You are on page 1of 19

Charles Baudelaire - Bedava Full indir download bedava keygen oyun ...

http://www.uyurgezer.net/charles-baudelaire-t133297.html?s=aa72764...

Anasayfa

Forum

Y.Mesajlar

KontrolPanel

Arama

UGvideo

Sözlük

HızlıLink

Bedava Full indir download bedava keygen oyun game program serial altyazı google adwords google adsense > Güzel Sanatlar > Dil Sanatları

Kullanıcı Adınız Şifreniz Bugünki Mesajlar

Beni hatırla?

Charles Baudelaire
Kayıt ol

Video Portalı

Yardım

Arama

Dil Sanatları edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatlardır: roman, hikâye, şiir, deneme, tiyatro metni, film senaryosu vb. gibi.

Seçenekler 01-07-2009 Charles Baudelaire
Paylaş

#1

Secret_Sun
Guest

0
Tweetle

Mesajlar: n/a Reklam

Beğen

10.360 kişi bunu beğendi.

This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 2000x2941.

-Kapat-

1 -> 19

13.03.2012 16:36

Charles Baudelaire (9 Nisan. 1847'de Edgar Allan Poe'yı keşfetti ve eserlerini Fransızcaya çevirmeye başladı. 1821’de Paris'de doğdu.html?s=aa72764. 1857'de Les Fleurs du Mal (Kötülük Çiçekleri) (Elem Çiçekleri) kitap olarak yayınlandı. Hukuk öğrenimi görmeye zorlanan Baudelaire.net/charles-baudelaire-t133297. 1821 – 31 Ağustos.uyurgezer.03.Charles Baudelaire . İki yıl kaldığı Belçika’dan dönüşünde felç olan sanatçı 31 Ağustos 1867 tarihinde Paris’te 46 yaşındayken öldü.. buna başkaldırarak Quartier Latin'de bohem bir hayatı seçti. Babası 1827'de öldü. Bu eserde de uçlarda gezinen bir kişilik sergiledi. Mezarı Paris Cimetière du Montparnasse'dadır. yüzyılın en önemli Fransız şairlerinden. 1842’de Fransa’ya döndü.. 2 -> 19 13. 1860’da Yapay Cennetleri yayınladı. 1846'dan sonra Kötülük Çiçekleri kitabına girecek şiirlerini yazmaya başladı. Mutsuz bir çocukluk geçirdi. Burada Frengiye yakalandı. http://www. 1848'de devrimcilerin yanında yer aldı. 1839'da okuduğu okuldan disiplinsizlik yüzünden atıldı..Bedava Full indir download bedava keygen oyun .2012 16:36 . 20 Yaşında Hindistan'a gitmek üzere yola çıktı. Sonradan metresi olan Jeanne Duval ile tanıştı.. 1867) 19. Babasının mirasını aldı ancak bu parayı hesapsızca harcadığı için ailesi miras hakkını geri aldı. Bir tür otobiyografi olan Çırılçıplak Soyulan Yüreğim üzerine çalıştığı ve 1862’de "Paris Sıkıntısı" adıyla düzyazı şiirlerini yayımladığı sırada frenginin yan etkileri giderek kendini daha fazla hissettirmeye başladı. içindeki altı şiir kamu ahlâkına aykırı bulunduğu için Baudelaire hakkında dâvâ açıldı.

kişiliğinin iki yönünü birleştirmek istercesine. renklerin doğanın ezgileri olduğunu öne sürmüştür. her biri kendi başına da var olabilir. http://www. (vikipedi) PARİS SIKINTISI Kitabın tanıtımından: Çağdaş şiirin en büyük öncülerinden biri olan Charles Baudelaire (1821 -1867). Doğrayıp birçok parçalara ayırın. bu eğri büğrü düşlemin iki parçası hiçbir çaba gerekmeden birleşiverecektir. Aloysius Bertrand'ın ünlü Gasparda de la Nuit 'sini (sizin. Müzikle resim arasında paralellik kurarak. Gerek klasik geleneğe. çağının ilerisinde bir düşünür. ARSENE HOUSSAYE'E * Sevgili dostum.neşir olmaktan. sonu bulunmadığını söyleyenler biraz haksızlık etmiş olurlar. Yaşamın gerçek anlamını araştıran Baudelaire. yalnızca bir ozan değildi. son derece farklı bir şey (buna bir şey denilebilirse) yaptığımı da anladım. sayısız bağlantılarının rastlaşımından doğar bu saplantı olan ülkü. 1852-65 arasında Poe'nun çeşitli öykülerini. yalnızca gizemli ve parlak örneğimden pek uzak kaldığımı değil yalnız.. o gün bugün. şiirlerinde yapmacıktan kaçınmış. öyle ya. bu yapıtta her şey aynı zamanda hem baş. siz müsveddeyi. Ama.03. Aynı zamanda resim konusunda da yazılar yazan Baudelaire. Romantik Akım'ın yapaylıklarını reddetmiştir. ruhun içti devinimlerine. Bir omuru kaldırın. ezgili olan. Camcı'nın cırtlak bağırışını bir şarkı biçiminde vermeye. göreceksiniz. bu bağırışın sokağın en yüksek sisleri arasından çatı katlarına kadar yolladığı keder verici esinleri içli bir düzyazıda anlatmayı siz de denemediniz mi. buna benzer bir şey denemek. anam mı. Şiirlerinde genellikle iç gözlemlere yer verir. yazdığı önsözlerle birlikte.Charles Baudelaire .2012 16:36 . Öykülerini Fransızca'ya çevirerek. benim ve birkaç dostumuzun tanıdığı bir kitabın ünlü sayılmaya hakkı yok mudur?) belki yirminci kez karıştırırken. avangard sanat ve edebiyatın çekirdeğini oluşturacaktır. I YABANCI Söyle. ne de kardeşim. art arda ve karşılıklı olarak. bu düzen hepimize. Fransız okurlara Edgar Allan Poe'yu tanıtan Baudelaire'dir.. Bu arada.. Şu kıymıkların birkaçı hoşunuza gidecek. ne de babam var. "dizemsiz ve uyaksız bir ezgisel düzyazı"nın olanaklarını araştırdı: Paris Sıkıntısı'nı yazdı. Yahya Kemal ve Cahit Sıtkı Tarancı'ya kadar pek çok şairin çarpıldığı. sevgili dostum? Ama. yoksa kardeşini mi? "Ne anam. * Arsene Houssaye 1862'de La Presse'i yönetmekteydi. 20.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . gerekse egemen çağdaş zihniyetlere karşı isyanı ve gerçekliğe kafa tuttuğu imgelemi. Baudelaire'in 1862'de tamamladığı bu yapıt. onun öylesine garipçe güzel. uyumu uyağı olmadan da şiirli. ne bacım. 1869'da kitap olarak yayımlandı. Böyle bir olgu benden başka herkese gurur verirdi kuşkusuz. Şiirlerini derlediği Kötülük Çiçekleri (Les Fleurs du Mal-1857) ve Paris Sıkıntısı (Le Spleen de Paris-1869). babam mı. Yaşadığı dönemde kurulmakta olan modern Paris'in metropol yaşantısı üzerine inşa ettiği edebiyatı ve eleştiri yazıları modernist estetiğin habercisi sayılır. bacını mı. bana ve okura ne güzel kolaylıklar sağlayacak. "Yapay Cennetler") adlı bir araştırması vardır. bütün yılanı size armağan etmeyi göze alıyorum. yayımlattı. hem düşlediği yazınsal biçime yüzde yüz ulaşıyor. size. bilincin çarpıntılarına uyacak kadar çevik ve çelişken bir düzyazı mucizesini hangimiz düşlemedik? Her şeyden önce kocaman kentlerle haşır . modern resmin özelliklerine ilişkin yeni bir görüş geliştirmiştir. hem de kuyruktur tersine. Bir düşünün lütfen. yüzyıl şairlerini çok etkilemiştir .net/charles-baudelaire-t133297. Hırslı günlerinde.html?s=aa72764. hem de içinde yaşadığı toplumun ve büyük kentin derin ozan duyarlığında yarattı*ğı titreşimleri benzersiz bir ustalıkla yansıtıyor. ancak ölümünden iki yıl sonra. Ayrıca esrar ve afyonun etkilerini inceleyen Les Paradis arüficiels (1860. Fransız şiirinin köşe taşlarından biri olan Les Fleurs du mal'le birlikte anılır. CB. Küçük bir giz vereceğim size. ben düşümü. Simgelerin şiirsel gücünün duyumsandığı yapıtlarıyla 20. okur da okumasını. Bu çalışmaya başlar başlamaz. yüzyıl edebiyatının en etkili kılavuzları olur. Sonradan bu başkaldırı ve imgelem. sizi eğlendirecek kadar canlı olacakları umuduyla. Bu küçük yapıtın başı. daha doğrusu yeni ve daha soyut bir yaşamın anlatılmasında uygulamak geldi aklıma. "düz şiir" diye adlandırabileceğimiz elli parçadan oluşan bu yapıtta. doğrusunu söylemek gerekirse. Candan dostunuz. kimi seversin en çok. İstediğimiz yerinden kesebiliriz. imgelemin dalgalanışlarına. Büyük ozan.uyurgezer." "Dostlarını mı?" 3 -> 19 13. Rimbaud'dan Mallarmé'ye.. anlaşılmaz adam. çünkü onun dikkafalı istemini gereksiz bir olay örgüsünün sonu gelmez ipiyle bağlamıyorum. bir sanat eleştirmeniydi de. ama yapmayı tasarladığını tam tasarladığı gibi yapmayı ozanın en büyük mutluluğu sayan bir kimseyi ancak derinden derine yaralar. size küçük bir yapıt yolluyorum. kıskançlığımın bana uğur getirmemiş olmasından korkuyorum. eski yaşamın çiziminde uyguladığı yöntemi yeni yaşamın. zamanında şiirlerinin yasaklanmasına kadar varan düşmanlıklar uyandırır.

