You are on page 1of 45

YEMES VE KULLANMASI

HARAM OLAN EYLER


Yazan : Mehmet Ali DEM RBA
Haram Zararlıdır
Çay ve kahve faydalıdır
Kafein zihni açar
Tütün zararlıdır
Tütünün bazı zararları
Avcılık Yapmak
Hayvan Öldürmek
Vah i Hayvani Öldürmek
Hayvan öldürmek
Hayvanlara da acımak gerekir
Balı ı Temizlemek
Havyar yemek
Çi Yumurta
Dalak Yenmez mi?
Besmelesiz Etler
Ku ve hayvan etleri
At Eti Yenir mi?
Besmelesiz Balık Tutmak
Yemekleri Örtmeli
Hayvanı Kısırla tırmak
çki ve iman
çki ve laç
çki Küfre Sürükler
Meleklerin duasından mahrum kalmak
Sirke güzeldir
Boza çmek
üpheli gıdaları yemek
Ara tırmak gerekmez
“E” maddeli gıdalar
Domuzun haram edili i
Kıskançlı ı Yok Eder
Hıristiyan yemekleri
htiyat De il
Tavuk Keserken
Nezle olunca
A ız kokusu
Kefir ve Kombu çayı
Bira mayası
Salam ve jambon
Kakao likörü
Helâl gıdâ ve kan nakli
Doyduktan sonra yemek
Her derdin ilâcı vardır
Reva ..... ifa duâsı
Doktora da günâh vardır
Kadın sütü içmek
Haramda ifa Aramak
Bal ifalıdır
ifâ âyetleri
Göze ifa
Sürme le Tedavi
Ekmek ve çatal
Ramazanda köfte satmak
Herkesin kendi malı
Saygı için kesmek
stakoz ihrâcı
Kurtlu Kiraz
Tavuk yemi ve Kan
Necaset yemi tavuk
Ku eklinde pasta
Tüfekle vurmak
Küçük çocu un ikramı
Onun bunun kafası dinde senet olmaz
Sigara zararlıdır
Emekli maa ı helaldir
Emirlerde mantık aramak
Gümü tesbih
Hanımla satranç
Erkek çocu una altın
Altın saat
Renkli mum
Kemer ba lamak
pek mendil
Altın nazarlık
pek Kese
Renkli lens
Kumar Oyunları
Küfür ve Zulüm
Kuru Temizleme
Kanarya Beslemek
Dantelden haç
Hediyeli satı
Ödünç ve Nema
Hamamda Yıkanmak
Kelebek kravat
Hayvan Postu
A aran saçları boyamak caiz mi?
Bahse Girmek
Ba lık Parası
Bulunan eyler
Bulunan Para
Delinin Durumu
Emanete Hıyanet
Hamile ken
Televizyon seyretmek
Kına Yakmak
Beton Kabirler
Faize Cevaz
Gümü Yüzük
Ganimetler
Hazır Elbise
Göreve Müdahale
Peruk Takmak
Dövme Yaptırmak
Gümü Ka ık
Harama Önem Vermek
pek Kravat
ntihâr etmek hakkında
ntihâr edenin eceli
Organ Nakli Caiz midir?
Ruhun organa ba lılı ı
Organ naklinde acı
Müzik Dinlemek
Çalgı ve müzik
Ba kalarını e lendirmek
lâhîler kalbi yumu atır
Çalgısız arkı söylemek
Tegannîdeki be art
Tasavvuf ve çalgı
Mehter Mar ı
Yüzük takmak
Yüzüklerdeki kıymetli sözler

Haram Zararlıdır
Sual: Bir ey zararlı oldu u için mi haram edilmi tir, yoksa haram edildi i için mi zararlıdır?
CEVAP
Bu hususta Ehl-i sünnetin iki büyük imamı olan mam-ı E ari ile mam-ı Matüridi
hazretlerinin görünü te farklı iki ayrı kavilleri var ise de, aralarındaki ayrılık lafızda olup esasta
birdir. Her ikisi de, Allahü teâlânın haram kıldı ı, yasak etti i her eyin kötü ve zararlı oldu unu
bildirmi lerdir. Bu hususta âlimler arasında ihtilaf yoktur. Mesela domuz eti zararlı oldu u için
haram kılınmı tır. Haram kılındı ı için de zararlı ve kötüdür.
Allahü teâlânın gönderdi i eski dinlerde, bazı eyleri yemek haram iken dinimizde helal
kılınmı , eski dinlerde helal olan, bazı eyler de dinimizde haram kılınmı tır. Fakat bunda da
bazı hikmetler bulunmaktadır. Bu hikmetler bildirilmemi tir. nsano lu her eyin hikmetini
anlamaktan aciz kalmaktadır.

Çay ve kahve faydalıdır


Sual:
1- Bir tasavvuf kitabının 2. cildinin 21. sayfasında, (kahve, tütün, tömbeki, esrar, araptan
daha kemdir. Çünkü araptan kırk günde kurtulmak mümkündür, ama ötekilerden sıyrılmak çok
mü küldür) deniyor. Kahve, tütün, araptan daha kötü nasıl olabilir?
2- Yine aynı kitabın 22. sayfasında, (Hacı Bayram-ı Velî ilk eyhli inde ücretle on amele
tuttu. Bunlar iki sene sonra a ere-i mübe ere mesâbesinde oldular) deniyor. Hacı Bayram-ı Velî
hazretlerinin, kendisinin Eshâb-ı kirâm seviyesine yükselmesi mümkün de ilken, nasıl olur da,
i çileri yükselebilir?
3- 20. sayfasında ise, (Kadınların Cum’a namazına gitmelerine mâni olunması, kocanın
hizmetinden kalmaması içindir. Ondan ba ka mâni yoktur) deniyor. Demek ki dul kadın ve
kızların câmiye ve cum’aya gitmesi gerekiyor. Kocasının hizmeti yoksa, evli kadınlar da
gidebilir. Bu nasıl tasavvuf kitabı?
CEVAP
1- Kitaptaki ifâdelerde bir nakil hatâsı olabilir. stanbul Üniversitesi yayınlarından Gıda
Kimyası kitabında deniyor ki: (Çaydaki tein ile, eskiden ayrı bir alkaloit olarak kabûl edilen
Kafein’in aynı oldu u tesbit edildi. Çayda %2,5-3, kahvede ise %1,3 oranında kafein bulunur.
Kafein zihni açar
Kafein, zihni açar, kan dola ımını artırır, vücuda sıcaklık verir, yorgunlu u giderir, sindirimi
kolayla tırır. Fazlası sinir sistemi üzerinde etki yapar. Kalb hastalıklarında, sinirleri zayıf
insanlarda ve çocuklarda az miktar kahve bile fena etki yapabilir.) [s. 658]
Çaydaki kafein, kahvedekinden iki misli fazladır. Kahvedeki kafeine harâm denirse,
çaydakine de harâm demek gerekir. Ço u zarar veren eyin, zarar verecek miktarını
kullanmamalıdır! Vücuda zarar verecek kadar çok yemek de harâmdır. Bazı gıdalar, bazı
hastalara zararlıdır. Vücuda zarar verdi i bilinen eyleri kullanmak do ru de ildir. Bir kimseye
kahve ve çayın fazlası zarar veriyorsa az içmeli, azı da zarar veriyorsa hiç içmemelidir! Hastaya
harâm olan bir ey, sa lama da harâmdır denmez. mâm-ı Münâvî hazretleri, Câmi’us-sagîr
erhinde kahve içmenin harâm ve mekruh olmadı ını bildirmi tir. (Hadîka s.143)
Çay ve kahvedeki kafein, tütündeki nikotin, fazla alınırsa elbette zararlı olur. Ço u zarar
veren mubâh bir eyin, zarar vermiyen az miktarının kullanılması harâm de ildir. Alkollü
içkilerin ise, hiç zarar vermese de, damlası harâmdır. mâm-ı Nevevî buyuruyor ki: Sıvı içkilerin
azı da harâmdır. Esrarın sarho etmiyen miktarını ilâç olarak kullanmak câizdir. (Mühezzeb
erhi)
Afyonun da sarho etmiyen az miktarı harâm de ildir. (Feth-ur-rahîm s.30)
bni Hacer-i Mekkî hazretleri buyuruyor ki: Afyon ve di er zehirli otların alınan çok
miktarları harâmdır, fakat az miktarlarını ilâç olarak kullanmak câizdir. (Zevâcir)
Uyu turucu benc otu mubâhtır. Bununla sarho olmak harâmdır. (D.Muhtâr c.3, s.166)
bni Âbidîn hazretleri, bunu açıklarken buyuruyor ki: Benc otunu ilâç olarak kullanmak
câizdir. Sarho edici miktarı câiz de ildir. (Ço u sarho edenin azı da harâm olur) hadîs-i erîfi
sıvı içkilere mahsustur. Zehirli bitkileri ve sarho edici katı ilâçları az miktarda kullanmak
harâm olmaz. (R. Muhtâr c.5, s.295)
Ali Echurî hazretleri, (Tütün içmek aklı giderir veya nafaka temininin terkine sebep olursa,
harâm olur. Böyle bir durum olmazsa harâm olmaz) buyuruyor. (Gâyet-ül-beyân)
Tütün mubâhtır. (Essulh-u beynel-ihvân, El-ukudüddürriyye, Tahtâvî, Berîka)
Tütün zararlıdır
Bursalı smail Hakkı hazretleri, ilk yazdı ı kitaplarında, tütüne harâm diyordu. Çünkü
zamanın padi ahınca tütün yasaklanmı , içene cezâ veriliyordu.Tütüne isrâf yönünden hiçbir
âlim harâm dememi tir. Fakirin su yerine me rubat içmesi isrâftır, fakat alı tı ı için çay, kahve
veya tütün içmesi isrâf olmaz.
âfi’î âlimlerinin ço u, sigaraya tenzîhen mekrûh dedi. (Tahtâvî)
Büyük bir âlim, mubâh olan bir eyi yasaklarsa, talebelerinin itâ’at ederek, o eyi
kullanmamaları gerekir. Fakat bu herkese âmil edilemez.
Tütünün bazı zararları
1- 45 ya ın altındakilerden, koroner kalb hastalı ından ölenlerin % 80’i sigara tiryakisidir.
2- Sigara içenlerde akci er kanseri, içmiyenlere nisbetle 15 kat fazladır.
3- Akci er kanserine yakalananların % 94’ünün sigara tiryakisi oldu u ortaya çıkmı tır.
4- Sigara içmiyen kadınlarda kısırlık % 3,8, sigara içenlerde, % 41,8’dir.
5- Günde bir paket sigara içilen evdeki çocuklar da, günde 5 adet sigara içmi gibi etkilenir.
6- Bilhassa hâmile ve emzikli iken sigara ve alkole devam eden anneler, çocuklarının
hayatlarını tehlikeye sokmu olabilirler.

2- Hiç bir evliyâ, eshâb-ı kirâm derecesinde olmaz. (Mek.Rabbânî)


3- Kızların, genç ve ya lı kadınların be vakit namaz kılmak için veya Cum’a ve bayram
namazları için, yahut va’z dinlemek için câmiye gitmeleri câiz de ildir. (R.Muhtâr)

Avcılık Yapmak
Sual: Dînimizde avcılı ın yeri nedir?
CEVAP
Allahü teâlâ, insanlar için çe itli hayvanlar yaratmı tır. Bıldırcın, tav an, balık gibi
hayvanların etinden; sansar, porsuk, tilki gibi hayvanların postundan; geyiklerin derisinden; tıpta
ve ıtriyatta kullanılmak üzere misk ceylanlarının miskinden; deniz hayvanlarının incisinden,
mercanından; filin di inden istifâde etmek için avlamak; kurt, domuz, yılan, fâre gibi hayvanları
da zararlarını önlemek için, i kence etmeden, meselâ yakmadan, suda bo madan öldürmek
câizdir.
Avcılık yaparken ba kalarının mahsullerine zarar vermemelidir. Maalesef, (zevk için balık
tutmayı ve avcılık yapmayı, ince ruhlu müslümanlara hiç yakı tırmam. Kendilerine daha normal
ve me ru e lenceler bulsunlar) diyen yazarlar türemi tir. Ticâret için olmasa da, sırf balık
yiyebilmek için balık tutmak harâm veya mekruh de ildir. Câizdir. Hattâ balık yemeye hiç
ihtiyâcı olmasa bile, sırf üzerindeki stresi atmak için balık avlayıp, tuttu u balıkları muhtâçlara
vermek de câizdir. Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı kerîmde balık avlamayı helâl kılmı , (Deniz avı
yapmak ve onu yemek helâl kılındı) buyurmu tur. (Mâide 96) Allahü teâlânın helâl kıldı ı
avcılı ı gayri me ru i gibi göstermek yanlı tır.
Vah î hayvanları avlamak, mubâh bir kazanç yolu ise de, ticâret, ziraat, san’at gibi di er
kazanç yolları bundan daha efdaldir. Sırf e lence için avcılık ho de ildir. Kalbe sıkıntı verir,
hayvanlara kar ı efkat duygularını köreltir, merhamet duygusunu azaltır.
Fakat avcılı a, hayvan kesmeye harâm veya gayri me ru i demek câiz de ildir. Kasap da
hayvanları kesmektedir. Kasabın yaptı ı i e vicdansızlık denir mi? Avlanırken, hayvan
öldürürken, hayvanlara i kence edilmiyorsa, dînimizin bildirdi i hudutlara riâyet ediliyorsa
mes’ele yok demektir.
Avcılık; tüfekle, tuzak kurmakla yapıldı ı gibi, ta’lîm görmü köpek, tazı, ahin, atmaca,
do an gibi hayvanlarla da yapılır. Ta’lîm görmemi hayvanlarla avcılık yapılmaz.
Yanî hayvanin, avı kendisi için de il, sahibi için avlaması lâzımdır. Bir hayvanın ta’lîm
görmü oldu u, pe pe e üç defa tuttu u avı yemeden sahibine getirmesinden anla ılır. Atmaca,
ahin gibi tırnaklı ku ların ise, bırakıldıktan sonra, ça rıldı ı vakit uçup gelmelerinden anla ılır.
Bir köpek avladı ı hayvanı yese veya bir atmaca ça ırıldı ı hâlde gelmese, böyle hayvanların
avladı ı hayvan yenmez. Avın yenebilmesi için unlara riâyet lâzımdır:
1- Av; keklik, tav an gibi eti yenen hayvan olmalıdır.
2- Avcı, müslüman veya ehl-i kitap olmalı, ava silâh atarken veya ta’lîm görmü hayvanı
ava gönderirken Besmele çekmelidir! Besmele unutulursa mahzuru olmaz. Kasten terkedilirse
avın eti yenmez. Kitapsiz kâfirlerin, mürtedlerin kesti i, avladı ı hayvanı yemek ise harâmdır.
3- Av, aldı ı yaradan ölmelidir. Ölmeden ele geçirilirse besmeleyle kesilmesi lâzım olur.
4- Avcı, hemen ko up gitmeli, yara alan av hayvanını hemen bo azlamalıdır! Gidene kadar
ölürse mahzuru olmaz, yanî eti yenir. Av, gözden kaybolduktan sonra ba ka uzak bir yerde ölü
olarak bulunursa eti yenmez. Çünkü ba ka bir sebeple ölmü olabilir. Meselâ yüksekten dü erek
veya bir a aca çarpıp ölebilir. lk aldı ı yara derin ise, kan akmı sa yenir.
5- Yara alan bir avı, ba ka birisine âit ta’lîm görmü bir hayvan tutup öldürürse yenmez.
Kendi hayvani öldürmü olmalıdır.
6- Ta’lîm görmü bir köpek, tuttu u avın etinden yerse, o avı yemek câiz olmaz. Fakat ahin
gibi bir ku yakaladı ı avın etinden yerse mahzuru olmaz. Ça ırılınca gelen avcı ku un tuttu u
av yenir. Avını köpek di i ile veya pençesi ile yakalıyan hayvanın eti yenmez.
7- Av tutanın olur. Bir kimse, bir avı vurup dü ürdükten sonra, av kalkıp kaçarken, ba kası
yakalarsa, av yakalayanın olur.
8- Kara ve su kaplumba ası ile istiridye ve midye gibi deniz ha erâtı yenmez.
9- Balık suretinde olmıyan deniz hayvanları yenmez. Su içinde kendili inden ölüp, karnı üst
tarafta bulunan balık yenmez. A ile, saçma ile, ilâç ile, sarsıntı ile, buz arasında sıkı arak ölen
balık yenir.
10- Besmelesiz tutulan veya kâfirlerin, avladı ı balıkları yemek helâldir. Fakat avladıklari
di er hayvanları yemek ise harâmdır.Hanefî mezhebinde, domuzdan ba ka her hayvan ölünce
kılı, kemi i, siniri ve di i temiz olur. Le in derisi, necis olmayan madde ile daba lanınca temiz
olur. Necis madde ile daba lanınca, üç kere yıkayıp sıktıktan sonra temiz olur. Domuz ve yılan
derisi hiçbir zaman temiz olmaz. Bunlarla yapılan cüzdan, kemer, çanta, elbise ile namaz
kılmamalıdır! Domuz ve yılan hariç, eti yenmiyen hayvan, dine uygun kesilince veya avlanınca
yalnız derisi temiz olur. Böyle öldürülmü bir hayvanın postu üzerinde namaz kılmak câiz olur.
âfiî mezhebinde, karada ya ıyan hayvanların le leri, necis oldu u gibi, bunların bütün
parçaları, tüyleri, kılları, kemikleri, derileri ve bunlardan çıkan her ey necistir. Sadece ölmü
tavuktan çıkan yumurta temizdir. Domuz ve köpek hariç, eti yenmiyen hayvanların derileri
daba lanınca temiz olur. (Hidâye, Hindiyye, S.Ebediyye)

Hayvan Öldürmek
Sual: Yemeklere zarar veren karıncaları ve insanları sokma ihtimali olan akrebi ayakla
çi neyip öldürmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Akrebi ve yemeklere zarar veren karıncayı eziyet etmeden, suda bo madan ve ate te
yakmadan öldürmek caizdir. (Berika)
Karıncaları öldürmeden ba ka bir yere atma imkanı olursa, daha iyi olur. Hiçbir hayvanı
mecbur kalmadıkça ayakla çi nememelidir. ( ira)

Vah i Hayvani Öldürmek


Sual: Eti yenen ve yenmiyen vah i hayvanları herhangi bir maksatla öldürmek günah mıdır?
Mesela sansarı postu için, ceylanı eti için avlamak caiz midir?
CEVAP
Hiçbir hayvana eziyet, i kence etmek, suda bo arak veya ate te yakarak öldürmek caiz
de ildir. Hayvana i kence etmek, gayr-i müslim vatanda a i kence etmekten daha büyük
günahtır. Gayr-i müslim vatanda a eziyet etmek de müslümana eziyet etmekten daha büyük
günahtır. (Dürr-ül muhtar)
Maksatsız olarak bir hayvanı öldürmek caiz de ildir. Ahirette (Onu niçin öldürdün?) diye
sorguya çekilecektir. Hayvanları birbiri ile dö ü türmek de caiz de ildir. Hayvanların hakkına
riayet etmeli, onlara acımalıdır. Hadis-i erifte, (Merhamet et ki, merhamet olunasın!)
buyurulmu tur. ( ira)
Zararlı hayvanları öldürmek caiz oldu u gibi, sansar, porsuk gibi hayvanları derisi ve kürkü
için, geyik, ceylan gibi hayvanları eti için öldürmek de caizdir. Domuz hariç, eti yenmiyen
çe itli hayvanları para kar ılı ı gayrı müslimlere ihraç etmek de caizdir. ( erh-i Nikaye)

Hayvan öldürmek
Sual: Kedi, köpek yavrularını öldürmek câiz midir?
CEVAP
Zararsız ise öldürülmez. Zararlı olanlar ise eziyet vermeden öldürülür.

Sual: Hamamböce i gibi hayvanları öldürmek caiz midir?


CEVAP
Zararsız hayvanları öldürmek caiz de ildir. Zararlıları da eziyetsiz öldürmek caizdir.
(Berika)

Hayvanlara da acımak gerekir


Sual: Hayvanlara da acımak gerekmez mi?
CEVAP
Hayvanlara da acımak ve iyilik etmek gerekir. Peygamber efendimiz, (Merhametli
olmadan imanlı olamazsınız.) buyurunca, oradakiler, (Ya Resulallah, hepimiz merhametliyiz.)
dediklerinde, (Yalnız insanlara de il, bütün mahlukata merhametli olmak gerekir.)
buyurdu. (Taberânî)
Mesela bir hayvan kesecek kimse, bıça ı hayvanın gözü önünde bilememelidir. Bir gün bir
kimse, bir koyunu kesmek için yere yatırır, bıça ını bilemeye ba lar. Peygamber efendimiz bunu
görüp buyurur ki; (Sen bu hayvanı kesmeden, ona ölüm mü tattıracaksın? Hayvanı yatırmadan
önce niçin bıça ını bilemedin?) [Hakim]
Bir köpe in susuzluktan dili çıkar. Bir kuyunun yanında durur. Fakat su derinde oldu u için
içemez. Bir kimse, bu köpe e acır. Ayakkabısı ile kuyudan su çıkarıp köpe e verir. Bundan
dolayı Allahü teâlâ onun günahlarını affeder. Eshâb-ı kiram dediler ki: Ya Resûlallah,
hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır? Peygamber efendimiz, (Her canlı hayvana yapılan
iyilikte sevap vardır.) buyurdu. (Buhârî)
Sahabeden bir zat anlatır: (Resulullahın, kedi su içtikten sonra kalanı ile abdest aldı ı da
olmu tur.) [Ebû Nuaym]
Hayvanlara iyilik edince sevap oldu u gibi, eziyet edince de günah olur. Peygamber
efendimiz buyurdu ki; (Bir kadın, bir kediyi ba layıp ölünceye kadar bir ey vermedi i ve
ba ka ey yiyip içmesine de müsaade etmedi i için cehennemlik oldu.) [Müslim]
Sahabeden bir hanım anlatır: Eshabı kiramdan Ebû Katâde’nin abdest alması için bir kaba
su koymu tum. Bir de, kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebû Katâde biraz daha su içmesi için,
kabı kedinin önüne uzattı. Benim kendisine hayretle baktı ımı görünce: niye hayret ettin ey
karde imin kızı, Resulullah efendimiz, (Kedi pis de ildir, etrafınızda dola ır.) buyurdu.
(Tirmizî]
Hazreti Ebû Hureyre anlatır: “Bir gün elbisemin içinde küçük bir kedi ta ıyordum.
Resulullah efendimiz beni görünce, «Nedir bu?» buyurdu. Ben de; “Kedicik!” dedim. Bunun
üzerine Resulullah, “Ey Ebû Hureyre” buyurdu. Yani kediyi seven, onlara ana babalık eden
kimse buyurdu.
Bir gün Ahmed Rıfâî hazretlerinin paltosunun ete inde, kedisi gelip uyudu. Namaz vakti
geldi, kediyi uyandırmaya kıyamadı. Bir süre onu efkatle seyretti. Uyanmayaca ını anlayınca
kedinin yattı ı yeri kesip namaza gitti. Geldi inde kedi uyanıp oradan gitmi ti. Kesik parçayı
paltosuna dikti.
Ebû Bekir Vasiti hazretleri anlatır: "Bir gün giderken ba ımın üzerinde bir ku uçmaya
ba ladı. Dalgınlıkla ku u yakaladım. O elimde iken, ba ka bir ku daha uçuyordu. Elimdeki
ku un annesi sanarak ku u elimden bıraktı ım anda, ku öldü. Buna çok üzüldüm. O günden
sonra bende bir sıkıntı ba ladı ve bir sene geçmedi. Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda
gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldı ımı, çok zayıflayıp ayakta namaz
kılamaz hâle geldi imi arz ettim. O zaman; "Bunun sebebi, o ku un, senden ikâyetçi
olmasıdır." buyurdu. Evimizdeki kedi yavrulamı tı. Ben bu sıkıntı içinde dü ünürken, bir
yılanın kedi yavrularından birisini yakalamaya çalı tı ını gördüm. Bastonumu yılana vurunca,
kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyile tim; namazlarımı ayakta
kılmaya ba ladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. ( yi olmanın sebebi,
bir kedinin senin için te ekkür etmesidir.) buyurdu.

Balı ı Temizlemek
Sual: çini temizlemeden çiroz balı ını kurutuyor, sardalyanın da salamurasını yapıyoruz.
Böyle balıkları yemekte mahzur var mıdır?
CEVAP
çini temizlemek gerekir. (Tahtavi)

Havyar yemek
Sual: Balıktan çıkan havyar yenir mi?
CEVAP
Yenir. (Berika)

Çi Yumurta
Sual: Çi yumurta içmek, sucuk gibi çi et yemek günah mıdır?
CEVAP
Çi yumurta içmek, sucuk, pastırma ve çi köfte yemek günah de ildir.

Dalak Yenmez mi?


Sual: Dinimizde kan haram oldu una göre, dalak da haram mıdır? Dr. Haluk Bey, "Sonsuz
Nur" kitabında haram diyor. Bu hususta dinimizin hükmü nedir?
CEVAP
Dinimizde kan yalamak, kan içmek haramdır. Fakat dalak yemek caizdir. Hadis-i erifte
buyuruldu ki: ( ki kan helaldir. Bunlar, karaci er ve dalaktır.) [ bni Mace]

Besmelesiz Etler
Sual: Bir müslümanın besmelesiz kesti i hayvanın etinin le , afiîde ise caiz oldu unu
yazdınız. Besmelesiz olarak kesildi i bilinen veya öyle zannedilen bir hayvanın etini yerken
afiî mezhebini taklid etmek gerekir mu?
CEVAP
Evet gerekir. (Hulasat-üt-tahkik)

Ku ve hayvan etleri
Sual: Yenmiyen ku lar, av ve deniz hayvanları nelerdir?
CEVAP
Mizan-ül-kübra, Hadika, Berika, Mezahib-i erbea, Hayat-hayvan gibi kitaplardan
alarak yazıyoruz: Maide suresinde yiyip içilmesi haram ve helal olanlar hakkında bilgi vardır.
Avını köpek di i ile veya pençesi ile yakalayan hayvanın eti yenmez. Karada, suda ya ıyan
ha eratı yemek de helal de ildir. Hadis-i erifte buyuruluyor ki:
(Azı di i olan yırtıcı hayvanlar ve pençesiyle avlanan ku lar yenmez.) [Müslim]
Ku lardan:
Deve ku u, ba ırtlan ku u, güvercin, bıldırcın, keklik, ekin kargası, tavus, kırlangıç, bayku ,
papa an, turna, saksa an, toy, kumru, bülbül, serçe ve sı ırcık ku u yenir. [ afiîde kırlangıç,
tavus, hüdhüd, papa an, yarasa yenmez. Leylek hariç martı, balıkçıl gibi deniz ku larının hepsi
yenir.]
Çaylak, kartal, akbaba, alaca karga, atmaca, ahin yenmez. Bunlar le yer.
Vah i hayvanlardan:
Geyik, ceylan, zürafa, tav an yenir. Sincap, samur, sansar, sırtlan, fil, tilki, gelincik yenmez.
[ afiîde tilki, sırtlan, samur, sincap, gelincik yenir.]
Fare, kurba a, kaplumba a, yengeç, kertenkele, köstebek, kirpi yenmez. [ afiî ve Malikide
kirpi, kertenkele yenir.]
At Eti Yenir mi?
At eti, tenzihen mekruhtur. [ afiî ve Hanbelide helal, Malikide haramdır.]
[Necaset yemi olan tavuk, koyun ve sı ırı hemen kesip yemek mekruhtur. Tavu u 3,
koyunu 4, sıgır ve deveyi 10 gün hapsetmek, yani necaset yedirmeyip temiz gıda ile beslemek
gerekir. afiîde ise deve 40, sı ır 30, koyun 7, tavuk 3 gün hapsedilir.]
Yalnız süt emip ba ka bir ey yememi olan küçük kuzuların öldükten sonra karınlarından
çıkarılan peynir mayaları temizdir. Koyun, sı ır gibi ölmü hayvanların memelerinden çıkan
sütler de temizdir.
Her çe it balık yenir. Balık eklinde olan deniz hayvanları yenir. Kalkan, sazan, Yunus
balı ı, yılan balı ı yenir. Fakat deniz ha aratı olan yengeç, midye, istiridye, istakoz yenmez.
Balık eklinde olmıyan deniz aygırı, deniz hınzırı yenmez.
[ afiîde denizde ya ıyan her hayvan yenir. Bir kısım afiî âlimlerine göre ise, taban pis
olanlar yenmez. Peygamber efendimiz, (Denizin suyu temizdir, meytesi [bir sebeple
öldürülmü olanı] helaldir.) ve (Kendili inden ölüp de, su üstüne çıkan balı ı yeme, su
çekilip de açıkta kalarak ölmü se onu ye! Böyle bir sebeple denizde öleni de ye!) buyurdu.]
Su içinde kendili inden ölüp, karnı üst tarafta duran balık yenmez. Fakat a ile, saçma ile,
ilaç ile, sarsıntı ile dinamit veya herhangi bir madde ile ölen her balık yenir. Suyun açılıp
kurumasında, fazla sıcaktan veya fazla so uktan dolayı ölen veya ku lar tarafından öldürülen, su
içinde ba lı tutulmakla ölen, buz arasında sıkı arak ölen balıklar yenir. Deniz içinde ölen veya
sudan çıkarılmadan tokmak ile vurulup öldürülen veya bıçakla ba ı kesilen balıklar yenir.
Temiz olmayan suların içindeki balıkları yıkayıp yemek caizdir.
Avlanan bir balı ın içinden çıkan balık, sa lam ise yenir.
Besmelesiz Balık Tutmak
Balık tutanın müslüman olması ve Besmele ile tutması art de ildir.
Çok kimse, bilmedi i için, çekirge yenmez zanneder. Çekirgenin helal oldu u hadis-i erifle
bildirilmi tir. Dört mezhebde de yenir.
Mezheblerdeki farklı hükümlerin rahmet oldu u hadis-i erifle bildirilmi tir. Zaruret veya
ihtiyaç olunca, ba ka mezheb taklid edilerek, o mezhebdeki helal olan bir hayvan yenir. Mesela
kirpi etinin ekzama, ka ıntı, sedef, baras gibi deri hastalıklarına ve gelincik denilen fil
hastalı ına iyi geldi i Hayat-ül hayvan kitabında yazılıdır. Hanefi ve Hanbeli mezhebinde kirpi
eti yemek haramdır. afiî ve Maliki mezhebinde caizdir. Tesirli ba ka mubah bir ilaç yoksa,
hastanın, bu iki mezhebden birini taklid ederek kirpi eti yemesi caiz olur. Kirpinin ba ını
besmele ile kesmek gerekir. Kirpi insanların yanında ba ını gizler, suya konunca ba ını çıkarır.
Böylece ba ını kesmek kolay olur.
Aç kalıp kendi mezhebine göre helal olan yiyecek bulamıyan kimse, ba ka mezhebde helal
olan bir yiyece i yer. Hiçbir mezhebde de çare bulamazsa, ölmiyecek kadar haram olan gıdadan
yiyip içmesi caiz olur. (Hadika)

Yemekleri Örtmeli
Sual: Yemek kablarını kapalı mı tutmak lazım?
CEVAP
Gece hiçbir yeme i açık bırakmamalıdır! Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(Yiyecek-içecek kaplarını kapatın, yılda bir gece veba iner, kapanmıyan kabların içine
dü er. Kapıyacak ey bulunmazsa, Besmele ile bir çubu u üstüne koyun.) [Müslim]
Her zaman tertipli, düzenli olmak, temizli e riayet etmek çok iyi olur. Hadis-i erifte
buyuruldu ki:
(Kap kaca ı yıkamak, evi temiz tutmak, zenginli e sebeb olur.) [Hatib]

Hayvanı Kısırla tırmak


Sual: Hayvanlara her türlü eziyet etmek haram oldu una göre, kısırla tırmak haram de il
midir?
CEVAP
Lüzumsuz olarak hayvanı kısırla tırmak, hayvana eziyet olaca ı için haramdır. Fakat bir
menfaat için caizdir, günah olmaz. (Hindiyye)
Kısırla tırılan öküzler, i yapmada daha verimli olur. Kısırla tırılan koçlar, daha ya lı ve
etleri de daha lezzetli olur. Peygamber efendimiz, kısırla tırılmı bir koç kurban etmi tir. (B.
Arifin)

çki ve iman
Sual: arabın, alkollü içkilerin, sa lı a faydalı oldu u, dozunda içki içmenin günah
olmadı ı söyleniyor. çki hakkında dinimizin emri nedir?
CEVAP
Kur' an-ı kerimde, hadis-i eriflerde, Hamr kelimesi, alkollü içki manasında
kullanılmaktadır. Biz de kısaca bu kelimeyi içki olarak bildiriyoruz. çkinin, çe itli hastalıklara
yol açtı ı, aklı azalttı ı, karaci eri bozdu u, beyni ve sinirleri harap etti i, ilmi olarak defalarca
tesbit edilmi tir. Bir kimse, müslüman olmasa bile, sa lı a olan zararından dolayı, müslüman
ise, dinimizde haram oldu u için, içkiden uzak durmalıdır!
Kur' an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
( eytan, içki ve kumar ile aranıza dü manlık ve kin sokmak, sizi Allahı anmaktan ve
namazdan alıkoymak ister. Artık hepiniz vazgeçin!) [Maide 91]
Bir önceki ayet-i kerimede de içki ve kumar gibi eylerin eytanin kötü i leri oldu u, bunları
bırakanların kurtulu a erece i bildirilmektedir. (Maide 90)
çki ve laç
çki çe itli eylerden yapılır. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
( çkinin haram oldu una dair kesin hüküm indi. çki be eyden yapılır; üzüm,
hurma, bu day, arpa ve baldan. Sarho eden her ey içkidir.) [Müslim]
çkinin sarho eden miktarı de il, damlası da haramdır. Haram olan ey ilaç olarak
kullanılmaz. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, haram olan eylerde ifa yaratmamı tır.) [Buharî]
bni Abidin hazretleri bu hadis-i erifi açıklarken buyuruyor ki: (Haram olan eylerin ilaç
olarak içilmesi, bunun hastaya iyi geldi i, müslüman mütehassıs tabip tarafından biliniyorsa ve o
hastalık için ba ka bir ilaç da yoksa, o zaman bunun kullanılması caiz olur. Caiz olunca da
haram olan ey de il, caiz olan ey kullanılmı olur.) [R. Muhtar]
Her alkollü içki haramdır. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
( htimar [alkol te ekkül] etmi her içki, sarho eden her ey haramdır.) [Ebu Dâvud]
(Ço u sarho eden içkinin, azını da içmek haramdır.) [Nesâî]
(Sarho eden her içki haramdır.) [Müslim]
( çki, bütün kötülüklerin ba ıdır.) [ .Neccar]
( çki kötülük do urur.) [Beyhekî]
(Allaha ve ahırete inanan içki içmesin, içki içilen sofraya da oturmasın!) [Taberânî]
( çkiden sakının! A aç dal budak saldı ı gibi, içki de, kötülük saçar.) [ bni Mace]
( çki her kötülü ün anahtarıdır.) [Hakim]
( çki, günahların en büyü ü, bütün kötülüklerin ba ıdır. çki içen, namaz kılmaz,
anası, halası ve teyzesi ile zina edebilir.) [Taberânî]
( çki içenin hayâ perdesi yırtılır, eytan ona yolda olur, her kötülü e sevkeder ve her
iyilikten alıkor.) [Taberânî]
(Rahmet melekleri, sarho tan uzak durur.) [Bezzar]
( çki ile iman, bir arada bulunmaz, biri, di erini uzakla tırır.) [Beyhekî]
(Alkoli in, kabrinden kalkarken, iki gözü arasında, "Bu Allahın rahmetinden
mahrumdur." yazısı görülür.) [Deylemî]
( çki içenin, kıyamette yüzü kara, dili sarkıktır, pis kokusundan herkes kaçar.)
[Zevacir]
( çkide ilaç özelli i yoktur. Hastalık yapar.) [Müslim]
(Bir zaman gelir ki, içkinin adı de i tirilip helal sayılır.) [ .Ahmed]
( çki, zinadan kötüdür.) [R.Nasıhin]
(Suyu da içki içenler gibi içmek haramdır.) [R.Muhtar]
(Alkolik Cennete giremez.) [Hakim]
(Vallahi içki ile imandan biri di erini uzakla tırır.) [ bni Hibban]
( çki içenin kalbinden iman nuru çıkar.) [Taberânî]
çki Küfre Sürükler
çki, bu kadar kötü oldu u hâlde, her içki içene kâfir denmez. Çünkü Ehl-i sünnet itikadında
büyük günah i leyene kâfir denmez. slâm âlimleri, büyük günahları i liyenler için (Cennete
giremez) hadis-i erifini (Günahının cezasını çekmeden Cennete giremez.) eklinde
açıklamı lardır.
Devamlı büyük günah i liyen, namaz kılamaz, haramlara önem vermez, maazallah imanını
kaybedebilir. Bunun için içki içenin birgün iman nuru sönebilir. Atalarımız, (Su testisi su
yolunda kırılır.) demi lerdir. Her su testisi, su yolunda kırılmaz. Her içki içen de imansız ölür
denemez. Fakat devamlı i lenen günahlar, insanı küfre sürükler. Bu bakımdan büyük-küçük her
günahtan kaçmalıdır! (Mektubat-ı Rabbanî)

Meleklerin duasından mahrum kalmak


Sual: Bir müslüman, meleklerin kendisine yapaca ı duadan nasıl mahrum kalır?
CEVAP
E er sofrada içki veya meleklerin girmesine mâni olan bir ey varsa, o ki i meleklerin
yapaca ı bu duâdan mahrum kalır. Yine hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Bana salevat getiren kimsenin, günahlarının affolması için melekler duâ eder,)
(Allahın zikredildi i yerlere, melekler rahmet saçar. )
(Kur’an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek duâ eder.)
(Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldı ı yerden ayrılıncaya kadar,
melekler, “Ya Rabbi, buna rahmet et” diye duâ ederler.)
E er salevat getirilen, zikredilen, Kur’an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya
meleklerin girmesine engel olan ba ka bir ey varsa, meleklerin yapaca ı duâdan mahrum
kalınır. Yine hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Melekler, insanlara iyilik ö reten kimselere duâ ederler.)
(Din karde inin bir i ini yapana binlerce melek duâ eder.)
(Abdestli yatan için, o gece bir melek sabaha kadar, “Ya Rabbi, bunu affet” diye duâ
eder.)
E er o yerlerde veya yatak odasında, canlı resmi, kumar aleti veya rahmet meleklerinin
girmesine engel olan ba ka bir ey varsa, meleklerin yapaca ı duâdan mahrum kalınır.
Ölüm hastasının bulundu u odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, kumar aleti, köpek, çalgı aleti
ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan ba ka ey bulunmamalıdır.
Mümin, ruhunu teslim edece i vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz.
O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara mâruz kalabilir.
Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır. Sarho olmak, kumar oynamak ve çalgı
çalmak haramdır.
Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur.
Kendi yapmasa bile, kötü eyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi eyleri
bulundurmak iyidir. Mesela, Kur’an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde
bulundurmak sevaptır.
Kendi oynamasa bile evde iskambil kâ ıdı, tavla gibi kumar aletlerini bulundurmamalıdır.
Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları duâlardan istifade edilir.

Sirke güzeldir
Sual: Bazı kimseler, sirkenin araptan yapıldı ını, bu bakımdan sirke yemenin do ru
olmayaca ını söylüyorlar.
CEVAP
Bir çok necis ey, kimyevi de i melerle temiz olur. Sirke üzümden ba ka maddeden de
yapılır. Fakat üzüm irasından yapılan daha makbuldür. ıra önce arap, sonra sirke olur.
arap sirke haline dönünce, artık bir daha arapla maz. Onun için sirke kullanmakta mahzur
yoktur. Hadis-i erifte, (Sirke ne güzel yiyecektir) buyuruldu (Müslim)

Boza çmek
Sual: Boza içmek günah mı?
CEVAP
Taze boza içmek günah de ildir. Çok bayatlayıp ek imezse, içmek caizdir.

üpheli gıdaları yemek


Sual: çinde domuz ya ı olma ihtimali olan gıdaları yemek câiz midir?
CEVAP
mam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki: (Haram olmıyan, fakat üpheli olan eylerden de
sakınmalıdır! Hadis-i eriflerde, ( üpheli eyi terk et, üphesiz eyi al), ( üphelilerden
sakınan, dinini, ırzını korumu olur. üpheli etrafında dola an, harama dü ebilir)
buyuruldu.
Fakat yiyecek ve içeceklerde üphe edip yememek, takva de il, vesvesedir.
unu iyi bilmelidir ki, insanlara, (Muhakkak helâl olanı, temiz olanı yiyin!) diye
emrolunmadı. Çünkü bunu kimse yapamaz. Onun için (Helâl oldu u, temiz oldu u
zannedileni yiyin!) denildi. Yani (Haram oldu u meydanda olmıyan eyleri yiyin) denildi.
Eshâb-ı kirâm, kâfirlerin verdi i suyu içerlerdi. Halbuki, pis, necis olan eyleri yimek haramdır.
Kâfirler ise, çok kere pis olur. Elleri ve kapları araplı olur. Le yemekten çekinmezler, yani,
Besmelesiz kesilen veya kesilmeyip ba ka suretle öldürülen hayvanları yerlerdi. Aldıkları kâfir
ehirlerinde, kitaplı kâfirlerden et, peynir satın alır, yerlerdi. Halbuki, o ehirlerde müslüman
olmıyanlar arasında içki satan, fâiz alıp verenler vardı. [ hya]
mam-ı Kastalanî hazretleri buyurdu ki:
Peygamber efendimiz, Hayber’de, eshab-ı kiramla bir Yahûdinin zehirli kebabından bir
lokma yedikten sonra, (Bu et, bana zehirli oldu unu söyledi) buyurup ba ka yemedi ve son
hastalı ında, (Hayberde yedi im zehirli etin acısını hâlâ hissediyorum) buyurdu. (Mevahib)
[Bu olay Buhârî ve Müslim’de de geçmektedir.]
Ara tırmak gerekmez
Resulullah efendimiz, bir yahudinin ekme ini ve tereya lı yeme ini temiz mi diye sormadan
yedi. Bu ya hangi hayvanın [domuz ya ı mı, koyun ya ı mı], ekme in hamuru su ile mi, yoksa
arap ile mi yo uruldu diye sormadı. Temiz mi diye sormadan mü rik kadının su kabından
abdest aldı. Bunlar, ara tırmanın gerekmedi ine birer delildir. (Berika)
Kâfirler, gıdalarımıza necaset katabilecekleri gibi, zehir de katabilirler. Nitekim yahûdi
yeme e zehir katmı tır. Peygamber efendimiz de, ara tırmadan o yeme i yemi tir. Çünkü necis
oldu u bilinmiyen eyleri yememek takva de il, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı
emretmektedir. (Hadika)
Dinimiz, “Bir eyin helal olması için delil aranmaz, haram olması için delil aranır” der.
Necis olan bir eye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir. (Usul-i Pezdevi)
Margarin, sucuk, me rubat ve di er gıdaların içine necaset katılsa, fakat katıldı ı bilinmese
yemek câiz olur. Bilmek, ya bizzat görmekle veya adil müslümanların necaset katıldı ını biz
gördük demeleriyle anla ılır. Katılıyormu demekle haram olmaz. (E bah)
Sabunlara da domuz ya ı katılabilir. Fakat necasetli ya ve domuz ya ı sabun yapılınca,
arap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyevî de i meler böyledir. (Tahtavî)
Gıda maddelerine hile yapılabilir. Fabrika, içine çe itli necasetler katabilir. Yahut ihmal
yüzünden necaset karı abilir. Süt sa ılırken içine hayvan necaseti karı abilir. Reçelin, pekmezin
içine fare dü üp ölebilir. malatçı, kazanı dökmeyebilir. Me rubatlara konan esans alkolde
eritilebilir. Bunun gibi çe itli necaset karı abilir. Fakat içinde necaset oldu u kesin olarak
bilinmiyen bütün gıda maddeleri temiz kabul edilir, yenmesi günah olmaz. ( erh-i E bah,
Tahrir)
Bir tavuk karnı yarılmadan, kaynar [yani yüz derece] suya konursa necis olur, yenmesi
haram olur. E er, karnı yarılıp içi yıkanıp temizlendikten sonra, kaynar konursa, tüylerine
necaset bula mamı sa, yenmesi helal olur. Kaynamıyan [80-90 derece] suda bırakılan içi
bo altılmamı tavu un, yalnız derisi necis olur, böyle bir tavu un içini bo alttıktan sonra, üç
defa so uk su ile yıkanınca her yeri temiz olur. Bu bakımdan kaynar su ile, kaynamayan sıcak su
karı tırılmamalıdır. Nasıl kesildi i, nasıl ha landı ı, necis oldu u kesin olarak bilinmezse, böyle
tavukları yemek günah olmaz. Çünkü necis oldu u bilinmiyen eyleri yememek takva de il,
vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı emretmektedir. Vesvese eden, ruhsatlarla amel
etmelidir! Üzerinde necaset görünmiyen her ey temiz kabul edilir. üphe etmekle necis olmaz.
Gıdalarda necis maddeler var zannı ile gıda almamak vesvesedir, a ırılıktır. Hadis-i erifte,
(A ırı gidenler helak oldu.) buyuruldu. frat ve tefritten yani a ırılıklardan uzak olmak ve orta
yolu tutmak gerekir. Hadis-i erifte, ( lerin hayırlısı vasat olanıdır.) buyuruldu.Dinimiz,
“Bir eyin helal olması için delil aranmaz, haram olması için delil aranır” der. Necis olan bir
eye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir.
“E” maddeli gıdalar
Bazı vatanda lar, gıdalardaki, bilhassa margarinlerdeki domuz ya ı söylentisinden tedirgin
olmu . Kod numaraları yazılı bir E listesi göndermi ler. Bu i i ciddi ekilde ara tırıp bilgi
verilmesini istiyorlar.
Bu hususta gerekli ara tirmalar yaparak birkaç defa uzun yazi yazdik. Dini hükmünü
bildirdik.
Vatanda ları böyle tedirgin edenlerin günaha girdiklerini açıkladık. Ancak o yazılarımızı
okumamı olanlar için, bu defa da, bütün margarin imalatçılarının altında imzası bulunan
Bitkisel Ya Sanayiciler Derne inin gazetelere verdikleri ilanın özeti öyle:
(De erli Halkımıza
Son günlerde kamuoyunda margarinlerde domuz ya ı veya domuzdan üretilen katkı
maddeleri kullanıldı ına dair çıkarılmaya çalı ılan tamamen asılsız söylentileri ve "E listesi" ile
ilgili iddiaları üzücü bir haksızlık olarak de erlendirmekteyiz. Gıda katkı maddelerinin
belirtilmesinde T.C. Sa lık Bakanlı ınca hazırlanan ve 7.6.1990 tarih ve 20541 nolu Resmi
Gazetede yayınlanan "Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeli i", Avrupa Toplulu u Kodunu
benimsemi ve ambalajlara yazılması zorunlulu unu kanunen getirmi tir. Bu sistem
çerçevesinde Europe (Avrupa) kelimesinin ba harfi olan "E" ve ilgili gıda katkı maddesinin kod
numarasının ambalaj üzerine konması zaruridir.
Sa lık Bakanlı ının 17.11.1993 tarih ve 13300 numaralı yazısından da açıkça anla ılaca ı
üzere, Türkiyede domuz kaynaklı katkı maddeleri ile domuz ya ı içeren mamul gıdalara üretim
izni verilmemi olup, bahsi geçen E listeli katkı maddelerinin domuz kökenli olması kanuni
açıdan da kesinlikle mümkün de ildir. Margarinlerimizde domuz ya ı veya domuzdan elde
edilmi herhangi bir katkı maddesi yoktur, hiçbir zaman da olmamı tır.
Öte yandan, halkımızın temel dini ve ahlâki de erlerine olan hassasiyeti sebebiyle ve yanlı
bilgilerin do urabilece i her türlü tereddütü ortadan kaldırmak amacıyla Diyanet leri
Ba kanlı ı da konuyu inceleyerek bu tür dedikoduları yaymaktan sakınmak gerekti ini ve bu
ya ları yemenin dinen bir mahzuru olmadı ını açıklamı tır. )
Bu yazıdan da anla ıldı ı gibi, Türkiyede imal edilen margarinleri ve di er gıdaları yiyip
içmekte mahzur yoktur. Zaten içinde necis madde bulundu u kesin olarak bilinmiyen gıdaları
yemenin caiz oldu unu bütün slâm âlimleri ittifakla bildirmi lerdir. (Hadika)

Domuzun haram edili i


Sual: Domuzun herkese, ipek ve altının erkeklere haram edili inin hikmeti nedir?
CEVAP
Dinimizde bir ey haram ise, hikmetini bilmesek de onun haram oldu una inanmak gerekir.
Muhammed aleyhisselamın peygamber olarak bildirdi i eylere akla uygun oldu u, yahut
tecrübe ile anla ıldı ı için inanmak iman olmaz. Çünkü bu, akli tasdik etmek demektir.
Haramlarda muhakkak vücuda zarar veren bir ey aranmamalıdır!
Domuz, her türlü pisli i yiyen çok pis bir hayvandır. Zararlı bir hayvan oldu u için yalnız
Türkler de il, Avrupalılar da, bir kimseye hakaret etmek için "Domuz" derler.
Tevratta domuz eti yasak edildi i için bugünkü yahudiler bile domuz eti yemezler. Bugün
tıp, insana en çok zarar veren ve hastalık bula tıran etin domuz eti oldu unu tesbit etmi tir.
Domuz eti yiyenlerde [safra kesesi iltihabı, apandisit, barsak iltihabı, çe itli çıbanlar, mafsal
kireçlenmeleri, damar sertli i, romatizma, grip, tansiyon yüksekli i, kalb anjini, infarktüs gibi ]
çe itli hastalıkların görüldü ü meydana çıkmı tır. Domuz etinde bulunan büyüme hormonunun
kansere sebebiyet verdi i açı a çıkmı tır. Domuz eti ile geçen tri inoz hastalı ının bugün bile
tedavisi yoktur. Domuz eridi [tenya], mide ve barsak yolu ile kana geçerek, göz, beyin gibi
önemli organlarda a ır hastalıklara, hatta ölüme sebep olmaktadır.
Kıskançlı ı Yok Eder
Domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura u radı ı, namusunu kıskanmadı ı da
tesbit edilmi tir. Domuz ya ı, E vitaminini birdenbire yok eder. nsan, E vitamininden mahrum
kalınca nesli söner, E vitamininin yoklu u sevgiyi, a kı yok eder. E vitamininin noksanlı ında
erkeklerde kısırlık, kadınlarda çocuk dü ürme hastalı ı ortaya çıkar. E vitamini ya lardaki
acıla mayı önler. E vitamini tükenince A vitamini acıla mayı önleyemez. A vitamininin
yoklu unda da cinsiyete menfi yönde etki eder. Domuz eti ve ya lı yiyenlerde karakter
de i ikli inin ortaya çıktı ı da tesbit edilmi tir.
Domuz etinin, di er hayvan etlerine hiçbir üstünlü ü yoktur. Hazmı güç, protein de eri çok
dü üktür.
Yarın domuzun daha ba ka zararları da tesbit edilebilir. Yine de (Mutlaka bu veya u
sebebten dolayı domuz haram edilmi tir.) denilemez. Fakat hiç zararı tesbit edilmese de dinimiz
yasak etti i için, domuz etini yemek haramdır. pek ve altının erkeklere haram edili sebebine de
bu açıdan bakmak gerekir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Altın ve ipek , kadınlara helal, erkeklere ise haramdır.) [Tahavi]
(Altın ve gümü kaptan yiyip içmek, ipek giyinmek ve üzerinde oturmak haramdır.)
[Buharî]

Hıristiyan yemekleri
Sual: Hıristiyan kadınları, pi irdikleri yemekten bize getiriyorlar. Biz de bu yemekleri
yiyoruz. Bazıları gayr-i müslimlerin pis olduklarını, hediyelerini almanın caiz olmadı ını
söylüyorlar. Do ru mudur?
CEVAP
Gayr-i müslimlerin yemeklerini yemek, verdikleri hediyeleri alıp kullanmakta mahzur
yoktur. slâm âlimlerinin en büyüklerinden olan mam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
(Tevbe suresi 29. ayet-i kerimesinde (Mü rikler elbette pistir.) buyuruluyor. Hanefi
âlimleri bu ayeti, Allahü tealanın (Mü rikler pistir) buyurması, (Mü riklerin kalblerinin,
itikadlarının pis oldu u içindir) diye açıklamı lardır. Gayr-i müslimler, temizli e riayet
ederlerse, bedenlerine pis denemez. Çünkü Peygamber efendimiz, bir yahudi evinde yemek yedi,
bir mü rikin kabı ile taharetlendi. Hz. Ömer de bir Hıristiyan kadının kabından taharetlendi.
Mü riklerin bedenleri de pis olsaydı, onların yemeklerini yemez, sularını içmezlerdi. E er
mü riklerin bedenleri pis olsaydı, iman edince temiz olmamaları gerekirdi. O hâlde onlara pis
denilmesi, kalblerinin pis oldu unu bildirmek içindir. man edince kalblerindeki bu pislik gider,
temiz olur. tikadlarının, kalblerinin pis olması, bedenlerin de pis olmasını gerektirmez.
Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Ehl-i kitabın [Yahudi ve Hıristiyanların] pi irdiklerini, kestiklerini yemek helaldir.)
[Maide-5]
htiyat De il
O hâlde, kâfirlere karı an, alı -veri eden müslümanları pis bilmemelidir! Böyle
müslümanların pis olduklarını sanarak, bunların yiyecek ve içeceklerinden sakınmamalı,
müslümanlardan ayrılmak yoluna sapmamalıdır! Bu hâl, ihtiyat de il, bu hâlden kurtulmak
ihtiyattır.) [Mektubat c.3, m.22]
Yine slâm âlimlerinin en büyüklerinden olan mam-ı Gazalî hazretleri de buyurdu ki:
(Haram oldu u bilinmeyen eyler yenir. Peygamber efendimiz, bir mü rikin, Hz. Ömer de,
bir Hıristiyan kadının testisinden abdest almı tır. Eshab-ı kiram, kâfirlerin verdi i suyu içerdi.
Hâlbuki, pis, necis olan eyi yemek haramdır. Kâfirler ise, ekseriya pis olur. Elleri kapları araplı
olur. Çe itli ekilde öldürerek le ettikleri hayvanları yerler. Eshab-ı kiram, buna ra men, necis
oldu unu kesin olarak bilmedikleri için, onlardan et, peynir gibi gıda maddelerini alıp yerlerdi.)
[Kimya-ı Seadet]
Dinimiz zımmiye [gayrı müslim vatanda a] zekât hariç, sadaka, sadaka-i fıtr, adak ve hediye
verilmesinin ve onlardan cizye ve hediye almanın caiz oldu unu bildiriyor. (Mevkufat, Dürer)
Dinimiz, kâfire itikadlarından dolayı hürmet etmenin ve selam vermenin caiz olmadı ını;
ama ihtiyaç halinde selam verip müsafeha etmenin caiz oldu unu bildiriyor. (R. Muhtar)
Zımmiye zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha büyük günahtır. Zımmiyi üzmemek
için selam vermek caizdir. (Dürr-ül-muhtar)
Hadis-i erifte ise, (Zımmiye eza edenin hasmı ben olurum) buyuruluyor. (Hatib)
Yine hadis-i eriflerde (Hediyeyi reddetmeyin!) ve ( stemeden verilen eyi alınız! Allahü
teâlânın gönderdi i rızıktır.) buyuruluyor. [Beyhekî]

Sual: Tecavüze u rayan inek kesilince eti yenir mi?


CEVAP
Fıkıh kitaplarında "Hanefi mezhebinde eti yakılır" veya etini yemek caizdir de deniliyor.
afiî ve Malikide ise böyle bir hayvanın etini yemek günah de ildir.(Mizan-ül-kübra)

Tavuk Keserken
Sual: Burada tavukları a ızlarına bıçak sokarak beyinlerini parçalayıp öldürüyorlar.
Besmele çektiklerini veya Allahın adını andıklarını da görmedim. Böyle kesilen tavukları
müslümanların yemesi caiz olur mu?
CEVAP
Bahsetti iniz ekilde kesilen tavukları müslümanların yemesi caiz olmaz. (Tahtavi)

Nezle olunca
Sual: Nezle olunca burnum tıkanıyor. Alkollü ilâcın buharını teneffüs câiz mi?
CEVAP
Alkolsüzü yoksa, alkollüsünü ilâç olarak kullanmak câizdir.

A ız kokusu
Sual: Sarmısak yiyerek toplum içine çıkıyorlar. Çok rahatsız olunuyor. Böyle yapmaları
uygun mudur?
CEVAP
So an, sarmısak yiyerek, sigara içerek, kötü koku ile ba kalarını rahatsız etmek do ru
de ildir. Kötü kokudan melekler de rahatsız olur. Hadîs-i erîflerde buyuruldu ki:
(A zınızı temizleyin! Kirâmen kâtibîn melekleri için, a ızdaki yemek artıklarının
kokusundan daha kötü bir ey yoktur.) [Deylemî]
(Kur’ân okuyorsunuz, a zınızı misvakla temizleyin!) [Ebû Nuaym]
(Gece namaz kılmak için kalkan kimse, a zını misvâkla temizlesin! Çünkü bir melek
namazda Kur’ân okuyanın a zına yakla arak dinler.) [Deylemî]

Kefir ve Kombu çayı


Sual: nek sütü, kefir mayası ile mayalanarak tadı keskin hâle getiriliyor. Mayalanma
esnâsında alkol de te ekkül ediyor. Buna kefir deniyor. lâç olarak kefir kullanmak câiz midir?
Bir de halk arasında yaygınla an kombu çayı vardır. Kombucha mantarı’nın üremesi ile elde
ediliyor. Fermantasyon esnasında az da olsa alkol te ekkül ediyor. Birçok hastalıklara iyi geldi i
söyleniyor. lâç olarak kullanmakta mahzûr var mıdır?
CEVAP
Kefir ve kombu çayı, bira gibidir. Zarûretsiz içilmez. Bugün kefir ve kombu çayının yerini
tutan ilâç çoktur. Bunları kullanmaya zarûret de yoktur. E er, sâlih bir doktor, (Kefir veya
kombu çayı, u hastalı a iyi gelir. Bu hastalık için mubâh ba ka ilâç yoktur) derse, o zaman kefir
ve kombu çayını kullanmak câiz olur.
Kısrak sütü de mayalanarak alkol te ekkül ediyor. Buna kımız diyorlar. Bu da, kefir ve
kombu çayı gibidir.

Bira mayası
Sual: Bakkallarda bira mayası adı altında satılan mayayı kullanmak câiz midir?
CEVAP
Bira mayası denilen mayanın içinde alkol yoktur. Bira mayası diyorlar. Aslında hamur
mayasıdır. Hamur mayalamak için kullanmakta mahzûr yoktur. Arpalar ıslanınca filizlenir.
Filizler koparılıp, arpalar da kurutularak un yapılır. Buna malt denir. Malt, sarı toz veya erbet
hâlinde, skorbut denilen kanama veya zâfiyette ve çocuk mamalarında kuvvet verici ve hazım
için kullanılır. çinde alkol yoktur. Bunu da yiyip içmek günâh de ildir. (S.Ebediyye)

Salam ve jambon
Sual: Salam ve jambon yemek câiz mi?
CEVAP
Avrupa’da genel olarak salam, domuz etinden yapılır. nek etinden de yapılanı vardır.
Türkiye’de inek etinden yapılıyor. Domuz etinden yapılanı var mı bilmiyoruz. Salamın domuz
etinden yapıldı ı kesin olarak bilinmiyorsa, salam yemekte mahzûr yoktur. Jambon, Fransızca
domuz sucu u, domuz pastırması demektir. Fakat Türkiye’de inek etinden yapılıyorsa,
yenmesinde mahzûr olmaz. Sırf isminden dolayı bir gıdâya harâm denmez.

