You are on page 1of 28

B R B LENE SORALIM :

AH RET HAYATI
Yazan : Mehmet Ali DEM RBA
Kıyamet Günü
Kıyamet Alametleri
Küçük Alametler
Kıyamet Ne Zaman Kopacak?
On Büyük Alamet
Saçma Teviller
Güne in batıdan do ması
Dünyanın Hali
Cennet-Cehennem imdi Vardır
Hesaba Hazırlanmak
Azabdan kurtulanlar
Hesaba çekilmek
Kendimizi tanımak
Cennetten Cehennemi seyretme
Kâfir Cennete girmez
Cehennemin bulundu u yer
So uk cehennem de vardır
Cinniler Cennete Girecek mi?
Cennet arabı
Kâfir çocukları
Mizan haktır, gerçektir
Ha rolurken
Günaha ba ımlılık
Hz. Mehdi ve Deccal
Deccal Öldürülecektir
Hz. sa ölmedi
Hz. sanın Müjdesi
Hz. sadan sonra
Cennetin Büyüklü ü
Cenneti istemeli
Tasavvuf sarho lu u
Hayal edilmeyen nimetler
Nedir milletin bu mezhepsizlerden çekti i
Hz. sanın gökten inmesi
Hz. sa gökten inecektir
Deccal da gelecektir
Hazret-i Mehdi de gelecektir
Kıyametin di er alametleri
Sırat köprüsü var mı
Sıratı ilk geçenler
Sırattan kim geçemez
Sırattaki sualler

Kıyamet günü
Sual: Bazıları kıyamete inanmıyor. Hepsi bu dünyadadır diyorlar. Kıyamet hakkında
bilgi verir misiniz?
CEVAP
Kıyamet günü vardır. O gün, elbette gelecektir. O gün; gökler parçalanacak, yıldızlar
da ılacak, yeryüzü ve da lar, parça parça olacaktır ve yok olacaklardır. Kur'an-ı Kerim,
bunları haber veriyor.
Kıyamette, bütün mahluklar, yok olup, tekrar yaratılacak, herkes mezardan kalkacaktır.
Allahü teâlâ, çürümü , toz olmu kemikleri yine diriltecektir. O gün, terazi kurulacak,
herkesin hesap defterleri uçarak, iyilere sa taraflarından, fenalara sol taraflarından
gelecektir. Cehennem üzerindeki sırat köprüsünden geçilecek, iyiler geçip Cennete gidecek,
Cehennemlikler, Cehenneme dü ecektir.
Bu bildirdiklerimiz, olmıyacak eyler de ildir. Muhbir-i sadık [do ru haber veren]
Muhammed aleyhisselam haber verdi i için, hemen kabul etmek, inanmak gerekir. Hayâle
kapılarak üpheye dü memelidir.
Allahü teâlâ, (Resulümün getirdiklerini alınız!) yani, her söyledi ine inanınız!
buyuruyor. (Ha r 7)
Kıyamette, peygamberler, âlimler, ehidler, salihler, Kur'an-ı kerim okuyanlar ve daha
ba kaları efaat edecektir. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(1- Kur'an-ı kerim okuyanlar, 2- Peygamberiniz, 3- Akrabalar, 4- Emanete riayet
edenler, 5- Din karde leriniz efaat eder.) [Deylemî]
1- Kur'an-ı kerimi tecvid ile, teganni etmeden sırf Allah rızası için okuyanlar efaat
eder.
2- Peygamber efendimiz, büyük efaatçidir. (Büyük günah i liyenlere efaat
edece im) buyurdu. (Tirmizî)
3- efaat yetkisi verilen akrabalar, yakınlarına efaat eder. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
( ehid, ev halkından 70 ki iye efaat eder.) [Beyhekî]
4- Emanete riayet eden salih müslümanlar da efaat eder.
5- Din karde lerimizden, kendisine efaat yetkisi verilenler, arkada larına,
tanıdıklarına efaat eder.
tikadı düzgün olan müslümanlar efaate kavu ur. Bazı bid'at fırkaları efaate
kavu amazlar. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
( efaatime inanmıyan ona kavu amaz.) [ ira]
(Ehl-i beytimi sevenlere efaat edece im) [Hatib]
(Eshabıma dil uzatanlardan ba ka, her mümine efaat ederim) [Deylemî]
Kâfirler, hesaptan sonra, Cehenneme girecek, Cehennemde ve azabda ebedi
kalacaklardır. Müminler, Cennette ve Cennet nimetlerinde sonsuz olarak kalacaklardır.
Günahı, sevabından çok olan müminlerin, Cehenneme girip, günahlarına kar ılık, bir
müddet azab görmeleri caiz ise de, bunlar, Cehennemde sonsuz kalmıyacaklardır. Kalbinde
zerre kadar iman olan bir kimse, Cehennemde sonsuz kalmıyacak, rahmet-i ilahiyyeye
kavu arak Cennete girecektir.

Kıyamet alametleri
Sual: Bin yılından sonra ahir zaman oldu u söyleniyor. Bu ne demektir?
CEVAP
Kıyamet kopaca ı zaman, dünya, bugünkü yörüngesinden çıkıp, ba ka bir yörüngeye
girecek, daha sonra da lar hallaç pamu u gibi atılacak, ta ta üstünde kalmıyacak,
apartmanlar, gökdelenler, saraylar yıkılacaktır. Madden böyle viran oldu u gibi manen de,
iman yönünden de viran olacaktır.
Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, ahir zaman peygamberidir. Yani bin dört
yüz seneden beri ahir zamandayız. Hicretin bin yılından sonra birçok küçük alametler
belirmi tir. Bazı alametler belli olmu tur. Küçük alametlerden yirmisi öyle:
1- Emanete riayet kalkar.
2- Kötüler, a a ı kimseler, i ba ına geçer, söz sahibi olur.
3- çki çok içilir.
4- Zekât verilmez.
5- Hanıma uyup, anneye isyan edilir.
6- Erkekler ipek giyer.
7- Zararından korunmak için insanlara müdara edilir.
8- Gençler fâsık olur.
9- Daha önce ya amı âlimler cahillikle suçlanır.
10- Tefecilik, faiz a ikare olur.
11- Bilgin veya âlim denilenlerde, zerre kadar iman olmaz.
12- slâma uymak ayıp sayılır.
13- Herkese iyilik eden müslüman ahmak sayılır.
14- slâma uymak, ate i elde tutmak gibi zor olur.
15- Mescidlerde, toplantılarda fâsıkların sesi yükselir.
16- Cihad terkedilir.
17- Bid'atler yayılır.
18- Günaha te vik artar
19- yili e mani olunur.
20- Emr-i bil maruf ve nehy-i anil münker kalkar.
21- Cansızlar da konu ur.
22- Kom uluk kötüle ir.
23- Cimrilik artar.
Bu alametlerin ço u çıktı ına göre ahir zamanda oldu umuz meydandadır.
Ahir zamanda slâmiyete uymanın, ate i elde tutmak gibi zor olaca ı hadis-i erifle
bildirilmi tir. Müslümanlı a uyanlar hor görülecek, herkese iyilik edenler ahmak
sayılacaktır. Peygamber aleyhisselama Kıyametin ne zaman kopaca ı suâl edildi i zaman
buyurdu ki: (Veled-i zina ço alır. Mal sahiblerine tazim olunur. Mescidlerde fâsıkların
sesi yükselir. Kötülük ehli, iyilik ehline üstün çıkar.)
bni Ömer hazretleri, bazı alametler zuhur edince dine daha çok sarılmak icabetti ini
bildirmektedir. Bunlardan onu öyle:
1- Büyükler, küçüklere acımaz, küçükler de büyükleri saymaz.
2- yilik tavsiye edilmez, kötülük men edilmez.
3- Âlimler ilmi, para kar ılı ı ö retir.
4- Evlad, ana-babasına kin güder.
5- Kerem sahibleri azalır.
6- Dünya menfaati için din alet edilir.
7- Binalar yükselip heva-i nefse uyulur.
8- Akrabalık münasebetleri zayıflayıp kopar.
9- ltimas, rü vet ve tefecilik ço alır.
10- Zengin aziz tutulur.

Küçük alametler
[Kıyametin kopması ile ilgili küçük alametlerle ilgili hadis-i eriflerden bazılarını
bildiriyoruz:]
(Erkekler azalır, kadınlar ço alır, zina artar.) [Buharî]
(Çalgı her yere yayılır, zaptiye, gammaz ve gıybetçi ço alır.) [Beyhekî]
(Tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz olur.) [Taberânî]
( lim kalkar, cehalet, anar i ve ölüm ço alır.) [ bni Mace]
( ler, ehli olmıyana verilir.) [Buharî]
(Ulema, halkın istedi i yönde fetva verip, helala haram, harama helal derler;
Kur'anı ticarete, menfaate alet ederler.) [Deylemî]
(Bu dinin ba langıcı gibi, sonu da garip olur!) [Tirmizî]
(Sadıklar yalanlanır, yalancılar kabul görür. Eminler hain, hainler emin sayılır.)
[ .Ahmed]
(Kur'an-ı kerim çalgı aletlerinden okunur. Tecvid ile, güzel okuyanlar
dinlenmeyip, musiki ile arkı gibi okuyanlar dinlenir.) [Tergib-üs-salât]
( nsanlar, yalnız malın, paranın gelmesini dü ünecekler, helalını, haramını
dü ünmiyeceklerdir.) [R.Nasıhin]
(Sadece tanıdıklara selam verilir. Sıla-i rahm kalkar ve yalancı ahidler ve
yazarlar ço alır.) [Hakim]
(Zengine malı için tazim edilir, fuhu yayılır, piç ço alır. Alı -veri te hile yapılır,
büyü e hürmet, küçü e de merhamet edilmez. Kurtlar, kuzu postuna bürünür. O
zamanda en iyi kimse, müdahim olandır.) [Hakim]
{Müdahim, kimseye karı mayıp, kendi i ine bakandır}
(Bir camide binden fazla ki i namaz kılacak, fakat, içlerinde bir tane mümin
bulunmıyacaktır.) [Deylemî]
( zinsiz ticaret yapılmaz.) [Müslim]
(“Ke ke u kabirdeki ben olsaydım” denmedikçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Kötü iyi, iyi kötü gösterilmedikçe, kıyamet kopmaz.) [Haraiti]
(Deprem, fitne, katillik artmadıkça, kıyamet kopmaz.) [Buharî]
(Lutilik mubah sayılmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemî]
(Karde ler farklı dinden olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemî]
( erliler, kötüler dünyaya hakim olmadıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizî]
(Kur'an-ı kerim kaldırılmadan kıyamet kopmaz.) [Ebu Nuaym]
(Müslümanlarla Yahudiler sava madıkça kıyamet kopmaz. Yahudilerin
gizlendi i ta ve a aç, “Yahudi arkamda gel öldür” diyecektir.) [Müslim]
(Vah i hayvanlar, insanlarla konu madıkça kıyamet kopmaz.) [Tirmizî]
(Allaha inanan kaldı ı müddetçe kıyamet kopmaz.) [Müslim]
(Kıyamet, yalnız kötüler üzerine kopar.) [Buharî]

Kıyamet ne zaman kopacak


Sual: Kıyâmet ne zaman ve nasıl kopacaktır?
CEVAP
Kıyâmetin ne zaman kopaca ı bildirilmemi , (Onu ancak Allah bilir) buyurulmu tur.
(A’râf 187, Ahzâb 63)
Kıyâmetin kopmasına yakın çe itli alâmetler çıkacaktır. Kur’ân-ı kerîmde meâlen
buyuruluyor ki:
(Rabbinin bazı âyetleri [alâmetleri] geldi i gün, önce îmân etmemi veya îmânında
hayır kazanmamı olana, [o günkü] îmânı fayda vermez.) [En’âm 158]
Hadîs-i erîfte, bazı alâmetlerin ne oldu u öyle bildirilmektedir:
( u üç ey ortaya çıkınca, îmân etmemi veya îmânından hayır kazanmamı
olana, îmânı fayda vermez: Güne in batıdan do ması, deccâl ve dâbbet-ül-arz.)
[Tirmizî]
Kıyâmet koparken, dünya, imdiki yörüngesinden çıkıp, ba ka bir yörüngeye girer,
daha sonra da lar hallaç pamu u gibi atılır, ta ta üstünde kalmaz, apartmanlar, gökdelenler,
kö kler yıkılır. Her yer maddî ve ma’nevî olarak virân olur.
Kıyâmetin ne zaman kopaca ı belli de il ise de, birçok alâmetleri çıkmı tır. On büyük
alâmet çıkmadıkça Kıyâmet kopmıyaca ını Peygamber efendimiz bildirmi tir.
On büyük alâmet
Müslim’deki Hadîs-i erîfte, u on alâmetin çıkaca ı bildirilmi tir:

1- Mehdî gelecek:
Babası Abdullah, annesi Âmine’dir.
Hadîs-i erîflerde buyuruldu ki:
(Mehdî’nin ba ı hizâsında bir bulut olacak, buluttan bir melek, “Bu Mehdî’dir,
sözünü dinleyin” diyecektir.) [Ebû Nuaym]
(Ehl-i beytimden bir zât yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyâmet kopmaz. Onun alnı
açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, dünyayı adâletle doldurur.
dâresi yedi yıl sürer.) [Müslim]

2- Deccâl gelecek:
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Deccâl çıkar, tanrı oldu unu söyler. Onun tanrı oldu una inananın îmânı gider.)
[ .E. eybe]

3- Hz. Îsâ gökten inecek:


Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Allahın Resûlü Meryem o lu Îsâ’yı öldürdük dedikleri için Yahûdîleri
la’netledik. Onlar Îsâ’yı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine Îsâ gibi
gösterildi.) [Nisâ 157]
Hz.Îsâ gö e kaldırılmı tır. (Nisâ 158)
(Elbette o [Hz.Îsâ’nın Kıyâmete yakın gökten inmesi], Kıyâmetin yakla tı ını
gösteren bilgidir. Sakın bunda üphe etmeyiniz!) [Zuhruf 61, Beydâvî]
Hadîs-i erîflerde de buyuruldu ki:
(Meryem’in o lu sa, âdil bir hakem olarak iner, haçı parçalar, domuzu öldürür
[yasaklar], kin, nefret ve haset ortadan kalkar.) [Müslim]
( sâ aleyhisselâm, inince, her yerde sükûn, emniyet meydana gelir. Öyle ki aslanla
deve, kurtla kuzu serbestçe dola ır, çocuklar yılanlarla oynar.) [Ebû Dâvüd]

4- Dâbbet-ül-arz çıkacak:
Bu husûsta birçok Hadîs-i erîf vardır. Bir tanesinin meâli öyle:
(Dâbbe-tül arz, Mûsâ’nın âsâsı ile mü’mine dokunur, alnına “Cennetlik” yazılır,
yüzü nurlanır. Kâfire, Süleyman’ın mührü ile vurur, “Cehennemlik” yazılır, yüzü
simsiyah olur.) [Tirmizî, Ferâid]
Bu hayvandan Kur’ân-ı kerîmde de bahsedilmektedir. (Neml 82)

5- Ye’cûc ve Me’cûc çıkacak:


Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Ye’cûc ve Me’cûc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.) [Enbiyâ 96]
Hadîs-i erîfte buyuruluyor ki:
(Ye’cûc ve Me’cûc, Kıyâmetin ilk alâmetlerindendir.) [ bni Cerîr]

6- Duman çıkacak:
Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Gökten bir duman çıkaca ı günü gözetle!) [Duhân 10]
Hadîs-i erîfte de buyuruldu ki:
(Duhânın [dumanın] te’siri mü’mine nezle gibi gelir, kâfire ise çok iddetlidir.)
[Ebû Dâvüd]
7- Güne batıdan do acak:
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Güne batıdan do madıkça Kıyâmet kopmaz. O zaman herkes îmân ederse de
fayda vermez.) [Buhârî, Müslim]

8- Ate çıkacaktır.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Hicâz’dan çıkan ate , Basra’daki develerin boyunlarını aydınlatır.) [Müslim]

9- Do u, Batı ve Arabistan’da ay tutulacak ve yer batması olacaktır. (B.Ârifîn)

10- Kâ’be yıkılacaktır.


Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Habe li biri Kâ’be’yi tahrip edecektir. Onu u anda siyah elleri ile Kâ’be’nin
ta larını bir bir söker hâlde görüyorum.) [Buhârî, Müslim]

Saçma te’viller
Sual: Bazı kimseler, Kıyâmetin büyük alâmetlerinden olan güne in batıdan do masını,
slâmiyetin batıdan yayılaca ı eklinde te’vil ediyorlar. Dâbbet-ül-arzın ise, Aids
hastalı ının virüsü oldu unu söylüyorlar. Böyle te’vil câiz midir?
CEVAP
Kur’ân-ı kerîmin açık, me hur manâlarını de i tirenler, bâtınî denilen sapık bir fırka
mensupları idi.
Bunlar, Kur’ân-ı kerîmin açık manâlarına inanmayıp, kendilerine göre ba ka manâlar
çıkarırlar, (Kur’ânın zâhir ve bâtın manâları vardır, bâtın, yanî iç manâsı lâzımdır. Cevizin
kabu u de il, içi i e yarar) diyerek, dînin emirlerini bozmaya çalı ırlar.
(Tarîkat-ı Muhammediyye) ve (Akâid-î Nesefî) erhinde böyle kimselerin
müslümanlıktan çıktı ı bildirilmektedir. Bu iki kitapta bildirilen fetvâ öyle:
(Kur’ân-ı kerîmin âyetlerine, kelimelerin açık, me hur manâları verilir. Bu
manâları de i tirerek bâtınîlere uyanlar kâfir olur.)
Bunlar gibi Kur’ân-ı kerîm te’vil edilirse, ortada din diye bir ey kalmaz. Namaz, oruç,
zekât te’vil edilerek ortadan kaldırılır!..

Güne in batıdan do ması


Kur’ân-ı kerîmde, meâlen buyuruluyor ki:
(Rabbinin ba’zı âyetleri [alâmetleri] geldi i gün, îmân etmemi veya îmânında
hayır kazanmamı olana, [o günkü] îmânı fayda vermez.) [En’âm 158]
Bir hadîs-i erîfte, bazı alâmetlerden üçü öyle açıklanmaktadır:
( u üç ey ortaya çıkınca, îmân etmemi veya îmânından hayır kazanmamı
olana, imânı fayda vermez: Güne in batıdan do ması, deccâl ve dâbbet-ül-arz.)
[Tirmizî]
Ba ka bir hadîs-i erîfte on alâmet bildirilmi tir. Konumuzla ilgili bir hadîs-i erîfin
meâli öyle:
(Güne batıdan do madıkça, Kıyâmet kopmaz. O zaman herkes îmân ederse de
fayda vermez.) [Buhârî, Müslim]
Avrupa müslüman olunca, îmân fayda vermez mi? Ne saçma te’vil...
Güne in batıdan do ması aklen de, ilmen de mümkündür. Te’vile ihtiyaç yoktur.
Dinsizler anlayamaz diye zoraki te’vile gitmeye ihtiyaç yoktur.
Allahü teâlâ, dünyayı imdiki yörüngesinden çıkarır. Ba ka yörüngeye girer. Dönü ü
de i ince, güne batıdan do mu olarak görülür.
Aids hastalı ına, Kur’ân-ı kerîmde bildirilen hayvan oldu unu söylemek kadar saçma
bir ey olmaz. Dînî konuda ahsî görü ün, tahminin yeri olmaz.
(Kötü kadınlar ço alıp, zinâ yayılınca, daha önce görülmemi bula ıcı
hastalıklara mâruz kalınır) meâlindeki hadîs-i erîf için de, Aids diyenler çıkmı tır. Bu
hadîs-i erîfte bildirilen hastalık, Aids olabilir de, olmayabilir de. Kesin konu ulmamalıdır!
Yarın daha ba ka hastalıklar da çıkabilir.
Dâbbet-ül-arz’ın, aynı zamanda konu an bir hayvan oldu u Kur’ân-ı kerîmde de
bildirilmektedir:
(O söz ba larına geldi i zaman, [Kıyâmet alâmetleri zuhur edince], onlara yerden
bir hayvan çıkarırız, bu hayvan, onlara, insanların âyetlerimize kesin bir îmân
etmemi olduklarını söyler.) [Neml 82, Tefsîr-i Kurtubî]
Hayvan konu abilir mi?
Bu hayvanın konu ması aklen de câizdir. Çünkü Allahü teâlâ hayvana konu ma sıfatı
vermeye kâdirdir. (Sevâb-ül kelâm fî akâid-il islâm)
Dâbbet-ül-arz hakkında birçok hadîs-i erîf vardır. (Ferâid-ül fevâid), (Muhtasar-ı
Tezkire-i Kurtubî), (Megaribüz zaman) ve (El kavlül muhtasar fî alâmâtil Mehdil muntazar)
isimli kitaplardaki hadîs-i erîflerden birkaçı öyle:
(Dâbbet-ül arz’ın deve aya ı gibi dört aya ı ve ku gibi kanatları vardır. Ba ı
öküz ba ına, kula ı fil kula ına, kuyru u ise, koç kuyru una benzer.)
(Dâbbet-ül arz, âsâ-i Mûsâ ile mü’mine dokunur, alnına “Cennetlik” yazılır, yüzü
nurlanır. Kâfire, mührü Süleymanı vurur, “Cehennemlik” yazılır, yüzü simsiyah olur.)
( nsanlar, bu hayvandan kaçarlar. Kimi ondan korkarak namaza durur. Hayvan
bunun yanına gelir, “Ey ki i imdi mi namaz kılıyorsun” diyerek yüzünü damgalar.
Böylece mü’minler kâfirlerden ayırt edilerek tanınır.)
(Mehdî Çin’e gider, orada evlenir ve bir o lu olur. Bu son do an çocuk olur,
ondan sonra kısırlık yayılır, do um olmaz. Böylece halk tükenir.)

Dünyanın hâli
Kıyâmet alâmetlerini anlatan uzun bir iirin bir kısmı öyle:

Amân yâ Rabbî el’amân; ne mü külmü âhır zaman,


Din bilgisi unutuldu; pek azaldı namaz kılan.
Mason olanlar, sinsice; dîni yıkmakta her yandan,
Bugünkü kötü hâlleri, eylemi ti, Resûl beyân.
Demi ti: (Birgün gelecek; garîp olur, bana uyan.
Her evde, çalgı çalınır; i itilmez olur ezân,
Âlim bulunmaz bir yerde, câhillere kalır meydân!
Mü’minler, olur zavallı; kâfirler, sanki Süleymân.)
Kıyâmet alâmetleri, çıkar, birbiri ardından,
Alâmetlerin me hûru, sarho olur; pek çok insan.
Âlim diye tanıtılır, dinden haberi olmıyan,
Zâlime ikrâm olunur, kurtulmak için belâdan.
Hayâsızlık pek ço alır, deyyûslara kalır meydân,
Herkes kendin âlim sanır, Müslümana denir nâdân.
Do ru konu an azalır, yalancı söyler durmadan,
Çok övülen kimselerde, bir zerre bulunmaz îmân.
Çalgı, fuhu san’at olup, kız yerine geçer o lan,
Fitne kaplar her tarafı, adam öldürülür yoktan.
Bid’at yayılır her yere, kalmaz sünnetlere uyan,
slâmiyet kötülenir, harâm i lenir her yandan.
Müslümanlık lâfta kalır, ses için dinlenir Kur’ân,
Mü’mine gerici denir, kayırılır mürted olan.
Bunların hepsi muhakkak, olur kıyâmet kopmadan,
Ne hazîndir, ne yazıktır; ma’bûd oldu, falan filân.
Bu irtidâd modasında; i imiz suç, günâh, isyân,
nsanlar, yolu a ırdı; gemisin kurtaran kaptan!

Cennet-Cehennem imdi vardır


Sual: Sunucu Cenk Bey, radyodaki konu masında "Bugün Cennet ve Cehennem
yoktur. Bunlar ahirette olacaktır." dedi. imdi Cennet ve Cehennem yok mudur?
CEVAP
Bir artistin sözüyle mevcut olan Cennet ve Cehenneme yok denmez. Her müslüman
bilir ki, ilk insan ve bütün insanların babası olan Hz. Âdem, yıllarca Cennette ya adı. Yasak
a açtan yiyince, dünyaya indirildi. Bu hususta Kur'an-ı kerimde birçok ayet-i kerime vardır.
Mesela Bekara suresinin 35 ve 36, Araf suresinin 17. ayet-i kerimesinden 27. ayet-i
kerimesine kadar. Taha suresinin 117-119. ayet-i kerimeleri bu hususlardan bahsetmektedir.
Kur'an-ı kerimde ayrıca müminler için Cennetin, kâfirler için de Cehennemin hazır vaziyette
bekledi i bildiriliyor:
(Takva sahipleri için hazırlanmı olup geni li i gökler ve yer kadar olan Cennete
ko un.) [A. mran 133]
(Kâfirler için hazırlanmı olan Cehennem ate inden sakının!) [A. mran 131]
Peygamber efendimiz de, Miraca gidince, Cennet ve Cehennemi de gezdi. Gördü ü
eyleri anlattı. Bunlardan birkaçı öyle:
(Cennete girdim. nciden kubbeler gördüm.) [Müslim]
(Miraca çıktı ım zaman Cennetin kapısı üzerinde "Sadakanın sevabı on, ödünç
vereninki ise on sekiz mislidir." yazılı oldu unu gördüm.) [ bni Mace]
(Miracda Cehenneme baktım. Kokmu le ler yiyenler gördüm. Bunların kim
oldu unu sordum. Cebrail aleyhisselam, "Bunlar, gıybet etmek suretiyle insanların
etlerini yiyenlerdir" dedi.) [ . Ahmed]

Hesaba hazırlanmak
Allahü teâlâ yegane mülk ve kudret sahibidir. Nasıl istiyorsa öyle yapar.
Cennet müminler için ebedi mükâfat yeri, Cehennem de kâfirler için ebedi ceza
yeridir. Cennet, hatıra, hayâle gelmiyen nimetlerle doludur. Cehennem de, akıl almayacak
azablarla doludur. Mükâfat ve azablar bir hâl i idir. Ya anmadıkça anlatılamaz. Nasreddin
Hoca a açtan dü er. "Oy baca ım" diye feryat etti ini görenler gelip, "Hoca ne var da
ba ırıyorsun? Hani bir eyin yok" derler. Hoca merhum da, "Karde im sen a açtan hiç
dü tün mü?" der. A açtan dü meyenler, o acıyı hissedemezler.
Mükâfat ve ceza büyük oldu u için sorgu-suâl i i de büyük olacaktır. Allahü teâlâ,
(Salih kullarım için gözlerin görmedi i, kulakların i itmedi i, hatta hatıra gelmiyen,
hayâl edilemiyen nimetler hazırladım) buyuruyor. (Müslim)
Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki: (Artık onlar için yaptıklarına mükâfat
olarak göz aydınlatıcı ne nimetler saklandı ını [hazırlandı ı] hiç kimse [Hatta melekler
ve peygamberler bile] bilemez.) [Secde 17 Bedavi]
Cehennem Azabı
Cehennem azabının iddeti de çe itli ayet-i kerimelerle bildirilmi tir. Böyle büyük
mükâfat ve büyük ceza için elbette büyük imtihan olacak ve ince eyler sorulacaktır. Kur'an-
ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Zerre kadar hayır yapan sevabını, zerre kadar er yapan da cezasını görecektir)
[Zilzal 7,8]
Ahırette hiç kimseye zulmedilmiyecektir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Rabbin kullarına zulmedici de ildir) [Fussilet 46]
Haksızlık yapılmıyacak ama, mükâfat verilirken de bol bol ihsan edilecektir. Kur'an-ı
kerimde mealen buyuruluyor ki:
( üphesiz Allah, zerre kadar haksızlık etmez. Zerre kadar bir iyili in sevabını da
kat kat artırır, kendinden de büyük mükâfat verir.) [Nisa 40]
lkokul imtihanı ile üniversite imtihanı aynı olmadı ı gibi, her fakültenin imtihanı da
farklıdır. Çöpçülük imtihanında da fizikten, cebirden sorulmaz. Kuyumculardaki küçük
terazilerde küçük a ırlıklar tartılır. Ona niçin be on kiloyu tartmadın diye sorulmaz. Kırk
elli tonluk büyük basküllere, kantarlara da niye be -on gramı tartmadın diye sorulmaz.
Herkes gücüne göre imtihana tabi tutulur. Herkese ne nimet verilmi se, onun hesabı sorulur.
Amaya göz nimetinden sorulmaz. Dilsize dilden sorulmaz. Ba bakanın mesuliyeti ile
odacınınki farklıdır. Âlim ile cahilinki de farklıdır. Da da, ormanda veya demirperde
gerisinde ya ayıp da müslümanlı ı duymıyanlar, hesaba çekilmiyecektir. Kur'an-ı kerimde
mealen buyuruluyor ki:
(Kendilerine peygamber gönderilenlere ve gönderilen peygamberlere de elbette
hesap soraca ız.) [Araf 6]
[ nsanlara peygamberlere tabi olup olmadıkları, peygamberlere de tebli vazifesini ne
derece yaptıkları sorulacaktır. (Beydavi) ]

Azabdan kurtulanlar
Bir millete peygamber gönderilmemi se, yahut bir millet peygamberi duymamı sa
cezalandırılmayacaktır. Kur'an-ı kerimde mealen, (Biz, peygamber göndererek
bildirmeden önce azab yapıcı de iliz) buyuruluyor. ( sra 15)
Peygamber gönderilenlere, müslümanlı ı duyanlara mutlaka hesap sorulacaktır.
Kur'an-ı kerimde mealen, (Rabbin hakkı için, onların hepsine yaptıklarının hesabını
elbette soraca ız) buyuruluyor. (Hicr 92-3)
Her insanda bulunan kiramen katibin melekleri, insanların yaptı ı bütün i lerin resmini
çekmekte, her anını filme almaktadır. nsanların yapaca ı i leri Allahü teâlâ ezelde bildi i
için levh-i mahfuza da kaydetmi tir. En ufak bir yanlı lık ve haksızlık olmıyacaktır. Kur'an-ı
kerimde mealen, (Hiç kimseyi gücünün yetti inden fazlası ile yükümlü kılmayız.
Nezdimizde hakkı söyleyen bir kitap vardır. Hiç kimse haksızlı a u ratılmaz)
[Müminun 62]
Milyarlarca insanın hesabı çok kısa bir zamanda yapılacaktır. Kur'an-ı kerimde
"Vallahü seriulhisab" ifadeleri geçmektedir. (Allah, hesabı çok çabuk görür) demektir.
Herkes hesaba hazırlanmalıdır!

Hesaba çekilmek
Sual: Kıyamette hesaba çekilen herkes sıkıntıya maruz kalacak mı?
CEVAP
Hesaba çekilen herkes sıkıntı görür. Sorgusuz suâlsiz cennete girmeye çalı malı!
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamette hesaba çekilen, helak olmu tur.) [Buharî]
(Hesaba çekilen azab görmü olur.) [Bezzar]
Sorgusuz suâlsiz Cennete girmek kolay mı? Herkes mutlaka hesaba çekilmiyecek mi?
Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(Kıyamette herkes, u dört suâle cevap vermedikçe hesabdan kurtulamaz:
1- Ömrünü nasıl geçirdi?
2- lmi ile nasıl amel etti?
3- Malını nereden, nasıl kazandı, nereye harcetti?
4- Bedenini nerede yordu?) [Tirmizî]
Ancak hesabı çok kolay geçenler de olacaktır. Mesela (Sen falanca mısın?) diye
sorulacak, sonra bekletmeden Cennete konacaktır. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Osmanın efaati ile hepsi Cehennemlik olan yetmi bin ki i, sorgusuz suâlsiz
Cennete girecektir.) [ bni Asakir]
(Allahü teâlâ buyuruyor ki: Kulumla ahdim vardır. Namazlarını vaktinde,
eksiksiz kılarsa, ona azab etmem ve onu hesabsız [sorgusuz suâlsiz] Cennete koyarım.)
[Hakim]
(Kıyamet günü insanlar hesaba çekilirken, bir münadi üç defa "Allahtan alaca ı
olanlar, kalksın ve Cennete girsin" diye seslenir. Bunu duyanlar, "Allahtan alacaklı
olanlar kimler ki?" derler. " nsanları affedenlerdir" denir. Bunun üzerine binlerce ki i
aya a kalkar, sorgusuz suâlsiz Cennete girerler.) [Taberânî]
Salih müslüman olan, hesaba çekilmeden sorgusuz suâlsiz Cennete girer. O hâlde iyi
bir müslüman olmaya çalı malıdır!

Kendimizi tanımak
Sual: Bir kimse, kendisinin Cennete gidip gitmiyece ini bilebilir mi?
CEVAP
Genel olarak müslüman kimse, iman ile ölür. man ile ölen de, ya do rudan do ruya,
yahut günahlarının cezasını çektikten sonra Cennete gider. stisna olarak da pek az kimseye
kötü bir hayat ya adı ı hâlde, son zamanlarda yaptı ı iyi ameller sebebiyle imanla gitmek
nasib olur. Bunun tersi de mümkündür. Yani salih amel i liyen bir kimse, son zamanlarda
sapıtıp maazallah imansız ölebilir.
Genel olarak, insan nasıl ya arsa öyle ölür. Yani müslüman olarak ya ıyan, müslüman
olarak ölür. O hâlde salih amel i lemeye çalı malıyız. yi bir insan olup olmadı ımızı,
bizimle münasabeti olan salih kimseler daha iyi bilir. (O, iyi bir insan de il) diyorlarsa, iyi
olmadı ımız açıktır. E er, (O, iyi bir insandır) diyorlarsa, iyi oldu umuz anla ılır. Hadis-i
erifte buyuruldu ki:
(Kendisinin iyi mi kötü mü oldu unu anlamak istiyen, salih olan kom ularının
kendisi hakkında ne dediklerini ö rensin! " yi kimse" diyorlarsa, Allah indinde de iyi
oldu unu anlasın!) [ ira]

Cennetten Cehennemi seyretme


Sual: Öldükten sonraki dirilmeye, Cennete, Cehenneme inanmıyan, müslümanlara
gerici diyen dinsizlerin, Cehennemde nasıl azab çektiklerini ahirette görme imkanı var
mıdır?
CEVAP
Elbette vardır. Mutaffifin suresinde iman edenlerin, kâfirlerin çektikleri azabları
gülerek seyredeceklerini bildiren ayet-i kerimelerin tefsirinde Hz. Kab buyuruyor ki:
(Cennetten, Cehennemi seyretme imkanı vardır. Bir mümin, Cehennemdeki
dü manını görmek istese, [hemen önüne gelir, bir televizyon gibi] dü manına yapılan
azabları görerek sevinir.) [Tibyan]

Kâfir Cennete girmez


Sual: Yazar, kendi gibi ate ehli yazarlardan da destek alarak, (Allaha inanıp barı a
yönelik hizmetler veren herkes, ister yahudi, ister hıristiyan olsun Cennete girecektir.) diyor.
CEVAP
Cennete yalnız müslüman olanlar girer. Hud suresi 16. ve Tevbe suresi 17. ayet-i
kerimelerinde, gayrı müslimlerin iyi amellerinin hiç fayda vermiyece i, Muhammed
aleyhisselama tabi olmadıkları için Cehennemde sonsuz kalacakları bildirilmektedir. yi
i lere, ibâdetlere sevab verilebilmesi için düzgün iman sahibi bir müslüman olmak arttır.
(Kitab-üt-tevhid)
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ey iman edenler,yahudileri de, hıristiyanları da dost edinmeyin! Onlar
birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardandır. Allah, [gayrı müslimleri dost
edinerek kendilerine] zulmeden kavme hidayet etmez.) [Maide 51]
(E er Ehl-i kitap [Kur'ana ve Muhammed aleyhisselama] iman edip [kötülükten]
sakınsaydı, günahlarını örter, nimetleri bol cennetlere koyardık.) [Maide 65]
( man edenlere en iddetli dü manlık edenler yahudi ve mü riklerdir) [Maide 82]
(Hak din yalnız slâmdır.) [Al-i mran 19]
( slâm dininden ba ka din istiyenlerin, dinlerini Allah kabul etmez. Bunlar
ahırette en büyük zarara u rayacaklardır.) [Al-i mran 85]
(Ey Resulüm, de ki, E er Allahı seviyorsanız, bana tabi olun!) [A. mran 31]
[Ehl-i kitap] ("Yahudi ve hıristiyanlar hariç hiç kimse Cennete girmeyecek"
dediler. O iddia, onların kuruntusudur. Onlara de ki "Do ru söylüyorsanız delilinizi
getirin.") [Bekara 111]
(Kendi dinlerine uymadıkça, yahudilerle hıristiyanlar senden asla ho nut
olmazlar.) [Bekara 120]
( brahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi; fakat o, Allahı bir tanıyan hanif, do ru
bir müslüman idi; mü riklerden de de ildi.) [Al-i mran 67]
Hz. brahim, Hz. Musa, Hz. Isa da her peygamber gibi müslüman idi. Hz. Musaya ve
Hz. Isaya o zaman inanan kimseler de müslüman idi. imdiki yahudi ve hıristiyanlar,
Muhammed aleyhisselama inanmadıkça, yani müslüman olmadıkça ebedi Cehennemliktir.
Hadis-i eriflerde de buyuruldu ki:
(Cennete ancak müslüman olan girer.) [Buharî, Müslim]
(Beni duyup da Peygamber oldu umu kabul etmiyen yahudi ve hıristiyan,
mutlaka Cehenneme girecektir.) [Hakim]

Cehennemin bulundu u yer


Sual: Cehennem imdi mevcut mudur, yoksa kıyamet koptuktan sonra mı
yaratılacaktır? imdi mevcutsa nerededir? Kâfirler hep aynı yerde mi azab görecektir?
CEVAP
Bazı kimseler; imdi cehennemin olmadı ını, kıyamet günü yaratılaca ını sanıyorlar.
Halbuki cennet ve cehennem imdi mevcuttur. Bazı kimseler de sadece bir cehennemin
bulundu unu, herkesin orada azap görece ini söylüyorlar. Halbuki cehennem yedi
tabakadır, kafirler durumuna göre tabakaların birinde azap görecektir.
Feraid-ül fevaid kitabında buyuruluyor ki:
Cehennem yedi tabakadır. Birbirinin altındadırlar. Her tabakanın ate i, üstündekinden
daha iddetlidir. Günahı affedilmemi olan müminler; birinci tabakada günahları miktarı
yanıp, sonra cehennemden çıkarılarak cennete götürüleceklerdir.
Di er altı tabakada çe itli kâfirler sonsuz yanacaklardır. Azabı en iddetli olan yedinci
tabakasında münafıklar yanacaktır. Bunlar, dilleri ile slâmiyeti, övüp, kalbleri ile
inanmayan, ikiyüzlü kâfirlerdir. Kâfirlerin bedenleri yanıp kül olunca, tekrar yaratılarak
tekrar yanacaklar, sonsuz olarak böyle azap göreceklerdir.
Cennet ve cehennem imdi mevcuttur. Bazı âlimlere göre, cehennemin nerede oldu u
kesin bilinmemektedir. Bazılarına göre, yedi kat yerin altındadır. Arz küresi, güne ve bütün
yıldızlar birinci sema [gök] içinde olduklarına göre, yeryüzünün neresinde olursak olalım,
yedi kat yerin altında sema vardır. Cehennemin yedi kat semadan birisinde bulundu u
anla ılmaktadır. [ slâm Ahlâkı]

So uk cehennem de vardır
Bazı kimseler de, ate ten yaratılan eytanın, cehennemde azap görece ini kabul
etmiyorlar. Hâ â Alllahı, eytana azap vermekten aciz oldu unu sanıyorlar. Kitaplarda
bildiriliyor ki:
Cehennemin bir bölümüne Zemherir denir. Yani so uk cehennemdir. So uklu u pek
iddetlidir. Bir an dayanılmaz. mansızlara bir so uk, bir sıcak, sonra so uk, sonra sıcak
cehenneme atılarak iddetli azap yapılacaktır. (Feraid-ül fevaid)
Cehennemde so uk Zemherir azaplarının bulundu u, mam-ı Gazalî hazretlerinin
Kimya-i Saadet ve ba ka kitaplarında da bildirilmektedir. lk insan topraktan yaratıldı. Di er
insanların bedenleri toprak maddelerinden meydana geldi. Fakat insan, et ve kemiktir, toprak
de ildir. Cin de böyledir. Ate ve havadan meydana gelmi se de, ate ve hava de ildir.
eytan da ate ve havadan yaratılmı sa da ate ve hava de ildir. (Akâm-il-Mercân)
Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Âciz de ildir. eytana so uk cehennemde de, sıcak
cehennemde de azap eder. Demir testere demiri kesti i gibi, ate de ate i yakar. Allahü teâlâ
için hiçbir güçlük yoktur. Cehennem ate i o kadar iddetlidir ki, dünyaya bir kıvılcım gelse,
her eyi yakıp kül eder.
Bugün fen ilmine vâkıf olanlar, cisimlerin elementlerden meydana geldi ini bilir.
Mesela, yanıcı hidrojen gazı ile yakıcı oksijen gazının terkibiyle su meydana gelmektedir. Su
ise, kendini meydana getiren oksijen ve hidrojene hiç benzememektedir. nsan topraktan, cin
ve eytan da ate ve havadan yaratıldı ı hâlde, yaratılı maddelerine benzemez.
Kısacası Allahü teâlâ, zâlimlerin cezasını vermekten âciz de ildir. So ukla
cezalandırdı ı gibi, ate le veya ba ka bir eyle de cezalandırır. Cehennemde azap sadece
ate le de ildir. Çe itli azap ekilleri vardır.

Cinniler Cennete Girecek mi?


Sual: Cinleri inkâr eden kâfir olur mu? Cinler de Cennete girecek midir?
CEVAP
Cinler, çe itli ekillere girebilecek kabiliyettedir. Müslümanları ve kâfirleri vardır.
Dîne uymakla mükelleftirler. Varlıkları, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i erîflerle sâbittir. nkâr
eden kâfir olur. Kur’ân-ı kerîmde buyuruluyor ki:
(Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım.) [Zâriyât 56]
(Cehennemi insan ve cinlerle dolduraca ım.) [Hûd 119, Secde 13]
(Hani, cinnîlerden bir grubu, Kur’ân-ı kerîmi dinlemek üzere sana sevketmi tik.)
[Ahkâf 29]
bni Mes’ûd hazretleri bildiriyor:
“Bir gece Resûlullah, bizimle beraberken aramızdan kayboldu. Her yeri aradık,
bulamadık. O geceyi endî e içinde geçirdik. Sabah olunca, Hirâ tarafından gelirken
gördük. “Yâ Resûlallah, sizi aradık” dedik. (Bana cinlerden bir da’vetçi geldi. Onunla
beraber gittim. Onlara Kur’ân-ı kerîm okudum) buyurdu.” (Tefsîr-i Kurtubî)
Bir hadîs-i erîfte de, (Ezân okurken sesini yükselt! Çünkü, ezân okuyanın sesini
i iten bütün insan ve cinler, Kıyâmette ona âhitlik ederler) buyuruldu. (Buhârî)
Cinlerin kâfirleri, bütün âlimlere göre, Cehenneme gidecektir. Mü’min cinler hakkında
ise, de i ik kaviller vardır:
1- nsanlar gibi muamele görecektir.
2- Cehenneme girmiyecek, fakat toprak olacaktır.
3- Cennetin “Rabad” denilen yerindedir. Dünyadakinin tersine; insanlar onları gördü ü
hâlde, onlar insanları göremiyecektir.
Cinler def’alarca Peygamber efendimizin huzûru erîflerine gelip kendisini
dinlemi lerdir. Resûlullah onlara, (Rahmân) sûresini tebli niyetiyle okumu tur. (Ey
insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi ni’metini inkâr edebilirsiniz) ifâdesi bulunan âyet-i
kerîmeden sonra, (Rabbimizin hiçbir ni’metini inkâr etmeyiz, ey Rabbimiz sana
hamdolsun) demi lerdi. Bu sûre, onların da dînî emîr ve yasaklarla mükellef oldu una
delâlet eder. Çünkü bu sûre, “Sekaleyn”e [insan ve cinne] hitap etmektedir. Kur’ân-ı kerîm
âyetleri ve hadîs-i erîfler; onların da, mükâfât ve cezâ için ha r edileceklerine delâlet
etmekte, mü’minlerinin Cennete, kâfirlerinin de Cehenneme gidecekleri anla ılmaktadır.
mâm-ı Buhârî buyuruyor ki: Cin sûresinin (Hakîkaten biz, hidâyet rehberi olan
Kur’ân-ı kerîmi dinleyince, O’na îmân ettik. Rabbine îmân eden, bahs’tan ve
rehak’tan korkmaz) meâlindeki 13. âyet-i kerîmesindeki “bahs”, mükâfâtın eksik
verilmesi; “rehak” da hak etmedi i cezâyı görmek, demektir. Bu âyet-i kerîme, onların
iyiliklerine kar ılık mükâfâtlarının eksiksiz verilece ine ve günâhlarına kar ı fazladan cezâ
görmeyeceklerine delâlet eder. (Avn-ül-mürîd)

Cennet arabı
Sual: Okudu um bir gazetede, Cennette arap içilecekmi , biz de dünyada içelim diye
dalga geçiliyor. Çok üzüldüm.
CEVAP
Kötü gazeteleri okumazsanız, oradaki kötü yazıları görmez ve üzülmezsiniz. Kur'an-ı
kerimde Cennet ehli için, orda, (Tertemiz arap içerler) buyuruluyor. ( nsan 21)
Cennet ehline verilecek " eraben tahura" diye buyurulan "Temiz arap"tan maksat,
temiz bir içecektir. Türkçe urup, me rubat denebilir. Alkollü olan arap ile, rakı ile bir
alakası yoktur. Kur'an-ı kerimde alkollü arabın haram oldu u bildiriliyor. (Maide 90)
Ömer Hayyamın rubailerinin ço u din ile alay mahiyetindedir. Kasıtlı olarak söyledi i
(Tanrı Cennette arap içeceksin der, aynı tanrı nasıl arabı haram eder?) mısraları bu
kabildendir.

Kâfir çocukları
Sual: Kâfirlerin küçükken ölen çocukları Cennete girecek midir?
CEVAP
Kâfirlerin akıl-bali olmadan önce ölen çocuklarının, Cennete girip girmiyeceklerini,
slâm âlimleri yedi ekilde bildirmi lerdir:
1- Bazı âlimler, bu hususta susmu lar, hiçbir ey söylememi lerdir.
2- Akıl-bali olmadan ölen kâfir çocukları, Cennete girer. Çünkü slâm fıtratı üzerine
do mu tur, günahsızdır. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Her do an çocuk slâm fıtratı üzere do ar.) [Buharî]
(Cennette brahim aleyhisselamın etrafında çocuklar dola ır. Bunların içinde
mü riklerin küçükken ölen çocukları da bulunur.) [Buharî]
3- Kâfir çocukları Cennete girer, fakat müminlere hizmetçi olur. Hadis-i erifte
buyuruldu ki: (Rabbimden, küçükken ölen mü rik çocuklarının Cennette müminlere
hizmet etmelerini istedim. Rabbim de kabul etti.) [Hakim-i Tirmizî]
4- Ana-babalarına tabi olur. Ana-babasından biri, Cennete giderse Cennete gider. kisi
de Cehenneme giderse, çocukları da Cehenneme gider. Hz. Ai e validemiz anlatır:
Resulullah efendimize dedim ki:
- Mü riklerin küçükken ölen çocuklarının ahiretteki durumu nedir?
- Babalarına tabidirler.
- Hiçbir amel i lemeden nasıl babalarına tabi olur?
- Onların ne amel i liyeceklerini Allah elbette bilir. (Ebu Dâvud)
Bir hadis-i erifte buyuruldu ki: (Kız çocu unu diri diri gömen de, gömülen çocuk
da Cehennemdedir.) [Ebu Dâvud]
5- Kâfirlerin çocukları, akıl-bali olsaydı, mümin veya kâfir olacaktı. Bu ise ilm-i
ilahide bilindi ine göre, büyüyünce ne olacaksa hüküm de ona göredir. Yani kâfir olacaklar
Cehenneme, müslüman olacaklar ise Cennete gideceklerdir. Peygamber efendimize, küçük
ya ta ölen mü rik çocuklarının durumu suâl edildi inde buyurdu ki:
(Akıl-bali olsalardı, ne amel i liyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buharî]
6- Bazı âlimler, "Cennete de, Cehenneme de girmez. Araf denilen bir yerde kalır"
demi lerdir. Fakat burası da devamlı de ildir. Çünkü Kıyamette Cennet ile Cehennemden
ba ka yer yoktur.
7- Cennete gitmek için imanlı olmak, Cehennemde ebedi kalmak için de imansız
olmak arttır. Kâfirlerin çocukları ne imanlı, ne de imansızdır. Bunlar yok olacaktır.
Da da, ormanda, ma arada veya çölde ya ayıp da dinden haberi olmıyan kimseler de,
imanlı olmadıkları için Cennete girmezler. Allahı, Cenneti, Cehennemi duymadı ı ve inkar
etmedi i için Cehenneme de girmezler. Dirildikten sonra hesaba çekilip, varsa günahları
kadar mah er yerinde azab çekeceklerdir. Herkesin hakkı verildikten sonra, bütün hayvanlar
gibi, bunlar da yok edilecekler, bir yerde sonsuz kalmıyacaklardır. (Mektubat-ı Rabbanî,
Feraid-ül fevaid, Tac)
Da da, çölde ya ayıp da Peygamberleri i itmemi olana " ahik-ul-cebel" denir.
Bunlar mazurdur. Peygamber gelmemi hükmündedir. Bunların, peygamberlere inanmaları,
emrolunmadı. Bunlar için Kur'an-ı kerimin ( sra) suresinin on be inci ayetinde, (Peygamber
göndermeden önce, azab yapmayız) buyuruldu. ( sbat-ün-nübüvve)
mam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
(Bazı âlimler, insanların akıl ile Allahü teâlânın varlı ını, birli ini bilmelerinin
gereti ini bildirdiler. Allahü teâlâ, aklı, hakkı bâtıldan ayırmak için yaratmı sa da, akla hak
yol bildirilmedikçe akıl, bunu yalnız ba ına bulamaz. Peygamberleri duymamı kimse,
ahirette kabahati kadar mah er yerinde azab görecek, herkesin hakkı verildikten sonra, bütün
hayvanlar gibi yok edilecektir.) [C.1, m.259]

Mizan haktır, gerçektir


Sual: Kıyamet günü, ameller terazi ile nasıl tartılır?
CEVAP
Kıyamet günü, amelleri, i leri ölçmek için, bilmedi imiz bir (Mizan), bir ölçü aleti, bir
terazi vardır. Yer ve gök bir gözüne sı ar. Sevap gözü, parlak olup, Ar ın sa ında Cennet
tarafındadır. Günah tarafı, karanlık olup, A rın solunda, Cehennem tarafındadır. Dünyada
yapılan i ler, sözler, dü ünceler, bakı lar, orada ekil alarak, iyilikler parlak, kötülükler
karanlık ve i renç görünüp, bu terazide tartılacaktır. Bu terazi, dünya terazilerine benzemez.
A ır tarafı yukarı kalkar, hafif tarafı a a ı iner denildi. Âlimlerin bir kısmına göre, çe itli
teraziler olacaktır. Âlimlerin birço u da, (Terazilerin kaç tane ve nasıl oldukları dinde açık
bildirilmedi, bunları dü ünmemelidir) buyurdular.
manı olmayanlar, yani bütün kâfirler, ölünce sonsuz cehenneme gidecek ve orada
sonsuz kalacaktır. manlı olanların sevapları, günahları tartılacaktır. Sevabı fazla gelenler
cennete gidecek ve orada sonsuz kalacaktır. Bu konudaki âyet-i kerimelerden bazıları
öyledir:
(Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. O zaman hiç kimse hiçbir haksızlı a
u ratılmaz. Yapılan her i i, bir hardal tanesi kadar da olsa, adalet terazisine getiririz.
Herkesin hesabını görmeye yeteriz.) [Enbiya 47]
(Kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, onlara gönderilen
peygamberleri de mutlaka sorguya çekece iz!) [Araf 6]
(Yaptıkları her eyi kendilerine bir bir anlataca ız; çünkü onlardan uzak de iliz.)
[Araf 7]
(Kıyamet günü kurulacak mizan haktır, gerçektir. Tartıda sevapları a ır
gelenler, i te onlar kurtulu a erenlerdir.) [Araf 8]
(Sevapları tartıda hafif gelirse, i te onlar, âyetlerimize kar ı haksızlık
ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.) [Araf 9]
(Her insan ölümü tadacaktır. Kıyamet günü, ecirleriniz size mutlaka ödenecektir.
Cehennem ate inden uzakla tırılıp cennete sokulan kimse artık kurtulmu tur.)
[A. mran 185]
Hadis-i eriflerde de buyuruluyor ki:
(Adem o lu kıyâmette getirilir ve mizanın kefeleri önünde durdurulur. Ona bir
melek tayin edilir. E er mizanı a ır gelirse, vazifeli melek,. "Filan kimse bundan sonra
ebedi olarak kurtulmu tur.” der. Mizanı hafif gelirse, melek "Falan kimse de
kaybetmi tir" der. ) [Ebû Nuaym]
(Kulun Kıyâmette ilk hesaba çekilece i ameli namazdır. E er o düzgün çıkarsa,
di er amelleri de düzgün olur. E er o bozuk çıkarsa di er amelleri de bozuk olur.)
[Taberânî]

Ha rolurken
Sual: Kıyamet günü insanlar ha rolurken herkes karı ık mı olacak, yoksa aynı günahı
i liyenler birlikte mi olacaklardır?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde (Hepiniz bölük bölük gelirsiniz.) buyurulmaktadır. (Nebe 18)
Peygamber efendimize bu ayet-i kerimenin manası sorulmu , O da uzun ekilde
açıklamı tır. nsanların yaptı ı amellere göre çe itli ekillerde ha rolunaca ı bildirilmi tir.
Hadis-i erifin sonunda buyuruluyor ki:
(Maymun suretinde olanlar ko uculuk edenlerdir. Hınzır eklinde olanlar haram
yiyenlerdir. Ba ı üstü sürünenler, riba yiyenlerdir. Körler, hüküm verirken haksızlık
edenlerdir. Dilsiz ve sa ır olanlar, amellerini be enenlerdir. Dilleri gö üslerine sarkık
olanlar, i leri sözlerine uymıyan âlimlerdir. El ve ayakları kesik olanlar, kom ularını
incitenlerdir. Pis kokulu olarak gelenler, içki içen ve zina eden ve zekât vermiyenlerdir.
Katrandan elbise giyenler, insanlara kar ı büyüklenip kibirlenenlerdir. Allah
hepsinden korusun!) [Tibyan]
Daha ba ka ekillerde de hesap yerine gidilece i bildirilmi tir. Akıllı kimse, hiçbir
günahı küçük görmemeli, hepsinden kaçmalıdır.
Günaha ba ımlılık
Günah i liyen kâfir olmaz. Fakat her günah insanı küfre sürükler. Bir günaha müptela
olanın, yeni tabirle ba ımlılık kazanan kimsenin, o günahı bırakması çok zor olur. Artık o
kimse o günahı, günah gibi görmez. Günah i ledi i için suçu ona buna yüklemeye çalı ır.
ledi i günahlara kılıf arar. Günaha alı mak, o günahı günah olmaktan çıkarmaz.
çkiye müptela olan kimsenin, tedavi neticesinde, içkiden zor kurtuldu u bir gerçektir.
Uyu turucu kullananların durumu da böyledir. Bunlardan birine yakalanan kimse, kolay
kolay kurtulamaz. Az bir eyden zarar olmaz diyerek ba lanıyor, büyük felaketlere maruz
kalınıyor. Kötü alı kanlıklara elini veren kolunu alamıyor. Kumara, zina ve livataya alı mak
da böyle tehlikelidir. Sigaraya, hatta çaya bile alı an kolay kolay bırakamıyor.
Herkese günah i leten ruhu de il, nefsidir. Her insanın nefs-i emmaresi kâfirdir. Kâfir
olan nefsimiz, hep günah i lemek ister. Nefsine hakim olan, günahtan kendini alıkor. Kendi
rızası ile üç defa livata yaptıranın, alı ıp kadın gibi, bu i i istiyece i hadis-i erif ile
bildirilmi tir. Bu i e alı an kimse, (Ben erke im ama ruhum kadın) derse, nefsine, eytana
uymu olur. Hangi sebeple olursa olsun, bu i i yapan ve yaptıran lânetlenmi tir. Derhal tevbe
etmelidir! Cenab-ı Hak, tevbe edenlerin tevbesini kabul eder.
Kötü alı kanlıklara, günahlara müptela olma i lerine daha çok çevrenin etkisi
büyüktür. Çevreyi de i tirmeli, iyi insanlarla beraber olmalı, her haramdan kaçmaya
çalı malı ve bilhassa namazı asla aksatmamalıdır. Çünkü cenab-ı Hak, (Namaz insanı fah a
ve münkerden, [yani her türlü kötülükten] alıkor) buyuruyor.
Salih kimselerin kontrolü altında namaza devam eden kimse, her türlü kötü
alı kanlıktan kurtulur, tertemiz insan olur.

Hz. Mehdi ve Deccal


Sual: Hz. Mehdinin ve Deccalın çoktan gelip geçti i söyleniyor. Bunların alametleri
nelerdir? Hz. sa da ikinci defa gelmi midir?
CEVAP
imdi de il, her devirde cahil kimseler, bazı ahıslara Mehdi demi lerdir. Hatta
dengesi bozuk bazı kimseler kendilerine Mehdi demi lerse de, Hz. Mehdinin hadis-i erifle
bildirilip ehli olan âlimlerce açıklanan birçok alametleri vardır. bni Hacer-i Mekki
hazretlerinin (Alamat-i Mehdi), mam-ı Süyutî hazretlerinin (El-bürhan) ve mam-ı aranî
hazretlerinin (Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi) kitaplarında iki yüze yakın alameti
bildirilmektedir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi
benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya
zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizî]
(Yeryüzüne dört ki i malik oldu. kisi mümin, ikisi kâfir idi. Mümin olan
Zülkarneyn ile Süleyman aleyhisselam idi. Kâfir olan ikisi de, Nemrud ile Buhtunnasar
idi. Be inci olarak, benim evladımdan biri yeryüzüne malik olacaktır.) [ .Süyuti]
(Eshab-ı Kehf, Hz. Mehdinin yardımcıları olacak ve sa aleyhisselam bunun
zamanında gökten inecektir. sa aleyhisselam, Deccal ile harb ederken, Hz. Mehdi,
onunla beraber olacaktır. Bunun hükümdarlı ı zamanında, her zamankinin aksine
olarak ve hesabların tersine olarak, Ramazan-ı erifin 14. günü güne ve ilk gecesinde
ay tutulacaktır.) [ .Süyuti]
(Mehdinin ba ı hizasında bir bulut olacaktır. Buluttan bir melek, "Bu Mehdidir,
sözünü dinleyiniz" diyecektir.) [Ebu Nuaym]
mam-ı Rabbanî hazretleri de bu hadis-i erifleri naklettikten sonra buyuruyor ki:
(O hâlde insaf etsinler ki, bu alametler, [cahillerin Mehdi zannettikleri kimselerde ve]
o ölen adamda var mıdır, yok mudur?) [Mektubat c. 2. m.67]
Yine mam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
(Hz. Mehdi hükumet sürdü ü zaman, dini yayarken ve sünneti diriltirken, bid'at
i lemeye alı mı olan Medinedeki âlim, bid'atı güzel sandı ı ve ibâdet olarak yaptı ı için Hz.
Mehdinin emirlerine a arak "Bu adam bizim dinimizi yok etti" diyecektir. Hz. Mehdi bu
âlimi öldürecektir.) [C.1, m.255]
Deccal Öldürülecektir
Hz. sa, Hz. Mehdi ve Deccal hakkındaki hadis-i eriflerden bazıları da öyle:
(Mehdi benim soyumdan gelecektir.) [ bni Mace]
(Mehdi gelince daha önce görülmemi bir bereket olacak, ümmetim rahat
edecektir.) [ bni Ebi eybe]
( sa, evlatlarımdan Mehdinin arkasında namaz kılacaktır.) [ bni Hacer-i Mekki]
(Gaflete dü memek için Deccalın bazı alametlerini bildiriyorum. Boyu kısa,
ayakları çarpık, saçları kıvırcık, bir gözü sakattır.) [Ebu Dâvud]
(Deccal, Mekke ve Medine hariç her yere girer.) [Buharî, Müslim]
(Deccal çıkınca, ilah oldu unu söyler. Onu tasdik edenin imanı gider, sevabı yok
olur. Onu yalanlıyanın da geçmi günahlarına ceza verilmez.) [ Ebi eybe]
(Ademden, Kıyamete kadar Deccaldan büyük fitne yoktur.) [Müslim]
(Deccal çıktıktan sonra, sa aleyhisselam inip Deccalı öldürecektir.) [Müslim]
( sa aleyhisselam inince Deccalı öldürecektir.) [Ebu Dâvud]
(Sizin için Deccaldan daha çok sapık imamlardan korkuyorum.) [ .Ahmed]
( sa aleyhisselam, Deccalı öldürdükten sonra iki ki i arasında dü manlık kalmaz.)
[Müslim]
( sa aleyhisselam benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizî]
Kütüb-i sitteden Buharî, Müslim, Ebu Dâvud, bni Mace, Tirmizî ve di er hadis
âlimlerinin bildirdikleri bu hadis-i erifleri ve Ehl-i sünnet âlimlerinin açıklamalarını akıl ve
iman sahibi hiç kimse inkar edemez. Tevil etmek de dinimize aykırıdır. Herkes dinin
hükümlerini tevil etmeye kalkarsa ortada din diye bir ey kalmaz. Bu kadar açık deliller
kar ısında, Hz. Mehdinin ve Deccalın gelip geçti ini söylemek büyük cahillik veya büyük
taassup olur. Hz. Mehdi ve Deccal gelmi olsaydı, Kıyamet de kopmu olacaktı.

Hz. sa ölmedi
Sual: Hz. sa öldürüldü mü yoksa gö e mi kaldırıldı? Gö e kaldırıldıysa tekrar yere
inecek midir?
CEVAP
sa aleyhisselam öldürülmedi, gö e kaldırıldı. Allahü teâlâ, Nuh aleyhisselamı
tufandan, brahim aleyhisselamı ate ten kurtardı ı gibi, sa aleyhisselamı da, yahudilerin
elinden kurtarmı , Hz. saya ihanet ederek bulundu u yeri haber veren, yahudi casusu bir
münafık, Hz. saya benzeterek onu öldürtmü tür. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Yahudiler, sa aleyhisselamı öldürmek için, tuzak kurdular; Allah da onların
tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların, hilekarlı a kar ı ceza verenlerin, en
güçlüsü, en hayırlısıdır.) [Al-i mran 54]
(Allah buyurmu tu ki: Ey sa, seni nezdime yükseltece im) [A-i mran 55]
(Allahın resulü Meryem o lu sayı öldürdük dedikleri için yahudileri lânetledik.
Onlar sayı öldürmediler, asmadılar da. Öldürülen, kendilerine sa gibi gösterildi.)
[Nisa 157]
(Do rusu Allah onu [ sa aleyhisselamı] kendi nezdine kaldırmı tır.) [Nisa 158]
(Elbette o [ sa aleyhisselamın Kıyamete yakın gökten inmesi], Kıyametin
yakla tı ını gösteren bilgidir. Sakın bunda üphe etmeyin.) [Zuhruf 61]
Hz. sa Gökten necek
sa aleyhisselamın gökten inece ini bildiren hadis-i eriflerden birkaçı öyle:
(Deccal, çıktıktan [bir müddet] sonra, Allah, sayı gönderecek, sa aleyhisselam,
Deccalı öldürecek, bundan sonra iki ki i arasında dü manlık olmayacaktır.) [Müslim]
( sa, gökten inince, slâm için sava acak, müslümanlardan ba kası helak olacak,
Deccal da helak olacaktır. Her yerde sükun, emniyet meydana gelecek. Öyle ki aslanla
deve, kaplanla inek, kurtla kuzu serbestçe dola acak, çocuklar yılanlarla oynıyacaktır.)
[Ebu Dâvud]
( sa gelince, kin ve nefret ortadan kalkacaktır.) [Müslim]
( sa, evlatlarımdan Mehdinin arkasında namaz kılacaktır.) [ .Hacer-i Mekki]
( sa, Deccalı öldürdükten sonra iki ki i arasında dü manlık kalmaz.) [Müslim]
( sa, inince, evlenecek, bir o lu olacak, kırk yıl kadar ya ayıp ölecek ve benim
yanıma defnedilecektir.) [Tirmizî]
(Yemin ederim ki, Meryem o lu sa, adil bir hakem olarak gökten inince, haçı
kırar, domuzu öldürür, slâmdan ba kasını redderk, mal o kadar çok olur ki, kimse
dönüp de bakmaz.) [Buharî] [Hadis-i erifte geçen "Domuzu öldürür" demek "Domuz eti
yemeyi yasaklar" demektir. Haçı kırar, yani Hıristiyanlı ı kaldırır. Ba ka bir hadis-i erifte
(Mizmarları kırar) buyuruldu. Yani her çe it çalgıyı yasak eder.]

Hz. sanın Müjdesi


Sual: ncilde Peygamber efendimizin gelece i bildirilmi midir?
CEVAP
Barnabas ncilinde, Hz. sanın, son Peygamberin gelece ini, isminin [Muhammed ile
aynı manadaki] Ahmed olaca ını) bildirdi i açıkça yazılıdır. Bu husus, Kur'an-ı kerimde de
bildirilmektedir:
(Meryem o lu sa "Ey srailo ulları, benden önce gelmi olan Tevratı tasdik
eden, benden sonra gelecek ve ismi Ahmed olan bir Peygamberi müjdeliyen, size
gönderilmi bir Peygamberim" demi ti. Ancak, o kendilerine apaçık delillerle
[mucizelerle] gelince, bu apaçık bir sihirdir dediler) [Saf 6]
Gayrı müslimler, Peygamber efendimizin mucizelerine sihir dedikleri gibi, Hz. Musa
ve Hz. sanın mucizelerine de sihir demi lerdi.
Hz. sa, peygamber oldu unu bildirince, yahudiler, mucize göstermesini istediler. "Bu
hastayı iyile tir" dediler. O da mübarek elini sürünce hasta iyile ti. " u körün gözünü aç"
dediler. O da mübarek elini sürünce gözleri açıldı. Baktılar dedikleri oluyor. Daha zor bir ey
istediler. " u ölüleri dirilt" dediler.
Hz. sa, duâ edince, istedikleri ölüler de dirildi. Daha zor bir ey aradılar. "Çamurdan
bir ku yap, memeli ve di leri olsun, hayz görsün, yavru do ursun" dediler.
Hz. sa, çamurdan yaptı ı ekle üfürünce, bildirdikleri vasıfta bir hayvan [yarasa]
meydana geldi. (Al-i mran 4)
Hz. sa be ikte konu tu ve çe itli mucizeler gösterdi. Peygamber efendimizin de bin
kadar mucizesi görüldü. Buna ra men yahudiler ve di er kâfirler "Bu bir sihir " diyerek
inanmadılar.
Hz. sa, son peygamber Muhammed aleyhisselamı müjdeleyince, havariler, Onun
ümmetinin nasıl olaca ını suâl ettiler. Hz. sa da (Bizden sonra gelecek ümmet, âlim,
hakim, takva ehli iyi insanlardır. Allahü teâlâdan gelen az rızka razı olacaklar. Allahü
teâlâ da, onların az ameline razı olacaktır) buyurdu. Bu vasıfların hepsi Eshab-ı kiramda
var idi. (Tibyan)

Hz. sadan sonra


Sual: Hz. sa ile Hz. Muhammed arasında peygamber gelmi midir?
CEVAP
Hz. Ademden beri birçok peygamber geldi i kitaplarda yazılıdır. Bunlardan bin senede
bir gelene (Resul) denir. Her asırda en az bir peygamber gelerek, Resullerin bildirdi i dinleri
kuvvetlendirmi lerdir. Resullere tabi olan bu peygamberlere (Nebi) denir. Hz. sadan sonra
da nebiler gelmi tir. Mesela Hz. Yahya, sa aleyhisselamla aynı senede do mu tur. Hz. saya
ncil inince, Hz. Yahya da Ona tabi olup ncilin hükümlerini bildirmi tir. Hz. sadan sonra da
nebiler [peygamberler] gelmi tir. Bunlardan üçünün hayatı, gazetemizin yayınlarından
Peygamberler Tarihi Ansiklopedisinin 5. cildinde bildirilmi tir. Bunlar, emun, Circis ve
Halid bin Sinandır. (Aleyhimüsselam)

Cennetin Büyüklü ü
Sual: Kafadan bulu lar yapmakla ün salan bir yazar, Cennetin bildi imiz
gezegenlerden birinde olaca ını söylüyor. Böyle bir ey mümkün müdür?
CEVAP
Bugün bildi imiz bütün yıldızlar ve gezegenler birinci kat semadadır. Semalar ise yedi
kattır. Di er katların ise bilinen bu semadan çok büyük oldu u bildirilmi tir. Cennet
hakkında Kur'an-ı kerimde ve hadis-i eriflerde bilgi vardır. Cennetin geni li inin yer ile
gö ün geni li i kadar oldu u Kur'an-ı kerimde bildirilmi tir. (Hadid 21)
Bu durumda Cennetin gezegenlerde olması mümkün de ildir. Cennet daha yukarı
semalardadır. (Deylemî)

Cenneti istemeli
Sual: Okudu um muteber eserlerde "Cenneti istemem; Allahı görmek isterim."
demenin caiz olmadı ı, böyle söyliyenin küfre dü ece i bildiriliyor. Yunus Emre ve daha
ba ka evliyanın böyle sözler söyledi i görülüyor. Bunların izahı nasıldır?
CEVAP
Allahü teâlâ, Cenneti be enmekte ve onu övmektedir. Bir kimsenin, övülen, be enilen
Cenneti, be enmemesi, istememesi, Allahü teâlânın be endi ini be enmemek, Onun isteyin
dedi i eyi istememek olur. Bu bakımdan Cenneti istememek caiz de ildir.
Yunus Emre gibi Hak a ıklarının, vahdet-i vücuda mensup evliyanın sözleri ancak
teville anla ılır. Yunus Emre hazretleri diyor ki:

Cennet Cennet dedikleri,


Birkaç kö kle, birkaç huri
steyene ver sen anı.
Bana seni gerek seni.

Böyle sözleri tasavvuf sarho u bir velî söylerse, o zaman tevil edilir. Yunus Emre bu
sözleriyle, (Ben yalnız Cennete gitmek niyetiyle de il, sırf senin rızan için ibâdet ediyorum.)
demek istiyor. Zaten her müminin de, Allah rızası için ibâdet etmesi gerekir. Sadık kul,
cenab-ı Hakka hep (Senin rızan, senin rızan) der. Bunun için a ık Yunus da (Bana seni gerek
seni) diyor. Hallac-ı Mansurun (Enel Hak) demesi de böyle tevil edilir. Bu sözüyle (Ben
yokum, Allah vardır.) demek istiyor.

Tasavvuf sarho lu u
Vecd ve hâl sahipleri, tasavvuf sarho lu u ile uurlarını kaybettikleri zaman,
sözlerinde ve i lerinde mazur olurlar. Tasavvuf sarho larının dine uymıyan sözlerine ve
i lerine, ba kalarının uymaları caiz de ildir. Kendileri günaha girmezlerse de, bunlara
uyanlar günaha girer. (Merec-ül-bahreyn)
mam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: Allahü teâlâyı istemek ve sevmek, ahıreti
istemek ve sevmektir. Çünkü Allahü teâlâya kavu mak, ahırette vâd edilmi tir ve Allahü
teâlânın kulundan rızası, ahırette belli olacaktır. Hak teâlâ, ahıreti sever. Be enilenden yüz
çevirmek, sekrdir. Allahü teâlânın davet etmesine ve be enmesine kar ı gelmektir. Yunüs
suresinin 25. ayetinde (Allahü teâlâ, Dar-üs-selama [cennete] ça ırıyor) buyurmaktadır.
Allahü teâlâ, ahırete ça ırmaktadır. Ahıretten yüz çevirmek, Hak teâlâya kar ı gelmek olur.
Onun be endi i eyi ortadan kaldırmaya u ra mak olur.
Cennetin a açları, nehirleri dünyada olanlara hiç benzemez. Bunlarla hiçbir ilgileri
yoktur. Hatta, bunların zıttı, tersidir. Cennetin a açları, nehirleri ve orada olan her ey,
dünyadaki ibâdetlerin, iyiliklerin sonuçları, meyveleridir.
Peygamber efendimiz buyurdu ki, (Cennette a aç yoktur. Oraya çok a aç dikiniz!)
Oraya a acı nasıl dikelim dediklerinde, (Tesbih, tahmid, temcid ve tehlil okuyarak)
buyurdu. Yani (Sübhanallahi velhamdü lillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber)
diyerek Cennete a aç dikiniz, buyurdu.
Cennette bulunan her ey, dünyadaki ibâdetlerin, iyi i lerin neticeleridir. Allahü
teâlânın kemallerinden herhangi biri, bu dünyada, iyi sözlerde ve iyi i lerde yerle tirilmi
oldu u gibi, bu kemalat, Cennette, lezzetler, nimetler perdesi altında meydana çıkar. Bunun
içindir ki, oradaki lezzetleri, nimetleri Allahü teâlâ be enir. Bunları tatmak, Cennette sonsuz
kalmaya ve Allahü teâlâya kavu maya sebeb olur. [Müjdeci Mektublar 302]
Büyükler, Cenneti, Allahü teâlânın razı oldu u yer oldu undan ve Cenneti istiyenleri
sevdi i için, isterler. Cehennemden sakınmaları da, Allahü teâlânın gazab etti i yer oldu u
içindir. Yoksa, Cenneti istemeleri, nefislerine tatlı geldi i için de ildir. Cehennemden
kaçınmaları, orada azab ve sıkıntı oldu u için de ildir. Çünkü bu büyükler, sevgilinin yaptı ı
her eyi güzel görür. Bunları kendilerinin, matlubu, maksadı bilirler.
Yunus Emre aynı iirinde diyor ki:
A kın ile yanıyorum, bana seni gerek seni.
Adını hep anıyorum, bana seni gerek seni.
Ne varlı a sevinirim, ne yoklu a yerinirim
A kın ile avunurum bana seni gerek seni.
A kın â ı ı öldürür, a k denizine daldırır
Arananı buldurur, bana seni gerek seni.
A kın arabından içem, Mecnun olup da a dü em,
Sensin benim hep endi em, bana seni gerek seni.
A ıklara Mevla gerek, Mecnunlara Leyla gerek,
Sofulara cennet gerek, bana seni gerek seni.
E er beni öldürseler, külüm gö e savursalar,
Topra ım yine ça ıra bana seni gerek seni.
Yunus Emre benim adım, gün geçtikçe artar odum
ki cihanda maksudum bana seni gerek seni.

Hayal edilmeyen nimetler


Sual: Bazı kimseler, bal yiyen baldan bıkar, cennet ne kadar güzel olsa da, insan bu
nimetlere bıkar diyerek cennette monoton hayat olaca ını zannediyorlar. Bu hususta
açıklama yapar mısınız?
CEVAP
Bu çok yanlı bir dü üncedir. Cennette monoton hayat yoktur. Dinimiz, iki günü aynı
olanın ziyanda oldu unu bildirir. Ahirette de her gün nimetler artacak, iki gün e it
olmayacaktır. Her gün aynı eylerden farklı ve daha fazla zevkler alınacaktır. Yine her gün
farklı eylerle, faklı nimetlere kar ıla ılacaktır. Allahın gücünden üphe etmemelidir. nsan,
bilmedi i eyleri, bildi i eylerle mukayese eder. Hâlbuki bilinmeyen ey, bilinen eye kıyas
edilmez. Hadis-i eriflerde buyuruluyor ki:
(Dünya, mümine zindan gibidir.) [Müslim], (Dünya, ana rahmine göre cennet,
cennete göre ise çöplük gibidir.) [M.Name]
Çöplükle cennet mukayese edilir mi? Ana rahmindeki bir çocu un, nasıl ki, dünyaya
gelip, çe itli olaylara kar ıla aca ını bilmesi mümkün de ilse, cennete gidecek müminin de,
orada kavu aca ı nimetleri bilmesi mümkün de ildir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Cennette hiç kimsenin görmedi i, i itmedi i ve hayâl bile edemedi i nimetler
vardır.) [Müslim] , (Cennet nimetleri ile, dünyadakiler arasında yalnız isim benzerli i
vardır.) [Beyhekî]
Rüya ile dünya hayatı bile mukayese edilmez. Rüyada gözlerimiz kapalı oldu u hâlde
çok yerleri görürüz. Dilimiz oynamadı ı hâlde konu uruz. Yani görmemiz göz ile
konu mamız dil ile de ildir. itmemiz kulak ile yürümemiz ayak ile de ildir. Rüyada
hükümdar olsak ne çıkar. Az sonra uyanınca, hayâl oldu u görülür. te dünya hayatı da,
rüya gibidir. Asıl hayat olan ahirette hükümdar olmak gerekir. Hadis-i erifte, ( nsanlar
uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruldu. Nasıl ki, rüyadaki eyleri bile dünyadaki
nimetlerle mukayese etmek uygun de ilse, dünyadaki eyler de, cennetteki nimetlerle
mukayese edilmez. Allahın sonsuz kudretine inananın, Onun bildirdi i her eye inanması
gerekir. Cenab-ı Hak, cennette sıkıntı olmayaca ını, cennet ehline istedikleri her nimetin
verilece ini bildiriyor. Cennet nimetleri yanında, dünya nimetleri, onların gölgesi, resmi gibi
bile de ildir. A acın resmi ile kendisi nasıl aynı ey de ilse, cennet nimetleri yanında
dünyadakiler de öyledir. Allahü teâlâ, dünyaya mahsus nimetleri, yoktan yarattı ı gibi,
ahirette de, hatıra, hayâle gelmeyen nimetleri yoktan yaratacaktır. Allah için güçlük olmaz.
Cennette, üzüntü, sıkıntı yoktur. Birkaç âyet-i kerime meali:
( yilik edenlere, en güzel mükâfat ve daha fazlası vardır. Yüzlerinde keder ve
zilletten bir eser yoktur.) [[Yunus 26]
(Cennetin neresine bakarsanız bakın, bol nimet ve büyük saltanat görürsünüz.)
[ nsan 20]
(Mümin olarak salih amel i leyeni, sıkıntısız güzel bir hayat içinde ya atır,
yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıraca ız.) [Nahl 97]
( yi amellerinin mükâfatı olarak, insanları memnun edecek neler hazırlandı ını
hiç kimse bilemez.) [Secde 17]
Hadis-i eriflerde de buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, “Salihlere gözlerin görmedi i, kulakların i itmedi i ve insanın hatırına
gelmeyen eyler hazırladım” [Buhârî]
(Cennete giren ölmez, ebedî ya ar. Hep mutlu olur, üzülmez, ümitsizli e dü mez,
elbisesi eskimez ve gençli i gitmez.) [ bni Ebiddünya]
(Cennet ehli, hiç hastalanmaz ve ya lanmaz; hiç üzülmez ve hep ne eli olur.)
[Müslim]
(Cennetinki hariç, her nimet yok olur. Cehenneminki hariç, her kaygı kesilir.)
[ bni Lâl]
(Ancak cennete giren rahata kavu ur.) [ . Ahmed]
Nedir milletin bu mezhepsizlerden çekti i
Sual: Elimde (Do umundan ölümüne kadar Hz. sa) isimli doktora tezi olarak
yazılmı bir kitap var. Kitapta yazar, “Hz. sa ölmü tür, Mehdi ve Deccal diye bir ey yoktur.
Bunlar birer hurafedir” diyor. Kitabı size gönderiyorum. Cevap verir misiniz?
CEVAP
Tam bozuk düzene uygun, bozuk bir kitap. Tam kıyamet alametlerinden biri.
slam âlimleri, ot veriyormu gibi atı kandıranlara bile itimat etmezken, bu yazar,
piyasada ne kadar kansız, sütü bozuk, mason, mezhepsiz varsa onları ahit olarak göstermi .
Halbuki namaz kılmayanların, açıktan günah i leyenlerin, tesettür dü manlarının,
mezhepsizlerin ahitlikleri kabul edilmez.
Birkaç mezhepsiz, Hz. sa öldü diye kitap yazmı , bu da, (Bak falanca da sa öldü
diyor) diyerek mezhepsizleri delil olarak gösteriyor. Mesela, ibni Teymiye, Ehli sünnetten
ayrılarak Zahiriye mezhebine giren felsefeci ibni Hazm, Zeydi evkani, ibni Teymiyeci
Alusi, mason Abduh, bu masonun çömezlerinden Re it Rıza, Mahmut eltut, Mustafa.
Meragi, S.Kutup, mucizeleri inkâr eden M. Hamidullah, süper mezhepsiz Elbani,
Mason Ömer Rıza Do rul, tesettürü inkâr eden Hüseyin Atay, dü ük faize cevaz veren
Süleyman Ate ve benzerleri ahit gösterilmi tir.
Bunları okuyunca kıyametin alametlerini bildiren u hadis-i erifleri hatırladım:
(Ahir zamanda ilim kalkar, cehalet ço alır.) [ bni Mace]
(Sadece tanıdıklara selam verilir. Sıla-i rahm kalkar ve yalancı ahidler ve
yazarlar ço alır.) [Hakim]
(Do ru söyleyenler yalanlanır, yalancılar kabul görür.) [ .Ahmed]
( ler, ehli olmayana verilir.) [Buharî]
(Bu dinin ba langıcı gibi, sonu da garip olur!) [Tirmizî]
Yazar, “Hz. sa ölmü tür, Mehdi ve Deccal diye bir ey yoktur. Bunlar birer hurafe ve
mitolojidir” diyor.
slam âlimlerinden hiç mi nakil yok denirse, göz boyamak için bazılarının ismi var ise
de, te et geçiyor, yani falanca âlim ölmedi diyorsa da, diyerek onun sözüne önem
verilmiyor. Dört mezhep imamından, mam-ı Gazali ve imam-ı Rabbaniden hiç nakil yok.
Bu konularda özel kitabı bulunan ibni Haceri Mekki hazretleri de, senet olarak de il,
iki yerde tenkit edilerek ismi geçiyor. bni Hacer-i Mekki hazretlerinin (Alamat-i Mehdi),
mam-ı Süyutî hazretlerinin (El-bürhan) ve mam-ı aranî hazretlerinin (Muhtasar-ı
Tezkire-i Kurtubi) kitaplarında iki yüze yakın, Hz. Mehdi’nin alameti bildirilmektedir.
Bunları yok sayıp, hurafe demek, ilme ihanettir, kıyamet alametidir. Tefsirlere geçmeden
önce, Nisa suresindeki iki âyetin mealine bakalım:
(Allahın resulü Meryem o lu sa’yı öldürdük dedikleri için yahudileri, lânetledik.
Halbuki onlar sa’yı öldürmediler, asmadılar da, öldürülen kimse, kedilerine sa gibi
gösterildi. Onun hakkında ihtilâfa dü enler tam bir kararsızlık içinde; bu konuda
zandan ba ka hiçbir bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler. Bilâkis Allah
sa'yı kendi nezdine kaldırmı tır.) [Nisa 157-158]
Allahü teâlâ, bu âyetlerde Hz. sa’nın öldürülmedi ini kesin olarak bildiriyor. leride
gelecektir, kendi nezdinden maksat, gö e kaldırılmasıdır. Yoksa Allah mekandan
münezzehtir, gökte de ildir. Gökleri de o yaratmı tır. Yaratılan ey, yaratana mekan olamaz.

Hz. sanın gökten inmesi


Bu iki âyette, Hz. sa’nın öldürülmedi i, gö e kaldırıldı ı açıkça, tevile fırsat
kalmayacak ekilde, bildirilmektedir. Mezhepsizler, bu iki âyeti görmezlikten geliyor ve u
âyetleri de tevil etmeye çalı ıyorlar:
(Allah demi ti ki: Ey sa, seni vefat ettirece im, seni nezdime yükseltece im, seni
inkâr edenlerden arındıraca ım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün
kılaca ım. Sonra dönü ünüz bana olacaktır.) [Al-i mran 55].
(Elbette onun [ sa’nın kıyamete yakın gökten inmesi], kıyametin yakla tı ını
gösteren bilgidir. Sakın bunda üphe etmeyin.) [Zuhruf 61] [A a ıda ki yazılarda bu
âyetleri Ehl-i sünnet âlimlerinin nasıl tefsir ettikleri görülecektir.]
En iyi tefsir elbette Resulullah efendimizinkidir. Bu husustaki hadis-i eriflerden
birkaçı öyledir:
(On alâmet çıkmadan kıyâmet kopmaz. Biri sa’nın inmesidir.) [Müslim, E.
Davud, Tirmizî, . Mâce,Nesai, .Ahmed,Taberani, .Hıbban, .Cerir] (Bu 9 muhaddisi inkâr
eden mezhepsizlere ne denir)
( sa, âdil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak,[Hıristiyanlı ı kaldıracak]
domuzu öldürecek, [domuz etini yasaklayacak] slâmdan ba ka eyi kabul etmiyecektir.)
Ebu Hureyre der ki: "Nisa suresinin, (Kitap ehlinden hiç kimse yoktur ki,
ölümünden önce onun [ sa'nın] hak peygamber oldu una iman etmesin. Kıyamet
gününde ise [ sâ] onlar aleyhine âhitlik edecektir.) [mealindeki 159.] âyetini okuyun.)
[Buhari Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, bni Ebi eybe]
( sa, inecek, slâmiyet yolunda sava acaktır. Yeryüzünde sükun emniyet meydana
gelecektir. O kadar ki aslan deveyle, kaplan inekle ve kurt kuzuyla serbestçe dola acak,
çocuklar yılanlarla oynayacaktır. sa kırk yıl, ya adıktan sonra ölecektir.) [Ebu Dâvud]
( sa benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizî]
( sa gelince Deccalı öldürür.) [Müslim, .Ahmed, Taberani, Ruyani, Ziya el makdisi]
(Bir ümmet ki ba ında Ben, sonunda sa gelir. Allah onları hor etmez.) [Hâkim,
Ebu Nuaym]
(Ne mutlu sa indikten sonraki hayata...) [E.Nuaym]
(Ahir zamanda sa indikten sonraki hayat ne güzeldir. Ya mur ya dırması için
gökyüzüne, bitki bitirmesi için yeryüzüne izin verilir. Tohumu düz bir ta a ekersen
ye erir. Bir ki i aslanın yanından geçer aslan ona zarar vermez. Yılana basar da, onu
sokmaz. nsanlar arasında menfaat mücadelesi, kar ılıklı haset ve kin olmaz.) [Ebû
Said-en-Nakka ]
Bu kadar hadis-i erifi inkâr eden mezhepsizlerin dili kurusa yeri vardır.

Hz. sa gökten inecektir


Önce kolay bulunması bakımından Tibyan tefsirine bakalım: Nisa suresinin 157 ve
158. Âyeti tefsir edilirken, Hz. sa’nın öldürülmedi i, asılmadı ı, öldürülenin ona
benzetildi i ve Hz. sa’nın ref edildi i, yani gö e kaldırıldı ı bildirilmektedir. (Tibyan
c.1,s.365), Al-i imran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise öyle buyuruluyor: (Hz. sa diri
olarak gö e kaldırıldı. Buhari ve Müslim’in rivâyet etti i hadiste, Hz. sa, kıyamete yakın
yere inecek, peygamber efendimizin eriati ile hükmedecek, Deccalı, domuzu öldürecek ve
haçı kıracaktır. Yeryüzünde 7 sene, ba ka bir rivâyette 40 sene kalacak ve vefat ederek
cenaze namazı kılınacaktır. 40 sene dünyada kaldı ı ömrü olabilir. Gö e kaldırılmadan önce
33, gökten indikten sonra da 7 sene kalacaktır. Toplamı 40 tır. (Tibyan c.1, s.233), Zuhruf
suresi 61. Âyetinin tefsirinde ise öyle buyuruluyor: sa aleyhisselamın inmesi kıyamet
alametidir. (Tibyan c.4, s.137)
Türkçe meallerin en kıymetlisi kabul edilen Hasan Basri Çantay’ın mealinde, Nisa
suresinin 157 ve 158. âyetinde diyor ki: Hz. sa’nın öldürülmedi, asılmadı, öldürülen ona
benzetildi ve Hz. sa gö e kaldırıldı. Bu Celaleyn tefsirinden alınmı tır. (Kur’anı hakim ve
meali kerim c.1, s150), Al-i imran suresinin 55. âyetinin tefsirinde ise diyor ki: (O zaman
Allah, öyle demi ti: Seni öldürecek olan onlar de il, benim, seni kendime yükseltip
kaldıraca ım.) Dip notunda ise, (Hz. sa, Nisa suresinin 157ve 158. âyetine göre,
dü manları tarafından öldürülmemi , Allah onu ruhu ve cesedi ile birlikte, yükseltip
kaldırmı tır.) Buhari ve Müslim’deki, Kıyamete yakın inece ini bildiren hadisi erif
nakledilmi ve “Bu hususta sahih ba ka haberler de var” denmektedir. (Kur’anı hakim ve
meali kerim c.1, s.92)
Zuhruf suresi 61. Âyetinin tefsirinde ise, Hz. sa’nın inmesinin kıyamet alametlerinden
oldu u bildirilmektedir. Dipnotta ise, bu bilgileri Beydavi, Celaleyn ve Medarik’ten aldı ı
bildirilmektedir. bni Abbas hazretlerinin, (Hz. sa’nın nüzulü (yere inmesi), kıyamet
alametlerindendir) ifadesine de yer verilmi tir. Buhari ve Müslim’deki Hz. sa’nın inece ini
bildiren hadis-i erif de ilave edilmi tir. (Kur’anı hakim ve meali kerim c.3, s.900)
Nisa suresinin 157 ve 158. âyetinin tefsiri, mezhepsizlerin tefsirlerinde de aynen
bildiriliyor, (Hz. sa ölmedi ve gö e kaldırıldı) deniyor. Re it Rıza mezhepsizi ise, âyetleri
tevil etmi , “Hz. sa öldü” demi tir. mam-ı Kurtubi, El-camiu liahkamil Kur’an isimli
eserinde diyor ki: Zuhruf süresi 61. âyetinde O muhakkak kıyamet bilgisidir, alametidir
ondan üphe etmeyin buyuruluyor.
bni Abbas, Mücahid, Dahhak, Elsediy ve Katade yine buyurdu ki. Deccalın da
kıyamet alametlerinden oldu u gibi âyeti kerime Hz. sa’nın çıkı ını da kıyamet
alametlerinden oldu unu bildirir. Çünkü Allahü teâlâ onu kıyametin kopmasından önce
gökten indirecektir. bni Abbas, Ebu Hüreyre, Katade, Malik bin Dinar ve Dahhak alamet
olarak bildirdiler. bni Mesud dedi ki: Resulullah miraca çıkarken Hz. sayı gördü. Hz. sa
(Kıyamet alameti Deccalın çıkmasıdır, ben inip onu öldürece im) dedi. Deccal çıktı ı an
Allahü teâlâ sa’yı gönderir onu koklayan kâfirin nefesi kesilip ölür ve Deccalı öldürür.
(Müslim, bni Mace, Ebu Davud, . Ahmed, Taberani, Suyiti, . Münavi, Nevevi, Kenzil
ummal, Mecmul zevaid)
Deccal da gelecektir
En’am suresinin (Rabbinin bazı alametleri geldi i gün, iman etmemi veya
imanında hayır kazanmamı olana, [imanı fayda vermez.) mealindeki 158. âyetini
açıklayan peygamber efendimiz buyurdu ki: ( u üç ey ortaya çıkınca, iman etmemi veya
imanından hayır görmemi olana, imanı fayda vermez: Güne in batıdan do ması,
Deccal ve Dabbetülarz.) [Müslim,Tirmizî,Beyheki]
(Deccal do u taraftan çıkar.) [Müslim Ebu Davud, Tirmizi .Mâce, .Ahmed, .Ebi
eybe, Hâkim]
(Deccalın bir gözü kördür.) [Buharî, Müslim, Ebu Davud, Ebu Nuaym]
(Deccalın boyu kısa, saçları kıvırcıktır.) [Ebu Dâvud]
(Deccal mekke ve Medineye giremez.) [Buharî, Müslim, Muvatta, Tirmizi, . Ahmed]
(Deccal’ın çocu u olmaz.) [Ahmed]
(Deccal, ilah oldu unu söyler.) [ .Ebi eybe]
(Ademden, Kıyamete kadar Deccaldan büyük fitne yoktur.) [Müslim]
(Deccal, bir kimseyi öldürüp diriltecektir.) [Buhari, Müslim]
(Miracta Deccalı da gördüm.) [Buhârî, Müslim, .Ahmed]
( sa inip Deccalı öldürecektir.) [Müslim, Ebu Dâvud]
( sa, Deccalı öldürdükten sonra iki ki i arasında dü manlık kalmaz.) [Müslim]
(Taybe, körü ün demirin pasını çıkardı ı gibi Deccalı çıkarır.) [Buhari, Müslim,
Tirmizi]
(Her peygamber, ümmetini Deccal ile korkuttu.) [Buhari, Müslim]
( manın aslından olan üç ey: Lâilâhe illallah diyene, günah i ledi i için kâfir
denmez. Cihad, Deccalle sava an bu ümmetin son ferdine kadar devam eder. Kadere
iman.) [Ebu Dâvud]
(Ümmetimden hak üzere devam edenler, Deccalla da sava ırlar.) [Ebu Davud]
( sa, Deccalla sava ırken, Mehdi, onunla beraber olacaktır.) [ .Süyuti]
(Yalancı Deccaller, sizin ve ceddinizin i itmedi i eyleri anlatırlar, onlardan
sakının.) [Müslim]
(Yedi eyden önce amelde acele edin. Amel için neyi bekliyorsunuz, azdırıcı
fakirli i ve zenginli i mi, ifsat edici hastalı ı mı, aklınızı alacak ihtiyarlı ı mı, âni
ölümü mü, Deccalı mı, yoksa kıyameti mi bekliyorsunuz? Kıyamet ise hepsinden
kötüdür.) [Tirmizi, Nesâî]
(Deccalın fitnesinden Allah'a sı ının!) [Müslim, Ebu Dâvud]
(Kehf suresinin ba veya sonundan on âyet ezberleyen Deccalın errinden emin
olur.) [Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, .Ahmed]
(On alâmet çıkmadan Kıyâmet kopmaz. Biri Deccaldır) [Müslim, E.Davud,
Tirmizî, .Mâce]
Peygamber efendimiz, (Deccal’ın son günleri o kadar kısa olur ki, sizden biriniz
Medine kapısından çıkıp, tepesine varıncaya kadar, ak am olacaktır) buyurunca, (Ya
Resûlullah, o kısa günlerde nasıl namaz kılaca ız) dediler. Cevaben buyurdu ki: (O uzun
günlerde takdir etti iniz gibi takdir edeceksiniz.) [ bni Mâce]
(Sizin için Deccaldan daha çok sapık liderlerden korkarım.) [ .Ahmed]
Bu kadar hadis-i erifi inkâr eden mezhepsizlere ne demek gerekir ki?

Hazret-i Mehdi de gelecektir


bni Hacer-i Mekki, (Alamat-i Mehdi), mam-ı Süyutî, (El-bürhan) ve mam-ı aranî
(Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi) kitabında iki yüze yakın, Hz. Mehdi’nin alameti
bildirilmektedir. Hz. Mehdi için hurafe demek, ilme ihanettir, kıyamet alametidir. Bu
konudaki hadis-i eriflerden birkaçı öyledir:
(Kıyamet kopmadan önce, Allahü teâlâ, benim evladımdan birini yaratır ki, ismi
benim ismim gibi, babasının ismi, benim babamın ismi gibi olur. Ondan önce dünya
zulümle dolu iken, onun zamanında adaletle dolar.) [Tirmizî, .Asâkir],
(Yeryüzüne dört ki i malik oldu. kisi mümin Zülkarneyn ile Süleyman idi. kisi
kâfir, Nemrud ile Buhtunnasar idi. Be inci olarak, benim evladımdan biri yeryüzüne
malik olacaktır.) [ .Süyuti]
(Eshab-ı kehf, Hz. Mehdinin yardımcıları olacak ve Hz. sa bunun zamanında
gökten inecektir.) [ .Süyuti]
(Mehdinin ba ı hizasında bir bulut olacaktır. Buluttan bir melek, "Bu Mehdidir,
sözünü dinleyiniz" diyecektir.) [Ebu Nuaym]
mam-ı Rabbanî hazretleri de bu hadis-i erifleri naklettikten sonra buyuruyor ki: (O
halde insaf etsinler ki, bu alametler, Mehdi zannedilen kimselerde var mıdır?) [Mektubat
2/67] (Hz. Mehdi, sünneti diriltirken, bid'at i lemeye alı mı olan Medine’deki âlim, bid'atı
güzel sandı ı ve ibadet olarak yaptı ı için Hz. Mehdinin emirlerine a arak "Bu adam bizim
dinimizi yok ediyor" diyecektir. Hz. Mehdi bu âlimi öldürecektir.) [1/255], (Kıyâmet
alâmetlerinin hepsi do rudur. Güne , batıdan do acak, Hz. Mehdî ve Deccal çıkacak, Hz. sa
gökten inecek, Yecüc ve Mecüc yeryüzüne yayılacaktır.) [2/67]
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah'ın
halifesi Mehdi vardır.) [Hâkim, .Ahmed Deylemî]
(Nasıl helâk olur bir ümmet ki, ba ında Ben, sonunda Meryem o lu sa ve
ortasında da ehli beytimden Mehdi vardır.) [Hâkim, .Asâkir]
( arktan çıkan bir grup, Mehdi’ye yardım ederler.) [ .Mâce, Taberani]
(Mehdi çıkınca, Allahü teâlâ ona rahmetini indirir.) [ .Ahmed, Hâkim]
(Mehdî bendendir, yeryüzünü hak ve adaletle doldurur.) [Ebu Davud]
(Dünyayı küfür kaplamadıkça Mehdi gelmez.) [Mekt.Rabbani 2/68]
(Mehdi gelince, bir bereket olacak, ümmetim rahat edecektir.) [ bni Ebi eybe]
(Mehdi bizdendir. Allah onu bir gecede olgunla tırır.) [ .Mâce, .Ahmed]
( sa, Mehdi’nin arkasında namaz kılacaktır.) [ bni Hacer-i Mekki]
(Mehdi, Kurey ten ve ehlibeytimdendir.) [ .Ahmed, Baverdi]
(Mehdi benim soyumdandır.) [ bni Mace]
(Mehdi evladı Fatıma’dandır.) [Ebu Davud, Hâkim]
(Mehdi, emmim Abbasın soyundandır.) [ .Asâkir, Dare Kutni]
(Ya Abbas, senin soyundan bir genç dünyayı adaletle doldurur, sa ile namaz
kılar.) [Hatîb, .Asakir, Dare Kutni]
[Burada tenakuz [çeli ki] yoktur. Abdülkadiri Geylani hazretleri anne tarafından
seyyid, baba tarafından erif idi. Hz. Mehdi de, Hz. Fatıma’nın soyundan bir genç, Hz.
Abbas’ın soyundan biri ile evlenince, her iki soydan da gelmi olur.]
Hz. Ali, o lu Hasanı gösterip, "Bu o lumun neslinden biri çıkacak, dünyayı
adaletle dolduracaktır." buyurdu. (Ebu Davud)

Kıyametin di er alametleri
Kıyametin büyük alametleri ile ilgili bir hadis-i erif öyledir: ( u alâmetler
çıkmadan kıyamet kopmaz: Güne batıdan do ar, üç yer batar, sa iner, Duman,
Dabbetül arz, Deccal, Yecüc Mecüc ve Aden’den bir ate çıkar.) [Müslim]
Hz. sa’nın gökten inmesini, Deccalı ve Hz. Mehdi’yi bildirmi tik. imdi
di erlerini bildirelim:

1- Dabbet-ül-arz çıkar.
Kur'an-ı kerimde, (O söz ba larına gelince, [Kıyamet yakla ınca], yerden bir Dabbe
[hayvan] çıkarırız, bu hayvan, onlara, insanların âyetlerimize hiç iman etmemi
olduklarını söyler.) buyuruldu. (Neml 82)
Feraid-ül fevaid, Muhtasar-ı Tezkire-i Kurtubi, Megaribüz zaman ve Kavl-ül-muhtasar
fî alâmât-il-Mehdiyyil muntazır isimli kitaplardaki bir hadis-i erifte, (Dabbet-ül arz, asa-i
Musa ile mümine dokunur, alnına “cennetlik” yazılır, yüzü nurlanır. Kâfire, mührü
Süleymanı vurur, “cehennemlik” yazılır, yüzü simsiyah olur.) buyuruldu.
Bir hadis-i erifte de buyuruldu ki: (Dabbetülarz, Asa-i Musa ile müminin yüzünü
nurlandırır. Kâfirin de mühürle burnunu mühürler. Mümin veya kâfir oldu u bilinir.)
[Tirmizî]

2- Yecüc ve Mecüc çıkar.


Kur'an-ı kerimde, (Yecüc ve Mecüc, set yıkılıp her tepeden akın ederler.)
buyuruldu. (Enbiya 96), Hadis-i eriflerde de buyuruldu ki: (Yecüc ve Mecüc, Kıyametin
ilk alametlerindendir. Yecüc ve Mecüc, dünyayı harap etmeye çalı ırlar. Fırat ve
Dicle'den içer, Taberiye gölünü kuruturlar. Beyti Makdise vardıklarında ise
"Yerdekileri öldürdük, imdi de göktekileri öldürelim" derler ve oklarını gö e do ru
atarlar, oklar kan bula mı olarak geri dönünce, "Göktekileri de öldürdük" derler.)
[ .Cerir]

3- Duman çıkar.
Kur'an-ı kerimde, (Gökten bir dumanın çıkaca ı günü gözetle.) buyuruldu. [Duhan
10], Hadis-i erifte de, (Duman, mümine nezle gibi gelir, kâfire iddetlidir.) buyuruldu.
[Ebu Dâvud]

4- Güne batıdan do ar.


Hadis-i erifte buyuruldu ki: (Güne batıdan do madıkça Kıyamet kopmaz. O
zaman herkes iman ederse de fayda vermez.) [Buharî, Müslim]

5- Do u, Batı ve Arabistan’da ay tutulur ve yer batması olur. (B.Arifin)

6- Kâbe yıkılır.
Hadis-i erifte buyuruldu ki: (Bir Habe li Kâbeyi yıkacaktır.) [Buharî, Müslim]

7- Sonuncu alamet, ate çıkacak.


Hadis-i erifte buyuruldu ki: (Hicazdan çıkan ate , Basradaki develerin boyunlarını
aydınlatır.) [Müslim]

mam-ı a’zam hazretleri, (Yecüc ve Mecüc'ün ortaya çıkması, güne in batıdan


do ması, Hz. sa'nın gökten inmesi, Deccalın ve di er kıyamet alâmetlerinin hepsi aynen
hadisi erifte bildirildi i gibi, [tevilsiz olarak] zamanı gelince gerçekle ece ine inanırız.)
buyuruyor.

Sırat köprüsü var mı


Sual: Bir kısım mezhepsiz sırat köprüsüne inanmıyor. nanmak farz de il mi?
CEVAP
Peygamber efendimize ve slam âlimlerine inanmıyan bazı ahmaklar, nakli de il de aklı ölçü
aldıkları için Sırat köprüsünün varlı ını kabul edemiyorlar. Köprü denilince, bilinen köprüler
zannediyorlar. (Sınıf geçmek için imtihan köprüsünden geçilir.) diyoruz. Halbuki imtihanın köprüye
benzer tarafı yoktur. Sırat köprüsü de, bilinen köprülere veya imtihan köprüsüne hiç benzemez.
Benzemiyen eyi, benziyenlerle mukayeseye kalkmak yanlı sonuç verir. slam âlimlerinin en
büyüklerinden olan mam-ı Gazalî hazretleri buyuruyor ki:
Mutezile fırkası, cehennem üzerinde kurulacak olan Sırat köprüsüne inanmadı. Sırat köprüsüne
inanmak farzdır. Çünkü Sırat köprüsü Nass ile sabittir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Onları Cehennem Sıratına götürüp hapsedin! Çünkü onlar mesuldür.) [Saffat 23, 24]
Nuhbet-ül-Leali kitabında diyor ki:
Sırat, cehennem üzerinde bir köprüdür. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
( çinizden oraya [cehenneme] u ramıyacak hiç kimse yoktur.) [Meryem 71]
Sırattan geçerek herkes cehenneme u ramı olacaktır.

Sıratı ilk geçenler


Kur'an-ı kerimi en iyi açıklıyan Peygamber efendimiz, Sırat köprüsü hakkında bildirdi i hadis-i
eriflerden bazıları öyledir:
(Cehennem üzerine Sırat köprüsü kurulur. Buradan ümmetiyle ilk geçecek Peygamber ben
olurum.) [Buharî]
(Kıyamette Sırat köprüsünün ba ında durur, ümmetimin geçmesini beklerim. Allahü teâlâ,
"Diledi ini iste, istediklerine efaat et, efaatin kabul olunacaktır." buyurur. Ümmetime efaatten
sonra, yalvarmaya devam ederim. Rabbim bana "Ümmetinden ihlasla bir defa "La ilahe illallah"
diyen ve imanla ölen herkesi cennete koy" buyuruncaya kadar yerimden kalkmam.) [ . Ahmed]
(Sırat köprüsünü geçmek herkesin nuruna ba lıdır. Kimi göz açıp yumuncaya kadar, kimi
im ek gibi, kimi yıldız akması gibi, kimi ko an at gibi sıratı geçerler. Nuru çok az olan da
yüzüstü sürünür. Elleri ve ayakları kayar, tekrar yapı ır. Nihayet sürüne sürüne kurtulur.)
[Taberânî]
(Ehl-i beytimi ve Eshabımı çok seven kimselerin, Sırat köprüsünden geçerken ayakları
kaymaz.) [Deylemî]

Sırattan kim geçemez


(Hiçbir bid'at ehli Sırattan geçemez, cehenneme dü er.) [ bni Asakir]
Cehennem ate i müminlere der ki: Ey mümin, üzerimden çabuk geç, senin nurun ate imi
söndürüyor.) [Taberânî]
(Nice kimseler Sırattan geçti ini bilmedikleri için, meleklere derler ki:
- Sırat ve cehennem nerede kaldı, biz oralardan geçtik mi?
Melekler de öyle cevap verirler:
- Siz cehennem üstündeki Sırattan geçtiniz; fakat cehennem ate i sizin nurunuzdan çekilip,
örtülmü tü.") [Camius-sagir]
Peygamber efendimizin ümmetinden olan bazı ki iler, mezardan kalkınca do ruca cennete
giderler. Melekler bunlara derler ki:
- Hesab gördünüz mü?
- Hayır biz hesap falan görmedik.
- Sırat köprüsünü geçtiniz mi?
- Hayır Sırat falan görmedik.
- Cehennemi gördünüz mü?
- Hayır Cehennemi de görmedik.
- Siz ne amel i lediniz de böyle hesap görmeden, Sırata u ramadan do ruca Cennete geldiniz?
- Bizim iki hasletimiz var idi. Onun sayesinde bu nimete kavu tuk. Allahtan utanır,
yalnızken de günah i lemezdik. Bir de Allahın verdi i az rızka razı olurduk.
Melekler derler ki:
- Bu nimetler sizin hakkınızdır. ( bni Hibban)
Sırattaki sualler
Sual: Sırat köprüsünde sorulacak suâller nelerdir?
CEVAP
Sırat köprüsü üzerinde yedi yerde, yedi eyden suâl edilecektir. Önce imandan
sorulacaktır. manı do ru ise birinci duraktan geçecek, do ru de ilse Cehenneme dü ecektir.
kinci durakta namazdan sorulacaktır. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Namaz, Allahü teâlânın ho nut oldu u bütün amellerin en faziletlisidir. Kabirde
ı ık, Sırat köprüsünü yıldırım gibi geçiricidir.) [M.Cennet]
(Kıyamette ilkönce namazdan sorulacaktır. Namazı düzgün olanın, di er amelleri
kabul edilir. Namazı düzgün olmıyanın, hiçbir ameli kabul edilmez.) [Taberânî]
[Onun için her müslüman mutlaka namazı kılmalıdır! Namaz dinin dire idir. Direksiz
bina olmaz. Namaza önem vermiyenlerin kâfir olaca ını bildiren birçok hadis-i erif vardır.]
3. durakta zekâttan,
4. durakta oruçtan,
5. durakta hacdan,
6. durakta ana-baba hakkından, akrabayı gözetip gözetmedi inden,
7. durakta gusledip etmedi inden sorulacaktır.
Hangisinde kusuru varsa, o nisbette Cehennemde yanacak, kusuru olmadı ı yerden
kolayca geçecektir.
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
( nsanlar Cehennem üzerindeki köprüden geçerler. Köprüde dikenli demirler,
çengeller ve kancalar vardır. nsanları sa dan soldan yakalar. Köprüdeki melekler,
"Allahım selamet ver" diye duâ ederler. Halkın bir kısmı köprüyü im ek gibi, bir kısmı
rüzgar gibi, bir kısmı ko an at gibi, bir kısmı ko arak, bir kısmı yürüyerek, bir kısmı
emekliyerek ve bir kısmı da sürünerek geçer. Asıl Cehennemliklere gelince, bunlar ne
ölür, ne de yeni bir hayata kavu ur. Günahkârlar, günahı nisbetinde Cehennemde
yandıktan sonra onlara efaat edilmeye izin verilir.) [Buharî]
(Sırat kıldan ince, kılıçtan keskindir. Melekler, müminleri kurtarmaya çalı ır.
Cebrail aleyhisselam beni belimden tutar. Ben de, "Ya Rabbi ümmetime selamet ver,
onları kurtar" diye duâ ederim. O gün aya ı sürçüp dü en çok olur.) [Beyhekî]
(Servetiyle Allaha itaat eden ve malının hakkını ödiyen kimse, Kıyamette Sırata
gelince, malı "Haydi geç, çünkü sen, bende olan Allahın hakkını ödedin" der. Daha
sonra malındaki Allah hakkını ödemiyen kimse gelir, malı, "Neden bende olan Allah
hakkını ödemedin?" der. O da "Yazık bana, ne yaptım?" diye söylenir.) [Beyhekî]
(Cennete girene kadar, Sıratta göz kırpması kadar bekletilmemeyi isteyen
Allahın dini hakkında kendi görü üyle hiçbir söz söylemesin!) [Kurtubi]
Sıratı geçen müminler iki pınarla kar ıla ırlar. Bu pınarın birisinde yıkanır, di erinden
de içerler. Böylece maddi ve manevî temizli e kavu tuktan sonra Cennetin kapısına gelirler.
Melekler, Zümer suresinde bildirildi i gibi, (Sizlere selam olsun, ho geldiniz. Ebedi olarak
buraya girin!) derler. Sonra Cennet elbiseleri giydirilir. Hepsi Cennete girer. (S. Ebediyye)
- SON -