her zaman üstün çıkan karşıt. acımak bilmez sihirbaz.html?s=aa72764. gönlünü hoş edip sevgisini kazanmaya çalıştığı bu güzel çocuğu görünce. denizin uçsuz bucaksızlığına daldırmak ne büyük zevk! Yalnızlık." "Yurdunu mu?" "Hangi enlemdedir. Bense bu görkemli budalaya sonsuz bir öfke duydum birden. cilâlı. var gücüyle koşmasını sürdürdü. http://www. diyorum. 4 -> 19 13.2012 16:36 . sanatçı dehşetten haykırır bu düelloda. Şimdi de göğün derinliği şaşkına döndürüyor beni.. Bu kargaşalık. V İKİ KİŞİLİK ODA Bir düşe benzeyen bir oda.. yapayalnız kalmışlığıyla kendi çaresiz varlığına öykünen bir küçük yelken. duruluğu çileden çıkarıyor. O zaman iyi ihtiyarcık dur as ız yalnızlığına çekildi. durgun havası hafiften pembeyle maviye kaçan. Ama çocuk dehşete düşmüştü." "Altını mı?" "Siz Tanrı'ya nasıl kin beslerseniz. gerçekten ruhsal bir oda.. garipsi garipsi düşünüyorlar. var hızıyla koşuyordu. bir köşede ağlıyor. Eşek tam kaldırımın köşesinden dönecekken. Fazlasıyla gerilmiş sinirlerim tiz ve sızılı titreşimlerden başka bir şey vermiyor artık. acımasızca kravatlı.. sonra da yenik düşer. umutsuzluklarla dolup taşan çamur ve kar kargaşası. sonra da bir kendini beğenmişlik içinde kimbilir hangi arkadaşlara doğru döndü.. çökmüş kadının okşayışları altında çırpınıyor." "Peki. şapkasını çıkardı: "Mutlu yıllar dilerim. yani ihtiyarcık gibi çok zayıf.. kendi kendine söyleniyordu: "Ah! bizler." III SANATÇININ DUASI Gün sonları ne kadar içe işleyici güzün! Ah! can yakacak kadar işleyici! çünkü öyle tatlı duyular vardır ki dalgaları yoğunluklarını önlemez. küçüklüğüyle. görevinin kendisini çağırdığı yere doğru. biz zavallı. hazda bir huzursuzluk. ister benden çıksınlar. "Anlamına bugüne kadar yabancı kaldığım bir söz kullandınız.uyurgezer. herkesin eğlendirmeye. yoksa hep kaçmalı mı güzelden? Doğa.. zavallı hayvanın önünde saygıyla eğildi. karşılaştırmaya. fazlasıyla güçleniyorlar çabucak. hırslarla. severdim kuşkusuz. sevmek istediğimiz küçük çocukları korkutuyoruz. dalganın tekdüze türküsü. ama dilbazlığa. eldivenli. olumlu bir acı yaratır..Bedava Full indir download bedava keygen oyun . gözlerimin önündeki görünümün değişmezliği ayaklandırıyor beni . düşünüyorlar.03. kocamış dişiler için hoşa gitme. Bakışı göğün. Ona gülücükler yapmak. sonuçlamaya başvurmadan ezgimsi bir biçimde.." "Güzelliği mi?" "Tanrısal ve ölümsüz olsaydı. neyi seversin öyleyse sen. işte şu. sessizlik. evi çığlıklarla çınlatıyordu.net/charles-baudelaire-t133297. içinin sevinçle dolduğunu duydu. arı yaratıkların hoşuna gitme zamanı bile geçti. Ah! hep böyle acı mı çekmeli. Sonsuz'un ucundan daha keskin uç da yoktur." dedi. Güç.Charles Baudelaire . Denizin duygusuzluğu. oyuncaklarla. ya da ben onlarla düşünüyorum (çünkü ben düşlerin enginliğinde öyle çabuk yitiyor ki!). bu gürültü patırtı ortasında bir eşek... Gene de bu düşünceler. şekerlemelerle kıvılcımlar saçan. yepyeni giysiler içinde tutuklu bir yakışıklı bey. bırak beni! İsteklerimi ve gururumu baştan çıkarmayı bırak artık! Bir düellodur güzeli incelemek. eline bir kırbaç almış bir kaba herif canına okumaktaydı. bilmem. ben de ona öylesine kin beslerim. göğün eşsiz arılığı! ufukta titreyen. bütün bu nesneler benimle düşünüyorlar. gönencinin yerinde olduğunu söylesinler istiyordu sanki. eşsiz bulutları!" II YAŞLI KADININ UMUTSUZLUĞU Yüzü buruş buruş ihtiyarcık.. ister nesnelerden fırlasınlar. gene kendisi gibi saçsız ve dişsiz olan bu güzel yaratığı. bir büyük kentin en güçlü yalnızın bile kafasını allak bullak edecek kadar zorlu sayıklaması. olağanüstü yabancı?" "Bulutları severim. kendisi. Eşek bu yakışıklı şakacıyı görmedi. güler yüz göstermek için yanına yaklaştı. IV ŞAKACININ BİRİ Yeni yılın patırtısı sarmıştı her yanı: içinden binlerce araba geçen. şu geçip giden bulutları . Fransa'nın bütün ruhunu kendinde yoğunlaştırmış gibi geldi bana.

Bunaltılar.html?s=aa72764. Eşyaların biçimleri uzanık. Zaman hüküm sürüyor şimdi. ne yazık! okşayışı da. tüyler ürpertici kötülüklerinden biliyorum onları! Kendilerini seyre dalan düşüncesizin bakışını çekiyor. hüzünlü pencereler. saatten fışkırdıkça: . çözümlenmemiş izlenimle karşılaştırılınca. çiçekler gibi. çok güzel karanlığı var her şeyde. Onları. düşlerin sultanı yatmış. bütün dostlar gibi. cehennemlik!" Konu Secret_Sun tarafından (01-07-2009 Saat 02:29 AM ) değiştirilmiştir. büyük René'nin deyimiyle Sylphide. Alacakaranlığımsı. Eşyalar düşe dalmışlar sanki. çirkin ihtiyarla birlikte bütün o şeytansı topluluğu geri döndü: Anılar. bu bitmez sıkıntının otağı. İşte alevleri alacakaranlığı delip geçen gözler. Öfkeler. soluk. katlanılmaz. sevgili. Sanki öküzmüşüm gibi sopasının iğnesiyle itiyor beni: . tanımlanmış sanat. karlı çağlayanlar gibi açılıp seriliyor.net/charles-baudelaire-t133297. saniyeler yok! Zaman silindi: Durasızlık egemen her şeye. be. Sonra bir Hayalet girdi içeri. Bir yasa adamı. bitkin. kalemin uğursuz tarihler çiziktirdiği bitmemiş defter! O bir başka dünya kokusunun. herkeste anlatılmaz bir korku uyandıran müjdeyi veren bir tek Saniye vardır. yatağın önüne muslin yağıyor bol bol. kusurlardan arınmış bir duyarlık içinde beni sarhoş eden kokunun yerini. yazılar. deh. Cennetsi oda. pis bir tütün kokusu aldı. görkemle belirdiler şimdi. Evet! Zaman hüküm sürüyor. İnsan yaşamında bir müjde veren."Ben Yaşamım. saçma. batan güneşler gibi. zalimlikleri de pek çok. Pişmanlık ve arzu ile kokulandırılmış bir tembellikte yunar burda ruh. Saniyeler güçle. Bu yatağın üzerine Sevgili. amansız Yaşamım!" diyor her biri. Arı düşle.uyurgezer. The Following User Says Thank You to For This Useful Post: 01-07-2009 Cevap: Charles Baudelaire Paylaş White croW (01-12-2009) #2 Secret_Sun Guest 0 Tweetle 5 -> 19 13. uyur-gezer bir yaşam sürüyorlar diyeceği gelir insanın.03.. Pişmanlıklar. gökler gibi. İspazmozlar. tıpkı cehennemsi düşlerdeki gibi. yaşamının bayağılıklarını yaşamımın acılarına eklemeye gelmiş. eksiklerden. bir güneş tutulması sırasında bir haz düşü. Böyle gizemle. yutuyorlar. Burada. dakikası dakikasına. bütün bu büyü. o anlaşılmaz ve korkunç gözler. http://www. Hayaletin sert vuruşuyla silindi. huzurla. ruh sıcak ser duyularıyla ığralanıyor.. alevsiz. Zaman hükümdar. madenler gibi. Bu dar. yalnız bir nesne gülümsüyor bana. İnanın bana. korsuz şömine. Kumaşlar dilsiz bir dil konuşuyorlar.Charles Baudelaire . egemenliği altına alıyor. bitkiler. sessizlikle. bir hazlar durasızlığı! Ama korkunç. mavimsi. Hayır! dakikalar yok artık. tutsak! Yaşa bakalım. İnce mi ince bir koku yüzüyor bu havada. en mutlu yayılışında bile. Bunalımlar. yasa adına işkence edecek bana. olumlu sanat bir küfürdür. saniyesi saniyesine tadını çıkardığım yüce yaşamla genel olarak yaşam diye adlandırdığımız şeyin hiçbir ortak yanı yok. merakı da. Pencerelerin önüne. Korkunç! anımsıyorum! anımsıyorum! Evet! bu izbe. tozlu. İşte. çizikler içinde. ağır bir vuruş çınladı kapıda. tozlarına yağmur çizgiler çizmiş.. çok yazık! bilmem hangi mide bulandırıcı kütle karışmış. hayranlığı da buyruk altında tutan o kara yıldızları -sık sık incelemişimdir. ya da gazete müdürünün adamı. uyumun yeterli aydınlığı. Laudanum şişesi. ama ağzına kadar tiksintiyle dolmuş dünyada. Duvarlarda hiçbir sanat pisliği yok.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . yazının gerisini isteyecek. pembemsi bir şey.. Ama nasıl gelmiş buraya? Kim getirmiş? Hangi sihirli güç yerleştirmiş onu bu düş ve şehvet tahtına? Ne çıkar! İşte burada ya! onu tanıyorum. Karabasanlar. hoş kokularla kuşatılmamı hangi iyiliksever cine borçluyum? Ey göksel mutluluk! şimdi tanıdığım. gene başladı zorba yönetimine. Ya! evet! Zaman yeniden belirdi. pek hafif bir ıslaklık karışıyor içine.2012 16:36 . kırık-dökük eşyalar. aşağılık bir kapatma yoksulluğuyla başımı şişirmeye. tükürüklerle kirlenmiş."Deh. mideme bir kazma indi sanki. eşşek! Terle bakalım. düşlerin sultanı. benimkinden başkası değil. eski ve korkunç bir dost.

"İnsanların en bayağısı. İnsan şenliklerinden çok farklı Gittikçe büyüyen bir ışık. engin bir gök altında. tozlu bir ovada. güçlü kaslarıyla sarıyor.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . yolsuz. kendinden bir parça sayıyordu sanki onu.Charles Baudelaire . Ama korkunç hayvan cansız bir ağırlık değildi. çimensiz. ziller. başında boynuzlar. Bir zaman inatla anlamaya çalıştım bu gizemi. kuyruğunu oynatarak -bu zavallı yaratıklarda gülmenin. dikensiz. Mesajlar: n/a Beğen 10. İlginç bir şey: Bu yolculardan hiçbiri. geniş. Hiçbir şey bilmediğini.2012 16:36 . karşı konulmaz İlgisizlik çöktü üzerime. ama yenilmez bir yürüme gereksinimiyle itildiklerine göre. . kendisinin de. park. iyi köpeğim. Topluluk yanımdan geçti. VI HERKESE KENDİ DÜŞÜ Külrengi. ötekilerin de bir şey bilmediklerini.. Sessiz bir eğlence var burda. sonra dehşetle 6 -> 19 13. sanki fışkırmış çiçekler renklerinden güç alarak göğün mavisiyle yarışa çıkmak isteğiyle yanıp tutuşuyorlar. en yalnızıyım. Bu evrensel sevinç içinde üzgün bir yaratık gördüm gene de. Aşkın egemenliği altında gençlik gibi. http://www.. eziyordu adamı. sıcak da kokuları gözle görülür bir duruma sokarak onları dumanlar gibi güneşe doğru yükseltiyor sanki. gezegenin yuvarlaklaşmış yüzeyinin insan bakışının merakından sıyrıldığı yere gömüldü. onlar bile ezici Düşlerinin altında böylesine ezilmemişlerdi. ayakları bu gök kadar kasvetli bir toprağın tozlarına batmış bir durumda. elbette bir yere gittiklerini söyledi. VIII KÖPEK VE ŞİŞE "Güzel köpeğim. böyle nereye gittiklerini sordum. açılmış şişenin üzerine merakla dayıyor ıslak burnunu. Her biri bir un. güneşin yakıcı gözü altında kendinden geçiyor. göğün sıkıntılı kubbesi altında. iki koca pençesiyle alnının üstüne geliyordu. sevgili hayvanım. çok güzel kokuyu kokla. Nesnelerin evrensel esrimesi hiçbir gürültüyle anlatmıyor kendini." Ve köpek. Ama ben de ölümsüz Güzelliği anlamak ve duymak için yaratıldım! Ah! Tan*rıça! kederime. en ilkel hayvandan bile geriyim bu konuda. iki-büklüm yürüyorlardı...03. taşkınlığıma acı!" Ama amansız Venüs mermer gözleriyle uzaklara. kocaman bir Düş taşıyordu sırtında.360 kişi bunu beğendi. ısırgansız. kim bilir neye bakıyor. eski savaşçıların düşmanı daha bir dehşete düşüreceğini umdukları şu korkunç miğferler gibiydi.yaklaşıyor. yaklaş da kentin en iyi kokucusundan alınmış.uyurgezer. şu yapay delilerden. Bu adamlardan birini sorguya çektim. boynuna asılmış. tam tersine. sular bile uyumuş gibi. bir kömür çuvalı kadar.html?s=aa72764. VII DELİ İLE VENÜS Ne güzel gün! Uçsuz bucaksız. Bütün bu yorgun ve asık yüzlerde hiçbir umutsuzluk belirtisi yoktu. ayaklığın dibine büzülmüş. nesneleri gittikçe daha çok parlatıyor sanki. yaklaş. parıl parıl bir gülünç giysi içinde. gülümsemenin karşılığı olan bir belirti bu galiba. Sıkıntı ya da Pişmanlık yakalarına yapışırken görevleri kralları güldürmek olan şu gönüllü maskaralardan biri. birçok insana rastladım. çevik. bütün ağırlığıyla ezdi beni. Kocaman bir Venüs'ün ayakları dibinde. dostluktan da yoksunum. Romalı bir piyadenin donatımı kadar ağır. aşktan da. hep umut etmeye yargılı olanların boyun-eğmiş yüzleriyle ilerliyorlardı.net/charles-baudelaire-t133297. ama çok geçmeden. Şöyle diyor Tanrıçaya sözleri:. sırtına yapışmış hayvana kızmışa benzemiyordu. yaşlarla dolu gözlerini ölümsüz Tanrıçaya doğru kaldırıyor. ufkun havasına.

anlaşılmadık bir itki altında. Bu arada. ne yazık! (Dikkat buyurun. bir barut fıçısının yanında sigara yakacaktır. hep seyirci kalırlar. hekimlere göre isterik. Paris'in ağır. Hele şükür! İnsan yüzünün zulmünden kurtuldum. içlerinde rahatça böyle bir güç doğan kimseler de. en çok düş içinde yaşayanlarıdır.. en saçma isteklerini bile yerine getirttiklerine inanmamıza yol açan bu bunalımların. Eaque'ın. kızgın kızgın bağırıyordum ona: "Güzel yaşam! güzel yaşam!" Bu sinirli şakalar tehlikesiz değildir. biz farkında bile olmadan. bizi dirençsiz olarak bir sürü tehlikeli ve uygunsuz eylemlere doğru iten yaratılışta çok payı vardır) Sokakta gördüğüm ilk insan bir camcı oldu. hiçbir eylemi gerçekleştiremezler. havlıyor. Dinlenişe ermesek de sessizliğe ereceğiz birkaç saat boyunca. beklenmedik olduğu kadar da zorbaca kinin nerden geldiğini söylememe olanak yok. geriliyor birdenbire. adamın yukarı çıkarken epey güçlük çekeceğini. sana bir çıkın pislik sunsam. gezgin serveti sırtının altında kırıldı. boş durmaktan bitkin düşmüştüm. dediğim gibi.. homurdanarak sendeledi. Ama bir saniyede erginin sonsuzluğuna kavuşmuşlar için. bundan da epeyce keyif duyuyordum. Hüzünlü yaşamımın yakışıksız yoldaşı. Her şeyi bildiklerini ileri süren ahlâkçılar ve hekimler.html?s=aa72764. cennet camları? Ne kadar düşüncesizsiniz! Yoksul semtlerde dolaşmaya kalkıyorsunuz. "Hey! hey!" dedim. insanların bakışları karşısında bile gözlerini yere dikecek derecede. "Aşağılık köpek. "Pembe. Balkona çıktım. En sonunda göründü: Merakla gözden geçirdim bütün camları. belirli bir dakikada böyle fazladan biri gözüpekliği nerden bulduklarını açıklayamazlar. cehennem sonsuzluğunun sözü mü olur? X SABAH SAAT BİRDE Hele şükür! Yalnızım! Gecikmiş. Ben çılgınlığımla sarhoş olmuş. yorgunluktan bitmiş birkaç arabanın uğultusundan başka bir şey duyulmuyor artık. Sıkıntı ile düşten fışkıran bir tür güçtür bu. böyle hoş kokular çileden çıkarır onu. Ona da güzel kokular sunmaya gelmez hiçbir zaman. çarpma sonunda kendisi de devrilince. yayından fırlamış bir okmuşçasına karşı konulmaz bir güçle eyleme atıldıklarını duyanlar gibi. ama bazı bazı. Bir başkası. 7 -> 19 13. yıldırım çarpmış bir kristal sarayın şangırtılı gürültüsü duyuldu. oda altıncı katta. ama nedenini kendisinin de bilmediğini düşünmek daha doğru olur. şaşırmış kalabalık önünde coşkunlukla öpecektir onu.. parlak bir iş yapmaya doğru itilmiş bir durumda kalkmıştım. hazla koklardın. hekimlerden biraz daha iyi düşünenlere göre şeytansı olan. bir yıldır atılması gereken bir adımı atmaya ancak altı aydan sonra karar verip de birdenbire. sen de kitleye benziyorsun." IX KÖTÜ CAMCI Kimi insanlar vardır. ona da özenle seçilmiş pislikler sunmak gerekir. bir zar atmış olmak için. alınyazısını denemek için . Alaycı İfritlerin içimize sızıp da bize. kederliydim. adam kapının önüne çıkınca. merdiven de pek dar olduğundan. tiz ve uyumsuz bağırtısı. gücünü kendi kendine göstermek için. serzenişte bulunur gibi. yerdin belki de. hatta çoğu zaman en tehlikeli işleri yapmak için. iş olsun diye. bilinmedik. eyleme geçerler. bana öyle geliyordu ki. Bir başkası. yalnız kendi kendimden çekeceğim artık. Söylediğine bakılırsa. savaş aracımı diklemesine camlarının arka ucuna doğru bıraktım. kimi kişilerde bir çalışmanın ya da bir düzenin değil de rasgele bir esintinin sonucu olan aldatmaca eğilimin. http://www. sonra pencereyi açtım. yaratıkların en gevşekleri. kırılmaları işten bile olmayan mallarının oraya buraya takılacağını düşünüyor. bir kahveye girmek için ya da denetmenlerini Minos'un. rica ederim. bütün o zavallı. sonra da: "Nasıl olur! renkli camlarınız yok mu?" dedim ona. yukarı çıkmasını söyledim bağırarak. Deney on kez art arda başarısızlığa uğradı.net/charles-baudelaire-t133297. bir gün bir ormanı ateşlemişti. ormanın söylendiği kadar kolay tutuşup tutuşmadığını görmek istiyordu. en gerekli şeyleri bile yapamazken. sıkıntının hazlarını tatmak için. küçük bir çiçek saksısı aldım elime. kirli havası içinden bana kadar yükseldi. en basit. işsizlikten. bu haz düşkünü ruhlara böyle çılgınca bir gücün böyle birdenbire nerden geldiğini. bir mektubu açamayıp on beş gün saklayan biri gibi. kırmızı. yüzüme karşı. mavi camlar? Sihirli camlar. yok yere. Dostlarımdan biri. en saçma. gelmiş geçmiş düşçülerin en zararsızı. bu tembel. öğrenmek için... Bir sabah somurtkan. Kapıcısından üzücü bir haber almaktan korkup da içeriye girmeyi göze alamadan bir saat boyunca kapı önünde korkak korkak dolaşan biri gibi.03.. görmek için.Charles Baudelaire . bu atılışların birçok kez kurbanı oldum ben. çünkü bu yüz ona dayanılmaz derecede sevimli geliyordu da ondan mı? Belki de. Rhadamanthe'ın tantanalı görünüşüne bürünmüş gibi gördüğü tiyatro bürosunun önünden geçmek için bütün zavallı istemini toplaması gerekecek derecede çekingen bir başkası. yanından geçen bir ihtiyarın boynuna atılacaktır birdenbire.uyurgezer.2012 16:36 . çoğu kez fazlasıyla pahalıya da mal olabilir. ama on birincisinde fazlasıyla başarılı oldu. kendilerine kendi kendilerinin bile yakıştıramayacakları bir çabuklukla.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . ama yaşamı güzel gösterecek camlarınız bile yok!" Sonra da hızla merdivene doğru ittim onu. Bu zavallı adama duyduğum. büyük bir şey. Neden? Çünkü .

bir o kadar da el sıktık. dinleniş bezginliğini koyuyorlar ortaya. on beşini tanımıyorduk.html?s=aa72764. bir dostumdan kolayca yapılabilecek bir yardımı esirgedim. hiç yapmadığım birçok iğrenç eylemle övündüm (neden?).net/charles-baudelaire-t133297. bana güç verin. tutun beni. en ünlüsüdür. sevinçle yaptığım başka birçok kötülüğü de korkakça yadsıdım.Charles Baudelaire . sizi iyileştirmeye çalışacağım. anahtarı çevirdim mi yalnızlığım artacak. "İyi dikkat edin! Bakın. onunla bir sonuca varabilirsiniz belki. "İç çekişleriniz hiç değilse pişmanlığı belirtselerdi. "Bu canavar. eşi bulunmaz bir kopuğa da bir tavsiye mektubu verdim. hor gördüklerimden aşağı olmadığımı kanıtlayayım kendime. birazcık onurlandırırlardı sizi." dedi.. ardında bir cehennemlik gibi uluyarak sürgünlük yüzünden çileden çıkmış bir orangutan gibi demir çubukları sarsan. http://www. eldiven takmak gibi bir önleme başvurmadan. yirmi kadar insan selâmladık. başka hiç kimseden de memnun değilken. bir dergi yönetmeniyle mertçe çarpıştık. bazen ak ayının budalaca salınmalarına kusursuzca öykünen. bir sağanak sırasında. genellikle "meleğim" dediğimiz hayvanlardandır. altmışlık başakçı kadınlardan. Hem sonra yararsız lakırdılar sıralamaktan da hiç bıkmıyorsunuz: "Çok sevin beni! o kadar muhtacım ki! Beni şöyle avutun. yalnızlığında. elinde bir sopayla gırtlağını yırtarcasına bağıran da bir koca.'ye başvursanız iyi olur belki. övünme suçu. biçimi de oldukça belirsiz olsa bile sizinkini andıran canavarın çabaladığı şu sağlam kafese iyice bakalım. izin verin. kendimi bağışlamak. beni yalandan da.03. insanlık saygısı cinayeti işte. zaman öldürmek için bir oyuncu kadına uğradık.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . "Ne olur. beni şimdi dünyadan ayıran engeller de sağlamlaşacak. canım. ama ancak huzur doygunluğunu. bakıcısının attığı canlı tavşanları. şakıdıklarım ruhları. Sevdiklerimin ruhları. birkaç güzel dize yaratayım da insanların en aşağılığı olmadığımı. of! bitti mi? Kendi kendimden de.. biraz da gururlanmak isterdim.2012 16:36 . çok da uzaklara gitmeden buluruz bunun yolunu. The Following User Says Thank You to For This Useful Post: 01-07-2009 Cevap: Charles Baudelaire Paylaş White croW (01-12-2009) #3 Secret_Sun Guest 0 Tweetle Mesajlar: n/a Beğen 10. kenar mahallelerde gösteriyor. her şeyi bir günde 8 -> 19 13. yani bir kadındır.360 kişi bunu beğendi. gecenin sessizliğinde. yazarlarımın en hantalı. en budalası. biri Rusya'ya karayolundan gidilip gidilemiyeceğini sordu (Rusya'yı bir ada sanıyordu kuşkusuz). "Yavaş gel. Onu görün. Yasal karısını bir hayvan gibi zincirlemiş. yöneticilerin izniyle. Hele şükür! Bir karanlık denizinde yorgunluğumu giderebileceğim. Bana öyle geliyor ki. insafsızca yoruyorsunuz beni."Z . XI YABANIL KADINLA CİCİ SEVGİLİ Gerçekten de ölçüsüzce. bir tiyatro yönetmeninin aklını çelmeye çalıştık. bu karşılık da bütün öbür gazetelerin namussuzlarca doldurduğu anlamına geliyordu. belki de bir şenlikte. söylemeye ne hacet. yaygaralar koparan tavukları nasıl doymazlıkla (belki hiç de yapmacığa kaçmadan) parçalıyor.. Anahtarı iki kez çevirmeli kilitte ilkin. Konu Secret_Sun tarafından (01-07-2009 Saat 02:33 AM ) değiştirilmiştir. Ulu Tanrım. kendisine Venüsümsü bir giysi çizmemi rica etti.. İğrenç yaşam! İğrenç yaşam! Baştan özetleyelim günü: Birçok kalem adamları gördük.. bizi uğurlarken: . iki kuruş karşılığında. hem de. meyhane kapılarında ekmek kırıntıları toplayan kocamış dilenci kadınlardan da fazla acı çekiyorsunuz sanacaklar." diye karşılık veriyor. beni böyle okşayın!" Bakın. Öteki canavar. sonra da biz görüşürüz. dünyanın o baştan çıkarıcı pisliklerinden de kurtarın. panayır günlerinde. ne denilse: "Burası dürüst insanların yeridir.uyurgezer. bazen bir kaplanın halkamsı sıçrayışlarına. iç çekişinizi duyanlar. siz de..

