Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi

The Journal of International Social Research
Cilt: 4 Sayı: 17 Volume: 4 Issue: 17
Bahar 2011 Spring 2011

“BELÂAT’IN SIRLARI”NDA ABDÜLKAHR’N TEORS:
*
PSKOLOJK BR
YAKLAIM
1

ABDALQÂHIR’S THEORY IN HIS “SECRETS OF ELOQUENCE”: A PSYCHOLOGICAL
APPROACH

Muhammad KHALAFALLAH
**

Çev.: Ömer KARA
***


Özet
Yazar, makalede, Abdülkâhir el-Cürcânî’nin retoriinin ve edebî tenkit
yönteminin sadece katı bilimsel kurallar yıını olmadıını; retoriin edebî zevk
tarafıyla da ilgilendiini ortaya koymaya çalımakta; bu anlamda Esrâru’l-Belâa
adlı eseri merkezinde müellifin teorisinin psikolojik yönlerini tartımaktadır.
Anahtar kelimeler: Abdulkâhir el-Cürcânî, belâat, edebiyat eletirisi, Esrâru’l-
Belâa.

Abstract
In this article, the author tried to put forward that Abdalqâhir al-Jurjânî’s
rhetoric and literary criticism isn’t merely a pile of scientific rules and he is also
interested in literary taste of rhetoric. In this sense, he discussed psychological
aspects of Jurjânî’s theory in the center of his work titled Asrâr al-Balagha.
Key Words: Abdalqâhir al-Jurjânî, rhetoric, literary criticism, Asrâr al-Balagha.

-I-
Arap edebiyat eletirisinin tarihi yazılırken, slamî dönemin beinci asrında (yani
miladi 11. yüzyılda) yaayan; engin kültürü ve temel slam bilimlerindeki çokyönlü
baarılarıyla ünlenen Abdülkâhir el-Cürcânî’ye özel bir yer verilmitir.
2
O, Arap

*
Makalenin orijinal ismi, “Abdalqâhir’s theory in his ‘Secrets of Eloquence’: A Psychological Approach” olup (Journal
of Near Eastern Studies, vol. 14, No: 3, Jul., 1955, ss. 164-167)’da yayınlanmıtır.
1
Bu tebli, XX. International Congress of Orientalists, Paris, July 23-31, 1948’de sunulmutur.
**
skenderiye Üniversitesi, skenderiye/ Mısır.
***
YYÜ. lahiyat Fakültesi Öretim Üyesi.
2
Abdulkâhir’in biyografisi, kısa ve azdır; ama biyografi kaynakları, onun slam bilimlerinde geni bilgiye ve
tecrübeye sahip olduu konusunda hemfikirdir. Teolojik açıdan, bir E’ari; fıkhî açıdan âfi’î’dir; gramer eitimini
Ebu’l-Huseyin el-Fârisî’den almıtır. Edebiyat ve nakdda/eletiride ise Kâdî Cürcânî’nin (ö. 471/1078) örencisidir.
Bkz. Abdülvehhâb es-Sübkî, Tabakâtü’-âfi’iyyeti’l-Kübrâ, III, 242; Celâlüddin es-Suyûtî, Buyetü’l-Vü’ât fi
Tabakâti’n-Nahviyyîn ve’n-Nuhât, s. 310; bn mâd el-Hanbelî, ezerâtü’z-Zeheb fi Ahbâri men Zeheb, III, 340.
Ayrıca bkz. Brockelmann, Gesch. Der arab. Literatur, I, 287-88; Supp., cilt: 1, 503 vd.

- 628 -
eletirisini dar çerçeveli ihtisas alanından geni ufuklu genel sisteme dönütüren birkaç
büyük beyinden birisidir.
Onun retorik (belâat) ilminin geliimine en önemli katkısı, Arap edebiyatında
söz konusu bilimin “kurucusu” lakabını haklı olarak kendisine kazandıran iki büyük
eserinde (Esrâru’l-Belâa ve Delâilü’l-’câz) somutlamaktadır. Bu makalenin yazarının
görüüne göre –ki bu görüü bir baka yerde kurmaya çalımıtır.
3
- bu iki kitap, tutarlı
bir edebiyat teorisi sunmaktadır: lki, edebiyat kurgusunun (en-nazm) yapısal yönünü;
ikincisi ise yaratıcı/ sanatsal imgeler / figürleri (metaforlar, mecâzlar, tebîhler vb.)
örneklemek suretiyle edebiyat sanatının estetik yönünün tahlilini konu edinmektedir.
Ya da, farklı bir ekilde ifade edecek olursak, ilki, manayı ifade etmek için dizayn
edilen bir yapı olarak; ikincisi ise takdir edilen ve holanılan güzel bir sanat olarak
kompozisyon ile ilgilenir. ki ciltten her biri, bir tez öne sürer, onu izah eder, farklı
retorik alanlardaki uygulamalarını tartıır ve gelebilecek herhangi bir karıt eletiriye
cevap verir. Konuyu ele alı biçimi ve kavrayıı açısından her iki kitap, neredeyse
çada eserler gibidir. Bu eserler, kendi zamanlarında edebiyat eletirisi sahasını
incelemekte; gerçek bilimsel düünüün ve orjinalitenin olmayıına iaret etmekte;
zamanındaki eletirmenlerin edebiyat sanatındaki önemsiz eylerle megul olmalarına
üzülmekte ve edebî deerin hem objektif hem de subjektif yönlerini tatmin eden yeni
bir bilimin esaslarını koymaya çabalamaktadır.
Yukarıdaki analizden, yazarın edebiyat kompozisyonundan bu tanımda yapı ve
güzellik eklindeki ikili bölünmeyi anladıını çıkarsamak haksızlık olacaktır; ancak
kitaplarının ilkini yazdıında esas itibariyle ilk tezin kendisine klavuzluk ettii
muhtemeldir. Bir sonraki seviyede ve belki öteki kültürel etkilere ve düünce
olgunlamasına sahip olarak o, hala müstakil ve tam bir ura olarak görülen edebî
sanatın en önemli yönünü kefetmitir.
4
Bu yüzden her iki kitap, bir gaye birlii
sunmada birbiriyle ilintilidir ve Abdülkâhir’in eletirisinin temel felsefesine hizmet
etmektedir.
Her ne kadar, ilk kitabı Delâilü’l-’câz’da, Abdülkâhir temelde Kur’ân’ın edebî
mükemmelliinin kefinin doru yoluna iaret etmekle ilgileniyorsa da,
5
tartıma, onu
tabiatıyla genel anlamda edebî mükemmelliin geni alanına taımıtır. Bu yüzden o,
temel bir tez gelitirmi ve modellerini Kur’ân ve Klasik Arap nesir ve nazmından
iktibas ederek ve tahlil ederek vasl ve fasl, zikr ve hazf, tarif ve tenkir gibi farklı yapı
tekniklerindeki uygulamalarını göstermeye çalımıtır. Bu yapısal teknik türleri, Arap
Ortaçaının daha sonraki retorikçileri / belâatçıları tarafından temel eletiri
felsefesinden soyutlanmı ve “Manalar bilimi” (lmü’l-Me’ânî) olarak bilinen ilimde
formel olarak uygulanmıtır. Abdülkâhir’in gelitirdii düüncesinin orijinal çizgisini
u ekilde ifadelendirmek mümkündür:
Edebî kompozisyondaki en önemli unsur, yapıdır; ve yapının temeli ise manadır.
Önce manalar, uygun bir hiyerari içinde zihinde tanımlanır; sonra bunların lafzi
ifadeleri belli bir tarz içerisinde münasip bir ekilde onları izler. Bu yüzden edebî
mükemmellik, lafızların deil, anlamın nüfuz alanındadır. Bundan dolayı da

3
Bkz. M. Khalefallah, Kitabün mine’l-Vücühâtin nefsiyye fi Diraseti’l-Edeb ve’n-Nakd, (Kâhire, 1947), bölüm IV.
4
Yukarıda atıfta bulunduum eserimde, Esrâru’l-Belâa’nın daha sonraki bir kitap olduunu ortaya koyduum
teklifin sebeplerini orada verdim.
5
Kur’ân üslûbunun esizlii fikri, büyük ölçüde, Arap edebî eletirisinin geliimine katkı salamıtır. Bunun güzel
örnekleri, yukarıda incelediimiz Abdulkâhir’in eserinde ve Bâkıllânî’nin ’câzü’l-Kur’ân’ında mevcuttur.

- 629 -
mükemmelii kefetmenin yolu, içe bakmak, kendini test etmek ve tüm nazmın kiinin
ruhu üzerinde bıraktıı izlenimleri, tatminleri, duyguları ve heyecanları kefetmektir.
Yapı teorisinin bu içsel yönü, bu makalenin konusu olan dier kitabı Esrâru’l-
Belâa’da teste tabi tutulmu; eserin baından sonuna kadar bu konu ele alınmıtır.
-II-
“Belâatın Sırları”
6
da, belâat alanındaki temel ve düzenli prensiplere olan
ihtiyacı göstermekle ie balar ve hiç geciktirmeksizin bunları insan tabiatının
kanunlarında aratırmaya koyulur: Güzel edebî bir pasajı iittiimizde zihnimizde ve
ruhumuzda neler meydana gelir? Kelimelerin baında yapılan cinâs (alliteration) veya
sonunda yapılan seci’ (assonance) gibi dil hünerleri niçin houmuza gider? Bir ifadenin
kapalılıı veya iirilmilii gibi olgular niçin nefretimizi celbeder? Zekice tasarlanmı
tebih yollu bir benzetmenin veya güzel bir metaforun (mecâz/isti’are) estetik etkisinin
arkasındaki gizem nedir? Hangisi bizim zevkimizi daha cezbeder: el-Buhturî’nin kolay
ve akıcı iiri mi yoksa Ebu Temmâm’ın derin ve karmaık iiri mi? Ve niçin? Güzel bir
iir parçasını okuduumuzda, ne hissederiz?
Bu tür soruları, algılarımız ve tasavvurlarımızdaki veya düünce ve hayalimizin
zihinsel alemindeki bazı içsel özelliklere yönelttiimizde, eletiri ilminin biricik bir
kurum olduuna ikna olabiliriz. –Abdülkâhir’e göre-, Hicri 5. asır insanlarının sıkıntısı,
doru dürüst anlamadıkları bir jargonu tekrar ettikleri retorikleriyle yetinmi
olmalarıdır.
7
Onlar, edebiyatın güzelliini kelimelerde, seslerde ve linguistik
ayrıntılarda/inceliklerde aramılardır.
Edebî düünüün yeni bir çehreye kavuturulmasına acilen ihtiyaç vardır ve
Abdülkâhir bunu gerçekletirme sorumluluunu üstlenir. Bütün çabası, analiz ve
sentezle yüksek düzeyde disipline edilmi mantiki bir zihin ile holanılmaya ve takdir
edilmeye hazır bilgili ve kültürlü bir edebî zevkin mutlu bir bileimine younlamıtır.
Edebî pasajları analizi ve takdirinde Abdülkâhir, edebiyatın geni bir alanın, yani
sanatın sadece bir parçası olduunu görecek parlak bir vizyona sahipti. Arasıra o,
resim ve heykeltralık gibi öteki güzel sanatlara da müracaat etmektedir. Ve o, ahenk
prensibinin ve onun edebiyata uygulanabilirliinin farkındadır.
Bu yaklaım temelinde, Abdülkâhir, çabalarının neticesinde bazı sonuçlara
ulaacaktır. Bunlar, u ekilde özetlenebilir: a) Edebiyattaki mükemmellie, ifadenin
yapısı ve sözlü yönlerinden daha çok onun okuyucunun zihnine ve ruhuna etkisi ile
hükmedilebilir. b) Metaforların güzellii, bunların üsluba yenilik, zindelik ve
hareketlilik vermesi ve gizli düünceleri anlaılabilir/kavranabilir bir açıklıa
kavuturması gerçeinde yatmaktadır. c) Tebih yollu kompleks benzetmeler, insan
anlayıını deiik sebeplerden dolayı honut eder: Bütün insanların ruhları, gizliden
görünebilire; soyuttan somuta, hayal/tasavvur ile bilinenden sezgi veya duygusal
kavrama vasıtasıyla bilinene geçiten memnuniyet duyar. nsanlar, doası gerei,
benzerlik balarıyla birletirilen farklı eyleri görmekten holanırlar. Makul düzeydeki
bir zihinsel aktivite sonunda keif tamamlanınca beeni daha bir artar. Zihnin
fonksiyonları, düünme, tefekkür, analoji ve çıkarsamadır. Ve bütün bunlar, farklı
eyler arasındaki ilikileri teekkül ettirmede ve kavramada kullanılır. Retorik sanatlar
da, tüm bu deerlendirmelerin mücessem halidir.

6
Esrâru’l-Belâa, tah. Reid Rıza, (2. Baskı, Kâhire, 1344).
7
Aynı ikayeti, öteki kitabı Delâilü’l-’câz’da (2. Baskı, 1531) ifade etmitir. Özellikle bkz. s. 350.

- 630 -
-III-
Ayrıca pratik edebiyat eletirisinin bazı formları için uygulama sırasında önem
arzeden teorik bir prensip söz konusudur. Buna göre, edebî bir pasajın sanatsal
deerinin testi u ekildedir: Bunun imgelerinin kadirinas bir okuyucu veya
dinleyicinin ruhunda veya zihnindeki etkisi nedir?
Bu yeni yaklaım, Abdulkâhirle özdelemi bir fikir deildir; bu, bütün kitaba
sinmi psikolojik atmosferin bir parçasıdır. Yazar, bir iir okuduunuzda sizi içgözlem
metodunu uygulamaya tekrar tekrar davet eder; bütünü ve parçaları algılamaya
çalıtıında, çada “gestalt” teorisine oldukça yakınlaır;
8
gerçek edebî zevki
imkansızlatırmaksızın estetik duygu ve sanatsal yapı üzerinde tekrar tekrar durur;
9

okuyucuyu aklın köklü karakteristiklerine yönlendirir ve bir kısım klasik beyitlerin ve
ibarelerin güzelliini resmetmek için psikolojik tavır analizine sık sık bavurur.
10

Elindeki metin, sanatsal bütünlüünü ve atmosferini kaybetmeksizin bir çok orijinal ve
anlamlı eyler sunar.
11

Tarihî deeri yanında, bu yaklaım, psikoloji ilminin olgunlaması ve
yükselmesinin damga vurduu bir çada yaayan modern edebiyat bilim adamının
ilgisini çekmeyi de baarmıtır. Modern psikologlar,
12
genel anlamda psikoloji ve sanat
arasındaki zorunlu yaygın zeminlerin varlıına dikkat çekerler; bunların bir kısmı ise
sanat ve edebiyat hayranlıı problemine bilinçli bir ekilde hücum ederler.
13
Öte
yandan modern edebiyat eletirmenleri ise, edebî çalımalarında psikolojik
metotlardan yararlanırlar.
14
skenderiye Üniversitesi Arapça bölümü, Arap dil zevki ve
edebî eletiri aratırmalarının bir bölümü olarak bu tür çalıma yöntemini takip
etmektedir. Tabiatıyla, Abdulkâhir gibi M. 11. asırdan bir bilim adamının, bizim bugün
edebiyat alanında farkında olduumuz psikolojisinin geni ve son derece ilginç
uygulamalarını canlı tutacaı/metnine uygulayacaı beklenemez. Ne var ki, ortada bir
gerçek vardır: 9. asır öncesindeki Arap yazarımız, bu modern yaklaımın öncülerinden
biri olarak kabul görmelidir.
-IV-
Abdulkâhir’in belâat ilminin geliimine orijinal katkı salayanlar arasındaki
münasip yerini tayin etmek ve onun edebî eletirinin bu psikolojik teori
formülasyonunun gerçek deerini tespit etmek için, u iki soruyu cevaplamak
gerekecektir: (1) Bu düünce tarzında Abdülkâhir, önceki Arap yazarlardan etkilenmi
midir? Etkilenmise nereye kadar etkilenmitir? (2) Edebiyat fenomeninin psikolojik
izah eiliminde Aristo etkisinde kalmı mıdır?
lkine gelince, hicri üçüncü ve dördüncü geliimci periyodunun belli bazı
müslüman bilim adamlarının, onun teorisinin bazı yönlerinde Abdulkâhir’e
katıldıklarında kuku yoktur.
15
Örnein Câhız, belâat sanatını insanlarla/

8
Bkz. Esrâr, s. 137 vd.
9
Bkz. Esrâr, s. 266, 307; Delâil, s. 346, 420, 423.
10
Örnein, “,-- -'-- Q!” ibaresini açıklarken, cimriliin psikolojisini analizi için bkz. Esrâr, s. 64-68; yine ” _-~-' -;~; '-'-
_=--' J=·-~- ;-';·- '- '·-',- ,-=- Q;·= ” beytini açıklarken, rahatsız edilen ve korkutulan bir kuun davranıı hakkındaki
analizi için bkz. Esrâr, s. 155.
11
Bunun en güzel örnei, “ ,ª='·= J- _-- Q- '--~- '--; ... ” ile balayan mehur üç mısraı analizidir. Bkz. Esrâr, s. 16-17.
12
Örnein, Spearman, Creative Mind’de; C. G. Jung, Modern Man in Search of a Soul’da.
13
Örnein, C. Burt, How the Mind Works (Sanat psikolojisi bölümü).
14
Örnein, S. Herbert, The Unconscious in Life and Art; T. S. Eliot, Experiment in Criticism; I. Richards, Principles of
Literary Criticism, Poetical Criticism; Tâhâ Hüseyin, deiik Arapça eserlerinde.
15
Bu sorunu, Mine’l-Vicheti’n-Nefsiyye adlı kitabımın 4. Bölümünde uzun uzadıya tartıtım.

- 631 -
kalabalıklarla ilikisi açısından uzun uzadıya tartımı ve –kısa da olsa- iyi bir
edebiyatın farklı ekillerde kalpler üzerinde etkili olduunu ifade etmitir.
16
Kâdî
Cürcânî, edebiyatın beenilmesi/takdir edilmesi konusunda içgözlem metodunu
savunmu ve iir yeteneini doutan ve kazanılmı unsurlarıyla –psikolojik yönteme
bavurarak- tahlil etmitir.
17
kincisine gelince, ilgili fikir, Profesör Tâhâ Hüseyin
tarafından oryantalistlerin önceki bir kongresinde sunulan bir teblide daha önce öne
sürülmütür.
18
Bense, Aristo’nun “Poetics” ve “Rhetorics”leri; ayrıca bunun Matta b.
Yunus ve bn Sina tarafından yapılan kadim Arapça çevirileri üzerine detaylı bir
çalıma yaptım
19
ve bunların Abdulkâhir’in bu yaklaımdaki tavrı üzerindeki
etkilerinin –ne kadarsa- izlerini sürmeye çalıtım. Bu konudaki bulgularım, Tâhâ
Hüseyin’inkini, yani Abdulkâhir’in Aristo’nun edebiyatla ilgili çalımalarının Arapça
versiyonlarından haber olduunu temelde desteklemektedir. Bununla birlikte, bu
deiik etkilenimler, yazarımızın orjinalite iddiasını azaltmamaktadır. Bu teori, daha
önce formüle edilmeyen hemen hemen her teoriyle aynıdır; bazı selefler, bir teorinin u
veya bu yönüne deinirler; ama ona belirli bir ekil vermek ve ikna edici deliller
sunmak, daima sonraki dahilere kalır. Yazarımız, eserinin baından sonuna zihni
enerjisini ve özgür düüncesini göstermektedir. O, hatırı sayılır derecede, bilimsel
düünüün katılııyla edebî zevkin doallıı arasında bir ahenk yakalamıtır.
Gerçekten de o, geçmiin muazzam beyinleri arasında bir yeri hak etmektedir.


16
Bkz. Câhız, el-Beyân ve’t-Tebyîn.
17
Bkz. Kâdî el-Cürcânî, el-Vesâta beyne’l-Mütenebbî ve Husûmih.
18
Fransızca bir teblidir; A. el-Abbâdî tarafından Arapça’ya çevrilmitir. Bu, son zamanlarda tahkik edilen ve
yayınlanan Kudâme’nin Nakdu’n-Nesr’inin baskısı için önsöz olarak kullanılmıtır.
19
Bu çalımanın sonuçları, benim Faculty of Arts Bulletin (skenderiye, 1946)’daki “Nakdün li ba’di’t-terâcim ve’-
ürûhi’l-Arabiyye li kitabi Aristo fi sana’ati’-i’r (Poetics)” balıklı makalemde yer almaktadır.

ikincisi ise takdir edilen ve ho lanılan güzel bir sanat olarak kompozisyon ile ilgilenir. Yukarıdaki analizden. zamanındaki ele tirmenlerin edebiyat sanatındaki önemsiz eylerle me gul olmalarına üzülmekte ve edebî de erin hem objektif hem de subjektif yönlerini tatmin eden yeni bir bilimin esaslarını koymaya çabalamaktadır. Konuyu ele alı biçimi ve kavrayı ı açısından her iki kitap. manayı ifade etmek için dizayn edilen bir yapı olarak. tarif ve tenkir gibi farklı yapı tekniklerindeki uygulamalarını göstermeye çalı mı tır. Bunun güzel örnekleri. te bîhler vb. ilki. Khalefallah. Abdülkâhir temelde Kur’ân’ın edebî mükemmelli inin ke finin do ru yoluna i aret etmekle ilgileniyorsa da.. zikr ve hazf. Bu yapısal teknik türleri. sonra bunların lafzi ifadeleri belli bir tarz içerisinde münasip bir ekilde onları izler. yazarın edebiyat kompozisyonundan bu tanımda yapı ve güzellik eklindeki ikili bölünmeyi anladı ını çıkarsamak haksızlık olacaktır. Arap edebî ele tirisinin geli imine katkı sa lamı tır.3. temel bir tez geli tirmi ve modellerini Kur’ân ve Klasik Arap nesir ve nazmından iktibas ederek ve tahlil ederek vasl ve fasl. Arap Ortaça ının daha sonraki retorikçileri / belâ atçıları tarafından temel ele tiri felsefesinden soyutlanmı ve “Manalar bilimi” ( lmü’l-Me’ânî) olarak bilinen ilimde formel olarak uygulanmı tır. hala müstakil ve tam bir u ra olarak görülen edebî sanatın en önemli yönünü ke fetmi tir. Kur’ân üslûbunun e sizli i fikri. neredeyse ça da eserler gibidir. Bu yüzden edebî mükemmellik.4 Bu yüzden her iki kitap.5 tartı ma. (Kâhire.) örneklemek suretiyle edebiyat sanatının estetik yönünün tahlilini konu edinmektedir. tutarlı bir edebiyat teorisi sunmaktadır: lki. ancak kitaplarının ilkini yazdı ında esas itibariyle ilk tezin kendisine klavuzluk etti i muhtemeldir. kendi zamanlarında edebiyat ele tirisi sahasını incelemekte. bir tez öne sürer. Arap edebiyatında söz konusu bilimin “kurucusu” lakabını haklı olarak kendisine kazandıran iki büyük eserinde (Esrâru’l-Belâ a ve Delâilü’l. yapıdır. anlamın nüfuz alanındadır. edebiyat kurgusunun (en-nazm) yapısal yönünü. farklı retorik alanlardaki uygulamalarını tartı ır ve gelebilecek herhangi bir kar ıt ele tiriye cevap verir. Bu makalenin yazarının görü üne göre –ki bu görü ü bir ba ka yerde kurmaya çalı mı tır. yukarıda inceledi imiz Abdulkâhir’in eserinde ve Bâkıllânî’nin ’câzü’l-Kur’ân’ında mevcuttur. bir gaye birli i sunmada birbiriyle ilintilidir ve Abdülkâhir’in ele tirisinin temel felsefesine hizmet etmektedir.628 ele tirisini dar çerçeveli ihtisas alanından geni ufuklu genel sisteme dönü türen birkaç büyük beyinden birisidir. Onun retorik (belâ at) ilminin geli imine en önemli katkısı.’câz) somutla maktadır. ikincisi ise yaratıcı/ sanatsal imgeler / figürleri (metaforlar. farklı bir ekilde ifade edecek olursak. Esrâru’l-Belâ a’nın daha sonraki bir kitap oldu unu ortaya koydu um teklifin sebeplerini orada verdim. onu izah eder. büyük ölçüde. ki ciltten her biri. Bu yüzden o. lafızların de il. Bundan dolayı da 3 4 5 Bkz. Her ne kadar. Abdülkâhir’in geli tirdi i dü üncesinin orijinal çizgisini u ekilde ifadelendirmek mümkündür: Edebî kompozisyondaki en önemli unsur. mecâzlar. M. .’câz’da. gerçek bilimsel dü ünü ün ve orjinalitenin olmayı ına i aret etmekte. Kitabün mine’l-Vücühâtin nefsiyye fi Diraseti’l-Edeb ve’n-Nakd. ilk kitabı Delâilü’l. Bir sonraki seviyede ve belki öteki kültürel etkilere ve dü ünce olgunla masına sahip olarak o. onu tabiatıyla genel anlamda edebî mükemmelli in geni alanına ta ımı tır. 1947). Önce manalar.bu iki kitap. Ya da. uygun bir hiyerar i içinde zihinde tanımlanır. Yukarıda atıfta bulundu um eserimde. bölüm IV. Bu eserler. ve yapının temeli ise manadır.

Re id Rıza. c) Te bih yollu kompleks benzetmeler. dü ünme. Abdülkâhir. Arasıra o. analiz ve sentezle yüksek düzeyde disipline edilmi mantiki bir zihin ile ho lanılmaya ve takdir edilmeye hazır bilgili ve kültürlü bir edebî zevkin mutlu bir bile imine yo unla mı tır. ahenk prensibinin ve onun edebiyata uygulanabilirli inin farkındadır.629 mükemmeli i ke fetmenin yolu. soyuttan somuta. do ru dürüst anlamadıkları bir jargonu tekrar ettikleri retorikleriyle yetinmi olmalarıdır. çabalarının neticesinde bazı sonuçlara ula acaktır. Baskı. nsanlar. Bütün çabası. 6 7 Esrâru’l-Belâ a. Özellikle bkz. Zihnin fonksiyonları. tüm bu de erlendirmelerin mücessem halidir. gizliden görünebilire. asır insanlarının sıkıntısı. -II“Belâ atın Sırları”6 da. 350. ifadenin yapısı ve sözlü yönlerinden daha çok onun okuyucunun zihnine ve ruhuna etkisi ile hükmedilebilir. tah. analoji ve çıkarsamadır. –Abdülkâhir’e göre-. b) Metaforların güzelli i. Aynı ikayeti. 1344). tefekkür. ele tiri ilminin biricik bir kurum oldu una ikna olabiliriz. ne hissederiz? Bu tür soruları. Retorik sanatlar da. s. bu makalenin konusu olan di er kitabı Esrâru’lBelâ a’da teste tabi tutulmu . u ekilde özetlenebilir: a) Edebiyattaki mükemmelli e. . resim ve heykeltra lık gibi öteki güzel sanatlara da müracaat etmektedir. Ve o. Yapı teorisinin bu içsel yönü. Kâhire. Makul düzeydeki bir zihinsel aktivite sonunda ke if tamamlanınca be eni daha bir artar. eserin ba ından sonuna kadar bu konu ele alınmı tır. 1531) ifade etmi tir. yani sanatın sadece bir parçası oldu unu görecek parlak bir vizyona sahipti. benzerlik ba larıyla birle tirilen farklı eyleri görmekten ho lanırlar. tatminleri. zindelik ve hareketlilik vermesi ve gizli dü ünceleri anla ılabilir/kavranabilir bir açıklı a kavu turması gerçe inde yatmaktadır. farklı eyler arasındaki ili kileri te ekkül ettirmede ve kavramada kullanılır. belâ at alanındaki temel ve düzenli prensiplere olan ihtiyacı göstermekle i e ba lar ve hiç geciktirmeksizin bunları insan tabiatının kanunlarında ara tırmaya koyulur: Güzel edebî bir pasajı i itti imizde zihnimizde ve ruhumuzda neler meydana gelir? Kelimelerin ba ında yapılan cinâs (alliteration) veya sonunda yapılan seci’ (assonance) gibi dil hünerleri niçin ho umuza gider? Bir ifadenin kapalılı ı veya i irilmi li i gibi olgular niçin nefretimizi celbeder? Zekice tasarlanmı te bih yollu bir benzetmenin veya güzel bir metaforun (mecâz/isti’are) estetik etkisinin arkasındaki gizem nedir? Hangisi bizim zevkimizi daha cezbeder: el-Buhturî’nin kolay ve akıcı iiri mi yoksa Ebu Temmâm’ın derin ve karma ık iiri mi? Ve niçin? Güzel bir iir parçasını okudu umuzda.’câz’da (2. duyguları ve heyecanları ke fetmektir. Hicri 5. (2. bunların üsluba yenilik. Edebî dü ünü ün yeni bir çehreye kavu turulmasına acilen ihtiyaç vardır ve Abdülkâhir bunu gerçekle tirme sorumlulu unu üstlenir. edebiyatın geni bir alanın. edebiyatın güzelli ini kelimelerde. Ve bütün bunlar. öteki kitabı Delâilü’l. do ası gere i.. Baskı. insan anlayı ını de i ik sebeplerden dolayı ho nut eder: Bütün insanların ruhları. Edebî pasajları analizi ve takdirinde Abdülkâhir. içe bakmak. Bunlar. seslerde ve linguistik ayrıntılarda/inceliklerde aramı lardır. algılarımız ve tasavvurlarımızdaki veya dü ünce ve hayalimizin zihinsel alemindeki bazı içsel özelliklere yöneltti imizde.7 Onlar. Bu yakla ım temelinde. kendini test etmek ve tüm nazmın ki inin ruhu üzerinde bıraktı ı izlenimleri. hayal/tasavvur ile bilinenden sezgi veya duygusal kavrama vasıtasıyla bilinene geçi ten memnuniyet duyar.

ça da “gestalt” teorisine oldukça yakınla ır. bu modern yakla ımın öncülerinden biri olarak kabul görmelidir.9 okuyucuyu aklın köklü karakteristiklerine yönlendirir ve bir kısım klasik beyitlerin ve ibarelerin güzelli ini resmetmek için psikolojik tavır analizine sık sık ba vurur. s. Richards. Esrâr. Experiment in Criticism. s. s.15 Örne in Câhız. Creative Mind’de.8 gerçek edebî zevki imkansızla tırmaksızın estetik duygu ve sanatsal yapı üzerinde tekrar tekrar durur. The Unconscious in Life and Art. 137 vd. 64-68.630 -IIIAyrıca pratik edebiyat ele tirisinin bazı formları için uygulama sırasında önem arzeden teorik bir prensip söz konusudur. T. hicri üçüncü ve dördüncü geli imci periyodunun belli bazı müslüman bilim adamlarının.. Mine’l-Vicheti’n-Nefsiyye adlı kitabımın 4. . Esrâr. Jung. Bölümünde uzun uzadıya tartı tım. Poetical Criticism. Örne in. Modern psikologlar. 16-17. bizim bugün edebiyat alanında farkında oldu umuz psikolojisinin geni ve son derece ilginç uygulamalarını canlı tutaca ı/metnine uygulayaca ı beklenemez.12 genel anlamda psikoloji ve sanat arasındaki zorunlu yaygın zeminlerin varlı ına dikkat çekerler.1 ” ile ba layan me hur üç mısraı analizidir. belâ at sanatını insanlarla/ 8 9 10 11 12 13 14 15 Bkz. s. bütünü ve parçaları algılamaya çalı tı ında. S. 420.13 Öte yandan modern edebiyat ele tirmenleri ise. bütün kitaba sinmi psikolojik atmosferin bir parçasıdır. rahatsız edilen ve korkutulan bir ku un davranı ı hakkındaki analizi için bkz. sanatsal bütünlü ünü ve atmosferini kaybetmeksizin bir çok orijinal ve anlamlı eyler sunar. ortada bir gerçek vardır: 9. cimrili in psikolojisini analizi için bkz. onun teorisinin bazı yönlerinde Abdulkâhir’e katıldıklarında ku ku yoktur. G. Tâhâ Hüseyin. bunların bir kısmı ise sanat ve edebiyat hayranlı ı problemine bilinçli bir ekilde hücum ederler. 11. Burt. Spearman.11 Tarihî de eri yanında. s. Herbert. asır öncesindeki Arap yazarımız. Abdulkâhirle özde le mi bir fikir de ildir. Tabiatıyla. Bkz. C. bir iir okudu unuzda sizi içgözlem metodunu uygulamaya tekrar tekrar davet eder. psikoloji ilminin olgunla ması ve yükselmesinin damga vurdu u bir ça da ya ayan modern edebiyat bilim adamının ilgisini çekmeyi de ba armı tır. Eliot. Esrâr. Bunun en güzel örne i. Bkz. Arap dil zevki ve edebî ele tiri ara tırmalarının bir bölümü olarak bu tür çalı ma yöntemini takip etmektedir. önceki Arap yazarlardan etkilenmi midir? Etkilenmi se nereye kadar etkilenmi tir? (2) Edebiyat fenomeninin psikolojik izah e iliminde Aristo etkisinde kalmı mıdır? lkine gelince. Principles of Literary Criticism. Abdulkâhir gibi M. 0! Örne in. u iki soruyu cevaplamak gerekecektir: (1) Bu dü ünce tarzında Abdülkâhir. ' # / . Esrâr.. Delâil. yine ” ) ! "# % %( $& ' ” beytini açıklarken. asırdan bir bilim adamının. Buna göre. bu yakla ım. Yazar. “ ” ibaresini açıklarken. Ne var ki. How the Mind Works (Sanat psikolojisi bölümü). de i ik Arapça eserlerinde. s. . C. 423. 307. -IVAbdulkâhir’in belâ at ilminin geli imine orijinal katkı sa layanlar arasındaki münasip yerini tayin etmek ve onun edebî ele tirinin bu psikolojik teori formülasyonunun gerçek de erini tespit etmek için. Modern Man in Search of a Soul’da. Örne in. 266. 2* + .14 skenderiye Üniversitesi Arapça bölümü.10 Elindeki metin. Örne in. Esrâr. bu. 155. Bu sorunu. S. I. edebî bir pasajın sanatsal de erinin testi u ekildedir: Bunun imgelerinin kadir inas bir okuyucu veya dinleyicinin ruhunda veya zihnindeki etkisi nedir? Bu yeni yakla ım. “22 . 346. edebî çalı malarında psikolojik metotlardan yararlanırlar.

daha önce formüle edilmeyen hemen hemen her teoriyle aynıdır.631 kalabalıklarla ili kisi açısından uzun uzadıya tartı mı ve –kısa da olsa. A. 1946)’daki “Nakdün li ba’di’t-terâcim ve’ ürûhi’l-Arabiyye li kitabi Aristo fi sana’ati’ .18 Bense.tahlil etmi tir.. Bu çalı manın sonuçları. edebiyatın be enilmesi/takdir edilmesi konusunda içgözlem metodunu savunmu ve iir yetene ini do u tan ve kazanılmı unsurlarıyla –psikolojik yönteme ba vurarak. Câhız.izlerini sürmeye çalı tım. bazı selefler. bilimsel dü ünü ün katılı ıyla edebî zevkin do allı ı arasında bir ahenk yakalamı tır. Aristo’nun “Poetics” ve “Rhetorics”leri. O. ama ona belirli bir ekil vermek ve ikna edici deliller sunmak. bu de i ik etkilenimler. geçmi in muazzam beyinleri arasında bir yeri hak etmektedir. benim Faculty of Arts Bulletin ( skenderiye. ilgili fikir. Kâdî el-Cürcânî. Bu teori. yazarımızın orjinalite iddiasını azaltmamaktadır. ayrıca bunun Matta b. Bu. Fransızca bir tebli dir. Bkz. yani Abdulkâhir’in Aristo’nun edebiyatla ilgili çalı malarının Arapça versiyonlarından haber oldu unu temelde desteklemektedir. el-Beyân ve’t-Tebyîn. Bununla birlikte.17 kincisine gelince.i’r (Poetics)” ba lıklı makalemde yer almaktadır. bir teorinin u veya bu yönüne de inirler. Gerçekten de o. el-Abbâdî tarafından Arapça’ya çevrilmi tir. . Profesör Tâhâ Hüseyin tarafından oryantalistlerin önceki bir kongresinde sunulan bir tebli de daha önce öne sürülmü tür. daima sonraki dahilere kalır. el-Vesâta beyne’l-Mütenebbî ve Husûmih. 16 17 18 19 Bkz. Yunus ve bn Sina tarafından yapılan kadim Arapça çevirileri üzerine detaylı bir çalı ma yaptım19 ve bunların Abdulkâhir’in bu yakla ımdaki tavrı üzerindeki etkilerinin –ne kadarsa. Bu konudaki bulgularım. Tâhâ Hüseyin’inkini. Yazarımız. eserinin ba ından sonuna zihni enerjisini ve özgür dü üncesini göstermektedir.iyi bir edebiyatın farklı ekillerde kalpler üzerinde etkili oldu unu ifade etmi tir.16 Kâdî Cürcânî. hatırı sayılır derecede. son zamanlarda tahkik edilen ve yayınlanan Kudâme’nin Nakdu’n-Nesr’inin baskısı için önsöz olarak kullanılmı tır.