İmadeddin Nesimî

(1369- Halep, 1417)

Büyük Azerî şairi İmadeddin Nesimî, 1369 yılında doğmuştur. Nesimî, mükemmel bir tahsil görmüş, "Seyyid", "Hüseyin" ve "Nesimî" mahlaslarıyla şiirler yazmıştır. Nesimî'nin eserlerinde Bursa, Tebriz vs. şehirlerinin adları sıkça anılır. Nesimî'nin yaşadığı çağda Emir Timur ile Tohtamış Azerbaycan'ı almış ve Miranşah burada hakimiyet sürmüştür. Bu çağlarda Azerbaycan'da Hurufîlik hareketi geniş ölçüde yaygınlaşmıştır. Bu tarikatın kurucusu Fazlullah Naimi (1340-1394), Miranşah tarafından yakalanarak Elince Kalesi yanında feci bir şekilde öldürülmüştür. Nesimî, üstadı olan Naimi'den Hurufîliği öğrendikten ve kabul ettikten sonra bu tarikat uğrunda mücadele etmiş, hatta mahlasını bile üstadının mahlasından almıştır. Bütün Hurufîler gibi Nesimî de takip edilmiş ve 1417 yılında Halep'te derisi yüzülerek öldürülmüştür. Nesimî, Azerbaycan edebiyat tarihinde felsefî şiirin temelini atmış; güzel ve mükemmel eserlerin

sanatkârı olarak büyük şöhret bulmuştur. Onun şiirlerinde tasavvufî ve Hurufîliğe ait fikirler, zamanın hakim ideolojisine karşı yöneltilmiştir. Allah-insan fikrini ileri süren şairin bütün eserleri, insan hakkında yazılmış şiirlerden ibarettir. Nesimî, insanı Tanrılaştırarak veya Tanrı'yı insanlaştırarak Ortaçağ hayatının beşerî ilişkilerine karşı gelmekteydi. "Kâmil insan" a derin sevgi besleyerek onu ilâhileştiriyordu. Cisim ve can sahibi olan insanın dünya ve kainata sığmamasını, onun aklî ve manevî büyüklüğünde görüyordu. Nesimî'nin dünyevî ve gerçek konuları işleyen eserleri de vardır. Bu tarzda yazdığı şiirlerinde terennüm ettiği duygular ve düşünceler, samimî ve hayatîdir. Büyük şairin ölümsüz sanatı, Azerbaycan halkının sanat ve kültür tarihinde yeni bir düşünce tarzının ifadesidir. O'nun felsefî fikir ve yüksek sanat örneği olan şiirleri, Yakın ve Ortadoğu ülkelerinin şiirinde de bir uyanışa vesile olmuştur.

Qazeller

Derd ü qem ile yandı könül, yâr bulunmaz, Çox dâr ü diyar istedi, deyyâr bulunmaz.

Gönül, dert ve gamla yandı; derdimi giderip gamımı paylaşacak bir sevgili bulunmaz. Çok yer ve ülke araştırdı, dert yanıp üzüntüsünü azaltacak bir kişi bulunmaz. "Ben yârinim" diyen çok olsa da gerçekte yeri gelince vefalı yâr bulunmaz.

Yârem deyici çoxdurur, amma beheqîqet, Fürset gelicek, yâr ü vefâdâr bulunmaz.

Adet budurur kim, dili dildâre vererler, Dil getdi elimizden, dildâr bulunmaz. Nece kişiler de'vi-yi İslam edir, amma Tek arada bir xaç ile zünnâr bulunmaz. Her bîhüner insafı yox uş mensebi tutdu, Sâhib-hünere menseb ü idrar bulunmaz. Her kişide bir cübbe vü destâr olur, amma. Min başta biri lâyiq-i destâr bulunmaz. Çün çerx-i felek câhül ü nadan sever oldu, Bes lâcerem uş fezle xirîdâr bulunmaz. Terrar ger aparsa qamu rexti revadır, Çün qefilede bir kişi bîdâr bulunmaz. Xelqin emeli azdı, könül yıxıcı öküş, Bir xeste könül yapıcı me'mâr bulunmaz. Var derde tehemmül qıl u sebr eyle cefeye, Çün dil dileyi endek ü büsyâr bulunmaz. Zerq ile riya üste kesâd eyledi fezli, Elm ehline bir rövneq-i bâzâr bulunmaz. Yar razını faş etme, Nesîmî, bu evâme, Alemde bu gün mehrem-i esrar bulunmaz. II Ey üzün "nesrün min-Allah", vey saçın "fethün qerib" Ey beşer süretli Rehman, vey meleksîmâ hebib.

Adet budur ki gönlü, gönül sahibi sevgiliye verirler. Ne var ki gönül elimizden gitti, gönlün sahibi bulunmaz. Nice kişiler İslâm davası güderler, ama tek farkları arada bir haç ile zünnarlannm (keşiş kuşağı) olmasıdır. Beceriksiz kişiler, insafsızlar soy sülale yoluyla üstün makamları işgal ettiler. Hüner sahipleri ise makam ve geçim yeri bulamaz. Her kişide bir cübbe ile sarık bulunsa bile bin baştan teki bile bu sarığa lâyık değildir. Ne zaman ki, kahpe felek, cahili ve haddini bil mezi sever oldu; artık şüphesiz, faziletin müş terisi bulunmaz. Fırsatçı hırsız, bütün gerekli şeyleri götürse yeridir. Çünkü yola koyulan kafilede bir kişi bile uyanık değildir. Halkın işi çığırından çıktı. Gönül yıkıcılar ço ğaldı. Yaralı bir gönülü tamir edecek bir mimar bile bulunmaz. Var git derde katlan ve eziyetlere karşı sabırlı ol. Çünkü gönlün dileğinin azı da, çoğu da bulunmaz. İki yüzlülük ve hilekarlık işte aldı yürüdü. Fazileti müşterisiz bıraktı. İlim sahiplerine parlak bir pazar kalmadı. Ey Nesîmî, sen sırrını bu ayak takımına açma. Çünkü bugün dünyada sırdaş bir insan bile bulunmaz.

Ey yüzü "Nasrün min-Allah"ı*, ey saçı "Fethun karib" i** hatırlatan güzel, ey insan kılığmdaki esirgeyici ve ey melek görünüşlü sevgili.
* "Nasrün min-Allah" , "Yardım Allah'tandır" anlamında ve "Fethin karib" de "Fetih çok yakındır" anlamında Kur'an-ı Kerim'den alınmış ayetlerdir. Bu ayetlerin seçilişi Nesîmi'nin mensubu olduğu Hurufîlikle ilgilidir. (Sâf Suresi 13. ayet)

Vâlehem hüsnüne ey miskin saçından münfeil, Cennetin bağında reyhan, sünbülün çininde tib! Zülf ü rüxsârmdır "er-Rahman ele'l-erşi'stevâ" Ke'benin mehrâbı qaşm, fitneli eynen xetib.

Ey cennet bahçesinde fesleğenin ve sünbülün kıvrımmdaki hoş kokunun misk kokulu saçının etkisinde kaldığı dilber, senin güzelliğinden şaşkına dönmüşüm. "Er-Rahmânuala'1-Arşi'steva" ayeti senin yüzünden sarkan zülfün ile yanağında yazılıdır. Kaşın Kabe'nin mihrabı, fitneli gözün ise hatiptir. "Er-Rahmânu ala-1-Arşi'stevâ"; Rahmeti hadsiz hesapsız olan Allah, bütün yüceliği ve ululuğuyla gökyüzünü kapladı" anlamında ayettir. (Tâ-Hâ Suresi, 5.ayet)

Enberefşan sünbülün esrarı oldu aşikar, Geldi Rûhullâh u mensûx oldu zünâr ü selib.

Anber saçan, sümbüle benzer saçının şırlan ortaya çıktı. Allah'ın neft ettiği ruh (Hz.İsa) geldi ve haç ile zünnarm (keşiş kuşağı) hükmü ortadan kalktı. Cebrail, Allah'ın kelamını senin yüzünün Levh'inde indirdi. Ey yüz güzelliği Allah'ın kitabı olan sevgili, o "İnnehu şey'ün acib" dir yani "muhakkak ki şaşılacak bir şeydir". Âşıkların sırlarını ancak Hakk'ı tanıyan irfan sahipleri bilir. Kendini bilmeyen garip kişi , tanıdık kişinin halini nereden bilsin? III

Suretin lövhinde endirdi kelâmı Cebreil, Ey camâlın Heq kitabı "İnnehû şey'ün ecib"

Âşiqin esrarını, Heqqi bilen arif bilir, Âşinâ hâlm ne bilsin, kendini bilmez qerib.

Cânâne menim sevdiyim can bilir ancaq, Könlüm dileyin dünyâda canan bilir ancaq. Bildim, tanıdım elimde me'bûdu, yeqin ki, Şöyle bilirem kim, ânı Qur'an bilir ancaq. Abdal oluban beylik eden ârîfi gör kim, Bu seltenetin qedrini sultan bilir ancaq. Sûfî midir ol câm-i müseffâsma meşgul, Pünhâni içer eyle ki, şeytan bilir ancaq. Ey sâqi, getir dövr ayağın, dövr ele, sun kim, Bu dövr ayağın dövrünü dövran bilir ancaq.

Ey sevgili! Benim sevdiğimi ancak can bilir. Gönlümün dünyadaki dileğini ise ancak sevgili bilir. İlim sayesinde muhakkak ki, tapılacak olan Tanrı'yı tanıdım ve bildim. Ancak yine de onu Kur'an-ı Kerim'in bildiğini sanırım. Derviş olduğu hâlde beylik eden arif kişiye bak. Bu saltanatın kıymetini ancak sultan bilir. Sofuyu sorarsan o süzülmüş içkisiyle meşguldür. Öyle gizli içer ki, ancak şeytan bilebilir. Ey içki dağıtan güzel! Elden ele dolaştırılarak içilen kadehi getir ve dolaştırarak sun. Çünkü bu dolaştırılan içkinin dolaştırılmasını ancak devrederek içenler bilir. Gönül gemisini aşk denizinde batır. Çünkü bu denizin derinliğini ancak okyanus bilir. Hiç kimse Nesîmî'nin sözünün ne anlama geldiğini bulamaz. Bu dil, kuş dilidir ve ancak Hz.Süleyman bilir.
IV

Könlüm gemisin qerq ede gör eşq denizine, Kim bu denizin behrini umman bilir ancaq. Heç kimse Nesîmî sözünü keşf ede bilmez, Bu quş dilidir, bunu Süleyman bilir ancaq.

Mende sığar iki cahan, men bu cahâna sığmazam, Gövher-i lâmekan menem, kövn ü mekâna sığmazam.

İki cihan (dünya ve ahiret) benim içime sığar, ancak ben bu dünyaya sığmam. Mekandışı olma cevheri benim, ancak yine de varlığa ve mekana sığmam. Yeryüzü ile gökyüzü ve "kâf" ile "nun"*gibi bütün herşey bende bulunduğu için, ey bana akıl vermeye kalkışan kişi sesini kes. Çünkü ben, sözlere ve açıklamalara sığmam.

Erşle ferş ü kâf u nun mende bulundu cümle çün, Kes sözünü vü ebsem ol, şerh ü beyâne sığmazam.

* "Kaf" ve "nun" harfleri Allah'ın "Kün" yani "Var. ol" emrini ve bütün varlığı işaret etmektedir.

Kövn ü mekandır âyetim zâti durur bidayetim, Sen bu nişanla bil meni, bil ki, nîşâne sığmazam. Kimse güman ü zenn ile olmadı Heqq ile biliş, Heqqi bilen bilir ki, men zenn ü gümâne sığmazam.

Bütün varlıklar ve mekan benim delilimdir. Başlangıcım varlık sahibi olan Zat'la başlar. Sen beni bu işaretle tanı, ama ben bu işarete de sığmam. Hiç kimse zanla, kuşkuyla Hakk'ı bilenlerden olmadı. Hakk'ı bilen, benim zanna, kuşkuya sığmayacağımı da bilir.

men senden ayru ömr ü câm neylerem? Tac ü taxt ü mülk ü mal ü xânümânı neylerem? Ey gönül alan sevgili! Ben senden ayrı olduktan sonra hayatı ve canı ne yapayım? Tac. Genc-i nihan menem men uş. Herkese akıcı bir ruh bağışlarım. rüzgâr. güneş menem. şecer menem. Şems menem. yani Cennet veya Cehenneme gidecek yolun başına buyruk kişisi benim. En küçük varlık da. Ey benim hakkımda konuşan kişi! Dilini tut ve konuşma. Ruhla aynı cihanı paylaşan. Vahiy de . fakat bu yüzden şana ve delile sığmam. Ancak şu komik duruma bak ki. Haşir. taht. Qureyşiyem. Ancak ben bu mekana da sığmam. Nâr menem.Surete bax u me'nini suret içinde tanı kim. iç görünüşü tanı. Yapı da. Bunca qumaş u rext ile men bu dükkâne sığmazam. erse çıxan hecer menem. ön. bal benim. Bundan uludur âyetim. Ateş (Tur Dağı'nda Hz. qemer menem. Gerçi her tarafı kaplayan ulu varlık benim. su. dehr ile hem zaman menem Gör bu letîfeyi ki. ne de bu zamana sığarım. Heşr ü Sîrat esenciyem. Gerçi mühît-i e'zemem. men uş. Çek dilinü ve ebsem ol. âlemle aynı zamanı yaşayan benim. Gülşekerem nebat ile beste dehâne sığmazam. Gerçi bu gün Nesîmiyem. şehd menem. ne de sustası çıkan kaynağa sığarım. Çünkü beden de . çünkü ben senin diline de sığmam. beş (beş duyu) ile altı (altı yön: sağ. Güneş benim. hem de inci kabuğu . adım âdemdir. rûh-i revana sığmazam. Dış görünüşe bakıp bu dış görünüş içinde gerçek manayı. yani cehennem meleğini gör.ateş). velî cism ile câne sığmazam. eyn-i eyan menem. âyet ü şâne sığmazam. sol. Bu ateşin zebanisini. üst. ay benim. Yıldızlarla felek benim. men dehr ü zamane sığmazam. vehy ile hem melek menem. Hem sedefem. Dört (dört unsur: toprak. yani dışım. İşte gizli hazine benim. çar ile penc ü şeş menem. ancak kendim bu akıcı ruha sığmam. Ancak ben ruha da. qedr ileyem berat ile. âdemem. Hem inci. Çünkü ben bu dile de sığmam. Ancak ben ne inci çıkan denize. ancak ben anlatmaya da sığmam. Bu hazine kaynağının incisi de işte benim.Şeker kamışıyla birlikte gül tatlısıyım.Musa'nm gördüğü ateş) ile ağaç (Hz. mal. men bu zebâne sığmazam. Sıfat ve Zât ile birlikteyim. ancak bana insan adı verdikleri için görünüşte insanım. Rûh-i revân bağışlaram. Gövher-i kan menem. Sureti gör beyân ile. Zerre menem. men uş. mülk ve evi ne yapayım? . Dar ile künfekan menem. Göğün son katma çıkan taş da benim. men bu mekâne Cân ile hem cahan menem. şeker benim. Bunca kumaş ve binek takımıyla ben bu dükkâna sığmam. Sözle anlatılan görünüşe bak. çünki beyâne sığmazam. güneş de benim. Her ne kadar bugün Nesîmî diye anılmaktaysam da Haşimî sülalesinin Kureyşî boyundanım. Görünenin aynısı işte benim. ruh da benim. men bu lisâne sığmazam. Bunun için delilim uludur. onu getiren melek de benim. Bu yüzden kapalı ağızlara da sığmam. Kadir ve Berat gecesi ile beraberim. bedene de sığmam. "ol" denilince olan da benim. arka. ben ne bu âleme. hem inciyem. Cism ile can menem. V Dilberâ.Meryem'in hamileyken tutunduğu ağaç) benim. Gör bu odun zebânesin. yani iç. alt) da benim. Zat ileyem sifat ile. behre ve kâne sığmazam. Hâşimîyem. şeker menem. Encüm ile felek menem. yani öldükten sonra ruhların dirileceği meydanın ve Sırat'ın.

