¤inin kullan›c› taraf›ndan görülmesini sa¤layan, diyafram aç›kl›¤›n›n sa¤lad›¤› görüntüyü donduran bir dü¤me veya kol bulunmaktad›r. Tüm netleme, lens aç›kken veya en büyük diyafram aç›kl›¤› ayar›nda yap›l›r. Günümüzde otomatik SLR makinelerin ço¤unda alan derinli¤i öngösterimi bulunmazken, eski manuel makinelerde daha yayg›n kullan›lmaktad›r. Anti-halo tabakas› (Anti-Halation Backing) Filmlerin arka yüzeylerine sürülen ve tafl›y›c› taban ya da foto¤raf makinas›n›n arka k›sm›ndan yans›yarak yeniden filme dönüp " halelenme" ye neden olan ›fl›¤› emerek yok eden boyal› katman. Anti-statik bez Objektifleri ya da saydamlar› silmek için ve statik elektrikden kaynaklanan toz zerreciklerini uzaklaflt›rmak için kullan›lan ilaçl› bez. Autofocus Netlik ayar›n› otomatik olarak kendili¤inden yapan objektif sistemi. ASA (Bak›n›z: ISO) Ayna Kilidi Uzun poz sürelerini gerektiren çekimlerde foto¤raf makinas›n›n olabildi¤ince sabit durmas› gerekmektedir. Ayna kilitleme sistemi sayesinde, ayna yukar› kalk›k durumda kilitlenir ve örtücü kapanana kadar bu durumda kal›r. Böylece aynan›n hareketinden oluflan sars›nt› ortadan kalkar. Bakaç (Vizör) Foto¤raf makinalar›nda konuyu kadrajlamaya yarayan k›s›m.Bakaç, modern foto¤raf makinelerinde, pozland›rmay› denetlemeye yarayan bilgileri de içerir. Bakaçl› (Vizörlü) Makinalar Büyük format foto¤raf makinalar›n›n ço¤u bu tiptedir. Ifl›¤› ve dolay›s› ile görüntüyü bakaça getiren bir yans›tma sistemi (refleks makinalar) kullanmak yerine görüntü do¤rudan film düzlemi üzerine gelir. Film yerlefltirilmeden önce görüntünün olufltu¤u ve yar› saydam (buzlu cam) yüzeyde netleme ve kadraj kontrolu yap›l›r. Bu yüzey film düzlemiyle ayn› yerdedir ve netleme ve kadrajlama bittikten sonra objektif kapat›l›r, film tak›l›r ve pozlama yap›l›r. Bu makinalarda filmler tek tek tak›l›r.
Ayr›ca bknz.: Büyük Format

Braketleme - Farkl› De¤erlerde Pozlama (Bracketing) Al›nacak sonuçlarda herhangi bir pozland›rma hatas›na yer vermemek için ayn› konuyu birbirine yak›n ama farkl› diyafram ya da enstantane h›z› ile çekme yöntemi.
Ayr›ca bknz.: Nokta ölçüm ve zon sistem

B Ayar› (Bulb ayar› - Bulb setting) Uzun pozlarda, makine perdesinin ya da obtüratörünün istenilen süre için aç›k kalmas›n› sa¤layan kilitleme sistemi.

Foto¤raf Terimleri
Büyük Format Filmler boyutlar› (format) itibariyle üçe ayr›l›rlar: Standart (35mm.), Orta ve Büyük format. Büyük format, orta format olarak kabul edilen 4x5, 6x7, 8x10 (en x boy) ölçülerinden daha büyük filmler için kullan›l›r. Büyük format›n avantaj›, görüntü kalitesinde çok az kay›pla, oldukça büyük bask›lara izin verebilmesidir. Büyük format’da gren sorunu yoktur ve örnek bask›lar (kontakt) do¤rudan negatiflerden yap›labilir. C41 Prosesi Renkli negatif filmlerin gelifltirilmesinde kullan›lan proses. Çift Objektifli Refleks (TLR: Twin Lens Reflex) Baz› orta formattaki foto¤raf makinalar›nda iki ayr› objektif bulunmaktad›r. Alt alta konan bu objektiflerden üstteki görüntünün bakaç’a (vizör) aktar›lmas›n›, di¤eri ise filmin pozlanmas›n› sa¤lar. Bu tipteki foto¤raf makinalar›nda sorun paralaks hatas› olarak bilinen ve bakaçdan görülen görüntü ile film düzlemi üzerine düflen görüntü aras›ndaki alansal farkt›r. Çoklu (Üstüste) Çekim Ayn› film karesi üzerine birden fazla çekim yap›lmas›d›r. Bu sayede özel etkiler yarat›labilir. Örne¤in tele objektifle çekilmifl ay foto¤raf› ile genifl aç› objektifle çekilmifl manzara foto¤raf› üstüste çekilirse, ay normal görüntüsüne göre oldukça büyük bir görüntüde olacakt›r. Dengeleyici Banyo (Compensating Development) Genelde foto¤raf çekimi, filmlerin ASA’lar› dikkate al›narak yap›lmas›na karfl›n baz› durumlarda mevcut filmin ASA de¤eri ile banyo süreleri de¤ifltirilmek koflulu ile oynanabilir. Bu yöntem itme/çekme ifllemi olarak bilinir. ‹tme prosesinde önerilen de¤erden daha h›zl› çekim (- pozlama) yap›l›rken banyo süresi belirli oranda art›r›l›r. Filme çekme prosesi uygulsnd›¤›nda ise önerilen de¤erden daha yavafl çekim (+ pozlama) yap›l›rken banyo süresi belirli oranda azalt›l›r. ‹tme/çekme ifllemleri siyah/beyaz ve saydam filmlerde s›kl›kla uygulanmaktad›r. Diapozitif (saydam) ‹çinden ›fl›k geçirerek seyredilen pozitif, yani gerçek renkli görüntülü renkli film. Diyafram Aç›kl›¤› (Aperture) Ifl›¤›n objektif üzerinden filme do¤ru geçiflindeki aç›kl›kt›r. Gözün irisine benzeyen bir flekilde, yaprakç›klar›n üst üste gelmesi aç›kl›¤›n çap›n› kontrol eder. Alan derinli¤i kontrol etme araçlar›ndan birisidir. Diyafram aral›¤› büyükken net alan derinli¤i azal›r buna karfl›l›k diyafram aral›¤› küçükken net alan derinli¤i artar. Diyafram aral›klar›nda bir de¤er de¤ifltirme, 1 stop de¤ifliklik anlam›na gelir. Bir de¤eri di¤erine de¤ifltirme, filme ulaflan ›fl›¤›n miktar›n› iki misli art›racakt›r. Diyafram aç›kl›¤› halkas›ndaki numaralar merce¤in odak uzunlu¤u ile diyafram aç›l›m›n›n çap› aras›ndaki orana denk gelir.
Ayr›ca bknz.: Örtücü h›z›, alan derinli¤i

Diyafram öncelikli pozlama (Aperture Priority) Bir çok çekim koflulunda, belirli bir diyafram de¤erinin kullan›m›na ihtiyaç duyulabilir. Foto¤raf makinesinde diyafram öncelikli pozlama seçimi yap›l›rsa, diyafram aç›kl›¤› sabitlenir ve makine mevcut ›fl›k koflullar›na ba¤l› olarak uygun enstantaneyi verir.
Ayr›ca bknz.: Örtücü h›z› öncelikli pozlama ve ›fl›kölçer

DX Ayar› Film kasetlerinde bulunan ve film duyarl›l›¤›n› otomatik olarak makineye aktaran sistem.

Foto¤raf Terimleri
Döner Kafa (Pan) Döner veya top kafaya sahip olmayan bir üçayak ya da tekayak ile yaln›zca yatay formatta foto¤raf çekilebilir. Döner kafa sayesinde, foto¤raf makinesi de¤iflik yönlerde çevrilerek tam bir çekim kontrolu sa¤lan›r.
Ayr›ca bknz.: Tekayak, Üçayak

E-6 Proses Diapozitif (saydam ) filmlerin gelifltirilmesinde kullan›lan ifllem. F – Dura¤› (F- Stop) Bir F - dura¤› filme ulaflan ›fl›¤›n de¤erini iki misli de¤ifltirmek demektir. Diyafram aç›kl›¤›n› 2’den 2.8’e de¤ifltirme, filme ulaflan ›fl›¤› ilkinden 1/4 oran›nda indirmek anlam›na gelmektedir. Buna k›yasla diyafram aç›kl›¤›n› 2’den 1.4’e de¤ifltirme filme ulaflan ›fl›k miktar›n› iki kat›na ç›karmakt›r. Fazla pozlama Filmin aç›k bir diyafram ya da yavafl bir enstantane h›z› seçimi nedeniyle çok fazla ›fl›k almas›d›r. Film h›z› (Bak›n›z ISO) Filtre (Filter) Foto¤raftaki son görüntüyü de¤ifltirmek amac›yla objektifin ön k›sm›na tak›lan her fley filtredir. Filtrelerin, dairesel polarize, ›s›tan, y›ld›z, yumuflat›c› çeflitlerinin yan›nda foto¤raf›n tamamen rengini de¤ifltiren çeflitleri de bulunmaktad›r. Flafl Kablosu Flafl k›za¤›n›n ve TTL flafllar›n üretilmedi¤i dönemlerde, flafl›n foto¤raf makinesine ba¤lant›s›n› sa¤lamak için kullan›lan kablodur. Oldukça ince ve k›r›lgand›r ancak gerekti¤inde flafl›n, kablo mesafesinden kullan›lmas›n› sa¤lar. Flafl senkronizasyonu Flafl›n, obtüratörün aç›lmas›na uyumlu olarak çal›flmas›d›r. Flafl senkronizasyonu için gerekli olan örtücü (enstantane) h›z› makinenin türüne göre de¤iflir (1/125,1/60 gibi). Kendi içinde flafl› olan kompakt makinelerde ve özel kullan›ml› flafla sahip SLR makinelerde do¤ru örtücü h›z› otomatik olarak ayarlan›r. Flafl yuvas› Flafl iki türlü kullan›labilir, flafl kablosu ile ya da flafl yuvas›na tak›larak. K›zakl› tip flafllar foto¤raf makinesinin üstünde yer alan yuvaya geçirilir ve her iki taraftaki ak›m ileticiler sayesinde flafl çal›flt›r›l›r.
Ayr›ca bknz.: Flafl Kablosu

Gelifltirici (Developer) Gözükmeyen/geliflmemifl imaj› görünür k›lmak için kullan›lan kimyasal banyo. Gelifltirilmifl Foto¤raf Sistemi (Advanced Photo System – APS) 35mm foto¤raf makinesini ö¤renmekle zaman harcamak istemeyen bir kullan›c› için Kodak’›n foto¤raf çekimini kolaylaflt›rma giriflimidir. 35mm filmin 36mm enine oranla, IX240 olarak adland›r›lan bu filmin eni 24mm’dir. Ayn› boyutta bas›m› sa¤lamak amac›yla daha yüksek oranda büyütülmeden dolay›, APS’deki grenler daha belirgin olacakt›r. Gren Film ya da bask›lar üzerinde görüntüyü oluflturan noktalard›r. Yavafl fimler (düflük ASA de¤erli filmler, örne¤in 25 ASA, 50 ASA) küçük grenlidirler ve oluflturduklar› görüntü keskindir, bunun tersi olarak h›zl› filmler (yüksek ASA

Foto¤raf Terimleri
de¤erli filmler, örne¤in 400 ASA, 800 ASA) büyük grenlidirler ve oluflturduklar› görüntü keskin de¤ildir, grenler görüntü üzerinde seçilebilir. Gri kart Gri rengin %18 ini yans›tan kart. Gün›fl›¤› Dengesi (Daylight Balance) Bugün en çok gün ›fl›¤›n› dengeleyen filmler bulunmaktad›r. Film üzerinde di¤er ›fl›k koflullar›na dengelidir notu belirtilmedi¤i sürece, film muhtemelen gün›fl›¤›na dengeli olarak üretilmifltir. Bu tür film, do¤al ›fl›k veya normal flafl koflullar› alt›nda do¤al renkler üretecektir. Tungsten ›fl›¤›nda (Akkor ›fl›k ampulu) çekildi¤inde k›rm›z›ms› sar› bir renk, fluoresan ›fl›¤›nda yeflil bir renk alacakt›r. ISO/ASA Filmlerin ›fl›¤a karfl› duyarl›l›klar›n› belirleyen standart ölçü sistemi. De¤er büyüdükçe filmin ›fl›¤a karfl› duyarl›l›¤› da artar. Ifl›kölçer (Pozometre) Günümüzde hemen tüm foto¤raf makinalar›n›n ›fl›kölçeri bulunmaktad›r. Ifl›kölçer, do¤ru diyafram aç›kl›¤› ve örtücü h›z›n› belirleyebilmek için varolan ›fl›¤›n miktar›n› ölçer. Ayr›ca el ›fl›kölçerleri de bulunmaktad›r. Bu ayg›tlar kullan›c›ya daha fazla seçenek sunarlar ve daha hassast›rlar. Foto¤raf makinalar›n›n üzerinde bulunan tipte ›fl›kölçerler gibi konudan yans›yan ›fl›¤› ölçen ayg›tlara yans›mal› ölçücüler denir. Konu üzerine düflen ›fl›¤› ölçen ayg›tlar›n kullan›m› da bir di¤er ölçüm tekni¤idir.
Ayr›ca bknz.: Nokta (Spot) ölçüm

Kablo deklanflörü (Cable release) Uzun süreli pozlamalarda, k›sa süreli pozlaman›n aksine foto¤raf makinesinin hareketi foto¤rafta farkedilir. Bu problemi engellemek için makine bir tripod (üçayak) üzerine yerlefltirilmeli veya kablo deklanflörü kullan›lmal›d›r. Kablo deklanflörünün vidal› ucu vard›r ve bu uç deklanflöre s›k›flt›r›l›r. Kablo deklanflörüne göre yap›lmam›fl bir makinede muhtemelen baflka bir kullan›m metodu vard›r (kablolu veya k›z›lötesi ›fl›nlarla çal›flan bir tertibat gibi). Kelvin Renkli foto¤rafta ›fl›¤›n renk tonunu öçlmekta kullan›lan birim. 5500K gün ›fl›¤›n›n Kelvin olarak ölçülmüfl de¤eridir. Kontak Bask› (Contact Print) Özellikle siyah/beyaz foto¤raflar›,büyütmeden önce seçebilmek için negatifle ayn› boyda üretilen küçük bask›lard›. Kontrast Bir foto¤raf›n konusunda yer alan, en ayd›nl›k ve en karanl›k bölümler aras›ndaki oran. Körük (Bellows) Objektif ile foto¤raf makinesinin gövdesi aras›nda bulunan genellikle ray üzerine yerlefltirilmifl esnek yap›s› olan bir malzemedir. Raylar körü¤ün objektif ile gövde aras›ndaki mesafeyi de¤ifltirmek amac›yla ayarlanmas›n› sa¤lar. Bu makro foto¤raf çekimini ve yak›n› odaklamay› mümkün k›lar. Esnek körükler büyük formatl› makinelerde perspektif de¤iflimini sa¤lamak amac›yla, film yüzeyinde objektifin e¤imini mümkün k›lar.
Ayr›ca bknz.: Makro foto¤raf çekimi, Büyük format

Makro Foto¤rafç›l›k Yak›n plan çekimler bu flekilde adland›r›l›r. Nesneler o kadar yak›ndan çekilirler ki, sonuçlar orijinal büyüklü¤ün 1/3’ü ile 8 kat› aras›nda de¤iflir.

Foto¤raf Terimleri
Matriks Ölçümleme Baz› geliflmifl SLR (tek objektifli refleks) foto¤raf makinalar›nda bulunan ve vizördeki (bakaç) alan› bölümlere ay›r›p, poz de¤erini a¤›rl›kl› ortalama yöntemiyle hesaplayan sistemdir. Nokta (Spot) Ölçüm Bazen matris veya merkez a¤›rl›kl› poz ölçümü yapmak oldukça zordur veya do¤ru pozland›rma yapmak istenen alan oldukça küçüktür. Nokta ölçüm sistemine sahip foto¤raf makinalar› noktasal ölçüm yaparlar ve do¤ru poz ölçümü sa¤lan›r. Objektif Normal objektif, Bakaçtan (Vizör) bak›ld›¤›nda oluflturdu¤u görüntü insan gözünün gördü¤ü görüntüye eflde¤er olan objektiftir. Genifl aç› objektif, Normal objektife göre daha fazla görüntü alan› oluflturan objektiflerdir. Dar aç› objektif, Normal objektiflere göre daha az görüntü alan› oluflturan objektiflerdir. Zoom objektif, De¤iflik aç›lar›n ayarlanarak elde edildi¤i objektiflerdir. Birden fazla objektifin görevini tek objektifin görmesi nedeniyle kullan›m kolayl›¤› ve fiyat avantaj› sa¤lar. Ancak çok mercekli sisteme sahip olmalar› nedeniyle görüntü kalitesi daha düflüktür ve yavaflt›rlar. Tek objektif, Ölçüsü ne olursa olsun, bir objektifin tek görüfl aç›s›na sahip olmas› durumudur. Bu objektifler, zoom ojektiflere göre daha kaliteli sonuçlar verirler ve h›zl›d›rlar. Ayr›ca bu objektiflerin diyafram aç›kl›klar› daha fazlad›r. Objektif’den Ölçüm (TTL: Through The Lens) Yeni kuflak foto¤raf makinalar›n›n ço¤u ›fl›k ölçümünü objektifin içinden gelen ›fl›k fliddetine göre ölçer. Bu sisteme TTL denmektedir. Odak uzunlu¤u (Focal Length) Herhangi bir objektif sonsuza odakland›¤›nda, görüntüyü düflürdü¤ü odak noktas› ile objektifin optik merkezi aras›ndaki uzunluktur. Orta Format Genifl formatta oldu¤u gibi, 35mm. format›na göre daha kaliteli sonuçlar veren ve genellikle 6x4.5 cm, 6x6 cm ve 6x7 cm. boyutlar›ndaki filmler ve bunlar› kullanan foto¤raf makinalari için kullan›lan tan›md›r. Oynarbafl (Ball head) Tripod (üçayak) ya da monopodda (tekayak) oynarbafl olmad›¤› takdirde foto¤raf makinesi ile yaln›zca yatay bir konumda foto¤raf çekimi gerçeklefltirilebilir. Oynarbafl›n aya¤a eklenmesi, s›k›flt›r›lan vidalar›n yard›m›yla makinenin nerdeyse her yöne çevrilmesini mümkün k›lar. Oynarbafl›n bir dezavantaj›, foto¤raf karesinin tüm yönlerinin ayn› anda kontrol edilmesi gereklili¤inden dolay›, do¤ru pozisyonu bulman›n daha zor olmas›d›r.
Ayr›ca bknz.: Üçayak (tripod) ve tekayak (monopod)

Örtücü H›z› (Enstantane) Filmin pozland›r›lma süresidir ve ölçüsü saniyedir. Yüksek örtücü h›zlar›, makinan›n sars›nt›s› veya foto¤raf objesinin hareketi nedeniyle oluflabilecek görüntü bozulmalar›n› ortadan kald›rarak temiz bir sonuç al›nmas›n› sa¤lar. Örtücü (Enstantane) H›z› Öncelikli Bazen yap›lacak çekimin özelli¤i nedeniyle örtücü h›z›n›n belirlenmesi önem kazan›r. Foto¤raf makinas› bu durumlarda örtücü h›z› öncelikli konuma getirilerek, foto¤rafç›n›n öncelikle örtücü h›z›n› ayarlamas› sa¤lan›r ve makine bu h›za göre uygun diyafram aç›kl›¤›n› otomatik olarak verir.
Ayr›ca bknz. : Diyafram Öncelikli

Foto¤raf Terimleri
Pan (Panning) Hareketli bir konuyu makine bakac›ndan (vizöründen) konu ile yaklafl›k ayn› h›zda takip ederek yap›lan çekim türü. Paralaks Telemetreli foto¤raf makinalar›nda, bakaçtan al›nan görüntü ile objektiften film yüzeyine yans›yan görüntü aras›ndaki aç› fark›. Bu tip hata 35 mm’lik refleks makinalarda oluflmaz. Pozlama Kilidi (Exposure Lock) Metre ölçümü yap›ld›¤›nda, baz› durumlarda karenin ana konusu görüntünün merkezinde olmayabilir. Konu içindeki ana konuyu do¤ru pozlamak için, pozlama kilidine bas›l›r, çekilmek istenen konu karenin içine tekrar yerlefltirilir. Genellikle modern makinelerde pozlama kilidi ifllemi deklanflöre yar›m basarak, daha sonra metre ölçümü ifllemini yaparak, daha sonra konu yerlefltirilerek yap›l›r. Stop Diyafram ya da enstantane ayarlar› ars›ndaki derece farklar›.
Ayr›ca bknz.: f-stop

Sabitleyici (Fixer) Ifl›k görmeyerek metalik gümüfle dönüflmeyen gümüfl tozlar›n› kendi içine alarak filmin saydamlaflmas›n› sa¤layan ve art›k ›fl›ktan etkilenmeyecek duruma getiren kimyasal banyo ifllemi. Self-Timer Makinelerde deklanflöre bas›ld›ktan belli bir süre sonra perdenin aç›lmas›n› ve çekim yap›lmas›n› sa¤layan özellik. Sepya (Sepia Toning) Çeflitli kimyasal banyolarla foto¤raf bask›s›n›n kahverengi ve tonlar›na boyanmas› ifllemi. Solarizasyon (Solarisation) Solarizasyon ifllemi, normal gelifltirme ifllemi s›ras›nda duyarkat›n çok k›sa süreli olarak beyaz ›fl›¤a gösterilmesi ve daha sonra gelifltirme ifllemine devam edilmesidir. Standart Boyut (Format) Kulland›klar› film boyutu 35 mm olan (görüntü alan› 24X36 mm) foto¤raf makinalar› standart boyut makinalard›r. Tekayak (Monopod) Foto¤raf makinas›n›n üzerine tak›ld›¤› tek bir çubuktan oluflan ayak düzene¤idir. Üç aya¤a (tripod) göre tafl›ma kolayl›¤› sa¤lamas›na ra¤men, makinan›n hala el ile tutuluyor olmas› nedeniyle sallant› sorunu tam olarak giderilemez. Ancak üç aya¤›n kullan›m›n›n zamanlama veya fiziki nedenlerle mümkün olmad›¤› yerlerde gereklidir. Tek Objektifli Refleks (SLR) Günümüzde en yayg›n kullan›lan foto¤raf makineleridir. Bu tipteki makinelerde, objektif ve film ayn› düzlemde olduklar›ndan ve objetifin yakalad›¤› görüntü bir penta prizma yard›m› ile bakaç’a (vizör) do¤rudan yans›d›¤›ndan bakaç’dan görülen görüntü ile elde edilen görüntü bire bir ayn›d›r. Telemetreli Makinalar Görüntünün film düzlemi üzerine aktar›ld›¤› objektifden ayr› olarak, gözün

Foto¤raf Terimleri
görüntüyü yakalamas› için farkl› bir basit merce¤in kullan›ld›¤› makinalard›r. Tek mercekli refleks makinalara göre, film düzlemi üzerindeki görüntü ile gözün gördü¤ü görüntü aras›nda farkl›l›k (paralaks hatas›) olmas› nedeniyle dezavantajl›d›rlar.
Ayr›ca bknz.: Paralaks

Ton Belirli bir rengin doygunlu¤u Uzatma Tüpleri (Extension Tube ) Makro foto¤rafç›l›k için gereken ad›mlardan bir tanesi, objektifi daha yak›n netleme ifllemi için, odak alan›ndan ç›karmakt›r. Uzatma halkalar› bu amaçla kullan›l›r. Bu halkalar körü¤e benzerler, fakat onlar gibi esnek de¤ildir, mesafe de genelikle ayarlanamaz.
Ayr›ca bknz.: Körük ve makro foto¤raf çekimi

Üçayak (Tripod) Foto¤raf makinas›n›n hiç k›m›ldamamas› veya özel etkiler için uzun süreli pozlama istendi¤inde, makinan›n üzerine tak›labilece¤i üç bacakl› ve çeflitli yöntemlerle oynar bir kafaya sahip sehpa sistemidir.
Ayr›ca bknz. Tekayak

Yans›t›c› (Reflektör) Ifl›¤›n istedi¤imiz yere düflmedi¤i durumlarda kullan›l›r. Yans›t›c›, nesnenin karanl›kta kalan bölgelerine ›fl›¤› yönledirebilmek için ›fl›¤a do¤rultulur. Alt›n renkli yans›t›c›lar renkleri s›caklaflt›r›rken, gümüfl ve beyaz renkli yans›t›c›lar renklerde de¤ifliklik yapmazlar. De¤iflik renklerde yans›t›c› kullan›larak foto¤raf› çekilecek nesnenin renklerinde de¤ifliklikler elde edilebilir. Siyah renkli yans›t›c›n›n görevi ise biraz farkl›d›r ve ›fl›¤› emerek görüntünün daha karanl›k ç›kmas›n› sa¤lar. Yapay Ifl›k (Tungsten) Filmi Foto¤raf çekilen ortamda gün›fl›¤› yerine ayd›nlatma lambas› vb. yapay ›fl›k kaynaklar› varsa renk ›s›lar›nda sapma olmamas› için yapay ›fl›k filmlerinin kullan›lmas› gerekir. Yapay ›fl›klar k›rm›z›ya kaçan sar› renklerdedir ve bu ortamlarda çekilen foto¤raflarda renkler turuncuya dönük olacakt›r. Bu özel filmler k›rm›z›/sar› renklerin hakimiyetini azaltarak sonucun daha do¤al olmas›n› sa¤larlar. Zon (Zone: bölge) Sistemi Baz›lar›na göre kullan›lmas› gereken tek ›fl›k ölçüm sistemidir. Bu sistemde ölçüm yap›lacak alan 11 bölgeye ayr›l›r ve 0’dan 10’a kadar numaraland›r›l›r. 0 en koyu siyah, 10 en aç›k beyazd›r. 5 de¤eri alm›fl bölge gri kart›n kullan›labilece¤i yada %50 beyaz %50 gri ve üzerine düflen ›fl›¤›n %18’inin yans›t›ld›¤› bölgedir. Her bölgenin pozlama de¤eri aras›ndaki fark 1 durak (f-stop)t›r, ve foto¤rafç› çekim alan›n›n herhangi bir bölgesini 5 numaral› bölge ile olan farkl›l›¤›na göre pozlayabilir. Örne¤in Kafkas kökenli bir insan›n derisi yaklafl›k bölge 6’d›r ve foto¤raf makinam›z ölçüm yapt›¤›nda 1/125 ve f:4 vermektedir. Bölge 5 ile bölge alt› aras›nda 1 durak fark oldu¤undan do¤ru tonu yakalayabilmek için 1 durak fazla pozlama yapmam›z (1/60 – f:4 veya 1/125 – f:2.8) gerekmektedir. Burada bölge 6’n›n bölge 5’e göre daha aç›k olmas›na ra¤men fazla pozlama yap›lmas›n›n nedeni, makinalar›n ölçüm sistemlerinin bölge 5 d›fl›nda yan›labilmesidir.

Notlar

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful