T.C İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr.

Emine Kökoğlu

MEME KANSERLERİNDE PROSTAGLANDİN E2
B B

(PGE2) OLUŞUMU VE NİTRİK OKSİT
B B

(Biyokimya ve Klinik Biyokimya Uzmanlık Tezi) Uzm. Öğr. Dr. Özlem Çiftçi

İstanbul - 2007

TEŞEKKÜR
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda almış olduğum uzmanlık eğitimi süresince bilimsel desteğini ve hoşgörüsünü esirgemeyen Anabilim Dalı Başkanımız Prof. Dr. Gülden Burçak’a, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı’nda almış olduğum uzmanlık eğitimi süresince ve tezimin hazırlanmasında bilgi ve birikimleriyle yol gösteren, emek veren, her zaman her yönden desteğini hissettiğim, çalışma disiplini ve tecrübesine saygı duyduğum, benim için çok özel bir yere sahip olan değerli hocam Prof.Dr.Emine Kökoğlu’na, Tezimin deneysel aşamasında geniş bilgi birikimlerinden yararlandığım değerli hocalarımız Prof.Dr.M.Koray Gümüştaş ve Prof.Dr.Hüseyin Sönmez’e, Eğitimimde emeği geçen tüm anabilim dalımız öğretim üyelerine; Hasta gruplarını oluşturmamda bana çok yardımları olan , Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr.Varol Çelik’e Uzmanlık eğitimim ve tez çalışmalarımda esirgemediği yardımları, sabrı ve dostluğu için canım arkadaşım Dr.İlknur Bütün’e, Uzmanlık eğitimim süresince dostluğunu ve sevgisini hep hissettiğim değerli arkadaşım Dr.Ebru Çetin ve diğer çalışma arkadaşlarıma, Bugüne kadar her zaman yanımda hissettiğim, desteklerini ve ilgilerini hiç esirgemeyen, benim için varlıkları her şeyden daha önemli olan, sevgili annem ve babama, kardeşlerim Haydar ve Neslihan’a ; biricik kızım Güler’e ve değerli eşim Hasan’a çok çok teşekkür ederim.

Dr. Özlem Çiftçi

Bu proje İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Araştırma fonu tarafından desteklenmiştir. Proje No: T-470/25062004

KISALTMALAR
AA bFGF cGMP CaM COX COX-1 COX-2 ECM EGF ER ET-1 HETE HPETE HSP-90 KVS LO LAP LPS LTA 4
B B

: : : : : : : : : : : : : : : : : : : :
B

Araşidonik asit Fibroblast büyüme faktörü Siklik GMP Kalmodulin Siklooksijenaz Siklooksijenaz-1 Siklooksijenaz-2 Ekstrasellüler matriks Epidermal büyüme faktörü Endoplazmik retikulum Endotelin-1 Hidroksieikozatetraenoik asit Hidroperoksieikozatetraenoik asit Isı şok proteini-90 Kardiyo Vasküler Sistem Lipoksijenaz Lenfadenopati Lipopolisakkarit Lökotrien A4
B

LTB4
B

Lökotrien B4
B

LTC4
B B

: :
B

Lökotrien C4
B

LTE4
B

Lökotrien E4
B

MDA

:

Malonildialdehid

MMP NO NOx NOS NSAID ÖR PDGF PG PGD2 B B : : : : : : : : : : B Matriks metalloproteinazlar Nitrik Oksit Nitrit + Nitrat Nitrik Oksit Sentaz Nonsteroid anti-inflamatuar ilaç Östrojen Reseptörü Trombosit kaynaklı büyüme faktörü Prostaglandin Prostaglandin D2 B B PGE2 B Prostaglandin E2 B PGES PGF2 B B : : : B Prostaglandin E Sentetaz Prostaglandin F2 B B B PGG2 B Prostaglandin G2 B PGH2 B B : : B Prostaglandin H2 B B PGI 2 B Prostasiklin Fosfolipaz A2 B B PLA2 B B : : : B PR ROS sPLA2 B Progesteron Reseptörü Reaktif Oksijen Bileşikleri Sekretuar Fosfolipaz A2 B : : : : TGF-1 TNF-α TSP TXA2 B B Transforme edici büyüme faktörü Tümör nekroz faktör alfa Trombospondin Tromboksan A2 B : : : uPA VEGF Ürokinaz Plazminojen Aktivatör Vasküler endotel büyüme faktörü .

............................................................................. 2 3....................BULGULAR.......................................................SUMMARY ................................................İÇİNDEKİLER Sayfa U 1.......................................................................................... 33 4........ÖZET ..........................GEREÇ ve YÖNTEMLER ............ 90 6..... 98 9................................................................................................................................GENEL BİLGİLER.................................. 96 7................................. 97 8.............KAYNAKLAR .........................................................................................GİRİŞ ve AMAÇ.......TARTIŞMA ve SONUÇ .................ÖZGEÇMİŞ ................. 47 5.... 110 . 1 2.............................................

NOS aktivite artışı. hipoksi…. gibi etki yollarından en önemli ve etkin olan yol anjiogenezin artırılmasıdır ( 128 ). Biz de çalışmamızda meme tümörlü dokularda ve hastaların serumlarında her 2 yola ait ürünleri incelemeyi planladık. Tümör büyüme ve gelişmesinde en önemli aşama anjiogenezdir. patolojik uyaranlarla salınıp direkt ve dolaylı pek çok etki yolunu kullanarak proliferasyon. tümör çapı vb. COX Yolu’nda ise. gibi prognostik özellikleriyle de parametrelerimizin ilişkilerini getirmeyi amaçladık. matriks metalloproteinazların artırılması.. COX-1 salınımı fizyolojik stimuluslarla gerçekleşen yapısal bir enzimdir. tümör tipi. Meme kanserinde de diğer pek çok kanser türünde olduğu gibi. 3’-5’ siklik GMP seviyelerini yükselterek mikrodamar yoğunluğunu artırıp anjiogenezle sonuçlanır ( 9 ). tümör büyümesi ve anjiogenez “ NO Yolu“ ve “ COX Yolu” aktivasyonuyla ilişkilidir ( 9 ). hücresel döngülerde genetik mutasyonlar ve regülasyon bozuklukları sonucu oluşan ve kardiyovasküler damar hastalıklarından sonra en sık ölüme sebep olan hastalıktır. karsinojenler. grade. proanjiogenik meme kanserini artırır ( 63 ). Literatürlerde. GİRİŞ ve AMAÇ Kanser. araşidonik asitlerden prostanoidlerin oluşmasını sağlarlar. nitrik oksit sentaz aracılığıyla Larginin ve oksijenden L-sitrüllin oluşumu esnasında nitrik oksit sentezlenir. ölüme en çok neden olan kanser türüdür ( 51 ). COX yoluyla B B ilgili olarak ise COX-2 ve PGE2 B B düzeylerini. anjiogenezin regülasyonunda çok önemli olan bu 2 yolun yeterli sayıda çalışma aktivasyonlarının sinerjik olduğu belirtilmekte ve bu konuda bulunmamaktadır. sPLA2 ve LO aktivitelerini hesaplamaya çalıştık. Meme epitel hücrelerinde faktörlerin salınımı. aynı zamanda da akciğer kanserinden sonra. antiapoptotik proteinlerde artma vb. Ayrıca hastalarımızın yaş. menopozal durum. NO yoluyla ilgili olarak nitrat + nitrit düzeylerini ve NOS aktivasyonlarını hesapladık. 1 ve literatürlerde eksikliğini gördüğümüz noktalara açıklık . COX-1 ve COX-2 olarak bilinen bilinen 2 temel enzim yeralıp. NO Yolu’ nda . bu sıralama günümüzde de değişmemiştir ( 87 ). mutajenlerin salınımı. Her 8 kadından 1’inde görülerek.vb. kadınlarda en sık görülen kanser türü haline gelen meme kanseri. COX-2 ise tümor promotörleri.1. Kanser konusundaki genetik ve moleküler düzeydeki gelişmelere rağmen.

kansere bağlı ölüm sebepleri içinde akciğer kanserinden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Genetik. Li-Fraumeni Sendromu İleri yaş Ailede meme ve over kanseri hikayesi Atipik hiperplazili selim meme hastalığı İyonize radyasyona maruz kalma Daha önce meme kanseri tanısı almış olmak artacağını her 8 Meme kanseri riskini orta derecede artıran faktörler Erken menarş Geç menopoz Hiç doğurmamışlık veya gecikmiş ilk hamilelik ( 30 yaş üzeri ) Yüksek sosyoekonomik durum Obezite ( postmenopozal ) Oğlu veya kızında yumuşak doku sarkom tanısı Daha önce uterus. hormonal. En yaygın ilk 3 kadın kanser türleri arasında. çevresel ve diyetsel pek çok faktörden etkilenir ( 81 ). morbiditesi ve mortalitesi en fazla olan meme kanserinin etyolojisi multifaktöryeldir. over veya kolon kanseri tanısı almak Hiperplazik fakat atipisi olmayan selim meme hastalığı Doğum kontrol ilacı kullanımı ( 10 yıldan uzun ) Postmenopozal hormon yerine koyma tedavisi Alkol alımı 2 . Meme kanseri riskini önemli derecede artıran faktörler BRCA1. GENEL BİLGİLER 2. İstatistiklere göre kadından birinde hayatı boyunca meme kanseri gelişme riski vardır ( 51 ). MEME KANSERLERİ Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olup. BRCA2’ de mutasyonlar. Bu faktörlerin varlığında riskin hangi oranda belirleyen aşağıdaki gibi bir sınıflama yapılmıştır ( 92 ).2.1.

1 – Non-invaziv -İntraduktal karsinom -Lobular karsinoma in situ 2 . % 90 duktus epitelinden ya da % 10 lobül epitelinden köken alırlar.Meme kanseri riskini artırdığı düşünülen faktörler İlk hamileliğin sonlanması Psikosomatik faktörler Yüksek yağlı diyet Kompleks fibroadenom Elektromanyetik alanlara maruz kalmak Meme kanseri riskini azaltan faktörler 20 yaştan önce hamilelik 45 yaştan önce overektomi Özellikle adolesan ve erken yetişin çağında düzenli egzersiz.İnvaziv -İnvaziv duktal karsinom -İnvaziv lobular karsinom -Müsinöz karsinom 3 etmeyip glandüler bölümde sınırlı ise in situ ( non-invaziv ) ve bazal membran penetre edilip stromaya kanserlerinin başlıca . olmak üzere ikiye ayrılırlar. emzirme Meme kanseri riskini etkilemeyen faktörler Meme büyüklüğü Proliferatif değişiklikler içermeyen fibrokistik hastalık Sigara içme Meme Kanseri Patolojisi Meme tümörleri. Duktal ve lobüler kanserlerin her ikisi de. sınırlayıcı bazal membranı penetre yayılma yapmış ise invaziv. Meme patolojik sınıflaması aşağıdaki gibidir ( 119 ).

Meme kanseri tanısı konduktan sonra evresinin saptanması. T . karaciğer ve surrenaller tutulurken. uzak metastazları göstermektedir. tümör büyüklüğü. Dış kadran ve santralde yerleşmiş lezyonlar tipik olarak ilk kez aksiller nodüllere yayılırlar. beyin. N . M . iskelet. 4 . meme kanserleri içinde en önemli kısmı oluşturur. En çok akciğerler. 1997 AJCC TNM sınıflaması aşağıdaki gibidir ( 145 ). Her organ tutulabilir ve tedavi ile görünürde sağlanmış kontrolden yıllar sonra bile metastazların ortaya çıkma potansiyeli vardır ( 119 ). Bu dönemde nodül tipik olarak 4 cm’ den küçüktür. dalak ve hipofiz daha az tutulur.-Medüller karsinom -Papiller karsinom -Tübüler karsinom -Sekretuar (juvenil) karsinom -Apokrin karsino -Metaplastik karsinom -Diğerleri İnvaziv duktal karsinom. bölgesel lenf bezlerinin tutulumu. tek. İç kadrandaki lezyonlar ise internal meme arterleri boyunca uzanan lenfatikleri tutarlar. Ancak ne yazık ki vakaların 2 / 3’ünde lenf düğümlerine yayılmıştır. nasıl seyredeceği. tedavi yaklaşımlarından hangisinin seçileceği konusunda önemli bilgiler sunmaktadır. ağrısız ve oynatılabilen bir kitle şeklinde fark edilir. Meme Kanserinde Klinik Gidiş ve Evreleme Meme kanseri sık olarak hasta veya hekim tarafından sınırlı. Meme kanserinde er yada geç lenfatik ve hematojen yollarla yayılım olur ve uzak organ metastazları ortaya çıkar. Sıklığı ülkeden ülkeye değişmekle beraber % 45 -75 kadardır ( 119 ). Evrelemede American Joint Commitee on Cancer (AJCC)’in TNM sınıflaması kullanılmaktadır. kanserin hangi aşamada olduğu.

interkostal kaslar ve musc. serratus ant.TNM Evrelemesi : U Tümör büyüklüğü Bölgesel lenf bezleri tutulumu Uzak metastaz Evre 0 : T is B B N0 B B M0 B Evre I Evre IIA : T1 B B N0 B B M0 B B : T0 B B N1 B M0 B T1 B B B N1 B B B M0 B B T2 Evre IIB Evre IIIA : T2 B B N0 B B M0 B B N1 N0 B B M0 B T3 B B B M0 B B : T3 B N0 B B M0 B T3 B B N1 B B B B M0 B B T0-3 Evre Evre IIIB IV : T4 B B N2 M0 B Herhangi bir N N3 B B M0 B Herhangi bir T : Herhangi bir T M0 B Herhangi bir N M1 B B Tx : Tümör büyüklüğü bilinmiyor B B T0 : Tümör yok B B Tis : Karsinoma in situ ve/veya tümoral kitle yapmayan Paget kanseri B B T1 : Tümör büyüklüğü 2 cm veya daha azdır B B T2 : Tümör büyüklüğü 2 cm’ den fazla fakat 5 cm’ den azdır B B T3 : Tümör büyüklüğü 5 cm’ den fazla B B T4 : Göğüs duvarı veya meme cildine yayılım gösteren herhangi bir büyüklükteki B B tümörü ifade eder.’a yayılım olabilir ama pektoral kaslara infiltrasyon içermez) N : Bölgesel lenf nodları N0 : Bölgesel lenf ganglionlarına metastaz yok B B N1 : Aynı taraflı aksiller LAP hareketli B B N2 : Aynı taraflı aksiller LAP’ lar birbirine ya da altındaki veya üstündeki dokulara infiltre B B N3 : Aynı taraflı supraklavikular veya infraklavikular LAP şüpheli veya kolda ödem B B Mx : Uzak metastazın varlığı değerlendirilemiyor B B M0 : Uzak metastaz yoktur B B M1 : Uzak metastaz vardır B B 5 . (kostalar.

lenf tutulumu olmayanlarda % 20-35 düzeyindedir. Yaş ve menopozal durum diğer prognostik faktörlere göre daha az önemlidir. tubül oluşumu. daha düşük nüks riski. lenf nodlarıyla ilişkili kötü bir prognostik faktör iken perinöral invazyon da çoğunlukla lenfatik invazyonla birlikte bulunan kötü bir prognostik faktördür ( 91. Buna göre 3 histolojik derece bulunur. Bu sistemin Elston ve Ellis tarafından yeniden düzenlenen ve Nottingham modifikasyonu olarak bilinen şekli. Perinodal invazyon . Östrojen hormonu. 35 yaş altında veya yaşlı kadınlarda ise kötü prognozlu olduğu gösterilmiştir ( 92 ). Eklenen her lenf nodu. 6 . Primer meme tümörünün lenfatikleri kadar etraftaki kan damarları ve perinöral dokunun invazyonunun prognostik önemi büyüktür. Grade II orta derecede. Primer meme kanserli hastalarda tümörün tekrarlama sıklığı. yüksek grade’li az farklılaşmış tümörlere göre daha iyidir ( 92 ). Meme kanserlerinin histolojik olarak derecelendirilmesinde en yaygın kullanılan sistem Bloom ve Richardson tarafından önerilen sistemdir. metastatik lenf nodu sayısı ile korelasyon gösteren. Aynı taraflı aksiller lenf bezi tutulumu en güvenilir prognostik faktördür. Meme kanserlerinde hormon reseptörlerinin varlığı da prognoz ve tedavi açısından çok önemlidir. nükleer pleomorfizm ve mitoz sayısına. Grade I iyi. Düşük grade’li iyi farklılaşmış tümörlerin prognozları. Grade III kötü diferansiye tümörleri tanımlar ( 110. Bölgesel tedavi sonrası tekrarlama olasılığı lenf bezi tutulumu olanlarda % 50-70 iken. tekrarlama ve metastaz riskini artırmaktadır. hastanın veya tümörün biyolojik özellikleri “ prognostik faktörler”olarak adlandırılmaktadır. daha uzun yaşam ve endokrin tedaviye daha iyi yanıt ile ilişkilidir. 92 ). İnvaziv kanserlerde ÖR ekspresyonu % 60-70 kadardır ve bu ekspresyon. 145 ). Bu faktörler arasında tedaviye yanıtı belirleyecek olanlar ise “prediktif faktörler” olarak kabul edilmektedir ( 91. 110 ).Meme Kanserinde Prognostik Faktörler Hastalığı biyolojik ve moleküler değişkenlere göre ayırıp bireysel farklılıkları tanımlayarak en etkin tedavi şeklini belirlemek amacıyla prognostik ve prediktif faktörler belirlenmiştir. Meme kanserinin tanısında veya cerrahi sonrası saptanan ve hastalığın nasıl seyredeceği konusunda bilgi veren. meme epitel hücrelerinin çoğalma ve farklılaşması üzerine olan etkilerini östrojen reseptörleri (ÖR) yoluyla yapar. hücre çapı ve nukleus çapına dayanarak yapılan derecelendirmedir. Yapılan çalışmalarda 45-49 yaş arası kadınların en iyi prognoza. tutulan lenf nodu sayısıyla ilişkilidir. ÖR’nin normal memede ekspresyonu düşüktür ve immunohistokimyasal yöntemlerle ancak hücrelerin % 1-2 kadarında saptanmıştır.

Meme kanseri tipi ile ÖR ekspresyonu arasında paralellik görülmemiştir ( 92 ). PR sentezini uyarır ve PR düzeyleri meme kanserlerinde fonksiyonel bir östrojen yanıtı mekanizmasının varlığını gösterir ( 123 ). 20 yıl içinde nüks etme oranı % 20. lenf bezi tutulumu olan meme kanserli hastalarda önemli bir prognostik faktör değilken. lenf bezi tutulumu olmayan meme kanserli hastalarda önemli olabilir ( 121 ). ÖR varlığı gibi PR varlığı da daha iyi prognoz ve hormonal tedaviye daha iyi yanıt ile ilişkilidir.Reseptörleri pozitif olan olguların hastalıksız sağkalım oranının menopozal durumları. Meme kanserlerinin % 50-60 kadarı progesteron reseptörü (PR) ekspresyonu gösterir. EGFR. Meme Kanserlerinde Prognostik Faktörlerin Sınıflandırılması Tümör yayılma veya yayılma olasılığının göstergeleri TNM evrelemesi Aksiller lenf nodu durumu Histolojik tip Anjiogenez faktörleri Hücre çoğalması belirteçleri Onkogen ve büyüme faktör reseptör ekspresyonu Proteaz ekspresyonu Organ spesifif metastazların göstergeleri PTH r-P ekspresyon Vimentin ekspresyon Kemik iliği mikrometastazları Tümör gelişim hızı tümör farklılaşması göstergeleri Tümör farklılaşması Östrojen ve progesteron reseptör ekspresyonu HER2 / neu. PR ekspresyonu ÖR tarafından düzenlenir. 1 cm’den küçüklerde ise % 12’dir ( 92 ). Tümör büyüklüğü artışı ile birlikte tekrarlama ve metastaz riski hem lenf bezi tutulumu olan hem de olmayan hastalarda artar. Çünkü östradiol. Lenf bezi tutulumu olmayan hastalarda tümör çapı 2 cm’den küçükse. Hormonal tadaviye yanıtın belirlenmesinde ÖR ve PR beraber değerlendirilmelidir. aksiller lenf bezi tutulumundan bağımsız olarak anlamlı derecede uzun olduğu gösterilmiştir. siklin-D 7 . mutant p53. Tümör büyüklüğü. tümör çapı.

Damarsal ağların uzanması ve değişimi için . 17 ). Anjiogenez. embriyogenez. Embriyonik vaskülogenez esnasında oluşan olaylar. normal damarsal bileşenlerin sessiz halde kalmalarını sağlamaktadır ( 17 ). Anjiogenez oldukça karmaşık bir mekanizmadır ve bu süreçte en temel hücre.2. timidin işaretleme (labeling) indeks. endotelyal progenitor hücrelerin (anjioblastlar) embriyonik ve embriyo dışı mezoderm içerisinde.- Proliferasyon belirteçleri (mitotik indeks. MEME KANSERLERİNDE ANJİOGENEZ Meme kanserlerinde tümör büyüme ve gelişmesini sağlayan ana süreç anjiogenezdir. Anjiogenezin düzenlenmesi. S-phase fraksiyonu. yeni kapillerlerin oluşması. Ki 67. Tüm anjiogenik etkileşimler net olarak bilinmese de büyük olasılıkla anjiogenik uyarıcılar ve anjiogenez inhibitörleri arasındaki denge. perivasküler hücrelerin yeniden yapılanmasına ve bazal membran üzerinde yapılaşmasını sağlayan faktörlerin varlığına bağlıdır. Vaskülogenez olarak tanımlanan primordial damarsal sistemin gelişimi. PR) 2. ilkel damarsal ağı oluşturmak üzere farklılaşmasını kapsar. yara iyileşmesi ve kadın üreme sisteminde fizyolojik bir süreç olarak oluşurken kanserlerde. erişkin anjiogenezine benzer ( 38 ). Gelişen damarsal yapıların birbiri ardısıra olgunlaşmaları. varolan kan damarlarından yeni kan damarlarının gelişmesi olup.HER2) ekspresyonu p53 mutasyonu BCL-2 ekspresyonu Hormon reseptör ekspresyonu (ÖR. damar endotelinin temelini oluşturan endotel hücresidir. inflamatuar hastalıklarda ve göz hastalıklarında patolojik olarak ortaya çıkar ( 9. dalları ve kapiller ağı oluşturucu genetik bilgileri içerirler ( 74 ). ekstrasellüler matriks içindeki ve etrafındaki pek çok büyüme faktörü ve düzenleyici proteinin kontrolü altındadır. tomurcuklanma ve önceden oluşan damar ağının yeniden düzenlenerek küçük ve büyük damarları oluşturması gerekir. Perisitler ile birlikte kapiller damar duvarlarını oluştururlar ve her ikisi de ana damarları. PCNA) Sistemik tedavinin etkinliğinin göstergeleri Büyüme faktör reseptör (EGFR. 8 .

meme kanseri hücrelerinin invazyon aşamalarında uPA sistemi ve MMP-2 nin çok önemli rol oynadığı gösterilmiştir.Tubul oluşumu ve olgunlaşma. 1. özellikle de kemik metastazlarına PGE2 aracılığıyla bu şekilde katkıda bulunur ve yayılımında önemli rol aldığı gösterilmiştir ( 128 ). Böylece. endotel hücrelerinin yeni kapiller yapılar oluşturabilmeleri için birbirlerine ve 9 . ekstrasellüler matriksin birbirini sırayla izleyen aktivasyon ve inhibisyonları sonucunda kapillerler oluşur.Bazal membranın proteolitik enzimlerce yıkılması : Normal. difüzyon yolu ile komşu dokulara ilerlerler. PDGF (trombosit kaynaklı büyüme faktörü). proteolitik yıkım ile veya kısa süre sonra endotel hücrelerini aktive eder. Endotelin yol alması ve uzaması sırasında hücre içi ve hücreler arası boşlukta.Endotel hücre aktivasyonu. doku spesifik metastazlara . 2. Bu süreçte etkili anjiogenik faktörler. Endotel hücreleri ekstrasellüler matrikse göç eder ve çoğalır. proliferasyonu ve göçü : Anjiogenik uyarı. Kapiller filizlenme oluştuktan sonra yine bu filizlenmenin ucunda yeni oluşmuş ECM’de yıkılma ortaya çıkar ve bu sayede daha ileri yayılımı mümkün olur. ECM’nin enzimatik yıkılımı. hastalıklı veya hasarlı dokuların ürettiği anjiogenezi uyarıcı büyüme faktörleri. COX-2. ET-1 (Endotelin-1) ve TGF-1 (Transforme edici büyüme faktörü) dir. şu 3 temel kısmı içeren çok basamaklı bir süreçtir. Anjiogenik büyüme faktörleri. Proteolitik yıkılma ve endotel hücresi göçünden sonra yeni oluşan kapillerler. 3. bFGF (fibroblast büyüme faktörü). yakınlarındaki önceden varolmuş kan damarlarının endotel hücrelerindeki özgün reseptörlere bağlanırlar.Anjiogenez . Bağlanma sonrası aktive ettikleri proteolitik enzimler bazal membranın ve endotel hücrelerini döşeyen ekstrasellüler matriksin yıkımına neden olurlar. Süreç. sonrasında MMP’ların aktive olmasını gerektirir. endotel hücrelerinin invazyon ve göç için uyarılması ve kapiller filizlenmeyi başlatır ( 17 ).Bazal membranın yıkılması endotel hücre göçüne ve filiz oluşumuna izin verir. COX-2 ve prostaglandinler pek çok proanjiogenik faktörün üretimine katkıda bulunurlar. sonunda kendilerinden damarların oluştuğu lümenler gelişir ( 17 ). damar stabilizasyonu ve ekstrasellüler matriksin yeniden şekillenmesi :Endotel hücre çoğalmasından sonra ECM bileşenlerinin depolanması ve bir araya getirilmesi için ekstrasellüler proteoliz mutlaka lokal olarak inhibe edilmelidir. COX-2. Yapılan çalışmalarda. MMP’ların ve özellikle de MMP-2 nin aktivasyonlarını artırarak bu ilk ve önemli aşamada anjiogeneze olan etkisiyle. tümör gelişim ve yayılımına ( 128 ). VEGF (Vasküler endotel büyüme faktörü). Yapılan çalışmalarda PGE2 ve PGI2‘nin integrin alfa-V3 aracılığıyla endotel hücrelerinin migrasyon B B B B katkıda B B bulunur. Bu nedenle. yeni bazal membranı oluştururlar.

