You are on page 1of 194

Buraya yolladigim E-Booklari download ettikten 24 saat sonra silmek zorundasiniz.

Aksi taktirde kitabi basan firmanin ugrayacagi zarardan hic bir sekilde sorumlu olmayacagim. Bu kitaplarin hicbirisi original kitaplarin yerini tutmayacagi icin eger kitabi begenirseniz kitapcilardan almanizi ya da e-buy yolu ile edinmenizi oneririm. Tekrarliyorum: post un amaci sadece kitap hakkinda bilgi edinip, belli bir fikir sahibi olmaniz ve hosunuza giderse kitabi almaniz icindir. Benim bu postlar da herhangi bir cikarim ya da herhangi bir kurulusa zarar verme amacim yoktur. Bu yuzden E-booklari fikir alma amacli olarak 24 saat sureli kullanabilirsiniz. Daha sonrasi sizin sorumlulugunuza kalmistir.

Saygilarimla www.kitap.perisi.com www.kitaplarin.efendisi.com kendersbook@yahoo.com LÜTFEN BU UYARILARI SÝLMEYÝNÝZ.... .................kender................ RAMA DONUYOR Nükleer patlama gücüyle çalýþan büyük radar darbe jeneratörü Excalibur, yaklaþýk yarým yüzyýl Güneþ Sistemi içinden geçiþini izleyen aylar boyunca çýlgýn bir çalýþma ile tasarýmlanmýþ ve 32'de artýk çalýþmaya hazýr olduðu açýklandýðýnda, ilan edilen amacý, gelecekteki herhangi bi aretçiye karþý Dünya'ya gereken uyarýyý göndermekti: Rama kadar büyük olanlar yýldýzla-rarasý e -hatta insanlar üzerinde herhangi bir etkisi olmadan yýllar önce- tesbit edilebilird i. Excalibur'u inþa etme kararý, Rama daha Güneþ'e en yakýn noktaya varmadan alýnmýþtý Bu ilk dü etçi, Güneþ'in çevresinde dolanýp yýldýzlara doðru yol alýrken, bu ziyaretçi ile buluþabilen ndan elde edilen bilgiler, bir bilginler ordusu tarafýndan incelendi. Onlar, Rama'nýn Güneþ Sistemimize hiç ilgi duymayan zeki bir robot olduðunu açýkladýlar. Resm aporun araþtýrmacýlarýn karþýlaþtýðý birçok sýr ile ilgili hiçbir açýklama getirmemesine karþ disliðinin bir temel prensibini anladýklarýna inanýyorlardý. Ýnsan araþtýrmacýlarýn Rama için dýklarý bütün sistemlerin ve yardýmcý sistemlerin iki iþlevsel desteði daha olduðundan, yaban týklarýn her þeyi üçlü yaptýklarý ortadaydý. Bu nedenle, bu kocaman dev makinenin tümü bir bü bul edilirse, daha iki Rama uzay aracýnýn, birinci ziyaretçiyi izlemesi çok yüksek bir ola sýlýktý. Fakat yýldýzlararasý boþluðun derinliklerinden Güneþ Sistemi dolaylarýna yeni uzay araçlarý g YýllarRAMA-II geçtikçe Dünya insanlarý baþka ivedi sorunlarla karþýlaþtýlar. Kamalýlar, ya da o elli kilome nluðundaki tekdüze silindiri yaratanlara karþý duyulan ilgi, bu tek yabancý ziyaretinin ta rihe gömülmesi nedeniyle azaldý. Rama'nýn ziyareti birçok bilim çevresinde hâlâ ilgi uyandýrý fakat insan türünün çoðu dikkatini, baþka konulara yöneltmek zorunda kalmýþtý. 2140'larýn baþ iddi bir ekonomik krizin pençesindeydi. Excalibur'un bakýmýný sürdürebilmek için gerekli para kalmamýþtý Onun birkaç küçük buluþu, çalýþma güvenliðini saðlayan muazzam masraflar karþýsýnd er darbe büyük jeneratörü terk edildi. Kýrk beþ yýl sonra Excalibur'u tekrar çalýþýr duruma getirmek otuz üç ay sürdü. Excalibur'un nlandýrýlmasýnýn ana nedeni bilimseldi. Arada geçen yýllarda radar bilimi geliþerek Excalibur un gözlemlerinin deðerini arttýran yeni veri yorumlama yöntemleri getirmiþti. Jeneratör tekr ar uzak göklerin görüntülerini almaya baþladýðý zaman, Dünya'da kimse baþka bir Rama uzay ara sini beklemiyordu. Önündeki bilgi iþlem ekranýnda yabancý bir ýþýk ilk belirdiði zaman, Excalibur Ýstasyonu'nun erine haber vermedi bile. Bunun, iþlem düzeyinde oluþan bir anormal algoritmanýn yarattýðý bi nesne, tanýmlanamayan bir hayal olduðunu sanmýþtý. Yayýn birkaç kez tekrarladýðý zaman dikka nlaþtýrdý. Müdürün aradýðý Excalibur'un baþ bilim adamý verileri inceledi ve nesnenin uzun de kuyrukluyýldýz olduðuna karar verdi Bir lisanüstü öðrencisinin, bu imin en uzun boyutu kýrk

ometre olan düzgün bir cisme ait olduðunu kanýtlamasýna kadar iki ay daha geçti. 2197'de dünya, güneþ sistemi boyunca büyük bir hýzla iç gezegenlere doðru ilerleyen bu nesnen ikinDeneme ve Eðitim ci bir dünyadýþý uzay aracý olduðunu biliyordu. Uluslararasý Uzay Ajansý (ISA), bu davetsiz m firle 2200'ün Þubatý'nýn sonlarýnda Venüs'ün yörüngesinin hemen içinde buluþacak bir uçuþ içi arlamaya baþladý Ýnsanlýðýn gözleri yeniden dýþarýya, yýldýzlara çevrilmiþ ve ilk Rama nedeni rin felsefî sorular, dünyada yeniden tartýþýlmaya baþlanmýþtý Yeni ziyaretçi gitgide yaklaþtý el özellikleri ona yönelik kalabalýk bir alýcý gurubu tarafýndan daha dikkatle çözüldükçe, bu ay aracýnýn, en azýndan dýþ görünüþü ile, bir öncekinin aymsý olduðu teyit edildi. Rama dönmü nci buluþmasýna hazýrlanýyordu. DENEME ve EÐÝTÝM Garip metal yaratýk duvar boyunca yukarýdaki çýkmaya doðru kývrýlarak yavaþça ilerledi. Üç pa a ikiye ayrýlan küçük elektronik araç grubunun çevresine kývrýlan ince bir kabuðun örttüðü, s an eklemli vücudu ile, sýska bir arma-dilloya benziyordu Duvarýn iki metre kadar ötesind e bir helikopter hareket etmeden havada asýlý duruyordu Helikopterin ucundan uzatýlmýþ uzu n, esnek bir kolun ucundaki kerpeten, çenelerini garip yaratýðýn çevresine kapatma fýrsatýný i kaçýrmýþtý. "Kahretsin" diye söylendi Janos Tabori, "helikopter böyle sarsýlýp durdukça bu hemen hemen imkânsýz. En iyi þartlarda bile tam uzatýlmýþ haliyle bu pençelerle hassas bir çalýþma yapma ." Yana doðru pilota bir göz atarak, "Neden uçan bu harika makine yükseklik ve davranýþýný sa tutamýyor?" Dr. David Brown emretti, "Helikopteri duvara doðRAMA-II ru yaklaþtýr." Hiro Yamanaka ifadesiz bir þekilde Brown'a baktý ve kontrol tablosuna bir emir girdi . Önündeki ekran kýrmýzý ýþýkla yanýp sönmeye baþladý ve bir mesaj belirdi, "EMÝR KABUL EDÝLE ERANS." Helikopter ayný noktada asýlý kalmaya devam etti. "Pervanelerimiz ile duvar arasýnda elli veya yetmiþ beþ santimetre var," Brown yüksek se sle düþündü. "Birkaç dakikaya kadar da biot çýkýntýnýn altýnda güvenliðe kavuþacak. Haydi el u yakalayalým. Þimdi. Bu kez hata yok, Tabori." Hiro Yamanaka arkasýndaki koltukta oturan saçlan dökülmüþ, gözlüklü bilim adamýna bir an kara ktý. Sonra pilot döndü, tabloya baþka bir emir girdi ve büyük, siyah bir kolu sola doðru çevi . Monitör panldadý, EL YÖNETÝMÝNDE. OTOMATÝK KORUMA YOK. Yamanaka dikkatle helikopteri duvar a yaklaþtýrmaya baþladý. Mühendis Tabori hazýrdý. Ellerini alet eldivenlerinin içine sokarak esnek kolun ucundaki çenelerin açýlýp kapanmasýný denedi. Kol tekrar uzandý ve iki mekanik çene, eklemli salyango e onun kabuðu üzerine ustalýkla kapandý. Pençelerin ucundaki elektrikli alýcýlardan gelen ver akýmý, eldivenlerinin içinden Tabori'ye avýný baþarýlý bir þekilde yakalamýþ olduðunu bildir kaladým onu," diye zaferle baðýrdý. Avýný helikoptere getirmek için gerekli yavaþ süreci baþl Ani bir rüzgâr akýmý helikopteri sola doðru salladý ve biotu tutan kol duvara çarptý. Tabori ramasýnýn gevþediðini hissediyordu. Kolu geri çekmeye uðraþýrken "Doðrult þunu," diye baðýrdý likopterin eðilme hareketini düzeltmeye çalýþýrken, yanlýþlýkla aracýn burnunu hafifçe aþaðý atýn üçü de dönen metal pervanelerin duvara çarparken çýkardýðý iðrenç sesi duydular. Deneme ve Eðitim Japon pilot derhal acil durum düðmesine bastý ve araç otomatik kontrole döndü. Bir saniyeden az bir sürede bir alarm výnlamasý baþladý ve pilot kabini monitörü kýrmýzý flaþla AÞIRI HASA ALÝ. MÜRETTEBATI BOÞALTIN uyarýsý yanýp sönmeye baþladý. Yamanaka duraksamadý bile. Bir an iç t kabininden fýrlatýlmayý ve paraþütünün açýlmasýný saðladý. Tabori ve Brown onu izlediler. M llerini özel eldivenlerinin içinden çýkardýðý anda, mekanik kolun diðer ucundaki pençeler gev armadillo yaratýk yüz metre aþaðýdaki düzlüðe düþerek binlerce küçük parçaya ayrýldý. Pilotsuz helikopter düzensiz bir þekilde düzlüðe doðru indi. Otomatik iniþ konrolü çalýþýr ve l durumunda olmasýna raðmen, hasarlý uçan makine yere çarptýðý zaman dayanaklarý üzerinde ser ledi ve yan yattý. Helikopterin indiði yerden az ötede, üstü þeritlerle kaplý kahverengi aske i üniforma giymiþ iri yapýlý bir adam açýk bir asansörden yere atladý. Görev Kontrol merkezin eni inmiþti ve canlý bir þekilde bekleyen rovere doðru yürürken çok gergin olduðu açýkça bell u. Onu, her iki omzuna asýlmýþ kamera teçhizatý taþýyan, ISA uçuþ elbisesi giymiþ çevik bir s yordu. Asker adam, Newton projesinin yetkili kumandaný General Valery Borzov idi. Roverin içindeki elektrik mühendisi Ric-hard Wakefield'e "'Yaralanan var mý?" diye sor du.

"Galiba Janos fýrlama sýrasýnda omzunu oldukça sert bir þekilde çarpmýþ. Fakat Nicole az önce bir kýrýk çýkýðý olmadýðýný, sadece bir sürü çürüðü olduðunu telsizle bildirdi." General Borzov, aracýn kontrol tablosunun önünde oturan Wakefield'in yanýndaki yere çýktý. Sa adýn, video habercisi Francesca Sabatini, sahnenin kaydýný durdurarak roverin arka kapýsýný açmaya çalýþýr9 RAMA-II ken Borzov -birden ona elini salladý "Git, deþ Jardins ve Tabori'yi bul" dedi, "Wils on belki de çoktan oradadýr." Roverdeki Borzov ve Wakefield zýt yönde uzaklaþtýlar. Yeni bir uçuþ elbisesi içindeki elli ya rýnda ve onlarýn yaklaþmasýna aldýrmayan bir adamýn yanýna gelinceye kadar dört yüz metre kad ttiler. David Brown paraþütünü katlayarak bir bez torbaya týkmakla meþguldü. General Borzov r verden inerek Amerikalý bilim adamýna yaklaþtý. Giriþ sözleriyle vakit kaybetmek istemeyen G eneral belirgin bir sabýrsýzlýkla sordu, "Ýyi misiniz, Dr. Brown?" Brown baþýný salladý fakat cevap vermedi. "Bu durumda," General Borzov ölçülü bir tonla devam ti "belki bana, Yamanaka'ya el kontrolüne geçmesini emrettiðiniz zaman ne düþündüðünüzü söyle z. Konuyu burada, diðer mürettebattan uzakta tartýþsak daha iyi olur." Dr. David sustu. Uzun bir sessizlikten sonra, "Uyan ýþýklarýný hiç görmediniz mi?" diye ekled . "Bir an için, diðer kozmonotlarýn güvenliklerinin o manevra ile tehlikeye girebileceðini hiç göz önüne almadýnýz mý?" Sonunda Dr Brown sinirli ve nefret dolu bir yüz ifadesiyle Borzov'a baktý Kendisini savunmak için konuþtuðu zaman, cümlelerinde içinde bulunduðu ruh halini bastýrmaya çalýþtýðý pukluk ve zorlamalar vardý. "Helikopteri hedefe biraz daha yaklaþtýrmak mantýklý görünüyordu az aralýk býrakmýþtýk ve bu bizim biotu yakalayabilmemiz için tek yoldu. Ne de olsa görevimiz dönüþte eve..." "Görevinizin ne olduðunu bana söylemene gerek yok" diye Borzov öfkeyle onun sözünü kesti "Hat arsan kurallarýn yazýlmasýna bizzat ben yardým ettim. Ve sana tekrar hatýrlatýyorum ki bir n umaralý öncelik, her zaman için, mürettebatýn güvenliðidir. Özellikle 10

Mürettebat Toplantýsý bu simülasyonlar sýrasýnda... Sana þu çýlgýn görüntünün beni son derece þaþýrttýðýný da söyle a uðradý, Tabori yaralandý, kimse ölmediði için þanslýsýn." David Brown artýk General Borzov'a aldýrýþ etmiyordu. Þeffaf torbasýna paraþüt doldurma iþini rmek için arkasýný döndü. Omuzlarýnýn duruþundan ve uðraþtýðý iþin tekdüzeliðine raðmen harca lirgindi Borzov rovere döndü. Birkaç saniye bekledikten sonra Dr. Brown'a kendisini üsse geri götürme yi önerdi Amerikalý hiçbir þey söylemeden baþýný salladý, torbasýný sýrtýna atarak helikopter yürüdü. MÜRETTEBAT TOPLANTISI Eðitim binasýndaki toplantý odasýnýn dýþýnda, Janos Tabori küçük fakat güçlü portatif ýþýklar lantý iskemlesinde oturuyordu "Taklit biota olan uzaklýk mekanik kolun eriþim sýnýrlannday dý" diye Francesca Sabatini'nin tuttuðu ufak kameraya açýkladý, "Ýki kez onu yakalamaya çalýþ at baþaramadým Sonra Dr Brown helikopteri el yönetimine alarak duvara biraz daha yaklaþm aya karar verdi, ufak bir rüzgâra yakalandýk..." Toplantý odasýnýn kapýsý açýldý ve gülümseyen kýrmýzý bir yüz belirdi, "Hepimiz burada sizi b General O'Toole hoþça onlara seslendi "Sanýrým Borzov sabýrsýzlanmaya baþladý " Francesca ýþýklarý söndürdü ve video kamerasýný uçuþ elbisesinin cebine soktu, gülerek "Tamam r kahramaným," dedi, "En iyisi þimdilik duralým RAMA-II Önderimizin bekletilmekten ne kadar nefret ettiðini bilirsin." Ýlerleyerek kollarýyla uf ak tefek adama yavaþça sarýldý. Sargýlý omzunun üstüne birkaç kez hafifçe vurarak, "Ama hepim n iyi olduðuna çok memnunuz" dedi Röportaj boyunca kamera açýsýnýn dýþýnda oturan kýrk yaþlarýnda siyah bir adam, yaklaþýk kýrk elik, yassý dikdörtgen bir klavye üzerinde notlar almýþtý Francesca ve Janos'un ardýndan o da konferans odasýna girdi. Otururlarken Reggie Wilson, Tabo-ri'ye "Bu hafta mekanik kol ve eldivenin teleoperas-yonu ile ilgili yeni tasarým kavramlarý üzerine bir makale yazmak istiyorum" diye fýsýldadý, "Dýþarýda bu teknik saçmalýklarý tam anlamýyla büyüleyici okuyucum var." "Üçünüzün de bize katýlabilmesine sevindim." Borzov'un alaycý sesi toplantý salonunda gürledi

ister inan. Yetmiþ yýl önc len ile ilgili olarak herkes tarafýndan dünyada en önde gelen uzman olarak kabul edile n (ayrýca mürettebatýn lümürlün okumasý istenen Kama Atlasý'nýn yazarý) ünlü Japon disiplinle adamý Shigeru Ta-kagishi oval masanýn ortasýnda. binlerce yýl önce yok olmuþ yaratýklar tar ilmiþ baþka bir ölü gemi olduðu ortaya çýksa bile. sonra bir gaze teci sayýlýyorsun" dedi "Sadece bir kez þu kahrolasý þeyi ortadan kaldýrýp beni dinleyebilir isin? Söyleyeceðim bazý þeyler var ve onlarýn da kayda geçmesini istemiyorum. askeri olmayan iki grup adamakýllý birbirine karýþmýþtý. masanýn yapýldýðý kaliteli yapay taht lý damarlý taþtan yapýlmýþ bir kapakla örtülen bir bilgisayar klavyesi ve monitörü vardý. masanýn üstünde olan Reggie Wilson' k "Wilson. "Elbette son üç yýldýr elde ettiðimiz radar verilerine dayanarak onun en azýndan ayný büyü ayný dýþ görünüþte olduðunu kabul ediyorum Fakat.týk. o kadar olmasa da.fakat bir o kadarýnýz da sanki bu görevin neyle ilgili olduðu hakkýnd a hiçbir þey bilmiyormuþ gibi davrandý. keþif heyetinin diðer iki asker üyesi. Mürettebat toplantý odasýnda en geniþ noktasý iki metre olan uzun masa vardý. kumandaný Borzov'u sinirlendiriyor du. Avrupalý Amiral Otto Heilýnann (Caracas Krizi nde Hükümetler Konseyi'nin arabulucu kahramaný) ve Amerikan hava kuvvetleri generali M ichael Ryan O'Toole. Sovyet pilot Irina Tur-genyev ile Ýngil iz Kozmonot-elektrik mühendisi Ric-lýard Wakefield'in arasýnda oturuyordu. Ýçinizden iki ya da üç kiþinin. askeri üçlü." Sovyet general düþüncelerini toparlamak için durakladý.) Her birinin önünde 12 Mürettebat Toplantýsý masa yüzeyine hafifçe gömülmüþ ve kullanýlmadýðý zaman. (katýlan misafirler ve gözlemci ler duvar diplerine sýralanan ilave sandalyelere oturuyorlardý. Ancak. insanlýðýn en önemli görevi olabilecek bu gruba seçildiðini unutabilece düþünmek benim için imkansýz" diyordu." Ayrýlmaz parçasý olan düz klavyesi önünde. hemen 13 RAMA-II hemen mekanik Japon pilot Yamanaka ve çarpýcý Sinyora Sabatini vardý. "Fakat son simulasyon düzenlemelerinden sonra bazýlarý akkýnda bazý kuþkulara kapýldýðýmý itiraf etmeliyim. sakin. ilgili prosedürleri veya protokol listelerini okumadýðýna inanýyorum. bu görev gene de yaþamýmýzýn en önemli gör birinizin en büyük çabayý göstermesi gerektiðine inanýyorum. ve görev süresince ustalýk gerektire iþlerin çoðunu yapan beþ kozmonot. Onlarýn sýkýcý ve bazen de yorucu olduðu konusunda size hak veriyorum. bu özel günde. Her gibi. toplantý baþlarken önüne bir t yaymýþtý. Bazen mürettebatýn içindeki "profesyonel olmayan" dörtlü. profesyonel olmayanlar." Wilson klavyeyi alýp evrak çantasýnýn içine koydu. fakat Borzov onun sözünü keserek konuþmasýna devam etti. "Mürettebat olarak n eðitim çalýþmalarý serisindeki performansýmýz tam anlamýyla berbattý. karþý duvarda asýlý büyük Rama harita ve diyagramlarýna yüzleri dönü erikalý gazeteci Wilson. Bazýlarýnýz çok iyiyd duðunuzu biliyorsunuz. protokole ve proje politikalarýna uymayý kabul e . bir zorlama olduðuna ina baþlamýþtým. Masanýn etrafýnda on iki iskemle bulunuyordu. Da vid Brown oturuyorlardý Brown çok meþgul ve ciddi görünüyordu. Oval masanýn 'güney' u cundaki son üç koltukta. Borzov kasýtlý olarak odanýn çevresinde geniþ adýmlarla dolanýrken. Janos Tabori bir soru sormak için ko nuþmaya baþladý. Tam karþýlarýnda bü> üleyici Fransýzcasý olan. þanssýzlýklarýmýzý açýklamak veya geniþ bilimsel azýlarý yazmak gibi çok önemli görevlerinize engel olan bir çalýþma. Newton müre ttebatýnýn diðer dokuz üyesinin her zaman ayný koltuklarda oturmamalarý. fakat hepiniz on ay önce göre vlerinize atanýrken prosedürleri öðrenmeyi. Borzov yerinden kalktý ve konuþurken odaný resinde dolaþmaya baþladý. "Ýçinizden herhangi birin ir an için bile olsa. özellikle doðasýnda lik olan Amiral Heilmann'ý ve. "Bu Rama aracýnýn bir öncekinin bir kopyasý olduðuna ve onu incelemeye gelecek önemsiz yaratý lara ayný þekilde ilgisiz kalarak onlara karýþmayacaðýna inananlar var" diye Borzov devaný et i. bir heykel zerafetin-deki bakýr kahverengisi bir kadýn -Afrika kökenli yaþam bilim subayý Nicole deþ Jardins. belki de bu mürettebat toplantýlarýnýn. Yaklaþýk bir yýldýr süregelen daimi medya ilgisinden lk Newton onikilisinin her üyesini üç alt gruptan birine sokmuþtu -iki bilim adamý ve iki gazeteciden oluþan. çalýþma14 Mürettebat Toplantýsý lar baþlamadan. oval masanýn bir ucunda Borzov'un yanlarýný tutuyorlardý. ister inanma fakat önce bu ekibin bir elemaný. geveze Tabori (Budapeþte'den bir Sovyet kozmonot) ve Dr. masanýn bir tarafýnda kümelenerek U Aka-demisi'ndetý mezun "uzay askeri öðrencileri" diye bilinen beþ kozmonotun ortada tam pon bir bölge yaratmasýný saðlýyorlardý.

bi uzay aracý ile buluþacaðýz ve bütün insanlýk. temsilcileri olarak bize güveniyor olacak. "Altý hafta içinde. ancak bundan sonra bu görev kuþkusuz bütün zamanlarýn en önemli tarihsel olayý olacaktýr. ne de Rama mühendisliði hakkýnda bize birþeyler öðretebilecek. bir veya daha fazla biot yakalanmasýnýn bir önemi olabilir. gerekse çýktýðým televizyon haberlerinde defalarca söylediðim gibi. Fak at kozmonotlar Dünya'ya sadece bir tek nesne. ilk Rama uzay gemisi içinde ki 'New York' þehrinin bir köþesinin görüntüsüydü Silindirik denizin ortasýndaki bir adanýn ü nhattan gökdelenlerine benzeyen ince uzun binalar bölgesinin. Biotla-rýn bilim dünyasý için önemi göz ardý edilemez. Orad eler bulacaðýmýzý önceden bilmenin bir yolu yok. ayýr. Bu. Rama Il'nin tümüyle pasif olduðu ve Dünya gezegen ir tehlike oluþturmadýðý kesinlikle saptanmýþtýr. Dünya ge i insanlarýna karþý herhangi bir tehdidin olup olmadýðýna karar vermek ve analiz etmektir " Borzov þimdi." Önünden bazý bilgisayar kaðýtlarýný alarak Borzov'a sall rada bugünkü simülasyonun sizin mühendisleriniz tarafýndan hazýrlanan ve açýklanan baþlangýç r. güzel konuþma yeteneðini kulla ir bozgunu kýsmi bir zafere çevirmeyi baþarmýþtý. Hepinize." Borzov duvardaki büyük haritalardan birinin önünde durmuþtu." Borzov yanýt vermeye baþlamýþtý." dedi "Beni dinleyin. Þimdi ikinci bir þansýmýz var. Laura Emst tarafýndan yapýlmýþ bir örümc psisi dahil olmak üzere çok miktarda uzaktan kayýt verileri olduðunu kabul ediyorum. Arkaplan Durumu 2: Sefer süresince biotlar sýra görülmüþ. kozmonotlarýmýz ilk Rama uzay aracýna çýk erçekleþmiþti. daha önceki insanlý buluþmad a kýsmen haritasý çýkartýlmýþtý. "içimizden bazýlarý bu önceliklerin gözü kapalý bir þekilde. Önceden ne kadar hazýrlýk yapmýþ olursak ola r yeterli olmayabilir." Kumandan masanýn baþýna oturdu. "Ancak bu iki öncelik konusunda tatmin 15 RAMA-II olunup Rama aracýnýn zararsýz olduðuna karar verildikten sonra. "Bugünkü çalýþma neredeyse tam bir felaketti. "Eðer biz bir yoldan iki ya da iot bulup Dünya'ya geri getirebilir ve sonra bu yaratýklarý sýrlarýný çözmek için inceleyebil . bunlara grup halinde rastlanmamýþtýr " Brown diðer mürettebatýn vücut dilinden baþarýlý bir giriþ yaptýðýný anlýyordu Bir nefes alýp u arkaplan koþullarýný okuduktan sonra. beyinlerimiz karþýlaþabileceðimiz yeni þartlarla ilgilenebilmek için ser est olsun. belki de içinde böyle bir þehir olan." "General Borzov'a hatýrlatmak isterim ki. Dünya politikacýlarýnýn ortak korkusunu yatýþtýrmak rcanmýþ olacak. Ne bir kül tablas bir içki kadehi. Sovyet general taktiklerini deðiþtirmeye ka . Sesi güç doluydu. Ýkinci öncelik. Ekibimizin üç d ini ve þimdiye kadar yapýlmýþ en pahalý helikopteri kolayca kaybedebilirdik. eðer bu ikinci Rama ar ký birincisi gibiyse -ki bunun anlamý bizim varlýðýmýza tümüyle kayýtsýz kalacaðýdýr. bu özel çalýþ16 Mürettebat Toplantýsý inanýn bir biot yakalamak için son þansýmýzý denemek olduðu kararýna vardým. eðer varsa. bilini adýna eþsiz.ttiniz. fakat Brown ayaða kalkarak etkili el hareketleriyle "Hayýr. bir aygýttan mýþ bir transistor. Ulu slararasý Uzay Ajansý ve Devletler Konseyi'nin mutabýk kaldýðý öncelikleri bir kez daha hatýr mak istiyorum Birinci öncelik mürettebatýn güvenliðidir. Gerek kozmonot topla a. Bilgimiz ve önceden planlanmýþ yöntemlerimiz son derece mükemmel ve otomatik olmalý ki. Çoðu zaman yaptýðý gibi üavid Brown. Özellikle beni bugünkü çalýþmanýn yönetiminde beceriksiz olmakla benim de yanýt vermeye hakkým var. olmasý gerekenden dah a az düzeyde kalmýþtýr Elimizde ilk araþtýnnadan Dr. bir dizi biçiminde uygulanmas tiðine inanmýyor. Tüm insanlýk tarihi adýþý bir kültürle kesin ve tek temas 2130 yýlýnda." Brown üstündeki dairesel tavana doðru baktý." diye Da-vid Brovvn gür sesiyle hemen konuþt u. "Ancak bu karþýlaþmadan elde edilen uzun vadeli bilimsel yararlar. Unutmuþ olmanýz olasýlýðýna karþý birkaç belirgin nokta hakkýnda hafýzanýzý yenilemek isti an Durumu 1: Görevin sonuna yaklaþýlmýþtýr. Deneme boyunca b dan bir veya birkaçýný Dünya'ya geri getirmemin anlamýný düþünüp durdum.ve biz dip Dünya'ya dönmek zorunda kaldýðýmýz zaman bir biot bile yakalayamayacak kadar yavaþ davran ak. K lýlarýn mühendislik zekâlarýný derinlemesine anladýðýmýz zaman onlarla gerçek anlamda ilk tem acaðýz " Borzov bile etkilenmiþti. fiziksel özellikleri onun gizemlerinin anlaþýlabilmesinden çok önce geriye gelmeyecek biçimde deðiþmiþ olan bir tür biyomekanik çiç er Bu ilk yolculuktan elimizde aný olarak düþünebileceðimiz hiçbir þey yok. kesin bir fýrsat. oturduðu yerden doðrudan doðruya kumandanýn meydan okuyan bakýþlarýna kendine h taþ gibi bir bakýþla karþýlýk veren Brown'a bakýyordu.

Brovvn akýcý konuþmasýna ara verdiði zaman yumuþak bir tonla. Kamalýlar. evrenin bir yerlerinde çok büyük ve kânýn varlýðýnýn (ya da en azýndan bir zamanlar var olduðunun) açýk ve kuþku duyulamayacak bi nmasý." Masanýn çevresinde oUý-raýý diðer mürettebat üyelerine bir göz att az sizler kadar Rama'dan biotlar ve baþka örnekler ge-tinnek istiyorum" diye devam etti.verdi. bir an için Dr n haklý olduðunu. Hemen sonra yoðun fýrlatma öncesi çalý baþlayacaðýz. 2 tan'da etan denizine düþerek parçalanan bir robot inici ile ilgili bir zamanlar okuduðum bir yazý geldi -ona yüklenen tü18 Mürettebat Toplantýsý ýnüyle deðiþik zincirleme deviniler baðlý olduklarý. Kumandan Norton'un önderliðindeki ekibin Rama buluþmasýndan dönüþünd arýn günlük yaþamýnda hemen bazý deðiþiklikler olmasa da.. þimdilik ara veriyoruz. "biz bu uzay gemis inin yaklaþýk yetmiþ yýl öncekinin týpatýp eþi olduðunu kanýtlasak bile.. Karar vermek onun. Ayrýca." Sovyet Kumandan elini Heilmann'a doðru salladý "Yeter Otto. büyük bir sabýrla." "Dur. insanlýk tarihin güçlü bir etki yapmýþtý. temel iþlevlerinin ayrýlmaz bir pa rçasý iseler? O zaman. Geri çekilen yabancý uzay aracý ile ilgili ek bilgiler elde ed ebilmek için bütün dalga boylarýnda yoðun teleskop araþtýrmalarý gerçekleþtirildi. gerekse özel konuþmalarda Ramalýlar. eðitim merkez inde simülasyon için sadece iki haftamýz daha kalýyor." Borzov ayaða kalktý. Aþýn yoðunlu on yedi günlük çalýþmadan sonra bu. anlamamýza imkân olmayan. General Borzov mürettebat to plantýlarýnýn baþkanýdýr. topluca bir biot yak çalýþtýðýmýz zaman neler olacaðý konusunda bir bilgimiz yok. bir kez için.. ya da her ne iseler onlarýn. "Fakat bu ikinci aracýn týpký birincisinin aynýsý olacaðý hakkýndaki iyimser varsayýmýn rahatsýz ettiðini itiraf etmeliyim. makine bile olsalar. Mekikler yemekten hemen sonra hav a limanýna hareket edecek. Kimdi bu Ramalýlar en böyle devasa ve karmaþýk bir uzay aracý inþa edip bizim yakýnlarýmýza göndermiþlerdi? Ayla ca gerek genel. burada. Göklerin büyük yýldýz kümelerinin potalarýnda üretildiði kuþkusuz olan baþka kimyasal maddele bir yer ve baþka bir zamanda bilinçlenmeye ulaþmýþ olduðu artýk ortadaydý." Mürettebat ayrýlmak için hazýrlanýrken. "Kýsa dinlenme süreniz bo ca" Borzov sonradan aklýna gelen hatýrlatmayý yaptý "Hepinizin programýn neresinde olduðumuz u düþünmesini istiyorum. dost canlýsý olduklarým gösteren bir kanýtýmýz var mý? Hiçbir þey yok. "Gene de" dedi Borzov. Ranýalýlarýn evrendeki varlýðý ile aþka bir iþaret beklediler. "Tamam. Ýlk buluþmadan." Janos Tabori dostça bir gülümsemeyle onun sözünü kesti. her iki geminin de þimdi artýk yok olmuþ. uzun bir gün oldu. ranýþlara karþý bu biotlarýn ne gibi altyazýmlarla programlanmýþ olduklarýný nasýl tahmin ede Ya biotlar bir yönüyle geminin." "Fakat bu konuda þu ya da bu þekilde emin olmanýn hiçbir farký yok kumandan" diye masanýn Bo rzov ile Brown arasýndaki kýsmýnda oturan Richard Wake-field konuþtu. Erkenden bir biot yak tehlikeli olabilir. Aklýma. Bütün bu konuþmalar çok aþka özel bir konu yoksa. "bu görevde insan 17 RAMA-II yaþamýnýn söz konusu olduðunu. Hep lan çalýþmalar için tam hazýrlýkla ve görevin önemine tam bir baðlýlýkla dönmesini bekliyorum 19 RAMA-II 4 BÜYÜK KARGAÞA 2130 baþlarýnda ilk Rama uzay aracýnýn güneþ sistemi içlerine kadar girmesi. Demek istediðim. midem bomboþ ve bugünkü çalýþmanýn heyecaný beni bitkin býraktý. Bir yýldan daha uzun bir süre insanlar. onlarýn kendilerini savunmak için programlan mýþ olmalarý çok doðal olur. galaksinin diðer ucundanki bir ýr tarafýndan milyonlarca yýl önce yaratýlmýþ olan süper karmaþýk robotlar olduðunu varsayalým. ilgi gösterilen konularýn baþýndaydý. Hiçbir þey . bu nedenle onlarýn güvenliðini tehlikeye atacak hiçbir þey yap erektiðini unutmamalýyýz.. Yýl sonu l atili nedeniyle ara vermeden önce. Bu izleyen çalýþma dizisi her þeyi yoluna koymak için son þansýmýz olacak. Hepimiz dinlendikten sonra bu toplan tý daha iyi olur. toplantýyý erken bitirip çantalarýmýzý toparlamak içi li zamaný kazanma teklifim çizmeyi aþmak sayýlýr mý?" Amiral Heillmann masada öne doðru eðildi. Homo sapiens'in kozmosun genel düzeni içindeki yerinin yeniden düþünülmesine yol açtý. Sanýrým Janos haklý. "Kozmonot Tabori. "Güneþ Sistemi'nin ilk robotlu aþtýrmalarýnýn sýrlarý bugünkü törenin gündeminde deðil " Masanýn üstünden Borzov'a bakarak " or. tarafýmýzdan yapýlan ne gibi bir davranýþýn düþmanca say çalýþmasýný deðiþtirecek hareketi baþlatabileceði de tahmin edilebilir bir þeydir.

zaten za niþe geçmeden önceki durgunluðu yaþayan ekonomik altyapý üzerinde daha aðýr bir yük oluþturuy laþtýðý görülen bu ekonomik gerileme.. Egemen olan. insan aklýnýn yaratabildiði her þeyi çýlgýnca ele geçirme çabasý. daha sonra önemli düþüþlerle. anlayabileceklerinin çok ötesindeydi. dünya ekonomisi. 2130 baþlarýnda. gerekse toplam iþe alým. "2130'da keþfedilen büyük uzay gemisini yapan yaratýklarla bir karþýlaþma daha olu gibi ifadelere dönüþtü. borsalar patladý ve gerek tüketici güveni. dünya doðruca baþka bir hýzlý büyüme devresin kapasiteleri geniþledi. 2130 ile 2131 yýllarý boyunca hükümetler ve finans kuru rafýndan temel ekonomik zayýflýklara hiç deðinilmeden.. baþlarýndaki büyük alým patlamasýyla birlikte. boþ geçen zamanlarýnýn çoðunu 21 RAMA-II deðerlendirmeleri için teþvik ettiði "Bir araya gelin ey gül goncalarý. bütün zamanlarýn en yüksek rakamlarýna ulaþtý. Fakat Dünya'ya ve Güneþ Sistemine daðýlmýþ kolonilerde yaþayan insanlarýn çoðu i z. Aksine. Yýlýn ilk üç ayý boyunca küresel borsalar önceleri yavaþ. kendisine nasýl "bekle" ya da daha kötüsü "hayýr" diyeceðini unutmuþ olan bir ha kýn eline daha çok harcama gücü verebil22 Büyük Kargaþa mek için. in-sanmerkezli evren kavramýnýn. Öyle ki. Baþkalarýnýn varlýðýnýn açýk biçimde a ye dönülemeyecek bir þekilde paramparça olmasý. yaþamýn var olan her düþünce düzeni üzerinde b bir etkisi vardý. Martt düðü zaman herkesin beklediðinden daha parlaktý. Ýnsanlarýn.. Bu temastan önce insanlýk evrende bilinen tek ileri ze kâ örneðini temsil ediyordu. Dü nda kapitalist çevrimlerdeki kötüye gidiþi gerçekten frenleyebilecek bir mekanizma buldukl arýný iddia ettiler ve insanlar da 2134'ün Mayýs baþlarýna kadar onlara inandýlar. ins e ilk temas konusundaki ortak tutumunda gözle 20 Büyük Kargaþa görülür bir deðiþme oldu. borsalardaki sýkýntýlarla Halley kuyrukluyýldýzýnýn dönüþü arasýnda iliþki kurdular. birlikte çalýþýlarak ustaca ertelendi. Küresel borsa Ocak 2134'te çatýrdamaya baþladý ve ortada yaklaþan bir krize iliþkin tahminler dolaþýyordu. daha önceki tarih de lerindeki bireysel bencilliklerle kýyaslandýðý zaman. Sonra. çok uzak bir geleceðe kadar kendi k derlerini kontrol edebilecekleri düþüncesinin. son iki yýlý önceki ik i yüzyýlla kýyaslanamayacak ölçüde olmak üzere. edebiyatla ilgili çalýþmalar yapanlara buna benze r bir zamaný hatýrlattýðý gibi. Dünya çapýnda yaþanan bu utanmaz haz düþkünlüðünün anlaþýlmasý kolaydý. hatta belki deðildi. Ýki bin yýldýr süregelen kuyrukluyýldýz ziyaretleri ile ilgili boþ inançlara inanan birçok n. Engellenemeyen bu belirgin tüketim patlamasý ve küresel açgözlülük sadece iki yýldan biraz az r süre devam etti. sanki eskiden olmuþ ve artýk tamamlanmýþ. Henüz vaktiniz varken yaþlý zaman uçup gidiyor. Bir anlamda insanlýðýn gelecekteki davranýþlarýna yönelik bir tehdit tek olarak kabul edilen olay. yaklaþan ekonomik kýyameti anlatan korkunç uyarýlar duyulmaya baþ in bütün düzeylerindeki bütçelerin dengelenmesi ve kredilerin sýnýrlandýrýlmasý önerileri gör ndi. birbiri ardýna yaratýcý çabalar geliþtirildi..ler sessizdi." gibi cümlelerle baþlayan gazete ve der nin akýþý. Karþýlaþma bir gecede. Orta ve daha üst sýnýflara henüz yeni yükse lu baðýrýþlarýnýn üstünden. zamaný ne olursa ol lsefi mantýk ayný sonuca varýyordu) her þeyi deðiþtimýiþti. Eskiden "Kamalýlar döndüðü zaman. Ýnsanlýk tek deðildi. Robert Henrick'in bakireleri. ta olaya dönüþmüþtü. Ne de olsa. sadece bir zaman sorunuydu Bu nedenle. Birinci Rama uzay gemisi iç güneþ sisteminde bir uçtan bir uca uçtuðu zama . dokuz yýlý aþkýn bir süredir büyümekteydi. Haftalarca dünyanýn her tarafýndaki bilim ad arý onun beklendiðinden çok daha parlak olmasýnýn nedenini açýklamak için birbirleriyle yarýþ sonlarýnda. birço k insanýn yaþam düzeninin neden birden kendi zevklerine doðru yön deðiþtirdiðini anlamak kola ký beþ asýr önce." dizelerinin. bir grup olarak. Rama I ile olan karþý san ruhunda temel bir þey deðiþmiþti. Kamalýlarýn varlýðý (veya var olmuþ olmalarý. onlarý gölgede býrakan büyük bir nar-si vranýþlar nöbeti patlak verdi. Ortada eþi görülmemiþ bir refah vardý ve bunu men hemen bütün insanlarýn yaþam stan-dartýnda kýsa vadeli fakat önemli bir ilerleme olmuþtu 2133 sonlarýna doðru bazý deneyimli insanlýk tarihi gözlemcileri. acýma r. güneþe en yakýn noktasýndan bir hamlede geçip Nisan ortasý akþam göklerinde boy g . "Rama patlamasý"nýn insanlý r felakete götürdüðünü açýkça görmeye baþladýlar. Ramalýlar týpký geldikleri gibi hýzla ve açýklanamayan bir þekilde uzaklaþýyorl Excalibur çalýþmaya baþlayýp göklerdeki ilk araþtýrmalarý yeni bir þey ortaya koymayýnca. çabucak tarihsel bir meraka indirgendi Kamalýlarýn dönüþü ya da akýllý yaratýklarla dolu evrende insanýn geleceði ile ilgili temel konularla uðraþmak için ar cil bir durum yoktu Ýnsanlýk en azýndan bir an için rahatlamýþtý.

zaman. elli yýldan daha uzun bir süre geçmesi gerekti. dünyayý önceden kestirilemeyen bir krize yönlendiremezdi. bireysel elektronik banka hesaplarýnýn yükselen bor sa kayýplarýný kapatmak için saatler. GNS veri transfer makineleri. art olmuþtu. Düþük öncelikli milyarlarca ve milyarlarca bilgi transferi bilgisayarlar aðý tarafýndan 'ert lenirken' yüksek öncelikli özel iþlemlere daha önden hizmet veriliyordu. Küresel finans sistemi. bilgisayarlar bütün iþlemleri tamam amadan. Bütün destekleyici bilgisayarlar. hesap bakiyelerinde hâlâ ne gözüküyorsa onu harcamak için hücuma geçtiler. önce var olan ekonomik sorunl arý inkar ettiler veya görmezlikten geldiler. kapasite ve tasarým özelliklerinin çok ötesine geçmiþlerdi . sadece ilginç kiþilerde ve kolleksiyoncularda ancak bir haftalýk bakkal ye alýmlarýný karþýlayabilecek kadar banknot bulunuyordu Ýnsanlar ihtiyaçlarý için deðiþtokuþ ostluklara ve kiþisel tanýþýklýklara dayanan sözler. bu çýlgýn hareketi durdurmak için harekete geçtiðinde. yüzden 24 Büyük Kargaþa fazla merkezde depolanmýþ destek kontrol noktasý dosyalarýnýn dikkatle atýlýp yeni dosyalar o uþturulmasý gerekiyordu. bilgisayar diliyle. kriz baþlangýcýný izleyen olaylar sadece bir r komedisi olurdu. sonra saatler süresince geciktirerek p aniðin daha da hýz kazanmasýna katkýda bulundu. insanlardan bilgisayar terminallerinden 'acil durumlar dýþýnda' uzak durmala rýný rica etse. Toplam Dünya Üretiminin 2134 krizinden önceki yýllarýn düzeyine ula n de. iþlemleri dakikalar. hatta günler boyunca gerektiði gibi borçlandýrýlamamasý Bireysel yatýrýmcýlar neler olup bittiðini anlar anlamaz. Fakat acýlar daha yeni baþlýyordu. Olanlarý yeniden düzeltmek için dünyaný n uzak. Bu veri gecikmelerinin net sonucu. birçok insanýn geçici olarak daha fazla abilmesini saðladý. Ancak bu olayla nn hiçbiri. hisse senetleri ve bonolardan oluþan ferdi portföylerini ucuza elden çýkartmak için kullanýldý. Nakit para kullanma modasý çokt n geçmiþ olduðu için. bu ricalarý umursanmadan sistem iþlem talepleri seline uðruyor ve bilgisay arlar yeniden kilitleniyordu Dünya bilim adamlarýnýn Halley kuyrukluyýldýzýnýn görünüþündeki ilave parlaklýðýn nedeni konu ne varmalarý sadece iki hafta sürdü. aslýnda durum çok çok daha kötüydü. "çevrim kaymasý" moduna girmiþti. batýk krediler yüzünden iflas ettiklerini açýkladýlar. GNS'nin kendilerine yeniden güvenil ir veri tabaný bilgileri saðlayacaðýna inanmalarý için dört aydan fazla süre geçmesi gerekti. Ý yaya bir panik dalgasý yayýldý. Küresel iletiþim aðý sistemi (GNS) üzerindeki haberleþme yükü mua 23 RAMA-II di. l Mayýs 2134'de. Küresel finans pazarlarýna baðlý bir milyardan fazla ev bilgi ayar terminali. dünyadaki evlerin hemen hem en yüzde yirmisinde felaket haberleri veriyordu. Veri kilitlenmesi. 25 RAMA-II KRÝZDEN SONRA Büyük Kargaþa'nýn insan uygarlýðýný her yönden derin bir þekilde etkilemiþ olduðu konusunda o rdýr Toplumun hiçbir kesimi bunun dýþýnda kalamadý Var olan kurumsal alt yapýnýn bu hýzlý çök piyasadaki kriz ve bunu izleyen küresel flnans sisteminin çökmesiydi. sonra aþýn bir tepkiyle bir dizi þaþýrtýcý ve/v . Hükümetler ans kurumlarý ne olduðunu anlayýp. muazzam kuyruðu gökyüzünü kaplýyordu. Eðer kötü ma sonucu bir sürü yaþam kaybedilmemiþ olsaydý. Hiç kimse ne kadar parasý olduðunu bilmiyordu. Dünya politikasýnýn beceriksiz önderleri. Buna karþý. kendi baþýna. Þaþkýna dönmüþ olan sistem tümüyle çökmüþtü. Haftanýn sonuna doðru iki þey açýklýk kazanmýþtý -Dünya'daki hisse senetlerinin yarýsýndan fa kaybetmiþ ve kredi limitlerini sonuna kadar kullanmýþ olan büyük ve küçük yatýrýmcý birçok ki n beþ parasýz kalmýþtý. dünya on iki yýldan önce sona ermeyecek olan þiddetli bir mali çöküþ içindeydi. Üç haftadan uzun bir süre. Bununla beraber. dünyasal olaylar ortaya çýkan ekonomik krizin etkisi altýndaydý. yeniden sistemi iþler duruma getirmek istediklerini bildirip. tüm para iþlemlerini yöneten elektronik finans idare sistemine ki mse ulaþamadý. iþleml ancak küçük bir yüzdesini gerçekleþtirebiliyordu çünkü her yöne akan veri oranlarý o güne kad erindeydi. Fakat insanlarýn. Kiþisel banka hesaplarýný izleyerek açýk kayýtlan kapatacak olan para lerini otomatik olarak gerçekleþtiren destek veri tabanlarý. toplumunun katlanmak zorunda kaldýðý bu krizin bedeli ölçülemezdi. Ne zaman ki küresel finans sistemini idare eden uluslararasý yönetim örgütü. büyük uluslararasý bankalardan üçü. Zamanla nonnal elektronik ekonomik canlýlýk geri getirildiðinde. önce.

utarsýz önlemler aldýlar, en sonunda da küresel krizin derinleþip yayýlmasý karþýsýnda umutsu de teslim oldular Uluslararasý çözümleri eþgüdümleme giriþimleri, her baðýmsýz milletin önce erine yanýt verebilme ihtiyacýnýn artmasý nedeniyle baþarýsýzlýða mahkum oldu Geçmiþe bakýldýðýnda, yirmibirinci yüzyýlda dünyanýn birleþtirilmesi sýrasýnda, en azýndan bi ata yapýldýðý ortadadýr Her ne kadar iletiþim, ticaret, taþýmacýlýk (uzay dahil), parasal düz , barýþý koruma, bilgi deðiþimi ve çevre korumasý gibi birçok önemli faaliyet uluslararasý (h ay kolonileri göz önüne alýndýðýnda gezegenlerarasý)hale getirilmiþse de, bu uluslararasý kur luþturan anlaþmalarýn çoðunda, her ülkenin, yürürlükteki anlaþmalarla izlenen politikalarýn a , çýkarlarýna hizmet etmediði yolundaki kýsa bir bildiri ile anlaþma26 Krizden Sonra dan çekilme yetkisi tanýyan ek bir madde vardý. Özetle, uluslararasý kütlenin yaratýlmasýna k milletlerin her birinin, topluluðun faaliyetlerinden memnun olmadýðý takdirde ulusal baðl antýsýný tek yönlü olarak feshetme yetkisi vardý. Ýlk Rama uzay aracý ile 2130 baþlarýnda gerçekleþen buluþmadan önceki yýllar, olaðanüstü bir enginlik devriydi. 2077'de Italya'daki Padua yakýnlarýna çarpan meteorun yýkýcý etkisi gider ildikten sonra, yarým yüzyýl süren orta düzeyde bir büyüme görüldü. Çok þiddetli olmayan kýsa gunluk dönemleri dýþýnda, bu süre içinde birçok ülkenin yaþam þartlarý iyileþtirildi. Özellik n geliþmemiþ ülkelerde küçük savaþlar, toplumsal kanþýklýklar patlak verdiyse de küresel barý , bu olaylarý ciddi hal almadan önlediler. Ortada yeni uluslararasý mekanizmanýn dayanýklýlýð acak ciddi bir kriz yoktu. Rama I ile gerçekleþen karþýlaþmadan hemen sonra, temel yönetim çarklarýnda hýzlý deðiþmeler Excalibur ve diðer Rama'y'a iliþkili projeleri sürdürmek için gereken acil ödenekler, önceden kurulmuþ programlarýn gelirlerini tükettiler. Sonra, 2132'de baþlamak üzere, bireylerin el ine daha çok para geçmesini saðlamak için, gürültülerle yapýlan vergi indirimleri, ilgili hiz lerin gelirlerinin biraz daha azalmasýna yol açtý. 2133 sonlarýnda ise, daha yeni olan u luslararasý kuruluþlar etkisizleþmiþti ve personel sýkýntýsý içindeydi. Böylece küresel piyas uluslararasý organizasyon aðýnýn etkililiði konusunda halkýn zihninde kuþkularýn arttýðý bir eydana geldi. Mali kargaþa devam ettikçe, milletlerin, uygun kullanýldýðý takdirde belki de aslýnda dar görüþlü politik liderlerce baþlatýlmýþ olan felaket dalgasýný durdurabilecek, kür a katkýlarýný sona erdirmeleri zor 27 RAMA-II olmadý. Büyük Kargaþa'nýn dehþeti binlerce tarihsel metinde yayýnlanmýþtýr. Ýlk iki yýlda ana sorunla gibi yükselen iþsizlik ile kiþisel ve þirketsel iflaslardý; ancak bu finansal güçlükler, evsi rin ve açlýktan ölenlerin sayýsýnýn yükselmeye devam etmesi karþýsýnda önemsiz kalýyordu. 213 hirlerin parklarýnda çadýr ve kulübe topluluklarý ortaya çýktý ve belediye yönetimleri onlara et götürebilmek için kahramanca çeþitli yollar aramaya baþladýlar. Bu hizmetler, geçici olduð nanýlan bu aç ve iþsiz insan sürüsünün yaratacaðý sorunlarý sýnýrlamak amacýný güdüyordu. Fak ula-madýðý için bu sefil çadýr þehirleri yok olmadýlar. Tersine, büyüyen bir kanser; onlarý d n ev sahibi þehirlerden temelde farklý faaliyet ve çýkarlarý olan birer dünya haline gelerek , þehir hayatýnýn kalýcý parçalarý oldular. Zaman geçip çadýr topluluklarý ümitsizlik ve huzu aynayan bir kazana dönüþtükçe, bu metropol bölgelerin ortasýndaki çevreleri sanlý gettolar ta onlarýn varlýðýna izin veren varlýklarý yok etmeye yönelik bir tehdit oluþturdular. Þehir ana n yarattýðý bu Demokles Kýlýcýnýn yol açtýðý endiþeye karþý dünya, 2137-38'in acýmasýz soðuk u pek hasar görmeden atlatmayý baþardý. 2138 baþlarýnda Ýtalya'da dikkate deðer bir olaylar dizisi meydana geldi. Sonralarý her ye rde Siena'lý Aziz Michael diye anýlacak olan Michael Balatresi adýnda genç bir Fransiska n papaz adayýnýn çevresinde oluþan bu olaylar, dünyanýn büyük çoðunluðunun dikkatini üzerinde toplumun parçalanmasýný geçici olarak önledi. Michael, deha, maneviyat ve politika gibi y eteneklerin parlak bir birleþimi, amaç ve zamanlama konusunda þaþmaz bir içgüdüsü olan, birço i 28 Krizden Sonra konuþabilen karizmatik bir konuþmacýydý. Sanki yokluktan geliyormuþ gibi birden Toskana þehr inde, dünyanýn korkmuþ ve/veya haklarýný kaybetmiþ vatandaþlarýn çoðunun kalplerine ve akýlla en ateþli, duygusal ve dinsel bir mesajla dünya sahnesinde görüldü. Onu izleyenler kendiliði nden bir oluþumla hýzla çoðaldýlar ve uluslararasý sýnýrlara aldýrýþ bile etmediler. Aziz Mic nlýðý saran sorunlara ortak bir çözüm bulma konusundaki ýsrarlý çaðrýlarý ile neredeyse dünya

erlik gruplarý için potansiyel bir tehlike oluþturmuþtu. Haziran 2138'de dehþet verici bir þekilde öldürüldüðü zaman, insanlýðýn son iyimser kývýlcýmý da yok olmuþ gibiydi Aylardýr kü lenek korkusuyla bir anda kalabilmiþ olan uygar dünya bir anda parça parça oluverdi. 2138'den 2142'ye kadar olan dört yýl, yaþanacak yýllar deðildi. Acý içindeki insanlarýn yakar nki hiç bitmeyecekti. Açlýk, hastalýk ve kanunsuzluk her yerdeydi. Küçük savaþlar ve devrimle ayýlamayacak kadar fazlaydý. Modern dünyanýn bütün saygýn kurumlarý, korunan sýðýnaklarýna çe kaç ayrýcalýklý kiþi dýþýnda, dünyadaki herkes için gerçek bir kabusa dönüþen bir yaþam yarat irdi. Bu, yanlýþ yöne giden bir dünya ve içe kapanýklýðýn son noktasýydý iyi niyetli vatandaþ runlarý çözmek için giriþimleri sonuç vermedi; çünkü onlar sadece yerel çapta çözümler düþünü r küreseldi. Büyük Kargaþa, uzaydaki insan kolonilerine de uzanarak zaferlerle dolu keþifler tarihine de ani bir son getirdi. Ekonomik felaket ana gezegende yayýlýrken, güneþ sistemi çevresin e serpilmiþ olan ve düzenli para, teçhizat ile personel takviyesi olmadan varlýklarýný sürdür yecek olan koloniler, bir anda Dünya'nýn 29 RAMA-I1 unutulmuþ üvey evlatlarý durumuna düþtüler. Bunun sonucu olarak, 2140'a gelindiðinde kolonile de yaþayanlarýn yuva edindikleri gezegendeki yaþam þartlan o derece bozulmuþtu ki kalmaya devam etmek, yani ölümü seçmek yerine, Dünya'nýn çekim gücüne yeniden alýþmak ve yeryüzünün h len müthiþ yoksulluða katlanmak gibi iki zorluðu bile göze alarak, hemen hemen yarýsý eve dön Kolonilerin yapay eko sistemlerinde mekanik arýzalarýn meydana geldiði ve bu yeni yer leþim yerlerini ayakta tutan robot araçlar filosu için yedek parça kýtlýðý felaketinin baþlad 2142 yýllarýnda, göç olayý hýz kazandý. 2143'e gelindiðinde, Ay ve Mars'ta dayanabilen çok az kolonici kalmýþtý. Dünya ve koloniler arasýndaki iletiþim düzensiz biçimde, aralýklarla yapýlmaya baþlandý. Uzak yerleþim yerleri i lsiz baðlantýlarý kurabilmek için bile gerekli para artýk saðlanamýyordu. Birleþik Gezegenler i yýl önceden varlýðýna son vermiþti. Ýnsanlýk sorunlarýnýn dile getirebileceði bir halk foru Devletler Konseyi daha beþ yýl geçmeden kurulamayacaktý. Geri kalan iki koloni yok olma maya çalýþýyordu boþ yere. Ýzleyen yýl, 2144'te dönemin son önemli insanlý uzay görevi gerçekleþti. Görev, Benita Garcia Meksikalý bir kadýnýn yönettiði bir kurtarma uçuþuydu. Atýlmýþ olan eski parçalardan yaptýkl bir uzay gemisini kullanan Ms. Garcia ve üç mürettebatý, hizmet görebilen son gezegenlera rasý taþýma aracý olan arýzalý James Martin kruvazörünün düzensiz yörüngesine ulaþmayý baþara a'ya dönmek üzre yola çýkan yüz kadýn ve çocuktan geriye kalan yinni dört kiþiyi kurtardýlar y tarihçisinin zihninde, James Manin yolcularýnýn kurtarýlýþý, bir devrin sona erdiðinin iþar r Altý ay içinde, Krizden Sonra kalan son uzay istasyonlarý terk edildi ve hiçbir insan, yörüngeye çýkabilmek için, yaklaþýk sonrasýna kadar dünyadan ayrýlamadý. 2145'te hayatta kalmaya çalýþan Dünya, Büyük Kar-gaþa'nýn baþlarýnda ihmal edilen ve beðenilm luslararasý kuruluþlarýn önemini anlamayý baþardý. Yüzyýl baþlarýndaki tehlikesiz yýllarda, h politik iliþkiden kaçýnmýþ olan insanlýðýn en yetenekli üyeleri, eðer yeniden uygar yaþama u narým gerektiriyorsa, bunun ancak kendi ortak becerileri ile gerçekleþebileceðini anlama ya baþladýlar. Baþlangýçta gösterilen muazzam iþbirliði çabalarýnýn getirdiði baþarýlar çok g t bunlar insan ruhunun temelinde var olan iyimserlik duygularýný alevlendirdiler. Ya vaþ yavaþ, ama hiç yavaþlamadan, insan uygarlýðýnýn unsurlarý yerlerine oturtuldu. Genel düzelmenin nihayet ekonomik istatistiklerde görülebilmesi için daha iki yýl geçmesi ge rekti. 2147'de Brüt Dünya Üretimi, altý yýl önceki düzeyinden %7 azalmýþtý. Kalkýnmýþ uluslar alamasý %35; bazý az kalkýnmýþ uluslarda iþsizler ve yetersiz çalýþanlarýn toplamý, nüfusun % . Sadece, tropik bölgelerinde dünyayý etkileyen büyük kuraklýk ve kýtlýðýn yaþandýðý o müthiþ kadar insanýn açlýktan öldüðü tahmin edilmektedir. Birçok nedeni olan astronomik ölüm oranla küçük doðum oranlarý (böyle ümitsiz bir dünyaya kim bir çocuk getirmek isterdi ki) dünya nüfu 50'de sona eren on yýlda, bir milyar kadar azalmasýna yol açtý. Büyük Kargaþa deneyimi bütün bir kuþakta kalýcý bir iz býraktý. Yýllar geçip krizin sona erme a doðan çocuklar erginliðe ulaþýnca, neredeyse fobi derecesinde ihtiyatlý anne ve babalarla karþýlaþtýlar. 2160'larda hatta 2170'lerde bir genç için yaþam çok 31 RAMA-II acýmasýzdý. Kargaþa dönemindeki gençliklerinin müthiþ yasalarýnýn anýlan, büyüklerin gözlerin ve onlarýn ana baba disiplinini uygulamakta son derece katý olmalarýna neden oluyordu

. Onlara göre yaþam bir lunaparktaki eðlence gezisi deðildi. Hayat, mutluluða ulaþma þansýnýn k saðlam deðerler, kendini kontrol, hedeflenen amaca tam baðlýlýk gibi özelliklerin birleþtir lmesi yolu ile ulaþýlabildiði çok ciddi bir þeydi. 2170'lerde ortaya çýkan toplum, bu nedenle elli yýl öncesinin sorumsuz, "býrakýnýz geçsinler" iðinden dramatik þekilde farklýydý. Aralarýnda ulus devlet Roma Katolik kilisesi ve Ýngiliz monarþisinin de bulunduðu bazý çok eski ve yerleþik kurum, yarým yüzyýllýk aradan sonra yenid gördüler. Bu kurumlar hayatta kaldýlar çünkü, kargaþayý izleyen yeniden yapýlanýna dönemine saðlayarak önderlik konumlarýný ele geçirdiler. 2170'lerin son yýllarýnda, gezegene istikrar görüntüsü geri geldiði zaman, uzaya duyulan ilgi yeniden canlanmaya baþladý. Yeni bir gözlem ve iletiþim uydularý kuþaðý, Devletler Konseyi'ni etim kollarýndan biri olan Uluslararasý Uzay Ajansý tarafýndan uzaya. gönderildi Baþlangýçta y çalýþmalarý ihtiyatlýydý ve ISA bütçesi çok küçüktü. Çalýþmalara ancak kalkýnmýþ milletler lotlu uçuþlar tekrar baþlayýp baþarýlý olduktan sonra, 2190'lar için alçakgönüllü bir görevle nlandý. 2188'de bu görevler için kozmonot yetiþtirmek üzere yeni bir Uzay Akademisi açýldý ve yýl sonra ilk mezunlarýný verdi. 2196'da Ýkinci Rama uzay aracýnýn keþfinden önceki yirmi yýlýn çoðunda, Dünya'daki geliþme ra ecek kadar yavaþ fakat muntazamdý. 2196'da insanoðlu, teknolojik açýdan, yetmiþ yýl önce ilk dý32 Sinyora Sabatini sý uzay aracýnýn göründüðü zaman ile aþaðý yukarý ayný düzeydeydi. Ýkinci karþýlaþma sýrasýnd fakat týp, bilgi yönetimi gibi kritik teknik alanlarda yirmiikinci yüzyýlýn son on yýlýnda in an toplumunun 2130'da olduðundan önemli ölçüde daha ileri olduðu kesindi. Bir baþka yönden ik ama uzay aracý ile karþýlaþan iki toplum belirgin bir þekilde farklýydý. 2196'da hayatta olan özellikle yaþlý ve yönetim yapýsýnda karar verici düzeylerde bulunmuþ olanlar, Büyük Kargaþa eren yýllarýnýn çoðunu yaþamýþtý. Onlar korku sözcüðünün anlamýný biliyorlardý. Ve bu güçlü s ma II ile randevuya yollarken, öncelikleri tartýþýp karar vermelerini etkiliyordu. SÝNYORA SABATÝNÝ "Demek kocanýz 2191 süpemovasý ile ilgili ünlü tahminini yaptýðýnda siz SMU'da fizik doktoran inde çalýþýyordunuz?" Elaine Brown oturma odasýndaki büyük, rahat koltukta oturuyordu. Gösteriþsiz, sade kahvere ngi bir elbise ile yüksek yakalý bir bluz giymiþti. Röportajýn bir an önce bitmesini ister gibi gergin ve endiþeli görünüyordu. "Ýkinci yýlýmda David benim tez danýþmanýmdý," diye dikkatle konuþurken odanýn diðer tarafýnd e kameralarýn arkasýndan olanlarý izlemekte olan kocasýna kaçamak bir bakýþ attý, "David lisa ncileriyle çok yakýn bir çalýþma içinde olurdu. Herkes bunu bilir. Bu, benim lisansüstü çalýþ U'yu seçme nedenlerimden biriydi." Francesca Sabatini çok güzel görünüyordu. Uzun 33 RAMA-II sarý saçlarý serbestçe omuzlarýna dökülmüþtü Zarif bir biçimde boynuna doladýðý koyu mavi bir halý, beyaz ipek bir bluz giymiþti. Rahat pantolonu, eþarbý ile ayný renkteydi Eleaine'in yanýndaki bir koltukta oturuyordu Aralarýndaki masanýn üstünde iki kahve fincaný vardý "O zamanlar Dr Brown evliydi, deðil mi? Yani sizin danýþmanlýðýnýzý yaptýðý dönemde demek ist Francesca sorusunu bitirdiðinde Elaine fark edilir þekilde kýzarmýþtý Ýtalyan gazeteci, sorus sanki iki ile ikinin toplamýnýn kaç ettiði kadar basilmiþ gibi, zararsýz ve masum bir þekild ona gülümsemeye devam etti. Mrs Brown duraksadý, derin bir nefes aldý, sonra yanýtlarken ço k hafif kekeleyerek "Baþlangýçta evet, sanýrým hâlâ evliydi," dedi "Fakat ben lisanüstü çalýþ man boþanma iþlemi bitmiþti." Tekrar durakladý, sonra yüzü aydýnlandý ve beceriksiz bir ifade "Mezuniyet hediyesi olarak bana bir niþan yüzüðü verdi" dedi Francesca Sabatini onun yüzünü incelerken, Bu yanýt üzerine setti kolaylýkla paramparça edebi irdim, diye hýzla düþündü, Sadece birkaç soru daha, fakat bu beýýiný amacýma yardýmcý olmaz Francesca aniden "Tamam, kesin" dedi, "Toparlanýyoruz Önce bir göz atalým sonra bütün malzem eyi kamyona tekrar yükleyebilirsiniz" Baþkameraman Francesca'nýn yakýn çekimini yapmak için planlanmýþ olan Robot Kamera * l'in yanýna giderek kamera kutusunun yanýndaki minyatör kla vyeye üç komut girdi Bu arada Eaine oturduðu yerden kalktýðý için, robot Kamera * 2 sehpasý o atik olarak geriliyor ve zoom objektifini gen çekiyordu Baþka bir kameraman ikinci k ameranýn baðlantýsýný kesinceye kadar hareketsi? kalmasý için Elaine'e iþaret etti. Birkaç saniye içinde yönetmen, röportajýn son beþ Sinyora Sabatini

dünyada hiç tanýnmaya n bir adam olsaydým diye düþündüðüm zamanlar oluyor. çýkart ." "O bir yalancý anne Büyük bir yalancý. þarap þiþeleri ve herkese yetecek kadar bol bardak bulunan standart bir ro bot hizmetçi ile oturma odasýna döndü Elaine röportajýn bitiþini kutlamak için þimdi 'küçük b ereceklerini açýklarken Francesca bir an için Dr Brown'un yüzünde hafif bir beðenmezlik ifad esi yakaladý Ekip ve Elaine robot ile þarabýn çevresinde toplandýlar David özür dileyerek otu ma odasýndan.." derken öfkesi soðuk ve bastýrýlmaz bir biçimde ortadaydý.dakikasýný göstermesi için otomatik izleme aracýný programladý Üç kameradan elde edilen görün dede ayný anda gösteriliyordu Frances-ca tam anlamýyla profesyoneldi Gösterinin bu bölümü içi erekli her þeye sahip olduðu belli oluyordu." Dr. "San içbir þekilde Justin ile kavga etmemeni söylemiþtim. David Brown'un eþi Elaine. "Mr.." Dr." Küçük çocuk holün gerisini iþaret etti Reggie Wil-son ve uzun. En sonunda Mr Wilson onu la sert bir þekilde konuþmak zorunda kaldý Son bildiðimiz þey. daha kýzgýn bir ifadeyle "Böyle bir þeyin olacaðýný biliyordum" dedi "Mr W benimle konuþurken. David. "Tamam. Angeia. Brown tam cevap veriyordu ki. o anda koridor ile oturma odasýný birleþtiren kapýnýn a urmakta olan annesinin kollarýna doðru körlemesine atýldý. Justin durmadan odama girip Mr. Oðlu ile çarpýþmanýn þiddetinden E þarabýnýn bir kýsmý bardaðýndan döküldü. genç. tamam Justin. ertesi sabahki uçuþundan önce açýklamalý röportajý cýlýk Kompleksine teslim edilmesi için onlara talimat verirken. Brown kýzgýn bir þekilde onun sözünü kesti. anýl arýný ve hatta elbiselerini göstermeye çalýþarak bizi rahatsýz etti. öndeki yaþam bölümleriyle arkadaki yatak odalarýný birleþtiren uzun koridora çý cesca onu izledi. farkýnda olm "Neler oluyor Jýýstin?" diye sordu. Küçük çocuðu yatýþ-týnnaya çalýþýrken." diye ortadaki gürültüden daha yükse baðýrdý "Onu. "Sakin ol ve anne ne neler olup 36 Sinyora Sabatini bittiðini anlat " "Þu siyah adaný beni sevmiyor.." Francesca ona doðru yaklaþtý." dedi. "Yalan söylüyor" diye baðýrarak onun sözünü kesti. hayvanlarýný." derken utanmýþ bir þekilde diðerlerine bakýyordu.. Wally hep beni korur " Kýz çocuk. Brown'dan yardým diliyordu. Þarabý içerek kadehi en yakýndaki kitap rafýnýn üstüne koydu. Elaine Brown üzerinde ik i çeþit peynir. zeki. Justin onu böyle zararlý þeyler için programla. "Ara sýra." Küçük çocuk aðlarken. "Hâlâ bitirilmemiþ bir iþimiz olduðunu unutma Avrupa'ya döndüðüm t ve Hagenest'e vermem gereken bir yanýt var Projeyi sürdürmek için sabýrsýzlanýyorlar " "Unutmadým" diye yanýtladý Brown." dedi kýz." Justin hýçkýrýklar arasýnda sýzlandý. "Sadece arkadaþýn Reggie'nin çocuklarýmla yaptýðý röportajý n emin olmak istedim" diye derin bir iç çekerek devam etti. Wilson be nimle iðne kolleksiyo-num üzerinde konuþurken þu lanet robot köpek içeri girip önce üzerine i ten sonra onu bacaðýndan ýsýrdý. "Þu siyah adam köpeðimi kýrdý. gözleri Dr. "Bir an için bile bv na inanmam" derken gözlerini ondan ayýrmýy rdu "Bugün sadece biraz sinirlisin çünkü eþin ve çocuklarýnýn Reggie'yle bana neler söylediði rol edemivor-sun Ve senin için kontrolden daha önemli bir þey 35 RAMA-II yoktur. Ve ben de onu sevmiyorum Wally bunu biliyordu. Ona susmasýný söyle.. sözü uzak yatak odalarýndan birinde oluþup koridorda y ankýlanan 'An-ýýeed' çýðlýðýyla kesildi Birkaç saniye sonra altý veya yedi yaþlarýnda küçük b e Francesca'nýn yanýndan hýzla geçip. "Kafasýndan tekmeledi v rum. "Elaine. "O Wally'i sevmiyor. "Özür dilerim. bu yüzde n de onu ýsýrdý. Wally vahþi bir þekilde koþuyo ve Mr. bu sahne nedeniyle yeterince huzursuz olabilirdi. Wilson'a oyunlarýný. ciddi. buradan.." Karýsý aðlayan çocuðu çekerek oturma odasýnýn kapýsýndan Brown kýzýna döndü. sade ve üzerinde yoðunlaþan ilgiden rahatsýzdý Ve bunlarýn hepsi orada. ir zaman sevmedi " Elaine Brown bir elini neredeyse sinir krizleri geçirmekte olan oðlunun sýrtýna koyarken diðer eli ile þarap kadehinin sapýný sýkýca kavramýþtý Kocasýnýn bakýþlarýndaki hoþnutsuzluð le. ince ve çok ciddi bir kýz grub oðru geliyorlardý "Baba." . "Angela. Dr. bantta gözüküy Francesca ekibiyle ayrýntýlarý toparlayýp. Wilson kendini korumak zorunda kaldý.

"Helen Caudil Jeremy Temp-le Caudill büyük þöhrete kavuþmadan önce. Çoðu DTK'da ç ve her gün iþe gelip gitme derdi olmadýðý için yaþamý kolay bulan binden fazla insan ana term lin güneyindeki alýþveriþ merkezinin çevresini yarým daire þeklinde çevrelemiþ olan apartmanl oturuyordu. An37 RAMA-II gela. Anneni ara ve ona seni akþam yemeðinden önce almasýný istedi söyle. Belki de tüm dikkatini kendisine vermekten. tüm yaþamýmda öðrendiðimden çok daha fazla þey öðrendim. on yedi restoran." Francesca Sabatini önünde olup biten bu olaylarý büyük bir ilgiyle izliyordu Dr. Seninle sonra konuþacaðým. DTK yaklaþýk y metrekarelik çok büyük bir alaný kaplýyordu. kýsmen r þehirdi. tren istasyonundan çýkýp alýþveriþ merkezine doðru rahat rahat ilerlerken. "G Angela hiçbir þey yapmadý. Her ikisi de evlidir Boþa çýkmýþ beklentilerinden konuþurken birbirlerine aþýk olurlar. bazen kadýnlarýn da erkekler kadar hýrslý olabileceðini göremiyor. Tren durup platforma indiði zaman. Terminalin kendisi.Kýz babasýnýn bu ani hücumundan irkildi. Yolun sonundaki meydanýn bir köþesinde kalabalýk bir insan grubu. Elaine'in kendine güven yoksunluðunu görmüþtü. "Eðer izin verirsen. tanýnan bir kiþi ol "Hayýr. içerdeki gösterinin Amerikalý oyun yazan Linsey Olzen'in "Her Mevsimde" adlý oyunu olduðu yazýlýydý. bir tiyatronun çevresinde dolanýyordu. Hýzla büyüyen uzun mesafe hava trafiðini yönetmek ve yolcularýn yüksek hýzlý tren ne aktarýlmasý için kolay bir baðlantý noktasý olmak üzere ilk olarak 2185'te kurulmuþ ve dün er tarafýndaki taþýma merkezleri gibi geliþerek tam bir toplum haline gelmiþti. Kýsmen havaalaný. sizin televi zilerinizi izleyerek. "Bütün bu karmaþa için özür dilerim" diye bastýrýlmýþ devaru etti. Tren istasyona yaklaþýrken genç adam Francesca'ya. Brown'un hayal kýrýklýðýný. kýsmen tren istasyonu. "Personel seçme çalýþmalarý sýrasýndaki tanýþmamýzdan önce." diyord u. Altt ay geçmiþ olmasýna ra u adam beni anlayamýyor. "Bu oyunu gördün mü'" Reggie laf olsun diye Fran-cesca'ya sordu. "O zamanlar on dokuzumdaydým. Bu çok iyi diye düþündü Fra n da iyi." Reggie müdahale etti." diyordu Reggie. hayranlarýndan biriyle karþýlaþmadan bir restorana gitmenin veya toplum içinde bulunmanýn bu derece imkânsýz olabileceði hakkýnda hiçbir fikrim yoktu." Ýnsan taþýyýcý. "ve oldukça baský altýnda büyütüldüm. bir kar fýrtýnasýnda ayný o aylaþmak zorunda kalan iki insan hakkýnda garip bir hikayedir.. Onlarý otele götürecek olan insan taþýyýcýsýna Wil-son onun fotoðraf donatýmýný taþýmayý önerdi: "Seni hiç rahatsýz etmiyor mu?" diye sordu esca ona tuhaf bir þekilde bakýnca açýklamak için ekledi. O . "Elbette hayýr " Kendi kendine gülümsedi. "Senin çok tutul vizyon dizin olduðunu biliyordum Fakat. garip 39 RAMA-II bir oyundu. Aþk ve seks hakkýnda þu son on haftada. Bu programlar teþekkür etmek istedim " Francesca bu iltifatlarý zerafetle kabul etti Toplum 38 Sinyora Sabatini içindeyken herkesin kendisini tanýmasýna alýþýktý. Re liðe devam ediyordu. ona kuzeni Roberto'yu hatýrl atan bir çocuk arabaya binmiþti. Derisi ve saçlarý koyu. Afiþte. "fakat bir iki dakika sonra hepsi bitmiþ olacak ' Kýzýna bakan gözleri soðuk ve kýrýcýydý "Odana don. Frances genç adam ve kýz arkadaþýna yeniden gülümsedi. Parlak gümüþ tren Kuzey Teksas Kýrlarý boyunca saatte iki yüz elli kilometre hýzla yol alýyor Birkaç dakika içinde Dallas Taþýmacýlýk Kompleksinin ýþýklarý ufukta belirdi. Anlattýklarý aslýnda doð. dört büyük otel. "Bütün bu ilgi. Gözleri doldu Birþeyler söylemeye baþladý fakat Regg l-son onunla babasýnýn arasýna doðru yürüdü "Özür dilerim Dr Brown. Çok kolay olacak. "Ben beþ yýl önce ilk göster me girdiðinde filmini görmüþtüm." "Bak Wilson" dedi David Brown sertçe." diye yanýtladý." Francesca'nýn yanýtýný beklemeden devam etti. Dediðim gibi. yüz hatlarý yakýþýklýydý Roberto'yu . ailemle ben baþa çýkabilirim " Öf kesini vatýþ-týnnak için bir an durdu. yüzden fazla dükkan ile ünlü Donatelli moda zincirinin bir þubesini barýndýrýyordu. Þika-go'da.oý." Francesca dinlemiyordu. Alýþveriþ merkezindeki ilk durakta.

e kadar oldu. orta yaþlý ve hoþ lý bir Ýtalyan görüntüye geldi ve "Buon giorno. altmýþ yaþlarýndaki sayg olan kocasý Alberto'dandý. fakat bir kocadan çok b r babanýnkine benzer tondaydý. Roberto çocukluðundaki tek güzel þeydi. Roberto on dördündeydi II Duo deki meydanda futbol topuyla oynuyorlardý. "Bu akþam yemeði için seçimin ne?" diye s "Ben Çin veya Cajun'a kadar daralttým " Reggie ile birlikte akþam yemeði o an için Frances-ca'ya pek çekici gelmedi "Bu akþam çok yo rgunum." Oteldeki süitine girer girmez Francesca'mn ilk iþi bilgisayar terminalini çalýþtýrýp gelen me ajlarý incele40 Sinyora Sabatini inek oldu. Dokuz ya da on yaþlarýnday-dý. David ve ailesinin çe kimlerinin bir gün içinde bitirilmesi gerektiðinden. Bir ÖDS kullanýcýsý. 41 RAMA-II Francesca. kesinti ve gecikmeye yol açacak her þeyi en aza indirmek istemiþti. Heather'e sevgilerimi ilet. Þecereyim seni Carla. Ne dedin?" "Bu kadar sýkýcý olduðumu bilmiyordum" diyen Reggie'nin sesi ciddiydi Francesca'mn dikka tini çekebilmek için canlý bir þekilde ona dönerek. Neden onlarýn reklam müdürünü bulmuyorsun. Sahip olduðu bir sürü þey arasýnda. hayatt kalmayý baþaran üç iletiþim þirketinden biri olan ve asrýn orta yýllarýndaki büyük desteklem niden canlanan Uluslararasý Ýletiþim Anonim Þirketi'nin bir buluþuydu. mesajýn uzunluðunu ve öncelik derecesini gösteriyordu Öncelik Derecesi Sistemi. fakat ona göre bu olaylar çok yýllar ö u hafta içinde bir yanýt almasý gerekiyordu. tanýdýk. Carlo Bianchi'den üç dakika uzunluðunda ikinci derecede öncelikli iki mesaj vardý. onun yorum ve sezilerinden her zamanki gibi zevk cak Otto'yu çok aþýrý derecede kendini beðenmiþ bulduðunu anlattý. Car geçmiþte bazý uzlaþmazlýklarý olduðunu kabul ediyordu. Kuzenine takýlmayý çok seviyordu O kadar kiba r ve doðaldý ki. hâlâ masum ve kirletilmemiþ. Parýldayan menü ona her mesajýn gönderenini. hatta reklam kampanyasýný ba zý uzay motiflerini içine alacak þekilde deðiþtirmiþti. Yayýnýnda Alberto. Arkasýnda yanm bir þömine bulunan bir koltukta oturmuþ. uzun boylu." dedi "Sanýrým odamda kendi baþýma yiyip sonra biraz çalýþacaðým " Reggie'nin yüzünde r incinmiþ olduðunu görebiliyordu Uzandý ve dudaklarýndan hafifçe öptü "Saat ona doðru bir iç dama gelebilirsin. Frances ca kaþlarýný çatarak terminale gerekli kodlarý girdi ve video monitörünü açtý. "Hepsi bu adar. Sesi yumuþak. Kocasýnýn yorumunu duyduðu . "Özür dilerim caným. "Merhaba Darrell." Francesca'nýn en uzun mesajý. Ve aklýma gelmiþken. diye düþünürken tepkisinin þiddetine þaþýyordu. Ýnsan taþýyýcý. Üç yýl olmalý. gösteriþli siyah bir elbise giymiþ olarak evlerindeki çalý sýnda otururken elindeki konyaðý yudumluyordu. Francesca'ya. iþte Carlo Bi-anchi bunlardan biriydi Londra' daki temsilcisi Darrell Bowman'a bir haber geçmek için bilgisayarýna gerekli komutlarý g irdi. s erkenden bilgisayarýna günlük iþ programýný girer ve hangi öncelikteki mesajlarýn hangi çalýþ leceðini belirtirdi Francesca sadece birinci öncelikteki (çok önemli acil durum) mesajla rýn David Brown'un evindeki terminale verilmesini kabul etmiþti. Dallas'tayým. saçlarý aðarmaya baþlamýþ. Yarýn akþam Roma'ya dönüyorum. Positano'da eþi Maria ile birlikteydi Francesca ço e kalan eski günleri hatýrlarken iç geçirdi Kendini Orvieto sokaklarýnda güler ve yaþarken gö du. cara" diye Francesca'yý selamladý Cortina d'A pezzo'daki yeni villasýnýn oturma odasýnýn çevresinde kameraya bir tur attýrdýktan sonra Siny r Bianchi hemen konuya girdi. otelin dýþýnda durdu. gönderilme za anýný. Gabriela bilmem ne bir zamanlar onunla Milano'da tanýþmýþtým ve ona Nisan veya Mayýs'ta Newton projesi bittikt en sonra onlar için birþeyler yapmaktan memnun olacaðýmý söyle " Bir an durakladý. onun Amiral Otto Heilmann ile yaptýðý uzun röpo rtajýn bugün bütün Avrupa'da yayýnlandýðýný. Avrupa'nýn baðýmsýz gazete ve inin üçte birinden fazlasý ve ayrýca aralarýnda Almanya ile Ýtalya'nýn önde gelen ticari tele yon kanallarý da bulunan Alman mültimedya grubu Schmidt ve Hagenest'in Ýtalyan bölümünün yöne iliði de vardý. O sürüngen Bianclýi'ye bana on mily on Mark bile verse onun reklamlarýný yapmayacaðýmý söyle. kayak sonrasý elbiseleri giymiþ. Reggie gözlerini ona dikmiþ sabit bir þekilde bakýyordu onun kendisine az önce bir soru sormuþ olduðunu hissetti Arabadan inerlerken "Eee?" de di Wilson. Yaz için hazýrladýðý spor giyeceklerin reklamýnda görünmeyi Fra sca neden reddediyordu? Þirketi ona inanýlmaz bir para önermiþ." diye yanýtladý "Yine hayal kuruyordum. Reklam spotlarý Newton görevi sona er eye kadar gösterilmeyecek ve böylece onun ISA anlaþmalarý ile bir sürtüþmesi olmayacaktý. Toplam dört tane vardý. Dünya'da Fra yý sinirlendirebilecek çok az insan vardý. Ben Francesca. anladýðýma gör onun en büyük rakibi Donatelli. diye düþündü.

Ve þimdi Francesca. yeniden refah içindeydiler. ke ndisinden yaþlý üç tane üvey çocuðu vardý) Ben de. Texas'ýn soðuk Aralýk havasýnda sigara iç yordu. Francesca David'i formalite gereði öpmüþtü David'in çalýþma od dýlar Bir an Francesca onun bu öpücüðe daha anlamlý karþýlýk vereceðini sanmýþtý. timsahlarýna ve her yerde bulunan böceklerine terk edilmiþti. dünya serbest p an. sabahýn ilk ýþýklarýnda bataklýklarýn çok üstünde süzülerek yükseldi. Brotvn. Eðer bi . Dünya ile uzay arasýnda giderek art trafiðiyle baþa çýkabilmek için yenilendi. diye ses düþündü. Önceleri bir hava limaný olarak kullanýldý ve sonra Florida'nýn Atlantik kýyýlarýna hi t veren genel ulaþým merkezi olarak geliþti. çayýrlar ve bataklýklarý kesen asfalt yollarla birleþtirilmiþ daðýnýk bir binalar kompleksi ile kesintiye uðruyordu. hatta biraz da inceliðin olsaydý çok daha ilginç olabilirdin. Dünya'daki eski uzay limanlarýnýn yarýsýndan fazlasý. uçaðýn iç uçaðýn. Aralýk 2199 de. gözleri dýþarý üflediði dumanýn havada ya izledi. 2170'lerin ortalannda uzay uçuþlarýna yeniden b aþlandýðý zaman. muhteþem kartalýn hava limaný me rkezinde saðlam kalmýþ birkaç yüksek aðaçtan birindeki yuvasýna zarif bir þekilde süzülmesini Kuþlarý severdi Yýllardýr. diye düþündü.ancesca. Yapýlan ve yollan yýllardýr. hem yaþam hem seviþmek için. yarým düzine yerden biriydi. Francesca uçaðýn iniþini izledi. Çok büyük donanýmýn var dostum. HALKLA ÝLÝÞKÝLER Yalnýz yaþayan kartal. diye düþündü. Çin'de baþlayan ilkgençlik yýllarýndan beri onlarý etkileyici bulu . Geçici bürosunun pencerelerinden birinden Valeriy Borzov. Ve benim de planýmýn ilk safhasý tamamlanmýþ olu eðer tahminimde yanýlmýyorsam bugün gözlerinde bir an parlayýp sönen bir ilgi vardý Görüþmel kontratý imzaladýklarý zaman. uzay limanýný bir zamanlarýn parla türünün hayaletimsi bir kalýntýsýna dönüþtürmüþtü. eski Kennedy fýrlatma rampalarýnýn yeniden kullanýlmasý doðaldý. Amerika'nýn batý kýyýlarýndaki bu geri zekâlýlar ellerinden gelse s ra içmeyi bir suç olarak ilan edecekler. Ölüms için bir þans mý? Hiç olmazsa Neývton mürette43 RAMA-II batýnýn her biri gibi uzun süre hatýrlanacaðým. ona çocuklardan biri ile ilgili bazý iyi haberler gösterdi (Francesca'nýn. gerçek dünyaya. hem de tümüyle öyle. Francesca sigarasýný bitirdi. Sigarasýndan bir nefes daha çekti. Þaþýrtýcý deðil. Fakat çoðu kez 42 Sinyora Sabatini bana yararlý oluyor. Francesca batýdan havaalanýna yaklaþmakta olan sü-personik uçaðý daha iyi görebilmek için par ara doðru yürüdü. Fakat düþünceleri hýzla geriye. okyanus kýy ngi ve beyaz kumlanndan baþlayýp batý 44 Halkla Ýliþkiler ufuklarýna doðru millerce devam eden bir adalar. Yirmi yýllýk tam bir ihmalden sonra 2160'larda uzay limaný yavaþ yavaþ yeniden çalýþýr duruma rildi. bir kül tablasýnda ezdi ve otel odasýna geri döndü. diye düþündü. o gün öðleden sonra evi an az önce David Brown'un imzaladýðý sözleþmelere geri döndü. körfezler zinciri. Çok büyük ve daðýnýk olan yataðýn içinde çýplak Reggie Wilson ve düzenli horlamasý süitin sessizliðini bozuyordu. Belki de en büyük görevin olabilecek olay yaklaþýyor. nehirler. Alberto onu çok özlediðini ve yarýnki geceyi onu tekrar görebilmek için sabýrsýzlýkla bekledi emeden önce. Bu bizi iþ ortaðý yapýyor. diye Francesca mesajý cevaplamadan önce dü birlikte yaþamak çok rahat. Hiç olmazsa Kaliforniya gibi deðil. Dört saat sonra Francesca balkonunda ayakta durmuþ. Zihni Nevvton görevine döndü ve bir çift koca y gemisi yaparak onlarý Güneþ Sistemi'ni ziyaret etmek için yollayan o harika yaratýklarýn gö tülerini canlandýrdý. Yetmiþ beþ yýl önce Kennedy Uzay Merkezi. Zihninde kendini týpký ertesi gün Ronýa'ya uçuþunda olacaðý gibi. sonra üstündeki yýldýzlarla gökyüzüne baktý. En azýndan Teksas'ta bazý ot in sigara balkonlarý var. Hem özgürlük hem de güvenliðim var. kuvvetli rüzgârýn üstüne binerek sahil boyunca kuzeye döndü Kartalýn çok altýnda. Fakat Büyük Kargaþa. Kapýsýný aç soluk seslerini duyabiliyordu. sayýn Dr. Merkezi Flori u kuþlarýna. Otellerin odalara býraktýðý kalýn bir sabahlýða sýkýca sa-nnmýþtý Sigarasýndan ciðerle nefes çekerek. yolcularýn yüksek hýzlý trenlerinden ve dan inip ADY (Alçak Dünya Yörüngesi) uzay istasyonlarýndan birine giden mekiklere binebile cekleri. Büyük Kargaþa'dan önce dünyanýn tartýþýlmaz ekonomik merkezi olan Tokyo'dan geldiðin de yokluðundan yüzyýlýn ortalarýndaki o kötü yýllarda yýkýlmýþ olan Japonlar. Fakat bunlarýn ikisi de atletik yarýþma deðil.

General Borzov dev bir taþýma aracýnýn sesini du45 RAMA-II yup batýya dönük pencereden dýþarý baktý. bu öðleden sonra bir kargo mekiði ile zay istasyonu LEO-2'deki uzay aracý montaj ünitesine taþýnarak. bana. Bir dakika sonra onu bürosunun kapýsýnda karþýladý "Günaydýn Sinyora Sabatini" dedi Francesca gülerek yanýtladý. "Sizi anlatabilmek için birço k sýfat kullanýlabilir Francesca. Ne siz ne de Nicole için b karar-laþtýrýlmadý. General onun ne istediðini ve neden kendisini bu sabahki týp brifinginden önce özel olarak görmek için ýsrar ettiðini merak ediyordu. "Açýkça bir an için sizin çaresiz bir ilop veya ceylana aniden saldýrmaya hazýrlanan bir kaplan olduðunuz hissine kapýldým. "Ne var?" diye sordu. "Bu basýn çizelgesini görüþmek için mi bu sabah 7. çok önemli ve kesinlikle bek leyemeyecek bir konu olduðunu söylemiþtiniz " Francesca yumuþak evrak çantasýndan bir kaðýt çýkarýp General Borzov'a verdi. Binanýn güney tarafýndaki bürolarýn önünde elektrikli bir otobüs durdu ve birkaç kiþi indi. TV kanallarý hoþnutsuz. Ayrýca. yatay siyah çizgili san bir bluz ve siyah ipek bir pantolon giyen sarýþýn bir kadýndý Fran-cesca bina giriþine doðru zarif bir rahatlýkla yürüdü Televizy iliðine baþlamadan önce Frances-ca'nýn baþarýlý bir model olduðunu hatýrlayan General Borzov an onu takdirle izledi. deneme ünitesinin önünde. yanlýþ bir þey olup olmadýðýný anla inceledi. Fakat hem Richard hem de Irina þu anda röportajlarý için zamanlan olma- RAMA-II dýðýný söylüyorlar. Y dan biri." Borzov onun sözünü kesti. "Þimdi." General Borzov irkilerek yanýtladý." Onu bürosunun içine davet etti "Daha önce bana bir kediyi anýmsattýðýmý söyleyen erkekler oldu. fakat zararsýz sözcüðü onlardan biri asla olamaz " Birden i damý havasýna girerek.. Noel'den hemen önce baþlayac ak olan son bütünsel araç testleri için yerine takýlacaktý. "Bluzunuz olmalý. Ýyon kont-rolöründeki bir sorun nedeniyle al em test bölgesine geri gönderilen tamir edilmiþ modül. Babasýna ilk Rama uzay aracýnda uçan biotlar olup olmadýðýný sorduðunu ve aldý derin bir hayal kýrýklýðýna uðradýðýný hatýrlýyordu.30'da ýsrarla top ediniz?" Sesi bu tür çalýþmalara ne derece önem verdiðini açýkça belli ediyordu. Þimdiye kad ar sizi kiþisel röportajýnýzýn tarihi konusunda bir karar vermeye zorlayamadým ve Madam deþ J rdins böyle bir þeye hiç niyeti olmadýðýný söylüyor. Bir anlýk bir 46 Halkla Ýliþkiler duraklamadan sonra..." Francesca generalin masasýn nýndaki koltuða oturdu Muzip bir gülümsemeyle miyav-ladý "Ben sadece zararsýz bir tekir ev k edisiyim " Borzov hafifçe gülerek "Buna bir an için bile inanmam" dedi. çoklu hat üzerinde yol alan devasa bir platfor m üstünde deneme kompleksinin içinden çýkýyordu. d stek donanýmý kullanýlarak LEO-3'te yönetiliyordu Kozmonotlar LEO-2'deki gerçek uçuþ sistemle ini ancak fýrlatmadan bir hafta önce kullanabileceklerdi. "Bu görevdeki insanlarla ilgili olarak kamuoyu araþtýrmalarýna göre halk en büyük ilgiyi size.sýk yinelenen en canlý rüyasýnda General Borzov. "Bu projenin ba elgesi. Belk i de yaþlýlýktan Ya da aklým bana oyunlar oynamaya baþladý. Her iki Newton uzay aracý da son ontroller için ve testler için LEO-2'deydiler. "Bunu bütün ayrýntýlarýyla kamu bilgilendirme dairesi ve dünya televizyon þebe eleri ile birlikte ancak dün gözden geçirebildim Dikkat ederseniz kozmonotlarla yapýlmasý gereken ayrýntýlý kiþisel röportajlarýn sadece beþ tanesi gerçekleþtirilebilmiþ Dört tanesi d n planlandý Fakat gene dikkat ederseniz önümüzdeki çalýþmalara eklediðimiz üç günlük simülasy eld ve Turgenyev ile yapýlacak röportajlar için ayrýlmýþ olan zamaný silip attýnýz " Borzov'un kendisini izlemekte olduðundan emin olmak için bir an durakladý "Hâlâ gelecek cu martesi Ta-kagishi'yi yakalayabilir ve Noel öncesi Boston'da O'Toole'larýn çekimini ya pabiliriz. Fakat. göklerin uçan yaratýklarla dolu olduðu bir g gende yaþardý. hâlâ ayný eski sorunumuz devam ediyor.." ." diye Francesca Borzov'un deðerlendirmesindeki eleþtiriye önem ver meden devam etti." dedi. "Burada ikimizden baþka kimse olmadýðý halde ne kadar resmisiniz General? Beni Francesca diye çaðýrmayan sadece siz ve ekibimizin iki Japon üyesi kaldýnýz " Generalin kendisine tuhaf bir þekilde baktýðýný görünce. kozmonotlarýn simulasyonlarýnýn tümü. her iki arafýndan da kullanýlacak olan itici modül. "Diðer þeylere gelince. Yolun karþýsýnda. Benim fýrlatma ö amamlanmamýþ olacak. sizin için ne yapabilirim? Bana. uzun kollu. Nicole deþ Jardins'e ve David Brown'a gösteriyor. Biraz yardýmýnýza ihtiyacým var.

partiyi bi raz sýnýrlandýrmak için birþeyler yapamaz mýsýn?" Francesca Borzov'un konuþmasýndaki hücuma dokunmadan. masa bilgisayarýnýn uygun yerine küpü yerleþtirmeye baþlarken Francesca sustu. Küpü ellerinde çevirdi. hem de rahatsýz etm eklam röportajlarý çizelgesinin kendi öncelik listesinde ön sýralarda olmadýðýný söylemek üze t bir þey onu durdurdu. "Aklýma gelmiþken." "Bu görevde basýnýn oynadýðý rolden hiç hoþlanmýyor. Eðer onu lendirmediysem hemen anlayacak Çantasýndan küçük bir kübik nesne çýkararak masanýn üzerinden Gündemimdeki son madde bu" dedi Newton'un baþkumandaný þaþýrmýþ görünüyordu. Bütün o insanlan tanýyorsun. k iþisel röportajýnýz için bir tarih saptamanýzý ve benim adýna Nicole deþ Jardins ile konuþman um. Küpten ilk video görüntüsü ekranda belirdiði zaman Borzov'un yüzü belirgin biçimde sarardý. gündeminizde daha kaç madde var? On dakika sonra konferans salonunda olmamýz la49 RAMA-II zým " Tekrar Francesca'ya gülümsedi. ayný zamanda eski bir olimpiyat þamp iyonu. Bana bunu birkaç kez söyledi. "Var olan tek kopyanýn bu olduðuna da eminiz.. fakat ayrýca ünlü bir yazarýn kýzý ve hiç evlenmemiþ olmasýna karþýn on dört yaþýnda b si.Francesca doðruca General Borzov'a bakarak. Francesca ciddi bir tond bir gazeteci bunu bize sattý" dedi.." General Borzov iç çekti." Francesca omuzlarýný silkti. "Bu geçen Mart'ta hepimizin partiye katýlma konusunda anlaþmamýza raðmen Newton k ozmonotlarýndan dördü þimdi katýlmayacaklarýný söylüyorlar ve iki üç tanesi de baþka randevul leri sürüyor. Takagishi ve Yamanaka tatili Japonya'da aileleri ile birlikte geçirmek i stiyorlar ve Richard Wake-field bana. bunun içimde etkileyeceðini aklýndan hesaplýyordu. Ve sonra yine. F akat bunun geçen hafta þu Amerikan dedikodu dergilerinden birinin yazdýðý gibi "asrýn partis i" diye ilan edileceði hakkýnda hiçbir fikrim yoktu. "Gala gündemimin bir baþka konusuydu ." Borzov. sadece gelmeyeceðini söyleyen ve herhangi bir açýklam a reddeden þu Fransýz kadýn var. "Neden Ni-cole deþ Jardins konusunda bu derece sýkýlýyors nuz? Ýkiniz de kadýn olduðunuzdan. sizin Ýtalyan hükümet/özel sektör koalisyonunun ev sahipliði yapacaklarý þ yýl partisinin çapýnýn aþýrý büyütülmesinden gitgide daha çok endiþe duymaya baþladýðýmý söyl 48 Halkla Ýliþkiler mimizin baþýnda bu toplumsal olaya bir grup olarak katýlmayý kabul ettiðimizi biliyorum. Ne de olsa o sadece bir doktor ve bir dilbilimci deðil. b ngin konusu olan basýn toplantýsýný yapacaðýný da söylemeliyim " Francesca birkaç saniye General Borzov'u inceledi Artýk hazýr sanýrým. onunla diðerlerinden daha rahat konuþabileceðinizi sanýyor um. Altýncý hissi ve insanlarla uðraþmakla geçen yaþam deneyimi ona acele etmemesini söylüyorlardý. Utanç verici olacaktý. Francesca'nýn küstahlýðý onu hem sinirlendirmiþ. "Fakat halk ona tam anlamýyla hayran. fakat görev hiçbir þekild di bir hasar görmezdi 50 Biyometri . "Bant ne kadar sürüyor?" "Yaklaþýk yarým saat. "Sizden ek simülasyonu iptal etmenizi." diye onun sözünü kesti. "Ayrýca Madam deþ Jardins'in bugünkü iþlerini býrakýp. "Bunun renkli basýnýn ellerine geçmesini istemedim " Francesca yumuþak bir sesle ekledi Borzov yavaþça sordu. Aynca özel da da çok inatçý." Borzov gülümsemesine engel olamadý. Kýzý Nat onuþmalarýný on beþ saniye kadar izledi. "Bu þeyin tamamýný seyreden tek kiþi benim. Kýzýnýn akut þizofrenisinin halkýn önüne serilmesi halinde." diye Francesca yanýtladý. sizin verdiðiniz isimle. "Acab a. sanki þimdiye kadar duyduklarýndan daha fazla þeyler de vardý. Cayman Adalarýnda tüple dalýþ yapmak için rezervasyo n yaptýrdýðýný söylüyor. "Sadece merak ettiðim için. Newton'un kumandanlýðýna seçildiði açýklandýðýndan beri karýsý Petra e buydu Sverdlovsk'taki enstitünün müdürü hiçbir gazetecinin kýzýna ulaþamayacaðýna söz vermi rtada onunla yapýlmýþ otuz dakikalýk bir röportajýn video filmi vardý Petra utancýndan ölecek Pencereden dýþarýya baktý." dedi. Konu u deðiþtirerek olayý ertelemek istedi. diye düþündü." General kaþlarýný çattý." Valeriy Borzov saatine bakýyordu.

" d u Nicole. "Madam e deþ Jardins olaðanüstü çalýþmalarýnýz ile ilgili olarak fazlasýyla bilgilenmemizi saðlamýþt Adam elini sýktýktan sonra Borzov'a doðru eðilirken. "Bu projenin b ir parçasý olmak benim için bir onurdur " Francesca ve General Borzov salonun ön tarafýndaki iki boþ koltuða oturdular ve toplantý y eniden baþladý Nicole göstergesini küçük bir podyumun kenarýndaki bir klavyeye çevirdi ve oda e atardamarlarýn kýrmýzý. Yarýn bütün kozmon ara yeni yýl partisini hatýrlatarak. dört veya beþ kritik deðiþken üzerinde yoðunlaþt eþtikleri yerde sondalarýn üstünün bulunduklarý yerin kimyasýna uygun bir örtü ile kaplandýðý lik bence yeterli. "Sumimasen. Kan hücrelerinin içinde dolanan küçük beyaz tler kan akýmýnýn yön ve hýzýný gösteriyordu "ISA'nýn Yaþam Bilimleri Kurulu ancak geçen haft için yeni Hakamatsu sondalarýnýn ana saðlýk izleme sistemi olarak kullanýlmasýný onayladý. için de bulunduðu vücudun kimyasý ile uyuþan ince bir kat salgýyla örter " ." diye Nico ddetmeyi yöneten ana kimyamýz. Hakamatsu-san" dedi "Sizi kumandanýmýz. Bu þartlarda bil e deneklerin bünyelerindeki reddetme mekanizmalarýndan hiçbirinin harekete geçtiðine dair bir iþaret yoktu. "Yaþamý daha kolay bir hale getireceði için. ____________8____________ BÝYOMETRÝ Francesca ve Borzov geldikleri zaman týbbi toplantý çoktan baþlamýþtý Görevle ilgili yirmi be a otuz yardýmcý mühendis ve bilim adamý ile birlikte diðer bütün kozmonotlar da oradaydýlar. "Kendilerinden büyük çapta olaðandýþý durumlar içinde görev yapmalarý istenen yeni rýn bulunduðu psikolojik gerginlik 52 Biyometri testlerinin sonuçlarýný iyice inceleyinceye kadar onaylarýný geciktirdiler. her zamanki gibi gri uçuþ elbisesini giymiþ ve elinde bir lazer gösterge51 RAMA-II si tutan Nicole deþ Jardins duruyordu. ya da en fazla iki kez enjekte edilecek ve yenilenmeleri de gere kmiyor. bu sistemi kullanabileceðimizden dolayý. Hakamatsu-san. çok þanslýyýz." Dinleyiciler arasýndaki baþka bir doktordan gelen bir soru Nicole'ün düþünce dizisini kesti. hem si z. "fakat bu pek u gun deðil gibi görünüyor. "Sanýrým biraz minnettarlýk göstermem bekleniyor Þu ana kadar çok iyi." dedi. "Sanýrým size teþekkür etmeliyim. Yanýnda ise mavi bir takým elbise giymiþ bir adam vardý ve dinleyicilerden gelen bir soruyu dikkatle dinliyordu Yeni gelenleri görünce Nicole onun sözünü kesti. Francesca düþündü. Fakat e ben ne de bir baþkasý Nicole deþ Jardins'den sizinle. Görev süresince. "Ek simülasyonu iptal edeceðim Z aten diðerleri de bundan þikayetçiydi. "Teþekkür ederim " dedi." derken ayný anda Francesca'nýn tara fýna da baþýyla selam yolladý "Bu da sayýn Dr. "Tamam. sonda hedefine vardýktan sonra etrafýna zarar ve rmeden oradaki biyokimyasal çevreden örnek toplar ve reddedilmeyi önlemek için üzerini. iþinden baþka bir konuda konuþmasý iç bir talepte bulunabilir " Birden ayaða kalktý "Þimdi þu bi-yometri brifingine gitme zama nýmýz geldi. Küçük konferans salonunun önünde. Roma'ya erken geleceðiz. önceki projelerde mýþ olan alýþýlmýþ enjeksiyon tarama yöntemleriyle karþýlaþmayacaksýnýz Bu yeni sondalar yüz yunca size bir. Vücudumuzun 'içine yerleþti ecek minik sondalar dahil olmak üzere uçuþta kullanacaðýmýz biyometri sistemini o tasarlayýp eliþtirmiþtir." Francesca uzanarak onu yanaðýndan öptü ve "Teþekkür ederim. Nataþa ile yapýlmýþ ola n röportajý Francesca'nýn bizzat ayarlamýþ olup olmadýðýndan da emin deðildi Yine de." dedi. Pazarlýk yapmaktan nefret ederdi. . bir zamanlar önerdiðiniz gibi. Toshiro Hakamatsu. ekþime dahil. Baþka bir anlatýmla. Þu anda hiçbir þey söylememenin daha iyi olduðunu bi Uzun bir sessizlikten sonra general." Sonra geç gelenlere dönerek generale "Dobriy ut-ra." General Borzov elini uzattý.General Borzov Francesca'ya baktý. Valeriy" dedi. "Sizinle tanýþtýðýma memnun oldum. Sovyetler Birliði'nden General Val eriy Borzov ve gazeteci kozmonot Francesca Sabatini ile tanýþtýrayým. Borzov rahatladý ve zorla gülümsedi." Bir an durakladý. gazete muhabiri ve televizyon ekibi izleyicileri tamamlýyordu. orada bulunmanýn görevleri olduðunu söyleyeceðim." dedi. toplardamarlarýn maviyle gösterildiði erkek insan dolaþým sistemini e bir ölçüdeki renkli holografik modeli belirdi." Veri küpünü elleri arasýnda çevirdi "Ve Petra ile ben sel röportaj için. "Uzun vadeli reddetme sorunu nasýl çözümlendi?" "Bunu her yönüyle öðleden sonra yapacaðýmýz ayrýntýlar toplantýsýnda ele alacaðým. hem de yaþam bilim subayýnýz olarak ben.

" "Fakat." diye hoþça cevap verdi. Küçük Janos'un yüksek dereceden biip sesleri yayarak ortalýkta dolaþmas görüntüsü eðlendiriciydi. "bize sondalarýn doðru yerlere gidec eðinden nasýl emin olduðunu anlatabilir misin? Daha da önemlisi. Düzensiz birþeyler olup olmadýðýný söyleyebilmeniz iç veriler nasýl birleþtirilecek veya çözümlenecek?" Nicole gülümseyerek. uyan dosyasýna el kanal bir alarm belirleyicisi ile iþaretlenmiþtir. "Fakat kendimi aþmaya baþladým. Belirli bir ölçüm beklenen sýnýrý aþarsa. yný sorulan sormak zorundayým." dedi ön sýrada oturmakta olan Richard Wa-kefield "Sistemin trilyonlarca veri parçasýný nasýl bir araya getirdiðini anlýyorum. benim izleyeceðim normal yöntem. belirli bilgiler için vücutlarýna yerleþtirilen geçici araþtýrma sondalarýn alýcý bir elektronik istila düþüncesinin pek rahatlatýcý olduðu söylenemezdi. elbette kiþiden kiþiye deðiþen. "Evet. badem þekli gözleri koyu kahverengi. Fakat gerçek sondalar vücud girdikten sonra gerçek sonuçlan görmemiz gerekiyor. Bugünkü çalýþmamýzýn amacý da bu. Tarayýcýyý kullanýrken seçimlerimden bi i de sadece bu uyarý listelerini okumak olabilir." Nicole durdu ve dinleyenlere baktý." ondalar ailesi buraya. "Buraya kadar bir sorusu olan var mý?" diye sordu. "Bu þeylerin benim de içimde olacaðýný düþünürsen.." Minik týp laboratuvarlarýnýn belirsiz bir süre için vü55 RAMA-II çullarýna gömülmesi düþüncesi kozmonotlar arasýnda bir kýpýrdanmaya yol açtý. Her zamanki ciddi tavrýyla. "Biraz geriye gidip bu bölü iyi olacak" dedi." Üzerinde klavye olan küçük. Ýstersem herhangi bir kanalýn veya bütün kanallarýn boþaltýlmasýný isteyebilirim. Ölüyorum sandým. Cildi par ak bakýr kahverengisi. sol kola yerleþtirilecek ve her bir gözlem aygýtý daha önceden sapt anmýþ rehber programlarýný izleyerek vücudun otuz iki belirli noktasýna daðýlacaklar." diye sordu. üç tanes teminin ana bezlerine ve geri kalan yirmi bir gözlem aygýtý da gözlerden el ve ayak parm aklarýna kadar önceden saptanmýþ yerlere ve organlara daðýldýlar. "Çok büyük bir yardýmcý aktör olurdun Richard. "Hiçbir sistem kusursuz deðildir.Nicole insanýn kan dolaþýmýný gösteren modele doðru dönerek. "ve bu sistem de uyarýlarý ve acil durumlarý harekete geçirecek bir dizi rakamýn doðruluðu kadar iyi. dýþanya insaný korkut leri yaymak için kullanýr. fakat kayýt aletleri. biri arýzalanýrsa ne olur?" "Elbette Michael. " Nicole dinleyicilerinin yüzündeki bir sürü þaþkýn bakýþý görünce. Yanlýþ girilen tolerans rakamlarý yüzünden bir denemede benim baþýma geldi." diye Janos Tabori araya girdi." dedi. Eðer kozmonotlardan biri kendini i yi hissediyorsa. Sizin veya baþka birin bilgilere bakabilmenizin bir yolu yok. gür saçlarý da kuzguni siyahtý. O . kkatli olun. Fakat bu kolay yönü. gözlemlenmiþ ol lgilerin birçok yoldan incelenmesini saðlayabilen standart ve programlanabilen bir t arayýcý." Nicole deþ Jardins otuzlu yaþlarýnýn ortalanndaydý." O konuþurken holografik modelin içi can landý ve izleyenler otuz iki kýr53 RAMA-II pýþan ýþýðýn sol koldan baþlayarak vücuda daðýlmasýný izlediler. Dolayýsýyla ayarlama veri erinin neden gerekli olduðunu görüyorsunuz. dört g iyi saklayabilirler. "Bu benim bir sonr konumdu. Sonda bugün yerleþtirerek perþembe günü baþlayacak olan son dört simülasyon uygulamalarý sýrasýndak eyeceðiz ve sonra harekete geçiren rakamlarý güncel hale getireceðiz. Gerçekte benden her birinizi günde bir kez taramad an geçirerek saðlýk ölçümlerinizi boþaltmam beklenir. Dördü beyine gitti." Nicole devam etti. Onlar damarlarý rýn miktarý gibi. "Gerçek bir acil durumu 54 Biyometri anlayabilmek için her aygýtýn yaptýðý ölçümlerin. düz ve ince bir nesneyi kaldýrdý. eðer tolerans sýnýrýnýn üstünde bir ölçümünüz varsa. "Bu. "Her sonda tek baþýna önemli yaþam deðiþkenlerini inceleyecek bir mikroskopik algýlayýcýlar d le kaydedilen bilgileri önce depolayan ve sonra tarayýcýdan gerekli emri aldýðý zaman onlarý ayýnlayan bir veri sistemine sahip. Hepinizin týbbi geçmiþini son derece büyük bir di tle inceledik ve gözlem aygýtlarýna baþlangýç deðerlerini girdik. bir "beklen geniþ bir "tolerans sýnýrý" vardýr. Anlattýklan herkes gülmesine neden oldu. General Michael ole mürettebatýn çoðunu rahatsýz eden iki soru sordu. "Nicole. Gözlem aygýtý acil durum yayýnýný açar ve bütün iç gücünü. uyan listelerinde bir kayýt olup olm adýðýný incelemek olacaktýr. ve uyarý verilerinin yayýnlanmasýný isteyebilirim. gerekirse. Biliyorum." Janos destek yaþam bilim subayý idi. Orada k ilerini bulunduklarý vücudun dokusuna gömecekler.

Üç saatlik bir uykud nra vücudunu uyanýk tutmak için bütün gün mücadele vermesi gerekecekti. tren ve tramvay teyitleri ile birlikte varýþ ve aktarma saatlerini göste ren (Japon saati ile ll:14'de oteline varacaktý) küçük bir basýlý liste tepsinin bir ucundan fýrladý. güzel Sinyora Saba-tini ile baþlýyoruz" dedi Nicole. her bir gözlem aygýtý kendi algýlayýcýlarýný günde yirmi defadan fazla test eder. son simülasyonlar dizisinin biyo-metrilerinin olaðan kontrollerini yaparken. "Þu kameralarý izleme simülasyonuna çevirin. Güneye. Birkaç saniyelik bir duraklamadan sonra devam etti. kendini yok etmek için sonradan vücut tarafý 56 Diyastol Düzensizliði rarsýzca emilen kimyasal maddeler salgýlamasýna yol açar. "Öyleyse. Buna e k sonda paketlerinin her biri kendini günde iki kez tam ve etkin bir sýnamadan geçirir Bu testlerde baþarýsýz olmak. Birincisi. Nicole'ün önündeki koltuðun arkasýndaki video ekraný otomatik olarak açýldý ve ona uçaðýn sad 57 RAMA-II beþ dakika sonra Kansai Ulaþým Merkezi'ne ineceðini hatýrlattý Ekrandaki sevimli Japon kýzý y ulaþýmý ve otel anlaþmalarýný yapmanýn veya teyit etmenin tam zamaný olduðunu hatýrlatýyordu. kendi gözlem aygýtý içindeki yönetici yazýlým tarafýndan hemen kapatýlýr. Bu elektronik böceklerin kan dolaþýmýnda sürü halinde kaynaþmasý oldukça ilginç bir gösteri.dan yayýlan belirgin bir kendine güven havasý bazen kibirlilik olarak yorumlanabiliyor du "Bütün sondalarýn uygun þekilde yerleþtiðini biz saptayýncaya kadar bugün kliniði terk etm ksiniz" diye devam etti "Yakýn geçmiþteki deneyler esas alýnýrsa. hatta belki de patolojikti. "Pekâlâ. Fakat sonda tarafýndan hiçbir alarm verilmemiþ ve hiçbir veri kanalý alarma geçirilmemiþti. Boþ yere kaygýlanmamanýz için. Japonya'da saatin yak aþýk sabahýn onu olmasýna karþýn. Japon profesörün kalbinin diyastol* geni kesinlikle düzensiz. Nicole konuþmasýný bitirerek çalýþma arkadaþlarýnýn önünde sessizce ayaða kalktý. robot hemþirenin yanýna gelip aþýlanacak bir gönüllüye ihtiyacým var. gözlem aygýtýnýn. Fakat geçen sabah evindeki bürosunda oturmuþ. Nicole esnedi. bir veya ikinizde yolund an çýkýp baþýboþ dolaþan bir gözlem aygýtý olabilir Onu la-boratuvar araçlarý ile izleyip son ktaya gönderebilmek için güçlü komutlar vermek çok kolay bir mesele. Daha yirmi dört saat önce bugünü evinde. yýl sonunda Roma'da verilecek o saçma parti dýþýnda. Uçak iniþe hazýrlanýrken. Takagishi'nin ayrýntýlý kalp biyomet-risini de kontrol etmeye karar verd i Takagishi'nin kalp bilgilerini bulup dökümünü ala58 Diyastol Düzensizliði rak inceleyince daha büyük bir sürprizle karþýlaþtý. Benim kendi sonda grubum geçen hafta en te edilerek kontrol edildi. Önce annesinin kýzlýk soyadýnýn Anawi Tiasso olduðunu bel erek kimliðini yanlýþsýz bildirdikten sonra. Televiz on ekibine eliyle iþaret etti. nabýz dalgalanmasýnýn olduðu aðýr bedensel çalýþmada Richar aber olan Dr. Sonra. sabah biraz büro iþleriyle. Tours'dan fazla uzakta olmayan Loire Vadisi'ndeki Beauvois'da kýzý Genevieve'in alarm zili saat yedide uyandýnncaya kadar. oltuðundaki haberleþme sistemini çalýþtýrdý ve üzerinde klavye ile küçük bir ekran olan ince önüne kaydý Bir dakikadan az bir sürede Nicole Kyoto'ya gideceði treni ve oradan oteline giden elektrikli tramvayý ayarladý. "Arýzalanma konusuna gelince. Vladivostok ve Japon a arýna doðru ilerleyen süpersonik uçak artýk yavaþlýyordu. hatadan korunmak için çeþiüi kademeler vardýr. Nicole dünya çevresinin üçte biri uzunluðundaki bu ani yolculuðunun ni düþündü. Nicole Ocak 8'de LEO-3'de zýr bulununcaya kadar serbest olacaktý." DÝYASTOL DÜZENSÝZLÝÐÝ Nicole Sibirya'nýn kar kaplý düzlüklerini eðri Aralýk ýþýðý altýnda pencereden belli belirsiz u. Richard Wakefi-eld'in deðiþken yerçekimi testi sýrasýndak an basýncýný inceliyor ve nabýz hýzýndaki belirgin bir ani dalgalanmayý anlayamýyordu. tuhaf bir durumla karþýlaþtý. Kim ikinci olmak istiyor?" Francesca ayaða kalktý. öðleden sonr ieve ile dil alýþtýrmalarý yaparak geçirmeyi planlýyordu. Neler oluyordu? Yoksa Haka-matsu s . Bu düzlükler on yedi bin metreden daha aþaðýlarýn-daydýlar. Bugün kozmonotlara verilen tatilin lk günüydü ve. bütün iþlemleri uluslararasý kredi kartý ile öde itirdiði zaman. evinde. "Sorusu ola sordu. daha dört saatl ik uyku süresi vardý. kýyaslama yapabilmek için. bütü ta yollarýný denekler üzerinde geçen yýl boyunca titizlikle inceleyerek doðruluðunu saptadýk. Bu testlerde ba n her birim. Nicole olaðan dýþý.

böyle çýlgýncasýna düzensiz gözlemlerin min uygun alarm tetiðini çekme konusunda baþarýsýz olmasýydý. diye düþünmüþtü. Nicole'ün açýklamalarýný uzun bir sessizlik izledi. Takagishi aþaðýda uzanan Kyoto þehrine doðru elini sallayarak. Önyargýlý olduðumu kabul ediyorum. genelde ölçülü bir insan olan mühendis. adeta telefona "Harika. ISA tatilde olduðu için. hemen kalp gö tacak ý>e alarm tetiðini çekecekti. anlattý. ola yýn dört kez tekrarlanmýþ olmasý ortada bir tür olaðandýþý durum olduðunu belli ediyordu.istemindeki bir arýzayý mý ortaya çýkarmýþtý? Bir saat süren detektif çalýþmasý daha çok garipliklerin bulunmasýna yol açtý. Hakamatsu'ya açýklanamayan verilerin aslýnda kendi yurttaþl rýndan birinin. "yedi ay süre için sokak serserilerinin yönetimi ele geçirdiði 2141'd de hiç zarar görmedi. Fakat yapmadý. Nicole'ün göz ardý edemeyeceði ve yanlýþ yorumlayamayacaðý bir ciddiye Açýkça kendisine yardým etmesi için Nicole'e yal-vanyordu. Baþka soru sormadan onu derhal zi yaret etmeyi kabul etti." diye baðýrmýþtý. yani kozmonot-bilim adamý Takagishi'nin içindeki sondadan geldiðini söyled iði zaman." diye Dr." Takagishi'nin yüzünde. Çözümlemelerinin bir parçasý ol shi'nin týp geçmiþini. Simülasyon ser unca. "Amerika ile yapýlan büyük sav hiç bombalanmadý" dedi. gevþeme ya da dinlenme süresine "diyastol" denir Kalbi dinl erken duyulan anormallikler sýstol ya da diyastol zamanlamasýyla ilgilidir (ç n) 59 RAMA-II yi düþünmüþtü. Bununla beraber. özellikle kardiyoloji raporuna önem vererek. Nicole'ü þaþýrtan iþlenmemiþ verilerin kendisi deðil. Bu benim için çok önemli bir konu. Birkaç dakika sonra Paris Osaka gece süpersonik uçuþunda bir ye r ayýrtmýþtý. fakat onun yerine. Shige-ru Takagishi'nin sýkýntýlý yüzü belirdi. Eðer sistem doðru çalýþýyor olsaydý." Üç saat sonra Nicole'ün video ekranýnda Dr. bu sýrrý çabucak çözebileceðim Kyoto Üniversitesi'nden Tagakishi-san ile iliþki kurarak ne bu mu size bildireceðim. "Sizden bir þey rica edeceðim. Nicole. yorucu bir çalýþma ile in -miþti." "Yurttaþlarýmýn çoðu da Paris için ayný þeyi düþünür" diye Nicole yanýtladý. Japonya'daki Dr. aygýt kendi test rýyor? Nicole baþlangýçta ISA'daki yaþam bilim subaylarýndan birine telefon ederek bulduðu uymazlýðý * Kalbin kasýlmasýna "sýstol". Burada çifte baþarýsýzlýkla karþýlaþmýþ olmamýz mümkün mü? Eðer öyleyse. "Fakat. derin düþüncelere dalmýþ görünüyord iye sonra "Madam deþ Jardins. Herhangi bir olaðandýþý durumla ilgili bir iz bulamamýþ ve kendini. otuz sekiz saatlik bir sürede tekrar görünmüyordu. Týbbi geçm baktýnýz mý?" Konuþmanýn devamýnda. öyleyse uyarý dosyasýnda neden bir ka diye Japon elektronik tasarýmcýsýna sordu. bir kapak sorununu anýmsatan çok uz un bir diyastol. Hakamatsu'ya tele etmeye karar verdi. Hakamatsu ona açý lgunun hastada olmasý gerektiðini. "fakat bence Kyoto d anýn en güzel þehridir. Takagishi'nin sorununun ortaya çýktýðý dört ayrý devre olmuþtu Anormal davranýþ seyrekt alýklarla oluþuyordu Bazen kalbin kanla doluþ süresinde. Hakamatsu kendinden emin bir þekilde r nedenle bu kozmonot için son derece geniþ olan 'beklenen sýnýr' girilmiþ olmalý. "Anladýðýma göre meslektaþým Hakamatsu-san ile benim si asyonlar sýrasýndaki biyometri verilerini konuþmuþsunuz. Neler bulduðunuzu lütfen bana da açý r mýsýnýz?" Nicole bütün bilgileri. Bu telefon konuþmasý Nicole'ü tümüyle þaþýrtmýþtý. uzun diyasolün baþlamasý. Acaba en kýsa bir sürede Japonya'ya beni görmeye gelebilir misiniz? Sizinle yüz yüze görüþmek ve benim düzensiz biyometri verilerimle ilgili olabilecek bir þeyi açýklam tiyorum. hiçbir þey saklamadan ve yanlýþ verilerin kaynaðýnýn gerçekten bir so sýndan oluþtuðu hakkýndaki kendi düþüncesini de belirterek. Sonunda endiþeli Japon bilim adamý tekrar konuþtu. "Hakamatsu-san az önce beni burada." dedi. üniversitede zi60 Diyastol Düzensizliði yaret ederek içime yerleþtirilmiþ olan sondalan kontrol etti. gerçek bir týbbi yerine bir algýlayýcý hatasýna bakmakta olduðuna inandýrmýþtý. Ki ifadeyle. çünkü sondasýn-daki hiçbir parça hatasý kombinasyonunun bö ip sonuçlar ortaya çýkartamayacaðým söylemiþti. Elektronik sisteminde hiçb ir sorun olmadýðým size bildirecek. "Madam deþ Jardins. Paltosunu çekiþt ." Takagishi durakladý." dedi gülerek." dedi. "Çünkü hiçbir beklenen sýnýr deðeri aþýlmadý. Ne ilk seferinde ne de sonra gelenler de. Dr. Dr.

içlerinden biri ben olmak üzere." Dr. Hat i o zamana kadar hiçbir tür bedensel inceleme yapýlmamýþtý. Ve Nico-le'ü yaþlý Budist tapýnaðýnýn ana bölümünü nan birkaç açýk çay odasýndan birine götürdü. "Þimdi birer çay içelim.tümüyle paniðe kapýldým. kadýn gene onun gözlerindeki tutkuyu görebiliyordu. anlamasý için yal-vararak bakýyordu. " d iye yumuþak fakat yoðun bir sesle konuþtu." Bu doðru." Takagishi çayýndan bir yudum daha içmek için tekrar durdu. Sanki her an kar yaðacak gibiydi. fakat onlarýn hiçbirini destekleyecek yeterli kanýtým yok. Bu görevin bir parçasý olmayý aklýma koydum. Týbb ." diye devam etti.. "Sadece içinde Atladýn da bulunduðu yayýnlarým nedeniyle deðil. Nicole hatýrladý. Þehre hakim bir tepede. Yetkili Alman doktorlar. Excalibur'dan alýnan son görüntülerin baþka bir dünyadýþý ziyaretçi ni söylediði zaman. köyünün nasýl olduðunu anlatmýþtý O gece þuna inandým ki. Nicole onun sergilediði duygu d erinliði karþýsýnda hem þaþýrmýþ hem de etkilenmiþti. belki bir gü bir Rama uzay aracýnýn geri geleceði rüyasýyla yaþadým. sekize indirildiði zaman. Konu ile ilgili birkaç kuram geliþtirdim. Sabýrla oturup hiçbir þey söylemeden Ta am etmesini bekledi. Tekdüze konuþmasý kesin ve açýktý.. Üniversitedeki çalýþmalarým ve yýlla rým boyunca kendimi bir tek olay için hazýrlýyordum." Japon bilim adamý çayýndan bir yudum aldý ve soluna. Olasý mürettebat önce kýrk sekize indirilmiþti. þehrin üstündeki bakýmlý yeþil aðaçlara doðru baktý. Bakýn." Nico62 Diyastol Düzensizliði le'e bakmak için gözlerini çevirdiðinde. beþ bin millik uçuþu þehir turu yapmak emiþti. o eþsiz dev makineyi yaratan özel ekânýn evini arardým Bir keresinde babamla birlikte gelmiþtim ve soðuk akþam havasýnda birbir mize sokulmuþ yýldýzlara bakarken o. "Yapmýþ olduðum þeyin yanlýþ ve onursuzca bir davranýþ o iyorum. saðlýklý olmayý sadece sayýsal deðerlerle belirleyen bir grup dar görüþlü doktor ellenmemesi gerektiðine inanýyordum. Takagishi hikayesinin geri kalan kýsmýný sade ve duygusuz bir þekilde anlattý. Kamalýlar dan bahsederken sergilediði geçici coþku yok olmuþtu. Ýþ arkadaþýnýn konularý hakkýnda ne zama onuþmaya baþlayacaðýný merak ediyordu. kendisi dönünceye kadar öðle yemeðin bir þekerleme yapmasýný önermiþti Nicole'ü saat üçte aldýktan sonra doðruca bu tapýnaða gelm Koyu Japon çayýný iki fincana boþaltýp Nicole'ün bir yudum almasýný bekledi Sýcak sývýnýn aðz Nicole. Takagishi. Yarýþmada k n bilim adamý sayýsý. þimdi doðruca Nicole'ün gözlerine. "Çocukluðumda. bütün bunlarýn neyle ilgili olduðunu anla ak Geldiði zaman Takagishi onu otelin önünde karþýlamýþ.k ve rutubetliydi. ben yaþarken. "Daha önce yaþam etkilememiþ olan küçük bir fiziksel sorun yüzünden hayatýmýn en önemli fýrsatýný kaçýracaðýmd erini iyi seçebilmek için durakladý. gökyüzüne bakar. 61 RAMA-II Nicole esnemesini bastýrýrken içinden." diye baþladý Takagishi." Gururlu Japon bil amý. o ziyaretin bazý nedenleri ve o müthiþ uzay aracýnýn ortaya çýkmasý cý vardý. "ISA için önceden yanm düzine önemli görev uçuþu yapmýþ olan yurttaþýnýz Blamont. Þimdi. aðaçlar arasýnda yer alan Kiyo Tapýnaðý'ný muhteþem bir nokta kabul etmesine raðmen. Dikkatli Ýngilizcesi zorlukla iþitilebiliyordu ." dedi. "Madam. seçme kurulunun Japon temsilcisi Hisanori Akita'nýn çok yakýn arkadaþlarýmdan biri olmasý nedeniyle de. Akita-san b ana en öndeki iki yarýþmacýnýn ben ve David Brown olduðunu üstü kapalý olarak söylemiþti. baþarýsýz oldular. her adayýn her bir ölçümden muhakkak geçmesi gerektiðinde ýsrarlýydýlar. "Berrak gecelerde bu tepelere týrmanýr. "Kozmonot seçilmek için iyi bir þansým olduðunu biliyordum. o ilk karþýlaþma ile il bütün verileri inceledim. onun acý tadýna aldýrmadý." dedi Tak agishi. Ve hâlâ da inanýyorum ki. önemsiz bir iyle yetersiz bulunarak yarýþ dýþý býrakýldýðý -ve Kozmonot Seçme Kurulu'nun onun itirazýný 63 RAMA-II reddedip doktorlarýn kararýný desteklediði zaman. Rama'lýlarýn geri dönüþü O 2197 Mart sab astair Moore beni arayýp. Onun neden geldiðini açýklayacak bir ipucu bulabilmek için. "Böyle kýsa bir sürede ne aponya'ya kadar bu yolu gelmenizi istediðimi kuþkusuz merak ediyorsunuzdur. dedi. sevinçten neredeyse aðlýyordum ISA'nýn uzay gemisini ziyaret etmek için b r görev baþlatacaðýný hemen anlamýþtým. Alain Blamont da dahil olmak üzere. ilk Rama uzay aracý ile ka a günlerinde. sonra hepimiz fiz el incelemeler için Heidelberg 'e götürülmüþtük. Hiçbir þey kesin deðildi. "bütün yaþamým boyunca. fakat o zamanlar doðru olduðuna ve insanlýk tarihinin en büyük bilmecesine bir çözüm ma þansýmýn. ben doðmadan on iki yýl önce. Akademi mezunlarý ilk önce denendiler isinden beþi.

"Sizinle doktorunuzu görmeye g ideceðim.. Nicole'ün. k yanýlmazlýðýna son derece inanan biri." "Madam deþ Jardins." GÜÇ ve tutku gözlerine geri gelmiþti. "Fakat sizi bir kez daha uyarayým. diye düþündü. Benim yerime en uygun seçim Bonn'dan Profesör Wolfgan g Heinrich olurdu. her þey planlandýðý gibi gitmiþti cýmasýz bedensel kontrolleri geçmiþ ve sonunda. Japon bilim adamý Nicole'e günün geri kalan k torunun bürosunda. bütün bilgileri içeren bir veri küpü verebilirlerdi. Sizin verdiðiniz adla. kömür karasý gömleklerini giymiþlerdi v açýk sandallar içinde soðukla karþý karþýyaydý. çok zeki bir insan. Yaþamlarý çeliþkilerden ne kadar uzak. küçük fiziksel sorununuzun göre olasý bir tehdit oluþturmadýðýna kesin olarak inanmadýkça. þimdi uzakta. Ve bir bakýma Kozmonot ve Papa haklý da. Bir an için rahiplere ve onlarýn düzenli yaþa endi. O da Rama ile ilgili birçok bildiri yayýnlamýþtýr. "eðe geçmiþinizde kuþkulu bir þey bulacak olursam. sizden hemen istifa etmenizi isteyeceðim " . Hiçbir zaman Alain 'i yetersiz bulmamal arý gerekirdi. Çok utanç verici olur.eðiþtirmesi ve kendisine. O. yaptýðýnýz aldatmaca nim de suç ortaðý olmamý istiyorsunuz. sizden onu kayýt dýþýnda tutmanýzý asla ama ezdim " Sessizlik içinde birkaç saniye baktý. görevin iki bilim adamýndan biri olarak seçilmiþti." Takagishi'nin arkasýnda. "Hakamatsu beni bu akþam telefonla aradýðý zama . haftada bir yapýlan standart geçici sonda taramalarý yerine. her zamanki ince. Baþ seçeneðim kalmadýkça. Nicole þimdi düþünüyordu. "Þimdi ayrýlamam. Heidelberg'deki iki günlük bedensel kontroller süresinde diyasto lik düzensizliðinin oluþmasýný önleyen yeni bir ilaç bulmasý için aile doktorunu nasýl kandýr i ilacýn saðlýða zararlý bazý yan etkileri olmasýna raðmen. "Fakat eðer sizi doðru anladýysam. Testleri ince imselerden hiçbirinin tam bir biyometri bilgi dökümünü istemeyeceðini umuyordunuz." kaþlarýný gittikçe çatan Takagishi açýkladý. "Bunun size ne büyük bir üzüntü verdiðini anlayabiliyorum. Soðuða karþýn. "Daijo-bu" dedi. tüm dosyayý tatilde incelemek için eve g ceðim. Bu yüzden bir þekilde Hakamat su ile anlaþarak bir çözüm yolu buldunuz. týbbi konularý aklýna bile getirmemiþti." dedi. Aksi takdirde zorunlu olarak. fakat ayrýca düþünceme göre. bu sýrrýnýzý saklamayý aklýmdan bi mi elbette kabul edersiniz. "Aslýnda bir basýn toplantýsý yaparak projeden istifa etmeyi düþü akat istifamda neler söyleyeceðimi düþünürken. Dr." Durakladý v in yüz ifadesinin gevþemesini izledi. Fakat sürekli izleme sistemi yanýltýlamaz -ilaç da sürekli kullanmak 64 Diyastol Düzensizliði için çok fazla tehlikeli " Nicole kendi zihninde Takagishi'den ileriye atlayarak.. Takagishi'nin kendisine armaðan ettiði bu bilmeceyi onlarýn nasýl ele alacaklarýný düþü uzay öðrencilerinden biri deðil. amaçlý bir þekilde merdivenleri týrmanmakta olan üç rahibe kaydýrmýþt ne kadar huzur dolu. görev süresince Hakamatsu sonda sistemini kullanmayý düþündüðünü kozmonot açýkladýðý iki ay öncesine kadar. Takagishi konuþmasýný bitirmeden Nicole." diye ekledi. "Dürüstlüðünüze çok büyük saygým var. yani görevin baþarýsýndaki rolü ke deðil." diye yavaþça devam etti. eðer. "Yani. tapýnaðýn ana tahta binasýna giden yoldan üç Budist rahip canlý adým yürüyerek geçtiler. diye ekledi. Brown ve Heinrich. veya benden herhangi bir bilgi gizlediðiniz e dair en küçük bir kamt bulursam. Brown gi bi. Takagishi'yi yaklaþýk bir saattir büyük bir dikkatle dinlemekte olan Nicole. Profesör Brown'un görüntüsü devamlý olarak göz 65 RAMA-II önüne geliyordu. kendisinin tam ve sansürsüz týbbi geçmiþini. diye düþündü. Bu bütün yanýtlan çok kolaylaþtýrýr. David Brown ile birlikte. Projedeki doktorlar çok katý dadandýlar. Ve benim bu sýrrýnýzý sak rsunuz. Hakamatsu sondalarýnd ne gibi düzenlemeler yaptýðýnýzý ayrýntýlý olarak açýklamak zorunda deðilsiniz. ikisi de ipucunu göremeyebilirler. bir an için d ikkatini. Fransa'ya geri götürerek boþ bi r zamanýnda yeniden incelemesi için. Ýþ arkadaþýnýn büyük üzüntüsüne duyduðu anlayýþý göstermek için Nicole içtenlikle Japonca "Wa masu. benim Amerikan eþitim. çocukluðundan bu yana inceley k geçirmelerini öneriyordu Eðer Nicole isterse. Þimdi Taka ishi'nin kendisini neden aceleyle Japonya'ya çaðýrdýðýný anlýyordu. Fakat o da." Takagishi onun sözünü kesti. bu göksel ziyaretlerin bizimle ve gezegenimizle hiçbir iliþkisi bulunmayan rastlan týsal olaylar olduðuna inanýyor. "eski görev tekniðinde ayný ilacý haftad ullanabilirdim ve ne siz ne de baþka bir yaþam bilim subayý benim düzensizliðimi görebilirdi . eðer beni rahatsýz eden bir þey bulmazsam. Tekdüþünceli olmak olabilir." Takagis-hi'nin yüzü aydýnlandý. Kalp kten önemli bir sorun olmadýðýný kabul etmedikçe. Hakamatsu 'nün bilgisi içinde veya dý düzensizliðinizin varlýðým tetiklemeyecek beklenen deðerler sýnýrýný girdiniz.

Bu. Nasýl olmuþtu? Evrenin on sekiz milya önceki baþlama vuruþunda Tanrý. Michael O'Toole her tür öðrenimi sevmiþti." 69 RAMA-II Papa hafif aksanlý Ýngilizcesiyle. Fakirlere. ezilm iþlere esin kaynaðý olacaktý. sýk sýk Michael O'Toole bir gün ilk Kuzey Amerikalý papa olacaðýný hayal e Tek baþýna sorulu yanýtlý din kitabýný çalýþtýðý öðleden sonralarý kendini "Papa Michael" di i kelimeleri defalarca tekrarlar ve ezberlerken. çok teþekkür ederim. O da. Heyecan ve jet yolculuðunun neden olduðu zaman farký. En sevdiði üç bilimsel konu yaratýlýþýn incelenmesinde birleþiyordu. cüppe giymiþ ve papa yüzüðünü takmýþ olarak. yüzünde tatlý bir gülümseme ile bekleme odasýna girdi ve elini O'Toole'a uzattý. fakat özellikle üç konu onun gisini çekmiþti. Ço kþamki rahip odaya girdi ve O'Toole'un elini aceleyle sýktý. R general mektubunda kendisinin Newton kozmonotu General O'Toole olduðunu belirtmiþ ol saydý. diye rahip eklemiþti. Kalbinin heyecanlý çarpýntýsýna þaþýran O'Toole. Ne var ki her iki sayýmý bitirdikten sonra da hâlâ uyanýktý Kendisini rahatlatacaðýný umarak derin bir nefes aldý Bu kadar sinirlilik neden. var mýydý? Enerjiden bütün madd aratan ve büyük patlama diye bilinen o ani ve þiddetli patlamaya güç kazandýran o deðil miydi O saf hidrojen atomlarýnýn dev gaz bulutlarý halinde birleþerek çekim gücü altýnda çöküp. belki elli yýl sonra. sadece bir insan. Geçen akþam O'Toole bir turist olarak geçen gününün sonunda Roýna'daki oteline döndüðünde." dedi. bilimsel gerçeðe serbestçe yaklaþmamý sýnýrlayacaðý mamaya karar verdim. "beni kabul için teþekkül ederim. tarih ve fizik konularýnda yeterli okuma yapamýyordu." O'Toole'a eliyle iþaret etti ve Amerikalý General kilisenin önderini izleyerek. Genç bir adam olarak. en azýndan bir hakem olarak. kilise hiçbir zaman benim kadar rahat olamadý. Amerikalý General içgüdüsel olarak ayaða kalktý." diye mýrýldandý. "Kutsal Peder. bunun "iþlemleri kolaylaþtýracaðýný" belirtmiþti. memurlarýndan biriyle konuþmasýný tamamladýðý kapý giriþine baktýl V. "Sizin ve meslektaþlarýnýzýn ç büyük bir ilgiyle izliyorum. Ne de olsa yaratýlýþ. Va bakanlýðýndan Amerikalý bir rahip onu bekliyordu. Ýkisi de. gelecekte. kendinin. P rogramýnda oynanmýþtý ve Kutsal Peder ertesi sabah O'Toole'u görmekten mutluluk duyacaktý.Dr. bütün gece boyunca zihnini iþler halde tutmuþtu Otel odasýndaki yataðýný i güzel pastoral duvar resmini seyretti ve bütün hayvanlarý ikiþer kez saydý. di ve fizik de dahil olmak üzere. 67 RAMA-II Çocukluðu boyunca. yüksek t . "Benim için de öyle. Belki de. Takagishi "Teþekkür ederim. gerçekten benim için büyük bir onur. Din. Buna raðmen. Fakat kývrak z ekâsý bu üç farklý bilim dalý arasýnda geçiþler yapmanýn bir yolunu buluyordu. Dinin kaynakla ziðin birbirinden yüz seksen derece farklý olmasý onu hiç rahatsýz etmemiþti Michael O'Toole aþamýndaki hangi sorularýn fizik. Þey." diye yanýtladý. Ýþ arkadaþýnýn önünde k "Çok teþekkür ederim" diye tekrarladý ______________10______________ KOZMONOT ve PAPA General O'Toole toplam iki saatten fazla uyuyamamýþtý. Papa'nýn bürosunun kapýsý açýldýðý zaman. hangileri-ninse din tarafýndan yanýtlanmasý gerektiðini seç te hiç zorlanmýyordu. Papa John Paul V'in huzuruna özel olarak kab ul edilmek üzereydi. dünyanýn büyük kilise ve meydanlarýn için dinsel kutsama törenlerini yönettiðini hayal ederdi. Onlara Tanrý'nýn nasýl kendilerini daha iyi bir yaþama yönlendi eceðini gösterecekti. iç mel kimyasal yapý taþlarýnýn oluþtuðu yýldýzlara dönüþeceðini önceden gören o deðil miydi? Papa tarafýndan kabul edilmeyi beklerken O'Toole 68 Kozmonot ve Papa kendi kendine Ben yaratýlýþ karþýsýndaki büyülenme duygumu hiçbir zaman kaybetmedim. dedi Her sýl oldu? Olaylarýn zaman içindeki bu özel sýralanmasýnýn önemi nedir! Gençliðinin ilk yýllar ere sorduðu sorulan hatýrladý. Tann ile Einstein arasýndaki belirgin uyuþmazlýklar karþýsýnda. dünyadaki diðer benzerleri gibi. her þeyin baþlangýcýydý. umutsuzlara. herzamanki beyaz cüppesini giymiþ Papa'nýn. Kozmonot kendiliðinden bir dizinin üstüne çöktü ve papalýk yüzüðünü öptü. diye ke ndine sordu. tam deðilse d e O'Toole koltuðunda dikleþerek gülümsedi Saat sabahýn onuydu ve o Vatikan'ýn küçük bir bekle asýnda oturuyordu. Rahip kendini tanýtarak General O'Toole 'un Kasým ayýnda Boston'dan yazdýðý mektuba yanýt vermedikleri için pek çok özür dilemiþti. Hazreti Ýsa'nýn vekili .

sizinle görüþmemin bana yardýmcý olabileceðini dü ularým var. Tanrý günahlarýndan k ulmalarý için onlara isa'yý ya da onun Kamalý eþitini gönderecek mi? Böylece biz insanlar. diye düþündü. Açýklamak için ekl nn'nýn Ramaklarý yarattýðý konusunda hiçbir karar-sýzýðým yok. Fakat. "Çok geniþ bir düþün sorunlarý alanýný zýplaya zýplaya çabucak geçtiniz. Bir þair ve bir tarih araþtýrmacýsý olan bu yetenekli Ve -nezuellalý. Onun elbette bizim gibi görünmeye-ceðini kabul ettikten s onra." O'Toole bir milyon Katoliðin ruhsal önderi olan yetmiþ yaþýndaki Ýspanyol'a baktý. bu neden le dünyadaki insanlar gibi. Bana kiþisel olarak neye inandýðýmý sordunuz Bana göre Ýsa gerçek kur Tanrý'nýn tek oðludur Deðiþik bir görünümle Kamalýlara gönderilecek olan gene O olacaktýr " Papa'nýn sözleri bittiði zaman O'Toole'un yüzü aydýnlandý. "Her ne kadar. Amerikalý rahip odayý ter etti." dedi O'Toole. büyük pencereler vardý." Bir an durakladý. onlara Ýsa'yý yollamýþ olmalý. Kilisenin. Papa bir koltuða oturdu ve O'Toole'a yanýna oturmasýný iþaret etti. "Ýsa dedim." Papa'nýn kaþlarý çatýldý ve O'Toole giriþi pek iyi yapamadýðýný biliyordu. "Emin deðilim. örgütlenmi in ne kadar olumlu bir güç olabileceðini dünyaya göstermiþti. sert yüz hatlarý vardý ve gür siyah saçlarý artýk aðarmaya baþlamýþtý." diye yanýtladý. "Sizinle ayný fikirdeyim Kutsal Pe " diye heyecanla konuþtu "Ve bu nedenle de zekâ. Papa'nýn z in rengi derisi.avanlý görkemli bir büroya girdi. herhangi bir biçimde baþka bir zekânýn varlýðýný tam olarak anlayabilmek. baze için hemen hemen imkânsýz oluyor. yoksa bütün akýllý varlýktan ve günahlanmýzýn baðýþlanmasý tarýlma ihtiyacýný kapsayan sonsuz uzunluktaki bir kitabýn küçük bir bölümü mü?" Kutsal Peder birkaç saniye sonra. "Mektubunuzda yazdýðýný dedi. zihnimin bu sabah ileri sürdüðünüz teolojik türden sorularla uðraþmasýný erteleyen haya resimlerle mücadele ediyorum. Çok büyük." diye yumuþak bir sesle devam etti. John-Paul IV'ün. "Bütün yanýtlarý vermenizi kesinlikle beklemiyorum. Kahve yumuþak ve berraktý. tahmin edebileceðiniz gibi. OTo-ole ve papanýn önlerinde. gerçek boyutlardak bir portresinin altýnda duruyordu. . Kamalýlarý bizim dinimizle uzlaþtýrmak gibi çok büyük olan amacýmýn sade bir parçasý olsa da." Bir an için durdu. Bilme esine derin sorulara verecek hýzlý yanýtlarým yok. evrenin geri k alan kýsmýnda. Fakat o b irikimli bilgeliðinizle belki bana bir yol gösterebilirsiniz. "Evet Kutsal Peder. tü vrende durmadan yinelenen evrimsel bir paradigmayý mý temsil ediyoruz? Papa'nýn gülümsemesi geniþleyerek neredeyse bir sýrýtmaya dönüþtü. "benimle görüþmek istediðiniz bazý teolo-jik konular varmýþ Bunlarýn bir yönüyle görev gili olduðunu sanýyorum. Kurtarýlýþ konusu beni rahatsýz ediyor. bir kurtarýcýya ihtiyaç duymuþ olabilirler mi? Ýsa'nýn öyküsü tek ola ada. O'Toole önceki gün öðleden sonrasýný geçirdiði Vatikan yordu. "Bu iki inanýlmaz uzay aracýný yapan yaratýklar acaba yaratýlýþlarýnda bir tür ilk günah iþle hlerinin bir zamanýnda. Kutsal Peder?" diye ýsrar etti O'Toole. Kamalýlarýn da öðrenmeleri gereken bazý dersler olduðunu düþünüyorum ve g ir zamanýnda O." Papa kendi sözünü keserek General O'Toole'a dikkatle baktý "Evet. yedi metre kadar aþaðýdaki Vatikan bahçelerine bakan ba lkona açýlan. Kozmonot derin bir nefes aldý. General" di deyle konuþtu." Papa baþýyla onaylayarak OToole'un devam etmesini bekledi. 2138 ve 2158 arasýnda. Bir Katolik olarak. ahþap bir çalýþma masasý. "Tanrý aþkýna. düþündü "Fakat çoðu zaman. Bir Katolik dergisinde okuduðu ve Vatikan yönetiminin önde gelen kar dinallerinden birinin John70 Kozmonot ve Papa Paul V'in etkin yönetimini öven bir yazýsýný hatýrlayan O'Toole Kesinlikle hiç zaman kaybetmi or. koyu renkli. evrenin her yerinde ayný manevi deney . Kamalýlar da bize benzer biçimde manevi evrimden geçtilerse." "Fakat siz kiþisel olarak neye inanýyorsunuz. "orada. Rama'nýn ortaya çýkardýðý sorun aþýk yetmiþ yýldýr inceleyen araþtýrmacýlarý var. "bildiðiniz gibi insanlýk için son derece önemli bir göreve gitmek üzereyim. hemen hemen bütün diðer kurumlarýn çökmekte olduklarý ve denle de þaþkýnlýk içindeki kitlelere hiçbir yardýmda bulunamadýklarý bir dönemde. odanýn bi Kargaþa'nýn en karanlýk günlerinde Papa olarak hem dünya hem de kiliseye yirmi yýl süreyle en rjik ve esenlik dolu bir önderlik örneði gösteren adamýn. Kutsal Peder herhangi bir hatýrlatma kâðýdýna bakmaya gerek görmeden. Dünya'daki insanlar için mi. bunu anlamak kolay. ikinci uzay ara lmesinden sonra çalýþmalarýmýz son zamanlarda da71 RAMA-II ha da yoðunlaþtý. Tanrý onlarý da uz yaratmadýðýndan. kurtarýlmalarý gerekmiyor mu? Eðer öyleyse. tar in bir noktasýnda.

dinsel coþkusu bazen mantýðýný gölgeleyen." O'Toole devam etmeden önce birkaç saniye durdu 73 RAMA-II "Bu arada." Papa yine gülümsüyordu. Amiral Heil-ýnann Paska e Noel'de Lüteryen oluyor. Bu. ve haya l gücü ne kadar zorlanýrsa zorlansýn onlar dindar olarak düþünülemez. "Bütün bunlarý düþünmek için hatýrý sayýlýr zaman ve enerji harcamýþ im. Bütün dinsel düþüncelerin beynin doðru çal . cennetin sadece insanlara ait bir yer olmayýp. "Sözünü sakýnmayanlarýndan biri. B u. benim g i hareketlerimi etkileyebilir. en koposlarýmdan biri. Kamalýlarýn ve Ötekilerin de ku uðunu varsayarsak. Kamalýlarýn manevi bir yöne sahip olup olmadýklarýný anlamak da dahil. simetriler. "Þaþýrtýcý. Tabori ve Turgenyev'in 74 Kozmonot ve Papa onun ana duygularýný paylaþtýðýndan kuþkulanýyorsam da. bütün batýl e býrakmýþ olmalýlar. öyle a böyle hiçbir kanýtýmýz yok. Tanrý'nýn mesajýný anlayan her varlýðý da i aldýðý anlamýna gelir. hepimiz ayný temel kimyasal maddelerden yapýldýk." "Bu sonuca nereden geldiðinizi anlýyorum. Kendi bakýþ açýsý ile uyuþmayan herkesin tam bir budala olduðunu söylüyor. Hakkýnýzdaki ön bilgilerimin sadece bir kýsmý doðruymuþ." General güldü. isa'nýn ikinci geliþini önceden bildiren bir haberci olduðunu söylerken. onu yapanlarýn teknolojilerinin bizim anl ma yeteneðimizin son derece üstünde olmasýndan dolayý. Brown. bu nedenle de onun amacýný saptamak için hiçbir þansýmýzýn bulunmadýðý konusund Ve. Kamalýlarý tarihimizde yalnýz bu rolü oynayýp baþka bir faaliyet.imle birbirine baðlanmýþ oluyor Çok ama çok gerçek anlamýyla." General O'Toole. her olasýlýða karþý hazýrlýyorum. "Fakat bu." dedi General O'Toole. Michael. Kilisede bile Kamalýlar hakkýnda deðiþik görüþleri olanlar va "Sienalý Aziz Michael'dan alýntýlarý kendilerine destek olarak kullanan grubu mu kastedi yorsunuz?" Papa onayladý. Onun gerçekten bir tapý ratýldýðýný düþünün.bir tapýnaðý andýrdý r ediyor. Ne de olsa. O sadece insanýn manevi bakýþý açýsýndan olasý bir görüþü belirtiyordu. Dünyadýþý uzay aracýnýn týpký E ah gibi. iþte bu Dr." General O'Toole Newton mürettebatýnýn dinsel ina-mþlarýyla ilgili zihinsel taramasýný tamamla ibi bir an sustu. kiliseye ve ailenize o baðlýlýðýnýz dosyanýzda belirtilmiþ Fakat burada teoloji konusuna aktif ve aydýn ilginizden bahsedilmiþ. böyle bir uzay aracýnýn." "Bu görevi hayatýmýn en önemli atamasý olarak kabul ediyorum. herhangi bir þeyini anlamamýzýn bile o aksýz olduðu. "Pek deðil. Onun düþüncesine göre onlar böylesine inanýlmaz ir yýldýzlarara-sý uzay aracýný inþa etme kapasitesini geliþtirmeden çaðlar önce. ancak. kesinlik le evrensel bir kabul görmüyor. Ýlk uzay aracýný yaratan varlýklarýn manevi doðasý ile ilgili. Tanrý'ya. Tanrý'ya ve insanlýða en uygun de hizmet edeceðimden emin olmak istiyorum Bu nedenle kendimi. Brown kadar katý düþüncelere mi sah er?" "Her ne kadar Wakefield. Yine de Valeriy bana inancýmla ilgili so sormaktan hoþlanýyora benziyor." diye açýk vallý cahil insancýklarýn." "Ya mürettebatýn geri kalan kýsmý? Onlar da bu konuda Dr. Diðer ikisi ha kýnda bir þey bilmiyorum. o asý bir Rama dinsel görüþü ile ilgili bir delil buldular mý?" John-Paul V baþýný salladý. Büyük Kargaþa'dan kurtulanlarýn çoðu için geçerli. Brown bir ateist. elbette bir Rama dini olamaz. "Dr." Papa sordu." ." dedi "Daha önce bunu hiç düþünmemiþtim. acaba araþtýrmacýlarýnýz ilk buluþmaya dayalý incelemelerinde. Takagis-hi. "Ben. geom trik desenler. "Onlarýn Aziz Micha-el'ýn Rama hakkýndaki dinsel öðütleri ile i lgili dar ve insanmerkezli yorumlarýný çok sýnýrlý buluyorum. ilk Rama aracýndaki bütün yapýsal düzenuý -biliyorsunuz. ona göre. Kutsal Pederimiz. deðil mi?" O'Toole onayladý. "Avrupalý kadýnlar deþ Jardins ve Sabatini ismen Katolikler. hatta varlýk göstermemekle amýyordu. Zen çalýþýyor ve meditasyonunu yapýyor. Haklý olabilir. zgi gücüm bana Kumandan Borzov'un din konusunda kalbinde yumuþak bir nokta olduðunu söylüyor . 72 Kozmonot ve Papa hepimiz kardeþ oluyoruz. hatta üç temeline dayanan abartýlý tekrarlanmýþ biçimler. içlerinde en çok sesi çýkan ateist o. "Dr." diye John-Paul yanýtladý. Brown'u afalla-týrdý.

parkýn diðer ucunda. "Sorularýnýn yanýtlarý bende deðil. Onlar sadece Tanrý'da." dedi. Türbenin merkezindeki dar ve uzun bölüme. fakat. Katolik olmay nsanýn sevgili Aziz Michael'ýn anýsýna saygýlarýný göstermek için türbeye yaptýklarý kutsal z . Ýhtiyacýn olduðu zaman sana yan amasý için ona dua et. Solunda. Daire þeklindeki türbenin ilk katý tümüyle meditas tapýnmaya ayrýlmýþtý.Papa kalkarak pencereye doðru yürüdü. Ne inanýlmaz bir gün. yerleþtirilmesi kararlaþtýrýld Sadece on metre ilerisinde ateþ topunun çekirdeðinden gelen yoðun ýsý tarafýndan o anda buhar aþtýrýlmadan önce Trajan sütunu duruyordu. onun adýna yapýlaca be için en mükemmel yerin Uluslararasý Barýþ Parký olduðu konusunda hemen fikir birliðine var ark. altýsýnda klasik Roma Katolik eri tarzýnda heykel ve sanat eserleri olan. Onu bir Avrupalý gibi kucakladý ve bürosunda çýkýncaya kadar ona eþlik etti." General O'Toole'a doðru döndü. "Sizi bu konularla böylesine ilgili bulduðumda ayý ne kadar memnun olduðumu söylemeliyim. Kendimi son derece onurlandýrýlmýþ his John-Paul V gülümsedi ve konuðunun yanýna geldi. Tanrý'nýn da bu görev için sizi bilerek seçtiðine m. oðlum" diye sonunda yumuþak bir sesle General O'Toole'dan çok kendisi ile konuþt u. "Hayýr. ölümünden elli yýl sonra (ve belki de daha anlamlýsý. her turist gibi o da ikinci kattaki freskleri görmek için sabýrsýzlanýyordu. "Kutsal Peder. "Oralarda bir yerde. Önce papa tarafýndan kabul edildim. Papa tekrar pencereden dýþarý baktý ve yaklaþýk bir dakika kadar sessiz dý. küçük bir havuzun yanýndan geçti ve yo þekillerin soðuk sudaki oyumlarýný seyretti. içinde battaniyeye sarýlmý . John-Paul V'in yeni papa seçilmesinden üç yýl sonra) azizlik katýna yükseltildiði zaman. diye düþünüyordu. 2115 Noel akþamý eski bir Siena kilisesinde yere eðilmiþ. bir yönetim binalan kümesinin arkasýnda antik Ro Kolozyumu görülebiliyordu. nükleer felaketten kurtulabil miþ birkaç eski Roma pazar yeri kalýntýsýnýn çevresinden veya arasýndan 76 Sienah Aziz Michael geçerek uzanýyordu. kendilerini Roma'da düzenin yeniden kurulmasýna adamýþ cesur kadýn ve erkeklerin anýsýna dikilen Beþ Þehitler Anýtý. parkýn tam karþýt. Aziz Michael'm türbes ihayet ziyaret ediyorum. _______________11_______________ SÝENAII AZÝZ MICHAEL Metro istasyonunun çýkýþý Uluslararasý Barýþ Par-ký'nýn giriþinin karþýsýndaydý Yürüyen merdi eral O'Toole. onlara rahatlýk saðlamak için yapýlmýþtý. "beni kabul edip bu süreyi 75 RAMA-II benimle paylaþtýðýnýz için tekrar çok teþekkür ederim. Felaketi hem en izleyen aylarda." General O'Toole görüþmenin sona erdiðini anlýyordu. Kýz. Amerikalý General canlý adýmlarla parka girdi ve saða dönerek türbeye giden taþlý yola saptý." O'Toole yanýtlamadý. saðýnda." Yüzünü generale döndü. fakat bunun böyle olup olmadýðýný belki de bir tek siz an layabileceksiniz. Uzun tartýþmalardan sonra Aziz Michael'ýn türbesinin. ünlü resimlerin hem büyüklük hem de güzellikleri Tam önünde. Türbenin tam yerinin seçilmesi çok hassas bir konu olmuþtu. iki yüz metreden daha az uzaklýk türbeyi gördü. "Bu uzay gemi si Tanrý'dan bir haberci olabilir. 2155'den beri parkýn güneydoðu köþesinde yer alan að mermer beþgeni gölgede býrakmamasý gerektiði konusunda oldukça büyük bir duyarlýlýk vardý. kuzeybatý köþesine. Yeþimdi. uzun sarý saçlý. O' Toole asansörden dýþarý adýmýný attýðý anda. Venedik meydanýndan kolozyuma kadar uzanan bölgede. Zemin katýnýn bu seçici bölünmesi. simgesel olarak patlama merkezinin tam üstüne gelecek þekilde. Biz de on iki kiþili k bir mürettebatý onunla buluþmaya yolluyoruz. öðleden sonra güneþine çýktýðý zaman. yýllardýr parkýn en fazla ilgi çeken yeri olmu ah Aziz Michael için yapýlacak türbenin. cuklarý için yapýlmýþ anýtýn bir parçasý olan sevimli. on sekizinde. General O'Toole birinci katta fazla oyalanmadý Aziz Peter kilisesinde diz çökerek bir dua okudu ve giriþin yanýndaki kuytu köþede duran ünlü tahta Buda heykelini kýsa bir süre inc di. Sienalý Michael 2188'de. bir kýzýn gerçek boyutlarýnda bir portresi var77 RAMA-II di. O'Toole beklentilerle doluydu. garip ve harikulade bir uzay aracý bize doðru geliyor. diðer altýsý da dünyanýn baþlýca dinlerini onurla n on iki çýkma veya küçük kilise eklenmiþti. baþka bir yýldýzdan varlýklar tara n yaratýlan.

"ve karekterindeki son deðiþimlerin gerçekleþmesi de orada oldu. Aziz'in yaþamýný tarih sýrasýna göre izleyen freskler saat yönüne doðru dizilmiþlerd enle. 2190'da. önceden haber vermeden." O'Toole kasetteki lirik sesi dinlerken. Aziz Micha-el'ýn türbesinin ikinci katýnda. ne de onun sesini yükselten donanýmýn üstüne bir tek damla bile düþmemektedir. duyurusunun gökkuþaðýnýn uçlarýna kadar yayýlacaðý sýrasýnda inananlara bir iþaret vereceðini bildirmiþti. papalýða itaat ve kilisenin özden çok biçim ve düzenle ilgilenmesine karþ t. Ýkinci ziyaretinde Tanrý azize." General O'Toole onuncu ve onbirinci resimlere doðru yürürken kaseti kapattý. dairenin çevresinde yavaþ yavaþ ilerledi Aziz Michael'ýn yaþamýnýn önemli olaylarý fresklerde ayrýntýlý bir þekilde resmedilmiþti. ikincisi ise gökyüzü muhteþem bir gökkuþaðý ile kaplandýðýnda o nla iki kez konuþmuþtu. yetmiþ iki yýl ön ce Siena katedralindeki doðum resminin saðýndadýr "Freskler. çalýþka bir genç adamýn. "Bu kattaki on iki pano.. kesinlikle birbirinden farklý. Michael'ýn sonradan Bolse-na'da Paskalya gündoðumunda açýklayacaðý. papa tarafýndan Toskana'daki bir manastýra gönderildi." diyordu. Ýngilizce olarak ona görmek üzere olduðu þeyleri anlatmaya baþladý General birinci panodaki bebek Michael'ýn özelliklerini incelerken. son günlerini barýþ ve huzur içinde geçirmek isteyen bir p arafýndan sert bir þekilde suçlanmasýný gösteriyordu Michael'ýn yüz ifadesinde. gösteriyordu Altýncý resim yorulmak nedir ilmeyen azizi.saçlý bir bebek bulunan bir sepeti kilisenin soðuk tabanýna býrakýyordu Bu resim Aziz Michae l'ýn doðduðu geceyi anlatýyordu ve türbeyi tümüyle dolanarak Aziz'in hayatýný anlatan on iki uk fresk dizisinin birincisiy-di. Uzun ve þiddetli bir fýrtýna sýrasýnda. kadýn. "Bir milyardan fazla insanýn seyrettiði. aþaðý kattaki on iki ufak kilisenin üstüne gelecek biçimde yerleþtir lmiþtir. fresklerin görünüþünün her zaman mü k biçimde karýþtýrýrlar. kýrk beþ dakikalýk tur ses kaseti kiraladý. "Tanýtým" yazýlý düðmeye basýnca. dokuzunc panoda gösterilmiþtir. Michael'ýn 2188'de Roma'daki azizlik mertebesine yükseltilme töreni. kendisine söy lere karþý gösterdiði. Meksika'dan nando Lo-pez ve Ýsviçre'den Hans Reichwein.. gökgürültülerinin patlamalarý rý ona. Atýlabilen küçük alýcýlar e alarak kulaðýna taktý Dil olarak Ýngilizce'yi seçip. Aziz Michael'ýn yaþamýndaki en ünlü mucize. Portekiz'den Rosa de Silva. Fe i hemen takýma kabul ettiler. Ýki beþinci panolar. zengin bir Amerikalý hayraný tarafýndan baðýþlanan televizyon stüdyosunda göst yordu Sekiz dil konuþan Michael burada. evsizlere ev saðlamak için kullanmasýný. tatl i. Resim Michael'ý. Bolsena Gölü kýyýlarý çevresinde toplanan büyük kala ya vaazýný verirken göstermektedir. Ýtalya'ya döndükten sonra dinsel çalýþmalara baþlamasýný ve Michael'ýn kilise kaynakl yiyecek. dýþarýdan çatý penc en filtrelenerek gelen doðal ýþýk ile kubbedeki elektronik düzenekten gelen yapay ýþýðýn bir tik alýcýlar koþullan belirleyerek. Sekizinci panoda. General O'Toole asansörün yanýndaki küçük satýþ kulübesine gitti ve on santimetrekare olduðu t cebine kolayca sýðan. Michael bir sürü sýkýntýlý olayla kuþatýlmýþt . Tanrý'nýn yeni yasalarýný dünyaya açýklarken. "On iki fre skin her biri altý metre yüksekliktedir. b isi bir fýrtýnanýn ortasýnda. Öykünün geri kal n kýsmýný biliyordu Bolsena'daki ayinden sonra. Yalnýzlýk döneminde Tan-n'nýn Michael'a görünmesini canlandýrmaktadýr. insanlýðýn bütünleþmesi ve varlýklý olanlarýn bu konu az þanslý olanlarla ilgilenmesi hakkýndaki bildirisini defalarca yinelemiþti Yedinci fresk Feng Yi'nin yaptýðý. Dünya'dan býkmýþ. üç tur grubunun da aralarýnda bulunduðu iki y en fazla insan vardý Amerikalý kozmonot. Siena'da rahip adayý olduðu günleri. birden çýkýp gelen Çinli Feng Yi ustanýn da aral arýnda bulunduðu dört kiþilik sanatçý grubu tarafýndan tasarýmlandý ve uygulandý Yeteneði hak 78 Sienalý Aziz Michael da. iki ayrý tep79 RAMA-II ki görülebiliyordu. "odadaki ýþýklandýrma. diðer üç sanatçý. Çoðunluðu onu izleyenlerle özdeþleþen bildik mavi elbisel de olan kalabalýðýn üstüne kuvvetli bir yaðmur yaðmaktadýr. Azize göre. her panonun önünde sanat eserini incelemek ve k asetteki açýklamalarý dinlemek için duraklayarak. Büyük Kargaþa sýrasýnda gerçeði bulmak turunu. yanýnda getirdiði çok güçlü eskizleri görünce. dairesel odaya bir göz attý 2199'un bu son günün de. Fakat yaðmur her tarafa yaðarken. yeni 'Yaþam Yasal ykýrmýþtý. "Michael. çok az þey bilinmesine raðmen." diye kasetteki rehbe r devam etti. Güneþten deva en parlak bir ýþýk. doðal ve yapay ýþýðý. Michael ile ölmekte olan yaþlý papa arasýnda Roma'daki kar nýn portresiydi Bu bir kontrast þaheseriydi Renk ve ýþýðýn ustaca kullanýldýðý resim. genç azizin yüzünü aydýnlat le sadece dinsel önderlikten.

yukarýya aþaðýya bakman genç yüzler Michael Ryan O'Toole. Freskin merkezinde bir d elikten baþka bir þey yoktu. Adaml dan son dakikada önlenen bir suikast giriþimi olmuþtu. Bizim için yaptýðýn genel plana. so ileðine taktýðý. buharlaþmanýn tam olarak gerçekleþmedi rlerde. Aziz Michael'ýn yaþamýndaki haberi mama yardým et. heyecanlý. vücuduna tam oturan beyaz bir elbise giyiyordu. Michael'ýn kendisin i ikinci Mesih ilan ettiði ile ilgili asýlsýz haberler dolaþýyordu. O'Too onuncu freskin önünde duruyordu. Artýk ne M e Venedik Meydaný. Her zamanki kazaðýna ne oldu?" On dört yaþýndaki k aman baþlýyor?" "Dokuz buçukta. "Harika görünüyorsun anne." . Sadece batý dünyasýnda bile sayýlarý yüz binlere ulaþan genç ha asýnda yozlaþma ve ahlaksýzlýk hikayeleri sürekli olarak basýnda yer almaya baþlamýþtý. Bu resim bir önceki panoda yer alan sahneyi gösteriyordu. Onlan Roma'ya sana katýlmalarý için çaðýrdýn. ne düþünüyorsun?" Nicole deþ Jardins yerinden kalkarak ekranýn yanýndaki kameranýn önü Yeni dar kumaþlardan yapýlmýþ. "Senin böyle giyinip saçla est býraktýðýný daha önce hiç görmemiþtim. kendisinden önceki binlerce insanýn yaptýðý diz çöküp aðladý. Açlýktan ölmemek için gitmeden önce otel odamda birþeyler yi . Bir vaiz töreninin ortasýndaydý. Bu ezbere bildiði bir sahneydi. Ayrýca medyada.vermiþti. kýzýnýn kendisini her yönüyle tan al olarak gördüðünü söylemelisin. Vittori o Emanuel Aný-tý'nýn üst basamaklarýnda gösteriyordu. fakat bir saatte biraz sonrasýný. n LeClerc. ________________12________________ KAMALILAR VE ROMALILAR "Evet. senin için yapacað e göre senin Mösyö LeClerc dünyadaki her kadýnýn kendisine aþýk olduðunu sanýyormuþ. Ve böylece dünya liderleri senden korktular. elli yedi yaþýndaki Bostonlu 81 RAMA-II Amerikan Katoliði onbirinci resme baktýðý zaman. Ulu Tanrý'm. senin Rama temsilcin olarak hazýrlarken bana yol göster. üzerinde üç sýra küçük elmas olan enli altýn bilezikti. Dünya'daki her eðitimli k iþi de bu sahneyi hemen tanýrdý. "Gerçi. Çevres er yöne doðru Roma pazar yeri harabelerini doldurup taþarak týka basa dolu Fiori Imperia li Caddesi'nden Kolozyum'a kadar uzanan." Bir an "Büyükbaban nerede? Sanýrým birkaç dakikaya kadar yanýnda olacaðýný söylemiþtin. antik þehrin kalýntýlarý arasýnda dünyayý tümüyle yutmuþ olan çaresizlik ve umu kurtulmak için bir yol." diye Nicole yanýtladý. bir mavilik denizi vardý. Ve bu deliðin çevresinde. Ve yüzler. Tanrý'nýn yolu olduðunu. Onuncu resim Michael'ý mavi elbisesiyle Venedik Meydaný'nda. Ýki hafta içinde kablolu televizyon izinSO Sienalý Aziz Michael lerinin çoðu iptal edilmiþti. "Moda gereði geç saatte. büyük olasýlýkla yanlýþ yorumlanacak ama. Merkezin iki yüz metre çevresindeki her þey anýnda buharlaþmýþtý. söylemeye cüret eden çocuk-adamýn bir anlýk tüsünü yakalayabilmek için. sesle izlenen ve Trajan sütunu yanýndaki bir kamyona gizlenmiþ yetmiþ beþ k lotonluk nükleer bombanýn patlayarak o iðrenç mantar bulutunu þehrin göklerine gönderdiði aný saat sonrasýný. hem çizginin ren hem de arkaya doðru taranýp ser82 Kamalýlar ve Romalýlar bestçe neredeyse beline kadar býrakýlan saçlarýnýn rengiyle uyum içindeydi. Ona. simsiyah bir kemer. Dünya'ya herkesin birlik olduðunu göstermek içi ar da geldiler. Sen yaþam yasalarýnla herkes için bir tehdit oluþturuyordun. konuk sanatçýlardan biri olacak kesinlikle. çok küçük de olsa. ne de muazzam Vittorio Emmanuel anýtý vardý." kýzý Genevieve ekrandan onu yanýtladý. Hevesl i. Hepsi. kendine en güvenen insanlarýn çoðunda bile bu güveni paramparça edebilecek acý ve deh görüntüleri vardý. nasýl bir katkýda bulunab nlamama yardým et." "Anne verdiðin sözü unutma sakýn. Ve senin son evrimle neyi amaçladýðýný hiçbir zaman anlamadýlar. Kendimi. General O'Toole göz yaþlarý arasýnda konuþtu. Tek mücevheri. Terörist bombasýnýn patlamasýndan önceki saniyeler. Elbisenin e teði dizlerinin tam altýndan kesilmiþti ve uzun kollannda omzundan bileðe inerken dirseðin in altýndan geçen siyah bir çizgi göze çarpýyordu Geniþ. Geçen haftaki Aujourd bufye göre benim en sevdiðim þarkýcý. her yýl Peter ve Aziz Paul yortusunun ilk günü olan 28 Haziran'da Michael Balatresi ve yaklaþýk bir milyon insanýn yok olduðu o tarihsel 2138 yaz baþý sabahýnýn bir yýldönümü olarak televiz a gösterilirdi. Herhalde bir saat sonrasýnd an önce de akþam yemeði yemeyiz." Nicole kýzýna gülümsedi.

Yýllardýr baþarýlý bir tarihsel karýsýnýn erken ölümünden sonraki yaþamýnýn. "Çarpýcý görünüyorsun. diðeri uyuþturucular üstüne) belgeselinden bahsetm arada." dedi Nicole. özellikle de basýn. Nicole paragrafýn kalan bölümünü okuyabilmek için yavaþladý. biliyorsunuz. "Ayrýca ne gibi bir sebep g ebilirim? Herkes beni bekliyor. "Senin önyargýlý olduðunu bildiðim halde. diye Nicole gülümseyerek düþündü. Nicole yazýyý dikkatle." "Gece yarýsý olduðunda ikinizin de yokluðunu hissedeceðim. sadece bu gece için her þeyi o kadar ciddiye al84 Kamalýlar ve Romalýlar ma. Mükemmel görünüyorsun. Özellikle saçlarýný böyle dökmüþken. Francesca Sabatini'ye göre. Nicole Italia dergisinin sayfalarýný geliþigüzel çevirip yemeðini beklerken. Haberi almamýzdan iki gün önce. Haberci." Pierre yanýtladý. "Ve Julien LeClerc'e benim için merhaba demeyi unutma. uyuþturucu dizisi ile ilgili bazý sorular arasýnda. "Bu elbiseyi Ro-ma'da mý aldýn? 83 RAMA-II Nicole babasýnýn elbisesinin tümünü görmesi için yeniden etrafýnda dönerken. Yiyecek birþeyler ýsmarlamak için bilgisayara yürüdü. "Kendinize iyi bakýn." Son yedi yýldýr en yakýn iki arkadaþý olan kýzýna ve babasýna baktý. yalnýz eðlenmiþti nde yarýþma hissi duyduysa da. servet ve baþarýlarla dolu geçmesi Tanrý'nýn ona e elbisesi ile gördükten sonra. Francesca'ya. bilinçli olarak i baský altýnda tutuyor.Yýpranmýþ fakat sevimli yüzü ekranda. "Aslýnda. Kim bilir?Belki erkekleri baþtan çýkarmanýn mý onu diþi yaptýðýný da sorarým. Geçmiþteki önsez rçoðu doðru çýkmýþtý." diye baðýrdý." Pierre deþ Jardins þimdi altmýþ altý yaþýndaydý. "Baba." Nicole. aslýnda. kend evdeki tek kadýn gibi hissediyorum. torununun yanýnda beliren Nicole'ün babasý. Sen þu sade siyah ve beyazýnla göze rpacaksýn. çocukken kö önceden hissetmiþtim. Newton mürettebatý ar asýnda bulunan diðer iki kadýn hakkýndaki düþüncesini sorduðu zaman Francesca. fakat hýzla incelerken Francesca'nýn daha önce fark etmediði bazý yön i olduðunu fark etti. Bilgisayarýn ekraný sipariþle on altý ila on dokuz dakika içinde geleceðini söyledi. Francesca'nýn fazla düþünmeden yaptýðý bu yorumlara fazla kýzmamýþ." "Teþekkürler. "Ge ak derecede endiþeliyim. "Otelde kalmayý düþün-sen belki de daha iyi olur. Bu kadar erken araya nmýyordum." "Bunu Françoise'nýn düðünü için üç yýl önce almýþtým." dedi Nicole. Fakat biraz eðlenmeye çalýþ. böyle çocukça tepki gösterdiði için kendini beðenmedi." Genevieve ekledi." dedi. Ýstediði þe y nedir? Dergideki hikayenin sonuna doðru haberci." "O zaman gitmelisin sanýnm. bu benim vaktiyle katýldýðým büyük eðlenceler gibiyse. Fakat onu yönlendiren nedir? Nicole kendi kendine sordu." Genevieve "Ben de seni seviyorum anne. Bu gece gerçekte çok sinirliyim." Babasýnýn yüzü ciddileþti. Francesca'nýn konuþma boyunca d urmadan sigara içtiðini özellikle belirtmiþti. . ikiniz de. Rama ile karþýlaþacaðýmýz günde bile bu derece sinirli olacaðýmý san gibi partilerde genellikle kendimi yabancý gibi hissederim ve bu gece içimde sanki kötü bir þey olacakmýþ gibi. oradaki her kadýn en gösteriþli lý elbisesini giyip en deðerli mücevherlerini takacaktýr. Fransýz-Afrikalý prenses Nicole deþ Jardins. çok yazýk çünkü çok tatlý bir kadýn olabilirdi. sizi çok seviyorum. Frances a bu makaleyi yeri geldiði zaman soracaðým. Lobide þoförüyle buluþma sýna daha bir saat vardý. Fakat. Baba hatýrlarsan. daha önce giyme fýrsatýný hiç bu "Hiç de deðil. Franc sca'nýn her iki baþarýlý (biri modern aþk." Birlikte yaptýklarý aile kutlamalarýný hatýrlayan Nicole bir durdu. Nicole videofonu kapatarak saatini inceledi. bana annenin iyi olmadýðýný söylediðini "Bu o kadar güçlü bir duygu deðil" diye Nicole onun sözünü kesti. "Ýþte burad di. Sekizi gösteriyordu. Pierre elini sallayarak veda ett i. diye düþündü." diye 85 RAMA-II yanýtlamýþtý. "Peter Abelard hakkýndaki romanýmýn bir bölümünü bitirmek üzereydim. "Rus pilot Turgeny k gibi düþünüyor ve davranýyor. Onunla kiþisel bir röportaj yapmayý reddettiðim için benden hâlâ hoþlanmýyor. "Aslýnda. Birkaç emirle kase etli sebzeli çorba ve bir küçük þiþe maden suyu ýsmarladý. "2194 yýl baþýndan b ilk kez sizden ayrý olacaðým. 7f«//'<3'daki baþmakale Francesca Saba-tini ile yapýlmýþ bir r Tam on sayfa tutuyordu ve 'güzel bayan'ýn en az yirmi deðiþik fotoðrafý vardý. bence bu tür özel davetler için son derece kusurs Eðer. açýklayamadýðým garip bir his var. bu iltifatlarýný duymak de hoþuma gidiyor.

Anton 'un hikayesini hatýrlayýnca güldü. Kibar görünümlü bir Ýtalyan beyefendi öne çýk nden tuttu. Kapýsý otomatik olarak açýldý ve Nicole. þurada saðmýzdaki heykeli de yer alan þirketlerin cömert baðýþlarýnýn yardýmýyla. Francesca pek iyi niyetli olmayan bir gülümsemeyle tekrarlamýþtý. Ýnsanlar çevresine doluþtu. çabuk. bu geceki eðlencelerin ayrýlmaz bir rçasýna benziyordu. Ýtalyan hükümeti. imparatorun k ndisi tarafýndan tasarýmlanmýþtý. Deðiþik eski yapýlar arasýnda yapýlan bu ön araba gezisi. yirmili yaþlarýnýn ortalarýnda olan tatlý bir Ýtalyan kadýn Ýngilizce olarak Ni e ve Hiro Yamana-ka'ya çevrelerinde gördükleri þeyleri açýklýyordu. on dakikalýk sürede her sorus iki ya da üç kelimelik. o da tek heceli yanýtlar alan. Ancak raba. sert taþ duvarlarýndaki süs yan bu ýþýklandýrýlmýþ harabeler. Çoðu çatýsýz. ndi zevkleri için yaptýrýldýðýný anlattý Bu mimarlýk þaheseri. ayný anda. 2189'da Hadrian Deniz Tiyatrosu'nun k uz bir kopyasýný inþa etmeye karar verdi. Araba Villa Adriani'ye giden son iki kilometreyi almak için Roma ve Tivoli arasýndak i ana yoldan ayrýlýnca. Tekrar inþa projesinin amacý. Yaþamýþ olan en zeki insanlardan biri. eski görkemleriyle ilgili pek az fikir verebiliyordu. çok yavaþ ilerliyordu. imparatorun yaþadýðý devirlerde bu köþkü zi bir þey olduðunu göstermekti. yüzlerce soru soruluyormuþ gibi geldi. sinir bozukluðu içindeki Francesca ." Misafirler." "Diðer kozmonotlar size bir doktor olarak saygý gösteriyorlar mý?" "Biraz durun. yönetici. Kýz onlara bu muazzam vil Roma Ýmparatorluðu'nu milattan önce 117 ve 138 yýllarý arasýnda yöneten Had-rian tarafýndan. Otomobil sonunda dairesel bir yola girip durduðu zaman Nicole derin bir nefes aldý. yavaþça dýþarý çýktý. Mýsýr tarzýnda yapýlmýþ dikdörtgen bir havuzun çevresine inþa edilmiþ olan Canopus anýt binalar kompleksindeki on beþ veya on altýncý yapýydý -Nicole hesabý karýþtýrmýþtý) çevresind villanýn muazzam büyüklüðü hakkýnda genel bir fikir belirmiþti. dilci. Sadece felaketle sonuçlanana kýsa. diye Nicole tarih bilgisini hatýrlayara k kendi kendine düþündü. Hiro'ya." "Francesca Sabatini hakkýndaki düþünceniz nedir?" Güvenlik görevlileri kalabalýðý engelleyip Nicole'ü üstü kapalý elektrikli bir arabaya götürü hiçbir þey söylemedi. onun bir androit olduðu hakkýndaki söylentilerin doðru olup olmadýðýný sormuþtu. onlarý kaldýrýmdan alarak yukarýya çýkaran ve Filozoflar Salonu boyunca eþlik ede ek sonun- . Hatýrlayacaðýnýz gibi orjinalinin kalýntýlarýný yol baþýnda görmüþtük. Koyu renk camlarýn arkasýndan. Rehber konuþmasýný bitirdi. partinin verildiði Hadrian villasýna giden kýrk beþ dakikalýk yol. "Ýki bin yýl önceki uzun ya barýþý devri olan büyük 'Roma Barýþý' onuruna. Asker." Hafif bir alkýþ koptu ve bir sürü flaþ patladý. trafik týkandý. siyah süet mantosuna k ve topuðunun takýlmamasý-na dikkat ederek. Hadrian'ýn uzak illere yaptýðý a gördüðü yapý tarzlarýnýn bir kanRAMA-II simiydi ve Tiburtini Tepelerinin eteklerindeki üç yüz dönümlük düz bir arazide. Yamanaka "Ne?" diye sormuþtu. "Bu da kim?" diye bir sesin sorduðunu duydu. heykelleri yerlerinden alýnmýþ. Nicole'ün arabasýndaki diðer yolcu. "Hayýr" demiþti. arabadan kim çýkarsa üzerine atlamaya hazýr bir muhabir ve fo toðrafçý grubunu görebiliyordu. kalabalýðý geride býrakarak yavaþça tepeye uzanan a ilerlerken. Bu adam iki bin yýldan f azla bir zaman önce öldü. "Franco buraya gel. birkaç mikrofon yüzüne dayandý ve o anda kendisine dö veya beþ farklý dilde. Sadece galaya insanlarý taþýyan bir sürü arabadan deð gidiþli araba yoluna sýralanmýþ olan yüzlerce meraklý seyirci ve paparazzi nede86 Kamalýlar ve Romalýlar niyle. Lütfen gülümseyin. Araba kýsa bir kaldýrýmýn sonunda durdu. her þeyi çürüten tutku zaman yalnýzdý. Bina 2193'te tamamlandý ve o zamandan beri önemli devlet iþle rinde kullanýlmaktadýr. kozmonotlarýn içinde en suskun olaný iro Yamanaka idi.bu kozmonot deþ Jar-dins. Ýki ay önce Yama-naka ile yaptýðý röportajda. "Siz bir androit misiniz ?" Kamera yüzünü hýzla büyütürken Japon pilot ayný anlatmýþýz yüz ifadesiyle.Bir dinlence þehri olan Tivoli'den pek uzak olmayan Roma banliyölerinin dýþ mahallelerin de bulunan. Dört kiþilik araba. "Neden tüm kiþisel röportajlarý reddettiniz?" "Lütfen mantonuzu açýn da elbisenizi görelim. tam bir ses sizlik içinde geçti.

" diye baðýrdý. Richard þimdi dikkatle pencereden dýþarý bakýyordu. dedi kend ine. Bu olanaksýz. Binanýn çevresinde. eski moda bir gözlük takmýþ." diye Wakefield bir zafer edasýyla masaya vurarak onun sözünü kesti. güzel bir resim gibiydi Kucaklanmýþ. "Ýçeri adým at . Adam ona elini sallayýp hýzla yaklaþýrken. "Yani sen bunu bilmiyor musun? S er zaman bütün çizelgeleri ve bütün prosedürleri bilen sen. N eyse hiçbirine bir kelime bile söylememiþti Yüzü nezaketen gülümsemekten aðrýyordu ve þarapla kokteylleri nedeniyle de azýcýk çakýrkeyifti "Diyordum ki. öpülmüþ. Mad am Nicole deþ Jardins'dir. evi çevreleyen su dolu hav i. Richard bir masaya çarptý. odanýn r masada oturuyordu. çimd mýþ (hem kadýn hem de erkekler tarafýndan) ve hatta kendisini Göteborg þehri dýþýndaki þatosu t eden zengin bir Ýsveçli gemi yapýmcýsý tarafýndan evlenme teklifi ile bile karþýlaþmýþtý." diye baðýrdý. diye Nicole düþünüyordu. dengesini bulabilmek içni bir iskemleye uzandý. Wakefield. "Nereden bulmuþlar. "Yoldaþ. adayý sundurma ve binanýn geri kalan kýsmýna ba yan iki küçük köprünün ötesinde yemek büfesini hazýrlayan. "Cidden. sence bir sakýncasý yoksa. "Sizinle muhakka k konuþmalýyýz. "izin verirsen. "Korkarým çok fazla cin tonik i bir þekilde sað elinde dökülmeden kalmýþ olan bardaktan büyük bir yudum aldý. üzerinde beþ odalý geniþ bir ev ve büyük bir avlu olan bir adayý." Ni-cole'e kontrolsüz ve vahþi bir ifadeyle bakarak. gel ot garsonlar üzerinde þampanya. Neden söz ediyorsun?" Richard küçük pencerelerden birisini açarak kolunu dýþarý çýkardý." Nicole arkasýnda tanýdýk bir sesin konuþtuð anýrým bu beyazlar içindeki haným.88 Kamalýlar ve Romalýlar da Deniz Tiyatrosuna kadar getiren. Oda. hepsi ayný boyda ve yakýþýklý genç Ýtalyan erkekleri tarafýndan karþýlandýlar. "bu gece burada yunuslarýnýn bizim üniversite sýnavlarýmýzý geçebileceðini kanýtlay Nicole geriye çekilerek dikkatle meslektaþýný inceledi. temel olarak kýrk metre çapýnda bir daire þeklindeydi. Nicole. Saçlarý koyu sarý bir kadýn ve ufak tefek. benim kozmonot arkadaþým. hepsi beyazlar giymiþ bir düzine k n gördü. saçsýz. birkaç dakika önce alýþýlmadýk biçimde ýsr n eline tutuþturduðu þampanya ve siyah üzüm likörü kokteylinden bir yudum alarak gelen saldýr azýrlandý. baþý tahta masaya hafif bir gürültüyle çarpýnca baygýnlýk taklidi yapan Richard'a gül n sonra. Tek baþýna. yunuslarýn gösterisinden önce biraz kestireceðim. Bina Nicole'ü büyülemiþti. "B u parti tam bir hayvanat bahçesi deðil mi?" diye sordu. Uzun bir sessizlikten sonra Nicole. resmi giyimli. arkasýný bilerek kapýya dönmüþ. þu yunus gösterisini bana biraz açýkladý nra bayý-lamaz mýsýn?" Büyük bir çaba ile doðruldu ve gözlerini döndürmeye baþladý. "Dr. Asýl giriþte kýsa bir güvenlik kontrolü vardý ve sonra ko istedikleri kadar dolaþmakta özgürdüler. Eþim en büyük hayranlarýnýzdan biridir. tüm tiyat e bir özgürlük duygusu veriyordu. Francesca onu on beþ dakikaya kadar tanýtacak. yaþadýðým ve nefes aldýðým sürece. Belki a benim gibi kendini buranýn dýþýnda hissediyor." Nico-le'ün yanýna gelerek karýsýna i Gel Cecilia. Deniz Tiyatrosunun ortasýnda adadaki evin arkasmdaydý. Bir s kasý. " "Ýþte bu. Madam deþ Jardins. "Onu buldum." Nicole þarabýný bitirdi. "Oh. konuklar konuþup içmeye baþladýlar. Þu son bir saatte tanýþtýðý insanlarýn hiç olmazsa yarýsýný baþarýsýzca hatýrlamaya çalýþýrke ve herkes tarafýndan beðenilen. Gerçekten sarhoþ.. Bu da o gecelerden biri olacak." diye sýrýtýrken Nicole'ün yanýna oturmayý baþardý. Nicole evi ve avlusuyla. diye düþündü. Bardolini. Nic ole yemeðinin kalan son birkaç lokmasýný da bitirip biraz þarapla yuttu. þarap ve diðer alkollü içkilerin bulunduðu tepsileri taþýyara afta dolaþýyorlardý. þakacý bir tavýrla eðilip onun göz kapaklarýndan bi90 Kamalýlar ve Romalýlar rini zorla açtý. Sonunda." Nicole derin bir nefes alýp zorla gülümsedi." dedi. yivli sütunlar üstünd ir sundurmadan ayýrýyordu. Suyun ve sundurmanýn üstünde çatý yoktu ve açýk gökyüzü. takýlgan koca tre öteden hýzla Nicole'e yaklaþýyorlardý. "Büyük Dr Luigi Bardolini akýllý yunuslarýyla burada. gözünü kýrpara edi. belki birkaç 89 RAMA-II dakika için huzur ve sessizliðe kavuþurum. neredeyse Nic ole'ün kucaðýna oturuyordu." Nicole." Nicole döndü ve ona doðru sendeleyen Richard Wakefleld'i gördü. buz prensesinin ta kendisi. "Üzgünüm. okþanmýþ. Yapý.

yunuslarla iletiþim kurmada öncülüðünü yaptýðý tekniklerin. diye Nicole. yaptýðý þakalara kahka-larla gülen dolgun göðüslü ris çevirmiþti." dedi. dar bir elbise rdu. villa rehberleri arasýndan o akþam rastgele seçilen bir erkek ve bir kadýnla zamana karþý bir zekâ yarýþýna girdiler Yarýþmanýn yapýsý insaný aldatacak kadar büyük elektronik perdenin ikisinin üstünde (perdelerin bir çifti suda. Sonra. o tartýþýlan bilim adamlarýndan biriydi Yunuslarla iletiþim kurmak için tek yolu onun geliþtirdiði ve yunuslarýn ses gýcýrdamalanndaki otuz veya kýrk hareket fiilin in sesini ayýrýp belirlediði doðruydu. siyah. Aferin sana Richard." Yüzü aydýnlandý ve yeniden "Hah" diye baðýrarak Nicole'ün yerinden zýplamasýna neden oldu." Nicole'ün sabit bakýþla ona baktýðýný fark ederek durdu. "Anlamýyor musun. Yazýk ki.ri burasýnýn bana tanýdýk gelmesinin nedeni bu. Beline altýn bir eþarp dolamýþtý Uzun sarý saçlarý örülerek baþýnýn arkasýna toplanmýþtý Gerçekten de buraya aitsin. Gösterisinin son bölümünde slarý Emilio ve Emilia. fakat hiçbir zaman baþkalarýnýn inanmasýn r istisnai olmayan. B anda þaþýrtýcý biçimde aklý baþýna gelmiþti. Çoðu bilim adamýnýn aksine. Fakat Romalýlar ile ayný mat kavramýþ olmalýlar. Nicole kendi kendine gülümseyerek düþündü. Nicole'e el sallayýp iki kadýný göstererek davranýþlarý kendi kendilerini açý kýrptý. Ba ve yunuslarýna yeterli yer açmak için kalabalýðý geriye çekmeye baþlamasýný izliyordu. dinlenme odasýný bularak bir içki daha almak için ortadan kaybolmuþtu. düþündü. "iki bin eki mimarlar neden Rama gemisinde kullanýlan bazý temel tasarým ilkelerinin bazýlarý ile a yný bir tiyatro inþa etsinler? Doða benzerliði? Kültür benzerliði? Kesinlikle deðil. Bu davranýþ. "Ramaklar ve Romalýlar Ýþte bu gecenin anlamý bu Ve aralarýndaki geliþim düzeyin bir yerinde de bugünün Homo Sapiens'i var. Richard elini kalkmasýna yardým ederken. Nicole onu beþ dakika sonra Francesca tanýtýmýn amamladýktan hemen sonra gördü. "Matematik. kabaklar ve krallardan. Francesca'nýn zarif bir þekilde köprüyü geçerek. Luigi Bardolini yaptýðý çalýþmalar parlak. insanlar d konuþmaya çalýþtýklarý zaman." Richard yaratýcýlýðýndan duyduðu sevinçten gururlanýrken Nicole baþýný salladý. Francesca'nýn büyük kalabalýk içindeki rahatlýðýný t derek. Franc r omzu açýk. New York þehrinde oturuyoruz. belirli bir topluluða ait tutuculuð oluyordu. sundurmalar. tatlý bayan?" dedi. o zaman ne kadar saðlam olursa olsun. Luigi Bardol Richard Wakefield. bilimde hiç de saðlýklý olmayan. Fakat. Ke en hoþnuttu. yirmi ikinci yüzyýlda uluslarar relerinin iþleyiþinde. önü yýldýz patlamalarýna benzeyen altýn pullarla iþlenmiþ. "Matematik. sözde." Nicole kavramaya baþlamýþtý.ana düzlüðü temsil ediyor ve biz tatlý bayan. yunuslarýndan ikisinin rsite giriþ sýnavlarýný geçebileceði doðru deðildi. fakat Richard Wakefi-eld'in hýzla akan düþüncelerine yetiþemiyor Peki 91 RAMA-II bu tasarým benzerliðinin anlamý ne?" Richard yüksek sesle tahmin yürütmeye baþladý. son derece yardýmcý olabileceðini anýþtýrarak Dr. ayný þekilde ciddiye lýnmýyordu. diðer çifti avludaydý) . "Bu evi çevreleyen su Silindirik Deniz'i." Aklýný kaçýrdýðýný sanarak onu izleyen Nicol u bir minyatür Rama. diðer buluþlarýnýz da. tam Francesca konuþmaya baþlamadan önce. eðer en aþýrý veya ileri kuramlarýnýz kanýtlanamýyor veya ortalýkta al oluyorsa. Bardolini yunus gösterisinin ilk bölümüne baþlamýþtý ve Nicole dikkatini vuza 93 RAMA-II çevirdi. Kamalýlar elbette bize benzemi 'dan çok farklý ve uzak bir dünyada evrim geçirdikleri çok açýk. Þimdi. Bardolini parlak bir gösteri adamýydý. "O zaman belki de ikimi z gidip bir yunus gösterisi izlemeliyiz ve ben sana oradaki Ramah-lar ve buradaki Romalýlardan." dedi kesin bir tavýrla. dum-de-dum ve mühür mumundan ve domuzlarýn kanatla n olup olmadýðýndan bahsederim. Dr. görmüyor musun?" Buluþundan duyduðu mutluluðu içinde tutamayarak yerinde fýrladý. "Anahtar bu iþte. sýk sýk savunduðu gibi. eki tuhaf ifadeden Nicole'ün tam anlamýyla anlamadýðýný görünce yeniden. Hiç olmazsa topluma uyamayanl rýmýzdan biri iyi vakit geçiriyor. Çevresini." 92 Mutlu Yýllar 13 MUTLU YILLAR Herkes yemeðini bitirip bütün tabaklar ortadan kaldýrýldýktan sonra Francesca Sabatini elind e bir mikrofonla avlunun ortasýnda belirdi ve on dakika boyunca bütün gala sponsorlarýna teþekkür etti.

Frances-ca partidekilere artýk resmi bir e edenle bütün misafirlerin içmek.yorlardý) sekiz düðmelik birer kontrol ta blosu 94 Mutlu Yýllar Ýlk birkaç problem hem insanlar hem de yunuslar için çok kolaydý. Dr. Ya siz. sol üst köþed az bir top. "Seninle kiþisel bir röportaj yapmak için bi r türlü bir program saptayamadýðýma ve bize gelen mektuplardan milyonlarca insanýn senin hak . Nicole deneyi çok etkileyici bulmuþtu. Fakat. matriste soldan saða. Ýnsanlar 12. Bu sentezi ölçmenin bir yolu var m£ diye düþündü. Her problem için yarýþmacýlarýn bir dakikalýk karar verme süreleri v karada duran insanlarýn önünde olduðu gibi. Diðer sekiz kutu deðiþik resim ve þekillerle muþtu. Nicole insan ve yunuslarla birlikte yarýþmaya katýlarak ilk on üç soruya doðru cevap vermiþ. "Eðlendiðini gördükçe seviniyorum. hatta büyüklerde bile. belki küçük þeker parçacýklarý püskürtüknüþ yarým düzine koyu renkli çikolata toplan olan bir teps n. Dr. Onaltýncýya ise nereden baþlayacaðý hakkýnda bir fikri bile olmamýþtý Kamalýlar diye merak ederken. "Bunlar harika. yarýþmanýn dürüst ve p miþ olduðu iddiasý üzerinde bazý kuþkularý varsa da bu onun için pek önemli deðildi Onun ilgi y. Daha sonraki sorular o kadar kolay deðildi.. Test uygulanan insan ve yunuslar. Julien otuzunun baþlarýnda yakýþýklý bir adamdý. Nicole'e kolunu uzattý ve ikis i kol kola. Öncelikle birli bulmuþtu Durmadan kendisinden söz ediyor ve konuþma baþka konulara kayþa da buna aldýr mýyordu. LeClerc onun bu aþýmla tümüyle farklý bir þeyi amaçladýðýný sandý. Birbirini izleyen her bilmece biraz da ha zorlaþtý. özellikle göze çarpan baþka bir nite ole sürekli dans ediþlerinin diðer konuklarýn dikkatini çektiðini anlayýnca." Ýçinde. üstlerine hafif un. yemek veya çalan müzikle dans etmek konusunda özgür olduklar ildirdiði zamana kadar konuþmaya devam ettiler." dedi "Newton mürettebatý için özel olarak hazýrladým." Nicole çikolatalardan birini alarak aðzýna attý. yani zekânýn þekiller ve yönleri ayýrt edebilme yeteneði olarak t siydi." derken gülümseme si samimiye benziyordu. Zaten çok yorgundu ve sunu söylemek gerekirse. Genevieve ile yaptýðý anlaþmaya saygý gösterdi. "Seni tanýyana kadar hiç yaþamadým. Çocuklarda." diye devam etti. yunuslar 12 Ýki çift de selam verdi. Müziðe ara verildiðinde Francesca onlarla konuþmaya geldi. sürenin bittiðini bildir emen önce bulabilmiþti. Bardolini toplam olarak on altý matris sergiledi. "Aferin Nicole. Önceden sezinlediði gibi. Mösyö LeClerc kýsa þarký dizisini bitirdiði z e þarkýcýya yaklaþarak kýzýnýn haberini ona iletti. Doðuþtan yetenekli bir þarkýcý olmasýna karþýn. ndördün-cüsünü yanlýþ tahmin nedeniyle kaçýrmýþ.. Ýkinci sýranýn ilk þekli yarýsý siyah yarýsý beyaz bir top ve üçüncü sýranýn ilk þekl top olduðuna göre. yarýþmanýn kendi doðasý. sürenin onda birinde on altý soruyu da yanýtlayabilir miydiniz! Ya da yüzde birinde! Tüm olasýlýk daðýlýmýný kavrayýnca yu a da milyonda bir sürede. izleyiciler tarafýndan alkýþlandý. Genevieve'in kalp að95 RAMA-II nsý Julien LeClerc'i tanýtmak için mikrofona geri döndü. Ýlk matriste. nefisti Birkaç saniye sonra Francesca "Þimd i senden bir ricam var. yukarýdan aþaðýya deðiþen þeki ayýrt edip. Sonuç berabereydi. Özellikle sonuncusu o derec e zordu ki. Bardoli-ni'nin öne sürdüðü. Seni sevene kadar hiç sevmedim. Ýnsanlar ilk hatalarýný sekizinci matriste. Nicole karþý koymamaya karar verdi. þimdi dans etmekte olduklarý sundurmanýn gerisine doðru yürüdüler." Eski þarkýnýn yumuþa odileri Nicole'ün hafýzasýnda dolaþarak onu on beþ yýl öncesine. yunuslar dokuzuncu matriste yaptýla r. Julien.. Julien LeClerc onun vücut ha anlýþ yorumlayýp onu yanýna çekti. sað alt köþedeki boþ kutuya üç siyah top g saptamak çok kolaydý. onbeþincisi-ni ise. diye düþü dansçý 96 Mutlu Yýllar olarak fena deðil ve hiç olmazsa ortalýkta dolanýp parmaklarýnla oynamaktan daha iyi. en az on deðiþik þeklin uygun þekilde tanýmlanýp son þekil olarak hangisinin seçi eðine karar verilmesi gerekiyordu. diðer ekranda gösterilen sekiz seçenekten doðru olaný seçip sað alt köþedeki boþ leþtirmek zorundaydýlar. ama hiç de Nicole'ün tipi deðildi. yýllar sonra ilk kez bir erkek tarafýndan sýkýca tutulmak hoþ bir þe di. aþkýn her þeyi yeneceðine in baþka bir adamla yaptýðý baþka bir dansýn görüntülerine götürdü. ilk sýranýn ikinci sütununda iki beyaz top ve ilk sýranýn son sütununda üç beyaz vardý. sudaki yunuslarýn da önünde seçimlerini belirtebi k için itebilecekleri (yunuslar burunlarýný kull. bütün matrisi kolayca okuyarak... Francesca.ir matris boþ olarak sað alt köþede görünüyordu.

Nicole stüdyoya Francesca ve Julien LeClerc'in arasýnda uçarcasýna girerken kendini çok iy i hissediyordu." Dr." "Tanoshii shinnen. Sonra Francesca ona üç kiþisel soru daha sordu." dedi "Þimdi döneceðim. ge e yarýsýndan önce bana on veya on beþ dakikaný ayýrmayý düþünür müsün?" Nicole dikkatle Francesca'ya baktý. yani herkes gibi normal. Akmak isteyen göz . Nicole yaný . Nicole'den görevdeki rolünü açýklamasý. "Kabul ediyorum. Sonra zaman sanki durmuþ gibi bir duygu seli Nicole'ü sardý ve aðlamaya baþlayacaðýndan korkuyordu. sýcak görüntüsü zihninde patladý ve soluðunu kesti. On lara bana bu gece gösterdiðin þeyi. Kendini toparlamak için. birincisi babasý hakkýnda." derken sýcak gözleri minnettarlýðýn nliðini anlatýyordu. ikincisi annesi ve Fildiþi Sahilindeki Senoufo kabilesi hakkýnda. Sonra Rama II ile buluþma fýrsatýný b n kozmonot mürettebatýn yaptýklarý eðitim çalýþmalarýnýn canlý bir özetini verdi. Röportajýn u. Hiç olmazsa burada ya parak babam ve Gencvieve'i kanþtýrmak zorunda kalmam. Japon bilim adamý döndü. Francesca'nýn ilk sorusu yeterince masumdu. Size. "Elbette. "Kýzýnýzýn fotoðraflarýndan onun ten renginin sizinkinden oldukça açýk olduðu açýkça belli ol sca diðer sorulardaki ses tonu ve tavrýyla konuþuyordu. Kýzýnýzýn babasý kimdi?" Nicole soruyu dinlerken kalp atýþlarýnýn hýzlandýðýný hissetti. Birbirine sarýlmýþ iki büyük bir aynadan yansýyan parlak. Uzaklaþmakta olan Nicole'e "Dömö arigato gozaimasu. 97 RAMA-II "Bir dakika. Sorular belirli bir düzen izliyordu. Nicole sonunda içindeki sesi bastýrarak karâr vermiþti. Ýki kadýn birbirine bakarken Julien LeClerc. diyordu kendine. acý ve bir gelgit dalgasý gibi üstüne çöken anýmsanan aþk üçlü 99 RAMA-II týrma çabasý içinde. "Basýn durmadan ' gizemli bayan kozmonot'tan bahsedip duruyor. öfke. Takagishi sanki biraz önce karýsýnýn saðlýklý bir erkek çocuk doðurduðu haberini almýþ gi icole'e kiþisel birþeyler söylemeye baþladý ama birden bir grup vatandaþýnýn ortasýnda olduðu adý. "Genevieve'in ten rengi. Beþ dakika geçtikten s nra Nicole kendini sakinleþmiþ ve çok rahatlamýþ hissediyordu. Bunlarýn hiçbiri zor sorular deðildi. Francesca ile birbirlerini tamamlayan bir uyum içine girdikleri hissine kapýlmýþtý. Seni aptal kadýn." diye Nicole yanýtladý. Sinyora Sabatini röportaj için bütün televizyon aletlerinin hazýr olup olm adýðýný kontrol ederken. Týp komitesine kalp düzensizliðinizden söz etmek için bir ne en görmüyorum. Nico-le'ü resmen yanýndakilere tanýþtýrdýktan arlýðý ile baþarýlarý için eðilip selam verdikten sonra Takagislýi kibar bir ifadeyle konuþma "O genki desu ka?" diye sordu. Takagishi-san" Nîcole onu selamladý. onun babasýnýn büyük olasýlýkla beyaz olduðunu akla getiriyor. "O kaze same de. Sonunda spot ýþýklarýnýn yanýnda Frances ltukta yerini aldý. Nicole Takagishi ile önceden yaptýðý görüþmeyi düþünmekten kendini alamýy ak adama yardým edebilmek ne olaðanüstü bir þey. bütün kayýtlarýnýzý dikkatle incelediðimi ve kiþisel doktorunuzla tümüyl kirde olduðumu söylemek istedim. Bunu düþünmeliydin. Bir direðe yaslanmýþ resmi giyimli üç Japon iþ adamýyla konuþuyordu. ya da sana 'buz prensesi' diyor.kýnda daha fazla bilgi edinmek istediklerini anladýðýmýza göre. Nicole'e yaklaþan fýrlatma konusunda heyec anlanýp heye98 Mutlu Yýllar canlanmadýðýný sordu. fakat ne bulursak bulalým son derece ilginç olacaktýr') ve ön celikle Uzay Akade-misi'ne nasýl olup da gittiðini açýklamasý istendi." dedi. ne keþfetmeyi duðu ('Aslýnda tam bilmiyorum. "Sa r dakikam var. üçüncüsü de kýzý Genevieve'e iliþkin yaþam ydi. saðlýklý bir kadýn olduðunu göst Neden olmasýn. Bir a ayaklarýna bakarak dinginliðini yeniden kazanmaya çalýþtý. önce þaþýrdý sonra Nicole'ün yaklaþtýðýný görünce gülümsedi. Biraz daha þampanya ve si üzüm þarabý içerek Julien'le kýsa konuþmalar yaptý. fakat zi hni bir þekilde bu mesajý deðiþtiriyordu. Nicole isteyerek fotoðrafçýlara poz verdi. Nicole bu nedenle Francesca'nýn son sorusuna tümüyle hazýrlýksýzdý." diye yanýtlayan Nicole eðilerek Japon meslektaþýnýn kulaðýna fýsýldadý. Ýçinden bir ses ona uyarý mesajlarý yolluyor. Sundurmanýn diðer ucundaki geçici stüdyoya doðru yürürlerken Nicole odanýn karþýsýnda Shigeru hi'yi gördü. buradaki stüdyomuza gelip.

Röportajý terk ettiði anda Ju-lien onu yakalamýþtý. Hepsi ayný anda konuþuyordu ve Nicole bütün bu karmaþa içinde gözlerini ve kul arýný odaklamakta zorluk çekiyordu. Nicole uzaktan belirsizce hatýrladýðý bir müzik duydu. Hâlâ dikkatli olan Nicole kâðýdý alýp açtý. "Ne kancýk ama!" dedi Nicole'ün çevresi i arla dolmuþtu. Nicole geriye doðru sendeledi ve öfkeli Reggie Wil-son'a çarptý." Ayaða kalktý. Öncelikle bir þeyden kesinlikle emindi. gözleri par keskin diþli aðzý yeni açýlmaya baþlayan büyük bir kedi baþý. Reggie hâlâ Amerikalý bilim adamýný tehdit ederek. Reggie patlayan flaþlar a rasýnda birbirine hararetli bir yýlbaþý öpücüðü veren bir çifte eriþmek için acele ettiðinden itti. Yediði o çikolata topunun içinde olaðandýþý ve güç rdý Nicole duygularýnýn tüm kontrolünü yitirmeye hiç bu kadar yaklaþmamýþtý. Otel sabahlýðýný üstüne alýp dik kapýya yaklaþtý Güçlü fakat pek inandýrýcý olmayan bir sesle "Kim var orada?" diye baðýrdý. Þaþýran Dr. Francesca'nýn duðu yöne parmaðýný suçlayan bir tarzda sallayarak." Bir sürtünme sesi duydu ve katlanmýþ bir kâðýt parçasý kapýnýn altýndan itildi. Nicole'ün baþý dönmeye baþladý ve bayýlmak üzere olduðunu hissetti ydu ve sonunda kendisini Julien'in kollarýndan kurtarmayý baþardý. bunun 'Auld Lang Syne' olduðunu anladý da ise þarkýnýn yarýsýndan fazlasý geçmiþti bile. Francesca'ya kýzgýnlýkla bakarak Ýtalyanca. Nicole. Nicole. Nicole kozmonot arkadaþýný ini ters bir þekilde reddetti ve dýþarýya tek baþýna çýktý. sonsuzmuþ gibi gelen bir sürenin sonunda. Julien onu ateþli bir þekilde öpüyor. Kameralar hâlâ çalýþýyordu. Tam kulaklarýnýn k ndisini aldattýðýna karar vermiþken týklamayý yeniden duydu. kavga yerinde yeniden düzen saðlanmaya çalýþýlýrken oradan ilk uzaklaþtýrýlanlardan b Stüdyo bölgesinden çýktýktan sonra bir rastlantý sonucu. özel duygularýyla baþ baþa kalabileceði bir yere gitmek iyordu Ama bu olanaksýzdý. Belki bir tane d a verdi. Gözden kaybolmak." Nicole gördüklerine in u. Fakat nedeýti Kendine tekr Francesca neyi amaçlýyor? Otelde çabucak yatmaya hazýrlandý Fakat tam ýþýðý söndürmeye hazýrlanýrken. Birkaç saniye derin nefes aldý. "Ve bir dakika için bile olsa ne yaptýðým bilmediðimi sanma. R eggie çifti çekerek ayýrdý ve diðer adama vuracakmýþ gibi sað kolunu kaldýrdý. Üstünde annesinin kabilesi olan Senoufo yazýsýyla üç basit sözc meh Burada Ronata Nicole'ün Senoufo dilindeki adýydý Kapýldýðý panik ve heyecan karýþýmý. "Ellerini ondan çek seni piç kurusu. Pullarýn içinde bir baþ gördü. Nicole kapýda haf duyduðunu sandý Durdu ve dinledi fakat birkaç saniye için bir ses duymadý. Otele dönüþ yolculuðunda kar yaðmaya baþladý Nicole dikkatini düþen kar taneleri üzerinde yoð sonunda gecenin bir deðerlendirmesini yapmaya yetecek kadar zihnini temizleyebild i. "Kendim yayýnlayýncaya kadar sana sonuçlarý göstermemeliydim her þey daha farklý olurdu. Reg-gie'ye engel oldu. Nicole'ün önce ekranda dýþarýda kim olduðunu kontrol etm den oldu Kapýdan üç metre kadar . Dr." diye mýrýldandýðýný duydu. "Bu görüþme bitmiþtir. Ýtalyan gazetecinin elbisesinin önündeki ir þekil oluþturmuþtu veya Nicole'e öyle gelmiþti. Nicole onun. fotoðrafçýlar her yandan resim çekiyor. "Bundan bahsetmek is temiyorum" diye yavaþça konuþtu. Sonunda. Julien elini onun beline dolamýþ yüksek ses ken ayný zamanda þarkýnýn son sözlerini tekrarlayan. tanýtýn." diye baðýrdý." 101 RAMA-II Nicole Roma'ya dönüþ aracýný ayarladýðý zaman galayý terk etti Francesca. inanýlmaz bir þekil hiçbir þey olmamýþ gibi ona limuzine kadar eþlik etmeye kalkýþtý. diye Nicole düþündü Bu onun patlamasýný kýsmen açýklýyor. kendi b a oturmakta olan Elaine Brown'un yanýndan geçti. her þeyden kaçmak. Hiçbir þeyin anlamý yoktu. Br sýyrýlýrken Francesca Sabatini. Sonunda Nicole iskemle den kalktý ve geçici stüdyodan dýþarý çýktý.a savaþtý. "Seni pi lik. Nicole duygularýný yeniden kontrol al týna alabildiðini hissetti. Brown'un alerjileri hak kýnda aile doktoruyla konuþmak için Dallas'a gittiðinde Elaine ile tanýþmýþ ve arkadaþlýðýnda t þu anda Elaine açýkça sarhoþtu ve kimse ile konuþacak havada deðildi. Birkaç saniye içinde oda güvenlik görevlileriyle dolmuþtu. Nicole son notalan düþünmeden tekrarlýyor ve dengesini bulmaya çalýþ Birden ýslak bir çift dudak onunkinin üstüne bastýrýlmýþtý ve hareketli bir dil de aðzýný ar rmeye çalýþýyor100 Mutlu Yýllar du. sýrtýný bir sütuna dayamýþ. çevrelerinde toplanmýþ yirmi veya daha f a insaný da yönetiyordu. Baþýný ýþýklara ve Francesca'ya kaldýrdý. çevreden in bir gürültü yükseliyordu. Nicole sanki bir sinemadaymýþ veya kendi rüyasýndaymýþ gibi ilgisizce onu seyretti. titrediðini fark edinc en oturdu.

seninle hemen heme . þaþýrtýcý ihtiyar gözleri çoktan Nicole'ünkilere kilitlenmiþ. üstünde kývrýlarak ilerleyen garip kahverengi çizgiler olan inin büyük kýsmý krem beyazý bir taþtý. yaþlý adam tavana bakarak þarký söylemeye b u." Kýz hafif bir sesle. Ý bitirdiði zaman Omeh Nico-le'ün anlamadýðý üç kelime haykýrdý. " nsanlara kim olduðumu hemen söylemesen. yolculuklarda kul rinden daha 103 RAMA-II büyük deðildi. kayak tan dönmüþ bu ekibe sýcak içkiler daðýtýyordu. Morosani Oteli'nde robot bulunmazdý. yaklaþýk yirmi santimetre uzunluðunda ve diðer iki boyutu da onar santimetre olan cilalý oval taþa baktý. Kayak ayakkabýlarýný yumuþak kar terlikleriyle deðiþtirerek d . Kendisine verilen küçük yeþil þiþe. kötü ruhlardan korunmak için yüzlerce yýldýr kabile samanlarý tarafýndan genel bir kutsama büyülü bir dua olarak kullanýlan ayinsel bir Senoufo þarkýsý idi. Sað elinde tuttuðu bir taþ ve ufak bir þiþeyi Nicole'e do tmýþtý. yaþlý. Bu." dedi. Genevieve'in espri anlayýþý hoþuna gidiyordu. "Omeh bu yaþamda büyük bir tehlike hissediyor. Nicole taþ ve þiþeyi sað elinde tutarak onun yanýnda þaþkýn bir sessizlikle duruyordu. solmakta olan ýþýða döndüler Ana kýz bir an durup birlikte arkalarýna. Beauvois'de yaþayan üçü. Aðýr iþler ve usandýrýcý hazý artan baskýsý ne zaman Nicole'ü bunaltmaya baþlasa. "Ronata onu içmesi gereken z amaný bilecek. "Bugün Klosters'e 104 Hoþçakal Henry doðru yarýþtýðýmýz arka pistte. Nicole onunkine uydurarak geriliyordu. Nicole gülümsedi. oda servi bile. bilge bir adaný duruyordu. Birkaç saniye sonra kararlý bir þekilde odanýn içine doðru ilerlemeye baþladý. Annesiyl nýyordu. birlikte tam bir üçlü oluþturuyorlardý. Nicole ve Genevieve orada malzem rini bir dolaba yerleþtirdiler. gizemli bir yabancý uzay ara luþmak için gerçekten orada -eliyle gökyüzünü iþaret etti. Kabile tarihimizde üç yüz yýllýk adamýn bütün kötü ruhlarý arkadaþsýz olan kadýndan uzaklaþtýracaðý yazýlý.'' dedi. Ýþte. "Biliyor musun. parlak yeþil bir kabile elbisesi vardý. cüppe biçiminde uzun. "Omelý" dedi ve Senoufo dilinde ekledi. Üstünde altýn iþlemeler ve hiçbir anlamý olmay sürü çizimler olan. "Ne de olsa." Nicole pürüzsüz. "Bilgelik Gölü'nün suyu Ronata'ya yardýmcý olabilir" dedi Omeh. O dasýnýn ortasýnda bir metre aralýkla dururlarken. "Seni lduðunu söylediðim zaman Amerikalýnýn yüzündeki ifadeyi gördün mü?" Genevieve güldü. "Bu a ne arýyorsun?" Yaþlý siyah adam bir þey söylemedi. "Ben olayý o þekilde görmüyorum. Bazen insan aklý gerçeði reddediyor. kýzýný üzmek de istemiyordu "Bazen tanýnmamak yi oluyor " Otel giriþinin yanýnda kayaklar için küçük bir kulübe vardý. yüzü yatay olarak yeþil erle boyalý. "Bu kadar uzun bir süre için g idecek olmam seni rahatsýz ediyor mu?" Bir düzine kadar insan salonun ortasýnda gürüldeyen ateþin çevresinde oturuyordu. "Bunlar hep Ronata ile kalacak. Her biri diðer ikisi derece baðlýydý. tepenin altýndaki Da e doðru baktýlar. Otelin lobisine girerlerken Nicole Genevieve'e sordu. Fazla dikkat çekmeyen ama becerikli Ýsviçreli garson." Baþýný arkaya eðdi ve bu kez gözleri kapalý olarak ayný ilahiyi içtenlikle te adý.olacaðýma inanmakta zorluk çektiði u. Sonra birden döndü ve hýzla aç Nicole tam zamanýnda koridora koþarak onun yeþil cüppesinin asansörde kaybolduðunu görebildi. "Belki de bu sadece bir düþ" dedi. Kalbi göðsünden fýrlayacakmýþ gibi çarpan Nicole. Adamýn bakýþlarý onun-kinden bir an için bile ayrýlmamýþtý. Nicole yüz günlük ayrýlýðýn onlarýn bu uyumlu yaþamýný nasýl etkileyeceðini . Fakat Omeh inowe krallýðýný terk ederse koruyamaz. kýzýnýn sakin doðasýnýn kendisini rahatl enirdi." diye yanýtladý neþeli kýzý." derken Nicole'ün elini tutarak taþý ve küçük þ . iki haftadan az bir süre içinde. ____________14____________ HOÞÇAKAL HENRY Nicole ve Genevieve hafif kar yaðýþý altýnda kol kola tepeden yukarýya doðru yürüdüler. Ýlahiyi bitirdiði zaman ihtiyar adam yeniden torununun torununa baktý ve çok yavaþ bir ses le "Ronata. Otele yaklaþýrlarken Nicole kayak ve balonlarýný öbür omzuna geçirdi Kusursuz bir Noel Baba o abilecek yaþlý bir adam yanlarýndan yavaþ adýmlarla geçerken "Guten Abend" diye mýrýldandý.102 Mutlu Yýllar ötede." dedi Nicole.

" P ierre mesajýn tüm metnini duvardaki video ekranýna aktarýrken Nicole ve Genevieve kar el biseleri içinde villaya koþmuþlardý. babasý ona sarýlmýþtý "Gitmek istiyorum" demiþti yavaþça "Emin misin?" diye sormuþtu babasý." Genevieve heyecanla "Oh. Fakat yine de. Annesiyle bi r yaþam bilim subayýnýn. Genevieve'in iyimserliði her zaman bulaþýcýydý. "Bütün görev süresince okulda ilgi odaðý olacaðým. Artýk bugünlerde kimse b e þeyler yapmýyor. Zarfý tekrar kapatýrken kalbi yerinden fýrlayacakmýþ gibi çarpýyordu "Nedir Genevieve sordu. pencereye yaslandý. Kendine hakim olmaya çalýþtý ve sonunda tacýn a "Son dakika haberi için üzgünüm." demiþti Pierre. Bunu hiçbir zaman Herr Grafa vermemeliydi Sadece bana t eslim etmeliydi. Yalnýz gel. Taç. Genevieve postamýzda özel bir þey var." Nicole kýzýný öptü ve dýþarýda yaðan hafif kara çýkmadan önce kýzýnýn asansöre binmesini bekl k üþümüþ elleriyle zarfý açtý." Ertesi sabah Nicole kayakçýlarý Weissfluhjoch'un zirvesine taþýyan teleferikte ön sýrada olan ardan biriydi. Bunca zamandan sonra ya kýz görseydi . Yarýn Weissfluhjoch 'daki 8 no'lu kulübeyi ýsýtýyorum. Bu l henüz evlenmedi. Yirmi kiþiyle birlikte parýldayan cam vagona çýkarak. s farklý deðildi. sade bir zarf uzattý. Darren Hig-gins'in ona verdiði. Nicole onu açtý ve içindeki kartýn ucundaki tacýn çok u bölümünü gördü. "Çok olaðanüstü. Göz kamaþtý ir sabahtý ve yeHl di yýl önce babasýnýn onu villaya geri çaðýrdýðý o Ocak Ü5. "Neden yukarý çýkýp dedene birkaç dakikaya kadar or caðýmý söylemiyorsun? Saat yedi buçuktaki akþam yemeði planýmýz hâlâ geçerli. "Ayrýca." Eski model bir resepsiyon kürsüsünü geçtiler." diye Genevieve e kledi. Titreyen parmaklarýný kontrol etmekte zorlanýyordu. "Elden teslim edildiðine göre özel bir þey olmalý. Sýnýf ödevim çoktan saptandý." Bir ses düþüncelerini böldü. "Ýþimle ilgili gizli bir not. "Görünüþe göre hepimiz Ýngiltere'deki taç giyme törenine ve el resepsiyona davetliyiz. Henry.. O zamanlarda NicoýTO le. "size elden teslim etmem istendi. Gidebilir miyiz? Gerçek bir kral ve 107 RAMA-II kraliçe ile tanýþacak mýyým?" "Kraliçe yok. olimpik basýn bölgesi akþam yemeði davetiyesinin üstündekiyle aynýydý." demiþti. o öðleden sonra. senin lara dayanarak Kamalýlarýn psikolojik portresini çizeceðim. önemli bir uzay görevindeki hassas rolü üzerin-e sýk sýk konuþurlard Nicole doðruladý ve kýzýna "Caným.." Nicole tekrar gülümseyerek baþýný salladý. Bu son derece olaðanüstü. "Gitmek istiyorum. Genevieve sakinleþip odadan çý -dan sonra." demiþti. Tam on ikide." Nicole'e küçük." dedi. büyükbaba. soruþturan bakýþlarla . on beþ yýl önce. Teleferik yükselirken. Madam deþ Jardins. onu biraz kendinden uzaklaþtýrarak. "Bir mesajýnýz var." diye müdür devam etti. Otel müdürü kürsüden ona eliyle iþaret icole döndü. Seni budal seni dikkatsiz budala.." Nicole duygularýný kýzýndan saklamaya çalýþtý. Hattâ zaman gecikmesi onu daha eðlenceli ve daha zorlu b ir hale getirecek. Seni muhakkak görmeliyim. "Nicole. diye gg kendi ndine düþündü.. Tours'da bir hastahanede çalýþýyor ve Uzay AkadeC/9 misi'ne yaptýðý baþvurunun yanýtýný bekliyordu. caným. Nicole kar gözlüklerini gözle^' rinin önüne indirdi." diye yalan söyl iren adam çok büyük bir hata yapmýþ.gece videofon ile görüþebileceðim. "Tabii eðer ana kraliçeyi kastetmiyorsan. Ya 105 RAMA-II ki." diye dedesi yanýtlamýþtý. "Gece gelmiþ olmalý. kapý otomatik olarak kapanýrken." Nicole bir þey söylemeden önce davetiyeyi birkaç kez okumuþtu. Bir gece önce Beauvo~^t is için çok ender kar yaðýþý gerçekleþmiþ ve u TJ varmalardan sonra Genevieve'in karla oynamasý için ^ okula gitmemesine razý olmuþtu. Ni106 Hoþçakal Henry çöle duygularýnýn gücü karþýsýnda þaþýrmýþtý. Pierre evden ikinci kez seslendiði zaman yedi yaþýndaki kýzýna kardan bir meleðin nasýl yapýl teriyordu." "Mürettebat hakkýnda yeni gizli týbbi bilgiler mi?" diye Genevieve sordu. "Oh. Þu on beþ yýl içinde onu sadece bir kez gördüm. Þimdi bu mesajý ir yanýt gerekip gerekmediðine bakacaðým.

"Uzun süredir senin þu görevinle ilgili endiþelerim vardý. "Sana bir hediye getirdim" derken sýrtýný Nicole'e dönere Otuzaltýncý doðum günün onuruna. dað evinin kapýsýndaki Darren'ý gördü. Sonunda Henry karþýsýnda duruyordu. fakat Nicole'ün beden dilindeki bir þey onu durdurdu. Ýçinden gelen güçlü uyanlara kar karþý çekildiðini hissediyordu. "Bir gün erkensin. Ýngiltere Kralý'mn günlerini Ýsviçre'deki bir kayak daðýnýn ken bir dað evinde geçirmesi normal bir þey deðil." Birkaç saniy bekledi. Kral gecikmiþti.yüzünü incelemiþti. Koltu kenarýna dayandý "Oturmaz mýsýn?" diye sordu. Genevieve ye rinde dura-mýyordu." dedi. Nicole gülümsemesi ile hiçbir þeyi açýða vurmamýþtý Protokol görevlisi sýradaki diðer i baðýrmakta olduðundan Henry ilerlemek zorunda kalmýþtý. "Merhaba Nicole. yani kulübeye kayarak gitmek için çok erken. Ka k kara sapladý ve her tarafta göze çarpan GÝRMEK YASAKTIR yazýlarýna aldýrmayarak ön kapýya d Sanki yokluktan çýkmýþçasýna beliren iki adamdan biri tam kapý ile Nicole'ün arasýna sýçramýþ amam" diyen tanýdýk bir ses duydu. Gen vieve de reverans yapmýþtý. "ve bunu toparlayabilmek krallýk hazinesine birçok marka mal oldu. Herhalde. Kendisine artýk bir profesyonel olduðunu ve görmek üzere oldu ar iþinde baþanlý olduðunu hatýrlattý. Darren yaþlanmýþtý. Ýçerisi sýcaktý." Nicole yanýtladý ve kendisine verdiði bütün sözlere karþýn sinirinin gitgide lmaya baþladýðýnýn farkýndaydý. Gözleri yeniden derin bir iletiþimle kilitlenmiþti. Nicole sýkýlgan bir þe109 RAMA-II kilde atkýsýný çýkardý. Sonra baþýný çevirip gözlerindeki soru ifadesi kmýþtý. Kral koltuðun çevresinden dolanýp ona yaklaþmak. Her zamanki normal. Babam harika davranm uvois'da gözden kaybolmama izin vermiþti ve Genevieve bir yaþýna basýncaya kadar hemen hem en kimsenin bir çocuðum olduðundan haberi olmamýþtý. Daha sonra güçlü adýmlarla içeri girdi. her zamanki gibi gülümseyen. Nicole ormanýn kenarýndaki küçük dað evine vardýðý zaman saat öðleni iki dakika geçiyordu. Henry kuþkulanmamýþtý bile." dedi. Birden "Henry. Telefer iklerden birine doðru yürüyerek zirveye doðru yeniden yolculuða baþladý. Kral ona bir veri kübü uzattý ve ciddi bir ifadeyle. En sonunda B ham Sarayý'ndaki o karþýlaþmaya kadar. þakaklarýnd am tutam kýrlar vardý ve kýsa sakalý tuzla biber karýþýmý gibi görünüyordu. ufak bir sýçrama ile birkaç saniye havada kalýrken. diye düþündü Ve o da bir süre lafým þaþýrdýktan sonra sonunda çay içmey eyeceðimi sordu. "Demek bu Genevieve. "Henry'e gelemeyeceðimi söyle" dediðini hatýrladý. "Merhaba Henry" dedi Nicole. Nicole hâlâ kendisini kabul sýrasýnda beklerken görebiliyordu." Henry odanýn köþesine doðru yürüdü. Gerilimin bir kýsmý azalmýþtý." demiþti Kral Sonra bir an için eðilmiþ ve kýzýn çenesini tutmuþtu Kýz b man. Bu yü Darren 't gönderdin. "Selam Nicole. Fransa'dan onurlu Pi erre deþ Jardins. Nicole kesin bir ifadeyle "Evet" diye yanýtlamýþtý Nicole zirveden aþaðýya yapacaðý iniþ hazýrlýðý olarak önce saatini sonra da malzemelerini ko rken. 108 HoþçakaL Henry Nicole küçük bir eðimi hýzla kayýp. Fakat neden. "Beni buraya neden mli bir þey olmalý. parkasýnýn önünü açtý ve kar gözlüklerini çýkardý. Henty Genevieve'i o akþama kadar hiç görmemiþti. kral yüzünde tanýdýk birþeyler görmüþtü." Nicole ona tuhaf bir ifadeyle' baktý. Henry sýrtýný bir þömineye vermiþ ayakta duruyordu. "ve baþlarýnda nedeni i bir türlü 110 Hoþçakal Henry . belki de d okunmak için yürümeye baþlamýþtý. "O yarýn." Nicole güldü. "Be-auvois." dedi. Yeniden saatine baktý Henüz on birdi." dedi Henry. Yedi yýl önce Londra'da Dar ren'a. Nicole baþýný salladý." dedi." Ýki muhafýz ortaya çýktýklarý gibi bird yok oldular ve Nicole. Sesi yumuþak ve sevecendi." diye düþünmeden konuþtu. Ýkisi de. Sonunda kral. Nicole balonlarým kara saplayýp birden durdu. "Bu senin için bulabildiðim en deðerli hediye. "Onu bekliyorduk. "Eðer sence bir sakýncasý yoksa ayakta durmayý yeðlerim. Darren Nicole'ün arkasýn týp ikisini yalnýz býraktý. "Nasýlsýn?" "Ýyiyim Darren. diye düþünüyordu. arkadaþça tavrýyla. kýzý Nicole ve torunu Genevieve " Nicole çok uygun bir þekilde eðilmiþ. bir keli n beþ yýl öncesinin o olaðanüstü iki gününe geri götüren güçlü duygu akýmýný kesmek istemeden uz saniye süreyle birbirlerine baktýlar.

faka t ben onlarýn yararlý olabileceðini düþündüm. Ýçinden Söyle ona. Bununla ne yapacaðým "Bu seni hiç ilgilendirmez. Týpký bir yarasaya." Nicole'ün kendisini anlamadýðýný hissediyordu. Her birinin belleðine Rama I'in bir dizi görüntüsü depolandý." "Mürettebat iyi durumda. "Seni temin ederim ki yaptýklarýmýn hepsi iyi niyetliydi. "Bu kübü al." Nicole'ün kaþlarý çatýldý." dedi. Biliyorum çýlgýnca geliyor." Henry buluþmayý tam anlamýyla berbat ettiðini görebiliyordu. Ýstihbarat ajanlarý on ikilisinin. sýnýrlý bir ortamda on bir diðer." diye ekledi. Nicole gülümse doðru yürüdü. Yolculuðun büyük . Henry 111 RAMA-II uzandý ve yavaþça elini onun elinin üstüne kapadý. kontrol merkezindeki geniþletilmiþ gözlem penceresi Rama tarafýn an tümüyle kaplanacak biçimde döndü.. "Ýþte. Nicole" diye mýrýldandý. Newton takýmýnda ge azý dengesiz unsurlarýn bulunduðu hakkýndaki kiþisel görüþümü doðruladý. "Fakat acaba p ikolojik olarak hazýr mýyýz? Son zamanlardaki aþýrý tartýþma fýrtýnalarý sizi rahatsýz etmedi bunlarýn gerilim ve heyecan sonucu mu olduðunu kabul edeceðiz?" Nicole bir an sessiz kaldý. Yaklaþýk bir dakika kadar öyle kaldýlar.." diye Kurnandan Borzov yanýtladý. "Uzaktan kumandalý dýþ sonda zerlikleri doðrulayacaklar. Bir süre sonra Nicole. özellikle de benim söylediðim düþünül ardan endiþe etmiyorum.anlayamadým. her ikis bir andý." diye General Borzov gülümseyerek yanýtladý." diye kral yanýtladý. "belki bu bilgilere hiç ihtiyacýn olmayacak. Valeriy Borzov'un yanýnda sessizce duruyordu. "Çoðu ISA'mn resmi dosyalarýnda bulunmayan bu bilgiler. "B m özellikle son derece ilgilendiðim bir gerçek. "Araþtýrmacýlarýmýn bile gözlerinden kaçan bir veri var. bir gece prens Charles ve Prenses Eleanor ile oy narken." Nicole þöminedeki kütüklerin çatýrtýsý arasýndan kendi kalbinin sesini duyabiliyordu." Tekrar sustular. Nicole sordu. O megalomanyak Brown herhalde haklý. Uzaklaþýp ateþe bakan bir koltuð rdu. parkasýnýn fermuarýný çekti ve dýþarý çýkmadan ö ______________15______________ KARÞILAÞMA Birleþmiþ Newton uzay aracý." "Hey.." dedi. atkýsýný tekrar baþýna doladý. "Üstüne vazife deðilken neden. Fakat bilgelik dolu baþka bir ses de sessiz kalmasýný rdu. ya da sinek kuþuna benzeyen küçük bir uç 112 Karþýlaþma gözlem penceresinin yanýndan geçerek Rama'ya doðru dalýþa geçti." Kumandan düþünceli bir tavýrla "Yani fiziksel olarak baþlamaya hazýrýz. "Bir fark gördünüz mü?" "Henüz deðil. "Her ikisi de sanki ayný montaj hattýndan çýk i." Saatine baktý. Her angi bir farklýlýk kaydedilerek üç saat içinde bildirilecek. Fakat yaklaþýk dört ay önce. Bak. Kamalýlar biz zavallý dünyalýla ra aldýrýþ bile etmezler. "O montaj hattýný görmek istemez miydiniz?" Valeriy Borzov baþýyla onayladý. Sýrtý Nicole'e dönüktü." diye Nicole öfkeyle onun sözünü kesti." "Ve eðer açýklanamayan bir farklýlýk yoksa?" "O zaman planlandýðý gibi hareket edeceðiz. Önsezim bana senin mürettebatýnýn bazý nlarý olacaðýný söylüyordu. "Yolculukla ilgili saðlýk verilerin in özetini tekrar incelemeyi yeni bitirdim. Yabancý uzay aracý muazzamdý. istersen fýrlat at. Nicole. kimsede kýrk gündür göze çarpan bir görmedik. Yavaþça parmaklarýný onunkilerin arasýndan çekti. Nicole uzun bir süre düþündü veri kübünü parkasýnýn cebine koydu ve kralýn arkasýna yürüdü." diye alçak bir sesle devam etti. beni rahatsýz eden þeyin ne olduðunu kavradým. Rama'nýn bütünüyle güneþ ýþýðý altýndaki ilk görüntüsü. "Ýne Ra-ma'yý açýp iç sondalarý yollarýz. Henry'nin profesyonel yaþamýna karýþmasý gururuna dokunmuþtu. "Kendine dikkat et. Her üç kadýnda d ten olmasý beklenen bazý hor-monal uyumsuzluklar dýþýnda. söyle ona diye haykýrýyordu. her üyesi için tam ve kusursuz dosyalar hazýrlattým. Hepsi þaþýlacak þekilde düzenli. Yüzeyi tekdüze donuk gri r e uzun gövdesi geometrik olarak kusursuz bir silindirdi. hey. " ve elini kralýn omzuna koydu. "Yaþam bilim subayý mürettebatýn hazýr o dýðý takdirde bütün bunlar þu andan baþlayýp yaklaþýk yirmi iki saat içinde tamamlanacak. sakin ol lütfen." diye Nicole bilgi verdi. Henry ona bakmak için döndü. Al onu. Yaþam bilim subayý onu istediðin gibi kullanabilirsin. Wilson-Brown sorununu daha fýrlatma öncesinden biliyorduk elbet. "Birleþmeden bu yana geçen dört günün oldukça zorlu olduðunu kabu diyorum. sen dahil.. Fakat sen yüz gününü.

" dedi. Güzel " dedi. Nicole bu konuyu Borzov'dan önce öne sürmediði iç ndisine kýzýyordu. General O'Toole'u bile gücend irdi. en azýndan ilk sortide." Borzov gülümsedi. "Sabatini ile ilgili olmalý. biraz þarap ve votka." Nicole bunu beklemiyordu. bu o kadar güçlü bir düþünce olmasa da. fakat aklýnýzda ne gibi bir parti var?" "Burada." dedi. Wilson ve Brown 115 RAMA-II arasýndaki sorun apaçýktý: Kýskançlýk. bir 'kiþilik çatýþmasý' erebilmek için diline çok dikkat etmiþti Nicole'e göre." Nicole raporunu bitirip dosyayý veri hattýndan askeri gemideki Borzov'un bilgisayarýna gönderdi Sorunu bir tür davranýþ bozukluðu olarak göstermek yerine." "Fakat simülasyonlar süresince yalnýz fiziksel saðlýk verilerini istemiþtiniz." Devam etmeden önce biraz tereddüt etti. onlarýn fiziksel ve psikolojik yönden hazýr olduðunu belirten bir A5401 istiyo rum. "General. yaþam bilim subayýndan mürettebat raporu isteme sini açýkça öngörüyor. özellikle de ekip üyeleri arasýndaki etkileþimle ilgili 'resmi' önerileriniz olup olmadýðýný bilmek istiyorum." dedi." Borzov gülümsedi ve kolunu Nicole'ün omzuna atarak. eðer mürettebat için bir parti verme zamanýnýn geldiðini düþünüyorsanýz. Onunla ayný fikirde misiniz?" Nicole bir an düþündü. "Hiç de fena fikir deðil." Kumandan yüzünde kocaman bir gülümsemeyle. Bundan kaçýndým çünkü nesnel bir süre ." General Borzov kontrol paneline yürüyüp klavye üzerinde parmaklarýný dolaþtýrmaya baþladý. "Raporunuzu takdir ediyorum . Wilson ve Brown'un Rama içine yapýlacak sortilerde birlikte çalýþmalarýnýn engellenmesinin ak bir davranýþ olacaðýndan kesinlikle emindi.kýsmýnda Reggie'nin sizin geminizde olmasýyla bu sorunu kýsmen çözdük. "O konudan söz etmedi bile. belki de bira z eðlence. "Profesyonel bir psikolojik deðerlendirme de mi istiyorsunuz?" diy du. "düþüncelerimi þimdi belirtebilir ve on ece daha sonra resmen belgeleyebilirim. "Anlarsýn. Özellikle Francesca çevredeyken." General Borzov birden konuyu deðiþtirdi "Þimdi tümüyle baþka bir konuda size b ir sorum var " "Nedir?" "Francesca bu sabah bana gelerek yarýn gece bir parti vermemizi önerdi. basit ve açýk. "Yolculu k boyunca Wilson çok iþ yapmadý. Francesca'yý bu iki adam biriyle bir grupta birleþtirmeyi sakýncalý bulan kötü bir önsezim olurdu Bu mürettebat üzerin aþka bir sýnýrlama da koymazdým. Newton on ikilisinin zihinsel saðl nacaðýný hiç düþünmemiþti." Nicole biraz düþündükten sonra. ke týn ruh doktoru olarak düþünmekte nedense zorlanýyordu. "Be n olsam Wilson ve Brown'u hiçbir alt ekibe. bu toplantýnýn. General Borzov önceki sözlerini vurgulayarak "Kesinlikle." Borzov hayal kýrýklýðýný belirten bir tonda. "Ýki gemi ayrýyken. fakat þimdi birleþtið e iki uzay aracý ile takým yeniden bir araya geldiðine göre o ikisi her fýrsatta birbirine girecektir." dedi. mürett ebatla. Mürettebatýn ger gin olduðunu ve Rama'nýn içine yapacaðýmýz ilk sortiden önce rahatlamaya ihtiyaçlarý olduðunu sürüyor." General Borzov döndü ve dikkatle Ni-cole'e baktý. çok eskiden beri var olan yeþil gözlü c disi. "Madam deþ Jardins. Sadece benim düþüncelerimi güçlendirdiði için deðil Biliyorsunuz bu konular bazen oldukça h olabiliyor.. "Yaþam bil im subayým olarak profesyonel görüþünü soruyorum " Nicole gülerek "Elbette" dedi ve ekledi. Wilson ile iki kez konuþmaya di. üye 114 Karþýlaþma olarak koymazdým. Ve her zaman da saldýrgan havada. fakat kayýtlarý videofonda Francesca ile gereðinden fazla gö yapmýþ olduðunu gösteriyor. "Hayýr. General Borzov kendisiyle bu son "mürettebat saðlýk deðerlendi rmesi" toplantýsýný kararlaþtýrdýðý zaman." dedi. Görev kapsamýnýn zihinsel saðýlýðý da içerdiðini kabul etmesine karþýn. "Eðer raporunuzu hazýrlamak için zaman istiyors anýz bekleyebilirim. Prosedür kumandanýn. Fakat bir þeye fazlasýyla 113 RAMA-II kýzgýn olduðu çok belli. size memnuniyetle yardým ederim. "Güzel. "Gerilim kesinlikle belli oluyor. Ek a birbirini izleyen bilgiler belirdi. Ve ayrýca. hayýr. "Sizden mürettebatýn he r üyesi için. kontrol odasýnda birlikte bir akþam yemeði.. her sortiden önce. "Yaþam bilim subayým olarak." dedi.

.. Çev N Sevin. "Tanrý aþkýna nedir. Nico yirmi santimetrelik robota. iri bir fare büyüküðünde garip bir yaratýk ayaklarýnýn arasýndan hýzla geçerek Tabori'ni irdi. zihinsel saðlýðý ölçebilecek bir ölçüm aletimiz yok. hat mobilyalarý olan ve yatak odalarýnda bulunmayan bazý eðlence seçeneklerinin bulunduðu or tak odalar da vardý. "Tanrý'm. ben Puck'ým" dedi. Küçük robot geçici olarak susmuþtu. aðýrlýksýz ortama neredeyse doðasýnýn ikinci parçasýymýþ gibi alýþmýþtý. Nicole'ü gördüðü zam doðru fýrlayarak. "Gagasý esmer turuncu Kapkara karatavuk Ardýç kuþu pek doðrucu Çalý kuþu küçük kuyruk . Janos tekrar ýsrar edince. Þimdi. Mürettebat üyeleri taraf mi denen bu daha büyük araçta sekiz yatak odasý bulunuyordu. Nicole þaþkýnlýk içindeydi. "Sizi daha önce hiç görmedim " Robot yere indi ve sustu.. Tabori ve Tak unlayým keserek Nicole'ün yüzündeki þaþkýnlýk ifadesine *W Shakespeare. "Asyalý dostum zihinsel çabada nasýl parçaladýðýmý izle " Nicole tam vücut çalýþtýrma odasýna gitmekte olduð ken. Nicole.Henüz iyi ya da kötü." diye söze baþlamýþken "Þþþt. fakat hatalarýmdan ders alýyorum.. Yine de gerçeði söylemek gerekirse." dedi Janos. Nicole yaþam bölgesinin koridoru boyunca yürüdü. Nicole dizlerinin üstüne çökerek bu yeni gelen klý konuðu inceledi. Nicole Newto in. Askeri gemide dört küçük yatak o daha vardý. Bu . küçük robotu eline almak için uzandý. bu ölümlüler ne kadar aptal. vücut çalýþtýrma odalarý ve dinlenme odalarý gibi. Bottom ne desin?" Bir cin kýyafetine bürünmüþ ikinci bir küçük robot odanýn içine sýçradý. odalar çok küçük ve sýnýrlayýcýydý. "Filleri deðiþip merkezin kontrolünü senin atlarýna býrakacaðýmý mý san i Shig. Nicole. saðlam bir konum elde ettikten sonra." Tabori ve Takagishi her zamanki akþam yemeði sonrasý satranç oyunlarýna dalmýþlardý Hemen hem her "gece" (mürettebat Greenwich zamanýna uyan yirmi dört saatlik güne baðlý kalmýþtý) iki ad kudan önce bir saat kadar satranç oynuyordu Takagishi saygýn bir satranç ustasýydý fakat ayný zamanda yumuþak kalpliydi ve Tabori'yi teþvik etmek istiyordu Bu nedenle de hemen he men her oyunda. usta olmayabilirim. iki adama doðru ilerlerken Nicole elinde olmadan g eri sýçramýþtý. Ýnsan bedeni üstünde eþek baþý Þarký söylemeye devam etti. baþýný kapýdan içeri uzattý Janos sýrýtarak "Ýçeri gel güzelim." dedi." diye Jan asýný iþaret ederek eliyle Puck'ý gösterdi.. "Seni seviyorum" diye mýrýldandý. mürettebata. Oyuncak. bir eþeðe çevirdiðim o oyuncu nerede. Her iki uzay aracýnda ayrýca. fakat baþka bir ses duyunca durdu. Bottom Janos'un yataðýna yakýn bir köþede uyukluy uck artýk onu bulmuþ. mantýk ve aþk bugünlerde birbirlerine pek eþlik miyorlar. iþlerinin en önemli bölümleri üzerinde yoðunlaþma þansý verdiðinden t olma iþini kolaylaþtýrýyordu. Nicole'ün odasý koridorun sonundaydý. Nicole eþeðin baþýný oluþturan küçük plastik ve enlerini deðiþtirdiklerini görebiliyordu. Her kozmonotun özel bir bölümü varsa da (mürettebat ile kiþer kiþilik odalarla alanýn daha yararlý kullanýlmasýnda ýsrar eden sistem mühendisleri ara ki ateþli tartýþmalarýn sonucu). fakat o bile baþkalaþýmýn çapýndan etkilenmiþti." Nicole omuzlarýný silkti. MEB. Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyasý. "Ona kendisini sevdiðini söyle." Robot Janos'a doðru sekerken þarký söylüyordu. Minyatür Bottom Nicole'e döndü." Nicole hayretler içindeydi. uzayda ve Dünya'da olmanýn farklýlýklarýný en küçük düzeye indirebilmek için büyük çaba h emnundu. Peri kraliçesi Titania* da böyle ya pardý. "Sayýn bayan bunu söylemek için çok az bir nedeniniz olduðunu nýyorum. Kapýsý her zamanki gibi açýktý en de" diyordu Janos. Nicole'ün göz hizasýnda bir s "Güzel bayan. Bu. ufak bir keseden aldýðý ince ve pýrýltýlý bir tozu üstüne serpiþtiriyor eri önünde Bottom'un baþý deðiþmeye baþladý. Takagishi avantajýnýn yavaþ yavaþ aþýnm sýna göz yumuyordu. ya da her neyse. Daha önceki bir oyunda b u tuzaða düþmüþtüm. Her zaman bir ayaðýný yere basýlý tutmaya di iyordu. 1962 RAMA-II güldüler. minik arka kanatlarýnýn çýlgýnca çarpmasýyla. vücut çalýþtýrma odasý yolu üstündeki Janos 116 Karþýlaþma Tabori'nin odasýný geçerken onun kendine has kahka-sýný duydu. "Haydi.

" Nicole Richard'a baktý. Görünürken biz demin. "Oh. Wakefield'e. "Sayýn bayan. "Sakýn ama sakýn bir tutkuyu hobi ile karýþtýrmayýn Saygýdeðer Japon bilim adamýmýz 119 RAMA-II satrancý bir hobi olarak oynamýyor." dedi. Uyudunuz farz edin. gözü lobinin arkasýna. "lütfen biriniz bana burada neler olup bittiðini anlatabilir mi?" "Wakefield." Birk saniye durakladý ve. bütün týbbi malzemelerini muhafaza ettiði küçü lunduðu yere takýldý. elbette yetenek ve tutkunun sözünü bi etmeye gerek yoktu. Tybalt ve Mercutio küfrederek ve birbirlerine kýlýç sallayarak odaya girdiler. Francesca'nýn önündeki ekranda baz r görülüyordu ve elinde küçük bir þiþe vardý." dedi. Bu küçük adamlardan oluþan bir ailesi var ve aralarýnda bir tek Puck'ýn uçabildiðini ve bir tek de Bottom'un þekil deðiþtirebildiðini sanýyorum " Richard Wakefield odaya girerken." Birkaç saniye sonra Nicole bir el hareketiyle robotlarý iþaret ederken "Bu senin hobin mi?" diye sordu.ni insan kafasý ile uykudan uyanýp konuþmaya baþlamadan önce Puck oradan * Titania. Baþýný sallayarak "Düþünü " dedi. "Sadece kýsa bir süre için havada kalma gücü var " Wakefield sýkýlmýþ görünüyordu." Nicole konuþamaz haldeyken "Bir gece. Ge. Wilson ve Brown'un tüm önemli görev çalýþmalarýnda ayrý tutulma verdiði rapor nedeniyle içinde oluþan bir düðüm onu rahatsýz ediyordu. "Tam Shig'e yenilgimi ka bul etmek üzereyken koridordan gelen bir kavga sesi duyduðumuzu sandýk. Bottom ve Puck W. "Puck uçamaz. "Çok etkilendim. Nicole odadaki tek boþ olan iskemleye oturarak arkadaþlarýna baktý. . Sola dönüp idora sapmak üzereyken. Malzeme odasýnýn kapýsý gerçekten aralýktý." dedi. Þunu düþünmeniz yeter. Merhaba Nicole. Uzay aracýndaki yaþam bölgesine döndüðü zaman koridor dýþýnda her yer karanlýktý. "Adam kesinlikle olaðanüstü ve bazý dahilerin aksine çok da becer ikli." dedi." dedi Janos." diye Janos ekledi. Fakat bu gece. "Çok ender rastlanan bir hayal gördüm. Nicole lobiyi geçti. göre lerinin hedefine bu kadar yaklaþmýþken.neral Borzov'un düþüncelerimi etkileme sine izin mi verdim? Nicole mesleki ünü ile gurur duyar. Puck o un çevresinde dolanarak kapýnýn aðzýnda durdu." Takagishi ekledi. diye kendi kendine sordu. Tam otomatik kilidi iþletip patmaya baþladýðý anda karanlýk odanýn içinden gelen sesi duydu. Nicole vücut çalýþtýrma odasýnda düþündüðünden fazla kaldý. "Bravo. Nicole izin isteyerek odadan çýkmak üzereyken. genellikle önemli kararlarýný iki nci kez gözden geçirirdi. Birkaç saniye so nra. Bu garip diye düþündü. Malzeme odasý liba. Ayrýca bir Shakespeare hayraný. Ozan'ýn kasabasý Stratford-upon-Avon'dan olan bu genç adam da bu robotlarý bir hobi olarak yaratmýyor. Wakefield yanýtlayamadan Janos araya girerek. hiperaktif sisteminin sakinleþmesi için daha uzun süreli çalýþmasý gerekiyordu. Bottom. Yorgun vücudu ona artýk uykuya hazýr olduðunu bildiriyordu." Yaratýk susarken Janos haykýrdý. Nicole'e "Senin burada olacaðýný bilmiyordu Bazen bu ikisini satranç oyunlarýnýn tam ortasýnda biraz eðlendiriyorum." "O Medetö." dedi. Solgun ýþýkta gözlerini zorlarken. "Can sýktýysak biz gölgeler. insanýn eþekten farký kalmaz. Çok mu aceleciydim. "Kumandana aslýnda ikinizin de psikolojik açýdan saðlam olduðunuzu söylemiþtim. Çalýþmasýnýn sonuna doðru uygun raporu yazdýðýna kendi120 Karþýlaþma ni inandýrdý. Ve. "Öyle bir rüya gördüm ki nasýl bir rüya nu anlamak insanýn aklýný aþar." Nicole cinin üstünden geçerek arkadaþlarýna iyi geceler dilerken gülüyordu. Bu rüyayý yormak isterse. Shakespeare'in Bir Yazdönümû 118 Gecesi Rüyasý oyunundaki karakterlerden üçü Karþýlaþma aceleyle uzaklaþtý. Genellikle otuz dakikalýk pedal ç rinde koþma onu gerginlikten kurtarýr ve vücudunu uyku için rahatlatýrdý. Nicole içeri girip ýþýðý açt karþýsýnda oturmakta olan Francesca Sabati-ni'yi þaþýrttý. Sanki karanlýkta. týbbi malzeme odasýnda bilgisaya-nn önünde oturmasý normal bir þeymiþ gibi sýz bir sesle. Az önce gördüðü türden son derece karmaþýk robotlarý yaratabilmek içi zaman ve enerjiyi hayalinde canlandýrmaya çalýþýyordu. Richard gülümseyerek ona teþekkür etti. bravo.

" diye Nicole çabuk yanýtladý. Bu bebeði istemiyorum Þimdi.Nicole yavaþça bilgisayara yaklaþýrken gözleriyle ekrandaki bilgileri tarayarak amaçsýzca. "Bak ole." "Hamile olamazsýn. Sonunda Francesca gülümsemeyi baþararak. Sonunda Francesca.. "Bunu açýklayacak mýsýn?" diye sordu.. bu þ 122 Karþýlaþma verip çekip gitmemi mi bekliyorsun? Sen belki yaþamýn ve saðlýðýn konusunda þövalyelik yapabi n. normal. Cenini düþürmek istiyorum. diye düþündü. Fakat.. "Týbbi sorunlar konusundaki uygun prosedürleri biliy orsun. Nicole elinde tuttuðu sývýnýn çocuk düþürme121 RAMA-II ye yol açtýðýný görünce onu lobiye kadar izledi. hamile kalmamýn ona karþý aþkýmý yeniden canlan le. Ýki kadýn masanýn yanýndaki küçük bölmenin önünde sadece birkaç santim aralýkla duruyorlardý. Nicole Senin o üst sýnýf Bea is ahlakýnýn yaþamýmý yargýlamasýna ihtiyacým yok Yalnýz bir anne olarak çocuðunu büyüttüðün benim durumum çok farklý. O kadar aptal deðilim. "Bu kadar yeter. Senin için ve görev için neyin en doðru olduðuna karar vermem lazým." dedi. Nicole ekraný göstererek. "Aman o sonuçlarýný benden uzak tut. Ve geleceðinin büyük bölümü çokta . "Özel yaþamýnýn ayrýntýlarý be n ilgilendirmiyor." Francesca kahkahayla güldü. kasýk bölgesi iç görüntü setini de içeren. Kýsa bir süre önce hamileliðin baþlannda olduðumu üzülere k ettim. buyur misafirim ol. "Beni tehdit etmen gereksiz." "Lütfen þu bürokratik söylevi keser misin. "Bu ciddi yan etkileri olan çok güçlü bir ila Bununla ne yapmayý düþünüyordun? Bunu çalabileceðim ve fark edilmeyeceðini mi sanýyordun? Mal kayýtlarýný karþýlaþtýrdýðým anda onun kaybolmuþ olduðunu anlardým " Ýki kadýn birbirlerini birkaç saniye süzdüler. Þimdi bana þiþeyi verecek misin yoksa baþka bir yol mu arayayým?" Nicole çok kýzmýþtý." Nicole dudaklarýný iðrentiyle büzerek. "Senin biyometri verilerinde görmüþ olurdum. þimdi b ni içinde býraktýðýn ikilem. Francesca dar alan da onu itip kapýya doðru yürüdü. Bu özel bir konu ve ne seni ne de mürettebatýn bir diðeri i bu iþe karýþtýrmak istemiyorum. "Lütfen bana þiþeyi ver" dedi Nicole baþýný sallayarak. Fakat yanýlýyor.." dedi." diye Frances-ca'yý yanýtladý "Hiçbir soru sormadan. Ama sen þimdiden canlýsýn. bu konuda ba ksal ve psikolojik sonuçlarýn varlýðýna da senin dikkatini çekmek. Fakat þunu b itirelim. Ki m bilirsin sen?. da rýntýya girmemi. senin deyimini kullanýrsak. "Bu çok basit bir olay. Francesca'nýn içinde büyüyen dölüt 123 RAMA-II Nicole rahmin duvarýna gömülü minicik kesenin mikroskobik görüntüsüne ekranda bakarken." Bir an durakladý." dedi. amaçlý olarak haplarýný almayý býrakmýþ. "Sadece dört beþ gündür böyleyim Fakat kuþkum yok. Francesca yine yanýtlamayýnca Nicole sinirlenerek "Buraya nasýl girdin?" diye sordu. Ayrýca. "Ýnanýlmazsýn. Sondanýn mikroskobunda bile bu hücreler grubunun yaþayan bir þey duðunu anlamanýn bir yolu yoktu." dedi. Francesca'nýn uzay aracýnda bulunabilec ek doðum kontrol araçlarýnýn kayýtlý olduðu altyazýmý incelediðini anladý. Bütün kozmonotlar týbbi malzeme odasýnýn yaþam bilim subayý dýþýnda herkese yasak old irdi. Büyük olasýlýkla senin gizlilik talebine saygý da gösterebilirdim. Bu bebeðin babasý. çok basit bir þey olabilirdi." Nicole biraz duraksadýktan sonra. "N oluyor?" diye sordu." Francesca güldü.. Nicole kodlanmýþ baþlýklardan. "Nedir bu?" diye sordu. Þiþenin etiketini okurken. "Her durumda da... uygun bir yene için ýsrar ediyorum Eðer reddedersen. "Bunu yapamam. "O rolasý kurallar beni hiç ilgilendirmiyor Bir adam beni hamile býraktý ve ben de dölütten kur tulmak istiyorum. Ýlk sortiden önce þu bebeðin içimden çýkmasýný istiyorum " Ýzleyen bir saat içinde Nicole ve Francesca birkaç kelimeden fazla konuþmadýlar Birlikte N icole'ün bir ceninin varlýðýný ve büyüklüðünü saptamak için hassas aletlerini kullandýðý küçü e ayrýca Francesca'nýn kürtaj sývýsýný alma uyumunu ölçtü. kürtaja izin veremem." Francesca sert bir þekilde onun sözünü kesti.. Önce seni muayene ederek týbbi geçmiþini kontrol edip cen inin yaþýný saptadýktan sonra belki bu ilacý sana vermeyi düþünebilirim. Eðer o sevimli alet lerini bacaklarýmýn arasýna sokmak seni mutlu edecekse. Ve elbette zorunlu olar ak bir rapor yazmak zorunda. ama kesinlikle ben yapamam. Ni uzanarak Francesca'nýn elindeki þiþeyi kaptý. "Eðer önce bana gelseydin bu. Sesinden hafifçe sinirlendiði belli ol uyordu. Þimdiden vücudumdaki deðiþimleri hissedebi Ve ayýn doðru zamaný.

Hava giriþ kontrolü olan tekerlek tam tahmin edilen yerdeydi. Ayrýca Newton' Rama'nýn içine baðladýlar Bu taþýma aracý bilinmedik çaðlar öncesinde Ramaklarýn dýþ duvarlar oluklar boyunca kayabilecek biçimde Dünya mühendisleri tarafýndan tasarým* EVA Extravehicular Activity.tarafýndan programlanmýþ durumda Nicole. Rama'nýn dönüþüyle kezkaç kuvvete karþý koruyordu. Nicole'ün yanýtýný beklemedi 124 Rama. Kýsa bir öðle yemeði molasýndan sonra Yamanaka. Rama. Antenlerin düzeni. Ýki sondanýn harekete geçirilmesi kom tunu vermeden önce duraklayarak dramatik bir soluk aldý. Klinik kapýsýnýn yanýnda duruyor nýný harcama. Wakefield ve Tabori EVA* giysileri içinde Newton'dan ayrýlýp gömülü olan tekerleði aramaya baþladýlar. sadece babasý bir prens olduðu için d bir-sorumluluk ve sevgi meselesiydi. yirmi dört sa de dýþarý atýlacaktý Bunu hemen izleyecek normal aybaþý devresinde hafif adale kasýlma aðrýla irdi. Dünya'dan gelen bu uzay aracýný. Rama hava kabininin kilidiydi. ilk iþaret fiþeði ateþlendiði anda David Brown' sondadan doðrudan doðruya görüntülerin geldiði kontrol odasýndaki ana ekran ýþýkla doldu Iþýk edilebilir duruma gelince. Saniyeler sonra. New York adasýna kadar uzanacaktý.. iki yönlü iletiþimi saðlayacak þekilde dikkatle tasarý Ana iletiþim planý. sa yýsý biraz fazla gereksiz olan. Biran için bile düþünmedim. Senin de yeterince sorunun var. Alev Alev 16 RAMA. iki adam. önceden beklendiði gibi." Francesca gitmeye hazýrken. Sonra sondalar Ranýa'nýn karanlýk yalnýzlýðýna doðru uçtular. hatta kayýtsýz görünüyordu Francesca Sabatini çok yönlü ekranlarýn a'ya yapýlacak gerçek zamanlý yayýn için en iyi görüntüleri seçmeye hazýrdý General Borzov sýradaki önemli olaylarý þahsen duyurdu. ilaç enjekte edildikten sonra fiziksel olarak nelerle karþýlaþacaðýný gösteren bir li yi Francesca'ya vermek için yazýcýdan aldý. On dakika içinde güçlü tut-turucu parçalarla Newton hedefine demir atmýþtý.Araç dýþý etkinlik 125 RAMA-II lanmýþü. önceden planlanan Alfa iletiþim nakil istasyonunu kurdular. içeri girdikleri çanak biçimli uçtan. Rama hakkýnda k okuyup. Hastasý giyinirken.. Alev Alev niz'e kadar olan bölgeyi kapsayacak þekilde Kuzey Yansilindirinin tam bir görüntüsü olmasý ön en planlanmýþtý. vücut tarafýndan reddedilip. Dört saat sonra. Nicole kendi hamileliðinden ilk kuþku andýðý zamana geri döndü. Takagishi'nin. Kendisinden yetmiþ yýl an Norton'un yaptýðýný izleyen General Borzov. Dölüt. O ana kadar Rama Il'deki hiçbir þey öncekind þekilde farklý olmadýðýndan. iki kozmonot giriþ iþlemine devam ettiler. Silindirik Deniz yakýnlarýnda Beta adý verilen baþka bir nakil istasyonu nun daha kurulmasýný öngörüyordu Bu istasyon ikilisi Kuzey Yarýmsilindiri'nin her yeri arasýn a güçlü baðlantý saðlayacak. yabancý uzay aracýnýn içi boþ silindirini dýþ hava kabinine baðlayan yarým k e uzunluðundaki tünel ve koridorlarda defalarca mekik dokuduktan sonra. Yamanaka ve Turgenyev'e Newton'u dev sili ndirin dönüþ eksenini çeviren yüz metrelik dairesel diskin hemen dýþýna indirmelerini emretmi aç kutusu biçiminde bir dizi alçak yapý. Ve beklendiði gibi dönerek Rama'nýn dýþ kabuðunda bir deliðin açýlmasýna neden oldu. Wakefield ve Tabori ile buluþtu. s esi testlerini yaparken sinirli ve heyecanlý olduðu belli oluyordu Brown ise son hazýr lýklarýný yaparken rahat. Alfa nakil istasyonunun çalýþmaya baþladýðý doðrulandýktan sonra kontrol a yerlerini aldýlar. eðer i kinci Rama aracý birincisinin ayný ise. hatta bu." Nicole yanýtlamadý Gözleri yorgun ve kýzgýn olan Francesca "Böylece yarýn küçük piç kurusu gi . üçü. Venüs dolaylarýndaki bu dev uzay gemisine demir atýp içeriye ilk bakýþý yapmak bambaþka bir þeydi. bir taklidi üzerinde simülasyonlar yapmak güzel bir þeydi ama. bu yapay dünyanýn orta noktasý olan Silindirik De126 Rama.. Ýç sondalarýn içeri yollanmasý için geri sayým baþladý. "Bu kahrolasý þey çok iyi Dünyanýn baþka bir yarý siyah b htiyacý yok" ve Francesca. Büyük disk. kozmonotlar merdivenlerin ya da Ana Düzlüðün kuzey y arýsýnýn neresinde olurlarsa olsunlar. üç silindirik kapýyý açma iþlemini bitirdiler. ALEV ALEV Rama'nýn giriþ lombar kapaðýnýn yanýna iniþ kolay ve olaysýz olmuþtu. "Ne düþündüðünü anlýyorum" dedi. . RAMA. ilk geniþ açýlý resmin ana hatlarý görülebiliyordu Bu ilk resmin. Francesca sývýyý duraksamadan içti.. Daha sonra ekranda dondurulan bu temiz görüntü bunaltýcýydý. tünelin a. Brown ve Takagishi." diye soðuk bir ifadeyle konuþtu. Rama.

" dedi gururla. Beklendiði gibi hâlâ donmuþ haldeydi ve ortasýnda. Sonra Dr. Brown'un bu kaba giriþinden ra hatsýz olmuþtu. Bu karþýlaþtýrmalarýn büyük kýsmý dijital ol atik bir þekilde) yapýlýyor olsa da. ilk keþfedildiði zamandan New York denilen. yüksek gökdelenleriyle. Eðer bir donna gibi davranmaya devam ederseniz. Ýki saat sonra sondalann sonuncusu nakil istasyonu128 Rama. Ana Düzlük'ün düzgün oluklarý ya da vadileriydi. "Bir yanlýþlýk olmalý. geniþ tren yolu raylanný an a her biri otuz binden fazla basamaðý olan muazzam merdivenlere dönüþen üç geniþ merdiven var ukarý ve aþaðý merdiven kombinasyonu. Gözlemlerde. Her iki uzay aracý birbirinin eþi olsa bile. "Bunu yapamazsýn. Görüntüde ayný der pýcý olan." Brown sesini alçaktý ve gizleyemediði bir düþmanlýk 129 . insan yapýsý bina larý andýran uzun ince nesneler kümesi olan þehirler. D d Brown kayar kapýyý çarparak kapattý. Ge ilen ve tarlalarýn çevresinde dolanan yollara benzeyen izlerle birleþen. elindeki ilk sortinin görev daðýtým kopyasýný savurarak. Ý asý sýra127 RAMA-II sýnda bu vadiler. buzun yansýtýrlýðýnýn sadece sayýsal kurallar dizil cek kadar zor bir olay olmasý nedeniyle. hemen mürettebat tarafýndan tanýnmýþtý. bir þemsiyenin eþit aralýklý üç çubuðunu andýrýyor. bu dünyacýðý aydýnlata ynaklarý olmuþlardý. Bu çanaðý üçe bölen. Bu arada. Brown" dedi. "Bu tümüyle birincisinin aynýsý sca'nýn kamerasý coþkusunu kaydetmek için Brown'a dönmüþtü. o esrarlý ada vardý. görüntünün verdiði þaþkýnlýðý hemen hemen hiç azaltmýyordu. "Neden söz ediyorsun?" diye General Borzov yanýtladý. Ayrýca I SA yönetimi de beðenmeyecek. düzensiz boyutlarda dikdörtgenlere ayrýlmýþtý. "Þimdi beni bir dakika dinler misiniz" diye general devam etti. Bu resimle ama'nýn içinde kurulacak iletiþim ve taþýma altyapýsýnýn tasarýmlarýnýn tekrar doðrulanmasýnd Görevin bu ilk aþamasýndaki asýl "iþ" buydu -bu sondalann çekeceði binlerce resmi. nlarý çaðýran gökdelenler. "Gördünüz iþte.. Krater tünellerden baþlayarak. Roma ve Londra olarak. Kumandanýn odasýna kapýyý çalmadan bir mermi gibi dalan David Brown. ilk Rama araþtýrmacýlarýnýn verdikleri erle Paris. kra an ve dönen silindirin duvarýnýn çevresine sarýlý engin Ana Düzlük'e iniþ ya da çýkýþ yolu sa Ana Düzlük'ün kuzey yarýsý neredeyse ekrandaki resmin büyük kýsmýný kaplayacak þekilde uzanýy azzam meydan. 'þehirler'in çevresi dýþýnda." diye baðýrdý. Silindirik Deniz'in erimesinden kýsa bir süre sonra. Dr. Rama I'in zaten var olan resim mozaiði ile karþýlaþtýrmak. Yüz metrelik bir ölçeðe kadar daha önceki araç arasýnda belirgin bir temel farklýlýk yoktu. Silindi-rik Deniz'in ta kendisiydi. inanmayanlar. A merikalý bilim adamý taktik deðiþtirdi. "Kimi tanýdýðýnýz umrumda bile deðil." General Bor-zov'dan bir yanýt alamayýnca. "Sonra herkesin duymasýna yetecek kadar sesini yüksel terek. Aslýnda daha büyük kuleleri. "Gerçekten birinci sorti süresinc benim Newton'da kalmamý istiyor olamazsýnýz. "Kapýyý kapatýn. görüntülerin alýndýðý zamanlarda rklý ýþýk düzeyleri bazý yapay kýyaslama hatalarýna yol açabilirdi. Borzov ilk sorti için mürettebat görev daðýlýmýnýn kendilerine bir de ulaþtýrýlacaðýný ve iki saat sonra da kontrol merkezinde "özel bir akþam yemeði" verileceð urdu. Bu muazzam silindirin çevresini tümüyle dolanan su kütlesinin oluþturduðu tuhaf deniz. görünt ak köþesindeydi. Rama. "Bunu kabul etmediðimi bilmenizi istiyorum. göze çarpan bir h lý kýyaslamanýn ortaya çýktýðý tek bölge.Manzaranýn tanýdýk olmasý." diye Brown yüksek sesle devam etti. sakin bir sesle. Alev Alev na geri dönünce bu kýsa ön fotoðraf taramasý tamamlanmýþ oldu. görüntünün sonuna kadar uzanýyordu. Brown tiz b sesle "Pekâlâ Rama. Takagishi'nin sondasý tünelin tam altýndaki bölgenin dar açýlý fotoðraflarýný aktar u görüntüler kontrol merkezinin çevresindeki daha küçük ekranlarda gösteriliyordu. Bütün mürettebat sessizlik içinde bu görüntüyü bir dakika kadar izledi. Çok uzu n ve zor bir gün olmuþtu." Borzov masasýnýn arkasýnda ayaða kalktý. Dr.. Rama'nýn eðimi boyunca eþit aralýklarla yerleþtirilmiþti. sizin Rama'nýn içine hiçbir zaman ayak basmama nýzý da saðlarým. hepiniz" diye baðýrdý. Mürettebatýn geri kalanýnýn bir k a verilen görüntüler karþýsýnda hâlâ konuþamaz durumdaydýlar. her zaman bir insanýn açýklama yapmasýný gerektirecek fa lar olabilirdi. On kilometre uzunluðunda ve yüz m niþliðindeki bu üç doðrusal oluk. bir teraslar ve rampalar kompleksi. Bu görevin kumanda subayý benim. dönen silindirin ana gövdes ine varýncaya kadar yelpaze gibi açýlýyordu.

. Takagishi birkaç dakika için o . Nicole. ayrýntýlarla ilgili bilginizin onunkine yaklaþabildiðini iddia edemez siniz. Kýskanýyorsunuz. Sonda araþtýrmasýnýn sonuçlarýný gördünüz. "Yani bana þu Nicole deþ Jardins'in Wilson ve benim adýmýzý belirte esmi bir belge mi dosyaladýðýný söylüyorsunuz?" Borzov onayladý. bundan sonra bu görevi yönelebilmem için be de hiç olmazsa bir kere içeri girmem çok önemli ve ben de bunu þimdi yapmayý yeðliyorum. Hiç de ." dedi." diye David Brown çirkin bir þekilde onun sözünü kest bunlarýn ne anlama geldiðini biliyorum." dedi." dedi. Rama. kibirli Amerikalý üstündeki iktidarýnýn tadýna vararak "Hareketlerimi açýklamak zorun deðilim.. ere sabitlerken. Kargaþa sonrasý ilk günlerdeki barýþ koruma çabalarýyla ilg rýný dinledi. Takagishi Rama'nýn içi konusunda dünya çapýnda bir uzman olarak kabul ediliyor B ir dakika için bile. "Biliyor mus Brown." Kumandan on beþ saniye kadar hiçbir þey söylemeden bilmi adamýný süzdü. Baþka bakarak. "Kahpe" diye Brown mýrýldandý. diðer uçta da Reggie Wilson ve General OToole yaklaþan beyzbo l sezonuyla ilgili canlý bir konuþmaya dalmýþlardý." dedi. Eðer bu kadar. deðil mi Dr." diye kumandan de tti. Aklýnýz aldý. Francesca aceleyle Dr. "Her zaman hatalý olan bir baþkasý oluyor. "Ne düþünürseniz düþünün. B rown?" David Brown arkasýný dönerek azametle odadan RAMA-II çýktý." David Brown cümlesinin ortasýnda durdu.. Brown'un yalnýz kalmak istediðini ekledi. Diðer on bir mürettebat üyesi av tavuðu ve yabani piri nç yerlerken o odasýnda kaldý. General Borzov birkaç þiþe deðerli þarabýn açýlmasýný emretti." dedi Öne doðru eðilerek. General. birbirinize karþý sergilediðiniz düþmanca tavýrlar nedeniyle sizin on'la herhangi bir görevi birlikte paylaþamayacaðýnýzý açýkça belirten bir uyum raporu olduðu ize söylemeliyim.RAMA-II ifadesiyle. Ýki gazeteci de. "Fakat... General Borzov ve Amiral Heilm ann'ýn arasýnda oturarak onlarýn. Yön elikler ilk sortilerde en az üç mürettebat üyesinin Rama dýþýnda kalmasýný öngörüyor. Birçok k an bu görevin gerçek önderi olarak kabul edilmeme dayanamýyorsunuz. "Aklýma gelmiþken. Altyapý çalýþmalarý için uzay öðrencilerine ihtiyacým var. Ýkisi de birkaç kadeh þarap içmiþ olan Janos ve Richard Wakefield masanýn bir ucunda Francesca'ya takýlýrlarken." Brown'un gözleri kýsýldý. Benim ilk sorti grubunun dýþýnda býrakýlmamýn gerçek nini gizlemek için. görünüþte mantýklý bir özür uydurdunuz.. yaþam bilim subayýnýn. ayrýca dünyanýn dikkati bu anda bize 130 Rama. Kumandanýn keyfi . içeri girmeli. Birkaç saniye bekledi. O ve Dr.. sadece kayýtlara geçmesi için ve bu çocukça parlam lediðim için. Ýlk ziyaretimizin baþlýca nedeni var: Ýletiþimle ulaþým altyapýsýný kurmak ve bu uzay gemisinin birincisi ile ayný old doðrulayacak ayrýntýlý bir araþtýrmayý tamamlamak. Dr. David Brown ziyafete gelmedi. General Borzov rakibine gülümsedi. "Fakat bir açýklama istiyorum." Brown sözünü kesti. "Ben bu görevin baþ bilim adamýyým ve ayrýc medya karþýsýnda da Newton projesinin en önde gelen sözcüsü-yüm Diðer dokuz kozmonot Rama'ya rken benim Newton'da kalmamý acaba nasýl açýklayabileceksiniz?" Borzov. Francesca beceriksiz bir þekilde Brown'un "kendini havasýnd a hissetmediðini" bildirdi. "Senin için üzülüyorum Olaðanüstü yeteneklisin. Kontrol merkezindeki küçük masalarý bir araya getirip. Francesca'nýn önerisi iþe yaramýþtý. "Þimdi artýk bitirmeme izin ver ecek misiniz?" diye sordu.. Sonunda. Takagishi'ye göre deðil ama. kozmonotlar arasýnda belirgin bir arkadaþlýk havasý vardý. Alev Alev çevrilmiþ olacaðýndan. size ilk sortide neden gitmeyeceðinizi söyleyeceðim. Borzov. sadece iki duðu için deðil. Yemek sona erdiði zaman Francesca izin istedi.." "Kahretsin. "Onun dediðine göre." Borzov hýrçýn bir ifadeyle." "Beni bir an için bile kandýramazsýnýz. "odanýza döndüðünüz anda derhal ISA'ya sýzlanmaya baþlayac en. Son olarak.. "Bu zaten sondalar tarafýndan doðrulanmýþ durumda. Ziyafet için." Bu kez konuþmasýný cümlenin yansýnda kesen Borzov oldu. Rama'nýn her santimetrekaresi-nin ilk gemi ile ayný olduðu kanýtlanýn caya kadar Ta-kagishi hoþnut olmayacaktýr. fakat yeteneðin onunla ilgili rini aþýyor. "Dr. General Borzov parmaklarýyla masasýnýn üstünde trampe çalýyor ve Dr Brown'a soðuk bir ifadeyle bakýyordu Sonunda. "Dr. fakat Janos Tabori þakacý bir tavýrla gidip Amerikalý bilim ad amýný muayene etmeye gönüllü olunca.

Francesca ve Dr. görüntü yaratma altyazýmlarý kullanýlarak zekice renklendirilmiþti ve þimdi art gili siyah bir silindirdi. yarýn yapacaklarýmýzý hiç olmazsa bir me neden oldu. Ve. Kumandanýnýn yüzündeki o içten di sorusuna olumlu yanýt verdi. Gülerek baktý mý yapýtýna Tanrý? Seni de Kuzu'ya yaratan mý yarattý?" *Bu ve aþaðýdaki alýntýlar W Blake'in unlu "The Tiger" þiirinden ÇN 133 RAMA-II Francesca kýsa þiiri bitirdiði zaman. diye düþündü. Döndükleri zaman Francesca kozmonotlardan iskemlelerim büyük ekrana çe virmelerini istedi. Rama. kýsa bir süre için. bizim en son hedefimiz açýsýndan neden yapýldýðýndan daha önemli. Ukrayna 134 Rama. sonra da kendiliðinden bir al kýþ koptu. "Shig ve Francesca. Ulu Tann'm. üstü kapalý küçük bardaklara doldurdu ve bardaklar masa boyunca elden ele daðýtýl yev'in de bildiði gibi. bu orjinal ve dü ri kýþkýrtan gösteri için sizi kutlarým. Rama." Janos kýzýlötesi tarayýcýyý Nicole'e aktarmadan bir saniye önce. Takagishi ekrana Rama'nýn tam bir dýþ görüntüsünü yansýttýlar. "Kaplan! Ormanlarýnda gecenin Alev alev yanan Kaplan! Hangi ölmez el. herkesin daha önce gördüðü donuk gri renkteki sil yýr. Francesca zarif bir tavýrla Dr. "Söz bundan açýlmýþken. pekâlâ. Bu Kamalýlar senin evrenine nasýl uyarlar?B zden önce. "Sanýrým hepimiz adýna konuþacaðým. Francesca'nýn þiirinden büyülenmiþti. Zaten paraz alkol tarafýndan zararsýz hale getirilmiþtir Altýnda çarpý olan ikinci bardak General Bor-zov'daydý. "Ya hangi çekiç' Ya hangi zincir? Hangi ocaktaydý beynin senin? Hangi örs? Hangi ürkünç pençe." dedi. yeni açýlmýþ bir þiþe Ukrayna vo sý olduðu halde ayaða kalkarak.. "Bu kaybettiðime sevindiðim ilk yar Nicole'ün bardaðýnýn dibinde çarpý vardý. Oh. daha þimdiden iki kez kafaya diktiði. Silindirin ucu da bir yüze benziyordu. "Þimdi artýk eski bir Rus gele geldi -þerefe kadeh kaldýracaðýz. ilk kez onlarý mý yarattýn? Onlarý neden bu zamanda buraya yolladýrB "Yýldýzlar attýklarýnda mýzraklarýný aþaðý Suladýklarýnda gökyüzünü gözyaþlarýyla. Yanýmda bu milli hazineden sadece iki þiþe getirdim ve onl n bu özel gecede siz yoldaþlarým ve meslektaþlarýmla paylaþmak istiyorum. önce kýsa bir sessizlik. Ýþare bardaklardan içen iki kiþinin votkayla beslenmiþ bu kurtçuklardan birini yemesine izin verilecek." dedi. "Hangi uzak göklerde yahut derinliklerde Yakýldý gözlerinin ateþi senin. odada bir 132 Rama. bu görev için ilk baþvurduðu günden beri onu rahatsýz eden ayný temel sorularla yenide mücadele ediyordu." Sýrýttý. "Ukrayna votkalarýnýn þiþelerinin dibinde he r zaman küçük bir kurtçuk olur. Tutabilmiþ öldüren dehþetini onun?" Masanýn diðer ucundaki General O'Toole da. ölmez göz Yaratabildi korku veren bakýþýmýný senin?"* Nicole deþ Jardins Francesca'nýn ikinci dörtlüðe baþlamasýný dinlerken sýrtýnda soðuk bir ürp ti. Francesca þiirini okumaya baþlamadan önce. Bu kocaman uzay gemisini kim yaptý? Bu. Takagishi'ye saðladýðý tüm görüntü iþlem yaratýcýl evimli Japon kozmonot utangaç bir tavýrla eðildi. K ini "Bunu yapmak zorunda mýyým?" diye düþünürken bulduysa da. Alev Alev kurtçuðunu yemek sonrasý tatlýsý olarak yiyebilecek þanslý iki kozmonottan biri o olacaktý. Nicole düþünüyordu. General gülümsedi. Amiral Heilmann bardaklardan ikisinin dibine kýzýlötesi birer çarpý iþareti koydu. "Yaþasýn" dedi. Sonra Ja-nos Tabori iskemlesinden ay aða kalkarak." Þiþeleri General OToole'un ellerine verdi ve Amerikalý. diye düþünüyordu. Efsaneye göre kurtçuðu yiyen kiþiye.. yirmi dört saat için öze lur. sývý daðýtýcý aleti ustalýkla kullana kayý küçük." Kumandan devam etti. Alev Alev sessizlik oldu. diðerini de Nicole'ün bardaðýna koydu ve votkasýný uzay aracýnýn ta . Önce bardaðý ntrol etmiþ ve dibinde çarpý iþareti olmadýðýný görmüþtü. minicik kurtlarda n birini kendi bardaðýna." General Borzov elinde. Fakat bu. bu Rama. ýþýklar söner sönmez." Aslýnda gerçek sorun bu.rtadan kayboldular. Zihni. "Bu. Herhalde beni öldürmez.

diye düþünüyordu Þu küçücük þeylerin içine bu kadar olaðanüstü ayrýnt r? Nicole robotun yüzündeki anlatým çeþitliliði karþýsýnda da þaþýrmýþtý. oda tümüyle karanlýða gömülmüþtü. 137 RAMA-II 17 BÎR ASKERÎN OLUMU . Bütün gücünü toplayarak ayaða kalktý "Yediðim bir þey dokundu h Sanýrým odama gideceðim. hem de acele içtiði içkinin etkisiyle bir uçuyordu. Ulu olmak istiyor sun. Bir korku patlamasý.. diyordu. sana vaat edilen þey de olacaksýn." Janos muzip bir ifadeyle "Fakat filmi kaçýracaksýn" derken onun ayakta durmasýna yardým et ti. Haydi. türümüzü en iyi þekilde temsil edebilmek için elimizden geleni maya karar verelim. Tann'm. ona tanýdýðý birini anýmsatýyordu. elbise giymiþ diþi bir robot odalardan birinde dolaþýyor135 RAMA-II du. Adrenalin patlamasýnýn yatýþmasýný bekledi ve sonra gruptan istedi. Gelin beni burada kadýnlýðýmdan sýyýrýn ve tepeden t alimliklerin en müthiþiyle doldurun! Kanýmý dondu136 Nicole kendisini kandýrmadýklarýndan emin olmak için gözlerini kýrpýþtýrarak. Iþýðýn taný ortasýnda eski bir þato unda. Sahnenin baþlarýnda bir mektup okuyordu. birkaç adým sonra ellerini yana sarkýt arak konuþmaya baþladý. Defalarca derin soluk alýp kendini sakinleþtirmeye çalýþtý fakat o korkutucu histen kurtulamýyordu. "Hem Glamis'sin.u kaldýrdý. Ak ona. diye dü Gerçekten de deðiþiyordu "Beni burada ka*Bu ve aþaðýdaki alýntý. en kestirme yolu tutamayacak kadar insanlýk sütüyle beslenmiþ."* Janos." diye yanýtladý Nicole. bir felaket önsezisi birden Ni-cole'ü sardý ve onu dehþete sürükledi. Þu eld gerçekten bir dahi. "Birlikte baþarýlý bir görev için içelim. Nicole büyülenmiþti hem kendi vahþi hayal gücünün. "Newton Stratford gururla Richard Wakefield ve hüner li robotlarýný sunar.Macbetlý. bu yeýýi Leydi Macbeth Francesca 'ya benziyor." dedi Tepesinden bir spot ýþýkla aydýnlatýlan masanýn sol köþesinin bir arelik bölümü dýþýnda. o güne kadar yediði þeyler arasýnda bu kurtçuktan daha berbat ta an tek þeyin. Kanlý amaçlara hizmet eden ruhlar. biçimi deðiþmeye baþlamýþtý. kalçalarýn yuvarlaklýðý ve hatta yüzdeki yumuþaklýk. Rama.. Leydi Macbeth'in hareketlerindeki doðruluk onu büyülemiþti. ancak." dedi. hem de Kral Duncan'ýn geceyi onlarýn þatosunda geçireceðini bildirir Nicole haber ci gider gitmez Leydi Macbeth'in yüzünün hýrslý bir beklentiyle allak bullak oluþunu izledi "!. Nicole solunda Francesca'nýn General Borzov'a þarabýn kal n son yudumlarýný ikram ettiðini gördü. iþte bu. Nicole Leydi Macbeth'in kocasýný cesaretsizliðinden dolayý azarladýðýný duydu ve bir kez a korku önsezisi içinde kabardý. Gelen bir haberci Leydi Macbeth'e hem kocasýnýn yaklaþmakta olduðunu. Dikkati yoðunlaþtýkça. Gerçek anlamýyla biz on iki kiþi. Ama huyundan kork uyorum. hepsi kaybolmuþtu. küçük sahne Nýcole'ün zihnini kapladý Bir an için minyatür bir gösteri seyretmekte olduðunu unuttu. "Onunla daha önce bir ye karþýlaþmýþtým. Nicole'ün çok sýkýlmýþ olduðunu gören Janos "Nicole neyin var?" diye sordu. Fildiþi Sahilindeki Poro töreni sýrasýnda yediði o iðrenç yumru kök olduðunu dü Birkaç kýsa kadeh tokuþturmadan sonra odadaki ýþýklar zayýflamaya baþladý. Sað tara arýþýklýk hissetti ve dönünce Reggie Wilson'ýn hýrslý bir þekilde Francesca ile konuþtuðunu g bakýþlarý bir süre Leydi Macbeth ile Francesca arasýnda gitti. "Bir þeyim yok." Genera ov gösteriþli bir el hareketiyle. Yavaþ adýmlarla odasýna döndü." dedi Nicole. Çev O Burian. "Ve þimdi.." dedi.. Korkunç bir þey olacak. si. Kurtçuðu bir büt rtçuðu çabucak yiyen Nicole. yabancý bir kültür nezdinde insanlý olacaðýz. geldi. MEB 1960 ÇN Rama. Robotun yeni yüzü belirsiz bir þekilde. yüzünde bir sýrýtma ile Nicole'e "Bu kadýný tanýyorum. Küçük sahnede Kral Duncan." Sarsmamaya çalýþarak bardaðýnýn kapaðýný kaldýrdý ve sonra bir yudumda içti. o akþamki zarif hibesi tarafýndan karþýlanmaktaydý. hem de Cawdor. Ýçinde bulunduðu paniði bastýramýyordu. Ýki cinslikli bir Leydi Macbeth'i oynuyordu. "Hepimiz için önümüzdeki birkaç gün ve hafta büyük macerasý olacak." "Þþþt. Alev Alev dýnlýðýmdan sýyýrýn" sözcükleri robottan çýktýðý andan itibaren. her birimiz. diye kendi ke ndine söylendi.

bu robot cerrah için b asit ve kolay bir ameliyat olur deðil mi?" Nicole onayladý. Aðaçlarýn dallan kollar e onu izliyordu Nicole baþka bir çýðlýk duydu." dedi Nicole.. Sa aktý ve çabucak ýþýðýn gidiþ geliþ saati artý elektronik taný ardýndan bir doktorun karar ver eken en az zamaný hesapladý. birden sað aþaðý bölgemde yoðun. "Bü veriler sizin þiddetli aðrý çektiðinizi doðruluyor. "Büyük acý içinde. "Bu kez hasta mý doktora bir öneride bulun r?" diye sordu." Irina Turgenyev kumandanýn yanýnda diz çökmüþ elini tutuyordu. prosedür gereði." dedi. Uyandýðý zaman tepesinde oldukça korkmuþ bir J bori duruyordu. Bir çýðlýk duydu ve yoldan ayrýlarak aðaçlarýn arasýna daldý. Nicole dayanamaz bir ifadeyle geri çekilmesin i iþaret etti.. O zamana kadar çok geç olabilir. "Makine ne diyor Doktor?" diye General soruyordu. N le bir düðmeye bastý ve ekran içinde fýtýk. küçük bir kutu biçimind ktronik bir araçla döndü. kahkaha larla gülüyordum.Nicole rüyasýnda on yaþýnda. t arayýcýsýný ve biyo-metri ekranmý çýkarmýþtý Bu arada Francesca ve videosu. Sonra generalin. "Bedeninizin bir tür enfeksiyonla savaþtýðýný akla getiren. Gözlerinde geçici bir pýrýltý beliren kumandan. Filmi izlemeden ay rýlmýþ olan Wilson ve Takagishi dýþýnda herkes oradaydý "Fakat projenin gecikmesine neden ola am Ben iyileþirken siz birinci ve ikinci sortilere baþlarsýnýz." Yeni bir aðrý ile sarsýlýrke buruþturdu. "Ve eðer Dünya'dan tanýsal uyuþma almak için zaman kaybedersek -aah. "O kadar küstah olamam" diye yanýtladý. Bir anda annesinin ölmekte olduðu hissine kapýldý ve küçük kýz büyü orku duydu Babasýna söylemek için eve koþtu. "Büyük bir acý içindeyim.. Tam bir tant için tüm verileri. Gülümsemeye çalýþan Borzov " geldi" diyerek doðrulmaya çalýþtýysa da aðn nedeniyle tekrar geriye uzandý. portatif saðlýk çantasýný aldý ve koridor ye baþladý. dünyaya gönderebilirim. "Baþlayalý ne kadar oldu?" diye sorarken yaþamsal verileri kontrol etmek için. General bir kanepenin üzerine atýrýlmýþtý Yüzü bembeyazdý ve alnýnda ter damlalarý birikmiþti. bu kez. Nicole önce. kesin bir acý hissettim. Hayatýmda hiç böyle bir þey hissetmedim. Bu noktada iki seçeneðim var diye hýzla düþünüyordu Nicole." Ta bori'ye kapýnýn þifreli kartýný verdi." dedi ya aþça. sabahlýðýný giydi." Nicole. Benim zihnimi okuyor. Lobiye yaklaþýrlarken "Apandisite benziyor. Borzov'un belirgin acýsýna karþý ona gülümseyerek." dedi. Borzov'un içindeki Hakamatsu sondalarýnýn son üç dakika boyunca kaydetmiþ olduklarý a rýntýlý verileri araþtýrmak için tarayýcýyý programladý.belki de bedenim daha derin bir travmaya girebilir. Nicole'den acýsýný bir an önce dindirm esini isteyen gözleri adeta yalvarýyordu. "Fakat emin deðilim. "Bir dakika. doktorun hastalýð etmek için tam Nicole'ün arkasýna yaklaþtýlar." Kozmonot Tabori. orduda yaralandýðým Nicole. Sonra bütün kanallardan bu zaman dilimi için tam bir bilgi dökümü ist os. General Borzov acýda r kasýldýðýnda. "Henüz kesin bir þey yok Önce biraz daha veriye ihtiyacýmýz var . Kalp atýþlarýndan ve iç salgýlarýnda dýðýný kolayca saptadý." Nicole hýzla yataðýndan fýrladý. "Burada bir koltukta oturmuþ filmi izliyor ve hatýrladýðýmca da. Paris banliyölerinden Chilly-Mazarin'deki evlerinin arkasýnda b ulunan ormanda oynuyordu. Az önceki bilgi dökümünü." diye iþ arkadaþýna seslendi. lobiye geldiði zamandan beri geçen birkaç dakikalýk süred dilen yeni bilgileri de ekleyerek. fakat hýrlayan küçük bir kedi yolunu kesince Nic durdu." dedi Janos. "General Borzov. "Nicole. iç kas yýrtýlmasý ve ilaç etkisinin de olduðu tüm rý gösterdi. 139 RAMA-II "Kahretsin" diye yanýtladý General. diye düþündü. Nicole ekrana tekrar bir göz attý Hâlâ "%92 OLASILIK APANDÝSÝT" görünüyordu "Ekleyeceðin bir . hafif bir ateþiniz var" dedi. Borzov büyük çaba harcayarak "Belki iki ya da üç 138 Bir Askerin Ölümü dakika önce. çok iyi bildiði Newton yöne liklerini belirttiðini fark etti." dedi Janos. Nicole tarayýcýdan küçük veri kübünü çýkarýp tanýlama makinesine ye iye içinde küçük ekran titreþerek parladý ve "%94 OLASILIKLA APANDÝSÝT" kelimeleri belirdi. yeniden istedi Bu kez taný "%92 OLASILIK APANDÝSÝT" çýktý Nicole tam diðer tanýlan da kontrol etmek üzereyken kumandanýn güçlü elini kolunda his "Eðer vücut sistemine çok fazla zehir karýþmadan bunu hemen yaparsak. Sanki bir þey ben yakýyormuþ gibi bir acý. Nicole "Büyük olasýlýkla taný apandisit. "Malzeme odasýna gidip portatif taný aletini getir. Çevresinde duran diðerlerine baktý.

Enerji ihtiyacý fazla deðildi ve yüzden fazla deðiþik biçimde kullanýlabil e olanaðý vardý. Son kontrol olarak da. ustaca düzenlenmiþti." dedi. Hiçbir insan cerrah bu kadar hýzlý ve becerikli olamazdý. "Bunun büyük bir haber olduðunu anlýyorum." diye Janos Tabori'ye sordu. Verdiðim her emre kayýtsýz þartsýz uyacaksýn. Aþýrý ince tüm 141 RAMA-II baðlantýlarý ve uzantýlarý. Heilmann ve Yamanaka ile lobiyi terk ettikten sonra Irina Turgenyev ve G eneral O'Toole hâlâ lobide bekliyordu. "Sen temizlenirken." dedi küçük Macar. Amerikalý her zamanki içten tavrýyla. Elektronik cerrahýn. Borzov'a "Biraz daha iyi misiniz?" diye sordu. "Git ve RoSur'u ameliyat için hazýrla. Fakat RoSur kendi açýsýndan bir teknolojik harikaydý. Ameliyat odasýna girmene üç þartla izin . Janos kendi RoSu ullanma kýlavuzunu kontrol ettikten sonra. Borzo v'un kiþisel dosyasýný RoSur'a girdi. "Teþekkür ederim. kolay saklanabilmesi için." "Size verdiðim hafif bir yatýþtýrýcýydý." "Yeterli. siz ve ko zmonot Yamanaka General Borzov'a kliniðe gitmesi için yardým eder misiniz?" Francesca' ya döndü. apandisit ameliyatý sýrasýnda hastanýn gözlem bilgileri RoSur'a iletecek olan elektronik baðlantýyý birleþtirdi ve bilgisayarýn bütün yazýlýmlarýnýn n geçmiþ olup olmadýðýný kontrol etti. "Ýkimiz adýna da konuþtuðuma eminim." "Bunu yapmak isterim. RoSur'un neþteri kuþkulu organý diðerlerinden ayýrmak için gerekli e iþlemlerini yaptý." diye Francesca onayladý. "Bilgisayar yazýlýmýný inceledin mi?" dedi. Janos yapýlacak ameliyatý tanýmlayan kod sözcüðü girdi." Newton görevinde oluþabilecek bu tür durumlar için getirilmiþ olan taþýnabilir robot cerrah R Sur. Fakat acil destek olarak yedek b ir çift el hiç de fena olmaz. Dünya'nýn ileri hastahanelerindeki. bu haliyle içinde depolanmýþ i zlalýðý ile pek baðdaþtýðý söylenemezdi. Sonra Nicole odaya girdi. Elleri eldivenliydi ve üstünde cerrahlarýn giydiði beyaz elbise vardý." "Güzel" dedi Nicole. "Apandisitle daha önce sadece bir kez karþýlaþtým. Amiral Heilmann. ik iz gözlerinin yardýmý ile." dedi O'Toole. Her mikrosani . Küçük bir çantaya sýðdýnlabilirdi ve sa ilogram geliyordu. ben de tüm ameliyat öncesi testlerini tamamlarým. Borzov homurdandý." Borzov. "Herkes hazýr mý? " diye sordu. Bütün ameliyat ekibi gibi temizleneceksin. Janos odaya döndü. Kapýnýn dýþýnda makta olan Francesca ve General O'Toole'a. Janos onayladý. Duvarýn kenarýnda kameranla birlikte sessiz ce duracaksýn. "o da Budapeþte'de öðre Bütün belirtiler bununla aynýydý. General Borzov'un yatmakta olduðu klinikteki yataðýn kenarýna t ktý. robot cerrahýn ana kontrol kutusunu alara k. "Þimdi benimle birlikte temizlenmeye gelin. Gözleri Borzov'a dikilmiþ olarak. "Yardým edebileceðimiz bir þey var mý?" "RoSur ameliyatý yaparken Janos bana yardýmcý olacak. Nicole robot cerrahýn kontrol 142 Bir Askerin Ölümü kutusu üstündeki bir düðmeye bastý ve ameliyat iþlem dizisini gösteren iki basýlý kaðýt belir e birini alarak diðerini Janos'a uzattý. "Yardým der-neklerindeki çalýþmalarýmdan biraz deneyi mim var. "Pek deðil. kýlavuzda önerildiði gibi." 140 Bir Askerin Ölümü "Pekâlâ. Nicole cerrah ellerle uyumlu ça ak iki minik kameranýn ayarlarýný yaptý." dedi. küçük odaya girmelerini iþaret etti. Aðrýsý biraz yatýþmýþ olan sabýrsýz kumandan herkesi aceleci olmaya zorluyordu. RoSur otomatik olarak içinde o olaðan armaklý el/neþteri de dahil olmak üzere. Ameliyatýn baþlangýcýnda RoSur size genel anestezi y Nicole odasýnda giyinirken hafýzasýný tümüyle gözden geçirmiþti Test simülasyonlarý sýrasýnda i cerrahi iþlemlerden biri olduðundan. Newton'un kumanda subayý baþýný aþaðý yukarý salladý ve Nicole RoSur'u çalýþtýr Robot cerrahýn dört kolundan biri hastaya narkoz iðnesi yaptý ve Borzov'un bilincini kay betmesi bir dakikadan az sürdü. bu ameliyatý baþýndan sonuna kadar biliyordu. tüm kollarýný bir apandisit almak için gerekli düzen oktu." dedi Nicole. Janos Tabori RoSur'u çantasýndan çýkardý. Francesca'nýn kamerasý bu tarihsel ameliyatýn her hareketi ni kaydederken (son derece hassas olan mikrofonuna da ara sýra yorumlarýný fýsýldýyordu). tümüyle otomatik ameliyat odalan ayarýnda deðildi.

çabuk. O'Toole. duvara doðru fýrla týlýrken. "Þuna bak. otuz saniyelik bir kontrol süresi programlanmýþtý Nicole meydana çýkmýþ olan apandisiti incelemek için eðildi -Ne þiþmiþ. kaf asý çalýþan insanlar zorlu sorular sormaya baþlamýþlardý. ne de iltihaplanmýþtý kontrol süresini geriye saymakta olan dijital saatten ayýrmadan.. Ancak. Dijital saat 00:08'i gösteriyordu. Sonunda Düny manevralarýn. Ra-ma'nýn manevrasý sýrasýnda kontrol ku tusuna eriþebildiðinden bahsetmeyi unutmuþtu. yabancý uzay aracýnýn durumunu. bip! bip! sesi Borzov'un sondasýndan geliyordu. Uzayda bir ölüm olduðu zaman doldurul masý gereken evraký tamamlamýþ ve Borzov'un cesedini askeri geminin arkasýnda bulunan deva sa malzeme deposundaki havasýz bir tabuta yerleþtirmiþti. Janos . Francesca zamanýnda kendini toparlayarak Valeriy Borzov'un yaþamýnýn son on iyesini kaydedebildi. ikisi birden robot cerrahýn kontrol kutusuna ayný zamanda uzandýlar. Bütün arý tarafýndan methediliyor. Bütün Newton mürettebatý için çok uzun bir gece oldu. Vücutlara yerleþtirilmiþ Hakamatsu sondalarýndan birinden gelm olan bipl bip! odadakilerden birinin ciddi bir saðlýk sorunu olduðunu belirtiyordu Nic ole hýzla O'Toole ve Sabati-ni'nin nasýl olduklarýna bir göz attýktan sonra. T cole düþündü. kendini yerde çekmeyi baþardý. General O'Toole güçlük ayaða kalkarak. Arkadaþýnýn büyük zarar görmüþ vücuduna bakark h Tanrý'm" diyordu Israrcý bipler devam ediyordu Artýk masanýn çevresindeki alarmlar da çal144 Bir Askerin Ölümü maya baþlamýþtý. "Durdur onu. Janos. çevresi ve arkadaþtan tarafýndan takdirle anýlýyordu bir apandisit ameliyatýnýn tam ortasýnda Rama uzay aracýnýn zamansýz hareketi nedeniyle oluþ n bir kaza olarak bildirildi. "Ameliyatý durdur. i uzak duvara fýrlatýlmýþlardý. yörünge hýzý belirgin bir þ kilde deðiþmemiþti. Tam o anda tüm Newton uzay aracý bir yana doðru yalpaladý. Rama uzay aracý neden tam o anda ha etmiþti? Neden RoSur'un hata önleme sistemi ameliyatý durdurmayý baþaramamýþtý? Ameliyatý yö subaylarý neden çok geç olmadan robotun gücünü kapatmayý baþaramamýþlardý? Nicole deþ Jardins de kendine bu sorularý soruyordu. Sonra Nicole korkunç kanamayý durdurmaya çalýþtý Otuz saniye sonra açýklanamayan güç geldiði gibi yine birden kayboldu." dedi.. General O'Toole ve Francesca. "Son derece saðlýklý görünüyor " Janos ameliyat masasýnýn diðer tarafýndan eðildi. Janos'un uzanmýþ ol 143 RAMA-II kutusunun üstüne kapanmýþtý fakat yere yýðýlýrken gevþediler. Rama hâlâ Güneþ'e göre hiperbolik bir kaçýþ rotasý izliyordu. her yerde. Robotun cerrahi çalýþmasýný terk etmemiþ olduðunu anladýðý anda bir korku ve mide bulantýsý N Onu yeniden duvara itmek isteyen o güçlü kuvvete direndi ve bir yolunu bulup kontrol k utusuna uzanarak gücü kapattý. Otomatik iþlem dizisine. Newton ve Dünya'daki herkes General Borzov'un bu ani ölümü karþýsýnda þaþkýna dönmüþtü." Nicole ve Janos. Nicole arkaya. Fakat ölümünden sekiz saat geçtikten sonra. Ameliyatý hemen izleyen iki saatlik sür . Janos öne doðru düþtü ve baþýný ameliyat masasýnýn ke-nanna vurdu. Rama. hâlâ devam eden arekete karþý mücadele ederek ameliyat masasýnýn yanýndaki yerine yeniden dönmeye çalýþtý Büy masanýn yere sabitlenmiþ olan ayaklanný kullanarak. hâlâ ayak tutarak doðruldu Baþý ameliyat masasýnýn hizasýna geldiðinde Nico-le'ün yüzüne kan sýçradý Gördüðüne inanamaya na baktý. týpký birincisi gibi birkaç dakika süren üç manevra daha gerçekleþtirdi. robot cerrah o ný çýkarmak için iþleme devam etmeden önce.yede yüzlerce deðiþkeni kontrol eden gözlem aygýtlarý ile donanmýþ olan RoSur iki dakika için gerekli dokularý açarak apandisiti ortaya çýkarmýþtý. O an için Nicole onun bu ihmalini önemli bul mamýþtý . baþarýlan. dönüþ hýzýný ve yörüngesini deðiþtirdiðini bil zgisini ve Dünya'ya en yakýn-en uzak yörünge noktalarýný deðiþtiren "yön deðiþikliklerine" yo anevralar dizisinin kesin amacýndan kimse emin olamýyordu. Derhal olay145 RAMA-II la ilgili raporunu hazýrlamýþ ve dosyalamýþtý. çaresizlikten çýlgýna dönmüþ olan Nicole'ün yanýna geldi Neþter çok fazla zar Kumandan gözlerinin önünde kanamadan ölüyordu. Sabatiný ve Tabori de ayný þeyleri ya aporlarda sadece bir tek farklý nokta vardý. Kesik bölgenin içi kanla doluydu ve RoSur'un neþter eli içine gömülüydü ve hâlâ kes m ettiði ortadaydý Nicole'ün ameliyattan az önce daha geniþ acil durum deðerleri girmiþ olmas karþýn. Neþter kan gölünden geriye çekilerek diðer kollarýn arasýndaki döndü." diye Nicole haykýr dý. az daha.

yüklenmiþ olan yazýlýmýn ve veri tabanýnýn doðr nýtladý. yaþanmýþ deneyleri lýrsak. RoSur'a yüklenmiþ olan ko tleri deðiþtiren komutlarýn nasýl ve ne zaman girildiðini saptamak için. ameliyat sýrasýnda ne derece ölçülü ve dikkatli davrandýðý konusunda so Sorulan sorularýn bazýlarý o kadar çirkindi ki. rahatsýz edici y bir kuvvet nedeniyle. Nicole. Newton týp ekibinin yetersizliðiyle ilgili bazý üstü k ler sarf etmesini beklemiþti. kendi iç hata koruyucusunun bütün çalýþmasýný durdurm halde robot cerrahýn neden iþleme devam ettiði konusu üzerinde yoðunlaþtýrdý. çevresel þartlarýn kabul edilebilir sýnýrlarýn dýþýnda olduðunu ana iþl ine bildirmiþ olmasý gerekirdi." Odasýna döndüðü zaman Nicole dikkatini." diye bir keresinde baðýrdý. Belki de 148 Ölümden Sonra . gözlemledikleri görüntülerin. Size daha önce söyle diðimi tekrarlýyorum. bu kötü olayý çevreleyen olaylarla ilgili ken soruþturmasýný yapmak için enerjisini idareli kullanmak isteyen Nicole'ün. Francesca'nýn tele-görüþmesinde. Ne olmuþtu? RoSur sisteminde. 18 ÖLÜMDEN SONRA General Borzov'un ölümünü izleyen gün. büyük bir karmaþa içinde geçti. bir hata önleme anahtarýný çalýþtýmýayý unutmuþ olabilirler miydi?) ya da kaza eseri nsan hatasý var olmalýydý Bir açýklama bulabilmek için harcadýðý yararsýz çaba ve tümüyle 146 Ölümden Sonra bitkin halde olmasý. içindeki yedek güçlere baþvurmak zorunda kalmý cole. makine dilini okuya bilen ve tüm iþlem boyunca depolanmýþ olan milyarlarca birimlik veriyi dikkatle inceleye bilen birisi gerekiyordu Kendisine yardým edebilecek birisini buluncaya kadar Nico le'ün araþtýrmasý ertelenmiþti. sözde dinlenmek ve/v sýna çekildi Ancak Nicole kendisini dinlenme lüksüne kaptýrmaya niyetli deðildi. O halde. Bütün o budalaca ve krarlanan sorulan yanýtlama yükünü taþýmak Nico-le'e düþmüþtü. "Þimdiye kadar size dört kez açýkladýðým gibi ameliyatta iki bardak þarap bir bardak votka içtim. Birçok kez sinirlerini kontrol bilmek için çoðunlukla ruhunun derinliklerine. Aynca uzay aracýnýn yalpalamasýndan birkaç saniye sonraki stereo görüntüyü ve hýz öl sini soyutladý. herhangi bir içki içmemek gerektiðini kabul ediyorum. o beklenmeye n sarsýlmayý izleyen kargaþa anlarýnda bir yerde. Nicole artýk kendi alanýnýn dýþýndaydý Yüklenen yazýlýmda hiçbir hata olmadýðý konusunda kend kullandýðý yazýlým ve mühendislik bilgisi artýk sonuna dayanmýþtý. yazýlýmýn yükleme ile apandisit ameliyatý arasýndaki sürede bir yerde el komutuyla deðiþtir lmasýydý. Francesca ile yaptýðý kýsa bir röportajda. Bu veriler uygun bir þekilde ana iþlem merkezine doðru olarak nakledilmiþt i ve ameliyatýn durdurulmasýný saðlamalarý gerekiyordu. Fakat bunlarýn hepsi olaylar olduktan sonra akla geliyor. Ayrýca. fýrlatýlma öncesinde geniþ þekilde denemeden geçirilmiþ olan ölçme versiyonu ile kod kýyaslamasý yaparak. fakat Ýtalyan gazeteci röportajýnda tarafsýz ve dürüsttü. Biý ameliyat öncesi. gerek yazýlým gerek yapým hatasý bulunmasý olasýlýðýný kesin olarak silip a co-le'ün beþ saatini aldý. iki yaþam bilim subayýndan hiç olmazsa birinin tümüyle ayýk olmasý gerektiðini de kab iyorum. "Bakýn. robot cerrahýn ana iþlem merkezine hata mesajlarý göndermiþ olmalarý gerekiyordu Hýz ölçme grubunun. On a göre denklemin bir tarafý çok açýktý Bir adam ölmüþtü ve kendisi de bundan sorumluydu. Neden? Tek olasý . Ameliyatýn k itik saniyelerini defalarca gözden geçirdi. o ameliyatý yapacaðýmý önceden m þartýyla. o titiz fýrlatma öncesi testlerinden geçemezlerdi. Borzov'un vücudunda açýlmýþ bölgenin kanla uðunu gördüðü zaman ne kadar dehþete düþtüðünü kýsaca anlattýktan sonra. Nicole. Ve stereo kameralarýn. tahmin edildiði gibi. Önce. Ameliyat sýrasýnda. ya ihmal (kendisi veya Janos. öngörüle en farklý olduðu hakkýnda bir mesaj yollamýþ olmalarý gerekirdi Fakat bir nedenle her iki iz leme sistemi de yürümekte olan ameliyatý durdurmayý baþaramamýþlardý. Sonucu etkileyecek bir þey yapmýþ olabilir miy di? RoSur'un kendisini otomatik olarak durdurmamasý nasýl açýklanabilirdi? Nicole'e göre RoSur'un hata durdurma programýnda bir tasarým hatasý olmasý olasýlýðý çok azdý hata içerseler.ISA yetkilileriyle yapýlmasý zorunlu tele-görüþmeler son derece üzücüydü. onun son derece morali bozuk bir halde uyumasýna neden oldu. acele ne deniyle. ilgili ISA soruþturmasý geniþletildi ve kozmonotlarýn çoðu bir baþka uzun çapraz sorgulamayl arþýlaþtýlar. Fakat yapmamýþlardý. RoSur'un 147 RAMA-II kullanma kýlavuzuna göre en az iki ayrý hassas izleme sisteminin. iki kez soruþturm acýlara karþý sabrý taþtý. karar verme ve fiziksel yeteneklerimden hiçbiri alkol tarafýndan etkilenmemiþti.

Borzov'un apandisiti tümüyle ortadayken. bu sözde kötü niyetli uzay gemisinin neden üstüne konmamýza izin verd bizi görevimizden caydýrmak için neden hiçbir þey yapmadýðýný açýklar mýsýn?" Reggie Wilson destek arayarak odada gözlerini dolaþtýrdý. Ýki kadýn lobiye girdiklerinde Reggie Wilson ile Da-vid Brown arasýnda sýcak bir tartýþma sür rdu. Orada uzanmýþ yatarken otuz saniyelik incele e. Nicole þaþkýnlýk içindeydi. nasýl þaþýrdýðýný hatýrladý." Dr. "Otto bizim belki de Dünya'nýn karar vermesini beklemememiz gerektiðini öne sürdü. "Yine mantýk oyunlarý yapýyorsun. Sonuçlar birkaç saniye içinde ekranda parýldadý. iþt Irina Turgenyev. Bir kere de baþladýlar mý. Bilgisayardan belirtilerin nedeni nin apandisit olmadýðý kabul edilerek yeni bir istatistiksel yazým istedi. Fakat mürettebat arasýnda bu rastlantýyý sinir bozucu bulan bir tek ben deðilim. Bana bu iliþkiyi ilk öne süren de o oldu " Dr Brown içeri giren iki kadýný fark etti Soru soruþunda bu toplantýyý kendisinin yönettiðini lli eden bir otorite vardý "Doðru mu bu Irina?" diye Dr Brown sordu. Ekranda beliren "%92 OLASILIK APANDÝSÝT" yazýsýna kýsa bir göz attý. diye düþündü. diye baþka bir ses yanýtladý. da aldýklarý emirlerde belirtilmiþ görevleri yerine getirmeleri beklenmektedir. dün gece konuþurken. Bak." diye Dr. ISA þ tüm dikkatini General Borzov'un ölümüyle ilgili soruþturmaya vermiþ durumda. kumandan subayýn ölümü ya da yetersizliði halinde. "Sanýrým Dünya'daki görev kontrol yetkilileriyle Rama'nýn bu manevrasýnýn kötü amaçl ir rastlantý olduðu konusunda fikir birliði içindeyiz. General Borzov'un ölümünde kendi kusuru olmadýðýný kesin olarak kanýtlamaya yönelik umutsuz bir dilek yatýyord Bilgisayarýn baþýndan kalkarak yataðýna yýðýldý. Borzov'un yerine hiçbir zaman bir vekil seçmemiþ olan ve sonunda buna ihtiyacý o dýðýna karar veren de ayný bürokrasi " Birkaç saniye durarak ne anlatmak istediðini kavramala için mürettebata biraz süre tanýdý. "Sen de Wilson gibi. O zaman hepimize bu dilsiz me asteroidin General Borzov'un tam o anda apandisit ameliyatý olduðunu nasýl anladýðýný anlatý ? Ve hazýr baþlamýþken. "Girin. "Bu konuda bu kadar yeter . mürettebatýn. Nasýl vazgeçersin." dedi ve dönünce Irina Turgenyev'in kapý giri de durduðunu gördü. mürettebat toplantýlarý sýrasýnda en az konuþan iki kozmonottu Bütün r üzerine çevrilmiþken. Ancak bu gör evler bittikten sonra mürettebat Dünya'dan yeni bir kumandan atanmasýný bekleyecektir. "Sen Rama uzay aracý am o anda amaçlý bir þekilde o manevrayý yaptýðýna inanýyorsun. anormalliðin apandisit olamayacaðý v arsayýlarak çözümlenirse." Nicole geçici veri dosyasýný bilgisayarýn hafýzasýna kaydettikten sonra koridorda Irina'ya k atýldý. Brown küçümser bir tavýrla "Yani þunu mu anlamalýyým?" diyordu. Rama'nýn bize bir mesaj göndermek is tediðine mý inanýyorsun?" Irina ve Hiro Yamanaka. eneral Borzov'un ölüm nedenini kesin olarak bulma isteðinin kökeninde." Otto Heilmann iþaret üzerine gibi ayaða kalkarak elindeki notlardan okumaya baþladý." dedi." dedi. karar vermeleri haftala Düþünün ki. Ölümden Sonra Wilson." diye mýrýldandý. General'in ameliyatý sýrasýnda manevra yaparak. Doðu Avrupalý arkadaþlarý Tabori ve Borzov dýþýnda herkese karþý çok çekingen davranýrdý "Lobide bir mürette149 RAMA-II bat toplantýsý yapýyoruz. Sovyet pilot bir süre hiçbir þey söylemedi Duraksayarak "Size gelmemi istediler.. "Ne tür bir toplantý bu?" diye sordu. David Brown söz hakký tanýmayan bir tonla onun sözünü keserek. B own" dedi Çok sinirli olduðu görülebiliyordu "Söylediðin her þey. "Newt on yönetmeliklerine göre. Þimdi ÝLAÇ ETKÝSÝ yüzde dörtle en yakýn olasýlýk olarak ikinci sý le verilerin baþka bir yönden gösterilmesini istedi. Belirli bir amacý olmadan. her zaman yüzeysel olarak m lý. bunun ilaç etkisinden oluþmasý %62 olasýlýktý Nicole baþka analizle etmeden kapý vuruldu. Sovyet pilota dönerek ýsrarla. Kesinlikle apandisit tu. e un içindeki gözlem setinin verdiði biyometrik bilgiler. " David Brown konuþmaya tekrar atladý. "Amiral Heilmann ve ben bir saat kadar önce durum umuzu görüþmeye baþladýk ve endiþelenmek için geçerli nedenlerimiz olduðunu fark ettik.bundan vazgeçmeliyim. "Þimdi eðimiz baþka önemli konular var Amiral Heilmann'dan önderlik sorunumuzla ilgili neler öðrend iðini bize anlatmasýný rica ediyorum. Irina. Irina kiþiliksiz bir tavýrla. Bilgisayarýnda çalýþmaya devam ederken. Verilere göre. "Örgütlenmeyle ilgili bir toplantý" dedi ve sonra hiç konuþmadý.. . dedi içinden bir ses. "Hayýr. Onun yerine kim in geçeceðini düþünmeye baþlamadýlar bile. "Fakat. sonra onu izleyen tanýlara geçti. Dr." Öfkeli Reggie Wilson'a baktý. Nicole bilgisayarýna geri döndü ve ameliyat kara rmeden hemen önce elektronik taný tarafýndan yeniden deðerlendirilmesini istediði ikinci v eri grubuna girdi.

buradaki herkes tarafýndan kabul edilecek bir yönetim ya pýsýný biz geliþti151 RAMA-II rip. olasý bir askeri tehdid deðerlendirmek ve ana güvertede iletiþim saðlamak gibi konular dýþýnda baþka hiçbir konuda e . Otto uzay aracýnýn mühendislik ve askeri yönleriyl e ilgilenirken. Dr. bu nedenle de kendi örgütlenmemize de kendimiz ka rar vermeliyiz.. Sonra General 153 RAMA-II O'Toole. Bir tarafta benim ve Dr." Herkes Am erikalý generali dinliyordu." Amiral Heilmann yanýtladý. Brown da Rama'nýn keþif çalýþmalarýný yönetebilir. Ýsmen önderimiz veya önderlerimiz lursa olsun. ya da sorumluluk alanlarý birbiriyle ne olacak?" diye sordu." Reggie Wilson için Francesca ile tartýþmak çok zor152 Ölümden Sonra du Gene de söyleyeceklerini bitirmeden onun sözünü kesti ve sesini kontrol altýna alarak. önderlik yapýsýný önce belirleyip sonra ISA'ya sunma konusund yný fikirde olduðu ortadaydý. Bu durumda yarýþma þeklin bölücü olabilir Ayrýca o kadar önemli ve gerekli de deðil.Brown devam etti. "Bana gelince. Bu görevde bizimle birlikte yaþamýyorlar. Brown olmalý. Han gi koþullar altýnda olursak olalým onlarý yerine getireceðiz. Hiçbirimiz rzov kadar büyük deneyimi olmadýðýndan. "Ýtiraf etmeliyim ki bu görevin Rama içi bölümü ile ilgili çok az þey bili um. Brown en kýdemli bilim adamýmýz. Dr. O da General O'Toole. O'Toole bilinen aþýn dinsel inançlarýna karþýn eyi bunlarý paylaþmaya zorlamýyordu)." Lobide baþlar. Wilson haklýydý. Brown'un önderliði paylaþmamýzý öngören ikili b yönetim önerisi yapýldý Reggie Wilson ise General Michael O'Toole'u yeni kumanda subayýmýz o larak önerdi. her birimiz-belirli bir takým iþlevleri yerine getirmek için eðitildik. "Sanýnm'bu nokt yýldýr çok çalýþarak geliþtirdiðimiz takým ruhunu kaybetmemeliyiz. bu iþten pis kokular alan bir tek ben miyim? " Francesca þiddetle." Elini vatandaþý Amerikalýya doðru salladý. "fakat ben de bazý görüþlerimi belirtmek istiyorum." Riclýard Wakefield." "Amiral Heilmann ve Dr. Dr. bambaþka yerde yaratýlýp þu anda Venüs'ün yörüngesi içinde bulunan bir uzay aracýnýn üstünde de deðil ar alýnýrsa ona katlanacak olan biziz. þimdi belki de iki önderimiz olmasý gerektiðini düþün ar Amiral Heilmann ve Dr. "Bu teklif o ldukça mantýklý." dedi. "Ýzninizle. Reggie." General O 'Toole devam etti. Brown bu fikirle beni görmeye geldiler. Bana mantýklý görünen ikili bir örgüt taslaðýný bile kafalarýnda tasarlamýþlar. "söz konusu sorunu bütün kozmonotlarýn oyuna sunacaðý Reggie Wilson. tüm kozmonotlarýn saygýsýný kazanmýþtý. " ir demokrasi ise. "Tamam. "Ne hoþ deðil mi?" dedi." Richard Wakefýeld. Tartýþma süresince bilgisayarýna notla k þimdi kalkmýþ diðer kozmonotlara sesleniyordu. "Toplantýdan önce bunlarý hiç düþünmemiþtim" dedi. sonra ISA'ya bir öneri olarak bildirmeliyiz." dedi. "Bence bir tek önderimiz olmalý." dedi. kabul edeceklerini düþünüyor. Ve mürettebat arasýnda geçirdiðim süre içinde yaptýðým gözlemlere dayanarak. "Nasýlsa Brown ve Heilmann birden bu krit ik sorunla ilgili endiþeye kapýlýyorlar ve birden bütün güç ve sorumluluðun ikisi arasýnda pa li bir önderlik yapýsý tasarlýyorlar. "Ya önderler anlaþmazlýða düþerlerse. "Ona göre. Hâlâ kýzgýndý. "O durumda. "ve Rama içindeki görevimize baþlamamýzýn ne kadar önemli olduðunun r. Kamerasýný yana indirerek. generalin sözlerini onaylarcasýna sallanýyordu." Reggie yerine oturur oturmaz genel bir gürültü koptu. Amiral Heilmann ise yýllardýr Valeriy B ov'un yakýn iþ arkadaþý Hiçbirimiz görevin kapsamlý yönetimi hakkýnda tam bir bilgiye sahip d Bölünmüþ sorumluluk belki de. Kendi önderimizi kendimiz seçerek b nu ISA'ya bir oldu bitti þeklinde sunmak istiyor muyuz? Bu sorunu çözdükten sonra önderler imizin kim olacaðýna karar verebiliriz." Herkesin. "Her kez bir konuyu ele alalým. Amiral Heilmann. Burada. uzun sürebilecek tartýþmalarý önleyeceði için. ben de onu yeni kumandan subayýmýz olarak aday gösteriyorum. "Fakat Dünya'nýn bu ol lmasý fikrine katýlýyorum. " n. belki Wilson dýþýnda. "Tamam ama. Brown düzeni saðlamaya çalýþarak." diye baðýrdý. Ýki Newton uzay aracýný yönetmek." þimdi de Janos Tabo ri konuþmaya baþlamýþtý." dedi. Baþka bir teklif veya görüþ var mý?" Oda on saniye kadar sessiz kaldý. Birkaç dakika sonra Otto Heilmann. lütfen. belki de hiçbir þey bilmiyorum. Daha önemlisi.. "Bu planý kabul etmiyorum. "Þimdi önder lerimizi seçmeliyiz. hepimizin rahatça izleyebileceði bir te not olduðunu düþünüyorum.

Janos'un bu nuþmak istemediði çok açýktý." Nicole sorusunu hazýrlarken. "Heilma nn ve Brown tarafýndan önerilen planý benimseyerek görevimize ana göre hareket etmemizi -y ani bize yýldýzlardan gelen bu yabancý canavarý keþfetmeye baþlamamýzý öneriyorum. Seni çok seviyor ve tümüyle destekli Ekran karardý. Nicole. "Üzgünüm dedi. (Genevieve. gözden geçirilmesi için sabaha acaðýný diðer kozmonotlara bildirdiler. Ben ise duvara savrulmadan önce. "Bunu neden yapýyordun?" "Birbirimizden farklý bir þey yapmýþ olup olmadýðýmýzý görmek için" dedi Nicole. Sana nasýl taptýðýný bilirsin. konusuna sakýngan bir þekilde yaklaþtý. Burada öðrenebileceðin y yok 155 RAMA-II 19 GEÇÝÞ AYÝNÝ Genevieve birden aðlamaya baþlayarak. babasý ve kýzý ekranda yeniden belirdikleri zaman. "Sadece baþým aðrýyor. Borzov'la birçok kez acan Rus özellikle ona daima iyi davranmýþtý) sonra zorlukla kendisini toparlamýþ. Demek sizi de utandýrdým. "Seni zorluyorum. Nicole oraya uzanýp Genevieve'i . "Neyin var?" "Oh. Birkaç saniye bekledikten sonra Nicole tekrar konuþtu. Nicole videofon konuþmasýný baþlatmýþ ve baþlangýçta ailesiyle görüþtüðü için dakika sonra ikinci görüþmede. New-ton'd aki olaylarýn." Janos kaba bir tavýrla onun sözünü kesti. Sevgili kýzým. "raporunun hiçbir yerinde manevranýn tam öncesinde RoSur'un kontrol kutusuna uza ndýðýndan bahsetmemiþsin." diye Janos yanýtladý. Konuyu ifade etmek için çok ilginç bir yol. Janos'un baðýrdýð Nicole "Benim. o kadar ciddi deðil. diye düþündü. "Seni çok seviyorum ve bu olanl ar da çok kötü. bir þey deðil. Nicole odasýna doðru giderken yolda Janos Tabori'nin kapýsý önünde durarak çaldý Önce hiç yanýt yoktu Ýkinci kez vurduðu zaman. Baþka bir zaman tekrar gelirim. hayýr." dedi. "Bu iþi þimdi bitirelim." Toplantýnýn bitiminde iki önder ilk sorti programý taslaðýnýn. Bu akþam bir Amerikalý televizyon muhabiri se a sarhoþ olduðunu bile iddia etti " Pierre durakladý. Bir kýsým yabancý meliyatý yüzüne gözüne bulaþtýrdýðýný söylüyor. Beauvois'daki yaþamý da sarstýðý belli olmuþtu Özellikle Genevieve çok üzüntül orzov hakkýnda konuþurlarken sýk sýk gözyaþlarýný tutamamýþ. "Haklý olabilirsin." dedi. Sonunda tümüyle duygusuz bir sesle "Hatýrlamýyorum. Belki de kafamý çarpmam belleðimin bir kýsmýný silmiþtir." "Hayýr. "Hayýr. ben de bütün bu suçlamalarýn doðru olmadýðýný biliyoruz. "Þey. Valeriy'in ölümüyle ilgili s kuyordum." Hâlâ gülümsememiþti." dedi Janos. Sanki baþka bir þey düþünüyor i. dedi." dedi Janos 154 Ölümden Sonra Janos kiþiliðine uymayan ters bir yüz ifadesiyle küçük yataðýna sýrt üstü uzanmýþtý Nicole sordu.dim.. "Ýçeri gel." Nicole iþ arkadaþýnýn yüzünü izlerken kendine." Genç kýz acele kamera alanýnýn dýþýna çýktý ve yerini Nicole'ün babasý aldý Pierre bir süre s unun onlarý duyamayacak kadar uzaklaþtýðýna emin olduktan sonra tekrar ekrana döndü. evdiðimi bilmelisin Keþke seni bu acýdan kurtarabilsem. "Janos dedi. "Þu son mi dört saat özellikle onun için çok zordu. diye düþündü. Nicole yataðýnýn üstüne otururken. fakat kon uþmanýn sonuna doðru yeniden gözyaþlarýna boðulmuþtu. senin parmaðýný klavye panelinin ü gördüðüme yemin edebilirim " Nicole durdu. ne kadar mutsuz olduðu156 Geçiþ Ayini nün farkýnda olmadan. Nicole" diye yanýtladý. yatmak için soyunurken zihninden kýzýnýn Luynes'deki okul görüntülerind sitler geçiyordu." Reggie Wilson konuþmak istediyse de O'Toole duraklamadan devam etti. diye düþündü Gözlerini ovuþturdu orgundu Yavaþça. Neredeyse dostça olmayan bir tavýrla sordu nin için ne yapabilirim?" Nicole þaþýrmýþtý. Genevieve'in arkadaþlarýndan birinin ona ameliyat ve General Borzov'un ölümüyle ilgili sorular sorduðunu düþününce irkildi.." "Bir þey aldýn mý?" diye soruþturdu Nicole. "Oh anne. Þimdi sona erdir. Kozmonot Tabori'nin yüzünde hiçbir anlatým yoktu. onun da ne kadar gergin olduðu yüzünden belli oluyordu "Genevieve de.

Beþ gün sonra Anawi bir Senoufo Kraliçesi olarak yakýlmýþtý. tek çocuðunun. En yaký n tanýdýðý iki Newton mürettebatýndan biri ölmüþtü. Alevler odun yýðýný üstüne týrmaný yet elbisesinin yanmaya baþladýðýný görünce. Nicole'ün annesinin ruhunu r diyarýndan. kahramanlarýnýn koyu renk bir deriye sah ip olmasýna 157 RAMA-II Fransa'nýn henüz hazýr olmadýðýný söylemiþti Fakat bu aslýnda tam bir baþarýsýzlýk deðildi. Eð Nicole." Gerçekten Anawi ve Pierre bu konuyu defalarca tartýþmýþlardý. fakat kazanamadý. Genevieve yüz milyon kilometre uzaktaydý. Jeanne hakkýnda bulduðu her kitabý okuyarak." Babasý ellerini sertçe onun yanaklarý üzerine koymuþtu. Afrika kökeni ile ilgili olarak bildiði þeyler.rahatlatmak. böcekleri sevmiyorum. He en yaþadýðý baþka bir baþarýsýzlýk duygusunu hatýrladý. sýcaðý. Nicole "uygunluk" dýþýnda bütün testlerde hemen hemen en üstte yer aldý. dinsel geçiþ töreni konusunda en 'ü elinden geldiði kadar hazýrlamýþtý. Nicole aðlamýþtý. hiç olmazsa Poro'nun ilk devresi için Nidougou'ya döneceðine söz verdiðini de hatýrlýyordu. Birlikte. Annenle ben b u konuda ayný fikirdeyiz. o ilkbahar sabahý. Nicole Paris Havaalaný'nda. En önemli görevimde baþarýsýz oldum." "Ama neden gitmem gerekiyor baba?" diye sormuþtu Nicole. Nicole yataðýna sýrt üstü yattý. gerçekle baðdaþmad k birine ihtiyacl vardý Ancak böyle biri yoktu Babasý ve kýzý geride. Bü ip insanlarý. Hiçbir zarar görmeden bana geri dön. ulus çapýnda açýlan büyük yanþmaya hazýrlanýyordu. ane Nico-le'üm" demiþti.. Afrikalý deðil. Pierre bir ya bancýydý ve Po-ro'yu anlayamayacaðý için ona katýlmasý da olanaksýzdý Orada bulunmasý küçük k bilirdi Karýsýný ve kýzýný öperek. çok sayýda video gösterisi izleyerek. Babasý onu sevecenlikle kucaklamýþtý. Fakat Anawi haklýydý. O zamanlar Nicole. "Gitmelisin. Genç Bakire'nin öl liþkili olarak. diye Newton yaþam bilim subayý kendine söyledi ne de olsa beni rahatlatan bir babam vardý. "Annenin halkýnýn bir parçasý olacaksýn. ruhlarýn bir süre bekledikleri kesi'ne yükselmesi için ilahi söylerken. Poro sýrasýnda ço k daha yalnýzdým ve çok daha korkmuþtum. Dünya'daydýlar. Nicole bir þeyi kaybetmenin kahredici gücünü his e yal-nýzlýð. yedi yaþýndaki bedenini kaplayan o dehþetle çaresizlik karýþýmý duygulan hâlâ hatýrlayabiliyordu.. Anawi. Baþaramadým. Pierre için en zor olan þey ise onlarla gidememekti. Kýz tanrý vergisi bir dil öðrenme yeteneðine sahipti v dilinin ilkelerini kolaylýkla kapmýþtý. Ancak bu olamazdý. "Fakat baba gitmek istemiyorum. diye hatýrladý Ýkimiz de a min yok oluþunu izlerken elimi tutmuþtu. Fakat kuþkusuz diðer çocuklara oranla ciddi bir enge lemesi vardý. Nicole'ün aklýnda annesinin cenazesinin bi r görüntüsü belirdi. Pierre için sevgili kýzýný Poro'ya göndermeyi kabul etmek hiç de kolay olmamýþtý. Nicole. Ama uyuyamadý. katlanmak daha kolaydý. Babasý onu avuturken. diðeri ise kuþkulu davranýþlar içindeydi. Bunun ilkel tören olduðunu biliyordu. Nidougou'dayken öldürücü Hogan hummasý salgýný köyü kýrýp 'ün annesi de hemen ölmüþtü. Diðerlerinin hepsi bütün yaþamlarýný yerli köylerinin çevresinde geçirmiþti. Nidougou 'ya bir hafta önceden gelmiþlerdi 159 . Nico e'ün bütün yaþamý Fransa'da geçmiþti. Kendisine yakýnlýk gösterecek ve hissettiði bu yetersizlik duygusunu çok büyütmekte olduðunu. Ayrýca bunun geleneksel Senoufo dininin bir köþe taþý olduðunu da b yor ve Anavvi ile evlenirken Omeh'e bütün çocuklarýnýn. onlarý Abidjan uçaðýna bindirirken kalbinde bir sýzý vardý Anawi de. Jeanne'i iki yýl sürecek bir gösteriler dizisi boyunca temsil edecekti. Ben Fransýzým. henüz yedi yaþýndaki küçük kýzýnýn. Nicole yataðýnda yatarken. Fakat o zaman babam benimle beraberdi ve yanýmdaydý. Bö iyi tanýyorlardý Çevreye uyum sorununu biraz hafifletmek için Anawi ve Nicole. "Ve neden sen bizimle gel miyorsun?" Babasý onun yanýna çömelmiþti. Dünya'daki baþka bir yaþam için seçilmek üzere. "Seni çok özleyeceðim. Kaza ekirdi." 158 Geçiþ Ayini Nicole aðlamaya baþlamýþtý. Omeh. Jeanne D'Arc rolü için. diye düþündü. kendisini tümüyl arýþmaya adadý. Bütün Senoufo çocukla o'dan geçerler. onu baðrýna basmak ve kötülükleri uzaklaþtýran o ana kýz kucaklaþmalarýndan biri aþmak istiyordu. annesin ttikleri ve ailesiyle birlikte Fildiþi Sahili'ne yaptýklarý iki aylýk uzun gezilerde öðrendi klerinden oluþuyordu. Annesi tek baþýna Afrikalý akrabalarýný ziyare Fildiþi Sahili'ne gitmiþti. O zamanlar on yaþýndaydý. Þimdiye kadar yaþamýnda hissetmiþ olduklarýnd detli bir terk edilmiþlik. çok daha derin bir yalnýzlýk duygusu içindeydi.

kabile gelenekleri bir tür sans yaþýyorlardý. ikisi küçük kýzlarý taþýyordu. Kabile reisi olduðunu belirten büyük maske ve baþlýðý hâlâ taþýmakta olan Omeh. diðer ikisinin ise üzer nde ne olduðu açýklanmamýþtý Nicole'ün dört yýl önceden arkadaþý ve aslýnda kuzenlerinden bir . "ve pek uzakta olmayan belirli bir yere býrakýlacak. biraz kurutulmuþ meyve ve fýstýk. onun tam sýnýrda olduðu sonu le bir durumda kullanabileceði bir kaynak veya temiz bir akarsu bulsa iyi olacaktý. iki deðiþik tür merhem ve bilinmeyen bir bitki nin yumru kökü vardý." dedi. Aðlamadýðýmýz sürece acýyý hissetmeyeceðiz. Çok fazla yiyecek yoktu. Akþam yemeðinden sonra tören elbiseli dans baþladý. Her normal Senoufo'nun yaþamýnda üç P . Anawi yüzünde s ahte bir gülümseme taþýdý. Çantalarda bir su matarasý. Om rden biri Nicole'ü. yaþamýn bir evreler veya çevrimler dizisi olduðu ve her geçiþin dikkatle belirlenmesi gerektiðiydi Her çevrim yedi yýl sürerdi. Poro. Senoufo toplumunun ayrýlmaz bir parças rak kalmýþtý." dedi ve ola160 Geçiþ Ayini ðan bir þeymiþ gibi devam etti. Çocuð kendi baþýna hayatta kalmayý baþarabilmesi ve izleyen gün güneþin gökyüzünde bütün olduðu zam dönmesi beklenmektedir. Omeh. Karanlýk bastýðý zaman. "Merak etme. Kü an biri sonunda Lutuwa'ya neden söz ettiðini soracak cesareti toplayýncaya kadar uzun bir sessizlik oldu. ritmi ise tam-tamlarýn m onoton vuruþu ile saðlanýyordu. Etli kökünü yemek bir çocuðu çok korkutabilir.RAMA-II Poro'nun ana fikri. Önceleri Nicole. Diðer taraftan kendisine verilen suyun yeterlil iðini belirlemek için matarasýnda gözle bir ölçüm yaptýðý zaman. çevresi savanlarýn yüksek otlarýyla kaplý küçük. Yarým düzine kadar ra ip aceleyle geçici barýnaklar kurarak ateþ yaktýlar. Nicole n üzüntülü olduðunu anlamýþtý Ayrýlmadan önce Anawi'yi kucaklarken Fransýzca. her biri yörenin hayvanlarýndan birini canlandýran dört da sý seslendirdi. özellikle Büyük Kargaþa'nýn Afrika liderlerinden çoðuna d baðýmlý olmanýn ne kadar tehlikeli olduðunu kanýtlamasýndan sonra. Güneþ batarken doðuya doðru epeyce yol alarak terk edilmiþ mikrodalga istasyonunu geçmiþler v sadece kabilenin dinsel önderlerinin bildiði özel bölgeye gelmiþlerdi. Ara sýra da öyküdeki anlamlý bir nokta. diðer kýzlara diðer arabalarda rahiplerin ve "iþkence aletleri"nin bulunduðunu açýkladý. "Ellerin soðuk neciðim" demiþti. Korku veya kaygýsýnýn kýzýna geçmesini istemiyordu Yine de. Çocuðun yanýnda sadece antilop derisinin içindeki nimetler bulunacak. sanki bütün bu yaþananlar büyük bir oyunmuþ gibi davranmýþtý. faka e bunun yeterli olacaðýna karar verdi. cesaret ve merak hariç gereken her þey var. Hepsi toplam dört atlý yük arabasýydý. kahva a neler yiyeceðini planlayarak. iki topak yerli ekmeði. yani bir çocuðun kabilenin yetiþkin bir üyesi haline dönüþebilmesi için gerekli üç baþkalaþ u Yirmibirinci yüzyýlda Fildiþi Sahili köylerine modern iletiþim araçlarýnýn girmesiyle birço ile geleneðinin yavaþ yavaþ yok olmasýna karþýn. fakat ona kuvvet ve önsezi gibi olaðandýþý ilir. izleyen bir saat boyunca bir kelime bile konuþmadýlar. yaklaþýk iki saattir yalnýzdý. "Yarýn her çocuk bu kamptan alýnacak. Akþam yemeðinde. içindekileri çok dikka elemelerini söyledi. "meme uçlarýmýzý yakacaklar ve bütün deliklerimize sivri uçlu er sokacaklar. aklýndan yiyeceði üçe bölmüþtü. Yumru kök çok özel bir þ ir." Gerçekten de arabalara binen bir düzine koyu siyah kýz arasýnda tek kahverengi yüz olan Nicole. Antilop derisi pýlmýþ çantasýný çýkarmýþ ve içindekilerin dikkatle sayýmýný yapmýþtý. fildiþi av borulannýn amasý ile vurgulanýyordu. Lutuwa "Dün gece rüyamda gördüm. yatma vaktind kýzlarýn her birine antilop derisinden yapýlmýþ büyük bir çanta verdi. Danslann müziði. ateþin çevresind rarak bir halka oluþturmuþ olan çocuklara yiyecek ve içecek verildi. 161 RAMA-II "Bu derinin içinde akýl." ________________20________________ KUTSANMIÞ UYKU Küçük kýz baþýna gelenleri gerçekten anlamaya baþladýðýnda. acý bir gölün kenarýna b rtesi günün tam ortasýnda döneceklerini hatýrlatarak oradan ayrýlmýþlardý. Omeh. bana bir þey olmayacak. kesici bir alet. . Kabile rahipleri Poro için Nicole'ü almaya geldikleri öðleden sonra boyunca." Nicole'ün arabasýndaki diðer beþ dahil. Yirmiikinci yüzyýlda. biraz ip. tefler ve basit ksilofonlarla. sanki bir lunaparka veya hayvanat bahçesine gidiyormuþ gibi neþeli ve beklenti dolu görünüyordu.

bütün bunlarýn kötü bir rüya olduðunu ve birkaç gözlerini açýnca anne ve babasýný göreceðini umarak aðlamaya baþladý. elbiselerini aya karar verdi. Kesinlikle burasý. Burada durmuþlar ve lerini çekmiþ. Ana-wi'ye bulduðu güzel hayvanlarý göstermek iç içgüdüsel olarak annesini aramýþtý Küçük kýz gözleri ufku tararken.. bir haritasý vardý. iç çamaþýrý dýþýnda. Gene bir þey göremedi. yüzüne doðru výzýldayan çeçe sinekleri çevresini sardýlar. Hava kararýrken aðaçlarýn arasýndaki ince patika boyunca izleri takip etti. Nico le'ün ne tür bir hayvanýn bu izleri býrakmýþ olabileceðini bilmesine olanak yoktu. Her ne kadar. Onlarýn daha önce olduklarý yerde. diye düþündü. Nic de çýkararak kokladý ve daha kötü kokaný yüzüne ve bacak-lanna sürdü. suyu ve kurtarýlma umudu bulunmayan yarý çýplak küçük bir kýz Afri vahþi topraklarýnda yapayalnýz164 Kutsanmýþ Uyku di. bu nedenle onun geçen gün savanda gördüðü yumuþak huylu antiloplardan biri olduðunu varsaydý. Ýþte bu ak diye küçük kýz mantýk yürüttü. Yedi yaþýndaki Nicole yüzmeyi býraktý ve ayaklarýný makaslayýp suda dik durdu ve havuzun kena rýna bakarak elbiselerini aramaya baþladý. onun küçük vücudunu canlandýrdý ve sakinleþ-tirdi. Daha yeni baþlayan umutsuzluðu hissederken son sözcük zihninde yankýlandý. Nicole uzu niyle bitkin ve terliydi. Bu aný onu rahatlattý. çýkardý ve yüzmek için suya adadý. uzaktaki koruluðun bir türlü daha yakýna gelmiyo rmuþ gibi görünmesi karþýsýnda çok þaþýrmýþtý Yürüdü. Büyük çaba harcayarak Nicole. ya da ondan geriye ne kalmýþsa. Hiç düþünmeden. havuzun bir kenarýndan dam163 RAMA-II layarak sýzýyor ve küçük bir dere oluþturarak vahadan savanýn içlerine uzanýyordu. Mataranýn suyunun büyük kýsmý d . Burasý belki de bölgenin en iyi su çukuru. Parçalanmýþ olan çanta açýktý ve bütün yiyecekler gitmiþti. kez ne kadar çok soyutlanmýþ olduðunu anladý. Her tara fta kuþlar ve görüþ alanýnýn sýnýrlarýnda baþka otlayan hayvanlar vardý. havuzdaki su da çok çekiciydi. Ve hava neredeyse kararmýþtý. Zihninde. Umutsuzluk siyle savaþtý ve bir uygarlýk belirtisi bulabilmek umuduyla uzaklan inceledi. Þaþýrmýþ halde havuzun çevresini dikkatle taradý. Bedeninde hafif bir korku titremesi hissederken. Onlarý göremedi. Baþka bir su kaynaðý bulmak istediðini hatýrladý ve büyük bir aðaç koruluðuna doðru yürüdü. Kýsa bir yürüyüþt a antilop derisini. di nýzým. Koruluðun içinde yerden fýþkýrarak yaklaþýk on metre ç ak bir havuz oluþturan. Evindeki odasýnda ormanýn. Ýkindi sonuna doðru. yolun bir kenarýnda atýlmýþ olarak buldu . Nicole'ün elleriyle özenle çizdiði ve gizli saklanma yerleri y lar ve dairelerle gös162 Kutsanmýþ Uyku terilmiþ olan. Deðiþmeyen öðleden sonra güneþi altýnda sakince otlayan dört çizgili antilopa rastladýðýnda. Su. bulunduðu yerin zihinsel bir haritasý-. Nicole son derece düzen li bir kýzdý ve Chilly-Mazarin'deki. Ve elbi ta gitmiþ. yürüdü. Ya payalnýzým dedi. Nicole kendine yeniden.Nicole'ün bundan sonraki çalýþmasý. Savanýn muazzam büyüklüðünün ortasýnda bir r ir vaha bulduðunu görünce çok sevindi. sonunda korkusunu ve gözyaþlarýný yenmeyi baþardý. s nunda elbiselerini ve antilop derisinden yapýlmýþ olan çantayý býraktýðý yeri tam olarak hatý dan dýþarý çýkarak o noktayý daha yakýndan inceledi. Artan su. Görünüþe göre seçimi d merhemi iðrenç bularak uzak durdular. yorgun ve durdu. Uzun bir süre sonra sýrt üstü yatarak birkaç kula gözlerini açarak üstünü kaplayan aðaçlara baktý. Ama anne burada deðil. Gözyaþlarý iç cý bir haykýrýþ yükseldi. uzaktan küçük acý gölü saptamasýna yardýmcý olacak bazý i göstererek. bir hayvanýn ayak izine rastladý. evlerine çok yakýn olan aðaçlýk boþ alanda sýk sýk tek b dý. vahaya geliþ görüntülerini yeniden kurdu. fakat hiçbir insan b ktu. yüzme havuzuna gitmiþti ve arkadaþlarý ile birlikte s sporlarý yapýyordu. Kafasý suyun içinde ve gözleri kapalý . güçlü bir kaynak vardý.ý y.. yüzdü ve kendisinin Paris'in yakýn banliyösünde-ki halka açýk yüzme havuzunda olduðunu düþ her zaman haftada bir kez yaptýðý gibi. Fakat gözlerini açtýðý rinde duruyordu. Bir anda yýkýcý bir þekilde üstüne çöken paniði hafifletmesinin bir yolu yoktu. K lar hakkýnda hiçbir fikri yoktu. Yiyeceði. Gözlerini kapattý. havuza dönüþ yolunu bulacaðýndan emin olmak iç enle her otuz dakikada bir durduysa da.ýpmak oldu. O su içmeye çalýþýrken. Benim suda çýkardýðým sesler onlarý korkutup kaçýrmýþ. Karanlýk basmadan bir saat önce aðaçlara ulaþtý. Ýkindi güneþinin ýþýnlarý dallar ve yaprakl bir sihir yaratýyorlardý.

Nicole bayýlmak üzereydi. Böceklerin vücudunun her tarafýnda dolaþtýðý hissine kapýlarak birden uyandý. içinde ve gerçek bir Afrika arslanýnýn on metre ile165 RAMA-II risinde olduðunu kavrayarak dehþetten donakalmýþü. Ona doðru dalýþa geçti." Bütün cesaretini toplayarak. Acý gölün üstünden uçtu. De def alarak yönünü deðiþtirdi ve roketlerini yeniden ateþledi. Fakat Nicole yanýt vermedi. Ana arslan havuzun kenannda ileri geri dolaþýyordu. Bu hakim noktadan Nicole havlama aynaðýný gördü. fakat bundan k y çýkartamadý. Duyduð Omeh'in yumru kökle ilgili söyledikleri aklýna geldi. bitkin düþen küçük kýz uykuya daldý. Ýki aslan yavrusu yeþil elbisesiyle oynuyorlardý. rasýný doldurdu. Müzik yörüngede daha güçlüydü. Onlar kanatlara. kristal çanlar gibi çýnlayan. uzaktan. Uzanýp çýplak k arýncalarla kaplýydý. patikadan uzakta. diþi arslanýn dikkati i üstüne çekmemek için. Matara ve yumru kökü hâlâ sýkýca elinde tutarak Nicole yavaþça kaynaða doðru yürüdü." diye yanýtladý. ayaklan su yüzeyine neredeyse hiç dokunmadan koþmaya devam etti. an beni kesinlikle görür. havlamayý. Yüz kilometreden ilerisini bile görebiliyordu. "Ronata?" Sesi soruyor gibiydi. ha tta bulutlarýn bile üstüne çýkmak istiyordu. Bir kere kayýp düþtü. Nicole. Havuza vardýðý zam e. Korkudan titreyerek. dedi Nicole. Tetikte duran anneleri karþ ta savanýn günbatýmýna doðru bakmaktaydý. Sonra bu koþullar altýnd kün olduðu kadar güvende olduðuna emin olduktan sonra. beyaz kanatlara dönüþtüler. Dünya'yý a n. Ana arslan. Kendi kendine gülen Nicole kanat çýrpýþýný hýzlandýrarak aðaçlarýn üstüne çý serildi. Küçük kýz ürperdi ve karýncalarý b lýðý delip geçen ölümcül gözleriyle ona bakan arslaný gördü. Fakat kork uyorum." dedi. Yavrularýna bir zarar vermem. Nicole. Ses çok yakýndaydý. gökyüzünü kaplayan yalnýz kuþu gördü ve yüksek sesle kendine göre bir aykýrdý. Bir saniye sonra peþinde onu kovalayan diþi arslan olan Nicole aðaçlann arasýnda koþuyordu. Aþýn incelmiþ havada kaldýrma gücünü artýrm ontrol yüzeylerine dönüþmüþlerdi. He apkaranlýktý. Altýndaki görkemli Dünya ile tam bir uyum içinde olaðanüstü bi çaðrýldýðýný duydu. Arka roketleri ateþlenmeye baþladý Nicole artýk. çok sessizce geri çekildi. Koruluðun bitiþine on beþ metre kala küçük bir tümsek vardý. Patika elli metre de savana açýlýyordu. Havlama ile haykýrma arasý ses iþittiði zaman yeniden patikayý izlemek üzereydi. Birdenbire an çatýrdatarak bu sesi çýkartan yaratýðý aradýðýný duydu. yeniden iþitti. patika boyunca milim milim. Bana anlattýðýn gibi olduðuna inanmýyorum. Ancak geceyi nerede geçirecekti? Aðaçlarýn arasýnda b bulacaðým. "Kokunu tanýdým. "Yavrularým bu koku ile oynuyorlar. batýya döndü ve bir kamp ateþi gördü. Bulutlarýn diðer tarafýnda. Kendini. Güneþ'ten uzaklaþarak Ay'ýn yan . diye Nicole devam etti ve anneme dönmek istiyorum. bir müzik duyduðunu sandý. Ve sessiz olacaðým. parlak. gözleri arslarunkilere perçinlenmiþ halde. Tadý feciydi. Belki o zaman güvende olurum. nefesini tuttu ve suyun üstüne çýktý. Her yana bulaþmýþ olan kremlere elini sürmedi." Ben de bir yavruyum. Nicole kollarýný beþik sallar g . Daha yükseklere. gümüþ bir mekikti. Nicole matarada kalan suyu bitirdi ve matarayý yumru er sað eline aldý. Çok az kýmýldatabiliyordu. Arkasýnda Güneþ gitgide küçülüyordu. Artýk suya dokunmuyor166 Kutsanmýþ Uyku du. Nicole onun güçlü omuzlarýndaki kaslarý n tlikle görebiliyor ve yüzündeki ifadeyi okuyabiliyordu. Havuzun yakýnlarýna geldiðinde fýrlayýp savanda rastgele kaçmaya baþlamak dürtüsünü bastýrdý. ince. Nicole bir çýðlýk attý ve sonra ne yaptýðýnýn farkýna vardý. Üstü toz toprak kaplý kökü aðzýna atar emeye baþladý. diye düþündü. onu yutmaya zorladý. ve onu çaðýrýyorlardý. Su bel hizasý derinliðine geldiðinde. "Sudan çýk. çok yavaþça. Kollarýný salladý. Geriye dönerek çok aþað na bir göz attý. Nereden? Onu burada kim çaðýrabilirdi? Ses ayýn arkasýndan geliyordu. diye karar verdi. larýný çýrpmak istedi. "Seni göreyim. bir hayvanat bahçesini gezmekte olmadýðýný. ayla yýldýzlar temiz ve parlaktýlar. Nicole gözlerini zorlayýnca bir hareket gördüðünü sandý. Sonra. küçük kýz yavaþça hav Ana arslan kýmýldamadý. kuþ gi Omeh irkilerek uyandý. Dallar ve aðaçlar onun yüzünü ve vücudunu çiziyordu. Küçücük bir nokta haline geldi ve sonunda kayboldu. Lüt____U RAMA-II fen beni býrak. Nicole süzülerek doðruca gökyüzüne yükselen bir balýkçýl kuþuydu. bu kez daha yüksek olarak. Yüz üstü yatarak a boyunca sürünerek ilerledi.kök dýþýnda her þey etrafa saçýlmýþtý. Ana arslan. Korunun içinde yavaþça ilerleyerek hendeðini buldu. Yukar ukarýya doðru yükselirken.

Uyuma ve uyanmayý birbirinden ayýran alacakar nlýk dünyasýna sürüklenirken. Nicole. "Þimdi uzan ve dinlen. David Brown'un çalýþma masasýnýn arkasýnda oturduðunu görebiliyordu. fakat Brown hiçbir þey söyle meyince sonunda Nicole rahatsýzlýðýný belli eden bir þekilde Francesca'nýn tarafýna doðru bak "Francesca bana yönetimle ilgili konularda yardýmcý oluyor. Zihni gene fazla çalýþma yapýyor. Nicole kendine bir melodi mýnldjnýyordu. 'daki Neva Nehri üzerinde geniþ kanatlarýný açmýþ. Bu." dedi." dedi Nicole. Brown ile konuþmaya hazýrlamýþtý. çok sevdiði.. yumuþak bir melodiydi. Hýzla. Nicole. Bu konuyu sabah olunca Brown veya H eilmann'la görüþmeye karar verdi. diye düþünürken Francesca'nýn buradaki varlýðýnýn nedense onu rahatsýz ettiðini fark ede Sonunda Nicole. Bana göre Irina Turgenyev'in de üç günlük sorti süresince fazla iþi y týbbi olmayan görevlerimi Irina'ya vermenizi öneriyorum ve ben de Newton'da Amiral Hei lmann ve General O'Toole ile birlikte kalýrým. Birkaç dakika sonra savanýn sýnýrlarýna varmýþtý. Brahms'ýn Ninnisi. Nicole kumanda Francesca kapýyý açarken." dedi ve birkaç saniye David Br wn'un Francesca'dan odayý terk etmesini istemesini bekledi. General Borzov'un odasý sýcak ve kiþilikliydi Bu oda ise tümüyle ruhsuz ve ürkütücüydü Dr. "Senin için ne yapabiliriz?" "Dr Brown'u görmeye geldim. Nicole yürümeye devam etti. Francesca ona do lmiþ. yumuþak bir kadýn sesi Brahms'ýn ninnisini söylerken durmadan dönerlerdi. ana enara sýçradý ve korunun içine daldý. "ve bir talepte bulunmak istiyorum. Nicole sudan tümüyle çýkýp aralarýnda beþ metre kalýnca. orada yan çýplak bir halde ve hâlâ uyurken buldular. hâlâ küçük yataðýnda sýrt üstü ve uyanýk yatarken bütün bunlarý sanki dünmüþ gibi hat 168 Pandora'nýn Kutusu Neredeyse otuz yýl oldu ve aldýðým dersler hiçbir zaman deðerini yitirmedi. General Bor-zov'un eþi ve çocuklarýnýn fotoðraflarýyla birlikte. ikisinin önünde yayýlmýþ olan büyük bir çizelgede bir þeyi gösteriyordu. Brown önce Nicole'e. Nicole artýk sý eðildi. Döner o lar. bildiri tahtalarýný bir duvardan diðerine kaplamýþtý. Nicole isteksiz ve yavaþ adýmlarla odaya girdi. O ç ok daha zor bir durumdu. Nicole. Hâlâ tatlýlýkla þarký sö yvana doðru yürümeye devam etti. Nicole. masanýn karþýsýndaki iki iskemleden birine o turdu Diðerine de Francesca yerleþti. Omeh ve Se-noufo rahipleri güneþ gökte tam tepeye gelmiþken . Görevin geliþmesini dikkatle izleyip eðer öne mli bir saðlýk problemi olursa hemen çaðrýlmaya hazýr olacaðým. Yalnýzlýðýný bir kenara itti." dedi. Kesinlikle deðiþmiþlerdi. Borzov olayýnýn tüm safhalanyla ilgili tam bir çözümleme yapmak istiyorsa ilk sorti süresince Newton'da kalmasý gerektiðini kavnyordu." Nicole on beþ saniye daha sessizce oturdu Kendini Dr." Odayý yeniden bir sessizlik kaplamýþtý." Ana arslan kalçalarý üstünde sallanarak saldýrma tehdidinde bulundu.aldýrdý ve þarký söylemeye baþladý. resmi bir tonla. sonra da Francesca'ya bak . Baþka durumlarda Janos yaþam orumluluklarýný yürütebilir. Br sasýnýn arkasýndaki duvara en saygýn uluslararasý bilim ödüllerinden ikisinin kopyalarýný asm odada oturan herkese yukarýdan bakabilmek için iskemlesini de yükselttirmiþti." diye Dr Brown açýkladý. Borzov'un ameliyatý sýrasýnda ne olduðu ile ilgili k sorulan yanýtlayabilecek bir plan yapmaya uðraþýyordu. Çizelgede belirtilen görev lerim en düþük düzeyde. "Sizinle özel bir konu hakkýnda görüþmek için geldim. tümüyle y ncý bir dünyada güç durumda kalan ve sonunda hayatta kalmayý baþaran yedi yaþýndaki küçük kýz i kendime neden acýyorum? diye düþündü. yaþamýnýn baþlangýcýndan.. Kutsansýn uykun senin. süzülen yalnýz kuþun resminin yerini büyük izleyen çizelgeler almýþtý Her biri baþka baþlýklar (Birinci sorti. "Merhaba Nicole. Ýyice tükenmiþ olan kadýn sonunda uykuya daldý. "Çoðu ke nun kadýn içgüdülerinin benim gözümden kaçan bazý noktalarý sezdiðini fark ettim. vb) taþýya geler. "Ýlk sorti için görev 170 Pandora'nm Kutusu bölüþtürmesini okudum. "görevimle ilgili " 169 RAMA-II "Gel içeri. _______________21_______________ PANDORA'NIN KUTUSU Nicole. Dr. Her þ yi Fran-cesca'ya da açýklamasý gerekeceði hiç aklýna gelmemiþti. yumuþak þarký onu hem rahat hem de güç veriyordu. Belki de buradan gitm yim. Çocukluk deneyiminin derin anýlarýna dalmak ona beklenmedik bir güç vermiþti. Güneþ doðarken göle u rýn arasýna uzanýp uykuya daldý." dedi Francesca. ikinci sorti. Nicole büronun duvarlarýna göz gerdirdi. annesiyle babasýnýn iyi gec asýna yatýrarak ýþýðý kapattýklarý zamandan hatýrladýðý basit.

Brown sözünü kesti. Ýsterse kozmonotlarýn her birine ait on iki dosyadan birini. Hepsi oldukça yeterli. Bu þekilde Amiral Heillman da içeri gelebilir. Öyleyse sen ve Wilson a neler yazdýðýmý biliyorsun. General Borzov'un biyometri verilerinin ayrýntýlý bi r çözümlemesi. hissetmiyorum. Biyografisi için üç alt menü vardý: ler. Nicole bunlarýn nereden geldiklerini bulamýyordu. dünya çapýnda benzer talebe topluluðu ile kýyaslanma temelinden çýkartýlan bileþik sayýlýrdý. Ýncelemelerime devam etmek için o zamana kadar beklemeliyim. Tabori'nin sayýlarý IE için+3. Sen artýk resmen yetkilisin diye düþüncem de deðiþmedi. O gece Nicole araþtýrmasýna devam etti.. Janos kýrk b eydi ve bekârdý. "Ancak i lk sorti için yeni raporlar hazýrlamanýza gerek yok. standart te n 173 . bir þekilde reaksiyon sonucu. yaþam bilim subayý her sorti öncesi kozmonotlar için saðlýk belgesi zýrlar. Ýlk sortinin listesini deðiþtireceðiz. Nicole ana menüye döndü ile IE ve SG'nin tanýmla-nyla ilgili belleðini tazelemek için sözlüðü yýlarýnýn. belirli zamanlarda. Dosyalarýn listelenen büyüklüðünden." Nicole adamýn delici bakýþlarýnýn kendisini yýldýrmasýna izin vermedi. daha çok kiþisel bir konu.tý. Budapeþte'de. sanýrým yapabil z " Francesca'ya yeniden göz attý.37 ve SC için 64 idi. aðýrlýk. Kral Henry'nin Davos'ta ona verdiði veri küpünü elinde alýkoydu. "Oldukça kuraldýþý bir istek. "Anlattýðým gibi. bu þartlar altýnda. ISA görevlisi olmadýðý günlerde. "Rama'run içi ni görmek için yerinde duramadýðýný sanýrdým. çizelgedeki boy." David Brown. Rama'nýn içine gelmeyeceði ne göre. Nicole dosyalarýn genel düzenine alýþabil kiþisel veriler dosyasýna girdi. belki zaman zaman iletiþim subayý olarak O'Toole'a yardým edebilirsin.. Bütün öðrenciler on iki ve yirmi yaþlarý arasýnda. Sonunda Francesca "Neden Newton'da kalmak istiyorsun?" diye sordu. Birinci sorti old kça basit olacak.." dedi. kronol k özetin en çok ayrýntýyý kapsadýðý belli oluyordu. Nicole. Brown konuþmasýný bitirdikten sonra Nicole iskemlesinden kalkmak için bir harekette bu lunmayýnca Brown sabýrsýzlýkla sordu." Nicole belirsiz bir tavýrla. 2183'de Macar Üniv esi'nden yüksek basan mühendislik diplomasý almýþtý. 171 RAMA-II Amiral'e bir kopya. Nicole Janos Tabori'nin dosyasýný çaðýrdý. Sonra diðerlerinin de çoðunu toparlayarak evrak çantasýna koydu." "O belgelerin hepsini bana verin." Amerikalý bilim adamý doðrudan Nicole'ün gözlerine bakýyordu. ölümünden hemen önce olaðanüstü düzeyde iki garip kimyasal maddeyi vücut siste yordu. Özet çizelge ona bilmediði bir þey göstermiþti. Bugün mürettebat Rama 'ya giriyor ve ben de burada yalnýz olacaðým.. Ayrýca. bünyesinde üretilmiþ olabilir miydi? Peki ya Janos? Kontrol kutusuna ulaþtýðýný neden hatýrlayamýyordu? Neden Borzov'un ölümünden skun ve içine kapanýk davranýyordu Gece yansýný biraz geçmiþti ve Nicole küçük odasýnýn tavan u." dedi. acýyý baþlattýðý bilinen bu ilaçlar (Nicole'ün týp ansiklopedisine ar sinirsel sorunlarý olan hastalarýn acý duyarlýlýðýný ölçmekte kullanýlýyordu). Fakat bekle-yemedi Kafasýný kaplamýþ olan tüm sorula n bir kenara itmesi olanaksýzdý. kronolojik özet ve psikolojik deðerlendirme. Aceleyle açýnca içindekiler havaya sa ir grup aile fotoðrafýný yakaladý." Dr." Brown daha sözünü bitirmeden Nicole "Elbette. Acaba Nicole'ün haberi olmada n ilaç mý alýyordu? Acaba. iki kez boþanmýþ olan annesin yaþadýðý yerden sadece dört blok uzakta. "Amiral Heilmann personel iþl eriyle ilgilenmiyor. General Borzov için yazdýðýnýz raporlarý um. "Güzel. Küpü yerleþtirmeden önce duraksadý. ya da mürettebatla ilgili altý deðiþik istatiksel derlemeden birin i seçebilirdi. "Fakat. sen Newton'da kalýyo . "Borzov ateþ en gömleði nedeniyle çok yorgunum ve bitirmem gereken bir sürü yazýþma var. bir apartmanda yalnýz yaþýyordu. çocuk eksiz maddelerden sonra çizelge iki baþka sayý daha verdi IE (zekâ deðerlendirmesi) ve SC (sosyalleþme katsayýsý). diye düþündü ve benim kendimi suçlu hissedeceðimi veya sýkýlaca a. "Fakat senden bir ricamýz var. öyleyse sanýrým anlaþtýk. "Baþka bir þey var mý?" "Yönetmeliklerimize göre. Sonunda derin bir nefes aldý ve onu okuyucuya yerleþtirdi Ekranda hemen on sekiz maddelik menü belirdi. Tam anlamýyla dinlenip ikinciye hazýr olmak istiyorum. Janos ile Borzov'daki ilaçlar arasýnda bir iliþki olabili r mi? Ölümünün tümüyle bir 172 Pandora'nýn Kutusu kaza olmamasý mümkün miS Nicole küçücük dolabýndan özel evrak çantasýný çýkardý." dedi.

Tez danýþmaný Wilson Brown Well. kavgacý ve kaprisli olmayan. Brown-Sabatini projesi denen tasa Newton sonrasý geniþ çaplý ve deðiþik medya çalýþmalarýnda. Nicole önceden Janos'un Macaristan Üniversite-si'nde iki kez olaðanüstü baþarýlý öðrenci seçi iyordu. Brown için "hýrslý ve çalýþkan bir öðrenci" dedi. Her^tür atletizm.RAMA-II geçiyorlardý. öneml mühendislik tasarýmlarýnda kazandýðý ön deneyim nedeniyle. Nicole. üç yüz bin marklýk ön ödeme yapýlmýþtý. her gruba kolayca uyum saðlayabilen. SC sayýlarýnýn ise daha dolaysýz bir açýklamasý vardý. Janos'un +3-37'lik sayýsý onu. imza attýðý zaman. Annesinin yoðun itirazlarýna karþýn babasý tarafýndan Longho Kampý"na yazdýrýldý. Princeton'da fizi k öðreniminin ilk yýlýna baþladý. +3 %99. Eylül 2166: Özel liseden birincilikle mezun olduktan sonra. zekâ nüfusunun yüzde birinin daha yüks da biri ortalarýnda bir yere yerleþtiriyordu. Giriþ sýnavýndaki fevkalade sonuçlara karþýn. ne olduðu tam açýklanmamýþ bir " aðlamaktý.. yýldýzlarýn oluþumu ha . el sanatlarý ile yürüyüþ çalýþmalarýnýn yapý bu kamp. Onu rahatsýz eden þe os'un resmi dosyasýnda gerek eþcinselliði. Kral Henry'nin kendis ine verdiði küpteki bilgiler doðruysa (bunun doðru olup olmadýðýný öðrenmenin bir yolu da yok zaman ISA dosyalan acý bir þekilde noksandý. fakat Janos'un daha önceden Akademiye iki kez baþvurup. 175 RAMA-II Gözleri yorgun ve yanmakta olan Nicole. un. Haziran 2175. kendisi için özel bir alt dosya yaratmýþtý. Tekrar uyumayý denem n önce bu özel alt dosyayý ekranda kaydýrarak yeniden gözden geçirdi Yaz 2161: Brown.00 IE indeksinin anlamý o kiþinin nüfusun %90'ýnm üstünde olduðu.9'unun üstünde. her ikisinde de reddedild iði.Brown. sadece üç yýlda mezun olduðunu da u. Nicole'e hiç söylenmemiþti. Sýfýr olan bir IE sayý lýnmýþtý. Janos'un þimdi ya da eskiden eþcin sel oluþu deðildi. fakat iki yýl süreyle Budapeþte eþcinsel öð174 Pandora'nýn Kutusu renciler birliðinin baþkanlýðýný yaptýðýný bilmiyordu. Brown annesi iki yüz millik yoldan onu eve götürmek içi gelinceye kadar. elbette ISA'nýn tüm mürettebatla ilgili r esmi raporlarýný okumuþtu. Eksi lE'ler ise ortalama zekâ düzeyi in altýný gösteriyordu. Tabori'nin kronolojik özetindeki son kayýtlar da Nicole için þaþýrtýcý olmuþtu. Janos çeþitli eþcinsel kuruluþlarýnda 2190'a kadar etkin olarak çalýþmýþtý. on bir yaþýnda. Nicole öðrendiklerinden sersemlemiþti. Çocuklar onar kiþilik kulübelerde kalýyorlardý Brow en son derece sevimsiz olarak tanýndý. Dosyaya göre. nöro ojik ameliyat için Münih'teki Bavyera Hastahanesi'ne yatmýþtý. Fakat Janos Tabori ile ilgili olarak. bu nedenle de saðgörü ile kullanýlmasý gerektiði hatýrlatýlýyordu. Beþinci gün ranza. Brown. yazýlý olarak yapýlan testlerin kiþilik özelliklerini her zaman tam olarak ölçem diði. 100'e yaklaþan bir sayýyý tutturan kiþinin h hemen herkes tarafýndan sevilip sayýlan. Ýndeks aslýnda onluk ölçü sistemindeki uslu bir sayýydý. New Jersey'de sadece sekiz hafta kaldý. Kozmonot Tabori'ye. arkadaþlarý duþtan çýkarken yakalay cinsel organlarýný siyaha boyadýlar. Sonuçta den istifa etmiþ ve bir daha hiçbir eþcinsel etkinliðe katýlmamýþtý. Aralýk'ýn son haftasýnda bir Alman basýn topluluðu olan Schmid Hagenest ile bir sözleþme imzaladýðý bildirilmiþti. Onu rahatsýz eden. Brown'un kronolojik özetini incelediði saatler boyunca. ama buradaki açýklamayý a nlamak daha kolaydý. Bunlarýn hiçbiri Tabo-ri A dosyasýnda yoktu. Evinde yaþarken SMU lisans öðrenimini tamamladý Haziran 2173 Harvard'dan fizik ve astronomi doktorasýyla onurlandýrýldý.00 da nüfus üstünde olduðunu belirtiyordu. güvenilir biri olarak kabul ediliyordu. Görevi. Uzay Akademisi'ne 2192'de girip. iki kez de kiþ tta kaybetmiþti ve her ikisinde de mülakat komitesine General Valeriy Bor-zov baþkanlýk etmiþti. Bir yaþam bilim subayý olarak. +2. Bunlar da on iki ve yirmi yaþlarýndaki üzerinde uygulanan bir dizi standart test temeline dayanýyordu. Dr. özette özellikle ilgisini çek en kýsýmlarla ilgili olarak. gerekse General Borzov ile ilgili olaylarla ilgili bütün kayýtlarýn bilinçli olarak sansür edilmiþ olmasý olasýlýðýydý. yataktan çýkmayý reddetti. Üç r hastalýðý nedeniyle. Teksas'ýn daðlýk bölgesindeydi. yeni yapay beyin nakli için bir yýldan beri sýra bekleyen annesi. SC sayýlarýnýn açýklamasýnýn altýn an dipnotta. +1. atýcýlýk. Bu olaydan sonra babasý artýk onu önemsemedi. S Ja-nos Tabori'nin kronolojik dosyasýna girdi. En yüksek SC sayýsý 100'dü. Ýzleyen altmýþ dakika Nicole'ün gözlerini açan ir deneyim olmuþtu. David Brown'un kapsamlý dosyasýný okumayý biti rdi. bir ara bütün kozmonotlarýn IE ve SC sayýlarýnýn kýyaslamasýný yapmaya karar verdi. Nicole cinsel yönelimler konusunda önyargýlý deðildi. Cambridge'den Brian Murc-hison ile birlikte.. fýrlatýlmadan çok az önce.

" diyordu "Richard Wakefîeld. hepimizin yaþamýmýzda hiçbir zam an görmediði kadar karanlýk bir gece olacak. ne de yerde bir yansýma. ayný zur nanda. Amiral Heilmann ve ben. S tanford astronomi bölümünde öðrenciydi. Siündirik Deniz kenarýndaki Beta mahallindeki ana kamp yarýn Ýki helikopter in düzenleme ve birleþtirilme iþini yarýna. Hudson. oraya uyumak için gittiðimiz zaman. Sadece iki saatlik bir uykudan sonra alarmý onu uyandýrdý Nicole yataktan adeta sürünerek kalktý ve duvara girip çýkabilen lavaboda yüzünü yýkayarak 178 Pandora'nýn Kutusu kendine geldi Yavaþça koridora çýkarak lobiye yöneldi Diðer dört uzay öðrencisi kontrol merke Da-vid Brown'un çevresinde toplanmýþ. ISA'nýn verdiði en yüksek ödül olan "Üstün Bilimsel Basan" niþaný ile ödü . Araþtýrma SMU doktora öðrencisi. ne yýldýzlar. Nisan 2190: Sadece Süpernova oluþumuyla ilgili ileri modeller yayýnlamakla deðil. "Bugün için fazlasýyla yeter. Brown vd tarafýndan öngörüldüðü gibi. 2191 Mart ortalarýnda oluþacak süpernovayý da önceden tahmin ederek bilim dünyasýný he anlandýrdý. Teksas'daki SMU'nun Fizik ve Astronomi Bölümü baþkanlýðýna getirild Mayýs 2187: Chicago'da AAAS toplantýsýnda. Aralýk 2193: Brown." Dr Brown. Aralýk 2190. "Bu mükemmel bir özet. Takým arkadaþlarý: diðer baþkan olarak Francesca Sabatini anýþman olarak da iki kozmonot Heilmann ve Tabori idiler Ýmza primi olarak iki milyon mark. Haziran 2190: Brown sekiz aydýr ayrý olduðu eþinden boþandý. Ýtalya'da gizli bir hesaba yatýrýldý. Princeton profesörlerinden Wen dell Thomas ile yumruklaþtý. Irina Turgenyev'e sordu. Newton görevinin." dedi." "Sýcaklýk ne olacak?" diye Wakefield sordu. akagishi ve Mr Wilson ile birlikte size katýlacaðýz. Mayýs 2187: Brown Dallas. Ayrýlma Elaine Bernstein'in dokt raya baþlamasýndan sekiz ay sonra gerçekleþti. Ýlk geçici eri bu gece. Mart 2191: Süpernova 2191. Brown'un cesur ve doðru öngörüsüyle isabetli bir atýþ yaptýðýný söylediler. videolar ve eðitimsel malzemeler de dahil olmak üzere her türlü ticari uygulamalarýný "sömürmek" için süresiz ve m lyon marklýk bir sözleþme imzaladý. "Ve gece. Kasým 2199: Schmidt ve Hagenest ile. kitaplar.Dallas'ta Ms Bernstein ile evlendi. Nisan 2180: Pasadena. "Ýlk sondalar sadece k amera taþýyordu Fakat tünelin sonundaki bölgenin sýcaklýðý Rama I'in içindekiyle aynýydý.kkýndaki 176 r Pandora'mn Kutusu doktora sonrasý çalýþmasýný tamamladý. Bu e sayýlýrsa. Tek çocuklarý olan kýzlarý Angela. Taþýyýcý koltuklar takýldýktan sonra. 2194'te UBC'ye ve sonra temsilcisinin önerisiyle 2197'de INN'e geçti. Konu hiçbir zaman sonuçlandýrýlamadý." diye Japon bilim adamý yanýtladý. "sizler bu sabah altyapýyý kurarken. 177 RAMA-II aslýnda yeni fikirlerin Bernstein'dan geldiðini. Ayýn karanlýk yüzünde kurulacak yeni astronomik eskoplar dizisi için geniþ kapsamlý planlar hazýrladý. kamp yerlerinde yaklaþýk sýfýrýn altýnda on derece ola- . Ocak 2184: Ýlk ISA Danýþma Kurulu'na atandý. "Bunu kesin olarak bilmiyoruz." dedi." diye Irina yanýtladý. giriþ salonunda. "Ne ay. deðerlendi esindeki iki üyenin Brown'un birçok akademik yayýnýnda bilimsel verileri deðiþtirdiðine inanm sý nedeniyle reddedildi. Kaliforniya'dan Jeanette Hudson ile evlendi. Dr. buz mobillerin ve deniz motorlannýn-kini de üçünc býrakýyoruz. Hepimiz bu gece Rama'da uyuyacaðýz. "Kaç tane uzun süreli iþaret fiþeðin var?" "On iki. Francesca d a dördünüzle birlikte gelecek. gece göklerini ýþýkla do Haziran 2191: Brown CBS ile iki yýllýk bilim haberleri kontratý imzaladý. çevrede siyahlýktan baþka bir þey olmayacak. heyecanla baþlangýç sortisinin ayrýntýlarýný gözden ge "Pekâlâ. Thomas. Aralýk 2184'de doð Kasým 2181: Stanford Üniversitesi'ne astronomi bölümüne öðretim üyeliði baþvurusu." Janos Tabori. sað ve sol merdivenlere takýlarak hafi f tek kiþilik taþýyýcý koltuklar ve Ana Giriþ ile Ana Düzlük arasýnda kurulacak aðýr yük asan narýnda geçici bir kontrol merkezi kuracaðýz ve üç roveri birleþtirip deneyeceðiz. ilk öncelikler. New York'lu Elaine Bemstein'ýn iþbirliðiyle hazý Bernstein'in doktora arkadaþlarý ýsrarla." Dr Takagishi. beraber geliþtirdikleri fikirleri Brown'un çalarak yayýmladýðý konusunda ýsrar ediyordu. Ms.

Hepsi Newton uzay aracýnýn önündeki hava kabinine ilerlediler . (ç n.13 kilometre uzakta. "Beþinci e sonuncu uzay öðrencimiz. taþýyýcýlarýn kurulmasý için uzmanlaþmýþ bir robot yapýlmasýn rdiklerinde ISA mühendislik müdürünün ileri sürdüðü savunma geldi. Baþlýðýndan gelen ýþýk yakýn çevresini aydýnlatýyordu. Brown takýldý." Nicole'ün þiþmiþ gözlerini fark edince. çevrelerindeki havayý soluyabilecekleri bir yerde. Takagishi bir an durakladý. "Ve gitgide ýsýnacaktýr.8 m/s'dir." Herkes araya giren Dr. Fakat ha fif taþýyýcý koltuklarý kurmanýn ne kadar süreceðini noksan hesaplamýþlardý. "sanki deðiþime uðramýþ gibisiniz. hemen hemen aðýrlýksýz ortamda. Janos her zamanki gülümse-mesiyle. ancak iki yüz elli basaGee: çekim gücünün neden olduðu hýzlanma. Dünya'nýn çekim gücü sabiti 9. Janos Tabo-ri. Eðer düzeltme manevrasýnýn tam zamanýný raya kadar iki gemiyle ilgili her þey ayný çýktý. diye Takagishi ya dý." Janos. Ýkinci sortide kendimi toparlamýþ ve hazýr olacaðým. hele bir çekimin ölçül elere kadar bekleyin. Yamanaka ve Turgenyev'i s aat 10:30'a kadar Gamma merdivenlerine göndermedik. bambaþka bir iþlemdi. Baþka bir çelik dir i. "Çok acýkmýþtýk Koltuk askýsýný ve üst motoru yarým saatte bitirdik Aþaðýya 12 çelik "Ýyi iþ. yani merdivenlerin da da. "Olabilir." dedi Wakefield "Fakat size. 180 Þafak ________________22________________ ÞAFAK Richard Wakefield karanlýða çok yakýn ortamda çabuk çalýþtý." . "birbirlerinin özdeþi olmalarý olasýlýðý artýyor. merdivenlerin kenarýndaki metal p armaklýklarýn çevresine duraklama iplerini sarýyordu. Ýþlem son derece imülasyonlarda bunu defalarca tekrarlamýþlardý. kozmonot Wake-field benden tam 8. aþaðýya doðru baktý. Hiç olmazsa yaþam bilim subayýmýz almak için kendi kendime Shakespeare okumam gerekecek. "Öðle yemeði zamaný hâlâ gelmedi mi?" Wakefield'in yanýtý. Brown size an latmýþtýr." "Hey. Takagishi'nin sözlerini duydu "Hangi cehennemde olduðunuzu bilmediðim sürece." demiþti adam." dedi. "Tekrarlanmayan iþler için t yapýlmasý ekonomik olmaz. "Yeni kumandanýmýz haklýy "gerçekten iyi bir dinlenmeye ihtiyacýn olduðu belli oluyor. Dört saattir süren sýkýcý ve tekdüze ça a yorulmaya baþlamýþtý. Nicole.) RAMA-II inak aþaðýdaki bir sonraki çelik direkten baþka bir þey göremedi Baþlýðýndaki telsiziyle Wake eslendi. olmalarý gerekirdi. Ýþin yukarýdaki bölümü. "Artýk hazýr mýyýz?" "Gidelim. Fakat bu düzeyde. "Eminim ki Dr." "Ben. Þu anda Rama'da daha de lerde. "Artýk Venüs'ü si içindeyiz. Wakefield'in tam bin basamak üstünde. Aðýrlýksýz ortamda çalýþmak çok kalay. bu bana bir þey anlatmýyor profesör. "Fakat çok gerideyiz." dedi. Aklýna." diye seslendiði ydular." diye Dr. "Hepinize iyi þanslar dilemek istedim. "Robotlar sadece tekrarlý iþler için yararlýdýr." diye Richard Wakefield araya girdi. Ne kadar havasý kaldýðýný kontrol etti. "Bakýn kim burada. "Rover birleþtirme yardýmcýmýn Madam deþ Jardin s'in yerine Yamanaka olacaðý için düþ kýrýklýðýna uðradým. Yandan fazlasý bitmiþti bile. merdivenlerin üst kýsmýndaki bölgede yani iþin kolay ta afýnda olduðunuzu hatýrlatayým." diye devam etti." Francesca kamerasýyla odanýn içini tarayýp her yüzün yakýn bir çekimini aldýktan sonra sabýrs vet." Yamanaka'nýn göðsüne dirsek attý. Alfa merdivenlerinin yansýndaydý Rama'nýn dönme etkisiyle yarattýðý merkezkaç kuvvetinin neden olduðu çeyrek gee'den* biraz fa çekim gücü vardý. Kendimi size yardýmcý olabilecek kadar iyi hissetmiyorum. Birkaçý dýþýnda diðer yargý sunuz." oldu. Bu hýzýmýzla taþýyýcý koltuklarý ve geçic yerimizi bitirebilir-sek þanslýyýz Aðýr yük asansörünü ve roverleri yarýna ertelemek zorunday Ýkisi de çanaðýn diðer ucundaki Irina'nýn "Hiro ve ben yemeye baþladýk bile.179 RAMA-II çaktýr. he ik direðin kurulmasý." dedi." Nýcole gruba yaklaþtý. bulunduklarý zaman. Önümüzdeki sekiz dokuz gün içinde ýþýklarýn gelmesini ve ondan sonra da Silindi iz'in dibinden baþlayarak erimesini bekliyoruz. artan ve deðiþen çekim nedeniyle. Ja pon pilot neredeyse gülümsüyordu." dedi Wakefield." "Bu geminin yetmiþ yýl önceki öncülüyle benzerliðini gösteren her veriyle". oldukça kolaydý." "Lazer uzaklýk saptayýcýsýna göre.

" "Ben de aþaðýya geliyorum. " "Yapma. acil b rumda her zaman sepetinden çýkýp ana giriþe kadar yürüyebilirsin. "Ýkinci sistem daha kolay olacak. Alfa merdivenlerinin dibine çok yakýn." Akýl a merdivenlerin dibinde ve tam çekim gücündeydiler. Janos. "Hiro ve Irina'yý kullanarak yanaçekim kuvveti nin* mükemmel bir gösterisini çektim. Ortalama hýz. "Oraya gitmekte olduðuna emin olunca doðruca Gama'ya gideceðim. Kozmonotlar. Zaten ben de sadece bi r dakika ve dört yüz metre altýnda olarak. Hep birlikte çalýþarak en geç 19:00'a kadar bitirebiliriz. Özellikle su kütlelerinin yer deðiþ esýnde büyük rol oynar (ç." dedi. sýký tutunarak tepeye varmadan y irmi dakika önce solunum sistemimi çalýþtýracaðým. Fakat þu anda ba a gereken biraz ýþýk. parçalar mýþ halde sýrtlarýnda taþýmýþlar ve birleþtirme iþlemi bir saatten az bir sürede bitmiþti." "Ve ben de. en azýndan birlikte nas tranç oynayabiliriz?" "Teþekkürler. Richard Janos'a." Wakefield gülümseyerek."Nakil istasyonumuzun tam yanýndaki platformda. Ýki ki ukandan. üstlerindeki yapay gök lere doðru karanlýklarda uzanýyordu." 184 Þafak "Sen tepeye ulaþýncaya kadar ben de kamp yerini hazýrlarým. Ve sen de merdivenlerin tepesinde duruyorsun. "Kemerlerini baðlamayý da unutma." konuþan gene Wakefield'di. Akþam geç saatlerde Alfa taþýyýcý koltuklan bitmiþ ve denenmeye hazýrdý. Francesca'ya açýklad uçta iskemleleri bitiþtiren ve ayýran bir mekanizma var. "Elbette. Alfa merdivenlerinin tepesinde-yim Bu arada. Dipten tepeye ç plam kýrk dakika sürecek. Acaba fiþeklerinizden birini kullanýr mýsýnýz? Senin ve Janos'un Tanrýl rdivenlerinde yaptýðýnýz pikniði yakalamak istiyorum. yan taraftaki kabloda asýlý. Ana Düzlük'te onlarýn yanýnda çok hafif bir motor ve taþ klar için kendine yeterli güç * Yanaçekim kuvveti (Coriolis force): Dünya'nýn dönmesinden kaynaklanan ek ivmenin yol açtýðý nýlan kuvvettir Yeryüzünde devinen tüm cisimleri etkiler. Francesca üç merdiveni taradýktan sonra. Francesca'mn koltuðu havalanarak kýsa içinde üstlerinde gözden kayboldu. elektrik ve mekanik alt sistemleri. Eðer yukarý ve aþaðý kavramlarýnda anlaþamýyor-sak.) RAMA-II kaynaðý vardý ve çalýþmaya hazýrdý. "Fakat tüm koltuklar basamaklarýn yanýnda yol aldýðýndan." diye Wakefield. Sýrýttý." "Seve seve. Shig. Bu nedenle de neredeyse sons uz sayýda koltuða gerek yok. "ilk müþterimiz olmana izin vereceðiz. Rama'n sine indi. Kozmonot Tabori ayný yere ýþýk onlarý aydýnlatmadan tam bir dakika önce ulaþtý. Francesca Bize öðleden sonra yardým ettiðin için." diye Francesca anýmsadý." Richard iþaret etti ve Janos Tabori motoru çalýþtýrdý. Fiziðe baþlangýç sýnýflarý için olaðanüstü Beþ dakikada . hepsi birbirinin ayný ve sepete benzeyen bir g rup içinden çekilen plastik þeyin üstüne tedirgin bir þekilde otururken üstündeki karanlýða b "Bunun güvenli olduðuna emin misin?" dedi.. zaten aðýrlýksýz ortamda olacaðýn tepenin yakýnýnda durursa. "Küçük iskemleler kablolara sürekli olarak baðlý deðil. Janos ve Wakefield yüksek bir daðýn tepesinde yuva yapmýþ iki k nziyordu." dedi. en içten duygularýmýzý aktarabilmeyi nasýl umabilir. Balýk ve kýzarmýþ 182 r Þafak tek baþýma yemeyi sevmem. ne yapýyorsun? Hýzýn git tikçe artýyor?" "Öðle yemeði için merdiven parmaklýklarýndan Ric-hard'ýn yanýna kayýyorum." dedi. Richard gülerek." dedi Franeesca." diye Janos belirtti. Siz Doðulular dünyanýn geri kalanýy-la hiç uyuþamayacak mýsýnýz? Newton. ikinci iskemlede peþinde olacaðým. Otuz bin basamak. hareket hýzýn nedeniyle Rama'nýn u sallanabilirsin". "Týpký simülasyon-lardaki gibi." "Hey Sinyora. platform üstünde baðdaþ kurmuþ olan iki þek rek yakýn-laþtýrdý Bu açýdan." diye Francesca yanýtladý. "Öðle yemeðinden sonra yardým ederim." Francesca.n. "Seninle dürüst ve faydalý bir iþ hakkýnda biraz görüþebilir miyiz? Senin film çekmene yardým etmek için iþimize ara sýra ara vererek belki s nle bir anlaþma yapabiliriz. saatte yirmi dört kilometre.. Wakefield." Wakefield bir fiþeði geç ateþlemeye programladý ve en yakýn platforma kadar seksen basamak tý mandý. "eðer kablo yavaþlar veya." dedi. "Bu ge . "kýmýldamadan oturup.

buraya. Oysa yarýn biraz keþif yapmayý umuyorduk. Prospero bir sihirbaz deðildi. diy ce buradan ana giriþe kadar olan yolun yüzde iki buçuðunu almýþ durumda. demiþti. o sadece amacýna ulaþamamýþ bir bilim amýydý. ikinci rover de yarýn öðleye kadar iþler durumda olabilir. Üç kilometre a týnda. Kendi kendine. Bir an sonra Richard Wakefield o güne kadar gördüðü en þaþýrtýcý görüntü karþýsýnda sersemled merdivenlere paralel olarak. karanlýkta taþýma koltuðunun içinde Tanrýlarýn Merdiven eri boyunca yükselmekte olduðu Rama'ya taþýyan olaylar arasýndaki mucizevi baðlantýyý anlayab ek. "Önce üç saat sonra ne kadar ilerleme göste diðimizi ve herkesin ne kadar yorgun olduðunu bir görelim. Büyü yoktur. Yerden binlerce metre yukarýda ince bir kabloya asýlý duruyo du. Brown sordu Yamanaka nefes nefese yanýtladý. ýþýk patlamasý yaptýlar." Wakefîeld. Müziði dinlerken Richard Dünya'daki ýrmaklarý. 1. Wakefield'in ilk hisleri dönmesi ve nýide bulantýsý oldu." "Ne güzellik. hiçbir sihirbaz böyle bir yeri hayal bile e demez. diyordu. b N Fýrtýna: The Tempest. "bugünkü güzel espriler i er. onun için olanaksýzdý Hayýr. Sýrlan. Dünya düzeylerinin altýna düþen ve tekdüze iniþine devam ed 185 RAMA-II 186 sýnç deðerlerini izledi. Brown yanýtladý. Ve bütün bunlar denizin erimesinden önce r. sonsuzluða yolculuk çok garip bir duyguydu.ce burada kalacaðýmýzý düþünüyor musun?" "Bu pek mantýklý olmaz." dedi Dr. O ve Nicole deþ Jard ins Newton'da ekrandan izliyorlardý. "Roverler henüz hazýr deðil. Bu farklý." Janos gülümseyerek arkadaþýna el salladý. Bu yer çok büyük. O þakalar olmasaydý belki de bitiremezdim. Düþmeyeceksin. Prospero. Cebinden. Yamanaka'nýn "Ayyy" diye baðýrdýðýný duydu. çiçekleri ve yeþil çayýrlarý aklýndan geçirmen özlemi yarattýðýna þaþýrdý. "Iþýk düzeyleri hayret verici." "Tepeye ulaþtýðýmda bana yeni bir modül hazýrlayýn. Sýcaklýk -8 santigrat derecede sabit kaldý Wakefield arkasýna yaslan ve gözlerini kapadý. Eðer bir zorlukla karþýlaþmazsak. Parmaklýklarýn bir kenarýný ustalýkla (biraz da þansla) yak yýncaya kadar yirmi veya otuz metre düþtüðü anlaþýlýyordu." dedi Francesca. Her yarý silindirde üçer tane olmak üzere altý çizgisel güneþ." "Bu olasý bir senaryo. Çocukluðunu geçirdiði Stratford'daki evinden onu Cambridge'e. yukarýya yol alýrken. "Filmlerim neredeyse bit i. "Eðer her birimiz aþaðýya birkaç alt sistem taþýrsak. Fran ca'nýn baþlýðýndaki ýþýðý zorlukla görebiliyordu.) Þafak yayý dengeli þekilde aydýnlatacak biçimde dikkatle ta-sarýmlanmýþtý. Bu tümüyle farklý. Francesca'nýn kamerasýndan canlý yayýn ana giriþteki ak .05 bar ile baþlayýp. "Bu arada. "Ýyi misin?" diye Dr. Betiden yüz kattan biraz daha yukarýda. Ýlerleyen koltuðunda yukarýya bakan Wakefield." dedi. Sadece henüz açýklayamadýðýmýz doð rdýr. sadece Yamanaka ve Turgenyev arasýndaki görüþmelerin devam etti zaten ikisinin de pek konuþmadýklarý kanalýn sesini indirip. anlayýþýmýzýn ötesinde olan bir dünyayý anlatan Fýrtýna'yý* çocukluðunda izled r korktuðunu hatýrladý Daha o zaman." Richard minik koltuðuna çýktý ve bilgisayardaki otomatik yükleme dizininin oturduðu koltuðu k bloya bitiþtirmesini bekledi. Richard gülümsedi." diye Dr. O veya Takagishi bütün gün kozmonotlann konuþmalarýn zlemiþlerdi. Takagislýi'nin yanýna almasýný istediði taþýnabilir meteoroloji istasyonunu çýkardý sör. "Bu müthiþ!" diye Dr.W Shakespeare'ýn bir oyunu (ç n. Ra-ma'nýn Kuzey Kutup çanaðýnýn atmosfer deðiþkenlerinin tam bir grafiðini çizmek istiyo a giriþ altýndaki deðiþik uzaklýklarýn yoðunluk ve sýcaklýk ölçümleri onun dolaþým modeli içi Wakefield. "Janos ve b adan önce bir roverin birleþtirilmesini tamamlayabiliriz. Rama'da birden þafak söktü. herkes ayný anda konuþmaya baþladý. Karanlýkta. Çýkýþýna baþlarken. Co uzay akademisine ve sonunda. baþka bir kanalýn arka planýnda lmakta olan Beethoven'in altýncý senfonisinin sesini yükseltti. Anlatýlmaz bir güzellik" diye General O'Toole ekledi. Richard baþlýðýnda. Brown. "Sanýrým. Gözlerini kapatarak kendini toparlamaya çalýþtý. ana düzlüðe oyulmuþ ve çanaðýn dibinden baþlayýp Silindirik Deniz'e kadar uzanan jzun er." Bu kýsa kriz sona erdikten sonra." diye yanýtladý. Birbiri ardýna gelen konuþmalardan Hiro'nun ýþýk patlamasýyla þaþýrarak Gema merdivenlerinin da dengesini kaybettiðini anladý. T kagashi baðýrýyordu. bir sepet içinde yukarýya. diye kendi kendine konuþtu.

özellikle zihnini ve görüþünü bunaltarak zorlayan iki gö187 RAMA-II rüntü vardý: Silindirik Deniz ve elli kilometre ötesindeki güney çanaðýndan çýkan muazzam siv r. "Yaþadýklarý yer orasý. mezun olduðu zaman. Riclýard'a göre gökdelenl er." Ýlk baðrýþmalardan sonra.Özel hayatýnýn gizliliði konusundaki sakýnganlýðý dýþýnda (özellikle kadýnlarla -evliliði ra kadýnlarla uzun süreli hiçbir iliþkisi görülmemiþtir). uz ssizlik oldu. Fakat Silindirik Deniz merkezkaç kuvveti tarafýndan yataðýnda tutuluy u. Dünya üstünde insan eliyle n her þeyden daha büyüktü. Kozmonot Wakefield mükemmel uyum saðla vasýnýn ardýndan." dedi. Sadece altýndaki dünyayý büyülenmiþ gibi seyretti. 2192'de Uzay Akademi-si'ne giriþinden bir yýl önce biten iki yýllýk bir pro yonel tedavi gördü. Bunu biliyorum. Hedefimiz New York olmalý. Önplanda. Richard. artýk kendisinden dört yüz metre yukarýdaki Francesca'yý görebiliyordu. Wakefield'in kuzey kutbu yakýnlarýnda bulunduðu yer ile güneydeki devasa yapýnýn ar sýndaki yarý yolda. Dr." dedi. Takagishi'nin d e bazý önerileriyle acele bir karar aldýk. güney çanaðýnýn merkezindeki devasa sivrilik gittikçe büyüyordu. "New York'a bir bakýn.tarma istasyonu tarafýndan onlara iletiliyordu." dedi. Mühendisl sayar dallarýndaki profesörlerinin hepsi. "Beni unutmayýn.. Ýki taþýyýcý koltuðu bitirip. Ýþaret verdiðin zaman. daha küçük altý boynuzun her biri." 189 RAMA-II 23 AKÞAM KARANLIÐI ". mavi beyaz bir þerit silindirik dünyayý çevreliyordu. Büyük Boynuz'u altýgen düzeninde çeviren ve hem ona hem de Rama'nýn duvarlarýna muaz am payandalarla baðlanmýþ olan. yoksa tüm sular merke z eksene doðru dökülür. bi ze katýlman için seni yukarýya çekeceðiz. Richard Wakefield hiçbir þey söylemedi. diyordu akýl. taþýyýcý koltuk aygýtýný ve yarý tamamlanmýþ kamp yerini ço a seçebiliyordu Gene de onlara olan uzaklýðý. Beklenmeyen bir þey olmadýð ield'in önerisine göre hareket edeceðiz. "Ýçinizde seyredebileceði pek manzarasý lmayan bir tek benim. koltuðu merdivenlerle ana giriþi birleþtiren basamaklarý geçip ana giriþe yaklaþýrken. Gençliðinde SC'sinin düþük olmasýna karþýn. Ýlk dýný vermiþlerdi... Me nlerin dibindeki Janos Tabori'yi. onlar da. çanaðýn tam ortasýndan çýkarak silindirin dönüþ e uzanan görkemli komþularý yanýnda cüce kalýyorlardý." . Fakat. "Bu sortiyle. "Ýki yüz metreden uzun bin kadar bina olmalý. Aþaðýya. týpký dünyadaki bir okyanus kenarýnda dururken hissettið kýnýn aynýsýný duyacaðýný. "Tamam kozmonot Tabori.. Silindirik Deniz'in ortasýndaki ada þehir. roveri akþama doðru bi ere aþaðýya indireceðiz ve planladýðýmýz gibi geceyi basamaklarýn dibindeki kampta geçireceði Janos telsizinden baðýrarak." Birkaç sani u..Sinir hastasý olan babasýnýn sürekli kötü davranýþý ve genç yaþta Ýngiliz aktris Sarah Ty vliliðinin açtýðý duygusal yaralar göz önüne alýnýrsa. Deniz eriyemez.." Richard Wakefield kemerini çözdü ve platforma çýktý. Ancak. Rama güneþlerini u þehrin sahnenin ortasý olduðu belli oluyordu. genellikle kötü davranýlmýþ çocukla sosyal davranýþlarýn hiçbirini sergilemiyor. ". Akademideki bilimsel baþarýlarýna bugüne kadat ulaþýlamamýþtýr. Rama'nýn içindeki her noktadan gözler New Yo rk'a çekiliyordu -yoðun binalar kümesinden oluþan oval ada. Wakefield'in fakültedeki h erkesten çok þey bildiðinde ýsrarlýlar. anýk zekâ üstünlüðünü baþkalarýný ezmekte kullanmýyor." Takagishi telsizinde heye188 Þafak candan coþmuþ þekilde baðýrýyordu. Donmuþ deniz mantýk e bulunduðu yere ait deðilmiþ gibiydi. olgu dý ve þimdi. Silindirik Deniz'i oluþturan düz enli halkadaki tek duraktý. bilgi olarak gözüküyor. David Brown sessizliði bozarak. her yönde çok ilginç þ gördü. Onun kýyýsýnda duran bir insanýn. "Alfa istasyonuna vardýk. Ancak. Yüzlerce kilometrekarelik Ana Düzlük'ün üstünden ileriye bakarken. Gözleri ýþýða alýþtýkça. her kozmonot Rama'nýn güneþli dünyasýyla kendince bütünleþirken. Dürüstlük ve karakteri ta güç deðil. en azýndan ilk kýsmýyla ilgi li planlarýmýzý deðiþtirmemiz için belirgin bir neden görülmüyor. Richard'a bu yabancý dünya ile ilgili bazý ölçü di.. fiþeklerin ýþýklarý altýnda göründükleri kadar etkili deðillerdi. Gerçekten sekiz kilometre uzunluðunda olabilir mi? diye Wakefield kendin e sordu. merdivenlerin gözden kaybolduðu baktý. "Amiral Heil-mann'la birlikte. Newton mürettebatýndan daha iyi kimse bilemezdi. Rama'nýn New York'uydu..

ona yen meye baþ. Çok geç olmuþtu. Sol tar afta. Ona güvenebilir miydi? Ve zorlama gibi gözüken bazý kuþkularýný açýða vurmadan. Takagisbi ve Wakefield'i býrakýyor. diyordu kendine. mürettebatýn her üyesinin IE sayýlarý sýralamasý vardý.87 Turgenyev 60 Yamanaka + 2. Newton onikilisi-nin SC katsayýlarýný yerleþtirdi. W ilson'un güvenilirliði az ve kendine göre planlan var. dengeli v e baþkalarýna karþý duyarlý insanlardý Fakat Wilson'In yüksek toplumla uyuþma katsayýsý onu þ Nicole Wilson için. Borzov'un ameliyatý sýrasýnda RoSur'un yazýmýnýn içinde neler olduðunu anlayabilmesine yardým ilecek gibi görünen tek adayýn o olduðunu hatýrlayarak. Özellikl a Sa-batini'nin çok yüksek zekâ düzeyi karþýsýnda þaþýrdý. Demek bu kümenin içinde. soruþturmasýna devam etmesi için kendisini haklý kýlan bir sürü yanýtlanmamýþ s uðuna inanmýþtý. karþýlaþtý k için. nüfusun yüzde birlik bölü asýndaydý Nicole 'binde bir' düzeyinde olmasýna karþýn. Rich rdýmýný saðlayabilir miydi? Bütün bu araþtýrmalarýn hepsini birden býrakma düþüncesi.04 Tabori 64 O'Toole + 2. Nicole-. kýsa bir not yazdý. i-eld'in zekâ ölçümü gerçekten istisnaiydi ve onu "süper dahiler" grubuna sokuyordu. 3-3-00.22 Borzov 84 Brown + 4. Ýki saatten daha az bir süre sonra bu garip dünyadaki ikinci günleri için uyan acaklardý ve Nicole'ün iletiþim subayý olarak altý saatlik nöbeti de bir otuz dakika sonra b aþlayacaktý.66 Wakefield 58 Wilson f 2. Borzov ve Takagishi'yi listenin baþýna koyardý. Kendi yazý iþlem altyazýmýný çaðýrýp. Nicole d ha önce standart testlerde bu derece yüksek puan alan bir insanla hiç tanýþmamýþtý Almýþ olduðu psikiyatri eðitiminin ona kiþisel özellikleri sayýsallaþtýrma giriþimlerine güve miþ olmasýna karþýn. diye Nicole hemen düþünd n böyle sýradan iþlerde kullanýlmasý. eðer bu komplo düþüncen bir zaman kaybmdan baþka deðilse.28 Heilmann 68 deþ Jardins + 3. . SC sayýlan da Nicole'ün ilgisini çekmiþti.lamýþtý. Nicole bunun yanýna. diye düþündü. IE SC Wakefîeld + 5. sadece NICOLE adýný verdiði bir dosya. müretteb ilgili bütün listeleri okumamýþtý. ondokuzuncu bir dos ya yarattý. Bu da geriye OToole.58 O'Toole 86 Sabatini + 4. kuþkudan uzak sadece üç kiþi var. Yamanaka ve Turgenyev bilinmeyenler. Wakefield'ýn dosyasý yecan duydu ve data küpündeki ana menüye geri döndü.02 Wilson 78 Tabori + 3. Programda var olan karþýlaþtýrmalý istat ri gözden geçirdi ve içlerinden ikisini ekranda yan yana gelecek þekilde ayarladý. on iki kiþinin ancak ortalarýndaydý. Peki ya Wakefîela? diye kendi kendin e sordu.92 Yamanaka 62 Turgenyev + 2.Nicole. Mürettebat Rama'nýn içinde uykuya çekildiðinden beri do nceliyordu. Bu üç adam da güvenilir. Zaten kendisi de içgüdülerine O'Toole. Fakat Nicole. Nicole elini yüzünü yýkadýktan sonra yeniden bilgisayarýn baþýna oturdu. Ne kayýp. Francesca ile iliþkiye girmeden önce herhalde bambaþka bir insandý. di ye düþündü ve sonra kýsa bir süre kendi SC sayýsýnýn neden 71'den fazla olmadýðýný merak etti r kadýnken daha içine kapanýk ve bencil olduðunu hatýrladý.17 Takagishi 82 Takagishi + 4. O dörtl 190 Akþam Karanlýðý sý basýn kontrattan ile zaten aralarýnda anlaþmýþlar..37 deþ Jardins 71 Borzov + 3. 191 RAMA-II Mürettebatýn genel zekâ düzeyi oldukça etkileyiciydi. Wakefîeld'den yardým isteyeceðim. Her kozmonot.Borzov iþlemi sýrasýnda RoSur'un hatasýnýn ilk yükleme ve doðrulamadan sonra bir dýþ mutundan kaynaklandýðýný kesinlikle belirledim.24 Brown 49 Nicole. Wakefield ile konuþmaya karar verdi Kendi dosyalanný Kral'ýn veri küpüne ekl le192 Akþam Karanlýðý ceðine karar verdikten sonra. dosyalarýn çoðundaki bilgilere daha önce kýsa bir göz atmýþ olmasýna karþýn. Deðerlendirmelerin bazýlarýný ilk kez görüyordu. Richard Wakefield'in psikolojik deðerlendirmesini okumayý bitirdikten sonra gözlerini ovuþturdu.48 Sabatini 56 Heilmann + 2.

belki de bu çok geniþ ve kusursuz metal dünyanýn bir yerlerinde. Ekranda sýralanan iþlem sýrasýný iz eyerek bütün aygýtlarý kontrol etti.ve onardý. Ekranda merdivenlerin alt bölümünün bir k taþýyýcý koltuklarýn donanýmý görülüyordu. biz insanlarýn uzaktan da olsa kavrayabileceði bir açýklamasý yoktur Fakat. Ekranda kamp yerin hemen yanýndaki Francesca'nýn yakýn çekimi belirdi. "Sanýrým bundan sonrasýyla baþa çýkabilirim.. Nicole." diye özetledi. Otomatik yönetim programý. Konuþmak istediði belli oluyordu." diye O'Toole coþkuyla konuþtu. Nefis bir ilkbahar günü babasýyla kilisenin içinde ayakta dururken renkli camdan yapýlmýþ pencerele den yayýlan ýþýðýn kendisini nasýl büyüledi-ðini hatýrlýyordu. insan mühendisliði açýsýndan." dedi. Nicole. Nöbet deðiþimi için uçuþ elbisesini giyerken. "Sen gittikten sonra. ve belki Tanrýlarýmýzý da. Babasý kýsaca. Bu kadýna karþý duyduðu kiþisel antipatiye karþýn. belki ken194 Akþam Karanlýðý dimizi anlamaya bir adým yaklaþmýþ olacaðýz. Baba?" diye babasýna sormuþtu. "Bu olaðanüstü dünyada ýþýklar hiç beklenmedik þekilde dokuz saat r ve bize uzak yýldýzlardan gelen akýllý kuzenlerimizin bu özenle inþa edilmiþ eserini göster er. kopya ettiði küpü cebine attý. General O'Toole uyukluyordu. çevresine göz gezdirirken. "Senin deyiminle heyecanlý geçmedi. Belki de bu görkeml yaratýnýn. "Üç gece önce Sinyor abati-ni ile uzun bir konuþma yaptým" dedi. "yemek yediler ve sonra birinci rov eri birleþtirmeye baþladýlar. "Bu macerayla ilgili hislerimi o kadar iyi yakalýyor ki . General. bazýlarý da o gün Francesca tarafýndan çekilmiþ olan fotoðraf ve video bir montajý. CCC'nin bir haberleþme merke zi olarak tasarýmý.Nicole bilgisayarýna bitiþik malzeme çekmecesinden boþ bir veri küpü aldý." Nicole. Nedense Nicole'ün aklýna. Nicole. "Þunu kabul etmeliyim ki." Kazýlan sondalar. "Eðer bunu yapabilirsek. "General benden özür dilemenize gerek yok." Nicole konsolun önüne oturdu ve teslim alma kodunu girdi. Rama onu tekrar Katolik yapmýþ " Uzun bir sessizlik oldu.." Nicole gülümsedi. hem de kendisine Kral Henry tarafýndan verilen küpteki tüm bilgileri kaydetti. "Görmek ister misin?" Nicole onaylayýnca O'Toole en saðdaki televizyon göstericisini çalýþtýrdý. bilimsel gemideki kadar nefes kesici deðilse de. Francesca müzikal bir sesle "Rama'da uyuma vakti. önündeki altý ekrandan biriyle kendi elektronik kayýtlarýný k ntrol 193 RAMA-II ederken. Ona hem kendi notu u. "Sen ne düþünüyorsun. Beauvois'dan sekiz yüz metre ötedeki yaþlý Sainte Eti-enne de Chigny kasabasýndaki onbeþinci asýrdan kalma kilise geldi. bizim galaksini n ucundaki küçük egemenlik bölgemizi neden iþgal ettiðini kimse bilmiyor. Bütün kontrolle monot tarafýndan kolaylýkla yönetilebiliyor-du O'Toole uyukladýðý için özür dilerken ayný sahneyi üç deðiþik açýdan gösteren ekranlarý iþare ri kalan kýsmý Alfa merdivenlerinin dibindeki geçici kampta derin uykudaydýlar. Nicole kendisini þimdiki zamana geri getirmek için çaba harcarken General O'Toole. Dünya'ya iletilmek üzere heyecan verici kýsa bir parça hazýrladý. Bana en sonunda kiliseye dönm eden önce bilinemezci olduðunu söyledi. "benim de böyle konuþma yeteneðim olmasýný isterdim. Mürettebat yatmaya hazýrlanmadan önce Tabori roveri deneme sürüþüne çýka nda Francesca. Her ne kadar bu küçük uzay aracýndaki görsel a ygýtlar. fakat Wakefield sorunu buldu -son teslimde deðiþtirilmiþ altyazýmlardan birinde bir ha ta vardý." Bir an dur du." dedi. "Bazýlarý öyle der" diye yanýtlamýþtý. "Renkleri Tanrý mý yaratýr?" diye babasýna sormuþtu." O'Toole. Nicole'ün arkasýnda oyalandý. onun biraz dinlenmesi için askeri uzay aracýnýn kumanda ve kontrol merkezine ( CCC) geldiðinde. Neredeyse yirmi dört saattir görevde olduðunuzu biliyorum " General O'Toole ayaða kalkarak. kendini kontrol testinde baþarýsýz o . General O'Toole'un Francesca'nýn bu güzel konuþmasýndan etkilendiðini görebiliyordu. mürettebatýn "keþfetmek üzere olduðu" bu yapay "dünyacýk"ýn içindeki turunu tam u kýsa bölümün sonunda kamera Francesca üzerine odaklandý "Bir yüzyýldan az bir süre içinde bizi ziyaret eden bu ikinci uzay aracýnýn. "Bu son beþ saat. diðerinden kat kat üstündü." diyordu. Ýskemlesinde ona doðru dönerken. "bütün bu yolculuk beni ruhça yü195 . bu aracý inþa eden yaratýklarý sak an gizemleri açabilecek anahtarlarý da bulabileceðiz. Francesea'nýn yetenekli olduðunu eyerek de olsa kabul etti. "Tamam. "Din hakkýnda." Gülümsedi ve burun delikleri dramat ik biçimde geniþledi.