ev kinini. bütün şiiri. yani kadının dişlerine bir an takılı kalıyor. Yaşam kötürümlerinin buluşma yeridir bu gölgeli köşeler. ateşli hazlar tadar. "Hadi! bir de zorlu sopa vur ki yatışsın! öyle ya. değeri bilinmemiş bağlılığın. içlerinde hâlâ bir fırtınanın son solukları homurdanan ve neşelilerin. dehâlârının sağladığı geniş ailenin kucağında.. sizi böyle ayakları çamurda. yalnız teni kadar yumuşak kumaşlar üstünde dinlenen. Çünkü. daha geniş. zenginlerin sevincidir her şeyden önce.. Kalabalıkla kolayca kaynaşan kişi. insanların aşk dedikleri şey çok küçük. tamahtan korkunçlaşmış gözlerle bakıyor alınan yiyeceğe. o da. umduğunuz kadar aldanmıyorum. ödülsüz kalmış çabaların. Yalnızlığını kalabalıklandırmasını bilmeyen. istemedi mi başkası olabilmenin zevkini çıkarır. 9 -> 19 13. burası kesin.. "Güzel kibarım.html?s=aa72764. ülküyü yardıma çağıran bir genç kurbağa diyeceği geliyor insanın. takma postuna karşın et nasıl şakladı. uğramaya gönül indirmedikleri bir yer varsa. bunun için daha doğal uluyor. beşiğinde bir periden kı lık değiştirme.03. kutu gibi kapalı bencil ile istiridyeler gibi evine çekilmiş tembel. geçen yabancıya kendini bütünüyle.Charles Baudelaire . Daha çaresiz. Bu anlatılmaz şölenle karşılaştırılınca.uyurgezer. Yalnız ve düşünceli gezgin. üstelik bir ödencesi de bulunmayan dertler vardır. gözleri bir kral istercesine. hem de insan türünün sırtından sağlar içkisini. sessizce. karşısına çıkan bütün uğraşıları. sevgili çıtkırıldım! Dünyayı dolduran cehennemleri gördükten sonra. Ozan ile filozof. bazı bazı size gerçek derdin ne olduğunu öğretmek geliyor içimden. Sömürgelerin kurucuları. Buna karşılık. işittiniz mi? Bunun için gözleri yuvalarından fırlıyor. Odunu (siz de biliyorsunuz. güçlü yosma? Ya bütün bu kitaplardan öğrenilmiş yapmacıklar. Görmüş geçirmiş bir göz hiç aldanmaz burada. Aman Tanrım! Sopa da oyun sopası değil öyle. mutsuz mucitlerin. uz elli hizmetçisinin görevi de kendisi için parçaları kesmek olan sizin güzel cehenneminiz üzerinde ne düşüneyim istiyorsunuz? "Hoş kokulu göğsünüzü kabartan bütün bu hafif iççekmelerin ne anlamı olabilir benim için. Kalabalık. Ama o. aldanmış aşkın. telâşlı bir kalabalık içinde yalnız olmasını da bilmez. yalnız o kişi. kendilerine bir beden arayan. ham kalmış ünlerin. kimi yerlerin ona kapalı gibi görünmesiyse. bu hazlardan yoksun kalacaktır. bu alabildiğine ağır ve sarsıntılı yürüyüşlerden. ben şimdi buyum) küçümserseniz. http://www. başıboş ruhlar gibi. batmış.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . "Ne kadar ozan olursam olayım. halkların yöneticileri. Tepeden tırnağa kıvılcım saçıyor öfkeden. XIII DULLAR Vauvenargues." diyor bakıcısı.. dertli. pek arı yaşamlarından dolayı kendilerine acıyanlara da gülerler herhalde. çok zayıf kalır. canlılıkta kana kana sarhoş olur.. parklarda her şeyden çok düş kırıklığına uğramış hırsların. yolculuk tutkusunu almış kişi. bu derin. sizi kıtır kıtır yiyecek. Boşluk içindeki bu gürültüde hiçbir şey çekmez onları. "Şimdi biz bizeyiz. boşalmış bağırsaklar azgın hayvanın. bu çökük ve donuk ya da çarpışmanın son parıltılarıyla parlak gözlerden. dumanlı dumanlı göğe dönük görünce. daha derin mutluluklar bulunduğunu anımsatmak iyidir.net/charles-baudelaire-t133297. bu bilge sözden sonra da acımasızca alıyor avı elinden. bu gizemli sarhoşluğu biraz bilirler kuşkusuz. az önce çıtlattığım gibi. Yalnız ve düşünceli gezgin. öksüz olan şeylere doğru karşı durulmaz bir biçimde sürüklendiklerini duyarlar. alçakgönüllülükle katlanılan açlık ve soğuğun sayısız söylencelerini çıkarıverirler hemen. bütün yardımseverliğiyle veren ruhun bu kutsal orospuluğuyla karşılaştırılınca. ya da sizi boş bir şişe gibi fırlatıvereceğim pencereden.. yalnız pişmiş et yiyen. bütün o gümbürtülü ve kapalı ruhların. o yapmacıklı ağlamalarınızla beni fazla yorarsınız. bu evrensel kaynaşmada eşsiz bir sarhoşluğa erer. dövülen demirler gibi. pek sallantılı yazgıları. seyreden de acımadan çok daha başka bir duygu uyandırmak için yaratılmış bu yorulmaz hüzün? Doğrusu ya." XII KALABALIKLAR Çokluk denizinde yunmak herkese vergi değildir: Bir sanattır kalabalığın tadını çıkarmak. zayıf olan. yememeli. onun için girmek çabasına değmediklerindendir. Burada bir otlak bulacakları kuşku götürmez. ey Tanrım! Ünün şanın gıdıklayıcı ergilerini bilmez olmasa bile mutsuz bir kadın. ortaya çıkan beklenmedik olaya. başıboşların arsız bakışlarından uzaklara çekilen ruhların dolaştığı yollar bulunduğunu söyler. doymaz varsayımlarını daha çok bu yerlere yöneltmekten hoşlanırlar. sayısız kırışıklardan. çok dar. kırık gönüllerin. bütün yoksunlukları kendininmiş gibi benimser. şu düştüğü dünyada kadının başka türlü bir yazgıya da hakkı olduğuna hiçbir zaman inanmamıştır.2012 16:36 . yabanıl kadınmışsınız gibi davranacağım size. Ozan şu eşsiz ayrıcalığın. yalnızlık: İşçil ve verimli ozanın birbirleriyle kolayca değiştirebileceği eşit deyimler. çiğnemeden yutacak. "Adem ile Havva'nın bu iki torununun. elinizden çıkan bu yapıtların evlilik yaşamı böyle geçiyor. gönlü istedi mi kendi kendisi. sırf budala gururlarını sarsmak için bile olsa. Bu katı ya da yıkık çizgilerden. gönlünce öldürecek budaladan sakının. Bu dünyanın mutlularına bazı bazı kendi mutluluklarından daha üstün. Diledi mi herkesin kişiliğine bürünür. sizin. Yalnız onun için boştur her yer. bütün sevinçleri. maske zevkini. dünyanın ta öbür ucuna göç etmiş misyoner papazlar.

gezgin satıcıların bel bağladıkları şenliklerden. soyluluğu çevredeki bayağılıkla göz kamaştırıcı bir karşıtlık oluşturan bir yaratık gördüm ben. Yemeğini hangi sefil kahvede yedi. Acısında cimri davranmak zorundadır. kalır da böylesine göz kamaştırıcı bir leke gibi durur?" Ama yanından merakla geçerken. Bana gelince. Orkestra bayram. hokkabazların.. ne sabır. elinde düşünü paylaşmayan bir çocuk sürükleyen mi. üzerindeki yaz giysisiyle tam bir uyarlık içindeydi. Işık. Yoksulun gözünde zenginin sevincinin yansıması her zaman ilginç bir şeydir.. Tanrı'nın durmamacasına üzerine yığdığı o dostsuz. bilmiyorum. bütün varlığında bir stoacı gururu taşıyordu. ezgiyi gevşek gevşek tadar gibi yaparak salınıyorlar.. tıpkı çocuklara benzer böyle günlerde. Yüzü hüzünlüydü. öyle ya. yaşayışının erkeksi özelliği bu ağırbaşlılığına gizemli bir keskinlik ekliyordu. yaşamın akışına kapılma hazzını ciğerlere. XIV YAŞLI HOKKABAZ Tatile çıkmış kalabalık dört yana seriliyor. güneşten sertleşmiş yüzlerini buruşturuyorlardı. yığın yığın özlem ve anı yağdıran bir gök altında. Gururlu bir erdem kokusu yayılıyordu bütün varlığından. ne yumuşaklık bilir. Kibar dünyanın insanları bile. en dertlendirici dul hangisidir. Tam bir yalnızlık yüzünden yaşlı bekâr alışkanlıklarına yargılıydı kuşkusuz. köpek gibi. Halk böyle günlerde acıyı. füze patlaması karışımıdır gidiyordu. kaygısızlık var. düşünceler. Bu kaygısızlık havasından kendilerine düşen payı onlar da içlerine çekerler ister istemez. Külâhları kırmızı kordelâlı maskaralar. Zorlu bir yarışmaya girişmişlerdi gerçekten: Bağırıyor. onu daha da üzücü kılan bir uyum yokluğu vardır hep. konuşmasız. özel bir ilgi uyandıracak haberler arıyordu gazetelerde. görünüşü öylesine soyluydu ki. nasıl yedi. yalnız acılara sırdaş bile olamaz. olmasalar da tanımak kolaydır onları. palyaçolar. işin içyüzünü anlar gibi oldum.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . Bu çevrede neden kalır sanki. Ama o gün. gereksiz bir şeyi. giriş parası ne kadar önemsiz olursa olsundu. Ardından okuma odasına gittim. dimdikti. yılda üç yüz altmış beş gün. prensesler gibi güzel oyuncu kızlar. işçi ceketleri. düşler içinde. mutluluk var. uzun saatler boyunca. yelin keyfine göre beleşten bir ezgi parçası yakalayıp içerdeki kıvılcım kıvılcım fırına bakan bu ayaktakımının görünüşü . yelden. bu suçsuz ihtiyarın (ya da bu arınmış ihtiyarın) bu küçük "Sefihliği"ydi. o ağır günlerden birinin iyice hakedilmiş avuntusu buydu.uyurgezer. Burada yalnız zenginlik var. kendisi gibi karalar giymiş bir çocuğun elinden tutuyordu. o da usul usul başını sallayarak dinliyordu. Hem yoksulun yasında bir eksiklik. Arasına karışıp da görmediği aşağı tabaka gibi o da derin bir gözle bakıyordu ışıklı dünyaya. Çocuklar bir çubuk şeker koparabilrnek için annelerinin 10 -> 19 13. yaşamın kötü güçleriyle yapılan savaşta bir ateşkes. eskiden gözyaşlarıyla yanmış. Belki de birçok yıllardan beri. Cambazların. Yürüye yürüye de dönecekti. orangutanlar gibi alınsız ve kafasız Herkül1er. kedi gibidir. bugün için dünden yıkanmış kispetlerinin içinde kurum satmaktaydılar.. iri dul. evrensel çarpışmada bir soluk alıştır. çalışmayı. bir bahçede ıssız bir yere oturdu.. iğrenç tutumluluğu kabul etmiyordur. uzun zaman seyrettim onu. "hiç kuşkusuz bu yoksulluk. uluyorlardı. bakır şangırtısı. okul korkusunun yirmi dört saatliğine defedilmesidir.. soylu eski zaman güzellerinin resimleri içinde onun gibisini gördüğümü anımsamıyorum. yengi ya da haz türküleri fışkırtıyor gecenin içinden. evrensel yorgunlukta. böyle dertli bir yaşlı kadının ardından gitmiştim. En dertli. kazanan da aynı derecede sevinçliydi. kimileri kazanıyorlardı. Periler. çok güzel bir güz göğü.. kalabalıktan uzakta. bencildir.html?s=aa72764. yağmurdan. Bu ıssız kanepeler üzerinde siz de dul kadınlar. eteklerini kıvılcımlarla dolduran fenerlerin ışığı altında zıplıyor. bir de şurda. Etekler ışıldayarak sürükleniyor. her şeyi unutur gibi gelir bana. canlı gözleriyle. bol bol eğleniyordu. sırdaşsız. gönüllere doldurmak var. bakışlar kesişiyor. Bir bağırtı.net/charles-baudelaire-t133297. İşte bir başkası daha: Bir kitle konseri çevresinde itişip duran paryalar kalabalığına evrenselce candan olmasa bile merakla bir bakışla bakmaktan kendimi alamam hiçbir zaman. sevinç. her zaman yalnız. Moliére'in şakalarındaki gibi yüklü ve sağlam bir güldürücülük vardı şakalarında. Bir kez. ufak bir şal altında kaskatı. hayvan gibi. şakalar savuruyorlardı. düşünceyle ilgili çalışmalarla uğraşanlar bile bu kitle şenliğinin etkisinden güç sıyrılırlar. Kollarının bacaklarının kocamanlığıyla mağrur. yoksa büsbütün yalnız olan mı? Bilmem . zayıftı.03. http://www. başıboşlar hiçbir şey yapmamış olmanın yorgunluğu içinde. Eşsiz görüntü! "Hiç kuşkusuz. gerçek bir Parisli olarak.. böylesine soylu bir yüz yeter beni haklı çıkarmaya. toz. en uçtaki tahta perdeye dayanan. alacalar giyinmiş bu halk içinde. İri etkileyici bir kadındı. yayılıyor. böğürüyor. En sonunda.2012 16:36 . etkilerinden kuşku duymayan oyuncuların güveniyle parlak sözler söylüyor. neşesiz. Zengin ise gözalıcı bir yas kılığına girer. yalnız. harcayan da. hayvan oynatıcıların. gürültü olmuştu her şey. ordu bandocularının Paris halkına sunduğu konserlerden birini dinleyecekti. kimileri harcıyor. yoksul dul kadınlar gördünüz mü bazı bazı? Yasta olsalar da. öğleden sonra. yoksulluk diye bir şey varsa eğer. taklalar atıyorlardı. küçük yaratık için gerekli bir şeyi. Küçükler için bir tatil günüdür bu. daha da iyisi." dedim içimden. yılın kötü günlerinin acısını çıkaracak şenliklerden biriydi. yıpranmış. çocuk gürültücüdür. Büyükler içinse. bir oyuncağı satın almaya yeterdi belki de.Charles Baudelaire . böyle şenlik günlerinde hindiler gibi kabaran bütün o barakaları gözden geçirmeyi hiç kaçırmam.

kara. ekmek parçası yok olmuş. savaşmak için de hiçbir neden kalmamıştı.uyurgezer. gerekince karla karıştırılan iksirin şişesini çıkardım cebimden.. kulübesinin direklerinden birine belini vermişti. dostsuz. Büyük bir ekmek parçası. iştahımı dindirmeyi düşündüm. beriki de kardeş için ekmeğinin yarısından geçmiyordu. Barakalar dizisinin ucunda. ne de dertli hiçbir türkü söylemiyordu. ufak. çocuksuz yaşlı ozanın görüntüsünü gördüm. armağanımı gerçekten vermememden ya da birdenbire pişman olmamdan korkuyordu sanki. saçı başı darmadağın. en ucunda. ikiz kardeşi sanılabilirdi. hangi harikayı göstereceğini talihsizden sormak neye yarardı? Aslına bakarsanız. ne sevinçli. soluk soluğa. her yanda ertesi gün de bir ekmek yeme güveni. Ama bu sırada. http://www. parçayı eliyle kaparak hızla geriledi. uzun zaman hüzün içinde kaldım. ürkek. yalvarmıyordu. kımıltısızdı. Burada salt yoksulluk. o da dişlerini onun kulağına geçirdi. En sonunda bitkin. kazanç. Sakin sakin ekmeğimi keserken. Çocuk güçlerinden umulandan çok daha uzun süren çirkin çarpışmayı ne diye anlatmalı? Pasta elden ele dolaşıyor. ufak. çevremi saran coşturucu güzelliğin yardımıyla. çok uzaktan. Birlikte yere yuvarlandılar. ağır ağır yaklaştı. vazgeçmişti. Yazgısını tamamlamıştı. çökük. tam bir kardeş kavgası doğuracak kadar ender bir katık olduğu. kanlar içinde kalıp da kavgayı sürdürmenin olanaksızlığı yüzünden durdukları zaman. bu küçük adamları görmeden önce ruhumu keyfe getiren durgun sevinç de tümüyle geçmişti. Önümde üstü-başı paramparça.html?s=aa72764. akıp tüten iki mum yokluğunu daha bir iyi aydınlatıyordu. göze de alamıyordum bunu. düşüncemi sezeceğini umarak. Uçsuz bucaksız derinliğiyle kara. bir insan yıkıntısıydı. bitkindi. öbür eliyle düşmanını boğmak için bütün gücünü harcadı. dehşet tam olsun diye de karşıtlığı sanattan çok yoksulluktan ileri gelen. ikincisini saçlarından yakaladı. şenliğin buhuru gibiydi. yineleyip duruyordum: "Ekmeğin pasta diye adlandırıldığı. uzaktan. Ama yenik düşen kardeş. ışığa. Dilsizdi. umutsuzlukla canlanıp doğruluverdi. ayaklarımın altından. bu ender duyunun içimi korkuyla karışık bir sevinçle doldurduğunu anımsıyorum. bir dilim kesip verdim. geçerken tahtalarından birinin üzerine birkaç kuruş bırakmaya karar vermiştim. bu sırada. Ama tam bu sırada bir başka küçük yabanıl takla attırdı kendisine.2012 16:36 . kafasını var gücüyle midesine indirerek yere yuvarladı yenmişti. çekingenliğimin nedeni belki sizi güldürür ama ben gene de söyleyeyim. bir eliyle savaş ödülünü cebine sokmaya çalışırken. sonra. Birincisi küplere binmişti. bu söz dinlemez gözyaşları gözlerimi kamaştırır gibi oldu. kocamıştı. gökte uçan bir hava devinin mantosunun yansıması gibiydi. içine karıştığı kum taneleri gibi birer kırıntı olup saçılmıştı. çok hafif bir gürültü üzerine başımı kaldırdım.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . içini çeke çeke: Pasta sözcüğünü söylediğini duydum! Nerdeyse ak denilebilecek ekmeğime verdiği soylu adı işitince gülmekten kendimi alamadım. ailesiz. Hiç kuşkusuz ruhuma da bir şeyler geçti ondan. kanlı bir parçasını da yerli ağzı bir zorlu küfürle yere tükürdü. yoksunluk yüzünden.. kutsallıktan yoksun aşk gibi bayağı tutkular. bütün kokuları gölgede bırakıyordu. En sonunda. bu düşmek istemeyen. beklenmedik üzüntümü çözümlemeye çalıştım. ufak bir yaratık durmadaydı. bir de o zamanlar turistler için eczanelerde satılan. Pastanın gerçek sahibi küçük pençelerini zorbanın gözlerine sokmaya çalıştı.Charles Baudelaire . gök kubbe kadar arı gibiydi. Her yanda sevinç. Ne yapmalıydı? Bu pis kokulu karanlıkların içinde. bağırmıyor. Görünümü sislendirmişti bu gördüklerim. Sonra alçak.net/charles-baudelaire-t133297. yırtık pırtık perdesinin ardında hangi tuhaflığı. kamburdu. Gülmüyordu düşkün adam! Ağlamıyordu. Tümüyle sessiz bir büyük devinimin doğurduğu bu tantanalı. kim bilir nereden çıkmıştı. her türlü yersel dertlerin tam unutuluşu içinde. barakası unutkan kalabalıklarca hor görülmeye başlanmış yaşlı ozanın. halkın nankörlüğü yüzünden böylesine düşmüş. her an cep değiştiriyordu. ama boyutları da değişiyordu işin kötüsü. evrenle de tam bir barış içinde buluyordum benliğimi. ilk gelene öylesine benziyordu ki. 11 -> 19 13.. Can attığı nesneden gözlerini ayırmadan. oynamıyor. sonra şöyle dedim kendi kendime: Bir zamanlar kahkahadan kırıp geçirdiği bir kuşaktan artakalmış ihtiyar kalem adamının görüntüsünü gördüm ben. Kısacası. yersel nesnelerin anısı zayıflayıp azalarak geliyordu. Çevremdeki görünümün dayanılmaz bir büyüklüğü. ne derin. el kol sallamıyor. kin gibi. eşsiz bir ülke varmış demek!" Konu Secret_Sun tarafından (01-07-2009 Saat 02:41 AM ) değiştirilmiştir. zavallı bir hokkabaz gördüm. uçurumların dibinden sıra sıra geçen bulutlar kadar uzak görünüyorlardı şimdi bana. kim bilir hangi kargaşalığın yol açtığı bir insan dalgası beni uzaklara sürükledi. Dört bir yanda bir kızartma kokusu dolaşıyor. Ama oynak dalgaları soğuk yoksunluğunun birkaç adım ötesinde duran kalabalığa. öteki. kulübesiyse hayvanlığa en yakın vahşinin kulübesinden de düşkündü. insanın doğuştan iyi olduğunu ileri süren gazeteleri pek de gülünç bulmamaya başlamıştım. eteğine asılıyor ya da bir tanrı gibi göz kamaştırıcı bir hokkabazı daha iyi görebilmek için babalarının omuzlarına çıkıyorlardı. gülünç paçavralarla gülünç bir kılığa girmiş yoksunluk. Dönüşte bir türlü aklımdan çıkaramıyordum bu görüntüyü. böylesine uzun bir yokuş çıkmanın doğurduğu yorgunluğu gidermeyi. Her şeyden elçekmişti.03.. Öteki de. XV PASTA Y olculuktaydım. bir meşin kap. dayanılmaz bir soyluluğu vardı. kımıltısız gölün üzerinden bir bulutun gölgesi geçiyordu bazı bazı. ne unutulmaz bir bakışla bakmadaydı! İsterinin korkunç elinin gırtlağımı sıktığını duydum. sanki utanmış da kendini bütün bu debdebeden sürgün etmiş gibi duran. her yanda canlılığın taşkın patlayışı. değerli av için kavga ediyorlardı. ruhum da beni saran gök kubbe kadar geniş. kendi kendimle de. bir başka dağın yamacından geçen fark edilmez sığırların çıngırak sesleri gibi. hatta.. Düşüncelerim havanın hafifliğine eşit bir hafiflilikle uçuşuyorlardı. gururunu incitmekten korkuyordum. eğlence. eksiksiz mutluluğum içinde. amansız bedenim isteklerini bir daha yineledi. yalvarmaklı gözleriyle ekmeğimi yiyordu. boğuk bir sesle.

03. sallayayım da anılar silkelensin havada. hoşgörüden yoksun bir Dehâ adamı. daha derin olduğu. Yelkenlerle. görkemli. hanımefendi. serenlerle dolu bütün bir düş var saçlarında. uzun. gene de bir iç çekiş kadar hafif. dakika. bir engelleyici İfrit gelip de bana: "Neye bakıyorsun böyle özenle? Bu yaratığın gözlerinde ne arıyorsun? Orda saati mi görüyorsun. ister gece. öylesine güzel adlandırılmışa.. hep aynı saati. ister gündüz olsun. Saçlarında bütün gördüklerimi. güçlü insanlarla. bu özentili yapıtı örerken o kadar zevk duydum ki. http://www. Ve bakışım bu güzelim kadran üzerinde dinlenirken. yoğun karanlıkta olsun. hem gönlümün övüncü. vakit Sonsuzluk'tur!" Ne dersiniz. uzayca büyük. XVII SAÇLARDA BİR YARIMKÜRE Bırak da uzun. hem türünün onuru. Ben de güzel Féline'e. insan derisiyle kokulandığı iklimlere götüren büyük denizler var saçlarında. gözlerinin içine bakıyordu. bir bakış kadar hızlı bir saattir. benim ruhum da koku üzerinde öyle dolaşır. saatini unuttuğunu fark etti.. saniye bölümü de bulunmayan bir saattir. ışıkta olsun. duralamadan konuştu: "Tam öğle olmadı daha. kımıltısız. 12 -> 19 13. karşılığında hiçbir şey istemeyeceğim sizden. hiç duraksamadan verebilirim karşılığını: "Evet.uyurgezer. bütün duyduklarımı. sonsuz sıcaklığın yangelip yattığı.360 kişi bunu beğendi.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . uçsuz bucaksız bir gök üzerinde ince ve karışık yapıları oymalar gibi beliren." Az sonra yeniden belirdi. gerçekten değerli. saatler üzerine işlenmemiş. uzayın daha mavi. güzel bir geminin kamarasında.html?s=aa72764. Göksel imparatorluğunun çocuğu ilkin duraladı. her ulustan." Doğru söylüyordu. çiçek saksılarıyla serinlik verici testiler arasında limanın fark edilmez yalpasıyla ığralanmış uzun saatlerin bezginliğini yeniden buluyorum. kokulu bir mendil gibi elimle sallayayım onları.. Saçlarının okyanusunda. bir divan üstünde geçmiş. XVI SAAT Çinliler kedilerin gözlerinden okurlar saati. saati görüyorum. bir can-sıkıcı gelip de rahatımı kaçırırsa. uzun zaman içime çekeyim saçlarının kokusunu.Charles Baudelaire . misyonerin biri. Bir gün. The Following User Says Thank You to For This Useful Post: 01-07-2009 Cevap: Charles Baudelaire Paylaş White croW (01-12-2009) #4 Secret_Sun Guest 0 Tweetle Mesajlar: n/a Beğen 10. tapılası gözlerinin derinliklerinde açık açık saati görürüm.net/charles-baudelaire-t133297. bir kaynağın sularına yüzünü daldıran bir susuz adam gibi yüzümü daldırayım içlerine. uçsuz bucaksız. yapraklarla. küçük bir çocuğa saatin kaç olduğunu sordu. aklımın kokusu olana doğru eğildiğim zaman. sizin kadar şatafatlı bir aşk şiiri değil mi bu? Doğrusunu isterseniz.2012 16:36 . havanın meyvelerle. sonra düşüncesini değiştirip karşılık verdi: "Şimdi söylerim.. içli türkülerle. Saçlarının okşamalarında. Nankin'in dış mahallelerinde dolaşırken. meltemi beni güzelim iklimlere. dürüstlükten. biçim biçim gemilerle kaynaşan bir liman görüyorum. bütün işittiklerimi bir bilseydin! Başka insanların ruhu ezgiler üzerinde nasıl dolaşırsa. kollarında kocaman bir kedi tutuyor. savurgan ve tembel ölümlü?" diyecek olursa.

örsünü döven demirci gibi. yemeklerin bile hem şiirsel. bütün ülkelerden üstün. Eşsiz çiçek. öyle derler. ciğerlere çekilmesinin tat verdiği. dünyayı hak etmiş. bu merak bunaltısını bilir misin? Sana benzeyen bir yer var. bu düzen. Yemek odasını ya da salonu renk renk eden batan güneşler.. dürüst olduğu. http://www. gürültü ve beklenmediğin yer bulamadığı. Avrupa'nın Çin'i denilebilecek bir ülke. bu bilinmeyen ülkenin özlemini. zengin. yüksek. XIX YOKSULUN OYUNCAĞI Zararsız bir oyalanma düşüncesi vermek istiyorum. düşler gerçekleşebilecek olandan o kadar uzaklaşırlar. XVIII YOLCULUĞA ÇAĞRI Çok güzel bir ülke. uyuyan ya da göğsünde yuvarlanan düşüncelerim. karışıklık. ustalıkla yetiştirilmiş . dilsiz ve gizemli bir senfoni çalarlar gözler için. Hem doğumdan ölüme kadar.. batının doğusu. sevilen kadına. işte o havada güzel olurdu yaşamak. evin ruhu gibidir. o ülkeyi eski bir dostla görmeyi kuruyorum. çok güzel bir mutfak gibi. O bahçıvanlık simyacıları araştırsınlar. bir Sumatra gene-gelin'i dağılır.bir tek iple oynayan dümdüz soytarı gibi. bir yandan da güzel ruhunun duruluğunda göğün derinliklerini yansıtıyorsun. Sonsuzluk denilen denize doğru götürüyorsun onları usul usul. hem yağlı. madenler.html?s=aa72764. gidip orda ölmeli işte! Evet. saçlarının ince ince tüylü kıyılarında. gariptirler. nakışlı pencerelerden süzülüp de gelirler. durmadan geriletsinler mutluluklarının sınırlarını! Hırslarından doğmuş sorunlarını çözecek olana altmış bin. orası da öyledir. tuhaf. durmamacasına yenilenen bir afyon. şekerle karışmış tütün kokusunu çekiyorum içime. bütün köşelerden. arasınlar daha. yeniden döker. deli gönül öylesine işlemiş orayı..03. ince ruhlar gibi kilitlerle. o üzerlerinden tekdüze gemici türküleri yükselen kocaman gemiler düşüncelerimdir. sensin. sıcak ülke göklerinin sonsuzluğunu parıldar görüyorum. Saçlarının kızgın ocağında. sakin ve dürüst olduğu. kumaşların kıvrımlarından eşsiz bir koku. Sonra elleri armağanı çabucak kapıverecek. duyuların sonsuzluğuyla uzatmalı saatleri. gönül bacısına sunulacak Yolculuğa Çağrı' yı kim yazacak? Evet. saatlerin mutluluğu daha derin. zenginleşip Sonsuzluk'tan gene sana dönen düşüncelerim. güzelleştirir. orda. hindistan cevizi yağının birbirine karışmış kokularıyla sarhoş oluyorum. birer kuruşluk ufak oyuncaklarla doldurun ceplerinizi . ne kadar inceyse.net/charles-baudelaire-t133297. rahat. her şeyin güzel bir bilinç gibi.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . anıları yer gibi oluyorum. mutluluğun sessizlikle birleştiği. çiniler. Gözlerinin alabildiğine büyüdüğünü göreceksiniz. her şeyin güzel. sonra bütün nesnelerden. çekmecelerin aralıklarından. çalışkan bir adamın evine akar gibi. zengin. Mobilyalar geniş. sıcak gönül. Gemiler dalgalardan yorgun düşmüş. olumlu ergiyle. katranın. ağızlarına kadar doğu ürünleriyle dolup ana limana dönerlerken de benim düşüncelerimdirler. orada çiçek açmalı. deli gönlün bir Batı Çin'i kurup süslediği.2012 16:36 . bu mucizemsi çiçekler. daha anlamlı bir tantanayla çaldıkları yerde. verdiğiniz şeyi götürüp uzakta yiyen kediler gibi. Sanatın Doğa'dan üstün olması gibi. bir gün bu tabloya geçecek miyiz? Bu gömüler. inatla süslemiş. yüz bin florin vereceklerini söylesinler! Ben kara lâlemi. temiz. her şeyin güzel. Orada aynalar. başka anlamlar taşıyan yıldızçiçeği. ağaç diplerinde karşılaştığınız. Soğuk yokluklarda yakamıza yapışan bu ateşli hastalığı. ferman dinlemez saçlarını dişlediğim zaman. o öylesine sakin ve dalgın ülkede yaşamalı. Almaya cesaret edemeyeceklerdir ilkin.uyurgezer.. Ele avuca sığmaz. kumaşlar. lüksün düzen içinde kendi yansımasını görmek zevkini tattığı. Her insan kendine yetecek ölçüde afyon taşır içinde. değil mi öyle? Kendi benzerliğin içinde çerçevelenemez misin. kuyumcu işleri. 13 -> 19 13. Götürdükleri o baştan başa zenginlik yüklü. Gerçek bir bolluk ülkesi. yeniden bulunmuş lâle. orada. sakin. sonra da kaçacaklardır.Charles Baudelaire . kendi uyumunda yansıyamaz mısın? Düşler! Hep düşler! Ruh ne kadar hırslı. mavi yıldız çiçeğimi buldum. yaldızlı meşinlerin üzerinde. mutluluğun sessizlikle birleştiği bir yer. zengin. başarılı ve kararlı eylemle dolmuş kaç saatimiz vardır? Aklımın çizdiği bu tabloda. Bizim Kuzey'in sislerine gömülmüş. Işıltılı panoların ya da koyu bir zenginlikte. bu eşyalar. kara örgülerini. Bu büyük ırmaklar. atı düdük kuyruklu binici gibi . görkemli bir kuyumcu işi gibi. bu durgun kanallar da sensin. afyonla. düşlere dalmalı. eşsiz bir ülke. diyorum sana. saçlarının gecesinde. gizlerle donanmışlardır. Gerçek bir bolluk ülkesi. yoksul çocuklara armağan edin bunları. Bir ezgici Valse Çağrı'yı yazdı. parlak olduğu bir ülke! Dünyanın gömüleri oraya akar. düzeltir. hem kışkırtıcı olduğu bir ülke.zarif bitkileriyle öylesine sabırla. Suçtan uzak eğlenceler öyle azdır ki! Sabahları yollarda başıboş dolaşmak kararıyla evden çıktığımız zaman. miskin. bir bolluk ülkesi varmış. mutluluklarından kuşku duyacaklardır. her şeyi size benzeyen bir ülke. bilinmedik. yaşamı ciğerlere çekmenin tat verdiği. yaşamın bereketli olduğu. daha ağır saatlerin daha çok düşünce kapsadıkları. gidip orda soluk almalı. düşle düzenler. sana benzeyen bu tabloda yaşayacak mıyız bir gün. derin resimler yaşar sessizce kendilerini yaratan sanatçıların ruhları gibi. sevgili meleğim. bu lüks. alacalı bir mücevher gibi zengin. mistiklerin deyimiyle. bu kokular. Sanat Doğayı yeniden. eşsiz bir ülke. insandan sakınmasını öğrenmiş olan.meyhanelerde. Gidip orda yaşamalı. Bırak da uzun uzun ısırayım ağır. güzel kumaşlardan ya da kurşunun sayısız bölmelere ayırdığı.

tüylerle. daha yaşamamış olana gösterilen birer lütuf. sonra Tanrı ile insan arasında yer alan varlıklar da bizim gibi Zamanın ve sonsuz çocuklarının. Bütün Periler angaryanın bittiğini sanarak kalkıyorlardı.. Buradaki ayrılık. ilerde milyonlarıyla pek sıkıcı durumlara düşebilirdi. güzel bir çocuk duruyordu. cilâlı. çok iyi bilinen bir yasayı anımsadı. son yirmi dört saat içinde dünyaya gelmiş bebekler arasında armağan dağıtımını gerçekleştireceklerdi.. usta bir gözün bir arabacı cilası altında eşsiz bir resim bulması gibi. doymak bilmez gözlerle inceliyordu. Böylece serveti mıknatıs gibi çekme gücü. ısırganlar arasında bir başka çocuk vardı. kardeşçe gülüyorlardı birbirlerine. o da bunu ender bulunur. karşı durulmaz Durumlar. alaycıydılar. asık yüzlü bir görünüşü vardı. her türlü yardımseverlik duygusundan da yoksun olduğundan. her zaman ihtiyar olmuşlardı. senin oğluna da . ha? . yaldızlı. "Ama nasıl beğenilmek! beğenilmek.armağan daha vermeye yetkili kılar yasayı.. adam baş belâsı çocuğunun yeteneklerini hiçbir biçimde destekleyemez.Charles Baudelaire . Beğenilme vergisini veriyorum!" dedi. mutluluk kadar yıkımın da kaynağı olabilecek birer lütuf olmasıydı. baktığı şey de şuydu: Parmaklığın öbür yanında. alışılmış zenginlik görünümü. bir armağanın geri çevrilemeyeceğini söylemeyi unuttum. çoğu zaman da kendilerini onun tutkularına uydurmak zorunda kalan. çok zengin bir ailenin biricik varisine bırakıldı. Saniyelerin korkunç yasasına uyarlardı. XX PERİLERİN ARMAĞANLARI Periler büyük toplantılarını yapıyorlardı. Dakikaların. hiçbir ödül kalmamıştı çünkü. tutumluluktan olacak. Armağanların bir çabanın karşılığı olan birer ödül değil de.net/charles-baudelaire-t133297.Bedava Full indir download bedava keygen oyun .. Ama güzel oyuncağıyla ilgilendiği yoktu çocuğun. Yanında. Gerçekten. sevgili terliklerini düşünmekten kendilerini alamayan insan yargıçlar gibi. Yeraltı Cüceleri. çocukta yaşamın gözle görülür servetlerine karşı hiçbir hırs bulunmadığı gibi. binde bir uygulanmakla birlikte..2012 16:36 . Ama Periler. http://www. istekliler çok kalabalıktı çünkü. bu kaprisli Bacıları. boncuklarla kaplı.html?s=aa72764. bir armağan yaratacak düş gücü varsa. -böyle bir durumda.. Doğaüstü adalette bile biraz acele ve rastlantı olduktan sonra insan adaletinin de bazı bazı böyle olmasına şaşmayalım. bu sırada adamın biri. ama.. otlar üzerinde kendisi kadar taze.. yani armağanlar tükenince. Yazgının bütün bu eski. ama Perilerin belirgin.uyurgezer. sarstığı bu oyuncak. bilinmedik bir nesne gibi. Yetenekler. O gün de bazı saçmalıklar yapıldı bu yüzden. aklıkları birbirlerine eşit dişlerle. oynattığı. Bu törenlerde dağıtılanın değiştirilemeyeceğini. değişmez huyu önlemden çok kapris olduğu için. kırmızı giysili. yoksul çocuk zengin çocuğa kendi oyuncağını gösteriyor. Hava Perileri. yansız bir göz de bu parya-yumurcağın güzelliğini sezebilirdi. Lüks. Zavallı Perilerin işleri başlarından aşkındı. Saatlerin. aileyi. periliğine yaraşır bir güvenle. bu saçmalıkları garip saymak yersiz olurdu. Bizler de haksız birer yargıç oluruz yoksa. yoksulluğun tiksindirici pasından temizlenmesi gerekirdi. 14 -> 19 13. Perilere inanan bütün babalar gelmişlerdi. Bir yol üstünde. Hatta. ulusal bir bayramın karşılıksız azatlar getirdiği günlerde Mont-de-Piété görevlileri kadar şaşkındılar. canlı bir fareydi! Ana babası. Güzellik aşkı ile Şiir gücü de böylece kederli bir kopuğun. Su Perileri gibi insan dostu olan. bir armağan dağıtımında kürsü üstüne konulan ödüller gibi yığılmıştı kurulun yanına. dikenler. kirliydi. hiçten başka bir şey kalmamıştı çünkü. ayağa kalktı. kimileri gençti. güneş vurmuş bir güzel şatonun aklığı beliren geniş bir bahçenin parmaklığı ardında. yoksulların çocuklarının hamurundan değil de başka bir hamurdan yapılmışlar sanır insan. yolda. sanırım zavallı. İyi Peri de böylece. bu çocukları öylesine güzelleştirir ki. neden beğenilmek?" diye sordu küçük dükkâncı inatla. bu insan parçalarına atılacak hiçbir armağan. alın yazısına yön verebilecek. "Senin oğluna . bir taşocağı işçisinin oğluna verildi. ele gelmeyecek kadar ince. bir görüşme gününde bakanlar kadar. fazladan ve olağanüstü bir. kendisine en yakın Perinin renk renk buhardan yapılmış giysisine yapışarak haykırıverdi: "Ne o! bayan! bizi unuttunuz galiba! benim çocuğum var daha! Boş yere gelmedik ya. gereksinmelerini de karşılayamazdı. kaygısızlık. sevincin ve acının bütün bu garip Anaları son derece çeşitliydiler: Kimilerinin kederli. pek süslü bir kır giysisi giymiş. kanlı canlı. büyük yol ile şatoyu birbirinden ayıran bu simgesel demir çubuklar ardından. zaman zaman saatin ibresine de baktılar sanıyorum. tanrısal varlıkların doğaüstü dünyasında.. bebeklerini de getirmişlerdi kollarında." Peri güç duruma düşmüş olabilirdi. her zaman genç olmuşlardı. ufak bir satıcı. Pasaklı çocuğun parmaklıklı bir kutuda kızdırdığı. sabahtan beri duruşmada bulunup da akşam yemeğini. Armağanlar. islenmiş gibiydi.03. cılızdı. Ve iki çocuk. çok güzel bir oyuncak duruyordu. orta hallilerin. periyi bir armağan daha. yaşamın ta içinden çıkarmışlardı oyuncağı. iyi Rastlantılar. kimileri de şen şakrak. hemen oracıkta. Günlerin. kimileri ihtiyardı. İki dünyayı.

03. Birkaç yerinde parlak güneşler açan. maviliklerin bu yeteneksiz ve çekingen kralları. Tartışılmaz'ı tartışmaya kalkıyor?" Çev: Tahsin Yücel Adam Yayınları / 1984 / 2.. "Çünkü! Çünkü!" diye yanıtladı Peri öfkeyle. sonra da arkadaşlarının arasına katıldı.net/charles-baudelaire-t133297. o büyük beyaz kanatları bu kanatlı seyyah. http://www.. ona sırtını döndü.uyurgezer..Bedava Full indir download bedava keygen oyun . Basım (karakutu) Konu Secret_Sun tarafından (01-07-2009 Saat 02:48 AM ) değiştirilmiştir. her şeyi anlamak istiyor. uçurumlarında kayan iç yakan genizlerin bırakıldıklarında döşemelerin üstüne. geminin izindeki. Boyatacak mı ki sırrî gıdayı bulup hayal ettiğin yeni çiçekler acep Bir kumsal gibi yıkanmış bu topraklardan -Ey acı! ey acı! Zaman ömrü yiyor. böylesine acemi ve bitkin! biraz evvel ne kadar güzel idi. şimdiyse komik ve çirkin! 15 -> 19 13. koca kuşları denizlerin.html?s=aa72764.360 kişi bunu beğendi. unuturlar iki yanda. Kürekler. Düşman Gençliğim bir karanlık fırtına oldu. gariban bir halde bir çift kürek gibi.2012 16:36 . yakalarlar albatrosları. İşte fikirlerin güzüne ulaştım. Uyumsuzluk mantığına kadar yükselecek güçte olmayan. kendini beğenmiş Fransız'a ne dersiniz.Charles Baudelaire . tırmıklarla onarman lazım. Suyun mezarlar gibi çukur açtığı sel basmış toprakları durmayıp gayrı. Öyle harap çıktım ki bu fırtınadan.. The Following User Says Thank You to For This Useful Post: 01-07-2009 Charles Baudelaire Şiirler Paylaş White croW (01-12-2009) #5 Secret_Sun Guest 0 Tweetle Mesajlar: n/a Beğen 10. oğluna en iyi armağanı kopardıktan sonra bile soru sormaya. Bahçemde kızarmış tek tük meyve kaldı. Ve kalbimizi kemiren sinsi düşman Kaybettiğimiz kanla gelişip büyüyor! Çeviri : Ahmet Muhip Dranas ************************************** ALBATROS sık sık eğlenmek için gemi adamları. şu orta-malı mantık yürütücülerden biri olmalıydı. şöyle diyordu onlara: "Şu küçük. miskin yoldaşları.

Ve gideceksin arayarak cennetini. bulutların prensine benzeyen fırtınalarla görünüp. http://www. dizlerinin dibinde O mestinaz güzelliğini boştur aramak Sevgili vücudundan. At! Bir şey anlayamazsın ondan. açık yürekli insan. balkonda geçen Başım göğsünde. kömür aleviyle aydınlanan Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları Kainat ne derindir. kalp ne kudretle çarpar Üstüne eğilirken ey aşkımın pınarı Sanırdım ciğerimde kanının kokusu var Ne güzeldir güneşler sıcak yaz akşamları Kalınlaşan bir duvardı aramızda gece Seçerdim o karanlıkta göz bebeklerini Mest olur. 16 -> 19 13. yine de tek ümit..uyurgezer. öteki aksayarak yapar taklidini! şairdir. (*) bir tür kısa pipo. öğrenmek için sevmeyi beni. kalbinden başka yerde Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak O yeminler. o kurnaz ihtiyardan. Çevirenin Notu: Bu çeviride vezin dikkate alınmamıştır. Çeviren : Reha Yünlüel ************************************************** Balkon Hatıralar annesi.. Az'la yetinen. lanetlerim seni! ********************************** Yoksulların Ölümü Ölüm. çoban kadar rahat. suretyakanıyla (*) gagasını sinir eder! uçuyordu ya demin bu âciz. Gözün varsa uçuruma dalmayı bilen. Kendi söz sanatını kapmadınsa Şeytan'dan.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . büyüye kaptırmadan kendini.2012 16:36 . Bizi bir iksir gibi kavrayan. Her şeye meraklı ruh. devasa kanatlarıdır. Ya da inanırsın isterik olduğuma. acı çeken.Charles Baudelaire .03. Hayatın sonu. biri. Acı bana!. kokular.. avutan da -ne çare ki. İçkiye düşkün ve hüzün kokan. sonu gelmez öpüşler Çeviri: Cahit Sıtkı Tarancı **************************************** Hüküm Giymiş Bir Kitap İçin Yazıt Dertsiz okuyucu.yaşatan da. yuhalamalar arasında dünyaya sürülen.. sarhoş eden. (**) Aynı zamanda Eski Rejim döneminde bir tür kolluk. Oku beni. rahatça yürümesini engelleyen. Ama. ne severdin beni o zaman Ne söyledikse çoğu ölmeyecek şeylerden O akşamlar. sonu gelmez öpüşler Dipsiz bir uçurumdan tekrar doğacak mıdır Nasıl yükselirse göğe taptaze güneşler Güneşler ki en derin denizlerde yıkanır O yeminler..html?s=aa72764. sevgililer sultanı O akşamlar kömür aleviyle aydınlanan Ya pembe buğulu akşamlar. ey tapındığım kadın Ocak başında seviştiğimiz o zamanı O canım akşamları elbette hatırlarsın Hatıralar annesi. Bu kederli kitabı fırlat at. sevgililer sultanı Ey beni şad eden yâr.net/charles-baudelaire-t133297. tek güven. Yoksa. okçularla (**) alay eden. o kokular. mahvolurdum nefesini içtikçe Bulmuştu ayakların elerimde yerini Kalınlaşan bi duvardı aramızda gece Bana vergi o tatlı demleri hatırlamak Yeniden yaşadığım.

gel şöyle. sesler. düşünceyi alıp götüren 17 -> 19 13. Dört kitabın yazdığı o koskocaman handa Mümkün artık doyup... geçmiş seneler Eski zaman esvaplariyle eğilmişler.Charles Baudelaire . kokular karışır birbirine Kokular vardır çocuk tenlerinden taze Obua sesinden tatlı. Bilinmedik göklere açılan tâk-ı zafer. bir karanlık birlik içinde Aydınlık kadar sonsuz. kapkaranlık dünyada. Hüzün yükseliyor. Bataklığa gömülmüş timsah gibi nisyanda. Gölkanlara belensin o cenabet cesetim! Kurtlar.. Nefretim vasiyetler. üstüne titreyerek. Siyah örtülere sardı şehri karanlık. dinlen biraz artık. yürüyen tatlı geceyi. Yoksulun dağarcığı ve en eski vatanı. İşte size bir ölü. Sağken. bi uyusam. çayır gibi yeşil Kokular da vardır azgın. http://www. benim kankardeşlerim. Sihirli parmaklarla. daldölleri leşlerin. Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel.03. Akşam olsa diyordun. Bak göğün balkonlarından. Karda kışta. boralar. kimine gam. tipiler arasında. Kimine huzur iner gökten. tanrıların şerefi. sakin ol. çıplağın yatağını yapan eller.net/charles-baudelaire-t133297. Bir derin çukur kazsam cânım için cihanda. şehrin iğrenç kalabalığı gitsin.. Bırak. Avuç açacağama bidamlacık yaş için.uyurgezer. gürül gürül İnsana sonsuz şeylerin tadını veren Misk. Serip kart kemikler'mi.2012 16:36 . güleryüzle. akbabaları başıma üşürürüm. Ölümü seçmiş madem ölülerle bu ölü? Çeviri : Can YÜCEL ***************************************** Çoklukta Birlik Bir tapınaktır doğa. sulardan. işte oldu akşam.html?s=aa72764. Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte. gece kadar geniş Uzaktan söyleşen uzun yankılar gibi Renkler. Akşamlara kadar didinmek gücünü veren. buhur gibi kokular Duyuları. Tılsımlı ambar. şanı. gözsüz-kulaksız. bi yatsam. Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran Geceyi dinle. Uykuların en güzelini getiren melek. Çeviri : Sabahattin EYÜBOĞLU ************************************** Gönüllü Ölü Koyu bir çamur bulup solucanlara uysam. aselbent. Yoksulun. güloynar ve gönüllü! Örenimin üstünde fırdönün gönlünüzce! Var mı ölümden öte ölüye bir işkence. zengin.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . ver elini bana. Çeviri : Orhan Veli Kanık *********************************** İçe Kapanış Derdim: yeter. amber. Bolahenk feylesoflar. dinlenip uyuyabilmen. nefretim kabirler tüm. derdim. Parıldayan tek ışık. sütunları canlı Anlaşılmaz sözler duyulur zaman zaman Sembol ormanları içinden geçer insan Tanıdık bakışlar süzer gibidir sizi Bir derin.

Basım ( karakutu) 18 -> 19 13. beni burdan götürün.Charles Baudelaire . Ey bir ömür boyunca gönül verilen şeyler! Ne kadar uzaktasın ey mis kokulu cennet! Ah o yeşil cenneti. yelkenle. bir sonbahar akşamında Sıcak göğsünün kokusunu içime çeker Dalarım. O bilinmez zevklerin yüzdüğü masum belde. derin ve ışıl ışıl yanan Bambaşka denizlere. Çev: Said Maden. hoş meyveler verir tabiat Erkeklerin biçimli vücutlarında sıhhat Ve bir safiyet kadınların bakışlarında O güzel iklimlere sürükler beni kokun Bir liman görürüm. tembel bir ada Garip ağaçlar. uçtuğu var mı ruhunun arasıra.. hafif kokuyla dolu Divanımız olacak. Çeviri: Sabahattin Eyuboğlu ******************************** Alıp Götüren Koku Gözlerim kapalı.net/charles-baudelaire-t133297.Ah o yeşil cenneti çocuksu sevdaların! O bilinmez zevklerin yüzdüğü masum belde Çok daha uzakta mı yoksa Çin'den. üzgün. azaptan ve ıstıraptan uzak Hey trenler. Varlık Yayınları. . http://www. direkle dolu Tekneler. vapurlar. Ey. bir mezar gibi derin Bizim için açılmış... mavi bir akşam saatinde Vedalar dolu uzun bir hıçkırık halinde Yanacak aramızda bir tek şimşeğin feri Nihayet kapıları biraz aralayarak Sadık ve şen bir melek gelip uyandıracak Buğulu aynaları ve ölmüş alevleri Çeviri: Sabri Esat Siyavuşgil ************************************* Maesta et Errabunda (Hüzün ve Serseri) Agathe. O koşuşlar. buseler. şarkılar. Kaynak: Dünya Şiiri.html?s=aa72764.03. 1969. uçtuğu var mı ruhunun arasıra? Hey trenler. Ey. sadece sevincin. gözlerimden mesut kıyılar geçer Hep aynı günün ateşi vurur sularına Sonra birden görünür. baygın." Ne kadar uzaktasın ey mis kokulu cennet. her ruhun içinde bulunduğu saf şehvet. son seferin meşakkatiyle yorgun Burnuma kadar gelen hava kokular taşır Yemyeşil demirhidilerden gelen bu koku İçimde gemici şarkılarına karışır Çeviri: Orhan Veli Kanık **************************************** Aşıkların Ölümü Yatağımız olacak. 1. lahuti. bambaşka semalara. "Nedametten. aşkın ürperdiği yer. Maçin'den? Beyhude bir arzumu inildeyen dillerde. İstanbul. korkuluklarda şarap dolu kaseler. Canlanan bir hayal mi billur sesler içinden.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . o demetler..uyurgezer. vapurlar beni burdan götürün! Ne var gözyaşlarından çamurlar yuğuracak? Arasıra der mi ki Agathe'ın ruhu. çocuksu sevdaların. Büyülü. o ikiz aynalarda Pembe. Akşam.2012 16:36 . mavi. en güzel iklimlerin O garip çiçekleri süsleyecek konsolu Son sıcaklıklarını sarfederek hovarda Birer ulu meşale olacak kalplerimiz Çifte ışıklarından gidip gelecek bir iz İkimizin ruhunda. İnildeyen kemanlar arkasında sırtların. Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından? Agathe.

76. Copyright ©2000 . 381. 167. 518. 7. 589. 43. The Following User Says Thank You to For This Useful Post: White croW (01-12-2009) « önceki Konu | sonraki Konu » Yetkileriniz Konu Acma Yetkiniz Yok Cevap Yazma Yetkiniz Yok Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok BB code is Açık Smileler Açık [IMG] Kodları Açık HTML-Kodu Kapalı Forum Rules Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. 585. 384. 437. 567. 434. 60. 559. 201. 464. 104. 533. 325. 466. 86. 582. 159. 587. 408. 433. 499. 461. 544. 164. 458. 465. 417. 569. 457.html?s=aa72764. 574. 448. 134. 207. 391. 423. İlgili yasaya göre. 500. 591. 71. 445. 542. 290. 192. 310. 597. 62. 394. 103. 70. 179. 581. 50. 226. 149. 174. 440. 47. 380. 197. 341. 193. 594. 337. 85. 577. 412. 161.. 449. 358. 98. 12. 28. 158. 45. 191. 229. 530. 91. 472. 19. 409. 415.Charles Baudelaire . 19 -> 19 13. 418. 453. 77. 452. 84. 551. 121. 365. 199. 54. 442. 205. 435. 110. 373. 427. sitemiz . 596. 400. 471. 16. 230. 513. 455. 108. 51. 27. 535. 541. 293. 402. 5651 sayılı yasada tanımlanan . 328. 146. 280. 346. 383. 546. 211. 578. 151. 404. 231. 504. 42. 165. 190. 148. 362. 483. 447. 178. 590. 72.. 377. 528. 558. Şuanki Zaman: 05:31 PM. 588. 512. 189. 237. 336. 222. 308. 48. 586. 428. 360. 566. 523. 195. 369. 241. 228. 335. 534. 143. 388. 515. 306. 35. 554. 573. 157. 406. 202. 443. 584. 481. 194.Bedava Full indir download bedava keygen oyun . 221. 93. 392. 568. 233. 128. 361. 579. 407. 351. 124. 298. 94. 321. 505.net Bize Yazin . 555. prensibini benimsemiştir. 317. 239. 131. 118. 187. 540. 113. 198. Sitemiz. olarak hizmet vermektedir. 125. 278. 292. 284. 208. 204. 111. 119. 348. 227. 527. 379. 382. 553. 58. 367. 234. 220. 493. 441. 14. 114. hukuka. 315. 357. 366. 422. 548. 203. 219. Bu sebeple. 215. 95. 101. 516. Hobi ve Dekorasyon Sitemiz. 532. webloji@gmail.Yukarı git 107. 175. 456. 4. 177. 150. 323. 26. telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.03. 429. 539. 576. 356. 11.uyurgezer. 69. 25. 522. 494. 489. 580. 200. 213. 491. 78. 206. 242. 223. 476. http://www. 543. 368. 410. Jelsoft Enterprises Ltd. 283. 562. 224..uyar ve kaldır. 38. 484. 479. 420. 79. 454. 172. 171. 81. 547. 430. 22. 524. 419. 39. 53. 225. 397. 212. 153.2012. 432. 355. 446. 21. 106. 390. 349. 352. 413. 485. 240. 89. 46. 144. 196. 235. 147. 482.Arşiv . 545. 487. 236. 571. 324. 282. 18. 462. 431. 99. 595. 529. 436. 521. 398. 510. 281. 311. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldı ğını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri. 32. 176. 285. 364. 238. 338. 438. 386. 117. 279. 170. 345. 460. 320. 385. 470.. 216. 467. 531. 387. 396. site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. 575. 592. 468. 217. 288. 469. 414. 514. 480. 112. 444. 495. 399. 116. 49. 549. 538. 405. 477. 34. 475. 488. 411. 135. 556. 291. yasalara. 353. 105. 565. 122. 375. 376. 184. 359. 490. 145. 210. 169. 155.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetl er incelenecek. 450. 214. 347. 109. 421. 474. 570. 506. 451. 378. 56. 152. 33. 492. şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. 354. 583. 160. 37. 525. 526. 55. 416. 572. 463. 15. 478. 59. 473. 232. 41. 509. 40. 425.2012 16:36 . 395. 97. 519. 173. 502.yer sağlayıcı. 342. 17.net/charles-baudelaire-t133297. 501. 182. 23. Powered by JISE. 156. 498. 319. 294. 123. 557.Bedava Full indir download bedava keygen oyun game program serial altyazı google adwords google adsense . 593. 503. 130. 403. 507. 289. 115. 92. 9. 511. 496. 424. 508. 316. 459. 180. 564. 517. 8. 374. 497. 52. 439. 486. 29.