P. 1
Barnabas-İncili

Barnabas-İncili

|Views: 75|Likes:
Published by nevzay

More info:

Published by: nevzay on Feb 16, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/15/2013

pdf

text

original

Barnaba İncili

Hz Muhammedin sav Müjdesi
Derleyen:http://mzkorg.blogspot.com HAZİRAN-2010

Barnaba incilinden bir nüsha

Kur’anı Kerim -Saff Suresi: Ayet 6

BARNABA İNCİLİ (BARNABAS) Önbilgi: (Hz.Muhammed'in sav müjdelendiği yasak İncil.) İncil nüshalarından aslına en yakın olanı. Oniki Havari'den biri olup olmadığı ihtilaflı olan Barnaba, aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf)'tur. Barnaba ise "teselli oğlu" anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. (Kitabı Mukaddes, Resullerin İşleri, IV, 36-37; Encyclopedia Britannica, U.S.A. 1970, III,171: Türk Ansiklopedisi, İstanbul 1967, V, 265). Hz. İsa'nın tebliğini yaymaya çalıştığı üç yıllık süre içerisinde zamanının büyük bir kısmını onun yakın takipçisi olarak geçirmiştir. Hz. İsa'dan öğrendiklerini ve duyduklarını bir kitapta topladığı bilinmektedir. Bu kitaba, onun adına izafeten "Barnaba İncili" denilmekte, ancak, kitabını ne zaman yazdığı kesin olarak bilinememektedir. Barnaba İncili M.S. 325'e kadar İskenderiyye kiliselerinde kabul edilmiştir. İsa'nın doğumundan sonraki birinci ve ikinci asırlarda, Tevhîd'i desteklemiş olan İraneus'un (M.S. 120-200) yazılarında elden ele dolaşmıştır. M.S. 325'te meşhur İznik Konsülü toplandı. Teslis akîdesi, Pavlus hristiyanlığının resmi doktrini olarak ilân edildi. Kilisenin

resmi İncilleri olarak Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri seçildi. Barnaba İncili de dahil geri kalan bütün İnciller'in okunması ve elde bulundurulması yasaklandı. Barnaba İncili hakkında sürdürülen bu yasaklama kararları, ileriki tarihlerde de devam etti. M.S. 366'da Papa Damasus'un (M.S. 304-384) da, İncil'in okunmaması için bir karar çıkarttığı söylenmektedir. Bu karar M.S. 395'te ölen Kaesaria Piskoposu Gelasus tarafından da desteklendi. Onun Apokrifal kitaplar listesinde Barnaba İncili de vardı. Apokrifa, basitçe "halktan gizlenmiş" demektir. Papa'nın, yasaklanmış kitaplar listesine Barnaba İncili'ni de almış olması, en azından, İncil'in varlığını göstermektedir. Ayrıca Papa'nın, M.S. 383'te Barnaba İncili'nin bir kopyasını ele geçirdiği ve kendi özel kütüphanesinde sakladığı da bir gerçektir (Muhammed Ataurrahim, Jesus Prophet of İslâm, England 1977, s. 39-41 ). Barnaba İncili hakkında çıkartılan bütün bu yasaklama kararları ve İncil'in okunmaması için alınan tedbirler pek başarılı olamadı. İncil, günümüze kadar varlığını sürdürdü. Onun günümüze kadar gelmesini sağlayan Fra Marino adında bir keşiş olmuştur. Şöyle ki: Barnaba İncili'nin İngilizce çevirisinin yapıldığı el yazması, Papa Sextus'ta (1589-1590) bulunuyordu. Sextus, İncil'den geniş çapta faydalanmış olan İraneus'un yazılarını okuduktan sonra İncil ile yakından ilgilenen Fra Marino ile arkadaş oldu. Bir gün Marino, Sextus'u ziyarete gitti. Birlikte öğle yemeği yediler. Yemekten sonra Papa uykuya daldı. Keşiş Marino, Papa'nın özel kütüphanesindeki kitapları gözden geçirmeye başladı ve Barnaba İncili'nin İtalyanca el yazmasını ele geçirdi. İncil'i elbisesinin yeni içerisine gizliyerek oradan ayrıldı ve Vatikan'a geldi. Bu yazma daha sonra, Amsterdam'da büyük bir ün ve otorite sahibi, hayatı boyunca bu esere büyük bir değer verdiği bilinen bir şahsa ulaşıncaya kadar elden ele dolaştı. Onun ölümünden sonra da Prusya Kralı temsilcisi J.E. Kramer'in eline geçti. 1713'de Kramer bu yazmayı, kitaplar uzmanı meşhur Savoy'lu Prens Eugen'e takdim etti. 1738'de, kütüphanesi ile birlikte bu yazma da Viyana'daki Hofbibliothek'e nakledildi ve halen oradadır. Erken kilise tarihçilerinden önemli bir zat olan Toland, bu yazmayı incelemiş ve ölümünden sonra 1747'de basılmış olan muhtelif çalışmalarında ona atıflarda bulunmuştur. İncil hakkında şöyle der: "Bu, tıpkı kutsal bir kitap görünümündedir." (Ataurrahim, a.g.e, s. 41-42). Barnaba İncili'nin İtalyanca el yazması Canon ve Mrs. Ragg tarafından İngilizce'ye çevrildi ve 1907'de Oxford Üniversitesi matbaasında basıldı ve yayımlandı. İngilizce çevirinin hemen tamamı aniden ve gizemli bir şekilde piyasadan kayboldu. Bu çeviriden yalnız ikisinin varlığı bilinmektedir: Biri British Museum'da, diğeri de Washington Kongre Kütüphanesi'ndedir. Kongre Kütüphanesi'nden kitabın bir mikro-film kopyası ele geçirildi ve İngilizce çevirinin yeni bir baskısı Pakistan'da

yapıldı. Bu baskının bir kopyası, gözden geçirilmiş yeni bir baskı amacıyla kullanıldı. (Ataurrahim, a.g.e., s. 42). Barnaba İncili yirminci yüzyılın başında, Mısır'da, Dr. Halil Seâde tarafından Arapça'ya çevrilmiş ve esere bir de mukaddime yazılarak Muhammed Reşid Rıza tarafından da neşredilmiştir. (Ahmed Şelebi, Mukârenetü'l-Edyân, Mısır 1984, II, 215). Son zamanlarda ülkemizde de İncil'in izlerine rastlandığı ve üzerinde bazı çalışmaların yapıldığı bilinmektedir: Bunlardan biri, Abdurrahman Aygün'ün "İncil-i Barnaba ve Hz. Peygamber Efendimiz Hakkındaki Tebşîrâtı" isimli basılmamış eseridir. Eser 1942'de yazılmıştır. (bk. Osman Cilacı, "Barnaba İncili Üzerine Bir Türkçe Yazma ", Diyanet Dergisi, Ekim-Kasım-Aralık,1983, cilt:19, sayı: 4, s. 25-35) Yine 1984'te Hakkari civarında bir mağarada, Ârâmî dilinde ve Süryânî alfabesi ile yazılmış bir kitap bulunduğu ve bunun Barnaba İncili olduğu, yurt dışına kaçırılmak istenirken yakalandığı da bilinmektedir. (bk. İlim ve Sanat, Mart-Nisan 1986, sayı: 6, s. 91-94). Ayrıca, "Barnaba İncili" adıyla Mehmet Yıldız tarafından İngilizce'den dilimize çevrilen bir eser de 1988 yılı içerisinde Kültür Basın Yayın Birliği tarafından neşredilmiştir. Barnaba İncili'nin diğer dört İncil' den ayrıldığı en önemli noktalar şunlardır: 1- Barnaba İncili, Hz. İsa'nın ilâh veya Allah'ın oğlu olduğunu kabul etmez. 2-Hz. İbrahim'in kurban olarak takdim ettiği oğlu Tevrat'ta belirtildiği ve hristiyan inançlarında anlatıldığı gibi İshak değil, İsmâil (a.s.)'dır. 3-Beklenen Mesih Hz. İsa değil Hz. Muhammed'dir. 4-Hz. İsa çarmıha gerilmemiş, Yahuda İskariyoth adında biri ona benzetilmiştir. (Muhammed Ebu Zehre, Hristiyanlık Üzerine Konferanslar, Trc. Âkif Nuri, İstanbul 1978, s. 105-107).

1. Bölüm (Sunuş)

SunuşBarnabas aslen Kıbrıslı olup yahudi bir aileden doğmuştur. Asıl adı Joseph (Yusuf) tur. Barnaba ise teselli oğlu anlamında ona sonradan verilmiş bir lâkaptır. Barnabas'ın kaleme aldığı incil, İsa'nın bir şakirdi, yani zamanının çoğunu, mesajını yaydığı üç yıllık süre içinde bizzat îsa'nın yanında geçiren bir kişi tarafından yazılmış ve bugüne kadar gelmiş, bilinen tek İncil'dir. Kabul edilmiş dört İncil'in yazarlarının aksine, o İsa ile doğrudan teması olmuş ve öğretisini doğrudan İsa'*dan almış biriydi. Barnaba İncili, MS. 325'e kadar İskenderiye Kiliselerinde Kanonik (-gerçeksahih-) bir İncil olarak kabul ediliyordu. Tevhid lehinde yazan Iraneus'un (MS.130-200) yazılarından, bu İncil'in İsa'nın doğumundan sonraki birinci ve ikinci yüzyıllarda elden ele dolaştığı anlaşılmaktadır. Putperest Roma dininin ve Eflâtun'un felsefesinin İsa'*nın aslî öğretileri içine girmesinden sorumlu olmakla suçladığı Pavlus'a karşı çıkan İraneus, kendi fikirlerini desteklemek için Barnaba İncili'nden geniş alıntılarda bulunmuştur. İznik Konsülü 325 Yılında Yüzlerce Yazımla Birlikte Barnaba İncili'ni de Yasaklıyor 325'te ünlü İznik Konsülü toplandı. Teslis Pavlus Kilisesi'nin resmî inancı olarak ilân edildi ve bu kararın sonuçlarından birini de, o zaman elde bulunan üçyüz kadar İncil'den dördünün Kilise'nin resmî İnciller'i olarak seçilmesi oluşturdu. Bunlar, Matta, Markos, Luka, Yuhannâ'nın yazdıkları İncîllerdir. Özünde Eflâtûnun ortaya attığı trinite fikri, İsa'dan sonra 1'inci ve 2'inci yüzyıllarda kaleme alınan bu İncîllerde yer aldı. İçlerinde Barnabas İncili'nin de bulunduğu diğer înciller'in bütünüyle yok edilmesi emredildi... Geçerliliği tanınmamış Inciller'den birini yanında bulunduranın öldürüleceğine dair emir çıkarıldı... M.S. 366'da papa olan Damasus'un (304-384), Barnabas İncili'nin okunmaması hakkında buyrultu yayınlandığı kaydedilir. Bu buyrultu M.S. 395'te ölen Sezarya piskoposu Gelasus tarafından desteklenmiştir. Bu piskopos İncil'i Apoler; fal kitaplar listesine almıştır. Apokrifa (-apocrypha-) basitçe 'halktan gizlenen' demektir. Böylece, daha bu aşamada İncil kimsenin eline geçmez olmuştur... Pavlus Kilisesi 1700 Senedir Barnaba İncilini İmha Etmeye Çalışıyor Barnaba Incili'yle ilgili daha bazı buyrultular da vardır. 382'de Batı Kiliseleri Buyrultusu'yla ve 465'te papa Innocentın buyrultusuyla yasaklanmıştır... Tüm bu buyrultular Şansölye Seguier (1558-1672) Kütüphanesi'ndeki B. de Montfaucan (1655-1741) tarafından hazırlanmış Yunanca elyazmalar katalogunda anılmaktadır... Barnabas İncili'nin Dikkat Çekici Yolculuğu İmparator Zeno'nun yönetiminin dördüncü yılı olan M.S. 478'de Barnabas'ın mezar ve kalıntıları keşfedilmiş ve kendi eliyle yazılmış İncili'nin bir nüshası göğsünün üzerinde bulunmuştur. Bu olay, 1698'de

1979.. «hayatı boyunca bu parçaya büyük bir değer verdiği sık sık işitilen büyük bir isim ve yetkiye sahip bir kişi»ye ulaştı. dolayısıyla reddedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. İncil hakkında şöyle der: «Bu. Taberî. Prusya Kralı'nın danışmanlarından John Frederick Cramer'a geçti.. oraya bir muhalefet şerhi konmuş. Kongre Kütüphanesi'ndeki nüshanın bir mikrofilm kopyası elde edilip. . 1738'de kitap. Hattâ bu İncil'in. Barnaba încili'nin. yalnızca iki nüshasının var olduğu biliniyor. Bir gün bu rahip Papa'yı görmeye gitti. Bu. Onun ölümünden sonra.» İtalyanca elyazma Canon ve Bayan Beggo tarafından İngilizce'ye çevrilerek.. nihayet Amsterdam'da. Hristiyanlık ve onun kutsal kitaplarından bahsederken.. 1907'de Oxford Üniversitesi Basımevi tarafından basılıp yayınlandı. Bîrûnî. diğeri Washington'da Kongre Kütüphanesi'nde olmak üzere. Mes'ûdî. sayfa 422450'de geçmektedir. 1734 yılında. Londra. bu yazmayı incelemiş ve ölümünden sonra 1747de basılmış olan muhtelif çalışmalarında ona atıflarda bulunmuştur. geniş birer bibliyografya eseri olan 'elFihrist' ve 'Keşfü'z-Zünûn' adlı kitaplarda da bu İncil'in adı geçmemektedir. Boland Junii.42). Tome II. Birlikte öğle yemeği yediler ve sonra Papa uykuya daldı. buradaki metne de kaynaklık eden. Jesus. s : 39 . tıpkı kutsal bir kitap görünümündedir. Eğer bilinseydi pek çok eserde ondan söz edilirdi. iddia tarihi hiç bir dayanağı olmadan inkar amaçlı olarak ortaya atılmıştır. George Sale'in. A Prophet of islam. O'nun.. İbn Hazm. bir müslümanın hayal gücünün bir eseri olduğu iddia edilmiştir. 1709'te Cramer bu el yazmayı ünlü 'kitap kurd'u saray prensi Eugene'e sundu. biri British Museum'da. Pavlus Öğretilerine Uyan Hiristiyanların Barnaba İncilini İnkar Çabaları ve Tarihi Gerçekler: Hristiyan literatüründe Barnaba İncili'nin adı nerede geçmişse. Erken kilise tarihçilerinden önemli bir zat olan John Toland. kendinden pek çok alıntılar yapmış olan Iraneus'un yazılarını okuduktan sonra Bamabas încili'ne büyük ilgi duyan Fra Marino adında rahip bir arkadaşı vardı.Antwerp'de yayınlanan Acta Sanctorum. Şu anda. İbn Teymiyye gibi hiristiyan kaynaklarına vâkıf olan yazarlar. çünkü böyle bir kitap müslümanlar tarafından bilinmiyordu. İngilizce çevirisine esas olan el yazması Papa Sextus'un (1589 -1590) elindeydi. Sonra bu el yazma elden ele dolaşıp. sahte ve uydurma olduğu. Prens'in kütüphanesiyle birlikte Viyana'da Hofbibliothek'e geçti ve hâlâ oradadır. bu İncil'in. İbnü'n-Nedîm tarafından 995 yılında ve Hacı Halife tarafından 1657'de hazırlanan. Barnabas İncili'ne en ufak bir işarette bile bulunmamışlardır. Ya'kûbî. Barnabas İncili'nin adını bile duymamışlardı.. Kur'an'ın İngilizce çevirisinde bundan bahsetmesinden önce müslümanlar. İngilizce çevirinin Pakistan'da yeni bir baskısı yapıldı. Bunu cübbesinin yenine gizleyerek oradan ayrıldı ve kitapla birlikte Vatikan'dan çıktı. Bu İngilizce çevirinin hemen tüm nüshaları birden ve esrarengiz bir şekilde piyasadan kayboldu. Peder Marino Papa'nın özel kütüphanesindeki kitapları karıştırmaya başladı ve Bamabas İncili'nin İtalyanca bir el yazmasını ele geçirdi.

yalancılık ve sahtekarlığa karşı duruşu ve doğruluk ve dürüstluk ahlakını Hz. Muhammed (doğumu 571) bile doğmamıştı.Bu eserlerin yanısıra 18'inci yüzyıl öncesi süreçte müslümanlarca kaleme alınan ve bugün bilinen hiçbir metinde bu İncilin isminden ya da içeriğinden bahsedilmediği gibi islam uygarlıklarında söylenti-hikaye-efsane düzeyinde dahi adı bir kayda geçmemiştir. Papa I. ifade ediliyor. şöyle demektedir: «Bazıları. Peygamber ve Kuran'dan alan bir müslümandan beklenemez. Barnabas İncili'nin adı geçmektedir. 496). böyle bir incilin tarihsel olarak var olmadığını kesin bir güvenle iddia ediyorlar. Böyle bir şeyi iddia edebilenler. Alman Protestan Kilise Komisyonu'nun kontrolünden geçerek basımına izin verilen eski ve yeni Ahid çevirileri. Eski Ahid (-Tevrat-)'in 39 kitabıyla dört İncil yüzlerce yılda yavaş yavaş gelişmiş ve son şeklini almıştır. bazı değişiklikler ve tahrifler yaşadığı Spinoza. Ayrıca yukarıdaki delillere ek olarak şunu vurgulamak yerinde olacaktır: Allah ve bir Peygamberi hakkında yalan söylemek demek olacak böyle bir sahtekarlık. Muhammed'in Doğumundan 75 Sene Önce. ortaçağın sonlarında Barnabas İncili isimli yazıma rastlanılması öncesi süreçte. şu sunuşla başlar: «Kutsal kitap gökten inmiş değildir. yani bir incil uydurma eylemi. . Hz.S.. Peygamber'in dünyaya gelişinden 75 yıl önce (M. Barnabas İncili'nin müslümanlar tarafından yazılmadığının bir delili de şudur: Hz. bir bilimsel makalesinde yukarıdaki iki listeye dikkat çekerek. o çağlarda.» Burada tevrat ve incil üzerinde tarih boyunca tahrifat ve değiştirmeler yapıldığı gayet net bir şekilde kilise tarafından. bu incilden bugüne hiç bir parçanın gelmediği iddiasına yerini bırakıyor. Barnabas İncili'nin tarih boyunca aslında var olmadığı şeklindeki iddialara değinen Avustralyalı bilim adamı(-La Trobe Universitesi Bendigo-) Dr.Gelasius döneminde 'yanlış ve dînî düşüncelere aykırı kitaplar' adı altında hazırlanan listede (-Decretum Gelasianum-). Ayrıca 7'inci yüzyıl öncesinden günümüze gelen ikinci ve farklı bir belgede yasaklanan 60 kitap içinde (-List of the Sixty Books-) Barnabas İncili de yer almaktadır. Fakat o zaman "60 kitap listesi"nde yer alan kitaplardan sadece Barnabas İncili'nin bir iz bırakmadan kaybolması gibi bir sonuç akla yatkın olacak mıdır?» Barnabas İnciline getirilen bu yasaklamalar. İki listede de aynı yanlışın olması. bu İncil'i yazacak bir müslümanın var olamayacağını açıkça gösteriyor. Rodney Blackhirst. Çünkü o zaman daha Hz. Goethe ve daha nice batılı entellektüeller tarafından ifade edilen 4 İncilin dışında ve 2000 sene önceki orjinal halinde veya orjinal haline yakın bir İncil'den güçlü yansımalar bulunan bir metinle karşılaşmanın şok ve şaşkınlığı ile bunu yapıyor olmalılardır. iki ayrı liste bunun tersini kanıtlıyor.. Oysa farklı yüzyıllardan. aslında olmayan bir şeyin yanlışlıkla iki ayrı listede de "Barnabas İncili" adıyla yer alması mümkün müdür? "60 kitap listesi" sadece bu tek konuda yanlış olabilir mi? Barnabas İncili'nin hiç var olmadığı iddiası kimilerinde.

«inananların peşine düşerek Şam'a giderken yolda İsa’nın görüntüsü’yle karşılaştığını. Kitabı bulanların. Pavlus Öğretileri ve Resmî Roma Hristiyanlığı Paulus=Pavlus=Pavlos=Bolis. Roma kilisesi=Pavlus kilisesi. İddiasını doğru kabul eden hristiyanların arasında yaşadı. Bu uğurda afaroz (dinden atma) ve ölüm cezaları uygulamış ve bunlarla korkutmuştur.Gamalyel dönemi’nde Kudüs’de hahamlık öğrenimi gördü. İsa Peygamberin konuşma dili olan Ârâmî dilinde ve Süryânî alfabesi ile yazılmış ceylan derisinden bir kitap bulunduğu ve bunun Barnaba İncili olduğu. Hamza Bektaş'a kitabın ilk sayfasını getirdikleri. Mart-Nisan 1986. Bu nedenle hem Yahudi adı Saul’u hem de Romalı Adı Pavlus’u kullanıyordu. yüzlerce inananın öldürülmesinde etkin roller oynadı. Pavlus'un İlk Günah-Keffaret Anlayışı «İlk Günah Kavramı .Hakkari'de 1984 Yılında Bulunan Barnabas Nüshası 1984′te Hakkari civarında bir mağarada. Isa Peygamberin çarmıha çekilerek kendini. Yeni Ahid’in yaklaşık 1/3 ünü oluşturan mektupları günümüze ulaşmış en eski Hristiyan Metinleri’dir ki bugünkü Hristiyan İlahiyatı’nın temellerini oluşturur.her doğanın günahkar doğduğu iddiası -»'nı ileri süren Pavlus mektup ve etkinlikleriyle. İlim ve Sanat. s. Daha sonraları. Dini yahudi olmayanlar arasında yayması farklı yönlerinden birisidir. Romanın resmî dini haline gelen hristiyanlık pavlus'un takipçilerinin dini anlayışını yansıtır. Hristiyanlığın bir Yahudi Mezhebi olmaktan çıkıp bir Roma Dini’ne dönüşmesine belirleyici katkı’da bulunan kişidir Pavlus. (bk. sayı: 6. Tarsus’lu Saul MS 10-67 yılları arasında yaşadı. 91-94). yurt dışına kaçırılmak istenirken kaçakçıların yakalandığı ve kitabın bir yerde muhafaza edildiği ifade edilmektedir. İsa'ya inanmanın sonsuz kurtuluş için yeterli olacağı inanışı. Bektaş'ın tercüme ettiği sayfaya göre bu kitabın Barnabas İncili olduğu ve aşağıda bulunan incil metninin girişine benzer ifadelerin bu sayfada yer aldığı detayları verilmektedir. . Tevrat'ta yer alan Allah'ın emirlerinin dikkate alınmayarak uygulanmamaları sonucunu verecek biçimde keffaret inancını kurmuştur. Yahudi önderi I. Kısa bir süreç ardından ise bir topluluğun lideri haline gelerek inananlar arasında önemli ayrışmalara neden oldu. İlk dönemlerinde bağnaz bir Ferisi (-yahudi din adamı-) olarak Hristiyanlığı Yahudilik karşısında büyük bir tehdit saydığı için Kilise Üyeleri’ne yönelik kıyımlarda. kitabın içeriğini anlamak amacıyla. tevhide (Allah'ın birliği inancı) inanan ya da buna yakın diğer hristiyan mezhep ve topluluklarını ortadan kaldırmak için mücadele etmiş. insanların günahtan kurtulmaları için feda ettiği. Pavlus Roma Yurttaşlığı’nı kazanmış yahudi bir aileden geliyordu. (-Keffaret. Yeni Ahid’deki Resullerin İşleri Kitabı’nın yarıdan çoğu Pavlus’un etkinlikleri’ni aktarır. böylece sadece Hz. böylece tevbe ettiğini» iddia etti.

tam tersine. Allah'ın koyduğu kurallar ve O'nun emirlerinden soyutlanan bir din yapılanması ortaya çıkmıştır. Müslümanların bu İncile ilgilerinin sebebi bir Peygamber olarak kabul ettikleri Hz. Hz. Çelişki olarak iddia edilenler metinde yer alan temel konu doğrultularında değildir. Barnabas'ta. Kanonik kabul edilen diğer 4 incil gibi bu incil de Hz. kasıtsız kelime yanlışlıkları ve unutkanlıkların roller oynadığı pekala düşünülebilir. belki en azından birkaç kere tercüme edilmiş bir metindir. dini kuralların titizlikle uygulandığı ve doğru inanca sahip olmanın. İsa'ya tâbi(uyanlar) olanlar kendisinin yeryüzünde olduğu zaman diliminde ve göğe yükseltilmesinin sonrasında Tevrat’a bağlı Yahudi cemaati ile.-Barnabas İnciline ve İslam kaynaklarına göre ise çarmıha gerilen kişi. Böylesi bir din anlayışı ne diğer dört kanonik incilde ne de Barnabas incilinde Hz. Tevratta yer alan (-domuz eti yasağı gibi-) yasaklamalardan kaçınmanın ve sünnet olma emrinin uygulanması ve ibadetin samimiyetle ve sürekli yapılmasının Hz İsa'nın temel direktifleri arasında olduğu görülür. İsa'ya ihanet eden ve bunun cezası olarak mucize ile İsa'ya benzetilen Yahuda İskariyot'tur. Bu tercümeler esnasında mütercimlerin yetkinlik derecelerinin ya da bilgisel yetersizliklerinin. örneğin. Bugünku haliyle Yeni Ahid'de (-incilde-) yer alan şu metin konumuz itibariyle oldukça dikkat çekicidir: «Hz. Aramiceden önce latinceye daha sonra italyancaya çevrilmiş olabilir. 3. Hz İsa döneminde. İsa'nın gerçek yaşam kesitlerinin detaylarına ve Allah'ın gönderdiği kitaplardan biri olduğuna inandıkları İncilin gerçek haline duydukları doğal meraklarıdır. Bu incilin 2000 sene önceki gerçek incilin tam olarak aynısı olduğunu da iddia edemeyiz. Çünkü.-) Pavlus'un bu öğretileri ile sadece «kalp temizliği ve İsa'ya inanmayı» yeterli gören. İsa tarafından dile getirilmemiştir.1) Barnaba İncil'inde Çelişkiler Olduğuna Dair İddialar Hakkında Yukarıda sıralananlara gözatıldığında Barnabas İncili'yle ilgili herhangi bir konuda müslümanların sorumlu olmadığı oldukça açık bir şekilde anlaşılmalıdır. Kudüs'teki Mabede gitmeye devam etmişlerdir»(-Resullerin İşleri. Barnabas İncili'ni diğer incillerden ayıracak en açıklayıcı kelime "baştan sona tutarlılık" olacakdır. İsa'nin dili olan aramice değildir. Türkçe çeviriye kaynaklık eden ingilizceye ise bu yüzyılın başında tercüme edilmiştir. Bu incil vasıtasıyla sezilen ve tarihsel süreciyle varılan sonuç "asıl incil'den" güçlü esintileri yansıtmasıdır. "Nasıraya doğru gemiyle yola çıkmak" .

Barnabas İncili'nin ilk başlığında. 20'inci bölümde.Çünkü ben.» Tahrifler sonucu sürrealist ve ancak ruhban derecelilerin anladığı(!) anlaşılmaz semboller anlatımı haline gelen ve bünyesinde tahrif ve değişmelerden doğan yanlışlardan yüzlerce sancıyı taşıyan 4 kanonik (!) . Galile denizi üzerinden "Nasıra'ya doğru gemiyle yola çıkılması"dır. güya "Kudüs'ten Nasıra'ya gemiyle gidildiği" ekleniyor ki. Nasıra'ya doğru giderken Hz. Yukarıda yer alan objektif-net-tarihi verilere karşı. Dolayısıyla "Nasıra'ya doğru nereden hareket edildiği" belirgin değildir. "Nasıra kentine gelince" denir. Öte yandan gerçek-dışına çıkılarak. metinden de anlaşılacağı üzere o dönem topluluklarının Mesih denildiğinde bunu en son gelecek Allah'ın Elçisi olarak algılamalarıdır. Hz. 16'ıncı bölümde Hz. sizin «Mesih» dediğiniz. İsa ve şakirtlerinin yolculuğun bir kısmını Galile gölü üzerinden yaptıkları. Ya da bazı detaylarda tercüme yanlışlıkları ya da çelişki iddialarının kendilerinde yanlışlıklar sözkonusu olabilir. Barnabas İncili metninde güya "Nasıra Limanı'ndan" bahsedildiği. Hz. sadece. İsa'nın Mesih olmadığından değil. sonucunu çıkarmamız metne göre mümkündür. Bu bölümden sonra bir yolculuktan bahseden ilk bölüm 20'inci bölümdür. iki ayrı dönemde gelen iki valinin isimlerinin aynı olması ihtimal dahilindedir. benden önce yaratılmış ve benden sonra gelecek ve inancı (dini) son bulmasın diye gerçeğin sözlerini getirecek olan Allah'ın Elçisi'nin ayakkabılarının iplerini veya çoraplarının bağlarını çözecek değerde değilim. Diğer çelişki iddiaları Romalı bir valinin (Plate=pilatus=pilotus) ismi hakkında dile getiriliyor. Barnabas'ta bu şekilde ya da aynı anlama gelecek ifadeler kesinlikle yer almıyor. "Sen Mesih misin?" şeklindeki sorulara yanıt verirken kendinden sonra gelecek Allah'ın Elçisi'nden haber vermektedir. Rodney Blackhirst'a ait yukarıda bir yargı paragrafı alıntılanan makaleyi okumaları önerilebilir. hiç değilse kolayca edinebilecekleri Dr. ancak bilinmeyen bir yerden başlayan yolculuğun bir kısmının Galile Gölü'nün geçilerek yapılması pekala mümkündür. İsa Peygamber neden "Gelecek Mesih ben değilim" diyor? Mesih nitelemesini İsa'dan sonra gelecek Peygamber hakkında telaffuz edilmesi.. girişi ve 6'ıncı bölümünde de İsa Peygamber için "Mesih" denmektedir. İsa. 20'inci bölümde.En çok çelişki iddiasının vurgulandığı yer. duygusallığı yansıtan bir alaycılık ile gerçek-dışı demogojik yaklaşımlara yönelebilen bazı çevrelerin yukarıda adı geçen onlarca tarihi belgeye göz gezdirmeleri. İsa peygamberin "Sen Mesih misin?" şeklindeki soruya verdiği cevabı bu gerçeği gösteriyor: «. "Nasıra kentine gemiyle yanaşıldığı" da yer almaz. İsa'nın şakirdlerini çağırarak bir dağa çıktığı ifade edilmektedir. "Nasıra'ya gemiyle gidildi" şeklinde bir cümle kurulmamıştır.

şaraptan. Rabb'in kanunu yolunda yürüsün diye İsrail halkına gönderilen Allah'ın bir peygamberidir.İsa'nın harika doğuşu ve Allah'ı Öven meleklerin görünüşü Bu sıralar. Değişik Kaynaklardan Derleme 2-12. Dindar bir adam olan Yusuf Meryem'in hamile olduğunu anlayınca. anlaşılmaz hale getirilmiş bir dinin özündeki gerçek halini. Bu çelişkiler doğu ve batıda. O. diğer incillerdeki çıkarmalar ve değiştirmeler nedeniyle nasıl anlam bütünlüğünün bozulduğu ve cümle düşüklükleri oluştuğu. 3. takva sahibi.) : «Bil ki. Allah'ın kendine vereceği büyük güçle gelecek. namaz ve oruçla Allah'a ibadet eden ve bir marangoz olarak ellerinin yaptığı ile geçinen bir adam olduğundan. ayıpsız yaşantılı Yusuf adında kendi soyundan bir yoldaş seçti. yüklü olduğundan kendine saldırırlar ve zina suçlusu sayarak taşlarlar diye insanlardan korkup. Bakire. incile yazdığı sunuş yazısı da bu gerçeğin başka türlü bir ifadesi olarak değerlendirilebilir. dindar. ondan ayrılmayı düşündü. annesinin rahminden Allah'ın kutsal bir (kuludur). Bak ki. aydınlık ve açıklığı.Cebrail'in Bakire Meryem'in hamileliğiyle ilgili olarak Yusuf'a yaptığı hatırlatma.incilden örnekler vererek. O. Bu nedenle Yusuf Sezar'ın buyruğuna göre kayıt yaptırmak için. «ey Yusuf. Bakire. . Alman Protestan Kilise Komisyonu'nun. Ve nasıl insafsız bir tahrif budamasına maruz kaldıkları da anlaşılıyor. Kayser Avgustos'un buyruğuyla. ona ne olmuşsa. Allah'tan korkup. yukarıda yer alan. Peygamberlerle iletilen ilahi mesajların tazeliğini okuyanlara hemen hissettiriyor. Beytlehem'e . böylece yarım ya da aralarda kalan konu ve cümlelerin aslında nereden başladığı ve nasıl geliştiği de ortaya çıkıyor. Barnaba İncili. Bölüm 2. Luka ve Markos ile kıyaslamalı okunuşunda. neden kadının Meryem'i bırakmayı düşünüyorsun?» diye Allah'ın meleği tarafından uyarıldı (ve şöyle denildi.Juda'yı (Yehuda) kalbine döndürsün İsrail kavmi Musa'nın Kanunu'nda yazılı olduğu gibi. Bütün dünya kütüklere kayıt yaptırmakta olduğundan. hepsi Allah'ın iradesiyle olmuştur. kuvvetli içkiden ve her türlü temiz olmayan etten onu uzak tutacaksın. Yahudiye'de Hirodes hüküm sürüyor ve Arma ve Sayfa şehirlerinde de Pilotus vali bulunuyordu. Allah'ın iradesini öğrenen Meryem. herkes kendi memleketine gidiyor ve kayıt için kendi kabileleriyle kendilerini takdim ediyorlardı. ömrü boyunca Meryem'in yanında kaldı. büyük mucizeler gösterecek ve bu sayede pek çok insanlar kurtulacaktır. gerçek ve pek çok "çelişki"leri gerçek anlamda göstermek mümkündür. uyurken. Yuhanna. Barnabas İncili'nin Matta. bir çocuk dünyaya getirecek. adını îsa koyacaksın.» Uykudan uyanan Yusuf Allah'a şükretti ve bütün içtenliğiyle Allah'a ibadet ederek. yerinde ve yeterince ele alınarak ilgilenenlere gösterilmiştir. bildiği böyle bir adamı yoldaşı olarak seçti ve îlâhî teklifi ona açtı. çünkü o.

Davud'un kentinde Rabb'in peygamberi olan bir çocuk doğdu. Çocuğu Allah'ı ta'zim eden annesi ile birlikte yemlikte bulacaksınız. 6. Beytlehem'e varan Yusuf burası çok küçük ve yabancılarla dolu bir kent olduğundan. Çocuğu sünnet ettiler ve Rabb'in meleğinin çocuk ana rahmine düşmeden önce söylediği gibi. Bakire oldukça parlak bir nurla kuşatıldı ve hiç sancısız çocuğunu doğurdu. İsa'nın sünnet olması Musa'nın kitabında yazıldığı gibi. adetleri üzere çobanlar sürülerine bakıyorlardı. Melekler gidince. Meryem bütün bunları kalbinde tuttu ve Yusuf da (aynı şekilde) Allah'a şükretti. Bir çok melek. bu ani nur ve meleğin görülmesi nedeni ile korkuya kapıldılar. Nihayet kendilerine çok parlak bir yıldız göründü. Çobanlar. çocuğu alıp. kalacak yer bulamayıp. Allah'ı ta'zim eden pek çok melekler geldiler. Ve. Yahudiye'nin doğusundaki bir yıldızın yol göstermesiyle gelip. Yusuf burada kalırken. Rabb'ın kanununa göre. çocuğun pek çoklarının kurtuluşuna ve pek çoklarının da helakine neden olacağını seziyorlardı. bunun üzerine Rabb'in meleği şöyle diyerek onları rahatlattı: «Bakın. yemlikte yatan yeni doğmuş çocuğu buldular.» Ve. hayırlı istekleri olanlara selâm ederek. Ve dikkat et ki. Bu sırada. Meryem'in de doğum günleri gelmişti. Ona saygı gösterip. kucağına alıp kundağına sardı ve yemliğe yatırdı.Meleklerin İsa'nın doğuşunu çobanlara bildirmesi ve çobanların da çocuğu gördükten sonra bunu ilân etmeleri. çobanlar birbirlerine şöyle dediler:. çünkü.» Beytlehem'e yeni doğan bebeği aramaya pek çok çobanlar geldi ve kent dışında. Bundan dolayı. Yahudiye kralı Hirodes'in egemenlik günlerinde. kent dışında bir çobanın sığınağı olarak yapılan bir odayı tuttu. Meryem ve Yusuf Rabb'e İsa'nın doğumundan dolayı hamd ve senada bulundular ve sonsuz bir neşe ile çocuğu doyurdular. annesine gördüklerini ve duyduklarını bildirerek ellerinde olanı verdiler. Allah'tan korkuyorlar ve çocuğu Allah korkusuyla koruyorlardı. sekiz gün dolduğu zaman. İsa'nın doğumu sırası doğu bölgelerinde üç müneccim gökteki yıldızlan gözlüyorlardı. sünnet etmesi için mabede götürdüler. Hirodes . 4. çünkü odada hiç yer yoktu. Allah'ı takdis edip. Allah'tan korkanlara salât ve selam getirerek sevinç içinde odaya geldiler. saygı ve hediyeler sunan üç müneccim. bunun üzerine. İsrail'in ailesine büyük kurtuluş getirir. Meryem ve Yusuf. size büyük bir müjde veriyorum. Davut soyundan gelme olduğundan kendi kentiydi) gitmek üzere kadını hamile Meryem'le birlikte Galile'nin bir kenti olan Nasıra'dan ayrıldı. meleğin sözlerine göre. o bunları söyleyince. aralarında karar vererek önlerinden giden yıldızın kılavuzluğunda Yahudiye'ye geldiler ve Kudüs'e varıp Yahudilerin kralının nerede olduğunu sordular. «Beytlehem'e kadar gidelim ve Allah'ın meleğin aracılığıyla bize bildirdiği kelimeyi görelim. böylece tüm Yahudiye tepeleri haşyetle doldu ve herkes içinden söyle diyordu: «Bu çocuk acaba ne olacak?» 5. içinden Allah'ı takdis eden bir meleğin göründüğü oldukça parlak bir nur sardı onları da. İsa adını verdiler. Çobanlar sürülerinin başına döndüler ve ne büyük bir şey görmüş olduklarını herkese söylediler. İsa'yı bularak.(burası.

Çünkü. Yahuda'ya dönen İsa. Hirodes kâhinleri ve yazıcılar (kahinler-yazıcılar:yahudi din adamları) toplayarak. 8.bunu işitince korktu ve bütün kenti tedirginlik kapladı. oniki yaşına gelmiş olup. Ardından Hirodes şöyle dedi: Beytlehem'e gidin ve bütün dikkatinizle çocuğu araştırın.» Yusuf. Doğuda kendilerini bu tarafa getiren bir yıldız gördüklerini ve hediyelerle gelip. gelişlerini sordu.» 9. Bunun üzerine müneccimler o tarafa yönelip. Hirodes bunun üzerine müneccimleri toplayarak. «Mesih nerede doğması gerekir?» diye sordu. yıldızın İsa'nın doğmuş olduğu hanın üstünde durduğunu gördüler. ben de seve seve gelecek ve ona secde edeceğim. Müneccimlerin dönmediğini gören Hirodes kendisi ile alay edildiğini sanarak doğan çocukları öldürmeye karar verdi. 7. Hirodes'in oğlu Arhedous'un Yahudiye'de . Ve böylece Beytlehem'e gelip. Müneccimler Kudüs'ten ayrıldılar ve bir de ne görürsün. Böylece. kendilerine doğrudan görünen yıldız önleri sıra gitmiyor mu? Yıldızı gören müneccimleri sevinç kapladı. bu kez. müneccimler bir başka yoldan kendi memleketlerine dönüp. sen Beytlehem. peygamberin şu sözleri yerine gelmiş oldu: «Roma'da figan ve büyük ağlamalar var Rahel oğullan için yas tutar. şehir dışında. Ve müneccimler üzerine altm ve gümüşle baharat saçarak gördükleri her şeyi Bakire'ye anlattılar. içeri girerek çocuğu annesi ile birlikte buldular ve önünde eğilip saygı gösterdiler. «Beytlehem'de doğması gerekir. bulduğunuz zaman gelin ve bana söyleyin. çocuğun ölmesini isteyenler ölmüş bulunuyor. fakat ona teselli verilmez. Ama bak ki. çünkü senden kavmim İsrail'e önder olacak bir lider gelecektir» diye cevap verdiler. çünkü Hirodes onu öldürmek istiyor» dedi. İsa Mısır'a götürülüyor Ve Hirodes suçsuz çocukları katliamdan geçiriyor. Askerler Beytlehem'e gelip Hirodes'in emri üzerine orada bulunan tüm çocukları boğazladılar. Meryem ve çocuğu alarak Mısır'a vardı ve müneccimlerin kendisi ile alay ettiklerini sanarak. muallimlerle harikulade tartışmaya giriyor. Beytlehem'de bütün yeni doğan çocukları öldürmek için askerlerini gönderen Hirodes ölünceye kadar orada kaldı. çünkü onlar yoktur. çünkü. uykusunda Yusuf'a Rabb'in meleği göründü ve «Çabuk kalk ve çocuğu annesi ile birlikte alıp Mısır'a git. çünkü. Yehuda reisleri arasında küçük değilsin. Meryem'le (yedi yaşma girmiş olan) çocuğu alarak Yahudiye'ye geldi. Bu nedenle. Peygamber tarafından şöyle yazılmıştır: «Ve. Hirodes ölünce bak ki. Bunun üzerine. yıldızın bildirdiği bu yeni Kral'a tapınmak istediklerini söylediler. Rabb'in meleği rüyada Yusuf'a göründü ve şöyle dedi: «Yahudiye'ye geri dön. Müneccimlerin İsa'yı ziyareti ve İsa'nın rüyalarında yaptığı uyarıyla kendi memleketlerine dönüşleri. Sonra uykularında çocuk tarafından Hirodes'e gitmemeleri için ikaz edildiler. Yahudiye'de ne gördülerse hepsini yaydılar. Ve o yalandan böyle konuştu. Yusuf büyük bir korkuyla uyanıp.

tevazu ve saygı ile onlara tabi oldu. o . Melek Cebrail ona. Sonra öğleyin dua ederken. mucize olarak melek Cebrail'den İncil'i alıyor. neler dediğinin ve neler irade buyurduğunun bilgisini aldi.» sözlerine geldiğinde. 11. «Allah'ı tesbih ve ta'zim ederiz» diyen melekler sardı. Çocuk insanlar önünde ve Allah'ın önünde kerem ve hikmet içinde büyüdü.» İsa azarlayarak şöyle dedi: «Aptalsın sen. Musa'nın kitabında yazılı bulunan Rabb'in kanununa göre ibadet etmek için Meryem ve Yusuf ile Kudüs'e geldi. çocuğu mabedde muallimler arasında. «İnan Barnabas. Bunun üzerine Meryem şöyle karşılık serdi: «Oğul. Bu nedenle Meryem. Üçüncü gün. Allah'ın yüce adını tesbih ve tazim ederim. İsa. bize yaptığını görüyor musun? Bak. «Rabb. yakınları ve bildikleri arasında İsa'yı aramak için Yusuf ile Kudüs'e geri geldi. İsa otuz yaşında iken Zeytinlik dağında. çünkü. Gözyaşlarıyla kendisine. annesi ile zeytin toplamak için Zeytinlik Dağı'na çıktı. İbadetleri bitince İsa'yı kaybederek ayrıldılar. ışıldayan bir aynaymış gibi bir kitap sundu. Otuz yaşına gelmiş olan İsa. mucizevi bir şekilde bir cüzzamlıyı iyileştiriyor ve Kudüs'e gidiyor. Herkes sorduğu sorulara ve verdiği cevaplara şaşırmıştı ve şöyle diyorlardı: «Bu kadar küçük olduğu ve okuma bilmediği halde. 10. kardeş?» Cüzzamlı cevap verdi: «Rabb(Rabb=Efendim anlamında kullanılıyor). bana merhamet et» diye yalvaran cüzzamlıya İsa (şöyle) cevap verdi: *Sana ne yapıvermemi istersin.» İsa hemen o gün peygamberlik görevini yapmak üzere annesinden ayrıldı. Oniki yaşına gelen İsa. sen doğmadan önce herşey bana anlatıldı..egemen olduğunu duyup. ilâhi ilhamla kendisinin peygamber olduğunu bilen bir cüzzamlıya rastladı. Bu vahyi alan ve İsrail Oğullan'na gönderilen bir peygamber olduğunu anlayan Isa herşeyi annesi Meryem'e anlattı ve Allah'ın şanı için büyük eziyetlere katlanması gerektiğini ve kendisine hizmet için daha fazla yanında kalamayacağını söyledi. seni yaratan Allah'a dua et. kendisinin bana söylediğine göre. Kudüs'e gitmek için dağdan inen îsa. yakınlarıyla eve döneceğini sanıyorlardı. her peygamberlikte her peygamberi öylesine biliyorum ki. bana sıhhat ver. rahmetle. «îsa. Allah'ın neler yaptığının. çevresini oldukça aydınlık bir nur ve sonsuz sayıda.. söylediğim herşey şu kitaptan geliyor» şeklinde bana anlattığı gibi herşey açık ve çıplak önüne kondu. kanunla ilgili tartışma yaparken buldular. İnsanın kalbine inen bu kitapta.» İsa şöyle cevap verdi: «Allah'a hizmetin baba ve anneden önde gelmesi gerektiğini bilmiyor musunuz?» Sonra İsa annesi ve Yusuf ile birlikte Nasıra'ya gelip. bunda böyle bir akide nasıl bulunabilir?» Meryem onu azarlayarak şöyle dedi: «Oğul. öyle ki. sen Davud oğlu. ve Nasira'da yerleşmek üzere ayrıldılar. Yahudiye'de kalmaktan korkarak Galile'ye gitti. baban ve ben seni üç gündür yana yakıla arıyoruz.

Kudüs'ten çıkanların çoğu koşarak geri döndüler ve İsa ile birlikte Kudüs'e girerek. Rabb'ın kutlu bir insanı. Allah'ın saygı duyulmasını irade ettiğine saygı duymayan şeytanı ve peşinden gidenleri cezalandıran ve yoksunluğa iten Allah'ı tesbih ederim. Kendisine hizmet etsinler diye melekleri yaratan Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. lyileştiğini gören cüzzamlı yüksek sesle bağırdı: «Allah'ın üzerinize gönderdiği peygamberi almak için.» Cüzzamlı cevap verdi: «Rabb. kafirleri azapla cezalandıran ve tövbe edip doğru yola girmeyenlerin cezasını veren Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. öyle ki. «Fakat. üç şerli kenti yakıp yıkan. babası olan Adem ve Havva'nın göz yaşlarına bakan Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. cüzzamlının derisi bir çocuğunki gibi oldu. sıhhat bul. Yarattıklarına rahmetiyle bakan ve bu nedenle önünde doğruluk ve takva ile yürüsünler diye kutsal peygamberlerini gönderen. bunları söyledikten sonra. İsa'nın Allah'ın adı konusunda halka ilk verdiği akideyle ilgili harika va'zı. Kulu Davud'a «velilerin parlaklığı içinde Zühre yıldızından önce seni yarattım» diyerek konuştuğu gibi. Kadir olan Allah. iç çekerek (şöyle) dedi: «Rabbim. Bu sözler üzerine. yarattıklarını kendisini yüceltsinler diye yaratmak dileyen Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. kardeşler. Tüm Kudüs şehiri bu sözlerle çalkalandı ve hep birden. insanı yeryüzünün çamurundan yaratan ve işlerinin başına gönderen Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. bu nedenle şu en yukarı çık ve Allah'ın sana verdiği kelimeleri Rabb adına konuş!» Sonra îsa yazıcıların şimdiye kadar konuşageldikleri yere çıktı. Bunun üzerine kâhinler Isa'ya ricada bulundular: «Bu insanlar seni görmek ve işitmek isterler. kulu Musa aracılığıyla.» Ve.sana sıhhat verecektir. günahlarımızdan ötürü ceza görmememiz için ne yapıyoruz?» . kutsal peygamberlerinin aşkı için. Allah'ın îsa aracılığıyla cüzzamlıya yaptığını anlattılar. kendi kullarının düşmanlarını dağıtan. Allah'a sen dua et ve O bana sıhhat versin.» Fakat. bunu deyince cüzzam kayboldu. İsa'yı görmek üzere ibadet için girdiği mabede koşuştular ve sıkışık bir biçimde oturdular. senin bir insan olduğunu biliyorum. 12. Adaleti ile kardeş katili Kabil'i cezalandıran. Koyduğu kutsal kuralı çiğnediği için insanı cennetten çıkaran Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. Sonra. kurtaran ve babamız İbrahim ile oğluna sonsuza değin söz verdiği gibi. Merhametiyle. bu yana gelin!» İsa ona rica ederek. fakat. çünkü ben de senin gibi bir insanım. Ve susulması için bir işaret yapıp. yeryüzüne tufan gönderen. şeytanın bizi aldatmaması için bize kutsal kanununu verdi ve bizi bütün diğer kavimlerin üstüne çıkardı. konuşmaya başladı: «Rahmet ve iyiliğinden. bugün. Ve. insan soyunun ilk anne. bu toprağı kullarına veren Allah'ın kutsal adını tesbih ederim. kullarını her kötülükten koruyup. Dolayısıyla. hasta adama Allah adına elleriyle dokunarak (şöyle) dedi: «Ey kardeş.» Ardından. İsa rica ettikçe o daha çok bağırıyordu : «Peygamberi görün! Allah'ın kutsal (kulu)'nu görün. bu hasta adama sıhhat ver.» Sonra İsa. sus bir şey söyleme. (şöyle) dedi: «Kardeş. Mısır'a azap eden Firavun'u Kızıl Deniz'de boğan. ey İsrail kavmi. dünyanın kurtuluşu için göndermek üzere her şeyden önce tüm velilerin ve peygamberlerin ihtişamını yaratan Allah'ın Kutsal adını tesbih ederim.

Ve. Bölüm 13.» Isa bu sözleri söyleyince. Ve. çünkü senin giysilerini koruyan bir milyon (melek) vardı. fakat. yazıcılara ve muallimlere karşı bu şekilde konuştuğu için Isa'ya karşı nefret duyan kâhinler ye reisler (ağlamadı). Ve. İsa'nın dikkat çekici korkusu. kâhinlere.» îsa yere kapanıp. senin kulunu öldürmeyi düşünüyorlar. sabah olunca şöyle dua etti: «Ey Rabb'im. Melek Cebrail cevap verdi: «Kalk îsa ve Allah'a bir tanecik oğlu İsmail'i Allah'ın sözünü yerine getirmek için kurban etmek isteyen İbrahim'i ve oğlunu bıçak kesmeyince bir koyun kurban etmesini bildiren benim sözümü hatırla. Dua bitince Isa kürsüden indi ve o gün ardından gelen pek çok kişi ile birlikte Kudüs'ten ayrıldı. çünkü Senin sözün sonsuza değin sürecek olan gerçektir. amin» dedi. Senin bana olan merhametin ne büyüktür. param yok ve çalmak da meşru değil. Kadir ve Rahim Allah. Allah'ın kanununu bırakıp. onu Allah'ın bir peygamberi olarak kabul etmiş bulunan halktan korkarak hiç bir söz söylemediler. Ve. merhamet için haykırarak ve Isa'ya kendileri adına dua etmesi için yalvararak ağladı. çünkü benim kurtuluşum Sende'dir. merhamet et ve bu kulun dualarını duy ve beni onların tuzaklarından kurtar. Allah'a hizmeti bırakıp. duası ve melek Cebrail'in harika biçimde onu rahatlatması. dua etmek için Zeytinlik Daği'na çıktı. onu öldürmeyi düşündüler. Birkaç gün sonra. ruhunda kâhinlerin arzularını sezen İsa. «Ey Rabb'im Allah. Gökler üstünde ve sen her şey yerini buluncaya ve dünya sonuna yaklaşıncaya kadar ölmeyeceksin. sözünü söyle. yazıcılar benden nefret ediyor ve Ferisîler. Isa ellerini Rabb Allah'a açarak dua etti ve halk ağlayarak «amin. onu melek Cebrail gelip dedi: «Korkma ey îsa. fakat kuzuyu nerede bulacağım? Görüyorum ki. Sen de böyle yapacaksın Ey Allah'ın kulu İsa.Ve ardından Isa Allah'ın sözünü unuttuklarından ve kendilerini boş şeylere verdiklerinden dolayı halkı şiddetli azarladı. bak ki. o gün. dünyalık hırsları için (çalışan) kâhinleri azarladı. insanlara karşı öyle hikmetli sözler söyledi ki. kâhinler İsa hakkında aralarında kötü kötü söyleştiler 13-19. boş akideler va'z ettiklerinden dolayi yazıcıları azarladı. beni. biliyorum ki.» îsa cevap verdi: «Başım üstüne. bütün geceyi ibadetle geçirerek. kendi gelenekleri ve yaptıklarıyla Allah'ın kanununu bir hiç duruma düşürdüklerinden dolayı muallimleri azarladı. yalnız. senin bana bahşettiğin bütün bu şeyler karşısında ben Sana ne vereceğim Rabb'im?» dedi. en küçüğünden en büyüğüne kadar herkes.» . bu bakımdan Rabb'im. Ey Rabb'im.

îsa. İsa'*nın yaptıklarından hiç haberi yoktu. Hizmetçiler de dediğini yerine getirdiler. burada Allah'ın kutlu bir kişisi var. Annesi Isa'ya usulcâ seslendi: «Şarapları kalmadı. gün başlayınca dağdan inip. 14.Bunun üzerine. Bartolomeus ve Filipus. Adları budur: Balıkçı iki kardeş Andreas ve Simun (Petrus). zekatları (toplayıp) dağıtmakla görevlendirdiği Yahuda îskariyot her şeyin onda birini çalardı. sofradan kalkarak saygılarını sundular: «Kuşkusuz sen Allah'ın bir mukaddesisin.» Törenin sahibi. yalnız başına geceleyin Erden'in karşı yakasına geçti ve kırk gün. Hizmetçiler. 15. Cebrail kendisine bir koyun gösterdi ve îsa her zaman şanı Yüce Allah'ı hamd ve tesbih ederek onu kurban etti. Hizmetçiler cevap verdiler.» .» Ardından şakirtleri ona inandılar ve çokları kendinden geçerek şöyle dediler: «İsrail kavmine rahmeti ile davranan ve Yahuda'nın ailesini sevgiyle ziyaret eden Allah'a hamd olsun. Zebedi'nin oğulları Yuhanna ve Yakup. o suyu şarap yaptı. Kırk günlük oruçtan sonra İsa Oniki Havari'-yi seçiyor. hizmetçilere İsa ne buyurursa itaat etmelerini emretti. îsa da davete gitti ve ziyafet sırasındalarken şarap yetmedi. Yakup ve hain Yahuda îskariyot. hizmetçilerin sarhoş olduklarını sandı Fakat. onun. bir güç taşıyor ve kalbe dokunuyordu. onun kutsal adını tesbih ederiz. fakat. bunun üzerine tören sahibine (küpleri) götürdüler ve azar duydular: «Ey işe yaramaz hizmetçiler.» İsa cevap verdi: «Bana ne bundan.«Ey efendimiz. İsa'nın yanında oturanlar tüm olan biteni gördüklerinden. kırk gece hiç bir şey yemeden. İsrail kavmi adetine göre. Allah'ın sözlerinin gücü ile onu def etti. Bunlara her zaman ilâhî sırlan açıklardı. Sonra. anneciğim?» Annesi. Fakat îsa. İsa'nın bir evlenme töreninde suyu şarap yapan mucizesi. İsa onlara. «Bu küpleri suyla doldurun» dedi. Kudüs bölgesine dönen İsa'yı halk yine coşkun bir sevinçle karşıladı ve ona kendileri ile kalması için ricada bulundular. ibadet için temizlikte kullanılmak üzere altı su küpü bulunuyordu. çünkü onun sözleri yazıcılarınki gibi değildi. İsa dağdan inip. sürekli Rabb'e Allah'ın kendilerine göndermiş olduğu halkının kurtuluşu için niyazda bulunarak oruç tuttu. Ve kırk günün sonunda aç bir insandı. Gül bayramı yaklaştığında. aralarında çarmıha gerilip öldürülen Yahuda'nın da bulunduğu oniki kişi seçti. şeytan göründü ve pek çok sözlerle onu iğfal etmeye çalıştı. neden şarabın daha iyisini şimdiye kadar bekletirsiniz?» Çünkü. Havariler diye adlandırdığı. Orada. şeytan çekilip gittikten sonra melekler gelip. yemek yiyenlere içmeleri için verin» dedi. İsa'nın ihtiyaç duyduğu şeyleri kendisine verdiler. vergi mültezimi Matta ve bu kitabı yazan Barnabas. îsa.. Allah'tan bize gönderilen gerçek bir peygambersin. Allah'ın kanunu üzerinde yürümek için kendilerine dönen insanların çokluğunu görünce dağa çıktı ve bütün gece orada kalıp dua ve ibadette bulundu. bilinen zengin bir adam îsa'yı ve şakirtlerini annesi ile birlikte bir evlenme törenine davet etti. «Allah'ın adıyla. Tomas (Taddeus) ve Yahuda.

kadınlar ve çocuklar dışında sayıları altıyüzkırkbine varan kulları îsrailoğulları'na çölde kırk yıl gökten kudret helvası indiren ve giysilerini eskiyip yok olmaktan koruyan Allah. zenginlikleri içinde aç ve sonludurlar. sizin de yeni adamlar olmanız gerekmektedir. Dolayısıyla. sizi beslemeye de kadirdir. yeni ve daha büyüklerini yapacağım. yine de O'nun Kendi'nden korkanlara olan rahmeti tükenmiyecektir. Süleyman'ın tüm ihtişamından daha büyük bir ihtişamla giydirip beslediği çiçeklere. gerçek bir kalple ona hizmet etmemiz gerekir. aç gözlülük ve eza ile cefa doludur.» «Siz hacılar gibi yolculuk ediyorsunuz. «Ne kadar akıllı olursa olsun. diğeri senden nefret edecektir. çünkü onlar küçüktür. çünkü onlar Allah'ın hükümdarı olduğu ülkenin zevklerini bol bol tadacaklardır. çünkü size doğruyu söylüyorum. ve eğer bir başka örnek daha isterseniz. ben size gerçekten söylüyorum ki.» «Dünyanın zevklerinden gerçekten nefret eden yoksullara ne mutlu. Geliri artıp duran bir zengin vardı ve (şöyle) derdi: «Ne yapayım ey ruhum? Çiftliklerimi yıkacağım. yolu üzerindeki saraylar. Ve madem ki yeni şarap yeni kaplara konuyor ve öyle de.» «Gerçekten.» «Gerçekten. Allah'ın sofrasından yiyenlere ne mutlu. çünkü. Yoksulları düşünmeliydi. Hemen size söylüyorum ki. biri seni severse. Fakat. Ve bu dünyanın haksız zenginliklerinin sadakasını alanlarla (sadakalarıyla!) arkadaş olmalıydı. Bir hacı. sözlerime kulak verin. hayır! Ama o. Bu nedenle. tarlalar ve başka dünyalık şeylerle eğler mi kendini? Emin olun ki.» «Dünyalık arzulan kalbinize ağırlık etmeyin. ağaçlara ve kuşlara bakın ve O sizi yaratıp kendi hizmetine çağıran. çünkü onlara melekler hizmet edecektir.16. İşte. ancak zulüm ve yenilgi görürsünüz. onlar gök sultanlığında hazineler getirirler. (Şöyle) diyerek:» «Bizi kim giydirecek?» Veya «Bize kim yemek verecek?» Rabbımız Allah'ın. çünkü onlar rahata ereceklerdir. Bir gün îsa şakîrdlerini çağırarak dağa çıktı ve orada oturunca. anlattıklarımın hepsini yapasınız diye onu da vereyim. şimdi size bir örnek olmalıdır. . çünkü. Allah'a ve dünyaya (bir anda) hizmet edemezsiniz. çünkü dünya yalancılık. nasıl bir kişi gözleri ile göğü ve yeri bir arada göremezse. gök ve yer tükenecek. Bu bakımdan. dünyada rahat edemez. böylece sen zafer kazanacaksın ey ruhum!» Vah zavallı adam! O gece ölüverdi. Benden ruhlarınız için sekinet elde edeceksiniz. yolu üzerinde kullanışlı ve işe yarar olan hafif ve para eder şeyleri taşır. birbirine düşman iki efendiye hizmet edemez. Allah'ı ve dünyayı sevmek de işte böyle imkansızdır. Size söylüyorum. dünyanın zenginleri. Allah'a hizmet edin ve dünyayı hakir görün. şakirdleri yanına geldiler ve ağzını açıp onlara şunları öğretti: «Allah'ın bize bahşettiği nimetleri büyüktür. bu dünya hayatına ağlayanlara ne mutlu. İsa'nın havarilerine kötü yaşantıdan kurtulmakla ilgili olarak verdiği harika ders. hiç kimse. eğer benim ağzımdan çıkan yeni akideyi alacaksanız. Bu.

Allah'a hizmet etmekle ne kadar sevinmeniz gerektiğini görün işte. Ne başlangıcı vardır. benden sonra bütün peygamberlerin ve kutsal kişilerin ULUSU gelecek ve peygamberlerin söyledikleri tüm şeylerin karanlığı üstüne ışık dökecektir. Tektir. Allah. ne de yoldaşı. Bu bakımdan yemez. o zaman benim gerçek havarilerim . bu nedenle. benim havarilerim olasınız diye ben sizi seçtim. bileşik değildir. maddî değildir. sana diyorum ki Filipus. manâya bakmalısın. Fakat. çünkü O. îsa cevap verdi: «Filipus. paranızı bankaya. ne de sonu olacaktır. şöyle dediler: «Merhamet et ey Allah (ımız). Fakat her şeye bir başlangıç vermiş ve her şeye bir de son verecektir. dünya sizden nefret ederse. kendisi olmadan hiçbir hakkın olmadığı bir Hakk'tır. Allah'ın Elçisi'dir. fakat. İsrail kavmine ve bu imansız nesle gazap etti. bu durumda. orada tüm mutluluğumuz ve ihtişamımız bulunur. Allah'ın gerçek peygamberlerinin aksine sahte kehanetleriyle boş (ve anlamsız) yaptılar. ama Allah'ı bilmek de istiyoruz. ölmez. o da size verdiğinizin on katını. burada yeryüzünde O'nu göremez ve tam olarak bilemezsin de. böyle bir adama her şeyinizi vermez misiniz? Fakat. Ve. Ne babası vardır. kımıldamaz. mabed üzerine ve kutsal şehir üzerine merhamet et ve Senin kutsal ahdini hakir görmeyen milletleri ondan nefret ettirme. ne oğlu vardır. yürümez. cismanî değildir. İsa bundan sonra (da şöyle) dedi: «Siz beni seçmediniz. Kısaca. O'nun hiç bir oğlu bulunmaz?» İsa cevap verdi: «Peygamberler için yazılmış pek çok kıssalar vardır.» Çünkü İşaya peygamber «Cidden sen gizli bir Allah'sın» demiş ve Allah kulu Musa'ya «Ben neysem oyum» demişti. bu nedenle.» Ve İsa bunu söyledikten sonra iç çekerek. ya Rabb. O kadar iyidir ki. siz ne söylüyorsunuz? İyi biliyorum ki. «Bu neden böyle?» denemez. bir bankere. size söylüyorum. Allah Kendisi olmadan yaşayan hiçbir şeyin olmadığı bir Hayat'tır. ne de annesi. öylesine âdildir ki. Allah sevgisi uğruna ne verir ve ne harcarsanız. Allah'ın hiç bir bedeni yoktur. Burada. Öylesine büyüktür ki. Şakirdleri bu sözler üzerine ağlayarak. uyumaz. (şöyle) dedi: «Ey Rabb(ım) Allah. cezalandırdığı ve bağışladığı zaman.». Allah.«Söyleyin bana lütfen. en sâde özdendir. İsa bunu deyince. Allah'ın kanununu. verseniz. Filipus cevap verdi: «Allah'a hizmet etmeye razıyız.» Şakirdleri cevap verdiler: «Amin. Allah Kendisi olmadan hiçbir şeyin olmadığı Varlık'tır. O'nun hiç bir dengi yoktur.» İsa cevap verdi: «Amin. Allah'ın dünyaya gönderdiği (sayıları) yüzyirmidört bine varan tüm peygamberler kapalı konuşmuşlardır. (Ey) Allah'ımız!» İsa dedi: "Size ciddî olarak söylüyorum ki. İsrail kavmine merhamet et ve sana gerçek bir kalble hizmet edebilmeleri için İbrahim'e ve zürriyetine acıyarak bak.» 18. Eğer. Allah'ın kullarına dünyanın zulmettiği ve Allah'ın korumasının onları kurtardığı anlatılıyor. insandaki gibi olmayan sonsuz bir hayatı vardır. iyiliği sever yalnızca. yazıcılar ve muallimler. Filipus cevap verdi: «Üstad. fakat. İşaya'da Allah'ın babamız olduğu yazılıdır.» 17. nasıl olur da. fakat melekûtunda O'nu ebedî göreceksin. Çünkü. her şeyi doldurur ve her yerdedir. yirmi katını verse. harflere değil. ne kardeşi. geri yüz katını ve sonsuz bir hayatı alacaksınız. (ey) babalarımızın Allah'ı Rabb(ımız). Bu bölümde mü'minin gerçek inancı açıkça algılanıyor.

çünkü kanunda (öyle) yazılıdır : «Kutsal ol. Emin olun ki. aksine iyilikle geleceksiniz. Ve. çünkü. onu kalbte tutmayın. uğruna her şeyi yarattığı insandan daha mı çok dikkat edecektir? Hiç mümkün müdür ki. Çünkü. Eğer. bu nedenle de. temiz (ve pak) ol. Kötülüğe karşılık verme. çünkü size gerçeği söylüyorum. îsa. Bu bakımdan.. ki eğer sözlerime kulak verirseniz.olacaksınız. 19. çünkü başındaki saçlar o kadar çok ki. İlya zamanında bile Cizebel tarafından onbin peygamber katledilmiş. kim dünyanın sevmediği ve hakir gördüğü böylesi bir akla sahipse. dünya sizden çok korkacaktır. tek bir tüyleri bile Allah'ın iradesi olmadan düşmeyen serçelere ve diğer kuşlara bak. o zaman sen de onu kalbine mi yerleştireceksin? Ey yeryüzünün tozu ve çamuru!. yüzünün bir tarafına bir yumruk vuracak olsa. çünkü. Hem sonra Allah. Rabbımızı razı etmeyecek bir şeyi istememeye ve sevmemeye dikkat edin. Sen sabrınla ruhuna sahip olacaksın. sözlerinizden dünyanın hiç hoşlanmadığını görürseniz. Güneşi iyilerin ve kötülerin (birlikte) üzerine doğuran ve yağmuru da aynı şekilde (yağdıran) Allah'a bakın. size diyorum ki. Ve. kendi oğlundan daha çok ayakkabılarına bakan bir insan bulunsun? Kuşkusuz ki. sizin. en kötü hayvanlar böyle yapar. açığa çıkmasından korkuyor. bu bakımdan siz de dünyadan nefret edin. ben neden kuşlardan söz ediyorum? Bir ağacın yaprağı (bile) Allah'ın iradesi olmadan düşmez. ona vurması için öbür yanını teklif et. eğer bir kimse. çünkü Ben kâmilim. Evet. o kadar ki. eğer o. çünkü Ben temiz (ve pak) im. giysileriniz iradeniz ve sevginizdir. ihanete uğrayacağını haber veriyor ve dağdan inerken on cüzzamliyi iyileştiriyor.» Bu söz üzerine havariler üzüntülerinden sapsarı kesildiler: ve gizlice yazan (not alan) göz . Dünyanın boğazladığı kutsal peygamberleri hatırlayın. kötülüklerinin açığa çıkmasından korkmuyorsa. (şimdi) bize ne olacak?» İsa cevap verdi: «Kuşkusuz Hüküm Günü'nde yanıma oturacak (ve) oniki îsrail kabilesine karşı şahitlik edeceksiniz. işte herkese iyilik yapmanız gerekiyor. Ateş ateşle söndürülmez. Allah'ın sizden daha büyük olduğunu göz önünde tutun. Allah'ı tanımayan şerli dünya! Sen korkma.» Size cidden söylüyorum ki. ama suyla söndürülür: îşte böyle. (o zaman) sizden nefret etmiyecektir. Dikkat et. nasıl şeydir bu? Ben oniki tane (havari) seçtim ve içlerinden biri bir şeytandır. onun akıllılığı delilik kabul edilir. dünya her zaman Allah'ın kullarının düşmanı olmuştur. fakat. kuşlara. yedi bin peygamber oğlu da Ahab tarafından katledildi. yoksul îlya güç belâ gizlenerek kurtulabilmiştir. kötülüğe iyilikle karşılık ver ve senden nefret edenler için Allah'a yalvar.» Ve. Allah'ın seni terkedeceğini ne kadar da az düşünmen (hiç düşünmemen) gerekiyor. İsa. bunları söyledikten sonra Petrus (Simon) cevap verdi: «Ey muallim bak ki. bundan sonra İsa iç çekerek (şöyle) dedi: «Ey Rabb(ım). Eğer Allah sabırla dünyaya katlanıyorsa. hayır. bitmeyecektir. kuşlara (bile) bakarken. ve kâmil ol. sizden nefret edecek ve size zulüm edecektir. bir hizmetçi efendisini memnun etmek için çalışır ve efendisini memnun etmeyecek herhangi bir giysi de giymez. biz senin arkandan gelen her şeyi terkettik. Ah. Şimdi. çünkü senin Allah'ın (olan) Ben kutsalım. fakat. Bakın. Allah'ı. fakat. Allah dünyanın debdebesinden ve şehvetlerinden nefret eder. «Bana inanın. kötülüğün üstesinden kötülükle değil.

onlara merhamet et. havarileriyle birlikte dağdan indi ve. . ne kadar zavallısınız siz. İsa'yı bulunca önünde eğilip saygı gösterisinde bulunarak (şöyle) dedi: «Bildim ki. «amin. benim kötülüğümü isteyecek olan benim sözüme üzülmez. kuluna merhamet et ve sözlerini duy: ve babamız İbrahim aşkına ve senin kutsal vadin için bu adamların isteklerine rahmetinle davran ve onlara sıhhat bahşet. havariler Isa'ya rica ettiler: «Rab.» Temizlenen cüzzamlı ayrıldı ve kendi oturduğu bölgeye gelince Allah'ın İsa aracılığıyla kendinde neler yaptığını anlattı. kendisi bir îsmailî idi. Bu sözleri üzerine. Allah'ın sende neler yaptığım anlat.» Sonra.» İsa (şöyle) diyerek havarilerini rahatlattı: «Korkmayın. çünkü. amin. O bizi iyileştirsin. çünkü senin adın hayat kitabında yazılıdır. İsa onları yanına çağırdı ve şöyle dedi: «Benden ne diliyorsunuz. Sevin. sen Allah'ın bir mukaddesisin» ve teşekkür ederek kendini hizmetçi edinmesi için yalvardı. çünkü onun içinde îlâhî duygu yoktur. seçilenler rahatladılar. kadir ve rahim olan Rabb (miz) Allah» dediler. Allah'a sen dua et kî.» Cüzzamlılar gözyaşlarıyla cevap verdiler: «Senin de bizim gibi insan olduğunu biliyoruz. Davud'un oğlu. içlerinden biri iyi olduğunu görünce İsa'yı bulmak için geri döndü. Benim de sizin gibi bir insan olduğumu görmüyorsunuz. Duasını bitirdikten sonra İsa. fakat yine de. çünkü. bu nedenle.» Ardından İsa bunları söyleyince cüzzamlılara döndü ve (şöyle) dedi: Gidin ve Allah'ın kanununa göre kâhinlere görünün. Sizi yaratan Allah'ımıza seslenin: ve kadir ve rahim olan O sizi iyileştirecektir. «bize sıhhat ver!» diyorsunuz. îsa dualarda bulundu ve şakirdleri de. aklınızı öylesine yitirmişsiniz ki. dokuzu nerede?» Ve temizlenene dedi: «Ben kendime hizmet edilsin diye değil. ey kardeşler?» Hep birden bağırdılar: «Bize sıhhat ver!» îsa cevap verdi: «Ah. Allah'ın dünyayı yaratmadan önce seçtikleri helak olmayacaktır.yaşlarıyla Isa'ya sordu: «Ey muallim. uzaklardan «îsa. bize merhamet et!» diye bağıran on tane cüzzamlıya rastladı. Allah'ın kutsal bir (insan)ı ve Rabb'ın bir peygamberi. Bunun üzerine. Cüzzamlılar ayrıldılar ve yolda giderken temizlendiler.» Bunun üzerine. hizmet etmek için geldim. Haydi evine git ve (evdekilerin de) İbrahim'e ve oğluna verilmiş sözlerin Allah'ın sultanlığı ile birlikte yaklaşmakta olduğunu öğrenmeleri için. İsa derin bir iç geçirdi ve Allah'a yalvardı: «Kadir ve rahim olan Rabb (im) Allah. İsa cevap verdi: «On kişi temizlenmişti. Barnabas. şeytan beni aldatacak ve sonra ben tart mı edileceğim?» îsa cevap verdi: «Bu kadar üzülme.

onları baş aşağı denize düşürdüler. Deniz kenarında Kenanîler'e ait onbin kadar domuz otluyordu. îsa. Ardından Kenânîler'in kızını iyileştiriyor. İsa ne yaptıysa hepsini yaydılar. bir peygamberin nerede kabul gördüğünü bildiriyor. deniz ve rüzgâr kendisine itaat ediyor?» Nasıra kentine gelince denizciler. yalnız Suriyeli Naaman temizlendi. İsa Kefernahum'a gitti ve şehire yaklaştığında. Ve îsa geminin pruvasında uyuyordu. O kadar ki. Havariler yanına yaklaşarak uyardılar. Ve Isa'ya gitmesi için ricada bulundular. bu nedenle burada kendi memleketinde de bize bazı işaretler (ayetler) göster. fakat îsa aralarından geçip giderek onlardan ayrıldı. Ve yazıcılarla fakihler kendilerini O'na takdim ederek dediler: «Denizde ve Yahudiye'de yaptıklarını işittik. îsa Galile denizine gitti ve bir gemiye binerek Nasıra'ya doğru yola çıktı.» İsa bunu demişti ki. «Ey muallim. îlya zamanında Yahudiye'de pek çok dullar vardı. vaktinden önce bizi incitmek için neden gelirsin?» ve kendilerini fırlatıp atmaması için yalvardılar.Büyük bir gürültüyle cinler domuzların içine girerek. îsa dedi: «Çıkın ve domuzların içine girin. Ve. Saydalı bir dula (gönderildi). Çünkü hiç bir peygamber kendi memleketinde kabul görmez. gemi nerede ise batacaktı. îsa'nın yaptığı her şeyi anlattılar.v20.» . Bunun üzerine domuzlara bakanlar şehre kaçarak. türkçedeki 'Siz' gibi). 21. Elişa zamanında ise Yahudiye'de pek çok cüzzalı vardı. Bu sırada denizde büyük bir fırtına başladı. orjinal dilde saygı ifadesi olarak kullanılmaktadır. Cinler ağzıyla bağırdılar: «Ey Allah'ın mukaddesi. buna uyarak onlardan ayrıldı ve Sur ve Sayda bölgelerine gitti. Halk korkuya kapıldı ve Isa'ya sınırlarının dışına çıkmasını rica ettiler. işe bakın. bak ki kabirlerden cinlere tutulmuş birinin çıkıp geldiğini ve ne yapılırsa yapılsın hiç bir zincirin kendisini zaptedemediğini ve adama büyük zarar verdiğini gördü.» İsa cevap verdi: «Bu imansız nesil bir işaret ister. İsa'yı ve iyileştirilen adamı buldu. Ama. İsa'yı bulmak için memleketinden ayrılan Kenanî bir kadın iki oğluyla birlikte gelmiyor mu! İsa'nın havarileriyle birlikte karşıdan geldiğini görünce. İsa'nın denizde gösterdiği mucize ve İsa. Sonra Isa dedi: «Sizin îmanınız nerede? Cinlerin gitmesi gerekir. İsa bir deliyi (cin çarpmış) iyileştiriyor ve domuzlar denize atılıyor. helak oluyoruz!» Ters taraftan esen kuvvetli rüzgâr ve denizin kükremesi nedeniyle büyük bir korkuya kapılmışlardı. benim değil. Bunun üzerine denizciler korkuya kapılarak dediler: «Kimdir bu. kurtar kendini. îsa uyandı ve gözlerini gök yüzüne dikerek dedi: «Ey Elohim Sabao (Çoğul kipi. kaç tane olduklarını sordu : Cevap verdiler: «Altıbinaltıyüzaltmışaltı. birden rüzgâr durdu ve deniz sakinleşti.» Bunun üzerine şehir halkı kızarak O'nu yakaladılar ve aşağıya atmak için bir uçurumun tepesine götürdüler. Bunun üzerine İsa'nın kaldığı evin çevresine şehirde oturanların hemen hemen hepsi yığıldı. bunun üzerine bağırıştılar : «Çıkacağız fakat bize izin ver de şu domuzların içine girelim. bağırdı: . Cinler. kullarına merhamet et. îsa. kent halkı hemen ileri çıkıp. Bunun üzerine. Fakat emzirilmesi için hiç birine gönderilmedi. fakat bu onlara gösterilmeyecek.» Havariler bunu duyunca korktular.

tüm yakınları. sünnet olmayan insanlardandı. azıcık ekmek ve (yine de) sahibine daima neşeli bir yüz gösterir. cinler kendisine işkence ediyor!» îsa.» Ve. köpeklere vermek doğru değildir. ellerini gök yüzüne kaldırıp. Doğru değil mi?» «Evet muallim. onların köpek olduğu şeklinde cevap verdin?» İsa cevap verdi: «Bakın. Musa'nın kitabında yazılan kanuna göre (Allah)'ın kanununa teslim oldular. Kadın cevap verdi: «Ey Rab. ey budalalar. ayı ve arslanlar gelip. Havariler.» îsa cevap verdi. kadın iki oğluyla birlikte İsa'nın önüne gelip. dediler: «Ey muallim. dediler: «Bu sözler ağır.» Buna havariler üzülerek. Bunun üzerine (şöyle) dedi:'«Bildim ki. ne görür (karşılığında)? Dayak.» Bunun üzerine. doğru» diye cevap verdi havariler. huzurla yoluna git. îsa bunu. 22. ne sebeple insanın sünnet olması gerekir?» . kulu İbrahim'e verdiği söze itibar etmemekte. Filistinli Calut karşısında İsrail kralı Saul'e Davud'un dediklerini hatırlayın «Rabbım! Senin kulun Senin kulunun sürüsüne bakarken. soyguncuya karşı hayatını ortaya koymaz mı? Kesinlikle. o gün Isa'ya şunu sordular: «Ey muallim. İsrail'in Tanrısı Rabb adına gidecek ve Allah'ın kutsal milletine küfreden bu necisi öldürecek. kadının sözüne hayran kalarak.» Sonra havariler dediler: «Söyle bize ey muallim. şünnetsiz bir adamdan daha iyidir. Havarilerin acıma duyguları harekete geçip.» Ve. sahiplerinin sofralarından düşen kırıntıları yerler.» Ardından. onun ne kadar haksız olduğunu görün.» İsa. koyunları kurtardı. Fakat. bize merhamet et. Allah insana neler veriyor ve Allah'ın. ağlayarak dedi: «Ey Davud'un oğlu. Sünnet olmayanların zavallı hali. Söyleyin bana. neden o kadına.«îsa. var. onlara acı! Bak. böyle. «Ekmeği çocukların ellerinden alıp. Allah'a dua etti ve ardından dedi: «Ey kadın. Ardından İsa dedi: -Şimdi düşünün. köpekler. kulun gidip onları öldürerek. incinme. Çünkü onlar. benim dediklerimin doğru olduğunu göreceksiniz. dedi: «Ey kadın. bir köpek. kızını Allah'ı tesbih ederken buldu. Davud'un oğlu. kurt.» Kadın ayrıldı ve eve döndüğünde. onların temiz olmaması nedeniyle söyledi. onları kim kabul edebilecek?» İsa cevap verdi: «Eğer siz. nasıl da ağlayıp çığrışıyorlar!» İsa cevap verdi: «Ben ancak İsrail kavmine gönderildim. Ve işte onlara (ayı. aklı olmayan bir köpeğin sahibi için neler yaptığını düşünürseniz. bunun üzerine. senin İmanın çok hoş. arslan. köpek sahibinin evini koruyup. size diyorum ki. bir kelimeyle olsun cevap vermedi: çünkü onlar sünnet olmayan insanlardandı. kurt) benzemekten başka nedir bu sünnetsiz adam? Bu bakımdan kulun. İsrail kavminin Tanrı'sından başka Tanrı yoktur. kulunun koyunlarını yakaladı. kızıma merhamet et. kızın kurtulmuştur.

. Bunun üzerine. ne kadar da dayandı. bunun üzerine Cebrail tarafından azarlandı. cevap verdi: «Onu keseceğim diye Allah'a yemin ettim: Asla bir yalancı olmayacağım!» «Ardından. kendinin ve evinde. bedeni terketmekten korkmayan bu zatlardan krallar ve prensler şiddetle korkuyorlardı. derisi ruhuna isyan etti. «Derisini sünnet ettirmeyecek kişiyi. Bu bakımdan Allah'tan korkan insan bedenin ne olduğuna. «Şimdiki halde bedeni. Bu nedenle de. Ah. bu dünyada ruhundan nefret ettiği kadar. nereden geldiğine ve neyde yok olacağına bakmalıdır. sonsuz hayatta onunla birlikte olacağı düşünülerek çamur gibi atmalı ve çiğnenmelidir. öyle de Adem'*in bir yeminle söz verdiği şeyi yerine getirmekle yükümlüdür. çünkü tek başına günahı arzulayan odur. taşın keskin kenarıyla kesmek için derisini ele aldı. bundan böyle nasıl herkes derisini Adem'in derisinden aldı ise.» Havariler İsa'nın bu sözleri üzerine konuşmasının ciddiyet ve ateşinden dolayı korkuyla titrediler. ön derisini sünnet ettirmeyene bırakın. yalnızca ot yiyen ve keçi derisi giyen îlya'yı hatırlayın. Sünnetin menşei. Allah'ın. Ve bu nedenle. çünkü o. Ve. bir düşmanını tatmin etmek uğruna. «İnsan. bulunanların ön derisini al (sünnet et). sabretti! Ah. Isa seyretmekte oldukları dağın yanına oturdu. şeytanın kandırması ile Allah'ın yasakladığı yemeği Cennet'te yeyince. Ve bunu dedikten sonra. bu seninle Benim aramda ebedî bir ahiddir. İşte. Sonra İsa dedi: «îlk insan Adem. bunun üzerine yemin edip dedi: «Vallahi seni keseceğim!» Ve bir kaya parçası bulup. İşte size söylüyorum ki. Çünkü. ne yağmurlar ıslattı onu ve yedi yıl necis îzabel'in acımasız zulümlerine tahammül etti! «Arpa ekmeği yiyen ve kaba giysileri giyen Elisa'-yı hatırlayın.» 23. beden Allah'ın hizmetinden geri kaldığı zaman. Yeryüzünün çamurundan Allah bedeni yarattı. Fakat İbrahim'in zamanında yeryüzünde yalnızca birkaç kişi vardı sünnetli. Sonra İsa dedi: «Korkuyu. kaç gün ağzına yiyecek. Bedenin terkedilmesi için bu kadarı yetmelidir size ey insanlar. Allah İbrahim'e sünnetle ilgili gerçeği söyledi ve bu ahdi yaptı. ebediyyen kullarım arasından atacağım. Allah'ın kulu Musa'ya verilen kanuna karşı gelmemek ve gidip sahte ve yalancı tanrılara hizmet etmemek için. Allah'a hizmet için bedenlerinin düşmanı olmuşlardır. tereddüt etmeden ve severek ölüme gitmelidir. şu putatapıcılık yeryüzünde pek yaygındı.» Ve îsa bunu deyip ardından da şöyle konuştu: «Pek çoklarının ruhu Allah'ın hizmetine hazırdır.İsa cevap verdi: «Allah'ın İbrahim'e olan şu emri yetsin: «İbrahim. arzuları ortaya koyuyor —bütün iyiliklerin amansız düşmanıdır o —. Cennet'ten mahrumdur. «Dağların çöllük yerlerine kaçıp. Allah'ın İbrahim'le ahidleşmesi ve sünnetsizlerin lanetlenmesi. Taş türbelere bakarsanız. Ve. içecek bir şey almadı! Ah. havarileri sözlerini dinlemek için yanına geldi. Adem bunu oğullarına uyguladı ve bu sünnet zorunluluğu nesilden nesile süregeldi. Yaratıcı'sının rızasını bir kenara mı atmalıdır? Buna dikkat edin. bütün veliler ve peygamberler. Ve ona bir iç üflemeyle hayat nefesini üfledi. fakat beden zayıftır. Melek ona derisinin fazla kısmını gösterdi ve o da bunu kesti.

ve sen de Barnabas.» İbrahim cevap verdi: «Onların Musa'sı ve peygamberleri var. bu bakımdan şimdi sen azapta olacaksın.» »İbrahim cevap verdi: «Oğul. Lazarus adında yoksul bir adam dururdu kapısında. O bana bu alev içinde azap gören dilimi serinletmek için bir damla su getirebilir belki. evimde üç kardeşim var. Sonra. yoksul adam öldü ve melekler onu babamız İbrahim'in kucağına taşıdılar. Lazarus nimetler içinde.» 25. Bunu söyledikten sonra İsa ağladı ve dedi: «Bedenlerinin hizmetçisi olanlara yazıklar olsun. belki tevbe ederler de buraya gelmezler.. Kişi bedeni nasıl hakir görmeli ve dünyada nasıl yaşamalı. kişinin kendini öldürmesi meşru değil.» «Görün işte. Ona yalnızca köpekler acıyordu da. bunun için biz peşinden gelmek uğruna her şeyden geçtik. Lazarus'u gönder de onlara benim ne kadar işkence çektiğimi anlatsın. onlan dinlesinler.» dedi İsa.» İbrahim cevap verdi: «Musa'ya ve peygamberlere inanmayan. Şöyle ki. Lazarus ise kötülüklerini tattı. onu da cinler şeytanın kucağına taşıdılar. çünkü. bir ata yemek ölçüyle verilir ve ölçüsüz çalıştırılır. Gün geldi.bedenin ne olduğunu bilirsiniz. o zaman güven içinde yaşarsın.» İsa cevap verdi: «Bedenini bir at gibi tut. Gördü de bağırdı: «Ey baba İbrahim. Size anlatıyorum ki. yaralarla kaplıydı (bedeni) ve oburun sofrasından düşen ekmek kırıntılarını seve seve almaya (razıydı). Evet şimdi azabın en büyüğüne maruz kalan (bu adam) gözlerini kaldırınca uzaktan Lazarus'u İbrahim'in kucağında gördü. büyük akarlar satın alırlar ve böbürlene böbürlene ömür sürerek. Ama. yiyip içmekten başka hiç bir şey düşünmeyen zengin bir obur vardı ve her gün görkemli. yaşamak için de. istediğiniz gibi yürümesi için gemlenir. «Zengin.» 24. ziyafetler verirdi. adam yeniden bağırdı: «Ey baba İbrahim. Bir İnsanın ziyafet ve çok yemekten nasıl kaçması gerektiğine dair ilgi çekici örnek.» Zengin adam cevap verdi: «Hayır baba İbrahim. büyük büyük evler yapıp. (bunları) yazan dedi: «Ey muallim. bedene yiyeceğini vermemiz gerekiyor. ölmiyecekler gibi yaşarlar burada. çünkü onlar. bunları (bile) vermiyordu kimse ona. . kötü bir yerde tutulur ve itaat etmediği zaman dövülür. bedenleri solucanlara yem olsun diye mezara götürenler ve gerçeği öğrenmiyenler ne kötüdür! Gerçekten öylesine uzaktalar ki. Fakat. sözlerin doğru. herhangi birini incitmesin diye bağlanır. «sabreden ve gerekli tek arzusu bedenden nefret etmek olan yoksulların kutsanıp kutsanmadığını! Başkalarını. tersine herkes alay ediyordu kendisiyle. öbür hayatta günahlarının azabından başka kesinlikle hiç bir iyilik görmezler. ölülere de inanmazlar. bedenimizden nasıl nefret etmemiz gerektiğini bize söyle. işte böyle ol ve o zaman daima Allah'la yaşarsın. bana merhamet et de Lazarus'u gönder. kalkıp gitseler bile. hatırla ki sen öbür hayatın tadını aldın. ama bir ölü kalkar varırsa inanırlar. yaralarını yalıyorlardı. Zengin adam da öldü.

çünkü. kimse kendisi için bir şey biriktirmez. ve. Bu bakımdan size diyorum ki. böyle bir kişi. Anlıyorsunuz değil mi?» «Evet» diye cevap verdi havariler.» Bunun üzerine İsa dedi: «İçinde sevgi hazinesinin yattığı ruhunuzu satın almak için. kişi. başkalarının bedeni rahatı aynı şekilde biriktirmeyi gerekli kılıyor.» «Şimdi söyleyin bana. Ve bu bölümde. Allah tarafından sevilmeye değer bulunmaz.«Ve. «Bakın.» Petrus cevap verdi: *Ey Rab(Ey Saygıdeğer Efendim anlamında). yeryüzünde fazla yaşayabilesin. her şey ortak olurdu. 26. çok şeyi arzulayan mı? Bakın. ne kadar çok biriktirirse. aksine. hiç bir şeyle mukayese edilemez bir hazinedir. biriktirdikçe biriktiriyor. çünkü sevgi. sahip olduğunuz ne varsa. Musa'nın kitabındaki Allah'ın kanununda (şöyle) yazılıdır: «Babana çok saygı göster ki. benim sözlerime alınmayın. beni îsrail kavmine gönderen Allah'ın sözüdür. tek bir ip size yetsin. bu hayatta biriktirdikçe biriktirmek. dünyanın sağlam bir aklından başka hiç bir şeyi olmasa. halkın gazabıyla şehir kapısı önünde taşlanmasını emretmiştir. size söylüyorum. Böyleyken.» Bu bakımdan Allah. beş paraya satılacak olan bir tarlada bir hazine buldu. «bize ne olacak» diye düşünmeyin. Ve. ve kimin Allah'ı varsa her şeyi vardır.» Isa cevap verdi: «Bakın. yoksa. itirafta bulunurken aynı şeyi yapmış ve (şöyle) demişti: «Ben sizin önünüzde bir atım ve daima sizinle beraberim. kim. Kişi Allah'ı nasıl sevmeli. şimdi siz bize nasıl baba ve anneden nefret etmeği emrediyorsunuz?» Isa cevap verdi:. Allah'ın iradesini yerine getirme düşüncesi içinde olun. İbrahim'in babasıyla harika mücadelesi yer alıyor. hiç bir eksiğiniz olmayacak şekilde ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır. böyle itaatsiz bir oğulun. ayağınızda sandal olmasın. öbüründe hiç bir şey bulamamanın kesin kanıtıdır. Bunun üzerine hemen bu tarlayı satın almak için pelerinini sattı. o kadar çok arzu duyuyor. Samiriye'de evler yapmaz. bu durumda onun deliliği biliniyor. İnanır mısınız buna? «Havariler cevap verdiler: «Buna inanmayacak olan delidir. bu şehirler arasında düşmanlık vardır. size söylüyorum ki. az ile yetinen mi daha yoksuldur. Sonra İsa dedi: «Seyahat etmekte olan bir adam vardı ve giderken. size diyorum ki. çünkü. O. Bu bakımdan. Fakat. hepsini size bahşeden . kesenizi fırlatıp atın. «Benim her sözüm doğrudur. duyularınızı Allah'a vermezseniz deli olursunuz. Kudüs'ü vatan edinen. Allah'ı seven içindir Allah. gerçek bir sevgiyle Allah'ı nasıl sevmelidir? Siz bize söyleyin. hiç bir cüzdan taşımayın.» Ve şöyle devam eder: «Babasına ve annesine itaat etmeyen oğula lanet olsun. bırakın. çünkü benim değil. Allah sevgisi uğruna babasından ve annesinden ve kendi hayatından ve çocuklarından ve karısından nefret etmezse. Davud peygamber de.» Petrus cevap verdi: «Ey Rab.

Hem. bir tanrının diğerine vurduğunu görmüş değilim. İbrahim'in babası sahte tanrılar yapıp tapınan bir put yapıcı olduğu için değil mi? Bu nedenle. ben seni meydana getirdim. Bir gün babasına.Allah'tır.» İbrahim cevap verdi: «O zaman. baba. ibrahim'e «Babanın ve yakınlarının evinden uzaklaş. bir diğer tanrı üzerine savaş açmaz. tanrılar neye benzerler?» Yaşlı adam cevap verdi: «Budala. neden bana çocuk vermedin?» dediğini duydum. kendisinin dediklerini yapmadığım için benim kötülüğümü isterse. herkes aynı tannya ibadet etmez ki. «baba. beni de babam meydana getirdi. her gün bir tanrı yapıyor ve ekmek almak için başkalarına satıyorum. Aptal baba cevap verdi: «insan.» . baban ve annen Allah'a hizmette önünde engel oluyorlarsa. Allah'ı aramaya başladığında yedi yaşındaydı. Allah. mabette büyük tanrı Baal'ın yanısıra bin tanrı daha var. korkma. insanı kim meydana getirdi?» diye sordu. ben o zaman ne yapacağım? Belli ki. baba?» Yaşlı adam cevapladı: «Sonsuz sayıda. başka türlü müdahalesi olmaz.» İbrahim cevap verdi: «Kaç tane Allah vardır.» Ardından ibrahim dedi: «Ey baba. çünkü. babanın oğlunu yakmayı isteyecek kadar düşmanlık vardı. eğer ben bir tanrının dediklerini yapar ve diğeri de. «Ey Allah'ım.» Isa cevap verdi: «ibrahim. biri birine. İbrahim cevap verdi: «Öyle değil. insanın sadece Allah'a dua etmesi ve O'na kuzu ve koyun vermesi gerekir.» Yaşlı adam gülerek cevap verdi: «Ey oğul. diğeri diğerine ibadet eder. benim kendi tanrımı öldürüverirse. bırak o düşmanları. ve yetmiş şu yaşıma geldim. o zaman ben ne yapacağım? Her ne durumda olursa olsun. yoksa hediyeyi veren mi? Başka şeylerle birlikte. o halde.» Petrus cevap verdi: «Dediklerin doğrudur. ibrahim'in babasıyla nasıl alay ettiğini bize anlatmanıza rica ediyorum. şimdi sizden. Ya. aralarında barış var herhalde?» Babası dedi: «Evet var. sen ise. beni de öldürecektir o. oğlum.» Sonra İbrahim dedi: «Ey baba. -hediye mi daha kıymetlidir.» Babası cevapladı: «Doğrudur oğlum. çünkü hiç bir tanrı. Allah. fakat. insana insan meydana getirmesi için yardım eder. aralarında. benim kötülüğümü isteyen tanrı. halâ tanrıların neye benzediğini bilmiyorsun!» O sırada bir . sana ve soyuna verdiğim ülkeye gel ve yerleş» demedi mi? Allah bunu neden dedi. ben yaşlı bir adamın ağlanarak. o zaman Allah da kendisine yardım eder. yalnızca. aralarında anlaşmazhk çıkacak ve tanrılar birbirleriyle savaşacaklardır.

lâf değil.put yapmaktaydı. dedi: «Şu andaki gülme. fakat ağlanılan yerde oturacaksınız. Oğul (yine) devam etti: «Baba. Fakat. acıkınca ekmek istiyorsun. çünkü.» îbrahim dedi: «Güzel bir tanrı gerçekten. rahat ol. İbrahim'in fetaneti: Havariler yaşlı adamın deliliğine güldüler ve ibrahim'in fetanetine şaşıp kaldılar. eğer tanrılar insanlara yardım ediyorsa. Bu bölümde. bir adam olmuş olsaydın. İsa onları susturarak. gelecekteki ağlamanın bir habercisidir» diyen ve «Gülmenin olduğu yere gitmeyecek.» Yaşlı adam bu sözlere kızarak.» Sonra. «Neden soruyorsun?» «Çünkü» dedi ibrahim. sadece nefesi eksik!» ibrahim cevap verdi: «Yani. başkalarına gülüp eğlendiklerinden dolayı. bunlar tanrı değil. o zaman.» 27. dünyanın en güçlü insanı olasın diye. «îlk tanrıyı kimin yaptığını öğrenmek istiyorum da. nasıl nefes veriyorlar? Ve kendileri cansızken. o zaman.» Havariler cevap verdi: . insandaki gülmenin ne kadar uygunsuz olduğu açıkça görülür: Ve. çirkin hayvanlar haline getirdiğini bilmiyor musunuz? Ne olursa olsun. deli herif ise. kafanı bu baltayla kırardım. kendisini korumuyor!» Sonunda yaşlı adam kızarak dedi: «Bütün dünya onun bir tanrı olduğunu söylüyor. onu istediğin gibi kesiyorsun da. şu küçük olan ise fildişinden. eğer tanrılar odundansa. nasıl olur da insan tanrı yapabilir? Ve. bak. «Beni bırak da. (şöyle) dedi: «Eğer anlayacak yaşta olsaydın. Allah'ın Mısır'da pek çok kişiyi. ve bana bir şey söyleme. "Bu" dedi. değil diyorsun. şu tanrıyı çabucak yapayım. bu hayat acı ve ızdırap içinde geçer» şeklinde devam eden peygamberi unuttunuz. yumruk ve tekmelerle ibrahim'e girişti ve onu evden kovaladı. pek çok çocuk meydana getirmen için neden tanrılar sana yardım etmedi?» Oğlunun konuştuklarını dinlerken. seni öldürebilirdim!» Böyle deyip. baba? Öyle de. dünyada hiç insanın bulunmadığı zaman oldu mu?» «Evet» diye cevap verdi yaşlı adam. «palmiye odunundan. tanrıların nefesi yok mu. Tanrılarıma yemin ederim ki.» «Şimdi evimden defol!» dedi yaşlı adam. söyle bana baba. Fakat. Ama. sen nasıl bu kadar çok tanrı yapmış bulunuyorsun da. ne kadar da güzel! Canlıymış gibi görünmüyor mu? Mutlaka (görünüyor). babanın sabrı taşma noktasına gelmişti. çünkü anlayacağın yok!» İbrahim cevap verdi: «Baba. (şöyle) dedi İsa: «Musa'nın zamanında. sakın kimseye gülmeyin. sen. şu zeytin ağacından. hiç kuşkusuz karşılığında ağlarsınız. çünkü. nasıl can veriyorlar? Belli baba. çünkü. odun yakmak büyük bir günahtır.

«Yarın bütün tanrıların bayramıdır. İbrahim baltayı alarak. bağırdı: «Tanrılarımızı öldürmüş olan bu hain benim oğlumdur. yas ederek bağırdılar! «Çabuk gelin ey ahali.» Ve. ibrahim eteğinin altında gizlice bir balta taşıyordu. Gelip.» «Sonra. Sonra. çünkü. tanrılarını niye kırıp parçaladığım sordular. Allah. hiç arkadaş istemiyor. çünkü. İbrahim oniki yaşındayken.«Yaşlı adamın deliliğine gülmüştük. bu nedenle.» Cevap verdiler: «Allah bize merhamet etsin. «Ama. sabahleyin erkenden. İbrahim'in babası oğlunu yakmak istedi?» Isa cevap verdi: «Bir gün. Ateş . büyük put Baal'ın dışında bütün putların ayaklarını kesti. eğer deli değilseniz. Bu nedenle onu aramak için geride kalmadı. herkesten önce mabede gittiler. kulu ibrahim'i yakmamasını emretti. bir odun toplayıp yığdılar. odunların üzerine koydular ve altmdaki odunları ateşlediler. 28. deliliğe gülmezsiniz. Hemen. İbrahim'in babası geldi. melekleri aracılığıyla ateşe. İbrahim mabedin karanlık bir bölümünde bir putun arkasına gizlendi.» İbrahim kurnazca cevap verdi: «Hay hay. size diyorum ki. Babası. bir tanrı edinecek yaştasın artık. Eski ve parçalı olduklarından. babası kendisine dedi.» Bunun üzerine Isa dedi: «Bakın. büyük mabede gidecek ve tanrım büyük Baal'e bir hediye götüreceğiz. Ayaklarının yanındaki baltayı görmüyor musunuz? Belli ki. sen de kendin için bir tanrı seçeceksin. İbrahim cevap verdi: «Aptalsınız siz! Bir insan tanrı mı öldürürmüş? Onları öldüren büyük tanrıdır. Bundan sonra mabedden çıkan ibrahim'i bir takım kimseler gördüler ve mabedden bir şeyler çalmaya gitmiş olabileceği kuşkusuna kapıldılar. kalabalık arttığından. «Herkes mabedden ayrılınca. oğluyla aralarında olup geçen her şeyi oradakilere anlattı. tanrılarımızı öldüreni öldürelim!» Birden.» Ardından Filipus dedi: «Ey Rab. hayır. Fakat. oğlunun tanrılarına karşı söylediği sözleri düşünüyordu ve İbrahim'in putları parçaladığı baltayı tanıyarak.» İsa dedi: «Amin. bu balta benimdir!» Ve. Önüne engel koyup. nasıl oldu da. mabede girdiler. din adamlarıyla birlikte oraya onbin kişi üşüştü ve İbrahim'e. Bu nedenle. düşüp parçalanan heykellerin meydana getirdiği harabeliğin ortasında kalan Baal'ın ayaklarına baltayı koydu. İbrahim'in kendinden önce eve gittiğine inanıyordu. mabede vardılar ve tanrılarının parça parça edilmiş olduğunu görünce. mabedden çıktığında. herkes kendi gibi olanı sever ve ondan zevk alır. din adamları mabedi kapatıp gittiler. Ve. ibrahim'in ellerini ve ayaklarını bağlayıp. ey benim babam.

seni nasıl .» Ardından. öyle ki. ve böylece ölümden kurtuldu. çünkü.» «Melek böyle deyince. Cevap verdi: «Beni kim çağırıyor?» Sonra. adın hayat kitabında yazılıdır. bir palmiye ağacının altına oturdu ve burada kendi kendine dedi: «Hayat sahibi ve insandan daha güçlü bir tanrı var olmalı. (şöyle) dedi: *Adım İbrahim'le çağırıldığıma eminim. İbrahim dağa çıktı ve dizleri üstüne oturup. (ama)!. ibrahim Allah'ın bilgisine nasıl vardı?» İsa cevap verdi: «İbrahim. evden biraz uzağa gidip.» Ardından. insanı o meydana getiriyor ve insan. ibrahim Allah'ın meleği tarafından.şiddetle parladı ve ibrahim'i ölüme mahkûm edenlerden ikibin kişiyi yaktı.» Bunun üzerine. yoksa.» İbrahim cevap verdi: «Şimdi. güzel bir genç suretinde geldi. ey İbrahim. kendi kendine dedi: «Meleklerin Tanrısı benimle ne zaman konuşacak?» Yumuşak bir sesle çağınîdığını duydu: «îbrahim!» îbrahim cevap verdi: «Beni kim çağırıyor?» Ses cevap verdi: «Ben senin Tanrınım ey İbrahim. Anlat bize Rab. çünkü Allah seninle konuşmayı irade ediyor. onların hareketlerinde değişken olduklarını görünce.» 29. babasının evine yaklaşınca. çevresine yıldızlara. insanlar hiç olacak. serbest olduğunu gördü. aynı şekilde iki defa daha «İbrahim» ismiyle çağırıldığını duydu. dedi: «Sen de.» Sonra. kendini taşıyanı görmeyen babasının evinin yakınına götürülüp. insanların tanrılarını parçaladığın zaman. îbrahim dedi: *Ben meleklerin ve kutsal peygamberlerin Tanrı'sına hizmet etmek için ne yapmalıyım?» Melek cevap verdi: «Şu çeşmeye git ve yıkan. Sonra. meleklerin ve peygamberlerin Tanrı'sını seçmiştin. Filupus dedi: -Allah'ın kendisini sevenler üzerine rahmeti büyüktür.» İbrahim yıkanınca. Allah seninle orada konuşmayı irade eder. Fakat. «İbrahim!» diye çağırıldığını işitti. yüzünü toprağa sürdü ve dedi: «Toz ve kül olan senin kulun. çevresine bakındı ve dört bir yanda kimseyi göremeyip. fakat melek onu rahatlatarak. sen Allah'ın dostusun. tanrı olmadan insan meydana getiremez. şöyle dendiğini duydu: «Ben. İbrahim. bu nedenle. melek dedi : «Şu dağa çık. aya ve güneşe baktı ve onların tanrı olduklarını düşündü. ona ve çeşmede yıkanıp. İbrahim korkuya kapıldı.» îbrahim korkuya kapılarak. (şöyle) dedi: «Bu tanrı hareket etmemeli ve bulutlar onu gizlememeli.» Bu şekilde kararsız dururken. çünkü. sırayla böyle yap. nasıl yıkanmam gerekiyor?» Bunun üzerine melek. dedi: «Korkma. çünkü. eve girmekten korktu. Allah'ın meleği Cebrail'im.

işte. selâm vermeden geçip gitti.» Sonra. Yazıcılar Ferisî'ler bunu duyunca. Fakih şaşırmış bir halde çekip gitti. Allah dedi: «Korkma. Aynı yere bir Samiriyelinin yolu düştü. kavmimizin bir bayramı olan Gül Bayramı'na yakın Kudüs'e gitti. onu han sahibine emanet etti. işte böyle babamız İbrahim Allah'ı tanıdı. hiç bir şey demeden bir Levili de geçip gitti. Allah'ı her şeyin üstünde. Isa dedi: «Doğru cevap verdin. şan ve şeref sanadır. Aynı şekilde. Cehennem'e atarım. ellerini kaldırdı ve dedi: «Yücelik. ben hemen dönüp. fakat. üzerlerine merhem sürdü. Rabb(ım). derim. seni kendi evime götüreceğim.» îsa cevap verdi: «Güzel cevapladın. ve. Allah ona sünnet ahdini verdi. rahatlattı ve kendi atına bindirdi. yapan da. komşunu da kendin gibi seveceksin. îsa. babanın ve yakınlarının evinden ayrıl ve sana ve soyuna vereceğim ülkeye gelip. akşamleyin hana vardıklarında. Sonra. ey Allah. Yıkan da benim. kalk.» Adam dedi: «Benim komşum kimdir?» îsa. bundan sonra. gözlerini kaldırarak. Bu nedenle git ve böyle yap. Sana olsun!» 30. şakiler onu yarı ölü bir durumda bırakarak çekip gittiler.«Her istediğini yaparım.» Isa bunlan söyleyip. yaralandı ve soyuldu. Allah şöyle konuştu: «Ben tek olan Tann'yım ve benden başka tann yoktur. «bunlardan hangisi komşuydu?» Fakih cevap verdi: «Merhamet gösteren. . Bu adam yolda eşkıya tarafından yakalandı.» Ardından. ve (o zaman) sonsuz hayatı elde edersin. ne tutarsa sana ödeyeceğim.» Ve hasta adama han sahibi için dört altın vererek. Eriha'ya gidiyordu.» «(Şimdi) söyle bana» dedi îsa. yaralı adamı yanına aldı ve yaralarını şarapla yıkadı. dedi: «Muallim. sen de git ve böyle yap. Bu nedenle. Bunun üzerine. yaralarını sarıp. oradan çıkarırım da ve kimse benim elimden kurtulamaz. uyandığında (han sahibine) şöyle dedi: «Bu adama bak. cevap verdi: «Bir adam Kudüs'ten çıkmış. Yolu bu yere düşen bir kâhin yaralı adamı görüp. bütün kalbinle ve düşüncenle. ben öldürürüm ve ben hayat veririm. sonsuz hayatı elde etmek için ne yapmalıyım?» İsa cevap verdi: «Kanunda ne şekilde yazılıdır?» Kışkırtıcı şöyle cevap verdi: «Allah'ın Rabb'ı ve komşunu sev. yaralı adamı görünce merhamete geldi ve atından inip. lanetle yeniden yapılan bir şehre.» ibrahim cevap verdi: .» Ardından. seni büyük bir ümmet haline getirmek istiyorum.» .duyabilir?» Sonra. onu konuşmasında yakalamak için müşavere ettiler. yerleş. ben seni kullarım için seçtim ve seni kutsamak. üzülme. başka bir tanrının beni incitmemesi için beni koru. Ertesi gün. ona bir fakih gelerek. (şöyle) dedi: «Geçmiş olsun.

İsa'nın. çünkü. evine gelip. yüzbaşıya dönerek. söyleyin bana. sana verdiği büyük imandan dolayı oğluna sıhhat bahsetmiştir. dedi: «Para yar mı yanında?» Ve. gerçek ve yaşayan Allah vardır» diyerek.» Yüzbaşı cevap verdi: «Rab. senin Tanrın. bir yüzbaşı yaklaşıp. Ferisîler'e döndü ve dedi. oğlunun nasıl iyileştiğini bildiren hizmetçileriyle karşılaştı. İsa havarileriyle . dedi: «İsrail'in Allah'ına ibadet etmeyen kimse benim ekmeğimden yemiyecek. İsrail kavminde gördüğüm imanların hepsinden daha fazla. meleğinin uykumda bana söylediği gibi.31. denemek için akşam yemeğine çağırdı.» «Öyleyse verin» dedi İsa. Kayser'in olanı Kayser'e. "Kayser'in Olanı Kayser'e. dedi: «Selâmetle git. dedi: «Rab. Ve bak ki. Bundan sonra da. Allah'ın bir peygamberi evime gelecek kadar değerli biri değilim ben. onun imanı. Allah'ın Olanı Allah'a Verin!" Sonra. bütün kendi tanrılarını parça parça etti. çünkü Allah. oğlum hastadır. Isa'ya Ferisîler yaklaşarak dediler: «Muallim. oğlun için dua edeceğim.» Isa hayrete düştü ve kalabalığa dönerek. «Yalnızca İsrail'in Allah'ı. Bunun üzerine. Kanunda uzmanlaşmış biri. oğlumun iyileşmesi için söylediğin söz yeter bana. «israil'in Alah'ı Rabb sana acır» dediği zaman oğlunun sıhhatine kavuştuğunu anladı. kimin resmidir o?» Cevap verdiler: «Kayser'in. sen. altıncı saatte ateş kendisinden ayrıldı. seni her hastalığın hekimi yapmıştır. Yahuda'ya dönerek.» Adam.» Ve. «Bu parada bir resim var. Allah'ın olanı Allah'a verin. adam bizim Allah'ımıza inandı ve evine girip.» 32. Kayser'e vergi vermek caiz midir?» îsa. dedi: *Şu yabancıya bakın. Adam karşılık verdi: «Hangi saatte ateş kendisini terketti?» Dediler: «Dün.» Şaşkınlık içinde çekip gittiler. Isa (ardından) seslendi: «Beni bekle.» Yüzbaşı yoluna gitti ve yolda. yaşlılığıma acı!» îsa cevap verdi: «İsrail'in Allah'ı Rabb sana acır!» Adam gidiyordu. İsa'yı. eline bir kuruş alarak.

temiz olmayan ellerle ekmek yemek. yasaklanmış yemeği yerse. bunun üzerine Isa'ya seslendiler: «Neden havarilerin ekmek yemeden önce ellerini yıkamamakla. verdin putatapıcıhk aleyhinde konuştun. Ve. kulum Musa aracılığıyla kendilerine verilen benim kanunumu hükümsüz kılıp. fakihîerden biri dedi: «Muallim sanki îsrail kavminin putları varmış gibi. insandan.birlikte geldi. çünkü. oradan gördükleri yarar nedeniyle. Ve. büyüklerin kullanmasıyla değil de. oğlu. Adetten kanuna dönüşen şu şeye bakın. «Allah'ınız Rabb(ı) bütün ruhunuzla. Doğru değil mi bu?» «Doğru» dediler hepsi birden. Havariler. Bunun üzerine. biz de puta tapıcılardan(mı) oluyoruz?» İsa cevapladı: «Size diyorum ki. bütün kalbinizle ve bütün düşüncenizle seveceksiniz» diyor. kim sokmuştur puta tapıcılığı dünyaya? Bir kral vardı.» Bütün yazıcılar buna kızarak cevap verdi : «O halde. «Size söylüyorum. Baal putu dünyanın her tarafına yayıldı. babasına benzeyen bir heykel yaptırıp. yazıcılardan biri dedi: «Eğer ben domuz eti veya bir başka temiz olmayan et yersem. benim vicdanımı kirletmezler mi?» îsa cevap verdi: «İtaatsizlik insanın içine girmez. 33. onları kımıldatmak istemezsiniz. bir insanı kirletmez. fakat kendiniz. ve bize haksızlık etmiş oldun. ve Allah buna ne kadar üzüldüğünü peygamber îşaya'ya bildirdi: «Gerçekten benim kullarım bana boşuna tapınıyor. o kadar ki. insanı insandan çıkan şeyler kirletir. ellerini yıkamadan sofraya oturdular. hükümde. etten heykeller var. sözde büyükler sebep gösterilerek girmiştir. babası ölünce.» İsa cevap verdi: «Bugün îsrail halkmda odundan heykeller olmadığını ben de pek ala biliyorum. bu esnada tek parmağınızla olsun. size. O kadar ki. her şer dünyaya. onurlandırmak için ona tanrı dediler. Bundan böyle bütün kötüler ve suçlular.» Ardından. çünkü onlar.» «Size diyorum. ve bu nedenle. «tapınacaksınız» demiyor. onu denemek için pek çok yazıcı da evde bekliyordu. kendini teselli etmek için. heykele güller ve çiçekler sunmaya başladılar ve kısa bir zaman sonra. kirlenmiş olur. büyüklerinin geleneklerine uymaktadırlar. bu heykele onbeş gez(bir uzunluk birimi)yaklaşanın güven içinde olacağı ve her ne olursa olsun. kalbinden dışarı çıkar. onun incitilmeyeceğine dair bir emir çıkardı.. Yazıcılar. büyüklerinin geleneklerine dikkat etmiyorlar?» «Siz yazıcılar ve Ferisîler. şehrin pazar yerine diktirtti. . Söyleyin bana. başkalarının omuzlarına taşınamaz yükleri yükler. Baal adındaki babasını aşırı derecede seven. fakat. sunulan bu şeyler paraya ve yiyeceğe dönüştü. insanın içine giren insanı kirletmez.

«Kalk ve aşağı otur!» deyip utandırmasın. Allah'tan merhamet dilenmeyenlerden yüzyirmidörtbin kişiyi nasıl öldürdüğünü hatırlayın. «Kalk arkadaş. sizin Tanrınız benim. bu durumda evi yeniden yapmak gerekir. İsrail kavmine (şöyle) demişti: «Gökte olanlardan ve göğün altında olan şeylerden kendinize putlar yapmayacaksınız. bir miktar yedikten sonra. dedi: «Eğer yıkıma temel yol açarsa. Kapıda. bundandır ki. en yüksek yerde oturmamak aklınızda olsun ki. bir şehri yakmak.Sonra. sağ eli. sanki hiç sakatlık görmemiş gibi tümüyle açtı. Sonra.» Herkes. Bunun yerine. Yuşa ve Levi kabilesinin kılıcı çekip. Bunun dışında her günah. Ah. İşte. en büyük günah nedir?» İsa cevap verdi: «Bir evi. putatapıcılık en büyük günahtır. bu günahın öcünü babalardan ve dördüncü batma varıncaya kadar çocuklarından bile alırım. Allah. bundan. zanînin hayalinde zina. Ve. Çünkü. size diyorum ki. Ve. en kötü şekilde harabe haline getiren nedir?» Herkes sustu ve İsa parmağıyla temele işaret ederek. sakat olan elini aç ve uzat!» Adam. fakat.» Kavminiz buzağıyı yaptığı ve ona tapındığı zaman. kişide hiç bir manevî duygu görülemez olur. oturun ki. böylece. o zaman onarmak imkansızlaşır. İsa yine dedi: «Bakın. yerin üstünde olan şeylerden ve yerin altmdakilerden de yapmayacaksınız. gel .dolayı diyorum ki. her bir bölüm yıkıma yol açarsa. suyun üstünde olanlardan ve suyun altındaki şeylerden de yapmayacaksınız. Bunun üzerine. putatapıcılık en büyük günahtır. hiç bir şekilde karşı çıkamıyacaklarmı anlamışlardı. bu günahın ne kadar ağır olduğunu göreceksiniz. kişiyi tümüyle inançtan ve sonunda Allah'tan yoksun hale getirir. puta tapıcılar üzerine Allah'ın korkunç.» Ardından îsa dedi: «Bir yere çağırıldığınızda. İsa'nın sözlerine şaşakaldı. kullanılamayacak biçimde büzülmüş biri dikildi. pis bogaz ve sarhoşun hayalinde kendi bedenî ve dünyaperestin hayalinde altın ve gümüş ve bunun gibi. böyle bir şey olursa. İsa kalbini Allah'a vererek dua etti ve ardından dedi: «Sözlerimin doğru olduğunu öğrenmen için diyorum ki: Allah'ın adıyla. sizi davet eden gelip. kendini davet etmiş olan dedi: «Muallim. kılıcı ellerine teslim ettiği yeryüzünün hükümdarlarına ve krallarına gazap eder. o zaman. Çünkü. ev sahibinin daha büyük bir dostu geldiğinde size. güçlü ve gayyûrum. elini. ve. Allah korkusuyla yemeye başladılar. îsa dedi: «Şüpheniz olmasın ki.» Ardından. çünkü. ne korkunç cezası!» 34. size söylüyorum. kötülükleri yok edici. merhamet olunma ümidi bırakabilir insanda. orada kötü bir adet bırakmaktan daha iyidir. ey adam. Allah. gidip. kişinin seveceği ve uğruna her şeyden geçeceği tek şey Allah' -dır. Sonra İsa devam etti: «Allah'ın sözlerini ve Musa ile Yuşa'nm kanunda neler yazdıklarını hatırlayın. her bir diğer günahkârın hayalinde kendi günah düşüncesi yatar. Çünkü. en altta.

O'nun büyüklerin gelenekleri aleyhinde konuştuğunu anlayan yazıcılar ve kâhinler daha büyük bir kinle yanip tutuştular. bir gün Allah bu yeryüzüne bizim saygı göstermemizi irade edecek. Çünkü. kendi düşüncesinde olanlarla . Firavun gibi kalplerini sertleştirdiler.» îsa cevap verdi: «Allah. bu nedenle. nedenle kızıp. gururu yüzünden lanete uğradı. «Bakın. İsa'nın ne yüce sözler söylediği Kudüs'ün her tarafında öylesine yayıldı ki. çünkü. Bunun üzerine. İşaya Peygamber de onu şu sözleriyle azarlar: «Meleklerin güzeli olup. bütün meleklerin toplandığı bir gün Allah dedi: «Beni Rabb kabul eden her biriniz.» «Allah'ı sevenler baş eğdiler. yerde daima ağlar ve kendisini en düşük. yüz yıl durup dinlenmeden ağlatan başka bir neden yoktu. yükseltilir. Allah'a şükretti. Bu. pek çoğu Allah'ı bıraktı. büyük onur kazanırsın. eğer insan acınacak hallerini bilse. meleklerin başı ve bir hoca olan şeytan sahip olduğu büyük anlayışla. peygamberlikle işaretlenmiş yüz kırk dört bin (insan) ve ruhunu öteki her şeyden altmış bin yıl önce yaratmış olduğu Allah'ın Elçisi (ni yeryüzüne) getireceğini biliyordu. her şeyin gerisinde görür. nasıl oldu da gökten atıldın. yukarı otur!» desin. gururundan başkası değildir!» «Bakın.şuraya. İlk insanı karısıyla birlikte. şafak gibi parlarken. halk kutsal adını tesbih ederek. bizim ruh olduğumuzu ve dolayısıyla böyle bir şeyin uygun olmayacağını düşünün» diyerek melekleri kışkırttı. Allah'a şükretti. ve o gün. bize şeytan'ın nasıl gurura kapıldığını anlat. «Bakın.» Isa bunları deyip. ve çevresinde oturan havarileri Isa'ya dedi: «Ey muallim. bir yeryüzü kütlesi yaratıp. başka bir şey yapmadan onu yirmi beş bin yıl bekletince. size söylüyorum. alçaltılır ve kendini alçaltan da. Fakat. Allah'tan merhamet dilenerek. size söylüyorum. çünkü. Bu bakımdan. O'nu öldürmek için fırsat aradılarsa da bulamadılar. gösterdiği mucizelerle birlikte. Erden'in ötesindeki çöle gitti. fakat şeytan. hemen bu yeryüzüne saygı göstersin. 35. şeytan başka bir günahından dolayı değil. Böyle. Ve. gururları yüzünden nereye düştüklerini gerçekten biliyorlardı. bu yer yüzü kütlesinin Tanrısı'nın. «Bu şekilde. burada. Isa Kudüs'ten ayrılıp. kendini yükselten kim olursa olsun. biz onun itaatsizliği dolayısıyla düştüğünü ve insanı daima kötülüğe ittiğini anlamış bulunuyoruz. ey îblis? Seni yere gönderen.

— ve insan. Yaratıcınız olarak tanıyın. «Sonra şeytan dedi: «Ey Rabb. ve ardından gidenler de çirkinleşti. Bu nedenle o sefil ve iğrençtir. bizim bu çamura saygı göstermemiz adilâne (hak) değildir. diyorum ki. kutsal melekler başlarını kaldırınca. Bunun üzerine.» Ve.) Buna karşı Allah dedi: «Ayrılan benden ey lânetliler. ama şeytan adil ve suçsuzdu ve bizim Rabb (imizdir.» 36. yok. Çünkü. beni haksız olarak çirkinleştirdin. Süleyman'a. şeytan'ın önünde kovulmadan önce hiç bir korkma örneği yoktu ve Allah onu tevbeye çağıracak hiç bir peygamber de göndermiş değildi. şeytan'ın ve takipçilerinin ne korkunç birer canavar olduklarını görüp. Havariler. şeytan'ın peşinden gidenlere dedi: *Tevbe edin ve beni Rabb (iniz). arayan bulur. ben senin yapacağın her şeyi hükümsüz kılmak istiyorum.» «Bundan sonra Allah. size söylüyorum. çünkü Rabb sensin. kalplere bakar. ama ben buna razıyım. kazanasınız.» Cevap verdiler: «Biz Sana saygı gösterdiğimiz için tevbe ediyoruz. ve bu nedenle. ayrılırken şeytan yeryüzü kütlesine tükürdü ve bu tükrüğü melek Cebrail bir kısım toprakla birlikte kaldırdı ve işte bundan insanın karnındaki göbeği meydana geldi. Ve ibadetinize çok konuşmaya bakmayın. size söylüyorum ki. çünkü. hiç Allah yokmuş gibi korkusuz.birlikte dedi: «Ey Rabb. Davud Peygamber'in şu sözü (ne güzel örnek) : «Aptal olan içinden 'Allah yoktur' der.» «Ve. isyanlarından dolayı. hiç bir iyiliği yoktur. korkuyla yüzlerini yere attılar. çünkü sen adil değilsin. biz ruhuz. çünkü Allah. çirkin ve korkunç görünüşlü oldu. artık sizin üzerinize hiç rahmetim. Allah kendilerinden yaratırken verdiği güzelliği çekip aldı. «Ey kulum. bana kalbini ver» dediği gibi. Çünkü.» şeytan böyle deyince. diğer şeytanlar da dediler: «O'na Rabb deme ey İblis. ve insan —şimdi. Sonra Isa dedi: «Bakın. Allah böyle dediği için. meleklerin baş kaldırışına şaşıp kaldılar. halk kendilerini görsün ve veli sansın diye şehrin her yanında ibadet . keyfince yaşar. kendine açana (kapı) açılır ve isteyen alır. ibadet etmeyen şeytan'dan daha kötüdür ve daha büyük eziyet çekecektir. benden sonra gelecek ve belki de benim yolunu hazırladığım Allah'ın Elçisi dışında bütün peygamberler gelmiş bulunuyor. Allah'ın adaletinin sonsuz örneklerini görmüş olmasına rağmen.» «Durmadan ibadet edin ey havarilerim ki. münafıklar. Bakın.

günahları için merhamet istediğinde ne yapmalıdır? «Size söylüyorum ki.» İsa cevap verdi: «Romalı vali sizi öldürmek niyetiyle yakalarsa. Sonra. bize her gün için ekmek (rızık) ver. sen de günahlarımızı bize bağışla ve bizi iğvalara kapılıp azap çektirme. Yuhanna cevap verdi: «Muallim. fakat kalbleri kötülük doludur. kalplerinden adalet diye haykıranları (istemez). onu över de över. İbadetinizi. azamet ve kudret sahibi. bizi her şerden koru. çünkü yalnızca Sen. sizi inciten biri. Allah'ın Musa aracılığıyla emrettiği şekilde biz de yıkanalım. çünkü onlar dudaklarıyla beni yüceltir. iraden her zaman yerine gelsin. duaya kalktığınızda aynen böyle davranın.» Bakın. diyorum ki. hiç kimse. bu nedenle de. İşaya peygambere dediği gibi: «Beni gücendiren şu insanları benden uzaklaştır. yerde de gelsin. Şimdi. kendisine verdiği her şey için şükredip. kutsal ismin yücelsin. kim sırtını dönerek Hirodes'le konuşmaya gider ve onun önünde. ölesiye nefret ettiği vali Pilatus'u övebilir? Kuşkusuz. İsa'nın sözleri üzerine ağlayarak. melekûtun gelsin. ona yalvardılar: «Rab. Çünkü. hiç kimse ve eğer insan insanla konuşmak için böyle davranırsa. Allah'la konuşmak. mabette dudaklarıyla merhamet isterken. bize dua etmeyi öğret. Ve. bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi. dudaklarıyla «bağışlayın» derken. elleriyle size bir yumruk atarsa. kalbinde kötülük aşkı yatar ve bundan tevbe de etmez. düşünmeden kayıtsızca ibadet etmeye kalkan Allah'la alay eder. Şimdi söyleyin bana: İlk önce. Hiç hazırlıksız ibadet etmeye kalkanın hali de bundan hiç aşağı değildir: Sırtını Allah'a döner ve yüzünü şeytan'a vererek. Havariler. Çünkü Allah. kime gideceğine ve ne yapacağına karar vermiş olandan başka kim gidip. gökte yerine geldiği gibi. ebede kadar izzet. ne yaparsınız düşünün de. içlerinde olan dillerinde değildir. kendisini dudaklarıyla yüceltenleri istemez. bizim Allah'ımızsın. pek az kişi gerçekten ibadet eder ve bu nedenle şeytan diğerleri üzerinde güç sahibidir. dudaklarıyla «Rabb. Romalı valiyle veya Hirodes'le konuşur? Emin olun ki. kalblerinde kötülük aşkı taşıyanlara ve yeni yeni günahlar işlemeyi düşünenlere Allah merhamet mi edecek?» 37. ama kalpleri benden uzaktır. sözleriniz şöyle olsun: «Ey Allah'ımız Rabb. Allah'ın kabul etmesini istiyorsamz (kalpten) yapmanız gerekir. onu nasıl bağışlayabilirsiniz? İşte böyle de. «Eğer. bize merhamet et» derken.» .üstüne ibadet ederler.» 38.

yine size söylüyorum ki. Ruhumun huzurunda durduğu Allah vardır ve diridir ki. Çünkü. Çünkü. melek Cebrail de şeytan'ın tükürdüğü yeryüzü kütlesini temizleyince. bu yeryüzü parçasının hiçbir şeye yaramayacak şekilde çiğnemeleri faydalarına olacaktı. Allah'ın kanununun tek bir hecesi.. kalbi kötülükleri seven insanı deniz(ler)in tüm suyu yıkamayacaktır. fakat insan gururuyla nasıl günah işledi. Allah'ın varlığına inandığınız gibi inanın. yalnız Allah ve Allah'ın şanı için çalıştılar. eğer yeryüzü kütlesi bir ruh olacak olursa.Güneşi durduran Yuşa'yı hatırlayın. Atlar ayaklandılar ve hemen zambaklarla güller arasında uzanan o yeryüzü parçasını çiğnemeye giriştiler. Allah'ın İşaya peygamber aracılığıyla bildirdiği şu sözlere uymanızın gerekli olduğunu aklınıza havale ediyorum: «Yıkan ve temiz ol. tam bilemiyoruz. Bunun üzerine Allah. Allah'ı razı etmek şöyle dursun.İsa dedi: «Benim kanunu ve peygamberleri yok etmek için geldiğimi mi sanıyorsunuz? Bakın. sayısız Filistin askerini korkudan titretmişti. orada hiç bir payı yoktur. her peygamber. Fakat. ölü bir adamı (mezarından) kaldıran Elişa'yı ve ibadet ve dua ile istedikleri her şeyi elde eden daha başka pek çok kutsal peygamberleri hatırlayın. gökten ateş yağdıran îlya'yı. size diyorum ki. Ve. eğer insan Allah'a gerektiği gibi ibadet edecek olsa. otlayan atları gördü ve onlara. Hattâ. Adem'in Yaratılışı Ve İlk Sorusu ve Duası Sonra Yuhanna dedi: «Güzel konuştun ey muallim. Allah yaşayan her şeyi. Firavun ve ordusu orada boğuldu. bunlar kendi kişisel amaçları için değil. ruhuna putatapıcılığa benzer günah yükleyecektir. kim olursa olsun. en ağır günahı göze almadan çiğnenemez. ve havlayan köpekler ortaya çıkınca korkuya kapılan atlar kaçtılar. O'nun melekûtunda en küçük bir şey olur. kendilerine eziyet verici bir iş düşeceğini bildirdi. size söylüyorum ki. gözetmek için geldim. Fakat ben. istediği her şeyi elde eder. düşüncelerini benim gözlerimden uzaklaştır. ben bunları yıkmak için değil.» -Bana gerçekten inanın. size söylüyorum ki. bu nedenle de. Cebrail'in kütle üzerinden almış olduğu şeytan'ın tükrüğünün bulunduğu kirli yeryüzü parçasına ruh verdi. en küçük bir hükmü yerine getirmeyen. hem uçan ve hem yürüyen ve hem de yüzen hayvanları yarattı ve dünyayı içinde bulunan her şeyle süsledi.» İsa cevapladı: «Allah şeytan'ı kovup. Bundan .» 39. yıkanmayan(abdest) kimse ibadetiyle Allah'ı razı etmek şöyle dursun. Allah'ın kanununu ve Allah'ın diğer peygamberler aracılığıyla söylemiş olduğu her şeyi gözetmiştir.» «Bakın. İbadetiyle Mısır'a gazap eden (kamçı vuran) Allah'ın kulu Musa'yı hatırlayın. Birgün şeytan cennetin kapılarına yaklaşıp. Kızıl Deniz'i yardı da.

sonra Allah.» Allah insanı yalnız görünce dedi: «Onun yalnız kalması iyi değildir. Geldiği zaman dünyaya ışık verecektir. size yemek için her meyveyi veriyorum. «Ayağı üstüne kalkan Adem. Bunları öğrenen şeytan. fakat (senden) bana söylemeni diliyorum: Bu. tüm kutsal melekler «Senin kutsal adını tesbih ederiz ey Rabb (muz) Allah» diye söyleşirken. seni öyle korkunç yaparım ki. herkes senden kaçar ve arzu ettiğin yerde gider kalırsın. benim rasulûm olacak ve her şeyi kendisi için yarattığım oğlundur. ey kulum Adem. Bu bakımdan.» Sonra. «Muhammed Allah'ın Rasulû'dür. Bu ikisini Cennetin efendileri olarak yerleştirdi. dedi: «Şükür sana ey Allahım Rabb. sizi burada tutarak azap etmem.» 40. onu Adem'e eş olarak verdi.» Sonra yılan dedi: «Seni içeri nasıl koyacağım ben?» . Ve kendilerine (şöyle) dedi: «Bakın. Bu kaburga kemiğinden Havva'yı yaratıp. deve gibi ayakları ve her yanında bir ustura gibi kesilmiş ayak tırnaklan olan korkunç bir yılan nöbet bekliyordu. Düşman ona dedi: ««Bi zahmet et. bu meyvelerden yememeye dikkat edin. beni Cennet'e koyuver!» Yılan cevap verdi: «Allah bana seni çıkarmamı emretmişken.» Bu nedenle onu uyuttu ve kalbinin yakınından bir kaburga kemiği alarak. ben herhangi bir şey yaratmadan altmışbin yıl önce semavî bir nur içine konmuştur.» Sonra Allah. Sağ elin baş parmak tırnağı üzerinde.» Bunun üzerine Adem ağzını açarak. «Muhammed Allah'ın elçisidir» sözlerinin mesajı ne anlama geliyor? Benden önce (yaratılmış) başka insanlar mı vardı?» «Bundan sonra Allah dedi: «Tabii. yerini etle doldurdu. bana hayat nimeti verdin. yerseniz kirlenirsiniz ve öyle ki. babaca bir sevgiyle ilk insan bu sözleri öptü ve gözlerini ovarak dedi: «Senin dünyaya geleceğin gün mübarek olsun. yıllar sonra dünyaya gelecek. Orada. eğer beni Cennet'e alırsan.» Adem Allah'a şöyle yalvardı: «Rabb(im). ruhu. insana ruhunu verdi. «Allah'tan başka ilâh yoktur*. ki seni insan denilen bir okka çamurun başında nöbet tutman için Cennet'in dışına koydu. ben nasıl seni içeri almak zahmetine katlanırım?» şeytan karşılık verdi: «Allah'ın seni ne kadar çok sevdiğini görüyorsun. kızgınlığından deli oldu Ve Cennet'in kapısına yaklaştı. bu yazıyı el parmaklarımın tırnakları üzerinde bana bahşet. havada güneş gibi parlayan bir yazı gördü: «Allah'tan başka ilâh yoktur ve Muhammed Allah'ın Rasulû'dür. Ve senin görmüş olduğun. yalnız elmalar ve mısır hariç». ve bunlarla ilgili olarak dedi: «Ne olursa olsun. buradan sürer çıkarının ve büyük eziyetler çekersiniz. Sana diyorum ki: îlk yarattığım insan sensin. sol elin baş parmak tırnağı üzerinde de. ilk insana baş parmakları üzerinde bu yazıyı verdi.

Çünkü.» Sonra. Allah'ın kötü ve kıskanç olduğunu. ben de ondan yedim.» Sonra Allah dedi: «Yediğiniz takdirde kirleneceğiniz ve cennette daha fazla kalamayacağınız meyveyi yemedikçe. gerçeği söylemez. şeytan. herkesi köle tuttuğunu bilmelisiniz ve kendisine eşit olmayasınız diye size böyle demiştir. Bunun üzerine. Öğle vakti geçince.» şeytan karşılık verdi: «O. her ikisi de çıplak olduklarını anladılar. yenilenler aşağı doğru inerken Allah'ın sözlerini hatırladı.» Sonra Allah kadına dedi: «Neden dolayı böyle (bir) yemeği kocana verdin?» Havva cevap verdi: «şeytan beni aldattı ve ben de yedim. Allah kendilerine göründü ve Adem'e seslenip dedi: *Adem. güzel bir melek gibi kadının önünde durdu ve ona dedi: «Neden şu elmalardan ve mısırdan yemiyorsunuz?» Havva cevap verdi: «Rabb(ımız) bize. bu nedenle de hiç bir dengine katlanamayıp. Sonra. sen ve yoldaşın benim tavsiyeme göre hareket ederseniz. ağzını.» «Ama. bu mel'un nasıl girdi buraya?» dedi Allah. incir yaprakları alarak gizli yerleri için bir elbise yaptılar. bunlardan yersek kirleneceğimizi ve kendisinin de bizi Cennet'-ten çıkaracağını söyledi. ben karnına gireceğim ve sen Cennet'e girince..şeytan dedi: «Sen büyüksün. yemeği durdurmak isteğiyle elini. her insanın işareti bulunan boğazına götürdü.» 41. şeytan'ın tüm dediklerini ona anlattı ve o da karısının sunduğu (meyve) leri alıp yedi. çünkü. Allah'a denk olacaksınız. sizi kim masumluğunuzdan soyup çıkarmıştır ki?» Adem cevap verdi: «Ey Rabb(ım). bana vermiş olduğun eş (zevce) yemem için yalvardı. Fakat. yılan böyle yaptı ve şeytan'ı kocası Adem uyumakta olduğundan Havva'nın yanında bıraktı. Bu nedenle de.aç. senin huzurunda bulunmaktan utanıyoruz. huzurundan kendimi gizliyorum. ben ve karım çıplağız. Allah gibi iyi ve kötüyü bilecek ve istediğinizi yapacaksınız. bu sebepten. şu sıralarda yer üzerinde yürümekte olan iki okka çamurun yanında beni bırakacaksın. Havva cevap verdi: «Kuzey kapıda duran bir yılan onu benim yanıma . dolayısıyla utanıp. bak ki. neredesin?» O cevap verdi: «Rabb(ım). Havva o (meyve) lerden alıp yedi ve kocası uyandığında. diğerlerinden olduğu gibi şu meyvelerden de yiyecek ve başkalarına tabî olarak kalmayıp.» Sonra.

elimden geleni arkama koymayacağım. Bunun üzerine Adem. çünkü ben.» Ve yılanı da çağıran Allah.» Allah gizlendi ve Melek Mikâil onlan Cennet'ten çıkardı. seni köle tutacak olan erkeğin egemenliği altmda yaşayacak ve doğum çekip. senin için iğnelikler ve dikenler bitirecektir o. çocuklar dünyaya getireceksin.» Ardından Allah.» Ve Havva'ya da şöyle konuştu: «Ve şeytan'a kulak asıp. Levililerle yazıcıların bazılarını ona. ve yüzünün teriyle ekmek yiyeceksin. bunun üzerine Allah ağlamakta olan Adem'le Havva'ya dedi: «Siz de Cennet'*ten çıkın ve cezanızı çekin ve ümidiniz de yok olmasın. ki yürümek isterse.» 42. ben de o zaman.» Sonra Allah Adem'e dedi: «Madem ki sen karının sözünü dinledin ve meyveyi yedin. Sonra bu konuşmanın ardından havariler ağladılar ve Isa da ağlıyordu. kocana yemeği veren sen.» Sonra Allah dedi: «Defol mel'un. kâhinler onu konuşurken yakalamak için aralarında müşavere yapmış ve bu nedenle de. onların ve bana gerçekten tevbe edip kulluk yapacak çocuklarının tüm kirlilikleri bedenlerinden çıktıkta senin ağzından girsin ve böylece sen kirliliklerle doyasın. çabucak gelesin ve bizi perişanlıktan kurtarasın. O sırada onu bulmaya gelen pek çok kişi gördüler. «sen kimsin?» diye sormaya göndermişlerdi. gerçeği söyledi: «Ben mesih değilim. öyle ise ben de diliyorum ki. Çünkü o gelecek olan. Ve toprak olduğunu hatırla ve yine toprağa döneceksin. gülerek gelen şeytan'a seslendi ve ona dedi: «Madem sen meî'un.» Dediler: «îlya mısın? Yeremya mısın. belâ bulsun. yerde vücudunu sürüsün. ağlayarak dedi: «Allah'ı razı edici olsun ki ey oğlum. bunları aldattın ve kendilerini kirlettin. soyun şeytan'ın egemenliğini insan cinsinin üzerinden kaldıracak şekilde oğlunu göndereceğim. Bu nedenle. Allah'ın kılıcını tutan meiek Mikâil'e seslenip dedi: «Önce Cennet'ten bu kötü yılanı çıkar ve dışarıda bacaklarını kes. Isa itirafta bulunup. çevresine bakınarak kapının üstünde yazılı olan «Allah'tan başka ilâh yoktur ve Muhammed Allah'ın elçisidir» sözünü gördü.» şeytan sonra korkunç bir şekilde kükredi ve dedi : «Madem sen benim daha da kötü olmamı dilersin. yeryüzü senin işlerinle lanetlensin. kendisine her şeyi vereceğim benim elçimdir.getirdi. benim huzurumdan!» Sonra şeytan gitti. yoksa eski peygamberlerden biri misin?» .

bize karşı olanlar da.» Bunun üzerine îsa ona dedi: «Sen budalasın ve ne söylediğini bilmiyorsun. bizimle birlikte olanlar da vardır. reisler ve halkımızın büyükleri bana karşı fırsat kolluyorlar. benden önce yaratılmış ve benden sonra gelecek ve inancı (dini) son bulmasın diye gerçeğin sözlerini getirecek olan Allah'ın Elçisi'nin ayakkabılarının iplerini veya çoraplarının bağlarını çözecek değerde değilim. benim Allah'ın dilediği şeyleri konuştuğumu gösteriyor.» Ve İsa böyle deyip ayrılarak Tabur dağına gitti ve oraya yanında Petrus.» Levililer şaşkınlık içinde ayrılıp gittiler ve ileri gelen kâhinlere her şeyi anlattılar da. Havariler korkuya kapılarak. Bu bakımdan. hiç bir zaman. elbiseleri beyaz kar gibi oldu ve yüce güneş gibi ışıldadı ve bir de ne görelim! Oraya cinsimiz ve kutsal şehir üzerine gelmesi gereken tüm şeylerle ilgili olarak îsa ile konuşan Musa ve llya gelmesinler mi? Petrus şöyle konuştu: «Rab. onu dinleyin» diyen bir ses duydular. îsa geldi . sözünü ettiğiniz kişiden kendimi daha çok saydırmıyorum da Çünkü ben. o konuşurken. Pek çok eziyetler çekmem gerek. burada bulunmakla iyi ettik. bir daha Kudüs'e gitmeyin.» Sonra Petrus dedi: «Öyleyse. Bunun üzerine üstünde büyük bir nur parladı.» Dediler: «Eğer sen Mesih veya îlya veyahut da herhangi bir peygamber değilsen. Ama korkmayın. beyaz bir buîut üzerlerini örttü ve «Kendinden çok hoşnut olduğum kuluma bakın. neden yeni akide vaz'eder ve kendini Mesih'ten daha çok saydırırsın?» İsa cevap verdi: «Allah'ın benim elimde meydana getirdiği mucizeler.» Sonra Isa dedi: «Ben bütün Yahudiye'de haykıran ve îşaya'da da yazılı olduğu gibi. Ve. Yakub ve kardeşi Yuhanna'yla bunu yazan da çıktı.Isa cevap verdi: «Hayır.» Sonra dediler: «Kimsin sen? Bizi yollayanlara doğru şahitlikte bulunabilmemiz için bize söyle. ben. size diyorum. (bunlar) dediler: «Onun sırtında her şeyi kendine anlatan cini var» Sonra îsa havarilere dedi: «Bakın. biri Musa ve diğeri de îlya için üç çardak kuralım. «Rabb (in) Elçisi için yol açın» diye haykıran sesim. çünkü. sizin «Mesih» dediğiniz. eğer dilerseniz. ölü (gibi) yüz üstü yere düştüler. bütün peygamberler ve Allah'ın kutsal (kullar)'ı çekmişlerdir. burada biri sizin için.

Bu bakımdan size söylüyorum ki. Fakat. yalnızca bir kavme Allah'ın rahmetinin işaretini götürmüştür. bu nedenle. Allah İbrahim'e böyle va'd etmiştir: «Dikkat et. Ey İbrahim. size diyorum ki. çünkü Davud. îsmaililer ise. çünkü. şeytan'ı kahredecektir. ona ruhundan rab (efendi) der: Allah rabbına. Zaten O'nun kendinde kemal vardır. Allah. o gün hepsinin kalbinden îsa ile ilgili tüm kuşkular silindi. çünkü. senin soyun da böyle yapacaktır. söyle bize. Muhammedin Ruhunu Yarattı" İsa.» îsa cevap verdi: «Davud kimin oğluydu ve hangi soydandı?» Cevap verildi: «îshak'ın. bu va'd kime verilmiştir. kendisi için tüm (kâinatı) yaratmaya karar verdiği Elçisi'nin ruhunu yarattı. çalışmak dileğiyle O. nasıl putları parça parça etmişsen.» Ve aynı şekilde diğer havariler de kendisine rica ettiler. Bunun üzerine İsa dedi: «Çalışan herkes. Yahudiler «îshak'a» diyorlar. îsa. her şeyden önce. kulları olarak tayin ettiği tüm yaratıklarından elçisi haz ve sevinç duysun. kendinde hiç bir noksanlık olmadığı için tatmin olma ihtiyacı duymaz. "Allah Herşeyden Önce Hz. «İsmail'e. hepsi dağ meyveleri yediler. hangi soydan olacaktır?» Havariler cevap yerdiler: «Davud'un (soyundan). Sonra Andreas dedi: «Bize Mesih hakkında çok şeyler söylediniz. ki. yaratıklar Allah'ta rıza ve doygunluk bulsunlar diye. Ama O neden böyle olmasını diledi? «Bakın. o kadar ki. Ve sen. Ve sözleri de gönderildikleri insanların ötesine uzanmamıştır. senin soyunla yeryüzünün tüm kabilelerini kutsayacağım. lütfen bize her şeyi açıkça anlatın. îshak Yakub'un babasıydı. çünkü Allah sizi seviyor ve benim sözlerime inanmanız için böyle yapmıştır. Allah'ın Elçisi geleceği zaman. Allah'ın elçisi geleceği zaman. Ve bu nedenle işte her şey bilip gördüğünüz gibi oldu. aşağıda kendisini bekleyen sekiz havarisinin yanlarına vardı ve dört tanesi bu sekiz taneye bütün gördüklerini anlattılar. Ve işte. Allah O'na kudret ve rahmetinin sonuymuş gibi verecek. yalnız hiç bir şeye inanmayan Yehuda îskariyot hariç. her peygamber geldiği zaman. akidesini alacak olan tüm dünya kavimlerine rahmet ve selâmet götürecektir.ve havarilerini kaldırıp dedi: «Korkmayın. dağın eteğinde bir yere oturdu ve ekmekleri olmadığından.» 43.» Sonra îsa dedi: «Öyleyse. çünkü.» Bunun üzerine Isa dedi: «Siz kendinizi aldatıyorsunuz. şöyle söyleyerek.» Sonra şöyle soruldu: «Ey muallim. o kadar ki. Yakub da soyu Davud'a varan Yahuda'nın babasıydı. Dinsizler üzerine güçle gidecek ve putatapıcılığı ezecek. tatmin olacağı bir gaye için çakşır. «Ben düşmanlarına senin ayak .

Davud O'na nasıl «rab» der? Bana inanın. O'nun ruhunu görenlere Allah peygamberlik verdiğinden. Allah seninle olsun ve beni ayakkabının bağlarını çözecek değerde kılsın. yani va'dın îshak'a yapılmış olduğu yazılıdır. biz senin Allah tarafından gönderildiğini biliyoruz. akıl ve itidal ruhuyla donatılmıştır. size söylüyorum ki. ah ederek cevap verdi: «Öyledir. cehennemde onlar için azaba ve hakarete dönüşecektir. senin Allah'a oîan sevgini dünya nasıl bilecek? Mutlaka Allah sevgisi için bir şey yapman gerekiyor. "Allahın Elçisi Muhammed Yaratılan Hemen Her Şeye Mutluluk Getirecek Bir Nurdur" Bunun üzerine havariler dediler: «Ey muallim. O'nun dünyaya geleceği kutlu zaman! İnanın bana. bu bakımdan bize gerçeği anlat. Allah'ın kulu Allah'ın dileyeceği her şeyi yapmaya hazırdır. Yuşa da yazmadı onu Allah'tan korkmayan hahamlarınız yazdı. şeytan Allah'ın kanunlarını hükümsüz kılmak için çalışır durur. tüm dünya Allah'ın seni ne kadar sevdiğini biliyor. Allah'ın elçisi. sizin Mesih dediğiniz Allah 'in Elçisi Davud'un oğlu ise. bugün hemen hemen her şeyi kirletmiş bulunmaktadır ki. Çünkü. ilk doğan (çocuğun) İsmail'i al ve dağa çıkıp onu kurban et.» îsa cevap verdi: «Bakın. Allah düşmanlarının ortasında rablık kazanacak olan asanı gönderecektir. bunlan o Allah'*tan. «Eğer.» Eğer.» îsa. yumuşaklık ve sabır ruhuyla donatılmıştır ki. rahmet ve merhamet ruhuyla. Buna ermekle ben de büyük bir peygamber ve Allah'ın kutsal bir (kul)'u olacağım. çünkü bu dünyanın övgüleri.» Ve îsa . size söylüyorum ki. hikmet ve kudret ruhuyla. adalet ve takva ruhuyla. Allah'ın yarattığı hemen her şeye mutluluk getirecek olan bir nurdur. çünkü o. yoldaşları olan sahte imanlı münafıklar ve yaşantıları şehvet peşinde geçen günahkârlarla birlikte. «Bu nedenle size diyorum ki. va'd İsmail'e yapılmıştır. pek az gerçeğe rastlanılmaktadır. size söylüyorum ki.» ibrahim cevap verdi: «Bak. korku ve sevgi ruhuyla. fakat. çünkü. Bakın. anlayış ve müşavere ruhuyla. ve bu nedenle. Cebrail demiştir ki: «İbrahim. Musa'nın kitabında böyle.» 44.taburen yapıncaya kadar sağ yanımda otur» dedi. bütün diğer yaratıklarına verdiğinden üç kat daha fazla almıştır. her peygamber gibi ben de O'nu gördüm ve O'na saygı gösterdim. O'nu görünce. İshak'a değil. ama onu Musa yazmadı. Yazıklar olsun münafıklara.» «Sonra Allah İbrahim'e şöyle seslendi: «Oğlunu. Ey. ruhum teselli ile doldu (ve) dedim: «Ey Muhammed. melek Cebrail'in sözlerine baktığınızda yazıcılarınızın ve fakihlerinizin mel'anetini anlayacaksınız. o zaman İshak nasıl ilk doğan (çocuk) olmuş olur?»Ardından havariler dediler: «Bizim fakihlerimizin aldattığı ortada. İshak doğduğu zaman İsmail yedi yaşında idiyse.

yarın malını elinden almak ister. o zaman size haykırarak diyorum ki. size diyorum ki. siz de münafıksanız. «Size daha da söylüyorum ki. ibadet evi olduğuna bakmadan pazarda olduğu gibi mabette de alış verişte bulunuyorsanız. Bu konuda Davud peygamber der: «Reislere güven bağlamayın. inanmadığı için kötülüklerle doldurduğu kalbini arıtır. siz Allah aşkı için babasının evini . ölmeden önce kendilerini mükâfattan yoksun bulurlar. eh. kalbiyle insanlara kulluk eden kişi münafıktır. dıştan beyaz (görünen). iyi görünmek için kanundan yararlanır ve hamd. 45. münafık soyguncudur ve saygısızdır. hakkımızda kötü şeyler diyormuşsun. Allah'a şükretti. melek Cebrail. küf ve solucanlarla dolu bir mezardır. size diyorum. münafığın inancı yoktur. bizim sesini duyabileceğimiz bir şekilde seslendi: «Kalk ve Kudüs'e git!» İsa. bu emre uyarak çıktı ve Kudüs'e gitti. dediler : «Ey muallim. sizin aleyhinizde de konuşurum. Kendileri için kurtuluş olmayan insan oğullarına da (güven bağlamayın). Bunun üzerine insanlar akın akın mabede geldiler. çünkü Allah'ın peygamberi Eyyub'-un dediği gibi: «İnsan gelici geçicidir. Isa'ya geldi ve O'na. her şeyi insanları memnun etmek için yapıyor ve Allah'ı aklınızdan çıkarıyorsanız. Huzurunda durduğum Allah vardır ve hayattadır ki. bütün kazandıklarını yitirecek. öyle ki. Size gelince ey kâhinler. ben münafıklar hakkında kötü konuşuyorum.» Cevap verdiler: «Kim bir münafıktır? Bize açıkça anlat.böyle deyip. Bakın. Çünkü ölürken düşündükleri yok olur. fakat içi çürük. eğer Allah'ın her şeyi gördüğüne ve kötülüğü korkunç bir hükümle cezalandıracağına inanmış olsa. halka öğretmeye başladı. Yazıklar olsun öyleyse münafıklara.» İsa cevap verdi: «Dikkat edin. Sonra. insanlar kendini görsün diye iyi bir şey yapan kişi münafıktır. Heyhat. Yedinci gün mabede girerek. orada ancak her türlü kötü düşünce ve her türlü kirli şehvet kalır. sena ve şan ebediyyen yalnızca kendine ait olan Allah'ın şanını çalar. bugün seni övse. bu bakımdan dikkat et de. İçlerinde bulunan başkâhin ve kâhinler Isa'ya yaklaşarak. (Şimdi) bildiniz mi münafığın kim olduğunu? Diliyle Allah'a kulluk ederken. yarın kötüler. bugün seni ödüllendirmek istese. başına bir kötülük gelmesin.» İsa dedi: «Bakın. Ey zavallı adam! Ölünce. fakat. size diyorum ki. her şeyi kazanç için yapıyor ve Allah'ın mabedinin soyguncular mağarasına çevirdiğiniz bir ticaret değil. size lâfım yok. (sahtekârdır). Allah sizi yarattığı ve sizden istediği için Allah'a kulluğunu yerine getiriyorsanız.» Öyle ki. o kadar ki. Öyle ki» yaptığı iş insanların göremediği kalbe işlemez. çünkü siz Allah'ın kullarısınız. hiç bir zaman bir kalışta kalmaz. münafık. çünkü onların kazandığı boşunadır.

Söyleyin bana.terkeden ve kendi oğlunu kesmek isteyen ibrahim'in değil. babalarının . ki şunlar. çünkü sakat bir kişiyi iyileştiriyor bugün. Isa konuşmasını şöyle sürdürdü: «Önünüze bir mesel koyuyorum. ele geçirip. başkasının gözüne bir saman çöpü gelip de çarpacak diye korkan nice kişi vardır bugün. onu Sebt günü. Sebt'i tanımıyor. bir karıncadan korkarken bir fili önemsemeyen nice nice insan vardır!» Ve İsa bunları söyleyip mabetten çıktı. Eğer böyleyseniz. Ahab zamanında Allah'ın kutsal (kul)larını gömecek tek bir kişi bulun(a)mıyordu. Sonra Isa. şarabın biriktirilme vakti gelince hizmetçilerini yolladı. orta yere de şarap çıkarmak için mengene koymuştu ve buradan çiftçilere şarap verecekti. bağın sahibi çiftçilere ne yapsın şimdi?» Herkes cevap verdi: «En kötü biçimde hepsini yok eder ve bağını başka çiftçilere verir. kendisini yücelten halktan korktular. Ah. Ve ben. çünkü Allah kâhinliği sizden alacaktır!» 46. Başkâhin bağırdı: -Bu adam Allah'ın göndermesi değildir. Allah sîze gazap etmektedir. yazıklar olsun size ey kâhinler ve fakihler. Bir aile reisi bir bağ dikmiş ve hayvanlar tarafından çiğnenip ezilmesin diye etrafını çevirmişti. yedinci (Sebt) günde konuşmak ve başkalarının kurtulması için dua etmek meşru değil midir? Sebt günü eşeği ve öküzü bir hendeğe kaçtığında. Gel zaman. Ve. Fakat. kâhinler onu yakalamak istedilerse de.» Bunun üzerine îsa dedi: «Bağın İsrail ailesi ve çiftçilerin ise Yahudiye ve Kudüs halkı olduğunu bilmez misiniz? Yazıklar olsun size. şeytan'ın çocuklarısınız. bir İsrail kızına sıhhat kazandırmakla yedinci günü bozmuş mu oluyorum? Evet işte. bakın. Bunları gören çiftçiler bazılarını taşladı.» Sonra kadın Allah'ı ta'zim ederek. kendi üzerinde başını kesmek için bir pala durup dururken. doğuştan başı öne doğru eğik bir kadın görüp. Isa böyle deyince. hiç kimse. dedi: «Allah'ın adıyla başını kaldır ey kadın.(kaçtığı yerden) çekip çıkarmayacak kim vardır içinizde? Emînim ki. burada münafıklığınız kesinkes ortaya çıkıveriyor! Ah.» îsa cevap verdi: «Şimdi söyleyin bana. Allah'ın bu kadar peygamberinin karnını yardınız. bazılarını yaktı ve diğerlerini de bıçakla delik deşik ettiler. başını tümüyle kaldırdı.!» Ve. Ve bunu defalarca yaptılar. öyle ki. benim doğruyu söylediğimi ve benim O'nun dilediği şeyleri bildirdiğimi anlayabilsinler.

Eğer. Nain'de bulunan bu askerlerin (bazıları) da bir ötekini. «O Allah değil. Rabb Allah kadir ve rahimdir.» diyordu. Şehrin kapısına yaklaştığı sırada.» Ve ölünün elini tutarak.Allah'ın kutsal (kul) larına yaptığı gibi. Bu sırada Roma ordusu Yahudiye'de olup. çocuk yeniden canlandı ve bunun üzerine herkes korkuya kapılıp. bizim tanrılarımızdan biri bizi ziyaret edecek olsa. dedi: «Sana diyorum genç. dedi: «Sen ne dilersen olur. Ve. Onların heykellerine (suretlerine) sahip olduğumuz şeylerin en iyisini veriyoruz. ölüyü bir peygamber olduğundan kaldırabilir diyerek. biz ona elimizde olan her şeyimizi veririz. Nain halkı arasında en ufak bir fesat çıkaramayan şeytan. Sonra melek Cebrail gelip dedi: «Ey İsa. Allah'ın oğlu da değildir. o kadar ki.» 48. ona istediklerini yapamayan kâhinler kendi aralarında öfkeden kuduruyorlardı. Nain'de anlaşmazlıklar öyle bir kerteye gelmişti ki bazıları. ama O'nun oğludur» diyordu. çünkü dünya delirmiş. korkma. halka yararlı yeni bir şey yapan tanrıya seslenip ibadet ederlerdi. Ve halk.» diyorlardı. çünkü Allah sana her sakat (ve noksanlık) üzerine güç vermiştir. bir berikini paylıyor ve. böyle kışkırtmalarda bulunuyordu İsa'nın peygamberliğinin üçüncü yılında şeytan. memleketimiz atalarımızın günahları yüzünden onlara bağlıydı. 47. nerdeyse bana tanrı diyecekler!» Ve İsa böyle deyip ağladı. O. Kefernahum'a döndü. o halde o Allah değil.» Böyle deyip ölünün annesine yaklaştı ve ona acıyarak dedi: «Kadın. öyle ki. ağlama. dediler: «Allah içimizden büyük bir peygamber seçip çıkardı ve halkını ziyaret etti. kulu Musa bile.» Bunun üzerine îsa iç çekip. Bu sırada îsa şehre gelmiş bulunuyordu. O'nu kimse görmemiştir. bazıları «Allah görünmez. peygamberlik görevinin ikinci yılında Kudüs'*ten çıkıp Nain'e gitti. herkesin ölümüne ağladığı dul bir annenin tek oğlunu mezara götürüyordu. «Bizi ziyaret eden Allah'ımız» derken. Şimdi. Ama îsa Nain'de hiç oyalanmayıp. Romalıların adetiydi ki. Ve. Galileli bir peygamber olan İsa'nın geldiğini anlayıp. îsa. kendisine yalvarmaya koyuldular. Bizim tanrılarımızdan ne kadar korktuğumuzu görüyorsunuz. Isa çok korktu ve Allah'a yönelerek dedi: «Beni bu dünyadan al ey Rabb (im). çünkü Allah'ın baba olacak bedeni de yoktur ayrıca. «Tanrılarınızdan biri sizi ziyaret etti ve siz buna hiç önem vermediniz. öyle ki. senin Allah adıyla bahşedeceğin her şey tümüyle yerine gelecektir. sadece Allah'ın bir peygamberidir. Allah'ın adıyla iyileşip kalk!» Sonra. bu tür konuşmaları teşvik ediyordu. ahali. Bir diğerleri de. bu (kışkırtmalar) dan halkımızın başına büyük bir .

merhametsiz hükmedene. «Ben şahidim ve hakimim ve şanımı kimseye vermem» diyen Allah'ın elinden hükmünün asasını kapıp alırlar.-tüm şeytanlar bu hüküm karşısında titreyecektir. «Şu güzeldir. Sonra. ne kazanca sadece. şu iyidir. Bakın. Yazıklar olsun size.» Bundan dolayı. şu çirkindir. bir zaman bulduğunda dosdoğru hükmedeceğini söyleyen sözlerini duydunuz. babalarımızın Allah'ı peygamberi Davud aracılığıyla bize şöyle7 bağırır: «Adaletle hükmedin ey insanoğullan. hastalara sıhhat için ricada bulundular. îsa ellerini her birinin üzerine koyup. (yine) merhametsizce hükmedilecektir. peygamberleri okuduktan sonra İsa kalktı ve elleriyle sus işareti yapıp. Yazıklar olsun onlara. çünkü onlar. burada ahali. gelen geçen için. çünkü.yıkım (gelecekti) . bu kötüdür» demekten başka bir şey yapmayanlar zavallılardır. cadde köşelerinde oturup da. (düşünün)! Size diyorum. hüküm makamında oturan insan.» Böyle böyle hepsi iyileşti. Bu bakımdan. Bu nedenle. ağzını açarak şöyle konuştu: «Kardeşler. kendileri için uygun düşmeyen hüküm vermek ve kendileri için uygun düşene de zamanından önce hükmetmekten başka bir nedenle (yanılgıya) düşmez. bütün insanların menşeinin aynı çamurdan olduğunu bilmez misin? Yalnızca Allah'tan başka hiç bir . ne şerefe. dedi: «Kutsal adınla İsrail'in Rabbı. İsa'nın havarileriyle birlikte kaldığı (evin) sundurmasının önüne koydu. ne yakına. size söylüyorum ki. babamız Davud'un.» 50. Allah'ın hükmünde seni kurtaracak olan budur. yerde olanlar Allah'ın gözüne iğrençtirler ve (Allah) son günde kendileri için korkunç hükmünü verecektir. Yazıcı o gün Davud'un mezmurunu okudu. hiç bir şeye bakma. İsa Kefernahum'a gitti. en büyük dikkatle araştıracağın gerçeğe bak. Ey sen. Size gerçekten diyorum ki. şerre hayr diyenlere ve tüm şerlerin kaynağı olan şeytan'ı haklı çıkaranlara! Ne ceza göreceğinizi düşünün ve kötüyü para için haklı çıkaran ve yetimlerle dulların davasına bakmayanlar üzerine gelecek olan Allah'ın hükmüne düşmek ne korkunçtur. «Söyle bana ey başkasını yargılayan adam.» Ardından. Ve İsa'yı dışarı çağırıp. pek çok hakim hükmünde. (kendisinin geldiğini) öğrenince tüm hastalarını toplayıp. Sebt gün İsa havraya girdi ve tüm halk konuştuğunu duymak üzere buraya koşuştu. bu hastaya sıhhat ver. Allah korkusuyla. bunlar görmedikleri ve gerçekten duymadıkları (şeylere) şahitlik ederler ve kendilerine yetki verilmeden hükümde bulunurlar. ne dosta. 49. (şöyle) diyordu Davud orada: «Bir zaman bulduğumda dosdoğru hükmedeceğim. size. Ben seni uyarıyorum ki. hayrın yazarı olan Allah'a suç isnad ederek. öyle korkunç olacaktır ki bu. yazıklar olsun hayır ve şerden söz edip.

ibadet . insanın kendinden daha değersiz olduğuna hükmetti de. Ah. Öyle ki. günahlarına ağladılar. înan bana ey adam. kaç kişi helak olmuştur yanlış hüküm nedeniyle va kaç kişi daha helak olacaktır (aynı sebepten)! Firavun. ilk annebabamız şeytan'ın sözüne iyi hükmü verdiler ve bu nedenle Cennet'ten atılarak. tüm nesillerini de mahkûm ettiler. Bu nedenle. aksine. çünkü ben kendime hizmet edilsin diye değil.şeyin iyi olmadığını bilmez misin? Bu bakımdan. yanlış hüküm tüm günahların babasıdır. 51. Sirus Danyal'ın arslanlara et olmasını hükmetti ve daha pek çokları aynı sebepten helak olmaya yaklaştılar. bir yalancı ve bir günahkârdır. Ve. suçsuz arkadaşları Eyub'u yargıladılar. bilmek (istediğimiz) iki şey var: Biri.etmek için çöle çekildi. Buhtunnasır ise yalancı tanrılarına tapınmayan üç çocuğu (yargıladı). Bu nedenle size diyorum. kendi kalbinin de aynı nedenle yargılanması gerekir. ve onunla gelmek için her şeylerinden seve seve vaz geçeceklerdi. Musa ve İsrail kavmine dinsizler hükmünü verdi.» Ve sonra. ey insan.» Ve İsa bunu deyip. îsa bu konuşmasını bitirince. Rabb'e ibadet ettiğinde havarileri gelip dediler: «Ey muallim. Hüküm Günü*nde Allah hükmetmek için nasıl gelecektir?» İsa cevap verdi: «Bakın. Allah'ın azametli hükmü! Yargılayan helak olur. huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki. yargılanmayasınız. havradan ve şehirden çıkarak. Allah'ımız için namaz kılıp oruç tuttum . kimse iradesi dışında günah işlemez ve kimse de bilmediği şeyi dilemez. Ah. îki büyükler Susanna'-yı yargıladılar ve bütün putatapıcı reisler peygamberleri yargıladılar. Ahab îlya'-yı yargıladı. Ah. çünkü o yalnızlığı (ve tenhayı) çok seviyordu. her insan. pek çokları hemen tevbeye gelip. aceleyle değilse. neden suçsuz aleyhinde hükmederler? iyilerin yanlış hüküm vermeleri nedeniyle nasıl helake yaklaştıklarını. düştüğünü bildiğimden şeytan'a karşı merhametim vardı ve günaha ittiği insan cinsine karşı da merhametim vardı. Davud Mefibeset ve Uriyah'ı yargıladı. eğer sen bir hatadan dolayı başkalarını yargılıyorsan. Bakın. Fakat îsa dedi: «Evlerinizde kalın ve günahı bırakıp. yaratanı Allah'a karşı isyan etti ve kendisiyle konuşurken öğrendiğim gibi. Allah'ın dünyayı yargılama zamanı geldiğinde katlanılmaz bir cezayı çekecektir o. ne tehlikeli bir şeydir yargılamak. bu davranışından dolayı da tevbekâr olmadı. söylüyorum size. size söylüyorum. kendini Mısırlılara satan Yusuf'un kardeşleri ve kardeşlerini yargılayan Harun ve Musa'nın kız kardeşi Miriyam gösteriyor. ah. hizmet etmek için geldim. yargılamayın ki. kaç kişi helak olmuştur yanlış yargılarından dolayı! şeytan. Eyüb'ün üç arkadaşı. yargılanan kurtulur. diğeri de. Bu nedenle. böylece kurtulursunuz. günaha değerli ve sevaba değersiz hüjanü veren ve böylece sevabı reddedip günahı seçen hüküm sahibi günahkârlara yazıklar olsun! Emin olun ki. tevbekâr değildir dediğiniz şeytan'la nasıl konuştuğunuz. korkarak Allah'a kulluk edin. Saul Davud'un ölüme lâyık olduğuna hükmetti.

şeytan alay eder biçimde başını sallayarak dedi: «Gel şimdi. ne yapılması gerekiyor söyle ey İsa. bak O'nu bağışlayacağım. halbuki ben ruhum. çünkü ben senden daha soyluyum. (vuracağını) ve her vuruşun sana on cehennem azabı vereceğini bilmelisin. «Ne ararsın ey Isa. «Bu nedenle şeytan'ı çağırdım ve gelip dedi: Senin için ne yapmam gerek ey îsa?» Cevap verdim: «Kendin için yapacaksın.ve O bana meleği Cebrail aracılığıyla dedi.» şeytan cevapladı: «Sen benim hizmetlerimi arzulamıyorsan. sen zihnen sakatsın ve ne dediğini bilmiyorsun. Sen'in yarattığın bir yaratığındır Rabb (im). bu nedenle Rabb(ım) O'na merhamet et. ilk güzelliğine ve ilk durumuna dönmen iyi olmaz mı? Melek Mikâil'in Hüküm Günü'nde sana Allah'ın kılıcıyla yüz bin defa vurması gerektiğini. o. ben kesinlikle yanıma pek çok melek ye Allah'ı ta'ciz edecek en güçlü putatapıcıları alacağım ve O. ben de seninkileri arzulamıyorum.» şeytan cevapladı: «Hangi sözlerin?» Cevap verdim: «Şunlar: Günah işledim. ey şeytan. sen bana hizmet edecek değerde değilsin sen çamursun. çok sevindim» dedi îsa. ben . o zaman O'nu bağışlayacak ve ilk durumuna iade edeceğim.» bu bakımdan. istediğin nedir?» Cevap verdim: «Rabb (ım)/şeytan'ın ne serlere neden olduğunu ve onun iğvalanyla pek çoklarının helâka sürüklendiğini bilirsin.» Allah cevap verdi: «îsa. «ve söyle bana. ama seni iyiliğin için çağırdım.» Cevap verdim: «Yalnızca iki sözün söylenmesi gerekli.» şeytan cevapladı: «O gün kimin daha çok şey yapabileceğini göreceğiz. bana merhamet et. bana merhamet et» dedirt.» Sonra dedim: «Ey şeytan.» Sonra şeytan dedi: «Eğer Allah bu sözleri bana söyleyecek olursa. sen madem zihnen sağlamsın.» Sonra. ben günah işledim.» «Bunu bırakalım» dedim. pis bir çamur (parçası) uğruna beni sürgün etmekle ne büyük bir hata işlemiş olduğunu bilecektir.» «Bu barışı çoktan gerçekleştirdiğime inanarak. «Rabb (im) Allah. çünkü senin hizmetlerini sevmiyorum. benimle Allah arasında bu barışı yapalım. Yalnızca O'na.

» 52. ama sen Allah'ı memnun etmek için yalan söylüyorsun. insanlar arasındaki ayrılık ve gruplaşmalar nedeniyle. Bakın. Allah'ın kendilerine kızgın kızgın konuşmasını. bütün kalbimle söylüyorum. «o nasıl merhamet görecek?» Cevap verdiler: «Asla. Fakat. Onlara karşı bütün yaratıklar şahitlik edecektir. Öylesine salgın hastalıklar baş gösterecek ki. Allah'ın seçilmiş (kulları) ve velîler (korkacak).» 53. ululuğunu bildirmek için. ben Allah'ın kuluyum ve siz. dünya (dakiler) bana tanrı diyeceklerinden ve bundan dolayı açıklamada bulunmam gerekeceğinden ben titriyorum. Bu şekilde şehirler yerle bir edilecek ve kırlar çöl olacaktır. göz yaşı döktü. bakın size söylüyorum. Amin. seslerini yükselterek dediler: «Bağışla ey Rabb(ımız) Allah ve suçsuz kuluna merhamet et. «Bu günden önce» dedi İsa.» «Şimdi defol buradan» dedim.» îsa karşılık verdi: «Amin. îsa böyle deyip. Allah. duymaktansa. baba oğulu öldürecek. İbrahim takvasına güvenmeyecek. adil ve günahsızdır. şeytan'ın çalışmalarıyla benim kitabımdaki gerçeği iptal edecek olan şu habislere karşı nasıl konuştuğuma şahitsiniz. «dünyanın üzerine büyük bir belâ gelecektir. günahkârlar.» «Şimdi zihninizde tartın (bakalım)» dedi İsa havarilerine. hastalar şifa bulsun. «Ey mel'un. Bakın. yalnızca günahkârlar korkmakla kalmayacak. Eyüp günahsızlığına itimad etmeyecek. size diyorum ki. sen bütün zulüm ve günahların habis yazarısın. çünkü o tevbekâr değildir. ben de diğer insanlar gibi ölümlü bir insanım. benim dünyadan ayrılmamdan sonra. öyle ki. öylesine amansız ve acımasız bir savaş olacak ki. Rab. ölüleri . fakat Allah. ben sonlara doğru döneceğim ve benimle birlikte Enoh'la İlya da gelecek ve sonları meş'um olacak habisler karşısında delil ve şahit olacağız. Kıyametin Kopuşu «Allah'ın Hüküm Günü öylesine korkunç olacaktır ki.şimdi bu banşı seve seve yapacağım.» şeytan çığlık atarak ayrıldı ve dedi: «Öyle değil ey İsa. Allah'ın kendisine her şeyi nasıl vermiş olduğunu hatırlamasın diye Elçisini hafızadan yoksun bırakacak. hemen on cehennemi seçeceklerdir. size diyorum ki. ne diyorum? Allah'ın Elçisi bile korkacak. bunun üzerine havariler hüngür hüngür ağlayıp. Allah beni. Ve. günahkârlar doğrulsun diye İsrail ailesi üzerine peygamber yapmışsa da. şu sebepten ki. oğul babayı öldürecektir. Şimdi de bize Allah'ın hükmünden söz edin. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki.» Ve.

ekmek altından daha kıymetli olacak ve her türlü pis şeyleri yiyecekler. Allah. o gün yaklaşırken. ancak canlıların onda biri kalacak şekilde her şeyi öldürecek. Dokuzuncu gün. fakat. çünkü kendinden geçmiş gibi olacak. ah-vah edecek. Yeryüzünde kalanlara Allah öylesine bir kıtlık gönderecek ki. taşlar ve kayalar.-Onuncu gün. her ırmak geriye doğru akacak ve su yerine kan akıtacak. Bundan sonra. On ikinci gün. her bitki ve ot kan ağlayacak. öylesine korkunç bir deprem olacak ki.» Ve Isa böyle deyip. On birinci gün. Altıncı gün. yıldızların düşman orduları gibi. On dördüncü gün. kendisine göz kulak olmak için (bulunduğu yerin) dört yanına yerleşecekler. sevdiği dört meleği yeniden diriltecek ve onlar Allah'ın elçisini arayacak. benim Allah'ın oğlu olduğumu katanlara lanet olsun. Ey. şeref ve azamet O'-nundur. her canlı figan edip. her zaman azametli ve Sübhan olan (Allah'a) küfredileceği zavallı çağ!» «Bundan sonra. tekrar güneş gibi. şimdi Allah'tan korkalım. fakat bin güneş kadar parlak kalkacak olan Elçisi'ne hayat verecek. On üçüncü gün. Allah tüm peygamberlerine . gök kitap gibi dürülecek ve her canlının ölmesi için ateş yağdıracak. inleyecek. dağların üçte bir parçası yarılıp kavrulacak.» Bu sözler üzerine havariler ölüler gibi yere kapandılar. feryat ve figan edecekler. yalnızca yaşayan Allah'tır (o gün). dünya üzerine kırk gün karanlık olacak. Allah tüm meleklere hayat verecek ve Allah'ın Elçisinin çevresinde arılar gibi dönerek gelecekler. öylesine korkunç bir dolu fırtınası olacak ki. «günah işledim. ay kana dönecek ve kan yeryüzüne çığ gibi inecek. hiç kimseden. Hüküm Günü «Bu işaretler geçince. vahşî düşmanlar gibi birbirleri üzerine hücum edecekler. kutsal melekler ölecek ve Allah tek başına hayatta kalacak şan.taşıyacak kimse bulunmayacak ve hayvanlara yem olsun diye terk edilecekler. tersine pek az görülebilecek kadar derine batacaklar. güneş gökteki yörüngesinde ışıksız. bunun üzerine îsa onlan kaldırıp. her iki eliyle yüzünü tokatladı ve başını yere vurdu. yeryüzünün sakinleri üzerine. Bulunca da. Beşinci gün. Dördüncü gün.» 54. İlk gün. korkunç seslerle. Kırk gün geçince Allah. şan ve azamet ebediyyen O'nadır. fakat kumaş boyası gibi siyah olarak seyredecek. Sekizinci gün. deniz (ler) yüzelli gez (kadar) yükselip. Yedinci gün. onbeş gün süreyle her gün korkunç bir işaret gelecek. dedi: «Benim sözlerime. kuşlarla yeryüzünün ve suların hayvanları bir araya gelip. Onbeşinci gün. dedi: «O günde korkuya kapılmak istemiyorsak. Üçüncü gün. aralarında savaştıkları görülecek. bütün gün öyle duvar gibi kalacaklar. bana merhamet et ey Allah (im)» sözünün duyulmayacağı. O. öylesine korkunç yıldırımlar ve gök gürlemeleri meydana gelecek ki. Ve. İkinci gün. oturacak ve konuşmayacak. ve bir babanın ölmekte olan oğluna ah-vah ettiği gibi. başını kaldırıp. Ardından. dağların tepeleri kuşlar gibi havada uçuşacak ve bütün yeryüzü bir ova haline gelecek.

seni seviyor ve sana ibadet ediyorum. sevgi ve saygıyla tahta yaklaşacak. Allah sağ ve diridir ki. «bu canavarı ben o gün görmem. ne yapması gerektiğini düşünecek. hepsi de korkuyla özür dileyecek. Bunun ardından. bütün yaratıkların Sana sena etsinler. aynca konuşma gücüne sahip olacak. Allah'ın Elçisi de korkacak olursa. görünümünün iğrençliğinden korkarak. Allah her yaratılmışa hayat verecek ve önceki varlıklanna dönecekler. her yaratık ölü gibi olacak. göğün ortasında. bütün kalbim ve ruhumla.» Sonra. Sonra. öyle de. Allah'ın elçisi korkacak. Çünkü. bizi yaratan ve bizi şeytan'ın kaydırmasından koruyan Allah'ımızı tesbih ve ta'zim ederiz.hayat verecek ve Adem'in ardından hepsi Allah'ın Elçisi'nin elini öpmeye gidecek ve kendilerini O'nun himayesine bırakacaklar. eğer bir akçeden başka bir şey yoksa. «Ey Allah. Allah tüm günahkârlara (fasık. şu sebepten ki. Allah Elçisi'ne. kötülük ve pislik dolu dinsizler ne yapacak?» 55. kâfir. Allah şeytan'ı diriltecek ve onu görünce. kimsenin gerektiği kadar Allah'ı sevmemiş olduğunu algılayacak. «Ey Allah'ım. Ve. yalnızca Allah'ın Elçisi bu tür şekillerden korkuya kapılmayacak. Allah'ın yarattığı her şey diyecek: «Sana hamd ederiz . fakat herkes. Sonra Allah bu durumu görüp. diyecek: «Hüküme gelin ey yaratıklar. Senin kutsal adını tesbih ederiz» diye söyleşirken.» Sonra. bildiğim şeyi bilerek ben de gitmeyeceğim. bunun üzerine melekler bağıracaklar: «Sen. İlk konuşan Allah'ın elçisi olacak ve diyecek .» «Ve. surunun sesiyle herkesin dirileceği melek. karşılığında bir şey alamıyacaktır. bu bakımdan. Allah'ın tüm yaratıkları bağıracaklar: «Rahmetin bizi bırakmasın. uzun zamandır bir araya gelmemiş bir dostun bir dosta (açtığı) gibi açacak. tahta yaklaştığında.» Sonra. ey Allah'ım. Elçisi'ne her şeyi nasıl O'nun sevgisi için yarattığını hatırlatacak ve böylece korkusu gidecek ve melekler. çünkü O sadece Allah'tan korkacak. «Allah razı olsun ki» dedi İsa. bizi hatırından çıkarma!» Bu bağırışmalar üzerine Allah'ın elçisinde acıma duygusu uyanacak ve kurtuluşları için endişelenecek. «Allah'ın Elçisi tüm peygamberleri toplamaya çıkacak. beni kulun olarak yaratmak lûtfunda bulunduğun ve her şeyde. Allah'ımız. Yehoşafat vadisi üzerinde ışıldayan bir taht belirecek ve üzerine beyaz bir bulut gelecek. kendilerinden mü'minler için birlikte Allah'a yalvarmaya gitmelerini rica edecek. Sonra. münafık) hayat verecek. Allah tüm seçkin (kullarına) hayat verecek ve (şöyle) bağıracaklar: «Ey Muhammed. ey Allah'ımiz Rabb. çünkü Yaratıcı'nız sizi yargılamak diliyor!» Ardından. yeniden dirildiklerinde çirkinliklerine bakarak. her şey için ve her şeyin üstünde seni seveyim diye her şeyi benim sevgim için yarattığından dolayı sana hamd ederim. karşılığında bir parça altın alacak olanın altmış akçesi olmalı. Ya. facir. suruna yeniden üfürüp. onlarla konuşup.» Bunun ardından.

Musa. şeytan'Ia birlikte cinler ve tevbe etmeyenler o zaman öyle ağlayacaklar ki.» Sonra. ey benim imanlı kulum. «Hangi şeyi ey Rabb (ımız)?» Allah diyecek: «Bütün şeyler kendi aracılığıyla bana sena etsinler diye. içinde bütün seçilmiş kul (ların) adı yazılan bir kitab verecek. hatırlıyorum ki.» Melek Cebrail Allah'ın Elçisi'ne gelip.» Sonra. o saygıyla diyecek: «Evet Rabb (im). şahitlerin kimdir?» Allah'ın Elçisi cevap verecek: «Adem. çağır onları ey Cebrail. Allah'ın Elçisi bunu söyleyince Allah konuşup. «Elçimin iddia ettiği şeyi hatırlıyor musunuz?» Cevap verecekler. ey Allah (imiz) şan ve izzet. «Git.» Ve. korkuyla oraya gidecekler. Bu bakımdan rahîm ve adil olan Rabb (ım) Allah. «Bana verdiğin kitap da böyle der. Erden ırmağının suyundan daha çok olacak. ben kulun aracılığıyla Seni yüceltsinler diye dünyayı ve cenneti. Davud ve Meryem oğlu İsa. ve bu kitab.ey Rabb ve kutsal adını tesbih ederiz.» Allah'ın Elçisi cevap verecek. kuluna yapılan va'dı hatırlaman için yalvarıyorum."Ey Rabb Allah. ey Rabb (im). diyecek: «Hoş geldin. her birinin gözlerinden akan su.» Ve Allah. Bizi De Şu Toprağa İade Et!" Allah. Musa diyecek : «Bana verdiğin kitab ilkidir». ve Davud diyecek: «Bana verdiğin kitab ikincisidir». ve size konuşan diyecek : «Rabb (ım). şimdi ne dilersen iste benden. hazır olduklarında. İsmail.» Sonra. Allah Elçisine.» Bakın. benim senin oğlun ve yoldaşın olduğumu söyledi ve fakat. Rabb (imiz). Allah cevaplayacak : «Kimlerdir bu üç şahit?» Sonra. Çünkü bize Elçi'ni Sen gönderdin.» 56. her şeyi O'nun sevgisi için yarattığımı. melekleri ve insanları yaratmak istediğini söylemiştin. *Ey Rabb (ım). Allah onlara diyecek. onların hepsi cevap verecekler: «Bizimle birlikte. benim sevgim için. diyecek: «Şimdi yapmış olduğum şeylerin hepsini herkesin seni ne kadar çok sevdiğimi bilmesi için yaptım. her yaratık Allah'a saygı gösterisinde bulunup. Ve Allah'ı da görmeyecekler. bizden daha iyi üç şahit daha var. şeytan tarafından aldatılan tüm dünya. dostuyla şakalaşan bir dost gibi cevap verecek ve diyecek: «Buna şahitlerin var mı dostum Muhammed?» Ve. size diyorum ki. Elçisi'nin elindeki kitabı açacak ve Elçisi oradan okuyup. tüm melekleri. bana verdiğin kitab. böyle konuştuktan sonra.» Bunun üzerine.» Ve. diyecek: «Yalnızca Sanadır. peygamberleri ve seçilmiş (kul)ları çağıracak ve her birinin alnında Allah'ın Eİçisi'nin işareti yazılı olacak. Allah cevap verecek. Ve kitapta Cennet'in ihtişamı yazılacak. Allah Elçisi'ne konuşarak. Ve. ibrahim. beni yarattığın zaman. çünkü her şeyi elde edeceksin. sana. gerçekte benim senin kulun olduğumu söylüyordu. «Ve. Bunun üzerine. melek gidecek ve adı geçen şahitleri çağıracak. diyecek : «Efendi. .

Ve bu nedenle pek çok günahlardan da azadedirler. aleyhlerinde tanıklık edecek. Bakın. dünyanın zenginliklerini nasıl harcadıklan konusunda hesap vermek zorunda kalmayacaklar. üç kat daha çok kutsanır. o günde de. sabırları ve yoksuîlukları nedeniyle ödüllendirilecekler. bu korkunç günde hiç bir boş söz veya düşünce cezasız kalmayacak. Bakın. kötülükleri ne kadar da büyük. Sonra. ey mel'unlar. onlara merhamet etmememdir. hakarete uğrayacaklar. Bu nedenle. Ve peygamberlerin hepsi kalkıp. size diyorum ki. Asfiya velîlerin yanına (oturacak) ve melek sura üfürûp. tüm melekler ve peygamberler Allah'ın seçilmişleriyle birlikte —hayır. Bakın. Bunun üzerine.Sonra. tanıklık edecekler. örümcekler ve sinekler. size söylüyorum ki. Elçisi'ne seslenerek: «Bak. eğer dünya bunu bilse. altından önce bitleri (ve) ziyafetlerden önce oruçlan seçer. bir kısmına da beş (defa) vuracak. halbuki. Allah'tan aldığı yetkiyle bir kısmına yüz defa. (Allah'ın) yanına elçisi oturacak ve peygamberler O'nun yanına oturacaklar. taşlar ve kumlar dinsizlere karşı haykıracak ve adalet isteyecekler. çünkü. şeytan'ın yoldaşlarını çağıracak ve onlar da aynı şekilde suçlanıp. Allah tarafından cehennemi alevlere mahkûm edilecekler. bir kısmına elli. kaftandan önce at kılından gömleği. Allah melek Mikâil'i çağıracak. Gerçek yoksulluk içinde Allah'a yürekten kulluk eden fakirler iki kat. o da Allah'ın kılıcıyla (şeytan'a) yüz bin defa vuracak. bu zavallı (yaratık) gelecek ve en büyük küfür ve hakaretlerle her yaratık tarafından suçlanacak Bu nedenle.» Ve o bu sözleri söyledikten sonra.» Bundan sonra. şeytan'ı mahkemeye çağıracak. sonra hepsi çukura inecekler. ey dostum. Evliya peygamberlerin yanına oturacaklar. bunlara karşı önce insanın altındaki yaratıklar çıkacak ve Allah'ın önünde. Her şey incelendiğinde Allah. size söylüyorum ki. Şeytan'a vuracak ve her vuruş on Cehennem ağırlığında olup. Çünkü onlar bu dünyada dünyevî hazlardan yoksundurlar. bir kısmına yirmi. (şeytan) Cehennem çukuruna atılanların da ilki olacak. Ve. . mahkemeye tüm kâfirler ve fasıklar çağırılacak. Bunun üzerine. size diyorum ki. tüm yaratılmış şeyleri hizmetlerine verdim ve onlar her şeyde şanımı kırmaya çalıştılar. neden seçilmişler diyorum?— bakın. herkes Allah'ın sağına geçecek. Allah onlara diyecek: «Cehennem sizin mekânınızdır. bu insanlara nasıl hizmet ettiklerini ve bunların Allah'a ve yaratıklarına nasıl rezilce davrandıklarını (anlatıp). 57. en adaletli şey. yaratıcıları olan Ben. bir kısmına on. melek Mikâil. tersine. at kılından gömlek güneş gibi parlayacak ve kişinin Allah aşkıyla taşıdığı her bit inciye dönüşecek. Melek.

merhamet ve acıma dolu olan Allah'ın Elçisi'nin kendisi gibi aynı çamurdan olduklarını bildiği halde. on. Yine. Bunun üzerine. çünkü. bana dinlenmemi söylersin.» 59. «ümidini gücüne ve zenginliğine bağlayıp Allah'ı unutan insanı gördüm» diyerek alay edeceğiyle ilgili sözlerini duymadınız mı? Bu bakımdan. iki günah işleyen iki cehennemi hak eder.» Fakat bu istekleri kendilerine bahşedilmeyecek. sözlerimi küçümseyenlere ve hepsinden çok kitabımı kirletenlere karşı acımadan adalet isteyeceğim. bu nedenle.» Sonra Petrus karşılık verdi: «Ey muallim. Cehennemin Mahiyeti «Cehennem birdir ey havarilerim. bir cehennemde günahkâr mel'unlar. Giderlerken. ben şimdi insanlığa acıyarak ağlıyorum da. biri diğerinden daha derin yedi odası veya bölümü vardır ve en derinine giden daha büyük azap çekecektir. o gün tevbesizlere acımaması nasıl mümkün oluyor? Diğeri. ve içinde melunlar ebediyyen ceza çekeceklerdir. sonra. bir günah işleyen bir cehennemi hak eder. Şeytan'a on. benim Mikâil'in kılıcıyla ilgili sözlerim de doğrudur. atların ve diğer çirkin hayvanların katılacakları toprağı tekrar görecekler.» Isa cevap verdi: «Ey Petrus. gücü ve adaleti sebebiyle. ve Kadîri Mutlak Allah. ve bu olacak. Böyle de. günahkârların helakine adaletli olanların nasıl güleceği ve. Yuhanna ağlamasını bitirip sordu: «Ey muallim» öğrenmek istediğimiz iki şey var. Ey Petrus. bin (bir milyon) cehennemdeymiş gibi ve geri kalanların her birine de kötülüklerine göre azap çektirecektir. Bu bakımdan. sen . sizden rica ediyoruz. Mikâil'in kılıcının on cehennem ağırlığında olmasını nasıl anlayacağız. o gün. Huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki. dinlenin ve cehennemin nasıl olduğunu bize yann anlatan. îsa konuşurken havariler acı acı ağlıyorlardı. gerçekten Allah'ın adaleti büyüktür ve bugün bu konuşma sizi üzdü. yüz veya bin cehennemde azap çekiyormuş hissi duyacaklardır. Isa da pek çok gözyaşı döktü. hepsi ve hepsinin üstünde Allah'ın Elçisi adalet isteyecek. köpeklerin. diyecekler: «Ey Rabb Allah.» 58. seçilmişler yeniden öylesine tam ve Allah'a müttefik olarak doğacaklar ki. yüz. Allah insanın altındaki tüm canlı ruhlan yeniden toprak edecek ve dinsizleri de cehenneme gönderecek. Ve.Sonra. zihinlerinde Allah'ın adaletine karşı en ufak bir düşünce beslemeyecekler. birden fazla cehennem var mıdır? îsa cevap verdi: «Davud Peygamber'in. bizi de şu toprağa iade et. Çünkü. İbrahim babasıyla ve Adem tüm tevbesiz günahkârlarla alay edecek. bakın size diyorum ki. Biri. bu nedenle.

sonra îsa ağlatan bir inilti koyvererek. Musa'nın kitabında yazılı olan Allah'ın kanununa göre havarileriyle birlikte yıkandı. Allah'ın en suçsuz dostu Eyüp ne diyor: «Kuşun uçmak için doğduğu gibi.» 60. böylesine dehşetli işkencelerden daha iyi olurdu. üşengeçliği eleştirdiğini unuttun mu? (Ne kadar) doğru söylüyor o. burada dilleri. hıçkırıklar ve ağlamalar! Öyle ki. eğer Allah.ne dediğini bilmiyorsun. 62. babaları ve ebedi Sübhan olan Yaratıcılanyla birlikte yaratılmış her şeye lanet okuyacaktır. dükkânını kilitleyip. dedi: «Elinden ne geliyorsa. Allah'ın peygamberi Süleyman'ın bütün peygamberler gibi. Erden (Irmağı)ın suyu. Cehennem'in alçaklığını tanımlayan. bu büyük bir azap olmaz mı?» Havariler cevap verdiler: «En büyüğü. her şeyden çok dinlenmekten nefret ederim. Ve. size diyorum ki.» Sonra İsa dedi: «Şimdi bu cehenneme (oranla) bir sevinçtir. insanlann elinden gelirken. onu böyle üzgün gören havariler kendisiyle o gün hiç konuşmadılar. herkes tarafından alay edilen bir insan düşünün. hepsini dinlenmeden yap.» 61. Size gerçekten diyorum ki. Bu bakımdan. insan da çalışmak için doğmuştur. «Cehennem birdir ve kış yazın. soğuk korkusuyla toprağı işlemiyecek ve yaz gelince dilenecektir!» Bundan dolayı. bu dünya hayatında dinlenmek dindarlığın zehri ve her iyi işi tüketen (bir) ateştir. o da Cennet'in zıddıdır. Sonra îsa dedi: «îyi yaşayacak olan. diğer (acılar) merhamet nedir bilmeyen cinlerin (zebanilerin?) elinden gelir (çekilir).» Ve. Ve. vücudunun her yanında işkenceler çeken ve kendisine merhamet gösterecek olması şöyle dursun. tüm insanların bu dünyada çektikleri ve Hüküm Günü'ne kadar çekecekleri azabı bir kefeye ve cehennem azabının tek bir saatini da öbür kefeye koysa. Çünkü. fasık ve facirîer kuşkusuz bu dünyanın acılarını seçerler. onun sözleri üzerine dehşetten dona kalmıştı. soğuk da sıcağın zıddı olduğu gibi. sana diyorum ki.» Bakın. onların gözlerinden her saniye dökülecek yaşlardan daha azdır. ve sonra namaz kıldılar. «Ölçülemez (derecede) olacaktır» dedi havariler. «Haylaz. onu gece . ama yine de alevleri hafifletmeyecek olan (bir) soğuk! Ne gıcırdayan dişler. Hem. dedi: -«Cidden. anneleri. dünyanın acıları. İsa böyle deyip. Yoksa böyle konuşmazdın. hiç şekillenmemiş olmak. Allah'ın nimetlerinin Cennet'ini görmüş olmalıdır. her biri. Çünkü. Bakın. Ne zalim (bir) ateş verecektir onlar zavallı günahkârlara! Ne acı. Ve. söyleyin bana.

orada tebliğde bulundu. (ancak) bu şekilde o gün emniyette olursunuz. tanımış olsalardı severlerdi. çünkü bu şekilde kaybedeceğini sezerse. kalbi değil. Burası. pek çokları abdest alıp namaza gider. sevginizi vererek kendisiyle kâr edemiyeceğiniz en küçük bir düşünceyi alıp satmazsınız. iş tümüyle Allah'ın sevgisi için olmalı. .» «Öç için çağıranlara yazıklar olsun çünkü her insanın içinde Allah'ın öcünü çekecek bir neden bulunduğundan. Ama.gündüz büyük bir dikkatle koruyan tüccardan örnek almalıdır. Ve. îsa Samirîierin bir şehrine uğradi. benim havarimin (yapacağı) doğru hareket budur. çünkü. bu insanlar tevbeye gelsinler?» Kesinlikle. bedeni temizlerler. her şeyi Allah'ın sevgisi uğrunda harcamalıdır. Bir kaç gün sonra. kendilerini günahlarla doyururlar. Kendilerinin tersini yaptıklan şeyleri başkalanna öğütlerler. etlerden uzak dururlar. bunlar Allah'ı kalpleriyle tanımazlar. kendilerine iyi densin diye. konuşmayı bilmek için ilimle uğraşırlar. bu şehri bu insanlarla birlikte siz mi yarattınız? Ey siz deliler. Allah. çünkü. Allah Yunus peygamberi bu şehre göndermek üzere çağırdı. gökten bu insanların üzerine ateş indirsin?» îsa cevap verdi: «Hangi ruhun sizi çektiğini bilmiyorsunuz da.çünkü. aldığı şeyleri satarak kâr etmek isteyecektir. böyle konuşuyorsunuz. satar. Ninova yakınıra fırlatıldı. kendi kardeşine bile satmayacaktır. Öyle de. Allah'a dua edelim de. hiç yoktan yeni tek bir sinek yaratamazlar. öylesine kötüydü ki. Ve. (fakat) kendisini şehre almadıklan gibi. ve insan madem ki sahip olduğu her şeyi Allah'tan almıştır. size diyorum ki. Ve. razı olur musun ki. (ruhuyla) alır. gerçekten ruhunuz bir tüccardır. beden ise dükkândır. (ama) hepsinin sonu Allah katında kötüdür. duyular yoluyla dışandan aldığını. Eğer. Hatırlayın ki. sağ ve diridir ki. Öyleyse sizin de böyle yapmanız gerekir. işe yarasın diye değil. Şimdi söyleyin bana. havarilerine ekmek de satmak istemediler. siz hangi nedenle onu yıkmayı arzularsınız? Neden şöyle demediniz? «Razı olur musun ki muallim Allah'ımız Rabb'e dua edelim de. Bakın bakayım. bu şehri yaratmış olan Sübhan ve Azim Allah şimdi onu yaşatıyorsa. Bunun üzerine Yakup ve Yuhanna dediler: «Muallim. düşünce. Bakın. içinde Allah'tan korkan kimse görmediğinden Ninova'yı yıkmaya karar vermişti. Çünkü tüm yaratıklar bir araya gelse. (çağırdıkları) başlarına gelecektir. böylece kendi dilleriyle kendilerini mahkûm ederler. başkalarına kendileri için iyi olmayan şeyler verirler. Allah.» 63. Çünkü. Bunun üzerine Allah O'nu denize attı ve bir balığa yakalanıp. pek çokları ilimle uğraşır ve başkalarına va'z verir. emin olun ki hayır. söz.. insanlar tevbeye geldiler ve Allah da kendilerine acıdı. Ve para sevgidir. ağızla ağlarlar. O da halktan korkusundan Tarsus'a kaçmak istedi. pek çokları oruç tutup zekât verir. bu bakımdan. kalple değil.

Fısıh bayramı yaklaştı ve îsa havarileriyle birlikte Kudüs'e gitti. Danyal ve Davud böyle yaptılar. Söyleyin bana. çünkü. beş . taşladığını bilmiyor musunuz? Öyleyken. sağlam bir zihne sahip değildir.» Ve. ve sizi öven herkes. ruhunun başından ayıran kişinin nasıl salim bir zihni olabilir? «Söyle bana ey insan. Ve. Hezekiel.Kötülük yapanlar için Allah'a dua etmektir. söyleyin bana. senin ne yapman gerekir. ve onlar kendilerine eziyet edenler için dua edip. böyle oldu.» 64. Allah'ın lanetine uğrayan kardeşi Kabil kendisini öldürürken böyle yaptı. biz günaha girdik. eğer veliler ve Allah'ın peygamberleri. Allah bize merhamet etsin. «Ruhum huzurunda duran Allah sağ ve diridir ki. masum olmalarına rağmen eziyet çekmiş ve dünya tarafından lekelenmişlerse. tüm sabırlarıyla tahammül göstermişlerse. düşmanının bedenini incitmek için kendini Allah'tan.» 65. her gün Allah'ın meleği havuzu bulandırdığından ve suya ilk giren (suyun) hareketinden sonra her türlü noksanlıktan kurtulduğu için banyoya böyle denirdi. çünkü bu. çünkü. böyle yapmıyacaksınız. eğer bir kardeş çıldırmışsa. kötü konuştu ve yanına varanlara vurdu diye onu öldürür müsünüz? Kesinlikle. düşmanının cübbesini yırtma uğruna başını kıracak bir kimse var mıdır? Şimdi. sizi kötüleyenlerin ellerini öper ve size eziyet edenlere ve vurup duranlara hediyeler verirsiniz. ey insan. sana yapılacak olan nedir. Bu nedenle. Allah Davud'un sabrını gördü ve onu kendi oğlu Absalom'un zulmünden kurtardı. ey Cehennem'e lâyık olan insan? Söyleyin bana ey havarilerim. Ve. Hüküm Günü'nde o kadar az (kötülenip. sakatlığına iyi gelecek ilaçlarla onu sıhhatına kavuşturmaya çalışacaksınız. eziyet çekeceksiniz). Şimei'nin Allah'ın kulu Davud Peygamber'e hakaretler edip.» Ve îsa cevap verdi: «Amin. «Probatika» denilen havuza vardı. Zekeriyya da böyle yaptı. Dinsiz kralın iradesiyle mabette öldürülürken. Şimei'yi öldürmek istiyorsun? Bırak. bu hayatta günahlarınızdan dolayı ne kadar kötülenir ve eziyet çekerseniz. Allah'ın tüm dostları ve kutsal peygamberlerle birlikte. ey günahkâr. Şimei'yi seve seve öldürecek olanlara Davud ne dedi?» Sana ne oluyor ki ey Yoab. düşman kimdir? Kesinlikle bedeniniz. çünkü. Fakat. bana hakaretler etsin o. Habil. bilakis. söyle bana ey insan. bir günahkâr herhangi bir insana eziyet ederken. eğer sıhhatli bir zihne sahipseniz. İki havari cevap verdi: «Rab. karısını kendisinden alan Firavun için de böyle yaptı ve bunun üzerine Allah'ın meleği (Firavun'u) öldürmedi de. İbrahim. vurup sakatladı. Bu nedenle. o hakaretleri nimete çevirecek olan Allah'ın iradesidir. Yeremya îşaya.

» Ve. îsa orada otuzsekiz yıl bulunan. güçsüz adam kalktı. durumu İlâhî ilhamla bilen îsa hasta adama acıdı ve şöyle dedi: iyi olmak ister misin?» Güçsüz adam cevap verdi: «Rab.çatılı bölmesi olan havuzun yanında çok sayıda hasta kalırdı.» Bunun üzerine kafası karışan Ferisi sustu.» Ve. kendisine sordular: «Kimdir o?» O cevap verdi: «Adını bilmiyorum. bunu dedikten sonra İsa (yine) dedi: «Allah'ın adıyla kardeş. bu durum karşısında. azap verici bir sakatlıkla ma'lûl güçsüz bir adam gördü. Onu görenler bağırdılar: «Bugün yedinci gündür. melek suyu bulatınca beni içine itecek kimsem olmuyor. bu güçsüz adama merhamet et.. Allah'ın dostu Eyüp'-ün sözüne (bakın) : «Bir günlük çocuk temiz değildir. fakat ben gelirken de. aralarında söyleştiler. İçlerinden biri öne gelip dedi: «îyi muallim. doğru ve güzel öğretirsin. babalarımızın Allah'ı. Allah'a hamdederek yatağını omuzlarına koydu ve Allah'a hamd ederek evine gitti. halbuki bunu yapan kötü bir adamdır. Ve. 66. îsa gözlerini gök yüzüne kaldırıp.» Sonra. yaa. dedi: «Allah'ımız Rabb. Allah'ın melekleri bile Allah'ın huzurunda hatasız değildirler. Ferisiler kıskançlıktan yanıp tutuşuyorlardı. Bunun üzerine.» Daha da dedi: «Beden günahı çeker ve toprağın suyu emdiği gibi kötülükleri emer. çünkü yedinci gün (ün) yasağını çiğnemiştir. çünkü o Allah'ın kutsal bir (kul) udur.» Sonra.» Sonra. kalk ve yatağını al.» Diğerleri dedi: «Hayır. bir başkası benden önce inip oraya giriyor.«Nasıralı îsa olmalı. Cennet'te Allah bize nasıl bir mükafat verecektir?» İsa cevap verdi: «Sen bana iyi dersin ve yalnızca Allah'ın iyi olduğunu bilmezsin. bütün ol. îsa mabede girdi ve sözlerini duymak için büyük bir kalabalık yanına yaklaştı. yatağını taşıma meşru değildir. Ve îsa dedi: .» Bunun üzerine. bu bakımdan söyle bana.

ve bütün bunlar olacaktır. Bakın. size söylüyorum ki. Caİut Filistinlileri kutsadı.. tersine üstünde yürümek isteyenler için yolu kapatıyorsunuz. ücretleri düşünenler patronu sevmezler. yeni bir yürek verecek. ücretli kurdu görünce koyunları ve sürüyü terkeder.» 67.» Allah'ın Hoşea Peygamber'e söylediği sözün olacağı vakit yaklaşıyor: «İnsanların seçmediğine seçilmişler diyeceğim. yazıklar olsun size kâhinler ve Levililer çünkü siz. Ve. çünkü soruna cevap vereceğim. dörtyüz sahte peygamber Ahab'ı kutsadı. övgüleri yalancıktandı ki. «Allah bize ne verecek» diye aklınızdan geçirmezdiniz. Önünde bir koyun sürüsü bulunan bir çoban kurdun geldiğini görünce onları korumaya hazırlanır. Çünkü. bunları size vermiş olan Allah'a bir pay ayırın». Yazıklar olsun size yazıcılar ve Ferisîler. Mısır'ın önde gelenleri de aynı şekilde Firavun'u kutsadılar. çünkü onlar sizi aldatmaktadırlar. sizin kurbanlıklarınız bana kerih geliyor. «Allah'ın bize Cennet'te ne vereceğini size anlatmamı istersin. Yine. babalarınıza verip de gözetmedikleri ahde göre olmayan yeni bir ahid yapacak ve onlardan taş yürek (lerini) alıp. Fakat. ve babamız İbrahim'in inancı ve itaatıyla birlikte. övülen övenlerle birlikte helak olup gitti.» Kâhin her şeyi mabedin yanında duran başkâhine bildirmek için gidiyordu ki. Davud Peygamber'in dediği gibi derdiniz: «Bana verdiği bunca şeye karşılık ben Allah'a ne . Kurban kesmeye gelenleri Allah'ın bir insan gibi et yediğine inandırarak. sizi kutsayanlar sizi aldatırlar» dememiştir.«Hayat ve ölüm dilin kudreti içindedir. sığır ve kuzularınızı Allah'ın mabedine getirin ve (kendiniz) hiç yemeyip. ama. Rabb'ın kurbanını berbat ettiniz. babamız İbrahim'in oğluna bahşedilen hayata bir şahitlik olan kurbanın menşeini onlara anlatmazsınız. «Kal. dedi: «Sizi kutsayanlara karşı dikkatli olun. Hezekiel Peygamber'e de der. (ama) tersine. İsa dedi.«Bakın. onlara dersiniz: «Koyun.» Ve. Huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki. size diyorum ki. Dille şeytan ilk anne babamızı kutsadı.» 68. ama sözlerinin sonu kötü oldu. '«İnsanlarım. Tersine.. Süleyman'ın sözüne (dikkat edin) . eğer babalarımızın ALLAH'ı sizin Allah'ınız olmuş olsaydı. çünkü siz O'nun kanununda yürümüyorsunuz.» Ve. Bu bakımdan Allah İşaya Peygamber aracılığıyla boşuna. «Allah insanlarıyla. elinizde anahtar varken açmıyorsunuz. hiç bir şey konuşmaktan daha feci değildir. havarilerine dönüp. peygamber Hezekiel aracılığıyla Allah der: «Kurbanlarınızı benden uzaklaştırın. Allah'ın kendisine yaptığı va'd ve verdiği nimetler hiç bir zaman unutulmasın diye.

Musa ve Harun'u verip. kral herhangi bir hizmet istediğinde. kral onu her şeyden yoksun bırakır ve şiddetli . putlara kulluğa koşmuştur! Ve. ne kadar peygamberliği bozup lekelemiştir. sizin suçlarınız yüzünden ey kâhinler. gerçeği alacaksınız. Allah'a dönün ve kalbinizi sertleştirmeyin. Size bunu söyliyebilirim ve sizi bu hedefe yöneltiyorum. halktan korkularına tek bir ses çıkaramıyorlardı. adam köleleri dövdü. ona acıyıp. Ve. kral hasta adama karşı büyük bir sevgi duyup. Ve. fakat. kral bunu işitince. onlara kulları Yusuf. «Fakat. bu nedenle kaç tanesi Allah'tan kopup. sonra da Allah'ın kendinize merhamet etmesi amacıyla gerçek tevbe için ne yapmanız gerektiğini (sormalıydınız).» Kral. Bu bakımdan size diyorum ki.» 69. ilâçları küçümsedi. Ve. yol kenarında hırsızlar tarafından soyulup. nasıl da Allah'ın kanununu çiğnemiştir. benim sözümü dinleyen başkâhin: «Size Allah'ın. benden göklere çıkarma değil. ey yazıcılar. Farisîler ve siz. Bana şöyle sormalıydınız : «Allah'ın bize Cehennem'de vereceği ceza ne olacaktır?» Ve.» Kâhinler bu konuşma üzerine kızgınlıktan bitip tükeniyorlardı ama. karısına kötü davrandı. Ve. Firavun'u boğmuş ve Kenanîlerle Medyenliler'in yüz yirmi kralını darmadağın etmiştir. «Huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki.vereceğim?» Anlayasınız diye. kral hakkında ileri geri konuştu ve sipahilerini ona karşı ayaklandırdı.» O zaman îsa dedi: «Ey kâhinler. ölme derecesinde yaralanan bir adam gördü. peygamberi îşaya aracılığıyla söylediğini bildiriyorum: «Ben köleleri besledim ve yücelttim. îsa sözlerini şöyle sürdürdü: «Ey fakihler. (sonra da) gelip bana sorarsınız. sözlerimi bir temsille anlatacağım. fakat onlar beni küçümsediler. bir biçimde cezalandırır. Şimdi. İsrail kavmi uğruna Mısır'ı vurmuş. Kralın biri. îsrail Kavmi'nin yaptığı nedir? Ne kadar peygamberi öldürmüş. Ve Allah'ımız onlara karşı öylesine bir sevgi duymuştur ki. onları insanlarımızın oturduğu (toprakların) tümüne varis kılmıştır. «Allah bize Cennet'te ne verecek» diye. Şimdi. yaşama biçiminizle Allah'ın şanını nasıl da hiçe sayarsınız! Ve. . böylesine dinsiz bir adama ne yapsın?» Hepsi (birden) cevap verdiler. «Kral bana ödül olarak ne verecek» der dururdu. İsrail Kavmi'ne kanununu vermiş. bakımlarını yaptıran Allah'ımızdır. kızını ona verdi ve varisi yaptı. bu kral mutlaka en merhametli (bir kraldı). babalarımızın günah işledikten sonra yaptığı gibi tevbe edip. ey Ferisîler. «Yazıklar olsun ona. bu adamı şehre götürerek (gerekli) bakımını yapmalarını kölelerine emretti ve onlar da bunu tüm dikkatleriyle yerine getirdiler. yazıcılar. İsrail kavmini bu dünyada acılarla dolu bularak.

Ve. fakat Allah'a gerçek kulluk etmeği arzu etmezsiniz. îsa bunları deyince. mabetten çıktı. fakat savaşa gitmeği arzu etmezsiniz. konuşup göremiyen ve işitme gücünden yoksun bir cin çarpmışı getirdiler kendisine. fakat balığa gimeyi arzu etmezsiniz. Bu sırada. şovalyeler gibi atlar arzular. havarilerine sordu: «İnsanlar benim için ne . Kutsal Ruh'a karşı küfür. sizin oğullarınız Süleyman Peygamber'in kendilerine verdiği kitapla şeytan'ı çıkarıp atıyorlarsa. söyleyin bana. bu insanlar beni Sen'in gönderdiğini bilsinler. fakat toprağı işlemeği arzu etmezsiniz. dedi: «Rabbımız Allah'ın adının gücüyle adamdan ayrıl ey şerli olan!» Ruh ayrıldı ve dilsiz adam konuştu. şeytan'ın gücüyle şeytan çıkarılıp atılıyorsa. fakat cumhuriyetin yükünü arzu etmezsiniz.kötülüksüz her iyiliği arzuladığınızı gören Allah ne yapacaktır size? Bakın. ona ta'zimde bulundular. denizin balıklarını arzular. halk. ve kâhinler olarak onda birleri (aşarı) ve ilk (toplanan) meyveleri arzular. inançlarını gören îsa gözlerini göğe kaldırdı ve dedi: «Babalarımızın Allah'ı Rabb. İsa'nın. şehirliler gibi şeref arzular. Bunun üzerine.» Ve. halkını ziyarete gelen İsrail Kavmi'nin Allah'ı olduğunu söyleyerek halk arasında fitne yaymaya başladılar. günahını bile kendini günaha sokacaktır. Çünkü. toplayabildikleri tüm hastaları getirdikleri ve İsa da dua ederek. 70. İsa böyle söyleyip.ey kâhinler. Allah size. Bunun üzerine. ruha ayrılmasını emrederek. fakat eğirme ve çocuk beslemeği arzu etmezsiniz. Bunun üzerine herkes korkuya kapıldı. hepsine sıhhat verdiği için. bu hasta adama merhamet et ve ona sıhhat ver ki.» O zaman İsa dedi: «İçinde ayrılık olan her ülke yok olur. İsa bunları deyip.» Ve. kadınlar gibi güzel giysiler arzular. tüm iyiliklerden yoksun her türlü şerri bulacağınız bir yer verecektir. îsa Bayramdan sonra Kudüs'ten ayrılıp Filipus Kayseriyesi sınırlarından içeri girdi. eğer. kendi kendine kötülük eden insan. Böyleyken. gözleriyle de gördü. burada şersiz . dünya ve Ahiret'te bağışlanmayacaktır. tarlaların meyvelerini arzular. Allah sağ ve diridir ki. o gün Kudüs'deki Romalı askerler şeytan'ın dürtmesiyle. size diyorum ki.» Ve. benim şeytan'ı Allah'ın gücüyle çıkarıp attığımı doğruluyorlar (demektir). melek Cebrail halk arasında başlayan fesadı kendisine söyleyince. ev ev üstüne yıkılır. bu ülke nasıl ayakta duracak? Eğer. fakat yazıcılar dediler: «Cinlerin reisi Beelzebu'nun gücüyle cinleri çıkarıp atıyor.

îsa. Ve. tanınmış. 71. dedi.» O zaman İsa dedi: «Eğer. dediler: «Amin. kendini İsa'nın önündeki yazgıların yanına bıraktı. ben aptalca konuştum. kendisine getirdiler ve onlara elleriyle dokunması için yalvardılar. bunun üzerine onbir (havari) onun için Isa'ya yalvardılar. kalabalık öylesine büyüktü ki. insana benzeyen bir yanı bulunabilir? Yazıklar olsun. onbir (havariyi) de tehdit edip. Allah'ımız kulu Musa'*ya. îsa Peygamberin Nasıra'ya nasıl geldiği yayıldı. O da onu kovmayıp.» O zaman. Allah her şeyi hiç yoktan tek bir sözle yaratmıştır ve tüm insanların menşei bir çamur parçasıdır. İsa. amin ey Allah'ımız Azîm ve Sübhan Rabb.» Ardından îsa ayrıldı ve avamın kendisiyle ilgili olarak boş düşüncelerini söndürmek için Galile'ye gitti. Petrus için Allah'a yalvardı. îsa bunu deyip. yeniden azarlıyarak dedi: «Uyanık olun da. Petrus'u kovup atmak istedi. Bunun üzerine. kendi memleketine gelince tüm Galile yöresinde. bir daha sakın böyle bir söz söylemeyin.» îsa cevap verdi: «Ya siz. felçli bir zengin kapıdan geçemiyerek İsa'*nın bulunduğu evin damına çıktı ve damın örtüsünü alıp.diyor?» Dediler: «Bir kısmı senin îlya olduğunu. dedi: «Eğer böyle inanıyorsanız.» Petrus ağladı ve dedi: «Rab. şeytan'a kanarak kendi kendilerine eziyet edenlere!» Ve. «Defol. bir diğer kısmı Yeremya. Allah'ın bu imansız nesle görünmesi gerektiğini mi düşüneceksiniz? Siz bilmez misiniz ki. bir an tereddüt edip durdu ve sonra dedi: . büyük bir dikkatle hastaları araştırıp. çünkü sen şeytan'sın ve beni günaha sokmaya çalışıyorsun!» Ve.» Ve. Bu durumda Allah'ın nasıl olur da. bir diğer kısmı da eski peygamberler*den biri olduğunu söylüyor. çünkü ben böyle inananlara karşı Allah'tan büyük bir lanet kazandım. ayrıl benden. îsa kızdı ve kızgınlıkla onu azarlayıp. çok sevdiği îlya'ya veya herhangi bir peygambere görünmek dilemiş olsa. benim için siz ne diyorsunuz?» Petrus cevap verdi: «Sen Allah'ın oğlu Mesih'sin. çünkü Allah sizi reddeder. Allah'a yalvar da beni affetsin. yazıklar olsun size. on bir (havari)yle Petrus ağhyarak.

Bana gelince. yaşayan Allah. bu hasta adama diyorum: «Babalarımızın Allah'ı. Bunu yazan göz yaşlarıyla Isa'ya yaklaşıp. gerçek Allah. bunu Yehuda hakkında dedi. Bu nedenle. iyileşmiş olarak kalk!» Ve. büyük bir peygamber göndermiştir bize. şeytan sizi buğday gibi elemek arzu eder. bana söyle. melek Cebrail ona Yehuda'nın kâhinlerle nasıl el birliği içinde olduğunu ve îsa'nın konuştuğu her şeyi onlara bildirdiğini söylemişti. sana ihanet edecek olan kimdir?» İsa cevap verip. böyle dedikten sonra hasta halkın üzerine ellerini koydu ve hepsi sıhhatlerine kavuştular. ama. gerçeği bilesiniz diye.» ve. başkalarının günahlan için Allah'a yalvarabilirim. dedi: «Bakın. aldatılmayasınız. ben dünyadan ayrılacağım. Fakat ben sizin için Allah'a yalvardım ve benim için tuzaklar kurandan başka sizin için helak olmak yoktur.«Ey Barnabas. Fakat. bir başka kişi de (bağışlayamaz) . O zaman. ben şimdi. çünkü günahların sana bağışlanmış bulunuyor. yakında kötü olan kendini ortaya koyacaktır. onlara merhamet et!» Bunun üzerine. Bunun üzerine. biz ölelim. Allah duamı işitmiştir. îsa dışanya onların yanına çıktı ve ellerini kaldmp dedi: «Ey orduların Allah'ı. çünkü sizi ben yaratmadım. benim kitabımı kirletecek pek çok sahte peygamber gelecektir. size diyorum ki. havariler ağlıyarak dediler: «Ey muallim..» . çünkü. Fakat. Allah'ın kulu olarak ben. hiç ölmeyecek olan kutsal Allah Rabb. Fakat. ben günahları bağışlayamam. benim sözlerimi alıp.» Herkes bunu duyunca incindi ve dedi: «Kimdir bu günahları bağışlayan?» O zaman İsa dedi: «Allah sağ ve diridir ki. dünyaya selâmet getirecek olan Allah'ın Elçisi'nin yolunu hazırlamak için dünyaya gelmiş bulunuyorum. işte bu hasta adam için O'na yalvardım ve eminim ki.» Ve. çünkü. İbrahim'in ve oğullarının Allah'ının adıyla. Çünkü. çok daha iyi!» İsa cevap verdi: «Kalbiniz üzüntü çekmesin. yalnızca Allah bağışlar. dedi.» O zaman. dedi: «Ey muallim. şimdi senin için onu bilmenin zamanı değildir. fakat sizi yaratmış olan yaratıcımız Allah sizi koruyacaktır.» 72. Bundan dolayı Allah'ı ta'zim ettiler: «Allah bizi peygamberi aracılığıyla ziyaret etmiştir ve Allah. ve. sakın ola ki. demek bizi bırakacaksınız? Sen bizi bırakmaktansa. İsa bunu deyince. halktan olanlar İsa'dan dışanda duran hastalar için Allah'a yalvarmasını rica ettiler.«Korkma kardeş. hasta adam iyileşmiş olarak kalktı ve Allah'ı ta'zim etti. herkes cevap verdi: «Amin. Allah'ın Elçisiyle İlgili İşaretler îsa geceleyin havarileriyle gizlice konuşup. korkmayın da.

— eğer şeytan dileğini üzerinize korsa. «O.» İsa cevap verdi: . kitabımın hükümsüz ki. korkmayın. sizi helak etmek için her şiddete baş vuracaktır. (Allah) her şeye karşı ona . size söylüyorum ki. Allah'ın Elçisi gelmiş olacaktır. kılınacağı. Arıdreâs dedi: «Muallim. ve işte. Bakın. eğer bir insan Allah'tan korkarsa. kendisi düşüncelerle iğva ettiği zamandır İkincisi. size diyorum ki. putatapıcıları öldürecek. Allah'ın kulu Musa ve yaktıkları şehirleri ve çocuklarını öldürdükleri şehirleri bağışlamayan Yuşa çok daha fazlasını öldürmüştü. yalnız kendimiz için değil. (Elçisi'nin) üzerinde bir bulut duracak. çünkü. sahte görüşlerle iğva ettiği zamandır. «Bakın. Bu zamanda Allah dünya(dakilere) acıyacak ve bu bakımdan Elçisi'ni gönderecektir.«Sizin zamanınızda gelmeyecek. ben de seviniyorum ki. buradan onun Allah'ın seçilmiş bir (kul)u olduğu bilinecek ve O'nunla tanınacaktır. Ama. putatapıcılığın (yüz üstü) yere kapaklandığının görüleceği ve benim de başkaları gibi bir insan olduğumu itiraf edeceği zaman. bütün peygamberlerinkinden daha açık bir gerçekle gelecek ve dünyayı yanlış yere kullananı azarlayacaktır. kimse kendi şehirlerine saldırmaz.O zaman. onu bilelim. ateşi olanın suyu sevdiği gibi. onunla Allah tanınıp. benim insandan öte olduğumu söyleyenlerden öç alacaktır. size diyorum ki. o kadar ki.» Yuhanna cevap verdi: «Ey muallim. Üçüncüsü. fakat kitaba inanacaklar için de anlat. Dördüncüsü (de). Bırakın. ve. sizin kendisine düşman olduğunuzu bildiğinden. size diyorum ki. bakın. çünkü o. eski iğvacı insana nasıl tuzak kurar?» İsa cevap verdi: «Bu mel'un dört yolla iğva eder. sahte akideyle iğva ettiği zamandır. ancak otuz kadar mü'minin kalacağı bir zamanda gelecektir. size kendi zevklerinize kaydırmakla işkence eder. Şimdi. çünkü eski bir yaraya kişi ateş tatbik eder. günahı seven insan bedeni her şeyiyle onun yanındayken. ay çocukluğunda ona uyku verecek ve büyüdüğünde o (ayı) ellerine alacaktır. fakat. bize bazı işaretler söyle ki. fakat.» 73. insan nasıl tedbirli olmalıdır? Bakın. Çünkü. o size karşı zincire vurulmuş bir köpek gibi duracaktır. İlki. eğer şeytan sizin Allah'ın dostları olup olmamanız (konusunda) uğraşacak olursa —çünkü. kulları aracılığıyla söz ve işlerle iğva ettiği zamandır. Babamızın şehrinin kuleleri neş'eyle birbirlerini selamlayacaklardır. Ve. Dinsizlere karşı büyük bir güçle gelecek ve yeryüzünde putatapıcılığı yıkacaktır. Allah benim duamı işitmiştir. sizden birkaç yıl sonra. dünya onu çıkarıp attığını fark etsin. ta'zim edilecek ve ben de gerçek olarak tanınacağım.

ben sizi unutmayacağım. Süleyman. Bin (tanesi) sol kolunuz üzerine düşecek. çiftçi bağ diktiği zaman. Söyleyin bana. yaratıcısı Allah'a karşı günah işlemesin. . bir ziyafete Allah'ın tüm yaratıklarını davet etmeği düşünerek günah(zelle) işledi de. her şey günaha götüren kötü düşünceler için söylenir. düşmanı Pilatus'un oraya girmesine veya içine eşyalarını koymasına katlanır mısınız? Emin olun ki. ayırın. eğer kral Hirodes içinde oturmak arzu ettiği bir evi korumanız için size verecek olsa. Allah'ımız büyük sevgisinden. Şimdi. Şeytan'ın oraya girmesine veya içine düşüncelerini . aynı Davud aracılığıyla bizi koruyacağını va'd etmiştir. İşaya aracılığıyla dedi: «Bir anne kendi rahminin çocuğunu unutabilir mi? Fakat. iğvalara karşı ruhunu hazır et. bir on bin tanesi de sağ kolunuz üzerine düşecek ki. babamız Davud'un sözü sebepsiz değildir: «Bir kimsenin kalbinde yükselmek için kişi gözyaşları vadisinde oturur. (şeytanlar) yanınıza yaklaşmasın. insan paraları muayene eden bir banker gibi yapıp.ki. diktiklerini derine koymaz mı? Kesinlikle kor. şeytan günahı dikerken gözde veya kulakta durmayıp. size diyorum.» Ve.» «Hattâ. size diyorum ki. İşte böyle de. «Dünyada günah için(hiç) kaygı çekmeyen insanlar var olagelmiştir ve vardır. Bu bakımdan.» Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. söyleyin bana.» Ve.. ben içlerinde yerleşeceğim.» Ama. Bakın. Süleyman Peygamber'ın dediği gibi. gözetici olarak melekleri ve koruyucu olarak daim sağ olan Allah'ı varken Şeytan'dan kim korkar? Bununla birlikte. ne diyeyim ben? O. deyin bana.(şu da) gereklidir: «Sen Rabb'-dan korkmak için gelen oğlum. Allah'ın. şeytan nasıl günah işledi? Onun insandan daha değerli olduğu düşüncesiyle günah işlediği ortada. bu amaçla Süleyman der: «Tüm tutuşunla kalbini tut. (ve onlar) şeytan sizi yanıltmasın diye yollarınızı tutacaklardır.» 74. «Benim kanunumda yürüsünler diye. «Öğretmenlik edecek anlayış veriyorum sana. bunlar en büyük yanılgı içindedirler. hayır. Allah'ın mekânı olan kalbe geçer. ki Davud peygamber (şöyle) der: «Allah üzerinizde melekler görevlendirecek. mekânı olan kalbinizi korumanız için size verdiğini göre göre. Öyle de.zafer verir. peygamberi îşaya aracılığıyla bağırmaz mi: «Gözlerinden kötü düşüncelerinizi çekip. ve yürüyeceğin yollannda kendi gözümü senin üzerine dikeceğim. düşüncelerini muayene etmeli ki. o unuttuğu zaman.» «Şimdi söyleyin bana. bir balık hazırladığı her şeyi yiyerek onu doğrulttu. Allah'ın kulu Musa aracılığıyla dediği gibi.» «Öyleyse. bu nedenle Allah. düşünmeden günah işlemek mümkün olmadığından.

yerleştirmesine hiç katlanmamanız gerekir. Bu bakımdan, nasıl banker, Kayser'in resmi doğru mudur, değil midir, gümüş sağlam mıdır, sahte midir ve gereken ağırlıkta mıdır diye paraya dikkat ediyor ve bu nedenle onu elinde evirip çeviriyorsa, siz de öylece dikkat edin. Ah, deli dünya! Kuşkusuz, kendi kulların Allah'ın kullarından daha ölçülü ve sakıngan olduğu için, son günde Allah'ın kullarını ihmal ve dikkatsizlikleri nedeniyle azarlayasın ve yargılayasın diye, kendi işlerinde ne kadar da akıllısındır. Söyleyin bana şimdi, kim bir düşünceyi, bankerin gümüş bir parayı (muayene ettiği) gibi muayene ediyor? Emin olun ki, hiç kimse.» 75. Sonra, Yakup dedi: «Ey muallim, bir düşüncenin bir para gibi muayenesi nasıl olur?» İsa cevap verdi: «Düşüncedeki sağlam gümüş dindarlıktır. Çünkü dine aykırı her düşünce şeytan'dan gelir. Doğru resim, peşlerinden gitmemiz gereken kutsal (kul)ları ve peygamberleri örnek (almak) tır; düşüncenin ağırlığı ise, her şeyin kendisine göre yapılması gereken Allah sevgisidir. Böyle oldu mu, düşman, komşuna karşı araya din dışı düşünceler getirecektir, bedeni bozmak için dünyaya uygun (düşünceler); Allah sevgisini bozmak için dünya sevgisiyle (ilgili düşünceler).» Bartalemus cevap verdi: «Ey muallim, iğvaya kapılmayalım diye az düşünmemiz için ne yapmamız gerekiyor?» İsa cevap verdi: «îki şey gereklidir sizin için. îlki, kendinizi çok eğitmeniz, ikincisi de, az konuşmanızdır; çünkü, tenbellik her türlü kirli düşüncenin toplandığı bir bataktır. Çok fazla konuşmak ise, kötülükleri biriktiren bir süngerdir. Bu bakımdan yalnızca çalışmanızın vücudu meşgul etmesi değil, aynı zamanda ruhunun da ibadetle meşgul olması gerekmektedir. Çünkü, (ruh) ibadetten hiç bir zaman uzak durmamak ihtiyacındadır.» Temsil olsun diye anlatıyorum: «(Çalıştırdıklarının) hakkını vermeyen bir adam vardı, bu nedenle de, onu tanıyan kimse tarlalarını sürmeye gitmezdi. Bunun üzerine, lânetli bir adam gibi dedi: «Pazar yerine gidip, hiç bir şey yapmayan boş adamları bulacağım, onlar da boş olduklarından bağlıklarımı işlemeye gelecekler.» Bu adam evinden çıktı ve boş boş oturup, hiç paraları olmayan pek çok yabancı buldu. Kendileriyle konuşup, onları bağlığına şevketti. Fakat, onu tanıyan ve eli iş tutan hiç kimse o tarafa gitmedi. «(Çalıştırdıklarının) hakkını vermeyen şeytan'dır, çünkü o iş verir ve insan bunun karşılığında hizmetine sonsuz ateşler alır. Bu nedenle, Cennet'ten sürülmüş ve işçiler aramaya çıkmıştır. O, işlerine mutlaka, boş boş oturanları, en çok da kendisini tanımayanları koşar. Her ne

durumda olursa olsun, kötülüğü bilmek, ondan kurtulmak İçin yeterli değildir. Fakat, onu altetmek için iyiliklerle uğraşmak da gerekir.» «Size bir temsil (daha) anlatıyorum. Üç bağ tarlası olan ve bunları üç çiftçiye icara veren bir adam vardı. Birinci adam bağları nasıl işleyeceğini bilmediğinden, bağlar yalnızca yaprak verdi, ikincisi üçüncüye, bağlara nasıl bakılması gerektiğini öğretti; o da onun sözlerini en iyi şekilde dinledi ve kendisine anlatıldığı şekilde kendininkini işledi; o kadar ki, üçüncünün bağı çok (meyve) verdi. Fakat, ikinci zamanını yalnızca konuşmakla geçirerek, bağını işlemeden bıraktı. İcarları ödeme zamanı gelince, bağ tarlalarının sahibine birinci (adam) dedi:. «Efendi, bağ tarlalarının nasıl işleneceğini bilmiyorum, bu bakımdan, bu yıl hiç meyve alamadım.» 76. Bağ sahibi cevap verdi: «Ey aptal, sen dünyada tek başına mı yaşarsın da, toprağı işlemesini çok iyi bilen ikinci bağcının fikrini sormazsın? Belli ki, bana (hiç bir şey) ödemeyeceksin.» «Ve, böyle deyip, onu efendisine (borcunu) ödeyinceye kadar hapiste çalışmaya mahkûm etti; (fakat) sade dilliliğinden acıma (duyguları) harekete geçip onu salıverip, dedi: «Defol, benim bağımda daha fazla çalışmanı istemiyorum, senin borcunu ödemen için bu kadarı yeter.» İkincisi geldi (ve) ona (bağ) sahibi dedi: «Hoş geldin benim bağcım! Bana borçlu olduğun meyveler nerede? Kuşkusuz sen, bağların nasıl budanacağını en iyi bilen olduğundan, sana icara verdiğim bağım çok meyve vermiş olmalı.» İkinci (adam) cevap verdi: «Ey efendi, senin bağın öyle duruyor, çünkü, ben ne kök ve dalları budadım, ne de toprağı işledim; bu bakımdan, bağ meyve vermedi, ben de sana (borcumu) ödeyemiyorum.» Bunun üzerine bağ sahibi, üçüncü (adamı) çağırdı ve hayret içinde sordu: «Bana, kendine ikinci bağı icara verdiğim şu adamın, sana icara verdiğim bağın nasıl işleneceğini sana tam olarak anlattığını söyledin. Öyle de, nasıl olur da ona icara verdiğim bağ, hepsi aynı toprakken meyve vermemiş olsun?» Üçüncü (adam) cevap verdi: «Efendi, bağlıklar yalnızca konuşmakla işlenmez, fakat, bağının meyve vermesini isteyen günde bir gömlek terletmelidir. Ve, hiç bir şey yapmaz, ama vaktini konuşmakla harcarken ey efendi, senin bağcının bağı nasıl meyve versin? Emin olun ey efendi, eğer o kendi sözlerini uygulamaya koymuş olsaydı, bu kadar çok konuşamayan ben sana iki yıllık icarı öderken, o beş yıllık bağ kirasını verirdi.» «Efendi kızdı ve bağcıya sertçe çıkıştı: «Ve sen, kesilecek dalları

kesmeyip, tarlayı düzlememekle büyük bir iş yaptın. Bu nedenle de, sana verilecek büyük bir ödül var!» Ve, hizmetçilerini çağırıp, onu acımadan dövdürdü. Ve sonra da, onu her gün döven zalim bir hizmetçinin gözetiminde hapse koydu. Ve arkadaşlarının ricalarına bakıp da, hiç bir zaman serbest bırakmak da İstemedi.» 77. Bakın, size diyorum ki, Hüküm Günü'nde pek çokları Allah'a diyecek: «Rabb, biz senin kanununu va!z ettik ve öğrettik.» Bunlara karşı kuşlar bile haykırıp, diyecekler: «Siz başkalarına va'z ederken, kendi dilinizle kendinizi mahkûm ediyordunuz, ey günah işçileri!» «Allah sağ ve diridir ki» dedi Isa, «gerçeği bilip de aksini yapan, öylesine feci bir ceza ile cezalandırılacak ki, hani neredeyse şeytan bile ona acır duruma gelecek. Şimdi söyleyin bana, Allah bize kanununu bilmek için mi verdi, uygulamak için mi? Bakın, size diyorum ki, tüm ilmin amacı, bildiğini yapan bir akıla sahip olmaktır.» «Söyleyin bana, eğer bir kişi sofrada oturup, gözleriyle nefis etlere baksa, ama elleriyle kirli şeyleri seçse ve bunları yese bu bir deli değil midir?» «Kesinlikle öyle» dedi havariler. O zaman, İsa dedi: «Ey bütün delilerden de deli, sen ey adam, anlayışınla göğü bilir, ellerinle yeri seçersin; anlayışınla Allah'ı tanır, içinden dünyayı seçersin; anlayışınla Cennet'in zevklerini bilir, yaptıklarınla Cehennemin bayağılıklarını seçersin. Kılıcı Bırakıp da, savaşa kınıyla giden cesur asker! Şimdi, bilmezmisiniz ki, geceleyin yürüyen yalnızca ışığı görmek için değil, gerçekte, hana salimen varabilsin diye doğru yolu görmek için ışığı arzular? Ey, bin defa hakir görülüp, iğrenilmesi gereken dünya, çünkü, Allah'ımız kutsal peygamberleriyle hep kendi ülkesine ve dinlenme yerine giden yolu bildirmek istedi, fakat, sen şerli (yaratık), yalnızca gitmek istememekle kalmaz, daha kötüsü, ışığı hakir görürsün! Şu deveyle ilgili atasözü (ne) doğrudur: «Deve, kendi çirkin yüzünü görmek istemediğinden içmek için duru suyu beğenmezmiş.» îşte, kötülük yapan dinsizler de böyledir; kötü işleri bilinmesin diye ışıktan nefret ederler. Fakat, âklı olup da, iyi işler yapmamakla kalmayıp, daha kötüsü, (aklını) şerlerde kullanan, hediyeleri, (onları) vereni öldürmek için alet olarak kullanan gibidir.» 78. «Bakın, size diyorum ki, Allah şeytan'ın düşüşüne acımadı, ama, yine de Adem'in düşüşüne (acıdı). Bırakın, artık bu, iyiliği bilip de kötülük yapanın mutsuz durumunu bilmeniz için yetsin.» O zaman, Andreas dedi: «Ey muallim, böyle bir duruma düşmemek için, bilgiyi bir yana koymak iyi bir şey (o halde)!» İsa cevap verdi: «Eğer, dünya güneşsiz, insan gözsüz ve ruh da

.» Bakın. peygamberliği hakir gören. bu nedenle. çünkü o. güveyin evinden olanın evlenme (törenine) çağırılmasına gerek yoktur. Eyüb'ün bir hocadan ders almadığını biliyoruz. ekmek geçici hayat için iyi değildir. Allah'ın peygamberleri Allah'ın rahmet ve bereket evindedirler ve Allah'ın kanunlarını açık olarak içlerinde bulurlar.» Öyleyse. ebedî hayatı kesinlikle yitirecektir. Bu bakımdan. Allah'a iyi kulluk ederek Cennet'e. Allah'a kulluk etmeye uygun olanı kendine göstermesi için bir ışık yerleştirdi. size diyorum ki. yine de sönmez. törenin yapıldığı evde oturmaktadır. yalnızca peygamberi hakir görmekle kalmaz. Babamız Davud bu konuda (bakın) ne der: «Allah'ımın kanunu kalbimdedir. Allah'a kulluk etme arzusu vardır. peygamberi gönderen Allah'ı da hakir görmüş olur. onu yalnızca doğru olarak yaratmakla kalmadı. bilginin ebedi hayat için olduğu kadar. karşılık verdi: «Ey muallim. çünkü onlar. (bazı) kavimler gibi peygamberliği bilmeyenlere gelince. size diyorum ki. Çünkü. evet böyle bir insan Allah'ın rahmetinden uzak kalmayacaktır.» Ve. Çünkü o. evden uzakta olanlar (çağırılır). Şimdi. başkalarından görmediğini başkalarına yapmadan ve başkalarından aldığını komşusuna vererek yaşayacak olursa. hükmüm gözlerinizin önündedir. çünkü (yazılanlar) peygamberden size (kalandır). vatanımıza giden yolu öğretmek için ışığı yakarlar.anlayışsız iyiyse o zaman bilmemek de iyidir. bakın size diyorum ki. daha önce olmazsa .» 79. öğrenmenin iyi olup olmadığını şimdi biliyorsunuzdur herhalde. bu ışık günahlar nedeniyle kararsa bile. Bakın. böyle yörelerde bir insan kalbinin kendine gösterdiği biçimde. kanun hakkında Allah der: «Görün ki. Allah'ın kutsal (kulları) ve peygamber oldular. İbrahim de (aynı). size söylüyorum: Eğer. bir insanın Allah'ın peygamberlerinden ders alması gereklidir. Fakat. ve peygamberler hakkında bilgisi olmayana da nasıl öğretilecektir?» Isa cevap verdi: «Onların akidesi.» İsa cevap verdi: «Bakın. size diyorum ki. sahte ve yalancı tanrılara kulluk etseler bile. Allah'ı yitirmiş olup. Ah. O'nun yolu kazmakla yapılmayacaktır. gözleri hasta olanlara yardım ve kılavuzluk edilmesinin gerekli olduğu gibi. Dolayısıyla. oturacağınız zaman. aynı zamanda kalbine. her kavimde. tıpkı. yürüyeceğiniz zaman ve her zaman onun üzerinde düşünün. Ölürken. Öğrenmenin Allah'ın bir emri olduğunu bilmez misiniz? Şöyle diyor Allah: «Büyüklerinize sorun ve onlar size öğretsinler. öyleyken. Yakup karşılık verdi: «Peygamberler ölüyse bize nasıl öğretecekler. incelenebilsin diye yazılır. Allah'ımız insanı yaratırken. mutsuzdur bilgeliği hakir gören. bilmez misiniz ki. Fakat.» Yakup. Bakın.

hizmetçilerini çağırıp. Şimdi. fakat onlar Beni hakir gördüler. ama daha da. Allah Musa'ya ne demişti? «Onlar seni hakir görmediler. Danyal. Allah'ın kanun sevgisi için kanun verdiğini düşünüyorsunuz. Belki de. Kesinlikle böyle değil. salih amel işlemeyi öğrenmeye de harcamalıdır. tüm şeyleri yaratan ve ebedi Sübhan ve Kuddüs olan Allah'a kulluk etmeye çalışmayıp unutan dünya(dakiler)e yazıklar olsun. bir gün böyle bir çöl araziden geçerken. ve puta tapıcı hizmetçiler kalabalığı içinde yetiştirildiler. ve bölgesinde yalnızca meyve vermeyen çöl topraklar bulunuyordu. «Söyleyin bana. Bir örnek olarak anlatıyorum : «Büyük mal varlığı olan bir adam vardı. Fakat. îşte. nasıl ateş zeytin. salih amel işleyenleri Cehennem'in alevlerinden koruyacaktır. ama. insan Allah sevgisi için iyilik yapsın diye verir. «Allah böyle istiyor». tufan zamanında Musa nasıl yazıyor? Bana söyleyin. Allah Kendi sevgisi için iyilik yapan bir insan bulsa sanki onu hakir mi görecektir? Hayır. Allah'ımız nerede olurlarsa olsunlar. Ve. öyle de Allah'ımız. O der: «Nuh gerçekten. kendini memnun etmeye çalışmayan Hirodes'in şu kulu kimdir? (Var mıdır böyle biri?) Yalnızca çamur ve gübre olan bir bedeni memnun etmeye çalışıp da. «Allah böyle emrediyor» demek gerekir. eğer kâhinler Allah'ın ahd sandığını taşırken bırakıp . Sisian. o bitkiyi söktürerek bahçesine diktirdi. Yunan veya Ismaili demeden. yeryüzünün en rezil insanları arasında yaşadı. Azarya ve Mişael'le birlikte Buhtunnasır tarafından öyle bir şekilde tutsak alındılar ki. Lût. servi veya palmiye demeden kuru şeyleri yakar ve onları ateşe çevirir. tüm dikkatiyle hizmet ederek. böylesine güzel meyveleri verir? Onu kesinlikle kesmiyecek ve diğerleriyle birlikte ateşe vermeyeceğim. «Neden böyle yasaklıyor ve emrediyor?» demeden.Allah kendisine öğretecek ve rahmetle kanununu verecektir. Allah'ın peygamber gönderdiği yerde kendi hükmünü tümüyle reddedip peygamberi izlemek. meyvesiz bitkiler arasında güzel meyveler yeren bir bitki buldu. îşte böyle de size diyorum ki. Çünkü.» «Söyleyin bana.» 81.» Babamız İbrahim'in sahte putlar yapıp tapınan inançsız bir babası vardı. İsrail kavmi Musa'yı hakir gördüğünde. Allah sağ ve diridir ki.» 80. Allah'ın önünde rahmet buldu. kalbin orada durmasın ey Yakup. Bunun üzerine. insan tüm ömrünü konuşup yazmayı öğrenmeye değil. o zaman daha sadece iki yaşında idiler. onu kendilerine kanun verdiklerinden çok sevecektir. gerçekte Allah kanununu. bir çocukken Hananya. salih amellerde bulunan herkese merhamet eder. asla. bu adam dedi: «Bu bitki nasıl olur da. «Bakın size diyorum ki. Şimdi söyleyin bana. putatapıcılar arasında Eyub Uz'-dan başka nerede kaldı? Ve. Yahudi. «O neden böyle diyor?».» Ve.

ne de ipin olmadığını görüp dururken. sen bir İbrani olarak. kim benim verdiğim sudan içerse. bu onların büyük bir günahı değil midir?» Havariler bunu duyunca titrediler. anlıyorum ki. kadın dedi: «Ey Rab.» Kadın dedi: «Benim kocam yok. ama (bunu) susuz olanlara içmek için verirler.» Belli bir günün sabahında erkenden Isa. çünkü. Allah'ın sandığına yanlış dokunduğu için Allah'ın Uzza'yı öldürdüğünü biliyorlardı.» Ve Isa böyle deyip dua etti. fakat. Duasından sonra dedi : «Yarın Samiriye'ye varmamız gerekiyor.» îsa cevap verdi: «Git. çünkü. çünkü senin beş kocan oldu. bana nasıl içmek için (su) verecekmişsin?» Isa cevap verdi: «Ey kadın.» Kadın karşılık verdi: «Şimdi. sen bir . şimdiki ise kocan değildir. artık bir daha susamaz. ben Samiriyeli bir kadından içecek istemeye utanmıyor musun?» İsa cevap verdi: «Ey kadın. senden içecek isteyenin kim olduğunu bilsen. sonsuz hayata ererler. ikinize de içmeniz için vereceğim. Allah'ın kutsal meleği bana böyle dedi.yere düşürmüşlerse. o kadar ki. Ve dediler: «Böyle bir günah en feci olanıdır. kuyu derinken ve senin de su çekecek ne kovan. kim bu kuyunun suyundan içerse.» O zaman İsa dedi: «Allah sağ ve diridir ki. kocanı çağır. doğruyu söyledin. Samiriyeli bir kadın su çekmek için kuyuya gelmiyor mu! İsa kadına dedi: «İçmek için bana (su) ver!» Kadın cevapladı: «Şimdi. bir de ne görsün. bana bu suyundan ver.» îsa karşılık verdi: «Peki.» O zaman. Seyahat nedeniyle yorgun düşen Isa havarilerini yiyecek satın almaları için şehre gönderdi. Yakub'un yaptığı ve oğlu Yusuf'a verdiği kuyuya yaklaştı.» Kadın bunu duyunca şaşırdı ve dedi: «Rab. Allah'ın onunla her şeyi yarattığı ve ona uymakla size sonsuz hayat sunduğu sözünü unutmak daha büyük bir günahtır. bir kuyu taşının üstüne oturdu. Kendi de kuyunun yanına. belki de sen ondan içecek isterdin. susuzluk ona yine gelir. Ve.

çünkü. ona ruhtan ve gerçekten ibadet edilmelidir. kuşkusuz İsrail ailesine bir kurtuluş peygamberi olarak gönderilmiş bulunuyorum.» O zaman İsa sevindi ve dedi: «Gördüğüm kadarıyla ey kadın. yemeğe gelin. Süleyman mabedinde yapılmıştır. Allah ruhtur ve gerçektir. o geldiğinde bize öğretecek.» Kadın dedi: «Ey Rab. o zaman tüm dünyada Allah'a ibadet edilecek ve rahmete erilecek. (Bu durumda) gerçek ibadet edenler kimler olmuş oluyor?» 82-91. bu bakımdan bil ki. Kadın İsa ile konuşurken. kadın ayrılıp gidince dediler: «Muallim. Çünkü. Rab. onun için yaratmıştır Allah dünyayı. Allah'ın va'di Kudüs'te.» İsa karşılık verdi: «Ben öbür yemeği yemeliyim. bu kadın Allah önünde rahmet ve bereketin nasıl bulunacağını öğrenmeye çalışıyor. sen «Rabb'ın mabedi. (işte) bu kadın Hüküm Günü'nde seni Cehennem'e mahkûm edecek. benden sonra Allah'ın tüm dünyaya gönderdiği Mesih gelecek. halkımız (ise) bu dağlar üzerinde ibadet eder ve derler ki. Kadın karşılık verdi: «Biz Mesih'e bakıyoruz. Ve. Süleyman'ın yaptırdığı mabette ibadet ederler ve derler ki. siz Samiriyeliler bilmediğiniz şeye ibadet eder. havariler birbirlerine dediler: . başka yerde değil.» Sonra. 83. bu nedenle söyle bana. fakat. Mesih'in geleceğini?» Kadın cevap verdi: «Evet ya. inan bana. sana diyorum ki. yalvarırım : îbraniler. Mesih'in gelişini bilmen gerekmektedir. Ve. Kudüs'te Siyon dağı üzerinde. dedi: «Yazıklar olsun sana Yahudiye. bir başka yerde değil (ancak) orada (insanlar) Allah'ın rahmet ve bereketini bulurlar.» İsa cevap verdi: «Biliyor musun sen kadın. Ama. ibadet yalnızca Samiriye dağlarında yapılmalıdır. ve öyle de. «Samiriyeli bir kadınla böyle niye konuşursun?» demedi. Yine de kimse ona. Rabb'ın mabedi» diye büyüklenir ve sanki hiç Allah yokmuş gibi ömür sürer. O zaman İsa iç çekti ve ağlayıp. kadın su kabını bırakıp. dolayısıyla. Bölüm 82.» İsa cevap verdi: «Ben. çünkü. şimdi yüz yılda bir gelen sevinç yılı Mesih'le her yerde her (bir) yıla inecek.peygambersin. Bak. Ve.» Ve. sen mü'minsin. İsa'dan duyduğu her şeyi bildirmek üzere şehre koştu. o kadar ki. Sonra. kendini tümden dünyanın zevklerine ve kazançlarına verirsin. havarileri gelmiş ye İsa'*nın bir kadınla bu şekilde konuşmasına şaşıp kalmışlardı. belki de sen Mesih'sin. bir gün gelecek ve Allah rahmetini bir başka şehre gönderecek ve her yerde O'na gerçekten ibadet etmek mümkün olacaktır. Mesih'in inancıyla Allah'ın seçtiği herkes kurtulacaktır. kadına dönerek dedi: *Ey kadın. Allah her yerde gerçek ibadeti rahmet(iy)le kabul edecektir.» O zaman. fakat biz İbranîler bildiğimiz şeye ibadet ederiz.

» Ve. bu gece geçecek olan zamanı geri getirdi. (îsa'nın bulunduğu) yere gelip.«Belki. «Çünkü. Bunun üzerine îsa dedi: «Bilmez misiniz ki. O zaman. çünkü Sen rahmetinle her şeye başlangıç verdin ve adaletinle de hepsine bir son vereceksin. o kuşkusuz Allah'ın kutsal bir (kulu).» İsa dedi: «Öyleyse bakın.çünkü. şaşırıp kaldılar. istiyorum ki uyumayalım. işte bu nedenle kutsal melekler yemezler.». sonsuz iyiliğin içinde Sen ne kımıldarsın. «Üç ay.» Havariler bunu duyunca çok sevindiler ve dediler: «Muallim.» O zaman İsa dedi: «Hiç balla karışık gübre gördünüz mü?» Cevap verdiler: «Hayır Rab. tüm şehri ayağa kaldırmış ve İsa'dan duyduğu şeylerin hepsini anlatmıştı. şehirliler kadına dediler: «Senin söylediğin zamankinden daha çok onun mucizelerine ve sözlerine inanıyoruz. insanı yaşatan ve ona hayat veren ekmek değil. yalnızca Allah'ın iradesiyle beslenerek yaşarlar. Ve biz Allah'ın Elçisi'yîe birlikte ibadet ettik. Bu bakımdan. dünyada daha deli insanlar vardır. şu boş kovayı suyla doldurmak için getiren kadından başka kimse gelmedi. her zaman hamde lâyık Kadir ve Rahim olan Allah'ımızı ta'zim edelim ve her seferinde (şöyle) diyelim: «Sen yegâne Allah'ımız. îbadet edildikten sonra îsa dedi: «Allah'a şükredelim. kendileriyle kalması için ona yalvardılar. lekesiz hayat yaşayanların pek çoğunu şeytan aldatmış ve ibadet ederlerken. çünkü. Gece yarısı namazından sonra havariler İsa'nın yanına vardılar ve (îsa) onlara dedi: «Bu gece Allah'ın elçisi Mesih zamanında —Şimdi yüz yılda bir gelirken her yıl gelen sevinç (gecesi) olacak. Bize merhamet et. «Ey insanlar. ben de size diyorum ki. bize bu gece bazı hükümler öğret. Allah'a kullukla onlar dünyaya kulluğu karıştırırlar.» Ve.» dedi îsa. çünkü. hastaları iyileştirdi ve Allah'ın melekûtuyla ilgili dersler verdi. bize bu gece büyük rahmet indirdi. Sen'in başlangıcın olmadı. kabul ve itiraf ederiz ki.» «(Madem öyle). iradesiyle (gelen) Allah'ın sözüdür. daha çok. ben de size diyorum ki.O zaman. Sen'in insanlar arasında hiç bir benzerin yoktur. kendine inananların kurtuluşu için gönderilmiş bir peygamberdir. bugün toplanması gereken büyük bir hasat vardır. yüz kez rükûya varıp. Ama. Musa ve İlya ve yine bir başkası kırk gün kırk gece hiç yiyeceksiz (dururuz). çünkü. çünkü. gerçek yiyecek Allah'ın istediğini yapmaktır. nasıl dağ mısırlarla ağarmışsa. bu (satırları) yazana sorup dediler: «Buraya muallime yemek getirebilecek kimse geldi mi ey Barnabas?» O zaman (bu satırları) yazan cevap verdi: Gördüğünüz. bir yolcu İsa ile konuşup ona yiyecek bulmak için gitmiştir. Ve. ben onun sesini duydum. ibadet edelim.» 84. İsa gözlerini kaldırıp dedi: «Hasat (vaktine) ne kadar var?» Havariler cevap verdiler. bu şekilde biz. kimse bunu yapacak kadar deli değildir. sonra kendisini görmeye gelen kalabalığa işaret etti. çünkü. havariler İsa'nın sözlerinin anlamını bekliyerek. Çünkü. Ve. O kadar ki. bizi Sen yarattın ve biz Sen'in Ellerinin eseriyiz. gelin ve Allah'ın İsrail ailesine gönderdiği yeni bir peygamber görün» diyerek. ve (İsa) şehre girip onlarla iki gün kaldı. Şehre varan kadın.. Ve.. sonun da olmayacak. Ve. ne de herhangi bir arızaya uğrarsın. ibadetleriyle dünya işlerini .

kimseyi sevemiyeceğiz. Allah'ın yarattığı her şey iyi ve tamdır. Öyleyse. bu nedenle de. size diyorum ki. ancak Allah'ın düşmanı olarak (nefret edebilirsiniz). her iyi işte. aksine. iyi ameli bozulmasın. mutlaka. Ya ibadet ederken ne yapıyorsunuz? Ruhunuzu Allah'ın rahmetiyle günahlardan temizliyorsunuz. bana inanın ki. her dünyalık kelime. kendisiyle konuşmadığımızı görünce çeker giderse?» İsa cevap verdi: «Eğer alınırsa. bir insan iyilik yapar ve iyi (şeyler) konuşurken.» O zaman İsa dedi: «Bakın. dünyalık şeylerden söz etmek ister misiniz? (Aman) böyle yapmamaya dikkat edin. Bu bakımdan. herkes ibadet ederken Allah'la konuşur. Havariler cevap verdiler. o sizin bir arkadaşınız veya bir mü'min değil. çünkü. bu tip işlerden men etse. arkadaş sonsuz derecede sevdiğiyle zıtlaşmaya katlanamaz. Allah sağ ve diridir ki. (İsa) ateşli bir ruhla konuşmuştu. eğer. ve dediler: «Ey muallim. Dikkat edin. hayır. insanla konuşacağız diye. Hayır. tedbirli olun ve arkadaş olarak sevdiğinizi sevmeyeni seçmeyin. çünkü.» O zaman. her iyi şeyi engellemekten başka bir işe bakmaz. her zaman kötülüklerin men edilmesini isteyen Allah'a hizmet eder. sizi bekletti diye alınır mısınız?» Kesinlikle hayır. kim yaratılandan nefret ederse Yaratan'-dan da nefret eder. Arkadaşın ne demek olduğunu biliyor musunuz? . «Doğruların doğrusu. çünkü. sizin için günah dışında herhangi bir şeyden nefret etmek meşru değildir.» Isa cevap verdi: «Bakın. konuşanın ruhu üzerinde şeytan'ın bir gübresidir. Çünkü. alınır da. kolayca bulunmaz. Çünkü. kim onu daha iyi olmayan herhangi bir şeyi bahane ederek engellemeye çalışırsa şeytan'a hizmet eder. Allah'la konuşmayı bırakmanız doğru olur mu? Bundan dolayı. gerçekte inanmayanın biri ve şeytan'ın yoldaşıdır.kanştirmışlar. Söyleyin bana. Havariler cevap verdiler: «İyi eder. onun yoldaşı (bile) olur. Allah'tan korkan kendini dünyanın işlerinden ayırmalı ki. Doğru değil mi?» dedi Isa. bu adamın yaptığı nedir?» dedi İsa. eğer Hirodes'in bir seyis yamağıyla konuşmaya gitseniz ve onu Hirodes'in kulağına söz anlatırken bulsanız.» O zaman Matta dedi: «Öyleyse. Fakat. «Bir adam kötü işte bulunduğu veya kötü sözler söylediği zaman. şeytan'ın iyi bir kulu (demektir) o. size diyorum ki. arkadaşınızı kralın sevdiğini görerek rahat edersiniz. o.» 85. havariler titrediler. Allah'a kendinden çok saygı gösterdiğiniz için arkadaşınızın alınması doğru olur mu? İnanın bana.» «Şimdi ben size ne diyeyim? Allah'ın dostu ve mukaddesi Süleyman Peygamber'in dediği gibi diyeyim size: «Tanıdığınız bin kişiden biri arkadaşınızdır.» İsa dedi: «Ben de size diyorum ki. biz ibadet ederken bir arkadaş bizimle konuşmaya gelirse ne yapalım?» Isa cevap verdi: «Bekletin ve ibadeti tamamlayın. aksine. arkadaş tek bir şeydir. biri onu düzeltmeye gidip. Öyleyse. Allah'ın insan için bırakılması şeytan'ın arzusudur. o kadar ki.» Bartalemus dedi: «Ama. bu zamanda Allah'ın gözünde çirkinleşmişlerdir. ibadet için yıkanırken. ama kolayca yitirilir. neden böyle biliyor musunuz? Söyleyeyim size: Çünkü. Allah'ın bir yaratığı olup. Bu. hiç bir pis şeyin kendinize dokunmamasına dikkat ediyor musunuz? Evet. eğer beklettiğimiz zaman alınırsa. şeytan'dan bile Allah'ın yaratığı olarak nefret edemez. güneşin daima karanlığı sürüp çıkarmaya çalışması gibi. Söyleyin bana. Çünkü şeytan. ibadet ederken.

burada bir şer vardır. çünkü. eğer bir kişi Allah'ı nasıl seveceğini bilmezse. diğerleri vardır. kolayca aldanırsınız. çünkü. eğer o her şeyin üstünde Allah'tan korkuyor ve dünyanın fani şeylerini hakir görüyorsa. salih amelleri nasıl sevdiğine ve hepsinin üstünde kendi bedeninden nasıl nefret ettiğine bakın ki. eliniz veya ayağınız sizi günaha itiyorsa. Bakın. sana öğreten . Fakat.» 87. Teddeus karşılık verdi: «Ya. Eğer. Çünkü.Arkadaş. yalnızca ruh doktoru demektir. tüm dünya kötülükler içinde yüzüyor çünkü. kendisi doğrulsun. Ve böyle de. güzel ailesine.) Fakat. çünkü. oldukça yoksul olandır) . Bu bakımdan. nasıl kişi. denizin derinliklerine dalsaydı. gerçek arkadaşı kolayca bulasınız. iki el veya iki ayakla Cehennem'e gitmekten daha iyidir. göklerin melekûtuna bir ayak veya bir elle girmek. hastalığı bilip de. ve en kötüsü de. vay o adama ki. böylelerini arkadaş edinmeyesiniz. Eğer bu adam boynunda bir el değirmeni taşıyıp. önce. onu çıkarıp atın. şöyle ki. «Arkadaşınız şöyle olsun: Sizi doğrultmak isterken bile. aynı şekilde. Senden daha kötü olan arkadaşını böyle yaparsın. sizin anlattığınız gibi olmayan bir arkadaşı olacak olursa. kısa zamanda parça parça olacağım. ben bunu ne yapayım? Muhakkak. Yine de. doğruya yöneltmekten anlayan arkadaşlar da (çok seyrek bulunur. bir adamın şans eseri. güzel şekline ve güzel sözlerine bakmayın. arkadaşını yanlışlara çağırıp yardım eden ve sonunu kendi kötü sonuna benzetendir. Tökezlerin gelmemesi olmaz. bedeni aklı bırak ve doğruca gerçeği bul. her zaman salih amellerle meşgul oluyor ve kendi vücudundan zalim bir düşman gibi nefret ediyorsa. ey muallim? Ne yapsın o? Ondan vaz mı geçsin?» İsa cevap verdi: «Gemisini kârlı olduğu sürece kullanan. gözünüz sizin bir günah nedeniyse. hataları bilip. başkalarını ne şekilde seveceğini nasıl bilir? Kesinlikle imkânsızdır bu. kendini sevmeği bilmezken. onun güzel soyuna.» İsa cevap verdi: «Ey Petrus. Eğer. Ama. Ama yine de. onu Allah'ın size verdiği bir hediye olarak sevin. Dikkat edin ki. böylesi Cennet'in anahtarıdır. tökezler onun vasıtasıyla gelir. sizin Allah sevgisi için her şeyden geçmenizi isterken bile.» Petrus seslendi: «Rab. sevgin onda kalacak şekilde sevmeyeceksiniz. güzel evine. (bu şekilde) bir puta tapıcı olursunuz. kendinize arkadaş seçeceğiniz zaman (çünkü. kendini ne şekilde seveceğini nasıl bilir. arkadaşlarının hatalarını görmezlikten gelen arkadaşlara sahiptir pek çokları. «Vay haline tökezlerden dolayı dünyanın. onları mazur görür. hiç arkadaşı olmayan. zararlı hale geldiğini gördüğü zaman da bırakan denizcinin yaptığı gibi yapsın. Çünkü. senin için bir tehlike olduğu şeylerde eğer Allah'ın rahmetinden ayrı düşmeyeceksen onu terk et. bu şekilde Allah (onu) daha büyük sevgiyle süsleyecektir. gerçekten onlar düşmandırlar ve ruh katilleridirler. hayır. komşusuna karşı suç işlemesinden daha iyi olurdu. bir diğerleri onları dünyevî bahanelerle savunur. «Ama söyleyin bana. tek bir gözle Cennet'e gitmek. güzel giysisine.» 86. gerçek bir arkadaş bulan Cennet'in zevklerinden birini bulmuştur. ikisiyle birlikte Cehennem'e gitmekten daha iyidir. Allah'*tan nasıl korktuğuna. Allah'a hizmet için kendini bile feda etmeniz onu memnun etsin. ilâcını vermekten anlayan iyi bir doktoru çok seyrek bulursa. böyle bir arkadaşı. çünkü. dünyalık şeyleri nasıl hakir gördüğüne. şu bu değil. Çünkü. (yine) aynı şekilde yapın. hayır. size diyorum ki.

petrus. Bu bakımdan. sana diyorum ki. Allah'ın adaleti tarafından sertçe cezalandırılırsın ve sözlerin hiç meyve vermez.» 88. cezaya çarptıran ise cezaya çarptırılacaktır. onunla aynı çatı altında durmaz. eğer Allah nimetiyle sana yardım etmese. onu azarlıyarak dedi: «Böyle demekle aptallaşıyorsun. oraya kendi ayağını koymazsın. onu kâfir yerine koy. yine de düzelmeyecek olursa. sana işlerinde yardım eden ayağındır. ey muallim?» İsa cevap verdi: «Onun seni kaç kez bağışlamasını istiyorsan. bunları onlar denk geldiğince taşlarla ve demir çekiçlerle mi yıkıyorlar? Emin ol ki hayır. Cennet'e bilgisiz.» Petrus karşılık verdi: «Onu nasıl düzeltmeliyim?» îsa cevap verdi: «Kendinin nasıl düzeltilmesini istiyorsan öyle. kardeşini kazanmış olursun.» îsa. sana bir~şeyler alıp veren de elindir.» Petrus karşılık verdi: «Kardeşimi kaç kez bağışlamalıyım. sen de başkalarına öyle katlan. yoksulların içinde yemeklerini pişirdikleri toprak kaplar var ya. bunlar senin için günah nedeni olursa.» Petrus dedi: «Günde yedi kez mi?» îsa cevap verdi: «Yalnızca yedi kez değil. büyük amellerle ve zengin gitmekten daha iyidir. bu bakımdan. ondan daha kötü olursun.» . Cehennem'e gidecektir onlar. gem at için ve dümen gemi için önemli değildir. ben daha kötüsünü yaparım yarın. bir kaç amelle ve yoksul gitmek. onu yeniden düzelt. Davud ve Süleyman'a ve gelip geçen daha pek çoklarına hüküm verdi? Bunlara Allah. îsa böyle söyleyip. înan bana Petrus. çünkü. kötülüklerin kökünden kazınması için kılıç vermiştir. o kadar. aklında olsun ki. ey Barnabas! Bak. çünkü sana söylüyorum ki.» O zaman bu (satırlar) ı yazan dedi: «Yanıklar olsun reislere! Çünkü. bir kişinin görmesini engelleyen her şeyi fırlatıp attığı gibi. Ama. reisin devlet için gerekli olduğu kadar. insan merhametle düzelir.senin gözündür. bunların yerine sıcak suyla (yıkamıyorlar mı?) Kaplar. kendini daha iyi görmeyesin. onu her gün yetmiş çarpı yedi kez bağışlayacaksın. Eğer düzelirse sevin. kardeşin sana karşı günah işlerse. onun oturduğu masada yemek yemez ve onunla konuşmazsın. yemek eşyası ateşte yanar. Seni Allah'a kulluktan alıkoyan her şeyi. çünkü. ve düzelmeyecek olursa git ve durumu kiliseye anlat. Cehennem'e akıllı. kardeşini düzelteceğin zaman kendi kendine şöyle diyesin: «Eğer Allah bana yardım etmezse. ama. Söyle bana Petrus: Şu.» Ve. fakat. yeniden git ve iki tanık çağırıp. onları bırak. düzelmezse. demirle parça parça olur. onun bugün yaptıklarının. Samuel'e. kendinden çıkar at. Yuşa'ya. Ve. yerine şöyle diyesin: «Petrus. çünkü. o kadar ki.-bağışiayan bağışlanacak. sert ve haşin olursan. fakat. bunun. git ve onu düzelt. Başkalarının sana nasıl katlanmalarını istiyorsan. Ama. hangi nedenle Allah Musa'ya. banyo vücut için. Dolayısıyla. yürürken ayağını koyduğu yeri bilirsen. Petrus'u yanına çağırdı ve ona dedi: «Eğer. merhametle kardeşini düzelttiğin her vakit Allah'ın merhametini çekersin ve sözlerin meyvesini verir.

bu (satırları) yazan dedi: «Şimdi. başkalarını cezaya çarptırma hak ve yetkisi yalnızca hakimlere aittir. kendi payıma onun kötülüklerini daha fazla hatırlamam. size diyorum ki. daha çok zekât verir ve daha çok oruç tutarlar. Ve. îsa cevap verdi: «Tevbe etmek için vakti olduğu sürece bekle. Kadir ve Rahim olan Allah'ımız onu böyle bekler. ebediyen lanete uğradılar.» îsa cevap verdi: «Allah'ın seni beklediği kadar. Allah aşkına imanı öğret. iman da birdir. Çünkü. Namaz bitince. ben böyle açık açık söylüyorum size.» Anlıyor musunuz?» dedi îsa. münafıklar ve goyimler Allah'ın dostlarından daha çok namaz kılar. her şeyden önce Elçisi'ni yaratmış olan Allah. çünkü. kalbinizi günahkâra karşı merhametten kesmeyi hiç bir zaman düşünmezsiniz. ki günahkâr. hakim de suçluları cezaya çarptırmalıdır.» Pek çokları bunu yerine getirdiler de. çürümüş bir azanın oğlundan kesilip atılmasını emrederse. o da ağzını açtı ve dedi: «Yaklaş Yuhanna. O dedi: «Şu saatte günahkâr günahlarına ağlasın. Allah demedi ki.» O zaman. inançları olmadığından. Petrus üzüldü ve diğerleri de (üzüldüler) . bu bakımdan. nasıl baba. îsa cevap verdi: «Eğer sağlam anlayış sahibiyseniz ve kendinizin günahkâr olduğunuzu biliyorsanız. sabah namazını kılma vakti. sorduğun her şeyi sana anlatacağım.» 89. söylemek istenileni anlamadılar. Çünkü. Ve. bize daha açık konuşun. Bu nedenle.» îsa dedi: «Neresini anlamadınız?» Cevapladılar: «Oruçla birlikte namaz da kılan pek çok kişinin lanete uğramasını.» O zaman Yuhanna dedi: «Bize. dişlerinin altında nefes alıp verecek bir ruhu oldukça tevbe etsin diye beklenmelidir. nasıl Allah birdir.» O zaman. Allah'ın seçtiklerini mühürlediği bir mühürdür: mühür ki. Elçisi'ne vermiş ve O'nun ellerinden seçilmiş olan herkes imanı almıştır. ey Barnabas. Ama. «Şu saatte günahkâr oruç tutacak. Bunun üzerine. Petrus dedi: «Kardeşimin tevbe etmesi için ne kadar beklemem gerek?» İsa cevap verdi: «Seni ne kadar beklemelerini istiyorsan o kadar. Havariler cevap verdiler: «Kısmen anladık. cezaya çarptırma ve bağışlama hükümleri nasıl verilmeli?» îsa cevap verdi: «Herkes hüküm verici değildir: -Çünkü. ben de. zekât verecek. havarileri yeniden İsa'nın yanına geldiler. 90. namaz kılacak ve hacca gidecek ve ben de onu affedeceğim. îsa dedi: «Bakın.» Petrus karşılık verdi: «Herkes bunu anlamaz. çünkü bu gün. O'na her şeyden önce.» Bunun üzerine kalkıp yıkandılar ve her zaman Sübhan ve Azîm Allah'ımıza ibadet ettiler.» îsa cevap verdi: «Şimdi. Fakat. sen de kardeşini bekle. öyle de. Allah sevgisi için tevbe edemezler ve böylece lanete uğrarlar. sanki Allah'ın benzeriymiş (resmiymiş) ve Allah'ın yaptığı ve söylediği şeylerin hepsiymiş gibi imanı . kısmen de anlamadık. İman. tüm beden çürümesin diye.O zaman.» «Bunu da anlamazlar» dedi Petrus.

» Ve. sen kimsin ki. çünkü. vali ve başkahin konuşup dediler: «Kardeşler. Sonra da ne derse ona inanırız. Sonra. bu nedenle de. kaynak olarak Allah ve sözüne sahiptir. ama iman asla yanılmaz. kardeş!» O gün. oğul edinmez. «Allah böyle diledi».» 91. bazıları İsa'nın dünyaya gelen Allah olduğunu söylerken. başkâhinin alnında Allah'ın kutsal adı. Ve. Çünkü. Bu zamanda Yahudiye'nin her yanında. olur ya. sana diyorum ki. Bunun üzerine. kırk gün demeden tüm Yahudiye silahlandı. Teta Gramaton (aslından aynen alındı) olduğu halde kâhinlik cübbesini giyip at üzerinde merasimde görünmesi gerekti. işte. İbranîler'i karıştırıyorlardı. İsa'nın kendilerini ziyaret etmeye gelen Allah olduğunu söyleyerek. zekâtı ve haccı hiçe indirmek için çalışmaz. «Hayır. hemen hemen her zaman yanılır. yapıcısına diyecek mi ki. Bu olaylar nedeniyle. «Neden» i nasıl bırakalım?» İsa cevap verdi: «Öyle değil.» Bunun üzerine herkes sustu. «Neden'i bırakmak olacaktır.» Bunun üzerine Yuhanna sustu. imanla Allah'ın tüm seçtikleri kurtulur. halkı susturmak için. öylesine büyük bir fitne doğdu ki. Mizpeh'de. inanmayanları daha bu işleri yapmaya iter. Bu nedenle şeytan. kararlaştırıldığı biçimde herkes söyleyeceği şeye göre Isa'ya inanmayı kalbine koydu. neden böyle yaptın? diyecekmişsin? Toprak kap. Nasıralı İsa ise Allah'ın bir peygamberidir» diyorlardı. -Böyle yaptı Allah». tüm gayretiyle imanı hiçe indirmek için sancılanır durur. çünkü. diğerleri. herhangi bir kimsenin iman olmadan Allah'ı memnun etmesinin imkânsız olduğu da kesindir. bir diğerleri de. mü'min imanla her şeyi birinin gözleriyle gördüğünden daha iyi görür. Ve. vali ile başkâhin tarafından. «Neden» Cehennem'-in kapısıdır. gözler yanılabilir.vermiştir. O Allah'ın oğludur» diyor. İsa hakkında büyük bir dedikodu vardı: Romalı askerler şeytan'ın çalışmalarıyla. birbirlerini kucakladılar ve birbirlerine şöyle dediler: -«Beni affet. orucu ve namazı. kardeş kardeşine karşı durdu. insanın karşılığını almadan çalıştığını görmekten zevk alır. «Hayır. benzer şekilde vali Pilatus ve Hirodes de ata bindiler. İsa'nın bulunduğu yeri bildirecek olana büyük ödüller verileceği ilân edildi. kuşkun kalmasın diye. «beni neden su tutmak için yaptın da. Bana inan. hatta. «Neden böyle dedin ey Allah. o kadar ki. «Neden?» sorusunun insanları Cennet'ten çıkardığını ve şeytan'ı en güzel bir melekten çirkin bir cine çevirdiğini görerek. böyle yapmakla emniyet içinde yaşarsın. fakat susmadılar. Isa devam etti : «Allah bir şey söylediği zaman ey insan. çünkü îsa hayattadır ve ona baş vurup. her biri kılıçlı ikiyüzbin kişiden oluşan üç ordu toplandı. kendisi hakkında ifade vermesini istememiz gerekir. almak için yapmadın?» Bak. Ve. Onlara karşı Hirodes konuştu.» O zaman Yuhanna dedi: «Şimdi biz. çünkü Allah insana benzemez. . ilmin kapısı olduğunu göre göre. Bunun üzerine. oğul babasına. bu (fitne) İsa'nın gösterdiği büyük mucizeler nedeniyle doğmuştu. çünkü. bu savaş şeytan'ın çalışmasıyla doğuyor. çünkü. Ve. ve en emin yol da. Bu bakımdan iman özenle bilhassa korunmalıdır. Fakat. silahlarını bırakıp. her iğvaya karşı şu sözle kendini güçlendirmen gerekir: «Allah böyle dedi».

kimse îsa'nın ne dediğini duyamıyordu.92-101. Hirodes ve başkâhinle birlikte oraya varınca. Bu durum karşısında. Bunun üzerine İsa büyük bir aah çekti ve dedi: «Gidin benim önümden ey deliler. Bu (süre) geçince. bir kez daha konuştu: «Göğün huzurunda itiraf ediyor ve yer üzerinde oturan her şeyi tanıklığa çağırıyorum ki. ben sizin dediğiniz. O zaman İsa dedi: «Ne belli. şeytan'dan günahkârlar üzerindeki egemenliğini Allah inşallah alır. ey İsrailîler. o kadar ki. görüyor (sunuz) ki.» Ve. sizi buna iten bin kez lanetli şeytan!» Ve bunu deyip. îsa orada havarileriyle birlikte kırk gün kaldı. soğuk ve sıcak dertlerini çeken bir insanım. yemek için yiyecek almayı bile unutmuşlardı. bunu dediğinde kalabalık yaklaşıyordu ve kendisini tanıdıkları zaman. Ve. «Hoş geldinler sana ey Allah'ınız!» diye bağırmaya ve Allah'a yapıyorlarmış gibi saygı gösterilerinde bulunmaya başladılar. İsa'nın çevresinde bir çember oluşturdular. O zaman. küçük büyük herkes İsa'yı görmek için şehirden çıktı. İsa'nın Allah olduğuna inananlardan biri tarafından görüldü. herkes atından inip. Allah hükmünü vereceği zaman. İsa sus işareti olarak elini kaldırdı ve dedi: «Siz var ya siz. sözlerim benim insandan öte olduğuma inananların her birini bir kılıç gibi delip geçecektir. -«Allah'ımız geliyor» diye bağırıp. O zaman. askerler İsa'nın başkâhinle konuşmasını dinlemek . çünkü kadınlar. Allah bundan dolayı kutsal şehir üzerine. Allah'ın hükmüne tabi. ben. kutsal meleğin sözü üzerine Sina Dağı'na gitmiştik. çünkü. Bu sırada biz. çok büyük bir atlı kalabalığı gördü ve bundan Hirodes ve başkâhinle birlikte valinin gelmekte olduklarını anladı. îsa. bunun üzerine öylesine bir yas yükseldi ki. Ve. ağlamaya başladılar. Ve. Kudüs'e gitmek üzere îsa Erden ırmağına vardı. Bunun üzerine. bir insan olan bana Allah'ımız demekle büyük hata işlediniz. iki gün Erden yakınındaki görülen yerlerde İsa'yı aradılar ve üçüncü gün öğleye doğru. belki onlar da delirmiştir. o kadar ki. Bu bakımdan. onu yabancılara köle ederek ağır bir belâ indirir Ey. böyle dedik (ten sonra) îsa. ben yerin açılıp da iğrenç sözlerinizden dolayı sizinle birlikte beni yemesinden korkuyorum!» Bunun üzerine insanlar dehşete kapılarak. aynı şekilde İsa'yı bulmak için atla çıkan Hirodes'e bir elçi gönderdiler. halk ağlamayı bırakınca.» Ve. korkarım ki. havarileriyle birlikte Musa'nın kitabına göre ibadet için temizlenirken buldular. Bölüm 92. çocuklarını kucaklarına almışlar. Bu durumu anladıkları zaman vali ve başkâhin atla çıkıp. şeylerin tümüne yabancıyım. 93. İsa'yı Erden yakınında görmüş olduğuna tanıklık etti. Bunun üzerine sevinçlerin en büyüğüyle. şehir boşaldı. Isa bir kez daha sus işareti olarak elini kaldırdı. ölümcül (bir) kadından doğmuş. diğer insanlar gibi yeme ve uyuma. İsa iki elleriyle yüzünü tokatladı. Ve.» Vali. halk arasındaki fitnenin yatışması için. onu almaya hazırlan!» diyerek tüm şehri ayaklandırdı. Ve. yeri insanlarla dolduran kalabalığı görünce çok şaşırdı ve havarilerine dedi: «Belki de şeytan Yahudiye'de fitne uyandırmıştır. şehre varınca da. «Allah'ımız geliyor ey Kudüs.

ey başkâhin. herkes itiraf eder ki. söyleyin bana ey vali ve sen ey kral. senin yüzünden ortaya çıkan fitneyi kaldırmaya razı olasın. ilk doğanları öldürdü ve denizi yardı da. senin Allah olduğunu haykırıyorlar. Allah'ın hükmüne tabi. îsa saygıyla kâhine yaklaştı. o. bunlardan hiç birini yapmış değilim. orada Firavun'u boğdu.» îsa cevap verdi: «Dediğiniz doğru. Çünkü. Ben. tüm İsrailîler kuru ayakkabılarla geçerlerken Yuşa'nın Ürdün'ün orta yerinden on iki kabileye aldırttığı oniki taştan birinin üzerine çıktı ve yüksek sesle dedi: «Kâhinimiz yüksek bir yere çıksın da. güneşi yerinde durdurdu ve Erden (ırmağını) yardı. Ve. bazıları da bir peygamber olduğunu söylüyor. ve herkesin çektiği dertlere maruz bir insanım ben. ben. çünkü bizim kanunumuza yabancısınız. ama o İsa'nın önünde rükûya vanp. ne dediğini anlamıyoruz. Çünkü. yeniden dedi: «Göğün huzurunda itiraf ediyor ve yer üzerinde oturan herkesi tanıklığa çağırıyorum ki. Fakat. benim insandan öte olduğum (şeklinde söyledikleri) şeylerin tümüne yabancıyım ben. îlya gökten görüne görüne ateş ve yağmur indirdi. bazıları Allah'ın oğlu olduğunu. Musa'ya gelince. vali ve Hirodes dediler: «Efendi. şeytan kötü şeyler yapıyor. Musa'nın bir asayla suyu kana. çiği fırtınaya ve ışığı karanlığa çevirdiğini görürsünüz. tozu pireye. herkes itiraf eder ki o şu anda ölmüş bir adamdır. siz böyle dersiniz. bazıları Allah olduğunu söylüyor. Bu günah nedeniyle kutsal şehir üzerine büyük intikam gelmez inşallah. Ve. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. oradan benim sözlerimi tasdik . îlya'ya gelince. kutsal insanlar. başkâhin ve kral.» îsa cevap verdi: «Ve sen. ben bunları da henüz yapmadım. «Yaptığına dikkat et. insan bir dükkân gibidir. Ardından. neden sen bu fitneyi yatıştırmadın? Sen de mi yoksa aklını yitirdin? Allah'ın kanunu ile birlikte peygamberlikler öylesine nisyana (unutulmaya) terkedilmiş ki. vali. Bu bakımdan. bu bakımdan. burada diğer insanlar gibi yaşayan. sana yürekten rica ediyorum ki. herkes itiraf eder ki. Roma valisi ve kral Hirodes'le buraya gelmiş bulunuyorum. ey şeytan'ın aldattığı lanetli Yahudiye!» 94.» Sonra. bu nedenle. şu anda ölmüş bir adamdır. Çünkü. insanın senin yaptığını yapması imkânsızdır.isteyen halkı tutamıyorlardı. tapınmak istiyordu ki. halk sıkıştığından. Yuşa. o bir insandır. İsa bağırdı. Yahudiye senin alâmetlerin ve öğretinle öylesine kaynıyor ki. Nasıl ki. Ve.» 95. ey yaşayan Allah'ın kâhini! Allah'ımıza karşı günah işleme!» Kâhin karşılık verdi: «Şimdi. çünkü. Oraya rızasıyla giren çalışır ve orada satıcılık yapar. Allah'ın dostları. Kadir ve Rahîm. îsa bunu söyleyip. kâhin dedi: «Allah bizi bağışlasın ve sen bizim için dua et. bir kadından doğma. Ve. (aynı şekilde) Allah'ın kudretiyle. Yerleri kaplayan kurbağa ve fareleri Mısır'a getirdi. İsa'dan halkı susturması için. yani. Allah insanda iyi şeyler yapar. O zaman İsa. bunları da yapmış değilim. ey Allah'ın başkâhini. dediğin şeyi söylemekle büyük günah işledin. Ve. Allah'ımızın ahdini ve va'dini okursanız. yüksek bir yere çıkıp halka konuşmasını rica ettiler. Eğer.» O zaman. insanların hakkımda dedikleri. Yuşa'ya gelince. her zaman Sübhan ve Kuddüs Allah'ımızı bilmeyenlerin akıllarının kavrayamayacağı şeyler yapan daha pek çok peygamberler.

» Ve. milletimizi sakinleştirmek için senin kim olduğunu bilmemiz gerekiyor.karşılık verdi: «Aynen böyle yazılıdır orada. uyumadığından ve her hangi bir eksiklikle ma'lûl olmadığından. Dua bitince kâhin yüksek bir sesle dedi: «Dur îsa. bize merhamet et. ki günahınızı idrak edebilesiniz.» Bunun üzerine. îsa ellerini kaldırarak. kâhin oraya çıktı. Bu durum karşısında. gökler göğünün onu ihata edemiyeceği yazılıdır.etsin. benim bir başlangıcım oldu. Allah'ın ebediyete kadar ahdi olan Musa'nın kitabında yazılıdır dediği şeylere bakarak tevbe edin.» İsa karşılık verdi: «Ben. Allah'ımızın başlangıcı olmadığı ve hiç bir zaman sonunun da olmayacağı yazılıdır.» Kâhin. herkes duysun diye. kutsal şehrin güvenliği. ölümlü ve Allah'tan korkan bir . halka dönerek dedi: «Kâhinin. îsa dedi: «Allah'ımızın her yerde olduğu ve vurup düşüren ve bütünleştiren ve razı olduğu her şeyi yapan O'ndan başka hiç bir ilâh olmadığı yazılıdır. îsa dedi: «Allah'ın değişmeyen cisimsiz ve hiç bir şeyden oluşmaması nedeniyle görünmez ve insan zihninden gizli olduğu yazılıdır. halk sesli sesli ağlayıp dedi: «Günah işledik sana karşı Allah'ımız Rabb. kutsal şehir ve Allah'ın insanları için dua etti. çünkü ben görünen bir insan ve yeryüzünde yürüyen diğer insanlar gibi ölümlü bir çiğnem çamurum. senin hükmüne getireceğim inancım budur.» «Öyle yazılıdır» diye karşılık verdi kâhin. Ve.» Ve. İsa dedi «Allah'ın yemediğinden. Allah'ın kızarak onu milletlerin ayaklarının altına teslim etmemesi için Isa'ya dua et diye hepsi de yalvardı. İsa.» İsa dedi: «Allah'ımızın yalnızca Kendi Sözü'yle her şeyi yaratmış olduğu yazılıdır. Herkes bağrışıyordu: «Amin.» «Aynen öyledir» dedi kâhin. Davud soyundan Meryem oğlu îsa. tersine inanacak herkese karşı şahit olarak. O zaman îsa ellerini yukarı kaldırarak dedi: «Allah'ımız Rabb.» Bunun üzerine. amin!» 96. ona ayrıca dedi: «Yaşayan Allah'ın va'dinde ve ahdinde. «Öyledir» dedi kâhin.» «Süleyman Peygamber de böyle söyledi ey îsa» dedi kâhin.» «Öyledir. sonum da olacak ve (ben) bir sineği (bile) yeniden yaratamayan biri(yim). çünkü. hiç bir şeye ihtiyaç duymadığı yazılıdır. îsa dedi: «Allah'ımız sınırsız ve sonsuz olduğundan. gerçekten» dedi kâhin.

sen Allah'ın bir peygamberi ve bir mukaddesisin. Allah beni dünyadan çekip alınca.» O zaman. Allah'ın ne dilediğini bize ilân edecek ve dünyaya Allah'ın rahmetini getirecek olan. împaratorluk iradesiyle kimse sana bundan böyle Allah veya Allah'ın oğlu demeyecektir. Bu bakımdan. şundan ki. kendisine inanacak olanların kurtuluşu için Allah'ın merhametini getirecektir. şeytan dinsizleri benim Allah ve Allah'ın oğlu olduğuma inandırarak.» Kâhin karşılık verdi: «Sözlerinden ve alâmetlerinden. çünkü böyle va'd etmiştir Allah. Allah aşkına bize Mesih'in ne şekilde geleceğini anlatasın. şeytan'-dan insanlar üzerindeki egemenliği (ni) alacak. Bu nedenle. Çünkü. tüm Yahudiye ve İsrail adına senden rica ediyorum ki. babamız İbrahim'e. Mika ve Yeremya zamanında da görülebileceği . sen beklediğimiz Allah'ın Mesihi misin?» İsa cevap verdi: «Allah'ın böyle va'd ettiği doğrudur. çünkü sizin ışık umduğunuz yere karanlık gelecektir. kutlu Roma senatosuna o şekilde yazacağız ki. ki ben buna üzülüyorum.» Kahin karşılık verdi: «Allah'ın Elçisi geldikten sonra. Bu nedenle size diyorum ki. Allah'ın mukaddesi. ortada otuz mü'min ya kalacak. bana teselli veren. onun dininin sona ermeyecek ve Allah tarafından el değmeden korunacak olmasıdır. «Senin soyundan yeryüzünün tüm kabilelerini kutsayacağım» diye va'd etmişse de. Bunun üzerine Allah dünyaya acıyacak ve herşeyi kendisi için yaratmış olduğu Elçisi'ni gönderecek. bize gerçeği söyle.» Hirodes karşılık verdi: «Bu tür dinsizlerin huzuruna geleceği Allah'ın adaletli hükmü nasıl bir şeydir?» İsa cevap verdi: «Ne adalettir ki. dedi: «Üzme kendini ey îsa. çünkü. şeref ve azametin Allah'a verilmesine çalışıyorum. O güneyden kuvvetle gelecek ve putatapıcılarla birlikte putları yok edecek. (tüm dünyayı) kontrolüne alacak olan Elçi'nin gelmesindedir. (daha) başka peygamberler gelecek mi?» İsa cevap verdi: «Ondan sonra Allah tarafından gönderilen gerçek peygamberler gelmeyecek ama. kendilerini. çünkü o benden önce yaratılmıştır ve benden sonra gelecektir. bizim zamanımızda bu fitne bir daha olmaz. "MUHAMMED O'nun kutlu adıdır" «O'nun ayakkabı bağlarını çözecek değerde değilsem de. hakkımdaki her batıl düşünceyi yok edecek ve dini tüm dünyaya yayılıp.insanım ve şan. Yanında. İsa dedi: «Sözlerinizden teselli bulmuyorum.» 97. Fakat ben kuşkusuz o değilim. lanete götüren bir yalana inanır. Mesih'i Allah'ın bize herhalde göndereceği yazılıdır. pek çok yalancı peygamber gelecek. ben yeryüzünün tüm kabilelerinin beklediği Mesih değilim. biz ne olursa olsun inanıyoruz ki.» O zaman. bu şekilde sözlerim ve akidem öylesine tahrif edilecek ki. Allah. şeytan Allah'ın adaletli hükmüyle onları yerlerinden kaldıracak da. babamız İbrahim'e. benim kitabımı bahane edinip gizleyecekler. Ve. senden rica ediyorum. kurtuluşa götüren gerçeğe inanmayan. vali ve kralla birlikte kâhin cevap verip. Onun sözlerine inanacak olanlara (ne) mutlu. ya kalmayacak. fakat benim tesellim. Allah'tan O'nu görme rahmet ve bereketini aldım.» îsa cevap verdi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Fakat.» Kâhin cevap verdi: «Musa'nın kitabında. bu lânetli fitneyi yeniden çıkaracak.

kurtuluşa elçim olarak göndereceğim ve senin sözün gerçek olacak. Ardından İsa. Isa'ya olan özlemleri nedeniyle yanlarına almayı unuttuklarından iki gün ekmeksiz kalan ve bundan dolayı çiğ ot yiyen (kişilerdi) bunlar bu bakımdan. içlerinden seni bir elçi yapacağım. Allah dedi: «Bekle Muhammed. her benzer kendi benzerini sever. çünkü senin uğruna Cennet'i. Ve sonra ekmeği bölüp havarilere verdi. inançlarını anlayıp. kalabalık böyle deyip. Bunun üzerine herkes elini gözlerine koyup. göğsümün içinde kalbim Allah korkusuyla titreyip duruyor. MUHAMMED O'nun kutlu adıdır.üzere. Allah'a dua etti. kâhin dedi: «Mesih'e ne ad verilecek ve hangi işaret (ler) onun gelişini ortaya koyacaktır?» İsa cevap verdi: «Mesih'in adı hayranlık uyandırır. Fakat senin dinin düşmeyecek. İsa ile ilgili ve akidesi ile ilgili büyük görüşmeler yapmış olarak. dünya hep gerçek peygamberleri horlamış ve yalancıları sevmiştir. dünyaya göndereceğim zaman. vali ve Hirodes'le birlikte ayrıldılar. Bundan sonra kâhin. onlan şakirdi olarak seçti. yolculuktan yorgun düşmüş. O kadar ki. havariler (de) kalabalığa verdiler. ekmeği alıp. 99. yetmiş iki (kişi) yi. bu durum karşısında îsa. bize elçini gönder! Ey Muhammed. Ve. O zaman İsa dedi: «Allah'ın adıyla! (Bismillah)» ve. Senato İsraililere acıyıp. Bu hüküm. her birinin birazcık tatması için bile. onları dağıttı. on ikiyle birlikte çağırdı ve kendisi bir taşın üzerine oturup. yoksa düş mü görüyorum?» Ve. bu (durum)u sezince onlara acıdı ve Filipus'a dedi: «Açlıktan helak olmamaları için bunlara nereden ekmek bulacağız?» Filipus cevap verdi: «Rab. dünyanın kurtuluşu için çabuk gel!» 98. diğerleri gibi ayrılıp gidememişlerdi. Seni. çünkü Allah ruhunu yaratıp da.var. kadın ve çocuk olmayan beşbin kadar kişi kaldı. Ve. . Roma'ya.» Ellişer kırkar otlar üzerine oturdular. vali bunu yerine getirdi. ikiyüz altın bu kadar ekmeği satın alma (ya yetmez)» O zaman Andreas dedi: «Burada beş somunu ve iki balığı olan bir çocuk . kâhin. Herkes yedi ve herkes doydu. Allah'a şükredip. kim seni lanetlerse lânetlenecektir. dedi: «Uyanık mıyım. Çünkü. dediler: «Ey Allah.» O zaman. onlan da yanına oturttu.» O zaman. bir ah çekişle ağzını açtı ve dedi: «Bu gün Yahudiye'de ve İsrail'de büyük bir kötülük gördük. Yahudilerin peygamberi Nasıralı Isa'ya 'Allah' veya 'Allah'ın oğlu' diyenin öldürüleceği hükmünü verdi. Erden yakınındaki Tire'de çölün boş bir parçasına çekilen İsa. öyle ki. O zaman İsa. bakır üzerine kazınıp mabede kondu. gök ve yer düşecek. ve balıkları da böyle yaptılar. dünyayı ve yığınlarca yaratığı yaratacağım. büyük mucize nedeniyle kendilerinden geçmiş gibi bir saat öyle kalakaldılar. Bakın. Bunun üzerine. kalabalık seslerini yükseltip. O zaman İsa dedi: «Artanları toplayın. ve öyle bir (kötülük ki). fakat ayrılmak istemeyen yetmiş iki kişi vardı. göksel bir nur içine koyduğu zaman ona (bu) adı kendisi vermiştir. Senato'ya tüm meseleyi yazmasını validen rica etti. Kalabalığın büyük bölümü ayrıldığı zaman. fakat bu kadar (kişi) için nedir ki bu?» İsa cevap verdi: «Kalabalığı oturtun. kim seni kutsarsa kutsanacak.» Havariler parçaları toplayıp on iki sepet doldurdular.

eğer havarilerine tevbe etme şekli sorulursa. Allah kendisini şeytan'ın eline verdi. Aynı zamanda onu acı bir hastalıkla çarptı. Abşelom saçını her şeyden çok severdi de. diyorum size: çünkü.» O zaman. Şimdi. İsrail herhangi bir şeyi sevip. 100 «Allah sağ ve diridir ki kardeşler. üç kez O'ndan merhamet isteyelim. bunu yapacaktı. yedi yıl süreyle bedeninden kurtlar çıktı. Bir genç bir hanımı sevdiğinde. çünkü. kendilerine dedi: «Barnabas ve Yühanna benimle kalsın yeter. ne cevap versinler?» İsa karşılık verdi: «Bir adam cüzdanını yitirdiğinde. Allah da böyle yapar. Yoab tarafından öldürüldü. Allah kendi şanını kıskanır ve İsrail'i bir sevgili gibi sever. Allah için din adamlığı ve kutsal mabetten daha kıymetlidir? Bununla birlikte. Allah da böyle bir şeyi hiçe indirir. namaz bittiğinde. Allah'ın peygamberlerinin dokunmak (korkusuyla) titrediği tüm kutsal şeyler kötülük dolu kafirlerin ayakları altında ezildi İbrahim. bu (saç) kendisinin asıldığı bir ipe döndü! Suçsuz Eyüp. balta.» Öyle yapalım» diye karşılık verdi havariler. . çünkü Allah bana her hastalık üzerinde yetki vermiştir. başkasını (severse). Bu bakımdan. Yeremya peygamber zamanında insanlar Allah'ı unutmuşlardı ve tüm dünyada bir benzeri yok diye yalnızca mabetle öğünüyorlardi.» Havariler korku içinde ağlayarak cevap verdiler: «Bize ne emredersen yaparız. siz diğerleri tüm Samiriye. îsa tüm şakirtlerini ve havarilerini çağırıp. bunun üzerine Allah İbrahim'in kalbindeki bu şerli sevgiyi öldürmek için. o zaman Allah gazaba gelip. Yahudiye ve İsrail'e varıp. Yahudiye ve İsrail yörelerine gidip. o kadar ki.» O zaman îsa dedi: «Üç gün namaz kılıp oruç tutalım. ona oğlunu boğazlamasını emretti. o kendisini sevmez de. Davud Abşelom'u şiddetle sevdi ve bu nedenle Allah. kurtların oğlunu yediğine inandı ve böylece ağlaya ağlaya on yıl geçirdi.size diyorum ki. Ve. hangi şey burada. Israililer'in günahı başka günahlardan üç kez daha ağırdır. O kadar ki. yeryüzünde. O kadar ki. tevbeyi anlatın. oğlu İsmail'i hak olandan biraz daha fazla sevdi. oğulun babasına isyan etmesine hükmetti ve (oğul) saçından asılıp. yedi oğlu ve üç kızını (gereğinden fazla) sevecekti ki.Ey Allah'ın korkunç hükmü. bundan sonra da her akşam ilk yıldız görünüp. on iki İsrail kabilesine aldanmamaları için va'zlarda bulunmalısınız. kızar ve rakibini öldürür. bıçak kesmiş olsaydı. biliyorsunuz. üç kez daha namaz kılıp. bir orduyla Babil kralı Buhtunnasır'a kutsal şehri aldırdı ve kutlu mabetle birlikte yaktırdı. hastalar için de dua edin. Babamız Yakup Yusuf'u öteki oğullarından daha çok sevdi: bunun üzerine Allah onu sattırdı ve bu aynı oğullara Yakub'u aldattırdı. Allah bana kızar diye korkuyorum. (şeytan da) onu bir günde yalnızca oğullarından ve zenginliğinden yoksun bırakmakla kalmadı. bu (satırlar)ı yazan dedi: «Ey muallim. kesip devirmek için ağaca inmek üzeredir. çünkü. onu görmek için yalnızca gözünü mü. Üçüncü günün bitiminde dördüncü günün sabahı. bu nedenle de Allah'ı unutur.

hayır. size bu gün genel olarak tevbeden söz edeceğim ve bir(iniz)e söylediğimi hep(iniz)e söylüyorum (demektir). onların size karşı işledikleri suçtan dolayı değil de. İnsan günah işlediği zaman. tevbe bir başka şeyden daha fazla olarak salt Allah sevgisi için yapılmalıdır. nasıl ağlayacağımız. ödüllerini yitirdiklerinden dolayı üzüldüklerini bilseniz. Cennet'i yitirdiklerinden dolayı pişman olanlara işte böyle yapacaktır. nasıl faaliyet göstereceğimiz.» 102-111. Allah. boş vaktin yerine faaliyette bulunma. onda Allah sevgisi yoktur. masal söyleme ibadete. . Cehennem'i kazandığı için büyük pişmanlık gösterdi. (Öyle de.veya almak için yalnızca elini mi. der: «Ey Rabb. şehvetin yerine arılık. Bu nedenle burada. kötü yaşantının ters yüzüdür. nasıl namaz kılacağımız ve infakta bulunacağımız sorulursa ne cevap verecekler? Ve. enkaz haline gelir. «Her bina. «Bakın.» «Söyle bana. O şekilde ki. her hayvan tabiatı gereği. Cennet'i yitirip. hiç yoktan sana karşı aşırı giden suçluya bak. kendilerine nasıl kederleneceğimiz.» 101. nasıl tevbe edileceğini bilmiyorlarsa. Bunun yerine utanarak Allah önünde secdeye varır. kurtuluşunun temelini yitirmiş olur. onu bulmak için ruhunun tüm gücünü kullanır. Yaratıcı'sından nefret eder o. Bu bakımdan. Aksi halde tevbe etmek boşuna olacaktır. hiç merhamet (yüzü) görmeyecek artık o. (işe) temelden başlamak gerekir. nasıl oruç tutacağımız. uyuma yerine gece ibadetleri. neden biliyormusun? Çünkü. ibadet ettiği zaman. içinde Yaratıcı'sına karşı yaptığı şeyi cezalandırma arzusu duymalıdır.) size diyorum ki. gülüp eğlenme yerine oruç.» «Öyleyse bil ki. O'nsuz kurtuluş olmaz. doğru mudur bu?» «Doğrudur» diye karşılık verdi havariler. bu bakımdan. Bunun gibi. ama. temeli çekip alındığında yıkılıp. size diyorum ki. her duyu günah işlerken yaptığının tam tersine dönmelidir. kendilerini bağışlar mısınız? Kesinlikle. Bölüm 102. ya da sormak için yalnızca dilini mi öne sürer? Kesinlikle hayır. hırs ve tamah da sadaka vermeye dönüşsün. Sevinç yerine keder konmalı. O zaman İsa dedi: «Bizim kurtuluşumuzun temeli Allah'tır. çünkü. İnşallah her şeye tam olarak cevap vermek arzusundayım. arzu ettiği şeyi yitirirse yitirilmiş olan (bu) iyilik için kederlenir. doğru olarak nasıl keffarette bulunacaklar?» İsa cevap verdi: «îyi sordun ey Barnabas. Günahkar Nasıl Tevbe Etmelidir? Sonra İsa dedi: «Tevbe. (Durumu) size bir benzetmeyle anlatayım.» O zaman. Ama. bırakın bunu. gülme yerine ağlama. tüm bedenini öne sürüp. gerçekten tevbe edecek olan günahkâr da. sana kulluk etmesi gereken zamanda. bu (satırlar)ı yazan karşılık verdi: «Ama. köleleriniz size karşı suç işleseler ve siz de. nasıl arı-duru kalacağımız. Bütün iyiliklerin düşmanı olan şeytan. Allah'tan Cennet dilenmeye veya Cehennem'den kurtulmayı (istemeye) kalkışmaz. bu (satırları yazan) cevap verdi: «Doğruların doğrusu. Doğru değil mi?» O zaman.

günah. günah nedeniyle Allah'ın merhametinden ayrılan ruha ağlamaz. Bir günahkârın ağlaması. burada tüm şeyleri zahmetle elde edersin ve her iyi çalışma sürekli günah işlemekle senden. eğer kral bunu bilmiş olsa.» Bartalemus dedi: «Rab. Ey zavallı insanlık. gözünden düştügünü görüp onu köleleştirir. pis dünyaya mahkûm edildin. Bu bakımdan dediğiniz gibi olacak. gün be gün çalışarak kazandığı her şeyden yoksun bırakılarak büyük acılar çekti. ey zavallı. bu dünya. Çünkü. sana Cennet'i bahşetti.yaptığının düşmanın olan şeytan'ın eliyle değil. insanın helaki için şeytan'dan gelir de. kalbi ağlamaya yabancı olduğu için ağlayamayan kimse ne yapsın?» İsa cevap verdi: «Gözyaşı dökenlerin hepsi ağlamıyor. insana gelen her belâ kurtuluşu için Allah'tan gelir ki. Mutlaka buradan fark ediyorsunuz ki.» O zaman İsa ağlayarak dedi: «Yazıklar olsun dünyaya.» «Kölelerinden birini oğul edinen ve mülkündeki her şey üzerine efendi yapan bir kral vardı. gemisi fırtınaya tutulup parçalandığı zaman yitirdiği şeyleri ağlamakla geri getirebilecek olsa ne yapar? Belli ki. «Günahkârın ağlaması. en büyük günahkâr olan herkesten daha çok güler. (oturup) acı acı ağlar. yani Allah. «Söyleyin bana. denizci. bu adam şu veya bu vakit güle (bili) r?» «Kesinlikle hayır» (diye) cevap verdi havariler. Ve. insan kayıp peşindedir. bu tükeniş ruhu günahtan korur. üzüntünün ağırlığı nedeniyle dünyevî sevginin tüketilmesidir. Allah sağ ve diridir ki. size diyorum ki size. alınır. Eğer Allah. şundan ki.» 103. adalet isteğine oranla Allah'tan daha çok merhamet görecektir. Ah (şu) insanın deliliği (ah). ey Bartalemus. (ama yine de) göz yaşı döken bin kişiden daha çok ağlayan insanlar bulunur. aynı zamanda hakir görülüp. Allah seni bir oğul(hikayecikteki mecaz anlamında) olarak seçip. insan ağladığı her şeyde günaha girer de. ve daha kötüsü. Fakat. o. şeytan'ın etkisiyle Allah'ın gözünden düştün ve Cennet'-ten atılıp. iğrenç bir saygısızlıktır günahkârın gülmesi. o kadar ki. Siz sanır mısınız ki. babamız Davud'un haklı olarak söylediği gibi. insan buna üzülmez. kâr değil. yalnızca içten içe değil. çünkü Sen bana hiç bir zaman bu hayırsızın hak ettiği kadar çok azap etmezsin. O kadar ki.. çünkü sonsuz azap kesindir onun için. «çünkü.» «Böylece. ve böylece . bir babanın ölmek üzere bulunan oğluna ağlaması gibi olmalıdır. İstediğin biçimde cezalandır. Senin elinle cezalandırılmasını diliyor. yalnızca günahına ağladığı zaman (girmez). bu tevbe biçimine sarılan günahkâr. gözlerinden hiç yaş düşmeyen. öyle oldu ki. Ama. şerli bir adamın kandırmasryla zavallı kralın gözünden düştü. Ama. bir göz yaşları vadisidir. dünya sadece güler. gerçekten tevbe edene denizin suları kadar göz yaşı verecek olsa. günahlarına gülen ve onlar için ağlamayan günahkarı ebedi ölüme çarptıracaktır. çok daha fazlasını arzular. gece gündüz (demeden) ağlar. ama sen orada. dinsizler Senin yaratıkların karşısında sevinmesinler. ceza ver ey Rabb. (daha) buna sevinmesi gerekir. Şimdi. aynen öyle de. nasıl güneş ışığı en üste konanı bozulup çürümekten korursa. her halde o. kendinden ruh(u) ayrılan bedene ağlar da.» «Emin olun ki.

Allah. Cennet'i ve daha başka şeyleri doldurmak için gidecek kum taneleri sayısınca büyüktür. Fakat. yükü azaldıkça daha hızlı giden at gibidirler. yine (yer) birince göğe oranla bir iğnenin ucu gibidir. yer en yüksek gökten dörtbinbeşyüz yıllık bir yolculuk uzaklığında (olmakta) dır. Cennet'e oranla bir nokta gibidir. hem içte sevgisi. Fakat. Birinci gök aynı şekilde İkinciye oranla bir nokta gibidir ve bunun gibi tüm gökler bir sonrakinden daha küçüktür Fakat tüm göklerle birlikte yerin tüm büyüklüğü. yoksa ölürüz» diye haykırmışlardı? Ve. insana benzeyen bir yanı var (demektir). anlamı göz önüne almalıdır. babalarımız. tüm gökleri. günah kendinin. bir kum taneciği gibidir. hemen hıçkırıklarını koyuverenler. gökler dokuz (tanedir) ve birbirlerine olan uzaklığı.» O zaman. insanın (herşeyi) Allah'ın elinden aldığını söylüyorsun. herşey Allah'ın elinden gelir. îsa dedi: «Ruhumun huzurunda durduğu Alah sağ ve diridir ki. Allah bize konuşmasın. Allah'ın (Arşı?) önünde Kâinat bir kum taneciği kadar küçüktür. seve seve dökeceği bu küçücük damlayı da tüketir. bir başka şey için değil. Allah babalarımıza Sina dağında konuşmak dilediği zaman. Bu da yerden beşyüz yıllık bir yolculuk uzaklığındadır.» . birinci göğün yerle olan uzaklığı kadardır. Allah'ın yol ve yöntemleri insanların yol ve yönteminden o kadar uzaktır. «Eğer. «Allah Öylesine ölçümlenemezdir ki. «Mutlaka. Ve Allah('ın Arşı?) Kâinat'tan. sizin için bir girişimde bulunmam gerekiyor. Hirodes sana tutman için bir gömlek verse ve ardından onu senden çekip alsa. bir Yeremya gibi olacaktır. yeryüzü üzerinde küçük bir çamur parçası olan insanla herhangi bir şekilde oranlanabilir mi? öyleyse. ağlamasına neden yoktur. çünkü.» Matta dedi: «Ey muallim. gök yerden ne kadar uzaksa. Size diyorum ki.bu arzu.» 105. îsa dedi: «Şimdi. şimdi de. însan. Size diyorum ki. ey aptal adam? Madem senin olan senin. tüm Yahudiye önünde Allah'ın insana hiç benzemediğini itiraf ettin. yanan bir ocağın bir damla suyu tükettiği gibi. öyleyse sen bunun için ağlayacaksın. dışta göz yaşı olan insanlar da vardır. Allah'ın eli olduğuna göre. Bu büyüklük ölçülemez değil midir?» Havariler cevap verdiler: «Evet. o halde. O'nu anlatmaktan titriyorum. bu şekilde o.» îsa cevap verdi «Yanılgı içindesin ey Matta. bakın bakalım. bu senin için bir ağlama nedeni olur mu?» «Hayır» dedi Yuhanna» O zaman. mutlaka. çıplak kelimelere değil. dikkat edin de eğer ebedî hayatı elde etmek istiyorsanız. insan hiçbir şey yitirmediği zaman. Bu bakımdan. Şimdi. olmadı. insan konuşmasını bizimle Allah arasında bir yorumcuymuş gibi görerek.» 104. Ama. Allah'ın istediği zaman eîindekini çıkarma kudreti olmasın mı. Bilmez misiniz ki. kelimelerin dış (biçim) ini değil. ve kelimelerin anlamını bilmeyen pek çokları da bu şekilde yanılmışlardır. Allah İşaya peygamber aracılığıyla ne dedi (bilmez misiniz) ki. «Bize sen konuş ey Musa.» O zaman Yuhanna dedi: «Ey muallim. anlama bakın. Allah. ağlamada göz yaşından çok üzüntüye bakar. insan günahtan başka şeyler üzerine ağlamakla nasıl kaybeder?» îsa cevap verdi. Öyleyse. yitirdiği zaman da yoktur.

îsa böyle deyip Allah'a şükretti ve halkımızın kurtuluşu için dua etti. ve nasıl beden yemekle yaşıyor ve ruh da bilgi ve aşkla yaşıyorsa. «Allah'ın bunu vardır». nefis ve ceset. «Siz kendinizi aldatıyorsunuz» dedi İsa. her biri kendi başına ayrı üç şey: Ruh. bu bakımdan. böylesi doğrudur. yaptığı işe göre kısımlara ayırıp. «Allah böyledir» gibi (sözler) söylemek? Deyin bana. ama nefsi nasıl yarattığını henüz işitmediniz. burada kişinin bir damla tuzlu sudan denizi tanıdığı gibi. Bu bakımdan. Ya. Ruh ve nefis birbirine öylesine bitişiktir ki. Cennet'te olduğumuzda. insanların büyük bölümü ruh ve nefsi bir ve aynı şey olarak görür ve onu özde değil de. Ey aptallar.» İsa cevap verdi: «Bu doğru değil. düşünür ve yaşar. insanın nefsi var mıdır?» «Evet» (diye) cevap verdi havariler. bitkisel ve zihinsel ruh diye adlar takar. insan duyularından gizlidir. hayatımız konusunda pek çokları aldanıyor. hepimiz de «Amin» dedik. Allah'ın üzerinde hakimiyeti bulunan nefsi vardır. nefis kendisini terkettiği zaman bayılanda görüldüğü gibi hemen bulunabilir.» Ve. kör. çünkü ruh. ruh birdir.» «Dersime dönecek olursam. duygusal. duyular olmadan hayat. Çünkü böyle bir hakimiyete sahiptir Allah'ımız. nefis hayatı terk ettiği zaman insanın hayatı olmaz. Allah'ımız ruhu ve bedeni duyduğunuz gibi yaratmıştır. Ama bakınn. fakat nefis duyduğu korku nedeniyle veya ruhun duyduğu üzüntü nedeniyle ayrılır. nefsi Allah zevk için yaratmıştır. o da yalnızca bununla . çünkü insan. insan yalnızca günahı için ağlamalıdır. ruh ayrıldığı zaman hayattan yoksun olur. «çünkü. O zaman îsa dedi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki.» Teddeus dedi: «Öyleyse madem. eğlencelere ve ziyafetlere gidip duran insan nasıl ağlayacaktır? Bu ateş çıkaracakmış gibi ağlayacaktır o! Eğer nefisleriniz üzerinde hakimiyetiniz varsa. Çünkü. bir insan bayıldığı zaman?» O zaman havariler şaşırdılar. biz de Allah'ı tanıyacağız. yarın inşallah size hepsini anlatacağım. mucize dışında bir daha bedene dönmez.Havariler karşılık verdiler: «Yalnızca Allah bilebilir kendini ve (durum) gerçekte İşaya peygamberin dediği gibidir: «O. size diyorum ki. içinde hayat olsun da nefsi çalışmasın?» «Hayır» dedi havariler. hiç (bulamayacaklar) ama. günah işlemekle insan Yaratıcı'sını bir yana iter. îsa yine dedi: «İnsanı meydana getiren üç şey vardır. hayat olmadan zihinsel ruhu nereden bulacaklar? Emin olun ki. Çünkü. 106. îsa dedi: «Bir insan bulunabilir mi ki. sağır.» Teddeus karşılık verdi: «Ey muallim. size diyorum ki.» îsa cevap verdi: «Yine mi geriye dönüp. dilsiz ve kötürüm insan için nefis nerdedir? Ya. Sabah namazını bitirince İsa bir palmiye ağacının altına oturdu ve havarileri orada kendisine yaklaştılar.» İsa cevap verdi: «Evet. ziyafetleri oruca çevirmelisiniz.

insan yaşarken dünyanın bu güzel şeylerine ihtiyaç duyduğundan. bırakın da nefsi kırsın ve Rabb'ı olan Allah'ı bilsin. Anlıyor musunuz? Bakın. öte yandan. oruçla ilgili olarak bu (kadar) size yetsin. hasta olan adam.» 108. onu cehenneme ve acımasız kar (lar) a ve buz (lar) a mahkûm etti. bırakın böyle yaptığına üzülsün. çünkü şeytan her iyi işi. size diyorum ki. Söyleyin bana. kendisine. nefis dinsizlerde nasıl çalışır? Emin olun ki. sonsuz üzüntüden başka hiçbir zevkin olmadığı Cehennem'in durumunu koysun önüne. onlar iğrençleşirler ve hiçbir salih amelde bulunmazlar. bir tek zerresi tüm dünyanın zevklerinden daha büyük olan Cennet'*in zevklerini koysun önüne. Nasıl. Bu nefis şimdi. «Ve. vücudun uyuması ve ruhun uyuması diye iki tür uyuma varsa. Zevkin kendisini. bütünden yoksun kalmaktan ve azap içinde kalmaktan daha iyidir. kesinlikle. o kendisinin Allah olduğunu söyledi. hastalanmamak için bu yemeği bırakır. dünyanın bu iyi şeylerinde nefse uyarak yaratıcısı Allah'a karşı günaha sürüklediğini görür. Şimdi. tek bir damla sudan ebediyyen yoksun kaldı. Günahkâr da böyle yapmalıdır.» 107. daha çok.» «Allah sağ ve diridir ki. size diyorum ki. hasta düşüp. «İyi oruç tutmak için zengin ağırlayıcıyı hatırlamanız gerek. burada. Bu bakımdan. günah nedeniyle Cennet'in zevkinden yoksun bırakılmasının kızgınlığıyla ruha karşı isyan halindedir. Ama. ölmekten korkarak. şeytan. Allah onu. uyanık olmakta. pişman olan orucundan dolayı övünmemeli ve oruç tutmayanları hakir görmemelidir. bu kendisini Allah'tan. burada oruç gereklidir. onun bedenî zevk (ler) -le yaşamasını istemeyen için. bunda da başarılı olamazsa. böyle de. Ve. Belli bir yemeğin kendisini hasta ettiğini gören. kendini onlardan daha üstün tutarak bedeni yemekten yoksun bırakmak ve ruhu gururla doldurmak iğrenç bir şeydir. yeryüzünde kırıntılarla yetinen Lazarus Cennet'in dopdolu nimetleri içinde ebediyyen yaşayacaktır. (şimdi de) uyanık olmakla ilgili size söyleyeceklerime kulak verin. Ve. perhizsiz olanlara deli mi diyecektir? Kesinlikle hayır. ama tam tersini yapar. çoğu elde etmek için azla yetinmek. Öyleyse. Pişman olup oruç tutan. kendisine karşı inançlı bir köleden asî bir düşmana dönüştüğü için pişman olanın (iyi işlerini) yok etmenin yollarını arar. orucunu yalnızca bedensel yemeğe dayandırtmanın çaresini arayacaktır. Çünkü. kaba yemeklerle yetinmelidir. Allah'ın kanununu bırakarak nefsin peşinden gittiklerini görüyorsunuz. yiyeceğini alıp da besininden yoksun bırakınca. nefsin oruçtan nefret ettiğini görünce de. yediğine üzüldükten sonra. bunun yerine. Aksine. başkalarından da öte. çünkü. ardından zevk sefa içinde yaşaması için onu aşırı derecede oruç tutmaya çağıracaktır. onu manevî zevk (ler) le beslemeye çok büyük ihtiyaç vardır. Bu bakımdan. hayatından yoksun bırakmakta ve sonsuz Cehennem ölümü vermektedir. bir insan ısıran köpeğe ve tepen ata lezzetli yemek verir mi? Hayır. şimdi söyleyin bana.(zevkle) yaşar. Bu bakımdan. lezzetli yemekler de yememelidir. hiç yemek yemeyen. Bu şekilde kolaylıkla durgunlaşacaktır o. çünkü. fakat daima günah işleyen kendisine benzemesi için. oruç tutmasına neden olan günahı için üzülmelidir. Böyle de. doktorun kendisine verdiği perhizden dolayı böbürlenip. «Bakın. azın içinde tepinip. vücut . günaha üzülmenin peşinden gelen ilk şey oruç tutmaktır. onu yaratan Allah. Ve. burada yeryüzünde her günü zevk sefa içinde geçirmek isteyen. Allah'ın bir kölesi ve O'nun ellerinin işi olduğunu itiraf etti Ve. pişman olan tedbirli olsun. onlarda Allah gibidir o. çünkü. fakat. bırakın. Ama. oruç tutmayanları hakir görüp. perhiz verilmesini gerektiren hastalıktan dolayı üzülecektir. hastalık bahanesiyle ne olursa olsun ona oruç tutturmamaya çalışacak ve bundan bir yarar sağlayamadığı zaman da.

İsa karşılık verdi. (bundan kaçınmak da). taş ocağında çalışanları gördünüz mü? (Bir yandan) başkalarıyla konuşurken. ey Barnabas. bırakın. bu en ağır bir hatadır. O'nun celal ve azametinden korkan ruhun kulağında ~şu melekî söz yankılanır durur: «Yaratıklar. her gece bir miktar uyumak meşrudur. su uzun bir süre vura vura en sert kayaları tek bir damlayla yarar geçer. Bu bakımdan. güneşin ışığında güvenle yürürüz. Manevî kötürümlük maddî olandan daha çok ağırsa. böylesi bir zavallı. ancak kutsal olanlar bunun dışındadır. yıldızınkiyle yakındaki dağları (bile) göremeyiz. yıldızın ışığında korkarak yürürken. çünkü Yaratıcı'nız sizi yargılamak diliyor. bu (satırlar) ı yazan karşılık verdi: «Ey muallim. «çünkü. (öte yandan) yapa yapa demire bakmadan taşı işleyen demir aletle devamlı vurmayı..» O zaman. yaşamanın ayağı olan vücuduyla uyumadığı için övünecek midir? Ruhun uyuması. her şeyde her şey kanalıyla ve her şeyin üstünde O'nun celal ve azametine şükür eden (ruh) tur. ruhla Allah'ımız (olan) adalet güneşiyle bakmalı.» O zaman. böyle bir adam kendinde değildir. Allah'ı ve korkunç hükmünü unutmaktır. Ama. Öyleyse. ama.uyurken ruhun uyumamasına dikkat etmelisiniz. Isa dedi: «îyi cevap verdiniz. vücuduyla uyanık olup. kutsal olmayı arzulayın. o hep Allah'a kulluk eder durur. Bundan dolayı. ama günesin ışığıyla en minnacık bir kum tanesini görürüz. Allah'ı her zaman hatırda nasıl tutabiliriz? Emin olun. Nedir böylesi bir adamın durumu?» «Zavallı» diye cevap verdi havariler. ve ruhun uyuması böylesi bir unutmadır. Bu nedenle de. size diyorum ki. Bakın ki. Allah'ı unutanlar da işte böyle hata . çok fazla iş ve çok fazla yemekten kaçınmak için birazcık uyusun. iç çekerek dedi: «İnsanın çekebileceği en büyük ızdıraptır bu.» «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Çünkü onlar.«Aynen öyle de. daha fazlasını. bir yıldızın ışığıyla veya güneşin ışığıyla görmek istemez misiniz? Andreas cevap verdi: «Güneşin ışığıyla. siz de bu şekilde yapın. «Bu hastalığı neden yenemediğinizi biliyor musunuz? Çünkü. çünkü. söyleyin bana.» Çünkü. Bu bakımdan. iyileşmesi de daha zor olur. en doğru olan. ruhuyla uyuyan kendinde değildir. bir reis sana bir hediye verse ey insan. çünkü. bakın size diyorum ki. Bu bakımdan. fakat Allah'ı ve korkunç hükmünü unutmak asla meşru değildir. senin gözlerini kapayıp ona sırtını dönmen bir hatadır. Öyleyse size diyorum ki. zihin de işle ağırlaştığından hemen hemen imkânsızdır. Çünkü insan burada yeryüzünde yaratıcısı Allah'ı her zaman hatırda tutamaz. vücudun uyumasından mümkün olduğu kadar kaçınmaktır.» 109. bunun bir günah olduğunun farkına varmadınız. nefis ve beden yiyecekle. bize bu imkânsız görünüyor. benzetme olsun diye (söylüyorum) : Yürürken kendini kayaya çarpan ve ayağını kayaya vurmamak için kaçındıkça başını vuran bir adam var.» îsa. uyanık olan ruh. Unutma hastalığını tümüyle yenmek istiyorsanız. Söyleyin bana. her yerde ve her şeyde Allah'ı duyan ve daima her an Allah'tan rahmet ve bereket gördüğünü bilerek. Çünkü. yaşamanın başı olan ruhuyla uyuma bedbahtlığının farkına varmayıp da. ama yine de ellerine vurmamayı nasıl da öğrenmişler! Şimdi. hükme gelin. vücudun gördükleriyle övünmemelisiniz. Allah'ı unutamasınlar diye içlerinde Allah'ın bereketinin nurunu taşıdıklarından Allah'ı her zaman hatırda tutarlar. Deyin bana.

» . Nasıl. Söyleyin bana. fakat. ibadet edeceği veya Allah'ın sözlerini dinleyeceği zaman uyur veya uyuklayıp başı aşağı düşerse. istediği zaman ve istediği kadar harcadığı için de bir soyguncudur. İnsanın. Çünkü. Bakın. inanın bana. Böyle de size diyorum ki. böylesi bir bedbaht.yaparlar. Çünkü. eğer kişi uyanıklığı bozarsa. bakın size diyorum ki. kendi oruç tutma (biçimini) tesbit etmelidir. Kuşkusuz herkes. geceleyin uyanık kalıp. çocuklar ve zayıf yapıda daha başka kişiler vardır. «Oruç tutmak ve ruhen uyanık bulunmak birbiriyle öylesine bir aradadır ki. çocuklu kadınlar. O zaman Yuhanna dedi: «Dediklerin doğruların doğrusu ey muallim. Allah'ımız her vakitte size nimet (in) i bahşetmiyor mu? Kesinlikle evet. İşte. çünkü hiç durmadan. dikkat edin ki. siz (de) böyle yapın. Çünkü. çünkü kişi vücuduyla gereğinden fazla uyanık kalıp. Hatta.» îsa iç çekerek cevap verdi: «Tam gerçeği söyledin ey Petrus. hiç bir zaman boşa atmak istemezler. Şimdi. uyuyasınız diye şeytan tüm gücünü kullanacaktır.» «Ama. insan hediye ve (hediyeyi) vereni anlasın diye. Allah'ımızı her zaman hatırda tutmak isteyen ve unuttuğunuzda kederlenen sizler. görmek istemediğiniz etleri alır mısınız? Emin olun ki. Allah'ımız beklememizi ve istememizi diler. «Bir hedefe atışta bulunanları gördünüz mü? Mutlaka pek çok kez boşa atarlar. çünkü Allah. söylediğim şeylerin hepsini elde etmeniz için size bereket verecektir. bir çocuğun elbiseleri otuz yaşlarında bir insan için uygun değildir. normal ölçülerine göre giyinmiş olsalar bile. Allah'a vermesi gereken zamanı çalıp. aynen öyle de. uyanık olmak ve oruç tutmak ruh bakımından biz ve bütün insanlar için her zaman gereklidir. günah işlemekle ruhun orucunu bozar ve Allah'ı unutur.» İsa cevap verdi: «Bakın. Buna rağmen. Yaratıcısı Allah'la alay etmektedir ve böyle bir günah dolayısıyla da suçludur. Eğer kutsallık arzu ederseniz. Çünkü. bu bakımdan bu kutlu duruma ulaşmanın yolunu öğret bize. hastalar ve yaşlılar. ardından Allah'ın emri üzere namaz kılmanız ve Allah'ın sözünü dinlemeniz gerektiği zaman. vücudun oruç tutması ve uyanık kalması. daima da hedefi vurma ümidindedirler. hayır. Allah'ın kendisine vermesi için iyiliği istemesi gerektiği doğrudur. Ama. Allah göz açıp kapamadan daha az bir zaman içinde sizi kutsal yapmaya kadirdir. arzu etmediğiniz şeyi almayacaksınız. «Söyleyin bana. «Allah'a şükürler olsun» demelidir. bir arkadaşınız eti yiyip de.» 110. Rabb'ımız Allah'ın rahmeti olmadan insanî güçlerle erişemez. kişi böyle bir duruma. kemikleri size verse razı olur musunuz?» Petrus cevap verdi: «Hayır muallim. bir kişinin uyanıklığı ve orucu da bir diğeri için uygun değildir. size diyorum ki. vücudunuzun nefes aldığı her an kalbiniz. her vakit insan Allah'tan rahmet ve hediyeler alır. perhiz yapan insanlar. günah işlemek kimse için meşru değildir. çünkü böylesine arkadaş değil. sahtekâr denmesi gerekir. bir insan.» 111. sofraya oturduğunuz zaman. her zaman ve herkes için mümkün değildir. oruç da hemen bozulur. sayesinde yaşadığınız nefesi veriyor size. «Şimdi söyleyin bana.

Bil ki ey Barnabas. senin için bu kadar ağlamak uygun değildir. Allah biliyor ki. ben suçsuzum. tüm şakirtler ve havariler. İsa'nın sözüne göre dörder altışar yola koyuldular. Fakat. şarabın tortuları kalınca da. beni satacak olan benim adıma öldürülecek. o zaman İsa ağlayarak dedi: «Ey Barnabas.» 112-121. çünkü. Cennet'te görüleceği biçimde görecek ve Hüküm Günü'nden korkmama emniyetine erişecektim. Hem. başkalarını da (ağlat). Bunun üzerine. ve bedenen ağlama. dünyadan ayrılınca Cennet'e götürülecektim. çünkü hiç bir zaman bir köleden öte tutulma düşüncesi beslemedim. Bu bakımdan. nefis üzerinde hakimiyet kurmak için oruç tutmalı ve günah işlememek için uyanık olmalısınız. sana büyük sırlar açıklamam gerekiyor. ama şimdi Hüküm (Günü'ne) kadar oraya gitmeyeceğim. bu yüzden her halde büyük zulme uğrayacak ve havarilerimden biri tarafından otuz paraya satılacağım. içinde en iyi şarap bulunan bir kâseyi. bir şey söyleme» diye cevap verdi îsa. çünkü. bu rezalet silinip gidecek.» O zaman. söyle bana.» İsa karşılık verdi: «İnan bana Barnabas. şarabın en iyi miktarı bitinceye kadar içmeleri için düşmanlarına. annem böyle bir olaya üzüldüğünde. içmesi için efendisine verdi. kimdir bu alçak! Çünkü. İsa'nın yanında bu (satırlar)ı yazan kaldı. benim ağlamama neden olup olmadığını görüyorsun. Bu bakımdan.«Bir insan. o. şerli bir ölümle öldüğü zaman. çünkü Yaratıcı'mız Allah'a karşı geliniyor. çünkü Allah beni yeryüzünden çekecek ve herkes onun ben olduğuma inansın diye hainin görünümünü değiştirecek. seve seve boğar öldürürüm onu. çünkü sekiz gündür hiç ekmek yemiyoruz. Allah'ın kutlu Elçi'si Muhammed gelince. (sonra) dedi: «Hayatımızı sürdürmemiz için tarlanın meyvelerinden aramaya çıkmalısınız. duyduğunuz şeylerin tümünü üç kelimeye sıkıştırdım. eminim ki. Şimdi. Çünkü biz günahkârlarız. Burada. ben (ağlamam) gerektiği kadar ağlayamıyorum. bununla ve daha büyük günah (lar) la kalbi ağırlaşmıştır! Bu yüzden. eğer Allah diye çağırılmamış olsaydım. bu (satırlar) ı yazan ağlıyarak dedi. bundan sonra ben dünyadan ayrılacağım ve sen de onlan anlatacaksın. Çünkü. bana bu canlı bilinme ve şu rezil ölüme yabancı olma ödülünü verecek olan Mesih gerçeğini itiraf etmiş bulunuyorum. zamanının en iyisini işlerinde ve en kötüsünü de ibadet ve kanunu incelemede geçiren bir adama Allah ne yapacaktır? Yazıklar olsun dünyaya. ben Allah'ı burada. «Beni ağlat ey muallim. Ama. yeryüzünde kişi her zaman ağlamalı ve bu ağlama yürekten olmalı. Bölüm 112. gör ki. Fakat. rahatlaması için . bu (satırlar)ı yazan karşılık verdi: «Ey muallim. ziyafetler oruca ve uyku uyanıklığa dönüşmeli dediğim zaman. eğer insanlar bana Allah dememiş olsaydı. yine de. îsa böyle söyleyip. Allah bunu yapacak.» O zaman. Allah'ın bir mukaddesi ve peygamberi olan sen. sana diyorum ki. Allah'ımıza dua edecek ve Barnabas ile birlikte sizi bekliyeceğim. ben uzun bir süre bu lekeyle dünyada kalacağım. Şimdi. Ve. Ve. «çünkü Allah böyle diliyor ve o(hain) başka türlüsünü de yapamaz. bedenen oruç tutma ve uyanık olma her bir kişinin bünyesine göre yapılmalıdır.» «Sus. Efendinin her şeyi öğrendiği zaman hizmetçisine ne yapacağını ve hizmetçinin onun önünde ne hale geleceğini düşünürsünüz? Mutlaka onu dövecek ve yerinde bir kızmayla dünyanın kanunlarına göre kendisini öldürecektir. size gülmek ağlamaya.

tüm emir ve yasaklarına göre Allah'a kulluk eden yaratıklarının arasına indirmiştir. meleği ebedi. «çünkü. bağcısına dedi: «Bu kötü ağacı kes. Şimdi.» «Ses etme» dedi mal sahibi. iyi meyve vermeyen her ağaç kesilecek ve ateşe atılacaktır. bağcı da O'nun kanunu. Üç yıldır mal sahibi ağaca geliyor ve üzerinde hiç meyve bulamıyordu. insanı da bir süre için cezalandırdığını görerek diyorum ki. bir yıl daha bekle. Palmiye ve pelesenk ağacının incirden daha soylu olduğunu bilmen gerek. ikisini de ortadan kaldırdım. Allahımız insanı çalışmaya . Çünkü. Allah'ımız insanın Pişman olmasını bekler. Öyle ki.» -Mal sahibi karşılık verdi: «Şimdi git ve öyle yap. Allah'ın Cennette palmiye ve pelesenk ağaçları vardı. bunları çıkarıp attı. Allah'ın îsrailîler üzerine merhamet etmesi için. güzel bir ağaçtır o. meyve vermeyen insanı Allah kesip. Bu bakımdan.» 113. bu (satırlar)ı yazan karşılık verdi: «înşallah bütün bunları yapacağım ey muallim. salih ameller meyvesi vermiyorlar. bekleyeceğim ve incir fidanı da meyve verecek. toprak oldukça zengin. Fakat. bunlar meyve yerine yığılıp kalan yaprak verip. evimin avlusuna bir palmiye ve bir de pelesenk ağacı fidanı dikmiş ve çevresine hayli para harcayarak duvar çevirmiştim.ona gerçeği anlatırsın. Bakın. içinde güzel bir incir ağacı olan bir bahçe bulunuyordu. Öğle namazından sonra îsa ile birlikte yediler. ilk insan da pelesenk ağacıdır. Cehennem'e mahkûm eder.» O zaman. çünkü araziye yük oluyor. ona daha fazla katlanmayacağım. Allah insanı dünyaya. tüm İsrail'e varıp. Yanınızda kısa bir süre daha kalacağım.» 114. Bu sırada (bu satırları) yazanın üzgün yüzünü gören şakirtler ve havariler. yararsız güzelliklere önem vermem ben. bunun yerine pek çok melekleri ve pek çok insanları ayıplayan dinsizce sözler sarf ediyorlardı. bu hayatta insan için pek çok iyi şeyler vardır ve bu nedenle salih ameller işleyebilmesi için sıkıntılar çekmesi Ve dünyevî iyiliklerden yoksun kalması gerekmektedir. diğer bütün ağaçların meyve verdiği bağ tarlama ve bahçeme yük olan evimin uzağındaki bir incir ağacını nasıl bağışlayayım? Emin ol ki. Allah'ın meleği ve ilk insanı bağışlamayıp. Şakirtler dönüşlerinde. Şimdi. çünkü. İsa'nın hemen dünyadan ayrılması gerektiğinden korkuya kapıldılar. böyle yapıca meyve verecektir o.» O zaman bağcı dedi: «Efendi. Bu bakımdan. Dolayısıyla. Bu konuda Allah'ın kanunu der ki.» Bu temsilî hikâyeyi anlıyorsunuz değil mi?» Havariler cevap verdiler: «Hayır Rab. bu nedenle onu bize açıklayın. pişman olmayı anlatmayı size öğretmeliyim. «Bağ tarlası olan bir vatandaş vardı ve tarlanın ortasında. îsa onları teselli ederek dedi: «Korkmayın. çam kozalakları getirdiler ve Allah'ın iradesiyle bir hayli de hurma bulmuşlar. herkes tenbelliğin farkına varsın ve çok daha fazla günahının kefaretini ödesin. kendinden toprağın verdiği tüm fazlalıkları alayım ve taşlı kuru bir araziye koyayım. çünkü sizden ayrılma saatim henüz gelmiş değil. Ama. evimin önündeki araziyi de verimsizleştirince. ve tüm öbür ağaçların meyve verdiğini görünce. Bunun üzerine. çünkü.» Bağcı karşılık verdi: «Değil efendim. Ben incir fidanının dallarını budayıp. Allah. dediğim gibi. mal sahibi Allah'tır. şeytan palmiye ağacı. size diyorum ki. îsa karşılık verdi: «Bakın. size diyorum ki.

bazısı da sularda balıkçılık yapsa. Bu bakımdan. eğer insanın kalbinde içten bir şehvet olmazsa. günahkârın ne yapması gerekir? Yuhanna dedi: «Muallim. dünya Allah'ın merhameti önünde silinip gitti de. her şeyin pahalı olmasının nedeni. Bundan dolayı da. Eyüp. «Yoksul insan yüzünün teriyle yaşayacaktır» mı dedi? Ve.» «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. İnsanı vahşi hayvanlar gibi yapan iğrenç şehvetten çok korkmak gerekir. yokluklar nedeniyle. nefret etmesi gereken şeyi sever. çünkü. Yaratıcı'sının kendisine verdiği hanımla yetinsin ve başka bir kadını unutsun.mahkûm etmiştir ki. yalnızca Nuh ve seksen üç insan kurtuldu. işte Allah Işaya peygamber aracılığıyla ağlayarak der: «Sen pek çok aşıklarla zina ettin. İnanın bana. «Bırakın.. dünyada bolluk üstü bolluk olur. şehvet yüzünden ne kadar insanın helak olduğunu size anlatacak olsam. Emin olun ki. dışta (kötülüklere) düşmez.öyle ki. o korkunç günde bunların hesabını verecektir. buna rağmen bana dön. Allah'ın dostu ve peygamberi Eyüp der: «Kuşun uçmak için. Ve. insan kendini bilmeden. insan zihin ve duygularının sınırlarını aşar. Yaratıcı'sı Allah'la birlikte olması geieken ruhu yaratıkla birleştirmiştir. bilmez misin ki. şehveti simgeleyen nedir?» İsa cevap verdi: «Şehvet. insan bana bir şeyler desin. herhangi bir liyakatleri yoktur.» . «Şehvet yüzünden Bünyamin'in kabilesi tümüyle sönüp yok oldu. Allah çalışma hükmünü koyduğu zaman. seni kabul edeceğim. balığın da yüzmek için doğduğu gibi. bu nedenle haylaz haylaz yaşasın? Çıplak ve hiç bir şey yapamıyâcak biçimde doğduğu ortada. iyilik iyi olmak için gereklilikten azade olmalıdır? Böyle de. «Kuş uçmak için doğar. böyle bir şeyi Allah kendisine verdi diye değil de.» Yakup karşılık verdi: «Ey üstad. Ve. beş günlük süre yetmez. düşmanın gelemiyeceği herhangi bir yere gitmen mümkün değildir. insan. bazısı toprağı sürse. başka türlüsünü yapamasınlar diye Allah'ın hükümleriyle güçlendirilmişlerdir ve bu nedenle de. babamız Davud ve oğlu Süleyman elleriyle çalışmışlarsa. çünkü. bunlar çalışacak olsalar.» 115. Ama. pek çok haylaz insanın bulunmasıdır. ama bunu yoksullar yapmalı. Allah insana. sahibi olarak bir şeyi severse. Ve.» Bu nedenle. güneş ve diğer gezegenler. bir zani olur. çünkü onlar başka türlü yapamaz. o kadar ki. Şehvet yüzünden Allah üç lânetli şehri yerle bir etti (ve) içlerinden yalnızca Lût ve iki oğlu kurtuldu. kök giderse ağaç hemen ölür.» İsa karşılık verdi: «Yaa. dağıtıcısıdır o. niceleri şehvet yüzünden helak olup gittiler! Şehvet yüzünden tufan oldu.» Allah'ın bir peygamberi olan Davud da şöyle der: «Elimizin emeğini yiyerek kutsanacağız ve bu bizim için iyidir. Ah. (yalnızca) insan olmayan bu hükmün dışındadır. insan da çalışmak için doğar. Dünyaya ne getirdi ki. korkunç Hüküm Günü'nde hesap vermek gerekecektir. yoksul insan da çalışmak için doğar» mı dedi? Hayır. «Ekmeğini yüzünün teriyle yiyeceksin» ve Eyüp de «İnsan çalışmak için doğmuştur» demiştir. herkes niteliğine göre çalışsın. düşman kişinin kendi evi içindedir. gem vurulmamış bir aşk arzusudur. Bu bakımdan. Söyleyin bana. akıl tarafından yönlendirilmezse.» «Bu nedenle insan. çalışmak yerinde olan bir şey. çünkü. Ve. bakın size diyorum ki. bulduğu şeylerin tümünün sahibi değil. Şimdi söyleyin bana. Eğer.

Andreas karşılık verdi: «însan, yaşadığı şehirde o kadar çok varken, kadınları nasıl unutur?» «Ey Andreas, şehirde yaşayan insana, şehrin zarar vereceği ortada; görülüyor ki, şehir her kötülüğü emen bir süngerdir.» 116. Göze Gem Vurmak «Nasıl asker, kale çevresinde düşmanlar olduğu zaman, vatandaşlar adına her zaman ihanetten korkarak ve kendini her (türlü) saldırıya karşı koruyarak yaşıyorsa, insana da şehirde yaşamak yaraşır. Aynen böyle de, diyorum ki size, insan dıştan gelen her türlü günah dürtüsünü itsin ve nefisten korksun, çünkü onun kirli şeylere karşı aşın bir arzusu vardır. Ama, her türlü şehevî günahın kaynağı olan göze gem vurmazsa, kendini nasıl korusun? Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki, maddi gözleri olmayan, üçüncü dereceye kadar olan cezaları görmekten emindir; halbuki, gözleri olan yedinci dereceye kadar cezalandırılır. «îlya peygamber zamanında, îlya iyi yaşantısı olan kör bir adamı ağlarken görüp, ona sordu: «Niye ağlarsın, ey kardeş?» Kör adam cevap verdi: «Ağlarım, çünkü Allah'ın mukaddesi İlya Peygamber'i göremiyorum.» O zaman, îlya kendisini azarlayıp dedi: «Bırak ağlamayı ey adam, çünkü ağlamakla günaha giriyorsun.» Kör adam karşılık verdi: «Söyle bana şimdi, ölüleri kaldıran ve gökten ateş indiren Allah'ın kutsal bir peygamberini görmek günah mıdır?» îlya cevap verdi: «Gerçeği konuşmuyorsun; çünkü îlya senin dediklerinin hiç birini yapamaz. Senin gibi bir insandır o. Dünyadaki tüm insanlar, tek bir sineği meydana getiremezler.» Kör adam dedi: «Sen böyle dersin ey adam, çünkü, îlya herhalde bazı günahların nedeniyle seni azarladı da, bu bakımdan ondan nefret ediyorsun.» Îlya karşılık verdi: «Înşallah gerçeği söylüyorsundur; çünkü, ey kardeş, eğer îlya'dan nefret edersem Allah'ı severim ve îlya'dan ne kadar nefret edersem, Allah'ı o kadar çok severim.» Bunun üzerine, kör adam çok kızdı ve dedi: «Allah sağ ve diridir ki, sen dinsizin birisin! însan Allah'ın peygamberinden nefret ederken, Allah sevilebilir mi? Defol git, seni daha fazla dinlemek istemiyorum çünkü!» îlya karşılık verdi: «Kardeş, şimdi bedenle görmenin nasıl kötü olduğunu zekânla görebiliyorsundur. Çünkü, llya'yı görmek için göz istersin, ruhunla da îlya'dan nefret edersin.» Kör adam karşılık verdi: «Hemen defol git, çünkü sen şeytan'sın. Allah'ın mukaddesine karşı beni günaha katacaksın.» O zaman îlya ah çekti ve göz yaşları içinde dedi: «Gerçeği söyledin ey kardeş, çünkü, görmeği arzu ettiğin benim bedenim seni Allah'tan ayırır.» Kör adam dedi: «Seni görmek istemiyorum; hem, gözlerim olsa, seni görmemek için

kaparım.» O zaman îlya dedi: «Bil ki kardeş, ben îlya'yım!» Kör adam karşılık verdi.: «Doğruyu söylemiyorsun.» 117. O zaman îlya'nın havarileri dediler: «Kardeş, o Allah'ın peygamberi îlya'nın ta kendisidir.» «Söyleyin bana» dedi kör adam, «Eğer o peygamberse, ben hangi soydanım ve nasıl kör oldum?» îlya cevap verdi: «Sen Levî kabilesindensin; ve Allah'ın mabedine girerken, mabedin yanında bir kadına şehvetle baktığından Allah'ımız görme gücünü aldı.» O zaman, kör adam ağlayarak dedi: «Bağışla beni ey Allah'ın kutsal peygamberi; sana dediklerimden dolayı günaha girdim; seni görmüş olsaydım, günah işlemiyecektim.» îlya karşılık verdi: «Allah'ımız bağışlasın seni ey kardeş, çünkü benim hakkımda bana doğruyu söylediğini biliyorum; çünkü kendimden ne kadar çok nefret edersem, o kadar çok Allah'ı severim; ve eğer beni görsen, Allah'ın razı olmadığı arzun yatışır. Çünkü senin Yaratıcın îlya değil, Allah'tır; bu bakımdan ben senin için şeytan'ım» dedi îlya ağlayarak; «çünkü, sana Yaratıcı'dan yüz çevirttim. O halde ağla kardeş, çünkü, senin hakkı batıldan ayırt ettirecek ışığın yok. Ama olsaydı, benim akidemi hor görmiyecektin. Bu nedenle, sana diyorum ki, pek çokları beni görmek arzular ve uzaklardan beni görmeye gelirler, (ve) bunlar sözlerimi hor görürler. Dolayısıyla onlar için, kurtuluşları için, gözlerinin olmaması daha iyi, çünkü kendileri gibi yaratılandan zevk alan ve Allah'tan zevk almaya çalışmayan herkes kalbinde bir put yapıyor ve Allah'ı bırakıyor.» Sonra îsa iç çekerek dedi: «îlya'nın dediklerinin hepsini anladınız mı?» Havariler cevap verdiler: «Gerçekten anladık ve burada, yeryüzünde putatapıcı olmayan pek az kisi bulunduğunu görüp, ne diyeceğimizi bilemiyoruz.» 118. İbadet Ruhun İlacı ve Avukatıdır O zaman îsa dedi: «Doğru söylüyorsunuz, çünkü, şimdi îsrailîler beni Allah yerine koyarak, kalblerindeki putatapıcılığı yerleştirmek arzusundaydılar; pek çokları Allah olduğumu söylersem tüm Yahudiye'ye hakim olabileceğimi ve sürekli nefis bir yaşantı içinde reisler arasında kalmayıp, çöllük, yerlerde yoksulluk içinde yaşamak istediğimden deli olduğumu söyleyerek, öğretimi hakir görmektedirler. Ey, sineklerde ve karıncalardaki ışığa değer verip, yalnızca meleklerde, peygamberlerde ve Allah'ın mukaddeslerinde bulunan ışığı hor gören talihsiz insan! «O halde, göz korunmayacak olursa ey Andreas diyorum ki sana, baş aşağı şehvetle düşmemek mümkün değildir. Bu konuda, Yeremya peygamber ağlaya ağlaya gerçeği söylüyordu: «Gözüm ruhumu çalan bir hırsızdır.» Böyledir, çünkü babamız Davud da Rabb'ımız Allah'a en büyük özlemle, yararsız şeylere bakmaktan gözlerini çevirmesi için dua ediyordu. Gerçekten sonu olan her şey boşunadır. Öyleyse, söyleyin bana, bir kimsenin ekmek aİacak iki kuruşu olsa, onu duman almak için harcar mı? Kesinlikle hayır; şundan ki, duman gözleri incitir ve vücuda hiç bir gıda vermez. İşte insan da aynen böyle yapsın, çünkü o gözlerinin bakışı ve kalbinin bakışıyla (basiret) Yaratıcısı Allah'ı ve iradesinin verdiği temiz lezzeti tanımaya çalışmalı ve Yaratıcı'yı yitirmeye neden olan yaratılanı amaç

edinmemelidir.» 119. însan, bir şeye baktığı ve o şeyi insan için yaratan Allah'ı unuttuğu her vakitte günah işlemiş olur. Çünkü, eğer bir arkadaşın kendisini hatırda tutması için sana herhangi bir şey verse ve sen de onu satıp, arkadaşını unutsan, arkadaşına karşı suç işlemiş olursun, îşte, insan da böyle yapar; çünkü, yaratılana bakıp, onu insanın sevgisi için yaratmış olan Yaratıcıyı hatırda tutmadığı zaman, akılsızlığından yaratıcısı Allah'a karşı günaha girer, «Bu bakımdan, kadınlara bakıp, kadını erkeğin iyiliği için yaratan Allah'ı unutan kişi. kadını sevecek ve arzulayacaktır. Ve, bu şehveti o dereceye zorlayıp gelecektir ki, sevilen şeye benzeyen her şeyi sevecek, bu şekilde hatırlanması bir utanç olan bu iş (in) günahı doğacaktır. O halde, eğer insan gözlerine gem vuracak olursa, nefsinin üzerinde hakim olacak, o da kendisine sunulmayan şeyi arzulayamayacaktır. Çünkü, böylece beden ruha tabî olacaktır. Nasıl gemi rüzgârsız hareket edemezse, beden de nefs olmadan günah işleyemez. «Sonra, pişman olanın masal söylemeyi ibadete çevirmesi gerekir. Bu Allah'ın bir hükmü olmasa bile, akıl bunu gösteriyor. Çünkü, her haylaz kelimede insan günaha girer ve Allah'ımız günahı ibadetle siler. Çünkü, ibadet ruhun avukatıdır; ibadet ruhun ilâcıdır; ibadet kalbin savunmasıdır; ibadet inancın silâhıdır, ibadet nefsin gemidir; ibadet bedenin, günahla bozulmasını önleyen tuzudur. Size diyorum ki, ibadet hayatımızın elleridir; bununla, ibadet eden kişi hüküm gününde kendisini koruyacaktır çünkü, ruhunu burada, yeryüzünde günahtan uzak tutacak ve kalbini kötü arzuların değmesinden koruyacaktır; nefsini Allah'ın kanunu içinde tutup, istediği her şeyi Allah'*tan alarak bedeni de takva yolunda yürüdüğü için şeytan'ı kızdıracaktır. «Huzurunda durduğum Allah sağ ve diridir ki, ibadet etmeyen insan, derdini köre açan dilsiz bir adamdan; merhemsiz iyileştirilebilen fistülden, hareket etmeden kendini savunan veya silahsız olarak bir başkasına saldıran, dümensiz kürek çeken veya tuz olmadan ölü bedeni koruyan bir adamdan daha çok salih amel sahibi değildir. Çünkü, bakın, eli olmayan alamaz. Eğer insan gübreyi altına ve çamuru şekere çevirebilecek olsa, ne yapar?» Sonra, İsa sustu, havariler cevap verdiler: «Kimse, altın ve şeker yapmaktan başka bir işe kendini koşmaz.» O zaman îsa dedi: «Şimdi, neden insan aptalca masal anlatıcılığı ibadete dönüştürmez? Zaman kendine Allah tarafından Allah'a karşı gelsin diye mi verilmiştir yoksa? Hangi reis kendi üzerine savaş açsın diye bir şehri tebasına verir? Allah sağ ve diridir ki, eğer insan boş konuşmakla ruhunun ne hallere girdiğini bilmiş olsa, konuşmaktansa hemen dilini dişleriyle koparır. Ey zavallı dünya! Bugün insanlar ibadet için toplanmazlar da, mabedin verandalarında ve mabedin ta içinde şeytan boş konuşma kurbanlarını alır ve utanç duymadan sözünü edemediğim şeylerden daha kötü olan da budur. 120. Boş Konuşmanın Meyvesi Boş konuşmanın meyvesi budur ki, zihni gerçeği anlamayacak biçimde zayıflatır; nasıl, yarım kiloluk pamuk yükünü taşımaya alışmış bir at on kiloluk taşı taşıyamazsa, aynen öyle. Fakat, bundan daha kötüsü, insanın zamanını şaka matrakla geçirmesidir, İbadet etmek istediği zaman, şeytan aklına şu aynı şakaları getirir, o kadar ki, Allah'ın merhametini

yazıklar olsun şaka matrakla boş vakit geçirenlere! Ama. aynen tamahkâr adam da böyle. Şimdi. size diyorum ki. söyleyin bana.çekip. nasıl kimse altını vücudunu incitecek bir şey için harcamazsa. o da (yalnızca) konuşması gerektiği zaman konuşacaktır. bu da sadaka vermeye çevrilmelidir. diyorum ki o sözlerini altın fiyatına vermelidir. ben on (lar) ı kaldıramıyorum. Bu. bakımdan. Çünkü.» Havarileri karşılık verdiler: «Ama. sonunu. başını. her şeyi (ardında) bırakarak öleceğini düşünmeden istediği gibi harcar. nasıl altın gerekli şeyler için harcanırsa. Bakın. «Vali bir mahpusu yakalayıp da sorguya çekerken zabıt kâtibi de (konuşulanları) kayda geçiyorsa. Hirodes size bakmanız için bir bahçe verse. aksine serbest bırakılabilecek şekilde konuşmanın yollarını aramak için dikkat eder. gülmekle Allah'ın kızgınlığını çeker. 121. Neden biliyor musunuz? Anlatacağım size: Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. söyleyin bana. günahlarının afvını sağlamak için günahlarına ağlaması gerektiği zaman. öyle. her sözde size anlamı da söylemem gerekiyor. Ve. mırıldanıp duranı nasıl alacak ve çok gerekli bir işle uğraşır gibi günahla uğraşanların durumu ne olacaktır? Ah murdar dünya. tamahkâr diliyle sessiz bile olsa yaptıklarıyla der: «Benden başka Allah yoktur. Ama. o da ruhunu incitebilecek bir şeyin sözünü etmesin. biri yaptığı iyilikleri. kuşkusuz böyle yapmakla.» O zaman. pişman olanın da yapması gereken budur. Allah'ın kendine vermiş olduğu zenginliği üzerinde kendini ilâh yapar. eğer bir insan merhamet görmek istiyorsa. O da kendisini cezalandıracak ve fırlatıp atacaktır. . kendinizi bu bahçenin kralları yapmış olmaz mısınız? Mutlaka. nasıl çekülün(terazi) denge olarak merkezi varsa. ya komşusuna iftira edip. Çünkü. Pişman olan. Öyleyse.» 122-131. çıplak doğup. pişman olan. size sırlarını öğrenme lûtfunda bulunan Allah'a şükredin. senin Allah'ın nasıl elem verici bir cezasına çarpılacağını tasavvur edemiyorum! Öyle de. Hirodes'e hiç meyve göndermeseniz ve Hirodes size adam gönderip meyve istediğinde elçileri kovsanız. böyle bir adam nasıl konuşur?» Havariler cevap verdiler: «Yerinde ve korkarak konuşur ki.» «Şimdi söyleyin bana. bir insanın sözlerini altın fiatına kim alır? Kesinlikle hiç kimse ve nasıl pişman olacaktır? Mutlaka aç gözlü olacaktır o!» îsa cevap verdi: «Öylesine ağır kalbleriniz var ki. Pişmanlık Nasıl Olmalı? «Hırs ve tamaha gelince. Bölüm 122.» Sahip olduğu ne varsa. ve valiyi sinirlendirebilecek herhangi bir şey söylememek. kuşku uyandırmasın. Allah her insana zabıt kâtibi olarak. Isa karşılık verdi: «Ruhunu yitirmemek için. «Öyleyse. altını ölçtüğünden daha çok konuşmasını ölçsün. altın çıkarıyormuş gibi düşünsün diyorum. diyorum ki size. Konuştuğu zaman. Allah'ımız şaka edip boş vakit geçirenleri iğrenerek alırsa. konuştuğunu satsın demiyorum. tamahkânn da sonunda varacağı yer olarak Cehennem vardır. diğeri de kötülükleri yazan iki melek vermiştir. siz de kendinizi hemen sahip yerine koyup.

«İnsanı bu şekilde yaratan Allah. bu hayatın iki yönü olarak ruh ve nefsi yerleştirdi. hava. beden rahatını yitirdi. nefs ve ruhla tek bir hedefte —Allah'a kulluk için çalışmak— birleşsin. kemik. kan. insanın nasıl bir şey olduğunu size anlatacağım. size insanın ne tür (bir şey) olduğunu anlatmam lâzım. ruha da yerleşim bölgesi olarak. dedi: «Merhametiyle bizi yaratan. bize Doğru Elçi'nin diniyle kulların insanlar mertebesi veren Kadir ve Rahim Rabb Allah. tevbe etme lûtfunda bulunan Allah'tandır.» 123. şeytan'ın dürtmesiyle nefsin iğvasına uğradı. merhametini ve hoşgörülüğü ve adaletiyle birlikte kudretini de göstermek için birbirine zıt dört şeyden bir terkip meydana getirdi ve bunları. damarlarla birlikte ve tüm iç parçaları ile birlikte et. su ve ateş— her biri zıddını dengelesin diye insan denilen nihai bir nesnede birleştirdi. ben de inşallah. içine akıl denilen bir ışık yerleştirdi ki. —toprak.» «Pişmanlığın nasıl olması gerektiğini bilmek istiyorsanız. Ve bu dört şeyden. günahlarımıza hayıflanarak. Sen ey Rabb. bedenden ve dünyadan koru!» Havariler karşılık verdiler: «Amin. bugün bize iradesini sözlerim aracılığıyla bildirme lûtfunda bulunan Allah'a şükürler edelim. nefsle birleşip tüm hayata egemen olması için kalbi verdi. sinirler. Ve. nefs kendisiyle yaşadığı zevki yitirdi ve ruh (da) güzelliğini yitirdi. akıl. çünkü işte bu günde Allah insanı yeryüzünün çamurundan yarattı. .» Herkes oturunca yeniden dedi: «Allah'ımız. sabah erkenden namazdan sonra îsa havarilerini topladı ve onlara dedi: «Oturalım. Cuma günü gelince. içine Allah. Amin ey merhametli Allah'ımız. Babamız Davud da şöyle der: «Bu değişim Allah'ın sağ elinden gelir. Ve. deri. seçtiklerini koruduğun gibi. «Ve. kendini o kadar çok Allah'tan uzaklaşmış bulur. Kendi benliğin aşkına ve bizi kendisi için yarattığın Elçin aşkına ve tüm kutsal (kul)lann ve peygamberlerin aşkına bizi şeytan'dan. günahkârın doğru yolu bulması. yaratıklarına iyiliğini. tüm nimetlerin için sana şükreder. orada yağ gibi yayıldığı için nefse yerleşim bölgesi olarak vücudun her parçasını verdi.» «Bundan sonra ellerini kaldırıp dua ederek. bu eseri Cennet'e koyunca. ilik ve deriden oluşan insan vücudu olarak bir kap yaptı. namaz kılıp zekât vererek. «Bundan sonra. oruç tutup Kelimen üzerinde çalışarak. Sen'in sevgin için dünyanın sıkıntılarını çekerek ve Sana kulluk için ölüm üzerine hayatımızdan geçerek seve seve yalnızca Sana ibadet ederiz. ve bu (susuzluk) arttıkça. çevresini iyilikleri yerine koyduğu geçici şeylerle kuşatan Allah'tan memnun olmayan nefsin bir susuzluğudur. Amin Rabb.«Hırs ve tamah. zevkine göre yaşamasının günahıyla Allah'ı yitiren ve kendinden gizli olup. iradeni bilmeyenlere öğreterek.

buradan giderek deriz ki.» «Siz de aynen böyle yapmalısınız. Allah'ın insanı doğruya çekmek için kullandığı bir araç olarak (işe yarar). bakın. Andreas karşılık verdi: «Öyle. «Bir insan ağını alıp balık tutmaya gider ve gittiği yerde pek çok balık yakalar. Ve. zevk peşinde koşan nefsle. böyle bir zamanda. Onun için. çünkü Allah'ımız Rabb değişmez ve tüm insanlara tek bir mesajla konuşmuştur. Allah'ın kendinde konuştuğu birini bulabilirim diye herkesi dinlemelidir. Bakın. eğer Rabb'ımız Allah insanın kalbini aydınlatmazsa. insanlar sonunda Allah'a varacaklarını düşünmediklerinden pek az kişi kurtulur. eğer sahte bir peygamber ve bize ders veriyormuş gibi davranan yalancı bir muallim gelecek olsa. Bu bakımdan. (ama) sadece gerçek ebedî hayata meyve taşıyacağından.» «Bir insan ekin ekmeye gider.» Yakup karşılık verdi: «Ey muallim. Allah İncil'i bana emanet etmeyecekti. Bu bakımdan.» O zaman. size diyorum ki. bundan dolayı da. ne yapmamız gerekir?» 124. gerçek nasıl bilinecektir?» îsa cevap verdi: «Musa'nın kitabına uyan her şeyi gerçek diye alırsınız. insanın akıl yürütmelerinin hiç bir önemi yoktur. kanunun tahrif edildiği ve yalancı peygamberin konuştuğu zamanlarda insan ne yapsın?» İsa cevap verdi: «Güzel bir soru ey Barnabas. Allah'*tan yüz çevirten her akide en kötü akidedir. babamız Davud'a ikinciyi vermeyecekti. dinsizlerin benim kitabımda yaptıkları tahrifatın tümünü temizlemek için gelecektir. gözler. de. bunu bilmekle günahkâr tevbeye yönelir. Allah birdir. Bu nedenle sana diyorum ki. ama kötü olanları çıkarıp atar. Biliyorsunuz. Her şeyi dinlemeli. amaca hizmet etmektedir?» İsa cevap verdi: «İnsan.«Böylesi kötü bir duruma düşen insan. ama yalnızca iyi toprağa düşen tane tohum taşır. akidede göz önünde . insanın aklının iyiyi kötüden seçmek ve gerçek zevki (ayırt etmek) için yeniden aydınlatılması gerekmektedir. Davud'un kitabı tahrif edilmemiş olsaydı. insan olarak insanı tevbeye yöneltmek için hiç bir işe yaramaz. fakat insan.» Sonra. gözlerin kendine gösterdiği ışığın peşinden gider. eğer gerçek Musa'nın kitabından silinip çıkarılmamış olsaydı. Allah'ın elçisi geleceği zaman. akıl tarafından engellenmediğinden çalışmakta huzur bulmayıp. İsa bir temsille cevap verdi . yalnızca gerçek olanı almalısınız.» Yuhanna karşılık verdi: «O halde. insanların konuşması hangi. boş şeylerden başka bir şey görmediğinden kendini aldatır ve böylece dünyevi şeyleri seçerek günah işler. Allah. yani. gerçek birdir. akide birdir ve akidenin anlamı birdir ve dolayısıyla din birdir. insanın kurtuluşu için gizli olarak insanda bir şeyler meydana getirir. İşte Allah böyle. Allah'ın rahmetiyle. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. insanı amacından. «İşte. size diyorum ki. Bu nedenle kişi. bu (satırlar)ı yazan karşılık verdi: «Ey muallim.

havarilerini çağırıp. Allah'tan kötü olan bir şeyi almak ister misiniz? Ey toz toprak. Dolayısıyle. nefs bir şeyi elde etmek istediği veya onu inatla koruduğu zaman. «Ve. hırs ve tamah sadakaya dönüşsün. eğer Allah sevgisi için kötü olan bir şeyi verirseniz. münafıklar infakta bulunurken görünmek ve dünya tarafından övülmek arzu ederler.» 125. kendinize nasıl inanırsınız? «Kötü bir şey vermekten hiç bir şey vermemek daha iyidir. onun Allah'a kulluk etmesi yaraşır. çünkü. (verdiğiniz) her şeyi Allah sevgisi için Allah'a verdiğinizi düşünmeye çalışın.» 126. (bir insanın) haksızca kazandığı şeyleri hakça dağıtmakla. çünkü insan kim için çalışırsa. ama değersiz bir şey vermek ve en iyiyi kendisi için alıkoymakta. Hırs ve Tamah «Şimdi de hırs ve tamaha dönüyorum. ve tüm Yahudiye . Eğer onun sonu olacaksa. kesinlikle hayır! O halde. Öyleyse. «Gidin ve duyduklarınızı anlatın» diyerek. ki. kişiye yakışan. Çünkü. sağ elin verdiğini. ama ayakkabılarınıza ruhunuzdan daha çok dikkat etmeyeceksiniz. (Havariler) baş eğdiler ve (îsa) elini başlarının üzerine koyarak dedi: «Allah'ın adıyla hastalara sıhhat verin. Sonra. «Ve. Yakup ve Yuhanna dışında hepsi ayrıldı. vermemekle dünyaya göre bazı mazeretleriniz olacaktır. kişinin komşusuna acıması ve Allah'a karşı gelen. «Söyleyin bana. eğer insan Allah'tan bir şey alacaksa. o en şerli olandır. insan hayatı boyunca her zaman günah işlediğinden. onları ikişer ikişer tüm İsrail yöresine dağıttı. Çünkü.» «Öyleyse. bu (satırlar) ı yazanla. mazeretiniz ne olacaktır? «Pişman olmakla ilgili size söylemem gereken şeylerin tümü bu kadar. ayakkabılarınızın patladığı her vakit onları onarıyorsunuz. Barnabas karşılık verdi: «Pişmanlık ne kadar sürmeli?» İsa cevapladı: «İnsan günah içinde oldukça. daima da pişman olmalıdır. bu üç temele zıt olan her akideden kaçın. Bu bakımdan. boşunadır verdikleri. îsa. Ama. cinleri çıkarıp atın ve benim başkahinin önünde dediklerimi kendilerine anlatarak. O halde. vermekte yavaş davranmayın ve sahip olduğunuz şeyin. sol elin bilmemesine baksın. ve size diyorum ki. infakta bulunurken. Allah sevgisi için en iyisini verin. O'na her gün karşı gelen kendinden nefret etmesi. Bu bakımdan. «böyle bir şeyin sonu olacak» demelidir. ücretini de ondan alır. sonu gelmeyecek olanı sevmesi ve korumasıdır. İsrailîleri benim ne olduğum konusunda aldatmayın.bulunduracağınız üç şey vardır. daima tevbe etmeli ve pişman olmalı. onu sevmenin delilik olduğu ortadadır. Allah'a karşı sevgi.

her türlü hastalığı iyileştirdiler. babamız Davud'un Allah'ımız için.iyi işte. İsrail'*de. bunun üzerine tüm insanlar O'nu görmek için mabede koşuştular. İsa'nın İsrail üzerinde krallığa göz diktiğini söylemeye başladılar. şeytan'ın oğulları Isa'ya eza etmek için bir başka yol buldular. Allah'ın huzurunda merhamet bulunuz ki. Mezmurlan okuduktan sonra îsa. şeytan'ın ayaklarınızın altına düştüğünü ve onu bağcının üzümleri ezdiği gibi ezdiğinizi gördüm!» Havariler karşılık verdiler: «Ey muallim. 127. Havariler İsa'*ya geri döndüler. Bunlar kâhinlerle yazıcılardı.» îsa cevap verdi: «Her. Sonra îsa dedi: «îsrailîler. çünkü her şeyi yapan Allah olduğu halde. Ardından.» «Böyle yapacağız» dedi Havariler ona. bu bakımdan. bunu dedikten sonra istirahata çekildiler. ne diyeceğimizi bize öğretin. İsa'*nın kendilerine anlattığı gibi pişman olmayı anlattılar. alevli ruh olması nedeniyle her zaman soylu olduğunu söylediğinden bunu hiç bulmayacaktır.» O zaman dediler: «Budalaca konuştuk. İsa'nın «Allah birdir ve İsa Allah'ın peygamberidir» şeklindeki sözleri tasdik edildi ve bir kalabalık gördüklerinde hastaları iyileştirmekle ilgili olarak İsa'*nın yaptığını yaptılar. Fakat. «biz iyileştirdik» demekle günaha girdiniz. avamdan korktukları için. îsa çölden ayrılıp. Allah'ımız Rabb ne işler yaptı? Emin olun ki. kulunun arzusunu hor görmiyen Allah'ın kutsal adını tesbih ve ta'zim ederim!» Ve. toprak olduğumuzu ve . her kötü işte de «günah işledim» deyin. şeytan bunu hiç bulmayacaktır. benim elimle yaptıklarını şu kadar insanın elleriyle de yaptığını görünce ne diyorlar?» Havariler cevap verdi: «Tek bir Allah'ın bulunduğunu ve senin Allah'ın peygamberi olduğunu söylüyorlar. yazıcıların çıkmak adetinde oldukları mabedin kürsüsüne çıkarak. çünkü o gururu yüzünden. O kadar ki. Tüm Yahudiye'yi geçtikten sonra.» îsa neş'eli bir yüzle karşılık verdi: «Ben.içine girip. ey kardeşler. «Duydunuz mu kardeşler. «Allah yaptı» deyin. Kudüs'e vardı. yeryüzünün çamurundan yaratan Allah'ın kutsal adını tesbih ve ta'zim ederim. Isa'ya karşı gizli gizli plânlar kurdular. eliyle sus işareti yapıp dedi: «Bizi alevli ruhtan değil. sayısız hastayı iyileştirdik ve insanlara eziyet eden pek çok cinleri çıkarıp attık. Ama. Allah'ın.» İsa dedi: «Allah sizi affetsin ey kardeşler. Günah işlediğiniz zaman. o da kendilerini bir babanın oğullarını kabul ettiği gibi kabul ederek dedi: «Söyleyin bana.

yer üzerinde herhangi bir iyilik var mıdır acaba? Kesinlikle hayır. yılanlar tarafından ısırılarak. duymazlar. Çünkü. niceleri de hastalıklardan ve kıtlıktan veya vahşî hayvanlara yem olarak. söylemezler. görmezler.ruhumuzun gidip. çünkü Allah'ın peygamberi Süleyman'ın dediği gibi. aman onlara inanmayın. Allah şeytan'ı bağışlardı." «îşte böyle kardeşler. Allah tarafından topraktan yaratıldığı halde kendi durumunu unutan ve kendi keyfine göre seve seve ilâh yaratan insanın ah bu gururu! Burada o. size yararlı hiç bir şey veremem. şeytan. size benim Allah olduğuma inandırarak. niceleri kışın soğuğundan ve donundan ölmüştür. eğer bir insan. günahtan başka bir şey teklif etmeyen dünya için. yalnızca fena şeyler arzulayan beden ve nefs için. Çünkü yaptıkları bunu gösteriyor. elleri vardır dokunmazlar. Rabblerine karşı sonsuza değin günah işlemezler. kendi kendini yüceltmenin nedeni nedir? Burada.. babamız Davud bile onlara şöyle lanet okur: «Ulusların tanrıları gümüş ve altındır.» «Kişinin kendini kalbinde yüceltmesi. O halde bunu yapmak Allah'a aitken ben her şeyde nasıl yardım edebilirim? . bir daha geri dönmeyeceğini göz önüne alarak bize merhamet etmiştir dediğini? Bu sözleri bilenler ne kadar kutsaldır. Diyorum ki kardeşler. Yazın yakıcı sıcağından niceleri can vermiştir. günahtan sonra tevbe ederek ve günahları sürüp gitmeyerek.. bağışlanmaması için Allah'ın rahmetini ve acımasını kilitlemekten başka bir şey değildir. hayatımız çok daha az verir (bu) nedeni. Bu yüzden de ihtiyacını bilmeyerek yardım istemez ve böylece yardımcısı olan Allah'ı kızdırır. çünkü onlar Cehennemin yakıcı kömürleri olarak azaltılacaklardır. Roma askerleri aracılığıyla şeytan. "Ey Duyulmamış Gurur. ayakları vardır. yürümezler.» 128. Toprağım ve çamurum. ağızlan vardır yemezler. benim Allah olduğumu söylediğinizde sîzi aldattı. çünkü bir sineği bile yaratamayan ve geçici ve ölümlü olan ben her şeye kendim muhtaç olduğumdan. toprak olduğunu inkâr etmiş olur.» Eğer dünyada bulunan şeyler bize kendimizi kalbimizde yüceltme nedeni vermiyorsa. Allah'ın kanununa göre yaşayan herkese eziyet ve zulmeden lânetliler için ne diyeyim? Açıktır ki kardeşler. Kim kendini yüceltirse. sanki «Allah'a kulluk etmekte hiç bir yarar yoktur» diyerek. Söyleyin bana kardeşler. şeytan'a kulluk edip. kulakları vardır.» Ey duyulmamış gurur. dilleri vardır. burunları vardır koklamazlar. kendi ellerinin eseridir. çünkü onlar. babamız Davud'un dediği gibi «Sonsuzluğa gözleriyle bakarsa günaha girer.» Bu nedenle babamız Davud sağ ve diri olan Allah'ımıza dua ederek dedi: «Onları yapanlar ve onlara güvenenler de onlar gibî olsunlar. «Güneşin altında bulunan her şey boştur. Kendilerini yüceltenlere yazıklar olsun. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. sahte ve yalan ilâhlara kulluk ederek Allah'ın lanetine uğradıklarından. gözleri vardır. Bu bakımdan. şeytan kendi zavallılığını bilse ve her zaman Sübhan olan Yaratıcısı'ndan merhamet isteseydi. çünkü. babamız Davud der ki: «Allah'ımız toprak olduğumuzu ve ruhumuzun gidip bir daha dönmeyeceğini bilir. yemekten boğularak ölmüştür! Ey. ben yeryüzünde yürüyen ve size pişman olun ve günahlarınızı bilin diyen bir insanım. sizi bu duruma düşürmek istedi ey kardeşler. yıldırımdan ve doludan ölmüştür niceleri. Allah'la sessizce alay etmektedir. insanın altındaki tüm yaratıklar bize karşı savaştıklarından pek çok dert ve ızdıraplarla yüklüdür o. her yerde tüm yaratıkların kendisi için tuzak kurduğu ve altında ezilecek kadar kendini yücelten talihsiz insan! Ya.

«Olur ya. haftada iki kez oruç tutar ve varımın yoğumun onda birini veririm. ama bulamadılar. O'nu öldürmenin yollarını aradılar. Ve. İsa'dan nefret eden kâhinler ve bilginler. çünkü ben her kötülüğü yapan öteki insanlar. vergi mültezimi mabetten ferisîden daha iyi bir durumda indi.«Öyleyse Allah'ımız olarak. Bunun üzerine başına pek çok hasta üşüştü ve onları iyileştirerek mabetten ayrıldı.» 129. çünkü halktan korkuyorlardı. Kuşkusuz. O halde hiç korkmadan kendi keyfince yaşayabileceğin faziletle ilgili hangi hükme sahipsin ki? Yazıklar olsun ey çamur. baltayı da kendi elleriyle yapmıştır. Ama ferisi vergi kesenekçisinden daha kötü durumda mabetten indi. çünkü kendini seni yaratan Allah'ın üstüne çıkardığından. iyi bir şey yaptım diye kendinle öğünür müsün? «Ve hangi nedenle komşunu hor görürsün? Bilmez misin ki. Simun kendisini yemeğe davet etti. Ve dünyaya gelen en tam insan Adem'i tüm soyuyla birlikte bizim çektiklerimizi çeken zavallı bir varlık haline getirdi. tek bir günah en güzel meleği en iğrenç şeytan yapar. Amin. ben ne göğe. biri ferisi ve diğeri de bir vergi kesenekçisiydi.» Ve İsa böyle deyip ellerini Rabbe kaldırarak dua etti. Şundan ki.» dedi. sen şeytan'dan daha kötü olurdun. İsa'nın hastalığını gidermiş olduğu bir cüzzamlı. mabede dua etmek için iki kişi geldi. İsa. Simun'un evine varıp. sofraya oturdu. çünkü Allah'ımız tüm günahlarını afvedip onu temize çıkardı. bir insanın bahçe haline getirdiği ormanı kestin diye balta kendi kendiyle öğünsün mü? Asla. eğer Allah seni şeytan'dan korumamış olsaydı. size diyorum ki. «Ve sen ey insan. günahkârlar ve özellikle şu vergi kesenekçisi gibi değilim. çünkü Allah'ımız yaptıklarını nefretle karşılayıp onu reddetti. bana merhamet et!» «Bakın. Allah'ımızın seni çamurdan yarattığını ve yapılan her iyiliği sende (O'nun) yaptığını göre göre. sana tuzak kuran şeytan'ın ayaklarının altına indirileceksin.» «Vergi mültezimi uzakta durup yere doğru eğildi ve göğsüne vura vura başı eğik dedi: «Rabb. Ve insanlar da «Amin. O zaman. çünkü her şeyi yapan insandır. çünkü pek çok günahlar işledim. sözüyle Kâinat'ı yaratan yüce Allah'ı alacak ve başka dinden olanlarla ve ilâhlanyla alay mı edeceğiz?» «Buraya. yemeğini yerken gördü ki. Duasını bitirince mabedin kürsüsünden indi. Meryem adında . ne de ibadet yerine bakacak değilim.» «Şimdi bilmez misin ki. Roma askerlerine İsa'nın tanrılarına karşı söylediklerini bildirdiler. Ferisi ibadet yerine yaklaşıp yüzünü yukarı tutarak şöyle dua etti: «Şükürler olsun sana ey Allah'ımız Rabb.

Ve böyle. ona pek çok günahları bağışlandı. seni tanımadan önce balığa gider ve Hirodes'in ailesine balık satardım. dedi: «Huzur içinde var yoluna git. Bu bakımdan. Sonra. çünkü sözlerini arzuluyorum» 130. onları gözyaşlarıyla yıkadı ve değerli bir yağ sürdü. dediler: «Ey muallim. Böyle böyle. Biri alacaklısına elli kuruş. ki bu günahtır. Sen bu bakımdan beni az seversin. ben evine gelince de benim ayağımı öpmedin ve başıma da yağ sürmedin. Simun yemeye oturan herkesle birlikte bir rezaletle karşılaştığını düşündü. sana söyleyecek bir şeyim var.» Simun karşılık verdi: «Konuş ey muallim. bakın size diyorum ki. bunlardan hiç birinin ödeyecek bir şeyleri olmadığından paranın sahibi merhamete geîip borcu her ikisine de bağışladı. sana diyorum ki. diğeri de ruhun cüzzamından dolayı. sofraya nasıl oturdun? En yüksek yeri mi aradın? En nefis yemeği mi istedin? Sofrada. kendine soru sorulmadığı zaman konuştun mu? Kendini sofrada oturan diğer kimselerden daha mı değerli saydın?» ."Gururdan Kurtulmak İçin Ne Yapılmalı?" Havarileri gece ibadetinden sonra İsa'nın yanına varıp. «Rabbımız Allah dualarımla merhamete gelip. Allah'ımız Rabb günahlarını bağışlamıştır. Çünkü benden hediye olarak az bir şey aldın. çünkü. kendini doğruca ayaklarıma atıp. bu kadının kim ye ne türden olduğunu bilir ve onu kendisine dokundurmaz. bakın bakın! Senin evine girer girmez. kâfirlerle nasıl yemek yedin? Allah seni bağışlasın ey Yuhanna! Ama söyle bana. İsa dedi: «Bir adama iki kişinin borcu vardı. bu kadın. Bir daha da günah işlememeye bak.» İsa dedi: «Simun.» O zaman İsa dedi: «Şimdi. Bunlardan hangisi alacaklısını en çok sever?» Simun cevap verdi: «Kendisine daha büyük borç bağışlanmış olan. Ve kalplerinden dediler: «Eğer bu adam bir peygamber olsa. çünkü beni çok sevmiştir. ben o tarafa güzel bir balık götürürken beni durdurdu ve orada yemek yedirdi.» İsa dedi: «İyi söyledin. ziyafet verdiği bir gün. diğeri beşyüz kuruş borçluydu. gururdan kurtulmak için ne yapmalıyız?» İsa cevap verdi: «Yemek için bir reisin evine çağırılan bir yoksul gördünüz mü (hiç)?» Yuhanna karşılık verdi: «Ben Hirodes'in evinde yemek yedim.bir sokak kadını eve girip kendini İsa'nın ayakları altındaki yere atarak onları gözyaşlarıyla yıkıyor. senin bedenini ve ruhunu iyileştirmek istedi. Ve kadına dönüp. öyleyse bu kadına ve kendine bak. çünkü sen Allah'a iki kez borçlusun. değerli bir yağ sürüyor ve başının saçlarıyla siliyor. İmanın seni kurtarmıştır.» 131. Ama. Şöyle ki. biri bedeninin cüzzamından dolayı.

kral bana küçük bir et parçası verdiği zaman kralın bana gösterdiği teveccühün büyüklüğünden dünyanın benim olduğunu sandım. altmış ve yüz katına kadar meyve verdiler. hepsi denizin kıyısına gelerek. Hirodes'le yemek yemekle günah işlemiş değilsin ey Yuhanna. gurur içinde yaşarlarken zillet içinde ölecekler ve şaşırıp kalacaklar. yoksul bir balıkçı olduğumu görerek. gerçekten tüm gururlardan kurtulacaksınız. kralın baronları arasında oturan kötü giyimli. bunun üzerine. bir reisin evinde ne yapıldığını Yuhanna'dan duydunuz mu? Dünyaya gelen insanlara yazıklar olsun. en derin bir alçak gönüllülük içinde olmalıdır. bu dünyada bu neden yapılır ve bu neden söylenir» demesi değil. öyleyse insan. çünkü senin yaptığın bize ve Allah'tan korkan herkese bunu anlatman için Allah'ın bir takdiriydi. bazısı çitlerin içine düştü. ve bazısı da iyi toprağa düştü. bazısı taşların üstüne düştü. burada. gerçekten. Yuhanna'nın Hirodes'in evinde onunla yemek yerken yaşadığı gibi yaşayasınız. oturup sözlerini beklediler. Ve bunlar insanların ayakları altında çiğnenip. çünkü. «Allah sağ ve diridir ki.» İsa haykırdı: «Ses etme Yuhanna.» 132. size diyorum ki bakın. Ve. çünkü. Bunun üzerine.» «Ey kardeşler. insanın «ah. Bu bakımdan. hayatımın bütün günlerinde seve seve ona hizmet ederdim. Ruhumun huzurunda olduğu Allah sağ ye diridir ki. Allah'ın gururumuzdan dolayı Ebiram gibi bizi Cehennem'e atmasından korkarım!» Havariler İsa'nın sözleri üzerine korkudan titrerken. güneşte yandılar. kendini dünyada Allah'ın sofrasında duracak değerde görmemesi meşrudur. «Bu dünya da. nem olmadığından sıçrayıp. işte diyorum ki. dikenler tohumları boğdu. Öyleyse. burada otuz. O zaman ağzını açtı ve dedi: «İşte. ekerken ekinlerin bazısı yola düştü. sahilden biraz ötede durmakta olan bir kayığa bindi. yeryüzünde Allah (in elinden alınan hiç bir şey küçük değildir. Ve. İsa havarilerine. çünkü bu şekilde. Ve. Böyle iken. çevresini büyük bir kalabalık aldı.Yuhanna cevap verdi: «Allah sağ ve diridir ki. Allah'ın insanlara ziyafet verdiği ve Allah'ın tüm kutsal (kul)Ianyla peygamberlerinin yemek yediği bir evdir. kral eğer bizim kanunumuza uymuş olsaydı. «dünyada. insan aldığı her şeyi Allah'tan alır. Böyle yapın» dedi. burada büyüdüklerinden. ekici ekmeye çıktı. karşılığında tüm ömrünü Allah sevgisi için harcamalıdır. insan kendi değersizliğini ve Allah'ın bizi besleyen büyük nimetleriyle birlikte yüceliğini de tanıyarak. O yine dedi: «Bizi gururumuzdan dolayı Cehennem'e atmaması için Allah'tan korkalım. Temsiller İsa Galile denizi boyunca yürürken. kuşlar tarafından yendi. İsa yine dedi: «Bakın. gözlerimi kaldırmaya cesaret bile edemedim. bir aile babası bu tarlaya iyi . sesi işitilebilecek kadar yakınlıkta karaya demir attı.

tarlana iyi tohum ekmedin miydi? Neden orada bir hayli delice otları da çıktı?» Efendi cevap verdi. fakat. Hizmetçiler efendilerine gelip.» İsa yine dedi: «Bakın ki. Bunun üzerine. bu vatandaşın kendi elbiseleri çürüyüp gidiyordu. iki oğlunu çağırıp (dedi) : «Gidin ve kötü incirleri bulunan pek çok yaprak toplayın.» Hizmetçiler dediler: «Gidip. Ve. o gün İsa kalabalığa böylece temsillerle konuştu. O zaman gider ve ekinler arasındaki delice otlarını koparıp yanmaları için ateşe atar. bu durumu gören kötü bir vatandaş dedi: «Muhakkak zengin olabilirim. Diğeri. elmaları elden çıkarıp.» .» Ve. bunları ağırlıklarınca altın karşılığı sattılar. elmanın kendine bakmadan. bu bakımdan.» İsa yine dedi: «İki adam elma satmaya gittiler. halka söylediğin temsillerin anlamını bize anlat.» İsa karşılık verdi: «Namaz saati yaklaşıyor. ona şöyle sordular : «Ey muallim. güzel yaprakları arıyorlar. ekinler çıkınca. ekinleri de anbarıma korsunuz. altın karşısındaki ağırlığından dolayı. yalnızca yolculuğunda yiyeceği ekmeği alabildi. adamlar incirlerini satamadılar. Ama. fakat adamlar uyurken. iyi tohumların üzerine delice otları ekti. altın karşısındaki ağırlığı nedeniyle insanlar.» Ardından. aralarında bir hayli delice otları çıktığı da görüldü. Ama yaprakları yiyenler ağır bir hastalığa tutuldular. bir vatandaşın. dediler: -Ey efendi. insanlar iyi incirler değil de.» İsa yine dedi: «Pek çok adam incir satmaya gittiler. Ama. «Çünkü insanlar yapraklarından pek memnun oluyorlardı. onları kendilerine iştahla verene bakmadan ve onu hakir görmeden elmaların kabuğunu aldılar.tohum ekti. bu oğul annesiyle birlikte onu evine alıp. onları dağıtıp. «Böyle yapmayın. burada iyi adamın hizmetçileri uyurlarken efendileri olan adamın düşmanı gelip. satmak için elmanın kabuğunu seçti. havarileriyle birlikte Nain'e gitti. burada (bir) dul kadının oğlunu (Allah'ın izniyle) diriltmişti. bunun yerine hasat zamanı gelinceye kadar bekleyin. Bunun üzerine. Temsillerin Anlamı Havarileri İsa'nın yanına varıp. tüm komşu vatandaşların pisliklerini yıkamak için su aldıkları bir çeşmesi vardı. hizmette bulundular. adamın düşmanı geldi ve ekinler üzerine delice otları ekti. Biri. sonra. ekinler arasındaki delice otlarını söküp koparmamızı ister misin?» Efendi cevap verdi. «İyi tohum ektim. çünkü onlarla birlikte ekinleri de koparırsınız.» Ve. pazara vardıklarında gördüler ki. 133. akşam namazı bitince size temsillerin anlamını söyleyeceğim.

İşte böyle. Allah'ımız bu dünyanın sahibi olandır. doğmaz. O halde. şundan ki. herhangi bir zorlukla karşılaşır karşılaşmaz Allah'ın Kelâmı hatırlarından çıkar gider. muallimler dünyanın işlerine dalarak Allah'ın Kelâmı'nı anlatmayı ihmâl ettikleri zaman. taşlara. bu vakit.» Allah cevap verir: «Böyle yapmayın. şeytan insanların kalbine dalâlet (sapmalar-sapkınlıklar) eker. bu kez. her şeyi O yaratmıştır.Namaz bitince havariler İsa'nın yanına vardılar. o da kendilerine dedi: «Yol üstüne. insanları yokederek bu dalâletleri dağıtacağız. şeytan. şeytan'ın hatırlarından Allah'ın Kelâmı'nı çıkardığı denizcilerin ve tüccarların kulağına varır. doğurmaz. bedeni arzular büyüyünce iyi tohum olan Allah'ın Kelâmı'nı boğarlar. şeytanla birlikte Cehennem'e atılırken. kâfirler içinde yok olurlar. şerli akidenin sayısız kolları türer. Allah'ın Kelâmı onun içinde meyve verir. dikenlerin üstüne. sen o zaman insanlara iyi akîde vermemiş miydin? Neden o halde bu kadar çok dalâlet oluyor?» Allah cevap verir: «İnsanlara iyi akide verdim. kendi hayatlarını sevenlerin kulağına varır. çünkü mü'-minler kâfirlere akrabalıkla öylesine bağlıdırlar ki. bundan da. Çünkü O hareket etmez. hareket etmeyen üremez. Ama.» Kutsal (kul)lar der: «Ey Rabb. size diyorum ki. çünkü o zaman kâfirler meleklerim tarafından toplanıp. yani. Taşların üzerine düşer.» «Şu aile babasına gelince. bir reisin vücuduna karşı göstermek zorunda oldukları büyük dikkat nedeniyle. Çünkü bedeni arzular (insanlara) Allah'ın Kelâmı'nı bıraktırır. İyi toprağa düşer. «Dikenlerin arasına düşer. içlerine Allah'ın Kelâmı'nın işlemediği saray hizmetçilerinin kulağına varır. yaptıkları uzun yolculuklar ve ilişki içinde bulundukları kavimlerin farklılığı nedeniyle. Allah'ın Kelâmı Allah'tan korkanın kulağına varır. Kutsal (kul)lar ve peygamberler haykırır: «Ey Rabb. kişinin Allah'tan korktuğu her durumda. size diyorum ki bakın. benim kanunumu hiçe indirgemek için dalâletler ekiyordu. iyi toprağa tohum eken. tohum ektiği tarla insan soyudur ve tohum da Allah'ın Kelâmı'-dır. Şundan ki. O. o her şeyin babası olan Rabbımız Allah'tır. mahkemeye kadar bekleyin. Her ne kadar bunların üzerinde Allah'ın Kelâmı biterse de. ama insanlar kendilerini boş şeylere kaptırıp giderken. Bakın.» «Yola düşer. çünkü. tabiatta görüldüğü biçimde bir baba değildir. hatırlarında bundan az bir şey varsa da. iyi mü'min . çok sayıda insanın üstüne düşen Allah'ın Kelâmı'nı öğreten kişidir. bu kez. Fakat. Allah'a kulluk etmediklerinden. burada sonsuz hayat meyvesi verir. Allah'*tan yardım da umamazlar.

bakın. kendine uygun cezayı melekler değil. kendisi ise. günah işlemeyi bırakması için güzel sözlere değil. aksine hor görür. koltuk kabartıcılığının sonucu olarak ruhunu mahveder. ve o dünya ehlinin koltuğunu kabartmakla. iyi bir merheme ihtiyacı varsa.» Emin olun ki. nasıl ki yaralı bir adamın yaralarını sarmak için güzel bir sargıya değil de. güzel uyarı ve sakındırmalara ihtiyacı vardır. bunların uğruna da Allah dünyanın tevbe etmesini bekler. yalnızca yoksul bir insanın geçimliğini isteyip gerçekten öğüt veren kişidir. altınla olan ağırlığı nedeniyle kabuk satan ve elmaları saçıp savuran ise. kişilere saygı gösterip. size diyorum ki. günahlara günah demeyenden yılandan kaçar gibi kaçmalıdır. kendi diliyle yazan zavallı insan!» «Eğer bir insanın dili fil dili gibi. bir günahkârın da. mutlaka. iyi akideyi va'z ederken Allah konuşuyormuş gibi dinlenilmelidir. Şimdi.» «Anlıyor musunuz? Bakın. halâ günahta devam eden muallimdir. aynı şekilde. fakat. muallimlerden güzel sözler ve koltuk kabartma yaprakları ister. kimsenin koltuğunu kabartmayan. İyi incir taşıyanlar iyi akide va'z eden muallimlerdir. Ama. beden ve nefsle birleşerek. size diyorum ki. günahları örtecek bir sürü yaprak getirir. vücudunun geri kalan kısmı ise karınca gibi küçük olsa. böyle bir insanı dünya ehli kabul etmez. çünkü.olanlar benim melekûtuma gelecek. fakat kendi elbiselerini çürümeye bırakan su sahibi vatandaş. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. yani. gerçekte o insanın duyduğunu zehirler. bunları alan insan hastalanır ve sonsuz ölüme hazırlanır. bundan dolayı niceleri helak olup gitmiştir!» O zaman (bunu) yazan karşılık verdi «Kişi Allah'ın kelâmını nasıl dinlemeli. Fakat.» 134. başkalarına pişman olmayı öğütleyen. insanları memnun etmek için öğütte bulunan kişidir. Ah. pek çok kâfir babanın mü'min oğulları olur. belli insanların koltuklarını kabartarak. Cehennem'dekilerin Durumları . çünkü. kendisi ise günahlarına tevbe etmeyen daha çok acaiptir. Allah onun ağzıyla konuşmaktadır. başkalarına pişman olmayı öğütleyip. Allah rızası için öğütte bulunup. «Hava üzerine.» «Şu elma satan iki adama gelince: Biri. Suyunu pisliklerini yıkayıp gidermek için başkalarına veren. Bunu gören şeytan. ve kişi Allah sevgisi için va'z vereni nasıl bilmeli?» İsa cevap verdi: «Va'z veren. Fakat yalanlardan zevk alan dünya ehli. bir sürü yaprak. bu acaip bir şey olmaz mı? Evet.

«Dördüncü kata şehvet düşkünü gidecek. kendilerine Allah . birbiri altında yedi katı vardır. diğer cinler. arzuladığı şeyi kendisine sunacaklar ve onu eline aldığında.) 135. şeytan'ın neden olduğu bu (günahlar) için Cehennem'in yedi kapısı ve orada yedi tane de ceza vardır. elinden zorla çekip alacaklardır. üstteki tüm katlardan geçerek ve bunlardaki tüm acıları çekerek en alt kata fırlatılacaktır.» «Ve. Burada. Allah sevgisi için vermiyordun. istediğini yapmak arzusuyla Allah'tan daha yüce olmanın peşinde koşup. Orada. başına gelenlere sevinmekte ve daha kötüsünü tatmadığına üzülmektedir. Asla hiç bir mutluluğun olmadığı bir yerde. kötü. Ama. insan günahtan kaçabilsin.» îsa cevap verdi: «Ey Petrus. Allah'ın emrettiğinin aksine.» «Kalben en mağrur olan. cinler daha çok azap (vermek) için.Sonra. Bu bakımdan bilin ki. Cehennem'deki tüm şeyler gördüğü azaba seviniyor ve yedinci kata gitmediğine üzülüyormuş gibi gelecektir kendisine. aynı şekilde orada şeytan ve şeytancıklarının ayakları altına konacak. «Hatırla ki. o zaman sahip olamayacağı mallarla sonsuz zevkleri kazanabilirdi! (Ama. ona. heyhat!. Bunlar kendisini üzümün şarap yapılırken ezildiği gibi ezecekler ve bundan sonra hep şeytanların eğlencesi ve maskarası olacaktır. kaybedenlerin nasıl azap göreceğini ve Cehennem'de ne kadar kalacaklarım anlatın ki. Her ne kadar lânetliler hiç bir şeye sevinemezlerse de. Dolayısıyla nasıl yedi türlü günah varsa. altıncı kata gidecek ve çok sayıda Cehennem yılanlarının dişleri tarafından tedirgin edilecektir. öyle gelecektir ki. haset adamı insan rüyasında biri tarafından tekmeleniyor ve bu yüzden azap duyuyormuş hissi veren bir duruma sokacaktır. Allah da şimdi almanı istemiyor» diyerek. bize.» «Tamahkâr beşinci kata gidecek (ve) orada zengin ziyafetçinin çektiği gibi aşırı derecede yoksulluk çekecektir. yine de Allah'ın adaleti. başına gelenlere sevinen haset. ben de inşallah sana cevap vereceğim.» «Komşusunun iyiliğinden tedirgin olup. Kötü haset adamın önüne konan durum aynen böyle olacaktır işte. sorduğun güzel bir şey.» «Ey mutsuz insan! Şimdi. Ve. Cehennem birdir. şu andaki dehşetli yoksulluğunu görünce kendini bu durumda bulacak (işte) 'Ve. sanki herkes. eski zenginliğini hatırlayıp. Petrus dedi: «Ey muallim. kendi üstünde kimseyi tanımak istemiyor idiyse.

kükürt. «İkinci kata boğaz düşkünleri gider. balık satanın kullandığına benzer bir kancayla bağlanır. şiddet hepsi Allah'ın adaletince birleştirilecek. daha kötüsü ardında cinler vardır. kendileri için Cehennemi ateş ve öfkelere dönüştürecek.» «Öfkeli olan. Ama. geçtikleri yola yatırırlar ve ayaklarıyla boğazına basarlar. fakat elleri ve ayakları ateşten zincirlerle bağlı olduğundan. Her biri sefil günahkâra azap verecektir. soğuk. Görünüşte şüphesiz. şimşek. burada yiyecek kıtlığı vardır. fahişelerle günah işleyenler (in) bütün bu pis hareketleri. pis ve tiksindirici biçimde dışarı çıktıkları zaman tekrar tekrar yenirler. bunlar. tüm cinlerden ve kendinden aşağılara giden o kadar lânetli kişilerden hakaret görür. o derecede ki. saçı yılan. Şimdi. kendisini iter ve yükün altında defalarca yere düşürürler. sıcak. Çünkü elleri ve ayakları bağlanmıştır. yine de kendisini koruyamaz. canlı yılanlardan başka yenecek hiç bir şey yoktur. Ve. ne soğuk sıcağı yumuşatacak. vücudu tümüyle ahmak balıkları yakalamada kullandıklarına benzer dikenli çengellerle kaplı kuşak. yediği akrepler karnını kemirir. Çünkü dili. O şekilde ki. tokatlarlar.» «Bu lânetli yerde. zaten kirli olup. kendilerine cinler tarafından nefis etler sunulur. bütün bunlarla birlikte. buz. şeytan'ın yanan tersinde pişmiş ekin gibi olacaklar. kendilerine et göründüğü durumlarda el uzatamazlar.» . kaldırılamıyacak derecede ağırdır o. ne de ateş buzu. pençeleri ejderha pençeleri gibi. bir iki katı daha konur üzerine. tüm katlarda görülen. şimdi çalışmak istemeyen tembeller gidecektir. Ve. dili yalan dolan. Şimdi. rüzgâr. çılgınlık. Ve. Çünkü. gözleri alevli kükürt. orada korkunç Cehennem yılanlarınca kucaklanacaklar. Bu öyle bir azap verir ki. birinci kata gider.tarafından verilen yolu değiştirenler. Hızlıca dışarı çıkamadıklarından oburun gizli yerlerini parçalarlar.. Ve. bu koca koca taşlar tembellerin omuzlarına konur. (ve) üretim organlan da ateş gibi olan kadına benzer şeytanlardır. canlı akreplerle. tembellik kollarının gücünü gidermiştir ve bacakları Cehennem'in yılanlarıyla kucaklaşmaktadır. Orada. O. yükü kaldırması için yardım da etmezler. Kendisini tekmelerler. yatakları olacak olan Cehennem'in közlerinden (de) yararlanacaklardır! «Üçüncü kata. biter bitmez yıkılıveren şehirler ve büyük büyük saraylar yapılır. tüm şehvet düşkünleri. başkalarına hakaret ederek öfkesinin çıkacağı bir yol da bulamaz. Ateş. hiç doğmamış olmak bu tür yemekleri yemekten daha iyidir. genel bir cezalandırma olacaktır. Burada. ekmek yapmak için çeşitli ekin tanelerinin karıştırılması gibi. yürürken bedenlerini serinletmek ve yükü kolaylaştırmak için ellerini kullanmazlar. Bunlar. Ve. tek bir taş gereken yere konmadığı için. yıldırımlar. Ve daha kötüsü. ağzı zehirli. daha da kötüsü. tırnakları ustura.

saygıyla Allah'ın Elçisi'ne . Allah'ın adaletini görmek üzere Allah'ın Elçisi (bile) gelecektir. dünya mısır taneleriyle dolsa ve tek bir kuş. her yaratık Allah'ın Elçisi'nden yarar gördüğünü bilsin diye yapacaktır. Fakat. O zaman. diğeri de kötülüklere sevinerek— salih amelleri olmadan (yalnızca) imanı bulunan son iki derecedekiler Cehennem'de yetmiş bin yıl kalacaklar.» Havariler bunu duyunca korkup dediler: «Müminlerin de Cehennem'e girmeleri gerekiyor mu?» İsa cevap verdi: «Kim olursa olsun. Ne diyebilirim ki ben? Size söylüyorum ki. böyle bir ümit yoktur. çünkü düşmanımız Muhammed buraya geliyor» diyerek.» «O zaman. yanan közlerin altına gizlenmeye çalışacaklardır. günahlarına Allah sevgisiyle bir son vermedikleri için çektikleri azap da sona ermeyecektir. O da bir insan bedenine sahip olduğundan.-o kadar ki. «Bu lânetli bölgede kâfirler ebediyyen kalacaktır.» «Bu yıllardan sonra melek Cebrail Cehennem'e gelecek ve onların «Ey Muhammed.136. Allah'ın kutsal (kul) ları ve peygamberlerinin. buna rağmen. tüm insan bedenine sahip olup da cezaya konulanlar. Ama. çünkü çektikleri azabın sonu gelecektir. Ve. sana inananların Cehennem'de ebediyyen kalmayacaklarını söyleyerek. mü'minler rahat edecekler.» «Fakat. herkesin Cehennem'e girmesi gerek. herhangi bir ceza çekmek için değil de. bana rağmen benden daha soylusun. bize edilmiş va'dlerin nerede?» dediklerini duyacak. O orada (yalnızca) göz açıp kapayıncaya kadar geçen süre içinde kalacaktır. melek Cebrail geri Cennet'e dönüp.» «Ve. dünyayı boşaltmak için yüz yılda bir kez. «Yetmiş iki derecede olan mü'minlere gelince: —biri salih amellere üzülüp. tek bir taneyi götürecek olsa —eğer bu şekilde boşalıp— kâfirler de Cennet'e girecek olsalar. tüm şeytanlar titreyecek ve birbirlerine «kaçın kaçın. Bunu duyan şeytan. Ama. ve korkanlar yalnızca takvalı olanlardır. Allah bunu. oraya geleceği zaman. buraya. sevinip rahat ederler. O'nun varlığından Cehennem titreyecektir. her iki elleriyle yüzüne vuracak ve haykırarak diyecektir: «Sen. Çünkü. görmek için oraya gidecekleri doğrudur.» «O. Allah'ın Elçisi'nin Cehennemi görmek için kaldığı sürece cezasız kalacaklardır. adaletsizce yapılmış (bir iş) bu!» 137.

O'na inananlar. benim inancımı kabul edenlerle ilgili olarak. hiç bir salih amel işlemeseler de. duyduklarını O'na anlatacak. çünkü.» O zaman Elçi'si Allah ile konuşup. Seul'un zulmü altında iki yıl yabanî meyve ve ot yedi. istediğin her şeyi sana vereceğim.» «O zaman Allah. Merhametin nerede ey Rabb? Sana.» O zaman İsa dedi: «Bakın. müminlerden yetmiş bin yıldır Cehennem'de kalanlar var. Elçisi'ne inanan herkesi çıkarıp. Allah'ın azabının sürdüğü üç yıl içinde. benim Allah veya Allah'ın oğlu olduğumu söylediklerinde îsraililer'in günahı ve insanların deliliği başladığı için. dört gözde meleğine Cehennem'e giderek. Sabah olunca erkenden. Bakın. ama bu küçükler nasıl yemek bulacaklar?» Ve. ey dostum. îsa'nın havarileriyle kaldığı eve gelerek. böylece Allah size. onlar manevî nimetlerle beslenen ve dolayısıyla iyi sabır gösteren Allah'ın peygamberleridirler. Ve. onlann perişanlıklarına merhamet ederek dedi: «Hasada ne kadar var?» Cevap verdiler: «Yirmi gün. inançları içinde ölürlerse.» îsa karşılık verdi: «Sizinki de ne korku! Bilmez misiniz ki.» Allah karşılık verecek: «Ne diliyorsan iste. Allah'ın Elçisi'ne inanmanın yararı böyle olacaktır işte. şehrin tüm insanları kadın ve çocuklarla birlikte. bize merhamet et. bu yirmi gün süreyle kendimizi oruca ve namaza veririz. Cennet'e götürmelerini emredecek.» On dokuz gün oruç tutup da. onlar da bunu yapacaklar. bu yıl kurtlar ekinleri yediler ve biz de bu yıl toprağımızdan hiç bir şey alamıyacağız. merhamet edecektir. yalnızca iki kez ekmek yedi. O kadar ki.yaklaşacak. O'na çocukların oluşturduğu kalabalığı gösterdiler. O'na yalvanp dediler: «Rab. onların Cehennem'de ebediyyen kalmayacakları (şeklinde) ben kuluna edilmiş va'di hatırla. burada.» «Ve. Allah bu kıtlığı vermiştir. Çünkü.» 138. Allah'ın peygamberi babamız Davud. . O zaman İsa.» O zaman Allah'ın Elçisi diyecek: «Ey Rabb. sözünü ettiğim cezadan sonra Cennet'e gireceklerdir. size diyorum ki. yirminci günün sabahı olduğu zaman. diyecek: «Allah'ım Rabb. ekmek (yüzü) görmedi. Allah'ın kulu îlya. Rabb. onlan acı cezalardan kurtarman için dua ediyorum.» Adamlar karşılık verdiler: «Rab. yalnızca otlarla ve yabanî meyvelerle beslenerek.

hiç kimsenin. «İnanın ki ey insanlar.» İsa cevap verdi: «Kaçtım. biliyordum ki. çukura. ve (İsa) diğerlerini bekleyerek Şam'da kaldı. dünyadan çekip alacak. hattâ Allah'ın . Bunun üzerine ağzını açtı ve dedi: «Kesinlikle mutsuz odur ki. çünkü.» 140. Çünkü. herkese dert yanıyorlardı. İsa'nın dünyadan ayrılması gerektiğini biliyorlardı. benim İsrail krallığını gasbetmek istediğimden korkuyorlar. Söyleyin bana kardeşler. Bunun üzerine. Yakup ve Yuhanna tarafından bulundu. Allah'ın size verdiği yemeği toplayın.tarlaların ve tepelerin olgun ekinlerle kaplı olduğunu gördüler. ve burada hatasının cezasını çekiyor. Hattâ. kendisini düşürecek. ve bu şey İsrail'deki bolluğun sebebi oldu. bu dünya bizim ana vatanımız mıdır? Hiç de değil. Allah'a şükürler etti ve dedi: «Gidin kardeşler. şeytanların bir yol göstericisi. Ve. ama îsa. bunu öğrenince kendilerinden kaçtı. ben dünyaya. ama (bundan) daha mutsuz olan ise. «O. Yusuf'un Mısır'a satıldığı gibi. «Korkmayın. yağmur altında. bunu işitince îsa. peygamber Davud'un. Allah. ben de havarilerimden biri tarafından ihanete uğrayacak ve satılacağım. bizden neden kaçtın? Yana yakıla seni aradık. Bu nedenle. Ama. Şehirliler. nereye koyacaklarını bilemediler. bu (satırlar) ı yazanla. İleri derecedeki kâhinlerle halkın önde gelenleri bana karşı ayaklanacak ve Romalı validen beni öldürmek için yetki koparacaklar. Ve.» Üç havari korktular. komşusuna tuzak kuranı düşürecektir. hem de. Çünkü. Ertesi gün olunca. İsa'yı başlarına kral yapmak için danışıp görüştüler. Ve. kısa bir zaman sonra göreceğiniz bir şey hazırlıyor benim için. Isa'ya koşup. beni onların elinden kurtarıp. onlar ağlayarak dediler: «Ey üstad. kendi zengin ülkesine dönme özlemini duymayan bir sürgün bulunur mu acaba? Akıl bunu kesinlikle reddeder. havariler on beş gün kendisini bulmak için uğraştılar. Çünkü. çünkü sizden hiç biriniz bana ihanet etmeyecektir» diyerek kendilerini rahatlattı. ilk insan dünyaya sürgüne gönderildi. Çünkü. her şeyi anlattılar. Yoksulluk içinde olduğunu görürken. eşkiya tehlikesine karşı batak yolda kalmak diler ve arzu eder. konuşmasına kulak vermezler. o. adaletli Allah. tüm havariler de ağlaya ağlaya seni arıyorlar. gücü yettiği ve iyi bir hana nasıl varılacağını bildiği halde. 139.» dediği gibi. dünyayı sevenler ölümü düşünemezler. îsa. nereye gideceğini bilmeden yürür. İsa'nın şakirtlerinden otuz altısı ikişer ikişer geldi.» Adamlar o kadar çok ekin topladılar ki. biri kendilerine ondan söz etti mi. ama tecrübe doğruluyor.

«Cidden. gidip Roma'da yaşamak istemez. dünyanın sonuna kadar yaşayacağımdan eminim.Elçisi'nin bile sahip olmadığı bir ayrıcalıkla geldim (Bu ayrıcalık Isa Peygamberin kıyamete yakın bir zamana kadar yükseltildiği yerde yaşamasıdır). çünkü. ölmeyi öğrenesiniz diye size bundan söz edeceğim. —ölmek için doğan.» «Allah sağ ve diridir ki. bir insan ne zaman bir şeye başlasa. o şeyde alıştırma yapmak gereklidir. Ya. Akli Dengesizlik. «Ey ölüm. Allah'ımız insanı dünyada yerleştirmek için değil. az bulunduklarından Yaratıcımız Allah'ın gözünde kıymetlidir.» «Emin olun ki. bir insan doğarken nasıl doğar? Mutlaka çıplak doğar. Ve. çünkü. «Fakat. ölü olarak toprağın altına konurken. Romalılar'dan herhangi bir şey almak ümidi olmayan kişi. tam yerinde olup olmadığını ölçerek temeli nasıl da göz önünde bulundururlar? Ey sefil insan. bunun yanı sıra. hayat yapısı en büyük yıkımla yıkılacak. sahip olduğu tüm şeylerle birlikte kendi ülkesini terketmek ve asla dönüp de. ettiği kâr nedir? îçine sarıldığı . çünkü ölüm temeline bakmıyor!» 141. yalnızca doğmayan ölmez— neden insanlar hayatlarını ölümle ölçmezler?» «Yapı yapanları gördünüz mü. zenginlikleri içinde rahat rahat oturanlara ne kadar da acı gelir!» Bunu.» «Askerleri gördünüz mü. kendisine yabancı bir kanuna bağlı olduklarından. «Söyleyin bana.» «Ey. aynı şeyi bitirmek istemekle kalmaz. tüm az bulunan şeyler kıymetliyse. kumaşı keseceği zaman. ben de size diyorum ki bakın. iyi bir ölümle nasıl ölecektir?» «Rabb'ın gözünde kutsal (kul) un ölmesi çok kıymetlidir» demişti Peygamber Davud. bir kez bile olsa yanlış yapılan her şey gösterir ki. şimdi öleceğim için demiyorum. plânı iyi bir sonuca varsın diye sancılanır. îşte. koydukları her taşta duvar yıkılmasın diye. Allah'ın peygamberi Süleyman da benimle birlikte ağlıyor. barış zamanında sanki savaştalarmış gibi nasıl da birbirleriyle kendilerini eğitirler. kendisinin Kayser'e karşı geldiğini gördüğü zaman. seni hatırlamak. kesilince de özenle diker. donuna kendinden daha çok değer veren zavallı insan. Ya iyi ölmesini bilmeyen insan.. nasıl. o kadar ki. Ve. bir şeyi iyi yapmak için. hayatını. gerçekte Cennet'e koymak için yarattı. Neden biliyor musunuz? Söyleyeceğim size: Şundan ki. iyi ölenlerin ölümü de. çok daha az (ihtimalle) böyle bir şey yapar. kesmeden önce dikkatle ölçer.

Çünkü. Çünkü. Eğer çılgın değillerse aklî dengesizlik içindedirler.basit bir keten bezi. insanın ortasından yürüdüğünde emniyetle gidebileceği. benim bu sözüme kim (inanmıyorsa) kabirlere baksın.» «Şimdi. O zaman îsa ağladı ve dedi: «îşte. Allah'ın kanununa uyarlar ve sonsuz ölümden kurtulurlardı. ve böylece sabrını yitirip. iş(i) nasıl (bir sona) varır? Mutlaka boşa çalışmış olur ve komşuları tarafından küçümsenir Şimdi. iğneye iplik yerine kiriş geçirirse. Ferisîler.» «Ve. dünyadan. Çünkü. Eğer akıllı bir adam olsaydı. Çünkü. orada gerçeği bulacaktır. insan bedeninin kurtçukların yiyeceği haline dönüştüğünü gördüğü zaman. kendişinin de güçlü bir insan olacağını ümit ediyordu. birbirlerine karşı çıkan ve kıyıya en yakın olmak gayretiyle kavga eden ve kendilerini öldüren insanlar görürseniz ne dersiniz? Nasıl da şaşırırsınız! Mutlaka dersiniz ki. bedene ve dünyaya uyduklarından. içinde Allah sevgisi için kendisine verilen tüm şeylerin bulunduğu İsa'nın kesesini taşıyordu. dünyayı sevenler de tıpkı böyledirler. aynen öyledir» (diye) karşılık verdi havariler.» «Bir insan elbise dikerken. ya dünyanın zenginliğini isteyen insanın varacağı son nedir? Allah'ın peygamberi Davud Peygamber'in «Günahkâr en kötü bir ölümle ölecektir» dediği biçimde öl(üp gid)ecektir. Yine de o. bedenden ve nefsten sakınmayı öğrenecektir. Fakat. her işte (kullanılan) araçların başlangıç ve sonla uyum içinde olması gerekirken.» 142. «Deli ve çılgındır onlar. insan dünyalık malları toplarken sürekli bu (işi) yaptığını görmüyor. kıyılardan yürüdüğünde ise başını kıracağı bir yol olsa. Bu bakımdan. dünyada güçlü olma ümidini yitirmişti. insanda orta bir yer tutan akla göre yaşasalardı. Ölüm iğnedir. parasını çaldığımı bilir. delicesine işi başarmak için uğraşır durur. biri diğerinden daha bir gurur ve şehvetle yaşamak için didinen çılgınlar ve kendi benliklerinin acımasız düşmanlarıdırlar. Hain Yahuda ve Tahrifçi Din Adamlarının Mantığı Hain Yehuda İsa'nın kaçtığını görünce. kendisine inanmadığımı bilerek beni hizmetinden kovar. işin iyi bir sona varması için. yazıcılar ve . îsa'nın İsrail kralı.» «Doğru. ümidini yitirince kendi kendine dedi: «Eğer bu adam bir peygamberse. Çünkü. Çünkü. Allah'ın kendisine vermek istediği şereften kaçmazdı? Bu bakımdan. Allah korkusuyla başka her şeyin ötesinde akıllı olmak isteyen mezarın kitabesini incelesin. -Söyleyin bana. dünyalık malların kirişleri ondan geçmez. ama nafile. kurtuluşu için gerçek akideyi bulacaktır. ve budur dünyanın kendisine verdiği ödül. orada.

Fakat.» Ve Allah anlayışımızı giderdi de. böylece listeye ne alırsak yapabiliyoruz. Şakirtlerin tümü geldikten sonra İsa dedi: «Galile'ye dönelim. onun bunu ne amaçla dediğini bilemedik.» Bu nedenle. ama. eğer. Musa'nın kitabına göre Allah'a ibadet edildiğini görmedikçe yumuşamıyacaktır. asker olmadan herhangi bir şey yapamayız. vali ve Hirodes olur dedikleri zaman. çünkü o. Zakkay adlı kısa boylu bir . çünkü memuriyetimizden atılırsak.» «O halde. Allah'a şükür. «Çünkü. eskiden olduğu gibi yine köleleştirilecektir. onu ellerine nasıl teslim edeceğime bakmam daha iyi olacak. onu geceleyin yakalamak için plân kurdular. tüm havariler Allah'ın dilemesiyle Şam'a geldiler. Allah'ımız öylesine merhametlidir ki. çünkü Allah'ın meleği bana oraya gitmem gerektiğini söyledi. teklifi duyan başkâhin Hirodes ve valiyle görüşmesi gerektiği şeklinde cevap verdi. o gün hain Yehuda herkesten daha çok İsa'nın yokluğuna üzülüyor göründü. kanunumuza yabancı bir kral ve bir valimiz var.» Bunun üzerine. sonuç ne olacaktır? Mutlaka îsmaililer Romalılarla anlaşmaya varıp. eskiden olduğu gibi Allah'a ibadeti geri getirmek isteyecektir. «Şimdi. ve daha da kötüsü.önde gelen kâhinleriyle bir düzen kurup. İsmail'in soyundan geleceğini ve va'din îshak'a değil. Onlar da başkâhinle istişare edip. ülkemizi ellerine verecekler ve böylece İsrail. böyle bir adamın egemenliği altında nasıl geçiniriz? Kesinlikle. kurban ve oruçla yumuşayıverir. hiç yeri yokken sizi seviyor gösterisinde bulunan kişiden sakınsın. meselenin Nain'de nasıl geçtiğini yazıcılar ve Ferisîler'e duyurdu. Çünkü. çünkü böylece iyi bir şeyler elde edebilirim. Sonra. halk O'na öylesine eğilim göstermektedir ki. bizim geleneklerimizi alıp kabul edemez. kararını verip. aralarında istişare edip. 143. îsmail'e yapıldığını söylemektedir. dediler: «Bu adam kral olursa ne yaparız? Kesinkes geçimimiz kötü olur. Şehirliler îsa'yi tanıyınca herkes kendisini görmek istedi. çocuklarımızla birlikte helak oluruz. bizim kendilerininkiyle ilgilenmediğimiz gibi bizim kanunumuzla ilgilenmeyen. ve inşallah askerle bu işi belki başarabiliriz. Bunun üzerine İsa dedi: «Herkes. Şimdi. bu adam kral olursa. bu adam yaşamaya katlanacak olursa.» Bunun üzerine. ekmeğimizi dilenmek zorunda kalırız. (önde gelen havarilerinden birinin bize dediği gibi) Mesih. Ve. bu şekilde her ne kadar günah işliyorsak da. Ve. bir sebt günü sabahı îsa Nasıra'ya geldi.» Bunun üzerine. Davud soyundan gelmeyecek demekte. Bu arada.

bilmiyorsunuz. dedi îsa. senin heykelden putların yok ve rüzgâra tapmıyorsun.vergi mültezimi büyük kalabalık nedeniyle İsa'yı göremediğinden yabani bir incir ağacına tırmanıp. Ferisîler mırıldanıp İsa'*nın havarilerine dediler: «Mualliminiz neden vergi mültezimleri ve günahkârlarla yemeğe gider?» îsa cevap verdi: «Doktor bir eve neden girer? Söyleyin bana ve ben de size neden buraya geldiğimi söyleyeceğim. dünya sonuna yaklaştığı zaman o. mahkemeye kadar orada kalacak (çünkü. «Söyleyin bana. Çünkü Kenaniler insanın ellerine tapınma denen putperestliğe bağlı olduklarından. size diyorum ki». takva sahipleri uğruna göndermez. ama amelde Ferisi olmuşlardır. Kenan dilinde tam anlamıyla «Allah'ı arayan» demektir. onların da tevbeye ihtiyacı yoktur. böyle birini gördüklerinde «Ferisi». çünkü. günahkârlar tevbe etsin diye gönderir. bunu bilen insanlar Cennet arzusuyla Yaratıcıları Allah'ı aramaya başladılar. kaderine bak da. Ama size diyorum ki bakın. çünkü. «Bu şekilde.» Cevap verdiler: «Hastaları iyileştirmek için. Çünkü. bu bakımdan. gerçekten Allah'ın yolunda yürüyen bir Allah dostu Enoh (İdris Peygamber) Cennet'e alındi. Sonra İsa o yere gelince gözlerini kaldırıp dedi: «İn Zakkay çünkü bugün senin evinde kalacağım. Ve böylece. halkımızdan Allah'a kulluk için dünyadan ayrılanları gören Kenanîler. Allah peygamberlerini ve kullarını dünyaya.» «Bakın. Şu «Ferisi». İsa havraya giderken oradan geçeceği zamanı bekledi. ve. nasıl temiz olanın banyoya ihtiyacı yoksa. «Dünyaya hiç değer vermeden. «Tüm velîler ve Allah'ın peygamberleri sizin gibi ismen değil.» Adam inip O'nu memnunlukla kabul etti ve mükemmel bir ziyafet hazırladı. öyleyse sözlerime kulak verin. kaynağını» ve dünyanın Ferisileri neden çekmeye başladığını biliyor musunuz? Mutlaka anlatacağım size. eğer sizler gerçek Ferisîlerseniz benim kurtuluşları için günahkârlarla uğraşmam gerektiğinden memnun olmalısınız. tüm hareketlerinde yaratıcıları Allah'ı aramışlar ve Allah sevgisiyle şehirleri terketmişler ve mallarını Allah sevgisi uğruna (Allah'a) satmışlar ve yoksullara vermişlerdir. îlya ve bir başkasıyla birlikte dünyaya dönecektir). Şöyle demek istiyorlardı: «Ey deli yoldaş. gel ve bizim tanrılarımıza kulluk et. yani 'Allah'ı arıyor' derlerdi. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki.» dedi îsa. bu ad orada iyi insanlarla alay etmek suretiyle başladı.» 144.» .» «Doğru Söylüyorsunuz. «Çünkü hastalardan başka kimsenin ilâca ihtiyacı yoktur.

Ama gelin siz Ferisi misiniz. «Yaratıcısı Allah'la birlikte yürümek isteyen herkes için bunu yazıyor. nefislerinizi koruyun. biz hep fasık/faciriz. o da dedi: «Allah'ın kulu İlya» (çünkü.» «Salih amel işlemek isteyenler kendi benliklerine yönelsinler. Bu bakımdan. Bu bakımdan yapılacak işleri olduğu bahanesiyle ayrılıp gitmek istediler. Güzel sözler isteyenler. ve hepsi Allah'ın seçkin (kul)Iarıydı. Çünkü. o Allah'tan az korkar (metinden aynen). yalnızca günahlarımızı reddeden Allah'ı istemezler.145.» «Başkalarına öğretmek isteyenler.» Ferisîler îlya'ın kitabının adını duyunca şaşırdılar. Allah'ın dostu îlya havarisi Elişa'nın ricası üzerine küçük bir kitap yazıp. içinde Rabb'ımız Allah'ın kanunuyla birlikte tüm insanî hikmetlere de yer verdi. değil misiniz bakalım. çünkü Allah'tan korkan yalnızca Allah'ın dilediğini öğrenmekle yetinir. hemen evlerinin kapı ve pencerelerini kapasınlar. başkalanndan daha iyi yaşasınlar. Ilya (İlyas) Peygamberin Kitabı «Allah sağ ve diridir ki. bu kadar büyük bir sayının içinde tek bir fasık/facir yoktu. Ve bunun için ölmeye de hazırım. Ferisi yalnızca Allah'ı arar. çünkü. çünkü tüm dünyayı kazanıp da kendi ruhunu yitirmek hiç bir işe yaramaz. O zaman İsa dedi: «Eğer siz Ferisîlerseniz başka her işi bırakırsınız. otuz günde yalnızca bir kez dünyalık insanların . çünkü kendinizden daha az bilenden hiç bir şey öğrenilemez. Bunun üzerine şaşkınlık içinde İsa'yı dinlemek için kaldılar. dışınızda. günahkâr kendine öğretenden daha kötü birini duyduğu zaman hayatını nasıl düzeltecek? «Allah'ı arayanlar insanların (metinden aynen) sohbetinden kaçsınlar. Allah'ın peygamberi ve dostu İlya zamanında onyedi bin Ferisî'nin oturduğu on iki dağ vardı. kalbinizi koruyun. «Allah'ı arayanlar. başka değil. Ama şimdi. sevilmediği (bir yerde) bulunmaya katlanamaz. O halde. beğenilecek bir şey olarak görüyorum. «Allah'ı anmak arzu edenler. israil'de yüzbinden fazla Ferisî'nin olduğu bir zamanda. çünkü Allah. bin kişide bir tane seçkin (kul) vardır inşallah!» Ferisîler kızarak karşılık verdiler: «Öyleyse. nefret edildiği bu dünyada bulunmaz. mal sahibi evinin dışında. çünkü geleneklerinde kimsenin böyle bir akideye uyduğunu bilmiyorlardı. küçük kitap böyle başlıyor). çünkü Musa Sina dağında yalnızken kendini buldu ve bir dostun bir dostla konuştuğu gibi Allah'la konuştu. Ve sen bizim dinimizi fısk/fücur içinde görüyorsun. Kim çok şey öğrenmek isterse.» îsa cevap verdi: «Gerçek Ferisîler'in dinini fısk/ fücur içinde değil. Ve öyleydi ki.

Allah'ı arayanın iki yıllık işi bir günde yapılabilir. orada tüm varlığını lüks içinde yaşayarak fahişelerle harcayıp bitirdi. fahişeler ve günahkârlar Allah'ın melekûtuna girecekler ve kendilerini takva sahibi sayanlar sonsuz ateşlere gireceklerdir.» 146. vakitlerini (son) nefesi yaklaşan biri gibi harcasınlar. o da kendisini malları arasında bulunan domuzların başına verdi. Allah'a kulluk için Allah'ın Musa kanalıyla sana verdiği kanuna göre bunları yap. O zaman İsa tevbeye gelenlere ve havarilerine dedi: «Bir adamın iki oğlu vardı. bu ülkede şiddetli bir kıtlık oldu. küçük olanı dedi: «Baba bana düşen malları ver. onlarla birlikte palamut yiyerek açlığını ne de olsa .» «Konuştuğu zaman. gelecek olan mahkemedelermiş gibi bir korku içinde ayakta dursunlar.bulundukları yere çıksınlar.» «Toprak yığını. yalnızca gerekli olan şeyi konuşsun. Bakın. Her gün bir ertesi güne çıkmayacaklarını düşünüp.» İbadet ederlerken. eğer siz Ferisîlerseniz benim buraya girmeme sevinmiş olmalısınız.» «İlya'nın küçük kitabı budur ey Ferisîler. çıplak yer üstünde uyusun.» «Elbise olarak hayvan derisi yeter. çünkü bu şekilde Allah'ı bulacak. bakın pek çok vergi mültezimleri. her zaman ve her yerde sen Allah'ta. kendinden başka kimseyi ayıplamasın. her gece iki saatlik uyku da yeter. sofradan doymadan kalksınlar. Allah da sendeymiş hissini duyacaksın.» «Kendinden başka kimseden nefret etmesin. Bundan sonra.» O zaman îsa dedi: «Bugün kurtuluş bu eve gelmiş bulunuyor. bu sefil adam bir vatandaşa hizmet etmeye gitti. Ve domuzlara bakarken. Bu nedenle size yine diyorum ki. çünkü. Allah sevgisi için tehditle aldığım tüm şeylerin dört katını vereceğim. çünkü Allah günahkârlara merhamet eder. o kadar ki.» «Yedikleri zaman. yalnızca kendi ayaklarına baksın.» «Yürüdüğü zaman. Sonra Zakkay dedi: «Rab.» «Şimdi.» Ve babası verdi ve kendi payını alan (oğul) ayrıldı ve uzak bir ülkeye gitti.»< Bunu duyan Ferisîler öfkeyle ayrıldılar.

» Baba karşılık verdi: «Oğul. Bense burada açlıktan kırılıyorum! Bu nedenle. Ve içerde şenlik yaptıklarını duyup şaşırdı ve hizmetçilerden birini çağırıp niye böyle şenlik yapmakta olduklarını sordu.» Büyük oğul bunu duyunca çok kızdı ve eve girmedi. sen hep benimlesin ve her şey senindir. büyük oğul eve geldi. Fakat.gideriyordu. bana hizmetçilerinden birine davrandığın gibi davran. Çünkü bu benim oğlum ölmüştü. çünkü sen benim oğlumsun ve seni kölem durumunda görmeye dayanamam. gökte sana karşı günah işledim.» Ve tek bir kuruş bile almadan babasını bırakıp gitti.» Oğul. bu bakımdan sevinmeliyiz. şimdi bulunmuştur. ben zina edenlerin sofrasında yemek yemeyeceğim. Şimdi ise yeniden hayata gelmiş bulunuyor. Ama kendine geldiği zaman (şöyle) dedi: «Ah babamın evinde ne bol yiyecekler vardı. «tevbe eden günahkârlar için Allah'ın . Bunun üzerine. baban da yağlı danayı kesti. gökte sana karşı günah işledim.» «Zavallı adam gitti ve öyle oldu ki. kardeşin geldi. senin oğlun denecek değerde değilim. ve sen bana hiç bir zaman arkadaşlarımla yemek için bir kuzu vermedin.» Hizmetçi ona cevap verdi: «Kardeşin geldi. Ama bu ölmüştü. sen de gel ve onunla birlikte sevin. yiyorlar. böyle deme. babası onun uzaklardan geldiğini görüp kendisine karşı merhamete geldi. şimdi yine hayattadır. Kayıptı da şimdi bulundu. Bunun üzerine onu karşılamaya çıktı ve yanına varıp kendisini kucakladı ve öptü. «Allah sağ ve diridir ki» dedi Isa. Parmağına yüzüğünü takın ve hemen yağlı danayı kesin. baş eğip dedi: «Baba. kalkıp babama gidecek ve kendisine diyeceğim: Baba. bana hizmetçilerinden birine davrandığın gibi davran. şenlik yapacağız.» Ve hizmetçilerini çağırıp dedi: «Buraya yeni elbiseler getirip bu oğlumu giydirin ve kendisine yeni don verin.» Oğul kızarak cevap verdi: «Sana hep iyi bir şekilde hizmet ettim. seni terkedip giden ve tüm payına düşeni fahişelerle yiyip bitiren bu değersiz herife gelince şimdi yağlı danayı kesiyorsun. «Evde şenlik yaparlarken bakın ki.» 147. babası dışarı çıkıp kendisine dedi: «Oğul. kayıptı.» Baba cevap verdi: «Oğul. Çünkü ben.» Büyük oğul daha çok kızdı ve dedi: «Sen git ve neşelen.

melekleri arasındaki sevinç işte böyledir.» Ve yemeği yedikleri zaman ayrıldı, çünkü Yahudiye'ye gitmek istiyordu. Bunun üzerine havariler dediler: «Muallim, Yahudiye'ye gitme, çünkü Ferisiler'in başkâhin (ve kâhin) lerle senin aleyhinde görüştüklerini biliyoruz.» Isa karşılık verdi: «Ben, onlar bunu yapmadan önce de biliyordum, fakat korkmuyorum. Çünkü onlar Allah'ın iradesine aykırı hiç bir şey yapamazlar, bu bakımdan bırakın istedikleri her şeyi yapsınlar; çünku ben onlardan değil, Allah'tan korkuyorum.» 148. Gerçek Ferisi «Şimdi söyleyin bana: Bu günün Ferisîleri Ferisi midirler? Allah'ın kulları mıdır onlar? Hiç de değil. Evet, ve bakın size diyorum ki, burada yeryüzünde bir insanın melanetlerini örtmek için din mesleği ve kılığına bürünmesinden daha kötü bir şey yoktur. Şimdikileri bilirsiniz diye eski zamanların Ferisîlerinden tek bir örnek vereceğim size. İlya'nın, putatapıcıların büyük zulümleri sonucu ayrılmasından sonra Ferisîler'in kutlu cemaati dağıldı. Çünkü, daha hemen İlya zamanında, bir yılda gerçek Ferisi olan on binden fazla peygamber öldürülmüştü.» «İki Ferisi yerleşmek üzere dağlara gittiler ve birbirlerinden yalnızca bir saatlik mesafede bulunuyor idiyseler de, biri komşusundan on beş yıl hiç bir haber alamadı. Bakın ki, bunlar meraklı kişilerdi de! Gel zaman git zaman bu dağlarda bir kuraklık oldu ve bunun üzerine her ikisi de su aramaya koyuldular ve birbirlerini buldular. O zaman daha yaşlı olanı dedi (çünkü en büyüğün herkesten önce konuşması adetleriydi ve genç bir adamın yaşlı birinden önce konuşmasını büyük bir günah sayarlardı.) Bu bakımdan, yaşlı olanı dedi: «Nerede oturuyorsun kardeş?» «Oturduğu yeri parmağıyla işaret ederek cevap verdi: «Şurada oturuyorum.» Çünkü, genç olanın oturma yerinin yakınındaydılar.» Yaşlı olanı dedi: «Kardeş ne zamandır burada oturuyorsun?» Genç olanı cevap verdi: «Onbeş yıldır.» Yaşlı olanı dedi: «Belki de, Ahab Allah'ın kullarını öldürdüğü zaman geldin?» «Evet öyle» diye cevap yerdi genç olanı Yaşlı olanı dedi: «Ey kardeş, şimdi îsrail kralı kimdir, bilir misin?»

Genç olanı cevap verdi: «İsrail'in kralı Allah'tır, çünkü putatapıcılar kral değil, İsrail'in cellâtlarıdır.» «Doğru» dedi yaşlı olanı. «Ama, ben şimdi israil'in cellâtı kimdir demek istemiştim.» Genç olanı cevap verdi: «İsrail'in günahları İsrail'in cellâtlarıdır. Çünkü, günah işlememiş olsalardı, (Allah) İsrail'e karşı putatapıcı reisleri ayaklandırmıyacaktı.» O zaman yaşlı olanı dedi: «Allah'ın İsrail'i cezalandırmak için gönderdiği şu kâfir reis kimdir?» Genç olanı cevap verdi: «Şimdi ne bileyim, onbeş yıldır senden başka kimseyi görmemişim ve okumak da bilmiyorum ki, bana herhangi bir mektup gönderilmiş olsun.» Yaşlı olanı dedi: «Ama, koyun derilerin ne kadar da yeni! Madem, hiç bir kimseyi görmedin de, onları sana kim verdi?» 149. Genç olanı cevap verdi: «îsrail halkının, üstünü başını çölde kırk yıl eskitmekten koruyan, benim derilerimi de korudu.» O zaman yaşlı olanı sezdi ki, genç olan kendinden daha tamdır, çünkü kendisinin her yıl insanlarla ilişkisi oluyordu. Bu yüzden, sohbetinden yararlanmak için dedi: «Kardeş, sen okumak bilmezsin, bense bilirim, benim evimde Davud'un Mezmurlar'ı vardır. O halde, gel ben her gün sana biraz okuyayım, ve Davud'un ne dediğini açıklayayım.» Genç olanı cevap verdi: «Haydi gidelim.» Yaşlı olanı dedi: «Ey kardeş, iki gün oldu ki, su içmiyorum. Bu bakımdan biraz su araştıralım dedi.» Genç olanı dedi: «Ey kardeş, ben iki aydır su içmiyorum. O halde haydi gidelim de, Allah'ın peygamberi Davud aracılığıyla ne dediğine bakalım; Rabb bize su vermeye kadirdir.» Bunun üzerine dönüp, yaşlı olanın mekânına vardılar. Ve kapıda bir taze su kaynağı buldular. Yaşlı olanı dedi: «Ey kardeş, sen Allah'ın kutsal bir kulusun; bak Allah bu kaynağı senin uğruna verdi.» Genç olanı dedi: «Ey kardeş, alçak gönüllülüğünden diyorsun,bunu. Ama belli ki, Allah eğer bunu benim uğruma yapmış olsaydı (onu aramak için) ayrılmayayım diye, benim mekânımın yakınında bir kaynak verirdi. Ben sana karşı günah işlediğimi itiraf etmeliyim. Sen iki gündür

içmediğinden su aradığını söyleyince, ben iki aydır içeceksiz olduğumdan, sanki senden daha iyiymişim gibi içimde bir yükseklik duydum.» O zaman yaşlı olanı dedi: «Ey kardeş, gerçeği söyledin, dolayısıyla günah işlemiş değilsin.» Genç olanı dedi: «Ey kardeş, babamız Ilya'nın «Allah'ı arayan yalnızca kendini ayıplasın.» dediğini unutuyorsun. O, biz bunu bilelim diye değil, buna uyalım diye yazdı onu mutlaka.» Daha yaşlı olanı yoldaşının doğruluğunu ve takvasını sezerek dedi: «Doğru; ve Allah'ımız seni bağışlamıştır.» Ve bunu deyip, Mezmurlar'i aldı ve babamız Davud'un dediklerini okudu: «Dilimin, günahıma bahane bulup göz yumarak kötü sözlere dalmaması için ağzımın üzerine bir gözetleyici yerleştireceğim.» Ve burada yaşlı adam bir konuşma yaptı ve genç olanı ayrıldı. Bundan sonra, buluşmalarından önce onbeş yıl daha geçti. Çünkü genç olanı yerini değiştirmişti. İşte böyle, yaşlı olan onu bulunca dedi: «Ey kardeş, kaldığın yere neden geri (bir daha) gelmedin?» Genç olanı cevap verdi: «Çünkü, bana söylediklerini henüz öğrenmiş değilim.» O zaman yaşlı olanı dedi: «Onbeş yıl geçmişken nasıl olabilir bu?» Genç olanı cevap verdi: «Sözlere gelince, onları tek bir saatte öğrendim ve hiç unutmadım; fakat, henüz onlara uyamadım. Uymayacak olduktan sonra, çok fazla şey öğrenmenin amacı nedir ki? Allah'ımız zihnimizin değil de, daha çok kalbimizin iyi olmasını bekler, bu bakımdan, Hüküm Günü'nde bize ne öğrendiğimizi değil, ne yaptığımızı soracaktır.» 150. Yaşlı olanı karşılık verdi: «Ey kardeş, böyle deme, çünkü, Allah'ımızın değer verilmesini istediği ilmi hor görmüş oluyorsun.» Genç olanı cevapladı: «Şimdi, günaha düşmemek için nasıl söylemeliyim ki, çünkü senin sözün doğru, benimki de öyle. Öyleyse, diyorum ki, Allah'ın kanununda yazılı olan emirlerini bilenler, eğer ardından daha çok şey öğreneceklerse, (önce) bunlara uymalıdırlar. Ve, insan öğrendiği her şeye, bırakın uysun, (yalnızca) onu bilmekle kalmasın).» Yaşlı olanı dedi: «Ey kardeş, söyle bana, kiminle konuştun ki, benim söylediklerimin tümünü öğrenmediğini bilirsin?» Genç olanı cevap verdi: «Ey kardeş, kendimle konuşurum. Her gün hesabımı vermek için kendimi Allah'ın mahkemesinin önüne korum. Ve,

Çünkü onlar Yaratıcı'larına benden daha iyi kulluk ediyorlar. kendimin ise kötülüklerime bakmalıyım.» Yaşlı olanı karşılık verdi: «Şimdi. görüyorsun ki.» Yaşlı adam dedi: «Ey kardeş. bu dağlarda kimin iyiliğine. Bundandır ki. kimin hatalarına bakarsın.» .» Genç olanı cevap verdi: «Ey kardeş. Çünkü küçük bir maya bir yığın yemeği bozar. Çünkü. burada hiç kimse yoktur. ya sıcaklıklarının çok fazla olduğundan. «Bu adam gerçek bir Ferisî'ydi» dedi îsa havarilerine. Ve. inşallah Hüküm Günü'nde onu arkadaşımız olarak buluruz.her zaman için de günahlarıma göz yuman bir şey duyarım. sen bu akideyi nereden öğrendin. ya arzuladığım gibi ışık vermediklerinden. sen (insanların) en olmuşu iken. sen tamken. Ama kalbe bakar.» Yaşlı adam dedi: «Ey kardeş.» 151. çünkü ben iki büyük hatanın ortasında duruyorum: Biri.» îsa sonra bir gemiye bindi ve havariler ekmek getirmeyi unuttuklarından dolayı üzgündüler. çünkü sen. Allah'ın kutsal bir (kul) usun. sen bunu alçak gönüllülüğünden söylersin. îsa kendilerini azarlayıp dedi: «Günümüz Ferisi1 lerinin mayalarından sakının. Ama. başkalarından daha çok (günahıma) pişman olmak istemememdir.» O zaman. ya da yerde çok fazla veya çok az yağış olduğundan ben onları ayıplıyorum. Yine de ben sana cevap vereyim ki. yaşlı adam bunu duyunca dedi: «Kardeş. Yaratıcı'mız Allah zamana bakmaz. Davud onbeş yaşında. kendini nasıl günahkârların en büyüğü olarak bilebilirsin?» Genç olanı cevapladı: «Bir Ferisi'nin alışkanlığını edindiğim zaman. ben şimdi doksan yaşmdayım ve yetmiş yıldır bir Ferisi'yim. diğeri ise. hataların nedir ki?» Genç olanı cevap verdi: «Ey kardeş. Çünkü böyle yaparsam eğer. kendimi günahkârların en büyüğü olarak algılayabilirim. kendimi günahkârların en büyüğü olarak bilmemem. üstadımın bana söylediği ilk söz şuydu: «Başkalarının iyiliklerine. böyle deme.» Genç olanı cevap verdi: «Güneşin ve gezegenlerin itaatına bakmalıyım. öbür altı kardeşinden daha genç iken îsrail kralı seçildi ve Rabbımız Allah'ın bir peygamberi oldu.

Çünkü. gerçek Ferisî'nin iyiliği de tüm insanî iyiliklerin üstünde durur. bir sebt günü mabede girdiğinde. çünkü. eğer helak olmayacaksanız. Allah'ın dünyaya verdiği yaşayan bir kitaptır.» Askerler dediler: «Öyleyse. O'nu size gösteremiyorum. günahla insan bedenini çürütmeyen tuzdur. ışığı söndüren bu insan sahte bir Ferisî'dir. sizi ben yaratmış olsaydım. onu gören herkes tevbeye gelir. çünkü. Bu bakımdan. okumak bilmeyen basit bir halk.» O zaman İsa dedi: «Eğer sizin O'nu görecek gözleriniz olsa. nerede olduğu bilinmediği halde. îsa Kudüs'e gelip de. ekmeğimiz bile yokken.» 152. «Ama. tuzu çürüten. askerler onu kışkırtmak ve alıp (götürmek) için yaklaşıp dediler: «Muallim. «Gerçek Ferisi nedir bilir misiniz? O. söylediği ve yaptığı her şey Allah'ın kanununa uygundur. nasıl mayamız olsun ki?» O zaman İsa dedi: «Ey az inancı olan adamlar. Gerçek Ferisi. Allah'ın. insan tabiatının yağıdır. yağ her sıvının üstünde durursa. kim onun yaptığını yaparsa. belki de bir hayal olan Allah'ına uymamızı ister misin?» İsa cevap verdi: «Eğer sizi Allah'ımızın yarattığı gibi. hiç bir ürün işareti olmayan Nain'de yaptıklarını unuttunuz mu? Ve. bizi kendi inancına döndürmek ve bizim yığınla tanrıyı bırakıp. Hacıların yolunu aydınlatan bir ışıktır o. savaş açmak meşru mudur?» îsa cevap verdi: «İnancımız bize. bugünkü Ferisîlerin yaptıklarını yapmamaya dikkat edin. yalnızca Roma'da görülen yirmi sekiz bin tann vardır) senin tek olan ve görülemediği için nerede olduğu bilinmeyen.» Karşılık verdiler: «Şimdi. Allah'ın kanununa uymuş olur. fakat kör olduğunuz için. beş ekmek ve iki balığı kaç kişi yemiş ve doymuştu? Allah'a imandan yoksun olan Ferisi'nin mayası ve ben düşüncesi. (çünkü. kutsal kişiler olarak tanıdıklarından Ferisi'lerde gördüğü şeyleri yapar. senin Allah'ın bizi nasıl yaratmış olabilir? Bize Allah'ını göster. o zaman yahudi olacağız. çünkü. Bu bakımdan.» . îsraili'leri de bozmuştur. yalnızca bugünün Ferisî'lerini bozmakla kalmamış. onun pişmanlığıyla birlikte yoksulluğunu gören herkes. sizi hidayete erdirmek isterdim. yağı ekşiten. O.O zaman havariler birbirlerine dediler: «Şimdi. bu dünyada kalbimizi kapamamamız gerektiğini idrak eder. kitabı tahrif eden. hayatımızın yeryüzü üzerinde sürekli bir savaş halinde olduğunu söyler. ben size O'nu gösteririm. Nasıl ki.

» Askerler karşılık verdiler: «Konuşmana dikkat et. seni Hirodes'in ellerine veririz. başları ve ayakları yere çarpıyordu. o da her şeye gücü yeten tanrılarımızın öcünü alır.» O zaman îsa dedi: «Adonai Sabaoth!»(Ey Orduların Rabbi!) Bunun üzerine. siz yalnızca. sözlerinize değil. Bu bakımdan. bir kişinin. eğer tanrılarımıza nefret yağdıracak olursan. O'nun adı tek başına orduları korkutur. biz Yahudiyelilerin Allah'ımıza karşı korku ve iman şeklinde manevi gözlerimiz vardır. artık onlara tapacağım. çünkü biz seni al (ip götür) mek istiyoruz. tanrılarınıza bir sineği yarattırın.. yalnızca cismi olan ve dıştaki şeyleri görebilir. Kâhinler ve Ferisi'Ier kendi aralarında mırıldanıp dediler. hiç bir şey yapamayan altından. sen bizim kör olduğumuzu söylersin. beni bağışlayın. o kadar korktular ve öyle bir şekilde kaçtılar ki. bu yüzden de. onların her şeye gücü yetiyorsa. hepimizin başında iki gözü varken. Ama.» İsa cevap verdi: «Eğer dediğiniz gibi. askerler de hemen mabedten yuvarlanıp gittiler. Ve.«O'nda Ba'al ve Eşterot'un bilgeliği var. bunun üzerine İsa dedi: «Asla. Yahudiye'de bir daha görünmediler.Askerler karşılık verdiler: «Bu insanların sana verdiği onur mutlaka senin anlayışını götürmüş olmalı. O zaman îsa dedi: «Burada işlerinize ihtiyaç vardır.» Askerler bunu duyunca sevindiler ve putlarını yüceltmeye başladılar. o kadar ki. yıkanıp yeniden şarapla doldurulacakları zaman tahta fıçılan yuvarladığı gibi. şeytan'ın gücüyle yaptı bunu.» Askerler karşılık verdiler: «Şimdi şuna bakalım. gümüşten ve tahtadan tanrılarınızı görebilirsiniz. tek bir sözle her şeyi yaratmış olan Allah'ı bırakmıyacağım.» Askerler bunu duyunca yılıp. madem öyle. çünkü. 153. onların tek bir sineği (bile) yeniden yaratmadıklarını gördüğümden. biz Allah'ımızı her yerde görebiliriz.» Isa ağzını açtı ve dedi: «Allah'ımız komşumuzun mallarını çalmamamızı . kendileri için. ve ben onlara tapacağım. Çünkü.» İsa cevap verdi: «Bedenî gözler. diyecek şey bulamadılar.» Ve ellerini Isa'ya karşı uzatmak istediler. ve bundan dolayı. kendilerine dokunan kimse olmadığı halde.

pek çokları ne yaptığını bilmeden çalar. Ve. Kadir ve Rahim olan Allah'ımız affeder. şöyle bir yere gideceğim» diyerek ele alırsanız ve «inşallah (Allah izin verirse)» demezseniz. Bu nedenle siz. Allah'ı tek ben biliyorum demekle de. hakkı (gerçeği) da yalnızca O bilir. Allah'ın şanını çalmış olurum. aynı şekilde. Bu bakımdan diyorum ki size. çünkü hemen askerler tarafından asılırlar.«Malları bilmeyen (metinden aynen) hırsızları da bilmez. Çünkü. Fakat. size diyorum ki. o şekilde ki. onlar da kendilerini gösteremezler. namaz ve zekâtla birlikte oruç da tutarsa.» Sonra İsa. yalnızca bir kaç hırsızın bulunduğu ortadadır. bakın size diyorum ki.emretti. tek ben konuşacağım. Çünkü.» îsa karşılık verdi. bu tek hüküm öylesine aşıldı ve kötüye kullanıldı ki. hırsız olursunuz ve zamanınızın daha iyi bölümünü Allah'ı memnun etmek için değil de. tek benim gerçeği bildiğimi söylemekle ağır bir günah işlediniz. Eğer bir insan onları Allah'ın istediği biçimde almazsa. bu günah o türdendir ki. asla bağışlanmayacaktır. mal ve şan hep Allah'ın mülkiyetindedir.» O zaman. hırsızlık tüm dünyayı günahla nasıl doldurmuştur? Şimdi. çünkü bu «tek» kelimesi başkalarına değil. zulmen alınan geri verilmedikçe. madem bana sordunuz. bu bakımdan. Öyle de.» O zaman Ferisîler Isa'ya yaklaşıp dediler: «Ey muallim. hiç bir şey herhangi bir şey için iddiada bulunamaz. Allah'ın lûtfuyla. hem. Fakat. şöyle bir şey söyleyeceğim. zaman. bir yazıcı dedi: «Ey muallim. yine bir hırsız olmuş olur.» İsa karşılık verdi: «israil'de gerçeği tek benim bildiğimi söylemiyorum. Bu bakımdan. Ve. siz zamanı «yarın şöyle yapacağım. Ve. çünkü. eğer ben böyle dersem. ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. çünkü bilinmeyen hastalık iyileşmez. bu yüzden de. başka her günah için insan ağlar ve onu bir daha işlemez. kendinizi memnun etmek için harcadığınızda daha büyük hırsız . eğer onları Allah'ın isteğinin aksine harcarsa. O Hakk'tır. büyük bir hırsız olurum.» «Yaratılan her şey Yaratıcı'ya aittir. ruh. yalnızca Allah'a ait. günahları başkalarınınkinden daha büyüktür. İsrail'de gerçeği tek sen bildiğin için bize öğret. herkesin sustuğunu görünce yeniden dedi: «Her ne kadar ben İsrail'de gerçeği bilen tek kişi değilsem de.. herkesten daha çok cehaletin içine düşerim. günahınız daha da büyük olacaktır. nefs. dünyayı günahla doldurdu ve bu (günah) diğer günahların bağışlandığı gibi bağışlanmıyacaktır. bir hırsız olmuş olur. beden. (o halde) bana kulak verin. eğer bunu teşvik etmek için dediyseniz.

kimin gözünde ışık varsa her şeyi açık görür . Sonra İsa'nın yanına bir fakih yanaştı ve ona dedi : «Sayın muallim. bu günah nedeniyle. ve böylece de kendini Cennet'in efendisi sayacaktı.» 154. katilin başı kesilecektir ve adaletli olan budur. insan. o zaman da kuşkusuz hırsız olursunuz. bana anlat ki Allah. ruhu ve kendi hayatını çalıp Allah'ın düşmanı şeytan'a vermiş olur. Yaratanın yaratılmışa değil. çünkü Allah böyle buyurmuştur. onuru. «Kim günah işlerse. Allah'ın neden senin beynine göre iş yapmadığını sormakla daha çok hata edersin. gerçekten daha mı iyidir? Allah gerçekten. sen bana iyi dersin. Ve. diğeri ise kulaklarına alır. hangi şekilde olursa olsun bir hırsızdır. eğer Allah insana her şeyi vermiş olsaydı. «Bu bakımdan. Yine de sana cevap vereceğim. yılanlar halkımızdan yetmiş bin kadarını öldürdü. kendisinin Allah'ın kulu olduğunu bilmeyecekti. her zaman Azîm ve Sübhan olan Yaratıcı. yalnızca çocukları (girdi). neden hırsız çarmıha gerilmez? Mal onurdan. Yaratıcımız Allah işinde kendisini bize uydurmaz. Ve. ama onuru alanın serbest kalacağını mı buyurmuştur? Hiç de değil. bu bakımdan meşrû olan. bir insanı malından ve canından edenden daha büyük cezayı hak eder. mutlaka kendilerine vermeli veya insanlara onu görme eziyetini çektirmemeliydi. Ama. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Ve. mınldayana kulak veren de aynı şekilde suçludur. malla birlikte canı alanın cezalandırılacağını. fakat hata edersin. onuru çalan. «Ve. Çünkü. Bu bakımdan. canı alındığı zaman.olursunuz ve daha kötü bölümünü Allah'a kulluk için harcadığınızda. bir komşunun onuru alındığı zaman. bunun yerine.» Ferisîler bunları duyunca (öfkeden) patlıyorlardı. «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. yaratılmışın O'nun yöntemini ve uygunluğunu değil de. babalarımıza neden ekin ve meyve bahşetmedi? Düşeceklerini bildiğinden. canı ve malı olan insanın malı mülkü çalındığı zaman hırsız asılacaktır. çünkü o Allah'a kulluk etmesi gereken zamanı. bakın size diyorum ki. O halde sana diyorum ki. Kendine bağlı kalsın diye insanı yemekten men etti. malı alanın cezalandırılacağını. yaratılmışın Yaratan'a bağlı kalması için Yaratıcısı Allah'ın şanını araştırmasıdır.» İsa cevap verdi: «Adam. çünkü konuşmasına karşı çıkamıyorlardı. çünkü yalnızca Allah iyidir. çünkü mırıldanmaları nedeniyle babalarımız va'd edilen ülkeye girmediler de. biri şeytan'ı diline.

dağın üstünden geçen ve sağ ve solunda uçurum bulunan bir yol gibi. gerçeği konuştuğuma işaret olarak. şerre karşı koyabilecek şekilde onu serbest bırakmıştır. insanda Allah'ın rahmeti ve adaleti yürüsün diye O. insanı yaratırken onu. kâhinler İsa'nın kalplerini bildiğini sezerek şaşırdılar. insana ihtiyacı yok ve onu kudretiyle de yaratmışsa da. Sübhan Allah insanı iyi ve adaietli yarattı. Verbigratîa (=misal olarak). «o halde. Allah'a eşit olacaktı.. insan ekini ve meyveyi neden yedi? Allah onu yemesini istedi mi.» Fakih bunları işitince dondu kaldı ve şaşkınlık içinde ayrılıp gitti. kurtuluşu ve batışıyla ilgili olarak istediğini yapmakta serbest bıraktı. Bu nedenle diyorum ki. ama ben ortadan yürüyeceğim. Allah'ın istediğinin aksini yapabildiğine göre. «(öyleyse) niçin yasakladı?» karşılığını verecekler. çünkü. «Allah istemedi» dese. her şeyi kendi yararı için yapar. ne ben ne de sen Allah'ın merhametini ve adaletini bilmeyecektik. Ve. Çünkü. Ve. insan Allah'tan daha büyük bir güce sahip» diyeceklerdi.ama kendi hayatı. «O halde. Bu bakımdan. başkahin iki yaşlı kâhini gizlice çağırarak mabedten çıkıp. kendi hak arzusuna göre yaptı. eğer insan günah işlememiş olsaydı. insanı günah işleme istidadında yaratmamış olsaydı. Allah insanı. Allah'ta çelişme yoktur). Sonra. Ama. kudret ve nimeti insanda görüldüğünden. istemedi mi?» Ve. 155. eğer Allah. yani. sizi başkâhinin beni aldatmak için gönderdiğini ve bunun da kâhinliğin meyvesi olduğunu size söylüyorum. Yaratıcı'sını çok daha fazla sevsin ve nimetini bilsin diye hür yarattı. (İsa'nın) yanında halktan büyük bir kalabalıkla birlikte havarileri de bulunuyordu. Sonra îsa dedi: «Her insan ihtiyacı olduğundan. kendi nimetiyle çelişmiyecekti (çünkü. kendi zenginliğini sergilemek için ve köleleri kendini daha çok sevsin diye. hiç bir şeye ihtiyacı olmayan Allah. kölelerine hürriyet veren bir kralın yaptığı gibi. Ve. Kâhinler Isa'ya yaklaşıp dediler: «Muallim. Allah'ın kendine ihtiyacı olmadığını bilsin diye hür yarattı. onlar bunu îsa'yı yanıltmak için dediler. İsa cevap verdi: «Sizin sorunuz. hayır işleyip. Bundan dolayı. fakat kör böyle yapmaz. bu konuda o. Allah her ne kadar Kadiri Mutlak olup. «Allah istedi» dese.ve bizzat karanlıktan bile ışık çıkarır. öğle namazını kılmak için Süleyman verandasında oturup beklemekte olan îsa'ya gönderdi.» Bunu duyunca. Çünkü.. insanda günaha karşı çıkmamak için.» . her ne kadar Allah'ın günaha engel olma gücü var idiyse de.

babasının mı. Ben mabedin kapısında otururken bir adam beni yanına getirtti. yoksa Allah'ın kulu Musa mı. başkaları böyle bir şeyi yapamaz. kendisine rastlayan pek çokları dediler: «Bu adam körse.» Kör doğmuş olan adam cevap verdi: «Ben rüyada ne İbrahim'i. İncil'e bir şahit olsun diye onu böyle yarattı. Havarileri kendisine sorup dediler: «Muallim. yere tükürerek çamur yaptı ve onu kör adamın gözlerine sürdü ve ona dedi: «Siloam gölüne git ve yıkan!» Kör adam gitti ve yıkanıp. eve dönerken. veya bir başka peygamber miydi? Çünkü. çünkü o İsrail krallığını arzular. ama Allah.Yaşlı adamlar ayrılıp gittiler ve her şeyi başkâhine anlattılar.» Başkaları dediler. yanına yaklaşıp dediler: «Sen mabedin güzel kapısında oturup duran kör adam değil misin?» Cevap verdi: «Oyum. İsrail'in Allah'ını tesbih ederim!» Kör doğmuş olan adam mabedin güzel kapısına yeniden geldiği zaman. neden (soruyorsunuz)?» -Dediler: «Öyleyse. dedi: «Adam. tükrüğüyle . evet» (diye) cevap verdi. sen doğuştan kör değil miydin?» «Ya. o da dedi: «Bu herifin sırtında her şeyi kendisine söyleyen cin var. görme gücüne nasıl kavuştun?» Cevap verdi: «Bir adam toprağa tükürerek çamur yaptı ve bu çamuru gözlerimin üzerine koyup. ne de bir başka peygamberi görüp iyileştirilmedim. ışığa kavuştu.» Ve. tüm Kudüs meseleyi duymuştu. fakat ışığa nasıl kavuştu?» Ve. Başkâhin kendisine sorup. ne Musa'yı. (böyle) kör doğmuş?» îsa cevap verdi: «Ne babasının. «Şimdi Allah'ın şanı üzerine».» Gidip yıkandım ve şimdi görüyorum. kör adamı yanına çağırıp. bu adamda kimin günahı var. bana dedi: «Git Siloam gölünde yıkan. ardından. dedi başkâhin «anlat bize. îsa aleyhinde kâhinler ve Ferisilerle konuşmakta olan kâhinlerin reisine getirildi. îsa öğle namazını kılıp da mabedten çıkarken. kesinlikle derim ki. «Odur. mabedin güzel kapısında oturup duran adamdı. Bunun üzerine. Babamız İbrahim miydi. annesinin rahminden kör doğan birini gördü. yoksa annesinin mi ki. ne de annesinin günahı var onda.» 156. ama Allah bunun da gereğine bakacaktır. hangi peygamber sana rüyada göründü de ışık verdi.

görüyorsunuz ki sebt gününe riayet etmez!» Kör adam karşılık verdi: «O bir günahkâr mıdır. bu nedenle. Israililerin Allah'ının bir peygamberi ve kutsal bir (kul)udur. Yahudiler'in peygamberi İsa hakkında çekişmemesi için bir ferman çıkmıştı. kör doğduğunu ve şimdi de gördüğünü söylüyor.» Bunun üzerine kör adamın anne ve babasını çağırttılar ve onlar gelince başkâhin kendilerine şöyle sordu: «Bu adam sizin oğlunuz mudur?» Cevap verdiler: «O bizim oğlumuzun ta kendisidir. kendisine sorun. ama şunu bilirim ki. ışığı nasıl aldığını bilmiyoruz. çünkü o Nasıralı İsa'dır. yani sebt günü iyileştirdi?» Kör adam cevap verdi: «Bu gün iyileştirdi beni. başkâhin kör adama dedi: «Allah'ın şanı üzerine doğruyu söyle.) Sonra.» O zaman başkâhin dedi: «O seni belki de bugün.» O zaman başkâhin dedi: «O.» Başkâhin kendisine o adamın adını sordu.» Ferisiler buna inanmadılar bu nedenle de başkâhine dediler: «Anne ve babasını çağırtın. değil midir . çünkü. ama onu gören biri beni çağırarak dedi: «Git ve bu adamın sana söylediği gibi yıkan.» (Kör adamın baba ve annesi konuşmaktan korkmuşlardı. çünkü biz. ben de oraya gidip yıkandım ve gözlerimin ışığıyla geri döndüm. ama. ölüm acısına çarptırılmak (istemiyen) kimsenin. değil midir bilmem. kendisine sorun» dediler. «Onun yaşı başı yerindedir. bu herif nasıl da günahkârın biridir. Kör doğmuş olan adam cevap verdi: «Bana adını söylemedi. kör doğmuş olan adama dedi: «Allah'ın şanı üzerine doğruyu söyle.topraktan çamur yaparak. Bu ferman valinin de eline ulaşmıştı. onun yaşı başı yerindedir.» Başkâhin dedi: «Bakın şimdi. o kör doğmuştu.» Kör doğmuş olan adam cevap verdi: «O bir günahkâr mıdır. senin kendini iyileştirdiğini söylediğin bu adamın bir günahkâr olduğunu biliyoruz. bize gerçeği söyler onlar. ben kör iken o beni ışığa kavuşturdu. Roma Senatosu'ndan. size gerçeği söyler. bu çamurun bir kısmını gözlerime sürdü ve beni yıkanmam için Siloam gölüne gönderdi.» Bunun üzerine onlara yol verildi ve başkâhin yeniden. nasıl olmuştur bu iş?» Kör olarak doğan adamın baba ve annesi cevap verdi: «Evet.

şimdi bu dünya yine Allah'ı sever. başkâhin kendisine küfredip dedi: «Sen zaten günah içinde doğmuşsun. peygamber Mika aracılığıyla da dedi : «Ben sizin kutsamanızı lanetlerim.-158. peygamberi ve babamız Davud kanalıyla dünyanın dostlarına karşı. bu ise yalnızca Allah'tır. onu havra ve mabedten atıp. Allah'ı özler.» îsa cevap verdi: «Dünyayı tanıdığınız zaman göreceksiniz ki. hava ve ateşle birlikte gökleri ve yeri ve insanın altında olan tüm şeyleri temsil eder. ben kutsarım» diyen Allah'ımız tarafından kutsandın. Allah Musa ile konuşmuştur. Allah'ın peygamberi Davud'un. bu nedenle anlam (ların) ı bize söyle. Ve. 157. Allah'ı aramada yanılgıya düşse de.» Ve. bunun gibi tüm insanları temsil eder. soğuk sıcağa veya sevgi nefrete zıt değildir. Kör doğmuş olan adam gidip îsa'yı buldu. Ve Allah günahkârlara kulak asmaz. kör doğup da ışığa kavuşturulan kimse olmamıştır. fıtrata göre herkes. herkes hiç bir kötülüğü olmayan sonsuz bir iyiliğin özlemini duyar. su ateşe. «Allah onlar için çiğnemedikleri bir kural koymuştur» dediği gibi. «Onlar lanetlerler.» «O halde bilin ki. su.bilmem. ve O. öyleyken bize öğretmeye mi kalkıyorsun? Defol ve böyle bir adamın sen şakirdi ol! Çünkü. Allah'ın iradesine uyar. biz Musa'nın şakirtleriyiz ve biliyoruz ki. bu dünya her şeyiyle.» İkincisi. kesinkes. çünkü. neden bir daha soruyorsunuz bana? Siz de O'nun şakirtleri olmaz mısınız?» O zaman. Allah'ın dilemesinin dünyanın dilemesine zıt olduğu kadar yer göğe. Dünyanın başlangıcından bu saate kadar. tek bir adda birleşmiş üç türlü dünya vardır: Biri. o beni ışığa kavuşturdu. bu dünyaya kurtuluşu için . onun neci olduğunu bilmiyoruz. ben görmüyordum. Çünkü.sözlerin pek güzel. aileyi temsil ediyorsa. O da kendisini şöyle teselli etti: «Hiç bir zaman şimdiki kadar kutsanmamıştın. çünkü henüz anlamış değiliz. ışık karanlığa.» Ferisiler dediler: «Seni ışığa kavuştururken ne yaptı?» O zaman kör doğmuş olan bunların inançsızlığına şaştı kaldı ve dedi: «Söyledim ya. Bu bakımdan. nasıl «bunlardan birinin evi» -duvarları değil de. Israililer arasındaki temizlerle birlikte ibadet etmesini yasakladılar. hepsi Allah'ı neden özler? Çünkü. biliyor musunuz.» Havariler ardından kendisine şöyle sordular: «Rab. ben gerçeği konuştum ve böylece her peygamberdeki gerçeği de tanıyacaksınız. Şimdi. bu adama gelince. Ama şunu bilirim ki. onlar. O kadar ki. Rahman olan Allah. çünkü fıtratları gereği Allah'ı özlerler.

efendisinin istemediğini istemeyecek olan itaatkâr kölesi olarak (yaratmıştır. eğer Ferisîlerle bizim başkâhinlerimiz ve kâhinlerimiz. Fakat. eğer peygamberler bu dünyayı sevmiş olsalardı. Musa için insan öldürmek kurbana dönüşürken. bu. sözlerime kulak yerin. işte bundan dolayı Allah kendilerini tiksinti ve nefretle kabul eder. mutlaka Allah ondan. Musa insan öldürdü. yalnızca Allah'ın dilemediği şey günahtır. «Söyleyin bana.» îsa dedi: «Sanır mısınız ki. diyorum ki size. ne düşünürsünüz? mutlaka Allah kendilerinden peygamberliklerini alırdı. günah insanda Allah'a aykırı bir şey olmadıkça ortaya çıkmaz. eğer şeytan . Ve nasıl söyliyeyim ki ben? Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. «Üçüncü dünya. benim gerçeği. ama Ahab ise. insanları Hakk olan Allah'a ibadeti yok etmek ve putatapıcılığı koruyup sürdürmek için öldürdü. çünkü. o kadar ki. o kadar ki. putatapıcılığı yok etmek ve Hakk olan Allah'a ibadet etmeyi koruyup sürdürmek için insan öldürdü. Allah'ımız bu dünyadan öylesine şiddetle nefret eder ki. Allah Elçisi'ni kendisini Allah'la eşit tutmak isteyecek bir rakip olarak yaratmıştır? Kesinlikle hayır. dünyanın yaratıcısı Allah'a aykırı bir kanuna dönüşmüş olan günaha batmış durumudur.» 159.peygamberlerini göndermiştir. ölümümü arzuladıklarından. Allah'ı razı eden bir şey yapmış olurlar ve Allah da kendilerini ödüllendirir. insanı Allah'ın düşmanları olan cinlere benzetir. Ahab için (dine karşı) saygısızlığa dönüştü. Bu durumda.) Siz bunu anlayamazsınız. sözlerin öylesine güzel. Havariler karşılık verdiler: «Ey muallim. Ve. Allah bu dünyaya işte bu derecede zıttır. çünkü Musa. tersi bir nedenle bana işkence ettiklerinden ve bu yüzden benden nefret edip. Bu nedenle. bu nedenle. Allah'ın dilediği her şey günaha yabancıların yabancısıdır. çünkü onları anlamıyoruz. Ahab da insan öldürdü. her iki durumda da katl(öldürme) değil midir? Kesinlikle değil. bu bakımdan bize merhamet et. gelenekleriyle Allah'ın peygamberleri ve dostları olan Musa ve Davud'un kitaplarını tahrif ettiklerini söylememi istemiyerek. bir ve aynı iş bu iki zıt etkiyi ortaya çıkardı. Bu. onu ebediyyen cezalandırır. dikkat edin. Allah'ın Elçisi dünyaya gelince eğer bu şerli dünyaya karşı bir sevgi duyacak olsa. Bakın. kendisini yarattığı zaman vermiş olduğu tüm şeyleri alır ve. çünkü neyin günah olduğunu bilmiyorsunuz. İsrail halkı bana Allah dediği için bana işkence etseler. aksine. insanların.» Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki.

O zaman. gerçeği açıkça görelim. Bunun üzerine Ahab Mikaya'nın oraya çağırılmasını emretti. çünkü başarılı bir gekilde çıkacak ve yine daha başarılı bir şekilde ineceksin!» . Ammoniler olan Belial oğullarına (yani.» Böyle. ama.» O zaman Yehoşafat dedi: «Onu buraya çağırt bakalım. o da şerlidir.» O zaman Yehoşafat dedi: «Burada babalarımızın Allah'ının herhangi bir peygamberi var mıdır?» Ahab cevap verdi: «Yalnızca bir tane var. Al ah'ın reddine uğramıyacakti. şaşırmış bir yüzle geldi. onların şehirlerini bizim ellerimize verecek mi?» Mikaya cevap verdi: «Çık. îsrail kralına dediler: «Ammonîlere karşı çık. peygamberler sizin de dediğiniz gibi ey muallim» insanların bulunmadığı dağ tepelerine kaçmışlardı. çünkü Allah onları senin ellerine verecek. önlerine dört yüz yalancı peygamber gelip. olanları kısaca anlat ki. îsrail krallarını n ve tiranlarının tarihini anlatırken şöyle yazar: «îsrail kralı. yazan dedi: «Peygamber Danyal.meleklerle onların Allah'ı nasıl sevdiklerini görmek için konuşmuş olsaydı. Yehuda kralı Yehoşafat ve İsrail kralı Ahab ikisi birlikte Samiriyede bir tahtta otururlarken. peygamber Mikaya'da söylenen şey nasıl anlaşılmalıdır?» îsa karşılık verdi: «Ey Barnabas. çünkü Ahab'ın fermanıyla o kadar çok peygamber öldürülmüştü ki. onları Allah'tan yüz çevirtmenin yollarını aradı. Ahab kendisine sorup dedi: «Allah adına konuş Mikaya. ne der. Allah'ın yalancı peygamberlerin ağzıyla söylenmesini takdir buyurduğu yalanla ilgili olarak. çık. O da ayağında bukağılarla ve hayatla ölüm arasında bulunan bir insan gibi. Şimdi. îsrail krallarının kitabında yazılı olduğu gibi.» O zaman. fasık/facirlere) karşı savaşmak için Yahuda kralıyla birleşti. yani «yalnızca bir tane var».». biz Ammoniler'e karşı çıkacak mıyız? Allah. Ve sen Ammon'u parçalayacaksın. ve ben de onu hapiste tutuyorum. bu (satırlar)ı yazan karşılık verdi: «O halde. bu yüzden de ebedi azaptadır. çünkü benimle ilgili olarak her zaman şer haber verir durur.» 160.

düşmanım olan İsrail kralı Ahab'ı öldürün. dedi: «Bu savaş işini nasıl görüyorsun. «Allah'ımızdan korkan ve hiçbir zaman putlar önünde diz çökmemiş olan Yehoşafat Mikaya'ya sorup.» Mikaya cevap verdi: «Ey Yehoşafat.» . öldürülecek.» Sonra ikisi de dediler: «Şimdi. ben Ahab'a karşı savaşacak ve yalancı peygamberlere gidip. Söyle bize.» O zaman yalancı peygamberler kızdı ve reisleri Mikaya'nın yanağına tokat atıp.» O zaman Ahab gülümseyerek. öldürülmesi için kim kandıracak?» Bunun üzerine. ne Yehuda kralına. sen inanmamıştın. gerçeğin meleği ne zaman bizi bıraktı da sana geldi. ama.» O zaman îsa dedi: «Burada kal Barnabas çünkü amacımız açısından bu kadarı yeterli. ayaklarındaki bukağıları yanağına vurun ve ben dönünceye kadar kendisine arpa ekmeği ve su verin. öbürü bir başka şey dedi. babalarımızın Allah'ı aşkına doğruyu konuş. ayaklarındaki bukağıları kırıp çıkardılar. çünkü şu anda. Sonra. Ammoniler'in kralı kullarına dedi: «Bakın.» Ve Allah bunu duyunca dedi: «Şimdi git ve öyle yap. dedi: «Ey Allah'ın fasığı. ona nasıl bir ölüm biçeceğimi bilmiyorum. Bu nedenle diyorum ki sana.» Sonra gittiler ve her şey Mikaya'nın dediği gibi oldu. senin yüzün için korkuyorum.» O zaman Ahab gazaba gelip dedi: «Mikaya'yı yakalayın. Çünkü. îsrail kavmini çobansız koyun gibi görüyorum. öldürülmek korkusuyla evden eve kaçtığınız zaman öğreneceksiniz. yalancı peygamberler Mikaya'yı Allah'*ın gerçek bir peygamberi olarak övüp. yalanı onların diline koyacağım ve böylece o da karşı çıkıp. ne de israil reislerine karşı savaşıyorsunuz. yalanı getiren melek bize ne zaman geldi?» Mikaya cevap verdi: «Kralınızı aldattığınız için. bunu nerden bilirsin ey Mikaya?» Mikaya cevap verdi: «Herhalde Allah'ın huzurunda bir melekler heyeti toplandı ve ben Allah'ın şöyle gediğini işittim: «Ahab'ı Ammon'a karşı çıkıp. bir melek gelip dedi: «Rabb.O zaman. Yehoşafat'a dedi: «Sana bu herifin yalnızca şerri haber verdiğini söylemiştim de. çünkü sen başaracaksın. biri bir şey dedi.

çünkü Allah bileşik değildir ve değişemez. çünkü. günah işlemiş olsun. Ve. Allah'ın haksız. ayakkabılarını bir devin ölçüsüne göre yaptıran çocuk hata ederse. yani insanı da yok eder. ister yaptığımız kötülükleri temizledikleri için olsun. eğer müttakilerin dilini kullanmış olsaydı. yeryüzündeki en kıymetli şeyini. Allah'ın burada. size söylediğim gibi. Bu bakımdan. peygamber Amos'un şu sözü nasıl anlaşılmalıdır? Şehirde Allah'ın yapmadığından başka kötülük yoktur. haşa ki. çünkü. Bakın. çünkü. ister bizi kötülük yapmaktan alıkoydukları için iyi olmuş olsun. söylenen şeyin aksini söylemekle çare bulunabilir. haşa ki. Ferisiler'in yaptığı gibi harflerde çakılıp kalmanın tehlikesi ne kadar büyüktür. yalan. çünkü. bakın. diyorum ki size. Allah nasıl insanların boğazlanışını kurban diye kabul etmişse. Allah'ın kulu Musa öldürdüklerinin hepsini öldürmekle günah mı işledi?» Havariler cevap verdiler: «Haşa. eğer Amos.» Filipus karşılık verdi: «Öyleyse.» İsa cevap verdi: «Şimdi bak buraya Filipus. dünyanın kötülük dediği kötülükten söz etmektedir. bu yalanı överek kabul etmiştir. iyi olmuş olsun. «seçilenler de Allah'ın takdirini» icat ettiler. Çünkü. yalnızca Allah'ın dilemediği şeyin günah olduğuna inandığınız zaman. öyle ki. isterse ebedî hayatı sevip. söyleyene ait bir günahken. gerçekte. insana bu hayatın durumunu öğrettikleri için. «Allah'ın yaptığından başka şehirde hiç bir iyilik yoktur» demiş olsaydı.» Bu bakımdan diyorum ki. nasıl. doğruyu bulmuş olacaksınız. îşte.«Hepsini işittiniz mi?» dedi îsa. kandırıcı. işleyene ait ise de. Çünkü. O halde söyleyin bana. halbuki katlin çaresi yoktur. . aynen öyle de. böyle olsaydı. dünyadakiler tarafından anlaşılmayacaktı. kendinde çelişki ve neticede dert barındıracaktı ve sonsuz derecede Kudsi ve Sübhan olmayacaktı. insanın kendisi kanuna tabi iken Allah'ı kanuna tabi kılan da hata eder.-ama katl(öldürmek) daha büyük bir günahtır. Havariler cevap verdiler: «Evet Rab. öyleyse aynı zamanda farklı şey dileyemez ve dilemez. yalan söylemeye. yalancı ve (üzerlerine gelecek) hükümden nefret edici olduğunu demeye getiriyorlar. bütün dertler iyidir. Ahab'ın yalancı peygamberlerini yalanla kandıran şu melek. katl. burada Allah'ın peygamberi Amos. kendileri için.» Bunun üzerine îsa dedi: «Yalan söylemek bir günahtır. Musa kendisine emreden Allah'a itaat etmekle günah işlemiş olsun!» O zaman İsa dedi: «Ben de diyorum. ölüye yeniden hayat vermek mümkün değildir. onlar. özleyelim diye. Bu nedenle.

Allah'ın rahmeti de. herkes ölü gibi yere düştü.» Şimdi. insanlar kendinden yerin titrediği (böyle bir sözü) duymakla. başkâhinin huzurunda konuşurken onun sözlerine bakmayıp. sözünü ettiğiniz bu dünyaya gelecek kişi kim olacak?» İsa kalb coşkusuyla cevap verdi: «O. Ve daha kötüsü. O. o yalnızca bir kişiye açıkça bilinecektir. Çünkü bu palmiye ağacının bizi gölgelendirdiği gibi.» Ve îsa bunu demişti ki. Çünkü. O kadar ki. «Şehirde Allah'ın yaptığından başka iyilik yoktur» demiş olsaydı. o da getireceği bol rahmetle insanlar arasında salih ameller için bir fırsat olacak. Böyle olunca da. dünyadakilerle konuşurken «Allah şehirde kötülük yapmıştır» derken. O. Palmiye ağacının gölgesine de havarileri oturdular. 161. Allah da onları rahmetiyle gölgelendirecektir. Ve o dünyaya geldiği zaman. Amos'un.. hemen büyük bir deprem oldu. onun sözlerini dinleyecek olanlar kutsanacaktır. bilmek istediğiniz takdire gelelim ve size bundan inşallah yarın öte tarafta. yağmurun. «Allah'ın yapmadığı» herhangi bir günah ve kötülük olmadığına inanarak daha çok kötülük işleyeceklerdi. O halde. Sonra İsa dedi: «Takdir öylesine gizlidir ki ey kardeşler. şeytan'ın insan üzerinde böyle bir egemenliği olduğuna inanan pek çokları. o kişiye inananları şeytan'dan öyle koruyacaktır. Erden kıyısında söz edeceğim. Takdirin Açıkça Bilineceği Kişi: Hz. ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. dedi: «Şimdi. size diyorum ki bakın. nasıl bu ağaç bizi güneşin yakıcı ısısından koruyorsa. Bu nedenle Amos.» Havariler karşılık verdiler: «Ey muallim. Muhammed İsa havarileriyle Erden'in ötesindeki çöle gitti ve öğle namazı kılınınca bir palmiye ağacının yanına oturdu.zenginlik içinde yaşayan günahkârlara ve kendilerini belâ içinde gören dertlilere ümitsizlik için fırsat tanımış olacaktı. Allah'ın Elçisi Muhammed'dir. Eğer Amos. benim size doğruyu söyleyip söylemediğimi görün işte. Allah'ın gizliliklerinin kendisine öylesine açık olacağı kimsedir. ağır bir hata işlemiş olacaktı. dert çekmemek için şeytan'dan korkacaklar ve ona kulluk edeceklerdi. uzun bir süre yağmur almadıktan sonra yere meyve verdirmesi gibi. dünya kendini beğenme yoluyla işlenen kötülük ve günahların dışında hiç bir iyilik barındırmaz. o dünyaya geldiği zaman. çünkü. 163. Isa onları kaldırıp.-162. Allah'ın . milletlerin aradığı. îbranî dilini konuşmayı bilmeyen Yahudi'nin iş ve dileğini dikkate alan Romalı tercümanın yaptığını yapmıştır. sadece günahkârların kötülük dediği dert ve belâlardan söz ettiği (konusunda) bu kadarı yetsin. Yaa.

fasık/facir olan da. en zalim ve dinsiz (kişi) olur. şeytan'ın inanmış kullarıdır. şu insan hürdür. Allah fasık/ faciri (bir daha) seçilmiş olamayacak şekilde önceden takdir etmiştir demekle. kendi kanunundan verdiği hür iradeyi çekip almaktan öte bir şey değildir.» Söyleyin bana. mürşidler üzerine yağmur gibi fışkırtacaktır.rahmetiyle yüklü beyaz bir buluttur.» 164. halbuki. Allah'ın insana kendi pak nimeti. Bu rahmeti Allah. «her şey önceden o şekilde takdir edilmiştir ki. bu adalet olur mu?» Havariler cevap verdiler: «Eğer Hirodes böyle bir emir verse. çünkü. ve nasıl Allah salih ameli. günahkâra günah işlememeyi. Ama. ne olursa olsun seçilmiş olamaz. üzerinde seçilmişlerin kurtuluşa doğru yürüdüğü yol olarak önceden takdir etmişse. seçilmiş olan fasık/facir olamaz. Ferisîler derler ki. eğer kral Hirodes yaşlı bir adama gençleşmesini ve hasta bir adama düzelmesini emretse. îşte şimdi size. O. üzerine bir ayak koyacak kadar arsası da olmayan bir kişi evi nasıl takdir edecektir? (Böyle bir şeyi) asla kimse (yapamaz). «Takdir. onlar bunu yapmayınca kendilerini öldürtse. Allah'ın bu aynı takdirle ilgili olarak bilmem için bana bahşettiği azıcık şeyi anlatacağım. ki dilediğin zaman ona uyabilesin. işlediği zaman da tevbe etmeyi emreder. şeytan'ın inancıdır. «Musa'nın kitabı gösteriyor ki. yalnızca harcayacak taş ve para değil. aynı zamanda. Allah'ımız kanunu Sina dağında verdiği zaman şöyle konuşmuştur: «Benim buyruğum gökte değil ki.» şimdi kim Allah'ın buyruğunu gidip bize getirecek ve acaba kim ona uyma gücünü bize verecek?» diye kendine mazeret arayasın. Çünkü onlar. aynı şekilde günahı da. bu tür bir takdir günahkârdan günah işlememe gücünü çekip alır ve tevbeden tümüyle yoksun bırakır. dedi: «Bunlar insanî geleneklerin meyveleridir kardeşler. takdir. Yerleştirmekte olduğumuz. sadece kötülük aracıdır. üzerinde fasık/facirlerin helake yürüdüğü yol olarak önceden takdir etmiştir. Buradan kişi günümüz Ferisîlerinin durumunu bilebilir.» Bunu yazan elle birlikte. benim buyruğum senin kalbinin yanındadır.» . kesinlikle takdir değil. Öyleyse size diyorum ki.» O zaman Isa iç çekerek. Çünkü bu. diyen dile de lanet olsun. kişinin elinde araç olarak bulundurduğu şeye son veren mutlak bir iradeden başka ne anlama gelebilir? O halde. onlar Allah'ı en dinsiz ve zalim yaparak küfrediyorlar.

bir de bu zaman Ferisîlerinin dediğine.» 166. O zaman Musa da hayatını kaybedeyazmıştı. onlara seçilmiş diyeceğim. «Bu bakımdan. beyaz bir şey gösterip kör bir adamla alay etmek gibi. bakın Allah'ımız Hezekiel peygamber aracılığıyla ne diyor: «Sağ ve diriyim ki» der Allah «eğer takva sahibi takvasını bırakır da. veya sağır bir adamla kulaklarına konuşarak alay etmek gibi insanlarla alay ettiğinden başka bir şey mi söylemiş oluyorlar? Ve. hayatın ve Allah'ın merhametinin kendisine Allah tarafından nimeti olarak bahsedildiğini idrak etmesi için der.» Ve. katılaştırmak dilediğini katılaştıracağı (sözü) nasıl anlaşılmalıdır?» îsa cevap verdi: «Allah bunu. insanın kendi faziletiyle kurtulacağına inanmaması. Allah'ın dediğine bakın. onu İsrail'deki tüm erkek çocukları yok etmekle hiçe indirmeye kalkıştığı için yapmıştır. kirli işler yaparsa helak olur. Allah'ın Musa'ya dediği şu. Allah peygamber îşaya aracılığıyla der: «Ben çağırdım. «Aynı şekilde.» O halde. günahkârın ölümünü dilemem. «Bütün gün ellerimi bana inanmayan bir kavme yaydım da. bizim Ferisî'lerimiz fasık/facirin seçilmiş olamıyacağını söylerken. Ve bunu insanların Kendinden başka tanrılar bulunduğu düşüncesinden kaçınmaları için der. tevbe etme gücüne sahip . takvası onu Benim önümde terk eder ve onu kurtarmaz. Ama. «Dahası var. kavmimize işkence edip. eğer Allah Firavun'u katılaştırdıysa. ruh gibi günah işlese bile. Andreas karşılık verdi: «Ama. bunun yerine. çünkü takvasına güvenirse. bakın size diyorum ki.» Ve. Evet. sizse beni dinlemediniz.» Allah doğrudur ve yalan söylemez. bu zamanın Ferisîleri akideleriyle Allah'a tümüyle karşı çıkarlar. takdir kendisine temel olarak Allah'ın kanununu ve insanın hür iradesini alır. ruhun tepeden baktığı bu çamur (yığını). fasık/faciri çağırma konusunda. çünkü doğru olan Allah doğruyu söyler.» Ve. Allah peygamber Hoşea aracılığıyla şundan başka bir şey mi der: «Ben seçilmiş olmayan bir kavmi çağıracağım. o. ama onun tevbeye gelmesini ararım. bana karşı geldiler.165. (der) Allah'ımız. seçilmişin fasık/facir olamıyacağı konusunda. merhamet etmek dilediğine merhamet edeceği. Artık onun takvasından da hiç bir şey hatırlamaz olurum. Allah'ın. Allah ne kadar çağırmış. ve eğer Allah kimse helak olmasın diye tüm dünyayı kurtaracak olsa. aynı peygamber aracılığıyla dediğini duyun. Allah'ın peygamber Yoel aracılığıyla ne dediğini de duyun: «Sağ ve diriyim ki. Allah dilemediği şeyi önceden takdir mi edecektir? Bir.

Allah'ın benim dilimle hastaları nasıl iyileştirdiğini bile bilmiyorum.olsun ve ruhun fırlatılıp atıldığı o yerde oturmaya gelsin diye. şeytan'a garaz olarak kendisine sakladığı hürriyetten insanı yoksun bırakmamak için bunu yapmaz. size bir «neden»i daha açıklayacağım. o der: «Onun doğuşu. günahları için herhangi bir mazerette bulunamıyacaktır. sonlu ve peygamber Süleyman'ın dediği gibi vücutla bileşim içinde olup.» Bu nedenle size diyorum ki. Allah'ımız. kim anlatacak?» Ve. Allah'ın sonsuzluğunu nasıl anlıyacaklar? Ne olursa olsun bunu asla anlıyamayacaklardır. Cennet Hakkında O zaman havariler dediler: «Gerçekten sende Allah konuşuyor. haykırıp. Allah'ın doğru yola gelmeleri için neler neler yaptığı ve ne kadar sık kendilerini tevbe etmeye çağırdığı o zaman herkes için apaçık ortada olacaktır. neden (tek) bir taş suyun üstünde duramaz da. Öyleyse insan. rahmetiyle insanın hür iradesini izlemek diler.» İsa karşılık verdi: «Ben inanın ki. eğer zihniniz bununla da yetinip durulmadıysa ve yine «neden böyle?» demek istiyorsanız. Çünkü insan. bu nedenle hüküm gününde kimse. çünkü insan senin konuştuğun gibi asla konuşmamıştır. neden? «O halde bunu bilmiyorsanız —hem. dedi: «Gerçekten sen gizli bir Allah'sın!» Ve. takdirin niteliği. Çünkü. su ve ateşi uyum içinde bir araya getiremezken. su ateşi söndürür ve yer havadan kaçarken ve kimse toprak. diyorum ki. Allah'ın Elçisi hakkında. insanlara açık değildir. Allah O'nu nasıl yarattı. Allah beni îsrail ailesine göndermek . O da şudur : Söyleyin bana.» 168. durum benim size anlattığım gibiyse de. tüm insanlar da insan olarak bunu bilmezler— Allah'ın kâinatı hiç yoktan tek bir sözle yarattığını nasıl anlıyacaklar. yine de bunlar insanda bir araya geliyor ve uyum içinde kalıp gidiyorlar. hava. yöntemi bulamadığı için gerçeği inkâr mı etmelidir? Ben. nasıl olduğu anlaşılmadığı halde sıhhati reddeden bir kimseyi henüz görmüş değilim. «İşte böyle. Allah insan tabiatına der: «Nasıl gök yerin üstünde yükseltilmişse. benim yöntemlerim. tüm yer yüzü suyun üstünde durur? Söyleyin bana. Ve. 167. bozulabilir ve ruhu da baskı altında tutarken ve Allah'ın işleri de Allah'a göreyken onları nasıl anlıyabilecekler? «Allah'ın peygamberi îşaya (bunun) böyle (olduğunu) gördüğünden. yaratığı kudretiyle terketmek dilemez. Hem. sizin yöntemleriniz üzerinde ve benim emrim sizin emriniz üzerinde yükseltilmiştir. Allah'ın işlemesi hakkında der: «Onun danışmanı kim?» Bu bakımdan.

bir dirhemi bin dünyadan daha değerlidir.» Petrus dedi: «Onda Cennet'in ihtişamı (da) yazılı mıdır?» İsa cevap verdi: «Dinleyin ve ben Cennet'in ne tür olduğunu ve kutsal kişilerle mü'minlerin orada nasıl sonsuz olarak kalacaklarını size anlatacağım. onları gerçekten görmüşse de. her şeyin ne kadar büyük olursa olsun. Ve. Allah. bu kitabın benim ağzımdan çıkması sona erdiği zaman. onları insan gözüyle görmüş değildir. dünya her şeyin meyve verdiği yaz vakti ne kadar da güzeldir! Vakti gelen hasat nedeniyle sarhoş olan şu köylü. bu tür şeyleri müşahade edecek değerde değillerdir. madem ki bir sonu var. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. size diyorum ki. hatta hiçtir. burada aşağıda yaşarken. küçük bir toprak kavanozun denizi içine alamayacağı gibi. hepsi benim încil'im olan bu kitabtan çıkar. babamız Davud. «Cennet. bu Cennet'in en büyük nimetlerinden biridir. görüyorsunuz ki. Allah ruhunu kendisine almış ve böylece Allah'la bir olarak. «Bu nimetler Allah'ın peygamberi babamız Davud tarafından görülmüştür.» Neden bu tür nimetleri görmemişler. onları ilâhi ışıkla görmüştür. çünkü. o. çünkü. Cennet'in nimetleri sonsuz. o halde küçüktür. Allah'ın nimetlerini depo ettiği yurttur. iki elleriyle gözlerini kapamış ve ağlıyarak demiştir: «Bu dünyaya daha fazla bakmayın ey benim gözlerim. emeklerini son derecede sevdiği için vadileri ve dağları türküleriyle çınlatır. insan ise sonlu olduğundan. Cennet'in ihtişamına baksın diye bunları kendisine göstermiştir. Bu bakımdan. «Öyleyse bakın ki. ardından kendine gelince. kulakları işitmemiştir.» Petrus karşılık verdi: «Ey muallim. benim kalbime o şekilde indi ki. bana apaçık bir aynaya benzeyen bir kitap verdi.için seçtiği zaman. burada kutlu ve kutsanmışların ayaklarının bastığı yer öylesine kıymetlidir ki. . O. çünkü her şey boş ve hiç bir iyi şey yok!» «Bu nimetler hakkında îşaya peygamber demiştir: «Allah'ın sevdikleri için hazırladığı şeyleri insanın gözleri görmemiştir. senin şimdi söylediğin bu kitabta yazılı mıdır?» îsa cevapladı: «Allah'ın ilmi ve Allah'a kulluk hakkında. Şimdi. işitmemişler ve tasavvur etmemişlerdir biliyor musunuz? Şundan ki. însan kalbi de tasavvur etmiş değildir. ben dünyadan yukarı alınacağım. insan da onları içine sığdıramaz. insan bilgisi ve insanlığın kurtuluşu hakkında söylediğim her şey. konuştuğum şeylerin hepsi bu kitaptan geliyor.

ben de senin ücretini ebedî yapacağım. «Allah sağ ve diridir ki. Öyle ki. Allah'ın insana bedeni için bu dünyada verdiği şeylerin hepsi. senin sevgin Benim nimetimi aşmayacaktır.» 169. Cennet'i kendi nimetlerinin yurdu olarak yaratmıştır. Ebediyyen sağ ve diriyimdir ki. ölçüsüz derecede iyi şeyleri olmayacağını mı düşünüyorsunuz? Veya. Allah'mışsın.» «Şimdi.onları yapana yakışan meyvelerle her şeyin yüklü olduğu Cennet'e yükselt bakalım aynı şekilde kalbini. Şimdi ölçüsuz derecedeki iyiliğin. hiç gördünüz mü? Yuhanna karşılık verdi: «İki kez gördüm. hatta hayatını hizmetçilerinden birine vermesi gibidir. Böylesi zenginlik ve nimetleri kavrıyabilecek bir akıl var mıdır? İnsanın Allah'ınki kadar geniş bilgisi olmalı ki. benim dengimmişsin gibi ödüllendireceğim.» . büyük hata işlersiniz. Bana yaratıcın Allah olarak kulluk edersin. onun verdiği şeyin onda biri yoksul bir adama yetecektir. sen Benim için çalışıyorsun. bu sizin cennet hakkındaki bilgiyi ~etüd edeceğiniz kitabınız olsun» (dedi İsa) «çünkü. «Hirodes gözde baronlarından birine bir hediye verirken. ve madem.» 171. emin olun ki.-170. hangi türde hediye verir. Allah'ın bedene ve ruha Cennet'te vereceği şeyler. şöyle ki. Allah. Bana sonsuza değin kulluk etmek arzusuyla Bana kulluğa bir son vermezsin. sanki Hirodes'e yoksul bir adamın bir metelik vermesi gibidir ama. nasıl sen ebediyyen Benim kulum olmak istiyorsan. Ellerine yalnızca Cennet'in bol nimetlerini koymakla kalmayacak. «Cennet hakkında ne düşünürsünüz?» dedi İsa havarilerine. Allah'ın kullarına vermek istediği şeyleri bilebilsin.» İsa dedi: «Ya yoksul bir adam Hirodes'e hediye verecek olsa. Allah. eğer olmayacağını düşünürseniz. Hirodes'in sahip olduğu herşeyi. madem. Madem kendini Benim eserim bilip. ben de işte aynen böyle yapacak ve seni. ne verir ona?» Yuhanna cevap yerdi: «Bir veya iki metelik. Bana inanarak kulluk etmek için Ben'den rıza ve merhametten başka bir şey istemezsin. ölçüsüz derecedeki güzelliğin ölçüsüz derecede güzel şeyleri olmayacağını mı? Sakının ki. aynı zamanda sana kendim de bir hediye vereceğim. kendine inanarak kulluk edecek olan insana şöyle der: «Senin yaptıklarını biliyorum. Cenneti bilmek bakımından bu kadarı yeterlidir.

Belki de. yiyeceklerin miktarını. Bu bakımdan.» Petrus karşılık verdi: «Öyle de. çünkü sadukiler. sana Cennetimde vereceğim şeylere oranla. kendisini sevene ve inanarak kulluk edene şöyle der: «Git ve denizin kumlarına bak ey kulum. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Allah'ın peygamberi ve dostu Eyüb'ü. ve Son Gün yeniden bedenimle birlikte kalkacak ve Kurtarıcı'm Allah'ı gözlerimle göreceğim. efendinin. eğer deniz sana tek bir kum taneciği verecek olsa. hattâ.» «Ama inanın bana. aman bir sadukî olmayasm. aynen bu şekilde (Cennet'teki) yemişlerin miktarı ve niteliği. onların bedeni ve ruhu Cennet'e girmekten yoksundur ve onlar bu dünyada meleklerin hizmetinden de yoksundurlar. Cennet'in nimetleri de. denizde nasıl halâ daha ne kadar kum kalıyorsa. bir karıncanın gölgesinden ne kadar kıymetliyse. yalnızca . ne kadardır? Öyleyken. burada yediğimiz yemişlerin türünü aşacaktır. Cennet'teki diğer şeyler de böyledir. Allah'ım sağ ve diridir. çünkü bütün kötü arzulardan arınacak ve Allah onu. ikinci de birincinin emrettiği herşeyi yerine getirir. Biri yalnızca işi seyreder ve ikinciye emirler verir. Yaratıcın sağ ve diriyimdir ki.172. "Bedenimiz Cennete Girecek mi?" «O halde» dedi Isa. bizim bu bedenimiz öylesine paklanacaktır ki. bu sâna az gelmez mi? Mutlaka. Ben. denizin sana verdiği bir kum taneciğinden daha azdır. insan bir kum taneciği aldıktan sonra. şimdi bizim sahip olduğumuz bedenimiz Cennet'e girecek mi?» îsa cevap verdi: «Dikkat et ki Petrus. Cennette on yüz bin yük verecektir. «Allah. bedenin yeniden dirilmeyeceğini ve meleklerin olmadığını söylerler. bu dünyada yeryüzünün tüm reislerine ve krallarına verdiğim şeylerin tümü. dünyadaki reislerin sahip oldukları ve dünyanın sona ereceği Allah'ın mahkemesine kadar sahip olacakları nimetlerin tümünden aynı şekilde kıymetlidir. onun ne dediğini unutmuşsunuzdur: «Biliyorum ki. bakın size diyorum ki. bir dağ altın ve inci. Çünkü eğer Allah bu dünyada insana bir kaç gramlık mal vermişse. Size adaletli gelir mi diyorum. içeceklerin miktarını ve insana verilen şeylerin miktarını düşünün. öyle. Ve. «Cennetin bolluğunu siz gözönüne getirin. Adem'in günah işlemeden önceki durumuna getirecektir. şimdi sahip olduğu şeylerden tek bir mala bile sahip olmayacaktır. Bu dünyadaki meyvelerin miktarını. Olmadı.» «îki insan bir efendiye tek ve aynı işte hizmet eder.» 173.

oruç tutmaz. soğuğu ve sıcağı duymaz. onun kötülüklerini artık hiç hatırlamayacağım. beden ruha günah işlettiğinden Cennet'e konmamalıdır. eğer beden oraya gitmeyecekse. o. Benim kullarımın hepsi sizi hor görürken.» . Allah'ın rahmetini bedenden çekmekle sen ruhu Cehennem'e mahkûm ediyorsun. kutsananlar Cennet'te yiyecekler. ruh yemek yemez.» «Öyleyse. O halde. Allah'ımız rahmetini günahkâra va'd ederek der: «Günahkârın günahına ağlayacağı şu saatte. beden ruh olmadan nasıl günah işler ki? Bu kesinlikle imkânsızdır. fasık/facir üzerine nefret yağdırarak İşaya Peygamber'e şöyle der: «Kullarım Benim evimde Benim soframda oturacaklar. Allah'ın adaleti bunu nasıl götürecektir? Ruh ve beden insanın nefsiyle birlikte Allah'a hizmet eder. yalnızca ruh seyreder ve hizmet emri verir. böyle yemeğin pislik şeklinde boşaltılacağını düşünmekle yanılgıya düşüyorsun. siz Benim düşmanım olanlar. «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki.» Petrus karşılık verdi: «O halde. çünkü ruh ölümsüzdür. sefillik içinde helak olacaksınız. yalnızca ruh Cennet'e girsin?» Petrus karşılık verdi: «Ey muallim. Kendi üzerime yemin ederim ki. neşeyle. ve hiç bir kusurlu yanı olmayan yemekler herhangi bir kokuşma veya çürüme hasıl etmeyecektir. kendini Allah'a hizmet ederek bu kadar yoran beden değil de. hasta olmaz ve öldürülmez. hak mıdır ki.» «Şimdi. Benden uzağa atılacaksınız ve orada. Çünkü o manevîdir. ölümsüz ve her türlü dertten kurtulmuş olacaktır. Fakat. mutluluk içinde ve harp ve org sesleriyle yiyip içecekler ve onlara hiç bir ihtiyaç hissettirmeyeceğim. Cennet'in yiyeceklerini kim yiyecektir? Ruh mu? Emin olun ki değil. Bu nedenle.» 174.» îsa cevap verdi: «Şimdi. yürümez. Çünkü. Fakat sen Petrus. yemekler nasıl boşaltılacaktır?» İsa cevap verdi: «Şimdi eğer yemez içmezse insan nasıl nimetlendirilir? Yüceltilen şeye oranla yüceltmede bulunulmasının uygun olduğu açıktır. ama pislik olmayacaksa. bedenin her bir uzvunda çektiği bu bedeni acıların hiç birini çekmez. ama Cennet'te beden bozulmayacaktır. «Allah. çünkü bu beden şimdi bozulabilen yemekler yiyor ve bundan dolayı da kokuşma ve çürüme ortaya çıkıyor.seyredip emirler vereni ödüllendirmesi ve kendini çalışarak yoranı evinden çıkarıp atması? Mutlaka hayır.» 175.

kendilerine çocuk elbisesi giydirilen çocuklar. bu kadar meyve ile birlikte. Çünkü. kalbini Cennet'te Allah'a yükselt ve bütün bir ihtişamın bîrine daha çok. orada kıskançlık yoktur. Allah. (Allah her şeyi Kendi sevgisi için yarattığından) her şeyi herhangi bir diğer yaratıktan daha iyi bilen Allah'ın Elçisi tarafından açıklanacaktır. çünkü bunu Ben yarattım. benim mü'min kullarım (burada) benim sözümü peygamberlerimden almış oldukları gibi. «Şimdi Bartalemus.176. diğerine daha az da olsa. melekler yemez. «Onlar yiyip içecekler» sözü ne demeye gelir? dedi îsa havarilerine.» «Düşünün o halde. çünkü Ben. ruh yemez. Bu bakımdan. Cennet'teki dört kıymetli şarap (içecek) ırmağı hangi amaca (yöneliktir)? Kesinlikle Allah yemez. kendileriyle alay edildiğini düşünürlerdi. sizin yararınız ve mutluluğunuz için güneşi. .» İsa cevap verdi: «Eşit olmayacaktır. yetişkinlerin kıyafetinde olmadıkları için üzülürler mi? Emin ol ki tam tersine. ve yıldızlar. ayı ve kendisini süsleyen yıldızları vardır. eğer büyüklerin geniş elbiselerini giymiş olsalardı öfkelenirlerdi. size irademi tebliğ eden peygamberlerimdir. O zaman bu. nimetlerimin Cennet'inde de. (satırlar) ı yazan dedi: «Ey muallim.» Bartalemus dedi: «Ey muallim. Cennet'in ihtişamı içinde yemekler beden içindir. nefis yemez. çünkü Allah adildir.» 177. benim mü'min kullarımın oturduğu ev daha iyi olmayacak mıdır? Böyle düşünmekle mutlaka hata ediyorsunuz. hiç bir kıskançlık doğurmayacağını göreceksin. bu dünyanın aldığı gibi. Cennet'in ihtişamı herkes için eşit mi olacak? Eğer eşitse. meleklerin konuşması ve kutsanmış ruhlar da nefs ve ruh için. ve herkes de razı olacaktır. ama bizim vücudumuz olan beden (yer). Bu bakımdan. O zaman. Söyle bana Bartalemus: Pek çok hizmetçileri olan bir efendi var ve hizmetçilerin hepsini aynı elbiseyle giydiriyor. Bu ihtişam. «Emin olun ki. bu adaletli olmayacaktır. elbiseler kendi bedenleri ölçüsünde olmadığından.» 178. Cennet'te güneş'ten ışık alır mı?» îsa cevap verdi: «Allah bana şöyle dedi ey Barnabas: «Siz günahkâr insanların oturduğu dünyanın. eşit değilse daha az olan daha çok olanı kıskanacaktır. sizin Allah'*ınız Cennet'in güneşiyim ve benim Elçim her şeyi benden alan aydır. Fakat. mutluluk ve sevinci aynı şekilde yine onların aracılığıyla alacaklardır. çünkü. Allah açık konuşuyor.

size bir kelime daha sorsam. tüm yeryüzünün bir kum taneciğinden büyük olduğu oranda büyüktür.» îsa karşılık verdi: «Ağzını kapa Petrus. içinde böylesine büyük iyilikler var. çünkü Allah onun içinde görünecektir.» Bartalemus dedi: «Cennet mutlaka büyüktür. gökler dokuzdur. çünkü farkında olmadan küfre gidiyorsun. denizdeki su damlaları kadar. hayvanlardaki deriler kadar. tüm yeryüzü bir kum taneciğinden nasıl büyükse. Ve. bakın size diyorum ki. îkinci gök birinciden bu şekilde büyük. Bu şekilde ibadet eda edilince. bana sabr edin. size diyorum ki. Bunun üzerine. o yeryüzünden. O zaman melek Cebrail Isa'ya gelerek. kimse onu ölçemez.» Bunun üzerine yüz kez rükûya vardılar ve dua ederek secdeye kapandılar. «Ama.» Sonra îsa dedi: «Ebediyyen Aziz ve Sübhan olan Allah'ımıza ta'zimde bulunalım. ben de aynı şekilde Cennet'ten o kadar büyüğüm.» îsa karşılık verdi: «Ne arzu ediyorsun. yerdeki otlar kadar. İsa Petrus' u çağırıp.» dedi İsa. aralarına.» 179. birbirlerinden bir insanın beş yüz yıllık yolculuğu kadar uzak olan gezegenler yerleştirilmiştir.» îsa cevap verdi: «Cennet öylesine büyüktür ki. ve nasıl tüm yeryüzü bir. ve yeryüzü de aynı şekilde birinci gökten beşyüz yıllık yolculuk kadar uzaktır. o halde büyük olmalı. çünkü. gökleri ve Cennet1eri ve daha (başka şeyleri) dolduracak kum taneciklerinin sayısı kadar (Cennet'ten büyüğüm). Bakın. ve denizin sahip olduğu kum tanecikleri kadar. Bartalemus yeniden dedi: «Ey muallim. kum taneciğinden ne kadar daha büyükse. Cennet Allah'tan büyük olmalı. birinci göğü ölçerken durun daha.« Cennet'i bilmeniz için bu kadarı size yetsin. O'na ve tüm havarilere görmüş olduğu şeyleri söyledi ve Petrus'a dedi: «Tüm . Cennet'te tüm yeryüzü ve tüm göklerin (toplamından) o şekilde büyüktür. ağaçlardaki yapraklar kadar. nasıl Cennet tüm göklerden ve yeryüzünden ne kadar daha büyükse. söyle.» O zaman Petrus dedi: «Ey muallim. ona güneş gibi parlayan ve içinde şu sözlerin yazılı olduğu görülen bir ayna gösterdi: «Ebediyyen sağ ve diriyimdir ki. üçüncü ikinciden ve son göğe kadar biri diğerinden aynı şekilde büyük ola ola gider.

onun yüz katını alacaklarını söylediğini hatırlıyorlardı. Bir gün. bu öğretinin anlamını sana anlatacağım. insan (böyle bir ödülü) nasıl hak edebilir?» O zaman îsa ruhen sevindi ve dedi: «Eminim ki sen Allah'ın melekûtundan uzak değilsin. «Ben senin büyük ödülün olacağım» (sözü). İsrail ailesi ve kutsal şehir için dua ederek. Cennet (gözüy) le Yaratıcımız Allah'ı göreceksin. sonsuz. Beni dinle.» «Doğru» dedi Petrus. insan Allah'ı hak edemez ve senin kuşkun bu mudur kardeş?» Yazıcı ağlayarak cevap verdi: «Rab. çünkü benim ruhum senin sesini duymak arzu ediyor. îsa Süleyman (mabedi) verandasında otururken.yeryüzünden daha büyük olan senin ruhun. herkes karşılık verdi: «Amin. insan sonlu olduğundan. sonra bu adama. Şimdi. herhangi bir şey isteyecekse iyi şeyler vermelidir. insan her an aldığı küçük bir nefesi de hak edemez. Allah sevgisi için ne verirlerse. o halde konuş. gözle tüm yeryüzünden bin kez daha büyük olan güneşi görüyor. yanına yazıcılar geldi ve içlerinden halka hitap eden birisi kendisine dedi: «Ey muallim. çünkü o önce borcunu ödemeli ve sonra da.» O zaman îsa dedi: «Allah sağ ve diridir ki.» Bunu duyan yazıcı kendinden geçti ve havariler de aynı şekilde hayrete düştüler. bir. ben bu insanlara defalarca hitap ettim. O zaman İsa dedi: «Aynen böyle. bu nedenle bana evini ver.» İsa karşılık verdi: «Nedir o?» Yazıcı dedi: «Allah'ın babamız İbrahim'e söylediği şu. ya bozulmuş bir yaprak ne işe yarar ki?» . Rabb.» Ve îsa bunu deyip.» 180. çünkü îsa'nın. Rabbunız Allah'a şükretti. Sonra İsa dedi: «Eğer biri size yüz altın kuruş ödünç verse ve siz de bu kuruşları harcasanız. aklımda kitaptan anlayamadığım bir bölüm var. çünkü onu hak etmiş oluyorum» diyebilir misiniz?» Yazıcı cevap verdi: «Asla Rab. «ben sana kurumuş bir bağ yaprağı veriyorum. sen benim kalbimi biliyorsun. Ve. Allah.

Ona tüm dünyayı vermiştir. bir insanın. yaratıcısı Allah'a karşı çıkmak ve günah işlemektir. ona Cennet vermek istemektedir. bu bölümü işte böyle açıklamalısın. Ama insan. kardeş. «İşte kardeş.181. Isa karşılık verdi: «İyi söyledin ey kardeş. Cennet'in ve her şeyin Rabb'ı olan Allah istediğini diyebilir. însanın yaptığı. geri yüz altın kuruş vermek zorunda olursunuz. büyük ve iyi bir Allah'la birlikte. o zaman hakkını hemen görecektir. tatmin etmekten uzak olan insan nasıl hak sahibi olabilir? Olur ya. Çünkü. Allah'ın gönderdikleri kadar peygamberler yaratmak ve her şeyi Allah'a vermek borcu tehir edilmekte ve size yalnızca Allah'a şükretme zorunluluğu kalmaktadır. Cennet'ten ayrıldıktan sonra kendisine korumak için iki melek vermiş. azabı hak eder.. her gün günah işlemekle. bunun anlamı şudur ki. borcunuzu nasıl tehir edebileceksiniz? Emin olun ki.» «O hâlde.» 182. gerçekten insan yapıyor değildir. günahtan dolayı tüm dünya insanın aleyhine döndü ve insanın sefilliği içinde. Bu bakımdan. çünkü. Bir insan. Allah şu şu şeyleri . kendi amelini bozmaktadır. «Allah benim hediyem ve borcumdur» diyebildi: Sen de insanlara hitap ederken ey kardeş. insan günah işlemiyor mu diyelim? Allah'ımızın peygamber Davud aracılığıyla söyledikleri açık seçiktir. böylece de o. ve her ne isterse verebilir. hattâ insana Kendisi'ni vermek istemektedir. bir dünya ve Cennet'le birlikte. ona kanunu bahşetmiş. eğer bizim takvamız lekeliyse. eğer bir insan size yüz altın kuruş ödünç verecek olsa. hatta Allah'ımız gibi. ona peygamberler göndermiş. Allah'a günahla bozulmuş amellerinden başka verecek hiç bir şeyi yoktur. «Dediğim gibi. imanı bahşetmiş. «hak ederim» sözünden daha çok kaçınması gereken başka bir şey yoktur. ödülü değil. bu nedenle îşaya peygamber der: «Bizim takvamız bir aybaşı bezi gibidir. günah işleyerek bunu tümüyle harcamıştır.«Muttaki bir günde yedi kez düşer» öyleyse. ama onu kendisinde yapan Allah'tır. İbrahim. aynı zamanda ona yararlanması için tüm dünyayı da vermiştir. aynı zamanda onu tastamam yaratmıştır. elinin yaptıklarını bilsin. muttaki olmayan ne kadar düşer? Ve. O İbrahim'e «Ben senin büyük ödülün olacağım» dediği zaman. takvasızlığımız ne kadar da iğrençtir! Allah sağ ve diridir ki. insanı hiç yoktan yaratan kimdir? Mutlaka Allah'tır. eğer insan iyi çalışırsa. Allah benim ödülümdür» değil. her an onu şeytandan korumakta. O halde borcun büyüklüğünü düşünün! Hiç yoktan kendiniz gibi insanlar yaratmak. İnsandan çıkan her iyi şeyi. yani. Fakat tek bir sinek yaratamadığınız için ve her şeyin Rabb'ı olan Allah'tan başka (tanrı olmadığından). çünkü varlığı kendisini yaratmış olan Allah'ındır. o halde söyle bana. Allah insanı yalnızca yaratmakla kalmamış.

Ey insan. Bu bakımdan. onların hepsi senden benim aldığım kadar çok şey almış olsalardı. «Şimdi. Allah'ın sana konuşacağı ve «Ey benim kulum. Çünkü. cevap ver: «Şimdi ve sonsuza değin. ellerinin eserlerine merhamet et. bize alçak gönüllülüğünü ve onun nasıl gerçek. ey benim mü'min kulum?» derse. kendi azametin için.» Ve eğer Allah. "Gerçek Alçakgönüllü Nasıl Olunur?" Yemekte otururlarken yazıcı dedi: «Ey muallim. hizmetçin sana ve havarilerine yemek verecektir.» Ve eğer Allah.» Sonra. küçük bir çocuk gibi olmayan göklerin melekûtuna girmeyecektir. Bu nedenle Rabb. sana benden daha çok inançla kulluk ederlerdi.» Ve eğer Allah.» Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Rabb. ben Senin ellerinin eseri olduğumdan. sen cevap ver: «Ey Rabb. yazıcı Isa'ya teşekkür etti ve dedi: «Rab. Allah gerçek alçak gönüllülüğü sever ve gururdan nefret eder. «Seni bağışladım. «Bu cezayı ne zaman ve ne kadar süreyle almak istersin?» derse.» İsa karşılık verdi: «Bana 'Rab' değil de. ve Sen ise yaptıkların için ululanmayı hak ettin. 183.» İsa cevap verdi: «Bakın size diyorum ki. cevap ver: -Çünkü. böyle bir insan Allah'ı tüm kutsal meleklerinden daha çok hoşnut edecektir. yaptıklarım için ben ceza hak ettim. otuz ya da kırk yaşında olan biri nasıl küçük bir çocuk gibi olacak?» . haydi hizmetçinin evine gidelim.» Ve Allah. tüm fa sık/facirlerin çekeceği kadar. «Neden bu kadar büyük bir ceza istersin. Çünkü.» Herkes bunu duyunca şaşırdı ve birbirlerine dediler . bende yapmış olduğum şeyleri cezalandır ve Kendi yaptığın şeyleri ise kurtar. Allah'ın gerçek alçak gönüllülüğü sevdiğini söyledim. «kardeş» diyeceğine söz verdiğin zaman oraya gelecek ve sen hizmetçim değil. ben Allah'ından nasıl ödül istersin?» diyeceği zaman. benim sevgim için iyi işler yaptın. «Günahın için kendine hangi ceza uygun görünüyor?» derse. şimdi de seni ödüllendirmek istiyorum» derse cevap ver: «Rabb. olabileceğini anlatın.insana verecektir (demelisin).» Adam söz verdi ve İsa da onun evine gitti. bende şeytan'ın sevdiği günahın bulunması yakışık almaz. kardeşimsin diyeceğim. nasıl sahte. sen cevap ver: «Rabb.

Eğer. hareketle zıtlarını ortaya koyan. bu şekilde basit .» 184. Gerçek alçak gönüllülük insana kendini gerçekten bildiren bir ruh alçak gönüllülüğüdür. «Söyleyin bana. yazarı olarak tanıyan gerçekten alçak gönüllü olur. ama kendi başına kalınca uymaz ve salih ameller yapmış olur. «görmüyor musunuz küçüğüm. «(bir insanın) çocuk gibi olması gerektiğini söyledim. sahte alçak gönüllülük ve gerçek gurur sahibidir. «babam» (diye) cevap verecektir. Ve. Eğer ona. emin olun ki. ileride benim yanımdan ayrılmayacaksın» dedi (diye) cevap verir. sağlam yürümem için benim elimden tutmadı. «düştüm ve başımı yardım» (diye) cevap verir. bu zamanın bu Ferisîleri kardeşler. ama sahte alçak gönüllülük Cehennem'den bir duman olup. çünkü bu. «babamın» diyecektir. Eğer «sana kim yiyecek veriyor?» deseniz. «Sahte alçak gönüllü insan.îsa cevap verdi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. ama kalben ve amel bakımından Kenanîdirler. sahte alçak gönüllü insan kendisinin ağır bir günahkâr olduğunu söyler. «babam» (diye) karşılık verecektir. kendini de günahların. «niye şimdi oldukça yavaş yürümedin? Bak. Allah'ta bulması gerekeni kendinde bulur. söyleyin bana. Eğer küçük bir çocuğa. Fakat iyi yürümeyi öğrenmem için babam beni bir an bıraktı ve ben de koşmak isteyince düştüm. ruhun anlayışını öylesine karartır ki. Ama. insan kendinde bulması gerekeni Allah'ta bulup. alçak gönüllü şeyleri kullandığı zaman zirvesine varır. sözlerim doğrudur.» (diye) cevap verir. nasıl yürürler?» Yazıcı ağlayarak cevap verdi: «Ey muallim. Ve. bu zamanın Ferisîleri Ferisi cübbesi ve adını taşırlar. «babam» (diye) cevap verecektir. sahip olduğu her şeyi kendisine Allah'ın verdiğini söyler. «Senin elbiselerini kim yaptı?» diye sorsanız. fakat biri kendisine günahkâr olduğunu söylediği zaman. Bu şekilde. Size. oturduğu evin kimin olduğunu sorsanız. «alnını kim yardı. «neden düştün?» derseniz. alnını böyle sardırmışsın» diyecek olsanız. Allah'a karşı böyle bir adı gasbetmekle kalmıyorlar. Eğer. insanlar tarafından azarlanıp tekmelenmedikçe. Ama deseniz ki. gurur bu şekilde. Eğer. yetişkin bir insan gibi yürüme ve koşma gücüm yok ki! Bu bakımdan babam. hemen ona karşı gazaba gelir ve ona eziyet eder. Çünkü. doğru değil mi bu?» dedi İsa. dille çocuk gibi konuşup. gerçek alçak gönüllülüktür. Havariler ve yazıcı cevap verdiler: «Doğruların doğrusu!» O zaman İsa dedi: «Kalbinden Allah'ı tüm iyiliklerin yazarı. «sana yürümek ve konuşmayı kim öğretti?» deseniz. «o zaman baban ne dedi?» derseniz.

Obadya bana böyle şeyler mi gönderecek? Asla. herkesten kötü olduğundan yalnızca bana uygundur. Obadya mutlaka seni unuttu. Haggay'ın alçak gönüllülüğünü bilen yaşlı Obadya onu. o sık sık kendisine elbise ve güzel yemekler gönderir. herkes sözlerini işitsin. Gerçek Ferisileri bizden aldın ve bize sahtelerini bıraktın!» 185. İnsanlar kötü işlere öylesine meyillidir ve dünya da onları bu işlere öylesine çeker ve şeytan da kendilerini şerre sürükler ki. adaletini hatırla ve kulunun . nasıl diyeyim ki? Danyal peygamber tarafından yazılmış olmasına rağmen. gerçekte şerli dünyadır. O zaman Haggay bunu görünce kendi kendine derdi: «Bak. ne kadar zalimce dayrandın bize. İsa karşılık verdi: «Kardeş. Seni çağıran kuluna merhametle bak. evine dön. size diyorum ki. çünkü bir yanlışlık yaptın. bir hazine olurdu. derdi: «Git. ve Gehazi örneği. yoksullara verip de. görmesi için onu Haggay'ın yanında bulunan birine verirdi.» «Ve.insanları da aldatıyorlar! Ey eski zaman. Adaletli Rabb Allah. Obadya kötü bir şeyi olduğunda. çünkü o benim hiç bir işe yaramadığımı ve yalnızca günah işlediğimi bilir. Allah'ın Obadya'nm elleriyle bana bahşettiği bu şeyi ondan alsam. çünkü bu. Obadya peygambere hizmet etmek için Anatos'tan ayrıldığında onbeş yaşındaydı. bu zamanın Ferisi'leri her salih amelden ve her kutsal örnekten kaçınmaktadırlar. ama dünyâ ile bir olunca.» O zaman Haggay derdi: «İsrail'in Allah'ı Rabb. pek çokları kesinlikle buna inanmıyor. bize Allah'ın iki peygamberi olan Haggay ve Hoşea örneğini anlatsana. para ve Suriyeli Naaman'ın elbiselerini aldığını biliyor musunuz? Ama. Elişa'nın da Allah'ın onu kendilerine peygamber yaptığı çok sayıda Ferisî'si vardı.» Yazıcı karşılık verdi: «Ey muallim. şimdi. Bu nedenle. bunu yapan zaman değil. çünkü her zaman içinde Allah'a gerçekten kulluk etmek mümkündür.» Bunun üzerine İsa dedi: «Gerçek Ferisîleri görebilmemiz için. «Obadya birine dua etmeği öğretmek istediğinde. yani her zaman kötü tavırlarla insanlar kötüleşir. ama sana itaat ederek.» Haggay.» 186. «Bakın. babadan kalma mirasını satarak.» Yazıcı karşılık verdi: «Doğruların doğrusu. ben gerçeği nakledeceğim. Haggay'ı çağırır ve derdi: «Duanı burada yap ki. çünkü onu Sen yarattın. Elişa peygamberin hizmetçisi Gehazi'nin yalan söyleyip efendisini utandırdığını. fakat Haggay her seferinde elçiyi geri gönderip. Ve bunun kadar pis bir şey yoktur. şakirtlerine öğretmede bir kitap olarak kullandı. Allah tarafından lanetlenmeleri için kendilerine yeter.

Allah'a kulluk etmek için gittiği zaman. Allah'ımıza kurban kesmek için Kudüs'e gitmek istiyorum ama cübbem yok. böyle davranınca» dedi yazıcı. Ve. Haggay dua ederken hiç bir şey istemedi ki. Ve. Bu bakımdan şimdi onu kabul et ve Allah'a benim için dua et. varını yoğunu senden kim çekip aldı?» Karşılık verdi: «Musa'nın kitabı. o da babadan kalan mirasını satarak. «Allah onu öylesine sevdi ki.» Komşu bir peygamberin şakirdlerinden biri bir gün Kudüs'e gitmek istedi. Salih yazıcı bunları söylerken.«Böyle yaptığından. Ve Hoşea Haggay'ın evine varınca. çünkü benim günahtan başka bir şey yaptığım yok. sana vereyim diye bir cübbe verdi de. başka türlü kimsenin Ferisi olarak çağırılmasına izin verilmezdi. bu nedenle ne yapacağımı bilmiyorum. onu en büyük ciddiyetle okurdu. çünkü sâna karşı büyük bir günah işledim. «Hoşea sadakaya öylesine tutulmuştu ki. Ve. Naftali kabilesinin reisiydi ve ondört yaşındaydı. ben unutmuştum. Bir gün Haggay kendisine dedi: «Hoşea.» «Ve Haggay. «Hoşea'da Musa'nın kitabı vardı. Allah vermemiş olsun. senin eserini kirletmiyeyim. Bunun üzerine. az sonra iki elbiseyle kalakaldı. çünkü. Allah bana. bu nedenle onu kabul et!» .günahlarını cezalandır ki. Allah'ım Rabb. Bu bakımdan Rabb. yoksullara verip Haggay'ın şakirdi olmak üzere gitti. kendinden istenen her şey için derdi: «Bunu Allah bana senin için verdi ey kardeş. gemisi parçalanan bir denizcinin ağladığı gibi ağladı. bunlar da çuval bezinden uzun bir gömlekle. zamanında yanında bulunan herkese Allah peygamberlik (hediyesini) verdi. bir deri cübbeydi. ama cübbesi yoktu. kullarından birine bir hastalık vereceğin zaman kendi şanın için ben kulunu hatırla.» Buna inanan adam Hoşea'nın cübbesini kabul edip. Haggay dedi: «Cübbeni kim alıp gitti?» . dedi: «Hoşea. ben senden mü'min kullarına bahşettiğin nimetleri isteyemem. Babadan kalma mirasını satarak yoksullara verdi diyorum. Hoşea'nın iyilik severliğini duymuş olduğundan varıp onu buldu ve dedi: «Kardeş. gitti.» Hoşea bunu duyunca dedi: «Bağışla beni kardeş.» 187.

dedi: «Kardeş.» Bunun üzerine Haggay kendisine bir başka gömlek verdi. öyle denk geldi ki. Bunun üzerine. ve kitabının iyi yazılmış olup olmadığını görmek arzusuyla Hoşea'yı ziyarete gitti ve ona dedi «Kardeş. Bunun üzerine. ağlamakta olan kadına karşı geldi. çünkü Hoşea'*nın iyiliğini anlamıştı.» Adam ona inandı ve kitabı kabul etti. ağlayarak kitap isteyen birine vermem için verdi. Allah onu bana. kitabımı al ve benimki gibi olup olmadığına bakalım. ağlayarak dedi: «Bir kitabım olsa. odun kesmeye gitmiş olan Hoşea. O zaman Haggay dedi: «Şimdi söyle bana. Ve onu palmiye yapraklarına sarılmış olarak buldular.» Bunu duyan diğeri Haggay'a vardı ve dedi: «Hoşea delirmiş. Hoşea cevap verdi: «Musa'nın kitabı. 188. neden beni ziyarete gelmedin?» Hoşea cevap verdi: «Musa'nın kitabı uzun gömleğimi aldı ve oraya gömleksiz gelmekten korktum. ben de okumayı öğrenirim. Musa'nın kitabının kendinden Musa'nın kitabını aldığını söylüyor. salih Haggay Hoşea'nın hasta olduğunu sandı. onu gören Hoşea kendi uzun gömleğini çıkanp. hemen . Hoşea'nın yakınında bir şakirdi vardı.» Haggay karşılık verdi: «Bende Înşallah aynı şekilde deli olsam ey kardeş ve tüm deliler Hoşea gibi olsa!» Yahudiye ülkesine akın eden Suriyeli soyguncular. peygamberlerin ve Ferisilerin oturduğu Karmel dağı yanında zar zor yaşayıp giden yaşlı bir dulun oğlunu ele geçirdiler. çıplak olana verdi.» Bunu duyan Hoşea ona kitabı verip. gizli yerleri üzerindeki bir keçi derisi parçasıyla kalakaldı. «Bir gün bir yoksul adam hırsızlar tarafından soyuldu ve çıplak kaldı.» Hoşea karşılık verdi: «O benden alındı. «Bir gün. kendisi ise. Haggay'ın.» «Kim aldı onu senden?» dedi şakirt.» Haggay bunu duyunca çok sevindi. iki şakirtle birlikte onu görmeye gitti. Bunun üzerine. Haggay'ı görmeye gidemeyince. Bu nedenle.Hoşea cevap verdi: «Musa'nın kitabı. bu kitap senindir. genç bir adam Hoşea'yı Musa'nın kitabını okurken görüp.

O zaman Haggay dedi: «Kardeş. Haggay onu tanıyıp dedi: «Oğul. onun bir köle olarak Kudüs'e nasıl getirildiğini anlattı. ikisi birlikte Hebran'a gittiler. Sonra Hoşea. çünkü ne zaman gülen birini görse güler ve ne zaman ağlayan birini görse ağlardı. kimse kutsal olmayacaktı. üzüntüye kapıldı. çünkü. Bunun üzerine Allah'ın meleği. ben satıldım. olduğu yerde kaldı ve dedi: «Seni sattığı gibi oğlum. ve o da her şeyi anlattı. Haggay kendinden geçip. şehrin girişinde. Ve iki şakirt çağırıp Kudüs'e gitti. beni satan o kadar iyidir ki. burada oturacak bir yeri vardı. Salih Haggay bunu duyunca. ağlamasının nedeniyle ilgili olarak kadına sordu. Ve oğlunu kurtardı. Haggay Hoşea ile birlikte efendisinin evine gitti.» Ve. efendisinin bağ tarlasındaki işçilere götürdüğü ekmeği yüklenmiş olan Hoşea'yla karşılaştı. olup bitenlerin hepsini ona anlattı. efendi Hoşea'ya hürriyetini verdi. Hoşea cevap verdi: «Ey benim babam. Hoşea'nın bulunmadığını gören Haggay.ağlamaya başladı. 189.» Ve. eğer o dünyada olmamış olsaydı. Ve Allah'ın dilemesiyle. o Musa'nın kitabıydı. nasıl oldu da. «Ve. ve elini öpmeye koştu. oğlunun yokluğuna ağlayan bir anne gibi Hoşea'nın yokluğuna ağladı. ey muallim» (dedi yazıcı). çünkü Allah sana oğlunu vermek diliyor. yana yakıla seni arayan yaşlı babanı bıraktın?» Hoşea cevap verdi: «Baba. parayı dul kadına verdi. . istediğin tam bu kadar. bunun üzerine. o da Hoşea'-nın parayı nasıl elde ettiğini bilmeyerek kabul etti. o Haggay'ı görünce dedi: «Peygamberini benim evime gönderen Allah'ı tesbih ederim». satın aldığın kölenin elini öp. Musa'nın kitabı tüm çocuklarımla birlikte inşallah beni de satsa!» Ve.» O zaman.» O zaman Haggay öfkeyle dedi: «Seni satan bu kötü herif kimdir?» Hoşea cevap verdi: «Allah seni affetsin ey babam. Hoşea burada kendisini satıp.» «O halde kimdir o?» dedi Haggay. Hoşea'yı satın almış olan onu Kudüs'e getirdi. O zaman Hoşea dedi: «Gel kardeş. çünkü o benden daha iyidir. Hoşea'yı da tanımıyordu.

»«Söyle bana kardeş.» «Bu bakımdan. Allah adıyla güneş olduğu yerde kalsın ve oniki saat hareket etmesin!» Ve. Allah bunu bana kesinlikle bildirdi. bu. Ve. insanın kurtuluşu için yeterlidir. eğer Musa'nın kitabı babamız Davud'un kitabıyla birlikte sahte Ferisi ve fakihlerin insani gelenekleriyle tahrif edilmemiş olsaydı. Allah bana Kelâmı'nı vermeyecekti. Va'd İsmail için Yapıldı. çünkü üzerlerine mabedle mihrap arasında öldürdükleri Berekya'nın oğlu Zekeriyya'nır kanıyla birlikte. Öyle ki. neden ben Musa'nın kitabından ve Davut'un kitabından söz ediyorum? Her peygamberliği tahrif ettiler. Babamız İbrahim'e yapılan mesih va'di kim içindir? îshak için mi. Ferisîler ne yapıyor.» 190. Hoşea'nın iyilik severliğiyle Haggay'ın alçak gönûllülüğü tüm kanunun ve tüm peygamberlerin istediğidir. hayatını yitirmekten korkuyor ve dil Allah'ın kanunuyla ilgili olarak kalbin bildiğinin aksini söylediği zaman yok olan . o kadar ki. İsmail için mi?» Bilgin cevap verdi: «Ey muallim.. çünkü sen bu hayatı Yaratıcın Allah'tan daha çok seviyorsun. O kadar ki. Allah'ın emrettiği hiç bir şeye bakılmıyor. Allah sağ ve diridir ki onlar şeytan'ın çocuklarıdır ve onun dilediğini yaparlar. kutsal şehirle birlikte mabed yıkılacak.» O zaman İsa dedi: «Kardeş. şimdi de beni öldürmenin yollarını arıyorlar. böyle bir ilmin varken. yüzdendir. sanki Allah yanılgı içinde de. bugün. mabedte taş üstünde taş kalmayacaktır. Allah bunu istemez. herkesin bunun gerçek olduğunu bilmesi için. insanın kurtuluş yolu olarak takdir ettiği şeyi tüm peygamberlere söyletmiştir. ölüm cezasından ötürü bunu sana söylemekten korkuyorum. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. «Söyle bana kardeş. ve bu nedenle de. bu.Sonra İsa dedi: «Bu gerçektir. her peygamberin ve takvalı insanın kanı dökülecektir!» «Hangi peygamberi öldürmediler ki? Hangi takvalı insanı tabii bir ölümle ölüme bıraktılar? Olsa olsa bir tane: Ve. İbrahim'in çocukları olmakla ve güzel mabedleri bulunmakla övünürler. O halde. bana mabette soru sormak için geldiğin zaman. Ve İsa yazıcıya dedi: «Ey kardeş. Allah'ın beni belki de kanunu ve peygamberleri yok etmek için göndermiş olabileceğini düşündün mü?» «Bellidir ki. Kudüs ve Yahudiye'nin dehşeti karşısında böyle oldu. Çünkü. evinde yemek yemeye geldiğim için üzgünüm. sen kanunu öğrenmiş bir alimsin. Çünkü O değişmez ve bu nedenle de. insanlar hata etmezmiş gibi fakihler ne diyor. yazıklar olsun bu imansız nesle. ona bakıyorlar. ama insanlar. benden ne öğrenmek istersin? Allah sağ ve diridir ki.

» Bunun üzerine Musa sevinçle haykırdı: «Ey İsmail. Sonra. Bu kitap Musa'nın gerçek kitabıdır.» Bunun üzerine. kucağında bir çocuk vardı.» Bunun üzerine yazıcı dedi: Allah'ın kulları ve peygamberleri Musa ve (senin yaptığın gibi güneşi yerinde durduran) Yuşa'nın eliyle yazılmış eski bir kitap gördüm. çünkü ben kitaplığımda iken başkâhin onu bir Ismaili'nin yazmış olduğunu söyleyerek beni men etti. nasıl sonuç vereceğini bilmiş olsaydım. Allah ona Elçisi'ni İsmail'in kucağında gösterdi ve İsmail de İbrahim'in kücağındaydı. ben Allah'ın kulunu unutma ki.sonsuz hayatı ve imanı yitirmekten korkmuyorsun.» îsa dedi. Allah'ın her şeyi kendisi için yarattığı oğlunun sayesinde Allah'ın gözünde bir lutfa erebiliyorum. Bu kitapta. Ve. İsmail'in Mesih'in babası. İsmail'in yanında İshak duruyordu.» İsa cevap verdi: «Ne insanlara. sen kucağında tüm dünyayı ve Cennet'i tutuyorsun. «Ben bu kitabın tamamını okuyamadım. azametinin nurunu kuluna göster. bu kitapta Allah'ın rahmetini yalnızca İsrail için tuttuğu değil. Ve günahlarla birlikte ortada kalmasın.«Allah bağışlasın seni. çünkü günahı O'na karşı işledin. korumaz ve Allah denizdeki kumlar kadar. İshak'ın da Mesih'in habercisinin babası olduğu yazılıdır. Çünkü Mesih'e inanmakla Allah insanlara kurtuluş verecek ve O'nsuz kimse kurtulamayacak» .» O zaman salih yazıcı ağladı ve dedi: «Ey muallim. yazıcı dedi: «Bağışla beni muallim. Bu bakımdan. İçinde. Allah'ın tüm şeyleri kendisi için yarattığı kişidir.» 192.» O zaman İsa dedi: «Artık tekrar bir daha gerçeği saklamamaya bak. yaratıcın Allah'a karşı gelineceğine. gerçekten yaratıcısı Allah'ı arayan her insan için rahmet sahibi olduğu yazılıdır. insanlar arasında fitne çıkmasın diye söylenmeden bıraktığım pek çok şeyi anlatırdım. hatta daha çok dünyalar yaratmaya kadirdir.» 191. Çünkü günah yıkar. ne tüm kutsal kişilere. bırak bütün (dünya) helak olsun. ne de tüm meleklere. ne tüm dünyaya. Allah'ın koyun ve sığır eti yediği bulunmaz. kitap şöyle der ki: «Musa dedi: «Kadir ve Rahim olan İsmail'in Allah'ı Rabb. Parmağıyla Allah'ın Elçisi'ni gösterip diyordu: «Bu. Allah'a karşı gelmeyi gerektirdiğinde saygı duymamalısın.. bilakis Allah'ın. günaha girdim.

Bunun üzerine onu babalarının kabrine koydular. bunun üzerine yahudi.» Meryem. Kız kardeşinden İsa'nın gelmekte olduğunu duyan Marta aceleyle kalktı ve dışarı koştu. Benim kendi memleketim Magdala'dır. uyuyor. kardeşimin ölmeyeceğini söylemiştin. ağlıyarak kendini İsa'nın ayaklannın dibine bıraktı ve dedi: «Rab.» Kadın ayrıldı ve Betani'ye vardığında erkek kardeşinin o gün ölmüş olduğunu gördü. Lazarus'un ölümünde Kudüs'ten gelmiş bir hayli Yahudi ve pek çok yazıcı ve Ferisi toplanmış bulunuyorlardı. ben seni çağırmadan önce gelmiş olsaydın. erkek kardeşim Betani'dedir. Lazarus'un Dirilmesi. ben onu uyandırmak için geliyorum. 193. Allah bana uyku üzerine güç vermiştir. Şimdi. yemeye oturuyorlardı ki.» îsa karşılık verdi: «Meryem. Bunun üzerine. Kadın koşarak kasaba dışına çıktı ve İsa'yı bulunca ağlayarak dedi: «Rab. Çünkü yalnızca.» Meryem ağlayarak cevap verdi «Rab. o ölmüş değildir. Çünkü.» İsa kadına dedi: «Hemen doğru erkek kardeşinin evine git ve orada beni bekle. İsa konuşmasını burada bitirdi. yazıcı ve Ferisîler'den oluşan kalabalık onu teselli etmek . Meryem'e gelmekte olduğunu söylemeleri için havarilerinden ikisini önden gönderdi. böyle bir uykudan o Hüküm Günü'nde Allah'ın meleğinin surunun sesiyle uyanacaktır. ve bak sana diyorum ki. Allah için. o (o günden) önce kalkacak.) evine girip. Onu iyileştirmeye geleceğim. çünkü onun sıhhati için Allah'a dua etmeye geleceğim.» İsa karşılık verdi.» Meryem cevap verdi: «Betani erkek ve kız kardeşimin (memleketi) dir. İsa Nikodemus'un evinde iki gün kaldı ve üçüncü gün Beytanya'ya gitmek üzere ayrıldı. bir de ne görelim. ve kasabaya yaklaştığında. Bu bakımdan. o zaman ölmezdi!» İsa karşılık verdi: «Kardeşin ölmüş değil. kızkardeşi Marta'ya İsa'nın gelişini bildirmek için çabucak geri döndü. Allah'ın rahmetini bulmadan ölenler ölüdür. Ve korkma. İsa'*nın ayaklan dibinde ağlayan Meryem Nikodemus'un (yazıcının adı böyleydi.Ve.. senin sayende Allah'ın rahmetini gören kulunun bir kız kardeşi ve bir erkek kardeşi şimdi ölüm tehlikesiyle hasta yatıyor. çünkü o ölmeyecek. «Evin nerededir? Söyle bana. bana inan ki. şimdi ise dört gündür gömülü bulunuyor.

Çünkü kardeşine ağlamak için kabre gittiğini sanıyorlardı. babalarımızın Allah'ı Rabb. Yahudilerden büyük bir kalabalık ve Ferisî'lerin bir kısmı Isa'ya iman ettiler. o da yüzünün üzerindeki peşkirle birlikte kefene sarılmış bulunuyordu.» Marta dedi: «Rab. Çünkü öleli dört gün oluyor. beri gel!» Bunun üzerine. Allah için burada olmuş olsaydın. İsa ellerini göğe kaldırdı ve dedi: «İbrahim'in Allah'ı. îsa yüksek bir sesle dedi: «Lazarus.» O zaman. Allah'ın bu dünyaya gönderdiği bir mukaddesi olduğunu biliyorum. İsmail ve îshak'ın Allah'ı. îsa'nın Meryem'le konuştuğu yere varınca Marta ağlayarak dedi: «Rab. çünkü Lazarus uyuyor. ölmeyeceğini söylediği halde neden bu adamı ölüme bıraktı?» İsa. geldiği zaman aynı şekilde uyuyacak ve süratle uyandırılacağım. ve îsa havarilerine dedi: «Onu çözün.» Sonra İsa yine dedi: «Kabrin üzerinden taşı çekin. babalarımızın (ölülerini) gömegeldikleri şekilde. . bunun üzerine İsa da göz yaşı döktü ve iç çekerek dedi: «Onu nereye yatırdınız?» Cevap verdiler. Küfürlerinde kalanlar ise ayrıldılar ve Kudüs'e gidip Lazarus'un dirilişini ve pek çok kişinin nasıl Nasara olduğunu başkâhine reislerine anlattılar.» Çünkü. bu kadınların başına gelenlere merhamet et ve kutsal adına şan ver. o kokmuştur.için peşinden gittiler. ölmüş olan kalktı. «Gel bak. ve ben onu uyandırmaya geldim.» İsa dedi: «Öyleyse ben niye geldim buraya Marta? Sen benim onu uyandıracağıma inanmıyor musun?» Marta cevap verdi: «Senin.» Ve. herkesin ağlamakta olduğu kabre varıp dedi: «Ağlamayın. herkes «Amin» diye karşılık verince. sen böyle mi uyursun!» O zaman îsa dedi: «Benim saatim henüz gelmedi.» Ferisîler kendi aralarında diyorlardı: «Şimdi Nain'deki dulun oğlunu dirilten bu adam.» Ferisîler kendi aralarında dediler: «Allah için. Çünkü mucize büyüktü. çünkü o zaman kardeşim ölmezdi!» Meryem o zaman ağlamaya başladı.

Bir gün İsa'nın ayaklan dibinde oturan Meryem onun sözlerini dinliyordu. Yazıcılar ve ferisiler Lazarus'u öldürmek için başkâhinle istişarede bulundular.İsa'nın tebliğ ettiği Allah'ın kelâmıyla tevbeye gelenlere böyle (Nasara Nasırîler) derlerdi. candan ayrıldığı zaman. Lazarus mucizesinin büyüklüğü dolayısıyla kendilerinin geleneklerini bırakıp. pek çokları.» Kendine iman eden büyük bir kalabalıkla birlikte sofrada otururken îsa. görmüyor musun kızkardeşim sana gereken bakımı yapmıyor ve senin ve havarilerinin yiyeceklerini getirmiyor. «O halde dikkat edin. sen yapman gereken şeyin düşüncesine kapılıyorsun. 194. yiyip içtiğini gördüklerinden. Çünkü. ölüm değil. nasıl bedenin bir baygınlık anında içinde ruh varken. yaşayacaktır. şimdiki ölüm. size Allah'ın Hezekiel Peygambere söylediği sözü hatırlatıyorum: «Ben.. Kudüs'te taraftarları olduğundan ve kizkardeşiyle Magdala ve Beytanya'yı da elinde bulunduran Lazarus güçlü de olduğundan ne yapacaklarını bilmiyorlardı. günah işleyen ruh ölecektir.» Bu bakımdan. konuşup dedi: «Kardeşler. tevbe edecek olursa ölmeyecek. Kendisine hizmet ettiler. "Bana İnananlar Ebediyyen Ölmeyeceklerdir. Allah'ı idraktan yoksun olan bir hayat ölüdür. Meryem'le birlikte Marta ve Lazarus'un evine vardı. benim sözüm sayesinde Allah'ı içlerinde idrâk edecekler ve bu nedenle de kurtuluşlarını gerçekleştireceklerdir.«Marta. gömülen (vücut) da Allah'ın kendisini yeniden diriltmesini bekler.» 195. senin Allah'ın ebediyen sağ ve diriyimdir ki." Bana inananlar ebediyen ölmeyeceklerdir. îsa Beytanya'ya. ama eğer günahkâr.» İsa cevap verdi. gerçekte uzun bir ölümün sonudur. îsa'ya iman ediyorlardı. vakit gelmiş demektir ve benim dünyadan ayrılmam gerekiyor. Marta. Çünkü. Fakat. «Ölüm. çünkü Meryem kendinden ebediyen ayrılmayacak bir pay seçti. Allah'ın buyruğuyla tabiatın yaptığı bir hareketten başka nedir? . sizinle kalacak pek az zamanım var. ölenler ve gömülenler üzerinde bayılmak dışında başka hiç bir avantajı olmuyorsa. çünkü. Bu nedenle. Bu sırada Marta îsa'ya dedi : «Rab. Lazarus'un insanlarla konuştuğunu.

bu ev bana geçimim için verdiği tüm şeylerle birlikte. her insan Lazarus gibi. mal ölüye yeniden hayat veremezken. dostları öldüğü zaman ağlamasınlar. «Ruhumuz». insanlar yaşamayı öğrensinler diye yalnızca bir kez için olsun ölmeli. yoksullara bakılması için Yaratıcım olan Allah'a aittir. Allah'tan.» Ve. Ve.» 196. «kuş avcısının tuzağından kurtulmuş bir serçe gibidir. Ve. o (böyle yapmaya) ne kadar hazır olursa. (günah işlemekle) ruh. tabiatın kendisiyle ruhu insanın bedenine ve canına bağlı tuttuğu bir ip gibidir. Böylelerine karşı Allah der: «Kelâmımı gizlediğinden dolayı günahkârın helak olacak olan ruhunu senin ellerinden isteyeceğim. baş kuşun uçmasını dilediğinde ne yapar? Tabii ki. kitaplar arasında büyüyen en akıllı adamlarının bilmediği böyle bir akideyi öğrendi! Allah için. çünkü Allah'ımız böyle dilemiştir. peygamber Davud'un dediği gibi. Bu nedenle. bir söz söylememe izin var mı?» «Bin tane söyle» (diye) karşılık verdi îsa. Allah'ın Kelâmı'yla günahkârı tevbeye getirebilen. sözün o kadar çok bir ruhu tevbeye getirme gücü olur. istediğin zaman istediğin kadar kalmak için buraya gel. Ama daha kötü katil. sonra Lazarus dedi ki: «Rab.Şöyle ki. Eğer beden ruhla birleşmeyince çirkinleşiyorsa. «Çünkü. Allah dilediği ve tabiata açılmasını emrettiği zaman. Allah'ın kulu. o akideyi dağıtmaya da hazırdır. Allah'ın ruhları almakla görevlendirdiği meleklerin elinde kurtulur. yardım etmeyip de.» Yuhanna karşılık verdi: «Ey muallim. Allah'ın dediği gibi «dilsiz bir köpek» örneği oturup duran kişidir. Çünkü. bırakın durmaksızın ağlasınlar. kişi Allah'ın koruması altında bulunduğu zaman. dostlar. mutlaka ele açılmasını emreder ve böylece kuş hemencecik uçup gider. yoksul bir insana yardım etme gücü olan adam. îsa bunu deyip Allah'a şükretti. günah işledikleri zaman.» Ve hayatımız. biri bir kuşu tutup. nasıl bir insan Allah'a kulluk için mallarını dağıtmaya hazırsa. ruh. Bu bakımdan. ey . Çünkü. hayat kopar ve ruh. O halde. rahmet ve lûtfuyla kendini güzelleştiren ve dirilten Allah'la birleşmeyince çok daha fazla korkunçlaşır. Allah sevgisi için gerektiği kadar size hizmet edeceğim. yoksul açlıktan öldüğü zaman bir katil olmuş olur. -gerçek hayattankoptuğundan ölür. bu bakımdan. îsa bunu duyunca sevindi ve dedi: «ölmek ne kadar iyi bir şeymiş görün! Lazarus yalnızca bir kere öldü ve dünyanın. ipini de eline aldığı zaman. sen de yoksul olduğuna ve pek çok şakirdin de bulunduğuna göre. ama getirmeyip. Ama.

» «Ey Yuhanna» dedi îsa. Sonra. Lazarus dedi: «Muallim. beni dinlediğin her bir sözün on katını senden dinlemeye hazırım. gün be gün başkalarının ölüp durduğunu gördüğü halde ölümlü olduğunu unutan ve «eğer öbür hayatı görsem. ve onu ölümle öylesine çarparım ki. bakın size diyorum ki. Çünkü. neden Allah bunu. «Ben herkese iyi bir balta verdim. kendilerini ve Yaratıcılarını bilmeleri için.» «Bu durumda anahtarı olup da sonsuz hayata girmeyen. Lazarus'un yaptığı gibi bir kez ölüp geri dönmeği insanlara bahşetmedi?» 197. yani. iyi işler yaparım» diyenin üzerine olacaktır öfkem. Ve. Doğru değil mi bu?» Yuhanna cevap verdi: «Doğruların doğrusu. hiç bir şey elde edemeyeceğin bu baltayı mı istersin? Ben senin ağacı.» O zaman Yuhanna dedi: «Ey muallim. ev sahibinin biri bir hizmetçisine. bir daha hiç iyilik bulamaz. sense büyük zahmetlerle çalışman gerekecek ve gidip. Ama.» (O zaman îsa dedi) : -Ebediyen sağ ve diriyimdir ki» der Allah. böylece lütuf ve rahmetimi kazanır. Kim bu baltayı iyi kullanırsa. Ama işçi baltayı unuttu ve dedi: «Eğer efendi bana eski bir balta vermiş olsaydı ağacı kolayca keserdim» Söyle bana Yuhanna. çalışman işe yarasın diye kesmeni isterim. bir diğerini dinleyecek olan. konuştuğu her defada günah işler. kendi görmek istemediğimizi başkalarına da yapmamalıyız. hatta girmek isteyenlere engel olan yazıcıların ve Ferisîler'in durumu ne olmaktadır şimdi?» «Ey Yuhanna. Onlara salih amellerinden dolayı sonsuz yaşama hakkı veririm. bu da bir ölünün gömüldüğünü görmektir. kalbindeki günah ağacını sancısız çıkarır. kendimiz için istediğimizi başkalarına da yapmalı. günbegün . benim yüzbin sözümü dinledikten sonra bir söz söylemek için benden izin istersin.benim imansız kulum. evinin manzarasını kapayan ağacı kesmesi için mükemmel bir balta verdi. «Başkalarının düşüşünden ayakları üzerinde durmayı öğrenenin avantajı ne büyüktür!» 198. ev sahibi ne dedi? Mutlaka kızdı ve eski baltayı alıp adamın başına çarptı ve dedi: «Aptal hilekâr! Sana ağacı zahmetsizce kesebileceğin bir balta verdim. Bak sana diyorum ki. îsa cevap verdi: «Söyle bana Yuhanna.

ölenlerin mezara. Sen de bu durumda Allah'ın cezasına mı uğrayacaksın?» îsa cevap verdi: «Înşallah bu dünyada Allah'ın cezasına uğrarım. Allah şeytan'ı kahretmek ve kendi nimetini göstermek için. sana diyorum ki benim Barnabas'ım. sen Nikodemus'a insanın cezadan başka bir şeye hakkı olmadığını söylemiştin. bu dünyada akideyi öğreten tüm muallimlerin muallimidir. eğer bu kadarı bulunabilirse. Böyle biri. Çünkü insanlar bana Allah dediler. Ama ben gerçek olarak. götürüldüğünü görüp de Yaratıcımız Allah'tan korkmayanın hak edeceği cezayı tasavvur edemiyorum.» «Ama. çünkü Allah benim ağzımla size öğretiyor. gerçeğin değerini veriyorsun. Ama. Mesih de olmadığımı itiraf ettiğimden Allah benden cezayı çekti ve utanç benim olsun diye. bir insan Allah'ın komşusuna ne vereceğinden söz ederken 'komşusunun onu hak ettiğini de söylesin. (bu satırlar)ı yazan dedi: «Ey muallim. insan kötü ölürse. ben yalnızca bir başka kişide azap göreceğim. çünkü. Allah rahmette o kadar zengindir ki. Ben şüphesiz size nasıl iyi yaşanacağını öğrettim. Allah kendine vereceği şeyden söz ederken «Allah bana verecek» desin. Bu bakımdan. nasıl gerçeği söylemiş oluyor? Halbuki.» O zaman. sana teşekkür ederim ki. ama Lazarus size nasıl iyi ölüneceğini öğretecektir. o peygamberlik hediyesini almıştır. bu nedenle Allah sana büyük hak verecektir.» Lazarus dedi: «Ey muallim. 199. yalnızca Allah olmadığımı değil aynı zamanda. iyi yaşama boşuna olacağından onun sözlerini o derece fazla dinlemelisiniz. Allah sağ ve diridir ki. «benim hakkım var» dememeye dikkat etsin. tümüyle vazgeçmesi gereken dünyadaki şeyler için kendisine nesi varsa veren Yaratıcısı'na karşı gelir. onu şerli birine çektirecektir. «hak alacaksın» demekle. Cehennem alevlerinin bir kıvılcımını söndüremezken. yapmam gerektiği kadar imanla ona kulluk etmedim. Ve. her ceza benden geri alındı. Lazarus'a ne diyeceksiniz? Gerçekten o burada. çünkü Allah kullarına günahları nedeniyle Cehennem'i hak ettikleri zaman rahmetini bahşetmekten memnunluk duyar. Ceza benim için yerindedir. Allah'ın imdadına yetiştiği büyük rahmetiyle tüm Cehennem'i söndürür. O kadar ki. Lazarus sana. Ama dikkat etsin ki. Bu nedenle. mü'min kulunun her iyi amelini rahmetinin varlığıyla hak diye isimlendirmek diler ve onun komşusu hakkında böyle konuşmasını ister. Allah rahmetinden dolayı beni öylesine sevdi ki.» O zaman îsa havarilerine dedi: «Bana muallim diyorsunuz ve iyi ediyorsunuz. Ve. Allah'a karşı suç işlediğine ağlayan kişinin bir damla göz yaşı. bu bakımdan onun doğru sözlerini dinleyin. . bin denizin suyu.

onu getirmenize izin verirler. Kudüs'ün bütün taşları büyük bir gürültüyle haykırdılar. çünkü kınanır. Ve. İsa bunu deyince.» Havarileri gittiler. Bu şekilde Isa'ya varıp. «Allah Rabb adına bize gelen kutlu olsun. benim sevgim için değil. çünkü o merhameti tebliğ etmektedir. «onu niye çözüyorsunuz» diye sorarsa «muallimin ona ihtiyacı var» deyin. Havariler cübbesini sıpanın üstüne koydular ve İsa ona bindi. habis günahkârların küfrüne karşı taşlar haykıracaktır. Aralarında dediler: «Eğer onu kurtarırsa.» Ve. Musa. Bu bakımdan. "İlk Taşı Günahsız Olanınız Atsın!" İsa mabede girince. Allah sevgisi için hizmet edersin. bu Musa'nın kanununa aykırıdır ve böylece onu suçlarız. çünkü sen bana. İsa'nın kendilerine söylediklerinin hepsini gördüler ve aynı şekilde eşeği ve sıpayı getirdiler. Kudüs'e kadar ona binmem gerekiyor. senin evine yakın olduğum zaman. bu nedenle İsa havarilerine dedi: «Kudüs'e fısıh kuzusu yemeye gidelim. «Allah Rabb adına bize gelen kutlu olsun!» Yine de Ferisiler küfürlerine devam ettiler ve bir araya toplanıp. Petrus'la Yuhanna'yı şehre gönderip.» Yahudi'lerin Fısıh bayramı yaklaştı.» 200. İsa şehre girince. 201. bir insan kendisi hakkında «hakkım var» demekten kaçınmalıdır. eğer insanla r susacak olsa. îsa sonra Lazarus'a döndü ve dedi: «Kardeş. böylesinin recm edilmesini emretmişti. dediler: «Muallim. şükürler Davud'un oğlu!» diye çocuklarıyla birlikte İsa'yı görmek için şehrin dışına çıktılar. eğer mahkûm ederse. Ferisiler İsa'yı azarlayıp dediler: «Görmüyor musun ne diyorlar? Sustur onlan!» O zaman İsa dedi: «Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir kî. yazıcılar ve Ferisiler kendisine zina suçu işlemiş bir kadın getirdiler. onu çözüp buraya getirin. dedi : «Şehrin kapısının yanında bir sıpayla birlikte bir eşek bulacaksınız. Ve. şükürler Davud'un oğlu!» diye diye elbiselerini eşeğin ayaklan altına yazdılar. öyle oldu ki Kudüs halkı Nasıra'lı İsa'nın gelmekte olduğunu duyunca. ellerinde palmiye ve zeytin dalları «Allah Rabb adına bize gelen kutlu olsun. bu kendi akidesine aykırıdır.Yine de. eğer biri size.» Ve. benim dünyada kısa bir zaman kalmam gerekiyor. buna sen ne dersin?» . onu konuşurken yakalamak için istişarede bulundular. hiç başka yere gitmeyeceğim. çünkü. halk. bu kadını zina ederken bulduk.

. parmağıyla yerde bir ayna yaptı ve içinde herkes kendi kötülüklerini gördü. günahkârlar Allah'ın rahmetini bildirirler. aynayı çizdi.Bunun üzerine îsa eğilip. «Şimdi söyleyin bana. Allah sağ ve diridir ki. yazıcılar ve Ferisiler toplanınca. yalnızca hasta olmadığı için sevecektir. komşularınızı çağırarak. ve hastalığı bilmediği için de çok az sevecektir.» O zaman ruhî bir şiddetle îsa konuşup dedi: «Allah sağ ve diridir ki.» 202. «Rab. Cevap için sıkıştırırlarken.» Sonra. doktor en çok kimin tarafından sevilir. muttaki Allah'ın rahmetini bilmez. îsa kendilerine dedi: «Söyleyin bana. yoksa doktorun ağır hastalıklarını iyileştirdiği kişiler tarafından mı?» Ferisiler ona dedi: «Sağlam adam doktoru nasıl sevsin ki? O mutlaka onu. o kadar ki. İsa yeniden doğrulup. çünkü.» Mutlaka böyle yaparsınız.» Ve. Allah'ımız. gittiler. Bunu gören insanlar. çünkü Allah beni seni mahkûm etmek için göndermedi. Allah'ın üzerindeki büyük rahmetini bilen tevbekâr günahkâr tarafından sevilir. yeniden eğilip. çünkü kirli işlerini görünce utanıyorlardı. Allah'ın meleklerinin yanında. eğer beni bağışlarsan. kadından başka kimseyi göremeyince dedi: «Kadın. Bu bakımdan. eğer sizden birinizin yüz koyunu olsa ve onlardan birini yitirse doksandokuzunu bırakıp. en yaşlısından başlayarak bir bir çıktılar. dünyayı kendisi için yarattığı insanı daha mı az sever? Allah sağ ve diridir ki. «Söyleyin bana. onu omuzlarınıza atıp. onu bulunca. Allah'ımız müttakî olandan çok. onu aramaya gitmez misiniz? Ve. bir daha günah işlemiyeceğim. tevbe eden günahkâr üzerine Allah'ın meleklerinde böylesine bir sevinç meydana gelir. seni ayıplayanlar nerede?» Kadın ağlıyarak cevap verdi. Çünkü. sizin kendi diliniz kendi gururunuzu mahkûm ediyor. İsa doğrulup parmağıyla aynayı gösterdi ve dedi: «Aranızda günahsız olan ona ilk taşı atsın. hiç hastalık görmemiş olanlar tarafından mı. yitirdiğim koyunu buldum. onlara demez misiniz? «Benimle birlikte sevinin. doksan dokuz muttaki kişiye (duyulandan) daha çoktur. çünkü. tevbe eden bir günahkâr için duyulan sevinç.» O zaman îsa dedi: «Allah'ı tesbih ederim! Huzurla yoluna git ve bir daha günah işleme.

Allah size şöyle diyor: 203. sana. Sen sana olan ziyareti bilmiyorsun. senin gururun seni benim ellerimden kurtaracak mı? Kasinlikle hayır.«Zamanımızda müttakîler nerede? Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Kudüs'te başka hasta bulunduğunu bilmiyoruz. Kulum hasta vücudunu iyileştirsin diye defalarca ağlarsın. seni kalbine çevirmesi için ve sen de tevbe edesin diye kulumu gönderdim. O zaman İsa dedi: «Korkarım ki siz. Şehir halkı hastalarını Simun'-un evinde toplamış bulunuyorlardı. çünkü. gururun doğru Cehennem'e düşecek.. ama. ama sen ey bozuk şehir. senin günahkâr ruhunu iyileştirmeye çalıştığı için. ve eğer kalbinizden kendinizi muttaki kabul ediyor ve dilinizle günahkâr olduğunuzu söylüyorsanız. takvasız olursunuz. kulumu öldürmenin yollarını ararsın. takvasız müttakîlersinizdir. bu nedenle Allah bize merhamet edecektir» Ve. bir tavuğun civcivlerini kanatları altına topladığı gibi. «Ey sert yürekli. senin için ağlıyorum.» Karşılık verdiler: «Burada. sapık fikirli şehir.» «Cezama uğramayan yalnızca sen mi kalacaksın şimdi? Sen ebediyyen yaşayacak mısın? Ve. senin için. ben de seni yaratıcınız Allah sevgisinde toplamak istedim. O zaman.» . takvasız müttakîlerin sayısı çoktur. onlar bunu İsa'yı kışkırtmak için dediler.» Isa ağlayarak karşılık verdi: «Ey Kudüs.» Yazıcılar ve Ferisîler bunu duyunca.» Yazıcılar ve Ferisiler karşılık verdiler: «Biz günahkârlarız. ama sen istemedin! Bu nedenle. günah işleyip de günahınızı inkâr eder ve kendinize muttaki derseniz. bir orduyla birlikte karşına reisler çıkaracağım ve onlar seni kuvvetle saracaklar ve seni onların ellerine öylesine teslim edeceğim ki. Mısır'a ve Firavun'a yaptıklarımın hepsini unuttum. Isa'ya hastaların iyileştirilmesi için ricada bulundular. ey İsrail. İsa'yı havarileriyle birlikte huzur içinde bırakıp başları önünde çekip gittiler ve cüzzamı temizlenmiş olan cüzzamlı Simun'un evine vardılar. kendilerine günahkâr denmesini büyük bir hakaret sayarlardı. Çünkü. çünkü Allah onları iyileştirecek kudrette ve merhamettedir. ey İsrail. yazıcılar ve Ferisîler. o zaman bir kat daha takvasız müttakilersiniz demek olur. saatinin yakın olduğunu bilen İsa dedi: «Ne kadar hasta varsa çağırın. çünkü. çünkü. onların durumu şeytanınki gibidir. İlahi Gazaba Uğrayacaklar.

seni tümden kıtlığa. Allah'ın adına hastalığınız sizden ayrılsın!» Ve. Gazabım üzerinde böyle kalacak ve benim öfkem uyumaz. Ama beni her zaman bulamıyacaksınız. o kadar ki. eğer Musa ile birlikte kullarım Eyub. Çünkü îsa'nm kendilerinden ayrılması gerektiğini biliyorlardı. Meryem'i böyle bir işi yapmaktan alıkoymaya çalışıp. dedi: -Gidip merhemi sat ve parayı getir de onu yoksullara vereyim. İbrahim. sana her şeyi vereceğim. kaç yoksulun yardım göreceğine bakın şimdi. sabr et bakalım.» Ve. İsa'nın başına ve elbisesine yağ merhemi döktü.» 204. Ama Kudüs. îsa'ya verilen bütün şeylerin onda birini çaldığından. çünkü. Havariler ise üzgündü. kılıca ve hakarete terk edeceğim ve üzerine rahmetle baktığım mabedi şehirle birlikte ıssız bırakacağım.» îsa dedi: «Ona neden engel olursun? Bırak yapsın. Ebediyyen sağ ve dîriyimdir ki. Hain Yahuda'nın İhaneti îsa cüzzamlı Simun'un evinde akşam yemeği yerken. uluslar arasında adıma küfretmekle şanımı lekelediğine değil de. Lazarus'un kızkardeşi Meryem eve girdi ve bir kabı kırıp.» Yehuda karşılık verdi: «Ey muallim. Yehuda kızgındı. gerçeği bilmeniz için. O zaman îsa dedi: «Eğer Kudüs günahları için ağlayacak ve pişman olup. bir alay konusu ve bir darb-ı mesel olacaksın. kendi yıkımına ağlar. derhal iyileştiler.» îsa cevap verdi: «Ey Yehuda. Kudüs'e olan öfkem yatışmayacaktır. çocukları bağışlamıyacağım. Ama. «bir daha onun kötülüklerini hatırlamıyacak ve söylediğim belâlardan hiç birini ona vermeyeceğim. bu yağ merhemi üç yüz kuruşa satılabilir. ben senin kalbini biliyorum.«Yaşlıları ve dulları bağışlamıyacağım.» Herkes korkuyla yemek yedi. 205. Davud ve Danyal kavimleri için dua etseler. size diyorum ki ey hasta olanlar. -Allah'ın Kudüs üzerindeki gazabını duyunca insanlar ağladılar ve merhamet için yalvardılar. Bu yüzden öfkem daha çok tutuştu. İsa bunu dedikten sonra. Bunları söyledikten sonra İsa yeniden dedi: «Başka hastalar bulunduğunu bilmiyor musunuz? Allah sağ ve diridir ki. Samuel. uluslar arasında bir efsane. Bunu gören hain Yehuda. yolumda yürüyecek olursa» der Allah. Ve. yağ . Kudüs'te ruhları sağlam olanlar vücutça hasta olanlardan daha azdır. bakın ki. herkes endişe içinde evine çekildi. o bunu söylediği zaman. çünkü sizin bulacağınız yoksullar hep sizinledir.

» O zaman. İsa halktan büyük bir kalabalıkla birlikte mabede vardı.» Başkâhin dedi: «Öyleyse. yazıcılar (ve) Ferisîler tarafından göklere çıkarılacaktım. Bana gerçekten inan ki. kendini îsrail'in kralı mı yapmak istersin? Sakın ki. hemen kâhinler. başkâhin dedi: «Mesih'le ilgili olarak bir şeyi bilmek istiyoruz. ve ben Allah'ın kuluyum ve sizin Mesih dediğiniz Allah'ın Elçisi'ne hizmet etmek arzu ediyorum.» Cevap verdiler: «Şimdi. o. çünkü. bu dünyada hiç bir şeyin peşinde değilim.» 206.» Ve. Yaratıcımız Allah bir tek (Allah) tır. yalan olmasın bu? Emin olun ki. Allah olmadığını. yazıcıları ve Ferisîleri bir heyet halinde toplamış bulunuyordu. unuttun mu hep bunları?» îsa cevap verdi: «Hayır. Nain halkı beni kral yapmak istediği zaman kaçmazdım. Öyle ki. ama.» Başkâhin karşılık verdi: «Eğer onu bizim elimize verirsen. yalan söylemiş olsaydım. Hüküm Günü'nde. kâhinleri. Çünkü. kendisine Yehuda dedi: «Bana ne vereceksin? Ben kendisini İsrail kralı yapmak isteyen îsa'yı elinize teslim edeceğim. Gün olunca. size gerçeği söylediğim için benden nefret ediyor ve beni öldürmenin yollarını arıyorsunuz?» . Bu sırada başkâhin yaklaşıp dedi: «Söyle bana ey İsa. çünkü bu. Başkâhini bulmaya gitti. tüm îsrail'le birlikte siz. yazıcılar ve Ferisiler İsa'nın çevresinde bir halka oluşturdular. onu elimize nasıl vereceksin?» Yehuda dedi: «Şehir dışına ibadet etmeye gittiğini öğrendiğim zaman size söyleyecek ve sizi onun bulunduğu yere ileteceğim. başına bir tehlike gelmesin!» îsa cevap verdi: «Eğer ben kendi ün ve şanım için çalışsam ve kendi payımı bu dünyada istemiş olsaydım. sana otuz altın vereceğiz ve sana nasıl iyi davranacağımızı göreceksin. Allah'ın mahkemesi önünde yapacak olduğum itirafımdır. size yalan söylemiyeceğim. mabede halktan bu kadar büyük bir kalabalıkla gelmenin yararı ne? Yoksa. onu şehrin içinde fitne çıkmadan yakalamak imkânsız olacaktır.satılmadığı için otuz kuruşu yitirdiğini biliyordu. asla unutmadım. Musa'nın kitabında yazılı olan her şey doğruların doğrusudur. îsa karşılık verdi: «Mesih hakkında bilmek istediğiniz bu şey nedir? Ne belli. Allah'ın oğlu veya Mesih bile olmadığını itiraf etmiştin.

o halde söyle bize: İbrahim'in bu oğlu kimdi?» İsa cevap verdi: «Senin şanının ateşi ey Allah. niye bir kardeş olarak beni uyarmazsınız? Gerçekten. ben bu dünyadan değilim. dolayısıyla. 208. beni uyarın. insanlar da tek bir maddeden olmalarına rağmen. va'd edilen Mesih gelecektir. Bu bakımdan. size kimin sırtında cini bulunduğunu söyliyeceğim. her kötülüğe koşturuyor. adını da değiştirirse. «Eğer kötülük yaparsam. beni tutuşturuyor ve konuşmadan edemiyorum. o kendisine iradesinin yularını takmış. bu. bana kulak verin.» . çünkü sen bir Samirîsin ve Allah'ın kâhinine saygı duymazsın. kimse günahtan dolayı beni uyarmazsa. sahte putları parçalayıp. bir düşman olarak benden nefret etmek yerine. aynı kumaş olduğu halde. İbrahim Allah'ı o kadar çok severdi ki. Allah sağ ve diridir ki. eğer siz benim de birlikte olduğum şu bedendenseniz. ve seni öldürmenin yollarını aramıyorum. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Allah da sizi sevsin. kendi başıma göre hareket etmem için bana yardım edersiniz. İbrahim'in oğlu İsmail'di. sizin dediğiniz gibi İbrahim'in çocukları olmadığınızın ve İbrahim'in bulunduğu başla bir arada bulunmadığınızın işaretidir. Yaratıcı'sı Allah'ı seven ve O'ndan korkan. bir bedenin azaları başla birleştikleri zaman birbirlerinin imdadına koşarlar ve baştan kopuk olanlar ise ona hiç yardım etmezler. aynı zamanda Allah'a itaat etmek için kendi oğlunu da öldürmek istemiştir. beni dünyaya gönderen Allah'ın yüceltilmesi için çalışıyorum. onu istediği gibi yönetip. senin sırtında. Allah sağ ve diridir ki. benim sırtımda cinim yok.» Başkanın karşılık verdi: «Sana sorduğum bu. Ruhumun huzurunda durduğu Allah sağ ve diridir ki. Allah'ın günahkârın ölmesini dilemeyip. Eğer ben (bildiğim kadarıyla) günah işlemişsem. cinin var.» 207.Başkâhin dedi: -Şimdi biliyoruz ki. kendisiyle yeryüzünün tüm kabilelerinin kutsanacağı İbrahim'e. başının merhamet duyduğu kişiye karşı merhamet duygusu besler. îsa cevap verdi: «Allah sağ ve diridir ki. Ama. bir vücudun elleri bir başka vücudun değil. anne ve babasını terketmekle kalmamış. Bakın diyorum. cinin iradesiyle çalışanın sırtında cin vardır. her birinin tevbe etmesini beklediğini görerek. Ondan. bu sebepten cin dünyayı bana karşı ayaklandırıyor. Bir elbise nasıl sahibini değiştirince. bilakis ben cini fırlatıp atmaya çalışıyorum. Çünkü. birlikte oldukları vücudun ayaklarının acısını duyarlar. Çünkü. çünkü O'nun istediğini yapmış olursunuz. insanın içinde çalışanın yaptıkları nedeniyle farklılaşırlar. Ben.

îsa gizlice Sidrun çayının ötesine çekilmiş olduğundan. nasıl oldu da kaybolup gitti? Emin olun ki. Kudüs'*ten çıkıp. şakirtlerin çoğunu burada Simun'un evinde ve benim evimde bırak. Bu sırada. Sidrun çayı ötesine gitmesini tavsiye ederek dedi: «Rab. başkâhin yüksek bir yere çıkıp. dedi: «Korkma Meryem. o kutsal biri ve bir peygamber olmuş olsaydı. oğluna yapılan eziyeti naklederek. bu bakımdan sana rica ediyorum. Ve o zaman. Mabeddeki karışıklık îsa'nin ayrılmasıyla dinince. Meryem ağlayarak Nasira'dan ayrıldı ve oğlunu aramak için Kudüs'e. Musa'ya karşı.Ö zaman. ancak utanç işinden sonra melek Cebrail. Bunun üzerine. 209. ilk olarak havariler denilen yalnızca on iki kişiyi almak arzu ederek. (İs)rafil ve Uriel'le birlikte Allah'ın emriyle onu kendisine getirdiler. İsa ise gözlerinden kaybolup mabetten çıktı. bunu duyan başkahin kızdı ve bağırdı: «Şu dinsiz herifi gelin taşlayalım. her yazıcı ve Ferisi halkın önde gelenleriyle birlikte İsa'yı taşlamak için taş kaptılar. Allah'a karşı.» Ve. kul(u) Musa'ya karşı ve İsrail'in ümidi Mesih'e karşı küfürde bulunmazdı! Ve. böyle yaptı.» Bunun üzerine. ne diyeyim ben? O. Bu bakımdan. Dikkat edin şimdi. Allah'ın kanununa karşı küfretmiştir. kız kardeşi Meryem Selâme'nin evine geldi. öfke ve nefretten gözleri dönmüş şekilde birbirlerine öylesine vurdular ki. elleriyle sus işareti yaparak dedi: «Kardeşler! Biz ne yapıyoruz? O'nun şeytan'ca san'atıyla tüm dünyayı aldattığını görmüyor musunuz? Şimdi. Fakat. eğer o bir büyücü değil ise. Ve. orada bin kişi öldü ve kutsal mabedi kirlettiler. onu bu dünyada bir daha göremedi. İsa yanına. Allah bize her şeyi verecektir. bakın size diyorum ki. Mikâil. şakirtlerinden bazılarıyla oraya git ve kâhinlerimizin bu nefreti geçinceye kadar orada kal. tüm kâhinlerimize küfretti. melek Cebrail kendisini ziyaret edip. çünkü Allah O'nu dünya (dakiler) den koruyacaktır. İsrail kirlenecek ve Allah'ımız bizi milletlere teslim edecektir. eğer o dünyadan ayrılmazsa. Sana gerekli olan her şeyi sağlıyacağım. onun yüzünden bu kutsal mabed nasıl da kirlenmiş bulunuyor!» . İsa'nın annesi bakire Meryem ibadet ediyordu ki. benim Sidrun çayı gerisinde evle birlikte bahçem var. 210. İsa'yı öldürmek için duydukları dehşetli arzuyla. İsa'nın mabetten çıktığını gören havariler ve mü'minler (çünkü o kendilerinden gizli değildi) kendisini Simun'un evine kadar izlediler. Bu arada Nikodemus oraya geldi ve Isa'ya. Çünkü o bir îsmaili'-dir.

gizli tutulan öldürme işi açığa vuruldu. benim dostlarım olmuş olur . İsa aleyhinde genel bir toplantı yapıldı. İsa'nın kendi başına bırakılması gerektiğini söylüyor. İsa aleyhinde Roma'ya yeniden yazı yazılmasını istiyordu. Kayser'in fermanına karşı davranmış olacağız. İsrail'in peygamberi İsa'yı önceden haber veren Davud'un peygamberî sözünün gerçekleşmesi için oldu. Öyle ki. dedi: «Dünyadan ayrılma vaktim yaklaşmış bulunuyor. o zaman durum ne olacaktır?» Bunun üzerine Hirodes kalktı ve valiyi tehdit ederek dedi: «Sakın ki. senatodan korkup. «yeryüzünün reisleri ve kralları İsrail'in mukaddesine karşı birleşirler. bir serserinin sözleriymişçesine ne derse desin. Sidrun çayı ötesinde. Sonra. biz sana asker vereceğiz. İsa'yı. Bazıları. Çünkü. kendisini İsrail'e kral yapmak arzusunda olmakla suçladı ve bu konuda yalancı şahitler de buldular. 211. aralarında büyük bir ayrılık vardı.Ve.» Bu. bu adamı tutman yüzünden bu ülke ayaklanmaya kalkmasın. Çünkü o. başkâhin bizzat Hirodes'e ve Roma valisine gidip. Bunun üzerine. Fermanın birinde. Bunun üzerine. bazıları. (Çünkü önceden birbirlerinden öldüresiye nefret ederlerdi). Hirodesle dost oldu. Ve İsa'*nın öldürülmesi üzerinde anlaşıp. pek çokları İsa'*yı terketti. bu günahkârı öldürsek. afaroz acısını göze almadan kimsenin İsa'yı savunur bir tek kelime bile konuşmamasını söyledi ve Herod ve valiyle konuşup dedi: -Her halûkârda elimizde kötü bir risk var. Yahudiler'in peygamberi Nasıralı Isa'ya Allah veya Allah'ın denilmesi ölüm cezasıyla men ediliyor. Bu nedenle. kendinizi teselli edin ve üzülmeyin. gösterdiği büyük mucizeleri delil olarak ileri sürüyorlardı.. yok yaşamasına ve kendisini İsrail'e kral yapmasına izin versek. Yahudiler'in peygamberi Nasıralı İsa hakkında tartışmak para cezasıyla yasaklanıyordu. diğerleri ise. «Şimdi. O kadar ki. çünkü ben gittiğim yerde hiç bir ızdırap duymayacağım.» Bu durum karşısında vali. o zaman seni Kayser'in önünde bir asi olarak suçlarım. Çünkü Romalıların fermanı herkesi korkutuyordu. başkâhine dediler: «Ne zaman bu suçlu adamın nerede olduğunu öğrenirsen. dünyanın kurtuluş yolunu ilân eder» diyerek. Bu yüzden başkâhin. kendini bize gönder. diğerinde ise. benim hayrıma üzülürseniz. o gün Kudüs'ün her yanında İsa için genel bir arama yapıldı. Nikodemus'un evinde bulunan İsa havarilerini rahatlatıp. Roma senatosu İsa ile ilgili olarak iki kez ferman yayınlamıştı. başkâhin o şekilde konuştu ki.

bana verdiğin Kelâmı'na inananlara merhamet et. şundan ki. onlarla birlikte. bana verdiğin İncil'imi tahrif edecek olan herkesi Sen ebediyyen lanetle. her şey Senindir. ellerini Rabb'e kaldırıp. Hüküm Günü'nde Elçi'nin cemaati içinde bulunmasını kuluna bahşet. Koruyucu Rabb Allah. bana verdiğini işte bu şekilde anlattım. şeytan'ın kendilerine karşı hiç bir şey yapmaması için bana verdiklerini koru. okuduğu kitapla yazılı olandan başkasını okuyamıyan bir okuyucu gibi konuştum. Senin Hüküm Günü'nde. nasıl Sen gerçek Allah'san. benim şahitlerim olun. imparatorluğunu yitirsin. çünkü. o Senindir. . benim İncil'imi tahrif edeceklere karşı onların şahitlik etmesi gerekiyor. ki. Ve. Dünyaya merhamet et ve Elçi'ni çabucak gönder ki. senin ahdini bozan İsrail ailesine karşı ve dünyaya karşı şahitlik etmek için gelsinler. «Amin. dünyayı kendisi için yarattığını Elçi'nle kutsamayı va'd ettiğin yeryüzünün tüm kabilelerini hatırdan çıkarma. çamur ve toprak olan ben.» 212. babalarımızın Allah'ı. bana verdiklerin karşısında hiç bir şey veremem. «Merhameti bol ve zengin Rabb. onlara inanacak her şeyi koru. bana verdiklerine merhamet et ve onları dünyadan koru. bana verdiğin herkese. tam dördüncü soya kadar putatapıcılıktan intikam alan kadir ve gayyûr Rabb Allah. tebliğleri sonucu bana inanacak herkese. İsa bunu söyledikten sonra üç kez. Görüyorsun ki. ben Sana. benim söylediğim söz de öyle gerçektir. şeytan Sen Rabb'e karşı böbürlenmesin. Dünya neşeleneceği zaman siz üzülün. yüce ve rahîm olan Rabb!» dedi. Sonra. Çünkü. Allah'ın benim ağzımla size söylediği sözleri unutmamaya bakın. yalnızca bana değil. dua ederek dedi: «İbrahim'in Allah'ı. çünkü. Bin nesilde Sen'den korkanlar üzerinde merhametini gösteren Rahim Rabb Allah. yaratıcısı Allah'ta duyduğu sevinci tüm dünya çekip alamaz.musunuz? Emin olun ki hayır. ama sizin üzüntünüz sevince dönüşür ve sizin sevincinizi kimse sizden alamaz. Putatapıcı babaların oğullarına karşı. benim Senin oğlun olduğumu yazdıkları zaman. onları şerden koruman için dua ediyorum. Senin kullarının hizmetçisiyim ve hiç bir zaman kendimi senin iyi bir kulun olarak düşünmedim. bilakis düşmanlar (im olmuş olursunuz). Çünkü.» «Nimetinden kavmim îsrail için gerekli olan her şeyi sağlayan Rabb Allah. Bunun yerine. Kendin için bunu yap ki Rabb. Çünkü.» Ve. Onları dünyadan al demiyorum. Dünyaya karşı ve dünyayı sevenlere karşı incil'imle yaptığım şahitliği tahrif edecek herkese karşı. dünyanın neşelenmesi ağlamaya dönüşür. Allah'ımız Rabb. kalbin. yalnız onları değil. İsmail ve İshak'ın Allah'ı. çünkü. düşmanın olan şeytan. benimle birlikte. Çünkü.

çünkü. İsa'nın Yehuda'yı Fısıh günü için bir şeyler almaya gönderdiğini sandılar. Yehuda hariç. denizin tüm suyu bana inanmayanı yıkamıyacaktır. sonra bir leğene su koyup. şakirtlerinin ayaklarını yıkamaya başladı. «çünkü sizden ayrılmadan bu kuzuyu yemeği çok arzu ettim. ellerimi ve başımı da yıka. 213. sizden biriniz bana ihanet edecek. bir havlu aldı ve beline doladı. ama îsa. ağlayarak karşılık verdiler.Ve. kendisine kimin ihanet etmekte olduğunu bildiği için dedi. bu nedenle. Şükürler olsun sana Allah'ım. çünkü Senin işini yerine getirdim. «Amin!». benim ayaklarımı yıkamıyacak mısın?» îsa cevap verdi: «Benim ne yaptığımı sen şimdi bilmiyorsun. ama yazıklar olsun ona. bir koyun gibi satılacağım. Yehuda'ya dönerek.» Petrus karşılık verdi: «Yalnız ayaklarımı değil Rab. sonra giderim:» «Yiyelim« dedi İsa.» Şakirtler. "O. neye beklersin? Benim vaktim yakın.» îsa bunu. ona dedi : «Arkadaş. öyle ki. çünkü o hiç bir şeye inanmıyordu. Yehuda karşılık verdi: «Rab. ama daha sonra bileceksin. «O. kalkıp.» Şakirtler yıkanıp da. babamız Davut'un böyle biri hakkında söylediği. Nikodemus kuzuyu îsa ve şakirtleri için gizlice bahçeye gönderdi ve vali ve başkâhinle birlikte Hirodes'in ferman ettiği her şeyi bilirdi. İsa kalktı ve dedi: «Sen de Hüküm Günü'nde benim bölüğüme katılmayacaksın. dünyanın işkence edip öldürdüğü kullarının sayısından ayırdın. Şakirtler bu sözlere üzülmüşlerdi ki. çünkü beni. Petrus'a geldi.» Ve.» Petrus karşılık verdi: «Benim ayaklarımı hiç yıkamıyacaksın.» Ve. Bunun üzerine Isa ruhen sevinip dedi: «Kutsal adını tesbih ve takdis ederim ey Rabb. yine de tamamen temiz değilsiniz. başkaları için hazırladığı çukura düşecektir" Kuzuyu yeme günü gelince.» O zaman. İsa yine dedi: «Bakın size diyorum ki. yememe izin ver. -Yehuda'nın kendisine ihanet edeceğini biliyordu. Yehuda'dan başlayıp. dünyadan ayrılmak arzusuyla böyle konuştu. yapman gerekeni yap. başkaları için hazırladığı . yemek için sofraya oturduklarında îsa dedi: «Ben sizi yıkadım. öyle ki. o halde git de. Petrus dedi: «Rab.

Yehuda konuşma ve yüz bakımından Isa'ya o şekilde benzetildi ki. O zaman kuluna gelen tehlikeyi gören Allah. Ve. mucizeler yaratan Allah yeni bir mucize daha yarattı. korkuyla geri eve çekildi. ey muallim?» İsa cevap verdi: «Bana ihanet edecek olanın kim olduğunu söyledim. daima Allah'ı tesbih ve takdis etmekte olan meleklerin yanına bıraktılar. Kutsal melekler gelip. Ve. Askerler Yehuda'yla birlikte îsa'nın bulunduğu yere yaklaştıklarında. Ve. o bizi uyandırdı. Isa çok sayıda kişinin yaklaştıklarını işitip. İsa evden çıkıp. üçüncü göğe. gülümseyerek dedi: «Şimdi. biz hayret ettik ve cevap verdik : «Sen Rab. Bu sırada.çukura düşecektir» sözünü tümüyle yerine getirecek. on bir (havari) uyumakta idiler.» O zaman. bizi unuttun mu?» O. başkâhin hemen kendisine parayı saydı ye asker getirmesi için vali ve Hirodes'e bir Ferisi gönderdi ve bir lejyon asker verdiler. 215. Öyle ki.» Ve. şakirtler uyuyorlardı. yüz kez dizlerini büküp. cin Yehuda'nın sırtına bindi ve o da evden çıkarken. benim Yehuda îskariyot olduğumu .» Başkâhin karşılık verdi: «Ne kadar istersin?» Yehuda dedi: «Otuz altın. Kuzu yenilince. Muallim'in bulunduğu yeri arıyordu. İsa kendisine yeniden dedi: «Yapman gereken şeyi çabuk yap. secdeye vararak ibadet etmek için bahçeye çekildi. ibadet etme adeti üzere. çünkü o onbir ashabıyla birlikte yalnızcadır. bizim muallimimizsin. Bunun üzerine. Mikâil.Yahudi İskariyot Mucize ile İsa'ya Benzetiliyor Yehuda herkesin önünden hızlı hızlı îsa'nın yukarı alındığı odaya daldı.» 214. İsa'nın şakirtleriyle birlikte bulunduğu yeri bilen Yehuda başkâhine vardı ve dedi: «Bana va'd olunanı verirseniz. 216. (İs)rafil ve Uriel'e İsa'yı dünyadan almalarını emretti. on bir havari bunu duymadı. bu nedenle.» Bunun üzerine şakirtler birbirlerine bakıp. çünkü halktan korkuyorlardı. silahlarını alarak değnekler üzerindeki meş'ale ve fenerlerle Kudüs'ten çıktılar. Onu götürüp. üzüntü içinde dediler: «Hain kim olacak?» Sonra Yehuda dedi: «Ben mi olacağım o. O'nun İsa olduğuna inandık. İsa'yı güneye bakan pencereden çıkardılar. bu gece aradığınız İsa'*yı elinize vereceğim. elçileri Cebrail. Bunun üzerine.

İsa'yı idam etmek için toplanmış bulunan Ferisîler heyeti ve başkâhin tarafından Yehuda'ya yapılan tüm sorgulamayı gördüklerine dair bu (satırlar) i yazanı ikna ettiler. o kadar ki. İsa'nın söylemiş olduğu her şeyi. yüzüne vuran kimdir?» Ve. Sabah olunca. Allah sağ ve diridir ki. Ve. Bu nedenle. her bakımdan îsa'ya benziyordu. İsa olduğuna inandıklarından yalancı şahit. delirmiş gibi kaçtık. Çünkü Allah. ve. keten bezi bırakıp. başkâhin Ferisîlerle birlikte Yehuda'ya karşı. askerler kendisiyle alay edip dediler: «Efendi. ve. İsa'nın duasını duymuş ve on bir (havariyi) şerden korumuştu. çıplak olarak kaçtı.» Yehuda karşılık verdi: «Siz aklınızı mı yitirdiniz? Siz. İsa'nın annesi ve Yuhanna ile birlikte çarmıhın . keten beze dolanmış olan Yuhanna da uyanıp kaçtı ve askerin biri kendisini keten bezden yakalayınca. ve hatta. onu yuınruklayıp. ellerini Yehuda'nın üzerine koydular. İsa'nın zavallı bakire annesi yakınları ve dostlarıyla birlikte buna inanıyordu. gerçekten îsa olduğunu inkâr ediyordu. söyle bize. dünyadan nasıl çekilip alınacağını. Bunun üzerine. korkma. halkın ileri gelenleri ve Ferisîlerden oluşan büyük bir heyet toplandı. yazıcılar. Ve. Bu arada Yehuda pek çok deli sözleri söyledi. ve aradıklarını bulamadılar. bunu yazanla birlikte tüm şakirtler buna inanıyordu. Hain Yahuda Çarmıha Geriliyor Askerler Yehuda'yı tutup. çünkü o. çünkü biz seni İsrail kralı yapmaya geldik ve senin krallığı reddedeceğini bildiğimiz için de seni bağladık. üçüncü bir kişide nasıl işkence çekeceğini ve dünyanın sonuna kadar ölmeyeceğini unutmuştu. yumruk ve tekmelerle Yehuda'ya vurmaya başladılar ve onu öfkeyle Kudüs'e getirdiler. Yuhanna ve Petrus uzaktan askerleri izliyorlardı.bilmeyecek kadar budalalaştınız!» Ve. bir soyguncuya (karşı gelir gibi) silâh ve fenerlerle Nasıra'lı îsa'yı almaya geldiniz ve size yol gösteren beni. onun gerçekten İsa olduğuna ve ölüm korkusuyla deli numaraları yaptığına inandılar. yığınla askeri de görünce. Öyle ki. yazan. yüzünü tokatladılar. o bunu derken askerler girdiler. alay ederek dediler: «Nasıralılar'ın (Isa'ya inananlara böyle derlerdi) peygamberi İsa. herkes katıla katıla gülüp. Yehuda'nın dediklerini duyup. aradılar. Çünkü o. gözlerini bir sargıyla bağlayıp. kral yapmak için bağladınız!» O zaman askerler sabırlarını yitirip. alay ede ede bağladılar. Biz. önde gelen kâhinlerin Yehuda'nın Isa olduğuna inandıklarını neden söylüyorum? Hattâ. herkesin üzüntüsü inanılmaz derecedeydi. 217.

yanına gitti. çünkü. Yehuda'nın îsa olduğunu sanıp. kendinde değilmiş gibi konuyla ilgili hiç bir cevap vermedi. (onun kanunla ilgili olarak konuşmak arzusunda olduğunu düşünerek) karşılık verdi: «Şimdi sen benim bir Yahudi olmadığımı bilmiyor musun? (Önde gelen) kâhinler ve halkının ileri gelenleri seni benim elime verdiler. çıldırmışsınız. Başkâhin. Çünkü. Sonra. Yehuda cevap verdi: «Benim Nasira'lı İsa'yı elinize vermeği va'd eden Yehuda İskariyot olduğumu söyledim size. bana gerçeği söyle de. önde gelen kâhinler. hizmetçilerine. akidenle ve sahte mucizelerinle Galile'den başlayarak. onu bağlı olarak İsa'yı gizliden gizliye seven valiye götürdüler. adaletli olanı yapayım. Ardından. ve şimdi de. ondan kurtulamıyacaksın!» Ve. belki sen de (önde gelen) kâhinler ve Ferisîler'in aldatıldığı gibi aldatılmışsındir. kendisini odasına aldı ve onunla konuşarak. ona bu şekilde davranıîdığını görmekten zevk duyuyorlardı. başkâhinin hizmetçilerinin elinde gördüğü alay inanılmayacak biçimdeydi. Bir hokkabaz gibi giydiriyorlar ve el ve ayaklarla o şekilde davranıyorlardı ki.» Vali. Başkâhin Yehuda'yı bağlı olarak önüne getirtti ve ona şakirtlerini ve akidesini sordu. İsrail'in yaşayan Allah'ı üzerine. gerçeği söylemesini ondan rica etti. bu nedenle. hangi nedenle önde gelen kâhinlerin ve halkın onu eline verdiklerini sordu. anlayışı geri başına gelsin diye yumruk ve tekmelerle ona vurmalarını emretti. Yehuda cevap verdi: «Sana gerçeği söylesem de bana inanmazsın. Çünkü. Bunun üzerine Yehuda. ve siz. deli numarası yapmakla sana yakışacak olan hak ettiğin cezadan kaçmayı mı düşünüyorsun? Allah sağ ve diridir ki. Yehuda'nıngerçekten İsa olduğuna inanarak. heyete zevk vermek için aşkla ve şevkle yeni yeni yöntemler kullanıyorlardı. benim seni serbest bırakacak veya seni idam edecek gücüm . her bakımdan benim İsa olduğumu kabul ediyorsunuz.» Başkâhin karşılık verdi: «Ey sapık fitneci. Kudüs'e kadar tüm İsrail'i aldattın. Ferisîler ve halkın ileri gelenleri. Isa'ya karşı öylesine çileden çıkmış kalblere sahiptiler ki. Kenanileri bile bu manzarayı gördüklerinde merhamete getirebilirdi. buraya. hangi san'atladır bilmiyorum. çünkü. Bunun üzerine o. Ama. bunu dedikten sonra.

o zaman mutlaka anlayışını yitirmiştir. Ve. Vali. uzun bir süre İsa'nın evine gitmesini arzulamıştı. Ve onun karıştırdığı fitne.vardır. o da biraz para elde edebilmek için Yehuda'yı serbest bırakmak istermiş gibi yaptı. biz onu tanırız. bilakis merhameti hak etmektedir» dedi ve ilâve etti: «Bu adam İsa olmadığını.» Vali. bir deliyi öldürmek de dinsizce bir davranış olur.» Pilatus (valinin adı böyleydi).» Yehuda karşılık verdi: «Efendi (m). inan bana eğer beni idam edersen büyük bir yanlışlık yapmış olacaksın. îsa onun evine gitmeği hiç istememişti. Çünkü bu yolla elimizden kurtulmaya çalışıyor. onu öldürmek.» Bunun üzerine. onu serbest bırakmak istedi. öyle ki. gülümseyerek. Bunun üzerine. kendisine pek çok sorular sordu. kamçılayarak öldürmeleri için kendilerine yazıcıların ödemede bulunduğu kölelerine onu kamçılattı. Hirodes. necis Centilîlerin usulü üzere yaşardı. soytarılara giydirildiği gibi ona da beyazlar giydirip. O. Yehuda. Hirodes. bilakis habistir. önde gelen kâhinler ve halkın ileri gelenleri. Hirodes bunu yazdı. eğer İsa ise ve kendisini inkâr ediyorsa. Bu nedenle. suçsuz olduğundan büyük bir haksızlık olacaktır. amaca uymayan cevaplar verdi. ben Yehuda îskoriyot'um. bu nedenle böyle bir davaya bakmak bana düşmez. Çünkü Hirodes. O zaman. çünkü. aksine. geri Pilatus'a gönderdi ve dedi: «İsrail kavmine adalette başarısızlığa düşme!» Ve. Bu nedenle de dışarı çıkıp. Ama.» O zaman. böyle bir durumdan kendisini sıyırmak için dedi. Yehuda'yı Hirodes'e götürdüler. bu yüzden onu Hirodes'e götürün. çünkü suçsuz bir kişiyi öldüreceksin. Şimdi. bir büyücü olan ve san'atıyla beni bu şekle çeviren İsa değilim. kurtulacak olursa öncekinden daha kötü olacaktır. tüm sarayıyla birlikte onunla alay etti ve. «Hiç olmazsa bir konuda bu adam ölümü değil. bu konuda fermanını vermiş . «O Galile'lidir ve Hirodes Galile kralıdır. İsa olduğunu inkâr ederek bunlara. bunu duyunca şaştı kaldı. îsa'yı yakalamaları için askerlere yol gösteren bilinen bir Yehuda olduğunu söylüyor ve Galile'li İsa'nın büyücü san'atıyla kendisini bu şekle koyduğunu belirtiyor. O deli de değildir. önde gelen kâhinler. Yehuda oraya getirilince. Ama. eğer bu doğruysa. bir Centilî olup. eğer suçlu olmamış olsaydı onu senin eline vermezdik. sahte ve yalancı tanrılara tapar. bunu Hirodes'in bir hizmetçisinden duyunca. yazıcılar ve Ferisîler kendisine çok miktarda para vermişlerdi. Ama. yazıcı ve Ferisîlerle birlikte bağıra çağıra dediler: «O Nasıra'lı İsa'dır. çünkü.

bu yüzden bazıları. Yehuda.» Böyle deyip. Bunun üzerine. Sonra onu. İsa'nın ölümünde sürekli ağlıyarak bulunmakla kalmadılar. Ve. Asa yerine eline bir kamış verdiler ve yüksek bir yere oturttular. yüz liralık çok kıymetli merhemlerle sararak. onu Yahudiler'in kralı olarak selâmladılar. alaylı alaylı baş eğerek. vücudu kan revan içinde kalıncaya kadar kırbaçlamışlarsa da. İsa'nın doktrininden ayrıldılar. Her ne kadar askerler onu. îsa'-nın demiş olduğu şeyleri de hatırlamadıklarından üzüntüye kapıldılar. İsa'nın annesinin eşliğinde Kalveri dağına gidip. gömmek için validen aldılar. çünkü. Ve. yüzü ve şekli Isa'ya o kadar benziyordu ki. Yehuda'yı çarmıha saklıyordu. ne diye taç giydin aptal kral?» Yazıcılar ve Ferisilerle birlikte önde gelen kâhinler. Yehuda'nın kırbaçlarla ölmemiş olduğunu görünce. Yehuda'nın sesi. yeni kralların vermeye alışık oldukları hediyeleri almak için ellerini açtılar. üzerine eski mor bir elbise giydirip. Çünkü. ölenin tümüyle Isa'ya benzediğini görüp. alay ederek. 218. Ve. şakirtleri ve mü'minleri onun îsa olduğuna tamamen inandılar. . suçlunun kurtulup gittiğini ve benim de haksız yere öldüğümü göre göre. İsa'nın akidesinde sapasağlam devam edenler. askerler önüne gelip. Öte yandan. suçluları astıkları Kalveri dağına götürdüler ve orada. onun yanısıra iki hırsızı da çarmıhta ölüm cezasına çarptırdılar. İsa dünyanın sonunun yaklaştığı zamana kadar ölmeyeceğini söylemişti. Yusuf'un yeni mezarına gömdüler. kesinlikle kimsenin inanmayacağı ağlamalarda onu çarmıhtan indirip. O da bunu alıp. valiye para hediyesinde bulundular. o zaman dünyadan alınmalıydı. bağırmaktan başka gerçekte bir şey yapmadı : «Allah. dikenler topladılar ve kralların başlarına giydikleri altın ve kıymetli taşlardan oluşan taçlar gibi bir taç yaptılar ve bu dikenli tacı Yehuda'nın başına koydular. İsa'nın sahte bir peygamber olduğuna ve gösterdiği mucizeleri büyü san'atıyla gerçekleştirdiğine inanarak.bulunan Allah. Sonra. aynı zamanda Nikademus ve Aberimetya'lı Yusuf'un aracılığıyla İsa'nın vücudunu. bir başkasını sattığı bu korkunç ölümü çekmesi için. beni neden terkettin?» Cidden diyorum ki. Yehuda'yı ölüm suçlusu olarak yazıcılara ve Ferisî'lere verdi. dediler: «Yeni kralımızı giydirmek ve taçlandırmak gerek. ve hiç bir şey almayınca da Yehuda'yı tokatlayıp dediler: «Askerlerine ve hizmetçilerine ödemede bulunmayacaktın da. Pilatus'un onu serbest bırakmasından korkarak. Ve. daha çok rezil olsun diye çıplak olarak çarmıha gerdiler. Yehuda'nın kırbaç altında ölmesine izin vermedi.

Bu yüzden. bakire Meryem'in. Burada. bu (satırlar) ı yazan. Bunun üzerine îsa. yalnızca akidesine inananlarca görülmesine izin vererek. Bakire ağlayarak dedi: -Söyle bana oğlum. İsa nurla çevrilmiş olarak. iki kızkardeşi ve Marta ve Meryem Magdalen. herkes ne kadar da müteessir oldu! — İnsanların kalbini gözleyen Allah biliyor ki. bu konuda ağızlarını tutamıyorlardı.» Herkes uzun bir süre İsa'nın karşısında kendinden geçmiş gibi kaldı. başkâhinin fermanının haksız olduğunu bilmesine rağmen. çünkü. onu yeniden dirilmiş görmenin arzusu arasında. Bunu duyan bakire Meryem ağlayarak dedi: «Kudüs'e gidip oğlumu bulalım. Onu gördüğüm zaman rahat ölebilirim. Rafail ve Uriel'e İsa'yı annesinin evine götürüp. afaroz cezasını göze almadan.» . bu (satırlar) ı yazan. Yehuda'nın cesedini çalarak sakladılar ve İsa'nın yeniden dirildiğini yaydılar. yanında kalanlara oğlunu unutmalarını emretti. Sonra. İsa Gelerek İnananlarla 3 Gün Kalıyor Bakire. çünkü ben İsa'yım. Allah'tan korkmayan şakirtler geceleyin gidip. muallimimiz İsa olduğuna inandığımız Yehuda'nın ölümünün üzüntüsüyle. ve ağlamayın. İsa'nın meleklerin eşliğinde kaldığı üçüncü göğe çıkıp. Meryem'in koruyucuları olan melekler. kimsenin Nasıra'lı İsa'dan söz etmemesini emretti. Çünkü. İsa'nın öldüğüne artık inanmış bulunuyorlardı. bu yüzden büyük karışıklık doğdu. Nasıra'ya. sana ölüleri diriltme gücü veren Allah neden yakınlarının ve dostlarının utancına rağmen ve akidenin (düştüğü) utanca rağmen senin ölmene. ölmüş değilim. herkes kendi evine döndü. her şeyi İsa'ya anlattılar. bu (satırlar) ı yazan İsa'nın annesinden ağlamayı bırakıp. Yakup ve Yuhanna'yla birlikte Kudüs'e döndü. çünkü ben diriyim. O zaman. O zaman rahim olan Allah. izin verdi? Çünkü seni seven herkes adeta ölmüş durumda. Bunu yazan Yuhanna ve kardeşi Yakup'la birlikte. Lazarus. İsa'nın annesiyle beraber Nasıra'ya gitti. Bunun üzerine. Allah'tan korkan bakire. başkâhin. Ve. pek çokları dövüldü ve pek çokları ülkeden sürüldü. çarmıhta ölmüş bulunan hemşehrileri İsa'nın yeniden dirildiği haberi geldi. büyük bir işkence başladı. kendisine annesini ve şakirtlerini görme gücü vermesi için Allah'a dua etti. dört gözde meleği Cebrail.Sonra. oğlu yeniden dirilmisti. sevinmesini rica etti. herkes korkudan ölü gibi düştü. üç gün sürekli olarak kendisini gözetmelerini emretti. pek çokları taşlandı. İsa annesini ve diğerlerini yerden kaldırıp dedi: «Korkmayın. O zaman. İsa'nın annesiyle birlikte bitip tükeniyorduk. Yakup ve Petrus'la birlikte kalmakta olduğu odaya geldi. Yuhanna. başkâhinin fermanının çıktığı gün. Ve. Bunun üzerine. Mikâil.» 219. çünkü.

Allah'ın gizliliklerini bildiren Cebrail. görünebilsinler ve konuştukları annesiyle ashabı tarafından duyulabilsin diye. adaletli olan Allah. Ve. bu dünyada Yahuda'nın ölümüyle insanların alayına uğramamı diledi. her günahı. rahatlatarak dedi: «Bunlar Allah'ın elçileridir. geldiği zaman bu aldanmayı Allah'ın kanununa inananlara açıklayacak olan Allah'ın elçisi Muhammed'in gelişine kadar sürecektir. Hüküm Günü'nde şeytanların alayına uğramıyayım diye. Ve bu alay. bunu deyip. çünkü sonsuz şan ve şeref ancak Sana aittir. Allah rahim olduğu halde. şimdi de sana soru sormak benim için meşru mudur?» îsa cevap verdi: «Ne istersen sor Barnabas.» Bu şekilde konuştuktan sonra İsa dedi: «Sen adilsin ey Allah'ımız Rabb. neden senin öldüğüne inandırarak bize eziyet etti? Ve. Cehennem alevleriyle cezalanmaması için bu sevgiyi şu andaki üzüntüyle cezalandırdı ve. Sonra. Bunun üzerine. her bir kimseyi (yerden) kaldırıp. O zaman îsa meleklere. Allah. Ve Allah'ın bir mukaddesi olan sen. nerdeyse ölecekti.» . Allah büyük ceza ile cezalandırır.» Ve. insanlar bana «Allah» ve «Allah'ın oğlu» dediklerinden. melekler dört parlak güneş gibi göründüler.» O zaman dört melek.» O zaman bu (satırlar) ı yazan dedi: «Ey muallim. Bu nedenle. dört meleğe görünmelerini ve meselenin nasıl geçtiği konusunda şahitlik etmelerini rica etti. Allah'ın İsa'yı nasıl çağırdığını ve bir başkasını sattığı cezayı çekmesi için Yehuda'yı nasıl değiştirdiğini Bakire'ye naklettiler. Allah beni dünyanın sonuna kadar saklamış bulunuyor. herkes korkudan yine ölü gibi (yere) düştü. sana cevap vereceğim. giymeleri için dört keten bezi verdi. ben hiç ölmedim. Kalveri dağında hırsızlar arasında öldürüldüğün iftirasının atılmasına izin verdi?» îsa cevap verdi: «înan bana Barnabas. Allah neden üzerine. herkesi benim çarmıhta öldüğüme inandırarak. bu (satırlar) ı yazan dedi: «Ey muallim. ölenlerin ruhlarını alan Rafail (Azrail) ve herkesi Son Gün'de Allah'ın mahkemesine çağıracak olan Uriel (İsrafil). çünkü sana gerçekten diyorum ki. annem ve benimle birlikte olan imanlı şakirtlerin beni birazcık da dünya sevgisiyle sevdiklerinden. her ne kadar ben dünyada suçsuz idiysem de. ne kadar küçük de olsa."Neden İsa'nın Öldüğüne İnandırıldılar?" îsa annesini kucaklayıp cevap verdi: «İnan bana anne. annen senin için o kadar ağladı ki. Allah'a karşı günahla suç işlendiğinden. Allah'ın düşmanlarına karşı savaşan Mikâil.220. öyle ki. sen bizimle birlikte kalırken benim için meşru olduğu gibi.

Üçüncü gün İsa dedi. hepsi ibadet halindeyken. «Annemle birlikte Zeytinlik Dağı'na gidin. Ve. Ve duası sona erdi. çünkü şeytan sizi aldatmak için her çabayı gösterecektir. Ve. olup bitenlerin hepsini sana söylerler. ben mualliminizim. Dikkat edin. yazan cevap verdi: «Înşallah her dileği yaparım ey muallim.» Ve îsa böyle konuşup. hain Yehuda öldü.» Ve. ve. kendisinin ölüp yeniden dirildiğine inananları uyararak dedi: «Şimdi siz beni ve Allah'ı yalancılar yerine mi koyuyorsunuz? Çünkü Allah bana. seni ve beni yaratan Allah'a dayan. Ama.221. İsa kendilerini kaldırıp. ben değil.» Ve. 222. çünkü hepsini görmedim. böyle söyleyip.» O zaman.» İsa cevap verdi: «işte her şeyi gören Yuhanna ve Petrus. yüzünün nuru herkesi korkudan sararttı ve yüz üstü yere düştüler.» Sonra. rahatlatarak dedi: «Korkmayın.» Ve. çünkü. İsa bu (satırlar) ı yazana dönüp dedi: «Bak Barnabas. benim dünyada kalışım süresince tüm olup bitenlerle ilgili olarak benim İncil'imi elbette yazmalısın. «Bakın size diyorum ki. . şakirtlerine dönerek dedi: «Allah'ın lûtfu ve rahmeti sizinle olsun. ama siz tüm İsrail'de ve dünyanın her yanında duyduğunuz ve gördüğünüz bütün şeyler için benim şahitlerim olun. imanlı şakirtlerini çağırmamızı emretti. Ve. mü'minler aldanmasın ve herkes gerçeğe inansın. mü'minlerin kurtuluşu ve günahkârların hidayeti için Allah'a dua etti. orada bulunanların gözleri Önünde dört melek onu göğe çıkardılar. annesini kucaklayıp dedi: «Selam sana anneciğim. size söylediğim gibi hemen hemen dünyanın sonuna kadar yaşamayı bahsetmiştir. ama Yehuda'nın başına gelenler nasıl oldu bilmiyorum.» Korkularından Şam'a kaçmış bulunan yetmişiki şakirdin yirmi beşi dışında herkes oraya gitti. aynı şekilde Yehuda'nın başına gelenleri de yaz ki. Nikodemus ve Yusuf'la birlikte yedi havari ve yetmişikiden başka daha pek çoklarını topladılar ve hepsi İsa ile birlikte yemek yediler. sonra îsa kendisini görmeleri için bize. oradan yeniden göğe çıkacağım. beni kimin götürdüğünü görürsünüz. O zaman Yakup ve Yuhanna. îsa öğleyin Allah'a senada bulunan çok sayıda melekle geldi.

İsa ayrıldıktan sonra. aralarında aldatılmış olan Pavlus da vardır. Ama biz. Batılın işkencelerine uğradı. şakirtmiş gibi görünen birtakım şerli insanlar İsa'nın öldüğünü ve tekrar dirilmediğini yazdılar. . şakirtler İsrail'in ve dünyanın değişik bölgelerine dağıldılar ve şeytan'ın nefret ettiği Hak. Bir diğerleri ise İsa'nın Allah'ın oğlu olduğunu yazdılar ve yazıyorlar. onun gerçekten öldüğünü. ama tekrar dirildiğini yazdılar. Allah'ın son Hüküm Günü'nde kurtulabilsinler. Diğer bazıları. yazabildiğimiz kadarını Allah'tan korkanlara anlatıyoruz ki. Çünkü. her zaman olduğu gibi.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->