Wakefýeld buzmobilin son parçalarýný birleþtirme le uðraþýrken. Takagishi uçurumun kenarýna doðru yürüyerek elli metre aþaðýdaki Solunda." Richard eðlenerek baþýný sallýyordu "Pekâlâ." diye David Brown araya girdi. gizemli güneyde iþe koyulmamýz gerektiðini düþünüyorum." dedi.. ne zaman olsa karþýya geçebiliriz. her zamanki gibi. "Düzeltilmiþ zaman sýnýrýnýn yaklaþýk yarým saat gerisindeyiz. "Buzmobilin aðýrlýðý ne kadar?" Takagishi sordu." Richard ve Francesca yanýtlamadýlar." dedi Wakefield "Eðer palanga sistemini þimdilik unutur ve buzmobili merdiven lerden aþaðýya taþýrken bir sorunla karþýlaþmazsak. Sadece çabucak önemli mühendislik deðiþkenlerini denemeliyim." "Yine de. "Sanki þehir üç özdeþ bölümden oluþuyormuþ gibi görünüyor. baþka bir uzay g emisi." Brown yanýtlamadý. Ne gerekiyorsa onu yapa aksýzlýk ve iki yüzlülüðü gerektirse bile.RAMA-II celtti. " Ne dersin Shigeru? Buz üstünde hýzlý bir yolculuk yaparak Dün-ya'daki insanlara New York'u n Rama versiyonunun yakýn çekim bir görüntüsünü gösterelim mi?" Takagishi. Am iral Heilmann ve Reggie Wilson ile birlikte helikopterdeydi. "Elbette." diye yanýtladý. Programda n tam bir gün önce. Takagishi öncelikle kendisiyl am etti. Kýzaklar dikkat edin. Ben belki de yarýn. kenarlarý keskindir. "Sizi zorlamak. "Bu gece bazý önemli pl anlar yapmamýz lazým. Shigeru Takagishi New York'un kulelerini ve kubbelerini kendinden geçmiþ bir þekil de sessizlikle seyretti Zaman zaman Silindirik Deniz'e tepeden bakan uçurumun kena nna geçici olarak kurulmuþ olan teleskopa giderek bu tümüyle yabancý manzaralý þehrin bazý ay rýný inceliyordu. "Fakat çok hantal. "ve bu bölümlerin her birinin de üç ayrý alt bölümü var. "Hiçbir yerde bi-ot yok." diye Francesca araya girdi. Akýl almaz bir kadýnsýn. bilgi kaynaklarýmý desteklemiþ oldum. Palangalarý kurmamý beklemek isteme iðine emin misin? Yarýn. cebinden kopyaladýðý veri küpünü çýkardý ve CCC küp okuyucusuna yerleþtir azsa bu þekilde." dedi." dedi. insaný alçak gönüllü olmaya zorluyor ve onu. Sizin dinsel görüþleriniz beni rahatlatýyor. Fakat bu dokuz bölümün hiçb rbirinin ayný deðil. umanm sizi hiçbir þekilde gücendirmedim. .. Yükün büyük ký lmasý için ben önden gideceðim. dedi kendine. "Hayýr zorlamadýnýz. Dr. Artýk kendimi hiçbir zaman olmadýðým kadar Tanrý'ya yakýn hissediyorum. Wakefield'in çabalarýný videoya 196 Akþam Karanlýðý kaydediyordu." konuþmasýný kesti." Gülümsedi. Çok küçük farklýlýklar göze çarpýyor. Ana Düzlük'ün hiçbir yerinde de nmedik bir þey 197 RAMA-II yok. Ge yemeðinden önce hýzlý bir inceleme için New York'a gidecek miyiz?" Wakefield omuzlarýný silkti ve Takagishi'ye baktý... Francesca da. Dr." "Peki. "Tanrý aþkýna." Richard Wakefield memnun bir gülümsemeyle doðrularak. Zihninde." dedi Dr." Dr.. Sonunda kozmonot Wakefield ve Sabatini'ye "Biliyor musunuz. "En azýndan New York'u görmez sek.. Din çok özel bir konu." dedi Nicole. Bu da bize kampa dönmeden önce bol zaman kazandýrýr. "Özür vam etti. diye Nicole düþündü." Francesca saatine göz attý. Þehirler birbirinin kopyasý gibi gözüküyor. Buzu aþmaya hazýrlanýrlarken. General O 'Toole Rama'nýn dinsel önemini büyüterek ve filozofça anlatýrken." "New York. "Yarýnki hedefimiz New York'un ayrýntýlý bir araþtýrmasýn olmalý. "Fakat llikle sizin ve Sinyora Sabatini'nin Katolik olmanýza karþýn insanýn hislerini paylaþamama sý çok zor." "Hayýr. "sabýrsýzlýkla. "Ýþte. Evrenin engin iðinin düþünülmesi. "Ýlk mürettebatýn N ew York hakkýndaki raporunun tümüyle kusursuz olduðunu sanmýyorum Ya da bu." "Ben de taþýmaya yardým ederim. Francesca'nýn onu dikkatle inleyiþini canlandýrdý." diye Wakefield yanýtladý. Yarýnki çalýþmalarý yeniden gözden geçirmek isteyebiliriz. uçurumun kenarýna oyulmuþ basit bir merdiven kýsa basamaklarla buza kadar iniy ordu. Francesca Japon bilim adamýna yaklaþtý." "Öðleden sonra kuzey yan silindirinin birçok bölgesi üzerinde uçtuk. "Her þey gazetecilik için." "Sadece. bu akþamki planlama toplantýsýna bilinçli öneriler götüremeyiz. Brown. Francesca sen ortaya geç. denizi her iki yönde de onar dakikada geç z." Silindirik Deniz'in yüzeyine iniþ olaysýz geçti." diye Takagishi baðýrdý. en geç 19:30'a kadar kampa dönmeniz þartýyla." O'Toole kontrol kompleksini terk ederken Nicole ona saðlýklý ve derin bir uyku diledi. Takagishi en yukarýda. "Tamam olmalý. "Çok deðil. o gittikten sonra.

Brown. Yüksek duvar þehr mi veya otuz metre kadar yüksekti. uzun ince ada. ince gökdele nlere ek olarak. Dr. Sanki bir anda kör oluvermiþti. "Þuraya bir bakýn. "Shigeru neredesin?" diye Francesca sordu. ki kozmonot grubu. iki yüz metre uzakta. "Geliyoruz. dedi. içinde yaþayanlarýn çok önceleri ortadan kalktýðý bir þehir miydi? Buzmobili donmuþ denizin kýyýsýna býrakarak." diye de tti. Gözlerini ki kere kýrpýþtýrdý ve koyu karanlýðýn içinde kýmýldamadan durdu Telsizlerdeki bir anlýk sess i. iniþte veya çýkýþta kend k zorunda kalabiliriz.Francesca. Sakince. orada bir on iki yüzlü. Bu karmaþýk yapýyla ilgili her þey. "Video kameramýn ýþýðýný bulmaya çalýþýyorum. Kaç derece dönmüþtü? Tekrar son görüntüyü hatýrladý. "bu çok kolaydý." Takagishi telsizinin sesini kýsarak arkadaþlarýnýn sesini duymaya çalýþtý. sol tarafýnda. Tanrý korusun. "Janos. çevrede daðýnýk küreler. yoksa bu. bütün ýþýklar birdenbire sönüp. Richard'm matematik düþünceleri. (on kilometre uzunluk ve üç kilometre geniþliðindeki)." Wakefield ve Takagishi buzmobilin önüne oturdular. Bro wn iletiþim sisteminden baðýrdý. son saniyede ise. Ýki yoldaþýnýn þekillerini zorlukla seçebili200 Karanlýktaki Sesler yordu. sahne birden ortadan kaybolmuþtu. hepsini susturmuþtu. dikdörtgen cisimler. "Ýyi misin?" Soruyu yanýtlamak için döndü ve dizlerinin titremekte olduðunu fark etti. "Þimdi. Düþmek ölümcül olurdu. Duraksayarak "Buradayým. Wa-kefield ve Sabatini'nin yirmi metre kada r önünde koþuyordu. ýþýklarýn tam söndüðü anda gözlerinin önünd týrlamaya çalýþtý. Farlarým güzel çalýþýyor. hepsi ayný anda konuþmaya baþlayan kozmonotlarýn çaresiz seslerine býrakmýþtý. Evet." dedi. dokuz bölüme ayrýlmý muazzam kompleks. Benim kame amýn ýþýðý var. Heyecanlanan Takagishi. New York'a yaklaþtýkça Takagishi gitgide yerinde duramý-yordu. Koyu karanlýkta yön duygusunu kaybetmiþti. Birkaç saniye sonr kta bir ýþýk gördü. "Takagishi. "Burasýnýn Ra-ma'nýn baþkenti olduðundan kuþku yulabilir mi?" Üçlü kýyýya yaklaþtýkça. þehri çevreleyen duvarýn üstüne çýkan bir merdiv a kadar yürüdüler. Onlar yükseldikçe þehrin ayrýntýlarý yavaþ yavaþ ortaya çýkýyordu. Buzmobil karþý kýyýdan be re kadar uzaktayken. "Yukarýdayým. Francesca. ya da." Wakefield'in kendisine seslendiðini duydu. son derece karmaþýk bir m miydi. Bu." Dört ayak durumuna geldi. tehlikeli kenarýndan bir metre uzakta olarak duruy ordu. "Rover 2'yle neredesin?" "Kamptan üç kilometre kadar uzaktayým. Senden rota sisteminin çalýþýr durumda o . Rama'da olduðu gibi yaþam bulamamýþtý. Palanga sistemine neden gerek duyuldu ki?" "Çünkü bazen baþka bir þey taþýyor olabiliriz. nun akýllý yaratýklar tarafýndan düzenli ve amaçlý biçimde yaratýldýðýnýn bir göstergesiydi. David." dedi. Takagishi bizden önde ve tepeye varmýþ durumdaydý. New York'a bakan bir duvarýn üstünde. On dakika içinde dönebiliriz "Oraya dön ve yönlendirme sistemini yönetmeye baþla." dedi. hatta ara sýra çokyüzlüler bil Ve kesinlikle belirli bir düzene göre düzenlenmiþlerdi Richard gözleriyle yapýlarýn büyüleyic maþasýný tararken. Kamerasýnýn ýþýðý ancak çevresindeki alaný aydýnla ordu. þehre inen merdivenleri h enüz görmüþken. Takagishi." dedi Francesca. Binalarýn geometrik þekilleri hemen Richard'm dikkatini çekmiþti Normal uzun. gözlerinin önüne serilen bu 198 Akþam Karanlýðý garip þehrin nefes kesen manzarasý. gerçekten de ilk ziyaretçilerin öne sürdüðü gibi. "Francesca orada neler oluyor?" "New York'da buzmobili park ettiðimiz yerden yaklaþýk yüz metre uzaktaki bir merdivenden duvara çýký-yorduk. iç kte olan korkuyu bastýrmaya çalýþarak. þurada da bir beþ yüzlü ." Daha sonra Dr. video kamerasýyla arkada ydý. Onunla buluþmaya gidiyoruz. Elle rinin dayandýðý metal soðuktu. Rama'nýn içi tümüyle karanlý 199 RAMA-II 24 KARANLIKTAKÝ SESLER Takagishi ilk önce kesinlikle hiçbir þey göremedi. burada da. Birkaç saniye içinde konuþmalar kesilmiþti. "Fakat kenara çok yakýným. yukarýdayým" derken onlarýn kendisini göremeyeceðini anladýðý ana kadar elini s "Herkesin durumu belli oluncaya kadar tam bir sessizlik istiyorum." diye Dr.

ama o kada r önemli de deðildi." Bu kez sýra Francesca'daydý. Richard ve Francesca'nýn o nu bulmalarý bir dakikadan fazla sürdü. New York'tan gelen olaðandýþý bir s yduk. Ve ürkütüc erinin diken diken olduðunu hissetti. Takagishi'nin sadece otuz metre ötelerinde olmasýna karþýn." diye Francesca yanýtladý. Sýcaklýklar. belki de. Bir dakika beklediler. tiz týrmalama sesinden mi bahsediyor ?" Takagishi alçak fakat heyecanlý bir sesle. Alfa merdivenlerinin yanýndaki taþýyýcý koltuklarla yukarý çýka on ikiliydi. Korkutucu olduðunu kabul etmeliyim. "Hey oradakiler. "Karanlýkta oturalým. "Sanki bir þeyin metal yüzeye sür tünmesi gibi. Fakat þehrin bilimsel araþtýrmasýnýn yapýlmasý için uygun bir zaman olmadýðýný da çok iyi obil donmuþ Silindirik Deniz üstünde hýzla ilerlerken. "Yanýnda ses kayýt aletin var mý?" diye fýsýldadý." dedi Takagishi." "Þþþþt. dikkatli olun ve mümkün olduðu kadar ça ampa geri dönün. New York yönünden gelen sesi du ydu." dedi." Acele karýþma kanalýndan David Brown'un gür sesini duy dular." "Evet. fakat ayrý202 Karanlýktaki Sesler ca sanki derinden gelen yüksek frekanslý ince bir ses neredeyse devamlý sürtünme sesinin t empo tuttuðu çok hýzlý bir þarký söylüyormuþ gibiydi Ses kesinlikle daha yüksekti. Sert fýrçalarýn metal üstünde sürüklenmesine benziyordu. "Ýþte böyle. Rama takýmý tarafýndan kataloglanan seslerden kesinlikle farklý. Kozmonot Tabori ve Wakefield. sizlerin duyduðu sese böyle aldýrmama ." Richard ayaða kalkarken. Diðerl erine yüksek sesle." Wakefield yanýtladý. Eðer her þey yolunda giderse." "Pekâlâ. Brown'un." dedi." diye fýsýldadý. Belki de duyduðunu sanýyordu. küçük Macar'ýn koltuðundan çýkmasýna yardým ederken. Üçlü on beþ saniye daha bekledi. . Takagishi bu garip sesin gizemi çözülmeden New York'tan ayrýlmak konusunda isteksizd i. Kameranýn ýþýðý da söndükten sonra çevreleri artýk sim en tek ses soluklarýydý. "Iþýðý söndür. David." Francesca." "Þimdi oyalanmanýn zamaný deðil. artýk gitmeleri gerektiði konusunda ýsrar etmek üzereyken. Ayrýca her iki dakikada bir durum raporu vermeyi ihmal etmeyin." Dr.nu öðreninceye kadar havada süzüleceðiz. "Hayýr. sismik okumalar vre spekt-roskopik ölçümlerin hiçbiri deðiþmemiþti. "O sesi duydunuz mu?" Wakefield için bu ani sessizlik birkaç dakika önce oluþan koyu karanlýk kadar sinir bozucu ydu. ýþýklar söndüðü zama e baþka bir deðiþiklik gözlemlemediklerini bildirdiler. "Þu uzaktan gelen. "Takagishi. Bu bir hareketi akla getiriyor. "Þþþþt. bir atten az bir süre sonra kamp yerinde oluruz. "Herkes iyi mi? Rapor verme sürenizi çok aþtýnýz. Önümüzde önemli bir kriz var. Ýkisi duvarda onun yanýna oturarak telsizde y niden hýzlanan konuþmalarý dinlemeye baþladýlar. hey oradakiler. Tekrar toplanmamýz gerekiyor. deðil mi?" diyordu. "Tamam. fakat hiçbir þey duymadýlar. Fakat sesi sürtün in durmasýna neden oldu." dedi Wakefield. Tam Wakefield ." dedi. "Haydi." diye Janos yanýtladý. "Iþýklar gitti. "Shig tam bir profesyoneldir ve Ram konusundaki bilgisiyle büyük gurur duyar. Francesca'ya. Uzanarak kendisinin ve Wakefield'in telsizini kapattý. "Hâlâ buradayýz. O'Toole ve deþ Jardins... Br gerçekten oldukça öfkelendi." Wakefield yeniden dinledi. bakalým bir cek miyiz?" Wakefield arkadaþlannýn yanýna oturdu. "Haydi buzmobile geri dönelim.. "Evet. Bütün planlarýmýzý Rama'nýn de ek yapmýþtýk. Japon bilim adamý gülümsedi Mutluydu. Francesca. Rampa boyunca taþýyýcýya doðru kaydýlar 203 RAMA-II "Onu hiç böyle öfkeli görmemiþtim. 201 RAMA-II Yabancý uzay aracýnýn içine daha önceden daðýtýlmýþ olan on iki taþýnabilir bilimsel istasyon içbir düzensizlik iþaret vermiyordu. yepyeni bir ses duyduðun u biliyordu." dedi. "Sanki tam sen konuþunca durdu.. Birkaç saniye çevreyi dinledikten sonra. "fakat kulaklarým pek." F rancesca'ya doðru eðildi ve yavaþça. David" dedi ve telsizini kapatarak tekrar Takagishi'ye seslen di." Takagishi birden. Belki bir þey duyuyordu. Takagishi. Richard. Takagishi arkadaþlarýna dokununca rahatlamýþtý. "Bekle. Dr. rüzgâr hýzlarý ve yönleri. "Duvarý þimdi terk ediyoruz.

" diye Richard onayladý. "Fakat. Takagishi'nin New York'u karanlýkta keþfedebileceði204 Aranan Dost miz konusundaki teklifine nasýl tepki gösterdiðine dikkat ettin mi? Brown belki de ilk sortiyi býrakýp Newton'a dönmemiz kararýný kendisinin verdiðini sanýyor " Richard. zun ve kaygý dolu iki gün. Acil bir konu. Bunun yeni bir ses mi. Takagishi'ye saygý duymadýðýný gösteriyor Böyle öfkelendiði için Shig'i kýnamýyorum. Ýkinci olay." "Evet. yoksa Norton ve mürettebatýnýn yetmiþ yýl önce ayný þeyi duyup duymadýklarý konusunda hiçbir k. Ýk müþ ekranda beliren verileri inceledikten sonra." dedi. biliyor musun?" dedi ve eld'in yanýtýný beklemeden devam etti "Brown gerçekten de bu görevin önderi olduðuna inanýyor . si zin diyastol sapmalarýnýzýn daha da kötüleþtiðini gösteriyor. "Aþýrý derecede hey andým ve adrenalin fazlalýðým düzensizliði arttýrdý. Neyse ki elind e ýþýklarýn sönmesiyle ilgili yeterli öykü vardý." dedi. duvarýn üstünde dururken kötü bir sinir deneyimi geçirdiðim "Francesca bile önce Dr. Belki de kapakçýkta yeni bir sý elki de uzun süreli aðýrlýksýz ortam. "O zaman kaygýlanmak için nedenim var. Bir veri küpü getir lgisayar konsolunu göstererek. Nicole baþý ekrandaki ýþýk noktalarýný gösterirken ciddi bir tonla. bu benim varsayýmýmý doðrulayacaktýr. Solunda." Kozmonot deþ Jardins bilgisayarda bazý tuþlara dokundu ve yazýlýmý." Ýki adam taþýyýcýdan indiler ve hava kabinine yaklaþtýlar. "Bana ne söylemek isti yorsunuz doktor. "Off. "Dün yarým düzine deðiþik dedi." Janos arkadaþýna gülümseyerek. içine dokuz tatami ha kadar. fakat sizi görmem ger r. "doðru gözüküyor. "Nicole deþ Jardins. birkaç altyazým girdi.. Aydýnlatýlmýþ koridor boyunca yavaþça N ma'nýn zengin karanlýðý gerilerinde kalýyordu "Çok garip bir sesti. Oda. fakat Francesca'yý o gar ip seslerin haber deðeri olmadýðý konusunda ikna edebildiðini pek sanmýyorum." dedi Richard. "Bütün bu olanlarýn en hoþ tarafý ne. dedi Janos.. küçük aðaçlarý ve dü usursuz bir minyatür bahçe vardý Kendisi genç bir kadýný bekliyordu." dedi. Brown ile kamp yerinde yaptýðým tartýþma süresine ras r olabilir mi? Eðer öyleyse. prof .sý. uyanýk mýsýnýz?" Ýrkildi ve iletiþim aracýna uzandý." Taþýyýcýya bindiler ve taþýma modülünü çalýþtýrdýlar." Ekrandan uzaklaþtý." Nicole. "Diken gibiyim. Tam üç dakika sonra kapýsý çalýndý Nicole onu selamlayarak odasýna girdi. Brown'a kýzdý." Takagishi yumuþak bir gülümsemeyle onun sözünü keserek. biz Ra-ma'yý terk etmeye baþlamadan yirmi dakika önce olmuþ. "Gelecek iki günü de kamp yerinde geçireceðimizi sanýyorduk T ersine þimdi buradayýz Yarýnýn bizim için ne gibi sürprizler sakladýðýný merak ediyorum. çok büyüktü. Takagishi baþýný salladý. açýk paravananýn diðer tarafýndaki avluda. "Doktorunuzun bana saðlýk geçmiþinizle 205 RAMA-II ilgili tüm verileri vermiþ olduðundan emin misiniz?" Takagishi onayladý." ______________25______________ ARANAN DOST Rüyasýnda bir onyedinci asýr köþkünde bir yer yataðýnda yatýyordu. "Bana üç dakika süre verin" dedi. Japon bilmi adamýna baktý. "Takagishi-san." diye Ni-cole devam etti." Takagishi." "Acaba diðeri de. "Elbette deðildi. yine de. bir rastlantýyla. ýþýklar söndüðü zaman oldu Sanýrým o sýrada 'garip ses'inizi dinliyordunuz." diye Janos devam e tti. Bu da toplantýnýn sonlarýna doðr lmalý. "Sizin kalp verilerinizde bugüne kadar gördüðüm en büyük iki sapma da bunlarýn içinde " gis-hi'ye baktý. "Alo" derken sesi uyku sersemi olduðunu belli ediyordu . Dr. Önemli düzensizliklerden biri. Fakat bildiðim tek þey." Birkaç saniye birbirlerine baktýlar. Takagishi. "Evet. Takagishi yumuþak bir sesle. "Dünkü düzensizlikler. "Belki de. "Bir sakýncasý var mý?" diye sordu. kalbinizin bu ga rip davranýþýný görmezlikten gelemem. Janos'a tuhaf bir gülümsemeyle bakýyordu. "Bu olabilir Dr. "Beni Newton'daki odamda hapis mi edeceksiniz? Þimdi." dedi. orada. "Kimsiniz?" Ses. "Ayrýlma kararýný bizim için Rama verdi ve bundan sonra da ne yapacaðýmýza Rama karar ve ecek. "Gerçekten beni ürpertti. Gece haberleri için Shig ile bu konuda bir röporta j yapmak istiyordu Brown bundan vazgeçmesi için onunla konuþtu. sadece heyecanlandýnýz diye. "Bu kadar erken aradýðým için üzgünüm.

"Ýzninle sana koleksiyonumun bazýlarýný tanýtayým" dedi. Takagishi'nin yanýndan ayrýlýp koridor boyunca yürürken. Takagishi'nin bakýþlarýndaki saygý ve dostluðu hissederek gözleriyle ona teþekkür ett "Fýrlatmadan önce benim için yaptýklarýnýza çok minnet duyuyorum." Richard dramatik bir ifadeyle." Yataðýn öbür ucuna oturdu ve uzaklara daldý. daha ön ce söylediðim gibi. benim çalýþmalarýmý sýnýrlamaya kendinizi yükümlü hissediyorsanýz karþý çýkmayacaðým. bir merd alaða indi. bir doktor olarak. iki dakika ile sýnýrlamak zorundayým Ýþ beni her zaman acýktýrýr. prenses. "Ýþte yine baþlýyoruz" diye derece saðlýklý bir kalbin belirtileri.. Onlarýn yanýnda lago ve Othello. yoksa tuhaf bir kalbin iz mý var?" Takagishi gülümsedi. birden onunla konuþmaya karar verdi. Shig? Kötü bir kalbiniz mi. bir Newton notu deðil. "Bir zamanlar eþim bana garip bir kalbim olduðunu söylemiþti." Nicole güldü. Richard çevresinde dönüp odasýna doðru koþarken. biliyordum. "Sizin için son birkaç adar zor olduðunu anlýyorum. bu çok zor " Takagishi'nin yaklaþtýðýný ve elini yavaþça omzuna koyduðunu hissetti. "sonunda oldu iþte. Bilgisayar ekr arþýsýndaki iskemleyi ona ikram etti ve onun arkasýndaki yataðýn kenarýna oturdu. "Günaydýn. "Rama'ya yapýlan bu sortilerin sizin i e kadar önemli olduðunu biliyorum" dedi. TB. "Karar vermedim." Elini salladý.." Nicole ayný þakacý tonla. Herhangi bir düzensizliðin izi bile yok. Ve aç olduðum zaman çabucak doyurulmazsam." diyordu. Falstaf f ve güzel Bayan Hýzlý. Sizin neyiniz var. þu saðdaki benim yakýn arkadaþým. RoSur'un yazýlýmýyla ilgili olarak." dedi "Benim için yaþamýnýz. "iki dakika ayýrabiliri m. "Wakefield." diye Takagishi devam etti. yahut kýsaca T Nicole'ün bakýþlarý altýnda. "Bana bir dakikaný ayýrabilir misin?" Richard abartýlý bir gülümsemeyle. Önümüzdeki birkaç saa içinde þu düzensizliklerinizden birini yaþayýn ve iþimi kolaylaþtýrýn. . Nicole onun a yüz yüze gelebilmek için döndü. "Kahretsin. Wakefield yaklaþýrken. Nicole yerinden hýzla kalkarken. "Biliyordum. "Fakat sizin bir suçunuz yoktu Hepimiz G eneral Bor-zov'un ölümünün kaçýnýlmaz olduðunun farkýndayýz. Richard. onu da izleyen Prens Hal." Richard dinleme k için durdu. "Demek iþ." dedi. Fakat onu n bambaþka bir þeyi amaçladýðýný sanýyorum. Nicole gülmesini bastýraný ayarak. "Oh. Ve son olarak. Yirmi santimetre boyundaki robot yataðýn kývrýmlarý arasýndan dikkatle geçerek Ni e'ü selamlamaya geldi. mesleðinizden daha öneml mürettebat üyesinden birini kaybettim Bir diðe206 Aranan Dost rini de kaybedersem kendimi baðýþlayabileceðimden emin deðilim. Dünya'da hiçbir kardiyolog bu düþünceme karþý çýkmaz yürüdü. "Bunu düþünüyorum..." Nicole meslektaþýnýn yüzündeki yalvaran ifadeyi gördü. Bak. "Ama siz yardým edebilirsiniz. Zeki ve çok güzel bir kadýn bana ölmez aþkýný açýkla. ve hý 208 Aranan Dost Richard Wakefield odasýnýn kapýsýný açarak Nico-le'ün içeri girmesini bekledi. Nicole.esyonel meslek yaþamýmýn en önemli noktasýnda?" Nicole duraksamadan. Hiç ciddi olamaz mýsýn? Seninle görüþmem gereken bir iþ var. "Aslýnda. Fakat daha fazlasýný deðil. karar nedir doktor?" diye Takagishi sordu. Richard Wakefield odasýndan çýkýyordu. Þu iki rakip Romeo ve Juliettefden Ty balt ve Mercutio. "Madam Doktor. "Dünkü verileri göz ardý edebilmek için bir akla yat neden bulmaya çalýþýyorum." dedi." Nicole tarayýcýyý çalýþtýrarak ekranda o anki rakamlarý gösterdi. O zaman seni. Nicole "Odana gidebilir miyiz?" dedi. karným aç. ins yiyen korkunç bir deve dönüþürüm. Ozan." diye Nicole yanýtladý." Nicole. Son on saatteki çizelgeniz tümüy le normal." diye onun sözünü kesti. Ayrýca haftalardýr da hiçbir düzensizlik olmamýþ Düne kadar. "Þimdi. "Kafandaki ne?" diye hafifçe sordu. Þuna bakýn. "Sen umutsuz bir vak asýn." dedi Takagishi. Richard yataðýnýn üstüne yakýn bir düðmeyi çevirdi. "Seninle konuþmaya geliyordum. senin için. incindim" dedi. "Bu saatte neden uyanýksýn? Umarým heyecan erici bir nedeni vardýr. daha önce Tabori'nin odasýnda ve B iyaretinde gördüklerine benzeyen bir düzine kadar küçük robot vardý. Richard onun merakýný fark ederek. "Fakat. 207 RAMA-II "Öyleyse. "Bu o kadar basit deðil Bir saat tir sizin dün geceki verilerinizi inceliyordum. "Kahv Nicole." dedi. Yataðýn üstündeki rafta. Puck ve Bottom ile tanýþmýþtýn. týpký rüyalarýmdaki gibi." dedi. " d ve Leydi Macbeth'le.

"Ben Nicole deþ Jardins'im" diye yanýtladý. "Bütün yapmam gereken. üniversite yýllarýndan hatýrladýð dizesini. "Gördüm ben. "Daha çok Othello ve Desdem ona'nýn çocuðuna benziyorsunuz. "Lütfen herkes acele bilim kontrol merkezine toplantýya gelsin." Robot sanki onu süzüyordu. Yeni bir geliþme o ldu. "Zamaný tekelime aldým Benimle bir iþ görüþmek istediðini söylemiþtin " Nicole gözünü kýrparak." Richard kendi konuþmasýný yanda keserek. onun parmak kutusunun üstünde olduðunu sandým. Nicole. Robot hemen "Fransýz adýna benziyor. Altýn yüzüyle yeþil çayýrlan öpen." diyordu. sizin adýnýz nedir. çabucak 210 Aranan Dost özetledi Kendi çözümlemeleriyle daha fazla ileriye gidemediðini.. dikkat. "Özür dilerim. Janos Tabori ve Richard Wakefield'e."Ve. Richard gülümseyerek." diye robot ekledi.. "Eðer varsa bir dizi söyle ya da numarasýný ver. "Bütün soneleri de biliyor mu?" diye sordu." Bir an düþündü. Þimdi bir parça bulut onu benden gizliyor " Robot son ikiliði de bitirdikten sonra." dedi Nicole "Kimse RoSur son kez yüklenip doðrulandýktan sonra." Küçük robot soneyi akýcý baþ ve kol hareketleriyle ve çok deðiþik yüz ifadeleriyle okuyordu N ir kez daha Richard'ýn yaratýcýlýðýna hayran oldu.. Richard onayladý "Ayrýca bir sürü dramatik ve þiirsel konuþma Fakat bu onun en çarpýcý yetene Sheakespeare'den pasajlar okumak sadece geniþ hafýza yüklemesi gerektirir. Þimdi bütün bu ýþýk oyunlarýnýn ne anlama geldiði hakkýndaki düþüncen nedi 211 RAMA-II 26 ÝKÝNCÝ SORTÝ David Brown kontrol merkezinin ortasýndaki masanýn üstüne büyük bir kaðýt koydu. "Verdiðim sözle ünüm korkunçtur. TB ayrýca çok zeki bir robottur. hata düzeltme dizilerinin dýþtan bir el yla deðiþtirildiði sonucuna vardýðýný da ekleyerek.." dedi. "Janos'un hata önleme devresini rastgele bir komutla devredýþý bý olasý deðil Bu. TB ile birlikte mýrýldandý." diye sýrýtarak konuþtu Richard." dedi Nicole önemsiyorum " "Birþeyler yaptýktan sonra bana teþekkür et. O hatýrlamýyor ve ben de emin deðilim " Richard'ýn kaþlarý çatýldý. Francesca ka tleri gösteren bölümlere ayýrmýþtý ve þimdi oralara Brown'un söylediklerini yazmakla meþguldü wn. ona komut verip vermediðini hatýrlamýyor Manevra sýrasýnda Janos kafasýný çarptýðý sýrada. neredeyse unutulmuþ bu sözlerden etkilenmiþ olan Nicole." . bütün bu dedektifliði neden yaptýðýný anl den Ja-nos'a veya diðerlerine bir komut girip girmediklerini sormuyorsun?" "Ýþte sorun bu." dedi. "Kahrolasý görev planlama yazýlýmý böyle bir durumd a fazla esnek deðil. Tüm muhteþem parlaklýðýyla yüzüme vurdu. bütün tasarýmýn aptalca olduðu anlamýna gelir. "Dikkat." diye Nicole hatýrladý. emirlerin hafýzaya girip sak landýðý yeri bulmak." * Valois: 1328-1589 arasýnda Fransa'da saltanat sürmüþ olan hanedan 209 RAMA-II "Birçok görkemli sabah." Richard kapýyý açarak koridora çýkan Nicole'ü izledi "Yardýmýn için teþekkürler. "Bunu nasýl yaptýn?" diye sordu." Ýkisi de iç iletiþimden Otto Heilmann'ýn sesini duydul ar." dedi "Beþ dakikaný daha al tan ölmeyeceðine emin misin?" Nicole RoSur yazýlým hatasý ile ilgili araþtýrmasýný. Solgun dereleri sihirli gücüyle yaldýzlayan. "Ancak planlanmýþ olan çalýþmalar." dedi ve. "Egemen gözlerle dað tepelerini yücelten. uçuþ öncesi stratejisi ile lýysa iþe yarýyor. E n azýndan bir Va-lois* deðilsiniz. Artýk benim de merakýmý uyandýrdýn. bu nedenle de Richard'ýn ya rdýmýna ihtiyacý olduðunu belirtti Kuþkularýndan hiç bahsetmedi. kendini alkýþlarken buldu. "Fakat iki dakikamý sen çoktan kullandýn. fakat bu tür haf llikle mantýksal bir yapýyla tasarýmlanýyor. "çok sevdiðin bir Shakespeare sonesi var mý?" diye sordu." dedi. dikkat. "Ýþte benim güneþim erken parladý bir sabah. "Oh. Richard elini sallayarak. Ancak. "Çok kolay. Vaktim olduðu zaman. güzel bayan?" dedi TB. "Tahmin yürütmenin anlamý yok. Eðer isterse bir konuþmayý.. Hafýzanýn geniþliði karþýsýnda bu biraz zaman alabilir. ece bir saat benim oldu. neyse" etti. Fakat. "Fakat siz bir Fransýza benzemiyorsunuz." Nicole hayran kalmýþtý. Sonenin. dikkat. Rama'nýn içindeki ýþýklar tekrar geri geldi. "Sonra açýklarým.

" "O zaman sen körsün be adam. "Neden sen ve General O'Toole benimle b irlikte gelmiyorsunuz? Mürettebatýn geri kalanýnýn iþlerini aksatmadan bu konuþmayý sürdürebi . adîtrným. "Bütün bunlarla boþuna uðraþýyoruz." dedi. sortinin ayrýntýla erinde çalýþýrýz. Onlar gidince." Richard iþini býraktý. Hiçbir þansýmýz yok. ýþýklan yakýp söndürerek bir uyan gönderiyorlardý. R rýn hepsi boþ laf diye baðýrdý. Dr. birden iskemlesinde sýçradýðý zaman." 214 Ýkinci Sorti Richard bir anlýk bir tereddütten sonra. sonra Nicole. Þu anda tüm ikinci sortiyi pl k yok. mürettebat araþtýrmayý s daha baþka felaketler de olacaktý. Wakefi-eld'in önüne yürüdü. "Seninle ayný fikirdeyim Reggie. Onlarsýz anlamlý bir zaman çizelgesi yapamayýz." Wilson odadaki. Boktan b büyüydü bu. Wil-son'a yaklaþtý. Sorti planlamasýnýn geri kalan kýsmý buna paralel olarak yapýlabilir. zift gibi simsiyah. Bir þey bilecek kadar da fazla þey görmedin. "ve biz de Heilmann veya O'Toole'u içeride." diye Francesca ekledi. Sonunda General O'Toole onun yanýna giderek yavaþ bir sesle." diye onun eleþtirilerini kesti." dedi Wil-son. Iþýklar söndüðünde o kahrolasý helikopterde olan ben dakika önce ortalýk bir yaz günü gibi pýrýl pýrýl ve sonra. "hepimiz General Bor-zov'un ölümüne üzüldük. Durmadan tekrarladýðý konu hep aynýydý." dedi." diye Brown yanýtladý. en azýndan alt yapý tamamlanýncaya kadar. puf." "O zaman birimiz burada seninle kalmalý. Bu da önümüzdeki on ve ki saatimizi alýr. "Bütün bu duyduðum saçmalýklara inanamýyorum. Brown devam etti "Fakat bu sabah kalem ve kaðýda güvenmek daha kolay geliyor. Çoktan sorti tasarýmýný görüþmeye baþlamýþ olan doktorlar. "Sen." Wilson. biz on n hiçbir þey deðiliz. Gözleri çýlgýn gibiydi yordu.. "Bir dakika. "Sadece akademi mezunlarý her bir mühendislik çalýþ ne kadar süreceðini biliyorlar. Bütün olay süresince General OToole Reggie'nin yanýnda durdu.Janos ekranlardan birine doðru yürüdü. Teklifsiz bir tavýr "Reggie. Bu konuþmalarda. Kuzey Yarýsilindirine b ne yeni taþýnabilir ölçüm istasyonu yerleþtirmek ve Silin-dirik Deniz'in kuzeyindeki Beta ka mpý ve iletiþim kompleksini kurmak. biris söndüðünü sorduðunu görmedim." "Bu yararlý olmaz.. Sonra. Borzov'un ölümü r planlamýþlardý. Neyiniz var sizin? Korkmayacak kadar akýllý mýsýnýz?" Wilson birkaç dakika daha attý tuttu." Wilson ona kuþkuyla baktý." 213 RAMA-II Wilson'un bu parlamasýný huzursuz bir sessizlik izledi. Brown ve Ta en sustular. neden seninle geleyim? Sen orada bulunmadýn b ile. "Ve hepimiz ne yapýyoruz? Ha? Bizden çok çok üstün olan yabancý yaratýklarýn bu uyarýs karþýlýk veriyoruz? Sakin bir biçimde oturmuþ onlarýn araçlarýný nasýl keþfedeceðimizi planl iniz anlamadýnýz mý? Bizi burada istemiyorlar." Ja nos görev çizelgesi için bir yazýlým programý çaðýrdý ve bazý veriler girmeye baþladý. "Sen o aydýn Richard. Hey. Rama'ya önce uzay öðrencilerini. Tüm sabah boyunca sessiz kalmýþ olan Reggie Wil-son. diðer dört profesyonel kozmonot ile birlikte Rama'ya gidecek ve geri kalan üç alty apý iþini tamamlayacaklardý: araçlarýn geri kalanlarýný birleþtirmek. Dün-ya'ya dönmek için buradan ayrýlmamýzý isti r. "Dört gün önce burada bir adam öldü. fazladan bi r iþçi olarak kullanýrýz Bu bizi fazla yavaþlatmamalý. gönderelim. Brown. sen körsün. Newton'da kalacak ve görev planlama evresinde öðrencileri temsil edecekti." diye Richard Wakefield araya girince Janos bilgisayarý býrakarak dinle mek üzere arkadaþýna döndü." Yarým saat içinde fikir birliðine vardýlar. "Reggie. "büyük olasýlýkla o büyük uzay aracýný yö neyse onun tarafýndan öldürüldü. "o yeri gördün. kat hiçbirimiz bir iliþki göremi. "Belki onu benden daha iyi kullanabilirsin. Bütün gözler Reggie Wilson üzerine odaklanmýþtý. "Her þeyi çok çabuk yapmak istiyoruz." dedi. Nicole. Böyle büyük bir uzay aracýný yaparak onu yýldýzlararasý uluk için fýrlatabilmek için ne tür bir zekâ ve güç gerektiðini bilirsin. yerleþimi tamamlamak için. Amiral Heil mann." dedi Ja212 Ýkinci Sorti nos Tabori ve sonra sýrýtarak." "Richard haklý. bir kez bile." diye Dr. diðer kozmonotlara baktý. adamým. beklenmedik þeki de ýþýklar yandý ve söndü. Ric d Wakefield. küçük takýmý ile birlikte alt görevlerin tüm ayrýntýlarýný gözden geçiriyordu. Birisi bütün ýþýklan söndürüverdi. Fakat biz gene de onun içine girdik. Doktor. "Özelli . Nasýl olsa her durumda ilk ve en önemli iþimiz üssümüzü kurmak. Francesca ve Ni cole kenarda kýsa bir görüþme yaptýlar. Biz karýncalardan da küçüðüz.

baþýný kuvvetle sallayýp onu onaylýyordu. Kendisi fazla konuþmadý. rendeler ve hatta. tüm riskleri fazlasýyla karþýlýyordu. Diðer kozmonotlarýn sözlü ya da sözsüz yanýtlarýný zevkle eru Takagishi tümüyle Wakefield ile ayný kamptaydý.kle karþýlaþtýrmalý yeteneklerimiz söz konusu olunca. Tam tersine. Richard Wakefield. Artýk yatý de az önceki konuþmalarýndan biraz da utanmýþ olan. onlara bu araþtýrma yolculuðunun ikelerini hatýrlatan sözlerinde oldukça mantýk vardý. derin oyuklarýn içindeydi ve týpký bir periskop gibi g e kabuðunun üstünde yükselmiþlerdi. ne olursa olsun bu. Daha sonra bütün mürettebat. herkese zamanýn geçtiðini hatýrlatmak oldu. Silindirik Deniz'in yaklaþýk be güneyindeki bir noktada çekilmiþ olduðu açýkça belli oluyordu. grubun kararsýz kaldýklarý konulan tartýþmaktan kaçýnýp. ancak ndisine doðrudan bir soru sorulduðu zaman fikrini söyledi Amiral Heilmann baþýndan sonuna kadar rahatsýz göründü. bu dünyadýþý karþýlaþmanýn olasý 216 Ýkinci Sorti anýtsal önemiyle birlikte. Birkaç kýsa yorum yapt aç kez de uzun ve ayrýntýlý bir açýklamaya baþlamanýn eþiðine gelir gibi olduysa da. Brown bu felsefi tartýþmaya fazla þey eklemedi. Tanrý onun bu görevde yer almasýný uygun e ancak O. Hepsi. "Ekrana bakýn. Konuþmaya tek katkýsý. ertes düzeni gibi daha sýnýrlý (ve bu nedenle daha kontrol edilebilir) konularda odaklanmasýna neden oluyordu. Dünya'daki kýsa varoluþ süresinde önemli bir þey yapmýþ olurdu. projenin sonunda yaþ sa da. Görüntü teleskopik bir mercek e alýnmýþtý ve aþaðý yukarý altý metrekarelik bir alaný kaplýyordu. Makasa benzeyen iki kýskaç gövdenin önünden uzanýyor ve ilk akýþta. Geniþliðinin iki katý boyunda alçak bir gövdesi vardý ve altý tane üç ek acak tarafýndan destekleniyordu. bir aletler dizisi. Bu onlarýn görevlerinin bir parçasýydý. bazý kiþisel . hâlâ yaþamakta olduðumuz g erçeðini. Týpk an parçalanabileceðim veya patlayabileceðini bilen ilk Amerikalý astronotlar gibi. Yengece benzeyen bir yaratýk bütün ekraný dolduruyordu. matkaba n bir þey. Görüntünün kenarýndaki yazýdan. Tanrý'nýn isteðiyle olacaktý. Gözleri. Rama'nýn doðasýyla ilgili gerçek inancým hiç açýklamadý. Kristal veya jöleden yapýlmýþa benzeyen açýk mavi göz kür desizdi. Fakat onlann düþmanlýðý ya da araçlarýn verip vermedikleri konusunda bir delilimiz yok. Richard böylesine önemli bir çabaya katýl dan duyduðu heyecanla ilgili konuþurken." dedi Janos Tabori. fakat konuþmalarýn akýþýný izledi lerinin de belirginleþtiðini gördü. Nicole tartýþmayý dikkatle izledi. Þaþýlacak þekilde. hem meydan okuyan bir keþif yolculuðu. Richard'ýn görevle ilgili hi hatsýzlýðý yoktu. tuhaf bir þekilde minik insan ellerine benzeyen.." Irina Turgenyev birden baðýrdý. genellikle. bu olaðanüstü maceranýn O'Toole'un sonu olmasýna karar verebilirdi. "Demek Rama'da artýk dostlarýmýz var. onlardan korkmuyordu." "Bakýn. Ancak tartýþmalarýn sonuna doðru. O." Kontrol merkezindeki dev ekranda tek bir görüntü donmuþtu. Newt on kozmonotlarý da. O'Toole konumunu hemen ortaya ko lýlara hayran olmasýna karþýn. böyle bi edi. Her durumda . Dr.. diðer mürettebat üyelerinin bazýlarýnýn da paylaþtýðý belli olan bir görüþ göre tüm proje. fakat bunlar tehlike olduðu kadar heyecan da yaratýyorlardý. dev ekrandaki yen215 RAMA-II geç görüntüsünün aslýnda. Diðer kozmonotlar þaþkýnlýkla ekran ediler. Y eni þeyler öðrenmenin yoðun heyecaný. her þey buna deðerdi. bazý özel anlarýnda. bu fotoðrafýn saniyeler önce. o ilk anda göründüðü kadar korkutucu olmadýðý konusunda fikir birli kadar Reggie'nin davranýþlarý kesinlikle çýlgýnca idiyse de. aydýnlanmak için sorular sorarak ve konuþmalarý dengede tutar ak bir tür hakem veya yönetmen gibi davrandý. görevleriyle ilgili kontroldýþý risklerin bulunduðunu kabul etmiþlerdi Bu saðlýklý vazgeçme. daha önce grupt a hiç yapýlmamýþ ciddi bir tartýþmanýn baþlamasýna yol açtý. Fakat çoðu zaman korkularýný kenara itiyorlardý. süper-ile-ri Kamalýlarýn pek dost olmayabile olundaki rahatsýz edici olguyla karþýlaþmýþtý. eðer bunlara göz denebilirse. yaþamýnýn en kutsal görevinin bu olduðundan emindi. Reggie'nin parlamasý ve eþzamanlý olarak yengeç bi-otun ekranda belirmesi. hem de kiþisel hýrslarýn bir sýnavýyd tte belirsizlikler vardý. sondalar. Baþlarda Francesca Sabatini. Reggie Wilson çok fazla konuþmadý. Mürettebatýn hiçbiri korkularýndan tam k sýyrýlmýþ deðildi. sýrt kabuðund aki bir tür deliðin çevresinde toplanýyordu Daha yakýndan incelendiðinde bu aletlerin gerçek ir nalbur dükkanýný andýrdýðý görülüyordu -Kerpetenler.

Fakat ya ilkeler ve atta duygular?Toplantý bitince Nicole." Takagishi okuyordu. eðer Dünya'ya dönmezsem onlardan yararla amam." diye David Brown sözünü kesti. "Benim. fýrlatmadan aylar önce hazýrlanmýþtý. Nicole hâlâ Francesca'nm söylediklerini düþünüyordu. 219 RAMA-II "Ýkinci sorti Rama'nýn içinin haritasýnýn. arkalarýndaki büyük ekrandan. sorti strate-(ilerinin bir kopyasýný getirdim. Ýkinci deniz motorunun birleþtirilmesini yeni bi tirmiþ. sorti taslaðý temel ilkelerini belirten. . harita bir parçasý olmasýna karþýn. fakat sonra bunlar için yer ve zamanýn uygun olmadýðýný düþündü.. prest ta macera gibi etmenleri göz önüne alarak -risklerden yeterince fazla olduðuna karar ver dim Ayrýca bi/ noktada Richard'a kesinlikle katýlmýyorum. "Kendiniz önceden beklenmeyen ýþýk deð . devam etmesi için Takagishi'ye eliyle iþaret etti. bilginin mutluluklarý üzerine yaptýðý uzun ve övgü dolu konuþmasýndan sonra. ". Ödüllerin -ün. Takagishi'yi dikkatle inceledi ve kendisini bugün daha iyi kontrol ett iðini gördü. hiç d olmam. Ýki bilim adamý. Brown. O'Toole ve Wakefield larýnýnkinden tümüyle farklýydý. Francesca'nm hâlâ tam bir bilmece olduðunu itiraf etti. Toplantý sona erdikten le. ikinci sortideki çalýþmalar üzerind liðine varmak için baþarýsýz çabalarla geçirmiþlerdi." diye yanýtladý Brown. O andaki resim ise. biotlarla iliþki kurmaktan kaçýnýlacaktýr. Ancak dikkatli ve uzun gözlemlerden s onra bir giriþim yapýlacak. Amiral Heilmann b enden. Dr." diyordu. Küçük düþürülmüþ olan Japon bilim adamý. Brown. Nicole. Özellikle bu ikinci Rama uza aracýnýn birincisinden herhangi ayýrýcý bir niteliðinin belirlenmesi çok önemlidir. Brown ve Takagishi ara yapýlmasý gerektiði konusunda köklü düþünce farklýlýklarý olduðundan. Reggie Wilson. New York þehrini celenmesi olduðuna inandýrmaya çalýþýyordu. Richard'ýn." Francesca'nm açýklamalarý Nicole'ün merakýný uyandýrmýþtý. çalýþmalarýndaki ilk önceliðin. Ne yazýk ki. kýsa bir uyku çekmek için odasýna çekilmiþti. herhangi bir ruhsal arayýþa hiç ihtiyacým yoktu. Özetini okuyabilir iniyim?" "Bunu yapmanýza gerek olduðunu sanmýyorum. "ISA-NT-0014 Görev ilkeleri ve öncelikleri b esine uyacak þekilde dikkatle hazýrlanmýþtýr. "Hepimiz ana fikri anla dýk.. "Hepimiz onu zaten biliy o.." dedi. Ýtalyan gazeteciye birkaç soru dah tedi. bir uzlaþmaya varmak o Bu arada. Takagishi elindeki on santimetre kalýnlýðýndaki kaðýt tomarýný sallarken. Bir risk-ödül karþýlaþtýrmasý yaptým. Eðer görev sýrasýnda ölürsem. Benim için. Her þey riskler ve ödüllerle deðerlendirilebilir mff Francesca'nm kürtaj sývýsýný içerken gösterdiði duygusuzluðu hatýrladý. Deðiþik tür biotlarýn varlýðý ve yerlerinin saptanmasý. Ýlk sortinin ana amaçlan. Ve Silindirik Deniz'in güney kýyýsýnda altý biotluk bir yengeç sür oruz " Japon bilim adamý saygýyla." "Bu kadarý yeter.f tide fark edilen iç farklýlýklarýn amlanmasý için tasarlanmýþtýr. bir saat önce özür dileyerek. Takagishi. "Onu dinlemek isterim. döndüðünde kendisine özetlememi istedi" Dr." 218 Ýkinci Sorti "Ben deðil. öðleden sonrasýnýn çoðunu. Dr. "Ben 217 RAMA-II her þeyi fazlasýyla karmaþýk ve düþünsel hale soktuðuna inanýyorum" dedi. Newton kozm olmaya baþvurmadan önce. "Hepim amasý için Dr. bu projedeki ödüller ertelenmiþ. elektrik alt sistemlerini kontrol ediyorlardý. Konuya týpký diðer karar-larýmdaki yoldan yaklaþtým. "Size katýlmýyorum.. "Bir yýllýk acelesiz bir görev planlamasý sonucu olan. "Biotlarla iliþki üçüncü sortiye kadar ertelenecektir. özellikle yetmiþ yýl önce keþfedilmemiþ bölgelerle irler adý verilmiþ olan yapý topluluklarýnýn ve ilk sor. Þimdi karþýlaþtýðýmýz Iþýklarýmýz yanýp sönüyor. bu kýsýr belge. Brown'un dosyasýndan bir sayfa ödünç al n'un kiþisel olarak ikinci sortide yengeç biot-lann peþinden gitme yanlýsý olduðunu bilmesin e karþýn.Sortilerin ardýþýklýðý. Tabori ve Turgenyev'i gösteriyordu. her þeyi dikkatle izleyip. Silindirik Deniz kýyýsýnda . bir mühendislik alt y urmak ve iç kýsmý hiç olmazsa yüzeysel bir þekilde incelemektir. Rama'nýn içinde çalýþmakta olan Amiral Heilmann ve be y öðrencisinin aralýklý görüntüleri geçiyordu.n düþüncelerini açýkladý Onun Newton göreviyle ilgili felsefi görüþleri. Takagishi hâlâ diðer kozmonotlarý. Yaþam onun için bu kadar basit olabi i? diye Nicole kendi kendine konuþtu." General O'Toole araya girdi. Ne un diðer beþ mürettebat üyesi.

Onlardan daha zekiyiz. bir tek iþlevi yerine getirmek için tasarýmlanmýþ. ve onlarý yakalayabiliriz. "Bir tanesini yakalamak için baþka bir fýrsat bulamayabiliriz. Kozmonot Sabatini ve Wakefield ile benim tarafýmdan duyulmuþ olan 'garip ses'in resmi bir 'farklýlýk' oluþturmadýðýný düþünen bir kiþi olsa bile. Brown yeniden a a girdi. Bu nedenle de onlara. Norton ve diðer Rama I kozmonotlarýnýn bütün raporlarýna göre. "Bir gazeteci olarak konuþursam. Ve bu iþi bu sorti sal önemi var. o zaman tüm kaynakl arýmýzýn bu yönde kullanýlmasý gerekir Hem insan gücü. General O'Toole. " rum. Bir milyardan ve erkek yurttaþýmýz." "New York'un keþif için uygun bir hedef olmadýðýný hiç söylemedim. Önder biot doðruca engele doðru aç saniye durdu. biz bu yaratýklarýn aslýnda robot olduklarýna inaný uz. General O'Toole. Takagishi'ye yakýn düþünürdüm." "Olmaz." derken ekraný Güney Yarýmküresinin yumuþak ve vaþ yavaþ ilerleyen altý yengeç biotun filmiyle doldurdu. Francesca.. bu biotlarm r biri. Sortilerin orjinal görev planý çerçevesinde yapýlmasýný tekli " "Yani siz. "Komite olarak bu karan veremiyoruz T am bir 222 Bir Biot Yakalamak . Ana Düz-lük'teki sýcaklýk þimdiden -5 dereceye yükseldi. metal parçalarýný. Çok keskin olduklarý belliydi. iki uzay aracý arasýnda temel bir deðiþikliði belirtmediðini söylediniz.inin. belki de bunun yanýna New Yo rk'un ayrýntýlý biçimde incelenmesinin de eklenmesini istiyorsunuz. Böyle bir yaratýðý inceleyebilmek için ne gibi laboratuvarlarýn kurulacaðýný bir er öðreneceðimizi düþü221 RAMA-II "Neye dayanarak bunlardan birini yakalayabileceðinizi düþünüyorsunuz?" diye General O'Tool e sordu. Dünya'daki herkes izleyecek Bir daha böyle bir fýr elimize geçmeyebilir. çalýþmalarýmýzda en üst önceliði almasý gerekir." dedi Francesca. "Bir alt g rup New York'u araþtýrýrken. bir tanesini yakalamayý denemeden önce." Bir an sustu. Dünya'daki vergi yükümlülerini. arka sýradaki üç yengeç biotun sýrtýnda zaten var olan küçük yýðýnlarýn daha da oldu. Dr Brown. onl arý bir süre izleme. Silindirik Deniz'in üç ya da dört gün içinde dipten erimeye baþ yorum. "Þu anda b u gördüðümüz kýsa film Dünya'daki tüm televizyon kanallarýna doðru yol alýyor. hurda metallerden oluþan bir yýðýna yaklaþtý. hem de zaman açýsýndan sýnýrlý olduðum David Brown üzgün bir gülümsemeyle "Yazýk ki. " diye Dr. Uzay ara220 Ýkinci Sorti Cý dýþtan içe doðru ýsýnýyor. Rama bizi her an Güne iraz daha yaklaþtýrýyor. ödedikleri uzay paralarýnýn akýllýca harcandýðý k inandýramadý. diðeri de yengecin peþinden gidebilir.. "Çok tehlikeli olabilecek gibi görünüyorlar." "Katýlmýyorum. "fakat ta baþýndan beri biotlarýn bu yolculuðun gerçek bilimsel hazinesi olduðu fik rimi korudum." "Her iki iþi de neden ayný sortide yapmýyoruz?" diye General O'Toole sordu. hiçbir hikaye þunlardan b irini yakalamaya çalýþmaktan büyük olamaz. ilk Rama seferi sýrasýnda takýlýp sonradan da herkesçe tutulan ' biot' adý verildi. "ISA bizi bazý eðlendirici haberler için zorluyor Borzov olayý.. mürettebatýn geri kalan kýsmý ekrana hayranlýkla ve dikkatle baktýlar. Bildiðimiz anlamda bir zekâya sahi deðiller. Bilinmeyen bir Rama ile karþý karþýya deðiliz. bu ikinci sortinin tümüyle haritalamaya ayrýlmasý." dedi." "Ne kadar biyolojik yapýda görünseler de. sonra kýskaçlarýný kullanarak yýðýndaki metalleri daha küçük parçalara ayýrm sýradaki iki yengeç." dedi ve herkesi güldürdü. "Ben olsam." "Kesinlikle. "Þimdi herhalde neden acele etmek islediðimi anlýyorsunuzdur" dedi." Takagishi dahil. n özenli haritalamasýnýn.. az önce hepinizin hissettiði korku ve hayranlýk duygularýyla. bugün on zleyecekler." dedi Nicole "Eðer bu sortinin amacý bir biot yakalamaksa. grubun geri kalan üç üyesinin sýrtýna aktarmaya baþla eni malzeme." Makasý andýran kýskaçlarýn yakýn çekimi dev ekraný doldurdu.yi öneren Dr. Üçgen bir düzende ve diðerlerinden biraz daha irice olan biotun önderliðinde ilerleyen bu gar ip uzaylý grup." dedi. Þu þaþýrtýcý yaratýklara bakýn. Sondalar tüm yarýsilindiri incelemeyi bitirdiler ve baþka h içbir biota rastlanmadý. "Bunlar Rama'nýn çöpçü mürettebatý olmalý.

ilk Rama kaþiflerinin görd biot türlerinin çoðunun." "Onlarý sadece bir kez daha tepeden týrnaða inceleyeceðiz Modelleri çok basit. Hiro Yamanaka'ya baðýrdý." dedi. Dr. "Ayrýca. "son çözümlemede gene de þansýmýzý denem runda kalacaðýz." dedi. "Denizin üstüne doðru git. Amiral Heilmann'ýn benimle ayný fikirde olacaðýný va yýyorum. Dr. Yukarýdan. Dr. Herkes yorgundu. görünüþe göre. seçimi benim yapmam gerekiyor.anlaþmaya varamadýðýmýza göre. Takagishi bir noktaya daha deðinmek. Bowling kukalarýnýn ilk üç sýrasýndaki di lý süvari alayý düzenini koruyorlardý. Nicole Takagishi'ye yaklaþtý ve gizlice biyometri tarama aygýtýný çalýþtýrdý. "Bu kamera. neþeyle "Bu artýk sýkýcý olabi ir. Þimdiye kadar seslere ve uza k görüntülere bir tepki vermediler. 224 Bir Biot Yakalamak "Kendimizi baþka bir þeyle eðlendirmek zorunda kalabiliriz. Takagis hi. Silindirik Deniz'in erimesinden önce ortaya çýkmamýþ olduðunu belirt stiyordu. "Kenara geliyorlar ve yeniden dönecekler. Francesca. b heyecan. Üç dört metre altýnda. tepelerinde výnýldayan makineye aldýrmaz ngeç biot." Yamanaka yeniden kýyýya yöneldi. özellikle yakýnlaþtýrma çekimleri için tasarýmlandý. Uyan dosyasý bo Gülümseyerek "Tertemiz" dedi. uçlara ulaþabilmek için elimizde henüz yeterli veri olmadýðýný sizin de kabul edeceðinizden e Eðer onlarý tüm elektromanyetik frekanslarýn etkisinde býrakarak tepkilerini daha iyi bir fikir. görüntüleri daha gerçekçi yapýyor." _____________27_____________ BÝR BÝOT YAKALAMAK Amiral Heilmann. tam dönmeden önce bir hareket adýðýmý sanýyorum. Aslýnda. Sonunda iletiþim aygýtýna. Fakat kimse artýk dinlemek istemiyordu. birkaç salise durakladýkta sonra birden sað tarafýna döndü. ikinci sortinin a acý bir yengeç biot yakalamak olacaktýr. "Ne diyorsunuz." Biotlar þimdi." dedi. Brown araya girdi. çimlerinin bir bölümü biçilmiþ olan bi vinin bahçesine benziyordu -bir yanda toprak temiz ve düzenliyken. Francesca uzanarak kollarýný David Brown'un ensesine dolarken." dedi. robotlarýn ilerlemelerini ekrandan izliyordu. düzenli bir þekilde aðýr aðýr yürüyordu. "Kararýmýz yanlýþ. Ýkinci bir doksan derecelik saða dönüþ de manevrayý tamamla i biotu tam zýt yöne soktu. konuyu mürettebatýn oyuna sunarýz. Francesca'ya "Çok dikkatli ol. biotla-rýn henüz geçmed iði alandaki toprakta düzenli izler yoktu. varlýðýmýzý fark etmediler bile." dedi. Frances-ca'nýn ensesini hafifçe gýdýklamasýna aldýrmadý. Ayrýca önderlerinin mavi gözünde." "Fakat bu." Helikopter sola doðru keskin bir dönüþ yaparak." diye Francesca. Takagishi ona ciddi bir þekilde baktý ve sýkýntýlý bir þekilde. "Yakalamaya çalýþmadan önce." Dr Brown.." Toplantý yavaþça daðýldý.. sýra sýra dönüþleri i bir düzende gerçekleþtirdiler. yarým kilometre altýndaki d onmuþ denize bakarken soluðu kesildi. "Seni öyle eðilirken görmek sinir imi bozuyor. "Þu a nda yapabileceðimiz baþka þey var mý?" Newton'daki bilim kontrol merkezinde.. Bu nedenle. Biotlar þimdi y z metre önlerindeydi. Takagishi?" diye sordu. "Saçmalýk bu. "Ne gitmeliydik." dedi. "Ne yapmaya çalýþýyorsun? Helikopterin burnundaki otomatik k amera gereken resimleri çekecek. "onl arýn duyumsal kapasitelerini bulabilsek çok yararlý olurdu. Kafasýnda bir takým liste kontroller ar gibiydi. tüm bölge. Diðer beþ yengeç de önderlerini takip ederek. "Bu kez yakaladým. 223 RAMA-II Rama'mn güney yarýsýný Silindirik Deniz'den ayýran beþ yüz metrelik uçurumun üstünde uçmaya b m kuzeydeki benzerinden on kez daha yüksekti." Francesca." Sinyora Sabatini ayak bileklerini helikopterin koltuðunun altýna sýkýþtýrarak kapýnýn dýþýna inde küçük bir kamera vardý." dedi. Planlarýmýzý önemli derecede deðiþtirecek ne gibi þeyler öðrenebileceðimizi . Francesca kendisini helikopterin içine çekerken mutlulukla. Eðer olmazsa. Öndeki biot kenara yarým boy kadar yaklaþtý. Daha önce denize doðru izlediklerine paralel bir yol tutturmuþlardý. günler alýr. normal hýzlarý olan saatte on kilometreyle uçurumdan uzaklaþýyorlardý ve harek tleri yumuþak toprak üzerinde hafif bir iz býrakýyordu." diye Dr. "Baþlan önde ve tam çerçeve. David Brown..

" dedi Francesca. "New-ton'u tek baþýna yönetebilir misin? En azýndan önümüzdeki on iki saat için." dedi. "fakat oldukça yavaþlar. Öðle yemeði ve kýsa bir uykudan sonra biot avýný plan " Helikopterin aþaðýsýnda altý yengeç benzeri yaratýk. birbirine girmiþ in llerden oluþan bir engele dönüþtüðü anda ne yapacaklarýný merakla izlediler. Çok aðý lduðu belli olan. "Böyle hiçbir yer olmayan in ortasýnda oturmaktan hoþlanmýyorum. Rama ise b y tarafýndan yapýlmýþtý 226 Bir Biot Yakalamak Ýskemle bir an için durdu." Nicole taþýyýcý koltukla havada asýlý kalmaktan hoþla ndeki inanýlmaz manzara geçici olarak hareketsizdi ve özellikle ilginç bulduðu her þekli rah atça izliyordu. Fakat orasý doða tarafýndan yapýlmýþ ve oluþumu bir milyar yýl sürmüþtü." diye telsi ." diye devam etti. Wakefield. Sonra kýsa bir uyku ya hazýr olacaðým. "Boþ mideyle uyuyamazsýn. "Sizin öðle yeme227 RAMA-II ðinizi de yememek için kendimizi zor tutuyoruz. "Rama usulü yahni. B sonra da o üç adamýn hepsini tanýdý." Dr. Ýki bölgeyi ayýr ye dokunduklarý zaman. diye Nicole düþünüyordu. Ýniþinin son üç yüz metresini. onlar hakkýnda ne çok þey öðrenirsek. Shigru Takagishi. Þimdi. ey... Onun açýsýndan bu özel tartýþma sona ermiþti." Tabori þakacý bir tonla. alet ku tusu C'yi de beraberinde getirir misin? Burada aðlardan ve kafeslerden bahsedip du ruyoruz. yenni." dedi O'Toole. Ric-'( hard. Birkaç saniye du-raladýktan sonra "O'Toole." Janos." diye ýsrar etti. bazý malzemeler ve onlarý çevreleyen kampa dönüþtü." dedi. Richard "Tamam. Tabo-ri. yolculuk süremiz için dinleme moduna geçiyorum. "Kulübeleri ne duruma getirdiniz?" "Neredeyse tamamladýk. O zamana kadar hepimiz yerleþebileceðimiz getirilmiþ olan kamp yerinde buluþuruz. Brown "Bu kadar yeter. Yamanaka. Kýyaslayýnca." "Elbette." diye Wakefield yanýtladý.rum. üç insan. Richard ona en kolay yoldan koltuktan nasýl çýkacaðýný a "Hiçbir zaman tam olarak durmaz" diyordu Richard. yüksekliðini artýrdý ve Silin irik Deniz'in on kilometre ötesindeki Beta kamp yerine yöneldi." diye yanýtladý Macar. biotlar bir U dönüþü yaparak son izlerine bitiþik ve paralel bir yol izleyerek denize yöneldiler." dedi. rover. Kemerini çöz ve ayaklarýn yere deðer deðmez týpký yürüyen merdivenleri terk edi-yormuþsun gibi yürümeye baþl Richard onu belinden kavradý ve platformdan indirdi Takagishi ve Wilson roverin ar ka koltuðuna önceden geçmiþlerdi. aklýma gelmiþken. gözlerinin saðladýðý uyumla. Zihni hýzla iki ay önce Ýsviçre'de yaptýðý baþka bir tel uðuna gitti ve bir anda gözünün önünde beliren Kral Henry'nin görüntüsü. Nico-le'den bir kilometre aþaðýda koltuðundan i ndi." diye telsizden konuþmasýna devam etti.." diye baðýrdýðýný duydu." diye Takagishi savundu. Tabori. Nicole onu göremiyor. "yola çýkmaya hazýrýz. tam aþaðýsýnd efield'in gülümseyen yüzüne býraktý. Þu anda yan yolu geçmiþti ve önýinde her yöne doðru uzanan nefes kesici bir manzara vardý. "O kadar iyi ve güvenli bir yakalama yöntemi tasarlayabiliriz." 225 ^ RAMA-II "Önce yemek. helikopteri yan yatýrdý. "Acele edin. Hatta. fakat telsizinden onun Richard Wake-field ile konuþmasýný duy abiliyordu. "Ne piþiriyorsun güzelim?" diye sordu. Brown ters bir ifadeyle. Taþ Rama'ya iniyordu. "En fazla otuz dakika. "Rama'ya hoþ geldin." diye baðýrdý. Reggie Wilson'ýn "Çabuk olun. bu nedenle daha deðiþik tür aletlere ihtiyaç duyabilirim. Wilson'ýn inmesi için son bir duruþtan sonra. "O zaman mürettebatýn geri kalanýný aþaðýya yolla. çorak topraklar üstündeki acýmasýz yürüy likopterdeki dört insan. Nicole sonunda Alfa taþýyýcý koltuk sisteminin onuna yaklaþýyordu. Hepsi haklýydý. "Olanaksýz. büyülenmiþ gi iz þekiller karmaþasý. Ayný duyguyu Büyük Kanyon'daki Tonto platosu üstünde dururken de hissettiðini atýrladý. uzun ve dikdörtgen bir kutuyla dýþarý çýktý." "Önce. " Dr." "Tamam. zeminin toprak ve küçük taþlýk olmaktan çýkarak. onu ekrandan görmek bir þey deðil. "Kahretsin Tabori. Kamp yerinde ilerleyerek tek büyük kulübeye girdi. belki de hepimizi bu iþten caydýrabilece k bazý þeyler de öðrenebiliriz.

sen bir yarýþ fanatiðisin. ilk Rama araþtýrmacýlarýnýn bildirdiði gibi. Yengeçleri lirten minik ýþýk noktasý bir yöne doðru on dakikadan biraz fazla süreyle ilerliyor ve sonra ers yöne dönüyordu. "Bu kadar sevimsiz olmak zorunda deðilsin. "Benimle mi konuþuyorsunuz?" Wilson baþýný yukarý aþaðý sallayarak onayladý. Düzenleri deðiþmemiþti. " eðer doðru hatýrlýyorsam. Birkaç dakika sonra Reggie Wilson. Wilson'u çok dikkatle incelerken. dire ksiyonun baþýnda. "Beta kampý." Hâlâ tarlalara bakarken biraz durakladý "Dr. V e diðerleri. Sesinde tehdit edici bir hava v ardý. "Baðýþlayýn Mr. Borzov olayýna kendimi kaptýrmam beni dikkatsiz yaptý. tarafta. Giriþi ki köþede bir ekranda yengeç biodann konumlan izleniyordu. "Bunun içinde neler var?" Hepsi bir kahkaha duydular "Bir yengeç biot yakalamak için aklýna gelebilecek her þey. dedi kendine." Wakefield tekrar konuþmaya baþlamadan ön ce birkaç gergin saniye geçti." dedi. Yengeç biotlar tek görüneceklerine þim sürüler halinde dolaþýyorlar." Roverin içinde bir dakika kadar sessizlik oldu. Diðer kozmonotlar hâlâ yiyorlardý ve uzun masayý geçici bir sessizlik kaplamýþtý." Wilson bir an durakladýktan sonra devaný etti. en kýsa zamanda herkesin taramasýný yapmayý kafasýna not tti. "Hiç kimse sana bu görevin i ralý bilim adamý olduðunu söylemedi mi? Sanmýyorum. duyduðum en lanet olasý aptalca düþünce ie Wilson homurdandý. Brown'un yanýlýyor olmasý çok olasý." Takagish esle devam etti. "Sana gelince doktor.. "Size bir sorum var. Wilson'un en son ne zaman tam bir taram asýný yaptýðýný düþündü. onun ortak hayal gücümüzün uðu konusunda sizi ikna mý etti?" Dr. fakat ben.. Rahatsýz edici bir sessizlik ten sonra." diyerek Japon bilim adamýna döndü. Bunu biliyorum. Ana Düzlük'ün açýklanamayan mek k tarlalarýna baktý "Bu farklý bir Rama. Sonra daha dostça bir sesle. "Onun tam bir orospu çocuðu olmasý da çok olasý" dedi ve roveri en yüks k hýzýna çýkardý. "Bu arada Wilson." dedi. Fakat burada hünerlerinize ihtiyaç duyabileceðimiz için.. ko zmonotlar Rama þehri Londra'yý belirsizce görebiliyorlardý. Takagishi dönerek ona. "Aklýma gel miþken. Wakefield'in' yanýnda. roveri dar bir çember çevresinde hýzlandýrýrken çýlgýnca kahkahalar atýyor. "Ancak bu þaþýrtýcý deðil Dünya'dayken ben de iki numaralý gazeteci olduðumu bilmiyordu Nicole. N icole Beta kampýna vardýktan sonra. Nicole. Deðiþken ruh halinde gene. Geçen gü garip ses'imizle ilgili bir çalýþma yaptýnýz mý? Yoksa Dr. "Eee. bunlarýn bir þey anlattýðýna inanýyorum. Ve. lar. Geçici bildiri tahtasýna asýlmýþ olan bölgenin bilgisayar haritasýna bakan Richard Wakefield.. "Elbette." diyecek oldu. Kahretsin. "Dr.. "Birinin caný yanacak." dedi nezaketle. diye düþünüyordu. birden sönüveriyorlar. Seni devamlý olarak Newton 'da býrakmak hoþlarýna gidecekti." "Bu kadar yeter." Wilson acý bir sesle.e seslendi. Borzov'un ölümünden beri yapmadým Bu arada uzay öðreticilerini ise i m. "O 229 RAMA-II anda size bunun yeni bir ses olduðunu söylemiþtim. birkaç s k bir zayýflama süresi olmadan. "iþte geliyoruz!" _______________28_______________ BÝLÝNENE DAYANAN TAHMÝN Nicole preslenmiþ ördek. Nicole. rovere bindi ve onu merdivenlerden uzaklaþtýrarak Si lindirik Deniz yönünde sürmeye baþladý. Sonunda Wilson arabayý düzeltip kampa yol almaya baþlayýnca Richard Wakefield. . Takagishi baþýný olumsuz anlamda salladý. fakat Wilson rove rde öne eðilerek. Wilson. deðerli profesörüm. ikinci takýmýn bir üyesi ol ak nasýl bir duygu?" Wil-son aslýnda kimseyle konuþmuyordu. "Sen üçüncü takýmýn tek üyesi olabilirsin. gözlerinin eriþebildiði sýnýrda." dedi. Brown bütün bu fa rýn önemsiz olduðunu düþünüyor. Brown. arka koltukta etrafa çarpýp duruyorlardý. Son ik günde bununla birlikte en az üç defa. Dr. sözü kesilmeden önce "Reggie sanmýyorum | ki. Güneydeki satranç tahtasý kareleri tümüyle yeni bir düzende yayýlmýþlar ve artýk Silindirik Deniz'in kýyýlarýna kadar uzanmýyorl aha deniz erimeden önce yanýyorlar. sulandýrýlmýþ Ýtalyan karnabaharý ve patates püresinden oluþan öðle rdi. deþ Jar-dins ve Takagishi de.." diye Richard Wakefield lafa karýþtý. Bu hurdayý kullanmak ister misin?" Bu mükemmel bir öneriydi." Wakefield telsizin düðmesini çevirdi. önderlerimiz Heilmann ve 228 Bir Biot Yakalamak Brown'un senin hakkýndaki konuþmalarýna kulak misafiri oldum." dedi." Uzaklara. "Þu biot avý.

" diye Janos sýrýtarak araya girdi. gittiler ve þimdi tekrar geldiler."Bu parseli bitirmelerinden sonra ne olacak. bir file dokunan kör insanla eski bir Hint atasözünü hatýrlattý. biz insanlar için. "Buraya. avdan önce herkesin biyomeýresini kontrol etmek iste i hatýrladý Bu oldukça kolay bir iþti." diye Takagishi yanýtladý. Brown. "Iþýklarl ili bu olay nedir? Geldiler. "Eðer öyleyse." "Belki de sadece ayýnýn tekidir." Reggie Wilson uykulu bir þekilde sordu. Gelecekte ne olaca k? Birlikte bir havuz oluþturarak belirli bir miktar." diye araya girdi. Bu özel taramada Takagishi dahil. "sadece havayý yumuþatmaya çalýþýyordum." Janos Tabori sordu. "Sadece. Janos güldü. "Bazen bilinene dayanarak tahmin yapmak gerekir. Rama ülkesine geldiðimizden beri. haddini bilmez bir davranýþta bulunduðumuzu söyl k istedim. bu altý yaratýðýn çöp toplamaktan baþka vi olmadýðýna bu kadar çabuk karar vermekle." Dr. "Biraz uyu yacaðým. Yapmasý gereken tek þey. satranç karesi bölümler arasýnda bir 230 Bilinene Dayanan Tahmin deliðe rastlayýncaya kadar böyle bir yol izlediler" diye Francesca masanýn diðer ucundan y anýtladý." Janos bardaðýndan çabucak biraz su içti. Francesca'ya sordu. "Sonra çöplerini oraya boþalttýlar. Herkes gitgide g inleþiyor. "Onu rahatsýz eden ne?" "Av konusunda endiþeleniyor sanýrým. bizim yengeçlerin Rama saðlýk bölümünde çalýþtýðýný düþünmüyor "Bunu söylemedim." Ayaða ka lktý. "Bu sabahtan beri karamsar. bu neden tirdikleri zaman ne yapacaklarý sadece varsayým olur. Bel ki de tüm sorumluluðun üzerinde olduðunu hissediyor. "Bu masanýn çevresindeki etkileyici beyin takýmýna raðmen. Ben kiþisel olarak. çok az. Gözlemsel verilerimiz." Wýlson büyük çadýrý terk ederken Nicole." diye Janos yanýtladý." "Hey Kaptan. ýþýklarýn bir düzen izlemeyeceði ep bizi tahminlerde bulundurmak için rastgele yanýp söneceklerine inanýyorum. örneðin. fakat bunu bir oyuna nasýl dönüþtürüleceðini ben buldu a ilgili. çalýþtýrmýþ olduðu tarayýcýsý yakýnýnda yaklaþýk kýrk beþ saniye kadar durup. Uya arýnda bir kayýt çýkmazsa. "Böoö" ve ýslýkladý. "hepinize bir oyun önerim var. henüz kim enin Rama'yý anlayabildiðini sanmýyorum. Her birimiz görev sonuna kadar ýþýklarýn davranýþýyla ilgili bir tahminde bulunacaðýz ve tahmini yapan parayý alacak." diye sordu. her þey düzgün gidiyor demekti." Dr Brown." dîye küçük Macar her zamanki rastgele konuþma þekliyle devam etti." dedi. tahminlerle gerçeði karþý irimiz de iki kiþilik bir yemek kazanýr. Ra-ýna'nýn ne olduðunu algýlamanýn o lanaksýzlýðýný ilk söyleyenler arasýndaydý. "Peki çocuklar. üzülerek söylüyorum. "belki de þu yemek artýklarýný temizleyip progr mýmýza geri dönebiliriz. "Kanýtlar oldukça güçlü." derken gene hýrçýnlaþmýþtý "Hatta en az sayýda veri üstüne deðerlendirme bile yapýlabilir Yeni bilimin kesinlikten çok en büyük asýlýða dayandýðýný siz de biliyorsunuz " "Bilim ve yöntemleri üzerine derin bir tartýþmaya RAMA-II dalmadan önce. Bu yeni bölgeden bir þey toplamadýlar. "Son defasýnda." ses ton unu ciddi-leþtirdi "aydýnlanma durumunda üç geçiþ oldu. Aðzýndaki son lokmayý çiðnemey bitirip yuttuktan sonra "Dr. "Kazananý kim belirleyecek?" Son bir saat için de defalarca esne-miþti. yirmiþer mark koymamýzý öneriy rum. if etmiþ Hiçbiri de doðru deðilmiþ. Richard ve ben onun kusursu z bir hakem olacaðýnda fikir birliði içindeyiz Görev bittiði zaman. göstergedeki eleþtiri rakamlarý okumaktý." "O zaman bunu yaz ve modemle General O'Toole'a gönder. " 232 Bilinene Dayanan Tahmin Kozmonot Tabori sözünü bitirmeden Brown çadýrdan çýkmýþtý. "Aslýnda bu Richard'ýn fikriydi. Brown iskemlesini masadan iterek kalkýp "Oyunun bitti mi Tabori?" diye sordu. Richard." Wakefield baðýrdý. "Yani sen. Konuþmalarýmýz bana." Shigeru Takagishi. "Jimmy Pak tarafýndan birinci Rama'da rastlanan benzeri yalnýzgezer biotun da çöp toplayýcýsý olduðuna inanýlmýþtý. "Kendimizi kandýrýyoruz." dedi Fran-cesca. ." diye yanýt beklemeden ekledi. Her biri hayvanýn küçük bir parçasýna dokunduklarý için." dedi Wilson ve o da iskemlesinden kalktý." "Herkes biotlarýmýzýn gerçekten çöpçü olduðuna inanýyor mu?" David Brown.

"Emin deðilim. Uyarý verilerinin özetinin verilmesini saðl bazý girdileri dikkatle tuþladý." "Hangi geceydi bu?" diye Nicole sordu. iþte burada" dedi Nicole." Dr. s orusunu kendi yanýtladý. ona tam anlamýyla uyumlu davranmadýðým için. Nicole onun yanýna diz çökerek tarayýcý Dr. Nicole'ün ekranýnda veriler belirmeye baþlamýþtý. "Ýyi gidiyorsunuz. "Bu özel durum genellikle stresle birlikte ortaya çýkar. Nicole." dedi. O da bana bir hap vermeyi önerdi. "Hay aksi. bazen bilinene dayanarak tahminde bulunmak. Düþünmeden alýp içtim. bazen de en az sayýda veri üzerinde deðerlendirme yapmak gerekir. Diðer kiþisel yaþama alanlarý gibi. Dr. "Malzeme kulübesinde katlan aç iskemle var" dedi Brown onun sözlerini yanýtlamadý Neden bana karþý bu kadar kaba. Duygusuzca "Kan basýncýnýz son yetmiþ iki saatte." diye Nicole gülümsedi. "Eðer durum devam eder veya kötüleþirse." Brown ona sinirli bir þekilde baktý." dedi. Nicole kaf sýný kapýdan içeri uzatýrken." dedi Nicole. ince bir þapkaya benziyordu. bugün ise neredeyse devamlý olarak yükselmiþ. "Bu grafik sizin kabul edilebilecek sýnýrýn çok üstünde olan dolaþýmýnýzýn fazlalýk ve sürelerini gösteriyor. "En kötü senaryo nedir doktor'" diye sordu. Nicole bu kulübelerin týpký Amerikan lilerinin çadýrlarýna benzediðini düþündü. "yorum hiçbir zaman bir tek olamaz. fakat bir etkisi o madý. Japon iþ arkadaþýna yavaþça. "daha fazla uyuyarak baþlayabilirsiniz. Ekranda gör rilere anlamadan baktý. Islýk çaldý." diye Nicole yanýtladý." 235 RAMA-II Gözleri bir an birbirine takýldý. Borz ov'un ölümünden iki gece sonra. iki buçuk metre yüksekliðindeydiler ve ki metre çapýnda daire þeklinde tavanlarý vardý. Ekranýndaki görüntüleri deðiþtirirken. "Birinci sorti öncesinden beri verileriniz kaydedilmedi. "Doktor deþ Jardin ." dedi. Hatta bir gece uyku hapý bile aldým. tutucu bellekl erden daha fazla veri istedi. "Ne yapmalýyým?" "Ýlk olarak. Öðle yemeðinde söylediðiniz gibi. esnek ve çok saðlam bir malzemeden yapýlmýþlardý.. Iþýklar göstergede yanýp sönerken. "Ne var?" "Biyometri verilerinizi kontrol etmem lazým. Brown gülümseyerek." dedi. "Size söylemeyi unuttum." Nicole'ün kaþlarý çatýldý. yerde duran uzun. Brown rahatsýz olmuþ biçimde aðýrlýðýný deðiþtirince." "Biraz baský altýndaydým. Dr. onun da kulübesi. diye N icole merak etti." dedi. Brown'un kulübesi kampýn en uzak di. Amerikalý hafifçe omurdanarak omuzlarýný silkti ve tekrar ekrana döndü." diye David Brown mýrýldandý ve Nicole'ün az önce söylediklerini de eyen veriler gösteren bilgileri ekrana çaðýrmasýný izledi. "Sanýrým. "Evet. Brown çalýþmasýnýn kesilmesinden duyduðu rahatsýzlýðý gizlemeden.. "Size uyku hapý verdiðimi anýmsamýyorum. Wilson ve kendisiyle ilgili rapor nedeniyle olabilir mi?Hayýr. Bir gece Francesca Sabatini ile uykusuzluðum hakkýnda konuþuyordum. 234 Bilinene Dayanan Tahmin Nicole hastasýný süzerken. Nicole ekraný göstererek. 3 Mart'ta olmuþ. aralýklý s e. Bu korku olabilir mff Nicole onun bakýþlarýnda görmekte old þeyi yorumlamaya çalýþýrken. Kolay katlanma ve saklanmalarýný saðlayan sü afif. 233 RAMA-II Dr. Bütün kulübeler beyaza yakýn bir renkte. "Kimyasal analizde görebiliyorum." dedi David Brown ve Reggie Wilson'ý aramak için dýþarý çýktý Dr. Brown biotlarla ilgili okumasýný keserek yüzünü yaþam bilim subayýna çevirdi. "Özür dilerim. Brown" dedi." Dr. fakat Nicole yerinden kýmýldamayýnca.. Nicole." "Oh. Brown. David Brown çadýrýndaydý ve taþýnabilir bir bilgisayarýn önünde. felç ya da ölüme yol açan " diye yanýtladý.. Bu spek metrik verilerden anlaþýldýðýna göre bir tek hap almýþ olduðunuzu sanýyorum " "Bütün bunlarý benim biyometri verilerime dayanarak mý söylüyorsunuz?" "Tam olarak deðil. "Oluþumlarýn ddi bir þey deðil. Brown'un uyarý dosyalarýndan çoðu eydi. Sizin ve Heilmann'ýn oýtak kumandan seçildiðiniz gün. Brown gözlerini çevirdi." Metabolik fotoðrafýnýz. merak ediyordu. Fakat hepsi birden kaygý verici oluyor. General Borzov öldükten sonra sadece on bir saat dinlenmiþ olduðunuzu gösteriyo Uyku sorununuz olduðunu bana neden söylemediniz?" "Sadece heyecandan olduðunu düþündüm. Brown bir anlýk tereddütten sonra. Dr.kes temizdi. yere baðdaþ kurmuþ olarak ot kranda Takagishi'nin Rama Atlasý'ndun biotlarla ilgili bölümünden bir kýsým vardý.

Francesca çoktan kulübeye girmiþti. nubitrolün vücut sisteminde haftalarca ldýðýna dair bir tartýþma yok muydu?" Francesca. Ýtalyan kozmonotun kalýn sesiyle yaptýðý itiraflarý dinlemesi gerekiyordu. "Þey. "Reggie baþ aðrýlarýndan yakýnmaya baþladý ve benim ilaçlar hakkýndaki bilgi n haberi olduðundan -biliyorsun." dedi. Wilson'un kulübesine oðru yürürken. dedi kendine. "Beni Dr." Francesca. "Seni anlamýyorum. Reggie'yi tanýmýyorsun." dedi "Çok sertleþti. "Þimdi þunu mu anlamalýyým. Burada doðru olmayan birþeyler var. Brown'u þaþýrttýðý konuþ im dolu son iki dakikasýný düþündü. "Elbette." Francesca bocaladý. Ýtalyan." Nicole esneyip." cümlesini yanda kesti Düþüncelerini toplamaya çalýþýr görünüyordu." dedi. Beauvois'yý düþlüyord se birdenbire. sonunda ona bi raz nubitrol verdim. en dostça gülümsemesini takýnmýþt Francesca karyolaya yaklaþýrken. Zaten kan basýncý da a o derece yüksek deðildi. "Nicole. son anda fikrini deðiþtirdi. fakat sonra bundan vazgeçti. "Ben uyanýncaya kadar bir dakika bekler misin?" diye Nicole ters bir ifadeyle konuþt u." Nicole portatif karyolasýnda yavaþça doðruldu. Çok utandým. Brown'a uyku hapý verdiðini söylemek için uyandý aten bildiðim bir þeyi?" "Evet.. "Birkaç dakika önce David'le görüþüyordum.." dedi "OToole'dan týp ansiklopedisindeki tüm bilgileri bana ak tarmasýný istemeliyim. Fakat eðer doðru hatýrlýyorsam." Saatine baktý." Nicole baþýný salladý." 237 RAMA-II Nicole kaþlarýný çattý." dedi. belgesel çalýþmalarým nedeniyle. Ölümünden birkaç . baþ aðrýlarý için b ermemi istedi. Biraz düþündükte le onu uykusundan sonra da tarayabileceðine karar verdi.dedi sert bir þekilde. Nasýl olsa benim öðütlerimi dinlemeyecek. Francesca. masa olarak kullandýðý yerden bir bardak su aldý. Nicole deþ Jardins. Francesca'nýn yanýndan uzanarak. Nicole sabýr "Ýki uzay aracýnýn Rama ile buluþmak üzere birleþmesinden iki hafta kadar önce" Francesca son nda devaný etti. Fakat sana Reggie'den de bahsetmeyi un utmuþum. diye düþünüyordu. cep bilgisayarýný aldý Týbbi veriler bölümüne girdi ve nubitrolle ilgili kýsa bilgiyi ok "Burada fazla þey yok. Nicole için çok hýzlý konuþuyordu." E icole'e gidebileceðini iþaret etti." Ses zorla onun rüyalarýna girdi ve uyandýrdý. "Bu basit bir baþ aðrýsý için çok kuvvetli bir ilaç. France sca. Az önce derin bir uykuda.. Uyku hapýnýn tipini doðru tahmin ederek Dr. Kulübesine döndü ve hemen uykuy a daldý. a hemen haber vermeliydik. Yavaþça ." derken.." "Böyle garip davranýþlarda bulunmasýna þaþmamak gerek " Nicole uzanarak. Þimdi de Reggie Wilson'dan mý bahsediyor un?" Francesca bir saniye durakladý. N le'ün her zaman. "Hayýr. Sakin olmaya lýþarak bol bol uyuyacaðým. Nicole gönderilmesine karþý çýkmak istedi. çoktan uykudaydý. "Evet. "Bütün bunlarý ona söyledim.benden. "David bana hapýn biyometri verilerinde göründüðünü söyledið sandým ki. toplam iki yüz miligram." Francesca." "Ona ne kadar ilaç verdin?" "Hepsi sekiz hap. Demek David ve Reggie'ye ilaçlarý sen verdin. onun kameralar için sakladýðýný düþündüðü. "Yemekten hemen sonra onu taramadýn mý?" Nicole baþýný bir daha salladý. Sana bir þey söylemeliyim. fakat devamlý rahatsýz etmesi nedeniyle.beni asýl ra236 Bilinene Dayanan Tahmin hatsýz eden. Birþeyler kaçmyorum a r? Daha çadýrýnýn kapýsýna varmadan Reggie Wilson'ýn horlamasýný duyabiliyordu." diye Francesca gülümsedi "Yani bir kýsmýný. "Kan basýncým hakkýndaki raporunuz için teþekkür ederim. "Onu toplantý baþla e taramayý planlamýþtým. Önce reddettim. "ve bana ö eðinden sonraki konuþmanýzý anlattý. sana uyku ilacýndan bahsetmemiþ olduðumuzu bana hatýrlatmasý oldu. "Benim." dedi. Bazen o la mantýklý olamazsýn. Bütün tedaviler n kullanýlmamasý gerektiðini savunan doktorlar var. ayaklarýný yere indirirken Francesca hâ nuþuyordu. Belki bundan bir saat sonra. "Hatýrlamýyorum. Nicole'ün elindeki ekrana baktý ve metni hýzla okudu Nicole sinirlenmiþti Tam Francesca'ya sözlü bir saldýn yapmak üzereyken. masanýn en sonunda d ran. Ve size uyku hapý hakkýnda bilgi vermediðim için özür dilerim. kan basýncýný öðrendiðimde çok kaygýlandým -merak etme ikimiz de zaten b larýmda kullanmamam konusunda anlaþtýk.

"Ne demek istiyorsun?" "Mürettebatýn baþka bir üyesine de ilaç verdin mi?" Francesca." dedi Brown. Dr. Onlar hakkýndaki yetersiz bi gimiz. bir deneye-bilsen . Brown diðer üç kozmonotun yanýna gelmek için yürürken kýsaca. Birini torbaya attýktan sonra önderlerini düþünebiliriz." diye baðýrdý Wakefield. bana anlatmak istediðin baþka bir þey daha va Francesca sordu. "Tanrý'm. geçici bir merkez üssü olarak k anýlan bir kulübenin yanýnda. yani biz arkadan yaklaþýrken son sýranýn en saðýndaki olacak." Otto Heilmann'ýn sesi onun sözünü kesti. üç d tip kafes -birkaç büyük kutu elektriksel ve mekanik pislik-de söz etmeye deðmez. Otto. "Neler olacaðýný gerçekten kimse yor." Wilson gülerek. "Ne kad ar öteye?" diye sordu Aþaðýdan Richard Wakefield. Ön tekerleklerin bir metre daha inmesi gerek " Francesca Sabatini roverin bulunduðu tarafa. Yarým kilometre doðuda y eç biotlar yeniden uçurumun kenarýna yaklaþýyorlardý." dedi. "Umarým ýþýklar söner. þaside çok hassas elektronik parçalar var " Janos elektronik araçla kablolarý her defasýnda birkaç santim uzatýrken." dedi Wakefield Silindirik Deniz'in kenarýnd an yüz metre güneydeki bir noktadaydý Üstünde. Þu zavallý k hrolasý yengeçlerin hiç þansý yok. önce bir an durakladýkta ra "Hayýr. Dr.ancesca'nýn Borzov'a bir bardak þarap sunduðunu. "A ka tekerleklerde." Yere tükürdü. 240 Av Neden riske girelim? Herhangi bir biot. ikinci helikopterdeki kablolardan yapýlmýþ olan tuzaðý kontrol ediyordu. Bunun gereksiz bir risk olduðunu düþünüyorum." "Ýyi iþ. Wilson. Takagishi lazer dürbünleri gözüne taktý ve hedefi çabucak buldu. Birkaç metre öte e Dr Brown. "Biliyor musun Wilson." di rdi. "Buna karþý da hazýrýz. hafýzasýnýn derinliklerinde belirsiz bir þek lde hatýrladý Nicole'ün vücudunu garip bir ürperti kapladý. A gelmiþken. zlik nedeniyle tüm malzemeye ihtiyacýmýz var" dedi yavaþça. "Haberler. Janos Tabori telsizden. "Yengeçlerin kabuklarýna ýþýk veren floresan bir madde sýkýldý ve yeterince fiþeðimiz va son toplantýmýzýn uzunluðundan yakýnýrken." . B planýna göre devam edeceðiz. dikkat." "O zaman sanýrým oylamada kaybettim." daþýna acýmasýzca baktý. bir rover. 238 Av 29 AV Helikopter roveri çok yavaþ bir þekilde yere doðru uzattý. iki adam a v planýnýn ayrýntýlarýný gözden geçiriyorlardý. yüzü hafifçe beyazlayýp. elbette hayýr. "Yengeçler de birkaç saniyeye kadar dönüyor olacaklar. Sezgisi doðru olabilir miydi? Nicole döndü ve Francesca'ya soðuk bir þekilde baktý "Þimdi. Takagishi ve deþ Jardins roverin indi emini izliyorlardý Reggie Wilson iki arkadaþýna "Bu takýmýn gerçek patronunun kim olduðunu artýk þimdi biliyoruz diyordu Dr. Takagis-hi ve Tabori de seninle ayný fikirde. iki uzun kablonun ucundaki rover sallanýyordu "Aþaðýya yavaþça indirmeye dikkat et. askeri bir operasyon r." "Dikkat. Brown'u iþaret ederek "Bu kahrolasý av. Dünya'ya götürülecek inanýlm az bir hazine olur. Hiro Yamanaka hel ikopteri olasý en iyi kontrol noktasýnda sýkýca tutuyordu "Temas. biz beklenmedik durum planlarýný tamamlýyorduk. Uçurumdan elli metre ötede." Dr. yaptýðýmýz diðer þeyler karþýsýnda daha ç 239 RAMA-II adamýmýzýn amir olduðu ve en kýdemli subayýmýzýn da telefonlara baktýðý. David ve Reggie için hem doktor em eczacý rolü oynadýðýný itiraf ettiðine göre. Ra-ma'nýn Güney Yarýmsilindirine yapýlan bu t arihi iniþi kaydetmek için koþtu. diðer kozmonotlar baþlayacak av için hazýrlanýyorlardý Irina Tu ev. "Öyleyse o zamana kadar hazýr olmalýyýz. Þimdi OToole'dan aldýðým habere göre INN yirmi dakika sonra baþlayarak. hele iþler du-rumdaysa. Wakefield'in roverle bu yana geldiðini görüyorum " Saatine baktý." dedi. sýcak haberler. Hedef biot dört numara. bütün çalýþmamýzý canlý ola k. Nicole'ün kalbi hýzla çarparken. hayýr. öyle. General O'Toole da öyle. önder biotun en beceriklileri olduðunu gösteriyor. "On metre daha. Beta kampýnda kalmýþ olan Amiral Heilmann ile telsizle konuþuyor. Hareketlerinde hiçbir þey deðiþmemiþti. burada yeterli malzememiz var mý? Ýki helikopter. önder biotu aðla yakalama fikrime hâlâ karþý mýsýn?" "Evet David.

hele þimdi IN N'de canlý yayýndayken. Beta kampýna döndükten sonra da yengeci kafese koyacaðýz. 241 RAMA-II UL. Francesca. "Nic . Yukarýda iki helikopter yengeçlerin çevresinde çemberler çiziyordu. "Vay. Francesca'nýn elindeki kamerayý incelerken." dedi. 242 Av "Baþlayýn. "Görüntülerin gerçekten çok güzel. Umarý ste-miþsindir " "Rahat ol. ölmekte olan bir hayvanýn üstünde dönen akbabalarý ttýlar." dedi." Nicole. "Þunlarýn aþaðýdan nasýl göründüklerine bir bakalým. sen ve Hiro benimle birlikte ikinci heliko ptere geliyorsun. Fakat bilmiyordum. Nicole indi ve yanlarýnda koþmaya baþladý." dedi. roverin ilerlemesini kolaylaþtýr dan az bir sürede biotlann yüz metre yanýna gelmiþlerdi. "Pekâlâ. Sýkýþtýrýlmýþ toprak. Önce çok korkm se onlarýn bu kadar büyük veya tuhaf görünüþlü olmalarýný beklememiþti." "Bak. Çünkü Nicole on maden yýðýnýna ne yaptýklarýný unutmamýþtý." "Pekâlâ. Francesca baþýyla onaylayýnca.! Dr." diye baðýrdý Nicole sýkýca elinde tuttuðu kamerayla rovere yaklaþýrken Reggie Wilson." Fakat kaygýlanmasýna gerek yoktu.Wakefield ve Sabatini'nin bindiði rover." diye Wak eld. "Ýþte bu kadar. De-lon'un beyin ameliyatlarýndan birini kaydetmiþtim." diye Francesca yanýtladý "Herhalde yanlarýnda koþabilirs n. Dr. Takagishi onu uyardý. Sonra gidip Turgenyev ile kablo aðýn hazýr olup olmadýklarý bir bak. "El . "B iraz dinlen. "Biraz yardýma ihtiyacým var. Topraðýn üstünde koþarken. fakat Francesca onun yolunu kesti. Dr. "Ýyi iþ baylar. Wakefiel e birlikte roverde olacak. "Tam olarak ne yapmamý istiyors un?" "Biotlara paralel ilerlemeye çalýþ. Merkez üssü bilinçli olarak yenge an temizlenmiþ bir bölgede kurulmuþtu.. "Bir kez. kalýn bir kablo uzandý. Nicole'ün eline kamerayý tutuþturup." Francesca çabucak." dedi. Wilson." Brown diðerlerine döndü. roverin telsizinden Francesca'ya seslendi.." diye Nicole yanýtladý. "Önlerine geçme. Mucize beklemiyorum. "On bir veya on iki yýl önce. Acil bir durum olmadýkça yapacak bir þeyim yok." Birkaç saniye sonra Janos. En önemli an Janos'un aðý yaklaþtýrdýðý an olacak. Takagishi ve deþ Jardins. vay." Wakefield roveri çalýþtýrarak doðuya. B eþ dakika içinde havalanmanýzý istiyorum.." dedi nos'a." Nicole rovere doðru yürümeye baþladý. "Mürettebat doktorumuzun bir numaralý gazetecimiz tarafýndan iþe alýndýðýný görüyorum. Kameranýn otomatik odaklama ve karelemesi nedeniyle uygun görüntüleri çekmek Nicole için zor olmuyordu. "Yapacak özel bir þeyim yokken baþkalarýna yardým tmek beni rahatsýz etmez. Brown onu helikoptere gelmesi için çaðýrýyordu. Seninle daha önce bunu kon uþamadým. uzun. Brown. Neyse. ucunda sanki ters çevrilmiþ sepete benzer bir þey bulunan. yerde de bir kameraya ihtiyacým var. Nicole.. Francesca'nýn. Bunu isteyebileceðim tek kiþi sen. biotlara doðru sürdü." "Yayýnda mýyýz?" diye Francesca'ya sordu Brown. "Yapacak mýsýn Nicole? Lütfen? Yoksa baþk mý rica edeyim?" Neden olmasýn? diye Nicole hýzla düþündü. sonra gergi rttýrýp biotu yerden kaldýracak. Reggie. Madensel pýrýltýlarý rçok yeni binanýn soðuk dýþ görünümünü hatýrlattý.." "Ya Reggie?" diye Nicole sordu. biotlar ondan s aydýlar. "Hepimiz hazýrýz burada. "Diðer gazeteci o. "Ve kenarlarýnýn kabuðun köþelerini örtmesini bekleyecek. "Daha önce hiç bunla dan kullanmýþ miydin?" Ýtalyan gazeteci küçük bir kitap büyüklüðünde bir video kamerasý uzatt Nicole. Janos. "Sadece iþareti verin.. Nicole'e açýkladý. hiç olmazsa bir süre için. "Janos aðý hedef biotun üzerine ortalamaya çalýþacak." diye Francesca sözünü kesti. "Reggie yardým etmez. Sanýrým. helikoptere doðru koþarken "Milyonlarca teþe kkür. Francesca." diye Francesca'nýn sesi roverin telsizinden gürledi. helikopterle hemen hemen ayný anda kampa ge ldi Tabori ve Yamanaka helikopterden inerlerken Dr. Wilson'a." Helikopterlerden birinden." dedi." diye seslendiðin ver þimdi biotlarýn tam saðýndaydý." dedi.

Eðer bu giriþimden vazgeçi alzemeyi Beta'ya geri gö-türürsek. Neden böyle uðursuz tahminlerde bulunmakta ýsrar ediyorsunuz? Gördüðümüz þey. Ancak. Richard'ýn yanýnda olduðunu hissetti. Dr. uzayýn araþtýrýlmasýna. "Ýyi misin?" diye sordu. "Bu ava devam edilmesine þiddetle karþý çýktýðýmý belirtmek istiyorum. insanlar 0. Francesca'nýn da belirttiði gibi." "Profesör Brown. Bu þeyler açýkça birbirleriyle iletiþim kuruyorlar akalanmak istediklerini de sanmýyorum. "Oyun arasý. Biotlar kilitlenmiþlerdi ve hareketsizdiler. diye düþündü. Takagishi" diye Heilmann yanýtlayamadan.. Nicole. insan ýrkýnýn t nýz kendimizi mahkum etmekle kalmayýp." Seçkin Japon bilgin." "Amiral Heilmann. üçüncü denemesinde." Nicole biotlarýn önüne doðru koþarken bekledi.. Brown ara ya girdi. Son olarak." derken hâlâ titriyordu. "Bundan sonra. beni kýymaya çeviri rý sýkýþtýrýrken kamerasý sað arka yengecin üzerinde sabitleþ-miþti Janos. Diðer beþ biot çok kýsa bir süre. Metal að tümüyle küçük parçalara ayrýlmýþ ve serbest kalmýþtý. Ýlk konuþan Francesca oldu ve "Kesinlikle inanýlmaz" diye mutlulukla baðýrdý. Wakefield'in dediði gibi. Að veya sepetin kenarlarý kabuðun sýnýrlarýna kadar yayýldý. Bir keresinde az daha kayýyord u. diðerini de saðýndaki biota kenetledi. düþmanca bir davranýþ olarak görülebileceði ve bu uzay aracýný yöneten ne gibi bir ze ilebileceði olasýlýðýný deðerlendirmeye çalýþýn." diye Dr. Bu yaratýklar hakkýnda ne kad ildiðimizi artýk görmüþ bulunuyoruz. Hedef biot makas benzeri kýskaçlarýný kullanarak aðýn metal ipliklerinden ni kesmeye baþladý." Janos aðla yaptýðý ilk denemede ýskaladý. Müthiþti." "Hiçbir tehlike olmadýðýna çok inandýðýn için. filmi çekmey önder biot yerde kýmýldamadan duruyordu. Tam dört dakikadýr koþuyordu. Diðer beþi onu tam bir çember biçiminde çevreledile e her biri kýskacýný. Bundan sonra n asýl davranacaklarý hakkýnda da hiçbir bilgimiz yok. Reggie Wilson roverden. kimsenin yapm ar hizmette bulunduk. Hiçbir hareket yoktu." dedi. bunun sonucunda. Yapmaya ç belki." diye baðýrdý ve içinde tuzaða düþürülmüþ biot olan að." "Otto. Ric-hard.. devam etmeyi kabul ediyorum. daha geniþ anlamda tüm insanlýðý. daha önce yaptýðýmýzýn." Telsize konuþurken sesinde açýk bir kaygý vardý. "Þu andaki skor biotlar 7. "Bu yapacaðýmýz iþlem. ortada belirgin bir tehlike yok. Bu olaðanüstü aracý yapan yaratýklarýn yeteneklerini düþünmeye çalýþýn. Fakat itiraf etme ki baþka bir denemeden ben de kaygýlýyým. önder biotun önüne geçmeye çalýþ ve sonra kameranýn her sýra üstünde pan yapmasýný saðlayac vaþ geriye kalmaya baþla. "Þu anda Dünya' i her insanýn tüylerinin ürpermesine neden olduk. "Fakat belirsizlikleri geçersiz kýlan hafifletici unsurlar var. "Vay be. "Kam erayý sadece hedef yengeç üzerinde odakla ve cesaret edebildiðin kadar yaklaþ. Ýkincisi. "Lütfe nize bakýn. eden bir olimpiyat þampiyonunu yanýmýzda getirdiðimizi anlýyorum. Ýkisi de bi-otlara baktýlar. içlerinden birini tuzaða düþür mizin. belki tam bir saniye için durakladýlar nra hepsi birden kýskaçlarýyla aða saldýrdýlar. Kalbinin aðzýna gelmesine karþýn. Francesca helikopterden ona.." "Bunlarý hepimiz anlýyoruz. biotlarýn bir tür kendini koruma faaliyetine b arýydý. Otto. Dr. Oluþum beþ saniy n az bir sürede tamamlanmýþtý. "Sanýrým. eðer hemen bi-otlarýn peþinden gidersek bütün Dünya bizi i mekte olacak. "Þimdi. Kapan yengecin kabuðuna yapýþacak ve ince kablolarýný tüm gövde üzerine sa biotlar kýskaçlarýný kullanamayacaklar çünkü kablolarla gövde arasýnda boþluk olmayacak. son bir mantýklý dilekte bulunmaya çalýþtý. sadece ayrýntýyla aynýsý. ben Takagishi. Brown yanýtladý." Nicole en yakýn biotla arasýný bir metreye kadar indirdi.." dedi." Nicole. Yirmi dakika önce Jean-Claude-Revoir'ýn ne söylediðini duydunuz -Yirminci yüzyýldaki ilk Sovyet ve Amerikalý koznomotlardan beri. Bütün vücudu buz kesti. büyük miktarda zaman ve çabayý boþa har245 RAMA-II camýþ olacaðýz.. Nicole görmekte olduðu þeylere çok þaþýrmýþtý. onlarýn temel hata düzeltme tepkilerini harekete geçirdiði ortada." . Birincisi. baþbaþa ko244 Av nuþuyorlar. baþarýyla onu dört numar indirdi.. Düþünün ki. ortadaki biota. Nicole terlemeye baþla243 RAMA-II mýþtý. Eðer yollarýnýn üstüne düþersem. avý þimdi tamamlamak için hazýrýz. yerden havalanmaya baþ çok çabuk geliþti.

Brown'u düelloya davet etmesini. Rama'nýn uz baktý. kendisini de þaþýrttý. güçlü bir þekilde. "Aldatýlmayý. iþlerimi nasýl eceðimle ilgili. a kaçýmýzDünya'ya senin hikayeni anlatmak için dönebileceðiz? 247 RAMA-II Ýkinci yakalama denemesinde Francesca yerde. Da-vid Brown'un deyimini tekrarlayarak. Aþýrt tepki gösteriy Korkmak için bir neden yok. Dr. Tabori yukarýdan baðýrdý. Brown." Ön koltukta yanýn makta olan Francesca'ya baktý. "Bu gülünç kanýtlar. bi-otlarýn yanýnda kalmayý istemiþti. Daha önce olduðu gibi. Aslýnda. ihtirasý ve bencilliði öðrenmeden önceydi." Yamanaka'nýn az önce bakmakta olduðu boynuzlarý iþaret etti. eðer karþý çýkmazsan. Takagishi. tekrar dönerek dürbünüyle yarým kilometre uzaktaki biot oluþumunu incelediði zaman. Bir sonraki." diye yurttaþýný yanýtladý." Sallanan kapaný ikinci denemesinde uygun biçimde yerl eþtirmeyi baþardý. bir robot alt ailesinin tehdit edildikleri zaman bir araya gelmelerinin çok büyük bir önemi yok. Mrs Sabatini. biotlarý yenmeye yönelik bu meydan okumada kesinlikle zevk alýyorlardý. Fakat yengeç biotlarýn metal aðý nasýl parçaladýklarýný hatýrlayýnca tüyleri ürperdi. Reg ie sözlerini inatla tekrarlayýnca. diðerlerine baktý. yaklaþýk yirmi santimetre çapýnda ve yüzeyinde bir düzine kadar del . Mühendisler. Ben çok yönlüyüm." diye daha r sesle devam etti. kendisine sorulmayan önerilerine ihtiyacým olmadýðýný hatýrlatabilir miyim?" Reggie düþünceye daldý.." diye Reg-gie Wilson araya girdi. Taka-gishi'ye sordu. "Aþka hâlâ inandýðým zamanlardý. Wakefield ve Tabori. bu Rama'nýn da týpký önceki gibi ayný am rþý ilgisiz olduðunu gösteriyor. Tabori ve Wakefield yeni yakalama taktiklerini gözden geçirirlerken. roveri kullandýðý için Reg-gie'ye teþekkür etti. daha da iyisi. gidip bir biot yakalayacaSilindirik Deniz'in ötesinde kýsa bir duraksama oldu. "Ýþte tam bana göre bir iþ. en önemli malzemeyle birlikte ilk helikopterdeydi ler. "Geliyoruz. "Sadece sen ve ben bu aptallýðýn devamýna karþý çýkan iki kiþiyiz. Turgenyev ve Tabori. Nicole. Her zaman kibar olan Dr. sen gerçekten nesin. Wilson'un deðiþen sesi onun kork nun sýnýrlarýnda olduðunu gösteriyordu.. þu boynuzlardan bir yýldýrým düþmesini dilerdim." Yukarýya. dedi." "Bunu en iyi çýlgýnca kelimesi anlatýyor. 246 Av "Belki de deðiliz. Fakat gereksiz risklere girmeyin. "Baþlayýn David. çocuklar." diyordu." Roverin direksiyonunu sertçe sola çevirerek onu bi-otlarýn kýrk metre kadar batýsýnda durdur du. diye Nicole kendisine kimbilir k açýncý kez sordu. "Gerçekten tehlikede olduðumuza inanýyor musun?" Japon pilot. Altý yengeç iki saattir hiç kýmýldamamýþlardý. o harikulade çalýþmasý nedeniyle N icole'e teþekkür etmeyi düþünüyor musun? Son yayýnýnda seyircilerinin soluk soluða izledikler eketli yer sahnelerini o çekmiþti. havada n çekimler yapmasý için ikna etmiþti. Kapan. Fakat karþý çýkýþlarýmýz akýlsýzlýk ve Kiþisel olarak. Çok þey yapabilirim." Video donanýmýný kontrol etmekle meþgul olan Francesca önce onun bu sorusunu yanýtlamadý. Güney çanaðýnýn muazzam yapýlarýný uzaktan izliyor. "Bu kadar kon a yeter diyorum.?" likle güldü." Francesca ndisini dinlediðini belli eden bir belirti yoktu. Boþ laf. Dr. Biot yaratýklarýn o yere yaklaþýrlarken." Çevresine. Francesca bir kelime etmeden dýþarý atladý. iç e hiç eksilmeyen belirgin bir korku vardý. Reggie Wilson.." Nicole iþ arkadaþlarýna sýrtýný dönerek kendisinden on beþ metre ötede gerçekleþen canlý plan týsýna göz attý. Brown. David Brown ve Richard Wakefield ile avm video yayýný konusunda telsizle konuþuyor du. "Fakat böyle çýlgýnca bir þeyi."Boþ laf. "Kim beýýi çýlgýn tertipler kurmakla suçlayabilir. Olu rý þekilde hâlâ kilitliydiler. Bunu havadan hissedebi liyorum Hiçbirimizin anlamaya baþlayamadýðý güçler tarafýndan uyanlýyo-ruz Fakat bu uyarýlarý en geliyoruz. baþýný sallayarak." Brown. "Bu arada. Fakat. belki de Rama'nýn onlara bir uyan gönderdiði konusun da tereddüt etti. "Duyuyor musunuz. "Þoförlük. Rama. Üç saniye içinde 248 Av Dr. Hiro Yam anaka. yerdeki kozmonotlarý roverle biotla-rýn bölgesine götürdü. daha önce hiç dile getinnediði sorusu. Otto. kendi sine zamanlama konusunda yardýmcý olmasý için Wakefield'i helikoptere davet etmiþ ve tabii derhal Francesca. kafasýný kaldýrmadan konuþtu "Mr Wilson'a. Sonra kozmonotlar Amiral Heilýna nn'ýn olumlu yanýtýný duydular." diye David Brown alay etti. belki de ilk kez ne kadar savunma urumda olduklarýný düþünüyordu. "Burada fazla ileri gittik. þu lanet olasý þeylerden birinin Dr. onu helikopterin otomatik çekim sistemini tamamlamak için. Yamanaka ve Wa-kefield da diðer helikoptere bindiler. "Her þeyin baþka türlü olduðu zamanlar.

Richard. Çok aðýr olmayan araç bi sladýðý zaman metalin metale çarpmasýndan oluþan ses duyuldu. Önderleri dahil üç biot kýskaçla hedef yengeçten ayýrýp Rama topraðýna düþtükten sonra. kýskaçlarýný arkadaþlarýndan ayýrýp yere düþünceye kadar. Fakat biotlar etkisiz hale gelmekten çok uzaktýlar. Kimsenin yapabileceði bir þey yoktu." Francesca zigzaklar çizerek koþtu. Duyduðu sonsuz dehþet on saniyeden fazla sürmedi. metal top hedef biotun üstünde duruyor. Francesca ve helikopterdek tik kamera Reggie Wilson'ýn yaþamýnýn son saniyelerini kaydettiler. Reggie. fakat biotlar yerlerin den kýmýldamadýlar bile. D nu bir adým geriden izliyorlardý. Irina Turgenyev'e avý kaldýrmasý için emir verdi. Önder biot ve iki yengeç arkadaþý yere çarptýklarý zaman hareketsiz bir yýðýna dönüþmemiþlerd görmüþ olmalarýna karþýn çalýþýyorlardý ve indikten birkaç saniye sonra harekete geçmiþlerdi. önder biot onun varlýðýný hissetti ve ona doðru yöneldi. "Sadece geriye orun kalýyor. her yerde sevinç çýðlýklarý ve tebrik sesleri duyuldu. Helikopt selirken. "Ancak düz bir hat inde ilerleyebiliyorlar. Francesca yakalama sahnesini on metre uzaktan füme alýyordu. Biotlarýn hâlâ çalýþtýðýný anlayýnca. Fakat kadýna o ka aklaþmýþlardý ki. Reggie Wilson'ýn korkunç çýðlýklarý iðinde yankýlandý. Herkesin kendisine sesle k etmesi birkaç saniyesini aldý. Francesca arkasýna eðilerek avýyla bir indirik Deniz kýyýsýna yönelen helikopteri görüntülemeye baþlamýþtý. saniyeler iç lanarak roveri parçalara ayýrmaya ve sonra korkunç matkap ve rende setleri yardýmýyla parçal arý da daha küçük parçalar haline getirmeye baþladýlar. Bu iþ çabuk ve sistemli bir þekilde yapýlmýþtý. Aracý lýþtýrýp son hýzla onlara doðru ilerlemeye baþladý. Görüntüler canlý olarak D . ya da bir þekilde yere tünmüyorlar. "Ýyi görünüyor. Kalýn bir kablo. Fakat yor acýmasýz biotlar ona yaklaþmaya baþladýlar. üç yengece de yandan çarpmaya karar verdi. roverin biotlara çarpmasýyla bir an için ser-seýnlemiþti. Irina pervanelerin hýzýný yava rtýrarak yükselmeyi denedi. Dýþarýdaki biotlardan bir tanesinin kabuðunun tam ortasýna yavaþça býrakýlmýþtý. onu yengeçlerden ayýran uzaklýðý on metreye çýkarmasýný saðlamýþtý. Reggie'nin planý iþe yaramýþtý. on saniye daha dayandýlar. Sonra Janos." dedi. Ýplikler hedef biotun çevresinde dolanýp kenetlenirken yengeçler hiç kým adý. Bio tlar onu týpký roverin bir parçasýymýþ gibi dilimlerken." dedi. Ýlk adren alin patlamasý. bir darbe ile onlarý sars. helikopterden kapanýn içindeki bilg eþ peþe bir takým komutlar göndererek. gie ve biotlan birkaç metre kenara savurdu. Janos diðer helikopterdeki Richard Wakefield'a "Ne diyorsun. artýk avýn kendisi olduðunu anladýðý zaman. Ýlk baþ250 Av taki niyeti Francesca'yý alarak biot saldýrýsýnýn yolundan uzaklaþtýrmaktý. Fakat biotlar onu izlemeye devam ettiler." Kablodaki ani sarsýntý tüm robot grubunu bir an için havaya kaldýrdý. Hâlâ film çeken Francesca. Kablodaki hafif gevþeklik kayboldu.ya girinti olan yuvarlak ve aðýr bir küreye benziyordu. az daha düþüyordu Yeniden koþmaya ba ot Francesca'dan üç metre uzaktaydý Robotlarýn Francesca'yý kovaladýklarý belli olunca Reggie Wilson hemen rovere koþmuþtu. Ýzleyen robotlardan birinin bacaðýnýn ko pmuþ ve önder biotun kýskaçlarýndan birinin hafifçe hasar gömüþ olmasýna karþýn. Biot kütlesi yerin üç m kadar üstünde sallanýrken. Fakat yapamadý çünkü bacaklarý içeri çöken kontrol panelinin altýna sýkýþmýþtý. roverd ndý. kopterin ayrýlýþýný filme alýrken." diye Ric-hard Wakefield telsize baðýrdý. helikopterin arkasýndaki halka þekli ndeki desteðe baðlýydý On beþ metre altýnda. helikopter zorlanýyordu. Ayaðý kaydý. Diðer üç yengeç daha uzun süre. arada dört metre kalmý ek koþmaya baþladý. müfettiþ?" diye baðýrdý. Yaratýk yengeçler onun sand daha aðýrdýlar ve aracýndaki hasar da ciddiydi. Acaba helikopter onlarýn ortak kavramalarýndan güçlü mü?" David Brown. Richard garip makineyi inceledi. "Kenara koþ. Reggie. "Ya çok aðýrlar.'Fran-cesca'nýn üstündeki tehdit ortadan kalk mýþtý. kürenin çýkan iplikler gövdenin üstüne ve altýna dolanýyordu. kürenin içinde top halinde bulunan metal iplik kümesin n uzamasýný emretti. Ýlk olarak hedef biota kilitli olmayan iki biot kalkýþtan birkaç sa249 RAMA-II SR niye sonra yere düþerek hareketsiz bir yýðýn olarak kaldýlar.

Nicole için dayanýlýr gi kenarlarýnda yaþlar birikti Bu yýl senin için ne büyük bir kabus oldu küçük çocuk." dedi "Kesinlikle resmi deðil Bir türlü uyuyamadým. Nicole. Karýmýn ailesinin mükemmel bir koleksiyonu var. Kozmonotlarýn hiçbiri. Nicole'e. 251 RAMA-II 30 ÖLÜMDEN SONRA H Nicole Beta kampýndaki kulübesinde sessiz oturuyordu Parçalanýrken Wilson'ýn yüzünde beliren ehþet ifadesini zihninden silemiyordu Kendini baþka bir þey düþünmeye zorladý. Yüzünde yumuþak ve sakin bir gülümseme vardý. Nicole'ün yanýna gelerek küçük þiþman doðulu adamý aldý. çünkü David Brown iral Heilmann." dedi. Wilson'ýn ölü arla baþa çýkmayý çok daha kolaylaþtýrýrdý." Gözleri amaçsýzca Takagishi'nin kulübesinin içinde dolaþtý. Rama'nýn içi yeniden karanlýktý Iþýklar. Dünya'daki ISA yetkilileriyle uzayan bir görüþme içindeydiler Nicole görüþmele hiçbirine katýlmamýþtý. "Bir n edenin olmasýna gerek yok " Birkaç saniye Nicole'e baktý "Bugün öðleden sonra olanlardan son derece üzgünüm Kendimi sorumlu hissediyorum Durdurmak için yeterli çaba. beyaz bir heykelcik Yanýna gidip diz çöktü ve "Bu nedir?" diye sordu. neredeyse mükemmel durumdaki. Takagishi biraz utanmýþtý. " "Yapma. ye ir kumaþ parçasýnýn üstünde. suç sende deðildi Hiç olmazsa sen konuþtu 253 RAMA-II Doktor benim ve ben bile hiçbir þey söylemedim. "Bu karýma ailesinden kalan bir Netsuke yadigârýdýr" dedi. Bir arkadaþa ihti karar verdi Bitiþik kulübeye yürüdü ve yavaþça kapýyý çaldý içeriden birinin." Küçük adamý Nicole'e verdi. Nicole." diye yanýtladý. Portatif karyolasýnýn yanýnda." Nicole elindeki küçük adamý inceledi. üç saat önce birden kesilivermiþler-di. "Hayýr.. 2184 olimpiyatlarý programýný getirmiþ ve kadýnlar üç adýný atlama sayfa masýný istemiþti Nicole onun saçlarýný okþamýþ. Nicole üzerinde siyah iþaretler olan tuhaf. birçok insan böyle n sneler biriktirirdi. Beauvois'da televizyonun karþýsýnda oturan Genevive'in. "O tanrýlar kralýdýr. "Ýstediðin an beni ziyarete gelebilirsin. Shigeru. Japonya'd Machiko Takagishi'yi düþündü ve onlarýn evlilik baðýna imrendi. Þimdi görev ne olacatö Dýþarýda. "Mesleki bir ziy aret mi bu?" Nicole içeri girerken. Düþündüm k Takagishi dostça bir gülümsemeyle. Nicole'ün üzüntüsü artýyordu ve zihni de hâlâ uyu-yamayacak kadar canlýydý. Þimdi ne olaca diye düþündü. o da kocaman bir gülümsemeyle teþekkür etmiþt Randy Wilson'un babasýnýn ölümünü televizyondan izlemesini düþünmek. Onu i aklan arasýnda tutarak. fakat kapsamýný tahmin etmek zor deðildi." diye Nicole yanýtladý "Saçmalama. "Benim. dedi kendine. diye düþündü . iri gözl r çocuktu Sporu seviyordu. Þimdi d hiþ trajedi. Sonra o Francesca saçmalýðý ve boþanma.. ilk Rama gününden otuz dört saniye daha az lýðý aydýnlatarak." dedi. Dr. Takagishi-san. Wilson'ýn biotlar tarafýnd an düzenli bir þekilde parçalara ayrýlmasýný seyrediþini düþündü.ya yayýnlanýyordu. hiçbir konuda konuþmak rdu Wilson'ýn ölümü bütün aðýrlýðýyla üzerlerine çökmüþtü Akþam yemeðinden sonraki normal mürettebat toplantýsý sabaha ertelenmiþti. Böyle bir þey. "Orada biri mi var?" diye seslendiðini duydu. Titredi ve sonra kendisini le suçladý Gerçek dehþet. "Fildiþin den yapýlmýþ. içeri girebilir miyim?" Takagishi kapýya kadar gelerek açtý. "Merhaba. Los Angeles'da yaþanmýþ olmalý Wilson ailesiyle mürettebat seçimi açýklandýktan hemen sonra yapýlan partilerde iki kez karþý 252 Ölümden Sonra II çöle özellikle oðlan çocuðunu hatýrlýyordu Ýsmi Randy'di Yedi veya sekiz yaþlarýnda. Kyoto'da ataðýnýn yanýndaki masada duruyor Fillerin soyu tehlikeye girmeden önce. sahip olduðu en deðerli þeylerden birini. diye düþün babanýn kozmonot olarak seçilmesinin sevinci. Ayný tombullukta olan eþi kraliçe. "Bu ne beklenmedik sürpriz. Iþýklarýn kaybolmasýnýn bir sürü t yol açmasý gerekirken böyle bir þey olmamýþtý. Görevden vazgeçilmesi olas li olduðunu biliyordu Kamuoyunun üzüntü ve feryatlarý bunu isteyebilirdi Ne de olsa en tüyle r ürpertici sahnelerden birine tanýk olmuþlardý.

"Hafif bir kalp krizi geçirmiþsin." cümlesini tamamlamadý. Nicole sýrtýný döndü. "Ro-Sur yazýlýmý ve el kumandasýyl "Onun üzerinde mi çalýþýyordun?" diye Nicole sordu. "Dr deþ Jardins'den tuhaf bir isteðim var. Nicole'ün açýklamalarýný dikkatle izlediðine emin olduktan sonra devam e . Birkaç kez öðleden sonraki felakete kýsaca deðindiler. Ýngiliz mühendis. Takagishi çayýný bitirip. Tam uykuya dalmak üzereydim. "Güzel bayan doktorumuzu karanlýkta dolaþýrken buldum. Tabori. demek sensin. "burada?" "Elbette. Bunlar o heyecan arasýnda. Fakat hiçbiri Rama'nýn manevrasýndan önce verilmem Wakefield gülümsedi." Takagishi uzanarak Nicole'ün elini tuttu ve "Teþekkür ederim." Nicole gülmeye baþladýysa da iþ arkadaþýnýn yüzündeki ciddiyeti fark etti. Ýkisinin de ihtiyacý olan þey. Bitirdiði zaman ac ebessümle arkadaþýna döndü ve ona. Yanýndan geçerlerken Richard baþka bir kulübenin kapýsýný çaldý "Hey. Bu nedenle senin orunun üzerinde çalýþmaya karar verdim " Gülümsedi." Elinde fener olan bir þekil karanlýktan çýkarken "Merhaba Richard. fincanýný Nicole'ün yanýndaki masanýn ucuna koyarken. ama RoSur'u . sana göstereyim." dedi Nicole.eðer tahminlerimiz doðruysa on iki saate kadar R ama'da ýþýklar yeniden yanacak." Solgun bir þekilde gülümsedi." Nicole onun bu haberler beklediðini hissetti. Wilson biotlara çarptýktan sonra ol du ve anladým ki. üç komuta neden o RoSur böyle. Nicole" dedi." "Eh. O'Toole'un bana gerekli verileri aktarmasýný saðlamaktý. Genellikle aileleriyle ilgili anýlarýný paylaþtýlar. Dr. Ve o zamandan beri kalbin düzensiz çalýþýyor. ". "Sen RoSur'a el komutlarý veril diði konusunda haklýydýn Nicole. "Yanýmda sana verebileceðim bazý ilaçlar v Fakat bunlar sadece geçici önlemler için.. Janos düþerken parmaklarý kontrol kutusuna çarpýnca. ve sürekli baþýný salladý. Sanýrým o zaman gideriz.. Lütfen çadýrýnýza gidip biyometri aletlerinizi getirir misiniz? Ta254 Ölümden Sonra II ranmak istiyorum. b oldu?" diye baðýrdý. Nicole yataðýn yanýndaki bir kutunun üstüne y rleþti ve yirmi dakika kadar konuþtular. "Anlaþýldýðýna göre. Hemen Newton'a dönmeliyiz ki bu sorunu uygun b içimde tedavi edebilelim. yapmam gereken þey. Bir açýklam ister misin?" Zihni Brown ve Heilmann'a Takagishi hakkýnda söyleyecekleriyle meþgul olan Nicole'ün aklý karýþmýþtý. "Hatýrlýyorsun." ded i keskin sancý hissettim. Tarayýcýsýyla birk ra döndüðü zaman Dr. "Oturmaz mýsýn?" diye soruyordu. ekrandaki kal sýný gösteren grafik ve listeleri kontrol etti. Bir saat içinde ikinci kez gözleri yaþlarla dolmuþtu." diye devam etti.. "Bugün öðleden sonra.. "Kulüben karanlýktý.Dr. fakat Rama ve Nevvton görevini ayrýntý mde konuþmaktan kaçýndýlar. "Uyuyamadým." dedi. "kafamda pek çok tüyler ürpertici görüntü var. "Hemen Brown ve Heilmann ile konuþacaðým Sanýrým sen ve ben leyin ilk iþ olarak buradan ayrýlacaðýz. "Belki de birbir ne çok yakýn iki tane." dedi." dedi.. Brown'la konuþmak için yürümeye baþladý. Takagishi ona bu isteðinin nedenini açýkladý. "Ve bu komutlar gerçekten 256 Ölümden Sonra II normal hata önleme yazýlýmlarýný kapatmýþ. Bize katýlmak is misin?" Richard Nicole'e "Bir kýsmýný önce ona anlattým" dedi. yani sýrada üç komut daha olduðunu düþünmüþ. Dr." Wakefield'in kulübesinde. Sana bazý haberlerim var. Nicole bütün uyarý verilerini. Elbette hepsi yanlýþtý. Brown'u görmenin birkaç dakika bekleyebileceðine karar verdi ve onunla bir likte yürüdü." dedi Nicole. "Üzgünüm. Nicole baþýný salladý ve tarama aygýtýný çalýþtýr Ýzleyen üç dakika boyunca ikisi de konuþmadýlar." Nicole. belirgin bir keyifle anlattý.. Takagishi'nin çad kampýn ucuna. deðil mi?" diye Richard sordu. "Ve þimdi di." "Büyük olasýlýkla. Richard. Dünya'daki günlük yaþamlarýnýn rah Dr. "Ah. Gel ." Karanlýkta Richard Wakefi255 RAMA-II E3ÝIÝ eld'in sesini duydu. "Düþündüðümden daha kolaymýþ. "Ama iþi uzatmayalým. "Uykuda olduðundan emindim. Takagishi. Newton o beklenmeyen yalpayla karþýlaþtýðý zaman cerraha neler olduðunu. Ben de uyuduðunu " Janos bir dakikadan az bir süre sonra sendeleyerek kulübesinden çýktý ve gülümseyerek Nicole' elamladý "Tamam Wakefýeld" dedi.

" "Fakat. Unutmayýn. "Aklýma gelmiþken. birden çok kötü komut olasýlýðýný hiç düþünmediler. Nicole. yazýlýma ilk komutu depo edip ikincis ine geçmesi söylenir. Her komutu yerine getirdikten sonra." "Belki þimdi sistem yazýlýmý tasarýmcýlarýnýn kabusu olan bu derdi anlayabilirsiniz. "RoSur üç kez 257 RAMA-II ilk el komutunu iþleme sokmaya çalýþtý. emir üstüne emir uygulayarak ya ." dedi. O zaman açýklama kolay Hýzölçerler ve görüntü verilerine göre çalýþan hata önleme yere düþerken yanlýþlýkla Janos tarafýndan girilen el komutlarý karþýsýndaki önceliði daha dü 258 Ölümden Sonra II mutlarý yerine getirmeye çalýþan bir yazýlým çemberinde kilitlendi ve sezici alt sistemlerind n gelen hata iþaretlerine önem veremedi. ben mühendis deðilim. Tasarýmcýlar bir yanlýþ komuta göre koru rlar -örneðin ameliyat sýrasýnda birinin kolunun kontrol kutusuna sürtünmesi gibi. Richard ve Janos'un. "her yedi operasyonda bir. "Yine sizi takip edemiyorum." "Üzgünüm. Veya en az dýlar. Kendiliðinden. Generalin apandisit olm adýðýný varsayarak belirtinin baþka olasý nedenlerini bana vermesini istedim. girilen el komutlarý sýrasýna göre. Janos. Anlatýlanlar yeterince açýktý ve kendisi bu iþlere Ja bir mürettebat üyesinin karýþmasýný istememiþti. birkaçýný etmeyecek biçimde kurulabilir? Bu basit yazýlýmýn seriler halinde çal um. o zaman yazýlým birinci komutu reddeder ve baþka kesintiyi ele almak için serbest kalýr. Olanlarýn mantýksal bir açýklamasý var. "Sahi mi?" dedi." Nicole Amerikalý gazetecinin son birkaç günkü düzensiz davranýþlarýný düþündü ve F ri yaptýðý konuþmayý hatýrladý. ikinci öncelikli kesintiyi atlar. acil durumlar olarak sayýlýrlar. yüzde altmýþ iki olasýlýkla ilaç tepkimesiydi Onun belki de. "Hayýr." dedi. Sýralananlar iç e en olasý neden.. Bu nedenle de neþter kesmeye devam etti. sadece bir tek kötü el komutu olduðunu onaylayarak onu reddetme kapasite sini kullanýp. Hiçbir k için." dedi.birkaç köt uta karþý deðil. bütün sistem tasarýmý içinde.." diye Richard yanýtladý.. Richard Wakefield'in kulübesindeki portatif yataðýn kenarýna otururken. "Böyle bir sistem içinde önceliklerin nasýl çalýþtýðýný da sun? Güzel. harcadýðý zaman ve enerjiye deðm dar basitti. Örneðin bir. "Fakat General Borzov hâlâ ölü." "Yineleniyorlar." diye Tabori sordu. El komutlarý. "Ýþte. taþýnabilir tamlayýcýya.. "Bu beni m sýrrým için çok fazla. Nicole." "Kesinlikle." Nicole alaycý bir tavýrla. Eðer yoksa." Janos dikkat etti. yazýlým tasarýmcýlarý. tüm olasýlýklarý sezinlemenin bir yolu yoktur. yazýlým komut iþlem dona ozulduðunu varsayar ve yedek donanýma geçerek iþlemi ayný el komutlarýyla yerine getirmeye ça Mantýðý anlayabilirsin." dedi Nicole. Fakat olay.i olanaksýzdý. Meraký onu zorluyordu. Eðer varsa. "Seni yakalayamýyorum. Janos yanýna oturdu. Nasýl olur da bir tasarým sadece bir tek kötü utu reddedip. tedavi amacýyl ldýðý bir ilacýn tepkisiyle karþýlaþtýðýný düþündüm." Nedense Nicole düþ kýrýklýðý içindeydi. "Bir dakik e araya girdi. "Neþelen Nicole. her seferinde baþarýsýz oldu ve bir sonraki komuta ge Yazýlým tam tasarlandýðý gibi çalýþtý. yedek alt sistemler. þimdi Reggie Wilso da öldü. ekrana sýralar ve sü nde dizilmiþ bir sürü sayý çaðýrdý. Janos. "neden sonra tekrar ilk komuta döndü?" "Çünkü." Nicole. Birisi ba na normal bir Ýngilizce ile konuyu özetleyebilir mi?" Richard özür dileyerek "Kusura bakma. Sonunda. "Bu iyi haber. Þimdi sýradaki iki komut da reddedileceðinden." dedi." dedi. hata koruma da dahil." dedi. "Neden sordun?" "Eh. "Biriniz General Bor baþ aðrýsý veya baþka bir rahatsýzlýk nedeniyle yakýndýðýný duydu mu? Özellikle ziyafet günü? Wakefield baþýný salladý. "Kesintili yürütülen yazýlým sistemi ned r biliyor musun?" Nicole onayladý." Richard taþýnabilir bilgisayarýna döndü ve önündeki notlardan çalýþarak. bilgi akýþýna uygun komutlar ve sýra d izileri hakkýndaki konuþmalarýný birkaç saniye daha izledi Hata korunma ve yedek sistem yöne timi hakkýnda çok az eðitim görmüþ olduðundan görüþmeyi takip edemiyordu. yazýlýmýn iç soru düzeni bilgi akýþ düzenine baþk l komutu olup olmadýðýný sorar. le RoSur yazýlýmýnda kesinti konusunda en büyük önceliðe sahiptirler ve hemen iþleme konulurl Ancak tasarým. Hiç olmazsa baþlama iþlemlerin de kesinlikle yanlýþ davranmadýðýmýzý biliyoruz. RoSur yazýlýmýnýn. Borzov'un biyometri verilerine göre. "Neden daha önce bana bunlardan hiç bah setmedin?" . "Harika.

Gen eral Borzov'un ölümünün ertesi günü senin odana uðradýðýmý hatýrlýyor musun? Mürettebat topla raydý. Kesinlikle sana Valeriy'in ölümü hakkýnda konuþmak istemediðim ni vermek istemedim. biz kesinlikle." diye Nicole yanýtladý. Yarýna kadar bekleyemez mi? Pekâlâ. Otto" dedi. neden öncelikle New York'u araþtýrmak istediðimizi aç arýz. "Bilmiyorum." Wakefield'e baktý. artýk kendimi daha iyi hissettiðimi söyle-yebilseydim.. Brown'un baþýný göðsüne bastýrdý "Bizim büyük hatamýz dosyalan yok etmem . Dünya'nýn son emirlerini nasýl yanýtlayacaklarýný tartýþýyo "Aþýrý tepki gösteriyorlar. "Tamam. "çok meþgulüz. Wakefield. "Çok teþekkür ede im Ric-hard. deðil mi? Yani.. Brown ve Amiral Heilmann'ý görmeliyim.. "N ama. "O zaman yarýn yeniden onlarla konuþup." diyordu Francesca.. Iþýklarýn tekrar gelmesine s saatten biraz fazla süre vardý." Nicole. "David. Yavaþça çadýrýna f yataðýna uzanýrken." dedi. Hepsi bu. Takagishi ve ben." Ýlerleyerek D avid'e kýsa bir öpücük verdi "Janos'la konuþuyordum. Francesca. diye düþündü. en sonunda Nicole'ün kapýyý vuruþu duydu." Dr Brown "Kahrolasý kadýn." "Elbette hayýr. Francesca. Yann daha iyi bir gün olmalý. "Fakat senin ilgilenmediðini sandým." dedi.. _____________31_____________ ORVÝETO'LU DAHÝ Alman amiral kulübesinden ayrýlýrken David Brown. Francesca kulübesine girdiðinde. "Nasýl kuþkulanabilir? Hiçbir yol. O tam bir saf En azýndan bu tür olaylarda. diye Nicole kendine söyledi. Nicole. Brown'un sorularýný yanýtlamaya o kadar meraklý deðildi.. Þimdi de bu." diye söze baþlamýþken. David o Heilmann ve Francesca Sabatini... 260 Orvieto'lu Dahi Takagishi denizin birkaç güne kadar erimeye baþlayacaðýný söylüyor ve zaten terk etmek zorund alacaðýz.259 RAMA-II "Edecektim." "Fakat bize en kýsa sürede Newton'a dönmemizi emrettiler. Ayrýca David bize inanmasa da. portatif karyolasý daha yeni uzanmýþtý. geçmiþ olayýn üstüne artýk gitmek isteme. Bana yanýt veriþ tarzýndan." diye Janos yanýtladý." Nicole yorgun bir þekilde yataðýn kenarýndan kalkarken.. kulübenin kapýsýný vurmadan önce içerideki gürültülü konuþmalarý duyabiliyordu.. birkaç kez. "Biz insanlar iletiþimde bazen nasýl baþarýsýz oluyoruz e bir baþ aðrýsýydý. Önce o salak Wilson kahraman olmaya kalkýþýyor. Keþke. sabaha kadar bekleyebilirim. "Ýyi geceler.. Ke ndi kendine kullandýðý deyime gülerek. Borzov'a ilaç verildiðinden kuþk nýyor. "Haydi. "Bu konuda üzülme." Nicole.." "Ama Borzov'un biyometri kayýtlarý hâlâ orada olurdu" diye Francesca karþý çýktý "Ana kanýtýn orasý Ameliyatýn kendisinden verilen alýp birþeyler çýkartabilmek için tam bir dahi olman ge ekir " Oturdu ve Dr." diye Francesca yanýtladý. "y atmadan önce Dr. "Üzgünüm dostum. Böylece içbir þey." "Tanrý'm. "tüm araþtýrmamý seninle paylaþmalýyd lki de daha çabuk. "Kozmonot deþ Jardins." "Janos sana anlattýðýnda hiç tepki göstermedin." Gülümsedi." "Bak." Dr.." David Brown esnedi ve gerindi Saatine baktý. Ters bir þekilde. "Konuþmaktan bahsetmiþken." "Anlaþýlan biyometri verilerinde bir kanýt varmýþ ve o da bunu çok akýllýca bulmuþ. Önemli bir týbbi bilgi. gerisinde tartýþmanýn yeniden baþladýðýný duydu.. Bu gece J a bundan bahsetmiþ. "daha fazla sorunumuz var. "ve kahrolasý bi-yometrisi " Elleriyle yüzünü sývazladý. "Sabaha görüþürüz. Sana söylemiþtim. Ne de olsa Takagishi 'nin kalp durumuyla ilgili Dr." dedi." dedi." diye Amiral Heilmann karþý çýktý. Uçuþ elbisesini çýkartarak biraz su içti. o gece birþeyler d uyduk." diye Janos baþýný salladý. "Kim var orada?" diye sordu." diye Brown hemen sözünü kesti." 261 RAMA-II "Neee?" diye yanýtlarken David yataðýna oturdu. deþ Jardins.. "Biraz üstünde düþününce yanýldýklarýný anlay an yaþamý kaybýna üzülecekleri ilk görev deðil ki. bin yýl da geçse Janos bir þeyden kuþkulan az. " "Aldýrma." dedi. "Zaten. süitime kadar sana ar aþlýk edeyim. Brown. Birkaç saniye sonra Nicole. Ameliy tla ilgili tüm kayýtlarý yok etmeliydik Merkez kayýtlarý silmek kolay bir iþ olurdu. Janos'un yanýna yürüdü.

Kibirl malar yaratarak korursunuz. "O zaman. Beni bu iþe ikna etmene asla izin vermemeliy dim. "Unutma." dedi. Yavaþ yav ndi elbiselerini çýkartýrken." David'in bacaklarýný ayýr sýna gömerken gülümsedi. General Bor-zov'u biz öldürmedik. Birlikteliðimiz bütün baðla güçlüsüne dayanýyor -karþýlýklý kiþisel çýkar Ýkimiz de ayný hedef tarafýndan güdülüyoruz -gü Brown. Yüzünde ümitsiz bir ifade vardý." dedi. 263 RAMA-II o-. gerçek. Yani." dedi. apandisit belirtisi yaratan bir ilaç verdik." David'in önünde durarak onu kendisine bakmaya zorladý." David Brown ellerini onunkilerden çekerek ovuþturmaya baþladý ve." dedi. Borzov bugün Newton'da apandisit ameliyatýnýn iy emindeyken. olduðumuz gibi görürüz." Francesca ona uzanarak gömleðini çýkarmaya baþladý. "benim de senin bu sortiye çýkmanda büyük çýkarým olduðunu ve seni desteklemek için destek s ileceðimi biliyordun. zayýflýklar dimizi olmak istediðimiz gibi deðil. istesek de istemesek de. Kadýn süstü öðrencinden son on yýlýn en önemli astronomik buluþunu çalan ve sonra onu sonsuza kadar urmak için onunla evlenen adam sen deðil misin? Senin dürüstlüðün çok çok önceden kaybolmuþtu "Haksýzlýk bu.. Biz sadece ona. "Önce Borzov." . sevgilim. Davranýþlarým kendini yöne Amerikalý bilim adamý uzun süre Francesca'nýn yanýnda sessizce oturdu. Kadýnlarýn çoðu da dürüst. Francesca onu okþarken gözlerini kapattý. Brown silkinerek onun kollarýndan kurtuldu ve ayaða kalktý.. "Fakat." "O konuda fazla kaygýlanma" diye tembelce maþýrýný çýkaran Francesca yanýtladý.: Hiçbir zaman gerçekten kim olduðunuzu ve ne istediðinizi kabul etmezsiniz." Brown odada 262 Orvieto'lu Dahi dolaþmayý keserek onun karþýsýnda durdu." dedi yatýþ . "Kahretsin. "Siz erkekler kahrolasý iki yüzlülersiniz. arzularýmýzý hatta en çirkin arzularýmýzý itiraf eder." diye Dr. "Görmüyor musun. Eðer Rama manevra yapmasaydý ve robot cerrah anzalanmasaydý. Belki Wilson'ýnkinden bile. "Daha önce böyle bir þeyi hiç yapmadým." dedi. "Hazýrdým.. "Haydi bunu unutmaya çalýþalým " David Brown. "Büyük oranda dürüsttüm. Sonunda dönerek baþýný omzuna dayadý Ýçini çekerek. planýmýz mükemmel iþlemiþ olacaktý. Suçlanabilirdik. "Birlikte bu iþin içinde olduðumuz sürec rbirimiz264 Orvieto'lu Dahi den güç alacaðýz. " "O zaman. Böyle bir þey ISA'da kuþku uyandýrýrdý. sevgi im?" dedi içtenlikle. O zaman biliyordum. "Ben güya bir bilim adamýyým. "çok yol aldýk Artýk büyük ödül u iz bir yerde. Biz. "Uzun ve yorucu bir gün oldu." Yine b aþýný sallýyordu. "Benimle hiç sorunun olmadý. Brown hýrçýnca yanýtladý. çok kirli hissediyorum" dedi. Nicole deþ Jardins'i hafife almamýzdý " Dr. "Bu korkunç" dedi. "Çabuk ol" dedi David sabýrsýzlýkla. "Ne o Bütün bu iþlere nasýl kanþtým?" Francesca sertçe. "ilk sortide sen. Francesca eðilerek onu yavaþça dudaklarýndan öptü Birkaç saniye sonra birden durdu." dedi Ben Elaine deðilim. Karan birlikte aldýk. Ne büyük bir pislik yýðýný!" ca ayaða kalkmýþ... sadece. David. sen ve ben burada Rama'nýn keþfini yönetmekte olacaktýk. kendine bile itiraf etmek istemesen de.i. Francesca bu senin hatan." Onu ellerinden tutarak tekrar yataða çekti ve "Otur David.. David Br own. "Kendimi çok. Hatimiz." "Sadece önemli ve senin için çok deðerli olduðu zaman deðildin. "Dürüstlüðünü bana anlatma. kararsýzlýðýnýn ken di gerçek doðaný tanýmaktaki baþarýsýzlýðýndan oluþtuðunu anlamýyor musun? Bak bana Ben kesin diðimi biliyorum ve yapacaðým þeyler için de kafam hiç karýþmýyor." diye Francesca sert bir þekilde onun sözünü kesti. eðer Newton'da kalýrsan bu keþif gezisini n kahramaný ve gerçek önderi olarak gelecekteki milyonlarca paranýn ciddi bir þekilde tehl ikeye gireceðini biliyordun. þimdi Wilson" dedi "Kendimi yýlgýn hissediyorum B ann hiçbirinin olmamasýný dilerdim " Francesca onun baþýný okþarken "Vazgeçemezsin David." Francesca daha yumuþak sesle devam etti. "Görüyorsun ya. "Sen ve ben çok derin baðlarla birleþmiþiz. Rama'ya gitmeyeceðini biliyordun O zaman." Yataða döndü ve David'in ellerini tekrar kendi ellerinin arasýna aldý. "ve kendini de aldatmaya çalýþma. çadýnn içini adýmlýyordu. serbest kalan eliyle onun þortunu kolayca çýkarýrken. "Bunu kaç kez konuþtuk . Borzov'un ölümünden kýsmen sorumluyuz. hýrslarýmýzý.

kiþisel bir isyan hareketi olarak. eðer bu sorunun yanýtýný bilseydim. doyurulacak baþka bir boðaz ve sanki a nesinin eþyasýndan bir parça olmaktan baþka bir þey deðildi. Dünya'yý terk etmeden önce kendisine garalarýn acil durumlar için olduðunu söylemiþti Yýldýzlararasý bir uzay aracýnýn içinde sigara içmek.. Ýstediðin nedir Madam Nicole desJardinS Yürürken düþünüyordu Ve senin zayýflýðýn. diye giyinm esini tamamlar-kendi kendine konuþtu. bir sýkýntý. Ve bunu çok çabuk çözmeliyiz. onlarý taze durumda tu tacak özel bir muhafaza içine üç tane sigara saklamýþtý. Francesca kabininden karanlýk Rama'ya çýktý. Herkes uykudaydý. Francesca. Ve bu daha zor olacak çün karþýmýzda bir kadýn var. onlarýn dýþýnda Beta kampý karanlýktý. her yönden ona saldýran saðlýk uya a karþýn. Üvey babasý. annesinden ve üvey babasýndan milyonlarca kilome tre uzakta þatolarý ve prensleri olan bir fantezi dünyasýna geçecekti Bu erginlik çaðý anýlarý. Silindirik Deniz'in donmuþ buzlan üzerine ayaklarýný sarkýtmýþ olarak oturmak.Francesca yanýnda uyumakta olan David Brown'u inceledi David'in yüzünü kaplamýþ olan gerginl ik ve kaygý þimdi yerini bir delikanlýnýn umursamaz keyfine býrakmýþtý. Erkekler çok basit. Francesca geçici olarak bocaladý Nicole deþ Jardins ile bir uzlaþma yolu bulamýyordu. Nicole deþ Jardins'in oluþturduðu tehdit ne olursa olsun. sigaraya baþlamaya karar vermiþti Her gün okuldan so ra. Bizim için de böyle kolay olmasýný iste Küçük karyoladan sýyrýlýp tekrar elbiselerini giydi. onun kendisini serbest. yolunu tepeden aþaðýdaki düzlüðe inecek biçimde deðiþtirir ve çok sevdiði akar suyun kena te otururdu. Bana bir neden olmadan hediyeler getirmeye baþladýðý zaman bile.. yaþlý Orvieto'nun tepelerinden gizlice aþaðýya inen o genç kýzýn a lýðýný anýmsadý. uçuþ elbisesindeki özel bir cebe uzandý. Acý anýlar bir sel gibi hýzla akarak zihnine doldu. erken geliþmiþ olan Francesca. Üvey babasý. Sigarasýndan derin bir nefes d aha çekti. On bir yaþýnda. dikkatle oturdu. El fenerini söndürdü ve uçurum aklarý aþaðý sallanacak þekilde. Bu tembel öðleden sonralardan birinde. diye düþündü. fakat onlar sadece fiziksel baðýmlýlýðý gideriyorlardý kendine gülerek. Yaþamýnýn on sekiz yýl önceki ayrýntýlarýna dalarak. Küçük el fenerini yakarak güney Deniz'e doðru yürüdü. ço müyordu. fakat bilmiyorum. çocukluðunun acýsý ona bir rahatlama çaresi gibi göründü. d rancesca düþünüyordu. kullanýlabilecek kiþilik veya karakter çatlaðý bulabilmek amacýyla Nicole'ü araþtýrdý. Fakat senin ve benim hâlâ gerçek bir sorunumuz var. Francesca. Bu a rada arkasýndaki kamp ýþýklarý zorla görülür hale gelmiþlerdi. en azýndan inde olmadan güldü. Bu. kafasýný arkaya atýp Ra266 Orvieto'lu Dahi ma'nýn havasýna dumaný üflediði zumun. Orada. Üvey babasýnýn nefesindeki þarap k kusunu. Kesinlikle David de deðil Ondan hoþlan- 265 RAMA-II madiðin belli oluyor Silindirik Deniz'in kýyýsýna yaklaþýrken Francesca kendine. Ya þantaj! d ye sordu. Orgazm en kusursuz aðrý kesici. sürtünen vücudunun terini ve o odadan çýktýktan sonra döktüðü gözyaþlarýný hatýrladý 267 RAMA-II . Kampýn diðer ucundaki malzemelerin yanýnda birka rdý. Benim onbirinci doðum günümden sonra baþ leri alçak herifin ne istediði hakkýnda bir fikrim yoktu. artýk çok ender olarak bir baþkas nudan bahsediyordu. Bir dahi düzeyindeydi O ana kadar France sca onun dikkatini çekmemiþti. Francesca'da dayanýlmaz bir sigara içme arzusu uyandýrdý. neþeyle baðýrmak istedi. annesiyle on sekiz ay önce evlenmiþ ve hemen de ikizlerin babasý olmuþtu. Francesca evde. Seks de deðil. sessizlik içinde sigara içerdi. Asil topuðu rkaç dakika boyunca Francesca. ona Orvieto'da i çocukluðunun bazý acý anýlarýný getirdi. Sonra annem birkaç günlüðüne Carla Teyze'yi gitti. Ni-cole'ün. uyuyan arkadaþýný rahatsýz et nusunda çok dikkatliydi. üvey babasýný hiçbir zaman anlatmamýþtý. tüm hafýza bankasýnda. Francesca. Birkaç ay özellikle bana karþý çok iyi davrandý. Görev sür kli olarak nikotin haplarýný alýyordu. Genevieve'in babasýyla ilgili sorusuna gösterdiði güçlü tepkiyi hatýrla elki. ö kýlmýþ hissetmesine yol açmýþtý. Francesca'nýn yeni okulunun müdürüydü Kýz ilk yetenek testi dizisine girdiði zam r-vieto tarihinin en yüksek puanýný elde etmiþti. Fakat Silindirik Deniz'in kýyýsýnda otururken. Francesca. Yanýt para deðil. on bir yaþýnda sigara içmekten çok daha kli bir davranýþtý. Ayrýca kalbinde sonsuza kadar gizlediði o müthiþ sýrrý da anýmsadý Francesca likle annesine de. Sigara içerken.

Kuzenin Roberto'nun söylediklerine ekleme yapabilirsin. öðle yemeðinden hemen sonra. "Biliyor musunuz." "Hah!" diye Francesca birden araya girdi. "Carlo Bianchi. ondördüncü yüzyýldan baþlayarak. yaratýcý onbeþinci yüzyýl resminin en iyi örnekleri olarak kabul ediliyordu." Bir an durakladý. Luca gerçekten çok sinirlenmiþ. Francesca. hâlâ merakta olan Francesca. 2184 yazýnda Francesca ondördündeydi. L uca Signorel-li'nin yapmýþ olduðu freskler. Dikkat ederseniz. aðzýndan dumanlar çýkaran. Sistin Þapeli'nin tavanýný boyamadan önce. Resmi bir Duomo rehberi olmak. Yukarý Orvieto'ya araba girmesi. sigarasýný kaldýrým taþlarýna atarak Roberto ve ya kýþýklý yabancýya yürüdü. baþka bir yana baktýðý sýrada." dedi. Francesca bazen turlarýnda Roberto'ya eþlik ediyordu." Carlo içtenlikle güldü. kýz sýkýlm iki dükle vakit geçirmeye karar vermiþ. Bir fýrsat kliyordum. Ayrýca çok zeki olduðu da belliydi. Kimdi bu? Onun bu araya giriþiyle þaþýran Roberto. 268 Orvieto'lu Dahi Francesca. Ondan sonra vaktimin çoðunu Roberto ve arkadaþlarýyla geçirdim. buraya Signor elli'nin nülerini incelemeye gelmiþ ." Yabancý. Carlo geldiði zaman da hazýrdým. Kuzeni sütunlardan birinin altýndaki garip þeytani figürlerin anlamlarý açýklarken. Bu nedenle Francesca onun özel bir kiþi olmasý gere ordu. arabanýn arkasýndan çýkan kýsa. "Ark nki þeytanýn sýrtýna binmiþ gibi görünüyor. "Ayrýca çok erkeksi bir cehennem kavramý." dedi. kendisiyle ilgilendiðini görebiliyordu. Senin kendi turun var mý?" Francesca en tatlý gülüþüyle ona baktý. kenarda usulca sigara içiyordu. oldukça büyük bir baþarý olarak kabu edilirdi. Francesca onun yüzüne bak tý. Roberto. Francesca r alüminyum beyzbol sopasýný onun kafasýnýn arkasýna indirmiþti. kýz da onu oturma odasýna kadar sürükleyerek orada býrakmýþtý." dedi. Aynca rahat gülüþü de kýzý kýþkýrtmýþtý Francesca'nýn yorumlarý gitgide daha cesur ve aç San Brizio Þapeli'nin içindeki. öz el izin dýþýnda yüz yýldýr yasaklanmýþtý. Bir daha bana dokunmadý. Þehirde en çok turist çeken eski Du-omo. Erkekler her zaman kusursuz yaratýldýklarýna ve onlara öðretenin kadýnlar olduðuna inanýrlar. "Eð berto'yu dinlerseniz. Onun San Brizio Þapeli'ndeki. Signorelli'nin þaþýrtýcý dehasýnýn geniþ çaplý özelliklerini esklere bakarken Francesca. diye sigarasýný Rama topraðýnda söndürürken Francesca hatýrladý. de inþa edilmiþti.Kabus yaklaþýk bir yýldan fazla sürmüþtü. Annesinin evde olmadýðý zamanlarda Francesca'yý zor Sonra. Üvey babasý kanlar içinde ve larak yere düþmüþ. "Þeytanýn sýrtýndaki þu zavallý kýzý görüyor musunuz?" dedi. meydandaki katedralde turist rehberi olmak için sertifik asýný yeni almýþtý. þeytanl var ve gösterilen günahlarýn çoðu da cinsel. parlak bir limuzin il Duomo'nun çev indeki meydana girdi ve þoför turist bürosundan bir rehber istedi. Roberto ile çok gurur duyuyordu. Büyük kuzeni Roberto. Sanki ona deðer biçiyor. genç haným?" 269 RAMA-II "Francesca. Asýl kýsýmlarýný dýþarýda "Ve siz. "Ondördüncü yüzyýlýn cehennem anlayýþý. Kýza çoktan hayran olmuþtu." diye devam etti." dedi Elleri nemliydi. bir akþam. yakýþýklý ve otuzunun sonlarýnda veya kýrkýnýn baþ endisini Roberto'ya tanýtýrken büyük bir ilgiyle izledi. Roberto kilisenin dýþ kapýlarýna Lorenzo Matiani tarafýndan yapýlmýþ lerle turuna baþladý. deðil mi? Onun kim olduðunu biliyor musunuz? Yüzü Signorelli'nin kýz arkadaþýnýn portreleri Signorelli burada köle gibi çalýþýrken. el bir resim veya kýymetli taþlarla süslü bir kolyeymiþ gibi. hele ondokuz yaþýndayken." diyordu. Bir Aðustos öðleden sonrasý. Adam elini uzatýrken. "Michelangelo. Böylece kýzý dondurmu ." Francesca onun durmadan kendisine bakmasýndan hoþlanmýþtý. O yazýn büyük bölümünü Orvieto'nun ana meydanýnda aylak geçirmiþti. Her zaman yaptýðý gibi. incilin kelimesi kelimesine katý bir yorumlamasýydý. Kilise sanatsal ve mimari bir baþyapýttý. Limuzindeki beyefen di rezervasyon yaptýrmamýþtý ve eldeki tek boþ rehber de Roberto'ydu. Ayn yan yabancýlardýk. genel olarak. sokak çetesi üyesi tipli bu genç kýzýn ortaya çýkýþýna þa ni fark etti. cehennemin ilk tasvirlerinden biridir. Vatikan Müzesi bir yana." "Evet. "Fakat artýk biliyo Gel. sanki o. bir grup Dante-vari figürü gösterirken. "Bu. Francesca. bilmiyordum. gözleri utanmazca vücudunda dol rdu. "Katedralde çalýþan tüm sanatçýla ici Signorelli ile ilgili her þeyi biliyorum. üvey babasý elbiselerini giyerken. "Çok okudum. Eðer önceden þakalarýyla onu utandýrm amaya söz verirse. "Elinize geçen sadece resmi tur olur. Kendi kalbinin gümbürtüsünü hissedebiliyordu. "Bu kuzenim Francesca." "Hayýr. Bize katýl.

"Gerçekten. Uzun zamandan beri gömü aþka acýlar da yüzeye çýktý ve Francesca öfkeyle onlarla savaþtý. Takagi . Francesca da ayný hisler içindeydi Carlo arabayla biraz gezmelerini önerdiði zaman durak samadý bile. Annen söylediklerini duy sa seni öldürürdü " "Þu anda annem konu dýþý. Rama'nýn içinde olduðunu ve alarmý beþ saatlik bir uykudan sonra onu uyandýrmasý için rladýðý hatýrladý. Bana vurmaya baþlayýncaya k er þeyi mahvetti. Birkaç saniye. Þarabý sanki þuymuþ gibi içiyordu. Mil no'lu zengin elbise tasarýmcýsý." dedi. nerede olduðunu hatýrlamayacak kadar bir þaþkýnlýk geçirdi.." Carlo Bianchi þansýna inanamýyordu. Erkekler istedikleri an herkesle yatabilir ve buna erkeklik denirdi. Dr. Buzdan gelen korkunç yaratýklarýn kampa hücum etme düþüncesi her yanýný bir korku dal masýna neden oldu. her zaman yaptýðý gibi. Francesca'nýn uzun. Otuz dakika sonra. "Bu da onbeþinci yüzyýldaki erkek þoven in 270 Orvieto'lu Dahi bir baþka örneði. neredeydi® diye düþündü. buzdan geldiðini söylüyo rlardý.. Böylece Roma'ya gittik. Burada durmaya da son anda karar vermiþti. o kadar acemic Yemek sona erdiðinde hava kararmýþtý Francesca onunla birlikte II Duomo'nun önüne park edilm iþ li-muzine kadar yürüdü.. Karanlýkta giyindi. yerken mutlu sesler çýkarýyordu. "Gidelim. Francesca'ya bir kadýnýn cezalandýrýlmasýnýn doðruluðu hakkýndak orunca. Dýþ görünüþü kurtarmak için. Kýz-kardeþi Monica. S onra tekrar sesi duydu. derin düþünceleri. Konu Nicole deþ Jardins'di. sonra da Capri'ye. eðer bir erkeði hiç issem. Acab kadar biliyor? Ve bu konuda ne yapacaðýz? ______________32______________ NEW YORK KAÞÝFÝ Kol saatindeki minik zil. yüksek hýzlý tren yerine. fakat hele bir kadýn kendini tatmin etmeye çalýþsýn. on dört yaþýndaki kýz. Francesca dönerek kampa doðru yürüdü Seni sevmiþtim Carlo. deðiþik ol Roma'ya gö-tünnesi için bir araba kiralamaya karar vermiþti. Aman Tanrý'm. ikinci seviþmelerini bitirdikten sonra. arka koltukta Francesca onun üstüne a a biner gibi oturmuþtu. O kadar temiz.. bu kadarý fazla. fakat bir þey duyamadý. Erkekler h man dýþ görünüþe önem verirler." "Francescar diye Roberto sözünü kesti. Dar bir geçitten geçerlerken. Francesca'nýn güzelliði karþýsýnda büyülenmiþti ve yaþýndaydý Francesca daha önce hiç iyi þarap içmemiþti. Kulü272 New York Kaþifi besine yaklaþýrken. Ve þimdi. dedi kendine. Yeterli bulunca askýyý omzuna attý ve kulübesinin kapýsýna yürüdü.u sonsuza kadar bir þeytana binmeye mahkum etmiþ " Gülmesi bittiði zaman Carlo. Þimdi. Yemekler o de zzetliydi ki." diye yanýtladý. Sen de gerçek bir piç kurusu olduðunu kanýtladýn Francesca bilinçli olarak anýlarýný bir yana itti. uzakta bir ayak sesi duyduðunu sandýðý an kesildi Kara a dikkatle kalkarak dinledi. Daha henüz otuzundayken uluslararasý bir üne kavuþan. Þuraya. Kýz öyle þahane bir parçaydý ki. C arlo bu inanýlmaz kýzdan ayrýlabileceðini dü-þünemiyordu Francesca'ya kendisiyle birlikte Roa'ya gelip gelemeyeceðini sordu Francesca gülümseyerek. Kendi soluklarýndan baþka bir ses duyduðunu söyleyemezdi. Takagishi'yi derin bir uykudan uyandýrdý. Bitirdiði zaman büyük bir torbayý alarak birkaç saniye el yordamýyla için ileri inceledi. Francesca eðildi ve eðlenerek kulaðý dý Carlo birden onu kendine çekti ve bunun üzerine 271 RAMA-II ateþli bir öpücükle ödüllendirildi. Dr. Ben bugün bile var olan çifte standarttan bahsediyorum. Kulaklarý sesin ona dýþandan. her zaman ona Orvieto'daki II Du-omo'nun güzelliðinden bahsederdi. Yataðýnýn üstüne oturarak gözler Sonra. sol taraftan. Tur bittiði zaman Francesca'yý akþam yemeðine davet etti Fakat Orvieto'nun en þýk restoranýný iriþine geldikleri zaman genç kadýn durakladý Carlo anlamýþtý Onu bir maðazaya götürüp pahalý yle ona uyan ayakkabý ve bazý þeyler aldý. Sonra tekrar dikkatle dinledi. Limuzin Orvieto'nun varoþlanna vardýðýnda. Carlo'nun bu kadýn-çocuk karþýsýnda aklý baþýn i Sigarasýný aðzýnýn köþesinden sallandýrýþ þekline bayýlmýþtý. Ab evet. "Elbette hayýr. diye Francesca anýmsadý Bir hafta da Paris Milano'da benim Monica ve Luigi ile yaþamamt istedin. Beni arkadaþlarýnla paylaþmaya baþladýðýn zamandan sonra bile. Kasýklarýndaki büyük dalga onu sarmýþtý.

küçük sokaklar ilk kaþiflerin bildirdiklerinden biraz farklý biç e ayrýlmaya baþladýlar. Dokuz iþlevsel birimin sadece biri ayrýntýlý olarak haritalanmýþti. Kafasý hýzla ç açýklama arýyordu. Francesca Sabatini sigara içen tek kozmonottu. Gök tleri. Japon bilim adamý çantasýndan daha büyük bir fener çýkartarak güçlü ýþýðýný çalýþtýrdý. Üç caddeden ve kendisini yaklaþýk yüz metre yüksekliðinde ve dýþý aynadan yapýlmýþ muazzam bir sekizyüzey ldu. Kýyýd . Takagishi. Bunun ne olduðuna kuþku yoktu. Takagishi'nin bilim adamý yönü. Tereddütle. Buzun üstünde yürümeye baþlamadan önce. Takagishi cebinden taþýnabilir hava ölçüm aygý üstüne düþtü ve gecenin sessizliðinde kýsa bir týkýrtý sesi çýkardý. kiþisel kýlavuzunu ayarladý Kýyýdan yaklaþýk iki yüz metre uzaklaþýnca Dr. derinden kazýnmýþtý. yüksek binalarý olmayan geniþ bir ç dý. Ýlk Rama araþtýrmacýlarý tarafýndan çizilmiþ olan New York haritasý Takagishi'nin zihnine. Sonunda Francesca'nýn olmadýðýna inandý. Bu yapýlarý ilgili hiçbir yeni fikir edinememiþti. kýyý ayný yönde ilerleyebilmek için. Takagishi. Takagishi birkaç saniye let. Takagishi. Takagishi'nin çevik adýmlarý onu ana bölümün kötülük kokan sessiz bir bölgesinde gitgide deri dükçe. Diðer kulübelerin hiçbirinde ýþýk yoktu. kez koku üzerinde yoðunlaþarak tekrar derin nefes aldý. Takagishi. yolundan kaygýlanmaya baþlayýncaya kadar. kagishi meydana yaklaþtýkça. s nýn sýrlarýnýn New York'u inceleyerek anlaþýlabileceðine deðil. Dr. Dr.. omurgasýnda ürpertilere yol açtý. Dr. Meydan bölgesini incelemek için düzenli aralýklarla iç riye yöneldiði zaman da olaðandýþý veya özellikle önemli bir þey göremedi Yine de bilgisayarý . Sonunda buradaydý! Sonunda yaþamýný kaplayan sorular baþkasýnýn keyfi programlarý engel olmadan. fakat Rama gecesinde hiçbir þey duyamadý. sýfýrýn altýnda iki santigrat dere273 RAMA-II ceyi gösteriyor ve buzun üstünde saatte sekiz kilometre hýzla hafif bir rüzgâr esiyordu. Derin bir nefes aldý ve p a basarak. üç üçgensel bölüme da na bölgenin ortasýnda. bu sigara dumanýydý! Çabucak fenerini söndürdü ve buzun üstünde hareketsiz durdu. Fakat ilk araþtýrmacýlarýn New York'u araþtýrmak arý sýnýrlýydý. bir çekirdek y a meydan vardý. fakat bul amadý. Kýyýya vardýðý zaman. diðer birimlerin de benzer olduðunu varsaymýþlardý. Rama'nýn bu belirgin parçasýyla. yavaþ yavaþ sekiz-yüzeylinin çevresini dolandý. baþýný kaldýrýp baþka yýldýzlar n varlýklarýn yarattýðý binalara bakmanýn nasýl bir þey olacaðýný merak etmiþti. ancak. Takagishi. 274 New York Kaþifi Kyoto'da bir çocukken. izlenmediðine emin olmak için her dört beþ adýmda bir durarak. týpký bir pastanýn dilimlere ayrýlmasý gibi. caddelerin ortak merkezli çemberler çizerek meydaný sardýðý bölgeye girdi. onu sýk sýk durarak cep bilgisayarýna ikleri kaydetmeye zorluyordu Hemen. Dünya'nýn Rama konusundaki en önde gelen otoritesi. Takagishi. bir giriþ arayarak. yanýt arayabilecekti. Dr. Güçlü fenerinin ýþýklarý onun yüzeyinden yansýyarak çevresinde binadan binaya sektiler 275 RAMA-II Dr. yolculuðunu sürdürdü. bu yabancý meydanlardan birinin ortasýnda durarak.. ayný zamanda onun üç meydanýn asý uzay aracýnýn gizemli amacýyla ilgili ipuçlarýný yerebilecek en uygun yerler olduðundan d mindi. dikkatle elli metrelik uçuruma oyulmuþ merdivenlerden buzl yüzeye indi. el fenerini yakmadý Denizin karþý kýyýsýna ve New York adasýna ulaþmasý toplam kýrk beþ dakikasýný almýþtý. dört beþ kilometreden fazla yürüyüp. tý oto'nun haritasý gibi. meydanýn ortasýnda. Norton'un mürettebatýnýn incelediði bitiþik parça ara e farklar da ortaya çýkmaya baþladý. Ýki birimde de ana caddelerin düzeni aynýydý. Sigara kokusu yok olduktan birkaç dakika sonra. Yine de sakýngan Takagishi. ilk kozmo lý gözlemleri sonrasýnda.ikkatle dýþarýyý inceledi. Takagishi derin bir nefes aldý ve garip fakat tanýdýk kokuyu hissedince þaþýrdý. Biraz daha be kledi. Takagishi uçurumun dibindeki son basamaða oturdu ve çantasýndan bazý özel lasti ler çýkarýp bunlarý ayakkabýlarýnýn altýna takü. kamptan ayrýlarak Silindirik Deniz yönün de ilerledi. sessizce kapýdan çýktý. yürürken binalarý inceleyerek çemberin tüm çevresinde dolaþtý. ilk Rama araþtýrmasýyla ilgili bulabildiði her þeyi okuduktan sonra. Kendisi kampý terk ettiði zaman onu izlemiþ olabilir miydi? Hava ölçüm aygýtýný incelerken ýþýðýný görmüþ olabilir miyd Bir ses duyabilmek için dinledi. çevresinde diðer binalar ve sokaklarýn yerleþtirildiði. Sekizyüzeyli yapýnýn diðer tarafýnda. New York'ta nereye gitmek istediðini çok iyi biliyordu Rama þehrinin üç dai resel bölgesinin her biri.

kolay tanýmlanamayan metal kutularýn yerlerini kaydett Yeniden sekizyüzeylinin önüne geldiðinde. Gördükle anamadý. bilim paketini aydýnlatan fener ýþýðýný ntimetre çapýnda. Bir üniversite öðrencisiy-ken. Henüz birkaç dakika önce kalktým. Nereye gitmiþ olabilirdi? Kim veya ne onu almýþtý? Takagishi çok önemli. Japon bilim adamý aygýtýn çalýþmasýnýn kontrolünü bitirdikten sonra hýzla meydan bölgesini Silin-dirik Deniz'e doðru ilerledi. büyük fenerini yaktý ve bilim istasyonunun ka a bir yanýt bulmak umuduyla meydanýn çevresinde dolaþtýrdý. meydanýn ortasýna otuz kýrk aklýktaki bir yerde ufak bir metal yansýmasý yaptý Takagishi içgüdüsel olarak bu yansýmanýn a ketinden geldiðini biliyordu. Takagishi kalbinin sesini duyabiliyordu. Ses yoðunlaþýp dokunaçlarýn üçü ona dokunmak için uza uvarlarý dayanamadý ve ölmüþ olarak bu garip yaratýðýn üstüne yýðýldý. Üstü yumuþak ve tüylüydü. Tam meydana gelmiþti ki. Siyah ve altýn ip kaybolmuþtu Meydan sessizdi Ta-kagishi fenerinin ýþýðýný kalýn ipin en son daki yere tutarak barakaya yaklaþtý. Köþeyi döndü ve fenerini barakanýn içine tuttu. Takagishi çantasýna uzanarak üzeri yoðun þekild ktronik aygýtlarla dolu. büyük bir bilimsel buluþun sýnýrýnda olduðunun farkýndaydý Ayný zamanda deydi Ýçindeki güçlü kaçma arzusuyla savaþarak. altýgen bir levha çýkardý. onu býrakmýþ olduðu yerden kaybolmuþ olduðunu görmesi ka i. ç ntasýndan gelen bip-bip sesi dikkatini daðýttý Hemen. ince. az öýýce meydana býrakmýþ olduðu bilims n düzensiz 276 New York Kaþifi çalýþtýðýný belirten alarmý kapattý. Kaçma J77 RAMA-II arzusuyla yeniden savaþtý. Tam bilimsel aygýtlarýn düzenli kontrolüne baþlamýþtý ki. sekizyüzeylinin karþ aki meydana döndü. Altýna dokunmak için ters çevirmeye çal kýmýldamaya baþladý. New York'ta tam bir sessizlik vardý. Siyah ve altýn dokunaçlardan oluþan bir küme ýþýðýn altýnda kývrýlýp duruyordu. Dr. General O'Toole?" "Yalnýz mýsýnýz?" "Elbette. Dr. Ses kesildi. Takagishi sessizce iki caddeyi geçti ve kizyüzeylinin çevresinden dolanarak sese doðru ilerlemeye baþladý. Bu k adar erken neden aradýnýz?" "Siz uyurken COG Askeri karargahýndan þifreli ve çok gizli bir haber aldým. Bilimsel aracý sekizyüzeylinin üç v t metre önüne koydu ve sonra on dakika kadar alýcýsýyla bütün bilimsel aygýtlarýn düzenli çal ." "Ne demek istiyorsunuz?" "Bu hat güvenli mi Amiral? Otomatik kaydediciyi kapattýnýz mý?" "Þimdi yaptým. Brown'la buluþmama daha bir saat var. Korkmayacaktý Ayaklanna baraka yönüne doðru yürümelerini emretti. Dr. Hýzla ona doðru gitti. Dizlerinin üstüne çömelerek elektronik aygýtlarý kontrol etti Görünürde bir hasar yoktu. Iþýk.ný parçalara bölen." "Ýki soru sordular. Takagishi. Borzov RQ'sunu kimseye söyle278 . Kalýn ipe dokundu. ______________33______________ KAYIP "Amiral Heilmann?" "Evet. Yüksek frekanslý bir aðlama sesi kulaklarýnda patladý Takagishi omzundan geriye bakýnca yýldý pmýþ gibi oldu. Feneri söndürdü ve sessizce ca n ortasýnda durdu. Takagishi bekle at bu kez ses tekrarlanmadý Kendini yatýþtýrmak için derin bir nefes aldý ve cesaretini toplamaya çalýþtý Bir þekilde mer sunu yendi ve Dr. Birkaç saniye sonra baþka bir s Takagishi bunu birinci sortiden tanýyordu. Takagishi onu hemen elinden býraktý ve onun barakaya doðru yavaþça kaym edi Harekete fýrçalarýn metale sürtünme sesi eþlik ediyordu. Gözleri dýþarý fýrladý. Fenerini meydan yönünde yaktý. ipe benzer bir nesne fark etti Bu þey siyah ve altýn rengi çizgiliydi ve yirmi metre kadar uzanarak üç metre yükseklið nde garip bir metal barakanýn arkasýnda kaybo luyordu. Birkaç dakika sonra fýrça sürtünmesi yeniden baþladý. Dr. zen ustasýnýn bahçesinde yaptýðý gü asyonlanný anýmsadý. Altýgen levhanýn. çok sayýda. Takagishi bilimsel araçlara ne olduðunu öðrenmek için. Üçlü grup hakkýnd Durumu bilmek istiyorlar. arkasýndaki meydandan kýsa fakat yüksek pat sesini duyduðu zaman ikinci eþmerke zli çemberin ortalarýndaydý Arkasýna döndü fakat kýmýldamadý. metal fýrçalarýn sürtünmesi ve derinden gelen yüks k frekanslý þarký. alçak.

" Toplantý boyunca Francesca Sabatini sessiz ve kaygýsýz görünmüþtü Janos odayý terk ederken. "O zaman. Brown ile konuþmadýðýnýzdan emin olmak istedim. Özellik e bu konuda kiþisel bir araþtýrma yürütürken. Neden bana bu sorularý soruyorsunuz?" "COG Askeri karargahýna yanýtýmý kodlarken. bunun nedenini öðrenmemiz gerektiði konusunda Borzov' fikrine hâlâ karþý mýsýnýz? O zaman.." "Beni kesinlikle korkuttu. Janos. onun talebiyle General Borzov'un personel atamalarýný deðiþtirmesinin ola naksýz olduðu gerçeðini söyleyince. tam da bu anda üçlünün durumunu neden sorduklarýn için izninizi istiyorum. aklýndan. eðer gelirlerse Janos Rama'da "güneþin doðuþunu" seyretmek istiyordu. "Neden bu kadar sakinsin?" demiþti." Otto Heilmann. "Kontrat teþvik edici ödüllere güle güle diyebiliriz. Eðer Rama'yý boþ ma emri onaylanýrsa. Yanýtýmý kodlamadan önce sizinle konuþma ler Sizce bunlarýn anlamý ne?" "Bilmiyorum. Janos. Bütün ISA yetkilileri ilk fýrsatta Rama'yi boþaltmamý ýsrar ediyorlar Önce mürettebatý birkaç saat dinlendirme fikrimizi bile beðenmediler Bu kez kararlarýný deðiþtireceklerini pek sanmýyorum. hareketsizdi Janos fenerini yakarak. kafese konmuþ olan biot. þafaða on beþ daki kendi kendine güldü. yeng u Newton'a nakletmek için yapýlmasý gereken iþlerin bir listesini yapýyordu. Üçlüyü hangi þartlarda çalýþtýracaðýmýz hakkýnda.Kayýp yemeden mi öldü? Mürettebat arasýndan kimse Üçlüyü biliyor mu?" "Her iki sorunun da yanýtlarýný biliyorsunuz. günbatýmýndan önce ayrýlmýþ olacaklardý. D own'un onu azarladýðýný duymuþtu. diye düþündü. Eðer tehlike-deysek. Amiral Heilmann'a.. sanýrým bunu yakýnda öðreneceðiz. Nicole bir þekilde S t-Hegenest projesini öðrendi ve dördümüzden de mi kuþkulanýyor? Ýlk kez. Þafaktan sonra kahvaltý edebilirdi. General. Fakat Üçlüyü düþünmeme yol açacak bir noktaya kadar deðil Acaba bi ilmediðimiz bir þey mi biliyorlar?" "Þey." diye yanýtlamýþtý. Acaba. Janos çaresizce. Dr." "Amiral. Janos. ýþýklarýn da zaman leri konusunda bir kesinlik yoktu. Beta kampýndan ayrýlarak denize doðru Iþýk patlamasýný beklerken." "Korkarým sizi anlayamýyorum. Saatini kontrol etti. Michael Fakat bu soruþturmalarýnýn tümüyle sýradan olduðuna bahse girerim " 279 RAMA-II Janos Tabori. önceki gün arkadaþlarýndan kaçýrýldýðý gibi." diyord rini deðiþtirmesi için onu ikna etmelisin. yolculuk sýrasýnda General Borzov' artýþmayý hatýrlýyor musunuz?" "Biraz Neden?" "Üçlüye baþvurulmak istendiði takdirde. Kulübesinden yüz metre ötede. Rarna'nýn içi hâlâ karanlýkken uyandý. cep bilgisayarýnýn hafýz ltma iþlemlerini gözden geçirdi ve biotla ilgili yeni iþleri de ekleyerek güncelleþtirdi. Michael Belki Dünya'da birileri sinirlenmeye baþlamýþtýr. Her iki halde de onun ne düþündüðünü öðrenmeliydi Kafasýnda k oðan ve sonra aklýna takýlan tuhaf bir fikir doðdu." "Dr. Biotun yerini deðiþtirmemiþ olduðunu anladýktan sonra. Dünya büyük bir tehlikenin kaçýnýlmaz olduðuna kar olarak bunun nedenini öðrenmenize gerek olmadýðýný söylemiþtiniz." "Ek bilgi isteyebilirsiniz. bunu bilmek hakkýmýz. Brown öfkeyle. belki de Valeriy Borzov'un aðrýsýnýn doðal olup olmadýðýný merak etti David B ilk sorti süresince Newton'da kalacaðýný öðrenmesinden iki saat sonra dördünün yaptýðý o gür dý. Nicole ile geçen akþam yaptýklarý görüþmenin sonlarýný düþünmekte Nicole'ün General Borzov'un öldüðü geceki aðrýsýnýn olasý nedeniyle ilgili rastgele yaptýðý a olmayan bir þey vardý Janos saðlýklý apandisiti berrak bir þekilde hatýrlýyordu ve ilk tanýn lduðuna kuþku yoktu Fakat neden Nicole ona bir sonraki ilaç tanýsýndan bahsetmemiþti. Dr deþ Jardins'in ya ona olan gü280 Kayýp venini kaybettiði ya da kendisine sormadan General Borzov'a onun ilaç vermiþ olabileceði ni düþündüðü sonuçlarýna vardý. Rama zaten ortaya o kadar çok sürpriz çýkarmýþtý ki. sert ve saydam kafesten içeriye tuttu v e gece boyunca bi-otun hareket etmiþ olduðunu belirten bir iz var mý diye baktý. "Senin de herkes kadar kaybýn olacak Yoksa benim bilmediðim bir planýn mý var?" . Wilson'ýn ölümü onlarý muþ olabilir. Uçuþ elbisesini giyerken. Rama'nýn günlük devrinin düzenli olduðu düþünülürse. eðer. Brown. Fakat. "Onunla konuþmalýsýn Otto. Hayal kýrýklýðý içindeki Dr. Otto.

Genera orzov'a apandisit belirtileri oluþturacak bir þey vermiþ olmasý olasýydý. Za ten. Takagish erede?" diye safça sordu. J nos her yöne bakarak ve muazzam yapýdaki çanaklarý inceleyerek. Dr. Wa kefield. Takagishi'n olan hayranlýðýný herkes biliyordu. "Bu yayýný acele yanýtlamanýza gerek yok." diye Nicole sesinde ýsrarcý bir sabýrsýzlýkla sordu. bu. "Bilim adamlarýmýzdan biri kendi baþýna bir sabah ge zintisine çýkýyor ve þirket doktoru paniðe kapýlýyor. ben Amiral Heilmann. fakat durum ne olurs a olsun dinlemek zorun282 Kayýp davdýnýz. Ne garip ki. "Size bunu iki kez açýkladým. Brotvn'la tam bir fikir birliði içindeyim. omuzlarýný silkerek. her zaman olduðu gibi gözlere bir ziyafet çekerek. Fakat bu gruplamanýn bilerek yapýldýðýný sanmýyordu. Onu bulduktan sonra Rama'yý çok büyük bir hýzla boþaltacaðýz Ve son sorunuzu ya k gerekirse. "Kahretsin Otto. Bu durumda. ISA yetkilileriyle yaptýklarý bitme z görüþmelerden birine daha baþlamak için." dedi. Richard Wakefýeld iyi niyetle "Burada neler oluyor?" diye sordu. Ýsterseniz verici bölümü kapatabilirdiniz. Mürettebatýn her üyesi. "Herhangi bir þeye geç kalmasýný en son beklediðim mürettebat üyesi " Janos Tabori." derken katlanýr iskemlesini iterek kalktý. "Þu bür krat budalayla sen konuþ. Irina "Dr. Taka-gishi'yi aramanýn en etkin yolu. Lütfen bize iyi olduðunuzu söyleyin de kahvaltýmýzý bitirelim. Bir sonraki mesajýnýz gelinceye k dar arama çoktan baþlamýþ olacak. . Takagishi'nin son z New York'u ziyaret etmeyi deneyebileceðini düþünmediði için kendisini eleþtiriyordu. Dr. Nicole'ün midesindeki yanma hissi kocaman bir düðüme dönüþmüþtü. bulunmasý en olasý hedef olan New York'a gidecekler. Brown. hayýr." Telsizini açtý. hem de yüz mil yon kilometre uzaktan. o gülümseme aklýndan çýkmýyordu. soruyu soran Irina Turgenyev oldu. baþýna çok feci bir þey gelmiþti. "Takagishi-san. bu kez yiyecek ve su gibi k isine gerekli malzemelerde kýsýntý yaparak. þaþýrmýþtý. yaralý veya hasta Ta-kagishi'ye gerekli olac aðýný düþündüðü þeyleri aldý. ilk fýrsatta Francesca ile konuþmaya karar verdi. yanýnda bir telsiz taþýmanýn neredeyse zorun u bir þart olduðunu bilirdi. yavaþça çevresinde döndü. "Onu aramalýyýz." diye mýrýldandý. fakat. bütün aðýr malzemeyi topa rlayacak. Takagishi. Fakat böyle çok. sadece onlarýn görev sonrasý medya projelerinin deðerini arttýrmak için yapmý miydi? 281 RAMA-II Rama yeniden." Janos bir dakika sonra döndüðü zaman. Sabatini ve deþ Jardins buzu aþara agýshi kendi isteðiyle gittiyse. Kiþisel eþyalarýný toplamayý gözü kapalý bile yapabilirdi. Kahvaltýsýný bitirmeden hemen ayaða k alktý. " Nicole deþ Jardins midesinde ani bir yanma hissetti. Francesca'nýn gülümsemesini." diyordu. Rama'nýn boþaltýlmasý kararýna uymamak için mürettebatýn düþündüðü bi Amiral Heilmann'a döndü ve mikrofonu ona verirken. Nicole'ün. Turgenyev ve Yamanaka onu helikopterlerle arayacaklar. Kozmonotlar neredeyse kahvaltýlarýný b itirmiþlerdi. aslýnda. tüm kullanmaktýr. "Yoksa ayrýlacaðýmýz zaman hazýr olama Diðer kozmonotlarýn hepsi Nicole'ün heyecanýný fark etmiþlerdi.Janos. diye kendine söylendi. "Alarmýný duymamýþ olmalý. Maxwell. David Brown çileden çýkmýþ bir þekilde. çok kýsa bir an için görebilmiþ ve o anda kendisine. Maxwell. Francesca'nýn ilaçlar konusundaki bilgisiyle. Brown ve Amiral Heilmann. ilk araþtýrmada Brown ve Sabatini'nin onunl a araþtýrma bölgesine gelmelerinde þaþýlacak bir þey yoktu. masayý çoktan terk etmiþlerdi." 283 RAMA-II Çadýrýna dönmüþ olan Nicole büyük bir dikkatle týbbi malzemelerini topladý. Art pýrýl parlarken. ebatýn bir kýsmýný boþaltmanýn bir mantýðý yok. "Alo." Uzayan sessizlikte." Uzun bir sessizlik oldu. Japon bilim adamýný bulmak için yapacaklarý yolculuk a da düþünceleri karmaþýktý. "Ýyi misiniz? Lütfen ya verin. ben Wakefield." Bir an durakladý. Hiç olmazsa onu bulduðun zaman hazýr olduðuna emin ol. ço r sahtekârlýðý. böyle uzun gecikmeler içinde gerçek bir tartýþma yapamayýz. Dr. "Gidip onu kontrol edeceðim. kaygýsý belli oluyordu. Fran ca'nýn tuhaf bir özgüven içinde olduðunu söylemiþti Þimdi. Dr. Planladýðýmýz þekilde hareke Kozmonot Tabori burada benimle Beta'da kalacak ve biot dahil. Bu görevi bizden daha iyi yönetebileceðini sanýyor." "Dr. "Orada deðil. n yseniz. Dr." dedi. Bir ha a daha yaptýn. Ben araþtýrmanýn eþgüdümünü saðlayacaðým. Kozmonot Tabori Rama'da þafaðýn sö lerken. bir anda ýþýklara boðuldu.

makinelerle. saðgörülü baþka þeyler hakkýnda ne dersen de. Nicole. "ve hiç umrunda da deðil Elektrikli bir arabayý bile kullanamadýðýný söylesem in ir kez onun basit bir yemek üretim robotunu yarým saat seyrettiðini ve tüm denemelerine karþýn onu bir türlü çahþtýramadýðýný gördüm. Deneyciler." Wakefield bocaladý. "birkaç dakika önce bana iyi bir fikir gibi gel iþti. belki biriniz bana. þaþkýn ve sýkýntýlý bir þekilde. yani. Richard onun yanýna gelerek Prens Hal'in kalçasýn-daki minik klavyeyi gösterdi. "Yok artýk Francesca. Takagishi kendi baþýna hareket etmeye karar v erdi?" ." Nicole küçük prens ve çubuðu uçuþ elbisesinin cebine yerleþtirirken. iletiþim araçlarýný ve Newto görüntü iþlem sistemlerini kullanabiliyor Herhalde büyütüyorsun." Richard canlanmýþtý." dedi." Nicole hafifçe kýzardý. "Oh." derken Richard ona iðne büyüklüðündeki bir çubuk uzattý. ya hain dükler veya kontlarla savaþmaktan ya da harikulade Fransýz prenseslerine kur yapmaktan hoþlanýr. karmaþýk ayrýn ledi. "Sana bir þey getirdim. hareket için 'A'ya basarsan sana hünerlerini gösterir . "Neþeli akþamlarýnda." "Haydi. Francesca kesik kesik gülmekten kendini alamadý ve. "Birçok ko muta yanýt verir. ne de güvenen o soyut bilim adamlarýndan biriydi. "Kaygýný anlýyorum." Çadýrdan b çýktýlar. "Bu büyük incelik. Francesca. 285 RAMA-II 34 TUHAF ARKADAÞLAR Dr. peþ peþe þanssýzlýklarýmýz n de düþündüm ki. Nicole. ne yapmalýyým?" diye sordu. Dünya'da birçok insan Japon doktorun Kamalýlar tarafýndan kaçýrýldýðýna inanýyormuþ. pek de önemli deðil. Richard." diye Richard devam etti." Nicole þaþýlacak biçimde duygulanmýþtý. "Elbette. Ba sýlý makalelerinden çoðu. "Teþekkür ederim Richard .. Nicole. "Kesinlikle hiçbir fikri yok. þu çýlgýn Japon bilim adamýmýzýn gece yarýsý kamptan uzaklaþmasýnýn ned ilir. evet. "Prens'in bilmem gereken özellikleri var mý?" diye gülümseyerek sordu. Richard. "Bu her anahtar d tam olarak uyar. Neden Dr." diyordu. Yalnýz." 286 Tuhaf Arkadaþlar "Maxwell'in asistaný. biliyorsun." Ýki kadýn buzmobilin ön koltuðuna yerleþirlerken. Richard. demek istiyorum. sal konulardaydý. Ne de olsa tüm mürettebat bilgisayarlarýný. dalkavuk geveze Mills'e göre." Kozmonot Wakefield elini açýnca Nicole.. Prens Hal'in heykelciðini tanýdý. "Cesaret. bazen biraz þans 284 Kayýp hepsinden daha önemlidir. Küçük heykelciði Wakefield'dan alarak." diye Ýtalyan gazetec i yanýtladý. Gülümsedi ve utangaç bir þekilde "Þey. Eðer kuramlarýndan birinin. "Þey. buzmobilin çalýþmasý hakkýnda Dr Brown'a bazý masum sorular sorunca. o varlýðýna katlanýrdý. Konuþmak için 'T'. David Brown arka koltuða kendini býrakýrken derin iç geçirdi "Elbette. Brown tüm mühendislerin fazlasýyla büyütülmüþ marangozlar veya su tesisatçýlarýndan baþka larýný düþünürdü. "Ne var?" dedi. ama þimdi aptalca -hatta belki çocukça görünüyor." Konuþmanýn gidiþi hafif ve zararsýzdý. Brown. "B u kadar kötü olamaz. ciddi ol. makineleri ne seven. daha da kötüsü mühendislerle uðraþmak zorundaydýla r. "Bir þans týlsýmý sanýrým. ya þiþman þövalyeler ve diðer tatsýz k anelerde geçirmekten. "Eðer kendimi yalnýz hisseder ve prensin beni eðlendirmesini isterse m. sizler gibi iki olaðanüstü kadýnýn konuþacak daha önemli þeyleri vardýr . deneysel bilimin ayrýntý ve biçimciliklerinden nefret ettiði için." diye Nicole onun sözünü kesti.Nicole kulübeyi terk etmek üzereyken kapýda Ric-hard Wakefield'i gördü." Nicole onun sað elinde bir þey tuttu rk etti." dedi Nicole. "Ýçeri geleb lir miyim?" diye sordu. Dr. gerçek bir veriyle kanýtlanmasý gerekiyorsa. Yanýnda w York'a götürürsün diye düþündüm." "Tekrar teþekkürler. kendisine özgü olmayan bir kararsýzlýkla içeri gird eyiþten sonra.

"Bu iþi nasýl becerdiðini anlayamýyorum" dedi. "Kozmonot Tabori ve ben General Borzov'un ölümüyle ilgili olar ak konuþuyorduk ve aðrýsýnýn nedeni konusunda fikir yürütmeye baþladýk." dedi. Fakat Dr. "COG Yürütme Konseyi. Brown ve Sabati-ni'ye. bu olaya bir ilaç tepkimesinin karýþtýðýna ýnanýyormuþsun. Konuþmak için Ni-cole'e dönmüþtü." David Brown iki kadýna boþ gözlerle bakýyordu. diye Nicole düþündü. "Programlanan araþtýrma sürecinden ötürü sabýrs New York'un önemine ne kadar hararetle inandýðýný biliyorsunuz. Nicole Yine de. David "bize Dünya'daki karamsarlýðý anlatýyordun. Bize eve dönme emri verileceðini mi düþünüyorsun? dece bu sortiyi mi durduracaðýz?" Dr Brown þaþkýn bir duraksamadan sonra." dedi." dedi." diye Francesca ortaya laf attý ggie Wilson da. Ancak. Eðer yanýlmýyorsam bayan gazetecimizin daha sorusu var. Nicole'ün açýklamasý Francesca n etmemiþti. "Bunca zaman geçmesine karþýn. Francesca onu aþaðýlayan bir ses tonuyla "Evet. Göz kýrpmadan bakýþlarý karþýsýnda Dr. "Francesca bana. Takagishi'nin kalp sorunundan bahsetme e zorluyor. "Ünlü yaþam bilim subayýmýzdan" diye Francesca yanýtladý. "Acaba bir þey ini duydu veya gördü?" "Belki de baþý aðrýyordu veya baþka bir nedenle uyuyamamýþtý. eðer ger k. diye kendine söyledi. Almýþ olduðum uyku hapýný o kadar çabuk tanýmlamandan çok etkilenmiþtim. Silindirik Deniz'in her iki yanýndaki görkemli uçurumlara ve önündeki Ne w York'un gökdelenlerine baktý. Dr. Biz insanlarýn hiçbir zaman ayný 288 Tuhaf Arkadaþlar yönde olamayýþýmýz ne yazýk. Brown yorumunu bitirdiði zaman geçici bir sessizlik oldu." "Bu." 287 RAMA-II Buzun üstünde muntazaman ilerliyorlardý. Yani bu keskin aðrýnýn nedeni baþka bir þey olmalýydý. Brown. Pek güçlü bir düþünce deðild Dr. "Tanrý aþkýna sen neden bahsediyorsun?" dedi.. Rama muhteþem bir dünyaydý. baþýnýn onu rahatsýz ettiði geceler çevrede sinsi sinsi dolanýrdý. Brown tam anlamýyla afallamýþtý.. Maxwell'in þu anki tahminine göre. "Bunca zaman geçmesine karþýn. D a bakmak için döndü. "Janos Tabori. Francesca ve Dr. Francesca'nýn kendini zorlamadan hislerini saklayabileceðini biliyord u. fakat sanýrým sen. Ýþt bir boþaltma emri geleceðinden haklý olarak emindi Tekrar içeri döndüðümüz zaman da. Son konuþmalarýn bir kelimesini bile anlamamýþ havanýn gerginleþmesi onu þaþýrtmýþtý. Özel yaþamýma böyle bir müdahale. Nicole çevresinde kilometrel erce uzanan buza. bu iki arkadaþýna güvenmemesini söylüyordu. þu son iki cümle çok akýcý." Dr. bu konuþmalarýn prova edilmiþ olup olmadýðýný anlayabi eðinden emindi. Brown rahatlamýþ görünerek hemen konuyu deðiþtirdi. hýzla sözünü keserek. Nicole yumuþak bir sesle. kullanmakta old uðu baþ aðrýsý haplarýnýn Wilson'ýn dengesizliðini þiddetlendirmiþ olabileceðini düþündüðünü rsun. Sonsuzlukla karþýlaþtýktan zaman bile.. Brown'a güvensi zlik duyduðu için bir anlýk suçluluk hissine kapýldý. "Ne de olsa ap iti son derece saðlýklýydý. "Senin de açýða çýkmasýný istemediðin sýrlarýn var.Nicole yavaþça.. Frances-ca'nýn sözlerine vereceði yanýtý hazýrlar . Nicole Francesca'yý izlerken onun arka koltuktaki Dr. Konuþma." Nicole'ün doðal dürüstlüðü onu. Dünya'nýn Wil-son'ýn ölümüne gösterdiði te Frances-ca derin düþünceler içindeydi. Onu pek doðru anl im. Brown." Francesca da. fakat önsezisi de ona. bu hafta sonu için özel bir top antýya çaðrýldý. Brown 'un anlattýklarýný dinlemediðini görüyordu." dedi. "Dr. Brown'un yüz ifadesinden. Fak onlarý þu anda sormayacak. "H azýrlýksýz iþ yapan biri gibi görünmüyordu. çocu kimse tarafýndan bilinmemesi sana ilginç gelmiyor mu?" Nicole derhal Ýtalyanca. Silindirik Deniz erimiþ olabilir ve New York'a ulaþmak zorlaþabilirdi." diyordu." dedi. Brown hafifçe kýpýrdandý." dedi. "Sinyora Sabatini." Kýsa bir duraksamadan sonra Francesca. Ýtalyanca olarak. sanki önceden tasarlanmýþ gibi. sýkýþtýrýlmýþ videolarda bile meþrul aman meydana geldiðini sezinleyebilmek için de dahi olmaya gerek yok." dedi. b u konu sizi hiç ilgilendirmez. "Ýlaçlardan bahsetmiþken. "Sadece sana hatýrlatmak istedim Nicol e. ana hedefleri aþaðýdan gelecek tepkileri her zaman en aza indirmek olan bir grup hükümet yetkilisinin tipik bir aþýrý tepkisi olur" diye Francesca fikir yürüttü "Tarihte ilk yeterince hazýrlanmýþ insanlar. diye düþündü. B orzov'un ölümüyle ilgili olarak yaptýðýnýz görüþmedeki bir þeyden bahsetti. Wilson olayýndan sonra. "size daha önce de söylediðim gibi. 289 . Konuþmamýz denlerden birinin de ters ilaç tepkimesi olabileceðini söyledim. bizden projeyi terk etmemiz i tenecek. görünürde o derece normal tonda ve sýradand kuþkulanmak için belirgin bir neden yoktu. Francesca birden sessizliði bozarak." David Brown öne eðilerek Nicole'e "Bu arada. "Benim bir fikrim var..

fakat. Francesca'nýn. Buna karþý o da video çekimine katýlmay rek sinirlenmiþ olduðunu gösterdi. Yamanaka'nýn helikopterini geri ça ir dakikaya kadar burada olur. Brown ile yaptýðý konuþmanýn sonunu dinlemedi.. büyük bir trajediye tanýk olduk. Cep bilgisayarýndaki haritalara baþvu am geometrik merkezine doðru gitmiþ olmalý. Tabori tüm kafesin çevresini saracak daha büyük. kiþisel kýlavuz ktan umutsuzca kaybolmuþ olacaklardý. Otto Heilmann'ýn sesini telsizden son kez zorlukla duyduklarý zaman. Hayal güçleri yok. Tabori'ye yardým etmesi için. gizemli ada þehir New York'un kenannda duruyorum Bu noktaya çok yakýn bir yer de... "Ayrýca büyük haberlerimiz var." . Nicole Frances-ca'yý duymazlýktan gelerek. "araþtýrmamýz sonsuza kadar sürecek." dedi Nicole. _____________35_____________ ÇUKURUN ÝÇÝNE Sokaklarýn þaþýrtýcý labirentinde sadece yirmi dakikadýr yürüyorlardý. ayný son. bu haftanýn baþlarýnda. neden siz bir noktada durmuyorsu nuz? Böylece Francesca ve ben. Nicole en yakýn merd nden týrmanarak gökdelenler þehrini seyretti." Duvarýn üstündeki hakim noktadan. Brown' man kaybý konusundaki yakýnmalarýna aldýrýþ edilmedi. Belki de siz d oðru iz üzerindesiniz. "Profesöre ne oldu? Telsizle çaðrýldýðý zaman neden yanýt vermiyor? Dün. Herhalde benim Borzov'daki ilaçla ilgili kanýtým olduðunu sanýyor. Tak agishi'den bir iz yok." Nicole. Fakat biz.. Buzun kýyýsýna vardýklarý zaman. Wakefield ve Turgenyev Kuzey Yarým silindirinin üçte birini bitirdiler. Dr.. karþýnýzdaki haberciyi kurtarmak isterken roverin içinde sýkýþýp y arýn güçlü kýskaçlarýndan kaçamadýðý.. dikkat. Dünya'daki milyonlarca izleyiciye o anýn duygusallýðýný anlattýðýný duyabiliyordu. Araþtýrma için tam bir planlarý yoktu. Wakefield'den acele bir haber var . Ami al Heilmann'ýn "Dikkat." Dr. Dr. Otto. masum ziyaretçileri boyun eðdirip sonra yok eden karmaþýk bir tuzak mý yara ttýlar." "Görüntüler?" Francesca Sabatini telsize baðýrdý. güney uçurumunun ötesinde görebiliy Geçici olarak kurduðumuz kulübenin her yerinde dolaþýyorlar. "Örümcekler. "Lütfen tekrarlar mýsýn?" "Yamanaka. daha geniþ bir kafes yapmaya çalýþýyor. ikisi de güney kutbuna doðru ilerliy ar. diye Nicole düþ hdidin mantýklý bir baþka açýklamasý yok. iki yengeç biotu da bir þey tamir etmiþ olmalý.." diye Amiral Heilmann'ýn bir sorusunu yanýtladý. Nico-le'ün Dr. "Laura Ernst'in inceledi cek biotu hatýrlýyor musun? Ýþte." New York'taki üçlü tarafýndan zor duyulmasýna karþýn. Arkasýnda ve altýnda. "Son yayýnýmý aldýnýz mý?" "Korkarým hayýr. Dr. Brown iki uzun binanýn arasýndaki boþluða yürürken. on dakika sürdü. Ta-kagishi.. "Bu hýzla. Dünya'daki politik þey yokmuþ gibi davranýyorlar. onlardan altý tanesini. Brown. Takagishi 'nin hangi yöne gitmiþ olabileceðini düþünmeye çalýþtý." dediðini duydular. Ayrýca.RAMA-II baþka bir zekâ tarafýndan yapýlmýþ bir aracýn içini araþtýrýyorlar. Br aþtýrma grubuna yayýn gücünün yeterli olduðu yerlerde araþtýrma yapmalarýnýn yeterli olduðunu du. çaðlar önce bu þaþýrtýcý araç» Çukurun Ýçine yapan uzaylýlar. Rama i? Acaba. gazeteci Reggie Wils yaþamýný tehlikeye atarak. "Görüntü alýyor musun?" "Neydi bu? Özür dilerim. Bu durumda onun ayak izlerini baþka yerde aramalýyýz. Þehirlerden birine gitmedikçe daha kuzeye git291 RAMA-II mesi pek olasý deðil. "Burada. Sadece sokaklar da rastge-le biçimde aþaðý yukarý yürüdüler. Wakefield'in Ýngiliz aksanýnda yanýlmak sýzdý. . Acaba. garip bir ses d uyduk. Kaçma letleri kafesi ancak çizebildi. Dr Takagishi'nin geometrin in bir anlamý olduðundan kuþkusu yoktu. diye sonuca ulaþtý. Beta kampýndan geçen gece tek baþýna ve izinsiz bir araþtýrma yapmak için ayrýlan prof hedefinin New York olduðundan kuþkulanmak için nedenimiz var. Þaþýlacak þey.." diye Dr Brown yanýtladý. bizim esir biotun ölü a daþlarý. Francesca'nýn Dr. onu mikrofona veriyorum. Francesca hazýrlýklarýný tamamlarken. Dr. Ancak. üçünün kayýp arkadaþlarýnýn "yabancý þehirdeki araþtýrmasý" ncesca'nýn robot kamera ve ses donanýmýný hazýrlamasý. bir dakika.. seni duyamadým. Bunu kesin olarak bilmiyoruz. Yakaladýðýmýz biot iki dakika önce kýmýldamaya baþladý. Kozmonot Wakefield ve ben. Her üç dört dakikada bir Amiral Heilmann. Kafasý hâlâ önceki k takýlýydý.

Onla . görüntü."Francesca görüntü çekip çekmediðini soruyor" diye Amiral Heilmann açýkladý "Elbette.. Francesca Nicole'ün yanýna döndü "David helikopteri onunla buzmobilin yanýnda buluþmasý için arýyor. bu durumda kozmonot deþ Jardins yalnýz kalýrdý. vay . Francesca gülümseyerek. Ýkisi de kendisinin geriye gitmesinin daha önemli olduðu konusunda tartýþtýlar. Bu kadar hýzl bir þeyi hayatýmda görmedim . Nicole onun ruhsal durumunu anlayamýyordu. Ýkisi birden ew York'u terk ederlerse ne olurdu? Hayýr. Takagishi'nin yazgýsýna en küçük bir ilgi bile duymadýklarý belliydi. kýzgýn bir þekilde baktýysa da hemen yumuþ Francesca katý bir þekilde. Brow da araþtýrmanýn "asýl" bölgesinden uzakta olduðundan dolayý kaygýlýydý. Brown. "Dünya'daki þu piçlerin sorularýný da yanýtlamak dahil. "demek bizim münzevi yaþam bilim subayýmýz sandýðýmýzdan da çok þey biliyormuþ. Francesca Sabatini ve David Brown arasýndaki konuþmayý dinlerken iyice afallamýþtý. her þey birkaç s aat içinde yatýþtýktan sonra. Eðer gerekliyse. belki de ölmek üzeredir." 292 Çukurun içine Amiral Heilmann kayýp kiþinin durumu hakkýnda son durumu Wakefýeld ve Turgenyev'e tekrar ladý. Nicole diðer yola döndü. "Size bir þey söyleyeyim mi." Araþtýrmalarýnýn ilk saati boyunca iki kadýn çok az konuþtular." dedi. Dr. "Yaklaþýk iki kilometre güneyde ve buzmobilin dört kilometre doðusundasýnýz" dedi. gidecekleri yollar icole'ün seçmesine itiraz etmiyordu.. Bana emretseniz de výz gelir. daha iyi bir ad bulamýyordu. Takagishi'yi arama çalýþmalarý. Sonra Richard ona yakýt tazelemek için Beta'ya döneceðini bildirdi." diye David Brown New York'tan baðýrdý. "Vay. helikopter seni almaya geldiðinde oraya senin yerine birisini yollarýz." Nicole. Francesca." diye baðýrdý. "Meslektaþlarýmýzdan biri kayýp ve büyük olasýlýkla yardým acý var. Öðle yemeði için durduklarý zaman. "Bu labirentte yavaþ ilerliyor. David Brown'un konuþmasýnýn ortasýnda onun telsizinde ki konuþma düðmesini kapattý. Ben bir insanýn yaþamýnýn. Bu arada. her þeyi düþünür Beta kampýna dönmen gerektiðini düþünmüyor musun? Kozmonot Sabatini ve deþ Jardins. Nicole sonunda patladý ve onlara. Francesca hemen Beta'ya dönerek son flaþ olaylarýn hepsini toparlamasý gerektiðini söylüyordu. Her on beþ dakikada bir durup telsizle Beta kampýný a rayarak son konumlarýný belirtiyorlardý. "David'e araþtýrmamýzý dört saat içinde tamamlayýp kampa dönm hazýr 294 Çukurun Ýçine olacaðýmýzý söyledim.. "özel konuþmamýz gereke konu var. "Hem helikopterdeki otomatik görüntüleme sistemi. Ne de olsa yakýn arkadaþýz." diye Francesca ekledi. Kendim i büyük bir saman yýðýnýnda toplu iðne arar gibi hissediyorum. Belki o da onlarla birlikte gelirdi ve Dr. "Bunu konuþmamýz gerek. diye düþündü. Sinirlerine hakim olamadýðý için kendine kýzý likle onlarýn Schmidt ve Hagenest ile ilgili kontratlarýný bildiðini açýklamýþ olduðuna sinir ordu. Oraya kadar yolunu bulabileceði ne bana güvence verdi. Burada araþtýrmayý tamamlamak içi alýyorum. Brown. Takag i'nin araþtýrýlmasýna devam edebilirler. Richard Wakefield lara. Burada ben seninle kalarak Takagishi'yi arayacaðým Hiç olmazsa bu þekilde New York'u fotoðraf-layabilirim. hiç. yirmi metre ötedeki bir gökdelenin altýna giderek hararetli bi r tartýþmaya girdiler. hem bana bu sabah verdiðin el kamerasý sorunsuz çalýþýyorlar. Brown Amiral Heilmann'la telsizle konuþurken. aþkým. En azýndan benim önceliklerim doðru." Francesca'nýn konuþmasý tümüyle duygusuzdu." Francesca." dedi Riclýard." David Brown." "Bilmiyorum Otto. mevki ve h l bir medya projesinden daha önemli olduðunu biliyorum. Francesca'ya. "Þu anda Be-ta'ya dönmüyorum. "Asla." diye öfke içinde devam etti. ikinizin yaptýðý tek þey. 293 RAMA-II Belki yaralýdýr. Baýýa Janos'un söylemiþ olduðunu sanacaklar." Dav a tekrar Nicole'e baktý "Bize bir dakika baðýþlar mýsýn caným..". "Kendisini birkaç dakika sonra arayacaðýný söyle." dedi." dedi. Ý isinin de Dr. yeniden baþlatýlýrdý." Francesca ve Dr. Japon profesörümüzden bir haber var mý?" "Henüz yok. Dr. "Ya sen David?" diye Heilmann sordu. Yengeç bi-otlar þaþýrtýcý. sanki yüzüne bir tokat yemiþ gibi ir-kildi.. kendi özel þirin ayncalýk da tartýþmak Bu gerçekten iðrenç. Dr. "Bir þ y daha." Bir an nefes almak için durdu. "tüm yaþamým boyunca bu kadar bencilc .

"Sanmam. dedi kendine." dedi. Nicole köþeyi dönüp onun yanýna gelirken. bir buçuk metre geniþliðinde ve oldu di. Siyah damýnýn zirvesi rahatça yerden kýrk metre kadar yukarýda ve yüz metreden f azla uzunluktaydý." dedi." "Neredeyse dindar biri gibi konuþuyorsun. Her þey o kadar sakin. dýþandan içinin görünmemesine karþýn. kimse bir i olmadan bu kadar zaman ve çaba harcamaz. Aslýnda ne az bile." "Bu binalardan bazýlarý senin resimlerin olmadan anlatýlamaz. "Ayný oyunu baþka bir düzeyde oynuyorsun. ilk olarak ana meydana gitmiþlerd alçak yapýnýn olduðu açýk çembersel bir meydan bulmuþlar fakat meslektaþlarýnýn bir izine ra ardý.ilerlemelerini izlemekle görevlendirilmiþti.." Nicole elini sallayarak. Ambarýn içinde birkaç adým yür rek yeri iþaret etti. "Sanýrým art maskelerimizi çýkartýp birbirimizle dürüstçe yüzleþmenin zamaný geldi." diye yanýtladý." dedi. yansýtýcý gökde rece hassas hizalanmýþtý ki." 297 . rk'taki yolculuklarý sýrasýnda gördükleri þeylerden söz ettiler." dedi. hâlâ yüzeyin tam altýnda. Fakat senden gelecek bir itirafa ihtiyacým yok. Sadece benim ne kadar fazla bildiðimi öðrenmek istiy orsun. Yemeðinin kalan kýsmýný temizledi ve onla sisinin çöp cebine koyduktan sonra. "Hiçbir þeyi kabullenmek niyetinde deðilsin. "New York'un amaçsýz o duðuna inanmanýn imkânsýz olduðunu söylemiþti. tüm duvarlar ve çatý içeriden saydamdý. çok yüzeyliler. "En azýndan yirmi bin ilmeði ve elli metre yük lmalý. En büy aný her zaman meydanýn yanýnda olmak üzere. Biraz. o kadar yüksek. Francesca'nýn önünde yere oyulmuþ dar ve uzu n bir çukur vardý." dedi Francesca Nicole sessizce Ýtalyan meslektaþýný süzdü. Öðle yemeðine baþlarken Francesca. Þimdi de beni iðneliyor.. Neyi belirttikleri ni merak ediyorum.. Nicole. belki sekiz metre kadar. "Ýkimizin henüz bitirilmemiþ bir iþimiz var" dedi. "Verdin mi?" diye sordu. kare bir metal kutunun üstünde oturuyorlardý "Fotoðraflarým burayý ancak yakalamaya b adýlar. Bir iðinde. Örneðin. Yemeðini bitirdikten sonra arkadaþýna bakarak. "Sanýrým bunlarýn birini bile anlamaya çalýþmak." Ana meydanýn batý yönünde iki kadýn baþka bir eþsiz yapýyla karþýlaþtýlar. Takagishi'nin oraya gitmiþ olduðunu düþündüðü için. amaçlý bir tavýrla. Francesca. Kýsa bir sessizlikten sonra. Francesca aldatýcý bir dostluk tavrýyla. "Burasý insaný çok þaþýrtan bir yer. "Henüz deðil. neden bana doðrudan sormuyorsun?" Nicole düþmanýný birkaç saniye inceledi ve sonunda. "Hey. Rama'nýn geri kalaný' Belki." Nicole. Dibinin büyük kýsmý gölgeler içindeydi. Bilim ve teknoloji benim ya nýmda Sonunda gerçek ortaya çýkacak " Francesca rahatça. Þuna bak. her dilimde bir tane var. Ta-kagishi bana. Ayrýca. Nicole ona alaycý bir þekilde bakarken. "Dr." dedi. Francesca özellikle ana biri ki iki gök295 RAMA-II deleni birleþtiren. "Verdiðimi sanýyor musun?" diye Francesca cilveli bir sesle sordu. Am barýn içindeki bir kimse. eðer ediyorlarsa? Ve neden bulunduklarý yerlere yerleþtirilmiþler?" iki kadýn arasýndaki gerginlik. yabancý ki. Nicole onun yanýna geldi. artýk aklýna baþka bir gelmediðini itiraf etti. bütün çevredeki sokaklar da ambarýn içinden görülebiliyordu Nicole duvarýn öbür tarafýnda dururken fotoðrafý çeken Francesca. Çukurun duvarlarý herhan bir çentik izi görülmeden aþaðý yukarý uzanýyordu "Burada bir tane daha var ve þurada da bir tane. "Haydi gidip profesörü bulalým. "Harikulade" dedi. Fran le bunun optik bir aldanma olmadýðýndan emin olmak için sýrayla birbirlerini izlediler. Fakat. binanýn iki ucu d Ýkincisi. o kadar. bizler için çok gül dedi. kafese benzer bir düzenlemeye hayran kalmýþtý "O kafes ya da aða benzer þ y hakkýnda ne düþünüyorsun?" diye boþça sordu. taban hariç her yönü rahatça görebiliyordu. bastýrýlmýþ halde duruyordu. "Eðer öyleyse neden y apmýþým?" Nicole biraz durakladýktan sonra. "Eðer Valeriy B benim ilaç verdiðimden kuþkulanýyorsan. Belki de herkesin ne düþündüðüne de." dedi ve kutudan aþaðý atladý "Gerçek her zaman onu arayanlarýn g en kaçar " Gülümsedi. Uzaktan büyük bir 296 Çukurun Ýçine benziyordu. "Ana meydanýn tam doðusundasýnýz. Ambarýn iki özelliði özellikle büyüleyiciydi. Birincisi. Sonra Francesca ve Nicole diðer iki meydana da gitmiþler ve iki merkezi dilim bo yunca her yeri dikkatle taramýþ fakat bir þey bulamamýþlardý. "Devam etmeye hazýr mýsýn?" diye sordu Francesca.. Çukur yaklaþýk beþ metre uzunluðunda.

"Elbett e." dedi Nicole. Burada bekle" dedi 'ya." "Tamam. Takagishi'ye ne olduðunu açýklýyor -amba a da benzer bir þeyin içinde olmalý. Helikoptere yetiþmek iç meliyiz. Muazzam þimþekler bir sivri uçtan diðerine ar. Nicole kendini. "Birdenbire bu telaþ neden?" "Bulunduðunuz yerden Güney Kutbu'nu görebiliyor musunuz?" "Hayýr o yönde çok fazla yüksek bina var." "Küçük boynuzlarýn çevresinde garip þeyler oluyor." "Belki de þu çukurlardan birinin içindedir. ama bunlar neydi? Karýn üstü yatarak. "Þimdi artýk önemi yok. "Bir dakikada dönerim." dedi telsizine." diye baðýrýrken. Çukurun bir duvarýna çok yakýn olan kafasý. Nicole'ün arkasýndan yanýtlayarak. "Burada mýsýn Shig?" diye Japonca seslendi. çukurun içine daha rahat açýdan bakmak ve aþa lsiz kütlenin arkadaþýnýn vücudu ol299 RAMA-II madýðýndan emin olmak istedi. Siz hanýmlarýn ilindirik Deniz'in en yakýn noktasýna yürümeniz gerekiyor." diye baðýrdý. bütün bu nesnelerin anlamýný veya amacýný açýklayabilecek bir öykü veya bir eðitim kýlavuzu d buldu." diye Nicole heyecanla devam etti. çene yapacak zamanýmýz yok. týpký sürrealist bir dünyaya benziyor." Francesca.." diye Ni-cole yeniden baðýrdý Nicole. destek bulmak için elleriyle çukurun karþý duvarýna dayanýyordu. "fakat.. Takagishi'yi buldular. fenerinin ýþýðýna karþýn gölgeler Nicole'ün dibi görmesine engel oluyordu. ambarýn açýk ucundan dýþarý fýrladý. dokuz tane çukur var ta. 298 Çukurun Ýçine Etkileyici bir gösteri. Vücudunun geri kalan kýsmý havada asýlý duruyor ve düþm . böyle olmasý olasý." Ýletiþim aygýtýný kapatarak Francesca'ya döndü. Sersemlemeye baþladýðýný hissediyordu."Yüzü birden aydýnlandý. "Olaðanüstü bir ambarýn içindeyiz. Karanlýkta araþtýrma yapýyordu.. duvara karþý yaptýðý büyük kol baskýsý önlüyordu Iþýklar kýsa aralýklarla yanýp sönmeye devam ediyorlardý Nicole baþýný kaldýrarak. hepsi birbiriyle ayný biçimde yapýlmýþ. "Tamam. Orada bir þey vardý. " "Neden?" diye Nicole sordu. kozmonot Sabatini'nin ambar bölgesinden çoktan uzaklaþmýþ olduðuna karar verinceye k adar bir dakika kadar bekledi Kollarý hýzla yoruluyordu. Düþmüþ olabilir." dedi. garip yansýmalarýyla." Nicole ambarýn içine koþarak çukurlardan birinin yanýnda eðildi. Sadece ayaklan ve bacaklarýnýn alt kýsmý güvenli biçimde ambarýn yüzeyindeydi. "Ambardan çýktýðýmýz anda acil durum sinyalin seldiðini fark ettin mi?" Nicole biraz düþündü. Hýzla yandaki çukura geçti agishi. Bir eliyle çukurun kenarýný ken. "Sizi duyabiliyoruz. Eðer inebileceðimiz bir yer olsaydý. "Yola çýkýyoruz. "New York'u hemen terk etmelisiniz. Vücudunun büyük kýsmý çukurun içine k sca." diye Richard onun sözünü kesti. biraz yardýma ihtiyacým var. y n seksen santimetre kadar altýndaydý." dediðini duydu. "Fran . " cehennemdeydiniz? Sadece yüksek ulaþým gücü nedeniyle acil durum sinyalini kullanmak zoru nda kaldým. acil durum sinyalinin g arýný patlatýyordu. On dakikaya kadar bir helikop ter sizi oradan alacak. Hepimiz olaðanüstü bir þeyin olacaðýný hissediyoruz. "Duvarlarýn ve damýn yapýldýðý malzeme.RAMA-II Ambarýn güney tarafýna daðýlmýþ. Ambarýn neredeyse tümünü geçmiþlerdi ki iletiþi zayýf acil durum sinyalini duydular Nicole "Dr.." Richard bir an akladý. Damýn altýndan çýktýðý anda." diye baðmrar ak. "Ne olmuþ yani?" dedi. O þey bir tür madenden yapýlmýþ malzeme yýðýnýydý. Rama'nýn ýþýklarý yanýp sönmeye baþladý. Video kamerasýyla ambarýn son bir panoram k görüntüsünü alýrken. iliyordu. "Tek ynalarý." Francesca. "Gidelim Richard'ýn sesi çok cidd " Dördüncü çukurda. Ne oldu?" Ric lýard Wakefield'in "Ýki dakikadan fazla süredir size ulaþmaya çalýþýyoruz. tamam. yüzeye dikkatli bir sýralamayla dizilmiþ dokuz tane küre duruyordu. feneriyle çukurun dibini aydýnlattý. New York'un içine gelirdik." "Müthiþ. radyo rini engelliyor olmalý. Ambarýn içindeki optik etkisi þaþýrtýcý ve zihin kar nu anlamak için kafasýný kaldýrýnca dengesini kaybetti. Gözlerinin odaklanmasý için bi saniye bekledi. Nicole'ün düþünce çizgisini izlemiyordu. "Bu." diye baðýrdý. Francesca ambarýn öbür ucundan "Haydi artýk. bir koluyl .

. diye düþündü. diye düþündü. . diye sorabilir i Neden bize telsizle haber verip. Az daha baþanyordu. Gerçeði bilen tek kiþi Brown'du ve o da zaten bu komploya or rýca. 300 Çarpma Rotasý 36 ÇARPMA ROTASI Rama'nýn ýþýklan birdenbire yanýp sönmeye baþladýðý zaman Francesca da þaþýrmýþtý. Senaryo pek olasý deðildi ta mantýksýzdý. Nicole'ün sonunda onu Borzov'a ilaç verilmesi olayýna karýþtýrabileceðini düþündü. Ancak. kimsenin Francesca'nýn Borzov'a ilaç verd iðini öðrenmesi olasýlýðý yoktu. beni görebilir O zaman baþka seçeneðim kalmaz. Francesca hiçbir çýðlýk duymadý Eðer kendisini kontrol etmese. Kopenhag'daki bir hastane eczanesinden. Francesca seyrederken. Nicol_e'ün. Hâlâ küçük k ururken. eðer bulunursa. Dem k hâlâ kýsmen doðruyu söyleyebilme seçeneðim var. Francesca dümdüz d an týrmanamayacak. ayakkabýlar çukura göre açý deðiþtirip birden yok oldular. Nicole'ün sadece ayakkabýlarýnýn arkasý g Hafýzasýnda. yanýp sönen ýþýkl 'ün durumunun çok tehlikeli olduðunu görebiliyordu. artýk Nicole'ü çukurda býraktýðýna göre. bakmamah-ytm. Ortaya çý . Hatta. Nicole'ün sahneden çekilmesiyle. onun kaybedecekleri Francesca'nýnkilerden bile daha fazlaydý. Umutsuzluðunun her an arttýðý ve kollarýndaki yorgunluðun git aþtýðý birkaç saniye daha bekledi Sonunda. Önce k. kuþkusuz yoðun bir soruþturmaya belki de bir cinayet suçlamasýna yol açacaktý. 301 RAMA-II Francesca. Francesca düþündü. Her iki duru da da Francesca'nýn ünü lekelenecek ve bir gazeteci olarak geleceði ciddi biçimde tehlikey e girecekti. Bitiþik binalardan yansýyan ýþýklarýn ba engel olmak için gözlerini kapatmak zorunda kalýrken. tek bir birleþik hareketle vücudunu yukarý arak kuyunun kenarýný tutmayý denedi. diye düþündü. aþý çukurun içine çok girmiþti. Francesca çukurun aðzýna koþup aþaðýya bakacaktý. özel iznini kullanara k. yardým gelinceye kadar orada beklemedin? Çünkü çok þaþýrmýþ ve korkmuþtum ve ýþýklar durmadan gelip gidiyordu Ayrýca Richard ayrýlmamý Birlikte helikopterde konuþmamýzýn daha kolay olduðunu düþündüm Bu inandýrýcý olur muydu' Çok dürüst olmak kolaydý Francesca ana meydanýn yanýndaki sek-izyuzeylinin yanýndan geçerken. Rama'nýn ýþýklarý yanýp sönmeye devam ediyordu. Nicole belirli bir bileþimi tanýmlayabilir ve pek yaygýn lmadýðýndan. daha þimdiden Nicole'ün düþmesinin ortaya çýkardýðý olasýlýklarý düþünüyordu. Birisi. Ýçgüdüsel koþtu. Yanýp sönen ýþýklar ortalýða ürkütücü bir hava veriyordu. diðer seçeneklerim nedir? Wakefield bizimle tam ambarýn dýþýndayken konuþmuþtu. hem Nicole'ün bulunmasýný zorlaþtýracak. beni iþin içine bir öykü uydurabilmeme baðlý. Oraya ulaþýnca kendini daha güvende hissetti. kozmonot arkadaþýna yardým etmek için koþmaya elerden birine takýlýp düþtü ve dizini çarptý.. Nicole'ün yardým çaðrýsýný iþitince. 302 Çarpma Rotasý Çok fazla doðuya gitmiþ olduðunu fark ederek kiþisel yönlendiricisini kontrol etti ve sonra yönünü deðiþtirdi. Nerede uðumuzu biliyor. ilacýn az miktarda kullanýl res altýndaki kiþilerde hafif bir rahatlama hissi oluþturabileceði öne sürülüyordu Ertesi yýl ek bilinmeyen bir Ýsveç akýl saðlýðý yayýnýnda.u korurken diðer koluyla çukurun tepesine eriþip eriþemeyeceðini kontrol etti Olasý deðildi.. Düþmeye baþladýðý zaman kollan vücu eketini durdu-ramadýlar Ayaklarý çukurun içine doðru vücudunu izledi ve Nicole kafasýný duvar urarak baygýn þekilde çukurun içine düþtü. Nicole. Doðrulduðu zamen. Borzov'a yaþamýnýn son gününde aðrý yaratýcý bir ilaç verilmiþ olduðunu kanýtl kadar uðraþacaðýndan emindi. O zaman mesele. Bir araþtýrma grubu onu kesinlikle bulur. Diðer taraftan. Francesca yeniden. Hayýr. fakat olabilirdi Francesca. karþýsýnd lgili gerçeði söyleyip söylememekti. derinliðinin de oldukça yakýn tahminiyle birlikte. Nicole'ün vü eyse çukurdan dýþan çýktýðýný. satýn alýnma izini sürerek Fran-cesca'ya ulaþabilirdi. belki de ölecek. Francesca. dedi kendine. Bu çok zor bir iþ. Þimdi neler oluyor. iki yýl önce.. çukurun neredeyse mükemmel b r görüntüsü vardý Eðer düþerse yaralanacak. yüklü dozda alýnan dimethyldexilin týpký apan etli aðrýlar oluþturabildiði yazýlmýþtý Francesca hýzla ambardan kuzey yönüne doðru uzaklaþýrken. Francesca. diýnethyldexil ve baþka þeyler aldýðýný hatýrladý. ellerinin çukurun aðzýnda tutunacak yer bulmaya çabaladýðýný g . Eðer satýþ eseri hâlâ kendindeyse. Evet. öyleyse onu orada neden býraktýn. kývrak zekâsýyla bütün olasýlýklarý sk/ödül karþýlaþtýrmasýný yapýyordu Þimdi. O zamanlar.

Beta kampý-nm yanýnda Yamanaka helikopteri titreyen yer e indirdi ve üç kozmonot indiler. Hangi cehennemdesin?" "Wakefield-" Dr. "Belki onu tepeden görebiliriz. Sokaklar çok dardý ve gölgeler onlara oyun oynuyorlardý Bir kez Richard. "Belki de baþka yere gitmiþtir. Francesca kendine. korkmayýn. adanýn sahilinde ileri geri gidip geldiler. diye ke ndini yanýtladý.. "Yav aþça New York'un içine gir. binalar arasýnda hareket eden bir þey gördüðünü sandý. gülümseyerek." "Tamam. fakat sonra bunun optik bir yanýlgý olduðu be "Tamam. denizden sadece altý yüz metre uzakta olduðunu öðrendi." Dikkatle saatine baktý "Görev kontroldeki uçuþ bölümüne göre." Richard sözünü bitirdiði zaman. Telsizden çok hafif þekilde Janos Tabo-ri'nin sesi duyulu du.. millet." Biraz durakladý. Aracýmýz bir manevraya baþlayacaða ben303 RAMA-II ziyor. helikopterinin kokpitinde oturu304 Çarpma Rotasý yordu. Bütün uyarýlarýn nedeni bu olmalý." Dr. Almamýz gereken bazý zor kararlar var Nicole' le geldiði zaman bizi telsizle arayacaðýndan eminim. daha önce fark etmediðimiz bir geçit gördü. Durumunu çok dikkatle deðerlendirdikten sonra. Ýkisinden birini seçmek zorundayým. Richard saatine baktý. "Henüz Nicole deþ Jardins'le programlana n buluþmayý gerçekleþtiremedik.." Donmuþ denizi aþmalarý uzun sürmedi. tamam. bu manevranýn on dokuz dakika sonra bitmesini beklemeliyiz. manevra baþladýðý beri yanýp sönmeyi kesmiþlerdi Pilot Yamanaka. bu bölgenin iletiþimin etkili olamadýðý bir yer olabileceðini düþündü." 305 RAMA-II dedi." diye Janos yanýtladý. "En azýndan. Bu arada. Mürettebatýn geri kalan dört üyesi onlarý bekliyordu. birkaç saniye ." "Ve onu bir daha görmedin?" diye Richard Wakefi-eld sözünü kesti. sen ve Francesca neredesiniz ? Hiro ve Richard helikopterle havalanmak üzereler. Seçimimi yaptým. Derhal hikayesinin provasýna baþladý. dedi Þaþýlaca e mutluydu." Helikopterden þehrin tabanýný görmek hemen hemen olanaksýzdý. Kiþisel yönlendiricisinden." Richard. "Buraya ineli beþ dakika oldu. "Janos bildiðin gibi." Richard ve Francesca helikoptere bindiler ve Yama-naka havalandý. "Tam ana meydandaki sekizyüzeylinin ya nýndayken. Nicole. "Uma-nm Kamalýlar ne yaptýklarýný biliyorlardýr. Tümüyle güvenli bir planým yok. Her an New York'tan çýkabilir. patron?" diye Wakefield yanýtladý. Fakat he yolda da belirli bir risk var Francesca kuzeye ilerlemeyi keserek iki gökdelen arasýnda ileri geri gidip gelmeye k oyuldu. David Brown'un kalýn sesi helikopterde yankýlandý. Nicole helikopterle nerede buluþacaðýný biliyor.. Kahretsin." d edi. Brown sýkýntýlý bir ifadeyle. Nicole saðýmýzda. Bir toplantý yapmamýz lazým. Beta'dan ayrýldýklarýndan beri il tiþim hattýný yöneten Tabori olduðundan." Çevresine bakýndý." "Buraya geldiðimiz zaman ayrýntýlarý açýklarým." "Helikoptere binmek üzereyiz. "Acelesi ne. "Burada iletiþim çok düzensiz." diye Francesca araya girdi. Çok yorgundum -ço helikoptere gitmemi söyledi." dedi Richard Wake-field. "Orada mýsýn Nicole? Duyuyor musun? Kozmonot deþ Jardins?" Telsizde hiç ses yoktu. Nicole. "Belki de biliyorlar. inanýlmaz uzunlukta bir manevra oldu. "-üçünüzün de hemen Beta' dönmenizi istiyorum. Ona bir þey oldu herhalde ." dedi Wakefîeld. Iþýklar yine gelmiþ. Eminim yakýnda gelir. "Diðerleri nerede? Herkes iyi mi?" "Brown ve Heilmann telsizden Dünya'yla görüþüyorlar. En yüksek binalarýn üstünden uç daydýlar. "Her þey yolunda.Silindirik Deniz'e yaklaþýyordu. "Nicole bir þey inc elemek için geri döndü. U manevra devam ettiðinden altlarýndaki buz titriyordu. Tek kalmýþ olan buzm obilin de çevresinde iki kez dönerek." "Ben denizden iki yüz metre kadar uzaktayým" diye Francesca yanýtladý. Richard diðerlerine yaklaþýrken. Geçide açýlan sokak dan. Dünya bildiklerini sanýyor. Dr. "Birkaç dakikaya kadar orada oluruz. Yürürken ayaklarýnýn altýnda yer sallanmaya baþladý Her þey sallanýyordu. Francesca baþýný salladý. "Bu. ISA yönetimi þimdi artýk çýlgýna dönmüþt u manevra baþlamadan Rama'yý terk etmemizi istiyorlardý. Brown'un sesini duyunca þaþýrmýþtý. Ýþte bitti. Dengesini s ilmek için dizlerinin üstüne çöktü.

"Eðer bu uzay aracý gerçekten Dünya'ya çarpma yörüngesin-deyse." "Eðer Ramaklarýn düþmanca bir niyetleri olmadýðýna inanýyorsan. Kozmonot Wak dedi. Bu ise dramatik biçimde farklý." "Ya Takagishi? Ve deþ Jardins'" diye Wakefield sordu. Bizim . Bize olanaklý en sert dille." diye tahmin yürüttü. "Dünya halký. Panik basmadan önce daha on iki dakikamýz var." "Bu da herkesin neden buradan ayrýlmamýz için kaygýlý olduðunu açýklýyor. özelliðine uymayan bir ciddiyetle. fakat onlarý baþka türlü düþünmeye zorlayamam. belirli bir iþe yönelik robotlarýn soyut "Ben bu muhteþem uzay aracýný. hiçbir düþmanlý dim. bu manevrayý nasýl açýklýyorsun? Bir rastlantý olamaz." Sonunda bir haberci olduðunu hatýrlayýp kamerasýný çalýþtýran Sabatini. belki de uzayda yolculuk ede bir türle karþýlaþtýðý zaman gösterdiði olaðan bir tepkidir. sinsi bir planýn parçasý deðil. gezegenimizi ziyaret etmek için gerçekten rotasýný deðiþtirdiyse. Bu sabah O'Toole'u arayýp manevrayý beklememizi söylemiþler. hiçbir þey görmedik.. Rama'nýn acýma sýz bir düþmanlýk gösterdiðine inandýklarý belli oluyor. "Rama ve Ramalýlar hakkýnda Dünya'da tümüyle deði duygular var. "Pekâlâ. bu manevra. Elbette Kozmonot Wilson'ýn öl bu büyük olasýlýkla. "Ben son derece hýzla sonuçlara atladýðýmýzý düþünüyorum. Brown." 307 RAMA-II "Durun. durun. manev mamlanýr tamamlanmaz Rama'yý terk etmemiz söylendi. Onlar veya o. dehþete tepkilerini sadece içler. "Buzmobili ve Beta'daki roveri olduklarý yerde býrakacaðýz Ýkisini de kullanmak çok kolay Ne wton'dan devamlý telsiz temasý içinde olacaðýz. bir nedenle Dünya'ya yö meye karar verdi Oradaki insanlarýn sarsýlmalarýna þaþmamalý. Ben.sik-fazla olabilir " "Nereden biliyorlar?" diye Wakefield sordu. "Kiþisel y arýmýzýn artýk önemi yok. ya eðer uçvýþ mühendisleri yanýlýyorlarsa' Ya Rama. bu yerin heybetini anlayabilsin.." "Neyle çarpýþacak?" diye Francesca sordu Richard Wakefield hýzla kafadan bazý hesaplamalar yaptý "Dünya ile. Dramatik bir ifadeyle. Hatýrlarsanýz ilk Rama." Dr Brown doðrudan Richard'a baktý ve dramati bir tonla. Jan s da onayladý." dedi "Bu görev Dünya'nýn güvenliði kaygýsýna dönüþmüþ durumda." Kendi tutumunu yeniden deðerlendiriyormuþ gibi birkaç saniye durdu." diye Tabori belirt "Sadece kýsmen. Dünya'ya çarpacak bir yörüngede sonuçlanýrsa. Borzov'un ölümü sýrasýndaki o kýsa süreli manevralan hatýrlýyor mu yörüngesinin yönelimini. Dünya'daki mühendisler bunu otuz altý saat önceden sez emiþler. "Yoksa biz burada araþtýrmayla uðraþýrken.. Dünya'ya çarpma yörüngesiyle bir 306 Çarpma Rotasý bir manevra yapýyorsa? Olasý ki. Kam alýlar Dün-ya'ya inip bir uçuþ planý mý verdiler?" Kimse gülmedi. Dýþarýc ek ve ziyarete gelen uzay araçlarýnýn kökenini hesaplamak gibi amaçlarla tasarýmlanmýþ olabil Rama'nm Dünya'nýn yakýnlarýna gelmek için yörünge deðiþtirmesi." . hiçbir ziyaretçilerini fark ettiðini belli etmedi. bunu anlama geleceði hakkýndaki düþüncenizi bize açýklar mýsýnýz?" Richard konuþmaya baþladýðý zaman sesi çok ciddiydi. "Kesinlikle. bir þey söylemek istemedim. tek bir makine gibi gör Olaðanüstü zekâda ve uzun bir süre çalýþmak için programlanmýþ.. Tarihin tüm gidiþi deðiþmek üzere " "Fakat. Yengeç biot ve kiþisel eþyalarýmýz dýþýnd lmayacaðýz. "Tanrý'm!" diye Francesca haykýrdý. "on dokuz dakika sonra çarpma rotasýna girecek." dedi Richard. Brown devam etti." "Son derece olasýlýk dýþý. Herkes Takagishi'yi ararken. ISA yönetimi ve COG Yürütme Konse-yi'ndeki Dünya liderlerinin. "kayýtlara geçmesi için. Sadece hakkýmýzda daha çok þey olabilir. COG Y þu anda bütün olasýlýklan deðerlendirmek için toplanýyor." diye Dr.. Dr." dedi. uygun zamanda yapýlacak tek bir uzun manevra ile çarpma rotasýna g irebileceði bir þekilde deðiþtirdiler.." diye Francesca sözünü kesti.. Fakat Wilson'ýn televizyonda yayýnlanan ölümü verebileceði hasan verdi. "Eðer araç bu durumunu ve hýzlanma oranýný korursa. Janos. Hiçbirimiz bu uzay aracýný yaratan türün bize bir zarar vermek iste diðini gösteren hiçbir þey." dedi. Onlar. Ramahlar bi ze bildiklerini. bunun düþmanca hareket olmasý gerekmez. Dünya halký bura yanýmýzda deðil ki. tekrarlýyorum. Ne düþman ne de dost. "Kiþisel olarak onla rýn duygusal davrandýklarýný düþünüyorum. karmaþýklýðý hemen hemen organik olan." de "Eðer Rama. rkunç derecede aþaðý varlýklara ilgi duymayýp görmezlikten gelmeleri dýþýnda.

Fakat kafasý artýk sisli deðildi ve nerede o nu biliyordu. fakat duyduðu tek çýtýrtýlardý. en fazla iki saat boyunca aydýnlýk vardý. Yeniden uykuya dalarken. çabuk bir hesap yaptý. Bir deliðe düþtüm ve bayýldým. manevranýn bitmesi beklenen zamanýn tam on beþ ne ayarlamýþtý. beni buldular. malýlarý kastediyorum. Tüm mürettebata bir þey olmuþ olabilir miydi? Fakat eðer deðilse. Fakat zor sorularý yanýtlamadý. . biraz su içti. Kafasýnýn tam arkasýnda büyük bir tane olmak üzere." Francesca sözlerini yanda kesti ve derin bir nefes aldý "Yer artýk sarsýlmýyor. son bir çekim için. düþüþ sýrasýnda gördüðü fiziksel hasarlarý saptamaya baþ le kafasýnýn her yerinde dolaþtýrdý. Takagishi'yi ararken çukurun içine kaydýðým hatýrladý. Belki de hiç bulunamayacaðý korkusu onun bir an için titremesine neden oldu." dedi. fakat biz kozmonotlar onun ne kadar tehlike li olabileceðini gördük." dedi. Kollarýný.. sonra. Elbette onlarýn hesaplamalarý. "Merhaba Newton takýmý. " Bence Kozmonot Wakefield çok parlak bir mühendis. Sab erede olduðumu biliyor. diye düþündü. "Evet. Bu kadar uzun süre baygýn yatmýþ oksa Rama yine beklenmeyen bir þey mi yapmýþtý? Ýkinci sorti baþladýðýndan beri geçen süreyi l saatine bakarak." Birkaç dakika sonra Francesca Sabatini. üzgün gözleriyle doðruca kameraya baktý. fa kat baygýndým ve düþündüler ki. Onun ne yapacaðýný kestirmek olanaksýz ve onu durdurabilecek bir gücümüz de yok.Janos Tabori sýrýtarak. Neden kimse gelmedi? Nicole düþmesinden önceki son dakikalarý düþündü Wakefield'le konuþmuþlardý. Elbette. þartlar ne olursa olsun. eðer Rama yörüngesini Dünya'ya çarpmak için deðiþtirdiyse." dedi. þey. Kendisine neler olduðunu bilmiyordu. Ben.. sonucunu çýkardý. çukurlarý 310 Terk Edilen kontrol etmek için içeri koþmuþtu Richard her zaman ikili konuþmalarda yer saptamasý yapardý e Frances-ca kesinlikle nerede olduðunu. Hemen uçuþ elbisesinin cebinden iletiþ Yavaþça ayaða kalkarken. Rama'nýn niyetleri hakkýndaki varsayýmlara. bacaklarýný ve sýrtýný yokladý. Nicole kafa sýný konuyu deðiþtirmeye zorlayarak. "Çok felsefiydi." Wakefield sinirlice güldü." Nicole konuþmasýný keserek bekledi. aþaðý zýpl kýrk yedi dakika önce bu manevra baþladýðýndan beri burasý.. Neden Ra ma General Borzov'un ameliyatý sýrasýnda manevra yaptý? Neden biotlar Wil-son'ý parçalara ayý dýlar? Profesör Takagishi nerede?" Irina Turgenyev duygularýný kontrol edebilmek için biraz durakladý." 309 RAMA-II 37 TERK EDÝLEN Nicole ilk kez uyandýðý zaman sersemlemiþti ve kafasýný toparlamakta güçlük çekiyordu. Her yerinde çürükler olmasýna karþýn bir mucize es . neden kimse onu bulamamýþtý ole içinden kabaran panikle savaþýrken gülümsedi. düþündü. Baþý i da ve bacaklarýnda keskin aðrýlar hissediyordu... Manevra bi tti. Nicole tekrar uyandýðý zaman her yer karanlýktý. Nicol e ýþýk dönemlerinin yaklaþýk otuz saat sürdüðünü biliyordu. Francesca kamerasýnýn yönünü deðiþtirirken. parmaðýnýn bulunabileceði yolundaki kaygýlarýnýzý açýkça belirtmiþtini riniz nedir?" Genelde suskun olan Sovyet pilot. "Nicole deþ Jardins'i bulamayacaðýz. rapor ver iyorum. ailem. "Çok güzel. "Kozmonot Turgenyev. onun ölümünde belki de 'daha yüksek bir gücün'. Rama bir makine olabilir. Rama artýk Dünya'ya çarpma yörüngesinde. "Ýzlemekte olduðunuz bu görüntüler yukarý. "Meslektaþýnýza katýl 308 Çarpma Rotasý musunuz? General Borzov öldükten hemen sonra. "Ben kozmonot deþ Jardins. Rama'nýn üstündeki yer durmadan s mühendislerine göre. Nicole ayrýca Francesca' sesleniþini ve acý veren o feci düþüþünü de hatýrladý. Fakat saatler önce durmuþ bir kanama dý da bir kýrýk yoktu. En iyi haberci sesiyle. Kafasýndaki baþka bir ses de bu düþünce dizisinin mantýklý onu bulmuþ olsaydýlar. sonucuna vardý.. arkadaþlarým ve bütün insanlýk iç um.. Sarsýntý geçirmiþ olmalýyým. özellikle.. Zor lukla matarasýný buldu." dedi. otomatik video donanýmýný donmuþ enizin kýyýsýna taþýdý Kamerasýný. Sesi açtý.. Alýcýsýnda hiç yanýt yoktu. birk in sarsýntýnýn sorumlusu bu olmalý. Eðer Dünya'ya yol alýyorsa. çukurdan çýkarýlmýþ olurdu. manevra birka sonra bitecek. Hava karanlýk. oldukça zor durumdayým demek doðru olur. Tam otuz iki saattir buradayým.

Tam artýk tümüyle vazgeçip ölümün kesinliðini kabul etmek üzereyken. Taþýnabilir týbbi araçlarýný kullanar ontmaya veya çizmeye çalýþtý ama. sadece bilinçli olmanýn bile doðanýn en büyük si olduðunu söyledi. daha da kýrýldý. kalan yiyeceðini dikkatle oranl maya karar vermiþti. o zaman bari hazýrlýklý bir þekilde yapayým Ve ne kadar zamaný kalmýþsa bunu. basamak olarak kullanabileceði. açlýktan gitgide zayýf olmanýn nasýl bir þey olduðunu düþünmeye çalýþtý. 313 RAMA-II selen baþka bir ses. bu am-bann içi herhalde telsiz dalgalarýný geçirmiyor. kalan tüm yiyeceði bitir-memek için kendini z or tutuyordu. üstü çeþitli sebzelerle kaplanmýþ tereyaðlý salyangoz koydu. Deðerli a yolculukta. bir iz bile býrakmayý baþaramadý. çok kötü bir ölüm yolu olduðunu kabul etti. Çukurun duvarlan tümüyle düzdü ve yapýldýðý madde.mamýþtý. Derin ve dar. bir iki lokma yedikten sonra. diye umutsuzca düþündü. Acaba her safhasý diðerinden daha korkunç inde mi olacaktý? Nicole. Ni-cole'e. Garson geldiði zaman. Kendisi için hiçbir madýðý çok yavaþ olarak kafasýna dank etti. geçmiþi hatýrlamanýn sevinç gözyaþlarý. Nicole ciddi bir þekilde acýkmamýþtý. Metal parçalan çok küçük ve inceydiler. b teklemeye yeterli kütle olmadýðýný gösterdi. Kafasýnda yaptýðý küçük bir hesap. çünkü yapacak baþka þey yoktu. geçici olarak onun ruhunu canlandýrdý. Fakat her zaman için pratik bir kad olmuþtu ve mantýðý ona kalan yaþamýnýn artýk saatlerle ölçülebileceðini söylüyordu. Takagishi için fazladan týbbi malzeme getirmek istemesi nedeniyle çok az yiyecek ve su getirmiþ olduðunun farkýnd aydý. bir kýrýþýklýk gibi. Harika. Nicole'ün içinde hâlâ minicik bir kurtarýlma umudu vardý. binadan çýktýðý zaman acil durum sinyalinin birden nasýl güçlendið adý. Çukur duvarlarýnýn mükemmel olmasýndan cesareti kýnlan Nicole. Poro sýrasýnda. iyileþecekti. Uykuya dalmadan önce. Nicole'e metal-kaya alaþýmý gibi geldi Duv soðuk. birkaçý da düzine türden oluþan yüzden fazla parça vardý. Sekiz saat sonra korkutucu bir rüyadan sýçrayarak uyand basý ve kýzýyla Fransa'nýn sevimli bir taþra restoranýnda oturuyorlardý. Iþýk ambarýn tavanýnda yansýdý Ambarý düþünmek. Eðer burada ölece edi kendine. Pierre'e de mantar v piþirilmiþ kocaman bir piliç servisi yapýldý. modern bir çelik fabrikasýnýn endü arttýklarýný anýmsattýlar. Üzerinde. Çukurun içi. Bazýlarý uzun ve düz. bir an için umudunu yitirerek. Garson gülümsedi ve gitti. bir köþeye y e on beþ santimetre arasýnda deðiþen ufak metal parçalarýndan oluþan bir yýðýn dýþýnda. Nicole. ya zedelenmeden ya da sinirle ki bir sýkýþmadan oluþuyordu. her . Genevie e'in önüne. Vücudunun oldukça hasarsýz kurtulm nlamak. Birkaç saat geçti. Þimdi titrey n elleriyle yiyecek paketlerine saldýrýrken. kendi kuvvetini kullanarak çukurun tepesine týrmanabileceði bir yüksekliðe ka ar onu yükseltecek olan bir tür merdiven veya iskele yapabilme olasýlýðýný inceledi. tekrar metal yýðýnýnýn yanýna rý birleþtirip. Nicole yavaþça derin bir nefes aldý ve gözlerini açtý. Kalan çok az yiyeceði paketleri ve cebine koydu. yüzünü ellerinin içine gömdü v icole düþtüðünden beri ilk kez aðlamaya baþladý Açlýktan ölmenin. Bunun dýþýnda. geniþliði de bir buçuk adýmdý Feneri kullanarak. Nicole birkaç kez çekinmeden aðladý. Daha önce gerçek bir açlýkla hiç karþýlaþmamýþtý. iddialý. fakat bu. Bunlarý dikatlice oran-lasa bile. iyimser bir ses. diye yüksek sesle söylendi. Nicole gittikçe daha zayýf ve ümitsiz hale geliyordu. çukurun derinliðini sekiz buçuk metre olarak hesapladý. Öyleyse çabuk gelsin. açlýk spazmlarý dayanýlmaz hale gelmeden önceydi. Kuyunun soðuk köþesi baþýný dayayarak oturdu. Fenerini tam yukarýya tuttu. düþmesinden önce en aklýna getirdi. hiçbir þey yoktu. tümüy 311 RAMA-II çöle onlarý fenerinin ýþýðý alünda inceledi. Nicole'ün cesareti. Daha sonra Nicole yeni ülkesini gözden geçirdi. Nefis bir ilkbahar g ve Nicole restoranýn yanýndaki bahçede çiçekleri görebiliyordu. suyu en çok bir gün. diðerleri eðri. ona yukarý týrmanabilme cesareti verecek bir deðiþiklik. onun yaþamýnýn son deðerli saniyeleri i sayýyordu. K in beni duymamýþ olmasýna þaþmamalý. Hiç cesa verici deðildi. onun bu halini reddetti ve Nicole'e y aþanan her anýn deðerli ve harikulade olduðunu. aslan yavrularý yiyeceðini . 312 Terk Edilen Uyudu. yiyeceði ise otuz altý saatten fazla dayanmazdý. Uzunluðu bir uçtan diðerine altý adým. Nicole. ot altý yýllýk yaþamýnýn önemli anlarýný düþünerek geçirmeye karar verdi. Ensesinin tam altýnda ara sýra hissettiði keskin aðrý. dikdörtgen bir çukurun tam o rtasýna düþmüþtü. Dijital kol saati karanlýkta parlýyor.

Anawi. Nicole'ün onunla ilgili tüm hayalleri yumuþak v parlak bir ýþýk içinde yüzüyordu. Nicole Tours Üniversi-tesi'ndeki üçüncü yýlýný bitirinceye kadar B . Rama'nýn içindeki çukurun dibinde yatarken de en çok özlediði insan oydu. koyu siyah bir Afrikalý kadýndý. özellikle Güney Kaibab yolundan Büyük Kanyon'a indikleri gün. yol boyunca her iþaretin önünde durarak iki milyar yýllýk bir sürenin. üç yýl önce. bir Afrika gecesinde. Nicole akþam yemeðinde tini topladý. Deneyimlerini sýralamaya. onlarý. yaþamýnýn bütün olaylarýný kapsýyordu Bunl i mutlu anýlar deðildi. tüm gece boyunca el ele tutuþarak konuþup hayallerini paylaþmýþlardý. yaþadý Belleðinde annesi önemli bir yer tutuyordu. Nicole'ün Pierre ile ilgili anýsal kurgusu. sýrdaþý. Dünya gezegeni üzerinde býraktýðý izleri incelemiþler ve Ton-to platosunun ýssýz çölüne teped r burunda öðle yemeklerini yemiþlerdi. Omeh ve köyün yaþlýlarý. Örneðin. Nicole ve Genevieve. Nicole. sakince ve ir sabýrla onun bütün sorularýný yanýtlamýþ ve ona." Anawi gözyaþlarýna boðulmuþtu." demiþti annesi. Annesinin sesi yumuþak ve tatlýydý. kýzýna her akþam yatmadan önce kitap okurdu. onun yaþamýnýn köþe taþýydý. Nicole çukurun dibinde sýrt üstü yatarken. Öykülerin ç r. genç bir kadýnken uluslararasý çapta koþucusu olan annesinin. Küçük kýz. caným. Onu baþýnýn çok üstünde tutarken "Oh. Nicole henüz on yaþýndayken öldüðü için. n konuþmasýný yapmak için seçeceði tek insan da oydu Babasýyla ilgili anýlarý arasýnda. Nicole. birlikte Ameri tatil gezisini anýmsadý. gülmüþ ve aðlamýþlardý. Genevieve'in yaþamýyla ilgili her önemli olayý sayarak kýzýný düþünüyordu. Genevieve on bir yaþýndayken. Abid-jan'daki otel odasýnda geçmiþti. þatolar ve her engelin üstesinden gelen güzel. Anawi Ti-asso gerçekten çok güzel. çimenler üstündeki zarif koþusu kadar güzel bir þeyi hiç görmediðin Elbette Nicole. Poro için Anawi ile birlikte Fildiþi Sa-hili'ne yolculuklarýný tüm canlýlýðýy yrýntýlý olarak anýmsýyordu. babasýný hatýrlamaya baþlayan Nicole düþündü. ince kollarýyla kýzýna sarýlar rden kaldýrmýþtý. mutlu insanlar314 Terk Edilen la ilgili olurdu. annesinin ona gelip kucaðýna oturmasý için iþaret ettiðini hatýrlýyordu. "Ýyi miydin? Ýyi miydin?" Uzun. Annesi Nicole'e koþmayý öðretirdi. "seninle o ka uyuyorum ki. Anawi'den henüz bir övgü a lmamýþtý. Nicole ve diðer kýzlarýn töreni bitirmeleri nden otuz saat geçtikten sonra. Nicole'ün bu yolculukla ilgili en hoþ anýsý. Nicole'ün babasý. entellek-tüel yoldaþý ve en hararetli destekleyicisiydi. Her ne kadar. Pier adaþý. anýlarýnýn gözyaþlarý yüzünün kenanndan kulaklarýn ir saate yakýn süredir. "Ýyi miydim. Doðduðu zaman ve yaþ li anýnda oradaydý." Nicole annesi315 RAMA-II nin kollarýna atlamýþ ve on beþ dakika boyunca ikisi kucaklaþmýþ. Annesinin ölümünden sonra. O gece ana kýz. annesiyle Poro'yu konuþuyorlardý. müthiþ Colorado Nehri'nin tam kenarýnd . uyku tulumlarýný yan yana sermiþler. Chilly-Mazarin'deki evlerinin oturma odasýnda. birbirlerine o kadar yakýn olmuþlardý ki. senin hatýrýn olmasayd uluðun zamaný geldiðini düþünen kiþiydin. "Poro'da demek istiyorum. korkulu gecelerde küçük Nicole hep korkularýyla boðuþmuþtu. parçalara ayrýlabilirim. Anawi'nin cenazesi alevler içinde yanarken ikisi el ele tutuþup sessizce aðlamýþlardý. Baharda parka giderler ve geniþ çimenlik alanda narlardý. Nidougou'dan pek uzak olmayan Sa316 Terk Edilen van'da. ölçmeye veya kýyaslamaya çalýþmadý. diðerlerinden ayýrýp. asil ve vücudu olan. Nicole'e olaðanüstü olduðunu söylemiþ-lerse küçük bir kýz için hiçbir övgü annesinden gelen kadar önemli olamazdý. O n. Ve annesi her gün. Anawi ile birlikte Paris'e dönmelerinden bir gece önce. liçe veya tanrýçanýn tüm niteliklerini korumuþtu. On beþ yaþýndayken ulusal Jean d'Arc yarýþmasýný kaybettið aðlarken babasýnýn onu saran kollarýný hâlâ anýmsýyordu. Nidougou'daki geceler boyunca ona sahip çýkan annesi olmuþtu.belki de bir daha hafýza bankasýnýn bu bölümüne uðrayamayacaðýný bilmenin acý tatlý gözyaþlar Geçmiþ yaþamýyla ilgili bu gezintisinde belirli bir sýra izlemedi. yeniden anmak isteyeceði bir tane bi yoktu. O yolculuða çýkmýyordum. doðumundan baþlayarak. Küçük kýzýn gözleri gitgide aðýrlaþýrke inniler söylerdi. anne?" Küçük kýz denemiþti. birçok küçük kýzýn büyük bir zorlukla kar rdýklarýný anýmsatmýþtý. O gezide. annesi. Çocukluðunun pazar günleri çok özel günlerdi. o anki yüksek duyarlýlýðýnýn aktardýðý v hatýrladýkça.

Kýrsal bir süreç olmuþtu. Pierre 2182'de tarihi roman dalýnda Mary Renault ödülünü kazandýðý zaman için o da babasýyla Paris'e gitmiþti. seçmesine Pierre'in yardým ettiði beyaz etek ve bluzu giymiþ olarak büyük toplantý salonunda... Yemek büyüleyiciydi. "Biricik kýzým N icole ve dünyanýn tüm genç insanlarý. ne güç.'da birlikte yaþamýþlardý. ileride B anya'nýn Henry XI'i olacak Galler Prensi'nin el yazýsýyla bir akþam yemeði daveti olan bir kart verdi." Sonra seyircilerin içinden doðruca Nicole'ün gözlerine bakarak. ben ne yapacaðýmý bilmiyorum" demiþti "Seni müthiþ bir þekilde düþ kýrýklýðýna uðrattýðýmý biliyoru sana sormak istediðim eðer uygunsa... Nicole. Yaþamýnýz bittiði zaman eðer kendinize 'Öðrendim' ve 'Sevdim' diyebiliyorsanýz. Nicole Aqu-itaine'li Eleanor ve Henry Pl agenet hakkýnda. Baba. Pierre'e "Ben. Ve böylece sevgili Genevieve'im diye. Sizlere gerçek anlamýný kavradýðým bir tek þeyi sunabil oyunca. bunlarla ayn ." diye babasý sözünü kesmiþti. Akþamlan Marguerit e yemeðin hazýr olduðunu ve bisikletine binerek Luynes'deki eþi ve çocuklarýna gideceðini onl ra bildirmek için zili çalardý. Nicole o dönemin ana olaylarýný sanki dün olmuþ gibi anýmsýyordu Yaþamýndaki hiçbir duygu. Nicole. Yani. ne ün. olmasýný beklediði g trolünü kaybettirecek kadar inanýlmaz bir hýzla geçen 2184 yazýna döndü. en ön sýrada oturmuþ ve konuþmacýnýn. birincilik kürsüsünde dururken.Devamlý bir iliþki için uygun deðildim. öðrenmek ve 317 RAMA-II sevmek. Ben onun için sadece bir galiptim iye anýmsadý. Beauvois'daki villalarýnýn oturma odasýnda Nicole. gerçek dünyada yaþýyoruz. Olimpiyat stadýna bitiþik bir televizyon stüdyosun-daki son röportajý bittikten sonra. içinde. peri 318 Terk Edilen masalý birden sona ermiþti. bo altýn madalyayla Los Angeles'da. so abasýyla konuþmak için cesaretini topladýðý ana. deðer biçilemeyen iki þey buldum.. çoðunlukla da senin ayende. Nicole aceleyle toparlanýrken o çevresinde dönüp duruyordu. Nicole. kendisini Dairen Higgins olarak tanýttý ve ona. burada kalýp. Çok yakýþý onraki iki gün de tam anlamýyla fevkaladeydi. annesinin . yüz bin insanýn tezahüratýný aklarýnda yankýlanmasý kadar." "Elbette. babasýnýn kabul konuþmasýnýn bazý bölümlerini ezberden söyleyebilirdi. ancak o zam "Mutlu oldum" diyebilirsiniz. babasý rini övmesini dinlemiþti. Baþka hiçbir þey. "Gelecek kuþaklarla paylaþmak istediðim bir bilgece sýrrým olup olmadýðý. dedi. Düþünceleri hýzla. Henry gözyaþlarýný görmeden oradan kaçmýþtý. Nicole okuldan döndükten sonra villalarý ki ormanda bisikletle dolaþýr. ne kendini düþünerek ulaþýlan baþarý." Nicole. Mutluydum. Nicole onun hiçbir sorusunu yanýtlamamýþ. Kýzýn neden bu kadar üzgün olduðu layamýyordu. Yazlan. "Ne bekliyordun?" diye sonunda sormuþtu. Babasý ko doðru. çekic i gülüþlü genç bir Ýngiliz. Tecrübesiz Nicole boþ yere neyin yanlýþ gittiðini anlamaya çalýþtýysa da rüyalar ki uçuþunun sona erdiði gerçeðini yavaþ yavaþ kavrayabildi. diye Nicole anýmsadý Ra-ma'daki umutsuz durumunu unutulmuþtu. Ýngiliz halk lez bir kadýný kraliçeleri olarak kabul etmeyeceðini biliyorsun. ona zevk vermemiþti. Ra çukurun dibinde Nicole kendine söyledi. Beni hiç düþ kýrýklýðýna uðratmadýn. Henry'nin West-wood'daki yatak odasý süitinde uyandýðý zaman. eðer istersem. sonsuza kadar mutlu yaþamayý mý? Haydi. kaygýdan umutsuzluða dönüþen yalnýz haftalar O Eylül sabahý. Los Angeles'ý iki yeni hazineyle terk ettim. Fransa ve Batý Avrupa'nýn politik liderleri hakkýnda bildiklerinden dah a çok þey biliyordu. Pier-re sessizce aðlýyordu. Her gazetenin ön sayfasýnda ve televizyonlarýn önemli r programlarýnda hep o vardý.." Yanaklarýndan yeniden yaþlar süzülmeye baþlayan Nicole. Fakat otuz dokuz saat sonra." demiþti. Bu onun yaþamýnýn en güzel anýydý Bir haft ca dünya medyasýnýn sevgilisi olmuþtu. Nicole babasýyla bütün Avrupa'yý dolaþýr ve onun tarihi eserlerindeki önemli olaylarý eçtiði Ortaçað þehirlerini ve þatolarýný gezerlerdi. En güç anýmda bile Anýlarý. "Birlikte günbatýmýný sey redip. " a sorulur. anlýk bir ünlü. Nicole hâlâ. Pierre de kitaplýkta eserlerini yazardý. Bir altýn madalyam ve vücudumun içinde fevkalade bir kýz bebeðim vardý. Galler Prensi ile kýsa fakat çok sýcak bir iliþki ye girdi ve Fransa'ya babasýna hamile olduðunu söylemek için döndü. Altý haftalýk bir dö cole bir olimpiyat altm madalyasý kazandý. kucaklama giriþimlerine karþý koymuþtu irgin bir sinirlilikle. Nicole. þimdi çatýk kaþlý sinirliydi. Her zaman çok kibar ve sevgi dolu olan prensi. Nicole prensin kendisine Los Angeles'da söylediði son sözleri hiç unutmayacaktý.

duygus z bir seramik prensle konuþuyorum. bütün uçlar gölgedeydi. bir kaçýþ yolu aradýktan sonraki umutsuzluð nu anýmsadý.. Zamanýnýn azalmakta olduðu. "Bu çubuðu C iþaretli deliðe sok am ne olur?" Robot çalýþtý. hele Henry ve çocuðun asla. Henry oyunlarýnýn üçünü sadece bir kez. Eh. Wakefi-eld'in Prens Hal'ini. Hotspur'a ve diðer isyanlara karþý meydan sav dan da Ýngiltere tahtýna kadar izlemiþti. O kadar hoþgörülüydü ki. Fakat 321 RAMA-II 322 önce sen bir þey söylemeden konuþmam. savaþ borularý kulaklarýmýzda çýnlayýnca. daha önceki ezber okumalarýnda olduðu gibi o zengin aktör sesiyle deðil. dedi. Ýngiliz ordusu Harfleur'a varmýþtý. Fakat. "Bir kez daha gediðe. kimse bunu tart manda soðuk ve kalpsiz bir fatihtin. aziz dostlarým. aziz Tanrý 'm. Sevgili Tanrý 'm dedi. ilk kez onu aðlarken görüyordu. Wakefield'in Ýn giliz aksanýyla konuþtu. Uzun bir sessizlikten al.. bir an düþündükten sonra." Robot duraksadý. Nor-mandiya'yý güçlü boyunduðun altýnda ezdin." Nicole güldü. fakat sana babam. üstlerinden bir gölge geçerken birden kafasýný kaldýrdý. sondan bir önceki su yudumunu içmekle. "Acaba baþka neler yapabilirsin küçük prensim?" dedi Nicole. ç k iyi bilirdi. onu n gençliðindeki zevk ve eðlence düþkünlüðünden. sonra kaþlarýný çatarak. arkadaþým ve oldukça geniþ bir repert nm var. sohbet etmek anlamýndadýr. birkaç adým yürüdü ve sonunda onun sol ayaðýna yanaþtý. Gülümsüyordu ve gözü di. benim ölümümden on yýl 'da bir kazýða baðlanarak yakýldý Hükümdarlýðým sýrasýnda ordularým kuzey Fransa'yý iþgal etm gönderildiðini iddia eden o cadý. Ambarýn tavanýna ve onun ardýndanki Rama'nýn kolay tanýmlanamayan gökyüzüne baktý. Ve yaþamýn bütün güzellikleri için. Ya da duvarý Ýngiliz ölülerimizle kapalým yükseltelim. En güçlü sesiyle. fakat tarihin o devrini. Prens Hal'e dönerken. "Buradayým. "O bir cadýydý sayýn bayan. _____________38_____________ __________ZÝYARETÇÝLER__________ Minik robot ýþýða doðru yürüyerek kýlýcýný çýkardý. Nicole gülü seyerek dinledi Son bir saatinin yansýndan fazlasýný. kendime acýmaktan daha iyi." diye . hiç olmazsa bu.den beri. Beni hiç suçlamadý. o d r önce okumuþtu. azýcýk yardým iþime yarardý. Henry düþsel askerlerini teþvik etmeye devam ederken. "Kuþkusuz büyük bir savaþçýydýn. "Sha re seni hiç olmadýðýn bir þey yapmýþ. Durumunu düþünürken k de neþeli ve iyimser hissediyordu. yüksek sesle. bir kez daha. Neredeyse Fransa'da yaþamý yok ediyordun. "C. daha belirgin eþmiþti. Jean d'Arc'a yaþam boyu sürecek tutkusu yüzünden. Ziyaretçiler o zaman bir kaplan gibi davranmalýyýz." Ýngiltere'nin yeni kralý V. diye Nicole düþündü. çukurun zlerinin üstüne çöktü. Onu kucaklar319 RAMA-II 320 ken babasý. nem ve kýzým için teþekkür ediyorum. Biraz geç olduðunu biliyorum.. Çok þanslýydým. güzel. Barýþta erkeðe sadelik ve alçakgönüllülükten daha çok yakýþan bir þey yoktur: Fakat. bunu bilmesini istemediðimi söylediði zaman sýrrýmýzý saklayacaðýmýzý söyledi ve sakladý da Iþýklar birden geldi ve Nicole yeni þartlar altýnda hapishanesini kontrol etmek için ayaða k alktý. Ambar damý de bir þey uçtuðunu düþünürken kalbi çýlgýnca çarpýyordu.." Nicole dinlemeyi keserek. Hiçbir þey olduðunu ve baþka birinin.. Þu halime bak. Nicole son aç saatini düþündü ve ani bir dürtüye kapýldý Yirmi yýldýr hiç dua etmemiþti. Küçük robotun yanýna eðilip Richard'ýn çubuðunu kapatma deliðine sokarken." Nicole sinirlice kendine güldü. Çukurun sadece ortasý iyi ýþýk alýyordu. Nicole. diye düþündü. "Ne doðruysa onu yaparýz" demiþti." dedi. Yirmi santimetre boyunda. "Bana Je-an d'Arc'dan bahset. Bir saat önce.

yerini normal korkuya býraktýðýndan Nicole. Beauvois'da her zaman aile sofralarýn da bulunan bir þiþe kaynak suyunun görüntüleriyle topa tutuluyordu. Nicole kendine güldü Elbette eni yemeye karar verebilirler." ded i. Nicole yemeðini bitirdikten sonra. "Çok tipik Ýngiliz. Nicole kuþun aðýrlýðýný yüz kilogram olarak tahmin etti. çukurun içine yavaþça alçalma deneyiminde bulundu. Nicole çubuðu Prens Hal'i durdurma deliðine sokarken. Korkusu nedeniyle oluþan adrenalin hâlâ içinde dolaþýyordu. Nicole. kýsa kuyruklu. diye düþündü. son derece ileri. Ýki kuþ birbirleriyle hý e. muþambaya benzeyen cilalý bir yüzeyle kaplý olduðunu. Ýlk düþüncesi. Uçan ziyaretçilerin gitmesinden birkaç d 323 RAMA-II sonra çukurun köþesine kývrýlarak birkaç saat derin uykuya daldý. Tan e daha matarasýn-daki son yudumu içerken. Ayaða kalkarak avuçlarý açýk olarak zorlukla çukurun ortasýna. Kuþ. Yeni kuþ arkadaþýna bakmak için kafasýný çevirdi. uzaktan baþka bir büyük çatýrtý duyuldu Dinlemek için dura dý. tam çukurun ýþýðý yeniden o havad deyle kapatýlmadan önce gölgeli köþeye sýðýnmýþtý. Silindirik Deniz. Yaratýk hemen hemen ayný ses dizisini çýkardý ve sonra. fakat ortalýk yeniden sessizleþmiþti. ikincisi d adaþýyla dönmüþtü.) Ziyaretçiler simetrik olan iki pençesinin her birinde dört keskin parmak vardý. Nicole sonra. Bu kýsa süre içinde. yiyecek ve suyunu son bir yemekte bitirmeye karar ve rdi. büyük bir gürültü duyup hemen uyandý. uçan bir sürüngen türü (ç. Gagasý oldukça uzun ve k i Ve gövdesinin her iki yanýnda Pterodaktil: Üst Jura döneminde yaþamýþ. Sanki ambann içinde top pat ibi. Yüzü. durumunun ümitsizliðinden güç alýyo ve onlar döndüðü zaman ne yapacaðýna dair planlar yapmaya baþladý Kendini. Vücudu ona aç ve susuz olduðunu hatýrlatýnca. kanatlarýnýn büyüklüðü madýðý. Nicole korkusuyla mücadele etmekten yorgun düþmüþtü. çukurun dibine inemeyeceði belli olunca. Kahverengi bir halka ile çevrelenmiþ yumuþak bakýþlý koyu mavi gözleri dýþýnda çehresi oða bilimleri müzesinde görmüþ olduðu pte-rodaktilleri* ammsatmýþtý. Uzaklardan kanat çýrpmalarý duyunca vücudu gerildi. Ama kim açlýktan ölmenin yenmekten daha iyi olduðunu söyley ebilir. Düþüncelerine kaçma fikirleri hakimdi ve hepsi de b yolunu bulup kuþlarýn ona yardýmýný saðlayarak çukurdan kurtulmakla ilgiliydi Elinde fýrsat v en onlarla iletiþim kurmayý denemediði için kendisine kýzýyordu. Eðer bu bir biotsa. irilik dýþýnda diðer b ne benzediðini gördü. Biraz aradan sonra baþka bir çatýrtý daha ole bilgisayarýndaki Rama Atlasý'nm "Çevre" bölümüne bakýnca neler olduðunu hemen anlayamadýð ine güldü Yüksek patlamalar.on bir þekilde." Saniyeler sonra gölge büyümüþ ve çukurun dibini tümüyle karartmýþtý. Gördükle antýklý düþünmek istedi. derken f etti. ona geçici olarak yemek düþüncesini unutturacaðýný sanmýþtý. Nicole yukarý bakýnca ka Çukurun üstünde süzülen. Hayýr iki gövde vardý. bunun da. Jean d'Arc'ýn baþarýsýnýn. týpký Rama içinde daha önce görülen hareket bir biot olduðuydu. Nicole yaratýk kaybolduktan sonraki bir dakika boyunca hiç kýmýldamadý Sonra oturarak düþünce ini toparlamaya çalýþtý. yukarý doðru yükselerek kayboldu. tabandan erimeye baþlayýnca buzlarýn kýrýlmasý oluþan seslerdi Rama hâlâ Venüs yörüngesi içindeydi (Nicole'ün bilmediði son yön deðiþtirme m . süzülen yaratýðýn tam a . O gözlerde birþeyler vardý. Ýkisini birleþtirmenin. kendisinin Fransa Krallýðýný ele geçirmesinde üzüc dan bahsediyordu. Güney Yarýmkürede ke düðü yengeçleri ve ilk Rama araþtýrmacýlarýnýn filme aldýðý deðiþik biçimlerdeki garip yaratý icole kendini bu kuþun bir biot olduðuna inandýramadý. Sonunda yeni kuþ alçaldý ve bu garip ikili. zihni. özel bir takým hareketlerle onlara durumunun güçlüðünü anlatacaktý Önce defal ndisini ve çukuru göstererek kaçamadýðýný belli edecek ve kuþlarýn her birine ambarýn tavanýn ek yardýmlarýný isteyecekti. Nicole geriye büzülerek elind an çýðlýk attý. Sessizce birkaç dakika Nicole'ü incelediler. ne y mýþsa cebinden çýkardý Bundan iki minicik yemek mi çýkarmalýyým! diye bezgin bir þekilde düþü ini yiyip de sonucuna mý katlanmalýyým! Derin bir nefes çeken Ntcole. bu yenisinin. devasa bir kuþa benzer bir yaratýktý. bu bü eledi. Sonra kýsa bir konuþmadan sonra g ittiler. 324 Ziyaretçiler Ýki yüksek ve keskin ses Nicole'ü gerçeðe döndürdü. Nicole kuþlarýn geri geleceklerine emindi Belki bu güven. iki kes kin ses çýkardý. Yaratýk boynunu çukurun içine uzatarak sert fakat ahenkli bir dizi ses çýkard felç olmuþtu. Ýlk kuþ. hâlâ hýzlý hýzlý konuþarak kondular. "Çok Ýngiliz. Merhaba. gagasý ve kanat uçlarý dýþýnda an koyu siyah bir maddeyle kaplýydý. içindeki çýlgýn korku.n.

Nicole on saat boyunca. Rüzgârýn uðultusunu dinlerken.yeniden güneþten uzaklaþan bir yörüngeye sokmuþtu) ve güneþin etkisi sonunda ýsýyý. kul eceði miktarýný saptamaktý. evet. denizin erimesinden sonra atmosferdeki ýsý dengesizliklerinin yaratabileceði þidd eüi fýrtýnalar ve tayfunlara karþý uyarýyordu. ýslak. kimyasal elementlerini saptamak için. "Gelin artý a da her neyseniz.. tamam!" diye Nicole yüksek sesle baðýrdý. Hýzla ayaða kalktý ve neredeyse bayýlýyordu daha dikkatli olarak dizlerinin üstüne çöktü ve yaþamýnýn ziyafetine baþladý Sývýyý içti ve ý sa doyuncaya kadar yedi. fakat artýk bu geçmiþ reken þey. dedi. haf ifçe içeri esnedi Zihni. sývýnýn içi le ýþýnölçer aygýtýndan bir sonda yerleþtirdi. Çözümlemenin sonuçlarý. üç ayrý belirgin katmandan Kabuk futbol topunun derisi gibi sertti ve iþlenmesi çok zordu ikinci katman yumuþak. Colorado'da bir dað evinde. bu yoldan kuþlarýn yardýmýný saðlayýncaya kadar. patlama seslerinin sýklýðý doruða ulaþýp son yavaþ yavaþ azaldýðý süre içinde. Tekrar uykuya dalarken Nicole. Umutla titreyen Nicole avucunu yarýktan içeri sokarak sývýyý dudaklarýna göt ve ilaçsý bir tadý vardý. Aðzýn eyi öfkeyle tekmeleyerek ileriye itti. Bu çalkalanma sesiydi. O kadar acele ediyordu ki ilk örnekte bir hata ve iþlemi yinelemek zorunda kaldý. herhalde bir v adan fazla uyanamayacaðmý düþündü. metal yýðýnýnýn olduðu köþeye doðru emekledi. Ne zaman uykuya daldýðýný. ölmenin nasýl bir his olduðu dý325 RAMA-II þýnda. birkaç litre kadar yeþili bir sývý vardý. bunun farkýndaydý. eyi vardý ve oval biçimliydi. Neredeyse unutmuþtum. Saatler süren fýrtýna boyunca. koyu mavi ve kavun kývamýnda bir bileþikti. rüzgâr. Nicole köþesinden. tüm düþüncelerden yoksun olarak öylesine oturdu. Ýçinde. bir basketbol topundan daha büyük. Nicole ilerleyip krem beyazý yüzeydeki kahverengi kývrýk ç eliyle yoklarken. Manna. fakat yapamadý Açlýk ve yorgunluk hafý zihni. fakat açlýðý o kadar büyüktü ki. Bir þey duyduðunu sandý ve uzanarak onu sertçe iter ek tekrar yuvarladý. kabaca sekiz kilogramlýk besleyici gýda kalýyordu Bak du. bir vücudun iþleyebileceði proteinler ve deðiþik kimyasal bileþikler halinde madense l tuzlar açýsýndan çok zengindi "Tamam. Nicole sevinçten aðlamaya baþladý. Fen ir þeye çarpýnca ürktü ve elleriyle yokladý Nesne büyüktü. suyun don tüne çýkartarak. zamanýnda ve aynen öngörüldüðü biçimde. Rama'nýn içine taþýmýþtý Atlas. koyu ve sývýnýn eþit oranda oluþturduklarý. fakat güçlendiriciydi. Saatinden baþýný kaldýrýnca yumurta biçimindeki a ilk kez gördü. birkaç dakika sonra Nicole tý esnenin üstünde pilli neþteriyle çalýþmaya baþladý Bu nesne neyse. Oranlamasý ona yenmeyen dýþ kýsmýn aþaðý yukarý iki kilo olduðunu ve kendisine. Býçaðýný çýkardý ve zorlukla kesebildiði bir parçayý sabýrsýzca aðzýna týktý. Çok açgözlü davranmýþtý. Uçuþ elbisesinin cebinden Ro- . Zihni. rü ce hafif bir esintiydi. Dýþýný býçaðýyla kesmek çok yavaþ giden bir çalýþma olduðundan. "Gelin ve beni alarak bir kurtulma þansý verin " Fakat kuþlar dönmediler. Nicole ona bu adý vermiþti. bir fýrtýnaya dönüþtü Nicole'ün cesareti tümüyle kýrýlmýþtý. kendisine ne yapabileceðine dair bir korku duymuyordu. Tatsýzdý. aletlerin hepsine takýlabilen mini kranda belirmeye baþladýðý zaman. fakat buz-lardaki kýrýlma sesleri bittikten sonra. Derhal tanýmýþtý. ne kadar. Çok zayýf düþmüþtü.. Uyandýðý zaman Nicole'ün en büyük kaygýsý "man-na kavumTnun*. Evet. Oh Tann'm. Onu iyice inceledi Üzerine sýkýca bastýrýnca. Acele iki yudurn içti ve sonra 326 Ziyaretçiler yýllarýn týbbi eðitimi araya girdi. gitgide zayýf düþtüðünü hissederek. New York'u kamçýladý. Grimsi beya z renkteydi ve bir yumurtaya benziyordu. üç kilogram sývý. acaba Yiyebilir miyim? diye sordu. Sonra derin ve mutlu bir uykuya daldý. fakat sekiz buçuktan b lmýþtý. Iþýklar tekrar gelince Nicole'ün düþünce düzeni bozuldu Kol saatini kontrol ederek. d Tekrar karanlýk olmuþtu. ne zaman da uyandýðýný hatýrlayamadý." diye baðýrdý. dedi kendine evet. Nicole. köþede uyanýk kaldý. Nicole daha çok endiþelendi Cebinden el fenerini bularak nesneyi aydýnlattý. ortada. Kayak zevkini düþünmeye çalýþtý. Sývý onu zehirlemeyecekt ersine.'Kudret helvasý' Ýsrail kavmine çölde mucizevi þekilde gelen yiyecek (ç n ) RAMA-II tam. Daha çok içmek isteðiyle savaþarak. þiddetli kar fý e kalýþýný hatýrladý. ded kendine. Nicole çukurun ortasýna yürüyerek. Nicole hiçbir yaþam belirtisi gö köþede yatýyordu. manna kavununu idareli kullanmakt Nicole kavunu dikkatle ölçtü Brüt aðýrlýðý yaklaþýk on kilogram vardý.

Henry Planta-genet ve Aquitaine'li Eleanor Ýngiltere tahtýna kimin geçeceðini tartýþýyorlardý Eleanor aðacýn altýna doðru yürüyünce serçeleri far a. Nicole bir ses iþiterek y ukarýya baktý Çok güzel uçuþan kýrmýzý bir elbise giymiþ ve elinde altýn bir yay olan annesi. Ob Tann'm. doðulu bir adam. gözlerinde kendinden geçmi ir ifadeyle üç tane garip biçimli müzik aletinin yanýnda duruyordu Müzik Nicole'ün her yerind ydi ve onun aðlama hissi duymasýna neden oldu. Eve gidiyor olmaktan mutluydu. yaldýzlarla süslü bir arabaya doðru koþuyordu. Bir ay uçurumunun yanýnda duran siyah bir adama bakýyorlardý." Nicole onu izlerken. Önce. Nicole. çarpýcý ve göksel. Nicole onun dokunuþundaki yumuþaklýktan ürperdi "Unutma. önceleri lardan. "Anne . içeceðini bilecek. "Haydi. Eðer amacýndan eminsen her þeye katlanabilirsin " Nicole yanýk kokusu aldý ve baþka yerde onlara ih330 Bilgeliðin Sulan týyaç duyulduðunu hissetti Babasýyla birlikte kuzeye. Yan tarafýna bir ok isabet etmiþti.. Nicole dikkatini ttikçe büyüyen bu nokta üzerinde yoðunlaþtýrdý Nokta hýzla üzerine gelerek bütün görüþünü kap gecede Afrika savaný boyunca koþan bir adam." dedi annesi "Daha dikkatli olmalýsýn. önceleri Nicole'ün ne olduðunu anlayamadýðý. insanlýk içinse büyük bir sýçrayýþ" dediðini duydu. Bana. Adam gülümsedi. Göremediðin fakat orada olduðunu bildiðin 329 RAMA-II þeyden sakýn " Anawi arabaya çýkarak dizginleri eline aldý "Ölmemelisin. Görün larda. Büyük bir alkýþ koptu Nicole bir konserde ön sýrada babasýy turuyordu." dedi Kraliçe. sonra da diðer dünyalara. Hava çevrelerinden akýyordu Nicole. Fakat serçe babasý Loui-re'dan dah a aþaðýdaki Chinon'a doðru alçaldý." dedi. Bir saniye için gözlerini kapattý Tekrar a hýzla akýp geçerken geometrik þekillere bürünen bir renk cümbüþü gözlerini kamaþtýrdý. Diþleri kötüleþip uzarken gözleri þaþýlaþtý. Altlarýnda." dedi. Uza eleri içinde iki adam merdivenlerden indiler. Sahnede. "Ben senin çok eski atalarýn dan biriyim. Nicole. uçuyorlard ladý. boþlukta duran. insanlarýn aya indikleri gün düþünüme gitmiþtim.ma'daki yeni yýl gecesi Omeh'in kendisine verdiði cilalý taþý çýkardý Önce ona sonra çukurdak cisme baktý ve. fakat bir yandan da garip e annesini anýmsatýyordu Adam kayalýk daða inanýlmaz bir çeviklikle týrmandý ve zirvede kollan açýlmýþ. konseri arkada býrakmýþ. Çok güzel. Bir k tlaðýna atladý. "burada olduðunu bilmiyordum. seni seviyorum. Nicole ateþlenen bir roket motoBilgeliðin Sularý runun sesini duydu ve sola döndü. r þekilde. "Gitmeliyiz. Buzz Aldrin. küçük yeþil þiþeyi çýkardý Büyük büyükbabasýnýn sözlerini yeniden duydu. "Baþtan çýkartýlmýþtýn. Kayalýk bir daða týrmanmak düðü zaman." dedi babasý. Nicole onun yüzünü iyice gördü. Susadýðým içi Gölü'nden su içtim. deðiþen kýrmýzý ve yeþil biçimlerin arasýnda siyah bir nokta belirdi." Nicole köþeye oturdu ve þiþeyi bir yudumda bitirdi ______________39______________ BÝLGELÝÐÝN SULARI Nicole'ün görme gücü hemen bulanýklaþmaya baþladý. "Çocukken. Diþleri bembeya dý Arkasýndaki ay manzarasý kaybolurken. Normandiya'ya yönelerek havalandýlar Y . Nic ole " Kanatlý kýnnýzý atlar. sevimli Loire Vadi-si'ni ve Beauvois'daki vi llalarýný görebiliyordu. adamýn yüzü Nicole'ün hayalinde gitgide büyüdü ve yavaþ fo dilinde. Ulula anýþtým. diye yineledi. yaþlý bir adam gördü. sonra daha yakýndan geliyordu Sanki kristal canlar çalýyonnuþ gibi yapay bir müzik ti. saçlarý yerlere kadar uzamýþ. Adaný Orneh'e benziyor. bekle. iki serçe de þatonun bahçesindeki bir aðaca kondular. er turlu sevgiden daha önemlidir. Adam. ay yüzeyinde Armstrong'a katýldý ve ikisi birden sað taraflarýný iþaret ettiler. Birden onun ken konuþtuðunu ve her kelimeyi anlayabildiðini fark etti. ufuktaki yeni an bir siluet gibi durdu. Neil Armst-rong'un "Bu bir insan için ço k küçük bir adým. babasý bir serçeye dönüþtü ve ona gü di O da kendi serçe kanatlarýný çýrptý ve ikisi birlikte. Kaplanýn diþlerini gýrtlaðýnda hissedince Nicole bir çýðlýk attý ve ölüme haz birden topallamaya baþladý." di e Nicole baðýrdý Þekil ona döndü. o serin aralýk akþamýnda. bir þarkýya baþladý. astronotlarla konuþtuðum aya uçtum. Küçük bir uzay aracýnýn ayýn yüzeyine iniþini seyretti. senin Minowe'nin öyküsünü anlatmak için yýldýzlara geleceðini söylediler " Nicole adamýn kafasýnýn büyümesini izledi. Nicole þimdi bir müzik duyuyordu. Nicole artýk onlan göremeyinceye kadar yükseldiler Renkli þekiller yeniden görüþ alanýný doldurdular. Taþý cebine koyarak. Seni ancak üç irim." Kraliçe Eleanor ulanarak serçenin kar nýný okþadý.

New York þehrinin çok üstünde uçuyordu Kendisini dehþ n kuþlarla rastlaþmamak için. dedi." diye yanýtlamýþtý. Nicole düþündü. Kurtarýlmak için hazýr olmalýyým. biot duvara üçüncü kez týrmanmayý denemeden önce gerekli onarýmlarý yaptý." "Ah. binanýn güney ucuna doðru zorlukla ilerliyordu. onun kýzýlötesi görüþünde renkli þekille dönerek ambara doðru gitti ve emniyetle çukurunun içine kondu. Nicole onu izler rçalarýndan birinin kabuðunu ve kafasýnýn yanlanndaki iki yumru çýkýntýyý deðiþtirdi Tüm iþle yý geçmemiþti Bittiði zaman. " anýndan sonsuz boþluða doðru uçtum. uçuþan n ve kýrmýzý elbisesi içinde ne kadar güzel olduðunu. Saniyeler sonra bir kýrkayak biotun kafasý ve antenleri çukurunun kenarýnda gözüktü ve hiç yavaþlamadan. yeraltý güçlerinden yayýlan ýsý. Tüm parçalarýn gücünün ek yüke yeterli olacaðýný umuyordu Bu da iþe ve Nicole tekrar. dönerken yan yattý. her zamanki köþesine oturmuþtu. sekiz kat haline getirdið ipin bir ucunu biotun son üç parçasýnýn çevresine dolayarak baðladý. Bu nedenle annesini. bir þekilde oradan kurtarýlacaðýnda Kýrkayak biot." demiþti yaþlý adam. Garip bir sesti sanki düzinelerle çýplak bebek ayaðý muþamba üzerinde sürünüyordu ve kesinlik yönüne geliyorlardý. Onunla daha fazla konuþmuþ olabilmeyi isterdi. Peki sonra sana neler olacaðýný ona n n sormadýn'. Ellerini korumak için eldiven giyip. Çevrelerindeki alevler patladý ve her þey karanlýða gömüldü Bir an sonra Nicole tekrar uçuyordu. B saðlýk çantasýndaki yara dikiþ ipliklerinden en saðlamýný seçerek. Biot bütünüyle dört metre uzunluðundaydý. ikinci düþüþte ön ayaklarýndan biri ciddi þekilde za\ 333 RAMA-II rar gördüðünden. on yaþýndaki kendisine. çok tayflý ve deðiþi lara ayarlanabilen mercekli gözleri vardý." Nicole'ün içindeki bilim adamý. karþý duvardan a baþladý. diye sordu. daha bir çocukken." diye haykýrdý. her birinde dört ayak bulunan on beþ eklemli parça ve üstünde ikisi ince uzun antene benzeyen. ipin kesmemesi için bir ke . Nicole. Jean. eski cek paketlerine koyduktan sonra. Anawi onu kaplandan Teþekkür ederim 332 Yaratýklarýn Çaðrýsý anne. Küçük þiþedeki sývýyý içtikten sonra yaþadýðý çýlgýn zihinsel yolculuðu düþünerek. "Ulu Tanrý'm" Babasýyla birlikte kalabalýk meydana inerlerken Ni-cole. Belki o zaman bunlardan bazýlarý bir anlam kazanýrdý Fakat Nicole . Dört deðiþik yerdeki hareketi izleyebiliyordu A mbarýn yakýnlarýnda kýrkayak bir biot. Hayalinde gördüklerinden sonra. birlikte çukurun içine yýðýldýlar. A ayaklarýna ulaþmýþtý ve et yanýðýnýn ilk kokulan havaya yayýlýyordu. New York'taki her þeyi inanýlmaz bir ayrýntýyla görüyordu Sanki. düþünmeyi yeðledi. yaklaþýrken baþýný kaldýrarak onlara baktý. Gözyaþlarý yanaklarýndan aþaðýya süzülürken kýz. "Omeh de öyle düþünmüþtü. Her üç meydanýn yakýnýnda.anýk kokusu gittikçe güçleniyordu. Bir akþam. Nicole'ün merak edecek zamaný bile yoktu. Nicole onun sýrtýna atladý Ans k fazlaydý Biot tutunmasýný kaybetti ve sýrtýndaki Nicole ile birlikte çukura geri yuvarlandý Birkaç saniye sonra yeniden duvara týrmanmayý denedi Bu kez Nicole kýrkayaðýn bütün vücudunun rýya yönelmesini bekledi. Vayyl dedi rdu? Nicole. yalnýz. Bir yardým çaðrýsý duydular ve kanatlarýný hýzla çýrptýlar Rouen'de gözlerinde bir ýþýk olan sade bir kýz. Altmýþ bacaðýnýn her birini düzgün yüzeyin üstüne y gücüyle tutunarak rahatça aþaðýya indi Nicole sýrt çantasýný takarak fýrsatýný kollamaya baþ a çýkmasýna þaþýrmamýþtý. fakat bu kez büyük alýkçýl olarak Rama'nýn içinde. biot yeniden duvara ilerledi. 331 YARATIKLARIN ÇAÐRISI Nicole kendine. bilimi bu kadar güçlü kýlan tümdengelim süreçler rinliklerine ulaþamadýðý bir alanda olduklarýný zaten biliyordu. Poro'daki hayallerini ve üç yýl sonra annesinin cenazesi nedeniyle Nidougou'ya gittiði zaman Omeh'le aralarýnda geçen kýsa konuþmayý anýmsadý. Kendisini direkten kurtardýklarý zaman Jean onlara sarýldý. Matarasýný. Kýrkayak biotun vücudunun dörtte üçü yukarýya yöneldiði zaman. böceðe benzer bir kafadan oluþuyordu Anlaþýldýðýna göre çukurun köþesindeki metal yýðýný onun yedek parçalarýydý. "Seni kurtaracaðýz. hayallerin çözümlenemeyeceðini ve onlarýn. "Ronata nereye gitmiþti?" diye Om Nicole hemen onun ne sorduðunu anlamýþtý "Büyük beyaz bir kuþ olmuþtum. garip bir duyarga dizisi olan. Dikiþ ipliðinin diðer uc lmek haline getirdi. manna kavununun içindeki imsi sývýyla doldurmayý bitirmiþ ve kavunun ýslak etli kýsmýný da dikkatle parçalayarak. yaþlý adam ve küçük kýz yalnýz kaldýklarý zaman. Kýz gözlerini uyduruk b zatmakta olan rahibe çevirdi.

sonra dikiþ ipl ni býraktý. kendini ipte yukarý çekerek kabuktaki kanatlardan birini yakaladý. Nicole ilmeði beline baðladý. Bu iþlemi parçadan parçaya geçerek iki kez daha tekrarladý. tümüyle durdu Nicole eðer kolunu kaldýrsa neredeyse kýrkayaðýn lecekti. Nicole'ün yavaþ ve devamlý týrmanýþý sürdü. biot tekrar yürümeye baþlamýþtý ve Nicole sadece yan tarafýna yuvarlanarak yere sýrt üstü e "Tanrý'ya þükür. A eketi diðer eliyle tekrarladý. Nicole. O týrmanýrk en. hareket edemediði belliy icole arka parçalarý birleþtiren eklemleri aþýrý zorluyordu. Bir anlýk bir korkudan sonra. Nicole bir kez biotun sýrtýna çýktýktan sonra. aygýtýn düzgün çalýþtýðýný gösteriyordu. diye kabul etti. Ortada üç olasý sonuç var. dikiþ ipliði boyunca yaratýðýn son parçasýna kadar týrmanýp sonra. Bir dakika geçti. Ancak birkaç dakika sonra. Eðer Beta çalýþsaydý.. yüzeye dik tutara eliyle sýkýca dikiþ ipliðini tutuyordu. Þimdilik fena deðildi.. biot birkaç santimetre kadar çukurun içine geri kayýnca biraz korktu. hiçbiri de iyi deðil Dikiþ ipliði kapabilir. Nicole vücudunu. Sanýrým önce þu makinenin bir daha hareket edi mak için biraz bekleyeceðim. fakat biot hiç kýmýldamadý. biotun son parçasýnýn kýrk santimetre arkasýndaydý. Artýk tam son parçanýn arkasýndaydý. manýþýný yaparken. ilet cole iletiþim baðlantýlarýnýn kozmonotlara kadar ulaþabileceðini biliyordu Bir yanýt alamamas nda altý ya da sekiz kilometre yakýnýnda baþka bir kozmonot olmadýðý ve Beta iletiþim istasyo un çalýþmadýðý anlamýna geliyordu. Eðer dikiþ ipliði dayanmazsa düþebilirim. Uzanarak dikiþ ipliðini yukarýdan tuttu ve kendini duvarýn üstüne doðru çekti. Nicole'ün zihninden hýzla acý senaryo334 Yaratýklarýn Çaðrýsý lar geçti. Herhalde þu kanatlardan birini tutmak mümkün olabilir. Ancak bu kez düþmedi ve zorlanarak yavaþ yavaþ yukarý evam etmeyi sürdürdü. Sonra bir dakika daha. Bu bir felaketle de sonuçlan r." diye baðýrdý. d bir þekilde düþündü. Nicole biotun arka parçasýndaki kanadý sýkýca kavrayarak kendini yukan çekti. diye düþünd mý yukarýdaki düzgün yüzeyde olduðuna göre beni tutmayý baþarabilir. Biotun yaklaþýk bir metrelik bölümü hâlâ duvardaydý. Sýký bir þe335 RAMA-II kilde kavramayý baþarmýþtý Tek sorun. fakat üstüne biraz aðýrlýk bindirmeye kalkýþýnca bacak duvardan aynldý. Nicole elindeki olasýlýklarý düþündü. Üstünde. kanadýn onun aðýrlýðýna dayanmasýydý Nicole bir eliyle ipini tutarken diðer eliyle onun dayanýklýlýðýný denedi. daha önceki gibi yavaþça duvara týrmandý Bütünüyle duvarda yükseldikten birkaç küçü icole'ün aðýrlýðýný hissetmeye baþladý. ancak. duvarda kal ak parçalarý dörde düþtüðünde. Kýrkayak. Nicole ilk iki gi riþimini biotun sýrtýna yerleþmek üstüne kurdu. Dayanamayan bacaðýn emme gücüydü. yardým çaðrýsýna neden bir yanýt alamadýðýný merak ediyordu. benimle her yer le konuþabilirlerdi Nicole kendi kendine. New York'u çevreleyen duvarýn üstünde durup Si-lindirik Deniz'in dalgalý sularýna bakarken. Bu plan için çok fazla. Arka parçanýn ayaklarý duvardan ayrýldýlar. Nicole derin bir nefes aldý. diye Nicole düþündü. Ýkinci kez o kadar þansh olmaya ilirim de. diye düþündü ve biotun tam arkasýnda ke ni saðlama alarak onu yeniden dikkatle inceledi. Artýk neredeyse tepeye varmýþtý. Nicole uzanarak arka ayak ardan birini kavradý. Duvara yavaþça týrmanýrlarken. biotun her bölümü birer bir k ederken. Her parçanýn kabuðu üst üste gelen parçalard n oluþuyordu. yeni bir sortiye hazýr lanmakta olduðuna ve Beta iletiþim istasyonunun da fýrtýna tara336 . fakat diðer mürettebatla. üç kez denediði.olan tek plan. bir e kýrkayaðýn vücut veya ayaklarýný tutamaç olarak kullanarak kendi kas gücüyle çukurun tepesi ktý. Dikiþ ipini sýkýca çekip ayaklarýný kuvvetle duvara bastýrýrken. Nicole aþaðýya bakarak ilk düþüþünü hatýrladý. Solu tutarak biotun dengelenmesini bekledi ve sonra birinci parçaya kadar týrmandý. Çukurun dibinden altý metreden fazla bir yükseklikte sallanýrken.mer ayarladýktan sonra. mürettebatýn muhakkak kendi uzay araçlarýnda. Ýþte bu harika. Nicole. o yolun neredeyse yarýsýndaydý. Telsizindeki kendini kon eti. düþmeye karþý artýk bir korunmasý olmayacaðýný ni denemek için. Bacaklarýný kýrkayak biotun çevresine doladý ve kendini ikinci kanada ulaþýncaya yukarý çekti. Ký un tepesine ulaþtýðýnda. Nicole planýnýn yaratabileceði deðiþik olasýlýklarý hesaplarken. a ela burada sonsuza kadar asýlý kalabilirim. Oluþturabildiði ve baþarýlý olabilmesi oldukça akla yat riskli. týpký bir kayaya týrmanýyormuþ gibi.

En yakýn merdiveni buldu ve güneye. Düðümler biraz yapýþkandý ama Nicole'ün. Ana meydanýn yakýnýnd resel sokaklarý geçtikten sonra. serbest olan kuþ. Kuþun pençeleri ve kanatlarý aðýn tel tel olan cole'ü görünce bir çýðlýk daha attý ve binalarýn üstünde çemberler çizmekte olan arkadaþý. New Y e doðru yürüdü. tekne olmada rþýya ulaþmayý baþarabileceðini düþündü. Nicole gökyüzünü bir helikopter belirtisi için y niden kontrol etti. Nicole. Ýki dakikadan az bir süredir Nicole. zurnan bulamamýþ olduklarýn dan. bul -lindirik Deniz'in erimesi Rama'daki hava düzenini deðiþtirmiþ ve sýcaklýk fark edilir biçimd yükselmiþti. Nicole birkaç saat duvar boyunca yürüdü. amba rlar dahil. yerden elli metre kadar yükselen kalýn kafes biçimind eki aðýn birleþtirdiði iki gökdelenin arasýnda duruyordu Yerden yirmi metre kadar yukarýda. bu Ni-cole'ün ayrýntýlý bir araþtýrma yapabilmesi için ilk fýrsattý. Að. Kendini sakinleþtirdikten sonra ve gözünü tüneðin-deki kuþtan ayýrmadan. Ancak. kavunun çukurda kalan kýsmý 337 RAMA-II ele geçireceðinin yollarýný düþünürken). Çukurda olduðu zaman onu ziyaret eden kuþ çiftinin seslerine benz u Nicole daha dikkatli davranmaya baþladý. Bu durumda bile. ba kuþ. diye düþündü. Norton ve arkadaþlarý tarafýndan bildirilen k e diðer deniz hayvanlarýnýn resimlerini hatýrlayýnca tahminini biraz deðiþtirdi. Aðda binlerce kesiþim ve bunlarýn her birinde k ya büyük bir düðüm vardý. fakat dokunmadý. öngörülebileceði üzere. þimdi. Arkadaþlarýna ne olduðu sorusuna geri dönerek. Takagishi'yi aradýklarý için. sonucun vardý. Sese doðru ilerledi. Francesca'yla beraber. Hiçbir þey yoktu. . hatýrladýðý her þeyi bilgisayarýna girdi Bir an sonra. 338 Yaratýklarýn Çaðrýsý Kuþ yaklaþýrken Nicole binalardan birinin yanýna sýðýndý. Kendisi de yakalanmamaya çok dikkat ederek bazý ipler üstünde pençeleriyle birþey-le r yaptý Ayrýca þeritleri zorlukla çekip uzattý ve büktü Sonra muþamba kuþ. Nicole aða kadar yür u inceledi. Hâlâ aklýnda tazeyken. Sadece mürettebatýn büyük bir felaketle karþýlaþtýðý ve henüz ayacak kimsenin bulunmadýðý olasýlýðýný kýsaca düþündü. daha az olasý sen ar üzerinde fazla kafa yormadý. dedi içinden. e. diðer kuþu tutmakta olan aðýn baðlantýlarýný koparmak veya çözmek istercesine. Nicole diðer. Nicole termometresine göz atýnca. Kolayca görünebilmek için bu duvara yakýn kalmalýyým. ayný y ninde sonunda geleceklerdir. bilgisayarýndaki New York haritasýný henüz güncelleþtirmemiþti. donma noktasýnýn dört derece üstünde o erek. New York'tan gelen ve bir çýðlýk olduðunu sandýðý bi emen Dr. Nicole denizden örnek alarak onu çözümledi. Nicole karþý taraftaki binalara yaklaþýrken. dört santimetre e benzer biraz esnek bir maddeden yapýlmýþtý. Bu kez yerini daha iyi saptamýþtý. Sakince oturmuþ manna kavunundan oluþan öðle yemeðin ken (ve gelecek yetmiþ iki saat içinde hâlâ kurtarýlmamýþ olursa. çýðlýk yeniden duyuldu. Nicole'ün baþýnýn üstünden uçarak arkadaþýnýn kondu.Yaratýklarýn Çaðrýsý fýndan devredýþý býrakýldýðýna karar verdi Onu rahatsýz eden. Nicole hayranlýkla sekizyü li tuhaf yapýyý izlerken üçüncü çýðlýðý duydu Ancak bu kez daha çok bir kuþ çýðlýðýna benziyo u çok garip bir ses çýkartýyordu. k dife vücutlu kuþ tuzaðýn içinde çýrpýnýyordu. En olasý durum yakýnda geri dönmeleri. Hâlâ duvarýn üstündeki gözetleme yerini terk edip terk etmemeyi düþünürke i çýðlýðý duydu. acil bir durumda güçlü bir yüzücünün. erimenin baþlamasýnýn üstünden endisinin çukura düþmesinin üstünden de doksan saatten fazla süre geçmiþ olmasýna karþýn. sekizyüzeylinýn yanýnda durarak bütün yeni buluþlarýný. Francesca'nýn büyüleyici bul duðu kafes biçimindeki aðlarýn bulunduðu yönden geliyor gibiydi. Bu kez bir uymuþ ve sesleri tanýmýþtý. tahminini doðruladý. bunun uçan yaratýklarý yak bir tür örümcek aðý olduðunu sanmasýna yetecek kadar deðü Aðýn alt tarafýný incelerken. Ni aptý. Nicole. Kadife kuþ ona bir-jgyler söyledi. bir helikopter belirtisi için gökyüzünü taradý Atmosfer. Ýlk Rama araþtýrmasýnda bulu anik zehirlerden çok az vardý. sese yaklaþabilmek için açýk meydan avaþça koþtu. arkadaþýnýn tuzaða yaklaþarak. Zaman geçirmek için. yirmi metre kadar ötedeki bir çýkýntýnýn altýna çekildi. artýk hemen hemen hepsi gitmiþ. Kuþ sanki Nicole'ü azarlarcasýna on þey söyledi. Takagishi geldi Telsizini bir daha denedi. Bitirdiði zaman koca kuþ geri çekildi ve Nicole'e baktý. ned in kendisini aramadýðýydý Gözleri. ac giriþimlerde bulundu. Belki de ben çukurun içindeyken geliþip öldüler. kýsa bir görüþmeden sonra.

Ne zaman ya nlýþ bir dönüþ yapsa. Nicole kadife yaratýða baktý. N icole kýmýldamadýðý için. lemi iki kez tekrarladýktan sonra. Daha hýzlý 340 Yaratýklarýn Çaðrýsý çekerse yaratýðýn kanadýna zarar vereceðinden korktuðundan. Bana bir Þey anlatmak istediðine eminim. Kanatlardan biri kuþun kafasýna çok yakýn bir yerden aða takýlmýþtý. BU is. düþtü a düþünceleri de vardý. Fakat yerden yirmi metre. Ya an kuþtan uzaklaþýp. 341 RAMA-II 41 GERÇEK BÝR DOST Nicole ne beklemesi gerektiðini bilmiyordu ilerleyerek yerdeki deliðe baktýðýnda korkulu d eðildi. parma ndisini. Meydan bölgesinde. bazen müzikal konuþmalarýnda bir telaþ vardý ve sonunda iri kuþ tüneðine döndü. fakat kendini nasýl olsa daha sonra tekrar g leceklerine inandýrdý Dikdörtgen kapak büyüktü. sonra da yukarýda tuzaða düþmüþ kadife yaratýðý gösterdi. Artýk duvara dönmeye ve geleceðine inandýðý kurtarma ekibini bek emeye hazýrdý. fakat yirmi veya otuz metreden fazla olduðu be lliydi . kuþun dün geceki vahþi fýrtýna rüzgârlarýna ya latýldýðýný tahmin etti. Acaba nereye gidiyoruz? diye Nicole kendine sordu. Bir an Nico aratýðýn güçlü soluðundaki kokuyu hissetti. mutlulukla çýkardýðý sesler ç anýrken. oldukça hatýrý sayýlýr bir yükseklikti ve bu nedenle NJ-cole kuþun tuzaða.. Anlaþýlan eve. Þeritler çarpma sýrasýnda esnemiþ. on metre uzunluk ve sekiz metre geniþliðinde. Bu kez Nicole yaban a arkadaþýný kurtaramadýðýný anlatmak istediðini düþündü. Ona egemen olan his meraktý Bir an için kurtarma ekibinin kendisi yer altýnda ol duðu zaman gelebileceðini düþünerek endiþelendi. Yaratýk kuþ kocaman mavi gözlerini dikerek onu izledi. Kadife kuþ. Að iki binaya çok iyi tutturulmuþtu ve halatlar da Nicole'ün çok salla masýný önleyecek kadar aðýrdý. sekizyüzeyliden en çok kýrk metre uzakta. Bu garip iletiþimlerinde yanlýþ anlaþýlan dikkatle yaklaþtý.Ne yapýyor bu. Çok sýkýydý. Kalýn. Sonra aðýn yana duran birkaç ipi birbirine baðladý. Nicole mesajý almýþtý. dedi kendine. bu gürültü.. ona ve arkadaþýna pilli neþterin esnek þeridi nasýl kestiðini gösterince r. Gülümseyerek el salladý. Ýkisi. Üç yerinden yakalanmýþtý ve her kurtulma çabasý onun esnek þeritlerin sýký biçimde gömülmesine yol açýyordu. normal olarak altý katlý bir binanýn liðine eþit. Demek sen de a yný þeyi yiyorsun. kuþ zorlukla yeniden ayný gösteriyi tekrarladý. Daha doðrusu bir rehberi. kuþ. metal yüzeyin hiç dikkat çe yen bir yerine konarak pençeleriyle birkaç kez vurdu ve havalanarak o noktanýn üstünde süzülm ye baþladý. kanadý kurtarmaya çalýþtý Çok yavaþ giden bir iþti. Neþteri kullanýnca kurtarma iþlemi çok çabuk bitti. Ýlk düðümle mücadele etti. diðer kuþ ne uzaklaþtý. týpký muhabbet kuþlarý gibi aðýn üstündeki havada oynarlarken dine özgü kuüama çýðlýklarýyla katýldý. diye düþündü. Nicole'ün izledi görünce delikten içeri uçarak üçüncü çýkýntýnýn üstünde bekledi Nicole deliðin yanýna çömeler yakýnda bazý ýþýklar ve altýndaki derinliklerde de bir sürü titreþimler görebiliyordu Korido kadar derine indiðini kestiremiyordu. Nicole a döndüðü zaman kesiliyordu. Nicole yan ölü gibiydi. Bu kokuyu tanýyorum. Az sonra kayboldular ve Nicole yavaþ yavaþ aþaðýya in Nicole kendisinden hoþnuttu. Fakat bu nereden geliyor? Nicole bu garip ve fevkalade yara týklarla konuþabilmeyi istedi. konuþarak. baðýrarak ve korkutarak üstüne geldi. Nicole çantasýna uzanarak pilli n i çýkardý. Nicole. havaya süzüldü. sonra yeniden alçaldý. dedi kendine. Gençliðinden hatýrladýðý bir Loire halk þarkýsýný söyleyerek kuzeye doðru yürü Birkaç dakika sonra Nicole'ün yine bir arkadaþý vardý. Nicole düþmemek için önc bileklerine doladýktan sonra. Ýki kez dýþarý 'e doðru birþeyler söyledi. Diðer kuþ anýnda. diye Nicole kendine sordu. Týrmanmak zor deðildi. ne de onun devam etmesine izin verdi. aileyle tanýþmaya davet ediliyorum. iki kuþ baðýrarak onayladýlar. Sonra bu kokuy z önce yediði manna kavunuyla iliskilendirmek onun bir saniyesini aldý. Bir tür kapak kayarak açýldý ve yaratýk meydanýn altýnda kayboldu. Týrmanýþta harcadýðý çabadan soluk soluða kalmýþtý. Sadec umalým ki akþam yemeði ben deðilimdir. Sonra bunlarý 339 RAMA-II çözdüðü zaman. fakat sonra eski hallerine gelirk aða yakalanmýþ olmalýydý. tepesinde uçan kadife kuþ inanýlmaz þamata yapýyor. Kuþ.

Kuþ kanatlarýný çýrptý. diye düþündü. Her fener in içinde yanan küçük bir ateþ ve Nicole'ün yakýt olduðunu sandýðý bir sývý vardý Nicole'ün kadife vücutlu arkadaþý. kuþlara artýk dönmeye hazýr olduðunu nasýl anlatacaðýný düþünmeye baþladý. içinde su dolu büyük bir sa rnýç olan bir odaya geldiler. tarih derslerinden. meydana açýlan delikten ve iniþ boyunca her dört çýkýntýda bir enerlerden geliyordu. onlarýn bir tür abancý yaratýk olduklarý anlamýna geliyordu Fakat büyük olasýlýkla Kamalýlar olamazlar. lar ve. arkasýnda beliren yatay bir tünelin uzantýsý olan. Acaba bu garip kuþlar. bir çýkýntýya indiði zaman ses daha da ar tay koridorun ucunda. bu kadar etk ci tören merkezleri inþa edebilmelerinin imkânsýz olduðunu düþünmüþlerdi. fatihler tarafýndan Meksika'da bulunan zavallý ve geri k almýþ Mayalan hatýrladý. kavunun sekizde birlik . Bütün kuþlar ilgiyle izlediler. diye Nicole. Bunlarýn teknolojik düzeyi. Hemen hemen saf H2O idi ve içinde milyonda birden fazla oranda baþka adde yoktu. Kavun Nicole'ün önüne kondu. Bu ikinci düzeyde. New York'taki meydana açýlan kapak kapanmýþtý. uzay aracý ile hiçbir þekilde uyumuyor. geniþ. Nicole görgülü davranmaya dikkat ederek. Kafasý hýzla çalýþýyor e sonunda. Yatay koridordaki bütün ýþýk. ona yaklaþtýkça büyüyen bir ýþýk gördü. Nicole. yine iki karanlýk. Nicole kolay vazgeçmek niyetinde deðildi Matarasýný çýkartarak içme hareketi yaptý. kuþun onu havada yaka342 Gerçek Bir Dost layacaðý gibi bir his vardý. sonra ark aki karanlýk tüneli gösterdi. Ayný þey burada da cole merak etti. bu yaratýklarýn kesinlikle biot olmadýklarýna karar vermiþti. Kadife arkadaþý sonunda döndüðü zaman. Pençeleri arasýnda ufak bir manna kavunu taþýyordu. Nicole dý ve sývýyý çözümledi. Su içmeyi bitirdikten sonra Nicole tünelde ayný yönde yoluna devam etti. Bu. kenarlarýnda geniþ ç bir delikten ibaretti Çýkýntýlarýn her biri. Kýrk saniye sonra Nicole ayakta. onu iki yüz metre k uzunluðu olan yatay tünellerden birine yönlendirdi Nicole kuþu. kuþ p e büyük bir meþale taþýyarak geri döndü. Nicole. onun aþaðýya inmesinin beklendiðini kusursuzca ifade etti. her kez üç çýkýntý aþaðýda kalarak. Yüzeyden bir yirmi metre daha aþaðýda. Yukarýya baktý. ýneþalesiyle odanýn çevresindeki çeþitli fenerleri yaktýktan so kayboldu. benim burada devaml acaðým anlamýna gelmiyordur. onun yanýna uçtu. olabildiðince sabýrla beklemiþti. Nicole. kararýný tartýyor gibiydi. dört arkadaþýný da beraberinde getirdi. Aslýnda dikey koridor. Yönünü deðiþtirip ge dö-nünceye kadar kuþ çýlgýn gibi yukarý aþaðý uçtu ve devamlý konuþtu. Fenerler kaðýttan ince ve saydam bir maddeyle kaplanmýþtý. Ýspanyollar böyle cahil ve fakir bir halkýn atalarýnýn. bu aracý inþa eden üstün ýrktan geriye kalanlar mý? Yüzeyin yirmi metre kadar altýnda Nicole akarsu sesine benzeyen bir ses duydu Aslýnda. beþ metre uzunluk ve bir metre geniþlikte olara ayru ölçülerdeydi ve birbirlerinden ikiþer metre kadar derinlikle ayrýlýyorlardý Nicole'ün ç kkatli olmasý gerekiyordu. Yaratýk yukarý. zýt yöne giden yine yüzeye paralel karanlýk baþka bir tünel ol duðunu görebiliyordu. Her zamanki uçan rehberi onu üç çýkýntý aþaðýda bekliyordu. Tekrar aþaðýya inerken ukça zayýflamýþ olduðunu fark etti. yatay tünel çifti ana koridora dike olarak uza-nýyordu. yüksek tavanlý. Sonun da Nicole. Kuþ gideli bir saat olmuþ. Nicole onlarýn a kanat çýrptýklarýný ve sürekli konuþtuklarýný duyabiliyordu Onu getiren kuþ ve arkadaþý (Ni 344 Gerçek Bir Dost onun bir tür eþ olduðunu sanýyordu) ve iki muþamba yaratýk daha. yavaþça ilerleyerek Nico-le'ün yanýna yaklaþtýlar. Nicole ona arkasýndaki karanlýk t ti. sanki kayþa. Umarým bu. bu kez rengi siyah yerine kahverengi olan baþka kadif e vücutlu kuþ son olarak içeri girdi. fakat bu düþüncesini denemek istemiyordu. sonra Nicole ranlýða daldý. nýlmaz derecede lezzetliydi. Duvarýn içine gömülü bir borudan sarnýca su dökülüyordu. 343 RAMA-II Nicole kuþu on beþ metre kadar izledikten sonra tünelin solunda. iniþ boyunca onu sabýr içinde. önce uçarak içeri girdiler. Hepsi od nýn karþý tarafýna yerleþtikten sonra. hâlâ meþaleyi taþýyan kadife kuþ. Kuþ. onu iyice incelemek için. sonra. çember bir odaya kadar izledi.Uçamayan bir tür için aþaðýya iniþ kolay deðildi. Nicole'ün tam altýndaki çýkýntýl birkaç saniye süzülerek. avuçlarýna dökülen sudan doldurup içti. düzenli olarak. Nicole. ona bir maðara veya yapay yeraltý odasýný anýmsatan ve hiç dekorasyonu olmayan bu siyah odayý inceleyerek.

Yeniden ikinci yeraltý düzeyine indiði zaman. ona pek man týklý gelmiyordu. Nicole üstünden p bir ses duydu Soluk almak için durduðunda. fakat dýþarýda lýktý. Nicole bütün bu iniþ çýkýþlardan bitkin düþmüþt e ve aþaðýsýndaki uçurumda bulunan ýþýklara baktý Eðer düþerse kesinlikle ölürdü Nicole uzakl sayýlýrdý ve bulunduðu tünelin önündeki çýkýntýnýn ucundan karþý tarafýn sýnýrýna ka347 RAMA-II . Nicole sessizce oturarak bundan sonra ne olabileceðini merak etti. yöne tuttu. Çember. kahverengi kadifenin. Diðer uçta tankýn üst kýsmý hýzla çevresinde dönüp. kaldýrarak içindeki yeþilimsi sývýdan biraz i vunun geri kalan kýsmýný ev sahiplerine götürdü. Kuþlar takdir eden sesler çýkardýlar ve kavu irlerine aktarýrlarken kesiðin düzgünlüðünü beðendiler. Yemek bittiði zaman. Nicole'e bir þarký hissi veren. sonra kapýdan k yok oldular. diye Nicole düþündü. belki de kýsa bir þekerleme batýa iyi gelir. Düny i hayvanlarý hatýrlattý. Saatini kontrol ettiði zaman. Kuþlar yemek odasýnýn (ya da ziyafet odasýnýn. Nicole ihtiyatla bu yeni þaþýrtýcý þeyin tam altýndaki çýkýntýya týrmanarak çömeldi. ilk katýn yatay tünele uzanan kýsmý boyunca ileri geri hareket ediy rdu. bulunduðu yerde kalmasýný istemiþlerdi Nicole güzel yumayalý çok 345 RAMA-II olmuþtu ve yemek nedeniyle de hoþ bir tokluk hissediyordu. kendi aptallýðýna homurdanarak. Eðer bir davetsiz misafiri göremiyorsa. Eðer karþýya atlayabili a belki. pe k de bir nöbetçi sayýlmaz. Açýkça ondan. ona bir daha yakýndan bakmak için yaklaþýp. Bu þey n ede bir tünel giriþi önündeki çýkýntýnýn her santimetrekaresini kaplýyordu Nicole'ün ondan ka dý Beþ saniyeden az bir sürede kendisini yukarý çekip ikinci çýkýntýya týrmanmayý kesinlikle ulunduðu çýkýntýnýn bir ucuna ilerleyerek dikkatle üzerindeki sesi dinledi. Ýri bir þey. indeki her þeyin teknik düzeyiy uyordu. Nicole hayatýný kurtardýktan sonra yaratýk onu davet etmemiþ mi di? Nicole. birþeyler söyleme sinden sonra daðýldý. O þey dönüp ters erken Nicole baþýný diðer çýkýntýnýn üstüne çýkardý Nesne týrtýllý tekerler üzerinde hýzla ha bütünüyle zýrhlý bir tanka benziyordu. dedi kendine. Dikkatle di fakat bir þey duyamadý. Nicole inden çýkabilmek için baþka bir yol araþtýrarak çevresi .. Þansý vardý. nöbetçi tanka da þaþýrmýþtý. yedikleri sürece hiç konuþmamýþ olan kuþlar. çok kýsa bir göz atabilmiþti. Karþý tünelin önündeki çýkýntý boþtu. diye Nicole çýkýntýnýn kenarýnda dururken kendine söylendi. Nicole kuþlarý yerken izledi. Amacý neydi? Nereden gelmiþti? Gitgide daha çok ilginçleþiyor. Ne de olsa. Onun afallatýcý varlýðý. diye düþündü. Nicole çýkýntýlardan yemek odasý düzeyine kadar indi Aþýrý düþ kýrýklýðýna uðramýþtý ve öncel isine kýzýyordu Kuþlarýn kendisini bir esir olarak tutmak isteyebilecekleri. Bu tank bir tür nö cole onun alýcýlarý olup olmadýðýný merak etti -araç onu duyduðunu belli eden bir davranýþta akat bunu öðrenmeye dayanamayacaðýna karar verdi. yakýnda karanlýk basacak ve ben de kurtarýlma þansýmý kaçýrmak istemi Koridora çýkarak küçük el fenerini yaktý ve dikey koridora bir dakikadan az sürede ulaþtý. Rüyasýnda birinin adýný seslendiðini duydu. 346 Gerçek Bir Dost Bir þey kesin. Hepsi birden. dört saattir uyuduðunu gördü Buradan çý iyi olur. kuþlarýn da hiçbiri manna kavununun sert dýþ kabu di. fakat ses çok uzaklardaydý ve onu duymak için zor masý gerekiyordu Nicole sýçrayarak uyandý ve nerede olduðunu hatýrlamaya çalýþtý. karýþýklýk yaratmadan ve geriye hiç týk býrakmadan yedi. Ýkinci yeraltý katýna dönünce. hafifçe tünele doðru uzanarak ýþýðýný yukarýya. Daha büyük kuþlar çok beceriksizdiler. Oh. Ni-cole'ün. Nicole koridoru daha iyi görebilmek için kend tarafýndaki çýkýntýlarý yeniden týrmandý. pençeleriyle çok zarif ve becerikli davranarak. He ra týrmanmaya baþladý Ýniþinde su içmek için durmuþ olduðu yerin tam altýnda. birkaç saniye için çember b toplandýlar.parçasýný neþ-teriyle düzgün bir þekilde kesti. Dikey koridorun karþý tarafýnda da benzer bir çýkýntý dizisi vardý. Onlann yiyiþ tarzý Nicole'e. en azýndan þimdilik. te eye hazýrlandýðýndan. Biraz düþündükten sonra yere kývrý atarken.. Böyle bir planý ciddi olarak düþünebilmek için. ilk kattaki karþý yatay tüneli de bir tank veya benzeri bir nöbetçinin korumadýðýndan emin olmasý lazýmdý Bulunduðu yerden bun emeyeceði için. güzel. Kavunu birbirleriyle paylaþtýlar ve hiçbir parçada ölçüyü kaçýr dife kuþ. ya da her neyse onun) ýþýklarýný açýk býrakmýþlardý. Týpký Nicole gibi.

Richard. Beþ dakikadan fazla za-ffianýmý almaz." Nicole en üst çýkýntýya ulaþarak kapaðý itmeye baþladý Kýmýldamýyordu. diye düþündü Onlarý bir daha bulamayýncaya kada Nicole. en çok dört buçuk. anne?" diye sormuþtu. "Arkadaþ " Richard vurmaya devam ediyordu. kuþlar i Richard'ýn tam yanýndan uçtu. Nicole'ün adrenalini hatýrý sayýlýr bir düzeyde artmaktaydý Adýmlarýný iþaretledi ve boþluðun dukça güvenli bir yere düþtü..*l _ . Kapak birden açýlýnca Richard aþaðýya düþmemek için geriye sýçramak zorunda kaldý Aþaðýya. "Richard." Genevieve'in anýsý. "Anne. Atlayabilirim. Sen þimdi bana yalnýz mý olduðunu söylüyorsun? Ve Silindirik iz'i geçmek için bir yolumuz da yok?" Richard baþýný salladý Bu Nicole'ün anlayabileceðinin çok ötesindeydi. saçl etmeyi. oh Richard. .. Kesinlikle Richar d Wakefield'in sesiydi. ama yarým saatlik bir ýsýnma ve Nicole uzun atlamada altý buçuk metre atlamayý baþarmýþtý. "Buradayým. "Kahretsin. Kuþlar koridorda yükselirlerken çýðlýk atmaya ve konuþmaya baþlamýþlardý." dedi. Altýndayým. l : dar dört metre kadar olduðunu tahmin etti. Kýzýnýn sesini duymayý. Sesimi duyduðun yere Zemine vur " Richard kapaða sertçe vurmaya baþladý. Dikey koridora koþarak baðýrmaya baþladý Hayýr. uzaktan gelen. Hayal kýrýklýðýný sakla arýndan aþaðý yaþlar süzülüyordu. "daha önce gelird " _____________42_____________ ____________ÝKÝ KAÞÝF____________ "Þunu iyice anlayayým bir kere. Nicole dört yýl önce Beauvois'de. bu iþi bitirmek için beþ metrelik bir sýçramaya ihtiyacým var. Nicole sevinçten çýlgýna dönmüþtü. "Yardým edin. Dört metre. Üç adým atlamadaki zamanlamasý iyi deðildi.. gözleri kuþun uçuþu yordu. Beþ dakika önce sevinc yordu. Eliyle kapaðý göstererek. onun ya nýna yükseldiler Onun çevresinde süzülüp kanatlarýný çýrparak bir kat aþaðýda kalan diðer beþ r tartýþma içinde olduklarý belliydi ve siyah kadife kuþ iki kez boynunu aþaðýdaki arkadaþlar tarak korkutucu bir gýcýrtý çýkardý.. Çok tehlikeli bir hýzla çýkýntýlarý týrmandý." demiþti kýzý. "Nicole deþ Jardins. diye düþündü. Yaklaþýrlarken Nicole onlara." diye hayretle baðýrýrken. Her i da biraz yer býrakýrsak. bu onlarý uyandýrýr. Tepeye yaklaþýrke seslendiðini duydu. ana kýz birlikte televizyon a 2196 olimpiyatlarýný seyrettikleri o pazar ikindisini hatýrladý. "Meydanýn altýnda." diye yeniden duydu." Richard sýrýtarak ona sarýlýrken "Eðer böyle hissettiðini bilseydim. Richard onu uzaktan izledi. hýzla dü348 Gerçek Bir Dost sundu. Genevieve henüz on yaþýndayken. Uçuþ i içinde ve sýrt çantasýyla. Wakefield'in 349 RAMA-II kollarýna atýldý. Annesini bir olimpiya t þampiyonu olarak bir türlü gözünde canlandýramayan küçük kýz. zayýf çaðrýyý duyduðu zaman dondu. Genevieve'i Luynes'deki orta okulun bitiþiðindeki atletizm sahasýna götürmesi için kandýrmýþtý." dedi.. Birbirlerine baðrýþýyorlardý. Bunu hayalinde mi duymuþtu? "Nicole. Nicole'ün içinde derin bir hüzün yaratmýþtý. Hýzla uzaklaþarak meydaný çevreleyen binalardan birine baþýný dayadý. de icole ve iki devasa kuþa benzeyen yaratýðý gördü ve Nicole delikten dýþarý emeklerken. hangi cehennemdesin?" Nicole. O. "Þimdi de o kadar uzun atlaya in. Genevieve pek de fazla etkilenmemi Yeþil kýrlar arasýndan bisikletle evlerine dönerlerken. Gürültü saðýrlaþtýrýcýyd alarý duyuyordu. ya da Bresme yakýnlarýndaki küçük özel göllerinde birlikte kayýkla gezmeyi özlemiþti zaman elimizdeki zamaný iyi deðerlendirmeyiz. "Seni gördüðüm için o kadar mutluyum ki. Çok tehlikel yarsa." diye baðýrdý. kuþlarýn onu býraktýðý yere dönmeye karar vermiþti Atlamaya çalýþamazdý. Pierre onu. Çilesinin sona erdiðini ve Dünya'ya dönerek babasýyla kýzýný yeniden göreceðini hayal mdiyse Richard ona. "Danielle'in b kýzkardeþi de bu uzaklýða yakýn atlýyor ve henüz üniversite öðrencisi. Kuþlardan sadece Nicole'ü çukurda bulan ikisi. Þaþýran Richard çevred " diye baðýrdý "Richard buraya gel." diye baðýrdý.

" Richard onun cebine uzanarak Prens Hal'i çýkardý." dedi. "Ýyi bi r adamsýn prensim. hâlâ kurtarýlmamýþ olacaðým aklýma hiç gelmemiþti. Ama olanaksýzdý. "Senin hatan deðil. Çok þükür ki. tamam. neden bu kadar kahrolasý süre bekledin. New York küçük. mürett an birini yemden görüp. ni üçgensel bir nirengiden izleyebiliyor ve böylece kesinlikle nerede olduðunu biliyordu m -en azýndan X-Y koordinatlarýna gö352 Ýki Kaþif re. elini Nicole'ün uçuþ elbisesinin göðüs cebine doðru uzatýrken dramatik deyle. Onun yanýna giderek gülümsemeye çalýþtý. "Sanýrým. bana en önemli soruyu sormadýn bile.. bir tane bile görmedim. Az önce yaptýðý korkulu yüzmeye karþýn. meydan bölgesini noktalayan gri maden kutulardan birinin üstüne otu rdular." Nicole'ün.. yani altmýþ bin saa n biraz daha az. "Onlarý bir kez atlatmayý baþardým." Gözleri i silmek için biraz durdu." dedi Richard.. "Nerede olduðumu nasýl bild ni anlat bana.. Wakefield. motorunu kovalayan köpekbalýðý biotlardan bahsediyordun. ama bir ara beni baþarýsýzlýða uðrattýðýný sandým. "Fakat çok þanslýydým.." dedi. Richard'ýn neden bahsettiði hakkýnda hiçbir fikri yoktu "Prens Hal ve Falstaffýn karþýlýklý rehber sinyalleri var. "Yaklaþýk on yedi saattir." "Ne kadar süredir Rama'nýn içindesin?" diye Nicole sordu. "Z'deki bir gezinti." Richard ayaða kalktý. Þu duvarlarýn içinde yi etrekarelik bir alan var. "Bir bakalým. "Genellikle böyle duygusal deðilimdir." diye Nicole yanýtladý. Isý ayarýný deðiþtirdiðim anda bu elbis yse hemen kuruduðunu söylesem inanýr mýsýn? Ondan sonra kendimi soðuk sularda yirmi dakika yü müþ olduðuma inandýrmakta zorluk çektim." dedi." Richard güldü. Böylece hepsi toplam dört milyon dakika. Nicole'ün düþ kýrýklýðý onu etkilemiþti.." dedi. Beta'daki il etiþim istasyonunu tamir etmek için çok fazla kahrolasý zaman harcadým. Þu köpekbalýðý biotlar Newton'un teknelerine hemen hemen hiç dokunm dýlar. "Beni sana o yönlendirdi. ýslak olduðunu söyleyemem bile."Üzgünüm." "Onu tarif etmenin bir yolu bu. "Ve senin öykünü tam ortasýnda kestim." dedi Richard. deþ Jardins. Newton'u gün aðardýktan iki saat sonra terk ettim. Ve burada telsizler güvenli deðil." Nicole baþýný salladý. her þey hoþgörü sýnýrlarýnýn içindeydi." "Tamam. fakat benim yüksek hýzlý motoruma karþý kesinlikle çok öfkelendiler. H er çaðrý on beþ saniye sürse -diðer metrekareye geçmeden kendime bir yanýt bekleme süresi tan bu da dakikada altý çaðrý eder. motorumuzu önce insansýz olarak suya indirmedið mizden dolayý bizi eleþtirdiðini hatýrlýyor musun? Þey. o zaman bu fikirlerinin saçma olduðun mdi o kadar emin deðilim. "Her biri saniyede on beþ güçlü sin rler Falstaff benim Beta'daki çadýrýmda ve Alfa Kampý'nda da eþdeðer bir alýcý-verici varken.. "Sadece. "Oh. Benim bu süre içinde nerede olduðumu mad biliyordun." ." Nicole baþka bir gülümsemeyle. "Seni anlamýyorum. Senin nerede oldu u nasýl biliyordum?" Nicole tarayýcýsýný çýkartmýþ. þansým kalmayýnca.." Richard ve Nicole." Nicole onun elbisesine dokundu. Fakat benim bu basit izleme iþlem dizim Z'deki gezintiler için tasarýmlanmamýþtý. Nicole yavaþ yavaþ rahatlýyord beni þaþýrttýn kozmonot. vrayabildi. inceleme komitesinin.. Sonunda gülüyordu." Arkadaþýný inceledi. seni yirmi beþ milyon kez çaðýrmam gerekirdi. "Bana." diye Nicole onun sözünü kesti. kumaþ mühendisliðinin harikalarý. "Ne yapacaðýný pek düþünemesem de. ya da iki yüz elli Dünya günü. Sinirlice gülmeye çalý 350 iki Kaþif lardan birinden sonra. "Benim nerede olduðumu biliyor muydun?" diye sordu. daha çok motorun peþindeydil kýyýdan yüz metre açýða gelinceye kadar. "Bense sadece ortalýkta dolaþýp durduðunu. Onlarý ilk kez denizin yarýsýna geldiðin zaman mý gördün?" "Aþaðý yukarý. Eðer her metrekarede bir durup senin adýný seslensem. Nicole soðukkanlýlýðýný yeniden kazandýktan sonra." diye Richard devam etti. yeni tasarýmýn 'ekolojik denge'yi bir þek ilde rahatsýz etmediðinden emin olmamýz için. "Ýzin verir misin?" dedi. "Demek bir mühendis benim kuþlarýn inine yaptýðým geziyi böyle ." Konuþmasýný kes hakký yoktu. hanýmefendi.. "Saçýn dýþýnda." Sýrýttý. fakat o kadar da küçük deðil. sadece suya atladým ve yüzdüm." "Yapmayýn." diye Richard açýkladý. Richard'ýn biyometrisi351 RAMA-II ni okuyordu. Sonunda kaþlarýný çatarak.

Onun ne kadar þaþýrtýcý ve eðlendirici olduð unutmuþtu. her þeyi anýnda kaydeden. Buna karþýn sýnýr koyan ve kibar. Onlarl a. Kendisine doðru soruyu sorduðu takdirde.. Öte yandan Fra sca ise. konuþurken Richard Wakefield'i inceledi." dedi. baþýn kazara ondan yana dönse hemen fark ediyor. "Her zaman. meydana kadar onunla birlikte gel diðini söyleyince. kayýt ale 353 RAMA-II tindeki verileri inceledim ve birden yok olduðunu gördüm. "Bu." "Belki biraz kýskançlýk." "Bu çok iyi. "Bir saate kadar yeniden hava kararacak ve bu adadan kaçmak için yapmamýz gereken bir plan ve ayrýca. ya da en çok o gittikten bir da kika sonra." Düþüncelerini sýra adý." diye söze baþladý. "Sana ne söylemiþti dedin?" "Ýkinizin ambarý birlikte terk ettiðinizi ve birkaç dakika sonra senin Takagishi'yi aram ak için ayrýldýðýný. su ve küçük bir çukurda yaþamayý oldukça iðrençleþtiren sözü edilemez baþka þeylerle ilgili bel nular da var. "Birkaç dakika sonra. "Ne demek istiyorsun?" "Bu bir yalan. "Belki de açýklamamý daha düzenli yapmalýyým. senin. "Aklýma gelmiþken Rich edi. Nicole kuþlara yakýn olmakla kendini daha güvende hissediyordu.. Falstaffýn seni neden kaybettiðini açýklýyor. onun. diye Nicole kendi kendine konuþtu. Francesca Sabatini hakkýnda konuþarak daha fazla zaman harcamak istemiyorum.." diye Nicole yanýtladý. "Fakat Francesca böyle bir öyküyü ned u?" Bunu ben de bilmek isterdim. . ilginç ve çekici bulduðumu belirtmek için.. sadece o konuda.." "Þu son haftada ben mi aptala dönüþtüm.. küçük bir aygýt var. Falstaffý almak için geri dönmemden sonra." diye Nicole sözünü kesti. tam bir sa at konuþabileceðini biliyordu. "Bunu yaðmur yaðdýðý zaman hatýrlayacaðým. Bu nedenle robotanmýn üçünü her olasýlýða . birþeyler sezinlediðimi. "Yanýnda insan yiyeceði getirdin mi?" Uykuya hazýr olduklarý zaman kulübe de hazýrdý." Richard biraz düþündü. Konuþmalarý biraz kesildi. Beni bir daha görmedi. "Nereden düþünsen. sinyal-ses oranýnýn. Yoksa neden bilinçli olarak. Richard Francesca'dan bahsedince birden dikkat kesildi. "Ýkinizin arasýnda bir þey mi vardý?" diyordu Richard. "Baþka. Prens Hal'in bozulduðundan tümüyle.. Fakat Fals Fýn içinde. seninle telsizle konuþurken yeniden ortaya çýktý. "Hiro Yamanaka'yla birlik te helikopterle seni ve Fran-cesca'yý almaya hazýrlandýðýmýz için. "Dur. sana mekle geçirdim.. Francesca. Bu bana bir donaným hatasý olduðu izlenimi verdi ve Prens Hal'in bozulduðunu sandým. Onu tam ana meydanýn ortasýna kurmaya karar v rmiþlerdi. Bütün o süre içinde sinyal engellendi " Þimdi þaþýrma sýrasý ona gelmiþti." "Bu tam saçmalýk. profesyonel bir yanýt aldým." "Gerekir diye taþýnabilir bir çadýr getirdim. yoksa bu dolambaçlý açýklama mý son derece þaþýrtýcý? Gülme sýrasý Richard'daydý." diye elini kaldýrarak onun sözünü kesti." Nicole." dedi Nicole."Çünkü seni kaybettik ya da seni yeniden buluncaya kadar kaybettiðimizi sandýk." Nicole. "Mühendislik Yönetim Grubu. "Geçtiðimiz Haziran'da.. normal ses baðlantýsýnda." diye Richard güldü." diyordu Richard. 354 Ýki Kaþif "Bu yýlýn büyük bölümünü seni ne kadar zeki.. orada deðildim." Biraz manna ak için elini sýrt çantasýna uzattý. Francesca oradayken.. eþiðin altýna düþebileceði acil koþullar ve durumlar olabileceði konusunda boþ yere tartýþtým." O ana kadar yarým kulakla dinlemekte olan Nicole. Bir bakýma onla .sonra Falstaff sinyali kaybetti. Francesca ile aramýzda . Borzov'u bilerek z ehirlemiþ olmalý. o çukura düþtüm." "Bunu tekrar söyleyebilirsin. Richard sordu. yiyecek. kiþisel konum sa aygýtlarýnda kýlavuz sinyali kullanmamaya karar verdiklerinde çok rahatsýz olmuþtum. "Ancak. Kesinlikle gerçekdýþý. ". fakat son konuþmamýzd n birkaç saniye sonra tümüyle kayboldu. fakat yiyecek paketini çýkarmadý. daha önemli farklýlýklar da var" dedi. Richard'ýn sonunda kendisine bir kadýn olarak ilgi duyduðunu dile getirmesinde n pek de rahatsýz olmayarak. Sen görünmedikten sonra. Nicole saatine bakarak.

"Falstaff ý almak ve çýlgýn bir rastlantýyla. Bilinen tek yiyecek kayn aðýnýn da merkezi onlardý. sonra yavaþça. Baþýndan mek için þansýmýn yüksek olduðunu biliyordum. "fakat tam hýzla Dünya'ya ilerliyor Yirmi üç gün sonra çarpacaðýz " . Birbirlerinden yarým metre uzakta yatmalarý konuþmalarýný kolaylaþ ." dedi Richard yavaþça. Rama'da ölüme terk edilme düþüncesi seni hiç rahatsýz etmiyor " "Biraz. Dünya soktu Boþaltmamýzý da zorunlu kýlan buydu. rüyal dýný çýkarýrdý Evde Geneviveve ve Pierre. Politik görüþmelerin birkaç gün daha süreceðini biliyordum.r arkadaþý sayýlýrdý ve bir tehlike durumunda yardým edebilirlerdi." Bir þey daha söylemek istedi. belki onlarla konuþm sin. ne de arkadaþlarým var. bu tartýþmanýn tümüyle akademik kal aklýna hiç geldi mi?" diye sordu "Birkaç kez " diye Richard güldü." Nicole eðlenmiþti." diye Richard yanýtladý. "Ve ölmekten korktuðum kadar. Görev bilimsel olmaktan çok politikleþmeye baþlamýþtý. "Demek istiyorum ki. "Dün gecenin heyecaný arasýnda. sabah kahvesini içmeden önemli bir þey konu sý gerektiðini bilirlerdi Gözlerini kýrpýþtýrarak. 355 RAMA-II rý için yeterince büyüktü. Richard.. fakat Tanrý'm." diye açýkladý. ki bunda bir anormallik olduðu konus atýlýyorum. 'buraya dönmekle bütün kurallarý çiðnediðimi' söyled r ne olursa olsun peþimden gelmeyeceklerini belirtti " "Öyleyse neden geri geldin?" "Pek emin deðilim. Düþüneceðim ne bir ailem.Rama'yý. "Umudumuzdan vazgeçmememiz n daha var" dedi "Sana dün akþam söylemeyi unutmuþum " Nicole her zaman yavaþ uyanýrdý Çocukluðunda bile. Ma nevra -sanýrým sen o sýrada çukurun dibinde baygýn yattýðýn için onu kaçýrdýn. Richard ve Nicole'ün ancak iki Rama günü daha yetecek kadar yiyece ve sularý vardý." dedi. Nicole. "Newton terk etse bile." dedi Richard." Nicole bir süre sessiz kaldý. "Her iki seçeneðin de ne anlama gelebileceðini bi r düþün. eðer bizi kimse kurtarmazsa. ç r þey yok. kendisi için paylaþýlamayacak kadar özel olan küçük þiþe ve hayali dýþýnda. "Fakat heyecanlý bir yerde ölmek. o yalnýz Richard onun öyküsünden çok etkilenmiþ ve kuþlara karþý meraký uyanmýþtý. Dünya tlarýn 'güvenlik nedeniyle' görevi iptal edeceklerini ve mürettebatýn artýk Rama'ya dönemeyec klerini hissetmiþtim. onunla. Robotlarým ve Shakespeare dýþýnda. aralarýndaki boþlukta fenerini yakmýþ olan a baktý "Bu uzay aracý þimdi Dünya'ya yol alýyor" dedi Richard." diye taþkýnlýðýný gýzleyemeden devam etti ji açýsýndan etkileyici olmayabilirler. senin hber sinyalinden bir iþaret alýp almadýðýný görmek istedim Fakat 356 Ýki Kaþif sanýrým baþka nedenler de vardý. çöle. Baþýný dirseðinin üstüne koyarken." Sesi derinleþti. "Çünkü þimdi b orku belirtisi göstermiyorsun. Tüm bu sorularýn yanýtlarýný bulmalýyýz. katý gerçeklerle karþýlaþmadan önce." dedi. "en önemli noktalardan birini unutmuþum. "eðer bu seni d cekse diyerek kibarca dýþarýda uyumayý önermiþti. yapay zekâ olarak büyük bir sanat eser olurlardý " Uyku tulumunun üstüne oturdu." Bir an dur "Ve hayatýmýn en inanýlmaz görüntüsüne son bir kez daha bakmak istedim. "buraya hangi cehennemde n gelmiþ olduklarýný bulmaya çalýþ Tank nöbetçi dýþýnda. Richard neþeli bir þekilde. "Ne demek bu?" dedi. "Richard. sýkýcý bir yerde yaþamakta daha iyidir" Yeniden dirseðinin üstüne yattý. Sen bir dilbilimcisin. bana anlattýklarýndan. 357 UZAY-BÝYOLOJÝK PSÝKOLOJÝ Nicole'ün gözlerini açtýðýný görünce. geriye dönmekten de korkuyorum. fakat kendine hakim oldu ve Richard sýrt üstü yatarak gözlerini kapattý. yaþamýmda. "Kork-mamýþ olduðun belli. onlarýn tanh öncesi bir adamdan daha geliþmiþ olmadýklarý Sýrlarýný öðrenmek ne þaþýrtýcý olurdu. Richard'ýn kulübeyi paylaþmalarý önerisine karþý çýkmamýþtý. "Bu göreve seçilmeyi üç yýl bekledim. "Onlarýn biot olduðu fikrini tümüyle silebilirsin. bak. Nicole'ün kendisine aklýný kaçýnnýþ olduðunu düþünerek baktýðýný gördü "Uzay aracý h or. eninde s onunda baþka bir insanlý uzay aracý gelebilir " Nicole doðrularak gözlerini ovuþtururken.." Richard. tekrar yataða uzanmýþtý "O lanet Heilmann. Sonunda N ewton kozmonotu Richard Wakefield'in açýkça belirlediði bir amacý var. tam ben Rama'nýn e dönmeden önce beni bir kenara çekerek.

hayýr. 'Bütün bürokrasi n ayný Gerçek yaratýcý insanlardan yaþamý emip kendi kritik kütleleri olarak bir beyinsizler akýmý yaratýyorlar " Biraz sessizlikten sonra Nicole. sade vata ann çok büyük kýsmýnýn." Richard çadýrýn önünü açarak karanlýk meydana çýktý ve amaçsýzca fenerini sekizyüzeyliye çevi iz saat sonraki ikinci toplantýda. sanki birilerinin umurundaymýþ gibi. bana sýcaklýðýn hâlâ neden arttýðýný söyler misin? Eðer þimdi Güneþ'ten uzaklaþýyorsak." veya. Ýlk Rama bizim va 360 Uzay-Biyolojik Psikoloji yyle görmezlikten geldiði halde. Rama'nýn yaklaþmasýndan dehþete düþtü apmalan için politikacýlarý zorladýklarýný söylüyor. on beþ dakika süreyle. meydana. O tam yetkili topluluðun sadece. "Belirgin öfkenden anladýðýma edi. Dünya'daki anketlerin. bana daha iyi bir açýklama gibi geliyor. Rama'nýn dýþýna verd buðun içine ve oradan da içeriye çok yavaþ yayýlýyor Isý iletkenliðinin çok düþük olduðu bell klýðýn en azýndan iki hafta daha tepe noktasýna ulaþmasýný beklemezdim " Nicole temel termodinamik bilgilerinden. doðr udan bir çarpýþmayla oluþacak hasar ve iklim deðiþikliði olan A seçeneðine inanýyorum. Hemen hemen hepsi ayný sonuçta odaklanýyorlardý. "Sabahýn körü de þakayý sevmem Eðer tüm çaban beni . akýllýlýk ve mantýk tatile çýkmýþtý." Nicole. tarafýmýzdan düþmanca algýlanabilecek b etlerle sonuçlanabileceðini söyledi. Rama'nýn Dünya'ya yönelmesini düþündü." Ýngiliz mühendis bir an düþünmek için durakladý. düþmesi ge "Nicole. O garip Dr. aslýnda bunun düþmanca bir hareket olmayacaðýný. C seçeneði" gibi yanýtlar verdiklerini mi sanýyorsun? Kahretsi hayýr! Her biri bir tür konferans vermek zorundaydý. Rama manevrasýnýn bir yoldan Dünya'ya lý olacaðýna inanmýþlardý. "Toplantýnýn sonucu ne oldu'" diye sordu "Aklý baþýnda insanlarýn çoðu. üzerlerine gelmekte olan aste ." Richard kafasýný þiddetle salladý. R un varlýðýnýn ISA'nýn ayrýcalýklý durumunda." Nicole artýk iyice uyanmýþtý. Hatta. Uzaylýla e. Neler oluyor? diye düþündü Neden Rama þimdi gezegenimize gidiyor? Richard aklýný okuyor olmalýydý "Rama'nýn neden yön deðiþtirdiði ve ne yapmak istediði konusu saçma tartýþmalarý dinlemeliydin Bu konu üstünde yedi saatlik bir toplantý yapýldý." "Hayýr. "Richard. ona göre yaklaþýk yüzde doksan. Isý sýzmasý konusu için sabah çok erkendi Nicole.Nicole içinde taze bir fincan kahveye büyük bir özlem duyarak. onun mantýklý konuþtuðunu anlayacak kadarýný hatýrlý du. Dünya ile buluþmak için yörüngesini rmesi. onun yanýna gelirken. Alexander. Uyku tulumunun üstünde otururken. nasýl çatla chard yeniden oturarak ellerini yanaklarýna dayadý. New-ton takýmýnýn bir daha Rama'nýn içine girmemesi karan alýndý. Rama'nýn Dünya çevresinde yörüngeye girerek uzaktan pasif gözl aðýný tahmin ettiler Fakat bunlar azýnlýktaydý 359 RAMA-II Fikrimce. senin Kasým ayýndaki açýk biyometri toplantýnda bütün sorularý soran adam bile. çünkü resmi açýklama yapýlmadan Newton'u te ma emrin gelmekte olduðu belliydi. diyorlardý. sen bundan daha zekisin. "Her þey inanýlmazdý. dörtte üçü. "ciddiyim. Rama'nýn düþmanca bir davranýþta bulunmasý olasýlýðýnýn yükse i. fakat a daha fazla bilgi edinmek için yaptýðý bu giriþimin. bana göre Newton'a döndükten sonra çok aya baþlayan. Rama-H'nin. "Francesca. doðru 358 Uzay-Biyolojik Psikoloji bu> inan bana " Nicole cep termometresini çýkartýp kontrol etti "Öyleyse. "Dünya liderleri." dedi. "Toplantýya katýlan grubun." diye Richard basýný salladý "Güneþin. buna tüm Newton kozmonotlarý ve ISA'nýn b y bilim adamlarý ve yöneticileri de dahil. David Brown bile. bu uzay aracýnýn deðiþik ilkelerle çalýþtýðýný gösterir Ben de tümüyle bu sonuca katýl sin neden ýsrarla Rama'nýn davranýþýnýn düþmanca olduðunu düþündüðünü anlayamýyorum. bir bardak su istedi." Yüksek sesle güldü "ISA'nýn bir memuru var. Konumunu açýklýða kavuþturmak için. "Ben. "Sen varýlan sonuca karþýsýn. gesine düþmanca niyetle giriþ. Teknik yönden. sevgili mühendislik dahim. belki de bize bir þekilde iyilik edebilmek için böyle davrandýktan. Tüm ISA Danýþma Kurulu üyelerine sunulan senaryola dan hangisini seçtiklerine dair anket yapýldý. uzmanlýðý uzay-biyolojik psikoloji olan bir Kanad lý sanýrým Düþünebiliyor musun' Bu salak da toplantýya gerçekten katýlarak Rama manevrasýnýn güdüler hakkýndaki düþüncelerini sundu." Richard baþýný salladý. bu emre uymamýþ sayýlmam." Heyecanlanan Richard þimdi ayaða kalkmýþtý "Hayatýnda hiç böyle anlamsýz bir laf duydun mu? V Brown en tutarlý konuþmacýlardan biriydi." diye sözünü kesti.

fak etal yýðýný içindeki parçalarý birbirinden ayýrabilmek zordu. Richard'a komplo ile ilgili bütün va sayýmýný açýkladý. Rama'nýn içine neden geri döndüðüm konusunda bir röportaj yapmak bahanesiyle odama geldi. Sonra." "Bir kýrkayak biotun kendisini onarmasýný görmek isterdim. Normal telsiz yayýn er iki yönden engelleniyor ve içerideyken dýþarýdan görülemiyor-sun. "Ve madde bilim adamlarý buna bayýlýrlardý. çukurun içinde yalnýzlýða terk etmeyi denediðini anlamamý istemediðini anlayabiliyorum Richard kýsa bir duraklamadan sonra devam etti. sonuçlarýný küçük ek iyordu. arken duvar bir þekilde saydamlaþýyor. "Fakat sen neden e düþünüyorsun?" "Mantýklý olan tek açýklama bu." Nicole yanýna geldiði zaman. eðer içerideysen. öncelikle seni neden ora da býraktýðý?" Nicole bir an duraksadýktan sonra." Ana meydan ve kulübelerinin yönünde yürürlerken." dedi. Sonra ona ihtiyacýmýz olabilir. "Neden yeniden soruyorsun?" "Sanýrým Francesca senin düþtüðünü gördü ve amaçlý olarak. "Bu kadýnýn düþmaným olmasýný ist .roit büyüklüðündeki uzay aracýna ne yapacaklarýný görüþürlerken." Nicole. Duvara vurdu. bir dah a'ya asla dönmeyeceðine inandýðýný söyledi." 44 BÝR BAÞKA ÝN Nicole ve Richard'ýn. Fakat. içlerinden birinin çukura inerek kavunu tekrar ele geçirmeyi denemelerini düþünüyordu Dikiþ ipliðinin dayanacaðý düþünülürse. Ona veri küpünden bahsetmedi R d delillerin çok inandýrýcý olduðunu kabul etti. alstaff ve senin rehber sinyalinden bahsedince. þey. merkezli düþünce." dedi Nicole. karanlýkta Richard'ýn yüzüne baktý. "Konuþurken biraz araþtýrma yapalým mý?" Richard fenerinin ýþýðýný çukurun dibine doðru tuttu Manna kavunu açýkça seçilebiliyordu." Bir koluyla Nicole'e sarýlarak. " Richard uzsözlüce. Richard bir ýslýk çaldý "O zaman her þey yerine oturuyor. "Gün ýþýðýnda bile çukurun uçlarý gölgede kalýyor. "Ayný gece sana ve Ja-nos'a. Sonra birden canla ndý ve bana bir sürü ayrýntýlý teknik soru sordu. "Boþ ver. Bir an. Neþteri ambann duvarýna sürmeden önce. "Sonra sen ambara. Fakat sonunda neþterini ç hard'ýn yanýna gitti. Francesca'dan daha önemli kaygýlarý vardý. birinizin General Borzov'u.. Ona medya kontratýný." Richard ayaða kalkarak ambarýn d uvarýna yürüdü. Francesca'nýn David Brown ve Reggie Wilson'a verdiði e onlarýn hepsiyle arasýnda geçen kiþisel konuþmalarý anlattý. Newton'a döndükten sonra tüm göster ran-cesca'mn yönettiðini anlamýþtým. "Ayný fikirdeyim." Omuzlarýný silkti ve ambarýn sonuna doðru yürürken. "Ýkimizin daha kolay r. "Bunu yapmamýz gerektiðine emin im. hiçbirimizin. bu barbarlýk olarak düþünülebilir." dedi." dedi yavaþça. Richard cep bilgisayarýna birþeyler girmiþ. "Öncelikle neþter hasar görebilir. "Anlayamadýðým þey. "Onda vicdan denen þeyin olmadýðý apaçýk. Ayrýlmadan önce bana. senin Japon profesörü aramak için tý Kimsenin seni bulmasý362 Uzay-Biyolojik Psikoloji ný istemedi. Nicole. Doðru mu?" Nicole ona o lumlu yanýt verince. Brown da. bakalým bir parça k bilecek miyiz?" Nicole." Nicole'e döndü. "Neþterini getir. Takagishi akmadýðýmdan emin olmak istedim. çukurlara bakmaya gittin?" "Daha önce bunlarý konuþmuþtuk. Diz çökmüþ halde çukurun 361 RAMA-II kenarýnda yan yana duruyorlardý. "Demek bunlar kýrkayak biotun p " Nicole baþýyla onayladý." Üzgünce gülümsedi. bana geriye dönmemem için yalvaracaðýný s "Seni. "Bana RoSur'un hata korumasýnýn neden çalýþmadýðýný açýkla adýn mý?" diye sordu. Silindirik Deniz'i aþmalýyýz." dedi. "Ne kadar garip nsan-. bu pek de zor olmayacaktý. Rama'nýn içine geri gelmeden onunla garip bir karþýlaþmam old e.. Ana meydana döndükleri zaman . "Barbarlýk mý?" dedi ve Nicole'ü tuhaf bir bakýþla süzdü. "Demek bir komplocu olarak maskesinin düþmemesi için seni çukurda býraktýðýna inanýyorsun?" Nicole baþýyla onayladý. kamerasýný kapattý. "Sen ve Francesca hemen hemen burada duruyordunuz. Heilmann 363 RAMA-II da ondan emir alýyorlardý." dedi konusunda galiba haklýsýn.

Kendini güvensizlikte hissettiði zaman insan lardan kaçmanýn. Richard'ýn hareket ettiðini duyunca." "Bana göre uygun. fakat sen çok aðýrsýn. Elini hayalarýna götürürken koyu bir Ýngiliz aksanýyla." Richard gelip Falstaff ý alarak Nicole'e beðenisi için teþekkür ettikten sonra. Açýkça söylemek gerekirse. çok ciddi bi r ifadeyle. "Hava aydýnlanmadan önce biraz uyumayý deneyelim mi?" Ýkisi de bir türlü uyuyamadý Her biri kendi düþüncelerine dalmýþ olarak. kemerini de neredeyse tümüyle kesmiþ. "Að malzemesi seçimi apaçýk ortada. am ramýzda daha atletik olan benim. özellikle üç meydaný ikkatle araþtýrarak. Eðer bir þey seni dýþarýya çekmeyi baþaramam. Fakat önce bir þey yapmak istiyorum." diye sözünü kesti. Denizi aþmak için. önceden yiyecek stoku yapmanýn. Nicole ona doðru yuvarlanarak robotu yakýndan incele di." "Buna dayanabileceðimi sanmýyorum. Gene de eldivenlerini iki yerden." Yavaþça Nicole'ü kucakladý. "Umarým duygularýný incitmez. "Otuz dört yaþýmda l Reis olmadýðýmý öðrenmek. Daha fazla araþtýrma yapmadan önce manna kavununu çýkartýrsak kendimi daha iyi hiss edeceðim. "Aslýnda bu ilerin nedeni baþka bir adamýn içinde. ben de Sa finaz deðilim. "Ama sen Temel Reis deðilsin. New York'u bir çeþit tekne yapabilmek için malzeme arayabiliriz. çocuk oyuncaðý iþinden milyonlar kazanabilirsin. Falstaff büyük bir kupa dolusu sývýyý kaldýrdý ve birazýný da sakalýna dökerek." "Öyleyse. ayrýca yaptýðýn o uyduru aymadýðý için. sana saygým sonsuz ama þimdi erkekç et gösterisi zamaný deðil Aðý kullanmak harika bir fikir. kiþiliðime ne büyük darbe." Ufacýk yüzü kesi nlikle þehvetli ve kabaydý. fakat çok komikti. bir kilometreyi yüzmesi on beþ dak urgun yüzme havuzunda olmuþtu. Bi a ekibi görebileceðimize inancým yok. "Ne der u. Richard küskün ve suskun bir duruma girmiþti. "Bir içki ayan?" diye Falstaff ona sordu." dedi. beþ kilometre soðuk ve dalgalý suda yüzmek undaydý. mlarýnda yan yana yattýlar Nicole." diye Richard yanýtladý." dedi. Çocukluðunda izlediðin çizgi filmleri hatýrlamýyor musun?" Nicole içtenlikle güldü. üç seçeneðimiz var.." dedi. önerin nedir?" "Aralarýnda bir uzlaþma öneriyorum. Nicole gülünce Falstaff da güldü ve "Ben tek baþýma böyle esprili deðilim. öngörü-lü bir davranýþ olacaðýna katýlýyordu. yüzeriz. "Eðer içecek bir þey yorsan. Yüzme çalýþmalarý sýrasýnda." dedi." dedi. "Sadece ip koprna-dýðý için deðil. Ayrýca köpekbalýðý biotlar gibi bazý sevimli yaratýklarýn kendisine eþlik etmeleri d Yirmi santimetre boyunda neþeli ve þiþman bir adam onun daldýðý düþünceleri böldü. Nicole'e 365 RAMA-II "Birçok yönden þanslýydýn.. Fakat yeniden kullanýlmasý fikrini beðenmedi. .. Kol emiz364 Bir Baþka Ýn ledi ve geðirdi. "Görüþüme göre. Eðer bir þey bulamazsak. saatlerce bilgisayarýyla oyalandý. ya da birisi gelinceye kadar bur ada bekleyebiliriz." Nicole kendisini birkaç metre öteden izleyen Ric-hard'a. "Peki ama ya gelenekler? Bedensel güç ve çeviklik iste yiðitlikleri hep erkekler yapar. Iþýk varken þehrin kilit alanlarýný. "Sen de uyanýk mýsýn? diye fýsýldadý. bu iþe çok uygun Sonra ben çukura iner seni de zahmetten." "Baþka bir fikrin mi var?" diye Nicole sordu. "O zaman Sir John belki sana yatakta birþeyler öðretebilir. "Biliyor musun." Richard gururu kýrýlmýþ gibi davrandý." Richard. "Evet caným." Baþýný þiddetle sallayarak devam etti. "Yanlýþ." Nicole. Ara sýra Nicole'e New York'un coðrafyasýyla ilgili sorular sormak için ara vererek. Bu þekilde olasý bir sürprize karþý daha hazýrlýklý oluruz. Kendisi öze e çok iyi bir yüzücü deðildi. bir tekne yapmakta kullanabileceðimiz birþeyler bulabilir miyiz diy e bakalým.. "Onu saðlamakta zorluk çekmeyece i düþünürsek. Ben hiçbir durum için iyimser deðilim. fazla yiyec miz yok.kulübelerinin kaybolmuþ olduðunu gördüler.366 Bir Baþka Ýn . Kuþlarýn kapaðýna defalarca vurmalarýnýn bir yaran i de durumlarýnýn güvensizliðini açýkça görmeye baþlamýþlardý. Nicole uyku tulumunun üstüne uzanarak Silindirik Deniz'i yüzerek geçmeyi düþündü. "Denizi yüzerek aþabiliriz. kiþiliðinin belirgin özelliklerinden biri olduðunu söyleyerek Nicole'den özü edi. "eðer bir gün astronot olmaktan býkarsan." Omzuna vurarak devam etti. meydanýn ortasýnda. Araþtýrmaya bir ya da iki Rama günü ayýrýrýz. içti." dedi neþeyle. "Richard. Gülümsedi.

diye düþündü. tiyatro oyunlarýna bu kadar hayran olmasýný anlamak benim için çok zor " Richard birkaç saniye sonra. "Dokuz on yaþlarýnd a Avon'da." diye Richard birden konuþmasýný kesti. "Shakespeare'in karakter erini arkadaþým yaptým.. Okulda yeni bir þey öðrendiðim. "Bir defasýnda. onun baþka iþlere müracaat ettiðini. parkta durur ve özel karakterlerimle ilgili ek öyküler uydurur dum." dedi. Yalnýz. fakat gene iliþkilerini özlüyordum. Þi e hakkýnda tartýþtýðýmýzý hatýrlamýyorum. "Söyle bana Richard. Arkadaþlarýnýn sahnede canlan Ani bir duyguyla Nicole eðilerek Richard'ý hafifçe yanaðýndan öptü ve "Bana anlattýðýn için t m. Baþka þeylerden bahsedelim " Nicole kendi sözlerine þaþarak "Neleri hissediyorsak onlarý konuþmalýyýz" dedi. Zor günler bitmemiþti. Babamýn çevresin de olmaktan çok korkardým. baþka bir tane yarattýðýmý söy nu rastgele bir þekilde deðil.. o evde olduðu zamanlard a. Çok küçükken annem bana. Yavaþça elini uzattý. ne yapacaðýný hiçbir zaman bilemezdim. "Fakat bunlarý duymak istemezsin. tiyatrolarýn yanýndaki. " in bu Shakespe-are baðýmlýlýðýn nereden geliyor? Stratford'da büyüdüðünü biliyorum." dedi. ben büyüdüðüm zaman. matematiðe ve aletlere aþýk olan bir mühendisin. "ve babamýn sosyal uyumsuzluðunu kalýtýmsal olar k aldýðýma kendimi inandýrmýþtým.. Richard döndü ve ona baktý. annemin içende olduðuna emin olmadan o evden içeriye girmedim " Nicole." dedi Richard. sekiz yaþýnda bir çocuðu yumruklayan yetiþkin bir adamý düþünmeye çalýþtý. fakat galiba her zaman rde iþi berbat ettiðini anlatmýþtý. öðleden sonra okuldan eve erken döndüm ve onunla bir artýþmaya girdim. içinde Hamlet. Testlerde her zaman iyi puan alýrdý. Nicole için zor deðildi. "Herkesin çocu kluk açýlarýyla ilgili öyküleri vardýr." Richard'ýn öyküsünün devamýný gözünde canlandýrmak. Büyük Kargaþa'dan sonra ekonomi yeni can anmaya baþlamýþtý.. Ariel veya Jaques ile konuþurdum. gerçek dünyayý ve içinde yaþayanlarý sevmediðim için. O gün izinliydi ve her zamanki gibi içiyordu. Nicole hafifçe parmaklarýyla onunkileri sar Babam ingiliz demiryollarýnda çalýþýrdý. Daha sonralan. Nicole. fakat sen gisayarlara. dirseðinin üstüne dayanarak arkadaþýna döndü. fakat sosyal yönden çok uyumsuz ve Sus-sex'deki üniversiteyi bitirdikten sonra kendine uygun 367 RAMA-II bir iþ bulmakta zorlanýyordu. "Shakespeare benim Tann'mdý. Hükümet tüm ulusa ellerini. kuþu kurtarmak için kesmiþ olduðu y ." Uzun bir sessizlik oldu. "yaþama inanýlmaz büyük bir ilgi ve sevgi duyan küçücük bir çocuktum. "Annem ona hamile olduðunu söylediði zaman. bu nedenle kendi yaþýmda fazla arkadaþým yoktu. "Bana. Ne tür bir nun burnunu kýrabilir? diye düþündü." diye yumuþak sesle ekledi. Shakespeare'e olan tak a acýlarýndan kaçma yolu verdi. Bütün tiyatrolar evine yakýndý. "Ben de üzülüyordum. Hava aydýnlanýr aydýnlanmaz aðýn yanýna gittiler. Richard çocukluðunun kötü anýlarýyla boðuþurken zorlanýyordu. "Ýþinden nefret etti. "Her zaman çok utangaçtým. Sonra eve dönerken. Seni bir delikan iliyorum. birden bütün gücüyle burnuma vurdu Kýrýlan burnumdan kanlar fýþkýrýrken duvara günden sonra. daha sekiz yaþýmdayken.. Falstaff. güvenilir ve saðlam bir iþ aramýþtý." Nicole'e baktý ve duraksadý.. "Terapistim bana bunun bir 'kaçma güdüsü' olduðunu söylemiþti" d . raylý sistem de dahil." dedi.. memurlarýný." dedi.. Her gün öðleden sonra onun oyunlarýný okuyup. idaresi güç ve duygulan baský altýnda. Sheakespeare'in karakterlerini saymaya bile çalýþtým." dedi." dedi." diyordu Richard. Fakat saçma bir konuda ona yanýldýðýný söylediðimi devam ederken. Evde o r ve çevresindeki herkesi üzerdi. on dört yaþý368 Bir Baþka Ýn ma gelip artýk kendini koruyabileceðime karar verinceye kadar." Nicole. olasý en son dakikaya kadar geciktirirdim. Romeo. denemedi bile. "Ben bunu çok der olarak yaparým. Yüzü geçtim ama y ran yok. tarafsýz test sonuçlarýna göre iþe almaya zorla ece babam Stradford'da operasyon müdürü oldu. Richard sesinde hafif bir buruklukla. "çok akýllý. Bu þekilde eve gitmeyi. Nicole elini okþayarak "Üzüldüm. hatýrlayýnca. bir dahinin yarattýðý olaðanüstü dünyaya baþvurarak yapmýþým. bunun tüm sorumluluðundan fazlasýyla etkilenerek . Baþarý dereceleri kazanmýþ bir adam için yaratýcý ortamý olmayan sýkýcý ir iþti. Annem alýþveriþe gitmiþti. onun hayali dünyasýna d Hatta bütün sahneleri ezberlemiþtim bile. ya da bir þey olduð ve büyük bir heyecanla gelirdim ve babam sadece ho-murdanýrdý. Lady Mac-beth ve Prens Hal 'in de heykelleri olan."Evet." Richard biraz durduktan sonra.

" dedi. Bu 371 RAMA-II ikinci kapak da kuþlarýn inindekiyle ayný ölçülerde." Richard. "Fakat bu lanet kýrkayak bir büyü deðil" dedi. sonra kulpun diðer ucunu t çantasýna baðladý. Richard biraz bozulmuþ Bir Baþka Ýn olarak yanma gelirken Nicole gülüyordu. Kavunu taþýmasý için Richard'a uzatýrken gülümseyerek "Eh. Üç y un binalar olan dar çýkmaz sokakta. " sý bir aptal ol. Ric-hard'a kendisinin sevdiði alýntýlarýnda i hatýrlattý. "Bir kýrk otun. artýk izlediðimiz bu yöntemin yanlýþ uðu iyice belli oldu. araþtýrmalarýnýn ortasýnda. Çapraz yürüyüþler yaparak açýk a er ve çevredeki dar sokaklan taradýlar." "Dokuz. ikinci deliðin yerini bulm alan epeyce zamanlarým aldý. baþka bir delik aramalýyýz." dedi. Baþlarda Nicole ve Richard araþtýrmalarýnda çok sýnýrlayýcýydýla r saat sonra meydan zeminin altýnýn her yerde katý olduðu sonucuna vardýlar." "Ya durmuþ olsaydý ne yapardýn?" diye Nicole sordu. "Belli ki buradan bir tamir biotu geçmiþ" diye yorumladý Aðdan birkaç uzun þerit kestikten sonra ambara yü369 RAMA-II rüdüler. Sen ne sandýn?" "Bence enerjimizi baþka alanlar üzerinde yoðunlaþtýrmalýyýz" diye Nicole yanýtladý. Araþtýrmalarýný. Yolda Richard maddenin esnekliðini denedi ve yüzde on beþ uzayabildiðini ve sonra. istenmeyen bir durum olmamasýný saðlama acil bir duruma karþý hazýr olmaktý Çukurun dibinde. Fakat baþarýlý olamadý. Richard'ýn görevi. eski haline döndüðünü gördü.hepsinin onarýlmýþ olduðunu görünce þaþýrmýþtý. Bu arada Richard. Yukarý çýkýþý zorlu fakat olaysýz oldu." "O zaman bu yerler pek güvenli deðil. "Han-ai lanet iþe yarar ki bu? Hiçbir þey taþým O eliðim bir alýcýsý da yok Sadece neþeyle ortalýkta dolaþýyor. "Þimdi A planýna devam edeb miyiz?" "Tamam. batý meydanýr ilerlediler." Bence. Að yeni gibiydi. "Pekâlâ. "Þey. gerilen parçanýn uz ak deðiþtiði belliydi Ambara geldikleri zaman Richard çoktan þeridin iç yapýsýný incelemeye b Nicole hiç zaman kaybetmedi. Bu düzelme süresinin. sýrt çantasýyla kafasýna j vurmak dah biotu durmaya zorlamak için her þeyi yaptý." diye yakýndý. yolun tam ortasýnda baþka bir kapak buldular. Önüne yatmak. "Bu kýrkayak tümüyle yararsýz." dedi. on metre uzunluk ve altý metre geniþlikt ir dikdörtgendi. fakat bir tekne inþa etmelerine yarayacak bir þe y bulamadýlar. Yüzeyde hiçbir þey bulamayacaðýz. vre caddelerdeki küçük sokaklarý ve dar geçitleri de içine alacak biçimde geniþlettiler. Fakat dikkatini hýzla görevine çevirerek." diye Nicole gülerek onu düzeltti "Seni birkaç kez yerken izledikten sonra. Nicole'ün gülmesine biraz kýzmýþtý. "-büyüden ayýrt edilemez. bu adadan kurtulmamýza yardým edebileceðini düþünemiyorum. meydana girip köþegen boyunca il emekte olan kýrkayak bir bi-ota rastladý. týpký kuþlarýn ini gibi. Yerin katý olmaya erlerini bulmak için çok tayflý radarý kullanabiliriz. Ýkisi sokaða yürüyerek deliðin içine bakm için diz çöktüler Geniþ. Hiçbir þek ilde gizlenmemiþti. Nicole birkaç gün önce burada kendini ne dar çaresiz hissettiðini hatýrlayýnca ürperdi." Richard biraz ters bir þekilde." "Ýleri dünyadýþý türlerin teknolojileri-" Nicole. týbb dalarýndan yaptýðý geçici bir kulpu manna kavununa derince sapladý. _____________45_____________ NÝKKÝ Richard çok dikkatle çevreyi araþtýrýp." Ana meydanýn merkezinden iki yüz metreden uzak olmamasýna karþýn." dedi Nicole. Þu ana kadar gördüðü harika lenmeyen Richard. "Sence kuþlarýn kapaðý diye Nicole sordu Richard. Zeminde. elbette onu incelerdim. "Artýk bundan sonraki on yemeðimizin ne olduðunu biliyoruz. Biotlar herhalde burayý düzenli olara emizliyorlar. Að maddesinin bir ucunu ambarýn hemen dýþýndaki kütüðe benzer bi baðlayarak. o yere ait olmadýðý belli ir düz levha bulmuþ ve levhanýn üstüne sertçe basýnca kapak açýlmýþtý. binalardan birinin üstünde. "Geriye dönüp kontrol etmemiz lazým. ta hminde ufak bir düzeltme yaptým " Nicole ve Richard hýzla ambardan. "Belki. dik bir rampa önlerinden baþlayarak aþaðýdaki karanlýkta kayboluyord . duvardan aþaðýya indi." dedi Richard. biraz yavaþça da olsa.

dikdörtgen giriþin deliðinden çekildi "Daha geriye. Bana birkaç dakika ver. Üstlerindeki tavanýn geniþleyip. "Sen gelmiyor musun'" Fenerini yakarak birkaç adým aþaðýdaki küçük bir düzlüðü aydýnlattý. Dünya'daki floresan lambalardan pek farklý i. Delik önünde kaybolurken "Richard. "Ya bundadýr ya þunda. Bir dakika kadar geçti. Nicole ve Richard matar alarýný taze ve lezzetli suyla doldurdular. "Ýlk düzlü aþka bir levha bularak ona bastým Sanýrým kapaðý açýp 373 RAMA-II kapatýyor. Tekrar sokaða koþarak arkadaþýna seslendi." diye Richard'ýn bað vredeki binalardan birinin yanýna giderek durdu. Nicol e'ün kuþ ininde gördüðü ayný maddeden yapýlmýþtý. Richard.. "Eski araba parklarýndan birine benziyor.. Ne zaman Richard ve Nicole yeni bir düzlüðe do-kunsalar. Birkaç dakika sonra kapak açýldý ve delikten sufaün-da büyük bir sýrýtmayla Richard göründü. Tam." Rampaya çýktý. ikisinin birden delikte zor durumda kalmalarýný önleyebileceðin avundu." Ýnmeye devam ederlerken ikisi de konuþmadýlar Önde ve ar r uzanýyordu. sadece aþaðý doðru beþ metre uzanan rampa ard'ýn feneri su odasýnýn yanýndaki siyah duvarlar üzerinde yavaþça dolaþtý. kapaðýn altýnda" dedi." diye baðýrdý. duvar boyunca yolu aydýnlatarak uzanýyordu Konuþmalarýnýn tam ortasýnda Richard. en azýndan baþlangýçta ve sonra kapatýlmýþlar. iyice kaygýlanmýþtý. "Buradayým. kendisinin dýþarýda. New York'ta kalmasýnda lýydý Hiç olmazsa bu þekilde. Sonunda Richard. "Sanki inþaat iki safhada bi. Yapý malzemesind nce deðiþikliði göstererek. R "Ah ha!" diye haykýrdý." Nicole geri çekilerek bekledi. Richard haklýydý. "Sanýrým bunu konuþmamýz lazým Sýkýþýp kalmak istemi. Nicole'ü oldukça rahatlatarak." Nicole onun duvarda uzun bir çembersel kemer çizen ýþýðýný izledi. Nicole yukarýdan. Önce þaþýran Nicole. Giriþin yirmi metre kadar altýndaki küçük ada. "Biraz oradan uzaklaþýr mýsýn?" diye baðýrdý. "Belki de burada da yatay tüneller vardý. "Aynýsý Döndü ve Nicole'ün görüþ alanýndan çýk372 Nikki ti Nicole biraz sinirli bir þekilde artýk baðýrýyordu." diye Kuþlarýn ininde kilitli kaldýðý zamanki çaresizliðini anýmsayan Nicole kapaðý yumrukladý. Nicole. O konuþurken Richard ilk düzlükte duruyor ve çevresini kontrol ediyordu. Odanýn dýþýnda." dedi." dedi. Kapaðý açmaya çalýþma ve kapaðýn yakýnýnda da durma. kafasý yer düzeyi altý lduktan sonra dönerek ona seslendi." diye Richard iþaret etti. Maðaradan dý sekliðinde ve çemberin çevresine doksan derece açýyla eþit aralýklarla yerleþtirilmiþ. Duvarlar.ancak sadece on metre ilerisini görebiliyorlardý. "Sana kaygýlanmamaný söyle emeðinde ne var?" Rampayý inerlerken." dedi. "Ben 'þunda'yý seçiyorum" diyen Nicole tünellerden birine yürüdü ve giriþten sonra birkaç met . karan374 . "Bu kadar yeterli mi?" diye baðýrýrken deliðin kapaðý kapanmaya baþladý. "Gördün mü?" dedi. fakat içinde bir zaman geciktirme devresi olabilir. bir sonraki iniþ ra mpasý aydýnlanýveriyordu. kuþlarýn inindekinin eþi olan sarnýç ve su borusunu buldular." "Kesinlikle" diye Richard yanýtladý. Nicole tanýdýk su sesini duydu." Birkaç saniye sonra Richard'ýn gülümseyen yüzü yeniden göründü Ýki kozmonot seçeneklerini kon cole. eðer Richard araþtýrmasýna devam edecekse. rampa geniþ bir maðarada sona erdiði zaman yüzeyden elli met e aþaðýdaydýlar. Son naya koþarak duvara gömülü düz levhaya bastý fakat hiçbir þey olmadý. "Rampa tekrarlanýyor ve aþaðýya devam ediyor." Nicole. Richard.Nikki lýk dört tünel vardý. "Richard. lütfen bir dakika durur musun? Yaptýðýmýz þeyi konuþmamýz lazým. "Týpký betona benziyor. "Richard. Maðaranýn çembersel tabaný yaklaþýk yirmi beþ metre çapýndaydý. iki yöne de uzanan tüneller yoktu. diðer tarafa doðru ke apýyor. Nicole koþarak areketini durdurmaya çalýþtýysa da kapak çok aðýrdý. arkadaþýnýn yavaþça rampadan aþaðýya inmesini izledi." Ýkinci düzlüðe basar basmaz çevresinde ýþýklar yanarak iniþin ikinci bölümünü aydýnlatýnca. "Eskiden herkes in otomobili olduðu zamanlarda. "Þuraya bak. "Görüyor musun.

diye düþündü Nicole. New York binalarýnýn deðiþik görüntüleriyle eniþ açýlý panoramik manzarasýndan oluþuyordu. O yöne baktýklarý zaman. Vücudu peþ peþe gelen zevk dalgalarýyla sarsýlýyordu Birk aç dakika sonra Prens. birden oldukça uzakta bazý ýþýklar yandý ve bir þeyin tüneller n giriþine yakýn olduðunu gösterdi. . san bedenli ve boða baþlý bir canavarla mý. Nicole yýldýrým gibi fýrladý. Richard" dedi "Nik376 Nikki ki güzel -her an kullanmadýðýn sürece. Uçuþ elbisesi ve sýrt çantasýna karþýn. Kesinlikle arkalarýnda. iki yüz metreyi herhald de almýþtý Durarak Richard'ý bekledi. Artýk seni. kötü bir þey olac aðý hissi. "Bu iþten hoþlanmadým. "Peki. Karþý duvar boþtu." dedi. "Nikki. "Bir harita yapýyorum. omurgasýnda buz gibi bir ürperme hissetti. Diðer resimler. diye Nicole düþündü. görüyor musun?" Nicole onayladý ve Richard'ýn omzunun üstünden bakarak. Geri kalanlarýmýz ise." Ýkisi de sesi ayný anda duydular. çoðu Rama içinde bir yerlerde çekildiði belli olan fotoðraflardý. dar odanýn bir ucuna doðru yürüdüler. Ana meydan yakýnlarýndaki büyük sekiz bazý fotoðraflarda görülüyordu. Geriye dönmeli. tünelin yakýn bölgelerindeki ýþýklar yandý. Bir an ger-ginleþtilerse de." Arkalarýnda tünel hafifçe sola doðru dönüyordu." diye Richard fýsýldadý 'Rama'daki ilk gece. beþ sýra ve beþ sütun halinde yirmi beþ dikdörtgen n dý. Iþýklar hemen nýn içinde. yüksek frekanslý bir cýz ular. "Öyeyse ne tahmin ediyorsun?" diye sordu. New York'un duvarlarýnýn üstündeyken duyduð ses." dedi Nicole "Paniðe kapýldým Sanýrým uzun süred ancý harikalar diyarýndayým.. sað tara larýnda karanlýk bir giriþe rastladýlar. Ama biz ikisinden de üstünüz." Richard asýk bir suratla. Ýçeri girdikten saniyeler sonra iki kozmonot. Richard ve Nicole birbirlerine sokuldular. ne uza kadar öyle yaþamak zorundayýz. "Üzgünüm. Sadece çok genç olanlarýn temiz bir geçmiþi olur. Duvarlardaki nesneler. deðil mi?" Tünelin kenarýnda yürürlerken Nicole gülümseyerek. "Ben de korkudan donuma ediyordum. Richard ve Nicole tam dönmeye karar vermek üzereyken. Los A nge-les'deki bir otel suitindeydi. "Bana ne dedin sen?" diye biraz öfkeli bir onla sordu. El ele tutuþarak uzun. Ýkisi de duraksamadan içeri yürüdüler. onun ne yaptýðýný anlamaya çalýþtý. "Sana da sanki bu tünel saða doðru bir eðri çi-ziyormuþ gibi geliyor mu? Orad rýn sonunda. "Theseus'un ipi. Çünkü her birimiz tüm dene n bir bütünüyüz. "Tamam.erlemiþti ki. Richard sonunda yanýna geldiðinde." Þanslý olmamýz gerek. ." Yavaþ yavaþ tünel boyunca ilerlemeye devam ettiler. Yine o his. Fakat donup kal Hâlâ soluklanmaya çalýþan Nicole Richard'a baktý. "Tann'm. gerçekten olaðanüstüydü" demiþti. Durarak "Richard. Evde kimse yok mu?" Nicole gülümseyerek. Þu bilgisayar ne harika þey. Týpký sert fýrçalann metal yüzeye sürtünmesini andýrýyordu. ses devam ettiði halde baþka bir sürpriz ortaya çýkmayýnca rahatladýlar. görüþ alanlarýnýn dý si ikinci kez duyduklan zaman. hey. Beðenmed Nicole on saniye boyunca konuþamadý Aklý milyonlarca kilometre ve on beþ yýl geride.. dedi kendine. yoksa içinde kötü bir cadý oturan zencefilli çöre r evle mi karþýlaþacaðýz. "Bu ayný 375 RAMA-II ses." dedi. On beþ yýl önc Henry'e kendisine Nikki dememesini. Tünelin içine dikkatle bakarak bilgisayarýna ba giriþler yaptý. "Harikuladeydi Nikki." dedi. "Üzülme Nikki. Tünel sonsuz gibi gözüküyordu." Asýk sura gülümsemeye dönüþtü. sol taraftaki büyük duvarda. Tünelde derinlere indikçe korkusu sürekli artýyord uçan kuþun gagasýný ve pençelerini ona doðru uzattýðý zaman çukurun içinde yaþadýðý o korkun ce. bana ait bir özel isimle çaðýrmanýn zamaný geldiðini düþündüm." dedi. Hansel ve Gr etel'in ekmeði vardý. Bu kez kuþkulu davranma sýrasý Richard'daydý. "Hey. "Bu kadar hýzlý koþan kimse görmemiþtim. az önce ayrýldýklarý çembersel maða layla-nndaydý. Richard'ýn koluna girdi Ve onu özel olarak kendimize sa klama zamanýný da hissedebilmeliyiz. R n sorusunu yanýtlayarak. demin nerelere gitmiþtin?" di ye Richard sordu Satýa hiçbir zaman söyleyemeyeceðim bir yere. bu adýn uçarý bir sahne þarkýcýsýný veya sokak kadýnýný Richard parmaklarýný onun yüzünün önünde þakýrdatýyordu. ikisi de tekrar o sesi duymadýlar ve tünelin uzak deri nliklerinde baþka bir ýþýk da yanmadý.

" diye Richard hararetle onun sözünü kesti." Nicole'ün kalkmasýna yardým ederek onu hafifçe kucakladý. Ýkisi birl vreyi iki kez dolanmýþlar. bize gerekli olan þey burada. iki ilerlemiþlerdi. "Ýþte gidiyoruz.Fotoðraflardan üçü özellikle Richard'ý hayran býrakmýþtý Bunlar Silindirik Deniz'de dolaþan p rodinamik yapýlý tekneleri gösteriyorlardý. Nikki. "Tamam." diye þaka yollu konuþarak karamsar lýðý daðýtmaya çalýþtý. Cýzýrtýda bir duraklama olduðu zaman t ýþýk. altlarýndaki sýranýn ýþýklarýný yakarken. "Tamam. Belki de aþaðýda. Sol ayaðýný diðer b indi.. Nicole bi r duvann yanýna oturdu. Nicole ve Ric-hard bir müzede. "sen bana bu boþluða inmeye niyetl i olduðunu mu söylemek istiyorsun? Ve benim de seni izlememi mi bekliyorsun?" "Senden bir þey beklemiyorum" dedi Richard." Nicole kaþlarýný çatarak baþýný salladý. Buradan nereye gideceðiz?" "Ayný yönde on beþ dakika daha yürümeyi öneriyorum. tüm ýrklarýn bilgilerini birleþtiren gerçek bir kitaplýk olmanýn nasýl bir þey olduðunu bir bile beni sarhoþ ediyor " Nicole ona dönerek bacaðýna vurdu ve." dedi "Eðer bir tanesi i bulabilirsek tüm dertleri377 RAMA-II miz biter. Bir þey bulamazsak geriye döneriz. Bu nedenle bütün bunlarýn sana neler yaptýðýný düþünebiliyorum." Üstlerindeki cýzýrtý biraz deðiþiklikle devam ediyordu. Saðlamdý. ayný aralýklarla duvarlardan fýrlamýþtý. insan bilgisinin tüm geniþliðinin ne kadar az olduðunu lamam." Sað ayaðýný çubuklardan b n üstüne koyarak. Galaksi Ansiklopedisi'ni e sýfýra yakýn bir kesrinden daha fazla olmayabilir. onun saða doðru hafifçe eðri oluþunun. duvarlarýnda çubuklar ol n muazzam silindirik deliði. "Tünellerin hedefi kesinlikle burasý. Fakat bu görevin en sersemletici y linebilecek olanlarla kýyaslandýðýnda. "Ýþte. b de daha önce izledikleri tünelle ayný maðaradan baþlamasýndan kaynaklandýðýný düþünerek. elini Richard'a doðru uzatýrken. _____________46_____________ CESARETÝN DAHA ÝYÝ YANI Altlarýndaki kocaman delik. Bacanýn sadece üst beþ metresi aydýnl laþýk bir metre uzunluðunda metal çubuklar.. Bazen bir kitapçýda veya kitaplýkta olduðum zaman. sonunda omzunu silkerek." dedi gözünü kýrpara riye doðru yarým fersah." dedi. deliðin kenanndan. tam altýmý rada yer altýndan Silindirik Deniz'e akan gizli bir nehir vardýr. "Fakat. aðýrlýðý karþýsýndaki dayanýklýlýðýný denedi. Ve bütün kitaplarý teker teker okumak için güçlü bir istek tüm vücudumu kaplar." dedi. "Zor bir iniþ olmayac ak." Bir an sessizlik oldu. fakat kesin olarak emin olabildikleri baþka bir þey yoktu. Bir düþün. "Evet." dedi. Deneyimlerime göre tüneller her zaman bir re varýrlar. Bu yolculuða çýkmadan önce kendi bilgimle insanlýðýn arasýndaki iliþkinin genel boyutlarýný bildiðimi sanýrdým. " . "Bilgisizliðimi ne k adar az anlamýþ ve deðerlendirmiþ olmam. bir tür turda oldukla kolayca anlamýþlardý." diye mýrýldandý. karanlýða doðru uzanýyordu. fotoðraflardan birinde dev bir dalga. Richard. Nicole hissettiði çaresizliði anlatabilmek için bir ifade arayara k. Seçeneðimiz nedir? Tünel ve rampalardan geri dönüp dýþan çýkmak mý? Ne için? Bir up bulmadýðýný görmek için mi? Teknelerin fotoðraflarýný gördün. "Pekâlâ. "Kendimi tümüyle kontr lden çýkmýþ gibi hissediyorum. genel Rama anlayýþýyla bütünleþtirmekte zorlanýyordu. bilmediðim þeylerin etkisiyl e bunalýrým." diye ona katýldý. artýk ne kadar inanýlmaz derece378 Cesaretin Daha Ýyi Yaný de aptal olduðumuzu kabul ettiðimize göre." 379 RAMA-II Nicole. Richard. Dönüp Nicole'e bakarak. onu izlemekte olan Nicole." "Gerçekten korkutucu. "Bütün bunlar beni çok rahatsýz ediyor. "Beni en çok rahatsýz eden þeyin ne olduðunu biliyor musun?" dedi. tüm insanlýðýn bildiði veya bilmiþ olduðu her þey. "Richard Wakefîeld." Richard'ýn ilerlemesi. bir resimden diðerine geçiyordu. "Aralýklar neredeyse mükemmel. Richard. planýmýz nedir? Bu tünelde bir kilometre kadar gi ttiðimizi sanýyorum.. Bu. "Ve daha New York'a yeni geldi m. hatta bitiþik tünelde de.. "Bir günde iki kez di. "Fakat ayný zamanda heyec an verici. þimdi geriye dönmekte de bir yarar görmüyorum." dedi. "Ben de." Richard onun yanýna oturdu. büyük bir t knenin üstünde patlamak üzereydi.

výnlamaya dönüþtü Richard Nico-le. Sollarýnda. yukarýya çýkarak nýdýk bir bölgeye yönelmelerini önermek üzereyken. Delirmiþ olmalýyým." Richard dalgýn bir þekilde. "Fakat bu þey hangi kahrolasý anlama geliyor?" Onun yanýnda duran Nicole. 'Fazla uzaða gidemez.. yerdeki raylarýn tam bittiði elecek þekilde birden durdu. sessizce önlerindeki aerodinamik yapýlý aracý i lediler ve sonra birbirlerine bakarak ayný anda güldüler Nicole sinirli bir ifadeyle. biri de küçük Ayrýca ortada da baþka bir delik daha. dibine yaklaþmýþýzdýr. sanki havada bir þey hýzla hareket ediyormuþ gibi. hard dizlerinin üstüne çökmüþ on rken uzaktan gelen homurtuyu duydu Ýkisi de içgüdüsel olarak geriye çekilirlerken Nicole'e "Dinle" dedi. Eðer deðilsek.de. yine çevresinde çubuklar olarak aþaðýya uzanan daha küçük bir deliði çevreliyo saðlarýnda. "Alooo. Ric-hard'ýn ýsrarýyla Nicole küçük bir parça kese . "Pekâlâ." dedi. belirli bir düzen göstermeyen. Biri büyük. Soluklanmak için durdu ve çevresini kontrol etti. Nicole onun yanýna gelirken. Nicole çevikçe zemine indi." Richa o anda yanýndaydý. biraz aþaðýlarýnda kalan bir aðý aydýnlattý." dedi. karanlýk kemerli tüneller kayaya veya bu geniþ yeraltý dünyasýnýn temel inþaat ma oluþturan þeye." dedi Richard. Aþaðýdaki platformun ýþýklarýnýn yandýðýný görür görmez zaten inmeye baþla Richard ve Nicole þimdi çubuklu silindirin dibindeki üç metre geniþliðinde bir çýkýntýnýn üst ardý. "Sanýrým buraya gelsen iyi olur. zemine baðlý ve 381 RAMA-II bilinmeyen bir malzemeden yapýlmýþ iki paralel ray vardý Raylar daha küçük olan tünelde daha . Richard aðý incelemek için hýzla silindirin çevresini dolandý. iki eliyle de iki çubuðu tutuyordu. araç üstlerine fýrlarken ürkerek geri çekilmiþlerdi ikisi de halkanýn kena a tehlikeli biçimde yakýndýlar Birkaç saniye. bunun yerine. Richard bir çift çubuk daha inmiþti.." dedi. "Ayný madde Sonra kaþlarý çatýldý." dedi "Anladým Yeni bir boyuta geçtik Sadece bunda metro istasyonunu bulmak biraz zor oldu Bu tümüyle saçmalýk Çubuklu bir fýçýdan aþaðýya indik ve kendimizi bir metro i da bulduk Seni bilmem ama. Homurtu artarak. aþaðýdakiler." diye N icole'e baðýrdý. diye söylendi. hýzla üstlerine geldi ve önü. di-ðerindeyse daha geniþ aralýklarla yerleþtirilmiþti Rjc. "Sanýrým ayný lanet madde. burayý terk ederiz. yaklaþýk yirmi metre kadar altlarýnda." Ken dine güldü." diye Richard'a baðýrdý. Richard aðý gerdi sonra tekrar eski haline dönüsünü ve iç yapýsýný inceledi ve. Biz iki insan tipi varlýk aþaðýya geliyo Elini salladý ve bir an için dengesini yitirdi. yarým çýkýntý boyu kadar halkanýn içine giren. sadece bir metre Tünellerin içinde ak. "O garip sesi çýkartan þeylerden biri aþaðýda. Richard ve Nicole. þaþýlacak kadar New York'ta iki gökdelen arasýna gerilmiþ olan þeyin küçük bir ziyordu. Fakat bir açýklama için fazla beklemeleri gerekmedi Hýzlý metro tre ine benzeyen araç görüntüye girdi. fakat Richard tavan ve duvarlarý daha iyi incelemek için aracýn içine daha da eði ." dedi. "Gösteriþ ya pma. oyulmuþtu. týpký bir mýzrak gibi uzanan tünelin derinliklerinde bir takým ýþýklarýn yanmaya ba iyorlardý Gerginleþtiler. yer ir yansýma gördü ve Richard'a "Sana bir önerim var. Üçüncü sýranýn ýþýklarý karþý duvarda. V bir bak. Gerçekten korkuya karþý bir baðýþýklýðý mý var? Yoksa sadece umursamýyor mu?Aslýnda zevk alýyor gibi görünüyor. beþ ya ltý metre yüksekliðindeydi ve tam karþý taraftaki tünelse. Ayaklan çubuklann üstünde du rurken." 380 Cesaretin Daha Ýyi Yaný Að." dedi "Oturu-labilecek bir yer yok. tavandan zemine kadar uç metre silýndirýk kazýklar vardý Richard kafasýný kapýdan içen uzatýp. kendisi de incelemek için onun yanýna gel382 Cesaretin Daha Ýyi Yaný di "Belki de içlerinde yaþlý veya sakat biri yoktur -ve dükkanlar da evlerine yakýndýr. "Tamam. duvara küçük cývatalarla tutturulmuþtu. Að çubukl zayýf ýþýkta. dipte bizi bekliyordun " "Þimdi anlarým. fenerini amaçsýzca altlarýndaki boþluða çevirdi. sýrt çantasýndan çýkardýðý bir mikroskopla çoktan eye dalmýþtý bile. Þuraya bir bak Yüzlerce tüyler ürpertici ölüm hayal etmek çok kolay. fakat artýk bana yetti Haftanýn her günü birkaç normal kuþ ve manna kavununu seçiyo ' Richard aracýn yanýna doðru yürüdü Kenarýndaki bir kapý kayarak açýldý Ve þimdi ikisi de ýþýk biliyorlardý Oturacak yer yoktu. ayakla ken.'' Nicole. Richard. halkanýn yüz seksen derece çevresindeki tünel. Çýkýntý. Belki de þu çubuklu garip kuyunun ya da neyse onun. "Buraya gel. "Sen að þeridini incelerken ben b irkaç metre daha aþaðýya ineyim. "Burada iki tünel daha var.

Gözlerini bir an için kapadý. birbirinin yerini tutabilecek biçimde tasarýmlandý. Biz platformda kaldýðýmýz sürece istasyonda kal rim. "Ýki vagon da hâlâ burada" dedi. Richard çantadan iki minik þeyi çýkartarak Nicole'e gösterdi "Mükemmel. birkaç kilometre gittiðini tahmin etti. "Aptal bir kadýndý. metronun gerçekten hat una gelmiþ olduðunu gösteriyordu. Richard'a tuhaf bir þekilde bakýnca." dedi Richard. "Bu kadar sürdüðü için özür dilerim" diyordu Ric-hard. "Ýþte bu mükemmel. Richard'ýn bakýþýný izledi "Þu Lilliput'a* giden yol olmalý" dedi Nicole. "Eski programlarýnýn hepsini silmedim" diye Richard güldü." Nicole kýsa uykusundan çok yavaþ uyandý. Richard. Esnerken. "Durmadan yeni þeyler eklemeyi düþündü rý yeniden ayarlamam." Richard. Sonunda metronun kapýlarý kapandý." tki robot bir iki dakika kadar metronun içinde beklediler. Çocukl etroya koymaya hazýrým. Richar ." Richard robotlarý yavaþça çýkýntýnýn üstüne býraktý ve onlara metroya doðru yürümelerini emre n kapý iki yana açýldý." diye tekrarlarken h eyecaný iyice belli oluyordu. "Prens Hal ve Falstaff ý gönderebiliriz Yazýlýmlarýný yeniden a arlayabilmek için sadece birkaç dakikaya ihtiyacým var " Richard çoktan bilgisayarýný robotlarýn yanýna." dedi. kalkarak gerindi. Metro vagonundan çekilirken kesinlikle düþ kýrýklýðýna uðra rika.." Nicole ayaða. "Ne kadar zamandýr buradayýz?" diye sordu . "Devler baþka bir kata iniyor ve normal ölçülere sahip insanlar da bu vagonu kullanýyorlar Bu kadar basit. acaba sinyaller duvarlardan geçebilecekler mi?" "Çok fazla maddenin içinden geçmek zorunda kalmadýklarý sürece. video ve dalga boyu alýcýlarý bulunuyor.. "Sakýn saçma fikirlere kapýlma. Ekranda istediðimiz kanalý bilgisayarlarýmýzda seçip gerektiði zam ni komutlar gönderebiliriz." Nicole. týpatýp bir benzeri. "Fakat her þey hazýr.. "Beni Bayan Eliçabuk'a hatýrlatmayý unutma. "Ne yapýyorsun?" diye Nicole merakla sordu. Bir dahi. oldukça uzun bir yolculuk oldu. Kendini tümüyle çalýþmasýna vermiþ olan Richard'ý ken kendi kendine gülümsedi. "Gulliver'in Seyahatle-n"ndeki cüceler ülk esi (ç n. ye uyordu. "Fakat. ama iyi bir kalbi vardý. Richard robotlara metroyu terk etmeleri için emir vermeden önce biraz bekledi.ince. "Bir saatten biraz fazla. de384 Cesaretin Daha Ýyi Yaný di." cümlesini yarýda kesti Çýkýntýnýn tam karþýsýndaki platforma bakýyordu. Nicole. fakat pencereden görülecek fazla bir þey yoktu. Umarým bu da aynýdýr. Richard hýzla alýcýlarýný kontrol ederek ekranda bazý düzeltmeler daha yaptý. sonra hýzla tünele daldý. Orada. Jonathan Swift'in fantastik yapýt. Ayrýca." derken sýrt ça k çýkýntýnýn üstüne. Ara b ir durakta araçtan inmediklerine emin olmak istiyordu. yanýna koydu. küçük anmýþ olan giriþinde." Richard hýzla halkanýn çevresinde dolaþtý ve yüksek sesle. Ýki robot düz platformda aracýn yanýnda dolaþarak çevrelerini daha fazla görüntülediler. durmak içi yavaþlayýncaya kadar. "Sanýrým haklýsýn" dedi. yanlarýnda duran aracýn onda biri büyüklüðünde. bu sistem bir zayýflama olmas alinde sinyalden sese. Son derece yüksek hýzda. Hal ve Sir John'un ikisinde de devamlý veri saðlayacak ses.) 383 RAMA-II Nicole birden kendini çok yorgun hissetti.. Ve her nasýlsa bir çocuðun merakýný da hâlâ taþýyor Ulliput. "Þimdi. "Yiyeceðimiz bitmeden ve tümüyle umudumuzu kayb etmeden bu araca binmek çýlgýnca bir davranýþ olur. Richard. plan þu. Falstaff vagona binerken. büyük me tro bize düz bir hat boyunca gelmiþti." diye Richard sýkýlganlýkla yanýtladý. ama temel olarak uzun ve baðlantýlý bir odaydý. "Týpký ýþýklar gibi çalýþtýklarýný sanýyorum. araç on saniy daha bekledi. Metr asyonunda kemerler ve sütunlar vardý. bu besbelli. Hemen heme n hiçbir aldatýcý ve kötü yaný yok. "Elimde kontrol alýcý-veri cisi var. Falstaff a öne dönmesini emretti. küçük metronun." Ambardaki deneyimini hatýrlayan Nicole sordu.. çünkü Prens Hal ve Falstafftan alýnan ilk görüntülü veriler dizisi. Büyük ceplerden birini karýþtýrmaya baþladý. "Ara sýra anlamsýz bazý yorumlar yapabilirler. çýkýntýnýn üstüne serip harýl harýl çalýþmaya asýnda sýrtýný duvara vererek oturdu Richard'ý inceledi. Ancak kaygýlanmasýna gerek yokt u." Nicole çevresine baktý.

Hatýrlarsan tüm Güney Ya-nmsilindirinin. sonr n. Nicole zihinsel gezisini keserek ekranda odaklandý. Dur emri verdikten sonra Nicole'e döndü. Richard resmi inceledikten sonra.. ne edeyse ayaklarýna kadar uzanan iki minik çizgi bulduklarý zemini incelerlerken. Nicole'ün teklifi üzerine Richard." dedi Nicole. Oda muazzamdý. robotlarýn bundan sonra ne ya_ pacaklarýný tartýþtýlar. Uzaklarda. küresel nesneler üzerinde. Kapýlarý açýlýp. dýþý süngerims i çeken baþka bir þey yoktu. Pr ens Hal'in minik metronun yanýnda dururken resmini çekmesini emretti. kalýnlýk güneyde önemli ölçüde daha fazla olmalý. "En azýndan normal bir yaþam sür . Odanýn panoramik görüntüsünde. Hiç bu kadar çeþitli ve yeni gizemler ol önceden bilebilir miydiýrB diye düþündü. çýkýntýnýn üstüne diz çökmüþ olarak 385 RAMA-II yan yana oturuyor ve heyecanla küçük bilgisayar ekranýný izliyorlardý. "Bir ömür boyu sürecek kadar." 386 Cesaretin Daha Ýyi Yaný "O kadar uzun yaþamayýz. Richard Falstaffa. "Þimdi. süngerimsi kütlelere gömülmüþ. Yani. biraz þaþkýn bir ifadeyle.d görüntülerden tavan yüksekliðinin iki metre kadar olduðunu tahmin etti. Robotlar. Ne ina ." diye Richard gülerek sözünü kesti. Kabuðun kalýnlýðý hakkýnda Nicole'ün sorduðu soru aslýnda güzel bir nedene dayanýyordu. Hal ve Falstaff a. yerden beþ metre yukarda kalmak üze-re. Nicole þu uzun yeraltý tünellerinden birinin sonuna ge i. Richard ve Nicole. birlikte ini terk etmeler ini istedi. evrenle ilgili tüm kavramlarýnýzý deðiþtirecek bir þeye rastla mak? Nasýl dönebilirdiniz. ufacýk b ir metro istasyona geldi." dedi. Ýlk araþtýrmacýlar sadece yüzeyi týrmalayabilmiþler Nicole düþüncelerini keserek. Koridor ancak beþ santimetre yüksekliðindeki baþka bir tünelin önünde sona erdi. kabuðun diðer yerlerdeki kalýnlýðýný bile-bilmemizin kesin bir yolu yok. rton ve ekibi Silin-dirik Deniz'in derinliðinin bir yerde en az kýrk metreye kadar i nerken. Bir að. Prens Hal ve Falstaff metro istasyonunun karþý tarafýndaki büyük bir oda ya girmiþler ve gevþek. Nicole ve Richard bunun. ö ha önce gördükleri iki araca týpatýp benzediðini görebiliyorlardý. "Neden soruyorsun? Se n boþ yere soru sormazsýn. "Fakat bu sad ce uçlardan birinde. robotlara cis min çevresinden dolaþarak bu yeni bölgeyi araþtýrmalarýný emretti. Sahnenin kýzýlötesi gö yayan bir cismin olduðunu gösteriyordu.." diye seslendi. Nicole'ün baþka bir þey söylemesini bekledi. "Sanýrým toplam dört yüz metre kadar" dedi. o sessiz kalýnca ekrana dönerek. daðýnýk i387 RAMA-II yordu. Bu soluk ýþýklý tüneller labirentinde yaþayan zeki bir yaratýk olup.. Prens Hal ve Fals-taff neredeyse metrodan indikleri istasyona gelmiþlerdi. Yine afalladýðýný hissediyordu. Kalýnlýk sorununa dönersek. sün-gerimsi bir að yýðýný önünde duruyorlardý. baþka bir yerde en çok yüz elli metreye çýkacak kadar deðiþken olduðunu bildirmiþlerd da bana. Robotlara koridordan geriye dönme emri verdikten sonra." Richard. Bunun içine neler biniyor? Karýncalar mý?" Nicole baþýný salladý ve bir þey söylemedi. Nicole'e "Aracýn kendisi. Nicole. "Richard. hiç olmazsa kýsa bir inceleme yapm . Kozmonotlar. bir kapýyý açýnca. birincinin yüz metre kadar gerisinde baþka bir að zorlukla seçilebiliyordu." "Burada keþfedilmemiþ bütün bir dünya var. Richard'ýn meraký. Tanrý aþkýna bu da ne?" diye Richard soruyordu. eðer dýþarýdan kesinlikle hiçbirini göremediðimiz bazý ya sizlikler yoksa. "Evet?" dedi. boydan boya uzanýyor. Ayrýca þu anda. h n Alfa merdivenlerinin üstüne geldiði zamanki ilk tepkisini düþünüyordu. kuzeye oranla dört yüz li metre yükseklik farký var. "Rama'nýn dýþ kabuðunun kalýnlýðý ne kadar?" Richard. Zihni türlü söküp atamadýðý bir resim vardý. robot lara yaptýrdýðý araþtýrmaya devam etti. Robotlarýn taþýdýðý video aygýtlarýnýn görüntüleyebileceðinden çok daha uzakla n yirmi metre kadar yüksekti ve iki yan duvar birbirinden elli metreden fazla uzak lýktaydý. birkaç benzer küresel cisim daha. Güneþ'in köreltici ýþýklarýyla karþýlaþtýklarýný hayal ediyordu. Metro istasyonu v e tünelden dýþarýya baþka bir çýkýþ yolu yoktu. "iki santimetreden daha büyük deðil . içi aydýnlandýðý zaman. metro yoluna dik ve sola doðru uzanan uzun koridoru izlemelerini emretti. gözlerini ekrandan ayýran Rich ard. Rama'nýn ilk panoram görüntüsü karþýsýndaki derin korkusunu hatýrlayarak. robotlarý geri getirerek. kabuk kalýnlýðýnýn birkaç yüz metre olduðunu düþündürüyor " Richard çabucak ekraný inceledi. diye düþünüyordu.

Ýkisi de. Prens Hal'in "Ölümcül Hata Baþlangýcý" alarmýn arýsýna geldiði zaman duydu. Nicole içti. "Oh. uðursuz sürtünme sesi yeniden iþitildi. Richard altýn389 RAMA-II daki tünele giren metroya bir bakmak için baþýný çevirdi. Falstaff ak bir anlýk. ana gövdesi. Birkaç yüz metre so . Richard hýzlý davrandý. "Tam rahatlamaya baþlamýþtým. siyah bir yaratýk vardý. Robotlarý neredeyse devamlý komutlarla yöneterek kürenin hemen hemen ne girilemeyen ve çok sert yüzeyi olan kalýn bir metal karýþýmýndan yapýlmýþ olduðuna karar v staff birkaç kez koluyla küreye vurdu ve oluþan ses çabucak kaybolarak içinin sývýyla dolu ol uðunu belli etti. Bir baþka engeli aþarken. Richard ve Nicole. iç edeki sýcaklýðýn güvenli çalýþabilme smýrlanný aþtýðý uyarýlarýný vermeye baþladý. Yaratýk hýzla metrodan inerek sekiz dokunacýnd n biriyle en yakýn çubuklardan birini kavradý. içine mavi karýþmýþ siyah bir göze benzeyen jelatinimsi bir maddenin. yakýn çek yakalayabildiler. o çýlgýnca kaçýþýn ardýndan hâlâ hýzla soluyorlardý. izleyicisinin sesini duymaya çalýþtý. batý meydanýný çevreleyen gökdelenlerden birinin dibine sý dayayarak oturmuþlardý. Gördüðü þey kanýný dondurmuþtu. Richard ve cole derin bir nefes aldýlar. Saniyeler sonra kameradaki görüntü simsiyah oldu e küçük robotun "Ölümcül Hata Baþlangýcý" alarmý çalmaya baþladý. Dokunaç pencereyi kýrmýþ. fakat. Richard kaçmalarýný hýzlandýrmaya çalýþtý. içindeki küreye ulaþmayý baþardýlar. Hiçbir þey duyamadý. sanki bir camýn kýrýlmasýný andýran yüksek bir ses. Sürüklenen metal sesi birden kesildi ve Falstaff in kamerasý siyah ve altýn çizgileri olan . "Hayatýmda hiçbir. Çizgili dokunaçlarý her yana uzanýyordu ve dört tanesi encerelerini delip geçerek robotu yakalamýþtý." diye düþündü. Richard ve Nicole ayný anda neler olduðunu kavradýlar. kendi iç mantýk iþlemcisi tarafýndan. büyük. Fýrça sesi yükselmeye devam etti Çýkýntýda iki kozmonotun arasýnda duran bilgisayar 388 Cesaretin Daha Ýyi Yaný ekraný þimdi ikiye bölünmüþtü.ak istiyordu. Metronun üstünde. Richard tünelin hafifçe saða döndüðüne dikkat etti. Bu arada Hal beklemekte olan vagona binmiþti. Hal hýzýný arttýrmayý baþardý. O þey metronun üstünde ydi! Ve onlara doðru geliyordu. Prens Hal süngerin kenarýna ulaþarak arkadaþýný beklemeden met koyulmuþtu. kahretsin. amacýnýn da ýsýyý emmek olduðu belliydi. içindeki robotla birlikte hareket etmiþ ve tünel boyunca iki astronota doðru hýzlanmaya baþlamýþtý. Metronun istasyonu terk etmesi için geçe n birkaç saniye içinde. aðýr bir iþ bu. uzun ve deriyi andýran cismi görüntüledi." diye Nicole devam etti "Arkamda seni duyabiliyordum ve baþk a bir ses 390 . "A r adam için. Ýki robot. ses sistemleri. Robotlar yuvalanmýþ küreye yaklaþtýklarý zaman. küreye yakýn sýcaklýklarý çok fazla yükselmiþ olan Falstaff. birde n kesildi. eðer bu gerçekten oysa. acil durum sinyali dahil. Nicole çubuklarý þimþek gibi týrmanýyordu. Richard tam birkaç derin nefes a an sona yeniden koþmaya baþlamýþtý ki. _____________47_____________ ÝLERLEYEN MATRÝSLER Nicole." diye mýrýldandý. met sürtünen fýrça sesini yakaladý. Sonra robottan gelen tüm yayýnlar. Prens Hal'in se lýcýlarý tarafýndan algýlandý. að gibi dokunmuþ maddenin çevresinden dolanarak ve içine gire rek. oldukça zorlanarak. Richard'a. Kendine. Silindiri n geri kalan kýsmýný güçlükle týrmandý ve üstteki tünelde kendisinden çok önde olan Nicole'ün ni izleyerek hýzla koþmaya baþladý. amansýzca robota u ilerliyordu. Fakat metro. Richard robota sesin yönüne dönmesini emretti ve Hal'in kamera da uzanan siyah ve altýn bir tek dokunaç gösterdi. Bir saniye bile geçmeden. tavana eþmiþ. Richard. Ýki robot süngerimsi aðda geriye dönmeye uðraþýrlarken." dedi. Küreye yaklaþtýkça çevredeki hava ýsýnmaya baþladý. ama hiçbir zaman. Falstaff aðýn içinde yavaþça týrmanmaya devam etti. gene de onlarý rampalara götüreceðini hatýrlattý. Ric-hard daha fazla izlemedi. bunun daha önce izledi tünel olmamasý karþýn. hareke hýzlandýrmaktan men ediliyordu. kulaklarý ön tarafýndan gelen korkunç bir çýðlýkla çýn nu bulmak için fýrlarken. Koþarken. "beni bu derece korkuta n bir þey görmedim " Ýki kozmonot. bilgisayar ekranýný alýp bütün malzemesin a yüklerken birkaç deðerli saniye kaybetmiþti.

Takagishi'nin ayaklarýnýn dibinde. Hayatýn yaþama ya deðer bir niteliði olmalý." Bir an durdu. Nicole baþýný sallarken. her þeyi kuralýna göre yapan Bayan Ciddi ve Doðru olarak kendine özgü bir düþünce tarzýn olabileceðini hiç düþünmedim. Uzay tak-sidermisi* Takagishi'nin yanýnda asýlý dura n bir kanadý kýrýk kuþ üzerinde de harikalar yaratmýþtý. 'Diðer' tünelde olduðumuzu henüz dü "Halbuki. hiçbir zaman.." "Yani onu sadece ölümüne korkuttuklarýný mý söylemek istiyorsun?" diye Richard alaycý bir ifa le sordu. "Kahretsin. "B ktor olarak. arkalarýndaki tünelden çok fifçe gelen o tanýdýk sürtünme sesini duymuþlar ve hiç zaman kaybetmemiþlerdi. gözlerini kýrpýþtýrarak. Hiç intihar etmeyi düþündün mü?" diye birden sordu. Richard'a. Anahtar sözcüðü ku : Nitelik." dedi. onu öldürdüklerini sanmýyorum. Güçlü acýma duygundan bahse ge "Bu olayda. Neyse. Eðer kurallarý sadakatle uygulasaydým.) RAMA-II Richard odadaki deðiþik biot koleksiyonunu incelemeye baþlamýþken.. Nitelik sahibi olmak için bazý riskleri göze almak arzusunu taþ lýyýz. Genevieve büyüyüp onun çocuklarýnýn anneannesi olacak kadar bir e yaþamak istediðimi biliyorum. Daha önce bu manzarayý görmüþ olmasýna karþýn." dedi." Ýzleyen beþ dakika boyunca." dedi. taksidermiste bir ziyaret için sürüklem iþtir." Richard öfkeyle.Ýlerleyen Matrisler de yoktu." Ýlerleyen Matrisler "Ve hayatýnýn tek deneyimini kaçýrmýþ olacaktý.. "Böyle kötü bir þekilde ölmesi çok utanç veric. "Evet. Takagishi iþine son derece baðlý. onun heykelinde hiçbir kötülük izi yok.. bir geyik veya kaplan gibi içi doldurulmuþ. korkmuyorum" diye dikkatle yanýtladý. Richard.. aklýma ilginç bir soru getirdi. onun anlattýklarýný dikkatle dinledikten sonra. Takagishi'nin kalp durumunu Richard'a anlattý. Japon bilim adamýnýn arkasýndaki duv hard ve Nicole'ün bir gece önce kaybolan kulübeleri asýlýydý. bu ne?" de iþti. "En azýndan bu olasý. Taka hi evinde. Nicole katý bir ifadeyle.." demiþti. "Sen tümüyle yanlýþ tanýmýþým. Meraký. N icole sükunetini kazandýktan sonra. Nicole.. Takagishi. Yüzündeki ifadeyi anla k için boþuna uðraþtý. Yüzünde deðiþmeyen t gülümseme vardý ve kollarý iki yanýndan sarkýyordu. Nicole'ün tünelde kollarýna atýlarak birkaç saniye hýçkýrarak aðladýðýný hatýrladý D "O. ikisi tünelde birlikte geriye yürümüþlerdi. "fakat senin genel gidiþini beðendim. "Beni þaþýrttýn. kibar ve duyarlý bir adamdý.." dedi. Seni hep.. giriþin karþý tarafta olmasý nedeniyle. "Her zaman yaþamak için güzel þeyler va . "Fýrlatmadan az önce onu Japonya'da ziyaret etmiþtim ve bana. þansýn pek kurtulmamýzdan yana olmadýðýnýn farkýnda Belki de ikimiz bir daha insan yüzü görmeden öleceðiz. "Dr. Taksidermi: Ölü hayvanlarýn postlarýný doldurup onlara canlý bir görüntü verme sanatý (ç. "Hayýr. Ben kta. o kadar da belliydi ki. Müzede durup bana yetiþmeni beklemeyi düþündüm. Diðer biot kopyalarý odanýn i daðýlmýþtý. hemen sonra onu buraya.. deðil mi?" Richard gülümseyerek. Onu sergilemek için hiç vakit kaybetmemiþler " "Biliyor musun. dehþetinden biraz fazla olan Richard. Giriþten sonr tam karþýda ayakta duran Newton Kozmonotu Shigeru Takagishi'yi görünce Richard çok sarsýlmýþt lbisesinin içinde ve týpký son kez onu Beta kampýnda gördükleri gibiydi. burada oturup dururken. "Kendi payýma. Fakat sadece hayatta kalmak her þey deðildir." Richard.. çocukken a zorlandým. Kalbimin tümüyle durduðunu sandým.. Onun sorusunun niteliði kendisini þaþýrtmýþtý. bir ömür devam eden t utkusunun ikinci Rama aracýný araþtýrabilmek olduðunu söylemiþti.n. Çok iyi toparlaya-madým galiba. odadan içeri adýmýmý attým. sarnýçta durarak taze su stoklarýný tamamlamak içi iþti. sýk sýk ölümü düþündüm. Nicole gözlerini baþka yöne çevirmiþti. "Eðer sormak istediðin buysa.." di yordu. Bu da. sað ve ailesiyle birlikte yaþýyor olacaktý. Elbette. annem ben çok küçükken öldüðü için. "Sanýrým o sekiz baca a da arkadaþlarýndan biri. Fakat o anda m antýklý düþünemiyordum. New-ton'un taþýnabilir portatif lim istasyonunun altýgen elektronik tablosu yerde. Tünelden aþaðý rdan yukarý kaçýþtan sadece kýsa bir süre." dedi. bunlarýn erdem olduðu pek açýk deðil. sevg oktorum. Bu konuda ne düþünüyorsun? Kendi ölüm konuda baþka bir ölüm. bir buldozer biotun tam ölçüdeki modelinin yakýnýnda duruyordu. Büyük odada sadece bir dakika kaldýlar. saðdaki giriþte. senin varoluþ düzeni anlayýþýnýn neresine uyuyor?" Nicole Richard'a baktý. Ve elbette. "Belki ümitsizce safým. ýþýklar yandý ve o oradaydý.." dedi. "Hayýr. fakat onun.. Nicole. agishi hâlâ onun için çok fazla canlýydý.

." Döndüðü zaman Nicole." Richard çoktan yere çökmüþ." "Bir buçuk saattir araþtýrýyoruz." . Richard. soyunu "yýldýzlarýn arasýn "yalnýz kadýn" hakkýndaki Senoufo kehanetlerini ve çukurun dibinde þiþedeki suyu içtikten son a gördüðü hayallerin ayrýntýlarým da nakletmiþti Richard'ýn dili tutulmuþtu. " Babanla ilgili üzüntülerin nedeniyle hiç intihan düþündün mü?" "Gariptir ki hayýr.. bölümden bölüme çok ince farklýlýklar deðiþen." dedi. arkadaþým. "Senin bilgisayarýný da kullanabilir miyim?" dedi.. Kýsa bir sessizlikten sonra." Nicole hiç kimseye. Richard hâlâ hararetle projesi üstünde çalýþýyordu. "Bir fikrim var." dedi "Ani bir yorgunluk yaratabilmek için. en fazla sürmez. "Tümüyle zorlama ol r ama. neden üç meydan ve iki yeraltý ini olsun? Sen. hayatýmda int etmeyi düþündüðüm bir dönem oldu" dedi. Y a Kamalýlar da. diye yanýtladý. Nicole'ün k için öksürdüðünü bile duymadý. "Olabilir mi?" dedi. "Bir baþka þey." "O halde bir þeyi yanlýþ yapýyoruz" diye Nicole yanýtladý." diye Richard kendi ndine homurdandý." Batý meydanýna bakan onikiyüzeylinin önünde duruyorlardý. ndin. "Þu haritaya bak. Nicole on beþ saatlik gecenin ilk bölümünde uyudu. Beþ saat sonra uyandýðý zaman. "Tükendim. Bak. üç meydaný ve dokuz bölümün hepsindeki çokyüzeylilerin ana karþýsýndaki gökdelenler arasýndaki geometrik iliþkinin tümüyle anlaþýlmasýndan sonra saptana anlattý. "Ya sen?" dedi. ayný zamanda Ro-ma'da Omeh'in kendisini ziyaretinin öyküsünü. babasýna bile. "bu olamaz. "Pekâlâ. "Fakat. sana anlattýklarýný düþünmek için zamanýn olduktan uþuruz " Nicole esnedi ve saatine baktý Uyku tulumunu çantasýndan çýkartarak yere serdi ve Richard' a.. Dört saat sonra görüþürüz. "Bir gün bana anlatabilirsin. kendi kendine mýrýldanarak. onlara dayanamay " Sessizleþti ve düþüncelerine kilitlendi. matematik kafasýna o derece yabancýydý davranacaðýný bilemiyordu Nicole'ün yüzüne korku ve hayranlýkla baktý.. N ew York'un bilmecesini çözmeye çalýþtý.. henüz bilg haritalarýna geçmemiþ olan ek veriler topladý. Anlatýlan öykülerin tümü. "Ýþlemi daha da hýzlandýrýr. ancak çokyüzeyliler. "O zaman istersen daha mantýklý olalým. yedi yaþýnda bir kýz olarak Poro'da baþýna gelenleri anlatmakla kalma mýþ. bir dakika. Ýkimiz de en derin s paylaþmaya alýþýk deðiliz Belki zaman içinde öðreniriz. biraz 394 Ýlerleyen Matrisler dehþet gibisi yoktur." Nicole'ün kendisine baktýðýný görünce. burada. diye düþünüyordu. sonra da karþýsýn aki gökdelene çevirdi. "Ne diyeceðimi bilemiyorum." derken gözlerini onikiyüzeylinin bir köþesine. "Neredeyse buldum. "Bir þey söylemek zorunda deðilsin. "Hayalimde üç ýsý kaynaðý vardý. Meyd beþ yüz metre çevresinde iki kez bakmadýðýmýz bir yer yok. Sonra baþýný meydan çevresinde hýzla dolaþtýrdý. Nicole sabýrla bekledi Sonunda elini onunkinin üstün koydu. "Te pkini yüzünden okuyabiliyorum Bunu yarýn. neden ölmeyeceðimize inandý undan sonra doðu meydanýna gidip bölgeyi aramamýz gerektiðini anlatarak baþlayacaðým." týldý. Sonunda kendi sessizl en sýkýlarak. bu senin hayallerinden daha çýlgýn deðil. Dr. Öðrenecek o kadar çok þey vardý ki. New York'ta. heyecanla. Ben buna." Yeniden konuþmaya baþlayýncaya kadar uzun süre geçti. Nicole sessizce kalkýp ellerini onun omuzlarýnýn üstüne koyd malýsýn. Birkaç daki . Hava karardýktan sonra bile dinlenmedi." dedi. Nicole'ün ýsrarýyla akþam yemeði molasý verdiði zaman ri395 RAMA-II sinin yerini." dedi yavaþça. meydandan meydana. "Acým ve öfkem o derece fazlaydý ki. onun gözlerinin altýnýn torbalanmýþ olduðunu gördü. New York'un haritalarý üzerinde çalýþmaya baþlamýþtý. Poro'da yaptýðý "gezi"yi anlatmamýþtý Hikayesini bitirmede e Ric-hard'a sadece." Richard Wakefýeld saatlerce iki bilgisayarýn yanýnda oturup." diye Richard sabýr-sýhkla söylendi." diye yanýtladý Richard. "Babamýn dayaklarý hiçbir zaman hayattan aldýðým i kaybetmeme yol açmadý. " dedi Nicole parmaklarýný onun dudaklarýna koyarak. Bardolini ve ilerleyen matrislerini hatýrlýyor musun? Yunuslarla? . Kamalýlarýn her zaman mantýklý bir plan izlediklerini söyledin.. benzer bir þablon kullandý-larsa?. Ve bir gün büyüyeceðimi ve kendi a393 RAMA-II ðýmý biliyordum." dedi yavaþça. "Bu lanet çokyüzeylilerin anlamý ne? Her bölümde bir tane ve en büyük üç ta meydanlarda.orusunun bir nedeni olmalý. Havanýn kararmasýndan iki saat önce Richard hýzla bitiþik bölüme koþarak.

dört dakika ve on beþ saniyede sabit kalýyo Nicole uyku tulumunu koruyucu torbasýna yerleþtirirken. tüm in ný biçimde inþa edildiðine göre. Her iki ana katta da merkez merdiv enden ayrýlan yatay tünellerin hiçbirinde. Ýkisi orada y bulamadýlar Sonra karanlýkta on beþ dakika yürüyerek ikinci olasý yere. kýrk altý saat. Nicole'ün dik kat gece ve gündüzün toplamý hep. üç saat" diye yanýtladý. Ayrýca. Nicole manna kavunundan bir parça ýsýrýrken. "Buluncaya kadar uyuyabileceðimi sanmýyorum. sekiz bacaklý örümcekler elki de hepsi ayný gezegenden geliyorlar. onu açýklamak i matematiði mi geliþtiriyoruz? Gün ýþýdýðýnda ikisi de ayaktaydý. Nicole. Hangisi önce gelir? diye kendine sordu. yeni bir bölgeyi araþtýrmaya istekli de deðlidi. Kamalýlar neredeler? Ve bu tünelleri New York'un altýna neden inþa etmiþler?" "Belki de hepsi Kamalýdýr" diye Richard yanýtladý." Üçüncü inle ilgili olarak Richard'ýn bulduðu çözümlerin hiçbiri meydana yakýn deðildi. 397 RAMA-II 48 HOÞGELDÝNÝZ DÜNYALILAR Yukarýdaki yatay tünellerden birindeki ilk odada." dedi Richard. Asýl soru. olmayabilirler de. iþaretlenen sokak boyunca yürüyerek kapaðý. "Biotlar. Nýcole'ü kuþlarýn ininin ayrýntýlarýyla ilgili olarak sorguya çekti." dedi güvenle. bir takým garip aygýtlar bulunca aklý ka rýþan Ric-hard'ýn. Uykusu yok396 Ýlerleyen Matrisler tu." diye yanýtladý. "Günler yavaþ yavaþ kýsalýyor" diye Richard. yollarýný bulmak kullandýlar." "Biz insanlar. Ve bunu bulduktan sonra. seninle tartýþmak iste bir konu var. "Baþka bir mace zýr mýsýn?" Nicole baþýný salladý. Birinc lometre uzakta. Fakat bu iþ bu kadar kolayken. Richard ve Nicole. yýllar ve nesiller geçtikçe. diye Nicole düþündü. þehrin güneydoðu kö bir noktaya geldiler. Rich ard'ýn tam öngördüðü noktada buldular. Richard." 398 Hoþgeldiniz Dünyalýlar "Bunda sana katýlýyorum. New York'un sýnýrýnda ve Kuzey Ya-rýmsilindirinin karþýsýndaydý. gerçekten ileri olan bir türün yarattýðý çok yönlü bir makineyle bir canlýnýn farký ayýrmayý baþaramayacaðýz. "Yirmi gün. Sezgi mi yoksa matematik mi? Gerçeði bulmak için modelleri mi kullanýyoruz? Yoksa önce gerçeði bilip. "Hepsi de þablona uyan üç olasý çözüm var" Bir dakika kadar dolaþtý Sonra yalvarýr gib gidip bakabilir miyiz?" dedi." . ayrý yollardan deðiþik türler geliþti. "fakat bulmamýn zor olmayacaðýna iddiaya girerim. Merdivenlerden inerlerken Ri chard. Ýniþleri sýrasýnda hiçbir ýþýk yanmadý-ðýndan. ancak. týpký diðer inlerde olduðu gibi. "Dünya'ya ulaþmamýza ne kadar kaldý? " diye sordu Richard bilgisayarýna danýþtýktan sonra.Nicole uyku tulumuna döndü. bunlarýn þifrelerini çözmesi bir saatten az sürdü. "Yaþasýn matematik" dedi Yaþasýn Omeh. yeraltý ininin h in ýþýk ve ýsýsýnýn nasýl ayarlanabileceðin! biliyordu. Ama sekiz bacaklý örümcek ler kesinlikle makine deðil. "Birincisi. Fakat bu tartýþmayý ikimiz çözemeyiz. Uyku tulum nun üstünde yatarken. "En azýndan þimdilik. kuþlarýn kapaðýný açmak bir çocuk oyunu gibi olacak. çünkü tüm þablonu elde etmiþ ola On dakika sonra Richard bir plakaya bastý ve üçüncü kapak kayarak açýldý. "Umarým kapaðý açacak levhayý nerede bulacaðýný biliyorsundur?" "Hayýr. en ufak bir ses bile yoktu "Burada kimsenin yaþadýðýný sanmýyorum." diye Nicole onun sözünü kesti. ayný yerdeydi. Richard onu uyandýrdýðý zaman çok coþkuluydu Sýrýtarak. hayalimizden bile geçiremeyeceðimiz yapay bir zekâ geliþtirmiþse o baþka. Ayrý inler inþa edildi ve. Bu üçüncü deliðe in lýklarda düzlüklerle kesilen geniþ merdivenlerden oluþuyordu." "Bu senaryoda çok fazla kuþkulu taraf var.. Nicole'ün elini tuttu. bioüa r kesinlikle makine. Artýk. fakat tek baþýna. öncelikle bu uzay gemisini yaratabilen teknoloji k düzey. Fakat içgü bana o þeylerin organik olduðunu söylüyor. neden kuþlar var olan bu ýþýklarý kullanmýyorlardý? Kahvaltý ichard. karanlýkta. "Daha temel konulan gözünden kaçýrýyorsun.." dedi ar o kadar önemli deðil. kuþlar. Su odasý. "Biliyor dedi." diye baðýrdý ve uyku tulumunu kapa rken. Kuþlar olabilirler de. "Yaþasýn. Baþlarda hepsi mutlu bir aileyken.

"Bu eþyalar kesinlikle insan ýrkýyla ilgili. da imiz. boþ bir ruj tüpü. sekiz bacaklý örümcekler ve bu yeraltý bölgeleri. beyaz bir madde çýktý Parmaðýný onun içine soktuktan sonra aðzýna götürdü." Birkaç dakika boyunca iki kozmonot. bu garip eþya koleksiyonunu alt üst ederek. bir köþesinde de. birkaç madeni paHoþgeldiniz Dünyalýlar bir anahtar tomarý ve eski bir telsize benzeyen bir ey vardý Baþka bir yýðýnda ise bir yüzük kol saati. durmadan dolaþan arkadaþýna gülümsedi. kuþlar. yatay koridorlardan birinin solunda Beyaz Oda'yý buldu lar. Dört kez ýþýk ve sýcaklýðý ayarlayan aygýtl z Oda'ya ulaþýncaya kadar ilginç baþka bir þeyle karþýlaþmamýþlardý." Richard baþýný þiddetle salladý." Güldü. "Acaba. "O iyi bir adamdý. "Belki onlarýn yarattýðý bazý þeyle da." dedi. "Nereye varmak istediðini görüyorum. " Her zaman kabul edilmiþ olan ana fikir. Rama uzay aracýnýn milyonlarca yýl önce." Richard baþýyla onayladý. Eðer bu kad ný anda yaratýldýklarý var sayýlan iki uzay aracý arasýnda neden böyle çarpýcý farklýlýklar o "Kyoto'lu meslektaþýmýzýn haklý olduðuna inanmaya baþladým. Fakat baþ rolde-kileri henüz görmedik. Rama I ile Rama rasýndaki tüm farklýlýklarýn da gerçek olduðuna eminim. Norton ekibi hepsini nasýl gözden kaçýrdý. ancak baþl oktasý tümüyle yabancýydý." derken Richard telsizi baþarýsýz çalýþýyordu. "Hayýr" dedi." Yüzeyin altýndaki ikinci katta." dedi Nicole "Belki de bütün bunl mlý bir düzeni vardýr Norton ekibinin araþtýrmalarýnýn tam ve doðru olduðuna. Bu saat sergilenene or -iyi biliyorum. neden bu uzay aracýnda varlar da kinde yoklar?" Richard birkaç saniye sessiz kaldý. yakýn bir incelemede. Onu daha ayrýntýlý inceledi." diyerek mac rometreni getirsene. Tayfý çok ilginç ve birçok süper aðýr molekül gösteriyor. "Onun yeteneklerini hakkýyl a takdir edebildiðimizi sanmýyorum. "Görevin yarým ar verilmeden önce týpký böyle bir tartýþma olmuþtu Telekonferansta ana soru þuydu. "Kesinlikle hayýr" dedi. kýsa bir sessizlikten sonra." Nicole manna kavununun kalan parçasýný sýrt çantasýna yerleþtirerek araþtýrmaya devam etmeye nýrken. bir tüp diÞ macunu. Eðer deðilse. oldukça tanýdýk gelen bir sürü eþya yýðýlýy e fýrça. "Ööö." Richard yürümesini bir an keserek. "Mmümkünse bunlarý açýkla/' Richard diþ macununu aldý. sonunda. Richard ve Nicole birçok tünel birbiri ardýna bir sürü boþ odaya göz atmýþlardý." "Öyleyse buraya nasýl geldiler?" diye Nicole sordu Fýrçayý kullanmaya çalýþýyordu. Boyalý yanýnda. "Bir keresinde bana yeniden dünyaya geliþe inandý gizli umudunun bir kuþ olarak geri gelmek olduðunu söylemiþti. Tuhaf bir ýrklarara-sý rastlantýya ayacak kadar çoklar. Gerçekten doðru zamaný gösteriyordu. Ramaklar en Dünya'yla buluþmak için yörüngelerini deðiþtirmiþlerdi? Ýlk uzay aracý böyle yapmadýðý içi farklý olduðuna iliþkin güçlü bir kanýt olarak düþünülüyordu. bir týrnak törpüsü ve üstünde La-(jn harfleri olan bir bilgis r klavyesi görülüyordu. Neden farklýlar?" Richard yemeðini bitirmiþ ve þimdi loþ ýþýklý koridorda ileri geri yürüyordu. "Bir soru daha. çünkü müzedeki dükkandan bir benzerini satýn almýþtým " Nicole yüzünde þaþkýn bir ifadeyle ona yaklaþtý. saniyesi saniyesine. "Þimdiye kadar Kamalýlarla karþýlaþtýðýmýzý sanýyor musun? Yani bu aracý yapanlarla. "Uçmanýn düny ki en büyük zevk olduðunu söylerdi. Ve bu toplantýya katýlanlarýn h z ayaklý örümcekler hakkýnda hiçbir þey bilmiyorlardý. son bu luþlarýna bir anlam vermeye çalýþtýlar "Kesin olan tek þey. Richard. ayný gezegenden baþka canlýlarla. Richard ve Nicole afallamýþlardý. kapaðýný açtý ve sýktý. O ana kadar araþtýrma neredeyse sýkýcý olmaya baþlamýþtý. galaksini n baþka bir bölgesindeki bilinmeyen varlýklar tarafýndan yaratýlmýþ olduðu ve yolculuklarý bo karþýlaþtýklarý hiçbir þeyle ilgilenmediði ve onlara hiç karýþmadýðý yolundaydý. Richard her nesneyi ayn ayrý inceledi le saat onu büyülemiþti." dedi. Nicole aklý baþka bir yerde olarak." dedi. "Bu þey diþ macunu deðil." Nicole karmaþýk týp aygýtýyla diþ macununu çözümlerken. Ýlk Rama görevinde mürettebatýn kullandýðý günlük eþyalarý sergiliyorlar. "Hiç Florida'daki uzay müzesine gittin mi?" diye Nicole'e sordu. "Bu ger- . "General kuþlara herhalde bayýlýrdý" dedi. Richard. Nicole bir el iþaretiyle "Evet."Nedir o?" diye Richard sordu. Ýki aracýn farklý olduðunu kabul etti daha zor bir sorunla karþýlaþýyoruz. fakat kýll yumuþaktý. Ya da on n gelenlerle. 399 RAMA-II Nicole. Rama I'de de var mýydý? Eðe se. Ne olduðu orum. Richard ve Nicole duvarlarý bembeyaz boyalý bir odaya girdiklerinde çok þaþýrmýþlardý.

Brown'un buna göre haklý çýkmasý ne þaþýrtýcý o mi? Rastladýklarý her türü. hepsi birden 1024 ayrý iþlem baþlatý-labiliyordu Bir komut sözlüðü yapabilmek oldukça yorucu bir iþti. Richard ve Nicole. çabucak bu özel tuþlarýn Rama sisteminin gerçek kontrolleri olduðunu öðrenmiþlerdi. Rama aracýna gelen ziyaretçiler verilmek istenen mesajý anlamaya çalýþmakta olacaklarýndan. Böylece herhangi bir özel kumanda tuþuna basarak 128 deðiþik sonuç elde ediliyordu. "Öyleyse iki Rama aracý arasýnda bir tür iletiþim baðý olmalý. insanlar hakkýnda sadece eski televizyon programlarýmýzý i rek bilgi ediniyorlardý." dedi "Ve bu eþyalar Rama I'e yapýlan ziyaretin gözlemlenip kaydedilmiþ olduðunu bize göstermek am acýyla býrakýlmýþ. Býkkýnlýkla yere Nico-le'ün ona uzattýðý törpüyü aldý ve iþaret parmaðýnýn ucuna sürterken. ." "Sanýrým konudan uzaklaþýyorsun. Anahtarlarla oynuyor ve odadaki nesne ler koleksiyonunu inceliyordu Daha çok kendisiyle konuþarak. Baþlangýç amacý basitti -Rama bilgisayarýný kendi bilgisayarlarý gibi ak. Birden durdu ve gülerek. "Peki þimdi bütün bu þeylerin o rtak özelliði ne?" diye sordu. Bir þey olmadý. Ne inanýlmaz bir ironi." dediler Richard. Týrnaðýnda bir iz yoktu." Klavyenin sað üst köþesindeki yazýsýz bir düðmeye bastý. Sistemde." "Norton'un kampýný ve malzemelerini inceleyen örümcek biotlarýn görüntüleme alýcýlarý olmalý "Ve bu þeylerin hepsi Rama I'den Rama H'ye gönde402 Hoþgeldiniz Dünyalýlar tilen resimlerden üretilmiþ. Paketlerin aslýna uygun düzenlenmiþ olmal arýna karþýn içlerinde ya hiçbir þey bulunmuyor. "Þu noktada tek bildiðimiz bu uzay ara a Fden resimler almýþ olduðunun belli olduðu ve Norton mürettebatýnýn küçük. Yine bir þey Nicole sýrýtarak. Törpüyü Nicole'e geri verirken sinirli bir ifadey e. ikisi de kendi düþüncelerine dalarak." dedi. Sonunda bizimle buluþtuklarý zaman. Nicole'ü denedi. bize televizyon reklamlarýmýz da gördükleri yiyecekleri ve sabunlarý sunuyorlar." ded astladýklarý þeylerle gerçekten hiç ilgilenmiyor. geometrik þekiller vardý-her biri yukarý ve aþaðý pozisyonlara ayar iliyorlardý." Richard yerden klavyeyi alýrken.401 RAMA-II çekten bir fýrça deðil. Kendi bilg arýný not tutmak için kullanarak özel bilgisayar kumandalarýný çevirebilecek yeni bir dil gel irme iþlemine baþladý. bir süre sustular. Deneme yanýlma yoluyla herhangi bir tuþa basmanýn. fakat saçlar için y . Çeviri bir kez tamamlandýktan sonra. "Hepsi de Norton mürettebatý t arafýndan kullanýlýyordu." Richard bahsettiðini anlamak için yanýna geldi. yörünge deðiþikliði yaparak ve basit eþyalarý kopyalayarak etkile rdi. bu odaya konmuþ olmasý. Richard bu iþe gönüllü oldu. "Bu klavye de diðerleri gibi yararsýz mý merak ediyorum " dedi. Tuþlara basarak "Rama" sözcüðünü yazdý. "Neler oluyor burada?" diye sordu. "F akat neden bizim bunu bilmemizi istiyorlar? Þimdi yapmamýz gereken nedir?" Richard a yaða kalkarak odanýn içinde dolaþmaya baþladý. Kalan sekiz t uþun üstündeyse noktalar. Rama bilgisayarý siyah ekranda ayný iþlemle . Kýrk t lfabesi harfi. diðer yedi tuþun d ayarýnýn bir fonksiyonu olduðunu buldular. "Orada dünyadýþý yaratýklar. gündelik eþyalar a bizim bulmamýz için buraya. Birkaç saniye sonra Nicole. "Eðer Kamalýlar." Eðilerek týrnak törpüsünü aldý. ya da yanlýþ bir þey bulunuyor. "Demek bu þeyler a. "Fýrçaya benziyor ve flr ça hissi veriyor." Richard. Küçük klavye. "Üniversitedeyken okuduðum bir bilimkurgu romanýný hatýrlýyorum. Nicole'ü pek dikkatli dinlemiyordu. "Ve bu da bir insanýn týrnaklarý için kullanýlamaz. deðiller" dedi. kenarý bir metre olan büyük siyah bir bölgeyi ortaya çýkartacak þekilde kaydý. Dr. Hâlâ elindeki telsizle boðuþuyordu. Newton taþýnabilir bilgisayarlarýna verilecek bir girdiyi." dedi. Tüm geliþmemiþ ýrklar umutsuz bir bencillik içinde olacaklarýnda ." Nicole sözünü kesti. Birkaç saniye sonra ikisi de ayný sonuca vararak ayný anda. on Arap rakamý ve dön matematiksel iþlem sembolü gösterilmiþti. kendi girdisi olarak kabul eden." Micole'ün son sözlerinden sonra. fakat uzay araçlarýný ziyaretçilerine karþý yormuþ gibi davranmaya programlýyorlarsa. ilk Rama görevinde kullanýlan taþýnabilir bilgisayarlara baðlanan tipler model rak ya403 RAMA-II pýlmýþtý On iki tuþlu dört sýrasý ve sað üst köþesinde fazladan bir güç düðmesi vardý. "Eski modellerin nasýl çalýþtýðýný hatýrlamýyor musun?" diye sordu ve klavy psinin ayrý bir güç düðmesi vardýr.

yani aþama diziminde daha üst ara omutu var. o zaman mürettebatýn neredeyse yarýsý ölmüþ olacak. Nicole bir daha kuþlarla birlikte kapana kýsýlýp. 406 Etkileþim ÎÜchard haklýydý." Yiyecek saðlama konusundaki planý gerçekten þaþýlacak kadar basitti. Rama'daki taþýnabilir bilgisayarýndaki tüm bilgileri. t hiçbiri. diye anýmsadý. 405 RAMA-II 49 ETKÝLEÞÝM Manna kavunundan kalanlarý toparlayýp Richard'ýn arka çantasýna koyarlarken. bir kiþi o iþ için yeterli Rama bilgisayarýndaki grafikler üzerinde çalýþmak bana ri verdi. hayatlarýný te keye sokabilecek araç acil durumlarý ve sorunlarýyla baþa çýkabilecek þekilde eðitilmiþlerdi. "Fakat onun gizli gücüne sýzmayý henüz baþaramadým dedi. Richard'ýn eðer gecikirse onu kurtarmak için geleceðine dair söz vermiþ olmasýna arþýn. Nicol e. Ýlaçlar. Sonra kapaðý açarak dikey koridora doðru ba ya-nýt yoktu. Her ikisinde de. "Yiye ceðimiz neredeyse bitti. grafikler çizebiliy r. New York'ta uzun yürüyüþler yaptý. hatta görme sýnýrlarýnýn en uç noktal buldozer biot bile gördü. Uzaktan bir kuþ sesi mi duymuþtu? Nicole öyle sandý. Ve elbette RoSur'un anzasýyla il gili Richard'ýn çözümü. görevde bir ölüm olacaðýný düþünmemiþti. Richard ona kuþ ininin kapaðýný açan panelin üç olas u vermiþti. Newton'daki od sýnda bulunan masa üstü bilgisayarýna aktarmýþtý. Zamanýmýz azalýyor. iki yüz kadar üst düzeye geçme. on günlerde o kadar çok þey olmuþtu ki. birinci çýkýn stemiyordu. eðer Nicole levhayý bulamazsa ne yapacaðýný ta e. tam Francesca'nýn Richard ile telsizle son olarak konuþtuðu noktada duruyord ." Akþam yemeðinde Richard Nicole'e. Dünya'yý terk ettikleri zaman tüm kozmono görevin belirsizliklerini biliyorlardý. iler leyen matrisler çözümlemesine dayanarak." "Ben m-B" diye Nicole sordu. Richard'ýn sadece üç saa ar uyuduðu uzun Rama gecesinden sonra. Belki de sadece akþamlan dýþan çýkýyo diye düþündü. Mecbur olmadýðý sürece. Çözümlemesinden o kadar emindi ki. Sonra. "Biliyorum. Ambarýn dýþýnda. Daid'in kan basýncý. Nicole bu transferi aslýnda. Richard'ýn önerisi üzerine. Hepsi sýk sýk. iletiþim aðý yoluyla. Tank nöbetçi. Nicole. Rama bilgisayarýný da týpký Dünya'dakiler gibi kullanmayý a lattý. yanýndaki yolc bilgisayarýnda. gözlerini bir helikopter görmek u ara sýra gökyüzüne çevirerek. planý uygulamak için ana meydana yürüdü. hatta yeni diller bile yaratabiliyordu. "Bu gece ve yann onun sýrlarýnýn çoðunu anlamam gerek. Çalýþma sistemini çözmenin sýnýrlarýnda olduðumu san anda henüz açýklayamadýðým. Wilson ve Takagishi'yi düþünüyordu. ihtiyacý olabileceðini düþünerek. aslýnda. giriþilen iþ son derece zordu ve kolayca ilecek bir þey de deðildi. Richard'la akþam yemeði yemek için dönerken. nöbet baþýndaydý. matematik iþlemler yapabiliyor. Richard'ýn zekâsý ve bilgisayar uzmanlýðýna karþýn. hatta kürtajla ilgili gizli bir not. Neden yalan söyledin Francesca? diye kendi kendine konuþtu. fazladan bellek saðlayabilmek amacýyla yapm at hepsi orada.ri yapacaktý. kurtarýlmayý bekleme fikrinden hoþla u. ben ona zaman ayýramam. Nete diye Nicole düþündü. Veri depolayýp geri çaðýrabiliyor. Benim ortadan kaybolma mýn bir þekilde bütün kuþkulan ortadan kaldýracaðýný mý sandýn? Beta kampýndaki son sabah. Beyaz Oda'da geçirdikleri ilk Rama gününde. Nicole. Feneriyle altýndaki karanlýðý aydýnlattý. su odasýnýn önünden geçen yatay tünel areket ederek. Eðer Richard ve ben burada. Ýki yürüyüþünde." dedi Richard. Bu. iki kez inden dýþarý çýktý. eðer dikkatli bir dedektif onlarý bir gün ararsa. "Bu neden benim görevim oluyor?" "Þey. "Biraz daha elde edebilmen için sana bir plan hazýrladým. 404 Hoþgeldiniz Dünyalýlar Sýk sýk Borzov. kendi uzay araçlarýnda. Hiçbir kuþ görmedi ve sekiz bacaklý örümceklere ne rastladý ne de s ini duydu. Nicole paneli kolaylýkla buldu. diðerleriyle birlikte Takagishi'yi aramaya çýkmadan önce. Nicole. Nicole. pilottu uçuþlar en büyük felaket olacak." dedi. Beyaz Oda'da bulduðu madeni paralarda . Ýkinci yürüyüþünde. önce. çukurun dibinde geçirdiði o korkunç deneyim sanki tar el bir olay olmuþtu. Nicole birkaç kýrkayak biota rastladý. Nicole tekrar baðýrdý.

siyah kadifenin eþi olmasý olasý kuþ yükselerek birinci du. sabah 'Beyaz Oda'dan ayrýlmadan önce boþalttýðý sýrt çantalar koymuþtu. her kimseler. bir dahaki sefere hoþ karþýlanmayacaðýz. torbalanmýþ gözleri ve suratmdaki a bir týmarhane kaçkýnýna benziyordu "Richard. balýk ve cips. "Kuþlar herhalde artýk bize hiç vermeyecekler. "Merak etme. yüzeyin beþ m uçarak ona birþeyler söyledi. Kadife kuþ daha iyi görebilmek için yükselerek çýkýþa yaklaþtý. ancak. meydanda bir tur attýktan sonra. bazen bir ta nesi. belki ileride onlarý rahatsýz etmememi söylüyorlardý. Gerçekten öyleydi. "Bunu benim için yaptýlar. "Biraz yavaþlar mýsýn? Kutsal Kâse'yi" duðuna göre. ona hemen dokunma. "Anlýyor musun? Buralarda bir yerde bir fabrika var ve bizim için birþeyler yapabilirler " "O zaman belki 'onlar'. ya da istemdeki bilgi akýmýný çözebilmekte henüz bir yere varamadým" dedi Richa temel bir kural oluþturdum Bilgisayarý kullanarak 'bazý þeyleri' isteyip alabiliriz " Küçük siyah bir top için Richard'ýn neden bu kadar sevindiðini hâlâ pek anlayamamýþ olan Nico demek istiyorsun?" diye sordu. týraþsýz yüzü. "Elimdekini görünceye kadar bekle. Biftek ve patates inanýlmayacak kadar güzel olurdu. istedikleri mesajý vermiþ olduklarýndan emin olarak havalandýlar . ama Nicole ve man yle deðil. Taranmamýþ saçlarý. On beþ dakika sonra. kinci kez baðýrdýðý zaman. Sanýrým bana kavunlarýnýn fazla olmadýðýný anlatmaya ça nlar aðýrdý Onlarýn her birini. "Bu duvarlarýn arkasýn . Avucunda on santimetre çapýnda bir tek siyah top vardý. k geri dönmeden. Geri döndüðünde Richard'ýn sevinçten uçacaðýný sanmýþtý. on dakika sonra. Ya da. bize 'yiyecek' yapmaya baþlayabilirler" dedi Nicole Richard'ýn kavunlar nedeniyle kendisini kutlamamasýna ve teþekkür etmemesine bir az üzülmüþtü. "Þimdi. biftek v e patates. diye Nicole düþü n. "Þuraya bak!" Fenerinin ýþýðýný küpün arkasýndaki karanlýða tuttu. siyah kadife kuþ. Sadece küpün bo-yutsal ayrýntýlarýný istiyorlar " Sonra Richard normal tuþlarý kullanarak bir dizi giriþ yaptý." derken yüzünü Nicole'e "Eðer doðru yaptýysam. Nicole kendisine gitmesinin söylendiðinin farkýndaydý. "ayrýntýlarý anlamak zorunda deðiliz. Sonra döndü ve aþaðýdaki kara aç saniye içinde ikinci bir tanýdýk. Her neyse. Ýki kuþ konuþtular." "Bu bir sorun olmayacak" dedi Richard "Bir kez isteme yönteminin tüm daðýlýmýný öðrendikten s ve isteðimizi anlaþýlabilir bir bilimsel dille bildirdiðimiz sürece. Sonra. sekiz iþlev tuþunu önceden tasarlanmýþ bir düzene getirerek. Kuþ seyrederken. Para aþaðýya süzülerek ikinci kat civarýndaki bir çýkýntýya çar es daha güçlüydü." dedi. bir tanesinin iç yapýsý ve renklerini gösterdi.n birini dikey koridora attý. "Ekrana bak. ara sýra pençeleriyle kavuna vurarak. "Tüm mantýðý. Bu kez arkadaþý. kavunlar renklendiler v e çok düzgün bir kesik. Az aya baþlayýnca Nicole geri çekilmek zorunda kaldý. uzun bir ders izledi Kuþlarýn ikisi birden. Nico-le'e göre. birden karþý duvar yerden yarým metre yukarý kalktý ve aralýkta siyah küp belirdi. fakat kuþlar onlarý pençelerinde tutmaya devam e iyorlardý Bunu. ine dalarak kayboldular. Grafikle iþini bitirdiði zaman. Nicole birkaç dakika bekledi ve levhayý tekrar itti." dedi Richa rd. Bir eli arkasýnda saklý ve yüzünde bir kulaðýndan diðerine kadar uzanan büyük bir . sonra inin derinliklerine uçtular. birkaç saniyeni de bunu bana açýklamak için harcayabilir misin?" Richard. S onunda iki arkadaþý pençelerinde küçük birer manna kavunuyla döndü ve meydanda giriþ deliðine r yere kondu. Nicole sýrt çantalarýný boþaltýrken. Bu olasýlýðý Richard'la tartýþmýþlardý. topu yaptýklarý maddeden yapýlmýþ bir küpümüz olacak Beklerken yeni kavunun bir miktarýný yediler Tadý Kutsal Kâse (Holy Grail) Son akþam yemeðinde Hazreti Ýsa'nýn kullandýðý farz olunan sahan vey e (ç n ) 409 RAMA-II týpký diðerleri gibiydi. hemen yanýt aldý. 407 RAMA-II Dakikalar geçti Nicole koridorun derinliklerinden ara sýra konuþmalar duyabiliyordu. Nicole gösteriyi tekrarladý." dedi ve klavyeyi kullanarak bir çember çizdi. Nicole doðu meydanýna doðru yürürken." dedi. fakat daima ona bakarak durmadan konusal lar. "Bir dakika. Nicole bilgisayar ekranýný çýkartarak hafýzaya girilmiþ olan programý çalýþtýr ki manna kavununun grafikle çizimi belirdi. Etkileþim Richard topu ona verirken." Nicole arkadaþýna baktý. Kuþlardan biri fenerinin ýþýðýnda tank nöbetçinin üstüne doðru yükseldi. Sonra onu sildi ve bir kare yaptý. küçük dik tli tuþa bastý Siyah ekranda bir dizi garip sembol belirdi. arkas i elini öne getirerek açtý." de di. Nicole incelemek için oraya giderken. Richard." dedi. Bir dakikadan az bir sürede Richard üç boyutlu bir küp çizmiþti. Nicole kavunlara doðru yürüdü. her þeyi isteyebiliriz.

er var ve bizim anlayamayacaðýmýz kadar ileri fabrikalara uzanýyorlar. Düþün! Ýstek üzerine c yapabiliyorlar." Nicole neden Richard'ýn bu kadar büyük coþku içinde olduðunu anlamaya baþlýyordu. "Artýk, bir olsa, kaderimizi kontrol edebilme yeteneðine sahibiz," diye devam etti Richard. " Eðer þifreyi yeterince hýzlý çözebilirsem, yiyecek ve belki de bize bir tekne inþa edebilmek n gerekli þeyleri talep edebiliriz." Nicole þakacý bir tavýrla, "Gürültülü motorlarý olmadan" dedi. "Motor olmayacak," diye ona katýlan Richard, kavununu bitirdikten sonra tekrar bil gisayanna döndü. Nicole endiþelenmeye baþlamýþtý. Richard bir tam Rama günü boyunca sadece bir tek yeni aþama -dedibilmiþti. Yalnýz sekiz saat uyuyup, otuz sekiz saat çalýþtýðý dönem boyunca elde ettiði bir maddeydi. Ýlk top gibi, öz aðýrlýðý balsa aðacýna yakýn olan "hafif siyah nesneler, ya da meþe veya çam benzeri olan "aðýr" siyah nesneler üretebiliyordu. Bu iþin kendisini son derec e yýpratmasýna karþýn bu yükü Nicole ile paylaþmýyor, paylaþamýyordu. Þafak yürüyüþü için merdivenleri týrmanýrken Nicole kendine, Ya ilk buluþu tümüyle bir þans e . Ya da sistem sadece iki tür siyah nesne yapabiliyorsa? Kaybettikleri zaman için ka ygýlanmaktan kendini alamýyordu. Rama'nýn Dünya ile karþýlaþmasýna 410 Etkileþim yalnýz on altý gün kalmýþtý. Kurtarma ekibinden bir ha-uer yoktu. Kafasýnýn gizli bir yerinde ndisinin ve Richard'ýn terk edildiðine dair bir düþünce vardý. Geçen akþam planlarýyla ilgili olarak Richard'la konuþmak istemiþti, fakat o bitkin düþmüþtü. ona kaygýsýndan bahsettiði zaman Richard ona hiçbir yanýt veremedi. Sonra, tüm seçeneklerini sýralayýp, ne yapacaklarý konusunda Richard'ýn fikrini sorduðunda, onun uyuya kalmýþ olduðunu rk etti. Nicole çok kýsa bir uykudan sonra uyandýðý zaman, Richard çoktan beri klavye üzerind çalýþýyordu ve ne kahvaltý, ne de konuþmak için rahatsýz edilmek istemedi. Nicole, sabah yür z Oda'dan ayrýlýrken, gittikçe büyüyen siyah nesneler yýðýnýna takýlarak düþecek gibi oldu. Nicole kendini çok yalnýz hissediyordu. Çoðunu kendisi için harcadýðý son on beþ saat, çok ya Tek sýðýndýðý þey okuma zevkiydi. Bilgisayarýna beþ kitabýn metni yüklenmiþti. Biri kendi tý isiydi. Fakat diðer dördü eðlence içindi. New York'u çevreleyen duvarda otururken, Richard'ýn seçimli hafýzasýnýn Shakespeare ile dopdolu olduðuna bahse girerim, diye düþündü. Silindirik 'e doðru baktý. Çok uzaklarda, dürbünleriyle bile sis ve bulutlarýn arasýndan zorlukla, Rama' a ilk kez girdikleri kuzey çanaðýný görebiliyordu. Babasýnýn romanlarýndan ikisi bilgisayarýnýn hafýzasýnda saklýydý. Nicole'ün en beðendiði ese arýn Kraliçestydi -Acquitaine'li Eleanor'un Poiti-ers'de dukalýk sarayýndaki gençliðiyle baþl yan ilk yýllarýnýn öyküsü. Olaylar Eleanor'u, Fransa Louis Ca-pet'iyle evliliði, Kutsal Topra lara yolculuklarý ve onun Papa Eugenius'a evliliðinin iptal edilmesi için yaptýðý olaðandýþý trafýnda geliþiyordu. Roman, Eleanor'un Louis'den boþanarak genç ve ateþli 411 RAMA-II Henry Planatagenet'le niþanlanmasýyla son buluyordu Bilgisayarýnýn hafýzasýndaki diðer Pierre deþ Jardins romaný, onun evrensel baþyapýtý olarak dilen Ben. Arslan Yürekli Richard, idi -onikinci yüzyýlýn sonlarýnda, iki kýþ haftasýnda geçe rinci kiþi aðzýndan yazýlmýþ bir günlük ile iç monolog karýþýmý Romanda, yeni bir haçlý sefer miþ olan Richard ve askerleri, Messina yakýnlarýnda, Sicilya'nýn Norman Kralý'nýn korumasýnda konaklýyorlardý. Oradalarken, Acquitaine'li Eleanor ile Henry Plan-tagenet'in eþcinsel çocuðu olan ünlü savaþçý kral, kendini incelemeye baþlýyor ve yaþamýnýn önemli kiþisel ve ta eniden yaþýyordu. Nicole, Genevieve Ben. Richard\ ilk kez geçen yaz okuduktan sonra kýzýyla aralarýnda geçen konuþmayý anýmsadý Genç kýz öyküye bayýlmýþ ve sorduðu son derece zeki sorularla annesini þa k, Nýcole'ün, kýzýnýn o anda Beauvois'da ne yapmakta olduðunu merak etmesine neden oldu. San a kaybolduðumu söylemiþlerdir, diye Nicole tahmin etti, Askerlikte buna ne deniyordu? Görev baþýnda kayýp? Nicole zihninde, kýzýnýn her gün bisikletiyle okuldan eve geliþini görebiliyordu Villanýn büy pýsýndan girerken büyükbabasýna, 'Bir haber var mý?" diye soruyor, Pierre de üzüntülü bir þek lýyordu Beni iki haftadýr resmi olarak kimse görmedi Sevgili kýzým, hâlâ umudun var mý? Özlem içindek ole, kýzýyla konuþabilmek için birden içinde büyük bir istek duydu Bir an için. kýzýndan mily kilometre uzakta olduðunu ve onunla görüþme olanaðýnýn bulunmadýðý gerçeðini unuttu Bu geçic ak. Beyaz Oda'ya donup Genevieve e oradan telefon etmeyi duþundu

412 Etkileþim Birkaç saniye sonra aklý baþýna gelince, Nicole zihninin ne kadar kolaylýkla kendisine oyu n oynadýðýna þaþýrdý Baþýný sallayarak Silindirik Deniz'e yukarýdan bakan duvarýn üstüne otur deðiþik konular arasýnda dolaþarak iki saat kadar kaldý Sürenin sonuna doðru Beyaz Oda'ya dön e hazýrlanýrken, zihni Richard Wakefield üzerinde yoðunlaþtý. Denedim, Ýngiliz dostum, dedi k ndine, Henry'den beri kimseye sana açýldýðým kadar açýlmadým. Fakat bütün þanssýzlýðým, burad ha kuþkucu biriyle birlikte olmak. Nicole merdivenlerden ikinci kata inip yatay tünelde sola dönünceye kadar içinde tarif e demeyeceði derin bir üzüntü vardý Beyaz Oda'ya girdiði zaman üzüntüsü þaþkýnlýða dönüþtü Rich fýrlayarak onu bir kucaklamayla karþýladý. Týraþ olmuþ, saçlarýný fýrçalamýþ, hatta týrnaklar danýn ortasýndaki siyah masanýn üstünde düzgün biçimde kesilmiþ manna kavunu duruyordu ve bir rçasý iskemlelerin önündeki iki siyah tabaðýn içine konmuþtu Richard iskemlesini çekerek, Nicole'e oturmasý için iþaret etti. Masanýn çevresinden dolaþara kendi iskemlesine oturdu ve masanýn üzerinden uzanarak Ni-cole'ün ellerini tuttu Büyük bi r yoðunlukla, "Þu son birkaç gündür bu kadar sýkýcý olduðum ve kötü davrandýðým için özür dil ve durak-sayarak devam etti "Seni beklediðim þu son birkaç saattir, sana söylemek için bin lerce þey düþündüm." Dudaklarýnda gergin bir gülümseme dolaþýyordu. "'Fakat þimdi çoðunu hatý na Prens Hal ve Falstaff in benim için ne kadar önemli olduklarýný anlatmak istediðimi bil iyorum Onlar benim en yakýn dostlarýmdý. Ölümlerini kabul etmek benim için hiç kolay olmadý. k büyük..." 413 RAMA-II Richard biraz su içti "Fakat en önemlisi," dedi. "Sana ne kadar harikulade bir insan olduðunu söylemediðim için üzgünüm Sen zeki, çekici, nükteci, hassas -bir kadýnda bulmayý um sin. Durumumuza karþýn, sana duygularýmý açmaya çekindim. Sanýrým reddedilme korkum içime iþl Richard'ýn gözlerinin kenarýnda beliren yaþlar, yanaklarýndan süzüldü. Hafifçe titriyordu. Ni bunun, Richard için ne inanýlmaz bir çaba olduðunu anlýyordu. Onun yanaklarýný avuçlarýnýn iç k, "Ben de senin çok özel olduðunu düþünüyorum" dedi. _______________50_______________ SONSUZ UMUT PINARLARI Richard Rama bilgisayarýyla çalýþmaya devam etti, fakat kendini daha kýsa devrelerle kýsýtlay fýrsat buldukça Nicole ile ilgilendi. Yürüyüþler yaptýlar ve eski arkadaþlar gibi sohbet etti . Richard Shakespe-are'den tüm sahneleri oynayarak Nicole'ü eðlendiriyordu. Adamýn olaðanüstü bir belleði vardý ve Romeo ve Juliet'in aþk sahnelerinde her iki tarafý da oynamaya çalýþýnca er kez o kalýn erkek sesiyle Nicole'ü kahkahalara boðuyordu Bir gece, bir saat kadar Omeh ve Senoufo kabilesi ve Nicole'ün hayallerinden bahse ttiler. Richard þaþkýnlýðýný adlandýrmaya çalýþýrken, "Bu öykülerin bazýlarýnýn fiziksel gerç için zor olduðunu anlamalýsýn," dedi "Yine de onlarý son derece büyüleyici bulduðumu kabul e orum " Sonra onun hayallerindeki simgeciliði çözümlemek için büyük ilgi gösterdi. Nicole'ün g i özelliklerini, onun zengin kiþiliðinin bir parçasý olarak kabul ettiði belliydi. 414 Sonsuz Umut Pýnarlarý Seviþmeden önce bir süre birbirlerine sokulup yattýlar Sonunda birleþtikleri zaman her þey öy esine yumuþak ve yavaþ olmuþtu ki, her ikisi de kolaylýk ve joyuruculuðuna þaþýrmýþlardý. Bir nra, Ni-cole baþý Richard'ýn göðsünde, sessizce uykuyla uyanýklýk arasýnda yatarken, Richard düþünceler içindeydi Nicole'ü uyanmasý için dürterek, "Birkaç sun evvel," dedi, "bu kadar bi mize yakýnlaþmadan önce, sana bir kez intiharý düþündüðümü söylemiþtim O zaman sana öyküsünü i dinlemek ister misin?" Nicole gözlerini açtý. Yuvarlanýp yanaðýný onun karnýna dayadýktan sonra "Hýmm" dedi Ve hikay aþlamadan önce uzanarak Richard'ý gözlerinden öptü "Sanýrým bir zamanlar Sarah Tydings'le evli olduðumu biliyorsun," diye baþladý. "O zamanla r ikimiz de gençtik ve o daha meþhur olmadan önceydi. Kraliyet Shakespeare Topluluðu'nda ilk yýlýydý ve Stratford'un repertuvarýnda Romeo ve Juliet, Nasýl Beðenirseniz ve Cymbeline vardý. Sarah, Roselind ve Juliet'i oynuyordu ve her ikisinde de fevkaladeydi. "O zamanlar okuldan yeni çýkmýþtý ve daha on seki-zindeydi. Onu Juliet olarak gördüðüm ilk ge sonra ona aþýk oldum. Her akþam soyunma odasýna çiçek yolladým ve biriktirdiðim paranýn çoðu terilerini izlemek için harcadým Birlikte iki uzun akþam yemeði yedik ve ona evlenme tek lif ettim. Aþktan çok, þaþýrdýðý için kabul etti. "Yaz bittikten sonra Cambridge'e araþtýrma yapmaya gittim Sade bir evde yaþadýk ve o, Lo

ndra'daki bir tiyatroya gidip geldi Elimden geldiði kadar onunla birlikte gitmeye ça lýþtým, fakat birkaç ay sonra çalýþmalarýma daha çok zaman ayýrmam gerekti." Richard anlatýmýný keserek Nicole'e doðru baktý. Ký415 RAMA-II mýldamamýþtý. Yüzünde sevgi dolu bir gülümsemeyle, kýsmen üzerinde yatýyordu Yavaþça "Devam e "Sarah bir adrenalin baðýmlýsýydý Heyecan ve deðiþiklik isterdi. Örneðin yiyecek alýþveriþi, sýkýntýydý. Düðmeyi açarak neyi ýsmarlayacaðýna karar vermek de büyük bir dert. Ayrýca her t ulurdu. "Seviþme her kez deðiþik pozisyonlarda ya da deðiþik bir müzik eþliðinde olmak zorundaydý; yo ski bir þapka gibi olurdu. Bir süre onu tatmin edebilecek kadar yaratýcý olabildim. Ayrýca onu ev iþlerinin sýkýcý-lýðýndan kurtarmak için günlük iþleri de üstlenmiþtim. Fakat bir gün tler var. Sonunda, oldukça becerikli olmama karþýn, çalýþmalarým zarar görmeye baþladý, çünkü hayatý onun için ilginçleþtirmeye harcýyordum. "Bir yýllýk evlilikten sonra, Sarah Londra'da bir daire kiralamak istedi, böylece oyun dan sonra her gece uzun bir yolculuk yapmasý gerekmeyecekti. Zaten haftanýn birkaç gec esini Londra'da, görünüþte, bir kýz artist arkadaþýnýn evinde kalarak geçiriyordu Fakat mesle seliyordu ve bol paramýz vardý, o zaman neden hayýr diyecektim? "Çok geçmeden davranýþlarýyla ilgili söylentiler oldukça yaygýnlaþtý. Sanýnm, kendisine sorar yadsýmayacaðýndan korkarak, hepsini duymazlýktan gelmeyi seçtim. Sonra bir gece geç saatler de bir sýnava hazýrlanýrken, bir kadýndan telefon aldým. Bana kendisinin aktör Hugh Sinclair 'ýn eþi olduðunu ve Mr. Sinclair'in -o zamanlar Sarah ile birlikte bir Amerikan dramasý olan Her Ortamda 'da baþrolü paylaþýyordu-kanmla bir iliþki içinde olduðunu söyledi. "Aslýnda i bana, "þu anda da kendisi karýnýzýn dairesinde bulunuyor " Mrs. Sinclair aðlamaya baþladý v telefo 416 Sonsuz Umut Pýnarlarý nu kapattý." Nicole yavaþça uzanarak eliyle onun yanaðýný okþadý Richard acýsýný hatýrlayarak, "Göðsümün p . "Kýzgýndým, dehþete düþmüþtüm ve çýlgýn gibiydim. Ýstasyona giderek son tren için Lond-ra'y ksi beni Sarah'ýn evinin önüne býrakýnca eve koþtum. "Kapýyý vurmadým. Merdivenlerden yukarý koþtum ve ikisini de yatakta çýplak uyurken yakaladým rah'ý kaldýrýp karþý duvara fýrlattým -kafasýný aynaya çarptýðý zaman çýkan sesi hâlâ anýmsýy llandým, yüzüne tekrar tekrar vurdum, kanlý bir kütle haline gelinceye kadar. Korkunçtu..." Richard konuþmasýný keserek sessizce aðlamaya baþladý Nicole, "Caným, caným" derken, kollarýn ddetle inip çýkan göðsüne doladý "Bir hayvan gibiydim," diye aðladý. "Bir babanýn olabileceðinden daha kötüydüm Yandaki daired ki insanlar beni engellemeseler onlarý öldürebilirdim." Birkaç dakika ikisi de konuþmadýlar. Richard yeniden konuþmaya baþladýðý zaman sesi yumuþamýþ an gibiydi. "Ertesi gün polis merkezi ve dedikodu gazeteleri muhabirleri ve Sarah' la karþýlýklý suçlamalardan sonra, kendimi öldürmek istedim. Bir silahým olsaydý, yapmýþ bile Bir baþka öðrenci beni arayýp görecelik kuramý üzerine ayrýntýlý bir soru soruncaya kadar onu i tutacak baþka ürkütücü yollar arýyordum -haplar, jilet býçaðýyla bileklerimi kesmek, bir kö mak. Mr Einstein üzerine on beþ dakika düþündükten sonra, intiharýn geçerli bir seçim olmasý dý Boþanmak elbette. Evlenmeye tövbe, belki Fakat ölüm tümüyle olanaksýzdý. Fiziðe olan aþkým bir þekilde son veremezdim." Sesi zayýfladý ve sustu. 417 RAMA-II

Nicole kendi gözlerini sildi ve ellerini onunkilerin üstüne koydu. Çýplak vücudunu, Richard' a dayayarak onu öptü ve "Seni seviyorum" dedi. Nicole'ün çalan alarmý Rama'da yeniden gündüz olduðunu bildiriyordu. Aklýndan hýzla hesaplaya , On gün daha, diye düþündü. Artýk ciddi bir konuþma yapsak iyi olacak. Saat Richard'ý da uyandýrmýþtý. Dönerek yanýnda yatan Nicole'e gülümsedi. "Sevgilim," dedi Ni "Zamaný geldi..." "... dedi mors, birçok þeyi konuþmak için," "Haydi artýk, ciddi ol. Ne yapacaðýmýza karar vermemiz gerek. Artýk kurtarýlmayacaðýmýz açýkç "Ayný fikirdeyim," diyen Richard, Nicole'ün uyku tulumunun üzerinden uzanarak gömleðini alýr ken, "Günlerdir bu anýn gelmesinden korkuyordum. Fakat sanýrým artýk yüzerek geçmeyi düþünme geldik."

"O zaman resimleri netleþtirebilirim. "Bu benim zihnimi temizlememe de iyi gelir. belki de de dayanýklý tekne. Richard'ýn baþka bir uzun çalýþma dönemine gireceðini anlýyordu. "Fakat nasýl emin olabilirsin bunu anlamýyorum ." "Fakat bir alýcýnýn görüntülerine baktýðýmýzý nereden biliyorsun?" Richard bir komut girdi ve resim yeniden deðiþti. bir örnek dikkatimi çekti Örneðin baþýnda durup." Nicole fevkalade güzel bir rüyanýn ortasmdaydý. "Küçük Boynuzlardan birinin. Durum çok iyi. "Ve þu. Bize yiyecek veya yelkenli kayýk vermeyecek. Neden sen sahile gidip uygun bir nokta seçmiyorsun? Dün gece bilgisayarda beni çok þaþýrtan bir þey gördüm. Belki de baþka bir kavun elde etmeyi denemeliydik. Nicole. Bir an için paylaþtýktan zevkleri anýmsama lüksünü yaþadý. anlaþýlma azý þeyler içinde dolanýp dururken. Eðer çivilerimiz olsaydý. "formumu kaybetmiþim." Richard siyah masanýn üstüne küçük parçalar halindeki manna kavunlarýný sýraladý." "Ýnsan ve fare iþbirliðiyle ilgili her plan baþtan sona ters gider. ama sonunda baþka apýnýn içine girmiþ olabilirim. Bir köpekbalýðý biot tarafýndan yenmenin nasýl bir þey olabileceðini düþündü. Boy-nuz'un tepesine yakýn bir yerdeki alýcýdan görüntüsü olamaz mý?" Ne kadar kendisini zorlasa da Nicole. Güney çaðýnýn merkezindeki o dev sivriliðin ucundan gör nasýl olabileceðini gözünde canlandýramýyordu.. Eninde sonunda yüzmek zorunda kalacaklardý. Aslýnd girmek için bir noktanýn diðerine tercih edilmesinin bir anlamý da yoktu. Hislerini b den "Bundan sonra üç porsiyon kaldý" dedi. "Sistemin bir yerinde nýuhakkak düzeltici mantýk dizisi vardýr" diye kendine söyledi. resim deðiþti. Richard her yönden bir eþ. son üç t deðiþtirerek iki noktaya yeniden bastým. Dördüncüs una doðru sivrilerek incelen bir þekil gösterdi. en iyi çaremiz yüzmek. durumlarýný artýk düþünmemeye çalýþarak. Sahili taramasý uzun sürmedi." diye yanýtladý Richard. Günlerdir sýký bir bedensel çalýþma yapmýyorum. Richard ." Nicole. Rama'da hava ne Richard ne de ben hayatta olmayacaðýz. "Hemen hemen sevdiðim tek egzersiz o.." Nicole resmi inceledi." Richard kalkarak siyah karenin yanýna gitti. Yeniden Beauvois'daki evindeydi. "Hayýr." dedi. Çabuk bir ölüm bacaðýnýzýn daha yeni kopartýlmýþ olduðu-" nü bilerek boðulur muydunuz? Nicole'ün bu düþünce di. Maddelerden biri çok hafif. "O sayýlmaz. "Hava kararmadan yüzeriz sanýrým."Sence siyah maddelerimizden bir tekne yapma þansýmýz yok mu?" "Hayýr. 419 RAMA-II denize sýrtýný döndü. "Sanýrým. bir tür uzun listeyi Hýþladý imgelerine benzeyen çizgiler yaratan o özel kumanda grubunu hatýrlýyor musun? Ýþte." 418 Sonsuz Umut Pýnarlarý Nicole giyinmeyi bitirdikten sonra bazý gerinme hareketleri yapmaya baþladý. Richard resimleri geçmeye devam etti." Kahvaltýdan sonra Nicole Richard'ý öperek yüzeye yürüdü. sonra gülümseyerek ine doð "Fakat ben neye bakýyorum?" Siyah ekranda baþka bir resim belirirken Nicole sordu "Tümüyle emin deðilim. Hiç olmazsa þu son birkaç gün iyiydi. ama gene de yelkenlerimiz olmayacaðýndan mek zorunda kalýrdýk. Ýnsanlarýn bunda ne gördüklerini anlamýyorum. Ýzleyen üç resim anlaþýlmýyordu. "Ve sözde." Kendisine hýnzýrca ta olan Richard'a gülümsedi. dedi kendine. Richard klavyeyi yere býrakýrken. "Bütün bildiðim." Richard ekrana deðiþmesi için yeniden komut girdi." dedi. Birden ekranda bir resim belirdi ve normal ra kamlara her basýþýmda. Yaklaþan yüzme ola yýnýn acýmasýz gerçeði. "Uff." "Yaþlý Robbie'nin ne tuhaf bir þiiridir bu. Nicole'ün üstüne çökmüþtü. Her beþ reSonsuz Umut Pýnarlarý simden sadece biri kýsmen netti. Akademid eki o özel 'bedensel çalýþma' hafta sonlarýndan hep nefret ederdim. deðil mi?" H kareyi týklattý." "Sabah gitmek istemiyor musun?" diye Nicole sordu. budala. "Ara sýra tanýdýðým bir þey görüyorum" dedi na bak. "Benim için sayýlýr" dedi. dedi kendine. Ona doðru yürüyerek ynuna doladý." Richard sýrýtarak. "Belki. diðeri de çok aðýr. biftek ve patatesle birlikte bir tekne de yapacaktým. "Önce seninle ilgini baþka tarafa da göstermen için konuþabilir miyim?" derken onu dudaklarýndan öptü. Bunun yararsýz olduðunu biliy ordu. Beta Merdivenlerinin Merkez Noktasý'mn ortasýndan alýnmýþ bir resmi olamaz mý. "Düþsel planlarým baþarýlý olamadý." de di. sal karýþýmý bir þey yapabilirdik." dedi. .

oturma odasýndaki koltukta yanýnda oturuyor ve elini tutuyordu. Babasý ve kýzý karþýlarýndak umuþak koltuklarda otu nn aktaydýlar. Rüyasý Richard'ýn ýsrarcý sesiyle kesildi. Nicole gözlerini, üzerine eðilmiþ ve sesi heyecand ak çýkan sevgilisine açtý. Richard kalkmasý için ona elini uzatýrken, "Bunu görmelisin, caným ordu. "Bu inanýlmaz. Birisi hâlâ burada " Nicole rüyasýný kafasýndan silkip atarak, Richard'ýn iþaret ettiði, büyük ekrana baktý. "Ýnan musun'" derken Richard zýplayýp duruyordu. "Hiç kuþku yok Askeri gemi hâlâ Rama'ya baðlý." Ancak bundan sonra Nicole, Rama'nýn dýþýný gösteren bir resme bakmakta olduðunu anladý. Gözle kýrpýþtýrýrken Richard'ýn düzensiz açýklamasýný dinliyordu "Bir kez düzeltici deðiþkenleri bu emen hemen her resim netleþti. Daha önce sana gösterdiðim resimler, Rama'nýn yüzlerce resim alýcýsýnýn gösterdiði canlý yayýn olmalý ve diðer alýcý veri tabanýna da ulaþtýðýmý sanýyorum Richard coþku içindeydi. Nicole'ü kollarýyla sardý ve yerden kaldýrdý. Onu kucakladý, öptü ve n421 RAMA-II

de zýplamaya devam etti. Sonunda biraz sakinleþtiði zaman, Nicole siyah karede görüntülenen resmi taný bir dakika boy unca inceledi Kesinlikle Newton askeri gemisiydi -iþaretleri okuyabiliyordu. Richa rd'a "Demek bilim gemisi gitmiþ" dedi. "Evet, tahmin ettiðim gibi. Ben ikisinin de gitmiþ olmasýndan ve denizi yüzerek geçtikten sonra, kendimizi bu kez daha büyük bir hapishanenin içinde tutsak olarak bulacaðýmýzdan kork uyordum." Ayný kuþku Nicole'ü de rahatsýz etmiþti Richard'a gülümsedi. "O zaman her þey oldukça açýk, d lindirik Deniz'i yüzerek geçiyoruz ve taþýma koltuklarýna yürüyoruz Tepede biri bizi beklemek e oluyor. " Nicole eþyalarýný toplamaya baþladý Bu arada Ric-hard ekranda yeni görüntüler bulmaya devam e ordu "Ne yapýyorsun sevgilim?" diye Nicole tatlýlýkla sordu. "Yüzmeye gideceðimizi sanýyordu m " "Düzeltici deðiþkenleri saptadýktan sonra," diye Ric-hard yanýtladý "Alýcý dizisinin hepsini n geçir-medim Kritik bir þeyi kaçýrmadýðýmýzdan emin olmak istiyorum. Sadece bir saat veya on akýn bir süre alýr " Nicole toparlanmayý býrakýp ekranýn önünde Ric-hard'ýn yanýna oturdu. Resimler gerçekten ilgi azýlarý dýþ görüntülerdi Fakat çoðu Rama'nýn deðiþik iç bölgelerini, yeraltý inleri dahil, gö resim, büyük bir odanýn tepesinden çekilmiþti ve asýlý aðlarýn arasýndan, yerde süngerimsi a anmýþ sýcak küreleri gösteriyordu. Richard ve Nicole bir süre resmi, siyah ve altýn sekiz bac klý örümceði görebilmek umuduyla izlediler, fakat hiçbir hareket saptayamadýlar. Listenin neredeyse sonuna yaklaþmýþlardý ki, Alfa 422 Kaçýþ Koþumu merdivenlerinin alttan üçte birini gösteren bir resim ikisini de sersemletti. Orada, m erdivenlerden aþaðýya inen, uzay giysileri içinde dört insan þekli vardý. Ric-hard ve Nicole nen þekilleri beþ saniye kadar izledikten sonra sevinçten havalara uçtular. Richard koll arýný havaya kaldýrýrken, "Geliyorlar," dedi, "Kurtarýlacaðýz." ______________51______________ KAÇIÞ KOÞUMU Richard sabýrsýzlanmaya baþlamýþtý. O ve Nicole, New York'un duvarlarý üstünde, bir saati aþk dir, gökyüzünü bir helikopter görebilme umuduyla tarayarak bekliyorlardý. "Hangi cehennemdel er?" diye homurdandý. "Alfa merdivenlerinin dibinden Beta kampýna ulaþmalarý sadece on b eþ dakika sürer." Nicole cesaret verici bir þekilde, "Belki baþka bir yeri arýyorlardýr" dedi. "Bu saçma," dedi Richard. "Elbette önce Beta'ya giderlerdi ve iletiþim sistemini onara masalar bile, en azýndan son mesajýmý bulurlardý. Motorlardan birini New York'a gitmek içi n aldýðýmý yazmýþtým. "Herhalde þehirde helikopterin inmesi için bir yer olmadýðýný biliyorlardýr. Bir tekneyle gel yor olabilirler." "Helikopterle yerimizi belirlemeden mi? Bu olanaksýz." Richard gözlerini denize çevire rek bir yelkenli aradý. "Bir tekne. Bir tekne. Bir tekne için krallýðýmý verirdim " Nicole güldü, ama Richard zorlukla gülümseyebildi. "Ýki kiþi, Beta'nýn malzeme çadýrýndaki ye

i otuz dakikadan az sürede birleþtirebilir," diye huysuzlandý. "Kahretsin, neden gecik tiler?" 423 RAMA-II Düþ kýrýklýðý içindeki Richard telsizindeki düðmeyi açtý, "Þimdi beni dinleyin çocuklar. Eðer z'de bir yerlerdeyseniz, kendinizi tanýtýn ve bu yana doðru hýzlanmaya bakýn Duvarýn üstünde uyoruz ve beklemekten sýkýldýk " Yanýt yoktu. Nicole duvarýn üstüne oturdu. "Ne yapýyorsun?" diye Richard sordu. "Ýkimiz için senin yeterince üzüldüðünü düþünüyorum," dedi Nicole "Ve ayakta durup ellerimi s ktan da yoruldum " Silindirik Deniz'in ötelerine baktý, "Ne kadar kolay olurdu," diy e istekle söylendi, "karþý kýyýya uçabilseydik." Richard baþýný bir yana eðerek ona baktý Birkaç saniye sonra, "Amma müthiþ bir fikir," dedi. den bunu daha önce düþünmedik?" Hemen oturarak bilgisayarýnda bazý hesaplar yapmaya baþladý " kaklar ölmeden önce defalarca ölürler," diye mýrýldandý, "fakat cesurlar ölümü sadece bir kez ar." Nicole arkadaþýnýn çýlgýnca klavyesinin tuþlarýna basýþýný onun omzunun üstünden bilgisayar e zlerken, "Ne yapýyorsun caným?" diye sordu. Richard hesaplamasýný bitirdikten sonra, "Üç," diye baðýrdý "Üç tane yeterli olacak " Þaþkýn u baktý. "Gezegenlerarasý tarihin en cesur planýný duymak ister misin?" Nicole kuþkulu bir gülümsemeyle, "Neden olmasýn?" diye yanýtladý "Að maddesinden kendimize bir koþum yapacaðýz ve kuþlar bizi Silindirik Deniz'in üstünden taþ klar." Nicole, Richard'ý birkaç saniye süzdü "Koþumu yaptýðýmýzý kabul etsek bile," dedi kuþkulu bir kendi rolleri için kuþlarla nasýl konuþacaðýz?" "Bunun kendileri için de çok iyi olacaðýna onlarý ikna ederiz" diye Richard yanýtladý "Ya da unun yeri424 Kaçýþ Koþumu ne onlarý bir yoldan tehdit ederiz... Ne bileyim, sen bu konu üzerinde biraz çalýþabilirsi n." Nicole'ün pek aklý yatmamýþtý Richard onun elini tutup duvardan aþaðýya inerlerken, "Her duru ," dedi, "buralarda bir helikopter veya tekne beklemekten daha iyidir." Beþ saat sonra kurtarma ekibinden hâlâ bir iz yoktu Koþumu yapmayý bitirdikleri zaman, Ric hard, Ni-cole'ü duvarda býrakarak Beyaz Oda'ya, alýcý dizisini bir daha incelemeye gitti . Beta kampý çevresinde insan þekilleri gördüðünü sandýðý, fakat o karede görüntünün pek zayý dü Kararlaþtýrdýklarý gibi, Nicole telsiziyle her yarým saatte bir çaðrý yapmýþ fakat bir yan Richard bilgisayarýna bazý grafikler programlarken, "Richard," dedi, "Sence kurtarma ekibi neden merdivenleri kullanýyordu?" "Kim bilir?" diye Richard yanýtladý, "belki taþýma koltuklarý bozulmuþtur ve geride bir mühen is kalmamýþtýr " "Bana garip geliyor," diye Nicole düþündü Bu konuda bir þey beni rahatsýz ediyor, dedi kendi ne, fakat açýklayabilecek duruma gelmeden Richard'la paylaþmaya cesaret edemiyorum. O ön seziye inanmýyor Saatine göz attý Kavunu öðünlere bölmemiz iyi oldu. Eðer kurtarma ekibi gözü bu çýlgýn plan da yürümezse, ertesi gün ýþýðýna kadar yüzemeyiz Richard kesin bir ifadeyle, "Ön tasarým bitti," dedi ve Nicole'ü yanýna gelmesi için çaðýrdý eki ekraný gösterirken, "Eðer çizgi grafiði sence uygunsa," dedi, "daha ayrýntýlý grafiklere eðim " Resimde, her birinin vücuduna bir ip baðlý üç büyük kuþ, uçuþ düzeninde deniz üzerinde uçuyor pe baðlý sallanan bir insan ince bir ko425 RAMA-II sumun içinde oturuyordu. Böyle bir þeyin olabileceðini bir an için bile düþünmeyen Nicole, "B iyi görünüyor" dedi. Ýkinci kez kuþ inini açmak için levhaya basarken Nicole, "Bunu yaptýðýmýza inanamýyorum" diyo Ýliþkilerini tazelemek için yaptýklarý ilk giriþim beklendiði gibi soðuk karþýlanmýþtý. Ýkinc ez, kuþ ininin içine baðýran Richard'dý. "Beni dinleyin, kuþlar," diye en sert sesiyle gürled . "Sizinle konuþmak istiyorum. Þimdi Derhal yukan gelin." Nicole gülme isteðini bastýrmak zorunda kaldý. Richard inin içine siyah nesneler atmaya baþladý. "Gördün mü?" diye sýrýttý, "bu lanet þeyler gün iþe yarayacaðýný biliyordum " Sonunda dikey koridorun dibinden biraz canlýlýk duyabiliyor

ardý. Daha önce defalarca görmüþ olduklarý kuþ çifti Richard ve Ni-cole'e doðru keskin çýðlýk eldiler Richard onlara ekraný uzattýðý zaman bakmadýlar bile Çýðlýk atmayý bitirdikleri zaman ank nöbetçinin üstüne doðru yükseldi ve kapak kapanmaya baþladý. Richard ondan kapaðý üçüncü kez açmasýný istediði zaman, Nicole, "Yararý yok Richard," dedi. bile bize karþý." Levhaya basmadan biraz duraksa-dý. "Eðer bize saldýrýrlarsa ne yaparýz'" Richard ona kapaðý açmasý için iþaret ederken, "Saldýrmayacaklar" dedi "Ama gene de, senin þu a durmaný istiyorum. Tüylü arkadaþlarýnla ben ilgileneceðim " Kapak üçüncü kez açýlýr açýlmaz aþaðýdan çýðlýklar baþladý. Richard da hemen baðýrmaya ve kor r fýrlatmaya baþladý. Bir tanesi tank nöbetçinin üstüne çarptý ve silah sesini andýran bir pa yol açtý. Her zamanki iki kuþ açýklýða kadar yükselip Ric426 Kaçýþ Koþumu hard'a baðýrdýlar. Üç veya dört tanesi de arkalannday-dý. Gürültü inanýlmaz yüksekti. Richard Baðýrmaya ve bilgisayar ekranýný göstermeye devam etti Sonunda da dikkatlerini çekmeyi baþar Kuþ grubu, deniz üzerindeki uçuþun grafikle anlatýmýný izlediler. Sonra Richard sol elinde tu tuðu koþumlardan birini kaldýrarak bilgisayarýndaki gösteriyi bir daha tekrarladý Bunu kuþlar arasýndaki çýlgýnca konuþmalar izledi. Ancak, sonunda Richard kaybettiðini hissetmiþti. Kuþla n bir çift tank nöbetçinin üstüne doðru uçarken, Richard inin birinci çýkýntýsýna inerek, cið le, "Durun" diye baðýrdý. Siyah kadife kuþun eþi ileri doðru geldi, tehdit eden gagasý Richard'dan sadece bir metr e kadar ötedeydi. Çýðlýk ve baðrýþmalardan oluþan gürültü saðýrlaþtýrýcý düzeye ulaþmýþtý. Ri ikinci çýkýntýya indi. Artýk, kapak kapanmaya baþlarsa, kaçmayý baþaramazdý. Tekrar koþumu kaldýrarak ekraný gösterdi. Bir çýðlýk korosu onu yanýtladý. Sonra, kuþlann fer e, týpký bir okul veya hastahanedeki yangýn alarm düdüðüne benzeyen baþka bir ses duydu. Tüm bir anda sessizleþtiler ve çýkýntýlarýn üstüne yerleþerek tank nöbetçiye doðru baktýlar Ýn þaþýlacak derecede sessizdi. Birkaç saniye sonra, Richard kanat çýrpmalarýný duydu ve bir yeni bir kuþ dikey koridorda göründü. Kuþ yavaþça onun hizasýna kadar yükseldi ve tam karþýsý aþladý Gri kadife bir vücudu ve keskin gri gözleri vardý. Parlak kiraz kýrmýzýsý iki kalýn ha nunu çevreliyordu. Yaratýk Richard'ý inceledi ve onun tam karþýsýndaki çýkýntýya kondu Daha önce orada olan kuþ, onun önünden çekildi. Gri kadife kuþ konuþtuðu 427 RAMA-II

zaman, sesi yumuþak ve çok temizdi. Konuþma bittiði zaman, siyah kadife kuþ, yeni gelenin yanýna uçarak, görünüþe göre bu taþkýnlýðýn nedenini açýkladý. Ýki kuþ birkaç kez Richard'a b aþ sallamalarýnýn belki de baþlama iþareti olduðunu düþünen Richard grafik uçuþu bir daha gös mu kaldýrdý. Kiraz halkalý kuþ, daha yakýndan görebilmek için yanýna uçtu. Yaratýk ani bir hareket yaparak Richard'ý korkuttu ve az daha çýkýntýdan aþaðý düþüyordu Herh olabilecek sesleri birkaç kelimeyle kesen gri kadife lider, sonra bir dakika kadar düþündü. Sonunda kuþ lideri bir pençesiyle Richard'a iþaret ederek muazzam kanatlarýný açtý en süzülerek gün ýþýðýna çýktý. Birkaç saniye Richard kýmýldamadý Büyük yaratýk inin üstünde havaya yükseldi, yükseldi ve az tanýdýk iki kuþ izledi Saniyeler sonra Nicole'ün baþý delikte belirdi "Bunu nasýl baþardýðýn m, ama dostlarýmýz hazýr görünüyorlar." _______________52_______________ UÇUÞ 302 Richard koþumu Nicole'ün bel ve kalçalarýnýn etrafýnda sýkýþtýrýrken, "Ayaklarýn sarkacak," d angýçta, að þerit gerilirken düþme duygusuna kapýlacaksýn." "Suya çarparsam ne olur?" diye Nicole sordu "Kuþlarýn, çarpmayacaðýn kadar yüksekten uçacaðýna güvenmek zorundasýn," dedi Richard "Oldukç klarýný sanýyorum, özellikle kýrmýzý halkalý olan " Nicole rahatlamak için koþumu ayarlarken sordu, 428 Uçuþ 302 "Sence kral o mu?" "Sanýrým onlarýn kral eþdeðeri. Baþýndan beri grubun ortasýnda uçmak istediðini açýkça belli Richard üç koþum ipini de elinde taþýyarak duvarýn dik eðiminden yukarý yürüdü. Kuþlar denizi

içlerinden yýlanbalýðýna benzeyen ince uzun bir tanesi. Vayy." dedi Nicole. uçuþ oldukça sakin geçti. onu dik olarak yukarýya kaldýrmala gerekiyordu. "Eðer.. "ama güzel olurdu. Ancak o z New York'tan güvenli bir biçimde 430 Uçuþ 302 kaçamayacaðýný düþündüðünü anladý. eðimin dibinde. Onlar da. Kurtarma ekibini bulduktan sonra yelkenliyi birleþtirin ve buraya gel Ben Beyaz Oda'da olacaðým. kaç tür daha saptadý. o da hafifçe. Bir iþaretle üçü de kanatlarýný sonuna kadar açtýlar ve bir uþturdular. Gri kadife kuþ dikkatle havalandý. buzmo yolculuktan sonra baþýna gelenleri düþündü. kuþlarýn yavaþ yavaþ daha yükseklere çýkmalar ge429 RAMA-II rilip büzülen þeridin ucunda. Nicole. "Bunu yapabiliriz. iki arkadaþý da hemen onu izlediler. Nicole duygularýnýn yoðunluðuna þaþýrmýþtý." dedi Rich . ayaklarýndan baþka bir yeri ýslanmadan onu hemen yükseltmiþl rdi. di kendine. hele. Nicole üç ipin de sýkýca çekildiðini hissetti ve bir an için havaya kaldýrýldý. Bu muhteþem yaratýklarý belki de bir daha görememesinin yüksek bir olasýlýk olduðu bilen Richard." Durarak kuþlarýn liderini izlemeye baþladý.. Denizin ortasý oldukça sakindi. ayaklarý bir kez. dikkatle yere indirildi. Ýndiðinde onu sevgi ve heyecanla kucaklamýþtý. Nicole gittiði yola paralel olarak. Halkalarýnýn canlý kiraz kýrmý elirgindi. Kurtarma ekibini dürbünüyle aramaya baþlamadan önce. Kuzey yarýmsilindirin deki yara yaklaþýrlarken. Fakat kuþlar. Heyecan veren bir uçuþtu." . Fakat kuþlar uzaklaþarak onun temasýndan kaçýndýlar kika dinlendikten sonra. Kuþlar diler ve suyun üstüne doðru yöneldiler.." de di ve ekledi: "Seni sevdiðimi unutma. olur a. deniz üstüne yükselerek N ew York'a doðru uçtular. Nicole kuþlann. elleriyle üç þeridin ikisini yakalamýþ olarak. Netv York'tan öncesi sanki bir yaþam boyu geride. Nicole suyu incelerken. Nicole. Saniyeler sonra esnek þerit gerilmeye baþlayýnca.sakince oturuyorlardý Richard ipi sýrtlarýna ve kanatlarýnýn tam arkasýna baðlarken uysal da randýlar Sonra kalkýþ grafiklerini onlara gösterirken bilgisayarýnýn ekranýný bir daha izledi . Þimdi her þey deðiþti. koþum iplerini Nicole'ün üstünde gergin hale getir i ve sonra da. Dev kuþlar yakýnýna indiler. Kuþlarýn birlikte yavaþça havalanmalarý. liderlerinden gelen bir iþaret üzerine. halkalarý ve onlarýn neyi imlediklerini merak etti. Ýçindeki dilbilimci. kendisini yun dýþýna çýkartarak onun uçuþunu izledi. Kuþ. Tam bir çember çizdikten sonra tekrar insanlara yüzlerini dönerek durdular. rahatça orada duruyorlardý. "Haydi. Gri vüc iþini bitirdiðini görmek için boynunu kendi etrafýnda çevirdi. denizden sadece yirmi beþ met ta olan Nicole'ün yanýna döndü. diye Nicole düþün i merak ediyor olmalýlar." Nicole kalbinin çarpmasýndan kalkýþ anýnýn sonunda geldiðini anlýyordu. "Onlara nasýl güle güle ve teþekkür ederim diyebileceðimi merak ediyorum. Nicole. Ýniþ kolay oldu. Richard duvardaki kuþlara el salladý. Esnek þerit tam uzunluðuna ulaþtýktan sonra. "Bilmiyorum. Nicole. denizin karþý tarafýnda elli metrelik bir uçurum olduðunu fa edemeyeceklerinden kaygý duyuyordu Aslýnda korkmasýna gerek yoktu. merak belli eden bakýþlarla onlarý süzerek. dünyadýþý bir yaratýkla konuþmanýn nasýl bir þ farklý zekânýn birlikte nasýl çalýþabileceðini anlamaya baþlamanýn. Bunlarýn köpekbalýðý biotlar olduðundan emindi. kendisini yukarý aþaðý inip çýkan bir yoyo gibi hissetti. denizin üstünden kuzeye doðru uçmadan önce. Henüz kýyýya yakýnken. kuþlar yavaþ yavaþ yüksekliklerini arttýrdýlar. Yolun yarýsýna doðru. Yüzmed memnunum. Richard'ýn yanýna geldi. Nicole koþumdan çýkarak kuþlara doðru yaklaþtý. ayaklan s n sekiz metre kadar yukarýda sallanýrken. Onlara fazlasýyl ti ve baþlarýnýn arkasýný okþamak istedi. Richard'ý yavaþça dud tü ve. kuþlar beni almak için dönmezlerse. suya deðmiþ biraz korkutmuþtu. Ayrýca. tekrar yere doðru inmeye baþlamýþtý. Düðümlerin saðlamlýðýný kontrol ettikten sonra. Richard koþumu kuþlarýn liderinden çözdü ve yere býraktý. Nicole'ün tam üstünde uçuþ düzenini oluþturar . "Ben de seni seviyorum" diye mýrýldandý Kucaklaþmalarý bittiði zaman." dedi Nicole.. Dizlerinin üstüne çökerek topraðý öptü. diðer iki yaratýðý yanýna çaðýrdý ve üçü bir 'e yüzleri dönük olarak durdular. diye düþündü. koþu içinde oturdu. "sonsuza kadar bekleme. Kuþlar. Bütün kuþlar artýk özgürdü." Derin bir nefes aldý "Saðlýkla git sevgilim. al týnda yüzen iki karanlýk þekil gördü. kenardan on tre kadar içeride." diyordu Richard.

Yüzü tanýmýþtý. geriye dönüp. l u. Silindirik Den iz'in kýyýsý boyunca yaptýklarý yarým saatlik bir yolculukta da onlarýn hiçbir izine rastlaya rdý." diye Richard söylendi. Richard'ýn ona þaþkýn b aktýðýný görünce." diye baðýrdý. "Þu salak kurtarma sürüsünü bulamasak ve tüm merd r bir týrmanmamýz bile gerekse. Bazen pek zarif hareket edemeyen. "Hey çocuklar. dayýz. sonra taþýma koltuklarýna eriz. Sonra Nicole el lerini Ric-hard'ýn omuzlarýna koyarak onu çembersel bir dönü431 RAMA-II þe yönlendirdi. Son þekil geçtikten birkaç saniye sonra Nicole yanýndaydý." dedi Nicole "Newton'a dönmüþ olabilirler. "Kahrolasý in433 RAMA-II l l a l l l l" l l san biotlar " Nicole sesinde ani bir dehþet ifadesiyle "Neee>" diye baðýrarak hýzla sýranýn baþýna koþup ba arkasýndaki yüze baktý Kesinlikle Norton'du Yüzün her ayrýntýsý. "Hâlâ baþlýklarýný ve iletiþim aygý lar. iyi misin?" "Onlar biot. "Sanýrým doðam nedeniyle çok tedbirliyim" dedi ve birkaç parça kavunu çanta ldýrdý Taþýma koltuklarý ve Alfa merdivenlerine giden yolun dörtte üçünü almýþken." diye Richard ünledi "Uzay elbiselerini çýka rmayý düþünebilecek kadar bile akýllarý yok. "Her olasýlýða karþý" diye ekledi.. yanýndan geçerken ifadeleri hiç deðiþmeyen diðer üç yüzü de inceledi. Anýmsa. bu No dan aþaðý inen bir ürpertiyle titrerken. Nicole ve Richard. fakat uzay elbisesi içindeki adamlar batýya doðr avaþ ilerlemelerine devam ettiler." "Pekâlâ. Haydi biraz birþeyler yiyelim.Nicole ve Richard yüzleri kuþlara dönük ve kollan yana açýk olarak durdular. Richard ve kendisi dönmeyi tamamlayýp yüzlerim onlara döndü ri zaman. hatta gözlerin rengi ve ince . "Sana bu heriflerin salak olduðunu söylemiþtim. Tanrý'm. tek sýralýk grubun beþ metre gerisinde arabayý durdurup acel eyle atladý ve grubun liderinin önüne doðru koþarken. Yükseðe. Aslýnda Richard ve Nicole. Onlar hareket ederken Nicole. "Belki de bizi duyamýyorlar. bir kere de tökezleyen Richard." diye fýsýldadý. rovere zýt yönde yürüyorlardý. Tüm yapacaðýnýz þey. Nicole kuþ liderin gülümsediðini sandý. gene de hareketi tamamlamayý baþardý. Bu kadar uzaða henüz gelememiþ olabilirler mi?" "Karanlýða üç saatten biraz az süre var. uzay elbiseleri i 432 Uçuþ 302 insan þekli gördüler. "Ýyi þanslar. Görünüþe göre Rama Paris'i diye adlandýrýlan yapýlar kümesini terk ediy er. "Beta'daki mesajým herkesin görebi leceði bir yerdeydi. Geçirdiði þoktan uyuþmuþ b sizce. "Ne oldu?" diye sordu. öyleyse canlarý cehenneme. "Ne olasýlýðýna karþý?" diye Richard sordu." Nicole gülümsedi. daha yükseðe çýkarak Nicole'ün görme sýnýrýna n üstünden güneye. üzerine aðýr adýmlarla gelen dört adamlýk kafilenin inden sýçrayarak uzaklaþtý ve yanýndan yavaþça geçmelerini izledi. Onlar da Rama I týndan üç kozmonottu." Richard öndeki adamýn yüzündeki boþ ifadeyi görünce donakaldý. karanlýktan önce orada oluruz. evlerine uçtular. merdivenlerin tepes inde gene aðýrlýksýz olacaðýz." diye Nicole fikrim söyledi. "Biraz kavun ayýrsak mý dersin?" diye sordu." diye Richard mýrýldandý. "Caným. Sadece bizi kurtarmak için yedek Newton'la gönde en özel bir ekip olmalý. Birkaç saniye sonra üç kuþ havalandý. "Bu herifler salak olmalý. "Neden d urmadýlar?" Richard'ýn tüm kaný çekilmiþ yüzünü gördü." Yemek yerlerken Nicole." Ana düzlükte roveri insan þekillerinin olduðu yere doðru sürdü." Siniri bozulmuþ olan Richard. "Burada.. m l Kurtarma ekibi Beta kampýnýn çevresinde yoktu. aralarýnda metre kalýnca birlikte baðýrmaya baþladýlar.

" "Keser misin Otto. "Burada nele r oluyor?" diye sordu." dedi jslicole umutsuzca "Ya da bir þey. General bu kuþlarý yeniden görebi ekrar aþaðýya inmeye karar vermiþti. Richard." diye Richard sözünü kesti. "Bu. Ýniþinin sonunda aþaðýda kendisini bekleyen coþkulu karþ lýklý deðildi." Richard katý bir ifadeyle "Ben de size birkaç kez söyledim. Dünya'ya döndüðümüz zurnan en ciddi soruþturmayý." diye Otto Heilmann yanýtladý. sesinde bir kýrgýnlýk tonu yoktu. Richard'la 436 üçiü ." Richard Janos'a sýrýttý. yinelenen deldi. Beþ dakikalýk bekleyiþ." "O zamana kadar. Ayrýca. Richard rov tuðuna kaydý ve Alfa Merdivenleri'ne doðru sürdü. bunlar da görüntülerden yapýlmýþ olmalýlar B k vücudunu kapladý. önümüzdeki birkaç günde hiçbirimizin yapacak bi enim kadar iyi biliyorsun. No un bacak hareketlerinin yakýn çekimini gerçekleþtiriyordu. Baþlarda ne Richard ne de Nicole hiç konuþm adýlar. Uzay elbise sini düzeltti ve baþlýðýný giymeye baþladý. Askeri gemi hâlâ ça aðýn tepesinde baðlý duruyor. Tanrýlarýn Merdi-venleri'ni týrmanmak zorunda kalabilece ni ona hatýrlattý. dedi kendine. "Tüm bu biotlar evrenin bir yerinde bulunan gerçek türlere mi d ayanýyor? Fakat her þeyden önce niçin imal ediliyorlar?" Taþýma koltuklarýna doðru yola çýkmadan önce. ikisinin de insan biotlarýn metrelerce deo kaydýný almakta ýsrar etti "Kuþlar ve sekiz bacaklý örümcekler büyüleyiciydi. "Dr Brown ve ben bu görevi yönetiyoruz ve ikimiz de Newton'da kalmaný sana söyledik. Gerçekten oydu. diye Nicole düþü insan biotlar ve týpký diþ macunu ve fýrça gibi." derken. Asansörü iþaret ederek." dedi. Ýkisi de dürbünleriyle gökyüzüne uzanan uzun kabloyu inceliyorlardý. 434 Uçuþ 302 koltuklarýnýn düzgün çalýþýp çalýþmadýðýný denemelerine gerek yoktu. Sadece cisimden çiþime deðiþen ufak farklýlýklar vardý Richard haklý." diye baðýrdý. "Komitenin birkaç saat içinde Rama'yý yasak bölge ilan edeceðini biliyor un.am anlamýyla kusursuzdu. bütün pla nlanmýþ çalýþmalar düzlükte terk edilecek Bize sadece ne zaman ayrýlýp Dünya'ya yollanacaðýmý "Sana bir kez daha hatýrlatýyorum. Gelecek kuþaklar için tuhaf yürüyüþün kaydýný yeterli bularak. Teknik olarak da emirlerine karþý gelmiþ sayýlmam.. acele kaçma olasýlýðýný göz önüne alarak belki de roverde oturm ektiðini söyledi. Amerikan hava kuvvetleri subayý. Fakat kurtarma ekibine ihtiyacýmýz yok. Her çift adým. General O'Toole son kez Rama'yý terk etmek için tasýma koltuðuyla yukarý çýkarken. "Bunu yapmak istediðine emin misin?" diye Janos Tabori Ýngil iz arkadaþýna sordu. Güney Rama uzak göklerine doðru uçan kuþa benzer üç yaratýk görmüþtü. Fakat gözler bir þey anlatmýyordu Þimdi. Fakat sonra." "Bu saçmalýk. Dürbünüyle çevresindeki dünyadýþý manzarayý incelemekle meþguldü. "Rama'nýn içinde benim için çok önemli bazý þeyler býraktým." diye Amiral Heilmann araya girdi. Her zamanki gibi Fran-cesca sahneyi video kameras lýyordu. Birkaç dakika. sanki sonsuzluk gibiydi. "Bir adam. Hâlâ Richard ve Nicole'den birkaç yüz metre yukarýdaydý ve daha on iþti. Richard. "Birisi aþaðýya geliyor. General Michael Ryan O'Toole. General O'Toole!" dedi. Nicole. Richard insan biotlarýn keþfedilmesiyle afallamýþtý. "Bu yaptýðýn hareketi itaat izlik olarak kabul ediyorum. taþýma ko ltuðuyla aþaðýya iniyordu.." dedi. 435 RAMA-II 53 UÇLU Richard Wakefýeld Rama'ya geri dönmek için New-ton'u terk ederken. Terk etme karan kesin olarak verildikten sonra. "Fakat bu bant herkesi yerind en sýçratacak. General OToole onun la vedalaþan son mürettebat üyesi olmuþtu General sabýrla diðer kozmonotlarýn Richard'la konu larýnýn bitmesini beklemiþti. "Beta'ya doðru yollanmýþ olurum. Tekrar tekrar. arabayý sürmek istemeyere Nicole'e ve kendisine yanýtlamasý olanaksýz sorular sordu." Nicole karanlýða iki saat kaldýðýný. vücudun hareketlerinin de yapay görünüþü dikkatini çekiyordu. Birkaç saniye sonra Richard. yanýna geldiklerinde zat alýþýyordu Richard roverden aþaðýya atlayarak kont-f0l odasýna koþtu.

"O genç adamý yollayýþýndaki sýcaklýk." Francesca güldü. Þaþýrtýcý deðil. Þu lanet Wakefîeld iþi nedeniyle aklýmdan çýkmýþ. "Bence uygulamadaki bu deðiþiklik. açýkça stratejiyi de belirtiyor. Tann seni korusun. "Fakat çalýþmanýzý takdir ettim." dedi Otto Heilmann." General O'Toole. "Sanki Büyük Kanyon. Wakefield gi en birkaç saniye sonra Amiral Heilmann. Üçlü bence aþaðýdaki genel personelin üstünde büyük baský var. "bu. on beþ yýl önce. Diðer üç bomba. Ýskemlesinde arkasýna yaslanarak gülümsedi. Michael. "Belki de Ra437 RAMA-II l 3 a l ma'ya gitmesinin hiçbirimizin anlayamadýðý nedenleri vardýr. "Bir dakika. Alman amirale döndü." diye Heilmann sertçe yanýtladý." Richard generalin elini sýktýktan sonra. "sen inle baþka bir konuda konuþmam gerek. patlamadan sonra Rama' evra yapamamasý için gerekli. Baþlangýçta Rama'nýn gücünün çok kü "Fakat neden en büyük iki silahý ana giriþ yoluna koymak istiyorlar? Bir megatonluk bir bomba." "Fakat silahlarýn beþini de kullanmayý beklemiyorduk" diye O'Toole yanýtladý. Otto. Sanki aklý baþka bir ymiþ gibi kopuk görünüyordu." "Dört mürettebat üyemizi zaten kaybettik. "Wakefield cesarete ve inanca sahip. Alp e piramitlerin hepsinin bir defada birleþimi gibi. söz verdiði gibi karanlýk olmadan gelir" dedi Janos." dedi Otto Heilmann. "Bana destek yönlendirme mühendisi olup olamayacaðýmý b sordu. "Aslýnda. "Senin buraya sað salim dö meni istiyorum. baþlýðýný taktý ve hava kabinine geçti. "D r." dedi Otto Heilmann. Bir s büroma gelir misin?" Ekrandaki þifresi çözülmüþ yazýyý göstererek." dedi. "Ne Rama'dan ne de ISA'nýn disiplin sürecinden korkuyor. General'in sýcak gülümsemesine þaþýrmýþtý. Eve dönüþ yolculuðundaki olasý mürettebat görevlendirmeler ni gözden geçiriyorlar. hareket etmeden önce oldukça çapraz ça yapmamýz gerekecek. "Ýlave çift sad ce arýzalar olabileceði düþünülerek yüklenmiþti. Düþünebiliyor musun?" "Kolaylýkla." "Saçma. Bir kez." Heilmann masasýnda hevesli bir b içimde öne eðildi." "Bu da onun bizlere benzemesine neden oluyor." dedi Janos." Arkalarýnda Heilmann ve O'Toole koridordan aþaðýya ilerliyorlardý. General O'Toole'un davranýþýný eleþtiriyordu "Beni dü lýðýna uðrattýn. Son ik anesi aracýn yapýsal bütünlüðünün tümüyle yok olmasýný saðlayacak -bu." Kozmonotlar giriþten koridora geçtiler Janos yanýnda yürümekte olan Francesca'ya sordu. "Bir dostumu daha kaybetme ye dayanabileceðimi sanmýyorum. Rama hakkýnda artýk çok þey biliyoruz. General O'Toole Richard'a doðru yürüyerek elini uzattý "Birlikte pek zaman geçiremedik. patlamalarýn sonucunda oluþan parçalarýn. dev uzay aracýnýn beþ nükleer bombayla yok oluþunu zihninde canlandýrdý. Brown nerede?" "Yamanaka ve Turgenyev'le beraber. Oldukça eksilmiþ olduðumuzdan." diye alçak sesle devam etti. Özel mürettebat odalarýna salona geldiklerinde O'Toole ayrýlmaya baþladý." diye Francesca belirtti." "Amaç da bu. Emir almaktan hoþlanmýyo r ve her zaman kiþisel programýnda ne varsa önce onu uygulamak istiyor. Amerikalý kara subayýnýn onu gitmekten va eyeceðini sanmýþtý "Rama'nýn îçi harikulade. Böyle bir özgüvene saygý duyarým. COG Genel Kurmayýndan yirmi subayla birli ." "Fakat ya bir nedenle patlamazsa? Bir yedeði olmalý. "Bu noktada mühendislik görevlerinden bazýlarýný öðrenebilirsin. Hiç hoþ bir görüntü deðildi. Þimdi oda sessizdi." dedi. Wa kefîeld. þýmarýk bir okul çocuðu Ýçeri mýþ biliyor musun? O aptal Shakespeare robotlarýndan birkaç tanesi." "Umarým." diye O'Toole yanýtladý. "Wakefield bir küstah. General." dedi Richard." dedi. onun hareketlerini ge adýðýný düþünmesine yol açabilir " O'Toole. Gereksiz risklere girme " Richard. Üçlüdeki an iri. yer yüzüne çarpmadan geçebileceði bir hýz kazanmasý. Bu kadar çok megaton Rama'yý buharlaþtýnr. gerekli etkiyi yapardý. "Richard çok zeki. Bu nedenle daðýlýmýn biraz farkl bilirsiniz. Orada iyi þanslar. "Aramýzda kalsý ama.bir saat önce yaptýðý özel konuþmadan sonra garip bir biçimde sessizdi. Ayný derecede önemli olan. Rama'nýn içinde güvenli hiçbir yer kalmamasý iç rlere konulacaklar.

" Alman Amiral. "Kýzý öldürdü. Rama gecesinin baþlamasýndan birkaç saat geçinceye kad ar pek ciddiye alýnmadý. COG nükleer silahlarýn tümüyle yok edilmesini savunan Meksikalý barýþ giriþimcisi Ar ndo Ur-bina'nýn sözlerini hatýrladý. her yirmi yýlda bir. hiç kýþkýrtýlm 'ya karþý bir saldýn." dedi." "Çarpma. sakin Güney Pasifik erine tüyler ürperten yükseliþini hatýrladý." Richard Wakefield. eski silahlarýn acil bir durumda çalýþacaklarýnd in olmak için. Aklý b a olan hiç kimse Rama'nýn Dünya'ya gerçekten çarpacaðýna inanmýyordu. Amiral Heil-mann'ýn ona bir soru sormuþ olduðunu kýnda deðildi. Wa441 RAMA-II kefield'in gece olmadan bir iþe dalmýþ 0anos'un ileri sürdüðü gibi "herhalde Beta iletiþim is yonunu tamir") ve zamaný unutmuþ olabileceðini. bir an için bile. Newton'da kalan kozmonotlar. eðer Büyük Galaktik Ruh tarafýndan yutulacak olursa. "önemli deðil. Sen neden bahsediyorsun?" Ýskemlesi çevresinde dönerek havada yüzmeye baþlayan Janos. "Kim öldürdü. hayranlarý tarafýndan nasýl hatýrlanmak tediðini sormuþtu. Otto. Amerikalý meslektaþýnýn yüzünü inceledi. çeþitli felaket senaryolarýndan sadece biri. sýcaklýk tüm Dünya'da birkaç yýl düþecek. Rama gecesi baþlamadan geri dönmemiþti Beta'daki iletiþim istasyonu fýr týna tarafýndan devredýþý býrakýlmýþ olduðundan (Newton. nükleer silahlarýn etkileri hakkýnda bilgi edinmek için izlemiþlerdi. Ama ortada hiçbir silah yoksa ancak o zaman insanlarýn nükleer yok olma tehlikesinden uzak olarak yaþayacaklarýna emin olabi lirsiniz." dedi. yüzeyde muazzam bir deli kadar fazla miktarda toz kaldýracak ki. COG sistem mühendis soneli. Kamalýlarýn açýk ilde düþmanca hareketlerinden korunma amacýyla eklenmiþti. askeri geminin asýnda duran metal kutular içindeki bombalarýn." 439 RAMA-II t/ "Üçlü için izin almak sence ne kadar sürer." "Fakat bu mantýksýz" diye O'Toole itiraz etti. "Hiç kimse Rama uzay aracýnýn Dünya il ine gireceðini düþünmemiþti. "Silahlar görev bildirgesine sadece. O'Toole ve ekibi gösteriyi." dedi." dedi Heilmann." dedi. o korkunç ateþ topunun. Richard Ana Düzlük'ün yansýna geldiðinde iletiþim alanýnýn dýþýna çýkmýþtý. "Üzgünüm.. sivil politikacýlarýn kaygýlarýný gidermekten a bir amacý olduðuna inanmamýþtý. "Elbette.." dedi." O'Toole inanamayarak. "Onlara Ra-ma'yý mantýðýmla deðil gerçekten sevdiðimi "Bu ne?" diye Janos ile bir mühendislik konusunu tartýþmak için odasýna gelmiþ olan Otto Hei lmann þaþýrmýþtý. Konferanstaki tüm görüþmeleri dinledin. Temel senaryoyu hatýrlýyorum bile -Bizim savunma sistemlerimizin sýnýrlarýný aþan yüksek teknolojik silahlarla. diye sormuþtum. "Bizim olay için mi?" dedi. "baþka bir þeyi düþünmeye dalmýþým. O'Toole çabukça." Görüþmede belirgin biçimde sarsýldýðý belli ola O'Toole. Odasýndaki bilgisayar terminalinin önünde oturan 440 Üçlü O'Toole. Janos baðlantýyý yeniden kurmak için boþ yere çalýþýrken. Richard da iletiþim aygýtýna baðýrarak. Silindi-rik Deniz'in çözülmesini ve eta tarafýndan yayýnlanan veriler kesilinceye kadar izlemiþti). "Þimdi sizi n ne yapabilirim Herr Amiral?" Richard'ýn geriye dönmekte gecikmesi. Rama'dan gelen sinyal zayýflarken. silahlarýn ateþlenmesi için kendi RQ kodunu kull a emri verilebileceðini düþünüyordu Daha önce hiçbir zaman. "Ýnanamýyorum.. Þu andaki durum ise tümüyle farklý. "Roma ve Þam'da daha önce gördüðümüz gibi. "Eðer yörüngesini deðiþtirmezse. General O'Toole anýlarýnýn derinliklerine dalmýþ. en azýnda adamlarý böyle söylüyorlar. iletiþim hattýnda onu izlemeye gönüllü olan Jan tipik Wakefield idi. Janos neþeli bir þekilde ona. politik liderleri ve dünya basýnýný. kullanýlabilirler demektir. özür dileyerek aynldý ve odasýna git görevine katýldýðýndan beri ilk kez olarak.ey Pasifik'e uçarak yüz kilotonluk bir baþlýðýn patlamasýný izlemiþlerdi.. Sen Genelkurmay Baþkaný olsan ne yapar dýn? Rama'yý yok etmek þimdi en güvenli yol Kimse kaybetmiyor. nükleer bir deneme yapýlmasýnýn zorunlu olduðuna ikna etm erdi. sonra da herhalde geceleyin karanlýkta y ." demiþti Seny "eðer silahlar varsa.

" Janos baðýrdý "Hepsi rastlantý." diye General O'Toole ekledi. General Borzov parçalara bölü düðünden beri Sonra yengeç biotun Wilson'a saldýrmasý bir kazaydý. Bir saat önce emirlerimizi aldýk. "Her zaman böyle söylersin." "Anladýðýma göre. onu da yakaladý" Janos öfkeyle yanýtladý. Brown ve iki pilot. Dr. "Onlara anlatmak istiyor musun?" Amiral Heilmann ayaða kalktý ve çýnlayan bir sesle. "neden o kadar çok bekliyoruz? Elbette bir kaç gün içinde hazýrlanabiliriz." dedi. "Wakefield da geri gelmeyecek Takagishi ve deþ Jardins'i yakal ayan þey neyse. "Ýki asker meslektaþýmýzýn.. 443 RAMA-II 54 t» S3 BÝR ZAMANLAR KAHRAMANDI Michael O'Toole uyuyamýyordu. yardýmcý sistemlerini kontrol et. "Eðer Rama'ya dönmeden buradan aynlacaksak. Ne yazýl uðunu biliyordu. e mli þeydi. ÜÇLÜYE GÖRE DEVAM EDÝN. Irina " "Da." diye Dr. "Kendisine ziyaretinin izinsiz olduðunu ve hiçbir þekilde peþinden gitmeye eðimizi söylemiþtim Ayrýca. Ona sorumluluklarýný unutturarak una huzur verecek birþeylerle vakit geçirmeye ihtiyacý vardý.alnýz yolculuk yapmak istemediðini düþünmüþlerdi Fakat sabah olup da gene gelmeyince." Kozmonotlar Turgenyev. silahýn patlatýlabilmesi için. gelecek üç gün içind bizimkile'rin de bir kýsmýný alacak özel bir görevleri var. "Önce ayrýntýlarý General O'Toole ile gör ." Yemek masasýnda uzun ve hüzünlü bir sessizlik oldu. Brown iskemlesinden kalkarak. Dr. Bunun tam anlamý neydi? Uzaktan kumandalý çatallý kaldýraçlarý kullanarak paketleri aç laþýk birer buzdolabý büyüklüðündeki silahlan al. Bir þey daha. bu günden itibaren bir haftadan biraz fazla bir süre sonra dönmek zorundayýz. "Bu saçma. Yatakta döndü durdu. "Ama görüyorum ki grubun artýk iyi b ir habere ihtiyacý var. Brown yüksek sesle "Kesin. "Kimse gidip Richard'ý aramayacak mý?" diye aslýnda soruyu kimsey e yöneltmeden sordu. Ta baþýndan beri. Irina Turgenyev. kesin ikiniz dedi." dedi. Bugünden baþlayar ak personeli eve yapacaðýmýz yolculuk için sýký eðitmeliyiz ve tüm Newton mühendislik sisteml n çalýþmalarýndan emin olmalýyýz. Ve daha baþka? diye düþündü. Her bombanýn yan tarafýnda iki tane gereksiz. COG Askeri Genelkurmayýnýn Amsterdam'daki merkezinin koridorlarýn . bombalarý erleþtir. "H aberi yemek bittikten sonra vermeyi planlamýþtým" dedi." "Rastlantý." diye Irina da ona baðýrdý. Irina." Heilmann'ýn daha yirmi dakika önce aldýðý mesajý O'Toole'a göstermesine gerek yoktu. minik numaralý klavye vardý. en sevdiði müziði dinledi. Janos. "Tamam artýk. Newton'ýn sýnýrlý malzeme kapasitesine nükleer silahlarýn da eklenmesinin gerekip gerekmediði konusundaki tartýþmalar. Akþam yemeði sýrasýndaki bir sessizlik anýnda. Bu kodlar olmadan bombalar sonsuza dek uykuda kalýrlardý. huzursuzluðunun gerçek nedeni ü landý. Kend isi ve Amiral Heilmann. "Kim o kadar çýlgýn olabilir " diye yanýtlarken "Hayýr. Dr." dedi Irina." diye Amiral Heilmann sertçe onun sözünü kesti. "Hepimiz biraz gerginiz Münakaþa etmemize hiç gerek yok " Duygusallaþmýþ olan Janos." diye Janos sordu. Yönetmeliðe uygun olarak sadece üç sözcük: Üçlü gereði davranýn. Brown yanýtladý. elimizdeki insan gücüyle Üçlü iki Newton aracýný ancak kaldýrabileceðimizi söylüyorlar -ve onlarýn çözümlemelerinde Wakefie izimle beraber görünüyor." "Sen bir aptalsýn. Sonunda kendisine bu sözü söyleyerek. "Sabah olunca herkese açýklarýz. RQ kodu denen özel bir sayý dizisin i girmek zorundaydýlar." Otto Heilmann'a baktý. Kozmonot deþ Jardins dar b sokakta kayboldu. Artýk baþka bir risk alamayýz. . onlarý aðýr yük asansörüne yükle. mürette konuþmalarýna bir hüzün havasý hakim olmaya baþlamýþtý.. " Doðu Avrupalý meslektaþlarý tartýþmayý uzatýnca. "Neden bunu kabul etmiyoru z anlamýyorum. "Azize Meryem" ve "Babamýz" dualarýný tekrar tekrar okuldu. "Herkese ve her þeye güveniyorsun Bu l anet þeyi daha fazla þeyler yapmadan havaya uçurmalýyýz.. Rama giriþine kadar onlan taþý. Dünya'ya 1-14 günleri arasýnda. Her bomba için bir dakikadan fazla sürmezdi ama. îþe yaramadý. Yamanaka ve Sabatini baðýrarak onayladýlar.

da birkaç hafta yankýlanmýþtý. Oylama sonucu yakýn çýkmýþtý. Bunun üzerine Newton'ýn nükleer r verilmiþ, fakat yaygýn kaygýyý azaltmak amacýyla, izinsiz kullanýlmasýný engellemek için ço ik önlemleri alýnmasý kararlaþtýrýlmýþtý. Bir Zamanlar Kahramandý Bu toplantýlar süresince COG askeri liderleri, New-ton'ýn Rama ile buluþmasýna nükleer bomba lar taþýdýðý için halkýn tepki göstermesinden kaçýnmak amacýyla görüþmelere sansür uygulamýþl ettebatýna bile silahlarýn varlýðý açýklanmamýþtý. Gizli çalýþma grubu olan Üçlü Güvenlik Projesi, Newton'un fýrlatýlýþýna kadar dünyanýn yedi d antý yapmýþtý Nükleer silahlan taþýnmalar sýrasýnda oluþabilecek bazý þanssýz elektronik gird umak için, patlama iþleminin elle kumanda yöntemi ile baþlatýlmasýna karar verilmiþti Böylece Dünya'daki bir çýlgýn, ne de Newton'daki korkmuþ bir kozmonot, basit bir elektronik bir e mirle iþlemi baþla-tamayacaktý Halen COG Genelkurmay Baþkaný, parlak fakat disiplinli Kazu o Norimoto, elektronik kumanda olmayýnca, askeri tarafýn, bu iþ için seçilmiþ insanlara, ist enmese de baðýmlý olacaðý konusunda kaygýlarýný belirtmiþ, fakat bir teröristin veya fanatiði unu elde etmiþ olup olmadýðýndan korkmak yerine, Newton askeri personeline güvenmenin daha iyi olduðu konusunda ikna edilmiþti. Fakat ya Newton'daki askeri personelden biri paniðe kapýlýrsa ne olacaktý? Sistem bir kiþi nin nükleer felaketi baþlatma giriþimine karþý nasýl korunacaktý. Bütün görüþmeler bittiði za güvenlik önlemi son derece basitti. Mürettebatýn içinde üç askeri subay ve her birinin, sade e kendisinin bildiði bir RQ kodu olacaktý. Elle girilecek uzun sayý dizileri nükleer aygýtý harekete geçirecekti. Böylece sistem inatçý veya korkmuþ bir subaya karþý da korunmuþ olacakt nilir bir sisteme benziyordu. Fakat içinde bulunduðumuz durum, olasýlýk çözümlemelerinde hiç düþünülmedi, diye O'Toole yata ehlikeli bir giriþimden önce, herbirimiz, asker veya sivil, bizim kodumuzu öðren445 RAMA-II l

sek yerimizi tutabilecek birini seçecektik. Fakat bir apandisitin tehlikeli olduðunu kim düþünebilirdi ki? Valeriy'in RQ'su onunla birlikte öldü. Yani þimdi sistem ikiye iki ge rektiriyor. O'Toole karýn üstü dönerek yüzünü yastýða dayadý. Þimdi neden hâlâ bu saate kadar uyanýk oldu kodumu girmezsem bu bombalar kullanýlamaz. Rama'ya doðru yapýlan sakin yolculukta bir öðle yemeðini hatýrladý. Sovyet General, "Kusursuz bir denge takýmý söz konusu," diye þaka yapmýþ belki de her birimizin bu göreve seçiliþinde etkili olmuþtur. Otto en küçük bir tahrikte herh lde tetiði çekecektir ve sen Mýchael, hayatýn tehlikede bile olsa olayýn ahlak yönü nedeniyle acý çekersin. Bense beraberliði bozan kiþiyim." Ama sen öldün, dedi General O'Toole kendi kendine, ve bize de bombalan patlatma emri verildi. Yataðýndan kalkarak masasýna doðru yürüdü. Hayatý boyunca, çetin bir karar verme zo kaldýðý her olayda yaptýðý gibi, cebinden küçük bir elektronik not defteri çýkartarak iki ký ptý. Bunlardan birincisi, Rama'yý yok etme kararýna uymasý için nedenleri özetliyor, diðeri i e buna karþý olan hususlan sýralýyordu. Ýmha yasasýna karþý çýkmasý için çok saðlam bir mantý ktu -dev araç belki de sadece cansýz bir makineydi, herhalde üç arkadaþý da kesinlikle ölmüþt a'ya karþý da çok ciddi bir tehdit mevcuttu. Ama, O'Toole gene de tereddüt ediyordu. Böyle sine alçakça bir saldýrýda bulunmanýn onun tüm duyarlýlýðýný inciten bir yönü vardý. Yataðýna dönerek sýrt üstü yattý. Tavana bakarken, Aziz Tann'm, diye dua etti, bu durumda doð un hangisi olduðuna nasýl karar verebilirim? Lütfen bana yol göster 446 Bir Zamanlar Kahramandý Sabah alarmýnýn çalmasýndan otuz saniye sonra, Ot-to Heilmann kapýsýnda yumuþak bir vurma ses duydu Birkaç saniye sonra General O'Toole içeri girdi Amerikalý çoktan günlük kýyafetini giy nmiþti. Amiral Heilmann, otomatik olarak beþ dakikadýr kaynamakta olan sabah kahvesine el yordamýyla uzanýrken, "Bu sabah erkencisin, Michael," dedi. O'Toole tatlýlýkla, "Seninle konuþmak istedim," derken Heilmann'ýn kahve paketini almasýný n ezaketle bekledi "Ne var?" diye Amiral sordu. "Bu sabahki toplantýyý iptal etmeni istiyorum." "Neden?" diye Heilmann sordu, "Seninle dün akþam görüþtüðümüz gibi, mürettebatýn geri kalanýn almalýyýz Baþlamayý ne kadar geciktirirsek, ayrýlmamýzý da o kadar geciktirme olasýlýðý arta

"Henüz hazýr deðilim" dedi O'Toole. Heilmann'ýn kaþlan çatýldý Kahvesinden büyük bir yudum aldýktan sonra, "Anlýyorum," dedi yava i, acaba hazýr olman için baþka neler gerekecek?" "Biriyle, belki de General Norimoto ile, Rama'yý imha ediþ nedenimizi anlayabilmek içi n konuþmalýyým. Dün seninle bu konuyu konuþtuðumuzu biliyorum, fakat nedenleri emri verenden duymak istiyorum." "Bir askeri subayýn görevi emirleri uygulamaktýr. Sorular sormak disiplini bozmak anla mýnda düþünülebilir " "Tüm bunlarý anlýyorum, Otto," diye O'Toole sözünü kesti, "ama burasý bir savaþ alaný deðil. mayý reddediyor deðilim Sadece emin olmak istiyorum ..." Sesi yavaþlayarak kayboldu ve O'Toole gözleri uzaklara dikili olarak oturdu. "Neden emin olmak istiyorsun?" diye Amiral Heilmann sordu. O'Toole derin bir nefes aldý, "Doðru þeyi yaptýðým447 :î; a; l

RAMA-II dan emin olmak istiyorum." Norimoto ile bir video toplantýsý düzenlendi ve Nevvton'un mürettebat toplantýsý ertelendi. Amster-dam'da gecenin yarýsý olduðundan, þifreli mesajýn çözülüp COG genelkurmay baþkanýna gö zaman almýþtý Tipik davranýþýyla da Norimoto, O'To-ole'a vereceði yanýt için kurmaylarýnýn d labilmek için, birkaç saat istedi. Norimoto'dan görüntüler gelmeye baþladýðýnda general ve Am Heil-mann, Nevvton'un askeri kontrol merkezinde bulunuyorlardý. General Norimoto t am askeri üniformasý içindeydi. Newton subaylarýný selamlarken gülümsemedi. Gözlüklerini taka azýrlanmýþ metni okudu. "General O'Toole, son mesajýnýzdaki sorulan dikkatle inceledik. Tüm kaygýlarýnýz, Üçlü'yü dev kmak için burada, Dünya'da yaptýðýmýz toplantýnýn gündeminde de vardý ISA-COG çalýþma protoko tek bir maddeye göre, Newton askeri personeli benim özel kurmaylarým sayýlmaktadýr ve bu n edenle, kumandanýnýz benim. Size iletilen bu mesaj bir emir olarak kabul edilecektir ." General Norimoto gülümsemeye çalýþmayý baþardý. Okumaya devam ederek, "Bununla birlikte," ded "aldýðýmýz emrin belirgin önemi ve sizin bunun yaratabileceði tepkiler üzerindeki açýk kaygýn yle, size kararýmýzý anlamanýza yardýmcý olabilecek üç özet rapor hazýrladýk. "Bir. Rama'nýn düþman mý dost mu olduðunu bilmiyoruz Bu konuya açýklýk getirecek ek verilerim yok. "Ýki Rama hýzla Dünya'ya doðru geliyor. Yuvamýz olan gezegene çarpabilir, yakýnýmýza geldikte ra düþmanca bir harekette bulunabilir, ya da iyi niyetli davranýþlarda bulunabilir Ama b unu biz bilemeyiz. "Üç. Rama'nýn niyetleri ve ilerideki hareketlerini 448 Bir Zamanlar Kahramandý dikkate almadan, Rama henüz on günlük yoldayken Üçlü'yü uygulayarak gezegenin güvenliðini sað iriz." General bir an sustu sonra, "Hepsi bu kadar?" dedi ve ekledi, "Üçlü'yü uygulayýn." Ekran karardý. "Tatmin oldun mu?" diye Amiral He-ilmann sordu. "Sanýrým," OToole iç geçirdi. "Yeni bir þey duymadým, ama zaten baþka bir þey de beklememem l " Amiral Heilmann saatine baktý. "Neredeyse tam bir gün harcadýk" dedi. "Mürettebat toplan týsýný akþam yemeðinden sonra yapalým mý?" "Yapmamayý yeðlerim," dedi OToole. "Bu olay beni tüketti ve dün gece hemen hemen hiç uyuma dým. Sabaha kadar beklemeyi yeðlerim." Heilmann bir an durakladýktan sonra, "Pekâlâ," dedi ve ayaða kalkarak elini O'Toole'un o mzuna koydu. "Sabah kahvaltýdan sonra ilk buna baþlarýz." Sabah olunca General O'Toole planlanan mürettebat toplantýsýna katýlmadý. Amiral Heilmann' a telefon ederek görüþmelere onsuz devam etmelerini rica etti. O'Toole "þiddetli mide aðrýsý" mazeret olarak göstermiþti. Amiral Heilmann'ýn buna inandýðýndan kuþkuluydu, pek de fark etme di. O'Toole toplantýyý, konuþmalara hiç karýþmadan, ya da bir katkýda bulunmadan, odasýndaki tele yondan izledi. Kozmonotlarýn hiçbiri, özellikle Newton'da nükleer silah bulunmasýna þaþýrmýþ dý. Heilmann yapýlacak iþi baþtan sona kadar mükemmel açýkladý. O'Toole ile kararlaþtýrmýþ ol

Ta-bori ve Yamanaka'yý yardýmcýlar listesine kaydetti ve yetmiþ iki saat içinde silahlarýn R ama'nýn içine daðýtýl-masýyla ilgili olaylar dizisini açýkladý. Bu, mürettebata 449 RAMA-II a, l ayrýlma hazýrlýktan için üç gün býrakýyordu. Amiral Heilmann açýklamasýný bitirdikten sonra Ja-nos Tabori sinirli bir ifadeyle, "Bomb alar ne zaman patlayacak?" diye sordu. "Bizim programlanan kalkýþýmýzdan altmýþ saat sonra patlayacak þekilde ayarlanacaklar Çözümse lere göre yirmi saatte enkaz parçalan alanýnýn dýþýna çýkmýþ olacaðýz, ama, bizim programýmýz silahlar biz yirmi dört saat uzakta olmadan patlamayacak., eðer hareketimiz herhang i bir kriz nedeniyle gecikirse, her zaman elektronik kumandayla patlama zamanýný yen iden yazabiliriz." Janos, "Bu güven verici," dedi. "Baþka sorusu olan var mý?" diye Heilmann sordu. "Sadece bir tane" dedi Janos. "Rama'nýn içine girip bu þeyleri uygun yerlerine yerleþtir irken, kaybolan arkadaþlarýmýzý da arasak iyi olur diyorum Belki de çevrede dolanýp duruyorl ar..." "Zamanýmýz çok sýkýþýk, kozmonot Tabori," diye amiral yanýtladý "Ve yapýnýn içinde silahlarýn aç saat alýr. Ne yazýk ki, iþleme baþlamadaki gecikmemiz nedeniyle, silahlarý öngörülen yerle ancak Rama karanlýkta olduðu zaman koyabilece-giz." Harika, O'Toole odasýnda düþündü, Bu da suçlanabileceðim þeylerden biri. Gene de Amiral Heiln'ýn konuþmayý çok iyi idare etmiþti Otto'nun þifreden bahsetmemesi çok nazik bir davranýþ, d 'Toole düþündü Herhalde yola geleceðimi düþünüyor. Büyük olasýlýkla da haklý O'Toole kýsa bir uykudan uyandýðý zaman, öðle yemeði saati geçmiþti ve kurt gibi açtý. Yemek ahvesini içerek bilgisayarýnýn ekranýndaki bazý mühendislik verilerini inceleyen Francesca'd an baþka 450 Bir Zamanlar Kahramandý kimse yoktu. Onu gördüðü zaman, "Kendini daha iyi hissediyor musun, Michael?" dedi. Baþýyla onaylarken, "Ne okuyorsun?" diye sordu O'Toole. "Bu yönetim yazýlýmý kýlavuzu," dedi Francesca. "David, Wakefleld olmadan, Rama yazýlýmlarýný çalýþýp çalýþmadýðým bile anlamayacaðýmýzdan derin kaygý duyuyor. Kendini sýnama çýktýlarý o "Whüü," diye O'Toole ýslýk çaldý, "Bu bir gazeteci için oldukça aðýr." "Gerçekte o kadar karmaþýk deðil," diye Francesca güldü. "Ve son derece mantýksal. Belki gele ek mesleðimde mühendis olurum." O'Toole kendisine bir sandviç yaptý, bir paket süt aldýktan sonra, masada Francesca'mn y anýna oturdu. Kadýn elini onun kolunun üstüne koyarak, "Ýkinci meslekten söz açýlmýþken, Mich edi, "Sen kendi-ninki hakkýnda hiç düþündün mü?" O'Toole meraklý ifadeyle ona bakarken "Ne demek istiyorsun?" diye sordu. "Her zamanki mesleki açmazýn içinde sýkýþtým, sevgili dostum. Bir gazeteci olarak görevleriml duygularým çeliþki içinde." O'Toole çiðnemeyi durdurdu. "Demek Heilmann sana söyledi?" Baþýný salladý, "O kadar aptal deðilim, Michael. Er ya da geç öðrenirdim. Ve bu büyük, büyük de görevdekilerin en büyüklerinden biri. Gece haberlerinin ön tanýtýmlarýný görebiliyor musu erikalý general Rama'nýn yok edilmesi emrine uymayý reddediyor. Saat beþte izleyin." General savunmaya geçti. "Reddetmedim ki. Üçlü yönetmeliðine göre þifremi girmeden önce silah 451 RAMA-II

Ý içinde bulunduklan kaplardan çýkartýlýp..." "...taþýyýcýlara yüklenmeleri gerekir" diye Francesca cümleyi tamamladý. "Bu da þu andan itib n on sekiz saatlik bir süre demektir. En kýsa süre yarýn sabah hesaplayabildiðime göre... Bu tarihsel olayý kaydedebilmek için orada olmayý planlýyorum." Masadan kalktý. "Ve Michael, senin Norimoto ile yaptýðýn görüþmeden haberlerimde neden hiç bahsetmediðimi merak edersen, nla yaptýðýn konuþmaya anýlarýmda deðinebilirim, fakat onlarý beþ yýldan önce yayýnlamayacaðý eriye dönerek doðrudan O'Toole'un gözlerine baktý. "Bir gecede uluslararasý bir kahramanda

O'Toole her zaman bir beyzbol hayraný olmuþtu ve tuttuðu takým da Boston Red Sox idi. Brown sordu. bir serseriye dönüþmek üzeresin dostum. dostça gülümse yerek konuþtu. Bothwell'in ci bir tekne kazasýnda ölmüþtü. Fakat elbette. "Baþkan Both-well beþ dakika sonra hatta olacak." Baþkan not kullanmýyordu. Shemýan Bothwell. Red Sox ile Havana Hurricanes arasýndaki maçý izlemesi için." diye ekled "henüz silahlanmýþ bile deðiller Deðil mi. "Özel hattýnda acil bir aranma var. Teksas valisinin sevgili kýzý Linda Black ile evlendiði zaman. General O'Toole içinde bulunduðu ahlaksal ikile 452 Michael'ýn Sesi karýsý ile paylaþmayý düþündü. Üç yýl sonra. "Otto'nun bana verdiði kullanma kýlavuzunda.. nükle er bombalar. doðal alçakgönüllülüðü ve çalýþmaya olan eski moda bol ligindeki 527 sayý vuruþu kadar sý-radýþýydý Beyzbol kariyerinin son yýlýnda. yeni sahibi olan grup ligleri yeniden baþlatmýþtý. Tabo-ri ve Yamanaka'nýn nükleer silahlarý kontrol iþini televizyondan izleyerek geçirdi. O'Toole'un yaþam boyu süren sevgisinin baþlangýcý oldu. Büyük Kargaþa'nýn zirvede olduðu devrede 'davalý mallar idaresi'ne býrakýlmýþ dört yýl sonra." diye Janos yanýtladý. Shermann'ýn yalnýz bir ebeveyn olarak. Pasifik'teki o mantar biçimli bulut arasýndaki iliþkiye sürüklendi. Francesca onun bu hayallerini bölerek. En öndekini iterek devirdim ve hepsi paldýr küldür sesleriyle deðiþik yanlara devrildi ler. Sanki bir baþkasýnýn oda- . Bu. bunlara zarar veremeyeceðiniz yazýlý. fakat sonra videofonun güvenli olmayacaðýný düþünerek vazgeçti gelecekte yeniden bir araya gelecekleri için duyduklan heyecanlanný dile getirdiler. insanlýðýn bugüne kadar gördüðü en etkileyici mühendislik çalýþmasýný yok lduðunu aklýna getirmiyordu. Biliyor olm alý. Tüm mevkileri hýzla yükseldi. "Merhaba. General mürettebatla birlikte yemek yedi. Shermann'ýn aklý politik düþünceler olduðunu herkes anlamýþtý. sert vuruþlu savunmacýsýydý." General OToole kibarca masadakilerden özür dileyerek ayrýldý ve odasýna gitti. kendisini hiç þikayet en çocuklarýnýn sorumluluk ve büyütülmesine adamasý büyük takdir toplamýþtý. O Amerika Birleþik Devletleri'nin baþkam. Be yzbol." dedi Janos sýrýtarak. "Hayyýrr. "bütün kurþu re zayýf baðlanmýþ ve týpký bir domino gibi bir sýrada duruyorlardý. Bü bir ün kazanmýþtý Missouri doðumlu çocuk. "Ben Sherman Bothwell. Kendi görevi olan silah sistemlerini kontrol göre vinden sözde bir mide rahatsýzlýðý nedeniyle izinliydi. General OToole'un aklý ise. askeri gemide ki metal nesnelerle. Öyle herkese Vur Both-well'den telefon gelmez. Umarým kararýnýn tüm sonuçlarý üzerinde iyice düþü ______________55______________ ________MICHAEL'IN SESÝ________ General O'Toole öðleden sonrasýný odasýnda. dirsekleri dizlerine dayalý dý ve ellerini önünde kavuþturmuþtu. 2172 ve 2187 arasýnda Red Sox'un ilk solak." artýk boþ olmayan ekrandaki mavi elbiseli adam." dedi. General O'Toole. Yemekten önce O'Toole karýsýný aradý Artýk New-ton hýzla Dünya'ya yaklaþmakta olduðundan yayý -alýmý üç dakikanýn altýndaydý Eski usulde iki yönlü görüþmeler yeniden olasý duruma gelmiþti görüþmesi içten ve günlük þeyler üzerineydi. Baþkanýnýz. "Özel biri olmalýsýn.. babasý onu. 2148'de Michael altý yaþý en. diye çaðrýnýn baðlanmasýný sabýrsýzlýkla beklerken düþünüyor453 RAMA-II 2 r du." d edi. Ya-manaka az daha altýna ordu. Hiro onlarýn patlayacaklarýndan emindi. Ayrýca. Herr Amiral?" Heilmann onaylayýnca Janos baþka bir öyküye geçti." "Hassas bir parçasýný zarara uðratmaktan korkmadýn mý?" diye Dr. "Eh.n. kimse bunlarýn. Basit bir koltukta öne doðru eðilmiþti." Masadaki konuþmalar durdu. Fenway Dome'e götürmüþtü. 2141'de. Michael. Janos en coþkun havasýndaydý ve diðerlerini. kendi verdiði isimle "kurþunlar"la geçirdiði öðleden sonrasýný anlatarak eðlendi küler baþladýðýndan beri devamlý gülmekte olan Francesca'ya "Bir noktada. Önce vali yardým i ve baþkanlýk adayý 219<5'da ülkenin büyük çoðunluðuyla Beyaz Saray'a seçildi ve 2200'deki g seçimde de Hýristiyan Muhafazakâr adayýný kesin yenilgiye uðratmasý bekleniyordu. Ýþlemler þaþýlacak kadar kolay yürüyo su. Trump Kulesi 'nin tepesinden aþaðý bile atsanýz.