NİTRİK OKSİT Nitrik Oksit (NO) . 0. 1980’lerde bu konudaki çalışmalar da. NO ve COX Yollarının herikisi de mikrodamar yoğunluğunun artırılması ve anjiogenez etkisiyle meme kanserinde en önemli 2 döngü haline gelmişlerdir ( 9. 124 ). 1988’de damar endotel hücrelerinde Largininden sentezlendiği bulunmuştur ( 97 ). tümör büyüklüğü 0. oksijen ve büyüme faktörleri sağlamak amacıyla sayıca büyük oranda artış gösterirler. Kimyasal özellikleri ilk olarak 1772’de Joseph Priestly tarafından tanımlanmış ve in vivo olarak varlığı 1914’ de Sir Henry Dale tarafından rapor edilmiştir ( 41 ).3. Bir tümör hücresinin metastaz yapabilmesi için. Böylece endotel hücreleri sessiz bir hale bürünür ve damarlar kan akımını başlatmaya hazır hale gelmiş olur ( 17 ). tümöre besin. damar sisteminden dışarı çıkabilmek. Tümöral anjiogenezde. damar sistemine girmek. Anjiogenezi uyarmak için sadece anjiogenik faktörlerin artması yeterli değildir aynı zamanda anjiogenez inhibitörlerinin de azalması gerekmektedir ( 95 ). Deneysel çalışmalarda. anjiogenezi uyarıcılar ve inhibe ediciler arasındaki dinamik denge bozulur. yeniden damarlanmadan önce. dolaşımda canlı kalabilmek. Tümör büyümesi sırasında mikrodamarlar.5 mm’ nin üstüne çıkınca.5 mm ‘ten küçük ise tümör beslenmesinin difüzyon yoluyla olduğu görülmüştür ( 140 ). 2.ECM’e tutunma gereksinimi vardır. 10 . hedef organda büyüyebilmek ve anjiogenezi uyarmak gibi çeşitli bariyerleri aşması gerekmektedir. 1992 yılında “ Science” dergisi tarafından yılın molekülü olarak seçilmiştir ( 112 ). 1970’ lerde etki mekanizmaları üzerinde çalışmalar yoğunlaşmış ve 1987’ de EDRF’nin (endotel kaynaklı gevşetici faktor) NO olduğu gösterilmiştir ( 49 ). P P büyümesinin anjiogeneze bağımlı hale geldiği. anjiyogenez inhibitörlerinde artış gözlenir. Damar olgunlaştıktan ve uygun anjiogenez ortaya çıktıktan sonra anjiyogenik faktörlerde azalma görülürken. Tümörlerin büyümelerinin anjiogeneze bağlı olduğu ilk olarak 1971’de ortaya atılmıştır. nitrik oksit sentaz (NOS) isimli enzim ailesi tarafından aminoasit Larginin’den sentezlenen bir serbest radikaldir ( 59 ). tümör hücrelerinin nadiren dolaşıma girdikleri gösterilmiştir. dengenin bozulmasında tümör ve endotel hücreleri temel rol oynarlar ( 17 ). Yüksek mikrodamar yoğunluğunun ise yüzey alanını artırarak hücrelerin dolaşıma girmesini kolaylaştırdığı ve hücrelerin sürekli olarak dolaşımda bulunduğu saptanmıştır ( 109 ).

75 ). . düşük molekül ağırlıklı. toksik. tiol grupları ve süperoksit radikalleridir ( 41 ). nitrit Hb’nin globin kısmı ile de birleşir ( 41. hücreler arasında ve içinde kolaylıkla dolaşabilen bir moleküldür ( 27. oksihemoglobinle birleşerek nitrat ve methemoglobin oluştururken redükte Hb ile birleşerek nitrozohemoglobin (HbNO) oluşturur. Nitrik oksit. methemoglobin ve nitrata dönüşür. Nötral nitrik oksit (NO• ). kokusuz.) B PB P P P oluşturmak üzere hızla reaksiyona girer. B B O2 + NO → ONOO . Bu birleşme.( peroksinitrit ) + H+ B B P P P → ( ONOOH ) —> OH + NO2 → NO 3. renksiz. Lipofilik ve difüzyon yeteneği fazla olan NO. hem molekülü. 76 ). bir elektron kaybederek NO+ (nitrosonyum katyonu) P P P P ve bir elektron alarak NO. cGMP. eşleşmemiş elektron varlığında nitrik oksidi paramanyetik ve radikal bir molekül yapar ( 60 ). plazma membranından reseptöre bağlı olmaksızın çok kolay diffüze olduktan sonra. reseptöre bağımlı olmadan kolayca diffüze olabilen.( nitroksil anyonu) oluşturabilir ( 65. cGMP bağımlı protein kinazı uyararak hedef proteinlerdeki serin ve treonin rezidülerini fosforile eder ( 68 ).NO. 68 ). superoksit anyon radikali ( O2-) ile peroksinitriti ( ONOO. P P Nitrik oksidin hedef olarak etkilediği yapılar.( nitrat ) P P B PB P B PB P . Fe-S bileşikleri. Nitrik oksidin özellikleri redoks formlarına da bağlıdır. Bu bir serbest radikal değildir fakat kısa ömürlü ve ön maddelerinden çok daha fazla aktif bir moleküldür ( 132 ). Oksijenin fazla olduğu ortamlarda nitrozohemoglobin . Her ne kadar peroksinitrit (ONOO-) kararlı bir yapıya sahip olsa da fizyolojik pH da. NO’in sadece hem molekülü ile birleşmesine rağmen. 60 ). lipofilik. hızla nitrat ( NO3 )’a dönüşür ( 41. Hb( Fe-O2 ) + NO → metHb ( Fe( III )) + NO3B B B PB P 11 . Nitrik oksit radikali. kısmen suda ve organik çözgenlerde çözünebilen. Oksijenden sekiz elektron ve nitrojenden yedi elektron birleşmesi ile oluşmuş yüksüz. hedef hücrede guanilat siklazın hem grubuna bağlanır ve siklik GMP üretimini aktive eder. heterodiatomik yapıdadır. protonlanması ile OH gibi P P davranan ve kuvvetli bir oksidan madde olan peroksinitröz asit (ONOOH) oluşturur ve bu konjuge asit çok kararsız olup.

endojen NO üretiminin göstergesi olarak doku ve serumda. peroksinitrit oluşturarak daha sonra oluşacak pek çok patolojik fenomene öncülük eder. Hasarlı dokularda artan NO konsantrasyonu. 77 ). 45. kemik gelişiminde ve daha birçok fizyolojik olayda görev alır. aynı zamanda reaktif oksijen radikalleri ve reaktif nitrojen radikalleri aracılığıyla pek çok hastalığın etyopatogenezinde önemli olan potansiyel sitotoksik bir ajandır. diş gelişimi. çok çabuk olarak nitrit. 133 ). işitme eşiğinin artması. Damar düz kas hücrelerinde guanilat siklazın hem prostetik grubundaki ferröz demir ile reaksiyona girerek siklik GMP artışına sebep olması vazodilatasyona neden olur. hafıza. NO2 ve N2O3. manganez. Bu şekilde potansiyel karsinojenik nitrozaminleri oluşturarak ve/ veya DNA bazlarında mutajenik deaminasyonları uyararak etkili olurlar ( 68 ). uyku. trombosit agregasyonunun inhibisyonu. NO çeşitli fizyolojik ve patolojik durumlarda etkili ve bu sebeple yapımı çok hassas kontrol altında olan bir moleküldür. Nitrik oksit. nörotransmisyon ve immun cevabın regülasyonudur ( 141 ). Hücre içi artan NO. apoptozisin 12 . Reaktif metabolitlerin yoğunlaştığı bölgede oksidasyon ile prokarsinojenler aktif forma dönüşüp karsinogenez ve metastatik yayılımda önemli rol oynarlar ( 59 ). Öğrenme. ağrı ve depresyon ile de ilgilidir ve organizmanın strese adaptasyonunda önemlidir ( 41. preovulatuar foliküllerin gelişmesi. tiyol içeren peptid ve B B B B B B proteinleri de S-nitrolayabilen güçlü nitrolayıcı ajanlardır. Nitrit ( NO2.sindirim sırasında mideden asit salınımı. bakır. 75 ). Oluşan bu NO metabolitlerinin. radikalin kararlı son ürünleri olan nitrit ve nitrat ölçülür ( 65. primer ve sekonder aminleri N-nitrolayabilen.Ortaya çıktıktan ve fonksiyonlarını yerine getirdikten sonra 3-5 saniyelik yarıömrü vardır. Mutajenik nitrosaminlerin aktivasyonu. Ayrıca böbrek gelişimi. spermlerin olgunlaşması. nitrat.Ayrıca nitrik oksit demir. NO’nun oksijenli çözeltilerde spontan B PB P otooksidasyonuyla ortaya çıkan tek kararlı ürünüdür. genotoksitesi vardır ve kanser inisiasyonunu çeşitli mekanizmalarla etkileyebilirler. Radikal yapısı ve kısa yarıömründen dolayı NO’in kendisinin tayini zordur. kobalt gibi metallerle de özellikle.Benzer şekilde siklik GMP bağımlı mekanizmalarla trombosit agregasyonunu da inhibe eder ( 61 ).).Hızlı bir biçimde ve kendiliğinden otookside olarak çeşitli azot oksitleri oluşturur. Başlıca fizyolojik fonksiyonları vazodilatasyon. Nitrik oksidin kararlı bir yapısı yoktur. Bu yüzden NO üretimindeki dinamik değişimlerin yansıması. S-nitrosothioller veya peroksinitrite dönüşür. aktif merkezde ki demiri hedefleyerek reaksiyonlaşır ( 132. nosisepsiyon.

tümör ve komşu dokuda vazodilatasyon gibi birçok olayda rol alır. NO’in anjiogenezde ve tümör kan akımının arttırılmasında da önemli olduğunu belirten çok sayıda çalışma vardır ( 137 ). NO'in doza bağlı ve hücre tipine spesifik etkileri direkt ve indirekt etkileşimlerle düzenlenir. VEGF’nin anjiogenik etkisinin oluşmasında. 137 ). trombosit agregasyonunu inhibe eder. NO. yüksek konsantrasyonlarda p53 tümor supressor gen artışına neden olarak apoptozisi indükler (141 ). NO etkilerini. 99 ). NO'in biyolojik etkilerindeki komplekslik onun ROS.başlaması. NO’in tümörlerdeki bu fonksiyonları tümör gelişimini güçlü bir şekilde kolaylaştırır (137 ) . NO önemli rol oynar ( 70 ). dinitrojen trioksid veya peroksinitrit gibi toksik reaksiyon ürünleri oluşturarak apoptozis olmaksızın nekroz ile hücre ölümünü artırır. damar geçirgenliğinin artması. siklik GMP artışı. tamir enzimlerinin inhibisyonu veya lipid peroksidasyonunun indüklediği DNA hasarı yolu ile etkili olabilirler ( 141 ). damar endoteline lökosit adhezyonunu ve damar duvarından lökosit göçünü inhibe eder ( 48. sinyal iletiminin bir parçası olarak VEGF-R2 aracılığıyla. Uzun süre NO'ya maruz kalınması ile oluşan kronik inflamatuar durum DNA kullanılabilir olduğu 13 . 47. neovaskülarizasyon.Yüksek NO konsantrasyonları. tümör hücrelerine sitotoksiktir ve tümör hücresi mitokondrisinin disfonksiyonuna neden olur ( 12. Çünkü damar düz kas hücrelerinde gevşeme yaparak kan akışını arttırabilir. Endotel hücrelerinden salınan NO’in sitoprotektif davrandığı da düşünülmektedir. NO inhibitörleri kullanılarak yapılan deneysel meme tümörlerinde anjiogenez gelişmesini inhibe edildiği ve bu yüzden tedavide belirtilmektedir ( 9. 137 ). 49. hücre spesifik ve konsantrasyona bağlı olarak değişmekle beraber zıt etkilerle apoptozisi regüle eder. p 53 gen artışı ve mitokondrial hem içeren enzimlerin inaktivasyonları gibi direkt yollarla gerçekleştirmek yanında anjiogenezi artırarak tümör yayılmasını kolaylaştırarak dolaylı olarak da gerçekleştirir ( 41. NO. Diğer taraftan aktive makrofaj ve Kupffer hücrelerinden salınan NO ve metabolitleri. serbest radikalleri uzaklaştırır. 57 ). metal iyonları ve proteinlerle olan etkileşimi sonucudur. Düşük konsantrasyonlarda apoptozisi inhibe ederken. düşük fizyolojik konsantrasyonlarda apoptozisi inhibe ederken yüksek konsantrasyonlarda toksiktir. Malin tümörlerde NO. Kan akımının düzenlenmesi ve damar geçirgenliğinde artma sağlayarak tümör hücrelerinin beslenmesini ve oksijen sağlanmasını kolaylaştırırken diğer yandan da lökosit endotel etkileşiminin azalması ile konakçı immun mekanizmasını bozmaya yardım eder. Neovaskülarizasyon sürecinde.

137 ). NOS. proliferatif sinyal döngülerinde aktivasyon gibi sonuçlara sebep olarak tümör gelişimine eğilimi artırır ( 76. nötrofiller 14 . hem. Nitrik oksit sentaz. FMN ve NADPH için bağlanma bölgeleri içerir. FAD (flavin adenin dinükleotid). N-terminal bölge. 130 ). 130 ).4. C-terminal bölgesi ise FAD. oluşan prostanoidlein hem kendilerinin hem de reaksiyon sırasında oluşan radikallerin etkileriyle karsinogenez sürecine katkıda bulunur ( 9 ). makrofajlar. 2. İkinci basamakta OH-L-arginin bir molekül NO ve bir molekül L-sitrüllin oluşturmak üzere ileri oksidasyona uğrar ( 9 ). BH4 B B (tetrahidrobiopterin).13. Ayrıca siklooksijenaz enzimini aktive ederek prostanoidlerin oluşmasını. L-argininin terminal guanido nitrojen atomlarının oksidasyonunu katalizler. 2 aşamalı olarak nitrik oksit oluşturulur ( 3. 107. Sonuç olarak NO ve metabolitleri karsinogenez ve metastazlarda bir yada daha fazla aşamada görev alarak önemli rol oynar ve bu yüzden kanser araştırmalarında hedef haline gelmiş moleküllerdir ( 53. 11. Bu enzim ailesi vertebralılarda sitokrom p-450 redüktaz homoloğudur ve enzimatik yoldan . 133 ). Nitrik oksit sentazların bidomain yapıları vardır. Amino terminal yarılarında oksijenaz aktivitesi. EC 1. İlk basamakta. redüktazdan oksijenaza elektron akımı için gereklidir ( 3.hasarı. Kalmodulin. 90. L-arginin ara ürün olan OH-L-arginin oluşturmak üzere okside edilir. tetrahidrobiopterin ve L-arginin için bağlanma bölgeleri içerir. NOS’ın katalizlediği bu reaksiyonda O2 ve NADPH (indirgenmiş nikotinamid adenin dinükleotid fosfat) B B kosubstrat. 22 ). Meme kanserinde NO’in hem stimulatör hem de inhibitör etkileri olduğu belirtilmiştir ama yine de meme kanserin gelişmesi ve yayılması konusunda araştırmalara açık bilinmeyen kısımları da vardır ( 40. 93. 93. Daha sonraları NOS aktivitesi serebellum. beyin ve aktive makrofajlarda bulunmuştur. 52 ). Nitrik Oksit Sentaz’ın her 3 izoformunun da kofaktör olarak kalmoduline ihtiyaçları vardır. memeli sistemlerinde ilk olarak damar endoteli. programlı hücre ölümünde değişimler. karboksi terminal yarılarında redüktaz aktivitesine sahiptirler.NİTRİK OKSİT SENTAZ Memeli dokusunda L-argininden NO sentezinin gerçekleşmesinden sorumlu enzimler nitrik oksit sentaz (NOS .39) olarak bilinir. DNA tamirinde inhibisyon.14. FMN (flavin mononükleotid) ve hem (protoporfirin IX) kofaktör olup kalmodulin (CaM) varlığına gereksinim duyarlar ( 3. 75.

Aktivitesi kalsiyuma bağımlıdır. Endotoksin. nNOS (Tip I) . mast hücre ve nötrofillerde de bulunur. Lokalizasyonu membrana bağlıdır. iNOS’u indükleyen ajanlardır. geniş miktarlarda NO üretimi oluşur ( 30 ). İlk olarak makrofaj ve monositlerden identifiye edilmiştir. myokard hücresi. Lokalizasyonu sitozoldür. Saflaştırılıp klonlanabilen ilk türdür. TNF-alfa. gama-INF. T-lenfositler. endotelyal hücreler ve stromalarında fibroblastlar gibi pek çok 15 . Kardiyomyosit. Bunlar nöronal NOS (tip I . İlk olarak endotelden identifiye edilmiş olup trombosit. İlk olarak nöronlardan identifiye edilmiş olup daha çok nöral dokularda bulunur. makrofajlar. nNOS).böbrek. Üretilen NO konsantrasyonu nanomolar olarak ifade edilir. kromozomdaki genlerce kodlanır. mide mukozası ve miyokard gibi birçok dokuda gösterilmiştir ( 75. Her 3 NOS izoformu da meme dokusunda bulunur ( 3. NOS’ın meme kanserindeki rolü ilk olarak 1995’de araştırılmıştır ( 85 ). iNOS (Tip II) . eNOS) olarak sınıflandırılır. 12. Glukokortikoidler. indüklenebilir NOS (tip II. Memeli NOS’ları sadece dimerik formda fonksiyonel olarak aktiftirler. nöron. 40 ). Üretilen NO konsantrasyonu pikomolar olarak ifade edilir. düz kas hücresinde bulunur. nNOS ve eNOS kısa zaman aralığı için az miktarda NO üretirken. IL-10 ise mRNA transkripsiyonunu inhibe eden ajanlardır. BH4 kritik bir B B kofaktördür. BH4 varlığında aktif dimerik forma dönüşebilirler ( 80 ). Üç farklı NOS karakterize edilmiştir. Aktivitesi kalsiyumdan bağımsızdır. interlökin1 (IL-1). iNOS için önce transkripsiyonal aktivasyon oluşur ve saatlerce süren. beyinde glutamata cevap olarak fizyolojik miktarlarda NO üretirler ( 98 ). Aktivitesi kalsiyuma bağımlıdır.450 redüktaz ile yüksek düzeyde homoloji gösterir. Solid tümörler. N-monometil-L-arginin tüm NOS izoformları için prototip inhibitördür ( 98 ). endotelyal NOS (tip III. hepatosit. eNOS (Tip III) . eNOS ve nNOS içeren hücreler. damar endotelinde asetilkoline. vasküler endotel hücre. Lokalizasyon olarak membrana bağlıdır. iNOS). pulmoner epitel hücreleri. iNOS için en önemli indüksiyonu sitokinler yaparlar ve uzun bir zamanda fazla miktarda NO üretimi gerçekleşir ( 141 ). BH4 eksik hücrelerde iNOS proteini inaktif B B monomerik formda bulunur. 135 kDa’luk bir monomer olarak jel elektroforezde göçer. kromozomdaki genlerce kodlanır. iNOS dimerizasyonu için gereklidir. B B N-monometil–L-arginin (L. 99 ). mikrogliyal hücreler.17. Üretilen NO konsantrasyonu pikomolar olarak ifade edilir ( 30 ). IL-4. Sitokrom p.NMMA) ve diğer arginin analogları NOS’ın yarışmalı inhibitörleridir. nötrofiller. endokard hücresi. 78.

16 . tümör hücrelerinin adhezyonunu azaltır ve tümör hücrelerinin ölümünü sağlar ( 85 ). menopozal durum ve tanı anındaki hasta yaşı arasında korelasyon olduğu görülmüştür. Destekleyici şekilde premenopozal kadınların foliküler fazda cerrahiye girenlerinin durumunun daha da kötüye gittiği görülmüştür. Meme kanserleri gibi hormonal değişimlerin çok önemli etyolojik faktörler oluşturduğu solid kanser türlerinde. iNOS tümör hücreleri ve stromal hücrelerden NO üretimini artırıp apoptozisi indükler. NOS bu hücrelerin tamamında kültür çalışmalarında gösterilmiştir ( 136 ). Bunun yanında grade II olanlarda. özellikle hormon reseptör durumu. NOS erkenden eksprese olur ve tümör progresyonu için gereklidir ve tümör boyut artışı ve tümör diferansiyasyonu azalması ile koreledir. hormonal stimulus ve hormon reseptör durumundan. 85 ). kan akımını ve angiogenezi artırır. 136 ). tümörün endokrin çevresine bağlı olarak endotel hücrelerinden e-NOS ekspresyonu gerçekleşmesi karsinogenez süreci bakımından çok önemlidir ( 15. Ratlarda östradiolun iNOS’u artırdığı görülürken başka bir çalışmada fizyolojik 17-beta östradiolun iNOS üretimini azalttığı gözlenmiştir. iNOS ekspresyonu. Postmenapozal östrojen replasman tedavisi uygulanan ve premenopozal foliküler fazdaki kadınlarda plasma NO seviyesinin yüksek olduğu gözlenmiştir. Meme. kanserin progresyonunda önemli rol oynar ( 141 ). hormon konsantrasyonu ve hücre tipine bağlı olarak etkilenir. iNOS pozitifliği ile biyolojik agresiflik arasında up-regülasyon vardır.hücre türü içerirler. tümör vaskülarizasyonunu artırır ve metastazla ilişkilidir ( 141 ). Stromal hücrelerden üretilen iNOS anjiogenezi artırarak tümör büyümesi. Pek çok çalışmada invaziv ve in situ lezyonlarda iNOS ekspresyonu gösterilmiş fakat selim lezyonlarda gösterilememiştir. invazyon ve metastaz basamaklarında yeralıp. grade III olanlara oranla iNOS’ın daha fazla olduğunu gösteren çalışmalar da vardır ( 84 ). Yapılan pek çok çalışmada e-NOS ekspresyonu ile prognostik faktörler arasında. iNOS ve hormonal etkileşim konusunda da çelişkili sonuçlar mevcuttur. over. Endotel hücrelerinden e-NOS aracılığıyla üretilen NO. iNOS pozitif vakalarda yaşdan bağımsız olarak iNOS negatif vakalara oranla daha kötü sonuçlar alınmaktadır ( 84 ). Elde edilen bu sonuçlar KVS de e-NOS aktivitesinin östrojen ile regüle edildiği ve östrojenin de e-NOS ekspresyonunu artırdığı bilgilerini destekleyici olmuştur ( 85 ). prostat ve kolorektal kanserlerde iNOS ile anjiogenezin ve mikrodamar yoğunluğunun korele olduğu gösterilmiştir ( 84.

uzun süreli kontrolü sağlayan hız kısıtlayıcı basamağı ise COX enzimleri oluşturur ( 63. COX enziminin . böbrek kan akışının düzenlenmesi. 128). Bazal durumlarda çoğu 17 . üretimi hızlı indüklenebilen. Siklooksijenaz ve peroksidaz aktiviteleri ile oksijenasyon ve araşidonik asidin redüksiyonunu gerçekleştirirler. Araşidonik asitten önce PGG2. yağ asidi siklooksijenaz ve en sık da siklooksijenaz veya COX ( E. Oksijenasyon COX molekülündeki kanallarda. COX-2 ise patolojik ve inflamatuar doku proçeslerinde rol alan. 1. prostaglandin sentezinde major düzenleyici olarak görev yapan membrana bağlı . bifonksiyonel enzimlerdir ( 25 ). COX-1.2. 1990’lı yıllarda romatoid artritli hastalarda kanser insidansındaki azalmanın fark edilmesi. Siklooksijenaz enzimi ilk olarak 1976 yılında koyun seminal sıvısından saflaştırılmış olup. doku dağılımlarında. enzimatik redüksiyon ise hem içeren yüzeyde oluşur (101 ).14. hemen her dokudan sürekli olarak eksprese edilir. regülasyonu sıkı olarak düzenlenen bir maddedir. Prostanoid sentezinde esas hız kısıtlayıcı basamağı fosfolipaz A2 enzimleri oluştururken . glikokortikoidlerden çok az etkilenir (128). sonra PGH2 daha sonra da spesifik izomerazlarla PGD2. COX’un iki farklı COX-1 ve COX-2 adlı izoformu vardır. üretiminde aracılık eder. 2002 yılında ise COX-1 den COX3 elde edilmiştir ( 112 ). COX-1 den mutasyonlarla oluşmuş olan COX-3 ise . 113 ). Siklooksijenaz enzimleri membrana bağlı. trombosit fonksiyonları gibi normal fizyolojik fonksiyonları kontrol eden prostaglandinlerin. COX-1b veya COX-1varyant olarak da adlandırılır ve yapısal olarak kalp ve beyinden eksprese edilir ( 112 ). uyarılara verdikleri cevaplarda. prostaglandin endoperoksid sentaz. NSAİD’ler ve bu enzime olan ilgiyi artırmış ve 1991 yılında COX-2. stimuluslarla 2-4 kat artabilirken. kodlandıkları genlerde ve kinetiklerinde farklılıklar vardır ( 63.99. COX-1 ekspresyonu. SİKLOOKSİJENAZ-2 (COX-2) Siklooksijenazlar. PGI2 B B B B B B B B ve TXA2 B B oluştururlar B B (112. PGE2. glikoprotein yapıda enzimlerdir. daha sonra 1988 yılında birçok grubtan oluştuğu gözlenmiştir. COX-1 ve COX-2 olarak bulunan 2 izoformunun sellüler lokalizasyonlarında. Gastrik mukozanın bütünlüğünün sürdürülmesi. hem içeren. PGF2. Bu enzim .5.C.1 )olarak adlandırılır ( 142 ). 113 ). prostaglandin H sentaz .

128 ). COX-1 mRNA’sından daha az stabildir. glikozillenmiş ve SDS-PAGE’de çift band yapan proteinler oluşur ( 113 ).1. böbrek ( makula densa ve çıkan Henle kısmından intravasküler volüm regülasyonu ). Bu genin ürünü olan proteinin büyüklüğü ise 72. peroksizomal proliferatörler. nüklear zarf ve endoplazmik retikulumda eşit miktarda bulunur. SSS gelişimi.kDa olup SDS-PAGE’de tek band oluşturur. 112. 113. çeşitli dokular tarafından bazı olası fonksiyonlar için de COX-2 eksprese edilir. regülasyonu sıkı olarak düzenlenen bir madde olmasıyla uyumludur ( 64. Her COX enzimi 3 major domain içerir . COX-2 geninin promotor bölgeleri. COX-2 mRNA’sının stabilitesinin artması da COX-2 indüksiyonuna yol açabilir. Glukokortikoidler COX-2’nin ekspresyonunu transkripsiyonel düzeyde inhibe edebilir ya da stabilitesini değiştirebilirler. tümor promotorleri. beyin (endotelyal hücreler ve kortikal nöronlardan ateş cevabı. Bu bulgular COX1’in homeostatik fonksiyonlarda bazal olarak transkribe edilen . uterus (embriyo implantasyonu ). Molekül ağırlıkları 72-kDa ve 74kDa olan.kromozomda yeralır ve 22 kb büyüklüğündedir.dokuda saptanamayacak kadar az miktardadır. COX-2 mRNA’sı.3 kb’lık gen tarafından kodlanır. aktive makrofajlardan. bakterilerden temizlenme ) gibi olası fonksiyonlardır ( 43. vasküler endotelyal hücrelerden ve inflamatuar mononüklear hücrelerden yapılır ( 128 ). 18 . Büyüme faktörleri. nöronlar arası bağlantı. tümör ilişkili fibroblastlardan. gastrointestinal traktüs ( intestinal epitelyum ve gastrik ülserden mukozal sıvı salgılanması. Onkogenler. COX-2’nin indüklenebilirliği COX-2 geninin 59-flanking bölgesinde çok sayıda cis-acting elemanlarının varlığı ile de kısmen açıklanabilir. sitokinler. COX-2’nin ise patolojik ve inflamatuar doku proçeslerinde rol alan. hızlı indüklenebilen. 113 ). büyüme faktörleri ve tümör promotörleri dışında. COX-2 ekspresyonu normal böbrek ve beyin dokusundan. kromozomda yeralan 8. “housekeeping gene”ürünü olması. COX- 1’kodlayan gen 9. öğrenme ve hafıza ). TATA sekansı ve inflamatuar aracılara duyarlı transkripsiyon faktörü taşırlar. COX-2 enzimi ise miktar olarak nüklear zarfta endoplazmik retikulumdan 2 kat daha fazla bulunur. Bunlar . inflamasyon sırasında sinovyal hücrelerden ve malin epitelyal hücrelerden. COX-1. Bu sayede hızlıca indüklenebilirler. iyonize radyasyon ve karsinojenler tarafından ekspresyonu 10-80 misli artırılabilir. COX-1 geninde TATA sekuansı ve erken hızlı cevap elemanları yoktur ve bu COX-1 geninin regülasyonu henüz çok fazla anlaşılamamıştır. COX-1 ve COX-2 enzimleri birbirine yapı olarak oldukça benzeyen uzun ince bir kanal yapısına sahiptirler. kemik ( osteoblastlardan osteoblastik diferansiasyon ve kemik remodelinginin regülasyonu ). hipoksi.

bu değişiklik COX-2’deki merkezi kanalın etrafında kullanılmayan geniş hacimli “yan cep” olarak adlandırılan bir aktif alan yaratmaktadır. ağrı. Deneysel oluşturulan meme kanseri modellerinde . COX-2 enziminin kronik aktivasyonu özellikle inflamasyon ve kanser olmak üzere önemli patolojilere yol açar. COX-1 ve COX-2 nin birçok fizyolojik ve patolojik olayda önemli görevleri vardır.sıradaki izolösinin yerini COX-2’de daha küçük bir aminoasit olan valin almakta. siklooksijenaz aktivitesi gösterir. Bunlar . trombosit agregasyonu.1-N terminal epidermal growth factor (EGF) domain . 2-C-terminal katalitik domain. özellikle PGE2 B B B B ve PGF2-alfa üretimini artırarak hücre B B B B büyümesini stimule ederler. PGE2 aracılığıyla antiapoptotik Bcl-2 upregülasyonunu düzenler. COX yolu ürünlerinin diffüze olabilen yapıları ve ikinci habercilerin bu yolda görev alması nedeniyle. üreme. COX-1 ve COX-2 proteinlerinin aktif bölgelerinin birbirine çok benzer olmasına karşın. Bu ek alana bağlanmak üzere tasarlanan bileşikler potent ve selektif COX-2 inhibitörleridir (34). kanser ve inflamasyon gibi. Prostaglandinler G-bağlı stoplazmik membran reseptörleri veya nüklear peroksizom proliferatorlerce aktiflenen reseptörlerle (PPARs) etkileşerek COX-2 etkilerinin gerçekleşmesine aracı olurlar. COX-2’nin farklı yapı özelliği onun selektif olarak inhibisyonuna sebep olmaktadır. COX1’in aminoasit dizisinde 120. Aynı zamanda hücre B B siklusunun G1 fazında gecikme yaparak apoptozise direnci artırır. 112 ). 149 ). COX-2 antiapoptotik ve proapoptotik moleküllerin hücresel seviyesini etkiler..Adipoz doku çevresindeki stromal hücrelerden aromataz gen ekspresyonunu artırırlar ve epitelyal hücreler için mitojen olan Aromataz. PGE2 bu etkilerini EGF aracılığıyla yapar. immunite. Bu etkiler siklooksijenaz aracılı parakrin ve otokrin döngülerin regülasyonuyla gerçekleşir. kemik metabolizması. böbrek ve mide fonksiyonları. içerdiği 4 heliks yapısı ile C-terminal kısmın etrafını sararak membran boyunca COX integrasyonu sağlar ( 101. 3-helikal membran binding (MBD) domain .. adipoz dokuda östrojen sentezinden sorumludur ( 128 ). ateş. midenin sitoproteksiyonu.Hem bağlanma bölgesi. Hemostaz. COX-2 aşırı ekspresyonunun epitelyal hücrelerdeki apoptotik indeksi 19 . renal kan akımı. -Apoptoz .süreçlerde etkili olurlar ( 128. Aşırı üretilen COX-2 çeşitli mekanizmalarla kanser gelişimi ve yayılımını sağlar. -hücre proliferasyonu . yağ asitleri ve NSAİD leri bağlar. PGE2'nin epitel hücrelerine olan direkt mitojen etkisi yanında östrojen seviyesini de artırarak indirektetkiside vardır.

MMP-2’yi artırıp. Aşırı artan COX-2. endotelyal hücreleri ve fibroblastları etkileyerek B B anjiogeneze katkıda bulunur. -Mutajenik etkiler . COX-2 nin indüklediği anjiogenez. Costa ve arkadaşları da meme tümörlü geniş hasta serilerinde. epitelyal. TGF-1. prostaglandinler aracılığıyla immun sistem hücrelerinin büyümesini inhibe ederek tümör hücrelerinin konak immun yanıtından kaçışına katkıda bulunurlar ( 13. COX-2. bFGF. COX-2 ekspresyonu ile mikro damar yoğunluğu arasında anlamlı korelasyon bulunduğunu tespit etmişlerdir ( 64 ). Meme kanseri hücrelerinin invazyonunda uPA sistemi ve MMP-2 önemli rol oynar ve metastatik meme kanseri hücrelerinde uPA’nın aşırı yayılımı kolaylaştırır. VEGFR1 ve VEGFR2 olarak bilinen 2 adet transmembran tirozin kinaz aktiviteli reseptörü ile etkilerini gerçekleştiren en önemli proanjiogenik moleküldür ( 116 ). Prostaglandin bağlı etkiler haricinde COX reaksiyonları sırasında MDA gibi mutajenlerin oluşması ve ayrıca COX-2 nin intrinsik peroksidaz aktivitesinin olması da mutajenik etki yapar. mikrodamar yoğunluğu potent prognostik indikatör olarak kullanılır. -İmmun Supresyon . aynı zamanda COX-2 inhibitörleri kullanıldığı zaman anjiogenezin bloke edildiği gözlenmiştir ( 113 ). 113 ). invazyon ve metastaza sebep olur ( 44 ). Meme kanserlerinde tümör anjiogenezi göstergesi olarak. Oluşan MDA potent mutajendir ve DNA hasarına yolaçar. VEGF. anjiogenik faktörlerin artışı veya antianjiogenik faktörlerin azalışı veya herikisinin kombinasyonunu içerir. VEGF. antiapoptotik bcl-2 proteinini artırdığı.azalttığı. Hayvan çalışmalarında COX-2’ nin anjiogenezi VEGF aracılığıyla indüklediği . E-cadherini azaltarak invazyonda görev alarak bağlı kemik metastazlarını bu yol ile gerçekleştirir aromatik aminler oluşur ( 128 ). COX-2'nin aşırı ekspresyonu ile VEGF. PGG2 ‘ den PGH2’ ye oksidasyon sırasında kanserojen B B B B ekspresyonu osteoklast sözkonusudur. 20 . COX-2. Yüksek seviyede COX-2. 128 ). Anjiogenezi artırıcı etkilerinden dolayı meme kanserleri için kötü prognostik olan VEGF’nin regülasyonunun düzenlenmesinde COX-2 çok önemlidir ( 116 ). -Hücre invazyonu . MMP ve düşük trombospondin ( TSP-1 ) içeren tümörlü doku yüksek mikrodamar yoğunluğu ile ilişkilidir ve tümörlerde agresif büyüme. özellikle PGE aracılığıyla oluşan oluşumu ve kemik rezorpsiyonuna (64. -Anjiogenez . PDGF ve ET-1 gibi proanjiogenik moleküllerin üretimini artırılarak anjiogenez artırılır (128 ). COX-2 ve onun en önemli ürünü olan PGE2. proapoptotik bax ve bcl-xl proteinlerini azalttığı gözlenmiştir ( 128 ).

Bu alanda. malin patolojiler haricinde. Eikozanoidler çok potent bileşiklerdir ve çok sayıda biyolojik yanıta sebep olurlar ( 112 ). -Kemoteropatiklere direnç . Prostaglandinler ve ilişkili oldukları tromboksanlar. yüksek histolojik grade.PROSTAGLANDİN E2 (PGE2) B B B B Prostaglandinler çeşitli organlardaki hücre fonksiyonlarını etkileyen. hormon reseptör durumu ve HER-2 varlığı arasında ilişki olduğu gözlenmiştir ( 34 ). Yükselmiş COX-2 seviyeleri büyük tümör boyutu. negatif hormon reseptör durumu. santral sinir sistemi ve gastrointestinal 21 . 113. homeostazis. İlk defa 1930’larda prostat bezinde bulunduklarından prostaglandinler diye adlandırılmışlardır. inflamasyon. HER2 onkogen amplifikasyonu varlığı. uterus aktivitesi.1576 vakalık geniş serilerde yapılan çalışmalarda COX-2 ile tümör evresi. trombosit fonksiyonu. özellikle kemik ve diğer organ metastazlarında da hem metastatik hem de tümörün çevresindeki hücrelerden COX-2 nin eksprese edildiği görülmüştür ( 21. 1970’lerden sonra tromboksanlar ve lökotrienler bulunmuştur. endotelyal . biyolojik olarak aktif siklik yağ asidi türevleridirler. ATP binding casette ( ABC ) transporter MDRI. böbrek su-tuz dengesi. heterosiklik aminler ve dihidrodiol türevlerini oluşturarak da karsinojeneze katkıda bulunurlar ( 64 ). yüksek p53 ekspresyonu. insan ve hayvanlarda kolon poliplerinde yapılmış ve stromal hücrelerde erkenden tespit edilmiştir. aksiller nod varlığı.Ayrıca oluşan karsinojenler okside olarak aromatik aminler. kötü prognostik ve istenmeyen özelliklerle ilişkili bir bulgudur ( 128 ). Yapılan çeşitli çalışmalarda. ilk ve en çok çalışma. Prostaglandinler . Hayvan çalışmalarında 35 gün süreyle COX-1 ve COX-2 yi inhibe etmek için ibuprofen verilmiş ve tümör volumündeki azalma istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur. yüksek proliferasyon hızı ( Ki-67 ). düz kas tonusu. 134 ). endokrin. duktal tip histoloji varlığı ile korele. P-gp olarak da bilinen proteinin ekspresyonunu artırarak tümörlerin kemoterapotiklere direncini artırır ( 113 ). lökotrienler gibi bileşiklerin tamamına genel olarak eikozanoidler adı verilir. Benzer şekilde pekçok kanser türünde epitelyal. 2. COX-2 . Ayrıca metastatik vakalarda. premalin durumlarda da COX2’nin artmış ekspresyonlarının saptanması tümörigenez de kritik rol oynadığını destekler niteliktedir.stromal ve inflamatuar hücrelerde de erkenden tespit edilmiştir.6.

akut indüksiyonla salınımı artar. Yapısal olan PGHS-1. akut indüksiyonla salınımı artar. PG biyosentezinde endoperoksid şeklinde bir ara maddedir. İnsan vücudunda en fazla bulunan primer PG ise PGE2’ dir ( 112 ). Siklooksijenaz aktivasyonuyla araşidonik asite 2 molekül oksijen katılarak PGG2 oluşturulur. bazal PG seviyesini sağlar. PGHS’ların hem siklooksijenaz hem de peroksidaz aktiviteleri vardır.Linoleik asit. İndüklenebilir olan PGHS-2 ise hücrelerde yok yada çok azdır. glutatyon bağımlı olan peroksidaz aktivitesi ile de elektron redükte edilerek B B PGG2’ den PGH2 oluşturulur ( 32 ). Prostaglandinler sentez bölgelerinde inaktif ürünlere metabolize olurlar ve kayda değer bir miktarda depolanmazlar ( 112 ). PGG2 ve PGH2 oluştuktan sonra spesifik izomerazlarla B B B B B B B B PGD2. PGB. Prostaglandinlerin diyetle alınan öncül maddesi esansiyel yağ asiti olan linoleik asittir. Sentezlendikleri yerlere yakın etki gösterdiklerinden yerel etkili hormonlar olarak kabul edilirler. PGG ara maddeleri. Yapısal olan PGHS-1. PGH sentaz aktivitesi ve ekspresyonuyla.17 doğal PG vardır. PGA. Eikosanoid üretimi. regüle edilir. PGH sentaz aktivitesi ve ekspresyonuyla. prostaglandinlerin öncülü olan 20 karbonlu çoklu doymamış yağ asitlerine dönüşür. eritrositler hariç bütün dokularda gösterirler.( 32 ). PGHS’ların hem siklooksijenaz hem de peroksidaz aktiviteleri vardır. peroksidaz aktivitesi ile de elektron redükte edilerek PGG2’ den PGH2 B B B B B B oluşturulur . PGF2alfa. PGE ve PGF’e dönüşürler. Eikosanoid üretimi. araşidonik asitin PGG2 ve PGH2 oluşturmak üzere prostaglandin endoperoksit sentaz kompleksi tarafından B B B B oksitlenmesi ve çembersel şekil almasıdır. PGE2. indüklenebilir olan PGHS-2 ise hücrelerde yok yada çok azdır.sekresyon gibi bir dizi fizyolojik ve patolojik olaylarda görev alan parakrin veya otokrin lipid medyatörlerdir ( 49 ). regüle edilir. fakat bunlardan sadece 7 tanesi organizmada yaygın olarak bulunur ve primer prostaglandinler olarak bilinirler. bazal PG seviyesini sağlarken. Bu bileşikler çok az miktarlarda üretilirler ve oldukca kısa ömürlüdürler. 142 ). Siklooksijenaz aktivasyonuyla araşidonik asite 2 molekül oksijen katılarak PGG2 oluşturulur. PGI2 ve TXA2 oluşur ( 113. B B 22 . PGHS’ın PGHS-1 ve PGHS-2 olmak üzere 2 izoformu vardır. Fosfolipaz A2 ve Fosfolipaz C etkisiyle membrana bağlı fosfolipidlerden B B sn-2 pozisyonda ayrılan araşidonik asit prostaglandinlerin büyük kısmının öncül maddesidir. Hormonlardan farklı olarak bu etkilerini. Prostaglandinlerin sentezinde ilk basamak. B B B B B B B B PGG.

İnflamatuar sitokinler proteinin lokalizasyonunu ve aktivitesini etkiler. PGH2 için Km'i 14 mikromolardır. cPGES. Her PG’in bir siklopentan halkası ve iki yan zinciri vardır. Subsellüler lokalizasyonu nüklear membrandır.Prostaglandinlerin ana bileşiği. Siklopentan halkasının 9.Bunlar . meme ve mesanede bulunur. PGE ve PGF olarak adlandırılmıştır ( 112 ). mRNA boyutu 14.9 kb’tır. 112 ). Glutatyon varlığında aktivitesi regüle edilir.8 kb ve kromozomal lokalizasyonu 9q34.4 dür. etakrinik asit tarafından inhibe edilir. HSP-90 ile ilişkilidir ( 62. p-nitro-feniletil bromid. Konstütif transkripsiyonal regülasyonu vardır. mPGES-2. iskelet kası. Mikrozomal PGE Sentaz-1 ( mPGES-1) Mikrozomal PGE Sentaz-2 (mPGES-2) Sitozolik PGE Sentaz ( cPGES) mPGES-1. 112 ). glutatyon. SH grupları. plasenta. Regülasyonunda IL-1 beta ve diğer sitokinler B B görev alır ( 112. organik anyon taşıyıcı polipeptid familyasından bir taşıyıcı ile kolaylaştırılmış transport ile taşınır. Protein moleküler ağırlığı 15-16 kDa’dur. Genital B B organlar hariç tüm vücutta özellikle de beyin.4B B dinitrobenzen. Konstütif transkripsiyonal regülasyonu vardır. 2 merkaptoetanol ve en çok da dithiothreitol tarafından aktive edilir ( 62. 1-chloro-2. özellikle endoplazmik retikulumda prostaglandinler sentezlenirler (112 ). sinyal molekülleri ve travma etkisiyle araşidonik asitlerden COX aracılığıyla. ve 11. bu 2 enzimin regülasyonu ile B B düzenlenir. Subsellüler lokalizasyonu golgi ve stoplazmadır. Yapısal ya da hücre spesifik stimuluslar. testis. COX-2 birlikte B B B B regüle edilen Prostaglandin E Sentaz( PGES)’ dır. PGE2 sentezi. Prostat.C’larındaki O= ve/veya OH takılarına sayılarına ve yerlerindeki değişmelere göre farklı PG’ler oluşur. Protein moleküler ağırlığı 26 kDa’dur. 62 ). eterde ya da fosfat tamponunda erirliklerine göre. Yan zincirin birinde – COOH grubu bulunur. PGH2 oluştuktan sonra PGE2 oluşmasını sağlayan terminal sentetaz . Subsellüler lokalizasyonu stoplazma ve nüklear membrandır. PGH2 için Km'i 40 mikromolardır. Doku dağılımı eştir en çok testis olmak üzere tüm organlarda bulunur. ilk olarak 2000 yılında identifiye edilmiştir. karaciğer ve böbrekte bulunur. 3 tür PGE sentaz vardır. İndüklenebilir transkripsiyonal regülasyonu vardır. PG transporter ile 23 .mRNA boyutu 1. PGH2 için Km’i 28 mikromolardır.İlk izole edilen iki PG. Kromozomal lokalizasyonu 12q13 ve . kalp. Protein moleküler ağırlığı 33 kDa’dur. bir siklopentan halkasına bağlı 20 C zincirli prostanoik asittir. mRNA boyutu 2 kb ve kromozomal lokalizasyonu 9q33-q34 tür. Yeni sentezlenen PG’ler ekstrasellüler boşluğa .

Gs proteinlerine bağlanıp intrasellüler CAMP’yi artırıp. PGE2. ağrı hipersensitivite. Araşidonik asidin siklik endoperoksitleri olan PGG2’nin B B PGH2’ye dönüşümü sırasında ve ayrıca lipoksijenaz aracılığıyla lipid peroksitler oluşurken B B 24 . elektrojenik anyon değişimi sorumludur. EP3 . 62. gastrointestinal ülserasyon ve sitoproteksiyon. Vazodilatasyon yapıcı etkisiyle inflamasyonun vasküler fazında rol oynar ve vazoaktif aminlerle beraber etki ederek mikrovasküler permeabiliteyi artırır. 101. Gq 4 farklı reseptör vardır. gastrik mukozal proteksiyon. Prostanoidler . EP2 . inflamasyon ve kemik rezorpsiyonu ile ilişkilidir. Farmakolojik özelliklerinin ve ikinci habercilerinin farklılıklarına göre ayrılmış EP1. trombosit agregasyonu. PPARs’ı aktive ederek etkilerini gerçekleştirirler( 62. Gi proteinlerine bağlanıp intrasellüler CAMP seviyesini azaltırlar ( 13. 147 ). renal hemodinamikler.Adenilat siklaz.EP4 ) ile G protein bağlı reseptörler aracılığıyla. ve ayrıca “Multi drug resistance proteinler” de PG transportunda görev alırlar ( 112 ).EP3. Kadınlarda reprodüktif fonksiyon. vazodilatasyon nörotransmisyon. EP2.113 ). vasküler hipertansiyon. Ayrıca PGI2 ile birlikte osteoklastik kemik rezorbsiyonunu da uyarır ve B B T ve B lenfosit fonksiyonları üzerinde de etkilidirler ( 139 ). protein kinaz A’ yı aktive ederler. Gs proteinlerine bağlanıp intrasellüler CAMP’yi artırıp. 139 ). EP4. anjiogenez ve kanser. inflamasyon ve böbrek hastalıklarının progresyonu gibi pek çok fizyopatolojik süreçte önemli rol oynarlar ( 46. Ateş. EP1. Protein kinaz C için stimulatördür. vazokonstriksiyon. böbrek fonksiyonları.PG’lerin hızlı transportunda. tümör gelişmesi ile ilişkilidir. Inflamatuvar reaksiyonlar sırasında dokularda oluşan serbest radikal ve prostaglandin miktarları birbiriyle ilişkilidir. hemostaz ve tromboz. inflamatuar reaksiyon. Fizyolojik B B süreçler yanında patogenezlerde de etkilidir. uyku.Nöronal fonksiyon ile ilişkilidir. Ductus arteriosus kapanması. EP3 ve EP4 olmak üzere fonksiyonlar da farklılıklar gösterir. EP’ler ve ilişkili biyolojik proteinlerine bağlanır ve fosfolipaz C ve kalsiyum gerektirir. protein kinaz A’ yı aktive ederler. 139 ). juksta artikular kıkırdak ve kemik erozyonu. kan basıncı regülasyonu. özellikle böbrek olmak üzere çoğu doku tarafından üretilen PG’dir. EP2. Transportu gerçekleşen PG’ler plazma membranına lokalize EP reseptörleri ( EP1.protein kinaz A için inhibitör etkilidir. 101. PG giriş çıkışında. (13. anti-alerjik yanıt ile ilişkilidir.

Epitelyal malinitelerde en çok oluşan prostanoid olan PGE2. östrojen reseptörü içerir ve hedef tümör hücrelerinin büyümesi ve çoğalması için östrojen gerekir. hücre proliferasyonu. motilitesi ve anjiogenezi artırır ve immun yanıtı baskılar ( B B 147 ). cAMP aracılı yollarla glukokortikoid ve B B sitokinlerin promotörlüğüdür. PGE2. İndirekt olarak ise antitümör etkisi olan NK hücreleri ve makrofajları baskılayarak dolaylı olarak tümör gelişmesi ve yayılımına katkıda bulunurlar ( 139 ). osteoblastların ve meme epitel hücrelerinin direkt stimulasyonuna sebep olarak ve ayrıca indirekt olarak östrojen sentezini artırarak proliferasyona katkıda bulunurlar ( 64 ). B B B B integrin alfa-V3 aracılığıyla endotel hücrelerinin migrasyon ve yayılımında önemli rol alırlar ( 128 ). östrojen biosentezini stimule eder ve östrojen bağlı meme kanseri gelişmesini etkiler ( 14.Meme kanseri patogenezinin gelişmesinde COX-2 ve Aromataz enzimlerinin parakrin etkileşimi ve artışı sözkonusudur ( 13 ). 25 .Tümör hücrelerinde EP reseptörlerinin varlığına göre yaptığı direkt etkilerine genel olarak bakıldığında. endotelyal tubül formasyonu ve proanjiogenik faktörlerin salınımına katkıda bulunarak anjiogeneze destek sağlar ( 74 ). aromataz olarak adlandırılan sitokrom p 450 enzim kompleksi aracılığıyla androjenlerden lokal olarak meme dokusunda sentezlenen en etkili östrojendir. Prostaglandinler sinyal molekülü olarak hücre proliferasyonu. invazyon . -Migrasyon. Ayrıca sitokinler tarafından damar endotelinde nitrik oksid sentetaz (NOS) tarafından sentez edilen NO. -Hücre proliferasyonu . diferansiyasyon ve apoptozda da önemli regülatörlerdir ( 62 ).. Bu yüzden eikozanoidler. Bcl-2’ yi indükleyerek antiapoptotik etki gösterir ( 74 ). PGE2 ve PGI2. oluşumları sırasında ortaya çıkan serbest radikal miktarı ile de patogenezlerde önemli olurlar. Bu yüzden COX-2 izozimleri aracılığıyla lokal oluşan PGE2. Östrojen biyosentezinde anahtar. -Apoptoz .aktif oksijen radikalleri olan superoksit anyonu ve serbest hidroksil radikali oluşmaktadır. Aromataz aktivitesi en fazla overlerde olmakla beraber meme adipoz dokusunda da bulunur. Fibroblastların. siklooksijenazı stimüle ederek iltihabi dokuda prostoglandinlerin sentezini de artırmaktadır ( 41 ). 118 ) . -Östrojen üretiminin artırılması: Meme kanserlerinin % 60'ı hormon bağımlıdır. B B -Anjiogenez . Prostaglandinlerin tümör gelişimindeki etkileri direkt veya indirekt olabilir. Östradiol. intrasellüler cAMP seviyesini artırıp.

postop survin daha zayıf olduğu da gözlenmiştir ( 14. V. hücrelerden ekstrasellüler olarak sekrete edilebilen. mantar. IIC. 79 ). Serbest yağ asidi olarak oluşan araşidonik asidin lipoksijenaz ve siklooksijenaz yolları eikosanoidleri oluşturması ve lizofosfolipidlerin ise biyolojik olarak aktif önemli sinyal molekülleri olması bakımından bu reaksiyon ve bu enzimler çok önemlidirler ( 39. IIE. VIA-2 ve VIB ) olmak üzere sınıflandırılmışlardır ( 2. Fosfolipaz A2 enzimleri birçok memeli dokusunda. IIF. PLA2’ler intra ve ekstrasellüler alanlarda bulunabilen geniş bir enzim ailesidir. B B Bu enzim ailesi üyeleri. 23 ). 14-19 kDa gibi düşük moleküler ağırlıklarda. X ve XII ). 7. üzerlerinde yeralan kalsiyum bağlayan kısımlar ile enzimin 26 . Yaklaşık B B 20 kadar PLA2 enzimi tanımlanmış olsa da. küçük enzimlerdir. III. -kalsiyum bağımlı sitozolik PLA2 ( grup IVA. Aktivasyonları Protein kinaz C ve / veya kalsiyum bağımlı translokasyon mekanizmalarıyla fosforilasyon ile düzenlenir ( 106 ). disülfitten zengin.karbonundaki ester bağının B B B B hidrolizini katalizleyerek lizofosfolipit ve serbest yağ asidi oluşturan. IIA. bitki. bakteri ve virüslerde B B bulunan. Sekretuar Fosfolipaz A2 ( sPLA2) B B B B sPLA2 enzimleri omurgalı ve omurgasızlarda. 34. araşidonik asit kaskadındaki hız sınırlayıcı enzimlerdir ( 25 ). gliserofosfolipidlerin 2. 10 farklı üyeden oluşan.7. içerdikleri nükleotid ve aminoasit kısımlarına B B göre 3 geniş grupta toplanırlar. Prostaglandin miktarı fazla olan tümörlerde daha çok kemik olmak üzere metastazların daha fazla. 106 ). yılan ve arı B B zehirlerinde çok fazla miktarda bulunur. sPLA2 enzimlerinin içerdiği multipl disülfid bağları . kalsiyum bağlama ve katalitik bölgeleri olan. pankreas sıvısında. en geniş ve en çok çalışılan PLA2 grubudur ( 23 ). SEKRETUAR FOSFOLİPAZ A2 (sPLA2) B B B B Fosfolipaz A2 (PLA2) enzimleri. Bunlar . IID. 2. katalitik aktiviteleri için B B mikromolar konsantrasyonlarda kalsiyum gerektiren kalsiyum bağımlı enzimlerdir. -sekretuar PLA2 ( grup IB. IVB ve IVC ) -kalsiyumdan bağımsız sitozolik PLA2 ( grup VIA-1.Yapılan çalışmalarda pek çok kanser türünde özellikle meme ve kolon kanserlerinde üretilen prostaglandin miktarının normal dokudan çok daha fazla olduğu görülmüştür.

V. böbrek. 27 .stabilite ve aktivitesine katkıda bulunurlar. Bu bağlanmaya katyonik. eikosanoidlerin salınımı ve akut akciğer hasarı ile ilgili fonksiyonlarda da görev aldığı bilinmektedir ( 94 ). endojen ligandlarla etkileşiminden sonra PPAR aktivitesini modifiye ettiği bilinmektedir. sPLA2’ ler farklı patolojilerde farklı paternlerden eksprese olurlar. İlk olarak pankreatik sıvıda tanımlanmış ve grup IB olarak adlandırılmışlardır. Enzim. grup V ve X B B ise nötral fosfolipidleri tercih etmezler. aktif bölgesine bağlanır. 100 ). III ve XII olarak adlandırılmışlardır ( 23 ). IID. .yağ asitlerinin etkisiyle oluşan oksidatif hasardan koruyucu rol B B yaparlar. En yaygın sPLA2’nin. sPLA2-IIA harici diğer grupların biyolojik fonksiyonları ve diğer sellüler B B sistemlerle ilişkileri hakkında çok daha az bilgi vardır. İnce bağırsakta yıkımı gerçekleştiren ve salgılanmaları hormonların denetiminde olan pankreas enzimlerinden biri olarak. profosfolipaz A2 şeklinde inaktif öncül olarak salınır ve bağırsak B B lümeninde tripsin ile aktiflenir.Grup-IB akciğer. IIF. lipid sindiriminde aldıkları bu görev. X. prostat gibi dokularda da saptanmış olup hücre proliferasyonu. dalak. 23. Besinlerdeki ve safra sekresyonundaki gliserol içeren fosfolipitlerin 2. glukokortikoidler tarafından inhibe edilir . seçtikleri fosfolipidlerin hidrolizinde ortaya B B çıkar. grup V olduğu bilinirken. Grup VII ve VIII sPLA2’ler . Daha sonra artritik snoviyal sıvıdan izole edilmiş ve grup II sPLA2 olarak tanımlanmışlardır. Bu ailenin sonradan gelen üyelerinin de geniş bir doku spesifikliği göstererek inflamasyonda rol aldığı saptanmış ve daha sonradan tanımlanan 8 üye grup IIC . Örneğin grup II sPLA2 anyonik uçtaki nötral fosfolipidleri tercih ederken. sPLA2’lerin strüktür ve fonksiyon çalışmaları göstermiştir ki B B karboksi terminal uçtaki sterik ve iyonik özellikler grup özelliklerini de belirler.karbonuna bağlı yağ asitlerini hidroliz ederek lizofosfolipitleri oluşturur. Hücrelerde enzim inaktif iken . hücre migrasyonu. Tüm gliserol içeren fosfolipitler üzerine etkilidir. aromatik ve alifatik kısımlar katkıda bulunur ve aromatik kısım triptofan. Grup IB pankreatik B B asiner hücrelerden. sPLA2 grupları arasındaki temel farklılık. primer strüktürü ve sistein rezidülerinin durumuna göre numaralandırılmışlardır. sPLA2-II A’ nın inflamasyondaki B B rolleri yanı sıra tümör gelişimi ve progresyonunda da önemli rol oynadığı gösterilmiştir. IIE. bağlanmada en önemli kısmı oluşturur. over. 10 farklı tip. membrandaki veya agrege fosfolipidlerdeki fosfolipid molekülünün. Grup X sPLA2’nin ise pro-formdan B B B B matür forma enzimatik olarak dönüştüğü. disülfid bağlarının modifikasyonu ile enzim aktiflenmesi hedeflenir ( 103 ). Bu substrat farklılıkları farklı sellüler fonksiyonları da destekler. sPLA2’lerin pekçok izoformlarının fonksiyonları B B ise bilinmemektedir ( 2.

PGE2 oluşturarak renal homeostaza B B B B katkıda bulundukları ve ayrıca PGE2 aracılığıyla hepatik dokunun tamir ve korunmasını B B artırdıkları bilinmektedir ( 94 ). sindirim fonksiyonları. IL-1beta. prostat epitel hücrelerinde. IGF-I ve IGF-II gibi maddeler tarafından salınımı suprese edilir ( 82).. 111 ). hücresel cevap. İntestinal paneth B B B B hücrelerinde. PDGF. Patolojik 28 . Fizyolojik koşullarda fosfolipid turnoverı. Fosfolipazların katalitik aktivitelerine ilaveten bazı B B sPLA2 formları transmembran PLA2 reseptörlerine bağlanarak biyolojik yanıtları stimule B B ederler ( 83 ). TGF-B. lipoprotein metabolizması. antibakteriyel aktivite ve nörotransmitter salınımı gibi fonksiyonları vardır. M tipi reseptörler ise ilk olarak tavşan iskelet kasından elde edilmiştir ve sPLA2 bağlama özellikleri N-tipi reseptörlerden B B oldukça farklıdır. hücre migrasyonu. sPLA2 bağlayıcı proteinlerden ilk olarak N-tipi reseptörler tanımlanmıştır. Memeli hücrelerinin plasma membranlarındaki lipid komponent fosfotidilkolin ve sfingomyelinden çok zengindir ve içerdiği anyonik heparan sulfat proteoglikanlar. lipid medyatör salınımı gibi biyolojik etkilerde görev yaparlar ( 82. romatoid artrit eklemlerinde. İnflamasyon sırasında.hücre kontraksiyonu. potansiyel sPLA2 spesifik reseptörlerdir ( 23 ). multipl rol ve regülatör kompleks mekanizmalarını B B içeren homolog proteinlerdir ( 23 ). büyüme faktörleri.Grup IIA sPLA2. Tanımlanan 5 farklı tip reseptör içinde en çok M ve N reseptörleri kullanılmaktadır. lokalizasyon ve B B dinamikleri hala araştırılmaktadır . Glukokortikoidler. TNF-alfa ve LPS gibi proinflamatuar sitokinlerce salınımı stimule edilir. N tipi reseptörler ilk olarak beyinde gösterilmiş ve nörotoksik etkilerin oluşmasından bu reseptörlere bağlanma sorumlu tutulmuştur. sPLA2 IIA ve V’in. Farklı tip sPLA2’ lerin farklı proteinlerle taşındığı ve farklı B B sPLA2 B B reseptörlerinin olduğu saptanmıştır. ekzostoz. fosfolipid peroksidlerin detoksifikasyonu. IL-1 alfa. sPLA2 aktivitesinin negatif regülatörü olarak hem aktivitesini inhibe eder B B hem de endositik özellikleri vardır. hormon salınımı. sinyal transdüksiyonu. Moleküler ağırlıkları 36-51 ve 85-88 kDa arasında değişen 2 proteinden oluşurlar. konak yanıtı. bazı tiplerin fonksiyon. Hücre proliferasyonu. birçok hastalık ve kanser belirteçlerinin potansiyel regülasyonu. ekstrasellüler sıvılarda ve plazmada yüksek konsantrasyonlarda saptanmıştır. eikosanoid üretimi. inflame dokularda. “inflamatuar tip sPLA2 “ olarak da adlandırılır. anti-inflamatuar sitokinler. ayrıca birçok sPLA2 üyesinin B B ekspresyonu indüklenir. sPLA2 IIA kardiyovasküler risk faktörü olarak da bilinir ve kardiak dokuda tespit edilmiştir. Memeli sPLA2 ailesi hızlı büyüyen. aterosklerotik lezyonlarda gösterilmiştir. membran yeniden şekillenmesi. Memeli dokularının büyük kısmında.

PAF bu mediatörler arasında yer almaktadır. membran permeabilitesinin değişmesi. Açığa çıkan AA’de. IL-1. IL-6 ve TNF-alfa gibi proinflamatuar sitokinlerin salınımını indükler ve B B makrofaj ve fagositlerde sitokin üretimini regüle eder. E-isolinaridial ve metilketon gibi inhibitörler kullanılarak sPLA2’nin inhibe edildiği B B B B çalışmalarda NO'in ve süperoksid oluşumunun azaldığı gözlenmiştir ( 6 ) . pankreas ve ince bağırsak kanseroz dokularında normal dokulardan anlamlı olarak fazla olduğu görülmüştür. Ayrıca sinir sisteminde sPLA2’ nin en fazla ve geniş dağılımının. sPLA2.durumlarda aktivitelerinin artması ise esansiyel membran gliserofosfolipidlerinin kaybı. AA. çeşitli sitokinlerin açığa çıkmasına öncülük etmektedir. Ayrıca makrofajlarda iNOS ekspresyonunu stimule ederek NO oluşmasını artırarak da inflamatuar sürece katkıda bulunur. B B apoptozisin arttığı ve anjiogenezin suprese olduğu görülmüştür. permeabilite artırıcı B B protein ile birlikte lökositlerde bakterilerin öldürülmesinde rol almaktadır. Kanser tedavisinde sPLA2 inhibe edilince endotelyal hücre proliferasyonu. NO üretimi ve araşidonik asit yolu arasında süperoksit ve peroksinitrit aracılığıyla oluşan etkileşime bağlı bir ilişki olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Bu olaylardaki birinci basamak ise. PAF. araşidonik asit salınımında promotor rol oynar. serbest yağ asidi salınımının artması . iyon homeostazının bozulması. sPLA2 akut faz yanıtında. Yapılan çalışmalarda kolon. PMNL’lerin inflamatuar yanıtta önemli bir işlevleri . sPLA2’nin inflamatuar tepkimelerde bir akut faz proteini (AFP ) olduğu kabul B B edilmektedir. sPLA2 gibi substanslardır. sPLA2 mast hücrelerinden B B histamin salınımında da aracı bir mediyatör olarak kabul edilmektedir ( 126 ). sPLA2’ nin B B inhibe edildiği çalışmalarda proliferasyonunda inhibe olduğu. NO. endotelyal hücre migrasyonu ve yeni damar oluşumunun baskılanması gibi antianjiogenik etkilerin oluştuğu gözlenmiştir ( 83 ). Makrofajlarda sPLA2 aktivasyonunun en önemli komponenti olarak ROS oluşur ve peroksinitrit sPLA2’ yi B B B B aktive ederek araşidonik asit salınımına neden olur. prostat. direkt doku hasarına neden olduğu iyi bilinmektedir. eikosanoidler gibi mediatörlerin üretilmesidir. sPLA2 aynı zamanda bakterisidal. B B İnflamatuar olaylar ile AA yüksekliğinin birlikteliği insan ve hayvan modellerinde de ortaya konmuştur. kemotaksis. İnflamasyonun proksimal mediatörleri ise IL’ler . gastrik mukoza. süperoksid ve lizozomal enzimlerin açığa çıkışı gibi nötrofil fonksiyon değişiklikleri ile ilişkilidir. toksik oksijen radikalleri . bakteriyel invazyona karşı savunmada önemli bir role B B sahiptir ve fagositoz. hücre migrasyonu artışı ve lipid peroksidlerin birikmesi ile sonuçlanır ( 73 ). İnflamasyonun distal mediatörlerinin . Süperoksit ve 29 . hücresel fosfolipidlerin PLA2 ile hidrolizidir. TNF. hücre proliferasyonu artışı. nöronların oluşması ve hafıza ile B B ilgili hipokampüs bölgesinden olduğu da bilinmektedir ( 7. 151 ).

B B B B Grup VI olarak. 114 ve 61 kDa’ luk molekül ağırlıklardadırlar. 5. 98 ). NOS ve sPLA2 enzimatik kaskadları arasında amplifikasyon B B B B olduğunu göstermektedir ( 1. 8. 12 ve 15-HETE ( hidroksieikozatetraenoik asit)’lere dönüşürler 30 . Kalsiyumdan Bağımsız Sitozolik Fosfolipaz A2 ( iPLA2 ). Substratları araşidonata göre 5. 12 ve 15 lipoksijenaz olarak tanımlanmışlardır. Lipid substratlara bağlanma ve araşidonik asit hidrolizi için mikromolar konsantrasyonlarda kalsiyum gerektirirler ( 2 ). Daha sonrasında glutatyon peroksidaz ile hidroksi formlarları olan 5. Grup IVA. 106 ). 8. membran akışkanlığı ve geçirgenliğini değiştirerek. karbonlara oksijen katarlar ve oluşan primer ürünler 5. Asit )dir. 31 over kanseri ve 37 GİS kanserli metastatik hastada aynı anda yapılan çalışmalarda sPLA2’nin metastazlı hastalarda erkenden tespit edilebilen yararlı bir B B belirteç olduğu sonucuna varılmış ve bu sonuç artan enzim aktivitesinin yüksek COX-2 dolayısıyla yüksek PGE2 seviyelerine neden olması ile bağdaştırımıştır ( 24 ) B B Sitozolik Fosfolipaz A2 ( cPLA2 B B B B ).12 ve 15 –HPETE ( Hidro Peroksi Eikosa Tetra Enoik ( 37.8. LİPOKSİJENAZ( LOX ) Lipoksijenazlar. NO üretimi arttıkça B B araşidonik asit salınımının artması ve NOS inhibitörleri kullanılan çalışmalarda da araşidonik asit salınımının azalması.peroksinitrit sPLA2 aktivitesi ve araşidonik asit salınımını regüle ederler. IVB ve IVC olarak 85. araşidonik asitlerden lipid hidroperoksidlerin oluşmasından sorumlu enzimlerdir.8. Kalsiyumdan bağımsızdır ( 2 ). 12 ve 15. metabolik proçesleri inhibe ederek ve iyon transportunu değiştirerek pek çok patoloji için aracı olur ( 2. 121 Meme kanseri. Lipid peroksidasyonu membran da düzensiz organizasyona neden olarak. sPLA2 aracılığıyla serbestleşen araşidonik asitin B B lipoksijenaz ve siklooksijenaz yolları ile oksidatif metabolize olması ile de sPLA2’ nin ROS oluşturmaya ve lipid peroksidasyonuna indirekt etkisi vardır. 84-88 kDa’ luk moleküler ağırlıktadır ve araşidonik asit için nonselektiftir. 8. 2. 144 ).

LTD4 ve LTE4 .Ekstrasellüler dipeptidazların etkisiyle LTD4’den LTE4 oluşur . LTC4 sentetaz aracılığıyla LTA4’ ’ün glutatyon ile konjugasyonuyla LTC4 oluşur. akciğer damarsal dokularında üretilir. immmunojen özellikleri ve yapı homolojilerine göre lökosit ve platelet tip olarak 2 ayrı formu tanımlanmıştır. mast hücreleri ve kalp. Doku lokalizasyonları. İnhibe edildiği zaman kanser hücrelerinin proliferasyonu inhibe edilir ve apoptoz indüklenir. pek çok intrasellüler sinyal yolu ile etkileşerek kanser hücrelerinin kanserin progresyon aşamasında görev alır. 8-HPETE ve 8-HETE 31 . 2 enzimatik aktivitesi olan dioksijenazdır.12-LOX kanser hücrelerinin proliferasyonu ve survi ile ilgilidir. 5-LOX Yolu’ nda inhibisyon yapıldığı zaman akciğer kanserinde anlamlı gerileme olduğunu gösteren çalışmalar vardır ( 42. Lökositler. Deride irritasyon yada tümör promotörleri ile tedaviden sonra ekspresyonu görülmüştür. LTB4 . Meme kanserli dokularda etkilerini özellikle EGF aracılığıyla yaptığı belirtilmektedir ( 104 ).5-LOX . Her 2 tip de pek çok kanserli dokuda bulunmuştur. artmış damar geçirgenliğinden sorumludurlar 5-LOX Yolu. 8-LOX . beyaz kan hücrelerinin adhezyonundan sorumludur LTC4. 115 ).LTC4. Metastatik kanserlerde metastatik olmayanlardan anlamlı olarak fazla olduğu gözlenmiştir ( 37 ). Henüz yeni tanımlanmıştır. damar kasılması. trombositler.Polimorfonüklear lökositlerin artmış kemotaksisi. LTC4 taşıyıcı sistemle hücre dışına salınır ve burada GGT ile glutamik asidin uzaklaştırılması ile LTD4 oluşur. Oluşan ürün 8-HETE dir. 5-LOX ‘un katalitik aktivitesinde FLAP (Five Lipoksijenaz Activating Protein) olarak adlandılan 18 kDa ağırlığında membran bağlı protein önemli rol oynar. Hayvan “sisteinil lökotrienler “olarak adlandırılırlar. Lökotrien A4 hidrolaz ile LTA4’ ten LTB4 ( Hidrolitik atak ) oluşur ve etkili nötrofil kemoatraktant ve lökosit adhezyon stimülatörüdür. 114. substance of anaphylaxis” (SRS-A) olarak adlandırılmışlardır. İlk olarak oksijenaz aktivitesi ile araşidonik asite moleküler oksijen katılarak 5-HPETE oluşturulur daha sonra LTA4 sentaz ile stabil olmayan epoksid LTA4 oluşturulur. bronş kasılması. Yapılan çalışmalarda özellikle prostat kanserinde tümor grade ve evresi ile korele düzeyleri olduğu görülmüştür. lizozom enzimlerinin salıverilmesi. LTA4 . 12-LOX . LTD4 ve LTE4. Düz kas kasılması. substrat spesifikliği. Strüktür yapıları tanımlanmadan önce “slow-reacting proliferasyonunu kontrol ederek çalışmalarında .

127 ). Dokularda geniş dağılımı vardır.Bazı yazarlara göre ise apoptozisi suprese eder ve kanser hücrelerine etkisi yoktur. Tümörigenezde aldığı rolün tam olarak anlaşılabilmesi için daha çok çalışmalara gerek vardır ( 37. Sentezleri sırasında lipid peroksidleri ve lipid oksidasyon ürünleri oluşturarak patolojik değişimlere öncülük ederler ( 26. Siklooksijenazlar.15-LOX-1 ile 13-S-HODE. Bunun yanında 15-S-HETE’nin ise diğer LOX ürünlerini antagonize ederek antitümör etkiler oluşturduğuna dair yayınlar vardır. 15-LOX’un kanser gelişimindeki rolü tam olarak bilinmiyor ve bazı yazarlara göre zıt yönlerdedir. Karsinogez ve kanser gelişmesindeki rolü hakkında çok az bilgi vardır ( 37 ). prostaglandinler ve lökotrienler. 67. 122 ). 15-LOX-2 ile 15-HETE oluşur. 32 .13-S-HODE ise hücre proliferasyonunu artırır.2 tane izoenzimi vardır. farklı hücrelerin EGF’ ye mitojenik yanıtını artırır ve bazı yazarlara göre de apoptozisi artırmaktadır. çoklu doymamış yağ asitlerinin yapısına moleküler oksijen katılması ile oluşan biyolojik olarak aktif lipid yapılarıdır. 15-LOX-2 ise araşidonik asiti substrat olarak tercih ederler. 15-LOX .nin fonksiyonları bilinmemektedir.15-LOX-1 linoleik asidi.Araşidonik asitten önce 15-HPETE daha sonra glutatyon peroksidaz ile 15-HETE oluşur.

Polipropilen tüpler. ELISA okuyucu ( Biotek FL 600 ). 33 . Sodyum hidroksit ( Carlo-Erba ).2. balon joje. Santrifüj ( Heraeus Biofuge Stratus ). Kullanılan Aletler ve Cam Malzemeler Derin dondurucu ( -80 ºC ) ( Rua Instruments ). ELISA okuyucu ( DNM – 9602 ). Kimyasal Maddeler Bakır sülfat ( Sigma ).1.GEREÇ VE YÖNTEMLER 3. Shaker ( JANKE & KUNKEL. Bovin serum albumin ( Sigma ). 3. Sonikasyon cihazı ( MSE ). malzemeler. Sodyum karbonat ( Merck ). ependorf. cam kapsül. Sodyum-potasyum tartarat ( Merck ). Spektrofotometre ( Shimadzu UV-1201 ). IKA-Labortechnik ) Otomatik pipetler ve pipet uçları. Elektronik tartı ( Shimadzu Libror ). cam pipetler.3. ELISA okuyucu ( ELx 800 ) . pH metre ( Shott CG 840 ). Vorteks ( Elektromag ). Mekanik homojenizatör ( Heidolph RZR 2021 ). santrifüj tüpleri. deney tüpleri. Sodyum wolframat ( Merck ). vb.

3. 8 adet Mikst tipte invaziv kanser patolojik tanısı almış hastalardan 34 . HPLC-grade water 3. İsopropanol ( Atabay ).Hasta Temini ve Uygulanan İşlemler Çalışmamızda İ. Tris ( Sigma ).Sodyum molibdat ( Merck ). Çalışma grubumuzdaki hastalar. Potasyum dihidrojen fosfat ( Merck ).Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Meme Cerrahisi servisinden ameliyat sonrası elde edilen patolojisi malin olarak değerlendirilen 20 adet meme kanseri dokusu ve peritümöral dokuları ve operasyon öncesinde alınmış serumlar kullanılmıştır . Brom ( Merck ). Lityum sülfat ( Merck ). Phenylmethyl-sulfonyl fluoride ( PMSF ) ( Sigma ). tamamı kadın ve yaş ortalamaları 54 olmak üzere 12 adet invaziv duktal kanser. Sodyum klorür ( Merck ). Orto fosforik asit ( Merck ). Aprotinin ( Sigma ). Potasyum klorür ( Merck ). İndometazin ( Sigma ). Hidroklorik asit ( Carlo-Erba ). Disodyum hidrojen fosfat ( Merck ). EDTA ( Sigma ). NP-40 ( Applichem ). Potasyum nitrat ( Merck ).

Çalışma günü kit prosedürlerine uygun olarak çalışıldı. NO ve protein tayini için 0. ilerideki peritümöral dokular.1 35 . dokular için tümöral dokudan 3 cm. 3. her parametre kendisi için uygun tampon da 4 ºC’de homojenize edildi ve % 10’ luk ( w/v ) homojenatlar elde edildi.(9x) Bakır sülfat ( CuSO45H2O) B B B B : % 0. Alkali bakır iyonlarının (Biüret ayıracı) proteinlerin peptid bağlarıyla koyu mavi renk oluşturması ve kompleks inorganik tuz karışımı Folin-Ciocalteau Fenol ayıracının (fosfotungstik asit ve fosfomolibdik asit karışımı) proteinlerde bulunan serbest veya peptid bağıyla bağlı tirozin ve triptofan ile şiddetli mavi-yeşil renk vermesi esasına dayanır. Prensip . Ayrıca hastalardan operasyon öncesi düz tüpe alınan kanlar da santrifüj edildikten sonra elde edilen serumlar çalışma gününe kadar –80 ºC’de saklandı.Albumin çözeltisi : % 100 mg ( W/V ) 2.Alkali tartarat çalışma çözeltisi : Bakır sülfat (1x) + alkali tartarat stok çöz. Elde edilen doku homojenatları 30 saniye sürelerle iki kez MSE sonikasyon cihazında sonike edildi. NO ve protein tayini için hazırlanan homojenatlar 15 000 g’de 15 dakika. PGE2 ve NOS için PBS tamponu.1 N Fosfat Tamponu. Kullanılan Çözeltiler : 1. PGE2 için hazırlanan B B homojenatlar 13 000 g’de 15 dakika. Çalışmalar süpernatantlardan alınan örneklerde yapıldı.4. LO ve sPLA2 için Tris tamponu.oluşturuldu. serumlar için ise 10 sağlıklı kadından elde edilmiş serumlar kullanıldı. Çalışma anında dokular yaş olarak tartıldıktan sonra. Kontrol olarak . COX-2 için ise TNE B B B B tamponu kullanıldı.Meme Dokusu Protein Tayini Meme dokuları protein düzeyleri saptanırken. Folin-Lowry yönteminden yararlanıldı ( 88 ). NOS için hazırlanan homojenatlar 20 000 g’ de 20 dakika ( 3 kez ) santrifüj edildiler. sPLA2 ve LO için hazırlanan homojenatlar 10 000 g’ B B de 15 dakika. Dokular alındıktan sonra serum fizyolojik ile yıkandıktan sonra sıvı azot altında donduruldu ve –80 ºC‘de çalışma anına kadar saklandı. COX-2 tayini için hazırlananlar 20 000 g’ de 10 dakika.

0. Yöntemin Uygulanışı : Dokular çalışma günü – 80 ºC’ den çıkartıldıktan sonra . 36 . std (ml) U örnek (ml) U U Doku homojenatı Standart Distile su Alkali tartarat çalışma çöz.Alkali tartarat stok çözeltisi : 20. 3.1 5 Oda ısısında 15 dakika inkübasyon ½ oranında dilüe Folin çöz.1 gr sodyum karbonat. 150 gr lityum sülfat.1 5 0. Prensip: Nitrat. Hesaplama : % mg protein = A örnek x100 A std 3. Oluşan nitrit. 2-3 damla brom eklenerek 15 dakika daha kaynatılır.1 5 0.5 0. 50 ml % 85’ lik orto fosforik asit ve 100 ml derişik hidroklorik asit ilavesi ile geri soğutucu altında 10 saat kaynatılır. Homojenizasyondan sonra Çalışmalar süpernatantlarda yapıldı. 17 ). nitrat redüktaz tarafından indirgenmiş nikotin amid dinükleotid fosfat (NADPH) varlığında nitrite indirgenir. sülfanilamid ve N-(1-naftil)-etilendiamin dihidroklorid ile reaksiyona girerek kırmızı mor renkli diazo bileşiğini oluşturur. pH 7.Meme Dokusu Nitrit / Nitrat Tayini “ Roche Nitrit / Nitrat kolorimetrik metot “kiti kullanılmıştır ( 5. Daha sonra 15 000 g’ de 15 dakika santrifüj edildi. 0.5. Çalışma Şeması : Kör (ml) U U U 30 saniye sürelerle MSE sonikasyon cihazında 2 kez sonike edildi.1 N NaOH içinde (1 lt ) çözülerek hazırlanır.5 Fosfat tamponu ile % 10’luk homojenatlar hazırlandı. 50 ml su.5 0. Soğutulup 1 lt’ye tamamlanır.5 İyice karıştırılıp oda ısısın da 30 dakika inkübasyon 750 nm dalga boyunda absorbanslar okunur.Ciocalteau Fenol çözeltisi : 100 gr sodyum Wolframat. 0. 25 gr sodyum molibdat karışımı 700 ml suda çözülür.Folin.5 gr sodyum potasyum tartarat 0.

5 mg NADPH içeren her bir tableti sulandırmak için 3 ml potasyum fosfat tamponu kullanıldı. inkübe edildi. inkübasyon ve A2 okundu. çalışma günü – 80 ºC’ den çıkartıldıktan sonra . Çalışmalar süpernatantlarda yapıldı. -Reaksiyon karışımı : 0. -Renk Reaktifi 1 : sulfanilamid içerir (Griess reaktifi 1) -Renk Reaktifi 2 : N-(1-naftil)-etilendiamin dihidroklorit içerir (Griess reaktifi 2) Yöntemin Uygulanışı : Dokular. Çalışma Şeması : Kör nitrit+nitrat (µl) U U U Örneknitrit+nitrat(µl) U Örnek Distile su Reaksiyon karışımı Nitrat Redüktaz çöz.7 ml distile suda çözülerek hazırlandı. -Nitrat Redüktaz çözeltisi : 4 U Nitrat redüktaz içeren her bir şişe 0.Diazo bileşiğinin 540 nm dalga boyunda absorbansı ölçülürek toplam nitrit ve nitrat ( NOx ) tayin edilmiş olur Nitrat +NADPH +H+ P P BU NİTRAT REDÜKTAZ NİTRAT REDÜKTAZ B B UB Nitrit + NADP + + H2O P P B B Nitrit + sülfanilamid +N-(1-naftil)-etilendiamin Kullanılan Çözeltiler : -Potasyum Fosfat Tamponu ( pH 7. karanlıkta 15 dak. B B 37 . Homojenizasyondan sonra 30 saniye sürelerle MSE sonikasyon cihazında 2 kez sonike edildi.5 Fosfat tamponu ile % 10’ luk homojenatlar hazırlandı. pH 7.5 ) Diazo bileşiği -Stok potasyum nitrat standardı ( 50 mg/dl ) : 81.1 Renk Reaktifi -2 125 125 125 125 Karıştırılıp. Bu stok çözeltiden seyreltmelerle 5 mg/L ve 0.05 mg/L arası konsantrasyonlarda standart serileri hazırlandı. 250 125 10 250 125 10 B B Karıştırılıp 15-25 ºC’de 30 dak. 15-25 ºC’ de. Daha sonra 15 000 g’ de 15 dakika santrifüj edildi. A1 okundu Renk Reaktifi. Ayrıca serumlar -80 ºC’den çıkartıldıktan sonra oda ısısında çözüldü ve sonrasında yöntem direkt uygulandı.5 mg potasyum nitrat ( KNO3 ) 100 B B ml distile suda çözülerek 500 mg/L nitrat içeren stok standardı hazırlandı.

0. reaksiyon durdurulur ve 450 nm’de Standart konsantrasyonlarına karşılık gelen absorbanslarla standart grafiği oluşturulur.0174 mg / ml. solid faza bağlı antikorlar tarafından yakalanır.Hesaplama : ∆A Nitrit+Nitrat = (A 2 .A 1) nitrit+nitrat .(A2 –A1)kör nitrit+ nitrat B B B B B B B B B B B B B Hesaplamalar standart eğrisi kullanılarak yapılır 3. bağlanmış COX-2’lerle reaksiyonlaşır . Kısa bir inkübasyonun ardından işaretli antikorların fazlası yıkama ile uzaklaştırılır ve substrat eklenir. absorbanslar okunur. Çalışma yapılan ortamın ısısı oldukca düşük tutulmuştur.6. 38 . isopropanolde ) ve 1 mikrogram / ml aprotinin eklenmiştir. yakalanmış COX-2’lere bağlanırlar. Hazırlanan tampona 0. 1 milimolar EDTA).76 gr ) . Sandviç prensibine dayalı solid faz enzim bağlı immunosorbent yöntemidir. Süpernatantlara yöntem uygulanmıştır Kit serum kullanımına uygun olmadığı için serum örneklerinde bu parametre çalışılamamıştır. Prensibi .Tekrar bir inkübasyondan sonra mevcut COX-2 ile orantılı renk oluşur. Daha sonra Horseradısh Peroksidaz ile işaretli ikinci antikor kuyucuklara eklenir. 138 ). Homojenizasyondan sonra MSE Sonikasyon cihazında 30 saniye sürelerle 2 kez sonike edilmiştir. Substrat. Yöntemin Uygulanışı : Çalışma günü ilk olarak pH 8. İşaretli antikorlar.0.15 M NaCl ( 8.Meme Dokusu COX-2 Tayini “Assay Designs”e ait “Human Cyclooxygenase-2 Enzyme Immunometrik Assay Kit “ kullanılmıştır ( 20. 20 000 g’ de 10 dakika 4 ºC’de santrifüj edilmiştir.21 gr ). % 1 NP-40 (10 ml). Örnek ve standartlar COX-2’yi tanıyan antikorlarla kaplı kuyucuklarda inkübe edilir. önce tartıldı ve sonrasında TNE tampon ile %10’luk homojenatlar hazırlanmıştır. Bu inkübasyondan sonra COX-2. Daha sonra polipropilen tüplerde.1 mmol PMSF ( 0. TNE tampon hazırlanmıştır (10 mmol Tris ( 1. Örnekteki bağlı olmayan materyal yıkama ile uzaklaştırılır. Dokular -80 ºC’den alındıktan sonra.

2.Substrat hazırlanması : 1 TMB tablet .15 S0 : 0 (ng / ml COX-2) Hesaplama: Hesaplamalar standart eğrisi kullanılarak yapılır.5 68. 2. karıştırılıp ve 15 dakika içinde kullanılmıştır. 39 Bağlı Antikor Substrat Stop Solusyon .30 2.75 34. Çalışma Şeması : Seyreltme tamponu Standart Örnek Kör So Standart Örnek 100 100 100 Yavaşça sallanır 37 ºC’ de 1 saat inkübe edilir 200 mikrolitre yıkama tamponu ile her kuyucuk 7 defa yıkanır 100 100 100 4 ºC’ de 30 dakika inkübe edilir 200 mikrolitre yıkama tamponu ile her kuyucuk 9 defa yıkanır 100 100 100 100 Oda ısısında 30 dakika inkübasyon 100 100 100 100 450 nm’ de okuma yapılır. 3.75 ml Peroksid Solusyonu eklenip.Çözeltilerin Hazırlanması : 1-Yıkama tamponu: Kit içinden çıkan stok solusyon deiyonize su ile 40 kat sulandırılarak 1 litrelik solusyon hazırlanmıştır.oda ısısında 5 dakika kibarca sallanarak 550 ng /ml lik konsantrasyonda çözelti elde edilmiştir.38 17.5 ml substrat tamponu ile çözüldükten sonra.19 8.59 4. üzerine 2. vortekslenerek hazırlanmıştır.Liyofilize COX-2 Konjugatı : Liyofilize konjugat uygun dilüe edici solusyonuyla birleştirilip. Bu çözeltiye seyreltme tamponundan yapılan dilüsyonlarla standart serisi hazırlanmıştır. 4-Standartlar : Kit içinden çıkan stok std şişesine 500 mikrolitre deiyonize su eklenip. Std U U seyreltme tamponu(µl) U U Eklenen Volum U U COX-2 konstr ( ng / ml) U U 1 2 3 4 5 6 7 750 500 500 500 500 500 500 stokdan 250 ml std 1 den 500 ml std 2 den 500 ml std 3 den 500 ml std 4 ten std 5 ten std 6 dan 500 ml 500 ml 500 ml 137.

Çalışmalar süpernatantlarda yapıldı.5 . standart.7. Homojenizasyondan sonra MSE sonikasyon cihazın da 30 saniyelik sürelerle 2 kez sonike edildi. STD U U U std dilüent (µL) U U eklenen volum (µl) U U PGE2 konstr (pg/ml) UB UB U 1 2 3 4 5 980 500 500 500 500 stok. substrat ve alkali fosfataza bağlı konjugatlar arasında reaksiyon oluşması beklenir ve 530 nm’de okuma yapılır.Yıkama tamponu: Kit içinden çıkan stok yıkama tamponu deiyonize su ile 20 kat sulandırılarak hazırlandı.PGE2 bağlanmasının ardından oda B B ısısında inkübasyon ve sonrasında yıkama yapılarak bağlı olmayan materyaller uzaklaştırılır. B B Yöntemin Uygulanışı : Çalışma öncesi ilk olarak pH 7. Antikor.. örnekler veya alkali fosfataz molekülün deki PGE2 ‘lere kovalent B B bağlanacak monoklonal antikorları içeren “kompetetif immunoassay” yöntemini içerir. 138 ). Meme Dokusunda Prostaglandin E2 (PGE2) Tayini B B B B “Assay Designs”e ait “High Sensitivity Prostaglandin E2 kit” kullanılmıştır ( 20.Standartlar : 50. standart dilüent olarak seyreltme tamponu kullanılarak 8 ayrı tüpte standart çözeltileri hazırlandı. 2.4 PBS tampon hazırlandı ( 137 mmol NaCl. önceden yapılmış deneme çalışmalarına uygun dilüsyonlar elde edilip yöntem direkt uygulandı. Çözeltilerin Hazırlanması : 1. Serumlar oda ısısında çözüldükten sonra. Elde edilen absorbanslar standart ve örneklerin PGE2 içeriği ile ters orantılıdır.3.000 500 250 125 62.20 std 1 den 500 std 2 den 500 std 3 den 500 std 4 den 500 40 1. B B Prensip: Bu kit.0 pg/ ml konsantrasyondaki stok standart çözeltiye.80 ºC’ den çıkarılan dokular ilk olarak tartıldı ve PBS tampon ile % 10’ luk homojenatlar hazırlandı. 2. Daha sonra 13 000 g’de 15 dakika santrifüj edildi. 2 milimolar KH2PO4 ) Hazırlanan tampona 10 mikrogram / ml B B B B B B B B olacak şekilde indometazin eklendi Çalışma günü . Daha sonra substrat eklenir.7 mmol KCl 10 mmol Na2HPO4).

8.dithio analoğu fosfatidilkolinin (1. Sonuçlar kit içeriğinde belirtilen formülden yararlanılarak hesaplanır.25 15.80ºC’ den çıkartılan dokular önce tartıldı.500 rpm’de 2 saat shaker (çalkalayıcı ) 400 mikrolitre yıkama tamponu ile her kuyucuk 3 defa yıkanır Konjugat Substrat 200 5 200 200 200 200 200 - Oda ısısında 60 dakika shaker (500 rpm) 405 nm’de okuma yapılır 3.6 7 8 500 500 500 std 5 den 500 std 6 dan 500 std 7 den 500 31. Kuyucuk tablası yavaşça sallanarak 405 nm’de hemen 1 dakika arayla 5 okuma yapılır. Konjugat Bağlı antikor - - - 100 50 50 - 100 50 50 100 50 50 100 50 50 Oda ısısında . Yöntemin Uygulanışı : Çalışma günü . Meme Dokusunda Sekretuar Fosfolipaz A2 (sPLA2) Aktivitesi Tayini B B “Cayman Chemical Company kolorimetrik assay ” kiti kullanılmıştır ( 35. Daha sonra MSE sonikasyon cihazında 30 saniyelik 41 .2. B B Kuyucaklarda örneklerin üzerine substratların eklenmesiyle reaksiyon başlatılır. . substrat olarak 1.81 Çalışma Şeması : Kör U U U TA U U NSB U U std U Bo U U örnek U U Std dilüent Std Örnek Seyreltme tamp.2-dithio PC) kullanılarak sPLA2 aktivitesinin genel olarak hesaplandığı kolorimetrik bir yönteme dayanır. Prensip: Bu ölçüm. sonra pH 7.63 7. 36 ).5 Tris tamponu ile % 10’luk homojenatlar hazırlandı.

Bee venom PLA2 Kontrol : 10 mikrolitre enzim . Çözeltilerin Hazırlanması : 1. çalışırken karanlıkta ve buz içinde kullanılmıştır 3.12 ml seyreltme tamponu ile dilüe edilerek 1. Çalışmalar süpernatantlarda yapıldı.66 milimolar konsantrasyonda substrat elde edilmiştirDaha sonra rengi açılana kadar vortekslenmiştir 4. 2. önceden yapılmış deneme çalışmalarına uygun dilüsyonlar elde edilip yöntem direkt uygulandı. Yıkama tamponu: Kit içinden çıkan konsantre seyreltme tamponunun HPLC Grade water ile 10 kat sulandırılarak hazırlanmıştır. Çalışma Şeması : Kör(µL) U U Kontrol (µL) (Bee Venom PLA2) U U U B B Örnek(µL) U Ölçüm tamponu DTNB Bee Venom sPLA2 B B 15 10 200 5 10 10 200 5 10 10 200 Örnek Substrat Kuyucuk tablası yavaşça sallanır 405 nm’de 1 dakika arayla 5 okuma yapılır Hesaplama : sPLA2 Aktivitesi = B B ∆A 405 / dak 0. Diheptanoyl Thio-PC Substrat : Bir şişe substrat .66 mM -1 0. Sonikasyondan sonra 10 000 g’de 15 dakika 4 ºC de santrifüj edildi.990 mikrolitre seyreltme tamponu ile B B dilüe edilerek 100 mikrogram/ml lik enzim solüsyonu hazırlanmıştır.4 M Tris-HCl (pH 8) tamponunda 10 Mm DTNB hazırlanmış. DTNB : 0.225 x dilüsyon x 10.sürelerle 2 kez sonike edildi. Ayrıca serumlar da oda ısısında çözüldükten sonra.01 = µmol / dak/ ml 42 .

Serumlar oda ısısında çözüldükten sonra. Çalışmalar süpernatantlarda yapıldı. önceden yapılmış deneme çalışmalarına uygun dilüsyonlar elde edilip yöntem direkt uygulandı. Hidroperoksitlerin tamamına pozisyon ayırt edilmeksizin eşit duyarlılıktadır. İnkübasyondan sonra eklenen kromojenlerle reaksiyon tamamlanıp okunur. 995 µl HPLC-grade water) 43 . Meme Dokusunda Lipoksijenaz (LO) Aktivitesi Tayini “Cayman Chemical Company” e ait “Lipoxygenase Inhibitör Screening Assay Kit” kullanılmıştır ( 50. 2-Developing Reagent 1 : kullanıma hazır 3-Developing Reagent 2 : kullanıma hazır 4-Kromojen : Developing Reagent 1 ve 2 den eş miktar alınarak vortekslendi 5. Homojenizasyondan sonra MSE sonikasyon cihazında 30 saniyelik sürelerle 2 kez sonike edildi. 25 µl KOH ve 950 ml HPLC-grade water kullanılarak 1 milimolar konsantrasyon da araşidonik asit çözeltisi hazırlandı 7-KOH : 0.9. 150 ).5 Tris tamponu ile % 10’luk homojenatlar hazırlandı. Prensip : Lipoksijenaz reaksiyonu ile oluşan hidroperoksidlerin tespit ve ölçümüne dayanan genel bir kolorimetrik yöntemdir. Daha sonra 10000 g de 15 dakika santrifüj edildi.3.15-LO standart : 10 µl enzim ve 990 µl assay bufferdan alınarak hazırlandı 6.1 M KOH Standartların Hazırlanması Std 1 = 10 / 1000 Std 2 = 5 / 1000 (10 µl enzim. 990 µl HPLC-grade water) (5 µl enzim.Substrat : 25 µl araşidonik asit. Yöntemin Uygulanışı : Çalışma günü – 80ºC’ den çıkarılan dokular önce tartıldı ve daha sonra pH 7. Kuyucaklara önce enzim sonra substrat eklenir ve kısa bir süre inkübe edilir. absorbanslar Çözeltilerin Hazırlanması : 1-Yıkama tamponu:seyreltme tamponu HPLC-grade water ile 10 kat sulandırılarak hazırlanmıştır.

5 / 1000 (2.625 / 1000 Çalışma Şeması Örnek Seyreltme tamponu LO Std Substrat Kromojen Kör (µl) 100 10 100 U U Standart (µl) 10 90 10 100 U U Örnek(µl) 90 10 10 100 U U 5 dakika sallanır ve 500 nm’ de okunur 3.2 ml assay buffer eklendi. 3-Ko-Faktör : 1 kutusu için 1.25 µl enzim. Yöntemin Uygulanışı : Çalışma günü – 80 ºC’den çıkarılan dokular önce tartıldı ve pH 7.75 µl HPLC-grade water) (0.Std 3 = 2.2 ml assay buffer eklendi 6-Griess Reagent R1 ve R2 kullanıma hazır 7-NADPH :1 milimolar solusyonu hazırlandı 44 .625 µl enzim. Daha sonra 20 000 g’de 20 dakika 3 kez santrifüj edildi ve çalışmalar süpernatantlarda yapıldı.4 PBS ile % 10’ luk homojenatlar hazırlandı. 999. Serumlar oda ısısında çözüldükten sonra yöntem direkt uygulandı.5 µl HPLC-grade water) (1. Çözeltilerin Hazırlanması 1-Ölçüm Tamponu: 1 kutusu için 100 ml HPLC-Grade Water kullanıldı.9. 4-Nitrat Std : 1 kutusu için 1 ml assay buffer eklendi 5-LDH : 1 kutusu için 1.375 µl HPLC-grade water) Std 4 = 1. Homojenizasyondan sonra MSE Sonikasyon cihazı ile 30 saniyelik sürelerle 2 kez sonike edildi.5 µl enzim. Prensip: Nitrat redüktaz tarafından nitrite redükte edilen nitrat miktarı Griess Reaksiyonu ile elde edildikten sonra kit içeriğinde belirtilen formülden yararlanılarak NOS aktivasyonunun hesaplanması temeline dayanır. 2-Nitrat Redüktaz :1 kutusu için 100 ml HPLC-Grade Water kullanıldı. 998. 997. Meme Dokusunda Nitrik Oksit Sentaz Aktivitesi Tayini “ Bioxytech Nitric Oxıde Synthase Assay Kit” kullanılmıştır ( 16 ).25 / 1000 Std 5 = 0.

Standartların Hazırlanması : Nitrat std (µL) U U seyreltme tamp(µL) U U konsantrasyon (nmol/ml) U U Std1 Std 2 Std 3 Std 4 Std 5 Std 6 Std 7 Std 8 0 5 10 15 20 25 30 35 60 55 50 45 40 35 30 25 0 5 10 15 20 25 30 35 Çalışma Şeması : Kör (µL) U std (µL) örnek(µL) 20 40 10 10 10 10 Ölçüm Tamponu Örnek NADPH Nitrat Redüktaz Kofaktor preparat LDH 200 20 40 10 10 Oda ısısın da 60 dakika inkübasyon 10 10 Oda ısısın da 20 dakika inkübasyon R1 R2 50 50 50 50 Oda ısısın da 10 dakika inkübasyon ve 540 nm’ de okuma yapılır. = {(A 540 − b) / m} (200 / VS) / TRXN = nmoles / mililitre / dakika A 540 : b : m : 200 : VS : TRXN . 540 nm’deki absorbans y-intercept eğim son hacim (µl) kuyucuklardaki örnek hacmi (40 µl) Toplam inkübasyon zamanı (60 dak) 45 . Hesaplama : NOS aktv.

3. Wilcoxon Signed Ranks Testi tümoral ve peritümöral doku kıyaslamalarında kullanıldı.10. 46 . bağımsız t-testi.Bulguların İstatistiksel Değerlendirilmesi Sonuçlar ortalama ± SD olarak ifade edildi. eşli t-testi. Man Whitney U Testi ise hasta ve kontrol serumlarının kıyaslanmasında kullanıldı. İstatistiksel olarak değerlendirilirken n= 20 olarak kabul edilip. Man Whitney U Testi ve Wilcoxon Signed Ranks Testi kullanıldı.

kontrol serumlarına göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0.BULGULAR Örneklerin alındığı yaş. LO ve sPLA2 aktiviteleri B B verilmektedir. Grafik 2’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için meme tümörlü hasta serumlarında. Tablo IV’de ise tümöral-peritümöral doku.05 ). menopozal durum. Tablo III’de ise tümöral.05 ). grade ve tümör çapına göre sınıflaması Tablo I’de verilmektedir. peritümöral B B dokularda.05 ). Grafik 4’te görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş öncesi ve sonrasında hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p > 0. Grafik 6’da görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur (p> 0. hasta serumları ve kontrol serumlarındaki NO. analiz sonuçlarının ortalamaları ve standart sapmaları verilmektedir. hasta serumları ve kontrol serumlarında saptanan NOS.05 ).05 ). Grafik 3’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p > 0. Grafik 5’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p > 0. Grafik 1’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde. tümör tipi. COX-2 ve PGE2 düzeyleri Tablo II’de verilmektedir. 47 . peritümöral doku.05 ). Grafik 8’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör çaplarına göre hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 7’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.4. Meme tümöral doku.05 ).05 ). hasta serumu-kontrol serumu gruplarındaki hasta sayıları. peritümöral dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0.

05 ).05 ). peritümöral B B dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0. Grafik 12’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ). Grafik 20’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için meme tümörlü hasta serumlarında.05 ).05 ).invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark vardır ( p<0. B B kontrol serumlarına göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0. Grafik 17’de görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0.05).05 ). Grafik 15’de görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 11’de görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 14’de görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. 48 . Grafik 19’da görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde.05 ). Grafik 13’de görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde.Grafik 9’da görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümör dokularında .invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0.05). Grafik 18’de görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör grade’lerine göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ). Grafik 10’da görüldüğü gibi NOx düzeyleri için insan meme tümörlerinde .05 ). invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark vardır ( p<0. Grafik 16’da görüldüğü gibi COX-2 düzeyleri için insan meme tümör dokularında. peritümöral dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0.05 ).

49 .05 ).05 ).05 ). Grafik 28’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör B B çaplarına göre hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0. hasta ve B B kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0. Grafik 30’da görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre B B hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0.Grafik 21’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş B B öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0. Grafik 22’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş B B öncesi ve sonrasında hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. tümöral B B dokularda peritümöral dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0.05 ).invaziv B B duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 23’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde menapoz B B öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0. B B invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark vardır ( p<0.05 ). Grafik 24’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde menapoz B B öncesi ve sonrasında hasta serumları ile kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 32’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde.05 ). Grafik 26’da görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde . Grafik 29’da görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre B B tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ).05 ). Grafik 31’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. Grafik 25’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümör dokularında.05 ).05 ).05 ).05 ). Grafik 27’de görüldüğü gibi PGE2 düzeyleri için insan meme tümörlerinde tümör B B çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0.

Grafik 43’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. 50 .05 ).05 ). Grafik 39’da görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümör dokularında.05 ).Grafik 33’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş B B öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0. Grafik 38’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. B B grade’e göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0.05 ). Grafik 40’da görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde tümör B B çaplarına göre hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0. Grafik 36’da görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz B B öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0. Grafik 37’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümör dokularında B B . B B tümör çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0. peritümöral dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0.invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark vardır ( p<0. Grafik 42’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde grade’e B B göre hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark vardır ( p<0.05 ).05 ). Grafik 41’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümör dokularında . hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0. invaziv B B duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark vardır ( p< 0.05 ).05 ).05 ). 50 yaş B B öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0. Grafik 35’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz B B öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark vardır ( p<0. Grafik 44’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde.05 ).05 ).05 ). Grafik 34’de görüldüğü gibi sPLA2 aktiviteleri için insan meme tümörlerinde.

05 ).05 ).05 ). Grafik 48’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ). Grafik 52’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde tümör çaplarına göre hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 51’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümör dokularında. Grafik 46’da görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. 50 yaş öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. grade’e göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0.invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ).05 ). hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark vardır ( p< 0.05 ). 51 .05 ). Grafik 53’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümör dokularında . Grafik 50’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. tümör çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ).05 ). peritümöral dokuya göre anlamlı yükseklik vardır ( p< 0. Grafik 49’da görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümör dokularında . Grafik 56’da görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde.05 ). Grafik 54’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ).Grafik 45’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.05 ). Grafik 57’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde 50 yaş öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0. Grafik 55’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde. Grafik 47’de görüldüğü gibi LO aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0.

Grafik 58’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde, 50 yaş öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 59’da görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 60’da görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde menapoz öncesi ve sonrasında hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 61’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümör dokularında, invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında anlamlı fark vardır (p<0,05 ). Grafik 62’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde, invaziv duktal kanserler ile mikst tipte invaziv kanserler arasında hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark vardır ( p<0,05 ). Grafik 63’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümör dokularında, tümör çaplarına göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 64’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde tümör çaplarına göre hasta ve kontrol serumları arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 65’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümör dokularında , grade’e göre tümöral dokularla peritümöral dokular arasında anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ). Grafik 66’de görüldüğü gibi NOS aktiviteleri için insan meme tümörlerinde grade’e göre hasta ve kontrol serumları için anlamlı fark yoktur ( p>0,05 ).

52

Hasta 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 K.A G.A G.S N.H S.Ş M.K M.D A.K İ.B B.E S.P Ö.K M.E F.G N.Ü Ö.A A.A S.E A.U F.Z

Yaş 50 36 66 50 47 51 37 58 49 55 55 73 70 61 60 61 47 61 50 61

Menopoz Durum Sonrası Öncesi sonrası Sonrası Öncesi Sonrası Öncesi Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Sonrası Öncesi Sonrası Sonrası Sonrası

Çap 3 cm 3,6 cm 2,5 cm 1,9 cm 3,5 cm 2 cm 3 cm 3 cm 2,2 cm 2,2 cm 2,5 cm 5 cm 3,5 cm 5 cm 2,5 cm 5 cm 5 cm 5 cm

Patolojik Tanı İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser İnvaziv Duktal Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser Mikst Tipte İnvaziv Kanser

Grade 3 3 3 2 2 3 2 2 2 2 2 2 3 2 2 2

İlave Hastalık Ü.K DM Safra Kese Hast Panik Atak OA Guatr HT DM -

Tablo I: Hasta grubu özellikleri

53

Hasta

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20

K.A G.A G.S N.H S.Ş M.K M.D A.K İ.B B.E S.P Ö.K M.E F.G N.Ü Ö.A A.A S.E A.U F.Z

tümöral doku **** 3804 1532 5136 6992 3569 3683 3912 1539 4778 1331 2422 1451 3213 925,1 7396 935,2 1863 537,3 2709 936,4

NO Değerleri peritümöral Hasta doku **** serumu ** 1039 21,1 1344 44,02 755,2 20,8 4413 23,2 1783 15,04 48,8 1004 19,3 687,6 20,9 2112 48,2 44,02 1722 20,8 754,7 25,08 49,4 44,04 3112 21,1 48,8 23,9 21,1 23,1 19,3

Kontrol serumu ** 40,1 20,4 44,2 26,8 23,1 29,01 23,8 27,6 20,2 20,4

COX-2 Değerleri tümöral peritümöral doku *** doku *** 800 590 780 580 2170 1740 930 720 1560 820 540 3620 2010 940 560 2040 950 560 590 680 4500 730 1560 3250 570 480 330 390 400 1380 1850 -

tümöral doku *** 21060 9559 6554 9885 4201 1957 23250 17900 45300 21550 5856 6321 3625 2438 26310 4373 3586 3534 2625 2648

PGE2 Değerleri peritümöral Hasta doku *** serumu* 4942 220 1765 223 5104 210 10760 230 4348 125 223 7865 204 5618 100 10600 280 249 5592 203 1910 250 130 101 1735 122 220 135 210 205 240
B B

Kontrol serumu * 100 190 191 120 70 58 80 92 106 104

Tablo II: Dokularda ve serumlardaki PGE2 (ng/mg protein – ng/ ml), COX-2 (ng/mg protein) ve NO (nmol/mg protein- nmol/ml)düzeyleri
B B

* : ng/ml **: nmol/ml *** : ng/mg protein **** :nmol/mg protein 54

3 1.S N.42 0.59 0.E S.17 0.2 275.22 0.5 1.Hasta 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 K.2 10.U F.4 11.28 0.6 24.33 0.3 1.2 16.16 0.88 0.5 17.Ü Ö.G N.8 9.31 0.A A.4 0.1 18 18.Z tümöral doku * 332.4 1.6 017 78.5 1078 198.33 0.96 0.8 1.7 0.14 0.4 473.5 0.5 0.8 63.26 0.3 1.3 1.35 77.5 10.8 0.1 296.4 142.3 17.6 1.6 16.4 20.8 10.A S.9 17.5 23.68 35.6 15.7 LO Aktivitesi peritümöral Hasta doku * serum*** 11.63 62.5 0.E F.1 969.94 0.55 0.23 0.61 0.5 0.3 12.4 1.2 13.56 0.5 0.K M.2 17.1 18.36 20.2 0.1 18.3 195.7 1 49.21 0.5 1.8 17.2 11.2 17 20.34 0.58 0.9 21.2 10.2 22.8 14.3 203.B B.2 22.6 0.3 1.6 207.D A.K İ.3 0.6 0.5 0.8 14.5 Kontrol serumu*** 0.42 0.77 0.8 0.6 10.78 90.K M.H S.4 1.6 0.5 1.5 1.4 0.21 tümöral doku * 20. NOS(nmol/dak/mg protein – nmol/dak/ml) ve LO (nmol/dak/ mg protein – nmol/dak/ml)aktiviteleri * : nmol/dak/ mg protein ** : µmol/dak/ml ***: nmol/dak/ml B B 55 .4 1.57 0.7 202.6 0.9 NOS Aktivitesi tümöral peritümöral Hasta doku * doku * serumu*** 0.8 17.5 18.6 sPLA2 Aktivitesi Peritümöral Hasta doku * serumu** 19.85 0.3 16.88 0.9 9.7 10.31 24.05 9.E A.5 0.3 1.2 135.3 26.4 0.4 6.7 357.2 0.90 0.8 0.6 15 18.4 17.33 0.A G.2 11.46 0.3 16.4 1.6 8.1 511.19 0.2 1.9 10.49 0.56 0.57 0.21 0.1 400 678 275.6 8 5.4 19.A G.6 8.56 0.6 2.3 20.46 0.58 Tablo III: Dokularda ve serumlardaki sPLA2 (nmol/dak/ mg protein – µmol/dak/ml).5 0.P Ö.2 5.9 12.6 10.6 14.3 15.1 0.54 0.3 0.8 Kontrol serum*** 11.2 14.5 0.7 17.9 524.6 1.6 0.6 0.4 1.Ş M.90 B B Kontrol serumu** 0.2 281.94 0.

124 (nmol/dak/mg protein) 0.2 383 ± 250 (nmol/dak/mg protein) 50 ± 26 (nmol/dak/mg protein 0.01 ± 12.051 (nmol/dak/ml) 16.9 ± 0.643 (ng/mg protein) PGE2 B B sPLA2 B B LO 14. COX-2.241 (nmol/dak/ml) 0.36 ± 504.71 ± 0.85 (nmol/ml) 22.26 (nmol/mg protein) 1765 ± 1118.4 nmol/dak/ml 10.551 ± 0.54 (nmol/mg protein) 30.119 (nmol/dak/mg protein) 1.9 (nmol/dak/mg protein) 9.1 (nmol/dak/ml) - (ng/ml) 113 ± 52 (nmol/ml) (ng/ml) Tablo IV.2 ± 2.2 ± 0.8 (nmol/dak/mg protein 18.195 (ng/mg protein) 194 ± 54.47 ± 3.38 ± 3. NO.474 ± 0.44 ± 2.02 ± 12. PGE2 düzeylerinin ve sPLA2.248 COX-2 1681 ± 1312.NO Tümöral doku (n=20) Peritümöral doku (n=11) Hasta serumu (n=20) Kontrol serum (n=10) 4420 ± 2188.8 ± 5.45 (ng/mg protein) 5.9 nmol/dak/ml NOS 0.LO. NOS aktivitelerinin ortalama düzeyleri ve standart sapmaları B B B B 56 .3 ± 0.05 (ng/mg protein) 896.7 (nmol/dak/ml) 0.364 ± 0.

05 50 40 30 20 10 0 Hasta serumu Kontrol serumu GRAFİK 2: Meme tümörlü hastaların serumları ve kontrol serumları NOx (nmol/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p< 0.7000 6000 nmol/mg protein nm ol/m prote g in 5000 4000 3000 2000 1000 0 tümör NOx peritümör NOx GRAFİK 1: Meme tümörü ve peritümör dokusu ortalama NOx (nmol/ mg protein) ve standart sapmaları (± SD) p< 0.05 nmol/ml nmol/ml 57 .

6000 5000
nmol/mgr protein

4000 3000 2000 1000 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol

GRAFİK 3: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku NOx (nmol/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

50 45 40 35 30 25 20 15 10 5 0 +50 yaş -50 kontrol

GRAFİK 4: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum NOx ( nmol/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

nmol/ml nmol/ml

58

4500 4000 3500 3000 2500 2000 1500 1000 500 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol

GRAFİK 5: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku NOx (nmol/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

nmol/mg protein nmol/mgr protein

50 40
nmol/ml nmol/ml

30 20 10 0 menopoz öncesi menopoz sonrası kontrol

GRAFİK 6: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum NOx (nmol/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

59

7000 6000
nmol/mg protein
nmol/mgr protein

5000 4000 3000 2000 1000 0 0-2 cm kontrol 2,1-5 cm kontrol +5 cm

GRAFİK 7: Tümör çapları 0-2 cm, 2,1- 5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve pertümöral doku NOx (nmol/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

50 40
nmol/ml nmol/ml

30 20 10 0 0-2 cm 2,1-5 cm +5 cm kontrol

GRAFİK 8: Tümör çapları 0-2 cm, 2,1- 5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının NOx (nmol/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p>0,05

60

6000 5000 nmol/mg protein nmol/mgr protein 4000 3000 2000 1000 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 9: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının NOx (nmol/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) p 60 50 nmol/ml nmol/ml 40 30 20 10 0 İDK mikst tip kontrol GRAFİK 10: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının NOx (nmol/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 61 .

05) 62 .05) 50 40 nmol/ml nmol/ml 30 20 10 0 Grade 2 Grade 3 kontrol GRAFİK 12: Grade 2 ve Grade 3 hasta serumlarının ve kontrol serumlarının NOx (nmol/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.7000 6000 nmol/mg protein nmol/mgr protein 5000 4000 3000 2000 1000 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 11: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının NOx (nmol/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.

3500 3000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 2500 2000 1500 1000 500 0 tm COX-2 p-tm COX-2 GRAFİK 13: Meme tümöral ve peritümöral dokularının COX-2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.05) 3000 2500 ngr/mgr protein ngl/mg protein 2000 1500 1000 500 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol GRAFİK 14: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku COX-2 ( ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 63 .

05) 64 .3500 3000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 2500 2000 1500 1000 500 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol GRAFİK 15: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku COX-2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 3500 3000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 2500 2000 1500 1000 500 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 16: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının COX-2(ng/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.

5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve pertümöral doku COX-2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.1.05) 3000 2500 ngl/mg protein ngr/mgr protein 2000 1500 1000 500 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 18: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının COX-2 (ng/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05 ve p>0.05) 65 .1-5 cm kontrol +5 cm GRAFİK 17: Tümör çapları 0-2 cm.3000 2500 ngl/mg protein ngr/mgr protein 2000 1500 1000 500 0 0-2 cm kontrol 2. 2.

30 25 ngl/mg protein ngr/mgr protein 20 15 10 5 0 tm PGE2 tm PGE2 B B p-tm PGE2 p-tm PGE2 B B GRAFİK 19: Meme tümöral ve peritümöral dokularının PGE2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p< 0.05) B B 66 .05) B B 300 250 200 ngl/ml ngr/ml 150 100 50 0 Hasta serumu Kontrol serumu GRAFİK 20: Meme tümörlü hastaların serumları ve kontrol serumları PGE2 (ng/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları(± SD) (p< 0.

05) B B 67 .35000 30000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 25000 20000 15000 10000 5000 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol GRAFİK 21: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku PGE2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.05) B B 300 250 ngl/ml ngr/ml 200 150 100 50 0 +50 yaş -50 kontrol GRAFİK 22: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum PGE2 (ng/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.

05) B B 68 .05) B B 300 250 200 ngl/ml ngr/ml 150 100 50 0 menopoz öncesi menopoz sonrası kontrol GRAFİK 24: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum PGE2 (ng/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.25000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 20000 15000 10000 5000 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol GRAFİK 23: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku PGE2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.

05) B B 300 250 200 ngl/ml ngr/ml 150 100 50 0 İDK mikst tip kontrol GRAFİK 26: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının PGE2 (ng/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05 ve p>0.05) B B 69 .30000 25000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 20000 15000 10000 5000 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 25: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının PGE2 (ng/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.

1.05 ve p<0.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve pertümöral doku PGE2 (ng/mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.35000 30000 ngr/mgr protein ngl/mg protein 25000 20000 15000 10000 5000 0 0-2 cm kontrol 2.05) B B 70 .1-5 cm kontrol +5 cm GRAFİK 27: Tümör çapları 0-2 cm.05) B B 300 250 ngl/ml ngr/ml 200 150 100 50 0 0-2 cm 2. 2.1-5 cm +5 cm kontrol GRAFİK 28: Tümör çapları 0-2 cm.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının PGE2 (ng/ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0. 2.1.

05) B B 71 .25000 20000 ngl/mg protein ngr/mgr protein 15000 10000 5000 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 29: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının PGE2 (ng/ mg protein) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) B B 300 250 200 ngr/ml ngl/ml 150 100 50 0 Grade 2 Grade 3 kontrol GRAFİK 30: Grade 2 ve Grade 3 hasta serumlarının ve kontrol serumlarının PGE2 (ng/ ml) düzeyleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.

6 0.6 1.8 0.4 1.05) B B 1.2 1 0.700 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 600 500 400 300 200 100 0 tm sPLA2 tm sPLA2 B B p-tm sPLA2 p-tm sPLA2 B B GRAFİK 31: Meme tümöral ve peritümöral dokularının sPLA2 (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.2 0 Hasta serumu Kontrol serumu GRAFİK 32: Meme tümörlü hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının sPLA2 (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları(± SD) (p< 0.4 0.05) B B nmol/dak/ml nmol/dak/ml 72 .8 1.

6 1.05) B B nmol/dak/ml nmol/dak/ml 73 .8 1.4 1.8 0.700 nmol/dak/mg protein protein nmol/dak/mgr 600 500 400 300 200 100 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol GRAFİK 33: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku sPLA2 (nmol/ dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p< 0.6 0.05) B B 2 1.2 0 +50 yaş -50 kontrol GRAFİK 34: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum sPLA2 (nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.4 0.2 1 0.

2 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1 0.8 0.2 0 menopoz öncesi menopoz sonrası kontrol GRAFİK 36: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum sPLA2( nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.6 0.4 1.4 0.05) B B 1.05) B B 74 .700 600 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 500 400 300 200 100 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol GRAFİK 35: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku sPLA2 (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.6 1.

05) B B 75 .4 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.05) B B 1.8 1.2 0 İDK mikst tip kontrol GRAFİK 38: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının sPLA2 (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.4 0.8 0.2 1 0.6 1.800 700 nmol/dak/mg protein nmol/mgr protein 600 500 400 300 200 100 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 37: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının sPLA2(nmol/dak/ mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.6 0.

1-5 cm kontrol +5 cm GRAFİK 39: Tümör çapları 0-2 cm.5 1 0.05) B B 3 2.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve peritümöral doku sPLA2 (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.05) B B 76 .5 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 2 1.900 800 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mg protein 700 600 500 400 300 200 100 0 0-2 cm kontrol 2. 2.5 0 0-2 cm 2.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının sPLA2 (nmol/dak/ml)aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.1-5 cm +5 cm kontrol GRAFİK 40:Tümör çapları 0-2 cm.1.1. 2.

05) B B 2.900 800 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 700 600 500 400 300 200 100 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 41: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının sPLA2 (nmol /dak /mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.5 2 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.05) B B 77 .5 1 0.5 0 Grade 2 Grade 3 kontrol GRAFİK 42: Grade 2 ve Grade 3 hasta serumlarının ve kontrol serumlarının sPLA2(nmol /dak / ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p< 0.

05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 Hasta serumu Kontrol serumu GRAFİK 44: Meme tümörlü hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının Lipoksijenaz (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları(± SD) (p< 0.25 20 nmol/dak/mgr protein nmol/dak/mg protein 15 10 5 0 tm-LO p-tm-LO GRAFİK 43: Meme tümöral ve peritümöral dokularının Lipoksijenaz (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.05) 78 .

05) 79 .35 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 30 25 20 15 10 5 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol GRAFİK 45: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku Lipoksijenaz (nmol/ dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p> 0.05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 +50 yaş -50 kontrol GRAFİK 46: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku Lipoksijenaz (nmol/ dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p> 0.

05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 menopoz öncesi menopoz sonrası kontrol GRAFİK 48: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum Lipoksijenaz (nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.25 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgrprotein 20 15 10 5 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol GRAFİK 47: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku Lipoksijenaz (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 80 .

05) 81 .05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 İDK mikst tip kontrol GRAFİK 50: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının Lipoksijenaz (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.25 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 20 15 10 5 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 49: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının Lipoksijenaz (nmol/dak/ mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.

1-5 cm kontrol +5 cm GRAFİK 51: Tümör çapları 0-2 cm.05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 0-2 cm 2.05) 82 .5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve peritümöral doku Lipoksijenaz (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının Lipoksijenaz (nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.1.1-5 cm +5 cm kontrol GRAFİK 52: Tümör çapları 0-2 cm.25 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 20 15 10 5 0 0-2 cm kontrol 2. 2.1. 2.

30 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 25 20 15 10 5 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 53: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının Lipoksijenaz (nmol /dak /mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 83 .05) 25 20 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 15 10 5 0 Grade 2 Grade 3 kontrol GRAFİK 54: Grade 2 ve Grade 3 hasta serumlarının ve kontrol serumlarının Lipoksijenaz (nmol /dak / ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p> 0.

3 0.2 0.6 0.7 0.5 0.1 0 tm-NOS p-tm NOS GRAFİK 55: Meme tümöral ve peritümöral dokularının NOS (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.4 0.0.8 0.6 n o a /m p o in m l/d k g r te nmol/dak/mgrprotein 0.4 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.4 0.8 1.2 0 Hasta serumu Kontrol serumu GRAFİK 56: Meme tümörlü hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının NOS (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları(± SD) (p< 0.6 1.05) 84 .05) 1.2 1 0.

3 0.8 1.8 0.4 1.1 0 +50 yaş kontrol -50 kontrol GRAFİK 57: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku NOS (nmol/ dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.6 0.7 0.4 0.2 0.05) 2 1.5 0.2 1 0.05) 85 .4 0.0.2 0 +50 yaş -50 kontrol GRAFİK 58: 50 yaş sonrası ve 50 yaş öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku NOS (nmol/ dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.6 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgrprotein 0.6 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.

1 0 menopoz öncesi kontrol menopoz sonrası kontrol GRAFİK 59: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların tümöral ve peritümöral doku NOS (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.7 0.0.8 1.2 0 menopoz öncesi menopoz sonrası kontrol GRAFİK 60: Menopoz sonrası ve öncesi hastaların ve kontrol grubu hastaların serum NOS (nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.8 0.05) 1.4 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.2 0.5 0.05) 86 .3 0.6 1.6 0.4 0.4 0.2 1 0.6 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 0.

2 0 İDK mikst tip kontrol GRAFİK 62: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının NOS (nmol/dak/ ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p<0.8 0.3 0.6 0.2 0.6 1.8 0.0.4 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.8 1.2 1 0.05) 1.1 0 İDK kontrol mikst tip kontrol GRAFİK 61: İnvaziv Duktal Kanser ve Mikst Tipte İnvaziv Kanserli hastaların tümöral ve peritümöral dokularının NOS (nmol/dak/ mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 87 .6 0.4 0.4 0.5 0.7 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 0.

2 0 0-2 cm 2.2 1 0.0.6 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.5 0.05) 88 .1-5 cm kontrol +5 cm GRAFİK 63: Tümör çapları 0-2 cm.05) 2 1. 2.7 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 0.1.4 0.1 0 0-2 cm kontrol 2.3 0.6 0.6 0.8 1. 2.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların serumlarının ve kontrol serumlarının NOS (nmol/dak/ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.1.4 0.1-5 cm +5 cm kontrol GRAFİK 64: Tümör çapları 0-2 cm.5 cm ve 5 cm’den büyük hastaların tümöral ve peritümöral doku NOS (nmol/dak/mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.8 0.4 1.2 0.

4 1.1 0 Grade 2 kontrol Grade 3 kontrol GRAFİK 65: Grade 2 ve Grade 3 hastaların tümöral ve peritümöral dokularının NOS (nmol /dak /mg protein) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p>0.05) 2 1.2 0.2 0 Grade 2 Grade 3 kontrol GRAFİK 66: : Grade 2 ve Grade 3 hasta serumlarının ve kontrol serumlarının NOS (nmol /dak / ml) aktiviteleri ve standart sapmaları (± SD) (p> 0.0.3 0.8 1.8 0.4 0.2 1 0.7 0.6 0.4 0.5 0.6 nmol/dak/mg protein nmol/dak/mgr protein 0.6 nmol/dak/ml nmol/dak/ml 1.05) 89 .

prostat. Tümöral dokularda peritümöral sağlam dokulara kıyasla ve hasta serumlarında da kontrol serumlarına kıyasla. NOS antagonistlerinin tümör kan akımını ve dolayısı ile tümör hacminin azaltılmasında kullanılabileceği ileri sürülmektedir ( 137 ). NOS aracılığıyla L-arginin’den sitrüllin ve nitrik oksit oluşması ile sonuçlanır. anlamlı olarak yüksek bulduk 90 . bu 3 aşamayı da hedefler ve karşılıklı etkileşim içindedir. Nitrik oksidin damar geçirgenliğini düzenleyici fizyolojik etkileri anjiogenez süreci sırasında önemlidir. Ayrıca nitrik oksit. neovaskülarizasyon. NO Yolu ve COX Yolu. hem sitotoksik bir ajan olarak hem de tümör büyümesinin uyarıcısı olarak tümörigenez sürecinde çok önemli rol oynar ( 58. 96. 102 ). Tümör damarlanmasını artırmada çok önemli etkileri olan VEGF’nin . damar geçirgenliğinin artması. tümör ve komşu dokuda vazodilatasyon gibi birçok olayda rol oynamaktadır.5. NO Yolu. TARTIŞMA ve SONUÇ Meme tümörlerinin büyüme ve gelişmesinde en önemli aşamalar anjiogenez. Biz çalışmamızda NO Yolu aktivasyonunu değerlendirmek için NOx (nitrit + nitrat) düzeylerini ve NOS aktivasyonlarını hem meme dokularında hem de serumda saptadık. Ayrıca lökosit endotel etkileşiminin azalması. 129 ). kolorektal. pankreas. jinekolojik. hücre çoğalması ve invazyondur. 129 ). renal hücre. konakçı immun mekanizmasının etkilerinden kurtulmasına yardım eder. NOS aktivitesi ve ekspresyonu renal hücreli karsinom ve kolorektal karsinom hariç tümör dokularında komşu normal dokulara kıyasla daha yüksek bulunmuştur ( 96. Andrade ve arkadaşları endojen NOS’ın inhibisyonunun tümör kan akımını azalttığını bildirmişlerdir ( 4 ). mide ve baş boyun tümörleri gibi çeşitli insan malin tümörlerinde gösterilmiştir ( 78. NOx düzeylerini ve NOS aktivitelerini. akciğer. Aynı araştırmacı tarafından NO’in tümörlerdeki bu fonksiyonlarının tümör gelişimini güçlü bir şekilde kolaylaştırdığı savunulmuştur ( 47 ). Meyer ve arkadaşları NOS inhibisyonunun tümör perfüzyonunu geri dönüşümsüz olarak azalttığını göstermişlerdir ( 47. 96 ). Nitrik oksit ve NOS’ın varlığı malin melanom. meme. endotel üzerine olan etkilerinin NO sentezinin uyarılması yoluyla meydana geldiği belirtilmektedir. Dai Fukumura’ ya göre malin tümörlerde NO.

hipoksi. Proanjiogenik faktörleri artırıp. MDA gibi mutajenlerin oluşmasını ve hücre doğrudan. PGD2. Prostanoidler içinde hem miktar olarak fazla olan. RNS’lerin major kaynağının kanser hücrelerinden ziyade inflamatuar hücreler olduğunu ve inflamatuar hücrelerin anjiogenezin ilerlemesinden sorumlu olduğunu bildirmişlerdir ( 125 ). menapoz. invazyon. büyüme faktörleri vb. MMP’ların proliferasyonunu artırarak aktivasyonlarını. Daha sonra araşidonik asitlerden siklooksijenazlar ( COX ) aracılığıyla PGG2 ve sonrasında izomerizasyonla PGE2. COX-2 enzimi başta karsinojenler olmak üzere inflamatuar ajanlar. Fizyolojik fonksiyonların devamında etkili COX-1 ve patolojik süreçlerde etkili COX-2 olmak üzere 2 çeşit COX enzimi vardır. ayrıca VEGF’nin özellikle eNOS olmak üzere eNOS ve iNOS’u aktive etmesi sorumlu olabilir ( 9 ). COX-2 ve PGE2 anjiogenez. Meme kanserli hastalarda serumlarda ve dokularda yüksek miktarlarda tespit ettiğimiz NO düzeyleri ve NOS aktiviteleri. proapoptotik proteinleri azaltarak apoptoza direnci artırırlar. COX-2 inhibitörleri kullanılarak yapılan çalışmalarda anti-anjiogenik ve proapoptotik etkiler ve doku spesifik östrojen sentezinin 91 . antianjiogenik faktörleri azaltarak kombine bir etkiyle anjiogenezi artırırlar. COX Yolu ise fizyolojik ve patolojik pek çok süreçte çok etkindir. Tümör hücrelerinden NOS ekspresyonu tümörün infiltre ettiği makrofajlardan ve tümör çevresindeki damar endotelinden gerçekleşir ( 86 ). konak immun yanıtını zayıflatarak dolaylı olarak tümörigeneze katkıda bulunurlar. Membran fosfolipidlerinden Fosfolipaz A2 ( PLA2 ) aracılığıyla araşidonik asitin oluştuğu önemli ve hız B B B B kısıtlayıcı basamak ile başlar. Meme kanserli hastalardaki NO düzeyindeki artıştan tümör dokusundaki inflamatuar hücrelerde yer alan iNOS’un sürekli uyarılması. apoptoz. konak B B B B immun yanıtı ve hücre proliferasyonuna olan etkileriyle meme tümörlerinin gelişme ve yayılmasına önemli katkılarda bulunurlar. Unal ve arkadaşları ise. PGI2 ve PGF2alfa B B B B B B B B B B oluşur. Antiapoptotik proteinleri artırıp. hem de tümör biyolojisindeki etkilerinin çeşitliliği en fazla olan PGE2‘dir. Samoszuk ve ark. VEGF’nin stimule edeceği anjiogenez için NOS aktivite artışı gerekir bulgusunu da destekler.(p<0. Ayrıca aromataz aktivasyonunu artırarak östrojen sentezini ve östrojen bağımlı meme kanseri gelişmesini artırırlar.05 ).05). tümör çapı ve grade arasında hem doku örneklerinde hem de serumlarda herhangi bir ilişki bulamadık ( p>0. Coşkun ve arkadaşları meme kanserli hastalarda serum NO düzeylerini kontrol grubundan yüksek bulmuşlardır ( 28 ). deneysel olarak oluşturdukları meme kanserlerinde hem meme dokusunda hem de plazmada NO konsantrasyonlarını yüksek bulmuşlardır ( 66 ). pek çok stimulusla indüklenir. Fakat NO düzeyleri ve NOS aktivasyonları ile yaş.

005 ). Ristimaki ve ark. grade ve menopoz durumlarına göre anlamlı değişiklik saptamazken. HER2 gen amplifikasyonu ve ER arasında anlamlı ilişki gözlemlemişlerdir ( 33 ). tümör boyutu 4 cm’nin üzerinde olan hastalarda 4 cm’nin altındaki tümörlere nazaran anlamlı fark olduğunu gözlemlemişlerdir ( 31 ). CD 31(Anjiogenetik endotelyal hücre belirteci). 64 ). HER2 gen amplifikasyonu ve agresif meme kanseri gelişmesi arasında pozitif ilişki görmüşlerdir ( 64 ). grade. Soslow ve arkadaşlarının COX-2 ekspresyonu artışının invaziv duktal kanserlerde diğer tip kanserlerden çok daha fazla olduğunu ve invazyona eğilimin artığını göstermeleri COX-2 artışı ve invazyon gelişimi konusundaki bulgularımızı destekler niteliktedir ( 129 ). Ayrıca tümör çapı 2 cm’nin üzerinde olan hastalarda . 1576 vakalık bir çalışmada yükselmiş COX-2 seviyeleri ile geniş tümör boyutu. invaziv duktal kanserli hastalarda mikst tipte invaziv kanserli hastalara nazaran anlamlı fark saptadık ( p<0. Dai ve ark. PGE2 ve VEGF düzeylerini B B değerlendirdikleri bir çalışmada her 3 parametrenin de tümöral alanlarda peritümöral alanlardan anlamlı olarak daha fazla olduğunu. PGE2 düzeylerinde ise 50 yaş öncesi B B hastalarda 50 yaş sonrasına kıyasla. yüksek proliferasyon hızı.inhibisyonu sağlanarak kemoprevensiyon elde edildiğinin gözlenmesi de bu bilgileri destekler niteliktedir( 13. Bunun yanında Davies ve ark. meme dokularında COX-2 ve aromataz ekspresyonunu değerlendirerek yaptıkları çalışmalarda linear anlamlı ilişki bulmuşlardır ( p<0. COX-2 düzeylerinde yaş. Davies ve arkadaşlarının ER ve COX-2 arasında buldukları pozitif anlamlı ilişki de östrojen bağımlı mekanizmalarla meme kanseri gelişmesi ve COX Yolu arasındaki kuvvetli ilişkileri göstermektedir ( 13. meme tümörlü hastaların serumlarında kontrol serumlarına oranla COX-2 ve PGE2 B B düzeylerini anlamlı olarak yüksek bulduk ( p<0. serviks kanserli dokularda COX-2. 100 vakalık doku immunhistokimya çalışmasında COX-2 ekspresyonu ile tümör boyutu. grade ve evreye göre sonuçlarda anlamlı değişim olmazken.005 ). 2 cm’nin altında tümör çapı olan hastalara nazaran anlamlı fark tespit ettik ( p<0. aksiller lenf düğümü tutulumu ve vasküler invazyon arasında anlamlı ilişki bulamamışlardır.0001 ). aksiller lenf metastazlarının varlığı. menapoz öncesi olanlarda menapoz sonrasına kıyasla doku örneklerinde anlamlı olarak yüksek saptayarak COX Yolu ürünleri ve östrojen bağımlı 92 . duktal histoloji. 34. 33 ). Ki 67(proliferasyon belirteci).05 ). Brueggemeier ve ark. Biz de çalışmalarımızda meme tümörlü hastaların tümöral dokularında peritümöral dokulara.

31over kanserli. COX Yolu başlangıcında yer alarak hız kısıtlayıcı basamağı katalizleyen önemli enzim gruplarıdır. en geniş ve en çok çalışılan PLA2 grubudur. 131 ). hasta serumlarında kontrol serumlarına kıyasla anlamlı olarak fazla saptadık ( p<0. kolon. 108.05 ). uzak metastaz varlığı ve damar tutulumu ile sPLA2 aktivitesi arasında anlamlı ilişki saptamışlardır ( 151 ). 121 meme kanserli. 82. sPLA2 aktivitelerinin yaş. Yamashıta ve ark. ER. 78 malin. PLA2 tipleri doku dağılımları açısından farklılıklar göstermekle beraber lipid sindirimi. Prostat. tümör tipine bağlı olarak kendi kontrol gruplarına nazaran anlamlı değişimler gösterdiğini tespit ettik ( p<0. İnvaziv duktal kanserli hastalarda mikst tipte invaziv kanserli hastalara nazaran ve tümör çapı 2 cm’den büyük hastalarda 2 cm’den küçük olan hastalara nazaran anlamlı derecede fazla ( p<0. Bu hastalar B B da yaş. 83. grade. PR ve tutulan lenf düğümü sayısıyla sPLA2 aktivitesi arasında anlamlı ilişki B B saptamamışlar fakat tümör boyutu.05 ). sPLA2 10 farklı üyeden oluşur. 23. COX-2 ve PGE2 sonuçlarımıza ve elimizdeki B B literatür bilgilerine dayanarak meme tümörlerinde COX Yolu aktiflendikce invazyon eğilimi ve tümör boyutu artar sonuçlarına da ulaşmış olduk. 100. Massing ve arkadaşları.meme kanseri gelişimi arasındaki pozitif ilişkiyi destekleyecek sonuçları tespit etmiş olduk ( p<0. 93 . histolojik tip. Biz de yaptığımız çalışmalarda PLA2 aktivitesini meme tümörlü hastaların tümöral B B dokularında peritümöral dokulara kıyasla.05 ). B B eikosanoidlerin salınımı.05 ) saptadığımız PGE2 sonuçlarına ulaştık. 94 ). 16 selim meme tümöründe yaptıkları bir çalışmada tüm tümörlü dokularda anlamlı olarak fazla miktarda sPLA2 aktivitesi saptamışlardır. kalsiyum bağımlı sitozolik B B B B PLA2(cPLA2) ve kalsiyumdan bağımsız sitozolik PLA2 (iPLA2) olmak üzere 3 B B B B B B B B B B B B grupta değerlendirilirler. Fosfolipaz A2 enzimleri. Sekretuar PLA2(sPLA2). Grade ile PGE2 düzeyleri B B B B arasında anlamlı ilişki saptayamadık ( p>0.05 ). B B over kanserlerinde yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlar alınarak çeşitli araştırıcılar tarafından invazyon sürecine katkılarıyla kanser gelişim ve yayılımındaki önemi vurgulanmıştır ( 24. 37 GİS kanserli ve 172 sağlıklı bireyi kullanarak yaptıkları bir çalışmada kanserli hastalarda sPLA2 aktivitesinde B B anlamlı bir artış olduğunu ve erken tespit edilen bir protein olduğundan tümör belirteci olarak kullanılabileceğini belirtmişlerdir ( 24 ). B B tümör çapı. grade. membran yeniden şekillenmesi gibi temel biyolojik aktiviteleri vardır ( 7. menopozal durum. membran fosfolipidlerinden hidroliz ile araşidonik asit ve lisofosfolipidleri oluşturan. antibakteriyel defans.

grade. bu bilgileri destekleyici tarzdadır. Bu yolda 5. Yağ asitlerinin kanser hücrelerinin sitotoksitesi. Peroksinitrit sPLA2’yi B B aktive ederek araşidonik asit salınımına neden olur. 12 ve 15 lipoksijenazlar kullanılarak lipid hidroperoksidler oluşur ve bu etkiler metabolitler beraber aracılığıyla gerçekleşir. menapoz.NO Yolu ve araşidonik asit yolu arasında süperoksit ve peroksinitrit aracılığıyla oluşan etkileşime bağlı bir ilişki olduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. 8. Jiang ve ark. büyümesi ve metastazlarıyla ilgili etkilerini sağlayan diğer bir araşidonik asit yolu da Lipoksijenaz yoludur. enzimdeki aktivasyonlarını sağlar. Lipoksijenaz alt tiplerine yönelik daha hassas 94 . anlamlı olarak fazla miktarda lipoksijenaz aktivitesi saptadık. NO Yolu ve COX Yolu arasındaki etkileşimler pek çok araştırıcı gibi bizimde dikkatimizi çekti. hasta serumlarında kontrol serumlarına oranla. NO seviyesini yada ekspresyonunu regüle edebilmesi bizim de çalışmamız da tespit etmiş olduğumuz NO ve COX yollarının sinerjstik kanser konusundaki çalışmalar henüz çok kısıtlıdır. Bizde çalışmamızda meme tümörlü dokularda peritümöral dokulara kıyasla. da endotelyal hücrelerden NO’in üretiminin COX sentezi aktivasyonunun artması ile eikosanoid üretimini artırdığını öne sürmüşlerdir ( 124 ). meme dokularında COX-2 ve lipoksijenaz düzeylerini beraber değerlendirdikleri 120 vakalık bir çalışmada tümöral dokularda peritümöral dokulara kıyasla anlamlı olarak fazla miktarda her 2 enzimin de ekspresyonunu saptamışlardır. B B Bizim sonuçlarımızda da NOS ve PLA2 B B aktivasyonlarının aynı gruplarda benzer yükseklikleri. Bing ve ark. tümör çapı ve tümör tipi ile ilgili olarak kendi kontrolleriyle anlamlı fark göremedik. Kanser hücrelerinin büyümesi migrasyon. da NO üretimi ve COX aktivasyonu arasında sinerjistik etki olduğunu. İnflamasyondaki etkileri daha çok araştırılmış olmakla hemin. 144 ). benzer şekilde Davidge ve ark. Fakat yaş. NO üretimi artışı olduğu zaman araşidonik asit salınımının da artması. Salvemini ve ark. proliferasyon ve metastatik potansiyellerinin artışına yönelik etkileri olduğu görülmüştür ( 37. grade ve tümör histolojisi ile aralarında anlamlı ilişki görememişlerken lenf tutulumu ile LO seviyeleri arasında anlamlı ilişki saptamışlardır ( 71 ). meme ve kolon kanserlerinde COX-2 ve NOS ekspresyonlarındaki anlamlı artışları değerlendirmişler ve sonuçta bu 2 enzim arasında ilişki olduğunu belirtmişlerdir ( 9 ). NOS inhibitörleri kullanılan çalışmalarda araşidonik asitin de azalması da NOS ve PLA2 arasında amplifikasyon olduğunu göstermektedir ( 106 ). COX enziminin aktif merkezinde içerdiği hem demirinin NO için potansiyel hedef olması. Tümör boyutu.

literatüre katkıda bulunacak sonuçları elde ettik ve bu konuda gelecekte yapılacak araştırmalara ışık tutacağına inanmaktayız. aynı anda değerlendirildiği bir çalışma literatürde bulunmamaktadır. Bütün bu parametrelerin değerlendirildiği çalışmamızda.yöntemlerle yapılacak yeni çalışmalarla bu tür klinikopatolojik değişkenlerle anlamlı ilişkiler saptanacağına inanmaktayız. Kanserin gelişme ve yayılımında çok önemli görevleri olan NO Yolu ve Araşidonik Asit Yolu’ndaki parametrelerin birlikte. 95 .

hasta serumlarında kontrol serumlarından anlamlı olarak fazla bulduk ( p<0. PGE2 ile yaş. NO Yolu’na ait NOx (nitrit + nitrat) düzeylerini ve NOS aktivitelerini hastaların hem tümöral dokularında hem de serumlarında kontrollerine oranla anlamlı olarak fazla saptadık ( p<0. Her iki yol ortak etkilerde bulunurken karşılıklı sinerjizma gösterirler. Araşidonik asit metabolizması ile ilgili olarak B B ise Lipoksijenaz ve sPLA2 B B aktivitelerini.05 ) ama sPLA2 aktivitesi ile tüm B B prognostik faktörlerimiz arasında anlamlı ilişki saptadık ( p<0. COX-2 ve PGE2 seviyelerini tümöral dokularda ve serumlarda değerlendirdik. 96 .COX Yolu’nda oluşan ürünler de tıpkı NO gibi anjiogenez sürecini etkileyerek tümörigeneze katkıda bulunurlar. Biz bu çalışmada NO ve COX Yolları arasındaki etkileşimi meme tümörlü hastaların tümöral dokularında ve serumlarında çeşitli parametreleri kullanarak saptamaya çalıştık.05 ). NO Yolu’nda L-argininden NOS aracılığıyla nitrik oksit oluşur. Her iki yol karşılıklı etkileşim ve sinerjizma içindedir.05 ).ÖZET Meme kanserlerinin gelişme ve yayılmasında NO Yolu ve COX Yolu doğrudan yada dolaylı yollardan etkili olurlar. Kanser tedavisinde bu 2 yolu hedef alan inhibisyon çalışmalarıyla daha çok antianjiogenik etki ve daha etkin sonuçlar alınacağına inanmaktayız.05 ). tümör tipi ve tümör B B çapı arasında anlamlı ilişki saptadık ( p<0. COX-2 düzeyi ile tümör çapı ve tümör tipi arasında anlamlı değişimler saptarken. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar NO ve COX yolları arasındaki ortak yönde değişimleri destekler niteliktedir. Nitrik oksit damar geçirgenliğini artırarak.6. COX Yolu’nda ise araşidonik asitten prostanoidler oluşur. Tüm parametrelerimizi tümöral dokularda peritümöral dokulardan. Lipoksijenaz aktivitesi ile prognostik faktörlerimiz arasında anlamlı ilişki göremedik ( p>0. neovaskülarizasyon ve vazodilatasyon yaparak tümör kan akımını artırır ve tümör büyümesinde etkili olur.05 ).

We believe that studies aiming the inhibition of NO and COX pathways will open interesting options for research and therapy of breast cancer. There wasn’t a significant relationship between LO activity and our prognostic factors. in promoting angiogenesis in cancer. and the levels of COX-2.COX also play animportant role. Also the serumlevels were significantly higher in patients serums than in control serums ( p<0. ( p<0.05). PGE2 were determined in tumoral B B B B tissues mean values for these parameters statistically exceed those in adjoining areas.05) Activities of LO. (p>0. The connection between iNOS and COX-2 actıvatıon is documented by a synergistic effect of NOS and of COX. There is synergistic effect between the two pathways. In this study we aimed to determine the synergy between these two pathways by using different parameters in cancerous and adjoining areas of specimens from human breast cancer obtained during surgery. sPLA2.05 ). NO productıon occurs in several steps leading to neovascularization and tumor growth in some cancers. And the COX pathway results in the formation of prostanoids from arachidonic acid.7. B B while COX-2 levels and PGE2 were statistically related with some of the prognostic factors. Values of nitric oxide end products (nitrit + nitrate) were statistically higher in cancer areas as compared with adjoining areas and so were serum nitrite+nitrate levels in patients than healthy subjects.sPLA2 activity has been found to be related significantly with all prognostic factors. B B Our findings supports the synergistic effect of the two pathway.SUMMARY In breast cancers. NO pathway results in the oxidation of guanido group of L arginine to citrulline and NO through the activity of NO synthases. two cellular pathways have emergedas being closely associated with angiogenesis and tumor growth: the COX pathways and the NO pathway. 97 .

347( 6295): 768-770 12. 2006. Prostaglandins & other Lipid Mediators. 339: 188-190 11. 1988. Nature. Wang X. 2001. 2006.Brennan PA. Cyclooxygenase. Downie IP.1997 . Clinical Cancer Research. Inhibitors of nitric oxide synthase selectively reduce flow in tumor. Fleischwirtschaft. Zaki GA. Slosser HD. 357( Pt 3): 593-615 Andrade SP. Cetin I. Kuwata H. Hatcher JF. Dennis EA. Shi S-R. Herold B. Biochem J. Lucas KK. Nakatani Y. Lim J-H.KAYNAKLAR 1Abe M. The Journal of Immunology. Hanson N. 531: 12-17 Bezugla Y. Secretory Phospholipase A2-Potentiated Inducible Nitric Oxide Synthase Expression by Macrophages Requires NF-KAPPAB Activation. 121: 155-161 Adibhatla RM. 68: 761-764 Baek S-H. Cancer cells isolated from malignant pleural and peritoneal effusions inhibit phospholipase A2activity in human polymorphonuclear leukocytes. 1990. Br J Pharmacol. reactive oxygen species. Kamionka S. Hart IR.associated neovasculature. Piper PJ. Kolada A.8.Bolego C. Nitric Oxide. Lee S-J. COX-2 and prostacyclin production are impaired in endothelial cells from dibetics. 7: 3385-3392 2- 3456- 78- 9- 10. Emerging role of nitric oxide in cancer. 2001. Hwang PM. Langdon JD. Varela-Nieto I. 79: 93-100 Bing RJ. Localization of nitric oxide synthase indicating a neural role for nitric oxide. Snyder SH. Kwun K-B. Asoh H. Miyataka M. Nitric oxide synthases: structure. Puglisi L. 37( 5 ): 370-373 98 . Kitsuki H. Bernard B. Biochemical and Biophysical Research Communications. Cancer Letters . 1999. eNOS. Phospholipase A2. Expression and function of phospholipase A2 in brain. Rich KA. Nitrat/ Nitrit-Bestimmung in wurstwaren nach enzymatischer reduction. Knowles RG. Chang H-W.Free Radical Biology & Medicine. Saruwatari S. FEBS Letters. 2002. Rdaelli T. and Angiogenesis in colon and Breast Cancer. Kudo I. Kim J-H. Kwon TK. Folco G. 40: 376387 Alderton WK.Bredt DS. 164: 6359-6365 Balboa MA. Sakurada T. Scheibe R. and lipid peroxidation in cerebral ischemia. Lee Y-J. 2006. function and inhibition. 1992. Buccelati C. COX-1 and COX-2 contribute differentially to the LPS-induced release of PGE2 and TXA2 in liver macrophages. Dieter P. Cooper CE. Sala A. 107(4): 1092-5 Arneth W. Br J Oral Maxillofac Surg. Furukawa T. 2000. Prostanoids.

Structure.Cho HJ.268: 8410 17.Chang C-I. Doruk H. Proc Natl Acad Sci U S A. Yuan C-C. Petrel TA. Robertson FM. Sutherland M. Chem. 1995. Biochimica et Biophysica Acta. Kursun N.Dincol D. Amsterdam P P 21. Angiogenesisin health and disease.Busconi L. 2000 . Multiple Controls in Inflammation. Peters-Golden M. Parret ML. Nigam S. 4th Ed. 1999 . Imanishi H. Kuo Lih. Schewe T. 2002 . Iijima H. function. Nathan C.447: 24-30 16. Michel T. Inducible nitric oxide synthase: identification of amino acid residues essential for dimerization and binding of tetrahydrobiopterin. 434: 437-441 19. Aromatase and cyclooxygenases: enzymes in breast cancer. Martin E. Kühn H.. Richards JA. Chan H. Cancer Research.Chaitidis P. Yamamato T. reactive oxygen intermediates. Correlation of aromatase and cyclooxygenase gene expression in human breast cancer specimens. 15-Lipoxygenation of phospholipids may precede the sn-2 cleavage by phospholipasesA2 : reaction specificities of secretory and cytosolic phospholipases A2 towards native and 15lipoxygenated arachidonoyl phospholipids.Cirino G. Expression of cyclooxygenase-2 and cytosolic phospholipase A2 in the liver tissue of patients with chronic hepatitis and liver cirrhosis. 2002. Virchows Arch. FEBS Letters.Brueggemeier RW. 9: 653-660 18. Journal of Steroid Biochemistry & Molecular Biology. J. European Journal of Obstetrics &Gynecology and Reproductive Biology.Carmeliet P.2003.Chard T.Cho W. Sassa S. Cancer Letters. Chen Y-J. Quinn AL.Chou Y-C. 1998. Hada T. Elsevier. Xie QW. Macrophage Arginase Promotes Tumor Cell Growth and Suppress Nitric Oxide-mediated Tumor Cytotoxicity. Biochemical Pharmacology. in “An Intro to Radioimmunoassay & Related Tech. Kubota A.86: 501-507 14. Significance of inducible nitric oxide synthase expression in benign and malignant breast epithelium: an immunohistochemical study of 151 cases. Amuro Y. 92( 25 ): 11514-11518 23. Phare SM. 23: 185-195 22. 2006. 1584: 81-90 99 . 1488 : 48-58 24. 124: 101-105 25. Shimomura S.Bulut AŞ. Nat Med. Liao JC. Harris RE. 1993. 140 : 27-35 15. and regulation of Group V phospholipase A2. 55: 105-111 26.Interaction between nitric oxide.2005. Erden E. Sak SD.Biochimica et Biophysica Acta. 1998. 1990. and peroxynitrite in the regulation of 5-lipoxygenase metabolism.Coffey MJ. Lai C-R.13. 2001. 61: 1100-1106 20.Brueggemeier RW.Cheng J. Cyclooxygenase-2 expression is higher in ovarian cancer tissue adjacent to endometriosis than in ovarian cancer without comorbid endometriosis. 2003. Wang P-H. Hepatology Research. Joarder FS. Biol.

9: 2651-2656 34. Clinical Cancer Research. NO news is good news. Circ. Roberts JM.1983. Salter J. Hills M. Chem. insulin-like growth factor-I levels and nitric oxide activity in breast cancer patients. Diversity of group types. Koshland DE. 1998. Fıshman M. 6: 2482-2491 40. Res.Coşkun U. 1994. Yılmaz E. Free Radical Biology & Medicine. Candan S. Journal of Steroid Biochemistry & Molecular Biology. 34: 12531262 31.Cuzzocrea S. J. 1995.2003. regulation and function of phospholipase A2. 2000. Copper Induces Type II Nitric Oxide Synthase In Vıvo. 2003. Gynecologic Oncology . Zhang X. Günel U. 11: 376-380 100 .97 : 96-103 32. Biol. 2003. Günel N.Davies GLS. Dugo L. Persıchını T.Significance of serum vascular endothelial growth factor. Peng Y. 2000. Martin L-A.Eder AM. 1992.Clinical Cancer Research. Hardison J.Erbaş D.Davies G. Klinik Gelişim.Davidge ST. Dowsett M.Contestabile A.Dai Y. Sancak B. Int. J. Cyclooxygenase-2 and chemoprevention of breast cancer.27. Correlation between Cyclooxygenase-2 Expression and Angiogenesis in Human Breast Cancer. Little CD. J Histochem Cytochem. Phospholipases. Bayram O.32( 2-3): 476-509 28. 2003.Culotta E. VEGF and vascular fusion: implications for normal and pathological vessels. Cardıff RD.Dennis EA. 269: 13057-13060 37. Roles of NMDA receptor activity and nitric oxide production in brain development. The expression of cyclooxygenase-2. Baker PN. Mao M.Ellies LG. Maglıone JE. 2: 1-32 38. 77 : 274-283 33. 86: 495-499 35. Onuk E.Ding X-Z.258( 5090 ):1862-5 30. 2003. Muscı G. 47: 1351-1356 39. Adrian TE. Nitrik oksit: Fizyolojik önemi ve çeşitli hastalıklardaki rolü. Sasagawa T. Constitutive and Lysophosphatidic Acid ( LPA)-induced LPA Production: Role of Phospholipase D and Phospholipase A2. 106 : 1-7 41.Drake CJ. Brain Res Rev. 16: 307-353 36. Colasantı M. Wang Z. 2003 . Hennig R. Manner CK. Aoki J. Molecular Cancer. 2005 . Science. Nitric Oxide Produced by Endothelial Cells Increases Production of Eicosanoids Through Activation of Prostaglandin H Synthase. Özkan S. Enzymes . 1999.Dennis EA. 12: 104-110 29. Lipoxygenase and cyclooxygenase metabolism: new insights in treatment and chemoprevention of pancreatic cancer. Sacks N. Cancer. Kleeman J. McLaughlin MK. The Breast. VEGF and PGs in CIN and cervical carcinoma. Macleod CL. Mills GB.

Furchgott RF. Syed AH. 45 :259-265 43. 288( 5789)( Abst ): 373376 50. Oncologist. Molecular Pathology of Cyclooxygenase-2 in induced Angiogenesis. Breast Cancer Research and Treatment. Journal of Molecular Graphics and Modelling.2002 . Jain RK. Characterization of Monoclonal Antibodies Against Human Leukocyte 5-Lipoxygenase. Prognostic value of vascular endothelial growth factor in breast cancer. Torun M. Gianetti I. Perez JJ. 2004. Smeets A. Kurne A. Biomol. Zurrida S. Cell Biology International. 1980. 5: 37-44 52. 37 : 591-602 46. Leukotrienes and Essential Fatty Acids. 15: 290-300 44. Caldarella P. 2000. Lipoxygenases: Structural principles and spectroskopy. Erten D. Nature. Nootan KS. Yuan F. The obligatory role of endothelial cells in the relaxation of arterial smooth muscle by acetylcholine. 25: 431-459 51. Blood flow. and leukocyte. 2006. Am J Pathol. Prostaglandins. 31: 325-348 45. FASEB J.Gibanananda R. Aslan S. Evans JF. Experimental Gerontology. Lipid peroxidation. 1997. Annu.42. Vinoid R.Gatti G. 1996. 13: 1-6 53. Şimşek B. Palomer A.Freitas I. Vento AR. Vanhoutte PM. Struct. Rev.Fujimoto Y. Simsek S.Gaffney BJ. 1992. Seetharaman A. Bertone R. Biophys. In situ detection of reactive oxygen species and nitric oxide production in normal and pathological tissues:improvement by differential interference contrast. Leukotrienes and Essential Fatty Acids.Gönenç A. free radical production and antioxidant status in breast cancer. Miliery R.Filizola M. 3( 9)( Abst ):2007-2018 49. 2001. 71 : 335-340 47. Sanjay B.Fukumura D. Comparative molecular modeling study of the three-dimensional structures of prostaglandin endoperoxide H2synthase 1 and 2 ( COX-1 and COX-2 ). Zawadzki jv.endothelial interactions. Giraldo A. 1997 . Vairetti M. Endo M. Griffini P. Role of nitric oxide in tumor microcirculation.Gasparini G. 150( 2 ): 713-725 48. Lipid peroxidation and antioxidant status in blood and tissue of malignant breast tumor and benign breast disease. vascular permeability. Mauleon D.Furchgott RF. Prostaglandins. Annals of Clinical &Laboratory Science. Possible role of nitric oxide in the biology of breast carcinoma: review of the available literature. Suryanarayan D. Endothelium-derived relaxing and contracting factors. Akıncı M. The Breast. 30: 376-380 101 .2004. Sakuma S.Fosslien E. 59:163-170 54. Fenoglio C. Demirer S. Uno E. 1989. Luini A. 2000.Ethier D. Effects of reactive oxygen and nitrogen species on cyclooxygenase-1 and -2 activities.

Kamitani H. 73-122 61. Clinical Importance of Serum Interleukin-18 and Nitric Oxide Activities in Breast Carcinoma Patients. Cyclooxygenase-1 and -2 isoenzymes. Cancer. Natl. Dtermination of nitrite/ nitrate in human biological material by the simple Griess reaction. Krumenacker JS. Yalçin AS. Aprahamian M. Bishop-Bailey D. The International Journal of Biochemistry & Cell Biology . Clinica Chimica Acta. 274: 177-188 57. Cancer Research. Yüksel M. 1998. Coşkun U. Oxford University Pres. 1996. Eling TE. Metzger E. Boockvar KS. Taintor RR. Dembinska-Kiec A.Halliwell B. 2001 . 2001. Dannenberg AJ. Expression of cyclooxygenase-1 and cyclooxygenase-2 in human breast cancer. Malczewska-Malec M.Helliwell RJA. Wanat A. Szczudlik A. Calvo BF. Adams LF. Günel U. Relationships between nitric oxide. Aktan AÖ.Ikawa H. Vallat F. 1999.78:841-849 59.Hanafy KA. 1998. Foley JF. Coffy S. Leukotrienes and Essential Fatty Acids. 1411( 2-3 ): 263-272 66. 27-34. Expression of 15Lipoxygenase-1 in Human Colorectal Cancer. Evrard S.Guevera I. J. Flatter E. 59: 360-366 68. Liu CH. nitroxyl ion. Anna P. Bartus S.Hla Timothy. NO. COX-2 Inhibitors fort he Prevention of Breast Cancer.1998. Prostaglandin synthases: recent developments and a novel hypothesis. 2004. Iwanejko J. Biochim Biophys Acta. Free Radicals in Biology and Medicine. New York. Med Sci Monit. Marescaux J. Prostaglandins.Granger DL.Janero DR. Murad F. 95( 3): 663-667 58.Howe LR. Gutteridge JM. Methods Enzymol.2002. Hasdemir O. 268: 142-151 56. Role of nitric oxide in pancreatic tumour growth: in vivo and in vitro studies. 1999. Br J Cancer. Byrne J. Third edition. 8 : 31-40 65. 15 ( 28 ): 1495-1506 102 . and cyclic GMP in signal transduction. Cancer Inst. Nitric oxide ( NO )-related pharmaceuticals: contemporary approaches to therapeutic NO modulation. 1999 .31 : 551-557 64. Sayin-Özveri E.Günel N. Different kinds of reactive oxygen and nitrogen species were detected in colon and breast tumors. Cancer Letters. 165: 219-224 60. Golabek I.Hajri A. Bozkurt Ş.Haklar G. 2000.55. 2003 . Free Radic Biol Med. 70 : 101-113 63. Journal of Mammary Gland Biology and Neoplasia. Schaefers HJ. Hibss JB Jr. nitrosonium cation and peroxynitrite.90: 455-460 67. 7( 4): 801-819 62. Sancak B. Pankiewicz J. Trifan OC. Measurement of nitrate and nitrite in biological samples using nitrate reductase and Griess reaction.Hughes MN.Hwang S. 1999. nitrotyrosine. Scollard D. Levine E. Mitchell MD.

2003. Bergerheim US. Billiar TR. Differential expression of nitric oxide synthase in human stomach canxer. Bredt DS. 160(2): 556-60 70. 132: 17-21 80.Jenkins DC. Moss DW. Lipid Hydroperoxide Measurement by Oxidation of Fe in the Presence of Xylenol Orange. pathophysiology. Sönmez H.Kiechle FL. Moncada S.Jorgensen K. Morcos E. 531: 23-27 74. Ulakoğlu EZ. Nitric oxide. Biol Chem Hoppe Seyler. Subapriya R. 92( 10 ): 4392-4396 71.Kobzik L. 376( 6): 327-343 81.Kumaraguruparan R. Prostaglandin E2 levels in human brain tumor tissues and arachidonic acid levels in the plasma membrane of human brain tumors. Receptors for growing family of secreted phospholipases A2. Mansel RE. Rhodes P.Jansson OT. Fehsel K. Lazdunski M. 1998. Thomsen LL. Holmes LS. Mouritsen OG. 100( 5): 567-575 76. Lee HY. Viswanathan P. Nitric oxide synthase activitity in human renal cell carcinoma. 1999. 372: 8 78. Am J Clin Pathol. Reid MB. Douglas-Jones A. 146( 2): 173-180 79. Nature. 1995. Malinski T. 325 :165-170 82. assembly and role in tumour angiogenesis. Roles of nitric oxide in tumor growth. Wiklund NP. Baylis SA. Leukotrienes and Essential Fatty Acids. Cancer Lett. Biophysical mechanisms of phospholipase A2 activation and their use in liposome-based drug delivery. Kolb-Bachofen V. Charles IG. Han JW.Kalluri R. Petrosko P. Biochemistry. 20: 162-170 103 . Clinica Chimica Acta. Wolff SP. The regulatory role of nitric oxide in apoptosis. Brundin L.Nitric oxide in skeletal muscle.Lambeau G. Emson PC. 2001 . Woollard ACS. Comparison with the TBA Assay and an Iodometric Method. Hong S. 1991. Özyurt E. Proc Natl Acad Sci USA. Adolfsson J. J Urol.Kökoğlu E. 2003. Stamler JS.1998. 1999. International Immunopharmacology. Tüter Y.Koh E. Westmore K. 2002 . 1: 1421-1441 77. Prostaglandins. Levels of expression of lipoxygenases and cyclooxygenase-2 in human breast cancer. FEBS Letters. 1993. 3: 422-433 75. Nat Rev Cancer. Tissue lipid peroxidation and antioxidant status in patients with adenocarcinoma of the breast. Lee HW. a small molecule with complex biological activities. TİPS. 1994 .Jiang Z-Y.Kim PKM. and detection. Inducible nitric oxide synthase and its product nitric oxide.Jiang WG. Cancer Letters . 2002. Basement membranes: structure.Kroncke KD. 69( 4 ) :275-281 72.69. 26( 10 ): 853-856 73. Noh SH. Davidsen J. Nagini S. Sandıkçı KS. Yazıcı Z. LIPIDS. Zamora R. 1995.

41: 265-271 85. 14 : 230-235 86. Wilson KT. Meltzer SJ. 95( 6): 1191-1198 87. Ishikawa Y. Breast Cancer Research. Redmond HP. Immunohistochemical evaluation of endothelial nitric oxide synthase expression in primary breast cancer. Protein measurement with phenol reagent. J Biol Chem. Fulton AM. 74: 381-400 92. B. Cancer Medicine.Margolase RG. Minckwitz GV. Kundu N. Pollock. Nathan C. 491-497. 1733-1822. Promoter methylation regulates cyclooxygenase expression in breast cancer. 85: 1044-1055 104 . Buck A.McNamara DA. J Biol Chem. Bouchier-Hyes DJ. Kaufmann M. Nitric oxide synthase structure and mechanism. Ed 15. Solbach C. Schini-Kerth V. Approach to the patient with cancer In: Brounwald. American Cancer Society. The role of early expression of inducible nitric oxide synthase in human breast cancer. Cancer. Bloomer WD. 268( 17): 12231-12234 94. Walsh TN. Expression of Endothelial and Inducible Nitric Oxide Synthase in Benign and Malignant Lesions of the Breast and Measurement of Nitric Oxide Using Electron Paramagnetic Resonance Spectroscopy. 2005 . DDT. Phospholipase A2 expression in tumours: a target for therapeutic intervention. Sinn H-P. Kaufmann M. Harrison’s Principles of Internal Medicine. 1998. USA 2001 88. Xie QW. Lobysheva I. Minckwitz GV.83. Strank C. 1951. Hortobaygi GN. Nitric oxide and macrophage function. Kasper. European Journal of Cancer. Ed 5. Dressler L. 6: 316-321 90. 193: 265-275 89. Jameson( eds).Ma X. Rosenbrough NJ. Yang Q. Weichselbaum( eds ). Kaufmann M. Fisher B. Strank C. Diverse cellular localizations of secretory phospholipase A2 enzymes in several human tissues. Radvin PM. Prognostic factors in early breast carcinoma.Lowry OH. Gill JH.Decker Inc. Schini-Kerth VB. McGraw-Hill Companies. 8: 710-715 84. Significance of angiogenesis in cancer therapy. Minckwitz GV. The Breast.Longo LD. 1997. Randall RJ. 2004. Br J Surg. 2002.MacMicking J. Weber S. Murakami M. Nepveu F. Harmey JH. 1994. Bast. Faucci. 2005 . Neoplasm of the breast. Kudo I. 2005. Buck A. Canada 2000 93. Sinn H-P. Ishii T. Frei.C. Wolf G. 1736: 200-210 95. Strebhardt K. Sinn HP.Loibi S.Masuda S.Mansour EG. Roller M. Farr AL.Loibl S. Kufe. Biochimica et Biophysica Acta.Marletta MA. 1993. Hauser.Laye JP. In: Holland.Loibl S. 2003. Longo. Strebhardt K. Strebhardt K. Annu Rev Immunol. Solbach C. 15( Abst): 323-350 91.

Nomura Y. Hanasaki K. Dimberg J. 43: 3-35 102. Arita H. Pharmacology. Ohsawa K. 2005. FEBS Letters. 26( 12): 11851189 108.Nabemoto M. 1991. Recent advances in molecular biology and phsiology of the prostaglandin E2-biosynthetic pathway. Nitric oxide synthase activity and expression in human colorectal cancer. Higgs EA.Moochhala S. A pathway for the regulation of cell function and communication. Rodriquez-Crespo I. Saiga A. Cyclooxygenase. Esworthy R. 1997 . 73: 155-161 107. Nitric oxide physiology. Higgs A.Österström A. 1993. Murayama T. 487: 262-266 101.Murakami M. 2004 .Offer S. 71(6)( Abst): 1169-74 103. Ngoi SS. 182: 175-182 105 .17: 1171-1174 97. Progress in Lipid Research.Morioka Y. 2002. Shan S.1996. Saito T. Eliraz A. Palmer RM. Fink G. Nitric oxide synthase structure and electron transfer. Ishimoto Y. Madar Z. 2005 .Regulation by Epidermal Growth Factor. Archives of Biochemistry and Biophysics. Fujii N. DeAngelo J. Söderkvist P. Drug Metab Dispos. 2002. Gu J-L. Kudo I. Ikeda M. Fransen K. Biosynthesis of nitric oxide from L-arginine. Chhatwal VJ.Myer RE. Expression of cytosolic and group X secretory phospholipase A2 genes in human colorectal adenocarcinomas. Biochem Pharmacol. The L-arginine-nitric oxide pathway. Stark AH. Reversible activation of secretory phospholipase A2 by sulfhydryl reagents. Nadler J.Natarajan R. N Engl J Med. Interactions between Nitric Oxide and Arachidonic Acid in Lung Epithelial Cells: Possible Roles for Peroxynitrite and Superoxide. Nakamura H.96.Nie D. Dodge RK. 1998. Cancer Letters. 82: 1790-1798 105. Hirabayashi T. lipoxygenase and tumor angiogenesis. 43( 2): 109-142 99.Moncada S. Ong ET. 436: 145-153 104.1995. Mol Life Sci. Chan ST. Bai W. 1989 . and pharmacology. Higgs EA. The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. Gerber N. Br J Cancer. 38( 11 ): 1709-15 98. Carcinogenesis. Increased 12Lipoxygenase Expression in Breast Cancer Tissues and Cells. pathophysiology. Wilezynski S. Palmer RM.Moncada S.Ortiz de Montellano PR. Nitric oxide synthase inhibition irreversibly decreases perfusion in the R3230 Ac rat mammary adenocarcinoma. Dewhirst MW. Nishida C. Hann KV. 329( 27 ): 2002-2012 100. 2000.Moncada S. Okuma Y. 59( 5): 799-807 Cell 106. Bonaventura J. Rauff A. Potential role of group X secretory phospholipase A2 in cyclooxygenase-2-dependent PGE2 formation during colon tumorigenesis. Chia YW. Pharmacol Rev.

1997. 2005. 11: 2090-2100 122-Rubbo H.Salvemını D.Rahman MA. Needleman P. 57 : 463-470 117. Prostaglandin E2 synthesis and secretion: The role of PGE2 synthases.peroxynitrite and lipoxygenase atherogenesis:mechanistic insights. Meme Kanserlerinin histopatolojik özellikleri. Sciulli MG. Norton L. Sci.Sak SD. O’Donnell V. Int J Biochem Cell Biol. Nitric oxide. Tacconelli S. 17: 90-93 110. 44: 154-183 115. Brueggemeier RW. Masferrer JL.Park JY. Capone ML. 20 : 1-6 114. 2005 . Lokesh BR. Am J Surg Pathol. Spice phenolics inhibit human PMNL 5-lipoxygenase. 70( 6 ) :521-528 116.Page DL. Journal of Molecular Structure. Kim J-H. 1999. Türk Patoloji Derneği. Natl. Kim J-R.15: 334-349 111. Pillinger MH. Clinical Immunology. Bang O-S. Recognition of lethal and favorable prognostic types. Raghavendra R. 2004. Leukotrienes and Essential Fatty Acids. Basic Pathology. Brain Reserch Reviews. 1991.Prasad NS.Park D-W.Rosen PP. 2004 . 80: 203-212 119. Journal of Steroid Biochemistry &Molecular Biology. Naidu A. Biochemistry. Groshen S. Tejeda. Akt as a Mediator of Secretory Phospholipase A2 Receptor-Involved Inducible Nitric Oxide Synthase Expression. Signaling pathways regulating aromatase and cyclooxygenases in normal and malignant breast cells. 119: 229-240 113. 170: 2093-2099 112. 2001. 674( 1-3): 121-124 118. J Clin Oncol. Toxicology. 208 :305-317 in 123. Petrel TA. Kim S-Y. 12: 708-712 124. Pinto M del C.Redrejo-Rodriquez M. Kine DW. Mısko TP. Proc. 1993 . Macias P. Rokach J. Factors influencing prognosis in nodenegative breast carcinoma: analysis of 767 T1N0M0/T2N0M0 patients with long-term follow-up. Kang S-S.Richards JA. Sonn J-K.1994. Currıe MG. Seıbert K.Özuysal S.Poweel WS. 2003.Robbıns KC. Anti-angiogenic therapy in breast cancer. Abramson SB.Cano A. The Journal of Immunology. 2002 . Progress in Lipid Research. 90 : 7240-7244 106 . Nitric oxide.109. Prognosis and breast cancer. 1993.Robbins RA. Nitric oxide activates cyclooxygenase enzymes. 2006. Prostaglandins. Tümöral Anjiogenesis. 19: 607-642 120. Grisham MB. Lipxygenase inhibition by flavonoids: semiempirical study of the structure-activity relation. Baek S-H. Klinik Gelişim.Patrignani P. Biomedicine& Pharmacotherapy. 29: 857-860 121. 2004. biology and chemistry of the 5-lipoxygenase product 5-oxo-ETE. 2003. New insights into COX-2 biology and inhibition. Toi M.Acad.

1037 : 200-203 127. 1996. Nitric Oxide Synthase Activity in Human Gynecological Cancer. Amsterdam 107 . 1999. Mcleod D. Moncada S.Cancer. Toxicol Lett. Brennan M-L. Joshi PG. 54: 1352-1354 137. Dong Q. Sajinovic M. Miles DW. Cancer and Metastasis Reviews.Sanganahalli BG. 68-69 : 291-301 128. Prostaglandins & other Lipid Mediators .Tang TC-M. Dannenberg D. Ba GN. Biochim Biophys Acta. Lipoxygenase –catalyzed formation of R-confıguration hydroperoxides. Fu X.Szabo C.Tamir S. Burney S.Soslow RA. To V. Riveros-Moreno V. Association between nitrotyrosine levels and microvascular density in human breast cancer. King NJC. 140141: 105-112 133.125. Elsevier. Zheng L. Graham GG. The significance of cyclooxygenase-2 expression in human hepatocellular carcinoma. 17 : 107-118 138. 56: 215222 136.Samoszuk M. Cancer Research.9: 821-827 134.Thomsen LL. Breast Cancer Research and Treatment. Scott KF. Gelb MH. Xanthine oxidase.Singh B. 64: 6934-6940 132. Rush D. Toxicol. Tannenbaum SR.Tapiero H. 2000. 2002. Leonor L. Masferrer J.Tijssen P. Role of nitric oxide in tumour progression: Lessons from human tumours. Chem. Biomed Pharmacother. Mammalian nitric oxide synthases. Multiple pathways of peroxynitrite cytotoxicity.2004. Poon RT-P. 2002. Knowles RG. colonic and mammary tumors. Role of Cyclooxygenase-2 in Breast Cancer.Schneider C.Stuehr DJ. 59: 311-316 135. 1994.2005. 1411 ( 2-3 ): 217-230 131. Cancer Research. Biomedicine & Pharmacotherapy. Polyunsaturated fatty acids ( PUFA ) and eicasanoids in human health and pathologies. 108 : 173-179 129. in “Practice and Theory of Enz. Nikolov B. Joshi NB. Fan ST. Oncogenic Action of Secreted Phospholipase A2 in Prostate Cancer. Brain Research. Hazen SL. Beesley JE. Boulas J. Tsatralis T. Lawton FG.Sved P. Khan KN. Tew KD. Russell PJ. Journal of Surgical Research. COX-2 is expressed in human pulmonary.Immunoassays”. Woerner BM. Res. Lucci A. 89: 2637-2645 130. Couvreur P. DNA Damage by Nitric Oxide.Thomsen LL. 2002 . 74: 271-278 126. Brash AR. 1998 . nitric oxide synthase and phospholipase A2 produce reactive oxygen species via mitochondria. 2003 . Singh J. 2005 . Nallan L. ( 1985). 2002 .

Timoshenko AV. Apoptosis. 71: 3058-64 108 . A Colorimetric Method fort he Determination of Lipoxygenase Activity Suitable for Use in a High Throughput Assay Format. Acta. 129: 375-382 150-Yamamoto S. Hellman S. Biochim. Yamashita J-İ. Inducible Nitric Oxide Synthase Expression. Role of prostaglandin E2 receptors in migration of murine and human breast cancer cells. Biochimica et Biophysica Acta. Lala PK. Veldınk GA. Ogawa M. Molecular basis of angiogenesis and cancer. Cyclooxygenase-2 and prostaglandin signaling in cholangiocarcinoma. 1993. 2005 . Experimental Cell Research. 2003. 1651-1717. 1992. Clinical Cancer Research. Diallo R. Prostaglandins and cyclooxygenases in the spinal cord. Analysis of cyclooxygenase-2 expression in human breast cancer :high throughput tissue microarray analysis. 64 : 327-363 143. Bos ALM. Böcker W. Clin Oncol. Carcinogenesis. Claudio PP.Vanegas H. 2003. Chakraborty C. Murata K. Cancer . Vlıegenthart JFG. 1995. Haris JR. 2006. Schaible H-G.Vernooy-Gerrıtsen M.Tonini T. Kiesel L. Poremba C. Lam SK.139. 2000. Philadelphia 2001 146-Wu J. Heinecke A. Xia HHX.289 : 265-274 140. Affınıty chromatography of antıbodıes dırected against soybean lıpoxygenase-1 and -2 and an enzyme-lınked ımmunosorbent assay ( ELISA ) for antibodies and lıpoxygenases. Saishoji T. Oncogene. 32: 28-44 148-Wu T. and Angiogenesis in in situ and Invasive Breast Carcinomas. Müller C.Yamashita S-İ. Cancer Principles and Practice of Oncology. Xu G.Wülfing P.Soini Y. Kung HF. 2003 . 24( 2 ): 243-247 147-Wu T. Cyclooxygenase-2 in hepatocellular carcinoma.Vakkala M. Rosenberg ( eds ). 748: 148-152 144. Biochimica et Biophysica Acta. Tu SP. Kahlos K. Ed 6. Lakari E. Hayes DJ. 1128: 117-131 151. Progress in Neurobiology. Fan DM. Biophys. 6: 2408-2416 142.Waslidge NB. J Cancer Res. Rossi F. Inada K. Malignant Tumors of the Breast In: De Vita VT. Sakamoto K. Paakkö P. 2001 . Wülfing C. 1983. Cancer Treatment Revıews. 231: 354-358 145-Winer EP. Nakashima Y. Analytıcal Bıochemıstry. Morrow M. Lippincott Williams and Wilkins. 2003. Kinnula V. Increased Expression of Membrane-Associated Phospholipase A2 Shows Malignant Potential of Human Breast Cancer Cells. 15-LO-1 mediates cyclooxygenase-2 inhibitor induced apoptosis in gastric cancer. 22: 6549-6556 141. Mammalian lipoxygenases: Molecular structures and functions. 1755: 135-150 149. Greb RR. Osborne CK. Wong BCY. Chakrabarti S. Rody A. Nomura K.

Yuan B. Contribution of inducible nitric oxide synthase and cyclooxygenase-2 to apoptosis induction in smooth chorion trophoblast cells of human fetal membrane tissues. Bessho T. Ohyama K. 341: 822-827 109 . 2006.152. Biochemical and Biophysical Research Communications. Toyoda H.

11.4 Nisan 2004 2-) HPLC Temel Bilgileri Kursu Gülhane Askeri Tıp Akademisi – ANKARA – 7 Ekim 2004 110 .F Biyokimya A.T. 3.Ü İstanbul Tıp Fakültesi 1933 Reform Anfisi İSTANBUL. 2002 İ.Ü C.D’da Başlangıç : İngilizce Üyesi Olduğu Dernekler : Türk Klinik Biyokimya Derneği Katıldığı Kongreler : 1-) I.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi : 13. 16-19 Nisan 2005 2-) 31st FEBS Congress 24. Ulusal Moleküler Tıp Kongresi Hilton – İSTANBUL. 7 Ekim 2004 Katıldığı Kurslar : 1-) Laboratuar Organizasyonu Yönetimi ve Kalite Kursu İ. Turkey Katıldığı Sempozyumlar : 1-) II.9.ÖZGEÇMİŞ Doğum Tarihi ve Yeri Medeni Durum Orta Öğrenim Lise Yüksek Öğrenim Uzmanlık Eğitimi Yabancı Dil : 10 / 09 / 1975 – İslahiye / Gaziantep : Evli. 1 çocuk annesi : 1986 -1989 İslahiye Ortaokulu : 1989 – 1992 İslahiye İbni Sina Lisesi : 1993 – 1999 İ.29 June 2006 İstanbul. Ulusal HPLC ve diğer Seperasyon Teknikleri Sempozyumu.

E. 2005. Çiftçi. H. IV. N. Abstract Book.Yayın : -Mammaglobin ve Meme Kanseri. 31st FEBS Congress. Ö. Kökoğlu. E. Ekmekçi. Sönmez. T. Ulusal Moleküler Tıp Kongresi. E. 117: 249-254 Kongreler : Koroner Arter Hastalarında Tıkalı Damar Sayısı Yönünden Nitrik Oksit Son Ürünleri Ve Lipid Peroksidasyonunun İrdelenmesi. İ. Domaniç. Gürel. Ç. Bütün. V. E. Sönmez. İ. N. Sönmez. Kökoğlu. E. Ö. Nitric oxide levels in patients with breast cancer. H. Ulutin. Ö. H. Ulusal Klinik Biyokimya Kongresi. A. 2006 111 . N. H. A. N. Konuşma Metinleri ve Poster Özetleri. I. ADP-induced platelet aggregation and serum total nitric oxide (NOx) levels in angiographically determined coronary heart disease. Çiftçi. Altuğ. Domaniç. 15: 3 -Comparison of platelet fibronectin. H. İşler. Ulutin. İ. 2004. Ö. Çiftçi. İ. İşler Bütün. İ. 2006 - Effects of melatonin on lipid parameters of diet-induced hypercholesterolemic rats. Ulutin. Abstract Book. M. Caner. İşler. Sönmez. Sönmez. E. Gürel. 31st FEBS Congress. 75th EAS Congress. V. H. Ö. Ekmekçi. 2006. Bütün. Platelet Fibronectin.Domaniç. Program ve Özet Kitabı. T. Çelik. 2006. 2005. Ekmekçi. Çiftçi. E. Sialic acid and Aggregation Levels in Coronary Heart Disease. Çiftçi. İ. T. H. H. Ç. H. Vural. Ö. Platelet Fibronectin And Platelet Aggregation Levels In Coronary Heart Disease.Thrombosis Research. Gürel. Çiftçi. Ö. Kahveci. Abstract Book. Kökoğlu. Kökoğlu. Evaluation Of Nitric Oxide. T. Ç. H. Endokrinolojide Yönelişler. Kökoğlu. Sönmez. Domaniç. Ekmekçi. Kökoğlu. Çiftçi. Kökoğlu. İşler Bütün.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful