P. 1
Hava Kirliliği ve Neticeleri (26/03/2012)

Hava Kirliliği ve Neticeleri (26/03/2012)

|Views: 20|Likes:
Published by Kâmil VARINCA
Kamil B. Varınca (2012). Hava Kirliliği ve Neticeleri, Eğitim Notu, MEB İstanbul İl Müdürlüğü Çevre Sorunları Öğretmen Hizmet içi Eğitim Kursu, Çevre Gönüllüleri Derneği, Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Üsküdar/İstanbul, 26 Mart 2012.
Kamil B. Varınca (2012). Hava Kirliliği ve Neticeleri, Eğitim Notu, MEB İstanbul İl Müdürlüğü Çevre Sorunları Öğretmen Hizmet içi Eğitim Kursu, Çevre Gönüllüleri Derneği, Validebağ Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, Üsküdar/İstanbul, 26 Mart 2012.

More info:

Categories:Types, Research
Published by: Kâmil VARINCA on Mar 26, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PPS, PDF or read online from Scribd
See more
See less

05/13/2014

pdf

original

Sections

Kâmil B.

VARINCA Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü
26 Mart 2012 Pazartesi

1

Londra‟da hava kirliliği
• Tarih: 5 Aralık 1952 • Yer: Londra • Olay: Ani ve büyük çaplı bir hava kirlenmesi • Sonuç: 4000 ölü
26 Mart 2012 Pazartesi

2

Akla gelen sorular
• Hava kirliliği nedir? Nasıl tanımlanır? • Hava kirliliği niye olur? Nasıl meydana gelir? Sebepleri, kaynakları nelerdir? • Hava kirliliği olursa ne olur? Neticeleri nelerdir? • Hava kirliliği önlenemez mi? Nasıl? • Ben ne yapabilirim?

26 Mart 2012 Pazartesi

3

Dünya
• Ekvator çapı: 12.756,28 km • Ekvator çevresi: 40.075 km • Yüzey alanı: 510.067.420 km2 • Hacim: 1,08 x 1012 km3 • Yüzey sıcaklığı: 14°C (287 K)

4

26 Mart 2012 Pazartesi

Hava
• Hava, bir gaz karışımıdır. %78,084 azot, %20,946 oksijen, %0,934 argon ve geri kalan %0,03768‟lık kısımda ise karbondioksit ve diğer gazlardan oluşur.

26 Mart 2012 Pazartesi

5

Hava kirliliği
• Kirlilik, dengenin bozulmasıdır.

• Hava kirliliği, havanın doğal içeriğinin değişmesi, dengenin bozulmasıdır.

26 Mart 2012 Pazartesi

6

Hava kirleticileri
• Gaz Kirleticiler – (CO, CO2, SOx, NOx, vb) • Kalıcı organik kirleticiler – (Dioksin/furan, PCB vb.) • Ağır metaller – (Kurşun, cıva, kadmiyum, nikel vb.) • Partiküler madde (PM)

26 Mart 2012 Pazartesi

7

Gaz kirleticiler
• • • Fosil yakıtların yakılması sonucu oluşurlar. CO2 yanmanın, CO tam olmayan yanmanın ürünüdür. CO‟nun esas kaynağı taşıma araçlarıdır. SO2‟nin antropojenik kaynağı kükürt içerikli fosil yakıtların (kömür ve ağır yağlar) yakılması. Kükürt içerikli madenlerin erimesi, volkanlar ve okyanuslar SO2‟nin doğal kaynaklarıdır. Azot oksitler genellikle NO olarak salınırlar ve atmosferde ozon ve radikallerle hızlı bir şekilde reaksiyona girerek NO2‟yi oluştururlar. Bunun yanında atmosferin en alt tabakasında NO2 ve uçucu organik bileşiklerin güneş ışığı ile reaksiyona girmesiyle troposferik ozon oluşur. Esas antropojenik kaynakları hareketli ve noktasal yanma kaynaklarıdır. Yanma sonucu oluşan diğer bir kirletici uçucu organik bileşiklerdir (VOC). VOC‟ler benzen gibi organik yapıda kimyasal türleri içerirler. Gaz kirleticilerin büyük kısmı solunup ve solunum sistemini etkilerken VOC‟ler ise kansere neden olurlar.
26 Mart 2012 Pazartesi

8

Kalıcı organik bileşikler
• • • • Kimyasalların toksik grubudurlar. Uzun süre bozunmadan kalabilirler Besin zincirinde birikirler. Pestisitleri, dioksin/furan, PCB (poliklorlubifenil) ve diğer klorlu organik türleri içerir. • Dioksinler tam olmayan yanma sırasında ve klor içeren materyallerin yanması ile oluşurlar. Bu bileşikler atmosfere salındıktan sonra toprakta, suda ve canlıların yağ dokularında birikirler.