Ancak onu bu evde devamlı sanma. bir iki gün misafir olarak gelir. Ben senin için hastayım. donakalma. Herşeyi kapsayan akıl (Tanrı) coştu ve evren yaratıldı. Kâf ü nun emrinden oldu bu cahan yekbâr mest. Rövşen görür ehl-i nezer. Çün âdeme vâsil olur. o zaman insanlar ve cinler olur. qılma feğan. Çün muradım hâsil olmaz men duanı neylerem? Dilber aydır ey Nesîmî. danla feğânı neylerem? VI Yüzünün güzelliğine kavuşmak isterim ki derdime deva bulayım. Bu rûh-i qutsîyi bana değil ki. Görüş sahipleri bunu açıkça görür. Bu evde bâqî sanma kim. meqsûd ona hâsil olur. kol töme-yi hey van gelür. yardan ayru düşdüm. Ol müshef-i bâ-bismile insân-ı kâmildir kim. Cûş qıldı eql-i küll. vesl ola. bu dünyayı ne yapayım? Ben yaratıcı Tanrı'nm dergâhına çok dualar ettim. Ne zaman ki insan hâline kavuşur. bir-iki gün mehman gelür. Mensur âşiq oluban ber-dâr mest. lö'le kimi qeltan gelür. candan gelür. Cinn mest ü ins mest ü cümle bu vehş ü tu'yur. Mest olub söyler Ene'l Heq eşq ile âlemde bil Ye'ni ki. geldi vücûde kâinat. qalma dona. ruhtan gelir. Cinler. "Bu kutsal ruh sana nereden gelir?" Maden topraktan yolculuğa çıkar ve bitkiler ağaç olur. duayı ne yapayım? Gönül alan sevgili. Tâ vesl olana âdeme.) Bil ki. Bî-ixtiyâr ü bî-edad. sabırlı ol ve feryat etme. rüzgâr. ruh bu ceset evine gezerek gelir. İnsan vâsil olmağa bî-dest ü pâ perrân gelür. İnsan hâline kavuşuncaya kadar ruhtan gider. o zaman maksadı yerine gelir: O damladan insan olur ve şişe gibi yuvarlanarak gelir. İnsan hâline kavuşmaya elsiz ayaksız uçucu olarak gelir. özge devanı neylerem? Ey Müselmanlar bilin kim. Vardır suâlim çün sana. sâbir ol. kesin olarak insan ve cinlerin babası gelir. Çün töme-yi hevyan olur. toprak. Çünki. Bana söyle ki. olgun insandır. o zaman ruh ve vücut sahibi insan olur. başka devayı ne yapayım? Ey Müslümanlar! Bilin ki dünya sevgiliyle güzeldir. insan-i cism ü can olur. Pes-ruh-i insanî olub. sen qandan gelür. candan geder.İsterem vesl-i cemâlin tâ qılam derde deva. Yani Hallac-ı Mansur'un âşık olunca darağacında asılmış hâli sarhoş gibidir. aşkla âlemde sarhoş olan "Ene'1-Hak" sözünü söyler. Men bu gün sebr eylesem. Xâk mest ü bâd mest ü âb mest ü nâr mest. Sana bir sorum vardır. Kendi isteği dışında ve aletsiz olarak gelip gider ki kavuşabilsin. nebat olur şecer. Madem ki sevgiliden ayrı düştüm. ("Kaf" ile "nun" harfleri "var ol" anlamında olup "Kûn" kelimesini ifade etmektedir ve Allah'ın kainatı yaratırken verdiği emri karşılamaktadır. . insanın yiyeceği olur. ol Her yerde bilgil kim. Çün xâkdan eyler sefer me'den. hayvan yiyeceği olur. vahşi hayvanlar. Ben bugün sabretsem sabaha kadar feryadı ne yapayım? Ey istekli kimse. o da ki. Men senin bîmârınam. Ama madem ki isteğim yerine gelmiyor. "Ey Nesîmî. "Kaf" ile "nun" emrinden bu cihan bütünüyle sarhoş oldu. insanlar. su ve ateş de bu emirden sarhoş olmuşlardır. ins ü can olur. bu cahânı neylerem? Çox dualar qılmışam men Xâliqin dergâhına. yeqin ol ebb-i ins ü can gelür. O "Bismillah" la başlayan kitap. Bunlar hayvanlara yiyecek olur. Her yerde bil ki. yar ile xoşdur cahan. Ne zaman ki. gelür geder kim. çün sûret-i rehman gelür. kuşlar. Ol nütfeden insan olur. vergil cavab. VII Bu cism evine tâlibâ seyr ederek çün çan gelür. cevap ver. Ne zaman ki." der. ? Çün töme-yi insan olur.

VIII Eşq-i sübhânî meyinden vâleh oldu şeyle bil. Qoyum onun adm doğru. bu qamû girdâr mest. Sonsuza kadar "iyyâke na'bud min cemâlik nesta'în" yani "ancak sana kulluk eder ve senin cemalinden yardım dileriz. her dü âlem. vefakâr" koyayım. ey nigar.) "Küllü şey'in xalike" senin yüzünden başka bir şey değildir.ayet ve cennetle ilgili bazı başka ayetlerden iktibaslardan meydana gelmiştir. Qam Haqqı bilen bir gerçek er kim. her iki âlem. ayete telmihtir. Tâ ebed "iyyâke ne'bud. Ey hidâyet semi yüzün. min cemâlek nesteiyn" Ey eşqe edüv vü hüsne münkir. Göğün son katı ile onun altındaki levhi mahfuzun bulunduğu yer. Qiblemizder suretin elhemdüllüllah. Onlar ebedî olarak adn cennetine girmişlerdir" anlamına gelen "Hâzihî cennâtü adnin fedxulühâ xâlidîn" başta Zümer suresi 73. Bu cihan. yoxdurur onun qelbinde inkâr Qanı qeflet serabından bir ayıq? Qanı esrüklerin cem'inde hûşyâr? Qanı ehdinde şol sâbitqedem kim.) Ey put gibi güzel! Şükürler olsun ki yüzün kıblemizdir. Tezvir ile çekme bunca âhı. Eğer sonsuzluk nimeti istiyorsan bu su ve samanı hayvanların önüne koy. Ola doğru onun dilinde göftâr? Qanı dövranda bir qelbi değalsiz. Ey yüzü doğru yolu gösteren mum ve saçı "Hablü'l-metin" olan sevgili! (Küllü şey'in xalike: "Her şeyi O yaratmıştır" anlamında ayet/ Secde süresi 32. ilâhî aşk içkisinden yeryüzü. Erş ü kürsi. Ey yanağının suresi "ve'ş-şems" ve yüzünün ayeti "Hâzihî cennatü adnin fedxuluhâ xâlidîn" olan sevgili! (Ve'ş-şems: Kur'an-ı Kerim'in 91. Erş mest ü ferş mest ü kövkeb-i seyyar mest." (Bu ifade de Fatiha süresi 4. gökyüzü ve gökte dolaşan yıldızlar da sarhoş ve şaşkındır. süresidir.) Ey aşka düşman ve güzelliği inkâr eden kişi. Qanı âlemde bir ârîce dinar? Qanı dünyâde iqrar eyleyen kim Ki. var Hani gaflet şarabından içip de ayık kalan kişi var mıdır? Hani sarhoşların topluluğunda aklı başında olan kimse var mıdır? Sözünde duran kişi var mıdır? Varsa onun adını "doğru. .Cümle bir şeyden olubdur bu cahan yekbâregi. Ger nemet-i cavidan dilersen Heyvanlara qoy bu âb ü gâhı. Hablü'lmetin: Sağlam ip demektir ve mecazî olarak İslâmiyet karşılığında kullanılmaktadır.ayet. Hakk'ı bilip tanıyan gerçek bir yiğit var mıdır ki. bir defada ve hepsi bir şeyden meydana gelmiştir. IX Ey yanağın suresi "veşşems" yüzün âyati. Öyle bil ki. onun dilindeki söz doğru olsun? Devrimizde kalbinde hile olmayan var mıdır? Hani dünyada saf altından bir para var mıdır? Hani dünyada herşeyi açıkça söyleyen mıdır? Varsa onun kalbinde inkâr yoktur. vefâdâr. "Hâzihî cenneti-edni-fedxuluhâ xâlidin". yani dünya ve ahiret ile bütün işler sarhoştur. "Külli şeyyün xâlike" vechinden ayrı şey deyil. vey saçi "heblülmetin". yalan söyleyip bunca âhı çekme.

Cennetteki kadın ve erkek hizmetçiler bendedir. etmegil. Ey Hoca! Dünya mutluluğu daimi değildir. XI Şol ala gözden. Üzünü menden nihân etmek dilersen. Onu uykuda sanma. uş saqm. Geh döner ay bedr olur geh özünü hilâl eder. gören de benim. yolculuğa çık. Bir hele qerer eylemez eyyam. etmegil. açık ve gizli olan da benim. hem müzhirin müzhiriyem. Elbisesine yani dış görünüşüne aldanma. Sen yabanî gül yaprağı üzerine misk kokulu saçını dağıtıp aşığını yuvasız bırakmak istersen. Hem de onların kısaltılmışı. Terk eylemezem men ol günâhı. Berq-i nesrin üzre miskin zülfünü sen dağıdıb. andan hezer eyle. hem selsebül ü hem sebil. hem sâğerem. Mendedir hem hûr ü qılman. İçki dağıtan güzel de. ey könül. Ey gözü mestâne. Zaman bir durumda kalmaz. Hakk'ın sanatını ne kadar mükemmel yarattığını görsünler diye cihan halkına yüzünü örtüsü olmadan göster. XIV Zahir ü batin menem. Âşiqi bîxânimân etmek dilersen. Mezherem. uyqusu yoxdur. dökme. gizleme. âl eder. Sâqiyem. Ey aşka günah diyen günahkâr! Ben o günahtan vazgeçmem. kadeh de benim. Tâ göreler ki. Ey ehl-i nezer. bax da bu hâle nezer eyle. hem anın meqsûriyem. . Ey can! Dünya durulacak yer değildir. xelq-i cehâne perdesiz. Heq nece sün'ünü berkemâl eder. Esbabına aldanma. keçer ömür. uykusu yoktur da seni kandırır. peyda vü hem pünhan menem. İç ve dış da. ömür geçer. Hatta görenin de göreniyim. sana derem ki. XII Qaşma. Görülen de. bazen de hilâl şeklini alır. ya şol alnına benzedem özümü deyib. Aldanma anın âline. Ey gönül. o ırmağın suyu da benim.Ey eşqe güneh deyen günehkar. Gökteki ay. gel andan güzar eyle. Payende deyil dövleti. sana şu ela gözden çok sakın derim. Cennetteki ırmak da. Gözlerim yaşın revân etmek dilersen. XIII Dünyâ durucaq yer deyil. Ey tapılacak kadar güzel olan sevgili. Yüzünü göster ey senem. ey can sefer eyle. Qaşlarm gövsünde müjgânm xedengin gizleyib. akıtma. yapma. Ey sarhoş gözlü sevgili! Kaşlarının kıvrımında kirpiğinin okunu gözleyerek kan dökmek istersen. Onun hilesine aldanma ve ondan çekin. ey xâce. cahânın. hem müzhirem. sevgilinin o kaşına veya alnına benzeyeyim diye bazen dönüp dolunay. Yüzünü benden gizlemek istersen. Üyquda sanma ânı kim. küçültülmüşüyüm. etmegil. Gözlerimin yaşını akıtmak istersen. etmegil. qan etmek dilersen. Ey görüş sahipleri! Bu duruma bak da gör. gel ondan vazgeç.

hem de kulların rızkını veren ve onlar için gayretle çalışanım. müyesser Dimağüm büy-i ışkundan dem-â-dem Muattardur. sana kavuşmayı istemek dahi kolay bulunur. musavver Sanayiden ne sanatdür Nesîmî Mükerrerdür. Bu mutluluk her padişaha nasip olmamıştır. hem atüfem. Benim iki alemde istediğim sensin. müsavverdür. beraberdir. hem reuf. münevver Hatünden şem-i ruhsârün hemîşe Mu'anberdir. tasarlanmıştır. Senin hayalinin resmi ruhumun içinde resimlidir. senin benzerin hiç yoktur. muattardur. XVI Kara saçun ki. Kaşların mihrapları daima benimle beraberdir. Hem qulam. muattar Senin nekş-i hayâlın can içinde Müsavverdür. zulmâtundadur nur Anun adı durur Nûrin alâ-nur Yüzün taze gül yaprağıdır. münevverdir. Sana kavuşmak ebedî saltanattır. hem qulların rezzâqi vü qeyyûriyem Hem tellalım.ayetinden alınmıştır. hem de onun sesiyim. mükerrerdür. vaslün xah dahi Müyesserdir. Hem bağışlayıcı. Karanlıklarında ışık bulunan kara saçının adı nedir? Onun adı "Nurun alâ-nûr" yani "nur üstü nur "dur. beraber Zihî devlet ki. cennetteki huri de sensin. Ne mutlu ki. Senin yüzünün dınlanmıştır. Can bahçesinde salınarak yürüyen boyun çamfıstığıdır. aynada neden örtülü kalsın? Ey dilber. Boyun ise beyaz göğüslü bir selvi ağacı gibidir. Ey Nesîmî! Güzellikten başka sanatlar tekrardır. Hem kulum.(Bu Nûr süresinin 35. Yanaqundan ayan oldu Ene'1-Hak Kaçan suret ola güzgide mestur Nazîrün yohdur iy dilber nazîrün Zihî sâhib-i nazar pakze-manzür Mana maksud iki âlemde sensin Ki sensin cennet ü cennetdeki hür Ne meyden esrümiş nergislerün kim Meni endîşesinden kıldı mahmur Ne Mushafdur ki. Düşünmekten beni mahmur eden ve nergise benzeyen gözlerin hangi şaraptan sarhoş olmuştur? Yüzün öyle bir mushaftır ki. hüsnün âyetini Beyan itdikçe akl andan düşer dur Visâlün câvidânî saltanatdür Bu devlet olmadı her şaha makdur .: Hem münâdî vü nedâim. mükerrer. XV Yüzün berk-i gül-i terdür gül-i ter Boyun serv-i semenberdür semenber Hirman kâmetün büstan-i canda Sanavberdür sanavberdür sanavber Senün şem-i cemâlünden vücûdum Münevverdir. mu'anber Mana peyveste şol mihrâb-i ebru Beraberdir. güzelliğinin delilini söyledikçe akıl baştan gider. mu'anberdir. Görünen ne güzeldir ve gören de ne mutludur. Çünkü cennet de. müyesserdir. Aşkının kokusundan beynim her zaman güzel kokuludur.) "Ene'1-Hak" sırrı senin yanağından belli olur. Öyleyse yüz. hem de esirgeyiciyim. ışığından vücudum ay- Yüzündeki ince tüylerden yanağının ışığı daima anber kokuludur.

Gel ey sultan-ı âlem arif ol kim Melik manîde ârifdür ne Fağfur Eğer nuş ister isen nîşe katlan Ki nûşu nîşsüz virmez bu zünbur Ne gayretlü Ene'l-Hakdür bu yâ Rab Ki Mansûrı asar darına Mansur Gel ey alemlerin sultam. Ey Tanrım. Ey cevherin değerini ve ölçüsünü bilen. Bu yüzden yine meyhane yakınlarına yerleştim. hem-dem-i peymâneyem yine İy bilmeyen bu cân-i azizin hakikatin Canı bilene sor ki. Dudağın Bedehşan'da çıkan kırmızı süs taşını değerden düşürdü.) Pamuğu kulağından çıkarıp gözünü aç! Çünkü bugün sûr. Eğer bal istersen iğneye katlan. Ezel meclisinde arkadaşım kadeh idiyse de şimdi yine kadeh olduğu için şükrediyorum. Başımı yakıp kendimi feda etmekte nasıl yiğitlik göstereceğim. İçki dağıtan güzelin dudağından sarhoş olmuşum. bak da gör. Ey bendeki bu üstün gerçeğin ne olduğunu bilmeyen. Benin ise Habeşistan 'da ferman asıp hükmünü geçirdi. balı iğnesiz vermez. XVII Çıkar pambuk qulaqundan gözün aç Ki. irfan sahibi ol. istersen şenlik yap. Ey güzelliğiyle dillerde efsane olan sevgili. Ya Rab! Mansur. * Kâlû Belâ Allah. yani kıyamet borusu çalındı ve mah şerde toplandı. Bu kadehten sevgilinin gözleri gibi yine çakırkeyfim. bak. saç kıvrımının zincirinde deliye dönmüşüm. ne dürdâneyem yine Düşüncenin yapısını yıkıp harap etmişim. ruhlara hitaben "Ben Rabbiniz değil miyim?" diye sorduğunda kullar bu cevabı verdiler ve "evet" dediler. haşr oldu vü çalındı bugün sur Lebün lâ'l-i Bedahşan eyledi mat Habeş mülkinde hâlün asdı menşur Nesîmî Hakka vâsil oldu câvid Gerek matem tut iy münkir gerek sûr Şol semi gör ki nûrına pervâneyem yine Baş oynamakda gör nece merdâneyem yine Sakî lebinden esrümişem şol kadehden uş Mestâne gözlerin gibi mestâneyim yine "Kâlû belâ" da kuy-ı harabat idi yirüm Şol mâniden mücâvir-i mey-hâneyem yine Şu mum gibi parlayan sevgilinin ateşi etrafmda yine pervane gibiyim. Bezm-i ezelde hem nefesüm gerçi câm idi Şükr iderim ki. şu peri şekilli ve edalı sevgili. yine oğlu olan Mansur'u darağacma çeker. ne cânâneyem yine Işkünde iy cemal ile efsâne fi'1-mesel Halkun dilinde gör ki. yine bana ne sihir yapmıştır ki. senin aşkınla ne efsane olduğumu halkın dilinde gör. Fağfur (Çin hükümdarı) değil irfan sahibi olandır. edebiyen Tanrı'ya kavuştu. ne efsâneyem yine Endîşenün imaretini kılmışam harab Şol genc-i bî-nihâyete vîrâneyem yine Yâ Rab ne sihr ider şu peri-şekl ü şîve kim Zencîr-i cad-i zülfüne dîvâneyem yine İy gevherin bahâsını miktarını bilen Astar içinde gör ki. Bu yüzden o tükenmez hazinenin bulunduğu yıkıntı da yine benim. "Kâlû Bela"*da benim yerim meyhane idi. Ey inkarcı ister yas tut. canı bilen sor da nasıl bir sevgili olduğunu öğren. Çünkü gerçekte Melik. Çünkü arı. kabuğumun içinde nasıl bir inci tanesiyim. . Bu ne gayretli "Ene'l-Hak"tır. (Burada Hallac-ı Mansur'un "Ene'1-Hak: Ben Hakk'ım" dediği için idamı olayına telmih vardır. Nesîmî.

feryat ve ağlamadır. lütfedip ayağınla başıma bas da gözümden akan iki pınarı gör. İkilikte kalanın işi özenti ve perişanlıktır. Aşkın yüzünden halkın diline düşen Nesîmî'nin bu sebeple bütün cihanda meşhur olduğu açıktır. XVIII Sensiz ne yisem qüsse vü qam. uyan da gönlünü gafletten uyandır. iki yüzlüdür. Vaslundan iraq eyleyeli canımı takdir İşüm dün ü gün âh ile feryâd u fiqandur İy serv-i revan başuma lütf eyle kadem bas Gör kim nice aynumda iki çeşme revandur Yaslun dilerem can ü cihan olmasa qam yoh Âşıklarunı vasl-i ruhun nârına yandur İy hırka giyen yol urucı zâhid-i zerrak Şirkünden arın hırkanı gel vahdete bandur Zülfünle ruhun her nice kim Mushafa bahdum Gördüm ikinün sûreleri Nur ve Duhandur Ey hırka giyip de yol kesen iki yüzlü zahid. Allah'ın takdiri. ikilikten temizlen ve hırkanı birliğe bandır. ne dendâneyem yine Ey tapılacak kadar güzel olan sevgili. Yalancı münâfikdur anun yohdur imânı İy qafil uyan gönlünü qafletden uyandur İy âşıka kâfir diyen îmâna gel utan Kâfir dime âşıklara neyçün ki. yüzündeki zülüf ile beni göreliden beri bela tuzağmdaki yem gibiyim. senin ağzındaki gizli işaretleri anladı. Tahkîka iren taifeye hergiz ulaşmaz Teşekile kalanun işi taklid ü dumandur. Hakikate ermiş topluluğa hiç kimse ulaşamaz. onun imanı yoktur. ruhumu sana kavuşmaktan uzak kılalı gece gündüz işim âh. utan da imana gel. Ey gafil. dünyam da olmasa gam çekmem. Ey âşıka kâfir diyen. Ne zaman açıp Mushaf'a baktıysam yanağın ile zülfün ikilisinin sûrelerinin Nûr ve Duhan sureleri olduklarını gördüm. derd ile kandur Gel gel dudağun şerbetine cânumı kandur Sensiz olduğum zaman hep keder. çünkü bu bir yalandır. dert ve kan ile doluyum.Yüzünde iy sanem göreli zülf ü hâlüni Dâm-i belâda dâne gibi dâneyem yine Keşf eyledi Nesîmî dehânun rümûzmı Miftâh-i qayba gör ki. Yalancı. Ben sana kavuşmak isterim. Sen gel de ruhumu dudağının şerbetine doyur. canım da. gam. Nesîmî. Sırlar âleminin anahtarının nasıl bir dişi olduğumu gör. Ey selvi gibi salınan sevgili. Aşıklarını yanağına kavuşmanın ateşiyle yandır. yalandur Işkunda Nesîmî olalı halka melâmet Meşhûr-ı cihan oldı vü âlemde ıyandur . Âşıklara kâfir deme.

görmeyen hicran qemin. Sed hezerân rehmet olsun ol şehidin canına. gül renkli yanağından peçeni kaldırma ki. canm kanma girme. Könlüm ulaşmaq diler yâr-i vefâdârma. Zülfünün sirrin ne bilsin zâhid. Xubların bağında çoxdur fitneli nergis. girme canın qanma. müştâq isen ger zülfünün çövkânma. o ne bilsin. sersem. süzgün bakışın yüreğimi yaraladı. Ey yalancı âşiq. kendini boşuna telef etme. qoyma ânı yârına. Gönlüm vefalı yarine ulaşmak ister. çâre yox dermanına. ger sözün me'nâsı bîpâyan deyil. Necin irmez kimsenin fikri onun pâyânma. hedef olmaz. Aferin o maden denizinin incisine. yetiş! Yüreğimin yarasına bu gün bak. Ya Reb. Tâ gülüstan gülmesin ayruq gül-i xendânına. O tapılası sevgilimin görüntüsü gözümden kayboldu. eğer sevgilinin zülfünün çevganma tutkun isen. Eşqe esîr eyledi canımı şol nâzı çox. hasta âşığına merhameti hani? Senin gamzen. Âşıktan başkası o okun temrenine uğramaz. kaşların ise yaydır. Ey Nesîmî. ebsem. Senin kirpiğin ah çektiren oktur. . lö'lö-i dürdür dişin. Ayrılık eziyetini görmeyenin. veli. ânı sor mana. O şehidin canına yüz binlerce rahmet olsun. dişin inci tanesidir. gir vehdetin meydânına. Gel niqâbm terfini gülgün yanağından götür. onu bana sor. Oldu gözümden en iraq ol senemin sureti. Aferin şol behr-i kanın lö'lö-i mercanına Kirpiyin nâvek oxudur. Ger esîr olmaq dilersen zülf-i canefşânına. sevgilinin baygın bakan gözü beni hasta eyledi. Gör. iriş. açılmış gül gili olan dudağına bir başka gülistan gülmesin. Fitneli nergiz (Fitne çıkartan gözler) güzellerin bağmda çoktur. Ey Nesîmî. lütuf ile âşığına hiç bakmadı. aşkm belasını çekmeyenin derdi dermansızdır. onu yarına bırakma. Yandıncı firqeti yaxdı beni nârma. Lütf ile bir baxmadı yâr-i giriftarına. Dudağın lâl ile mercandır. Gel. madem sözün mânâsı sonsuz değil. en üst derecesine çıktı. Gerçek şehit yari için canını kurban edendir. Yarasına bax bu gün. Onun dermanı bulunmaz. onun sırrını zahide sorma. Fitnelik xetm oldu ânın nergis-i fettanına. Uğramaz âşiqden özge şol oxun peykânma. Ey könül. Derdi dermansızdır ânın. süzülmüş gözü eyledi sayru beni. Sevgilinin can dağıtan zülfüne esir olmayı dilersen. Lakin onun fitne koparan nergisi (gözü) ile fitne tamam oldu. Onun. Çekmeyen eşqin belâsın. niçin kimsenin fikri onun sonuna ulaşmıyor. Le'l ü mercandır dodağm. Hanı ânın rehmeti âşiq-i bîmârma? Yüreğimi yaralı eyledi qemzen. irişdir meni dövlet-i dîdârına. canımı aşka esir eyledi. Âşiqin qanile oynar dilberin sîmîn eli. Ey Rabb'im beni sevgiliyi görme devletine eriştir. başını top eyleyip birlik meydanına gir. eşlik etmesin. Dilberin gümüş eli âşığın kanıyla oynar. qaşlarm Çaçı kaman. Ey yalancı aşık. nazlı sevgili. Yandırıcı ayrılığı beni ateşine yaktı.XIX Başını top eylegil. Gör ki. Cânmı qurban edendir yâr içün gerçek şehid. XX Ey gönül. Şu nazı çok. Ama.

Onun söylediklerine karşı gelirim. Reva mı könlümün şehrinde sansiz. dili ile gönlünü bir eyleyendir. irişmedi dildârine. Vâri möhnetdir cahânm. yıkık yeri yeniden kalkındırır. Yalan söz gerçek olmaz. çıxdı şâh-i eşqin dârine. Le'net olsun bu cahâna. Çekübdür tîğini mânend-i pûlad. hiçe say. Dil bazarçısı yalandır. Ey Nesîmî. durmuşam inkârine. XXI Bu ne âdetdir. sıkıntıdır. ne umuyorsun? Bu cihana da. cânmı qurban qılan.sakinleri ise hep yabancıdır. viraneyi mamur eder. Ben onun pazarına gitmem. Keçdi ömrü. sükkânı hep yad. bu gün yar için canını kurban eden. o dağlar delen bîçare Ferhad benim. onun uğrunda yanar imiş. Cahanda qılmadı Nemrûd ü Şeddad. Canımı pervane gibi mum ateşine yandırırım. Menem ol kûhken bîçâre Ferhad. Qaranqu qüsse vü qem tutdu bünyad. Gerçek olmaz eğridil. Ey periden doğma Türk (Türk kelimesi "güzel" mânâsında da kullanılır. Ama sevgiliye ulaşıp doyamadılar. mal ve mülk hiç kimseye kalmamıştır. Gel ey tatlı ağızlım. Dilberi oldu kimin kim fâni dünyâ âqibet. Yanar imiş yâr içün vâsil olan yârına. XXII Ey mal. eşqin yolunda. bu virane gönlüme bir bakıver. Ey gönül bu cihanın varı mihnet. sonsuza kadar sırlar hazinesine sırdaş olur. Yâra. şirin sözlüm. Nesîmî. özü sözü bir olandır. Ey padişah. Nesîmî'nin kelâmından eşit kim. Gel ey şîrindehan. sözü pazarlayan yalandır. kimseye çün qalmamış. kötü niyetli gözlerin kan dökmek için polatvarî kılıcını çekmiştir. Dil satıcısı. baxma ânın varma. kendini onun uğrunda yakar imiş. Canımı pervane tek yandıraram seme kim.Şeddad ile Nemrud'un bile yapmadığı bu zulmü. ey könül. Çünkü sultan olan. Her kim Mensur oldu. Texte çıxmaq istemez Mensur olan. Mansur olan aşk padişahının darağacma çıkmıştır. varmazam bâzârine. doymadı. Onun kabul edip söylediklerine inanmam. bana ayrılık yaptı. Mansur olan tahta veya minbere çıkmak istemez. Mehrem olur tâ ebed mexzen-i esrarına. Vefasızdır cahan. hem cahânm vârine. Çünkü. Onun için sen onun varlığına aldanma. Yalancıdan esaslı bir şey gelmez. yâ minbere. mülk sahibi. bu gün. yok farzet. onun varma da lanet olsun. Yox tut ânı. Nesîmî'nin dilinden işit: Cihan vefasızdır. ey Türk-i perîzad. Eğri dilden nesne gelmez. Doğru kişi. . Senin kara gönüllü. Çjeminden olmadım bir lehze âzad. Bu bîdâdı mene hicran qılıbdır.) bu nasıl âdettir? Senin gamından bir an bile kurtulamadım. senin aşkının yolunda. ey melik. inanmazam iqrârine. onu hiçe say. Siyah dil gözlerin qan tökmek üçün. sevgilisine kavuşan. ne umarsan. Fani dünyayı sevgili tutanların ömrü geçti. şâhâ Qılır sultan olan vîrânı âbâd.Mülk ile mal. Gönül şehrimde sayısız kara kaygı ve gamın temel atıp yerleşmesi reva mıdır? Cihanda -zalimlikleri ile meşhur olan. Sâdiq oldur dilini könlü ile bir eyleye. Nezer qıl bu viran könlüme.

Nâgis mehek oldu. dilber-i eyyâr ele girmez. Onun gülünden derme. qamunun qelbi değeldir. Derme gülünden ânın. Dünyanın nazı ve nimeti pisliktir. könlünü arıt. rahat ol. Nesîmî çektiği gamdan dolayı Allah'ın lütfuna mazhar olmuştur. Ey könül. halis bir lira ele girmez. Herkesin kalbi bozulmuştur. eksik ayarlıdır. Heq bilir işini. saf eyle. Çün Nesîmînin qeminden Fezl-i Heq vâqifdurur. Eğer ayna saf olmazsa. sunma el murdârine. hiç kimse onun sırlarından haberdar olmazsa da önemli değildir. Çünkü derman ele girmez. Onun gibi can yakan ateş bulunmaz. Ey gönül. Benden öğüt işit: Sevgili için fazla hırslı olma. ger kimse olmaz müttele esrârine. çün gülü değmez xârine. Ey âşık onun zülfüne yapış. ey sayru. gam ortağı ele girmez. Veqti yetsin bu cahânm qoy ve qatlan kârine. bu keçer ersede şol dâr ele girmez. sen te mizsin. Bu cihanın vadesi doluncaya kadar. Bir ancılayın. Gam yediğim gam değil. tîmâr ele girmez. El fâz-i Nesîmî bu gün ol mö'cüzedir kim. tâhirsen âxır.) Ey ahiret yurduna âşık olan. sebr et. Gül çöhresinin semine pervane kimi yan. bu dünya yurdundan vazgeç. fâriq ol. ey âşiq eğer kim. gör ne derem. hekim ol. (Burada yüzden kasıt Allah'ın cemalidir. heç şâdi qüssesiz. Bu cihanda onun gibi bir oynak dilber ele girmez. Benzer ana bir lö'lö-yi şehvâr ele girmez Âlemde bugün ahdine sadık yar bulunmaz. Nesîmî'nin gamından Hakk'ın fazileti. Qem yüreğe kâr eyledi. Saf olmayıcaq âyine. Çünkü. Ey hasta gönül. Ey âxiretin dârine âşiq. Hiç gül olmaz dikensiz. gülzâr ele girmez. Nesîmî'nin sözleri bugün öyle bir mucizedir ki. qemxâr ele girmez. ne diyorum. bakıma ümit bağlama. dîdâr ele girmez. Hak. onun pisliğine el uzatma. Damgası düzgün. arice dînâr ele girmez. . Onun için. Tîmâre könül vermegil. Bir sikke dürüst. onun işine katlan. sabret. Eğer Musa peygamber gibi gerçek âşık isen. Ânın kimi cân yandırıcı nâr ele girmez. könlünü arıt. Dermanını dertten sağla. bu cahanda. bu serâden. yine necis. Ey âşık gam yüreğe işlese de derttaş. şahlara layık inci gibi olup ele girmez. menden eşit pend. qüsse yeme. ona sahip olmak mümkün değildir. dildâr ele girmez. doktor ol. Ey hasta. Ey xeste könül. lütfü ortaya çıkmıştır. hiç bir sevinç kedersiz olmaz. Mûsâ kime ger âşiq isen. yüz yansımaz. Ama gül bahçesini ele geçiremedim. xxııı Âlemde bu gün ehdi bütün yâr ele girmez. işini bilir. Çünkü bu geçici dünyada iken. Keç kim. Dildâre heris olma ki. Çün qem yeyirem qem değil.Dünyanın nâz ü neîmi cifedir. sevgili ele girmez. Ey âşiq. ânın zülfüne yapış ki. Dermanını derd eyle ki. Tiken bağrımı yandırdı. o yurt ele geçmez. Çünkü onun gülü di kenine-katlanmaya-değmez. Qem değil. bak. Yandırdı tiken bağrımı. üzülme. Hiç bir gül dikensiz. Gül çehresinin ateşine pervane gibi yan.

Dâde getirdi ânı lefz-i şekerbârımız XXV Vefalı yarimiz ahdine vefa gösterdi. derdine sebr eyle. Çeşm-i ahvel ağrıdan arif beşerler ağrımaz. aşkının uğruna can vermeyenin hakkında zerre kadar hüsnüniyetimiz. yâ âşinâlıqdan mıdır. senin sevginden midir. Zâhid eğer âşuqe münkir olur. Ey sultanım. Gerçek âşığı ise baştan ayağa yüz seler. Cehl-i nâmerdin qaçan meydan gününde yeri var. Oldu tamam uş bu gün eşq ile bâzârımız. arı namusu bir kenara bıraktığım için. Hakk'ı ortaya çıkardım. ne derman qılır yâr-i vefâdârımız. ağrımaz. Canıma. gönül gözüyle bakanlar etkilenmez. Gerçi Nesîmî. Aşka ilaç istemez. dur. ey sultanım senin nazarına uğrayanlar acı çekmez.şehâ. hiç ağrımaz. Şaha. Heqq bize oldu eyan. Ey sultanım seni görünce damarlar ağrımaz. tanıklığımız yoktur. Zahidin safsatasıyla haksız yere benim derimi yüzdüler. veli. tereddütümüz kalmadı. Derdine sabreyleyip bekle. ciğerler ağrımaz. ağrımaz. Gör bu gerçek âşiqi serpâ soyarlar. Ama. Kadir kıymet bilenler sızlanmaz. Seni sevmeyenin. qem deil. Kim ki. her ne kadar sözün tadını vermişse de. sâhib nezerler ağrımaz. Şişemi çün daşe çaldım. İşte bugün aşk ile alış verişimiz tamam oldu. Qem değil senden. şikayet etmez. mehrinden midir. bir zerre neşterden damarlar ağrımaz. eşqine cân vermedi. Eğri bakan gözlerin nazarından. qedirler ağrımaz. Baygın bakışlarının sırrını canda saklayayım dedim. Gerçi Nesîmî sözün dadını verdi. qalmadı inkârımız. Cismimi ser tâ qedem min gez yararlar. Zahidin efsânesinden soydular nâhaq meni. . Dışra buraxdı könül perdeden esrarımız. bir zerre neşterden damarlar acımaz. Artık inkarımız. şehâ. yok etti. eğer aşığa ters düşse de önemli değil. Heq bilir senden. sırlarımızı perdeden dışarı bıraktı. Eşqe elac isteme. Şişeyi taşa çaldığım için. sen canımdan ne gelse. Zahidin bir parmağını kessen. Yoxdu onun Heqqine zerrece iqrârımız. Doğrusu. Fitvasinden zahidin nâheq meni ger soyalar. ortaya döktü. Heqqi izhâr eyledim. Er bilir meydân qedrin kim. Hak bilir. vücudumu baştan ayağa bin kere yararlar. Vefalı yarimizin derdimize ne derman edeceğim gör. Hakk bize apaçık göründü. yoksa sana olan aşinalıktan mıdır bilmem. bu tatlı sözlerimiz onu insafa getirdi Câne sen candan ne kim gelse. Gör ki. seni sevmedi. Eşq-i cemâlin meni kendüde mehv eyledi. gönlüm incimez. Namert cahilin vakti gelince meydanda yeri olur mu? Meydanın kıymetini yiğitler bilir. Sevgiliyle işimizin nasıl şaşılacak hale geldiğini gör. Zahidin fetvasıyla haksız yere derimi yüzseler bile senden şikayetçi olmam. gönül. sözünü tuttu. görcek damarlar ağrımaz. Zahidin bir barmağm kessen dönüb Heqden qaçar. Hak yolundan dönüp kaçar.XXIV Ehde vefa eyledi yâr-i vefâdârımızYâr ile gör kim nece düşdü eceb kârımız. Yüz güzelliğinin aşkı beni kendinde mahveyledi. Heq bilir. Qemzelerin sirrini canda dedim saxlayım. Zahit.

İki âlemde dîdârmdan özge.Soyun. sonsuza kadar Hak tan nasibi mahrum olm akmış: . Gönlümün sevgilisi sensin. iki âlemde dîdâr istemez. Bana sensiz gül ile reyhan gerekmez. Gerçi Nesîmî senin birlikteliğinden hiç ayrılmaz. bakalım. Bütün peyman. eğer âsân gerekmez. Vüsâlm şerbetin içen muhibbe. ey murdar sallaxlar. Ki. bir er qıyarlar. Qemindir könlümün taxtına sultan. Kim ki şol gülzârı buldu. özge gülzâr istemez. Adın cennetinin seyri yanağının gül bahçesidir. Mana sensiz gül ü reyhan gerekmez. Senin gamın. bana iki âlemde seni seyretmekten başkası gerekmez. Cennet-i ednin temaşası ruxun gülzârıdır. kederin gönlümün tahtına sultan olmuştur. Bir iqlîme iki sultan gerekmez. Ey murdar yüzücüler. âşıkların cenneti olan gel. özge dildâr istemez. Sana kavuşmak varken. Artık bana bütün veya yarım başka anlaşma gerekmez. Tâ ebed hirman imiş Heqden nesibi her kim ol. Ama senin de onun gözünden gizlenmen gerekmez. derdin bilene derman gerekmez. Könlümün dildârı sensen. Eğer müşkül. kolay da olsa zor da olsa gerekmez. Bunca namert bir er kişiyi kıyarlar. Ey dilber senden iki âlemde yüzünün seyrini istemeyenin. könlüm bir dexî yâr istemez. ey dilber. Nesîmî'nin derisini soyun. Yeter derdin deva müştâqe. Ey güzelliği. Ey Rahman'm sureti. Ezelde senin aşkınla sözleşmişim. Sensiz âşığa cennet gerekmez. Bir ülkeye iki sultan olmaz. Senin kırmızı dudağının saf suyundan başka. Derdini bilene derman gerekmediği için. Ey sevgili. bana sensiz cihan gerekmez. Şerâb-i çeşme-yi heyvan gerekmez. sensiz âşiqe rizvân gerekmez. deva arayanlara derdin yeter. Vüsâlm var iken hicran gerekmez. XXVI Mana sensiz cahân ü cân gerekmez. Gözünden olduğun pünhân gerekmez. Sensiz gülbahçesinin gülü dikendir. Ama acı veremezler. O gül bahçesini bulan. Gel. Nesîmînin tenin. Bunca nâmerdi görün. başka gül bahçesi istemez. Mana. sımq peyman gerekmez. Ferâqın âğusu çendân gerekmez. Mana sebr eylemek sensiz nigârâ. Ezelde qılmışam eşqinle peyman. senden ayrılmak gerekmez. hayat çeşmesinin şarabı gerekmez. ağrımaz. Kesilmez gerçi veslinden Nesîmî. Senden. ayrılığın agusu asla Ey sevgili bana sensiz sabreylemek. Gönlümün bir daha yar istememesi için sen bana yar ol. âşiqlerin rizvâni hüsnün. başka sevgili istemez. Leb-i le'lin zülal âbinden ayrı. XXVII Sen mene yâr ol ki. ey sûret-i Rehmân. Gülüstânm gülü sensiz tikendir. Kavuşma şerbetini içen âşığa. neçün. Ben ondan başkasını sultan olarak istemem. Ki. gerekmez.

gene ü dînâr istemez. nasıl viran eyledi. veli. Kim ki. Cehd qıldım çox. Ey dilber. Tedbir âna neylesin. Ciğerimde kirpiğinin oku temren yarası meydana getirdi. bana "Benden istediğin nedir?" diye sorma . Çjemzeye versin nesîhet. Düşmanımı güldürüp. Yıxdı me'mur şehrini.Könlümün meqsûdi sensen. . artık para-pul istemez. gönlümü zindana çevirdi. yoxsa çox qan eyledi. seher vakti gidip sevgiliye arz et. Ze'ferâne benzimi dönderdi ol bîrehm yar. O gül endamlı yari gör ki. vüsâle yetmedim. cihanı istemez. Nesîmî Hak'tan kavuşmayı diledi ve muradına erişti. Senin zülfünün hayalini gönlüne bağlayan kişi. İmar edilmiş şehrini yıkıp. haceti Heqden budur. Râhib-i deyr oldu. mana kim. Gönlümün maksadı. Mâlik-i dîdâr olubdur. eğyâr istemez. erz qıl dildâre. Âlemde sevgilinin sırrım açıklamayı isterim. aslabirşeyistemez. Künfekânm hâsilinden oldu bîzâr. Kuru iddiacıların gamdan canı yanar. Hacetinden ayru könlüm nesne zinhar istemez. Münkirin görmez gözü çün keşfi esrar istemez. sensiz gönlüm cihanın varlığından usanmıştır. Kendini bir yana. Sorma. idis feİstedi Heqden Nesîmî. istemez. gör nece vîrân eyledi. Gel ki. Gönlümün Hak'tan isteği budur. O vefasız gönlümü aldı. dostumu ağlattı. XXVIII Ayrılıqdan yar menim bağrımı büryân eyledi. Ey sevgili yüzünü örtüsüz olarak görmek isterim. xâb gelmez eynime. Sevgilinin yüzünü görmüştür. Gönlüm bu isteğinden başka. Ciğerimde zexm-i peykan. Ondan başka bağlamak için zünnar gerekmez. Ben sevgilimden. Ey Nesîmî. kavuşamadım.teqdîri Yezdan eyledi. ey cân ü cahânın hâsili. kilise rahibi oldu. çekdim feraq. İnkar edicinin gözü. beni bir yana attı.tîr-i müjqân eyledi. qılmadı ol bî-vefâ bir kez vefa. Ayrılıktan dolayı yar benim bağrımı kebap eyledi. meni bir yan eyledi. ey dilber. Hasretten ağlayıp sızlamamı işitirse taşlar erir. hacetin menden nedir? Çünki me'şûqinden ayrı âşiq-i zâr istemez. Özünü bir yana saldı. Canımın zexminden. sübhdem var. Düşmeni xendan edib dostumu giryân eyledi. ondan özge zünnâr istemez. sensiz könlüm. Bunu Allah takdir eylemiş. Ol gülendam yârı gör kim. benden başka bir ağlayan âşığının olmamasını isterim. Aldı könlüm. ayrılıktan dolayı elem çektim. Buna tedbir neylesin. canımın yarasından gözüme uyku girmez. Yüzini bîperde görmek isterem daim. Bunu sahte aşıklar istemez. Ey can. sırlan keşfetmek istemediği içn görmez. buldu murad. Ey Nesîmî (Nesîmî kelimesi aynı zamanda rüzgar mânâsında da kullanılmıştır). Ey canın ve cihanın varı gel. Eşiderse daş erir hesretde âh ü zarımı. gayesi sensin. Müddeînin canı yanar qemden. zülfünün xeyâlı bağladı könlünde ol. İsterem âlemde yârın sirrini fâş eyleyem. Çok gayret ettim. veslini. könlümü zindan eyledi. benzimi safran rengine dönderdi. Ama bir kez bile vefa göstermedi. ey cân. O merhametsiz sevgili. O çok kan döken gamzesine nasihat etsin.

gel " Çün Nesîmî senden ayrı bildi kim.inden dolayı. dert ile derman. Ma'cüzâtmdan yanağın. Cânımm canı vüsâlındır. gel. canı şirin olan sevgili. gel. bağı ve bostanı bana karanlık. Ayrılığın bağrımı yaktı. Ey güzeller sultanı gel artık. diğinden beri. Sana olan düşkünlüğüm canımı engin denize gömdü. yoxdur. gel. güzelliğin sayesinde endamın. Ey dudağı. ne tûfân oldu. cansız hale düştü. Şövqe yanmış câne veslin âb-i heyvân oldu. Sensiz dünyanın güzellikleri. veli. Canımı kurban etmek için huzuruna geldim. Allah'ın takdiri beni senden ayırdığı için. Yanağının mucizelerinden (mucizevî görüntüsünden). yüreğim qan oldu. Ol könül kim. nasıl bir tufana sebep olduğunu gel de gör. gel. Benim canımın canı seninle beraber olmadır. gel. senin gül bahçesi gibi olan yüzündür. gel. seninle beraber olmaktan ayırdığından beri çaresiz. Çabaları daima seninle kavuşmak için olan bu gönül. gel. Ey selvi boylum. bend ü zindan oldu. gözüm yaşlı oldu. Dünyanın nâz ü neîmi. sana kavuşmadır. esaret oldu. gel. hayat suyu oldu gel. vüsâlından ânı. Ey dodaği cân-i Şîrin. . gel. gel. senin arzunla yanıp. Qâmetin hüsn ile. Tâ meni teqdîr-i Yezdan eyledi senden cüda. Âşiqin bağ ü gülüstânı üzün gülzârıdır. Xâr ü xâşâkı cahânın verd ü reyhan oldu. Âşığın bağı ve gül bahçesi. bîçâre bîcân oldu. gel. birlik ile ayrılık hepsi bir oldu. Gel ki. xurâmân oldu. Behr-i bîpâyâne şövqün canımı qerq eyledi. Ayrılığının nasıl zulmettiğini. hüsnüne şâd olmuşam. dîdârm bu sayru câne derman oldu. Qanqı gülzârın adı gülsüz gülüstân oldu. cümle yeksan oldu.: XXIX Firqetin yandırdı bağrım. Nesîmî. Gör ne bîdâd eyledi hicrin. Bu hasta cana senin yüzün derman oldu. nasıl Ferhad olduğumu bir gör ("Şirin"kelimesi aynı zamanda şahıs ismi olarak da kullanılmıştır). gel. gel. Gülsüz hangi gül bahçesinin adı gülistan oldu. gel. gel. arzuyla yanmış olan cana. bağ ü bustânı mene. Lâkin. Könlümün hâli perişan. İstedi le'lin ferâqi canımı yaxmaq. nimetleri. Yandı şövqünden esîr-i derd ü hicran oldu. senin kavuşman. gönlüm perişan. XXX Ey sevgili yüzünü görünce gamdan kurtuldum. ayrılığın ve dertlerin esiri oldu. gör ne Ferhâd olmuşam. sana kulluk ederken güzeliğinden dolayı şad oldum. Padişahım. dâima işi seninle vesl idi. gel. qemden âzâd olmuşam. Lâl renkli dudağının ayrılığı canımı yakmak istedi. Felek onu. cihanın çöpü. saçının belirgin ayetler -gibi olan tesir. Cennetin sehninde tûbâ vâleh ü âşüftehal. dîde giryân oldu. ey servim. möhkemâtmdan saçun. Tâ kim ayırdı felek. Onun kar şısında cennetteki Tuba bile şaşkın ve aciz bir hal dedir. gel. vücud. senden ayrı bir nesnenin olmadığın bilDerd ü derman vesl ü hicran. nigârâ. yüreğim kan oldu. Qulluğunda pâdişâhım. Sensiz ey sultân-i xûban. süprüntüsü gül ile reyhan oldu. Tâ üzün gördüm. gel. gel. sa lma salma yürüyen bir selvi gibidir. Gelmişem dîdârine tâ canımı qurban edem.

Mısır âşığıyım. Çün seni gördü Nesîmî der beâvâz-i bülend. "Ben aşk ile aşinayım. Talih beni senin boyundan uzaklaştırdığı için. kendinden geçer.Tâ cemâlin müshefinden oxuram sebü'l-mesan. Hesretinden men qulâm-i serv-i âzâd olmuşam. Ne hüsn olur bu. Qara benin ne eceb türfe hâle düşmüşdür. akıla uzağım" der. Allah seni öylesine şirin dudaklı yaratmış ki. Ben Fatiha okuyanım. Yüzünün güzellik kitabından Fatiha sûresi'ni okurum. men neler çekirem. Lâmekân esâsına gör kim. yanağının al rengine imrenip kızıl kana boyandı. Boyandı qane qızıl gül yanağın âlinden. o. mest olur görcek eql ânın kemâlmdan. güneş nur alır hilâlmdan. Niçin sevindiğimi gör. Nil ırmağı taşıp Mısır'ın her yanını bastı. Ne etlesinden umar kimsenin. ne de şal. Çeleb seni nece şîrin dodaqlı yaratmış. sırrı incedir. sekebil utanır leblerin zülâlından. tefsirde üstad olmuşum. mekanı olmayan (Allah)m imar ettiğinin aynısısm. Ayın hilali her ne kadar güneşten ışık alırsa da. gör neye şâd olmuşam. ne şalından? Ay kaşların hilaline imrenip hilale döndü. Âşiq-i Misrem. Çeleb Nesîmîye çün eskik eylemez bir şal. bir müvehhid bulmadım. ne suret eleyke eynüllah. Ki. . Bu hali (hal. ama yine de Bağdad'ı arzu ederim. Bütün Irak'ı gezdim bir tek Allah'ın birliğine inanan bulmadım. Allah seni görsün. hâfizem. Cefâda yana-yana gör ki. gözetsin. ne bünyâd olmuşam. Bu hâli bilmeyenin hiç sorma halından. Ey dost. Tevildir saçının qissesi vü sirri deqiq. Bağdâd buldum. Tâ İrâqistânı gezdim. Onun cefaları ne kadar acı olsa da rakibin yağ ile balından daha iyidir. yene müştâq-i Bağdâd olmuşam. Eğer inanmaz isen sor bu nükte xâlından. Ayın hilâli eğer ki. güneşden alır nur. O mekansız olanın aslına nasıl temel olduğunu gör. Qâmetinden tâ iraq etdi meni dövr-i felek. hiç kimseden ne atlas umar. kelimesi aynı zamanda "ben" mânâsında da kullanılmıştır) bilmeyenin halini sen de hiç sorma. Bu ayı gör ki. du dakların tatlı suyundan. tutdu Misrin çevresini. eql ile yâd olmuşam. Nesîmî seni gördüğü için yüksek avaz ile. Bu eyni fitneli yârın cefâ vü âlından? Cefâlari ne qeder acı ise yeyrekdir. Nesîmî'den bir şalı esirgemeyeceğinden. Eşq ile men âşinâyam. Senin kara benin şaşılacak bir hale düşmüştür. ey hebib. esiri olmuşum. Seb'exânem. bu güzellik kusursuz olduğu için. eziyetinden düştüğüm cefada yana yana neler çektiğimi bir gör. tefsirde ustâd olmuşam. Ben Haleb'i Bağdad'ı bulum. Bu gözü ortalığı karıştıran sevgilinin hilesin”den. Sendeki bu yüz. Lâmekânm eyn-i me'mûrundan oldun. akıl onu görünce mest olur. hafızım. Ânın acısı reqîbin yağ ile balından. bu ayın hilalinden güneşin ışık aldığını gör. XXXI Hilâle döndü qemer qaşların hilâlinden. Gül. Heleb. Saçının hikayesi uzun. onun hasretinden ben o yürüyen servinin kölesi. cenneteki selsebil suyu utanır. Ki. Nil İrmağı daşdı. Eğer inanmazsan onu ince mânâ yüklü beninden sor. Allah.

ey nur ü nârım. nerdesin? Senden ayrı olmanın dikeninin. ne mecruh eyledi. keçdi hedden intizârım. Ey lebi vüslit şerâb-i xoşgüvârım. qandasan? Yâr içün her gûşede min div olur düşman mene. Ey ateşim. tatlı esintili yarim (Şirin'im) nerdesin? . Ey kaşı gözü ok olan sultanım nerdesin? Yüzünün ışığından uzak düştüğüm için. iki âlemde varım. ey sebr ü qerârım. beni nasıl yaraladığını gör. Ey gözü. pervane gibi gece gündüz yanarım. sağlam kalem. qandasan? Firgetin xâri meni gör ki. saçı mis kokulum nerdesin? Artık beklemeye tahammülüm kalmadı. saçı miskin tatarım. sadık yarim nerdesin? Ayrılığın oku. Ey vefasız hüsnü kâmil yâr-i ğârım. sana kavuşma arzusu canımı yaktı. ey nigârım. dost gönlümde yoktur. Tâ ki. Ey bilinende ve bilinmeyende at koşturanım nerdesin? Hak ezelde sırrını senin zülfüne emanet vermiş. qandasan? Âşiqin cennet-i edni şol cemâlin veslidir.XXXII Canımı yandırdı şövqün. Ey ulu sığmağım. her köşede binlerce dev olur. Ey şerâb-i kövserim. Ey şekerleb. qandasan? Eyledi eşqin meni qalxan melâmet tîrine. sabrımı yağmaladı. getmez xumârım. yandım. qandasan? Ey sevgilim. qandasan? Deldi hicranın oxu eşqinde yanan bağrımı. qandasan? Senden ayru könlüme yoxdur vefalı yâr ü dust. qandasan? Qatı müştaq olmuşam zülf ü üzârm bûyine. gel yetiş. qandasan? Bâdilen gönder saçın bûyin mana her sübhdem. gül yanaklı dostum nerdesin? Sana kavuşma arzusu. Ey sevâd-i E'zem ü mohkem hesârım. iki âlemdeki varlığım nerdesin? Senden ayrılmanın acısı bağrımı kana boyadı. qandasan? Tâ üzin seminden uzaq düşmüşem pervane tek. aşkınla yanan bağrımı deldi. Ey emanet sahibim. ey çapiksüvârım qandasan? Zülfüne vermiş emânet haq ezelde sirrini. Ey nergis gibi baygın bakan gözlü. nerdesin? Yar için. nerdesin? Gözlerimin nuru. Ey kevser şarabım. Ey menim ârâmım. Nerdesin? Aşığm Adn cenneti. sabır ve dayanma kaynağım nerdesin? Senin aşkın beni kınama okuna kalkan etti. qandasan? Sebrimi yağmaladı şövqün. şu güzelliğine kavuşmadır. Ey üzü gülsen. qandasan? Gözlerim nûri. yandım. Ey emânetdar. gel iriş. ey Allah'ına güvendiği nerdesin? Zülfünün ve yanağının kokusuna son derece arzu duymaktayım. Suret ü me'nide. Ey yüzü gülsen. Ey şeker dudaklı. nerdesin? Bugün aşk devrinin Hüsrev'i Nesîmî'dir. Saçının kokusunu bana her sabah esen yel ile gönder. Ey dudağı hoş içimli birlik şarabım. qaşı yelekli şehriyârım. gitmeyen sarhoşluğum. emîn-i girdikârım. yâr-i şîrin rûzigârım. qandasan? Bağrımı qan eyledi acı ferağın. Ey benim huzur kaynağım. qandasan? Çün Nesîmîdir bu gün eyyâm-i eşqin Xosrovi. düşman bana. Ey vefasız mükemmel güzelim. Yanaram leyi ü nahâr. qerârım qalmadı. ışığım ner desin? Senden başka vefalı yar. duramaz oldum. Ey gözü nergis hebîb-i güzârım.

aldanmışım. İnkar edenin eğri gözleri. diyerek suça. günaha düşmesinler. Canı bu resme yanmasın. üstüne jale düşmesin. Sirr bilene yeter bu söz. Düşdü bu kemend-i zülfüne könlü Nesîmînin nece. güzellikte onun gibi bir daha can yaratmadı. Fikri hatalı. Halvet (tenha kalmakla) ile. Zöhd ü selâhe meyi eden fik-i mehâle düşmesin. su. Saçı qarasının qemin ol ne bilir ki. toprak ve yelin adı niçin Âdem'dir. Kirpiğinin esîriyem şol ala gözlü fitnenin. Felek altında qamû kövkeb-i seyyar nedir? Feleyin esli nedendir. Xelvet ü erbeîn ile kimse irişmedi Heqqe. Âdem'e secde edilmesi nedendir? . Eşqile çünkü gelmişem âleme. Münkirin eğri gözleri yüzüne baxmasun ânın. gerdîş-i devvâr nedir? Bu doqquz çetr-i müelleq neden oldu tertib. İblise inkâr nedir? Ben gece ve gündüz. nâr nedir? Öd ü su. qoymazam ânı. çekmedi. Hilesine gönül vermişim. qıyl ile qala düşmesin. Kimse ânın xeyâlinin âline âla düşmesin. Fikri xetâ. Allah. Ben bu âleme aşk ile geldiğim için onu terketmem. hiç kimsenin canı o kadar yanmasın. kimse irişmez ucuna. Sevgilinin zülfü uzun bir kasidedir. çekmeyen ne bilsin. Yanağının qızıl gülü. onun yüzüne bakmasın. insandır? İblis'e karşı gelinmesi. Kimse onun hayalinin büyüsüne kapılmasın. O ela gözlü fitnenin kirpiğinin esiriyim. dili qısa.XXXIII Âline vermişem könül. Âna secde ne için. XXXIV Dün ü gün müntezirem. torpağ ü yel adı nedendir âdem. âlemin dönüşünün ve feleğin çarkının kubbesinin ne olduğunu anlamak için gözlemekteyim. kırk gün (çile çekmek) ile kimse Hakk'a ulaşamadı. Bana onu terket. olmayacak fikre düşmesinler. anca suâle düşmesin. Terkini ur deyen mana cürm ü vebale düşmesin. hiç kimse bu hale düşmesin. Nazarı değen kişinin kötü gözü. öyle sorup durmasın. kimse bu hâle düşmesin. Kemnezerin yavuz gözü hüsnü cemale düşmesin. bu pergâr nedir? Künbed-i çerx-i felek. Siyah saçlarının gamını. onun ucuna kimse erişemez. meleyin nesli neden. men ki. Huriye benzeden ânı vehm ü xeyâle düşmesin. hilesi çok hileye düşmesin ("al" kelimesi "renk" ve "aile" mânâları da gözönüne alınarak kullanılmıştır). Bu boşlukta duran dokuz çadır (dokuz felek) neden tertip edildi? Feleğin altındaki bunca gezici yıldızlar nedir? Feleğin aslı. Bu söz sır bilene yeter. Dünyadan el etek çekip ibadete yönelenler. Hüsnde Heqq ânın kimi bir dexî cân yaratmadı. ölçünün. Yanağmın kızıl gülünün üzerine kırağı düşmesin. meleğin nesli nedendir? İnsanın suretine bunca talip niye? Güneş yuvarlağı yeryüzüne niçin ışık verir? Bir meşalede ışığın ve ateşin bir arada bulunması nedir? Ateş. Onu huriye benzeterek kuruntuya hayale ka pılmasınlar. Zülfü uzun qesîdedir. âli çox âle düşmesin. Âdemin suretine bunca telebkâr nedir? Güneşin gürsü neden yer üzüne şö'le verir? Yene bir me'şelde nur nedir. yüze ve güzelliğe denk gelmesin. Nesîmî'nin gönlü zülfünün kemendine öylesine düştü ki. anlatımı yetersiz olanlar dedikoduya düşmesin.

Yolun içinde sene keşf ola. Ben sana bunca zoru kolay edeyim. Bir gün ola deyeler cübbe vü destâr nedir? Musa ve Tur. Gör ki. şaşkın nur ışığının ne olduğunu ne bilsin? Kendini bilmeyen. Seyre çıx. bunca bu tekrar nedir? Kim ki pervane sifet eşqe yaxılmaz. Ey dost. Ne bilir ol seme kim. Kendim anlamayan. rûh'ul-emînin gülsitâm sendedir. Kendözün anlamayan bilmedi bu kâr nedir? Xızra hemrâh ola gör. daha yolda iken sana sırlar açıklanır. zehir neden ayrı ayrı. Ruhulemîn'in (Cebrail'in) gül bahçesi sendedir. Şibli ve Mansur nedir? Ejderhaya dönen ağaç nedir? İp ile darağacı nedir? Kabe nedir. seyir nedir? Mescit nedir. Yene bir yerde eceb gene nedir. Bal ile. Sana me'lûm ola bu qisseden exbâr nedir? Ger hava berzexine düşmez isen anlayasan. Terk evinde Nesîmî gibi olayım dersen. esrar nedir? Bir çibin te'bine bax. Qandadır deyü ne sergerdan gezirsen zenn ilen. ayrı gülüstan gözleme. Acaba hazine ile yılan niçin bir arada bulunur? Tevhit ilmi okuyan medrese ilmini okumaz. Eğer arzu cehennemine düşmezsen. zira o sendedir. Onun sende olduğunu görürsün. yanılır. Bülbül-i qüdsî isen. gel Hakk'ı tanı. O seme. sözünü de asla bilmez. Gezmegil her menzili çün cân mekânı sendedir. O halde bunca tekrar niye? Pervane gibi aşka yanmayan. sendedir. gör ânı sendedir. Haqqm nizâmı sendedir. bilmez özünü. bilmeye hergiz sözünü. bütün iddia edenlerin körlüğüne gül. Bu kıssadan hissenin ne olduğunu sana malûm ola. gel Haqqı tanı. bir rivzenede kâr nedir. onu incele. Ejdehâ olan ağaç rişte ilen dar nedir? Ke'ba vü deyr nedir. Men ne vech ilen deyem Haqqı ki. Qamu bir meni imiş. Şibli vü Mensur nedir. kilise nedir? Gayr nedir. Boşuna her yeri gezip durma. Şu arının yaratılışına bir bak. Çün gözümle görmüşem. Bu pencereden işin gücün ne olduğunu gör. sırların ne olduğunu anlarsın. senden ayrıdır. papaz kuşağı nedir? Kur'an ilmi. qeyr nedir. ey dust. hadis. bir gün sana "Bu cübbe ve destar ne?" diye sorarlar. haber. qamû müddeiler körlüğüne. puthane nedir? Hırka nedir. Çünkü canın mekanı sendedir. . bâl neden. pertöv-i envâr nedir? Kim ki. yanılır. Ledün ilmini (Allah'ın ilham yoluyla verdiği ilmi) bilmek istersen Hızır'a yoldaş ol. Ey kendinden habersiz. zehr neden. bâr nedir? Gülgil. XXXV Ey özünden bîxeber. vaaz ve ders hepsi bir mânâ içinmiş. hiç birbirine karışmıyor. bu işin ne olduğunu bilemedi. Zanna kapılıp nerdedir diye şaşkın şaşkın gezersin. Vücudun şehrine girip seyret. Ben Hakk'm senden ayrı olduğunu nasıl söyleyebilirim? Çünkü Hakk'm nizamının sende olduğunu gözümle görmüşüm. Mescid ü bütkede vü xirqe vü zünnâr nedir? Elm-i Qur'an ü hedîs ü xeber ü vez ile ders. Sene asan qılaym bunca bu düşvâr nedir? Terk evinde sen eğer hemçu Nesîmî olasan. İlahî bir bülbül isen başka bir gül bahçesi arama.Mûse vü Tûr nedir. seyr nedir. Gel vücûdun şehrine seyr et. mâr nedir? Elm-i tövhid oxuyan medrese elmin oxumaz. seyre çık. tâ bileşen elm-i ledün.

Dudağımın karşısında hayat suyu. Dudağının tatlısına şeker dediler. Ârizin nûrine seher dediler. Nesîmî. Senin yüzün nazil olan sahife ve kitapların tamamıdır. Nesîbimi se'y ile nece artırım. Bu sözü gör ne müxteser dediler. menti qut-teyrin beyânın eyle kim. beri. "Kimse kimsenin rızkını. andan utandı âb-i heyât. Bîxeberler eceb xeber dediler. Yüzün yedi mushaftır. Gözünde sûret-i Rehman müsevver olmuşdur. Suret ü nitqin kelâm-i lâyezeli tâ ebed. Seher yeli eseli sünbülün diyarından. Habersizler şaşılacak bir Dudağına sadece can demişler. Kimin ki. O çok anıldığı. Ehl-i me'ni xoceste suretine. başını Başını oynamaq âna müqerrer olmuşdur. dehânı yoxdu ânın. Âlim ol ol sebadan. konuşulduğu için bana diyecek birşey kalmadı. Mânâ ehli. Onları okuyarak âlim ol. Ey güzellerin sultanı. Cân-i şîrîne gör neler dediler? Dediler kim. ne deyim. Duâ ile ne dileyim seninçin Heqden kim. cemâlin göreli. Şirin canına neler neler dediklerini gör. Xalqa tefsir eyle çün. Ey Nesîmî. işte qirâetlen tamam. . çünkim.çün mükerrer olmuşdur. ben duâ İki cahan sene Heqden müyesser olmuşdur. İki cihan." kararı verilmiştir. Kara saçını geceye benzettiler. Me'ni-i vâhib'üs-süver dediler. Sözün şekerdir. Şâme benzetdiler qara saçını. XXXVII Dodağm qendine şekker dediler. çün sebagâni sendedir. Nasibimi çalışma ile arttıramam. könlü diledi ayağını öpmek. Sabayeli güzel kokusunu senin saçının kokusundan almıştır. ey şah-i xûban. nasibini yemez. Sümbül (saçmm) diyanndan seher yeli estiğinden Meşâm-i ehl-i mehebbet müetter olmuşdur. Bu sözü ne kadar kısaltılmış dediler. Kaf dağının simurgunun yuvasmm sende olduğunu bilmeleri için kuşların diliyle söyle. Onu iyice oku. muhabbet ehlinin burnu ıtırlanmıştır. gözünde Rahman'm sureti belirmeğe başlamıştır. yüzünün güneşinden aydınlanmıştır. XXXVI Cahan üzün güneşinden münevver olmuşdur. ortaya koyması kaçınılmazdır. Cihan. Bileler sîmurg-i qâfm âşiyânı sendedir. hey-hey. Görünüşün ve sözün ebedîyyen zevali olmayana ait kelamdır. Gönlü. Sebâ saçın qoxusundan müenber olmuşdur. Yanağının nuruna ise seher dediler. şerh ü beyânı sendedir. ondan utandı. Onun ağzı yoktur dediler. sevgilinin ayağını öpmek isteyenin. Onun şerhi. suret bağışlayanın ta kendi dediler. Nesîmî senin yüzünü gördüğünden beri. Hak'tan sana lütfedildiği için.Yeddi müshefdir yüzün. Cân demişler dodağına. Ey Nesîmî. Lebin qatında ki. Çünkü onun okuyucusu sendedir. edip de Hak'tan senin için ne dileyeyim. Çünkü ezelde Ezelde "nehnü qesemnâ" müqerrer olmuşdur. açıklaması sende olduğu için halka sen izah et. Şeker sözün. onun mübarek suretine.

vâr. Onun gibi vefalı bir yar kimin var? . bağa kıyaslayan. onun yüzüne benzer gülsen kimin var? "Ene'l. Bax ânın üzüne Allâhmı gör. mühît-i e'zemsen.Hak" dediğimi. bileler. tek ânın gülsen ü gülzâr kimin var? İsbât ederem daim ene'l-Heqqimi Heqden. Gerçekte sana benzeyen sevgili kimin var? Tatar miskinin kimde olduğunu bilmeleri için. Hak'tan uzaklaşmış olanlar sana beşer dediler. Yanaqları gül. Şeb-i yeldâdurur saçm gecesi. Var ise kimin var? Aşığa binlerce görünüşte sevgili bulunur. ona ay dediler. O halde sen (bu cevherlerin çıktığı) büyük denizsin. Seni. Suretin ayın ondördü gibi olduğu için. Mânâ ehli. Ey Nesîmî. gövherini bil. Ehl-i me'ni budur nezer dediler." dediler. Ey boncuğu inci diye satan.Enberefşan saçınla ârizine. Ey buncuğu dürdâne satan. Benim gibi (bu uğurda) darağacma çekilmiş aşık kimin var? Nesîmî canını. daima ispat ederim. nazar budur. saçının tozunu tüccar ile Tatar diyarına gönder. Ânm kimi bir yâr-i vefâdâr kimin var? Bugün âlemde senin gibi yari olan kim var? Var dersen yok demem. Lö'lö-i şehvâr kimin var. Senin kaşın yayma. Sevgilimin kakülü dolandırıcı gibi gönlümü benden aldı. Yâsemin üzre müşk-i ter dediler. O kıvrım kıvrım kakül gibi dolandırıcı sevgili kimin var? Ay yüzlü Sidre boylu sevgili çoktur. Ey Nesîmî. XXXIII Âlemde bu gün sencileyin yâr kimin var? Ger vâr desen. Âşiqin sînesi siper dediler. Bir mencileyin mexzen-i esrar kimin var? Gerçi yanağı metle'ül-envârıdır ânm. Benzer sana tehqîqde dildâr kimin var? Tatara saçm tozunu tüccar ile gönder. le'li şekerbâr kimin var? Eşqin qemine eylemişem könlümü mesken. zülfü gibi bir nur kaynağı kimin var? Ey sevgilinin yüzünü gül bahçesine. "Onun yüzüne bakınca Allah'amı gör. dünyasını yare feda etti. Tâ kim. Amber saçan saçm ile yanağına yasemin üzerinde taze misk dediler. nâfe-yi Tatar kimin var. Gül yanaklı. kadir kıymet bil. senin sözlerine cevher dediler. Tâ kim bileşen.boyu sidre öküşdür. Zülfi kimi bir metle'ül-envâr kimin var? Ey nisbet eden üzünü gülzâr ile bağe. Saçının gecesi. beşer dediler. gerçekten. Suretin bedrine qemer dediler. Bir mencileyin âşiq-i berdâr kimin var? Cân ile cahan yâre feda qıldı Nesîmî. kirpiğinin okuna âşığın sinesini siper dediler. Ey Hakk'ın nuru. Kirpiğin oxuna. kimin şahlara layık incisi olduğunu bilebilmen için. yox demezem. yılın en uzun gecesidir. Eyyâr kimi türresi menden könül aldı. Şol türre kimi dilber-i eyyâr kimin var? Mehbûb qemer üzlü. ey nûr-i Heq. kimin var? Dildâr-i mecazi bulunur âşiqe yüz min. şeker dudaklı sevgili kimin var? Gönlümü aşkın gamma mesken ettim. qaşın yayma. Gerçi elfâzma gövher dediler. Heqden olmuş iraq ânlar kim. İşte asıl bakma. Benim gibi sır saklayıcı (âşık) kimin var? Onun yanağı nurların kaynağı ise de.

yüz min melal eyler. Derdime derman söyleyin. hastaya sensiz Hazreti Süleyman'ın mülkünü versen. şadhq gösterir bir dem. yürü. ey âqil. Zülfüne könlüm dolaşdı. Ol ânı bir çöpe saymaz. ne yapayım yoldaşlar? Ey put gibi güzelim. Ey akıl sahibi. Kim dutuşmuş şö'lesinden heme quru. üste dünyâden geder. Nesîmî. sonra yüz bin üzüntü verir. ömrüm ah ile geçti. yaşa çox yaşlar. Qemden inceldi vücûdim. Yaralıya bunca taş atmak vacip değildir. Nesîmî. Seni salar bu sevdâye. Yanaram eşqinde. Gamdan gücüm tükendi. Hesretin derdi çıxardı üreyimde başlar. Gönül sefa ve dünya zevkine aldanma. telef olmuş pek çok baş olduğunu bilmedi. Olar ki. aşkın ateşi yüreğimde kuru yaş demeden herşeyi yakar. Sen murâd ile cahanda qal.XXXIX Sefa vü zövq-i dünyâye. söz ki. Içerem qem metbexinen dürlü-dürlü aşlar. onu bir çöp bile saymayıp kavuşmayı temenni eder. gönül aşkından hasta olalı. oldu yengi ay gibi. ey cân paresi. Seni bu sevdaya salar. O hilal gibi kaşlar gözlerime rast geldiğinden beri. gözlerimden yaşlar akar. sözünde yalan olanın vebali boynunadır. Eğer ciğer parem. yoldaşlar? Şöyle yanar eşqin odu yüreğimde. işte dünyadan gidiyor. Senin ayrılığının derdi yüreğimde yaralar açtı. aldanma. Zülfün yüzüne düştüğünü görmeyen ahali. Bunca haceti yığacağına. Aşka düşmüş olan mala sevdalanmaz. nezer qıldım camâlına. gam mutfağından türlü türlü aşlar yerim. boynunda vebal eyler. eşqe qerq oldu. Olmuşam derd-i ferâgaından zeîf ol hedde kim. al eyler. . Eğer âşık isen. nedirsen munca esbabı. Üzüne zülfüdür düşmüş. ana çox çox zeval eyler. kendi başka hayale dalar. kana boyar. şu beş günde devran sana el verirse. temennâ-i vüsâl eyler. yeri sen bir kemal iste. Nesîmî aşkından öldü. Eğer beş günde bu dövran sene el verse. Ecel yeli eser bir gün. Sen bu dünyada gönlünce nice yıllar yaşa. bunca haceti ne yapacaksın. Zülfün ucundan ne çox çox yele varmış başlar. bir olgunluk. keçdi ömrüm hah ile Derdime derman ne dersiz. Xeste olalı könül eşqinden. Gözlerime tûş olalı ol hilâlî qaşlar. bu el yanlış xeyâl eyler. gamdan vücudum eriyip yeni ay gibi oldu. nakkaşlar suretimi hayal bile edemezler. Ki. güneş tutuldu diye yanlış fikre kapıldılar. hem yaşlar. Varlığını yığıp yedirmeyen kişinin malı zehir (yılan) olur. Gönlüm zülfüne dolaştı. Eğer âşiq isen terk et. axar gözlerimden yaşlar. biran yüzüne güler. Yığınca munca esbabı. İddiacı sayıp kövüp aşkını başıma kakar. terket. Güneş dutuldu dediler. Öldü eşqinden Nesîmî. xxxx Aşkınla yanarı. Sâqîyâ. assi varsa. ey senem. Ecel yeli bir gün esince ona çok zarar verir. özü qeyr-i xeyâl eyler. neyleyim. Müddeî gör ten edib başıma qaxar eşxini Sınığa vâcib değildir bunca atmak daşlar. Getirmezler xeyal neqşimi neqqâşlar. döner. xesteye sensiz Süleyman mülkünü versen. bilmedi aşüfte kim. Yığıb yedirmeyen kişi sonunda mar olur malı. Tâqetim tâq oldu gemden. mükemmeliyet iste. Ayrılık derdinden o derece zayıfladım ki. Ey saki. könül. qaçan sevdâ-yi mal eyler. O çılgın âşık zülfünden dolayı sallanan.

Hikmet ile münşi-yi erkânımız. bizim ebedî şanımız senin yanağına olan aşkımızdır. seni görünce Rahman'm görünüşüdür dediler. . imanımızdır. ey taze gülüstânımız? Çünki yüzün ehsen-i teqvîm imiş. Gördüler. gerçek imiş. Dediler qâmetine sidre kemâl ehli. Ey ezelden beri can ile cananımız. ey cân seni. Hakk'm lûtfuyla kalemin sırrını bilen kişileramber kokulu hattına reyhan dediler. Eşq-i rûxündür ebedî sânımız.gerçekmiş. yazısı ilen suretini. Lövh-i mehfûz ile Qur'an dediler. gerçek imiş. Ağzına gizli bir nokta dediler. Eynüme sensiz tiken oldu cahan. Âdem'in suretine secde edenler. Canımızın cânısan. Ke'be üzündür bize. Sensiz cihan gözüme diken oldu. gerçek imiş. Zaten dost ile sözleşmemizde bu idi. Enberin xettine reyhan dediler. Ey gönül alıcı sevgili. senin suretini yalanlayana devdir. yalan dediler gerçek imiş. Çünkü sen bizim canımızın canısın. senin yüzünün bağına. Le'line xettin ile sormuşam ervâhe. Rövze-yi xüld ile rivzan dediler. Ey cennet ve huri kadar güzel olan sevgili. Nâmeyi gönderdi Süleymânımız. div ile şeytan dediler. Halk bunlar yalan söylüyorlar sandı. İlim ve iman ehli. gerçek imiş. yandırdı. Nesîmî'yi eziyetle yaktı. Ağzına nüqte-yi pünhan dediler. seni can nasıl terketsin. gerçekmiş. Dost. Möhkem ehli ki. XXXXII Lebine ehl-i nezer cân dediler. ama gerçekmiş. Yüce katibimiz hikmet ile senin yüzüne otuz iki harf yazmıştır. Xızrla çeşme-yi heyvan dediler. Hızır ile hayat çeşmesi dediler. Qandasan. bize yüzün Kabe'dir. Erenler senin boyuna Sidre dediler. ey cennet ü hur. Nazar ehli. şeytandır dediler. Kur'an ilminde üstad olanlar. Hazreti Süleyman'ımız (gönül sultanımız) Hüdhüd kuşunu elçi edip nâmesini Belkis'e gönderdi. Ey taze gülşenimiz nerdesin? Senin yüzün en güzel biçimde olduğu için. gerçekmiş. göründü. üzün bağine. Cövr ile yandırdı Nesîmîyi dost. Vechine yazmışdır otuz iki herf. dediler. gerçek imiş. gerçek imiş. gerçekmiş. Cân nece terk eylesin. Qelemin sirrini Heqden bilen ol tâyife kim. ey canımız. Yüzündeki ayva tüyleri ile dudağını ruhlara sordum. Yanağın ile zülfün ise kıblemiz. Hüdhidi Bülqeyse resul eyledi. gerçek imiş. feraset sahipleri dudağına can dediler. gerçekmiş. Zülf ü rûxün qible vü îmânımız. Âna kim. ("Reyhan" kelimesi ile sevgilinin yüzündeki ayva tüylerinin reyhan yazısına benzemesi de kastedilmiştir). onun yazısı ile görünüşünü Levh-i mahfuz ile Kur'an'dır dediler. gerçekmiş. cennet ehli Huld ile Rızvan cen netidir. seni. gerçekmiş. Hem bu idi dost ile peymâmmız. ânı. Suretin münkirine elmle îmân ehli. gerçekmiş. Ey can. ey dürüba. veli Xalq ânı sandı ki. her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah sende ortaya çıktı.XXXXI Ey ezelî cân ile cananımız. (Yüzdeki otuziki hattın otuziki harfe karşılık geldiği söylenmek istenmiştir). Cennet ehli ki. Sende zühûr eyledi sübhâmmız. gerçek imiş. Âdemin suretine secde qılanlar ki. sûret-i Rehman dediler.

bir takım harf ve rakamların çeşitli yorumlarından oluşmaktadır. Hurufîliğin kurucusudur. Gönül Mecnun. Sevgiliye kavuşmayı canı karşılığında kabul etmeyen aşk pazarındaki aldatılmışlardandır. Didi zâhid mene kim.) Tanrı dünyayı "kaf" ile "nun" harflerinden yaratmıştır. Beni darağacma asan kimdir ki. O halde Mansur gibi olmayan "Ene'lHak darağacında yok olmayı" istemez. gerçek imiş. Hak'tan doKimdir meni berdar eden. Çün Enel-Heq eşq ile âlemde bil Ye'ni ki. Hz. Kaba sofunun bu fikri yanlıştır. xetâdır. sevme xûbu. Bu zaman ve nefesi bil. sen bilirsin.) Bir acâib şaha düşdü gönlümüz Bedr yüzlü mâha düşdü gönlümüz Tâ ki. Daima "Ene'1-Hak" sözlerini söylerim. Zaman bu zamandır ve nefes bu nefesdir. Çünki Allah Hz. feraset sahipleri vücut evine mekansızlık hazinesinin viranesi dediler. âşıkların namus anlayışına sığmaz. Madem ki "Ene'1-Hak" darağacını isteyen Hallac-ı Mansur'dur. Onun yay gibi kaşlarına da canım kurbandır. Lâmekan gencine vîran dediler. Riyâ-yi zâhid eyler eşqi inkar. işte o zaman gönlümüz gerçek yola düştü. Ey Nesîmî. Âdemi urdu bu demden Heq demi. derdün mendedür Dil sana bir boynı bağlu bendedür Tâ ki. Gönlümüz bir acayip padişaha düştü. nazar ehli. Dem bu demdir. Belâdır zahidin zerq ü riyası. Büyülü fit nesine canım fedadır. sevgili Leylâ'dır.Âdem'i bu anda nefesiyle yarattı. Heqden çü Mensur olmuşam. gerçekmiş. İki sözün ise yetmiş iki konuşmaya bedeldir. (Fazlullah Hurufî. layı Hallac-ı Mansur gibi olmuşum. Boyunun seksen sekiz ettiği açıktır. Kaba sofu iki yüzlülük yapar ve aşkı inkâr eder. Yüzün yedi defa otuz iki harftir. bu şehre meşhur olmuşam. Fazlullâha düşdü gönlümüz Uş hakîkî râha düşdü gönlümüz Kâf ile nundan yaratdı âlemi. saldı hecrün ayağdan meni Sen bilürsin şimdi mürvet sendedür Dost Leylî vü gönül Mecnûndur Fitnelü kaşına can meftundur Yâr vaslın itmeyen can nakdine Aşk bâzârındaki maqbûndur Vermemek dil dilberün qîsûsma Sıqmaya âşıkların namusuna Ser fidâdur fitne-i câdûsuna Can dahi kurban keman-ebrûsına Yedi kez otuz iki durur yüzün Otuz iki gösterür iki gözün Qâmetün seksen sekiz ider ayan Yetmiş iki nitk eder iki sözün Senin derdin epey zamandır bendedir. sana boynundan bağlanmış bir köledir. Gönül alan sevgilinin saçlarına gönül vermemek.] Kaba sofu bana "güzeli sevme" dedi. Gönlümüz ne zaman ki Fazlullah Hurufî'ye düştü. Mensur âşiq oluban ber-dâr mest. nezer ehli vücûdun evine.) . Gönlüm. Ayrılığın beni kuvvetten düşürdükten sonra şimdi insanlık sendedir. dem bu dem. (Hurufîlikte insan yüzünün kabul ettikleri alfabedeki harf sayısını yani 32'yi gösterdiğine inanılır.Ey Nesîmî ki. Xetâdır zahidin fikri. ["Ene'lHak". Canım fitne çıkaran kaşından büyülenmiş gibi şaşkındır.Adem'in toprağını kırk günde yoğurmuştur. Hurufîlik. Erbein günde yuğurmuş Âdemi. Bu tuyuğda da bunu görüyoruz. dolunay yüzlü sevgiliye düştü. yani "var ol" anlamındaki kelimeyi oluşturan harflerdir. bu şehirde de herkes tarafından tanınır olmuşum. Kaba sofunun bu hile ve iki yüzlülüğü başa belâdır. İki gözün otuz iki harfi gösterir. ("Kaf" "Nun" : "Kûn". Dâim Ene'Heq söylerem. Tuyug Hayli müddetdür ki. bil bu demi. "Hallac-ı Mansur" kelimeleri Hallac-ı Mansur'un "Ene'1-Hak" yani "Ben Hakk'ım" dediği için darağacında idam olayını hatırlatmaktadır.

Haqqa gel. Amber kokulu saçlarını perişan etmiş. Rûm içinde ebdâl olmuşuz. doğru bil. güneş üzüdür. Derd topla. çünkü Hak batın değildir. deva var. Hak. Oldu çün dövlet müyesser başına. Öyle bir ay yüzlü sevgili bulmuşum ki. hiç eksiği yoktur. Biz ki. . Allah özüdür. doğru tavırlı ol. Başına bin kayser tacı feda olsun. oyan. Ey özünden bîxeber. vefâdâr isteme. Vefa olmadığı için boşuna vefalı birini arama. Başına devlet nasip olduğu için. Bu "Secde edin" emri insana delil olarak yetmez mi? Ben Hakk'm faziletinden hidayet buldum. Öyle bir şehre girmişim ki. Alemde yüce mertebe buldum. Me'rifetden nesne qıl hâsil. Üzünü Haqdan çevirme. Cümle âlem. Uş mübarek veqt ü xoşhâl olmuşuz. Bu fani olan mülkte ayaklar altında kaldığımız için şimdi mübarek vakitli ve hoş halli olmuşuz. Şol gözü şehlâye verdim könlümü. Öyle bir hazineye girmişim ki. Âdem ol candır ki. Bil ki bütün âlemler Allah'ın özüdür. elifbayı 32 harf olarak görürler ve insan yüzünde çeşitli yorumlarla 32 rakamını bulurlar). Öyle bir denize girmişim ki. Hakk kelamı ve sözüdür. dünyayı gül bahçesi hâline getirmiş Bülbülü sarhoş ve şaşkın hâle getirmiş. Fani âleme meyletme. Doğru qovl ol. Bundan dolayı ben velilik makamına eriştim. insanoğlunun özüdür. O güzel boyluya gönlümü verdim. Mertebe âlemde qâyet bulmuşam. Fa. qâfil. Otuz iki harf. Çün vefa yoxdur. Uscüdi yetmez mi inşâna delil. Anadolu içinde abdal olan bizler. ey gafil uyan. Şol qüneş sîmâya verdim könlümü. doğru fe'l ol. İnsan öyle bir candır ki. Hak Tealâ. isteme. oyan. Vefasız dünyada sev gili arama. yar nerdedir diye. kim haqq deyil batin.Heq Teâlâ âdem oğlu özüdür. Hacc'a gidip ihrama girdim. Onun yüzü için gönlümü aya verdim. yıkıntısı yoktur. Haqqı bil. Şol üzü çün aya verdim könlümü. Suretin neqşini âyet bulmuşam. Bu cahandan fâriq'ül-bâl olmuşuz. bil ki. yar isteme. yar isteme. dad ve lam'ı (Burada Fazlullah Naîmî kasdedilmektedir) Hak diye isimlendirdim. ezm-i ehram eyledim. alamet buldum. gönlümüzü bu cihandan arındırmışız. ey könül. Ey kendinden habersiz olan. Otuz iki Heq kelâmı sözüdür. Yüzünü Hak'tan döndürme. Çün fena mülkünde pâmâl olmuşuz. Yaraşır zerrin külahlar başına. oyan. oyan. Doğru sözlü. O meye bu gözleri kadeh ettim. O şehla gözlüye tutuldum. başına altın taçlar yaraşır. ama isteme. Şol boyu re'nâye verdim könlümü. doğru dilli. Olma fânî âleme mail. Hakk'ı tam. Derd hâsil qıl. güneş onun yüzüdür. Gönlümü o güneş simaya verdim. Hakk'a gel. Fezl-i Heqden men hidâyet bulmuşam. sonu yoktur. Senin suretinin nakısını. O ayı görünce bayram ettim. Maharetini bulutunda gizlemiştir. ( Hurufîler. Musarra Tuyug Âlemi yüzün gülistan eylemiş Bülbülü sermest ü hayran eylemiş Anberin zülfün perişan eylemiş Mahirin ebrinde pünhân eylemiş Dalmışam şol bahre kim pâyânı yok Batmışam şol gence kim hüsranı yok Bulmuşam şol bedri kim noksanı yok Girmişem ol şehre kim viranı yok Yüzün. Ol sebebden men vilâyet bulmuşam. Şol meye bu gözleri câm eyledim. deva vâr. Ey gönül. Hem feda min tâc-ı qeyser başına. uyan. Marifetten bir şeyler kazan. Çün buyurdu: üscüdi Rebb-i celil. devleti başına taç etti. Yüce Allah "Secde edin" buyurdu. Qandadır yar. Fâ vü zâdı lâmi Heqq nâm eyledim. Dövleti Heqq etdi efser başına. Gördüm ol ayı vü bayram eyledim. orda hayal kırıklığı yoktur. Bîvefâ dünyâda dîdâr isteme. Hecce vardım.

ey su gibi akıp giden sevgilim. Hz. .. Sâqî. Fırsatı kaybetme. Gel ki. bir an bile durma. Muhammed. Rubailer Madem ki gözüme hiç uyku hayâli gelmedi. Mesnevi'den Her tarafı kaplayan deniz coştu. kevser şarabı oldu. telaşa kapıldı. ânın hesretinden üreyim yandırdı nar. "kanın kanımdır"* dedin. Yuvarlak inci darı tanesine döndü (Lülü-i müdevver'in zehir mânâsı düşünülürse o zaman ikinci mısra. yoluna canım fedadır. Kövn ile mekan xürûşa geldi. kaynağım merhaba. Torpağa sücûd qıldı tâhir. qanı senden ayrı yar? Ey gül-i gülgün. hoş geldin. Her zehr nebât-ı şekker oldu. "Senden başka âlemde yar ve dilber var" diye kim dedi. Çjanda var bir ari batin. doğru yar..". İçi temiz. Her zehir şeker kamışına döndü. Qanı senden ayru dilber. Zaye keçürme firsetün. Çünkü bu nazlı ömür. Yâr ü dilber senden ayru kim dedi âlemde var. denizim. Nakış içinde onu işleyen nakkaş anlaşıldı. Ruhu'lKudüs'ün yani Cebrail'in üflemesi oldu.Nidah Gazel Merhaba hoş geldin ey rûh-ı revanim merhaba Ey şeker-leb yâr-ı şîrin lâ-mekânım merhaba Çün lebin Câm-ı Cem oldu nefha-i Rûhü'l -Kudüs Ey cemîlim ey cemâlim bahr ü kânım merhaba Merhaba. Şirr-i ezel oldu aşikâre. hoş geldin. Zehir. mekan üstü sevgilim. * Hz. yanağın cennetin xendangülü. ince şeyleri bilen sevgilim" dedim. sana merhaba. Yüzüm. onun hasretinden ateş yüreğimi yaktı Dünya halkı akrep ve yılan oldu. doldur şerab-i nâb. Ben de "Merhaba. Ali'ye "Etin. Ey şeker dudaklı. eğlenme bir nefes. Tiryak mizacı tutdu âğu. Eqreb oldu âlemin xelqi vü mar. Bu ömr-i nazenin çü bilürsen qılır şitâb. benim etimdir". Güneş her zerrede ortaya çıktı. götür piyâleyi. Gel ki. diğerlerine hitaben de "kanı kamındır" demiştir. aklım. merhaba. Acı su. panzehire döndü. Arif nece eylesin müdâra? Her zerrede güneş oldu zahir. tatlı. kimde var? Yarim gelip nazla "Nesîmî nasılsın?" dedi. Ey içki dağıtan güzel. benim etimdir. "Zehir. Bedahş'ta lâl işlenip ortaya çıkarıldı. ilaç oldu" diye anlaşılır). Madem ki sen "Etin. Arif olan hâlâ nasıl yapmacık tavır gösterebilir. Ey melek yüzlü dilber. Acı su şerâb-i kövser oldu. Neqqâş bilindi neqş içinde. bedenim ve ruhum mer haba. güzel yüzlüm. Suretim aklım ukûlüm cism ü canım merhaba Ey melek sûretlü dilber. Le'l oldu e'yan Bedexş içinde. Madem ki dudağın Cem'in kadehi. Ezel sırrı ortaya döküldü. Varlık âlemi de ayağa kalktı. Gönlüme senden başka hiç bir şeyi lâyık gör medim. Hani senden başka dilber. Temiz olanlar toprağa secde ettiler. doğru bir dost nerede var? Hani insaf ve mertlik gibi duygular kimde var? Deryâ-yi mühît cûşe geldi. Kötü insanlar topluluğu yüzünden her tarafa fitne yayıldı. Fitne yayıldı "elel gövm-eş-şerar". merhaba. hani senden başka yar? Ey kırmızı gül! Yanağın cennetin gülen gülüdür. Lö'lö-i müdevver oldu dâru. Gönlüme hiç senden özge nesne lâyik görmedim. bilirsin ki çabucak geçer. Hani insaf ü mürüvvet. can fedadır yoluna Çün dedin "lahmüke Lahmi" "kanı kanım" merhaba Geldi yârım naz ile sordu " Nesîmî nicesin" Merhaba hoş geldiniz ey hürde-dânım merhaba Çün kim gözüme gelmedi her giz xiyâl-i xâb. kabardı. kadehi götür ve temiz şarap doldur. öyleyse ey güzelim.

Ger açıq ise besîretin bax. Nefsini tanıdı. Gül ile Nesrin taşa keseğe döndü. esridi bu meyden. Yer ve gök büsbütün Hak oldu. Çün mö'müne mö'mün oldu mîrat. Ferhâd ile Xosrov oldu Şîrin. Kıyamet borusu çalındı. Eğer basiretin. sureti kaldı. Dadlu ile acı bir mey oldu. eğer deyilsen e'mâ. Şeriat ile tarikat birleşti. Heqden sene lâtutî hu geldi. Mümin.ancak celal ve ikram sahibi olan Allah bakidir" ayetinin vadesini gör. Hepsi zeval bulmaz bir oldu. Birlik. Herşey ikilikten kurtuldu. Uluviyet sı fatlarının varlığını sürdürdüğü ve beşerî sıfatların yok olduğu vücud mahvoldu. gözün açık ise. Tatlı ve acı bir mey oldu. şüphesiz. Birikdi şerîet ü terîqet. Meqsûd-i vücûd-i kün fekansan. ezelî ve ebedî olarak ölümden münezzeh olan (Hayy'm) zatında ebedîyyen ölümsüz oldu. Şirket aradan götürdü vehdet. Ey tâlib. aynılaştı. Mîrâtma bax ü anda gör zât. Âdemi bil. Me'şûq ile âşiq oldu bir zat. Bari Ehed oldu lâyezâli. Gör sende Heqqi vü getme irax. Her zerre Mesîh-i Meryem oldu. Secde edilenle secde eden bir oldu. Nefsini tanıyıp Rabb'ini bildi. Behr oldu şu kim. Ey Hak'tan uzan olan İblis. Heyy-i ebed oldu zât-i Hey'den. Söyler def ü câng ü ney "Ene'l-Heq. Ey Heqden irağ olan Ezâzil. Ferhat ile Hüsrev Şirin'e döndü (Şirin kelimesi tatlı mânâsında düşünülürse "Ferhat ile Hüsrev talep edilir oldu" diye anlaşılabilir). Âşık olunanla âşık olan bir zat oldu. Çalındı qiyâmetin nefîri. Can ile beden bir hakikat oldu. "Secde edip bize yaklaş" denildi. Mehv oldu vücûd-i nefy ü isbat. Her bir damla koskoca okyanus oldu. müminin aynası olduğu için. "Varlık alemindeki herşey fanidir. aynılaştı. eğer kör değilsen. Her kimse ki. Hak'tan. İman ile küfür bir oldu. Allah'tan gayrisi yok oldu. "Ol" emrinin vücud bulmasının maksadı sensin. ne cism ü cânsan. Zaten bakilik ve kudret Allah'ındır. Ondan başka görünme ayıbı ortadan kalktı. Gör sen seni kim. Bu meyden mest olan herkes. Eşya ikilikdi oldu xâli. Denize dalan. Tövhîd yolunda ekdi hübbi. Rahmet kapısı birlikten açıldı. Sen nasıl bir can ve beden olduğunu anla. Ey sağır gönderilen elçiyi işitmedin mi? . aynana bakıp onda zatını gör. Allah'tan ayrı olma. bu behre daldı. o deniz oldu. Cân ile ten oldubir Heqîqet. senin için "Ona uymayın" emri geldi. Daş ü kesek oldu verdü nesrin. Vehdetden açıldı bâb-i rehmet. Her zerre Meryem oğlu İsa oldu. Onun için def. uzağa gitmeden kendine bakıp kendindeki Hakk'ı gör.' Mescûd ile sâcid oldu vâhid. Gör ve'de-yi külli min eleyhâ. Tevhit yolunda tohum ekti. Ev sağır eşitmedin sefiri. Ref oldu hicâb-ı mâseve'1-lah.Külli yer ü gög Heq oldu mütleq. Secde eden gerçekte secde edilen oldu. Hem ve'scûd va'qterib denildi. aradan şirki götürdü. Her qetre mühit-i e'zem oldu. Mescûd-i Heqîqi oldu sâcid. îman ile küfr bir şey oldu. bildi Rebbi. Ger div değilsen. El-qudretü ve'l-beqâü lillah Qeyr oldu helak ü vech qaldı. eğer şeytan değilsen Âdem'i tam. saz ve ney "Hak benim" diye söylerler. Ey talep edici. sadece Onun yüzü.

Dayandı bu köprüden ayağın. Haqdan ezelî qılınc belimde. bilindi Yezdan. bu işe qalma zinhar. Sen bu çizgiden öteye geçersen. uyxudan dur. Nesîmî'nin nefeslerinin nasıl can verdiğini gör. onun sözüne inanma. Sur ünün eşitmedi qulağm. Ya'ni ki. Ya'ni ki. Heqîqete var. Uyxudan oyan ki. Ey yar. O halde bugün Süleyman benim. âşinâ değilsen. inanmaz isen gözünü aç. Yeni nider ol zer ile sîmi. Müşrikden eder müvehhidi ferq. Allah Âdem'de tecellî etti. Yolunu şaşırmış olanlardan olma. asa elimdedir. Neşr oldu. Hem cennet ü hûr ü hem liqâdır. Uykudan uyan. İşi riyakarlık olanlara yazık. mutlak diri olan bu çizgidedir. Bu Hakk'm nimetidir. Şirk koşandan. bu cihetten yüzün ak ola. Qıl Âdeme secde. Nesîmî bir denize dalmıştır. Şimdi Musa benim. meşher oldu. Rahman ile arş ve ayırma çizgisidir. gör. Hakiki secde edilene secde et. Hem cennet. ' İnsanların tamamı Hak oldu. Yerden çıxa geldi dabbetü'1-erz. hem de Allah'ın tecellîsidir. Fezl ister isen. Bilgil ki. Gör nece zemâne pürşer oldu. Min fezli ilâhına teâlâ. Yeni ki. ey yar. Haqdan bu sirât-i müsteqîmi. Kulağın sur sesini duymadı mı? Ayağın sırat köprüsünden geçmedi mi? "Onlara benimle sizin aranızda Allah gerekli şahit olarak kâfidir. de" buyruğuna vakıf olmadığın için yabancısın. bu istivadadır Heq. olma gümrah. Gayret sarfet. oyan quruldu mîzan. Gör ki nice insanlar toplantı. sakın. menem bu gün Süleyman. Mahşerde herkes diriltildi. Rehman ile erş ü istivadır. altın ile gümüşü neylesin? . Uş sirrini eyledim sana erz. birdir diyeni ayırır. Bir behre dalubdurur Nesîmî. Mescûd-i Heqîqe secde qılgil. Bu doğru yolun Hak'tan olduğunu bil. inan. Allah tanındı. Fazilet istersen bu hakikatte var. Enfâs-i Nesîmî gör ne candır. tanış değilsin. Se'y eyle. budur Heqin neimi. İşte onun sırrını sana arzeyledim. işi ola zerq. Üzün bu cehetden ola beyzâ. Onun okyanusu inci madenidir. bilin bu istivâyi. Bu ayırma çizgisini bilin diye halkın eline asayı basar. Şimdi mühür de. Mahşer vakti geldi. İnanmazsan gözünü aç da bak. bil. Eyvay ana kim. hem huri. Hem xâtem ü uş elimden ferman. gam ve beladan kurtulursun. Çün mehrem-i qul kefâ değilsen. mahşer oldu. uykudan uyan. Yani Hak ve o mülk sahibi. mizan kuruldu.Heşrin günü geldi. Şeytân-i leîne uyma zinhar. uş esâ elimde. Deryâ-yi mühîti dürr-i kandır. Bîgânesen. uyan! İnsanlar kıyametten sonra toplandı inan. Ânm sözüne inanma. Âzâd olasan qem ü belâdan. (Kıyamet alametlerinden olan) Dabbetü'1-arz yerden çıkageldi. Xelqin eline basar esâyi. ferman da benim elimde. Yüce İlah'ın faziletiyle. Heşr oldu. Sen de Âdem'e secde et. Ol mâlik-i mülk heyy-i mütleq. Âdemde tecelli qıldı Allah. Âdem dükeli haq oldu bilgil. Çün sene keçesen bu istivadan. Hakk'm kuşattığı kılıç ise belimdedir. bu işten sakın geri kalma. Mûsâ menem. lanetlenmiş şeytana uyma.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful