You are on page 1of 598

T.C.

GAZ NVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTS TRK DL VE EDEBYATI ANABLM DALI ESK TRK EDEBYATI BLM DALI

DVAN RNDE TASAVVUF (14. - 15. Yzyllar)

DOKTORA TEZ

Hazrlayan Kaplan STNER

Tez Danman Prof. Dr. Ceml KURNAZ

Ankara - 2007

Sosyal Bilimler Enstits Mdrlne

Kaplan STNERe ait Divan iirinde Tasavvuf (14. - 15. Yzyllar) adl alma, jrimiz tarafndan Trk Dili ve Edebiyat Anabilim Dalnda DOKTORA TEZ olarak kabul edilmitir.

Bakan ............................................................... Akademik Unvan, Ad Soyad

ye..................................................................... Akademik Unvan, Ad Soyad

ye................................................................... Akademik Unvan, Ad Soyad

ye................................................................... Akademik Unvan, Ad Soyad

ye................................................................... Akademik Unvan, Ad Soyad

N SZ

Divan edebiyat; Kurn, hadis, tasavvuf, mitoloji, astronomi, tp, sosyal hayat, gelenek, Trk tarihi ve mill kltr unsurlar gibi ok geni kaynaklardan beslenen dnyann en zengin edebiyatlarndan biridir. Bu zengin edebiyatn asl karakterini belirleyen iirin daha iyi anlalabilmesi ve deerlendirilebilmesi iin, esinlendii btn kaynaklarn, beslendii tm unsurlarn akla kavuturulmas gerekmektedir. Divan iirinin kaynaklar mstakil almalar halinde ortaya konulur ve bunlarn eitli kullanmlar rnek metinler halinde gsterilirse, bir ok kelime, kavram, mazmun yahut mecazi ifade daha anlaml ve anlalr hale gelecektir. Bu dnceden hareketle, hemen her aratrmacnn Divan iirinin nemli bir kayna olarak belirledii tasavvufu alma konusu olarak setik. Divan iirinin en nemli kaynaklarndan biri durumunda bulunan tasavvufun konu olarak seilmesi; girift, mulak, kapal ve anlalmas zor bir konuyla kar karya kalmay da peinen kabullenme anlamna gelmek demektir. Bu zorluklar zellikle almann balangcnda tasavvufa ilikin bilimsel yeterliliin olmamas ve tasavvufun kendisinin soyut/zor olarak telakki edilmesinden kaynakland. Tasavvufla ilgili hemen btn temel kaynaklarn taranp incelenmesi sonucunda ilk zorluk ald. Uzun ve yorucu uralarn neticesinde, disiplin olarak tasavvufun kendisine ait terminolojisinin ve sz/iir ile anlatlan ynnn tespit edilmesiyle ikinci problem de kendiliinden zld. Sonuta, eitli kelime, kavram ve mecazi ifadelerden oluan tasavvuf terminolojinin Divan iirine yansyan grntlerini ortaya koyduk. almamzda tasavvufun, iirlerde tespit edilen btn unsurlarna yer vermekle birlikte, rneklemekte bir snrlamaya gitmenin bilimsel yarar asndan uygun olacan dndk. Bu sebeple, yaklak alt yz yllk bir zaman diliminde manzum ve mensur olarak bir ok rn veren Divan edebiyatnn btn eserlerini incelemenin imkanszl ortada olduundan,

ii kurulu ve gelime yzyllar olmas ve daha sonra yaplacak almalara mukayese imkan salamak amacyla 14. ve 15. yy.da yazlm divanlar inceleme alanmz olarak belirledik. Anlan yzyllarn genel karakteristik zelliklerini yanstacak nitelikte olan on dokuz divan inceledik. Divan iirinde tasavvuf konusunu inceleyen mstakil eserler ve bu alanda model oluturacak yeterli bilimsel aratrmalar bulunmadndan, almamzn teknik, tasnif, aratrma ve inceleme usulleri gibi btn unsurlar tarafmzdan tespit ve sistematize edildi. ncelememiz, tasavvuf ve Divan iiri ile ilgili konularn ele alnd giri ve divanlarn okunmas neticesinde elde edilen iirlerin btnl erevesinde oluan yedi blmden meydana gelmitir. Giri ksmnda, tasavvufun mahiyeti ve tarihsel geliim sreci, 14. ve 15. yy.da Osmanl devletinde tasavvuf ve tarkatlarn durumu, divan airlerinin tasavvufla ilikileri zerine yaplan deerlendirmeler, Arap ve zellikle ran iirinde tasavvufun geliim sreci, tasavvuf kavram ve mecazlarn oluumu, tasavvuf mecazlarn gereklilii, tasavvuf ve Divan iiri ilikisi gibi eitli konular zerinde duruldu. Birinci blmde tasavvuf tevhid anlay; vahdet-i vcd ve varlk, senlik-benlik, ikilik, kesret ve masiva gibi ilgili konular; mutlak varlk olan ztn isim ve sfatlar; iman-kfr ve yaratla dair iirler etraflca ele alnd. Divan iirinin en belirgin zelliini oluturan gzellik ve k-sevgili-rakip geni evresinde gelien aka dair rnekler, farkl bir bak asyla ikinci blmde tahlil edildi. nc blmde, divanlara yansyan hl ve makm, seyr slk, kalp ve ahlka ait tasavvuf kavramlar eitli alt balklar altnda tasnif edilerek rneklerle incelendi. Tasavvuf adan baklan nefis, dnya, gnl, lem, vakit, lm, sohbet ve akl gibi eitli konulara ait iirler drdnc blmde deerlendirildi. almamzn nemli bir parasn oluturan beinci blmde, tasavvuf mecazlara yer verilen iirler iki, insan/sevgili, tabiat ve dierleri gibi alt balklar altnda snflanarak yorumland.

iii Tarkatlar, eitli tasavvuf zmre mensuplar, tarkat ehlinin giysileri, eyalar, mekanlar ve eitli tarkat detleri gibi muhtelif konular altnc blm oluturdu. Son blm olan yedinci blmde ise, divanlarda tespit edilen mutasavvf, tasavvuf tip ve eserlere ait iirler ele alnd. almamzda konuyu en iyi akladn dndmz beyit, tuyug ya da bendleri rnek olarak verdik. Benzerlik zellii gsterenlerin ise knyelerini ilgili paragrafn sonunda kaydettik. rnek iirlerin knyesini, metinlerin altnda airin ad yahut mahlasndan sonra ekil ksaltmas, iir numaras, beyit ya da bent numaras biiminde gsterdik (rnek: eyh G 36/1). Konu ile ilgili verilen rnek iirleri, deiik divanlardan aldk. Baz divanlarda, iirlerin vezinlerinde problem olduunun tespit edilmesiyle, metnimize aldmz rnek beyit ya da bendlerin vezin hatalarn gidermeye altk. Dzeltilemeyecek durumda olanlar ise dipnotta belirttik. almada imla birlii oluturmak dncesiyle, iirlerin yazmnda dnemin imlasn esas almakla birlikte, amacmz metin neri olmadndan transkribe etmedik. Aratrmamzn tasavvuf tarihi ya da kimi konularn aklama gibi bir amac olmadndan, tasavvufun kendi iindeki tartmalardan uzak kalarak, sadece iirlerin tahlil ve yorumunda kaynaklarn verdii bilgilerden yararlandk. Yaptmz bu incelemede, kesin yarglar daha sonraki aratrmaclara brakarak daha ziyade tespitlerde bulunmaya gayret ettik. alma boyunca byk ounluundan yararlandmz ve dipnotta gsterdiimiz eserlerin tam knyesini kaynaka blmnde verdik. Aratrmamzn sonunda, zel isim, yer adlar, tasavvuf ve edeb kavramlar ieren ayrntl bir dizin hazrladk. Model alnacak aratrmalarn yetersizliinden dolay, bu alanda ilk olma zellii tayan almamzda, gsterdiimiz btn dikkat ve titizlie ramen, btn ilklerde grlebilecek olan hata ve eksikliklerin yapc eletirilerle dzeltilmesi en byk dileimizdir.

iv Uzun ve yorucu bir mesai sonucunda ortaya kan bu almay yaparken bir ok zorlukla karlatk. Gerek divanlardan taradmz iirlerin tasnifi aamasnda gerekse tasnif edilenlerin tahlil edilmesi konusunda kimi zaman eitli glklerle yz yze kaldk. Ancak deerli hocalarmzn yardmlaryla btn bu zorluklar alarak tez metni ortaya karld. Ortaya kan tez metni zerinde de tashih ve dzenleme almalar yrtld. Do. Dr. Yaar AYDEMR, youn almalar arasnda vakit ayrarak tezi dikkatle kontrol etti ve katklarda bulundu. Dr. Halil ELTKin samimi yardm ve gayretlerini ise unutmam mmkn deildir. Blm hocalarm ise uygun alma ortam saladlar. Kendilerine ayr ayr teekkr ederim. Konunun tespitinden son aamasna kadar almann btn

safhalarnda her trl yardm ve destei veren, tevik ve tavsiyelerini hi bir zaman esirgemeyen ok deerli hocam Prof. Dr. Ceml KURNAZa sonsuz teekkrlerimi sunmay zevkli bir grev bilmekteyim.

Kaplan STNER Ankara - 2007

NDEKLER

N SZ .......................................................................................................... NDEKLER ................................................................................................ V KISALTMALAR .......................................................................................... X GR ............................................................................................................. 1 A. Divan iirinin Kaynaklar ve Tasavvuf.......................................................... 1 B. Osmanl Devleti ve Tasavvuf (14.-15. Yzyl).............................................. 8 C. Tasavvuf ve Divan iiri ................................................................................... 16 D. Tasavvuf Dil ve Mecaz ................................................................................... 28 E. almann Yntemi, Kapsam, Snrlar..................................................... 47 I. BLM TASAVVUF TEVHD ANLAYII A. Tevhid.................................................................................................................. 51 1. Zt, Sfat ve Fiil Tevhidi............................................................................... 54 2. Tevhid lmi ...................................................................................................... 55 3. L-ll................................................................................................................ 55 B. Vahdet-i Vcd ................................................................................................. 56 1. Varlk/Vcd ................................................................................................... 58 2. Senlik, Benlik ................................................................................................. 63 3. kilik .................................................................................................................. 65 4. Kesret............................................................................................................... 66 5. Masiva.............................................................................................................. 67 6. Hicb ................................................................................................................ 68 C. Allah..................................................................................................................... 71 1. B-nin ........................................................................................................... 74 2. sm-i Azam ..................................................................................................... 74 3. Evvel, hir, Zhir, Btn .............................................................................. 75

vi 4. Zt-Sfat ........................................................................................................... 77 5. Ahad ................................................................................................................. 80 6. H...................................................................................................................... 81 7. Vahdet.............................................................................................................. 83 D. man-Kfr............................................................................................................ 87 E. Yaratl ............................................................................................................... 89 1. Kn ................................................................................................................... 90 2. Nr- Muhammed ......................................................................................... 91 3. Elest Meclisi ................................................................................................... 91 II. BLM TASAVVUF AK A. Gzellik (Ceml/Hsn) .................................................................................... 96 B. Ak ..................................................................................................................... 105 1. Akn eitleri ............................................................................................. 105 2. Akn zellikleri .......................................................................................... 108 3. Ak ehdi..................................................................................................... 116 4. Ak ve Akl.................................................................................................... 117 5. Akn Benzetildii Unsurlar ..................................................................... 118 C. k .................................................................................................................... 125 D. Sevgili................................................................................................................ 140 1. Naz .................................................................................................................. 145 2. Vuslat ............................................................................................................. 145 E. Ayr ................................................................................................................. 147 III. BLM TASAVVUF KAVRAMLAR A. Drt Kap........................................................................................................... 149 1. eriat .............................................................................................................. 149 2. Tarkat ............................................................................................................ 150 3. Hakkat ........................................................................................................... 151 4. Marifet ............................................................................................................ 154 B. Tasavvuf Hal ve Makmlar.......................................................................... 155 1. Havf-Rec...................................................................................................... 157 2. Kabz-Bast...................................................................................................... 157 3. ns.................................................................................................................. 158

vii 4. Mahede...................................................................................................... 159 a. Basret........................................................................................................ 160 b. Nazar .......................................................................................................... 161 c. Kef............................................................................................................. 162 5. Yakn............................................................................................................... 162 6. Cem-Tefrika ................................................................................................. 165 7. Tevbe.............................................................................................................. 167 8. Zhd ............................................................................................................... 170 9. Fakr................................................................................................................. 175 10. Sabr ............................................................................................................. 177 11. Rz............................................................................................................... 179 12. Tevekkl ...................................................................................................... 181 13. Hayret........................................................................................................... 181 C. Seyr Slk ve lgili Kavramlar ................................................................. 184 1. Menzil ............................................................................................................. 184 2. Telvn-Temkn .............................................................................................. 185 3. Zikir................................................................................................................. 185 4. Vird ................................................................................................................. 191 5. Tesbih ............................................................................................................ 192 6. Riyzet ........................................................................................................... 195 a. Uzlet............................................................................................................ 197 b. Halvet ......................................................................................................... 198 c. Erbain......................................................................................................... 200 d. tikaf............................................................................................................ 202 7. Velyet ........................................................................................................... 202 8. Keramet ......................................................................................................... 203 D. Kalbe Ait Kavramlar....................................................................................... 206 1. Vecd................................................................................................................ 206 2. Cezbe ............................................................................................................. 206 3. Gaybet-Huzur ............................................................................................... 207 4. Fen-Bek ..................................................................................................... 208 5. Cemiyyet-i Htr.......................................................................................... 210 6. Mahv-sbat .................................................................................................... 211 7. Sr .................................................................................................................... 213 E. Ahlaka Ait Kavramlar..................................................................................... 218 1. Sdk................................................................................................................. 218 2. hlas ................................................................................................................ 219 3. Riya................................................................................................................. 221 4. Kanaat ............................................................................................................ 224 F. Dier Kavramlar .............................................................................................. 226 1. Nr .................................................................................................................. 226 2. Tecell............................................................................................................. 228 3. Feyiz ............................................................................................................... 236 a. Himmet....................................................................................................... 238

viii b. Nefes .......................................................................................................... 239 4. Gaflet .............................................................................................................. 239 5. Terk................................................................................................................. 241 6. Tecrd ............................................................................................................. 243 7. lm-i Ledn .................................................................................................... 245 8. Ku Dili .......................................................................................................... 247 9. athiye ........................................................................................................... 249 10. Tevell-Teberr ......................................................................................... 251 11. Kl u kl........................................................................................................ 252 12. Heyl.......................................................................................................... 253 IV. BLM TASAVVUF AIDAN BAKILAN KONULAR A. Nefis................................................................................................................... 254 1. Nefsini Bilen Rabbini Bilir ........................................................................ 254 2. Nefs-i Emmre ............................................................................................. 255 3. Nefsin zellikleri ......................................................................................... 256 4. Nefsin Terbiyesi .......................................................................................... 258 5. Nefsin ldrlmesi..................................................................................... 259 6. Nefsin Benzetildii Unsurlar .................................................................... 259 B. Dnya ................................................................................................................ 261 1. Mahiyeti ve zellikleri................................................................................ 261 2. Terk Edilmesi ............................................................................................... 265 3. Benzetildii Unsurlar ................................................................................. 266 C. lem................................................................................................................... 269 D. Gnl ................................................................................................................. 273 E. Akl ..................................................................................................................... 281 F. Vakit ................................................................................................................... 285 G. Hz. Peygamber................................................................................................ 288 H. lm .................................................................................................................. 291 I. Sohbet................................................................................................................. 292 . Can....................................................................................................................... 293 J. Beden/Ten......................................................................................................... 294

ix V. BLM TASAVVUF MECAZLAR A. ki le ilgili Mecazlar ..................................................................................... 298 1. arap .............................................................................................................. 298 2. Kadeh ............................................................................................................. 306 3. Mest ................................................................................................................ 307 4. Meyhane ........................................................................................................ 311 5. Pr-i Mugn ................................................................................................... 315 6. Ski ................................................................................................................. 318 B. nsan/Sevgili ile ilgili Mecazlar ................................................................... 321 1. Yz .................................................................................................................. 321 2. Dudak ............................................................................................................. 327 3. Az................................................................................................................. 333 4. Boy.................................................................................................................. 335 5. Bel ................................................................................................................... 336 6. Ben.................................................................................................................. 337 7. Ka.................................................................................................................. 337 8. ene ............................................................................................................... 341 9. Hat................................................................................................................... 341 10. Sa................................................................................................................ 342 11. Gz ............................................................................................................... 349 12. Gamze.......................................................................................................... 352 13. Kirpik............................................................................................................ 353 14. Kan ............................................................................................................... 354 C. Tabiat ile ilgili Mecazlar ................................................................................ 356 1. Deniz............................................................................................................... 356 2. Servi ............................................................................................................... 360 3. Gne............................................................................................................. 362 4. ebnem.......................................................................................................... 364 5. Ay .................................................................................................................... 364 6. Gl................................................................................................................... 364 7. Glzr............................................................................................................. 367 8. Blbl............................................................................................................. 367 D. Dier Mecazlar ................................................................................................ 368 1. Tevhid le lgili Mecazlar............................................................................ 368 a. Dost ............................................................................................................ 368 b. h................................................................................................................ 371 c. Sen.............................................................................................................. 373 d. Nakka ....................................................................................................... 375 2. Hristiyanlk le lgili Mecazlar ................................................................... 376 a. Put............................................................................................................... 376 b. elp ......................................................................................................... 379

x c. Znnr........................................................................................................ 379 3. eitli Mecazlar ........................................................................................... 380 a. Ayna ........................................................................................................... 380 b. em ve Pervane ...................................................................................... 383 c. Gy ve evgn ........................................................................................ 387 d. Ney.............................................................................................................. 388 e. Neyistn..................................................................................................... 390 f. Kebap .......................................................................................................... 390 VI. BLM TARKAT VE LGL KAVRAMLAR A. Hurflik ............................................................................................................ 391 1. Fazlullah- Hurf......................................................................................... 392 2. Cvidan-nme .............................................................................................. 395 3. Kelm/Sz ..................................................................................................... 396 4. Harfler ve Saylar......................................................................................... 397 5. nsan ve Yz............................................................................................... 403 6. stiv ............................................................................................................... 407 B. eitli Tasavvuf Zmre Mensuplar ......................................................... 408 1. Mevlev........................................................................................................... 408 2. Kalender ....................................................................................................... 409 3. Abdal .............................................................................................................. 412 4. Haydar........................................................................................................... 415 5. Ik................................................................................................................... 416 C. Tarkat Adetleri ............................................................................................... 417 1. Sem............................................................................................................... 417 2. El vermek ...................................................................................................... 418 3. El Almak ........................................................................................................ 418 4. Cer................................................................................................................... 418 D. Tarkat Ehlinin Giysi ve Eyalar ................................................................ 420 1. Hrka ............................................................................................................... 420 2. Murakka ......................................................................................................... 425 3. Ab.................................................................................................................. 425 4. Nemed............................................................................................................ 427 5. Kepenek......................................................................................................... 429 6. Tac .................................................................................................................. 430 7. Klah .............................................................................................................. 431 8. Destr............................................................................................................. 432 9. Kemer............................................................................................................. 433 10. As................................................................................................................ 434 11. Teber ............................................................................................................ 435 12. Kekl .......................................................................................................... 436

xi E. Tarkat Meknlar/Mimar Yaplar................................................................ 437 1. sitne........................................................................................................... 437 2. Zviye............................................................................................................. 438 3. Dergah ........................................................................................................... 438 4. Hankah........................................................................................................... 438 5. Halvethane .................................................................................................... 440 6. Savmaa .......................................................................................................... 440 7. Kutsallk Atfedilen Yaplar ........................................................................ 441 a. Makm........................................................................................................ 441 b. Trbe .......................................................................................................... 441 c. Eik ............................................................................................................. 442 VII. BLM MUTASAVVIFLAR, TASAVVUF TPLER VE ESERLER A. Mutasavvflar ................................................................................................... 444 1. Veysel Karen ............................................................................................... 444 2. brahim Edhem ............................................................................................ 446 3. Cneyd-i Badd ....................................................................................... 447 4. Hallc- Mansr............................................................................................ 448 5. ibl................................................................................................................. 458 6. eyh-i Sann ................................................................................................ 459 7. Abdlkdir-i Geyln .................................................................................. 461 8. Ahmed-i Cm .............................................................................................. 462 9. Feridddin Attar .......................................................................................... 463 10. Emir Sultan................................................................................................. 463 11. Hac Bayram- Vel .................................................................................... 466 12. eyh Mtk............................................................................................... 467 13. eyh Tcddin........................................................................................... 467 14. eyh Vef.................................................................................................... 468 B. Tasavvuf Tipler .............................................................................................. 469 1. Pr.................................................................................................................... 469 2. eyh................................................................................................................ 471 3. Mrid ............................................................................................................ 472 4. Kutub-Gavs................................................................................................... 473 5. Vel .................................................................................................................. 474 6. rif .................................................................................................................. 478 7. Dervi ............................................................................................................. 488 8. Tlib................................................................................................................ 494 9. Mrid .............................................................................................................. 495 10. Slik.............................................................................................................. 497 11. nsan- Kmil .............................................................................................. 499 12. in-Bgne ............................................................................................. 499 13. Tasavvuf Ehli ............................................................................................. 500 14. Zhid yahut Sufi........................................................................................ 501

xii a. Sfatlar....................................................................................................... 501 b. Amelleri ..................................................................................................... 507 c. Dnce ve Davranlar....................................................................... 513 e. Dier zellikleri ....................................................................................... 519 C. Tasavvuf Eserler ........................................................................................... 523 1. hyu Ulmid-dn........................................................................................ 523 2. Mantkut-Tayr .............................................................................................. 524 3. Mesnev ......................................................................................................... 525 4. Fhi m fh ..................................................................................................... 526 5. Glen-i Rz ................................................................................................. 527 6. Glzr- Manev........................................................................................... 527 SONU...................................................................................................... 529 KAYNAKA .............................................................................................. 534 DZN ......................................................................................................... 559 ZET ......................................................................................................... 581 ABSTRACT ............................................................................................... 582

KISALTMALAR

B Bkz. C. ev. Fak. G H. Haz. A K Kt M. M MEB Mes Mf Mh Mk Mrb Msd Msr Mst M ODM .

: Beyit : Baknz : Cilt : eviren : Faklte(si) : Gazel : Hicri : Hazrlayan(lar) : MEB slam Ansiklopedisi : Kaside : Kta : Miladi : Musammat : Mill Eitim Bakanl : Mesnev : Mfred : Muhammes : Mukattaat : Murabba : Mseddes : Msra : Mstezat : Muaer : Osmanl Divan iiri zerine Metinler : lm

xiv s. S. Sad. SBE. TDVA T Th Tr Trc Trk nv. vb. vd. Vol. yy. : Sayfa : Say : Sadeletiren : Sosyal Bilimler Enstits : Trkiye Diyanet Vakf slam Ansiklopedisi : Tuyug : Tahmis : Tarih : Terc-bent : Terkib-bent : niversitesi : Ve benzeri : Ve dierleri : Volume : Yzyl

GR

A. Divan iirinin Kaynaklar ve Tasavvuf

Divan iirinin kaynaklar konusunu ele alan aratrmaclarn vardklar ortak nokta, bu iirin zengin bir kaynaktan beslenmi olduudur. Bu unsurlar, u ekilde zetlenebilir: Kurn, hadisler, tasavvuf, tarkatlar, evliy menkbeleri, peygamber kssalar, mucizeler, din ilimler, slam tarihi ve corafyas, efsaneler, tarih ahsiyetler, mitoloji, astronomi, hendese, kimya ve tp gibi an ilimleri, Trk tarihi ve mill kltr unsurlar, Osmanl halknn sosyal hayat, gelenekler, bayramlar, dnler, eitli trenler, giysiler, sava aralar, simya, reml, sihir, tlsm gibi btl bilgiler, mzik terimleri, edeb bilgiler, ataszleri ve deyimler (Levend 1984: 9-10; Timurta 1990: 10-11; z 1995: XXX; Baysal 1999: 281-282). Bu listeyi daha da uzatmak mmkndr. Burada bizim dikkat ekmek istediimiz nokta, tasavvufun, Divan iirinin kaynaklarndan biri olduunun bir ok aratrmac tarafndan ifade edilmi olmasdr. Agh Srr Levend (1984: 9-79)in 13 balk altnda inceledii Divan Edebiyatnn Kaynaklar blmnde birinci sray tasavvufa vererek ilk konu olarak anlatmas, tasavvuf konusunun Divan iirinin nemli bir kayna olduunu gstermesi bakmndan dikkat ekicidir. Faruk Kadri Timurta (1990: 10-11), Divan edebiyatnn i zenginliini ve zn oluturan ve gnmzde onu iyi anlayabilmek iin bilinmesi gereken eski kltr ve bilgi malzemelerinden sayd 11 maddenin maddesi olarak tasavvuf ve remizlerini belirler. 4.

2 Fahir z (1995: XXX) de, Divan iirinin kaynaklarn anlatt blmde, bu iirin balca alt kaynaktan beslendiini ifade ederek, 4. madde olarak tasavvufu sralar. Muhammet Nur Doan (1999: 424), tasavvufun, Divan iiri bilgisinin arka plannda nemle yer alan bir kltr unsuru ve divan airinin i derinliinin bir ifadesi olduundan bahseder. Cihan Okuyucu (2004: 187), klsik edebiyatmzn btn Orta a edebiyatlar gibi ilhamn byk lde din ve tasavvuftan aldn belirtir. Kemal Bek (1999: 335), tasavvufun, Divan iirinin temel

kaynaklarndan biri olduuna dikkat eker. Divan edebiyat zerine tantc bir yaz kalem alan Jale Baysal (1999: 281-282) da, bu edebiyatn kaynaklarn sraladktan sonra, Divan iiri iin zellikle nemi olan konunun tasavvuf olduunu vurgular. Grld gibi aratrmaclarn ou, tasavvufun, Divan iirinin nemli kaynaklarndan biri olduunda birleirler.

Tasavvuf balangcndan konunun nasl

nedir?1 itibaren

Bu

soruya

mutasavvflar, getirerek bir

tasavvuf

tarihinin

eitli

tarifler

cevaplandrmaya kanaat meydana

almlardr. Aada zikredeceimiz baz tanmlar, tasavvuf ehli arasnda anlald hakknda zihinlerde getirecektir: Tasavvuf, gzel ahlaktr. Tasavvuf, Hakka boyun emektir. Tasavvuf, gereksiz ileri terk etmektir. Tasavvuf, tamamen edebden ibarettir. Tasavvuf, nefsin btn zevklerini terk etmektir. Tasavvuf, emeli brakp amele devam etmektir. Tasavvuf, lh emir ve yasaklar altnda sabretmektir.
1

Tasavvufun etimolojisi ve menesi ile ilgili tartmalar iin Bkz. Ayn 2000, z 1997, Eraydn 2001.

3 Tasavvuf, kulun her zaman, o an iinde ilenmesi en uygun olan amelle megul olmasdr. Tasavvuf, ibadete srarla devam etmek, Allaha ynelmek, dnyann ss ve aldatclndan yz evirmek, kalabaln itibar ettii zevk, mal ve hrete arka evirmek ve ibadet edebilmek iin halktan ayrlp halvete ekilmektir. Tasavvuf, Hakkn seni senden ldrp seni kendisiyle diriltmesidir. Tasavvuf, balamamaktr. Tasavvuf, senin bir eye sahip olmaman ve hibir eyin de sana sahip olmamasdr. Tasavvuf, kalbi yalnz Allaha balayp, masivadan (Allahtan baka her eyle) ilgiyi kesmektir. Tasavvuf, kovulsa bile sevgilinin kapsna diz kmektir. Tasavvuf, yakc bir imektir.2 (Cebeciolu 1987: 389-406; z 1997: 51-75; ztrk 1997a: 21-23; Kara 1999: 31-36; Trer 1998a: 23-25; Eraydn 2001: 36-43; Demirci 2001: 19-20). Bu tarifleri daha da oaltmak mmkndr. Tasavvuf yolunun mensuplar tarafndan, tarihsel sre iinde ok sayda, hatta bini bulan sayda tanm yapld ifade edilir. Bu tanmlar, mutasavvflarn o anda iinde bulunduklar hal ve makmlara gre deiiklik arzeder. Hatta ayn kiinin farkl zamanda farkl tanm yaptna da ahit olunur. Bu farkllkta tasavvuf ehlinin anlay ve mizac da nemli rol oynar. Netice olarak, mutasavvflarca ileri srlen tariflerin, tasavvufun mahiyetini eksiksiz ve fazlasz ifade eden, efradn cami ayarn mani tarifler olmad sylenebilir (bn Haldun 1998: 35-36; ztrk 1997a: 2021; Eraydn 2001: 40; Demirci 2001: 19). Bu tanmlarn deiiklik gstermesi, tasavvufun bir amel, ibadet, ahlak, zhd, tecrb; bir de marifet, irfan, bilgi, nazar/felsef yn olmasndan hakkatleri almak ve halkn elinde bulunana mit

Olanlar tekyesi eyhi brahim Efendinin tasavvufu manzum olarak tarif ettii kasidenin tasavvuf ehli arasnda mehur olduunu da belirtmek isteriz. Bu manzumenin ksa aklamalaryla birlikte tam metni iin Bkz. z 1997: 75-84 ve Eraydn 2001: 471-475.

4 kaynakland kabul edilebilir (Ceylan 2000:167-168; Kemikli 2004: 5; Kara 2004: 18). Tasavvufun felsef ynyle en belirgin faaliyet alan varlktr. Mutasavvf, varln srrn anlamaya alr. Tasavvuf dncesine gre varln asl/z, tek yaratc olan Allahtr. Dier btn varlklar onun eitli tecelllerinden (grnt/yansma) ibarettir (Levend 1984: 13-14; Akarpnar 2004: 4).3 Tasavvuf, bu ynyle insan-kainat-Allah lsne nemli almlar getirmi ve zel bir diyalektik ve terminoloji oluturarak geliimini srdrmtr (Ceylan 2000:167-168; Kara 2004: 18; Kemikli 2004: 5). Tecrb tarafyla tasavvuf, zhd ve takvay nceler, geici eylere gnl balamamak noktasnda sliklerini srekli uyarr, gerek zenginliin yollarn gstermeye alr ve kendine zg kurallarla bir yaam tarz ortaya kor. (Ceylan 2000:168; Kara 2004: 18; Kemikli 2004: 5). slam dininin esaslarn temel alarak gelien tasavvuf, lh

meselelerden gndelik uralara kadar her bilgiyi kendi bak asyla deerlendirip yorumlar. Tasavvufun hedefi, nefsin terbiye edilmesi ve rhun arndrlmas ile mutlak varla erimektir. Amac ise insann, benliinin basksndan ve arlndan kurtulmas, sembolik anlamda yok olmas, kefettii yaratcsnn ahlakn benimseyerek insan- kmil/bilge insan sfatn kazanmasdr. Tasavvuf duyu ve gr sistemi iinde kesrette vahdeti (oklukta birlii) grmeyi ve hakkate ulamay hedefleyen slik, seyr slk ad verilen manev yolculuk aamalar ile duygu, dnce, hal ve davranlarn kontrol altnda tutarak manen ekillenmeye, nefsini arndrmaya ve keml noktasna ykselmeye gayret gsterir. Tasavvuf ncelikle, bireyin i dnyasn aydnlatmay; manen

olgunlatrmay; ahlakn saflatrmay ngrr. Yani, ncelikle bilginin iselletirilmesi, ardndan i aydnln szler, hal ve davranlarda belirmesi;

Allahn istei ve yaratma gc ile meydana gelen varlklar, lh bir dzen iinde, dzenin bir paras olarak yaamlarn srdrrler. Bu nedenle, tm varlklar lh gcn snrszlna delil gsterilen birer srettir. zn dndaki her ey masivadr ve her ey aslna dnecektir/rc edecektir. (Akarpnar 2004: 4).

5 nihayetinde ulalan bilin dzeyinin/bilgeliin topluma yansmas sz konusudur. (Akarpnar 2004: 4-5). smail Raci el-Fark, tasavvufun inananlarn rhlarn beslediini, kalplerini arndrdn, onlarn takva, fazilet, doruluk ve Allaha duyduklar yaknln hasretini giderdiini ifade eder (Akarpnar 2004: 5). Tarkatlar araclyla korunup gelitirilen tasavvuf, ksaca u esaslar zerine kurulmutur: Allah ak, Allaha adanma, Allaha manen ulama abas; dnya ve dnya nimetlerinin yerilmesi, sadelik, nefis terbiyesi, rhun yceltilmesi, rif olmak, ahlakn olgunlatrlmas vb. (Akarpnar 2004: 5)4 Anlatlmaya, dile getirilmeye, sze dklmeye allan tasavvufun ne olduu, yaamayanlar ve tatmayanlar tarafndan bilinemez. nk tasavvuf bir hal ilmidir ve kitaplardan renilecek bir bilgi deildir (Eraydn 2001: 40; Demirci 2001: 19). Bununla birlikte, tasavvufun kelime, kavram, mecaz ve sembol gibi ifade vastalar ile dile getirilen (dil ile anlatlan), sze/yazya dklen bir yn de mutlaka vardr (Kara 1999a: 209).

Zhd, tasavvuf ve tarkatlar olmak zere balca dneme ayrlan tasavvuf tarihinin geliim srecini genel hatlar ile ele almakta yarar gryoruz. Tasavvufun isim olarak deilse bile anlay ve yaay tarz olarak Hz. Peygamber ile balad kabul edilir. Daha asr- saadet ad verilen ilk dnemde Peygamberin kendisinin ve sahabeden bazlarnn mistik bir hayat srd sylenir. Tasavvuf, slamn daha ilk yzyl iinde belirmeye balayan siyasal ve toplumsal deiimlere pasif bir tepki olarak nce zhd
4

Tasavvuf konusunda nemli almalar bulunan Ahmet Yaar Ocak da konu ile ilgili unlar sylemektedir: Tasavvuf, teorik yaps itibariyle, eriatn, tevhid tabir edilen, Allahn ortak kabul etmez tekliini ak ve seik bir ekilde vurgulamak suretiyle yaratan yaratlandan ayrarak ortaya koyduu yaratan-yaratlan ayrmn, yaratlann yaratann tecellsinden ibaret olduunu varsayarak izale etmeye alan bir mistik felsefe eklinde zetlenebilir... Sufi, ait olduu lh hakkatle tekrar birlemek zere bu kademeleri amaya alan kiidir. (Ocak 2003: 267).

6 (asetik) bir hayat tarz eklinde kendini (Ocak 2003: 267) gsterir. Veysel Karen (.H.37/M.657) ve Hasan Basr (.H.110/M.728) gibi tbin ad verilen ikinci kuak ahsiyetler, gerek anlamda sufiler olmaktan ziyade, slamn bozulmas olarak deerlendirdikleri siyasi gelime ve toplumsal deimeleri kabullenmeyerek, bizzat yaamak suretiyle rneini verdikleri zhd ve takva hayatyla bunlar protesto eden zhidler idi. (Ocak 2003: 267). Bu zhd tepki btn Emevi dnemi (H.41-133/M. 661-750) boyunca devam etmitir. Tasavvufun H.2/M.8. yy.da balad kabul edilir. Kfeli Ebu Haimin (.H.150/M.767) sufi adyla anlan ilk kii olduu sylenir (Levend 1984: 43). Daha sonra geni evrelere yaylan tasavvuf akm Basra, Kfe, Badat ve dier ehirlerde, Bayezid-i Bistami (.H.262/M.875), Cneyd-i Badd (.H.297/M.909), Hallc- Mansr (.H.310/M.922) gibi nl sufileri yetitirmitir. Irak mektebi denilen bu ilk dnem sufleri, nceleri slam ulema ve fukahasnn iddetli tepkileriyle karlamtr. Ancak bu tavr, sonraki yzyllarda zellikle Ebu Kasm Abdl-Kerim el-Kueyrnin (.H.465/M.1072) tasavvufun snn inanlarndan ayr olmadn gstermek amacyla yazd nl eseri Risle ve Gazzlnin (.H.505/M.1111) ok esasl, ok ynl almalarndan sonra giderek yumuamtr. Tasavvufta ve ilimde yksek mertebede olan bu byk yazarlarn eserleri uzlatrc rol oynamtr. lim ve sultanlarn nl eyhlere intisab dolaysyla da bu cereyan, geni halk kitleleri arasnda yaylmtr (Levend 1984: 42-44; Karahan 1988: 56-57; Kprl 2003: 146-147; Ocak 2003: 269; Kemikli 2004: 5). slam dnyasnda tasavvufun ilk ortaya kt dnemde (H.3./M.9.yy.), Horasan evresinde, Hamdn- Kassr (.H.272/M.885)n nclk ettii, Irak mektebinin zhde dayal tasavvuf anlayndan farkl olarak lh ak ve cezbe motifinin hkim olduu Horasan mektebi denilen bir anlayn (Melmetiyye/Melmetlik) varlna da ahit olunmaktadr (Ocak 2003: 269). te H.5./M.11. yy.dan itibaren Ortadou slam dnyasn iine alan geni topraklarda bu iki tasavvuf anlay, yava yava tarkat denen sufi teekklleri ortaya karmaya balamtr.

7 Artk Ortadoudan yaylmak suretiyle Kuzey Afrikadan

Maverannehire uzanan btn bir slam dnyas, ortaalar boyunca bu iki ana mektepten km muhtelif tarkatlarn dou ve gelimelerine sahne oldu.5 Bu sufi teekkller, ksa zamanda zviye, hankah vb. terimlerle adlandrlan bir takm kurumlar gelitirip slam dnyasnn her tarafna yayarak, buralarda, slamn zhir (egzoterik) bilgisini reten medreselere paralel olarak btn (ezoterik) cephesine dair bilgi ve yorumlar retmeye baladlar. (Ocak 2003: 269). Zamanla gelitirilen bu eitli tasavvuf yorumlarnn en nemlisi, H.7./M.13. yy.da Endlsl byk mutasavvf bn Arbnin (.H.639/M.1241) gelitirdii, tasavvuf tarihinin en byk inklb kabul edilen vahdet-i vcd mektebi olmutur (Ocak 2003: 269). Tasavvufun ilk yazar olarak kabul edilen Basral Haris b. Esed elMuhsib (.H.243/M.857)den bn Arbye kadar geen sre iinde eitli tasavvuf terimlerinin oluumuna tank olundu. leride ayrntl olarak deerlendireceimiz konuyla ilgili imdilik u satrlar kaydetmek istiyoruz: Tasavvufun inkiaf, kolay olmamtr. Mutasavvflarn fikirleri ehl-i snnet akidelerile taarruz ettike, bu fikirler pek iddetli mukabeleye maruz kalmtr. Onlar da mesleklerini gizlemee, nazariyelerini baz iaretler, remizler, mecaz ve tebihlerle saklamaa mecbur olmulardr. Hallc- Mansr gibi gizleyemeyenler ise, her trl azap ve ikenceye kendilerini feda etmilerdir. (Levend 1984: 43).

Bu gelimeler, bir aratrmac tarafndan mill tarihimiz asndan u ekilde deerlendirilir: Orta Asya Trklerinin, Mslmanl en cra blgelere kadar ve severek benimsemesinde mutasavvflarn rol byktr. Anadolunun Trklemesi ve slamlamasnda, ksacas zerinde yaadmz topraklarn ebed vatanmz olmas hadisesinde, eitli tasavvuf gruplarnn, Alp-erenlerin, Kolonizatr Trk Dervilerinin hizmetleri tarihin ehadetiyle sabittir. (Demirci 1993: 14).

8 B. Osmanl Devleti ve Tasavvuf (14.-15. Yzyl)

Trklerin Anadoluya geliinden itibaren Osmanl Devletinin ilk iki yzyln iine alan siyasi olaylar ok kaln izgilerle de olsa vermeyi, konunun btnl asndan gerekli gryoruz. Bilindii gibi, Trklerin Anadoluya youn bir ekilde yerlemeye balamas, 1071 tarihinde yaplan Malazgirt Savandan sonradr. Bu tarihten XIV. yy.a kadar devam eden Trk gleri, byk ounlukla Maverannehir, Harizm, Horasan, Azerbaycan ve Arrn dolaylarndan olmu ve balca iki safhada gereklemitir. Birincisi, XIII. asrn balarnda Karahtaylarla Harizmliler arasndaki mcadeleler sebebiyle Ferganadaki ehirlerin yaanr olmaktan kmas ve hemen hemen ayn dnemde Byk Seluklu Devletinin Harizmliler tarafndan yklmas zerine, bu blgedeki halkn byk ounluunun Anadoluya gelmesi, ikincisi de Mool istilas sebebiyle Cengizin ordular nnden kaan Trklerin Anadoluya snmas. zellikle bu iki safhada pek ok eyh ve derviin g ettii Anadoluda tasavvuf faaliyetlerin temeli atlmtr. (ngren, 2000a: 17). Seluklu hkmdarlar, Anadoluya gelen bu dervilere sahip karak, onlarn faaliyetlerine imkn tanmlardr. Kltrel faaliyetlerin canl olduu 13. yy.da Anadoluda, vahdet-i vcd dncesini sistemletiren Muhyiddin bnl-Arb (.H.639/M.1241), onun grlerini geni evreye yayan talebesi Sadreddin Konev (.H.673/M.1274) ve Mevleviyyenin pri Mevln Celleddn-i Rm (.H.672/M.1273) gibi mutasavvflar yeni fethedilen bu topraklarda dnce ve eserleriyle hizmet vermeye gayret gstermilerdir (ngren, 2000a: 17-18; nalck 2003: 198; Kara 2004: 60).

Osmanl Devleti kurulmadan nce eitli blgelerden Anadoluya g eden derviler, burada kurulmakta olan devlete nemli katklarda bulunmulardr. mer Ltfi Barkann belgelerle ortaya koyduu gibi, bu dervilerin bir ksm gazilerle beraber fetihlere katlmlar, bir ksm da Anadolunun kylerine veya tamamen bo yerlere yerleerek ziraat ve

9 hayvan yetitirmekle megul olmulardr. Bu kiilerin iskna elverili olmayan da ve bayrlarda zor artlarda kurduklar tekye ve zviyeler, oralarn imar ve iskan hususunda byk yararlar salamtr. Yerletikleri yerleri ziraat edip ba bahe haline getirmiler, sava zamannda da orduya destek vermilerdir. Bu dervilerden bir blmnn zviyelerini snr boylarnda kurmu olmas, ordunun harekatna da nemli lde yardmc olmutur (Barkan 2003: 141-191; Ocak 2003: 276, 286; ngren, 2003a: 192-193). Osmanl Devletinin kurulu dneminde nemli roller stlenen ve ahyn- Rm, gaziyn- Rm, bciyn- Rm ve abdaln- Rm diye isimlendirilen din-tasavvuf teekkllere de iaret etmekte yarar vardr (ngren, 2000a: 22). Osmanl padiahlar ve dier yneticiler, Bizansa kar yrtlen savalarda kendileri ile birlikte savaan yahut Anadolu topraklarnn imar ve iskannda nemli grevler stlenen dervilere ilgisiz kalmayarak, onlara yaknlk ve kolaylk gstermilerdir. Bu yaknlk onlar iin, zengin vakflarla donatlm tekyeler ve zviyeler amak veya dier beyliklerden ele geirdikleri topraklarda eskiden mevcut olanlarn devamn salamak, yahut da muhtelif tarkatlara mensup eyhlerin kendi atklar benzer kurumlar resmen tanyarak yeni vakflarla tehiz etmek eklinde (Ocak 2003: 276-277, 286) tezahr etmitir. 13. yy.n sonu ile 14. yy.n banda Anadoludaki beylikler, tek bana stnlk kurma yahut daha gl olmann mcadelesini vermilerdi. St merkez edinen Osmanl Beylii de bu kltrel mirasn ve siyas mcadelenin iinde yer almtr. Osmanl Devleti, Erturul Gazinin olu Osman Bey tarafndan 1299da Stte kuruldu. kinci sultan Orhan Gazi zamannda, 1326da Bursa, 1329da da znik fethedildi. 1354te Sleyman Paann gayretleriyle Gelibolu alnd. nc padiah I. Murad Hdvendigr, Merii geerek batya doru fetihlere devam etti; Srpsnd ve Kosova savalarn kazand. Drdnc padiah Yldrm Bayezid devrinde de Devlet, Niboluda Hal kuvvetlerine

10 kar byk bir zafer kazanlmasyla, Asya ve Avrupa topraklarnda bymesini srdrd. Devlet, XV. yy.a byk bir sknt ile girdi. Ankara Savandaki beklenmedik yenilgiden sonra ynetim, yz yllk devlet lm-kalm sava vermeye balad. Yldrmn oullar arasnda balayan taht kavgas, elebi Mehmetin 1413te tahta oturmasyla son buldu. 1421de tahta geen II. Muradla birlikte Osmanllar, yeniden toparland. Fatih Sultan Mehmet, 1453te stanbulun fethiyle yzyln en byk fethine adn yazdrd. Fatihin 1481de vefat zerine devletin bana II. Bayezid geti. Osmanldaki tasavvufun, nceki blmde anlatlan tasavvuf tarihinin devam ve paras olduu sylenebilir. Bu devamn salanmasnda Anadolu Seluklular ve Beyliklerin de nemli rolleri olmutur (Ocak 2003: 270). Osmanl idarecilerinin 14. ve 15. yy.larda tasavvuf ve tarkatlarla ilgili yaptklar almalar u ekilde sralyabiliriz: Osman Gzi, kaynpederi eyh Edeblnin mridlerinden Turgutun zviyesi iin bir ky temlik etmi, Kumral Babaya da bir zviye yaptrp (Kumral Baba Zviyesi) vakflar tayin etmitir. Orhan Gazi, eyh Edeblnin kabrine bir trbe ve bir zviye (Edebl Zviyesi); Geyikli Baba vefat ettiinde zerine bir trbe ve bir tekye yaptrmtr. Bursa fethine katlan Abdal Ms, Geyikli Baba ve Abdal Murad gibi sufilere Uluda yamalarnda birer zviye yaptrp vakflarn tanzim ettirmitir. I. Muradn, Postinpu Babaya Yeniehir kasabasnda bir zviye kurdurduu, Dimetokaya da Abdal Cneyd Zviyesi yaptrd kaydedilmitir. Yldrm Bayezid, Kazerniyye tarkat mensuplar iin Bursada bir zviye (Ebu shak Zviyesi) ina ettirmitir. II. Muradn deiik yerlerde yaptrd pek ok hankahn yan sra Edirnede bir Mevlevhane kurdurduu belirtilmitir. Tarihi Nernin, Onca azametine ramen bir dervi grse ona tevazu ve meskenet gsterirdi. diye tavsif ettii Fatih Sultan Mehmet de dervilerle yakn ilikiler iinde olmu, pek ok eyhe faaliyetleri iin beratlar vermi,

11 onlar baz vergilerden muaf tutmu, Zeyniyye tarkatinden eyh Vef ve dervileri iin de bir tekye ve hamam yaptrmtr. Sultan II. Bayezid, Akemseddinin tarkatine mensup eyh Muhyiddin Yavs adna bir tekye ina ettirmitir (ngren 2003a: 193-195).

Osmanl ynetimi ile tasavvuf ve tarkat ehli arasndaki mnasebetler de dikkat ekici boyuttadr. lk Osmanl medresesinin mderrisi olduu bilinen Davud-i Kayserinin ayn zamanda tasavvuf tefekkr en st seviyede temsil eden bir kiilie sahip olduu belirtilmektedir (ngren 2000a: 22, 2003a: 198; Kara 2004: 64).

Mutasavvflar bilgileri vermektedir:

ile

geni

halk

kesiminin

ilikileri

ise

ounlukla

viz/mrid-cemaat eklinde gelimitir. Reat ngren, konu ile ilgili u

Anadolunun hemen her yerleim blgesinde bulunan tekye ve zviyelerde, belirli gn ve gecelerde halka da ak olan sohbet programlarnn yan sra, byk ehirlerdeki merkez camilerden, en cra kelerdeki mescidlere kadar hemen her tarafta din-tasavvuf meseleleri anlattklar konumalarla halk irada altklar kaynaklarn ska szn ettii bir husustur. Yine, zellikle cehr zikir uygulayan tarkat tekyelerinde msik eliinde ilhler sylenerek icra edilen zikirlerin ve ekilen tevhidlerin dervilerle birlikte onlar dinlemeye gelen halkn da kalbini coturduu nakledilmektedir. (2003a: 204).

Kuruluundan itibaren Osmanl devletinin snrlar iinde pek ok tarkata rastlanr. Bunlar arasnda zellikle Mevlevlik, Riflik, Kadirlik, Nakibendlik, Halvetlik, Bayramlik (Melmlik), Zeynlik, Veflik Osmanl toplumsal ve kltrel tarihinde nemli roller oynamlardr (ngren, 2000a: 18-21; Ocak 2003: 271-272; Kara 2004: 60). Osmanl mparatorluundaki tarkatlar iki ana gruba ayran Halil nalck, konuyu yle zetlemektedir:

12 lk grup, sultanlarn ya da nemli kiilerin kurduu vakflarn geliriyle desteklenen tekyeleriyle, iyi tanmlanm bir rgt ve belli yin ve trenleri olan, yerlemi tarkatlardan oluur. Bu tarkatlarn en nlleri Nakibendlik, Mevlevlik, Halvetlik ve bunlarn eitli kollardr. Bunlar, genellikle kentlerde yerleir, yeleri toplumun st snrlarndan gelirdi. Her tarkatn kendi sanca, balk ya da tac ve kendi zikir ve tren biimi vard. Her biri, inanlar dorultusunda, nl bir mutasavvf, velyi ya da Peygamber sahabesinden birini kendi pri olarak kabul eder ve silsilenamesini buna gre dzenlerdi. kinci grubu ise, genellikle Melm ya da Melmet diye bilinen gizli tarkatlar oluturur. Bu adlarla anlmalarnn nedeni, halkn gznde n ve saygnlk aramak yerine ayplanmak, knanmak istemeleridir. Her tr gsteri, d rgt ve simgeden kanrlard; tren ve ibadetleri de gizli idi. Devletle hibir iliki kurmadklar gibi siyas iktidara karydlar. Kendi emeklerinin rnyle yaamay tre edinmi olduklarndan, devlet ve bireylerden ba ve zekat kabul etmezlerdi. Bu grup iinde Kalender, Haydar, Abdaln ya da Baba diye bilinen gezginci derviler ve kentlerde yaayp lonca yeleri arasna szan Hamzavler bulunur. (2003: 199).

Osmanl toplumunu tesiri altna alan tasavvuf dncesinin (Demirci 1993: 20-21; Kurnaz 2000a: 166; Kl 2004: 35-36) divan airini de etkilemesi kanlmazdr. Divan airi, eitli tabirler, ataszleri ve deyimler gibi halkn gnlk yaantsna bile yansyan tasavvuf kltrnn (Bkz. Glpnarl 1977) iinde kendini bulmu; yetiip bym ve bu kltr dokusu iinde eserler verip iirler yazmtr: Zaman iinde halk ve aydnlar, bazan belki de kavramadan sufi terminolojisini ve sembolizmini benimseyerek dnyay onlarn gzleriyle grmeye balamlardr. Herhangi bir nakka, eserinde mesela renkleri niin saf olarak kullanmas gerektiini bilmeyebilir. Fakat yaanan kltr iinde, o, ister istemez bu davran kazanmtr. Zaten kulland tekniklerin btn o kltr iinde teekkl edip kklemitir. (Ayvazolu 1993: 107).

13 Andrews (2000: 143)in konu ile dnceleri de dikkat ekici mahiyettedir: Tasavvuf gr, toplumsal ve sanatsal davrann birok ynne nfuz ettii iin, kayda deer bir noktadr bu. Osmanllarn hepsi dervi deildi, ama airler ve seslendikleri kitle iinde tasavvuf grn temel elerini bilmeyen ve bunlara yaknlk duymayan kimselerin var olduunu dnmek bile gtr.. Gibb (1999: 39), Trk airleri arasnda gerekten mutasavvf olan ve btn glerini, akidelerinin tarif ve erhine harcayan birok airin bulunduunu syledikten sonra, kanaatini u szlerle zetler: airler umumiyetle birer mutasavvf ve mutasavvflar da birer airdi. (1999: 34). Ferit Kam, ran edebiyatnn Osmanl airleri zerinde en fazla etkisi grlen ksmnn tasavvuf edebiyat olduunu ifade ettikten sonra, bu vdide yazlm olan mstakil eserlerden baka, dorudan doruya tasavvufla ilgili olmayan eserlerin bile byk bir blmnde tasavvuf kokusu bulunduunu kaydeder. Bu eserlerin zamann icaplarna uymaktan ortaya kan rnler olduunu belirten yazar, dncelerini yle noktalar: Tasavvufun mill vicdanmz zerinde yapt etkinin derecesini herkes bilmektedir. Devletimizin kuruluundan beri padiahlardan, devlet erknndan tutunuz da milletin ciz bir ferdine kadar mutlaka herkes bir tarkata girmi, bir mridin yardm eline sarlmt. Tasavvuf zevkinden nasipsiz olmak, eskilere gre kusurdan saylrd. Bundan dolay tasavvuftan nasibi olsun, olmasn milletin hemen her ferdi, bunlar arasnda, bilhassa airler, kendilerini sufilere ait lezzetten tatm gibi gstermek isterler; tasavvufa ait derin nkteler ve ince fikirlerle eserlerini ykseltmeye alrlard. (eltik 2003: 124). Fuat Kprl (2003: 154), Barbier De Meynardn Sad hakkndaki szlerini genelletirerek, tasavvufa kar hi meyli olmayan airlerin bile, zamann umumi ve kuvvetli arzusuna uyarak, eserlerine az ok sufiyane bir renk vermeye mecbur kaldn ifade eder.

14 Abdlbki Glpnarl (2000: 239), Divan edebiyatnda hemen her airde tasavvuf eilimlerin bulunduunu belirtir. Necmettin Halil Onan (1991: 168), tasavvufun nazmn bnyesine girecek kadar messir olduunu, bu tesir dolaysyla tasavvufla hi alakas olmayan, yani herhangi bir tarkata mensup bulunmayan airlerin eserlerinde bile tasavvuf terimlere sklkla rastlandn ve bu terimlerin her air tarafndan kullanlmasnn bir det haline geldiini zikreder. Agh Srr Levend (1984: 44), divan airlerinin tasavvufun czibesine kapldklarn, samimi olarak bu inanca bal olanlarn bu tesiri samimi olarak yansttklarn, dierlerinin ise yaadklar devrin tesirine tabi olarak tasavvufa temas etmekle yetindiklerini syler. Mehmet avuolu (2001: 15), divan airinin dnya grn tasavvuf felsefesinden ald iin idealist olduunu belirttikten sonra, dncesini yle srdrr: Eski iirimizin metafiziini tasavvuf felsefesi tesis eder. Bilindii gibi sliklerinde bir hayat gr ve zevk, hayat ve mueret slbu eklinde tezahr eden bu felsefe, eitli tarkatlar kanalyla cemiyete intikal etmi, sosyal hayatn icab olarak her snf ve kltr seviyesinden bir ok kimseler ve dolaysyla baz airler bu tarkatlara slik olmulardr. Yine bilindii gibi, tarkatlarn tesiri yalnz kendi hudutlar iinde kalmam, dolayl olarak btn cemiyete uzanmtr. Bu cmleden olarak Seyyid Nesmden Yeniehirli Avni Beye kadar iir ve edebiyat alannda birok sadk mmessilini klasik edebiyatmzn geni sahasna yerletirmi olan bu felsefe, hemen hemen btn klasik airlerimizi az ok etkilemitir. Hemen hemen her airde bu felsefenin u veya bu nisbette tesirlerine rastlarz. (2001: 293-294). Cihan Okuyucu (2004: 33), kiminin inanarak kiminin ise an eilimine uyarak tasavvuf mazmunlarn esas aldn, neticede airlerin tamamnn tasavvuf nevesine tabi olduunu ifade eder. Glpnarl (2000: 239-240)nn, tasavvufla dorudan ilgisi bulunmad ve h, en-akrak olarak bilinen Nedmde bile tasavvuf eilimlerin var olduunu sylemesi, divannda din manzume bulunmamakla eletirilen ve

15 yaamay, zevk ve elenceyi sevdii dile getirilen Bknin iirlerinde tasavvufun mevcudiyetinin bir makale ile ortaya konmu olmas (Kk 1995: 133-136), tasavuf terminolojinin kltrel muhayyile zerindeki kapsayc tesirini gstermesi bakmndan dikkat ekici rnekler olarak grlmelidir. Divan airlerinin tasavvuf ve tarkat ilikileri zerinde yaplan

aratrmalar da, dikkat ekici sonular vermitir. Mustafa sen (1997: 209220), tarafndan yaplan almada, Sehi Beyin Het-Behitinden, Fatinin Htimetl-erna kadar 27 eser ve tezkirede, 3182 airden yaklak 320 airin; 16. asrn sonuna kadar yetien 1198 air zerinde yaplan ikinci almada ise, 165 airin eitli tarkatlar ile balants olduu tespit edilmitir (Akgz 1999: 413-415). Bu tespitlerle birlikte, tarkatlara intisap eden airlerin saysnn azl, o devirde eletiri konusu bile olmutur: Osmanl lkesindeki airlerin byk eksikleri slk ehli olup kendisini doruya klavuzlayacak bir mridin eteini tutmamalardr. Bilgi elde etmek yolunda da bir stada bavurmayp kendi bilgileri ve grleriyle yetinmeleridir. Oysa, Acem airlerinin gzel iir yazanlar byle deillerdi. iire heves ettikleri ve bunu renmek istedikleri zaman ilkin stada bavururlard ve bilgilerini tamamladktan sonra bir eksiksiz mridden el almalar, bir mridin elini pmeleri kesindi. Bundan dolay her yolda akranlarnn ba olmak mutluluu kendileri iin kolayd. (Gelibolulu Mustafa l 1999: 17). Mustafa Miyasolu (1999: 293) da konu ile ilgili olarak, bu dnemin airinde, az ok bir tasavvuf terbiyesinin varlna dikkat eker ve airlerin evliy nazarndan mahrum olmadn, hemen hepsinin bir tekyeden nasibini aldn yahut bir eyhin sohbetinde bulunduunu syler. airlerin i lemine nfz etmek mmkn olmasa da, tasavvufla dorudan ilgisi olmayan airlerin, tasavvuf terminolojiye iirlerinde yer vermeleri, dorudan sylendiinde saknca veya tehlike arzedecek dncelerine rt oluturmalar yahut yalnzca estetik bir etki yapmay istedikleri de ileri srlmtr (eltik 2003: 124-125; Baysal 1999: 282).

16 Hangi dnce ve sikle olursa olsun divan airlerinin, iirlerinde tasavvuf kavram, mecaz, istiare ve sembollere yer vermeleri, bir ok aratrmacnn zerinde gr birliine vardklar bir konu olarak karmza kmaktadr.

C. Tasavvuf ve Divan iiri

Arap iirinde tasavvufu, kavram ve mecazlar ile anlatan en gl airin mer b. el-Frz (.H.632/M.1235) olduu kabul edilir (etin 1991: 305; Sara 2000: 136; Karaismailolu 2001: 15, 28; Kemikli 2004: 8). ran iirinde ise tasavvuf, yaklak olarak H.4/M.10. yy.n sonlar ile H.5/M.11. yy.n balarnda yer edinmeye balamtr. Baba Thir (.H.401/M.1010) (Kavalc 1989: 13-15), zellikle rubaileri ile tannan Ebu Said-i Ebul-Hayr (.H.440/M.1049) (Yazc 1994a: 220-221) ve Hce Abdullah Ensr (.H.481/M.1089) (Yazc 1998a: 222-225) gibi airler, tasavvuf dncelerin iire girmesinde nclk etmilerdir (Karaismailolu 1992: 3; Sylei 2002: 67-70; Kemikli 2004: 8). lk byk mutasavvf air olma zelliini ise, bir asr sonra, H.6/M.12. yy.da Hadkatul-Hakka ve Tarkut-Tahkk manzumeleri ile Hakm Sen (.H.525/M.1131) (Ate 1997: 476-480) baarmtr (Zebhullh-i Saf 2003: 39). Senden sonra, kendisini Mantkut-Tayr, Esrrnme ve lhnme gibi eserleriyle btn gayretini tasavvuf konular aklamaya sarfeden bir baka byk air de Feridddin Attar (.H.618/M.1221)dr (ahinolu 1991: 95-97; Zebhullh-i Saf 2003: 39). Sen ve Attar, tasavvuf hakkatlar ei benzeri grlmeyecek bir mkemmellikte nazma dken byk mutasavvf ve air Mevln Celleddn-i Rmnin (.H.672/M.1273) (ngren 2004: 441-447) geliine nclk etmilerdir (Zebhullh-i Saf 2003: 39). Bu airlerin yazdklar muazzam eserler, tasavvuf iirin gelimesine ok byk katkda bulunmulardr (eltik 2003:126).

17 Daha sonra bu tasavvuf izgiyi Mahmud- ebster (.H.720/M.13201321) (ebster 1993: III), Hc-y Kirmn (.H.753/M.1352) (Tokmak 1996: 520-521), Selman- Savec (.H.778/M.1376) (Yazc 1997c: 458-460), Hfz- irz6 (.H.792/M.1390[?]) (Yazc 1997:103-105), Keml-i Hucend (.H.803/M.1401) (ahinolu 2002: 226), ah Nimetullah (.H.834/M.1431) (Berthels 1997: 286) ve Abdurrahman Cm (.H.898/M.1492) (Okumu 1993: 94-98) gibi airler devam ettirmilerdir. ran iirine ok byk etkisi olan tasavvuf inanc ve zevki, yetien byk airler eliyle glenip yaylm ve byk gelime gstermitir (Karahan 1988: 57). ran iiri, ilk nceleri Hakm Sen ve Feridddin Attar yolunda ak, ksmen sembol ve mecazlardan uzak, didaktik ve zhd bir tasavvuf anlayn yanstrken; daha sonralar Mahmud- ebster, Selman- Savec, Hfz- irz, Keml-i Hucend gibi byk airlerin tesiriyle, okuyucuyu mecaz ile hakkat arasnda gezdirebilecek ince, canl, henkli bir iir estetiine ulamtr. airler, mecazi ak ile hakiki ak arasnda gl balar olduunu sezmiler, bundan dolay zhde kar rintlii savunmulardr. Sonu olarak, onlarn elinde ince ve akc bir mahiyet alan tasavvuf, Divan iirine ad geen airler araclyla asl bu estetik grnyle girmitir (Tarlan 1964: 12, 42; Kurnaz 1997a: 3, 22-23). Trkler, slam dinini kabul ettikten sonra H.3-4/M.9-10. yy.lardan itibaren tasavvuf akmnn kuvvetli tesiri altna girmilerdir. Bunun sonucu olarak da Ahmed Yesev (.H.562/M.1166) (Kurnaz 2000b) ile zhd zellik gsteren tasavvuf iirinin ilk nemli rnekleri dodu. te bu noktada Trk iirinin, yukarda ana izgileriyle anlatlan ran mutasavvf-airlerinin tesiri altnda geliip yaygnlaan tasavvuf cereyanlarna yabanc kalmas beklenemezdi (Tarlan 1964: 12; Kurnaz 1997a: 3, 22). 14. ve 15. yy.daki

Hfzn iirlerinin tasavvufla ilgisi gnmzde de tartlmaya devam etmektedir (Prcevd 1998; Mutahhar 1997).

18 Trk airleri de, tasavvufu ran airlerinin kullandklar kavram, mecaz ve remizlerle iir yazmlardr7. Gibb (1999: 34), Divan iirinin ran iirinden etkilenmesini u szlerle anlatr: ran iirinin birinci dnemi gelip gemi ve iir, yaklak yzelli yl dnyevi eylerden yz eviren mutasavvflarn elinde Allaha doru rhun ateli hlarndan mrekkep ak terennm etmitir. Bu zaman zarfnda rann airane (sanatl) eda ile sylenen iir sisteminde olduu gibi ran tasavvufifelsefi iir sistemi de tam mnsyla ilenmi ve organize olmutur. Bylece Trkler, her ikisi de tam mnsyla gelimi iki iir sistemi -airane ve tasavvufi-felsefi- bulmular ve bunlar btnyle kabul etmilerdir. stelik bu iki iir sistemi birbiriyle uyum iindeydi. airler umumiyetle birer mutasavvf ve mutasavvflar da birer airdi. Walter G. Andrews (2000: 16) ise, Sen, Attar ve Mevlndan

etkilenen Anadolu airlerinin, edeb almalarn Trke konuan bir sosyal evrenin ihtiyalarna uydurma gereini duyduklarn syler. Divan iirinin ran iirinden etkilenmesi, eitli sosyal ve siyasal sebeplerle birlikte, ayn rh halini yaayan ve ayn zevk derecesine erien kimselerin farkl dillerle, ayn hakkat terennm etmesi eklinde de yorumlanmtr (Kl 2004: 32). Ferit Kamn ise konu ile ilgili dnceleri yledir: ran edebiyatnn Osmanl airleri zerinde en fazla etkisi grlen ksm tasavvuf edebiyattr. (eltik 2003: 124).

Btn slam corafyasna tarkat ve tekyeler araclyla geliip yaylan ve sosyal messeseler zerinde derin tesirler brakan tasavvuf, slam medeniyetinin hkmran olduu bu corafyadaki iiri kuvvetle etkilemitir. nsan mutlak hakkat ile yz yze getiren ve kainatta grnen genel ritmin, ahengin derin srlarn rhlara dinlettiren tasavvufun dern duyu ve gr,
7

ran iiri ile Trk iirinin etkileimi konusunda mukayeseli almalara ihtiya duyulduu aktr.

19 airane hayaller ve iir iin son derece uygun bir zemin tekil etmitir (Tarlan 1964: 12; Levend 1984: 44; Karahan 1988: 51; Kprl 2003: 150; Ceylan 2000: 168). Edebiyat aratrmaclar, tasavvuf dncenin iirimize etkisi

konusunde eitli deerlendirmelerde bulunmulardr. Fuat Kprl (2003: 147, 154), tasavvuf dncenin, iirin esas bnyesini tekil etmesinde, i dokusunu oluturmasnda ve edeb zevkin gelimesinde nemli izler braktn ifade eder. Agh Srr Levend (1984: 44), gittike kuvvetlenen ve bir ok mutasavvf yetitiren tasavvuf anlaynn, edebiyata intikalinin gayet tabii ve czibesinin de fikir ve sanat alannda geni bir ilham kayna olduunu belirtir. Abdlkadir Karahan (1988: 51, 57), mslman milletlerin

edebiyatlarnda geni lde izleri grlen tasavvufun, Trk edebiyatnda da asrlarca duygu ve dnce ikliminde kendini kuvvetle kabul ettirdiini ve bir ok airde tesir ve nfzunu srdrdn zikr eder. Tasavvufun Divan edebiyatna zel bir renk verdiini belirten Schimmel (1999: 155), tasavvuf tabirlerin Divan iirini bir taraftan derinletirdiini, br taraftan sonsuz mnl kelime oyunlaryla sslediini syler. Jale Baysal (1999: 282), tasavvuf terminolojinin alar boyunca Osmanl iirinin biimlenmesine ok byk etki yaptn dile getirir. M. Akif nan (1999: 330) da, tasavvufun btn dnce ve duygu orijinalitesiyle edebiyatmz kucaklad, onun fevkalade cazip, arpc, olaanst havasnn btn sanatkrlarmz etkisi altnda brakt kanaatindedir. Aratrmaclarn da belirttii gibi, zaman srecinde tasavvufun iire nfzu o dereceye varmtr ki, deta birbirlerinin tabii birer ifade vastas haline gelmilerdir. Bu tesirde tasavvufun, dncenin snrlarn devrine gre olabildiince geniletmesi, korku yerine sevgiyi esas almas, medresenin kuralc anlayn benimsememesi, terminolojisi ile dili zenginletirmesi, tefekkr tarznn airane tahayyle elverili olmas, zellikle de vahdet-i vcd anlay ve gzellik ile ak telakkisinin nemli rol bulunduu

20 sylenebilir (eltik 2003: 124; Kprl 2003: 153-154; Glpnarl 2000: 236; Karahan 1988: 51). Her trl duygu, dnce ve heyecann iletilmesine en gzel ve en uygun ara olan iir, gnllerde yanan kutsal atein (tasavvuf dncenin) de ifade vastas olmutur.8

Tasavvuf ile Divan iiri ilikisi hakknda gr beyan eden yerli ve yabanc hemen btn aratrmaclarn ortak kanaati; Divan iirinin ekillenmesinde mecaz/sembol ve terimleriyle tasavvufun ok byk tesiri olduu ynndedir (Gibb 1999: 38; Kprl 2003: 154; Glpnarl 2000: 232236; Andrews 2000: 81, vd.; Schimmel 1999: 155; Schimmel 2001: 283; Levend 1984: 44; Akn 1994: 420; entrk 1996: 17; avuolu 1999: 208; Ayvazolu 1993: 107 vd.; Baysal 1999: 282; Kurnaz 2000a: 167; Macit 2002a: 49; Tkel 2001: 311; afak 2003: 26, vd.; Okuyucu 2004: 206). Bu tesir, tasavvufun zengin ve renkli terminolojisi, iirin mn ve hayal boyutunu olabildiince geniletmesi, dili zenginletirmesi, tefekkre sonsuz bir alan amas, estetik tesir meydana getirmesi (Gibb 1999: 39) ve eitli dnceler arasnda yeni ilikiler yaratmasna snrsz imkanlar salamas gibi noktalarda olmutur (Glpnarl 2000: 234-236; Schimmel 2001: 284). Ceml Kurnaz (2000a: 167), Divan airlerinin kullandklar ortak tebih, mecaz ve telmihe dayal kelime kadrosunu zengin bir legoya benzetir. Zaman ierisinde herkese bilinen bir arm dnyas oluturan bu legonun iinde tasavvuf armlarn bulunmasnn ise kanlmaz olduunu belirtir. Bu armlarn baz airlerde kendiliinden yer alrken, bazlarnda ise iirin arka plnnda sistematik olarak yrdn ifade eder: Mecazi ak ile hakiki ak arasnda ba kuran, zhde kar rindlii savunan divan airlerinin kullandklar zengin bir legoyu andran ortak tebih, mecaz ve telmihe dayal kelime kadrosu, zaman ierisinde herkese bilinen
8

Mehmet avuolu (1999: 208)nun iir hakkndaki u szleri dikkat ekicidir: Osmanl edebiyat dnya gr olarak slam dininden ve bu dinin iinden km olan tasavvuf felsefesinden kaynaklanm bir edebiyattr. Onun iindir ki, iir ve air sz konusu olunca, bu kavramlara dinin asndan bakmak lzmdr.

21 bir arm dnyas oluturmutur. Herhangi bir air, bu zengin legodan bir ka paray alarak bir kompozisyon elde ettiinde, o paralarn dier paralarla akrabalndan doan armlar da o kompozisyona dahil olur. Bunlarn iinde tasavvuf armlarn da bulunmas kanlmazdr. Baz airlerde bu armlar kendiliinden yer alr, iirin btnnde bilinli ekilde sistematik olarak bulunmaz. Bazlarnda ise, srarl bir ekilde iirin arka plnnda sistematik olarak yrr. Bu, biraz da airin kendi i dnyas ile ilgilidir. Haylaz bir yolcunun karmakark dnyasnn iirdeki izdmleri de ona gre olacaktr. Arayan iir bakadr, bulan iir bakadr, bulup kaybeden baka. Ehli bunu bilir.

Gibb (1999: 39), tasavvuf sembollerin, Trk iirinin her safhasnda varln muhafaza ettiini dile getirir

Schimmel (1999: 155), tasavvuf tabirlerin, Divan edebiyatna hususi bir renk vererek ona derinlik kazandrdn ve onu sonsuz mnl kelime oyunlaryla sslendirdiini anlatr: Tasavvuf tabirlerin kullanlmas Divan edebiyatn bir taraftan

derinletirir, br taraftan sonsuz mnl kelime oyunlaryla ssleyebilir. ran edebiyatnda en mkemmel ifadesini Hfzn Divannda bulmu olan bu mphemiyet Trk edebiyatnda asrlar ilerledike ileri bir hal alr. Ayn yazar (2001: 284) dier bir eserinde ise, Trk iirinin byk statlarnn eserlerinde, bir yanyla slam kltrnn dinsel arka plann yanstmayan tek bir iirin bulunmadn belirtir.

mer Faruk Akn (1994: 420), eyhlislam gibi yksek din makmlarn temsilcisi durumunda bulunan kalem sahiplerinin, iirlerinde mey ve meyhane gibi slam inancnn mbah grmedii motifleri kullanmasn, bu remizlerin tad mecazi anlamlara dayandrr:

22 airlerin, bu arada eyhlislam veya onun gibi yksek din makmlarn temsilcisi durumundaki kalem sahiplerinin dahi evkle mey ve meyhaneyi terennm edebilmeleri, bunlarla ilgili remizlerin tad byle mecazi mnlar dolaysyladr. slami bir edebiyat olan Divan iirinin, slami akdenin mbah grmeyip reddettii iki ve buna bal olarak meyhane, iret lemi gibi motifleri devaml sz konusu etmesinde kendini gsteren zhir eliki ve tutarszlk, iki ve pr-i mugn, mu-bee vb. balantlarn gerek mnlar tesinde birer remiz olarak baka eyleri ifade etmelerine dayanr.

Mehmet avuolu (1999: 208), Osmanl edebiyatnn slam dininden ve bu dinin iinden km tasavvuf felsefesinden kaynaklandna dikkat eker: Osmanl edebiyat dnya gr olarak slam dininden ve bu dinin iinden km olan tasavvuf felsefesinden kaynaklanm bir edebiyattr. Onun iindir ki, iir ve air sz konusu olunca, bu kavramlara dinin asndan bakmak lzmdr.

Muhsin Macit (2002a: 49), Divan iiri estetiinin tasavvufun mecaz ve istiarelerle rl dili zerinde gelitiini vurgular.

Jale Baysal (1999: 282), tasavvuf terminolojisinin alar boyunca Osmanl iirinin biimlenmesinde ok byk tesiri olduunu ifade eder: slam mistisizminin, tasavvufun terminolojisi alar boyunca Osmanl iirinin biimlenmesine ok byk etki yapt.

imdi de iirin Sesi Toplumun arks (Osmanl Gazelinde Anlam ve Gelenek) adl eserinde, tasavvuf ile Divan iiri ilikisini kapsaml bir ekilde deerlendiren Walter G. Andrewsin dncelerini inceleyelim. Andrews, eserinin muhtelif yerlerinde tasavvuf ve Divan iiri hakknda grn aklar. Eserinin drdnc blmn de mstakil olarak bu konuya

23 ayrr ve Tasavvufun ve Dinin Sesi bal altnda deerlendirmelerde bulunur. Blmn hemen banda, Osmanl gazellerinin ve Osmanl Divan iirinin dier rneklerinin tasavvuf-din boyutu, ok anlalr nedenlerle, bu gelenee ilikin hemen hemen her yorumlayc alma iin k noktas olmutur. (2000: 81) szleriyle, Gibbin Osmanl iir Tarihi eserine gndermede bulunur. Gibbin, eserinin giri blmn oluturan seksen dokuz sayfann krk sekizini tasavvuf-din bak asnn ve tasavvuf felsefesinin zetlenmesine ayrdn hatrlatr. Tasavvufun Osmanllarn din grnn ayrlmaz bir paras olduuna dikkat eken Andrews (2000: 81), Osmanl gazeli zerine yorumlayc hibir almada, gazelin din-tasavvuf boyutunun gz ard edilemeyeceini belirtir. Yazar, (2000: 90-104), Tasavvuf sembolizm rntsnn kendisini iirde nasl gsterdiini Nect Beyin bir gazelini inceleyerek dncesini pratie dker. Andrews, Divan iiri ile ilgili baz konular eserinde tartr. Bunlardan biri de karmza sk sk kan, mutasavvf olmayan divan airlerinin inanmad halde tasavvuf fikir ve terimlerle oynamas, dier bir deyile samimi olup olmama/samimilik deerlendirmesidir (Gibb 1999: 39). Andrewse gre, ilgili ilkeler herhangi bir ciddi snamadan geirilmeksizin iirin samimilik derecesine gre deerlendirilmesi det olmutur. Andrews (2000: 84), Vasfi Mahir Kocatrk ve Nihat Sami Banarlnn Trk Edebiyat Tarihindeki Bk ile Fuzl yorumlarna atfta bulunarak, genel anlamda edebiyat aratrmaclarnn iir incelemelerinde Geri pek ok air tasavvuf/ak/strap vb. temalarn ilemitir, ama falanca gerek bir mutasavvf/ k/mustarip vb. idi, dolaysyla onun iiri tekilerden stndr. gibi kalp ifadeler kullandklarn belirtir. Andrews (2000: 84)e gre, iir, otobiyografi olmadndan airin, dile getirdii dncelerini gerekten yaayp yaamad yersiz bir sorudur. Burada nemli olan iirin yaantlar yorumlay eklidir.9 Bundan dolay, 14. ve 15. yy.da yaam divan airlerinin samimiyet derecesini lecek bir alet

El-mn f-batni-ir (Anlam airin iindedir.) Arapa atasz de hatrlanmaldr.

24 elimizde bulunmadndan, konunun aydnlatlmas iin iirlerin incelenmesi en iyi zm yolu olarak grlmektedir. Andrews, Annemarie Schimmelin slamn Mistik Boyutlar adyla Trkeye de evrilen eserinden de uzun bir alnt yapar. Schimmel (2001: 284), eserinde ran ya da Trk iirinden herhangi bir tasavvufi sistem karlamaz. fikrini ileri srmtr. Andrews (2000: 83) ise Schimmelin grlerine katlmaz: Divan iirine bir btn olarak bakldnda, bu iirin herhangi bir tasavvuf sistemini olduu gibi aktard sylenemez, ama sz konusu gelenein, tasavvuf bir varolu grn yanstt grlmektedir, bu gr de, bylesi tm baka grler gibi sistematize edilebilir. Biz bu konuda Andrewsin grne katlyoruz. Divan iiri herhangi bir tasavvuf sistemini olduu gibi aktarmamakta; ancak dier tm grler gibi, Divan iirine yansyan tasavvuf dnceleri sistematize etmek elbette mmkndr.10

Andrewsin eserinde, Divan iirinin tasavvuf mi yoksa erotik dzeyde mi yorumlanmas gerektii ile ilgili baka bir tartma daha yaplr. Andrews, din-tasavvuf yorum rntsnn, tm gazel geleneine ilemi olan boyutunu ana izgileriyle ortaya koymak amacyla, daha nce deindiimiz Nect Beyin bir gazelini etrafl bir ekilde inceler. Gazelde ok byk incelik ve derinlik olduunu tespit ettikten sonra, vard sonular maddeler halinde belirtir. Latf tezkiresinden yapt alntlarla da grn destekleyen Yazarn (2000: 107) vard birinci sonu udur: Tasavvuf-din rnt genel kabul grebilecek niteliktedir ve grmtr. Osmanl iir geleneinde tasavvuf-din sembol sisteminin varl ve bununla ilintili szdaarnn bu gelenee tamamen hkim olmas u anlama gelir: Bu gelenein iinden bir iir, hitap ettii kitlenin din perspektifine uygun ekilde yorumlanabilir her zaman. Yani, bir gazelde ne kadar dnyev ve erotik unsur
10

Glpnarlnn, Divan airlerinin divanlarndan, tasavvuf umdelerine tam uyan yahut tasavvuf esaslara temas eden iirler toplanacak olursa mkemmel bir tasavvuf edebiyat rnei meydana gelir. (2000: 239) szleri de grmz desteklemektedir.

25 bulunursa bulunsun, btn bunlar, hi deilse grn asndan, din dzlemine ykselten bir rnt mevcuttur. Herhangi bir iirde tasavvuf-din yorumun stnl, birincillii sorgulanabilir, ama byle bir yorum potansiyeli barndrmayan bir iir bulmak gtr. Andrews (2000: 108), kard ikinci sonucu ise u szlerle anlatr: Tasavvuf-din mesaj bilinli bir ekilde iletiliyor ve bilinli bir ekilde alnyor. Bu yarg, nceki noktadan dolaysz olarak karlabilir. Tasavvuf-din mesaj, cemaat veya toplum dzeyinde makl olduu iin, bu mesaj, air ile hitap ettii kitle arasnda bilinli, yzeysel dzlemde alveri ilevi grr. Andrews (2000: 109)e gre, Tasavvuf yolu, tasavvuf-din sembol sistemine ilikin temel bilgiyi paylaan toplum kesimi iin, yani okumu elit iin akt. Yazar (2000: 109), nceki sonuta olduu gibi, Latf tezkiresi ile dncesini destekler: Latf bir temel szdaarnn, airlerin bilinli olarak kulland bir yorum rntsnn varln, ayrca bu rnty deerlendirebilecek, anlayabilecek bir rifler zmresinin varln kabul eder. Bir iir geleneinin baarl olabilmesi iin, seslendii kitlenin

karakteristik zelliklerini yanstmas gerektiini syleyen Andrews (2000: 110), bu blm u szlerle noktalar: Bir iir gelenei, baarl olmak iin, seslendii kitlenin karakteristik tutum veya motivasyon rntlerini yanstmaldr ve baarl oluuyla, seslendii kitlenin kolektif bilincine bylesi rntleri yararl ve doru diye yerletirme ilevi grr. Osmanl gazel gelenei rneinde olduu gibi, kabul gren yzeysel iletiim, ok yaygn ve gl bir din bak asyla balantl olursa, o zaman bilinalt iletiimlerle merulatrc etkileimi ok daha etkili olur.

Andrews, eserinin ilerleyen blmlerinde de tasavvuf ve Divan iiri hakkndaki dncelerini aklamaya devam eder: Ona gre, sanatsal anlam ok boyutludur. Hibir yap tek bana bir eserin btn anlamn ortaya karamaz. Makul bir yapsal temele dayand gsterilebilen bir anlam, dier

26 rntlerden karlan baka anlamlarn bulunduu gerekesiyle gz ard edilemez. Anlam birikimseldir. Herhangi bir eserde rntlerden biri ya da br daha belirgin olabilir; sufi bir aire din rntlerle, bir saray airine ise sosyopolitik rntlerle yaklalabilir. Ancak sufi de bir toplumda yaar ve onun da temel insan ihtiyalar vardr; te yandan saray airi de belirli dinsel nclleri kabul eden bir toplumda yaar.11

Yazar, eserinin son blmlerinde Seyit Kemal Karaaliolunun Trk Edebiyat Tarihi adl eserine gndermede bulunur. Gnmzde, Osmanl gazeline yaklamn, dinsel iir ile din-d iir arasndaki ayrmlarn ok kuvvetli biimde vurgulandn syler. Kendisini deta bir tehlikenin iine girmi gibi hisseden Andrews (2000: 142), u aklamay yapma ihtiyac duyar12: Bu almada burada ve baka yerlerde tasavvuf-din rntye yaplan srekli gndermelerin okurda, gazellerin yalnzca din zerine sylenmi olduklar gibi bir izlenim uyandrma tehlikesi vardr.

Sonu olarak Andrews (2000: 142)e gre, her iir tasavvuf-din rntye gre yorumlanabilir: Tasavvuf-din rnt, insan deneyimine ve evrene tutarl, geni ynlarca anlalm ve iyi ilenmi bir bak biimini temsil eder, ayrca

11

12

Sanatsal anlamn ok boyutlu olduu nclne dayanarak hareket ettiimiz iin, unu akldan karmamamz gerekir: Hibir yap, tek bana, bir eserin btn anlamn ortaya karan, hatta btn anlamnn byk bir blmn ortaya koyan bir yorum salamaz. Makul (yani, anakronistik nitelik tamayan) bir yapsal temele dayand gsterilebilen hibir anlam, dier rntlerden karlan baka anlamlarn var olduu gerekesi ileri srlerek gz ard edilemez. Anlam birikimseldir, anlam biriktike, bizzat yorum rntlerinin etkileimi de anlam yaratr. Kukusuz, herhangi bir eserde, rntlerden biri veya br daha belirgin olabilir ya da eserin btnne yaylm olabilir. Sufi bir aire, din rntlerle, bir saray airine ise sosyopolitik rntlerle yaklamak daha yerinde olur belki, ama sufi de toplumda yaar, onun da temel insan ihtiya ve duygular vardr, te yandan saray airi de belirli dinsel nclleri kabul eden bir toplumda yaar. Ayrca, baarl iir, airi yanstt iin deil, hem airin hem de okur kitlesinin paylat anlam rntlerini yanstt iin bir okur kitlesi bulur ve kalclk kazanr. (Andrews 2000: 135). Biz de ayn kayglarla almamzn giri ksmnda uzun alntlar yapmak mecburiyetinde hissettik.

27 hayatn tm ynlerine uygulanabilir bir baktr bu. Dolaysyla, gazeller, genel olarak, sosyal hayat, aile hayat veya alma hayatndan daha fazla (ve daha az) din veya din zerine deildir, bunlarn hepsi tasavvuf-din rntye gre yorumlanabilir ve yorumlanmtr.

Gibb (1999: 39)e gre , ak ve gzellik gibi konular, cazibeli kyafetiyle yle gzel bir ekilde sunulur ki, okuyucu istedii gibi yorumlamakta serbest kalr. His ve his tesinde gidip gelen bir iir, iret ehlinin houna gidebilecei gibi bir dervii de vecde getirebilir: Bir kaide olarak her iki e de incelikle ilenmi ve birbirine karm olduundan bazan biri n planda olurken dieri geri planda kalacaktr. Dolaysyla bu iir his ve his tesi arasnda akp gider; ak ve gzellik en czibedr kyafetleriyle ve en gzel biimde sunulur, fakat bu takdim yle mahirane yaplr ki, okuyucu istedii gibi yorumlamakta serbesttir. Daha nce de ifade edildii gibi iret ehlinin houna giden ayn iir bir dervii de vecde getirir.

Schimmel (2001: 284)e gre de en dind iir bile dinsel tat verebilir: iir, dnyevi ve uhrevi imgeler, dinsel ve dind dnceler arasnda yeni ilikiler yaratma bakmndan neredeyse snrsz imkanlar salar; usta air her iki dzeyde de karlkl olarak tam bir etki yaratabilir ve en dind iire bile ayr bir dinsel tat verebilir.13

Divan iiri, eitli anlam katmanlarna sahip ve oul okumaya msait metinlerdir. Divan airleri, btn hnerlerini sergileyerek ve kelimelerin gerek, mecaz gibi btn anlam armlarndan yararlanarak iirlerini kaleme almlardr. Bu iiri okuyanlar, bilimsel ve edeb gereklere sadk kalmak artyla, istedii gibi yorumlamakta serbesttirler.14
13 14

Konu ile ilgili dier yorumlar iin Bkz. Tkel 2001: 320-321; Okuyucu 2004: 211-212. Alanmzn saygn hocalarndan Hasibe Mazolu, yine deerli hocalarmzdan Ali Nihat Tarlann Fuzl divanndaki iirleri lh ak eksenli olarak yorumlamasn

28

D. Tasavvuf Dil ve Mecaz

Tasavvufta zel bir dilin ortaya k ve gelimesi, nazar tasavvufun belirmesi ve klasik dnemde yetkinlemesiyle ilgilidir. Bundan dolay, klasik dnemde ve ekilleni aamasnda nazar tasavvufu, lafz ve stlahlaryla birlikte, dili de dikkate alarak incelemek lazmdr. Bu incelemede asl konu, iir dilinin lafzlar olacaktr. Tasavvufta dil ve lafzlar konusu, nazar boyutuyla ilgilidir. Dilin grevi, inan ve grleri dile getirmek, hal ve duygularla birlikte genel anlamda sufiyne tecrbeleri ortaya koymaktr (Prcevd 1998: 417-418). Tasavvuf H.2./M.8. ve H.3./M.9. kurulu yllarnda amel ve ibadete daha fazla zen gsterme anlamnda zhd bir zellik arz ediyordu. badetlerin btnna yneli ve kalb amellere olan inan ile btn btn amel ve hallerle kalb iler arasnda bant kurma dncesi, zhdlikten nazar tasavvufa geie sebep olmutur (Prcevd 1998: 418-419). Mutasavvflarn, rhn yolculuk boyunca yaadklarn, geirdikleri hal ve makmlar, mahede ve tecrbelerini anlatmak ve dile getirmek istemeleri, gnlk, normal ve allm dilden farkllk tayan bir dili gerekli klyordu. nk normal dil, d dnyaya, somut ve cismani dnyaya dnkt. Mutasavvflar ise rhn ve btn lemle ilgilenmekte, bu lemin zelliklerini anlatabilecek bir dile ihtiya duymaktaydlar. Onlar, normal dilde yer almayan anlamlar dile getirmek istiyorlard. Bu mnlar dile getirmek iin kesinlikle bir takm kelimelere ihtiyalar vard. Bu soruna zm olarak, yeni kelimeler tretmek yerine gnlk, normal dilden yararlanarak, kelimelerin her birine mecazi ve sembolik bir anlam vermeyi buldular (Prcevd 1998: 420-421).

paylamaz. Tarlan ile ayn kanaatte olmadn belirterek, Fuzl iirlerinde hem lh ak hem de beer ak terennm etmitir der. Mazolu, ilerleyen satrlarda ise dncesini Fuzlnin iirlerinde tasavvufun nemli bir yeri ve etkisi vardr. eklinde ifade eder. Mazolunun grlerinin de, dncemizi destekler nitelikte olduunu syleyebiliriz. nk Mazolu, Fuzlnin iirlerinde tasavvuf yoktur demiyor, bilakis vardr diyor; fakat btn iirlerinde tasavvuf olduu dncesi kanaatini tamyor. (Mazolu 1997: 28-31).

29 Kurnda geen sdk, ihlas, zikir, sr ve yakn gibi kelimeler de yeni anlamlar kazanarak sufilerin gr ve hallerini anlatan birer terim haline gelmitir. Ya dorudan doruya ya da tretme yoluyla Kurndan alnan ok sayda kavram, tasavvuf alanda da kullanlmaya balanmtr. Tarkatlar dneminin balamasyla birlikte, tarkatlara zg giysi ve eyalarla ilgili terminoloji olumu, hatta bunlara sembolik anlamlar da yklenmitir (z, 1995: 38-39; Glpnarl 2000: 232-233; Kara 1999a: 209). Tasavvuf dilinin oluup gelimesi ve mutasavvflar arasnda yaygnlamasnn bir anda deil belirli bir sre iinde olduunu da belirtelim. Bu dilin ilk belirtileri H.2./M.8. yy.da eyhlerin veciz szlerinde ortaya kmtr. En verimli yzyl ise H.3./M.9. yy.dr. Nazar tasavvufun zel dili Badatn byk eyhleri ile bir dereceye kadar da Horasan eyhlerinin katklaryla olumutur. H.4./M.10. yy. ise tasavvuf ilminin ortaya kt ve tasavvuf dilinin bir ilim dili olarak algland bir dnemdir. Bu yzylda Ebu Nasr es-Serrc (.H.378/M.988) el-Lma, Muhammed b. brahim el-Kelbz (.H.380/M.990) et-Taarruf, Ebu Abdurrahman es-Slem (.H.412/M.1021) Tabakts-sfiyye eserlerini telif ederler. Kendilerini, gemii iki yzyldan daha eskiye dayanan tasavvuf dncesinin mirass olarak gren bu yazarlar, eserlerinin bir blmn, bu ilmin dili ve stlahlarna ayrrlar. H.5./M.11. yy.da ise, Ebul-Ksm Kueyr (.H.465/M.1072), er-Risale ve Ali b. Osman Hcvir (.465/1072), Keful-mahcb adl eseriyle, tasavvufu bir ilim (disiplin) olarak alglayan gelenein aklaycs konumunda grlrler. Bu yzyln sonunda tasavvuf, btn oluum aamalarn geride brakm ve takipileri asndan bilimsel saylan bir dile kavumutur (Prcevd 1998: 421-422). Klasik tasavvuf dilinin oluum aamalar bir aacn gelime aamalarna benzetilirse, H.2./M.8. yy., slam medeniyeti ierisinde bir fidan olarak ortaya kmas; H.3./M.9. yy., bir aaca dnmesi; H.4./M.l0. yy., meyveye durmas; H.5./M.11. yy. ise, sufi yazar ve airlerin bu aacn meyvelerinden yararland bir yzyl olarak dnlebilir. Yine bu yzylda, meyvenin iinde olan bir ekirdek Horasan toprana ekilir ve bu ekirdekten, baka bir fidan

30 filizlenir. Horasan topranda klasik tasavvuf tohumundan filizlenen yeni fidan, akane tasavvuf ekoldr. Bu ekol de klasik tasavvuf gibi kendine zg dile ve kelimelere sahip olur. Klasik tasavvuf dili ilm bir dil olarak alglanrken, akane tasavvuf ekolnn dili airane bir dildir. Dolaysyla bu iki dil, kk olarak birbiriyle ortaklk tasa da ayr diller olarak kabul edilebilir (Prcevd 1998: 423). airane tasavvuf dili H.5./M.11. yy.dan balayarak tedric bir ekilde ortaya km, H.6./M.12. ve H.7./M.13. yy.larda yetkinlie ulamtr. Bu dil, klasik tasavvuf dilini ortadan kaldrmamtr. Klasik tasavvufun lafz ve stlahlarnn bir blm sufi airlerin iirlerinde ve genel anlamda airane tasavvuf dilinde hayatn srdrrken, eitli yazarlarn eserlerinde de tasavvuf bir ilim dili olarak bamszln koruyabilmitir (Prcevd 1998: 423).

Tasavvuf dncenin dil ile ifade edilmesi, mutasavvflarn Kurnda geen kelimeleri dorudan doruya veya tretme yoluyla alp, yeni anlamlar ykleyerek oluturduklar kavramlar ve gnlk, normal dilde kullanlan kelimelere mecazi mnlar verilmesi yoluyla olmutur. Burada mecazlarn15 oluumu hakknda ksaca bilgi vermenin yararl olacan dnyoruz. Tasavvuf mecazlarn kaynann slam dininin kutsal kitab Kurn- Kerm olduu kabul edilir. Kurnda tebih ifadelerin -zellikle mteabih yetler- bulunmas, bu mecazlarn oluumunda nemli bir gereke olmutur (Ayvazolu 1990: 16).16 Baz hadislerde de kelimelerin mecazi mnda
15

16

Bir szn gerek anlamnda kullanlmamas demek olan mecaz, eitli anlam nanslar olmakla birlikte dilimizde sembol, simge, remz, iaret ve metafor gibi kelimelerin de ayn anlamda kullanldna tank olmaktayz. Konunun tartmasn aratrmaclara brakarak, biz almamzn divan edebiyat btnl erevesinde, arlkl olarak mecaz kelimesini kullanmakla birlikte yer yer dier ifadelere de yer verdik. Nasr (2005: 55) bir syleisinde konu ile ilgili bir soruya u cevab verir: Her eyden nce Kurn- Kermde yle buyuruluyor: Allah insanlara (semboller) sunar. Emsal kelimesi semboller demektir. Kurnn bizatihi kendisi sembolik bir dil kullanr: arben tahr, temiz arap gibi. Takva sahibi Mslmanlar cennette temiz araptan iebilmek iin bu dnyadaki arab azlarna srmezler. Bu sebeple mutasavvflarn kulland arap sembol ehemmiyet tar. Mutasavvflar dnyada ve ukbada cenneti yaamak isterler. Bu sebeple de Kurn ve hadislerde geen cennete dair sembolleri, huri,

31 kullanlmas, bu oluuma daha da kuvvet vermitir (Uluda 1991b: 261; Yakt 2002: 7). Bu mecazlar, eitli alt balklar altnda tasnif etmek mmkndr. ki (arap), kadeh, mest, meyhane, pr-i mugn ve ski gibi ilgili kelimeler bir anlam dairesi ve bir grup olutururlar. arabn ak anlamnda mecazen kullanldna dair en eski rnein Bayezid-i Bistamiye (.H.261/M.875) ait olduu var saylr. arap kelimesinin ran iirinde mecazi anlam kazanmaya balamas, tasavvuf dilinin oluum srecinin yaand H.3./M.9 ve H.4./M.10. yy.lara kadar uzanr. H.5./M.11. yy.da ise sem meclislerinde mecazen kullanlmaya balanan arabn, H.7./M.13. yy.dan itibaren ise simgesel anlam gerek anlama tam olarak stn gelmitir (Prcevd 1998: 287-293; Okuyucu 2004: 207; Sara 2000: 138-141). Sevgilinin vcudu, zellikle vcudunun paralarndan daha ok da ba ve yzdeki organlardan (yz, dudak, az, ben, gz, sa vb.) sz eden mecazlar da baka bir anlam dairesi meydana getirirler. Bu mecaz grubunun oluumunnda, H. 5./M.11. yy.dan itibaren ran iirinde Horasan melmet merebi ile rintlik rhunun ve kne cokusu etkili olmutur. Ona atfedilen iirler eer doru ise, sevgili ile ilgili mecazlar kullanan ilk cokulu air, Ebu Said-i Ebul-Hayr (.H.440/M.1049)dr (Prcevd 1998: 131-135). Deniz, gne ve servi gibi tabiat ile ilgili olanlar ise bir baka balk altnda toplanabilir. Zira tasavvufi anlaya gre tabiat, bir glge, hakkatn bir nmunesi veya yansmas olarak deerlendirilmektedir. Daha ak bir
arap vb. kullanagelmilerdir. Ancak bu kullanmlar hep sembolik bir dil erevesinde olmutur. smail Yakt (2002: 6). ise konuyu rnekle anlatr: slamda sembolizmin Kurnla baladn sylemek hi de yanl bir ifade olmayacaktr. Mteabih yetler sembolik yorumlara msait bir grnm arz ederken, baz yet ve hatta sreler dorudan doruya sembolizmin kendisi olmaktadrlar. Mesel Tebbet sresi (CXI), sembolik bir sredir. Ate babas anlamna gelen Ebu Leheb aslnda bir isim deil, Abdluzza adnda bir ahsn -ki bu ahs Peygamberimizin amcasdr- knyesidir. Gerek kzl yzl oluundan ve gerekse atee girecekleri temsil ettiinden kendisine sfat olarak bu knye verilmitir. Abdluzza bir slam dman olarak, Mslmanlara eziyet eden bir kiidir. En byk yardmcs karsdr. Srede hepsinin atee girecei vahyedilmektedir. te bu srede Ebu Leheb, slam dmanl yaparak, alar boyu Mslmanlara her yerde eziyet eden ve edecek her ahs sembolize etmektedir. Kars da ona yardmc olanlar, tevik ve tahrikilerini sembolize eder. u halde bu sre; oktan lm gitmi, kemikleri bile kalmam Abdluzzann sadece kendisinin ve karsnn deil, ayn zamanda onlarla sembolize edilen, her devrin, inananlar zerine ateist basklar uygulayan mrikleri ve yardmclarnn kibetlerinin ne olacan anlatyor.

32 ifadeyle tabiat, hakkatn bir semboldr. (Kurnaz 2001: 22). ebster (1993: 60)nin, bu lemde grnen her ey o lem gneinin aksi gibidir., Dantenin nesneler arasnda Allah anlatmaya en uygun olann gne (Okuyucu 2004: 76) olduunu sylemesi, tabiat unsurlarnn mecaz olarak seilmesinin sebebini izah etmektedir (Ayrca Bkz. Rahmn- Mutkimihr 2002: 37; Andrews 2000: 88).

Kelimelerin mecazi anlam kazanp iirlerde kullanlmasnda, nemli rol oynayan baz mutasavvflardan da sz etmek istiyoruz. Sufiler, arap ve sevgilinin yz, sa, gz gibi gzelliinden bahseden iirlerle sem meclislerinde tanmlardr. Bunu Hcvirnin (.H.470/M.1077) kaleme ald Keful-mahcb adl eserinin ilgili bahsinden reniyoruz (Hcvir 1996: 543-567). Hcvir, bu tabirleri ilk kez kitabnda tartmakla nemli bir adm atmtr. Mellif, eserinde iiri iyi ve kt olmak zere ikiye ayrr; sevgiliye ait hususlarn zikredildii iirleri ho grmez ve onlar yerer.17 Tasavvuf mecazlarla ilgili tartmalarda dnm noktas olan,

mecazlarn kullanlmasndan yana tavrn koyan kiinin byk slam limi, fakhi, kelamcs ve mutasavvf, Gazl (.H.505/M.1111) olduu kabul edilir. Onun telif ettii hyu Ulmid-dn (mam Gazl 1989: II/677-702) ve Kimyay Saadet (mam Gazl 2004: 391-409) eserlerindeki konuya yaklam, dier
17

mutasavvflar

hatta

daha

sonralar

muarzlar

tarafndan

da

Hcvirnin, dile getirp kabul etmedii, devrindeki dier sufilerin ise helal saydklar iir grleri ile ilgili Prcevd (1998: 141) u yorumu yapmaktadr: Bu kesimdekiler kimlerdi, hangi taifedendiler ve nerede yaamaktaydlar? Hcvir bu konuda aklama yapmaz. Fakat o, burada bu grubun azndan tarih adan nem tayan bir hususu aktarr. Hcvirnin deindii konu, bu mutasavvf grubunun gz, yz, yanak, zlf ve ben gibi tabirler hakkndaki inancdr. Bu gruba gre bu tabirler, baka esaslara iaret eden ibarelerdir. ... Onlarn bu iirlere ilikin alglamalar, gz, yz, yanak, ben ve zlf gibi tabirlerin hep Hakka iaret olduu dorultusundadr. yleyse semda birtakm iirler dinleyen ve bu yolla vecde gelen sufi, bu iirlerde insan bir mak grmemektedir. Onun ak insan ak deildir. O, Hakkn dr ve bu yzden yle der: Ben gz, yz, yanak, zlf ve bende Hakk duyar, onu talep ederim. Dolaysyla, Hucvr zamannda, yani H.5/M.11. yy.n ilk yarsnda ranl airlerin sadece kane anlatlar ve makun vcdunu betimlemede kullanlan tabirler kimi sufi halkalarna girmekle kalmam, hatta bununla ezamanl olarak bu tr iir ve tabirlerin yorumunda da yeni bir bak as ortaya kmtr. Baka bir deyile bu iir ve tabirlerin tasavvufa giriinin nedeni, mutasavvflarn bunlara dsal anlamlar deil, ilahi hakkatlere iaret eden baka anlamlar yklemeleridir. (Ayrca Bkz. Sara 2000: 136-137; Okuyucu 2004: 208).

33 benimsenmitir. Gazlye gre iir dili, ihbr olmadndan iirde kullanlan tabirlerin hibiri zorunlu olarak tek bir anlama delalet etmez. Genel olarak her tabir istiare yoluyla, tad anlamn dnda kullanlabilir. Gazl (mam Gazl 1989: II/701; Prcevd 1998: 144) yle demektedir: yleyse kalbine yce Allahn sevgisi galip gelen kimse, zlfn siyahlndan kfrn karanln, yz aydnlndan iman nurunu dnr Vuslat zikredilince yce Allahn likasn, firak zikredilince merddlar zmresinin Haktan ayr kaln, vuslat rhunu altst eden rakib tabiri zikredilince de yce Allaha yaknlamay zora sokan dnya engel ve fetlerini dnr.18 mam Gazlnin anlayn takip eden Aynul-Kudt Hemedn (.H. 525/M.1131) de, konuya daha geni adan yaklaarak, iirin ayna gibi olduunu ve ona bakan herkesin kendi yzn grdn belirtir: Delikanl! Bu iirleri bir ayna bil. Bilesin ki aynann kendi yz yoktur. Fakat ona kim bakarsa kendi yzn grebilir Ayn ekilde bilesin ki iirin kendisinde hi anlam yoktur. Fakat herkes ondan kendi ann geer akesini ve iinin kemlini grebilir. iirin airinin kastettii anlam vardr ve bakalar kendileri baka anlamlar yklyorlar dersen, bu, bir kimsenin aynann yz, ayna ustasnn yzdr demesine benzer. (Prcevd 1998: 145). Tasavvuf sembolizmin yaygnlk kazanmasnda, Muhyiddin bn

Arbnin (.H.639/M.1241) de ok nemli rol olmutur. O, iinde ka, gz, sa, dudak, boy vb. sevgiliye ait unsurlarn getii iirlerini bir araya getirdii Tercmnl-Evak (Arzularn Tercmn) adl eserinin doru anlalmas amacyla bir de aklama yazar. bn Arb unlar syler: Burada (Tercmnl-Evak) Rabbani marifetleri, lh nurlar, kalb ilimleri ve riin hkmlerini im ettim. Fakat bunlarn hepsini cisman ak temalarn kullanarak yaptm. nk bu kabil izahlar insanolunun daha ok dikkatini eker.
18

mam Gazlnin konu ile ilgili grleri iin yaplan yorumlar hakknda Bkz. Prcevd 1998: 142-150; Sara 2000: 137-138; Karaismailolu 2001: 101-104; afak 2003: 2731; Okuyucu 2004: 208.

34 ...Ne geldiyse dilime hepsinde onu syledim onu. Bizim iirlerimizin hepsi, ister bir sevgiliyle (mahbbe) hasbihal ile balasn (tebb), ister bir medhiye olsun ve isterse de kadn isim ve sfatlaryla, rmak, yer, yldz isimleriyle dolu olsun hepsi de btn bu sretler altndaki ilh bilgilerden (marif-i ilhiyye) ibarettirler. ... Yani biz bir eyi remzederiz, lugazlatrrz ama bizim bundan kasdmz bir baka eydir. (Kl 2004: 57-58).19 Mecazlarla ilgili phe, soru ve tartmalarn H.7./M.13. yy.a kadar devam ettii anlalmaktadr. Zira, 14. yy.n balarnda Mahmud- ebster (.H. 720/M.1320) tarafndan M. 1317-1318 ylnda kaleme alnan Glen-i Rz mesnevsi ile sembolik dil hakkndaki sorulara20 cevap vermek durumunda kalmtr. Bu eserin nemini Glpnarl u cmlelerle anlatr: Glen-i Rz, tasavvuf nazariyeleriyle sufi akn ve bilhassa sufilerin mecazlardan kastettikleri mnlar anlamak bakmndan en ileri gelen, en deerli olan kitaplarn biri ve belki de birincisidir; hatta bu son bakmndan tek ve rneksiz bir kitaptr denebilir. Yazld tarihten itibaren yaygn ve hakl bir hret kazanan bu kitap, varlk birlii inancn anlatan ve mecazlar tahlil eden kitaplara Kurn- Kerm, Hadis ve Mesnevden sonra daima mracaat edilen bir ana kaynak olmutur. (ebster 1993: IX). Btn bu gelimelerden sonra H.7./M.13. yy. sonlaryla M. 14. yy. balarnda ran edebiyatnda air ve yazarlar, daha nce klasik kaynaklarda ele alnan tasavvuf kavramlarn yan sra, arap, meyhane, ski, yz, zlf, gz ve ka gibi mecazlarn mnlarn aklayan tarif kitaplar/zel szlkler

19

20

Konu ile ilgili eitli yorumlar iin Bkz. z, 1995: 38; Nicholson 1978: 87; Schimmel 2001: 294; Ayvazolu 1990: 16; Ayvazolu 1993: 70, 169; Prcevd 1998: 291; Kurnaz 2001: 26; afak 2003: 5; Kl 2004: 57, 58, 74 ; Okuyucu 2004: 207. ebsternin lh aka dair mecazlar anlamaya ynelik u sorulara muhatap olduu grlr: Mn eri, sznde gze, dudaa iaret etmekle ne murad eder? arabn, mumun, gzelin mns ne... meyhaneye dmek, sarho olmak da ne demek? Put, znnar ve gavurluk bu makmda hep haksa l, deilse bunlardan maksat ne? Syle! (ebster 1993: 2). ebster, bu sorulara ayrntl olarak cevap vermitir. (B cevaplar, almamzn sonraki sayfalarnda deerlendirilecektir.)

35 kaleme almlardr (Prcevd 1998: 412). Bu durum, ran iirinde kelimelerin mecazi anlam kazanmalarnn son aamas olarak kabul edilmitir. Sonu olarak Divan iirinin rnek ald ran iiri, 14. yy. balarnda kavramsal ve simgesel anlamda geliimini tamamlamtr. Edebiyat tarihileri tarafndan 14. ve 15. yy.lar, Divan iirinin kurulu ve gelimesini tamamlad dnem olarak kabul edilir. 16. yy.a gelindiinde ise, divan nsz/dibacelerinde ve air tezkirelerinde, tasavvuf kavram ve mecazlar konusunun tartld grlr. lk nce kronolojik olarak daha nce kaleme alnan Lmi (M.14721532) divannn nszn ele alalm. Lmi, airleri ceml-i mutlakn vassaflar (mutlak gzelliin vcleri) ve talat- Hakkn arrflar (Allahn ddrnn bilicileri) olarak deerlendirir (zgr 1990: 146). Mellifin, gh kfr-i zlfine nr- mnumdur diyesin, gh ky- mugn Kabe v gh ry- btn kble tutasn (zgr 1990: 168) gibi szlerinden, yaad ada airlerin iirlerinde tasavvuf mecazlara yer verdii anlalmaktadr. Fakat bu makle gftr ve ibu slbdan er crm isyna ve kfr tuyna mncerdir (zgr 1990: 169) ifadelerinden bu mecazi dilin, gerek anlamyla algland ve tartldna ahit oluruz. Lmiye gre bu airlerin, Agleb-i ibretleri ve ekser-i iretleri, min kabli1mecz al tarkl-icz vel-ilgazdur. (barelerinin ou ve iaretlerinin ekserisi mecaz kabilinden vecize ve bilmece haline sokulmutur.) Eserde airlerin, kimi lem-i akl u sahvdadur... kimi, vahdet arab sarhoudur... Kimi makm- keml-i seyr-i ilallhdan ve seyr-i fillhdan kelimatdur... (zgr 1990: 170-173) gibi ifadelerle tavsif edilmesi, bu airlerin sradan insan olmadklar, tasavvuf sistemine dayal dnce ve yaaylara sahip bulunduklar, iirlerinin de, grnteki durum ve anlamlarn tesinde dnlmesi ve anlalmas (Tolasa 1999: 238) gerektiini ortaya koymaktadr. Lmi, iirlerde kullanlan krk dokuz mecazi kelime ve kavramn tasavvufi karlklarn verir. Ancak verdii karlklarn tek ve kesin

36 olmadn, yerine gre baka anlamlar yklenebileceini de belirtir (Tolasa 1999: 238). Mellif, tasavvuf mecazlarn kaynan Kurnn mteabih yetlerine ve hadislere dayandrr (zgr 1990: 182). Dbcede ayrca, yukarda adlar geen mer bn el-Frz, Hfz- irz, Sen, Fahreddin-i Irak, eyh Ebu Said-i Ebul-Hayr, Feridddin Attar gibi tasavvuf dnce dnyasnda nemli yeri olan nl mutasavvf airlerin iirlerinden bir ya da birka beyit rnek verilerek, mecazi ibarelerin izahlar yaplr (Tolasa 1999: 239).

kinci olarak, Latf (M.1491-1582) de, 1546 ylnda kaleme ald airler tezkiresinin nsznde konumuzla ilgili ok nemli deerlendirmeler yapmtr. Yazar, Der Beyn- llet-i ir-Goften-i uar ve Vech-i Nazmkerden-i Elfz u Man bahsinde, kendisinin ve dier airlerden verdii rnek beyitlerle, yet ve misallerle konuyu enine boyuna tartr. Latfye gre, airlerin sanatlara yer vererek iir sylemekteki amac, knz- hakyk ir ve rumz-u dekyk zmr idp gh nazm- mesnev birle makmt- tevhdl-vsln ve gh ebyt- manev birle mevz- tehddl-gfilndir (Canm 2000: 81). Bu ifadelerden anlaldna gre hakkat hazinelerinin bildirilmesi asldr. Ancak herkesin anlayamayaca inceliklerin ise, remizler/sembollerle gizlenerek anlatlmas esastr. Gerek mesnevi gerekse dier nazm ekilleri ile olsun yazlan btn manzumelerde ama, tevhid hakkatn iselletirmi tasavvuf erbbnn manev makmlarn anlatmak yahut bu hakkatlardan gfil olanlar uyarmaktr. airler, gh esbb- hsni ve ahvl-i ak sebep idinp erbb- hsn cemln ashb- aka ive ve kirimesin ve istin v vesin beyn iderler ve gh nr- mahabbet suhtelerinn ate-i itiyk ve nr- iftirkla sz u gdzn ve nle v niyzn nazm idp cevr-i habb zulm-i rakbi bir dstn- dil-sitn iderler. (Canm 2000: 81).

37 Bu satrlardan Latfnin, sanatn vlmesindeki amacn, sanatkrn medh edilmesini yani eserden messire bir izgi takip ettiini anlyoruz.. Zaten ileriki satrlarda rnei kendisi verecektir. Mellife gre, bilcmle hsn talat ve ceml behcet rifle Hak arasnda bir sretdr. Lcerem erbb- man sretde kalmayup her cemln cemlinde pertev-i ddr- Hak ve srr- nr- ceml-i mutlak seyr idp, Feeynem tvellev fe-semme vechullh (Nereye dnerseniz Allahn yz (zt) oradadr. Bakara, 2/115) mefhmnca nakndan nakk ve eserinden messiri mhede klurlar. (Canm 2000: 82). Latf, nesirle aklad dncesini kendi manzumesi ile destekler: Odur lemde mahbb- hakk Bilr an ki irfn sfatdur

Cemli mazhardur hsn-i hbn Ceml ynelerde riyetdr (Canm 2000: 82). Btn bu anlatlanlardan sonra uar-y nazm-r(nn), sni-i kadmn vassflar ve esrr- ahsen-i takvmn meddhlar ve keflar (Canm 2000: 82) olduu ikar bir ekilde grnr. Mellif, konuyu aydnlatc bir rnek verir: Bir kimse bir bin-y zb ve imret-i ran-y ibret-nm bin ve bnyd itse ol cmi-i pr-sanyii teferrc tem idenler medh tahsn ve sen v fern itseler ol medh tahsn fil-hakka binya degl belki bennya yid rcidr. (Canm 2000: 82). Konu aslnda bu kadar ak olduu halde herkesin alglaynn ayn olmad da bir gerektir. Yazar bunu da vurgular: Herkesn izn u istiddna gre bir al ve kabiliyetine gre bir verii olur. (Canm 2000: 82). Latf, daha sonraki satrlarda Farsa bir beyitle dncesini pekitirir: Gnl ve can tazelendiren, lemi gzelletiren baharn rengi, srette/ekilde (zhir anlam da verilebilir) bakanlar; kokusu ise mn ehlini (hakkat ehli, tasavvuf erbb mns da verilebilir) canlandryor.

38 Latf, bahsin sonlarna yaklarken, u etkileyici cmleyi sarf eder: Egeri uar-i nkte-rnun ir-i mecazi libs ve hakkat-iltibsndan def ney ve nukl mey inh ve ir ider ibrt u istirt gelrse zhirine nzr olup evsf- arb u hid ve hayl-i sk u sid mlhaza olunmaya. (Canm 2000: 83). Niin byle dnmemek gerekir? Sorunun cevabn da yine kendisi verir: nk, lisn- erbb- hakkat ve zebn- ashb- tarkatda ry- mecazdan hakkat mir ve mtemil her lafzun bir mans ve her ismn bir msemms ve her kelmun bir tevli ve her tevln bir temsli olur. (Canm 2000: 83). Yazar, ak meyhanesinn peymne-perdz ve mak u mey elfznun nkte-sz olarak tavsif ettii Hfz- irznin, er- mecz-ir- hakkat-disrndan olan bir beytini rnek verir: Ey sevgili, gnl ehlinin szn dinleyince bu yanltr deme, (nk) sen szden anlamyorsun, hata burada. (Canm 2000: 83). Szn ksas, bilcmle eer evsf- hn ve medyih-i hbndur merd-i muhakkk- hak-bn ve ehlullh- vahdet-yn mezhebinde Hlk- zlcell vel-cemle ani Hazret-i Hud-y mtele yid rcidr. (Canm 2000: 83).21

21

Latfnin tezkiresinin nszndeki grlerle ilgili yaplan bir yorum yledir: Latfnin iire ilikin verdii bilgiler, yine onun tavsif ettii gibi, her szn bir mns, her ismin bir msemms, her szn bir tevili ve her tevilin bir temsili olduunu bilen mutasavvf airin iir dnyasna ilikin deerlendirme yapmamz asndan nemli bir k noktas durumundadr. nk Latfnin nazarnda air, gerek sevgilinin mutlak gzelliin sahibi Vcibl-Vcdun olduunu ve baka eylerin de onun sembolnden ibaret bulunduunu anlayan irfan sahibi kimsedir. Bu tanmlama, esasen vcd birliine inanm olan sufinin tanmndan baka bir ey deildir. Sufinin nazarnda varlk tektir; gerek anlamda var olma, varl baka bir vara bal olmayan iin sz konusudur. Bu anlamda yegne varlk Vcibl-Vcddur. Mevcudat, gerek anlamda var olmayp, varl Mutlak Vara bal olduu iin Mmkinl-Vcd olarak isimlendirilmektedir. Bir baka ifade ile, bizi evreleyen ve bizim de kendisini gerek gzyle bakmaya alk olduumuz lem, sufi iin, aslnda vehim ve hayalden baka bir ey deildir. Esasen kendisi de bir hayal olan mutasavvf, iinde yaad ve kendisini evreleyen hayal leminin hakkatn sembol olduunu grerek, Mmkinl-Vcdun sahip olduu gzellii izaf olarak deerlendirip, Mutlak gzellie meftun olmaya ve o gzellii tasvir etmeye mesasini sarf edecektir. te Latfnin air tanm burada

39 Latf, Kanuni Sultan Sleymana sunduu eserinin birinci fasln eyh aire ikinci fasln ise air sultanlara ayrmakla, dncelerini deta teoriden pratie geirdii; ilk sray gnl sultanlarna, ikinci sray dnya sultanlarna verdii eklinde de bir yoruma kap aralam olmaktadr. Yukarda deindiimiz ran edebiyatnda tasavvuf mecazlarn izahnn yapld mstakil eserlerin (tarif kitaplar/zel szlkler), Trk edebiyatnda da devam ettirildiini grmekteyiz. Edebiyat tarihimizdeki bu nemli eserlerin tamamnn gn yzne karlmasna ihtiya duyulduuna iaret ederek, konu ile ilgili son yllarda yaplm birka almadan sz etmek istiyoruz. rnein, brahim hid (M.1470-1550), 1536 tarihinde ebsternin Glen-i Rz ile Attarn Mantkut-Tayrn rnek alarak, insan gzelliine ait remizlerin tasavvuf mnlarn etraflca aklayan, 457 beyitlik Glen-i Vahdet (hid brahim Dede 1996: 32) mesnevsini yazmtr (Akn 1994: 419). Abdurrahman el-Askernin XV-XVI. yy. Bayram-Melamliinin fikr yapsn ve dnce sistemini ortaya koymak iin telif ettii Mirtl-Ik (H.957/M.1550) (Ernsal 2003) adl eserinde, cem, kabz ve bast, riyzet, zikir, pr-i mugn, ski, arap gibi ok sayda tasavvuf kavram ve mecaz izah edilmitir. Bu gelenek, tasavvuf mecazlarn rnek beyitlerle zenginletirilerek anlatld, 1662de kaleme alnan Miftahl-Ebrr (zgr 1995) gibi eserle sonraki yzylda da srdrlmtr.

Tasavvufun dili mistik/din tecrbenin dilidir. Yaanmadan bilinemez. Yaanan bir mistik tecrbenin, onu yaamayanlara tam olarak anlatlmas da mmkn deildir (Aydn 2002: 85; Ko 1998: 198). Ancak baz sufilerin

kendini gstermektedir: air, eserden messire doru arayn srdren bir riftir. (Kemikli 2004: 9-10). (Dier yorumlar iin Bkz. avuolu 1986: 6-7; Akn 1994: 420; Andrews 2000: 107109; Kurnaz 2000a: 166-167; Kurnaz 2001: 23-24; Macit 2002a: 50; afak 2003: 5, 10, 15, 29; Kl 2004: 45-46, 58; Okuyucu 2004: 77, 209)

40 yaadklar mistik zevk ve vecd halini, hazmedemeyip da vurmas sz konusu olabilir. Fakat bu da vurulanlar hakkatn kendisi deildir. St kuzusunu annesinin gsnden ayrmak ne kadar zordur! Annesinden koparlan kuzunun, azndan st damlalar dkerek saa sola kouturmas gibi, vuslat halindeki k da bu halde ve bu halden ayrlrken dertli szler syler. Bunlar, stn bizatihi kendisi deil, damlalar hkmndedir. (Kurnaz 2001: 21). te ifade edilmek istenen (rnekteki st yahut hakkat), aslnda beer ve dnyev bir eyden farkldr; bu farklln dile getirilebilmesi, dolayl, imal, st rtl anlatm tarz olan mecaz, istiare ve telmih gibi edeb sanatlar zorunlu hale getirmektedir.22 Bir kelimenin gerek anlamnda kullanlmamas
22

Hakkatten mecaza, halden kle yahut tecrbeden sze geiin yks, eitli aratrmaclar tarafndan izah edilmitir. ki eserden aldmz u satrlar konunun daha iyi kavranmasn salayacak niteliktedir: Tasavvuf mutlaka, yksek bir idrak, sezgi ve bilin iinde yaanan, fktan enfs leme doru gelien bir seyir takip eder. Dernlik, soyutluk ve giriftlik bu bilgi sahasnn en belirgin vasfdr. Ve lednn hayat, iten ie yaanan bir haldir. Btn bu zelliklere sahip olan bir tefekkr sahas, sze dklnce, doal olarak iin iine semboller girecektir. Dolaysyla mutasavvf, halini anlatt szlerinde kendine has bir terminoloji gelitirecektir. Anlalan o ki, mutasavvf, mutlak varln srryla hemhl olmu kiidir. Ben ol da gr kuralndan hareketle sylemek gerekirse, bu uura, kl (sz) ile deil, hal ile ulalr. Hadiste de belirtildii gibi Hal, kl ile bilinmez. Tanrsal vcdun srr, akl bir terminolojiyle anlatlamaz. Bunun iindir ki, mutasavvf, ancak im ile yetinir. te bu im, tasavvuf sembolleri dourmutur. Bu semboller, youn bir istiare, tebih ve mecaz sistemiyle karmza kmaktadr. Grld kadaryla tasavvuf bir metinde im ne derece teksf ise, mn o kadar derinlemektedir. Bu istireli slbun matematik gibi sabit kurallar da yoktur. stiarelerin vech-i ebeh (benzetme yn)ini tespit etmek her zaman mmkn deildir. Zr, bu metinlerdeki tebihler, btn/melekt bir zellik arzeder. Bu zelliklerinden dolay, sz konusu tebih ve mecazlar, ehlinden ehline gnderilen ifreli mesajlar gibidirler... Gerek denilen ey, sadece d gzle deil, i gzle de grlen eydir. Sufilere gre en gerek lem, maddeyi de kuatan mn lemidir. Bu lemin bir ekli, tasviri, ksacas, kk bir rnei olmadndan dolaydr ki, dnyev benzetmeler, bu tr metinlerde zel bir mn yklenilerek kullanlmaktadr. (Kurnaz 2001: 28-29). Bu haller ve onlarda gerekleen tecelller, psikolojik bir tecrbe olarak yaandktan sonra veya yaan annda ifde edilmek istenirler. Ancak onlarn ifade ettii mn, gnlk veya edeb lisanda kullanlan kelimelerin ifde kapsamn aar. O zaman, kelimelere yeni bir mn, bir anlam vermek icp eder; o zamana kadar bilinmeyen, tannmayan bir mn; tpk, knndaki kl gibi (kendi grnm ile ilevi farkl). Byle bir durumda; kelimeler yeni bir boyut kazanrlar. Nasl ki, iirde, istiarede, mecazda, temsilde, lk ve tahrikte farkl mnlar kazanrlar, aynen yle, tadklar basit anlamn tesinde yepyeni boyutta bir mn. Yaanlan iddetli rh hayatn ifadelemek isteyen sahneleri, im, telmih, istiare veya timsllerle beer hayata aksederler veya mutasavvfn kulland kelimeler, tamamen allmn dnda bir mn ifade ederler. Benzer bir durumda, vecd halindeki bir sufi,

41 demek olan mecazlar/semboller, tecrbelerin ve yce hakkatlarn

anlatlmasnda bir kpr vazifesi grmekte ve bir vasta olmaktadr (Aff 1999: 212- 213; Kurnaz 2001: 23 Okuyucu 2004:75-76; Altnta (Tarihsiz): 8, 19).23 Hakkatlarn mecaz ile rtlerek dile getirilmesi, deta bir zorunluluk olarak karmza kmaktadr (Kurnaz 2001: 23). Zira, Kurnda mteabih yetlerin bulunmas ve lh hitabn bizzat kendisinin de rtme yntemine bavurmas, bu hikmete ters dmeyecek yollar yani kelimenin mecazi anlamn gerekli klmaktadr (Nasr Ebu Zeyd 1999: 19). Mecazi ifadelerin kullanlmasnn nemli bir sebebi de, mutlak varln anlatlmas yahut anlatlamamasdr. Allah, tek var olandr. Varl kendindendir. Hsn-i mutlaktr, gzellii sonsuz derecededir. Ne benzeri vardr ne de zdd. O, lemde, meydanda, grnr olduu halde gzlere gizlenmitir. Onun nru ne bir yerden bir yere gider ne de deiime urar. O ne deiir ne baka bir ekle ekle brnr. Ei benzeri olmadna gre, akl onu nasl anlayacak ve gnlk, normal dil onu nasl ifade edecektir? ebster (1993: 10-11), Glen-i Rz adl eserinde yle der:

23

veya fen fl-mahbb halindeki bir slik, aktan, araptan, sevgiliden bahsediyorsa tamamen sembolik ifdeler kullanyor demektir. Hakkat bilgisine sahip, hikmeti idrak etmi slik, arap itiini syleyecek; Allah akyla kendinden gemi, vecde ulam vasl ise sarholuktan dem vuracak; zihni ve fikri, sadece, yce yaratcnn kainatta tezahr eden gzel adlar ile dopdolu olan mutasavvf da aktan sz edecektir. Dier taraftan, mutasavvf, daima tecrbelerini yaamakta olduu psikolojik srete, kendi ifadesine gre, bir lemden dier bir leme seyahat ederken, bunlarda karlat manzaralar veya mruz kald psikolojik halleri ifade iin beer lisandaki kelimeleri zorlayacaktr. Onlarn, iinde bulunduu hali ifade edemez olduklarn mahede ettii an, bir tebih veya bir temsille durumu aklamaya alacaktr. Veya yaad rh tecrbenin iddetine dayanamayarak, kendi hayatn bile tehlikeye koyan bir ifdede bulunacaktr. eitli ekillerdeki ibadetlerde, namazlarda, zikirlerde veyahut tefekkr anlarnda kullanlan kelime ve deyimler, atlan lklar ve sylenilen szler, ilh akla dolu ve onunla sarho sufinin yeni bir lemde gelien seyahatinin aklamalardr. lh akla kendinden gemi (sarho olmu) sufi, anlalmaktan ziyade iinde bulunduu hali ifde etmeye almaktadr. Yce yaratcnn kainatta tecell eden gzel adlar, melekt ve cebert lemlerindeki kudreti, mutasavvf hayran brakm, bu idrak ve mahede onu kendinden geirmitir. te bu yeni dil veya ifade tarz, bu halin tercmesidir, bu halin beer lisnndaki ifadeleridir. (Altnta (Tarihsiz): 7-8). Mutasavvflar, mecaz/sembol bilgi aktarma arac olarak da kullanmlardr (Shaalan 2000: 158).

42 Herey zddyla meydana kar. Fakat Tanrnn ne benzeri vardr, ne zdd! Ei benzeri olmaynca da, bilmem ki, akla uyan onu nasl bilebilir, nasl? Tanr, lemde meydanda olduu iin gizlenmitir; meydanda oluu gizli kalmasna sebep olmutur. Tanr nru ne bir yerden bir yere gider, ne bir halden bir hale girer. O ne deiir, ne baka bir ekle brnr. ebster (1993: 60), eserinin ilerleyen beyitlerinde konuyu tartr ve zm yolu bulmaya alr: Bu lemde grnen her ey o lem gneinin aksi gibidir. Mn leminin sonu yoktur. Sz onun sonunu nereden grecek, nasl ifade edecek? Zevkten meydana gelen mny sz, nereden anlatacak? Gnl ehli olanlar, mny anlatrken bir benzeriyle syler, anlatrlar.24 Mutasavvf, deta gndz vaktinde ztn gsteren lem gneinin mutlak varln ve sonsuz gzelliini zevk olarak idrak ettii halde, onu ifade edecek, dile getirecek, sze dkecek kelime bulamaz. Bu durumda ortada, sonsuz bir deniz gibi olan mnnn, kelimelerin s arm dnyasyla anlatma gibi bir problem var demektir. O zaman gnl ehli insanlar, mny bir benzeriyle anlatma yoluna giderler. Benzeriyle syleme konusunda baka bir problem karmza

kmaktadr. Hangi benzeriyle? Zira biz biliyoruz ki onun benzeri yoktur. Buna zm olarak da, ahsen-i takvm suretinde halk edilen ve -sufilerce cell ve ceml olmak zere iki ana gruba ayrlan- btn gzel isimlerin/esm-i hsn
24

Bu grler, daha sonraki aratrmaclar tarafndan da kabul edilmitir.. rnein Zeynelabidin Mutemen u yorumu yapar: ebsternin de belirttii gibi, kelimeler zevkten doan mnlarn izahnda yetersizdir. Mn leminin sonu yoktur. Lafz ise onun zirvesine eriemez. Bundan dolaydr ki bu tr meselelerin aklanp yorumlanmasnda benzetme ve yaknlk alkalarndan, hissedilir eylerden istifade, kanlmazdr. Tasavvuf ak ve sarholuu, beer ak ve sarholukla ilgili szlerden bakasyla anlatmak mmkn deildir. Bu tr kelime ve stlahlar maksad ifadeye yarayan aletlerden baka bir ey deildir. Szde incelikleri kavrayabilen bir ahs, bu serabn ivesine aldanmaz; aksine, lafz rtleri altndaki mn gzellerinin ehresini grr, rumuz ve iaretleri anlar. (afak 2003: 3-4).

43 kendisinde tecell ettii insann gzelliinin anlatlmas nerilir. Bu benzeim kast edilenle, o kast tayan nesne arasndaki ba gereklik illiyetiyle deil, fonksiyon itibariyle (Tkel 2001: 315) olur. ebster (1993: 60), Tanrnn tecellsinin ceml ve tecell yoluyla, yz ve san da bu mnlara misal olduunu; yine Ulu Tanrnn sfatlarnn ltuf ve kahr, gzellerin yz ile salarnda da bunlarn bulunduunu yle ifade eder: Tanr nn tecellsi gh ceml yoluyla olur, gh cell yoluyla olur... yz ve sa da o mnlara misaldir. Ulu Tanrnn sfatlar ltuf ve kahrdr. Gzellerin yzleriyle salarnda da bu ltuf ve kahr var.

Latfnin konu ile ilgili dncelerine yukarda deindiimiz iin burada tekrardan kanmak iin bahs etmiyoruz. Gnlk, normal dilin mutasavvflarn idrak ettii youn duygu ve bilgilerini ifade etmede yetersiz kalmasn bn Arb, Kelimelerin lafz kalplar, hallerin anlamlarn tamaya yetmez. (Nasr Ebu Zeyd 1999: 20) eklinde dile getirerek, kendi iirlerini kadn isimleriyle sfatlarna, nehirlere ve meknlara dair eitli suretlerde sylenmi lh bilgiler (Ayvazolu 1990: 16) olarak yorumlamtr.25 Halid-i Badd de, mutlak hakkatn vastasz olarak anlatlmayacan ifade eder: Senin yznn gzelliini vastasz olarak anlatmam mmkn deil. Onun iin gzel yzllerden vg ile sz ederim, ama senin yzn kastederim. (afak 2003: 4).

25

Ayvazolu (1993: 70) baka bir yazsnda da yle demektedir: bnl-Arbye gre, peygamberin sz geen hadisinde kendisine kadnn sevdirildiinden bahsetmesi, Hakkn en gzel ekilde kadnda mahede edilebilmesindendir. Tasavvuf iirde, lh gzellik tasvir edilirken, kadn gzellii ile ilgili unsurlara ska bavurulmas, bu grn neticesidir..

44 iirde mecazi anlatmn nemli bir sebebi de, sufilerin sadece kendilerince bilinen lh, btn, rh bilgi ve srlar mahrem olmayanlara amak istememeleridir (afak 2003: 8, 34).26 Lmi, divannn nsznde tasavvuf mecazlarn anlamlarn verdikten sonra, kendisine sorulan bir soruya27 u cevab verir: Cevb- sevb ve fasll-htb oldur ki maksd-i kll ve murd- cml ol kelimt-i mermztdan esrr- cn ve etvr- nhn erbb- zevk u hle ve ashb- evk u ble sitren ve ireten beyndur ve tife-i chhl ve frk- dallden ve irzime-i veblden setr kitmndur. Zir muhtabt- sibyn ile ukalya htb olnmaz ve mcvebt- vildn ile fuzalya cevb virilmez. (zgr 1990: 180).28

Latf de, tezkiresinde ayn gerei nce nesir daha sonra manzum olarak dile getirmitir: Evliyullh slknda uhd itdgi esrr- gaybiyye ve mani-i hakkiyyeyi agyrdan setr ketm in nice seryir-i gaybiyye ile sret-i mecz ve libs- zhirde gstermilerdr.

Srrn saklar bular agyrdan Nesne izhr itmeyp esrrdan (Canm 2000: 109).

26

27

28

Bu konuda ilk sufi yazarlarn grleri yledir: Bu ilim, ehline malm bir takm iaret, sembol ve rumuzlardan ibarettir. (Serrc 1996: 30). Sufiler zmresi aralarnda birtakm tabir ve terimler kullanmaktadr. Maksat, kendilerine has rh ve srr mnlar birbirine anlatmak ve aklamak, kendi yollarna yabanc olanlardan bu mnlar gizlemek ve sakl tutmaktr. (Kueyr 1999: 147). Eger yine sul olnursa ki syirleri tursun hele anlar ki ehl-i ihtiyr ve shib-i ihtibrdur; nin kelimt- mtebihtla ve nikt- mtebihtla tekellm idp ukl- ns teve ve haylt- fesd-ende drrler? (zgr 1990: 180). Bu soruya doru cevap ve sz bitirmek iin sylenecek odur ki o remizli szlerden btn maksat ve tam murat, cann srlarn ve gizli tavrlar zevk ve hal maliklerine ve evk ve kanaat sahiplerine kapal olarak ve iaretle anlatmadr ve cahiller taifesinden, sapklar frkasndan ve gnahkrlar topluluundan rtme ve gizlemedir. Zira ocuklarn konumalaryla akll insanlara hitap edilmez ve bebeklere verilen karlkla fazl insanlara cevap verilmez. (zgr 1990: 181).

45 Nicholson ise konu ile ilgili unlar syler: Sufiler, bu sembolik slbu, gizli tutmak istedikleri srlar saklamak iin kullanmlardr. Bu istek yalnz kendilerince bilinen btn bir bilgiye sahip olduklarn iftiharla iddia edenler iin tabi bir eydi. (1978: 88). Gnmzde tasavvuf zerine alma yapan baz aratrmaclar da (Nasr Ebu Zeyd 1999: 16; Aff 1999: 213), sufilerin sahip olduklar marifetle ilgili bilgi ve srlarn ehil olmayanlara kar rtl tutma ve saklama ynnde izahlarda bulunmulardr.

Syledii bir szden dolay idam edilen Hallc- Mansrun durumunu gz nnde bulunduran sufiler, zhir ehlinin tepkilerinden kurtulmak amacyla da sembolik dili tercih etmilerdir (Levend 1984: 43; Nasr Ebu Zeyd 1999: 1721; Aff 1999: 213; Kurnaz 2000a: 166). bn Arb, peygamberin halkn dmanln ekmemek iin, onlarn akllarnn tayabilecei kadarn akladn; sahabe ve onlarn neslinden gelen selef-i slihnin de ayn ekilde hareket ederek, heybet makmndan mizah makmna tenezzl buyurduklarn ifade eder. Herkesin bilmedii konularda kendilerine verilen bilgi ve srlar, rtl szlerle dile getirdiklerini belirtir. Bu konuda, Ebu Hureyrenin, Onu aklayacak olsaydm u boynum vurulurdu. ve bn Abbasn, ayet onu aklayacak olsaydm, aranzda talanan bir kfire dnerdim. szlerini rnek olarak aktarr (Nasr Ebu Zeyd 1999: 21). Zeynelabidin Mutemen ise, konuyla ilgili u deerlendirmeyi yapar: Sufi manev yolculuu esnasnda gnlne doan srlar, erbab olmayana aklamaktan ekinir ve herkesi Hakkn srlarna lyk grmez. Bu, ayn zamanda toplum iinde fitne kmasn nlemek iin de zaruridir. Hallc- Mansr, srlar dorudan doruya syledii, ifa ettii iin daraacna gitmiti. Srlar ve hakkatler her kaba smaz; hibir ham, pimiin halinden anlamaz. radenin elden gittii sekr hali dnda, yanl anlalmay nlemek ve din prensipleri gzetmek gerekir. Hakkatlerin zerinden rt kaldrlrsa ok fitneler, karklklar kar. O halde Mevlnnn dedii gibi, gzellerin

46 srrn, bakalarndan sz ederken mphemlik perdesinde zikretmek daha iyidir. (afak 2003: 8-9).

airler, yanl anlalma endielerini iirlerine de yanstmlardr. rnein Mevln yle der: Sus, ham adamn yannda araptan bahsetme, syleme o ad; nk hatrna, o ad san kt arap gelir onun. (Mevln Celleddn 2000: 345).

Sad-i rz de ayn grtedir: Ey bize zamane gzellerinin peinden gitme diyen kii! u tefekkr denizinde biz neredeyiz, sen neredesin? Bu (anlattmz), yzdeki ben, ene, dank zlfn kvrm deildir. Mn ehlinin gnln alp gtren, lh srlardr. (afak 2003: 8).

iirlerinde gz ve ka gibi insan gzelliine ait unsurlar mecazen kullanan Yunus Emre, insanlarn kendisini yanl anlama ihtimaline kar gerek sevdiinin Hak olduunu sylemek durmunda kalr: Bizm sevdmz Hakdur bu halka gz ka gelr (Tatc 2005: 102).

Fuzl ise, kendisini gzel yzllerden men eden zhir ehline, mecazn hakkat gneinin nurlarnn olduunu ve Divan edebiyatnda gzellere ou zaman bu gzle bakldn syler: Hb-sretlerden ey nsih meni men etme kim Pertev-i envr- hurd-i hakkatdr mecaz (Tarlan 1998: 289).29

29

Ali Nihat Tarlan (1998: 38), baka bir beytin erhinde de yle der: Tasavvuf ile alkadar olan Divan edebiyat airleri, bir insan gzelliine kar aklarn syledikleri zaman onun effaf varlndan geip, gzelliin hakiki sahibi olan Allaha tevecch ederler. Buna dair iirlerinde ekseriya bir ip ucu bulunur. Bunlara ok dikkat etmek icap eder. Sevgililer hemen daima mcerrettir. Tasavvuf iirde karmza kan kadn gzelliinin cins czibeyle hi bir alkasnn bulunmadn syleyen Beir Ayvazolu ( 1993: 70-71), sebebini yle izah eder:

47

Mecazlarn, manen kemle ermemi kiilere baz hakkatlar rtl vererek bilginin arl altnda ezilmelerini nlemek; bilgiyi geni halk kitleleri ile paylamak iin sade ve basit kalplara indirgeyerek iletiimi ve eitimi salamak gibi ilevlerinin bulunduu da ifade edilmitir (Akarpnar 2004: 17).

Sufilerin, tasavvuf tecrbeyi yorumlamak iin baka kar yol bulamadklarndan tr, sembolik slbu (Nicholson
30

1978:

88)

benimsedikleri dncesinde olan aratrmaclar da vardr.

E. almann Yntemi, Kapsam, Snrlar

Tasavvufun Divan iirinin kaynaklarndan biri olduu zerinde, hemen btn aratrmaclar gr birlii ettikleri ve eitli yazlarnda konuyla ilgili dncelerini ifade ettikleri halde, Divan iirinde tasavvufun yeri zerine mstakil bir eser bulunmamaktadr. Ali Nihat Tarlann 1958-1961 yllar arasnda Trk Dili ve Edebiyat Dergisinde seri halinde yaynlanan Kad Burhaneddinde Tasavvuf adl makaleleri; yine Tarlann eyh Divann Tetkik; Harun Tolasann Ahmed Paann iir Dnyas; Mehmet avuolunun Nect Bey Divannn Tahlili ve Agh Srr Levendin Divan Edebiyat adl eserleri konuyla ilgili snrl bilgiler ierse de nc eserler olarak anlmaya deer.
Gzelliin daha ziyade yzde aranmas, buna ramen ehrenin verilmeyerek birbirinden bamsz paralar zerinde durulmasdr. Bamsz her para bir yn tedai ile ehreden hemen uzaklar; mesel sevgilinin yana, rengi ve parlakl dolaysyla kendiliinden gne, ay, ate, era, su, ayna, gl, lle vb. imajlarn getirir. air bylece bir benzerlikten hareket ederek czden kllye ular. Tebih yoluyla ifade, bir bakma, varlk ve durumlarn ardndaki gizli birliin, gizli hazinenin aratrlmasdr. Divan iirinin arka plann yahut temelini oluturan ve dili zenginletiren mecazlarn/sembollerin tannmas ve bilinmesinin, metin zmlemelerinde nemli yararlar salayacan dnyoruz. u satrlar da grmz destekler niteliktedir: Osmanl kltr, sembollerin diliyle konuur. Bu dili zp laykyla anlayanlar iin bu medeniyetin insan rhuna nakettii hazine tam bir cennet; kulaklar sar, gzleri kr ve dilleri kekeme olanlar iin ise tam bir cehennemdir. (In 1999a: 13).

30

48 Tasavvufun Divan iirindeki yerini ortaya koymak iin, ilk nce konuyla ilgili klasik tasavvuf kitaplarn, tasavvuf ve tarkatlar tarihlerini, tasavvuf szlkleri, alanla ilgili yaplan aratrma ve incelemeleri; edebiyat tarihlerini, divan tahlillerini, iir erhlerini; ansiklopedileri ve hemen btn yazl kaynaklar tarayarak almamzn erevesini belirledik. Bilimsel almalarda konunun snrlandrlmas, verimlilik asndan zorunluluk olduundan, biz de aratrmamzda birtakm snrlamalara gittik. Bu dnceden hareketle, yaklak alt yzyllk bir tarihi ve manzum nesir alannda bir ok rn olan Divan edebiyatnn; kurulu ve gelime yzyllar olmas ve daha sonra yaplacak almalara mukayese imkan salamak amacyla 14. ve 15. yy.da yaam airlerin divanlarn alma alanmz olarak belirledik. Bu airlerin divanlar, anlan yzyllardaki divanlarn tamamn kapsamazsa da, bu yzyllarn genel karakteristik zelliklerini yanstacak nitelikte olduklarn rahatlkla syleyebiliriz. almamzda aada kronolojik olarak sraladmz 19 airin divann inceledik:

49

airin Ad (Mahlas) Kad Burhaneddin Nesm Ahmed Ahmed-i D eyh Karamanl Nizm Adn (Mahmud Paa) Avn (Fatih Sultan Mehmet) Karamanl Ayn ker Cem Sultan Ahmed Paa Vasf Hamdullah Hamd Mihr Hatun Nect Mesh Ceml Cafer eleb

lm Tarihi (.1398) (.1404) (.1412/3) (.1421) (.1431) (.1469/1473) (.1473/4) (.1481) (.1491/4) (.1494/5) (.1495) (.1497) (.1497?) (.1503/4 ) (.1506) (.1509) (.1512) (.1512?) (.1515)

Tespit edilen divanlar tek tek dikkatli bir ekilde okuyarak, tasavvuf unsurlarn getii beyit ya da bendleri filedik. Filenen her bir kavram ve mecaz ile ilgili rnekleri bir btnlk iinde tekrar tekrar okuduk.

50 Sonraki aamada ise yazma ilemine getik. Bunun iin nce kavramn szlk karln verdikten sonra tasavvuf anlamn temel kaynaklardan hareketle ortaya koyduk. Daha sonra konuyla ilgili en dikkat ekici iirleri rnek olarak verdik. Benzer zellik gsteren dier iirlerin knyesini ise ilgili paragrafn hemen sonunda kaydettik. rnek iirlerin sonunda, airin adn yahut mahlasn, iirin nazm eklinin ksaltmasn, beyit ya da bent numarasn yazdk. rnek aldmz beyit, tuyug ya da bend nazm eklinde yazlan iirlerin vezinlerini tek tek kontrol ederek, varsa vezin hatalarn dzeltmeye altk. Dzeltemediklerimizi ise dipnotta vezni bozuktur ifadesiyle belirttik. Birden ok anlam tabakas olan iirlerin tasavvuf anlamlarn dikkate aldk; zaman zaman dier mnlarna da deindik. rnek iirleri, uzun ve yorucu zihinsel uralardan sonra, konu btnl erevesinde sraladk. Birden fazla tasavvuf unsuru bnyesinde barndran iirleri, ilgili yerlerde rnek vermekte saknca grmedik. rnek iirler hakknda fazla yorum yapmamaya, kesin hkmler vermemeye bilakis tespitlerde bulunmaya altk. almamzda divanlarda geen tasavvuf ve tarkatlarla ilgili btn unsurlar etraflca ele aldk.

I. BLM TASAVVUF TEVHD ANLAYII

A. Tevhid

Tevhid, bir eyi birlemek, bir klmak anlamndadr. Tasavvuf anlayta ise tevhid, Allah tasavvur ve tahayyl olunan eylerin hepsinden birlemek demektir. Allahn birliine hkmetmektir. Onun vahdaniyetine, bir, tek, esiz ve benzersiz olduuna inanmaktr. Onun ztn, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyl edilen her eyden tecrd etmektir. Kalbe ondan baka bir dncenin gelmemesidir. Sadece bir grme ve bir bilme halidir. Birden bakasn unutmaktr. Her eyde onu grmek, ondan baka hibir ey grmemektir. Allahtan baka fil olmadn, her eyin ve herkesin ona baml olduunu kabul etmektir. Onun varlnn gerek olduunu ve sadece onun ben demeye hakk olduunu, zira tek gerek filin o olduunu idrak etmektir. Gerek tevhidin son mertebesi ise, tevhidi bile unutmaktr (Serrc 1996: 28-33; Kelbz 1979: 195; Kueyr 1999: 386-391; Hcvir 1996: 411-420; Kn 2004: 166; smail Ankarav 1996: 360; Pakaln 1993: III/482; Yazc 1997a: 214; Kara 1999: 317; Uluda 1996: 533-34; Schimmel 2001: 150; Ceylan 2000: 282). Allahn kendisinin bir ve esiz olduunu bilmesi anlamndaki en mkemmel tevhid olan Hakkn Hak iin tevhid, sze gelmez. Burada diller ll olur. Aklamaya, anlatmaya kalklnca da btn grkemi gizlenip kaybolur. Bundan dolay vecd ehli sufiler, ehline malm olan bir takm iaret, sembol ve remizlerle tevhid gereini anlatmaya almlardr. Mutasavvflar, slam dininin Allaha iman konusunda koyduu

esaslardan hareketle, kendi dnce ve halleri dorultusunda, tevhidle ilgili yeni izahlar getirmiler ve eitli tasniflere tabi tutmulardr.

52 Tevhidin hakkatndan bahsedilir. Her ey birdir. ki grmek irk/ikilik olur. Bundan dolay irki brakp tevhide ermelidir. Tevhid anlaynda, insanlar kalacaktr: Kamu birdr iki grmek irk olur irki ko tevhde var iy rst-bn Ahmed G 479/5 kendilerinde vehmettikleri vcd vehmini gidermeli ve bu dnceden uzaklamaldr. Varlk vehmi gittikten sonra, sadece onun zt

Gerek mi Ahmed tevhd anit kim Gide senden vcd u bir kala zt Ahmed G 71/8

Hakiki tevhide erien bir slik, Hakkn huzurunda iradesini kaybetmi bir ekilde bulunur. Bir heykel gibi, zerinde sadece Allahn kudretinin eserleri ve onun tasarrufu cereyan eder. Bu mertebede Hakkn slikten irade ettiini yine Hak ifa etmektedir (Hcvir 1996: 417). Hakiki tevhid mertebesi, tahkik hale getirilmelidir. Zira taklid olan iman, gerek bir iman deildir: Dzet hccetle tevhd-i hakk Ki takld olan mn degldr Ahmed G 248/5

Tevhid, Haktan kula gelen srlardr. Tevhidin iinde saysz srlarn bulunduu ince mnlar vardr. Fakat bunun dile getirilmesi, yazya dklmesi, ifade edilmesi kolay deildir (Hcvir 1996: 420; Kara 1999: 318). Yaanan halden ibaret olan bu srlardan nazar sahipleri haberdar olabilir. Tevhidin bu srlarna ancak keif yoluyla ulalabilir. Bu srlar tam anlamyla anlald zaman, keml yolunda mesafe alnabilir: (Hamdullah Hamd K 1/7)

53 Tevhd srrn sana kef itdi Ahmed B-naks anla bu szi kim bulasn keml Ahmed G 394/10

Tevhd iinde nkte-i esrr bulmam Shib-nazar gerek ki bu hle habr ola Nesm G 10/5

Tevhid, deeri ve zor ele gemesi gibi ynlerden gevhere tebih edilir (Kueyr 1999: 389; Kn 2004: 168; smail Ankarav 1996: 360; Uluda 1996: 533; Ceylan 2000: 282). Tevhid incisi, kolay kolay ele gemez. Bu kymetli inciye kavumak iin, istiare ile gavvsa benzetilen slikin nefis elbisesini karmas ve tecrd denizinde yzmesi lazmdr: Gevher-i tevhd ele girsn disen gavvs-vr Nefs tonn harup tecrd derysnda yz Ahmed G 278/5

Nefsinden fani, Hak ile bk; ak, cezbe ve vecd iinde istirak ve mest olan slik anlamndaki tevhid ehli (Hcvir 1996: 411; Uluda 1996: 534), Hakka yakn derecesinde erimitir. Tevhid hakkatn idrak edemeyen sufiler ise ikilikte kalmlardr: Ehl-i tevhd iridi Hakka yakn Kald irketde sf yle mell Nesm Trc 3/VI/7

Tevhid ehlinin gnlnde masivadan her hangi bir eser yoktur, sadece mutlak varlk vardr:

54 Ehl-i tevhd ol ki gnli anun Msivallhdan mnezzeh ola Ahmed G 20/4

1. Zt, Sfat ve Fiil Tevhidi Tevhid, tevhid-i efl (fiiller tevhidi) yahut tevhid-i esm (isimler tevhidi), tevhid-i sfat (sfat tevhidi) ve tevhid-i zt (zt tevhidi) olmak zere derecelendirilmitir. Fiillerin birlenmesi demek olan tevhid-i efl; Hak, fiilleriyle slike tecell edince, slikin btn fiilleri hakiki messir olarak Allahtan grmesi ve l file illallh demesidir. Sfatlarn birlenmesi demek olan tevhid-i sfat; Hak, slike sfatlarla tecell edince, slikin eyay deil, sadece Allah ve sfatlarn grmesi, nakta nakka temaa etmesidir. Ztn birlenmesi demek olan tevhid-i zt; Hak, slike zt ile tecell edince, slikin eyann ztn deil, mevcud olarak sadece Allah grmesi ve l mevcde illallh demesidir. Vahdet-i vcd ehlinin tevhidi budur. Bu tevhidler ksaca, fiilde fili, isimde msemmy ve sfatta mevsfu grmek olarak da tarif edilir (Kn 2004: 168; Yazc 1997a: 214; Kara 1999: 317; Uluda 1996: 534-535; Ceylan 2000: 282; Baba 1998: 290). eyh, tevhidin zt, sfat ve efl derecelerini u beyitte tenasp halinde ele alr. En has tevhid olarak da deerlendirilen tevhid-i zta erimeyi konu edinir. Ei ve benzeri olmayan fiiller grlp, sfatlara nazar klnd takdirde isimlerden geerek zt tevhidine ulalabileceini syler: Dilersen irmege tevhd-i zta esmdan Nazar sftna kl gr bedyi-i efl eyh K 3/15

55 2. Tevhid lmi Hakkn varln bildiren tevhid ilmi iin, tevhid dili vasta olarak kullanlr. Esasen ayn- tevhidin dil ile anlatlmas zordur. Zira bu ilmi bulann ilk makm, kalbinde eyaya ait btn dnceler yok olarak, sadece Hakkn kalmasdr. Bundan dolay, tevhidin bilinip yaanabilecei, ancak dil ile ifade edilemeyecei sylenmitir (Serrc 1996: 31-33; Kueyr 1999: 388-389; Hcvir 1996: 416; Baba 1998: 287, 289). Tevhid ilmi okuyan, medrese ilmi okumaz. Zira medreselerde akl ilimler sz konusudur. Tevhid ilminde ise srlardan bahsedilir. Bu ilmin talim edildii yerler olan dergahlar, istiare ile ravza olarak dnlr. Tevhid ilmini muvahhidler bilebilir, taklitte kalan cahiller anlamazlar: lm-i tevhd ohyan medrese ilmin ohmaz Gr ki bu ravzada ol srr ile esrr nedr Nesm G 102/9

Mukallid nki bilmez ilm-i tevhd Muvahhid olmayan ndn degl mi Nesm G 435/10

3. L-ll Kelime-i tevhiddeki l, Arapada olumsuzluk; ill ise istisna edatdr. L nefy, ill ise ispat iindir: Yoktur ilah, Allah vardr ancak gibi. Tasavvufta, l (yok) ile masivann ve ayarn yokluuna, ill (vardr) sz ile de Allahn varlna hkmedilir (Uluda 1996: 333; Schimmel 2001: 267). Hakiki tevhid anlaynda, nefy ve isbat yani masivann yokluuna ve Allahn varlna inan asl olduu halde, iddiaclar lda kalmlar, illya ulaamamlardr. Yani ayrn yokluuna hkmetmiler, ancak Hakkn varlna karar klamamlardr: (Kad Burhaneddin G 102/7; Karamanl Ayn G 7/5; Karamanl Nizm G 51/6)

56 Nefy isbt asldur lkin ne ass mdde Lda kald gelmedi t kim gre illmz Nesm G 438/14

B. Vahdet-i Vcd

Btn varlklarn, mutlak vcd sahibi olan Allahn isim ve sfatlarnn tecellsi olduu esasna dayanan vahdet-i vcd (vcut/varlk birlii), tasavvuf bir meslek ve tevhid eididir. Pek ok mutasavvf tarafndan aklanmakla birlikte, bn Arb (M.1165-1240) tarafndan sistemletirilmitir. Vahdet-i vcd anlayna gre, vcut birdir, o da Hakkn vcdudur. Onun vcdundan baka varlk yoktur, olmas da mmkn deildir. lemde grnen okluk ise, ancak grn itibariyledir, mecazidir ve onun tecellsidir. Vahdet ehli, Allahtan baka hakiki mevcut yoktur anlamna gelen, L mevcde ill H cmlesiyle bu telakkiyi zetler. Vahdet-i vcdun yaanarak ve manev tecrbe ile eriilen bir hal ve ezvk ilmi olduu da ifade edilmitir. Mecaz dnyasndan hakkat mertebesine ykselen rifler, varlk leminde Allahtan baka mevcut olmadn aka mahede ettiklerini sylemilerdir (Nesef 1990: 183; Keklik 1990: 405; Kn 2004: 583; Kam 1994: 52; Pakaln 1993: III/ 563; z 1997: 138; Affifi 1999a: 70; Nicholson 1978: 68; Schimmel 2001: 276-282; Ate 1972: 493-499; Kara 1999: 319; Eraydn 2001: 209). Vahdet-i vcda gre bir tek vcd vardr. O da mutlak vcd sahibi olan Allahn varldr. Ondan gayr grnen her ey -insan, lem, kainat- ise vcd- mutlak olan Hakkn geici glgelerinden ibarettir (Pakaln 1993: III/598; Affifi 1999a: 70; Eraydn 2001: 216-217; Uluda 1996: 571). Bunlar, bir asldan meydana gelmilerdir: (Nesm G 303/4)

57 Oldur vcd- mutlak u bk kamu vcd B-ekk anun vcdna olm durur zll Ahmed G 394/2

Varlk birlii anlaynda, vcd ismine layk olan sadece Haktr. Hak usuz bucaksz, esiz bir denize benzetilir (Kam 1994: 66; Pakaln 1993: III/569; Tarlan 1998: 26; Schimmel 2001: 280). Kainat ve eya yani kesreti bu denizin dalgalarndan baka bir ey deildir. Kesret olan dalgalar, denizden ayr olmayp, denizin grndr. Engin bir denize tebih edilen Hak, ancak gnlde yerleir: (Nesm G 207/7; Ahmed G 479/7; eyh Trk 1/III/5; Karamanl Ayn Trc 56/8/7, G 47/2) y gnl anun evisin sende zuhr eyledi Hak Bahr- muht old adn hadd kenrn yoh imi Nesm G 208/3

Vahdet ehline gre, hakiki vcda ancak Allah sahiptir. Ondan bakasnn vcdlar ise hayaldir (Keklik 1990: 405). air aadaki beyitte, hayal kelimesi ile sz oyunlar yaparken, vahdet ehlinini bu dncesinden hareket etmekte; kainatn da insann da birer hayalden ibaret olduunu sylemektedir: n hayl old vcdum bu hayl ire beni Bir hayl ender hayl itmek dilersin itmegil Ahmed-i D G 196/6

Vahdet-i vcda gre, tek varlk Allahtr. Kainat, lem, insan ise ancak bir glgeden ibarettir (Konuk 2000: 45; Pakaln 1993: III/598; Affifi 1999a: 70). Aadaki beyitte de glge ile ahsn yani, vcdun bir olduu dile getirilir. Fakat bunu anlamak iin eri deil, doru baklmaldr. Yoksa bir eyi iki gren alar durumuna dlebilir. Bir olan mutlak varl, iki grmemek gerekir: (Ahmed G 733/7)

58 Kej bahmayana syeyile ahs bir durur Ahvel bigi biri iki grmek olur muhl Ahmed G 394/5

iirlerde ayna sembol ile de vcdun birlii hakkat anlatlr. Bir yzn, yz ayna karsnda yz grntsnn yansyaca gibi; varlk ismine layk olan Hak da, eyalara istidatlar derecesinde akseder. air, beyitte yz kelimesiyle sz oyunlar yapmaktadr: (Ahmed G 278/1, G 278/3, G 340/5, G 733/6) n mukbil ola yz yne bir yze yn Geri ol yz bir durur lkin grinr anda yz Ahmed G 278/2

Hakkatte, vcdu mutlak olan Haktr. Varlk olarak grnen eylerin hepsi, ondandr. Bu hakkat kesin olarak, yakn derecesinde anlamaldr: El-hak ol Hakdur vcd iy pk-dn Her ne varlg varsa andandur yakn Ahmed G 479/1

1. Varlk/Vcd Vahdet-i vcd anlaynn en nemli konularndan biri olan vcd, divanlarda deiik hayaller iinde ele alnmtr. Varlk davasna kalkmak byk bir hatadr. Zira, insan bir zamanlar yoktu ve bu dnyadan sonra da yine fenya gidecektir. yle ise gerek vcd sahibi Allahtr: n old evveln adem hrn fen Pes sen vcd davisin itmek hat imi Ahmed Paa Trk 29/I/4

59 Hakiki vcd sahibi olan Hakkn yolundaki en byk hicblardan biri, kulun kendinde varlk vehmetmesidir. Ona kavumak iin, varlk engeli ortadan kaldrlmaldr: (Ahmed G 422/7, G 274/14, G 43/7, G 732/3, G 68/6, G 255/5, G 58/4; Kad Burhaneddin G 332/6, G 520/5) Yr gerek varlgun ko Ahmed T ki gtrile ara yirden hicb Ahmed G 45/9

Hakka erimek, huzuruna varmak yolunda en byk engel/hil, ba/kayd kulun kendisinde vcd olduunu dnmesidir. Bu engel ve balardan kurtulmak lazmdr. Bu arlklar ortadan kaldrld zaman, rahat bir ekilde her istee kavumak mmkn olabilir: (Ahmed G 426/7) rimek sehl olayidi tapuna Vcdum ortada olmasa hil Kad Burhaneddin G 434/6

Hamdi ol merde gulmem ki murd yoluna Varlg kaydn terk eyleyp zde gider Hamdullah Hamd G 64/5

Vahdet yolunda en byk engellerden biri, ikilik dncesine yol aan varlk vehmidir. Aradaki bu vehim giderilerek birlie ermelidir: (Ahmed G 68/6, G 422/7; Nesm Mes 1/13) Ikun yolnda kfrdr ikilik Ahmed Birlik gerekse varlgun aradan gider Ahmed G 154/7

Sevgilinin ortaya kmas iin, n kendi vcdunu mahvetmesi lazmdr. nk, k ile sevgili birlikte bulunursa ikilik olur; vahdet bozulur.

60 Vcdun mahv edilmesi, Hakkn ezel ve ebed varl karsnda, kulun geici varln hie saymas demektir (Krkolu 1996: 307; Tarlan 1998: 258). u beyitlerde mak iin, kendi varln mahv eden klar dile getirilir. Son beyitte, kulun kendinde varlk vehmetmesinin byk skntya sebep olduu da belirtilir: (Ahmed G 546/5, G 318/4, G 341/3; Cafer eleb Trc 9/III/2) Delden kunun nrna Mihr Vcdn mahv kld yane yane Mihr Hatun G 168/6

y vcdn mahv iden k Yr ile di ne halvet olmsun Hamdullah Hamd G 125/4

Minnet Haka ki old cemlinde mahv anun Bu varlgum ki olm idi ol bana mell Ahmed G 385/4

Kendi vehm varlndan arnan kii, hakiki sevgiliye eriebilecektir: Yrna ol kii irebile kim Varlgndan kendnn key arna Ahmed G 610/3

Varln, cismin, cann ksaca her eyin mutlak varlk olan hakiki sevgiliye verilmesi halinde, etrafa n salnm olacaktr: (Kad Burhaneddin G 1255/4, G 1302/3, G 1302/5) Vcdma didm ben dn ki vir varlg sen yre Ne cn ko v ne cismi bu ortalhda nm apar Kad Burhaneddin G 250/5

61

Btn varln hakiki sahibine teslim edilmesi lazmdr. Zira, kulun iradesi zaten sultann elindedir: Teslm idp duram ana kll vcdm Zr kulun irdeti sultn elindedr Ahmed-i D G 294/7

radesini ve varln gerek sahibi olan Hakka teslim ve onun yoluna feda eden mrid, btn arzularna kavuacaktr: (Kad Burhaneddin G 46/4, G 650/9, G 1194/5; Ahmed G 578/3) Yoluna fed varlgum it neyse murdun n sana mrdem ne gerek bana irdet Ahmed G 86/3

Varlk, gayr olarak telakki edilir. Gayr ise Haktan baka her eydir, masivadr. air, u beyitte Haktan gayr olan varlk dncesini yama etmekten sz eder: Mlk-i cnda gayr kalmasun diy Varlgum cmle yagma itmiem Ahmed G 469/4

Hakk isteyenin, ilk nce onda fani olmas lazmdr. Bunun iin de varlk dncesinin yama edilmesi gerekir. Varlk vehmini brakan ve fenfillaha erien slik bekya kavuur: (Ahmed G 11/5, G 25/4, G 237/7; Kad Burhaneddin G 1276/8) Fen gerek seni isdeyenevvel Anunn itmiem varlg yagma Ahmed G 37/5

62 Seni diyen koya varlgun elden Fendur k olanun beks Ahmed G 673/7

Din yolunda keramet davasnda bulunan kii, ilk nce varlk dncesini terk etmelidir. Zira gerek keramet, varl brakmaktr: Kermet davi iden dn yolnda Kosun varlgn koldur kermt Ahmed G 71/7

Bir elbiseye benzetilen varlk, istiare ile dalg olarak tasavvur edilen slik tarafndan karlp atlmadka, ak denizindeki marifet incileri bulunamaz: (Kad Burhaneddin G 477/4) Muht-i ka talup drr-i marifet mi bulur karmaynca vcd libsn gavvs Hamdullah Hamd G 87/4

Varlk, d (d aac) olarak hayal edilir. Varlk aacnn byk bir arzu ile ak ateinde yaklmasyla kemle eriilebilir. Aksi takdirde, olgunlamak mmkn olmaz; ham olarak kalmaya devam edilir: (Ahmed G 3/5) Ho ho yah oda d-sfat varlgun kim Her kim [ki] bu k odna yanmaya ola hm Ahmed G 414/12

Hakka erime yolunda sa Peygamber iin bir ine hicb olduu gibi; ipe benzetilen varlk da slik iin yaklmas gereken bir engeldir. Beyitte sa, ip ve ine kelimeleri ile tenasp yaplmtr:

63 Bu varlg ritesin yah n bilrsin Hicb oldugn sye szen Ahmed G 478/6

smi olup cismi olmayan efsanev bir ku olan ank, mecazen lemin madd varln da karlar. Bu lemin de tpk ank gibi ismi var, cismi yoktur; hem var hem yoktur veya ne var ne yoktur (Uluda 1996: 50). nsanlarn da vcddan phe duymas, tasavvuftaki bu dnceden kaynaklanr. air, ikinci msrada tasavvuf anlay hemen hemen olduu gibi aktarr. Varln ank gibi sadece bir ad kalmtr: y Nect ekk ider lem vcdundan senn Varlgun ank gibi bir ad kalmdur hemn Nect G 407/5

2. Senlik, Benlik Tasavvufta ayn anlamda kullanlan sen/senlik ile ben/benlik, bilgiye, gzellie, gce, mala mlke gvenip kendine varlk vermek demektir. Vahdet-i vcd anlayna gre, Hakkn varlndan baka varlk yoktur. Varlk onundur. Benlik de ona mahsustur (Pakaln 1993: III/565; Glpnarl 1977: 117, 348; Uluda 1996: 94, 462). ncelenen iirlerde, benlik/senlikten vaz geme ve onu terk etme konusu zerinde durulur. Slik ile Allah arasndaki en byk engel, slikteki benlik dncesidir. Zira senlik, ikilik anlamna gelmektedir. Bu sebeple Hallc- Mansrun, Benliinle benliimi aradan kaldr. eklinde Hakka dua ettii rivayet edilir (Uluda 1995a: 232). Benlikten vazgeilince yani ben, sen olunca ortada hibir engel kalmam olur. te o zaman fenfillah hakkat gerekleir: (Nesm Trc 3/VII/8, Mes 3/62, G 13/10, G 385/15; Nect G 305/2; Ahmed G 95/3)

64 gedm benligmden ben sen oldum Dah ne var getr ortada hyil Kad Burhaneddin G 935/4

Senlik ikilikdr an terk it Birlik gerek ise Ahmed var Ahmed G 274/15

Vahdet-i vcd anlaynda sen ve ben yoktur. Zira, sen ve ben dncesi ikilie sebep olur. Vahdet deryasna gark olunduunda, sen ben yok olarak, gze sadece Hak grnr. kinci beyitte, mutlak varl temsil eden gnein doduu zaman, benden eser brakmad ve btn varl yok etttii anlatlr: (Kad Burhaneddin G 526/6, G 184/5) Sana mstarak oldum bilimezem Ki sen bensin gziken gze ya ben Kad Burhaneddin G 547/2

Sen gelicek ben beni bulmazam Gne ile seba-i seyyre yoh Kad Burhaneddin G 218/4

u beyitlerde, benlik ve senlik dncesinin byk bir fet ve bel olduu ifade edilir: (Ahmed G 75/5, G 447/6) Ko benlikden hals itsn beni mey Ki cnuma benm benlikdr ft Ahmed G 71/2

65 Sana senlik bel old mey i kim Seni kurtara senden bir zaman mey Ahmed G 706/7

Benlikten eser kald derece tefrika, benlik izlerinin yok edilerek sadece Hakkn kald mertebe ise cem-i cemdir: Tefrikadur nice kim var bende benlikden eser Ol eser gidp hemn sen kaldgundur cem-i cem Ahmed G 320/4

3. kilik Vahdet ehline gre ikilik; Allahn tek varlna karlk, insann varlk davasna kalkmasdr (Krkolu 1996: 132). Varlk birdir, o da Hakkn varldr. Vahdette ikilik dncesi sz konusu olamaz. nsann gz, sz, yz ve kendisi tamamen ondandr. Bu sr iyi anlalmal, ikilikten vazgeilmelidir: (Nesm Mes 1/15, G 2/6, G 151/14; Kad Burhaneddin G 314/6) Gzm szm yzm zm kamu sensin Yohdur dah bende ikilik h efendi Kad Burhaneddin G 1126/3

kilikden ge iy viz irigil vasl- cnna Hakkat srrn anla dell ite bu brhna Nesm G 361/1

Kainatta grnen her ey birdir. Birliin hkim olduu dnya ve ahirette, ikilik diye bir eyden sz edilemez: (Kad Burhaneddin G 1148/0; Nesm G 328/1)

66 Hud birdr yr bir gerek k bir Ki ikilik yaramazdur iki cihnda bire31 Kad Burhaneddin G 1288/5

4. Kesret okluk demek olan kesret, vahdetin zttdr.32 Kesret, bir olan Hakkn isim ve sfatlaryla tecell ederek okluk halinde grnmesidir. Vahdetin zuhrudur. Eyann varlklarn kendilerinden bilmek, onlar mstakil varlklar olarak grmektir. Aslnda kesret yoktur veya kesret, vahdetten baka bir ey deildir. Zira var olan, tek vcd sahibi Haktr. Hak, kesret perdesi altnda kendini gizlemektedir. okluk, sadece bir grntden ibarettir. Bir olan varln ok grnmesi, sadece bir grntr. Vahdet denize benzetilirse, kesret de o denizin dalgalar olur (Glpnarl 1977: 198; Pakaln 1993: II/250; Levend 1984: 19; Tarlan 1998: 55; Uluda 1996: 309; Ceylan 2000: 349; Affifi 1999a: 70; Durusoy 2002: 310-311). Elif harfi ile Hakkn zatnn bir oluuna iaret edilir. Btn harfler eliften hareket edilerek yazld gibi, btn eyann asl da birdir. Birin eitli grnlerinden kesret zuhra gelmitir: (eyh K 3/37; Nesm Trc 1/II/5) Sret-i kesretle olm muhtelif Cmlesinn zt birdr n elif Nesm Mes 3/98

Kesret kavramna eitli tamlamalar halinde rastlanr. rnein, kayd- kesret terkibine yer verilererek kesretin, kayd, ba, zincir olduu belirtilir. Vahdet kadehinden bir yudum ien, kesret kaydndan kurtulur:

31 32

Vezin bozuktur. Cihan Okuyucunun, Anadoludaki tm beyliklerin daha sonralar Osmanl ekseninde toplanmasn, Siyas merkezleme, manevleme temaylnn -btn sufilerin srarla iledikleri kesretten birlie gei arzusunun- madd alana da yansmas olarak kabul edilebilir. (2004: 22)eklinde yorumlamas dikkat ekicidir.

67 Cm- vahdet crasndan her ki hyr olmad Frig old kayd- kesretden giriftr olmad Hamdullah Hamd G 182/1

Nesm, Allahn Hay ve Kayym isimlerine de yer verdii u beyitte, kesret lemi iinde vahdette bulunduunu syler: (Nesm G 146/11) Hayy Kayym devm- devletem lem-i kesret iinde vahdetem Nesm Mes 3/61

Vahdet makmnda Allah ile bir olan slikin halini, kesret ehli bilemez: L maallh33 makm- vahdetdr Ehl-i kesret ne bilsn an ne hl Nesm Trc 3/VI/11

5. Masiva

Allahtan baka her eye, masiva denir. Dnya hayat ile ilgili mal mlk gibi eyler de masivadan saylr (Ceylan 2000: 240; Uluda 1996: 348). Masiva ile dolu bir gnle Allah tenezzl etmediinden tevhid ehli, gnllerinde Haktan baka bir ey brakmamlardr: Ehl-i tevhd ol ki gnli anun Msivallhdan mnezzeh ola Ahmed G 20/4

33

Sufilerin aznda ok dolaan bir sz olan L maallh, Benim Allah ile yle anlarm olur ki, ne bir mukarreb melek ne de gnderilmi bir nebi yle bir yaknl elde edebilir. anlamnda rivayet edilen bir szden alnmadr (Ylmaz 1992: 115).

68 Gnl Haktan uzaklatran ve masivaya ynelten unsurlardan ikisinin, gz ve kulak olduu ifade edilir: Gzm ile kulagumdan neleri grp iitdm kisi dah gnli yine msivaya yilter Kad Burhaneddin G 1232/2

Masivann gam ve kederinden uzak durmak iin, Haktan yardm istenir. Zira, onun sevgisinin ile gnller aydnlanr: Dili em-i mihrnle pr-nr kl Gam- msivdan bizi dr kl Ahmed Paa K 2/43

6. Hicb Szlk anlam, perde, rt, iki ey arasna konan engel demek olan hicb tasavvufta, slikle Hak arasnda bulunan ve onu tanmaya (marifet) engel olan her eye denir. Hakkat rten bir perde olan hicbdan, sufiler her zaman yaknmlardr (Uluda 1998a: 430-431).34 Mutasavvflar, Allah ile slik arasndaki en byk ve en kaln hicbn, insann kendi benlii olduunu ifade etmilerdir (Uluda 1996: 240). Varlk, sen/senlik, ben/benlik ve ikilik gibi kavramlar hicbdr. Bu hicblarn ortadan kaldrlmas ile vahdete kavumak mmkn olabilir: (Ahmed G 45/9, G 58/4, G 732/3, G 574/3; Kad Burhaneddin G 1291/5; Nesm G 13/10) Dilerem kim varlgum yoluna terk eyleyem Birlik andolur ki gtrile ara yirden hicb Ahmed G 68/6

34

Hicb ile ilgili yaplan iki tarif de yledir: Ol mevna dirler ki k mak yolndan gir koya, bir nev ile k cihetinden degl. (zgr 1995: 277). n gznde trl sebeblerle bulunan, maktan ayran maniadr. (Bayburtlugil 1985: 349).

69 Senlik sana n hicb old Senligni sr ki gr ne yr Ahmed G 274/13

Ahmed yri gerekse varlgun terk eylegil Yr ile senn aranda var ise sensin hicb Ahmed G 43/7

Dil-bern yolnda iy slik ikilik perdedr Menlign ref olmaynca aradan gitmez hicb Nesm G 13/10

Bu ikilik perdesinden ge hicb ref kl Gel bu birlik revzeninden bah bu srrullh gr Nesm G 101/2

Allah ile kul arasnda en kapal ve en kaln hicblardan biri olan nefsin (Uluda 1998a: 430), u beyitte, srekli/hemie olduu vurgulanr: nnelillhil-bek grmeyen anda yn ol hicb old heme nefsinn emmresi Nesm G 439/9

Allah, insann d grnne deil kalbine baktndan, hrka da kimi zaman bir hicb olabilir: Hak hrkaya iy sfi bahmaz iini art Gir lem-i tevhde k hrka hicbndan Nesm G 322/9

70 Mutlak varla erime yolunda kk bir ine bile, sa Peygamber iin bir hicb olabilir: Bu varlg ritesin yah n bilrsin Hicb oldugn sye szen Ahmed G 478/6

Gerek sevgiliye erimek iin, engel olan her eyi ortadan kaldrmaldr: Ref old hicb- msivallh El-kudret vel-bek lillh Nesm Mes 1/17

rif olanlar, mutlak varl temaa etmek iin gnldeki gaflet perdesini yrtmal ve gzndeki hicb yok etmelidirler: Gel imdi rif isen sen dahi temya Nie bu perde-i gaflet gnlde gzde hicb eyh K 15/17

Hakkn nrdan ve zulmetten yetmi bin perdesi vardr. (Uluda 1998a: 431; Ceylan 2000: 213). eyh u beytinde, muma benzeyen akln, yetmi bin perde ardndan iktibas edilen Cell nrlarn idrak edemeyeceini syler: Akl emi nice idrk etsin envr- Cell nk yetmi bin hicb ardndan olur muktebes eyh K 2/5

71

C. Allah

Mutlak varlk olan Allah, iirlerde tasavvuf anlay iinde de telakki edilmitir. Allah her yerde bulunur. O, her meknda hzr ve nzrdr (Schimmel 2001: 282). Bu dnceye sahip olan bir kimse iin, mescid ile meyhanenin fark yoktur. Zira o, her yerdedir, mekandan mnezzehtir: (Nesm G 453/5; Nect G 457/4) n kim aydursan Hak her yerde hzrdr nin Fark idersin sen i gfil mescid mey-hneyi Nesm G 406/5

Yerler ve gkler Haktan haber veren iaretlerdir. Zira hepsi onundur. Bundan dolay her yerde ona niyaz edilebilir. Dolays ile camide ona dua edildii gibi meyhanede de ona yalvarmak mmkndr: (Nesm Mes 1/7, G 53/7, G 151/11; Nect G 457/1) Yer gk cmle Hakkun yetidr Vel am habersizdr nindan Nesm G 336/6

Yir gk Ahmed n kim anundur Nedr mey-hnede olmaz m mnct35 Ahmed G 81/9

Hakk

her

yerde

arayan

akl,

onun

olmad

hibir

yerin

bulunamayaca gereini sonunda anlar:

35

Vezin bozuktur.

72 Ende ile aklum iki lemi gezdi Sensz nee kim istediler bulmadlar cy Nesm G 434/3

Kurnda da iaret edildii zere (Semme vechullh/ Nereye dnerseniz Allahn yz oradadr, Bakara, 2/115), insan neye, nereye ve kime baksa Hakkn vechini grr: Her neye kim bahar isen anda sen Allah gr Kancaru kim azm klsan semme vechullh gr Nesm G 101/1

Benim Allah ile anlamna gelen ve mutasavvflar arasnda yaygn olarak kullanlan l maallh sznn geni armlarndan yararlanan air, Allah ile bir olduunu ve ondan bir nefes dahi olsun ayr kalamayacan ifade eder: y Mesh l maallhuz eksz bhesz Bir nefes ansuz olursak v bize eyv bize Mesh G 229/7

Hakkn varl gne gibi ikardr. Zira onun varl mutlaktr. Mutlak ise, insann gz nnde ylesine plaktr ki, gze grnmez. Onun varlna her zerre ahitlik eder. nk zerrenin var olmas, onun varlndandr. Hem de zerrenin grnmesi, gnein nlarna bal olmas fizik bir kuraldur (Schimmel 2001: 277). Beyitte gne zerre tezat dikkat eker: (eyh G 121/6) Hud-y Bri tal ki gn gibi ren Anun vcdna her zerre gsterr brhn Cafer eleb K 26/85

73 Hak btn eyada zuhr etmitir. Kainattaki her eyde onun isim ve sfatlarnn tecellleri grnr. Ancak onu grebilmek iin, basret gz ak olmaldr: Zuhr eyledi cmle eyda Hak Kan bir basretli ak basar Nesm G 151/12

Kamu ol her nesnedan gresin Varsa gznde basretden cil Ahmed G 21/5

Btn eyann, bir ve tek olan Haktan zuhr ettii apak grnd halde o, kendini gizlemitir: n kim cemi-i ey senden yn olupdur y Vhid-i yegne pes nee sen nihnsn Nesm G 301/5

Allah, insana saysz yzlerde kendini gstermitir: inlk vire diy ey fakr Nice yzlerden grndi Hak sana Nect G 6/2

Hakkn gerek ve mecaz yoluyla, deniz olarak tasavvur edildii aadaki beyitlerde, slik tebih ile zevrak (sandal/kayk) olarak dnlr. Hakkn ak ile kendinden geen slik, o denizde gark olmu, yani fenfillah gereklemitir. kinci beyitte sen zamri ile mecazen Hakka iaret edilir: (Ahmed-i D K 2/2)

74 nki Hakdur muht ben zevrak Olmam ol muhte mstarak Ahmed-i D K 2/1

Senin kun beni benden alpdur Salpdur bahrna mnend-i zevrak Nesm G 214/5

1. B-nin Ninsz, adsz sansz olma demek olan b-nin; tasavvufta zt- kibriy, l-taayyun (belirsizlik) mertebesi ve fen makm anlamlarnda kullanlr (Uluda 1996: 102). u beyitte, b-nin ile Zt- kibriy ve l-taayyun mertebesinin kastedilir. Zira mutlak varlk, rahmetinin eseri olarak l gibi olan yeryzne can vermektedir. Bu, b-nin olan Hakkn kullarna ltuf ve ihsannn iaretidir: Eser-i rahmet-i Hak l yire cn veriser B-nindan bize bu lutf u nin olsa gerek eyh G 97/5

2. sm-i Azam En byk isim anlamndaki ism-i azam, Allahn isimlerinden en byk kabul edilenidir. Tasavvufta, lh isimlerden iinde bulunduu zamanda kula hkim olan isimdir. sm-i azam Allahn isimleri arasnda gizli olarak dnlr. Bazlarna gre, en byk isim Hdur. Ancak mutasavvflar genellikle Allah lafza-i cellinin en byk isim olduunu kabul etmilerdir (Sevim 1997: 69; Uluda 1996: 271; Ceylan 2000: 225-226). erh edildii zaman, geni ve derin anlamlarla ykl olduu anlalacak olan Allahn en byk ismini bilip anlamayan ve gerek deerini idrak

75 edemeyenlerin kalpleri, kemle ermemi ve hamdr; gzleri ise, lh hakkatleri gremeyecek kadar krdr: Ger ism-i azam iide pe saymaya ol kalb-i hm kim nazar kem hurfadur Kad Burhaneddin G 541/3

Amdur ol ki ilm ile esmy bilmedi Bu ism-i azam oh kim erhidr kebr Nesm G 63/7

Ktlklerden kurtulmak ve hakiki insan olmak iin, ism-i azamn srekli okunmas ve bu isimlerle dua edilmesi gerektii sylenir: (Nesm G 46/3; Cafer eleb G 47/4) Y yvesvisden hals olmag dilersen dem Oh ism-i azam sen kendne eyle du Nesm G 4/29

u beyitte, insann yznde ism-i azamn yazld ifade edilir: (Kad Burhaneddin G 813/3) Cismnden okundu yet-i rh Yznde yazld ism-i azam eyh Trc 3/V/2

3. Evvel, hir, Zhir, Btn Allahn Evvel (ilk), hir (son), Zhir (ak, grnen) ve Btn (i, gizli) olmak zere ana isimler/mmehatl-esm da denilen drt ismi vardr. Allah eserleri, kudreti, yarat ve tasarrufuyla Zhir, ztyla Batndr. Evvel ve hirdir (Glpnarl 1977: 50; Uluda 1996: 87). Allahn Evvel, hir, Zhir ve Btn olduu iirlerde sk sk belirtilir.

76 Hakkatte vcd ismine layk olan sadece Haktr. Zira O, Evvel, hir, Zhir ve Btndr: (Nesm G 118/1) Evvel hir Zhir Btn hem ol Pes hakkatda vcd oldur hemn Ahmed G 479/6

Ondan baka vcd ve masiva olmadna delil olarak, Allahn Evvel, hir, Zhir ve Btn oluu yeter: Evvel hir Zhir Btn ol an Gayr olmadugna hccet yiter Ahmed G 733/3

Her ey bu drt isme sahip olan Haktan zuhra gelmi, erh edilmi ve aklanmtr: Zhir u Btn Evvel hir Senden old zuhr erh u beyn Nesm G 327/5

Allah, Evvel, hir, Zhir ve Btndr. yle ise onun birlii sz tekrar edilmelidir. kilik szn ancak eytan dile getirir: Hvel-Evvel hvel-hir hvez-Zhir hvel-Btn Dem ur birlikden ikilik szin eytn ider ihds Karamanl Ayn M 56/5/4

Haktan ayr dnlebilecek hibir nesne yoktur. Zira o, ilk, son, grnen ve grnmeyendir:

77 Zhir Btn hem Evvel hir ol Nesne var m dah h andan cd Ahmed G 21/7

4. Zt-Sfat Zt z, bir eyin kendisi, bir eyi o ey yapan ve dier eylerden ayran, mahiyet demektir. Tasavvufta, kendi kendine var olan, nefsiyle/ztyla kim olan Allahn kendisini ifade eder. Varlk leminde birden ok zt yoktur. kilik asla sz konusu deildir. Bir ok sfatlar bulunan Hakkn tek zt vardr. Vcd da, onun ztnn ayndr. Yani vcd birdir, birden fazla deildir. O da Hakkn ztndan ibaret olan vcdudur. Hakkn zt, idrak edilip bilinemez ancak mahlukatta grnen sfatlar ile anlalabilir. rifler de, Allahn ztn deil ancak sfatlarn temaa edebilirler.36 Sfat ile kastedilen ise lh sfatlardr. Sfat, Hakkn zuhr yndr. Zhirde kesret olarak grnen btn insan, eya, varlk, lem, kainat ve masiva mutlak vcdun isim ve sfatlarnn tecellsinden ibaret olup, onun ztndan zuhra gelmitir. zhr eden tek olduu halde mazharlar (zuhr mahalleri) oktur. lem ve eya, kendi nefsine (zatna) gre yok (madm), ancak Hakkn vcduyla kimdirler. Her an lh tecellye mazhariyetle ayakta durmaktadrlar. Bir an vcd bahedilmemi olsa, kendilerinden eser kalmaz (Kam 1994: 52, 76, 81, 84, 126; Pakaln 1993: III/563-571; z 1997: 142-148; Tarlan 1998: 614; Nicholson 1978: 128-137; Ate 1972: 494-495; Schimmel 2001: 266; Eraydn 2001: 212-227; Uluda 1996: 583; Ceylan 2000: 352, 355). Zt, zuhr mahallinin istidatlar ynnden eyada zuhr eder; ancak onlarn kabiliyetlerinin farkl olmasndan dolay eitli sretlerde grnr. Bir eyin farkl zellikteki aynalarda grntlerinin farkl olmas gibi. Bir yz, yz aynada yz tane olarak grnr. nsan ise Allah, kendi sretinde yani ztnn gzelliinin aynas olarak yaratmtr. Elif harfi de, Hakkn ztna delalet
36

Divan iirinin klasik yaps iinde n sevgilinin ztna yaklaamamasnda, tasavvufun zt-sfat anlaynn etkisi bulunduu sylenebilir.

78 eder. Hakkn zt, sfat ve mevcuda dair topluca bilgiyi ieren mertebe, ikinci varlk mertebesidir: (Hamdullah Hamd G 116/4; Nesm Trc 1/II/5) Asl- hod zt imi her eynun kilik nister anda vahdetdr Nesm G 105/9

Sret-i kesretle olm muhtelif Cmlesinn zt birdr n elif Nesm Mes 3/98

Bir yzi yz gsterr yz yine Zt birdr lk oh grr suver Ahmed G 733/8

lem anun sft mazhardur dem anun cemlne mirt Nesm Trc 1/II/6

Hakiki vcd sahibi olan ztn baz sfatlarna yer verilir. Allah kadmdir, bir balangca sahip deildir. Ei, benzeri ve misli yoktur. Zaman ve mekna smaz. Bir sahraya benzetilen onun vasflar usuz bucakszdr. Snrsz ve sonsuz olan Hakkn vasflar anlatmakla bitmez: (Nesm G 385/15) Mekn u kevne sgmaz n kadmn zt- b-misli Nesm kf u nn old meknn l-mekn itdi Nesm G 405/11

79 Zt- b-n gibi n vasf yoldur b-kern H kes bulmad ol sahrya haddi szi kes eyh K 1/24

Vahdet ehline gre vcd birdir. Hakkn vcdundan baka vcd yoktur. Her ne kadar birden fazla deilse de vcdun zhiri ve btn vardr. Btn, lemin rhu olan bir nrdur. lem bu nr ile doludur. Bu nurun snr yoktur. Hayat, bu nr ile varln srdrr. Eyann sylemesi, iitmesi, grmesi, hareketi bu nurun sayesindedir. Belki her ey bu nrdan ibarettir. Ksaca hakiki vcd birdir. Bu vcd da, bir nrdur. Eya da bu nrun grnd yerlerdir (mezhiridir) (Nesef 1990: 183; Kam 1994: 66 Pakaln 1993: III/569; Nicholson 1978: 130). u beyitte, nrdan ibaret olan ztn vasflarnn beyna gelmeyecek kadar ak ve meydanda olduu ifade edilir: (Nect G 457/1) Ztn yndr illa vasfn beyna gelmez Y nrsun musavver y rhsun mcessem eyh K 8/9

Harun Tolasa (2001: 29), Ahmed Paann Allahn zt hakknda nr kavramn kullandn belirtir. rnek olarak verdii aadaki beyitlerde Hakkn nr olarak mahlukatta ve zellikle insanlarda tecell ettiini dile getirir: Gstermege yir ehline ddr nrn yne virdi Tanr Taal senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/3

Sen ol yne-i nr- hdsn Ki her bir srete mani-nmsn Ahmed Paa K 9/1

80 Zt, enginlii, derinlii, kuatcl ve sonsuzluu gibi zellikleri ile denize tebih edilir. Her eit sfat ve kaytlardan mnezzeh olan vcdun, ltaayyun denilen ilk mertebesine de zt- bahr ad verilmitir. Hakkn knh ve hakkat olan bu mertebenin stnde bir mertebe yoktur (Ate 1972: 498; Tarlan 1998: 26; Schimmel 2001: 280; Eraydn 2001: 223; Kara 1999: 338). Yaratl lemi, masiva, zt denizinin alkanmasndan meydana gelmitir. Btn grnenler onun sfatdr. Zt ise gizlidir. Zt denizinin srrn, cann o denizde gark eden rifler bilebilir: (Nesm G 96/7, G 183/6, G 423/1) Bahr- ztn srrn rif bilr sor rife Kim bu srr ol bilr kim cn gark-bndadur Nesm G 141/9

5. Ahad Szlkte bir, tek, biricik anlamndaki Ahad; isimlerden, sfatlardan, nisbetlerden ve taayyunlardan hasl olan okluk konusu olmakszn Allahn srf ztnn ismine denir. Hibir ekilde adet fazlal dnlmeyen mutlak teklii ifade eder. (Varln birinci mertebesinin bir ad da Ahadiyettir.) (El-Cil 2002: 52; Kn 2004: 37; Glpnarl 1972: 26-27; Eraydn 2001: 216-216; Uluda 1996: 27; Krkolu 1996: 227). Ahad zt ismidir, ztdir. Zt, kendisiyle kim olan, isim, resim, sfattan halis olandr. Ahad olan zta misal olmas dnlemez. Zira onun mnasibi, mutabk, zdd yoktur. Onun idrak edilmesi imkanszdr. Hakiki vcd olan Allah kadmdir, balangc yoktur. Hdis olan insann akl ve idraki de snrldr. Snrlnn snrsz ihatas mmkn deildir; ezel ve ebed anlay da akln snrlarnda kalacandan o, tasavvur edilemez: (Hamdullah Hamd G 163/3) Ikun ad vhid old b-misl Zt- Ahada misl olur m Nesm Trc 2/I/5

81 Ahad o kim sfat- vahdet ana ztdr Ebed o kim ezel ana nat- izz gn Hamdullah Hamd K 1/9

6. H Arapada nc tekil kii zamiri olan h/hve, hibir varln mahede edemeyecei Allahn mutlak gayb ve sr olan zt anlamndadr. Tasavvuf ehli arasnda lh isimlerden saylp, Allah kelimesiyle e deerde tutulmutur. Cenb- Hakkn Cell ismi olan Allah lafznn zhir (ehadet) lemiyle; zt ismi olan Hnun ise btn (gayb) lemiyle ilgili olduu ifade edilir. Tasavvuf kaynaklarda H kelimesinin srlarna dair geni bilgi yer almaktadr (Glpnarl 1972: 133; Glpnarl 1977: 163-164; Trer 1998: 260261; Kurnaz 2000: 1-62).37 Tarkat ehli, genellikle bir ey isteme anlam tamayan ve Allahn zt ismi olan Hyu tercih ederek, H H yahut y H eklinde zikrederler. Seyr slklarn Allahn baz isimlerini belli sayda tekrarlamak sretiyle gerekletiren tarkatlarda slik, nefs-i mlhime mertebesinde ise H ismiyle zikrederek tevhid-i zta ular. Hz. Alinin de ou zaman, Hnun ism-i azam olduunu syleyerek y H, y men H, l ilhe ill H diye zikrettii rivayet edilir (Trer 1998: 260-261). te bundan dolay Nesm, bir beytinde akam ve seher vakitlerinde H ismi ile zikr ettiini syler (Nesm G 265/2). Ahmed ise u beytinde, her gece sabahlara kadar, Allah y H zikri ile andn dile getirir. Bu zikirle istenen sen ise, mecazen mutlak varla iaret etmektedir: Senisdey olupdur Ahmednn Giceler subha degin zikri y H Ahmed G 534/7

37

Trk Edebiyatnda H iirleri adl eserde, H ile ilgili geni bir inceleme ve deerlendirme bulunmaktadr (Bkz. Kurnaz 2000).

82 H sz ile rife bir arada yer verilen u beyitte, rif kiilerin Hnun mnsn anladklar ve daima bu ismi tekrar ettikleri ifade edilir: (Karamanl Ayn G 429/7) Men ol Mansram ey rif ki dim sylerem y H Meni ber-dr iden Hakdur bu dr u Mansura geldi Nesm G 426/6

Ak erbb h edip mutlak val zikr ederken, zhd sahipleri H der: Erbb- k h ider ashb- zhd H Lbd cihnda her kiinn bir hevs var Nect G 131/3

Zhidler mescid kesinde ask suratyla otururken, dergah simgeleyen meyhane kelerinde y H sesleri yanklanr: (eyh G 145/5) Ge-i mescidde zhid brid iken bu aceb Klbe-i mey-hnelerden nara-i y H gelr Hamdullah Hamd G 73/2

Y H sznn birine seslenmek, hitap etmek veya merhaba, Allaha smarladk, eyvallah demek anlamnda (Kurnaz 2000: 39) kullanlan beyitlere de rastlanr: (Nect G 278/5; Mihr Hatun G 141/6) Tolnup gzlermden ol gne-r Didi kim sa esen kal sana y H Vasf G 69/1

H, yce Allah hakknda isimleri ve sfatlar asndan zta iaret eden hviyet ile birlikte kullanlr. Hviyet kelimesi; Arapa, bir eyi gsteren dolaysyla onun mevcut olduuna dellet eden nc ahs zamiri hveden tretilmitir. Tasavvuf

83 dncesinde btn varlklara siryet eden mutlak/kaytsz-artsz varlk ve ekirdein aac ihtiva etmesi gibi gayb lemindeki btn hakkatleri iine alan mutlak hakkat anlamlarnda kullanlr. Hviyet, Allah hakknda isimleri ve sfatlar asndan zta da iaret eder (El-Cil 2002: 184-187; Sevim 1997: 70; uud 1992: 145; Glpnarl 1972: 93-94; Uluda 1996: 253; Durusoy 1999: 68-69). Hviyetin, ztn tannmas, bilinmesi, hakknda haberdar olunmas; Hnun ona iaret ile mjde olmas ve can vermesi gibi zelllikleri zerinde durulur: (Karamanl Ayn G 6/4) Hviyyetden haberdr ol digil y H nedr y H retdr beretdr dilnde cn ider ihds Karamanl Ayn M 56/5/3

7. Vahdet Kesretin ztt olan vahdet, Hakkn bir oluunu ifade eder. Vahdet, iirlerde daha ziyade benzetmelere konu olmutur. Vahdet, kesret ehlinin bilemeyecei Allah ile olunan yce bir makmdr: (Karamanl Ayn G 288/6) L maallh makm- vahdetdr Ehl-i kesret ne bilsn an ne hl Nesm Trc 3/VI/11

Hakkat yolundan gidip tam bir marifet kazanan derviler, vahdet leminde coup kendilerinden geerler. Bu lemde her ey bir bakadr. Dikkatle nazar edildii zaman, birlik leminde szn (tark u nazm u nesak) olmad grlr: Buldlar rh- hakkatda keml-i marifet lem-i vahdetde n c itdiler dervler Nesm G 158/5

84 lem-i vahdete nazar klsan Yokdur anda tark u nazm u nesak Ahmed-i D K 2/7

Goncann yakalarn paralayarak gl olma aamasnda, yeillikte bulunan kularn mest olmas hadisesini (Tarlan 1998: 438), vahdete rif olanlar idrak edebilir: Mest olur murg- emen gl yakalar k eyler rif-i vahdet olanlar bun idrk eyler Nect G 180/1

Ahmed, aadaki beytinde vahdet srrn kef ettiini syler: Ahmed kef itdi vahdet srrn Gayb nrn gren olur dde-ver Ahmed G 733/11

Vahdet mertebesinde puthane ile Kabe arasnda fark olmad anlalmaktadr: Bt-hne ile Kabeyi vahdetde fark iden Mande blig olmam ol geri prdr Nesm G 127/3

Tasavvuf tevhid anlaynda, mmkn olan eylerin vcdu, Hakkn vcd denizinin dalgas olarak grlr. Bu makma erien sufiler, vahdet denizine dalp, Hakta fani olurlar. Bylece fenfillah gerekleir (Eraydn 2001: 210). Fenfillah makmnda bulunan bir sufi, denizden baka bir ey gremez. Kendi vcdunu da nce, bu denizden bir damla olarak kabul eder, halin sonunda ise damlay da dnemez:

85 ular ki kulzm-i vahdetde oldlar fn Olara cm- sekhm sunar bek-y Ahad Hamdullah Hamd G 29/2

Vahdetin denize tebih edildii dier bir beyitte de, denizle ilgili gavvs, dr ve sadef kelimeleri tenasp oluturur. stiare ile bir dalg olarak dnlen tasavvuf ehli, birlik denizindeki incileri bulabilir. Bilindii gibi inciler, nisan yamuru tanelerinden meydana gelip, olgunlamak zere istiridye iinde dururlar (Schimmel 2001: 281). nciler deerini, denizden buluta doru ykseldikleri ve sonra tekrar yurtlarna dndkleri yolculuklaryla, denizsiz yaayamayan ancak ondan da farkl olularyla kazanrlar: (Ahmed G 491/4; Nesm G 368/13, eyh K 5/13) Kim ki gavvs old buld vahdetn bahrnda dr lemn cismi sadefdr sretn dr-dnesi Nesm G 423/3

Tek olduu halde ondan kan nlarn her tarafa yaylmas, akam karanln gidererek sabah aydnlna vesile olmas ve gafletten uyarmas gibi zellikleri ile vahdet, gnee tebih edilir: (Karamanl Nizm G 79/4; Ahmed G 479/10; Nesm G 301/10, G 320/7) N-gh iridi mana ilhm zi-hazret Gafletden uyandum Vahdet gnei dod v m old seher-gh Gam kalmad billh Nesm Mst 2/2

Vahdet, insan kendinden geirmesi ve sarho etmesi gibi zellikleriyle araba benzetilir (Schimmel 2001: 280). Tasavvuf ehlinin ezel meclisinde, Hakkn Elest bi-Rabbikm (Ben sizin Rabbiniz deil miyim?) (Arf, 7/172) hitabn iittikleri vakit, itikleri vahdet arabnn tesiri ile kyamete kadar mest

86 ve mahmur kalacaklar dile getirilir: (Nesm G 258/7, G 22/3, G 168/7, G 168/8, G 299/3, G 361/4; Vasf G 34/1; Hamdullah Hamd G 178/1, G 182/1) n elest rabbikm g itdiler dervler Pes alp vahdet meyin n itdiler dervler Nesm G 158/1

Ashb- kefe ravzasnun lle v gli Vahdet arbn imege ykt cm ola Cafer eleb Trc 31/V/9

Bezm-i ezelde imiem vahdet meyinn crasn ol cradan kim t ebed ser-mest mahmr olmam Nesm G 249/5

Vahdetin baa tebih edildii u beyitte ise, varlk da kurban edilecek bir hayvan olarak tasavvur edilir. kiliin aradan gidip birliin kalmas iin, varlk hayvannn vahdet ba ile kesilmesi gerekir. Yz kelimesi beyitte, kurban ve bak kelimeleriyle tenasp iinde kullanlmtr: kilik gitsn aradan birlik olsun dir isen Varlgun kurban idp vahdet bagyla yz Ahmed G 277/6

Ban topa, zlfn evgana benzetildii u beyitte ise, vahdet de meydan olarak hayal edilir. Vahdet meydanna girebilmek iin, zlf evganna ban top edilmesi gerekir: Ban top eylegil gir vahdetin meydnna y gnl mtk isen ger zlfinn evgnna Nesm G 366/1

87

D. man-Kfr

mann szlk anlam inanma, inan demektir. Tasavvufta marifetullah, Hakka dair olan bilgi, yakn; btn; kulun Hakkn hidayetiyle harekete gemesi; ulhiyeti temaa etmek; vuslat derecesine ulamak; Birden bakasn grmemek ve kainattaki kesret altnda vahdetin bulunduuna inanmak anlamlarndadr. Hakkat ehli iman, taklid, ayn ve hakiki gibi eitli ksmlara ayrmlardr. Kfrn kelime anlam ise rtmek, gizlemek ve inkar etmek demektir. Tasavvufta tefrika leminin karanl; zt rten sfatlar; hakkat, vahdeti rtmek mnlarnda kullanlr. Mutasavvflar, kfrn szlk anlamndan hareketle, kainata ve iindeki varlklara vcd rengi verip, onlar hakiki varlk olarak grp, onlarla zhir olan Allahn kudret ve hikmetini rtp grmemeye de kfr demilerdir. Kfrn szlk anlam rtmek olduundan, onun ismi faili olan kfir de rten demek olur. Vahdet olan yz rtt iin saa ve Allahn kendisinde tecell eden gzelliini madd varl ile rten mecazi gzele de kfir ad verilmitir (Bayburtlugil 1985: 354; zgr 1995: 290; Tarlan 1998: 72, 344, 517, 542, 659, 688; Glpnarl 1972: 110; Glpnarl 2000: 234; Ernsal 2003: LXXII; Uluda 1996: 265, 327). man ve kfr, divanlarda genellikle tezat noktasnda ele alnmtr. Bu iki kavram birbirleri iin, iinde bulunulmas, yaanmas veya geilmesi gereken aamalar olarak grlr. Yani kfr bilmeyen iman bilemez. Bu noktada, kfrn, imann varl noktasnda gerekli olduu anlalr. Zira, kfr tanmayan ve bilmeyen mmin iin, onu her zaman dnmek mmkn olabilir. Kfr bilerek ve tanyarak edinilen iman ise tahkk iman derecesinde olur (Tolasa 2001: 55, 56, 181). te temelinde byle bir dncenin bulunduu beyitlerde iman, yz (veya yanak) iin, kfr de sa iin mebbehnbih olarak dnlr:

88 zp zlfn yzine ol eker-leb Didi kim kfrsz mn yaramaz Ahmed Paa G 112/5

Kfr mn sft- zlf ruhun Bilmeyen kfr bilmedi mn Nesm G 327/7

Kfr ile imann ayn ve beraber olduunun dile getirilmesi; tasavvuf anlaya gre, hakiki vcd ismine layk sadece Allahn sahip olmasndandr. Grlen dier varlklar ise, birer ayna gibi kendilerine yansyan grntleri yanstrlar (Tarlan 1998: 217); tarifi imkansz, deta renksizlik veya tek rengin hkim olduu o varlk leminde, kfr ve iman gibi kavramlardan sz edilemez: (Nesimi Mes 1/12) n Nesm senden ayr bildi kim yohdur vcd Kfr mn vasl u hicrn cmle yek-sn old gel Nesm G 236/11

u beyitte kfr ile imana kalnmadnn sylenmesi, yukarda zikredilen dncelere uygun olarak, irfan sahibi rifin hakiki varlk olarak sadece Hakk grmesinden dolaydr: k ki yolda sdk ola cna kalmaya rif gerek ki kfr ile mna kalmaya Ahmed-i Di G 282/1

Aadaki beyitte tasavvuf telakkiye uygun olarak imann, yakn, marifetullah ve Hakka dair bilgi (Bayburtlugil 1985: 354; zgr 1995: 290; Uluda 1996: 265) olduu belirtilir:

89 Yaknsz olmaz mn ehli nin Ki mn Hak buyurd kim yakndr Nesm G 135/7

E. Yaratl

Tasavvufa gre yaratln/tekvn sebebi, Knt kenzen mahfiyyen ifadesiyle balayan, Ben bir gizli hazine idim, bilinmek istedim, bilineyim diye lemi yarattm. anlamndaki hadis-i kudsye balanr. Bu gre gre vcd mutlak olan Allah, ayn zamanda mutlak keml ve cemle sahiptir. Mutlak gzellik ise, doal olarak gizli kalmayp grnmek, beenilmek ve sevilmek ister. Allah, mutlak vcd sahibi olarak, kendi gizliliindeyken, daha zaman ve mekan yokken, onun gzelliini grecek gz ve sevecek gnl yoktu. te bundan dolay, Allah, gizli bir hazineyken, kendi gzelliini grmek ve gstermek iin kainat yaratmtr. Sonu olarak, mutasavvflarca yaratln, var oluun sebebi aktr (Onan, 1991: 32-33; Levend 1984: 15-19; Tarlan 1998: 18; Tekin 2002: 253-254; Schimmel 2001: 266. Uluda 1996: 306). Mutasavvflarn tekvinin sebebi olarak dile getirdikleri, knt kenz hadisine iktibas sretiyle yer verilir. Bu kuts hadisin gerei, gizlilikler ortaya km ve grnr olmutur: (Nesm G 320/14) Hads-i knt kenzinden nihn ikr old en ol cm- vahdeti ne kildr ne dvne Nesm G 361/4

nsan, eya, dnya ve kainatn ksaca yaratln sebebi aktr: Ik old sebeb mazhar- eyya zuhra Ik ile bulur her ki bulur zt- lh Hamdullah Hamd G 163/3

90 Ik ile cihn vcda geldi Bundan dah yig keml olur m Nesm Trc 2/I/13

1. Kn Allah, bir eyi yaratmay diledii, irade ettii zaman, ona sadece Ol! (kn) der, o da hemen oluverir (Bakara, 2/117; l-i mrn, 3/47, 59; Nahl, 16/40; Ysn, 36/82). Kurnda anlatlan bu hakikat tasavvuf anlayta da yer alr. Allahn mutlak mnda yoktan yaratmasn ifade etmek zere, yetten iktibas edilerek, kn, kn fe-yekn, kn fe-kn gibi ibareleri yannda, kn kelimesini meydana getiren kf ve nn harfleri de birlikte kullanlr (Tarlan 1998: 64; Levend 1984: 17; Uluda 1996: 294, 328; Pala 2002a: 552-553). Aadaki beyitlerde on sekiz bin lem, kainat ve insanlarn kn emriyle yaratld ifade edilir: C kld akl- kl geldi vcda kint Kf u nn emrinden old bu cihn yek-br mest Nesm G 22/5

Hallk- ins mcid-i cn vhibl-hayt n kld kf u nn ile tekvn-i kint eyh Trk 1/I/1

Kf ile nndan yaratdun on sekiz bin lemi Kudretnden erban gnde tamm old cesed Nesm G 36/6

91 2. Nr- Muhammed Tasavvuf anlaya gre, Allah nce Muhammedi, sonra onun nrundan dier btn varlklar yaratmtr. Her eyin asl olan bu hakkate, nr- Muhammed ad verilir. Nr- Muhammedye akl- kll de denmitir. Bir hadiste de, Allahn ilk yaratt ey, benim nrumdur. dedii rivayet edilir (Gibb 1999: 45-45; Tarlan 1998: 617-618; Ceylan 2000: 258-259; Uluda 1996: 414). Divanlarda da nr- Muhammed terkbine yer verilerek, her eyin yaratlmasna Hz. Peygamberin sebep olduu anlatlr: Fer virdi geri ehrene nr- Muhammed Hecrn cehennemindedr mmet ne fide Ahmed Paa G 261/4

Hilkat- eflke sensin vsta nr- lh Hem senn nunda mnzel old levlke lem38 Nesm G 6/4

3. Elest Meclisi Bezm-i elest terkibi, Farsa meclis, sohbet meclisi anlamndaki bezm kelimesiyle; Arapa ben deil miyim mnsnda ekimli bir fil olan elestden meydana gelmi olup, Ben sizin Rabbiniz deil miyim? (Elest biRabbikm) hitabnn yapld ve rhlarn da, Evet, (Rabbimizsin) dediler. (Kl bel) diye cevap verdikleri meclis anlamn ifade eder. Bu tamlamadaki elest kelimesi Kurn- Kermin Arf sresinin 172. yetinden alnmtr. Bu srenin 172. ve 173. yetlerinde, Allahn, Ademoullarnn bellerinden zrriyetlerini kard, kendilerini nefislerine ahit tuttuu ve onlara, Ben sizin Rabbiniz deil miyim? (Elest bi-Rabbikm) diye hitap ettii, onlarn da Evet, Rabbimizsin. (Kl bel) dedikleri, bunu da kyamet gnnde Atalarmz bizden nce Allaha ortak komulard; biz onlardan sonra geldik,
38

Levlke levlk lem halaktl-eflk (Sen olmasaydn felekleri/kainat yaratmazdm) anlamnda kuts hadis olarak rivayet edilen szden iktibas edilmitir (Ylmaz 1992: 113).

92 bizim bundan haberimiz yoktu. dememeleri iin yapt bildirilmektedir. Bylece, Allah ile kullar arasnda, yaratln balangcnda bir szleme yaplm, kullar Yaratcya sz vermilerdir. Mutasavvflara gre, zaman olmadndan ve Rab terbiye eden, gelitiren, yetitiren anlamna geldiinden; hal diliyle her an, Sizi yetitiren, terbiye eden deil miyim? sorusu gelmekte, herkes de kabiliyetine gre hal diliyle evet demektedir. Dolaysyla tasavvuf telakkiye gre, bezm-i elest hakkat her an gereklemektedir (Gibb 1999: 38; Yavuz 1992: 106-108; Glpnarl 1972: 124-126; Glpnarl 1977: 185-186; Uluda 1996: 99, 299; avuolu 2001: 56). Allah ile kullar arasnda vuku bulan bu szleme, incelenen divanlarda, ezel, ezel, elest, elest Rabbikm, kl bel, bezm-i elest, meclis-i elest, bezm-i bel, bezm-i ezel, bezm-i hayret, Hak meclisi, rz- ezel, rz- elest, dem-i elest, subh- ezel, vakt-i elest/elest vakti, ezel sehergehi, ezel gn, ahd-i ezel, ahd-i elest, peymn- ezel ve cm- elest gibi adlarla geer. Elest bi-Rabbikm ve Kl bel eklinde soru-cevab ieren ifadeler, iirlerde iktibas edilerek kullanlr. Yaratcnn kullar ile bir arada bulunduu, aradan perdenin kalkt elest meclisi, herkes tarafndan idrak edilemeyen bir srdr. Ezel srr ikar olduu halde, bu srr ancak irfan makmna gelen rifler anlayabilirler. Elest bi-Rabbikm lh hitabn her an iitip anlayan ve vahdet arabn ien derviler iin, zhiri ifde eden hrkann bir anlam olamaz: (Nesm G 453/11, G 202/7, T 15) Srr- elest Rabbikm nki gtrdi perdeyi Zhide ass eylemez hrka-i pre presi Nesm G 422/5

Srr- ezel old kr rif nee eylesin mdr Nesm Mes 1/2

93 n elest Rabbikm g itdiler dervler Pes alp vahdet meyin n itdiler dervler Nesm G 158/1

Ak, ezelden/elest meclisinden balayp ebede kadar devam edecektir. Zira bu mecliste sunulan ak arab ile herkes mest olmutur: (Ahmed-i D G 312/5; Kad Burhaneddin G 975/6, G 602/9; Nect G 102/5; Ahmed G 77/2, G 79/1; eyh Trc 3/III/2, G 118/3) Ikun arb beni bugn mest itmedi Vakt-i elest bana sunulmd bu kadeh Ahmed G 110/6

Gnlm ezelde kun ile old in H ki cevr ile an terk ide t ebed Ahmed G 127/6

Kad mest mfti mest sfi mest safi mest Cra-i cm- elestden39 mmin kffr mest Nesm G 22/17

Enbiy v evliy v asfiy v etky Oldlar Hak meclisinde yle b-hyr mest Nesm G 22/16

kam kl beldan rma yolumdan beni Kimsenn hakk degl takdri tayr eylemek Nect G 312/2
39

Beyitte geen cm- elest terkbi, tasavvufta, Elest bezminde sunulan kadeh, ezel ikrar. (Uluda 1996: 111) anlamndadr.

94

Sz verme, taahht, antlama demek olan ahd/msk/peymn; tasavvufta, elest meclisinde insanlarn Allah Rab tanyacaklar ve kendilerini onun kulu bileceklerine dair verdikleri sz anlamnda kullanlr. Mutasavvflar, ahde byk nem vermilerdir (Uluda 1988a: 533.534; Uluda 1996: 30). Divanlarda, elest meclisinde Allaha verilen ahde/sze, karlalan tm sknt ve zorluklara ramen ebede kadar bal kalnaca dile getirilir: Beln ile beldan m dner dil Olupdur n elestde ahd u msk Karamanl Ayn G 278/3

Ben ezel peymnesin h elnden imiem Ol ezelden t ebeddr ahd peymnum sana Ahmed-i D G 153/5

Mahabbetni ebed mlkine iledem kim Ezelde baglamam senn ile msk Ahmed G 665/7

Kl belnn ahdini unutmazam unutma ki mn tevhd ehlinn ol ahd ol ikrr imi Nesm G 202/7

Bel kelimesinin gam, keder, musbet, felket ve imtihan gibi anlamlar vardr. Tasavvufta, kulda mevcut olan iyi hallere gerekte sahip olup olmadn fiilen gstermesi iin, Hakkn, onu denemesi bu maksatla skntya sokmas ve azap ektirmesi mnsnda kullanlr. Kulun Allaha yaknl, ondan gelen her trl eziyet ve skntlara samimi bir ekilde katlanmas nisbetinde belli olur. Bundan dolay da, en iddetli bellara nce

95 peygamberler, sonra veller dr olmulardr (Uluda 1996: 92). Aadaki beyitlerde tasavvuf ehlinin binlerce kez belya maruz kaldklar, bu kiilerin canlarn satp deta belnn mterisi olduklar anlatlr: Kan cihnda iy gnl ol vahdet ehli kim Yz bin bel v mihnet ile mbtel degl Nesm G 232/5

Cn satp her birisi old bel mterisi Ik ehrinde budur sanat dervlern Ahmed Paa K 7/3

Elest meclisinde Hakkn Ben sizin Rabbiniz deil miyim? hitabna, rhlarn Evet (Bel/Bel) sz ile cevap vermelerinden dolay bel, ayn zamanda evet anlamna gelmektedir. iirlerde kelimenin her iki anlam da kastedilir. Vahdet diyarnda tek kazanlar olan evet ikrar yznden dnyada eitli bellara urayan klar (Tarlan 1998: 217), bu bellar ekeceklerini fakat szlerinden dnmeyeceklerini dile getirmilerdir: (Kad Burhaneddin G 111/1) Gzleri ohlad dili ngeh hatyile Bir kez bel didk yanaruz ol belyile Kad Burhaneddin G 479/1

Ezelde cnum kun yolnda n komam Belsn ekerem dnmezem belsndan Nesm G 339/2

Beln ile beldan m dner dil Olupdur n elestde ahd u msk Karamanl Ayn G 278/3

II. BLM TASAVVUF AK

A. Gzellik (Ceml/Hsn)

Gzellik anlamndaki ceml ve hsn tasavvufta, sadece Allahn ztnda bulunan lh gzellii ifade eder. Hakkn kemllerini/olgunluklarn izhar ve ltuf, rahmet gibi sfatlar ile tecell etmesi mnsn da bnyesinde barndrr. Vcd- mutlak, vcibl-vcd olan Allah, mutlak bir gzellie (hsn-i mutlak, ceml-i mutlak) sahiptir. Hakkn kendi ztnda ilk mahede ettii ezel sfat cemldir. Ceml ise gizli kalmayarak grmek, gstermek, grnmek ve sevilmek ister. Zira bir ey bilinmez ve tannmazsa, o yok demektir. nsann kendini grmek iin aynaya bakmas gibi, Cenab- Hak da kendi gzelliini temaa etmek iin, ayna hkmnde olan kainat, eyay ve insan vcda getirmitir. lemdeki btn gzellikler ve gzeller, lh gzelliin eitli derecedeki yansmasndan ibarettir. Hakkn gzellii, en kmil mnda insanda tecell eder. Allah, kendi gzelliini gzeller eklinde var etmi, sonra dnp klarn gznden onu temaa eylemitir. Kendi hsnn temaa ederken k; gzel de hakkatte kendisi olduu iin mak olmaktadr. u halde, bir gzelde grnen gzellik de, onu seven n hayranl da Allaha aittir. Yani k, mak ve ak odur. Aadaki beyit, bu anlay ok gzel bir ekilde yanstr: Kendi hsnn hblar eklinde peyd eyledn em-i kdan dnp sonra tem eyledn (Sevim 1997: 66; Bayburtlugil 1985: 348; zgr 1995: 273; zgr 1990: 176; Pakaln 1993: I/276, 599; Glpnarl 1977: 70; Glpnarl 2000: 233;

97 Tarlan 1998: 18,153, 289,682; Levend 1984: 15, 45; Onan, 1991: 32-33; Uluda 1993b: 296; Uluda 1996: 116, 252; Cebeciolu 1997: 177, 375).

Tasavvufun bu gzellik anlayndan dolay divan airleri, genellikle bir insan gzelliine kar aklarn syledikleri zaman onun effaf varlndan geip, gzelliin hakiki sahibi olan Allaha tevecch ederler. (Tarlan 1998: 38, 289). Harun Tolasa (2001: 135), Ahmed Paann iir Dnyas adl eserinde, gzelliin asl, menei ve mahiyeti bal altnda, u dncelere yer verir: Gzellik, lh bir meneden, hatta bizzat Allahtan gelmektedir. Bu grle airin tasavvuf umdelere dald ve onlarn tesiri altnda kald grlmektedir. Yazar, u beyti rnek olarak kaydetmitir: Her hb-rda hsnini Ahmed grr idi Her eyde ren olmasa man-y klli ey Ahmed Paa G 312/5

Mehmet avuolu (2001: 58), Nect Bey Divannn Tahlili adl eserinde, gzellik kavram ile az sayda da olsa tasavvuf anlama uygun olarak mutlak gzellik ve onun sahibi olan Allahn kastedildiini belirterek, u iirleri rnek olarak vermitir: y hsn diy k olan gz ile kaa Bu ve kilsada firvn yazlupdur Nect G 101/6

Subh- devlet irdi gnln gzini uyargr Mekteb-i k old glen dur oturma vargr rif ol her safha-i glde ceml-i yr gr Ba gel kim tarf- glen hbdur mergbdur Nect Mrb 1/3

98 Yerlerin ve gklerin henz yaratlmad bir zamanda var olan ve k olunan bir ceml, lh gzellii karlar: Yer ile gk yaradlmazdan ndin Nesm k idi ol cemle Nesm G 396/7

Tasavvuf kaynaklarda, hadis olarak da rivayet edilen Allah gzeldir, gzellii/gzeli sever. (nnellhe cemln yuhibbul-ceml) szne yer verilir (Ahmed Gazzl 2004: 85; Uluda 1993b: 296). Aadaki beyitlerde, bu sze telmihte bulunulur. Tanr gzeldir, gzel olduu iin de gzellii sever. Mminler de bu gerei bilip gzellii sevmeli, onu terk etmemelidir. Hakkn sevdii bir hakkat sevmek, elbette hata olmaz: (Kad Burhaneddin G 602/8, G 1124/7, G 1134/6) Tanr ceml ol ceml cins sever mcnisin Mmin an bilp dah terk-i ceml kla m Kad Burhaneddin G 546/3

Tanr sever gzelleri biz sevicek hat mdur Gstereyim mi yetin kim bilesin nezeldedr eyh G 37/3

Dnya ve ahirette bir benzerinin daha bulunmad hsn, lh gzellii temsil eder: Dnyda v ukbda n hemt bulunmaz hsnine ol vhidi gr kim nee b-misl b-hemt imi Nesm G 200/12

99 B-bedeldr hsn iinde lutf iinde b-nazr Vhidiyyet sbit old hsn-i b-hemtsna Nesm G 368/7

Akllarn ciz kald; niteliklerini sylemeye lafzn/kelimenin/szn yetmedii; feleklerin bile hesap edemedii, dier bir ifade ile matematik rakamlarna smayan bir derecede nihyetsiz/sonsuz olan gzellik lh cemlin remzidir: Fikr itse nihyet bulmaz hsnine kil Zikr eylese gyet bulmaz vasfuna lfz Hamdullah Hamd G 90/2

n cemln haddine vkf olamad ukl Pes nice idrk ide kimse yzn mhiyyetin Ahmed G 505/2

Elfza var nihyet had yok cemlne Kim eyde mntehyle beyn b-nihyeti eyh G 171/6

Nesm nee vasf itsn ki hsnn b-nihyetdr Tutuld dili eflkn sul itdm hisbndan Nesm G 333/9

Sadece insanlarn deil meleklerin hayran, hrilerin k olduu hsn (Tarlan 1998: 329), lh gzelliin tecellsinden remizdir. kinci beyitte zemn ile insan, suman ile melek dzenli leff ner oluturmakta; insanlarn yeryznde, meleklerin de gkyznde yaadna iaret edilmektedir: (eyh G 93/1; Nesm G 200/2)

100 Melik sana hayrn hr k Bu nice hsn olur Allh ekber Ahmed G 141/8

Hsnine ins melek hayrn ben dvne-vr Geh zemne bakaram geh sumn gzlerem Nect G 374/3

Kainatta her varlk, Hakkn isim ve sfatlarndan birinin mazhardr. Hakkn isim ve sfatlar ise sonsuzdur. Ancak mutasavvflar, genel olarak bunlar ceml ve cell olmak zere ikiye ayrmlardr. Allahn kahr ve gazabna dellet eden isim ve sfatlar cell; ltuf ve keremine dellet eden isim ve sfatlar da ceml tabiriyle ifade etmilerdir. Cell, Hakkn mahiyetinin bilinemeyecek bir ekilde izzet perdesiyle gizli kalmas, ztn kendinden baka kimsenin bilmemesi ve grmemesidir; en yksek seviyede ululuu belirtir. Allah, celliyle btn mevhum varlklar ortadan kaldrnca, cemli zuhr eder. Bu sebeple cell, cemlin ayndr. Ayn kaynaktan gelirler ve zt mertebesinde birdirler. Ltfun da ho, kahrn da ho ifadesi, ceml ile cellin aynlna iaret eder (Kn 2004: 186-188; Pakaln 1993: I/276; Tarlan 1998: 21; Uluda 1993c: 240; Cebeciolu 1997: 177): (eyh G 12/2) Cemli nrna yine cellidr stir Celli perdesinn kifi zuhr- ceml eyh K 3/8

Gzellik, Hakkn bize kendini amas, ztnn ztna tecell etmesi, grnmesidir. Mutlak gzel olan odur. Dnyada grlen btn gzellikler, onun eitli derecedeki tecellleri, grnleridir (Kn 2004: 187). Bundan dolay gzellik ile tecell arasnda iliki vardr. Bu ilikinin ele alnd iirlerde,Cenab- Hakkn Tr danda Msya tecell etmesi olayna da

101 telmihte bulunulur. Aadaki beyitte, Tr dana ezelde dt sylenen ceml, lh gzellii anlatr: (Nesm G 296/5) Ezelde ddi cemln tecellsi Tra Ms an mana sor ki nra yand ecer Nesm G 53/6

Ms, Tr ve tecell gibi kelimelerle tenasp iinde ele alnan; tecell ettiinde Ms Peygamberin dahi kendinden getii, dier insanlarn ise asla sabredemedii gzellik, lh cemli temsil eder: (Ahmed G 88/7) Hsnn tecellsinden Ms gider zinden Kimden gelr gr hir mtka len tern Nesm G 444/6

Kahr u cell-i hecr ile yarld Tr- cn Sabr ola m klnca tecell ceml-i dost eyh G 12/2

Tecell olarak hayal edilen ve bu mumun yansmas neticesinde, dnyann, fkn ve btn vcdun aydnland ceml, lh gzelliin semboldr: Meger em-i tecelldr cemln Ki nrndan cihn old mnevver Nesm G 72/10

Tecell tutd fk cemln em-i tbndan Meger kim talatun ay yn old nikbndan Nesm G 321/1

102 Senn em-i cemlnden vcdum Mnevverdr mnevverdr mnevver Nesm G 75/2

Gzlerin, baklarn hangi tarafa eviririrse evirsin grd gzellik, lh cemlden remzdir. Yerlere ve gklere smayan o mutlak varln gzelliinin tecell ettii yer ise gnldr (Tarlan 1998: 300). Ancak gnl, masivann, Haktan baka her eyin hayalinden arndrmak ve temizlemek lazmdr: Her nireye ki bahd cemlni grdi bes Merdmlik itdi klmad gayra nazar gzn Ahmed G 425/6

Gnl ki cilve-gehidr ceml-i makun Gayrdur kona m gayryi gtrmeyicek Nect Kt 53/1

Yrun cemlni eger idersen rz Gnln gerek ki gayr haylinden arna Ahmed G 602/4

Mslmanlar namaz klarken Kabeye ynelirler. Gzellik de klarn yneldii Kabeye benzetilir. Gerekte, akn ak olmas iin ynn herhangi bir yne evirmesi gerekmez yani belirli bir kbleye ihtiya yoktur (Ahmed Gazzl 2004: 17). Zira Kabenin, mihrabn henz yaplmad zamanlarda, klar cemle ynelmilerdi. Gzellik Kabesine erienler, ondan ayrlmak istemezler. Ceml Kabe grlnce hemen ak imamna uyulmaldr. Sevgilinin gzellik Kabesinin tavaf etmeyenler, yzlerce nr da grseler, gzleri aydnla kavumaz. Aadaki beyitlerde say, tavf etmek gibi Kabe

103 ile ilgili kelimeler tenasp iinde kullanlr: (Ahmed G 412/5; Ahmed-i Di G 50/6; Kad Burhaneddin G 1164/5) Kblem benm ezelde cemln degl midi Kabe yaplmadn dah mihrb gelmedin Kad Burhaneddin G 1127/7

Cemln Kabesine n iridm Dah ayrlmazam bil yalemullh Nesm G 375/7

Ceml Kabesin grdn imm- ka uy Ahmed Namz ol vakt mkildr ki ola kble-gh egri Ahmed Paa G 330/6

Dilber cemli Kabesini klmayan tavf Yz nr grse gzlerinn rens yok eyh G 94/2

Tasavvufta, gzellik ile nr arasndaki ilgiye hemen daima dikkat ekilmitir. Zira gzellik, ceml-i mutlak olan Haktan insan yzne den bir zerre nr ve lh sevgilinin gzelliinin ortaya knn olgunluu ve nrunun parltlarnn grnmesi olarak tarif edilir (zgr 1990: 176-177; Pakaln 1993: I/599). u beyitte, nrunun btn dnyay kaplad sylenen bir gzellik, mecazen hakiki cemlin yansmasna iaret eder: (Nesm G 57/6, G 72/10) Hamd lillh kim cemlnden cihn pr-nrdur ol cihetden mlk-i cn vrnesi mamrdur Nesm G 163/1

104 Akl ve hisle idrak edilemeyen ve yerler ile gkleri nruyla gark eden ceml, lh gzellikten remizdir: (Ahmed G 162/5) Nedendr irmez ana akl u hissn idrki Cemli nrna mstarak iken arz u sem Hamdullah Hamd K 1/3

Grmesini bilen gzler, nakta nakka grd gibi gzelliin nrunda da Hakk temaa edebilir: Dde-i Ahmed grr nr- cemlnde lh Nak- dil-ke merdm-i bnya nakk andrur Ahmed Paa G 82/7

Akn atee benzetildii u beyitte, hsn de kandil olarak tasavvur edilir. Gzellik kandilinin Hakkn nru tarafndan yakld sylenerek, gzelliin kaynann lh olduu dile getirilir (Tolasa 2001: 143). Kandil, uyarmak ve ate kelimeleri tenasp iinde ele alnr. Zhidin, sevgilinin yznde beliren lh nra bakmayarak, Hakkn nrunu inkar ettii sylenir: Hsni kandlin uyarm nr- Hakdan nr- k Zhid inkr- nr- Zl-cell itmek neden Ahmed Paa G 233/3

Gne, n her tarafa yayarak gndz vaktinde, kendini gren gzlere gsterir. Mn gz kr olanlarn gne ve ay nda bile gremedikleri gzellik, srdan ibarettir. O gzelliin srrn idrak edebilmek iin, riyzetle halvet kelerine ekilmek gerekir. Gl de, kiiletirilerek gzelliin srrn kef etmeye alan bir tasavvuf ehli olarak hayal edilir:

105 Her gz ne grebilsn anun srr- cemln Am ola kim em ile ems kamer ister Ahmed-i D G 219/3

Gl riyzetle cemln srrn kef itmege Gonca halvet-hnesinde eylemidr itikf Cafer eleb G 84/3

B. Ak

Bu balk altnda, tasavvuf akn terennm edildiini dndmz rnekleri tahlil edeceiz.

1. Akn eitleri Tasavvuf anlayta ak, mecazi ve hakiki olmak zere ikiye ayrlr. Mecazi ak, insann insan veya dier yaratklar sevmesi; hakiki ak ise Allahn kulu veya kulun Allah sevmesi anlamndadr. Her eit ve durumuyla ak, insan Hakka gtrr. Hakiki ak yoluna mecazdan girilir. Zira mecaz hakkatn kprsdr (el-mecaz kantaratl-hakka). Dnyadaki gzeller, hakiki gzel olan Hakkn gzelliinin zuhr ettii yerler olarak tasavvur edilir. Onlar sevmekle, sevmek nedir renilir. Onlardaki gzelliklerin Hakkn gzellii olduu bilinerek hakiki aka varlr. Konuyla ilgili kaynaklar, airini bilemediimiz u beyti rnek olarak verirler: Ak tursun ko mecziyse de snende senn b- engr hum ire turarak bde olur (Gibb 1999: 37; Ceylan 2000: 175-176; Tarlan 1998: 417; uud 1992: 129; Uluda 1996: 59-62; Uzun 1991: 19; Eraydn 2001: 203; Glpnarl 1990: 43-44).

106 airler, aktan maksadn hakiki ak olduunu dile getirmilerdir. Mecazi ak artran gzellere meyl etmek ise sadece bir grnt ve vastadan ibarettir (Uzun 1991: 19): (Ahmed G 283/6) Garazum kdan hakkatdr Meyl-i nak- nigr sretdr Nect G 152/1

Mecazi ak yoluyla mutlak hakkata erimek mmkn olursa da, ksa bir sreliine de olsa masivaya bal kalnr (avuolu 2001: 65). Bu sebeple sonu pimanlk olan mecazi aktan hemen tevbe edilmelidir: Ik- meczi meclis-i mey gibidr hemn Eksk degl sonnda kiiye nedmeti Nect G 589/6

Hakiki aka bir merdiven olan mecazi ak kadehinden sdk/doruluk ile yudum yudum iilmelidir: Cra-i k- mecz n eyle sdk ile T hakkatdan yana yol bulasn mirclk Mihr Hatun G 79/2

Hakiki aka klavuz olduundan, mecazi aka da gayret gsterilebilir: n hakk k yok iy Cem meczye dri Reh-nm old hakk ka n k- mecz Cem Sultan G 124/5

Sonunda hakiki aka eritirecek olan mecazi ak, riya ve ikiyzllk gibi kt huylardan daha iyidir:

107 Ik- mecz slikin zerk u riydan yig durur Hak bil bunu kim kimsenn sdun ziyna vermezem Nesm G 271/10

Hakiki aka eriildiinde sen ve ben kalmaz. Onu anlatmaya kelimeler yeterli olmaz. Mutasavvflara gre hakiki ak ifade edilemez. Bu akn gzelliinin dile getirilmesine insanlar dayanamaz. Dile getirildii zaman halk, bunu kfr zannedebilir (Nesef 1990: 59). Bundan dolay, akl sahiplerinin hkm yrterek sonuca ulamalar iin mecazi aktan sz edilebilir: Hakkate iricek k sen ben kalmaz Bu nesneye dyimezz bize mecz gerek Kad Burhaneddin G 551/6

Hakiki aktan nasibi olmayanlarn, cansz bir tatan farklar yoktur. Bu durumdan, sliki hakiki aka ulatramayan mridin de kusuru bulunmaktadr: Kimin ki k- hakkatdan olmad cn Sen dem deme ana ki koydum adn ta Nesm G 206/4

Yohdur nasbi k- hakkden iy gnl ol slikin ki mridi nks-ukl ola Nesm G 391/7

Heva kelimesi, daha ziyade bir eye meyletme ve mecazi ak anlamna gelmektedir (Levend 1984: 48; Tarlan 1998: 207). Kad Burhaneddin u beytinde ince yol olarak belirttii heva yolunun cevz olduunu/izin verildiini ifade eder:

108 Cn zinden gee bile vel ondan gemez nce yoldur bu hev yol cevz ola gerek Kad Burhaneddin G 1169/5

bn Arb, sevginin drt eidinden birinin akn, kalp iine inmesi ya da dmesi; tutku (bn Arb 2002: 74) olarak tarif ettii hevay gsterir. Vahdete ulamak iin akn hevasn yahut rzgrn yolda edinilmesini tavsiye eden Mihr Hatunun u beytinde, mecazi aktan daha kuvvetli bir akn varl sezilir: Hev-y ka yolda ol dilersen bulasn vahdet dinme kendne mahrem dil-i b-ak yolda Mihr Hatun G 205/5

2. Akn zellikleri Tasavvufa gre, hakiki varlk Allahndr. Kainat ve eya ayr, mstakil birer varlk olmayp vcd- mutlakn birer glgesi veya o tek varln bir aynada grnen akisleridir. Mutlak varlk, ayn zamanda hsn-i mutlak/cemli mutlak yani kaytsz ve artsz gzellie sahiptir. Gzellik ise gizli kalmayarak grnmek ve sevilmek ister. Yaratl sebebinin ak olmas da bundan dolaydr. Allah, kendi hsnn tema ederken k, gzel de hakkatte kendisi olduu iin maktur. Bu sebeple, sevilen ve seven diye iki ayr varlk tasavvur edilemez. k, mak ve ak hepsi odur. u beyit konuyu ok gzel izah eder: Kendi hsnn hblar eklinde peyd eyledn Sonra dnp em-i ktan tem eyledn klar, baklan her eyde Hakk grmler, gnlde hep onu hissetmilerdir. Kendi benliklerinden geerek, sevgilinin bizzat kendisi olduu mertebesine gelmilerdir. Varl ve ikilii hibir gnahla kyaslanamayacak kadar byk bir gnah, hatta kfr saymlardr. Akn hakkatn her eyi sevgiliye balamak olarak tasavvur etmilerdir. Ak sayesinde varlk,

109 madde engelini ortadan kaldrarak lh vuslata erieceklerine inanmlardr (Ahmed Gazzl 2004: 19, 37; Kueyr 1999: 407; Onan, 1991: 142; Levend 1984: 15; Tarlan 1998: 18; Schimmel 2001: 151): (Nesm G 96/7; Kad Burhaneddin G 80l/7) Ikun yolnda kfrdr ikilik Ahmed Birlik gerekse varlgun aradan gider Ahmed G 154/7

Ik ile mak u k bir imi Hem emen hem emzren hem r imi Sreti Mushaf yzi tefsr imi Bl-aceb kudret aceb takdr imi Nesm T 105/1

Mutasavvflar, Kurn- Kermde zikredilen, Allah onlar sever, onlar da Allah severler. (Mide, 5/54) yetinden hareketle, ak cevherinin ezelde, lh lutfun bir sonucu olarak var olduunu dile getirirler. nsann da, Allahn nimetine, lutfuna, kendisini kayrmasna ve korumasna, ezelde kendisini sevmi ve hidayet nasib etmi olmasna bakarak Hakk sevdiini sylerler (Schimmel 2001: 144; ztrk 1997a: 334; Uluda 1996: 341). airler de, akn, klara ezelde nasip olduunu ve ebede kadar devam edeceini sylemilerdir: (Ahmed G 98/2, G 378/5, G 127/6; Kad Burhaneddin G 24/4; Cafer eleb G 90/3; Ahmed-i D G 312/5; Cem Sultan G 141/4) Kimin ki old nasbi ezelde Hakdan k Ana ne erbet macun gerek ne etmek a Nesm G 206/8

110 Ikun ezelden old bana t ebed nasb Ik ol durur ki anda tezelzl bulunmaya Ahmed G 592/4

Ak yolu veya ak halleri ile ilgili benzer beyitlerde, akn sonsuzluu dile getirilir. Can vermeyi, eyh akn son aamas olarak deerlendirirken, Ahmed Paa ise ilk aama, balang olarak yorumlar ve akn sonunun olmadn belirtir. Ahmed Paann beyti, daha anlaml ve daha kapsaml grnmektedir: (Nesm G 129/11, G 363/11) Hlt- ka geri nihyet dinilmedi Derd almak ibtiddur u cn vermek intih eyh G 2/5

y rh- ka hadd nihyet bulam diyen Cn vermek ibtiddur ana yokdur intih Ahmed Paa G 7/6

Ak, mutasavvflar tarafndan perdeleri yrtmak, srlara in olmak veya srlar kefetmek olarak da tarif edilir (Serrc 1996: 57; Kueyr 1999: 410; Schimmel 2001: 145). Aadaki ilk beyitte akn, lh sr olduu ve cahiller tarafndan bilinemeyecei sylenir. kinci beyitte ise air, denizlerin mrekkep, aalarn kalem, feleklerin divit bile olsa, zerre kadar ak srrn yazamayacan ifade eder: Ik bir srr- lhdr ne bilsn mbted Hamdlillah Mihri childen bu irfn gizldr Mihr Hatun G 42/10

111 Fikr iderem ki yazaym zerrece k srrn Bahr midd aa kalem ts- felek devt olur Nesm G 96/9

Tasavvuf anlaya gre ak, mahiyeti gerei bel ve strap demektir. Ez ve cefyla azalmaz; nimet ve ihsanla artmaz. Akta sknt, asldr. Rahatlk geici bir durumdur; gerek bir rahatlk asla mmkn deildir. Dert ve belalar, Hakka yaknln iaretidir. O, sevdiklerini bellarla snar, olgunlatrr. En iddetli skntlara maruz kalanlar, peygamberler ve vellerdir. Cefa, n gdasdr; ak artrr ve ak ateini krkler. yle ki akn yakt cefadan gelir. klar, sevgili iin ekilen ak derdini isterler. Sevgilinin cefas lazmdr. nk cefa edince onu biliyor ve onunla ilgileniyor demektir. Bu istenen bir eydir ve a nimettir. Asl fen olan hi tanmamasdr. Bundan dolay, cefasna katlanmaldr. Sevgilinin gzelliklerini gnlnde temaa eden k, bellar bile hissetmez. Zira onun iradesine tam teslim olmutur. Onun gzelliinden, tokad hissedilmemeli yahut sabredilmeli veya zevk alnmaldr. Her ey ondan geldiine gre, nmetleri kadar bellarna da ho geldin diyebilmelidir. Btn bu sebeplerden dolay Fuzl, Y Rab bel-y ak ile kl n beni Bir dem bel-y aktan etme cda beni diyerek Hakka niyaz ediyordu (Kueyr 1999: 411; Ahmed Gazzl 2004: 41, 42, 88, 90; Schimmel 2001: 137, 140, 142; ztrk 1997a: 337; Tarlan 1998: 59, 226, 334). Divan airlerinin akn, dert, gam, tasa, kayg, bela, cefa, sknt, ayrlk ve tahamml etmek olduunu srarla dile getirilmelerinin temelinde, tasavvufun yukarda anlatlan bak asnn etkisi olduu sylenebilir. Son beyitte Nesm, deta zihinlere nak edercesine sorar: Kim k oldu da akn bels yok dedi? (Hamdullah Hamd G 37/2, G 130/5, G 157/2; Nesm G 139/5; Cafer eleb G 87/5, Avn G 11/2)

112 Dinle benden hletin mihr mahabbet diyenn Mihnet derd gam hecre komlar ad k Nect G 276/3

Ne yoldur kunun yol ki anda Gam u derd bel v gussadur zd Karamanl Nizm G 8/6

Muhabbet yol eyh tahammlle cefdur Cef sevmeyen olur bu mahfilde mnfk eyh G 93/7

Ikun bels yoh diyben ka dme var Kim k old kim didi kun bels yoh Nesm G 33/2

Ak derdine deva olacak tabib (Serrc 1996: 57), ak derdine dren sevgiliden bakas deildir: Meni bu derd-i ka sen brakdun Yine sensin bu derdmn tabbi Nesm G 433/2

Mutasavvflar,

sevdiini

iddia

edenlerin

sevdiklerinin

bellarna

sabretmeleri gerektiini, aksi takdirde akta samimi olmadklar sonucuna varlacan sylemilerdir (Kueyr 1999: 411; Schimmel 2001: 137; Glpnarl 1990: 44). Bundan dolay iirlerde, ak belasna kar sabr ve yolculuk tavsiye edilir: (Karamanl Nizm G 117/3; Cem Sultan G 184/8)

113 Kldum bel-y k ile mbtel sefer Mehrdur ki ka y sabr u y sefer Ahmed Paa G 73/1

Tasavvufta lm, kiisel niteliklerin yok edilerek, ezel mak ile k arasndaki perdenin kaldrlmas ve sevgiliye uzanan bir kpr olarak telakki edilmitir (Schimmel 2001: 141). Ak derdinin derman lmdr. k, makta kendini yok ederek vuslata kavuabilir: (Nect G 56/4) Zecr-i hecre ok aradum bulmadum re Ik derdinn evet lmek imi dermn Nect G 612/2

Tasavvuf kaynaklara gre ak, devas derdinde gizli olan bir hastalktr (Glpnarl 1990: 30. Eraydn 2001: 203; Kara 1999: 113; Ceylan 2000: 179). Divanlarda, akn hastalk, marz olarak tasavvur edildii iirlere rastlanr. airin, aadaki beyitte, derdi deva, belay gda olarak hayal ettii ak hastal ile ilgili, Tasavvuf iir erhleri adl eserde (Ceylan 2000: 179) u bilgilere yer verilir: Ballklar bakmndan ak ve mak yokluklar birbirini mstelzim olan hasta ve hastala benzerler. Hasta, hastaln eser ve neticesi, hastalk ise hastann varlk sebebi olmas nedeniyle aralarnda etkilenme ve etkileme cihetinden bir iliki vardr. : Ikun marzinn o kiidr tabbi kim Derdi ana dev v bely gd kla Hamdullah Hamd G 11/2

Mutasavvflar, akn keml noktasnn melmet olduunu sylemilerdir (Ahmed Gazzl 2004: 23). ncelenen iirlerde de, ak iinin daima melmet olduu ifade edilir. klar, halkn melmetine, knamasna maruz kalsalar bile buna aldr etmemelidir. Ak selamet deildir. Selamete ermek iin

114 melmet gze alnmaldr. Zira dnyada en salam yol, ak yoludur. Beyitlerde melmet ile selamet kelimeleri arasndaki cinas da dikkati eker: Bu k ii heme melmet ile durur Sen eyle sanma kol i selmet ile durur Ahmed G 175/1

Selmet ister isen k ile melmet ol Cihnda Hamdi mahabbet tark- eslemdr Hamdullah Hamd G 49/5

Tasavvuf anlaya gre ak, n akl, cismi ve can gibi her eyini, ne yaparsa yapsn tamamen sevgiliye vermesi, kurban ve feda etmesidir. Akn en dk derecesi, n sevgili uruna can vermesi, cana minnet bilmesidir (Serrc 1996: 57; Ahmed Gazzl 2004: 64; Kelbz 1979: 161163; Uluda 1991a: 11, 14; Ceylan 2000: 177; Tarlan 1998: 40; avuolu 2001: 64-65). Aktan maksat, vuslat bayramna eriip cann sevgiliye, ak yolunda kurban etmektir: (Nesm G 215/4) Zhid bu kdan klara maksd ne d-i vasla irip cnn kurbn eylemek Nect G 296/7

Nesm cnn kun yolnda eyledi kurbn Anun adn bu manden kan ile yazaram sensz Nesm G 197/7

Ak insan alatr, gznden yalar aktr. Ak, en gzel ekilde sel gibi alayan gzyalar dile getirebilir. Gzyalar, bir eli gibi, n iinde bulunduu durumu sevgiliye anlatr. Sar yz, zayf cisim ve kanl gzya, akn en byk delilleridir. nk, gzyalaryla birlikte, kan yani iteki madde, ihtiras ve masiva da atlarak samm bir davran gsterilmektedir

115 (Kelbz 1979: 163; Ahmed Gazzl 2004: 79; Ceylan 2000: 168. Tarlan 1998: 77): (Kad Burhaneddin G 261/5, G 405/4, G 819/2, G 1138/3, G 1241/3, G 917/4; Nect G 15/4 ,G 219/2, G 516/6) Yanaram kundan akar gzlermden yalar Frkatin derdi kard yregmde balar Nesm G 91/1

Gz ya beniz sarus v cism nizr Yitmez mi aceb kumuza bunca delil Kad Burhaneddin G 671/4

bn Arb, ibadetin aslnn sevgi olduu, sevgisiz ibadetin makbul olmayacandan hareketle sevgi dininden; Mevln, ak dininden; dier mutasavvflar da kblelerinin ak olduundan sz etmilerdir. Gelenekte, n kendine mahsus bir dini ve mezhebi olduu belirtilir. Sebebinin ise dinlerin ve mezheplerin akl zerine kurulduu, n ise akl dairesinden kmayarak onun stne ykseldii gsterilir. k, dnya hayatnn selameti iin din yolunda yrmekle beraber, Hakkn srlarn arayan ve onu zmeye alan bir anlaya sahip olmakla, eriatin gayesi olan marifetullaha ykselmektedir (Uluda 1991a: 13; Tarlan 1998: 517). Divanlarda da ak dininden ve ak mezhebinden bahsedilir. Sz konusu iirlerde, din ve tasavvuf kelimelerin tenasb dikkati eker: (Ahmed G 5/5; Kad Burhaneddin G 622/2; Karamanl Ayn G 15/2, G 96/7) kam dnm budur ki kdur dnm benm Ben immam bana uysun ol ki ibu dndedr Kad Burhaneddin G 615/6

116 Mezheb-i kun habbin kang b-din terk ider Kfr-i zlfnden nigrn nice mnsz geer Ahmed Paa G 53/4

Ak Kabesinden sz edilen aadaki beyitte, bu yolun sdk ve niyaz zere olduu ve bu yolda gidenlerin sonunda menzile varaca sylenir: Kabe-i ka varann sdk u niyzdur yol Menzile kbet irer kim ki bu rh iindedr Nesm G 144/3

Akn imam olarak dnld u beyitte, bu imama uyulmas tavsiye edilir. Beyitte imam, namaz, vakit, kblegah gibi ilgili kelimelerle tenasp yaplmtr: Cemli Kabesin grdn imm- ka uy Ahmed Namz ol vakt mkildr ki ola kble-gh egri Ahmed Paa G 330/6

3. Ak ehdi Akn sembol ahsiyeti olan Mansra ak ehdi denilmitir. Menkbeye gre vcdundan akan kanlar, yere Allah kelimesini yazacak ekilde aktndan bu ad verilmitir. Mutasavvflar, Kurndaki, Allah yolunda ldrlenleri sakn l sanmayn. Bilakis onlar diridirler. (l-i mrn, 3/169) yetini de buna dayanak gstermilerdir (Schimmel 2001: 141; Uluda 1991a: 12). Divanlarda, ak ehdi terkibine yer verilerek, Mansra telmihte bulunulur. Nect Bey, ehitlerin kefenlenmeden gmldne de iaret eder: Ten gerekmez t- gam mecrhna Kim ehd-i ka yaramaz kefen Nect G 413/3

117 Nesm, ak iinde ehd olmas lazm geldiini syledii a, kan bahs olarak karlnn Hak olduunu ifade eder. nk ak uruna len n mkafat, her eyden daha deerli olacaktr. Ak ehdi, Allahn zat tarafndan dllendirilecek; ak uruna kendi kann dkt iin artk ondan ayr kalmayacaktr. Mutasavvflar, Hallcn ehadetin anlamn soran iblye ilham edilen Akmn ldrd kiinin diyeti ben deil miyim? (Schimmel 2001: 142) anlamna gelen bir kudsi hadisten sz etmilerdir: Gel ey k ehd ol k iinde Ki Hakdur ol ehdin kn bahs Nesm G 425/6

Ak kavramna ilk defa kan kartrd bilinen Hallc, menkbeye gre, idam edilirken elleri kesildii zaman yzn kana bulam; sebebi sorulunca da, Ak ile klnacak iki rekat namazn abdesti, kanla alnmazsa sahih olmaz. (Uluda 1991a: 12) cevabn vermitir. Ak ehdi olduunu, bundan dolay kan ile yunmas lazm geldiini dile getiren eyh, aadaki beytinde bu olaya telmihte bulunur: Akn ehdiyem sanem silme kanumu Kan yutup lmiem yine kan ile yu beni eyh G 193/6

4. Ak ve Akl Mutlak hakkat olan Allaha varmann ak ve akl olmak zere belli bal iki yolunun olduu kabul edilmitir. Ak mutasavvflarn; akl ise medrese erbabnn, bilginlerin yoludur. Tasavvufta esas olan aktr. Ak akldan ok daha stn ve tesirlidir. Hakkata ancak ak ile eriilir. Ak vahdet lemini idrak edebildii halde, akl bundan ciz kalr. Akl snrldr, ak sonsuzdur. Akl sahibinin nazar, seyir halindeki n admna yetiemez. Akl amurdan kmayan topal bir eek, ak ise Muhammedi Allahn huzuruna karan kanatl Burak gibidir. Dnya konusunda aktif olan akl, Allaha ulama

118 yolunda hibir ie yaramaz. Hakka ancak ak ile varlabilir (Kueyr 1999: 406, 408; Ahmed Gazzl 2004: 112; Nesef 1990: 58; Tarlan 1998: 15, 178, 239, 465; Glpnarl 1990: 30; avuolu 2001: 64-65; Schimmel 2001: 138; Uluda 1991a: 14; Uzun 1991: 19; ztrk 1997a: 333). iirlerde, ak klar, akl ise zhidler temsil eder. Bundan dolay akln temsilcisi saylan zhidler, iirlerde devaml yerilir. airlerin kendilerini ak yolunu tercih edip k olarak telakki etmelerinde, tasavvufun etkisi vardr. Zira onlar da, klar gibi aka in, akla yabancdrlar. Gnl, daima akln unutulup, akn gzetilmesini tavsiye eder. Akln temsilcisi olan sofular cennetten baka bir ey istemezlerken, akn temsilcisi klar ise Hakkn ddrna talip olmulardr: T seni grd Nesm dir be-vz- blend Ik ile men inym akl ile yd olmam Nesm G 248/6

Gnl aydur bana kim akl unut k gzet Vcib old kim iidem delden uslu haber Nect G 111/3

Sfiy akl sana ben ka yrem kim olur Ehl-i cennet h-yr tlib-i ddr mest Nect G 29/4

5. Akn Benzetildii Unsurlar iirlerde ak, eitli unsurlara benzetilerek de kullanlmtr. Ak, kalpte bulunan ve sevgilinin arzusundan baka her eyi yakan bir atee tebih edilir. Allah, kalplerde bulunan her eyi yakp yok etsin diye, dostlarnn kalbinde bu atei tututurur. Akn en son gayesi de yana yakla yok olmaktr. Akn atee benzetilmesinde, arndrc ve yakc zellikleri nemli rol oynar (Ahmed Gazzl 2004: 88; Kueyr 1999: 410 ; Nesef

119 1990: 59; Necmddin Kbra 1996: 120-121; Schimmel 2001: 140; Uzun 1991: 19; Uluda 1996: 59-62). Nesm, ak ateinde yanarak onun arndrc zelliiyle temiz ve saf olmayann iki cihanda yznn kara olacan tezat sanatyla anlatr: Ikun odnda ol kim pk olmad v hlis Ad iki cihnda yzi kara zegaldr Nesm G 146/9

Ak atei, cehennemin dnyaya akseden grnts gibi, belki onun ateinden daha iddetlidir. Allah, dnyada ak ateiyle yanp yaklan klar, ihtiya kalmadndan ahirette cehennem atei ile yakmaz (Ceylan 2000: 176). Aadaki ilk beyitte bu ince noktaya; ikincisinde ise bu dnyada ak ateinde yanmayanlarn, cehennemde sonsuza kadar kalacaklarna iaret edilir: Nr- cahme tan ider k odnun harreti rif isen gel iy gnl bil bu dakk ireti Nesm G 418/1

Tamumun nrnda eksiz yansardur t-ebed Kim ki kun teinden b-hasretdr bu gn Nesm G 331/4

Kuvvetlendike atei daha ziyadeleen akn neticesinde, kll fen yani tam bir yokluk hali elde edilir ve vuslata eriilir (Ceylan 2000: 176). Aadaki beyitlerde, kl ile kll kelimeleri arasnda cinas sanat da gzetilerek, ak ateinde yanan klarn fen halleri anlatlr. Zira onlar, btn benliklerini (vcd/cisim) yakp yok etmilerdir. Geriye sadece atein yanmasndan sonra hasl olan kl kalmtr. Avnnin beytinde, atei klle korumak gibi sosyal bir adete de iarette bulunulur:

120 Yandurd eh kun od kld meni kl Ikunda kl olan irir kll kemle Nesm G 384/6

Mahabbet teine yak vcdun Nect mdde emine kl ur Nect G 113/7

Avniy cismn yanp kll kl olduysa eer Ik odn hfz itmek in ibu hkister yeter Avn G 24/5

Akn, atee tebih edildii iirlerde, brahim Peygamberin Nemrud tarafndan atee atlarak yaklmas olayna da telmihte bulunulur. brahim, atee frlatldnda kendisini havada yakalayp bir arzusunun olup olmadn soran Cebraile, Allah ne dilerse onu yapsn. diyerek kendisini tamamen Allaha teslim eden hakiki n sembol kabul edilir (Ar 2003: 83). Divan airleri de Hallullah sfatna mazhar olan ve ate imtihanndan baaryla geen brahimi anarlar. Onun gibi ak ateinde yandklar halde sabr edenlerin, sevgili katnda halil/dost nvan aldklarn sylerler. Zira ak atei, sf gnlleri nr gibi aydnlatr. Ak ateiyle yanp temizlenen ve ileri nrla dolan gnlleri, Nemrudun atei asla yakamaz: Ahmed sabr eyle k odna brhm-vr Ger dilersen kim olasn yr katnda Hall Ahmed G 379/7

121 Nr durur k od sf gnle Yahmaya hergiz Halli te-i Nemrd Kad Burhaneddin G 55/4

Ak ateinin alevleri, yakar ve onu tertemiz yapar. Sonunda n gnl yle nazik ve latif olur ki, naziklik ve letafetten sevgilinin yzn grmeye tahamml edemez. Zira, sevgilinin tecellsi ile yok olmaktan korkar. Bu, Allah grmek isteyen Msnn, Beni gremezsin. cevab ile karlat yksek bir makm (Nesef 1990: 60) gsterir: Men te-i Tr- k- Hakkam Msye zebn zebn menem men Nesm G 306/6

Hakiki ak, n bk olan sevgilide fani eden aktr. k, aknn ateinden mahv olup makunda bekya ermelidir; vahdete eriebilmesi iin, vehm varlndan syrlmal, maddeden arnmaldr. Bundan dolay ak ateinde yanp kl olmaldr. Aksi takdirde, kemle eremeyecek ve ham olmaktan kurtulamayacaktr (smail Ankarav 1996: 306; Tarlan 1998: 315). Ahmednin beytinde geen yanmak ve ham kelimeleri ile, Mevlnnn Hamdm, pitim, yandm. szne telmihte bulunulduu da sylenebilir: (Nesm G 187/3; Mihr Hatun G 25/25; Nect G 628/1; Kad Burhaneddin G 59/4, G 637/3) Delden kunun nrna Mihr Vcdn mahv kld yane yane Mihr Hatun G 168/6

Ho ho yah oda d-sfat varlgun kim Her kim bu k odna yanmaya ola hm Ahmed G 414/12

122 Ak, ate gibi yakan scakl, usuz bucaksz oluu, yaanan zor artlar ve suya duyulan kavuma zlemi gibi zellikleriyle (Tarlan 1998: 572), sahraya (l/bdiye/beriyye) tebih edilir: (Kad Burhaneddin G 110/7) Bu k bdiyesinde vislne tene Rev m oda yana v kana kana sensz Kad Burhaneddin G 914/2

Ikun beriyyesinde susuz a lenlern Maher gninde vaslundan zge gds yoh Nesm G 34/5

Tasavvuf ehlince ak, kenar olmayan bir deniz olarak tasavvur edilir (Schimmel 2001: 281; Kara 1999: 113). iirlerde de sonsuzluu, enginlii, derinlii, genilii gibi zellikleriyle denize benzetilir. Divan iirinin klasik yaps iinde akn snrsz, sonsuz olarak (hadd pyn yok) nitelendirilmesinde, tasavvufun etkisinden sz edilebilir: Ne derydur aceb kun ki yohdur hadd pyn Zeh k nihyetsz zeh dery-y b-pyn Nesm G 337/13

Dery-y kuna deni sanma kurtla Zr ki yok durur bilrz biz kenr- k Cem Sultan G 168/6

Akl ve akln rn olan bilgi, ancak sahile kadar ulaabilir. Bilginin iaret ve gstergeleri, denizin dibinde olan marifetten haberdar olamaz (Ahmed Gazzl 2004: 25). airler, marifeti anlama konusunda akln yabanc olduunu; gemiye tebih ettikleri akln, ancak ak denizinin zerinde yzebileceini ve denizin dibindeki marifeti bilemeyeceklerini ifade ederler.

123 Marifete vsl olabilmek iin, akl gemisinin ak denizinde gark edilmesi lazmdr: Ik deniz aklumuz ecnebidr bu denize Gnlme haber klun n buna in gerek Kad Burhaneddin G 736/3

Akln gemisin gark ide gr k denizinde Kim bu denizin karn ummn dah bilmez Nesm G 195/3

Gerek k, hakkatte olmayan ancak bir vehimden ibaret olan varlndan (Uzun 1991: 19) soyunup ak denizine dalmaldr: in oldun k denizine gnl Varlgndan soyulup bir gn ana talasdur Kad Burhaneddin G 477/4

Ak denizinin derinliklerinde, hakkat ve marifet incileri bulunmaktadr (Ahmed Gazzl 2004: 23). Bunlara sahip olabilmek iin, n bir dalg gibi, varlk elbisesinden soyunmas ve ucu buca olmayan sonsuz ak denizine kendini brakmas gerekir: (Nesm T 63) Muht-i ka talup drr-i marifet mi bulur karmaynca vcd libsn gavvs Hamdullah Hamd G 87/4

Tasavvufta ak, insan kendinden geirme, akl batan alma, sarho etme gibi zellikleriyle araba benzetilmitir. Mutasavvflar ak, arabn verdii sarholuk olarak nitelemiler; n, sevgilisini temaa etmedike aylp kendine gelemeyeceini, tema annda meydana gelen sarholuk halinin ise sz ile anlatlamayacan sylemilerdir. Ak arabn kadeh

124 kadeh itikleri halde ne arabn bittiini, ne de kendilerinin kandn ifade etmilerdir (Kueyr 1999: 411; Ahmed Gazzl 2004: 81; Uluda 1991a: 14). Divanlarda, tasavvuftaki Allah akn herkesin anlayabilecei tarzda anlatmak iin kullanlan arap benzetmesine ska yer verilir. u beyitte, mecazen Hakka iaret eden ezel skisinin sunduu ak arabyla kendinden geip coan klarn, hy u hya yani sevgilinin isimlerini zikretmeye balad sylenir: Aceb arb imi iy ski-i ezel kun Ki c ider an ien bu hy u hya der Nesm G 77/9

klarn, balarn ve zmlerin henz yaratlmad elest vaktinde, ak arabn imeye baladklar, sonunda mest olduklar ve srafilin sru frnceye kadar da bu sarholuktan aylamayacaklar dile getirilir: (Ahmed G 79/1; Mihr Hatun G 63/2; Nesm G 256/1; Mesh G 46/2) Ikun arb beni bugn mest itmedi Vakt-i elest sunulm idi bana bu kadeh Ahmed G 110/6

Ikunun cmyla mest olmd cn Yaradlmadn dah b u ineb Ahmed G 52/7

Senn kun arbndan bu D yle mest old Uyarmaz uykudan an meger srfiln sr Ahmed-i D G 299/7

lh ak arabna ve bu arabn sunulduu tekyeleri simgeleyen meyhaneye vg dolu szler sarf edilir: (Nesm T 83)

125 arb- kuna sad fern kim Nice mescidleri mey-hne kld Hamdullah Hamd G 193/3

Canl ve cansz btn varlklar, ak arabndan dolay mest olmulardr: (Nesm G 22/9) Mr mest hce mest bende mest ez-cm- k Rh mest hne mest bu der dvr mest Nesm G 22/26

C. k

k, Allahn ceml ve celline itiyak duyan kii demektir (zgr 1995: 272; Levend 1984: 45; Glpnarl 2000: 233). Tasavvufun son mertebesinde k, kendi iradesinde fani olarak makun iradesiyle hareket eder. k ile mak diye iki ayr varlk tasavvuru ortadan kalkar ve birbirinden fark edilemeyecek hale gelir. Ortada ceml-i mutlak olan Allahn gzelliinden baka bir ey bulunmadndan, gzeller eklinde tecell eden ve n gznden bu gzellii temaa edenin de Hak olduu anlalr (Dorul 1948: 121-122; Pakaln 1993: I/599; Onan, 1991: 142; Uluda 1991a: 13): (Nesm G 309/4; Kad Burhaneddin G 80l/7) Zhirde ikidr biri k biri mak Btnda ikisi dah pes bir nedr40 Kad Burhaneddin G 668/5

40

Vezin bozuktur.

126 Mak ile k arasnda nesene yoh Bir ism ile bir cism durur ortada hil Kad Burhaneddin G 671/3

Vsl old ol habbe bil ki vsl dimn k u mak birdr gr keml-i kn Nesm G 344/5

Mak ile k old bir zt Mahv old vcd- nefy isbt Nesm Mes 1/8

Melmet, bulunmak,

szlkte

knamak,

ayplamak,

azarlamak,

serzenite iyilikleri

korkmak,

rsvlk

demektir.

Tasavvufta,

yapt

gsteri/riya olur dncesiyle gizlemek; iledii ktlk ve gnahlar nefsiyle mcahede etmek iin aa vurmak; insanlar tarafndan knanmak, ancak Allah yolunda knayann knamasndan korkmamak anlamndadr. Melmet sahibine melmet ehli veya melm/melmet ad verilir. Melmler, her trl merasimden titizlikle uzak dururlar. Kendilerini halktan ayran belli bir kyafetleri yoktur. Riyadan ve kendini beenmilikten iddetle kanrlar. hlasa byk nem verirler. Bu yzden ibadetlerinin aa kmasndan ve gnahlarnn gizli kalmasndan rahatsz olurlar. Farz terk etmemek ve haram ilememek artyla zellikle halkn knamasna yol aan hususlar bilerek ve isteyerek yaparlar. Yerleik tre, gelenek ve greneklere aykr hareket ederler. Levm edile edile, knana knana nefsini ezeceine ve yola getireceine inanrlar. Batnlarnda olan etkiyi (i dnyalarndaki tesir ve deiimi) dlarnda asla gstermezler. Kalben zikr ederler. badetleri gizlerler. rfan sahibi kimselerdir (Melmet hakknda geni bilgi iin Bkz. Vicdni 1995; Glpnarl 1992: Sunar 2003; Levend 1984; Aff 2000; Ocak 1998; Bolat 2003).

127 Tevbe ve zhdde kurtulu yolu bulamayanlar, melmet yolunu tercih ederler: Tevbe v zhde salhile bulamadum felh Hzr ol eyh melmet ihtiyr itsem gerek eyh G 96/7

htiyr- melmet it iy Cem n yaramaz sana zhd salh Cem sultan G 28/7

Hakiki knayanlar, ayplayanlar ak bilmeyen kaba sofulardr. t rr kervan yrr ataszne de yer verilen beyitte bu knamalara aldr edilmemesi gerektii sylenir. Zira dnyada iyi ad brakmak, ekilen eza ve ceflara baldr: (Ahmed-i D G 207/7; Karamanl Ayn G 4/7) Sf melmet itse sana uyma ge yri Zr mesel durur it rer krubn geer Ahmed-i D G 218/7

Bu sn perdesin k eyle sf Melmet-ke ol istersen ey ad Karamanl Ayn G 112/6

Ak yolunda halk tarafndan knanan k, dnyaya n salm demektir: Ikunda Nesm olal halka melmet Mehr- cihn old v lemde yndur Nesm G 59/11

klk, melmetlikten baka bir ey deildir:

128 Bana dirlerdi klk cnnlkdur melmetlik nanmazdum ana Cafer bauma geldi hep bir bir Cafer eleb G 63/7

klar iin ok deerli olan melmet, ayn zamanda vn ve iftihar vesilesidir: Melmetden gnl r itmegil kim Olur klarun fahr melmet Karamanl Ayn G 66/2

Aktan dolay knanan k, gamdan kurtulup selamete erimi demektir: Ik ile ger melmet oldun ise Hamdi gamdan selmet olmsun Hamdullah Hamd G 125/5

Selamet ehli, aka dmeyen veya akn straplarn ekmeyen kiidir. Gerek klar selamet ehli deil, melmet ehli olmay ve halkn knamasn isterler: y Nect selmet ehli idn Ne acyib melmet olmsn Nect G 398/5

Olsun selmet ehline cndan selm kim Teslm kldlar bize mlk-i melmeti eyh G 170/2

Seng-i melmet/melmet ta terkibine oka tesadf edilir. Melmet tan, kimi zaman sevgili (Mesihi G 59/5; Cem Sultan G 176/6), kimi zaman

129 da sufi atar (Tolasa 2001: 74). Fakat ii ile d bir olmayan sufinin att talar kymetsizdir. yolundan geri eviremez: Dem-be-dem sf melmet tan atar ka Ta kymetsizdr anun iini gr tan Nesm G 442/8

Gnl dnyasna vkf olamayan zhid, att talarla gnl iesini krmaya alr: Zhid melmet sengile uatma gnlm esin Tan itme gh olmadn hl-i dil-i ghuma Ahmed Paa G 289/7

Sufinin att melmet talar adeta yamur gibi yaar. Beyitte a atlan melmet talarnn okluu anlatlr: Sfiyi gr kim dile seng-i melmet yagdurur Tatinden nolur anun kim ta atar Kabeye Mesh G 233/4

a atlan yamur gibi melmet talar, an can vermesiyle sonulanr. ldkten sonra bile mezarna atlmaya devam eder. Melmet talar, hakiki kln kacaktr: Seng-i melmet Ahmedi hk eyledi vel Durmaz yagar mezrna seng-i cef henz Ahmed Paa G 118/9 semboldr (Tarlan 1998: 524). Ne kadar ok melmete uranrsa o kadar byk ve gerek k olunduu ortaya

Melmet, yaralayc ve ldrc gibi zelliklerinden dolay oka tebih edilir. klar, aklarnda samim ve gerek olduuna nin olarak,

130 vcutlarna ve gnllerine atlan melmet oklarn gsterirler: (Ahmed-i D G 98/3) Mihrnde dil melmet okna ninedr Ika nin dilerler ise u nin dahi Karamanl Nizm G 109/4

Melmet oklarna kar, hakiki k snesini korkusuzca siper eder. Sufinin ise bunu yapmas dnlemez. Atlan bu oklar n, akna en byk delildir: Tutamaz sf melmet okna sne siper Yine bu veleri k- b-bk eyler Nect G 180/5

Melmet oklarna snemi siper itdm Umaram ola mezrum nine yircgezi Nect G 563/4

klarn ii daima ac, elem, dert, bel ve strap ekmektir. Bunlar bir an olsun ktan ayrlmazlar. Zaten klktan sz edenin, gnlnde ak derdini hissetmesi lazmdr. Sevgili uruna ekilen ak derdinden, k byk bir zevk duyar. Tasavvufun bu anlay, Kurn ve hadislerde, en iddetli belalara peygamberler ve vellerin dar olduunun anlatlmasndan kaynaklanr. Bundan dolay mutasavvflar, sevgilinin tokadna sabredemeyen, hatta tat almayann aknda samimi olamayacan sylemilerdir (Schimmel 2001: 142). n ak derdine ancak sevgili dermn olabilir: Ikun meni belsuz bir dem komaz elinden k olana dim kun ii elemdr Nesm G 139/5

131 kam diyende gerek k odndan derd ola Kii kim gnlinde derdi yohdur ol n-merd ola Ahmed G 18/1

Sorma kun derdini dermn tabb-i mme kim Yre sor an ki k derdine dermn ider Nesm G 84/10

Hakiki k, mak tarafndan gelecek her trl bely kabul eder ve onu ltuf sayar. Onun maksad sadece sevgilinin rzsn kazanmaktr: k bel yolnda gerek kim haml ola Makdan ana ne gelrse kabl ola Nesm G 391/1

k oldur kim rz-y yr ana maksd ola Her ne kim mak iderse lutfdan madd ola Cafer eleb G 1/1

Tasavvufta dervilerin ile ekmek, eyhleriyle grmek; Allahn arz zerindeki sanat eserlerini tefekkr ve temaa etmek gibi sebeplerle yolculuklara ktklar ve bedenen sefer yaptklar bilinmektedir (Serrc 1996: 180-182; 194-196; Kueyr 1999: 376-381; Uluda 1996: 456). klara, ak derdine deva olmak zere sabr veya sefer tavsiye edilmesinin, tasavvufun bu anlayndan kaynakland dnlebilir: (Nect G 236/4; Adn G 23/6; Cem Sultan G 101/3; Karamanl Nizm G 32/1; Mihr Hatun G 164/5, G 197/7) Kldum bel-y k ile mbtel sefer Mehrdur ki ka y sabr u y sefer Ahmed Paa G 73/1

132

Derd bu derde itmedi hergiz dev sefer Geri dinildi ka y sabr u y sefer Hamdullah Hamd G 70/1

Sdk k, hm kuu gibi himmet sahibidir, murdar olarak tasavvur edilen dnyaya bakmaz: k- sdk isen bakma bu dny yzine Ki hm-himmet olan konmaya murdr olana Nect G 459/4

klar, canlarn Hakka seve seve vererek, maddeyi temsil eden candan kurtulmu olurlar (Tarlan 1998: 66). Can vermek, ayn zamanda kln keml mertebesidir: (Nesm G 108/9, G 357/5; Kad Burhaneddin G 883/3, G 655/1; Nect G 509/6; Mihr Hatun G 202/2) klarun cnnesi Hakdur Haka vir cnn Nin ki cnsz kalsar ol cn ki b-cnnedr Nesm G 168/5

Anun in yoluna cn virrem Ki budur ka keml iy dost Cem Sultan G 12/6

klarn tek istei, Hakkn ddrdr. Bu, ayn zamanda akta sdk oluun da bir gstergesidir. Hasta olup da sabah istemeyen bir kimse bulunamayaca gibi, k olup da ddra mtak olmayan bir kii gsterilemez. klar, Hakkn ddrna k olan Hz. Msy kendilerine rnek almlardr. Ms gibi klk iddiasnda bulunanlarn, gnl aynalarn temiz tutmalar lazmdr. Zira, ayna saf olmaynca ddr grnmez:

133 Zhid kyunu terk itdgi budur Ahmedn k- sdk hemn kalmak gerek ddrda Ahmed Paa G 284/7

Ne k ola ki ddra olmaya mtk Cihnda var m ki bmr ola seher dilemez Nect G 216/3

Yand yzn tecellisine varlgum tamm Ms bigi ki k- ddr olmam Ahmed G 443/5

Ms tek eger k isen gnlini art Sf olmaycak yine ddr ele girmez Nesm G 177/9

Kad Burhaneddin u beyitte, tecellsine Tr dann dahi dayanamad Hakkn, klara Beni gremezsin. (Arf, 143) hitabnda bulunduunu syler: Tecellsine Tr ta dyimez uka hitb len terndur Kad Burhaneddin G 35/3

Btn istekleri ddr olan klar, dnya nimeti olarak dndkleri cenneti bile istemezler; ona kar itiyak duymazlar. Cenneti, ddra kavuma yolunda ayak ba olarak telakki ederler. Cenneti zhidler ister: (Nect G 463/1; eyh G 160/2; Ahmed Paa G 88/1; ker G 39/3)

134 kuz ddra Cafer bizde cennet evki yok Ol hevesden frigz zge hevmuz var bizm Cafer eleb G 140/5

tmeyem sensz ayak seyrin emenden yana kim k- ddr olana cennet ayak badur Nect G 186/4

Zhidn matlb cennet kun maksd dost Reyi anun hak mdur y kun rh grn Nesm G 223/6

Niyaz, yalvarmak, dilemek, tevazu gstermek, dua etmek, himmet, selam ve hrmet anlamlarna gelmektedir (Glpnarl 1977: 248; Uluda 1996: 411). klar her zaman niyaz etmelidir. u beyitlerde niyazn Allaha kar yapldnn sylenmesi, naz eden sevgilinin kimlii hakknda bize ipucu verir. Sevgilinin naz, n da niyaz ettiinin bilinmesi, iirlerde kimlii belirtilmeyen sevgilinin Hak olmas ihtimalini glendirir. lh sevgili, kendisini sevenlerden niyaz ister. Bundan dolay ondan niyaz kesmemelidir. Zira o, sonsuz ltuf, ihsan ve rzk sahibidir: Niyz isder Hak itdgini itgil Velkin kesmegil andan niyz Ahmed G 720/5

Allh ile ol eyle niyz imdi Nesm Bed ki suundan gee lutf eyleye Rezzk Nesm G 217/9

135

kln belirtilerinden olan h, n iinde yanan ak ateinin sesle da aksetmesi anlamndadr. Tasavvufta Allah simgelediinden h eden k, Allaha snyor ve onu zikr ediyor demektir. Zhidler H ekerken, klar h ederler. klar h etmekle huzur ve skuna kavuurlar. Srekli h eden klar, deta gnl evinin duvarlarna sevgilisinin ismini nak etmi gibi olurlar: (Nect G 277/2, G 599/6; Kad Burhaneddin G 597/1) Erbb- k h ider ashb- zhd H Lbd cihnda her kiinn bir hevs var Nect G 131/3

Gicenn revnak ol mh iledr k syii bir h iledr Kad Burhaneddin G 887/1

Gnl evinde bir k habbinn ismin Yazar m hyile her duvre bencileyin Mihr Hatun G 125/4

kln iaretlerinden biri de, barnn ak atei ile yanmas ve gzlerinden ya yerine kan akmasdr: k olana k odndan nin gerek Bagr kebb gzlerinn ya kan gerek Ahmed G 356/1

klar, kendilerinde varlk olarak dnlebilecek her eyi, sevgilisi uruna vererek cmert olduklarn gsterirler. Zaten n kendisinde varlk vehmetmesi diye bir ey dnlemez. Zira vcd tektir, o da hakiki sevgilinindir:

136 Ben yolunda varlgum virmiem Her ki kdur gerek cmerd ola Ahmed G 11/2

y vcdn mahv iden k Yr ile di ne halvet olmsn Hamdullah Hamd G 125/4

k, r ve namusunu brakmas gerekir (Uzun 1991: 19). Aksi takdirde vuslat gereklemez: (Nesm G 412/9; Ahmed G 739/3) Nm u nmsu brak t hem-dem ola sana yr rmedi maka k gemeyince rdan Nesm G 343/7

Nms esini yire urd Ahmed k olan kiiye ne nms u y ne r Ahmed G 223/9

Tasavvufta n, dier din ve mezheplerden ayr, kendine mahsus bir dini ve mezhebi olduu belirtilir. Zira, btn din ve mezhepler, akl zerine kurulmutur. k ise akl dairesinin stne ykselmitir. O, dnya hayatnn selameti iin din yolundan yrmekle beraber, Hakkn srlarn arayan ve onu zmeye alan bir anlaya sahiptir (Tarlan 1998: 517; Uluda 1991a: 13). Aadaki ilk beyitte, k katnda kfr ile slamn bir olduu sylenmesinin sebebi budur. kinci beyitte ise, klarn ak dinine mensup olduu ifade edilir: (Nesm Mes 3/19, G 315/4; Ahmed-i D G 86/7)

137 k katnda kfr ile slm birdr Her kanda mesken eylese k emrdr Nesm G 127/1

kam dnm budur ki kdur dnm benm Ben immam bana uysun ol ki ibu dndedr Kad Burhaneddin G 615/6

klarn 443/4)

hallerini,

yaadklarn

ve

ektikleri

straplar

olmayanlarn anlamas mmkn deildir: (Nect G 595/4; Nesm G 386/5, G

kun ahvlini klara sor kim an Bilmez ill k odna yanmayan b-hblar Nesm G 90/3

Olmayan k ne bilsn ehl-i kun hlni erh olnmaz bu beynun mcers zgedr Mihr Hatun G 32/2

Hakiki n timsli Hallc- Mansrdr. nk o, ak uruna lm gze alm, daraacnda can vermitir. klar meydanna girmek isteyenler, canlarn ve balarn her an daraacnda vermeye hazr olmaldr. Beyitlerde Mansra da telmihte bulunulur. (Nesm G 107/7, G 110/7, G 138/12, G 22/27; Ahmed-i D G 140/2; Cem Sultan G 248/4) Bir eline cnn alsun bir eline ban Girmek isteyen kii klarn meydnna Nect G 512/4

138 Dra k ey k anda syle enel-Hak k olan Hakka ba dr ile hodur Nesm G 62/3

Hakiki n sembol pervanedir (Ahmed Gazzl 2004: 70). Zira pervane, atee kdr. Kendi arzusuyla atei zleyerek uar, atee eriinceye kadar kanat rpar, eriince de uu sona erer. k da ak ateinde pervane gibi yanar, sevgilisi uruna kendini feda eder; sonuta fen mertebesine ular: (Ahmed G 17/7, G 408/4; Nesm G 172/2) Cemln tbna karu yanar klarun cn Gerek kim em olan yirde oda yahla pervne Ahmed G 589/3

k isen ibret al shte v pervneden Kim nie ddi yanar em er stine Ahmed-i D G 190/6

Gzlerm yrn gamundan akdur dr-dneyi Gamda yanar dim gr k- pervneyi Nesm G 406/1

k ile rif ayn anlam dairesinde kullanlr. klarn srlarn ancak Hakk tanyan rifler bilebilir. Bunlar, zhidin cehennem atei ile korkutmalarna karlk, daha sonraya kalan beldan korkmayacaklarn sylerler: kun esrrun Hakk bilen rif bilr in hln ne bilsn nefsni bilmez garb Nesm G 17/6

139 Eydnz uk zhid nr ile korkutmasun rif olan irteye kalan beldan korkmaz Nect G 225/2

Divan iirinin geleneksel yapsnda, klarla zhidlerin mcadele halinde olduklar bilinmektedir. Zhid, her zaman aktan yahut ima yoluyla a nasihat ve ona zhd ve takva yolundan gitmesini tavsiye eder: Nashatlar klur zhid bana her dem be-mestr Vel bilmez ki bu k olupdur k mazr Ahmed-i D G 299/1

Zhid bana takv buyurur bilmez an kim k olana ayb olur zhd ile takv Ahmed G 629/8

Zhid, zhd tavrlar gsterip ibadet ederken; k, srekli Hakk zikreder ve ona yalvarr: Zhid egeri zhd ibdt iindedr k heme zikr mnct iindedr Ahmed-i D G 301/1

Riyakr ve ikiyzl davranlar sergileyen zhidler, klarn elinden ak arabn ierek kt alkanlklarn terk etmelidirler: Dest-i kdan arb- k n it zhid Var riy v zerki terk it mrid-i irda gel Cafer eleb G 126/3

klar, her zaman ii ile d bir olmayan kaba sofularn melmet talarna maruz kalrlar: (Nect G 180/5)

140 Dem-be-dem sf melmet tan atar ka Ta kymetsizdr anun iini gr tan Nesm G 442/8

Zhid, bir parmann kesilmesinin acsndan feryatlar kopararak Haktan kat halde; gerek klar, batan ayaa derisi soyulsa bile en ufak bir ar sz hissetmeyerek, Hakka olan sevgilerini devam ettirirler: Zhidn bir parmagn kessen dner Hakdan kaar Gr bu gerek k ser-p soyarlar armaz Nesm G 186/7

D. Sevgili

Sevgili demek olan yr41, mak42, mahbb43 ve cnn44 kelimeleri, tasavvufta hakiki sevgili olan Allah temsil eder. 45 Divan iirinin geleneksel yaps iinde sevgilinin yceltilmesinde, tasavvufun nemli bir rol olduu sylenebilir. Gzelliinin nru, gnein klarndan daha belirgin bir ekilde kendini gsterdii halde, aradaki hicblarla ztn gizleyen sevgili Hakk simgeler. O
41

42

43 44

45

Yr, yaratklarn tamamnn sretlerini iine alan ve tevhid kelimesinin anlamn bnyesinde barndran lh sfatlar da remz eder. Bundan dolay, slikin hitap iin kullanaca en uygun kelime olarak kabul edilir (Bayburtlugil 1985: 350; zgr 1995: 280; Ceylan 2000: 354). Mak, genellikle tam bir ciddiyetle, btn ynlerden Allahn dostluuna mstehak olan kimselerin, Hakk talep ettikleri vakit kullanlr (Bayburtlugil 1985: 347; zgr 1995: 272; Levend 1984: 45; Glpnarl 2000: 233). Mahbb, ounlukla sevenler tarafndan ifade edilir (Bayburtlugil 1985: 347; zgr 1995: 270; Glpnarl 2000: 233). Cnn, btn yaratklarnn varlklarnn sebebi olan Hakkn Kayym sfatn sembolize eder. Tm varlklarn, bu sfat sayesinde varlklarn koruyup srdrdkleri ifade edilir. Kayyumiyetle ilikisi kesilen varlklarn, derhal yok olup bir daha var olamayacaklar dile getirilir. Eer Hakkn Kayym sfat bulunmasayd, sonsuzluk diye bir kavramn da dnlemeyecei belirtilir (Bayburtlugil 1985: 351; zgr 1995: 281; Uluda 1996: 111). Sevgili anlamna gelen kelimelerde olduu gibi, bazen ayn anlama gelen szcklerin tasavvufta mn nanslarnn olduuna dikkat ekmek istiyoruz.

141 perdelerin arkasnda kendini gizleyen hakiki sevgilinin cemlinin nrunu grebilmek iin nazar sahibi olmak lazmdr. Bundan dolay Hakk irfan nruyla gren rifler, i ie gemi bir gln yapranda sevgilinin gzelliinin yansmalarn temaa ederler (avuolu 2001: 58): Yrun cemli nr gneden yn iken Kimden durur Nectiye bunca hicblar Nect G 105/7

Yrun cemli nr degl dr ddeden Amm teferrc itmege shib-nazar gerek Hamdullah Hamd G 100/3

Subh- devlet irdi gnln gzini uyargr Mekteb-i k old glen dur oturma vargr rif ol her safha-i glde ceml-i yri gr Ba gel kim tarf- glen hbdur mergbdur Nect Mrb 1/3

lemde, g ve kudreti simgeleyen tac ve taht gibi hibir eye ihtiya duymayan bir sultan olarak nitelenen sevgili, Hakk sembolize eder (Tolasa 2001: 291). Sevgilinin kyunda bir ged gibi yaamak, insan leme sultan yapar: Ahmed-i derv n old ged-y ky- yr lemn sultndur b-ihtiyac- tc taht Ahmed Paa G 24/7

u beyitte airin, Senin, benim gibi her yerde saysz sevgilin var ama benim dnyada senden baka yrim yok. diye tavsif ettii sevgiliyi, gerek mnsyla anlamak olumsuz dnceleri artracandan, mecazen

142 Hakka iaret ettii sylenebilir. Zira, Allahn yeryznde sevdii saysz kullar, sevgilileri vardr. nsanlarn ise tek sevgilisi odur: Senn benm gibi her yirde nice yrun var Benm cihnda vel senden zge yrum yok Cafer eleb G 88/4

Adn zikretmekle gnldeki tasa, gam ve skntlar giderecek olan sevgili, mutlak varlktr: (Ahmed G 256/3) Tekrr eyle Ahmedi ol yr zikrini Kim yr zikri ile gnlden gider mell Ahmed G 393/7

Tasavvuf sembolizmde Hakk remz eden sevgiliden gelecek olan her trl dert, bela, eza ve cefa onu seven klar tarafndan ho karlanr; bir nimet olarak kabul edilir. Zira k, bu sayede sevgilisinin kendini dndn anlar ve en byk skntlarn peygamberlere geldiini dnr: (eyh G 166/4) Yrun gelr heme cefs Nesmye Sen sanma kim Nesmye yrun ats yoh Nesm G 33/11

Yrun cefs gayrya derd bel gelr Ben mbtel muhibbine lutf u vef gelr Nect G 203/1

Gnldeki ayr hayalinden uzaklamak sretiyle eriilebilecek olan yr, hakiki sevgilidir. Zira, tasavvuf dncesine gre, yerlere ve gklere smayan Allah, mmin kullarnn gnllerine smtr. Bunun iin Hakkn evi olarak nitelenen gnl, masivadan temizlenip arndrlmaldr:

143 Yrun cemlni eger idersen rz Gnln gerek ki gayr haylinden arna Ahmed G 602/4

Gnl ki cilve-gehidr ceml-i makun Gayrdur kona m gayryi gtrmeyicek Nect Kt 53/1

Atee atlmasna kar, atein snerek bir gl bahesine dnt brahim Peygamberin sevgilisi, Haktan bakas deildi. Zira o, gnlnde ayra yer vermemiti: Yr diyen ki gayr koya yle kim Hall Reyhn u gl olubam ana nr ho gelr Ahmed G 256/4

Kiinin kendisinde varlk vehmetmesi sebebiyle ayr dlen yr, mecazen Haktr. Zira tasavvuf anlaya gre, varlk tektir. Zhirdeki varlklar ise aynaya yansyan grntler gibidir, hakiki vcutlar yoktur. Gerek k, kendisinde vehm ettii varlktan uzaklat zaman gerek sevgiliye kavuabilir: Yrdan ayru dren kiiyi varlg olur Varlgn her ki ide terk bulur yre sebl Ahmed G 392/6

u beyitte, lhlik vasf iinde deerlendirilen mahbb, mecazen kullanlr. Kadehe tebih edilen gnlde, gren de grnen de Haktr: Gnl cmnda iy mahbb- lht Cemln gh hid gh mehd Karamanl Ayn G 114/3

144

Dnya ve ahiret gzelliklerinin bile vazgeiremedii, urunda iki cihann feda edildii (Tolasa 2001: 155; avuolu 2001: 58-59), bir anlk tecellsinin bin cihan karlnda alnsa bile yine ucuz gelecei cnn, Hakkn semboldr: Tlib-i cnneyi dnya v ukb eglemez Ky- yrun yol birdr menzil-i rm iki Nect G 622/4

Ehl-i diller sohbet-i cnnda cnn yakdlar em in pervneler iki cihnn yakdlar Ahmed Paa G 34/1

Hamdi cnn tecellisin bir dem Bin cihna alursan aylakdur Hamdullah Hamd G 60/8

Can ile cnn birlikte kullanlr. Tasavvufta maddeyi temsil eden can, cnn sevmek iin bir aratr. Asl olan cnndr. Can sevmek, maddenin devamn istemek anlamna gelir (Tarlan 1998: 206). Bundan dolay, vuslatn gereklemesi iin can, gerek sevgiliye/cnna feda edilmelidir: Gzn cn diler ise u mheyy Nola cnn yolnda ger gide cn Ahmed G 523/6

y gnl cn vir yine cnnuna Derde d kim iresin dermnuna Hamdullah Hamd G 156/1

145 1. Naz Naz, bildii halde aldr etmemek, bilmezlikten gelmek, kendini ekmek, ekmi grnmek demektir. Tasavvufta, sevgilinin a kuvvet vermesi anlamndadr. Nazda, bir ey istendii halde onu istemez grnmek durumu sz konusudur. Naz, sevgilinin a bir ltuf ve ihsandr. Gzelliine gzellik katar (Bayburtlugil 1985: 349; Glpnarl 1977: 248-249). u beyitlerde naz, tasavvufi anlamda kullanlr: Var niyzum nzuna eksilmesn nki nzun lutf u hsn-r durur Kad Burhaneddin G 963/5

ldrr yz kez beni bir lahzada bin nz ile Dmen itmez dostlar an bana kim yr ider Cafer eleb G 57/4

2. Vuslat Szlk anlam kavuma, ulama, erime demek olan vuslat/visl/vasl; tasavvufta gib olan Hakka kavuma ve skntda, rahatta, gizli ve ak birlikte olunan vahdet makm mnlarnda kullanlr. Manev bir hal olan vuslat, rhen Hakla ittisal halinde olup, kendinden gemeyi de ifade eder (Serrc 1996: 349; Kn 2004: 585; Bayburtlugil 1985: 358; z 1997: 170; Uluda 1996: 558; Ceylan 2000: 288). Dervilerin, dnyada olduu gibi ahirette de arzu ettikleri; hatta btn insanlarn istedikleri ve bu dnyann yaratlmasndaki maksat olan vuslat (Tarlan 1998: 109; Pala 2002: 57. Doan 2004: 37), hakiki sevgiliye kavuma anlamndadr: ki lemde maksdum vislne irimekdr Ki vaslundur bu dervin murd ehr-yrndan Nesm G 324/10

146 Her ferd vislne talebkr Her ahs gamna mbteldur Cafer eleb Trc 9/I/13

Ik derdidr cihnda ka maksd olan Vasl- dilberdr hemn bu dr- dnydan murd Avn G 8/2

Akl ii olan ilim ve amel bahsinin terk edilerek, gidilen fen yoluyla yani kendini Hakkn varlnda yok etme dncesiyle arzu edilen visl (Tarlan 1998: 108; Pala 2002: 119; Doan 2004: 120), mutlak varla kavumaktr: Visl-i yr dilersen fenyi ol Avn Ki bahs-i ilm amel ser-be-ser olur terzk Avn G 35/5

Varln en byk engel olarak grld kavuma, lh vuslattr. nk, tasavvufta mutlak ve tek varlk olan Hakka kavumak, vehmedilen varln ortadan kaldrlmas ile mmkn olabilir: y ki itmek isteyen dosta sefer Senlignden sen seni eyle gzer Varlgun yohluga degir ser-te-ser T bulasn vaslun dostdan eser Nesm T 52

Vcd rkn kat itmeyince ayrun Olur m vuslat- kll cenbna kell Hamdullah Hamd K 1/17

147 Didm ki re nola ki irem vislne Didi ki varlgun gider kol durur hicb Ahmed G 58/4

Hallc- Mansr gibi cann feda edilmesiyle (Tarlan 1998: 349), lh visale erimek mmkn olabilir: (Ahmed-i D G 122/2; Nect G 227/3) Cnum vasluna fid klayn Baum ol yolda pyiml ideyin Ahmed-i D G 160/6

E. Ayr

Baka, el, yabanc anlamndaki gayr kelimesinin oulu olan ayr; tasavvufta masiva, Allahtan gayr olan her ey mnsnda kullanlr. Dnyaya ait tm gzellikler ve nefsin btn istekleri ayrdan saylr. klar, ayr aradan karp gnllerini Hakkn akyla doldurduklar zaman vuslata erebilirler (Uluda 1988b: 482; Tarlan 1998: 300). Sevgilinin cemlini arzu eden k, tecell mahalli olan gnln ayr hayalinden arndrp temizlemesi lazmdr: (Ahmed Paa K 7/11, G 88/3; Ahmed-i D G 65/3) Yrun cemlni eger idersen rz Gnln gerek ki gayr haylinden arna Ahmed G 602/4

Hakiki vcda sadece Hakkn sahip olduunu ve masivay temsil eden ayrn mstakil olarak varl bulunmadn idrak etmekle, gerek vuslat gerekleebilir: (Ahmed G 469/4)

148 Vcd rkn kat itmeyince ayrun Olur m vuslat- kll cenbna kell Hamdullah Hamd K 1/17

Hakiki sevgili olan Hakka eriebilmek iin, masivay simgeleyen ayrdan uzaklamak gerekir: Yr diyen gerek kim ola gayrdan ber Cnn isdeyen kiiye terk-i cn gerek Ahmed G 356/2

Mahbb- emn yr- ebed var iken iy dost Ayr etegin tutma v ayra yapma Nesm G 387/2

u beyitte, kutsal drt kitabn (Kurn, ncil, Tevrat ve Zebr) ve drt hak mezhebin, ayr dncesinden uzaklap mutlak varla ynelmeyi emrettii anlatlr: Buyurupdur drt mezheb drt kitb Gayr koyup Tanrya bakmak sana Nect G 6/5

Hakiki sevgiliyi isteyen, brahim Peygamber gibi, gnlnde Haktan baka hi bir eye yer vermemelidir: Yr diyen ki gayr koya yle kim Hall Reyhn u gl oluban ana nr ho gelr Ahmed G 256/4

III. BLM TASAVVUF KAVRAMLAR

A. Drt Kap

Mutasavvflar, dervilik yolunun eriat, tarkat, hakkat ve marifet olmak zere drt kapsndan sz etmilerdir. Bunlardan eriat, cevizin ham ve yeil olan kabuuna; tarkat, sert olan i kabuuna; hakkat, yenilecek olan iine; marifet ise cevizin aslna ve mahiyetine benzetilir. ncelenen divanlarda dorudan drt kap ifadesine tesadf edilmemekle birlikte, kavram olarak her birine rastlanr. Bunlar aada tek tek ele alnacaktr.

1. eriat Yol, ak yol, doru yol, hayatn kaynana giden yol, su kayna, su kanal, kanun gibi anlamlar olan eriat; kavram olarak slam dininin inan, ibadet, mumelt esaslar ve hkmlerini, Allah tarafndan peygamberler araclyla konulan kanunlar ve kulluun gerei olan ileri yerine getirmeyi karlar (Kueyr 1999: 176; Glpnarl 1977: 101-102; Eraydn 2001: 308). eriat Allahn, kullar iin belirledii bir yol olarak, insann hayatn dzenler. Bu sebeple eriat, insann btn davranlarn ilgilendiren amel bir kavram olduu kadar, iman konusunu da kapsamna alr. Allaha inanmak, tpk namaz ve oru nevinden din grevler gibi eriatn bir paras olarak kabul edilir (Fazlurrahman 1981: 126). u beyitte din, iman, namaz, hac ve zekat gibi kavramlar, eriatn snrlar iinde dnlr: Dn mn namz hac erkn- zekt Bahs dav-i erat kamu gftr nedr Nesm G 102/7

150 Bir saraya benzetilen eriatn drt direinin bulunduu ifade edilir: N-r r rkn erat sarynn Dest urmayan bu r etegin ola r-p eyh K 5/35

eriat, divanlarda tek bana ele alnd gibi, tarkat kavram ile birlikte de kullanlr. Bylece tarkat yoluna eriat kapsndan girileceine vurgu yaplmak istenir. Ayrca drt kapy ifade eden eriat, tarkat, hakkat ve marifet kavramlarna ayn beyitte yer verilir. eriat emri szne sklkla rastlanr. Tarkata, eriat emrini mrid edinerek girilmeli ve Hz. Muhammede salavat getirilmelidir: erat emrini mrid idin tarkata gir Kim ol tarkat ilen sen iesin b- hayt Nesm G 20/2

Bu marifet bu tarkat hakkat old yn erat emri in vir Muhammede salavt Nesm G 20/19

2. Tarkat Tarkat, Hakka ermek iin tutulan ve bir takm kurallar olan yoldur. Mutasavvflara gre, Allaha giden yollar nefesler saysncadr. lk sufiler kendilerinden tecrbeli stadlardan yararlanmakla birlikte, belli bir tarkat kurmamlar, herbiri kendine gre bir yol tutmutur. Bunlar, dncelerini ve manev tecrbelerini sohbet yoluyla evrelerinde toplananlara aktarmlardr. Gerek anlamda tarkatlar, H.VI./M.XII. asrda ortaya kmaya balam ve daha sonra da messeselemitir. Tarkatlar arasnda ortak esaslar bulunduu gibi, farkl ynler de vardr (Uluda 1996: 510-511). Aadaki beyitte tarkat, bir gemiye tebih edilir. Hakkat denizinde yol alabilmek iin bu gemiye binmek lazmdr:

151 Hakkat bahrna daldum tarkat ketisin sordum Men ol ketye mellh Aliyyl-Murtaz grdm Nesm G 294/2

Tarkata intisap eden derviler, tarkat cihazlarndan saylan kemeri bellerine kuanrlar: Bellerne er menklini kldlar kemer Pes tarkatda ki dil-ho itdiler dervler Nesm G 158/3

eriatn emrini mrid edinerek ve onun snrlarn amayarak tarkat yolundan gidilmesinden bahsedilir: erat emrini mrid idin tarkata gir Kim ol tarkat ilen sen iesin b- hayt Nesm G 20/2

3. Hakkat Szlkte gerek, var olduu ak ve kesin olarak bilinen ey, bir eyi o ey yapan husus, mahiyet anlamlarna gelen hakkat, kavram olarak u anlamlara sahiptir: Tasavvuf ilmidir. lk insandan kyamete kadar deimeyen hkmlerdir. Kainatta mevcut btn ilim ve sretlerin, Hakkn isim ve sfatlarnn dimi tecelllerinden olduunu ve bu tecelllerin sonu olmadn mahede etmektir. Hakkn, kulun sfatlarn alp ona kendi sfatlarn vermesi yani fen halidir. Hakkat, bir birlik manzumesi olan kainatn her an ve her zerresinde Hakkn kudretini, hikmetini, sanatn, yaratn tek szle sfatlarnn zuhrunu grmek; sfatlarnn, ztnn zuhru olduunu anlamak; bu izafi varlklar ve kendi varln yok bilmek, bu bilii de gr ve olu haline getirmektir. Bu takdirde insan, izafi varlktan tmyle syrlarak gerek varlkta yok olur. Hakkat grmek, perdesiz grmek demektir. Zira hakkat, her eyi ayan beyan, apak grmek yani perdesiz grmektir. Hakkatte ne

152 iman ve ne de kfr sz konusudur. Perde kalknca hakkat ortaya kar (Serrc 1996: 219, 220; Kueyr 1999: 176; Hcvir 1996: 534; Sevim 1997: 66; Glpnarl 1977: 101-102; Eraydn 2001: 314-315; Demirci 1997: 178179; Uluda 1996: 215). Hakkatn anlatlan bu zellikleri, divanlara geni ekilde yansmtr. Allah Evvel, hir, Zhir ve Btn olduundan, hakkatta vcd ismi sadece ona verilir: Evvel hir Zhir Btn hem ol Pes hakkatda vcd oldur hemn Ahmed G 479/6

Yer, gk, deniz ve karalarn Hakkn isim ve sfatlarnn tecellleriyle dolu olduu bir hakkattr: Hak bu resm ile tan dah hakkat bil Ki Hak ile yer gk doldur bu bahr ile ber Nesm G 53/7

Hakkn yerinin yurdunun olmad yani l-mekn (meknsz) olduu, hakkatten baka bir ey deildir: Nesm n seni bildi ezelden Hakkat bildi kim Hak l-meknsn Nesm G 305/18

Hakkate eriince sen ve ben deil sadece Hak kalr. Zira hakkat ikilii kaldrmaz: Hakkate iricek k sen ben kalmaz Bu nesneye dyimezz bize mecz gerek Kad Burhaneddin G 551/6

153 Hakkat yolundan gidildii zaman, istenen tam marifete ulalabilir. te o zaman derviler vahdet leminde coup kendinden geerler: Buldlar rh- hakkatda keml-i marifet lem-i vahdetde n c itdiler dervler Nesm G 158/5

Hakkat, usuz bucaksz bir deryaya ve ok deerli bir inciye tebih edilir: (Nesm G 20/18) Hakkat bahrna daldum tarkat ketisin sordum Men ol ketye mellh Aliyyl-Murtaz grdm Nesm G 294/2

Gark eyledi cemln nrnda kn fe-kn y gevher-i hakkat erh eyle kim ne knsn Nesm G 320/5

Her eyin hakkatn aynel-yakn derecesinde gren hakkat ehli, yzn daima Hakka dner: (Nesm G 454/6) Hakkat ehliyisen Hakka tut yzn dyim Ko tapsn lduz u hke mneccim kavvl eyh K 3/41

Hakkat ehline aynel-yakn yn old Yakne ugrayan ayruk hat gmn nider Nesm G 153/8

154 4. Marifet Bilgi, tecrb ve amel bilgi, i bilgi, tanmak gibi szlk anlamlar olan marifet; kavram olarak sufilerin rhn halleri yaayarak, manev ve lh hakkatleri tadarak yani i tecrbe ile ve vastasz olarak elde ettikleri bilgi demektir. Marifet, Hakkn kendi hakknda slike verdii bilgidir. Ak ile eserlerde messiri mahede etmektir. Gerek varln sfatlarnn tezahr olan her varl, kendi makmnda grmek, hepsiyle gereken muamelede bulunmaktr. Sufilere gre yce Allah hakknda tam mnsyla marifet sahibi olmak imkanszdr. Bir insan onu tanmak iin olanca gcn harcadktan sonra onu tanmann mmkn olmadn anlad zaman, hakiki ve en mkemmel marifete ermi olur. Marifet yolu ile Hakka dair elde edilen bilgiye marifetullah, buna sahib olan kiiye de rif veya rif-i billah ad verilir. nsann yaratlmasna sebep de marifetullah yani Hakk tanmaktr (Serrc 1996: 3336. Kueyr 1999: 398-404; Hcvir 1996: 397-410, 533; Kelbz 1979: 9399, 193-195; Tarlan 1998: 321; Glpnarl 1977: 101-102; Ceylan 2000: 238239; Eraydn 2001: 316; Uluda 1996: 347). Marifet, cehalet ile tezat oluturacak ekilde kullanlr. lk beyitte viz, bir nokta dahi bilmeyen, marifetten uzak bir kii olarak nitelenir. Bir limin yannda hibir ey konuamayarak deta ll kesilen bir chilin, marifetten sz etmesi dnlemez: (Ahmed Paa K 16/24) Vizin men ittgi yrun hatt- hlidr Bil ki ol bir nokta bilmez marifetten hlidr Ahmed Paa G 49/7

Sz ile chilin dili lim nnde ll olur Marifeti ne syleye bilmedi nki marifet Nesm G 23/3

155 Marifet, stn ve yce bir deere sahip olmasndan dolay inciye tebih edilir. Marifet incisine ulaabilmek iin, vcut elbisesini karp, ak deryasna dalmak gerekir: (Ceml K 1/54) Muht-i ka talup drr-i marifet mi bulur karmaynca vcd libsn gavvs Hamdullah Hamd G 87/4

Hakkat yolundan giderek marifetin keml noktasna eren derviler, aldklar manev lezzet sebebiyle vahdet leminde coup kendilerinden geerler: Buldlar rh- hakkatda keml-i marifet lem-i vahdetde n c itdiler dervler Nesm G 158/5

B. Tasavvuf Hal ve Makmlar

Hal, slikin iradesi ve abas olmadan lh bir ltuf olarak kalbine gelen nee, hzn, sknt, ferahlk ve heyecan gibi mnlar; makm ise, slikin alma ve gayretinin neticesi olarak ulat manev menzillerdir. Haller gelip geici, makmlar ise srekli ve kalcdr. Haller Hakkn slike badr; makmlar ise allarak kazanlr. Srf lh bir ihsan olmakla beraber, amel ve ibadetlerin de tesiri olan haller, sufiler tarafndan sreklilii olmayan bir anda parlayp snen imee benzetilir. Murkabe, kurb, muhabbet, havf, rec, evk, ns, itminn, mahede ve yaknin balca haller; tevbe, vera, zhd, fakr, sabr, rz ve tevekkln de balca makmlar olduu ifade edilir. Hal-makm ayrm, ok keskin izgilerle izilmemitir. Baz haller zamanla makma dnebilir, rz gibi baz kavramlarn hal mi makm m olduu sufilere gre deiir. Bir makmn hkmleri tam olarak uygulanmadan, onu takip eden makma

156 geilemeyecei art getirilmitir (Serrc 1996: 41; Kueyr 1999: 149-150; z 1997: 165; Demirci 1997a: 216-217; Uluda 1996: 33, 218, 345). Tasavvuf dncede nemli bir yeri bulunan hal ve makm kavramlarna incelenen iirlerde rastlanr. Aadaki ilk beyitte sufilerin, vecd ile hallerin birinde bulunduklar dile getirilirken ikincisinde, Nefsini bilen Rabbini bilir. hakkatn yakn derecesinde bilen velnin makmlara eritii sylenir: rif vcd halvetini hs ider Haka Sf egeri vecd ile hlt iindedr Ahmed-i D G 301/3

Nefsni bilendr ki yakn Rabbini bildi Hakdan bu makmta iren bil ki veldr Nesm G 108/2

lh tecelllere mazhar ve vahdet neesine sahip olan mutasavvflara, hal ehli ad verilir (Pakaln 1993: I/509; Glpnarl 1977: 149). Hal ehli, tama ve a gzllk gibi basit, sradan bir ile megul olmaz. Hal ehli olmak kolay bir ey deildir, sadece a kalmakla olunmaz, baka meziyetler de gerekir: (Nesm G 98/5, G 200/7, G 87/3; Avn G 11/6; Karamanl Ayn G 231/2, G 376/4; K 4/10; Nect G 11/2, G 167/3) Gel itme ser-ho iken ol leb-i zlle tama Mnsib olmaz inen dahi ehl-i hle tama Nect G 263/1

Kii algla hl ehli olmaz Olur senn bigi iy sfi sersem Karamanl Ayn G 330/5

157 1. Havf-Rec Korku/havf, tasavvufta Allahn azab ve cehenneminden duyulan korku; mit/rec ise, kalbin holand bir eyi beklemesinden duyduu rahatlk ve ferahlk anlamndadr. nsann, Allahn azab veya gazabna maruz kalabileceini dnmesi korkuya; lutfuna ve nimetine nail olabileceini dnmesi ise mide sebep olur. Mutasavvflar, beynel-havf ver-reca yani korku ile mit arasnda yaarlar; cehennemden korkup cennete girmeyi mit ederler (Uluda 1996: 229, 430). Hak yolunu tutan tasavvuf ehli, havf ile rec arasnda yaar. Hakkn ltuf ve rahmetine kavuabileceinin dnlmesi midi, kahr ve gazabna urayabileceinin dnlmesi de korkuyu hatra getirir. Kimi zaman havf, kimi zaman da rec stn gelir. h, Allah remz ettiinden, sonu itibariyle her iki durumda da ona snlm olur: Kaldum gzn ile yzinn kuna hayrn Hak yoln dutanun ii havf u recdur Ahmed G 262/6

ol lutf u kahrdan ki klar rahmet gazb Ana gnlde cndaki havf u rec hak eyh K 4/9

Gh olur havf gelr glib olur gh rec Gh olur hasret ile h iderz gh Allh Nect G 457/2

2. Kabz-Bast Kabz daralma, bzlme; tutukluk, durgunluk, sklma, tasalanma; bast ise rahatlk, ferahlk anlamndadr. Birbirinin kart olarak kullanlan kabz ve bast tasavvufta, slikin bir anda kalbine gelen manevi sknt, huzursuzluk sebebiyle hissettii tutukluk ve aklk hallerini ifade eder. Slik, kabz halinde

158 tutuktur; aklna ve gnlne bir ey gelmez, bildiklerini de unutur. Bast halinde ise gnl neeli, zihni ak bir durumdadr. Kabz ve bast halleri dier manevi haller gibi geicidir. imdiki zamanla ilgili olan kabz ve bast, havf ve rec halinin stnde, heybet ve ns halinin altnda bulunur. riflerde grlen kabz ve bast iki erefli hal olarak nitelenir (Serrc 1996: 336-337; Kueyr 1999: 151-153; Hcvir 1996: 524-526; Uluda 2001: 44-45). eitli tasavvuf kavramlarla birlikte tenasp iinde kullanlan kabz ve bast, u beyitte Allahn, ltuf denizinden kullarn gnlne verdii bir feyiz olarak dnlr: (Ahmed G 96/5; Nesm Mes 3/124) Lutfnun bahrndan olur kullarun gnline feyz Kabz u bast u sahv u kr fikr zikr vecd hl Ahmed K 2/17

Gln almam hali olan gonca kabz, gl ise bast olarak tasavvur edilir: Ko gonca bigi bu kabz gerekse gl bigi bast Bahrdur varalum bir latf tze yire Ahmedi G 552/3

3. ns Szlk karl almak, alkanlk, cana yakn olmak, lfet etmek olan ns kelimesinin tasavvuf anlam, kalpte lh Hazretin cemlini mahede etmenin eseri yani cellin cemlidir. ns, lh kemli zevkle seyretmek ve lh cemli temaa etmekten haz almaktr. (n sevgilisi ile samimi olmas, resmiyetin ortadan kalkmasdr.) Hakka gvenip ondan yardm dilemektir. Rec ve bast halinin stnde bir nee halidir. ns halinin zdd rkeklik, yabani olmak anlamna gelen vahettir (Sevim 1997: 65; Uluda 1996: 548). ns makmnda bulunan bir slik, kzgn ateler iine atlsa bile Hz. brahimin ateteki hali gibi, yaad derin rh hazlar sebebiyle bunu

159 hissetmez. ns halinin gereklemesinin yollarndan biri, Hakk zikr etmektir (Kueyr 1999: 154; smail Ankarav 1996: 282). Ahmed u beytinde, sevgilinin adn srekli zikr eden ve onun gzelliini gnlnde nak eden n halinin ns olduunu, yerinin ise atee atldktan sonra brahimin iinde bulunduu gibi gl ve yaseminlerle evrili olduunu ifade eder: Ana ki yr zikr ile gnlin ns ide te Hall bigi gl ysemn ola Ahmed G 2/2

Mutasavvflar, Senin senden ve btn varlktan uzaklaman, Allah ile ns halinde bulunmandr. demilerdir. Slikin, Hak ile nsiyet ettii oranda insanlara; halk ile nsiyet ettii nisbette de Hakka yabanclaacana inanlr. Ens ise nsiyet edilen demektir (Serrc 1996: 62-63). u beyitte eyh, insanlardan ziyade Hak ile nsiyet edilmesi gerektiini belirtir. Beyitte insan kelimesini oluturan seslerin uyumu dikkat eker: Ns ile ens olma ki vesvs durur ekser nsn isen olma ezel nsn ns eyh K 6/23

4. Mahede Bir eyi grme, perdenin almas demek olan mahede, tasavvufta tevhid delilleriyle eyay grme yahut eyada Hakk grme anlamndadr. Mahede, her hangi bir phe sz konusu olmadan Hakkn kulun kalbinde hazr olmasdr. Slikin kendisini kaybederek Hakk bulmasdr (Kueyr 1999: 169; Sevim 1997: 68). Hakka vuslat demek olan mahede, tarif edilmez sonsuz bir nimettir. Mutlak gzellii mahede eden k iin, dnya ve ahiretin bir anlam yoktur: (Nesm Trc 3/II/3)

160 Vasla kanat itmiem dnye v hiret sana ka ol mhede nimet-i l-yezlidr Nesm G 109/8

a. Basret Szlkte grme, idrak etme, bir eyin i yzne vkf olma, sezgi gibi anlamlara gelen basret, tasavvufta kudsiyet nruyla aydnlanm kalbin, madd ve manev lemdeki hakkatleri grme yetenei demektir. Allahn nru ile bakma ve grmedir; hakkatn idrakine vasta olan kalpteki nrdur; kalp gzdr. Mutasavvflar, insann d lemi gren bedendeki iki gzne karlk kalbin de i lemi gren iki gz bulunduunu kabul etmilerdir. Bedendeki gz madd lemdeki varlklar, olaylar, renkleri ve ekilleri grd gibi; gnl gz de d lemdeki eya ve olaylarn i yzn ve manev lemdeki hakkatleri grr, demilerdir. te bu gnl gzne basret ad verilmitir (smail Ankarav 1996: 292; Levend 1984: 48; Uluda 1992: 103; Ceylan 2000: 342). Mutlak varlk olan Allah, btn eyada zuhr eylemi ve kendini gstermitir. Her eyde onun isim ve sfatlarnn izlerini grmek mmkndr. Bu belirtileri grecek gzn ak olmas ve basret cilas ile parlatlmas gerekir: (Kad Burhaneddin G 1273/2; Nesm Mes 1/19) Zuhr eyledi cmle eyda Hak Kan bir basretli ak basar Nesm G 151/12

Kamu ol her nesnedan gresin Varsa gznde basretden cil Ahmed G 21/5

Basret sahiplerine basret ehli denir. Gnl gz ak olan basret ehli iin eserde grnen naklar, mutlak varlk iin arada bir perdedir; asl

161 maksat, mecazen nakka- hakikiye iaret eden Haktr. Ona gnl verilmelidir: Nak arada bahnedr ehl-i basrete Nakka vire gnlni her kim basr ola Ahmed G 39/8

b. Nazar Bakmak, bak demek olan nazar, tasavvufta iki anlamda kullanlr. Birincisi, eyhin sliklerin rhlarna tesir ederek onlar olgunlatran, yetitiren ve gnllerini feyzle dolduran manevi bak; ikincisi, tefekkr ve hakkat grmedir (Glpnarl 1977: 249-250; Tarlan 1998: 447; Ceylan 2000: 350; Uluda 1996: 402). Nazarn iki anlamna da iirlerde rastlanr. Tasavvuf bir eda, tefekkr ve hakkat mahede etmek amacyla kainata evrilen nazar, mutlak varln gzelliinden bir eser grebilir. Hangi tarafa nazar edilirse edilsin o, kendinden nianlar, belirtiler, iaretler gsterir: Her nireye ki bahd cemlni grdi bes Merdmlik itdi klmad gayra nazar gzn Ahmed G 425/6

Her yana klsan nazar ol b-gmn Kend kendden sana virr nin Nesm Mes 3/6

Manev bak demek olan nazar, himmet kavram ile tenasp iinde kullanlarak tasavvuf bir anlam artrr: (Karamanl Ayn G 145/5)

162 y Nect ta iken lal ide hurd bigi Bir nazar eyler ise himmet ile h sana Nect G 2/8

c. Kef Perdeyi ve rty kaldrmak; kapal olan bir eyi aa karmak; var olan fakat nitelii bilinmeyen ey hakknda bilgi edinmek demek olan kef, tasavvufta perde arkasnda ve akln tesinde olduu iin gib olan baz eyleri bilme ve Allahn tecelllerini temaa etme mnsndadr (Uluda 2002a: 315-316). Kef kavramna zellikle keramet ile birlikte rastlanr. Kalbi temiz, saf olan kiinin kef ve kerameti artar. Ak, vecd ve hal iinde olann kef ve kerametle ii olmaz: Kalbi sfdr arbun sfiy sen tutma hr Kalbi sf olan kii kef kermt arturur Nect G 208/3

Dir iken r- k u vecd hlt Ne imdr benm kef kermt ker G 5/1

5. Yakn Kesin, doru, deimez, salam, apak bilgi anlamna gelen yakn; bir eyi delille deil, iman kuvvetiyle apak olarak grme ve manev gerekleri kalp gz ile temaa etme demektir. Aradaki perde ortadan kalksa bile yaknin artmayaca ifade edilir (Serrc 1996: 66; Sevim 1997: 66; Levend 1984: 48; Uluda 1996: 577). Yaknin mahiyeti ve eitleri zerinde durulur.

163 Vahdetten ibaret olan yakn makmnda kesretten sz edilemez. Ancak bu hakkatn, a gzle grlp anlalmas mmkn deildir: (Nesm Mes 3/149) Yakn vahdet durur ahvel gzin ko Ki kesret buradan imkn degldr Ahmed G 248/4

Yakn, iman kuvveti ile her eyi apak grmedir. man, yakn ile kemle erer. Allah, yakn ile tannr (Kueyr 1999: 264). Bu sebeple yakn ve iman birlikte ele alnr. Hak katnda makbl olann yakn iman olduu, bunun dndaki bir inancn gerek olmad dile getirilir: (Nesm G 135/7) y Nesm Hak katnda n yakn mn imi Her ehdet kim yaknden taradur mn degl Nesm G 231/18

Yakn, slikin kalbine atlan bir nrdur. Slik, bu nr ile Allahtan baka her varln mecazi ve glge bir varlk olduunu grr, ondan baka hakiki bir fil ve messir olmadn anlar (Kueyr 1999: 262). Gnlde yakn nrunun aksetmesiyle phe aibesinin karanlklar ortadan kalkar: (Ahmed G 492/10; Karamanl Nizm G 54/4; Nesm G 271/2) Niteki dilde pertev-i nr- yakn ile Kalmaz zalm- ibe-i bhe v gmn Cafer eleb K 5/35

Zan, ek ve phe/gmn ile birlikte tezat halinde ele alnr. Zira yakn, phenin ortadan kalkmasdr. phe iinde bulunanlar, remizlerin ne anlama geldiini bilemezler. Halbuki yakn sahibi olanlar, Haktan ayr olsalar bile, yine onunla birlikte olma srrn idrak etmilerdir (Kelbz 1979: 154). Beyitte geen sen zamiri, Hakkn remzidir: (Nesm G 336/5; eyh K 7/22)

164 Senden egeri dmiem ayr sennleyem yakn Ol ne bilr bu remzi kim zann gmn iindedr Nesm G 143/7

Tasavvufta eit yakn vardr: lmel-yakn: Bilgiye ve delile dayanan kesin bilgi. Aynel-yakn: Kalb mahede yoluyla hakiki vahdeti grmek. Hakkal-yakn: Ahadiyet makmnda Hakk mahede etmek. Ksaca, ilmel-yakn bilmek, aynel-yakn bulmak ve hakkal-yakn olmak anlamna gelir (Serrc 1996: 66; Sevim 1997: 66; Levend 1984: 48; Uluda 1996: 577). Yaknin eidine birlikte yer verilir. lmel-yakn, okumak; aynelyakn, grmek; hakkal-yakn de tanmak fiilleri ile bir arada kullanlarak yaknin dereceleri verilmek istenir: lmel-yakn ile ohyan vechn yetin Aynel-yakn grr seni Hakkal-yakn tanr Nesm G 63/6

lmel-yakn bilmek, aynel-yakn ise grmek demektir. Nesm u beyitte, kainatta kendini apak bir ekilde gsteren, zhir olan, her eyin yaratcs olan Allah ilmel-yakn olarak bildiini ve aynel-yakn olarak grdn ifade eder: (Nesm G 332/2) Biz Hudy bilmiiz aynel-yakn ilmel-yakn Grmiz her eyde zhir Hlkul-eymuz Nesm G 450/5

Hak tarafndan gz alan her slik, apak bir ekilde onun ddrn, gzelliini aynel-yakn olarak grebilir: (Nesm G 320/4; Ahmed-i D G 47/3)

165 Ayn yn aynel-yakn old lik-y hsn-i dost Hak kimn kim gzn ad grdi ddr- Hud Nesm G 4/18

Yaknin nc derecesi olan Hakkal-yakn, olmak fiili ile iirlerde yerini alr. Hakkal-yakn, Hak ile vuslat makmdr. O makma kavumak, tarif edilmez byk bir ihsandr. Bu makma erien, btn arzu ve isteklerine nil olmu demektir: (Nesm G 175/5, G 362/3) Hakkal-yakni grdm Hak ile vsl oldum Cmle murda irdm gr kim ne ho atdur Nesm G 48/6

Yakn sahibine, yakn ehli ad verilir. Ehl-i yaknin ibadeti, isyn ve pheden uzak bir ekilde, yalnz Hakkn rzsnn gzetildii ihlas ile olur: (Nesm Mes 3/110) Tat kim ol riydur olur masiyet ne ek hls olur ehl-i yaknin ibdeti Ahmed-i D G 48/6

6. Cem-Tefrika Toplamak, bir araya getirmek demek olan cem ile ayrmak, ayrlk, datmak anlamlarndaki tefrika veya fark tasavvufta hal adlar olup birlikte kullanlrlar. Cem, Hakk halksz seyretme, btn eya ve varlklarn Allah sayesinde mevcut olduklarn grme, slikin her eyi Allahtan bilerek halk yok, Hlk var grmesi halidir. Tefrika, gnlde eitli endielerin bulunmas ve dikkatin dalmas hali olup kesreti ifade eder. Rh, lh gzellii seyre dalnca, lh ztn nrunun galebesi karsnda eyay birbirinden ayran akln nuru snp, Allah ile mahlk arasndaki farkn ortadan kalkmas hali cemdir. Daha sonra ztn yzne izzet perdesi ekilip rhun, zttan uzaklaarak halk lemine dnmesi ve Hak

166 ile varlklarn arasndaki ayrmn yeniden belirmesiyle tefrika hali meydana gelir. Cem ile fark, k ile karanln birbirini takip etmesi gibi daima birbirini izler. Birinin varl dierinin yokluudur. Slik iin her ikisi de zaruridir. nk fark olmaynca kulluk, cem olmaynca da Hakk tanma gereklemez. Cem Hakka, tefrika halka iarettir. Cem halinde Allah var, masiva yok. denir. Tefrika halinde dnya ve ahiretin varl da dikkate alnr. Cem, vecd halinde Allah ile beraber olmak, fark ise beeriyet sfat iinde Hak ile halk birbirinden ayrmak, ayr ayr varlklar olarak grmektir. Cem, sadece Allah grmek, yaratklar grmemek; fark, hem Yaratan hem yaratlan grmek, yaratlan Yaratandan grmektir. Cemin en st derecesi olan ceml-cem, btn varlklar Hak ile grerek birinin varl dierine engel olmadan kesrette vahdeti, vahdette kesreti mahede etmektir. Tmyle Allahta yok olmaktr. Slikin ne kendini ne de halk grmemesi, sadece Hakk grmesidir. Cem ile farkn ayn anda bulunmasdr. Slik, ceml-cem halinde her eyi hakkat zere Hak ile kaim grerek her hak sahibine hakkn verir. Ksaca, tefrika masivay Allaha ait olarak grmek, cem masivay Allah ile grmek, ceml-cem ise Haktan baka hi bir eyi grmemek halidir (Serrc 1996: 216-217; Taaaruf, s.177-180; Kueyr 1999: 158-160; Hcvir 1996: 379-387; Sevim 1997: 66; Ceylan 2000: 182-185; Uluda 1996: 116, 519; Ylmaz 1993: 278-279). Anlamlar ayrntl olarak verilen cem, cem-i cem(ceml-cem) ve tefrika kavramlarna iirlerde rastlanr: (Ahmed G 479/4) Tefrikadur nice kim var bende benlikden eser Ol eser gidp hemn sen kaldgundur cem-i cem Ahmed G 320/4

167 Cn niderm neylerem hr bu cihn n tefrikasz yr- vef-drm buldum Nesm G 272/10

7. Tevbe Szlk anlam, dnmek (rc) olan tevbe, tasavvufta, kusurlu eylerden vazgeerek, Hakka ynelme mnsndadr. Ayrca, gemite ilenen gnahlardan pimanlk duyup Hakka snma; gaflet uykusundan uyanp gnahlardan uzak durma; kalp temizliini temin etme ve kt huylardan iyi huylara samimiyetle dnme anlamlarna da gelir. Slk ehlinin ilk makm olan tevbe hakknda Mevln, Tevbe binei, alacak bir binektir; bir solukta aalk dnyadan ge srayverir. (Mesnev, 6/467) demitir (Serrc 1996: 43; Kueyr 1999: 187-192; Hcvir 1996: 429; Bayburtlugil 1985: 354; Nicholson 1997: 204; Schimmel 2001: 117; Nicholson 1978: 27; Eraydn 2001: 156-158; Uluda 1996: 30). Nect, adn tevriyeli olarak kulland u beyitte, tevbeyi kurtulu midi olarak grr, fakat bahar mevsiminde tevbesine sdk kalamayaca endiesiyle buna cesaret edemez. eitli anlam tabakalar olan beyit, tevbenin kurtulua vesile olarak grlmesinden dolay, tasavvuf adan da yorumlanmasna imkan vermektedir: Meyl iderz Necti gibi tevbeye vel y hce korkaruz yine vakt-i emen gelr Nect G 170/6

Sufinin kendinin riyakr ve iki yzl davranlarna tevbe etmedii halde, insanlara tevbeyi nermesi yerilir: Bana tevbitdrr sf hatdan Velkin kend tevbitmez riydan Ahmed G 488/1

168 Peymn/yemin ile peymne/kadeh arasnda cinas sanatnn gzetildii u beyitte tevbe, sufi dlbendine benzetilir: Skiy peymne sun kim tevbe v peymnum Sfiler dlbendi gibi tr-mr itsem gerek Ahmed Paa G 151/8

Zhidin tevbesi, kta yap muhkem olmaz kelm- kibar ile, k mevsiminde ina edilen temeli zayf ve salam olmayan bir binaya tebih edilir. Souk bir tip olan zhid, bahar gelince tevbesini bozar: Ykld zhidn virdgi tevbe Dir kda yapu muhkem olmaz46 Nect G 230/5

nsanlar, tevbe etmelerine ramen yeniden gnaha girdiklerinden tekrar tevbe etmeleri gerekir. Mehur bir sufinin, gerek bir tevbeye ulancaya kadar yetmi kez tevbesini bozup tekrar tevbe etttii anlatlr. Tevbenin sk sk bozulmas, daha sonralar ran iirinde olduu gibi, Divan iirinde de ienin krlmas eklinde hayal edilmitir (Nicholson 1978: 27; Schimmel 2001: 118). Sdk kalnamayan tevbe, nazik ve abuk krlabilen zelliklerinden dolay ieye benzetilerek, tibin tevbesini yine bozduu ima edilir: (Nesm G 453/4; Ahmed G 261/7, G 337/6; eyh G 13/4; Ahmed-i D G 253/4) Sun ol cm- tarab-encm sk Ki tevbe esin sd bu tib Ahmed G 62/5

46

Yap/bina motifinin kullanld beyit, u satrlar artrmaktadr: Tevbe, her makmn temeli, kvam ve her gzel halin anahtardr. O, makmlarn ilki olup binann kurulaca yer mesbesindedir. Yeri olmayann binas olmad gibi, tevbesi olmayann da herhangi bir hali ve makm yoktur. (Shreverd 1995: 614).

169 Tevbe-i nash, eski duruma bir daha dnmeme azmiyle yaplan samim ve cidd tevbedir. En byk tevbe ve tevbeler tevbesi olarak da bilinen nash tevbesi, Kurndan alnmtr. Samimi bir tevbe ile Allaha dnn. (tb ilallhi tevbeten-nash) (Tahrm, 66/8) yetinde zikredilen tevbetennash terkbi, samimi tevbe mnsndadr. Mutasavvflarn tevbe hakkndaki dncelerine de temel tekil eden bu yet, iirlerde iktibas sretiyle yer alr. Tevbe, lh lutfun bir eseridir. Allah nasip eder ve dilerse, onun izni ve yardm sayesinde kul tevbe edebilir: (Ahmed-i D G 256/5) Nesm kldsa bir katle tevbe Nash tevbesi tb ilallh Nesm G 375/10

eyhiy Hakdan iricek tevfk Varalum tevbe-i nash idelm eyh G 122/5

Tevfk ile Hak virmez ise tevbe nasha itme kim ol iide her pend-i nash Ahmed-i D G 51/4

Tasavvuf ehli, kiinin kendisini tevbekar olarak grp buna deer vermesinden tevbe etmesi anlamna gelen Tevbe, tevbeden tevbedir. szn dstur edinmiler ve en gzel olann mahedeye eriince tevbeyi terk etmek olduuna inanmlardr. Konuyla ilgili u iiri sylemilerdir: Ben ne zaman Hakka muhalif oldum ki tevbe edeceim Onun iindir ki tevbeyi terk eyledim Zira terk-i tevbe Hakk mahedeye delildir. (Serrc 1996: 43; Kelbz 1979: 141; Kueyr 1999: 190; Shreverd 1995: 627; smail Ankarav 1996: 218-219). Divanlarda tevbeden tevbe etme dncesine yer verilmitir: (Kad Burhaneddin G 1259/7)

170 Zhid virmegil bana tevbe Tevbeye tevbe-i nash olsun Cem Sultan G 239/2

tevbeden kluruz tevbe nola eger Ykinben sunasn elme nash ayag47 Kad Burhaneddin G 279/3

Mevln, Mesnev (4/2504-2505)de yle der: Tevbenin bat tarafnda bir kaps vardr; kyamete dek halka aktr. Gne batdan ba gsterinceye dek o kap aktr; o kapdan yz evirme. (Onay 1993: 414; Schimmel 2001: 118). Tevbe kapya tebih edilir ve tevbe kapsnn son ana kadar ak kalaca sylenir: Devr-i lebnde kimse meye tevbe itmeye Ger kapanursa dahi der-i tevbe-i nash Mesh G 27/3

8. Zhd lgi duymamak, deersiz bulmak, yz evirmek, meyl etmemek demek olan zhd, tasavvufta dnyadan ve iindeki her eyden uzak durmak (el-etek ekmek) anlamndadr.48 Kelimenin kknde azlk ve azla yetinme mnlar esas olmakla birlikte, dnya mal ve nimetlerinden ok az bir eye sahip bulunmak veya hibir eyin sahibi olmamak, kmil mnsyla zhid olabilmek iin yeterli deildir. Tasavvufta masivaya yni Allah dnda kalan her eye srt evirmek demek olan gerek zhd; kanaat, tevekkl, vera hatt teslim ve tefvz gibi
47 48

Vezin bozuktur. Zhd ile ilgili iki tarif de yledir: Asl- maksda dirler ve dah irz itmee dirler ol eyden kim Hak yolnda nefse er ola kurb- Hakdan mni ola. (zgr 1995: 291). Nefsin dnyadan zevk ald an, dnya malndan ve bo konumaktan yz evirmektir. (Bayburtlugil 1985: 354).

171 kavramlarn anlamlarn da iine alr. Bu inceliinden dolay zhdn zn tekil eden ilgi duymama veya uzaklama iki aama/eit arz eder: 1. Zhir (beden) uzaklama. 2. Btn (kalb) uzaklama. Zhir zhd, kitaplardan edinilen stnkr bilgi ile dnyaya, maddeye, menfaata deer vermemek; gnahlardan kanmak; hret, mevki ve makmdan uzak durmak anlamndadr. Zhdn ikinci ve daha yksek aamas olan btin uzaklama ise, zhiren terkedilen eylere duyulabilecek arzu ve istein de terk edilmesidir. Bu sayede masivadan uzaklaan kalp, yalnz Allaha tahsis edilmi olur. Ayrca, haramn terki, avmn zhd; masivadan yz evirmek, havassn zhd olarak deerlendirilmitir. Mutasavvflara gre, kuru ekmek yemek ve ab giymek de gerek zhd deildir (Kueyr 1999: 208; Pakaln 1993: III/665; Onan, 1991: 173; z 1997: 169; ztrk 1997: 638). Divanlarda, zhdn kitaplardan yahut stnkr edinilen bilgiyle dnya nimetlerinden uzak durmak anlamndaki birinci eidi olabildiince yerilmitir. Zhde kar olumsuz tavrn sergilenmesi, bu kavramn bize k roln benimseyen airin gzyle anlatlmasndan dolaydr. Zhd eitli benzetmelere de konu olmutur. nsanlara zhd tavrlar sergileyen, gerekte ise kendi menfaatlerini ve dnya karlarn her eyden stn tutan anlay iddetle eletirilir: Ben ol zerk ehline kem ki zhdin arz idp halka Keser yinini v kesmez elini meyl-i dnydan Hamdullah Hamd G 130/2

Zhde riya ile birlikte yer verilir. ki yzl zhd davranlarla cennet kazanlamayaca gibi, bu konuda bo szlerin de bir yarar olmaz. Halbuki zhid, cennete girebilmek iin zhd istemekte ve yapmaktadr: (Ahmed G 484/10; eyh G 130/6)

172 Riyy zhd ile cennet bulnmaz Dah drl szn yoh itibr Ahmed G 688/9

Zhid ki zhdi cennet in eyler ey sanem Rdvn u hr u cennet ana v bana seni Vasf G 90/3

Sufilerin halka halinde oturup tesbih ekmeleri de zhd deildir. Belki olsa olsa riyakr insanlarn yer ald yuvarlak masa toplantsndan ibarettir. Beyitte ayrca dne ve hrmen kelimelerinin iham- tensb ile ky hayatna dair bir tablo izildii de grlmektedir: Bazlar halka olup dne-i tesbh sayar Sfi ol zhd degl belki riy hrmenidr Nect G 112/5

nsana eziyet ve sknt vermekten baka, kuru zhdn bir faydas yoktur: (eyh G 4/4; Ahmed G 171/7; ker G 25/2) lm amelde hsl olan saydur abes Zhd riyda fyide yok n kuru taab Ahmed-i D G 262/4

klar zhd deil ak ister. Ak ile zhdn mukayese edildii u beyitte, akn fayda, zhdn ise zarar verdii belirtilir: (Nect G 102/7, G 597/8; Ahmed-i D G 172/4; Ahmed G 162/1; eyh G 184/6) Mahabbet ehline kun yeter nider zhdi ol assy bu ziyn bilen ziyn nider Nesm G 153/2

173 u beyitte ho olduu sylenen zhd, ak ile mukayese edildiinde ise ok snk kalr. Zira ak, kelimelerle anlatlamayacak kadar zge halettir: (eyh G 121/7) Geri hodur Necti zhd salh Hlet-i k zge hletdr Nect G 152/8

Allahn ltuf ve ihsan, karlk beklenerek yaplan ibadetlerden daha stn ve daha genitir. Bundan dolay zhde deil, mutlak varla gvenmelidir: (Ahmed-i D G 164/3) Dahitme Ahmed sen zhde tekye Ki tatdan yig olur lutf- Br Ahmed G 688/10

Kyamet gn ikiyzl zhd davranlarn m yoksa Allahn fazl ve ihsannn m daha iyi olduu dnlmelidir: Tefekkr it riyy zhd mi yig Kymet gni ya fazl- Hudvend Ahmed G 132/10

Zhd, nrdan kaynan alan sevgilinin yzn gstermeyen bir perde olarak nitelenir: Sfi-i b-din ki zhdi gzlerine perdedr Grmeye cnn yzn kim nrdan perverdedr eyh G 36/1

lh tecellyi mahede eden Ms Peygamber, her eyi olduu gibi zhd de unutmutur: (Nesm G 397/1)

174 ol nrdur ki grse tecellsi pertevin Ms unda zhd mnct u Trn eyh G 194/2

nsana hi bir yarar getirmeyen zhde karlk melmet tavsiye edilir: (eyh G 96/7) htiyr- melmet it iy Cem n yaramaz sana zhd salh Cem Sultan G 28/7

airler, olumsuz grntler sergileyen zhde, sonunda elved derler: (Ahmed G 499/1; Karamanl Ayn G 256/1) Cem yzni grdi dir b-ihtiyr El-ved iy zhd takv el-ved Cem Sultan G 158/7

Kuru/kaba sofuluk demek olan zhd-i huk (Pakaln 1993: III/665) sklkla kullanlr. Kuru aa meyve vermedii gibi, kuru sofuluk da bir yarar getirmez: (Karamanl Ayn G 347/6) Yzi cennet lebi kevser boy Tb var iken Zhd-i hug nideyin ben bana andan ne biter Nect G 146/5

Kadehe tebih edilen ve kuru (huk) zelliine de yer verilen beyitte, ii bo, kuru zhdn gnldeki kederi, sknty gideremeyecei sylenir. Peymn ile peymne kelimeleri arasnda yaplan cinas dikkat eker: (Ahmed G 484/10)

175 Zhd peymnn ko sun bana peymneyi kim Huklk giderimez gnl iinden jengi Ahmed G 683/7

Zhd, temeli salam olmayan, hemen yklacak grnts sergileyen bir binaya benzetilir. Beyitten, zhidin kendine mahsus kk bir dnyas olduu anlalmaktadr: Kalarunun tkna ey zhid-i perhz-gr Bakma sakn kim bin-y zhd vrn olmasun Ahmed Paa G 251/6

Meyhane dknlerinin yannda bir yudum araba bile demeyen zhd, elbiseye tebih edilir: (eyh G 135/4) Harbt ehlinin yannda n bir craya degmez Yeridr tee salsam libs- zhd takvy Avn G 70/6

9. Fakr Tasavvufun temel zelliklerinden biri olan fakr bilinen fakirlik, yoksulluk anlamnda olmayp; Allahtan bakasna muhta olmamak, dnyaya ait her eyden mstani olmak, onu istememek ve balanmamak mnsndadr. Tasavvuf makmlardan biri veya yol/metot olarak da deerlendirilir (Levend 1984: 48). Fakr biri ekl/zhir/madd, dieri gerek/btn/manev olmak zere ikiye ayrlr. ekl fakr, madd varla sahip olmamak anlamndadr. Gerek fakr ise, slikin hibir eye mlik olmadn idrak ederek, kendi mevhm varl ile birlikte her eyin gerek sahibinin Hak olduunun uuruna varmaktr. Fakr sahibine, fakir denir (Hcvir 1996: 100; smail Ankarav 1996: 284; Pakaln 1993: I/585; Uluda 1995: 133). Nesm, vcdunu Hak

176 yolunda feda ederek, gerek fakra ulam muhteem bir fakir olduunu syler: Tarh eyledi yolnda Nesm vcdn Gr an kim ne muhteem olm fakrdr Nesm G 127/12

Gerek fakr mertebesine fenfillah da denildiinden, kimi zaman fakr ile fen anlaylarnn birletii grlr. Sufiler, yaygn olarak kullanlan Fakr iki cihanda yz karasdr. (El-fakru sevdl-vechi fid-dareyn) ifdesini, hibir eye sahip olmayan slikin Hakta tamamen fani olmas (fenfillah) diye yorumlamlar, sevd/kara kelimesinin de fendan kinaye olduunu sylemilerdir (smail Ankarav 1996: 284; Pakaln 1993: I/585; Uluda 1995: 133; Schimmel 2001: 127-128).49 Fakr- mutlak/gerek fakrdan sz edilmi, fen ile fakr bir arada deerlendirilmi ve sevdl-vechi fid-dreyn ibaresi iktibas suretiyle kullanlmtr: (Kad Burhaneddin G 1157/4, G 1179/12) Gel sevdl-vechi gr kim fakr- mutlakdur ad Ren anla Kabe kavseyn ile ev ednmz Nesm G 438/13

Fen fakrdur ey Hamd sevdl-vechi fid-dreyn Yzi ag olsun anun kim banda var bu sevddan Hamdullah Hamd G139/7

Sufilere gre, hadis olduu da rivyet edilen Fakr, kendisiyle vndm bir eydir. (El-fakru fahri) ifadesindeki vnlecek fakra, varln terk edilip Hakta fani olunmasyla ulalabilir. Fakr tamamlannca ikilik ortadan kalkar, sadece her eyden mstan olan Allah kalr. Bylece ikilikten
49

Feridddin Attar, Mantkut-Tayr eserinin yedinci vdisini fakr ile fen konusuna ayrmtr. Eserde, Fakr u fen bal altnda u dncelere yer verilir: Bundan sonraki vdi, fakr u fen vdisidir. Hi bu vdiden bahsedilebilir mi, imkn m var buna? Bu vdi, her eyi unutuun, sarln, dilsizliin, hayranln ta kendisidir. (Feridddin-i Attar I 2001: 158).

177 gelen ihtiya da yok olur (Pakaln 1993: I/585). Sz konusu hadise telmihte bulunulur. Fakr, tamam olduunda gerek zenginlie kavuulur. Fakr ile fahr edilmelidir: (Nesm G 342/2; Hamdullah Hamd G 40/5, K 1/10) Ganlig ister isen fakr cnuna fahr it Ki fakr nki tamm ola ol gnya der Ahmed G 237/8

Tasavvuf anlayta fakr, hakiki sultanlktr. Zira gerek fakra erien, yani fenfillah mertebesine ulaan bir fakirin, dnyada istedii hi bir ey yoktur. Dnya sultanlar ise her an bir ihtiya ve skntyla kar karyadr (Tarlan 1998: 313). lk beyitte airin, sultan olmak isteyene fakirlii tavsiye etmesi bu sebeptendir. kincisi ise daha airanedir. Fakrn, sliki sultanla eritirdii anlatlr. Hi bir eye sahip olmayan ve gerek fakirin sembol olan kk su damlac, vehm varln da (mutlak varl simgeleyen) gnete yok ederek Hakka kavuur. Gne, i damlasn kendine cezb eder. Fakr ile fen birliktelii de sz konusudur: (Nesm G 431/14) y ki sultn olmak istersen fakr ol kim yakn Kim ki sultn old derv olmad sultn degl Nesm G 231/12

ebnem bigi kim gne an gge irrr Bu fakr ile bahtum beni sultna irrdi Ahmed G 699/8

10. Sabr Dayanmak, tahamml etmek, alkoymak gibi anlamlara sahip olan sabr, tasavvufta baa gelen bel ve musibetlerden dolay Allahtan baka kimseye ikayeti olmamak, szlanmamak ve nefse haz veren eylerden uzaklamak demektir. Kurn- Kerm ve hadis-i eriflerde sabrdan sz edilir. Tasavvuf yolunda yce bir makm olan sabr; Allahtan gelen her eyi kabul

178 etmek, zorluk, sknt ve bellara kar tahamml gsterip, onun dergahna snp, ondan yardm istemektir. Riyzet ve mcahedede nemli bir ilke olan sabr, nefis mcadelesinde de arttr. Sabrn bellara kar, Allahn emirlerini yerine getirme ve gnahlardan kanma olmak zere derecesinden sz edilir (Serrc 1996: 48-9; Kueyr 1999: 266; mam Gazl 1989: I/113-152; smail Ankarav 1996: 269-271; Eraydn 2001: 165-166; Schimmel 2001: 130-131; Uluda 1996: 446). Kurnda kssas zikredilen btn peygamberlerin, pek ok bel ve musibete uramalarna ramen, gsterdikleri sabrla Hakkn inyetine kavutuklar anlatlr. Eyp Peygamber de bunlardan biridir. Tasavvuf ehli de bunlar gibi, seyr slk esnasnda karlat bellara, sabrla kar kor. Zira her eyi gren, bilen, dertlere dev ulatran ve acyp efkat eden bir tabbin varlna dair olan imanlar tamdr (smail Ankarav 1996: 271). Bundan dolay, maruz kalnan btn dertler iin Eyp gibi sabredilmelidir: (Kad Burhaneddin G 1044/2; Ahmed G 343/2, G 3/2; eyh G 13/7) Eyyb-vr derdne sabr eyle Ahmed Ola ki gre hlni rahm ide ol tabb Ahmed G 50/7

Mutasavvflar, sabr hakkndaki bir yetin yorumunda, sabret sznn ibadeti (sabr lillah/Allah iin sabr), sabrn ancak Allah iledir (Nahl, 16/127) ibaresinin ise kulluu emretmekte olduunu sylemilerdir (sabr billah/Allah ile sabr). Bir kimsenin senin iin derecesinden senin ile mertebesine ykseldiinde, o kiinin ibadet/tapma derecesinden ubudiyet/kulluk yapma mertebesine getiine inanmlardr (Kueyr 1999: 266; smail Ankarav 1996: 272; Eraydn 2001: 165-166). Bellara sabr edilmesi gerektiinin ve Allah ile olunmasnn ifade edildii u beyit, tasavvufun bellara Allah ile sabr dncesini artrr: Gnl gel kul isen bir h ile ol Belya sabr kl Allh ile ol Nect G 341/1

179

Slikin, ak yolunun manev konak yerleri olan menzillerden bir dierine ykselebilmesi iin, seyr slkta bir sermaye deerinde olan sabr iyi kullanmas gerekir. Yoksa istenilen menzile erimesi mmkn olmaz: Ikun yolunda menzile nicesi iriser Ol kim bel v mihnete sabr u rzs yoh Ahmed G 116/6

lh gzelliin Tr dandaki cell ile tecellsi karsnda ise sabrdan sz edilemez: Kahr u cell-i hecr ile yarld Tr- cn Sabr ola m klnca tecell ceml-i dost eyh G 12/2

11. Rz Rz olmak, memnun olmak, honut olmak, szlanmamak, yaknmamak demek olan rz, tasavvufta kainatta lh kanunlar hkmn icra ederken itiraz etmemek ve szlanmamak; iradeyi terk etmek; Haktan gelen her eyi gnl holuu ile karlamak ve Rabbin takdiri karsnda kalbin nee iinde olmas gibi anlamlara gelir. Mutasavvflar, Allahn kulundan ve kulun Allahtan raz olmas olmak zere iki eit rzdan bahsetmilerdir. Rznn hal veya makm olduu konusunda da farkl grler vardr. Rz halinde veya makmnda bulunan bir slik, kahrn da ho lutfun da ho diyerek Hakkn hi bir tecellsinden ikayeti olmaz (Serrc 1996: 51-52; Kelbz 1979: 152-153; Kueyr 1999: 275-279; Uluda 1996: 435). Yce, stn, manev deerler sadece Hakkn rzs ile kazanldndan, daima onun rzs istenmelidir: Hakkun rzsn iste gufrna kil ol kim ol yce kadr bahtun kisbi degldr sn Nesm G 326/12

180

Her ey ondan geldiinden, lh takdir ve kazya rz gsterilmelidir: (Cafer eleb K 26/106; Kad Burhaneddin G 719/1; Nect G 216/6; eyh G 132/5) VirdAhmed ol gamze cefsna rz kim Tedbr kaz ohna teslm rzdur Ahmed G 262/7

Sabr it firk- yre v h itme ker Takdre kl havle ki senden rz der ker G18/5

Rz olup ceflarna cevr ekdgm Maksdum ol habb-i kulbun rzsdur Ceml G 36/6

Akn artlarndan biri, karlalan bel ve skntlara rz ile karlk vermektir. Aksi takdirde istenen menzile ulalamaz. Bu uurda sevgili atee bile atsa, ondan ikayet etmemelidir: (Nesm G 325/9) Ikun yolunda menzile nicesi iriser Ol kim bel v mihnete sabr u rzs yoh Ahmed G 116/6

Rz vir Ahmed cevre bu kun art oldur kim ikyet itmeye k an mak oda salsa Ahmed G 586/7

181 Sevgilinin yapt her ey, k iin bir ltuf saylr. n ise, sevgilinin rzsndan baka bir istei olamaz. Zira onun rzs, slih amel deerindedir: (Hamdullah Hamd G 75/4; eyh K 6/17) k oldur kim rz-y yr ana maksd ola Her ne kim mak iderse lutfdan madd ola Cafer eleb G 1/1

Zhid gibi gel keri gerek amel eyle nkim amel-i slih imi yr rzs ker G 126/11

12. Tevekkl Tevekkl, tasavvuf dncede bir sonuca ulamak iin gerekli tedbirleri aldktan ve artlar eksiksiz bir ekilde hazrladktan sonra, o neticenin elde edilmesini Allahtan beklemek ve bilmek anlamndadr (Uluda 1996: 531). Kalbin Hakka itimad ve onun yolunda yaratlta bir huy olan tevekkl, her zaman ve her durumda elden braklmamaldr: (Nesm Mst 2/4) Hak yolnda tevekkl ihls Hilkatmde benm cibilletdr Kad Burhaneddin G 1100/2

Didiler tevekkl eyle eyleme tahamml eyle Bu sze teemml eyle ki geen bel belirmez eyh G 83/3

13. Hayret ama, arma, aakalma, ne yapan bilmeme demek olan hayret, tasavvufta Allahn kainatta yaratm olduu varlklarn dzen ve intizam karsnda duyulan aknlk yahut onun kudretine, sanatna, yaratclna ve

182 hikmetine kar duyulan duygunun son derecesi anlamlarnda kullanlr. Tasavvufta geilmesi zor olan yksek bir makm veya Hakk tanyan fakat bunu dile getiremeyen rifin yaad haldir. Marifet ve yakn kavramlaryla birlikte kullanlan hayretin, vuslat ile de arasnda ilgi vardr (smail Ankarav 1996: 314; Glpnarl 1977: 154; Tarlan 1998: 668; Yetik 1998: 60-61). lh tecellleri temaa eden rifler, Feridddin Attarn Mantkut-Tayr eserinin altnc vadisinde anlatt gibi, hayretlerini ok gzel iirlerle ifade etmilerdir: Grdklerimi sylememe imkn yok. Bundan daha ziyade alacak bir sr olamaz. (4199) (Feridddin-i Attar I 2001: 147-158). Hayret, slikin seyr slk srasnda kalbe gelen lh tecelller karsnda iradesini yitirmesidir (Uluda 1996: 231; Yetik 1998: 60). Ms da, tecell nru karsnda hayrete dm ve kendinden gemitir: Nola gay oldum ise hayret ile Ms-vr Yr ddr bu dem nr- tecell mi degl eyh G 106/6

Aktan alnan lezzetten dolay akl melekeler kullanlamaz ve akn tecellsiyle hayrete dlr (smail Ankarav 1996: 314). Ak erbetinden n eden hayretten kendini/vcdunu kaybeder. Akn hayret vermedii bir slik dnlemez: O kim n itdi kun erbetinden Yavu kld vcdn hayretinden Hamdullah Hamd G 131/1

Var m bir slik ki kun virmedi hayret ana Var m bir k ki evkun an medh itmedi Karamanl Ayn G 490/4

183 Allahn ztn kavramaktan ciz olduunu idrak eden akl hayrete der. Sahip olunan bilgiler, varlklarn esiz nizam ve dzeni karsnda yetersiz kald zaman lh sanata hayran kalnr (smail Ankarav 1996: 314. Glpnarl 1977: 154; Yetik 1998: 61). Bu hal, szcklerle anlatlamaz, szn geerliliini yitirdii orada susulur ve o hal yaanr: (Ahmed G 93/4, G 100/5, G 416/7, G 307/3) Zlfine mg didm ise ayb itme kim Hayret yiridr orada sz muteber degl Ahmed G 408/5

Zlfini andugumca pern olubanun Hayretde kaluram dah aklum diremezem Ahmed G 463/2

Hayret, dervilerin efkatinin mit edildii vadiye tebih edilir: Y lh umaram vd-yi hayretde benm stme sye sala efkati dervlern Cafer eleb K 3/21

Denize benzetilen hayret, lemi gark etmitir: (eyh K 1/13; Nesm G 1/10; Nect G 580/4) Hayret denizi lemi gark itdi eyhiy Kan nect bulmaga hikmet sefnesi eyh G 184/8

184

C. Seyr Slk ve lgili Kavramlar

Seyr slk, Hakka ermek iin kalbin zikir yoluyla yapt manev ve rh yolculuuna denilir. Bu yolculuun amac, kiisel arzu ve isteklerin yok edilip tam anlamyla lh iradenin hakimiyeti altna girerek kmil insan mertebesine ykselmektir. Sir veya slik (ehl-i slk) ad verilen yolcu, nefsindeki kt huylardan arnd ve iyi huylar edindii lde bu yolculukta mesfe alabilir (zgr 1995: 292; Uluda 1996: 176, 456, 467, 482). Hakka giden menzillerde erilik sz konusu olmad halde, slikin ak yani seyr slk yolunda doru gitmemesi eletirilir: Nin gitmezsin iy slik tark-i ka sen togr Slk- menzil-i Hakda olur m hrh egri Karamanl Ayn G 456/4

1. Menzil Menzil makm, konak, durak, mertebe, seyr slk esnasnda varlan ve geilen konaklama yerleri anlamna gelmektedir (Uluda 1996: 358). Hamdullah Hamd, tarkat yolcusu olan slikin ilk menzilinin ibret olduunu ifade eder: Her ki ol slik-i tarkatdr Menzil-i evvel ana ibretdr Hamdullah Hamd G 66/1

Hakkn irfan menzillerine sefer edilmesi yani seyr slk yaplmas gerektii sylenir:

185 Dil menzil-i irfn- Hakka eyle sefer Ki tekyeghun ola tk- mlk-i l-yefn Hamdullah Hamd K 1/12

2. Telvn-Temkn Telvn renkten renge girme, boyanma; temkn meknda yerleme, karar klma demektir. Tasavvufta telvn bir halden dier hale geme, temkn istikamet zere karar klma ve iyice yerleme makm anlamndadr. Slik, seyr slk sresince bir halden dierine getiinden telvn ehli, Hakka erince temkn ehli olur (Sevim 1997: 68; Kueyr 1999: 172; Uluda 1996: 522). Telvn ve temkn birlikte deerlendirilir. Hak ile vuslata erip temkn makmnda karar klan bir slikin, talep ve istikamet yolunu arama yeri olan telvn lemine gnln vermeyecei belirtilir: Virmemi bu lem-i telvne dil Ol kii kim merdm-i temkn imi Hamdullah Hamd G 84/2

3. Zikir Anmak, hatrlamak, aklamak, bildirmek gibi anlamlara gelen zikir, kavram olarak Allah adnn tekrarlanmas demektir. Kurnda namaz klmak, Kurn- Kerm, ilim, zikr/Allah anmak, kymeti byk ey anlamlarnda da kullanlmtr. Kurnda yer alan Ey inananlar! Allah oka zikredin. (Ahzb, 33/41) ve Kalpler ancak Allah anmakla huzur bulur. (Rad, 13/28) gibi yetler de zikre dayanak tekil etmitir. Zikrin hakkat, zikri yani Allahn zikredildiini; daha dorusu ondan baka her eyi unutmaktr. Zikir mutasavvfn tm varlna nfz etmeli, zikir halindeyken baka hibir eyi aklna getirmemelidir. Zikir hakiki ak yolunda atlan ilk admdr. nk kii, birini sevdii zaman srekli onu hatrlamaktan ve adn sk sk anmaktan holanr. Zikrin sebep ve sonucu olan Allaha gerek anlamda gvenme ve

186 onu kaytsz sevme; tasavvuf ehlini bu dnyadan bamszlatrr, onu dnyann manev sultan yapar. Zikir, stn niteliklerinden dolay tarkatlarn temel esaslarndan biri haline gelmi ve manevi altrmalar olarak grlmtr (Serrc 1996: 223; Pakaln 1993: III/659; Ayn 2000: 224-244; Schimmel 2001: 169-179; Eraydn 2001: 128). Hakk zikr etmek iin deta arda bulunulur. Kimi zaman hankahlarda yaayan prlerin yanl anlalmaya msait szleri, Hakk zikr etmeye mani olabilmektedir: Gelnz zikr idelm Mevly Gelnz fikr idelm ukby Mesh Trk 23/I/1

Zikre varmadugum Meshi bu kim Sz atar pr-i hnkh bana Mesh G 8/5

ki eit zikir vardr. Yksek sesle yaplan zikre, cehr zikir; zikr edenin sadece kendisinin iitebilecei bir ekilde alak sesle yaplan zikre de haf zikir ad verilmitir (Vicdni 1995: 6-7; Ayn 2000: 224-244; Uluda 1997b: 561-563). Cehren v srr tabiriyle cehr ve haf zikrin ikisini birlikte dile getirilir. Dervilerin dergahlarda yaptklar cehr zikir, sokaklara kadar taan sesler sebebiyle, kavga olarak nitelenir: (Nect G 451/6) Szn dilmdedr leylen nehren Adun zikrmdedr cehren v srr Ahmed G 40/5

Ben mutekid degl miyin Allh zikrine ol denl var ki baum gavgya virmezin Nect G 405/6

187 Hakkn ceml ve cellinin mahede edildii, sessiz olarak kalb yaplan zikre, kalp zikri denilmitir. Bu zikir eidinde kalp, devaml zikr edileni dnr, onun huzurunda olduunu anlar ve durmadan Allah Allah der. En sonunda, dilin hareketsiz kald, sadece kalbinin Allah Allah dedii bir mertebeye eriir (Kueyr 1999: 301-302; z 1997: 174; Uluda 1996: 589). u beyitte, kubbe sylenerek mecaz- mrsel ile cmi kastedilir. Cami de, kiiletirilerek deta srekli kalb zikirde bulunan temiz, salam inanl bir tasavvuf ehline benzetilir: Grinr her kubbesi bir sfi-i pk-itikd Kim iinde zikr-i kalb dem-be-dem gy ola Nect Trk 1/III/2

Tevhid zikri, L ilhe illallh kelime-i tevhidini devaml sylemektir (Ayn 2000: 230; Uluda 1996: 588). Zhidin tevhid zikri zere olduu ifade edilir. Vezin gerei tevhid kelimesi ksaltlmtr: Zhidn tesbhidr l havle zikri l ilh y gnl sen syle yrn lal-i ekker-brn Nesimi G 443/9

Tarkatlarda, lafza-i cell olan Allah kelimesinin tekraryla da zikir yaplr (Ayn 2000: 231; Uluda 1996: 588). air her an, her nefes Allah zikr ettiini syler: Her sehergeh derd ile h eylerem Kh- Kf ol zamn kh eylerem Her nefes kim zikr-i Allh eylerem Halk Hakdan yani gh eylerem Nesm Bilinmeyen T 24

Nect, lafza-i cell zikrinin deiik bir cephesine deinir. Anadolunun Allah Allah zikri ile feth edildiini belirtir. Karanlklar aydnla eviren zikir,

188 srekli tekrarlanmaldr. Beyitte, Rm ile zulmet kelimeleri arasndaki iham- tezat sanat yaplr: Zulmeti amaga zikr eyle Nect zikr et Feth ider Rm ilin vze-i Allh Allh Nect G 457/5

Ztn grnmezliine ve btn hviyetine delalet eden H zikrine (Ayn 2000: 232-237) de divanlarda rastlanr. Hakk isteyen kii, geceleri, sabahlara kadar y H diye zikr etmesi gerekir: Seni isdey olupdur Ahmednn Giceler subha degin zikr-i y H50 Ahmed G 534/7

Tasavvufa gre yaratlm her bir varlk kendi diliyle Hakk zikreder (Ceylan 2000: 294; Nicholson 1978: 54). Schimmel (2001: 302, 323), btn tabiatn, varlklarn zikrini nemli bir ey olarak grr ve bu dncesini, Yunus Emrenin szleriyle destekler. Yazara gre Yunus, yaratlm olan her eyin daim zikrine kulak veren ve onlara katlan mutasavvflardandr: Dalar ile talar ile araym Mevlm Seni Seherlerde kular ile araym Mevlm Seni

50

Vezin bozuktur.

189 Sular dibinde mhle Seherlerde h vhile Abdl olup ya H ile araym Mevlm Seni Schimmel (2001: 60), 17. yy.da yaam Merkez Efendinin ho olarak niteledii konuyla ilgili bir hikyesini anlatr: stanbuldaki Halvetiye tarkatnn eyhi Smbl Efendi, kendisine bir halife aryormu. Tekyeyi sslemek iin iek toplamak zere mridlerini gndermi. Hepsi de, kucaklarnda birbirinden gzel ieklerle geri dnmler; ancak ilerinden biri, Merkez Efendi, elinde ufak, solmu bir iekle kagelmi. Neden eyhine layk bir eyle gelmedii sorulduunda yle demi: Btn iekler Rabbi zikrediyordu, zikirlerini nasl kesebilirdim ki! Baktm aralarndan biri zikrini bitirmi, ben de onu aldm geldim.

Mihr Hatun, gl bahesindeki binlerce kuun bir araya gelerek hal dilleri ile Hakk zikrettiklerini syler: Hl-i zebnla derilp Hakk zikr ider Glenler ire murg- hezrn hezrdur Mihr Hatun K 6/6

Karamanl Ayn, kiiletirerek eitli renklerde elbise giyen eyhlere benzettii snbl, meneke ve susamn hal dilleri ile zikr ettiini belirtir: Her snbl benefe meyh-libs olup Ssen lisn- hl ile zikrin ider makl Karamanl Ayn K 4/10

Bahar mevsiminde ieklerin ap aalarn yeermesi ve tabiatn canlanmas, varlklarn zikirle tevhide almas olarak tasavvur edilir:

190 Dirlik rebne irdi agz ad kint Gsterdi cmle zikr ile tevhde itigl Karamanl Ayn K 4/2

Allah zikretmek her zaman ve her yerde mmkn olmakla birlikte, tarkatlarda zikirle ilgili belirli db ve erkn da vardr (Schimmel 2001: 172). Bundan dolay halvette yaplan zikirden sz edilir: Zikr fikr istersen Ahmed ite halvet ite sen Ko beni kim fikr-i ruhsr- nigr itsem gerek Ahmed Paa G 151/10

Zikir meclisi demek olan zikir halkas, tasavvuf ehlinin eitli zikirleri topluca icra ederken oluturduklar tek veya i ie birka daireden meydana gelir (Uluda 1996: 220; Cebeciolu 1997: 321). Mesh, kesine ekilmi bir halde zikir halkasn idare eden eyhin, sokaktan geen gzeli grnce dayanamayp, Allahm bana sabr ver! eklinde hayflandn ifade eder. Sabr, ayn zamanda ok sabrl anlamnda Allahn gzel isimlerinden biri olduundan, eyhin y Sabr eklinde zikrettii de anlalabilir. Nect Bey, zikir halkasna dahil olup zikretmenin gzel olduunu, fakat bahar mevsiminde bunun kolay olmadn syler: Halka-i zikr ire dil-dr grp Kesinden eyh ider y Sabr Mesh G 46/3

Ho olur halka-i zikr dem-i tesbh vel Fasl- gl-zr durur devr mey-i nbundur Nect G 138/2

191 4. Vird Dzenli bir ekilde ve belli zamanlarda okunmak zere Kurn, hadis ve ermilerin szlerinden derlenen dulara vird ad verilir. okluk ekli evrad olan vird, o tarkati kuran pr veya yerine geen halife tarafndan dzenlenir. Her tarkatn kendine zg bir virdi olur. Tarkat bykleri bu virdleri, mridlerinin manev derecelerine gre dzenleyip tlim ettirirler. Mridler de bunlar usullerine gre tekrar ederler. Bu dualar, gnn ve gecenin belli saatlerinde, topluca veya tek bana, yksek veya alak sesle okunabilir. Mutasavvflara gre gre herkesin bir virdi olmaldr. Zira seyr slk iin gereklidir. Virdi olmayann vridi olmaz, Hakkn feyzine eriemez (Vicdni 1995: 146; Glpnarl 1977: 351; Pakaln 1993: III/595; Uluda 1996: 570; ahinolu 1997: 318-319). Zhidler, hankahta vird okuyarak vakitlerini geirirler: Hnkh iinde zhid nitekim evrd okur Mekteb-i mey-hnede mahmrluk yazar gnl Mesh G 145/2

Hz. Peygamberin Bana bir kere salt ve selm getirene, Cenb- Hak on kere rahmet eder. hadisine (Vicdni 1995: 146) telmihte bulunulan aadaki beyitte, akll kiinin insan cennete eritiren Peygamberin selmn kendine vird edinmesi gerektii belirtilir: kildr ol kii kim vird idinr drdn Drs-selma iltr n kim selm- Ahmed Hamdullah Hamd M 31/5/5

Evrad, zellikle geceleri ve seher vakitlerinde okunur (El-Mekk I 1999: 20-91; ahinolu 1997: 318). Gnein nee ile doduu saadet sabahnda uyanmak isteyen gnller, bu vakitlerde virdlerini ihmal etmemelidir:

192 Tul- subh- sadet diler isen gnlm Azyim-i eb vird-i seher dir itme eyh G 158/6

eyhler, seyr slkta mesafe kat etmi mridlere Allahn gzel isimlerinden birini telkin ederler (ahinolu 1997: 319). Vuslat kapsnn kendisine kapanmas zerine, air Allahn madd ve manev btn kaplar aan anlamna gelen Fetth ismini vird edinir: Baglanaldan bana der-i vaslun Virdm old heme y Fetth Cem Sultan G 28/2

Kurndan iktibas edilen yetlerle virdler meydana getirilir. airler, Nr (24. sre) ve Duhn (44. sre) sresini vird edindiklerini sylerler. Bu kelimelerin, sevgilinin zlf ve yana iin benzetme unsuru olarak kullanld da gz nnde bulundurulmaldr: (Nect G 303/3; Ahmed G 107/9; Karamanl Ayn G 338/7, G 417/5; Ahmed Paa G 171/2) em-i ruhsrun eb-i zlfine ren olal Sre-i Nr u Duhn vird-i zebnumdur benm Cafer eleb G 142/4

Zlf ruhun hayliyile rz u eb gerek Virdm dilmde sre-i Nr u Duhn idem Adn G 59/4

5. Tesbih Tesbih, Allah takds ve tenzh etmek, onun her trl kusur ve noksan sfatlardan uzak olduunu dile getirmek, bu maksatla Allahm seni tenzih ve takdis ediyorum anlamna gelen Sbhanallah kelimesini sylemektir. Tesbih,

193 kalp, sz ve itikat ynnden olabilir. Tarkat ehlinin belli sayda Sbhanallah demelerine de tesbih denir. Tesbih ve zikir saysnn tespitine yarayan, kk tanelerin iplie dizilmesiyle yaplan, elde ekilerek kullanlan bilinen lete de tesbih ad verilir. Tesbihin says genellikle 33, 99 veya 1001 tane olur (Pakaln 1993: III/471; Uluda 1996: 526; Baba 1998: 282-283). Akama kadar klnan be vakit namazla birlikte, sabaha kadar tesbih, zikir ve ibadetlerle gecenin ihy edilmesinden bahsedilir: Muttasl evkt- hamse klna ahama dek Subha dek tesbh zikr tat ihy ola Nect Trk 1/III/6

Yusuf kssasna telmih yaplan aadaki beyitte azz kelimesi tevriyeli kullanlr. Allahn gzel isimlerinden biri olan Azze iaret edilir. Tesbih ile iham- tenasp oluturularak y Azz tesbihinin tekrarlanmas sylenir: Msr- izzetde el zre tutmadlar Ysuf Zer gibi tesbhi tekrr itmeyince y Azz Nect G 226/5

Vasf, sadece insanlarn deil kularn da kendi dilleri ile Hakk takdis ve tesbih ettiini, tesbih seslerinin ise yeryzn kapladn belirtir. Nect ise, devaml secde vaziyetinde duran kubbelerin, deta Rabbil-al szyle tesbih ektiini ifade eder: Cihna velvele salmd bang- gulguleden Mzekkirn- vuh u msebbihn- tuyr Vasf K 5/6

194 Secdede gibi durur dim bu l kubbeler Tan m tesbhi eger kim Rabbl-al ola Nect Trk 1/III/4

Zhidler l havle szn kendilerine tesbih etmilerdir: Ben bir zamn zhid idm tesbh ile tehll ile imdi ki grdm yzni u rind evb olmam Kad Burhaneddin G 757/2

Zhidn tesbhidr l havle zikri l ilh y gnl sen syle yrn lal-i ekker-brn Nesm G 443/9

Tesbih, ak ve gnl iidir. Hakkn btn kusur ve noksanlklardan pk ve mukaddes olduu, iselletirilerek ve ak ile sylendii zaman bir anlam ifade eder. nsanlara gsteri iin ekilen/sylenen tesbihin bir faydas yoktur (Tarlan 1998: 610). Halka irin grnmek iin tesbih eken zhidler yerilir. Onlarn halka oluturarak tesbih tanelerini saymalarn riyadan ibaret olduu ve tesbih tanelerinin kard seslerin deta kavga grlty artrd dile getirilir: Bazlar halka olup dne-i tesbh sayar Sfi ol zhd degl belki riy hrmenidr Nect G 112/5

Yzime den gz yadur sfi ne lzm Kim dne-i tesbh sayam r u er zre Nect G 479/5

195 Benzetmelerden rl u beyitlerde, ku avlamak iin yaplan bir tuzak sahnesi tasvir edilir. Zhid avcdr, sdk k avlanacak bir kutur, riya veya seccade tuzaktr, tesbih taneleri ise av iin ortaya konan yem taneleridir: ikr- zerk idici turfe murg imi zhid Ki dzdi zerk ile tesbh dm u dne dahi Ahmed Paa G 315/5

k- sdk tuzagun kuu iy zhid degl Dne dizme tesbihi seccdeyi dm eyleme Nesm G 372/5

6. Riyzet Riyzet, idman yapma, eitme, terbiye ve slah etme, ekici ama zararl eylerden uzak kalma, zor ama faydal eyleri yapmaya kendini altrma anlamndadr. Kavram olarak ahlakn tezhibi/dzeltilmesi anlamnda olup, bu maksatla yemek ve imek de dahil olmak zere nefsi, arzu ettii eylerden mahrum brakmaktr. Tasavvuf yolunun esaslarndan biri olan riyzet, slikin nefsinin arzulad eyleri yapmamasdr. Dnya lezzetlerinden ve rahatndan uzak, perhiz ve kanaatle yaamadr. Nefisle yaplan savatr. Huylarn gzelletirilmesinden ibarettir. Riyzet sayesinde slik nefsine hakim olur, aa arzularn dizginler, kendini disiplin altna sokar. Riyzetle gnl saflar, rh incelir. Riyzet, az yemek, az imek, az uyumak, az konumak, hi kimseye eziyet vermemek ve ok ibadet etmekle yaplr. ile ekmek, erbain karmak, sefere kmak, inzivaya ekilmek riyzet ekilleridir (Sevim 1997: 67; Hcvir 1996: 319; Pakaln 1993: III/50; z 1997: 163; Uluda 1996: 438). Nefsin kurbanlk koyun olarak tasavvur edildii beyitte, riyzet baa benzetilir. irkten arnp vahdete kavuabilmek iin o bakla nefis ldrlmelidir. nat nefis riyzetle slah ve terbiye edilmelidir:

196 irkden arnuban vahdet bulaym dir isen Var riyzet bagyla nefsi kurban id yz Ahmed G 278/4

Riyzet ile bu nefs-i ems slh it Yegneler gibi istersen alasn meydn Cafer eleb K 26/48

Riyzet yapanlara riyzet ehli/ehl-i riyzet denir. Umak sz, havalanmak; kanatl kanatsz yerden ge doru amak, oturduu yerde atp tutarak kendini byk gstermeye almak gibi anlamlara gelir. Kendini fazlasyla ibadete veren, bu hususta gsteri de yapan kiinin hali de adam nerdeyse uacak szyle anlatlr ve bu szle gsteri yapt belirtilmi olur (Glpnarl 1977: 341-342). Gsteri iin riyzet yapan, kendini byk gstermeye alan riyzet ehli ve zhidler, ne kadar urarlarsa urasnlar hatta gkyzne de ksalar/usalar maksatlarna eriemezler: Ehl-i riyzeti iidrz uar diy Bu da riyzet ehlidr f dir isen uar Mesh K 17/24

remezsin zhid vasluna ol s-demn Dem-be-dem say-i riyzetle gerekse gge u Nect G 40/5

A kalarak riyzet yapan zhidin benzinin sararmas, hastalktan dolay olduu eklinde yorumlanr:

197 Sarardur benzini zhid velkin Riyzetle degldr illeti var Nect G 86/6

Gonca halinde iken halvethanede itikafa girmi bir slik olarak dnlen gl, kiiletirilerek riyzetle gzelliin srlarn kef etmeye alan bir kii olarak hayal edilir: Gl riyzetle cemln srrn kef itmege Gonca halvet-hnesinde eylemidr itikf Cafer eleb G 84/3

a. Uzlet Uzlet tasavvufta, gnaha girmemek, daha ok ve daha ihlasl ibadet etmek amacyla toplumdan ayrlp ssz ve kimsesiz yerlere ekilmek, tek bana yaamak demektir. Uzletten maksat, faydasz szlerle zaman geirmemek, bo zamanlarda bir keye ekilerek ibadet ve tefekkrle zaman deerlendirmektir. Uzletin hakkat halktan ayr olmak deil, kalbini onlardan ayrp Hakka ynelmektir. Slikin ilk hali uzlet, son hali ise halvettir (Kueyr 1999: 197; z 1997: 168; Uluda 1996: 543). Mutasavvflar, dnya ve ahirete ait hayr, iyilik ve gzellii uzlette bulduklarn sylemilerdir (smail Ankarav 1996: 231). eyh, manev zevk ve nimetlerin yer ald uzlet kesini tavsiye eder: eyh var imdi ke-i uzlet kl ihtiyr Zevk tenaum ise hemndr temm ola eyh Trc 5/V/8

Uzlet ile izzet kelimesinin iirlerde birlikte kullanm, tasavvuf ehlinin Uzleti tercih eden, izzeti tahsil eder. szn artrr. nceki beyitte olduu gibi, aadaki beyitte de izzet dileyenin uzlet kesine ekilmesi nerilir. Tasavvuf kaynaklarda, uzlet kelimesini oluturan her harfin ayr bir

198 zellie iaret ettii anlatlr. Arapa yazl itibariyle uzlet kelimesinin birinci harfi olan ayn harfi ilme, z harfi zhde, lam harfi Allah iin olmasna ve ta harfi de takvaya iaret etmektedir (Kueyr 1999: 198; smail Ankarav 1996: 231). kinci beyitte azlsz izzet tabiri, harflerin ifade ettii bu anlamlarla ilgili olmaldr: zzet dilersen uzlet it genc-i kanatdan dile Vahdet makmn cy iden iy dil selmet istesen Karamanl Ayn G 288/6

Buldlar knc-i fergatde kanat gencin Azlsiz izzet imi uzleti dervlern Ahmed Paa K 8/7

Uzletin Allah rzs iin yaplmas esastr. Halk arasnda hret bulup, insanlarn kendilerine tevecch etmelerini isteyip bu sayede birtakm dnyev kar salamak iin yaplan uzlet, mutasavvflarca hi ho karlanmaz (smail Ankarav 1996: 231). u beyitte uzlet kesini tercih edenin mehur olmak istemeyeceinin sylenmesi, ayn anlayn airane ifadesi olmaktadr: Ho gren kl fen tavrn hret gzlemez Knc-i uzlet isteyen kendyi mehr istemez Avn G 28/3

b. Halvet Yalnz kalma, tenhaya ekilme, tek bana yaama demek olan halvet iin mutasavvflar eitli tarifler getirmilerdir: eyhin gzetiminde halvethanelerde ibadet ve zikirle megul olmak; ne bir melein ne de dier herhangi bir kimsenin bulunmad bir halde ve yerde Hak ile srren/manen konumak, rhen sohbet etmek; gnahtan korunmak ve daha iyi ibadet etmek iin ssz yerlerde yaamay tercih etmek; zhirde halk ile, batnda Hak ile olmak; yalnz bir keye ekilip i lemini murakabe etmek. Yalnz

199 yaamay tercih eden ve Hakla olmak iin halktan ayr kalmaya nem veren mutasavvflar, halveti tasavvuf hayatn bir unsuru haline getirmilerdir (Sevim 1997: 69; Pakaln 1993: I/713; Uluda 1997: 386-387). Kanaat elbisesi giyerek halvet kesini tercih eden bir dervi, srekli tefekkr yahut zikirle megul olmaldr (Necmddin Kbra 1996: 57; mam Gazl 1989: II/579-580). Zira dervilerin halveti, cennetin kaps gibidir: Zikr fikr istersen Ahmed ite halvet ite sen Ko beni kim fikr-i ruhsr- nigr itsem gerek Ahmed Paa G 151/10

Knc-i halvetden u kim giydi kanat hilatn Tut etegin kim cihnn genci ol serverdedr eyh G 36/5

Cennetin kapsdur halveti dervlern Yer gk tapsdur hdmeti dervlern Ahmed Paa K 8/1

Halvetten maksat, kalbi masivadan temizlemek ve gnl Hakkn evi klarak kesret ierisinde vahdete eriebilmektir (mam Gazl 1989: II/579586; smail Ankarav 1996: 230). Eer bir kimse, mr boyu halvette bile olsa kalbini masivadan temizlemedii srece asla halvet yapm olmaz. Ayrca halvet insan riyadan kurtarr. Halvette bulunduu halde riyadan kurtulamayan zhid yerilir. Zir riya ile halvete giren kimsenin Hakka erimesi mmkn deildir: Halvetnde zhid ayb itme ehl-i ka sen Knc-i gamda kun da b-riys zgedr Mihr Hatun G 32/4

200 Halvet erban ile kimse irimedi Haka Zhd salha meyl iden fikr-i muhle dmesin Nesm G 338/6

c. Erbain Erbain, Arapa krk says demektir. Kavram olarak da, derviin krk gn sreyle zel bir mekanda inzivaya ekilip kendisini ibadete vermesi anlamna gelir. Buna ile de denir. Erbainde kalbin tasfiyesi, nefs-i emmrenin ezilmesi, bencillii krlmas amalanr. Erbaine girmenin gayesi lh tecellleri ve cemli temaa etmektir. Erbain yapl yledir: Erbaine girmeden nce hazrlanlr. Derviin, zerindeki elbiselerin ve oturaca yerin temiz olmasna, boy abdesti almasna ve erbain sresince abdestli olmasna dikkat etmesi arttr. Ayrca erbaine girmeden nce az yeme, az uyuma, az konuma esaslarna uyup kendini halvet hayatna hazrlamas, halvete girince de dnya kelam sylememesi, yemeyi en aza indirmesi ve mmkn olduu kadar az uyumas gerekir. Erbain, tekyenin tenha bir kesinde, bu i iin ayrlm odaya girmekle balar. eyh, dervii bu odaya sokar, Fatiha sresini okur ve kapy kapayp gider. Odada bir post yahut seccade, bir mtteka ve odann rafnda bir Kurn- Kerm vardr. Erbainde dervi, eyhinin kendisi iin uygun grd esm ile megul olur. Kurn okur, dncesini tamamen zikirle megul eder. Dervi, bu odadan ancak zorunlu durumlarda ve abdest tazelemek iin kar. Yiyeceini, ieceini belirli vakitlerde bir dervi getirip odaya brakr ve selamdan baka bir sz sylemez. Asl gelenek, erbaine girene ilk gn krk zeytin verilmesi, her gn zeytinin biri eksiltilerek krknc gn bir zeytin sunulmasdr. Fakat buna pek o kadar riayet edilmez, yalnz yiyecei her gn biraz azaltlr. Krknc gn ya eyh gelip dervii odadan karr, yahut baka birisi karp eyhe gtrr. Erbainden kan, krk gn iindeki dncelerini, bilhassa ryalarn eyhe anlatr. eyh lzum grrse dervii o gn, ikinci bir erbaine sokabilir; birbiri stne erbain karanlar olur. Derviin erbainden karld gn bir koyun kesilir, kendisine kurbann et suyuyla yaplm tirit

201 sunulur, derviler kendisini kutlarlar (Pakaln 1993: I/542; Glpnarl 1977: 80, 117; Eraydn 1995: 270; Uluda 1996: 174). arabn bir iede krk gn sre ile bekletildiinde daha saf olaca dncesinden hareketle, sufilerin de erbainde kald srece daha temiz, saf ve gnahlardan arnm hale gelecei dile getirilir. Erbain kelimesi tevriyeli kullanlmtr: arb ol dem olur ey sfi sf Ki eyle kara erbani ker G 129/3

Baz mutasavvflara gre, erbain ile manev ilerleme gereklemez (Eraydn 1995: 270). u beyitte de erbain ile kimsenin Hakka eriemeyecei sylenir: Halvet erban ile kimse irimedi Haka Zhd salha meyl iden fikr-i muhle dmesin Nesm G 338/6

Yz erbain gibi saysn belirten ifadelerle karlalmas, eyhin lzum grmesi halinde derviini birden fazla erbaine sokmasyla (Glpnarl 1977: 80-81) ilgilidir: (Ahmed Paa K 23/24; Cem Sultan G 153/7) Koma selse-i gassleyi ki kefn anun Yz erbainle bulmad zhid-i murtaz Ahmed Paa G 135/4

Tekye ve hankahlarn evrelerinde erbain iin zel yaplan ve genellikle bir kiinin namaz klarken ayakta durabilecei ykseklikte ve bada kurup oturabilecei genilikte dar ve karanlk odacklarda erbaine girilir. Beyitte geen bucak kelimesi ile erbainin girildii dar mekan kastedilir. Cennet midi ile erbaine giren sufiler yerilir:

202 k srer safyile ddr sohbetin Sf bucakda cennet umar erban ile eyh G 160/2

Hz. Ademin amurunun krk gn yorulduu eklinde rivayet edilen hadise (Shreverd 1995: 264) de telmihte bulunulan beyitte, iham ile erbain kavramna yer verilir: Ceddin bist sald sary- nbvvete dem ekerken b u gil iinde erban Ahmed Paa Trc 6/III/3

d. tikaf tikaf, ibadet amacyla belli bir cami veya mescidde belli bir sre durmak, bu sre iinde zorunlu durumlar dnda dnya ii ile ilgilenmemek anlamndadr. tikaf sresince masivadan uzak durarak Hak ile ba baa kalnmaya allr. zellikle Ramazan aynn son on gnnde itikafa girilir (Uluda 1996: 284; ener 2001: 457-458). Gln gonca hali, belli bir zaman diliminde itikafta bulunan bir dervi olarak tasavvur edilir: Gl riyzetle cemln srrn kef itmege Gonca halvet-hnesinde eylemidr itikf Cafer eleb G 84/3

7. Velyet Velyet, vellik, ermilik, dostluk demektir. Tasavvufta, Hakkn kulunu, kulun Rabbini dost edinmesi; Allah ile kulu arasndaki karlkl sevgi ve dostluk, nefsinden fani olan kulun Hak ile olmas gibi anlamlarndadr. Allahn kulunu dost edinmesi, onun zerinde isimleriyle tecell etmesi veya hal, ilim, zevk gibi ekillerde olmaktadr. Mutasavvflar velyeti, Allahn dilediine verdii bir ltuf olarak da deerlendirmilerdir (Kueyr 1999: 347-351;

203 Hcvir 1996: 326-335; Necmddin Kbra 1996: 153-55; Levend 1984: 48; Ceylan 2000: 285-288; Aff 1999: 249-260; Uluda 1996: 564-65; Cebeciolu 1997: 754; Selvi 1997: 70). Velyet kavram eitli benzetmelerle anlatlr. Bir lkeye tebih edilerek, bu lkenin sahibi olan vel, istiare ile kainat iinde hkm sren, manev tasarrufa sahip bir kii olarak nitelenir. Gnee benzetilerek, zerre ile tezat halinde verilir. Bir sr olarak dnlen velyetin kef edicisinin Hz. Ali olduu sylenir: Senndr kint ire tasarruf Velyet milketine pdisn Cafer eleb K 2/5

Ol Hamdiyem ki zerre-i ems-i velyetem Enfsum ile tradur nefs-i tayyibe Hamdullah Hamd Mf 214

h- merdn r-i Yezdn pv-y ehl-i dn Kif-i srr- velyet Haydar- kerrr mest Nesm G 22/15

8. Keramet Ycelik, ykseklik, cmertlik, azizlik gibi anlam olan keramet; Allahn slih, takva sahibi, vel kullarndan zuhr eden olaanst haller demektir. Hakkn vel kullarna ikram, ihsan ve lutfu olarak kabul edilir. Kerametin biri madd, zhir, kevn, hiss ve sr; dieri manev, btn, rh ve hakiki olmak zere iki eidinden sz edilir. Keramet vellerin dikkat eken zelliklerinden biridir. Tasavvuf ehli, kerametin ciz olduuna dair Kurn ve hadislerden deliller bulmulardr. Bununla birlikte, kerametin ulalmas gereken bir hedef yahut son makam olarak anlalmayp, bilakis Allaha giden yolda bir engel

204 oluturabileceine de dikkat ekmilerdir (Glpnarl 1972: 151-153; Ocak 1997a: 27-30; Uluda 2002: 265-267). Din yolunda keramet dava edenin, asl kerametin varl terk etmek olduunu bilmesi lazmdr: Kermet davi iden dn yolnda Kosun varlgun koldur kermt Ahmed G 71/7

Keramet, sevgilinin yolunda lmektir: lrse Ahmed kunda nola Olur yrun yolnda lmek kermet Ahmed G 73/7

Tasavvuf ehli, kerametin henz iin banda bulunan (mbted) baz vellerde grldn, kerametin ve keramet sahibi vellerin manev durumlarnn abartlmamas gerektiini sylemilerdir (Uluda 2002: 267). Son dereceye erien (mnteh) bir slik, keramete bakmaz: Gamzen ehdi leblern ihysn istemez Slik ki mnteh ola bakmaz kermete Ahmed Paa G 259/4

Divanlarda eitli kerametlerden sz edilmitir. rnek olarak, dervilerin su zerinde yrmeleri ile ilgili kerametleri anlatlr. Mbalaa ile, n dkt gzyalarnn deta dnyay kaplad belirtilir. k da su zerinde yryerek keramet gsteren bir dervi gibi tasavvur edilir. Su zerinde yryerek51 keramet gsteren zhidin gururla yrmesi, rifin nazarnda bir p kadar bile deeri olmayan davrantr: (Cem Sultan G 170/2; Mesh K 10/22)
51

Mutasavvflar, Ku da havada uuyor, balk da su stnde yryor. (Kueyr 1999: 446) diyerek keramete nem vermediklerini anlatmak istemilerdir.

205 Ekim cihn tutd ben b zre yrrm Dervi-i k-bza kermet hemn ola Ahmed Paa G 6/3

Zhid su zre yridgn satmagl kim ol rif katnda mertebe-i hr u has ola Karamanl Ayn G 24/6

Tasavvuf ehlinin su zerine saldklar seccade zerinde oturmalar ile ilgili keramete yer verilir: (Ahmed Paa K 16/10; Cem Sultan G 75/5) Yr kunda Nizm oda sal hrkan kim Sfi seccdeyi sald ise b stinde Karamanl Nizm G 94/7

Ne kermet gsterr gr hrka-p- zlf-i dost Oturur b zre bir seccde-i mgn salup Ahmed Paa G 12/6

Gz kapayp ancaya kadar, yani ok ksa bir zaman dilimi iinde her tarafn lal gibi deerli ss talar olmas gibi bir kerametten bahsedilir: (Cem Sultan G 149/6, G 131/3) Derv-i k-bza kermet degl mi kim Bir gz yumup anca olur her kenr lal Ahmed Paa K 12/15

206 D. Kalbe Ait Kavramlar

1. Vecd Vecd, szlkte bulmak demektir. Tasavvufta slikin lh feyz ile kendinden geme, istirak, kendini yitirme hali anlamnda kullanlr. Kast ve zorlama olmakszn slikin kalbine gelen hale de vecd denir. Vecdde asl olan, sahibinin kendi eseri olmamasdr. nk o zaman vecd deil, arzu ile yaplm bir ey olur. Vecd tarif edilemez, yaamakla renilir. (Serrc 1996: 293; Kueyr 1999: 156; Pakaln 1993: III/585). Vecd sufi, rif ve k ile birlikte deerlendirilir. Vecdin basit eklinin tevcd, en mkemmel eklinin ise vcd olduu bildrildiinden (Kueyr 1999: 155), ilk beyitte sufinin vecdin ilk aamasnda oyalanrken, rifin vcd mertebesine kt anlatlmak istenir. kincisinde, sufiye mescid tarafndan gam haberi, a meyhane kesinden vecdin geldii sylenir: rif vcd halvetini hs ider Haka Sf egeri vecd ile hlt iindedr Ahmed-i D G 301/3

ka mey-hne kncinden gelr ilhm u vecd Sfiye mescid bucagndan gelr peygm- gam Nesm G 262/4

2. Cezbe Szlkte ekmek, eki, ekim gibi anlamlar olan cezbe, tasavvufta Allahn, inayeti gerei kulu kendine ekip yaklatrmas mnsndadr. Cezbe ayn zamanda, Allahn sevdii kulunun kalbinden perdeyi kaldrp alma ve gayreti olmadan onu yakn nru ile birden bire manev makmlara ykseltmesi demektir (Glpnarl 1977: 71; Pakaln 1993: I/286; Ylmaz 1993a: 504; Kn 2004: 185).

207 Kainatn ve iindeki varlklar, lh cezbe kendilerine eritiinde, byk bir coku ve heyecana kaplrlar: Cihna irdi meger cezbe-i lhler Ki geldi c u hura bu resme kevn mekn Cafer eleb K 26/10

Gzelliin evkinin cezbesi, a byk bir heyecan vermekte ve onu deta kanatsz uurmaktadr (Tolasa 2001: 70): Dm- hicrnun sd dil murgnun blin vel Cezbe-i evk-i cemln uurur b-bl an Ahmed Paa Mf 20

3. Gaybet-Huzur Kaybolmak, kendinden gemek gibi anlam olan gaybet, tasavvufta slikin, Haktan gelen vrid, ilham, feyz ve tecellnin tesiriyle kendinden geerek d dnya ile ilgili uurunu kaybetmesi mnsndadr. Hazr bulunmak, rahat olmak ve yce makm gibi karlklar olan huzur, tasavvufta slikin Hak ile hzr olmas, Hakkn huzurunda bulunmas demektir. Gaybet halinin sona ermesiyle birlikte balayan huzur, her an Allahn huzurunda bulunmann idraki iinde olmaktr. Halktan gib olan Hakkn huzurunda, Haktan gib olan ise halkn huzurunda bulunur (Kelbz 1979: 174-177; Kueyr 1999: 162-164; Hcvir 1996: 374-377; Akku 1996: 409; Uluda 1996: 202, 251). ebnem, mutlak varl temsil eden gnein tecellsi ile mahv olduu gibi; huzurda bulunan, yani Hak ile hzr olan slik de kendi vehm varln gayb/kayb eder: Varlgun ider gayb huzrunda vcdum ebnem nice mahv olmaya gn itse tecell Ahmed G 629/2

208 Slik, gaybet annda bile huzurda olduunun uuru iindedir: Gaybet deminde dah huzrundayam mdm Kim k cnda nak idpdr mislni Ahmed G 656/2

Gybet gibi kt bir fiili ileyen sufi, gaybet davasnda samm deildir. Beyitte gybet-gaybet cinas dikkat eker: Ne var dav-y gaybet klsa sf Bilrz hlin anun gybetnden Hamdullah Hamd G 131/3

4. Fen-Bek Fen, geici olmak, yok olmak, lmek; bek ise, var olmak, srekli olmak anlamndadr Tasavvuf yolunu seen mrid, bir mridin gzetim ve denetimi altnda, kabiliyetine gre deien sreler iinde eitli riyzet ve mcahedelerle nefsini terbiye eder. Bu terbiye ve tezkiye sonucunda ulalan noktaya fen ve bek ad verilir. nsandaki kt huy ve davranlarn yok olmas fen, bunlarn yerini gzel huy ve iyi davranlarn almas ise bekdr. Kulun nefsn sfatlarndan arnmas fen, Allahn sfatlaryla sslenmesi ise bekdr. Kulun kulluunu grmekten fani olmas fen, lh tecellleri temaa etmekle bk olmas ise bekdr. Fen, kulun kendi fiil ve davranlarn grmekten fani olup, gerek kul olma noktasna ulamasdr. Varl, Hakkn varlnda yok etmektir. Hakkn varlnn, kulun varlna stn gelmesidir. Allahn mutlak irade ve kudretinin tam olarak tannmasdr. Eyann nazardan silinmesidir. Tasavvuf tevhidin en yksek derecesidir. Bek, kulun Hakkn btn eyadaki tecellsini grmesidir. Kulun her eyini Allahla kim grmesi ve bilmesidir. Kul, Allah ile kim olduu iin

209 kendi fiilini grmez. Bek mertebesine eren kul, Allahn sfatlaryla sfatlanr, gnl aynasndan paslar temizler ve onu mahede eder (Serrc 1996: 217218; Kelbz 1979: 182-192; Kueyr 1999: 160-162; Hcvir 1996: 365-371; Shreverd 1995: 672-675; smail Ankarav 1996: 350-354; Rtter 1997: 546547; Schimmel 2001: 147-152; Nicholson 1978: 126-127; Pakaln 1993: I/195, 598; Kara 1995: 333-335; Uluda 1996: 91). Fen, Allaha nisbetle slikin, kendi varlk ve fiillerini grme duyusunun yok olmasdr. Vcdun Hakkn varlnda fani olmasnn gerekletirildii bu son aama, fen fil-vcd aamasdr. Bu mertebede l mevcde illallh denir. Bu durum, slikin kendi varlndan fani olarak, Hakkn cellini temaa ve azametini kefetmesi ile olur. O dereceye gelinir ki, bu halde dnya ve ahiret unutulur. Ancak beer varln fens demek, insanda madd varln yok olmas anlamnda deil; byk bir zevk iinde gib olunmas, Allahn dnda hibir varln tannmamas anlamndadr (Hcvir 1996: 365-371. Kelbz 1979: 187. Schimmel 2001: 147; Kara 1995: 335-337. Uluda 1996: 188). Varlk sadece grnte olup, sfatlar Allahn sfatnda yok olmutur. Hakk isteyenin ilk nce varln onun yolunda yok etmesi lazmdr. Ancak bu ekilde bek gerekleebilir: (Ahmed G 237/7, G 341/3, G 254/7, G 673/7) Vaslundan ol kii ire izz bekya kim Varlgn yolunda koyuban fen ola Ahmed G 25/4

Fen gerek seni isdeyenevvel Anunn itmiem varlg yagma Ahmed G 37/5

Fen mertebesine erien bir mrid, Allahn hakkatn btn benliiyle hisseder. Kendi varlnn farkna varmad gibi, dardan gelen herhangi bir uyarcy da idrak edemez. Bu hal, bilgi ve amel gibi dnyaya ait idraklerin

210 ald bir haldir (Doan 2004:120). Bu anlay ierisinde dile getirilen beyitte, hakiki sevgiliye kavumak isteyenin fen yolunu semesi nerilir: Visl-i yr dilersen fenyi ol Avn Ki bahs-i ilm amel ser-be-ser olur terzk Avn G 35/5

Damlann denize karp yok olduu gibi, tasavvuf ehli de Allahn varlnda yok olmak ister (Rtter 1997: 547). Fen, denize tebih edilir. Hakka vuslat, fani ve fen denizine gark olmakla mmkndr: (Nesm T 187; Hamdullah Hamd G 29/2) Bahr- fenda fni ol gr ki ne ho hayt olur b- hayt imi fen geri ad memt olur Nesm G 96/1

Kendni fen denizine gark it kurtl Meyln var ise erbet-i hayvna gnlden Kad Burhaneddin G 1309/7

5. Cemiyyet-i Htr Topluluk, toplanmak, toplamak, huzur ve rahat, sa dm demek olan cemiyyet, tasavvufta slikin mahv mertebesine ulatnda masivadan yz evirmesi ve dikkati yce Allaha tevecch noktasnda toplama mnsndadr. Cemiyyet, vahdet, byk bir nimet ve ferahlktr. Gnln huzur ve skn halinde olmas, Allaha yneli durumunda bulunmas, akl, fikir ve kalbin bir noktada toplanmas demek olan cemiyyet-i htr (Kelbz 1979: 177; Tarlan 1998: 392, 522; Uluda 1993: 331-332; Uluda 1996: 117), kesretin sembol olan zlf ile birlikte deerlendirilir:

211 Bulmayup cemiyyet-i htr pernlkdan h Zlf-i dil-berler bigi fte-hl olur garb Karamanl Ayn G 40/2

Htr- cemiyyet ol zlf-i pernndadur ol cihetten olmad hl haylin ez-hutr Nesm G 157/5

6. Mahv-sbat Mahv, yok etmek, silmek, gidermek; isbat, var etmek, tespit etmek, isbat etmek, delil getirmek, devam ettirmek demektir. Tasavvufta birbirinin mukabili olarak mahv, bir eyin izi kalmayacak ekilde ortadan kaybolmas, kulun fiillerinin Hakkn fiillerinde/ztnda fani olmas, slikin, alkanlklardan gelen kt sfat ve huylarn ortadan kaldrmas, Hakkn rtt ve yok ettii ey; isbat ise, vuslat hallerinin gerekletirilmesi, cokun muhabbetin tesiriyle her eyi Haktan grmesi, slikin iyi huylar kazanp, ibadetlerini yapmas ve Hakkn aklad ve meydana kard ey mnlarna gelmektedir (Serrc 1996: 347; Kueyr 1999: 167; Shreverd 1995: 683; Sevim 1997: 66; Levend 1984: 49; Uluda 1996: 273, 344). Yzdeki ayvatylerinin (hat) bazen grlp bazen kaybolmas mahv ve isbat kavramlaryla anlatlr. Sanki slka giren gnln, bazen yok oluu (mahv) ve bu yok oluuyla kendisini buluu (isbat), gerek varln gsterii gibidir (Tolasa 2001: 242): Levh-i hsnnde hatn geh mahv geh isbt olur Benzer ol dil slikinn sret-i amlidr Ahmed Paa G 49/4

Mahv, rhtan Allahtan baka bir ey grme halinin giderilerek, onun ezel ve ebed varl karsnda, slikin fani varln yok etmesidir. Vcdun mahv edilmesi ile lh vuslat gerekleebilir. Zira Hakkn varl karsnda,

212 varlk davasnda bulunmak irk saylr: (Nesm Trc 2/I/14, Ahmed G 549/4, G 385/4) Klmam bu vcd mahv- fen Ki anda anun durur bek mutlak Ahmed G 341/3

y vcdn mahv iden k Yr ile di ne halvet olmsn Hamdullah Hamd G 125/4

Vcdun irkini mahv it vcd- ferd-i vhid ol Ki zt- ferd vhidden ne mesl old ne sil Nesm G 226/12

Sabahleyin gnein douu ile varln yok eden ebnem, Hakkn ztnda vcdunu mahv eden slikin sembol olur: (Ahmed G 254/7, G 306/2) Varlgun ider gayb huzrunda vcdum ebnem nice mahv olmaya gn itse tecell Ahmed G 629/2

Bana gsder yzni kim hals olam bu varlgdan Nite kim mahv olur ebnem sabhn zuhrndan Ahmed G 489/6

Mahvn sembol olarak mumu da grrz. Mumun yanmasyla vcdu nasl yok olursa, k da sevgilinin varlnda yle mahv olur: (eyh G 113/7)

213 Ika mahv old Nesm t kim ayruk emine Yanmasn pervne kim kun kemli mendedr Nesm G 140/17

Denize den ve orada yaayan balk gibi, slik de mutlak varl simgeleyen denizde mahv olur: (Nesm G 200/2) Mahv old Nesm k iinde Dery-y muhta ddi mh Nesm G 421/11

7. Sr Sr, gizli ey, kalpte saklanp kimseye sylenmeyecek olan bilgi, dnce, hal anlamndadr. Tasavvufta Allah ile kul arasnda sakl ve gizli kalan hallerdir. Sr, mahede yani uluhiyeti seyr ve temaa mahallidir. Rh gibi insan bedenine tevdi edilen bir latifedir. Bazen slkdan nce, bazen slkdan sonra bulunan lh cezbedir. Gnl ehlinden ve kef sahiplerinden bakasnn idrak edemedii hususlar, tasavvuf duygular ve bilgilerdir. Srlarn aa karlmamas konusunda mutasavvflar, Srrm dmem bilse onu koparr atarm. demilerdir (Serrc 1996: 233-234, 346; Kueyr 1999: 182; Bayburtlugil 1985: 348; Uluda 1996: 469-470). Btn srlar, mutlak varlk tarafndan bilinmektedir (Serrc 1996: 346): (Nesm G 341/2) Cmlenn srrn ol Hlk bilr Dn yoln k- sdk bilr Nesm Mes 3/19

Hudy bed-gmn sen bilrsin Ki her rz- nihn sen bilrsin Ahmed Paa G 245/1

214

Rh gibi beden kalbna tevd edilmi bir latife olan srra (Kueyr 1999: 182), kolaylkla eriilemez. Beyitte leb-sr ilikisi ve sra-sra cinas da dikkat eker: Kaan ki derdmi soram gerek lebin sra Aceb latfe durur bu iremedk bu sra Kad Burhaneddin G 1288/1

Hz. Aliye her sr ayn olmu, grnmtr; O da bu srr kamlara (ney) sylemitir: Muhammed ilme kn old Al nutk- beyn old Ana her sr yn old Aldr hce-i Kanber Nesm G 68/2

Ahmedn rzn f eyledi zrilik ile Ney gibi bu dil-i sad-pre elmden ne gelr Ahmed Paa G 58/5

Divanlarda srr- Hak (Ahmed Paa G 272/6; Nesm G 348/4, G 22/34, Trc 3/V/3), srr- lh (Nesm G 171/1), srrullh (Karamanl Ayn M 56/5/5) gibi terkiplerle Hakkn srrndan sz edilir. Hicb kaldrld ve ikilik perdesinden vaz geildii zaman, vahdet penceresinden lh sr grnr. Deniz imgesi ile anlatlan Hakkn srrn cann o denizde gark eden rif bilir: Bu ikilik perdesinden ge hicb ref kl Gel bu birlik revzeninden bah bu srrullh gr Nesm G 101/2

215 Bahr- ztn srrn rif bilr sor rife Kim bu srr ol bilr kim cn gark-bndadur Nesm G 141/9

Apak ortaya kan srr- ezel, Hakkn ezel ilminde, mmkn varlklarn hakkatlerinin istidat ile edinebilecekleri keyfiyeti temenn edip o hal zre bu ayn lemine gelerek deiik tr, nitelik ve renklere brnmesidir (Ceylan 2000: 278): Srr- ezel old kr rif nee eylesin mdr Nesm Mes 1/2

Aklanmas mmkn olmayan her eydeki Hakkn hakkat olarak tarif edilen hakkat srrnn (Uluda 1996: 470) anlalmas iin ikilikten vazgeilmelidir: (Karamanl Ayn M 56/6/7): kilikten ge iy viz irigil vasl- cnna Hakkat srrn anla dell ite bu brhna Nesm G 361/1

Hallcn syledii enel-Hak sz bir sr olup, herkes anlayamaz. lh akn sembol arap ile tekyenin simgesi meyhane ise bu srr bilir: (Nesm G 41/6, G 255/1) Gel enel-Hk srrn mey-hne v meyden iit y den inkra nin mnkir-i mey-hnesin Nesm G 314/7

Ak bir srdr. Bu srr, denizler mrekkep, aalar kalem, gkyz de divit olsa, zerre kadar sze/kelimeye dkemez. Hazineye benzetilen ak

216 srrnn yeri ise, viran olan n gnldr. lh bir sr olan ak, chiller bilemez: Fikr iderem ki yazaym zerrece k srrn Bahr midd aa kalem ts- felek devt olur Nesm G 96/9

Srr- kun genc imi anun yeri vrnedr Yakd kun gnlimi ol gence vrn eyledi Nesm G 452/5

Ak bir srr- lhdr ne bilsn mbted Hamdlillah Mihri childen bu irfn gizldr Mihr Hatun G 42/10

Can, limlerin bilemedii, mhiyetinden habersiz olduu bir sr olarak tasavvur edilir: (Ahmed G 35/4, G 367/8) Dil ka sordugu lebin noktasn ol kim Cn srrna limler olur b-haber ey dost eyh G 10/6

Bahsi geen bu srlardan baka Nesmnin divannda, men aref (G 342/8, Trc 3/VI/5), on sekiz bin lem (G 256/6, T 81), nest nran (G 266/2, G 315/5), esm (G 169/1, G 5/12), knt kenz (G 401/14, G 262/1, T 216, T 288, ) ve dem (Mes 3/148, Mes 3/147) gibi kavramlarn da sr olduu sylenmitir.

Tasavvufta, srlarn gizlenmesi zerinde nemle durulur (Serrc 1996: 233-234; Kueyr 1999: 182). Srlar, halka zellikle de chillere bildirilmemelidir. Zira dnyada srlara mahrem olacak az kii bulunur. Onlar

217 da ancak irfan sahipleridir. Gerek rifler, srlarn kimseye sylemezler. (Nesm Trc 1/I/3) Gel rzn f itme kamu halka Nesm n dnyede bir mahrem-i esrr bulnmaz Nesm G 178/13

y gnl ndn katnda rzn f eyleme Ehl-i irfndur bu rzn mahremi ndn degl Nesm G 231/2

Agzun auban syleme her chile kim rif olan kii amaz sanem kimseye rz Karamanl Nizm G 48/3

Srr

etme/aklama

konusunda

Hallc-

Mansra

telmihte

bulunulur. Bu yolda Ser (ba) verilir ama sr verilmez. denir. Eer sr aklanacak olunursa ban gidecei, yani srr anlamayanlar tarafndan ldrleceine iaret edilir: (Karamanl Ayn G 372/1; eyh G 118/4) k gerek ki ser vire v srr bekleye Y sr gerek bu yolda yahod terk-i ser gerek Ahmed-i D G 140/2

Rz- dehenin sakladugum cn bigi bu kim Ser vermek olur srr yn eylemek olmaz Adn G 31/6

218 Leblerm srrn dehnundan karmasun dimi Ser virem bu srr h f itmeyem deyyra ben Mihr Hatun G 137/4

Sk elme sun yine cm- srr kim F olsar anun ile bu sr ki ser gider eyh Trk 2/III/4

E. Ahlaka Ait Kavramlar

1. Sdk Doruluk, gereklik ve kalp temizlii gibi anlamlar olan sdk, tasavvufta slikin yalandan kanp doruluktan ayrlmamas mnsnda kullanlr. Sdk, kullar Allaha ulatran bir makmdr. nsann gizlisiyle ann, z ile sznn bir olmasdr. Halka olduu gibi grnmek, grnd gibi olmaktr. Yalandan baka bir eyin insan kurtaramayaca durumlarda bile, doru sylemektir. Dilde, kalpte ve fiilde doruluk olmak zere eit olan sdk; insann diliyle doru olan sylemesi, kalbinden geenlerin doru dnceler olmas, fiil ve hareketlerinde istikametten amamasdr (Kueyr 1999: 292295; mam Gazl 1989: IV/694; smail Ankarav 1996: 266; Pakaln 1993: III/294; Eraydn 2001: 160-162). Her iin ba sdktr ve her i onunla tamam olur. Nbvvetin hemen altndaki derece sdk hakknda Kurnda, Onlar, Allahn kendilerine ihsanda bulunduu nebler ve sddklerle beraberdir. (Nisa, 4/69) buyurulmutur (Kueyr 1999: 292). Sdk rehber tutanlar, dnya ve ahirette Hakkn has kullarndan saylr: Her kimn kim reh-beridr sdk u ihls u saf Ol durur dreyn iinde bende-i hs- Hud Nesm G 5/1

219

Ulu hazineden dilei olanlarn, sdk ile h etmesi yeterlidir. Zira Hak yolunda sdk olanlar her isteklerine kavuurlar; sdk olmayanlar ise bundan mahrum kalrlar (smail Ankarav 1996: 266): Kimn dilegi var ise ulu hazneden Olur velk sdk ile bir ha baludur Kad Burhaneddin G 831/2

Sdk, Hakka verilen szde vefal olmadr. Kurnda sdk olanlar yle vlr: Allaha verdikleri szlerinde sdk zere duran nice ricl (yiitler) vardr. (Ahzb, 33/23). yette geen sdk kelimesinin, elest meclisinde Hakka verilen sze sadakat gstermek mnsnda olduu belirtilir (Uluda 1996: 468; Ylmaz 2002: 168). air, lh hitba ezelde sdk ile evet dedii iin dnyada ahdinde durduunu ve sznden dnmediini ifade eder: Ikna kl bel n dimiem sdk ile Ahdum sndurmazam turmam ikrrna Nesm G 367/8

2. hlas hlasn szlk anlam, bir eyi iine karm ve deerini drm olan baka eylerden temizleyip arndrmak; saf, temiz, halis, samimiyettir. Kavram olarak ibadet ve iyilikleri, riyadan ve menfaatten arndrp sadece Allah rzs iin yapmak demek olan ihlas, tasavvufta u anlamlara sahiptir: Btn amellerin sadece Allah rzs iin yaplp, halkn deerlendirmesinin kesinlikle dikkate alnmamas; her eyin fili olarak sadece Hakkn grlmesi; amel ve ibadetlerin karlnda sevap istenmemesi; riyann ztt, ibadetlerin rhu ve kul ile Yaratc arasnda bir sr olmas; en yksek derecesinde ise, ihlasl olma uurunun bile kaybolmasdr (Serrc 1996: 221222; Kueyr 1999: 289-292; Kelbz 1979: 149; mam Gazl 1989: IV/675686; smail Ankarav 1996: 252; Arendonk 1997: 942; Ate 2000: 535-536).

220 hlas, ibadetlerin karlnda sevap istememektir. Zira mkft vermek gan olan Allaha aittir: (Ahmed G 71/5) bdetde sevb isdeme kolmaz Ganiyy-i mutlakun ii mkft Ahmed G 81/6

hlasn zdd olan riya, imann kuvvetini azaltt gibi, kiiyi gnaha hatt irk bataklklarna srkler. badetlere riya karrsa gnah olur (Eraydn 2001: 163-164). Yakn ehlinin ibadeti ihlas ile olur: Tat kim ol riydur olur masiyet ne ek hls olur ehl-i yaknin ibdeti Ahmed-i D G 48/6

Hakka vuslat ve manev kurtulu ihlasla gerekleebilir (Ate 2000: 535-536). hlasn mnsn anlamayp, ibadetlerine karlk bekleyen, riyakr davran ve hareketlerde bulunan sufiler, tavus kuu da olsalar cennete giremezler: hls koyup zerk iden ol sfi-yi zerrk Kim bl peri yok Tvs ola ger komayalar umaga an Heyht rev m Ahmed-i D Mst 44/8

hlasa byk nem veren airler, ikiyzlle iddetle kar kmlardr. Bakr, altn suyuna batrlmakla altn olamayaca gibi, riyakr sufiler de asla ihlas sahibi/muhlis olamazlar:

221 Sfi zerk ile diler ki ola Haka muhlis-i hs Zer-i hlis nicesi ide nhs temvh Ahmed G 555/6

3. Riya kiyzllk, gsteri demek olan riya, tasavvufta srf Allah rzs iin yaplmas gereken amele, gsteri katmak anlamnda kullanlr. Gsteri maksadyla yaplan btn davranlarda kendini gsteren riyann, kalpten sklp atlmas zordur. Zira, baka bir renk ve ekilde kalpte yeniden yeermesi ihtimali vardr. hlasa sahip olmakla riyadan kurtulmak mmkn olabilir (Kueyr 1999: 292; Ate 2000: 535-536). Tasavvufta, insanlara irin grnmek iin, riya ile yaplan amel ve ibadetler irk saylmtr (Kueyr 1999: 291. Kelbz 1979: 149; Eraydn 2001: 163-164; Arendonk 1997: 942). Bundan dolay riyadan saknlmas tavsiye edilir: (Ahmed G 369/8) Zerk u riy irk nifk old Ahmed Bu iki irkden drip ictinb it Ahmed G 75/8

kiyzl davranlar sergileyenlerin, kimseye yararlar olmad gibi kendilerine de sknt ve zahmet verirler: (Ahmed G 171/7; Ahmed-i D G 262/4) lm amelde hsl olan saydr abes Zhd riyda fyide yok cz kuru taab eyh G 4/4

mana zarar veren ve insann kendisine faydas olmayan riya yolu terk edilmelidir: (Nesm G 132/9, G 30/2)

222 y riyl ameli assl bilen sf Gider ol fikri ki mna ziyndur bilrem eyh G 119/6

Zerk u riy tarkna varma v nefse uyma kim Kimseye ass eylemez ol sefern ticreti Nesm G 418/8

Hakk bulmak isteyen, yolunda en byk ayak ba/engel olan riyadan uzak durmaldr: Riyy ko Hak bulmak dilersen Riy durur Hakun yolnda p-bend Ahmed G 132/7

Hareketi, davran riya olann, szleri de gerek olamaz. Bundan dolay o kiinin szne inanmamaldr: Her kimn fili riydur ya sz gerek degl Kavline inanma anun he say ikrrn Nesm G 443/6

i gc daima riya olan sufinin szne uyulmaz: Zerk u riys ohdur sf szine uyma Nin ki dim ii tezvr ile riydur Nesm G 48/7

Riyakr davran ve hareketlerde bulunan riya ehlinin ibadetleri makbul olmad gibi kul da saylmazlar:

223 Zerk ile kulum diyenler kul degl Ehl-i zerkun tat makbl degl Nesm Mes 3/23

Sufilerin halka eklinde dizilerek tesbih ekmeleri, riya harman yani riyakr insanlarn bir araya gelerek meydana getirdikleri topluluk olarak yorumlanr: Bazlar halka olup dne-i tesbh sayar Sfi ol zhd degl belki riy hrmenidr Nect G 112/5

Kendisi riyadan tevbe etmedii halde, sufinin insanlara tevbe tavsiye etmesi ho bir davran deildir: (Nesm G 4/9; Mihr Hatun G 98/4; Nect G 224/5) Bana tevbitdrr sf hatdan Velkin kend tevbitmez riydan Ahmed G 488/1

inde riya olmayan saf, temiz k, binlerce riyakr sofudan daha stndr: (Kad Burhaneddin G 1300/1; Mihr Hatun G 32/4) Yigrek durur hezr riy ehli sfiden Bir sfi k eri kim iinde riys yoh Ahmed G 116/3

Sufinin, riyasndan kurtulmasnn aresi olarak, lh akn sembol olan arap imesi tlenir: (Ahmed G 720/6, G 729/5; eyh G 131/1; Mesh G 34/5)

224 Ahmed mey ier ki bula hals Sfnn zerki v riysndan Ahmed G 511/10

Tarkat ehlinin zikir ve ibadetlerini yaptklar ve barndklar yerler olan hankah ve zviyelerde kimi zaman riyann hkm srd anlalmaktadr: (Mihr Hatun G 63/3; Ahmed G 81/1) Mescid zviyede nki riydur srlen Pes niyz itmege bir ge-i mey-hne gerek Ahmed-i D G 122/5

Hnkh ire riy ile dirilmek nie bir Varuban mey-hneye Hakka tevekkl eylerem Cafer eleb G 131/4

4. Kanaat Ksmetine/payna raz olma mnsna gelen kanaat, tasavvufta yaamak iin zorunlu olan ihtiyalarn dnda kalan nefse ait arzulardan uzak durmak; yeme-ime ve oturulan ev konusunda israfa gitmemek; ar kazanma hrsndan kurtulmak demektir (Necmddin Kbra 1996: 51). Kanaatin hakkatn idrak ederek hayatn srdren derviin evine bir iki gn misafir olanlar, fazla yiyecek bulamayacaklarndan kanaate almak zorunda kalrlar: Kl kanat bir ciger birynn mazr tut Bir iki gn hne-i derve mihmnsn begm Cem Sultan G 219/2

almay deil, hrs ve bencillii snrlamak anlamnda kullanlan ve tasavvuf dnya grn ifade eden bir lokma, bir hrka sz (Glpnarl

225 1977: 60-61), iirlerde benzetme unsurlar iinde kullanlr. Zlfn hrka olarak tasavvur edildii beyitte, lokma, sevgilinin sandan hsl olan gam veya dudak olur. Dnyada insana bir lokma ve bir hrka yeter: Zlfnde gam yedii kifyetdr Ahmede Lokmayla hrka buld kanat hemn ola Ahmed Paa G 6/7

Zlf lalin ydna cn kanat klal Bana lemde hemn bir lokma v bir hrka bes Cem Sultan G 135/8

Mutasavvflar, hadis olarak da rivayet edilen Kanaat bitmez tkenmez bir hazinedir. anlamna gelen (el-kanat kenzn l yefn/ kenz-i l yefn) szn ok tekrarlamlardr (Kueyr 1999: 246). Bu sz, airler tarafndan da iktibas edilmek sretiyle kullanlr. Hazineye benzetilen kanaatin bulunduu yer, fergat kesidir. ok alp o hazinenin hazinedar olmaldr. Genc-gencr ve genc-knc cinaslar dikkat eker: (Karamanl Ayn G 288/5) Kanat old Mesh kenz-i l-yefn Dr ki olasn ol genc-i bkye gencr Mesh K 19/26

Buldlar knc-i fergatde kanat gencin Azlsz izzet imi uzleti dervlern Ahmed Paa K 8/7

Kanaat, rh bir erdem olarak mutlu ve huzurlu yaamann bir artdr (arc 2001: 290). Saadet isteyenler kanaat etmelidirler:

226 Gamdan hals olam dir isen bde n kl Knc-i sadet ister isen kl kanati ker G 114/2

Kanaat, hilat/kaftana benzetilir. Bu kaftan giyip halvet kesine ekilen, istiare yoluyla gnllerin sultan bir eyh olarak tasavvur edilir. Onun etei tutulmal, gittii yoldan gidilmelidir. Zira dnyann manev hazinesi onun yanndadr: Knc-i halvetden u kim geydi kanat hilatun Tut etegn kim cihnun genci ol serverdedr eyh G 36/5

F. Dier Kavramlar

1. Nr Ik, aydnlk, parlaklk gibi anlamlar olan nr, tasavvufta eitli ekilllerde karmza kar. Nr, Allahn gzel isimlerinden (esm-i hsn) biridir. Kurnda, Allahn, gklerin ve yerin nru. (Nr, 24/35) olduu belirtilir (Pakaln 1993: II/706; Uluda 1996: 413). Allahn nru, yeri ve g doldurmutur. Nr isminin tecellsi her yeri kaplamtr. Dolays ile syleyen de syleten de odur: Bir agz kim diyesen derd ile Allh Allh Doldurur yiri gki nr ile Allh Allh Nect G 457/1

227 Sen deglsin syleyen Hakdur Nesm syleten Ol kim aydur hem zemn sumnun nryam Nesm G 242/27

Nr, Allahn zhir ismiyle tecell etmesi yani tm eyann sretlerinde kendini gsteren lh varlk anlamna da gelir (Pakaln 1993: II/706; Uluda 1996: 414; Ceylan 2000: 258-259). iirlerde, insan yznde ak olarak grnen, beliren tecell nrunun varlndan sz edilir. Ancak o nru grecek gz lazmdr. Mn gz kr olanlar, o nru gremezler: Nr- tecell ay kimi yznde zhir grmiem Ol nr grr her kii kim gzleri bn imi Nesm G 200/11

lem-i gayb u ehdetde yzn grenler Dben hayrete z-nr- tecell didiler Ahmed G 135/2

Gzleri am olan nr- tecell ne bilr Bu szn erhini bnya sor am ne bilr Nesm G 98/1

Msnn Tr danda Hakk temaa etmekten maksad, tecell nrunu grmekti. Sevgilinin yznde grnen de bu nrdan baka bir ey deildir: Ms tecell nrunu grmek temenn eyledi Maksd malm old kim Hakdan anun ddr imi Nesm G 202/3

228 Nola gay oldum ise hayret ile Ms-vr Yr ddr bu dem nr- tecell mi degl eyh G 106/6

lh nrdan kaynan alan sevgilinin yzn, zhd gzlerine perde olan sofular gremez: Sfi-i b-din ki zhdi gzlerine perdedr Grmeye cnn yzin kim nrdan perverdedr eyh G 36/1

2. Tecell Grnmek, aa kmak ve zuhr etmek gibi anlamlar olan tecell, tasavvufta gayba ait nrlarn kalbe domas ve grnmeyenin kalpte grnr hale gelmesi demektir. Tecell kavramnda daima gaybtan uhda, karanlktan aydnla, belirsizlikten belirlilie ve bilinmezlikten bilinirlie bir gei sz konusudur. Tecellnin nasl meydana geldiini Allahtan baka kimse bilemez. Gerekte ise o, her an mtecelldir/tecell etmektedir. Onun tecellleri hibir zaman kesilmez. Tecellnin zt, sfat, efl, sr, esm, Rahmn, Rahm, rhn ve uhd gibi eitlerinden de sz edilir (Serrc 1996: 354; Kueyr 1999: 168; Kn 2004: 120-127; smail Ankarav 1996: 339-340; Pakaln 1993: III/431-432; Levend 1984: 20; Onan, 1991: 31-35; Sevim 1997: 67; Eraydn 2001: 197-199; Uluda 1996: 514-515; Ceylan 2000: 281, 353). Tecell kavramnn getii yerlerde genellikle Kurnda anlatlan Ms kssasna da iarette bulunulur.52 Ms, Haktan kendisini gstermesini
52

Konunun daha iyi anlalmas iin, Kurnda anlatlan Ms kssas ilgili baz yetlerin mealllerini veriyoruz: Ms tayin ettiimiz vakitte (Tra) gelip de Rabbi onunla konuunca Rabbim! Bana (kendini) gster (erin), seni greyim! dedi. (Rabbi): Sen beni asla gremezsin (len tern), fakat u daa bak, eer o yerinde durabilirse sen de beni greceksin! buyurdu. Rabbi o daa tecell edince onu parampara etti, Ms da baygn dt. Aylnca dedi ki: Seni noksan sfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim. Ben inananlarn ilkiyim. (Arf, 7/143).

229 istemi; Cenab- Hak da Tr dana tecell edince, buna dayanamayp kendinden gemitir. Ms, Allah ile konumasndan dolay Kelm ve Kelmullah nvanlaryla da anlr. Tasavvufa gre, kainatta her an Hakkn ceml ve cell tecellleri aksetmektedir. Mutasavvflar, aslnda cell tecelllerinin cemli gstermek iin olduuna inandklarndan, cell ile cemli birletirmiler ve sadece ceml tecelllerinin hkm srdklerini sylemilerdir (Kueyr 1999: 168; Tarlan 1998: 21; Eraydn 2001: 198). Cell ve ceml tecelllerinden sz edilir. Dost, Hakka iaret eder. Hakkn ceml tecellleri karsnda sabr edilemez: Kahr u cell-i hecr ile yarld Tr- cn Sabr ola m klnca tecell ceml-i dost eyh G 12/2

Cemli kisveti ire tecell eylemesen Celli setr klayidi bid mabd Kad Burhaneddin G 1311/8

Msnn lh hitab iittii ve tecellnin gerekletii yer olan Tr, tasavvufta gnle iaret eder (Krkolu 1996: 137). Gnl, Tr dana benzetilerek tecell edilen mahal olduu anlatlr. Ms, Tr ve tecell kelimeleri tenasp iinde ele alnr. eyh gnln, tecell nrlarna tkat getirdiinden dolay Msnn Trundan daha dayankl olduunu syler: Vcdun ehrini gez gr gnl Trnda cn geldi Mnct itdi Hak ile tecell grdi n Ms Nesm G 9/5

Hani Ms, ailesine yle demiti: Gerekten ben bir ate grdm (nest nran). (Gidip) size oradan bir haber getireceim, yahut bir ate paras getireceim, umarm ki snrsnz! (Neml, 27/7). Oraya gelince, o mbarek yerdeki vadinin sa kysndan (Vd-i Eymen), (oradaki) aa tarafndan kendisine yle seslenildi: Ey Ms! Bil ki ben, btn lemlerin Rabbi olan Allahm (inn enallh). (Kasas, 28/30).

230 Bu gn bir meh gnl Trn mnr itdi tecelldan Sanasun hrdur indi yire firdevs-i aldan Cem Sultan G 252/1

Bulmadn Ms hitb- len ternden cevb Pertev-i hsnn tecellsine gnlm Tr idi Hamdullah Hamd G 178/3

Nice tkat getirmidr bu envr- tecellya Meger kim berk imi y Rab gnller Tr- Msdan eyh G 130/3

Mutlak gzelliin bir anlk tecellsinden dolay Ms kendinden gemitir: Hsnn tecellisinden Ms gider zinden Kimden gelr gr hir mtka len tern Nesm G 444/6

Hakkn ddrn Ms gibi gnlden arzu eden ve byk bir itiyak duyan rifler, Rabbim, bana kendini gster; seni greyim (Ern). (Arf, 7/143) diye niyaz ettikleri halde, tecellye hayran olup kaldklarndan ddr grmeye muvaffak olamazlar: (Nesm G 185/4, G 427/5) Ddrun ider bu gnl Hakdan rz Geri bilr ki nold tecellde kh- Tr Ahmed G 195/6

y tr- Sn arza kl beyz tecellsin mana Ms bigi ddrna mtk u hayrn olmam Nesm G 281/4

231

Ms-sfat ana erin ok didm vel Hayrn olup tecelliye ddr grmedm Ahmed-i D G 214/2

klar, Hakkn ddrn grmek isteyen Ms gibi, Sen beni asla gremezsin. (len tern) (Arf, 7/143) hitabyla karlarlar. Zira onun tecellsine Tr da bile dayanamam ve parampara olmutur: (Kad Burhaneddin G 706/10) Tecellsine Tr ta dyimez uka hitb len terndur Kad Burhaneddin G 35/3

iirlerde tecellnin nrdan ibaret olduunu ifade eden nr- tecell terkbine sklkla rastlanr. nsan yz, tecell nruna mazhar olmutur. air, tecell nrunun aksettii sevgilinin yz karsnda, Ms gibi aknlktan dolay kendinden gemitir: (Nesm G 200/11, G 162/1, G 184/4, G 414/4, G 202/3; Ahmed G 489/1, G 135/2, G 687/5; Ahmed Paa G 216/5, G 229/1; Hamdullah Hamd G 18/6) Yzn nr- tecell mazhardur Szn tatls b- kevseridr Nesm G 113/1

Nola gay oldum ise hayret ile Ms-vr Yr ddr bu dem nr- tecell mi degl eyh G 106/6

232 Yzn ey rek-i kamer nr- tecell m degl Boyun ey nr- basar gayret-i Tb m degl Karamanl Nizm G 71/1

Matla- nr- tecell durur ol vech-i hasen Menzil-i htr- eyd durur ol h- zekan Ahmed Paa G 237/1

Hakkn sanat eserlerinde tecell nru grnr: Zih nr- tecell kim grndi sun- Mevlden Ki umak isteye grse melek firdevs-i alden eyh G 135/1

Gs putlarla dolu olan sufiler gibi gzleri hakkate kr olanlar da, tecell nrunu gremezler: (Nesm G 154/1) Gzleri am olan nr- tecell ne bilr Bu szn erhini bnya sor am ne bilr Nesm G 98/1

Gzlern nr- tecell gre mi sf senn Snenn soffas sadrnda sanemler doludur Ahmed Paa G 103/4

Kadir ve Mirac gibi kutsal gecelerde tecell eden nr ile geceler aydnlanr: Kadr ile leyle-i Mirca berber bu gice Ki tecelller ile dde mnevver bu gice Cafer eleb G 181/1

233 Allah, gnllere tecell etmitir. Dier bir deyile gnl, tecellnin vuku bulduu yerdir (Krkolu 1996: 317): (Nesm G 249/3, G 22/29) T kld tecell bu menm gnlme Allh Lutf eyle iy vallh Frkatda yanan cnuma vasl irdi be-dil-hh El-minnet lillh Nesm Mst 2/1

air, gnl hanesine tecell ettiinden beri, mutlak varln adn kan ile kap ve duvarlara yazdn ifade eder: Sen tecell klal dil hnesinde kanla h hum yazaram ben her der dvrda Cem Sultan G 280/5

rifin gnlne tecell nrlar aksettii zaman, gzne cennet nimetleri bile grnmez olur: T ki girdi gnlme nr- tecell pertevi emme hergiz grnmez hr- cennt- nam Nesm G 279/3

Allah, mutlak bir cemle sahiptir. Dnyadaki gzellikler, onun cemlinin tecellsinden ibarettir. Gz ile grlen hsnler, tasavvur edilemez bir k kaynann sadece bir alevinin yansmas gibidir (smail Ankarav 1996: 339). Gzelliin kaynann lh olduu kanaati yaygndr: (Hamdullah Hamd G 178/3; Ahmed G 410/1; G 246/5, G 88/7; Ahmed-i D G 209/4; Nesm G 53/6; eyh G 28/1; C.G 45/3, CS.G 76/5) Hsnn tecellsinden ddi cihna ule y pertev-i Hudy sensin nr- mn Nesm G 304/4

234

Yzne ehl-i nazar cennet-i al didiler Hsnne pertev-i envr- tecell didiler Karamanl Nizm G 16/1

Dnyada insan gzelliinin en yksek derecesine sahip olan Yusufa Hakkn nru ve cemli tecell etmitir: Mm melek sretli dil-bersin ay bedr-i mnr Hsn-i Ysufsun tecell eyledi nr- Hud Nesm G 4/24

Cnnn bir anlk tecellsi, bin dnyadan daha deerlidir. Sevgilinin gzellii tecell etmese, n h lemi yakar: Hamdi cnn tecellisin bir dem Bin cihna alursan aylakdur Hamdullah Hamd G 60/8

Tecelli itmese dil-ber cemli geh gh Yakard lemi odlara kun h Hamdullah Hamd G 165/1

Hakkn

zt

tecellsinin

mutlak

olanna

(tecell-i

Ulhiyet)

Hz.

Muhammed mazhar olmutur (Eraydn 2001: 199). Hakkn nrunun tecellsi, Hz. Peygamber olarak grnr: Vcdum ehrine girdm dolu nr- Hud grdm Ben ol nrn tecellsin Muhammed Mustaf grdm Nesm G 294/1

235 Tecell kavram iirlerde gne ve i tanesi/ebnem ile birlikte de ele alnr. Gnein douu ve nlarn salmas tecell kavramyla anlatlr. Mecazen Hakka iaret eden gnein tecellsi ile, i tanesine benzeyen varlk mahv olur: (Hamdullah Hamd G 8/1) Varlgun ider gayb huzrunda vcdum ebnem nice mahv olmaya gn itse tecell Ahmed G 629/2

Nie ki gnee ebnem iden vcdum mahv Tecelli ider ise gzlerme ryet-i dost Ahmed G 88/3

Tecell, her eyi kuatan ve epeevre saran zelliiyle denize tebih edilir. Dnyada her an, tecell hkmn srd halde, deniz iindeki baln, denizi anlayamad gibi insan da tecell hakkatn tam mnsyla idrak edemez: Cihn bahr- tecell muhtdr cmle Gren vel bilimez my niteki mh Hamdullah Hamd G 165/2

Tecell,

lh

arabn

sunulduu

bir

kadehe

benzetilir.

Tecell

kadehinden sunulan bir yudum mey, zhd ve takvadan stn tutulur: Sun ey sk mey-i bk yine cm- tecelldan Anun bir cras yigdr bana bin zhd takvdan Hamdullah Hamd G 130/1

Allahn, Msya Tr danda ate eklinde tecell etmesine, telmihte bulunulur. Sevgilinin cemline bakan klar Ms gibi belki ondan daha

236 fazla tecell ateine yanarlar. Ms, tecell, Tr ve yanmak kelimeleri tenasp olutururlar: (Karamanl Ayn G 174/2; Nesm G 324/2 Bir kez cemlne nazar idem didm eh Ms bigi tecellodna yane yazmam Ahmed G 432/5

Akd gnlm su gibi bir dil-bern ddrna Tr- Msden beter yandum tecell nrna ker Mf 3

Grnmek, belirmek, tecell etmek demek olan cilve tasavvufta, slk ehli rifin gnlnde parldayan lh nrlar ve Hakkn hkm ve iradesinin tecellsi anlamlarnda kullanlr (Glpnarl 1977: 71-72; Uluda 1996: 123). Gnl, sevgilinin gzelliin cilvelerinin belirdii yerdir: Gnl ki cilve-gehidr ceml-i makun Gayrdur kona m gayriyi gtrmeyicek Nect Kt 53/1

Mutasavvflara gre lem, Hakkn nrlarnn cilveleri olup, eitli ekillerde grnen varlklar, bu nrlarn klarndan meydana gelmitir (Uluda 1993a: 1). lkbahara benzetilen gzelliin cilvesi ile yeryzndeki cansz varlklar can bulurlar: Cilve itse nev-bahr hsnnn Cn bula yirde ne varsa t cemd Ahmed G 121/4

3. Feyiz Feyiz, fazla suyun yatandan tamas, bir srrn ifa edilmesi; ba, ltufkarlk gibi mnlara gelir. Tasavvufta Allah tarafndan, slikin bir gayret

237 ve abas olmakszn kalbine bir hususun verilmesi, varlklarn Haktan zuhr ve tecell etmesi anlamlarnda kullanlr (Tj. De Boer 1997: 589-592; Eraydn 1995a: 513-514; Uluda 1996: 192). Allah sonsuz ltuf sahibidir. Her eit iyilik ve nimet ondan tap gelir. Slikin bir gayret ve abas olmakszn, kalbine bir hususun (bilgi, rh zevk hali) verilmesi feyizdir. Mutasavvflara gre Haktan gelen feyiz, Hz. Muhammed araclyla vellere, onlardan da mridlere ve dier insanlara ular (Tarlan 1998: 98). eyhnin aadaki beytinde ltuf arabndan istedii bir yudum feyzin, byle bir feyiz olduu sylenebilir. Ski, tasavvufta mecazen saf vahdet lemi olan lht leminden feyiz veren, feyiz getiren demektir. air, her taraf kaplayan ve herkesi mest eden feyizden kendisine de istemektedir: El ey ski-i bk ki mest eyledn fk Nola bir cra feyz itsen bize lutfun arbundan eyh G 133/7

Feyiz, varln zuhr ve tecell etmesidir. Vahdet-i vcda gre, bir tek varlk vardr. O da Hakkn vcdudur. Grnen varlklar ise, bu tek varln grnt ve tecellleridir. Bunlar, belli bir kaynaktan kp akan su gibi o varlktan kp akmaktadr. Herhangi bir kesintinin sz konusu olmad bu akta, varlklar her an kaynana muhtatr. Her an ondan ald feyizle varlklarn devam ettirmektedirler. Bundan dolay bir akn eseri olan varlk da, lh bir feyizden ibarettir (Krkolu 1996: 140). Gne, lh feyiz kayna olan zt- lh anlamnda mecazen kullanlr. Gnein nlar, her an her zerreye ulayorsa, dnyadaki canllar da Hakkn feyziyle varln srdrmektedir: (Nesm G 409/7) Cm- Cemd old her ey sretinden oy virr y gne feyzn iridi lemn zerrtna Nesm G 365/9

238 a. Himmet Meyil, arzu, istek, azim, kasd, gayret, alma gibi anlamlar olan himmet, tasavvufta kendini veya bakasn kemale erdirmek iin kalbin, arzulardan tecrit edilerek btn gcyle Cenb- Hakka ynelmesi ve velnin tevecch, tasarrufu ve olaanst ileri baarma gc mnsnda kullanlr. Velnin hakiki mnda himmet sahibi olabilmesi iin fenfillaha erimesi lazmdr (smail Ankarav 1996: 298; Sevim 1997: 68; Demirci 1998: 56-57). Himmetin czibesi, ekicilii insan kehrb gibi Hak yoluna eker: Kehrb gibi umaram ki beni Hak yolna Cezb ide czibe-i himmeti dervlern Cafer eleb K 3/18

Bir eyhin himmeti ile isyandan kurtulmak mmkn olabilir: Mzdine Akemsednn vir salavt kl du Kurtarur isyndan ol seni himmet idicek Mihr Hatun G 85/7

nar aac, kiiletirilerek himmet sahibi bir dervi gibi tasavvur edilir: narun kadd-i yre nisbeti var Eli yufka vel ho himmeti var Nect G 86/1

Dervilerin himmeti, kara topra kzl altna eviren bir kimya ilevi grr: (Nect G 2/8) Himmet itse kara toprag kzl altun ider Kmy old meger himmeti dervlern Cafer eleb K 3/7

239 Himmet, yeryznde izine rastlanmayan, Hz. Peygamberi, (tasavvuf kaynaklarda rifleri de) (El-Cil 2002: 310) Miracta Hakka gtren burak olarak hayal edilir: (Nesm G 238/5) Cn burk- himmete binmi durur Yir yzinde olmaz ol atun izi Kad Burhaneddin G 702/5

Himmet, irfan meydannda atlan bir oka tebih edilir: O kim pertb ider himmet okn meydn- irfnda Germez say ile hergiz nin m-arefndan Hamdullah Hamd G 139/3

b. Nefes Soluk anlamndaki nefes, tasavvufta ermilerin soluklaryla muhataplar zerinde meydana getirdikleri manev tesir demektir. Ateini sndrmek iin Allahn kalbe gnderdii rzgara/ferahla da nefes ad verilir (Sevim 1997: 66; Uluda 1996: 403). Ulularn nefesinin kulaa girmedii kiilerden sz edilir. Bunlarn yeri, sknt, eziyet ve bel kafesidir: u cn ki guna girmez ulularn nefesi O sinn yiridr mihnet bel kafesi Hamdullah Hamd G 164/1

4. Gaflet Bo bulunma, dalgnlk, dikkatsizlik, ihmal, yanlma demek olan gaflet, tasavvufta Haktan habersiz olmak, nefsin isteklerine uymak, zaman faydasz geirmek, dnya veya ahiret hayat iin gerekli olan bir eyin nemini takdr edememek anlamlarnda kullanlr. Gaflette olan kiilere gfil veya ehl-i gaflet ad verilir (Glpnarl 1977: 129; Uluda 1996: 197; Uluda 1996a: 283).

240 Gaflet uykuya tebih edilir (Uluda 1996: 197). Gaflet uykusundan uyananlar Hakk tanyabilir ve Hak onlarla dost olur: (Nesm G 22/28, T 175; eyh G 117/5) Gaflet uyhusundan ol bdr olur Hakk tanr Hak anunla yr olur Nesm Mes 3/94

Gaflet insan sarho eden araba benzetilir. Gafletle geen genlik gnleri iin hayflanlr ve byk znt duyulur. Bu arab ienler, ayk olmazlar ve kendilerine gelemezler: (Nesm G 251/11, G 326/1, G 453/4) N- cm- arb- gaflet ile h kim gedi nev-bahr- ebb Hamdullah Hamd G 14/6

Han gaflet arbndan bir ayk Han esrklern bezminde h-yr Nesm G 110/10

Gaflet manev hakkatlerin idrak edilmesine mani olan bir perdeye tebih edilir: Gel imdi rif isen sen dahi temya Nie bu perde-i gaflet gnlde gzde hicb eyh K 15/17

Gaflet nasihatlerin kulaa girmesine engel olan bir pamuk olarak dnlr (Hamdullah Hamd G 90/4). Gaflette olan kiilere gfil denir. Dnya fani, geici olduu halde, gfiller onu kalc olarak grmektedirler: (Hamdullah Hamd G 78/5; Mesh G 45/7;

241 Karamanl Ayn G 309/6; Nesm G 53/2, G 145/1, G 303/8; eyh G 134/9; Kad Burhaneddin G 1101/7) Varlg fndr iy gfil beksuz dnyenn ol beksuzdan bek mmkin degl var isteme Nesm G 386/12

5. Terk Szlk anlam brakma, vazgeme demek olan terk, tasavvufta bir eyden arzuyu kesmek, emelden gemek mnsnda kullanlr. Terk-i dnya (dnyay terk), terk-i ukb (ahireti terk), terk-i hest (varl terk) ve terk-i terk (terki terk) olmak zere drt ekli vardr (Bayburtlugil 1985: 355; Levend 1984: 47; Uluda 1996: 525). Her sonbahar mevsiminde, hazan yeli estike altn sars yapraklarn dken aalar, terk kavramn anlamak iin insanlara gzel bir rnek sunarlar: At v bahi terki aadan renelm Ki her hazn yili esdke zer nisr idelm Ahmed-i D G 111/5

Terk-i dnyadan maksat, btn dnya nimetlerinden vazgemektir. Dnya, mhiyeti gerei fani ve l gibi olduundan terk edilmelidir: Dny fnidr nola ger terk klalar Kim terk iderse cn u cihn kerm ola Kad Burhaneddin G 388/5

Zindeyisen dnya-y mrdeyi terk itgil yara Mrdeye meyl itmeye her ki cihnda zindedr Kad Burhaneddin G 615/5

242 Vefsz olan dnyay, ssl ve pahal elbiseler giymek yerine dervi gibi nemed giyerek terk etmeye almaldr: (Karamanl Ayn G 40/7, G 490/3) Terk-i dny kl Nesm giyme atlas giy nemed Kim bu dny b-vefdur olmaya koldaunuz Nesm G 182/8

nsan, kendisini skntlara dren dnya sevgisini terk etmekle rahat ve huzura kavuabilir: (Nect G 333/4) Bu cihn sevgsi cn mihnet iinde der Rhat- cn bende vardur kim cihn terk itmiem Ahmed G 421/8

lh sevgili iin, can ve dnya ile birlikte ahiretten de vazgeilmelidir. Bunlar terk edemeyenler, cnn isteme konusunda birer iddiac durumuna derler: (Ahmed G 547/7; Kad Burhaneddin G 478/3) Cn ile dny v ukb her kim ol terk itmedi Mddedr sanma kim ol vara cnn isteye Nesm G 398/3

Hakta fani olmak iin slikin kendi varln terk etmesi lazmdr (terk-i hest). Zira yrdan kiiyi ayr dren, kendi varldr. Varln terk edilmesiyle arada hibir engel kalmayacandan fenfillah gerekleir: (Ahmed G 68/6, G 116/7, G 421/2; Hamdullah Hamd G 64/5) Yrdan ayru dren kiiyi varlg olur Varlgun her ki ide terk bulur yre sebl Ahmed G 392/6

243 Cnn iin, can terk edilmelidir. Masivadan uzak durulmaldr. Cnn iin cann terk eden Hallc- Mansr, terk hakkatn anlamak iin iyi bir rnektir: (eyh G 128/4, G 138/6; Ahmed G 458/5; Nesm G 163/5) Cnn terk eyle kim bu yolda cnn bulasn Her ki cn virdi bu yolda buld ol cnneyi Nesm G 406/2

Yr diyen gerek kim ola gayrdan ber Cnn isdeyen kiiye terk-i cn gerek Ahmed G 356/2

Meydn- k iinde kim cn terk ider Mansr olur Gnlm enel-Hak dir ise zlfnde ber-dr eyleyem Nesm G 286/4

Hakka vsl olmak iin birer tt ve hicb olan benlik ve senlik, terk edilmelidir: (Ahmed G 274/15; Nesm Mes 3/62) Benligi terk id gayra nazar eyleme kim Hak olan yirde gerekmez kola hergiz tgt Ahmed G 95/3

Senlik sana n hicb old Senligni sr kim gr ne yr Ahmed G 274/13

6. Tecrd Szlkte soymak, soyutlamak demek olan tecrd, tasavvufta slikin zhirini mal ve menfaatten, btnn karlk bekleme anlayndan arndrmas; kalp ve srdan masivay uzaklatrmas; yapt her eyi sadece

244 Allah rzs iin yapmas ve bu uurda hal ve makmlara bile deer vermemesi anlamlarndadr. Dnyay terk eden ve onunla ilgisini kesen hal sahiplerine de tecrd ehli denir (Sevim 1997: 67; zgr 1995: 278; Kelbz 1979: 167; Onan, 1991: 186; Uluda 1996: 516). Tecrd, iirlerde eitli tasavvur ve benzetmelere konu olur. Nect, tac ve kabadan vazgeilmedike tecrdin olamayacan ifade eder. Zira tecrdden sz edilebilmesi iin dnya ile ilgili her eyden uzaklamak lazmdr. Beyitte tc u kabdan gemek tabiri ile, nl mutasavvflardan brahim Edheme telmihte bulunulur (avuolu 2001: 56): (Hamdullah Hamd G 182/2) ol ki tecrd olmaz tc kabdan geemez Halka-i bezm gibi ehl-i safdan geemez Nect G 224/1

Allahtan baka her eyden (gayr/masiva) kendini tecrd eden ve gam llerinde dolaan Mecnn, rnek olarak gnle teklif edilir (Tolasa 2001: 70): Gayrdan tecrd ol ey dil gam beybnnda kim Perde-dr- srr- Mecnn dmen-i sahr yeter Ahmed Paa G 88/3

Tecrd, denize ve inciye tebih edilir. lk beyitte gavvs istiaresi ile slikin tevhid incisini elde edebilmesi iin nefis elbisesini karmas gerektii belirtilir. kincisinde, tecrd incisini elde eden kiinin, gam ve keder denizine dalmasna gerek kalmad sylenir: Gevher-i tevhd ele girsn disen gavvs-vr Nefs tonn harup tecrd derysnda yz Ahmed G 278/5

245 n girdi Nect elne gevher-i tecrd imden gir sen gussaya talmaa sebeb ne Nect G 492/8

Tecrd bir baa tebih edilir. O baheye girebilmek iin rhun, cesed duvar engelini/kaydn terk etmesi yahut amas gerekir: r dvr- cesed kaydn terk eyleyelm B- tecrde bu gn gl gibi handn gidelm Nect G 357/5

7. lm-i Ledn Hakkn katndan dorudan doruya, vastasz gelen bilgiye ledn ilmi ad verilir. Btn ilimlerin Allah katndan geldiine inanan mutasavvflar, er ve zhir ilimlerin, melek ve resul aracl ile gelmesinden dolay, aracsz olarak dorudan Haktan gelen ilhama da ilm-i ledn demilerdir. Kurn- Kermde zikredilen, Ona tarafmzdan bir ilim retmitik. (Kehf, 18/65) yeti, ilm-i ledn iin dayanak tekil etmitir. Kehf sresinin 60-82 yetlerinde ayrntl bir ekilde Ms ile Hzr kssas anlatlr. Burada, Hzra verilen ilmin Msnnkinden baka bir ilim olduu; Msnn bilgisinin, olaylarn grn (zhiri) ile ilgili hususlar bilmek ve o bak as ile deerlendirmek iken Hzrn, ilerin arka plann, grnmeyen ksmn (btnn) bilmek eklinde olduu ifade edilmitir (Ernsal 2003: LXXII; Pakaln 1993: II/357; Uluda 1992a: 188-189; Uluda 1996: 264, 335; Cebeciolu 1997: 393, 471, 472). Ms ile Hzr kssasnn anlatld Kehf sresinin 60-82 yetlerinin iinde yer alan 70. yetinin bir ksmna, u beyitte iktibas edilerek yer verilmitir. ktibas edilen Fel teseln an eyin yeti, Eer bana tabi olursan, sana o konuda bilgi verinceye kadar hibir ey hakknda bana soru sorma. anlamndadr. yette bu sz, Hzr, Msya hitaben sylemektedir. Bundan dolay beyitte, Hzr stad, Ms ise tilmiz (renci) olarak tasavvur

246 edilmitir. Beyitte, ledn ilminde bilgi sahibi olan Hzrn szlerini, renci gibi dnlen Msnn, hibir ey sormadan dinlemesi gerektii dile getirilir: Ledn ilminde ol Ms fel teselni an eyin Szi bu Hzr- stdun budur g eyle iy tilmz Karamanl Ayn Trc 56/12/7

Kurnda anlatlan (Kehf, 18/60-82) ve mutasavvflarn Hzrn sahip olduu ilm-i ledne delil olarak gsterdikleri olay, u beyitte airane yerletirilmitir. Bu olaylar u ekilde zetlenebilir: Hzrn, Ms ile bindikleri gemiyi delmesi, rastladklar bir erkek ocuunu ldrmesi ve yklmak zere olan bir duvar dorultmas yani tamir etmesi. Hzrn, yolculuk boyunca Msdan soru sormamasn istemesine karlk, Ms dayanamayp her olaydan sonra, niin byle yaptn sormutur. Sonunda, olaylarn grnmeyen taraflarn bilen yani ledn ilmine sahip olan Hzr, yaptklarnn aklamasn yapmtr. Buna gre, arkalarnda bulunan ve zengin gemileri gasbeden bir kraln, iinde bulunduklar gemiyi de gasbetmesi ihtimaline karlk, yolcular fakir olan bu gemiyi yaralamakla, onlar yama etmekten kurtarm, bylece yoksul insanlara iyilik etmitir. yi bir mmin olan anne ve babasna kar ileride azgnlk ve nankrlk yapacan bildiinden, erkek ocuunu ldrerek, anne ve babasnn manev hayatlarn tehlikeden kurtarmtr. Yklacak duvarn altnda ise iyi bir insan olan bir babann, iki ocuuna brakt hazine bulunmaktadr. Duvar yklmaktan kurtarmakla, iki yetim ocua babalar tarafndan braklan hazineyi ulatrm olur. Bu motifler, tasavvuf anlamda slikin iinde tahakkuk edecek terakkinin belli aamalarn sembolize etmektedir: Buna ilm-i ledn dirler bununla Hzr hark itdi Bununla bildi ol kenzi bununlldrdi oglan Karamanl Ayn K 57/20

Ledn ilminin kazanlmas gerektii tavsiye edilir:

247 Ayniy ilm-i ledn kesb it gzetme devleti Chiln ch nedr chile v chna yuf Karamanl Ayn G 264/7

Ledn ilmini arzu edenin, Hzr gibi sfatlara sahip olmas lazmdr: lm-i ledn taleb klan tene Hzr-sft gerek Cm- ezelden esriyen b- hayt umar nedr Nesm G 124/9

Nect Bey, divannda Nat- Ali bal altnda yazd bir kasidede (s. 21-22) ve bir gazelde tekrar ettii u beytinde, Hz. Alinin Hz. Peygamberden ledn ilmini rendiini (avuolu 2001: 50; Uluda 1992a: 188), bundan dolay onun bu ilmin kifi olduunu sylemektedir: Esselm ey kif-i ilm-i ledn Esselm ey cmle brhn esselm Nect G 349/2

8. Ku Dili Lahut lemin adet rhn kular konumunda olan temkn ehli sufilerin, cemde yaadklar halleri, yine kendi lemlerinde kanat vuran kiilerin anlayacaklar ekilde gelitirdikleri sembolik dile ku dili ad verilmitir. Ku dili nitelemesinin temelinde, Kurnda Hz. Sleyman ile ilgili anlatlan u yetin bulunduu ifade edilir: Bize ku dili retildi. (Neml, 27/16). Baz mutasavvf airler, athiyeleri ve genel olarak allmam sembollerin kullanld tasavvuf iirleri ku dili olarak nitelemilerdir (Kurnaz 2001: 29). Ku dilini, gnl ehli olanlar bilirler. Bundan dolay bu dili renmek isteyenler, nce tlib olmaldrlar:

248 Ku dilidr ibu dil An bilr ehl-i dil Tlib olup sen de bil Gel bana gel gel bana Karamanl Ayn Mrb 58/41

Vahdet ehlinin bildii ku dili, ehli olmayanlara anlatlmamaldr. nk bu kiilerin yanl yorumlama ihtimali vardr: Hatt u hln Mantkut-Tayr old ehl-i vahdete Ku dilin sen tercemn itmek dilersen itmegil Nesm G 228/3

Nefsin zorluklarn zebilmek iin ku dili iyi bilinmelidir: Oh bulardan ber gel ku diln Hall idesin t ki nefsn mkiln Nesm Mes 3/112

Ku dilini bilen, edepsizlik edip Bu dili, Davud ve Sleyman da bilmez. eklinde konumamaldr: Ku dilini bildnse dah b-edeb olup Dime kan Dvd u Sleymn da bilmez Ahmed G 276/8

Ku dilini Sleyman Peygamber bilir: Hi kimse Nesm szini kef idebilmez Bu ku dilidr bunu Sleymn bilr ancag Nesm G 213/7

249 Baz beyitlerde ise, ku dilini Sleyman Peygamberin de bilemeyecei sylenir: D ne bilr ibu szn srrn her ahs Bir ku dilidr bu ki Sleymn dah bilmez Ahmed-i D G 109/7

Fehm eyle Nesm bu szn manisini kim Bu ku dilidr bunu Sleymn dah bilmez Nesm G 195/7

9. athiye Sufilerin cem (fenfillah, zt tevhid) makmn yaarken sekr halinde syledikleri, bu makmn hakkatlerini remz olarak anlatan sz ve iirlere athiye ad verilir (Kurnaz 2001: 35). Ceml Kurnaz ve Mustafa Tatc, athiye konusunda yazdklar nemli ve kapsaml eserde, Nesm divanndaki 86 numaral u gazeli athiye rnei olarak vermilerdir (Kurnaz 2001: 83-84): Yzne ehl-i nazar sret-i Rahmn didiler Ohyanlar bu kelmullh Kurn didiler

Seba-hn hfza sordum ki kaun ile gzn Hak ile btl fark idici Furkn didiler

Hat ile rzna hzin-i cennt-i nam Huld firdevs-i bern ravza-i Rdvn didiler

Leblern emesine Hzr u Sikender Dr Zemzem kevser ile eme-i hayvn didiler

250 Leb-i laln ekerinden bal utand eridi Seni rn-i zamn Husrev-i hban didiler

Dr-i drc-i leb dendnna sarrf- cihn Lal ykt u gher-br- dr-efn didiler

Sbgatullhi ve men ahsen Hakdan yzine rif ol sbgaya hem sbga-i Sbhn didiler

Mnteh sidre boyun kmeti imd- seh Ki boyun sidresine serv-i hrmn didiler

ndi gkden yzine levh- zmrrd hat ilen Her ki bildi bilene Ms-i mrn didiler

Yzn stnde saun cem-i pern kimidr kn gnline mecm- pern didiler

k ol k u bil mantk- kun dilini Mmine Nh- nect kfire tfn didiler

Ekrimd-dayfe emnet didi peygamber-i Hak zzet itgil bu gn ol nutka ki mihmn didiler

Men arefni tanyan nefsni ol kimsenedr Bildi Rabbini anun adn insn didiler

251 Secde kl mescidi bul scid mescdn bil Kim ki topraga scd itmedi eytn didiler

Muhkem yt u dell ruh- vechl-hasene Ki Nesm szine hccet brhn didiler

ncelediimiz divanlarda yer alan u beyitler de athiye grnm arzederler. Zira, ilk beyitte eyann mantna ve insan aklna aykr, sama gibi grnen bir anlatm sergilenmitir. kincisi ise devriye zellii gstermektedir (Kurnaz 2001: 40, 58): Bir kln kymetini her kime sordumsa an Genc-i Krn ile bin mlk-i Sleymn didiler Nesm G 87/4

Yedi atyla drt anaya virdi izdivc Kim doa oul hayavn maden nebt eyh Trk 1/I/3

10. Tevell-Teberr Tevell, birini dost tutma, dost edinme; teberr ise uzaklama, uzak durma, ekilme, dman bilme anlamndadr. Tasavvufta Hz. Peygamberi ve ehl-i beyti sevmek, onlar sevenleri sevmek, onlarn yolunda olmak, onlara uymak tevell; onlar sevmeyenleri, onlara ktlk ve hakszlk edenleri de sevmemek teberrdr (Glpnarl 1977: 337-338; Uluda 1996: 532). Aadaki ilk beyitte tevell klmayanlara, balarna byk bir bely alacaklarndan dolay tevell tavsiye edilir. kinci beyitte Ahmed, sevdiinden dolay kendine melmet ettiklerini, bundan dolay (Hakk, Peygamberi veya Ehl-i beyti sevmeyenlerden) teberr ettiini syler. Nesmi son beyitte, teberrasz tevellnn hata olduunu belirtir. Dier bir ifade ile nce teberr sonra tevell edilmelidir: (Karamanl Ayn G 6/3)

252 Tevell kl i miskn Nesm Tevell klmayanlara beldur Nesm G 55/9

Seni sevdigme ider melmet Teberr seni sevmezden teberr Ahmed G 40/4

Teberr klmaynca yoh tevell Teberrsz tevelllar hatdur Nesm G 55/8

11. Kl u kl Dedi kodu demek olan kl u kl, tasavvufta zhir ilmi anlamnda kullanlmaktadr (Uluda 1996: 314). Aadaki ilk beyitte akl ve fehim, ikincisinde ise zhir ilmiyle megul olan mderris ve tahsl kelimelerine yer verilmesiyle tasavvuf anlam arlk kazanr. Zhir ilminin, manev hadiseleri anlayp yorumlayamayaca sylenir: Vehm idemez sretn nakn akl u fehmler erh idemez sretn lutfn kl u kller Ahmed G 244/4

y mderris nki sen tahsl-i cnn itmedn Kl u kl ire kalup sen eyleme n-r bahs Mihr Hatun G 11/3

253 12. Heyl Felsefe ve kelm terimi olarak da kullanlan heyl, tasavvufta sretlerin, kendinde ortaya kt btn eye denilir (Levend 1984: 48; Uluda 1996: 235; Cebeciolu 1997: 350). Heyl ile birlikte genellikle sret kelimesine de ayn beyitte yer verilir. iirlerde heyldan, sretlerin meydana geldii dncesi ilenir: (Nesm G 169/6; Cafer eleb K 20/2; Karamanl Ayn M 56/5/1; Ahmed G 135/6) Teemml it ne sanatlar olur peyd ansrdan Tefekkr it ne sretler gelr zhir heyldan Ahmed G 484/2

nak eyledi ol Hlk bu sretde heylsn Misl eyledi diyesin ana firdevs-i alsn Kad Burhaneddin G 102/1

IV. BLM TASAVVUF AIDAN BAKILAN KONULAR

A. Nefis

Arapa nefese kknden treyen nefs/nefis, bir eyin varl/kendisi, kii, can, rh, bir eyin btn/gerei, kan, insan cesedi, beden, herhangi bir eyin z, i yz ve cevheri, azamet, izzet gibi ok eitli anlamlarda kullanlan bir kelimedir. Kurnda ztullh, insan rhu, kalp, insan bedeni, insan bedeninde bulunan ve ona ktlk emreden cevher gibi mnlarla yer alr. Tasavvuf dncede, nefsin ne olduundan ok onun nasl terbiye edilip gzel huylarla donatlabilecei konusu zerinde durulmutur. Mutasavvflar nefs szn kullandklar zaman bu kelime ile ne bir eyin varln, ne de ortaya konulmu kalb (cismi) kastederler. Onlarn amac, kulun kt zellikleriyle yerilen huy, fiil ve davranlardr. Kin, kibir, fke, cimrilik, haset, tahammlszlk gibi. Bu zellikler, kulun gnahlar ve dine aykr davranlar gibi iradesine bal olarak kazandklar ile yerilen ve ho karlanmayan kt huylar olmak zere iki grupta deerlendirilir (Kueyr 1999: 181; Altnta (Tarihsiz): 53-57; gke 1997: 13-16; Cebeciolu 1997: 545).

1. Nefsini Bilen Rabbini Bilir Hadis olup olmad tartmal, Hz. Aliye ait olarak da gsterilen Men arefe nefseh fekad arefe Rabbeh/Nefsini bilen Rabbini bilir. sz, tasavvuf ehli arasnda ok yaygn olarak tekrarlanr. Nefsini bilen yani, kendisini acz, noksan, bilgisizlik ve yokluk ile bilen; Rabbini bilir yani, Rabbini kudreti, ycelii, kemli, bilgisi ve varlyla bilir (Glpnarl 1977: 252). Tasavvufta

255 nemli bir yeri olan bu sze, Nesm divannda ok sayda yer alr: (Nesm Mes 3/67, Mes 1/23, Mes 3/155, G 376/12, G 25/18, G 202/5, G 95/13, G 437/7, G 352/3, G 311/22, G 170/2, G 124/5, G 17/6) Nefsni her kimse kim tand ol Hakk bilr rif-i Rab old ol kim tand buld sebt Nesm G 26/14

Nefsni bilendr ki yakn Rabbini bildi Hakdan bu makmta iren bil ki veldr Nesm G 108/2

2. Nefs-i Emmre Nefsin, nefs-i emmre, nefs-i levvme, nefs-i mlhime, nefs-i mutmainne, nefs-i rziyye, nefs-i marziyye, nefs-i kmile/zekiye olmak zere yedi makm vardr. Bunlardan sadece nefs-i emmrenin incelenen iirlerde yer ald tespit edilmitir. Kurn- Kermde (Yusuf, 12/53) de iaret edilen nefs-i emmre (ktlkleri emredici nefs), dnyaya kar eilimlerle doludur. Kibir, hrs, haset, cehalet, zulm, ehvetlere esir ve ktle meyilli olma gibi gerekten kt veya er kabul edilen sfatlara sahiptir. Riyzet ve mcahedeler bu nefsi kontrol altna almak iin yaplr (Altnta (Tarihsiz): 5658; Uluda 1996: 405; gke 1997: 84-86; Cebeciolu 1997: 545). Nefs-i emmre, lnceye kadar sneden gitmez. nsan, nefsin ktlkleri karsnda zor durumda kalabilir. Son beyitte air, emmre nefsin kt isteklerine uymadn belirtir: Cd olmad snenden Nect nefs-i emmre Bu ren old kim kfir ebed kmaz cehennemden Nect G 392/7

256 Nefs-i emmre kat Caferi ayakda kod Dest-gr ola meger kuvveti dervlern Cafer eleb K 3/17

Fn cihna kalmadk emmre nefse uymadk Aldandlar aldanmadk bu dny mekr line Nesm G 376/2

3. Nefsin zellikleri Divanlarda nefsin eitli zelliklerinden bahsedilir. Nefis, insann en byk dmandr.53 Dmann bulunduu yerde de sava kanlmazdr. Kt sfatlar sebebiyle askere/orduya benzetilen nefse, l ilhe illallh kelime-i tevhid zikri ile kar konulmaldr: Asker kimi eger nefsn erisin basasn bhe olmasun ki sensn pdih- d ser Nesm G 5/14

Nefs ile ger kaz klarsan ek Haner-i l ilhe illallh eyh K 1/20

Kfir olarak nitelendirilen (Ceylan 2000: 251-255) nefsin isteklerine uymaktansa, atete yanmak daha iyidir:
53

Tasavvuf kaynaklarda konu ile ilgili yle bir rivayetten bahsedilir: Peygamber, Dmanlarnn arasnda en azl olan dmann, iki yann arasnda (ve bedenin iinde) bulunan nefsindir. buyurmulardr. Peygamber, En kk cihaddan en byk cihada dnm bulunmaktayz. deyince, Ya Reslallah en byk cihad nedir? diye soruldu. Buyurdular ki: Dikkat edin, o nefis mcahedesidir. Peygamber, nefs mcahedesini gazadan stn tutmutur. Zira onun meakkati, savan ve gazann meakkatndan daha fazladr. Buna ek olarak da heva ve hevese muhalefet etmek, nefsi kahreylemek cidden byk bir itir. Allahn Davuda, Nefsine dman ol, ona dman olmak sretiyle de bana dost ol. Zira ona dman olmakta benim dostluum vardr. dedii anlatlr (Kueyr 1999: 181; Hcvir 1996: 310-321; Altnta (Tarihsiz): 62).

257 Kfir-i nefsn elinden gel oda gir iy gnl Ger ehd olmag dilersen n Hseyn-i kerbel Nesm G 1/11

Baz insanlar, yalanc olarak vasflandrlan nefsin arzularna uyarak btn dnyay kucaklamaya almakta ve Allah unutmaktadr: Yalanc nefse uymusun kucarsn dnyeyi nin Meger Hakk unutmusun ki oldun dnyeye mil Nesm G 226/5

Uursuz olarak tarif edilen nefisten uzak durulmaldr. Yoksa insan eitli zorluklarla kar karya brakr ve onu mahrumiyetlere atar: (Nesm G 170/7) Hubt- lemi grdn anun mircna say it Irag ol nefs-i mundan sana hrmn ider ihds Karamanl Ayn M 56/5/2

Nefis hrsl/hrs gsteren/hars bir zellie sahiptir. Ona uymak cahillerin ii olabilir: Nefs-i harse uymak ndnlarun iidir in nedr gr hr fikr eyle olma ndn Nesm G 326/2

Nefis, noksan ve kusurlu bir yaratla sahiptir: Nefs nks durur zn grme T meger ola kmile iresin Kad Burhaneddin G 830/7

258 nsan, inat olan nefsi riyzet ile slah ettii zaman, gerek yiitler gibi meydanda rahat bir ekilde dolaabilir: Riyzet ile bu nefs-i ems slh it Yegneler gibi istersen alasn meydn Cafer eleb K 26/48

4. Nefsin Terbiyesi Mutasavvflar az yemek, az imek, az konumak, az uyumak ve srekli ibadet etmek sretiyle yani riyzetle nefsi terbiye etmeye ve ahlak gzelletirmeye alrlar. zellikle a kalmaya zen gsterirler (Hcvir 1996: 314). u beyitte, nefsin alk ve kanaat ile terbiye edilmesine iaret edilir. Bu sayede gaybn srlarna da erimek mmkn olabilir: Nefsni ten hnesinde ek kanat kncine Kim seni esrr- gayba irgre bu alk Mihr Hatun G 79/3

u dnya yolcuunda, insana her hangi bir fayda salamayan nefsi, kt istek ve arzularna uymayarak terbiye etmeye almaldr: Zerk u riy tarkna varma v nefse uyma kim Kimseye ass eylemez ol sefern ticreti Nesm G 418/8

Dnyada izzet isteyen kii, nefsini terbiye etmelidir. Nefsi hakr, hor grp aalamakla izzet sahibi olunabilir: zzet istersen Nizm nefsni hor eyle kim Nefsni hor eylemekden buld izzet her azz Karamanl Nizm G 41/7

259 5. Nefsin ldrlmesi Mutasavvflar yaptklar mcahede ile nefsi ldrmeyi en byk grev saymlardr. Nefsi ldrmek ile, nefsin kendisini yok etmeyi deil, eilimlerinden kaynaklanan kt huylar dzeltip denetim altna almay kastetmilerdir (Hcvir 1996: 321; gke 1997: 52-56). Eer nefis ldrlmez yani onun kt isteklerine uymaya devam edilirse, sonsuza kadar atete yanma durumuyla kar karya kalnacaktr: (Nesm G 231/4; Kad Burhaneddin G 70/4) Uyma eytna nefsni ldr Odlara yakma t-ebed cn Nesm G 431/8

Ahmed taht- hilfetde ol ola Dvd Ki ldre nefsni kim ol durur ana Clt Ahmed G 95/7

6. Nefsin Benzetildii Unsurlar Nefis iirlerde eitli unsurlara benzetilmitir. Tasavvufun henz sistemleme aamasna gelmedii, zellikle zhd dnemi olarak adlandrlan ilk dnemde yaayan sufiler, nefsin madd olduunu dnp, tilki, kpek, ylan ve fare gibi eitli somut varlk olarak tasavvur etmilerdir (gke 1997: 52).54 Nefsin kpek, ejdeha ve eek gibi eitli hayvanlara benzetilmesinde bu anlayn etkisi grnr: Nefs iti ile birlige yitp arb- nb Akl ile ey Necti bular ok savadlar Nect G 142/5

54

Bu konuda yle bir rivayet anlatlr: Bir gn eve girdim. Yerimde yatm sar renkte bir kpek grdm. Mahalleden gelen bir kpek sanmtm ve kovmak istedim, ama eteimin altna girdi ve kayboldu. (Anladm ki nefs iti imi!) (Hcvir 1996: 320).

260 y Nect eyledm nefs ejdehsn zebn Mr-gr-i dehr in tirykdr cismm benm Nect G 346/5

Ik-hhunam veger ne tuhmedr Nefs eegi arpadan her sl mh Kad Burhaneddin G 288/9

Nefis, kurban edilecek bir hayvan olarak da dnlr. Riyzet ba ile kesilip atlmaldr. Nefsin, yerilen ve ktlenen huylarnn, gzel olduu vehmine kaplmas veya kendisinin bir deeri bulunduuna, bakalar tarafndan kadrinin bilinmesi gerektiine inanmas gizli irk sayldndan (Kueyr 1999: 181), aadaki beyitte geen irk kelimesi daha iyi anlalr hale gelmektedir. Nefs arzularn terk edilmesiyle vahdete eriilebilir: irkden arnuban vahdet bulaym dir isen Var riyzet bagyla nefsi kurban id yz Ahmed G 278/4

Binek hayvanna (matiyye) benzeyen nefsin dizginleri iyi kullanld zaman, sahibini istenen menzillere ulatrabilir (Hcvir 1996: 321): Yrr matiyye-i nefsm yolunda sre de rrse menzile tan m tapun reh-berdr Hamdullah Hamd G 38/5

Nefis, elbiseye (ton) benzetilir. Tevhid incisini elde edebilmek iin, nefis elbisesini karmak lazmdr:

261 Gevher-i tevhd ele girsn disen gavvs-vr Nefs tonn harup tecrd derysnda yz Ahmed G 278/5

B. Dnya

inde yaadmz kozmik varln ad olan dnya, tasavvufta insann lmden nceki hayatyla ilgili eilimleri, amalar ve arzularnn btn mnsnda kullanlr. nsan Haktan uzaklatran ve gaflete dren her ey mal-mlk, makm-mevki, an-hret, hrs ve menfaat dnya kavramna dahildir. Mutasavvflar dnyann geiciliinden, ona gnl verilmemesi lzumundan bahsetmiler; Hakka giden yolda nlerine kan dnyay en byk engel olarak grdklerinden onu srekli yermilerdir (Uluda 1994: 24).

1. Mahiyeti ve zellikleri Dnya, srekli bir deiim ve bakalam iindedir. Kararszlk, onun balca zelliidir. Bundan dolay dnyaya uymamak daha iyidir: (Karamanl Nizam G 23/7; Nect G 523/4; Kad Burhaneddin G 138/3) Dny kalbdr ana uymasa yigirek Kim nefsine uyar ise nakd zyfadur Kad Burhaneddin G 541/4

Ko gurr zhid dny degldr ber-karr Ne sen mn ile kalursn ne oglan ile ben Nect G 402/6

262 Dnya ksa bir sre kalnacak bir misafirhanedir (mam Gazl 1989: III/468-491; Erefolu Rm 2003: 73; Tarlan 1998: 396). nsanlar ise burada konaklayan yolculardr. Misafirhane her gn gelip gidenlerle dolup boalr. Gelenler gider. Kimse burada sonsuza kadar kalc deildir: (Ahmed Paa Mf 31) Dr- dny bir misfir-hnedr kim her gelen h hum yazd gitti safha-i dvrna Nect G 504/2

Dny ribtnda n yolc konuksn bugn Tanla gp gidicek kala yerinde ribt Ahmed-i D G 260/6

Dny ribt- khnedr yani ki mihmn-hnedr Kimse mukm olmaz ana mihmn gelr mihmn gider Karamanl Ayn G 192/2

Dnya fani/geicidir, beks yoktur (mam Gazl 1989: III/468-479; Erefolu Rm 2003: 74-80; Tarlan 1998: 342; Schimmel 2001: 117-118). Geici olan bir eye bakmamal ve gnl vermemelidir. Onu sevmemeli ve terk etmelidir. Bu dnce, bir ok iirde tekrarlanr: (Ahmed G 429/6; ker G 22/1, G 12/2; Kad Burhaneddin G 1305/7, G 1231/7, G 211/2, G 417/3, G 295/5; Nesm Mst 3/3, T 254, G 259/9, G 161/3, G 161/9, G 326/14, G 400/3, G 394/4, G 263/13, G 371/9; Nect G 153/1; Vasf G 87/2; Karamanl Ayn G 192/1) Dny fnidr nola ger terk klalar Kim terk iderse cn u cihn kerm ola Kad Burhaneddin G 388/5

263 Fn cihna bahma geer mri sevme kim mrn zevli var u cihnn beks yoh Nesm G 33/10

Dnya hayat, gz ap kapayncaya kadar geecek bir zaman dilimi, bir an hatta yok denecek kadar ksadr (mam Gazl 1989: III/479): (Nesm G 20/5; Kad Burhaneddin G 496/8, G 870/1) Cihn bir dem durur gerek dimiler Velkin hemdem-i ayn- ademdr Nect G 192/2

Bir hayal yahut bir rya gibi alglanan ve ksa bir sre kalnacak dnya iin yalanc dnya (Uluda 1994: 25) tabiri kullanlr: n bu yalanc dnyenn kbeti fenyimi Ge kamudan Nesm tek bahma anun beksna Nesm G 382/10

riflerin yannda, dnyann zerre kadar bile deeri yoktur (mam Gazl 1989: III/469-470). Mikdr, hem deer, kymet anlamnda hem de teraziye gelmeyecek kadar kk ey anlamnda tevriyeli kullanlarak dnyann, hem manen hem de maddeten kymetinin olmad sylenmek istenir: (Nesm Mes 1/34) rif katnda dnyenn mikdr yohdur zerrece Mzna ek mikdrn gr kim ne b-mikdr imi Nesm G 202/13

Dnya vefszdr (Tarlan 1998: 578). Vefsz olana gnl vermek ise hatadr: (Karamanl Ayn G 367/3; Kad Burhaneddin G 875/2; eyh G 197/5; Nect G 499/5)

264 Y Rab dehr-i dn nicesi b-vefyimi Mekkr u hle-ger sitem pr-cefyimi eyh Trc 5/I/1

Gnl verme cihna b-vefdur Gnl vermek ana ayn- hatdur Nesm G 161/1

Dnya alak ve aalk (den/dn) bir mahiyete sahiptir. Yalanc, sahte ve ssl naklarla doludur. Dnyann grnteki gzellii insan aldatmamaldr: (eyh K 7/25; Avn G 55/7; Nesm G 363/7, G 326/9; Ahmed-i D G 122/7, G 203/4, G 164/8; Kad Burhaneddin G 1305/7) Dny-y den kim doludur nak- muzahraf Aldamasn igende seni hsn behs eyh K 6/7

nsanlar hileleri (mekr) ile aldatmaya alan dnyann hilelerine kar dikkatli olunmaldr (mam Gazl 1989: III/451-476; Erefolu Rm 2003: 74-77): (Nesm G 363/1; Ahmed-i D G 63/3; eyh Trc 5/I/1) Fn cihna kalmaduk emmre nefse uymaduk Aldandular aldanmaduk bu dny mekr line Nesm G 376/2

Hakkatn ince srlarn bilenler, gaddar, zlim ve hin gibi sfatlara sahip olan dnyay (mam Gazl 1989: III/476-477) elden brakmlardr: (Nesm G 387/8, G 209/1, G 100/1)

265 Kim ki bildi bu ince esrr Koyd elden cihn- gaddr Nesm Mes 2/13

2. Terk Edilmesi Tasavvuf anlayta dnyann terk edilmesi esas olup, Dnya seni terk etmeden sen dnyay terk edesin. denir (Erefolu Rm 2003: 74, 84. Tarlan 1998: 474). Nect, hner gsterdii aadaki beytinde, gerek hnerin dnyada her ne varsa onu terk etmek olduunu syler. Can skntlara dren dnya sevgisini, rahata kavumak iin de terk etmelidir. Gerek arkada olmaktan uzak olan vefsz dnyay, o terk etmeden nce, insan izzetle terk etmelidir: (Nesm G 398/3, G 281/1; Kad Burhaneddin G 541/2, G 478/3; eyh G 84/1) Dnyda her ne var ise terkindedir hner Sanma ki ml stne kef gemedr keml Nect G 333/4

Bu cihn sevgsi cn mihnet iinde der Rhat- cn bende vardur kim cihn terk itmiem Ahmed G 421/8

Terk-i dny kl Nesm giyme atlas giy nemed Kim bu dny b-vefdur olmaya koldaunuz Nesm G 182/8

Bir gn gelecek ki, ne mr ne mlk ne de dnya kalacaktr. Her ey elden gidecektir (Erefolu Rm 2003: 72, 84. Tarlan 1998: 359). yle ise bu dnyaya aldanp, ona gnl vermemelidir: (Nesm G 226/6, G 369/3; ker G 2/4)

266 Ne mr-i Hzr kalsar ne mlk-i skender Cihna virme gnl aldanup sakn zinhr ker G 13/3

3. Benzetildii Unsurlar Dnya iirlerde eitli unsurlara tebih edilmitir. Dnya bir kocakarya (pre-zen/acz/acze/avret/kar) benzetilir. O, asrlarca yaayan, gerek kadn gzelliini kaybeden, yalanc gzelliklere sahip olmasna ramen eitli hilelerle erkekleri aldatan bir kocakardr (mam Gazl 1989: III/451-481; Erefolu Rm 2003: 74-76. Uluda 1996: 155). Ona kar dayanan insan, gerek erdir. Bundan dolay dnyaya gnl vermemelidir. nk o, saysz gen ve yal insan kollar arasnda ldrmtr. Gnl ehli olanlar, dnyann gerek yzn bildiklerinden onu boarlar: (Karamanl Ayn G 341/4; eyh K 6/10; Nesm G 363/5; Mesh G 217/6; Nect G 216/5, G 499/5, G 164/5, G 449/8, G 564/7) Sakn baglama ey Hamd gnl dny aczna Ki koln boynuna anun nie pr cvn asm Hamdullah Hamd G 85/5

Ehl-i dilden cihn bo olsardur yarn Benden ol pre-zen-i dehr bu gn bo olsun Nect G 430/6

Cn ile cihn aczesine Bildnse bu remzi vir talk eyh Trc 3/IV/9

Mmin iin dnya bir zindan gibidir (mam Gazl 1989: III/453). Hakk zleyen gnller, bu zindana benzeyen dnyada fazla kalmak istemezler:

267 Mmine Hak dnyeyi zindn didi Mmine oh klmaya zindnumuz Nesm G 189/9

Dnya, Hakka giden yol zerinde kurulmu tehlikeli bir tuzak (Erefolu Rm 2003: 77; Tarlan 1998: 609; Schimmel 2001: 117) olarak da hayal edilir: ular kim yazn u kn yemezler dne-i tev Brakmazlar gnl kuun bu dnynun tuzagna Nesm G 394/7

air u beyitte dnya varln, sabahleyin ok ksa bir sre iinde grnp kaybolan i tanesine benzetir. Bu dnyaya ebnem gibi gelinir, ok ksa bir sre kalnr ve gidilir: Bu dny varlgn una benzedr gnl Ki subhgh vaktine ebnem gelr gider Kad Burhaneddin G 1220/3

Dnya, glgeye benzetilir. Glge, durur zannedilir ama o gerekte hareket halindedir. nsan, glgeyi yakalamaya altka kaar, ama yakalamaya almazsa ve ondan kasa, o peinden gelir (mam Gazl 1989: III/469-480; Erefolu Rm 2003: 85). Bu zellii sebebiyle erenler, dnyaya bakmamlar ve ondan kamlardr: Erenler bu dnyya klmaz nazar Bunda akl var gii klmaz karr Bu dny klge durur kovar kasan Bir gii ki kaar andan ol kovar Kad Burhaneddin T 1418

268 Bir tarlaya hangi rn ekilirse, hasat mevsiminde o biilecei/elde edilecei iin (mam Gazl 1989: III/493; Erefolu Rm 2003: 75), tarlaya benzetilen dnyada da, sonucun kt olmamas iin, isyan tohumlar ekilmemelidir: Hsl n mezra- dnynun old gam bana Yllar ile aglad hlm grp dem bana Avn G 3/1

n her ne kim ekersen an biersn hr Dnyada ekme an kim ad old syn Nesm G 326/3

Dnya, deniz olarak tasavvur edilir.55 Ten gemi, mr ise yelkenlerdir. Bu denizde ok iyi yzc olmaldr. Aksi takdirde etin dalgalar karsnda ok zor durumda kalnabilir: Ten gemidr bu cihnda mr kurm bdbn Bu denizde in bilmeyene yohdur amn Kad Burhaneddin G 1314/1

Dnya, le (cfe/murdr) gibi olumsuz bir sfatla da anlr (mam Gazl 1989: III/458-469; Erefolu Rm 2003: 76, 83; Tarlan 1998: 300). Onun isteklileri ancak kpekler olabilir. Bundan dolay, sdk klar bu dnyann yzne bakmazlar: (Nesm G 300/5, G 300/1, G 389/5, G 380/6, G 394/6, T 2)
55

Lokmann oluna yle dedii rivayet edilir: Oulcazm, dny derin bir derydr. ok kimseler burada boulmutur. Bu deryda boulmaktan kurtulmak iin senin gemin takva ve Allaha sayg, yatan iman, yelkenin Allaha tevekkl olsun ki, batmaktan kurtulabilesin. Yoksa kurtulu zordur. (mam Gazl 1989: III/467). Mzekkin-Nfs adl eserde de u bilgilere yer verilir: Dnya bir derenin derin suyuna benzer ve dnya ehli gemiye benzer. Madem ki gemi suyun iinde dursa, suyu ne kadar artarsa, gemiye ziyan vermez, gerekse deryda olsun. Her tarafa gemi yrr, maksada vsl olur. Amma nk geminin iine su girse, ol gemi doldu, derhal batt, gark oldu. (Erefolu Rm 2003: 93).

269 Cfedr dny anun tlibleri ad kilb Olma kelb anun kim old ad murdr isteme Nesm G 371/8

k- sdk isen bakma bu dny yzine Ki hm-himmet olan konmaya murdr olana Nect G 459/4

Dnya, insan ldrebilecek zelliklere sahip zehirli bir ylan olarak da dnlr (mam Gazl 1989: III/483; Erefolu Rm 2003: 96). Efsn okuyarak onu terk etmeye almaldr: Bu dnyelik didkleri ylandur Ana terk itmegile oh efsn Kad Burhaneddin G 1306/5

C. lem

Almet ve nian koymak anlamndaki alm yahut bilmek mnsndaki ilm kknden tretilen lem, yaratcsnn varlna almet tekil eden ve onun mevcudiyetinin bilinmesini salayan demektir. Kavram olarak, duyu ya da akl yoluyla kavranabilen veya mevcudiyeti dnlebilen, Allahn dndaki varlk ve olaylarn tamamn karlar. Kurn Kermde kainat ve zel olarak insanlar topluluunu ifade eder. Rabbllemn terkibiyle zikredilerek Allahn canl cansz btn varlklarn lh olduu vurgulanr. Tasavvufta Allahtan gayr hereye lem denir. Vahdet-i vcd esasna gre, sadece Allah mevcut olup lem, onun varlnn eitli tecelllerinden ibarettir. ok eitli lemlerin varlndan sz edilmitir (Bolay 1989: 357).

270 Allahn lemlerin srrna vkf olduu ve kainatn her halini bildii ifade edilir: Sen bilrsin kintn hlni Cmle lem srrna ghsn Nesm G 341/2

Mutasavvflara gre lem son derece genitir. Yeryz ve gkyznde, Allah tarafndan idare ve terbiye edilen saysz yaratk vardr. Bu genilii ifade etmek iin on sekiz bin lemden sz edilir. Ayrca btn varlk lemi u on sekiz temele dayandrlr: Dokuz felek, ansr- erbaa (hava, su, toprak, ate), mevlid-i selse (bitki, hayvan, cansz), insan ve insan- kmil. Bu on sekiz says, Araplarn son says olan bin ile arplnca on sekiz bin eder (Uluda 1989: 360-361; Cebeciolu 1997: 571). klar, akna ahid olarak on sekiz bin lemi gsterirler. nsann srrn bilenler, on sekiz bin lemin remzini bilip anlayabilirler: (Ahmed Paa G 132/6) On sekiz bin lemi hid getrdm kuna re bulmadum rakb-i mnkirn inkrna Nect G 504/3

demn srrn bilenler demn Bildi remzin on sekiz bin lemn Nesm Mes 3/147

Tasavvuf anlaya gre, lem-i kbr (byk lem) kainat, lem-i sur (kk lem) ise insandr. Kainat insann byk nshas, insan kainatn kk nshasdr. Hatta insann i leminin d lemden daha geni olduunu dikkate alan mutasavvflar, ona byk lem, kainata ise kk lem demilerdir. Yerlere ve gklere smayan Allahn mmin kulunun kalbine smas gerei de bu genilii ifade eder (Ceylan 2000: 170-171; Pakaln 1993: I/49-50; Uluda 1996: 40). Aadaki beyitte iki lem de dile getirilir:

271 lem-i kbr v sugr hem vzi u hem erf lemem hem halkyam gam-hryam mesrryam Nesm G 242/24

Mn lemi, misl ve rhniler lemi; sret lemi ise gzle grnen ekillerin tekil ettii lemdir (Uluda 1996: 40). Mn lemi saraya benzetilir. Orada her eyin sreti birdir. Sret leminin srlarn anlamak iin ise tefekkr edilmelidir: Yine hbumda dn gice musavver cism cn grdm Grindi lem-i man sarynda yn grdm Karamanl Ayn G 335/1

Muhtelif olm bularun sreti lem-i manda birdr sreti Nesm Mes 3/97

Gel sretinn srrn hacc it adedince Ol mahrem-i esrr Kim lem-i sret yolunun hac seferidr Fikr eyle amelde Nesm Mst 1/3

drak edilir olup olmadklarna gre lem, ehadet ve gayb olarak da adlandrlr. Kurnda, Allah gayb ve ehadeti bilir. (Tevbe, 9/105; Har, 59/20) denilmitir. nsann duyu organlar ile bilemeyecei ve aklla kavramayaca varlk lemine gayb lemi, insann bilme alanna giren varlk lemine de ehadet lemi ad verilmitir (Uluda 1996: 39). Aadaki beyitte gayb ve ehadet leminde sevgilinin yzn grenlerin, hayrete derek onun tecell nrundan yaratldna hitlik getirecei ifade edilmitir:

272 lem-i gayb u ehdetde yzin grenler Dben hayrete z-nr- tecell didiler Ahmed G 135/2

lemin derecelerine gre, sfl ve ulv lem gibi eitli isimler verilmitir. Melekt ve cebert lemine ulv lem, cisman ve madd leme sfl lem denilmitir. Sfl lem unsurlar lemi, ulv lem ise felekler lemi anlamnda da kullanlmtr (Uluda 1996: 40). u tuyugda ulv ve sfl leme birlikte yer verilmitir: Mustaf medll dem dl imi Dl medll Mustafda hl imi lem-i ulv v sfl kl imi Kim ki bildi zini Abdl imi Nesm T 119

Divanlarda sklkla rastlanan iki lem ifadesi ile, iinde yaanlan u lem/dnya ve lmden sonra yaanlacak olan teki lem/ahiret kastedilir. k, rif ve dervilerin dnya ve ahirette biricik maksad Hakka kavumaktr. Onlarn nazarnda baka sevgiliye yer yoktur: Bana maksd iki lemde sensin Ki sensin cennet cennetdeki hr Nesm G 71/4

ki lemde maksdum vislndr visln gel Ki vaslundur bu dervn murd ehr-i yrndan Nesm G 324/10

273 rif gzetmeye iki lemde gayr yr Ger arz ola nam-i ebed hr u ayn ile eyh G 160/4

Ulhiyet makm ve lh isimler mertebesi anlamnda kullanlan lem-i can/can lemi tabirine (Uluda 1996: 40) de iirlerde rastlanr: y lem-i cn cn- lem Hodur kademnde l-i dem eyh Trc 3/V/1

Aadaki beyitte yer verilen can lemi terkbi ile mecazen elest meclisi (Tolasa 2001: 331) kastedilir: Cn leminde derdn ile mbtel iken Halk olmamd leme derd bel henz Ahmed Paa G 118/3

D. Gnl

Farsa dil ve Arapa kalp kelimeleriyle de karlanan gnl, insan vahdete eritirecek olan manev idrak merkezidir; insann manev varldr (Glpnarl 1977: 134-138. Tarlan 1998: 47; elebiolu 1998: 585-598; Kurnaz 1996: 150-152). Gnl, Allahn evi ve manev bir Kabe olarak telakki edilir. Kabe, Hz. brahim tarafndan yaplan bir binadr; onun adyla ve onun makm olarak anlr. Fakat gnl, Allahn nazar ettii bir yerdir. Yere ge smayan Allah, kulunun gnlne smtr. Bundan dolay, mutasavvflara gre gnln kymeti ok byktr (elebiolu 1998: 586; Glpnarl 1977: 137; Kurnaz 1996: 152; Uluda 1996: 297). Divanlarda, Kabe ile ilgili baz det ve inanlar da sz konusu edilir. Kabe ziyaret edilmelidir. Zira oras brahimin

274 makmdr. Burada, belli kurallar erevesinde Kabenin evresini dolanmak demek olan tavf yaplr. Kabeyi tavf etmenin sevab ise oktur. Saf kelimesi tevriyeli kullanlr. Hem zevk, i temizlii hem de Mekkede hac esnasnda ziyaret edilen bir tepenin ad anlamndadr: (Nesm G 208/3, Trc 1/V/2; Nect G 565/3; Cem Sultan G 138/6) Gel gnl Kabesin ziyret kl Ki olupdur makm- brhim Ahmed Paa G 188/3

Ger gnl Kabesine gir ki saflar bulasn Ger tavf eyler isen tife-i uk Ahmed-i D G 121/4

Tavf- Kabenn geri sevb ohdur iy Mevl Gnl Allh evidr n tavf itmek an evl Nesm G 9/1

Gnlm alab evidr yni ol yola kavdr ki dny bir cevdr bu kanna kanan gr Kad Burhaneddin G 834/3

Gnl, Ms Peygambere tecellnin gerekletii yer olan Tr da olarak da dnlr (elebiolu 1998: 590; Kurnaz 1996: 152). Ms ile ilgili kssaya da telmih yaplr; vuku bulan tecell nrlarna kar gnllerin salam olduu ifade edilir: (Nesm G 9/5; Cem Sultan G 252/1) Bulmadn Ms hitb- len ternden cevb Pertev-i hsnn tecellsine gnlm Tr idi Hamdullah Hamd G 178/3

275 Nice tkat getirmidr bu envr- tecellya Meger kim berk imi y Rab gnller Tr- Msdan eyh G 130/3

Gnl, Rahman isminin tecell ettii yer ve onun ardr. Allahn kalp yufkal mnsndaki Rahman ismiyle gnl arasnda bir mnasebet vardr. Gnl yaygn olarak rahmet ve yumuaklk anlamlarnda kullanlr (Kurnaz 1996: 151): Ar- Rahmn didi neb gnle nki grdi gnlde cndur sz Nesm G 179/5

Dil-i hakk o kim mstev-y Rahmndur Yaraa Hamd o kalbe dinilse ar- azm Hamdullah Hamd G 114/8

Gnl aynaya tebih edilir. Ayna, aksettirdii gibi gnl de lh isim ve sfatlar en mkemmel ekilde yanstr. Ayna binlerce olsa bile, ayn ktan aydnlanmlarsa aksettirdikleri binlerce k, tek bir n akisleridir. Btn mahlukat da mevcudiyetini tek bir lh kaynaktan alr (elebiolu 1998: 591). Nect Bey u beytinde, gnln ayna olduunda hibir phenin olmadn ve son derece kesin olduunu belirtir: Dil ki aynel-yakn yinedr ekszin old mazhar- ey Nect G 7/4

lh gzelliin tecellsi gnl aynasnda grnr: (Mesh G 215/2; Karamanl Ayn G 6/2, G 113/1; Avn G 12/1, G 52/5; Cafer eleb G 214/1; Nect G 513/2)

276 Dilersen gresin ynede ay Gnl ynesinden hsnine bak Cem Sultan G 173/6

Gzelliin tecell etmesi iin gnl aynasnn temiz, saf olmas gerekir. Ms gibi k olan gnllere Hak kendini gsterir: (Ahmed G 616/2; Cem Sultan G 29/2; Nect G 48/4, G 207/5) Ms tek eger k isen gnlini art Sf olmaycak yine ddr ele girmez Nesm G 177/9

Gnl aynasnn masiva kirlerinden arndrlmas gerekir. Bundan dolay derviler, gnlde Haktan baka bir eye yer vermeyip gnl aynasn temiz tutmaya gayret gsterirler: (Nect G 279/6; Adn G 28/5; Mihr Hatun G 25/20) inlk yzn adkca gnl gzgsini Gayrdan pk klar gayreti dervlern Ahmed Paa K 7/11

Eskiden gmten yaplan aynalar, srekli silinmez ve parlatlmazsa zamanla paslanp kararrd. O haliyle de sretleri iyi gstermezdi. Gnl aynasnn da temizlenmesi, cilalanmas ve parlatlmas gerekmektedir. Bu ayn zamanda, vahdet olan gnl zerindeki kesret tozlarnn temizlenmesi anlamna gelmektedir (elebiolu 1998: 590-592). Gnl aynasn temizlemek iin, mridin sembol olan skinin elinden akn remzi arab imek ve byk bir samimiyet ve ak ile gzya dkmek gerekir: Mey-i sfyi n eyle saf-y lal-i skden Ki dil ynesi jengine bundan yig cil olmaz Cem Sultan G 123/2

277 Gnlmi kundan zge nesne saykal itmedi Nee kim saykal alur yneler jeng-preden Nesm G 299/11

Ek-i em ile yumaynca gnl ynesin Gn bigi an kaan sf mcell gresin Ahmed Paa G 229/9

Gnl, mrid, dervi ve slik gibi tasavvuf tiplere de benzetilmitir. Mrid veya dervie benzetilmesi, salarn giyilen hrkaya ve elde tanan asya, ekilen gamn ise yenen lokmaya tebihi sebebiyledir. Slik olarak hayal edilmesi ise, slikin seyr slk denen manev yolculuunda, bazan mahv bazan isbat gibi ok deiik durumlarla karlamasndan dolaydr (Tolasa 2001: 324). Beyitlerde, tasavvufla ilgili kelimelerin tenasb dikkat eker. kinci beyitte, dervilerin hayat biimini anlatan bir lokma bir hrka deyimine de yer verilir: (Cafer eleb K 25/17) Dil mridine hayl-i zlfn Hem hrka v hem asdur ey dost Ahmed Paa G 19/4

Dil zlf-i siyhunda gam yemege knidr Derve hemn besdr bir lokma v bir hrka Ahmed Paa Mf 4

Levh-i hsnnde hatn geh mahv geh isbt olur Benzer ol dil slikinn sret-i amlidr Ahmed Paa G 49/4

278 Gnl, her taraf kaplamas, usuz bucaksz ve snrsz oluu gibi zellikleriyle denize tebih edilir (elebiolu 1998: 589; Kurnaz 1996:152). Gnln, vahdet denizi olarak tasavvur edildii u beyitte, dalgalar da kesreti simgeler: (Kad Burhaneddin G 564/1, G 1196/1) y Nesm nki gnln vahdetin derysdur Yidi deniz kubbesine mevc uran dery imi Nesm G 207/7

Akn istiare ile deniz olarak dnld u beyitte, gnl de dalgalar arasnda kararsz bir ekilde yol alan bir kayk (zevrak) olarak hayal edilir. Beyitte denizle ilgili kelimeler tenasp oluturmutur: (Cafer eleb G 90/4; Mihr Hatun G 197/8; Ahmed Paa G 145/1) y Hamdi karr ide mi dil zevrak hergiz n lenger-i tedbrini deryya drdi Hamdullah Hamd G 198/5

Gnl, bir sultan olarak tasavvur edilir. Saltanat tacna ba emeyen, taht kabul etmeyen hatta dnya ve ahireti hie sayan k, btn samimiyeti ve itenliiyle kul olmutur. Bu, herkesin yapamayaca bir byklk ve bir sultanlktr (Tolasa 2001: 311): Saltanat tcna ba egmez kabl itmez serr Sana bin cn ile kuldur zge sultndr gnl Avn G 45/4

Bir pe saymaz iken iki cihn milketini Sana bin cn ile kul old gnl sultndur Ahmed Paa G 61/3

279 Akn sultan olarak hayal edildii baz iirlerde gnl, sultann taht olarak dnlr. Bu tahtta kibir ve kin gibi kt hasletlere yer yoktur: (Mihr Hatun G 186/1; Kad Burhaneddin G 622/5; Nesm G 174/3) Gnl tahtnda sultn k bilgil Getrme kibr kn der-hn- k Nesm G 216/2

Kainata smayan Allah, gnle smtr, oraya nazar etmitir. Bundan dolay gnl, onun mlkdr. Sultan olan elbette mlknn viran olmasn istemez. Viran olarak nitelenen gnl, Hakk simgeleyen sultann nazar ederek mamur hale getirmesi istenir: (Karamanl Ayn G 205/2; Nesm G 95/2) Nazar klgl bu vrn gnlme h Klur sultn olan vrn bd Nesm G 37/6

Ol kevn mekna sgmayan h Vrneye kurd brgh eyh Trc 3/II/6

Gnl, ok hassas, nazik, ince ve krlgan bir yap ve zellie sahip olduundan, ieye tebih edilir: (Ahmed Paa G 24/2; Kad Burhaneddin G 669/2) Tane tan atma Cem gnline kim Taa dymez e-i nzik-mizc Cem Sultan G 26/7

280 Zhid melmet sengiyle uatma gnlm esin Tan itme gh olmadn hl-i dil-i ghuma Ahmed Paa G 289/7

Gnl, srekli feryat edip inleyerek nameler karmas, boumlardan (paralar) meydana gelmesi ve meneinde sr ile ilgili rivayetin yer almas gibi zelliklerinden dolay neye benzetilir. Ney gibi gam ve kederden dolay yz para olan gnl de, kard seslerle srlar ifa eder. Bu feryat ve inlemeler gklere kadar ykselir (Tolasa 2001: 323): (Ahmed Paa G 45/4; Nect G 325/7; Karamanl Ayn G 13/3) Ahmedn rzn f eyledi zrilik ile Ney gibi bu dil-i sad-pre elmden ne gelr Ahmed Paa G 58/5

nledrdi gkleri feryd gnlm nynun Ne neyistndan kesildgin eger if klam Ahmed Paa G 218/6

Toprak gibi bir gnl arzu edilir. Zira toprak, tevazu sahibidir, alaktadr, yerdedir. Fakat btn rnler ondan nev nema bulur, hsl olur. u beyitte, arpc bir ekilde verilen yce-alak tezad ile gnln ycelii, bykl ve deeri ortaya konur: Yir gibi her gnl ki topragdur Yce hsl bitrr alakdur Hamdullah Hamd G 60/1

Geree ulap, gnllerinde daima vahdet zevkini yaayan sufiler anlamna gelen gnl ehli (ehl-i dil) (Kurnaz 1996: 152; Glpnarl 1977: 136), Hak katnda stn bir yere sahiptir. Ehl-i dilin, gnl dnyasnda yaptklar manev eitimden sz edilir: (Ahmed G 135/1; eyh K 14/14)

281 Hak katnda hac klandan yig durur bir ehl-i dil Bir snuk gnl bitrsn yohsa toyursun bir a Nesm G 32/3

Ehl-i dil terbiyeti lyk ider cna seni Marifet vsl ider sohbet-i cnna seni Ahmed-i D G 203/1

E. Akl

Tasavvuf dnceye gre akl, Hak ile btl birbirinden ayrt etmeye yarayan bir nr ve lh hitb anlamaya yarayan bir lettir. Mutlak hakkat olan Allaha varmak iin akl ve ak iki yol olarak grlm, limler akl yolunu, mutasavvflar ak yolunu tercih etmilerdir. Akl ile ak daima kar karya ve birbirinin ztt olmutur. Tasavvufta esas olan ak, akldan ok daha stn ve messir olarak grlr. Mutasavvflar, ezel ve ebed hakkatleri anlama konusunda akln yetersiz olduunu sylemilerdir. Olumsuz dncelere sahip olduklar akl, amura batm merkebe benzetmilerdir (Uluda 1989b: 246-247; Tolasa 2001: 71; avuolu 2001: 64). Divanlarda akl ile ak ou zaman birlikte ele alnm ve mukayese edilmitir. Ak hakknda olumlu, akl hakknda ise olumsuz kanaatler sergilenmitir. Akl ile akn bir araya gelemeyecei sylenir. Mesh, bu durumu bir misal ile anlatr: Bir memlekette iki padiah olamayaca gibi, akl ve ak da bir arada bulunamaz:

282 Akl ile cem olmaz imi k Cafer Eydr bana ki an kabl eyle y beni Cafer eleb G 247/7

Nice karr eyleye cnumda akl u k Bir memleketde sa m iki pdih Mesh G 205/2

Akl ile ak arasndaki mesafe ok fazladr: Bana dirler aklun dir bir nashat virsene Akl ile k arasnda bud bin ferseng olur Ahmed G 265/5

Akn bir denize benzetildii u beyitte, akln bu denize yabanc olduu belirtilir: Ik deniz aklumuz ecnebidr bu denize Gnlme haber klun n buna in gerek Kad Burhaneddin G 736/3

Ak eb-ern delil tutan bir kii, yanl dnen akln rehberliine ihtiya duymaz: nince tutar iken eb-er- k dell Nice uyar kii akl- hilf-ende Nect G 507/4

Ak yolunu brakp akla uymak, beldan baka bir ey deildir:

283 Ik koyup akla uymak bir beldur ey hakm Bu bely virmesn Hak dni ayruk kfere Nect G 499/2

Akl unutulmal, ak gzetilmelidir: Gnl aydur bana kim akl unut k gzet Vcib old kim iidem delden uslu haber Nect G 111/3

Akla uyarak kesinlikle ak terk edilmemelidir: Ik elden koyayn dime sakn akla uyup Akl u dniden ise deme devlet yigdr Cafer eleb G 64/7

Ak gevher/incilerini, akln idrak edip anlamas mmkn deildir: Ik gevherleridr akl ile idrk olmaz Sadef-i tende yigin kymeti dervlern Ahmed Paa K 7/5

Metafizik hakkate kavuma heyecan olan derdin ilac, belirli kurallar dahilinde hareket eden akl deil, aktr: Bu derdmn devsna akl idimez ilc Benzer bu derde ki gerek olur dev-y k Kad Burhaneddin G 1/2

Bir pazar yerinin resminin izildii u beyitte, ak pazar yeri, akl mal (meta), can delll olarak hayal edilir. Ak pazarnda, akl meta geerli bir mal deildir. Bundan dolay, bu pazarda akl metann alcs olmaz:

284 Senn bzr- kunda ider delll- cn feryd Met- akl ksiddr hardr olmasun kimse Ahmed Paa G 269/3

ehir hayat, kendisine zindan gibi gelip hemen kyne kaarcasna dnmek isteyen bir kyl gibi, akl da akn bulunduu yerden o ekilde kaar: Akl ky- kdan nin kaar didm didi Rstya ehr ii zindn gelr andan kaar Karamanl Nizm G 26/3

Sufiler, hner olarak grdkleri akla uyarken, klar ise ayp olarak telakki edilen ak tercih ederler: (Nect G 414/5) Sfiy akl sana ben ka yrem kim olur Ehl-i cennet h-yr tlib-i ddr mest Nect G 29/4

Zhid ayb u hner k ile akl ise eger Ne sana uslu disnler ne bana dvne Nect G 514/3

Akl- evvel ve akl- klle de yer verilir. Vahdet mertebesi, Cebril, hakkat- Muhammediyye ve nr- Muhammed gibi eitli isimlerle anlan akl evvel (ilk akl), lh ilmin nruna denir. Akl- evvel ilk beyitte, Hz. Muhammed hakknda kullanlr. Akl- kll (kll lh akl) ise, akl- evvele tevdi edilen bilgi sretlerinin kendisinde tecell ettii nurlu bir mdrikedir (El-Cil 2002: 297-301; Pakaln 1993: I/ 42; Uluda 1989b: 247; Uluda 1996: 3637). Akl- klln zuhruyla kainat vcda gelmitir: (eyh K 5/25, Trk 2/IV/9; Ahmed Paa G 109/3)

285 Bu yr- grunun kim irer medhi gavrna Sen akl- evveln kim ider snisin sen Hamdullah Hamd K 3/38

C kld akl- kll geldi vcda kint Kf u nn emrinden old bu cihn yek-br mest Nesm G 22/5

F. Vakit

Tasavvuf anlaya gre vakit, insann iinde bulunduu zaman paras, gemii gelecee balayan ve iinde yaanlan zaman dilimidir. Mutasavvflara gre gemii ve gelecei dnmek, iinde yaanlan zaman zayi etmekten baka bir ey deildir. Dn veya yarnla megul olmak, vakti yaamaya engel olur. nemli olan vakit denilen iinde yaanlan an deerlendirmektir. Bu konuda Hz. Peygamberin Benim Allahla yle bir vaktim vardr ki, o anda ne bir melek, ne de bir resul beni o halden ayramaz. hadisi ve Kurnn, Muhammedin gz oradan ne kayd, ne de onu at. (Necm, 53/17) yeti delil olarak zikr edilir (Kueyr 1999: 148; Hcvir 1996: 518). Dn gemi yarn ise henz gelmemitir. yle ise bugnk zamana (vakt/n/dem) kredilmeli; en iyi ekilde deerlendirilmeli ve ho tutulmaldr. Yaanlan ann kymeti iyi bilinmelidir: Vaktun ho dut lmedin fevt itme kadrin bilmedin Dn gedi yarn gelmedin kr it bgnki demlere Ahmed-i D G 32/6

286 Diy dn gedi yarn gelmeypdr Hak bilr Gn bugndr dime kim vel-bkiytus-sliht Ahmed-i D K 12/36

Sufiye, vaktin olu/ibn-i vakt/ibnl-vakt denir. Bununla, sufinin her vakit iinde o vakitte ilenmesi en hayrl olan eyle megul olduu, o vakit iinde kendisinden istenen grevi yerine getirdii mns kastedilir. bn-i vakt olduunu syleyen Nesm, bugn yarn kederini ekmediini ifade eder: Sfiy biz ekmezz imrz u ferd gussasn bn-i vaktz l-ceram imrz olur ferd bize Nesm G 400/4

Dem kelimesi, Farsada nefes, soluk, vakit, an anlamnlarna gelir. Tasavvufa gre btn varlklar her an, gaybdan ayna yni Tanr bilgisindeki var olutan izaf varla gelmekte, her an da ayndan gayba gitmektedir. Bu sebeple yaratl ve yarat daimdir ve bir an nceki lem, bir an sonraki lemin ayns deildir. Sufi her an, ne lemdeyse ona gre o anda tahakkuk eden lem de odur; sretler geer, gerekler bkdir (Glpnarl 1977: 88). Mutasavvflarca dem bu dem szyle anlatlan bu anlay, aadaki tuyugda dile getirilir: N-gehn bstna girdm subh-dem Llenn grdm elinde cm- Cem Nergis iitdm dir idi dem-be-dem Dem bu demdr dem bu demdr dem bu dem Nesm T 238

Seher vakti, tan yeri aardktan sonra balayp gnein douuna ksa bir sre kalana kadar devam eden zaman dilimini ierir. Kurn- Kermde Seher vakitlerinde de istifr ederlerdi. (Zriyt, 51/18) buyurulmas, bata Hz. Peygamber olmak zere tasavvuf ehlinin seher vakitlerine byk nem

287 vermesine sebep olmutur. Bundan dolay sufiler, seher vaktini ganimet saymlar ve bu zaman diliminde namaz, zikir, dua, ibadet ve tefekkre arlk vermilerdir. Dua ve ibadetlerin bu vakitlerde kabul olacana inanmlardr (Glpnarl 1977: 289; Uluda 1996: 457; Cebeciolu 1997: 625). Aadaki beyitte, seher vaktinin dua etmek iin en uygun bir zaman dilimi olduu anlatlr: (Vasf K 1/24) Ahmed ol yze bahup kl du Kim dunun mevsmi olur seher Ahmed G 263/7

Nect Bey, yazd seher redifli kasidesinin matla beytinde, seher vaktinde uyank olunmas gerektiini syler. Zira dertlilere deva, hastalara ifa verilen kaplar bu vakitlerde almaktadr: (Nesm G 329/11) Bdr olun ki derde irir dev seher detdr alur der-i dr-if seher Nect K 9/1

Seher vakitlerinde ibadete nem verilmeli (eyh G 26/7) ve H H diye (Nesimi G 265/2) zikredilmelidir. Gnlde saadet gneinin domas iin bu vakitlerde yaplacak ibadet, taat, zikir ve virdlere ok zen gsterilmelidir: Tul- subh- sadet diler isen gnlm Azyim-i eb vird-i seher dir itme eyh G 158/6

Seher vakitlerinde yaplacak olan la ilhe illallh zikri ile irk ve kfr karanlklar ortadan kaldrlr:

288 m- irk zalm- kfr srer Seher-i l ilhe illallh eyh K 1/10

eitli anlam katmanlarna sahip olan u beyitte, seher vakitlerinde Allahn remzi olan h etmekten gfil olunmamas gerektii de sylenir: (Kad Burhaneddin G 194/1; Nect G 537/1; eyh G 134/9, G 126/1, G 126/2; Nesimi Bilinmeyen T 24; Vasf G 45/5, G 61/2) eb-i zlfn bigi oldum pern Sakn h- seherden olma gfil Karamanl Ayn G 309/6

G. Hz. Peygamber

Divanlarda slam dininin peygamberi Hz. Muhammedin tasavvuf telakkiler iinde deerlendirilen beyitlerle de karlalr. Mutasavvflar, Hakka giden yolda en byk rehber olarak grdkleri Hz. Peygamberin snnetine byk nem vermiler ve her vesile ile ona olan ballklarnn tam olduunu ifade etmilerdir (Uluda 2005: 450). Evliynn yol gstericisi, ba tac ve en ok arzu ettikleri insann Hz. Muhammed olduu dile getirilir: (Ceml K 3/9; Cafer eleb K 2/2) Shib-i mirc sadr- kint Reh-nm-y evliy v asfiy ker K 1/8

289 Mirc- enbiydur bir pye izzetinden Ser-tc- evliydur naleyn-i py- Ahmed Hamdullah Hamdi Trc 31/1/4

Y Rab ne resme medh idem an ki fazl ile Mahmd- enbiydur u maksd- evliy Hamdullah Hamdi K 3/4

riflerin Hz. Peygambere olan muhabbeti anlatlr. rifin gnl, o yce insann sevgisi ile dolduu zaman, bir damla iken manen bir deniz kadar geniler: Edn habbe iken dery-y hikmet old Ol rifin ki gnli told hev-y Ahmed Hamdullah Hamdi Trc 31/1/5

Allahn Hz. Peygambere ynelik ezel sevgisi olmasayd hibir eyin var olmayacana inanan sufilerin, kuts hadis olarak kabul ettikleri, Sen olmasaydn felekleri yaratmazdm anlamna gelen Levlke levlk lem halaktl-eflk ifadesi byk bir nem tar (Uluda 2005: 449). Bu szn iktibas suretiyle iirlerde kullanld grlr: (Nesm G 6/4, G 219/7; Ahmed G 367/2; eyh K 5/2, Kad Burhaneddin G 1049/9; Ceml K 3/39; Nect K 0/34; Karamanl Ayn G 170/7) Fil-i mutlak habbm nna levlk dir Olmasayd olmaz idi encm eflk dir Nesm G 122/1

Levlke lem halaktl-eflk Ikun ki yaratd kint Nesm Trc 2/VII/12

290

Mutasavvflar, sahh hadisleri esas alarak salavatlar dzenlemiler ve bunlar gnlk vird eklinde okunmasn tarkat db olarak telakki etmilerdir (Uluda 2005: 450). u beyitte, akll kiinin, ebed cennete eritiren Hz. Peygamberin selmn, duasn kendisine vird edinmesi gerektii sylenir: kildr ol kii kim vird idinr drdn Drs-selma iltr n kim selm- Ahmed Hamdullah Hamd M 31/5/5

Dervi giysisi olan aby Hz. Peygamberin de giydii ifade edilir: (Hamdullah Hamd M 31/3/2) Atun Burk u hulleyiken hs hiltun Lutfun ne ok durur ki kabn eyledn ab Ceml K 3/30

Baunda tc- lafz- le-amrk klh idi Levlk hilat olcak kaddne ab Ceml K 3/39

Gizli bir hazine olan Cenab- Hak, bilinmeyi dilemi ve ilk nce Hz. Muhammedin nrunu, bu nrdan da dier varlklar yaratmtr. Bu nra, nr Muhammed, hakkat- Muhammediyye, akl- evvel ve akl- kll gibi isimler de verilmitir (Gibb 1999: 35; Tarlan 1998: 138, 617, 618; Uluda 2005: 449). Grlen varlklarn yaratlmasna, Hakkn nru olan Hz. Muhammed sebep olmu ve gzellik onun cemliyle kemle ermitir: Hilkat- eflke sensin vsta nr- lh Hem senn nunda mnzel old levlke lem Nesm G 6/4

291

Pertev-i zl-celldr nr- ceml-i Mustaf Kold keml-i hsn ile hsn-i keml-i Mustaf Ahmed Paa G 293/1

H. lm

nsann eceli gelince rhunu teslim etmesi, cann bedenden kmas anlamndaki tabii lmden baka, tasavvufta ksaca lmeden nce lmek diye tarif edilen bir de ihtiyr lm vardr. Bu lm, nefsin heva ve hevesinin isteklerini yok etmek anlamndadr. Mutasavvflar, an mauna kavumas gibi dndkleri tabii lm de sevinle karlamlar ve bu geceye eb-i ars (dn gecesi) demilerdir (Kn 2004: 545; Glpnarl 1972: 172; Levend 1984: 49; Uluda 1996: 363). lmeden nce lmek tabirine yer verilerek tasavvuf anlamda lm gerei anlatlr. Bu hakikat anlayan dervilerin lmeden nce ldkleri sylenir. Bundan dolay kalpleri gaflet iinde olanlara lmeden nce lmeleri tavsiye edilir. (Nesm T 286, G 101/8) evk- emna yakup pervne bigi bl per ldiler lmezden n ho itdiler dervler Nesm G 158/6

Hat irimedin cn vir yolnda lmden ndin l iy kalb-i gfil Cem Sultan G 201/3

292 I. Sohbet

Grp konumak demek olan sohbete, tasavvufta byk bir nem verilmitir. lk mutasavvflar, tasavvufa ait bilgileri ehil ve istekli olan muhiblere zel sohbetlerle aktarmlar, eitim ve retimde sohbeti esas almlardr (Serrc 1996: 182-185; Kueyr 1999: 381-385; Hcvir 1996: 478-492; Pakaln 1993: III/253; Glpnarl 1977: 299; Uluda 1996: 475). rif ve dervilerin sohbetleri hakknda olumlu, zhidlerin sohbetleri hakknda ise olumsuz kanaatlere yer verilir. Ahmed Paa, dervilerin sohbetini kimya olarak nitelendirir. Kimya, eskiden bakr ve gm gibi madenleri altna dntrmenin yollarn arayan btl bir ilimdir. Beyitte bu ilme de iaret edilir. Dervilerin sohbeti, gnahtan kararan kalpleri, saf altn gibi deerli bir duruma getirme ilevi grr: Umarum hlis ola zer gibi bu kalb-i siyh Kmydur bilrm sohbeti dervlern Ahmed Paa K 8/9

rifin sohbeti ile gecelerin ihy edilmesi, canlandrlmas istenir. Zira insanlar sohbetlere katlmakla hidayete kavuur: (Ahmed-i D G 293/1) rifn sohbetin ihy kl otur subha degin T hidyet bulasn okmadn hydan Ahmed-i D G 244/2

airler, kara gnll ve kuru (huk) olarak niteledikleri zhidlerin sohbetlerinden uzak kalmay deta cana minnet bilmektedirler. Zira onlarn sohbetlerinde saflk, duruluk olmad gibi gnle de zevk vermemektedir. Siyah beyaz tezatna yer verilen ilk beyitte, sofularn sohbetine katlmayanlar, yz ak olarak nitelenir. (Ahmed-i D G 243/4)

293 Yzi ag olsun anun kim berdr Kara gnlli sf sohbetinden Hamdullah Hamd G 131/2

Huk zhid sohbetinden n saf kesb itmedk Kandadur gster niyz u marifet mey-hnesi Ahmed-i D G 235/5

. Can

Szlkte nefis, rh ve bedenin hayatiyetini salayan ana unsur demek olan can, tasavvufta insan rhu, lh/Rahmn nefes ve Hakkn tecellleri anlamlarna gelir. Mevlevlik ve Bektalikte dervilere de can ad verilir (Glpnarl 1977: 67; Uluda 1996: 111; Uzun 1993:138-139). Gneden daha ikar ekilde her eyde kendisini gsteren can, mutlak varl simgeler: (Kad Burhaneddin G 520/5) Her eyde geri sensin ey cn gneden azher Am sanur ki gzden l-ey kimi nihnsn Nesm G 320/7

Vahdet denizinin zerindeki hava kabarcklarna tebih edilen cann Haktan ayr olmad anlatlr: Didi ki iy dil-i dn bu cn meselde nedr Bu bahr- vahdet iinde misli ekl-i habb Karamanl Ayn G 47/2

Can ile tenin birliktelii ezelde balamtr. Can tene ezelde girmitir: (Nesm G 123/5)

294 Bek-y mutlak oldum k iinde Ezelden n tene ol cn iridi Nesm G 428/5

lh sevgiliye kavuabilmek iin, can terk edilmelidir. Can zten ona aittir. Can veren cnn bulur: (Nesm G 453/2; Ahmed G 356/2) Cnn terk eyle kim bu yolda cnn bulasn Her ki cn virdi bu yolda buld ol cnneyi Nesm G 406/2

Can, lh ak uruna kendini feda eden, cann veren Hallc- Mansrun bandan geen olaylar sebebiyle de ele alnr: (Nesm G 209/3, G 286/4, G 328/9, G 163/5; Kad Burhaneddin G 756/2) Meydn- k iinde kim cn terk ider Mansr olur Gnlm enel-Hak dir ise zlfnde ber-dr eyleyem eyh G 128/4

Kfr-i zlfnde habbn kla cn virmege Gelmiem Mansr-ve ber-drdan ben dnmezem Mihr Hatun G 104/2

J. Beden/Ten

nsan vcdu ile ilgili olarak kullanlan beden, cisim, cesed ve ten tasavvufta, rhu barndran ve eitli faaliyetlerde bulunmasn salayan zemin ve alet anlamndadr. Mutasavvflar bedeni, rhu haps eden bir varlk olarak alglamlar ve itibar edilmemesi gerektiini sylemilerdir (Onan, 1991: 335; Uluda 1996: 119).

295

Drt duvarla evrili cesedin iinde kayt altna alnan rh, bu engelden kurtulma amacndadr (avuolu 2001: 57): (Nect G 42/4) r dvr- cesed kaydn terk eyleyelm B- tecrde bu gn gl gibi handn gidelm Nect G 357/5

Cann bedende hapis olduu sylenir: demezdm habs-i tenden ben kekez cn hals Derd gam itdi bana yoldalk plar Nect G 123/6

Ten geicidir. Beky isteyen rh, fani tenden/bedenden kurtulup, ondan vazgemelidir: Al eyhi pendi benden cn gzle ge bedenden Kurtuldu fni tenden ol kim beksn ister eyh G 17/7

Cisim, Msnn kendisine lh tecellnin zuhr ettii Tr da olarak dnlr: (Nesm G 294/4) Gnlmz nr- tecell cismimzdr kh- Tr Cnumuz ddra kar old Ms-vr mest Nesm G 22/29

nsan vcdu, son derece ll yaratlm organlar sebebiyle bir ehre tebih edilir. Herkes vcd ehrinin sultan olan mutlak varl tanmaldr. Sultan tanmayan ondan nasl yardm bekleyebilir? (Nesm Mes 3/27, G 200/10)

296 Her kim ol tanmad kend vcd ehrini Ol ged-himmet ne yoldan vara sultn isteye Nesm G 398/5

Vcut, iinde sonsuz bir hazine bulunan viran olmu eve benzer. Bu evde yaayan nefis, alk ve kanaat ile gayb srlarna eriebilir: y Nesm nazar ehli ki vcdun evine L-mekn gencine vrn didiler gerek imi Nesm G 201/12

Nefsni ten hnesinde ek kanat kncine Kim seni esrr- gayba irgre bu alk Mihr Hatun G 79/3

Cisim, can ve gnl kularn iinde barndran bir kafese benzetilir: (Nect G 107/6; Karamanl Ayn G 221/3; eyh Trk 1/II/1) Ki cn kuu uar bir gn kafesden Kalur frkat odnda cism cnum Nesm G 247/3

Uarsa gnl murg ne gam ten kafesinden Ayrlmad n dost hev v hevesinden Ahmed Paa G 235/1

Ten, bu dnya denizinde yzen bir gemiye tebih edilir: Ten gemidr bu cihnda mr kurm bdbn Bu denizde in bilmeyene yohdur amn Kad Burhaneddin G 1314/1

297 Rhun rts gibi dnlen beyitlerde vcut, hrka (Mesh G 197/7, G 288/7), elbise/don (eyh Trc 3/VII/8), kilm (Hamdullah Hamd G 114/5) ve kefene (Nect G 413/3) benzetilmitir. Hamdullah Hamd u beytinde, irfan sahibi bir rifin, vcut elbisesini karp ak deryasna dald zaman marifet incisine kavuabileceini belirtir: Muht-i ka talup drr-i marifet mi bulur karmaynca vcd libsn gavvs Hamdullah Hamd G 87/4

V. BLM TASAVVUF MECAZLAR

A. ki le ilgili Mecazlar

1. arap Arapa bir kelime olan arap, her trl iilecek sv ve her eit sarholuk verici iecek anlamndadr. arap, mey, bde, sahb, mdm genel olarak sarho edici iecekler iin kullanlrken mecazi bir anlam kazanarak tasavvufta, lh ak ve bu akn cokunluunu simgeler hale gelmitir. Cokunluk ve nee veren, sarho eden, insan kendinden geiren ve akln, mantn, uurunu kullanmasna engel olan bir zellie sahip arap ile ayn zellikleri tayan lh ak arasnda rahata ilgi kurulabilmitir (Bayburtlugil 1985: 352; zgr 1995: 285; zgr 1990: 178; Niyzi-i Msr 2000: 310; elik 1998: 35-47; z 1997: 169; Levend 1984: 46; Uluda 1996: 80, 485; Tarlan 1998: 42, 94, 199, 235, 383, 605, 625; Krkolu 1996: 145, 22, 119, 153, 234, 371; pekten 1996a: 109; pekten 1996: 159, 139; pekten 1991: 220, 120, 167, 152, 165, 157, 181; Karaismailolu 1992: 4; Arslan 2003: 18). Halis, temiz, katksz arap anlamna gelen arab- nb/mey-i nb/ bde-i nb, tasavvufta mecazen masiva kaytlarndan arnm, saf lh ak sembolize eder (elik 1998: 42; Tarlan 1998: 48, 625; pekten 1991: 120, 152, 167, 181, 220; Tolasa 2001: 73). Sevgilinin gzelliinin gnl aynasnda aksetmesi iin gerekli olan arap lh ak simgeler. Tasavvufun, yerlere ve gklere smayan Allahn, mmin gnllere sd, dncesi hatrlanmaldr:

299 Hsn-i yr yne-i dilde grinmezse eger Avniy bde-i nb ana mirt idelm Avn G 52/5

Tekyeyi temsil eden meyhanelerde, her an fenfillah simgeleyen dudak iin yudumlanan saf arap lh akn semboldr: Lebn kunadur mey-hnelerde Ki ierler arb- nb her dem Kad Burhaneddin G 13/5

Gnl hastalarna ifa olan arab- nabn lh akn remzi olduu sylenebilir: B-ibh lebn arb- nb Dil hastesine ifdur iy dost Cem Sultan G 16/10

eytann itii takdirde, derhal Hz. deme secde edecei sylenen saf arap, lh ak sembolize eder. eytann iki imesi diye bir ey olamayacana gre, beyitte geen arab gerek anlamyla deerlendirmek mmkn grnmemektedir: Eger azzil ieydi arb- nb revn Klurd deme fil-hl bin scd u rk ker G 64/4

Temiz, saf, katksz arab demek olan mey-i sf/arab-sf/ bde-i sf/mey-i nb, tasavvufta tamamen lh ak temsil eder (pekten 1996:159; pekten 1991: 152, 167, 220; Tolasa 2001: 73). iirlerde mey-i sf veya mey-i sfi eklinde geen saf arap, daha ziyade sufi kelimesi ile birlikte kullanlr. Snesi safdan, berraklktan yoksun, Hakkn srlarn anlamaktan uzak, ak

300 inkar eden yahut riya iinde olan kaba sofunun, btn bu olumsuz dnce ve davranlarndan kurtulmasnn aresi, lh ak sembolize eden saf arab imektir. Beyitlerde s sesinin hengi dikkat ekmektedir: (Ahmed G 304/6, G 276/6, G132/8, G 326/5, G 655/5; Cem Sultan G 153/7, G 123/2; eyh G 9/3; Ahmed-i D G 49/3, G 273/3) Nasbin var ise sf safdan Mey-i sf iip sf ol riydan eyh G 131/1

Sf aceb mi bilmese sayfun safsn Sf mey ile pk idemez sne pasn Hamdullah Hamd G 180/1

Sfiy nme-i esrr- Haka mahrem isen Olma mnkir mey-i sfi gibi bed-nmlara Ahmed Paa G 272/6

Mey-i sf i safsuz sfiyi ko Eger bildnse lutf- Kirdigr Ahmed G 688/8

arap, vahdetin kendisine benzetileni olarak da kullanlr. Elest meclisinde vahdet arabn ienler, ebede kadar mest ve mahmur olarak kalacaklardr. Vahdet arab, tasavvuf sembolizmde lh cezbe (Ernsal 2003: LXXXI) anlamna da gelmektedir: (Nesm G 22/3, G 168/7, G 168/8, G 258/7, G 229/2, G 299/3, G 361/4; Hamdullah Hamd G 182/1, G 178/1; Cafer eleb Trc 31/V/9)

301 n elest Rabbikm g itdiler dervler Pes alp vahdet meyin n itdiler dervler Nesm G 158/1

Bezm-i ezelde imiem vahdet meynn crasn ol cradan kim t ebed ser-mest mahmr olmam Nesm G 249/5

u beyitte geen tevhid arab, tasavvufta Zt- kibriyda mahv olup, her trl madd balardan kurtulma (Uluda 1996: 485) anlamndadr: Bu cm- ir ile eyh arb- tevhdi Bu resme sun ki safsna rek ilete zll eyh K 3/53

Elest meclisinde sunulan arap ile mecazen lh ak kast edilir (Uluda 1996: 80; elik 1998: 37). Zira, bu meclisde sunulan arabn, gerek anlam ile ilgisi olduu dnlemez. lh ak sarhou olan klar, kendilerinden geip coarlar: (Nesm G 22/10; eyh G 4/1; Ahmed G 52/7, G 77/2, G 77/7, G 79/1, G 79/7; Karamanl Ayn G 44/1, G 51/1, G 65/4; Nect G 34/2) Ikun arb beni bugn mest itmedi Vakt-i elest bana sunulmd bu kadeh Ahmed G 110/6

Dem-i elestde sunld bana nasb arb Bel bu rha bilidr degl garb arb Karamanl Ayn G 52/1

302 Aceb arb imi iy ski-i ezel kun Ki c ider an ien bu hy u hya der Nesm G 77/9

arab taparcasna seven anlamna gelen mey-perest, mecazen slik-i mstehlik ve k- mstark (zgr 1990: 178) demektir. Elest meclisinde takdr edilen bu durum, aadaki iirlerde simgesel anlamyla kullanlr: Gelmiem kl beldan mey-perest kam mestem vel mest-i elest y gzn sevdlarundan fitne mest Snbln her tresi mande est Nesm T 15

Bizi takdr-i ezel n kld rind mey-perest h kim hsl degl tedbr ile takdrmz eyh G 81/4

Tasavvufta, kendine gvenip varlk vermek demek olan ve bir bel yahut fet olarak grlen senlik/benlik dncesinden kurtulmak iin tavsiye edilen mey/arap (Karaismailolu 1992: 4) mecazen lh ak karlar: (Ahmed G 75/5, G 447/6, G 574/3, G 732/3) Ko benlikden hals itsn beni mey Ki cnuma benm benlikdr ft Ahmed G 71/2

Sana senlik bel old mey i kim Seni kurtara senden bir zaman mey Ahmed G 706/7

303 Gnldeki gam, keder, tasa ve bulankl giderip saf ve nee veren arap, mecazen lh ak (elik 1998: 36) sembolize eder: Gnl kdretin ibrk suy artmaz Velkin ardur an arb ile ibrk Ahmed G 333/3

Lutf eyle ski bdeyi bizden ayrma kim Bu kalb-i pr-kdreti yed saf kla Hamdullah Hamd G 11/4

Getr ski bir bde-i feyz-nk Kola jeng-i gamdan gnl levhi pk Ahmed Paa K 2/60

Sad-y nara ile tk- ara lerze salar An ki ca getrdi mey-i saf-y Ahad Hamdullah Hamd G 29/3

Sk arb sun ki bu gnlm saf diler Derd ile haste cn kadehinden dev diler eyh Trc 4/III/1

Cm- safy bize sun skiy Kim susam ol meye ehl-i saf Nesm G 2/1

Agzllk, hrs ve riya gibi olumsuz sfatlardan kurtulmann aresi olan mey/arap sembolik anlamyla kullanlr: (Ahmed G 729/5)

304 Mey ardur teni zerk u riydan Srer kanda var ise hrs u z Ahmed G 720/6

Ahmed mey ier ki bula hals Sfinn zerki v riysndan Ahmed G 511/10

Tasavvufta fenfillah demek olan dudak ile lh ak sembolize eden arap arasnda ilgi kurulur (Tarlan 1998: 113). Dudan araba benzetilmesinde, renk ve insan kendinden geirme zellikleri n plana kar: (Nesm G 175/8, G 271/1) Ddm ezelde zlfine dm olmadan henz dm lebn arbn cm olmadan henz Nesm G 184/1

erse zhid bid lebn arbndan Delre terk ide zhdi v hy u hya der Nesm G 78/4

Allaha erimede iki yol olan akl ve ak konusunda, tasavvufun ak tercih etttii bilinmektedir. Akl ile tezat halinde verilen arabn mecazen kullanldn syleyebiliriz: Akl fetdr kiiye bdedr defi anun Her ki fet defini terk eyleye chil ola Ahmed G 19/2

305 Sk getr arb v boz akl dizginin Y raht- cn sa bir eve y hayl-i dost eyh G 12/3

Zhd ve tat gibi davranlara kar tavsiye edilen bde mecazi anlamda olup, insanlara lh ak (elik 1998: 36) nerilir: (eyh G 130/6) Virelm zhdi bda bdeyile elm bir izr sdeyile Hamdullah Hamd G 159/1

Bdeden itme bk sen tata tekye eyleme Kim dah drl olur degl her ne ki yazdsa kalem Ahmed G 434/9

Ar, fer, gkyz, ba ve sarn itikten sonra kendilernden geip mest olduklar arabn, mecazi anlamda kullanld aktr: (Nesm G 22/9, G 22/20, G 22/21) Cmle bu meyden olupdur bu cihn yek-bregi Ar mest fer mest knbed-i devvr mest Nesm G 22/7

n arb- cn-fez geldi bize hum-hneden Old anun katresinden bu ser destr mest Nesm G 22/22

Enel-Hakkn srrn bildii sylenen mey, lh akn semboldr:

306 Gel enel-Hak srrn mey-hne v meyden iit y den inkra nin mnkir-i mey-hnesin Nesm G 314/7

altmz yzyllara ait divanlar zerinde yaplan baz incelemelerde de, arabn lh akn sembol olarak yorumlandna tank olunur (Bkz. avuolu 2001: 183; Doan 2004: 94, 119, 176, 228, 229).

2. Kadeh Kadeh anlamna gelen cm, sgar, kse, piyle ve peymne, tasavvuf mecaz olarak k, rif ve mridin gnl; iinde gayb nrlarnn temaa edildii ey; slk halindeki sliki mest eden vahdet arabnn kadehi; Allah ile en yakn olunan vakit; haller ve davranlar temsil etmektedir. Ayrca lemdeki her zerrenin gnlnn bir kadeh olduu, rifin de bu kadehlerden marifet arabn itii sylenmitir (zgr 1990: 178; zgr 1995: 285; Bayburtlugil 1985: 353; Niyzi-i Msr 2000: 310. Levend 1984: 46; elik 1998: 47. Tarlan 1964: 23; Glpnarl 1972: 193; Tarlan 1998: 67; Uluda 1996: 110, 291, 301, 422, 449). Cm- mey, marifet bdesi ve lh nrlarn tecellleri ile dolup taan rifin kalbi anlamndadr (Uluda 1996: 110). Aadaki beyitte, gnl gznn gam tozlarndan temizlendii zaman gayb grecek bir ayna haline gelecei ifade edilir: Jengr- gamdan it dil cn gzgsini pk Cm- mey ile kyine-i gayb-bn ola eyh G 157/2

Cihan gsteren ve iinde kainatn grnd kadeh anlamndaki cm- cihannm, tasavvufta kmil rifin kalbini remz eder (Uluda 1996: 110):

307 Cm- cihn-nmdur ol sende iki cihn gr n gresin sen olasn cn u cihna yine Nesm G 395/2

Grdm d-kevni cn ho vech-i ahsen ile Arz ideli cemln cm- cihn-nmy eyh G 198/3

lemi gsteren kadeh demek olan cm- gti-nm, mecaz olarak kmil mridin kalbini simgeler (Uluda 1996: 110). Kalbin pas tutmamas iin, lh ak ile cilalanmas gerekir: Zamrn yinesin cm ile musaykal kl Ki cm- gti-nmy gerek ki tutmaya pas Ahmed-i D G 264/3

Mehmet avuolu (2001: 59, 183), aadaki beyitlerde geen kadeh kelimesinde tasavvuf telakkilerin tesiri olduunu syler: Hidyet nrna mni degldr cm- ykt Ki sra hil-i ferr-i zy-y fitb olmaz Nect G 244/4

Her kii bezm-i ezel mesti durur amm ki ben Cra-i cm- lebnle olmam tekrr mest Nect G 34/2

3. Mest Mest/esrk, sarho, iki ile kendinden gemi anlamndadr. Tasavvuf mecaz olarak, akn n varlna deta iliklerine ilercesine hkim olmas ve mridin sunduu lh ak arabyla kendinden geen Hak sarhou/

308 mnsna gelir. Bu erevede manev doygunluk, istirak, cezbe ve vecd hali, madd bedeni etkileyen arabn verdii sarholua benzetilmitir (Uluda 1996: 361; Karaismailolu 1992: 4-5; pekten 1996:106; Krkkl 1996: 235). klar, ak arab ile mest olmulardr. Bu sarholuk ezelde, elest meclisinde balamtr (elik 1998: 37; Tarlan 1998: 645; pekten 1991: 152). Bu meclisdeki sarholuk, lh akn sarholuudur; orada mest olanlar, daima o andaki halet iindedirler. Ezel meclisinde sevgilinin sunduu araptan mest olanlar, bakasn bilip tanmazlar. Bu arab hayat sahibi olan mutlak varlktan ierek sarho olanlar, ebede kadar diri olarak kalacaklardr. Bu sarholuun neticesinde srun sesi dahi iitilmez olur: (Nesm G 258/7, G 117/4, G 255/6, G 256/1, G 384/3, G 322/1, G 168/8; Ahmed G 77/2, G 77/7, G 79/1, G 52/7; Mihr Hatun G 62/7, G 63/2; Kad Burhaneddin G 1298/6, G 777/1; Karamanl Ayn G 90/5) Ikun arb beni bugn mest itmedi Vakt-i Elest bana sunulmd bu kadeh Ahmed G 110/6

Cnuma bir merhab sund ezelde em-i yr yle mest oldum ki gayrn merhabsn bilmedm Ahmed Paa G 191/5

Her kimse ki esridi bu meyden Hayy-i ebed old zt- Haydan Nesm Mes 1/22

yle mest oldum mey-i kunla kim Girmeye kulaguma vz- sr Mesh G 46/2

309 Nesmnin divannda yer alan mest redifli uzun bir manzme (22 numaral iir), mest semboln hemen btn ynleri ile ele alr. Bundan dolay bu manzumenin beyitlerinin byk bir blmnn serbest evirisini yaptk. Daha sonra baz beyitleri rnek olarak verdik: lh sevgili, ezel meclisinde beni mest eyledi. Bu sebeple her ey gzme mest grnr. Sevgili, vahdet arabndan beni o derece sarho etti ki, kyamete kadar aylamam. Bundan dolay makmm meyhane olmutur. Kll akln comasyla bu kainat vcda gelmitir. Kn emrinden dolay bu dnya batan baa mest olmutur. nsanlar, cinler, kular, toprak, rzgar, su ve ate hepsi mesttir. lh ak arabndan ar, fer, dnya mesttir. Dokuz felek, drt felek mest olup dnmektedir. Gne, ay ve yldzlar sarhotur. lh ak arabndan ar, krs, iki lem gibi her ey sarho olarak kendinden gemitir. Elest mestleri o zamandan sarho ve eyda olarak geldiler. O ezel araptan iyiler mest olmulardr. Yerde ve gkte ne varsa her ey mesttir. dem, Hava, melekler, hriler, glmanlar, insanlar, Kevser, Tb, Rdvan ve cennet hepsi mesttir. Nh, Davud, Sleymn, Zekeriyy, uayb, Ms, sa, Muhammed mesttir. Yiitlerin ah, Allahn arslan, ehl-i dinin nderi, velayet srrnn kefedicisi Haydar- kerrr Hz. Ali mesttir. Enbiy, evliy, asfiy ve etky Hak meclisinde yle sarho oldular ki akllar balarndan gitti. Kad, mft, sufi, mmin ve kfir, elest arabnn bir yudumundan mest olmulardr. Kabe, puthane, hrka ve znnr mesttir. Kfr ve iman mest olmulardr. k, mak ve ayr mesttir. Kadeh gelince mnkirin inkar kalmad. Bu araptan sufi mest oldu ve ikrar eyledi. lh arabn bir yudumu mest etti. Kadeh, arap, ski ve iyiler sarho oldu. Meyhanede sunulan cana can katan arabn bir damlasndan ba ve sark mesttir. Bu meyhanenin iinde ses karan eng, def, d ve ney gibi msiki aletleri sermest olup feryad u fign ederler. Peygamberlerin dolunay, kainatn en iyisi, iki lemin nru, seyyidlerin efendisi Hz. Muhammed mesttir. Mest olup ak ehrine gir. Hakk orada ikar bir ekilde gr. lemin gzellerinin yzleri, ar pazar mesttir. Ak arabndan efendi, zengin, kle, yol, ev, kap ve duvar sarhotur. Dnyada, Hallc- Mansr k olup sarholuk halinde, ak ile enel-Hak

310 demitir. Ezelde visle erdik. Hakkn ddrna kavutuk. Gaflet uykusundan uyanarak mest olduk. Gnlmz tecell nru, Tr da cismimiz, canmz ddra kar Ms gibi mest oldu. Hak, rty yznden at, ztn gsterdi; kainat nr ile mest eyledi. Ey Nesm, Hakkn srlarna bugn mahrem sensin. Kudret dilinden syledin. Srlarn anlamlar bile mesttir. n meni bezm-i ezelden eyledi ol yr mest Ol cihetten grinr bu emme deyyr mest

yle mestem t kymet dah hyr olmazam n meni vahdet meyinden eyledi dil-dr mest

C kld akl- kl geldi vcda kint Kf u nn emrinden old bu cihn yek-br mest

ns mest cinni mest cmle bu vah u tuyr Hk mest bd mest b mest nr mest

dem Havva melik hr u glmn u beer Kevser Tb v Rdvn cennet ddr mest

Nh u Dvd u Sleymn u Zekeriyy uayb Msa mest si mest Ahmed-i Muhtr mest

Enbiy v evliy v asfiy v etky Oldlar Hak meclisinde yle b-hyr mest

311 Mest olup gir ehr-i ka gr Hakk anda yn Sret-i hbn- lem r-s bzr mest

Mest olup syler enel-Hak k ile lemde bil Yani kim Mansr k oluban ber-dr mest

Gnlmz nr- tecell cismimzdr kh- Tr Cnumuz ddra kar old Ms-vr mest

Burka yzinden ad ztn kld yn Eyledi kevn mekn nr ile envr mest

4. Meyhane Meygede, harbt, humhane gibi adlarla da anlan meyhane, iki iilen ve satlan yer demektir. Tasavvuf mecaz olarak u anlamlara sahiptir: lh akn sunulduu tekye, dergah ve hankah; her eit ihtirastan uzak ak ve evk dolu bir lem; Allah sevgisi ile dolu n, rifin gnl; slikin ak ve evkle Hakka mnct yeri; Hakkn tecellsi karsnda mahv ve fani olmak; lem-i lhut, lem-i nsut, lem-i cebert, lem-i melekt ve lem-i hviyet (Bayburtlugil 1985: 353; zgr 1995: 284, 287; zgr 1990: 178; elik 1998: 45-46. Niyzi-i Msr 2000: 310. Tarlan 1964: 24; Levend 1984: 46; z 1997: 170; pekten 1996a: 115. pekten 1996: 106, 139; Uluda 1996: 224, 248, 365; Krkkl 1996: 235). Enel-Hak srrnn iitildii ve gelen her sufinin Hallc- Mansr gibi coup kendinden geerek enel-Hak dedii meyhane, dergah simgeler. Bundan dolay meyhanenin varl inkar edilmemelidir: Gel enel-Hak srrn mey-hne v meyden iit y den inkra nin mnkir-i mey-hnesin Nesm G 314/7

312 Mansrlayn ca gelr syler enel-Hak Her sfi-i sf ki bu mey-hneye ugrar Nesm G 79/3

Meyhane, vahdet hakkatna eritiren bir yoldur; lh ak arabnn yudumland dergah sembolize eder: Sf ne bilr tark- vahdet Mey-hneye nki bulmad rh Nesm G 374/3

Mestne bir ekilde gidilmesi tavsiye edilen, kmil mridi simgeleyen pr-i mugn ile hizmette yarlan, ancak kimi zaman da orann dier sakinleri tarafndan reddedilme endiesi duyulan meyhane, tekyeleri (Doan 2004: 176) temsil eder: (eyh G 157/7, G 121/1) Yine mestne gelin azm-i harbt idelm Hizmet-i pr-i mugn ile mbht idelm Avn G 52/1

n mflis mahmr iderm azm-i harbt Redd eyler ise skin-i mey-hne ne mkil eyh G 107/4

Leb, esrr, gayb-bn ve kif gibi tasavvuf kavram ve mecazlarla rl u beyitte meyhane, fenfillah srlarnn kef edildii yerler olan tekyeleri sembolize eder (Tolasa 2001: 125): Leblern esrrn mey-hneden sormak gerek Gayb-bn okdur velkin kif-i esrr yok Ahmed Paa G 144/8

313 Emin ve gvenilir bir snak olarak grlen meyhane, mecazen dergah anlamndadr (Doan 2004: 119, 188): Makm- memen-i mey-hne pr-i deyr-i efk Kime ki ola myesser nasbidr tevfk Avn G 35/1

Bu drul-hdise ire nice gn durmag olursa Hemn yigdr ki Avn idesn mey-hne(y)i memen Avn G 55/8

Cennete benzetilen harbt tasavvuf anlamyla tekyeyi (Doan 2004: 116) karlar: (Vasf G 50/1) Behit gibi harbt sahn old vsi Ki anda mubeeler var ki hr-ekl bedi Avn G 34/1

Ayak basldnda ba ve ayak gibi beden uzuvlarn deta yok olduu yerler olarak tasavvur edilen meyhane, mecazen beer varl yok etmek ve madd mevcudiyetten fani olmak anlamn da tar (Uluda 1996: 224): Kim ki bu mey-hneye basd kadem B-ser p old ne ser ya ne p Nesm G 2/5

Allah her yerde hzr ve nzr olduundan, bir mutasavvf iin mescid ile meyhanenin fark yoktur. Zir o her an, her yerde tecell etmekte olduundan, meyhanenin u beyitte tecelller lemini (Glpnarl 2000: 233; Uluda 1996: 248) simgeledii sylenebilir:

314 n kim aydursan Hak her yerde hzrdr nin Fark idersin sen i gfil mescid mey-hneyi Nesm G 406/5

Meyhane, tasavvuf sembolizmde kne hislerin indii ve tecell mahalli olan n kalbidir (zgr 1995: 284; Bayburtlugil 1985: 353; Levend 1984: 46). Yerlere ve gklere smayan Allah, mmin kulun gnlne yerlemitir. Bundan dolay savmaada bulunamayan sevgilinin meyhanede aranmas istenir: n savmaaya vardn yr bulmadn yed bulasn gel beri mey-hneden iste eyh G 147/4

rifler iin lemin her bir kesi meyhanedir. Zira meyhane, tasavvuf mecaz olarak, kulun ak ve evk ile Rabbine mnct ettii bir yerdir (Bayburtlugil 1985: 353; Uluda 1996: 365). Beyit, o devirde zaman zaman uygulanan meyhanelerin yasaklanmasna da iaret etmektedir: Muhtesib mey-hneye mhr urd amm bilmedi lemn her gesi riflere mey-hnedr Hamdullah Hamd G 54/4

Mescid ile meyhanenin birbirine mukabil ele alnd beyitlerde, meyhanenin mecaz olarak kullanld sylenebilir. Zira, mescide herkes gittii halde, meyhanelere rifler gitmektedir. Bilindii gibi cami ve mescidlerde mslmanlar ibadetlerini yapmak zere bulunduklar halde, dergahlarda daha ziyade tarkat ehli ibadet, zikir ve evrad ile megul olmaktadrlar (elik 1998: 45). Meyhanelerden y H diye zikir seslerinin yanklanmas da, kelimenin gerek anlamyla kullanlmadnn gstergesi saylabilir: (Ahmed G 445/3, G 581/6; Nesm G 130/7)

315 Her kii yolda olur mescid yolnda bhesz Varmaga mey-hneye rif gerek ola refk Karamanl Ayn G 279/4

Ge-i mescidde zhid brid iken bu aceb Klbe-i mey-hnelerden nara-i y H gelr Hamdullah Hamd G 73/2

Sufilerin meknlarnn mescid, klarn ise ilham ve vecdin geldii meyhaneler olduunun sylenmesi, kelimenin sembolik anlamyla dergahlar karlamasndan dolaydr: (Nesm G 116/3, T 83) ka mey-hne kncinden gelr ilhm u vecd Sfiye mescid bucagndan gelr peygm- gam Nesm G 262/4

5. Pr-i Mugn Meyhaneci anlamndaki pr-i mugn (pr-i meygede, pr-i harbt, pr-i meyhane), tasavvufta ak arabn sunan, vahdet feyzini veren hakiki ve kmil mrid; zamann kutbu ve klavuzu; evk sahibi eyh mnsnda kullanlr (elik 1998: 47; Ernsal 2003: LXXVIII; Tarlan 1964: 24; Glpnarl 1977: 273; Tarlan 1998: 235, 645; pekten 1996a: 115. pekten 1996: 139. Uluda 1996: 373, 420, 421). El verme ve irad gibi grevleri ile ilgili kelime ve tabirlerle tenasp iinde kullanlan pr-i mugnn, u beyitte mn ehlinin sultan olan kmil mridi (Ernsal 2003: LXXVIII; avuolu 2001: 58) simgeler: (Nect G 208/5)

316 Yri var tan ko kim mande pr-i mey-kede Her ayag kim sunar el virmedr irddur Nect G 120/3

nsanlarn kendisine hizmette yaraca ve bu yarta byk vn duyaca ifade edilen meyhaneci, ak arabn sunan hakiki ve kmil mridi (Tarlan 1998: 88; Doan 2004: 176) temsil eder: (Nect G 317/2) Yine mestne gelin azm-i harbt idelm Hizmet-i pr-i mugn ile mbht idelm Avn G 52/1

Kabe, puthane, hrka ve znnr gibi din tasavvuf kavramlarla tenasp iinde ve mest olarak yer verilen pr-i mugn, evk sahibi bir eyhin semboldr: Hce-i mey-hne mest old v hem pr-i mugn Kabe v bt-hne mest hrka v znnr mest Nesm G 22/18

Zikir ile tenasp halinde verilen meyhane pri, tasavvuf sembolizmde bir tarikt eyhini artrr: Yine rindne gelin azm-i harbt idelm Pr-i mey-hneyile zikr-i mnct idelm eyh G 121/1

Meyhanenin, sembolik anlamda kullanld u beyitte, pr-i mugn da zikir halkasnn ba zkiri olan bir kmil eyhe iaret eder: Devrinde aynun sgar shib-tarkat slikn Pr-i mugn old ad ser-halka-i mey-hnedr Nesm G 168/3

317

Pr-i mugn, akl temsil eden vaize gre haram olan, lh akn sembol olan arab byk bir feyz ve nee ile sliklerine sunarak, onlarn manev kurtuluuna vesile olan mridi simgeler: Viz kavlnde geri n- mey old fesd Mezheb-i pr-i mugnda ol salhumdur benm Karamanl Ayn G 351/4

Kendisine sdk ile intisap edip mrid olunduu takdirde, bir anda btn isteklerinin karlanaca, b-murd olaca ve manev kurtulua (felaha) erecei ifade edilen pr-i mugn mecazen kmil mridi karlar: (Cafer eleb G 27/5) Mugn prine anunn mrdem Ki hsldur deminde her murdt Karamanl Ayn G 62/5

Sad fern o pr-i harbt- ka kim Her kim mrd olursa ana b-murd olur Hamdullah Hamd G 63/4

Mrd-i pr-i mugn ol cihnda sdk ile var Dusn al diler isen ki olasn iflh Karamanl Ayn G 101/6

Kendisinden keramet beklenen pr-i mugn, tasavvuf sembol olarak hakiki eyhe iaret eder: (Karamanl Ayn G 288/1)

318 Dil ummagl kermeti zerrk- eyhden Pr-i mugndan um umar isen kermeti Karamanl Ayn G 481/2

Yine hum ad ol pr-i harbt Veldr eyledi kef-i kermt Karamanl Ayn G 63/1

Nola ey pr-i mugn ahsen-i ird klup Bu harbt makmnda kermet kapsn eyh G 141/6

6. Ski Ski, su, arap ve benzerlerini sunan kii demektir. Ancak yaygn olarak, ii meyhane ya da meclislerde arap sunmak olan ahslar iin kullanlmtr. Tasavvuf mecaz olarak ise mrid, mrid-i kmil, eyh, pr-i kmil, pr-i tarkat, insan- kmil gibi tasavvuf bykleri; feyiz veren ve btn feyiz ve sevginin kayna olan Feyyz- mutlak, Allah; klara ak arabn vererek onlar fenfillaha eritiren Cenb- Hak ve slikin, kendisine bakarak Hak sarhou olduu gzellie rnek oluturan grntler anlamlarn tamaktadr. Meyhanedeki ski insan nasl madd akn yoluna ekiyorsa, mrid-i kmil de tasavvufa intisap eden kiiye lh ak yolunda ilerlemek iin yol gsterir ve eitli tavsiyelerde bulunur eklinde bir balant kurulmutur (elik 1998: 47; zgr 1995: 286; Ernsal 2003: LXXX; Levend 1984: 46; z 1997: 169; Glpnarl 2000: 234; Uluda 1996: 450; Krkolu 1996: 119, 134, 234, 315, 371; pekten 1996a: 99, 109; pekten 1996: 106; Karaismailolu 1992: 4; Canm 1998: 9; Arslan 2003: 13-14). Bk olarak nitelenen, bir yudumu dahi hasretle beklenen lh akn remzi olan arab sunarak fk (gzn grebildii her eyi, herkesi) mest eden, lutf ile nazar klan skinin, mecazen lht lemden feyiz veren, feyze

319 eritiren ve btn feyzin kayna olan Feyyz- mutlak yahut insan- kmil olan gerek evliyya (zgr 1995: 286; Ernsal 2003: LXXX; Tarlan 1998: 98, 621; Uluda 1996: 450; Karaismailolu 1992: 4; Canm 1998: 9; Arslan 2003: 13-14) iaret ettii dnlebilir: El ey ski-i bk ki mest eyledn fk Nola bir cra feyz itsen bize lutfun arbndan eyh G 133/7

Bir ski-i bk ki vef kld visle Lutf ile nazar kld mana sund piyle Nesm G 384/1

lh akn sembol olan arab sunarak, gnllerdeki gam, keder, sknt ve kt duygu ve dncelerden kurtarp ihy eden ski, Cenab- Hak yahut kmil mridi (Karaismailolu 1992: 4) simgeler: (Kad Burhaneddin T 1345; Ahmed-i D G 235/4; Ahmed Paa K 2/60) Lutf eyle ski bdeyi bizden ayrma kim Bu kalb-i pr-kdreti yed saf kla Hamdullah Hamd G 11/4

Sk arb sun ki bu gnlm saf diler Dert ile hasta cn kadehinden dev diler eyh Trc 4/III/1

Cm- safy sfiye sun skiy getr T sfi ola kalmaya gnlinde gll u g Ahmed-i D G 273/3

320 Cm- safy bize sun skiy Kim susam ol meye ehl-i saf Nesm G 2/1

Bir yudumu bin tane zhd ve takva davranndan daha stn olan lh ak simgeleyen arab takdim eden ski, tasavvuf sembolizmde mrid-i kmile iaret eder: (Hamdullah Hamd G 114/2; eyh G 9/3) Sun ey sk mey-i bk yine cm- tecelldan Anun bir cras yigdr bana bin zhd takvdan Hamdullah Hamd G 130/1

n kim gzme gelmedi hergiz hayl-i hb Sk getr piyle v doldur arb- nb Nesm G 14/1

Verdii ak arab ile insan kendinden geirip hy u hya dren, ebede kadar mahmur brakan ve ezel olarak nitelenen ski, mutlak varln remzidir (zgr 1995: 286; Ernsal 2003: LXXX; Krkkl 1996: 241): (Nesm G 322/1, G 412/7; Cafer eleb G 148/5; Karamanl Nizm G 7/1) Aceb arb imi iy ski-i ezel kun Ki c ider an ien bu hy u hya der Nesm G 77/9

Ezel sehergehi bir cm irdi ski-i vakt Ebed gnine dein cnum humr iderm eyh G 118/3

Tasavvuf sembolizmde hayran ve mest eden, fenfillahn remzi olan arap renkli duda ile kusurlarnn Hak tarafndan rtldnn simgesi

321 olan sarho gzleri olmasndan hareketle (Tarlan 1998: 621-622), u beyitte skinin mn leminden feyz eritiren zt- mutlak anlamnda mecazen kullanld sylenebilir: (Nesm G 131/6, G 168/7) Sk lebnden esrmiem ol kadehden u Mestne gzlern kimi mestneyim yine Nesm G 370/2

inde feyz ve nee veren ak arabnn bulunduu kadehi sunan ve aklad lh srlar ile Hallc- Mansra telmih edilen u beyitte ski, mecazen insan- kmili yahut mrid-i kmili (Karaismailolu 1992: 4) karlar: Sk elme sun yine cm- srr kim F olsar anun ile bu sr ki ser gider eyh Trk 2/III/4

lemi, verdii ltuf, yardm ve ihsanlarla mutlulua gark eden ski, ihsan sahibi bir insan- kmili yahut mutlak varl (Ernsal 2003: LXXX) simgeler: lemi hurrem iden cra-i ihsnundur Skiy sakn unutma bizi ihsnundan Nect G 387/3

B. nsan/Sevgili ile ilgili Mecazlar

1. Yz Yz, tasavvuf sembol olarak zt, zt- lh, vahdet, ceml, tecell-i ceml, hakki sevgilinin grnmesidir. Ayrca mridin gnl yz, iman nurlar, irfan kaplarnn almas ve hakkatn gzelliinden perdelerin

322 kalkmas gibi anlamlara gelir (zgr 1990: 177; Bayburtlugil 1985: 356; Niyzi-i Msr 2000: 310; Glpnarl 1972: 184, 186; Glpnarl 2000: 234; Tarlan 1964: 31; Tarlan 1998: 131, 149, 406, 595; Levend 1984: 46; pekten 1991: 120, 152, 180, 181, 184; pekten 1996a: 84; pekten 1996: 80, 153 203; Krkolu 1996: 66, 163, 320; Uluda 1996: 147, 442, 480). Tecell nruna mazhar olan ve Ms Peygamberin byk bir coku, arzu ve hayretle grmek istedii yz, lh tecell nrlarnn zuhru, tecell aynas ve vahdetin tamamen tecellsi (mahz- tecellyt) (Bayburtlugil 1985: 356; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 53, 82, 84, 104) anlamlarnda simgesel olarak kullanlr: (Nesm G 414/4; Ahmed Paa G 237/1) Yzn nr- tecell mazhardur Szn tatls b- kevserdr Nesm G 113/1

Nola gay oldum ise hayret ile Ms-vr Yr ddr bu dem nr- tecell mi degl eyh G 106/6

Ms tecell nrunu grmek temenn eyledi Maksd malm old kim Hakdan anun ddr imi Nesm G 202/3

Cenab- Hakk grmeyi istemesine (Rabb ern) mukabil, Len tern/ Beni gremezsin. (Arf, 7/143) hitab ile karlaan Hz. Msya telmihte bulunulan u beyitlerde ifade edilen yz kelimesi mecazen Hakkn ztn ve vahdeti (Glpnarl 1972: 186. Tarlan 1964: 31; Tarlan 1998: 131, 149, 595; Glpnarl 2000: 234) karlar: (Ahmed G 339/3)

323 Nie kim greyim direm yzini Cevb bu olur kim len tern Ahmed G 674/2

Rabb ernnin cevb len tern n gelr Sende gr ddr senden zge ddr isteme Nesm G 371/5

Divan iirinin geleneksel yapsnda yzn, mslmanlarn kblesi olan Kabeye tebih edilmesinde tasavvufun tesiri olduu sylenebilir. Zira yz, tasavvuf sembolizmde zt- lhyi ifade eder. Bundan dolay klar, yzn evresinde dnp dururlar. Beyitlerde Kabe ile ilgili kelimeler tenasp iinde kullanlr: Ol Hakk tan kim yzine Kabedr dimi Mande hci ol durur ehl-i saf dirm Nesm G 264/2

Yr yzi bana Kabe v gzm ya Zemzem Hac mevsmidr k ile zemzeme gerekdr Kad Burhaneddin G 738/3

Akl tarafndan mahiyeti, gerek mns idrak edilemeyen yz, lh cemlin tecellsi, belirmesi, zuhr yeri (zgr 1990: 177; Glpnarl 1972: 186; Tolasa 2001: 207) anlamnda mecazdr: (Ahmed G 43/2, G 322/3, A G 327/5, G 332/5, G 333/7, G 366/1, G 638/7; Adn G 2/5) Yzn mhiyyetin sorma ana kim akl irimez Nice ule irrmidr gge nr- cemln gr Ahmed G 252/3

324 n cemln haddine vkf olamad ukl Pes nice idrk ide kimse yzn mhiyyetin Ahmed G 505/2

Mhiyyetine akl yznn n iremez Bes grmiem nice diyeyim bu cemli ben Ahmed G 508/3

Yzn Hakkn ddrna parlak delil olarak gsterilmesi, Allahn ikar ekilde insan yznde tecell etmesinden dolaydr: (Ahmed G 379/1, G 384/8, G 385/3, G 413/4, G 679/6) Hakun ddrna mnkir olana Yzn gster kola ren delln Ahmed G 370/6

Ddrna Hakun kii kim isdeye sebl Grsn yzni kim ana ren ola dell Ahmed G 387/1

Hakiki mahiyeti tam mnsyla idrak edilemeyen mutlak varln gzelliine, insann yznde iaretler bulmak mmkndr. Zira yz, tasavvufta Hakkn cemlinin tecell ettii, belirdii yerdir. Yzde ceml-i mutlakn gzelliinden iaret ve izlerin grlememesi, gnl aynasnn temiz olmamasndan kaynaklanr: (Nesm G 262/3) Ol hsn ceml-i b-nindan Yznde grr gzm nine eyh Trc 3/VI/4

325 Grmi idi Nesmi yznde nin- Hak Ol dem nin- subh ile m olmadan henz Nesm G 184/8

Kim ki zhir grmedi yznde Hakkn sretin Gzgsi ar degldr re klsam psna Nesm G 368/6

Semme

vechullh/Nereye

dnerseniz

Allahn

yz

oradadr.

(Bakara, 2/115) yetinin de iktibas edilmesiyle, saysz yzlerde grnenin Hakkn cemli olduu (Tarlan 1998: 497) sylenir: Semme vechullha idenler nazar U bu yzn ayndur iy pr-hner Nesm Mes 3/150

inlk vire diy iy fakr Nice yzlerden grndi Hak sana Nect G 6/2

Yz, tevhid srrnn en ikar bir ekilde grlebildii yerdir: Yznde ren old srr- tevhd Vcdum l-bd itdm ana tecrd Ahmed G 122/1

Levh-i Ms n yzinden syd ald nikb Srr- tevhdi yn itdi v gtrldi hicb Nesm G 11/1

326 Tasavvuf ehlinin saf ve neeyi bulup, seccadeyi, ibrii bir tarafa brakt sylenen yz, Hakkn cemlini temsil eder: Tasavvuf ehli bulal saflarn yznde Kimi seccdesin satar gir kor kimi ibrki Kad Burhaneddin G 66/3

Vahdeti simgeleyen yz ile kesreti temsil eden zlf birlikte ele alnrlar. Gzlerin bakmaya dayanamad vahdet, rahmet ve merhametinin gerei olarak kendini kesrette gizlemitir: (Nesm G 65/3; Kad Burhaneddin G 926/2, G 874/4) Yzine bahmaa gzler dyimez anun in Terahhum eyleyben zlf ile hicb klur Kad Burhaneddin G 352/4

Anbern zlfnde yzn gizlenrse ne aceb eb nikbnda heme mh- tbn gizlidr Nesm G 166/5

zellikle Nesmnin divannda, bir hadise dayandrlarak yzn Allahn Rahmn ismini tamamyla gsterdii (Uluda 1996: 480) eklinde belirtilen ifadelerle sklkla karlalr: (Nesm G 66/1, G 87/5, G 401/1, G 184/3, G 249/9, G 257/6, G 352/1) Yzndr sret-i Allh Rahmn Kim aydur kim an ruhsra benzer Nesm G 76/3

327 Evvel hrda yzndr yzn Sret-i Allh ile Rahmnumuz Nesm G 189/6

Sret-i Allh cemlndr yzn U nebnn szleri brhnumuz Nesm G 188/5

Yz, Hakkn cemlini yahut onun nrunu gsteren bir ayna olarak da hayal edilir: Cm- cihn-nm didiler geri yzine Hakdan men an yine-i Hak-nm dirm Nesm G 264/5

Yzn aynda tem-y ceml eylemeyen Pertev-i yine-i nr- Hudsn ne bilr Ahmed Paa G 59/3

2. Dudak Dudak/leb, tasavvuf mecaz olarak yokluk, vahdet, fenfillah; manev feyz ve nee; kelm, sz, Hakkn sz, szn gizli sylenmesi ve sr anlamlarndadr (zgr 1990: 178; elik 1998: 45; Bayburtlugil 1985: 357; Tarlan 1995: 152; Tarlan 1964: 15; Glpnarl 1972: 186; Tolasa 2001: 259; Tarlan 1998: 43, 49, 61, 62, 64, 68, 70, 83, 113, 115, 144, 149, 152, 155, 168, 200, 237, 241, 274, 375, 386, 433, 489, 544, 691; Levend 1984: 46; pekten 1991: 113, 158, 167; pekten 1996a: 45, 67, 79, 89, 116; pekten 1996: 86, 156, 204, 214, 220; Uluda 1996: 334). nsan kendinden geirmesi ve renk ynnden kurulan ilgiler sebebiyle, dudak-arap tebihinde, dudan simgeledii vahdet ve fenfillah

328 anlamlarnn n plana kt sylenebilir. Ezel meclisinde, henz kesretin sembol olan zlf tuzana dlmeden ve kadehin olmad bir zamanda yudumlanan dudak arabnn geek anlamyla anlalmas mmkn grnmemektedir (Tarlan 1998: 113; avuolu 2001: 183). Tasavvuf mnsyla vahdetle olan birliktelik artrlr. Zhid ve bidlerin, itikleri anda zhire ait olan zhd terk ederek, byk bir coku ile zikre balamalarnn sebebi, mecazen fenfillah arab olmasdr. Zira lh ak ile kendilerinden geip onun varlnda fani olan gnl ehlinin, eer ham iseler olgun hale gelmeleri, manev feyiz ve needen dolaydr: (Nesm G 13/2; Nect G 34/2; Cem Sultan G 231/1, G 16/10) Ddm ezelde zlfine dm olmadan henz dm lebn arbn cm olmadan henz Nesm G 184/1

erse zhid bid lebn arbndan Delre terk ide zhdi v hy u hya der Nesm G 78/4

Ehl-i dil lal-i lebn cras cmn tada ger Hm ise puhte olup bde gibi c ideler Ahmed-i D G 175/4

Hz. Peygamber zerine yemin edilerek, Lokman Hekimin bile are bulamad gnl hastalna ila olmak gibi her derde dev olan dudan, mecazen Hakkn sz, vahdet, fenfillah, manev feyz ve nee gibi anlamlar olduu sylenebilir: (Nesm G 162/3, G 2/10; eyh G 51/3; Ahmed G 262/1; Kad Burhaneddin G 218/6, G 191/3, G 156/2, G 751/6; Cem Sultan G 49/1, G 3/6; Karamanl Ayn G 131/2)

329 Ol Muhammed hrmetiyn derdine bu eyhinn Olmaya dilber lebnden zge h dermnlar eyh G 62/7

Dil marzine lebnden eylemezsen ger ilc Hikmet ile re bulmaz olsa bin Lokmn ana Mihr Hatun G 2/3

Irah senden oluram derd ile zr Lebnde geri kim her derde em var Ahmed G 146/6

Dudan, sr olarak hayal edilmesinde lh srr simgelemesinin rol vardr (zgr 1990: 178; Tarlan 1998: 489; Tolasa 2001: 70, 261; pekten 1996a: 89). Dudan srrnn kef edilip zlebilmesi bilgiyle deil, gayb bilen bir zt ile mmkndr. Bu srlar, mecazen lh akn terennm edildii yerler olan meyhanelerde anlalabilir. Din-tasavvuf kelime ve kavramlarn tenasp oluturduu son beyitte, akl temsil eden Cebrilin bile dudaklarn srr konusunda ciz kald sylenir: (Nesm G 448/3; Ahmed Paa G 122/3; Ahmed G 51/5; Ahmed-i D G 41/1; Kad Burhaneddin G 684/9) Leblern srrn Allml-guyb olan bilr Kim an kef itmede dil-tengdr allmeler Cafer eleb G 52/3

Leblern esrrn mey-hneden sormak gerek Gayb-bn okdur velkin kif-i esrr yok Ahmed Paa G 144/8

330 Rhul-emne sordum esrrn dudaun Nutk tutuld kald ol bir sul iinde Nesm G 362/10

Hzr, karanlk ve zlf gibi b- hayatla ilgili kelimelerin tenasp iinde verildii beyitlerde, dudan hayat suyu olarak tasavvur edilmesinde, mecazi anlamyla , hakiki canlla, ebed hayata, Hakka, vahdete ve fenfillaha (Tarlan 1995: 164; Tarlan 1998: 136, 386, 447; Tolasa 2001: 259; pekten 1996a: 45, 79, 89) kavuturmasnn etkisi olduu sylenebilir: (Nesm G 94/3, G 57/1, G 57/6, G 330/7,G 431/6; Kad Burhaneddin G 257/3) n lebn b- hayt hsl old Hzrna Zulm ola zulmta varmak eme-i hayvn in Nesm G 330/7

y ki zlfi zulmetinden isteyen b- hayt Gr ki men yrun lebnden b- hayvn buldum u Nesm G 212/5

Sormak kelimesinin, soru sormak ve emmek anlamlarnda tevriyeli kullanld aadaki beyitlerde, dudak, benlii Hakta fani etmeyi/fenfillah simgeler. Zira b- hayat, zulmat atktan sonra elde edilebildii gibi, fenfillah da kesreti simgeleyen zlfn karanlklarndan getikten sonra kazanlabilir (Tarlan 1995: 163). Bundan dolay ikinci beyitte, fenfillahn sembol olan dudaklara bir ok zorluklar yendikten sonra kavuulabilecei ifade edilmitir: Bunca zamn lebn in saun karanusndayam b- hayt kandadur sorayum andan leyim Kad Burhaneddin G 226/2

331 Leblern vasluna irmek mana mkil grinr Geri soranlar an dil ile sn didiler Nesm G 87/8

Tasavvufta btn feyz ve rhn lezzetlerin sembol olan leb-i lalin (Levend 1984: 46) zevkini, kymetini kaba sofular bilmezler. Gerekte ise bu dudan zevk ve lezzetine kavuan mn ehli, ondan ayrlmak istemez: (Kad Burhaneddin G 1/8) Leb-i laln vislnden cd olmak mana dmez Bu zevki bilmeyen sf bu hln kadrni bilmez Nesm G 176/7

Fen kelimesi ile birlikte yer verilen beyitlerde de, dudan sembolik anlam olan fenfillah artrlr: (Kad Burhaneddin G 1190/8, G 1184/4) Fen durur bu cihn lebn fenda fen Bu gnlmn ki fendur beks yoh nidelm Kad Burhaneddin G 143/6

Lebleri fensna nicesi dye varlg Varlg nola ki sayla ol nktede heste Kad Burhaneddin G 1276/8

ki cihann zevkini, lezzetini bnyesinde bulundurduu belirtilen sevgilinin duda, fenfillah remz eder: Cn hnn gel k ile mey-hneden iste Kmn d cihnn leb-i cnneden iste eyh G 147/1

332 Tasavvufta, maddeyi simgeleyen kann feda edilerek karlnda alnan dudak, fenfillahn (Tarlan 1995: 147) sembol olarak kullanlr: Kan ile destemz aluram lebleriyin T bir dgne rst klam ez-bery- k Kad Burhaneddin G 1/7

Hicb olarak tasavvur edilen tenden kurtulduktan sonra eriilebilen dudak, fenfillahn remzidir: Hicb- ten giderben dilm irer lebne Hicb tenn arasnda canum hicba der Kad Burhaneddin G 954/4

Harun Tolasa (2001: 69-70)ya gre, n slike benzetildii beyitlerde, ounlukla sevgilinin dudana da yer verilir. air, bylece duda n veya slikin ulamak istedii fen ve sonucunda bek halinin sembol olarak kullanr. Tolasa, bu kullanmn gelenek halinde devam ettiini belirterek aadaki beyti rnek verir: Cn- k ddi laln fikrine Buld slik srr- gayba ttl Ahmed Paa G 138/6

Tolasa (2001: 262), u beyitte de airin adem kelimesi zerinde oynayarak, dudan tasavvuf anlamyla n madden lp manen dirildii yokluu, fenfillah temsil ettiini sylemektedir Mekes-i hlne mesken olal kand-i lebn Rek idp tt-i dil kld tevecch ademe Ahmed Paa G 274/3

333 3. Az Az, tasavvuf mecaz olarak yokluk, vahdet, fenfillah yani Hakkn varlnda yok olmak; Hakkn kelm, konuma sfat; gayb- hviyet yahut gizli sr; madde lemindeki her eyden mnezzeh olma ve lh iaret ve uyarlar gibi anlamlara gelmektedir (zgr 1990: 178; Bayburtlugil 1985: 357; Tarlan 1995: 158; Glpnarl 1972:186; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 153, 202, 283, 329, 416, 450, 529, 702; pekten 1996a: 45, 116; pekten 1996: 156, 214; Uluda 1996: 138). Dudak grnr, az ise grnmez. Karanlktadr, srdr. Azn grnmesi iin dudan glmesi yahut konumas gibi bir hareketi gerekir. Bu zhir gerekten hareketle azn tasavvuf anlamda kullanld sylenebilir. Zira sevgili, yedi kat gkte olup eriilmez. Azna erimek ise vuslat demektir. k ise vuslat zeredir. Dar olarak hayal edilen aza gnln eriememesi, azn fenfillah remz ettiini gsterir (Tarlan 1998: 329). Zira, gerek anlamyla az ile gnln dorudan bir ilgisi yoktur. Mecazi anlamyla, salikin kendini Hakkn varlnda yok ederek ve fenfillaha erimesine uzanan zor yolculuu, eklinde ifade edilebilecek bir mn vardr: Azuna iriemezem gnlm olur teng El niesi ire bilne ince olur rh Kad Burhaneddin G 194/3

Yok olarak nitelenen az, mecazen Hakkn varlnda yok olmay ve fenfillah temsil eder (Glpnarl 1972:186. Tarlan 1995: 158; Tarlan 1998: 153, 329, 416, 529, 702; pekten 1996: 214; pekten 1996a: 116). Bu sembolik anlamdan haberi olmayanlar ise hayret ederler: Didiler kim dehn yohdur anun B-haberler aceb haber didiler Nesm G 89/2

334 Tasavvuf sembolizmde srr- haf/gizli sr anlamnda kullanlan az (zgr 1990: 178; Tarlan 1998: 329), Divan iirinin geleneksel yapsna da tesir etmitir. Az sr olarak kullanlmtr. Hakkn varlnda yok olmay sembolize eden azn mhiyetini, her incelii bilen ve idrak eden akl anlayamaz: (Nesm G 87/10, G 370/11, G 201/1; eyh G 127/3; Ahmed G 228/4; Kad Burhaneddin G 560/4, G 1283/6; Adn G 8/5, G 57/3; Cem Sultan G 215/5; Cafer eleb G 47/3) Dehnun srrna h kimse irmez Acib noktasn hem hurde-dnsn Nesm G 305/17

Bu akl- hurde-bn kef idemez h agzunun srrn Yakn budur ki yok yire hemn vehm gmn eyler Adn G 53/6

Sr ve nokta olarak hayal edilen ve gnln idrak edemedii ince mnl szler sarf eden az, Hakkn konuma ve sz syleme sfat (Bayburtlugil 1985: 357; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 202) anlamnda mecazen kullanlr: Agzunla biln nktesini fehm idemez dil Dvne ne fikr ile ide fehm-i dakyk Karamanl Nizm G 55/6

eyh agz srrndan bize oh nkte ders ider vel Bir noktadur asl hemn nie ki tekrr eyleyem eyh G 128/6

u beyitte az, sembolik karl olan vahdet (pekten 1996:156; pekten 1996a: 45) ile birlikte kullanlr:

335 Agzna gnlm hakr gelr kisi vahdet ile bir gelr Kad Burhaneddin G 1164/1

Hz. sann lleri diriltme zelliinden izler tayan az, manen lm olan kalpleri canlandran Hakkn kelm sfat (Tarlan 1995: 158) anlamnda mecaz olarak kullanlr: Didm saun durur icz- Ms Didagzun dah sden nindur Ahmed G 157/6

hy klur ly dehnun n iy sanem Halvet-nine hid em eker gerek Nesm G 221/3

4. Boy Boy/kad/kmet, tasavvufta slikin gnlnn ycelie ynelmesi,

istikameti ve zerine Hakkn istilas; Allahtan baka hi kimsenin ibadete layk olmamas; kullua liyakat; lh sevginin beer sevgiden nce olmas ve vahdet gibi mecazi anlamlar vardr (elik 1998: 44; zgr 1990: 178; Bayburtlugil 1985: 351; zgr 1995: 282; Levend 1984: 45; Tarlan 1998: 203, 227, 434; Uluda 1996: 293, 299). Elif harfine tebih edilen ve kavumann imkansz bir istek olduu belirtilen kmet, vahdeti (Tarlan 1998: 227, 434) simgeler: Kmetne elif diyen gr ne uzun hayl ider Kim ki diler vislni rzu-y muhl ider Nesm G 81/1

336 5. Bel Bel, tasavvuf mecaz olarak, seyr, makm, hicb ve benzeri hususlardan olmak zere tlib ile matlb arasnda cereyan edebilecek mukadder eyler; tarkatn ince srlar; eriat ve lem-i mlk ile lem-i melektu birletirmek iin lazm gelen ok ince tefekkr anlamlarndadr (zgr 1990: 178; Bayburtlugil 1985: 357; Uluda 1996: 371; Krkolu 1996: 161; Tarlan 1995: 158; Tarlan 1998: 147, 314, 564). Belin gzellik vasf inceliidir. Bundan dolay, kl ve hayal kelimeleri ile birlikte hayal edilir. Vcdun alt ksm ile st ksmn birbirine balayan bel, tasavvuf sembolizmde lem-i mlk ile lem-i melektun birletii yeri simgeler. Belden yukar ksm lem-i melekt, aa ksm ise lem-i mlktr. Bu sebeple bel, ulv ve sfl iki lemi yani kudretler lemi ile madde lemini birletirip hakiki tevhide eritiren ok ince tefekkrdr. Bunu idrak etmek kolay deildir. Ancak bu tefekkr insan vahdet-i vcda gtrr. Zira, artk lem-i mlk ile lem-i melekt ayr ayr eyler deildir (Tarlan 1995: 158; Tarlan 1998: 147, 314, 564). te, aadaki ilk beyitte airin, ince belin hayalini akln anlayamaz demesi bundan dolaydr. kincisinde de, kldan ince belin vermek istedii mesajlarn inceden ince olmas, mutlak varlk olan Allaha erimenin ok derin ve ince bir tefekkr sayesinde mmkn olmas sebebiyledir: (Nesm G 87/9; Hamdullah Hamd G 109/1; eyh G 44/4) Anlaymaz bu aklumuz ince beli haylni Dil dahi lal agznun noktas srrn diyimez Kad Burhaneddin G 402/2

Klndan belin ince grdm tamm Vel incedr incedr bu haber Nesm G 151/7

337 6. Ben Yzde bulunan kk, yuvarlak, siyah nokta olan ben, tasavvufta mecazen Zt- lh; Hakkn mutlak gayb ve bilinemeyen hviyeti; hakiki vahdet noktas; gayb lemi; gnah karanl ve mridin istin makmnda, zta ulama denizinde bazen mstarak olmas gibi anlamlarda kullanlr (elik 1998: 43; zgr 1990: 177; Bayburtlugil 1985: 357; Niyzi-i Msr 2000: 310; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 63, 83, 160, 195, 311, 377, 415, 450, 594, 656; Uluda 1996: 219). Grnmemesi itibariyle gayb lemi yahut Allahn mutlak gayb ve bilinemeyen hviyetini temsil eden ben (Tarlan 1998: 83, 160; Uluda 1996: 219), her gzn deil hakkat idrak eden basret sahiplerinin grebileceklerinin dile getirilmesi sebebiyle, u beyitte tasavvuf sembol olarak kullanlr: Hl hatnla zlfni her gz haan grr Ol nokta harfi bilmege ehl-i basar gerek Nesm G 221/5

Elest meclisinde hidayet eden ben, zt- lhiyi (Levend 1984: 46) simgeler: Hidyet eyledi kl belda nra meni Kara gzn kara kaun bennle zlf-i siyh Nesm G 355/5

7. Ka Ka/ebr, tasavvufta mecazen slikte grlen kusur sebebiyle manev derecesinin dmesi ve ihmle uramas; zt- Ahadiyetin sfat; lh remz; kesret ve Hakka yaknlk/kurbiyet gibi anlamlarda kullanlr (Bayburtlugil 1985: 351; zgr 1995: 282; Levend 1984: 45; elik 1998: 40-41; Tarlan 1998: 308, 431, 587, 631, 681, 685, 606, 716; pekten 1991: 168, 188; pekten 1996: 116, 164; pekten 1996a: 56; Uluda 1996: 161).

338 Tasavvufta Hakka yaknln sembol olan ka, kul ile Allah arasndaki yaknl zhirde simgeleyen en nemli unsurlardan olan mihraba tebih edilir. Bu benzetmede ekil unsuru nemli rol oynar. Zhidleri de mihraba ynelten, Hakka yakn olma dncesidir. Bundan dolay klar, Allaha yakn olma dncesi olmakszn yalnz mihraba ynelmenin, kimseye yarar salamayacan sylerler. Zhidler, Hakka gerek yaknln mnsn ve deerini idrak ettikleri zaman, mihraba kar eilip kalkmakla btn din grevlerini yapm olmadklarn da anlayacaklardr (elik 1998: 41; Tarlan 1998: 308, 431, 716). te bundan dolay airler, Hakk dnmeden mihraba tevecch edenleri ar bir ekilde yererler; Hakka yaknln simgesi olan kaa ynelen ve gnllerindeki Hak akna secde eden klar ise verler: Kble-gh- kn- Hak kaun mihrbdur Kabe-i zdegndur sitn u danuz Nesm G 182/4

Namazn, kan mihrabna ynelerek klndnn sylenmesinde, kelimenin sembolik olarak Hakka yaknl ifade etmesinin rol vardr. Bundan dolay kan mihrabna ynelmeyenler yerilirler: (Ahmed G 23/5, G 94/1, G 220/3, G 240/6; Cem Sultan G 124/1; Kad Burhaneddin G 741/2) Namz ka mihrbnda kldum anda ohdum seb-i mesn Kad Burhaneddin G 178/2

Kan mihrbna ba koymayanlar Meger boynnda bagldur salbi Nesm G 433/4

339 Kaun mihrbna ol cn tapmaz Anun mn yoh b-dn diyelm Kad Burhaneddin G 298/6

Kan mihrabna ynelerek ibadet etmenin, gerek zhd ve takva olduunun sylendii beyitlerde de simgesel anlam arlk kazanr: Namz durur u tesbh bana kun durur iy hum Kaun mihrbna tapmah bu gn zhd ile takvdur Ahmed G 737/3

Kaun olmasa mihrb ne ass zhd takvden Yklmak yigdr ol mescid ki ola kble-gh egri Nect G 597/8

Riyakr zhidlerin hakkat grmelerine engel tekil eden zhdleri, kan mihrabna doru ynelmelerine mani olur. Zira onlar kan, Hakka yaknl simgelediini bilmezler: Tan degl zhid kaun mihrbna ba egmese Gzlerine n anun zhd-i riyy perdedr ker G 25/2

Meleklerin bile, gzel olduklarn grnce secde ettii, etmeyenlerin ise hayatlarn yanl yolda geirecei (Doan 2004: 23-24), hatta dalalete bile decekleri sylenen kalar, Hakka yaknl simgeler: (Ahmed G 423/4, G 219/2, G 41/7; Nect G 465/4; Cem Sultan G 123/5; Ahmed Paa G 59/5, G 171/1; Hamdullah Hamd G 186/4; Nesm G 119/2; Karamanl Ayn G 237/1)

340 Kabe hakk Avni ba egmez namza yz yumaz Kalarun mihrbna secde yeter kblem bana Avn G 3/7

Kaun mihrbna secde klurlar Melyik gricek ibu cemli Ahmed G 646/2

Secde-i sehv ile gedi ol kiinn mri kim Tk- mihrb anun ebr-y dildr olmad Hamdullah Hamd G 182/4

Kan mihrbna kldum scd men Vel mnkir olan ddi dalle Nesm G 396/3

aret ettii remizlere akln eremedii sylenen kalar, lh remz anlamnda mecaz olarak kullanlr: Kalarunun rumzuna akl iremez Nesmiy Gr ne kadar dakk imi kalarunun iresi Nesm G 422/10

Ka kavis, yay eklindedir. ki ka ise, Arapa gramer kurallarna gre kavseyn olur. Kavseyn, aralarnda hemen hemen hi fasla bulunmayan ka demektir. ki yay aral, yaknln ve samimiyetin gstergesi olarak bilinir. Miracta Hz. Peygamber, Allaha o kadar yaklamtr ki, deta aralarnda hibir fasla kalmamtr. Kurn- Kermde bu durum, Fe-kne Kabe kavseyni ev edn. Onunla arasndaki mesafe iki yay aras kadar, hatta daha da yakn oldu. (Necm, 53/9) eklinde ifade edilmitir (elik 1998: 40-41.

341 Tarlan 1998: 89, 685). te bundan dolay, mecazen Hakka yaknln simgesi olan ka, iirlerde Kabe kavseyn olarak ele alnr. Kabe kavseynin srlar vardr. Kurban szc de kan ifade ettii kurbiyet anlam ile ilgilidir: (Nesm G 6/2, G 160/2, G 183/1, G 207/3, G 249/4, G 278/4, G 280/7, G 444/9, G 442/4; Kad Burhaneddin G 561/3; Ahmed G 100/2; eyh G 36/2) Kandur Kabe kavseyn gr ki esrr ne mulakdur Vel bu srr ol bildi ki kurbn ola ol yaya Nesm G 393/3 Cafer eleb Trc 9/IV/2;

8. ene ene/ene ukuru (zenah, zenahdn, h- zenah, h- zenahdn, h- zekan), tasavvuf mecaz olarak mahededen hsl olan mlhaza ve rhn lezzet mahalli; sevgilinin ltfu ve Hakk mahedede grlen srlarn zlmesindeki zorluklar (mkilt- esrr) anlamlarndadr (elik 1998: 39; Bayburtlugil 1985: 357; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 127, 127, 588, 698, 710; Uluda 1996: 127, 585). Aadaki beyitte gnl Yusufa, ene ukuru zindana tebih edilir. Yusuf Peygamberin kuyuya atlna ve zindanda yaad skntlara telmihte bulunmakla birlikte; seyr slk yoluyla Hakka erimeyi ve onu temaa etmenin zorluklarn da artrr. airin zindana den gnle, zlmemesi gerektiini sylemesi; ene ukurunun, sevgilinin ltfunu da remz etmesinden dolaydr: Dil zenahdna eger ddi teessf klma Dutalum Ysuf idi Hak ana zindn yazm Kad Burhaneddin G 675/5

9. Hat Sevgilinin yznde beliren ayva tyleri demek olan hat, tasavvufta mecazen mahede, berzah ve gayb lemi; Hakkn vechinin belli olmas ve onun sfatlar; vahdette beliren, vahdet zerinde grnen kesret

342 anlamlarndadr (elik 1998: 43; Bayburtlugil 1985: 357; zgr 1990: 177; Glpnarl 2000: 234; Tarlan 1998: 43, 83, 127, 142, 182, 271, 305, 362, 367, 381, 534, 535; pekten 1991: 168; pekten 1996: 116, 164; pekten 1996a: 45, 56; Glpnarl 1972: 186; Krkolu 1996: 121; Uluda 1996: 226). Hat, vahdet zerindeki kesreti temsil eder. Yz ve dudak ise vahdet, gayb ve fenfillahtr. Ak derdinin dermn, mecazen Hakkn varlnda kendini yok etmek anlamndaki dudaktr. Vahdete giden yol ise, kesretten gemektedir. Kesret olmadan vahdet bilinmedii gibi, kesrete dp ondan kurtulmadan da vahdete eriilmez. Vahdet olan yz zerinde grnen koyu renkli ve ok saydaki ayva tylerinin mecazen kesreti ifade etmesi, Hakkn bir srrdr (Glpnarl 1972: 186; Tarlan 1998: 43, 127, 142, 182, 271, 305, 362, 367, 381, 534). Vahdet zerinde kesretin bulunduunu idrak eden klar; bu srr zmeye alrlar ve bu uurda canlarn feda ederler. Bu hakkat idrak edenler, dnyada ei benzeri olmayan nadir kiilerdir: Ruhsruna v hlne fikr haylt iremez ol hatt u hli fikr iden lemde b-hemt imi Nesm G 200/9

Bu k derdine hergiz lebnden zge dermn yoh Anun in yresinde hat yazm hve-f Kad Burhaneddin G 751/6

10. Sa Sa/zlf, tasavvuf mecaz olarak u anlamlarda kullanlr: Kesret, kainata yansyan lh gzelliklerin kesret halinde grnmesi; Hakkn sfatlarnn mazhar olan lem; zt- Ahadiyetin sfat; Hakkn ceml ve cell sfatlarnn tecellleri; kfr; sfatlar; Hakkn ztnn, sfat olan eya iinde kaybolmas, ztnn idrakinin imkansz olmas ve hi kimsenin ulaamad gayb hviyet; mridin tlibden yana cezbedici szler sylemesi; talep yolu

343 ve isteme usul (Bayburtlugil 1985: 351; zgr 1995: 282; zgr 1990: 177; elik 1998: 38, 41, 49. Niyzi-i Msr 2000: 310; Levend 1984: 45; Glpnarl 1972: 184, 186; Glpnarl 2000: 234; Tarlan 1964: 31. Tarlan 1995: 146, 153, 156; Tarlan 1998: 43, 53, 55, 72, 80, 89, 95, 107, 115, 117, 128, 160, 195, 202, 212, 236, 237, 377, 388, 392, 409, 430, 432, 527, 585, 606; pekten 1991: 112, 136, 145, 146, 152, 168, 174, 184, 190. pekten 1996: 203, 153, 219; pekten 1996a: 49, 73, 84, 113, 164; Uluda 1996: 206, 596). Zlfn mecazi karl olan kesretin hemen geilmesi gerekir. Eer slik, dlen kesretten kurtulup vahdete eriemezse, doru yoldan ayrlm anlamna gelir (pekten 1991: 146). Kesrette kalan biri ise gece gndz h ederek Hakka yalvarmas gerekir: Zlfine den elbette gm-rh olsardur i dn gn nleyile h olsardur Kad Burhaneddin G 912/1

Zorluklarla dolu olan ak yolunda yrmek kolay deildir. Bundan dolay herkes, her zaman ak yolunda yryemez. Fakat hakiki k, zlfn temsil ettii kesret leminin sonuna yani vahdete erimitir. u beyitte airin kesreti geip vahdete kavuamad anlalmaktadr (Tarlan 1995: 147): (Ahmed G 152/5) Zlfi nihyetine bu kum iremedi Geri yriyimez kii hergiz be-py- k Kad Burhaneddin G 1/5

Divan iirinin karakteristik zelliklerinden biri haline gelen, gnln, zlfn her bir klnda esir olmas, tasavvufta n, hakiki sevgilinin kesret lemindeki grn olan zlfe balanmas demektir (Tarlan 1998: 128, 230, 503): (Kad Burhaneddin G 325/4)

344 Zlfnde gnlmi nice bulam ki orada Ne cn u dil ki varsa olm durur esr Ahmed G 162/6

Mecazen kesret anlamnda olan zlf; rtmek, gizlemek, saklamak demek olan kfre benzetilir. Bu tebihte, san ekil itibariyle okluk iinde olmas ve kfr-iman tezad nemli rol oynar. Zira san kfr olmasna karlk, zerinde veya yannda bulunduu yz de iman olarak tasavvur edilir. Yz ile sa, kesret ile vahdet, iman ile kfr bir arada bulunabilir. Yani kesret de haktr. Dier bir deyile kesrette vahdetin izleri ve iaretleri vardr (Glpnarl 2000: 234; Tarlan 1995: 146, 153; Tarlan 1998: 72, 107; pekten 1996: 164; Tolasa 2001: 181). Slikin, kendisini Hak yolundan alkoyan kesreti bir an nce gemesi gerekir: (Nesm G 205/2, G 131/5, G 123/3, G 379/4, G 327/7, G 282/1, G 431/5, G 254/3; eyh G 145/5, G 22/6, G 183/5; Kad Burhaneddin G 197/3, G 355/2, G 1039/3, G 908/3, G 2/4, G 1299/5, G 646/5, G 404/5, G 926/2; Ahmed-i D G 269/3; Cem Sultan G 348/4; Hamdullah Hamd G 84/1; Mesh G 254/1; Mihr Hatun G 13/1; Nect G 536/5) Saundur kfr yzn nr- mn Ne kfr mn olur zulmat ilen nr Nesm G 65/3

Zlfi alm evre ol ay yzini Kfr iinde nr- mn sanasn Kad Burhaneddin G 874/4

zp zlfn yzine ol eker-leb Didi kim kfrsz mn yaramaz Ahmed Paa G 112/5

345 iirlerde simgesel anlam kesret olan zlfn tuzak olarak hayal edilmesinde tasavvufun tesiri vardr. Zira kesret leminde, birer tuzak gibi olan gzellikler klar avlamaktadr. Ancak gerek klarn bu tuzaklara dmeden yahut dtyse bir an nce kurtularak vahdete erimesi arzu edilir (Tarlan 1998: 585). Zlfn tuzak olarak dnld beyitlerde, bu duruma ezelde karar verildiinin ifade edilmesi kelimenin mecazi anlamn glendirmektedir: (Nesm G 372/1; eyh G 8/4) Ddm ezelde zlfine dm olmadan henz dm lebn arbn cm olmadan henz Nesm G 184/1

Ol nesne ki ezelde tuzag durur canun Zhirde gresin an ki zlf hl olur Kad Burhaneddin G 945/4

Heva kelimesi, dnyaya ait mecazi ak, geici arzu ve heves; rzgar, hava anlamlarnda tevriyeli kullanlr. Zlf harekete getirip onu kartran, tevi eden rzgardr. Yani kesret lemi Hakkn eitli tecellleri ile hareket halindedir. Slik bu kesret leminden vahdet lemine yol bulmaldr. Zira kesrete duyulan sevginin geici heves olmas gerekir. Ancak mkil yol olan kesrette kalnm ve kurtulmak mmkn olmamtr (Tarlan 1995: 156; Tolasa 2001: 161; pekten 1991: 190). Kesret olan zlfn ak ise, gnl kararsz klmakta, perian ve esir (Kad Burhaneddin G 100/2, G 1164/2) etmektedir. Zlfn heva olarak tasavvur edildii u beyitlerde mecazen kesret anlamnda kullanld sylenebilir: (Ahmed Paa G 282/8) Zlfn hevsnun yol tevdr tolu Mkil budur ki terk idemezem bu rh ben Ahmed G 482/6

346 Gzm ya cihn eh sebzezr ider Zlfn hevs gnlmi b-karr ider Kad Burhaneddin G 190/1

Allahn rhlar ile karlkl konumasn temsil eden elest meclisinde, rhlarn, Kl bel/Evet dediler remzini insanlara aklayan zlfn/san, Zt- ahdiyetin sfat yahut gayb- hviyet (Levend 1984: 45; Uluda 1996: 596) anlamlarnda mecaz olduu sylenebilir. Zira gerek anlamyla anlalmas mmkn grnmemektedir: Kl bel rumzn zlfn beyn ider Her kim ki grdi an sem old hem basr Nesm G 63/2

Saun kl bel remzin neden f eyledi halka Meger kavl karrndan karr b-karr old Nesm G 415/9

San

kokusuna,

dardan

verildii

veya

srld

iaretine

rastlanmaz; kokmak, deta san doal hali gibidir. Koku ile olan ilgisinden dolay iirlerde rzgar da szkonusu edilir. Bu durum Allahn ceml ve cell tecellleri ile aklanabilir. Tasavvuf sembolizmde yz, Hakkn ceml tecellsini, sa ise cell tecellsini temsil eder. Rzgarn, sevgilinin kokusunu getirmesi, sevgilinin ztnn deil kainatta tecell eden sfatlarnn koklanmasndan kaynaklanr (zgr 1990: 177; Tarlan 1995: 156, 159. Glpnarl 1972: 184; Tolasa 2001: 161; Uluda 1996: 596). Aadaki beyitlerde, kokunun btn dnyay kaplamas, topran satan ald kokuyla misk anber gibi kokmas hatta saba rzgarnn da san kokusundan dolay gzel koku yaymas, zlfn mecazi anlamda kullanldna iaret eder:

347 Cihnn toprag nki abr anber olmdur Sab mkn saun byn saal da u sahrya Nesm G 393/6

Saun kohus tolmdur cihna Meger bd- sab kld rivyet Kad Burhaneddin G 461/2

Cihn yzin gneinden mnevver olmdur Sab saun kohusndan muattar olmdur Nesm G 128/1

Sevgilinin salarnn Hallc- Mansrun asld daraacna tebih edilmesinde, fenfillah ile ilgisi olduundan sz edilmitir. Zlf, kesreti ve ztn sfatlardaki tecellsini simgeler. Simgesel anlam itibariyle, daraacnda aslmak yani kesreti terk etmek sretiyle vahdet grlebilir (Niyz 1997: 69). Aadaki beyitlerde zlf ile daraac arasnda ilgi kurularak Mansrun rnek gsterilmesi, onun gibi kesretten vazgeerek vahdeti temaa etme dncesinden kaynaklanr: (Nesm G 381/7, G 49/9, G 286/4; eyh G 128/4; Nect G 633/4; Kad Burhaneddin G 518/2, G 582/2; Adn G 26/4) Zlfinn drnda iy cn aslan Mansr idi Kim ki Mansr olmad zlfnde ber-dr olmasun Nesm G 328/9

Zlifnde beni kla Mansr gibi Cn feddur yolna eyleye cnum ber-dr Mihr Hatun G 25/11

348 Zlfn vasflarndan, belki de gzellii salayan unsurlardan biri de perian olmasdr. Zlf-i perian, tasavvuf mecaz olarak zt- Ahadiyetin kainatta dalm bulunan eit eit tecellleri anlamna gelir (Tarlan 1995: 156; Tarlan 1998: 599; Krkolu 1996: 163). Dolaysyla her tarafta n gnln eken bir gzellik vardr. Fakat gerek klar, kesret olan bu gzellikleri geerek vahdete eriirler. Btn bunlar akln idrak etmesi mmkn deildir: Pern zlfinn hln nidersin bilmek ey kl Bu sevd ince sevddur dolama sen bu sevdya Nesm G 385/10

Gzlerin bakmaya tahamml edemeyeceinden, rahmetinden dolay yzn zlf altnda gizlendiinin sylendii u beyitte, zlfn mecazen kesret anlamnda kullanld sylenebilir. Zira yzn simgeledii vahdeti, insanlarn dnya gz ile grmeleri mmkn deildir. Mutlak varlk, rahmetinin gerei olarak kendini kesret leminde gizlemitir. Bundan dolay Hakkn zt deil, sfatlarnn tecellsi olan kesret lemi grlebilir: (Nesm G 166/5) Yzine bahmaga gzler dyimez anun in Terahhum eyleyben zlf ile hicb klur Kad Burhaneddin G 352/4

Harun Tolasa (2001: 68)nn da iaret ettii u beyitte, zlf tasavvuf mecaz olarak kullanlr. Zira ak yolunda, vahdeti temsil eden yanaa (yze) ulaabilmek iin, zlf gecesinde yrmek yani kesreti yaamak zorunluluu vardr: (Nesm G 88/8) em-i ruhdur k tarknda dellm Gnlm eb-i zlfnde bulursa nola rh Ahmed Paa G 339/5

349 Kesreti temsil eden zlf karanlnda yrmeyi arzu eden gnle, vahdeti simgeleyen yzn ltuf ve rehberlii anlatlr: Zlfn karangusnda yol ister idi gnlm Yzn er ana lutf itdi reh-ber old Nesm G 416/4

Fenfillah temsil eden dudaa kavumak iin, kesreti simgeleyen san karanlklarnda yaama mecburiyeti vardr: (Kad Burhaneddin G 445/2) Bunca zamn lebn in saun karanusndayam b- hayt kandadur sorayum andan leyim Kad Burhaneddin G 226/2

11. Gz Gz, tasavvufta mecazen Allahn hayr ve er btn hallerden haberdar olmas ve onun basar (grme) sfat ile birlikte kesret, masivann tecellsi, madde, mnya dman, mny ldrp maddeye ve masivaya sevk eden en tesirli kudret anlamlarnda kullanlmaktadr (Bayburtlugil 1985: 352; zgr 1995: 283; Tarlan 1995: 152; Tarlan 1964: 31; Glpnarl 1972: 186; Tarlan 1998: 43, 54, 65, 563; Tolasa 2001: 259; pekten 1996:116, 198, 204; pekten 1991: 113, 148, 188; pekten 1996a: 65, 76). Tasavvuf sembolizmde, masivann en byk temsilcisi olarak gz kabul edilir. Zira Allah, kendi cemlini aksettiren gzelin gzne klar imtihan iin, onlar kesrete gtrme vazifesi vermitir. Gerek k, bu imtihan baaryla geip yani kesretten kurtulup vahdete kavumaya alr (Tarlan 1964: 31; Glpnarl 1972: 186; Tarlan 1998: 54). te bu dncelerden hareketle, ilk beyitte gzn ivelerinin mecaz olduu ve ikinci beyitte gzlerin eya yznde grndnn sylenmesi; mutlak varln, hakiki gzelliinin tecellleri olarak kendini gsterdii anlalabilir. nk, bu dnyada ztn kendisi deil ancak eyada tecellleri grlebilir. Son beyitte ise, gzn masivaya tevik ettii ak bir ekilde ifade edilmitir:

350 Geri meczdur gzi iveleri bize Biz rzyuz mecza hakk bulmazuz Kad Burhaneddin G 1137/3

Sdkul-vadl-emndr szlern Grinr ey yzinde gzlern Nesm Mes 3/54

Gzm ile kulagumdan neleri grp iitdm kisi dah gnli yine msivaya yilter Kad Burhaneddin G 1232/2

Gz, insanda mny ldrp maddeyi yaatan ve onu masivaya eken en kuvvetli semboldr. Kan maddeyi temsil eder. Kanl gzya ve sar yz akn belirtisidir. Hakiki ak uruna dklen kanl gzyalar, gnldeki masivay temizler ve maddeden kurtarr (Tarlan 1998: 43, 57, 332, 550). rneklerden de anlalaca zere, kanl gzyalaryla birlikte ele alnan gz mecazen kullanlr: Gzm kan ya dker hicrnde her dem Bu derynun aceb pyn yoh m Ahmed G 677/6

Yan drl drl odlara ey kalb-i sznk Dk kanl kanl yalar ey em-i ek-br eyh Trc 5/II/6

351 Dograd gamdan firkun bagrum ol yreden Yregm kan gzmden akar iy yr uta gr Nesm G 100/8

Kan gnlde su v gzmn yan kan Benzm gmiin altun ider kmy-y k Kad Burhaneddin G 1/3

nsanda mny ldrp maddeye sevk eden ve mecazi aka gtren gz, tasavvuf sembolizmde harm ve yolkesiciyi simgeler. Mutasavvfa gre, sliki vahdet yolundan kesrete eviren madde haram kabul edilir (Tarlan 1995: 152; Tolasa 2001: 195): (Nesm G 144/4, G 204/1; eyh G 30/6, G 11/2) yet-i hsnnle sen vaslun harm itdn bana Ben harm emne kanum hall itmek neden Ahmed Paa G 233/2

Yzi mn baglar ehl-i kfre Gzi slm iinde rh-zendr Ahmed Paa G 96/2

Kesreti simgeleyen zlf ile birlikte ayn beyitte yer alan gzn (Tarlan 1995: 159), insan maddeye gtren ve masivaya eken zellikleriyle mecazen kullanldn dnmek mmkndr: (Nesm G 83/4; Ahmed G 100/5; Hamdullah Hamd G 84/1) Bilmezem zlfn midr her tresin dm eyleyen Yohsa cna kasd iden gzn midr y kalar Nesm G 92/5

352 Benden beni ald gzn zlfnde yitrdm beni Bdun gtrdn benligi hem bende yitrdn beni Kad Burhaneddin G 45/1

12. Gamze Gz ucuyla bak, szgn bak anlamndaki gamze, tasavvufta mecazen Hakkn tesiri; idrak edilen iretler; i lemdeki feyiz ve cezbe; masivann tecellsi yahut masivaya ynelten tesirli kudret ve kesret gibi anlamlarda kullanlr (elik 1998: 40; Bayburtlugil 1985: 357; Tarlan 1964:31. Tarlan 1998: 47, 65, 120, 236, 291, 393, 446, 578, 599) pekten 1991: 128, 129, 130, 223. pekten 1996:116, 174, 198). Mnl ve gz ucuyla bak demek olan gamze, gz, kirpik ve kan birlikte yaptklar bir harekettir. Tasavvuf sembolizmde, sliki masivaya sevk eden en tesirli kudret veya masivann en byk tecellsidir (Tarlan 1998: 47, 120, 236, 446, 578; pekten 1991: 128, 129, 130, 223; pekten 1996: 116, 174, 198). Kesret ile de ifde edilir. Sliki Hak yolundan evirmeye gayret gsterir. Mny yani gnl ldrmeye alr; gnl ehrini harap ve viran edebilir. klar avlar. Eziyet eder. Yaralar, ldrr. ki cihan yok eder. Gamze, kl ve ok gibi ldrc letlere tebih edilerek bu ilerin tamamn yapar: Zlfn ne dm u gamze ne okdur ki gzlern klar heme anunla ikr ider Nesm G 83/4

Hezr fern gamzeler tine Ki bir zahm ile sad-hezr ldrr eyh G 55/2

353 Ben cevrine anun nice sabr ideyim kim ol Bir gamzeyile iki cihn fen ider Ahmed G 139/5

Gamzen eydr ki gnl ehrini virn iderm ehriyrn eline hkm revndr bilrm eyh G 119/3

Tecell ettiinde gnl sevince boan ve byk bir mutlulua sebep olan gamzenin, u beyitlerde insann i lemine, Allahn feyzinin ve cezbesinin erimesi (Tarlan 1998: 393, 599) anlamnda mecazen kullanld sylenebilir: Nesmye tecell kld gamzen Gzn pr-nr u gnln itdi mesrr Nesm G 49/12

Mukavves kalarun yay atar kirpig okun her dem Ne kim ol gamzeden gelse bana sehm-i sadettir eyh G 23/3

13. Kirpik Kirpik/mje/mjgn, tasavvufta mecazen kesret, lh hikmetin gerei olarak slikin amellerini ve tarkat dbn ihmal etmesi anlamlarndadr (Bayburtlugil 1985: 352; zgr 1995: 283; Tarlan 1998: 312; pekten 1991: 148, 180. pekten 1996:116, 164, 174, 198; pekten 1996a: 56; Uluda 1996: 383). Oka benzetilen kirpiin, vahdete eriememe sebebi gsterilerek, neticesinde h ekildiinin ifade edilmesi, kelimenin mecazen slikin vazifelerini ihmal etmesi mnsnda kullanldn gsterir:

354 Tr-i mjenle birlige yitmedm h h Anduka tg- gamzeni bagrum paralanur Nect G 130/3

14. Kan Tasavvuf mecazlar dnyasnda Hallc- Mansrdan beri kullanlan kan, maddeyi, kesreti simgelemektedir (Ceylan 2000: 348; Tarlan 1995: 147; Tarlan 1998: 42, 84, 374, 486, 628; pekten 1991: 178, 196; pekten 1996: 202, 214; pekten 1996a: 50, 55, 65, 72, 79; Uluda 1996: 299). Yakupun, olu Yusufun ayrlndan dolay kanl gzyalar dkmesine telmihte bulunulan u beyitte, cierin erimesinden meydana gelen kann simgesel olarak madde (Tarlan 1998: 70, 308; pekten 1996a: 72) anlamnda kullanld sylenebilir. Zira Yakup, dkt gzyalar ile yavrusuna kavutuu gibi, madde olan kann vcuttan atlmasyla vahdete eriilebilir: Yakb olup aktmaz isen hn cigerden Msra yetip Ysuf- Kenn olamazsn Nesm G 342/7

Karlnda alnan dudaklarn mecazen fenfillah temsil etmesinden dolay, aktlan kann da maddeyi simgeledii sylenebilir. Baka bir syleyile, aktan dolay dklen kann diyeti olarak Hakka, fenfillaha kavuulmaktadr (Tarlan 1995: 147): (Kad Burhaneddin G 592/3, G 1153/2, G 3/1; Nesm G 4/13) Ikun ahtd kanum v lal-i leblern Arz ider zini ki benem hn-beh-y k Kad Burhaneddin G 1/8

355 Ger ehd old Nesm dil-bern kunda u Kan bahs Hakdur anun ol dimez Sbhn didi Nesm G 401/16

Fenfillahn sembol olan dudaklar iin maddeyi simgeleyen kann feda edildii sylenen u beyitte; ak yolunda kan ile abdest alarak namaz klmak ifadesiyle, Hallc- Mansrun Ak ile klnacak iki rekat namazn abdesti kanla alnmazsa sahih olmaz. (Attr II 2002: 178; Tarlan 1995: 147; Uluda 1996: 299) szne telmihte bulunulur: Kan ile destemz aluram lebleriyin T bir dgne rst klam ez-bery- k Kad Burhaneddin G 1/7

Tasavvuf mecaz olarak kan, madde olup gzya eklinde gzden akp gider. Hakiki ak uruna dklen gzyalar, maddeden temizler. Zten gerek ak iin akan gzyalar kanl olur. Sar yz zerinde akan kanl yalar da kln belirtisidir. Zira kann akmasyla n gnlnde, madde namna hibir ey kalmaz; sadece hakiki sevgilinin ak kalr (Tarlan 1998: 42, 57, 200, 374, 407, 551, 628): (Kad Burhaneddin G 1287/7, G 876/3, G 1087/2, G 165/1) Dnyda gerek k kan kan k isen gzinn kan kan Her k mak in ba oynarsa Ben kun yoluna cn cn Kad Burhaneddin T 1394

Kan gnlde su v gzimn yan kan Benzm gmiin altun ider kmy-y k Kad Burhaneddin G 1/3

356

C. Tabiat ile ilgili Mecazlar

1. Deniz Deniz, tasavvufta mutlak varlk olan Allah, onun sonsuz sfat ve zt makmn, vahdeti ve kll varlk lemini temsil eder. Tasavvuf ehli, varln bir olduunu, okluun/kesretin grnrde kaldn anlatmak iin, daha ziyade deniz imgesini kullanmtr. Vahdet, deniz; kainat, eya yani kesret ise bu denizin dalgalarndan ibarettir. Dalgalar, denizden ayr olmayp, denizin grndrler; mutlak varln kainattaki grnen tecellleridir (Pakaln 1993: III/569; Tarlan 1998: 26, 247; Uluda 1996: 82, 83, 363). Schimmel (2001: 280), deniz simgesinin psikolojik olarak kiinin btnde birleme ve yok olma zlemini mkemmelen simgelediini belirtir. Usuz bucaksz ve her eyi kuatan/muhit deniz, tasavvuf

sembolizmde mutlak varla (Uluda 1996: 82, 143) iaret eder: nki Hakdur muht ben zevrak Olmam ol muhte mstarak Ahmed-i D K 2/1

y gnl anun evisin sende zuhr eyledi Hak Bahr- muht old adn hadd kenrn yoh imi Nesm G 208/3

Shili olmayan sonsuz deniz, zt- kibriyy (Uluda 1996: 83) simgeler: (Nesm G 236/9)

357 Dalmam ol bahra kim pyn yoh Batmam ol gence kim husrn yoh Bulmam ol bedri kim noksn yoh Girmiem ol ehre kim vrn yoh Nesm T 24

Gnl bulmad bu denize shil Nie ki eyledi kat merhil Kad Burhaneddin G 38/1

Kainat, dnya, insan ksaca her ey, muhit deniz sembol ile anlatlan Hakkn coup tamasndan, meydana gelmitir: Dery-y muht ca geldi Kevn ile mekn hura geldi Nesm Mes 1/1

Akl, Hakkn sembol olan cokun denizin sonunu, kysn, kenarn anlamaktan cizdir: Muht old visln n ser--ser ybis ratba Kimin akl haber versin bu derynun kenrndan Nesm G 324/5

Su iinde yaayan baln denizi anlamas mmkn olmad gibi, Hakk simgeleyen denizi de iinde yzen bir zevrakn (kesretin sembol olarak dnebiliriz) idrak etmesi imkanszdr.: Geri zevrak muhti bilmez lk Hod muht anlaya nedr zevrak Ahmed-i D K 2/2

358 Cihn bahr- tecell muhtdr cmle Gren vel bilimez my niteki mh Hamdullah Hamd G 165/2

Hakkn ztna iaret eden denizin varlnn anlalmas ve ona eriilebilmesi iin, bir katre hkmnde olan vehm varln o denizde gark edilmesi lazmdr: Ursun muht gayret odndan yzene kef Bir katreyem bu zafile ummna irmiem eyh Trk 1/III/5

Girye ile kon beni bana anman visli kim Bahr- muhte gark olan anmaz kenreyi Nect G 581/4

Deniz, Hakkn sonsuz olan zt iin mebbehnbih olarak kullanlr. Zt denizinin srrn ancak o denize cann gark eden rifler anlayabilir: (Nesm G 96/7) Bahr- ztn srrn rif bilr sor rife Kim bu srr ol bilr kim cn gark-bndadur Nesm G 141/9

ine dalnd ve hakkat idrak edildiinde, altn ve gm gibi dnya namna ne varsa terk edilen deniz, mutlak varl simgeler: Bu bahre talaldan Nesm Terk eyledi ol zer ile smi Nesm Mes 1/51

359 Deniz vahdeti (Glpnarl 1972: 141-142; Tarlan 1998: 247), dalgalar olan kainat ise kesreti sembolize eder: Mevcidr kint bu derynun Bes anunla tutar karr u sebt Nesm Trc 1/II/2

Kaynan denizden alan ve yine denize dnecek olan nehirin kesret, denizin ise Hakkn ztn temsil ettiini syleyebiliriz: Bin nehr hsa bahrdan u gitse her yana Hem bir olur gir idicek bahra ittisl Ahmed G 394/8

Deniz, vahdetin kendisine benzetileni olarak da kullanlr (Tarlan 1998: 247; Uluda 1996: 143): (Nesm G 368/13, T 177, T 218; eyh K 5/13; Karamanl Ayn G 47/2) Vahdet denizi ser-te-ser yolu gherdr eb-er Kanda ki bu gher ola dr-dne sgmaz gelmesn Ahmed G 491/4

ular ki kulzm-i vahdetde oldlar fn Olara cm- sekhm sunar bek-y Ahad Hamdullah Hamd G 29/2

Kim ki gavvs old buld vahdetin bahrnda dr lemn cismi sadefdr sretin dr-dnesi Nesm G 423/3

360 2. Servi Servi, tasavvuf mecaz olarak vahdet ve Hak; Hakkn her eyi istilas; tefekkrden hsl olan bilgiler ve istikamet; mertebenin ycelii gibi anlamlarda kullanlr (elik 1998: 35; Levend 1984: 47; Tarlan 1998: 37, 47, 52, 57, 68, 93, 144, 184, 207, 253, 255, 257, 288, 295, 360, 365, 378, 388, 410, 562; Kurnaz 1996a: 220; pekten 1996: 89, 202, 215; pekten 1996a: 40;Uluda 1996: 464). Sufinin secde etmesi gerektii sylenen servi, Hakkn semboldr: Gel iy sf scd eyle bu smn-ber seh-serve Ki emr-i vescd geldi bu zb kadd-i blya Nesm G 385/9

Yeillikler iinde ei benzeri olmayan servi, mutlak varl simgeler: (Cafer eleb G 170/1) Bu gl gibi almad gl-zr arasnda Ol serv gibi bitmedi bustnlar iinde Hamdullah Hamd G 144/2

Daima su kenarnda tasavvur edilen ve hayali bir an bile olsun gitmeyen servi, Hakk temsil eder: (eyh G 145/2; Mesh K 18/18) Boyun hayli gzmden kaan gide nki Kenr- bda klur heme serv makm Kad Burhaneddin G 1092/3

Eskiden serviye sarmak veya yediveren gl alanr, bu gller de serviyi grnmeyecek ekilde evresinin sararm. Byle gllere serv-i glendm ad verilmitir (Kurnaz 1996a: 220). Tasavvufta servi vahdeti, gl de kesreti temsil ettii iin, serv-i gl-endm ifadesiyle, mecazen kesret altnda gizlenen vahdet anlatlr. Beyitte, kesreti simgeleyen zlfe giriftr olmaktan da

361 sz edilir. airin kesret altnda gizlenen vahdet leminde kendini zd, kesret leminde ise deta esir olarak grd anlalmaktadr: Serv-i gl-endmum kimi lemde zdum vel Zencr-i zlfn kaydna muhkem giriftr olmam Nesm G 251/13

Serv-i semen-ber, tasavvufta kesret iinde gizlenen vahdeti simgeler (Tarlan 1998: 37; Kurnaz 1996a: 220). Vahdetin kesret altnda gizlenmesi, ezelde gereklemi bir hadisedir. Bu zamandan itibaren kullarn niyaz, Hakkn naz etmesi sz konusu olmutur: Ko ben aglayayn ey serv-i semen-ber sen gl Ki sana nz virilmi ezel bana niyz Nect G 235/2

Serv-i zd, meyve vermeyen, sonbaharda yapran dkmeyen, her trl kayttan kurtulmu bir servidir. Tasavvuf sembolizmde, her kayttan zde olan yani tlaka eren vcd- mutlak ve vahdet anlamnda kullanlr (Tarlan 1998: 257). Bk olan ve asla yok olmayan serv-i zda can u gnlden kul olma arzusu dile getirilir: Dogrusn m diyelm cn gnlden kulyuz Serv gibi yirini bekleyen zdelern Nect G 321/2

Glende bir gl-i ter yokdur hazndan zd Ol serve bendeyem kim hergiz hazn yokdur ker G 28/4

Kmil insanlarn istikamete eilimli olduklarnn ve dnyada dosdoru, mstakm bir servinin sevilmesinin ifade edildii u beyitte, servinin mecazen

362 vahdetle birlikte Hakk tefekkrden hsl olan bilgiler ve istikamet (Levend 1984: 47) anlamnda kullanld sylenebilir: Bir serv-i mstakim sev Ahmed cihnda kim Ehl-i keml myil olur istikmete Ahmed Paa G 259/5

3. Gne Gne, tasavvuf sembolizmde hakiki sevgili olan Allah, hibir eye muhta olmayan vahdet, zt- Ahadiyet ve lh tecelllerden hsl olan nrlar temsil eder (Tarlan 1998: 379-80; pekten 1991: 164, 178, 181, 183; pekten 1996a: 42, 90, 94, Kurnaz 1996b: 295; Uluda 1996: 249). Ayr dldnde yanp yakld sylenen gne, hakiki sevgiliyi simgeler. Zira, zt- Ahadiyetten ayrlp u dnya gurbetine den hakiki klar, her an onun ayrlndan dolay yanp tutumaktadrlar: Kevkeb ki gnee irie muhterik olur Bana gneden ayrlal irdi ihtirk Ahmed G 342/5

Yerde ve gkte, btn leme feyiz veren gne, feyiz kayna olan mutlak zt (Krkolu 1996: 140) temsil eder: (Nesm G 365/9) T bileler ki m imi leme feyzin iy gne Yerde v gkde gsterr mihr-i ruhun ziysn Nesm G 409/7

Bizzat k kayna olan, baka bir eye ihyiya duymayan ve dnyann devaml nr iktibas ettii gne, Hakkn zt ve lh tecelllerden hsl olan nrlar (Uluda 1996: 249; Kurnaz 1996b: 295) simgeler. Beyitte esm-i hsnadan olan nr, ferd ve vhide yer verilmesi de mecazi anlam glendirir: (Ahmed G 341/6, G 394/6; Kad Burhaneddin G 855/1, G 99/3)

363 Gne gibolur isen ferd vhid tenh Heme senden ide iktibs- nr cihn Cafer eleb K 26/57

Ufuklar nra gark eden ve nazarn esirgenmemesi istenen gnein, hibir eye ihtiya duymayan Allahn; zerrenin ise kulun yahut lh aka den slikin (pekten 1991: 178. pekten 1996a: 94) sembol olduu sylenebilir: (eyh G 177/6) Mnevver eyledn ey ftb fk Hakr zerreye dahi nazar dir itme eyh G 158/3

Gne, vahdetin kendisine benzetileni olarak da kullanlr: N-gh iridi mana ilhm zi-hazret Gafletden uyandum Vahdet gnei dod v m old seher-gh Gam kalmad billh Nesm Mst 2/2

364 4. ebnem Sabaha kar den ve gnein ilk klaryla buharlaarak yok olan ebnem/i tanesi, mecazen fenfillah, yokluu anlatr (Krkolu 1996: 120; pekten 1991: 124). Gnein Hakkn ztna iaret ettii u beyitte, insan varl da ebnem sembolyle dile getirilir. Var ile yok arasnda olan i tanesinin vcdu, sabahleyin gne dounca, onun varlnda yok olduu gibi, slik de vehm varln yok ederek fenfillaha eriebilir: (Ahmed G 88/3, G 254/7, G 306/2, G 489/6, G 518/2) Varlgun ider gayb huzrunda vcdum ebnem nice mahv olmaya gn itse tecell Ahmed G 629/2

5. Ay Ay/mh, tasavvufta mecazen madde leminde lh tecell nurlarnn ortaya kmas ve mecazi gzel mnlarnda kullanlr. Ay, bizzat k kayna olmayp, gneten ald yanstr. Bundan dolay ay, hakiki gzel olan Hakkn gzelliinin tecell ettii mecazi gzeldir (Bayburtlugil 1985: 356; Levend 1984: 46; Tarlan 1998: 76, 114, 234, 258, 367, 395, 454, 461, 662). Aadaki beyitte gnein Hakkn ztn, ayn ise hakiki gnein tecell nurlarn yanstan mecazi gzeli temsil eder. Zira gnei grmeyen ayn, kendisi de grnemeyecei gibi, tecelliye mazhar olmayan bir ey de zuhura gelemez: Grmez olur isem seni grinmez olam ben Gnei eger grmeye grinmez olur mh Kad Burhaneddin G 597/3

6. Gl Gl, tasavvufi sembolizmde gnlde meydana gelen bilginin neticesi ve meyvesi; kesret; lh gzellik; Hz. Muhammed ve kef gibi anlamlarda kullanlr (elik 1998: 35, 42, 43; Bayburtlugil 1985: 355; Tarlan 1998: 47, 77,

365 154, 255, 388, 433; pekten 1991: 196; pekten 1996a: 40; Kurnaz 1996a: 219-222; Uluda 1996: 209). lh gzellii (Kurnaz 1996a: 220) simgeleyen gln, mahede edildiinde bu cemlin grlebilecei belirtilir. Fakat bu gzellii grebilmek iin, irfan sahibi rif olmak lazmdr: Bahr mevsimidr glsitna var grn Gli mhede eylen ceml-i yr grn Nect G 295/1

Subh- devlet irdi gnln gzini uyargr Mekteb-i k old glen dur oturma vargr rif ol her safha-i glde ceml-i yr gr Ba gel kim tarf- glen hbdur mergbdur Nect Mrb 1/3

Dost, Hakkn remzi olduu gibi, gl de mutlak varln kokusundan esintiler tar: Bahr mevsimidr hemdem-i sab olalum Gl ile dst kokusna in olalum eyh G 125/1

Gl, hem din hen de tasavvuf iirlerde mecazen Hz. Peygamberi temsil eder yahut ok deerli bir iek olduundan ona tebih edilir. Gln, kokusunu Hz. Muhammedin terinden aldna inanlr (Kurnaz 1996a: 220; Tarlan 1998: 628; pekten 1996a: 87). zellikle, gl redifli kasidelerde bu konuya deinilmeden geilmez: (Kad Burhaneddin G 856/7; Cafer eleb K 11/8)

366 Ylda bir kerre menr- hdan ddr gl Gsterr nite ki nr- Ahmed-i Muhtr gl Nect K 15/1

Gl yzn b- cihna arz olaldan hsrev Zhir old sanki nr- Ahmed-i Muhtr gl Mihr Hatun K 7/18

Zb-i ceml-i fasl- bahr olsa gl ne tan n asl- pkidr arak- fahr- enbiy Cafer eleb Trc 1/I/11

Irk- Muhammedn arakndan yaratd gl Hilkatde an itdi anun bigi b-misl Karamanl Ayn K 4/4

Divan iiri geleneinde gl ile blbln ak nldr. Gle k olan blbl mecazi simgeler; gl de kesreti sembolize eder (Uluda 1996: 209; Kurnaz 1996a: 220). Ali Nihat Tarlan, Mevln Halid-i Nakibendnin u szn iktibas eder: Herkes kendini blbl gibi k yapabilir. Fakat pervane gibi bu uurda ban vermeye uramaz. (Tarlan 1998: 154, 355, 360, 562, 601). Aadaki beyitlerde bu konu zerinde durulur: Ne gfil oda kalmsn bu mevsimde sen iy gfil blbl glden ayrlmaz v k yr- mahremden Nesm G 347/10

367 Blble gl ka hadd-i nigr Her kiiye bir tem ho gelr eyh G 76/5

Hsnine marr olup nz itme ey gl blble Kol ter rengn ruhun nice cigerler kandur eyh K 9/22

7. Glzr Tasavvuf sembolizmde glzr, gnl akln yahut kirinden, pasndan temizlenerek lh gzelliin yansmasna hazr hale gelmi kalbi ifade eder (Bayburtlugil 1985: 355; Levend 1984: 47; Kurnaz 1996a: 221; Uluda 1996: 209). Hak blbl inletmesine mukabil, glbahesini aziz etmitir. Dikenden sknt ve zahmet ekmeyince istenmemesi sylenen glzr simgesel anlamyla kullanlr: Bana zr v ana nz ile izzet yaraur nki Hak blbli zr eyledi gl-zr azz Nect G 218/4

Bunca mihnet ekmeyince her dikenden bir zamn Blbl-i k kimi agrma gl-zr isteme Nesm G 386/8

8. Blbl Divan iirinin genel karekteristik yaps iinde blbl n, gl ise sevgilinin simgesidir. Tasavvuf sembolizmde blbl, kesret olan gle k olduu iin, mecazi temsil eder (Tarlan 1998: 154, 355, 360, 458, 562, 601). Bundan dolay, gln akndan her sabah feryad edip gl

368 uyandrmasna, talar bile inletmesine karlk, kesreti simgeleyen gle k olduundan, blbln ak bir hi olarak tasavvur edilir: yle feryd eyler ol b-re blbl h ile Kim anun efgnna feryda geldi talar Nesm G 92/2

h- kdur seni hsnnden gh eyleyen Nara-i blblden olur her seher bdr gl Nect K 15/15

Didm blble ki kun durur h Bu bzrunda ger bzr olasn Kad Burhaneddin G 115/3

D. Dier Mecazlar

1. Tevhid le lgili Mecazlar

a. Dost Szlk anlam sevgili, sevilen, arkada demek olan dost kelimesi, tasavvuf anlamda hakiki sevgili olan Allah sembolize eder (Bayburtlugil 1985: 351; zgr 1995: 281; Ceylan 2000: 345; Uluda 1996: 151, 204). Namaz, oru ve hac gibi ibadetlerle eriilmek istenen dost, Hakk simgeler: Savm salt hacc ile kimsene dosta irmedi Zlf ile hli eyledi gnlmi cmleden ber Nesm G 441/6

369 Kerm, Rahm ve Rahmn gibi sfatlar saylan dost, mutlak varla iaret eder: Kerm Rahm Rahmnsn iy dost Mkerrem pr-keremlerden uldur Nesm G 112/7

Bir insann, hangi tarafa evirirse evirsin gznn grecei dost, mecazen Haktan bakas deildir. Kurnda da, Nereye dnerseniz Allahn yz oradadr. (Bakara, 2/115) yeti vardr: Her yana kim dner yzm dostu grr anda gzm n bu gamundan gam yidm dn u mesrr olmam Nesm G 249/7

Cemli kld tecell ki grinr ren Nireye kim nazar idem grinr sret-i dost56 Ahmed G 88/7

Elest meclisinde, vuslat halindeyken arap n edilen ve ahd peymn edilen dost, Hakk temsil eder: (Ahmed Paa G 19/3) Mey-i vuslat elestde n iderken Benmle ahd u peymn eyleyen dost Karamanl Ayn G 65/4

Gzelliinin tecellsi karsnda sabredilemeyen dost, Hakkn remzidir. Beyitte, Ms Peygamberin grmek istedii Hakkn, Tr danda tecell etmesi ile dan parampara olmas da sz konusu edilir:

56

Vezni bozuktur.

370 Kahr u cell-i hecr ile yarld Tr- cn Sabr ola m klnca tecell ceml-i dost eyh G 12/2

Btn varln kendisine verilecei ve yolunda her eyin terk edilecei dost, Allah sembolize eder. Zira, tasavvufta, varlk ismine layk olan sadece Haktr. Bundan dolay ilk beyitte, her halde, olsa olsa anlamna gelen var ise denmitir. nk, air de var olmadn kabul ediyor. kincisinde ise, vehm olarak kabul edilen varln, hakiki sahibine verildiinde manen sultanlk mertebesine eriecei sylenir: (Hamdullah Hamd Mf 211) Bilrsin nesnenem yokdur benm dost Eger var ise de varum senndr Karamanl Ayn G 167/6

Terk eyle var dost yolna gedlg it lem iinde ba auk pdilg it Nect G 31/1

Sefer edilmek istenen ve varlk vehminden kurtulduu takdirde kendisine kavuulaca sylenen dost, Hakk simgeler: y ki itmek isteyen dosta sefer Senliginden sen seni eyle gzer Varlgun yohluga degir ser-te-ser T bulasn vasln dostdan eser Nesm T 52

Gl ile kokusuna in olunaca ifade edilen dost da, mecazen mutlak varl temsil eder:

371 Bahr mevsimidr hemdem-i sab olalum Gl ile dost kokusna in olalum eyh G 125/1

b. h n i lemindeki atein ve elemin sesle ifadesi olan h, tasavvufta Allah/lah lafznn remzidir. Allah veya lahn ilk ve son harfi olan elif ve h harflerinden meydana gelen h, bu kelimelerin ksa eklidir (Uluda 1996: 26; Kurnaz 1997: 423-432). Necti Beyin, u beyitlerde, Allahn (lhn) h iinde bulunduunu ifade etmesiyle kelimeyi mecazen kulland sylenebilir. Zira hzr ve nzr olan Allah, her yerde bulunur. Her an, zellikle dualarn kabul edildii zamanlar olan geceleri ve seher vakitlerinde h etmeli yani Hakk zikretmelidir:57 Kamu yirde bulnur hzr u nzrdur evet h iinde bulnur gel diyelm h Allh Nect G 457/4

Miskn Necti derd ile her m her seher h it ki h iinde bulnur lh h Nect G 478/7

smail Hakk Bursav, h kelimesi ile H arasnda yle bir iliki kurar: h ters evrilince hdeki elifin stn treye dnr, elif de vv olur ve kelime H okunur. (Kurnaz 1997: 429). klar h ederek, zhidler de H diyerek Allah zikrederler. Bundan dolay, Divan iirinde, klarn srekli h etmeleri ve hsz bir nefes geirmemeleri, onlarn ou kez her an Allah zikreden tasavvuf bir hviyetle grnmesine sebep olur:
57

Bu blmde, h hakknda mstakil bir makale kaleme alarak konuyu btn ynleri ile ele alan ve vukfiyetle deerlendiren sayn Ceml Kurnazn almasndan nemli lde yararlandk (Ayrntl bilgi iin Bkz. Kurnaz 1997).

372 Erbb- k h ider ashb- zhd h Lbd cihnda her kiinn bir hevs var Nect G 131/3

eyhnin sadece insanlarn deil, feleklerin, meleklerin, cinlerin ksaca kainattaki btn zerrelerin h ettiklerini sylemesinden hareketle, kelimenin Hakkn remzi olarak kullanldn syleyebiliriz: nsn nolur felek melek cin vah tayr Zerrt- kint fign idp eydr h eyh Trc 5/IV/9

Cafer eleb, kainatn tamamnn h dediini belirttikten sonra, vh da ekler. Bunun sebebi, vhn da tasavvufta Allah remz etmesidir. h ve vhlarn, kyamet kopup insanlarn tekrar dirilecei ana kadar srecei ifade edilir. Nect Beyin h ve vhn btn vcdu donattn syledii beyitte, vahdet-i vcd dncesi artrlr. Zira varln birlii anlayna gre, hakiki ve tek varlk Allahtr. Beytin anlam katmanlarnda yer alan, sfra benzetilen yuvarlak ve elife benzetilen izgi eklindeki yaralarn n vcdunu batan baa kaplad dncesini de gz nnde bulundurmalyz (Necmddin Kbra 1996: 141; Kurnaz 1997: 424-425): nsn nolur ki derd ile mecm- kint T har olnca yiridr eylerse h u vh Cafer eleb Trc 31/III/13

erha v d ile hep sfr u elifdr bedenm Nice tonatd grn h beni vh beni Nect G 618/5

h, havf ve rec gibi tasavvuf kavramlar ile birlikte kullanlr. Mrettep leff neir sanatna yer verilen beyitte h, havfa mukabil gelir. Recnn

373 karlnda ise Allah yer alr. Hakkn sembol olmas sebebiyle, kimi zaman h eden, kimi zaman da Allah diyen k, aslnda her iki durumda ve her zaman yaratcya snmakta, onun ismini zikretmektedir: Gh olur havf gelr glib olur gh rec Gh olur hasret ile h iderz gh Allh Nect G 457/2

Btnr dilek ve arzularn, ulu hazineden yerine getirilmesi artnn sdk ile edilecek bir ha bal olduunun sylenmesi, kelimenin sembolik olarak kullanldna iaret eder. Zira kelime, gerek anlamyla deerlendirildiinde, sdk ile bir deil bin kere bile h edilse, yine de her hangi bir istek yerine gelmez. Ancak mecazi anlamyla hn Hakka iaret ettii kabul edildiinde, beyitin anlam daha anlalr hale gelmektedir: Kimn dilegi var ise ulu hazneden Olur velk sdk ile bir ha bagludur Kad Burhaneddin G 831/2

c. Sen Divanlarda sen zamirinin Hakka iaret ettii grlr. Gerek vcd Hakkndur. Ondan ayr varlk dnlemez. nsann btn varl, batan ayaa kadar onundur: Vcdumda eser yoh senden ayru Sen olmsn bu varlgum ser--py Ahmed G 710/5

n Nesm senden ayr bildi kim yohdur vcd Kfr mn vasl u hicrn cmle yek-sn old gel Nesm G 236/11

374 Yerlerde ve gklerde onun varlndan ayr, en kk bir varlk bile yoktur. Dnyada her zaman ve her yerde onun isim ve sfatlar grnmektedir. nsan nereye baksa Hakkn tecelllerini grebilir. Zira her taraf onun grntleri ile doludur: (Ahmed G 735/3, Ahmed G 146/2; Nesm G 200/10) Arz u semda yohdur bir zerre senden ayr y cmlenin vcd b-cmle der-miynsn Nesm G 320/6

Varlguma varlgun eger tolu old Nold cihn senn ile tolu degl mi58 Kad Burhaneddin G 96/4

Kancaru bahsam gzm seni grr Senn ile zra toludur ciht Kad Burhaneddin G 607/2

sim ve sfatlarnn tecellleri ile dolu olan Allah (Kam 1994: 81), alt cihetten/ynden mnezzehtir: (eyh K 1/4; Ahmed G 394/4) e cihetten sen mnezzehsin vel senden dolu Ar u fer taht u fevk sa u sol u p pes eyh K 2/8

Oru ve namaz gibi ibadetlerin kazs olabilir, fakat her zaman ve her yerde bulunan mutlak varln olmad bir zaman dilimi, bir an tasavvur edilemez:

58

Vezin bozuktur.

375 Gel gel ber ki savm saltun kazs var Sensz geen zamn- haytun kazs yoh Nesm G 33/8

Hakiki varlk Hakkndr. Kulun kendi varlndan sz edilemez. Her ey onundur. Son mertebede slik, kendisinin hibir eyi olmadna, hakiki vcdun ona ait olduuna kesin bir ekilde inanr ve kalbinde hibir phe kalmaz: (Karamanl Ayn G 167/1, G 257/1) Bilrsin nesnenem yokdur benm dost Eger var ise de varum senndr Karamanl Ayn G 167/6

Benm arada nem var eger var ise sensin Cn u ten akl u ser hem dah dil dn Ahmed G 472/9

Gen yal, kadn erkek herkesin sevdii ve yoluna canlarn verdikleri zt/sen, mutlak varln remzi olabilir: Seni sever kamus pr cvn Cn virr yoluna zkr u ns Ahmed G 98/3

d. Nakka Eyada isim ve sfatlar ile grnen, nakka ile iaret edilen Haktr (z 1997: 142). Eyadaki naklar, ilemeler arada birer bahaneden ibarettir. Nak nakka gsterir. Gnl aynas masiva kirlerinden arnan ve basret sahibi olan herkes, nakka grebilir. Eserden messire bir yol takip edilir. Temaa edilen eyann unutulup, eyada grnen gzelliin asl sahibinin sevilmesi gerektii sylenir:

376 Nak arada bahnedr ehl-i basrete Nakka vire gnlni her kim basr ola Ahmed G 39/8

Nakk nak iinde hsnnde grdi zhir Gzgsinn yzinden her kim giderdi pas Nesm G 408/3

2. Hristiyanlk le lgili Mecazlar

a. Put Put/bt/sanem, tasavvufta mecazen mabd- hakiki ve onun isim ve sfatlar; vahdet; Hakkn mazhar olan mecazi gzel; sevgili, maksd, matlb; rh hakkatler; pr, mrid, insan- kmil; kiiyi Allahtan alkoyan, sliki Haktan uzaklatran her ey, nefs-i emmre gibi anlamlarda kullanlr. Bu konuda mazharla zhiri bir gren bn Arbnin Saneme (puta) tapan, Samede (Allaha) tapar. sz nemli rol oynamtr. Aka ve vahdete mazhar olan hakiki tevhid ehline ve a da bt-perest denmitir (elik 1998: 38; Bayburtlugil 1985: 354; zgr 1995: 291; Tarlan 1995: 159; Glpnarl 1972: 206, 209; Glpnarl 2000: 234; Tarlan 1998: 92, 103, 258, 325, 344, 352, 371, 436, 551, 598, 622, 660; Uluda 1996: 107,452). Sanem, Hakkn mazhar olan mecazi gzeldir. Put iinde tecellleri grnen mutlak varlktr (elik 1998: 38; zgr 1995: 291; Tarlan 1995: 159; Glpnarl 2000: 234; Glpnarl 1972: 206, 209; Tarlan 1998: 325). Ezelde ak ile tanlan sanem de, mabd- hakikiyi temsil eder: (Nesm G 439/10, G 81/4) y sanem sen mazhar- Allhsn Badan ayaga kelmullhsn Nesm G 341/1

377 Ben ezelden sanem kun ile bili idm inlg ile bahr dah ummna der Kad Burhaneddin G 90l/8

Bulunulduu zaman ipek ve atlas gibi dnya namna her eyden vazgeilen sanem, mecazen onda tezahr ve tecell eden hakiki sevgiliyi simgeler: (Nesm G 319/2) Buld Nesm n seni gedi kamudan iy sanem Koydu harr atlas girdi ab v line Nesm G 364/11

Cemli grldnde halis tevhide ulalan sanemi, gerek anlamyla dnmek mmkn grnmemektedir. Sanemde zuhr eden gzellik sembolik anlamda ceml-i mutlaka aittir: Tevhd-i hlisdr mana grmek cemln iy sanem Olsun hasedden mrikin lanet kamu deccline Nesm G 376/13

Baklan her yerde grlen sanem, vahdeti sembolize eder: Hancaru baharsam sanem seni grrem Billh di ah bu de tabr nedr59 Kad Burhaneddin G 668/4

Sanem, Hakkn cemlinin tecell ettii yer olan mecazi gzeli temsil eder. Zira, mecazdaki gzellii grp balanan klarn hakkate eriememesi, onlar iin putlarn eziyet etmesi ve sknt vermesi anlamna gelir (Tarlan 1998: 92, 103, 352, 551, 598, 660): (Nesm G 369/15)

59

Vezin bozuktur.

378 nki cefsz iy gnl kimse murda irmedi Cevre tahamml eyle tur ol sanemn cefsna Nesm G 382/4

y sanem nz eyleme cevr cefdan vz gel Bu cef v cevr ile sanma ki senden usanam Cem Sultan G 227/4

Zlf kesreti, sanem mecazi gzeli simgeler (Tarlan 1998: 258). Sanem zlfnn insanlar esir ettii dile getirilir: Brahd sanem zlfi bizi bende nidelm Brahm ola nie dah bende nidelm Kad Burhaneddin G 1067/1

Divanlarda secde edilmesi sylenen sanemin, tasavvufta bizzat mabd- hakiki olan Allah ya da mecazi gzeli simgelemesinden dolaydr (Tarlan 1998: 325). Hakka secde etmek zaten dine uygun olan ve dinin emrettii bir davrantr. Mecazi gzel ise, Allahn cemlinin mazhardr. Bundan dolay Hakkn gzelliini sanemde mahede eden k, ona secde eder. Yani puta deil, putta tezahr ve tecell eden Hakkn hakiki gzelliine secde etmektedir: (Hamdullah Hamd G 175/3; Nesm G 454/2 Ol sanem geldi geer secde gerek kmetine Viz vaz drz itme geer vakt-i namz Hamdullah Hamd G 78/4

Kabe yzndr iy sanem yznedr scdumuz T ki gre bu secdeyi nra de hasdumuz Nesm G 187/1

379 Tasavvufta sliki Haktan uzaklatran her ey ve nefs-i emmre anlamnda kullanlan putun, en bynn herkesin kendi nefsi olduu ifade edilir (Uluda 1996: 107, 452). Mutlak hakkate erimek iin Hz. brahimin krd gibi, putlar krmaktan bahsedilen u beyitte, kelimenin sembolik anlamda olduunu dnmek mmkndr: te-i Nemrda girsem tan m brhm-sft Ana btler symam gebrin kilissnda men Nesm G 346/6

b. elp Ha, put demek olan elp, tasavvufta mecazen tabiat, madd lem (lem-i teby) anlamnda kullanlr (zgr 1990: 178; Bayburtlugil 1985: 354; zgr 1995: 290; Uluda 1996: 127). Kesretin sembol olan zlf ile birlikte zikredilen elpnn mecazen kullanld sylenebilir. Zira, zlfn tebih edildii elp yani madd lem, eyh-i Sannn huzurunu perian etmitir: (Nesm G 449/5; Karamanl Ayn G 311/5) Aceb zlfn elps ne sretden grindi kim Pern itdi sevds huzr- pr-i Sanan Hamdullah Hamd G 177/2

c. Znnr Hristiyan rahiplerin din bir simge olarak bellerine baladklar ular sarkk, kalnca, sert ipten yaplm kuak demek olan znnr, tasavvufta mecazen slikin nefsinin hizmete ba emesi, hizmet kuan kuanmas ve tecerrd anlamnda kullanlr (Ernsal 2003: LXXXV; zgr 1990: 178; Glpnarl 1972: 206-207. Tarlan 1998: 702; Uluda 1996: 597). Tasavvufta akn deta bir din olarak telakki edilmesinden hareketle, klarn da bu dine ballklarnn gstergesi olarak kuanlan znnrn, klarn hizmete ba emesi ve hizmet kuan bellerine balamas anlamnda mecazen kullanld sylenebilir: (Kad Burhaneddin G 2/4)

380 kun mn yzndr saun habll-metn Ben bu dni tutmam belmde znnr uta gr Nesm G 100/6

Ukde-i znnrna her kimse kim dil baglamaz Ehl-i mn olmaz ol klarn gmrhdur Avn G 14/3

3. eitli Mecazlar

a. Ayna Ayna/yne/mirat, tasavvuf sembolizmde btn lem, kainat, masiva; gnl ve insan- kmili temsil eder. Tasavvufta Allahn kendilerinde zuhr ve tecell ettii her ey (mezhir, mecl) birer ayna olarak telakki edilir. Mutasavvflara gre bitkiler, hayvanlar ve insanlar, Hakkn isim ve sfatlarn aksettiren aynalardr. Kainat, Hakkn ceml ve cell tecelllerinin grnd bir ayna gibidir. nsann manev ykseliinin ve bu manev ykseliin gnlde gereklemesi Hadislerde, nedeniyle bunu baarabilmi zaman olan gnl simgeler. anlamlarda mirat kelimesinin zaman mecazi

kullanlmasndan dolay, ayna sembol tasavvuf dncesinde byk ilgi grm ve anlalmas g birok nazar dnceler ayna ile yaplan tebih ve temsillerle izah edilmitir (Ceylan 2000: 341; Tarlan 1998: 28, 143, 698; Uluda, 1991b: 260-262; Uluda 1996: 72, 73, 368; Toska 1998: 31-55).60

60

Dncesinde ayna unsurunun nemli bir yeri bulunan bnl-Arb, vahdet-i vcd, yaratma, vahdet-kesret ve marifet gibi konular ayna rneiyle aklamtr: Allah isim ve sfatlarnn aynlarn grmeyi dileyince bir ayna olmak zere lemi yaratmtr. lem dmdz, rhsuz, cilsz ve karanlk bir halde iken Allah demi yaratnca yokluk aynas da denilen lem cilalanm oldu. Baka bir ifade ile Allah, ayna mesabesinde olan yn- sabitede tecell edince lem yaratlm oldu. Aslnda varlk birdir, okluk itibar ve zhirdir. Bir varlk eitli byklk, ekil ve uzaklktaki aynalarda nasl deiik ve ok sayda grlrse eitli ayn- sabitelerde tecell eden tek varlk da (Allah) ylece ok olarak grnmektedir. Varln bir oluu hakiki, ok oluu itibardir. Ancak aynalarn nitelik bakmndan farkl olmalar, varln bunlardaki grntsnn mkemmellik derecesini tayin etmitir. (Uluda 1991b: 261).

381 Hakka nazaran kainat ayna derecesindedir. Bu aynann cilas insandr. nk Allah, zt, sfat, fiil ve isimleriyle dier varlklardan daha ziyade insanda; stnlk derecelerine gre resllerde, neblerde, vellerde; en mkemmel ve en gz kamatrc ekilde Hz. Muhammedde tecell ve zuhr etmitir (Uluda 1991b: 261; Uluda 1996: 73; Toska 1998: 50). Bundan dolay, Hakkn en gzel aynas olan Hz. Peygamberin lemde bir benzerinin daha bulunmad anlatlr: Ol bir vcddur kan mirt idindi Hak lemde bulnur m misli Muhammedn Ahmed Paa, Trk 6/1/9

yne-i Huddur vech-i melh-i Ahmed Nukl-i mey-i safdur nakl-i sahh-i Ahmed Hamdullah Hamd Trk 31/4/1

Bilmiem Hakk ki mirt durur fahr- zamn Akla sgmaz bu hikyet tercemn kandadur Nesm G 118/5

Ar riyzetler ve etin mcadelelerden sonra, kalbini masivadan temizleyerek tecellye uygun bir hale getiren eyh, Hakkn cemlini yanstan ayna (Uluda 1991b: 261; Toska 1998: 49) olarak tasavvur edilir: yne-i Huddur Hakka cemli eyhn Drr-i girn-bahdur cmle hayli eyhn Hamdullah Hamd G 105/1

nsan, ceml-i mutlak olan hakiki sevgilinin ztn (Uluda 1991b: 261) gsteren bir aynadr:

382 lem anun sft mazhardur dem anun cemlne mirt Nesm Trc 1/II/6

Yzinden olsa tecell aceb mi uka kld ztn Hak pk vechine mirt Hamdullah Hamd G 18/6

Hz.

Peygamberin

Mmin

mminin

aynasdr.

hadis-i

erifini

mutasavvflar, Kurn- Kermde Allahn isimleri arasnda gsterilen elMmin ile hadiste geen mmin arasnda tasavvuf ilgi kurarak, mmini Allah yanstan bir ayna olarak yorumlamlardr (Uluda 1991b: 261; Toska 1998: 48). Buna gre Hak, kendini halk aynasnda, halk da Allah insan aynasnda grmektedir. Fakat mminin aynas saf ve temiz olmaldr: (Nesm Mes 1/20, G 20/7, G 98/2, G 154/7, G 113/7) Mminn mirt mmindr didi hayrl-beer Gzgy sf tutun gzgde Allh grn Nesm G 223/3

Mmine mmin durur gzg art gzgni T gresin seni zt olasn hem sft Nesm G 25/17

Ayna, krlma, paslanma ve tozlanma gibi zellikleriyle gnln kendisine benzetileni olarak kullanlr. Gnl, bir ayna olarak telakki edilince, onun gibi grntleri yanstan bir zellie kavuur; lh isim ve sfatlarn tecell ettii yer olur. Btn idrakin merkezi olan gnln, Hakkn tecellsine mazhar olabilmesi ve ayna gibi parlamas iin, masiva tozlarndan temizlenmesi gerekir (Tarlan 1998: 20; Kurnaz 1996:152-154; avuolu 2001: 65; Uluda

383 1996: 73, 297; Toska 1998: 46-49; Ceylan 2000: 341). Allah ak ile dklen gzyalar gnl temizler: Dil ki aynel-yakn ynedr ekszin old mazhar- ey Nect G 7/4

Ms tek eger k isen gnlini art Sf olmaycak yine ddr ele girmez Nesm G 177/9

Ek-i em ile yumaynca gnl yinesin Gn bigi an kaan sf mcell gresin Ahmed Paa G 229/9

b. em ve Pervane Mum, er, kandil, yldzlar ve aydnlanmak iin yaklan her ey gibi anlamlar olan em, pervanelerin etrafnda dnd ve sonunda kendilerini iine attklar bir atetir. Tasavvufta mecazen lh nr, slikin gnln yakan lh nrun parlts, mahede ehlinin kalbinde parlayan irfan nru, irfan, tecell, hviyet-i zt ve hakiki sevgili olan Allah anlamlarnda kullanlr. Geceleri n etrafnda dnen kk kelebek demek olan pervane ise, tasavvufta yanan mumun evresinde durmadan dnen, en sonunda ona kavumak iin kendini alevlere atp yakan, yok eden hakiki simgeler. Pervane bu zelliiyle, tasavvuf yolunda seyr slk eden, hal ve makmlar geen, en sonunda vuslata eren yani fenfillah mertebesine eren sliki artrr (Bayburtlugil 1985: 353; zgr 1995: 288; Glpnarl 1972: 193; Levend 1984: 47; Tarlan 1998: 119, 145, 154, 197; Tekin 1991: 9, 12, 22, 30, 33; Glpnarl 2000: 234; pekten 1996a: 64, 88, 94; Ceylan 2000: 353; Tolasa 2001: 143; Kanar 1995: 17-19; Uluda 1996: 376, 491).

384 Allah akn anlatan sembollerden olan em ve pervane, bugnk bilgilere gre ilk kez Hallc- Mansr tarafndan kullanlmtr. Mansr, Fehm Tsninde, k ve syla yetinmeyip kendini alevlere atan ve sonunda yanp kl olan, bylece kemle erip Hakka varan pervanenin durumunu yle anlatr: Kandilin hakkatn ilmi, scakl hakkatn hakkat. Alevin iine dalmaksa hakkatn hakk. Ve pervane doymad kla, hararetle; att kendini alevlere. ekiller hl beklemede: Haber verecek diye bak yoluyla pervane. Pervane utu, dnd, eritti kendini ve yok oldu ortalardan. Resimsiz, cisimsiz, isimsiz, unvansz hale geldi. Artk ne iin dnecekti ekillere! Vuslattan sonra hangi hal vard ki dne? Baka ulaan, kulak vermez habere. Ve baklana kavuan, aldrmaz baka... (ztrk 1997b: 156, 304305; Schimmel 2001: 82). Ahmed Gazl (2004: 70), pervanenin tasavvuf sembolizmdeki yerini ok gzel tasvir eder: Pervane ki atee ktr; gdas aydnlktan uzakta bulunutadr, aydnlanmann nc kolu ya da en uzak blgeleri onu hoa karlar ve davet eder. Pervane, kendi gayret kanadyla atei zleyerek uar; atee ulancaya kadar bir ka kanat rpar; ona ulanca da uu biter; atein onda ilerleyii balar. Artk pervane iin azk (gda) gerekmez; nk kendisi atee azk olmutur. Bu byk bir srdr. Pervane bir anda makun bizzat kendisi olmutur. Onun kemle ermesi budur. Onun btn uu ve rpnlar bu bir tek an iindir. Hak yolunda lmeden nce len derviler, hakiki n sembol olan pervaneler gibi, kendilerini mumun na atarak yakp yok etmilerdir: evk- emna yakup pervne bigi bl per ldiler lmezden n ho itdiler dervler Nesm G 158/6

385 ki cihan feda ederek, hakiki an sembol olduklarn gsteren pervanelerin, uruna kendilerini yaktklar mum da lh sevgiliyi (Tolasa 2001: 155) simgeler: (Nesm G 260/3) Ehl-i diller sohbet-i cnnda cnn yakdlar em in pervneler iki cihnn yakdlar Ahmed Paa G 34/1

Hakiki n simgesi olan pervanenin em iin atee atp kendisini yakmas, yana ve ya ne cinasyla anlatlr: (Nesm G 129/9; Ahmed G 140/1, G 353/1; Mihr Hatun G 63/1) Ahmed yana gerek k eri pervne-sfat Dah nireye ire k ii ya ne ola Ahmed G 17/7

Pervanenin atete yanmasnn sebebi sevgiliye kavumaktr. nk yanmadan ona eriilmez: (Nesm G 367/6) Pervneye sordum kim oda neye yanarsn Didi ki yahlmadn irimezem o yre Ahmed G 557/4

k, kendinde vehmettii varl, mumun ateine atp yok ettii zaman derdine dermn bulur. Sadece sevgilinin kalmasyla vuslat gereklemi ve dertler bitmi olacaktr: (Kad Burhaneddin G 355/3; Ahmed G 210/3) Yahld em bigi oda varlgum tamm Byle olur kime kim irirse derd-i yr Ahmed G 138/2

Gerek k olduklarn iddia edenler, canlarn sevgili uruna yakp yok eden pervaneyi rnek almaldrlar:

386 Nra atan cnn n em in pervnedr Nrna em ol sebebden yandurur pervneyi Nesm G 453/10

k isen ibret al shte v pervneden Kim nie ddi yanar em er stine Ahmed-i D G 190/6

Hakiki sevgiliyi simgeleyen mumun ateinde kendini yok etmeyi gze alamayanlar, zhid gibi kalpleri ta gibi katlam olanlardr: (Nect G 293/3; Ahmed G 408/4) emine pervne tek n yanmad zhid senn Koy anun bagr katdur yle seng-i hreden Nesm G 299/8

Atete yanmaktan korkan, sevgiliden ve gerek klktan sz etmemelidir: Yanmakdan eger korhar isen eme yapma ol tei gr kim nee pervneye ugrar Nesm G 79/2

Akln idrak edemeyecei emin mecazen lh nr (Bayburtlugil 1985: 353; zgr 1995: 288; Levend 1984: 47; Tarlan 1998: 145,197; Kanar 1995: 17) anlamnda kullanld sylenebilir: (Nesm G 370/1; Ahmed G 330/6) Akl emi nice idrk etsin envr- Cell nki yetmi bin hicb ardndan olur muktebes eyh K 2/5

387 c. Gy ve evgn Gy oyun topu, evgn top oynamada kullanlan ucu eri sopa anlamndadr. Gy u evgn ise, polo oyununa benzer ekilde, topun atllar tarafndan evgnlarla atlmas esasna dayanan bir oyunun addr. Tasavvufta evgn, Hakkn ezel takdrini, gy lh takdrin hkmnce kahrolmas ve mecbur kalp hareket etmesini simgeler. Mutasavvflar insan, Allahn takdri karsnda deneklerin nnde, nereye gnderilirse oraya giden bir top gibi grmlerdir (Bayburtlugil 1985: 359; Levend 1984: 48; Uluda 1996: 131, 208). Gy ve evgnn getii beyitlerde, genellikle meydan kelimesine yer verilmesi, hem gy u evgn oyunun geni bir alanda yani meydanda oynanmasna iaret edilmekte hem de tasavvuf anlamda, bu oyunun oynand varlk alan yani kainat kastedilmektedir. Oyundan bahsedilmesi ise, gy u evgnn gerekte bir oyun olmasndandr. Bu meydann, sevgi meydan diye tarif edilmesi ise, mutasavvflara gre kainatn yaratl sebebinin ak olmasdr. Muhabbet meydannda oynanan top, yaratlm varlklar temsil eder. evgn, mutlak gzellik sahibi olan Allahn, kendi cemlini grmek ve bilinmek istemesinin simgesidir. Sa da kesret olan mecazi gzelliklerdir. evgn kullanan sevgili, Hakkn semboldr (Tekin 2002: 253-255): (Nesm G 366/1) Sahn- meydn- mahabbetde oyunumdur benm Baum top eylemek yrun sa evgnna Nect G 485/3

Gy ve evgna ayn beyitte yer verilir. n boyu, uzunluu ynnden evgna, bann yuvarlakl bakmndan ise topa tebih edilmitir. Benzetme ynlerinin ekil olduu aktr. Birlikte kullanlmalarnn sebebi, ikisi birden olmadan gy u evgn oyununun oynanamayacak oluudur. Dier bir deyile top evgnsz, evgn da topsuz olamaz. Bunun gibi, yaratl oyunu da yaratlm olanlar ile Allah olmadan oynanamaz.

388 nk, lh sfatlarn btnnn tecell ettii insan, yaratc olmakszn var olamayaca gibi, Hak da insan olmadan bilinemeyecekti (Tekin 2002: 274): Kmeti evgn olur klarun Top olnca balar meydnuna Hamdullah Hamd G 156/4

Aadaki beyitte yer alan, basz ve ayaksz (b-p v ser) ifadesi, yksek bir makma iaret eder. Zira zlf, mecazi gzelliklerin sergilendii kesret lemidir. Tasavvuf anlaya gre, hakiki gzellie mecazi gzellikten geilerek ulalr. Bundan dolay hakiki k, Hakkn kainattaki tecellsi olan ve evgna benzeyen zlfn, dert, gam ve aclarndan ikayet etmez bilakis raz olur. nk gerek k, kendini tamamen sevgiliye teslim eder. Onun evgn, nereye gnderirse, basz ve ayaksz bir top gibi gnl rzsyla oraya yuvarlanarak gider. Bu da Hakta yok olma yani fenfillah makmna erimek demektir (Tekin 2002: 261-263; Schimmel 2001: 142-143): evgn- zlf-i dil-bere top olmag isteyen Meydn- derd gussada b-p v ser gerek Hamdullah Hamd G 100/2

d. Ney Ney/ny, Farsa kam anlamndadr. Kamtan yaplan, kaplumbaa kemiinden flenecek bir yeri (ba-pre) bulunan, yedi delikli, nefesle alnan msk aletine de ney ad verilmitir. Mevlnnn Mesnevsine, Dinle neyden diyerek balamas, neyin deta Mevlevlie mahss kutsal bir mzik aleti olmasna yol amtr. Mesnev rihlerine gre ney, insan- kmil iin mecaz olmutur. Ney ile insan- kmil arasnda eitli ilgilerden sz edilir. Ney, ney tarlas yani kamlktan ayrlmtr.61 Kuru olan ney, flendike ve iinde nefes

61

Neyin menei hakknda yle bir rivayet anlatlr: Hz. Peygamber, bir gn Hz. Ali ile sohbet ederken, ona lh akn esrr ve hakyk ile ilgili bir sr emanet ediyor. Hz. Ali,

389 bulunduka feryat eder. nsan- kmil de Mevlnnn neyistn adn verdii asl vatan olan elest meclisinden yani rhlar leminden, gurbet diyar olan bu dnyaya, ansr lemine dmtr. imdi ise o meclisi hatrladka feryat edip inlemektedir. Neyin nameleri deta gkleri inletmekte ve srlar ifa edip durmaktadr (elik 1998: 45; Glpnarl 1963: 34; Glpnarl 1977: 247248; Glpnarl 1990: 17; Top 2001: 277). Aadaki beyitlerde neyin mecazen insan- kmil anlamnda kullanld ve Mesnevnin ilk on sekiz beytindeki duygu ve dnce dnyasnn hissettirilmeye alld sylenebilir: (Kad Burhaneddin G 849/5; Hamdullah Hamd G 77/4; Ahmed G 3/6, G 213/7, G 308/3; Karamanl Ayn G 449/7, G 452/2; Nect G 367/2; eyh G 67/2; Ahmed Paa G 58/5) nledrdi gkleri feryd gnlm nynun Ne neyistndan kesildign eger if klam Ahmed Paa G 218/6

Her gice t subh olnca ney gibi efgn idp nlerem derd ile kim ddm cd mahbbdan Vasf G 62/4

onun azametini iine sdramyor. Hemen Medine dna kyor. Bir bo kuyu buluyor. Tahamml gsteremedii o srr, o bo kuyuya sylyor. Bo kuyu, couyor. Sular tayor. Bu sularn feyzi ile kuyunun kenarnda kamlar bitiyor. Orada bir kamlk meydana geliyor. Sonunda bir oban, bu kamlardan birini kesiyor. Onu, eitli yerlerinden deliyor. flenince nameler hasl edecek ekle getiriyor. Sonra dudaklarna gtryor. flemeye balyor. O anda, o kam parasndan kne enn ve feryatlar ykseliyor. Kalplere vecd ve heyecan veriyor. O srada oradan geen Hz. Peygamber, ney denilen bu kam parasndan kan kne feryatlar iitiyor. Bundaki sr ve hikmeti derhal anlyor. Aliyi aryor: Benim sana tevdi ettiim srr akladn m? diyor. Ali: Evet. O byk srr, kalbime sdramadm. Onu bir bo kuyuya sylemeye mecbur kaldm. diye cevap veriyor. O andan itibaren o kam paras, ak ve lh srlarn hakkatlerine tercman oluyor. Kymet kazanyor. Artk ona ney ad veriliyor (Pakaln 1993: II/689; Tarlan 1998: 180).

390 Ben diyr- yrdan u dmiem tenh garb niley ney bigi szm budur kim v garb Ahmed G 49/1

e. Neyistn Neyistn, tasavvufta mecazen bezm-i elest anlamnda kullanlr. Ney ise o meclisteki hallere vkf olan kmil insandr (Tolasa 2001: 323; Tarlan 1998: 46, 478). Neyistndan kesilerek koparlan ney gibi, insan da rhlar leminden, asl vatanndan ayrlarak mihnet yeri olan bu dnyaya gelmitir. Kainatn srlarnn flendii neye benzeyen gnl, elest meclisini andka feryat etmektedir. (Bkz. Ney).

f. Kebap Kebap, tasavvufta mecazen eitli tecelller ile n gnlnn beslenmesi, terbiye edilmesi anlamnda kullanlr (Bayburtlugil 1985: 353; zgr 1995: 288; Tarlan 1998: 74; Uluda 1996: 304). arabn nasip olduu elest meclisinde, rhun gdas olarak kebap (kokusu) verildiinde, alacak bir durumun olmad ifade edilen u beyitte, kebabn mecazen kullanld sylenebilir. Zira, elest meclisinde sunulan arap ve kebabn, gerek mnsyla anlalmas mmkn grnmemektedir. Dem-i elestde sunld bana nasb-i arb Gd-y rhum olursa aceb mi by- kebb Karamanl Ayn G 44/1

VI. BLM TARKAT VE LGL KAVRAMLAR

A. Hurflik

Hurfliin temeli, eski alardaki harflerle saylarn kutsalln kabul edip bunlara eitli sembolik anlamlar ykleyen anlaya dayanr. ok eskiden beri tabiatta varl kabul edilen gizli gler, ekil ve harflerle ifade edilmeye allm, sonuta tabiat bilimlerinden nce efsun, tlsm, sihir gibi tekniklerle hurf ilmi ad altnda szde ilimler ortaya kmtr (Aksu 1998: 408). Harflerin esrrna/gizemine dayanan Hurfiliin, ne zaman ve nasl doduu kesin olarak bilinmemekle birlikte, gerek anlamyla milttan nce IV. ve III. yy.lardan itibaren Ortadoudaki Helenistik-Gnostik izler tayan dinlerde ortaya kmaya balad grlmektedir. Bask altndaki baz gnostik gruplar, sadece kendi mensuplarnca bilinmesini istedikleri gizli bilgileri, ifreler yoluyla retme ihtiyac hissetmilerdir (Bozhyk 1998: 397-398). slam dnyasnda hurf ilminin geliip yaygnlamasnda, tarihsel deneyimlerin yan sra ilk a tabiat felsefesinin gnostik dnrlerce mistik adan yorumlanmasnn da etkisi vardr. slam tarihinde harflerin baz gizli zelliklere sahip olduu dncesi eskilere dayanr. rnein, H.II./M.VIII. yy.da ar ilerden Mugire b. Sad el-cl Allah harflere benzetmiti. Daha sonra Hurf yorumlar, baz mutasavvflar arasnda da ilgi grmtr. Hallc- Mansrn (.H.922) gerek Divannda gerekse Tavsin adl eserinde harflerle ilgili eitli yorumlaryla karlalmtr. zellikle bn Arbnin byk nem vermesiyle bu ilgi daha da artmtr. bn Haldun ve Ktib elebi gibi limler bile bu anlayn etkisine kaplmtr (Glpnarl 1989: 17; Aksu 1998: 408).

392 Byle bir birikimi hazr bulan ve yaad corafyann salad mistik tecrbe ve uygun ortamdan yararlanan Fazlullahn, geni apta eski ran dinlerinin kalntlarn, Hristiyanlk, Kabbalizm ve Neoplatonizme ait inan ve anlaylar yorumlayarak merkezi Esterbd olmak zere randa kurduu Hurflik, bir eit senkretik mistik bir mezhep hatta bir din olarak grlmektedir. Kabbalistik etkilerle harflere bir takm gizli anlamlar ykleyerek sistemini bu temele dayandrd iin kurduu yeni mezhep veya din, Hurflik olarak adlandrlmtr (Glpnarl 1989: 24; A. Bausan 1992: 358; Ocak 1998: 131-132). Hurfliin Nesm divanna yansyan grntsn deerlendireceiz.

1. Fazlullah- Hurf Hurfliin kurucusu olan Fazlullah- Hurf (.H.796/M.1394) (Hayat ve eserleri iin Bkz. Glpnarl 1989: 2-16; Aksu 1995: 277-279; nver 2003: 4958) hakknda Nesmnin divannda bir ok vg dolu szlerle karlalr. air, Fazlullahn kulu klesi olmaktan byk bir gurur duyar ve onunla iftihar eder (G 47/7, G 55/1, G 65/7, Bilinmeyen T 14). nk Fazlullah, kendisine yardm, rehberlik ve nclk etmitir (G 185/10, G 257/11, T 102). Kendisini dalletten kurtarm (G 4/15) ve hidayet kapsn amtr (G 11/11, T 212). Dertlerine dermn olmu ve mkillerini zmtr (G 27/6, G 452/4). O, btn srlara vkftr (G 380/9). Canlar, ona feda olsun (G 269/9). airin gnl, Fazlullaha dmtr: Bir acib ha ddi gnlmz Bedr yzl mha ddi gnlmz T ki Fazlullha ddi gnlmz U hakk rha ddi gnlmz Nesm T 100

Divanda ska geen fazl, fazl- Hak, fazl- lh, fazl- Hud, fazl- Rahmn gibi kelime ve tamlamalar ile Fazlullah kastedilir. Bu dncede,

393 Hurflerin Kurnda zikredilen fazl kelimesinin Fazlullaha (Pakaln 1993: I/856; Glpnarl 1989: 25; TH 1997: 598; Aksu 1998: 408) iaret ettii inanc rol oynamaktadr: (G 27/6, G 309/5, G 313/8, Trc 3/II/1) Fazl- Hakdur vkf- esrrumuz Fazl- Hakdandur kamu envrumuz Fazl- Hak gstermi idi krumuz Fazl- Hakdur Fazl- Hak mimrumuz Nesm T 101

Yzn bu cihetden old beyz Min Fazl ilhn tel Nesm Mes 1/44

Fazl kelimesini oluturan f, zd ve lm harflerine ayn beyitte yer verilmek sretiyle Fazlullaha iaret edilir: (Mes 3/2, Trc 3/I/1, T 39, T 94, T 98, T 221) F v zd lmdur Fazl- lh Fazlna kurbn olupdur cnumuz Nesm G 188/7

Besmele sznn ilk harfi olan b harfinin Hurf lidere (nver 2003: 172) iaret ettii ne srlr: Zlf ka u kirpigndr yidi hat mml-Kitb Fazl imi b-y bismillhir-rahmnir-rahm Nesm G 267/2

Hurfilerin, insann yznde Fazlullah isminin okunduu inanc (TH 1997: 599) aadaki tuyua yansr:

394 Vechni bildm ki vechullh imi Kirpign kaun kelmullh imi Szlern tahkk Rhullh imi Sretn naknda Fazlullh imi Nesm Bilinmeyen T 16

Hurfliin

temel

inanlarndan

olan

Fazlullahn

Tanrnn

zuhru/mazhar olduu, dier bir ifade ile Allahn Fazlullahn bedeninde grntlendii ve kyamet gnne yakn bir zamanda Mslmanlar, Hristiyanlar ve Musevileri kurtaracak olan kiinin Mehd olduu inanc (Glpnarl 1989: 17, 25; Ocak 1998: 134; Aksu 1998: 408) divana yansr: (T 74, T 80, G 259/6, G 341/1, G 22/30, Trc 3/VII/6, Bilinmeyen T 17, Bilinmeyen T 26) nki yzn ahsen-i takvm imi Sende zuhr eyledi Sbhnumuz Nesm G 189/7

Ahsen-i sret misin y mazhar- Fazl- lh Kim cemln kuna pr cevndur cn-fen Nesm G 309/3

Tutd yznden cihn cmle nr Hak hidyet kld Mehdden zuhr ndi s geldi ol Ms v Tr Zhir old mmine cennt u hr Nesm T 74

Hurflerin hac ibadeti, Fazlullahn ldrld yer olan Alncakta ihrama girip yedi kere tavaf edilmek eklinde yaplr (Glpnarl 1989: 26).

395 Yedi kelimesinin tekraryla, Hurfilerin hacta Kabeyi yedi kez tavaf etmelerine de iaret edilir: Anunn yeddi yeddi bes tavf- Kabe farz old Ki her harfin zesince ola tavr kulun sn Nesm G 311/18

2. Cvidan-nme Hurfler tarafndan ana kaynak saylan, Fazlullahn yaklak

H.788/M.1386da kaleme ald Cvidan-nme adl eser (Aksu 1993: 178), divanda oka zikredilir. Kimi zaman kelimeyi dorudan kullanarak Hurflik propagandas yapan air, kimi zaman da tevriye ve telmihle esere iarette bulunur. Her frsatta esere olan balln dile getiren Nesm, onun iin vg dolu szler syler: (G 179/15, T 147, Mes 3/143) F v zd u lma ddi gnlmz Kabe v ihrma ddi gnlmz Ik- b-encma ddi gnlmz Cvidn nma ddi gnlmz Nesm T 94

Nefha-i s durur rn lebin rhul-emn Cvidn ihy klur cnlar balar b-riy Nesm G 3/8

Hurflerce lh kitap (Muhtar 1986: 220) saylan Cvidan-nme hakkndaki vgnn derecesi ok fazladr: Mushafun yeti otuz ikidr Cvidn-nme sen ne deftersn Nesm G 318/12

396 3. Kelm/Sz Hurflik anlayna gre, Vcd- mutlak ak- zat sebebiyle kendini grmek ve gstermek isteyince ilk nce kelam/sz sretinde tecell etmi ve harflerle taayyun bulmu/ortaya kmtr. Varln zuhru ses ile olmutur. Ses, gayb leminden ayn lemine gelen, taayyun leminde zuhr eden her varlkta mevcuttur. Ancak canllarda fiilde, canszlarda ise kuvvede mevcuttur. Cansz bir ey, baka bir cansz nesneye vurulursa onun cevheri olan ses zuhr eder; canllarda ise irade ve ihtiyarla zhir olur. Sesin kemli kelm yani szdr, bu da ancak insanlarda zuhr eder. Sz harflerden meydana gelir, u halde sesin ve szn asl harftir (Glpnarl 1989: 18; Levend 1984: 56). Bundan dolay Nesmnin divannda sz/kelm nemli bir yer tutar. Szn yaratc zelliinden ve vahiy rn oluundan bahsedilir: (Mes 3/3, Mes 3/4, G 222/14, G 112/5, 341/1, G 179/13, G 346/3) e cihetden mnezzeh anla v bah yle ki Hlk- cihndur sz Nesm G 179/2

Szinden n cihn geldi vcda Szndr cism cn billh degl mi Nesm G 447/5

Geri Nesmnn szi vahy-i Hud durur iid Sen nin olmayasun tlib-i kalb-i entemt Nesm G 30/7

397 y hatn Hzr b- hayvndur szn Syle iy cn syle kim cndur szn Sretin ar ile Rahmndur szn y szi Hak cmle Kurndur szn Nesm T 137

4. Harfler ve Saylar Hurflere gre harfler, sadece szn deil btn varln esas ve btn eyann cevheri/zdr. Her ey cisimlemi bir kelm/sz hkmndedir. Hatta Tanr bile bir insann yznde tezhr eden ve onu farkl klan bir kelm/szdr. Ezel kudret, keml ve cellini insan ehresinde gstermitir. Btn mevcudatn asl unsurlarndan olan (Arapadaki) 28 harfi insan yznde grmek mmkndr. Bu kelmn/szn unsurlarnda, saysal deerler (kymet-i adediye) vardr. Buna bal olarak yeni domu bir ocuun yznde yedi siyah hat vardr: drt kirpik, iki ka ve bir sa. Bu hatlara hutt- mmiyye/ana hatlar denir. Bu yedi hattn yedi yer igal ettii dikkate alnrsa on drt hat meydana gelmi olur. Ergenlik ana gelmi erkein yznde yedi hat daha belirir: Sa ve sol yanlarda iki byk, yzn iki tarafnda olmak zere iki sakal, iki burundaki kl ve bir de enedeki sakal. Bu hatlara da hutt- ebiyye/baba hatlar ad verilir. Bu hatlarn da igal ettikleri yerler dikkate alnrsa on drt says meydana gelir. Bunlarn toplam 28 eder. Arapada yirmi sekiz harf olup, Kurn bu harflerden meydana gelmitir. Farsada ise otuz iki harf vardr. Hurfler, 28 saysna Farsadaki (pe, e, je, ge) drt harfi de ekleyerek insan yznde 32 saysn bulmulardr. Kutsal kitap olarak inandklar Cvidan-nmenin yazld otuz iki harfe tekabl eder. Farsada 28e bist het, 32ye ise s v d ad verilir (Pakaln 1993: I/856-857; Glpnarl 1989: 18; Levend 1984: 56; Muhtar 1986: 220; TH 1997: 598; Aksu 1998: 409). Hurflikte btn din hkmler, yirmi sekiz ve otuz iki saysna uygulanarak tevil edilir ve bu hkmlerin insann yznde temsil edildii ileri

398 srlr. Nesm, anlatlan yirmi sekiz (bist het) ve otuz iki (s v d)nin dnda bir nesnenin bulunmadn dile getirir: Bist het s v dden takaru bir nesne yoh Bu kelm iinde hayli kl kli grmiem Nesm G 285/4

air, Hurflikte insan yznde var olduuna inanlan yedi hattan sk sk sz eder: (G 311/3, G 267/2, G 11/5, G 125/5, G 67/4, T 310, T 311, T 312) Yidi hatdur kim klupdur Fazl f r mje my- serdr iki ka n yzn anndadur nest nr U dutud yansardur kur ya Nesm Bilinmeyen T 12

Ruhun vechindeki ol yeddi hattun Alel-aristev Rahmnumuzdur Nesm G 123/4

Kf Kelmullh ile sebal-mesndr yzn Zlf ka u kirpigndr yidi yidi hattuna Nesm G 4/22

Divanda yer alan cehennemin yedi kat, yedi deniz, yedi kara, yedi iklim, yedi gk ve yedi yer gibi ifadelerde, Hurfliin yedi saysna ykledii figrlerin artrld gzlenir. Sonuta yedi saysnn hakkatn anlamann g olduu dile getirilir: (Mes 2/4, Mes 3/133, Mes 3/91, Mes 3/134, Mes 3/58, G 151/11, T 309)

399 Yidi kat yer yidi dahi gkdr Anla bu yeddiyi ki klfetdr Nesm G 105/19

Kurn- Kermde (Hicr, 15/87) geen seban minel-mesn terkbi, Biz sana tekrarlanan yedi yeti verdik. anlamndadr. Beyitlerde sebalmesn olarak da yer alr. Seba yedi, mesn ise ikier, ikilenmi anlamna gelmektedir. Bu terkiple genel olarak Fatiha sresi kastedilir. Hurfler, sebal-mesn ile birlikte mml-kitb terkbi ile de Fatiha sresine iaret ederler. Bilindii gibi Fatiha sresinde yedi yet vardr. nsan yznde de drt kirpik, iki ka ve bir sa olmak zere yedi hat vardr. Fatiha sresi Kurnn zdr. Bu sebeple, Hurfilerce insan yznde yetlerin grnd kabul edilir (Glpnarl 1989: 18; Macit 2002: 45). Zlf, ka ve kirpikten meydana gelen yedi hat ile birlikte s v d/otuz iki saysna da yer verilen aadaki beyitlerde Nesm, Hurflik geleneinde var olan mml-kitb terkibini Fatiha sresi anlamnda kullanr: Zlf ka u kirpigndr yidi hat mml-Kitb Fazl imi b-y bismillhir-rahmnir-rahm Nesm G 267/2

Zlf kan kirpigine Hak didi mml-kitb F-eb-i esm semda s v d hsnn durur Nesm G 67/7

Ayetten iktibas edilen sebal-mesn terkbi de Fatiha sresi anlamnda kullanlr ve yedi/heft yet olduu ifade edilir: (G 342/4) Ftiha sebal-mesn n yzinden feth ola Ren ola sana bu ilm-i ledn ola sevb Nesm G 11/6

400 Yzndeki heft yet kim Ftihadur ad Tevl-i kelmullh ald kitbndan Nesm G 322/3

Sebal-mesn

terkbi,

Fatiha

sresinin

yzdeki

hatlarla

ilgileri

erevesinde de ele alnr. Beyitlerde sebal-mesn, ounlukla yz ile birlikte yer alr; kimi zaman hat ile ayn beyitte deerlendirilir, kimi zaman da Fatiha sresinin ilk yetinde yer alan el-hamd tabirine yer verilir: (G 259/3, G 148/4, G 54/6, G 11/4, T 141) y yzn sebal-mesn nezzelel-frkn budur Vahy-i mutlak Hak kelm kf vel-Kurn budur Nesm G 138/1

Kaunla kirpign zlfn yididr mevz yidi Ad sebal-mesndr ki el-hamdold ana n Nesm G 311/3

y hatn sebal-mesn vey lebn m-i tahr Vey cemln pertevinden ser-be-ser lemde nr Nesm G 157/1

Kf vel- Kurn yanagundan bilindi gr bu gn Yeddi hat sebal-mesn old yzinden yn Nesm G 296/3

Yzn sebal-mesn/Fatiha sresi olarak dnld u beyitte, diler de ad geen srenin birinci yetinde geen el-hamdlillh terkibi de zikredilir:

401 Sebal-mesndr yzn nn fetahndur hatn El-hamdlillhdr din kim maden-i her kn budur Nesm G 54/6

Otuz iki saysna sklkla rastlanan divanda, otuz ikidir redifli yedi beyitlik bir gazel (115. gazel) de yer almaktadr. Bu gazelin beyit says ile de Hurflik artrlr. Hurflikte btn din hkmlerin yirmi sekiz ve otuz iki saysna uygulanarak, insann yznde temsil edildii bilindiinden air, vahiy, ilham, neb ve vel gibi din kavramlarn gizli veya ak olarak otuz iki says arasnda ilgi kurulabileceini kaydeder: Vahy ilhm y neb v vel ikr u nihn otuz ikidr Nesm G 115/5

nsann yznde yirmi sekiz ve otuz iki harf grnr: add olcak ol cem olur yigirmi sekkiz harf Ne kim nzil mnzeldr grn der-sret-i insn Nesm G 311/5

Ktip ki yzi harfini yazd s v ddan Yigirmi sekizden Ol dem-i hk budur dem haberidr Kl nak- ezelde Nesm Mst 1/2

Otuz iki rakam ile insan yz arasndaki balantya iaret edilen beyitlerde, yzden akseden nrun dnyay batan baa kaplad, bunun da tevhid ehline birer nian olduu sylenir:

402 Otuz iki yzinden old zhir Ki nrndan cihn dold ser--ser Nesm G 73/7

Yzinde geri yeti old otuz iki Her birisi muvahhide yz bin nin olur Nesm G 97/7

Hurflerin btn din hkmleri, yirmi sekiz ve otuz iki saysna uygulayarak bu hkmlerin insann yznde temsil edildiini daha nce belirtmitik. rnein kn kelimesinin Hurflik sisteminde kabz ve bast kuralna gre yorumu yaplrken, bu kelime bast edilir. Yani kelimeyi oluturan iki harfin Arapa okunuu (kf nn) esas alnr; bylece alt harf (kef, elif, fe, nun, vav, nun)ortaya kar. Bu ekilde elde edilen alt says alt yn temsil eder; alt yn ise meknn asl zelliklerinden olduuna gre Allahn kn emriyle oluun ve lemin (kevn ve mekn) nasl meydana geldii ifade edilmi olur (Aksu 1998: 409). Nesm, dnyann kf ve nn yani kn sznden vcda geldiini sylerken ayn zamanda Hurfliin temel dncelerinden olan sz de ihmal etmez: (Nesm G 36/6, G 159/4, T 13) Kf u nndan vcda geldi cihn Eger anlar isen yndur sz Nesm G 179/13

Nutk- ztumdan yn old cihn Szlermden kf u nndur l-mekn Nesm Mes 3/56

Hz. Peygamberin miracyla ilgili olarak Kabe kavseyn/ iki yay aras kadar terkbi (Necm, 53/9) tasavvuf iirlerde sklkla gemektedir. Hurf airler ise kavseyn kelimesinin szlk anlam olan iki yay ifadesinden

403 hareketle, yzdeki iki ka kastetmilerdir. ki ka ise, yukarda bahs edildii gibi, yzde bulunduu kabul edilen yedi siyah hattan ikisini simgeler. Kalar ekil bakmndan mihraba benzetilir. Kalar, mihrab olunca gzler de imam olarak dnlr: Kabe kavseyn iki kaun vasf ev edn ile Hem elem nerah leke sadrek buyurm Hak sana Nesm G 6/2

Kabe kavseyn iki kaun yaydur Ved-duhnn emsi yzn aydur Dnye v ukb saun bir tbdur Dr bilr her kim ki ol deryydur Nesm T 72

Kabe kavseyn kalarun mihrbdur y imnum gzlern nimel-imm Nesm G 280/7

5. nsan ve Yz Hurfilie gre, varlklarn asl unsurlar olan yirmi sekiz ve otuz iki harfi insann yznde grmek mmkndr. En byk ilim de budur, yani harflerin iaretlerini her eyde zellikle de insan yznde arayp bulmaktr. Bu konuda ilm-i al ad verilen tevil ilmi bile icat edilmitir. Bu ilmi bilen, insan yznn kutsalln anlar. Onu anlayan da cennete girmi olur. Zira Hurflere gre ddr, cennettir (Pakaln 1993: I/857). Bundan dolay Nesm, iirlerinde cennet kelimesi ve cennetl-mev terkbini yz gzellii anlamnda da kullanr:

404 Sekiz cennet yznden zhir old Meger sen ehl-i irfn reh-berisin Nesm G 307/6

Cennet-i ddrdur maksd- ehl-i marifet Bir nefes ansuz gerekmez cennetl-mev bize Nesm G 400/7

Hurflerce Tanrnn insan sretinde tecell ettiine inanlr (Pakaln 1993: I/857). Bu inancn yansmas Nesmnin bir ok iirinde karmza kar. nsann, lh ddr kendinde grebilecei dile getirilir: Gayb- mutlak srrn geri ki pinhn gsterr ikr kendzin ber-vech-i insn gsterr Nesm G 43/1

Sret-i Allh cemlndr yzn U nebnn szleri brhnumuz Nesm G 188/5

Seni zhid meni beer sanma dem sretinde Rahmnum Nesm Trc 1/IV/6

Rabbernnin cevb len tern n gelr Sende gr ddr senden zge ddr isteme Nesm G 371/5

Hurflik konusunda nemli almalar bulunan Glpnarl, Hurf inancnn esas, insan Allahlatrmaktr. der (1989: 19). Nesmnin

405 divannda, bu dnceyi hakl karacak bir ok rnekle karlalr: (G 205/10, T 294, T 309) Seni bu hsn ceml ile bu lutf ile gren Korhdlar Hak dimege dndler insn didiler Nesm G 87/2

Hak sretinde insn sensin gelen cihna y Tanrnun sft lemde cvidnsn Nesm G 320/12

Seni kimdr dem olu diyen Allh Allh Allh Bu sftda kim grpdr beeri cihn iinde Nesm G 358/2

Hak tel varlg demdedr Ev anundur ol bu evde demdedr Bildi eytn bu srr gamdadur Ol sebebden t ebed mtemdedr Nesm T 56

Er-rahmn alel-aristev yeti (T-h, 20/5; Arf, 7/54 vd.), Rahmn, ara istiv etmitir; ar hkm altna almtr. manasndadr. Mutasavvflar bu yetlerde geen alel-aristev terkibini, Allahn kudret ve azametiyle ar zerine tecell etmesi eklinde anlamlardr. Allah, insan sretinde grme telakkisinde olan Hurfler, ar lh mekn, istivy da istil etmek, tamamen kaplamak eklinde tevil etmilerdir (Krkolu 1973: 54-55; Ayan I 2002: 34-35). Bundan dolay insan yzn, Rahmnn ar (Er-rahmn alel-aristev) olarak kabul etmilerdir. Kimi zaman da insan deta Tanrlatrlr:

406 Tel nh hsnn sft kim mualldur Ki er-Rahmn alel-aristev ol sahn- Mevldur Nesm G 117/1

Ruhun vechindeki ol yeddi hattun Alel-aristev Rahmnumuzdur Nesm G 123/4

Alel-aristev Rahmn yakn kim Yzndr ol mekn billh degl mi Nesm G 447/2

Elf-i Allhdur cemln Sidre boyun mnteh n cemlndr senn Rahmn alel-aristev Nesm G 4/1

Allah, Hz. Ademe isimleri retince, scd/secde edin emriyle meleklerin ona secde etmesini istemi, eytan hari tm melekler bu emre itaat etmilerdi. Secde etmeyi reddeden iblis, Allahn rahmetinden kovularak lanetlenmitir. Kurnda bu olay yle anlatlr: Hani biz meleklere: Ademe secde edin, demitik. blis hari hepsi secde ettiler. O yz evirdi ve byklk taslad, bylece kfirlerden oldu. (Bakara, 2/34). Hurfiler, bu yette geen Ademe secde edin hitabn, insana, inanp secde edilmesi gerektii eklinde tevil etmilerdir (Ayan I 2002: 36-37; nver 2003: 177-178). Nesm scd emrini iktibas ederek, kendi dncesine delil getirmeye alr: n scd buyurd dem haknda Hak gel Hakkun hitbn iit kl secde olma eytn Nesm G 326/13

407 Hakka dogru bah v Hakk dogru bil Doru kavl ol doru fil ol dogru dil n buyurd scd Rabb- cell scd yetmez mi insna dell Nesm T 185

Meleklerin Ademe secde ettii, sadece eytann kibrinden dolay secde etmedii sylenerek, insanlarn da eytan deil melek gibi olabilmeleri iin grevlerini yapmalar gerektii ifade edilir: (G 342/9, G 11/7, G 26/11, G 76/10, G 201/4, G 401/8, G 425/8, T 63, T 236, Mes 1/25) Secde kl deme ferite gibi Sen tekebbrden olma eytn Nesm G 431/11

Secde idenler melekdr deme iy dem Secde srn bul t gresin smmuz Nesm G 438/11

6. stiv Hurflikte, insan yzn sal sollu iki eit ksma blmek zere yukardan aaya indirilen hayal izgi anlamnda kullanlan istiv kavramna (Krkolu 1973: 18; Glpnarl 1989: 18; Levend 1984: 57), Nesmnin iirlerinde sklkla tesadf edilir: (G 11/2, G 2/4, G 267/3, Bilinmeyen T 28) stiv srrn ger bildn ise aynel-yakn Hatt- vechnde igf itdi srt- mstkim Nesm G 259/8

stivdan geince btn bellardan zd olaca dile getirilir:

408 Ger sen geesin bu istivdan zd olasn kamu beldan Nesm Mes 1/42

Hz. Peygamberin, parmann iaretiyle ay iki paraya blmesi demek olan akkal-kamer mucizesi ile yzn ortasndan geerek yz ikiye blen mevhum hat yani istiv kavramna birlikte yer verilmesi dikkat eker: (G 6/9, G 421/2, Trc 2/IV/4, T 77) Cn yz istivsna akkal-kamer gerek Ol mucizin beynna hayrl-beer gerek Nesm G 221/1

Sonu syleyebiliriz.

olarak

Nesmnin,

Hurfliin

btn

dnce

ve

inan

argmanlarn iselletirerek cokun bir ekilde okuyucuya yansttn

B. eitli Tasavvuf Zmre Mensuplar

1. Mevlev Mevlevlik yoluna/tarkatna giren, Mevlnya mensup olan kiiye Mevlev ad verilir (Top 2001: 28). Mevlev kelimesi sem, ney ve bezm ile tenasp iinde yer alr. Onun gnl meclisinde sem etmesi ve ney flemesi istenir: (Mihr Hatun G 201/5; Kad Burhaneddin G 6/2, G 1233/3) Snemn bezmine iy Mevlev gel eyle sem Ney bigi ol nefesi nle v efgna virr Karamanl Ayn G 131/6

409 Mevlev motifi, sevgilinin boyu dolaysyla salland, sem ettii sylenerek hsn-i talile konu olan servi iin mebbehnbih olarak kullanlr (Tolasa 2001: 68). Sevgilinin kmeti serviye benzetilir. Sem ve zikir adetlerine de iaret edilir. Raks, sab gibi msik terimleri iham- tenasp iinde verilir: (Ahmed Paa G 138/4; eyh K 10/16) Kmetn vasfn sab zikr itse serv eyler sem Raks urur l-bd Hudvend-gr anlsa Mevlev Ahmed Paa G 333/4

2. Kalender Dnyay ve deerlerini umursamayan, iinde yaadklar toplumun, inan ve geleneklerine kar kan, bunu klk kyafet, tutum ve davranlaryla gndelik hayatlarna da yanstan sufilere Kalender; bunlarn temsil ettii tasavvuf zmrelere de genel olarak Kalenderlik/Kalenderiyye ad verilir (Ocak 1999: 5; Azamat 2001: 253). Hamdullah Hamd u beyitte, Kalenderlerin iki lemden ilgisini kesen, dnya ilerine nem vermeyen ve dnyaya bo veren, toplum kurallarna kar kaytsz kalan felsefesini deta zetler. Gnmze kadar gelen, halk arasnda herkesle iyi geinen, her eyi hogryle karlayan ve maddi karlara fazla nem vermeyen kiiler hakknda kullanlan kalendermerep deyimine de yer verir: Ol Kalender-merebe erznidr zdelik Old ol Hamd taalluklar belsndan muf Hamdullah Hamd G 95/7

Farsa drt demek olan ehr/r ile, Arapa vuru anlamna darb kelimesinin birlemesiyle teekkl eden ve bataki san, kan, sakaln ve byn usturayla kaznmas anlamna gelen r-darb, Kalenderliin olmazsa olmaz erknndan biri saylmtr. r-darb, btn Kalender zmrelerinde her zaman drt rknyle birden olmayabilirdi. Nitekim bazan kalar, bazan

410 byklar ve hatta bazan salarn kaznmad grlmtr. Mcerred kelimesi plak, yaln elbise ve klftan km mnlarna geldii gibi, evlenmemi yahut kars olmayan, bekar anlamna da gelir. Kalenderlik gibi gezginci bir nitelie sahip bulunan ve dnyadan el etek eken bir tasavvufi teekklde, bekar bir hayat srmek/mcerredlik de en gerekli erkndan biri olmutur (Ocak 1999: 161-169). Gnein parlakl ve sevgilinin gzellik padiah oluu gibi eitli anlam katmanlarna yer verilen ilk beyitte, Kalender dervilerinin kalarnn olmad(r-darb) konusu da anlatlmak istenmitir. Kalenderlerin sa, sakal, byk ve kalarn kaztmalar tra kelimesi ile iaret edilen ikinci beyitte, ayn zamanda mcerred olular da sylenmitir:62 Hrde gzn zre kaun var dimen bel Sen pdih- hsnsin ol bir Kalender Nect G 638/4

Dil cerde-i lfetden adun eyle tr Kalender ol ki mcerredler ideler p Nect Trk /1/I/1

Kalenderliin esaslarndan biri de, ceml/mahbb-perestliktir. Ceml, tasavvufta lh gzellii simgeler. Ceml-perestlik ise bu gzellie tapnma anlamndadr. Bu telakki ile sk skya balantl olan mahbb-perestlik ise, Allahn gzelliinin gen delikanllarn yznde tecell ettii anlayndan yola karak baz sufilerin kendilerine gzel yzl delikanllardan dost edinmeleri olgusunu netice vermitir (Ocak 1999: 155-158). Kendini Kalender olarak vasflandran airin, sevgi avna girdiini ve bu heveste olmayanlarn bu kapy almamasn syledii aadaki beyitte, Kalenderliin mahbbperestlik anlay artrlr:
62

u satrlar da, beyitlerin daha iyi anlalmasna yardmc olacak niteliktedir: Kalenderlere gre yz gnee, kllar buluta benzer. Gnein grlmesi iin bulutun aradan ekilmesi gerekir. Bulut olmad zaman gne dnyay aydnlatr. Sevenle sevilen arasnda bir kl dahi bulunmamaldr. Kllar insann gzelliini rter ve onun en gzel biimiyle grlmesini engeller. Bu yzden engellerin ve perdenin kaldrlmas gerekir. (Yazc 1993: 227).

411 Biz hod Kalenderz bu sev avna girdk Sende bu heves yog ise bu kapuy kahma63 Kad Burhaneddin G 117/5

Kalenderler, fakr ve tecerrd esasnn bir gerei olarak, nefislerini aalamak, bylece onun hakimiyetinden kurtulmak iin dilenmeyi erkndan kabul etmilerdir. Ayn zamanda bu erkn vastasyla geimlerini de salam oluyorlard. Ky ky, ehir ehir ilahiler syleyip dolaarak, nlerine kana iki yannda zincirle boyunlarna aslan kekllerini uzatmak veya zengin evlerinin nne gelerek ieride oturanlar medheden maniler sylemek gibi deiik ekillerde dileniyorlard (Ocak 1999: 167-168). airler, Kalenderlerin dilencilik yaptklarndan, kap kap dolatklarndan, uzak diyarlara gittiklerinden ve ayna ile dilendiklerinden sz etmilerdir: Ben zlfi halkalaryile Hayderyem u Cnum Kalenderyise deryze balagl Kad Burhaneddin G 1111/2

Kapuna varduka incinme Meshye didm Didi kim vcib degl varmak Kalender Kabeye Mesh G 233/9

Zlfn dnnde virdim dil haddine gren dir Maribde bir Kalender yne sund aya Ahmed Paa G 263/7

Kalenderlerin hemen hepsi yar plak denilebilecek bir tarzda giyinirler, stlerinde baz aksesuarlar tarlar ve bu sretle dier tarkat mensuplarndan hemen fark edilirlerdi. Bu yar plak kyafetler de erkndan

63

Vezin bozuktur.

412 saylmtr (Ocak 1999: 158-161). Bir Kalender ocuunun kepenekten yaplm bir elbise giydiini grenler, durumu aknlkla karlar: Kepenekden glf olur ynelern Ol Kalender-bee sarlsa nola bir kepenek Cafer eleb G 98/2

Kendini Kalender olarak vasflandran Nect, makm mevki gibi dnya namna hibir ey istemediini syler: Ey sf Kalenderdr Nect nmez mansb ile ch ile ol Nect G 341/5

3. Abdal Abdallar, Osmanl Devletinin kuruluunda nemli hizmetleri olan ve balkanlardaki fetih hareketlerine de katlan dervi topluluudur. Kaynaklara gre, XIV. ve XV. yy.larda dnce, inan, davran ve kyafet itibariyle hemen birbirinin ayn olan Abdallar, Kalenderler, Bektaler, Iklar ve bunlara benzer zmreler, aralarnda hemen hi bir fark gzetilmeden birbiri yerine kullanlmaktadr. Abdal kelimesi dervi anlamna da gelir. Bu dervi taifesi, yaln ayak ba kabak, srtlarnda tennre ad verilen ve sadece avret mahallini rten bir elbise ile deta yar plak halde dolarlard. Bellerinde ynden rlm bir kuak, omuzlarnda balta, ellerinde denek, kav, akmak ve iki cradn, tahtadan bir sar kak ve kekl bulunurdu. Yanlarna aldklar tef, kudm, boynuz gibi msiki letleri ile nara atarak ky ky gezerlerdi. Gslerine zlfikar ekli, omuzlarna Hz. Ali ad veya pazularna ylan resmi izilmi olarak btn vcutlar dalanm halde grnrd. Zenginlerin konaklarnda dilenmeyi de adet edinmilerdi (Onay 1993: 2-6; Kprl 1989: 374; Glpnarl 1977: 5-6; Kprl 1988: 61). Abdallarn yaln ayak balar ak olarak, yalnz avret mahallerini rterek deta vcutlar plak denecek bir ekilde dolamalar (Onay 1993: 4;

413 Kprl 1989: 374; Glpnarl 1977: 5), divanlara da akseder. Meshnin beytinde geen kaba kelimesi kabak, yaln ayak, ba kabak sz ise plak anlamna gelir: Abdl- k olup yalun ayak ba kaba Sahrya ddi k- rde-vr serv Mesh K18/27

Ba auk yaln ayak gl ki bir Abdlundur Reh-i evkunda yelp ayag pr olm hr Vasf K 8/19

hid-i slm ise sf bu tc taylesn Ba auk Abdlyuz birdr bizm ikrrumuz Nect G 241/4

plak olarak aylak aylak gezen Abdal taifesinin, su kenar veya ate bulduklarnda, hemen bana toplandklar ve buradan ayrlmadklar dile getirilir: Meyl itse hadd-i yre cn u gnl bana ne Bir iki plak Abdl od buldlar nerler Nect G 92/5

Abdallarn ou kez toplu bir halde ehir ehir, ky ky isiz gsz dolaan ve kimi zaman da esrr ien derviler olduu ifade edilir (Onay 1993: 4; Glpnarl 1977: 5-6). u beyitte de isiz gsz kimseler olduu sylenir. Beytin ikinci msrandaki kelimelerin tevriyeli kullanm dikkat eker. O srada ii bulunmayan anlamnda kullanlan eli bo deyimi ile Abdallarn isiz gsz olduklar; mdm aya toludur ifadesiyle de arap itikleri anlalmaktadr. Bo dolu tezatna yer verilen beyitte, elin bo ve kadehin arapla dolu olmas Abdal iin sonsuz bir ltuftur:

414 Gel ey pr-i mugn billh ne b-had lutfdur bu kim Eli bo olan Abdlun mdm ayag toludur Nect G 191/4

Abdal dervilerinin (sakal ve kalarn tra etmekle beraber) salarn uzattklar ve srtlarna krk giydikleri de olmutur. Tedbr-i zencr terkbinde zincir kelimesine yer verilmesi, Abdallarn ayaklarna zincirler vurularak kontrol altna alnd (Tolasa 2001: 68) dncesini akla getirmektedir: Cezbe-i zencr-i zlfnden n Abdl oldlar Salarn uzatd snbl misk geydi pstn Ahmed Paa K 23/14

Yre din b-reler hakknda tedbr eylesn Ba auk Abdlyuz tedbr-i zencr eylesn Nect G 425/1

u beyitte zenginlerin, byklerin kaplarnda elinde keklle dilenen bir Abdal tasviri yaplr. Dervze, daima herkese ak bulunan kap demekse de (Onay 1993: 3), burada dervzeye gelmek, dilenmek veya ihtiya iin kapya gelmek anlamndadr: Pdih kapuna dervzeye gelmi durur arh sildr yannda kekle benzer hill Mesh K 3/15

Abdallar, gs ve pazu gibi vcutlarnn eitli yerlerine d vururlard (Onay 1993: 4). u beyitte Mesh, Abdallarn yzlerini daladklarn syler. Dalanan yze, pamuklar srlerek tedavi edilmeye alld anlalmaktadr:

415 Ak bulutdur sanma karu mihr yzin kaplayan Olup Abdlun felek penbe urupdur dna Mesh G 219/2

Bugn Eskiehirin Seyitgazi ilesi snrlar ii yer alan ve Battal Gazinin trbesinin bulunduu Seyyid Gazi zviyesi, Osmanl dneminde Rm Abdallarnn (Kalenderlerin) en nemli merkezi durumunda bulunuyordu (Kprl 1989: 374; Ocak 1999: 180-185). Kendisinin Rm Abdallarndan olduunu syleyen Mesh, aadaki beytinde sz konusu zviyeye gndermede bulunur: Seydi Gzden mi gelmidr rakb oldugn Geri kim ibu Mesh dahi Rm Abdldur Mesh G 67/5

4. Haydar Haydar/Haydariyye, Kutbddin Haydar- Zveye (.618/1221[?]) nisbet edilen bir tarkattr. Tarkatn kurucusu olarak kabul edilen Kutbddin Haydarn mridleri genellikle rind ve Kalendermerep kiilerden meydana gelmitir. Haydariyye, hayat tarzlarnn birbirine benzemesi sebebiyle Kalenderliin bir kolu olarak da kabul edilmitir. Tarih kaynaklarda Kalender, Ik, Abdal ve Haydar terimlerinin birbirlerinin yerine kullanld da olmutur (Yazc 1998: 35; Ocak 1999: 38, 105). Haydar dervilerinin kulaklarna, bileklerine, boyunlarna, ayaklarna, hatta cinsiyet organlarna demir halkalar taktklar anlatlmaktadr. Bu halkalar, Haydarleri dier Kalender zmrelerinden ayrt edilmelerini salayan grnrdeki alametlerinden biri olmutur (Yazc 1998: 35; Ocak 1999: 40, 111). Ahmet Paa aadaki beytinde kulaa taklan halkalardan (halka-be-g) sz eder. Beyitte Haydar, ay iin mebbehnbih olarak dnlr. Bu benzetmede Haydarlerin, sakallarn tra etmelerinden dolay,

416 yzn ay gibi parlak grnmesinin rol olduu sylenebilir. Haydar dervileri, ellerinde taslarla dilencilik iin gezip dolarlar: (Karamanl Ayn G 184/2) Devrna girdi ts ile mh- felek kim ol Mihrinle Haydar gibi halka-be-gdur Ahmed Paa G 48/2

Kalenderlerde r-darb (sa, sakal, ka ve byklar tra etme) esas olduu halde Haydarlerin balarnda bir tutam sa bulunurdu (Yazc 1998: 35; Ocak 1999: 163). Bu dervilerin balarnda sa olduu aadaki beyitte dile getirilir. Beyitten Haydarlerin salarna halkalar taktklar da anlalmaktadr: (Kad Burhaneddin G 395/2, G 981/2) Ben zlfi halkalaryile Haydaryem u Cnum Kalenderyise deryze balagl Kad Burhaneddin G 1111/2

Haydar dervileri de, Kalenderler gibi geimlerini salamak iin, kap kap dolap dilencilik ederler: Zlfinn sevds zencrin tolayup boynuma Haydar-ve kapuna deryze in gelmiem Adn G 7/4

5. Ik XIV. yy.da ortaya kan, ama yazl kaynaklara XV. yy.dan itibaren yansyan Ik terimi, btn inanlar benimsemi bulunan Kalender, Bekta dervilerine verilen addr (Glpnarl 1977: 167; Ocak 1999: 106-107). Nect, Ik taifesini ba ak olarak niteler:

417 Mahabbet emini yer yer nnde yakmaga sk Iklar gibi klar ba ad girdi meydna64 Nect G 542/6

C. Tarkat Adetleri

1. Sem Szlk anlam duymak, iitmek olan sem; stlahta msik namelerini dinlemeye, dinlerken de vecde gelerek cokuyla raksetmeye, dnmeye denir. Mevlev literatrnde sem, ritm ve msk eliinde yaplan, sadan sola kalbin etrafnda ark atp dnerek icra edilen bir nevi ibadet mnsnda kullanlr (Glpnarl 1977: 290; Top 2001: 77; Uluda 2005a: 168-178). u beyitte, Mevlevlerin dnerek sem ettikleri dile getirilir: (eyh K 3/24; Kad Burhaneddin G 13/3) Dnme ehl-i derdden grp beni Kim kyas olmaz ey sf sem Nect G 260/4

Sem esnasnda vecde gelen derviin hrkas der veya kendinde olmakszn hrkasn atar yahut elbisesini yrtarsa bu hrka ve elbise mecliste bulunanlara ait olur (Glpnarl 1963: 52). u beyitte hankahda sem eden Mevlev derviinin, kendinden geerek byk bir coku ile hrkasn yrtp paralad, doru drst salam bir elbisesinin kalmad sylenerek bu adete iaret edilir: (eyh K 8/29)

64

u satrlar, beytin daha iyi anlalmasna yardmc olacak mahiyettedir: XIV. yy.da Tibet ve Hindistan gibi yerlerde, Haydarler tarafndan yaplan ate yinlerinden sz edilmektedir. Bu yinlerde, Haydarlerin, yaktklar byk cesametteki ate etrafnda, balarnda bizzat eyhleri olduu halde, sem ederlerken, zaman zaman vecde gelip atein iine girmelerine ramen, ateten kesinlikle etkilenmedikleri ve elbiselerinin yanmadklar anlatlmaktadr. (Ocak 1999: 52-53).

418 Hnkh iinde itsen stn-efn-sem Kalmaya bir hrka ehlinn girbn drst Karamanl Nizm G 6/7

2. El vermek El vermek, bir eyhin bir kiiyi tarkatna kabul edip ona evrad veya ders vermesine denir (Uluda 1996: 166). eitli anlam tabakalarnn yer ald aadaki beyitte, pr ve irad gibi kavramlarn yer almas ve bunlarn tenasp iinde kullanlmasndan hareketle, el vermek tabirinin tasavvuf mns da artrlr: Yri var tan ko kim mande pr-i mey-kede Her ayag kim sunar el virmedr irddur Nect G 120/3

3. El Almak Bir tarkata girmeye, belli bir eyhe intisap edip ondan evrad almaya, el almak ad verilir (Uluda 1996: 167). u beyitte, servi aac kiiletirilerek, gl bahesinde, sab rzgarndan el alp yeil murakka giyen bir sufi olarak tasavvur edilir: Ba salar sf gibi yeil murakkalar geyp yle benzer serv glende sabdan ald el Nect G 342/5

4. Cer ekme, srkleme, dilenme gibi anlamlar olan cer, Osmanl devrinde balangtan beri grlen, medrese talebelerinin aylarda ve zellikle ramazanlarda din hizmetlerde bulunmak ve halk aydnlatmak iin kasaba ve kylere gitmelerini ifade eden bir tabir ve uygulama olarak; bir tekyeye mensup olsun veya olmasn dervilerin, ky ve kasabalar dolaarak dilenmeleri anlamnda da kullanlmtr (pirli 1993: 388).

419 Kalender dervilerinin nefislerini aalayarak, onun hakimiyetinden kurtulmak iin dilenmeyi erkandan kabul ettikleri, ayrca bu uygulama ile kendilerine ek bir geim kayna saladklar bilinmektedir (Ocak 1999: 167168). Aadaki beyitte dervilerin cer adetlerinden sz edilir: Ddrun rzus komad gzde pertev Dervlerde olur nite ki cerr era Nect G 643/6

Cer (dilenme), irkin ve insana ar gelen bir davran olarak yorumlanr: ekmedn yrn dil-i sengnini Geri Hamd eyledn cerr-i sakl Hamdullah Hamd G 109/5

Derviler, zaman zaman zengin evlerinin ve konaklarnn nne gelerek, ieride oturanlar ven manilerek syleyerek dilenmilerdir (Ocak 1999: 168). Aadaki beyitlerde de cer etmenin (dilenmenin) deiik hayalleri ile karlalr. lk beyitte, sevgilinin kapsna gelerek bse dilenen bir k tasviri yaplr. kincisinde ise bunun aka istenmesinin ho karlanmad, nk ltuf ve ihsanlarn gizli yaplmas gerektii hatrlatlr: Her sitna yz sryp bse cerr ider Bu bb iinde Mihri de senden dilencidr Mihr Hatun G 53/5

ikre bse cerr itdm lebnden didi yr rif ol rif katnda lutf u ihsn gizldr Mihr Hatun G 42/9

420 D. Tarkat Ehlinin Giysi ve Eyalar

1. Hrka Szlkte delmek, yrtmak anlamna gelen hark kknden treyen hrka, kuma paras, yamalk, yamal ve eski elbise demektir. Terim olarak ise, tarkat mensuplarnn giydikleri zel elbise anlamna gelir. Hrkalar, genellikle her nevi para yamadan, ab eklinde, kollu, yakasz ve n ak olurdu. Zhidlerin resm kyafeti olarak da bilinen hrka, zhd ve takva sembol olarak giyilirdi (Uluda 1998: 373-374; Glpnarl 1977: 2; Yahy gh 2002: 121; zgr 1990: 186).65 Hrka kelimesini meydana getiren harflerin her birinin deiik anlamlar vardr.66 Dostluk, kardelik, zarar vermeme gibi tasavvufun anlam ve mahiyetini yklenen bir simge olarak da grlen hrkann, u beyitte gizli mnlarn ortaya konulmas ve zlmesinden bahsedilir: Gonca-ve derv olanlar tercemn itmek gerek Hrkada pinhn olan der-miyn itmek gerek Nect G 317/1

Gerek mutasavvflar, tasavvufu kuru bir ekilcilie eviren, mn ve maksadn bilmeden gsteri ve istismar iin hrka giyenleri ar bir dille yermilerdir (Uluda 1998: 374). Nesm aadaki beyitte, hrkann bir hicb olduunu, Hakkn d grne deil ie baktn ifade eder. Cafer eleb

65

66

Hrka ile ilgili verilen u bilgiler de dikkat ekicidir: Rsm- zhidn melbis-i bidndr ekseriya sret-perestlerin hicb ve arz- fsidesinin vesile-i ihticbdr. (Zahitlerin resm kyafeti ve abidlerin giyecei olan hrka, ekseriya da bal olanlarn perdesi ve ktlk niyetlerinin rtlmesi vesilesidir.) (zgr 1990: 186); Salhiyete derler. Sretin almetlerine de denir. (Bayburtlugil 1985: 355); Salhiyet ve selmet. (Levend 1984: 47). Tasavvufla ilgili bir kaynakta, hrka kelimesini oluturan harflerin anlam yle izah edilir: Hrka kelimesindeki ha hayete, ra rzya, ka kahr- nefse, he de hidayete delalet eder. Hrkann bel ksm sabra, yenleri havf ve recaya, iki yan kabz ve basta, kemeri nefse muhalefet edip hakim olmaya, yakas yakne, pervaz ihlasa iarettir. (Hcvir 1996: 137).

421 de, ok kusurlar ve hatalar bulunmakla beraber, gsteri iin hrka giymediinden Hakka kreder: Hak hrkaya iy sf bahmaz iini art Gir lem-i tevhde k hrka hicbndan Nesm G 322/9

Cafern ayb egeri zhid okdur velk Hakka yz bin krler kim hrka-i sls yok Cafer eleb G 85/7

Meyhanede rehin braklan yahut arap ielerini saklama gibi gerek amac dnda da hrkalarn giyildii anlalmaktadr: (Ahmed-i D G 230/5) Ho itdi hrkay itdi arba rehin gnl Kimesne itmedi itmez bu resme fikr-i sevb Karamanl Ayn G 44/5

D kaba hrkas altnda gizldr Zr kermet ehli olur stirl-uyb Ahmed-i D G 285/7

Dervilerin hayat tarzn anlatan ve geimi dar olan, her eyi yeter bulan anlamna gelen, bir lokma bir hrka deyimi (Glpnarl 1977: 218) iinde de hrkaya yer verilir: Dil zlf-i siyhnda gam yemege knidr Derve hemn besdr bir lokma v bir hrka Ahmed Paa Mf 4

Hrkalar, eitli kuma paralarnn/yamalarn birbirine eklenmesiyle yaplrd (Yahy gh 2002: 121; Uluda 1996: 238): (Mesh G 288/7)

422 Pre pre hrka geyse tan mdur serv-i seh imdi olmad ya l-himmetn desti teh Nect G 573/1

Hrka giyen tasavvuf ehline ad olan hrka-p, su zerine seccade salnarak kerametin gsterildiinin anlatld u beyitlerde sz konusu edilir: Ne kermet gsterr gr hrka-p- zlf-i dost Oturur b zre bir seccde-i mgn salup Ahmed Paa G 12/6

Ne kermet gsterr zhid bu zlf-i hrka-p Kim salpdur Hzr-ve seccdesin b stne Ahmed Paa K 16/10

Dervilerin giydii hrkalarn rengi konusunda, tasavvuf kaynaklarda etraflca bilgi verilir. eitli renklerde olmakla birlikte daha ziyade kiri belli etmemesi, siyah gibi yas rengi olmas, gkyz renginde olup ykselii simgelemesi, denizin rengiyle uyumlu olarak enginlii ve sonsuzluu gstermesi gibi sebeplerle mavi olan tercih edilmitir. Ayrca tarkatta belli bir dereceye ulaanlar da mavi renkli hrka giymilerdir.67 Aadaki ilk beyitte kebd-hrka tabiriyle, hrkann mavi rengine iaret edilir. Gkyz, mavi renkli hrka giyerek sessizce sem eden bir pr olarak dnlr. kincisinde ise, gk renkli ve mavi demek olan ezrak ile daha az, azca anlamndaki azrak kelimeleri arasnda cinas sanatna da yer verilerek, hrkann rengi anlatlr: (Vasf K 2/5)

67

Mavi renkli hrkann ok giyilmesi sebebiyle dervilere ezrakp, tasavvuf iin de ezrakp tabirinin kullanldn kaynaklardan (Hcvir 1996: 133; Uluda 1996: 238; Uluda 1998: 373) renmekteyiz.

423 Kebd-hrka bu pr-i sipihre eyle nazar Ki erh urur dn gn b-sem u b-kavvl eyh K 3/24

Ne zerrkam ne ezrak hrka geydm Dilek oldur sci azrak buyursun Ahmed-i D G 315/3

Baz eyhler krmz renkli hrka giymilerdir (Uluda 1998: 374). Beyitte sahb kelimesinin tevriyeli kullanm ile hrkann krmz rengine de iaret edilir: Lebn stinde saun ddginn hbln Grse zhid iledp hrka-i sahbya vire Karamanl Ayn G 436/3

Btn renkler siyahta yok olduundan, dervie en ok yaraan rengin siyah olduu anlatlr (Uluda 1998: 373-374). Gnln mrid olarak hayal edildii u beyitte hrkann, vcdun tamamn rtmesi, ayaklara kadar boydan boya uzanmas, kldan yaplmas, renginin siyah olmas gibi zelliklerle sevgilinin sa iin kendisine benzetilen olarak yer almasyla beraber siyah rengine de iaret edilir: Dil mridine hayl-i zlfn Hem hrka v hem asdur ey dost Ahmed Paa G 19/4

rde hrkas, mrid olanlara giydirilen hrkaya verilen addr. Mridlik hrkas mnsndadr. Bir mridin eyhin elinden hrka giymesi, eyhinin kendisini diledii gibi eitme ve yetitirme hakkna sahip olduu, yani iradesini ona teslim ettii anlamna gelir (Shreverd 1995: 124; Uluda 1998: 373). Ahmed-i D, pr elinden irade hrkas giydiini syler:

424 Ben irdet hrkasn ol pr elinden geymiem Kim anun klar h kimseden r eylemez Ahmed-i D G 185/5

eyhlerin giydikleri hrkann takva, marifet ve hakkat olmak zere mertebesinden bahsedilmitir. Bunlar da srasyla tevhid-i efl, tevhid-i sfat ve tevhid-i zt sembolize eder (Yahy gh 2002: 124). Aadaki beyitte tevhid-i sfat simgeleyen marifet hrkasnn kazanlmasndan sz edilir: Dri bu marifetn hrkasna cem ola gr Taglma drt yana k ki kandasn heyht Nesm G 20/14

Derviler, zellikle sem ve zikir meclislerinde, sem hrkas denilen zel bir kyafet giyerlerdi. Vecde geldikleri zamanlar, zerindeki hrkay karp atarlar yahut paralayp frlatrlard. Bu esnada karlp atlan veya paralanan hrka, dervi tarafndan geri alnamazd. Kutsiyeti olduuna inanlan bu hrkann kime verilecei konusunda birtakm kurallar bile konulmutur (Kueyr 1999: 492; Uluda 1998: 373). Nizm, hankahda vecd ile sem eden derviin, doru drst paralanmam yakasnn kalmadn syler. eyh, goncann almas ile sufinin hrkasn paralamas arasnda ilgi kurar: (Avn G 37/5) Hnkh iinde itsen stn-efn-sem Kalmaya bir hrka ehlinn girbn drst Karamanl Nizm G 6/7

Ger sfiyne gonce k itse hrka tan m Blbl semiyile mest old tutd hem dem eyh K 8/29

425 2. Murakka Arapa, yamamak anlamndaki raka kknden tretilen murakka, yamal anlamndadr. Eskiden derviler, hrkalarnn helal maldan olmasn salamak iin gvenilir kiilerden kuma alrlar, bunlar birbirine dikerek kendilerine hrka yaparlarm. Bu yzden hrkalarna, yamal anlamna murakka denmi, sonradan bu sz dervi hrkasnn ad olmutur. Sufilerin giydikleri basit, eski, yamal ve deersiz bir elbise olan murakka daha ziyade gurur ve kibri krmak iin giyilmitir (Pakaln 1993: II/582; Glpnarl 1977: 238; Uluda 1998: 374; Uluda 1996: 378). Servi aac, yeil renkli murakka giyip sab rzgarndan el alan bir mrid gibi hayal edilir: Ba salar sf gibi yeil murakkalar geyp yle benzer serv glende sabdan ald el Nect G 342/5

Murakka giyenlere murakka-p ad verilir. Murakkann eski kuma paralarndan yapld da anlatlr: Zhidi ehrn murakka-p old iy gnl tikd itme igen ol delk-i pre preye Karamanl Ayn G 423/5

3. Ab Ab, kaln ynden dvlerek yaplan bir eit kaba kuma olup bu kumatan yaplp ste giyilen, btn vcdu rtecek kadar geni, yakasz ve kolsuz, ayaklara kadar uzanan, n ak elbiseye de denir. rme ynden ince olarak yaplan ab, fakr ve zhd sembol saylarak derviler tarafndan giyilirdi. lk zamandan beri derviler, byle gsterisiz elbiseler iinde kendilerini halktan gizlemeye almlardr. Mevln, ab giyenleri ul iindeki sultanlar olarak vasflandrmtr (Uluda 1988: 4-5).

426 ki dnyann sultan, insanlarn muallimi Hz. Peygamberin ab giydiine dair rivayetler vardr. Derviler de snnete uymak dncesiyle ab giymilerdir (Pakaln 1993: I/1-2): (Ceml K 3/39) Rahmn iken muallimin mm kodun adn Sultn iken d-kevne kaben durur ab eyh K 5/7

Atun Burk u hulleyiken hs hilatun Lutfun ne ok durur ki kabn eyledn ab Ceml K 3/30

Ab giyen dervilere ab-p denir. Eskiden dervilerin hemen hepsi ab giyerdi. Kimi zaman, halkn tevecchn kazanmak isteyen ikiyzl insanlarn da giymesiyle, abnn baz kt emellere let edildii de grlmtr. Bundan dolay toplumda, ab giyenler zaman zaman tarize uram ve ayplanmlardr. Hz. Peygamber, absn Fatma, Ali, Hasan ve Hseyinin zerlerine rterek bunlarn Ehl-i beyt olduunu sylemitir. Bu abnn altnda toplananlara ehl-i ab veya l-i ab denilmitir (Pakaln 1993: I/1-2; Uluda 1988: 4; Uluda 1989a: 306). Yukardaki beyitlerde Hz. Peygamberin ab giydiine iaret edildii gibi, u beyitte de, l-i ab neslinin de giydii sylenerek, riya iin giyenler yznden ab giyenlerin ayplanmamas gerektii dile getirilir: Ab-p olsa Ayn itme ayb Geyer l-i ab nesli ablar Karamanl Ayn G 169/7

Ab, deerli ve ssl bir elbise olan kab ile tezat oluturacak ekilde kullanlr:

427 Gznden nigr bizi esrk itgil Ki bilimeyelm aby kabdan Kad Burhaneddin G 645/3

Kaynaklarda (Pakaln 1993: I/1-2; Glpnarl 1977: 1-4; Uluda 1988: 5) renkleri hakknda geni bilgi verilen abnn, u beyitlerde siyah, yeil ve beyaz renkli olduklarndan sz edilir: Ddrna hil olamaz zlfi hicb Gn gndr eger girse dah kara abya Hamdullah HamdG 147/6

Sebzede cmesini sebz ablardan idp Geydi derv oluban tc- Kalender nergis Cafer eleb K 28/23

Bir cndidr ki memleket-i mdan gelr Kul olmaga kapuna geyer ak ab seher Nect K 9/43

4. Nemed Nemed kee, kebe, ab, ynden yaplma rt demektir. Dvme ynden ve siyah renkli kaln kumatan yaplan dervi elbisesine de nemed ad verilmitir (Pakaln 1993: I/676; Glpnarl 1977: 1-4). rfn sahibi rifler, dnya ve iindeki her eyi (atlas gibi deerli giysileri) terk ederek nemed giymilerdir: (Karamanl Ayn G 490/3; Mesh K 21/14; Cafer eleb G 98/3)

428 Atlas terk idben rif olan geydi nemed Cehle mstarak olup geymedi ndn kepenek Karamanl Ayn G 300/2

Terk-i dny kl Nesm giyme atlas giy nemed Kim bu dny b-vefdur olmaya koldaunuz Nesm G 182/8

Nect Bey ve Mihr Hatun, nemed redifli birer gazel yazmlardr. rnek olarak matla beyitlerini verdiimiz gazellerde nemed hakknda vg dolu szlere yer verilir: Genc-i gam vrnesinde imdi yrumdur nemed Syebnum mahremm lemde varumdur nemed Mihr Hatun G 17/1

Ben gedyem pdihumdur nemed r zahmndan penhumdur nemed Nect G 48/1

Ayna gibi baz eyalarn nemede sarlarak muhafaza edildikleri anlalmaktadr: (Nect G 513/7, G 49/4) y dil saf gerekse gel it bir nemed kabl Zr nemedde kesb-i saf eyler yine Nect G 513/5

Fakirlik alameti nemedi giyen dervilere nemed-p ad verilmitir. Kopuz, kiiletirilerek nemed giyen bir dervi gibi hayal edilir ve nemede sarlarak korunduu anlatlr:

429 Gh uryn oluban gh nemed-p olup Rindler gibi girr hne-i hammra kopuz Vasf G 22/4

5. Kepenek Kepenek, dvme ynden sktrlarak yaplan bir eit kuman addr. Bu kumatan imal edilen geni, kolsuz ve yakasz, n ak, ste giyilen bir elbise eidine de kepenek denmitir (Yahy gh 2002: 122; Glpnarl 1977: 197; Uluda 1988: 4-5). Kepenek redifli Cafer eleb bir (98. iir) ve Karamanl Ayn iki tane (299. ve 300. iir) gazel yazmlardr. Bu gazellerde kepenein eitli zellikleri anlatlr. Dervilerin giydikleri kepenee, Hakkn lutfunun mahzar olduu sylenerek, kutsal bir zellik verilmeye allr: htiyr itdi n ol mh-lik bir kepenek Mazhar- lutf- Hud old bana bir kepenek Cafer eleb G 98/1

stinet ider ehlinden anun ehl-i kab Old derv olana hilat- Yezdn kepenek Karamanl Ayn G 299/3

Cahil kiiler kepenek giymekten kanmlardr: Atlas terk idben rif olan geydi nemed Cehle mstarak olup geymedi ndn kepenek Karamanl Ayn G 300/2

Kepenek almaya gc olmayan dervilerin, ihsan ve yardm sretinde bu elbiseye sahip olduklar anlalmaktadr:

430 Ger dilersen ki ola h bu devlet ebed Eyle derv olana gh geh ihsn kepenek Karamanl Ayn G 300/6

Aynalarn krlmaktan ve tozdan korunmak amacyla kepenee sarldklar anlalmaktadr. Aynalarn bile sarld kepenek, bir Kalender tarafndan giyildii zaman garip karlanmamaldr. kinci beyitte ayna, kepenek giymi bir dervi gibi dnlmtr: Kepenekden glf olur ynelern Ol Kalender-bee sarlsa nola bir kepenek Cafer eleb G 98/2

Byle hen-dil iken gn yznn mihriyle Geydi derv olup yne eh bir kepenek Cafer eleb G 98/4

Kepenek giyenlere ad olan kepenek-p de sz konusu edilir: Kepenek-p oluban ciz hr olma ged Cidd cehd eyle kide tapun sultn kepenek Karamanl Ayn G 300/3

6. Tac Serp, balk demek olan tac, tarkat eyhlerinin, rhn saltanat ve manev devlet sembol olarak giydikleri balklara verilen isimdir. Tacn zerindeki dilimlere de terk denir. Sarlan sarn rengine gre deien ve dvme ynden yaplan taclar, mensup olunan tarkat belirtir. Zira her tarkat eyhinin, dierlerinden ayr ve farkl bir tac vard. Hrka gibi ta da her tarkata gre deien, belli bir takm artlar ve kurallar olan merasimlerle

431 giydirilirdi (Yahy gh 2002: 24; Pakaln 1993: III/371-372; Glpnarl 1977: 320-321. Uluda 1996: 506). D grnn tac ve hrka ile ssleyen zhid, eer btnn temizlemezse yapt ibadet ve zikirleri boa gidecektir: Z-i zhid zhd ile zeyn itdi tc hrkasn Btn old mlevves zikrini kld heb Nesm G 4/11

Tepesinde dme olmayan ve dilimleri dtan dikili bulunmayan, kubbesi oniki, lengeri drt dilimli beyaz taca, kalender tac (Glpnarl 1977: 320-321) ad verilmitir. Aadaki beyitte nergis, kiiletirilerek kalender tac giyen bir dervi olarak tasavvur edilmitir: Sebzede cmesini sebz ablardan idp Geydi derv oluben tc- Kalender nergis Cafer eleb K 28/23

7. Klah Klah, dervilerin giydii balktr. eitli ekilleri olan klahn, beyaz keeden ucu sivri olan en ok tannandr. zerine sark sarlarak veya sarlmadan da kullanlabilir. Mevlevlerin giydikleri sikkeye, Mevlev klah ad verilir (Pakaln 1993: II/338; Glpnarl 1977: 210-211). Kemer ve tac ile birlikte tenasp halinde ele alnan klahn kepenekten yapld anlatlr. Hakkata erien rifler, klah ve kemer gibi d grne ait eylerle megul olmazlar: Kimseye tek baum egmeyeyin Kepenekden yiter klh bana Mesh G 8/4

432 ol baa ki tc- devlet indi Neyler kemeri nider klh Nesm G 421/5

8. Destr Mutasavvflarn sardklar eitli renk ve ekillerdeki sara destr ad verilir. Baa giyilen takke ve fes gibi eylerin zerine alttan ste doru sarlr. Destrn ucu kulaa kadar sarktlr; buna da taylesan denirdi (Yahy gh 2002: 34; Pakaln 1993: I/431; Uluda 1996: 144). Her kii, sark sarabilir ama nemli olan ona layk olabilmektir. Zira sark sarmaktan maksat, iyi huylarn varln gstermektir. Yoksa riya iin taklan destrn hibir anlam yoktur (Pakaln 1993: III/371-372). Hakkate erince cbbe ve destr gibi zhirle ilgili eylerin anlamnn olmad edilecektir: Her kiide bir cbbe v destr olur amm Bin bata biri lyk- destr bulnmaz Nesm G 178/6 idrak

Terk evine gelesin hem Nesm olasn Bir gn ola diyesin cbbe v destr nedr Nesm G 102/17

Vahdeti simgeleyen denize gark olan, destr ve klah gamndan kurtulacaktr: Gr yaun Ahmed v unt cn u baun Bahra dene ne gam- destr u ne klh Ahmed G 600/7

433 Sab rzgarnn tesiriyle bata bulunan sarn kimi zaman havaya utuu anlalmaktadr: Nesm irdi yine bize sabdan Ki uryn itdi destr u kabdan Kad Burhaneddin G 1079/1

Hz. Alinin kzl sark sard ifade edilir: San Aldr gonca kim gl dirmeye Girdi gl-zra kzl destr ile ker G 111/2

Taylesan, sarn yukardan braklan, sarlmayan, ucundan sarkan ksmna verilen addr. Sarlan sarn ucu olan taylesan, dervilerin elbiselerini tamamlayan bir aksesuar zellii tar (Yahy gh 2002: 37; Pakaln 1993: III/426; Glpnarl 1977: 328). nsan, gsteri uruna taylesan giyip giymemekle uramak yerine, kendini ve Rabbini tanmaya almaldr: Bu riy-y taylesn hrkadan yoh hslun Ge bu sretden zini tan gr ztun nedr Nesm G 170/5

Taylesan, slama tanklk eder: hid-i slm ise sf bu tc taylesn Ba auk Abdlyuz birdr bizm ikrrumuz Nect G 241/4

9. Kemer Kemer, bele taklan kuak, kay demektir. Genilii sekiz on santim olup ynden/uhadan yaplr. n tarafna para para dikilmi meinin

434 zerine sra halka taklr, teki ucuna engel konulur ve bu engeller halkalara ilitirilir. Daha ziyade Kadir tarkatna mensup olanlar bellerine kemer takmlardr. Bu kemeri, eyhler ile beyat alm derviler, tekbirlerle bellerine kuanrlard. Tarkat cihazlarndan saylan kemer, hizmete bel balamak anlamna gelmekteydi (Yahy gh 2002: 139-151; Pakaln 1993: II/240-241. Glpnarl 1977: 192-193). Mridler bellerine kemer balarlar: Benzer ki mrd old hat- sebz-i nigra Kim hrka geyer mr belinde kemeri var ker G 9/2

Baht ve mutluluk isteyenler tac ve kemeri arzu ederler: Baht u sadet isteyen tc u kemer taleb klar Fursata bir nazar kln t bilesz nazar nedr Nesm G 124/10

10. As As, din bykleri, eyh yahut dervilerin tadklar uzun bastona verilen addr. Hz. Peygamberin de as kulland rivayet edilmitir. Derviler de snnete uymak dncesiyle as tamlardr. zellikle yolculuk srasnda as tamak dervilikte deta bir gelenek haline gelmitir. As, o asrlarda silah ve baz ihtiyalar karlama arac gibi de kullanlmtr (Pakaln 1993: I/91; Uluda 1996: 55). Sufiler, ba ksmlar yuvarlak, renkleri siyah ve yeil olan as tarlar: Kur tcyla assn klur leme arz Sfiler gibi tutup ekl-i mdevver nergis Karamanl Nizm K 5/10

435 Bir eyh mi y sebz aslu kara balu Syler bu zamrmdeki esrr benefe Cafer eleb K 17/61

Siyah rengi ve uzun oluu bakmndan as ile sevgilinin sa ve n ektii hlar arasnda ilgi kurulur: Dil mridine hayl-i zlfn Hem hrka v hem asdur ey dost Ahmed Paa G 19/4

Yirleri seylba virdi dde-i bdrumuz Gklere dikdi asy h- te-brumuz Nect G 241/1

11. Teber Bir sapa geirilmi, keskin yz kavisli, sapnn iki ucuyla keskin yerinin ters tarafnda birer sivri ve sng tarznda elik bulunan, sapndan baka her yeri tek para olarak yaplm olan keskin baltaya teber denir. Balta ve nacak ad da verilir. Teber, gezici derviler tarafndan, yolculuk srasnda, yrtc hayvanlardan ve dmanlardan korunmak iin kullanlmtr. Bir yzl ve iki yzl olmak zere teberin iki eidinden sz edilmitir. Baz teberler zerine yet-i kermeler veya esm-i hsndan biri yazlmtr. Bazlarnn zerine de, Destime aldm teberi/ Kimseden itmem hazeri beyti nak edilmitir. Teber, ayn zamanda Osmanl ordusunda bir sava aleti olarak da kullanlmtr (Pakaln 1993: III/429; Glpnarl 1977: 328; Cebeciolu 1997: 699; Yahy gh 2002: 222; In 1999: 77). Teber, zellikle ok ve kl gibi kesici ve yaralayc aletlerle tenasp iinde deerlendirilmitir. Aadaki ikinci beyitte ise, eriatn mebbehnbihi olarak yer almtr: (Kad Burhaneddin G 728/6; Cafer eleb K 27/25; Mesh Trk 23/3/ 5)

436 Bu renc derd ile dsn asya tr teber Bu jeng-i kahr ile delsn dilini seyf sinn Nect Trk 28/4/5

Dest-i kahr ile salarsan teber-i eri eger Kesile bg- cihndan ecer-i fsk u fcr Mesh K 20/11

12. Kekl Derviler (yahut dilenciler) tarafndan kullanlan hind cevizi veya abanozdan yaplm kap/tas/anaa kekl/kekl ad verilirdi. Maden olanlar da vard. Kekllerin evresi bazan dua ve eitli motiflerle sslenmitir. Bu kaplarn iki ucundan bir zincir balanr ve bu zincirden elle tutulurdu. Derviler seyahatleri esnasnda bunlarla sadaka toplarlard. ine her eit gda maddesi yahut para konurdu. Kekllerin fakr temsil ettiine inanlrd. Baz tarkatlarda ise nefis terbiyesi iin buna izin verildii sylenmitir (Pakaln 1993: II/251; Uluda 1996: 312). Keklle dilencilik yapmaktan sz edilir. kinci beyitte, tevekkl hakkatn idrak eden kiinin kekle ihtiya duymayaca belirtilir: Pdih kapuna dervzeye gelmi durur arh sildr yannda kekle benzer hill Mesh K 3/15

Tevekkl varsa sende ne gerekdr Bu kekl erez-dn u cevlk Ahmed K XLVII/16

437 E. Tarkat Meknlar/Mimar Yaplar

Mimari yaplar, tasavvuf hayatn organize biimde yaand ve halka takdim edildii yerlerdir. ehir, kasaba, ky gibi yerleim yerlerinde veya ilek yollar zerinde kurulmutur. Buralarda belli bir tarkata mensup eyh ve derviler yaarlar, topluca zikir ve merasimler yaplr ve gelip geen yolcular arlanrd (Kara 1990: 60-62; Ocak 2003: 286-287; Kazc 2003: 305-309). Osmanl dnemi tarkat yaplarnn adlandrlmasnda, konu ile

ilgilenenler tarafndan bir terminoloji sorunu yaand belirtilir. Glenhane, Kadirhane, Kalenderhane ve Mevlevhane yapnn belirli bir tarkata ya da zmreye aidiyeti; sitne ve zviye ise yaplarn, bal bulunduklar tarkat iindeki statlerini belirlemektedir. Belirli bir tarkatn/tarkat kolunun merkezi olan asitaneler, genellikle tarkat kurucularnn trbelerini barndrdndan, pr evi, pr makm, huzur- pr sfatn da tarlar. Zviyeler ise asitanelere baml tarkat tesisleridir. Dergah, hankah ve tekye ise ne belirli bir tarkata, ne kurulu amacn yanstan bir fonksiyon emasna, ne de bunlarn dourduu bir mimari tipe karlk gelir. Bu terminoloji karmaas iinde yalnzca tekye,68 dierlerine oranla ok daha yaygn ve kapsayc biimde kullanlm; tam teekkll sitnelerden en mtevazi zviyelere kadar her trl tarkat yapsn ifade edebilmitir (Glpnarl 1963: 13-15; Glpnarl 1977: 28-29; Kara 1990: 154; Tanman 2003: 289).

1. sitne Szlkte kap eii, kap dibi, eik yan gibi anlamlara gelen sitne, Osmanl devrinde bir tarkatn veya tarkat kolunun merkezi olan tam
68

Divanlarda tekye kelimesinin zellikle yardmc fiillerle birlikte dayanma, gvenme anlamnda kullanldn tespit ettik: Sfi-yi sf eger tekye klursa zhdine Ha kim nevmz olam ben vuslat- cnneden (Ahmed-i D G 164/3) Dahitme Ahmed sen zhde tekye Ki tatdan yig olur lutf- Br (Ahmed G 688/10) (Dier rnekler iin Bkz. Kad Burhaneddin G 1054/2, G 1060/4, G 231/5; Ahmed-i D G 301/4; Hamdullah Hamd K 1/12; Nect Kt 15/1; eyh Trc 5/IV/5; Cafer eleb G 220/5; Mesh G.210/4; Cem Sultan G 212/1; Ahmed G 434/9; Nesm G 418/3.)

438 teekkll tekyeler iin kullanlmtr (Tanman 1991: 485-486; pekten 1996a: 53). sitneler, derviler tarafndan eyhin bir iareti ile temizlenir. Bu durum, derviler iin bir iftihr veslesi olup yllarca seve seve yerine getirilir: Yz yl yzm ile sprem sitnesin Ger bir iret eyler ise stn ile eyh G 160/3

2. Zviye Ke, bucak, kk oda gibi anlamlar olan zviye, sitanelere bal daha kk kapsaml tekyelerdir (Pakaln 1993: III/648; Tanman 1991: 485486; Uluda 1996: 583; Ocak 1997: 468). Zviyeden, riyann hkm srd yer olarak sz edilir: Mescid zviyede nki riydur srlen Pes niyz itmege bir ge-i mey-hne gerek Ahmed-i D G 122/5

3. Dergah Eik, kap, kap yeri, kap n, snlacak yer gibi szlk anlamlar olan dergah, tarkat ehlinin barndklar, ibadet ve zikir trenlerini yaptklar yerdir (Cebeciolu 1997: 214). Dergahda bulunan her dervi, mehur mutasavvf brahim Edhem gibi olamaz: Her kii bu harem-i kda mahrem olmaz Her Birhm bu derghda Edhem olmaz Ahmed G 287/1

4. Hankah Tarkat ehlinin toplanp sohbet ettikleri, inzivaya ekildikleri, birlikte zikir ve sema yaptklar zel yerlere hankah ad verilmitir. Hankahlarn idaresi eyhlere aittir (Uluda 1997a: 42-43; Uluda 1996: 223). eitli duygu ve dncelerin sergilendii u beyitlerde, hankahlarn ilevleri anlatlr.

439 Buralarda sem yaplr, zikir ekilir, vird okunur ve eyh tarafndan mridlere tevbe gibi manev eitim verilir: Hnkh iinde itsen stn-efn-sem Kalmaya bir hrka ehlinn girbn drst Karamanl Nizm G 6/7

Zikre varmadugum Meshi bu kim Sz atar pr-i hnkh bana Mesh G 8/5

Hnkh iinde zhid nitekim evrd okur Mekteb-i mey-hnede mahmrluk yazar gnl Mesh G 145/2

Tevbe it dir bana pr-i hnkh Ik ile tevbe nedr seng seb Ahmed G 539/8

Hankahlarn duvar ve kaplarna, Hz. Alinin mehr Zlfikar adl klcnn resimlerinin izildii anlalmaktadr: Hnkh gnlmn fikr-i mjenle husrev Nak olupdur her der dvra ekl-i Zlfikr Vasf G 15/4

Hankahlarda yaayanlarn riyakr davranlar sergiledikleri de sz konusu edilir: Hnkh ire riy ile dirilmek nie bir Varuban mey-hneye Hakka tevekkl eylerem Cafer eleb G 131/4

440

5. Halvethane Halvethane, bir derviin iinde tek bana namaz klabilecei

boyutlarda, halvete girenin dikkatini d dnyaya dair birtakm ayrntlarla datmasna imkan tanmayan, tercihen karanlk bir hcre olarak tarif edilir. Halvet, halvetgah, ilehane gibi adlarla da anlan halvethaneler, tasavvuf ehlinin nefislerini terbiye etmek ve seyr slklarnda mesafe almak amacyla ibadet ve tefekkre daldklar manevi lezzetleri tatmalarna imkan tanyan halvet (ile) dnemleri sresince kullandklar mekanlar olmutur (Tanman 1997: 388-393). Halvethaneler, tasavvufun hakkatndan anlamayan yabanclarn

(bgnelerin) samayacaklar kadar dar ve kk meknlardr: Varlg yohla virp b-h olanlara sal Dah bu halvet-hneye b-gne sgmaz gelmesn Ahmed G 491/2

Halvethane, goncann mebbehnbihi olarak ele alnr. tikafa ekilen tasavvuf ehlinin hali ile gln almadan nceki durumu arasnda benzerlik kurulur: Gl riyzetle cemln srrn kef itmege Gonca halvet-hnesinde eylemidr itikf Cafer eleb G 84/3

6. Savmaa Savmaa, ibadethane anlamndadr. slamn erken dnemlerinde, sufilerin ibadet iin ekildikleri kk yerlere savmaa denmitir. Ayn zamanda Hristiyan rahip ve keilerinin uzlete ekilip ibadet ettikleri yere de ayn ad verilmitir (Uluda 1996: 453; Cebeciolu 1997: 620). Sufi, meyhane ve savmaa lsnde ve sufi eletirisi iinde yer alr. Meyhanelerde yatp

441 kalkan sufinin savmaay unuttuu sylenir: (Kad Burhaneddin G 450/2; eyh G 147/4; Nect G 237/6) Mdm mey-kedelerde yatur durur sf Unutd savmaay ol evinde hrmetsz Nect G 238/3

eksin nihn surhiyi sf-i savmaa Nola geceyse hne iidr ases gelr eyh G 75/5

7. Kutsallk Atfedilen Yaplar

a. Makm Makmlar, vellerin mezarlarnn veya hatralarn tayan sembolik kabirlerinin bulunduu yerlerdir (Glpnarl 1977: 222). Medh edilen kiinin mezarnn, vellerin ebed istirahat ettii ve dualarn kabul olduu bir makm gibi olmas istenir: T har olnca hb-geh-i evliy gibi Kabri du kabl olcak bir makm ola Cafer eleb Trc 31/V/7

b. Trbe Arapa toprak anlamna gelen trbe, bir manev byn etraf evrili, st kapal mezarnn bulunduu mekana verilen isimdir (Pakaln 1993: III/539; Glpnarl 1977: 340; Uluda 1996: 538). Trbeler, orada yatanlarn manev varlndan dolay nra gark olunan yerler olarak tasavvur edilir:

442 licek kabrmze ugrar isen Nra mstarak ola trbetmz Mesh G 100/5

air, Hz. Peygamberin mezarnn sat nrlarn kendi trbesinin topran da aydnlatmas iin Allaha yalvarr: Y Rab inyet eyle ki trbem trbn Nryla ren ide mezr Muhammedn Cem Sultan K 4/129

c. Eik Alak gnllln, tevazunun, mahviyetin ve derviliin sembol kabul edilen eik/sitn, zhirden btna, mecazdan hakkate ve dergahtaki mride geii salayan nemli bir unsur olarak grlr. Bundan dolay eie, tasavvufta kudsiyet verilmitir (Glpnarl 1977: 121-122; Uluda 1996: 178).69 Eikten, vg dolu szlerle bahsedilir. Kainat deerinde olan eie yz sren kii, dnya ve ahirete kymet vermez: Kullugun saltanat berberidr ign kevn ile mekna deger Nect G 73/2

Her kim yz ura bu sitna Klmaya nazar iki cihna Cafer eleb Trc 9/V/1

Eiin, irfan ehlinin ve Sleyman Peygamberin menzili olduu ifade edilir:


69

Amel ve ibadetlere de sitn/eik ad verilmitir (Bkz. Bayburtlugil 1985: 350).

443 Ayagun toprag cn menzilidr ign ehl-i irfan menzilidr eyh G 51/1

ignden gzer kldka ey bd Hazer kl kim Sleymn menzilidr eyh G 51/5

Dervilerin kapdan girmeden nce sitn pme gibi detlerine iaret edilir: Cn virrken yz sr iignde kim derv olan Adniy gitse kapudan evvel per sitn Adn G 24/7

VII. BLM MUTASAVVIFLAR, TASAVVUF TPLER VE ESERLER

A. Mutasavvflar

1. Veysel Karen Asl ad veys olan Veysel Karennin (.H.37/M.657), Yemenin neresinde ve ne zaman doduu bilinmemektedir. Karen, Mekke yaknlarnda Necid kabilesinin ihrama girdii yerin ad olup, Veyselin kabilesi de burada oturduu iin bu isimle anld ifade edilir. veys, Karen kabilesinin fakir bir ailesine mensuptur. Hayatn, ok zor madd artlar iinde srdren mutasavvf, kabilesinin develerini gderek ihtiyalarn temin etmeye almtr. Yemende ihtiyar annesiyle birlikte yaam ve btn abasn onu rahat ettirmek iin harcamtr. Annesinin lmne kadar da Yemeni terk etmemitir. Hz. Muhammed hayatta iken mslman olan Veysel Karen, gyaben dinini kabul ettii peygamberi grmek, onunla konumak iin iddetli bir arzu beslemitir. Fakat, yal annesine bakacak kimsesi olmadndan, Hz. Peygamber ile grememitir. Veysel Karen, Hz. Muhammedin vefatndan sonra gittii Kfede de zhd hayatn devam ettirmitir. 657 ylnda katld Sffn savanda ehit olarak vefat etmitir. Veysel Karennin hi kimsenin yol gstermesi olmadan srf Cenab- Hakkn iradyla velayet derecesine ulat inancndan hareketle, belli bir tarkata veya tasavvuf mesleine mensup olmayan, fakat dorudan doruya Allahn hidayet ve delaletiyle velayet mertebesine ulaan sufilere veys veya veys-mereb denmektedir. veys denildii zaman, Hz. Peygamberin yahut byk peygamberlerden birinin rhaniyetinden nasip alanlar; Veysel Karennin rhaniyeti ile irad olunanlar; ilk drt halifeden birinin rhaniyetinden feyz alanlar; herhangi bir byk eyhin veya kutbun rhaniyetinden irad edilenler; bizzat Hzr Aleyhisselm araclyla velayet

445 mertebesine erienler olmak zere be grup sufiyi iine alan bir zmre anlalmaktadr( Attr I 2002: 57-64; Ocak 2002: 77-85). Veysel Karen, ok arzu ettii Hz. Peygamberi grememitir. Nect Bey, u beytinde terk idemez, kamaz szleriyle bu gerei vurgulamakta, ancak bunun sebebinin vatan sevgisi olduunu ifade etmektedir: Dil Halli iign Kabesini terk idemez Men ider hubb- vatan Veys Karenden kamaz Nect G 231/2

eyh, keml sfatlara sahip bir zt olan Veysel Karennin yolunda olduunu dile getirir: (Karamanl Ayn G 283/8) h veys-i snisin eyh kemlin vasfna Geri degl Pris Trk dilin Selmndur eyh K 9/44

ok arzu ettii, itiyak duyduu halde Hz. Peygamberle gremeyen mutasavvf, ak iin tebih unsuru olarak kullanlr. airin kl kelimesi ile sz oyunlar yapt beyitte, sevgilinin belinin kl gibi ince olduunu, an vcdunun da onun yolunda kl gibi incelmesi gerektiini syler: (Kad Burhaneddin G 1023/3) Kl biliyn tenmi kl klaym Olaym yolna veys-i Karen Kad Burhaneddin G 730/5

Veysel Karen, vefl k iin benzetme unsuru olarak da karmza kar: (Karamanl Ayn G 133/3)

446 Dil sanma seni sencileyin ol sanemn n Kynda vefl nie Veysel Karen var Karamanl Ayn G 165/4

2. brahim Edhem brahim Edhem (.H.161/M.778 [?]), Horasann Belh ehrinde dnyaya gelmitir. Belh hkmdar, ehzadesi yahut zengin ve itibarl bir ailenin ocuu olarak bilinir. Gen yata zhd yoluna girinceye kadar Horasanda yaamtr. Sahip olduu tahtndan ve btn dnya nimetlerinden vazgeip zhd yoluna girmesine sebep olan menkbev baz olaylardan sz edilir. Buna gre brahim Edhem genlik anda avlanrken iki defa, Sen bunun iin mi yaratldn, bunu yapmakla m emrolundun? eklinde gaipten bir ses duymu, ayn sesi nc defa atnn srtndaki eyerin kandan da iitmesi zerine tahtn ve btn maln mlkn terk edip zhd yoluna girmeye karar vermitir. Dier bir olay ise yledir: Belhte hkmdar iken avlamak iin bir ceylan takip eden brahim Edhem, vadiye indiinde eli aya bal bir kiiyi bir kargann beslediini grr. Adamn ekyalar tarafndan bu hale getirildiini, kargann da Allah tarafndan gnderildiini renince tahtndan vazgeer; zerindeki kymetli eyalar, elbiselerini ve atn orada karlat obanlarndan birine verir; sry balar ve obann elbiselerini giyip Belhten ayrlr. Hayatn bundan sonra bir dervi gibi ibadet ve riyzetle geiren, kendi el emei ve aln teriyle geinen brahim Edhem memleketini terkedip Mekkeye gider. Menkbeye gre lde tanmad bir kii ona arkada olup ism-i azam duasn retmi, o da bu duay okuyarak Hzrla bulumutur. Horasandan ayrldktan sonra eitli ehirleri dolap bostan bekilii, rgatlk, deirmencilik gibi iler yaparak elinin emeiyle geinmeye almtr. eitli kara ve deniz seferlerine katld sylenen mutasavvf, Bizansllara kar yaplan bir deniz seferi esnasnda vefat etmitir.

447 Gecelerini genellikle tefekkrle geirip ok az uyuduu, gndzleri ise srekli oru tuttuu rivayet edilen brahim Edhemin hreti daha hayatta iken geni bir evreye yaylmtr. Hzrla arkadalk yaptna inanlmas, yaad dnemde bata Ebu Hanife olmak zere birok kiiyle yakn dostluk kurmas, kendi el emei ve aln teriyle geimini salamas, menkbesinin halk arasnda yaygnlk kazanmasna sebep olmutur (Attr I 2002: 125-145; Onay 1993: 137-138; Levend 1984: 145; Arendonk 1997a: 886-887; ngren, 2000: 293; Albayrak 2000: 295). Divanlarda brahim Edhem, Edhem, bn-i Edhem eklinde dorudan veya telmih yoluyla gemektedir. Belh sultan yahut ehzadesi iken tacn tahtn, btn dnya maln ve gzelliklerini terk ederek, tasavvuf yolunu semesi sebebiyle sz edilir. brahim Edhemin eski ve yrtk bir hrka giydii sylenir: (Ahmed G 287/1; Kad Burhaneddin G 470/3; eyh K 8/19; Nect G 355/3, G 230/6) k k itdi kara zlfnle Kabe cbbesin Jendeler geymidr brhm Edhem sandlar Nect G 74/4

Tac ve kabdan gemek tabirine yer verilmesi ile brahim Edheme telmihte bulunulur. Dnyann gzel saylan her eyinden vazgemeyince onun gibi saf, temiz olunamaz: (Hamdullah Hamd Trc 31/3-2; Avn G 4/7) ol ki tecrd olmaz tc kabdan geemez Halka-i bezm gibi ehl-i safdan geemez Nect G 224/1

3. Cneyd-i Badd lk devir sufiliinin en gl temsilcilerinden olan Cneyd-i Badd (.H.297/M.909), Badatta domu ve orada yaamtr. Doum tarihi belli deildir. Kk yata ilim tahsiline balam, hadis ve fkh renmi, tasavvuf ehlinin sohbetlerinde bulunmutur. er ilimleri iyice rendikten

448 sonra kendini zhd, ibadet ve tasavvufa vermitir. Birok mehur sufi, Cneydin etkili sohbetinde bulunmu, onun mridi ve halifesi olmutur. Mutasavvf Badatta vefat etmitir. Cneyd-i Badd, tasavvuf kavramlarn, usl ve esaslarn tespit ederek tasavvufun ortaya kn salayan byk sufilerden biridir. Hz. Peygamberin snnetine ve er hkmlere sk skya baldr. Duygu ve dncelerini genellikle mecaz, remiz ve iaretlerle anlatmay tercih etmitir (Ate 1993: 119-121). Mutasavvf, ayn devirde yaad kimi zaman grt ve Hak uruna ehd edilen Hallc- Mansr ile tenasp iinde ele alnr: Zlfi erisinde bin Cneydn Bizm iledr bu ii Mansr Kad Burhaneddin G 1069/5

Maktl dilerem an geri Cneyd ise Ki mg salarun ile Mansr olmaya Kad Burhaneddin G 835/8

4. Hallc- Mansr Tasavvufun gelimesine nemli katklarda bulunan nl mutasavvfn tam knyesi Ebul-Mugs el-Hseyin b. Mansr el-Beyzvdir. H.244/M.858 tarihinde rann Beyz ehrinin yaknlarnda bulunan Trda dodu. Vst ve Tster ehirlerinde byd. Gen yanda kendisini tasavvufa verdi ve baland Sehl et-Tster ile Basraya gitti. Daha sonra Badata giderek Cneyd-i Badd, Amr b. Osman el-Mekk gibi Badatn tannm sufilerinin sohbetlerine katld. Bir sre sonra H.282/M.896 ylnda ilk haccn yapmak zere Hicaza gitti. Burada vaktini ibadet ve riyzetle geirdi. Be yl boyunca Horasan blgesinde kalarak, halka vaazlar verdi, onlar iin eserler yazd. Kalplerin derinliklerinin Hallc anlamna gelen Hallc- esrr nvann burada ald. Daha sonra ikinci defa hac yapmak zere Mekkeye; ardndan kfr ve

449 irk beldelerini Allahn dinine davet etmek iin Hindistana gitti. Horasan, Maverannehir, Trkistan, Main, Turfan ve Kemiri dolat. Buralarda vaazlar verdi, Allah sevgisinden sz etti. Gezdii yerlerdeki halk iin eserler yazarak slama girmelerinde etkili oldu. Dncelerinden dolay aleyhinde eitli faaliyetler balad. H.290/M.903te nc defa hacca gitti ve burada iki yl kald. Badata dnd, burada aka Hak yolunda cann feda etmek istediini, kannn dklmesinin halk iin hell olduunu iln etti. Karmatilerin Abbasi Devletini tehdit ettii H.256/M.870 ylnda balayp H.270/M.883e kadar devam eden Zenc isyannn izlerinin henz silinmedii, istikrarszln devam ettii bir dnemde Hallcn szleri ve davranlar halk ve ulema arasnda yeni bir huzursuzluk meydana getirdi. H.301/M.913 tarihinde Sus ehrinde yakalanarak Badata getirildi ve defa siyaset meydannda tehir edildikten sonra hapsedilmesi yeterli grld. Sekiz yl sren hapis hayatnda aleyhindeki faaliyetler btn iddetiyle devam etti. Sonunda idamna hkmedilen Hallc, H. 24 Zilkade 309 /M. 26 Mart 922 tarihinde Badatta nce krbaland, vcdu paralanp, burnu, kollar ve ayaklar kesildikten sonra, daraacnda idam edildi. Ba kesilerek Dicle zerindeki kprye dikildi, gvdesi yaklp klleri nehrin sularna savruldu. Hallcn Kitabt-Tavsn, Dvn ve Ahbrl-Hallc olmak zere eseri gnmze ulamtr. Hallcn aslmasna da sebep gsterilen en mehur sz Enel-Haktr. Onun tevhid ve fen grn aksettiren bu sz, Kitabt-Tavsn adl eserinde tam olarak u ekilde yer almaktadr: Eer Allah tanmyorsanz eserini tanynz, ite o eser benim, ben Hakkm, nk ebediyen Hak ile Hakkm. Bu sz, dier sufilerin athiyeleri gibi eitli ekillerde yorumlanmtr: Enel-Hak/ Ben Hakkm sz, Ben Haktanm yahut Ben bir gereim ve btl deilim demektir. Hallc, sekr halinde syledii bu sz, sahv haline gelince yanl olduunu kabul etmitir. Fen halinde sylediinden aslnda, bu sz syleyen Hallc deil Hak idi. Mutasavvf, bu sz Allahtan hikaye yoluyla sylemi ve Allah, ben Hakkm diyor. demek

450 istemitir (Hcvir 1996: 253; Attr II 2002: 169; Massgnon 1997: 167-170; ztrk 1997b: 17-115; Schimmel 2001: 75; 1996: 171-72; Niyz 1997: 23-26). Asl ad Hseyin olduu halde, iirlerde daha ok Mansr ve Hallc eklinde gemektedir. Mansr adnn getii yerlerde Allahn yardmyla galip gelen anlam da kastedilerek, davasnn zafere ulam olduuna da iaret edilmitir. Allah sevgisi ile ehadete ulaan bir sembol olan Hallcn, incelenen divanlarda adndan en ok sz edilen mutasavvf olduu grlmektedir. zellikle daraacna aslmasyla noktalanan trajik sonu, ak ehdi oluu, srlar ifa edii, enel-Hak sz ve daraac eitli tebih, mecaz ve telmihlerle anlatlmtr. Hallc kelimesinin szlk anlam, yn ve pamuk atan kimse demektir. Mansrun Hallc lakabn al, babasnn hallaclk mesleinden yahut insanlarn gnllerindeki srlar pamuk gibi atp altst etmesinden dolaydr. Bir rivayete gre de, bir hallacn dkkannda sahibinin bir yere gidip gelinceye kadar btn pamuklarn atarak keramet gstermesinden sonra olmutur (Attr II 2002: 172-183; Uluda 1997c: 377). Aadaki beyitlerde air, Hallc kelimesinin szlk anlamn da kastederek tevriyeli kullanmaktadr. Pamuk ve atmak kelimelerinin kullanlmas ile de tenasp yaplmtr. Hakkat ve varlk kavramlar pamua tebih edilmitir. lk beyitte, gnl Mansra, enel-Hak sz ise yne benzetilmitir: (Kad Burhaneddin G 522/11; Cem Sultan G 250/2) Gnl Mansr olup atd hakkat pamugun yek-ser Enel-Hak ynini Hallc olan di ditmesin hergiz Karamanl Ayn G 213/2 Uluda 1997c: 377; Uluda

451 Mest olup kun ile atsa ne tan Varlg pamugun her Hallc Karamanl Ayn G 90/5

Hallc- Mansr, ok yce bir deer olan ak, bir zevk ve haz olarak deil elem ve azap olarak grm; n sevgilisi uruna en ac strab tereddt etmeden gze almas gerektiini dnmt. Bundan dolay, seve seve lme komu ve ak kavramna ilk defa kan kartrmtr. Menkbeye gre Hallc, idam edilirken elleri kesildii zaman yzn ve kollarn kana bulam; sebebi sorulunca da, Ak ile klnacak iki rekat namazn abdesti kanla alnmazsa sahih olmaz. cevabn vermitir. Yine menkbeye gre, onun vcdundan akan kanlar, yere Allah kelimesini yazacak ekilde akmt. Bu sebeplerden dolay Hallca ak ehdi denilmitir (Attr II 2002: 178; Uluda 1991a: 12; Schimmel 2001:75, 141; ztrk 1997b). iirlerde Hallcn ak ehdi oluuna gnderme yaplr. Gerek k, ak iinde ehd olmaldr. Ak uruna ehd olan klarn mkafat her eyden daha deerli olacaktr. nk ehdin kan bahas, dl Allahn zt olacaktr. Ak uruna kendi kann dkt iin artk ondan ayr kalmayacaktr. Beyitlerde kan bahas, kan yutmak deyimlerine yer verilir ve ehd olanlara kefen gerekmediinden sz edilir: Gel ey k ehd ol k iinde Ki Hakdur ol ehdin kan bahs Nesm G 425/6

Akn ehdiyem sanem silme kanum Kan yutup lmem yine kan ile yu beni eyh G 193/6

452 Ten gerekmez t- gam mecrhna Kim ehd-i ka yaramaz kefen Nect G 413/3

Her mutasavvfn iinde bir sr olan enel-Hak ifa edilmez, aklayan da ho karlanmaz. te Hallc, dier mutasavvflar gibi kendine verilen srlar gizleyemeyip ifa ettii iin eriatin hkmyle aslmtr. Srr aklamakla ilgili olarak anlatlan iki rivayet yledir: Hallcn aslmasnn hikmetini renmek isteyen sufilerden biri, o daraacnn altna giderek akamdan sabaha kadar namaz klar. Sabah olunca, hatiften yle bir ses gelir: Onu, esrrmzdan bir srra vkf kldk ama o bunu ifa etti. Padiahlarn srrn f edenin cezas ite budur! Dier rivayette ise ibl, asld gece Hallcn mezarnn bana gider. Sabaha kadar namaz klar. Seher vakti olunca dua eder: lh! Bu, senin mmin, rif ve muvahhid bir kulun idi. Neden bana bu musibeti getirdin? Bu esnada uyku galebe alar. Ryada kyametin koptuunu grr, orada Hakkn u hitabn iitir: Srrmz, bizden baka olanlar arasnda yaydndan bu bely onun bana getirdik! (Attr II 2002: 179). Enel-Hak sznn sr yahut rumuz olduu sylenen beyitlerde, bu srrn doru olduundan hareketle aklanmasndan sz edilir. Nesmnin bu srr srarla aklamak istediini grrz. Kendisini srlar yayc/sr-f olarak niteleyen air, gerek n da kendisi olduunu syler. Ber-dr kelimesiyle sz oyunlar yapan air, dr ile Hallcn daraacnda asldna atfta bulunur. stiare ile sr olduu sylenen enel-Hak ifa edilmelidir. Bu beyitlerde Nesmnin, kendini Hallcn yerine koyarak lmden korkmama yahut lme meydan okuma gibi byk bir cesaret ve cokunluk iinde olduu sezilir: (Nesm G 41/6)

453 Srr- enel-Hak sylerem lemde pinhn gelmiem Hem Hak direm Hak bendedr hem hatm-i insn gelmiem Nesm G 255/1

F eyledm cihna enel-Hak rumzn Dogru haberdr anun in dra dmiem Nesm G 258/8

Bu enel-Hak rumzn her dem Sylerem var nin ki sr-fem Nesm Trc 3/III/3

F eylemiem halka enel-Hakk v Hakdan Bir bencileyin k- ber-dr kimn var Nesm G 107/7

eyhnin aadaki beyitlerinde, istiare ile sz edilen enel-Hak srrnn ifa edilmesi durumunda ldrleceini bilen bir kiinin, korkarak da olsa, bu yolda ban ortaya koyan ve halka syleyen bir rh yaps hissedilir. Nesmnin yukarda verilen cokun ve akc beyitleri ile karlatrldnda, eyhnin beyitlerinin daha durgun, snk ve lirizmden yoksun olduu grlr: u srr kim yitirr ba geri bd bd Ba ortaya komuam halka ikr iderm eyh G 118/4

454 Ski elme sun yine cm- srr kim F olsar anun ile bu sr ki ser gider eyh Trk 2/III/4

Ahmed Paa, Emir Sultan ile ilgili yazd bir iirinde, Hallc- Mansrun enel-Hak srrn f etmesi konusuna deinir. Hallcn, Emir Sultan gibi bilgili bir mridi olmadndan bu srr akladn syler: F eylemezdi srrun enel-Hak rumznun Mansra irse mrid-i dn senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/7

Hallcn daraacnda aslarak ldrlmesi sebebiyle dr, ou kez dr Mansr anlamnda kullanlm yahut bu olay artrlmtr. Aadaki beyitlerde dr- Mansr tamlamas ile sr kavramna birlikte yer verilir. Nesm, Hakkn srlarnn remizlerinin akla kavutuunu dile getirir. Ahmed Paann beytinde, dr sznn drt ve sesinin sekiz kez tekrar dikkat eker. Beyitte sevgilinin salar da daraacna benzetilir: Srr- Hakkn rumz old yn Dr- Mansra geldi ka bz Nesm Trc 3/V/3

Hev drnda dil ber-dr iden bir serv-i gl-ruhdur Ki dr u gr-i zlfi sr hezrn dr- Mansr Ahmed Paa G 326/4

Dr kelimesi ile sz oyunu yaplan u beyitte, ahiret yurdunda yerini selamet isteyenin, enel-Hak diyen Mansr gibi daraacna kmas gerektii sylenir: (Nesm G 208/9, G 106/11)

455 Dra k yan iy enel-Hak syleyen Mansr eger hiret drnda istersen selmet drn Nesm G 443/8

Mansra, sevgilinin zikri ile onun yolunda daraacnda aslmak ho gelir: (Nesm G 62/3) Mecnn Leyli grse beret olur ana Mansra yr zikri ile dr ho gelr Ahmed G 256/3

Enel-Hak davasnda bulunan kii, Hak yolunda Hallc gibi ban daraacnda verebilmelidir. Drn kafiye olarak kullanlmas, ekil anlam birliktelii asndan dikkat ekicidir: zini e-eyh gren serdr olur Enel-Hak dav klan ber-dr olur Er oldur Hak yolna ba oynaya Dekde len yigit murdr olur70 Kad Burhaneddin T 1405

rif olanlar, daraacn ve aslmay unutup Mansr gibi enel-Hak erbetini imelidir: er Mansr olup rif unutm dr u ber-dr Enel-Hak erbetin dutm elinde skinn pr-ks Karamanl Ayn M 56/1/5

Karamanl Ayn, daraacnda baka kimsenin deil, sadece kendisinin aslmasn ister. Zira daraac Mansrunun kendisi olduunu ifade eder.

70

Vezin bozuktur.

456 Boyuna geecek ipin kuvvetinden korkan, enel-Hak szn sylemekten vazgemelidir: Resen tbundan el eksn enel-Hak bilmeyen btl Benm Mansr ol drun di ber-dr olmasun kimse Karamanl Ayn G 421/4

Sevgilinin salarnn Hallcn daraacna asld ipe benzetilerek kullanlna iirlerde sklkla rastlanr. Mansr kelimesiyle tevriye yaplr. Kelimenin hem szlk anlam hem de Hallc- Mansr kastedilir: (Nesm G 209/3, G 381/7, G 414/5, G 49/9, G 286/4; Kad Burhaneddin G 582/2; Nect G 633/4; Adn G 26/4; Mihr Hatun G 25/11; eyh G 128/4, G 55/5, G 166/8) Zlfinn drnda iy cn aslan Mansr idi Kim ki Mansr olmad zlfnde ber-dr olmasun Nesm G 328/9

u beyitte sevgilinin boyu daraacna, salar ise o aadaki ipe tebih edilir. n amac Mansr gibi aslmaktr. Mansr kelimesinin szlk anlam da artrlr: (Kad Burhaneddin G 1230/7, G 891/5, G 115/2, G 333/4, G 518/2, G 1112/3) Mansr olur isem nola bu k yolna ol zlf kad ile bana n dr u resensin Kad Burhaneddin G 788/3

Nesmnin divannda byk bir ak ve coku ile sylenmi, Hallca ball anlatan ok sayda iirle karlalr. Mansr, enel-Hak, dr kelime ve tabirleri tenasp iinde kullanlr. Mansr kelimesinin tevriye ile szlk anlam da kastedilir. air, kendisinin de Enel-Hak dediini deta haykrr. Bu sz syleyenin, karsnda daraacn greceini fakat bunu gze almadan dile getirilen enel-Hakkn bir anlam ifade etmeyeceini belirtir: (Nesm G 98/3, G 100/9, G 22/27, G 272/12, G 415/13, G 43/5, G 71/7, G 324/7)

457 Daim enel-Hak sylerem Hakdan Mansr olmam Kimdr meni ber-dr iden bu ehre men sr olmam Nesm G 249/1

Mansr enel-Hak syledi Hakdur sz Hak syledi Anun cezas gam degl bgneden ger dr imi Nesm G 202/6

Mansr olgr k ile v syle enel-Hak Kim didi enel-Hak kim ana dr bulnmaz Nesm G 178/11

Sorma drn hlni minberde vazn satana Dra kmaz ba enel-Hak ger didi yalan didi Nesm G 401/11

Menkbeye gre Hallc, idam edilmeden nce orada bulunan halk tarafndan talanmaya balar. Yakn dostu olan ibl de eriata uygun hareket etmek iin bir gl atnca Hallc, derin bir h eker. Kendisine u soruyu sorarlar: Sana atlan bunca talardan hi birine niin h etmedin? Atlan bir gle h etmendeki sr nedir? Mutasavvf u cevab verir: Onlar ne yaptklarn bilmiyorlar, onun iin de mazurdurlar. iblnin yapt ise gcme gitti. Zira o biliyor, bunu yapmamalyd! (Attr II 2002: 177). Aadaki beyitte bu olaya telmih yaplr:

458 Kim ki sana ta atarsa gl ana d oluban sevinp glgil ana Nesm Mes 3/21

Nesm, insan zlarndan yanan (G 71/2), gz ve kalarn (G 203/5), bata bulunan her bir sa klnn (G 384/4) ve zerrelerin (G 434/6) Hallc- Mansr gibi enel-Hak dediini syler. Din musiknin temel alglarndan olan ney, def ve engin kardklar enel-Hak seslerinin yeri ve g kaplad ifade edilir. Karamanl Nizmnin, Nesmden byk lde etkilendii anlalmaktadr: Kll yer gk Hak old mutlak Syler def eng ney enel-Hak Nesm Mes 1/7

Enel-Hak agrur eng def ney Yalanc l ilhe illya dmi Nesm G 204/5

Enel-Hak agrur eng def ney Ne hlet l ile illya dmi Karamanl Nizm G 51/6

5. ibl nl sufilerden Ebu Bekr Dlef bin Cahder ibl (.H.334/M.945), Badatta dnyaya gelmi ve orada yetimitir. Cneyd-i Badd ve Hallc- Mansr ile ayn devirde yaam ve onlarla grmtr. lim, zerfet ve hal bakmndan zamann eyhi olmutur. Seksen yedi yanda Badatta vefat etmitir.

459 Geceleri uyumamak iin gzlerine tuz ile srme eken iblnin nefsiyle olan mcahedesinin olaanst derecede olduu rivayet edilir (Kueyr 1999: 132; Hcvir 1996: 259-260; Abdurrahman Cm 2001: 325-328; Massgnon 1997a: 516-517). ibl, yakn dostu Mansr ile ayn beyitte tenasp iinde ele alnr: Gzlern szmi v zmi cnn klarun Asl zlfnde yz bin ibl v Mansr idi Nesm G 403/2

6. eyh-i Sann eyh-i Sann, rivayete gre Abdrrezzak adl Yemenli bir eyhtir. H.126/M.743 ylnda doup H.211/M.826da vefat ettii sylenir. Yemenin merkezi olan San ehri ile am civarnda bir ky olan Sanna nisbetle eyh-i Sann veya eyh-i Sann diye bilinir. Feridddin Attarn Mantkut-Tayrnda ayrntl bir ekilde anlatlan hikayesine gre, drtyz dervii bulunan eyh-i Sann, elli yl Mekkede kalp gece gndz ibadet eder. Bir gece ryasnda Anadoluya gidip puta secde ettiini grr. Bu ryann neye iaret olduunu renmek iin dervileriyle birlikte Anadoluya gider. Burada bir gn bir pencereden bakan bir Hristiyan kzn grp k olur. Bir ay kadar orada a, susuz kalr. Dervileri, ne kadar t verirlerse de onlar dinlemez. Derviler, kendisini terk ederler. eyh ise kzn teklifiyle arap ier; Hristiyan olup znnar kuanr; bir yl domuz obanl yapar. Dervileri, tekrar Kabeye vardklar zaman orada kalan dier bir dervii, eyhi o halde brakp geldikleri iin onlar knar. eyhe yardm etmek iin hepsi birden yola karlar. Krk gn Allaha yalvarrlar. Krk gn sonra o dervi, ryasnda Hz. Muhammedi grp eyhine efaat etmesi iin niyaz eder. Hz. Peygamber, efaat ettiini mjdeler. O anda eyh de znnr atp tevbe etmitir. eyh ile dervileri hep birlikte geri dnmek iin yola koyulurlar. Kza da ryasnda mslman olmas sylendiinden, eyh ile dervilerin arkasna der. Sonunda onlara yetiir ve Mslman olup lr (Feridddin-i Attar I 2001: 97-127; Onay 1993: 398-399; Levend 1984: 146).

460 eyh-i Sannn bandan geen olaylara telmih yaplr. Onun, gerek n sembol olduu ifade edilir. klar, sevgilinin yolunda onun gibi olmaya almaldr. Zira o, ak iin her eyi terk etmitir: Benem senn yolunda eyh-i Sann Dilersen gsdereyim imdi brhn Kad Burhaneddin G 1071/1

Ik iinde dn dilden ge sen imdi iy gnl eyh-i Sann kimi olgl sen dah ters-y k Nesm G 215/3

eyh-i Sannn k olduu Hristiyan kzn gzellik unsurlar, Attar (2001: 99) tarafndan yle anlatlr: Gzellik gnn en ycesine varm bir gneti ama zevli olmayan bir gne! Kim, o dilberin zlfne gnl verirse zlfnn havasyla znnar balanr gider. Yz, o parlak salarn altnda parl parl parlayan bir ate parasna benziyordu. Aadaki beyitlerde, hikayede dikkat eken sevgilinin gzellik

unsurlarndan yanak (yz) ve zlfe yer verilir. eyh-i Sannn yana grnce, Ne gzeldir u put gibi gzeli yana. Oh! Hey! dedii sylenir. ker, Oh! Hey! gibi ifadelerle serbest ve rahat bir syleyie yer verirken, ayn zamanda Attarn szne de telmihte bulunur: Dmde yle didi eyh-i Sann Ne hodur ol sanem ruhsr oh hey ker G 132/4

Aceb zlfn elps ne sretden grindi kim Pern itdi sevds huzr- pr-i Sann Hamdullah Hamd G 177/2

461

7. Abdlkdir-i Geyln Kadiriyye tarkatnn kurucusu olan Abdlkdir-i Geyln, H.470/M.1077 ylnda Hazar denizinin gneybatsndaki Gln eyalet merkezine bal Neyf kynde domutur. Kk yata babasn kaybetmi, annesi ve dedesinin yannda bymtr. Devrinin en nemli ilim ve kltr merkezi olan Badata gitmitir. Orada hadis, fkh ve edebiyat tahsil etmitir. Ksa zamanda usl, fr ve mezhepler konusunda geni bilgi sahibi olmutur. Badat mutasavvflaryla yakn dostluklar kurduu bu yllarda Ebul-Hayr Muhammed b. Mslim ed-Debbs vastasyla tasavvufa intisap etmitir. Hocas Ebu Saidin kendisine tahsis ettii medresede hadis, tefsir, kraat, fkh ve nahiv gibi ilimleri okutmu ve vaaz vermitir. Bir sre sonra btn bunlar brakarak inzivaya ekilmitir. Badatta H.561/M.1165-1166 tarihinde vefat etmitir Abdlkdir-i Geyln, tasavvufu, eriata ve dinin zhir hkmlerine titizlikle bal kalma esasna dayandrr. O, her an Kurn ve snnete uygun hareket etmeyi art koar. Gazzlnin gelitirdii snn tasavvufun, onun tarafndan devam ettirildii sylenebilir. Hitbetinin son derece etkili olduu ve karlat kimseleri hemen tesiri altna ald iin el-Bzl-eheb (avn karmayan ahin) nvan verilmitir (Uluda 1988c: 234-235). Karamanl Ayn, eyh Abdlkdir Geylnye gerek mrid olacak kimselerin nerede olduunu sorar. Beyitte, yukarda anlatld gibi eyhin, avn karmayan ahin anlamna gelen bz- eheb-bl nvanna da yer verilir. air, bu byk mutasavvfn yolundan gidecek, onunla birlikte manev dnyalara uacak mridlerin arzusu iindedir: eyh Abdlkdire gerek mrd Bz- eheb-bl ile perrn kan Karamanl Ayn K 48/5

462 8. Ahmed-i Cm Cmiyye tarkatnn kurucusu, mutasavvf ve air olan Ahmed-i Nmek Cm, H.441/M.1049da Horasann Kemir blgesindeki Nmek kynde domutur. eitli unvan ve adlarla anlmakla birlikte incelenen divanlarda, mehur olduu Cm ehrine istinaden verilen Ahmed-i Cm ve eyh Ahmedi Cm eklinde gemektedir. Genlik yllarn vre ve ayya olarak geiren Ahmed-i Cm, arkadalar ile elendii bir iret meclisi srasnda karlat bir takm harikulade haller sonucunda tevbekar olmutur. Ailesini ve kyn terk ederek Cm ehri civarndaki bir dada inzivaya ekilip, on sekiz yl boyunca bu halde fkh, kelm, hadis, tefsir, edebiyat ve tasavvuf sahalarnda bilgi edinmitir. Krk yanda inzivdan karak, insanlarn arasna karm ve elli yldan fazla bir sre iradla megul olmutur. Vaaz vermek ve nasihat etmek zere Serahs, Bzcn, Herat, Merv, Bharz ve Nbura gitmi, H.10 Muharrem 536/M.15 Austos 1141 tarihinde Cm ehrinde vefat etmitir. Yumuak ve gler yz ile halk ak ve msamahaya davet eden Ahmed-i Cm, mensur eserlerinde zhd ve takvaya nem vermi, iirlerinde daha ok sevgiden bahsetmi ve kane manzumeler kaleme almtr (Uluda 1993d: 99-100). Mutasavvfn adnda bulunan Cm kelimesi tevriye, tenasp, iham- tenasp ve cinas gibi edeb sanatlar erevesinde ele alnr. Karamanl Ayn, kendisinin Ahmed-i Cmn mridi olduunu syler. Ahmed, mutasavvfn genlik yllarnda kadehi elinden drmemesi hadisesine telmihte bulunur: Lebn sahbsla mest old cnum Mrdem eyhm old Ahmed-i Cm Karamanl Ayn G 330/3

Eger sf ola eyh Ahmed-i Cm Elnden koma sen bir lahza cm Ahmed G 654/5

463 9. Feridddin Attar ranl nl bir air ve mutasavvf olan Feridddin Attar H.537-

(.H.618/M.1221),

Horasan

Seluklularnn

son

zamanlarnda

540/M.1142-1145 yllar arasnda Nburda dnyaya gelmitir. Eczaclk ve tp alannda megul olduu iin Attar lakabn alm ve bu lakapla mehur olmutur. Attar, kendisini tasavvufa verdikten sonra Irak, am, Msr, Mekke, Medine, Hindistan ve Trkistana seyahatlerde bulunmu; bu seyahatlerden sonra Nbura dnerek hayatnn sonuna kadar burada inzivada kalmtr. Akc ve sade bir dille kaleme ald eserlerinin hemen hepsini tasavvuf konular aklamak iin yazmtr. Byk bir baar gsterdii gazellerinde tasavvuf zevkini, zellikle vahdet-i vcd telakkisini, lh yolculuk iin gerekli kabul ettii ak ve kl dile getirmitir. Eserlerinden bazlarnn adlar yledir: lhnme, Esrrnme, Mantkut-Tayr, Divan ve Tezkiretl-evliy (ahinolu 1991: 95-98). Attar, Mantkut-Tayr eseri ile birlikte anlr. Sab rzgar ile gl kokusunun adet blbl tmeye tahrik ettii sylenen beyitte, Attarn da kulara ku dilini (Mantkut-Tayr eserini) okuttuu ifade edilir. Mantkut-Tayr, eserin ad ve ku dili anlamlarnda tevriyeli kullanlmtr: (Ahmed Paa K 10/5; Ahmed G 559/9, G 663/8) Syledr blbli by- gl ile bd- sab Mantkut-Tayr okdur kulara san kim Attr Mesh K 8/7

10. Emir Sultan Asl ad emseddin Muhammed olan Emir Sultan, Buharada H.770/136869 tarihinde dodu. ocukluk yllar hakknda yeterli bilgi bulunmayan mutasavvf, hacca gitmek zere Buharadan ayrld. Birka yl Medinede kaldktan sonra Badata, ardndan Anadoluya geti. Karaman, Nide, Ktahya ve negl yoluyla Yldrm Bayezid zamannda Bursaya gitti. Bursada hreti ksa zamanda yaylan Emir Sultan, ulema ve meyh arasnda itibar

464 grmeye balad. II. Murad tarafndan 1422de yaplan stanbul kuatmasna Emir Sultan da katld. Bursada H.833/M.1429 tarihinde vefat etti. Mensup olduu tarikat konusunda eitli bilgiler verilen Emir Sultann, mrn zhd ve takva iinde geirdii rivayet edilir. hreti Bursadan sonra Osmanl hkimiyeti altndaki topraklarda da yayld. Yldrm Bayezid, elebi Mehmed ve II. Muradn Emir Sultana sayg gsterdikleri, sefere giderken onun eliyle kl kuanp duasn aldklar belirtilir. Osmanl ordusunun baz seferlerine bizzat katlan mutasavvfn, mridlerini de gazaya tevik ettii anlatlr (Algl 1995: 146-148). Emir Sultan hakknda, Ahmed Paa divannda Der-medh-i Hazret-i Emir Seyyid Sultan bal altnda terc-i bent nazm ekliyle yazlm medhiye mahiyetinde bir manzume yer almaktadr. Manzumenin tamamnda mutasavvfn sahip olduu manev stnlk ve ycelii ilenir (Tolasa 2001: 82-83). Be bentten meydana gelen iirin aadaki vasta beytinde, Emir Sultann vilyet leminin sultan olduu gibi, Anadolu lkesine Allahn rahmetinin eseri olarak gnderildii sylenir: y lem-i vilyete sultn olan Emir Vey milk-i Rma rahmet-i Rahmn olan Emir Ahmed Paa Trc 6/I/19

Ulu bir derya olarak nitelenen mutasavvfn asl memleketi olan Buharadan, Anadoluya geliine iaret edilir: Ne akd Rma bir ulu dery senn gibi Ne leme getirdi Buhar senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/1

Emir Sultann, Hz. Peygamberin soyundan geldii sylenir:

465 l-i Muhammede salavt ok eyle kim Biri Emir efendidir l-i Muhammedn Ahmed Paa Trc 6/I/18

Sultn- enbiyya bu gn hayr- lsin Ank- evliyya basarsan nola kadem Ahmed Paa Trc 6/II/5

Bu zamana kadar bir ok evliy geldii halde, onun gibi ceddi olan Hz. Peygamberin eriatn hayata tatbik eden kimse olmamtr: ok evliy bu tahta kadem basdlar veli Kim kld er-i ceddini icr senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/5

Hallcn eer Emir Sultan gibi lim bir mridi olsayd, enel-Hak srrn if etmeyecekti: F eylemezdi srrn enel-Hak rumznun Mansra irse mrid-i dn senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/7

Ahmed Paa, bir ok devlet byne kaside yazarak onlar vmesine ramen, Emir Sultan medih konusunda airlik kudretinin ciz kaldn dile getirir: ok ehler gmm dahi bir kimse tabm Medhinde ciz itmedi h senn gibi Ahmed Paa Trc 6/IV/10

eyhten dua, himmet ve manev yardm beklenir: (Ahmed Paa Trc 6/V/5, Trc 6/V/7, Trc 6/V/8, Trc 6/V/10)

466 U kse-i niyz ile geldim kapna kim Deryze-i nevl-i atn eyleyem senn Ahmed Paa Trc 6/V/4

11. Hac Bayram- Vel Anadolu topraklarnda doup byyen bir Trk mutasavvf tarafndan kurulmu ilk tarkat olan Bayramiyyenin pri Hac Bayram- Vel (.H.833/M.1430), 14. yy.n ilk yarsnda Ankarada domutur. Doum tarihi, ailesi ve hayatnn dier safhalar hakknda bilgi yoktur. Ankarada tekye ve zviye ina etmeyerek iftilikle uramtr. nsanlar etkileyen manev ahsiyeti sayesinde evresine ok sayda dervi toplanmtr. Tarkat, Ankara ve evresinde byk bir yaygnlk kazanmtr. Dervileri de vergiden muaf tutulmutur. Orhan Gazi, I. Murad, Yldrm Bayezid, elebi Mehmet ve II. Murad devirlerini idrak eden ve kurduu tarkatla Anadolunun manev yapsnn ekillenmesinde byk katklar olan mutasavvf, doduu ehirde vefat etmitir. Btn tasavvuf neveleri temsil eden ve bir insan- kmil olan Hac Bayram- Vel, melmet nevesini Anadoluya getiren mridi Somuncu Baba gibi tekye ve vakf kurmam, vakf gelirleriyle geinmemitir. Tarkatlarda ok yaygn olan bu iki messeseye rabet etmemesi onun melmet nevesine sahip biri olduunu gsterir. Arapa ve Farsa bilen Hac Bayramn, yksek bir ilim ve irfan meclisi olan sohbetlerinin ok tesirli olduu nakledilir (Azamat 1996: 442-447; Cebeciolu 2002: 38-139). Karamanl Ayn, mridi olduunu syledii eyh Mtkn Hac Bayram Velnin soyundan geldiini ifade eder (Mermer 1997: 16): (Karamanl Ayn Mrb 53/6) Gzelsin Hac Bayramun soyndan Gzellik gzlerne old tlk Karamanl Ayn G 277/5

467 12. eyh Mtk Karamanl Ayn, divannda eyh Mtk adl birine intisap ettiini sylemektedir. Ayn, Hac Bayram Velnin mridlerinden olduu sylenen, ancak hayat hakknda bilgi bulunamayan eyh Mtk hakknda, drt beyit (G 277/1, G 277/5, G 276/1, G 278/1) ile yedi bentlik bir murabba (53. iir) kaleme almtr (Mermer 1997: 15-16). eyhin manevi ycelii ve stnl soyut kelimelerle anlatlr: Kkli anberlern lemde mgn Msasn sa-demsin sendedr nr- tecell Msasn Hac Bayramun cihnda nakdisin meh-rssn Ben mrd oldum sana iy eyh Mtkum benm Karamanl Ayn Mrb 53/6

13. eyh Tcddin Tcddin brahim Karamn (.H.872/M.1467), aslen Manavgatl olup Yah Fakih diye bilinen bir ztn oludur. Eirdirde Pr Halfe Hamdnin yannda zhir ilimleri tahsil etmi, daha sonra Konyaya gelerek Abdllatf Kudsnin zikir halkasna dahil olmutur. Bir mddet Konyada kaldktan sonra Kuds ile birlikte Bursaya gidip, burada seyr slkunu tamamlamtr. Kudsnin 1452de vefat zerine makmna oturmutur. eyhin kabri yannda yaplan bir zviyede vefatna kadar irad faaliyetinde bulunmutur (ngren, 2003: 95-99). Ahmed Paa, eyh Tcddin hakknda medhiye mahiyetinde 15 beyitlik bir kaside yazmtr.71 Kasidede eyh Tcddinin sahip olduu manev deerler ve stn vasflar, vg dolu szlerle anlatlmtr. Genceli Nizmnin (.M.1204) nl mesnevisi Mahzenl-Esrra da iaret edilen kasidenin matla beyti yledir. Emn-i mahzen-i esrr eyh Tcddn
71

Reat ngren (2003: 97, 150), Tarihte Bir Aydn Tarkat Zeynler adl eserinde, Ahmed Paann Zeynlik tarkatna intisap ettiini, nce eyh Tcddine daha sonra da eyh Vefya mrid olduunu sylemektedir.

468 Bahr- ravza-i envr eyh Tcddn Ahmed Paa K 10/1

14. eyh Vef eyh Vef diye mehur olan Muslihuddin Mustafa, Konyada

domutur. Kaynaklarda ad Ebulvef, bnlvef/bn Vef yahut Vefzde gibi deiik ekillerde de anlmakla birlikte, Ahmed Paa divannda Vef ve Vefzde ekillerinde gemektedir. Zhir ilimlerini Konyada yahut genliinde babasyla birlikte gittii Osmanlnn o dnemdeki bakenti Edirnede tahsil ettii belirtilmektedir. Edirnede Debbalar mam diye mehur olan Muslihuddin Halfeye intisap etmek sretiyle tasavvuf yoluna girmitir. Daha sonra Abdllatf Kudsye intisap etmitir. rad iin iczet aldktan sonra ilk olarak o tarihte Karamanoullarnn idaresinde bulunan memleketi Konyada faaliyet gstermitir. Karamanolu brahim Bey, eyh Vef iin Meramda bir cami ve hankah yaptrmtr. eyh Vef daha sonra Konyadan stanbula gitmitir. stanbulda da Ftih Sultan Mehmetin byk yardm ve desteini grmtr. Padiah onun iin, daha sonra adna nisbetle Vef diye anlacak olan semtte bir cm ve ifte hamam yaptrmtr. Mutasavvuf H.896/M.1491 tarihinde vefat etmi ve caminin hazresine defnedilmitir. Kaynaklarda eyh Vefnn zhir ilimlerde mhir, astronomiye vkf, msikyi iyi bilen, vefk yazmakla tannm; Arapa, Farsa ve Trke olmak zere dilde iirler yazan nemli bir mrid-i kmil olduu; halveti sohbete tercih edip ancak belli vakitlerde dar kt; sert grnmesine ramen ok alak gnll ve hosohbet olduu belirtilmektedir (ngren, 2003: 130-154). Ahmed Paann divannda, eyh Vef ile ilgili medhiye mahiyetinde iki tane kaside nazm ekliyle yazlan manzume bulunmaktadr. Birincisi dervilerin redifli, Der-Medh-i eyh Vef Aleyhir-rahme baln tamakta olup 14 beyittir. kincisi ise Der-Medh-i eyh Vef-zde Aleyhir-rahme bal altnda 13 beyitten meydana gelmektedir (Tolasa 2001: 82-83).

469 air, eyh Vefdan himmet bekler. Eer himmet etmezse, dervileri vc gzel szler sylemenin mmkn olmadn belirtir. kinci beyitte dertlere deva, yaralara merhem olarak niteledii eyhin, kendi derdine de deva olmasn talep eder: Himmet-i eyh Vefdan meded irmezse dir Ahmedn haddi degl midhati dervlern Ahmed Paa K 7/12

Devsn derdme zahmuma merhem Buyursan nola derdimn devsn Ahmed Paa K 9/9

B. Tasavvuf Tipler

1. Pr Farsa bir szck olan pr, yal kii, ihtiyar anlamndadr. Bir tarkatn kurucusu olan kiiye de pr denir. Arapadaki eyh kelimesine karlk gelir. Pr, Hak yola slk eden mridlere, tehlikeli ve korkulu yerleri bildiinden dolay, onlara faydalanaca veya zarar grecei eyleri gsterir; himmetiyle, onlar terbiye ve idare eder (Pakaln 1993: II/776; Yazc 1997b: 558-559; Glpnarl 1977: 273; Uluda 1996: 420-421). Prler, hankahlarda yaarlar. Mridlerine tevbe gibi dini ve tasavvuf konularda nasihatte bulunurlar. Bir pr tarafndan t verildii anlalan Mesh, bu sz kendisine sz/laf atmak olarak alglayp, bunu Hakk zikretmemesinin sebebi olarak gsterir: (Nect G 36/4) Tevbe it dir bana pr-i hnkh Ik ile tevbe nedr seng seb Ahmed G 539/8

470 Zikre varmadugum Meshi bu kim Sz atar pr-i hnkh bana Mesh G 8/5

Prler, kendi elleri ile mridlerine iradet hrkasn giydirirler: Ben irdet hrkasn ol pr elinden geymiem Kim anun klar h kimseden r eylemez Ahmed-i D G 185/5

Cezbe halinde olan Abdal derviinin, prin hizmetinde bulunamayaca ifade edilir: Ehl-i k old Nect olmaz akla mut H meczb olan Abdl ide mi hdmet-i pr Nect G 200/8

Kendini tanmayan ve hakkat idrak edemeyen kii, prin sznden de bir ey anlamaz: Kim ki bilmez zini bilmeye prler szini Ol ne bilsn yine bir tayyib murdr nedr Nesm G 102/15

eyh, prin mavi hrka giyerek gece gndz sem etmesi ile gkyz arasnda sanatkarne bir benzerlik kurar: Kebd-hrka bu pr-i sipihre eyle nazar Ki erh urur dn gn b-sem u b-kavvl eyh K 3/24

471 2. eyh Tarkatlarda kendisine uyulan, tlibleri irad etmek ehliyet ve liyakatine sahip olan kmil kiiye eyh ad verilir. eriat, tarkat ve hakkat ilimlerinde yksek dereceye ulaan bir kimse olan eyh, mntesiplerini bir annenin ocuunu terbiye edip yetitirmesi gibi eitir. Onlarn kalplerindeki manev hastalklar tedavi eder. Allah kullarna, kullarn da hem Allaha hem de birbirine sevdirir (Kn 2004: 319; Pakaln 1993: III/346-347; Glpnarl 1977: 317; z 1997: 162-163; Uluda 1996: 496-497). Hamdullah Hamd, eyhn redifli yedi beyitlik bir gazel kaleme almtr. Bu gazelde eyhin sahip olduu manev mertebeler ve meziyetler, soyut tarzda ifade edilir. eyhin cemli Hakkn aynas, hayali ok deerli bir inci gibidir. Szleri, pasl kalpleri eritip inceltir, saf altn gibi pk eder. Hasta gnller ona kavumakla ifa bulur: yne-i Huddur Hakka cemli eyhn Drr-i girn-bahdur cmle hayli eyhn Hamdullah Hamd G 105/1

Kalbn aceb mi hlis zer gibi olur ise nkim eritdi an pk itdi kli eyhn Hamdullah Hamd G 105/6

Hamd fakri frkat dil-haste itmi idi kr olsun u saflar virr visli eyhn Hamdullah Hamd G 105/7

eyh, kiiletirilerek iteki srlar syleyen, yeil asl ve siyah sarkl bir benefe gibi hayal edilir: (Karamanl Ayn K 4/10) Bir eyh mi y sebz aslu kara balu Syler bu zamrmdeki esrr benefe Cafer eleb K 17/61

472

Hankahlarda yaayan eyhlerin, kimi zaman riyakr davranlar sergiledikleri sylenir: (Karamanl Ayn G 481/2; Nect G 92/6) Var hnkh bekle riyyla sen ey eyh Sbit-kademz skin-i mey-hnelerz biz Mihr Hatun G 63/3

eyhler kelerinde oturarak zikir halkasn idare ederler: Halka-i zikr ire dil-dr grp Kesinden eyh ider y sabr Mesh G 46/3

Tarkat eyhlerine, vellere ve dervilere h yahut sultan gibi nvanlar da verilmitir (Uluda 1996: 479, 483). Veysel Karen h nvanyla anlr. Dervi ile sultan ayn anlamda kullanlr: (Nesm G 388/7) h veys-i snisin eyh kemlin vasfna Geri degl Pris Trk dilin Selmndr eyh K 9/44

Sen hce-i dehrem dey fahr itme fakr ol Derv olamazsn yr sultn olamazsn Nesm G 342/2

3. Mrid rad eden, doru yolu gsteren demektir. Mrid srt-

mstakmi/doru yolu gsteren, dalletten/sapklktan Hak yola ileten kii mnsndadr. Mridlere, seccade-nin, post-nin veya genel olarak eyh de denir. lk ikisi eyhlerin oturduklar eylere nisbetle kullanlr; mrid ise grlen vazife itibariyle verilmi bir unvandr. Tarkat pri anlamnda da

473 mrid kullanlr (Pakaln 1993: II/624; Uluda 1996: 388; Cebeciolu 1997: 527). Gerek mrid Hz. Muhammeddir. Dierleri ise onun manev mirasn elde etmeyi baarm kiilerdir. Kurn- Kerm (Nesm G 95/5), eriat (Nesm G 20/2) ve Muhammedin mrid olarak yeterli olduu ifade edilir: Mrid gerek ise yeter sr- Muhammed Kim ara v fere irir eri livs eyh K 6/25

Mrid, gnl kavram iin mebbehnbih olarak tasavvur edilir (Tolasa 2001: 69-70). Hrka ve as ile birlikte tenasp iinde yer alr: (Cafer eleb K 25/17) Dil mridine hayl-i zlfn Hem hrka v hem asdur ey dost Ahmed Paa G 19/4

Bir mridin hakiki aktan nasibi olmal ve akldan noksan olmamaldr: Yohdur nasbi k- hakkden iy gnl ol slikin ki mridi nks-ukl ola Nesm G 391/7

4. Kutub-Gavs Her zamanda Allahn baknn yneldii, dnyada manev tasarruf sahibi ve veller zmresinin bakan olan kiiye kutb/kutub; kutublarn kutbuna ise kutbul-aktb/kutb- aktb ad verilir. Btn kutublar, kutbulaktbn emri altnda hareket ederler. Her zamann sahibi olan kutba kutb- zamn; her biri bir ynde bulunan drt kutba evtd; kendisine snlan ve manev yardm istenilen kutba da gavs denilmitir (Sevim 1997: 65; Keklik 1990: 440-442; Kn 2004: 456; Pakaln 1993: II/330-332; Glpnarl 1977: 213; Ate 2002: 498; Uluda 1996: 201, 326; Ocak 2002: 104).

474 Kutub, gavs, evtd, kutb- aktb ve kutb- zaman gibi tasavvuf tiplere divanlarda rastlanr. Bunlar dnyann manev direkleri gibidir. Sultan II. Byezdin zamannn kutbu olduu ifade edilir: (Cafer eleb K 6/33) Evtd u gavs u kutb u ciht- cihn ben Dil haymesine mh u stn u tnb idem Karamanl Ayn G 324/3

Mekteb-i devlette alm rh- Kudsden sebak Marifet dersinde sz kor kutb- aktb stine Ahmed Paa K 16/24

Zll- lh u kutb- zamn h Byezd Dr-y rzgr u Sleymn- ins cn Mesh K 2/20

5. Vel Vel kelimesi dost, sahip, hkm sahibi, yakn, seven, yr, ermi, ok samimi ve sadk, yardm edici gibi bir ok anlam ifade etmektedir. Allaha manev yaknlk salayan, onun dostluunu ve sevgisini kazanan erenlere vel ad verilir. Vel, Allaha yakn olan, hayatn onun dostluuna tahsis eden ve devaml onunla megul kimsedir. Allahta fani olmu ve onun sevgisiyle kendinden gemitir. Zhir ve er dba saygl olup bunlar titizlikle uygular. Hak tarafndan mahfz yani gnaha dmekten deilse bile dt gnahta srar etmekten korunur, yardm edilir. Kendisinde zuhr eden kerametleri gstermekten ekinir. Vel olduunu bilmesi gerekmez. Vel kelimesinin oulu evliydr (Kueyr 1999: 347-351; Hcvir 1996: 326-335; Necmddin Kbra 1996: 153-55; Ceylan 2000: 285-288; Aff 1999: 249-260; Selvi 1997: 70; Glpnarl 1977: 349; Uluda 1996: 564-65; Cebeciolu 1997: 754. Vel hakknda kapsaml bilgi iin Bkz. Ocak 1997a: 1-26).

475 Nefsini bilen Rabbini bilir. hakkatn yakn derecesinde anlayan, Hak tarafndan mahfz olunan, o makmlara erien kii veldir: Nefsni bilendr ki yakn Rabbini bildi Hakdan bu makmta iren bil ki veldr Nesm G 108/2

Vellerin duasnn Allah katnda makbul olduu inancndan dolay (Necmddin Kbra 1996: 154) air, evliynn elini eteini tutmaktan sz eder: Etegin elini dutdgum evliylarun Gerek ki irieyidi bana dus kan Kad Burhaneddin G 149/5

Bir beldeyi yahut ehri ldkten sonra da manen koruduuna inanlan velnin makmndan (Uluda 1996: 222, 566) bahsedilir: T har olnca hb-geh-i evliy gibi Kabri du kabl olcak bir makm ola Cafer eleb Trc 31/V/7

Yz yirmi drt bin peygamber olduu inacna yer verilen u beyitte, vellerin snrsz, hesaba gelmeyecek sayda olduu sylenir. B-hadd u b-hesb olan ol evliy in Yz bin yigirmi drt bin olan enbiy hak Karamanl Ayn Trk 43/7/6

Vellerin yol gstericisi, ba tac, maksdu ve can Hz. Peygamberdir: Shib-i Mirc sadr- kint Reh-nm-y evliy v asfiy ker K 1/8

476 Mirc- nebiydur bir pye izzetinden Ser-tc- evliydur naleyn-i py- Ahmed Hamdullah Hamd Trc 31/1/4

Y Rab ne resme medh idem an ki fazl ile Mahmd- enbiydur u maksd- evliy Hamdullah Hamd K 3/4

Hem maden-i sahsun u hem menba- kerem Hem hn- asfiysn u hem cn- evliy Ceml K 3/9

Mazhar olduu cezbe sonucu slk etmeden Hakka eren velye meczb ad verilir. Akl batan alan cezbe srasnda meczb kendinden geer, masivay unutur ve Hakka eriir. Bu vaziyette bulunan bir meczb, din ykmllkleri yerine getirecek akl dengeye de tam anlamyla sahip deildir (Glpnarl 1977: 71; Uluda 2003: 285). Meczb olan abdal, pre hizmet edemeyecek durumdadr: Ehl-i k old Nect olmaz akla mut H meczb olan Abdl ide mi hdmet-i pr Nect G 200/8

Allahn dostluunu kazanm, insanlara rehberlik yapabilecek faziletli, fedakr ve cmert vellere erenler denir (Glpnarl 1977: 118; Uluda 1995b: 294-295). Erenler, bu dnyaya nazar etmez, bakmaz ve deer vermezler:

477 Erenler bu dnyya klmaz nazar Bunda akl var gii klmaz karr Bu dny klge durur kovar kasan Bir gii ki kaar andan ol kovar Kad Burhaneddin T 1418

Dnya, erenlerin manev hkmlerini devam ettirdikleri bir alan, bir meydandr: (eyh Trc 5/III/6; Kad Burhaneddin T 1432) Nie ki ggde gne seyrndur Bu cihn erenlern meydndur Yi v yidrgil al u balagl Her zamn bir yigidn devrndur Kad Burhaneddin T 1424

Erenler yolunda allmal, onlarn yolundan giderek hayrl bir halef olunmaldr: Dri erenler yolna t olasn hayrl-halef zge kemle tlib ol ml stine kef geme kef Nect G 268/1

Gzle grnmeyen, saylar ve grevleri farkl veller topluluu demek olan gayb erenleri/ricll-gayb, kendilerinden geip yahut kendilerini kaybedip her yerde Hakk ararlar: Kendlerini yavu klup gayb erenleri lem iinde seni ararlar bucak bucak Mesh G 126/5

478 Tasavvuf terminolojide, ricll-gayb veya gayb erenlerinden 40 velye ad olan krklar (Glpnarl 1977: 200-202; Uluda 1996: 314; Cebeciolu 1997: 450), Hz. Peygamberin akna, zm erbetini imilerdir: Hdim-i fakr old Ahmed ezdi engr erbetin Krklar n itdi an Mustafnn kna Nesm G 388/6

6. rif Szlkte bilen, tanyan, vkf ve aina olan gibi anlamlara gelen rif, tasavvufta Allahn kendi ztn, sfatlarn, isimlerini ve fiillerini mahede ettirdii kimsedir. rifin bilgisine, haline marifet denir. rif hayr ve nimeti ceml, er ve musibeti cell sfatnn tecellsi bildiinden, Allahn lutfunu da kahrn da ho grr. Btl sevmekten kurtulduu iin cmert, kendisini beerin en aas grd iin alak gnll, zihni Hak ile megul olduu iin kinden uzaktr. yilii yayma ve ktl engelleme konusunda daima hogrl davranr. Mjdeler, korkutmaz. Kolaylatrr, gletirmez. lm korkusunu yenmitir. Hi bir karlk beklemeden ibadet eder. Her eyde Hakk grr. Kendi varlndan fani, Hak ile bkdir. Yalnzca onunla meguldr. Allahla arasnda perde yoktur; bundan dolay lh lem ona ayan beyan grnr. Onunla bakar. Onun konuan dili, gren gzdr. Kendisi sustuu halde diliyle Hakkn konutuu kimsedir. Marifette ulaabildii son mertebede hibir ey bilmez veya bildiklerinin eksik ve kusurlu olduunu kavrar (Serrc 1996: 33-36; Uluda 1991: 361-362; Uluda 1996: 53; Ceylan 2000: 341). Hakkn ztnn deniz sembol ile anlatld u beyitte rif, denizde cann gark eden kimse olarak tarif edilir. Bundan dolay Hakkn srrn en iyi bilen kii riftir:

479 Bahr- ztn srrn rif bilr sor rife Kim bu srr ol bilr kim cn gark-bndadur Nesm G 141/9

Ezel srrnn ikar olduu, gne gibi apak bir ekilde ortaya kt bir anda, rifin yerinde duramad ve kendinden geerek cokun bir hal iinde olduu anlatlr: Srr- ezel old kr rif nee eylesin mdr Nesm Mes 1/2

rif, i ie gemi yapraklar ile deta bir mecmuay andran bir glde, Hakkn isim ve sfatlarnn tecelllerini okuyup idrak eden kiidir. Yoksa binlerce cilt kitap okuyan kii rif deildir. rif olanlar, her gln yznde lh sevgilinin gzelliini temaa ederler:72 Anlamayan haylini mecma-i gln rif degldr okusa yz bin kitblar Nect G 105/3

Mest olur murg- emen gl yakalar k eyler rif-i vahdet olanlar bun idrk eyler Nect G 180/1

72

u satrlar da iirlerin anlamna katkda bulunacak niteliktedir: Rabbin her yerde hazrdr. Onun gzelliini grmek isteyen, Vastnin dedii gibi, bir krmz gl eline alsn ve ona baksn, yeter. (Toprak 2004: 110).

480 Subh- devlet irdi gnln gzini uyargr Mekteb-i k old glen dur oturma vargr rif ol her safha-i glde ceml-i yr gr Ba gel kim tarf- glen hbdur mergbdur Nect Mrb 1/3

rife cennetten ziyde sevgilinin ddr ho gelir. Eer sevgilinin cemline kavumak midi olmasayd rif, cennet bahelerini de istemezdi: Glenden ise ka dil-dr ho gelr Cennetden ise rife ddr ho gelr Nect G 166/1

Cinn gl-zrn neylerdi rif Eger mmd-i ddr olmayayd Nect G 582/6

Ebed cennet ve iindeki tm gzellikler rife verilse bile, onun dnya ve ahirette tek istei vardr: Sevgili. Zaten dnyaya geliten maksat da onu tanmak, onun rzsn kazanmak deil midir? rifler, sevgilinin huzurunda, onun katnda kendilerini bulamayp kaybederler: rif gzetmeye iki lemde gayr yr Ger arz ola nam-i ebed hr u ayn ile eyh G 160/4

Hsl dinen dnyda bil tahsl-i yr itmek durur rif katnda belldr lemde budur m-hasal Karamanl Ayn G 316/5

481 rif oldur ki bulmaz yr katnda zini Ik bir bzrdur kanda satlmaz zini Kad Burhaneddin G 99/1

rif bir sarrafa tebih edilir. Elmas ve inci gibi deerli madenlerin kymetini sarraf bilirse, her eyin hakkatn da en iyi ekilde rif bilebilir: Gevherin uta kymetin sarrf olan rif bilr Ol ki mubassr olmad gre gher ne fide Nesm G 360/3

Akn kymetini ve n srlarn, nefsini ve Hakk bilen rifler anlayabilir: rif olanlar bilr k nedr kymetin Chil olan b-haber zyi ebter gerek Ahmed-i D G 191/6

kun esrrun Hakk bilen rif bilr in hln ne bilsn nefsni bilmez garb Nesm G 17/6

rifin gnl Hz. Peygamberin sevgisi ile doludur: Edn habbe iken dery-y hikmet old Ol rifn ki gnli told hev-y Ahmed Hamdullah Hamd M 31/1/5

rifin nazarnda dnyann zerre kadar dahi kymeti yoktur. O, dnyann gam ile megul olmaz:

482 rif katnda dnyenn mikdr yohdur zerrece Mzna ek mikdrn gr kim ne b-mikdr imi Nesm G 202/13

Dny gamn rif isen cna getrme Vrne sever bm glistne getrme Cafer eleb G 203/1

rif olanlar, insanlarda ayp, hata, eksiklik ve kusur gibi ho olmayan bir durumla karlatklarnda, onlar knamayp gizlemeye alrlar. Chiller ise grdkleri olumsuz bir davran karsnda hemen ayplarlar, knarlar: Grrse ayb u halel setr sed ider rif Hased durur nola ger tan ider ise chhl eyh K 3/58

rif terk ve tecerrd ehli olarak tasavvur edilir (avuolu 2001: 64): Mahv olur nak- emel mnende-i nak- mezr Hk-i py-i cnsitna rif isen sde gel Nect G 344/5

Kalbin bir sra saray olarak hayal edildii u beyitte, temiz olmas halinde sultann oraya terif edecei sylenir. rifin kalbi billur gibi temiz olmakla beraber, yine de tozlanabilecei hatrlatlarak, dikkatli olmas konusunda uyar yaplr: Egeri sra sary olsa kalbn ey rif eh ana girmez oturmaz silp sprmeyicek Nect Kt 53/2

483 rifler, sadece kendilerinin bildikleri lh srlar, in olmayanlara zellikle de chillere sylemezler: rif anlar bu namenin remzin in olmayana vermez rz Nesm Trc 1/I/3

Agzun auban syleme her chile kim rif olan kii amaz sanem kimseye rz Karamanl Nizm G 48/3

rifler deta beylik srerler. Bu saltanatn kymetini dnyadaki sultanlar dahi bilmez. Zira rifin bu dnya ile bir b kalmamtr. O, sultanlar sultan olan Hakk tanma erefine mazhar olmutur: (Nesm G 195/2, G 213/3) Derv oluban beglik iden rifi bir gr Ol saltanatun kadrni sultn dah bilmez Ahmed-i D G 109/2

Benliini yok etmi ve Allahla bek bulmu kii riftir (Uluda 1991: 362). rifler kendilerini Hakkn tasarrufuna brakmlardr. Vaktin ocuu/ibnl-vakitt olarak anlrlar. Vakit bu vakit, dem bu demdir derler. Her vakitte yaplmas gerekeni yaparlar. Gemie hayflanmay, gelecekten tasalanmay bir tarafa brakarak an yaarlar. Yarna kalan beladan korkmazlar. Zira, yarn ekilecek gamn bugn yarar yoktur: Nakd-i vakti gzle Hamd rif ol Ass klmaz gussa-i ferd sana Hamdullah Hamd G 10/5

484 Eydnz uk zhid nr ile korkutmasun rif olan irteye kalan beldan korkmaz Nect G 225/2

Bu gn ferddan iy vz meni korkutma epsem dur Ki korkusuzdur ol rif ki imrz old ferds Nesm G 407/10

Krnun hazinesi gibi dnya servetine sahip olmasa da rife himmet yeter: (Ahmed-i D G 122/7) B- cennet olmaz ise ka vuslat yiter Genc-i Krn olmaz ise rife himmet yiter Ahmed-i D G 163/1

Tasavvufta sohbetin byk nemi vardr (Glpnarl 1977: 299). riflerin yaptklar sohbetin, bir annn bin cana edeer olduu sylenir. Bundan dolay, sabahlara kadar devam eden bu sohbetlere katlmal ve geceler ihy edilmelidir. hy kelimesi ile cinas yaplr. hy kelimesinin tevriyeli kullanm ile mam Gazlnin mehur eseri hyu Ulmid-dn de artrlr. hyy okumadan da sohbetlerin manev tesiri ile hidayete eriilebilecei dncesi verilmek istenir: rifn sohbetinn bir demi bin cna degir kun her nefesi vuslat- cnna degir Ahmed-i D G 293/1

rifn sohbetin ihy kl otur subha degin T hidyet bulasn okmadn hydan Ahmed-i D G 244/2

485 Nefsini bilen Rabbini bilir. hakkat rif iin kullanlr. Rabbini bilen rif, kul iken sultan olur: (Nesm Trc 3/VI/5, G 25/18, G 170/2, G 26/14, G 23/4, G 168/10) Nefsni her kimse kim bildi v Hakk tand rif-i Rab old ad abd iken sultn olur Nesm G 95/13

riflerin de enel-Hak dedikleri ifade edilerek Mansrla ayn inanc paylatklar dncesi verilir: (Nesm T 306, G 426/6) er Mansr olup rif unutm dr u ber-dr Enel-Hak erbetin dutm elinde skinn pr-ks Karamanl Ayn M 56/1/5

Men ol Mansram iy rif ki Hakdan bulmam nusret Enel-Hak sylerem nin ki mrm py-dr old Nesm G 415/13

riflerin mekn dergahn simgesi olan meyhanedir. Muhtesipler meyhanelere kilit vursalar dahi rifler iin dnyann her kesi meyhane gibidir. Bu meknlar ok gzel ve ok yce yerlerdir: Muhtesib mey-hneye mhr urd amm bilmedi lemn her gesi riflere mey-hnedr Hamdullah Hamd G 54/4

rifin ky- mugn old yeri fern ana zeh l-makm Nesm G 280/10

486 riflerin giydikleri elbiseler de konu edilir. Onlar ssl psl, ipekli giysiler deil, ab, nemed ve kepenek gibi deersiz olanlar giyerler. Bu elbiseler onlar iin atlas gibidir. Cehalet denizinde boulan chiller, riflerin giydii elbiseleri giymezler: (Karamanl Ayn G 300/4; Mihr Hatun G 79/7) Atlas terk idben rif olan geydi nemed Cehle mstarak olup geymedi ndn kepenek Karamanl Ayn G 300/2

Szn mnsn hemen anlayan ve uzatlmasndan holanmayan insanlar iin kullanlan, rife bir harf yeter. szyle karlalr: rife bir harf besdr h tatvl eyleme Tlin yokdur gzellerden i Mihr szi kes Mihr Hatun G 67/7

rife bir harf besdr didiler ehl-i keml eh rifdr ne hcet kim szi tatvl idem Karamanl Nizm K 7/48

rif anlar szini muhtasar it y Nesm b-girndur sz Nesm G 179/16

Fazla bir ey istemeyen ve azla yetinen kiiler iin sylenen, rife bir gl yeter. sz beyitlere yansr: Var iken yzn gle meyl eylemez dil blbli rife bir gl yeter lzm degl tekrr gl Nect K 15/6

487 Pr olsa lle-ruhlardan cihn badan baa Cafer Anun gayrna bakmazam yiter n rife bir gl Cafer eleb G 118/5

riflerin birbirine yazdklar mektuplarda nokta kullanmamalarnn deta bir kural haline geldii anlalmaktadr: Gam degil b-hl olursa hsnn evrknda hat Resmdr riflere nme yazarlar b-nukt Ahmed Paa G 136/1

Hicri ilk iki asrda, dnyay nemsememeyi gerek dindarlk sayan zhid ile ok ibadet ederek cenneti kazanmaya alan bid en mkemmel din ahsiyet kabul ediliyordu. Tasavvufun gelimesiyle birlikte gittike marifete daha ok nem verilerek zhd ve ibadet, marifete ulamann vastalar kabul edilmeye baland. Bu yzden ilk mutasavvflar, en yksek iman ve ahlak timsli olarak grdkleri rifi, bid ve zhidden stn tutmulardr. Buna gre rif, tekilerin aksine olarak dnya ile birlikte ahiretten de yz evirmitir; yani rif, zhid ve bidin umduu cennete, iindeki lezzetlere ve cehenneme nem vermez. Zhidde korku ve hzn, rifte sevgi ve nee hkimdir. rif sadece Hakka ktr; ryada bile ondan bakasn grmez. Zhid dnyay, rif ise iki cihan terk etmitir (Uluda 1991: 361).73 Divanlarda rif ile zhid mukayese edilerek rifin stn olduu dile getirilmitir. Zhid, su stnde yryerek gsterdii keramet ile, deta etrafa tafra satmaktadr. rifin yannda ise, bu durumun p kadar bile deeri yoktur:

73

rif ile zhid arasndaki fark, u satrlar da ok arpc bir ekilde tasvir etmektedir: rif ile zhid arasnda ne fark vardr? rif Allaha bakar, zhid ise kendi ameline. Zhid: Ben bilgeyim der. Ama rif kendini unutup: Grelim Mevla neyler der. O kendini unutmu, hatta benlii kalmam, Tanrda yok olmutur. rif, Rabbi iin, zhid ise kendisi iin alr. (Hac Bekta Vel 2004: 31).

488 Zhid su zre yridgn satmagl kim ol rif katnda mertebe-i hr u has ola Karamanl Ayn G 24/6

Zhid, klar cehennem atei ile korkutmaya alr. rifin ise yarn endiesi yoktur: Eydnz uk zhid nr ile korkutmasun rif olan irteye kalan beldan korkmaz Nect G 225/2

rif halvette Hak ile beraber iken, sufi daha vecd ile hallerde yol almaktadr: (Ahmed-i D G 244/3) rif vcd halvetini hs ider Haka Sf egeri vecd ile hlt iindedr Ahmed-i D G 301/3

7. Dervi Muhta, yoksul, dilenci anlamndaki dervi bir tarkata ve eyhe balanan kiiye denir (Glpnarl 1977: 89). Tahsin Yazc (1994: 188-189), dervi ile ilgili derli toplu olarak u bilgileri verir: Dervilik bir riyzet ve mcahede faaliyetiyle balar. Sk bir perhize (imsak) girilen bu dnemde yeme, ime, konuma ve uyuma en aza indirilir; ibadet, zikir ve tefekkr arttrlr; nefsin arzularna hkim olmaya, ll ve disiplinli yaamaya, bylece rh bir erginlik ve manev olgunlua ulamaya allr. ile hrkasn giyen dervi istedii gibi hareket edemez, zorluklara dayanmak mecburiyetindedir. Derviin muradna ermesi iin sabrl ve tahammll olmas arttr. Snnliin kabul ettii hakiki dervi yoksuldur. Bir hrka, bir lokma ile yetinir, kendi kendine yeterlidir. Miskinliiyle vnr, ancak yoksulluunu hibir zaman kar salamann bir arac olarak grmez. brahim b. Edhem gibi el emei ve aln teriyle geinir. Gnl zengin, eli

489 aktr. Zengin bile olsa servet gnlnde deil elindedir. Herkese yardm eder, urad hakszlklara tahamml gsterir, btn insanlar sever. Dvene kar elsiz, svene kar dilsizdir. Yaratandan tr yaratlan ho grr. Yetmi iki millete bir gzle bakar, gnahkr insanlardan yz evirmez, edepsizlerden bile edep renmeyi bilir. Sadnin deyimiyle dervi gnl ehlidir, Allah adamdr. inendike daha iyi rn veren topraa benzer. Sevimli ve gler yzldr, souk tabiatl ve ask suratl deildir. Herkesi anlamaya ve derdine deva bulmaya alr. Ermi ve ergin bir insandr. Derviin eli, gnl ve bedeni botur; elinde mal, gnlnde mal edinme arzusu bulunmaz; bedeniyle gnaha girmez. Aslnda dervilik ok zor bir yoldur. Bu zorluk hakkyla bilinseydi kimse dervilie talip olmazd. Yunus Emre, Sen dervi olamazsn diye balayan iirinde bu hususu gzel bir ekilde dile getirmitir. Bu tr fedakr ve idealist derviler, Anadolu ve Rumelinin fethinde ve slamlatrlmasnda nemli hizmetler ifa etmilerdir. Ahmed Paann (7. ve 8. kaside), Cafer elebnin (3. kaside), Kad Burhaneddinin (905. gazel) ve Nesmnin (158. gazel) dervi redifli manzumeler kaleme aldklarn tespit ettik. Bu iirlerde derviler, manev bakmdan sahip olduklar ycelik itibariyle vlrler. Dervilerin manev dereceleri ardan ok ycedir (Ahmed Paa K 7/1). Onlar, gnl aynalarn masiva pasndan temizlemilerdir (Ahmed Paa K 7/11). Grnte madd bir eyleri yoktur ama manen dnyann en zengin insan gibi binlerce mcevhere sahiptirler (Karamanl Ayn G 140/5). lmeden nce lmek hakkatn gerekletirmilerdir (Nesm G 158/6). Hakkat yolunda yrrler. Birlik leminde vahdet arabn iip c ederler (Nesm G 158/1, G 158/5). Hakka kar varlk iddiasndan vazgeip, varln onun varlnda yok etmilerdir (Nesm T 214). Hayret vadisinde yolunu aranlar, dervilerin efkatini beklerler (Cafer eleb K 3/21). Dervilerin sohbeti, kararan kalpleri saf altna eviren kimyaya benzer. Dervilerin deerini kimse bilemez. Onlarn her biri kymet biilemeyen ndir bir incidir:

490 Umarum hlis ola zer gibi bu kalb-i siyh Kmydur bilrm sohbeti dervlern Ahmed Paa K 8/9

B-bah her biri bir gevher-i yek-dne durur Kimse bilmez ki nedr kymeti dervlern Cafer eleb K 3/5

Tac ve tahta ihtiyalar olmayan derviler, gnller dnyasnn sultandrlar. Kimseden bir ey almadan, aln ak balar dik olarak padiahlar gibi yrrler. Sultan olmak isteyen fakir/dervi olmaldr. Dervi olmayan, sultan da olamaz: (Nesm G 287/1, G 291/11, G 94/6, G 342/2) Ahmed-i derv n old ged-y ky- yr lemin sultndur b-ihtiyc- taht u tc Ahmed Paa G 24/7

Derv olan kimesne hod almaz kimesneden Yrr cihnda ba auk pdi gibi Nect G 602/7

y ki sultn olmak istersen fakr ol kim yakn Kim ki sultn old derv olmad sultn degl Nesm G 231/12

Dervilerin dualar, ok gibi hedefini bulur (Karamanl Ayn G 108/2) ve her zaman kabul olur. Bundan dolay onlarn beddualarndan ekinilmelidir:

491 ignde ko beni sana dular ideyin Mstecb olur dus dim dervlern Nect G 292/3

nende Adni-i dil-hastay cevrile ldrme Begm derv olanlarun hazer eyle dusndan Adn G 56/7

Dervilerin himmeti, kimya gibi topra altna evirir; himmetinin czibesi insanlar Hak yoluna eker; himmeti sonsuzluk arsasnda adr kurar: (Cafer eleb K 3/4; Ahmed Paa K 7/12) Himmet itse kara toprag kzl altun ider Kmy old meger himmeti dervlern Cafer eleb K 3/7

Kehrb gibi umaram ki beni Hak yolna Cezb ide czibe-i himmeti dervlern Cafer eleb K 3/18

Hne-i hk-i siyehden geben hayme kurar L-mekn arsasna himmeti dervlern Ahmed Paa K 8/3

Her eyi d grne bakarak deerlendiren zhir ehli, dervilerin ektikleri zahmetleri keder ve elem gibi grrler. Onlar ise, grnte elem gibi grnen durumlardan bile byk bir manev lezzet alrlar: (Cafer eleb K 3/1)

492 Ehl-i zhir gzine geri elem gibi gelr Dil cn lezzetidr zahmeti dervlern Ahmed Paa K 8/8

Derviler hrka (Nesm G 158/4; Nect G 317/1), ab (Cafer eleb K 28/23), kepenek (Karamanl Ayn G 299/3; Cafer eleb G 98/4) ve kemer gibi eyalar giyip kuanrlar: Ger dilersen ki ola h bu devlet ebed Eyle derv olana gh geh ihsn kepenek Karamanl Ayn G 300/6

Bellerne er menklini kldlar kemer Pes tarkatda ki dil-ho itdiler dervler Nesm G 158/3

Dervi, gnl iin mebbehnbih olarak kullanlr. Sevgilinin salarnn hrkaya, ekilen gamn da lokmaya tebih edilmesiyle gnl de dervi olur. Tasavvufta hrs ve bencillii snrlamak iin sylenen Dervie bir lokma, bir hrka yeter. deyimine yer verilen beyitte kanaat tlenir (Glpnarl 1977: 60-61; Tolasa 2001: 324): (Ahmed Paa G 6/7) Dil zlf-i siyhnda gam yemege knidr Derve hemn besdr bir lokma v bir hrka Ahmed Paa Mf 4

Ak-bz (akla oynayan) olarak nitelenen derviin, gz yumup ancaya kadar her tarafn lal olmas ve su zerinde yrmesi kerameti de sz konusu edilir: (Cem Sultan G 170/2)

493 Derv-i k-bza kermet degl mi kim Bir gz yumup anca olur her kenr lal Ahmed Paa K 12/15

Ekm cihn tutd ben b zre yrrem Derv-i k-bza kermet hemn ola Ahmed Paa G 6/3

Derviler, bir ekmee dahi muhtatrlar (Mihr Hatun G 66/5). Cerre/dilenmeye karlar (Nect G 643/6). ldkleri zaman kefen dahi bulunmaz (Nect G 170/1). Allah rzs iin ihtiyalarna are bulunulmasn talep ederler (Nesm G 32/1). Ltuf ve ihsan isterler: (Mihr Hatun G 25/3; Karamanl Ayn G 378/7) Durmayup cevr itdign sen lutf u ihsndur bana Kesme ben dervden sen lutf idp ihsnun Nect G 570/4

airler, kimi zaman kendilerini de dervi olarak kabul ederler: (Nesm G 32/1; Nect G 570/4, G 322/7) Rahm kl dervne ey pdih- hsn kim Py- taht- saltanat dest-i du stindedr Nect G 121/6

ker dervne nezr eyle h vaslun Kim degl midr ninde h odndan alem ker G 79/5

Dervilerin evlerinde misafir eksik olmaz. Fakat evde ok fazla yemek bulunmadndan, misafirlerin kanaate almalar gerekir:

494 Her gece eksik degl dilde bel v derd gam Sanma kim bu hne-i derv mihmnsuz geer Ahmed Paa G 53/3

Kl kanat bir ciger birynn mazr tut Bir iki gn hne-i derve mihmnsn begm Cem Sultan G 219/2

Belli bir yerde uzun sre kalmayan derviler, eitli yerlerde yaamlarn srdrrler (Kad Burhaneddin T 1392). Akam olduu zaman da rahat bulduklar yerde yatarlar: (Karamanl Ayn G 235/3) Saun irdgi yirdr cy- Ayn Yatur her yirde derv olsa ahm Karamanl Ayn G 328/7

Derviler, sitnn eiine yz srp perler: (Karamanl Ayn G 93/6; eyh Trc 3/II/7; Nect G 450/4) Yz urup sitnun pdi hrd Otaun ire dervne girdi Nect G 569/3

Cn virrken yz sr eiginde kim derv olan Adniy gitse kapudan evvel per sitn Adn G 24/7

8. Tlib steyen, talep eden anlamna gelen tlib, tasavvuf tip olarak masivadan el ekip Hakk isteyen demektir. Tarkata girmek isteyene de tlib ad verilir.

495 Tasavvuf yolunun ilk derecesidir. Daha sonra srasyla mrid, slik ve vsl gelir (zgr 1995: 271; Pakaln 1993: III/391; z 1997: 175). Hakk isteyen tlibin ehvetine dkn olmamas, nefs arzularna uymamas ve yalan sylememesi gibi zelliklerinden bahs edilir. lh sevgiliye zahmet ekmeden, kolay bir ekilde eriilemeyecei sylenerek, ilk basamakta tlibe deta uyar yaplr: (Karamanl Ayn K 58/41) ehvet-perest kzib olmaz mrd tlib Anmaz murdn ol kim yrn rzsn ister eyh G 17/6

Gel iy Hak isteyen tlib mukaddes vdiyi tayy it Ki zahmetsz ele gelmez ne kim istersen iy dn Nesm G 9/4

9. Mrid Mrid szlkte irade eden, dileyen, isteyen anlamndadr. Bir eyhe balanp tarkate giren kiiye mrid denir. Mrid, iradesi olmayan, iradesinden soyutlanan, Hakkn iradesi karsnda kendi iradesini hie sayan kimsedir. O, Hakkn muradndan bakasn irade edemez. Mrid, tasavvuftaki drt derecenin ikincisidir. Drt derecenin birincisi tlib, ncs slik ve drdncs vsldr (Sevim 1997: 64; Pakaln 1993: II/622-623; Glpnarl 1977: 241). Mrid, murad ve terk-i iradet kelime ve tamlamalar ile tensp iinde ele alnr. Mrid olan iradesini terk etmelidir: (Ahmed G 27/3, G 121/2, G 129/7, G 94/7, G 288/6, G 86/3) Murdun buysa ki olam ber dny v ukbden Mrdem ben mrd ii nedr terk-i irdetdr Ahmed G 240/5

496 Mridde bulunmas lazm gelen sfatlarn banda sdk/doruluk gelir (Pakaln 1993: II/623): y pr-i slik sdk ile nki mrd olduk sana Ikun slkn gel bize ol mrid ird eylegil Karamanl Ayn G 308/2

Mrid, iradesini yok ettii eyhi ile birlikte zikredilir. Karamanl Ayn, eyh Mtka mrid olduunu syler: (Karamanl Ayn M 53/1/7, G 330/3; Ahmed Paa K 10/12) Mrdem eyhm old eyh Mtk Gzellerden gz old ana ilhk Karamanl Ayn G 277/1

Gnl aynas dnya zevklerinden paslanan bir mride, irad fayda vermez: Merebi ynesi olsa mkedder zevkden Avniy itmez mrde fide irdlar Avn G 21/7

Can iin mebbehnbih olarak tasavvur edilen u beyitte, mridin byk kk, gizli ak btn hata ve gnahlarndan tevbe etmesi gerektii dile getirilir (Pakaln 1993: II/623; Tolasa 2001: 69-70): Mrd-i cn hatn grdi gedi dnydan Zih sadet anun kitdi Hzrdan tevbe Ahmed Paa G 286/3

Pr olan aka mrid olmaktan bahs alr. Aka mrid olmayan, kefte bulunamaz, keramet gsteremez ve menzillere eriemez: (Hamdullah Hamd G 63/4; Kad Burhaneddin G 756/3)

497 Zhd salh u tevbenn erknun ehl-i zerka sor Ika mrd oldk biz u k- ebeddr prmz Nesm G 193/2

Cn virdgm irdet ile kdur murd Pr-i tarkat oldur ola ka ol mrd Ahmed-i D G 58/2

Kef kermt ile menzilet-i evliy Bulmaysar her kim ka mrd olmad Nesm G 417/7

10. Slik Slik, slk eden, bir yola girip o yolda giden, yolcu ve bir tarkata girmi bulunan anlamndadr. Tasavvuf tip olarak makmlarda ilmiyle deil, haliyle ilerleyen kimse demektir. Hal ile hareket eden slik bu halde iken, aynel-yakn bilgiye sahip olur. Bu bilgi, onun saptmasna sebep olacak herhangi bir pheye kaplmasn engeller. Tasavvuf yolunda tlib, mrid, slik, vsl olarak sralanan drt derecenin ncs olarak gsterilir (Sevim 1997: 64; Pakaln 1993: III/103-104; z 1997: 176). Slik, k ve onun can iin mebbehnbih olur. Daha ok seyr slkta karlalan glkler, tereddtler, kazanlan manev mertebeler sebebiyle sz konusu edilir. n slike benzetildii beyitlerde ounlukla sevgilinin dudak unsuru da bulunur. Bylece dudak, n yahut slikin ulamak istedii fen ve bek halinin de sembol olarak kullanlm olur (Tolasa 2001: 69-70): (Ahmed Paa G 259/4; Ahmed G 20/1; Karamanl Ayn G 490/4) Cn- k ddi lalin fikrine Buld slik srr- gayba ttl Ahmed Paa G 138/6

498

km olduu manev yolculukta slik, ok deiik durumlarla karlar. Kimi zaman yok olu olan mahv, kimi zaman da yok olula gerek varln bulunuu olan isbat hali meydana gelir (Tolasa 2001: 324, 242): Levh-i hsnnde hatn geh mahv geh isbt olur Benzer ol dil slikinn sret-i amlidr Ahmed Paa G 49/4

Tarkat yolcusu olan slikin ilk menzili ibrettir: Her ki ol slik-i tarkatdr Menzil-i evvel ana ibretdr Hamdullah Hamd G 66/1

Slik, Hakka vuslat iin ak yolunda sdk ile yrmelidir: (Karamanl Ayn G 308/2) Nin gitmezsin iy slik tark-i ka sen togr Slk- menzil-i Hakda olur m hrh egri Karamanl Ayn G 456/4

Sdk ile her kimse kim tutmad kun yolun Slik rif degl eyh u red olmad Nesm G 417/3

Slike, ikiliin perde olduu ve hicb olan benliin aradan kaldrlmas gerektii sylenir: (Nesm G 206/7) Dil-bern yolnda iy slik ikilik perdedr Menlign ref olmaynca aradan gitmez hicb Nesm G 13/10

499 11. nsan- Kmil Tasavvuf tarihinin nemli konularndan biri olan ve literatre Muhyiddin Arb tarafndan yerletirilen insan- kmil anlaynn, varlk ve bilgi problemleriyle ilgisi yannda din ve ahlaki boyutlar da bulunmaktadr. nsan- kmil, tasavvufta ksaca Allahn zt, sfat, isim ve fiilleriyle en mkemmel ekilde kendisinde tecell ettii insan; lemin yaratlnn ve varln srdrmesinin sebebi, varl meydana getiren ve onu koruyan ilke; Hz. Muhammedin nru, hakkat- Muhammediyye ve gavs, kutup, hakiki mrid anlamlarnda kullanlr (Nesef 1990: 13-18; El-Cil 2002: 12-29; Aydn 2000: 330-331; Uluda 1996: 269-270). Tasavvuf anlayta insan- kmil, lemin rhu, lem de insan- kmilin sreti olarak telakki edilmitir (Uluda 1996: 270). Aadaki beyitte lemin cisminin sadef, insan- kmilin ise inci tanesi olarak hayal edilmesi, bu anlayn iire yansmas olarak kabul edilebilir: Merhab insn- kmil cnumun cnnesi lemn cismi sadefdr sen misin dr-dnesi Nesm G 424/1

nsan- kmilin, tasavvufta Allahn gz (aynullh) olarak tasavvur edilmesi ve her eyi gren fakat kendini grmeyen insann gzbebeine benzetilmesi (Uluda 1996: 270), gz ile insan- kmil arasnda kurulan ilginin sebebi olduu sylenebilir: Ya og olsun aceb insn- kmildr gzm Kim ezelden manzar- dil-ber ana manzr idi Hamdullah Hamd G 178/2

12. in-Bgne Bildik, tandk, tan demek olan in ile yabanc, el, in olmayan anlamndaki bgne, tasavvufta birbirine tezat olarak deerlendirilir. in, lh sr ve hikmetlere vkf; hakkat arabn iip rh zevke eren; hal ehlini

500 tanyan; tana bavurmakszn gnl halinden ve Hakkn vahdetinden haberdar olan kiiye denir. innn ztt olan bgne ise tasavvuf yolunu bilmeyen kimse demektir (Glpnarl 1977: 33; Uluda 1996: 59, 100; Cebeciolu 1997: 120, 155). Hakk tanyan ve lh srlara vkf olan kii indr, deilse bgnedir: (Nesm G 147/7, G 232/9) Sen ki cnn srrnn h olmamsn mahremi Davi klma kinyam b-gmn bgnesin Nesm G 348/2

Tasavvufa ait srlar, bgneye deil, in olanlara sylenebilir: (Nesm Bilinmeyen T 23) rif anlar bu namenin remzin in olmayana virmez rz Nesm Trc 1/I/3

Bir insann in veya bgne olmas, ezel meclisinde takdir edilmitir. in bgne, bgne de in olamaz: Ksmet-i bezm-i ezeldr ey Nect bilmi ol in bgne v bgne olmaz in Nect G 17/7

13. Tasavvuf Ehli Safy, safl, neeyi vahdetin sembol yzde bulan tasavvuf ehli, zhirle ilgili seccade ve ibrii bir tarafa brakmtr. Tasavvuf ehli bulal saflarn yznde Kimi seccdesin satar gir kor kimi ibrki Kad Burhaneddin G 66/3

501 14. Zhid yahut Sufi Sufi kelimesinin sof, sofos, sf, saf, safvet, suffa gibi kklerden trediine dair deiik dnceler ileri srlmtr. Sufi, kalbi Allah iin safvet bulmu, saf ile sofu giyen, sevgiye cefa tad tattrmayan, dnyaya aldr etmeyen ve Hz. Muhammedin yolunu tutan, bulanklktan kurtularak durulan, dnce ile dalan, beerden kesilerek Allaha balanan ve altn ile ta bir sayan kiidir. Sufi ile ayn anlama gelen zhid de zhd ve salh ile muttasf sufi olarak tarif edilmitir (Vicdni 1995: 257; Pakaln 1993: III/245, 646; Ayn 2000: 201; entrk 1996: 29-30). Sufi yahut zhid74, dinin zne inemeyip zhirde kalm, hakkate vsl olamam, Hakka eriememi ve klar devaml eletiren tip olarak grlp olabildiince yerilir. Zhid genel anlamyla n negatifi olarak dnlr. n, kendini yceltmek iin, ondan yararland da sylenebilir. Zhid, bir bakma n/airin kendi yaratt bir tip olarak karmza kar.

a. Sfatlar Zhidin sz ve davranlarnn faydadan uzak, hakkat idrakten yoksun ve ibadetlerinin de verimsiz olduuna iaret etmek zere huk/kuruluk sfat verilmitir (entrk 1996: 58). Huk, ya ile iham- tezat oluturacak ekilde kullanlr: (eyh G 38/3, G 9/3; Ahmed Paa G 161/6; Cem Sultan G 252/3; Ahmed-i D G 235/5, G 207/7; Karamanl Ayn G 442/3, G 203/4; Nesm G 347/15) Sk arb- khne getr ay tze kl Ko huk zhidi ki kuruya ola kadd Ahmed-i D G 58/3

74

Divan iirinde zhid/sufi tipinin genel grnmn veren nemli bir alma olarak Atilla entrkn eseri (1996) kayda deer.

502 Zhid-i huk kabl eyleyben zrmizi El virrse bir ayag ile mkft idelm Avn G 52/3

Gzm bir lahza dilemez ki gre zhidn yzin Nicesi meyl ide huke olan peyveste deryy Ahmed G 669/6

Amel ve ibadetlerinde riyakr tavrlar gsteren sufiler, belleri iki bklm olana kadar bu davranlardan vaz gemezler: Halbuki gsteri iin yaplan amellerin bir yarar olmad gibi imana da zarar verir. (Nect G 619/6, G 494/3; Cem Sultan G 300/4) y riyl ameli assl bilen sf Gider ol fikri ki mna ziyndur bilrem eyh G 119/6

Beli mihrb- ibdetde iki bkldi Zhidi gr ki dahi bb- riydan geemez Nect G 224/5

Riyakr ve kemle ermeyen zhid kt bir ne sahiptir: Zhid-i zerrk olanlar ham olur kbet sls olan bed-nm olur Nesm Mes 3/20

Gsteri iin yaplan amel ve davranlar, zerre kadar fayda vermedii gibi sahiplerini de cehenneme girmekten kurtaramaz:

503 Zerk u riy v sfilik zerrece ass eylemez ol kiiye ki rabeti ol mey-i b-humaredr Nesm G 132/9

Zhid ehl-i riy dzahidr didigme Eger inanmaz isen uta varasn gresin Nect G 400/3

Riya ve gsteri deta zhidin mezhebi haline gelmitir: Zhide mezheb sorarsan zerk u tezvr riy ka mereb sorarsan hsn-i hbn- Tarz Ahmed Paa G 124/4

Rinde arkada olamayan sufiye, ikiyzllk ve riya utan olarak yeter: Sf egeri rinde harf olmaz vel Ana yiter u zerk u riynun hacleti Ahmed-i D G 236/3

Zhidlerin elbiseleriyle riyakr davranlar sergilemeleri hrka-i sls terkibiyle de ifade edilir. air, gnah ok olmakla birlikte byle bir kyafete sahip olmad iin Hakka kreder: (Nesm G 59/6) Cafern ayb egeri zhid okdur velk Hakka yz bin krler kim hrka-i sls yok Cafer eleb G 85/7

Yapt ibadet ve zikirlerle kendine gvenen, temiz bir nazara sahip olmayan, sadece kendisinin Hakk bildiini iddia eden zhid iin kendini beenen, bencil gibi anlamlara gelen hod-bn sfat kullanlr: (Ahmed-i D G 254/6; eyh G 182/6; Avn G 33/4)

504 Gresin zhid-i hod-bn ruh ile grdigmi Nazarun sen dah ol yine-i pke irr Karamanl Ayn G 170/3

Biz Hudy bilben buldgumuza rek idp Zhid-i hod-bn virr ldrmege fetvmuz Nesm G 450/6

Dinin

zhirinde

kalp

zne

nfz

edemeyen

zhid,

ham

(olgunlamam, pimemi) olarak tavsif edilir. Puhte-ham tezat dikkat eker: (Nesm G 262/6; Karamanl Ayn G 330/6) Puhteler meyden beni men itmee gr zhidi stim itmek olurd szini hm olmasa Nect G 461/4

Her zhid-i hma eha gsterme yzni Bt bencileyin rind ile evba gerekdr Kad Burhaneddin G 564/5

i ile d bir olmayan ve iki yzl tavrlar sergileyen zhid mnafk olarak nitelenir: Zhid fskam u rind-i nazar-bz vel Bu kadar var ki senn gibi mnfk deglem Karamanl Nizm G 78/3

Sevgilinin gne gibi k saan yzne bakmayan, hakkat anlamayan zhid am olarak vasflandrlr: (Karamanl Nizm G 54/16; Cafer eleb G 29/6)

505 Zhid ol turre v ruhsr Nizm ne bilr Giceden gndzi am kaan idrk eyler Karamanl Nizm G 22/7

Zhidn yzine bakmadugn iidicek Pertev-i emsi nider dde-i am didiler Karamanl Nizm G 16/2

Snnet olduu ve gr glendirdii yolundaki inantan dolay gze ekilen srme (entrk 1996: 60), am olan sufinin gzne faydas olmaz: Sflere ne fide var hk-i rehnden Bn olmaz srme ile dde-i am Mesh G 2/6

Brid-nefes/souk nefesli olarak nitelen zhid, ate/cehennemle korkutma manzaras tezat oluturur: Nr ile korkutma bizi ey zhid-i brid-nefes Kim biz oda ok yanmuz ol lal-i te-reng iin Ahmed Paa G 224/6

lh tecelllere mazhar olmak iin, gnln temiz olmas gerektii halde, bunu gerekletiremeyen, manevi kirleri kalbinde barndran sufi, kara gnll olarak vasflandrlr: (Hamdullah Hamd G 120/2, G 180/1, G 66/7; Ahmed-i D G 273/3) Yzi ag olsun anun kim berdr Kara gnlli sf sohbetinden Hamdullah Hamd G 131/2

506 Zhid, gnah ileyenlere kar yzn evirip onlarla ilgilenmez. Bu durumdan dolay, gnahlar afv edenin Allah olduu halde zhide ne olduu sorusu yneltilir: Zhid evrme yzni ben mcrimi grp Afv eyleyen cem-i gnh Hud durur ker G 48/2

Afv eylerem cemi gnh didi Kerm Zhid sana ne og ise crm gnhumuz ker G 59/5

Dinin znden habersiz, tavizsiz ve acmasz oluuyla kat/saht bir kiilie sahip olan sufi, ak meydannda Mansr olamaz. Beyitte saht-nerm tezat vardr: Ik meydnna Mansr olmaz zhid-i saht ekemez her nice nerm ise kemn Hallc Nect G 41/3

Sevgilinin gzelliini gremeyen zhid, eri bakl olarak nitelenir. Zaten sevgili de eri bakl zhidden cemlini gizlemektedir: (Ahmed Paa G 330/5) Nigr egri bakan gzden cemln gizler iy zhid Sen ol ddr grmezsin n idersn nigh egri Ahmed Paa G 332/2

Tarkatlarda seyr slk zere bulunan slikin ibadet ve riyzetler sonucunda eritii mertebeler, grd ryalarla anlalmaya allr. Bu bakmdan tasavvuf ehli, her ryay dikkatle eyhine anlatmay ve onun verecei yorumlara uymay deta grev kabul eder (entrk 1996: 45).

507 Nect, kendisine grd ryay anlatarak nasihat ve irad eden zhidin halini, gz balayclk olarak yorumlar: (Nect G 160/7) Sfi sen ry ile baglaymazsn gzmz Biz Nect merebinde dim uyanuklaruz Nect G 214/7

Dnya her an deitii ve bir karar zerinde durmad halde zhid sahip olduu gururu brakmaz: (Nect G 113/5) Ko gurr zhid dny degldr ber-karr Ne sen mn ile kalursn ne oglan ile ben Nect G 402/6

iirlerde zhid iin olumlu bir sfat saylabilecek hyr/akll vasf verilir. Burada da aslnda yine ince bir eletiri sezilir. Zira, beyitte deta n dilinden Ben istersem meyhaneye giderim, iki ierim, sarho olurum; istemezsem bunlar yapmam. Akl banda olan zhide ne oluyor? Ben ona bir ktlk m yaptm? (Deli misin be adam! Git bamdan!) anlamna gelecek szler dklr: (Hamdullah Hamd G 54/5) Ge-i mey-hnede geh mest oluram geh humr Bylelikden zhid-i h-yra nitdm neyledm Nect G 377/4

b. Amelleri Zhidin amelleri hakknda eitli tasavvurlara rastlanr. Zhid, kendine zhdden bir bina yapmtr. Fakat sevgilinin kalar, bu binay yktracak kadar gzel bir grnme sahiptir:

508 Kalarunun tkna ey zhid-i perhz-gr Bakma sakn kim bin-y zhd vrn olmasun Ahmed Paa G 251/6

Sofunun zhd, sevgilinin gzelliini grmeye mni bir perde gibidir: Sfi-i b-din ki zhdi gzlerine perdedr Grmeye cnn yzin kim nrdan perverdedr eyh G 36/1

Sevgilinin gzelliini grnce zhd unutan sufi, hatrlamak iin namaz klmaya balar. Beyitte, unutulan bir eyin namazda akla gelecei eklindeki halk inanna da iarette bulunulur: Seni grp unutd zhdi sf Yine anmag in klur namz Nect G 634/5

Namaz ile nem az arasnda cinasa yer verilen u beyitte, zhidin zhd satmakla megul olduu sylenir: Zhid egeri zhd satar ok klur namz hum inyetinde nedr eksigm nem az Ahmed-i D G 89/1

Bo bir beklenti, dnce ve hayal iinde olan zhid, zhdne gvenir: (Ahmed-i D G 163/7, G 164/3, G 301/1) Her zhidi ki tekye klur zhd tata Bhde yirde fikr haylt iindedr Ahmed-i D G 301/4

509 Zamanla zhdne piman olan sofu kendini deta eve hapseder. Kendi kesinde tek bana oturup kimseyle grmez. Ban dizinden kaldrmamas, baz minyatrlerde grlen bir oturma eklidir: Pemndur meger zhdine sf Ki kaldurmaz ban bucakda dizden Mesh G 172/4

Biz blbl gl gibi eh ba varalum Sf ko otursun bucagnda tek tenh Mesh K 16/8

Su zerinde yryerek keramet gsteren zhid, bunu gurur ve iftihar vesilesi sayar: (Karamanl Ayn G 66/3; Karamanl Nizm K 2/24; Ahmed Paa K 16/10) Zhid su zre yridgn satmagl kim ol rif katnda mertebe-i hr u has ola Karamanl Ayn G 24/6

Zhid, para para yamalardan meydana gelen ve kendine yarar olmayan hrka giyer: (eyh K 8/29) Srr- elest rabbikm nki gtrdi perdeyi Zhide ass eylemez hrka-i pre presi Nesm G 422/5

Dergahlara srekli giden ve halka halinde oturup tesbih eken sufilerin bu davran riya harmannda toplanmalar eklinde yorumlanr. Tesbihin tanelerden meydana gelmesi ve sufilerin daire/halka eklinde oturmalar, dne ile hrmen kelimeleri arasnda iham- tenasp gzetilmesine yol aar:

510 Bazlar halka olup dne-i tesbh sayar Sfi ol zhd degl belki riy hrmenidr Nect G 112/5

Zhidin elinden drmedii tesbih, sdk avlamak iin kullanlan seccade tuzann iine konan yem taneleri olarak tasavvur edilir: k- sdk tuzagn kuu iy zhid degl Dne dizme tesbihi seccdeyi dm eyleme Nesm G 372/5

ikr- zerk idici turfe murg imi zhid Ki dzdi zerk ile tesbh dm u dne dahi Ahmed Paa G 315/5

Sufinin, tesbihi kendine salb ettii sylenir. Salb beyitte imanla tezat olarak ele alnr: Terk idp uysa zlfine mn- mahzdur Tesbhi kendzine ki sf salb ider Karamanl Nizm G 34/3

Tesbihi boynuna asarak dolaan sofularn bu davranlar taklitten teye gitmez: ddi bana sevds zlf-i dildrun Aceb mi boynna zhid tolar ise tesbh Cafer eleb G 17/5

Klde kldg tesbhi boynuna sf Muhakkkam sanur ill hemn mukalliddr eyh G 26/2

511

Zhidler tesbih ve tehll ile megul olurlar: Ben bir zamn zhid idm tesbh ile tehll ile imdi ki grdm yzni u rind evb olmam Kad Burhaneddin G 757/2

Zhidin tesbihi l havle ile balayan eitli dualar ve zikri l ilhe illallhtr: Zhidn tesbhidr l havle zikri l ilh y gnl sen syle yrn lal-i ekker-brn Nesm G 443/9

klar h ederken, zhd sahipleri de H diye zikr eder: Erbb- k h ider ashb- zhd h Lbd cihnda her kiinn bir hevs var Nect G 131/3

Sufiler sesli olarak da zikir yaparlar: Htrun mey-hnede sen zikr idersen cehr ile Sfi umarsan ki suun basla gavg ile Nect G 451/6

Zhid hankahta evrd okuyarak vaktini geirir: Hnkh iinde zhid nitekim evrd okur Mekteb-i mey-hnede mahmrluk yazar gnl Mesh G 145/2

Zhid, gnahlarnn afv iin Allahtan istifar eder:

512 Knt kenzn perdesinden gfirz-zenb old f Zhid istifra geldi her dem eydr y Gafr Nesm G 39/6

Tasavvuf ehli, nefsin slah ve terbiyesi iin riyzet yapmakla ykmldr. Bu sebeple, hoa gidecek yiyecekleri yemez yahut ou zaman a kalr. Sonuta zhidin yz sararr ve zayflar. Bu durum aadaki beyitte, zhidin hastalktan dolay benzinin sarard eklinde yorumlanr (entrk 1996: 44-45): Sarardur benzini zhid velkin Riyzetle degldr illeti var Nect G 86/6

Zhid, ne kadar riyzetle urarsa urasn, hatta gklere de usa vuslata eriemez. Zira, riyzetle cennete girmeyi hayal etmektedir. Halbuki, yaplan ibadetlerde sadece Hakkn rzs gzetilmelidir. Umak fiili ile cennet de artrlr. Beyitte sann ge ekildii inancna telmih yaplr. sa ile ilgili kelimeler tenasp oluturur: remezsn zhid vasluna ol s-demn Dem-be-dem say-i riyzetle gerekse gge u Nect G 40/5

Daha sonra elde edecekleri nimetleri dnerek, kendilerini sevgiliye bakma gibi dnya nimetlerinden yoksun brakan zhid, perhz-gr olarak nitelenir (Tolasa 2001: 75): (Ahmed Paa G 162/3; Cem Sultan G 268/4) Kalarunun tkna ey zhid-i perhz-gr Bakma sakn kim bin-y zhd vrn olmasun Ahmed Paa G 251/6

513 Kaba sofunun yapt perhiz, hastaln daha da arttrr. Bundan dolay perhizin braklmas tavsiye edilir: Sfiy perhzi ko n eyle cm- lle-reng deme n her zamn perhz illet arturur Nect G 208/4

Zhid, di temizliinde kullanlmas snnet olduu rivayet edilen misvak yannda bulundurur. Beyitte kuru kelimesi ile misvakn kuruluuna da iaret edilir: Sfiy sret gerekse gel ber rifde gr Bir kuru sret durur bu delk u misvkn senn Ahmed-i D G 96/5

Kan ekil bakmndan mihraba benzetildii beyitte zhid, mihraba ynelerek ve eilip dorularak namaz klar, fakat akl baka yerde olduundan ne yapt belli deildir: (Ahmed Paa G 330/3; Nect G 465/4) Kaun sevdsna zhid makm idindi mihrb Kad zlfn hayliyle olur geh togr geh egri Nect G 597/3

c. Dnce ve Davranlar Ak bilmeyen ve aktan anlamayan zhid, inkar edecek derecede ak hakknda olumsuz dncelere sahiptir: Riyy zhid eyler ka inkr Grn ol mnkirin zerk u riys Nesm G 425/7

Sufi her frsatta gizli veya aktan, klara bo, faydasz ve kuru nasihat eder. Halbuki bu tleri nce kendine vermelidir: (Cem Sultan G

514 239/2; Ahmed G 629/8; Ahmed Paa G 141/3; Ahmed-i D G 87/6, G 134/4; Vasf G 69/3; Nect G 68/1) Kendzne vir dn yr iy zhidim diyen Mahv idemezsin alnmun yazs n ezeldedr eyh G 37/2

Nashatlar klur zhid bana her dem-be-mestr Vel bilmez ki bu k olupdur k mazr Ahmed-i D G 299/1

Sf nedr ki rind ile bhde ceng ider Yoldan karmak ister an kuru pend ile Ahmed-i D G 40/6

nsanlara, hatalarndan tevbe etmelerini syleyen zhid, kendisi riyadan bir trl vazgeemez: Bana tevbitdrr sf hatdan Velkin kend tevbitmez riydan Ahmed G 488/1

Zhid yanl bir dnce ile klara gzeli sevme diye t verir: Bana zhid didi kim sevme hb Hatdur zhidn fikri hatdur Nesm G 148/7

Zhid, kendi gibi dnmeyen klara her frsatta tan eder. Gnl hallerine vkf olmad knar: (Cem Sultan G 329/2, G 182/3; Ahmed-i D G 175/5, G 207/7; Ceml G 40/5)

515 Zhid melmet sengile uatma gnlm esin Tan itme gh olmadn hl-i dil-i ghuma Ahmed Paa G 289/7

Zhidin a tan etmesinin gerek sebebi, dnya akyla kendinden gemesi ve gaflet sarholuu iinde yuvarlanmasdr: Sfi gre mest-i gaflet k- dny iken Tanesi nin anun ben k- ser-mestedr Ahmed-i D G 42/6

Sufi, deta ldrecek hale getirinceye kadar knamaktan ekinmez: Nice lmesn bir dem sfinn tanndan h Kend sevmez mi grp bir hblar eh-bzn Mihr Hatun G 213/3

Kaba sofular, gne gibi parlak olan gzelin yzne bakmak istemezler: Gzeln yzine bahmag dilemez fakh sf Gzi grmezn nasbi bu gneten ol kadardur Nesm G 126/6

Gzeli sevmeye tevbe eden zhid, bu hatasn anlayp Allahtan afvn diler: Zhid gzeli sevmege tevbitmi imi Dndi crmini bilp itdi yine istifr75 Mihr Hatun G 25/9

75

Vezin bozuktur.

516 Sufilerin iki imeleri konusunda birbiriyle tezat oluturacak fikirler ileri srlr. Kimi zaman insanlar imekten men ederler: Men-i mey ile meclise sf keder virr Komaz bizi ki tbi olavuz safmuza Nect G 489/6

Ben gneh-kr bu gn men itme sf imeden Kim sorulmaz kimseden yarn gnh kimsenn Nect G 300/3

Kimi zaman ise sufinin kendisi meyhanede gizli gizli ier: (Ahmed-i D G 109/5; Nesm G 213/4; Nect G 427/3, G 586/3; Ceml G 5/5, 33/3) Mdm mey-kedelerde yatur durur sf Unutd savmaay ol evinde hrmetsz Nect G 238/3

Sf yer ier cm- musaffy bu resme Pinhni ier yle ki eytn dah bilmez Nesm G 195/5

eksin nihn surhiyi sf-i savmaa Nola geceyse hne iidr ases gelr eyh G 75/5

Kaba sofunun, elbisesini meyhanede rehin braktna da ahit olunur: Sfinn ger cbbesin mey-hnede rehn itmeyem Hrka v seccde nedr der-miyn olsun berek Ahmed-i D G 30/6

517 Zhidin btn arzu ve dncesi, cennet ve iindeki hr ve Kevser havuzu gibi nimetlere kavumaktr. Dnyada ekilen skntlarn, yaplan ibadetlerin ve zhd tavrlarn hepsi o nimetleri elde etmek iindir: (Mihr Hatun G 141/1; Karamanl Ayn G 442/3, G 103/3; Nect G 627/5, G 12/3; Cafer eleb Trc 9/IV/8, G 174/1) Fikr-i zhid nam huld- bern Ben fakrn hev-y cnndur ker G 31/4

Zhid ki zhdi cennet in eyler ey sanem Rdvn u hr u cennet ana v bana seni Vasf G 90/3

k ile zhid mukayese edilir. Zhid cenneti hayal edip arzu ederken, n tek istei sevgilinin cemli/ddrdr: (eyh G 160/2; Nesm G 212/4, G 223/6; Mihr Hatun G 129/7) Zhide firdevs-i al ho gelr Bize ddr- hveyd ho gelr eyh G 76/1

B- cinn zhide ddr bendeye Kenn ana v Ysuf- gl-prehen bana Nect G 16/3

B- cennet zhidn maksddur Allh vire ka maksd olan yrun hemn ddrdur ker G 39/3

518 Zhid, srekli cennetin gzelliklerinden sz eder, ver ve nimetlerini gklere kartr: (Mesh G 164/5) Nect cenneti zhid gp gklere karsa Yirini bekleyen yiger meseldr m-tekaddemden Nect G 403/7

Zhid gme ol cihn igen Gr e bu da ne hoa lemdr Mesh G 63/2

Zhid, kendisine cehennemden kurtulu berat, mjdesi gelmi gibi , cehennem azab ve atei ile korkutmaya alr. k ise sevgilinin yzn grdnden beri azaba alkndr: (Cafer eleb G 125/4; Nect G 225/2) Zhid Ahmedi korkutma azb ile kim ol Old mutd yzn greli derd eleme Ahmed Paa G 275/7

Grn ol zhid-i huk bizi nr ile korkutur Sanasn kendden geldi bert ile cehennemden Nesm G 347/15

Zhidlerin sz, efsane olarak nitelendirilir. Faydasz olan bu szler, insanlar tarafndan dinlenmeye gerek grlmez:76 (Nesm G 260/6, G 186/5, G 424/4, G 423/5; Ahmed-i D G 254/6; eyh G 182/6; Mihr Hatun G 98/4)

76

Atilla entrk (1996: 43), zhidlerin szlerinin efsane olarak nitelenmesiyle ilgili, u bilgileri vermektedir: Gerek Kurn- Kermin ve gerekse Hz. Muhammedin ahiret hakknda anlattklarna mrikler, alay ve kmseme iin bunlar eskilerin hikayeleri, efsaneleri anlamnda estrl-evveln ibaresiyle cevap vermilerdir.

519 Beni men eyleme meyden ki zhid nle-i neyden Kulagum toptoludur hep ana girmez bu efsne Cafer eleb G 204/7

Zhidn efsnesinden hsl olmaz fide Var iken kun hadsi neylerem efsneyi Nesm G 453/3

Tavr ve davranlar gibi szleri de riya olan zhidin szn dikkate almaya gerek yoktur. Eer zamann gam ve kederinden kurtulmak isteniyorsa n sz dinlenmelidir: (eyh G 167/7; Mesh G 114/1) Zerk u riys ohdur sf szine uyma Nin ki dim ii tezvr ile riydur Nesm G 48/7

Zhid szn iitme v tut pendmi benm Bend-i gam- zamneden ister isen nect eyh G 7/6

e. Dier zellikleri irkin olanlar aynaya bakmaya cesaret edemedikleri gibi, grn irkin ve iren olan (kerih-manzar) sufi de sevgilinin cemlini temaa edemez: Sf ceml-i yre ne yzle baka bilr Almaz eline nki kerih-manzar yine Nect G 513/6

520 Gzelliin kymetini idrak edemeyen sufiler, ar ekilde yerilir. En gzel srette (ahsen-i takvm) yaratlan insana, ancak insan olmayanlar meyletmez: (Ahmed-i D G 146/7) Dde-i zhid ne idrk ide hsnn kadrni Mil olmaz ahsen-i takvme insn olmayan Ahmed Paa G 227/5

Ak bilmeyen zhid-i hukun, lden fark yoktur. Ona aka dair bir soru da sorulmaz: Ikun haberin sorma igen zhid-i huke Gelmez bilrsin sanem mrdeden vz Karamanl Ayn G 203/4

Hakk tanmak, grmek ve bilmek istemeyen ve hilesi ok olan kaba sofular, deta eytann sfatna brnm kiiler (eytan-sfat) olarak dnlr: (Karamanl Nizm G 26/2; Nesm G 284/7) Hak sretinden gz yumar zhid nedendr bilmezem ol mekri oh eytn kimi Hakdan meger b-zr imi Nesm G 202/12

Sfi-yi eytn-sfat ger vesveside dutma g Bde n it bda virme mri sultn devridr Ahmed G 192/7

Divanlarda sufi/zhid-i ehr terkbine rastlanr. Bu ifadeden zhidlerin ehirde ikamet ettikleri anlalmaktadr. Camilerde vaaz verdikleri halde, sokakta gelip geen gzellere kar gz altndan bakarak deta Bu ne gzellik Allahm! diye i geirdikleri ve hayflandklar anlatlr:

521 Gnlmi cmi-i hsnnde grp zhid-i ehr Asd top yneler mescid-i znesine Cafer eleb G 172/4

yet-i hsnne inkr komaz zhid-i ehr Vy bu kfir ne aceb dahi mselmn degl a Nect G 501/2

Gtr nikb- cef-peni ki sf-i ehr Grp yzini diye bu ne hsn olur Allh Nect G 516/4

Bir gre gre saf kelimesinden tretilen sufi, beyitteki dier kelimelerle bir ses uyumu oluturacak ekilde bir arada yer alr (entrk 1996: 66). Aadaki beyitlerde s sesinin uyumu hemen gze arpar: Gel iy sf safnun sfn i Ki sf ienin ii safdur Nesm G 148/10

Nasbin var ise sf safdan Mey-i saf iip sf ol riydan eyh G 131/1

Kua tebih edilen zhidin tek arzusunun cennet olduu sylenir. Umak kelimesi hem tevriyeli hem de murg ile iham- tenasp halinde kullanlr: (Hamdullah Hamd G 26/4, G 100/6; Ahmed-i D G 116/3)

522 Ne aceb murg imisin ey zhid Ki heme murdun umakdur Nect G 147/5

Zhid, cennete girmek iin ibadet yapan, umak isteyen ancak arl sebebiyle uamayan tavua tebih edilir. Umak kelimesi, cennet ve umak fiili anlamnda tevriyelidir: Tavuk mesell u zhid gr ol saklet ile mdin umaga tutm umar sevb imez Ahmed-i D G 116/3

evredeki insanlara tler vererek rahatsz eden ve giydii yamal elbiselerle kt bir grnm arzeden zhid, kargaya tebih edilir: Zhidn meyl itmedgi lalne Bu ki tt tumesin zg istemez Karamanl Nizm G 45/4

Hakkat idrak edemeyen ve gerek gzellii gremeyen zhid, ktan kaan ve gnei grmeye tkat getiremeyen yarasaya benzetilir: (Karamanl Ayn G 390/5, G 225/4; Nesm G 345/4) y Nizm ol sanemden kasa zhid tan degl Neylesn huffdur hrd-i tbndan kaar Karamanl Nizm G 26/7

Hb eylemiz gn yzi mhiyyetin idrk Zhid gibi sen sanma ki hufflaruz biz Cafer eleb G 71/5

523 Kendine mahsus kyafetleri bulunan zhid, yk tayan bir merkep olarak tasavvur edilir: Zhid izzet gerekse gel seb-y mey gtr Yk gtrmekden olur lemde nkim har azz Karamanl Nizm G 41/4

Zhid, incelenen iirlerde tilki (Mesh G 40/3), kpek (Ahmed-i D G 218/7) ve domuz (Nesm G 75/9) gibi hayvanlara da tebih edilmitir.

rneklerden de anlalaca zere zhid yahut sufilerin, srekli olarak yerilip eletirildikleri grlr. Bunun sebebi hakknda Nesmnin aadaki beyti bize nemli ipucu verir. Tevhid ehli, Hakka yakn derecesinde erimi kiidir. Kaba sofular ise, Hakka eriememi, vahdetin kokusunu koklayamam, birlik denizine dalamam, marifetin lezzetine ulaamam, kalden hale geememi, dinin kabuunda kalm ve ikilikten kurtulamam zavall kimselerdir. Ehl-i tevhd iridi Hakka yakn Kald irkette sf yle mell Nesm Trc 3/VI/7

C. Tasavvuf Eserler

1. hyu Ulmid-dn hyu Ulmid-dn, nl slam dnr Gazl (M.1058-1111)

tarafndan kaleme alnan bata tasavvuf olmak zere ahlak, fkh ve kelm gibi ilimlere zellikle amalar bakmndan yeni yaklamlar getiren nemli bir eserdir. Gazl, inziva dneminde (M.1095-1105) bu eseri yazmtr. Drt ciltten meydana gelen eserin, her cildinde kitb bal altnda on konu ilenmitir (arc 2000: 10).

524 Eserden ksaca hy olarak bahs edilir. Tevriye, cinas ve iham- tensp gibi edeb sanatlar gzetilerek kullanlr (Kurnaz 1997: 511). Kelimenin szlk anlam da kastedilir. Sevgilinin dudaklarnn sa gibi hayat vermesinden sz edilen ilk beyitte, hy gibi ilimler hazinesi bir eserin azdan/kulaktan renilemeyecei sylenir. kincisinde ise, riflerin sohbetine katlp sabaha kadar dinlenilmesi ve feyiz alnmas durumunda, hyy okumadan da hidayete eriilebilecei belirtilir: H ide bile mi lebnn vesin Mesh Agzdan renile mi hy gibi ulm Nect G 360/4

rifn sohbetin ihy kl otur subha degin T hidyet bulasn okmadn hydan Ahmed-i D G 244/2

2. Mantkut-Tayr Feridddin Attar (.H.618/M.1221) tarafndan kaleme alnan MantkutTayr, temsil ekilde vahdet-i vcd inancn anlatan bir mesnevdir. Szlk anlam, ku dili demek olan eserde kular sliki, hdhd mridi, smurg ise Allahn zuhr ve taayyununu temsil etmektedir (Feridddin-i Attar I 2001: IXVI; Sevgi 2003: 29). Ahmed Paa, bu esiz eserin okunmas ve can kula ile dinlenmesi gerektiini syler. Nesm, vahdet ehlinin dncelerini anlatan bu eserin, gerek muhtevasnn anlalmasnn zor olduunu belirtir. Ku dili, eserin Trke karl olduu gibi baka anlamlara da iaret eder. Mantkut-Tayr, beyitlerde dier kelimelerle iham- tenasp oluturur: (Ahmed Paa K 10/5; Mesh K 8/7; Karamanl Ayn Trc 56/1-4, Trc.56/9-1, K 55/1, Mrb 54/3)

525 Tut can kulagun hikmetine Mantk- Tayrun Dinle bu kelm ki okur blbl-i gy Ahmed Paa K 37/31

Hatt u hln Mantkut-Tayr old ehl-i vahdete Ku dilin sen tercemn itmek dilersen itmegil Nesm G 228/3

3. Mesnev Mesnev, Mevln Celleddn-i Rmnin (.H.672/M.1273) tasavvuf anlayn ieren en nemli eserlerinden biridir. Alt cilt olan eser, yaklak 26.000 beyitten meydana gelmitir. Tevhidin srrn, hakkatlarn zn, vcd ve vcdun zuhr mertebelerini, insan- kmili, Hakka vuslat yollarn ve ak, akl, idrak, hakkat gibi tasavvuf kavramlar didaktik olarak anlatr (Glpnarl 1990: IX-XIV; Karaismailolu 2004: 29-30; Ceyhan 2004: 325-34). Mevlnnn gnl dilinden dklen mehur eseri Mesnev, Dinle, bu ney nasl ikyet ediyor; ayrlklar nasl anlatyor. eklinde tercme edilen u beyitle balar: Binev n ney un ikyet m koned Ez cdyh hikyet m koned airlerin, Mesnevnin ilk beytine telmihte bulunduklar ve tercme ile Trkeye kazandrma gayretinde olduklar grlr. Aadaki ilk beyitte Mesnevnin sahibi ile kastedilen Mevlndr: (Karamanl Ayn G 349/1; Kad Burhaneddin G 1162/1, G 1299/1) Dirildi Mesnevnn shibi u Hikyet dinle gel didgi neyden Karamanl Ayn G 397/3

526 Fign- ny iit (kim) neden ikyet ider Firk gussalarn() meger hikyet ider Hamdullah Hamd G 53/1

Gzm klal lalnden hikyet Yaumdandur nigrn ikyet Kad Burhaneddin G 461/1

4. Fhi m fh Fhi m fh, Mevln Celleddn-i Rmnin (.H.672/M.1273)

salnda, olu Sultan Veled veya bir baka mridi tarafndan kaydedilen sohbetlerinin, vefatndan sonra derlenmesinden meydana gelmi bir eserdir. Fhi m fh, iindekiler, iindedir, ondaki ondadr, ne varsa ondadr gibi anlamlara gelir. Yazma nshalarnda blm says farkllklar gsteren eser, alts Arapa, dierleri Farsa olmak zere yaklak yetmi be blmden olumaktadr. Eserde vahdet, kesret, zuhr, tecell, mutlak varlk, ahlak, insan- kmil, seyr slk, yakn ve lh ak gibi tasavvuf konular ele alnmtr (Demirci 1996: 58-59; Glpnarl 1999: 271-272). Fhi m fha kar hayranlk duyan Ahmed, bu eseri vg dolu szlerle medheder: Lebne eme-i hayvn dimiler Bu rn sz lillah Fhi m fh Ahmed G 550/2

iden Ahmed szini eydr Meger budur kitb- Fhi m fh Ahmed G 550/7

527 5. Glen-i Rz Glen-i Rz, eyh Mahmud- ebsternin (.H.720/M.1320) tasavvuf ak mecazlarla anlatt nl mesnevsidir. Beyit says, yazma nshalarda 999 ile 1008 arasnda deimektedir. Tasavvuf ak, zellikle tasavvuf mecazlar ve sufilerin bu mecazlardan kastettikleri mnlar anlatr. Eser, vahdet-i vcdu anlatan ve mecazlar yorumlayan melliflerin Kurn, hadis ve Mesnevden sonra bavurduklar temel bir kaynak olmutur (ebster 1993: III-XXII; Sevgi 1996: 253-254). Glen-i Rz, Mantkut-Tayr ile tenasp iinde ele alnr. Beyitte, eserlerin szlk anlamlarna da yer verilerek tevriye sanat yaplr. Ku sesleri, srlarla dolu glbahesini kaplamtr: Pr old Glen-i Rza nev-y Mantk- Tayr n old bu deme Attr eyh Tcddn Ahmed Paa K 10/5

6. Glzr- Manev Bayramiyye-emsiyye tarkatnn Tennriyye kolunun kurucusu olan, mutasavvf air brahim Tennr (.H.887/M.1482) tarafndan kaleme alnan Glzr- Manev, 5140 beyitten meydana gelmi bir mesnevdir. Eserde abdest, namaz, zekt, oru gibi ibadetlerin din ve tasavvuf anlamlar izah edilmi, bunlarla ilgili yet ve hadisler nakledilerek eitli yorumlar yaplmtr (Uzun 2000: 356). Hamdullah Hamdi, eyhi brahim Tennrnin bu eserini medh eden bir gazel kaleme almtr (zyldrm 1999: 55). Dokuz beyitten meydana gelen gazelin, Glzrun redifi tevriyeli kullanlm; hem eserin ad hem de szlk anlam olan gl bahesi artrlmtr. Gzel kokular satan attara tebih edilen Glzr- Manevyi aan herkes, klarn pazarndan gelen marifet gl suyunun kokusunun etraf kapladn hisseder. Eserin nurlar, btn leme nlarn sat zaman, gzleri grmeyenlerin gzleri alacak ve onlar her eyi grebileceklerdir:

528 Gl-b- marifet by tolup bzr- uka Kaan kim k dkknn aa attr Glzrun Hamdullah Hamd G 99/6

Ala dde-i am basr ola kamu ey Salarsa leme pertev eger envr- Glzrun Hamdullah Hamd G 99/8

SONU

Divan iirinde Tasavvuf adn tayan bu almamzda, ok zengin kaynaklardan beslenen Divan iirinin nemli bir kayna durumunda olan tasavvufun 14. ve 15. yy.daki grnmn ortaya koymu bulunuyoruz. Bir giri ve yedi blmden meydana gelen incelememizde ortaya kan sonular u ekilde zetleyebiliriz. Osmanl devletinin, slam medeniyeti dairesi iinde yer ald tarihsel bir gerektir. Bu medeniyet iinde gelien tasavvuf inanc, Osmanl toplumuna da yansmtr. Bundan dolay airlerin de iinde yaad toplumun kltrel gerekliklerinden hareketle, tasavvuf tesirle iirler yazdklar tespit edilmitir. Tasavvuf terminolojisinin oluumunun 14. yy.dan nce tamamlandn, Arap ve zellikle de ran iirinde airler tarafndan dile getirilmeye balandn ve bu konuda manzum ve mensur olmak zere bir ok eser verildiini belirledik. Divan airlerinin de hazr bulduklar bu mirasn zengin motif ve unsurlarn iirlerinde kullandklar sonucuna ulatk. Zihinlerde soyut armlar uyandran tasavvufun, ancak ehli

tarafndan yaanp idrak edilebilen ve sz/dil ile anlatlamayan hal/tecrb ynnn yan sra, dile gelen ve sze dklen bilgi/nazar ynnn msralara dkldn ortaya koyduk. Tasavvufun dile gelen/yazya dklen ve sz ile ifade edilen unsurlarnn bir ksm, din literatrden alnp yeni anlamlar yklenmesiyle elde edilmitir. Dier ksm ise, din alanda varln devam ettirmekle beraber tasavvufa ait baz dncelerin iletiminde de kullanlmtr. Gnlk/normal dilde kullanlan bir ksm kelimelere mecazi mn verilmesiyle de tasavvuf mecazlar ortaya kmtr. Tasavvufa intisap eden kiilere ve tarkatlara ait eitli giysi ve eyalara verilen adlarla bunlarn says daha da artarak geni

530 bir kelime ve mecaz kadrosu olumutur. ok geni olan bu kadronun Divan iirine yansyan grntlerinin tasnifi, konu btnl erevesinde ilk defa tarafmzdan yaplmtr. almamzda tasavvuf tevhid anlaynn geni lde iirlere yansdn tespit ettik. Tevhidin zt, sfat ve fiil eitlerinden, tevhid ilminden, kelime-i tevhidin l ve ill boyutundan bahsedilmitir. Varln birlii konusu divanlarda kapsaml olarak yer almtr. Vahdet-i vcd anlayna gre, varlk ismine sadece Cenab- Hak layktr. lemde grnen okluk, onun tecellsidir. Kesret ve masiva mutlak varla bir perdedir. Allahn niansz olmas ve ism-i zm; evvel, hir, zhir ve btn sfatlar; zt ve sfat hakkatlar; Ahad, H ve Vahdet konular; man ve kfr kavramlar da divanlara aksetmitir. Tasavvuf anlaya gre yaratln sebebinin Ben bir gizli hazine idim, bilinmek istedim, bilineyim diye lemi yarattm. anlamndaki hadis-i kudsye balanarak, sonsuz derecede keml ve cemle sahip olan mutlak varln bu sfatlarn grmek ve gstermek yani ak iin kainat yaratt konusunun airler tarafndan etraflca ilendiini belirledik. Tasavvufta gzelliin (hsn/ceml) sadece Allahn ztnda bulunan lh gzellii ifade ettii, lemdeki btn gzellik ve gzellerin onun cemlinin eitli derecedeki yansmasndan ibaret olduu ve bu gzelliin en kmil anlamda insanda grnd bilgisine ulaarak, iirlerde de bir gzelden bahsedildii zaman, gzelliin hakiki sahibine meyledildii sonucuna vardk. Tasavvuf akn mahiyetini, eitli sfat ve zelliklerini iirlerden hareketle belirledik. Yaratln sebebi aktr. Mutlak varlk, kendi hsnn tema ederken k, gzel de hakkatte kendisi olduu iin maktur. Dolays ile ak, seven ve sevilen hep odur. Ak, mecazi ve hakiki olmak zere ikiye ayrlr. Mutlak hakkate erimek iin ak ve akl olmak zere iki yol vardr. Divan airleri de iirlerinde tasavvuf ehli gibi ak yolunu semilerdir. Mutlak varln ceml ve celline itiyak duyan kii olan n eitli vasflarnn divanlara yansd sonucuna ulatk. Melmet yolunu seen

531 klar, srekli ac, elem ve strap ekerler; sevgiliden gelen her trl belay ltuf sayp onun yolunda canlarn seve seve verirler; tek arzular ddr olup cenneti dahi istemezler; srekli h ederler; gzlerinden ya yerine kan aktrlar; kendilerinde varlk vehm etmezler; zhidle devaml mcadele halindedirler ve gerek k modeli olarak kabul ettikleri Hallc- Mansr anarlar. Sevgili anlamna gelen yr, mak, mahbb ve cnn kelimelerinin mecazen Allah simgelemesinden dolay, iirlerde sevgilinin yceltilmesinde tasavvufun nemli bir rol olduunu tespit ettik. Gnein klarndan daha belirgin olan sevgili, perdelerle ztn gizler; hibir eye ihtiya duymayan bir sultandr; herkes ona muhta olup onu sever; gnldeki gam ve skntlar sadece o giderir; ondan gelen her trl dert, bela, eza ve cefa klar tarafndan ho karlanp nimet olarak kabul edilir. ok sayda tasavvuf kavramn iirlerde yer ald sonucuna vardk. Konu btnl iinde eitli alt balklar altnda tasnif edilip incelenen bu kavramlar unlardr: Dervilik yolunun drt kaps olan eriat, tarkat, hakkat ve marifet; havf-rec, kabz-bast, ns, mahede, yakn, cem-tefrika, tevbe, zhd, fakr, sabr, rz, tevekkl, hayret gibi tasavvuf hal ve makmlarla ilgili olanlar; menzil, telvn-temkn, zikir, vird, tesbih, riyzet, velyet, keramet gibi seyr slk ile ilgili olanlar; vecd, cezbe, gaybet-huzur, fen-bek, cemiyyeti htr, mahv-isbat, sr gibi kalbe ait olanlar; sdk, ihlas, riya, kanaat gibi ahlaka ait olanlar; nr, tecell, feyiz, gaflet, terk, tecrd, ilm-i ledn, ku dili, athiye, tevell-teberr, kl u kl ve heyl gibi belli bir gruba girmeyen dier kavramlar. Nefis, dnya, lem, gnl, akl, vakit, Hz. Peygamber, lm, sohbet, can ve beden gibi eitli konularn iirlerde tasavvuf bak as ile de ele alndn tespit ettik. Nefisle ilgili muhtelif konular; tasavvufta insann lmden nceki hayatyla ilgili eilimleri ve arzularnn btn anlamnda kullanlan dnyaya ait tasavvurlar; Allahtan gayr hereye ad olan lem ve eitlerine dair dnceler; insan vahdete eritirecek manev idrak merkezi olan gnl eitli tebih ve mecazlarla anlatlmtr.

532 almamzda divan airlerinin bir ok tasavvuf mecaz iirlerinde kullandklar sonucuna vardk. Anlalmas dikkat isteyen bu mecazlar, divan iirinin anlam dnyasna incelik, derinlik ve genilik vermitir. Divan iiri, tasavvufun mutlak varl arama yolunda vasta olan insan, eya, kainatla ilgili tefekkr baknn bir neticesi olan sembolik ifadeleri kullanarak varln uzun sre devam ettirmitir. Tasavvuf mecazlar iki, insan/sevgili, tabiat ile ilgili olanlar ve dierleri olmak zere drt balk altnda toplanmtr. arap ile ilgili olan kadeh, mest, meyhane, pr-i mugn ve ski tasavvuf mecazlarn nemli bir grubunu oluturur. nsan/sevgili ile ilgili yz, dudak, az, boy, bel, ben, ka, ene, hat, sa, gz, gamze, kirpik ve kan gibi mecazlar, tasavvufun insana olan dikkatli bakn ve mn dnyasndaki vahdet-kesret gel-gitinin da yansmasn temsil eder. Tabiat ile ilgili deniz, servi, gne, ebnem, mah, gl, glzar ve blbl gibi unsurlar da sembolik olarak kullanlr. Dost, h ve nkk; put, elpa ve znnr; ayna, em ve pervane, gy ve evgn, ney, neyistn da dier mecazlar meydana getirir. Divanlarda tarkatlarla ilgili bir ok kavrama yer verildiini tespit ettik. Hurfliin esas ve dnceleriyle ilgili, nemli bir temsilcisi olan Nesm tarafndan cokulu bir ekilde sylenmi nemli sayda iirin varln belirledik. Mevlev, Kalender, Abdal, Haydar ve Ik gibi tasavvuf zmre mensuplarndan sz edildii sonucuna ulatk. Tarkatlarn sem etmek, el vermek, el almak ve cer gibi detleri; tarkat ehlinin hrka, murakka, ab, nemed, kepenek, tac, klah, destr, kemer, as, teber ve kekl gibi giysi ve eyalar; sitne, zviye, dergah, hankah, halvethane ve savmaa gibi mensuplarnn barndklar yahut toplu zikrettikleri mimri yaplar gibi eitli unsurlarn iirlerde yer aldn belirledik. iirlerde on drt mutasavvfn zikredildiini tespit ettik: Veysel Karen, brahim Edhem, Cneyd-i Badd, Hallc- Mansr, ibl, eyh-i Sann, Abdlkdir-i Geyln, Ahmed-i Cm, Feridddin Attar, Emir Sultan, Hac Bayram- Vel, eyh Mtk, eyh Tcddin ve eyh Vef. Bunlardan eyh Mtk hakknda Karamanl Ayn bir; Ahmed Paa ise Emir Sultan ile eyh

533 Tcddin hakknda bir ve eyh Vef hakknda ise iki manzume kaleme almtr. Bu mutasavvflar arasnda eitli tebih, mecaz ve telmih yoluyla en ok anlan ise Hallc- Mansr olmutur. Pr, eyh, mrid, kutub-gavs, vel , rif, dervi, tlib, mrid, slik, insan kmil, in-bgne, tasavvuf ehli ve zhid/sufi gibi tasavvuf tiplere divanlarda yer verildiini tespit ettik. Bunlardan zhide kar eletirel bir tavr, dier btn tasavvuf tiplere ise olumlu bir tutum sergilenmitir. Mutasavvf air ve nasirler tarafndan kaleme alnan hyu Ulmid-dn, Mantkut-Tayr, Mesnev, Fihi ma fih, Glen-i Rz ve Glzr- Manev gibi manzum ve mensr tasavvuf eserlerin de iirlerde sz konusu edildii sonucuna vardk. Divanlarda yer verilen btn tasavvuf unsurlarn, dorudan doruya ya da airlerin muhayyilesinden geerek tebih, telmih, istiare, mecaz, iktibas gibi edeb sanatlar araclyla dile getirildiini tespit ettik. Kurulu ve gelime yzyllarnda yazlan divanlardan (on dokuz divan) hareketle tasavvuf anlaynn Divan iirine yansmalarn ortaya koyan bu aratrmamz, takip eden yzyllar kapsayacak almalar iin nc nitelii tamakta ve mukayese imkan vermektedir. almamz, 14. ve 15. yy.lardaki tasavvufun divanlara yansyan genel bir grnmn sergilemekle birlikte; iirlerin, yazldklar dnemin sosyal, kltrel, hayal ve estetik dnyas ile ilgili bilgiler de ierdiinden, anlan yzyllardaki Osmanlnn zihniyet dnyasna dair ipular da vermektedir. Divan iirinde Tasavvuf adl bu alma ile, Divan iirinin nemli kaynaklarndan biri olan tasavvuf unsurlar btn ynleri ile incelenmitir. Bu aratrmann, Trk milletinin ant eseri olan Divan iirinin daha iyi anlalmasna ve hakknda daha salkl deerlendirmeler yaplmasna nemli katklar salamas en byk dileimizdir.

534 KAYNAKA

A. BAUSAN, (1992), Hurflik, ev. Nezahat ztekin, Ege nv. Edebiyat Fak. Yay. Tarih ncelemeleri Dergisi, S. VII, zmir. ABDURRAHMAN CM (2001), Nefahtl-ns Evliy Menkbeleri, Tercme ve erh: Lmi eleb, Haz. Sleyman Uluda-Mustafa Kara, stanbul. ABDURRAHMAN ES-SLEM (1981), Tasavvufun Ana lkeleri

Slemnin Risaleleri, ev. Sleyman Ate, Ankara. ABDLKDR GEYLN (2005), Dvn -Sf iirler ve Rumzlu Makaleler- Haz. Yusuf Zeydan-Mustafa Utku, stanbul. ABDLKERM BN EYH MS (1991), Maklt- Seyyid Hrn (Tenkitli Basm), Haz. Ceml Kurnaz, Ankara. ADIVAR, A. Adnan (1982), Osmanl Trklerinde lim, stanbul. AFFF, Ebul-Al (1999a), Muhyiddin bnl-Arbde Tasavvuf

Felsefesi, ev. Mehmet Da, stanbul. AFF, Ebul-Al (1999), Tasavvuf slamda Manev Hayat, ev. Ekrem Demirli-Abdullah Kartal, stanbul. AFF, Ebul-Al (2000), Melmlik, Sflik ve Ehl-i ftvvet, slam Dncesi zerine Makaleler, ev. Ekrem Demirli, stanbul. AHMED EFLK (1986), riflerin Menkbeleri, ev. Tahsin Yazc, C.12, stanbul. AHMED GAZZL (2004), Akn Halleri Sevnihl-Uk, ev. Turan Ko-M.etinkaya, stanbul. AHMED ZYDDN GMHANEV (Tarihsiz), Cmiul-Usl (Veller ve Tarkatlarda Usl), ev. Rahmi Serin, stanbul. AHTER, Mustafa b. emsedn (1310/1892), Ahter-i Kebr, C. 1-2, stanbul. AK, Cokun (2002), Divan iiri ve Tasavvuf, Bursada Dnden Bugne Tasavvuf Kltr, Bursa.

535 AKARPINAR, R. Bahar (2004), Sf Kltrnde Sembollerin Yeri ve nemi Hakknda Bir Deneme, Trkbilig Trkoloji Aratrmalar, S. 7, Ankara. AKBUDAK, Yasemin (2002), Mesihi Divannn Tahlili, stanbul nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, stanbul. AKDOAN, Yaar (1979), Ahmed Divan, Tenkitli Metin ve Dil Hususiyetleri, stanbul nv. Edebiyat Fak. Trk Dili ve Edebiyat Yaynlanmam Doktora Tezi, stanbul. AKDOAN, Yaar (1988), Ahmed Divanndan Semeler, stanbul. AKKU, Mehmet (1996), Gaybet, TDVA, C. 13, stanbul. AKSAN, Doan (1995), iir Dili ve Trk iir Dili, Ankara. AKSOYAK, smail Hakk (2002), Eski Trk Edebiyatnn Muhteva Yaps, Eski Trk Edebiyat El Kitab, Ankara. AKSU, Hsamettin (1993), Cvdnnme, TDVA, C. 7, stanbul. AKSU, Hsamettin (1995), Fazlullah- Hurf, TDVA, C.12, stanbul. AKSU, Hsamettin (1998), Hurflik, TDVA, C. 18, stanbul. AKN, mer Faruk (1994), Divan Edebiyat, TDVA, C. 9, stanbul. ALBAYRAK, Nurettin (2000), brhim b. Edhem, TDVA, C. 21, stanbul. ALGL Hseyin-Nihat AZAMAT (1995), Emir Sultan, TDVA, C. 11, stanbul. ALPASLAN, Ali (1977), Kad Burhaneddin Divanndan Semeler, Ankara. ALPASLAN, Ali (1995), ran Mitolojisinde arabn Bulunuu Hakknda, Journal of Turkish Studies Trklk Bilgisi Aratrmalar, Vol. 19, Harvard University. ALTINTA, Hayrani (Tarihsiz), Tasavvuf Tarihi, Ankara. ANDREWS, Walter G. (2000), iirin Sesi Toplumun arks (Osmanl Gazelinde Anlam ve Gelenek), ev. Tansel Gney, stanbul. ARENDONK, C. Van (1997), hls, A, C. 5/2, stanbul. ARENDONK, C. Van (1997a), brahim b. Edhem, A, C. 5/2, stanbul.

536 ARI, Ahmet (2003), Galib Dedenin Ak Atei eyh Galib Divannda Ak, Isparta. ARSLAN, Mehmet (2003), Ayn, Sknme, stanbul. AKAR, Mustafa (2001), Tasavvuf Tarihi Literatr, Ankara. ATE, Ahmed (1997), Sen, A, C. 10, Eskiehir. ATE, Sleyman (1972), slam Tasavvufu, Ankara. ATE, Sleyman (1993), Cneyd-i Badd, TDVA, C.8, stanbul. ATE, Sleyman (1998), r Tefsr Okulu, stanbul. ATE, Sleyman (2000), hls, TDVA, C. 21, stanbul. ATE, Sleyman (2002), Kutub, TDVA, C. 26, Ankara. ATTAR, Feridddin (2002), Tezkiretl-Evliy, ev. Sleyman Uluda, C. I-II., stanbul. AYAN, Hseyin (2002), Nesm Hayat, Edeb Kiilii, Eserleri ve Trke Divannn Tenkitli Metni I-II, Ankara. AYDEMR, Yaar (2000), Behit Divan, Ankara. AYDIN, Hilmi (2004), Hrka-i Saadet Dairesi ve Mukaddes Emanetler, stanbul. AYDIN, Mehmet S. (2000), nsan- Kmil, TDVA, C. 22, stanbul. AYDIN, Mehmet S. (2002), Din Felsefesi, zmir. AYN, Mehmet Ali (2000), Tasavvuf Tarihi, stanbul. AYNUR, Hatice (1999), 15. Yzyl airi ker ve Dvn ncelemeTenkitli Metin, stanbul. AYVAZOLU, Beir (1989), slam Estetii ve nsan, stanbul. AYVAZOLU, Beir (1990), Dil, Mecaz, Sembol, Dergah, C. 1, S. 1, stanbul. AYVAZOLU, Beir (1990a), Divan iiri ve Modern iirimizde Ortak Sembolizm Eilimi, Dergah, C. 1, S. 3, stanbul. AYVAZOLU, Beir (1992), Gller Kitab (Trk iek Kltr zerine Bir Deneme), stanbul.

537 AYVAZOLU, Beir (1993), Ak Estetii (slam Sanatlarnn Estetii zerine Bir Deneme), stanbul. AZAMAT, Nihat (1996), Hac Bayram- Vel, TDVA, C. 14, stanbul. AZAMAT, Nihat (2001), Kalenderiyye, TDVA, C. 24, stanbul. BABA, Safer (1998), Istlht- Sofiyye F Vatan- Asliyye Tasavvuf Terimleri, stanbul. BALDICK, Julan (2002), Mistik slam Sfzme Giri, stanbul. BARANOLU, ahin (2000), Dil, Mecaz ve Gramer, Journal of Turkish Studies/ Trklk Bilgisi Aratrmalar, Vol. 24, Harvard University. BARKAN, mer Ltfi (2003), stil Devirlerinin Kolonizatr Trk Dervileri ve Zviyeleri, Tasavvuf Kitab, stanbul. BAYBURTLUGL, Nurettin (1985), Fahreddin Irk Istlht- Ehl-i Tasavvuf, Marmara nv. lahiyat Fak. Dergisi, S. 3, stanbul. BAYSAL, Jale (1999), Divan Edebiyat zerine Tantc Bir Yaz, ODM,Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. BEK, Kemal (1999), Divan iirinde Eda ve Sylem: Divan airleri Birbirine Benzemez, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. BERTHELS, E. (1997), Nimetullah Vel, A, C. 9, Eskiehir. BEYZDEOLU, Sreyya (1991), Divan iirinde Zhid, Dergah, C. II, S. 22, stanbul. BLGN, Azmi (2000), mm Sinan Divan (nceleme-Metin), stanbul. BLGN, Azmi (2003), Tasavvuf ve Tekke Edebiyat, Tasavvuf Kitab, stanbul. BLKAN, A. Fuat (1984), Divan iirinde Asli Ak, Milli Kltr, S. 46, Ankara. BOLAT, Ali (2003), Bir Tasavvuf Okulu Olarak Melmetlik, stanbul. BOLAY, Sleyman Hayri (1989), lem, TDVA, C. 2, stanbul. BOZHYK, Mehmet Emin (1998), Hurf, TDVA, C. 18, stanbul. BURCKHARDT, Titus (1989), slam Sanatnn Esaslar, Kubbealt, ev. Hakk nkal, C. 18, S. 1, stanbul.

538 CANIM, Rdvan (1998), Trk Edebiyatnda Sknmeler ve retnme, Ankara. CANIM, Rdvan (2000), Latf Tezkiret-uar ve TabsratnNuzam, Ankara. CANIM, Rdvan (2000a), Seyyid Nesmnin Arzular Redifli Gazeli zerine Bir Tahlil Denemesi, Ekev Akademi Dergisi, C. 2, S. 3, Ankara. CEBECOLU, Ethem (1987), Prof. Nicholsonun Kronolojik Esasl Tasavvuf Tarifleri, Ankara nv. lahiyat Fak. Dergisi, C. XXIX, Ankara. CEBECOLU, Ethem (1997), Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Szl, Ankara. CEBECOLU, Ethem (2002), Hac Bayram Vel ve Tasavvuf Felsefesi, Ankara. CEYHAN, Semih (2004), Mesnev, TDVA, C. 29, Ankara. CEYLAN, mr (2000), Tasavvuf iir erhleri, stanbul. CEYLAN, mr (2005), Byle Buyurdu Sf -Tasavvuf ve erh Edebiyat Aratrmalar, stanbul. CEYLAN, mr (2005a), nce Ak Vard -iir Aynasnda Osmanl Kltr zerine Denemeler-, stanbul. COKUN, Ali Osman (1999), Cn Cnn Dilemi, Kubbealt Akademi Mecmuas, C. 28, S. 3, stanbul. ARICI, Mustafa (2000), hy Ulmid-dn, TDVA, C. 22, stanbul. ARICI, Mustafa (2001), Kanaat, TDVA, C. 24, stanbul. AM, Nusret (1997), slamda Sanat Sanatta slam, Ankara. AVUOLU, Mehmet (1980), Vasf, Divan Tenkidli Basm, stanbul. AVUOLU, Mehmet (1986), Divan iiri, Trk Dili (Trk iiri zel Says II, Divan iiri), S. 415-416-417, Ankara. AVUOLU, Mehmet (1998), Divanlar Arasnda, Ankara. AVUOLU, Mehmet (1999), 16. Yzylda Divan Edebiyat- Divan Edebiyatnda iir Kavram-, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. AVUOLU, Mehmet (2001), Nect Bey Divannn Tahlili, stanbul.

539 AYLIOLU, Abdullah (1999), Niyz-i Msr erhleri, stanbul. ELEBOLU, mil (1998), Eski Trk Edebiyat Aratrmalar, stanbul. ELK, Ahmet Faruk (1998), Srrnin Hfz Dvn erhinin ncelenmesi, Seluk nv. SBE. Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, Konya. ELTK, Halil (2003), mer Ferit Kam, Divan iirinin Dnyasna Giri (sr- Edebiye Tetkikat), Ankara. ELTK, Halil (2004), Divan Sahibi Rumeli airlerinin iir Dnyas, Gazi nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Ankara. ETN, Nihat M. (1991), Arap (Edebiyat), TDVA, C.3, stanbul. ETN, Nurullah (2004), iir zmleme Yntemi, Ankara. UBUKU, brahim Agh (1987), Trk-slam Kltr zerinde Aratrmalar ve Grler, Ankara. DEMRC, Mehmet (1993), Yahya Kemal ve Mehmet Akifte Tasavvuf, zmir. DEMRC, Mehmet (1996), Fhi m fh, TDVA, C.13, stanbul. DEMRC, Mehmet (1997), Hakkat, TDVA, C. 15, stanbul. DEMRC, Mehmet (1997a), Hal, TDVA, C. 15, stanbul. DEMRC, Mehmet (1998), Himmet, TDVA, C. 18, stanbul. DEMRC, Mehmet (2001), Sorularla Tasavvuf ve Tarkatlar, stanbul. DERDYOK, . etin (1994), Ceml Hayat, Eserleri ve Dvn: nceleme, Tenkidli Metin, Tpkbasm, Harvard nv. DLN, Cem (1983), Tarama Szl, Ankara. DLN, Cem (1999), Trk Kltrnn Kayna Olarak Divan iiri, Trk Dili, S. 571, Ankara. DOAN, Muhammed Nur (2004), Fatih Divan ve erhi, stanbul. DOAN, Muhammet Nur (1999), Metin erhi zerine, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. DOAN, Muhammet Nur (2005), Eski iirin Bahesinde, stanbul. DORUL, mer Rza (1948), slamiyetin Gelitirdii Tasavvuf, stanbul.

540 DURMU, Mithat (1994), Tasavvuf ile Edebiyatn Mnasebeti, Trk Edebiyat, C. 20, S. 246, stanbul. DURUSOY, Ali (1999), Hviyet, TDVA, C. 19, stanbul. DURUSOY, Ali (2002), Kesret, TDVA, C. 25, Ankara. EL-CL, Abdulkerm (2002), nsan- Kmil, ev. Abdlaziz Mecdi Tolun, Haz. Seluk Eraydn vd. stanbul. ELOT, T. S. (1990), Edebiyat zerine Dnceler, ev. Sevim Kantarcolu, Ankara. EL-MEKK, Ebu Tlib (1999), Ktl-Kulb Kalplerin Az 1-4, Haz. Muharrem Tan, stanbul. EMROLU, brahim (2002), Sf ve Dil (Mevln rnei), stanbul. ERAYDIN, Seluk (1995a), Feyiz, TDVA, C. 12, stanbul. ERAYDIN, Seluk (1997), Tasavvuf ve Edebiyat Yazlar, stanbul. ERAYDIN, Seluk (2001), Tasavvuf ve Tarkatlar, stanbul. ERAYDIN, Seluk- Sleyman Uluda (1995), Erbain, TDVA, stanbul. ERDEMR, Avni (2000), Muslihuddin Mustafa bn Vef, Hayat, Eserleri, Tesirleri ve Manzm Eserlerinin Tenkidli Metni, Gazi nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Ankara. ERDOAN, Mustafa (2003), Merutiyetten Cumhuriyete Bir Mevlev eyhi Abdlbk Baykara Dede Hayat, ahsiyeti, Eserleri ve iirleri-, stanbul. ERGN, Muharrem (1980), Kad Burhaneddin Divan, stanbul. ERSOYLU, .Halil (1989), Cem Sultann Trke Divan, Ankara. ERNSAL, smail E. (1983), The Life and Works of Tc-zde Cafer elebi, With Critical Edition of His Dvn, stanbul. ERNSAL, smail E. (1988), Mudnin Miftahut-Tebhi, Osmanl Aratrmalar, Ayr Basm, C. VII-VIII, stanbul. ERNSAL, smail E. (2003), XV-XVI. Asr Bayram-Melamliinin Kaynaklarndan Abdurrahman El-Askernin Mirtl-Ik, Ankara.

541 EREFOLU RM (2003), Mzekkin-Nfs, Haz. Abdullah Uman, stanbul. FAZLURRAHMAN (1981), slam, ev. Mehmet Da - Mehmet Aydn, stanbul. FERDDDN- ATTAR (2001), Mantk Al-Tayr I-II, ev. Abdlbaki Glpnarl, stanbul. GELBOLULU MUSTAFA L (1999), airlerin ve rfan Sahiplerinin Osmanl lkesinde ve Baka Yerlerde Rabetten Uzak Kaldklarn Anlatr, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. GEMC, Sabiha (1990), Mihr Hatun Divan, Uluda nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Balkesir. GEN, lhan (1993), Mevlev Edebiyat zerine Bir Deerlendirme, Ege nv. Edebiyat Fak. Yay. Trk Dili ve Edebiyat ncelemeleri Dergisi, C. 7, zmir. GBB, E. J. Wilkinson (1999), Osmanl iir Tarihi I-II, ev. Ali avuolu, Ankara. GLPINARLI, Abdlbki (1963), Mevlev db ve Erkn, stanbul. GLPINARLI, Abdlbki (1972), Glen-i Rz erhi, stanbul. Glpnarl, Abdlbki (1977), Tasavvuftan Dilimize Geen Deyimler ve Ataszleri, stanbul. GLPINARLI, Ankara. GLPINARLI, Abdlbki (1989), Hurflik Metinleri Katalou, Ankara. GLPINARLI, Abdlbki (1990), Mesnev Tercemesi ve erhi, C. I-II, stanbul. GLPINARLI, Abdlbki (1992), Melmlik ve Melmler, stanbul. GLPINARLI, Abdlbki (1997), Trkiyede Mezhepler ve Tarkatlar, stanbul. GLPINARLI, Abdlbki (1999), Mevln Celleddn, Hayat, Eserleri, Felsefesi, stanbul. Abdlbki (1983), Mevlndan Sonra Mevlevlik,

542 GLPINARLI, Abdlbki (2000), Tasavvuf, stanbul. GNGR, Erol (1998), slam Tasavvufunun Meseleleri, stanbul. GNYZ, Melike Erdem (2001), Ahmed Divannn Tahlili, stabul nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, stanbul. HACI BEKTA VEL (2004), Maklt- Gaybiyye ve Kelimt- Ayniyye, Haz. Gyasettin Ayta-Hac Ylmaz, Ankara. HAKVERDOLU, Metin (1998), Mihr Hatun Divan nceleme-Tenkitli Metin, Hoca Ahmet Yesevi Uluslar aras Kazak-Trk nv. SBE. Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, Ankara. HALLC-I MANSR (2002), Tavasin (Enel-Hak), ev. Yaar Gnen, stanbul. HAMDULLAH, Muhammed (1995), slamda Sembol, Haz. smail Yakt, Sleyman Demirel nv., lahiyat Fak. Dergisi, S. 2, sparta. HASAN LTF (2001), erh-i Gazel-i Ceml, Haz. Ceml KurnazMustafa Tatc, Ankara. HOLBROOK, Vctora Rowe (1998), Akn Okunmaz Kylar -Trk Modernitesi ve Mistik Romans-, ev. Erol Krolu-Engin Kl, stanbul. HORATA, Osman (1985), Eski iirin Rzgryla ve Klsik iir Geleneimiz, Mill Eitim Dergisi Yahya Kemal zel Says, Ankara. HORATA, Osman (1993), XV. Yzyl Divan airlerinden Cemlnin Hayat ve Eserleri, Hacettepe nv. Edebiyat Fakltesi Dergisi, C.8, S.1-2, Ankara. HCVR (1996), Keful-mahcb Hakkat Bilgisi, Haz. Sleyman Uluda, stanbul. IIN, Ekrem (1999a), Sembolizm ve Tasavvuf Hayat, Ho Gr Y H, Osmanl Kltrnde Mistik Semboller, Nesneler, stanbul. IIN, Ekrem- zpalabyklar, Selahattin (1999), Ho Gr Y H, Osmanl Kltrnde Mistik Semboller, Nesneler, stanbul. BN ARB (2002), lh Ak, ev. Mahmut Kank, stanbul.

543 BN HALDUN (1998), Tasavvufun Mahiyeti ifus-sil, Haz. Sleyman Uluda, stanbul. BN HAZM (2001), Gvercin Gerdanl Sevgiye ve Sevenlere Dair, ev. Mahmut Kank, stanbul. MAM GAZL (1978), El-Munkzu Mined-dalal/ Dalaletten Hidayete, ev. Ahmet Subhi Frat, stanbul. MAM GAZL (1989), hyu Ulmid-dn, ev. Ahmed Serdarolu, C. 1-4, stanbul. MAM GAZL (2004), Kimya-y Saadet, ev. Ali Arslan, C. 1, stanbul. NALCIK, Halil (2003), Osmanl mparatorluu Klsik a (1300-1600), ev. Ruen Sezer, stanbul. NAN, M. Akif (1999), Divan Edebiyat, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. PEKTEN, Halk (1974), Karamanl Nizm Hayat, Edeb Kiilii ve Divan, Ankara. PEKTEN, Haluk (1991), Nil Hayat Sanat Eserleri, Ankara. PEKTEN, Haluk (1996), Fuzl Hayat Sanat Eserleri, Ankara. PEKTEN, Halk (1996a), eyh Glib Hayat Sanat Eserleri, Ankara. PRL, Mehmet (1993), Cer, TDVA, C. 7, stanbul. SEN, Mustafa (1997), telerden Bir Ses, Divan Edebiyat ve Balkanlarda Trk Edebiyat zerine Makaleler, Ankara. SMAL ANKARAV (1996), Minhcul-Fukara, Haz. Saadettin Ekici, stanbul. SMAL FENN ERTURUL (1991), Vahdet-i Vcd ve bn Arb, Haz. Mustafa Kara, stanbul. SMAL HAKKI BURSEV (2000), Bitmedik Ot Dibinde Domadcak Bir Gcen (erh-i Nazm- Ahmed), Haz. Ceml Kurnaz-Mustafa Tatc, Ankara. SMAL HAKKI BURSEV (2004), Rhl-Mesnev Mesnev erhi, Haz. smail Gle, stanbul. Z, Fahir (1995), Eski Trk Edebiyatnda Nazm, C. 2, Ankara.

544 Z, Mahir (1997), Tasavvuf, stanbul. KAM, Ferit (1994), Vahdet-i Vcd, Sad. Ethem Cebeciolu, Ankara. KANAR, Mehmet (1993), Byk Farsa-Trke Szlk, stanbul. KANAR, Mehmet (1995), Fehm ve ebsterden em ve Pervane, stanbul. KARA, Mustafa (1990), Din Hayat Sanat Asndan Tekkeler ve Zviyeler, stanbul. KARA, Mustafa (1995), Fen, TDVA, C.12. stanbul. KARA, Mustafa (1999), Tasavvuf ve Tarkatlar Tarihi, stanbul. KARA, Mustafa (1999a), Istlahatus-Sfiyye, TDVA, C.19, stanbul. KARA, Mustafa (2004), Metinlerle Osmanllarda Tasavvuf ve Tarkatlar, stanbul. KARA, Mustafa (2005), Trk Tasavvuf Tarihi Aratrmalar Tarkatlar, Tekkeler, eyhler, stanbul. KARA, Mustafa (2005a), Derviin Hayat Sfnin Kelm Hal

Tercmeleri, Tarkatlar, Istlahlar, stanbul. Karacan, Turgut (1989), Kad Burhaneddinin iirleri zerinde Tasavvufi Dnceler (Bir iirinin Aklanmas), Cumhuriyet nv. FenEdebiyat Fak. Sosyal Bilimler Dergisi, S. 12, Sivas. KARAHAN, Abdlkadir (1988), Trk Kltr ve Edebiyat, stanbul. KARASMALOLU, Adnan (1992), ran Edebiyatnda Sknmeler, Seluk nv. SBE. Dergisi, S. 1, Konya. KARASMALOLU, ncelemeleri, Ankara. KARASMALOLU, Adnan (2004), Mesnev, Ankara. KN, Abdrrezzak (2004), Tasavvuf Szl, ev. Ekrem Demirli, stanbul. KAVALCI, Osman (1992), Divan iirindeki Natlarda Din ve Tasavvuf Unsurlar, Atatrk nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Erzurum. KAVALCI, mer (1989), Baba Tahir Uryan ve iirleri, Ankara. Adnan (2001), Klasik Dnem Trk iiri

545 KAZICI, Ziya (2003), slam Medeniyeti ve Messeseleri Tarihi, stanbul. KEKLK, Nihat (1990), bnl-Arbnin Eserleri ve Kaynaklar in Misdak Olarak El-Futht El-Mekkiyye, Ankara. KELBZ (1979), Taarruf Dou Devrinde Tasavvuf, Haz. Sleyman Uluda, stanbul. KEMKL, Bilal (2000), Sunullh- Gayb Divan (nceleme-Metin), stanbul. KEMKL, Bilal (2004), Dost linden Gelen Ses Tasavvuf Edebiyat zerine Aratrmalar-, stanbul. KILI, Mahmut Erol (2004), Sf ve iir (Osmanl Tasavvuf iirinin Poetikas), stanbul. KILI, Mahmut Erol (2004a), Sf iirinin Poetikas, Cogito, S. 38, stanbul. KIRKKILI, Ahmet (1996), Balangtan Gnmze Tasavvuf, stanbul. KO, Turan (1998), Din Dili, stanbul. KONUK, Ahmed Avni (2000), Fussul-Hikem Tercme ve erhi, Haz. Mustafa Tahral-Seluk Eraydn, C. 3, stanbul. KORTANTAMER, Tunca (1983), Sakinmelerin Ortaya k ve Geliimine Genel Bir Bak 1, Ege nv. Edebiyat Fak. Aratrmalar Dergisi, C. 2, zmir. KORTANTAMER, Tunca (1993), Eski Trk Edebiyat Makaleler 1, Ankara. KORTANTAMER, Tunca (2004), Eski Trk Edebiyat Makaleler, Ankara. KKSAL, M. Fatih (2000), Seyyid Nesmnin Bilinmeyen Tuyular, Journal of Turkish Studies/ Trklk Bilgisi Aratrmalar, Vol. 24, Harvard University. KPRL, Fuad (1981), Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar, Ankara. KPRL, Fuad (1989), Edebiyat Aratrmalar 2, stanbul. KPRL, Fuad (2003), Trk Edebiyat Tarihi, Ankara.

546 KPRL, Fuat (1989), Abdal, Edebiyat Aratrmalar 2, stanbul. KPRL, Orhan F. (1988), Abdal, TDVA, C. 1, stanbul. Kurn- Kerm ve Aklamal Meli (2003), Haz. Hayrettin Karaman vd., Ankara. KURNAZ, Ceml (1996), Gnl, TDVA, C. 14, stanbul. KURNAZ, Ceml (1996a), Gl, TDVA, C. 14, stanbul. KURNAZ, Ceml (1996b), Gne, TDVA, C. 14, stanbul. KURNAZ, Ceml (1996c), Hayl Bey Divnnn Tahlli, stanbul. KURNAZ, Ceml (1997), Trkden Gazele (Halk ve Divan iirinin Mterekleri zerine Bir Deneme), Ankara. KURNAZ, Ceml (1997a), Divan Edebiyat Yazlar, Ankara. KURNAZ, Ceml (2000a), Btn airler Byk Tek Bir iiri Oluturmak in Faaliyet Gstermilerdir, lm Aratrmalar, S. 10, stanbul. KURNAZ, Ceml (2002), Bir Demir Da Delip Boynuna Almak, Dergah, C. 13, S. 151, stanbul. KURNAZ, Ceml (2003), Divan Dnyas, Ankara. KURNAZ, Ceml (2003a), Halk iiri ve Divan iirinin Mterekleri, Ankara. KURNAZ, Ceml (2003b), k Odur ki Klar Cnn Fed Cnnna, Dergah, C. 14, S. 157, stanbul. KURNAZ, Ceml- Mustafa sen (1990), eyh Divan, Ankara. KURNAZ, Ceml Mustafa TATCI (1999), stanbulda Buharal Bir Mutasavvf Emir Buhar, Ankara. KURNAZ, Ceml-Mustafa TATCI (2000), Trk Edebiyatnda H iirleri, Ankara. KURNAZ, Ceml-Mustafa TATCI (2000b), Yesevlik Bilgisi, Ankara. KURNAZ, Ceml-Mustafa TATCI (2001), Trk Edebiyatnda athiyye, Ankara.

547 KURNAZ, Ceml Mustafa TATCI (2001a), Tasavvuf Gelenekte Miyrlar ve Karaba- Velnin Miyr, Ankara. KUEYR, Abdulkerim (1999), Kueyr Rislesi, Haz. Sleyman Uluda, stanbul. KK, Sabahattin (1995), Bknin iirlerinde Tasavvuf, Frat nv. Sosyal Bilimler Dergisi, C. 7, s. 1-2, Elaz. KRKOLU, Keml Edb (1973), Seyyid Nesm Dvnndan Semeler, stanbul. KRKOLU, Keml Edib (1996), Osman ems Efendi Dvnndan Semeler, stanbul. LALO, Charles (2004), Estetik, ev. Burhan Toprak, Ankara. LEVEND, Agh Srr (1984), Divan Edebiyat Kelimeler ve Remizler Mazmunlar ve Mefhumlar, stanbul. MACT, Muhsin (1996), Gelenekten Gelecee, Ankara. MACT, Muhsin (2002), Karakoyunlu Hkmdr Cihnh ve Trke iirleri, Ankara. MACT, Muhsin (2002a), Divan Estetii, Eski Trk Edebiyat El Kitab, Ankara. MASSIGNON, Louis (1997), Hallc, A, C. 5/1, stanbul. MASSIGNON, Louis (1997a), ibl, A, C. 11, stanbul. MASSIGNON, Louis (2004), slam Sanatlarnn Felsefesi, Din ve Sanat, Ankara. MAZIOLU, Hasibe (1993), Eski Trk Edebiyat, Trk Ansiklopedisi, C. 32, Ankara. MAZIOLU, Hasibe (1997), Fuzl zerine Makaleler, Ankara. MEHMET NAZM EFEND (2005), Osmanllarda Tasavvuf Hayat Hediyyetl-hvn-, Haz. Osman Trer, stanbul. MEHMET SALH (1313), Kms- Osmn, C.1-4, stanbul. MENG, Mine (1985), Divan iirinde Rindlik, Ankara. MENG, Mine (1995), Mesh Dvn, Ankara.

548 MENG, Mine (2000), Divan iiri Yazlar, Ankara. MERMER, Ahmet (1997), Karamanl Ayn ve Divn, Ankara. MERMER, Ahmet- Neslihan Ko KESKN (2005), Eski Trk Edebiyat Terimleri Szl, Ankara. MEVLN CELLEDDN (2000), Dvn- Kebr, Haz. Abdlbki Glpnarl, C. 2, Ankara. MYASOLU, Mustafa (1999), Divan airinin Dnyas, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. MUALLM NAC (1995), Lugat- Naci, stanbul. MUHTAR, Ceml (1986), Hurf Trk airleri, Marmara nv. lahiyat Fak. Dergisi, S. 4, stanbul. MUTAHHAR, Murtaza (1997), Hfzda rfan, ev. Nihal ankaya, stanbul. MUTALI, Serdar (1995), Arapa-Trke Szlk, stanbul. MTECM SIM EFEND (2000), Burhn- Kt, Haz. Mrsel ztrkDerya rs, Ankara. NASR EBU ZEYD (1999), Sf Dncede Hakkat-Dil likisi zerine (bn Arbde Dil, Varlk ve Kurn), slmiyt, ev. mer zsoy, C. 2, S. 3, Ankara. NASR, Seyyid Hseyin (2002), Tasavvufi Makaleler, ev. Sadk Kl, stanbul. NASR, Seyyid Hseyin (2005), Gelenein znde Hakkatn Bilgisi Yer Alr, Kekl, Rportaj: brahim Kaln, Yaz Says, stanbul. NECMDDN KBRA (1996), Tasavvuf Hayat, Haz. Mustafa Kara, stanbul. NESEF, Azizddin (1990), Tasavvufta nsan Meselesi (nsan- Kmil), ev. Mehmet Kanar, stanbul. NEV (1995), limlerin z (Netyic el-Fnn), Haz. mer Tolgay, stanbul. NCHOLSON, Reynold A. (1997), Tevbe, A, C. 12/1, stanbul.

549 NCHOLSON, Reynold A. (1978), slam Sfleri, ev. Mehmet Da vd., stanbul. NYZ (1997), Mansr-nme, Haz. Mustafa Tatc, stanbul. NYZ- MISR (2000), Tarkatin Usl ve Hakkatn Rumzu, Tasavvuf Tarihi: Mehmet Ali Ayn, Haz. Hseyin Rahmi Yananl, stanbul. OCAK, A. Y. - S. Fark (1997), Zviye, A, C. 13, stanbul. OCAK, Ahmet Yaar (1997a), Kltr Tarihi Kayna Olarak

Menkbnmeler -Metodolojik Bir Yaklam-, Ankara. OCAK, Ahmet Yaar (1998), Osmanl Toplumunda Zndklar ve Mlhidler (15.-17. Yzyllar), stanbul. OCAK, Ahmet Yaar (1999), Osmanl mparatorluunda Marjinal Sflik: Kalenderler (XIV-XVII), Ankara. OCAK, Ahmet Yaar (2002), Sflik Geleneinin Efsnev ncs Veysel Karen ve veyslik, stanbul. OCAK, Ahmet Yaar (2002a), Trk Sfliine Baklar, stanbul. OCAK, Ahmet Yaar (2003), Tasavvuf, Sfler ve Tarkatlar, Tekkeler, Osmanl Uygarl, Haz. Halil nalck-Gnsel Renda, C.1, stanbul. OKUMU, mer (1993), Cm Abdurrahman, TDVA, C. 7, stanbul. OKUYUCU, Cihan (2004), Divan Edebiyat Estetii, stanbul. OLGUN, Tahir (1995), Divan Edebiyatnn Baz Beyitlerinin zahna Dair Edeb Mektuplar, Haz. Ceml Kurnaz, Ankara. ONAN, Necmettin Halil (1991), zahl Divan iiri Antolojisi, stanbul. ONAY, Ahmet Talt (1993), Eski Trk Edebiyatnda Mazmunlar, Haz. Ceml Kurnaz, Ankara. ORTAYLI, lber (1999), Osmanl mparatorluunun Deiimi inde Divan iiri, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. GKE, Ahmet (1997), Kurnda Nefs Kavram, stanbul. GKE, Ahmet (2005), Vhib-i mmden Niyz-i Msrye Trk Tasavvuf Dncesinde Metaforik Anlatm, Van.

550 NAL, Mehmet (1999), En Uzun Asrn Hikyesi 1 -Yeni Trk Edebiyatna Teorik Bir Yaklam-, Ankara. NGREN, Reat (2000), brhim b. Edhem, TDVA, C. 21, stanbul. NGREN, Reat (2000a), Osmanllarda Tasavvuf -Anadoluda Sfler, Devlet ve Ulem (XVI. Yzyl)-, stanbul. NGREN, Reat (2003), Tarihte Bir Aydn Tarkat Zeynler, stanbul. NGREN, Reat (2003a), Osmanlda Sflerin Farkl Toplum Kesimleriyle liki Tarzlar, Tasavvuf Kitab, stanbul. NGREN, Reat (2004), Mevln Celleddn-i Rm, TDVA, C. 29, Ankara. ZMEN, Mehmet (2001), Ahmed-i D Divan (Metin-Gramer-Tpk Basm, Dizin), C. I-II, Ankara. ZTRK, Yaar Nuri (1997), Zhd, A, C. 13, stanbul. ZTRK, Yaar Nuri (1997a), Kurn ve Snnete stanbul. ZTRK, Yaar Nuri (1997b), Hak ve Ak ehidi Hallc- Mansr ve Eseri, stanbul. ZYILDIRIM, Ali Emre (1999), Hamdullah Hamd ve Divan, Ankara. PAKALIN, Mehmet Zeki (1993), Osmanl Tarih Deyimleri ve Terimleri Szl I-II-III, stanbul. PALA, skender (Tarihsiz), Ansiklopedik Divan iiri Szl, Ankara. PALA, skender (2001), Ve Gazel Yeniden, stanbul. PALA, skender (2002), air Fatih: Avn Fatih Sultan Mehmet, stanbul. PALA, skender (2002a), Kn, TDVA, C. 26, Ankara. PALA, skender (2002b), Peran Gazeller, stanbul. PRCEVD, Nasrullah (1998), Can Esintisi slamda iir Metafizii, ev. Hicabi Krlang, stanbul. RAHMN-I MUTKMHR (2002), Mevlnnn Eserlerine Gre Mistik Gr ile Sembolik Anlatm Arasndaki Ban ncelenmesi, ev. Derya rs, Nme-i in, Bahar, Ankara. Gre Tasavvuf,

551 RTTER, H. (1997) Fen, A. C. 4. stanbul. SARA, M. A. Yekta (2000), Tasavvuf Edebiyatnda ki Kavramna Giri ve Yunus Emre rnei, lm Aratrmalar, S. 10, stanbul. SARA, M. A. Yekta (2001), Klsik Edebiyat Bilgisi Belgat, stanbul. SARIKAYA, Mehmet Saffet (2002), XIII-XVI. Asrlardaki Anadoluda Ftvvetnamelere Gre Din nan Motifleri, Ankara. SCHMMEL, Annemarie (1954), Dinde Semboln Fonksiyonu Nedir, Ankara nv. lahiyat Fak. Dergisi, C. III-IV, Ankara. SCHMMEL, Annemarie (1999), Alman Gzyle Divan Edebiyat, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. SCHMMEL, Annemarie (2000), Saylarn Gizemi, ev. Mustafa Kpolu, stanbul. SCHMMEL, Annemarie (2001), slamn Mistik Boyutlar, ev. Ergun Kocabyk, stanbul. SCHMMEL, Annemarie (2002), Ak Mevln ve Mistizm, Haz. Senail zkan, stanbul. SECD, Seyyid Cafer (1375), Ferheng-i Istlht u Tabrt- rfn, Tahran. SELV, Dilaver (1997), Kurn ve Tasavvuf (Tefsirlerin Tasavvufa Bak), stanbul. SERRC, Ebu Nasr (1996), el-Lma slam Tasavvufu, Haz. H. Kmil Ylmaz, stanbul. SERTOLU, Midhat (1986), Osmanl Tarih Lgat, stanbul. SEVG, H. Ahmet (1996), Glen-i Rz, TDVA, C.14, stanbul. SEVG, H. Ahmet (2003), Mantkut-Tayr, TDVA, C. 28, Ankara. s.29. SEVM, Seyfullah (1997), bn Arb Kitabu Istlahatus-Sfiyye, Bykehir Belediyesi Yay., S. 23, Kayseri. SEVM, Yasemin (1999), Vasf Divannn Tahlili, Dokuz Eyll nv. Eitim Bilimleri Enstits Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, zmir.

552 SEYYD MUHAMMED NR (1976), Msr Niyz Divan erhi, Haz. Mahmut Sadettin Bilginer, stanbul. SHAALAN, Muhammed (2000), Sf Uygulamalar ve Bireyleme Yolu Arasndaki Baz Parelellikler, Sf Psikolojisi, Haz. Kemal Sayar, ev. Erol Gka, stanbul. SOLMAZ, Sleyman (2005), Nect Hayat-Sanat-Eserleri, Ankara. SOMUNKIRAN, Rezzan (1994), Karamanl Nizam Divan Tahlili, Frat nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Elaz. Sylei, (Dr. Ali eyhul-slm, Dr. brahim Dinn, Dr. Gulm-Rza Avn) (2002), Tasavvuf Edebiyat, Nme-i in, Yaz, Ankara. SUAD EL-HAKM (2005), bnl-Arb Szl, ev. Ekrem Demirli, stanbul. SULTAN VELED (1984), Marif, ev. Meliha . Anbarcolu, stanbul. SUNAR, Cavit (2003), Melmlik ve Bektalik, stanbul. SUNAR, Cavit (2003a), Tasavvuf Tarihi, stanbul. SUNAR, Cavit (2003b), Tasavvuf Felsefesi veya Gerek Felsefe, stanbul. SHREVERD, ihbuddn (1995), Avrifl-Merif Gerek Tasavvuf, Haz. Dilver Selvi stanbul. AFAK, Yakup (1991), Srrnin Bahrl-Marifi ve Ensl-Uk ile Mukayesesi, Atatrk nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Erzurum. AFAK, Yakup (2003), Klsik iir zerine Yazlar, Konya. HD BRAHM DEDE (1996), Glen-i Vahdet, Haz. Numan Kleki, Ankara. AHNOLU, M. Nazif (1991), Attar, Feridddin , TDVA, C. 4, stanbul. AHNOLU, M. Nazif (1997), Vird, A, C. 13, stanbul. AHNOLU, M. Nazif (2002), Keml-i Hucend, TDVA, C. 25, Ankara. EBSTER (1993), Glen-i Rz, ev. Abdlbaki Glpnarl, stanbul.

553 EMSEDDN Sami (1995), Kms- Trk, stanbul. ENER, Mehmet (2001), tikaf, TDVA, C. 23, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill (1994), Ahmed Paann Gne Kasidesi zerine Dnceler, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill (1995), Nect Bein Sultan Beyazt Methiyesi ve Baz Gazelleri Hakknda Notlar, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill (1995a), Klsik Osmanl Edebiyat Tiplerinden Rakbe Dair, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill (1996), Klsik Osmanl Edebiyat Tiplerinden Sf yahut Zhid Hakknda, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill (1999), Osmanl iiri Antolojisi, stanbul. ENTRK, Ahmet Atill- Ahmet Kartal (2004), niversiteler in Eski Trk Edebiyat Tarihi, stanbul. ERAFETTN RAM (1994), Ensl-Uk (Klsik Dou

Edebiyatlarnda Sevgiliyle lgili Mazmunlar), ev. Turgut Karabey-Numan Kleki-Habib dris, Ankara. UUD, Hasan Ltfi (1958), Fakir Szleri, stanbul. UUD, Hasan Ltfi (1992), slam Tasavvufunda Hcegn Hnedn, stanbul. KN, Ziya (1996), Farsa-Trke Lugat Gencinei Gftar Ferhengi Ziya, stanbul. THRL-MEVLEV (1994), Edebiyat Lgat, Haz. Keml Edib Krkolu, stanbul. TANMAN, Baha (2003), Osmanl Mimarisinde Tarkat Yaplar Tekkeler, Osmanl Uygarl, Haz. Halil nalck-Gnsel Renda, C. 1, stanbul. TANMAN, M. Baha (1991), sitne, TDVA, C. 3, stanbul. TANMAN, M. Baha (1997), Halvethane, TDVA, C. 15, stanbul. TANPINAR, Ahmet Hamdi (1997), 19. Asr Trk Edebiyat Tarihi, stanbul. TANYER, M. Ali (1999), rnekleriyle Divan iirinde Deyimler, Ankara.

554 TARLAN, Ali Nihat (1964), eyh Divann Tetkik, stanbul. TARLAN, Ali Nihat (1981), Edebiyat Meseleleri, stanbul. TARLAN, Ali Nihat (1990), Prof. Dr. Ali Nihat Tarlann Makalelerinden Semeler, Ankara. TARLAN, Ali Nihat (1992), Ahmet Paa Divan, Ankara. TARLAN, Ali Nihat (1995), Kad Burhaneddinde Tasavvuf I, II, III, IV, Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan Hayat ve Eserleri, Haz. Adnan Siyadet Tarlan, Ankara. TARLAN, Ali Nihat (1997), Nect Beg Divan, stanbul. TARLAN, Ali Nihat (1998), Fuzl Divan erhi, Ankara. TATCI, Mustafa (2000), Tasavvuf ve Rumz, Yesevlik Bilgisi (Haz. Ceml Kurnaz-Mustafa Tatc), Ankara. TATCI, Mustafa (2005), Yunus Emre Divan -Tenkitli Metin-, stanbul. TATCI, Mustafa (2005a), Yunus Emre erhleri, stanbul. TEKN, Gnl A. (1991), em Pervane Feyz elebi, Harvard University. TEKN, Gnl Alpay (2002), Lmi elebinin Gy u evgn Mesnevisinin Tasavvuf Yorumu, Journal of Turkish Studies/ Trklk Bilgisi Aratrmalar, Vol. 26/II, Harvard University. TEMEL, Can (2001), Vasf Divannn Tahlili, Marmara nv. Trkiyat Aratrmalar Enstits Yaynlanmam Yksek Lisans Tezi, stanbul. TH (1997), Hurfilik, A, C. 5/1, stanbul. TMURTA, Faruk K. (1990), Tarih inde Trk Edebiyat, stanbul. TJ. DE BOER, (1997), Feyz, A, C. 4, stanbul. TOKMAK, A. Naci (1996), Hc-y Kirmn, TDVA, C. 14, stanbul. TOLASA, Harun (1999), Klasik Edebiyatmzda Divan nsz

(Dbce)leri; Lmi Divan nsz ve (buna gre) Divan iiri Sanat Gr, ODM, Haz. Mehmet Kalpakl, stanbul. TOLASA, Harun (2001), Ahmed Paann iir Dnyas, Ankara.

555 TOP, H. Hseyin (2001), Mevlev Usl ve db, stanbul. TOPU, Nurettin (2001), slam ve nsan, Mevln ve Tasavvuf, stanbul. TOPRAK, Burhan (2004), Ballar Baln Buldum, Din ve Sanat, Ankara. TOPRAK, Metin (2003), Hermeneutik (Yorum Bilgisi) ve Edebiyat, stanbul. TOSKA, Zehra (1998), Klasik iirimizde Ayna, Sultanlarn Aynalar, stanbul. TKEL, Dusun Ali (2000), Divan iirinde Mitolojik Unsurlar ahslar Mitolojisi-, Ankara. TKEL, Dusun Ali (2001), iirin Korkusu, iirin Kurgusu: Divan iirinde Kurgu ve Anlam, Hece, S. 53/54/55, Ankara. TREN, Hatice (2000), Kad Burhaneddin Divannda Baz Yeni Okuyular, lm Aratrmalar, S. 9, stanbul. TULUM, A. Mertol (2001), Yusuf Sinan Paa Tazarrunme, Ankara. TUNALI, smail (2001), Estetik, stanbul. TUNALI, smail (2002), Sanat Ontolojisi, stanbul. TURAN, Selami (2000), Erken Dnem Trk iirinde Gazel, Gazi nv. SBE. Yaynlanmam Doktora Tezi, Ankara. TRER, Osman (1998), H, TDVA, C. 18, stanbul. TRER, Osman (1998a), Ana Hatlaryla Tasavvuf Tarihi, stanbul. ULUDA, Sleyman (1988), Ab, TDVA, C. 1, stanbul. ULUDA, Sleyman (1988a), Ahid, TDVA, C. 1, stanbul. ULUDA, Sleyman (1988b), Ayr, TDVA, C.1, stanbul. ULUDA, Sleyman (1988c), Abdlkdir-i Geyln, TDVA, C. 1, stanbul. ULUDA, Sleyman (1989), lem, TDVA, C. 2, stanbul. ULUDA, Sleyman (1989a),l-i Ab TDVA, C. 2, stanbul.

556 ULUDA, Sleyman (1989b), Akl, TDVA, C. 2, stanbul. ULUDA, Sleyman (1991), rif, TDVA, C. 3, stanbul. ULUDA, Sleyman (1991a), Ak, TDVA, C. 4, stanbul. ULUDA, Sleyman (1991b), Ayna, TDVA, C. 4, stanbul. ULUDA, Sleyman (1992), Basret, TDVA, C. 5, stanbul. ULUDA, Sleyman (1992a), Btn lmi, TDVA, C. 5, stanbul. ULUDA, Sleyman (1993), Cemiyet, TDVA, C. 7, stanbul. ULUDA, Sleyman (1993a), Cilve, TDVA, C. 8, stanbul. ULUDA, Sleyman (1993b), Ceml, TDVA, C. 7, stanbul. ULUDA, Sleyman (1993c), Cell, TDVA, C. 7, stanbul. ULUDA, Sleyman (1993d), Cm Ahmed-i Nmek, TDVA, C. 7, stanbul. ULUDA, Sleyman (1994), Dnya, TDVA, C. 10, stanbul. ULUDA, Sleyman (1995), Erenler, TDVA, C. 11, stanbul. ULUDA, Sleyman (1995), Fakr, TDVA, C. 12, stanbul. ULUDA, Sleyman (1995a), Ene, TDVA, C. 11, stanbul. ULUDA, Sleyman (1996), Tasavvuf Terimleri Szl, stanbul. ULUDA, Sleyman (1996a), Gaflet, TDVA, C. 13, stanbul. ULUDA, Sleyman (1997), Halvet TDVA, C. 15, stanbul. ULUDA, Sleyman (1997a), Hankah, TDVA, C. 16, stanbul. ULUDA, Sleyman (1997b), Zikir, A, C. 13, stanbul. ULUDA, Sleyman (1997c), Hallc- Mansr, TDVA, C. 15, stanbul. ULUDA, Sleyman (1998), Hrka, TDVA, C. 17, stanbul. ULUDA, Sleyman (1998a), Hicab, TDVA, C. 17, stanbul. ULUDA, Sleyman (2001), Kabz, TDVA, C. 24, stanbul. ULUDA, Sleyman (2002), Keramet, TDVA, C. 25, Ankara. ULUDA, Sleyman (2002a), Kef, TDVA, C. 25, Ankara. ULUDA, Sleyman (2003), Meczup, TDVA, C. 28, Ankara.

557 ULUDA, Sleyman (2005), Muhammed, TDVA, C. 30, stanbul. ULUDA, Sleyman (2005a), slam Asndan Mzik ve Sem, stanbul. UMRAN, Sedat (1997), iirde Metafizik Gerek, stanbul. UYSAL, Muhittin (2001), Tasavvuf Kltrnde Hadis (Tasavvuf Kaynaklarndaki Tartmal Rivayetler), stanbul. UZUN, Mustafa (1991), Ak, TDVA, C. 4, stanbul. UZUN, Mustafa (1993), Can, TDVA, C. 7, stanbul. UZUN, Mustafa (2000), brahim Tennr, TDVA, C. 21, stanbul. NVER, Mustafa (2003), Hurflik ve Kuran Nesim rnei, Ankara. ZGR, Tahir (1990), Trke Dvn Dbceleri, Ankara. ZGR, Tahir (1995), Klasik iirimizin Anlalabilmesi ve MiftahlEbrr, Journal of Turkish Studies/ Trklk Bilgisi Aratrmalar, Vol. 19, Harvard University. ZGR, Tahir (1999), Osmanl iirini Anlamak, Trk Kltr ncelemeleri Dergisi, S. 1, stanbul. VCDN, Sdk (1995), Tarkatlar ve Silsileleri (Tomr- Turk- liyye), Haz. rfan Gndz, stanbul. WELLEK, R.-A. Warren (1983), Edebiyat Biliminin Temelleri, ev. A. Edip Uysal, Ankara. YAHY GH B. SLH EL-STANBUL (2002), Mecmutz-Zarif Sandukatul-Marif Tarkat Kyafetlerinde Sembolizm, Haz. M. Serhan TayiYusuf zbek, stanbul. YAKIT, smail (2002), Yunus Emrede Sembolizm: ktm Erik Dalna, Ankara. YAKIT, smail (2002a), Trk-slam Dncesi zerine Aratrmalar, stanbul. YAVUZ, Hilmi (2003), Kara Gne Edebiyat ve Sanat Yazlar-, stanbul. YAVUZ, Yusuf evki (1992), Bezm-i Elest, TDVA, C. 6, stanbul.

558 YAZICI, Tahsin (1993), r-darb, TDVA, C. 8, stanbul. YAZICI, Tahsin (1994), Dervi, TDVA, C. 9, stanbul. YAZICI, Tahsin (1994a), Ebu Said-i Ebul-Hayr, TDVA, C. 10, stanbul. YAZICI, Tahsin (1997), Hfz- irz, TDVA, C. 15, stanbul. YAZICI, Tahsin (1997a), Tevhid, A, C. 12/1, stanbul. YAZICI, Tahsin (1997b), Pr, A, C. 9, stanbul. YAZICI, Tahsin (1997c), Selmn, A, C. 10, Eskiehir. YAZICI, Tahsin (1998), Haydariyye, TDVA, C. 17, stanbul. YAZICI, Tahsin- Sleyman Uluda (1998a), Herev Hce Abdullah, TDVA, C. 17, stanbul. YETK, Erhan (1998), Hayret, TDVA, C. 17, stanbul. YILMAZ, Hasan Kmil (1993), Cem, TDVA, C. 7, stanbul. YILMAZ, Hasan Kmil (1993a), Cezbe, TDVA, C. 7, stanbul. YILMAZ, Hasan Kmil (2002), Anahatlaryla Tasavvuf ve Tarkatlar, stanbul. YILMAZ, Mehmet (1992), Edebiyatmzda slam Kaynakl Szler (Ansiklopedik Szlk), stanbul. YCEL, Bill (2002), Mahmud Paa Adn Divan, Ankara. ZEBHULLH- SAF (2003), ran Edebiyatna Genel Bir Bak, ev. Hasan Almaz, Ankara.

DZN

A
am, 227, 232, 504, 505, 528 Arf, 85, 91, 133, 228, 230, 231, 322, 405 ab, 171, 290, 377, 420, 425, 426, 427, 486, 492, 532 ab-p, 426 Abbasi Devleti, 449 Abdal, 412, 413, 414, 415, 470, 532, 546 Abdal Cneyd Zviyesi, 10 Abdal Murad, 10 Abdal Ms, 10 abdaln, 12 abdaln- Rm, 9 abdest, 200, 355, 527 Abdurrahman Cm, 17, 459, 534 Abdurrahman el-Asker, 39 Abdlbki Glpnarl, 14, 548 Abdlkadir Karahan, 19 Abdlkdir-i Geyln, 461, 532, 556 Abdllatf Kuds, 467, 468 Abdluzza, 31 Abdrrezzak, 459, 544 b- hayt, 150, 151, 247, 330 b- hayvn, 330 bid, 229, 304, 328, 487 abr, 347 Acem airleri, 15 acze, 266 agzllk, 303 alk, 258, 296 db, 190 dem, 216, 268, 401, 515 dem, 78, 202, 272, 273, 299, 309, 310, 380, 382, 401, 405, 406 Adn, 49, 131, 192, 217, 276, 323, 334, 347, 416, 443, 456, 491, 494, 558 fet, 64, 302, 304 Agh Srr Levend, 1, 14, 19, 47 az, 31, 226, 333, 532 ayr, 55, 142, 143, 147, 309

h, 82, 135, 157, 180, 187, 189, 211, 219, 288, 343, 353, 354, 368, 371, 372, 373, 435, 457, 511, 515, 531, 532 Ahad, 80, 81, 85, 303, 359 ahadiyet, 80, 164 Ahbrl-Hallc, 449 ahd, 92, 94, 95, 369 hir, 75, 76, 77, 152 ahiret, 65, 98, 119, 145, 218, 272, 480 ahyn- Rm, 9 ahlk, 3, 487, 523, 526 Ahmed Gazzl, 384 Ahmed Paa, 49, 58, 68, 79, 88, 91, 95, 97, 103, 104, 110, 113, 116, 129, 131, 133, 141, 144, 147, 154, 168, 175, 190, 192, 195, 198, 199, 201, 202, 204, 205, 207, 211, 213, 214, 225, 231, 232, 244, 262, 270, 273, 274, 276, 277, 278, 279, 280, 283, 284, 291, 292, 296, 300, 303, 308, 312, 319, 322, 327, 329, 332, 339, 344, 345, 348, 351, 362, 369, 381, 383, 385, 389, 409, 411, 414, 416, 421, 422, 423, 435, 454, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 473, 474, 487, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 496, 497, 498, 501, 503, 505, 506, 508, 509, 510, 512, 513, 514, 515, 518, 520, 524, 525, 527, 553, 555 Ahmed Paann iir Dnyas, 47, 97 Ahmed Yesev, 17 Ahmed, 49, 52, 53, 54, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 67, 68, 69, 70, 71, 73, 76, 77, 78, 81, 84, 85, 86, 93, 94, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 106, 109, 110, 114, 115, 120, 121, 124, 131, 133, 134, 135, 136,

138, 139, 142, 143, 144, 147, 148, 152, 157, 158, 159, 160, 161, 163, 166, 167, 168, 171, 172, 173, 174, 175, 177, 178, 179, 180, 183, 186, 188, 192, 196, 204, 207, 208, 209, 212, 216, 220, 221, 222, 223, 224, 227, 230, 231, 233, 235, 236, 242, 243, 244, 248, 251, 252, 253, 259, 260, 261, 262, 265, 272, 276, 280, 282, 287, 289, 294, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 308, 314, 322, 323, 324, 325, 328, 329, 334, 335, 338, 339, 340, 341, 343, 344, 345, 350, 351, 353, 359, 362, 364, 369, 373, 374, 375, 376, 385, 386, 389, 390, 432, 436, 437, 438, 439, 440, 447, 455, 462, 463, 469, 495, 497, 502, 514, 520, 526, 535, 542 Ahmed-i Cm, 462 Ahmed-i Cm, 462, 532 Ahmed-i D, 49, 57, 61, 73, 74, 84, 94, 105, 109, 124, 127, 130, 136, 137, 138, 139, 147, 156, 164, 165, 168, 169, 172, 173, 206, 217, 220, 221, 224, 231, 233, 241, 249, 262, 264, 274, 281, 285, 286, 292, 293, 300, 307, 319, 328, 329, 344, 356, 357, 386, 421, 423, 424, 437, 438, 470, 481, 483, 484, 488, 497, 501, 503, 505, 508, 513, 514, 515, 516, 518, 520, 521, 522, 523, 524 Ahmet Yaar Ocak, 5 ahsen-i takvm, 42, 394, 520 Ahzb, 185, 219 aile hayat, 27 akl, ii, 41, 71, 80, 107, 115, 117, 123, 136, 183, 210, 252, 269, 281, 282, 283,

560
284, 290, 304, 334, 525, 530, 531 Akl, 104, 117, 122, 146, 281, 283, 323, 357, 556 Akif nan, 19 kil, 99 akl, 90, 104, 118, 252, 282, 283, 284, 285, 305, 310, 324, 334, 340, 375 akl- evvel, 284, 290 akl- kll, 91, 284, 290 akl ilimler, 55 akam, 81, 85, 494 Akemseddin, 11, 238 alel-aristev, 405, 406 lem, ii, 32, 35, 38, 40, 42, 56, 57, 63, 69, 77, 185, 236, 269, 270, 271, 272, 273, 286, 309, 311, 342, 379, 380, 464, 499, 531 lem-i cn, 273 lem-i cebert, 311 lem-i hviyet, 311 lem-i kesret, 67 lem-i kbr, 270 lem-i lhut, 311 lem-i melekt, 311, 336 lem-i mlk, 336 lem-i nsut, 311 lem-i sur, 270 lem-i teby, 379 lem-i tevhd, 421 lem-i vahdet, 84, 153, 155 Alncak, 394 Ali, 366, 388, 389, 426, 535, 536, 537, 538, 540, 541, 543, 549, 550, 554, 555 l-i ab, 426 Ali b. Osman Hcvir, 29 l-i mrn, 90, 116 Ali Nihat Tarlan, 27, 46, 47, 366, 554 Allah, 3, 4, 5, 18, 30, 32, 33, 35, 37, 41, 46, 51, 52, 54, 55, 56, 57, 63, 65, 67, 68, 69, 71, 72, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 96, 97, 98, 100, 105, 108, 109, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 124, 125, 126, 131, 134, 135, 140, 142, 143, 147, 149, 150, 152, 154, 157, 158, 159, 160, 162, 163, 164, 165, 166, 169, 170, 171, 173, 175, 176, 177, 178, 179, 181, 183, 185, 187, 190, 192, 193, 198, 202, 203, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 218, 219, 220, 221, 226, 227, 228, 229, 233, 235, 236, 237, 239, 244, 245, 256, 257, 268, 269, 270, 271, 273, 275, 279, 281, 285, 288, 289, 298, 304, 306, 309, 311, 313, 314, 318, 324, 325, 326, 335, 336, 337, 338, 340, 346, 349, 353, 356, 357, 362, 363, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 376, 378, 380, 381, 382, 383, 384, 387, 391, 394, 402, 404, 405, 406, 442, 444, 446, 449, 450, 451, 459, 464, 471, 473, 474, 475, 476, 478, 483, 487, 489, 499, 501, 506, 511, 515, 520, 524, 530, 531 Allah ak, 5 Allah rzs, 219, 493 Allah zikri, 186 allmeler, 329 Allml-guyb, 329 alp-erenler, 7 altn, 220, 241, 292, 358, 471, 501 amel, 3, 28, 146, 155, 181, 209, 210, 219, 221, 502 amel-i slih, 181 Amr b. Osman el-Mekk, 448 n, 29, 41, 245, 285, 384, 399, 532 Anadolu, 7, 8, 9, 11, 66, 187, 459, 463, 464, 466, 489, 550, 551 Anadolu Seluklular, 10 Anadolu airleri, 18 ansr lemi, 389 ansr- erbaa, 270 anber, 346, 347 Andrews, 13, 20, 23, 24, 25, 26, 32, 39, 535 nest nran, 216, 229 ank, 63 Ankara Sava, 10 Ankara, 466 r, 128, 136, 424, 470 Arap, 529, 539 Arap iiri, 16 Arapa, 23, 55, 81, 82, 91, 198, 200, 254, 273, 298, 340, 397, 402, 409, 425, 441, 466, 468, 526, 548 rif, 5, 70, 80, 82, 84, 138, 154, 206, 215, 240, 272, 292, 306, 315, 358, 365, 419, 428, 429, 452, 455, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 498, 533, 552, 557 rif-i billah, 154 rifler, 25, 56, 80, 92, 141, 182, 217, 230, 314, 358, 481, 485, 486 Arrn, 8 ar, 275, 309, 397, 405 as, 277, 423, 434, 435, 473, 532 sr, 228, 473 asfiy, 93, 288, 309, 475 ashb- kef, 86 ashb- zhd, 82 asl, i, 204, 206, 389, 464 sitn, 338, 442, 443, 494 sitne, 437, 532 asr- saadet, 5 astronomi, i Asya, 7, 10 k, 23, 40, 59, 60, 62, 68, 96, 97, 98, 99, 100, 108, 109, 111, 112, 113, 117, 118, 123, 125, 126, 127, 130, 131, 132, 133, 135, 136, 137, 138, 139, 142, 159, 171, 180, 181, 182, 195, 204, 206, 212, 213, 223, 250, 276, 278, 279, 302, 306, 309, 311, 332, 343, 349, 355, 366, 367, 373, 378, 383, 385, 388, 413, 419, 424, 445, 451, 453, 459, 460, 497, 514, 515, 530 aikar, 37, 92, 293, 305, 309, 324, 325, 479 in, 93, 110, 118, 123, 268, 282, 296, 365, 370, 371, 483, 499, 500, 533 ak, 19, 20, 23, 27, 31, 32, 38, 53, 89, 96, 102, 105, 108, 111, 113, 114, 117, 122, 123, 137, 154, 162, 173, 184, 194, 276, 281, 282, 283, 301, 304, 311, 314, 387, 389, 451, 456, 460, 462, 525, 530, 592 ak atei, 62, 119, 120, 121, 138 ak belas, 112 ak cevheri, 109 ak denizi, 123 ak derdi, 112, 130, 131 ak deryas, 155, 297 ak dini, 115, 136 ak halleri, 110 ak hastal, 113 ak imam, 102 ak meydan, 506 ak mezhebi, 115 ak pazar, 283 ak srr, 110 ak arab, 124, 139, 315, 316, 318 ak ehdi, 116, 450, 451 ak ehri, 309 ak erbeti, 182

561
ak yolu, 114, 318, 343, 348, 355, 498 ak- zat, 396 akn bels, 111 akn belirtisi, 350 akn hakkati, 108 akn mahiyeti, 530 akn sonsuzluu, 110 ataszleri, 1, 12 ate, 16, 56, 77, 80, 122, 219, 220, 221, 379, 448, 473, 534, 536 Atilla entrk, 518 atlas, 242, 265, 377, 427, 428, 486 Attar, 16, 17, 18, 39, 460, 463, 536, 552 Avn, 49, 111, 120, 146, 156, 175, 198, 210, 264, 268, 275, 278, 299, 312, 313, 316, 340, 380, 424, 447, 496, 502, 503, 550 Avrupa, 10 Ay, 364 'yn- sabitede, 380 yet, 31, 36, 75, 399, 400, 435, 527 yetler, 1, 185 yne, 58, 78, 79, 133, 276, 299, 306, 307, 327, 380, 383, 411, 428, 430, 504, 519 ayn lemi, 215, 396 ayna, 33, 47, 58, 88, 96, 132, 275, 286, 306, 327, 380, 381, 382, 411, 430, 519, 532 aynel-yakn, 153, 164, 275, 383, 407, 497 ayn- tevhid, 55 Aynu'l-Kudt Hemedn, 33 ayva tyleri, 341 az imek, 195, 258 az konumak, 195, 258 az uyumak, 195, 258 az yemek, 195, 258 zde, 59, 361 zdelik, 409 azamet, 254 azzil, 299 Azerbaycan, 8 azz, 193, 258, 367, 523 Badat, 6, 29, 447, 448, 458, 461, 463 bahr, 57, 80, 111, 210, 215, 216, 358, 479 bahr- muht, 356, 358 Bakara, 37, 72, 90, 325, 369, 406 bk, 53, 57, 121, 208, 235, 237, 319, 320, 361 balk, 204, 213 balta, 412 Barbier De Meynard, 13 basar, 73, 160, 232, 349 basr, 161, 346, 376, 528 basret, 73, 160, 337, 375 basret ehli, 160 Basra, 6, 448 bast, 39, 157, 158, 402, 531 btl, 249, 281 btn, 81, 87, 530 Btn, 75, 76, 77, 152, 556 btn, 7, 28, 40, 44, 45, 175, 188, 203, 253, 416 btn feyz, 331 Battal Gazinin trbesi, 415 Bayezid-i Bistami, 6, 31 Bayramlik, 11 Bayrami-Melamilii, 541 Bayramiyye, 466 Bayramiyye-emsiyye, 527 bayramlar, 1 bek, 69, 70, 85, 208, 209, 212, 241, 332, 359, 483, 497, 531 Bekta, 416 Bektaler, 412 Bektalik, 293, 552 bel, 64, 65, 92, 95, 111, 112, 113, 130, 131, 142, 177, 178, 179, 180, 181, 219, 239, 273, 302, 346, 494 bel-y ak, 111 Belh, 446, 447 ben, 31, 32, 46, 63, 64, 68, 74, 100, 107, 118, 152, 174, 189, 218, 229, 233, 284, 295, 307, 324, 337, 345, 356, 361, 364, 437, 449, 474, 493, 495, 515, 532 bencil, 503 benlik, ii, 63, 64, 65, 68, 243, 302 ber-dr, 82, 243, 294, 311, 347, 453, 454, 455, 456, 457 berzah, 341 Besmele, 393 beeri, 40, 41, 209, 313, 335 beeri ak, 42 Beir Ayvazolu, 46 beyn, 76, 99, 214, 346 beylikler, 66 Beyz, 448 bezm, 91, 244, 307, 310, 408, 447, 500 bezm-i bel, 92 bezm-i elest, 92, 390 bezm-i ezel, 92 bezm-i hayret, 92 byk, 397, 410 bgne, 499, 500, 533 b-karr, 346 bilgi, 3, 5, 7, 40, 41, 44, 45, 81, 87, 88, 122, 126, 154, 162, 164, 171, 209, 213, 237, 245, 284, 371, 422, 427, 461, 462, 463, 466, 467, 474, 497, 499, 529 b-nin, 74 b-p v ser, 388 bir lokma bir hrka, 277 birlik, 69, 85, 86, 151, 214, 523 bist het, 397 Bizans, 9 boy, 33, 532 Buhara, 463, 464 Burk, 290, 426 burk- himmet, 239 Burka, 311 Bursa, 9, 10, 463, 464, 467, 535 blbl, 366, 367, 368, 509, 525, 532 brhn, 72, 247, 251, 460 bt, 316, 376 bt-perest, 376 Byk Seluklu Devleti, 8

C
Cafer eleb, 49, 60, 72, 75, 86, 105, 109, 111, 128, 131, 134, 139, 142, 145, 146, 163, 180, 181, 183, 192, 196, 197, 202, 203, 207, 224, 232, 238, 253, 256, 258, 275, 277, 278, 282, 283, 288, 300, 317, 320, 329, 334, 341, 360, 363, 365, 366, 372, 412, 420, 421, 427, 429, 430, 431, 435, 437, 439, 440, 441, 442, 471, 473, 474, 475, 482, 487, 489, 490, 491, 492, 503, 504, 510, 517, 518, 519, 521, 522 ch, 412 chil, 110, 216, 304 Clt, 259 cm, 85, 86, 89, 92, 93, 125, 168, 218, 235, 240, 286, 301, 304, 306, 307, 320, 321, 328, 345, 359, 454, 513, 516 cm- cihannm, 306 cm- gtinm, 307

B
Baba Thir, 16 Baba, 12 bciyn- Rm, 9 bde, 105, 226, 298, 299, 303, 328 bde-i nb, 298 bde-i sf, 299 bd- sab, 347, 463

562
cami, 202, 314, 468 cn, 74, 83, 101, 103, 110, 124, 132, 144, 148, 179, 217, 229, 239, 241, 242, 243, 262, 265, 271, 278, 284, 291, 293, 294, 295, 296, 303, 305, 306, 307, 319, 339, 344, 347, 361, 370, 396, 397, 413, 432, 443, 456, 474, 476, 482, 492, 496 cn lemi, 273 can verme, 110 cnn, 140, 144, 173, 228, 234, 242, 243, 252, 294, 500, 508, 531 Cvidan-nme, 395, 397 czibe, 238, 491 cebert, 41 cebert lemi, 272 Cebril, 284, 329 cef, 129, 378, 521 cehalet, 154, 255, 486 cehennem, 119, 138, 488, 518 cehr zikir, 11, 186 cell, 38, 42, 43, 100, 101, 104, 179, 187, 229, 342, 346, 370, 380, 478 Cell, 70, 81, 100, 386, 556 Cem Sultan, 49, 106, 109, 112, 122, 128, 131, 132, 137, 170, 174, 192, 201, 204, 205, 224, 225, 230, 233, 274, 276, 279, 291, 299, 300, 328, 334, 338, 339, 344, 378, 437, 442, 450, 492, 494, 501, 502, 512, 513, 514, 540 cem, 39, 165, 166, 249, 250, 282, 401, 424, 531 cemiyet, 210, 531 cemiyet-i htr, 210 ceml-cem, 166 cemaat, 11, 25 ceml, 37, 42, 43, 96, 97, 98, 100, 101, 102, 104, 125, 141, 143, 179, 187, 229, 236, 291, 321, 324, 327, 342, 346, 365, 366, 370, 380, 405, 410, 478, 480, 519, 530 Ceml Kurnaz, iv, 20, 249, 371, 534, 542, 543, 549, 554 Ceml, 49, 102, 103, 155, 180, 288, 289, 290, 426, 476, 514, 516, 539, 542 ceml-i mutlak, 96, 103, 108, 125, 381 ceml-perestlik, 410 cem-i cem, 65 ceml, 98 Cemd, 237 Cengiz, 8 cennt, 233, 249, 394 cennt- nam, 233 cennet, 47, 134, 171, 172, 174, 202, 233, 234, 272, 309, 310, 403, 404, 480, 484, 512, 517, 521, 522 cennetl-mev, 403, 404 cer, 418, 419, 532 cerr-i sakl, 419 cevz, 107, 108 cevher, 254 cevr, 36, 93, 180, 378, 493 cezbe, 6, 53, 206, 207, 308, 352, 476, 531 cfe, 268 cihad, 256 cihn, 90, 101, 103, 127, 242, 250, 265, 266, 285, 305, 310, 331, 363, 374, 396, 402, 405, 477, 487 Cihan Okuyucu, 2, 14, 66 cihn-nm, 327 cil, 73, 160, 276 cilve, 102, 143, 236 cimrilik, 254 cinas, 114, 119, 168, 174, 385, 422, 462, 484, 524 cins czibe, 46 cism, 115, 126, 271, 296, 396 cisman ak, 33 cbbe, 432 cd, 77, 331, 389 Cneyd-i Badd, 6, 447, 448, 458, 532, 536 cra, 237, 319, 321 ile, 200, 440 ile ekmek, 131, 195 ilehane, 440 oban, 389 okluk, 56, 66, 80, 344, 380, 530

D
dav, 149, 455 d, 372, 414 dalgalar, 57, 66, 268, 278, 356, 359 dalg, 62, 85, 123 damla, 84, 289 Dante, 32 dr, 82, 138, 244, 310, 452, 454, 455, 456, 457, 485 dar aac, 45, 137, 347, 449, 455 Dr, 249, 474 dr- dny, 146 dava, 204 Davud, 248, 256, 309 Davud-i Kayseri, 11 Debbalar mam, 468 deccl, 377 def, 38, 304, 309, 458 dehn, 333 dell, 65, 215, 251, 282, 324, 407 dem, 92, 111, 129, 130, 136, 139, 140, 144, 182, 187, 190, 196, 201, 228, 231, 234, 263, 285, 286, 299, 322, 325, 350, 353, 424, 453, 483, 512, 514 den, 264 deniz, 42, 73, 122, 123, 152, 214, 235, 268, 278, 282, 289, 356, 357, 358, 398, 446, 478, 532 derd, 112, 131, 142, 187, 226, 273, 329, 371, 372, 385, 388, 389, 436, 494, 518 dergah, 311, 437, 438, 536, 537, 546 dervze, 414 dervi, 10, 13, 199, 200, 202, 204, 238, 242, 277, 290, 412, 424, 425, 427, 428, 430, 431, 446, 459, 466, 472, 488, 489, 490, 492, 493, 533 derviler, 8, 83, 131, 183, 186, 199, 272, 276, 277, 291, 292, 416, 418, 419, 426, 429, 431, 433, 434, 443, 459, 468, 489, 491, 492 dervilik, 442 dery, 122, 278, 289, 464, 481 deryze, 411, 416 destr, 305, 432, 433

h- zekan, 232, 341 h- zenah, 341 h- zenahdn, 341 ker, 49, 133, 162, 172, 180, 181, 201, 226, 236, 262, 265, 266, 288, 299, 339, 361, 433, 434, 460, 475, 493, 506, 517, 536 alab, 274 r-darb, 409, 416 elebi Mehmet, 10, 464, 466 elp, 379 ene, 46, 341, 532 eng, 309, 458 er, 282, 383 em, 108, 277, 308, 350, 383 eme-i hayvn, 249, 330, 526 evgn, 387, 388, 532 nar, 238 plak, 410, 411, 412, 413 iek, 189, 365 i tanesi, 235, 364

563
deyimler, 1, 12, 41 dibacele, 35 Dicle, 449 didaktik, 17, 525 ddr, 37, 118, 132, 133, 134, 165, 202, 227, 276, 284, 310, 322, 323, 366, 383, 403, 404, 480, 517, 531 dil, 5, 30, 41, 55, 95, 104, 129, 130, 151, 185, 190, 198, 207, 211, 214, 233, 234, 236, 244, 248, 273, 277, 278, 280, 293, 306, 310, 329, 331, 332, 334, 344, 375, 380, 388, 407, 411, 419, 428, 430, 454, 471, 486, 491, 492, 498, 515, 529 dildr, 340 dilenci, 488 dilencilik, 411, 416 Dimetoka, 10 din, 2, 23, 25, 27, 115, 116, 136, 149, 173, 228, 379, 392, 414, 434, 508 dind, 27 din, 9, 14, 24, 25, 26, 39, 45, 115, 316, 329, 338, 379, 397, 401, 402, 418, 487, 499, 527, 529 din ilimler, 1 din ykmllkler, 476 dinsel, 21, 26, 27 Divan, II, xiii, 16, 47, 391, 463, 501, 529, 530, 531, 532, 533, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 542, 543, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 554, 555 Divan edebiyat, i, 2, 30, 46 Divan estetii, 22 Divan airi, ii, 14, 16, 20, 23, 532 Divan iiri, i, ii, 1, 18, 20, 22, 23, 24, 27, 35, 47, 77, 122, 139, 140, 323, 334, 343, 367, 529, 533 divan tahlilleri, 48 dvne, 89, 100, 284 doruluk, 5, 218 dokuz felek, 270 dost, 101, 120, 132, 134, 148, 165, 179, 202, 205, 216, 229, 235, 240, 251, 256, 277, 296, 299, 305, 368, 369, 370, 371, 375, 410, 422, 423, 435, 473, 474 drt, 75, 150, 241, 251, 397, 399, 409, 454, 497, 531, 532 drt halife, 444 drt kap, 149 drt kitb, 148 drt mezheb, 148 dua, 63, 71, 75, 287, 436, 452, 465 dudak, 31, 33, 225, 299, 304, 327, 342, 497, 532 Duhn, 192 dn, 264 dnler, 1 dnya, ii, 20, 33, 39, 65, 89, 144, 159, 166, 170, 197, 200, 207, 209, 218, 239, 242, 244, 261, 263, 265, 266, 268, 272, 278, 296, 309, 357, 358, 362, 377, 412, 427, 442, 480, 483, 487, 531 dnya ak, 515 dnya karlar, 171 dnya gr, 14, 224 dnya hayat, 67, 263 dnya ii, 202 dnya lezzetleri, 195 dnya mal, 447 dnya nimeti, 133, 171, 241, 446, 512 dnya serveti, 484 dnya sevgisi, 242, 265 dnya varl, 267 dnya yolcuu, 258 dnya zevkleri, 496 dnyann hileleri, 264 dnyann tuza, 267 dny-y den, 264 dny-y mrde, 241 dnyevi, 18, 27 dr, 37, 38, 85, 138, 250, 359, 421, 433, 492 drst, 417, 418, 424, 439 542, 544, 545, 546, 551, 553, 554, 555, 557, 558 edebiyat aratrmaclar, 19 edebiyat tarihleri, 48 Edirne, 10, 468 efl, 54, 228 eflk, 91, 289, 290 efsane, 1, 518 efsn, 269 Eirdir, 467 ehl-i ab, 426 ehl-i basar, 337 ehl-i basret, 161, 376 ehl-i beyt, 251, 426 Ehl-i cennet, 118, 284 ehl-i dil144,, 248, 266, 280, 281, 328, 385 ehl-i din, 203, 309 ehl-i gaflet, 239 ehl-i hl, 156 ehl-i mn, 380 ehl-i irfan, 217, 404, 443 ehl-i kab, 429 ehl-i keml, 362, 486 ehl-i kesret, 67, 83 ehl-i marfet, 404 ehl-i nazar, 234, 249 ehl-i riy, 503 ehl-i riyzet, 196 ehl-i saf, 244, 303, 320, 323, 447 ehl-i slk, 184 ehl-i snnet, 7 ehl-i tevhd, 53, 54, 67, 523 ehl-i vahdet, 248, 525 ehl-i yakn, 165, 220 ehl-i zhir, 492 ehl-i zerk, 223, 497 ehlu'llh, 38 el alma, 15 el verme, 315, 418 el-Bzl-eheb, 461 elest, 91, 92, 93, 94, 124, 219, 301, 302, 309, 389 390 elest meclisinde, 95, 300, 301, 302, 337, 369 elest, 86, 91, 93, 301, 509 elest bi-Rabbikm, 85, 91, 92, 95 el-fakru fahri, 176 elif, 66, 78, 335, 371, 402 el-Lma, 29, 551 emel, 482 Emevi dnemi, 6 Emir Sultan, 454, 463, 464, 465, 532 Enbiy, 93, 309, 310 enel-Hak, 215, 243, 294, 306, 309, 311, 312, 450, 452, 453, 454, 456, 457, 458, 465, 485 enfs lem, 40

E
ebed, 80, 86, 93, 94, 110, 119, 148, 255, 259, 273, 301, 308, 405, 480 ebed, 7, 60, 211, 281, 290, 330, 430, 441, 492 ebr, 337, 340 Ebu Abdurrahman esSlem, 29 Ebu Hanife, 447 Ebu Haim, 6 Ebu Hureyre, 45 Ebu shak Zviyesi, 10 Ebu Leheb, 31 Ebu Nasr es-Serrc, 29 Ebu Said-i Ebul-Hayr, 16, 31, 558 Ebl-Hayr Muhammed b. Mslim ed-Debbs, 461 edeb, 2, 248 Edebl Zviyesi, 10 edebiyat, 14, 22, 23, 461, 462, 534, 535, 539, 540, 541,

564
ens, 159 envr, 46, 70, 230, 275, 311, 386, 468, 528 erban, 90, 200, 201, 202 erbb- hakkat, 38 erbb- k, 82 erbain, 195, 200, 201, 202 erenler, 267, 476, 477, 556 erin, 228, 231, 322 erkn, 149, 190, 410, 411, 419, 497 ermi, 191, 239, 474, 489 erotik, 24 er-Risale, 29 Erturul Gazi, 9 Eskiehir, 536, 537, 558 esm, 200, 216, 228, 399, 511 esm-i hsn, 42, 226, 435 esrr, 37, 44, 53, 55, 217, 258, 271, 296, 300, 312, 329, 341, 388, 413, 467 Esrrnme, 16, 463 esrk, 307, 427 Esterbd, 392 estetik, 15, 17, 533 eik, 437, 442 eya, 57, 73, 77, 89, 108, 160, 165, 342, 349, 356, 532 etky, 93, 309, 310 et-Taarruf, 29 evliy, 15, 93, 288, 289, 309, 310, 441, 465, 475, 476, 497 evliy menkbeleri, 1 evliyu'llh, 44 evrad, 191, 314, 418, 439, 511 evtd, 473, 474 Evvel, 75, 76, 77, 152 Eyp Peygamber, 178 ezel meclisi, 309 ezel srr, 92, 479 ezel, 93, 101, 103, 109, 219, 293, 301, 304, 308, 328, 345, 361, 376, 401 ezel, 60, 81, 92, 93, 96, 113, 159, 211, 215, 281, 289, 309, 320, 361 ezel takdr, 387 ezrakp, 422 ezrakp, 422 ezvk, 56 fani, 53, 61, 84, 121, 125, 176, 202, 208, 209, 210, 211, 240, 241, 242, 262, 295, 311, 313, 328, 330, 474, 478 fn cihn, 264 fark, 84, 165, 166, 249, 412, 487 Farsa, 37, 91, 273, 286, 388, 397, 409, 466, 468, 469, 526, 544, 553 Faruk Kadri Timurta, 1 f, 214, 217, 218, 280, 346, 398, 512 Fatih, 49, 539, 545, 550 Fatih Sultan Mehmet, 10, 49, 119, 468, 550 Fatiha, 200, 399, 400 Fatin, 15 Fatma, 426 fazilet, 5 fazl, 173, 289, 392, 476 Fazl, 393, 394, 398, 399 fazl- Hak, 392 fazl- Hud, 392 fazl- lh, 392 fazl- Rahmn, 392 Fazlullah, 392, 393, 394, 395, 535 fehim, 252, 334 felek, 111, 216, 309, 372, 415, 416 felekler lemi, 272 felsefe, 14 felsef, 3, 4 fen, 41, 58, 74, 111, 119, 138, 146, 151, 176, 198, 208, 209, 210, 212, 331, 332, 353, 449, 497, 531 fen fil-vcd, 209 fenfillah, 73, 84, 176, 177, 242, 249, 299, 304, 312, 327, 328, 330, 333, 347, 355, 383, 388 ferd, 146, 212, 362, 363 ferd, 286, 483 Fergana, 8 Feridddin Attar, 16, 176, 182, 459, 463, 524, 532 Ferit Kam, 13, 18, 539 fer, 305, 309, 374 fetih, 412 Fetth, 192 feyiz, 158, 237, 318, 352, 362, 524, 531 Feyyz- mutlak, 318, 319 feyz, 158, 207, 237, 303, 317, 319, 321, 444 fkh, 447, 461, 462, 523 Fhi m fh, 526, 539 fiil, 54, 499 fikr, 158, 186, 190, 199, 200, 201, 257, 334, 342, 421, 439, 508 firdevs, 230, 232, 249, 253, 517 fitne, 45, 302 Fuat Kprl, 13, 19 fukaha, 6 Furkn, 249 Fuzl, 23, 27, 46, 111, 543, 547, 554

G
gfil, 36, 71, 239, 240, 241, 288, 291, 314, 366 gaflet, 239, 240, 515, 531 gaflet perdesi, 70 Gaflet uykusu, 240 gib, 145, 162, 207, 209 gam, 68, 94, 111, 112, 116, 142, 206, 225, 244, 268, 271, 277, 280, 295, 296, 303, 306, 315, 319, 369, 388, 421, 428, 432, 452, 457, 492, 494, 519, 531 gamze, 180, 352, 532 gark, 64, 73, 80, 104, 123, 183, 210, 214, 215, 268, 321, 358, 363, 432, 441, 478, 479 gay, 182, 228, 231, 322 gavs, 473, 474, 499, 533 gavvs, 53, 62, 85, 123, 155, 244, 261, 297, 359 gayb, 81, 207, 212, 235, 271, 272, 296, 306, 337, 342, 346, 364 gayb lemi, 83, 271, 337, 341, 396 gayb erenleri, 477 gayb-bn, 306, 312 gaybet, 207, 208, 531 gayb- hviyet, 333 gayb- mutlak, 404 gayr, 61, 102, 143, 147, 244 Gazl, 32, 33, 178, 199, 218, 219, 262, 263, 264, 266, 267, 268, 269, 484, 523, 543 gazel, 24, 25, 401, 471, 489, 527 gaziyn- Rm, 9 Gazzl, 6, 98, 102, 109, 111, 113, 115, 118, 122, 123, 124, 138, 384, 461, 534 geici, 4, 56, 60, 208, 240, 345 ged, 141, 296, 430, 490 gelenek, i, 1, 39, 126, 200, 332, 434 Gelibolu, 9 gemi, 122, 150, 268, 296 Genceli Nizm, 467

F
Fil-i mutlak, 289 Fahir z, 2 fahr, 177, 366, 381, 472 Fahreddin-i Irak, 36 fil, 51, 163 fakir, 73,175, 246, 444, 490 fakr, 155, 175, 176, 177, 411, 425, 478, 531 fakr- mutlak, 176

565
gevher, 53, 153, 245, 490 Geyikli Baba, 10 glmn, 310 gybet, 208 Gibb, 13, 18, 20, 21, 23, 91, 92, 105, 290, 541 Gln, 461 giriftr, 67, 360, 361 giysiler, 1, 486 gnostik, 391 gonca, 105, 197, 202, 420, 440 glge, 31, 57, 163, 267 Glpnarl, 12, 14, 20, 24, 29, 34, 63, 66, 75, 80, 81, 83, 87, 92, 96, 105, 112, 113, 118, 125, 126, 134, 140, 145, 149, 152, 154, 156, 161, 182, 183, 191, 196, 201, 204, 206, 224, 236, 239, 251, 254, 273, 280, 286, 287, 291, 292, 293, 306, 313, 315, 318, 322, 323, 327, 333, 342, 343, 344, 346, 349, 359, 376, 379, 383, 389, 391, 392, 393, 394, 396, 397, 399, 404, 407, 412, 413, 416, 417, 420, 421, 425, 427, 429, 431, 433, 434, 435, 437, 441, 442, 469, 471, 473, 474, 476, 478, 484, 488, 492, 495, 500, 525, 526, 541, 542, 553 gnl, ii, 4, 57, 86, 89, 95, 107, 119, 123, 128, 135, 142, 144, 161, 175, 187, 191, 194, 195, 217, 229, 230, 233, 257, 261, 262, 263, 265, 266, 267, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 296, 299, 303, 321, 341, 352, 353, 356, 378, 380, 383, 390, 408, 413, 421, 425, 439, 450, 460, 473, 492, 498, 500, 511, 525, 531 gnl akl, 367 gnl aynalar, 132, 489 gnl aynas, 275, 209, 298, 375, 496 gnl dnyas, 129, 280 gnl ehli, 38, 42, 213, 247, 266, 280, 328, 489 gnl gz, 160, 306 gnl hastal, 328 gnl holuu, 179 gnl rzs, 388 gnl sultanlar, 39 gnl taht, 279 grnt, 4, 106, 237 gz, 31, 32, 33, 34, 46, 68, 89, 97, 105, 160, 194, 205, 263, 276, 337, 349, 351, 352, 354, 372, 381, 458, 492, 493, 496, 499, 532 gz balayclk, 507 gzg, 382 gzya, 114, 350, 355 gurr, 261, 507 gy, 387, 532 gl, 47, 84, 104, 143, 148, 158, 159, 190, 197, 245, 295, 360, 361, 365, 366, 367, 368, 413, 418, 433, 454, 457, 458, 463, 479, 480, 486, 487, 509, 517, 532 glen, 97, 141, 365, 480, 533, 541, 551, 552, 553 Glen-i Rz, 34, 39, 41, 527, 533, 541, 551, 553 Glen-i Vahdet, 39, 552 glenhane, 437 glzr, 367, 533 Glzr- Manev, 527 gmn, 161, 163, 164, 334, 500 gm, 292, 358 gnah, 108 gne, 31, 47, 72, 82, 104, 177, 203, 235, 237, 362, 364, 410, 460, 477, 479, 504, 515, 532 gzel, 41, 43, 46, 96, 98, 105, 108, 114, 168, 169, 182, 189, 190, 193, 208, 241, 260, 346, 364, 376, 378, 381, 410, 447, 469, 485, 507, 530 gzel huylar, 254 gzellik, ii, 19, 27, 89, 96, 97, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 145, 336, 348, 410, 460, 520, 530 134, 138, 140, 143, 145, 152, 156, 157, 159, 160, 163, 164, 165, 166, 169, 170, 175, 176, 179, 181, 184, 185, 187, 191, 198, 201, 202, 206, 207, 211, 219, 222, 227, 228, 229, 237, 238, 239, 240, 242, 243, 245, 249, 250, 255, 261, 267, 276, 281, 283, 286, 290, 293, 307, 309, 310, 311, 318, 319, 320, 322, 324, 325, 327, 330, 338, 341, 344, 352, 355, 356, 360, 367, 370, 375, 376, 379, 381, 382, 384, 388, 393, 394, 397, 399, 400, 403, 405, 406, 421, 448, 449, 451, 453, 454, 455, 457, 458, 469, 472, 474, 475, 478, 485, 488, 491, 495, 520, 530, 542, 550 Hak , 307 Hak ak, 338 hakkat, 17, 36, 37, 38, 40, 46, 56, 123, 149, 150, 151, 152, 153, 424, 450, 471, 525, 531 hakkat ehli, 87, 153 hakkat srr, 215 hakkat arab, 499 hakkat yolu, 83 hakkat, 18, 58, 63, 80, 87, 92, 98, 161, 185, 215, 339, 358, 384, 470 hakkat- Muhammediye, 284, 290, 499 hakiki, 54, 56, 57, 60, 87, 88, 97, 103, 105, 120, 130, 140, 141, 142, 143, 147, 154, 163, 164, 177, 203, 238, 315, 316, 317, 330, 337, 343, 349, 355, 362, 364, 368, 370, 372, 375, 376, 380, 383, 384, 385, 388, 473, 488, 499, 530 hakiki k, 129 hakiki ak, 17, 20, 105, 106, 107, 185 hakiki tevhid, 55 Hakk, 3, 35, 51, 52, 55, 56, 59, 60, 63, 65, 66, 70, 72, 73, 74, 77, 78, 79, 80, 81, 83, 84, 85, 87, 94, 95, 96, 98, 100, 104, 105, 115, 118, 132, 133, 136, 140, 142, 146, 147, 151, 152, 154, 155, 157, 159, 163, 178, 179, 184, 187, 191, 194, 199, 202, 203, 207, 208, 209, 211, 214, 215, 218, 219, 229, 230, 231, 232,

H
hac, 149, 271, 274, 281, 368, 394, 448 Hce Abdullah Ensr, 16 Hac Bayram- Vel, 466, 467 Hac Bekta Vel, 487 Hc-y Kirmn, 17, 554 Ha, 379 Hadkatu'l-Hakka, 16 hadis, 98, 176, 177, 191, 225, 447, 461, 462, 527, 530 hadis-i kudsye, 89 Hfz, 17, 21, 539, 548, 558 Hfz- irz, 17, 36, 38, 558 haf zikir, 186 Hak, 33, 37, 46, 51, 52, 53, 54, 57, 58, 60, 61, 66, 67, 68, 69, 71, 73, 74, 76, 82, 84, 89, 92, 93, 96, 102, 103, 107, 109, 117, 125, 132,

566
234, 236, 237, 245, 290, 293, 299, 310, 311, 322, 324, 325, 326, 327, 328, 333, 334, 335, 337, 341, 342, 345, 346, 348, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 364, 365, 367, 369, 372, 373, 374, 376, 377, 378, 380, 381, 382, 387, 388, 420, 429, 444, 452, 454, 471, 478, 479, 483, 495, 500, 512, 530 Hakkn rzs, 165 Hakkn tesiri, 352 Hakkn zt, 358 hakkal-yakn, 164, 165 hal, 3, 4, 21, 28, 40, 44, 56, 92, 145, 155, 156, 158, 162, 165, 179, 183, 189, 202, 209, 215, 244, 383, 384, 458, 529 hal dilleri, 189 hl ehli, 156, 499 hal ilmi, 5 hals, 64, 75, 212, 224, 226, 295, 302, 304 hlt, 156, 162, 206, 488 Hlk, 38, 165, 213, 253, 396 Halid-i Badd, 43 Halid-i Nakibend, 366 halife, 189, 191 Hall, 120, 121, 143, 148, 159 Halil nalck, 11, 549, 553 Hallullah, 120 hlis, 119, 221, 292, 471, 490 halk, 12, 47, 107, 127, 159, 165, 198, 382, 409, 447, 449, 457, 508 halka, 46, 127, 166, 170, 171, 172, 190, 194, 216, 217, 223, 316, 346, 416, 434, 448, 453, 509, 510 halka-be-g, 415 halka-i zikr, 190 Hallc, 117, 215, 384, 449, 450, 451, 452, 454, 455, 456, 457, 465, 506, 531, 532, 542, 547, 550, 556 Hallc- esrr, 448 Hallc- Mansr, 6, 7, 45, 63, 137, 217, 243, 294, 309, 311, 321, 347, 354, 355, 384, 391, 448, 451, 454, 456, 458, 531, 532, 542, 550, 556 Hallk, 90 halvet, 60, 104, 136, 190, 198, 199, 200, 202, 212, 226, 440 halvet kesi, 199 halvetgah, 440 halvethane, 105, 197, 440 Halvetlik, 11, 12 halvet, 156, 199, 206, 488 Halvetiye, 189 halvet-nin, 335 ham, 45, 46, 62, 75, 121, 149, 328, 502, 504 Hamdullah Hamd, 49, 52, 59, 60, 62, 67, 78, 80, 81, 82, 85, 86, 89, 99, 104, 111, 113, 114, 123, 125, 128, 132, 136, 141, 144, 146, 148, 155, 171, 176, 177, 181, 182, 184, 185, 191, 203, 208, 210, 212, 230, 231, 233, 234, 235, 239, 240, 242, 244, 260, 266, 274, 275, 278, 280, 285, 290, 293, 297, 300, 303, 305, 314, 315, 317, 319, 320, 336, 339, 340, 344, 351, 358, 359, 360, 370, 378, 379, 381, 382, 388, 389, 409, 419, 437, 447, 460, 471, 476, 481, 483, 485, 496, 498, 499, 505, 507, 521, 526, 528, 550 Hamdn- Kassr, 6 Hamzavler, 12 hankah, 7, 224, 311, 437, 438, 468, 511, 532 harbt, 311, 312, 313, 316, 318 harbt ehli, 175 harfler, 66, 397 hars, 257 Harizm, 8 hark, 246, 420 Harun Tolasa, 47, 79, 97, 332, 348 Hasan, 426, 542, 553, 558 Hasan Basr, 6 haset, 254, 255 Hasibe Mazolu, 27 har, 372, 441, 475 hat, 211, 250, 341, 393, 397, 399, 400, 408, 434, 487, 532 Htimet'l-e'r, 15 Hava, 309 havf, 155, 157, 158, 372, 373, 420, 531 Havva, 310 Hay, 67, 308 hayal, 20, 38, 57, 86, 101, 104, 113, 168, 197, 239, 263, 277, 278, 279, 283, 329, 333, 336, 345, 423, 425, 428, 430, 471, 482, 499, 512, 517 haylt, 44, 342, 508 Haydar- kerrr, 203, 309 Haydar, 12, 415, 416, 532 hayran, 41, 99, 183, 230, 320 hayret, 181, 182, 228, 231, 322, 333, 531 Hayret vadisi, 489 hayrl-beer, 382, 408 Hay, 67, 308 hazn, 241 Hazar denizi, 461 hzr, 71, 207, 313, 371 hazine, 47, 89, 246, 290, 296, 530 hazre, 468 Helenistik-Gnostik, 391 hendese, 1 Herat, 462 Het-Behit, 15 hev, 108, 289, 296, 481, 517 heybet, 45, 158 heyl, 253, 531 hdmet, 470, 476 hrmn, 250 hrka, 69, 92, 205, 224, 225, 277, 297, 309, 316, 417, 418, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 431, 434, 435, 439, 447, 470, 473, 488, 492, 503, 509, 532 hrka ehli, 424 hrka-i sls, 503 hrka-p, 422 hrs, 255, 257, 261, 303, 304 Hzr, 245, 246, 247, 330, 444, 446, 447 hicb, 59, 62, 68, 69, 70, 147, 240, 243, 325, 326, 336, 348, 386, 420, 498 Hicaz, 448 Hicr, 399 hicrn, 88, 373 hidayet, 109, 337, 392, 444 hikmet, 183, 289, 481 hilat, 429 himmet, 132, 134, 161, 162, 238, 239, 269, 296, 465, 469, 484 Hindistan, 417, 449, 463 hod-bn, 503, 504 Horasan, 6, 8, 29, 31, 446, 448, 462, 463 Horasan mektebi, 6 Hristiyan, 379, 440, 459, 460 Hristiyanlk, 376, 392 H, 74, 81, 82, 83, 135, 188, 189, 287, 314, 315, 371, 511, 530, 542, 543, 546, 555 H H, 81 hb, 97 hbn, 37, 311, 503 hblar, 96, 108, 515 Hud, 38, 66, 72, 164, 165, 218, 234, 396, 429, 506 Hudvend, 173, 409 humhane, 311

567
hr, 100, 172, 233, 272, 273, 310, 313, 394, 480, 517 hriler, 309 hurf, 391 hurf ilmi, 391 Hurf, 391, 392, 393, 402, 404, 535, 548 Hurflik, 391, 392, 395, 396, 398, 399, 402, 404, 534, 535, 541, 557 Husrev, 250 huk, 174, 292, 501, 502 huklk, 175 hutt- ebiyye, 397 huy, 181, 208, 254 huzur, 135, 185, 207, 210, 437, 531 hccet, 76, 251 Hcvir, 32, 51, 52, 53, 55, 152, 154, 158, 166, 167, 175, 195, 203, 207, 209, 256, 258, 259, 260, 285, 292, 420, 422, 450, 459, 474, 542 hdhd, 524 hm, 132, 269 hner, 265, 284, 325 Hseyin, 426, 448, 450, 535, 536, 548, 549, 555 hsn, 36, 37, 96, 97, 99, 100, 104, 145, 165, 291, 324, 405, 493, 503, 521 hsn-i mutlak, 41, 96, 108 hyr, 67, 93, 310, 507 hve, 76, 81, 82, 342 hviyet, 82, 83, 342, 346, 383 Hz. Adem, 202, 406 Hz. Ali, 81, 203, 214, 247, 254, 309, 388, 412, 433, 439 Hz. brahim, 158 Hz. Muhammed, 290, 309, 444 Hz. Peygamber, 5, 191, 234, 247, 285, 286, 288, 289, 290, 328, 340, 365, 381, 382, 402, 426, 434, 442, 444, 445, 459, 464, 465, 475, 478, 481, 531 Hz. Peygamberi, 239, 251 Hz. Sleyman, 247 k, 62, 97, 104, 107, 109, 112, 113, 114, 117, 119, 120, 121, 122, 123, 125, 131, 135, 137, 139, 141, 152, 162, 173, 205, 208, 213, 216, 223, 282, 283, 284, 294, 311, 323, 331, 332, 343, 347, 348, 351, 354, 355, 365, 372, 385, 413, 451, 456, 457, 460, 473, 480, 481, 493, 497, 511, 514, 528 yn, 58, 69, 73, 101, 141, 150, 153, 165, 214, 217, 271, 311, 325, 400, 402, 454 iham- tenasp, 193, 409, 462, 509, 521, 524 iham- tezat, 188, 501 ihlas, 29, 165, 219, 220, 531 ihsan, 134, 155, 203, 321, 429, 493 ihtiyr lm, 291 ihy, 193, 292, 319, 395, 484, 524 hyu Ulmid-dn, 32, 484, 523, 533, 543 iki lem, 270, 272 iki cihn, 278 ki dny, 274 ikilik, ii, 59, 63, 65, 66, 68, 69, 76, 109, 176, 214, 498 ikiyzl, 139, 173, 426 ikrar, 93, 309 iktibas, 70, 89, 90, 92, 169, 176, 192, 225, 245, 289, 325, 362, 366, 399, 406, 533 lh, 4, 44, 97, 104, 110, 140, 155, 158, 183, 216, 227, 233, 237, 294, 299, 342, 385, 388, 389, 452, 479, 495, 543 lh lem, 478 lh ak, 6, 27, 124, 294, 298, 301, 307, 309, 312, 318, 328, 526 lh ceml, 101, 158 lh cezbe, 207, 213, 300 lh ddr, 404 lh emir, 2 lh feyz, 206 lh gzellik, 96, 99, 101, 104, 179, 275, 367 lh hakkatler, 75, 154 lh hikmet, 353 lh hitb, 219, 229, 281 lh ilm, 284 lh irade, 184 lh isim, 74, 81, 275, 382 lh iaret, 333 lh kanunlar, 179 lh keml, 158 lh kitap, 395 lh lutf, 109, 169 lh nefes, 293 lh nr, 33, 104, 228, 236, 383, 386 lh remz, 337, 340 lh sanat, 183 lh sevgili, 242, 309 lh sevgi, 335 lh sfatlar, 77, 388 lh sr, 46, 321, 499, 500 lh takdir, 180, 387 lh tecell, 77, 156, 182, 200, 208, 295, 322, 362, 364, 505 lh vuslat, 109, 146, 211

itikf, 105, 197, 202, 440 ibdt, 139 ibadet, 3, 139, 149, 178, 195, 197, 198, 202, 219, 258, 287, 314, 339, 417, 431, 438, 440, 446, 448, 459, 478, 487, 488, 503, 506, 522 iblis, 406 bn Abbas, 45 bn Arb, 7, 33, 43, 45, 56, 108, 115, 376, 391, 543, 548, 551 bn Haldun, 3, 391, 543 ibn-i vakt, 286 bn'l-Arb, 43, 380, 545, 552 brahim, 273, 379, 532, 536, 539, 540, 548, 552, 557 brahim Edhem, 244, 438, 446, 447, 488 brahim Efendi, 3 brahim Peygamber, 120, 148 brahim hid, 39 brahim Tennr, 527 ibret, 37, 138, 184, 386 ibrik, 326, 500 ibtid, 110 iki, 22, 299, 307, 311, 507, 516, 532 idrak, 40, 41, 42, 43, 51, 53, 70, 74, 77, 80, 84, 92, 104, 117, 160, 163, 175, 183, 209, 213, 224, 235, 240, 273, 323, 324, 334, 336, 337, 338, 342, 348, 352, 358, 386, 432, 436, 466, 479, 520, 522, 525, 529, 531 idrk, 70, 84, 99, 283, 324, 386, 479, 505, 520, 522 ine, 62 iham, 202

I
I. Murad, 9, 10, 466 II. Bayezid, 10, 11 II. Murad, 10, 464, 466 Irak, 6, 463 Irak mektebi, 6 stlah, 30, 42 Ik, 226, 415, 416, 532 Iklar, 412, 417

568
lh yolculuk, 463 lh zt, 165 lhnme, 16, 463 ilham, 19, 117, 207, 315, 401 ilim, 29, 30, 44, 146, 151, 185, 202, 245, 292, 403, 447, 461, 466 ill, 55, 510, 530 ilm, 75, 146, 210, 245, 246, 247, 269, 399, 403, 531 ilmel-yakn, 164 ilm-i ledn, 245, 246 lm-i tevhd, 55 im, 33, 40, 491 imam, 116, 403 iman, 51, 52, 87, 88, 149, 152, 162, 163, 268, 309, 321, 344, 487, 507, 510 iman nuru, 33 imkn, 8, 163, 176, 182 mrn, 250 imrz, 286, 484 imtihan, 94, 349 inan, 28, 87, 149, 392, 408, 409 inci, 283, 471, 481, 499 ncil, 148 negl, 463 insan- kmil, 4, 270, 318, 319, 376, 388, 466, 499, 526, 533 intih, 110 intisap, 15, 151, 317, 318, 418, 461, 467, 468, 529 inziva, 195, 200, 438, 461, 462 ip, 62 ipek, 377 irade, 52, 90, 396, 495 irade hrkas, 423 irdet, 61, 424, 470, 497 ran, 24, 168, 392, 448, 529, 535, 544, 558 ran edebiyat, 13, 18 ran mutasavvf-airleri, 17 ran airleri, 18 ran iiri, ii, 16, 31, 35 irfan, 3, 38, 88, 92, 141, 184, 217, 239, 297, 321, 365, 383, 466 irfan ehli, 442 irad, 315, 418, 444, 467, 471, 472, 496, 507 sa, 309, 335, 394, 467, 512, 524 sa Peygamber, 62, 70 isbat, 55, 56, 211, 277, 498, 531 s, 196, 310, 395, 512 isim, ii, iii, 5, 31, 34, 56, 66, 73, 74, 77, 80, 100, 132, 151, 152, 160, 374, 375, 376, 380, 479, 499 slam, xiii, xiv, 4, 5, 6, 17, 20, 22, 30, 31, 51, 136, 149, 288, 391, 433, 449, 523, 529, 534, 536, 537, 538, 539, 541, 542, 545, 547, 549, 550, 551, 553, 555, 557 slam corafyas, 18 slam dnyas, 7 slam dnyasn, 6 slam medeniyeti, 29 slam mistisizmi, 22 slam tarihi, 1, 391 slamn Mistik Boyutlar, 24, 551 slami, 22 smail Hakk Bursav, 371 smail Raci el-Fark, 5 ism-i azam, 74, 75, 81, 446 srafil, 124 stanbulun fethi, 10 istiare, 16, 33, 40, 53, 55, 62, 203, 226, 278, 452, 453, 533 istin, 36, 337 istirak, 53, 206, 308 istikamet, 185, 360, 362 istiridye, 85 istiv, 405, 407, 408 iaret, 30, 32, 34, 44, 51, 66, 72, 81, 82, 99, 100, 103, 116, 119, 122, 124, 142, 193, 198, 229, 235, 255, 258, 292, 319, 320, 358, 364, 369, 373, 375, 387, 388, 393, 401, 409, 410, 414, 422, 423, 426, 450, 459, 464, 467, 513, 524 itiyak, 125, 133, 230, 445, 530 tikaf, 197, 202, 440, 553 itminn, 155 zhr, 77 znik, 9 izzet, 100, 165, 197, 198, 225, 254, 258, 367, 523 Kabbalistik, 392 Kabbalizm, 392 kabz, 39, 157, 158, 402, 420, 531 kad, 335, 456 kadeh, 31, 93, 123, 124, 168, 301, 306, 307, 308, 532 Kad Burhaneddin, 49, 55, 59, 60, 61, 62, 64, 65, 66, 68, 75, 93, 95, 98, 103, 107, 108, 109, 115, 121, 122, 123, 125, 126, 132, 133, 135, 137, 145, 152, 160, 169, 170, 176, 178, 180, 181, 194, 210, 214, 219, 223, 229, 231, 239, 241, 242, 253, 257, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 267, 268, 269, 274, 278, 279, 282, 283, 288, 289, 293, 294, 296, 299, 308, 319, 323, 326, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 338, 339, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 354, 355, 357, 360, 362, 364, 365, 368, 373, 374, 377, 378, 379, 385, 389, 408, 411, 416, 417, 427, 433, 435, 437, 441, 445, 447, 448, 450, 455, 456, 460, 475, 477, 481, 489, 494, 496, 500, 504, 511, 525, 526, 535, 540, 544, 554, 555 Kad Burhaneddinde Tasavvuf, 47 kadn, 34, 43, 46, 375 kadm, 78, 80 Kadir, 232 Kadir tarkatna, 434, 461 Kadirihane, 437 Kadirlik, 11 kf u nn, 90, 285, 310 kfir, 87, 255, 256, 309, 521 kaftan, 226 kahr, 43 kainat, 4, 56, 77, 90, 203, 270, 284, 309, 356, 380, 381, 387 kl, 40, 252, 272 kalb, 75, 273, 291, 292, 303, 319, 350, 396, 490 kalb ilimler, 33 Kalender, 409, 410, 411, 412, 415, 427, 430, 431 Kalenderhane, 437 Kalender, 12, 409, 410, 415, 416, 419 kalender tac, 431 Kalenderler, 411, 412, 416, 549

J
Jale Baysal, 2, 19, 22 jeng, 277, 303, 436

K
Kabe, 35, 84, 102, 103, 116, 273, 309, 316, 323, 338, 341, 378, 395, 403, 447, 459 Kabe kavseyn, 176, 341, 402 kint, 90, 190, 203, 285, 288, 310, 359, 372, 475 kab, 426, 427, 433, 447 kaba sofular, 523

569
Kalenderlik, 409, 410, 415 Kalendermerep, 409, 415 kalc, 240, 262 kalp, 108, 160, 162, 167, 171, 243, 254, 275 kalp temizlii, 218 kalp zikri, 187 Kl bel, 91, 92, 346 kmet, 335 kmil, 96, 170, 184, 307, 315, 316, 471, 499, 530 kmil mrid, 312, 317, 319 kmil eyh, 316 kan, 114, 117, 135, 233, 254, 350, 351, 354, 355, 451, 531, 532 kanaat, 2, 44, 170, 199, 224, 225, 258, 296, 492, 531 kandil, 104, 383 kanl, 114, 350, 354, 355 Kanuni Sultan Sleyman, 39 Karahtaylar, 8 Karaman, 463, 546 Karamanl Ayn, 49, 55, 57, 76, 82, 83, 94, 95, 115, 127, 128, 143, 156, 161, 174, 182, 184, 189, 190, 192, 198, 205, 211, 214, 215, 217, 225, 236, 241, 242, 246, 247, 248, 251, 253, 257, 262, 263, 266, 271, 275, 279, 280, 288, 289, 293, 296, 301, 308, 315, 317, 318, 328, 339, 359, 366, 369, 370, 375, 379, 389, 390, 408, 416, 421, 423, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 445, 446, 450, 451, 455, 456, 461, 462, 466, 467, 471, 472, 474, 475, 480, 485, 486, 488, 489, 490, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 501, 504, 509, 517, 520, 522, 524, 525, 548 Karamanl Nizm, 49, 55, 85, 112, 130, 131, 163, 205, 217, 232, 234, 258, 284, 320, 334, 418, 424, 434, 439, 458, 483, 486, 504, 505, 509, 510, 520, 522, 523, 543 Karamanolu brahim Bey, 468 Karamanoullar, 468 karr, 261, 267, 278, 282, 359, 477, 507 Karen, 444, 445 Karmatiler, 449 Krn, 251, 484 kasaba, 418, 437 Kasas, 229 kse, 306, 466 kaside, 465, 467, 468, 489 ka, 33, 34, 46, 338, 340, 393, 397, 398, 399, 403, 416, 532 kif, 247, 312, 329 Ktib elebi, 391 katre, 358 kavram, i, 5, 16, 18, 35, 149, 151, 154 kavramsal, 35 kavseyn, 340, 341, 403 kayd, 59, 66, 67 Kayym, 67, 140 kaz, 180, 256 Kazerniyye tarkat, 10 kebb, 135, 390 kebd-hrka, 422, 470 kefen, 116, 451, 452, 493 Kehf, 245, 246 Kehrb, 238, 491 Kelbz, 29, 51, 114, 115, 154, 163, 169, 179, 207, 209, 210, 219, 221, 244, 545 kelm, 253, 327, 335, 396, 397, 398, 462, 523 Kelm, 229 kelime-i tevhid zikri, 256 Kelmullah, 229 keml, 4, 35, 52, 53, 83, 89, 90, 113, 126, 132, 153, 155, 265, 291, 397, 445, 530 Kemal Bek, 2 Keml-i Hucend, 17, 553 kemer, 151, 431, 434, 492, 532 Kenn, 354, 517 kepenek, 412, 428, 429, 430, 486, 492, 532 kepenek-p, 430 kermt, 62, 162, 204, 318, 497 keramet, 62, 162, 203, 204, 317, 450, 496, 509, 531 kerbel, 257 Kerm, 269, 369, 399, 506, 546 kesret, ii, 57, 66, 77, 87, 163, 199, 276, 337, 341, 342, 343, 344, 345, 348, 349, 352, 353, 356, 359, 360, 361, 364, 367, 380, 387, 388, 526, 530, 532 kesret lemi, 67,345, 348, 361 kesret ehli, 83 kesret perdesi, 66 kef, 53, 84, 104, 105, 162, 197, 202, 203, 213, 248, 312, 318, 329, 334, 364, 440, 496 Keful-mahcb, 32, 542 kei, 440 kekl, 412, 436, 532 Kemir, 449, 462 kevn, 207, 279, 311, 402, 442 kevser, 174, 249, 309, 310, 517 kble, 35, 103, 116, 338 kl, 40, 352, 435, 464 krklar, 478 kyamet, 91, 173, 372, 394 kyas, 417 kibir, 254, 279 kil u kl, 252, 531 kilis, 379 kimya, 1, 238, 292, 491 Kimya-y Saadet, 32, 543 Kin, 254 kinaye, 176 kirpik, 352, 353, 397, 399, 532 Kitabt-Tavsn, 449 klasik tasavvuf, 30 Kolonizatr Trk Dervileri, 7 Konyada, 467, 468 kopuz, 429 kpr, 41, 113 ky, 172, 411, 412, 413, 418, 437, 459 kubbeler, 194 kudret, 87, 109, 349, 352, 397, 405 kudretler lemi, 336 Kfe, 444 kul, 69, 169, 178, 208, 209, 213, 219, 222, 223, 278, 338, 361, 485 kulzm, 85, 359 Kumral Baba, 10 Kumral Baba Zviyesi, 10 Kurn, i, 29, 30, 36, 41, 72, 116, 130, 148, 169, 178, 185, 191, 192, 203, 218, 219, 226, 228, 246, 247, 249, 254, 269, 271, 285, 393, 397, 399, 400, 406, 461, 473, 527, 546, 548, 549, 550, 551 Kurn- Kerm, 30, 34, 91, 177, 185, 200, 245, 255, 286, 340, 382, 518 kurb, 155, 170 kurban, 86, 114, 196, 260 kurbiyet, 337, 341 kuru zhd, 172 ku dili, 247, 248, 463, 524, 531 kuak, 6, 379, 412, 433 ke-i uzlet, 197 Kueyr, 6, 29, 44, 51, 53, 55, 109, 110, 111, 112, 118, 124, 131, 149, 152, 154, 156, 158, 159, 163, 166, 167, 169, 171, 178, 179, 185, 187, 197, 198, 202,

570
204, 206, 207, 209, 211, 213, 214, 216, 218, 219, 221, 225, 228, 229, 254, 256, 260, 285, 292, 424, 459, 474, 547 kular, 84, 193 kutb, 473, 474 kutb- aktb, 473 Kutbddin Haydar- Zve, 415 kutsal, 20, 148, 388, 429 kutsal geceler, 232 kuts hadis, 91, 289 Kutub, 473, 536 ky, 141, 284, 485, 490 Kuzey Afrika, 7 Kfe, 6 kfr, 87, 88, 116, 294, 344, 373 kl, 90, 120, 121, 310, 384 klah, 431, 432, 532 kll, 285 kll, 47, 61, 119, 120, 146, 148, 284, 356 Kll akl, 309 kltr, 1, 12, 14, 461 kn, 90, 309, 550 kn fe-kn, 90, 153 kn fe-yekn, 90 knc-i uzlet, 198 knt kenz, 89, 216 knz, 36 krs, 309 Ktahya, 463 lezzet, 331 l maallh, 67, 72, 83 lisn- hl, 189 lokma, 224, 225, 277, 421, 488, 492 Lokman, 268, 329 Lokman Hekim, 328 lutf, 74, 99, 134, 142, 145, 157, 173, 300, 318, 349, 405, 419, 429, 437, 493 ltuf, 43, 74, 96, 100, 131, 134, 145, 155, 157, 158, 173, 181, 202, 237, 321, 349, 419, 493, 531 manev bak, 161 manev byk, 441 manev deerler, 179, 467 manev dereceler, 191, 337, 489 manev direkler, 474 manev doygunluk, 308 manev eitim, 280, 439 manev feyz, 327, 328 manev gerekler, 162 manev hakkatler, 240 manev hastalklar, 471 manev hayat, 246 manev hazine, 226 manev kurtulu, 220, 317 manev lezzet, 155, 491 manev makmlar, 36, 206 manev menziller, 155 manev mertebeler, 471, 497 manev olgunluk, 488 manev tasarruf, 203, 473 manev tecrbe, 56, 150 manev tesir, 239, 484 manev stnlk, 464 manev yaknlk, 474 manev yap, 466 manev yardm, 465, 473 manev yolculuk, 4, 45, 277, 498 manev zevk, 197 mansb, 412 Mansr, 82, 116, 137, 147, 243, 294, 311, 347, 384, 448, 450, 454, 455, 456, 457, 459, 485, 506, 533, 549 Mantkut-Tayr, 176, 182, 248, 463, 524, 525, 527 manzum, i, 3, 48, 529, 533 manzume, 14, 37, 464, 468 marifet, 3, 62, 68, 83, 123, 149, 150, 154, 297, 306, 380, 424, 478, 527, 531 marifet hrkas, 424 marifetullah, 87, 88, 154 masiva, ii, 4, 67, 76, 77, 80, 114, 147, 166, 244, 276, 298, 375, 380, 382, 489, 530 msivallh, 54, 67, 70 mauk, 38, 60, 96, 108, 113, 125, 131, 140, 309, 530, 531 matiyye, 260 Maverannehir, 7, 8, 449 mazhar, 89, 120, 156, 231, 275, 322, 364, 376, 382, 383, 394, 483, 505 mazmun, i mecl, 380 mecaz, 5, 7, 16, 17, 18, 20, 22, 27, 30, 31, 35, 39, 40, 41, 44, 46, 73, 105, 306,

M
mabd, 229, 376 mabd- hakiki, 376, 378 marifet, 62, 83, 123, 150, 153, 154, 155, 293, 297, 528 marifet hrkas, 424 mak, 126 Main, 449 madde, 109, 114, 349, 351, 354, 355 madd, 63, 66, 87, 160, 175, 192, 203, 209, 272, 301, 308, 313, 444, 489 mh, 135, 326, 364, 416, 429 mahabbet, 36, 112, 114 mahbub, 41, 140, 531 mahbb- hakk, 37 mahbub-perestlik, 410 Mahmd, 289, 476 Mahmud- ebster, 17, 34, 527 mahmur, 86, 300, 320 mahrem, 44, 108, 216, 217, 271, 300, 310, 438 mahv, 60, 121, 136, 207, 210, 211, 212, 213, 235, 277, 301, 311, 364, 498, 531 Mahzenl-Esrr, 467 Mide, 109 makm, 35, 67, 83, 121, 155, 156, 177, 179, 182, 184, 207, 261, 274, 336, 360, 412, 441, 475, 485, 513 makmta, 156, 255, 475 makm, 55, 74, 145, 167, 168, 185, 273, 437 maksd, 114, 131, 146, 181, 272, 289, 376, 404, 476, 517 Malazgirt Sava, 8 mn lemi, 40, 42, 271, 321 mn ehli, 37, 46, 331 manev, 154, 175, 179, 184, 186, 192, 201, 203, 204, 273, 380, 430, 473, 477, 489, 531 manev lem, 160

L
l, 55, 160, 187, 194, 225, 286, 402, 409, 458, 511, 530 l file illallah, 54 la ilahe ill H, 81 l ilhe illallh, 256, 288 l mevcde illallah, 54, 209 lafz, 28, 30, 42, 43 lht lemi, 237 lht lem, 247, 318 ll, 51, 154 lle, 47, 86, 487, 513 l-mekn, 78, 152 Lmi, 35, 44, 555 l-taayyun, 74, 80 Latf, 24, 25, 36, 37, 38, 39, 43, 44, 538 Latf tezkiresi, 25 leb, 88, 156, 214, 250, 327, 331, 344 ledn ilmi, 245 lednn hayat, 40 leff ner, 99 len tern, 101, 228, 230, 231, 274, 323, 404 le, 268 levlke levlk, 91, 289

571
307, 311, 314, 323, 335, 346, 349, 360, 370, 388, 448, 450, 530, 533 mecazen, 31, 46, 63, 73, 81, 103, 124, 140, 141, 142, 143, 145, 146, 147, 161, 235, 237, 273, 298, 301, 302, 303, 304, 306, 311, 313, 317, 318, 321, 322, 328, 331, 333, 334, 335, 337, 341, 342, 343, 345, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 360, 361, 362, 364, 365, 367, 369, 371, 372, 375, 376, 377, 379, 383, 385, 386, 389, 390, 531 mecaz- mrsel, 187 mecazi, 22, 28, 31, 32, 35, 38, 44, 87, 105, 146, 163, 298, 305, 330, 334, 346, 364, 366, 367, 373, 376, 378, 380, 388, 529, 530 mecazi ak, 17, 106, 107, 345 mecazi ibare, 36 mecazi ifade, i, 41 mecazi mn, 30 meclis-i elest, 92 Mecnn, 244 meczb, 470, 476 medeniyet, 529 medhiye, 34, 464, 467, 468 Medine, 389, 463 medrese, 55, 117, 418 Mehd, 394 Mehmet avuolu, 14, 20, 22, 47, 97, 307 mekn, 78, 402 mekkr, 264 Mekke, 274, 444, 446, 448, 459, 463 mekr, 256, 264 mell, 53, 60, 142, 523 melmet, 113, 114, 126, 127, 128, 129, 130, 139, 140, 174, 251, 252, 280, 466, 515, 530 melmet ehli, 126, 128 melmet merebi, 31 melmet oklar, 130 melmet ta, 128, 129 Melmet, 12, 126 Melmetlik, 6, 537 Melmet-ke, 127 melmetlik, 128 Melmlik, 11, 534, 541, 552 melek, 99, 100, 232, 234, 245, 285, 372, 407 melekt, 41, 272 men aref, 216 meneke, 189 menkbe, 116, 446, 451, 457 mensur, i, 462, 529 menzil, 144, 179, 184, 443, 498, 531 Meram 468 merhab, 308 Merkez Efendi, 189 mertebe, 56, 80, 108, 138, 176, 177, 178, 184, 206, 209, 210, 370, 383, 444 Merv, 462 mescid, 71, 82, 206, 313, 314, 315, 339, 521 Mescid, 224, 314, 438 Mesh, 49, 72, 124, 129, 170, 186, 190, 191, 196, 204, 223, 225, 240, 266, 275, 281, 282, 297, 308, 344, 360, 411, 413, 414, 415, 421, 427, 431, 435, 436, 437, 439, 442, 463, 469, 470, 472, 474, 477, 505, 509, 511, 518, 519, 523, 524, 548 mesnev, 36 Mesnev, xiii, 34, 167, 170, 388, 525, 527, 533, 538, 541, 544 mest, 31, 53, 84, 85, 86, 90, 93, 118, 124, 125, 203, 237, 284, 285, 295, 300, 301, 302, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 316, 318, 319, 320, 424, 462, 507, 515, 532 mestne, 312, 316, 321 meyh, 189, 463 metafor, 30 mevlid-i selse, 270 mevc, 278 mevcut, 56, 82, 94, 151, 165, 269 mevki, 171, 261, 412 Mevl, 186, 487 Mevln, 18, 45, 46, 115, 121, 167, 170, 388, 389, 408, 425, 525, 526, 540, 541, 542, 548, 550, 551, 555 Mevln Celleddn-i Rm, 8, 16, 525, 526, 550 Mevlev, 408, 409, 417, 541, 553, 555 Mevlev klah, 431 Mevlevhane, 10, 437 Mevlevlik, 11, 12, 293, 388, 408, 541 mey, 22, 38, 64, 65, 106, 190, 224, 235, 293, 298, 300, 302, 303, 304, 306, 308, 314, 316, 317, 381, 438, 441, 503, 507, 511, 516, 523 meygede, 311 meyhane, 22, 31, 34, 71, 82, 125, 175, 206, 215, 224, 306, 309, 312, 314, 316, 318, 421, 440, 485, 532 mey-i nb, 298, 299 mey-i sf, 299 meyl-i dny, 171 mey-perest, 302 mezhir, 380 mezheb, 115, 116, 136, 461, 148, 317, 392, 503 Msr, 463 mirc, 257, 289, 475, 476 Miftahl-Ebrr, 39, 557 mihmn, 250, 262 mihrb, 102, 103, 338, 339, 340, 403, 502, 513 Mihr Hatun, 49, 60, 82, 106, 108, 110, 121, 124, 131, 132, 135, 137, 189, 199, 216, 218, 223, 224, 238, 252, 258, 276, 278, 279, 294, 296, 308, 329, 344, 347, 366, 385, 408, 419, 428, 456, 472, 486, 493, 515, 517, 518, 541, 542 mill kltr, i mimari yaplar, 437 minnet, 114, 292 minyatr, 509 mirt, 78, 299, 381, 382 Mirtl-Ik, 39, 541 misafirhane, 262 msk, 94, 95 misal, 43, 80, 281 misk, 346, 414 mistik, 5, 39, 391, 392 mistik felsefe, 5 mistik tecrbe, 39 misvak, 513 mitoloji, i mizah, 45 Mool istilas, 8 mutekid, 186 mucize, 1 Mugire b. Sad el-cl, 391 mu-bee, 22 muhabbet, 112, 155, 387 Muhammed, 91, 117, 150, 214, 234, 237, 284, 285, 288, 290, 309, 329, 364, 365, 366, 381, 442, 444, 459, 465, 473, 499, 501, 518, 539, 542, 552, 557 Muhammed Mustaf, 234 Muhammet Nur Doan, 2 Muhsib, 7 muht, 57, 74, 123, 155, 297, 356, 357, 358 Muhsin Macit, 22 muhtesib, 314, 485 Muhyiddin bn'l-Arb, 8, 499, 534 mukallid, 55 mukarreb, 67

572
mum, 383 murabba, 467 murd, 146, 317, 497 Murad Hdvendigr, 9 murkabe, 155 murakka, 418, 425, 532 murakka-p, 425 Ms, 100, 101, 121, 132, 133, 173, 174, 182, 227, 228, 229, 230, 231, 235, 236, 245, 246, 274, 275, 276, 295, 309, 310, 322, 325, 369, 383, 394, 467, 534 Museviler, 394 msk, 11, 388, 417 Ms, 230, 231, 236, 250, 274, 295, 311, 335 Muslihuddin Halfe, 468 Muslihuddin Mustafa, 468 Mustafa sen, 15, 546 Mustafa Miyasolu, 15 Mustafa Tatc, 249, 542, 543, 546, 547, 549, 554 mutasavvf, 7, 13, 16, 17, 18, 19, 23, 32, 36, 38, 40, 41, 56, 247, 313, 438, 444, 450, 462, 463, 466, 527 mutasavvf air, 16, 38 mutasavvflar, 11, 28, 30, 41, 51, 68, 87, 94, 109, 112, 113, 116, 117, 123, 149, 157, 159, 160, 178, 179, 197, 202, 204, 225, 229, 254, 258, 259, 261, 281, 288, 290, 291, 294, 387, 444, 533, 546 mutlak, 38, 40, 81, 83, 90, 146, 212, 233, 234, 337, 400, 458 mutlak gzel, 100 mutlak gzellik, 97, 159, 230, 387 mutlak hakkat, 18, 83, 117, 281 mutlak irade, 208 mutlak teklik, 80 mutlak varlk, 4, 41, 53, 60, 57, 64, 70, 81, 102,148, 161,177, 207, 213, 295, 324, 349, 358, 370, 375, 532 mutlak vcd, 77 mutlak zt, 362 muvahhid, 55 mbted, 110, 204, 216 mbtel, 95, 113, 131, 142, 273 mcahede, 126, 178, 255, 259, 488 mcell, 277, 383 mcerred, 410 mdm, 208, 298, 413, 414 mdde, 56, 120 mderris, 252 messir, 54, 163, 281 mft, 309 mje, 353, 398 mjgn, 353 mlk, 67, 103, 128, 185, 251, 261, 265, 266 Mlk, 61 mmin, 87, 142, 246, 309, 382 Mmin, 266, 382 Mmkin'l-Vcd, 38 mnct, 71, 139, 174, 311, 314, 316 mnfk, 112, 504 mneccim, 153 mnevver, 101, 102, 232, 347 mnezzeh, 54, 67, 80, 333, 396 mnteh, 204 mrettep leff neir, 372 mrid, 61, 208, 209, 317, 423, 425, 434, 461, 467, 495, 496, 497, 533 mridlik hrkas, 423 mrid, 11, 150, 151, 277, 315, 317, 318, 320, 321, 376, 423, 472, 473, 499, 533 mrd-i dn, 454 mrid-i kmil, 318, 468 mridin, 13, 15, 107, 208, 276, 306, 307, 321, 337, 342, 473 msebbihn, 193 Mslman, 394, 459 mstarak, 64, 74, 104, 337, 356, 428, 429, 442, 486 mahede, 28, 41, 43, 56, 81, 96, 151, 154, 155, 158, 159, 161, 164, 166, 173, 187, 209, 213, 341, 365, 378, 478, 531 mtecell, 228 mteabih yetler, 30, 31, 36, 41 mtteka, 200 Mzekkin-Nfs, 268, 541 mzekkirn, 193 namaz, 102, 116, 149, 185, 201, 287, 355, 374, 440, 452, 508, 513, 527 nms, 136 nr, 104, 139, 143, 148, 310, 398, 484, 488, 518 nasb, 110, 301, 390 nsih, 46 nashat, 139, 282, 514 nash, 170 ny, 280, 388, 389 nz, 145, 361, 367, 378 nazar, 52, 54, 83, 84, 102, 141, 161, 162, 236, 243, 267, 273, 279, 296, 318, 319, 325, 363, 369, 423, 434, 442, 470, 476, 477, 504 nazar, 3, 380, 529 nazar tasavvuf, 28 nzr, 313, 371 nebi, 67, 275, 401 Nect, 47, 49, 63, 71, 73, 79, 82, 84, 93, 97, 100, 102, 106, 112, 113, 114, 115, 116, 118, 120, 121, 128, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 137, 139, 141, 142, 143, 144, 147, 148, 156, 157, 162, 167, 168, 172, 173, 174, 178, 180, 183, 186, 187, 188, 190, 192, 193, 194, 196, 197, 223, 226, 236, 238, 242, 244, 245, 247, 255, 259, 260, 261, 262, 263, 265, 266, 269, 270, 274, 275, 276, 280, 282, 283, 284, 287, 288, 289, 295, 296, 297, 301, 307, 315, 316, 321, 325, 328, 339, 344, 347, 354, 358, 361, 365, 366, 367, 368, 370, 371, 372, 373, 383, 386, 387, 389, 410, 412, 413, 414, 416, 417, 418, 419, 420, 422, 425, 427, 428, 433, 435, 436, 437, 441, 442, 445, 447, 452, 456, 469, 470, 472, 476, 477, 479, 480, 482, 484, 486, 488, 490, 491, 492, 493, 494, 500, 502, 503, 504, 506, 507, 508, 510, 511, 512, 513, 514, 516, 517, 518, 519, 521, 522, 524, 539, 552, 553, 554 Nect Bey, 23, 24, 116, 168, 190, 193, 247, 275, 287, 372, 428, 445, 539 Nect Bey Divannn Tahlili, 47, 97 Necid kabilesi, 444

N
nat, 247 ndn, 55, 217, 257, 428, 429, 486 Nahl, 90, 178 nakka, 12, 161, 375 nak, 106, 111, 135, 159, 208, 253, 264, 376, 401, 435, 482 Nakibendlik, 11, 12 nle, 36, 408, 519

573
Necm, 285, 340, 402 Necmettin Halil Onan, 14 Nedm, 14 nefes, 72, 187, 239, 286, 371, 388, 404, 505 nefesler, 150 nefis, ii, 53, 178, 195, 244, 256, 257, 258, 259, 260, 293, 296, 531 nefis terbiyesi, 5, 436 nefs, 196, 254, 255, 256, 259 nefs-i emmre, 255, 376, 379 nefs-i kmile/zekiye, 255 nefs-i levvme, 255 nefs-i marziyye, 255 nefs-i mutmainne, 255 nefs-i mlhime, 81, 255 nefsi ldrmek, 259 nefs-i rziyye, 255 nefs-i ems, 258 nefs-i m, 257 nefs-i tayyibe, 203 nefsin, 2, 4, 69, 147, 195, 239, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 291, 488, 512 nefy, 55, 126 nehr, 359 nemed, 242, 265, 427, 428, 429, 486, 532 nemed-p, 428 Neml, 229, 247 Nemrud, 120, 379 Neoplatonizm, 392 Nesm, 14, 49, 53, 55, 56, 57, 59, 63, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 78, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 98, 99, 101, 102, 103, 107, 109, 110, 111, 112, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 136, 137, 138, 140, 142, 145, 146, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 158, 159, 160, 161, 163, 164, 165, 167, 168, 169, 172, 173, 175, 176, 177, 179, 180, 181, 183, 187, 194, 195, 200, 201, 203, 206, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 221, 222, 223, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 236, 237, 239, 240, 241, 242, 243, 247, 248, 249, 251, 252, 253, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 281, 285, 286, 287, 289, 290, 291, 293, 294, 295, 296, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 366, 367, 368, 369, 370, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 420, 421, 424, 428, 431, 432, 433, 434, 437, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 470, 472, 473, 475, 478, 479, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 489, 490, 492, 493, 495, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 532, 536, 538, 545, 547 nesir, 37, 44, 48 nesne, 43, 76, 345, 398 nee, 155, 158, 179, 191, 298, 303, 317, 321, 327, 328, 487 ney, 38, 214, 280, 309, 388, 389, 390, 408, 458, 525, 532 neyistn, 389, 532 Nicholson, 34, 45, 47, 56, 77, 79, 167, 168, 188, 209, 538, 549 Nibolu, 9 Nide, 463 nihn, 401, 441, 516 Nihat Sami Banarl, 23 nihyet, 99, 110 nikb, 325, 521 nimet, 111, 142, 210, 237, 531 Nisa, 218 Nbur, 462, 463 nin, 74, 129, 130, 135, 161, 325, 402 niyaz, 71, 111, 116, 134, 230, 361, 459 nokta, 154, 334, 337, 487 Nh, 250, 309, 310 nr, 35, 37, 68, 79, 91, 102, 103, 104, 120, 163, 182, 226, 227, 228, 231, 232, 233, 234, 272, 281, 290, 291, 295, 310, 311, 322, 323, 327, 344, 353, 362, 363, 366, 394, 400, 467, 531 Nr, 91, 121, 192, 226, 227, 552 nr- Muhammed, 91, 284, 290 nr- tecell, 227, 231 nbvvet, 218 nkte, 38, 53, 334

O
ok, 352, 435, 490 on sekiz bin lem, 90, 216, 270 Orhan Gazi, 9, 10, 466 Orta a edebiyatlar, 2 Ortadou, 7, 391 oru, 149, 368, 447, 527 Osman Bey, 9 Osman Gzi, 10 Osmanl, ii, xiii, 1, 9, 10, 11, 15, 25, 26, 66, 415, 435, 437, 464, 468, 529, 533, 534, 535, 538, 541, 542, 543, 545, 549, 550, 551, 553, 557 Osmanl Devleti, 8, 9, 412 Osmanl dnemi, 437 Osmanl edebiyat, 20, 22 Osmanl kltr, 47 Osmanl airleri, 13, 18 Osmanl iir Tarihi, 23 Osmanl iiri, 19 Osmanl toplumu, 12 Osmanllar, 13, 23 otuz iki, 397, 399, 401, 402, 403

fke, 254 lmeden nce lmek, 291 lm, ii, 113, 291, 531 mer b. el-Frz, 16 mer Faruk Akn, 21 mer bn el-Frz, 36 mer Ltfi Barkan, 8 mr, 199,266, 268, 296 rt, 45, 68, 427 rnt, 24, 26

P
pdih, 256, 282, 410, 493

574
pk, 58, 119, 187, 194, 276, 300, 303, 306, 382, 471 pyn, 122 pend, 169, 514 perde, 68, 160, 162, 228, 240, 478, 498, 508, 530 perde-i gaflet, 70 perhz, 175, 508, 512, 513 perhz-gr, 175, 508, 512 perian, 345, 348, 379 pervane, 138, 213, 291, 366, 383, 384, 532, 544, 554 peyd, 96, 108, 253 peygamber, 5, 12, 101, 256, 388, 389, 426 peygamber kssalar, 1 peymn, 92, 369 peymne, 168, 174, 306 pinhn, 404, 420, 453 pr, 186, 191, 266, 312, 313, 316, 317, 318, 375, 376, 379, 414, 418, 422, 423, 424, 437, 439, 460, 469, 470, 476, 496, 532 pre-zen-i dehr, 266 pr-i harbt, 315, 317 pr-i kmil, 318 pr-i meygede, 315 pr-i meyhane, 315 pr-i mugn, 22, 31, 39, 312, 315, 316, 317, 318, 414, 532 pr-i tarkat, 318, 497 piyle, 306, 319, 320 polo, 387 post, 200 Postinpu Baba, 10 post-nin, 472 psikolojik, 40, 41, 356 puhte, 328, 504 put, 34, 376, 379, 460, 532 puthane, 309, 316 Prcevd, 17, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 550 redif, 287, 309, 365, 401, 428, 429, 468, 471, 489 rekat, 355, 451 reml, 1 remz, 30, 99, 140, 142, 157, 306, 332, 333, 341, 369, 372 remz, 249 resul, 245, 285, 381 Reat ngren, 11, 467 reyhn, 143, 148 Rezzk, 134 Rdvn, 172, 249, 310, 517 rz, 131, 155, 179, 180, 181, 198, 219, 221, 244, 512 ribt, 262 ricll-gayb, 478 Riflik, 11 rind, 194, 302, 415, 504, 511, 514 rindne, 316 rintlik, 20, 31 Risle, 6 rivyet, 176, 347 riya, 106, 126, 171, 195, 199, 220, 221, 222, 223, 300, 303, 426, 432, 503, 509, 519, 531 riy ehli, 223 riyakar, 167, 172, 220, 223, 439, 472, 502, 503 riyzt, 196, 258 riyzet ehli, 196 riyzet, 39, 104, 105, 195, 196, 197, 202, 208, 258, 440, 446, 448, 512, 531 rh, 18, 75, 195, 254, 293, 453, 474 rhn, 28, 154, 228, 247, 430 rhn lezzet, 331, 341 rhn yolculuk, 28 ruhniler lemi, 271 rh, 44, 158, 184, 203, 225, 237, 376, 488 rh hayat, 40 rh tecrbe, 41 rh zevk, 499 Rhul-emn, 330 Rumeli, 489, 539 rumuz, 36, 42, 346, 452, 453 rz- ezel, 92 ryet, 235 rk, 299 rsm- zhidn, 420 rya, 263, 506 sabr, 112, 113, 120, 131, 132, 155, 178, 179, 180, 229, 353, 531 Sabr, 190 sa, 31, 33, 43, 87, 344, 346, 397, 399, 410, 416, 458, 532 sadef, 85, 359, 499 sadelik, 5 sdk, 88, 132, 133, 167, 168, 195, 213, 219, 268, 269, 510 Sad, 13 Sad-i rz, 46 Sadreddin Konev, 8 sf, 162, 277, 299, 300, 383, 501, 521 saf, 218, 276, 293, 303, 319, 428, 501, 521 sf, 120, 121, 201, 300, 312, 382, 437, 521 sgar, 306 sahabe, 5, 12, 45 sahb, 298, 423 shib-nazar, 53 sahil, 122 saht, 506 sahv, 35, 158, 449 sir, 184 sakal, 397, 410, 414, 416 sk, 31, 34, 39, 124, 168, 218, 235, 237, 303, 319, 320, 417, 454, 501 ski-i bk, 319 salh, 127, 173, 174, 497, 501 salt, 191, 368 salavt, 150, 238 salb, 510 slih, 203 slih amel, 181 slik, 4, 14, 41, 52, 53, 61, 62, 68, 69, 73, 81, 107, 140, 155, 157, 158, 164, 179, 182, 184, 195, 197, 207, 208, 277, 302, 332, 343, 364, 375, 495, 496, 497, 498, 506, 533 saltanat, 430, 442, 493 saltanat tac, 278 Samed, 376 San, 459 sanem, 172, 335, 376, 377, 378, 460, 517 sanem, 117, 217, 377, 451, 483, 520 sarho, 34, 41, 85, 123, 240, 298, 307, 308, 309, 321, 507 sarholuk, 123, 298, 308, 309 sark, 309, 431, 432, 433 savm, 375 savmaa, 440, 532 saykal, 277

R
Rad, 185 Rab, 92, 94, 111, 230, 255, 264, 275, 289, 442, 476, 485 Rahm, 369 rahip, 379, 440 Rahmn, 249, 275, 326, 369, 405, 406, 426, 464, 551 rahmet, 74, 96, 157, 191, 275, 326, 464 raks, 409 ramazan, 202 ravza, 55, 249, 468 rz, 213, 217, 280, 483, 500 rec, 155, 157, 158, 372, 373, 531

S
sadet, 192, 226, 287, 496 say, 102, 196, 239, 257, 512 sab, 365, 371, 409, 418, 425 sabah, 85, 367

575
Schimmel, 19, 20, 24, 27, 34, 51, 55, 56, 57, 71, 72, 77, 80, 85, 89, 109, 110, 111, 112, 113, 116, 117, 118, 119, 122, 130, 167, 168, 170, 176, 178, 186, 188, 189, 190, 209, 262, 267, 356, 384, 388, 450, 451, 551 sebal-mesn, 399, 400 sebt, 255, 359 seccade, 195, 200, 205, 422, 500, 510 seccade-nin, 472 secde, 193, 299, 338, 340, 378, 406, 407, 459 secde-i sehv, 340 sefer, 113, 131, 132, 146, 184, 185, 370 seher, 81, 85, 133, 191, 192, 286, 287, 363, 368, 371, 427 sehergeh, 92, 187, 320 Sehi Bey, 15 Sehl et-Tster, 448 sekr, 45, 249, 449 selmet, 114, 128, 198, 420, 455 selamet ehli, 128 Seluklu hkmdarlar, 8 selef-i slihn, 45 Selman- Savec, 17 sem, 31, 32, 104, 408, 409, 417, 418, 422, 423, 424, 439, 470, 532 sem hrkas, 424 sem meclisleri, 32 sembol, 5, 17, 20, 24, 25, 30, 44, 51, 116, 309, 317, 321, 450 sembolik, 4, 28, 29, 30, 31, 41, 45, 47, 247, 338, 373, 391, 441, 532 sembolik dil, 34 sembolizm, 31 semboller, 30, 40, 41, 384 sembol, 30, 38, 41, 58, 101, 120, 138, 177, 210, 212, 215, 223, 303, 306, 316, 317, 319, 328, 330, 331, 332, 338, 357, 363, 373, 379, 380, 384, 385, 420, 425, 430, 442, 460, 478, 497, 500 sen, 63, 64, 65, 68, 70, 72, 73, 75, 81, 107, 112, 146, 150, 151, 152, 163, 166, 173, 184, 187, 190, 199, 213, 228, 245, 248, 252, 314, 348, 366, 370, 373, 374, 375, 376, 395, 404, 408, 437, 460, 462, 472, 498, 507, 511, 522, 532 Sen, 16, 17, 18, 36, 536 seng, 128, 129, 386, 439, 469 seng-i melmet, 128 senlik, ii, 63, 64, 65, 68, 243, 302 ser, 140, 146, 210, 217, 218, 305, 316, 321, 357, 370, 373, 375, 388, 400, 450, 454, 515 serp, 430 Serrc, 44, 51, 55, 110, 112, 114, 131, 145, 152, 154, 156, 158, 159, 162, 164, 166, 167, 169, 178, 179, 186, 206, 209, 211, 213, 216, 219, 228, 292, 478, 551 serv, 31, 250, 360, 361, 362, 409, 413, 418, 422, 425, 454, 532 serv-i zd, 361 serv-i gl-endm, 360 serv-i semen-ber, 361 sevb, 44, 220, 399, 421, 522 sevd, 348 sevgi, 115, 202, 345, 387, 410, 487 sevgi dini, 115 sevgili, 31, 38, 59, 111, 114, 120, 128, 130, 134, 140, 141, 142, 148, 180, 333, 362, 368, 376, 377, 381, 383, 385, 387, 506, 532 sevgilinin, 3, 32, 38, 47, 77, 104, 108, 118, 121, 124, 130, 131, 134, 140, 141, 145, 159, 173, 181, 192, 204, 212, 225, 228, 231, 234, 236, 271, 308, 321, 331, 332, 341, 343, 346, 355, 367, 409, 410, 419, 423, 435, 445, 454, 455, 456, 460, 479, 480, 497, 507, 508, 517, 518, 519, 531 Seyit Kemal Karaaliolu, 26 seyr, 37, 182, 184, 185, 191, 213, 277, 336, 383, 526, 531 seyr slk, 4, 178, 182, 184, 185, 191, 277, 341, 383, 506, 526, 531 seyr-i fillh, 35 seyr-i ilallh, 35 Seyyid Gazi zviyesi, 415 sddkler, 218 sdk, 29, 106, 116, 218, 219, 317, 373, 496, 498, 531 sfat, 31, 54, 77, 78, 80, 81, 121, 140, 211, 228, 231, 356, 385, 499, 507, 520, 530 Sffn, 444 sr, 29, 81, 110, 182, 203, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 280, 321, 327, 329, 333, 341, 388, 389, 452, 454, 457, 531 srr, 40, 80, 92, 214, 215, 217, 218, 341, 342, 358, 389, 405, 452, 453, 454, 479 srr- ezel, 215 srr- haf, 334 srr- Hak, 214 srr- lh, 216 srr- tevhd, 325 srr mnlar, 44 srrullh, 69, 214 s v d, 397, 399 Sidre, 406 sihir, 1, 391 Sikender, 249 silsilename, 12 simgeleyen, 30, 141, 148, 177, 279, 299, 320, 326, 330, 338, 349, 351, 355, 360, 365, 368 simgesel, 35, 302, 354 simgesel anlam, 339, 345 smurg, 524 simya, 1 Sn, 230 sne, 130, 300 sret, 271 sofu, 501 sohbet, ii, 11, 91, 144, 150, 198, 281, 385, 388, 438, 531 sohbet programlar, 11 Somuncu Baba, 466 sosyal hayat, i, 27 St, 9 sz, 38, 39, 40, 42, 65, 123, 159, 179, 183, 184, 190, 193, 200, 249, 273, 275, 327, 334, 386, 388, 396, 397, 402, 403, 411, 415, 417, 427, 474, 475, 486, 495, 501, 529 sz at-, 186 subh, 92, 192, 287, 325, 389 subhgh, 267 suffa, 501 sf, 53, 69, 93, 127, 129, 130, 140, 156, 167, 187, 194, 201, 208, 220, 222, 223, 232, 293, 300, 312, 331, 360, 412, 413, 417, 418, 421, 425, 433, 441, 462, 502, 505, 508, 509, 510, 514, 515, 516, 519, 521, 523 sufiler, 6, 45, 51, 53, 68, 84, 150, 155, 201, 220, 232, 259, 280, 287, 289, 520

576
sufinin, 38, 41, 129, 167, 168, 206, 208, 222, 223, 286, 311, 360, 424, 441, 505, 516 sfiy, 118, 284, 286, 300, 513 sufiyne, 28, 424 shte, 138, 386 sultan, 61, 177, 279, 296, 430, 464, 472, 483, 485, 490, 520 Sultan Veled, 526 sr, 308, 457 sret, 44, 211, 249, 253, 271, 277, 326, 369, 394, 401, 420, 498, 513 sret lemi, 271 sr, 124 suver, 78 szen, 63, 70 Sbhn, 250, 355 Sbhanallah, 192 scd, 251, 299, 340, 360 sfl, 272, 336 sfl lem, 272 skn, 210 Sleymn, 248, 249, 251, 309, 310, 443, 474 Sleyman Paa, 9 Sleyman Peygamber, 248, 442 slk, 236, 306, 469, 476 slk ehli, 15, 167 Smbl Efendi, 189 snbl, 189, 414 snnet, 426, 434, 461 st, 40 ebster, 17, 32, 34, 39, 41, 42, 43, 527, 544, 553 ehadet, 163, 271 ehadet lemi, 271 ehd, 116, 117, 257, 355, 448, 451 ehd-i k, 116, 452 ehir, 284, 437 em, 68, 70, 101, 102, 105, 138, 213, 291, 335, 383, 384, 385, 386, 417, 532 emseddin Muhammed, 463 er, 245, 474 er hkmler, 448 erh, 74, 137, 252, 534, 538, 542, 543 eriat, 149, 150, 336, 471, 531 eriat emri, 150 evk, 44, 155, 207, 311, 314, 315, 316 eyh, 8, 39, 190, 200, 226, 315, 318, 434, 435, 437, 439, 455, 459, 467, 469, 471, 472, 498, 533 eyh Ebu Said Ebu'l-Hayr, 36 eyh Edebl, 10 eyh Muhyiddin Yavs, 11 eyh Mtk, 466, 467, 496, 532 eyh Tcddin, 467, 532, 533 eyh Vef, 11, 467, 468, 469, 532 eyh, iii, 47, 49, 54, 57, 66, 70, 72, 74, 75, 79, 82, 85, 90, 93, 98, 99, 100, 101, 103, 110, 112, 117, 127, 128, 133, 142, 150, 153, 157, 159, 163, 168, 169, 171, 172, 173, 174, 175, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 192, 197, 199, 202, 212, 216, 217, 218, 221, 222, 223, 226, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 237, 240, 241, 243, 251, 256, 263, 264, 265, 266, 273, 275, 279, 280, 284, 287, 288, 289, 294, 295, 296, 297, 300, 301, 302, 303, 305, 306, 307, 312, 314, 316, 318, 319, 320, 321, 322, 324, 328, 329, 331, 334, 336, 341, 344, 345, 347, 350, 351, 352, 353, 358, 359, 360, 363, 365, 367, 370, 371, 372, 374, 386, 389, 409, 417, 423, 424, 426, 437, 438, 441, 443, 445, 447, 451, 453, 454, 456, 470, 472, 473, 477, 480, 482, 494, 495, 501, 502, 503, 508, 509, 510, 514, 516, 517, 518, 519, 521, 546, 554 eyh Divann Tetkik, 47, 554 eyh-i Sann, 460 eyh-i Sann, 379, 459, 460 eyhlislam, 22 eytan, 76, 251, 405, 406, 516, 520 ibl, 117, 452, 457, 458, 459, 532, 547 iir, i, 14, 15, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 27, 28, 32, 36, 38, 467 iir estetii, 17 iir gelenei, 25 iir erhleri, 48 iirin Sesi Toplumun arks, 22, 535 ikr, 352 rn, 250 irk, 52, 212, 220, 221, 260, 287, 288, 449 hret, 171, 198, 261 uayb, 309, 310 u'ar, 37, 38 uhd, 44 uhd, 228 kr, 158, 285 phe, 34, 63, 159, 163, 375

T
tat, 165, 193, 220 Tabakt's-sfiyye, 29 tabiat, ii, 31, 379, 391, 532 tbin, 6 tc, 141, 244, 289, 290, 413, 427, 431, 432, 433, 434, 447, 490 Tcddin brahim, 467 tt, 243 T-h, 405 tahammlszlk, 254 tahayyl, 51 Tahrm, 169 Tahsin Yazc, 488, 534 taht, 10, 141, 259, 374, 490, 493 tib, 168 takdr, 109, 239, 302 takds, 192 taklid, 52, 87 takva, 5, 6, 139, 203, 268, 320, 339, 420, 424, 464 tlib, 118, 247, 269, 471, 284, 336, 396, 477, 494, 495, 497, 533 Tanr, 42, 43, 79, 98, 148, 286, 394, 397, 404, 487 Tanr nru, 42 Tanr nn tecellsi, 43

h Byezd, 474 ah Nimetullah, 17 hid, 38, 143, 270, 335, 413, 433 air, 14, 15, 20, 21, 22, 23, 25, 27, 34, 38, 72, 110, 192, 219, 233, 255, 370, 395, 401, 450, 452, 462, 463, 475, 527 air tezkireleri, 35 airane, 18, 30, 246 akkal-kamer, 408 am, 288, 427, 459, 463 arb- nb, 259, 299 arap, 30, 31, 32, 34, 38, 39, 41, 46, 124, 215, 223, 240, 298, 301, 302, 303, 304, 309, 318, 320, 327, 369, 390, 413, 421, 459 athiye, 249, 251, 531 eb-i ars, 291 ebnem, 177, 207, 212, 235, 267, 364, 532

577
Tanrsal vcd, 40 tarif kitaplar, 34, 39 Tarihi Ner, 10 tarih ahsiyetler, 1 tark, 83, 84, 114, 184, 312, 498 tarkat, iii, 6, 11, 15, 18, 149, 150, 151, 153, 184, 316, 353, 411, 415, 420, 437, 438, 466, 471, 531, 532 tarkat db, 290 tarkat cihazlar, 434 tarkat ehli, 11, 81, 193, 224, 314 tarkat kolu, 437 tarkat pri, 472 tarkat eyhleri, 430 tarkat yolcusu, 498 tarkatlar, 1, 5, 12, 14, 15, 48, 150 tarkatlar dnemi, 29 Tarku't-Tahkk, 16 tasavvuf, II, 1, 2, 3, 4, 5, 8, 28, 40, 46, 383, 410, 422, 462,529, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 542, 544, 545, 547, 549, 550, 551, 552, 554, 555, 556, 557, 558 tasavvuf akm, 6, 17 tasavvuf anlay, 6, 17, 525, 533 tasavvuf bykleri, 318 tasavvuf cereyanlar, 17 tasavvuf dili, 30 tasavvuf dncesi, 4, 12, 29, 83, 142, 370, 380 tasavvuf ehli, 3, 81, 169, 178, 203, 204, 326, 356, 500, 512, 530, 533 tasavvuf ehlinin, 3, 95, 197, 286, 440, 447, 500, 592 tasavvuf ekol, 30 tasavvuf erbb, 37 tasavvuf felsefesi, 14, 20, 22 tasavvuf ilmi, 29, 151 tasavvuf kavramlar, 448 tasavvuf kitaplar, 32 tasavvuf kokusu, 13 tasavvuf konusu, ii tasavvuf kltr, 12 tasavvuf meslei, 444 tasavvuf nevesi, 14 tasavvuf sistemi, 35 tasavvuf tarihi, iii, 5, 7, 10, 499 tasavvuf terbiyesi, 15 tasavvuf terimleri, 7 tasavvuf terminolojisi, 22, 529 tasavvuf umdeleri, 24 tasavvuf yolu, 3, 25, 177, 208, 447, 468, 497, 500 tasavvuf yorumlar, 7 tasavvuf zevki, 13, 463 tasavvuf, 23, 24, 25, 26, 30, 35, 50, 56, 97, 161, 246, 306, 313, 317, 321, 360, 371, 372, 382, 494, 532 tasavvuf alan, 29 tasavvuf anlam, 97, 158, 252, 291, 332, 333, 368, 387, 527 tasavvuf anlaya, 91, 111, 114, 229, 270, 285, 286, 388, 530 tasavvuf ak, 42, 105, 527, 530 tasavvuf bak as, 531 tasavvuf armlar, 20, 21 tasavvuf izgi, 17 tasavvuf duyu, 4 Tasavvuf dnce, 16, 19, 20, 24, 30, 36, 156, 164, 181, 221, 254 tasavvuf edebiyat, 13, 18, 24 tasavvuf eilimler, 14 tasavvuf esaslar, 24 tasavvuf eserler, 523, 533 tasavvuf etki, 122 tasavvuf faaliyetler, 8 tasavvuf gr, 13, 89 tasavvuf hakkatlar, 16 tasavvuf hal, 531 tasavvuf hayat, 199, 437 tasavvuf kavram, ii, 16, 34, 39, 312, 372, 418, 525, 531, 592 tasavvuf kaynaklar, 81, 98, 197, 113, 239, 422, 427 tasavvuf kelimeler, 115 tasavvuf konular, 16, 463, 526 tasavvuf makmlar, 175 tasavvuf mecaz, 314, 327, 333, 336, 341, 342, 348 tasavvuf neve, 466 tasavvuf sembolizm, 300, 314, 316, 320, 323, 336, 351, 356, 362, 380 tasavvuf semboller, 21, 40 tasavvufi sistem, 24 Tasavvuf iir erhleri, 113 tasavvuf iir, 16, 247, 402 tasavvuf tabirler, 19, 21 tasavvuf tecrbe, 47 tasavvuf tefekkr, 11 tasavvuf telakkiler, 288, 307 tasavvuf terimler, 14 tasavvuf terminoloji, i, 15, 19, 478 tasavvufi teekkl, 410 tasavvuf tevhid anlay, 84 tasavvuf tipler, 277, 474, 533 tasavvuf unsurlar, 49, 533, 592 tasavvuf zmreler, 409 tasavvuf, 68, 74, 93, 94, 96, 135, 140, 145, 146, 147, 157, 159, 160, 161, 162, 165, 167, 170, 177, 179, 181, 197, 206, 207, 210, 218, 219, 221, 224, 226, 228, 229, 236, 237, 238, 239, 241, 243, 252, 253, 261, 291, 292, 293, 294, 298, 299, 301, 306, 324, 335, 337, 341, 343, 349, 352, 353, 361, 364, 371, 376, 378, 379, 383, 390, 442, 478, 499, 531 tasavvufun czibesi, 14 tasavvufun dili, 39 tasavvufun mahiyeti, ii tasavvufun tesiri, 323 tavf, 102, 103, 274, 395 Tavsin, 391 tavus, 220 taylesan, 432, 433 Tebbet, 31 teber, 183, 435, 436, 532 teberr, 251, 252, 531 tecell, 207, 212, 232, 235, 364 tecell, 41, 43, 54, 66, 79, 87, 96, 100, 101, 102, 125, 147, 179, 182, 202, 227, 228, 229, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 271, 272, 274, 275, 276, 284, 295, 310, 311, 313, 314, 321, 322, 324, 346, 353, 358, 369, 370, 377, 378, 380, 381, 382, 383, 388, 396, 404, 405, 410, 467, 499, 526, 531 tecell nru, 182 tecellsi, 56, 101, 121, 174, 179, 207, 226, 235, 236, 275, 311, 322, 323, 348, 349, 352, 369, 388, 478 tecerrd, 379, 411, 482 tecrd, 51, 53, 243, 244, 245, 261, 325, 447, 531 tecrd ehli, 244 tecrbe, 40, 154, 392 tecrb, 3, 4, 154, 529 tedbr, 302, 414 tefekkr, 19, 40, 41, 46, 131, 161, 199, 271, 336, 488 tefrika, 65, 87, 165, 166, 531 tefsir, 461, 462 tehll, 194, 511 tekvn, 89, 90 tekye, 9, 10, 11, 173, 305, 311, 437, 466, 508

578
telmih, 98, 101, 116, 117, 120, 121, 137, 177, 191, 202, 217, 235, 244, 322, 341, 354, 355, 447, 460, 462, 525 telvn, 185, 531 telvn ehli, 185 temaa, 54, 70, 77, 87, 96, 111, 123, 125, 131, 141, 158, 162, 182, 200, 208, 209, 213, 227, 306, 341, 347, 375, 479, 519 temkn, 185, 531 temkn ehli, 185, 247 temsil, 26, 31, 64, 98, 101, 118, 132, 140, 144, 207, 299, 306, 316, 317, 326, 332, 333, 334, 337, 342, 343, 346, 347, 348, 349, 350, 354, 356, 359, 360, 362, 364, 365, 366, 367, 369, 370, 376, 377, 378, 380, 385, 387, 397, 401, 402, 409, 432, 436, 466, 524, 532 temsli, 38 ten, 116, 268, 294, 295, 296, 452 tenasp, 54, 62, 85, 86, 101, 103, 104, 116, 158, 161, 229, 236, 278, 315, 316, 323, 329, 330, 408, 418, 431, 435, 448, 450, 456, 459, 462, 473, 512, 527 tenezzl, 45, 67 tennre, 412 Tennriyye, 527 tenzh, 192 terbiye, 4, 92, 195, 208, 254, 258, 270, 390, 440, 469, 471 terc-i bent, 464 Tercmn'l-Evak, 33 terim, 29 terk, 59, 62, 63, 64, 68, 69, 93, 98, 116, 126, 133, 139, 143, 146, 148, 169, 171, 176, 179, 204, 217, 221, 241, 242, 243, 244, 245, 260, 262, 265, 269, 283, 294, 295, 304, 328, 345, 347, 358, 370, 427, 428, 429, 430, 444, 445, 446, 447, 459, 460, 462, 482, 486, 487, 495, 531 terk-i dnya, 241, 242, 265, 428 terk-i hest, 241, 242 terk-i terk, 241 terk-i ukb, 241 terminoloji, 4, 29, 40, 437 tesbih, 172, 193, 194, 195, 223, 509, 510, 511, 531 teslm, 180 tebih, 20, 40, 41, 53, 57, 73, 80, 85, 86, 120, 122, 129, 143, 150, 153, 155, 168, 170, 174, 175, 183, 195, 203, 210, 235, 239, 240, 244, 245, 275, 278, 279, 280, 293, 295, 296, 323, 335, 338, 341, 347, 352, 365, 379, 380, 387, 450, 456, 481, 492, 498, 521, 522, 523, 527, 533 tebih ifadeler, 30 tev, 267 tevcd, 206 tevazu, 10, 134, 280 tevbe, 106, 155, 167, 168, 169, 170, 223, 228, 439, 459, 469, 496, 514, 515, 531 tevbe kaps, 170 tevbeden tevbe, 169 tevbe-i nash, 169 tevbekar, 169, 462 tevekkl, 170, 181, 224, 268, 436, 439, 531 tevell, 251, 252, 531 tevhid, 5, 51, 52, 53, 54, 56, 140, 159, 244, 249, 325, 449, 530 tevhid ehli, 53, 67, 94, 376, 401 tevhid hakkat, 36 tevhid ilmi, 55 tevhd srr, 53 tevhid arab, 301 tevhid zikri, 187 tevhid-i efl, 54, 424 tevhid-i esm, 54 tevhd-i hlis, 377 tevhid-i sfat, 54, 424 tevhid-i zt, 54, 81, 424 tevil ilmi, 403 te'vl, 38 Tevrat, 148 tevriye, 167, 193, 201, 263, 274, 330, 345, 413, 423, 450, 463, 484, 521, 527 tezat, 87, 119, 154, 163, 203, 304, 426, 499, 505, 510, 516 Tezkiretl-evliy, 463 tezkiye, 208 tlsm, 1, 391 tp, i, 463 tra, 410, 414, 415, 416 Tibet, 417 tg, 354 tilmiz, 245 timsller, 40 tr, 354 top, 388, 389, 408, 417, 555 toprak, 270, 280, 309, 441 tb, 174, 232, 309, 310 Tr, 100, 101, 121, 133, 174, 179, 227, 228, 229, 230, 231, 235, 236, 274, 275, 295, 310, 311, 369, 370, 394, 448 turfan, 449 tutku, 108 tuzak, 195, 267, 345 trbe, 10, 441 Trk, II, i, 466, 533, 535, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 553, 554, 555, 557 Trk Dili ve Edebiyat Dergisi, 47 Trk Edebiyat Tarihi, 26, 546, 553, 554 Trk edebiyat, 19, 21, 39 Trk Edebiyatnda H iirleri, 81 Trk gleri, 8 Trk airleri, 13, 18 Trk iiri, 17, 24 Trk tarihi, 1 Trke, 18, 24, 468, 524, 525, 536, 540, 544, 547, 548, 553, 557 Trkistan, 449, 463 Trkler, 8, 17, 18 Tster, 448

U
ubudiyet, 178 d, 62, 121, 309 uhrevi, 27 ukb, 98, 144, 242, 403 ukl, 44, 99, 107, 324, 473 ulema, 6, 449, 463 ulhiyet, 213, 234, 273 ulv, 272, 336 ulv lem, 272 ummn, 123 uryn, 429, 433 usl, 448, 461 uk, 139, 274, 484, 488 uyku, 452 uzlet, 197, 198, 440

mit, 3, 157, 183 mmehatl-esm, 75 mml-Kitb, 393, 399 ns, 155, 158, 159, 531, 534 nsiyet, 159 stad, 150 veys, 444, 445, 472 veys, 444 veys-mereb, 444

579

V
viz, 154 vcib, 118, 283 Vcib'l-Vcd, 38 vd-i Eymen, 229 vh, 372 vahdaniyet, 51 vahdet, 35, 38, 59, 64, 67, 81, 83, 84, 85, 86, 93, 108, 145, 153, 155, 156, 163, 196, 210, 214, 260, 276, 293, 300, 301, 306, 310, 312, 321, 322, 327, 328, 333, 334, 335, 337, 341, 342, 344, 345, 347, 356, 360, 361, 362, 376, 479, 526, 532 vahdet lemi, 83, 237, 361 vahdet denizi, 278, 293 vahdet ehli, 56, 57, 79, 95, 248, 524 vahdet feyzi, 315 vahdet gnei, 85 vahdet makm, 67 vahdet arab, 92, 300, 309, 489 vahdet yolu, 351 vahdet zevki, 280 vahdet-i vcd, ii, 7, 8, 19, 56, 58, 63, 64, 65, 269372, 380, 463, 524, 592 vhid, 80, 212, 363 vhidiyyet, 99 vahy, 400, 401 viz, 11, 154, 317 vakf, 466 vakit, ii, 85, 116, 140, 193, 285, 286, 306, 446, 483, 531 vakt, 92, 103, 116, 167, 285, 320, 378 vakt-i elest, 93, 308 vrid, 191, 207 varlk, 4, 21, 25, 38, 47, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 65, 68, 77, 83, 86, 88, 100, 108, 113, 123, 125, 135, 143, 146, 163, 188, 209, 212, 227, 235, 237, 259, 269, 270, 294, 302, 370, 372, 373, 374, 375, 380, 387, 450, 489, 499, 530, 531 varlk birlii, 34, 56, 57 Vasf, 49, 82, 86, 172, 193, 262, 287, 288, 313, 389, 413, 422, 429, 439, 514, 517, 538, 552, 554 Vasfi Mahir Kocatrk, 23 vasl, 41 vsl, 123, 126, 165, 243, 268, 281, 495, 497, 501 Vst, 448

Vastnin, 479 vasl, 65, 88, 145, 215, 233, 373 vecd, 40, 51, 53, 156, 158, 162, 166, 206, 308, 315, 389, 424, 488, 531 vech, 232, 307, 381, 404 vechullh, 37, 72, 325, 394 vef, 142, 167, 319 Veflik, 11 vefk, 468 vehim, 38, 334 vehm, 60, 121, 177, 207, 358, 364, 370 velyet, 202, 203, 444, 531 velayet srr, 309 vel, 129, 142, 167, 190, 203, 207, 231, 235, 238, 334, 358, 361, 401, 474, 503, 504, 533 vellik, 202 vera, 155, 170 vesvese, 520 Veysel Karen, 6, 444, 445, 446, 472, 532, 549 vird, 191, 192, 287, 290, 439, 531 visl, 113, 145, 146, 210, 310, 319 vuslat, 33, 40, 87, 114, 145, 146, 147, 148, 159, 165, 182, 192, 211, 220, 333, 369, 385, 437, 484, 498, 525 vcd, 38, 52, 56, 57, 58, 59, 62, 66, 76, 77, 78, 79, 80, 84, 87, 88, 119, 123, 126, 135, 152, 155, 206, 212, 295, 297, 373, 525, 530 vcd- mutlak, 56, 57, 89, 96, 108, 361, 396

yalanc dnya, 263 yalanc nefs, 257 yansma, 31, 66, 101, 233, 404, 499, 530 yr, 66, 69, 120, 131, 136, 140, 141, 142, 143, 145, 146, 148, 159, 167, 181, 210, 240, 243, 273, 285, 299, 308, 310, 351, 366, 385, 419, 455, 474, 480, 481, 490, 531 yaratl, 286, 387 yarn, 266, 285, 286, 483, 488, 516 Ysn, 90 yedi, ii, 388, 394, 397, 398, 399, 401, 403 Yemen, 444, 459 Yeniehir, 10 Yeniehirli Avni Bey, 14 yetmi bin perde, 70 Yldrm Bayezid, 9, 10, 463, 464, 466 yirmi sekiz, 397, 401, 402, 403 yokluk, 119, 254, 327, 333, 380 Yunus Emre, 46, 188, 489, 551, 554, 557 Yusuf, 193, 234, 255, 341, 354, 534, 555, 557, 558 Yusuf Peygamber, 341 yz, 3, 31, 32, 34, 43, 53, 58, 77, 78, 86, 87, 114, 145, 170, 171, 196, 244, 260, 261, 322, 323, 324, 326, 340, 342, 344, 346, 350, 355, 400, 402, 403, 408, 410, 419, 421, 442, 443, 459, 460, 479, 489, 494, 532

W
Walter G. Andrews, 18, 22

Z
zhid, 82, 127, 139, 168, 170, 171, 175, 191, 194, 195, 197, 199, 201, 292, 293, 304, 315, 328, 339, 386, 404, 422, 423, 431, 439, 484, 487, 488, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 533 zhid, 139, 196, 199, 261, 421, 503, 507, 512 zhid-i huk, 520 zhid-i ehr, 521 zhir, 37, 81, 87, 164, 227, 252, 253, 325, 376, 402, 404, 467, 530

Y
y H, 81, 82, 83, 188 y men H, 81 Yakb, 354 yamur, 129 Yah Fakih, 467 yakn, 29, 53, 58, 87, 88, 153, 156, 162, 163, 164, 165, 177, 182, 206, 255, 406, 475, 490, 523, 526, 531 yakn ehli, 165, 220 yakn iman, 163 yakn sahibi, 163 Yakup, 354, 552 ykt, 86, 250 yalanc, 257, 264, 266, 458

580
Zhir, 75, 76, 77, 152, 252, 366, 394, 468 zhir ehli, 45, 46, 491 zhir ilmi, 252 zhir, 7, 22, 203, 333, 461, 468 Zriyt, 286 zt, 52, 54, 77, 78, 80, 81, 89, 100, 126, 212, 228, 234, 308, 329, 337, 382, 383, 499, 530 zt denizi, 478 zt makm, 356 zt- Ahadiyet, 337, 342, 362 zt- lh, 237, 321, 337 zt- kibriy, 74, 356 zt- mutlak, 321 zt, 81, 249 ztullh, 254 zviye, 7, 10, 437, 438, 466, 532 zviyeler, 9, 11, 224, 437, 544 Zebr, 148 zekt, 12, 149, 527 Zekeriyy, 309, 310 zemzem, 249, 323 zenah, 341 Zenc, 449 zencr, 414 zer, 241, 292, 358, 471, 490 zerk, 107, 171, 195, 220, 221, 304, 503, 510, 513 zerre, 72, 103, 110, 203, 215, 263, 374, 481, 502 zevk, 3, 14, 15, 18, 40, 42, 44, 111, 130, 170, 202, 209, 237, 274, 292, 331, 451 zevrak, 73, 74, 278, 356, 357 Zeynelabidin Mutemen, 42, 45 Zeynlik, 11, 467 Zeyniyye tarkati, 11 zll, 57 zll, 474 zikir, 12, 29, 39, 184, 185, 186, 187, 193, 224, 287, 314, 409, 424, 437, 438, 488, 531 zikir halkas, 190, 467, 472 zikr, 81, 126, 135, 139, 158, 159, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 193, 285, 307, 316, 409, 472, 511 zikr-i kalb, 187 zindn, 267, 284, 341 zuhr, 57, 73, 76, 77, 100, 105, 160, 203, 228, 237, 295, 323, 356, 377, 380, 381, 394, 396, 474, 524, 525, 526 zulmet, 70, 188 zhd, 3, 4, 6, 82, 127, 135, 139, 155, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 194, 198, 223, 235, 305, 320, 339, 372, 420, 425, 431, 444, 446, 448, 462, 464, 487, 501, 508, 510, 511, 512, 517, 531 zhd dnemi, 259 zhd, 5, 17, 28, 139, 171, 173 zhd-i huk, 174 zhd tepki, 6 zlf, 34, 88, 192, 205, 210, 211, 277, 326, 328, 330, 337, 342, 344, 345, 347, 348, 351, 379, 388, 421, 422, 456, 492, 510 zlf-i perian, 348 zlfikar, 412, 439 zmre, 445 znnar, 34, 309, 316, 379, 380, 459, 460, 532

ZET

Kurn, hadis, mitoloji, sosyal hayat gibi ok geni bir yelpazeden beslenen Divan edebiyatnn nemli bir kayna da tasavvuftur. Bu almada 14. ve 15. yzyllarda yazlan ve devrin genel karakteristik zelliklerini yanstan on dokuz divan incelenmitir. Bu divanlarda tespit edilen tasavvufla ilgili unsurlar tasnif edilerek deerlendirilmitir. slam medeniyeti dairesi iinde yer alan Osmanl devletinde yaayan airler, iinde bulunduklar toplumun kltrel gerekliklerinden hareketle iirlerinde tasavvufa da yer vermilerdir. Tasavvuf ve Divan iiri hakknda aratrmaclarn ortaya koyduklar grler tartlmtr. iirlerde sz edilen tasavvuf tevhid; vahdet-i vcd; tasavvuf akk-sevgili; eitli tasavvuf kavram ve mecazlar, tarkatlar ve detleri; tasavvuf ehlinin giysileri, kullandklar eyalar ve mekanlar; mutasavvflar; tasavvuf tipler, tasavvuf konuda yazlan eserler gibi pek ok tasavvuf unsur incelenmi ve rneklendirilmitir. Divanlarda yer alan tasavvuf unsurlar, dorudan doruya ya da tebih, telmih, mecaz gibi edeb sanatlar araclyla dile getirilmitir. Tasavvufun insan, eya, kainatla ilgili tefekkr baknn bir sonucu olan sembolik ifadeler, Divan iirine hem incelik, derinlik ve genilik vermi hem de varln uzun sre devam ettirmesine sebep olmutur. almamzdaki rnek iirler, tasavvufun 14. ve 15. yzyl divanlarna yansyan grnmn sergilemekle birlikte, yazldklar dnemin sosyal, kltrel ve hayal dnyas ile ilgili bilgiler de ierdiinden, bu yzyllardaki Osmanlnn zihniyet dnyasna dair ipular da tamaktadr.

ABSTRACT

A prominent source of Divan Literature, which includes many elements of Quran, hadith, mytholology, social life etc., is sufism as well. In this study, nineteen divans written in the 14th and 15th centuries, which reflect the general characteristics of these eras, are examined. The elements in connection with sufism in these divans are classified and evaluted. The poets, who lived in the era of the Ottoman Empire that took a major place in Islamic civilizaitions, mentioned sufistic terms and concepts in their poems in accordance with cultural reality of the society. In the study, the opinions of researchers about sufism and Divan poetry are discussed. Sufistic terms and concepts mentioned in the poems such as unity of God in mystic terms, wahdat-ul-wujood (unity of being/existence), mystic love, lovers in mystic terms, several mystic concepts and metaphors, sects and their rituals, clothes and properties of sufists, places where they lived and gathered, sufists, mystic characters and works about sufism are examined and exemplified. Mystic elements in the divans are either directly recognized or sensed by literary devices like similes, allusions and metaphors. Symbolic expressions, which are the consequences of contemplative points of view into human, creatures and universe, not just provided a wide range of delicacy, perspective and profundity to Divan Literature, but also made it keep its existence for a long time. Sample poems in the study contain information about the social, cultural environment and fictive conceptions of the poets as well as they present the reflections of sufism to divans of the 14th and 15th centuries. As a consequence, they reveal traces about the mentality of the Ottomans in those centuries.