26 Mart 2012 Pazartesi

9

Ağır metaller
• Metal elementlerini içerir. • Dünya‟nın kabuğundaki doğal bileşenlerdir. • Metaller indirgenemez ya da parçalanamazlar. Ancak hava aracılığıyla (atmosferik taşıma) taşınıp toprak, su ve insanların besinlerine girebilirler. • Bunun yanında metaller yanma ve atıksu deşarjı gibi çevreye çok çeşitli kaynaklardan girebilmektedirler. • Metallerin çok küçük bir kısmı insan vücuduna iz element olarak girer ve bu iz elementler normal metabolik reaksiyonlar için gereklidir. Yüksek konsantrasyonlarda metaller toksik olabilirler. • Metabolize edilmeleri ve vücuttan atılmaları çok yavaş olduğu için vücutta hızlı bir şekilde birikirler.
26 Mart 2012 Pazartesi

10

Partiküler madde
• Hava içinde askıda halde bulunan parçalardır. • Doğal ve antropojenik faaliyetler sonucu oluşur. • Esas kaynakları fabrikalar, enerji tesisleri, yakma tesisleri, inşaat faaliyetleri, yangınlar ve rüzgârdır. • PM‟in sağlığa etkilerini değerlendirmek için önemli rol oynayan parametreler partikül çapı, yüzeyi, kompozisyonu ve sayısıdır. Ultra ince ve ince partiküller sağlık etkisi bakımından kaba partiküllerden daha tehlikelidir.

26 Mart 2012 Pazartesi

11

Partiküler Madde (PM)
• Partiküllerin boyutu çok değişiktir ve farklı kategorilerde tanımlanabilirler. • Ultra ince (ultra fine) aerodinamik çapı 0.1 µm‟den küçük olanlar • İnce (fine) partiküller aerodinamik çapı 1 µm‟den küçük olanlar • kaba (coarse) partiküller çapı 1 µm‟den büyük olanlardır. • PM2,5 – 2,5 µm‟den küçük olan ince partiküller – Tüm yanma prosesleri ve bazı endüstriyel prosesleri içerir. Solunum sistemi içine girerek alveollarde birikim yaparlar. • PM10 – 10 µm‟den küçük olan kaba partiküller – Kaba partikül kaynakları ise kırma, öğütme işlemleri, yollardan kalkan tozlardır. Üst solunum sisteminde birikirler.
26 Mart 2012 Pazartesi

12

Karbondioksit (CO2)
• 17. yüzyılın başlarında keşfedilmiş; • Renksiz, kokusuz; • Atmosferde %0,035 oranında bulunan; • Karbon içeren maddelerin yakılması, ile ortaya çıkan bir gazdır.

26 Mart 2012 Pazartesi

13

Kükürt dioksit (SO2)
• Renksiz, keskin kokulu reaktif bir gaz • Kükürt içeren maddelerin yakılması, metal ergitme işlemleri ve diğer endüstriyel prosesler sonucu oluşur. • Hırıltılı solunum, göğüs sıkışması ve kesik nefes almaya sebep olur.

26 Mart 2012 Pazartesi

14

Azot dioksit (NO2)
• Kırmızımsı kahverengi renkli; • Yanma sonucu oluşur, • Astım gibi solunum hastalığı olan yetişkinler ve çocuklarda; öksürük, hırıltılı solunum ve kesik nefes alma gibi solunum belirtilerine neden olabilir. Kısa süreli maruziyet dahi akciğer fonksiyonunu etkiler.

26 Mart 2012 Pazartesi

15

Hava kirliliğinin kaynakları
• Hava kirliliğinin kaynaklarını üç sınıfa ayırabiliriz. • Nokta Kaynak – Büyük emisyon kaynakları, endüstri kuruluşları • Çizgi Kaynak (Hareketli Kaynak) – Karayolları vb • Alan Kaynak – Meskun alanlar

26 Mart 2012 Pazartesi

16

Nokta kaynaklar

• Tek başına oldukça fazla miktarda kirliliğe sebep olan tesisler

26 Mart 2012 Pazartesi

17

Çizgi kaynaklar (hareketli kaynaklar)

• Karayollarında araçlardan kaynaklanan emisyonlardır.
26 Mart 2012 Pazartesi

18

Alan kaynaklar

• Meskun mekanlarında içinde bulunduğu yayılı emisyon kaynakları
26 Mart 2012 Pazartesi

19

Dağılım - Dispersiyon

• E: salım, C: çevre konsantrasyon, D: çökme
26 Mart 2012 Pazartesi

20

Hava kirliliğinin neticeleri
Hava kirliliği
Hava Kalitesinin bozulması Asit yağmurları Canlı-cansız varlıklar üzerinde tahribat ve tahrişat Sıcaklık değişimleri Ozon Tabakasının İncelmesi

Solunum rahatsızlıkları
Hastalıklar Zehirlenmeler Ölümler

Buzul erimeleri
Deniz seviyesinde yükselme

Sera etkisi
Küresel Isınma

Basınç merkezlerinde değişim Rüzgar kuşaklarında değişim

İklim Değişikliği

Uç meteorolojik olaylar
21

26 Mart 2012 Pazartesi

26 Mart 2012 Pazartesi

22

Solunum Sistemi
• Hava kirleticilerinin hepsi solunum yollarını etkiler. • Konsantrasyon ve maruz kalma süresi etkiyi belirler. • Görülen belirtiler; burun ve boğazda tahriş, akciğerlerde düz kasların çevresinin sıkışmasından dolayı hava yollarının daralması, öksürük, hırıltı, kısa nefes alma gibi problemlerin oluşması, astım • Sonuçta akciğer fonksiyonunu azaltır, astım, anfizem ve akciğer kanserine neden olurlar.
26 Mart 2012 Pazartesi

23

Kardiyovasküler Sistem
• Karbonmonoksit (CO) hemoglobine bağlanır ve onun oksijen taşıma kapasitesini azaltır. Bu durum oksijen eldesini azaltarak farklı organların, özellikle yüksek miktarda oksijen tüketen (kalp, beyin) organların fonksiyonunu etkiler. • Partiküler madde kanda pıhtılaşmaya neden olur ve kan damarlarını etkiler. Bu da bir çeşit kalp hastalığı olan (angina) ve mikrokardial bozulmalara öncülük eder. • Taşikardi, kan basıncı ve kansızlık da (anemi) artış ağır metal (cıva, nikel, arsenik vb) kirliliği sonucu görülür.
26 Mart 2012 Pazartesi

24

Sinir Sistemi
• Sinir sistemi ağır metaller ve dioksinlerden etkilenmektedir. • Arsenik, cıva ve kurşuna maruz kalma sonucunda bellek karışıklığı, uyku düzensizliği, öfke, yorgunluk, el titremesi, bulanık görme, heceleri karıştırarak okuma gibi semptomların görüldüğü belirlenmiştir. • Dioksinler sinir iletim hızını azaltırlar ve çocukların zihinsel gelişimini bozarlar .

26 Mart 2012 Pazartesi

25

Üriner ve Sindirim Sistemi
• Üriner Sistem • Ağır metaller böbrekte hasara neden olurlar. Düşük molekül ağırlıklı proteinlerin vücuttan atılımı artırır, taş oluşumunu ve kanser riskini arttırırlar.
• Sindirim Sistemi • Dioksinler karaciğerde hücre hasarına neden olurlar, sindirim sistemi ve karaciğer kanserlerine neden olurlar.
26 Mart 2012 Pazartesi

26

Kirlilik haritaları (NO2)

26 Mart 2012 Pazartesi

27

Hava Kalite İndeksi (HKİ)
• HKİ, yaşadığımız çevredeki hava kalitesinin günlük olarak rapor edilmesi için kullanılan bir indekstir. • Yaşadığımız bölgenin havasının ne kadar temiz veya kirli olduğu ve ne tür sağlık etkilerinin oluşabileceği konusunda bilgiler verir. • HKİ, kirli havanın solunmasından bir kaç saat sonra veya bir kaç gün içinde oluşabilecek sağlık etkilerini belirtir.

26 Mart 2012 Pazartesi

28

HKİ sınıflandırmaları
Hava Kalitesi İndeksi (HKİ) HKİ belirtilen aralıkta olduğunda 0 - 50 51 - 100 101 – 150 151 - 200 Sağlık Seviyesi Renkler

...Hava kalitesi

... renk ile sembolize edilir Yeşil Sarı Turuncu Kırmızı

İyi Orta Hassas gruplar için sağlıksız Sağlıksız

201 - 300
301 - 500

Çok Sağlıksız
Tehlikeli

Pembe
Kahverengi

26 Mart 2012 Pazartesi

29

HKİ değerleri
• CO için HKİ‟nin 100 olması, 9400 µg/m3 (9 ppm) CO seviyesine karşılık gelir. (ortalama 8 saat) • SO2 için HKİ‟nin 100 olması, 383 µg/m3 (0.14 ppm) SO2 seviyesine karşılık gelir. (ortalama 24 saat) • NO2„nin kısa süreli sağlık etkileri, HKİ değeri 200‟ün üzerine çıkıncaya kadar oluşmaz. Bu nedenle, HKİ, NO2 için 201‟in altında hesaplanmaz. NO2 için HKİ‟nin 201 olması, 1242 µg/m3 (0,65 ppm). NO2 seviyesine karşılık gelir. (ortalama 24 saat) • PM10 için HKİ‟nin 100 olması, 150 µg/m3 PM10 seviyesine karşılık gelir. (Ortalama 24 saat)
26 Mart 2012 Pazartesi

30

Nedir? Ne yapar?

26 Mart 2012 Pazartesi

31

Asit yağmurları
• Asit yağmuru asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiğ veya kuru parçacıklar halinde düşmesine verilen isimdir. • Atmosfere yayılan kükürt dioksit ve azot dioksit gazlarının kimyasal dönüşümlerden geçtikten sonra bulutlardaki su damlacıkları tarafından emilmesi ile oluşur. Daha sonra bu damlacıklar yeryüzüne yağmur, kar gibi yollarla düşerler. • Bu toprağın asitlik miktarını arttır ve tatlı su kaynaklarının kimyasal dengesini bozar. Havadaki tipik karbondioksit konsantrasyonunda oluşan yağmurun pH'ı 5.6 civarnındadır. Bu yüzden pH'ı 5.6'nın altındaki yağmur asit yağmuru olarak nitelendirilir.
26 Mart 2012 Pazartesi

32

Dünden bugüne Dünya‟nın sıcaklık değişimi ve doğurduğu sonuçlar

26 Mart 2012 Pazartesi

33

Dünyanın Sıcaklık Değişimi

26 Mart 2012 Pazartesi

34

Sıcaklık değişiminin sebepleri
• • • • Dünyanın durum ve hareketindeki değişiklikler Kıta kayma hareketleri ve dağ oluşumları Yanardağ faaliyetleri Güneşteki değişimler

26 Mart 2012 Pazartesi

35

Dünyanın hareketinin değişmesi

26 Mart 2012 Pazartesi

36

Kıta hareketleri
• Kıta kayma hareketleri ve dağ oluşumları okyanus akıntı sistemi ve rüzgar sistemlerini değiştirdiğinden iklime etki yaparlar.

26 Mart 2012 Pazartesi

37

Antarktika
• • • •
• • • •

Dünyanın en soğuk bölgesi, Avustralya‟nın iki katı büyüklüğünde, 15 milyon yıldır %98‟i buz, Dünyadaki buzulların %90‟i, temiz suyun %70‟i burada, Buz kalınlığı 1,5-4,5 km, Gelen ışının %80-85‟ini yansıtır, Dünya ikliminin soğutma sistemidir, Rüzgar sistemi ve okyanus akıntı sistemini etkiler
26 Mart 2012 Pazartesi

38

Okyanus akıntı sistemi - taşıyıcı bant
• Okyanuslar arası su alışverişini sağlar, • Dünyadaki ırmakların 20 katı kadar su taşır, • Isı transferini sağlar, • Batı Avrupa bu bant sayesinde 10 derece daha sıcak

26 Mart 2012 Pazartesi

39

Yanardağ faaliyetleri
• Yanardağ patlamalarıyla atmosfere çok büyük miktarlarda toz yükselir. • Bu tozlar, güneş ışınlarının geçişini engelleyen bir tabaka oluşturur ve böylece dünyanın sıcaklığı da düşer.

26 Mart 2012 Pazartesi

40

Sıcaklık-Aerosol ilişkisi

• 1991‟de Filipinler‟deki Pinatubo yanardağının patlamasıyla tonlarca kükürt dioksit stratosfere yayılmış ve orada sülfürik asit damlacıklarına dönüşmüştü. Tüm dünyaya yayılan bu ayresol battaniyesi, gelen güneş ışınlarını yansıttığı gibi dünyanın ısısını da soğuruyordu. Bu yüzünden de bir yıl boyunca dünyanın ortalama sıcaklığında bir düşüş yaşanmıştı.
26 Mart 2012 Pazartesi

41

Güneşteki değişimler
• Güneş'in manyetik alanındaki değişimler ve Güneş lekeleri, yayılan enerji miktarını etkiler. • Bu da doğal olarak Dünya'nın aldığı enerji miktarının değişmesine yol açar ve iklimler etkilenir.

26 Mart 2012 Pazartesi

42

Isınıyoruz
• Bugün aslında, bundan 50 milyon yıl önce başlamış olan soğuk dönemin içindeki kısa süreli sıcak vahalardan birindeyiz. Büyük bir olasılıkla da vahanın sonu görünmeye başladı. • Buna göre dünya şu anda artık soğuma eğiliminde olmalı. Ancak son 150 yıllık gözlemler, bir şeylerin sanki ters gittiğini gösteriyor. • Soğumuyor, ısınıyoruz.

26 Mart 2012 Pazartesi

43

Isınmanın delilleri
• • • • • Sıcaklık kayıtları Göl ve akarsulardaki sıcaklık artışı Buzul erimeleri Deniz kabarmaları Atmosferde sıcaklığın 0 dereceye indiği yüksekliğin artması – 1970‟ten bu yana her sene 4,5 m artıyor

26 Mart 2012 Pazartesi

44

Sıcaklık kayıtları

• 1860-2000 yılları arasında 0,7 derecelik bir artış

26 Mart 2012 Pazartesi

45

Buzulların erimesi
• Yeni Zelanda'daki buzullar yalnızca 20 yılda kütlelerinin ¼‟ünü yitirdiler, • İspanya‟da 1980'de 27 olan buzul sayısı bugün 13‟e düşmüş durumda, • Peru Andları'ndaki Qori Kalis buzulu, 1963-78 yılları arasında, yılda 4 metre kadar geri çekilirken, 1995'te buzulun yıllık geri çekilme hızı 30 metreye ulaştı, • Afrika'da Kilimanjaro Dağı'ndaki buzul, 20. yüzyılda kütlesinin yaklaşık dörtte üçünü yitirdi, • Aynı dönemde Kafkaslardaki buzulların kütlesi yarıya indi, • Çin-Rusya sınırında, Tiyen Şan Dağları'ndaki buzullarsa son 40 yılda yaklaşık % 20 küçüldüler.
26 Mart 2012 Pazartesi

46

Buzul erimeleri

• Dünyamızın ısınıyor olduğuna ilişkin en güzel delillerinden biri, orta ve alçak enlemlerde dağlardaki buzulların geri çekilmeleridir. Bu geri çekiliş, özellikle son yirmi yılda hız kazanmıştır. Buzullardan buharlaşan sular da denizlerin düzeylerinin yükselmesine yol açar. Bu değer 20. yüzyılda 10-25 cm‟dir.
26 Mart 2012 Pazartesi

47

Buzul erimeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

48

Buzul erimeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

49

Nedir? Nerededir?

26 Mart 2012 Pazartesi

50

Ozon bilgisinin zamansal gelişimi
• 1840 : Ozon keşfedildi, • 1880 : Güneşin ultraviyole ışınlarına karşı bir filtre vazifesi yaptığı ve stratosferde bulunduğu fark edildi, • 1920 : Ozon tabakası ile ilgili ilk sistematik ölçümler başladı, • 1985 : Ozon deliği keşfedildi, • 1987 : Montreal Sözleşmesi imzalandı.
26 Mart 2012 Pazartesi

51

Atmosfer ve tabakaları

26 Mart 2012 Pazartesi

52

İyi-Kötü ozon

26 Mart 2012 Pazartesi

53

Ozon tabakasının incelmesi

26 Mart 2012 Pazartesi

54

Ozon tabakasını özledim!

26 Mart 2012 Pazartesi

55

Nedir? Nasıl oluyor?

26 Mart 2012 Pazartesi

56

Gelen enerjinin dağılımı

26 Mart 2012 Pazartesi

57

Doğal Sera Etkisi

26 Mart 2012 Pazartesi

58

Sera Gazları
• • • • • • Su buharı (H2O) Ozon (O3) Karbondioksit (CO2) Metan (CH4) Azot oksit (N2O) Kloroflorokarbonlar (CFC)

26 Mart 2012 Pazartesi

59

Küresel Isınmaya katkıları

26 Mart 2012 Pazartesi

60

Karbondioksitin sera etkisi
• 1860‟dan bu yana meydana gelen 0,7 derecelik artışın %60‟ı karbondioksitten kaynaklanıyor. • Atmosferdeki karbondioksit miktarı son 200.000 yılın en üst düzeyinde • Sorumlusu: İnsanoğlu

26 Mart 2012 Pazartesi

61

Karbondioksitteki artış

26 Mart 2012 Pazartesi

62

Olayların karbondioksit artışı ile bağı
• Yüz elli yıllık sıcaklık kayıtları, Dünya’nın bu dönemde 0,50,7°C kadar ısındığını ortaya koyuyor. Bilim adamları, endüstri devrimiyle birlikte atmosferde karbondioksit ve metan gibi sera gazlarındaki artmasının bu ısınmayla ilişkili olduğunu düşünüyorlar. Çünkü buz örnekleri üzerinde yapılan çalışmalar, yüz binlerce yıl boyunca atmosferdeki sera gazı oranlarının Dünya’nın sıcaklığıyla birlikte artıp azaldığını gösteriyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

63

26 Mart 2012 Pazartesi

64

26 Mart 2012 Pazartesi

65

26 Mart 2012 Pazartesi

66

Kişi başı karbondioksit salınımı

26 Mart 2012 Pazartesi

67

Tahmini toplam salınım

26 Mart 2012 Pazartesi

68

Tahmini karbondioksit düzeyi
• Küresel ısınmanın durdurulabilmesi için tüm ülkelerin atmosfere saldıkları CO2 miktarında çok ciddi bir azalma olması gerekiyor. Ne var ki ne sanayileşmiş ülkeler ne de gelişmekte olanlar bu yönde her hangi bir önlem almıyorlar. Karbon dioksit düzeyi de azalmak şöyle dursun sürekli olarak yükseliyor; bu hızla giderse 2100‟de 1850‟deki düzeyinin 3 katına çıkması bekleniyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

69

Metan (CH4)
• Havadan hafif, renksiz, kokusuz, • Atmosferde CO2 miktarının 1/200‟ü kadar, • Isı tutma kapasitesi CO2‟in 20 katı, • Atmosferde kalma süresi 10 yıl, • Küresel ısınmanın %1015‟inden sorumlu, • Her yıl %1 oranında artıyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

70

Kloroflorokarbonlar (CFC)
• 1928 yılında yeni bir gaz türü olan kloroflorokarbonlar bulunur. Kısaca CFC olarak gösterilen bu gazlar çok ilginç özelliklere sahiptir: Zehirli değil, korozif değil, yanıcı değil, oldukça kararlı, uzun ömürlü ve uçucu. Bu üstün özelliklerinden dolayı harika gaz olarak adlandırılan kloroflorokarbon gazları, kısa zamanda çok geniş uygulama alanı bulur. Özellikle soğutucularda, iklimlendirme cihazlarında, püskürtücülerde ve köpük üretiminde çok yaygın olarak kullanılır. Kullanıldıkça işlevi biten gazlar ve atıklar sürekli olarak havaya bırakılır. Bu gazlar uçucu olduklarından kolaylıkla atmosfere yayılır. Kararlı olduklarından bozulmadan atmosferde uzun süre kalabilir ve zamanla tüm atmosfere yayılır. CFC gazlarının atmosferdeki derişimi 1950'lerden sonra hızla artar.

26 Mart 2012 Pazartesi

71

Mukayese tablosu
CO2 sera etkisindeki rolü yüksek ozon tabakasına etkisi başlıca doğal kaynaklar başlıca insani kaynaklar artırıcı-azaltıcı doğal çevrim yüksek artırıcı-azaltıcı sulak alanlar CH4 yüksek artırıcı-azaltıcı topraklar, tropikal ormanlar N2O CFC'ler yüksek Azaltıcı yok yüksek yok hidrokarbonlar O3 H2O yüksek Azaltıcı buharlaşma

pirinç tarlaları, fosil yakıtlar, hayvanlar, fosil ormansızlaştırma yakıtlar, biomas yanması 50-200 yıl 10 yıl

buzdolapları, Nox'li gübreler, toprak aerosoller, hidrokarbonlar, kullanımında değişim endüstriyel işlemler biomas yanması 150 yıl 60-100 yıl haftadan aya kadar 10 20-40 (kuzey yarımkürede) %0,5-2

sulama

kalış süresi

günler

endüstri öncesi yoğunluk (ppb)
şimdiki yoğunluk

280.000

700

285

0

bilinmiyor 3.000-6.000 (stratosferde) bilinmiyor

363.000

1.670

310

CFC-11: 0,26 CFC12: 0,52 CFC-113: 0,08
4%

artış hızı

0,50%

0,90%

0,30%

küresel ısınmaya katkısı
insani sera etkisindeki pay

1

11

270

3400-7100

-

-

60%

15%

5%

12%

8%

Bilinmiyor

26 Mart 2012 Pazartesi

72

Nedir? Ne oluyor?

26 Mart 2012 Pazartesi

73

Tanımlar
• Hava, herhangi bir yerde ve zamandaki atmosfer koşullarının kısa süreli durumudur. Hava, yeryüzünün herhangi bir yerindeki sıcaklık, yağış, nem, güneşlenme, sis, bulut, rüzgar ve hava basıncı gibi çok sayıdaki değişkenin birlikteliği ile açıklanır. • İklim, yeryüzünün herhangi bir yerinde uzun yıllar boyunca gözlenen hava koşullarının ortalama durumudur. Ancak iklim, yalnızca ortalamaya yakın koşulları değil, uç değerleri (ekstremleri) ve tüm istatistiksel değişimleri de içerir. • İklim değişikliği, nedeni ne olursa olsun (tabii yada insanî faaliyetler neticesinde) iklim koşullarındaki büyük ölçekli (küresel) ve önemli yerel etkileri bulunan, uzun süreli ve yavaş gelişen değişiklikler biçiminde tanımlanır.
26 Mart 2012 Pazartesi

74

İklim Değişikliğinin göstergeleri
• • • • • • • • Sıcaklık değişimleri, Yağış değişimleri, Nem oranlarındaki değişimler, Bulutluluk oranlarındaki değişimler, Rüzgar kuşaklarındaki değişimler, Basınç alanlarında değişiklik, Güneşlenme oranlarındaki değişim, Diğer meteorolojik olaylardaki değişimler

26 Mart 2012 Pazartesi

75

Küresel iklim modelleri
• Matematik modelleme • Bilgisayar destekli modeller • Tüm modeller bir küresel ısınma olacağında birleşiyor. • Ancak ne kadar olacağı ve etkileri konusundaki öngörüler değişiyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

76

Muhtemel etkiler
• • • • • • • • • Hidrolojik döngünün değişmesi Enerji temin güvenliği Su kaynaklarının hacminde ve kalitesinde azalma Kara ve deniz buzullarının erimesi Kar ve buz örtüsünün alansal olarak daralması Deniz seviyesinin yükselmesi Kuraklık ve seller İklim kuşaklarının yer değiştirmesi Yüksek sıcaklıklara bağlı salgın hastalıkların ve zararlıların artması sonucunda dünya ölçeğinde sosyo-ekonomik sektörleri, ekolojik sistemleri ve insan hayatını doğrudan etkileyecek önemli değişiklikler
26 Mart 2012 Pazartesi

77

Buzulların erimesi
• Kuzey kutbundaki buzulların tamamının eriyeceği öngörülüyor, • Deniz seviyesinin 15-95 cm artacağı öngörülüyor, • Milyonlarca insanın yaşadığı Nil ve Yangtze deltaları, Po ovası, Çukurova, Bangladeş kıyıları, Pasifik'teki ada ülkeleri sular altında kalacak, çevrede mülteci patlaması ve toplumsal çatışmalar ortaya çıkacaktır. • Temiz su kaynaklarının denizlere karışması ve su sıkıntıları

26 Mart 2012 Pazartesi

78

Sıcaklık artışı
• Sıcaklıktaki artışın 1-3,5 derece olacağı öngörülüyor, • Artan sıcaklıktan dolayı insan ölümlerinde artış, • Sıcak dalgaları, kuraklık, aşırı yağışlar, seller, ortalama sıcaklıklarda değişiklikler, vb. aşırı doğa olaylarında da bir artış bekleniyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

79

Taşıyıcı bandın değişmesi
• • • • Akıntı sistemi durabilir, Akıntının ısıttığı yerler soğur, Akıntının geçtiği yerlerde iklim farkları azalır, Yangınlar, ormansızlaşma, erozyon, sel, fırtına ve kasırgaların artması

26 Mart 2012 Pazartesi

80

İnsan sağlığı
• Sıcak şoktan kaynaklanan insan ölümleri • Ozon tabakasının incelmesinden kaynaklanan cilt ve deri hastalıkları, yanmalar • Sıtma gibi salgın hastalıkların yayılması • Virüs çeşitliliğinin ve dağılımın artması

26 Mart 2012 Pazartesi

81

Canlılara etkisi
• Bitki ve hayvanların yaşam alanlarında değişiklikler • Bazı bitki ve hayvan popülasyonlarında azalma • Ağaçların erken çiçeklenmesi, böceklerin erken ortaya çıkması, kuşların erken yumurtlaması • Bitki ve kara hayvanı türlerinin dörtte birinin yada 1 milyondan fazlasının yok olabilecek

26 Mart 2012 Pazartesi

82

“Dünyaya kaç tane göktaşı çarptığı umurumda değil, ben hala insan türünün ortadan kalkmasına küresel ısınmanın neden olduğuna inanıyorum.”
26 Mart 2012 Pazartesi

83

Tarımdaki değişimler
• Farklı yağış sistemleri tarım alanlarının değişmesini sağlayacak, • Maliyet artacak, • Kuraklık artan yerlerde tarım azalacak,

26 Mart 2012 Pazartesi

84

Enerji sektörüne etki
• Fosil yakıt yerine alternatif enerji kaynağı arayışları • Temiz ve yenilebilir enerji kaynaklarına verilen önemin artması

26 Mart 2012 Pazartesi

85

Kasırga
• Sıcak iklim kuşağında, ani basınç farklarından kaynaklanan ve hızları saatte 100 - 150 km‟ye kadar çıkabilen çok şiddetli rüzgârlardır. • Daha çok okyanuslar üzerinde oluşurlar. Belirli yollar izleyerek karaların üzerine de sokulurlar. • Sarmal hava hareketleri halinde olduklarından, genellikle hortumlara sebep olurlar. Çevrelerine büyük zarar verirler.

26 Mart 2012 Pazartesi

86

Kasırgalar

26 Mart 2012 Pazartesi

87

Kasırgalar

26 Mart 2012 Pazartesi

88

Kasırgaların neticeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

89

Kasırgaların neticeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

90

Kasırgaların neticeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

91

Kasırgaların neticeleri

26 Mart 2012 Pazartesi

92

Tedbirler, sözleşme ve anlaşmalar

26 Mart 2012 Pazartesi

93

Kirlilik önleme mekanizmaları
• Yakıt değişimi – Enerji kaynağı olarak daha çevreci yakıtlar kullanmak • Teknoloji değişimi – Yakma sistemlerinde teknolojik yenilikler kapsamında değişiklikler • Arıtma – Emisyonların azaltılması için atık gazların arıtılması • Kanuni düzenlemeler – Kanun, yönetmelik ve uluslararası sözleşmeler

26 Mart 2012 Pazartesi

94

Toplantılar - Sözleşmeler
• 1979 : WMO I. Dünya İklim Konferansı • Eylül 1987 : Montreal Sözleşmesi
– Ozon tabakasına zarar veren kimyasalların azaltılması

• 1988 : Değişen Atmosfer Toronto Konferansı
– BM İklimin Korunması Kararı

• 1990 : WMO II. Dünya İklim Konferansı • 1992 : BM Çevre ve Kalkınma Konferansı (Yeryüzü Zirvesi)
– BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi • Amaç: Atmosferdeki sera gazı birikimlerini, insanın iklim sistemi üzerindeki tehlikeli etkilerini önleyecek bir düzeyde durdurmak
26 Mart 2012 Pazartesi

95

Toplantılar - Sözleşmeler
• Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) • Nisan 1995 Almanya : 1. Taraflar Konferansı – İDÇS Berlin Buyruğu • Aralık 1997 Japonya : 2. Taraflar Konferansı – İDÇS Kyoto protokolü • Gelişmiş Taraf ülkeler insan kaynaklı karbondioksit (CO2) eşdeğer sera gazı salımlarını 2008-2012 döneminde 1990 düzeylerinin toplam olarak en az % 5 altına indireceklerdir • Kasım 1998 Arjantin : 3. Taraflar Toplantısı – İDÇS Buenos Aires Eylem Planı

26 Mart 2012 Pazartesi

96

İklim değişikliği çerçeve sözleşmesi
• 1991 yılında Rio Çevre ve Kalkınma Konferansında kabul edilip 50 ülkenin onaylamasını müteakip 21 Mart 1994‟te yürürlüğe girmiştir. • Sözleşmenin amacı; atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonu konsantrasyonunun iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir düzeyde tutulmasını sağlamak. • Ek II listesi: 1992‟de OECD üyesi 24 ülke, Avrupa Birliği ülkeleri • Ek I listesi: Ek II listesine ek olarak Pazar ekonomisine geçiş sürecinde olan ülkeler

26 Mart 2012 Pazartesi

97

26 Mart 2012 Pazartesi

98

Kyoto Protokolü
• İDÇS‟nin yetersiz olduğu düşünülerek yükümlülüklerin daha sıkı hale getirilmesi ve yasal bağlayıcı bir belge olması amacıyla Kyoto Protokolü hazırlanmış olup 16 Mart 1998-15 Mart 1999 tarihleri arasında imzaya açık kalmıştır. • Protokole göre Ek I listesinde yer alan ülkeler 2008-2012 birinci taahhüt dönemi sonunda toplam sera gazı emisyonlarını ortalama olarak 1990 yılı seviyesinin en az %5,2 altına indirme yükümlülüğünü kabul etmiştir.

26 Mart 2012 Pazartesi

99

Kyoto Protokolü
• Protokolün yürürlüğe girmesi iki şarta bağlıdır; • Birincisi; protokolün 55 ülke tarafından onaylanması • İkincisi; 1990 yılında hesaplanan toplam CO2 emisyon miktarının en az %55‟inden sorumlu Ek I ülkelerinin bu 55 ülke içinde yer alması • %36,1 paya sahip ABD imzalamamıştır. • %17‟lik paya sahip Rusya Federasyonunun imzalaması ile 16 Şubat 2005 tarihinde protokol yürürlüğe girmiştir. • Protokol bugüne kadar 141 ülke ve Avrupa Birliği tarafından onaylanmıştır.
26 Mart 2012 Pazartesi

100

26 Mart 2012 Pazartesi

101

Esneklik mekanizmaları
• Emisyon ticareti
– Madde 17 ile düzenlenmiştir. – Ek I ülkeleri arasında emisyon ticaretini mümkün kılmaktadır.

• Ortak uygulama
– Madde 6 – Sera gazı azaltımını amaçlayan projelerden “Emisyon Azaltma Kredisi” elde edilir.

• Temiz kalkınma mekanizması
– Madde 12 – Ek I ülkelerinin Ek I dışı ülkelerde gerçekleştirecekleri projelerden “Sertifikalandırılmış Emisyon Azaltım Kredisi” elde etmeleri
26 Mart 2012 Pazartesi

102

Türkiye‟deki kanuni düzenlemeler
• Isınmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, 07/02/2009-27134 • Trafikte Seyreden Motorlu Kara Taşıtlarından Kaynaklanan Egzoz Gazı Emisyonlarının Kontrolüne Dair Yönetmelik, 08/07/2005-25869 • Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği, 16/10/2009-27277 • Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği, 05/05/2009-27219

26 Mart 2012 Pazartesi

103

26 Mart 2012 Pazartesi

104

Türkiye ne yapmalı?
• • • • • • Akıllı ve gerçekçi olmalı, Gelişmeleri yakından takip etmeli, Fırsatları değerlendirmeli, Esneklik mekanizmalarını iyi kullanmalı, Milli menfaatleri ön planda tutmalı, Ülke gerçeklerini iyi tahlil etmeli

26 Mart 2012 Pazartesi

105

Biz ne yapalım?
• • • • • • • Hayat alışkanlıklarımızı gözden geçirelim, Doğal ve sade yaşamı tercih edelim, Ne yaptığımızın farkında olalım, İsraftan kaçınalım, Geri dönüşüme, geri kazanıma katkıda bulunun, Bildiklerimizi başkaları ile paylaşalım, Ağaç dikelim, dikmeyi özendirelim

26 Mart 2012 Pazartesi

106

Biz ne yapalım?
• Ampulünüzü değiştirin – Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg karbondioksit tasarrufu sağlayın. • Daha az araba kullanın – Daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanın. Araba kullanmadığınız her 2 km için 0,75 kg karbondioksit tasarruf edeceksiniz. • Lastiklerinizi kontrol edin – Düzgün şişirilmiş lastiklerle litre başına aldığınız yol %3 oranında artacaktır. Her 4 litre benzin tasarrufu, 10 kg karbondioksiti atmosferimizden uzak tutar.
26 Mart 2012 Pazartesi

107

Biz ne yapalım?
• Daha az sıcak su kullanın – Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerekmektedir. Daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kg, giysilerinizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz. • Ambalajları fazla olan ürünlerden kaçının – Çöpünüzü %10 oranında azaltarak 600 kg karbondioksit tasarrufu yapabilirsiniz. • Bir ağaç dikin – Bir ağaç ömrü boyunca 1 ton karbondioksit emer.

26 Mart 2012 Pazartesi

108

Teşekkürler
• Kâmil B. Varınca Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Z-039 Davutpaşa Yerleşkesi 34220 Davutpaşa / Esenler / İstanbul Telefon: +90 (212) 383 53 73 Faks: +90 (212) 383 53 58 İnternet: www.yildiz.edu.tr/~kvarinca E-posta: kvarinca@yildiz.edu.tr

26 Mart 2012 Pazartesi

109

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->