You are on page 1of 8

B R B LENE SORALIM:

C HAD
Mehmet Ali DEM RBA

Cihadın dindeki yeri


Yolların En Hayırlısı
Cihad çe itleri
Duâ Askerinin Önemi
Cihadın Esas Gayesi
Cihad Farzdır
manı olmayan ehid olmaz
ehidlik ve ehidlik sevabı
unlar da ehiddir:
3 türlü ehid vardır:
ehid ve kul hakları
ehidler çürümez
ehitlik nimetine kavu mak
Gazili in fazileti
Çifte standart ve müdara
Müdara ve Müdahene

Cihadın dindeki yeri


Sual: Hapse girmek cihad mıdır? Cihadın dindeki yeri nedir?
CEVAP
Cihad, ihtilal yapmak, âmirlere kar ı gelmek ve isyan etmek, dövmek, yıkmak,
kırmak, sö mek demek de ildir. Böyle eyler yapmak, fitne çıkarmak olur. Yani bölücülük
olur. Müslümanlarin ezilmesine, hapse girmesine ve din, iman bilgilerinin yasak edilmesine
yol açar. Böyle fitne çıkarana Peygamber efendimiz lânet etmi tir. Hapse girmeyi istemek,
bir müslüman için eref de ildir. Müslüman için eref; islâmın güzel ahlâkını edinmek,
herkese iyilik etmek, islâmiyete uymak, her mahluka faydalı olmaktır. Hapse giren, bu
ereflerden mahrum kalır. Kendini tehlikeye atmak ahmaklıktır, günahtır. Allahü teâlâ,
(Kendinizi tehlikeye atmayınız!) buyuruyor. (Bekara 195)
Cihad, Allah dü manları ile çe itli yollarla ve çe itli vasıtalarla mücadele etmek
demektir. Nefsimiz, Allahü teâlânın en büyük dü manıdır. Nefsle yapılan cihada "Büyük
Cihad" denir.
Cihad, Allah dü manlarının tesirsiz hâle gelmesi veya imanla ereflenmesi için, bu
u urda canını, malını feda etmektir.
Cihad, Allahü teâlânın dinini Onun kullarına ula tırmak, insanları küfrden cehaletten
kurtarıp, imana, ebedi saadete kavu turmak demektir.
Allah çin Hizmet
Cihad, insanları slâm dinine ça ırmak demektir. Bu da çe itli yollarla olur. Hadis-i
erifte buyuruldu ki:
(Kâfirlere kar ı malınızla, canınızla ve dilinizle cihad ediniz!) [R. Muhtar]
Cihad, Allah için hizmettir. Bu hizmetin kolay tarafı yoktur. Bu, ihlas ister, müdara ister,
kısaca, güzel ahlâk ister. Memurlukla mukayese edilmez. zin, mesai, gece-gündüz mefhumu
dü ünülmez. Bu hizmette sıkıntıyı nimet bilmek gerekir. Çok çalı an, çok sıkıntı çeken, çok
nimete kavu ur.
Kur'an-ı kerimde cihadla ilgili ayet-i kerimelerden birkaçının meali öyle:
( man edenler, [yurtlarını, mallarını bırakıp] hicret edenler, Allah yolunda cihad
edenler, Allahın rahmetini umarlar.) [Bekara 218]
(Ey iman edenler! Din dü manlarının eziyetlerine sabredin. Onlarla olan
cihadda üstün gelmek için, sabır yarı ı yapın. Sınır boylarında kâfirlere kar ı cihad
için nöbet bekleyin ve Allahtan korkun ki, kurtulu a eresiniz) [Al-i Imran 200]
(Hakiki müminler, Allah yolunda cihad eder, kötülenip kınanmaktan korkmaz.)
[Maide 54]
(Mal ve canlarını feda ederek din dü manları ile, Allah rızası için cihad eden
müslümanlar, oturup, ibâdet edenlerden üstündür. Hepsine de, Cenneti söz
veriyorum.) [Nisa 95]
(Mekkenin fethinden önce malını veren ve cihad edene, fethden sonra malını
da ıtan ve cihad edenden daha büyük derece vardır. Allah, hepsine Cenneti vâd etti.)
[Hadid 10]
(Ey müminler, Allahtan korkun, Ona, Onun rızasına kavu mak için vesile arayın
ve Allah yolunda cihad edin ki, kurtulu a eresiniz.) [Maide 35]
( man edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler ve bunları barındırıp
yardım edenler, i te gerçek mümin bunlardır.) [Enfal 74]
(Hakiki müminler unlardır ki, Allah ve Resulüne iman ettikten sonra,
imanlarında üpheye dü meyip Allah yolunda malları ve canları ile cihad edenlerdir.)
[Hucurat 15]

Yolların En Hayırlısı
(Allaha ve Resulüne iman eder, malınızla, canınızla Allah yolunda cihad
edersiniz. E er bilirseniz ki bu sizin için çok hayırlıdır.) [Saf 11]
(E er babalarınız, o ullarınız, karde leriniz, hanımlarınız, a iretiniz [hısım,
akraba ve yakınlarınız] kazandı ınız mallar, kesada u ramasından korktu unuz ticaret
ve meskenler, size Allahtan, Resulünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili
ise, Allahın emri gelinceye kadar bekleyin! Allah fâsıklar güruhunu hidayete
erdirmez.) [Tevbe 24]
(Hafif ve a ırlıklı olarak [Kuvvetli- zayıf, genç-ya lı, zengin-fakir, yaya-atlı, silahlı-
silahsız hepiniz] sava a çıkın, malınızla, canınızla Allah yolunda cihad edin! yi bilin ki
bu sizin için daha hayırlıdır.) [Tevbe 41]
(Allah yolunda hakkıyla cihad edin!) [Hac 78]
(Herkes, kendisi için cihad eder, faydası kendinedir.) [Ankebut 6]

Cihad çe itleri
Cihad, emr-i maruf ve nehy-i anilmünker demektir. Kâfirlere islâmiyeti tanıtmak,
onları küfr felaketinden kurtarmaya çalı mak, müslümanlara da ilmihallerini ö retmek,
onların haram i lemelerine mani olmaktır.
Cihad üçe ayrılır:
1- Beden ile yani her türlü harb vasıtaları ile kâfirlere kar ı yapılır. Silahlı cihadı,
sava ı yalnız devlet yapar.
2- Her türlü yayın vasıtası ile, islâmiyeti insanlara yaymak, duyurmak suretiyle
yapılır. Bunu islâm âlimleri yapar. slâm âlimleri olmadı ı zaman, misyonerlerin ve bid'at
ehlinin saldırısından korunmak için, müslümanların Ehl-i sünnet âlimlerinin sözlerini,
yazılarını, kitaplarla, her türlü basın vasıtasıyle, radyo ve TV ile bütün dünyaya yaymaları,
duyurmaları gerekir.
slâmın iç ve dı dü manlarının yıkıcı, aldatıcı, propagandalarına kar ı, Ehl-i sünnet
âlimlerinin bildirdi i hakiki müslümanlı ı yaymak günümüzün en kıymetli cihadıdır. ( slâm
Ahlâkı)
3- Duâ ile yapılan cihad. Bu cihad, bütün müslümanlara farz-ı ayndır. Öteki cihadlar
ise farz-ı kifayedir. Bu cihadı yapmamak büyük günah olur.

Duâ Askerinin Önemi


Bu cihad, beden ile ve din bilgilerini yaymak suretiyle cihad eden müslümanlara duâ
etmekle olur. (Le ker-i gaza, le ker-i duânın yardımına muhtaçtır.) [Le ker asker demektir.]
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Müminin amelinin en efdali, Allah yolunda cihaddır.) [Taberânî]
(En faziletli insan, malı ile, canı ile Allah yolunda cihad eden mümindir.) [Buharî]
(Cihad etmeden veya cihad etmeye dü ünmeden ölen, nifak üzere ölür.) [Müslim]
(Cihadı terk eden topluluk, mutlaka umumi bir belâya maruz kalır.) [Taberânî]
(Fi-Sebilillah cihad eden, Cenneti hak eder.) [Taberânî]
(Cihad eden, üzüntüden, sıkıntıdan kurtulur.) [Hakim]
Peygamber efendimiz, Mirac gecesi, ekin ekip bir günde biçen, bir toplulu u gördü.
Biçti i mahsül yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim oldu unu sorunca, Cebrail
aleyhisselam dedi ki:
(Bunlar Allah yolunda cihad edenlerdir. Bunların bir iyili ine yediyüz misli
sevab verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir.) [Bezzar]
En büyük dü man kim ise, onunla yapılan cihad elbette daha büyüktür. mam-ı
Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: (Dı arıdan gelen kötü istekler eytandan gelmi olmakla
beraber, geçici hastalıklardandır. Küçük bir ilaç ile kolayca giderilebilir. Nisa suresinin 76.
ayet-i kerimesinde ( eytanın aldatması elbette zayıftır) buyuruluyor. En büyük
dü manımız nefsimizdir.) [c.3, m.27]
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Kulun nefsi ile yaptı ı cihad büyük cihaddır.) [Deylemî]
(Cihadın efdali, nefs ile yapılan cihaddır.) [ .Neccar]
(Asıl mücahid, nefsi ile cihad edendir.) [Tirmizî]
(Küçük cihaddan hayırlı bir geli le, büyük cihada döndünüz. Bu ise kulun nefsi
ile yaptı ı cihaddır.) [Deylemî]

Cihadın Esas Gayesi


Cihad eden mümine "Mücahid" denir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Mücahid, gündüz oruç tutan, gece ibâdet eden gibidir. Evine dönünceye kadar
kendine sevab yazılır.) [ .Ahmed]
(Bir mücahidi doyurmak, ona yardım etmek, dünyadan ve içindekilerden daha
kıymetlidir.) [Hakim]
(Mücahidlere eza vermekten Allahtan korkun! Allah, peygamberlere eza
edenlere gadap etti i gibi, mücahidlere eza edenlere de gadap eder. Peygamberlerin
duâsını kabul etti i gibi, mücahidlerin de duâlarını kabul eder.) [Deylemî]
Cihadın esas gayesi olan emr-i maruf, di er cihadlardan daha üstündür. Hadis-i
eriflerde buyuruldu ki:
(Bütün ibâdetlere verilen sevab, Allah yolunda gazaya [cihada] verilen sevaba
göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Gazanın [cihadın] sevabı da, emr-i maruf ve
nehy-i anil-münker sevabı yanında, denize göre, bir damla su gibidir.) [Deylemî]
(En faziletli cihad, farzları ifa etmektir.) [ . Ahmed]
(Malı ve canı ile cihad eden, ortalı ın karı ık oldu u zaman bir kenara çekilip
ibâdetini yapan ve kimseye zararı olmayan insan, mümin-i kâmildir.) [Hakim]
(Kadının cihadı kocası ile iyi geçinmektir.) [ ira]
(Koca hakkına riayet, Allah yolunda cihad etmek gibidir.) [Taberânî]
Cihad Farzdır
Sual: Cihad farz mıdır?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde cihadın farz oldu u bildiriliyor. (Bekara 216)
Âlimlerin ço u cihadın farz-ı ayn de il, cenaze namazı kılmak gibi farz-ı kifaye
oldu unu bildirdi. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Mal ve canları ile
cihad edenler, oturanlardan üstündür.) [Nisa 95]
Âlimlerin ço u (Bu ayet-i kerime, cihadın herkese farz-ı ayn olmadı ını, farz-ı kifaye
oldu unu bildiriyor) dediler.

manı olmayan ehid olmaz


Sual: Bir kitapta okudu uma göre, mazlum olarak ölen gayrı müslimlerin ehit
olaca ı bildiriliyor. ehit olmak için müslüman olma artı yok mudur? Bir de Edison gibi iyi
i ler yapan kâfirlerin Cennete gidece i de söyleniyor. Cennete kâfir girer mi? Cennete
girmenin ölçüsü nedir?
CEVAP
Cennete girmek için de, ehit olmak için de, müslüman olma artı vardır. Müslüman
olmadıktan sonra, iyi i ler yapmı olmak veya mazlum olmak faydasızdır. Fakat müslüman
günahkâr da olsa, hatta günah i lerken zulmen öldürülse ehit olur. (Fetava-i Hayriyye c.1,
s.16, Redd-ül muhtar, c.2, s.253)
Gayrı müslimlerin hiçbir iyili ine sevab verilmez. slâm âlimlerinin büyüklerinden
mam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
(Ahirette Cehennemden kurtulmak, yalnız Muhammed aleyhisselama uyanlara
mahsustur. Dünyada yapılan bütün iyilikler, bütün ke ifler, Muhammed aleyhisselamın
yolunda bulunmak artı ile ahirette i e yarar. Ona uymıyanın yaptı ı her iyilik dünyada kalır,
ahiretin harap olmasına, yıkılmasına sebep olur.) [Müjdeci Mektuplar]

ehidlik ve ehidlik sevabı


Sual: Herkes ehid olabilir mi? Kimler ehiddir? ehitler çürür mü? Günah i lerken
ölen veya öldürülen ehit olabilir mi?
CEVAP
Herkes ehid olamaz. ehid olmak veya ehidlik sevabına kavu abilmek için iman
sahibi olmak arttır. Ne yaparsa yapsın, nerede, nasıl ölürse ölsün veya öldürülsün imanı
olmayan ehid olmaz.
man sahibi bir kimse, çok günahkâr olsa da, hatta bni Nüceym hazretlerinin
fetvasında bildirdi i gibi, günah i lerken mazlum olarak öldürülse, ehid olur. ehidler de
çe it çe ittir. Çok günahkâr biri ile, salih birinin ehidli i arasında çok fark vardır. Sava ta
öldürülen ehid ile, attan dü üp ölen ehid arasında çok fark vardır. slâmın be artından
sonra ibâdetlerin en üstünü cihaddır. Cihadda ölen ehidin, kul haklarından ba ka bütün
günahları affolur. Cihadda ve hac yolunda ve hudut boyunda nöbette ölenlere, Kıyamete
kadar, bu ibâdetlerin sevabı devamlı verilir. Herbiri Kıyamette yetmi ki iye efaat eder.
Bir hadisi erifte, ( ehid, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyametin deh eti,
hesab, mizan, sırat onu rahatsız etmez, do ruca Cennete gider.) buyurulmaktadır.

ehidlik çe itleri hakkında hadis-i eriflerde buyuruldu ki:


(5 vakit namaz kılana, hergün için bin ehid sevabı verilir)[Tergib-i Hadimi]
( lim ö renirken ölen ehiddir.) [Hatib]
(Allahtan, ihlasla ehidlik isteyen, yataginda ölse de ehid olur.) [Müslim]
(A ik olup, a kini gizleyip ve iffetini koruyup ölen ehid olur.) [Hakim]
(Abdestli yatıp da ölen ehiddir.) [Deylemî]
(Suda bo ulan, yangında ölen, garip, kimsesiz olarak ölen, zehirli hayvan
sokarak ölen, iç hastalıklarından ölen, duvar ve enkaz altında kalarak ölen, kocasını
kıskandı ını gizleyen kadın, kendinin, din karde inin ve kom unun malını savunurken
öldürülen, emr-i maruf ve nehyi münker yaparken öldürülen kimse ehiddir.) [ bni
Asakir]
(Hamile iken, do umda veya lohusa iken ölen kadın ehiddir.) [Taberânî]
(Misafir, bir müminin evine girince, onunla bin bereket ve bin rahmet girer. O
ev halkının günahları, denizlerdeki köpüklerden ve a açlardaki yapraklardan daha
çok olsa da affolur. Herbirine bin ehid sevabı verilir. Misafirin yedi i her lokma için
bir hac ve umre sevabı yazılır ve onlar için Cennette bir ehir in a edilir.) [Nisab-ül
ahbar]

unlar da ehiddir:
Allahü teâlânın emirlerine uygun ticaret yapanlar (Tirmizî)
Dinini ö renmek, ö retmek ve yaymakta iken ölenler. ( bni Asakir)
Devamlı olarak müdara edenler, insanlarla iyi geçinenler. (Deylemî)
Gıda maddelerini ucuza satanlar. (Deylemî)
Günde yirmi kerre ölümü dü ünenler. ( hya)
Yol kesiciler, ehir e kiyası [anar istler] tarafından öldürülenler. (Taberânî)
Hayvandan dü üp ölenler. (I. Süyutî)
Zimmilerin, can, mal ve namusunu müdafaa ederken öldürülenler. (Ramuz)
Haksız olarak, zulümle hapsedilip ölenler. ( . Süyutî)
Allah rızası için müezzinlik ederken ölenler. ( . Ahmed)
So ukta gusledip ölenler. ( . Hasan)
Sara hastalı ından, taundan [vebadan], koleradan, veremden, zatülcenbden, sari
hastalıklardan, iddetli öksürükten, ishâlden ve bazı iç hastalıklardan ölenler. (S.
Ebediyye)
Her sabah-ak am üç kerre (Euzü billahissemiilalimi mine - eytanirracim) ile
(Ha r) suresinin sonunu okuyanlar. (Taberânî)
Ehl-i sünnet itikadını ve namazı tadil-i erkan ile kılmayı meydana çıkaranlar.
(Mektubat-ı Rabbanî)
Duha namazı kılanlar, her ay üç gün oruç tutanlar, yolculukta vitir namazını
terketmiyenler, her gece Yasin okuyanlar, helal kazanıp çoluk çocu una ibâdet
yapmaları için çalı anlar, her gün 25 kerre "Allahümme barik li filmevt ve fi-ma bad-
el-mevt" okuyanlar, ölüm hastalı ında, kırk kere "La ilahe illa ente sübhaneke inni
küntü min-ez-zâlimin" okuyanlar. (R. Muhtar)
Namazda iken ölenler. (Abdurrezzak)
Peygamber efendimize günde yüz kerre salevat getirenler. (Taberânî)
Altmı ya ını geçip, be vakit namaza devam edenler. (Cennet Yolu lmihâli)

3 türlü ehid vardır:


Tam ehid,
Dünya ehidi,
Ahiret ehidi.
Harbde dü man, sulhda e kiya tarafindan öldürülenler, tam ehid olur. Dünya
menfaati için harbde ölenler, dünya ehididir. Ahiret ehidi çoktur. lim ö renirken, abdestli
iken ölenler gibi.

ehid ve kul hakları


ehîdin, kul haklarından ba ka bütün günahları affolur. Kul haklarını da, Allahü teâlâ
Kıyâmette helâlla tıracaktır. Suda bo ularak ölen ehidlerin kul borçlari da affedilir. Hak
sahipleri, bu ehidden haklarını istedikleri zaman, Allahü teâlâ, (Ondaki haklarınızı
benden isteyin) buyuracak, hak sahiplerine alacaklarını fazla fazla verecektir.

ehidler çürümez
Kur'an-ı kerimde, buyuruluyor ki:
(Allah yolunda öldürülenleri [ ehidleri] ölü sanmayın, onlar Rablerinin yanında
diridir, rızıklandırılır.) [A. Imran 169]
Her peygamber, ehiddir ve diger ehidlerden üstündür. Peygamberlerin bedenleri
çürümez. Hadis-i erifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, topra ın peygamberleri çürütmesini
haram etmi tir.) [Beyhekî]
Haram lokma yemi ve çe itli günah i lemi kimseler, ehid de olsalar, bedenleri
çürür. Haram yememi , mütteki kimseler, yataklarında ölse bile ehid olur ve bedenlerini
toprak çürütemez. Bir hadis-i erifte buyuruldu ki: (Mütteki, müezzin, kan içinde
kımıldayan ehid gibidir. Ölürse kabrinde kurtlanmaz.) [Taberânî]
Cünüp ölmek ehidli e mani de ildir. Eshab-ı kiramdan Hanzala cünüp olarak ehid
olmu tur. [Gusledecek kadar dahi vakit bulamamı , gazaya katılmı tı.]
Mâlikî âlimlerinden Ali Ech rî diyor ki: (E kiya, suda bo ulursa veya çaldı ı at
üzerinde cihâd ederken öldürülen kimse ve bir odada günah i liyenler üzerine ev çökse,
bunların hepsi ehid olur. Çünkü, günah sebebi ile ölenler ehid olmaz. Günah i lerken,
ehidli e sebep olan bir sebeple ölürse, Âhiret ehidi olur ve günahının cezâsını da yüklenir.
Bunun gibi, arap içip çatlayan ehid olmaz. Fakat arap içip, sarho halde iken, zulüm ile
öldürülen kimse ehid olur. Çünkü, araptan ölmemi , ba ka sebeple ölmü tür. Fakat, arap
günahını da yüklenir.) Bunlar bni Âbidinde yazılıdır. bni Nüceymin E bâh kitabını
erhedenlerden Hayreddîn-i Remlînin ve Müeyyed zade Abdürrahman efendinin
Fetavâlarında da diyor ki: ( arap içen kimse, sarho iken öldürülse, ehid olur. arap içmek
büyük günahtir. Fakat ehid olmaya mani olmaz.)

ehitlik nimetine kavu mak


Sual: (Hayberde yedi i zehirli etin tesiriyle Resulullah ehit oldu) deniyor. Bu olay
nasıl oldu, anlatır mısınız?
CEVAP
Hayberde bir Yahudi kadını, bir koyun kesip, Resullah ve eshabını davet etti. Eshabı
kiramla birlikte birer lokma aldılar. Sonra (Bu yemekten yemeyin) buyurdu. Kadına da, (Bu
eti zehirledin mi) diye sordu. Kadın, (Nasıl bildiniz?) dedi. ( te bu et haber verdi)
buyurdu. Kadın, (Evet ben zehirledim, e er peygamberse, ona zehir tesir etmez, de ilse
kurtuluruz) diye dü ünmü tüm. O yeme i yiyen Bi r bin Bera gibi sahabeler zehrin
etkisiyle ehit oldular.
Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin hastalı ı son hastalı ı ba a rısı ile ba ladı ve
çok ate li idi. Ate in ne kadar fazla diyenlere, (Belanın en iddetlisi peygamberlere gelir)
buyurdu. Sevgili peygamberimiz çok ate li oldu u için, hastalı ına humma yani bir cins
sıtma demi lerdir. Zatülcenb diyenler de olmu , fakat Peygamber efendimiz, (Zatülcenb
bana musallat olmaz) buyurdu.
Hz. Ali anlatır: Resulullahın mübarek rengi de i ti, mübarek alnı terledi. Hz. Fâtıma
bunu görünce, “Vay babam, canım sana feda olsun. Senden sonra hâlim nice olur” diye
a lamaya ba ladı. Resulullah, onun a lamasını i itip, (Yâ rabbi, buna sabır ver) dedi.
Sonra (Ya Fâtıma, ey gözümün nuru, baban can çeki iyor. Bu babanın son acılarıdır.
Bundan sonra baban hiç sıkıntı çekmez. Kızım, sabr et, a lama. Çünkü melekler senin
a laman için a lar) buyurdu.
Azrail aleyhisselâm köylü suretinde kapıya gelip, “ zin var mı içeri girmeye” dedi. Hz.
Fâtıma imdi babam, kendi haliyle me guldür, içeri giremezsin” dedi. Yine tekrar izin istedi.
Yine önceki gibi özür diledi. Üçüncüde, yüksek sesle izin istedi. Bütün ehl-i beyt, onun
heybetinden korkup titremeye ba ladılar. O zaman kendinden geçmi olan Fahri âlem
uyanınca, (Ne oluyor?) buyurdu. Bir köylü girmek için izin istiyor. Ne kadar özür
dilediysek, kabul etmedi dediler. Resulullah, (O köylü de il ölüm mele idir) buyurdu.
Cebrail aleyhisselâm gelip, Allahü teâlânın selamını bildirdikten sonra. “Yâ Resulallah,
ölüm mele i, içeri girmeye izin istiyor. imdiye kadar kimseden izin istemedi. Bundan
sonra da istemez" dedi. Resulullah izin verdi. çeri girip selâm verdi. “Yâ Resulallah, ne
istersen öyle yapmak için emir aldım, dilersen erefli ruhunu alıp yükselteyim, dilersen
dönüp gideyim” dedi. Resulullah Cebrail aleyhisselama baktı. O da, “Ya Resulallah!
Allahü teâlâ sana mü taktır” dedi. Sonra Azrail’e i ini görmesini i aret etti.
Peygamber efendimiz, son hastalı ında, (Hayberde yedi im zehirli etin acısını hâlâ
hissediyorum. Zehrin tesirinden ebherim, bıçak gibi kesiliyor) buyurdu. (Buharî) [Ebher
aort denilen atardamardır.]
Abdullah bin Mesud hazretleri gibi Eshabı kiramın büyükleri, (O zehirli etin tesiriyle
Resulullah ehit oldu) buyurdular. Peygamberlik ehitlikten üstündür. Fakat ehit olmak da
bir nimettir. Allahü telâlâ Habibine bu nimeti de vermek için son hastalı ında bu zehrin
etkisini göstermi tir. (Mevahib)(Mearicinnübüvve)

Gazili in fazileti
Sual: Gazili in fazileti nedir?
CEVAP
Gazi, sava a, cihada katılıp sa olarak geri dönen kimse demektir. Cihad edene
mücahid denir.
Mücahid sa olarak evine dönerse buna gazi denir. Sava ta her ölene ehid, geri
dönenlere de gazi deniyorsa da, hakiki ehid ve gaziyi ancak Allahü teâlâ bilir. manı olan
ancak ehid ve gazi olur. Di erlerinki zahiren öyledir. Gazilik ve ehidlik yüce bir
mertebedir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
( man edip de Allah yolunda hicret edenler, cihad edenler ve bunları barındırıp
yardım edenler, i te gerçek mümin bunlardır.) [Enfal 74]
ki güzellik, iki iyilik
Kur'an-ı kerimde ehidlik ve gazilik için iki güzellik, iki iyilik tabiri kullanılmaktadır.
(Tevbe 52)
ehid olmasa da, cihada katılmanın, gazi olmanın sevabı büyüktür. Hadis-i eriflerde
buyuruldu ki:
(Allah yolundaki bir sava ta bir saat durmak, 60 yıl ibâdetten üstündür.)
[F.Kadir]
(Allah yolunda bir ok atan, bir köle azad etmi gibi sevab kazanır.) [F.Kadir]
(Bir gün nöbet tutmak, bir ay oruç tutmaktan ve gecelerini ibâdetle geçirmekten
hayırlıdır.) [Müslim]
(Allah için sava mıyan veya bir mücahidi silahla donatmayan veya bir
mücahidin çoluk çocu una yardım etmiyen bir belâya maruz kalır) [E.Davüd]
(Bir mücahidi donatan, o mücahid kadar sevaba kavu ur.) [ bni Mace]
(Cihada çıkan bir gaziyi donatan, cihad etmi gibi ecre kavu ur.) [Buharî]
Çifte standart ve müdara
Sual: Bir kimse, babasından veya o lundan dolayı kötülenebilir mi? Çifte standart ve
müdara aynı manaya mı gelir?
CEVAP
1- Bir kimse, babasından veya o lundan dolayı kötülenmez. Mesela Nuh
aleyhisselamın o lu kâfir idi diye, babasına bir ey söylemek caiz olur mu? Ebu Cehlin o lu
krime radıyallahü anh bir sahabidir. Babası kâfir diye o luna bir ey söylenemez. nancına,
yaptı ı i e göre, bir kimsenin iyi veya kötü oldu u anla ılır.
2- Çifte standart, riya, nifak, takıyye, müdara gibi kelimelerin ifade etti i manalar,
birbirine benziyorsa da, farklı muamele yapan herkese aynı kelime kullanılmaz. Mesela,
Peygamber efendimiz, birisinden kötü biri diye bahsediyordu. O kimse, yanına gelince ona
çe itli ikramlarda bulundu. Resulullah efendimizin bu hareketine çifte standart de il, müdara
denir. Müdara sünnettir.

Müdara ve Müdahene
Müdarayı iyi bilmek gerekir. Müdara yapan herkese münafık demek do ru olmaz.
Müdara nedir? Müdara, dini zarardan kurtarmak için dünya menfaatinden vermek, güleryüz
göstermek, slâmiyetin dı ına çıkmadan, gönül almaktır. Müdahene, gönül alırken,
slâmiyetin dı ına çıkmak, günaha girmektir. Hadis-i erifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ,
farzları yapmamı emretti i gibi, müdara etmemi de emretti.) [Deylemî]
Dine, kendine veya ba kasına zarar gelme korkusundan dolayı iyili i emredip haramı
men etmek mümkün olmazsa, böyle durumlarda fitneye mani olmak için susmaya müdara
etmek denir.
Herkese kar ı hep tatlı dilli ve güleryüzlü olmalıdır! Fakat, kötülere ve sapıklara
müdahene etmemeli, onun sapık yolundan razı oldu unu zan ettirmemelidir! [Hindiyye]
Cihadda çifte standart uygulamak, hile yapmak, yalan söylemek caiz ve gerekir.
Mesela, dü manın biri, Hz. Alinin kar ısına kılıçla çıkıp, ( imdi seni benim elimden kim
kutarabilir?) der. Hz. Ali de, parma ı ile adamın arkasını gösterip (Peki dövü elim, fakat iki
ki iyle mi?) der. Dü man, arkamdaki kim diye bakınca, Hz. Ali, kılıcını çekip, dü manını
zararsız hâle getirir. Dü manı, (Bana hile yaptın?) der. Hz. Ali de, (Sava hiledir) hadis-i
erifini bildirir. Bu meseleleri iyi ö renip müslümanlara su-i zan etmekten sakınmalıdır!