Kakao likörü
Sual: Kakao likörü bulunan çikolatayı yemek câiz midir?
CEVAP
Likör, meyve, alkol ve esans karı ımından yapılan bir içkidir. Yurtdı ından gelen likörlü
eker ve çikolatalar vardır. Bunları yemek câiz de ildir. Fakat kakao likörü, likör karı mı kakao
de ildir. Kavrulmu kakao çekirde inin ö ütülerek akıcı hâle getirilmi eklidir. çinde alkol
yoktur. Türkiye’de, kelimeler üzerinde kavram [mefhum] karga ası vardır. Birçok kelime
yerinde kullanılmıyor. Meselâ (Mu’cize yarattı) diyorlar. Mu’cize peygamberlerden ba kası için
kullanılmaz. Yaratmak da sadece Allaha mahsûstur. Yanlı kelime kullanmaktan sakınmalıdır!

Helâl gıdâ ve kan nakli


Sual: imdiki çocuklar istenildi i gibi neden e itilemiyor? Müslümana kafir kanı vermek
caiz midir?
CEVAP
Çocu u helâl gıdâ ile beslemelidir! Harâm gıdânın etkisi çocu un özüne i ler, çocukta
uygunsuz i lerin meydana gelmesine sebep olur. Hadîs-i erîfte (Yiyip içtikleriniz helâl, temiz
olsun! Çocuklarınız, bunlardan hâsıl olur) buyuruldu.
Çocukları, ahlâksız kadınlara da emzirtmemelidir! Peygamber efendimiz, ahmak kadınları
da süt anne olarak tutmamayı, sütün kötü etkisinin olaca ını bildirmektedir. Buradan kâfir
kadını süt anne olarak tutulmaz ma’nâsı çıkarılmamalıdır! Zîrâ fıkıh âlimi bni Âbidîn
hazretleri, (kâfir kadının müslüman çocu a ve müslüman kadının kâfir çocu a süt anne
tutulması câizdir) buyurmaktadır. (R.Muhtâr)
Ölümden kurtarabilmek için, müslümana kâfir kanı vermek câizdir. (El-Hedyül- slâmî)
Bazıları, (Kan necistir, harâmdır. Harâmla tedâvide de ifâ olmaz) diyorlar. in ehli olan
bni Âbidîn hazretleri buyuruyor ki: (Harâm olan eylerin ilâç olarak kullanılması, bunun
hastaya iyi gelece i bilinirse ve helâl olan ilâç bulunmazsa, câiz olur. ifâ oldu u tecrübe edilen
maddeler, ilâç için helâl olur. Harâm olan bir eyin hastaya iyi gelece inin bilinmesi, mütehassıs
olan müslüman bir doktorun söylemesi ile anla ılır.
Hadîs-i erîfte, (Allahü teâlâ, harâm olan eylerde size ifâ yaratmadı) buyuruldu. Etkisi
tecrübe ile bilinen harâm maddeleri, zarûret hâlinde ilâç olarak kullanmak câizdir.) [R.Muhtâr]
(Zarûretler harâmları mubâh kılar) kâidesine göre, bir hastalı ı tedâvi için harâm bir ey
kullanmak, yedirmek, içirmek gerekince, bu harâm ey mubâh oluyor. Hasta, harâm olan eyi
de il, mubâh olan eyi kullanmı oluyor. Yanî harâm, mubâh hâle geliyor, ifâ mubâh madde ile
sa lanıyor. Bir misâl verelim: Böbrekteki ta ı eriten, hiç bir ilâç bulunmazsa, müslüman bir
doktor da bira tavsiye etmi se, ilâç bulunmadı ı için içki içme zarûreti hâsıl olmu tur. Zârûretler
harâmları mubâh kılaca ından harâm madde kullanmak mubâh olur. Hasta ifâ bulursa, mubâh
sayesinde ifâ bulmu olur. Harâm olan madde sayesinde ifâ bulmu olmaz. Bu husûs iyice
anla ılınca, harâm maddenin, mubâh hâle geldikten sonra kullanılması, (Harâmda ifâ yoktur)
hadîs-i erîfine aykırı olmadı ı görülür.
Doyduktan sonra yemek
Acıkmadan veya doyduktan sonra fazla yemek de isrâftır. Nefis yemekler yemek, kıymetli,
yeni elbise giymek, büyük binalar yapmak, lüks vasıtalara binmek ve haram olmayan daha
bunun gibi eyler, kibir ve övünmek için olmazsa, isrâf de ildir. Borcundan çok malı olmayan,
çoluk çocu u sıkıntıya sabredemedi i hâlde, bunların ihtiyacını kar ılayacak maldan fazlası
bulunmayan veya sıkıntıya katlanamadı ı hâlde, kendi muhtaç olanın sadaka vermesi isrâf
olur.Malı isrâf etmek, cimrilikten de, daha kötüdür.

Her derdin ilâcı vardır


Sual: Hastalanınca, etkisi kesin olan ilâçları kullanmamak günâh mıdır?
CEVAP
Elbette günâhtır. Bazı ilâçların, meselâ antibiyotiklerin ve sülfamidlerin bakterilere kar ı
te’sîri; ekme in açlı ı, suyun susuzlu u gidermesi gibidir. Yangını su ile söndürmek de
böyledir. Te’sîri kesin olan bunun gibi ilâçları kullanmamak tevekkül de il, ahmaklıktır,
harâmdır. Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Her hastalı ın ilâcı vardır. Yalnız ölüme çâre yoktur.) [Taberânî]
Hz. Mûsâ, hastalanınca, ( lâçsız da Allahü teâlâ ifâ verir) diyerek ilâç kullanmadı.
Allahü teâlâ, ( lâç kullanmazsan ifâ ihsân etmem) buyurdu. lâcı kullanınca iyi oldu. Fakat
sebebini merâk etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi
de i tirmek mi istiyorsun? lâçlara te’sîr veren kimdir? Elbette te’sîrleri yaratan benim)
buyurdu. (K.Saâdet)
Doktora gitmeli, ilâç kullanmalıdır. Fakat, ifâyı doktor ve ilâçtan de il Allahü teâlâdan
beklemelidir. Kur’ân-ı kerîmde buyuruldu ki: (Îmânınız varsa, Allahü teâlâya tevekkül
ediniz!) [Mâide 23]
lâç almak, âyet-i kerîme ve duâ okumak ve yanında ta ımak, insanın ömrünü uzatmaz,
ölüme mâni olmaz, eceli geciktirmez. Ömrü olanın dertlerini, a rılarını giderip, sıhhatli, rahat ve
ne ’eli ya amasına sebep olur. lâç kullanıp da iyi olmıyan, ameliyat masasında ölen az de ildir.
Bu bakımdan, ilâca, doktora de il, Allaha güvenmelidir. Allahü teâlâya güvenen müslüman da,
dînimizin emrine uyarak doktora gidip ilâç kullanır.
Reva ..... ifa duâsı
mam-ı Ali Rıza hazretleri Ni apura gelince, yirmibinden çok ilim adamı kendisini
kar ıladı. Dedelerinden gelen bir hadis-i erif okuması için yalvardılar, mam hazretleri, (La
ilahe illallah sı ıına ımdır. Bunu okuyan, kalaya sı ınır. Kalaya giren de, azabından
kurtulur.) hadis-i kudsiyi okudu. Ehl-i sünnet âlimleri, bunu a a ıdaki gibi, okuyup üzerine
üflenen hastaların ifa bulacaklarını bildiriyor. A a ıdaki yazının islâm harfleri ile yazılıp, do ru
okunması gerekir.
(Reva Aliyyül-Rıza, fe-kale, Haddeseni ebi Musel-Kazım en ebihi. Caferis-Sadık en
ebihi Muhammedenil-Bakır en ebihi Zeynelabidin Ali an ebihil-Hüseyn an ebihi Ali bin
Ebi Talib "radıyallahü anhüm", kale haddeseni habibi ve kurretü aynı Resulullahi
"sallallahü aleyhi ve sellem", kale haddeseni Cibrilü, kale semitü Rabbülizzeti yekulü, (La
ilahe illallahü hısni, men kale-ha dehale hısni, ve men dehale hısni emine min azabi)

Doktora da günâh vardır


Sual: Doktora günah olmaz diyorlar, do ru mu?
CEVAP
(Doktora günâh olmaz) demek çok yanlı tır. Bir doktor, bir kadını muayene ederken
ihtiyâçtan fazla yer açarsa, 5 dakikada muayene etmesi mümkün iken, daha fazla uzatırsa günâh
olur.
Mecbûr kalmadıkça, zarûret olmadıkça, kadın, erkek doktora muayene olmamalı, kadın
doktora gitmelidir. Kadın doktor bulunmazsa ve hastalık tehlikeli veya çok a rılı ise, (Zarûretler
harâmları mubâh kılar) hükmüne uyularak nisâiye mütehassısı erke e de gidebilir.
Bir hastanede, dahiliyeci olarak hem kadın hem de erkek varsa, hastaya tercih imkânı
vermelidir. Mecburiyet olunca, erkek doktor, kadını muâyene ederken, ihtiyâç miktarı kadar yer
açmalıdır. htiyâçtan fazla açarsa günâh olur. Meselâ tansiyonunu ölçerken, bluz üzerinden de
ölçme imkânı varsa, kolunu açması günâh olur.
Doktorun, ihtiyâçtan fazla muâyene etmesi gibi, ihtiyâç miktarından fazla konu ması da
uygun de ildir. Müslüman doktor, her zaman ciddiyetini muhafaza etmeli, günâh olacak i ve
hareketlerden sakınmalıdır! Tanıdık bir göz doktoru, (Bilgisayarla bakınca, bazı hastalıkları ve
göz kusûrlarını hemen anlıyoruz. Fakat hasta, “benimle fazla ilgilenmedi” demesin diye, birkaç
defa aynı i lemi tekrarlıyoruz) dedi. Günâh olmadı ı için böyle istisnalar olabilir.
Kadınların birbirlerine avret yeri, erke in erke e avret yeri gibidir. Erkek, erke in; kadın da,
kadının göbek ile diz arasına bakamaz. Meselâ üroloji doktoru, bir erke in belden a a ısını
soyup bakamaz. Bir bez koyup eli ile kontrol eder. Göz ile de bakması gerekiyorsa, bezin bir
kenarını ihtiyâç kadar açıp bakar. Kadın doktor da, bir kadını böyle bir bez örterek muâyene
eder. Kadın kadına zararı olmaz demek yanlı tır. Çünkü kadının da, zarûretsiz, ba ka bir kadının
diz ile göbek arasına bakması harâmdır.
Gayrı müslim ve mürted kadınların, müslüman kadınlarına bakması, ya’nî müslüman
kadınların bunlara görünmeleri, yabancı erkeklere görünmeleri gibi olup, üç mezhebde de
harâmdır. Bunlar müslüman kadınlarının bedenine bakamazlar. Hanbelî mezhebinde câizdir.
Bunlara muâyene olmak mecburiyetinde kalındı ında, Hanbelî mezhebi taklîd edilirse, ya’nî
(Hanbelî’ye uydum) denirse günâhtan kurtulmu olunur. ifâ için, özel kaplıcaya gidemiyen
hasta da, umûmî kaplıcaya gidince, avret yeri açık olan varsa, Hanbelî mezhebini taklîd
etmelidir.

Kadın sütü içmek


Sual: nsan parçasını kullanmanın ve kadın sütünü içmenin hükmü nedir?
CEVAP
nsan parçasını zarûretsiz kullanmak ve kadın sütünü içmek harâmdır. Nihâye, Hâniyye ve
Tehzîb kitablarında deniyor ki: Tabîb-i müslim-i hâzık [Müslüman ve mütehassıs doktor] ifâ
verece ini ve ba ka ilâç olmadı ını söyleyince hastanın kan içmesi, le yemesi câizdir. Hele
ölümden kurtulmak için sözbirli i ile helâl olur. (R. Muhtâr c.5, s.249 )
Müslüman, mütehassıs tabîb, kadın sütünün muhakkak iyi edece ini ve ba ka ilâç
olmadı ını söylerse, hastanın kadın sütü içmesi câiz olur. ( .Hümâm-Feth-ul Kadîr)
Görüldü ü gibi kadın sütü içmek, zarûret olurca câiz olmaktadır. Bu bakımdan damara kan
verilmesinin de câiz oldu unu, eyh Tâhir-üz-Zâvî, (Hedy-ül islâmî)de bildirmi tir. Kan ve
organ naklinin câiz olmadı ını söyliyenler, tamamen mesnetsizdir.

Haramda ifa Aramak


Sual: Bazısı, mubah ilaç bulunmayınca, haram olan bir eyle de tedavinin caiz oldu unu
söylüyor. Hâlbuki Buharîdeki hadis-i erifte, Allahın, haram olan eyde ifa yaratmadı ı
bildiriliyor. ifası olmıyan eyin kullanılmasının sebebi nedir?
CEVAP
bni Abidin hazretleri buyuruyor ki:
(Haram olan eylerin ilaç olarak kullanılması, bunun hastaya iyi gelece i bilinirse ve helal
olan ilaç bulunmazsa, caiz olur. ifa oldu u tecrübe edilen maddeler, ilaç için helal olur. Haram
olan bir eyin hastaya iyi gelece inin bilinmesi, mütehassıs olan müslüman bir doktorun
söylemesi ile anla ılır.) [R. Muhtar]
(Zaruretler haramları mubah kılar) hükmüne göre, bir hastalı ı tedavi için haram bir ey
kullanmak, yedirmek, içirmek gerekince, bu haram ey mubah oluyor. Hasta, haram olan eyi
de il, mubah olan eyi kullanmı oluyor. Yani haram mubah hâle geliyor, ifa mubah madde ile
sa lanıyor.
Bunu bir misalle açıklayalım! Böbreklerdeki ta ı eritecek, hiç bir ilaç bulunmazsa,
müslüman bir doktor da haram bir madde ile tedaviyi tavsiye etmi se, ilaç bulunmadı ı için
haram madde kullanma zarureti hasıl olmu tur. Zaruretler haramları mubah kılaca ından, haram
madde kullanmak mubah olacaktır. Hasta ifa bulursa, mubah sayesinde bulmu olacaktır.
Haram olan madde sayesinde ifa bulmu olmıyacaktır.
Bu husus iyice anla ılınca haram maddenin, mubah hâle geldikten sonra kullanılması
(Haramda ifa yoktur) hadis-i erifine aykırı olmaz.

Bal ifalıdır
Sual: Doktorlar bal yememi söyledi. Balın dindeki yeri nedir?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde balın ifa oldu u bildirilmektedir. (Nahl 69)
Hadis-i eriflerde de buyuruldu ki:
(Hafızayı kuvvetlendirmek için bal yiyin!) [M.Nasihat]
(Bedeni besliyen üç eyden biri de bal yemektir.) [ ira]
(Hastaya, bal gibi ifalı bir ey yoktur.) [Ebu Nuaym]
(Balda bereket ve ifa vardır. Yetmi peygamber bala duâ etmi tir.) [B.Arifin)]
( ifa olan eyden biri de bal yemektir.) [Buharî]
(Faydalı tedavilerden biri de bal erbeti içmektir.) [Buharî]
(Her ay, 3 sabah aç karnına bal yiyene, büyük bir hastalık isabet etmez) [Beyhekî]
(Lohusaya taze hurma hastaya bal ifalıdır.) [Ebu Nuaym]
(Helal para ile alınan bal, ya mur suyu ile erbet yapılıp içilirse her derde deva olur.)
[Deylemî]
Baldan ba ka tatlının ifası yok. Zehirden ba ka acının zararı yok.

ifâ âyetleri
Sual: ifâ âyetlerinin fotokopisini suya koyup, o suyu içmek câiz midir?
CEVAP
Evet.

Göze ifa
Sual: Göz için ilaçlardan pek faydalanamadım. Gözün sıhhati için ne tavsiye edilir?
CEVAP
Her ilaç, herkese aynı ekilde tesir etmez. Ba ka doktora da gidip kullanılan ilaçları
göstererek ba ka ilaçları denemek iyi olur. Çünkü hadis-i erifte buyuruluyor ki: (Allahü teâlâ,
her hastalı ın ilacını yaratmı tır. Yalnız ölüme çare yoktur.) [Taberânî]
Gö e, denize ve ye ile bakmak insanı dinlendirir. Ye illi e bakmanın göze cila verdi i,
gözü kuvvetlendirdi i, denize bakmanın ibâdet oldu u, Peygamber efendimizin akarsuya ve
ye illi e bakmaktan ho landı ı hadis-i erifle bildirilmi tir. (Ebu Nuaym)
Yine hadis-i eriflerde buyuruluyor ki:
(Üç ey, göze cila verir: Ye illi e, akarsuya ve güzel yüze bakmak) [Hakim]
(Sürme çekmek, ye illi e ve güzel yüze bakmak gözü kuvvetlendirir.) [ .Süyuti]
(Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz a rısı görmez.) [Taberânî]
Bakması helal olan kimselere bakmak faydalıdır. Yoksa, yabancı kadınlara bakmak, gözü
zayıflatır, kalbi karartır.
Göz a rısı için, Kur' an-ı kerimi okumasını bilmiyenin de, Mushafa bakması çok faydalıdır.
Peygamber efendimiz gözü a rıyınca, Cebrail aleyhisselam (Mushafa bak!) dedi. ( ira)
Sürme le Tedavi
Sual: Erkeklerin gözlerine sürme çekmesi caiz midir?
CEVAP
Erkeklerin süs, zinet için sürme çekmeleri caiz de ildir. Fakat tedavi maksadıyla sürme
çekmeleri caizdir. Kirpiklerin dökülmemesi, gözlerin kuvvetlenmesi için sürme çekmek iyidir.
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
( smid ile gözlerinize sürme çekin! Çünkü o, gözü kuvvetlendirir, kirpikleri ço altıp
uzatır.) [Tirmizî]
[Peygamber efendimizin her gece sürme çekti i bildirilmi tir.]
(En iyi sürme, ismid sürme ta ıdır. Çünkü o, gözü parlatır, kirpikleri uzatır.) [Nesâî]
( smidle sürmelenmeye devam edin, çünkü o, kirpikleri uzatır, göz çapaklarını giderir
ve gözü kuvvetlendirir.) [Taberânî]
[Sürme, göz kalemi denilen boyalardan farklıdır. Attarda bulunur. Bazı hacılar, Hicazdan
gelirken sürme de getiriyorlar.]

Ekmek ve çatal
Sual: Çatalı ekme e ve di er unlu mamüllere batırmakta mahzûr var mıdır? Ekme e
hakaret olur mu?
CEVAP
Bunlar âdettir, mahzûru yoktur. Fakat lüzumsuz, keyf için batırılmaz. htiyâç hâlinde câiz
olur. Çatalı ekme e batırmayı âdet hâline getirmemelidir.

Ramazanda köfte satmak


Sual: Ramazanda köfte v.s. satmak câiz midir?
CEVAP
Mü teri, dükkânda yerse, kazanç habîs olur, evine götürürse habîs olmaz.

Herkesin kendi malı


Sual: Hanımlar toplanıyor, kitap okuyor, sohbet ediyoruz. Beyinin rızâsı yok iken, kendi
malını ikrâm eden kadının da’vetine gidilir mi?
CEVAP
Kendi malından verdi ine göre gitmekte mahzûr yoktur.

Saygı için kesmek


Sual: nsana saygı için kesilen hayvanın eti harâm mıdır?
CEVAP
Eti harâm de ildir. Saygı için kesmek harâmdır.

stakoz ihrâcı
Sual: Yurt dı ına istakoz ihrâç etmek câiz mi?
CEVAP
Evet câizdir.

Kurtlu Kiraz
Sual: Bazıları, kirazın içindeki kurdun, kendili inden meydana geldi ini, bunun için kurtlu
kiraz yemekte mahzur olmadı ını söylüyorlar. Kurtlu kiraz yemek uygun mu?
CEVAP
Kirazdaki kurt "Kiraz sine i" denilen bir sine in kiraz içine koydu u yumurtalardan hasıl
olur. Kurtlu kiraz yenmez. Kiraz alınca 3-5 tanesinin içi açılır. Kurt yoksa di erlerini açmadan
yemek caiz olur. E er bir tane bile kurt görülse, hepsinin içine bakmak gerekir. (Berika)

Tavuk yemi ve Kan


Sual: Tavuk yemlerine kan karı tırıldı ı söyleniyor. Bu yemi yiyen tavukları yemek caiz
midir?
CEVAP
Dinimizde görmeden kesin hüküm vermek caiz olmaz. Görerek veya adil bir müslümanın
söylemesi ile anla ılır. Fakat sorup ara tırmak gerekmez. Bir kısmına hile yapıldı ı görülünce,
di er hepsine de hile yapıldı ı kesin olarak söylenemez. Bir tavu un necaset yedi i kesin olarak
bilinince, o tavuk üç gün ayrı bir yere konur. Bu üç gün zarfında tavu un içindeki necaset
kimyevi de i ikli e u rar. Üç gün sonra o tavu u yemek helal olur.
arap da sirke olunca temiz olur. Domuz ya ı dahil, necasetli ya lar, sabun yapılınca temiz
olur. Bütün kimyevi de i meler böyledir. (R. Muhtar, S. Ebediyye)

Necaset yemi tavuk


Sual: Necaset yemi tavuk yenir mi?
CEVAP
Necaset yemi olan tavuk, koyun ve sı ırı hemen kesip yemek mekruhtur. Tavu u 3, koyunu
4, sı ır ve deveyi 10 gün hapsetmek, yani necaset yedirmeyip temiz gıda ile beslemek gerekir.
afiîde ise deve 40, sı ır 30, koyun 7, tavuk 3 gün hapsedilir.

Ku eklinde pasta
Sual: Ku veya ba ka hayvan eklinde pasta yapmak câiz midir?
CEVAP
Hayır. Mubâhlarda da dîne uymakta hayır-bereket vardır.

Tüfekle vurmak
Sual: Kaçan sı ırı, koyunu, tavu u tüfekle, tabanca ile vurunca yemek câiz midir?
CEVAP
Sı ır, koyun, tavuk, av hayvanı olmadı ı için tüfekle vurulunca ölürse yenmez. Onun için
ölmeden önce kesilirse yenir.

Küçük çocu un ikramı


Sual: Bir eve gidince, küçük çocuk, eker getiriyor. Almak câiz midir?
CEVAP
Ana-babasının gönderdi ini dü ünerek almak câizdir

Onun bunun kafası dinde senet olmaz


Sual: Felsefeci müftülerden biri, (Sigaranın haram oldu una dair en büyük delil udur)
diyor. (Sen Resulullahın huzurunda sigara içebilir misin) diyor. Sonra, ( çemezsin, içersen
saygısızlık olaca ı için küfür bile olur. O halde, Resulullahın huzurunda içilmeyen bu mereti
Allah’ın huzurunda nasıl içersin) diyor.
CEVAP
O ve onun gibi dü ünen felsefecilere cevabımız öyledir: Peygamber efendimizin huzurunda
yapılamayan ve Allah’ın huzurunda yapılmasında mahzur olmayan çok ey vardır. Mesela bir
kimse, Resulullahın huzurunda hela ihtiyacını yapamaz, hanımı ile beraber olamaz. Ama bunları
Allah’ın huzurunda yapmak günah olmaz. Çünkü Allah’ın görmedi i yer yoktur. Bunun için
sigaraya bir delile dayanmadan haram demek çok veballi bir i tir.
Sigara zararlıdır
Tütünün etkili maddesi olan nikotinin, bir damladan az miktarı insanı öldürür. Bir sigara
içinde bulunan nikotin, deri altına ırınga edilirse, iki insanı öldürür. Tütün dumanında
nikotinden ba ka birçok iddetli zehirler vardır. Mesela, bir sigara, dumanında bir miligram
siyan asidi, % 5 karbon monoksit, amonyak, % 1,5 kükürtlü hidrojen mevcuttur.
Sigara yanarken nikotinin % 25i harap olur. % 30u dumanla havaya gider. % 45i de sigara
içinden a za do ru çekiliyor ise de, bunun üçte ikisi sigaranın so uk kısmında sıvı hâlde kalıp,
a za, sigaradaki nikotinin, ancak % 15i dahil olur. A za giren nikotinin mühim bir kısmı,
tükürük ile mideye gidip mide ifrazını azaltarak i tahı keser. Nikotin, a ız ve mide zarlarında
kana karı ır. Kanla dola an nikotin, böbrek üstü bezlerini tahri ederek adrenalin ifrazı artıp
tansiyon yükselir ve derideki damarlar sıkı arak, renk solar, ishal yapar. Safra yollarını
daralttı ından safrası ve karaci eri zayıf olan, fazla tütüne dayanamaz.
45 ya ın altındaki genç erkeklerden, koroner kalb hastaliklarindan ölenlerin % 80i sigara
tiryakisidir. Sigara içenlerde akci er kanseri, içmeyenlere nispetle 15 kat fazladır. Akci er
kanserine yakalanan hastaların % 94’ünün sigara tiryakisi oldu u ortaya çıkmı tır. Sigara
içmeyen kadınlarda kısırlık % 3,8 iken, sigara içenlerde bu oran % 41’dir. Günde bir paket
sigara içilen evlerdeki çocukların da, günde 5er adet sigara içmi gibi oldu u tespit edilmi tir.
Sigaradan bir nefes çekip üfleyen kimse, dumanla beraber çevreye 70 mg yanmı madde ve 25
mg. karbonmonoksit vererek etrafındakileri zehirlemektedir.
Bacaklarında damar tıkanıklı ı olan ki ilerin % 90ının sigara içenlerden oldu u ilmi bir
gerçektir. Sigara içenle, sigara ile kirlenmi havayı teneffüs eden arasında, gördü ü zarar
bakımından fark azdır. Sigara içilen yerde duranın % 70 sigaranın zararından etkilenir. Gerek
hamilelik öncesinde, gerekse hamile ve emzikli iken sigara ve alkole devam eden ana babalar,
çocukların hayatlarına kastetmi sayılırlar.
Sigaranın bu zararlarını dü ünen bazı cahil kimseler, (Madem zararlıdır, o halde haramdır)
diyerek kafadan konu uyorlar. Halbuki nakli esas almadan konu up yanlı fetva verene melekler
lanet eder. ahsen sigara içmem ve sigaranın kokusundan da nefret ederim. Buna ra men dinin
emri ne ise onun bildirmek zorundayım. Ben nefret ediyorum diye aksini söyleyemem.
Biliyorsunuz biz kola imalat ediyoruz. Bana, di er kolalar içilir mi diye sordular. Onlar
bizim rakibimiz diye, onları içmeyin içinde alkol var demek caiz olur mu? Melekler lanet etmez
mi?
Bir eyin haram oldu u, ayet-i kerime, hadis-i erif veya kıyas-ı fukaha ile belli olur. Onun
bunun kafası dinde senet olmaz. Kafasını, noksan aklını ölçü alan bazı felsefeciler, (Sigara
içmek zinadan daha büyük günahtır, hatta onun imanı yoktur) diyorlar. Bir ba ka felsefeci ise,
(Sigara ve kahve içmek, araptan daha kem [kötü] ) diyor. Hangi kitapta yazıyor diyoruz.
(Kitaba ne lüzum var, zararlı ey haram oldu una göre sigara da haram) diyorlar. Bu felsefeciler,
oturup bu konuda kitap yazmı lar. Ba ka cahiller de bu kitapları örnek gösterip, ( te kitaptan
gösteriyorum) diyorlar.
[Ehli sünnet alimleri rehber alınmalı. E er alınmazsa, insan, ister a la ister gül türünden
sözler söyler. Hem kendi sapıtır, hem de ba kalarını sapıttırır. Bir kasabın, (operatör doktor da
insan, ben de insanım) deyip, insanı ameliyat etmesine benzer. Hatta daha kötü.]

Emekli maa ı helaldir


Sual: Bazı kimseler, gerek Emekli sandı ı, gerek SSK ve gerekse Ba -Kur’dan emekli
olmanın caiz olmadı ını söylüyorlar. Bu hususta açıklama yapar mısınız?
CEVAP
Bu kimseler delil olarak, Necm suresinin, ( nsana ancak çalı arak [ihlas ile] yaptı ı i ler
[ahirette] fayda verir.) mealindeki ayet-i kerimeyi gösteriyorlar. Hatta emekli maa ı
almayaca ım diye gazetelerde ilan edenler de vardır.
Kö eli parantez içindeki ifadeler, ayet-i kerimenin açıklaması mahiyetindedir. Bu ayetin
devamı olan ayetlerde, çalı masının kar ılı ının eksiksiz verilece i bildiriliyor. Herkes ekti ini
biçer demektir. Bu ayet, emeklili e mani de ildir.
Emekli olmak caiz de il diyenlere göre, az eye çok kar ılık vermek veya kar ılıksız bir mal
vermek câiz de ildir. Halbuki miras, hediye bir çalı manın, alın terinin kar ılı ı de ildir. Hediye
de miras da câizdir. Devlet, ihtiyarlara bir ihsan olarak ya lılık maa ı ba lamı tır. Aynı ekilde
bazı belediyeler, ihsan olarak ihtiyarlara ücretsiz seyahat hakkı tanımı tır. Bayramlarda da
herkesten seyahat ücretini almıyor, köprüden geçi ücreti kaldırılıyor. Bunlar birer ihsandır, hiç
mahzuru yoktur.
Devlet, gazilere, asker ailelerine maa ba lıyor. On çocu u olana ikramiye de verebilir.
Depremden zarar görenlere kar ılıksız yardım edebilir. Yahut sırf vatanda oldu u için herhangi
bir yardım yapabilir. Devlet bir kimseye böyle çe itli yardımlar yaptı ı gibi, bir fert de diledi i
kimseye, milyonlarca, milyarlarca yardım yapabilir. Hediye verebilir. Bu paranın muhakkak alın
teri ile alınması gerekmez.
Devlet, bir memuruna, bir i çisine anla ma gere i, haftada bir gün veya iki gün izin
verebilir. Yılda bir ay, iki ay izin verebilir. Birkaç ay hastalık izni verebilir. Bu izinli oldu u
zamanlarda da maa ından kesmeyebilir. Devlet, 25 yılda emekli etti i gibi, bunu 50 yıla da
çıkarabilir veya on yıla indirebilir. Çalı amayan hastaları malulen emekli edip, ömür boyu maa
verebilir.
Devlet, emekli memura ölünceye kadar maa verdi i gibi, Allahü teâlâ da, iman edenlere
sonsuz mükâfat vermektedir. man etti i için, kuluna sonsuz mükâfat veren Allahü teâlâya,
“Niçin sadece iman kar ılı ı bu kadar nimet veriyorsun” diye suâl edilemeyece i gibi, belli bir
hizmet veya prim kar ılı ı ölünceye kadar maa almaya haram demek çok yanlı tır.
hsan yani iyilik etmeyi dinimiz tavsiye etmektedir. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emreder.) [Nahl 90]
(Allah sana ihsan etti i gibi, sen de ihsanda bulun!) [Kasas 77]
( hsanın kar ılı ı ancak ihsan olur.) [Rahman 60]
(Ana babaya ihsan edin!) [Nisa 36]
(Allah ihsan edenleri sever.) [Maide 13]
(Allahü teâlâ, ihsan edenlerle beraberdir.) [Ankebut 69]
( hsan edenleri müjdele!) [Hac 37]
( hsan edenlere Allahü teâlânın rahmeti elbette çok yakındır.) [Araf 56]
(Allah ihsan edenlerin ecrini zayi etmez.) [Tevbe 120]
Hz. Yusuf ve Hz. Musa’ya verilen nimetler bildirilip buyuruluyor ki:
( hsan edenleri i te biz böyle mükâfatlandırırız.) [Yusuf 22]
hsan etmekle ve hediye vermekle ilgili hadis-i eriflerden bazıları da öyledir:
(Allahü teâlâ ihsan sahibidir. Öyle ise siz de ihsanda bulunun!)
( darecilerin ihsanını, ihsan olarak kaldı ı sürece alın!)
( hsan ehlinden olun!)
(Ömrü ihsandan gayrısı artırmaz.)
(Ana babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder!)
(Uzun ömür ve bol rızık isteyen, ana babasına ihsanda bulunsun.)
( hsan kapısını açana, Allah dünya ve ahiret hayrını verir.)
(Kom una ihsanda bulun ki, mümin olasın!)
(Hediye Allahın gönderdi i güzel bir rızıktır.)
(Hediyeyi reddeden, Allahın hediyesini reddetmi olur.)
(Allahü teâlâ, “Biz malı insana ibadet etmesi için ihsan ettik” buyurdu.)

Emirlerde mantık aramak


Sual: Bazı kimseler diyor ki: (Domuz etini iyice kaynatınca bir zararı olmaz. Bir bardak
bira, bir damla arap içmek, vücuda zarar vermedi i için günah olmaz. Gusül ve abdest temizlik
içindir. Vücut kirlenmedikçe, gusletmek veya abdest almak mantıksızlıktır. Namaz iyi bir
jimnastiktir. Ama bugün modern jimnastik ekilleri vardır. Kapanmaktan maksat da erkekleri
tahrik etmemektir. Saçın görünmesi erkekleri tahrik etmez. Kapanmasının hiçbir mantıkî sebebi
yoktur. Yakın akraba ile evlenmek, çocukların sakat olma riskinden dolayı yasaklanmı tır.)
CEVAP
Dinimizde bir ey haram ise, hikmetini, fayda veya zararını bilmesek de onun haram
oldu una inanmak gerekir. Dinimizin bildirdi i eylere akla uygun oldu u, yahut tecrübe ile
anla ıldı ı için inanmak iman olmaz. Çünkü bu, akli, tecrübeyi tasdik etmek demektir.
Haramlarda muhakkak vücuda zarar veren bir ey aranmamalıdır! Bugün tıp, her ne kadar
hastalık bula tıran etin domuz eti oldu unu tespit etmi se de, Domuz etinde bulunan büyüme
hormonunun kansere sebebiyet verdi i açı a çıkmı sa da, domuz eti ile tri inoz hastalı ı
geçiyorsa da, domuz eridi, mide ve barsak yolu ile kana geçerek, göz, beyin gibi önemli
organlarda a ır hastalıklara sebebiyet veriyorsa da, domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin
dumura u radı ı, namusunu kıskanmadı ı ve daha ba ka zararları tespit edilmi se de, yine de
(Mutlaka u sebepten dolayı domuz haram edilmi tir.) denilemez. Fakat hiç zararı tespit
edilmese de, dinimiz yasak etti i için, domuz etini yemek haramdır. Besmelesiz kesilen kuzu eti
de haramdır. Demek ki, maksat, dinin emrine uymaktır.
Bir yudum arabın, bir bardak biranın vücuda zararı olmayabilir. Bir damla idrarın da zararı
olmayabilir. Ama dinimiz bunların damlasını yasak etmi tir.
Gusül ve abdest mutlaka maddî kirlerin temizlenmesi için de ildir. Öyle olsaydı, su
olmayınca toprakla yıkanmak, yani teyemmüm emredilmezdi. Halbuki topra a bula tırmak
temizlemedi i gibi, üstelik elimizi de kirletir. Demek ki gusül ve abdest, maddî temizlikten çok,
manevî temizlik içindir. Maddî temizli e de faydası olur. Ama asıl gaye maddî temizlik de ildir.
Modern jimnastik yapılsa namaz kılınmı sayılmaz. yi olur diye üç rekatlık bir namazı dört
kılsak namaz sahih olmaz. Demek ki, maksat, daha iyi hareket yapmak, daha çok namaz kılmak
de il, dinin emrine uymaktır.
Kadınların kapanmasında, erkeklerin tahrik olma artı yok. Hiç kimse olmasa da, dinimiz,
namaz kılarken kapan diyor. Hiç kimse olmasa da evde, açık dola ma diyor. Bunların erkekleri
tahrikle bir ilgisi yok. Tahrik için olsaydı, cariye denilen kadınların ba ları, kolları, bacaklarının
açık gezmesine, namaz kılmasına dinimiz izin vermezdi. Gaye tahrik olsaydı, bir erkek, ana,
bacı, karde çocu u, süt karde , hala ve teyzenin saç, kol ve bacakları açık yanlarında
oturamazdı. Oturmasına izin verildi ine göre, demek kapanma emrinin mutlaka tahrik ile ilgisi
yoktur. Tahrik, belki birçok sebepten birisi olabilir.
Demek ki gaye, tahrikle hiç ilgili de ildir. Esas gaye, söz dinlemektir. Saçı açmanın
insanlara bir zararı yok, saçı kapatmanın mantı ı, söz dinlemektir.
Bir erkek, kız karde i ile evlense çocukları mutlaka sakat olur diye bir ey yok. Yabancı ile
evlilikte de aynı hastalıklar olabiliyor. Hz. Adem zamanında kız karde le evlenmek Allah’ın
emri idi. E er mutlaka çocuklar sakat olsaydı, o zaman Allah bunu emretmezdi. E er maksat,
çocukların sakatlı ı olsa idi, 20 ya ındaki bir genç, artık do urmaları mümkün de il diyerek,
menapoz dönemine giren halası ile, teyzesi ile evlenmesinde sakınca görülmez, süt karde le
evlenmesi yasaklanmazdı.
Bununla beraber, dinimizin emrinde mutlaka faydalar, yasaklanmasında da zararlar vardır.
Bir emirde hiç fayda, bir yasakta da hiçbir zarar görülmese de, bunlara riayet etmek gerekir.

Gümü tesbih
Sual: Kehribar veya gümü tesbih kullanmak câiz midir?
CEVAP
Evet câizdir.

Hanımla satranç
Sual: Hanımla satranç ve di er oyunları parasız oynamak câiz midir?
CEVAP
Mâlâya'nî ile me g l olmak câiz de ildir.

Erkek çocu una altın


Sual: Mâ âallah yazılı altını, erkek çocu un üstüne takmak günâh olur mu?
CEVAP
Günâh olmaz. Faydalı olur.

Altın saat
Sual: Altın veya gümü duvar saati kullanmak câiz midir?
CEVAP
Evet.

Renkli mum
Sual: Renkli mum kullanmak câiz midir?
CEVAP
Evet câizdir, di er mumlardan farkı yoktur.

Kemer ba lamak
Sual: Pardösüye, paltoya ku ak, kemer ba lamakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Hayır mahzûru yoktur.

pek mendil
Sual: pek mendil kullanmak câiz midir?
CEVAP
Erkeklere mekrûhtur

Altın nazarlık
Sual: Erkek çocuklara da altın nazarlık takmak câiz midir?
CEVAP
Caizdir.

pek Kese
Sual: Erke e ipek elbise, gömlek haramdır. Fakat ipek hamam kesesi ve ipek kravat caiz
midir?
CEVAP
Erke in de ipek hamam kesesi kullanması caizdir. Dört parmak enli inde olan kravatlar da
caiz, daha geni olursa caiz de ildir. (R.Muhtar)

Renkli lens
Sual: Kadınların renkli lens takmaları uygun mudur?
CEVAP
Gözünün rengine uygunsa mahzûru yoktur. Renkli lens, dikkati çekiyorsa, zînet hükmüne
girece i için uygun olmaz. Çünkü kadınların zînetlerini yabancılara göstermesi câiz de ildir.

Kumar Oyunları
Sual: Dünyadaki müslümanlara gönderilen (Kumar Oyunları) hakkındaki bildiriye cevap
verir misiniz?
CEVAP:
Dinimizde bir eyin haram ve küfür oldu u dört delil ile bilinir. Bunlar Kitab, Sünnet, cma
ve Kıyastır. Bundan ba ka delil yoktur. Gönderilen bildiride çe itli kumar oyunlarının kâ ıt
sayısından dolayı haram veya küfür oldu u bildiriliyor. Hâlbuki bni Abidin hazretleri
buyuruyor ki:
(Oyun ile vakit geçirmek, tavla, 14 ta ve benzeri oyunlar tahrimen mekruhtur.
Bunlar, para ile, mal ile yapılırsa kumar olur, haram olur.) [R. Muhtar c.5, s.253]
Demek ki, ne çe it oyun olursa olsun, çayına bile olsa, oynanınca haram, parasız oynanırsa
tahrimen mekruhtur. Hiçbir kitapta, kumar oynayan dinden çıkar diye yazmaz.
Bildiride, (Pi pirik oynarsan 54 farzla oynarsın, tavla oynarsan islâmın 32 artı ile oynarsın)
gibi indi görü ler vardır. Dinimizde rakamlar üzerinden manalar çıkarmak do ru de ildir.
Amerikada peygamber oldu unu söyliyen R.Khalife isimli bir din dü manı da, 19 rakamının
kutsallı ından bahsetmi tir. 19 rakamı üzerine ba ka numara döndürenler de olmu tur.
slâmın artı 32 de il, be tir. Dominodaki sayılar farsçadır. Yahudilikle, Hıristiyanlıkla bir
ilgisi yoktur. Abdestin farzı Hanefide dört ise de, di er mezheblerde farklıdır.
Böyle bildiriler, ya yabancıların bir oyunu veya cahil kimselerin bir düzmesidir. Kumarın
haram oldu u edille-i eriyye ile de sabittir. Rakamlara göre haram oldu unu söylemek çok
yanlı tır. Kumar oyunları, bildiride açıklanan rakamlarla de il de, ba ka rakamlarla oynansa
haram olmaktan çıkacak mıdır? Elbette çıkmaz. Hurafelerden uzak durmak gerekir.

Küfür ve Zulüm
Sual: Bir kâfir, ya adı ı yüz sene içinde i ledi i günahlar için sonsuz olarak Cehennemde
kalmasına zulüm diyen Almanlar vardır. Yüz senelik kâfirli in kar ılı ı niçin sonsuz cezadır?
CEVAP
Bunun hikmetini cenab-ı Hak açıkça bildirmemi tir. Bazı âlimler bildiriyor ki: Kâfirler,
sonsuz ya asaydı, sonsuz kâfir kalmak niyetinde oldukları için, küfürlerinin cezası Cehennemde
sonsuz azabdır. Bunun için kâfirlere olan ebedi azaba zulüm denilemez.

Kuru Temizleme
Sual: Necaset bula ı ı olmayan bir elbise ile, kanlı ve idrarlı bir elbise kuru temizlemede
temizlenir mi ve ötekileri kirletir mi? Yani kuru temizlemeciye verdi imiz necaset bula mamı
elbise ile namaz kılabilir miyiz?
CEVAP
Kuru temizlemede sadece kirler temizlenir. Yıkanmadıkça idrar ve kan temizlenmi olmaz.
Fakat idrarlı elbise di erlerini kirletmez. Yani kuru temizlemeciye verdi imiz necaset
bula mamı elbise ile namaz kılmamızda mahzur olmaz. Dinde zan ile hüküm verilmez.
Kâfirlerin elbiselerine idrar ve arap bula mı olma ihtimali kuvvetlidir. Buna ra men dinimiz,
kâfir elbisesini yıkamadan, o elbise ile namaz kılınabilece ini bildiriyor. (E bah erhi)
Dinimizin emri böyle iken, kuru temizlemeciye verilen temiz elbise ile namaz
kılınmıyaca ını veya kesin bilgi olmadan gıdaların içinde, necis madde bulundu u için
yenmiyece ini söylemek halkı huzursuzlu a sevkedece i, fitneye sebep olaca ı için günahtır.

Kanarya Beslemek
Sual: Muhabbet ku u ve kanarya gibi ku ları alıp satmak ve beslemek caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Kafese alı mı serbest bırakılınca hayvanlar tarafından öldürülebilen ku ları kafeste
beslemek caiz olur.

Dantelden haç
Sual: Dantelden veya kuma tan yapılmı haç, papaz ba lı ı vb. eyleri süs olarak duvara,
perdeye asmakta, haç eklinde saç tokası kullanmakta veya kolye olarak takmakta mahzur var
mıdır?
CEVAP
Hıristiyanlı ın dini sembolü olan böyle eyleri kullanmak câiz de ildir. ( . Abidin, Birgivî)

Hediyeli satı
Sual: Gıda paketlerinin veya deterjanların içinde bardak, tava gibi eyler çıkıyor. Bazılarının
içinden bir kâ ıt çıkıyor. "Bu kâ ıdı getirene u hediye verilecektir" deniyor. Paket içinden çıkan
malı ve kâ ıdı götürüp verilecek eyi almak günâh olur mu?
CEVAP
Hayır günâh olmaz. (R.Muhtâr)

Ödünç ve Nema
Sual: Bir kimse, 1 milyon lira ödünç borcunu öderken 3 milyon lira verip, "fazlası
hediyedir" dese, bu fazlalı ı almak câiz olur mu? Devlet de paralarımızdan kesinti yaparak nema
adı altında bir fazlalık veriyor. Bu fazlalı ı almak câiz olur mu?
CEVAP
Kâr getiren ödünç, harâm olur. Ancak, bir anla ma yapmadan verilecek 2 milyon lira hediye
olur. Almak câiz olur. Devletin verdi i de böyledir. Devlet, ömür boyu emekli maa ı ba lasa, bu
maa ı da almakta mahzûr yoktur. Kar ılıksız verilen eyi de almak câizdir. Az bir eye kar ılık
çok ey de verilir. Bunları da almakta hiç mahzûr olmaz. (R.Muhtâr)

Hamamda Yıkanmak
Sual: Hamama veya kaplıcalara gidince, erkekler kısa ortla duruyorlar. Erke in avret yeri
diz ile göbek arası oldu una göre, buraları açık durmak günah de il midir? Tedavi maksadı ile
kaplıcaya gidilince caiz olur mu?
CEVAP
Hamama, kaplıcaya giden kimsenin diz ile göbek arasını, dizleri de örtmesi farzdır.
Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Allaha ve ahırete inanan hamama pe temal ile örtülü girsin, pe temalsız girmesin!)
[Nesâî]
(Erkeklerin ahır zamanda hamama gitmeleri haram olur. Çünkü hamamlarda avret
yerleri açık olanlar bulunur. Avret yerini açana ve ba kasının avret yerine bakana Allah
lânet eylesin!) [F. Bilgiler]
(Erkeklerin dizleri ile göbekleri arası avrettir.) [R. Nasıhin]
Peygamber efendimiz, hamamdan sakınılmasını buyurunca, oradakiler, (Ya Resulallah,
hamam kirleri temizledi i gibi, hastalara da ifalı olur.) dedikleri zaman, onlara (Hamama avret
yerleri örtülü olarak girin!) buyurdu. (Hakim)
Kadınların da tedavi maksadı ile örtülü olarak hamama girmesi caizdir. ( bni Mace)

Kelebek kravat
Sual: Papyon kravat takmak uygun mudur?
CEVAP
Papyon kravat da, di er kravatlar gibidir.Kafirlerin haram olmıyan adetlerini yapmakta,
kullanmakta mahzur yoktur. Nitekim Peygamber efendimizin kolları dar Rum cübbesi giydi i
Tirmizîdeki hadis-i erifte bildirilmi tir. (Mevahib-i ledünniyye)

Hayvan Postu
Sual: Kendili inden ölen veya besmele ile vurulan tilkinin derisini daba lamadan satmakta
mahzur var mıdır?
CEVAP
Koyun, sı ır gibi, eti yenen hayvan kendili inden ölürse le olur. Le derisini daba lamadan
satmak bâtıldır, caiz de ildir. Tilki, sansar besmele ile öldürülürse derileri temiz olur.
Daba lamadan satmak caizdir. Kendili inden ölürse daba lamadan satmak caiz olmaz. Domuz
ve yılan derisi daba lansa da temiz olmaz. (Halebi)

A aran saçları boyamak caiz mi?


Sual: Ya lılı ımızı göstermemek için, a armı saçlarımızı boyamak veya o kılları koparmak
caiz midir?
CEVAP
Bir kimsenin müslüman olarak saçının a arması iyidir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(A aran kılları koparmayın! Çünkü bir kimsenin müslüman olarak a aran her kılı,
Kıyamette kendisi için bir nur olur. O kıl sebebiyle, bir günahı affolur, bir sevab yazılır.)
[Tirmizî]
(Beyazla mı kılları koparmayın! O, müslümanın nurudur.) [Tirmizî]
( htiyarlı ı saklamak için yolunan beyaz kıllar, Kıyamette, ona batırılmak için süngü
olur.) [Deylemî]
htiyar Olmanın Fazileti
Müslüman olarak ya lanmak da bir nimettir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlânın indinde, tekbiri, tahmidi, tesbihi ve tehlili sebebiyle müslüman olarak
ihtiyarlıyan bir müminden daha efdal kimse yoktur.) [ .Ahmed]
[Tekbir Allahü ekber, tahmid Elhamdülillah, tesbih Sübhanallah, tehlil ise la ilahe illallah,
demektir.]
(Allahü teâlâ, yemin ederek "Müslüman olarak ihtiyarlıyan erkek ve kadına azab
etmekten hayâ ederim." buyurdu.) Resulullah efendimizin a ladı ı görüldü. Sebebi
sorulunca, (Allahü teâlâ, kendisinden hayâ etti i hâlde, Ondan hayâ etmiyen kimseye
a lıyorum.) buyurdu. (Beyhekî)
(Hak teâlâ, müslüman olarak ihtiyarlıyana azab etmekten hayâ eder.) [Hatib]
(Hak teâlâ, " htiyarlık benim nurumdan bir nurdur. Ben nuruma, narımla azab
etmekten hayâ ederim. O hâlde siz de benden hayâ edin!" buyurdu.) [Ebu eyh]
(Müslüman olarak ihtiyarlıyana ikram eden, Nuh aleyhisselama ikram etmi gibi
sevab alır. Nuh aleyhisselama ikram eden de Allaha ikram etmi olur.) [Hatib]
(Saçını, sakalını müslüman olarak a artan affolur.) [M.Rabbani]
(Müslüman bir kimse, 90 ya ına ula ınca, geçmi ve gelecek birçok günahları affolur.
Aile efradına efaat etmesi için, kendisine izin verilir.) [Ebu Yala]
Müslüman olarak ya lanmak böyle bir nimet iken, zaruret olmadan saçları boyamak iyi
de ildir. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, saçını sakalını siyaha boyayanın yüzüne Kıyamette bakmaz.) [ bni Said]
(Saçını sakalını yolanın veya siyaha boyayanın Allah indinde nasibi yoktur.) [Taberânî]
slâm âlimleri, erkeklerin, saçını, sakalını siyahtan ba ka renge boyamalarının caiz oldu unu
bildirmi lerdir. Hatta cemal için siyaha boyamanın da caiz oldu unu bildiren âlimler vardır.
Hadis-i erifte, (Allah cemildir, cemal sahiplerini sever.) buyuruldu. Kibir için giyinmek veya
bu maksatla saçını boyamak haramdır. Cemal için olursa caizdir. Cemal, çirkinli e, ba kalarının
i renmelerine sebep olacak eyleri yapmamak, bunları yok etmek demektir. (Hadika, Envar,
Bahr)

Bahse Girmek
Sual: Bir kilo baklavayı yiyebilirsen fiyatını ben ödeyece im. Yiyemezsen kendin ödersin
diyerek bahse girmek kumar sayılır mı?
CEVAP
Kar ılıklı zarar etme oldu undan kumar sayılır. Kendi getirdi i baklavayı arkada ına
(Hepsini yiyebilirsen sana u kadar para verece im. Yiyemezsen bir ey yok) dese, kumar olmaz.
ki taraftan birinin zarar etme ihtimali varsa, kar ılıklı bahisler kumar olur.

Ba lık Parası
Sual: Ba lık parası almakta mahzur var mıdır?
CEVAP
Kızın babasının veya akrabasının nikaha veya kızı vermeye razı olmaları için damaddan
istedikleri para veya mal rü vet olur. Rü vet ise haramdır. Hadis-i erifte buyuruldu ki:
(Rü vet alan da, veren de Cehennemdedir.) [Taberânî]
Erkek de, kız da evladdır. nsan evladının mesud olması için elinden gelen yardımı yapmalı,
damaddan para almak yerine, gücünün yetti i nisbette damada yardım etmelidir! Kız evladın
kıymeti büyüktür. Hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
(Kimin kız çocukları olur, onların sıkıntılarına katlanır, iyi yeti tirir ve dengi ile
evlendirirse, bu kız çocukları onun için Cehenneme perde olur.) [Tirmizî]
(Kız çocuklarını hor görmeyin; çünkü ben kızlar babasıyım.) [M.Cinan]
(Allahtan zahmetsiz çocuk istedim. Bana kız çocukları verdi.) [ ira]
( lk çocu unun kız olması, kadının bereketindendir.) [ bni Asakir]
Ba lık parası yüzünden evlenemiyenler, kötü yola dü enler görülmektedir. Evlili i
zorla tırmak günahtır.

Bulunan eyler
Sual: Yerde buldu umuz bir ey bizim olur mu?
CEVAP
Bulunan eylerle, selin, ırma ın getirdi i ve soka a atılan eylerin hükmü farklıdır.
Bulunan eyler, genel olarak kıymetli eylerdir. Sahibi onu atmamı , kaybetmi tir. Bulunup,
sahibi bilinmeyen mala Lukata denir. Sahibine verece inden emin olanın, korumak için alması
sünnettir. Orada kalınca zarar gelecekse, helak olacaksa alması farz olur. ki ahit yanında
"Arayan olursa bana gönderin" der. Kalabalık bir yerde tarif ederek sahibini arar. Sahibi
çıkıncaya veya durmakla bozuluncaya kadar saklarken helak olursa ödemez. Sahibi
çıkmayaca ını veya bozulaca ını anlarsa, artık aramaz. Zengin ise, bir fakire sadaka olarak verir.
Yahut fakir olan ana-babasına, evladına veya hanımına bu malları sadaka olarak verir. ayet
bunlar, aldı ı eyleri kendine hediye ederse, kendi de kullanabilir. Sahibi sonradan çıkarsa,
bunları kendi öder veya alan fakire ödettirir.
Selin getirdi i meyve, a aç ve dallar ise bundan farklıdır. Irma ın, selin getirdi i tahta
parçalarını, a açları, dalları, meyveleri, zengin de olsa herkesin alması, toplaması caiz olur.

Bulunan Para
Sual: (Bulunan bir parayı almak zengine haram oluyor da fakire niçin helal? Haram zengine
de fakire de haram de il mi?
CEVAP
Dinimizin hükmü böyledir. Niçin böyle hüküm konulmu denemez. Zekât fakirin hakkıdır.
Zengin, zekâtını ba ka zengine verse kabul olmaz. Zenginin veya bir günlük yiyece i olan
fakirin dilenmesi haramdır. Zekât fakirin hakkı oldu u gibi, bulunan para da sahibi bilinmiyorsa
fakirin hakkıdır. çine haram karı mı helal parayı hediye olarak herhangi bir kimseye vermek
caizdir. Hepsi haram olan parayı hiç kimsenin alması caiz de ildir. Bir kimse, haram bir parayı
fakire verse, fakir de haram oldu unu bilmese, günahı fakire olmaz.

Delinin Durumu
Sual: Yirmi ya ın üzerinde, akıl-bali olmıyan, kadın-erkek münasebetlerini bilmiyen,
konu amıyan zararsız deli olan biri erkek, di eri kız olmak üzere iki çocu um var. Alı -veri leri,
hediye vermeleri, birine zarar vermeleri gibi hukuki durumları ile kadın-erkek
münasebetlerindeki durumları nedir? Kom u kadınlar, o lumun yanında ba ı açık oturabilirler
mi? Bunlarla halvet olur mu?
CEVAP
Mecellenin 979. maddesinde, delinin, mümeyyiz olmıyan küçük çocuk hükmünde oldu u
bildirilmi tir. Bir çocuk, satın alınan malın, mülk olaca ını ve satınca mülkten çıkaca ını
anlarsa, buna mümeyyiz, yani akıllı denir. Mümeyyiz çocuk, alım satıma aklı eren, alı veri te
aldanmıyan çocuktur. Mümeyyiz olmıyan çocukların bütün sözle meleri bâtıldır. Delinin
durumu da böyledir.
Mümeyyiz olan çocu un zararlı olan i lerdeki sözle meleri, velîsi izin verse de, sahih
de ildir. Ödünç, hediye vermesi böyledir. Faideli olan i ler için sözle meleri velîsi izin vermese
de sahih olur. Hediye kabul etmesi, ücret ile yaptı ı i in ücretini alması böyledir.
Zararlı da, faideli de olabilen sözle melerinin sahih olması için, velîsinin izin vermesi
gerekir. Kendi malı ile alı -veri yapması böyledir. Bunamı olan ihtiyar da, mümeyyiz çocuk
gibidir. Alı -veri ini, velîsi isterse kabul, isterse red eder. Bir malı veya canı telef ederse, öder.
Sözle meler yönünden delinin durumu da böyledir.
Kızınız, her ne kadar, kadın-erkek münasebetlerini bilmese de, netice itibarıyla bir kadındır.
Ona ehvetle bakmak, onunla halvet etmek haramdır. Açık gezmesinin ona günahı olmaz ise de,
bakanlara günah olaca ı için, tesettüre riayet ettirmeye çalı malıdır!
Yabancı kadınların o lunuzla halvet etmeleri ve yanında açık durmaları haramdır.

Emanete Hıyanet
Sual: Bir arkada , ba ka yerdeki arkada ına vermem için bir kutu çikolata verdi. Yolda
çikolataların yarısını yedim. Varınca, çikolataların yarısını yedi imi söyleyip helalla tım.
Habersiz yedi im için günah oldu mu?
CEVAP
Emanete hıyanet etmi siniz. Helalla madan ölebilirdiniz de. Fakat helalla tı ınıza göre,
sadece mekruh olur. (Hindiyye)

Hamile ken
Sual: Hamile iken saç kestirmekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Hamile iken, ihtiyaç var ise saç kestirmekte mahzur yoktur. Hamile de ilken, lüzumsuz yere
saç kestirmek uygun de ildir. (Hadika)
Televizyon seyretmek
Sual: Bazı kadınlar, "Televizyon Batıdan geldi i için seyretmek günahtır. Televizyonda
dinin emirleri de bildirilse, hatta Cennet bile gösterilse bakmak haramdır." diyorlar. TV izlemek
günah mıdır?
CEVAP
Batıdan geldi i için televizyona zararlı demek do ru olmaz. Bugün tıpta, sanayide ve di er
alanlarda kullandı ımız makinaların ço u Avrupadan gelmi tir. Hadis-i erifle de bildirildi ine
göre, dinimizde fen, müminin kaybedilmi malıdır, nerede bulursa alması gerekir. Televizyon
çok iyi bir haber ve e itim vasıtasıdır.
Televizyon, bir bıçak gibidir, iyi bir silahtır. Bıçakla faydalı çok i ler yapılır. Bu faydalı alet,
dü manın eline geçerse, gözümüzü oyar, gırtla ımızı kesebilir. Dü man, bıça ı, böyle kötü bir
i te kullandı ı için "Bıçak kötü alettir" denemez. Bıça ı kötü i te kullanan kimse kötülenir.
Modern silahların müdafaada büyük rolü olur. Bu silahlar anar istlerin veya ba ka dü manların
eline geçerse, çe itli katliamlara giri ebilirler. te tvler de böyledir. yi kimselerin elinde
bulunursa, insanlı a büyük hizmetleri olur. Kötülerin elinde olursa insanlı a büyük zararları
olur.
Gösterilen filmin, bir sahnesinde, din ile alay eden bir ey olsa, bunu seyreden müslüman da
buna gülse, o müslümanın imanı gider. Ayrıca dine aykırı hususlar, müstehcenlik, iyi bir ey gibi
gösterilmeye devam edilirse, ister istemez seyircilerin beyni menfi yönde yıkanır. Bu bakımdan
güzel yayın yapan televizyonu, seyretmelidir.

Kına Yakmak
Sual: Saçımın dökülmemesi veya ba a rısı için ba ıma kına yakmam caiz midir?
CEVAP
Evet, tedavi için kına yapmak caizdir. (Bahr)

Beton Kabirler
Sual: Altı toprak, dört tarafı betondan yapılmı kabirler satılıyor. Böyle bir kabrin içine lahd
kazıp meyyiti defnetmek caiz olur mu?
CEVAP
Ölü, topra a defnedildi i için mahzuru olmaz. (R. Muhtar)

Faize Cevaz
Sual: Faiz helal, riba haramdır diyorlar do rusu nedir.
CEVAP
Faiz ile riba aynıdır. Faiz yedi büyük günahtan biridir. (Buharî)
Kur'an-ı kerimde de faizin haram oldu u bildirilmi tir. (Bekara 275-279)
Faizin haram oldu unu bildiren birçok hadis-i eriflerden biri öyle:
(Miraç gecesi, karınları ev gibi, içleri yılan dolu insanlar gördüm. Bunların kim
oldu unu Cebrail aleyhisselama sordum. Faiz yiyenler oldu unu bildirdi.) [ bni Mace]

Gümü Yüzük
Sual: Altın yüzük takmak, erkeklere haram oldu una göre, altın yüzü ü gümü le kaplatmak
veya gümü yüzü ü altın ile kaplatmak caiz midir?
CEVAP
Madenin rengi ve kaplaması de il, içi, cinsi muteber oldu u için, altın yaldızlı gümü yüzük
takmak erkeklere de caiz olur. Gümü kaplı altın yüzük, altın ise de, altın görülmedi i, gümü
görüldü ü için, takılması caiz olur. (R.Muhtar)
Bazı kimseler, buradaki inceli i anlıyamıyor, (Madem madenin cinsi muteberdir. Gümü
kaplı altın yüzük nasıl caiz olur?) diyor. Gümü kaplı altın yüzük, altındır. Çünkü madenin
kaplaması de il, cinsi muteberdir. Ancak gümü le kaplatılınca, altın olmaktan çıkmıyor,
satmaya kalksanız, yine altındır; fakat gümü le kaplı hâlde kullanmak caiz oluyor.

Ganimetler
Sual: Harpte gayrı müslimlerden alınan ganimetler helal mıdır?
CEVAP
Peygamber efendimizden önce harpte alınan ganimetler helal de ildi. Bizim
peygamberimize ve ümmetine helal kılındı. (Mevahib-i ledünniyye)

Hazır Elbise
Sual: Satın alınan hazır elbiseyi, yıkamadan giyip onunla namaz kılmakta mahzur var
mıdır?
CEVAP
E yada esas olan temizliktir. Necis oldu u kati olarak bilinmedikçe hepsi temiz kabul edilir.
Hatta gayri müslimlerin elbiseleri de temiz kabul edilir. (Hadika)

Göreve Müdahale
Sual: yerimizin mescidinde imamlık yapıyorum. Cemaat sıcaktan rahatsız olmamak için
mescide klima koyduk. Klima ile cemaat oynayınca, arıza olabiliyor. (Görevlilerden ba kası
klimaya dokunmasın) diye bir yazı yazdık. Cemaatten biri, (Mescide Latin harfiyle yazı
yazılmaz) diyerek yazıları söküp atıyor. Orada bulunan takvimi de alıyor. Bu ahsın yaptı ı
uygun mudur?
CEVAP
Yazdı ınız yazıda mahzur yoktur. Faraza günah olsa bile, idarecilerden ba kasının buna
müdahale etmeye hakkı yoktur. Herkes, her suçu kendi eliyle düzeltmeye kalkarsa, anar i çıkar.
Hiç kimse, ba kalarının i ine karı mamalıdır! Camide yanlı bir i yapılıyorsa, oranın idarecisi
kimse, ona bildirilir.

Peruk Takmak
Sual: Saçlarım döküldü ü için ba ıma saç ektirdim. Günah diyorlar. Ektirdi im saçları
söktürmem gerekir mi?
CEVAP
Erkeklerin peruk taktırması veya saç ektirmesi günah de ildir. (Hadika, Fetava-i kübra)

Dövme Yaptırmak
Sual: Dövme yaptırmak günah mıdır?
CEVAP
Dövme yaptırmak günahtır. Ancak dövme gusle ve abdeste mani de ildir.
Gümü Ka ık
Sual: Gümü bıçak ve gümü çay ka ı ı kullanmam caiz midir?
CEVAP
Ya ı gümü bıçakla ekme e sürmek ve bu ekme i eli ile yemek caizdir. (R. muhtar)
Gümü çay ka ı ı ile çay karı tırmak caizdir. Gümü ka ıkla yemek yemek caiz de ildir.

Harama Önem Vermek


Sual: Hac yolcu unda, kadınların erkeklerin yanında abdest almaları uygun mudur?
CEVAP
Harama önem vermemek çok tehlikelidir. Ba kasının yanında, avret yerini açmadan su ile
istinca yapamıyan kimse, pislik fazla olsa bile, su ile istincadan vaz geçer. Avret yerini açmaz.
Namazı öyle kılar. Açarsa, haram i ledi i için fâsık olur.
Tenha bir yer bulununca su ile istinca yapar ve namazını iade eder. Gusledecek kimse de
tenha yer bulamazsa, teyemmüm eder. Çünkü bir emri yapmak, bir haram i lemesine sebep
olursa, haram i lememek için, o emir terk edilir, yapılmaz. (R. Muhtar)

pek Kravat
Sual: pek kravat caiz midir?
CEVAP
pek kravat kullanmak caizdir. Yalnız eni dört parmaktan fazla olmamalıdır.

ntihâr etmek hakkında


Sual: Dü manın i kence ve tecâvüzüne mâruz kalaca ını bilenin kendini ve yakınlarını
öldürmesi veya acı duymamak için uyku hapı ile intihâr etmesi günâh mi?
CEVAP
Hastalık ve dünya sıkıntılarından kurtulmak için ölümü istemek câiz de ildir. Fakat dindeki
fitneler sebebiyle ölüm istenebilir. Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
(Ölümü istemeyin! Çünkü bir ki i iyi ise, ya adıkça iyili i artar. Kötü ise, hatâlarından
dönüp do ru yola gelebilir.) [Buhârî]
Dü manın her türlü i kence ve tecâvüzüne mâruz kalaca ını bilen kimsenin kendini ve
yakınlarını öldürmesi câiz de ildir. Zorla tecâvüze u rayan günâh i lemi de olmaz. Ayrıca
dü man elinde ölen ehîd olur. ehîd olan kimse, ölüm acısını duymaz.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki: ( ehîd, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyâmetin
deh eti, hesâb, mîzân, sırât onu rahatsız etmez, do ruca Cennete gider.) [Beyhekî]
Genel olarak îmânsız veya îmânı zayıf olan intihâr eder. Müslüman, intihârı dü ünmez.
Çünkü intihâr, bir çâre, bir kurtulu de il, aksine ta’rîfi imkânsız azâblara kendini atmak
demektir.
Ölüm acısı çok iddetlidir.
ntihâr etmek, küfre yakın çok büyük günâh oldu u için, ölürken dayanılmaz acılara mâruz
kalınır.
Ölüm acısı, sanıldı ı gibi bir ân de ildir. ntihâr edince âhırette de daha büyük acılara girilir.
Âhıret sıkıntıları dünya sıkıntıları gibi de ildir. Çok a ırdır. Dünya sıkıntılarına dayanamayıp
intihâr eden, ölüm acısına ve âhıret sıkıntılarına nasıl dayanır? ntihâr eden, dirilene kadar
intihâr acısını duyar. Kendini öldürmek, ba kasını öldürmekten daha büyük günâhtır.
Kur’ân-ı kerîmde buyuruldu ki: (Kendinizi öldürmeyiniz!) [Nisâ 29]
Hadîs-i erîflerde de buyuruldu ki:
(Bir eyle canına kıyana, Cehennemde onunla azâb edilir.) [Buhârî]
( ple bo azını sıkarak intihâr eden, bo azı sıkılarak azâb görür. Herhangi bir bıçakla
intihâr eden, Cehennemde bıçaklanarak azâb görür.) [Buhârî]
Bir kâfir, uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyu turulduktan sonra da ölse, çok
iddetli olan ölüm acısını duyar. Hadîs-i erîflerde buyuruldu ki:
(Ölüm mele ini görmek, bin kılıç darbesinden daha iddetlidir.) [Ebû Nuaym]
(Ölüm acısı çok iddetli ise de, ölümden sonraki acılara göre çok hafiftir.) [ .Ahmed]
Dirilene kadar ölüm acısı duyulur. ( .Evzâî)
Narkozlu hasta, ameliyat acısını duymadı ı gibi, sâlih mü’min de kur un ya muruna tutulsa,
vücudu dilim dilim dilinse ölüm acısını duymaz. Hz.Yûsüf’ün güzelli i kar ısında kendinden
geçen kadınlar, ellerini kestikleri hâlde farkına varamadılar. Ölüm mele inin güzel sûretini
gören mü’mine Allahü teâlâ acı duyurmaz. ntihâr etmek çok büyük günâh ise de, intihâr eden
kâfir olmadı ı için cenâze namazı kılınır.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki: ( ntihâr etmi olsa da, tevhîd ehli her ölünün cenâze
namazını kıl!) [Deylemî]
Bizde, Tanzimat’tan sonra tek tük intihâr olayları görülmeye ba ladı. Müslümanların çok
olması intihârın yaygınla masını önlemi tir. ntihâr kelimesi, Tanzimat’tan önce yazılan
lügatlarda bile yoktu. Dinsizli in ve inanç zayıflı ının intihâr üzerindeki etkisi büyüktür.
Avrupa’da, hayat standardı yüksek olan yerlerde, intihâr oranı daha yüksektir. Bu oran, kuzeye
gidildikçe artıyor. Avrupa’daki intihâr oranı Türkiye’dekinden 15-20 kat daha fazladır. Meselâ
Fransa’da 100 bin ki iden 44’ü intihâr etmektedir. ntihârda Türkiye en alt sıralardadır.Eskiden
stanbul’da yıllarca kalmı olan ara tırmacı Fransız Dr. A. Bayer diyor ki:
(Batı ülkelerinde insanların yalnız kalması, hayattan nefret etmeye, hattâ intihâra yol
açmaktadır. Hâlbuki Müslüman Türkler arasında hiçbir zaman bu hâle tesâdüf edilmez; medenî
sayılan milletlerde çok sık görülen intihârı onlar bilmez. Müslümanlar, Allahın kendilerine
bah etti i varlı a tecâvüzün, Allaha kar ı gelmek oldu una inandıkları için, intihârı
dü ünmezler. Bunun için, intihâr eden hiçbir islâm âlimi yoktur.)

ntihâr edenin eceli


Sual: ntihâr eden veya öldürülen kimse, eceli ile ölmez mi?
CEVAP
Mu’teber kitaplarda diyor ki: Öldürülen kimse de, eceliyle ölür, ömrü ortadan kesilmi
olmaz. Ecel birdir. (Akâid-i Nesefî s.3, Cevheret-üt-tevhîd 89. beyt, Avn-ül-mürîd c.2 s.982,
Bed-ul-emâlî 62. beyt, Merah-ul-meâli s.209, Hediyyet-ül-mehdiyyîn s.5, N r-ul-islâm
s.246, Fikhi ekber erhi 334, Hadîka c.1 s.265, Teftâzânî- erh-il-akâid s.211, Ithaf-ul-
mürîd s.213, Tenvîr-ul-kul b s.61, Berîka s.233, Nuhbet-ül-leâlî s.36, Hak dini Kurân dili
c.2 s.1195)

Organ Nakli Caiz midir?


Sual: Mısırlı Fârûk el-Angutânî, organ naklini birkaç yönden câiz görmemekte, hep kafadan
konu up, indî yorumlara girmektedir. Meselâ Angutânî, (Ameliyat edilen insan eziyet görmü
olur. Eziyet ise harâmdır. u hâlde ameliyat harâmdır) diyor. Angutânî, aynı bozuk mantıkla,
(Peygamber, “Ölünün kemi ini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir” buyurdu u için ölüden bir
organ almak, diriden almak gibi harâmdır. Ameliyat edilene ve organı alınan ölü müslümana
eziyet edilince de, “Müslümana eziyet eden, bana eziyet etmi olur. Bana eziyet eden de Allaha
ezâ etmi olur” hadîsine göre, Cenâb-ı Allaha eziyet edilmi olur) diyor. Daha ba ka eyler de
söylüyor. Cevap verir misiniz?
CEVAP
Vazîfesini yapamıyan el, ayak, parmak, burun, di , göz, yürek ve ba ka organların yerine,
mâden, plâstik koymak, diri ve ölü insandan organ nakletmek câiz ve çok iyidir. Çünkü bir
organı kurtarmak, hayatı kurtarmak gibi zarûridir. Zarûret olunca birçok yasaklar mubâh olur.
Ölünün de, dirinin de bir yerini kesmek harâmdır, ona eziyettir. Fakat, zarûret olunca, bu
harâmlık kalkar. Çünkü dînimizde fıkhî bir kaide vardır: (Zarûretler, yasak olan eyleri
mubâh kılar.) [Mecelle]
Ölmü bir kimsenin bir organını kesmek de ölüye eziyettir. Ancak kesilen organ, bir
müslümana verilecekse, ölü bundan dolayı zevk alır. Bir kimse, birine iyilik etmek için çok
yorulsa, yorulmasından ikâyet etmez, aksine (Hizmet ettim, iyilik ettim) diye zevk alır. Parasını
kaybeden kimse, üzülür. Fakat bunu istiyerek bir hayır kurulu una, bir fakîre veren kimse ise
buna sevinir. te bunlar gibi, kurbanlık koyun da, bir müslümana faydam oldu diye sevinir. O
acı, ona zevk verir. Halbuki hayvana da eziyet etmek harâmdır. Dînimize uyulunca eziyet
edilmi olmuyor. Ölüm acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Bir kimse uyku hapı içerek
veya narkozla her tarafı uyu turulduktan sonra da ölse, çok iddetli olan ölüm acısını duyar.
Fakat mücâhidler, kur un ya muruna tutulsa, bu acıyı duymaz. Hadîs-i erîfte buyuruldu ki:
( ehîd, ölüm acısını duymaz.) [Beyhekî]
Müslüman, mütehassıs tabîbler, bir hastanın ölümden kurtulması için, diriden veya ölüden
organ naklinden ba ka çâre olmadı ını bildirdikleri zaman, bunu yapmak câiz olur. Din ayrılı ı
gözetilmez. (El-Hedyül- slâmî)
Çocu un ya ıyaca ı ümit edildi i zaman, çocu u annesinin karnından çıkarmak için, ölmü
olan annesinin karnını yarıp ameliyatla almak câizdir. Çünkü, müctehid âlimlerin en büyü ü
olan mâm-ı a’zam hazretleri, bu sebeple bir kadının karnının yarılmasını ve çocu un
çıkarılmasını emretmi , kurtarılan çocuk uzun seneler ya amı tır. (E bâh s.123)
Angutânî, kendini mezhep imâmlarından da üstün görmektedir. mâm-ı a’zam hazretlerinin
bu uygulaması organ naklinin câiz oldu una kâfi delil de il midir?
Angutânî, slâmî ilimlerinin zayıfladı ı Mısır’da meydanı bo bularak diyor ki:
(Organ naklinin câiz oldu una dâir bir âyet ve hadîs bulamazsınız. Âlimlerin ictihâdı da bize
senet olmaz.)
Burada iki büyük hatâ ediyor. Dînimizde delil, yanî edille-i er’ıyye sadece âyet ve hadîs
de il, icmâ ve kıyâs-ı fukaha da vardır. Bu ikisini inkâr etmek mezhepsizlik olur. Di er hatâsı
da, udur: Bir eyin harâmlı ı hakkında âyet, hadîs ve edille-i er’ıyye’de bir hüküm yoksa, o ey
câizdir. Çünkü hadîs-i erîfte, buyuruluyor ki: (Allahü teâlânın, helâl ve harâm diye
bildirmedi i ey, Allahın affetti i eylerdendir) [Hâkim]
Angutânî diyor ki:
(Sâlih bir kimseden alınan organ, bir kâfire takılsa, yarın âhirette bu organ hangisinde
konu acak? Benim sahibim iyi mi, kötü mü idi diyecek? Sâlih kimsenin organı, takıldı ı kâfirle
birlikte Cehennemde yanması haksızlık olaca ı için, organ nakli câiz de ildir.)
Burada da birçok hatâ var. Allah âciz de ildir. Her insan, aynı boy ve ekilde, fakat ba ka
zerrelerden yapılmı bir bedenle mezardan kalkacaktır. imdiki beden, çürüyüp toprak olacaktır.
(Kimya-i saâdet)
Cevap verecek olan, çürümü organ de il, ba ka organdır. Nakledilen organ bile olsa, (Ben
müslümanda iken u iyilikleri yapıyordum, kâfire takılınca, u kötülükleri i ledim) diyemez mi?
Allahü teâlânın hesâb görmesinde hiç âcizlik, yanlı lık olur mu? Organların konu acakları
Kur’ân-ı kerîmde bildirilmektedir. (Nûr 24, Yâsîn 65)
Ruhun organa ba lılı ı
Rûh, sütte ya ın bulundu u gibi, bedende bulunmaz. Bunun için kolu kesilen kimsenin
rûhundan eksilme olmaz. Ba kasının yüre i ile ya ayan bir insanın rûhunda de i iklik olmadı ı
için, ba kasının o adama hiç te’sîri olmaz.
Kalb ile yürek aynı ey de ildir. Yürek, hayvanda da bulunur. nsana mahsûs olan kalbe,
gönül denir. Gönül görünmez, fakat te’sîrleri ile anla ılır. Kalb, elektrik cereyanı, yürek de
ampul gibidir. Ampuldeki elektri i, ampul ı ık verdi i zaman anlıyoruz. Elektrik gibi kalb de
madde de ildir, bir yer kaplamaz. Yürekte eserleri görüldü ü için, kalbin yeri yürek denir.
Yürek de i tirmek, sanki ampul de i tirmeye benzer. Yanî takılan yürek nasıl olursa olsun,
takılan kimsenin kalb kuvvetinin te’sîri görülür. Ampulün de i mesiyle ehir cereyanında azalıp
ço alma olmadı ı gibi, yüre in de i mesiyle, o kimsedeki kalb kuvvetinin te’sîri de i mez. Rûh
da, elektri e benzetilebilir. Yanmakta olan bir ampul, sökülünce, yanî cereyanla olan irtibatı
kesilince, cereyanın bir miktarı kesilmi olmaz. Ba ka bir ampul takılırsa onun da rezistans telini
ısıtıp ı ık saçmasına sebep olur. Sâlih bir kimsenin yüre i, fâsı a veya kâfire takılınca, o
kimsenin kalbi yine hep günâh i lemek ister, kötü dü ünür. Tersine, fâsı ın yüre i, sâlih bir
kimseye takılırsa, o kimsenin kalbi yine günâh i lemek istemez, hep iyi dü ünür.
Yüre in ma’nevî bir fonksiyonu yoktur. Öldükten sonra çürüyüp gidecektir. Yâhut hayvan
yese veya yansa fark etmez. Çünkü insan rûh demektir. Beden de i se de rûh de i mez. Bir
ba ka misâl de udur. nsan, rûhu sayesinde ayakta durur. Aklı, dü üncesi, rûhu sayesinde vardır.
nsanın vücûdu, bir marangozun âletleri gibidir. nsan ölünce, âletleri olmadı ından, ruh bir i
yapamaz. Bir kimseye, ba kasının bütün organları takılsa, o insanın aklında, dü üncesinde
de i iklik olmaz. Marangozun eski âletleri yerine, yeni âletleri gelmi demektir. Âlet
de i mekle, marangozdaki bilgi, kabiliyet de i mez. Kesmiyen bir testere yerine, iyi kesen bir
testere gelirse, daha kolay i yapar. Görmiyen gözün yerine sa lam göz takılırsa görür. Kanı,
kalbi, beyni de de i se, yine dü ünceye te’sîr etmez. Sa lam organ takılmı sa, daha kolay i
görür. Çünkü insan, rûh demektir.
Bir insan yanmakla yok olmaz. Sadece âletleri elinden alınmı olur. Âhırette ona yeni âletler
verilir. Mü’min ise Cennete, kâfir ise Cehenneme gider. Rûh, kendisine verilen vücût sâyesinde,
ya ni’mete kavu ur veya azâba düçâr olur. Rûhun mâhiyetini bilmiyen veya Allahü teâlânın
kudretinden üphe eden kimse, insan yanınca yok oldu unu, kabir suâli ve kabir azâbının
olmadı ını zanneder. Halbuki kabir azâbının oldu unu dînimiz açıkça bildiriyor.
Hadîs-i erîfte buyuruldu ki: (Kabir azâbı haktır.) [Buhârî]
Organ nakli câiz olunca, organı satmak da câiz mi diye bir suâl hatıra gelir. Mal olmıyan
eyi satmak bâtıl oldu u için, kan dâhil, insanın hiçbir organını satması câiz de ildir. Fakat
zarûret olunca, satın almak câiz olur.
Müslüman, mütehassıs tabip, ifa verece ini ve ba ka ilacı olmadı ını söyleyince, hastanın,
kan içmesi, le yemesi caiz olur. (Nihâye, Hâniyye, Tehzîb)
Tabîb-i müslim-i hâzık, bir hastaya, hastalı ı için, kadın sütünün iyi gelece ini, bu hastalı ın
ba ka ilâcı da olmadı ını söylerse, hastanın, kadın sütü içmesi ve satın almasının câiz oldu u
fıkıh kitaplarında yazılıdır. Halbuki kadının sütünü zarûretsiz içmek harâmdır. (Feth-ul-kadîr)
(Ölünce organlarımın alınmasını vasıyet ettim) demek câiz de ildir. Bu vasıyetin sahîh
olabilmesi için, mütekavvim mal ile yapılması lâzımdır. nsanın hiçbir parçası mal de ildir.
Fakat, (Ben öldükten sonra, zarûret olursa, kanımın, organlarımın bir müslümana verilmesi için
izin veriyorum) demek câiz olur. Yahut hiç bir ey söylemese, ihtiyâç olunca, yeni ölmü bir
kimsenin organını alıp, hasta olan bir kimseye nakletmek câizdir. (S.Ebediyye)
Angutânî, (Denizde bo ulmak üzere olanı kurtarmak iyi bir i sanılmamalıdır. Çünkü
kurtarılmayıp ölürse, o ki i ehîd olur) diyerek dînimizin emrine kar ı çıkıyor. Kur’ân-ı kerîmde,
(Kendinizi tehlikeye atmayın) buyuruluyor. (Bekara 195)
ehîd olacak diye kurtarmamak iyi olsaydı, peygamber efendimiz, hendek kazdırmaz,
mücâhidlerini dü manın üstüne gönderirdi. Onların ço unun ehîd olaca ı belliydi. Cihâda
gidince, nasıl olsa, ehîd olmak büyük fazîlet diye dü manla çarpı mıyacak mıyız?
Angutânî, kendi grubundan olmıyan müslümanlara ucu, bucu diye bir isim takarak, hepsine
kâfir diyor. Halbuki, hadîs-i erîfte, (Müslümana kâfir diyenin kendisi kâfir olur) buyuruldu.
(Buhârî)

Organ naklinde acı


Sual: Ölü, organ naklinde acı duymaz mı?
CEVAP
Duyar. Fakat bir müslümana faydası oldu u için acıdan zevk alır.

Müzik Dinlemek
Sual: Müzik dinlemek haram mıdır?
CEVAP
Mehter mar ı gibi bazısı hâriç, müzi in her çe idi harâmdır.

Çalgı ve müzik
Sual: Çalgı ve müzik haram mıdır?
CEVAP
Müzik kelimesi, Yunanlıların büyük putları olan Zeüs’ün kızları sayılan Mausa (Müz)
denilen 9 heykelin adından alınmı tır. Müzik, lâhî dinlerde büyük günahtır. Bozuk dinler,
ruhları besliyemedi i için, müzi in nefse ho gelmesi ruhanî tesir sanıldı. ncilin yasakladı ı
müzi i, papazlar, hıristiyanlı a soktu. (Mevahib)
Batıdaki müzik, kilise müzi inden do du. Bugün yeryüzünü kaplıyan bozuk dinlerin hemen
hepsinde, müzik ibadet hâlini almı tır. Müzikle, nefsler keyiflenmekte, ehvânî duygular rahat
bulmakta, ruhun gıdası olan ibadetler unutulmakta, insanları, alkolikler ve morfinmanlar gibi
gaflet içinde, uyu uk ya atmakta, böylece çok kimsenin ebedî saadetten mahrum kalmasına
sebep olmaktadır. Dinimiz insanları bu felaketten korumu tur.
Allahü teâlânın a kı ile dolmu , evliyanın büyüklerinden olan Hz. Mevlana Celaleddin-i
Rumî, ney ve ba ka hiçbir çalgı çalmadı. Musiki dinlemedi ve raks etmedi. Zikrin kalb ile,
sessiz olaca ını Mesnevî’de bildirmektedir. (S. Ebediyye)
Ba kalarını e lendirmek
Raks ile, söz ile [ arkı, çalgı ile] ba kalarını e lendiren ahit olamaz. (Mecelle m. 1705)
Teganni [çalgı] ile arkı söylemek ve dinlemek haramdır. Tekkelerde ilâhîler okuyarak raks
etmek, oynamak, dönmek haramdır. imdi, dinden haberi olmayan fâsıklar, böyle tarikatçılık
yapıyorlar. (Fetava-yı Hindiyye 5/352)
Allâme Zahirüddin bin Cafer diyor ki:
(Mevlidde, salihlerle salevat okumak, her zaman sevaptır. Fakat, buna haram karı tırmak,
mesela çalgı, arkı, raks gibi eyler yapmak büyük günah olur.)
Büyük âlim ibni Arabî hazretleri Fütuhat-i Mekkiyye kitabında, raks ile ve dönerek olan
simanın yasak oldu unu bildirmi tir. (Mektubat 200)
Sima esnasında raks günahtır. (Merec-ül-bahreyn)
Gına hakkında hadis-i eriflerde buyuruldu ki:
( lk teganni eden eytandır.) [Taberânî]
(Sesini gına ile yükseltene iki eytan musallat olur.) [Deylemî]
(Gına, suyun sebzeyi ye ertmesi gibi kalbde nifak hasıl eder.) [Beyhekî]
(Üçü hariç, her lehv bâtıldır.) [Deylemî]
Sure-i Lokmandaki (Lehv-el-hadis) ifadesi, musikiyi yasak etmektedir. (Medarik)
Allahü teâlâ, eytana [ sra suresinin 64. ayetinde] (Vestefziz... bi savtike [Sesinle oynat])
buyuruyor. Tefsir âlimleri, burayı açıklarken, (Her türlü çalgı ile insanları a ırt) demek
oldu unu, bu ayetin, müzi i haram etti ini bildirmi lerdir. (Medarik, eyhzade)
Müzik, azgın nefsin gıdası, ruhun zehiridir. Kalbi karartır. (Dürr-ül mearif)
Kitab-ül-kırae’deki hadis-i erifte, kıyamet alametleri sayılırken, (Kur’an-ı kerim
mizmardan, [çalgılardan] okunur) buyuruluyor. (Tergib-üs-salât)
Zikrederken dönmek, el çırpmak, def, dümbelek, ney çalmak günahtır. (Tahtâvî)
Ney de, di er çalgılar gibi asla caiz de ildir. E lence ve para kazanmak için arkı söylemek
haramdır. Her çalgıyı çalmak ve dinlemek, raks etmek caiz de ildir. (R. Muhtar)
lâhîler kalbi yumu atır
Kaside, ilâhî, hasta olmıyan kalbi yumu atır, haram olmaz. Sima için, ihtilaf vardır. Fakat,
çalgı çalmak ittifakla haramdır. (Makamat-ı Mazheriyye)
Hak sevgisi ile sima dinliyen sıddık, nefse uyup dinliyen zındık olur. (Siyerül-aktab)
Sıkıntı gidermek için, kendi kendine na me okumak caizdir. Fakat, ba kalarını e lendirmek
için okumak haramdır. Her çalgı haramdır. (Ahlâk-ı alai)
Kur’an-ı kerimi teganni ile okumak haramdır. (Dürr-ül-münteka)
Ney ve ba ka hiçbir çalgı çalmamı olan Hz. Mevlana, (Duda ını ve dama ını oynatmadan
[kalbinden] Rabbin ismini söyle) buyurdu. (Mesnevî)
Abdullah-i Dehlevî hazretleri buyurdu ki:
(Sima [güzel ses], evliyanın kalbindeki kabzı [sıkıntıyı] basta [rahatlı a] çevirir. Gafillerin
sima dinlemesi, fıska yol açar. Hiçbir çalgı caiz de ildir.) [m. 85]
Kaside, ilâhî, mevlid dinlemek, hasta olmıyan kalbe rikkat verir. Çalgı çalmanın haram
oldu u, icma ile bildirildi. (Makamat-ı Mazheriyye)
Keyf ve e lence için, her çalgıyı çalmak ve dinlemek haramdır. Yalnız sava ta, askerin
moralini kuvvetlendirmek için, bando, mızıka çalmak ve bunlara sulhta da hazırlanmak ve
dü ünlerde davul, def çalmak caizdir. Mescidlerde her çalgı haramdır. (Ukud-üd-dürriyye)

Çalgısız arkı söylemek


Sual: Çalgısız arkı söylemekle çalgı ile söylemek arasında günah bakımından fark var
mıdır?
CEVAP
Büyük slâm âlimi seyyid Abdullah-i Dehlevî hazretleri buyuruyor ki:
(Sima ancak, Allahü teâlâya müteveccih olanlara caizdir. Aletsiz, çalgısız olan sese sima
[teganni] denir. Yalnız çalgı ile veya çalgı ile birlikte olan insan sesine gına [müzik] denir.
( lk teganni eden eytandır) ve (Gına, kalbde nifak hasıl eder) hadis-i erifleri de
gınanın [müzi in] haram oldu unu göstermektedir.
Âlimler, simanın haram olmasında ihtilaf etti. Gınanın haram oldu unda ihtilaf yoktur.
Kadın sesi gınaya dahildir.
Simaya helal diyen âlimler de, bazı artlar bildirdi. Bu artlar bulunmıyan sima da haram
olur.) [Dürr-ül mearif]
Tegannîdeki be art
Tegannînin mubah olması için u be artı gözetmek gerekir:
1- Yabancı kadın sesini, yanında dinlemek haramdır. Bunları görünce, temiz kalb sıkılır,
hasta olur. Nefs ise, zevk alır, kuvvetlenir, azar. Böylece kuvvetlenen nefs, haramları, kalbe
yaptırır. Çünkü, her aza kalbin emrindedir. Kadınların okudu u ilâhileri, mevlidleri erkeklerin
dinlemesi haramdır. [Kasetten, radyodan dinlemek ise mekruhtur.] ehveti harekete getiren
iirleri teganni ile okumak haramdır. (Hadika)
2- Çalgı bulunmamalıdır. Çünkü keyf için, e lence için, her çalgıyı çalmak ve dinlemek
haramdır.
3- Çalgısız olsa da, günah olan arkı ve türküleri dinlememelidir.
4- Dinleyiciler arasında yabancı kadın bulunmamalıdır.
5- Nefsinde ehvet hissi olmıyan kimselerin, zevk için, güzel ses dinlemeleri caiz ise de,
devamlı olmamalıdır. Bazı mubahları, sık sık i lemek, abes olur, bo yere zaman öldürmek olur.
Bunlar ise haramdır. (Dürr-ül-mearif)
mam-ı Gazalî hazretleri buyuruyor ki:
( nsanların yüre inde kalb [gönül] denilen bir kuvvet vardır. Çelik, ta a sürtülünce ate
çıktı ı gibi, ahenkli ses de, gönlü harekete getirir. Kalbde, Allah sevgisi varsa, güzel ses, bu
sevgiyi arttırır. Çalgı ve her günah nefsi kuvvetlendirir, zararlı olur.
Temiz kalb müzikten zevk alamaz. Güzel ses, kalbe, dı ardan bir ey getirmez. Sa lam
kalbdeki helal olan ba ı harekete getirir. Hasta olmıyan kalbin teganni dinlemesi helal olur.
Kalbde bir ba lılık yoksa, güzel sesten lezzet alması, ku sesi dinlemek, ye illik, akar su
seyretmek gibi olur. Bunları seyir, göze lezzet verdi i gibi, güzel koku, burna ho geldi i gibi,
güzel ses de, kula a lezzet verir ve mubah olur.
Kalbi hasta olanın [Allahtan ba ka eye ba lananın] nefsi azar, çalgı dinleyince, haram
i leme arzusu artar. Musikiden ruh de il, Allahın dü manı olan nefs lezzet alır. Zavallı ruh,
nefsin elinde esir oldu u için, kendi lezzeti sanar.
Musikinin tadı, zehirli bala, yaldızlanmı pisli e benzer. Hasta olmıyan kalbin, helal eylere
olan sevgisini arttıran ve nefsi zayıflatan sesleri dinlemek de, bazı artlarla mubah olur.
Hacca gidecek olanın Kâbe, hac, Mekke, Medine arkılarını dinlemesi, askerlerin harb,
kahramanlık arkılarını dinlemesi mubah, hatta sevap olur. Dü ün, ziyafet, bayram, sefer dönü ü
gibi sevinmesi gereken yerlerde helal olan ses ile ne elenmek mubahtır. Bu sesler, nefse de il,
kalbe kuvvet verir.
lâhileri çalgı ile, ney çalarak okumak tehlikeli bid’attir. Harama helal diyen ve haramı
ibadete karı tıran kâfir olur. Resulullah efendimiz, geldi i bir evde, küçük kızlar def çalıp arkı
söylüyorlardı. arkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye ba ladılar. (Benden bahsetmeyin! [önceki
söyledi inize devam edin] Beni övmek [mevlid, ilâhi] ibadettir. E lence, oyun arasında
ibadet caiz de ildir) buyurdu.) [K. Saadet]
Tasavvuf ve çalgı
Sual: Ebüssüud Efendi, tasavvuf ehline sert davranıp, idamlarına fetva vermi mi?
CEVAP
Büyük din âlimi Ebüssüud Efendi hazretlerinin tasavvuf ehline sert davrandı ı iddiası do ru
de ildir. Ancak tasavvuf ehlinin içine karı an sapık tarikatçılar için ve (Tasavvufta yüksek
dereceye varanlar için, din teklifleri kalkmı tır. Onlar için helal ile haramın farkı yoktur)
diyenler için sert davranmı ve bunların, fitne çıkarmak, slâmiyeti yıkmaktan dolayı, idam
edilmelerine fetva vermi tir.
slâmiyetten ve tasavvuftan haberi olmayan kimseler, dini, dünya kazançlarına alet edip
tasavvufa, hatta ibâdetlere, mistik bir hareket olarak müzik sokmu lardır. Dinimizde tasavvuf
müzi i diye bir ey yoktur.

Mehter Mar ı
Sual: Mehter mar ı veya Allahı ve Resulullahı öven ilahi ve kasideleri çalgı aletleriyle
söylemekte mahzur var mıdır?
CEVAP
Mehter mar ını dinlemekte mahzur yoktur. Fakat Allahü teâlâyı ve Resulullah efendimizi
öven ilahileri, kasideleri söylemek ve dinlemek ibâdettir. badete çalgı karı tırmak çok büyük
günahtır. Hatta insani küfre kadar sürükler. (Dürr-ül-mearif)

Yüzük takmak
Sual: Yüzük takmak hususunda dinimizin hükmü nedir?
CEVAP
Erkeklerin altın yüzük takmaları, dört mezhepte de câiz de ildir. Altın ile gümü ü süs olarak
takmak yalnız kadınlara helâldir. Fakat, bunları mahrem olmayan erkeklere göstermeleri
haramdır. Altın ve gümü ü süs olarak takmak erkeklere haramdır. Ta , tunç, pirinç, plâtin, bakır
ve di er madenlerden ziynet olarak yüzük takmaları, kadınlara da haramdır. Altın yaldızlı gümü
yüzük ve gümü kaplı altın yüzük takmak da câizdir. Yüzük takmamak daha iyidir. Bayramlarda
herkesin yüzük takması müstehabdır. Gösteri için, ö ünmek için takmak ise haramdır. (R.
Muhtâr)
Resûlullah, gümü yüzük kullanır ve yüzü ünü sa eline takardı. Sol eline de taktı ı
görülmü tür. Sa ele de, sol ele de takmak câizdir. Küçük parma a veya yanındaki parma a
takılır. Üzerinde yazı bulunan yüzü ü, halâya girerken, sol elden sa ele geçirmek iyi olur.
Numan bin Be îrin parma ındaki altın yüzü ü gören Resulullah, (Cennete girmeden önce,
niçin cennet ziynetini kullandın?) buyurdu. Demir yüzük kullanmaya ba ladı. Bunu görünce,
(Niçin Cehennem e yası ta ıyorsun?) buyurdu. Bunu da çıkardı. Bronz yüzük taktı. Bunu
görünce, (Niçin sende put kokusu duyuyorum?) buyurdu. Nasıl yüzük kullanayım, yâ
Resûlallah dedi. (Gümü yüzük takabilirsin. A ırlı ı da bir miskâli [4.8 gramı] geçmesin ve
sa eline tak!) buyurdu. (Mevâhib)

Yüzüklerdeki kıymetli sözler


Sual: Peygamber efendimizin ve di er büyük zatların yüzüklerinde kıymetli sözler yazılı
imi . Ne yazılı idi?
CEVAP
Peygamber efendimizin yüzü ünde, (Muhammedün Resûlullah) yazılı idi. Muhammed
aleyhisselam Allahü teâlânın peygamberi demektir.
Hz. Süleymanın yüzü ünde, (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) yazılı idi.
Allahtan ba ka ilah yoktur, Muhammed aleyhisselam onun resulü demektir.
Hz. Ebû Bekr’inkinde, (Ni'mel kâdir Allah) yazılı idi. Her eye gücü yeten Allah ne güzel,
ne büyük kudret sahibi demektir.
Hz. Ömer’inkinde, (Kefâ bil-mevt vaizan) yazılı idi. Vaiz olarak, nasihatçı olarak ölüm
kâfi demektir. Ölümü günde yirmi kere hatırlayanın ehit olarak ölece i hadis-i erifle
bildirilmi tir.
Hz. Osman’ınkinde, (Le-nasbirenne) yazılı idi. Elbette sabredece iz demektir. Sözünde
durdu ve sabrederek ehit oldu.
Hz. Ali’ninkinde, (El-mülkü lillah) yazılı idi. Mülk Allahın demektir.
Hz. Hasan’ınkinde, (El-izzetü lillah) yazılı idi. zzet, an ve eref Allahü teâlâya mahsus
demektir.
bni Ömer’inkinde, (Abedallah lillah) yazılı idi. Allah rızası için, Allaha ibadet eden
demektir.
Hz. Muaviye’ninkinde, (Rabbigfir-lî) yazılı idi. Ya Rabbi beni ma firet eyle demektir.
O lununkinde ise, (Rabbünallah) yazılı idi. Rabbimiz Allah demektir.
mam-ı Ali Rıza’nınkinde, (Hasbiyallah) yazılı idi. Allahü teâlâ bana kâfi gelir demektir.
Kadı bni Ebî Leylâ’nınkinde, (Ed-dünya garûrün) yazılı idi. Dünya aldatıcıdır,
güvenilmez demektir.
mâm-ı a' zam Ebû Hanîfe’ninkinde, (Kul-il-hayr ve illâ fesküt) yazılı idi. Hayır konu ,
hayır konu mayacaksan sus demektir.
mam-ı Ebû Yusuf’unkinde, (Men amile bi-re'yihî nedime) yazılı idi. Danı madan, kendi
görü ü ile hareket eden pi man olur demektir. sti areye, ehline sormaya önem verilmesini
bildirmektedir.
mam-ı Muhammed’ininkinde, (Men sabere zafire) yazılı idi. Sabreden zafere kavu ur,
sabreden muradına erer, arzusuna kavu ur demektir. Allahü teala, Kur’anı kerimde,
sabredenlerle beraber oldu unu, sabredenlere mükâfatlarını hesapsız verece ini bildirmektedir.
mam-ı âfi'îninkinde, (El-Bereketü fil kanâ'ati) yazılı idi. Bereket kanaattadır, kanaat
eden, kurtulu a erer, zenginle ir demektir. Kanaat edene Allah kâfidir. Kanaat yenilmez ordu,
bükülmez kılıçtır. Kanaat eden ükretmi olur.
-SON -