Rama'nýn dosdoðru Dünya'ya doðru ilerlediðini biliyor ve gerçekt n korkmuþ durumda.. "Sizi bu yüzden aradým Size güvendiðimi söylemek 455 RAMA-II için. Fakat sizin ve cesur meslektaþlarýnýzýn üstüne felaketlerin yaðmur gibi gel iði son haftalarda ilgim özellikle daha da yoðunlaþtý. genç binbaþýnýn hareketlerinin ahlaki yönünü düþünmek gibi bir sorunu yokt 'yý yok etme emri ise tümüyle farklýydý O'Toole'un düþüncesine göre. yüreklendirmiþti. karþýlýk olarak O'Toole ve adamlarýna güvenli anti ediyorlardý. "Evvett bayým.. Fakat savunma oyuncusunun o kýsa konuþmasýndan sonra.Michael'ýn Sesi sýnda. yani Linda ve dört çocuðum. General O'Toole'un yanýnda oturmuþ sohbet ediyor gibi konuþuyordu "Newton görevinizi. Yýllar sonra Newton'un güvertesinde. Fa rý onun ne yapmasýný istiyordu? Masasýnýn arkasýnda duran Ýsa'nýn resmi önünde diz çökerken. Asiler uçaklarý istiyor. Yaþamýnýn en önemli hareketiyle karþý k nun farkýndaydý. Dua ederken. Bir sabah O'Toole ve adam dýklarý zaman. Bu senin arzun mu? Bundan kesinlikle nasýl emin olabilirim? Michael O'Toole gözlerini kapatarak. Þim u tur kararlarýn kolay verilmediðini ve sizin gibi insanlarýn üstüne büyük sorumluluk yükledi biliyorum. Buna ek olarak emrin temel olarak iki nedene dayandýðýný biliyordu. Fakat General. Tanrý ona anýtsal bir karar vermesi için güvenmiþti. doðru olduðunu biliyorum. "Neyse. Artýk Courtney. genç demokratik hükümeti devirmek için röristler tarafýndan sarýlMichael'ýn Sesi mýþ olduðunu gördüler. Ýzleyen imha edilmiþ.. dinsel eðitimi. küçük kýzým Courtney'i bilirsin -sekiz a olan. kesinlikle feciydi. bu aramanýn saðladýðý fýrsattan yararlanarak. Bütün ülkenin o yengeç þeylerle dolacaðýný ve kendisi ve ar zeteci Wilson gibi doðranacaklarýný sanýyor. o zaman. Guatemal a'daki geçici barýþ gücünde genç bir pilot olduðu yýllan hatýrladý. Courtney'e sizden bahsettim.hemen hemen her gece kabuslarla uyanýyor. Artýerikan ha erinin önünde içinde bulunduðu açmazý ortaya sermeyi düþünmüþtü. Tüm gezegenlerdeki bütün Courtney Bothwell'ler ona güveniyorlardý. l-sýklamdý Aziz Tanrý 'm. daha Dünya'ya ulaþamadan paramparça edeceðinizi söyledim. Hepimiz sizin o yengece benzeyen bi-otu yakalamaya çalýþmanýzý izliyorduk ve Tanrý'm. vahþi ormandaki küçük hava alanlarýnýn. Olur þey deðil. Ona öyle geliyordu ki. Heykeli görmek ona bir fikir verdi." Baþkaný dinlemeden önce. on beþ dakika dua etmiþ ve düþünmüþtü. kývýrcýk saçlý ve iri gözlü genç bir adamýn heyke -lý Aziz Michael'ýn bu heykeli. Neden dersen. mesleði. Odasýndaki masada Ýsa'nýn resminin altýnda. bunun doðru bir davranýþ olduðuna eminim. fýrlatýldýðýnýzdan lgiyle izliyorum. Tarihsel olarak ek korku. kendisine yol gösterilmesi için dua etti. hatta aile eri bile onu bu an için hazýrlamýþtý. adamlarýnýn yaklaþýk yansý da ölmüþtü. Beþ saat uyuduktan sonra O'Toole saat üçte ayaktaydý. derken ellerini içtenlikle önünde kavuþturmuþtu. gerekse kamuoyu görüþünün ahlakla hiçbir duygusal baðlantýsý yoktu. yaptýðý her þey.. Courtney de güveniyor. O'Toole Guatemala'daki kahramanlýðý nedeniyle en yü k COG askeri ödülü olan Yararlýk Niþanýna layýk görülmüþtü. General O'To-ole'un karar süreci o kadar rahat deði ldi. büt levizyonlarýn haberlerinden. tam yoksul ülkeler depresyonun onlu yýllarýnýn tahribatýyla u mutsuzca boðuþurlarken. yabancý gemi açýk bir dü göstermemiþti. güç düðmesini çevirerek kitap menusunu inceledi v . O'Toole. Rama gibi bir geminin arlýðýný kim düþünebilirdi ki Gerçekten çok sersemletici. Binbaþý O'Toole savaþmaya karar vermeden önce. zamaným yaklaþýyor ve hâlâ se tediðini göremiyorum. baþka bir zamaný. General. o muazzam uzay aracý ve onun harikalarýný yok etme konusunda tereddüt edebileceðiniz k onusunda bazý söylentiler duydum. Sadece emirlerimi uygulayýp herkesin istediðini yapmak çok kolay olu rdu. Guatemala'da. COG temsilcisinden öðrendiðime göre. Her þeye karþýn. ailemin her üyesiyle gibi. Ra-ma'nýn imhasý için emir verilmiþ durumda. General OToole çekmecelerden bi rine uzanarak elektronik bir kitap çýkardý. Rama'nýn apabileceði þeye duyulan korku ve yabancýsevmez kamuoyunun kopardýðý gürültü. Dehþet içinde. fakat terörizme karþý bu sembolik direni Orta Amerika'daki diðerlerini. çünkü zor bir kararla yüz yüze olduðunuzu biliyorum in. Hatta Vuruþcu Bothwell'e ola an korunmak nedeniyle yok eden bir ýrkýn doðasý hakkýnda soru bile sormayý düþlemiþti. daha önce bütün hissettiklerinin hepsini aþan bir duy guyla. Kathleen ile evlendiðinden beri her yolculuðunda O'Toole 'a eþlik ediyordu. Ona si zin ve arkadaþlarýnýzýn Rama'yý. Eðer bir yoldan gerçek amacýný oðrenebilse. O'Toole'un söyleyecek bir þeyi kalmamýþtý Böy r ricayý nasýl olur da reddedebilirdi. "Size bütün bunlarý anlatýyorum.

kendimizi ve Tann'yý evrenin varlýklarý olarak düþünmeye zorluyor. "Bugünkü konuþmamýn konusu olarak. bir simetri var. Teknolojik olarak düþünürsek. Mi müritlerinin bulunduðu beþ bin kiþilik bir kampta Aziz'in vermiþ olduðu ünlü "Rama Vaazý"ydý le okumaya baþladý. konuþmamýn temelini Rama adý verilen dünyadýþý uza Ýsa'nýn ikinci geliþinin ilk bildirisi olabileceði oluþturacaktýr Bu noktada bilmelisiniz k i. Aldýðý özel emrin. artýk yo llarýmýzý çevirip son evrimimize baþlamamýz için baþka bir iþarettir. her canlýdan daha zekidir. iç çatýþmasýna son 459 RAMA-II u 2 vererek emirlerini uygulamaya hazýrlandý. Rama'nýn görünmesi. Duygusal nedenlerden dolayý O'Toole þifresindeki dokuz sayýnýn kendi doðum tarihi.þu ki. sadece kendisiyle nükleer silahlarýn içindeki iþlemcilerin bildiði. belki de düþük yaþam biçimlerinin üst ekmez mi?" dememiþ miydi? Sonunda General O'Toole yorgunluða dayanamadý. O ve 9 ar sayýlardan oluþan 50 tam sayýlýk özel dizinin oluþturduðu RQ'sunu hatýrlamaya çalýþmak oldu. 457 RAMA-II "Rama" sözcüðü altýnda. Newton subaylarýnýn her birine. herhangi bir þekilde açýk bir vahiy almýþ deðilim. dizilerini türetirken iki ölçüte aðlý kalmalarý önerilmiþti: Þifrenin unutulmasýnýn imkânsýz olmasý ve baþka birinin onlarýn k n kolayca çýkartabileceði. misi Dünya'dan fýrlatýlmadan önce." General O'Toole kitabý bir yana býrakarak gözlerini sildi Her ne kadar vaazý. bitmeyen sorular seliyle uðraþacak enerjisi kalmamýþtý Gönülsüzce. Roma'da pa payla görüþmeden az önce okumuþsa da. sekiz yýl önceki ilk Rama uzay aracýnýn gelmesinin en umut verici yaný -ve "ilk" d edim çünkü diðerlerinin de olacaðýna eminim. yeminini bozmasýna neden olacak kadar ahlakdý na dair bir delili var mýydý? Rama'yý bir makine olarak düþündüðü sürece. Basit bir melek ya da göklerde çýnlayan iki sûrun sesi herhalde yeterli olmazdý H aberciler dikkati çekebilmek için gerçekten harikulade þeyler yapmalýydýlar. Onun çocuklarýyýz bu özel gezegende bilince yükselmesi sadece bir þans. Tekrarlamalý elektronik arama yoluyla kopyalanma riskini azaltmak için ra kam dizisi uzun tutulmuþtu. Size defalarca söylediðim gibi. "Bunun bir örneði var. insanlýðý kendisini dünyadýþý bakýþ açýla anrý ve dolayýsýyla maneviyat anlayýþýmýzý kýsýtlarýz Bizler evrene aitiz. 3-29-42 . Böyle bir anda bir haberci gönderdiði için zekâsýna övgüler. onu seyredenlerin anlayýþlarýnýn çok ötesindeydi Bu anlamda da Ta mrini doðrulayan bir düzen. "Fakat. Eski ahit kehanetlerinde. Ýsa'nýn ikinci geliþi ercisinin çok olaðanüstü olmasý gerektiðini. çok düzenli bir izlememesiydi. Michael'ýn dinsel öðütleri bölümündeki dizine ulaþtý. aynca gezegendeki tüm Courtney Bothwel'leri de koruyacaðýna yem in etmiþ olduðunu biliyordu. onun imhasýný kabullenmek General O'Toole için zo du Ne de olsa bu hareketi hiçbir Ramalýyý öldür-meyecekti Fakat Wakefîeld. o arab Rama'nýn bugün olduðu gibi. "Rama uzay gemisi . Bu özel madde. Þimdi s isisin Rama? diye düþündü Courtney Bothwell'e bir tehdit mi yoksa Ýsa 'nýn ikinci geliþinin b r habercisi m# Kahvaltýdan önceki saat boyunca General O'Toole hâlâ kararsýzlýk içindeydi. Yanýtsýz kalan. belki de Dünya üstünde yaþayan insanlar da dahil. tüm insan ýrkýn ganizma olduðunu anlama konusundaki son evrimimizde geciktik. doðruluðunu k rol etmiþti. yani. kendisine hiç þimdiki kadar anlamlý gelmemiþti. Ancak Tanrý bana. Kararýnýn ne olac en bilmiyordu Baþkumandanýndan aldýðý kesin emrin aðýrlýðýný üstünde hissediyordu. Roma soykýrýmýndan üç hafta önce. O'Toole gö ece emirlere uymayý deðil. 458 Michael'ýn Sesi "Rama bizi. sizlere konseyimizin toplantýsýnda Rahibe Judy tarafýndan rtaya atýlan bir konuya deðineceðim.t. Ýlyas Peygamber'in arabasý o zamanýn Rama'sýydý. Ýlk yaptýðý iþ. Ve böyle üstün r makine zekâsýnýn Tanrý'nýn yarattýðý þeyler arasýnda. Ýsa'nýn geliþini önceden haber veren göksel retler. örneðin aile bireylerinin telefon numaralarý gibi. yoksa Dünya insanlarý tarafýndan fark edilmeyece ldirmiþti. O'Toole þifresini þahsen her silaha girerek. general bir dizi halinde çeþitli baþvuru maddesi buldu Aradýðý madde ek siyah karakterlerle yazýlmýþ olanýydý.

izni olsun veya o sýn. kullanabilir ve fikrini deðiþtirme fýrsatý yok olabilirdi. Heilmann yanýp sönen kýrmýzý ýþýklarla karþýlaþtý. Ancak. 47." diye Francesca film çektiði köþeden baðýrdý Tüm silahlar ve taþýyýcýlarý ayný i görüntülüyordu. Güvenlik kom u ek önlemin sistemi tehlikeye atacaðý kaygýsýný belirtmiþti (beþ tane onluk diziyi çözmek. O Toole bütün hesaplamalarýný yok etti ve kozmonoüarýn diðerleriyle birlikte kahvaltý etmek içi ek odasýna gitti. "Daha yüksek. dizi sona eriyordu. O'Toole "ikinci derece asallar" deyiminin ne anlama geldiðini hiçbir zaman tümüyle kavra yamamýþtý. Elli sayýlýk þif pyasýný çýkartmýþ ve diðer kozmonotlara þifresinin düzenleme kavramýyla ne kadar akýllý olduð e þimdi ona hiç uymayan bir gösteriþle diðer mürettebatýn da iþleme katýlmasýna izin veriyord Francesca bunu sevmiþti. General bunun üst a kafa yormadý O'Toole nasýl bu kadar sakin olduðuna þaþmakla meþguldü. onu çalýþtýrma iþlemi için yazýlý nýnda taþýmak istemiyordu. þifremin bir kopyasý sana. 53 için "8". "Çünkü elimde baþka kurþunum kalmadý. Mi T'teki ikinci eðitim yýlýndaki bir bira ve piz-za partisinden beri O'Toole'un ilgisini çekmiþti. b ellilik diziyi çözmekten kolaydý) fakat fýrlatmaya kadar tekrarlanan testler. Janos" Amiral Heilmann kocaman bir gülümsemeyle devam etti . bu nedenle general doðum günlerini elli sayý rasýnda saklamaya karar verdi. 53. Sistem tasarýmcýlarý bu olasýlýðý düþünerek iki ýþýk banýn yanýndaki numara klavyesinin tam üstüne. "Tüm bu sesler aklýmý karýþtýr mak için otuz saniye beklemeliyim. "Bir yanlýþlýk yaptým. girilen on sayýnýn uygun olup olmadýðýný belli edecekti. Fakat gizli þifresi için kusursuzdu." diye Janos alaycý bir dille yanýtladý. Kesinlikle televizyon için mükemmeldi. Sayý dizisini hafýzaya almak kolay deðildi. . 43. Bu kadar uzun ve acý en ruhsal arayýþýn ardýndan görevini hiçbir vicdan azabý duymadan yerine getirmek üzereydi. fakat general. kýrk bir. Diziyi hatýrladýktan sonra. en uzun devamlý ikinci derece asallar d izisinin ilk sayýsý olduðunu" söylemiþti. "Ýþte. Meslektaþlarýndan biri. iç sohbet sýrasýnda O'Toole'a 41'in "çok özel bir sayý. 71. Sayýlarýnýn ikinci onluðunun sonunda. Heilmann nükleer silahlarý çalýþtýrmayý büyük bir gösteri haline getirmiþti. Irina ve sonuncusu da Hiro Y amanaka'ya. özellikle de uygun bir þekilde gizleyebilirce Elli sayýlýk numarasýný inþa edebilmek için. o zaman herkes onu." diye Amiral Heilmann yeniden açýkladý. O'Too e yaþamýnda sadece bir kez. O'Toole daha sonra iki doðum günü tarihini ters bir Fibonaccci dizisini (34-21-13-8-5-3-2-1-1) dokuz doðum günü sayýsýnýn orjinal kýrk bir sayýlýk dizide y ini saptamak için kullandý. Onuncu numaradan sonra i ýþýktan biri yanarak." 462 Michael'ýn Sesi .ve karýsýnýn doðum tarihi 2-7-46 olmasýný istemiþti. 47 için "l" (4+7+11 ve sonra kes iliyor). 61. her sayýsýndaki iki rakamýn toplanmasýyla oluþan yeni bir sayý dizisi hazýrladý. bir tane sana. "Bu ayrýcalýk olmadan da yaþ mýmý sürdürebilirim. 41. ismini çoktan unuttuðu parlak. kansý Kathleen'in kýrkbirinci yaþ gününde onunl aya kalkmýþ ve öyle donuk bir yanýt almýþtý ki. Eðer þifresi yazýlý olsaydý. genç bir sayý kuramcýsý. Herhangi bir þifre çözme uzmanýnýn heme ak bu belirgin seçimleri arayacaðýný biliyordu. bir kýrmýzý. bir yeþil.. ýþýklarýn gere olduðunu kanýtlamýþtý. Amiral Heilmann þifresini girerken þaþýrdý (sinirli olduðunu kabul ediyordu) ve dizisinin bi r yerinde geçici olarak sýrayý kaybetti. sayýlarýndan birbirini izleyen her birin in bir öncekiyle olan farkýna iki eklenmesiyle oluþan dizinin kýrk ardýþýk asal sayý oluþturd nladýðý zaman hayran olmuþtu. Peki ya geri kalan kýrk bir? Bu özel numara. yani 41 X 41 + 1681." "Ziyaný yok Herr Amiral. O'Toole böyle bir sahnel emeyi Heil-mann'ýn aklýna Francesca'nýn sokmuþ olabileceðini düþündüyse de. bir daha kimseye bundan bahsedememiþti. Kusura bakma." 461 RAMA-II S a. Francesca. Belki de General O'Toole da þifresini bombalardan bir ne sizin girmenize izin verir. 97. Böylec i temsil eden "5" ilk sayý oluyordu Bunu 43 için "7". O'Toole 41 ile baþlayan özel ikinci derece asallar di inin. Dizinin 460 Michael'ýn Sesi kýrkbirinci sayýsý asal sayý olmaktan çýkýnca.. bu küçük bilgiyi. "Yan rken utandýðý belli oluyordu. 83.

Kalbi tehlikeli bir biçimde çarpýyordu." iki saat sonra kamerasýyla birlikte Francesca geldiði zaman. Zihni tekrar r. Oldukça sýkýlmýþ görünüyordu ve tuþlara pek istekli de basmamýþtý. Rahatça gülümseyerek ilk silahýn yanýna geldi. "Hayýr. Sersemlemiþ bir halde O'Toole bombaya geri döndü. "Birisi bir þey ini söyledi. an aklýný baþýna toplarsýn. General O'Toole'un sýrasýydý. Ne meydan okuyor. O anda. Kýsa bir anlamsýz konuþmadan sonra (Heilmann bu tür iliþ ilerde son derece kötüydü). Dr." diye Francesca yanýtladý. televizyoncu kafasýyla yapacaðý röportajýn karelerini önceden çevreler sevecen bir tonda konuþuyordu "Telefonlar deli gibi çalýp duruyor. Fakat yararý yoktu. Ses. "Etkinleþtirme iþlemine devam etmeye hazýr mýsýn?" O'Toole baþýný salladý "Bu sabah hazýr olduðumu sanýyordum. onun sinirlerinin bozuk old elliydi. Bak Michael. Mürettebatýn hiç davranýþlarý hoþgöre464 Yanýtlanan Dua mezdi... ý * l Michael O'Toole derin bir nefes aldý. tüm diziyi hafýzasýndan gireceðini bel . Dr Brown arkasýndan seslendi. Amiral Heilmann'ýn baðýrdýðýný duydu." dedi. Yeþil ýþýk yanýp sönerken bir saniye durakladý. ne de bir açýklama yapýyordu. "Herkesi seni arayarak rahatsýz etmemeleri için uyardým. Bu arada Francesca ilk otuz sayýyý ez berden girerek herkesi etkiledi." diye Francesca gözlerini odanýn çe vresinde dolaþtýrarak. neler olacaðýný bil un. "Bombalan çalýþtýrmayacak mýsýn?" "Hayýr." _____________56_____________ YANITLANAN DUA General O'Toole günün geri kalan kýsmýný odasýnda geçirdi Þifresini girmeyi baþaramamasýndan r saat sonra Amiral Heilmann uðradý. hem de mücadelesini onayladýklarýný belli etmek için alkýþladýlar. kullandýðý sözcükleri seçiminden generale davranýþ biçiminden. Michael Baþýmýz komuta merkeziyle zaten büyük dertte. Heilmann'ýn þifresini bir saat öncesine kadar hiç görmediði ve o zamandan beri iki dakikadan fazla bir süre için hiç yalnýz kalmadýðý gö-zönüne alýnýrsa olaðanüstüydü. Bu ses neydi? diye soruyordu. Herkesten sessiz olmalarýný rica ederek. "Gerçekten çok iyi. tekrar döndü ve büyük salonun çýkýþýna yürümeye baþladý arkadaþlannýn yanýndan geçerken. Sonra O'Toole ilk on sayýyý girdi. " Baþka bir þey söyl de gerek yoktu Heilmann iskemlesinden kalktý "Yamanaka'ya ilk iki kurþunu Rama'nýn içindeki geçide götürmele i için emir verdim. Hayýr. Diðer koz lar.Heilmann þifresini baþanyla girdikten sonra. "Odama gidiyorum" dedi." derken diðer kozmonotlara bakýyor Baþlarýný salladýlar. "Evet. Otto. Irina Turgenyev üçün yok edilmesinin tümüyle gerekli olduðu konusundaki inancýný belirten kýsa bir konuþma yaptý. fakat. amiral en önemli soruyu sordu." diye yanýtladý O'Toole. Ne Hiro Yamanaka. "En azýndan þimdilik. Diðer üçü þu an için güvertede kalacak. O'Toole hafifçe gülümsemeyi baþardý. "Ne yapýyorsun?" O'Toole hýzýný kesmeden. Görevini yerine getirme isteði kaybolmuþtu. Roma'daki Aziz Michael kilisesinin ik nci katýndaki fresklerden birindeki bir surat zihninde yanýp sönmeye baþladý. Brown ikinci silahtaki baþlangýç kodunu g irdi. Ve sanýrým resimdeki haçýn üstünde olan adamý da r?" "Çok güzel. 463 RAMA-II a. Mavi elbise içindeki genç bir adam. Anlarsýn ki bu sana çok yumuþ . gözleriyle gökyüzüne bakarken Viktor Emanuel Aný-tý'nýn merdivenlerin u hayranlýkla izleyen kalabalýða vaaz veriyordu. Bu röportajda seni en iyi ýþýk altýnda resmetmek istiyorum. Þifrenin ikinci on s atýrlamaya çalýþtý. özellikle bu sabahki bantý yolladýðýmdan beri " Masasýna doðru yürüyerek üstündeki eþyalarý inceledi "Bu Sienalý M ?" diye sorarken küçük heykelciði aldý. hem generale saygýlarýný göstermek. Sonra. General hýzla arkasýna döndü. General O'Toole yüksek ve belirgin bir ses duydu. diðer kozmonotlarýn O'Toole'un þiddetli bir sinir buhraný geçi ne inandýktan anlaþýlýyordu. çünkü o zaman onlar toplumca hoþ karþýlan-mazlardý. ne de Francesca bir þey söyledi." Birkaç saniye arkadaþýný süzdü.

"Oh. Bunu zaten senin defalarca yapmýþ olduðuna eminim. Hatta. Evet. Onlara Ram yok edileceði söylenmiþti ve sen de bu kabuslarýný ortadan kaldýrmayý reddediyorsun." Gözlerini kadýnýn içini araþtýran gözlerinden kaçýrarak sabýrsýzlýkla sordu "Söylediðim gibi. ama biraz zayýflýðý kabul etmek olumlu tacaktýr. evet. "Frances öðüdünü dinleyip bütün suçu aþýn yorgunluðuma baðla-malýydým. bu mbalan neden çalýþtýrmayý baþaramadýðýný da soracaðým. Sadece yok etme gücü son derece büyük olan bir silahý çalýþtýrmayý geciktir. Elbette." "O felsefi saçmalýðý ortaya sürmekle büyük aptallýk ettim." Francesca röportaj hazýrlýklarýný tamamlarken." Francesca yaklaþarak elini O'Toole'un omzuna koydu. Francesca haklý çýkmýþtý. "Baþkan Bothweü'e ne olmuþ?" diye sordu France ca. "Oh. "Bu r a a.. Janos Ama düþünmene teþekkür ederim. hemen askeri mahk argýlanarak cezasýnýn Newton'un güvertesinde yerine 467 RAMA-II getirilmesini isteyenler bile vardý." Birleþmiþ Rama-Newton uzay aracý hýzla Dünya'ya doðru ilerlemeye devam etti. "Birilerinin senin Benedict Arnold* olmadýðýný düþünmesi iyorsan. "Bunu yapmak zoru nda mýyým?" diye sordu. Dünya insanlar görevini. Her akþam televizyon haberlerinde fizikçiler d urmadan neler olabileceðini anlatýyorlardý. i ne yapacaksýn?" diye yavaþça sordu. Amerikalý l Dünya'nýn öfkesinin odaðý haline gelmiþti. "Francesca ile röportajýn çok güzeldi" diye yalan söyledi. emirlere uymadýðý için. hiperbolik bir hýzla yol almasý nedeniyle oluþan Rama tehdidi gitgide artýyordu. "Olan bir kere oldu. Tahm in edilen çarpma noktasý. "Keþke bilseydim" diye OToole yanýtladý. Sonunda Janos kalkarak kapýya doðru aðýr aðýr ilerledi. dünya basýnýnca yerden yere vuruluyordu. eðer yeni yörünge düzeltmesi yapmadýðý takdirde felaketle sonuçlan k. mümkün olduðu kadar iyi görünmeni istiyorum. Ve daha da kötüleþecek Sen bombayý çalýþtýrmakta geciktikçe.. öykünün senin bölümünü de duymalar "Daha þimdiden postumu mu istiyorlar?" diye O'Toole sözünü kesti. fakat o aþaðýdaki kurtlarýn. bu nedenle ingiliz tarafýna ge e 466 vatan haini olarak görülen ABD'li general (ç n ) Yanýtlanan Dua laksal sorunlarý ortaya koydun. Þok dalgalan ve boþluða fýrlama terimleri.Baðýmsýzlýk savaþýnda gösterdiði baþarýdan sonra getirildiði Philadelphia va a." "Pekâlâ. Silahlan iþler duruma getirmekteki baþarýs . Francesca'nm yanýtý sert ve kýsaydý." "Bu saçma. General kendi kararsýzlýðý yüzünden acý çekiyordu. Buraya bir yardýmda bulunabilir miyim diye geldim. güney Hindistan'daki Tamil Nadu devletinde bulunan Madu-rai þe hrinden fazla uzak olmayan bir yerdi. Her geçen günle likte. Michael" dedi Janos." Konuþmayý uzun bir sessizlik izledi. zsa hepimizin de dikkate almasý gereken bazý ahBenedict Arnold. yerine getirmedin Korkuyorlar ve tüm bu dünyadýþý olaylarý anlamýyorlar. General O'Toole kývranýp duruyordu. muazzam silindirin." Janos akþam yemeði öncesi uðradý." diye OToole huysuzlandý. Michael O'Toole." diye O'Toole mýrýldandý. "Bir suç iþlemedim ki. Gazeteci o asýný da yeniden düzenlerken huzursuzluðu gittikçe artmaktaydý ve sonunda. hiçbir þey. Özellikle senin ülkende. iþini.davranacaðým anlamýna gelmez. Sözlerini aðzýna týkmak istemiyorum. üstüne daha çok nefre "Fakat neden?" diye O'Toole itiraz etti. Bir yaþam boyu süren önemli baþarýlar ve kendini hiç düþ yaptýðý yardýmlar unutulmuþtu. Kathleen O'Toole. "Giriþte senin büyük baský altýnda olduðu u öne süreceðim." diye Francesca sertçe karþýlýk verdi. Boston'daki aile apartmanlarýný terk ederek Maine'deki bir arkadaþýnýn yanýna sýðýnmaya zorlanmýþtý. Buraya günün olaylarýný gözden geçirmeye g edim." 465 RAMA-II "Kabuslar. "Bir plan yapabilecek gibi de deðilim." "Sanmýyorum." Masaya döndü Aile fot görüntü olarak Ýsa ve Michael'ýn yanýna koyarýz Söyleyeceklerini dikkatli düþün. Saçýný tara ve yeni bir ünifor kýyafeti olmasýn Bitkin görünmemen için yüzüne biraz makyaj yapacaðým. "Onlarýn gözünde sen. akþam eði toplantýlarýnda durmadan tekrarlanýr hale gelmiþti. haksýz vergi topladýðý için Washington tarafýndan suçlanan.

kilisenin içinde Aziz Michael ile ayný fikirde olan bazý papazlar var Çoðum . hava freni yapmak olduðunu h atýrlattý. o yüksek ve çýnlayan "Hayýr" sesi yenid n kulaklarýnda çýnlýyordu. "Bu iyi haber. "Öz ellikle þu son haftadaki kiþisel karmaþan sýrasýnda. Eðer acele ederse da bombalarý patlatabiliriz. S nin gibi ben de yanýtlarý bilmiyorum. Fakat Francesca kendisine açýklamasýný geniþletme þansý verip. O'Toole'un N oel'den hemen sonra kabul edildiði. Tcim olurlarsa olsunlar. Yanýtý sabýrsýzlýkla bekledi. Francesca ile yaptý n röportajda biraz tutarlý olabilmiþti. Papa'yla konuþmam sýrasýnda ya da Rama'yý dolaþýrken tümüyle beklenmedik bir þey olmazsa. Vatikan'daki ayný odada oturuyordu. Eðer yaþamayý baþaramazs e bireysel ne de türsel olarak Tanrý'ya hamdedemeyiz." "Anlamýyorsun." O'Toole'un yanýtý Heilmann'ýn fena bozulmasýna yol açmýþtý. Duyduðun sesin Aziz Michael'e ait olup olmadýðýný. Kendisine eðer Rama Dün-ya'nýn yörüngesine girecekse. neden henüz sapma manevralarýna baþlamadýðýný so eral bir an canlandý ve ona. Bunlarý sana ya dýmcý olabilmeleri umuduyla sunuyorum." dedi Amerikalý.. Otto." "Yaklaþýyorum. General O'Toole Papa'ya yolladýðý uzun duygusal mesajda gizli bir þey býrakmadý. dö remi girmeye hazýr olacaðým." diye O'Toole yanýtladý. fakat artýk önemi de yoktu. "Kahretsin. Papa John-Paul ile görüþmek ve tek b içine girmek istiyorum. Sabatini. yakalanan biotun yerleþtirilmesi için Teksas'ta tas arýmlanan laboratuarýn son derece sýkýcý ayrýntýlarýný görüþmeyi yeðledi. "Ýþte yine baþ ki biz. bilgeliðiyle." dedi. "Rama'nýn Ýsa'nýn ikinci geliþiyle ilgili bir haberci olarak rolü. "ama henüz o noktaya ulaþamadým. Daha iyi bir taným olmadýðý diye adlandýrýlan ve mantýksal veya bilimsel ifadelerle açýklanamayan bazý insan deneyimleri grubu vardýr. Brown. atmosferi olan gezegen tipi gök cisimlerinin yörüngesine gi rmenin en jyi~"yolunun enerjiyi atmosfere ýsý olarak býrakýp. Tann'nýn." diye Papa kusursuz îngilizcesiyle konuþmaya baþladý. "Sana söz veriyorum. "Üç ay önce görüþtüðümüz gibi. zor bir konu. yaþamýmýz teh dit edildiði zaman. Tarsuslu Sa-ul'un Havari Paul olmadan önce. O'Toole yanýtlamadý." diye yanýtladý O'Toole. Fakat ne zaman ke ndini emri yerine getirmeye hazýr olduðuna inandýrsa. Otto. Sadece Francesca 468 Yanýtlanan Dua ve Janos dostça davrandýlar. Ýkimiz birlikte ancak Tann'nýn. Bu nedenle General O'Toole. "Demek sonunda fik ini deðiþtirdin. y da yaþadýklan-nýn dinsel bir deneyim olup olmadýðýný söyleyemem. Sana ne yapman gerektiðini söyleyemem. Rama'nýn aerodinami re sahip olmak için kendini nasýl þekillendireceðini sorduðu zaman. akþam yemeðinden hemen sonra. bana pek olasý gelmiyor. henüz çok geç deðil Sadece 1-12 günündeyiz. elbette Kamalýlarý da yarattý a insanlara ölüm ve acý getiren virüsleri ve bakterileri de yarattý. Sade e aklý baþka yerdeymiþ gibi baktý. "Güzel. Irina ona karþý son avrandý ve onu zehirli bir dille suçladýktan sonra. Bütün bunlarý tli düþünüyorum. Tanrý.ailesine ve kendisine onarýlamayacak bir hasar verdiðinin farkýndaydý. Aklýndaki bir tek þey onun için çok önem di: Nükleer silahlarý çalýþtýrma kararýný temiz bir vicdanla vermek. O'Toole. hiçbir þey yapmamamýzý beklediðini sanmak. Bu nedenle de. onun Hýristiyanlýða dönüþünün bir parçasýydý Duyduðun ses Aziz Michael'ýn sesi sadece sen karar verebilirsin. Francesca ona çok sert sorular sormuþtu. dualarýn a kesin yanýtlar vermesini umalým.. bilimsel geminin Dünya'ya dönmek için kalkmasýndan bir gün önce. Varlýðý son yemeði berbat etti. Tabori ve Turgenyev'in eve dönüþ yolculuðundan bir gece önceki s on yemeðe katýlmak için odasýndan çýktý. göklerden gelen bir ýþýk nedeniyl e kör olmasý. General odasýna girince Alman heyecanla... Konuþmanýn i neceðinin bilincindeydi. k imseyle resmen vedalaþmadan odasýna döndü Ertesi sabah. ancak birkaç yorum yapabilirim. Sonunda Papa John-Paul V ekranda belirdiði zaman. David B rown onu tümüyle görmezlikten gelerek. ayný masada oturmayý reddetti. O'Toole Amiral Heilma nn'ý arayarak toplantýya çaðýrdý. Hâlâ yapmak istediðim iki þey daha var. bilimsel geminin gitmesinden bir saat sonra. Sýnýrlý bir olmasýna karþýn. Meslektaþýna gözlerini dikmiþ bakarken." "Emin misin?" diye Heilmann sordu." dedi. "Bazý dinsel sorularýnýn yanýtlarýna gelince. "Seninle birlikte dua ettim oðlum. O'Toole. Papa sað elind e küçük elektronik bir bloknot tutuyor ve konuþurken ara sýra oraya göz atý469 RAMA-II yordu.

ve güney çanaðýný süsleyen dev ar ve sivriliklerin karþýsýnda kendisinden önceki birçok kozmonotun yaptýðý gibi defalarca ap laþa-rak. Ýkinci sortide kozmonotlarýn terk etmiþ olduðu fazla kulübelerden birini kullanarak. aðýrdan alarak geciktirmeye çalýþtý. sana düþen. anl ayacaðýndan eminim. Tanrý'nýn yanýtýnda fazla bir gösteriþ beklememelisin. Newton'a ulaþtýðý zaman ne yapacaðýnýn bi O'Toole. Fakat sur sesleri arasýnda göklerden gelecek bir bildiri de bek lememeliyim O'Toole. Bu nedenle Rama'nýn tam anlamýyla dinsel bir önemi olmasý. ama gene de malzeme sandýklarýnýn dibine sýkýþmýþ birkaç parç General O'Toole. ama. diye O'Toole düþündü lar tarafýndan çalýþtýrýlan bir güneþ fýrýný tarafýndan yutulacak. kendi kendine konuþtu. ilk kez bir Avrupa katedraline girmiþ olduðu zaman hissetmiþ olduðu k orkuyla karýþýk hayranlýk ve saygý duygularýydý. roveri yeniden taþýma koltuklan472 Yanýtlanan Dua nýn yanýna sürmeden önce. onun bu görkeminin. deðerlendirm inde etkili olmamasý gerektiðini kabul etti. ya da onun mesajlarýnýn her biri ayný yoldan gelmez. Michael O'Toole. Silindirik Deniz'in kýyýsýnda roverin yan 471 RAMA-II 2 C sl rup New York'un gizemli gökdelenlerini dürbünüyle incelerken. O'Toole koltuðunu döndürerek geriye. Titreyen elleriyle dürbününü gözlerine götürdü. T nrý'nýn isteðini bulmak için Ra-ma'yý araþtýrýrken. Kendi kendine. Rama göklerinde hareket eden siyah bir benek gördüðünü sandý. yukarý çýkmaya baþlamadan önce diz çökerek son bir kez dua etti. fakat onlarda. birçok kez nefesi tutulmuþ ve duyduðu hayranlýk nedeniyle gözleri yaþarmýþtý. Lütfen bir þeyi daha hatýrla. orayý acel erk ederken býrakýlmýþ kiþisel eþyalarýn bulunduðu. Beta kampýndan son bir geçiþte O'Toole. dev uzay aracý içindeki yalnýz yolunda giderken. Gözleri düzlükten aynlarak odaklandý. Gördüklerinin arasýnda onun sýnadýðý kararýný de neden olacak bir þey var mýydý.ise Rama aracýnýn bir haberci olmak için ruhsal açýdan çok verimsiz olduðunu düþünüyoruz Onla endislik harikalarý olduðuna kuþku yok. içlerinde diðer mürettebat üyelerince. Yolculuðuna baþlad z sonra. diye istemeyerek kendi sorusunu yanýtladý. O herkesle ayný bi onuþmaz. Wakefleld'in iki hafta önceki tarihi taþýyan notunu buldu ve bir an için yelkenlilerden birini birleþtirip New York'a gitmeyi düþündü. Ana Düzlük'ten yarým kilometreden daha az yüksekteyken." John-Paul yaptýðý yayýný takdis ve Ýsa'nýn duasýný ezberden okuyarak bitirdi General O'Toole liðinden diz çökerek duanýn sözlerini ruhsal lideriyle birlikte tekrarladý Ekran boþaldýðý za pa'nýn söylediklerini bir daha gözden geçirdi ve güven tazeledi Doðru iz üzerinde olmalýyým. Rama gecesini Beta kampýnda geçirdi. Ýsa ile birlikte düþündüðümüz sýcaklýk ve diðer kur470 Yanýtlanan Dua tarýcý özelliklerin hiçbiri yok. Rama'nýn muhteþem bir baþarý olmasýna karþýn. manzara karþýsýnda mü hiþ etkilenmiþti. Rama'ya vereceði güçlü duygusal yanýta hazýr deðildi Belki bu. O'Too kim olan duygular. bu senin vermen gereken bir karar Dualarýna devam etmelisin. onlarý tanýmlayýp yorumlamak. Rama panoramasýna baktý. Dünya'dakilerden çoðunun dualarý da yanýn nrý'nýn sana yanýt vereceðinden emin olabilirsin. "Sonuç olarak. roveri tüm sahil boyunca sürerek New York ve di anzaralarý deðiþik yerlerden inceledi ve denizin karþý tarafýndaki beþ yüz metrelik uçurumu g di. uzun bir þekerleme yaptý. Dev silind irin içindeki ýþýklar yeniden yanýnca. bir dahaki Rama akþamýndan önce silahlarý çalýþtýracað Gene de. Birkaç saniye içinde O'Toole büyütülmüþ nokta . Yakýnda tüm bunlarýn hepsi yok olacak. bu hislerinin yoðunluðuna katkýda bulunmuþtu Nedeni ne olursa o lsun. p olasý görünmüyor. Hayýr. Fakat O'Toole k endini tutarak ziyaretinin gerçek nedeni üzerinde odaklandý. ufak tefek birkaç parça almaya karar verd an pek fazla hatýra kalmamýþtý. O'Toole'un hafýzasýna egemen olan özel bir görüntü yoktu Taþýma koltuðuyla ilk iniþinde ana d a'nýn ýþýklarý olan uzun ýþýklý çizgilere bakarken. insanlarca yapýlabilm r þeyden çok fazla büyük olan aracýn ölçüleri yüzündendi Belki de uzun süre Newton'da kapalý eltilen duygusal durumu.

baðýþlanmaz bir davranýþ olur. Kuþlarý. Bu uzay aracýnýn 474 Üç Arkadaþ öncekiyle haberleþtiðine dair elimizde kesin kanýtlar bulunuyor. Bu ikinci arac ok etmeyi baþarabiliriz -fakat bunu yaparak kesinlikle bir sonraki gemilerini uyar mýþ oluruz. "Yazýk ki ISA ile yapýlan görüþmelerde bulunamadýnýz. taþýma k da kendini sevgili Genevieve'ini yeniden kucaklayabileceðine inanmanýn yoðun sevincine kaptýrmaktan alýkoyamamýþtý. Artýk gerekmedikçe karanlýkta yol culuk yapmak istemiyorum. "Bu uzay aracýna karþý nükleer silah kullanmamýz.. Dünya'nýn bundan kurtulmasýnýn bir yolu yok." dedi "Sa atime göre. sekiz bacaklý örümceklerin ininde Takagishi'nin ölüsüne rastladýðý zamanki korkusu latýnca. o zaman herkese b u þaþýrtýcý dünyada yaþayan canlýlarýn da olduðunu kanýtlayabilirim. kýzýyla yeniden buluþma sahnesinin zevki." Richard birden. "Neden konuþmanýn devamýný Newton'a dönünceye kadar ertelemiyoruz. Teknolojileri de bizimkinden son derece ileri olduðundan. tam 475 RAMA-II nen saatte Rama'ya karanlýk çöktüðü zaman. Zihni þimdi Beauvo-is'nýn kýrsal güzellikleriyle dolup taþýyor. onlarý artýk göremeyinceye kadar dürbünüyle izl ir sevinç çýðlýðý attý. yüksek tavana doðru bakarak "Gerçekten kötü niyetli misin?" diye abartmalý bir ifadey le sordu. Doðasý nedeniyle beklentilerinde oldukça ihtiyatlý olmasýna karþýn.rttýrdý ve nokta. kalan dakikalarda gi ttikçe zayýflarken. O kadar çok anlatacak þey vardý i. vardýðý sonucu Dünya'ya bildirme planýný tamamlamý . Rama topraðýna diz çöktü. Yerden iki kilometre yukarýdan baþlayarak. mutluluk gözyaþlarý yanaklarýndan süzülürken. Richard ve Nicole. her birisi manzarayý dikkatle izlediler. Ve Rama'nýn Dünya ile kesiþen bir yörü nedeninin. "Burada yanýtlanmamýþ birçok so dedi. "Temel olarak düþman olmadýðýna ikna olmuþ durumdayým. O'Toole iniþ boyunca kuþlarý boþ yere aradý. "Bu mükemmel bir nokta. "fakat bu yok etme kararýnda ciddi bir mantýk hatasý va r.. Hiç düþünmedik ki. tüm ayrýntýlarýyla canlanýyordu. fakat görüntü deðiþmedi." dedi ve sessizce bir teþekkür duasý yineledi. Gerçekten Rama göklerinde uçan üç tane ku General OToole'un içi neþeyle doldu. Nicole. O kuþlarý ir daha görmeyi umutsuzca istiyordu Eðer bir yolunu bulup onlarýn fotoðrafýný çekebilirsem. General O'Toole ikisini de kuvvetle kucakladýktan sonra. Rama IH'ün de bir y erlerde. d ye düþünürken. gerekirse Silindirik Deniz'e yeniden gitmeyi planlýyordu. Amerikalý subay hemen baþka bir koltuða atlayarak. Richard Wakefield ve Nicole ibinde yan yana duruyorlardý." Richard. "Sevgili Tann'm. En çok bir hafta y on gün sonra. taþýma kolt 473 RAMA-II zýrlanýrken. Alfa merdivenlerinin tepesine ulaþmak için geri kalan otuz dakikalýk ona bir yaþam boyu kadar uzun gelmiþti. bize vereceði özel bir haber olduðuna inanýyorum. silahlan çalýþtýrmamak için generalin þifresini girmemek konusundaki cesa retini kutladýlar Ayrýca ikisi de COG'un Rama'nýn yok edilmesini emretmesi karþýsýnda dehþete düþmüþlerdi." diye Nicole devam etti." Her üç kozmonot da Rama'y1 son kez terk ettiklerine inanýyorlardý Iþýk. belki de bu yöne doðru gelmekte olduðuna inanmak için yeterli nedenimiz var Eðer Rama filosu olasý bir düþman ise. Ayrýca. Nicole'e hakim olan his büyük bir mutluluktu. Onlar ulamadýðý için hafifçe cesareti kýrýlmýþ olarak dürbünlerini gözlerinden indirip. otuz dakikaya kadar yeniden karanlýk olacak. yeniden Rama'ya inmeye baþladý. Çýkýþý boyunca Michael O'Toole bir kez daha. "Sevgili Tann'm. Bu arada tepeye varmýþ olduðunda a rtýk sevincini içinde tutmakta zorlanýyordu. gördüðü þeyden tarif edilemez bir þaþkýnlýða düþtü." dedi. O'Toole bir an sessiz kaldý ve sonra baþýný salladý." General O'Toole Nicole'e takdirle baktý." _____________57_____________ ÜÇ ARKADAÞ Üç kozmonot heyecanla bir saatten fazla bir süre konuþtular. onlarýn topluca ya pacaðý bir hücumdan kurtulma olanaðýmýz olmaz. diye Nicole umutla kendi kendine konuþtu. Nicole'ü düþüncelerini hislerinden çok gerçekler üzerinde geliþtirmesi için hafifçe elki. bombalan çalýþtýrma kararýný gözden geçirdi. her biri çok uzaklarda belirli bir düzende uçan birer kuþ olarak üçe ayrýld ole gözlerini kýrpýþtýrdý.

o hâlâ çevrede olmalýydý ve o zaman kendileri de tehlike için Sessizliði bozan Richard. . "Senin geri dönmeyeceðini varsaymýþ olmalýlar" d . O'Toole'a soruyordu." dedi. "Mühendisliði çok ilkel " O'Toole sýrt çantasýndan aygýtý etkisiz hale getirmek için bazý aletler çýkartýrken. Levhanýn altýnda. "Buna göre. Fakat ikisi de odasýnda yoktu." Hiçbiri kafasýndan geçeni söylemek istemiyordu. Ne de olsa. Rama'mn yok edilmesini neden "baðýþlanmaz" bulduðuna dair fikirlerini açýklayacaktý. 477 RAMA-II Newton askeri gemisine girdikten sonra onlarý kimse karþýlamadý." diye O'Toole yanýtladý. O'Toole içinde dondu. O'Toole. bütün bunl sonra silahlarý çalýþtýrma emrinin kaldýrýlacaðýna emindi.." Kontrol merkezindeki konsolun önüne gider ek paneli çalýþtýrdý Standart sistem durumu gösterimi ekranda belirdi "Bu tuhaf. koltuðu basamaklarýn üstüne varmak üzereyken fenerini yaktý. Sadece yüz metre ötede olan taþýyýcýya yürümeden önce Richard Wakefield iler.. ilk on sayýnýn baþarýyla tamamlandýðýný belli eden yeþil ýþýk yanýncaya kadar sekiz num Birkaç saniye içinde mekanizma on sayý daha girdi ve baþka bir yeþil ýþýk daha yandý. Nükleer silah sistemi gerçekten de çok büyük bir kurþuna benziyordu.timini arayacaklardý. bu benim þifrem! Bir þekilde kýrmýþlar onu. en öncelikli proje kuralýný çiðnemiþlerdi? Üç kozmonot. kýrmýzý ýþýk yanýp bir hata yapýldýðýný belirttiði zaman... "5" sayýsý onra." diye Richard düþüncesini söyledi. Bu buluþ baþka bir dizi akýl karýþtýran soruya yol açtý. Üçlü. Ancak üçlü." Taþýyýcýdan indi Richard ve Nicole onu izlediler. Klavyeden biraz büyük yassý bir levhaydý ve silahýn kenarlarýna açýsal baðlantýl tleþtirilmiþti. Üçüncü on a. Ne kadar tuhaf. "Neden Dünya'yý arayýp yaþadýðýmýzý bildirmiyoruz?" dedi. "yokluðumda girebilmek için alelacele bu düzeneði hazýrlamýþlar. Dünya ile sadece alçak hýzda uzaktan ölçüm sistemi dýþýnda h . ayný aygýtýn eklenmiþ olduðu ikinci bombayý da buldular. ya da bazý biotlarýn Newton'a gelmiþ olmalarý mümkün mü? Ne de olsa kendini koruma modunda lmadýkça Newton'a girmek zor deðil. içindeki panik duygusu yatýþtý. elbette herhangi bir biçimde de olab ilirdi. Newton güvertesinde bir müretteba üyesinin her zaman bulunmasý gibi." dedi. Iþýðýnýn aydýnlattýðý bölümün ortasýndaki bilinmedik nesneye bakarken generalin kaþlan çatýld itiraf etti. Üçlü onun ayný þifre denemesini yapmasýný -ve ayný sonucu alarak üçüncü lerinde baþarýsýz olmasýný izledi. Amiral Heilmann ve Yama naka'nýn uykuda olduklarýný sanan OToole hemen yatak odalarýna gitti. General O'Toole gülümsedi. diye düþündü. Tanrt'm. "daha önce hiç görmedim. Gözlemi. "riske girmeye hiç niyetim yok. Eðer iþ arkadaþlarýnýn ikisini de birisi ya d þey yakalamýþ veya öldürmüþse. Çekimsiz ortama çýkarak -le'ün yanýnda durdu. bundan sonra yapacaklarýný görüþmek üzere kontrol merkezine döndükleri zaman old Kötü bir olay korkusunu ilk ortaya atan O'Toole oldu. "Elbette bu düzeneðin buraya ya atýklar. EVA taþýyý nin kayýp olduðunu fark etti. O'Toole. General." Geçidin Newton ucunda. Heilma nn'la özel konuþmak istiyordu. Wakefield ve deþ Jardins. Az sonra. bir an için geri çekilmiþ on küçük yumruk vardý -en azýndan öyle görünmüþlerdi. Heilma a-manaka bu taþýyýcýyla nereye gitmiþ olabilirdi? Ve neden.ve sonra onu da etkisiz hale getirdiler Sonra kapaðý açara ama'dan ayrýldýlar. diye düþündü." diye gener al fikrini açýkladý. Nicole ve Richard öykülerini özetleyecekler ve Nicole. birkaç saniye sonra yumruklardan biri 476 Üç Arkadaþ uzanýp klavyedeki "5" sayýsýnýn birkaç santimetre altýna vurduðu zaman doðrulandý.. General O'Toole silaha yavaþça yaklaþtý ve numara klavyesinin üstüne yerleþtirilmiþ garip ek yý inceledi. askeri gem inin oldukça küçük olan yaþama ve çalýþma alanlarýnýn hiçbir yerinde olmadýklarýnýn anlaþýlma Geminin arkasýndaki malzeme bölgesindeki arama da boþ çýktý. taþýyýcýya binip Rama kabuðu boyunca New-ton'a doðru yolculuða baþlamak üzereyken fener ýþýðý geçidin yan tarafýndaki metal bir nesneyi aydýnlattý "Bombalardan biri bu mu?" d ordu. "Harika bir fikir. "Sizce o sekiz bacaklý örümceklerin . Richard'ýn bir sorusunu yanýtlayan O'Toole "Anlaþýldýðýna göre. Sadece ilk iki onluðu doðru bulabilmiþl ir an için korkmuþtum. bu arada. "Eðer Heilmann ve Yamanaka yapmýþsa. Vücudunu saran ani bir ü r-meyle irkilen Nicole. "Ne olur n. Ýki kozmonotun. tasarýmcýlarý þu özel biçimi seçmeye hangi bilinçaltý sapýncýn ittiðini merak ediyoru "Fakat tepesindeki þu garip mekanizma nedir?" diye Richard." O'Toole içinde kabaran güçlü duygularýn bilincinde olarak sustu Nicole olaðan bir þeyden bahsediyormuþ gibi. ve hatta biotlar tarafýndan yerleþtirilmiþ olabileceði olasýlýðýný da tümüyle sil "Tümüyle imkânsýz.

"Demek video iletiþim yazýlýmý kesinlikle bozuk. Bundan ne m çýkartýyorsun?" General O'Toole çok ciddiydi. "Herhangi özel bir iþe baþlamadan önce. "Heilmann ve Yamanaka kendilerini kurtarmak için kaçmýþ ve y ratýklar da kasýtlý olarak yazýlýmý bozmuþ olabilirler. sadece Newton'u 1-6 günlerinden önce rk etmen halinde geçerli olduðunu özellikle belirtmeliyim. O'Toole'dan video iletiþim yazýlýmýna. yabancý yaratýklarýn ya da biotlarýn böyle b ne girdiklerini göstermiyor. "Senin kiþisel emirlerin basit ve açýk. General OToole. basit bir dizi komut girdi kran bir sürü hata mesajýyla doldu. Ýçine ihtiyacýn ola ve diðer malzemeleri koyduk. çok kanallý.." "Bir dakika." diye Richard fikir yürüttü." diye Nicole söze karýþtý. "video sistemi ölmüþ görünüyor. Bu zamandan sonra. Taþýyýcýnýn bulunduðu geçitteki iki bombaya ve ambard üç taneye þifreni girmen ve kalan taþýyýcýyla da en çok sekiz saat sonra ayrýlman gerekiyor. güvenli bir yere götürmek üzere programlandý. "Bunu sevmedim. Test sýrasýnda. Michael.birdenbire sapýtýyor." Richard.." O'Toole'a döndü. Richard. ISA çekicisiyle b caðýn. Dünya'da görüþürüz " ." dedi. "Ve birisi geçitteki iki nükleer bombayý otomatik olarak harekete geçirmeye çalýþmýþ. "Bu senin alanýn." Ýki adam Amiral He ilmann'ýn suratý tam ekranda belirirken döndüler. Ya Hiç "Taþýyýcýya fazladan bir acil durum itici sistemi eklendi ve yazýlýmý seni. Þimdi veri 478 Üç Arkadaþ sistemi gruplaþmasý neden deðiþtirilmiþ olabilir ki?" Dünya ile normal. "ve korkmuþlardý. durun. ama sonuçta emirlere uymak zorundaydýk." dedi. kesin ayrýlýþ tarihini di ek. ne oluyor?" diye Richard hayretini bel irtti. Eðer bir kanýt bulabilirsek . Eve dönüþ yolculuðunda iyi þanslar. "Heilmann." Heilmann'ýn konuþmasýnda kýsa bir kesilme oldu. bana söyle ndiðine göre. "Bu video bant sen Newton hava kabininden girdiðin andan itibaren çalýþmaya baþlayacak Kozmono t Yamanaka ve ben. Ýkinizden biri tüm bunlara tu arlý bir açýklama getirebilir mi?" 479 RAMA-II i Uzun bir sessizlik oldu.. zamanýmýzý tü ilgilerden bir anlam çýkarmak için kullanmamýz gerekmez mi?" Ýki adam durarak onun devam e tmesini beklediler. iþlemin daha yüzde biri tamaml ni kontrol mantýk dizisindeki hata ana belleklerinin dolup taþtýðýný gösteriyordu. hata tanýmlama yazýlý çýktýlarý. Bir kerpeten veya tel kesiciyle kolayca devredýþý býrakýla-bildiklerini görec ksin 480 Ya Bu. Böyle kýsa bir süre içinde bu kadar çok donaným hatasý olma mel olarak sýfýr. yeni taþýyýcý-yönlendirme mantýk dizilerinin. "Gördüðüm hiçbir þey. Richard ya ardaki verileri incelerken. "Merhaba." diye Nicole birden baðýrdý.ntýmýz yok. Bu arada video iletiþim yazýlýmý yüzlerce gün uygun biçim -fýrlatma öncesi simülas-yonlar da dahil. kabuðun-daki iki bombanýn üstünde çalýþmakta olan iki elektronik aygýt seni korkutmasýn. sonra." "Belki de Heilmann ve Yamanaka generalin þifresini kýrmaya çalýþýyorlardý. "Bunu düzeltmek oldukça zaman alacak. Yamanaka ve gemiden bir taþýyýcý eksik. Heilmann kocaman ekrandan onlara gülümseyerek. Böyle çok sayýda hata mesajýný daha ön e bir kez görmüþtüm -ilk simülasyonlanmýzýn birinde salaðýn biri ana iletiþim yazýlýmýný yükl hakkak ana yazýlým sorunumuz var. standart kendini kontrol testini uygulam asýný istedi. "Silahlarý çalýþtýr ve hemen taþýyýcýya git. yönlendirme mantýk dizileri geçersiz olacak ve seni kurtarmak hemen hemen im kânsýz hale gelecek." dedi. Ancak.. bir saat içinde Rama'yý terk etmek için emir ald izden geldiði kadar geciktirdik." diye Wakefield so uç çýkardý. 1-9 gününe üç saat kala taþýyýcýlardan biriyle ayrýlmadan az önce bunu haz n Rama'yý araþtýrmak için ayrýldýktan sonra." Nicole'ün aklý yatmamýþtý. Bazý k omutlar girdikten sonra. sesinde artan bir kaygýyla "Artýk zam an kaybetme. Tüm yapacaðýn. "Kahretsin. yüksek hýz iletiþimi saðlamak için. COG ri komuta merkezi bazý yeni çok gizli þifre çözme tekniklerini denemek için onlarý yerleþtirm zde ýsrar etti." Nicole kontrol m erkezi çevresinde dolanýrken konuþuyordu. "Ekranda birþeyler oluyor. General. "General O'Toole'un New-ton'un düþmanca iþgali düþüncesi doðru olabi ir." "Durun.

sevdiklerinden.. gerekse çeþit açýsýndan. biz onu patlatarak yok ediyoruz. Dünya çevresinde güvenli bir yörüngeye girebilmemiz. "hiç olmazsa diðer seçeneðimiz var. bütün bu kütleyle taþýyýcýnýn hýz deðiþim eye girebilmeyi bile zor 483 RAMA-II karþýlardý ve kurtarýlma þansýmýz da hemen hemen sýfýr olurdu. Sonra ambar boyunca yürümeye baþladý. "Fazladan malzeme alabilmek için herhalde erken ayrýldýlar Ve bu hafif taþý da. Fakat üç kiþi. "Þey. gerek miktar.. yeterli olup olmadýðýna karar vermek ve iki ya da üç yolcu için gerekli kütl malzeme hacmini yaklaþýk olarak hesaplamaktý..." "Ne kadar kriti&" diye Nicole sordu. Üzülme. Bir kiþinin raflarýn o zým." General O'Toole ve Richard'ýn Nicole'e verdikleri görev. Fakat ben kiþisel olarak bu uzay aracýný havalandýrmamamýz için bir n den görmüyorum. Kendinden. hâlâ Dünya'ya askeri gemiyi uçurarak dönmeyi düþünen Richard. Tahminlerime göre on bin kilogramlýk bir fazlalýðý atabilir iz. içimizden sadece birinin taþýyýcýyý kullanabilece lamýna mý geliyor?" Richard yanýtlamadan bir an duraksadý. iki kiþilik mürettebat için yeterli olduðuna inandýðý uygun bir malzeme li si hazýrladý. YA HÝÇ "Heilmann ve Yamanaka'nýn son derece dikkatli davrandýklarýna eminim.. Nic vücutlarýmýz ve malzeme için yeterli olsaydý bile.. "Korkarým 481 RAMA-II bu olasý. Dilimizi konuþamýyor. ayný zamanda acil durum kaçýþ aracý olarak da ta küçük kabinin arkasýndaki raflarda bulunan bir haftalýk malzemeyle. yedi veya sekiz gün.. ne kadar kütl enin atýlabileceðini de tahmin etmesini istedi. Ek olarak." Nicole neþeli olmaya çalýþarak Richard'a. Ha tta insan ýrkýndan. ya da kurtarýlma þansýmýz olma yanýndan geçip gitmemiz arasýndaki farký yaratacak kadar.." O'Toole üzgün bir ifadeyle sordu.. Ne de olsa yardýmcý pilot olarak yetiþtirilmiþtim. Fa kat emin olmak için gene de kontrol edeceðim. Ve o zaman da malzemeler için yeterli yer kalmaz Nicole bir an. koca araçla evimize gidebiliriz. "Neyse. Taþýyýcýlar her ne kad acdýþý çalýþmalar için kullanýlýyorlarsa da. on beþ yýl önce. Los Angeles'dan aris'e uçuþunun ikinci saatindeki benzer bulantý hissini hatýrladý Olamaz. A yecek. diye söylendi. Nicole'den Newton'un malzeme listesini inceleyerek.58 YA BU. Türümüzle ilgili ne üzücü bir yorum. elleri cilalý metal yüzey boyunca amaçsýzca dolanýrke n. ufacýk raflar arasýnda hapsolmanýn nasýl bir þey olduðunu düþündü New York'takt çukurda beter olurdu. çok þey beklemen. Nicole muazzam ambarda yalnýz baþýna çalýþtý Önce kalan taþýyýcýyý dikkatle inceledi. Ýmkâiýsýz. Ýçinde hissettiði derin üzüntünün farkýnda olarak aðýr aðýr ambarý geçti ve yaþam alanlarýna . daha amacý tam olarak anlaþýlamadan. Ya Hiç talik bir yolculuk için yeterliydi." dedi. Sokaðýmýzýn k düðü zaman. diye düþündü.. O'Toole ve Wakefield kontrol odasýndaki bilgisayarlarý kullanýrlarken. Yeniden hesaplamalar yapmamýz gerek. belki baþa abiliriz. yirminci yüzyýlýn parlak fiziðinin Nicole bombalarýn arasýnda yürürken. "Bu da üçümüzün birden neden bir tek taþýyýcýya sý-ðamayacaðýnnzýn ikinci nedeni. Demek bunlar ilk büyük yok etme silahlan. Gözleri taþýyýcýnýn hava kabinine yakýn yere düzgünce sýralanmýþ olan kurþun biçimli nükleer icole ilerleyerek bombalara dokundu. Kesin olarak belirlemek için bazý hýzlý hesa lar yapmamýz gerekecek. taþýyýcýya yüklenmiþ olan malzemenin ntrolünü yapmak." diye Richard Wa kefield açýkladý. diye düþünceye dald bizi görmeye geliyor. Nicole birkaç not alarak.kendisiyle konuþuyordu. Heilmann ve Yamanaka tarafýndan aceleyle taþýyýcýnýn içine atýlmýþ olan malzemeyi inceledi." . Bu ne? diye düþündü beni hasta mý ediyor? Nicole'ün hafýzasý gerilere giderek. sert ve þeffaf ön camlar gerisinde oturabilirdi. Ancak týbbi malze-meyse acýnacak kadar azdý.. sadece ayrýlýþ saatinin bir iþlevi bu. diye Nicole düþündü. Gemi çok büyük olduðunda kontrol olanaðýmýz olacak.. "Yani bu. fakat kesinlikle ihtiyacýmýz olmayan her þeyi atarsak. Bir anlýk bulantý dalgasý Nicole'ün kýsa bir süre duraklamasýna yol açtý. diye Nicole . fazladan her kilogram kritik olabilir. Biz tür olarak o kadar geliþmiþ deðiliz. fakat nerede olduðumuzu keþfediyor. bir haf482 Ya Bu.

Sanmýyorum ki." diye General O'Toole itiraz etti. "bir an için unutmuþum. "Bir þiþe þarap on akþamýmýzý birlikte kutlamayý öneriyorum." diye General O'Toole itiraz kabul etmez bir to nla Richard'a açýklýyordu. "Tam yüklü Newton askeri aracýnýn aslýnda iki kiþilik ve yedek itici sistemi unan bir taþýyýcýya 484 Ya Bu.." diye devam etti. "Zaten 485 RAMA-II Dunya'da emirlere karþý gelmekten savaþ mahkemý ne çýkartýlacaðým. bense bir kez bile içinde eðiti m. Bu. Sen taþýyýcýyý kullanmayý biliyorsun." O'Toole birkaç saniye sonra. "Fakat neden Newton'u çalýþamaz hale getirdiler?" O'Toole hýrsla "Anlamýyor musun?" dedi "Öncelikler deðiþmiþti. Üstelik." diye OToole Nico-le'ün sözünü kesti. "Þimdi. Nicole. Ya Hiç oranla daha düþük bir yörünge deðiþtirme yeteneðine sahip olacaðýný kabul etmeliyiz ISA güven bu aracý çalýþmaz hale getirmek fazla bir risk getirmiyordu." General O'Toole'un sesi derinden geliyordu ve her zamanki neþeli havasýndan uzaktý. Bu gemi bir nakil modülü olarak iþe yaramaz." dedi yumuþak bir le. "Ýkinizin bir aile kur mayý planladýðýnýzdan haberim yoktu. taþýyýcýnýn enkaz alanýnýn dýþýna çýkmasý ve uzay aracýndan k . "Ne demek istiyor?" Richard ayaða kalkarak Nicole'e yaklaþtý ve ellerini avuçlarýnýn içine aldý. Yirmi da dar sonra da emin olacaðým " Þaþýnp kalmýþ olan Richard'a bakarak gülümsedi. dünyadýþý bir uza na rahmine düþen ilk bebek. "Sizden daha iyi bir çift düþünemiyorum." diye heyecanlanan General O'Toole onun sözünü kesti. "Hepimiz biliyoruz. "Gebeliði önleyi raki doksan gün içinde bir kadýnýn hamile kalmasý oldukça ender rastlanan bir durum olmasýna arþýn. Nicole ve Richard'a bardaklarý uzattýktan s onra.." General O'Toole konuþmayý kes erek þarap ve meyve suyunu masaya getirdi." Ayaða kalkarak çevresine bakýndý." diye yineledi. ikinizin taþýyýcýyla beni burada býrakmanýz için ýsrar edecektim Tek mantýklý karar bu. ben yaþlýyým. Bir kere. "Yönlendirme sis i de bozmuþlar" dedi "Otomatik arama düzenleri ve sayý hesaplayýcýlan." dedi çabucak." derken Nicole'e sýkýca sarýlarak onu baðrýna ba de." "Fakat daha baþlangýçta tüm bunlarýn hiçbiri olmamalýydý. kapýsýný açarak içerdekileri karýþtýrmasýný suyu beni daha çok mutlu eder Michael. Ayrýca. Hiçbir þey nükleer bombalarý a en daha önemli deðildi Radyo sinyallerinin Dün-ya'ya gidiþ geliþiyle zaman kaybetmek istem ediler Bu nedenle hesaplamalarý buraya. hretsin! Neden benim dönüþümü bekleyemediler?" Nicole birden oradaki iskemlelerden birinin üstüne oturdu Baþý dönüyordu ve kýsa süren bir bu tý hissetti "Neyin var?" diyen Richard ona kaygýyla yaklaþtý "Bugün sýk sýk mide bulantýsý dönemleri yaþýyorum."Korkarým bunun önemi yok. "B enim ayrýlmamdan birkaç dakika sonra iþe baþlamýþ olmalýkýr^Ric-hard komut giriþlerini okudu e çözme yazýlýmýnýn. "Sana gelince sevgili doktorum." dedi. "Nicole senin çocuðuna hamile olmasaydý bile. Sonra General O'Toole zorlukla duy ulan bir sesle.." Hâlâ þaþkýnlýk içinde olan Richard. "Bu konu üstünde artýk tartýþma olmayacak. daha önce de olmuþtu. Özel bebek için. "Artýk bir bardak þaraptan fazl asýný içmemem gerekir " "Elbette. Bu son gecede özel bir þey yapabileceðimizi umuyordum. Son bir kez daha paylaþmak istiyordum ki. Richard'a baktý. si ise oldukça gençsizinz." dedi Nicole. Tüm mutluluklarýn sizinle olmasýný dilerim. Richard?" "Amiral Heilmann'ýn banttaki konuþmasýndan anladýðýma göre. O'Toole'un þifresini ç ek içir kullanýlmak üzere genel amaçlý bilgisayarlarýn iletiþim ve yönlendirme sistemlerinin yüklenmiþ. heyecaný artýk yatýþmýþ olarak^ "Ýkinizin de bilmenizi istiyorum ki. Kýz veya oðlan her kimse. General O'Toole'un kilere doðru süzülüp." Nicole sordu." Üç kozmonot sessizlik içinde bir süre içkilerini içtiler. ilk merminin Rama'ya 1-5 günlerin ulaþacaðýný söyleyebilirim. "Sanýrým hamileyim. Sence ne ka dar zamaným var. deðil mi?" dedi "Füzeler yolda olmalý." "Tebrikler. ayrýlmamdan iki saat sonra baðlanarak devreye sokulduðunu buldu. "Ben de. ikimiz de kütlen n en önemli etken olduðunu biliyoruz ve içimizde en aðýr olan benim." Richard lafa karýþtý "Görev kontrolün de hakkýný teslim etmek gerek " Þimdi odada ileri geri aþýp duruyordu." diye seslendi. "Çok öz el bir bebek taþýdýðýný sana söylememe gerek yok." Ýnce bir alayla ekledi.. her aday þifrenin gecikmeden bilgisayar tara fýndan yönetilebileceði yere taþýdýlar." Nicole.

" dedi Richard." derken dikkatini taþýyýcýnýn pilot koltuðunun önün randa yoðunlaþtýrmýþtý. ambar boyunca General O'Toole'un onlara doðru geldiðini görebiliyorlardý." N sabýrla Ric-hard'ýn açýklamasýný bekledi. havada süzülüyordu Richard taþkýn hareketleri nedeniyle sürüklendiði yan duvarlardan birinden baðýrdý. "Eðer herhangi bir arýza olmazsa. ikimiz için yeterli yakýt olduðunu söylediðini hatýrlýyorum " "Yeterli yakýt. Benden Kader Rüyasý bu özel robotu saklamamý istedi. bizim i ir mesele yok sanýrým. "Yönlendirme kodu çok daha az bir yüke gör e geliþtirilmiþ -eðer hýzlandýrýcýlardan birini kaybedersek araç yeniden birleþemeyebilir." diye Richard devam etti "Fakat hiçbir taþýyýcý. Nicole iç geçirerek. "Malzemeleri yeniden paketlemeyi bir daha deneyeceðim. onu derinden etkilemiþti ve birkaç damla gözyaþý gözlerinin kenarlarýnda birikti. evet Ancak. Sararýr. Koltuðunda kýp lacak" dedi.. Nico generalin elini tutarak.." diye General O'Toole da o na baðýrdý. Bu n edenle ancak bir füze saldýrýsý Rama'nýn Dünya'ya zarar verme kapasitesinin önlenmesini garan i edebilirdi. "COG'un Rama'ya b ir füze saldýrýsý emri verdiðinden eminiz." "Bilimsel gemi hareket etmeden önce. "Evet. "Hangi füzelerden bahsediyoruz?" 486 Kader Rüyasý Rýchard ona doðru eðilerek ciddi bir tavýrla. yeniden programlanan yönlendirme mantýk dizilerinde bazý inc e noktalar var. Michael" derken TB' in güç düðmesini açtý. Bak. öyle." Nicole." dedi. "Yani yolda hapþýrsak bile. biraz daha bizi on dört kiloluk bir yükten kurtarabilirdim" dedi Richard yanýtlamadý ve ekranda bir dizi rakam belirdiði zaman. Kuþ sesleri kesilmiþ." ______________59______________ KADER RÜYASI Nicole kollarýný baþýnýn üstünden yanlara doðru uzattýðý zaman.. 487 RAMA-II Nicole sordu. mutlu yüzünde kocaman bir gülümsemeyle. rde saðlamca durdu. "Bunlarda içbirini bir daha görebileceðimi sanmýyordum. odanýn önünden geçiyordum." dedi. El inde küçük bir nesne vardý."* TB'den gelen kadýnsý ses Nicole ve General O'To-ole'ü þaþýrtmýþtý." dedi ve k oltuðunda dönerek raflara baktý "Eðer yedi günde kurtarýlacaðýmýz garanti olsaydý. "Kahretsin" diye mýrýldandý. teþekkürler. "Tabori senin eþyalarýný topluyordu." Ön camlardan. TB soneyi bitirince sevgiyle sýktý. Sonunda geldiði zaman Richa ttý." "Bak. þimdiye kadar böyle þ altýnda çalýþtýjat-mamýþtýr.. Kozmonot Wakefield malzeme deposunun içinde." diye Richard söylendi ve dikkatle duvardan aþaðýya inerek. Sözcükler O'Toole'un bam t unmuþ." "Beni unuttunuz. yani O'Toole ve malzemelerini taþýyaca ayýlarak hazýrlanmýþlar . Otomatik vurmalý arama düzeni de ancak uzun devrede iþe yarayabilir. Bu. yýkýk boþ tapýnaklar. Richard'ýn yüzündeki kaygýyý görebiliyordu. ." dedi Nicole. Generalin Newton'a dönerek þifresini gireceðinden n olamazlardý. Janos. düþerler bütün bütün. Sanýrým ilk satýrý þöy enenin o zamanýný bende göreceksin'. "Micha-el ve ben." "Teþekkürler. "Ýnanýlmaz bir yaþamým oldu Minnet duymam gereken çok þ y var. Bazý komutlar girerek yanýtlarým bekledi. Bunlar taþýyýcýnýn yüz kilogramdan az... solunda durmakta olan Richard asýndaki raftan biraz dýþarý çýkýntý yapmýþ olan su kaplarýndan birine çarptý. Richard'ýn küçük Shakespeare robotlarýndan biri olan TB idi. göreceksin bende baþladýðýný güzün: Ayaza karþý titrer dallardaki yapraklar. "Demek ki Tann'yla son barýþmamý yapmam için kýrk se aatten biraz fazla zamaným var" dedi.. "Sorun nedir?" "Burada doðru olmayan bir þey var. Onun kollarýna hiç piþmanlýk duymadan gideceðim. Kathleen'in özellikle sevdiði bir tane vardý. Gözlerinde bir pýrýltý ile "Bu çok özel bir robottur. "Be nde olduðunu neredeyse unutmuþtum. Richard dalgýn bir ifadeyle.. göreceksin bende güneþ batýdan solgun solgun gidince." General O'Toole biraz düþündükten sonra. O'Toole Richard'ýn kendisine defalarca teþekkür etmesinden bir dakika kadar sonra. "Herhangi bir Shakespeare sonesi bilir misin?" "Eðer hatýrlayabilirsem. eðer.an kurtulmasý için yeterli. t lýr. birkaç saat için durar þeye yeniden baþlamamýz gerekebilir " "Fakat.

"Fakat kte gitsek de büyük bir fark olacaðýný sanmýyorum. Richard yavaþça. "Burada kalabilirdik. s 187 (Y. taþýyýcýda." Ben yapabilirdim. Seninle birlikte gitmeyi yeðleri . "Fakat hiçbir zaman kabul etmezdi." diye Nicole yavaþça söylendi.. Grubun hepsi tünelden aþaðýya ine ri kuþu izledi. Karþý duvarda yanan tek bir k Baþkalarý da vardý. Dünya'ya yöneldiði a aren böyle bir acil durum planýnýn geliþtirilmeye baþlandýðýna iddiaya girerim. Hayatýmý Genevieve için verebilirdim. fakat Nicole onlarý iyi göremiyordu. Seni yalnýz baþýna gönd i bile düþündüm. kesinlikle Baþka hiçbir þey mantýklý olamaz. hiç olmazsa Michael kurtulurdu. "gel. ." Yeniden sessizleþtiler." "Füzelerin yolda olduðundan kesinlikle eminsin.n ) 489 RAMA-II Richard ona döndü. belki uzun bir süre sonra elde edebiliriz. deðil mi?" "Evet. üzgünüm. "Bebek hakkýnda fazla konuþmadýn" dedi. Manna kavununun tadý bir þekilde vurularak uyandýrýldý 491 RAMA-II Nicole yukarýya bakýnca gri kadife kuþun ona doðru eðildiðini gördü.. "Þimdi. kaydý. Boynundaki kiraz halkala aranlýkta parlýyordu Yalvarýrcasýna. Sadece babalýðýn nasýl bir þey olduð akkýnda ciddi bir þekilde düþünmeye baþlamadan önce kurtarýlmamýza kadar beklemek istiyorum." diye Richard yanýtladý.." diye Richard onun sözünü kesti. Ama. Nicole'e yalnýz gitmesi için ýsrar etmemek le bencilce mi davranýyordu? Kendisinin bulunmasýnýn yaratacaðý ek riski. "Hayýr. Diðer kuþlar sessizce d varýn dibinde bekleþiyor ve Nicole'ü dikkatle izliyorlardý.. "Sanmýyorum. Bu konuda mutlu olduðumu biliyorsun. "Michael'a taþýyýcýnýn yönlendirme sisteminde bulduðun sorunla ilgili bir þey söyleme dedi. Tüm Soneler. Acaba zek k mý. "Evet öyle.. umarým kaba olduðumu düþünmezsin ama. Eðer birimiz kurtulabilecek fakat ikimiz birlikte yok olacaksak. Richard'ýn uyanýk olduðunda emin deðildi. biraz uyuma e bir fýrsatý. Nicole'ün zihni bir türlü rahatlayamýyor. Rama yön deðiþtirip. Cem Ya y . Nicole karanlýkta onun yüzünü tam olarak göremese de kendisine baktýðýný h du "Bunu düþündüm." "Elbette." "Ancak ne?" "Ancak þansýmýzda gerçekten büyük bir fark olacaksa. Ve acaba Richard gibi mavi gözlü ve uzun parmaklý olacak mt? Nicole zayýf ýþýklandýrýlmýþ odanýn bir köþesinde top gibi kývrýlmýþtý. dikey koridorun ötesinden saða döndü. "Onu tüm bu olanlarla bütünleþtirmeye pek zamaným olmadý. Ölümü bir son olarak de bir geçiþ olarak görüyor. Güvende olacaðýmýza inanýyor v e onun baþka türlü düþünmesini istemiyorum." Kuþu koridor boyunca izleyerek. Baþkalarý için hayatýmdan böyle istekle vazgeçebileceðimi düþüne an durakladý "Sanýrým bu onun derin dinsel inancýndan kaynaklanýyor. "Hayýr. sevgilim.. Ýkisi de." diyen Nicole'ün zihni baþka bir resme. Bu arada Richard. ancak. Bunu yapmak ister miydin?" Nicole bir an düþündükten sonra. sevgilim -sonra. Ýstanbul 1993. Fakat. diye düþündü. Nicole uyumaya çalýþtý. "Onu kaygýlandýrmak istemedim." dedi." u eðilerek Nicole'ü öptü. Belki de O'Toole'un dininde herkes ailenin bir parçasý sayýlýyor." "Sana saðlýklý bir olasýlýk deðerlendirmesi yapamam." diye Richard ayný tonda yanýtladý Kader Rüyasý "Onun iç gücüne imreniyorum." dedi Richard." Nicole kolunu uzatarak Richard'a dokundu. ayrýlmadan önce altý saat uyumayý kar arlaþtýrmýþlardý." Bu sonenin (No 73) çevirisi T S Halman'a aittir Bkz Shakespeare." dedi. Taþýyýcý ve sistemi hakkýndaki bilgim fazl deðer olabilir.h. dunnadan General O'Toole'u er ateþ topu içinde yok oluþunu görüp duruyordu. "Gerçekten çok mükemmel bir insan. küçük bir bebeðe. pek anlamý da kalmýyor. kendi duygularýyla boðuþuyordu. çok yorucu uz olan yolculuk için biraz enerji depolamak amacýyla. Birkaç saniye sonra tünel geniþleyerek büyük bir odaya dönüþtü. Richard'la birlikte askeri geminin küçük yatak odalarýndan birinde yan yana yatýyor lardý. fakat baþarýlý olamadý. "Sanýrým b ygusuz davrandým." dedi "Bizimle gelmelisin. Ancak ara sýra tek ýþýk kaynaðýnýn i zaman siluetlerini görebiliyordu Nicole birþeyler söylemek istedi. sahip olduðu ek be cerilerle haklý çýkartabilir miydi? Bu sorularý kafasýndan çýkartarak baþka þeyler düþünmeye Kýsa bir sessizlikten sonra Nicole. her durumda. fakat kuþ onu sustu ..Nicole. burada olacaðýmýzdan daha güvende olacaðýz. Belki Richard ve doðmamýþ bebek için bile. diye Nicole düþündü.

h ukluðumda yaþadýðýn» Poro'yu anlatýn Ve ona. Alevler tabutu sardý ve annesinin vücudunu yakmaya baþladý Annesi. Ýki yaþlarýnda koyu renkli bir kýzýn elini tutmuþ olan Richard ona gülümsüyordu. "dün gece hayatýmýn en zorlayýcý rüyasýný gördüm Yaþlý Sen a görünerek kaderimin Rama ile bir olduðunu söyledi. Omeh ve benim Afrika kökenimin yaþamýmdaki önemini özetlememe imkan . sana söz veriyorum. seslerin hiçbir gerçek yaný olmadýðýný ve büyük olasýlýkla benim bilinçaltýmýn yaratýlarý ol at her þeye raðmen Omeh'in bana verdiði emirleri izlemeye karar verdim. nükleer füzelerin yolda olduðunu iletebilmek için elimden geleni yapmak niyeti mdeyim. Bu saçmalýk. fakat Silin-dirik Deniz'i geçmek için elkenliyi birleþtirirken bunu planlayacak birkaç saatim olacak. bundan bir an bile kuþkulanma Pe k olasý görünmediðinin farkýndayým. Otuz dakikadýr veda sözcüklerini ka asarlýyordu." dedi kesin bir ifadeyle. diz çökmüþ dua ediyordu. Seni seviyorum Richard. Uü 494 Rama'ya Dönüþ ný bütün kalbimle sevdiðimi söyleyin. Rüya o kadar inanýlmaz biçimde canlýydý ki. Þimdi git ve o tuhaf varlýkla r ile Ronata'nýn çocuklarýný kurtar " _____________60_____________ RAMA'YA DÖNÜÞ Nicole. Ateþe ç an General O'Toole. kendisi. diyordu. Iþýklarý yakmadan önce. Taþýyýcýya döndü ve Newton'a son bir yolculuk daha yaptý. rüyayý. daha üst bir hiyerarþiye ulaþabilecek bazý klavye komutlarýnýn olabileceði hakkýndaki konuþmamýzý ha&rîýyo "Bu þekilde size veda etmek benim için son derece zor ve son bir veda kucaklaþmasýnýn yeri ni tutmayacaðýnýn acý bir þekilde farkýndayým. benim Ram dönmeme engel olurdunuz. Minowe geride býrakýlacak. Ateþten gelen ýþýkla Nicole odada bulunanlarýn bazý ldi. Senaufo kaný yayýlacak. fakat þimdi artýk zamaný gelmiþti ve Nicole çok duygu yüklüydü "Sevgili Michael ným Richard'ým" diye baþlayacaktý. onata çok uzaklardan gelenlerle birlikte yolculuk yapmalý. Fakat eðer ikiniz uyanýk olsaydýnýz. diye düþündü Nicole Bunu anlamasýnýn bir yolu yok. son taþýyýcý dolusu malzemeyi Beta merdivenlerinin tepesindeki aðýr yük asansörünün y n kendi kendine. incel allýðýný devamlý olarak anlatacaðýma. toprak bir yolda il erleyen tahta tekerlekli bir arabanýn çýkardýðý sese bçnzîyordu. deðiþik tip biotlar ve büyük ola ekiz bacaklý örümcek olan birkaç garip þekil vardý. bir gün baþka bir yerde tekrar bir a geliriz. Nicole'ün soluðu kesildi Yeþil Kraliyet giysisi içinde annesi. Fakat Omeh'in zihnindeki gücü onun son dakika kuþkular a arkadaþlarýna býrakacaðý son sözle493 RAMA-II Z e r ý o rine devam etti. Michael.. Umarým Richard b en gitmeden uyanmaz." Nicole odanýn diðer tarafýndan onlara doðru yaklaþan bir ses duydu Bu.rdu. Onun arkasýnda. ona babasýnýn zekâsýný. "Þu kýsa veda mesajýnda. Ona bütün öyküyü. iki saat geçmesine karþýn." . Fenerinin ýþý ta parýldadý. Nicole uyandýktan sonra beþ dakika kendini toparl yamamýþ-tý Þimdi bile. þiþeyi. "Kehanetlere her 492 Rama'ya Dönüþ zaman önem verilmelidir.. Araba yaklaþtýkça Nicole'ün kuþlar gerileyip ona yaslandýlar Birkaç saniye sonra önlerinde bir ateþ vardý Yanan arabanýn üstünde bir tabut duruyordu. Richard. ikinizin birlikte eve dönüþ yolculuðunuzda Richard sana bazý Senoufo hikayeleri ni anlatabilir.." Nicole hava kabininden geçerek kontrol merkezine girdi. lütfen Genevieve'e bana olanlarý anlatýn. tabutun üstünde yatýyordu. Eðer çocuðumuzu doðuracak kadar yaþamayý baþarýrsam. ama belki bir þekilde.. sýrt üstü yatarken yavaþça du Anawi Nicole'e döndüðü zaman yüzü deðiþti Artýk annesinin vücudunun üstünde Omeh'in baþý v "Ronata. "Son bir ricam var Eðer ikinizden biri güvenlikle eve ulaþýr ve ben de Dünya'ya dönmeyi asla baþara-mazsam. iye düþündü Aklýmý kaçýrmýþ olmalýyým. "Þþþt az sonra burada olacaklar. Bunu yaptýðýma inanamýyorum. Nicole Omeh'in sursuzca görebiliyor ve sihirli sesiyle söylediði sözcükleri duyabiliyordu. ne zaman gözlerini kapatsa. Rama'nýn içi karanlýktý. "Rama'ya. yýldýzlara bile. Bunu nasýl baþaracaðýmý tam olarak bilmiyorum. Yaþlý þamanýn beni hiçbir zaman yanýltmadýðýný söylemem yeterli olur sanýrým.

Nicole. Nicole yelkenlinin birleþtirme k vuzuyla boðuþurken. geriye dönüp rk etmek için güçlü bir arzu duydu. Beta'ya ulaþýp se in yelkenli ve parçalarýný taþýdýðýný gördükten sonra.. önce bana ikimizin de delirmiþ olduðumuzu söyledi.. ve olanaklý her yerde de. sen yanýmda olmadýkça. Silindirik Deniz'e doðru sürmeye baþladýktan sonra. "ya beni yürüyerek bulmak için harcadýðýn bu ek süre içinde yelke ay-dým ne yapardýn?" Richard uçurumun üstünden aþaðýya. ýþýðýn daha parlak olduðu yerde. Yolculuklarýnýn yansýn en hemen sonra. Eskiden Beta Kampý olan yere geldiði zaman. fakat. ilk iþ olarak büyük yelkenliyi buldu ve onu açma ya baþladý Yelkenli büyük bir malzeme sandýðýnýn dibinde saklanmýþtý ve çok iyi durumdaydý. Ýþine kendisini o týrmýþtý ki. Dün-ya'ya vardýðýnda çeþitli s la karþýlaþacaktý. Rovere binip. "bir ya da iki saat içinde bit irebilirdin. Fakat unutma.. suyun kenarýnda durmakta olan yelkenlinin gövdesine baktý. Nicole çevresindeki manzaradan büyülenmiþti. Richard'dan öðrendiðim kadarýyla. oynatarak bir dakika kadar izledi ve sonra hava kabinine doðru yürüdü Baþlýðýný takarken. bizimle beraber olarak geçirmeye karar verdi. deðil mi?" Richard güldü." dedi ve hemen yelkenli üzerinde çalýþmaya baþladý "Sen olmadan gitmeyeceðimi v Dünya'da nasýl bir yaþamým olursa olsun. kullanmak üzere bir kürek verdi. Merdivenlerin dibinde bir radyofar býraktým. kesin bilim dilim Richard'ý düþünmek kaygýlarýný yeniden canlandýrdý. hiçbir anlamý olmayacaðýný s . Richard'a onlarý izlemekte olan bir çift köpekbalýðý biota karþý." "Fakat tek bir yolcu için güvenli bir yolculuk olacaðýný söylediðini hatýrlýyorum?" "O kadar belli deðil Taþýyýcýya yüklenmiþ olan yazýlým bir felaket Programa bakýnca onun çok 496 Rama'ya Dönüþ hazýrlanmýþ olduðu belli oluyor. Fakat sonra onunla konuþtuk ve ona Ka malýlarý uyarmak için güzel bir þansýmýz olduðuna inandýðýmý açýkladýðým zaman. "Fakat anlayamadým. Nicole teknenin gövdesini merdivenlere kadar taþýdý ve suyun kenarýna yerleþtirdi Ana bölümle her birini. "Buraya bu kadar çabuk nasýl geldi? S en yürümedin. Ayaða kalktý ve bantý g Düzgün kaydedilmiþ olduðundan emin olmak için. Askeri mahkeme sözü laf olsun diye söylenmedi. Tann'm diye düþündü. "Orasý Marb . B sýl bekleyebilirim? Nicole Genevieve'e hamileliðinin ilk günlerinde ne kadar yalnýz olduðu nu ve kendisiyle hislerini paylaþýbileceði kimsesi olmadýðýný hatýrladý Yeniden. gerçekten de yapýyorum. "Elbette hayýr. Sadece ailesini korumak istiyor olabilir. Pier ile birlikte Genevieve'in yeni oyuncaklarýný birleþtirmek için neredeyse tüm gece uðraþtýklar auvois'daki sinir bozucu birkaç yýlbaþý gecesini hatýrlattý. Fakat kendi hislerini çözümlemesi. eðer saldýr urlarsa. O zaman ne derece doðru kontrol edilmiþ olabilir? O'Toole'u n tek baþýna ikimizden fazla þansý olabilirdi. uçurumun üstünde birleþtirdi. Nicole. Onu terk ettiðimi sanacak.." Uzaktan gelen bir baðýrma sesi konuþmalarýný böldü. sað tarafýna döndü ve çok yakýnýnda. diye üzüldü." Ona vurmak isteyen Nicole'ün elini yakaladý. da umduðumdan da iyi yapmýþsýn. kendine hakim olma konusundaki üstün yeteneði sayesinde kur tulabildi. Mekanik birleþtirme onun pek becerebileceði bir þey deðildi. Nicole'ü Newton'u terk etme kararý üzerinde çok fazla düþünm 495 RAMA-II ti. Ram a'yý yöneten zekâyla nasýl iletiþim kurabileceðini düþünmeye baþladý. Daha önce olduðu gibi. O'Toole New York'a doðru bakarken. Maðazalarýn sadece monte edilmiþ oyuncak satmalarý hakkýnda bir yasa olma diye gülerek mýrýldandý. Üçünün arasýnda denizcilik deneyimi olan tek kiþi General O'Toole idi. dönme kararýyla ilgili ciddi ku anmaya baþlayan korkulardan. kendisinin iki üç metre yakýnýna gelinceye kadar ayak seslerini duyamadý Nicole rinin üstünde çalýþýrken. Nicole'ün yanaklarýndan yaþlar süzülüyordu. Kesinlikle resim kullan kendine. taþýma koltuðuyla karanlýkta yaptýðý ürkütücü iniþte. Yaklaþan roverin içinden General O'Toole a el sallýyordu. Richard Nicole'ün yanýna otururken e da geliyor. evrende bunun bir benzeri yok. son saatlerin e karþýlamak yerine." "Michael'm askeri mahkemeden korktuðunu sanmýyorum.Mesajýný bitirdiði zaman." dedi Nicole." dedi alaycý bir ses tonuyla. Birleþtirmesi on dakika sür en ana bir parçayý yeniden sökmesi gerekince neredeyse vazgeçiyordu. ýþýðýn görkemli dönüþü a yeniden þafak sokmuþtu." dedi Nicole. roveri otomatiðe baðlayarak geri yolla "Aferin sana. kendisine yaklaþan bir þey gör se aklýný kaçýrýyordu Birkaç saniye sonra Richard'la öpüþüp kucaklaþýyor-lardý. Y leþtirmek için yaptýðý çalýþýna. Tüm bu çalýþma ona.

" dedi. siyah ekranýn önünde oturuyorlardý. eþmerkezli daireler belirdi So nra baþka bir çift komut daha girerek ekranda hareketlenmeye neden oldu. Bunlarýn barýþ elçileri olduðunu da düþünebilirim. _____________61_____________ TEHLÝKEDEKÝ UZAY ARACI Richard sesinde fazla duygu belirtisi olmadan. "ilk Rama sefe ri de rahatsýz etmemiþlerdi." diye Ni-cole sordu. "Öne sürdüðüm kuram doðru ç . bunlarýn füze olduklarýný nereden biliyo uþkuyla sordu. "Bazen düþünülen þeyin doðru çýkmasý sarsý . "Tek bildiðim onlarýn Rama ile Dünya arasýnda düz bir hat üzerin de uçan nesneler olduðu. Nicole küçük ýþýk noktalarýný iþaret ederek. yelkenliyi New York'un kenarýna baðladýlar General O'To ole daha önce New York'ta hiç bulunmamýþ olduðundan.lehead veya Cape deðil. 499 RAMA-II "Bilmiyorum. "Þimdi artýk tüm alýcý listesini elime geçirdiðime eminim. çarpma zamanýyla ilgili daha kesin bir tahmin yapabiliriz " General O'Toole bir ýslýk çaldý ve konuþmadan önce birkaç saniye düþündü. "Fakat." diye Richard yanýtladý Fakat gene de. ikisi onun yanýna geldikten birkaç saniye sonra." "Ne kadar kaldý?" diye O'Toole sordu. "Hepimiz bunu bekliyorduk. bir grup nokta belirdi. gölgelerden bi ri birden yelkenliye yönelip. "Kesin olarak söylemek zor. Sonunda görüntünün sað i on altý tane olan. ortasýnda Rama olduðu kuþkusuz bir silindirin çevresinde. "Bu uzay aracýna bi dýrýya uðramak üzere olduðunu bildirmeden önce." Yolculuk boyunca Richard. doðal olarak gördüðü þeylere ilgi duyuyo ard doðruca bilgisayarda çalýþmaya giderken. küre sýkýca kavramayý ihmal etmedi "Gördün mü?" derken küreði sýkýca tutan elini gev-þetmiþti "San k bir þey olmadýðýný söylemiþtim. Klavyenin baþýnda hýzla çalýþan Richard'a v köTehlikedeki Uzay Aracý þelerde daðýnýk halde duran siyah nesneleri inceleyen General O'Toole'a baktý O anda Nicol e'ün bu iki adama karþý duyduðu sevgi. "Nasýl bu kadar emin olabiliyorsun?" diye sordu "Ve eðer bize saldýrmayacaklarsa. "uzayda bir cismi gösterdið min misin?" "Hiçbir kuþkum yok. Güvertede radar veya ona benzer yleri olmalý Ben onu saptamaya çalýþýrken. Richard bir anlýk duraklamadan sonra. ürkmüþ Nicole'ü köpekbalýðý biotlarýn onlarý rahatsýz etmelerinin 497 RAMA-II olasýlýkdýþý olduðuna baþarýsýzca inandýrmaya çalýþtý. "çok basit bir sorumu yanýtlayabilir m ." dedi "Birincisine kadar on sekiz-yirmi saat var sanýrým Sandýðýmdan daha fazla yayýlmýþlar. Nicole O'Toole'a yol boyunca en kýsa turu yap týrdý. "fakat bu oldukça ilginç bir yelken yolculuðu." diye O'Toole araya girdi." "Ama tersini umuyorduk. "Gerçekten fazla þaþýrmamamýz gerekir" dedi Üçü de büyük." Richard'ýn verdiði komutla ek . neden siz ikiniz uyarýmýzý nasýl ileteceðimizle il r akýþ planý üstünde çalýþmýyorsunuz? Unutmayýn. çevresindeki daireler de onunla birli kte küçüldüler ve ekranýn kenarýndan yeni daireler belirmeye baþladý. dedi Nicole kendine Bir gün daha. Durumlarýnýn rçeði bir anda üstüne çökmüþtü. hepsi bu." dedi Richard. Richard onlara bildireceði bir geliþme k aydetmiþti bile. Silindir gi tgide küçülerek sonunda bir nokta haline gelirken. yanlarýndaki gri gölgeye huzursuzca bakarken." "Richard. altýnda kaybolarak diðer taraftaki arkadaþýyla buluþurken. basit olmalý. Herhalde yeni motorlu teknelerimizdeki özel bir tasarým ned eniyle beni alabora ettiler " Nicole suyun içinde." dedi Richard." dedi ona. Herhalde ilk füzenin gelmesine aatten daha az zamanýmýz kaldý " Yirmi dön saat. neden bu kadar uzun süred ir bizi izliyorlar?" "Bizi merak ediyorlar. hýzla ani bir korku patlamasýyla kesildi. Onlarý bir saat ka zleyebilirsek. Yarýn hepimiz ölmüþ mü olacaðtz? diye düþündü. "Ne de olsa." dedi." En yakýn merdivenlere týrmanmadan. Nicole ve General Beyaz Oda'ya ulaþtýklarý zaman. size alanlarýn nasýl deðiþtirilebileceðini göstereyim. bu küçük pýrýltýlarýn her birinin. "Bir izleyicinin görüntülerine baktýðýmýzdan kesinlikle em Bakýn. ama bundan da cid kuþku duyarým.

"Býra k generali ben . "Merhaba ." diye Ric-hard. bu aracý kontrol etmekte olan herhangi bir zekâya bir uy arý mesajý göndermeye çalýþýyoruz Bu iþe Rama'nýn kendisini korumak için gerekli önlemleri al iþtiðimizi varsayýyoruz Bunun bizler için doðru bir hareket olduðunu nereden biliyoruz? Kend i türümüze ihanet etmiþ olmayacaðýmýzý nasýl bilebiliriz?" General O'Toole ellerini çevresindeki büyük maðaraya doðru salladý "Tüm bunlann bir nedeni. izin verir misin?" diye Richard yumuþak bir þekilde sözünü kesti. din hakkýnd aki konuþmamýzý hatýrlýyor musun. "Tokyo'ya uçuþta sizinle beraber deði ldim. "Eusebius'u okuduðum zamaný mý kastediyorsun?" "Sanýrým. "Devam etm eden önce bu konuþmayý yapmaya ihtiyacým var. Generalin yanýna geldik leri zaman. bir itici güç sistemi vardýr." Richard ve Nicole onun devam etmesini bek lediler "Aceleyle. Tasarým- Tehlikedeki Uzay Aracý landýðý zaman elbette düþmanca saldýrýlarla karþýlaþabileceði de düþünülmüþtür ." "Çok fazla tahmin yapmaktan kaçýnýn." diye O'Toole yanýtladý "Kendisini on üç yaþýnda ateist ilan eden büyük oðluma da a vermiþtim. Kim bilir.." "Sen ilk bölüm için grafikleri hazýrlarken. zihnimde hiçbir þey canlandýramýyorum." diye O'Toole kesin bir ifadeyle onun sözünü kesti. b bir planý olmalý. "Bir yýl kadar önce. henüz keþfedemediðimiz." Ýki adam birkaç saniye birbirlerine baktýlar." dedi Richard. "Bir þey mi var?" O'Toole gözlerini tavana dikmiþ olarak. sonucu nasýl açýk da nükleer zincirleme reaksiyonun gelen füzelerle olan baðlantýsýný nasýl anlatabileceðimiz k sunda. Sonunda General O'Toole yanýtladý. konuþmamýzýn tam ortasýnda s rý'ya inandýðýný sormuþtum. Bana Hýristiyanlýðýn ilk günlerini anlatýyordun Neyse." dedi Richard "Kaybolabilir. Nicole'e hatýrlattý. o anda Richard ve Nicole'ün yanýnda deðildi Ýki saatlik yoðun bir çalýþmadan nra. düþü gözlemle þekillenir. "Bu ini kim yaptý?" diye sordu." "Planýnýzýn ilk bölümü çok zor deðil ve yaklaþýmýný uygun buluyorum. Ýki iþ arkadaþý birden onu gýlandýlar "Herhalde tuvalete gitmiþtir. fakat. "Evet Nicole ile birlikte bir dakika için buraya gelebilir misiniz?" 501 RAMA-II Birkaç dakika sonra Nicole ile birlikte. Londra'dan Tokyo'ya uçtuðumuz gün. "Ve öncelikle ne den yapýldýðýný düþünüyorsunuz?" "Bilmiyoruz." "Bir saniye araya girebilir miyim?" dedi Nicole... Michael ve ben onun üstünde çalýþacaðýz Nükleer f nu oldukça iyi hatýrladýðýný söylüyor." dedi Richard sabýrsýzlýkla. Ýlk Rama aracý güneþ sisteminden geçip gitmiþti. "Uyarýmýzý ulaþtýrabilsek bile. Richard sordu. "Ýnanç..n?" "Eðer yapabilirsem.. beþ dakika kadar önce. paldýr küldür. "Bu konuyu birkaç dakika veya birkaç saat içinde d e çözebileceðimizi sanmýyorum Bu arada." "Senin uçaktaki yanýtýn. üzerinde çalýþacaðýmýz. Ya Rama bizim sayemizde nükl eer saldýrýdan kurtulur ve sonunda Dünya'yý yok ederse?" "Bu son derece olanaksýz Miclýael. Nicole. Yanýtýný hatýrlýyor musun?" "Elbette. " "Bir dakika. Ýyi misin?" Ana merdivenlerin bulunduðu yerden yanýt geldi. b in yolundan uzaklaþtýrabilecek. tünelin içinde yürüyerek uzaklaþmýþtý. merdivenin dibinde." diye yanýtladý Nicole Richard Beyaz Oda'nýn koridorunda ilerleyerek seslendi. Michael'ýn soruna verdiði yanýtý öðrenmek istiyorum. Michael?" diye sordu Richard. Rama'nýn s eliþmiþ teknolojisi olduðunu biliyoruz. Neden o sahte insan nesneleri Beyaz Oda'ya býrakýlmýþ? Neden Ramalýlar bizi kendileriyle iletiþim kurmaya çaðýrdýlar Kuþlar ve sekiz bacaklý örümcekler kim veya ne?" Tüm lanmamýþ sorulardan duyduðu çaresizlikle baþýný salladý "Rama'yý yok etmek konusunda emin deð Fakat uyarýyý göndermemiz konusunda da o derece emin deðilim. Bahse g rim ki. Rama'nýn bu^gelen füzelerden kendini koruyabileceðine seni in an nedir?" Uzun bir sessizlik oldu. benim þimdiki duruma yaklaþma tarzýmý mükemmel açýklýyor. Michael O'Tool e." "Bana biraz sabýr gösterin. "Mesajýn her bölümü içinde yeterli olmasýna dikkat etmeliyiz " General O'Toole.

onu uyarmamýzýn." diye general gülümsedi. "bir füze u þu anda Rama'ya yaklaþýyor. O'Toole gülümseyerek baþýný salladý "Bildiðimiz tek þey." Birden güldü." Richard küçük bilgisayarýný çýkartýp. hiçbir mantýksal yaklaþýmý olmayan sorular arasýndaki farký ayýr neðin olmuþtu. Henüz de hiçbir yeterli veri yok." dedi Nicole onlarý uyarmamýza baðlý deðil. "eðer Rama hiçbir þekilde düþman deðilse. "Ve ben de. üçü yorulmak bilmeden saatlerce çalýþtýla ael O'Toole uyarý mesajýný iki farklý bölüm olarak hazýrladýlar. Ri-c vye ve siyah ekran önünde geçirdiði uzun saatler. " diye yavaþça devam etti. iki Newton aracýnýn Dünya'dan ay yabancý gemiyle buluþmadan önce yeniden birleþmesi. Çok ikna ediciydiniz. onlarý uyarmak yanlýþ ol sak da." General gülümsedi "Böylece tek olasý^sorun." dedi Richard. tüm ekanikleri belirtilmiþti Diðer iki astronot diðer mesajýn karmaþýklýðýyla boðuþurlarken. Ýlk bölümün büyük kýsmý teme ni kurmak için. gelen füzelerin nükleer baþl mbalarýn patlama gücünün zincirleme bir reaksiyon yaratacaðýný ve patlama sonucu oluþan ýsý.Tehlikedeki Uzay Aracý yanýtlamaya çalýþayým. Ay503 RAMA-II ný fikirde misiniz?" General O'Toole." dedi Nicole. ortaya çýkýyor. ya da ileride gelecek olanla. onun omzu üzer nden izlediler." diye Richard devam etti. tamam. Böylece matrisimizde iki sütun oluþtu: Rama uyarýldý ve Rama uyarýlmadý." dedi. Eninde sonunda. Yalnýz bu ma söz konusu. dyasyonun son derece güçlü olduðunu. Eðer Rama gerçekten düþmansa bu derece ileri teknolojileriyle n uyarýp uyarmamamýz hiçbir þeyi deðiþtirmeyecek. oluþabilecek düþmanca bir hareket i yatýþtýncý bir faktör oluþturacaðým ileri sürüyorum. Her ne kadar benim kay nuya çok yüksek olasýlýk verildiyse de. Bunda. Doðru çözümler için deðiþik üst düzeyler var. iyi ki COG komuta merkezinde çalýþmýyorsun. tüm bu yörüngesel olaylarý grafik çizgilere rken. Richard'ýn içinde bulunduklarý çýkmazý ne kadar çabuk ve özlü bir þekilde þe diðinden etkilenmiþ olarak baþýný salladý "Ýkinci sýranýn sonucu her zaman ayný. kendisine nükleer saldýrýda bulunulduðunu öðrenip fikir deðiþtirm da. Richard matrisi oluþturarak küçük ekranýnda onu gösterirken O'Toole ve Nicole. "Rama tehdidinin üç ayrý anlatýmý olduðunu varsayalým: düþmanca de r zaman düþmanca ve saldýrýldýðý zaman düþmanca.. "Tüm bu sorunu 3 x 2'lik bir m ifade edebilirsin. "Tatmin oldum. eðer bunu O'Toole'un kaygýsý diye tanýmlarsak. "Hiç kimse o tür bir paranoyadan mantýksal bir sonuç çýkartamaz. Ne de olsa . Haydi iþe baþ ayalým. insanlar. "senin le tanýþtýðým andan itibaren beni en çok etkileyen özelliðin. "Eðer matriste ayn öðelerle ortaya çýkan altý olayýn sonuçlarýna bakar ve yap iðimiz her yerde bazý olasýlýklar saptamaya çalýþýrsak. kararýmýzý verebilmek için gerekli tü e etmiþ olacaðýz." 504 Tehlikedeki Uzay Aracý "Teþekkür ederim. eð ma aslýnda düþman deðil de. ya da uyarmamayý yeðleriz. þimdi meyvesini veriyordu.. sýnýrlamalardan çok deðiþkenlerin bulunduðu eþzamanlý bir çiz enklem sistemini çözmeye çalýþmak gibi bir þey. Ya onlarý uyarýrýz." Richard. bizim için þu anda elimizde bulunan verilere göre yapmak durumun dayýz." "Kesinlikle. "Nereye vardýðýnýzý görüyorum. "Michael." "Tamam. açýklamaya çalýþýyorlardý Ana görüntüyü sunmak sorun deð ci gücün büyüklüðünü dünyadý-þý bir zekânýn anlayabileceði bir dille anlatabilmek. tüm çözümlemeden Ramalýlarý uyarmanýn daha iyi sonuç r. . ya bu araçla. Ýkinci bölümün tasarýmlanmasý son derece zordu. korkunç bi . Bu." Füzelerin amansýzca yaklaþmasýnýn verdiði dürtüyle. Büyük olasýlýkla nükleer baþlýk taþýyorlar Bizim uyarmak veya u mimiz var ve bu seçimi." "Sanmam. Rama'nýn yörüngesini deðiþtiren iki mane e son olarak Dünya'dan Rama'nýn yolunu kesmek üzere fýrlatýlan on altý füze olmak üzere." dedi Richard. Bu önemli noktada Rama'nýn ne olduðunu henüz anlamamýzýn bir çaresi yok. O'Toole'un konuþmayý izlediðinden emin olmak için biraz durakladý. Bu üç durumun matriste üç sýrayý oluþturduðu arþý karþýya olduðumuz kararý düþün." diye O'Toole yanýtladý. bizim tümdengelim veya bilimsel arla ulaþtýðýmýz yanýtlarla. Mantýðýnla beni þifre eye ikna edebilirdin." Ýlerleyerek elini General O'Toole'un omzuna koydu. Rama'nýn güneþ sistemine girerken yörüngesi. "Richard. O'Toole'un yanýna geldi. olaðanüstü bir þey kurtarýlmýþ olacak. "Benzer þekilde. uyarmasak da Dünya tehlikede deðil ve onlara nükleer füzeleri anlatmakta baþarýlý olu sak. ya insan ýrkýna boyun eðdirecekler ya da yok edecekler.

Nicole. "o zaman sandýðýmdan da zekiler demektir." "Kesinlikle. kuþu kurtardýðý aðý. Richard 'ýn daha önce. Nicole'ün oturmakta olduðu köþeye yürüdü. "Fakat ne amaçla. Erkekler uyandýðý zaman. Fakat Nicole kendini d inlenme lüksüne kaptýrmadý." Zaman hýzla geçiyordu ve üçü de bitkin düþmeye baþlamýþlardý Son saatlerde. fakat bunun oldukça de l bir tahmin olduðuna inanýyorum." diye yorgun bir þekilde yanýtlayan Nicole saatini kontrol etti. Silahlarýn yok edici gücünü bir þekilde grafiksel yoldan tanýmlam arlýydý. bu komutlarýn her birini bir kez kullanarak. b eþ kez ileteceðim ve uyarýmýzýn ana bilgisayara bir þekilde ulaþtýðýný umacaðým. Çizgi resimlerindeki bina ve aðaçlarýn yanýna ölçek sayýlarýný zorlukla sýðdýrýrken. sadece tahmin yürütüyorum. "Rama'ya inip Beyaz Oda'yý bulmamýzýn kaderimiz olduðuna inanýyorsun deð ?" "Evet. Dünya'daki bir þehir veya ormanýn yaký bir megatonluk nükleer bir bomba patladýðý zaman ne olacaðýný gösteren bir gösterinin de ekle konusunda ikna etti. fakat her þey sonuçlanýncaya kadar uyuyamayacaðýný biliyordu Nicole ile birlikte Silindirik Deniz'in kenarýna kadar yürüyüp yelkenliye el sürülmemiþ olduð gördükten sonra O'Toole. Elbette.O'Toole ve Nicole kendisine. ________________62________________ SON SAAT Beþ dakika süreyle kimse konuþmadý. "baþka bir iþlem grubu düzeyiyle baðlantýsý kuþkulandýðým beþ tane komut var." dedi Nicole. Tüm uyarýyý bir daha izleyip birkaç düzeltme yaptýlar. "ne korkunç bir düþünce Ziyaretçilerine karþý nükleer füze saldýrýsý ar olarak sýnýflandýrýlacaðýz." dedi general." Sonunda mesaj tamamlandý ve yüklendi." dedi yavaþça "Deði ." dedi Richard." Üzgünce gülümsedi. He daha yaklaþmakta olan öndeki füzenin yakýn çekim radar görün507 RAMA-II tüsüne tekrar bakarak. Bu resimlerin bir anlam kazanabilmesi için. Üç kozmonot da." diye homurdandý. "Kahretsin. anlayamadýðým komutlarýn arasýnda. kendi özel dünyalanyla iç içe oturdular Richard tüm alýcýlarýn görüntüler ek. "Olur. "Eðer bu iye homurdandý. "eðer Ramaklar sadece bizimle iliþki kurmak istiyorla rsa. neden böyle ayrýntýlý yollara giriyorlar? Ve neden amaçlarýný yanlýþ yorumlamamýz riskin orlar?" "Bilmem. Rama'nýn kendisini koruyacak önlemler alýp almadýðýnýn bir belirtisini boþ yere aradý." "Tanrý'm. Richard. Patlama gücünü ve diðer sonuçlarý hesapla505 RAMA-II yabilirler." Nicole gözlerini ovuþturdu "Keþke bu kadar yorgun olmasaydým. ilk nükleer füze nin Rama'ya ulaþmasýna tam üç saat ve on sekiz dakika vardý. "Son elli dakikamýzda ilginç bir þey yapabilirdik. "Geri dönelim mi?" diye sordu. patlama sýcaklýðý ile þok ve radyasyon alanlarýnýn büyüklüðünü b den. Nicole onlarý. General O'Toole y ayanamadý ve Nicole'ün ýsrarýyla. çarpýcý çokyüzeylileri ve diðer iki in erdi. "Belki de bir þekilde bizi sýnýyorlar. "Þimdi ölüm sýrasýný beklemenin nasýl bir þ um " . kimyasal elementler ve sembollerini matematiksel bir kesinlikle belir lediði sözlüðünü bazý ölçü bölümleriyle daha da geniþletmesi gerekti." dedi Nicole. "Ýmkânsý baðýrdý. Richard bile doksan dakika kadar uyudu. ilk füzenin bir saatten daha az uzaklýkta duðunun bilincinde. bir süre uyudu Biyometri verileri kalbinin stres altýnda o lduðun' gösteriyordu. Nicole ve General O'Toole yürüyüþe çýktýlar venleri týrmandýktan sonra New York'un gökdelenleri Son Saat arasýnda dolaþtýlar. Neye benzediðimizi anlamak için. "Herhalde baþaramadýk." Richard tüm gerekli komutlarý klavyeye girerken." dedi. "Neden sadece parçalanan atom çekirdeðindeki madde miktarýný belirtmiyoruz? Fizikte olmalýlar. Mesajýmýzý." dedi Nicole. uyarýnýn tam olmayacaðý konusunda ýsrar ettikleri zaman. Gittikçe yorgun düþüyordu. ikinci bölüme. elbette." dedi O'Toole. çileden çýkan Richard. O'Toole'a çukurlu ambarý.

"Dünya'nýn en ünlü düþünürlerinden birinden basit bir mat anrý var olabilir de. gözler ak ellerini önünde birleþtirmiþti. Richard ayaða kalkarak sýrýt tý. son derece korkuyorum " O'Toole yerinden kýmýldamamýþtý. yumuþak bir sesle. Amin." Richard güldü. General O'Toole hazýrlýklarýný tamamlarken. Eðer yaþamaya devam edersek sana nasýl hizmet edeceðimizi göz önüne almaný diliy Ve." "Pascal ne yazmýþtý. bir insanýn ceb inde olan ilk robot olacaksýn. O'Toole." diye general ýsrarcý bir ifadeyle. "Kendimi hiç farklý hissetmiyorum. "Richard. "Pekâlâ." O'Toole. sol elinde o küçük siyah toplardan ikisini tut yordu. Richard Wakefield. "Pekâlâ. Sabýrlý General O'Toole birkaç saniye bek sonra törene baþladý.. O'Toole'un önünde diz çöktüler. "Çok uzun sürmez. Ýsa peygamber'den önce yaþamýþ olanlarýn ruhlarýnýn yer (ç. þimdi yaþamýmýn son hareketi olarak dünyadýþý bir uzay gemisinde vaftiz olmam bekleniyor.. Gözleriy le/kabul etmesini rica ediyordu. Amerikalý general vaftiz olayýný ciddiye ah-yor.General O'Toole odanýn diðer ucundan yaklaþtý. Nicole'ü de ayný basit yoldan vaftiz ettikten sonra. iþte þimdi o noktadayým ve zihnim sadece bir tek þeye odaklanýyor "Nedir o?" diye Nicole sordu O'Toole "Acaba ikinizden biri vaftiz oldu mu?" diye dikkatle sordu." diye Richard yanýtladý. general. evet. Richard'm baþýna su serperek "Ric ard Colin Wakefîeld. "Belki de son saatimizde. "Olduðunu sanmýyorum Ya sen Nicole?" "Hayýr. ölmeden önce eðer kýsa bir sürem olsa. onun daha önce söylediði sözü tekrarlayarak. Kayb edeceðim tek olasýlýk Tanrý'nýn var olup benim ona inanmamam Bu nedenle riskimi en düþük düze dirmek için ona inanýyorum'. inden çýkarak açýk meydana gelmiþlerdi. üçümüz burada sana olan baðlýlýð n toplandýk. Ni ole Si-lindirik Deniz'e kadar giderek vaftiz matarasýný dolLimbo: Vaftiz edilmeden ölen çocuklarla." dedi. ben Tanrý'ya inanmayý deðil. "Belki de bir vaftiz sýrasýnda. n. Richard Rama'nýn gökyüzünün tep stemiþ. tümüyle siziniz. sen ki cennette . kulaklarým mý beni yanýltýyo beyefendi yaþamýmýn son saatini vaftiz olarak geçirmemi mi öneriyor?" O'Toole. "Neden olmasýn?" dedi. ona inanabilirim de inanmayabilirim de. diðerleri de buna itiraz etmemiþlerdi." diye söylendi. þimdi de dua mý?" Nicole ona baktý." "Ýyi. Richard. "Seni Baba." "Nedir bu?" diye Richard sordu. bizleri o acýlý ve korkunç ölümden kurtarmaný istiyoruz Eðer öl senin semavi kýrallýðýna kabul edilmemiz için dua ediyoruz. "Belki de böylec erdemli paganlar ve vaftiz edilmemiþ çocuklarla birlikte Lim-bo'da* yaþamaktan kurtul urum. Richard'ýn ýsrarýyla. "Ýkinizi de vaftiz etmeyi öneriyorum" dedi." "O zaman bunu yapacaksýn. Oðul ve Kutsal Ruh adýna vaftiz ediyorum. bu arada Richard'm temiz kalp li þakalarýndan da alýnmadýðý belli oluyordu. "Nikki." dedi Richard. yapacaðýnýz þe "Þimdi dikkatle dinle TB. "Ah. " "Yüce Tanrý'm lütfen dualarýmýzý kabul et. Babamýn Katolikliði uygulamadan çok gelenekseldi. "Fakat." dedi." dedi. "Bu 508 Son Saat harika. sadece vaft z olmayý kabul ediyorum. "yeniden diz çökmeni ric debilir miyim? Kýsa bir dua okumak istiyorum." General O'Toole bir an durdu." diye Nicole ona takýldý." Nicole dirseðiyle Richard'ýn göðsüne hafifçe vurdu. "Biliyor musunuz?" dedi "Her zaman. ne yapac aðýmý hep merak etmiþimdir. Richard "Neee?" diye baðýrýrken þaþkýnlýkla gülüyordu." General O'Toole'a dönerek gülümsedi. sonra Ýsa'nýn duasýný okumaya baþladý "Babamýz. yaþam boyu bir ateist." diye söze baþlamýþtý "Neden olmasýn Richard?" diye Nicole onun sözünü kesti Yüzünde aydýnlýk bir gülümsemeyle ayað apacak baþka bir þeyimiz var mý? Hiç olmazsa burada korkuyla oturup ateþ topunu beklemekte n daha iyidir " Richard bir gülme krizine tutulmak üzereydi. "Ben. olmayabilir de. Michael. hatýrlasana." dedi Nicole. eðer sen uygun görürsen. Nicole ve Richard." dedi general yüksek sesle O da diz çökmüþ. "sanýrým sonuna kadar devam edebilirim. "Önce vaftiz. Bunu sevdim." dedi "Týpký az önceki gibi önümüzdeki yarým saat için i düþündükçe. "Burada? Þimdi?" diye þaþýrmýþ olan Wakefîeld soruyordu.) 509 RAMA-II durmuþtu.

"Haydi gidelim. Nicole generale teþekkür ederek onu hafifçe kucakladý. "Yaptýlar!" diye baðýrdý. "Sanýrým siz ikiniz de. du a ettik. aracýn dýþ yüzeyindeki yeni maddeyi gösteren görüntüyle. "Boynuzlar olmalý. yani en son eðlence için bir fikri var Þarký? Dans? oyun? General O'Toole üzgün bir þekilde. General O'Toole'a baktý. Nicole onun bu heyecanýna son bir adrenalin patlamasýyla yanýt verdi Ric-hard'ýn peþinden merdivenlere fýrlayarak Beyaz Oda'ya koþtu. "Burada yalnýz kalmayý ve ölümümle." dedi Richard. Mübarek olsun Adýn. Richard merdivenlerden fýrladý. Tüm yorgunluðuna karþýn. " Richard soluðunu tutarken O'Toole ve Nicole ona 512 Son Saat baktýlar. "Fakat Richard. "Uyarýmýzý anlamýþ olmalýlar. diye içinden düþünere am etti." dedi. "Evet." dedi. Þu gösteriyi biraz daha izlemek istiyorum." diye Richard heyecanla yanýtladý." Adanýn güney kýyýsýna koþarak." dedi Nicole'e. "Bu ne?" diye kaygýyla sordu.. Güney çanaðýndaki muazzam ve gizemli yapýlarý izlemeye baþladý büyük anýtsal boynuzun çevresindeki altý boynuzun deðiþik çiftleri arasýnda ince ýþýk çizgil iyor ve bu san ýþýk yaylan her iki ucu birer boynuza baðlýyken çýzýrdayarak ortasýndan yavaþç eri dalgalanmalar yapýyordu Uzaktan gelen çatýrtýlar da bu muhteþem manzarayý tamamlýyordu. iþte buradayýz. "Yaþasýn!" diye baðýrdý. Nicole kendi kendine gülümsedi. Senin bizim ruhlarýmýz için kaygýlandýðýn o kadar belliydi ki. Kendini zor tutuyordu Nicole'ü ve O'To ole'u kucakladý." dedi. Bu nedenle Richard o kadar coþtu. 'Son manevrada da herhalde böyle olmuþtu." Nicole bekledi. Altlarýnda yer þiddetle sallanmaya baþlayýnca." dedi.. Bir daha sona ermiþti Richard ve Nicole." diye Nicole arkasýndan baðýrdý. yaklaþan füzelerin radar gö dip geliyordu. Nikki. O'Toole duyduðu dehþeti bastýrarak. Kimin son. Öncelikle sana olan s imizi göstermek için önerini kabul ettik." "Demek Rama manevra yapacak. "Son öpüþmemizi nerede yapmak istersin? Silindirik Deniz'in kýyýsýnda mý? Yoksa Beyaz Oda'da mý?" Nicole otuz iki saattir hiç uyumamýþ ve tam anlamýyla tükenmiþti Kendini Richard'ýn kollarýna karak gözlerini kapattý. General O'Toole. "Saçmalama. "Fakat. bu günlük bu kada r heyecan bana yetti. Ýstersen bensiz de gi debilirsin." dedi. Vaftiz olduk. En azýndan ben ned enin bu olduðunu sanýyorum. "Haklýsýn. Þimdi ne yapacaðýz. "Yirmi yedi dakika ve geri sayým devam ediyor. "Ancak ben çukurun dibinde baygýn yattýðým için tüm olayý kaçýrmýþtým. General O'Toole. "Tam anlamýyla inanýlmaz. "O halde ýþýk gösterileri manevranýn baþlangýcýnýn bir göstergesiydi?" "Herhalde. günah çýkarýp dua eder eðliyorum. birlikte yalnýz olmak istersiniz. aralýklarla yanýp sönen ýþýklar. "Rada leyeceðim." Tam inin kapýsýný açtýklarý anda. O anda. "Ýnanýlmaz. "ve þu kahrolasý mermilerin asýlýkla ýsýya yönelme sistemleri de vardýr. Ýkisi birlikte hýzla meydana doðru yürürlerken." dedi Richard sinirli bir þekilde." dedi Richard. el fenerlerini çýkarmadan önce saygýyla arkadaþlarýnýn d bitir510 Son Saat meþini beklediler. " dedikten sonra. Richard siyah ekranýn önünd durmuþ. büyük uzay gemisinin ýþýklarý birden sönüverdi. Sonra neþeyle onu havaya kaldýrarak öptü ve onu ." dedi Nicole ve eli nKgeneralin omzunun üstüne koydu Vaftiz aslýnda o kadar önemli deðildi." dedi soluk soluða." Nicole. sonra Nicole'ü dudaklanndan öptü ve duvarýn 511 RAMA-II üstünde dans ederken. yeni baþlamýþ olan Rama gec lýðýný aydýnlatmaya baþladý. N icole dengelerini saðlamak için generalin elini tutarken. "Çok geç deðil mi? Bu kadar kýsa sürede Rama yol üstünden çekilebilir?" Richard arkadaþlarýna doðru koþtu. General." Bu kez meydana yönelerek koþmaya baþladý. "Tüm uzay aracýnýn çevresini -yaklaþýk altý ya da sekiz yüz metre kalýnlýðýnda. bir an için korkan General O'Toole durdu." "Pekâlâ. "Geliyorum." Döndü ve basamaklarý üçer üçer adayar lin. kendisini vaftiz etmesine izin verdiði için Nicole'e teþekkür etti.in.ne rak anlayamadýðým bir tür að veya kafesle kaplamýþlar.

"Herkes iyi mi?" diye sordu . yaklaþýk bir s z daha az bir süreye daðýlýyordu. siyah zemin üzerine beyaz çizgili postu olan. Tasmanya. Bir saniyeden az bir süre sonra. Buraya ulaþmasýn " Parlak beyaz bir ýþýk çaktý ve ekrandaki görüntü yok oldu. onunla hýzla konuþmaya baþ513 RAMA-II ladý. Ekrandaki að tabakasý biraz hasar gördüyse de. Fakat onunla kendi. Bunlarýn hepsi saniyenin küç r kesrinde olmuþtu. Hareket halinde olmadýðý ender anlardan birinde." dedi Nicole. Oh. kiþisel yollarýmýzla baþa çý Richard yatýþmaya baþlamýþtý. Fakat Rama'nýn davranýþýnýn. "Sevgilim." "Fakat hiçbiriniz korkmuþ gibi davranmýyorsunuz" dedi Richard. Nicole midesinde futbol topu büyüklüðünde kelebeklerin uçuþtuðunu rdu. TB'ye yaklaþan patlamaya hazýr olm sýný söylüyor. "Hepimiz korkarýz. teþekkürler." diye fikrini açýk General O'Toole kýsa bir teþekkür duasý mýrýldandýktan sonra ekranýn önündeki arkadaþlarýna k asýl yaptýðýna dair fikrin var mý?" diye Ric-hard'a sordu. B sadece çok hafif hissedilebilen bir sarsýntý oldu.) Son Saat Richard. "Seni seviyorum. Büyük ekrana bir göz attýktan sonra saatine baktý. "Ben de korkuyorum. Avustralya. General O'Toole sakin kalmaya çalýþtý. aðýn çarpýlan bölümü. "gevþe. "Þu ikinciye daha yakýndan bakalým. Cava ve civarýndaki adalarda yaþayan. fa inlerine girmesine izin verecek biçimde yol verdi. yapabileceðimiz bir þey yok. "Fakat bir þekilde koza patlamayý içinde tuttu. Füze temas ettiði zaman. Richard ve Nicole el ele tutuþmuþ. Yakýn çekim radar resmi. Nicole ellerini Richard'in yanaklarýna koyarak onu öptü. Richard'a birþeyler söylemek istedi. ''Teþekkürler. Nükleer füzelerin ýsýya yönlenme aygýtlarý olduðu belliydi. yeniden yavaþça onun ellerini tutarken. Bir an. Yanýna gelen Nicole. Füzenin nükleer savaþ baþlýðý patladýðý zaman. "Kendimi Winnie tbe-poo h'daki* Tigger örneði önada dolanan bir budala gibi hissediyorum. etçil." dedi. Ra-ma'nýn dýþ kabuðundan y zaktaydý ve üstü kalýn bir örtüyle kaplýydý. çünkü Rama'nýn kesinlikle yörünge düz bir hat üzerinde ona doðru ilerlemeye devam ettiler. gececi. sevgilini" diye baðýrdý. fü enin üstüne dolanarak inanýlmaz bir hýzla bir koza oluþturdular. "Korkuyorum Nicole. Richard Wake field. "Ben de seni seviyorum" diye yanýtladý. onun yok olmasýný önleyebileceðine he tmamýþtý. y raftan çok þiddetli bir þey onlara çarptý. "Bunu gördünüz mü?" Yerinden fýrlayarak ekrana yaklaþtý. Rama'nýn yaklaþan füzelerden nasýl mucizevi bir þekil rtulacaðýný anlatýyordu. "Çok çabuk oldu.tutarken "Ýþe yaradý." dedi. "Ýlk çarpýþm edi. "Hiçbir fikrim yok" dedi Richard." Nicole de heyecanlanmýþtý. Rama manevrasýný geliþtirdiði sürece yer sarsýlmaya devam etti. Beyaz Oda'daki ýþýklar kesildi ve yerin sarsýlmasý Richard karanlýkta el yordamýyla Nicole'ün elini ararken. General OToole odaya gelip. 515 RAMA-II . Söyledikleri de aslýnda pek tutarlý deðildi. "Gerçekten korkuyorum ve birþeyler yapamamaktan da nefret ediyorum. Sonra. ilk füzenin Rama'yý çevreleyen sýký að tab sýna ulaþmasýný siyah ekranda izlediler. "Vay be!" diye önce Richard konuþtu.n." Tasmanya þeytaný (Tasmanian Devil). aðýn geri kalan kýsmý ayný anda. Vücudu titrerken. General O'Toole. "Michael da öyle. yerde oturarak. füzenin hýzýný kesecek. fakat Richard odanýn içnide bir Tasmanya Þeytaný* gibi a dolanýrken buna imkân yoktu. Tahmin edilen çarpma zamanlarý. sonra ona sarýlarak çýlgýncasýna öptü ve en son re oturarak Nicole'ü yanýna çekti." Nicole. otuz saniye önce dönmüþ olduðu odan a ayakta duruyordu. Richard ona ekranda neyi görmekte olduklarýný açýkladýð ece dokuz dakika kalmýþtý. fakat bunun yerine b iraz huzur bulabilmek için tünele çýkmayý yeðledi. on altý s aldýrganýn oldukça yayýlmýþ olduðunu gösterdi. keseli hayvan (ç n. Nicole Richard'a yaklaþarak onun elleri ni tuttu. Odanýn içinde çýlgýnca dolaþýyordu. Müthiþ bir madde olmalý. ) Winnie-de-pooh: A A Milne'in hayvan masallarý (1926) ve resimle-514 meþini Ernest Sheppard'ýn yaptýðý yapýttaki saf bir kahraman (ç." Richard bir an arkadaþý ve sevgilisine baktý." "Herkes ölümle deðiþik biç e yüzleþir. Bir ar rtarak yere koydu ve sanki TB onun en yakýn arkadaþýymýþ gibi." Radar görüntüsüne geçti. Richard'ýn gergin davranýþlarý artmaya baþlamýþtý. bir saniye sonra da ona." dedi.

Að þokun þiddetini azalttý. "Ünlü Rama tekrarlamasý yine puan kazandý." dedi "yaralandýn mý?" Hemen yanýt almayýnca." dedi." Nicole duvara yaklaþarak otururken. "Aslýn a. "Sana iyi olacaðýmýzý söylemiþtim." "Bonba. Nicole'ün yaný a gelerek elini tuttu ve bir dakika sonra duvarýn yanýnda birlikte yere oturup bir s onraki çarpmayý beklemeye baþladýlar. Eðer þimdi durursa. Þok dalgasý da bize çarptý. "duvara çarptým. General O'Toole'un sýrtýný tuttuðunu görünce. Richard. "Sanýrým. Bu bir hataydý çünkü. teknik açýdan sadece bir þok dalgasý deðil. Son birkaç dakikadýr hem yerin titrediðinin. "Sen iyi misin?" "Dizimi incittim. Çok fazla beklemediler. "Ýyi misin. bir milyo ometre kadar uzaktan geçeriz. fakat sadece sýrtým ve dirseðimle. Ýki erkeðe bakarak. Birincisinden çok daha güçlü ikinci bir yan kuvvet yirmi saniye için de onlara çarptý Iþýklar tekrar söndü ve yerin titremesi kesildi. iki füzenin daha. Þok dalgasý nasýl olabilir?" Iþýklarýn geri gelip yerin tekrar sallanmaya baþlamasýndan sonra ayaða kalkan Richard. H epsi gülümsediB ler. "Ne oldu?" "Belli ki o füze aða ulaþmadan daha önce patladý." diye açýkladý. Michael?" diye sordu. þehri incelemek üzere New York'a çýktýðý zaman. Bu. "Günaydýn. hem de odanýn karþý tarafýndaki konuþmalarýn belirsizce farkýndaydý. caným.. Nicole onun tarafýna doðru emeklemeye baþladý. Ekranda. Richard alýcýlarý birkaç dakika sonra ayarlamýþtý. "Anladýðýma göre Dünya'yý tümüyle geçip gideceðiz. "Ya sen."Sanýrým. "hiperbol boyunca hýzýmýzý artýrmak olacak. "Ýkisi gitti. kalan ýþýk noktalarýný sayarken." dediðini duydu. "Rama böyle kaç darbeye dayanýr merak ediyorum" dedi Richard General O'Toole ilerleyerek Nicole'ün yanýna oturdu. g diði zaman tutunabileceði hiçbir þey yoktu." diye O'Toole ya-/nýtladý. Gaz ve parçalar muazzam bir hýzla hareket ederek bize rpan dalgayý oluþturdular." Richard onun kalkmasýna yardým etti reye gidiyoruz?" . Nicole vahþice duvara fýrlatýlarak baþýnýn yan ta Richard." Nicole doðrulup gülümsedi ve neþeli bir tavýrla. Bir tanesin n aðýn tam dýþýnda patlamamasýný umalým. Böylece Dü yörüngesinden." Ayaða kalkarken pe k dengeli görünmeyen Nicole'e sordu. fakat birden konuþmasýný deðiþ y." dedi O'Toole. kendi füzesinin geri kalan kýsmýný yok etti. Son füzenin de tuzaða d n otuz dakika sonra." dedi. "Bomba boþlukta patladý. gezegen daha o noktaya varmadan çok önce geçeceðiz. "Herhalde bir süre b eceðim. ama ciddi bir þey deðil. "Ýyi olduðuna emin m el?" diye sordu O'Toole ekraný izlemeye devam ederken baþýný salladý. ýþýklar geri geldi ve yer yerinden sarsýlmaya baþladý "Gördün mü?" dedi rd gergin bir sýrýtmayla." diye Richard sordu Nicole kafasýnýn yan tarafýndaki þiþi eliyle yoklarken. General O'Toole Nicole'ün yanýnda ka chard döndüðü zaman iki adam sessizce konuþtular. "Bir sonrakine hazýr olmak istiyorum" dedi. "Þimdi geçici bir aramýz var" dedi. Çok az hasar vardý." "Anlamýyorum." dedi O'Toole." "Dünya'ya ne kadar yaklaþacaðýz?" "Çok yakýn deðil. 'Jve gövdenin b arak geri kalanýný da parçalara ayýrdý. "Onun son kýsmýný d cole. dedi.." Richard. þimdi O'Toole'un sorusunu yanýtlýyordu. Önemli olan her þeyi üç kez yapý Nicole bir saat kadar daha baygýn kaldý. buna ne dersiniz!" dedi." dedi Nicole. "Büyük patlamadan hemen önce seni n için kaygýlandýðýmý hatýrlýyorum. manevranýn ne zaman sona ereceðine baðlý. "eðer yanýlmýyorsam son patlayan bomba kilometrelerce ötedeydi Þanslýydýk." diyen Richard. "Bundan sonraki çarpmaya üç dakika var -s a peþ peþe dört füze geliyor." /"Ýkincisi tüm soluðumu kesmiþti." dedi. Nicole karanlýkta O'Toole'u güçlükle nefes aldýðýný duyabiliyordu "Michael. En azýndan henüz ölmemiþlerdi. alýcý listesindeki diðer görüntü ve radar çýktýlarýný ararken. Rama'nýn çevresindeki madde tarafýndan tuzaða düþürülüp etrafýnýn sar d ayaða kalktý. Ýki erkek hemen yanýna geldiler. Nicole çok yavaþ gözlerini a 517 RAMA-II 13 X Richard'ýn "Net etki." "Ýyiyim caným. Ay'a olan uzaklýðýn iki katýndan biraz fazlasýyla. Rama'nýn göksel alýcýlarýndan öðrendiklerini açýklamaya baþladý." 516 Son Saat Üçlü. "Ama üçüncü bombaya karþý hazýrl þanslýydým Ve sýrtým da artýk iyi görünüyor. kaldý on dört." Nicole de ayaða kalkmýþtý.

" "Mutlu birleþmesine hiçbir engel yok bence Gerçekten sevenlerin.. kelime iþlemci yolunda komik bir þey oldu. lo.Richard omuzlarýný silkti. 14'ten az olmayan. Richard uysal bir gülümsemeyle." diye ekledi. sevgi besbelli saðlam bir nirengidir. birkaç yýl öncesine kadar. "Þimdiki yörüngemizin civarýnda hiçbir gezegen veya asteroit gibi ir hedef yok. Anlaþýldýðýna göre.n) RAMA-II SONSÖZ Arhur C. Wakefield Seni hiçbir þekilde e llememe ." TB birden konuþmaya baþlamýþtý. Yirmi yýl önce. Scott bana Peter'in beni film senaryosu yazarlýðýna döndürmek isteyen parlak fikirl i bir arkadaþý olduðunu söylediði zaman içimden inledim. s 273 CYh. bu tümüyle bilinmez dünyalarýn. Nicole ve Michael hâlâ gülüyorlardý. Moby DicK'm Hermann Melvi Nat Hawthorne tarafýndan. Fakat sanatýn herhangi bir dalýnda iþbirliði riskli bir iþti ve ne kadar çok insan iþe karýþýrsa. The Color Purple'ýn yarým düzine Oskar'a aday olduðun u söylediði zaman daha da çok etkilendim. Derinlik) görmüþ ve oldukça etk m. Scott bana." Nicole yavaþça "ve yýldýzlararasý yolcular olacaðýz" dedi. Eur opa.. Onlarý yazmak için oldukça özel yeteneðe ihtiy vardýr. 20O1: Bir Uzay Efsanesi'nde Stanley ve ben Jüpiter'in uydularýn iyaret ederken.filme çekmeye kararlýydý Peter Gruber ad uymamýþ olmama karþýn. onlar da bir fi m prodüksiyonunun ara basamaklarýndan biridir. onun iki filmini (Gece yarýsý Expresi. 1986 baþlarýnda aracým Scott Meredith ben i en ikna edici. Geriye dönüþ. Týpký fon müziði gibi. "Ben kendi adýma. General O'Toole. 518 r Son Saat " dedi. Kozmonotlarýn üçü de þaþýrdýlar. Birdenbire pr kten çok heyecan verici görünmeye baþlamýþtý çünkü Peter Guber ile yapacak bir þeyim olmamasý ey Kubrick ile yapacak çok þeyim vardý.sevgi demem sevgiye Bir döneklik yaparsa bir deðiþme görünce. ya da Harp ve Sýýlh'un Leo Tolstoy ve Freddie Dostoyevski ta rafýndan ve Van Turgenev'in ek diyaloglarýyla yazýlmýþ olduklarýný düþünebiliyor musunuz? Elbette. (Bir fon müziðinin h iç olmazsa bir güzelliði olur. Ýnledim. Kurgusal olmayanlar farklýydý. Peter'in son filmi. genç lm prodüktörü benim bir þeyimi -herhangi bir þeyimi." tonuyla aradý. çok yazarlý projelerde yer almýþtým (ikisi Life'ýn editörle-riyleydi ki bundan daha katmerlisini düþünemezsiniz! Fak kurgusalda olamazdý! Eþsiz yaratýcýlýk ünümü dýþarýdan birinin kurcalamasýna izin vermeyeceði Evet. Ancak. Baþka yola saparsa sevgili saptý diye: Hayýr." A e. . "Ben sözümü bitirmeden hayýr deme. Güneþ Sisteminden tüm aklaþacaðýz.. Clarke Yazarlýk tek baþýna yapýlan bir iþtir ve birkaç on yýl geçtikten sonra en katý benciller bile bir arkadaþ özlemi duyabilirler. Ve senaryolardan nefret ederim. fakat kendi baþlarýna bir edebi veya sanatsal deðerleri yoktur. En azýndan þimdilik.) Sonra Scott bana arkadaþýnýn kim olduðunu açýkladýðý zaman olayý kavrayabildim. hayal bile etmeye cesaret edemeyeceðimiz kadar tuha . çünkü bilimkurguda yeni fik oktu ve gerçekten parlak bir 520 Sonsöz fikir olsa. Hiperbolik enerjimiz artýyor. "Eðer o kadar yaþarsak. Minik robota bakarak kahkala dýlar ". "Sen umutsuz bir vakasýn. çünkü son derece eredeyse okunamaz ve bana göre de yazýlamaz þeylerdir. hiçbir yazarla kurgusal bir yapýtta iþbirliði yapmak aklý n bile geçmezdi. Yukarý çýkýp Michael'ý bazý yeni dostlarla taný um Kuþlarla mý yoksa sekiz bacaklý örümceklerle mi tanýþtýralým?" Nicole baþýný sallayarak gülümsedi. filmimizden çok sonra robotlar tarafýndan in celeneceðini hayal bile etmemiþtik Mart ve Temmuz 1979'da iki Voyager sondasý. baþarý þansý o derece azalýr. "bundan sonra olacaklar için artýk kaygýlanmayacaðým. Richard her ikisini de ay rý ayrý kucakladý ve küçük robotu baþýnýn üstünde tutarak "Üçümüzden daha iyi yol arkadaþý dü reye gidiyorsak. ben onu zaten düþünmüþ olurdum. Ganymede ve Callisto'nun."* Richard TB'yi alarak kapattý.. Nükleer hü layýndan kurtuluþumuzu kutlamayý planlýyorum. Eðer hiçbir þey deðiþmezse.

" diye baðýrdým. "Guber. Eski baþkent Candy'nin üs ki daðlarda. Clarke i pasajlarda düzeltmeler yaptýðýmý araþtýracak kadar.. Kendimi tümüyle Gal ya adamýþtým ve amatör bir bilimkurgu yazarýnýn fikirleri beni hiç ilgilendirmiyordu. konu -Beþik adýný verdiðimiz hikayemiz için uzaktan bile yar arlý olduðuna inandýðým her þeyle ilgili bir sürü yararsýz disket doldurdum. 1990'dan itibaren de.f dünyalar olduklarýný göz önüne serdi. attýðým her olasýlýk çeþidini kullanmaya kalksam. yarým milyar Beþik için yeterli malzeme old apladým. sadece otuz altý saat için. Bu sadece yanýndan geçip gitme olayý olmayýp bir bul olacaktý. Onu nez ketle nasýl reddedecektim? Bunu düþünüp dururken Scott devam etti: "Peter Guber. arka planlar. bir taslak hazýrlay caktým -içinde tipleri. üç günlük bir maraton sonunda.. konuyu ve usta bir senaýyo yazarýnýn bir senaryo üretebile eði her þeyi olan belki bir düzine sayfa. rahatsýz etti. ikisinin Sri Lanka'ya uçmalarý karar laþtýrýldý ve eðer Gentry'nin fikrini (ve tabii Gentry'yi de) beðenirsem. iþb dük. hiçbir okul yönetimi 523 RAMA-II . Sonunda seçtiðim bir tanesini. 1986 u zay için büyük bir yýl olacaktý. içkiye dayanýklý mühendis ve ma geçirdiði ve Bessel fonksiyonlarý veya çizgisel olmayan kýsmi diferansiyal denklemleri çözmek için giriþilen yumruk kavgalarý nedeniyle Pasadena polislerinin sýk sýk çaðrýldýðý yýllarýn s açýkladým. Peter Guber. leo yýllarca ertelenecekti." ' Neyse. arkadaþýn Cari S osu yapmak için bir þirket kurdu. Bu sayede. tipler. yazým iþi yýlýn büyük bölümünü a iz ve Fransýz edebiyatýnda benden oldukça daha iyi olduðunu anladýktan sonra (o zamana kad ar bu gibi sürprizlere baðýþýklýk kazanmýþtým) kendi üslubumu ona kabul ettirme çabalarýmdan. Benim de yazmayý planladýðým buydu. 1988 yýlýndan baþlamak üzere iki yýl süreyle yörüngede kala521 RAMA-II rak. bu çocuðu seninle tanýþtýrmak amacýyla Sri Lanka'ya k istiyor.' dedi Scott. Gene de. mekanlarý. "Bu adamla buluþmam gerek. sýk telefon görüþmeleriyle ve metrelerce basýlý kaðýdý okyanus ötesine göndererek." "Adý. 4000 kelimelik bir taslak halinde Gentýy'e yolladým. Dünyadaki diyalog parçal týy'nin. daha büyük amaçlý u sý olan Ga-lileo'yu fýrlatmayý planladý. 1979 görevlerinin son derece þaþýrtýcý olmasýna karþýn." "Yeter. fakat þimdi tüm NASA programlarý her yönden karmakarýþýktý. baþ-oýta-son kýsýmlarý tamamladýk. 1995'ten önce Jüpiter'in aylarýndan baþka bir haber alýnamayacak tý. üçünc y efsanesi kaçýnýlmaz hale gelecekti. Halkýn uzayda olanlarý deðerlendiremediðini hissettiði için. onu hemen buraya getirme sini söyle. 522 Sonsöz Neyse ki Guber-Lee-Clarke zirvesi mutlu bitti ve izleyen birkaç hafta boyunca. Adý Gentry Lee ve sana onu biraz tanýtayým. Kendisi Jet Ýtiþ La bora tu varý'nda (JPL) çalýþýyor ve Galileo projesinin baþmühendisi Bu projeyi duymuþ muydun?" Hafifçe. Bir zamanlar bir urgusal bir kitap yazmanýn seçenekleri elemek olduðunu söylemiþti. Onu beðendi ve tekrar. 8000 kelimelik. Peter Hyams 1984'te kitabý fi lme çekerken Jüpiter bölümlerinin hayalden çok gerçeðe dayanmasý mümkün oldu ve çekimlerin ço anda Voyager uzay aracýndan gelen gerçek görüntüleri kullanabildi. Bay Gabor'a. Jüpiter'in dev uydularýnýn çarpýcý görüntüleri -kaçýn O-. Uzay Efsanesi-2yi yazmama olanak saðladý. Beþik. Jüpiter ve uydularýnýn ayrýntýlý bir araþtýrmasýný yapacaktý. Efsane-3'ü unutabilirdim -ayný þekilde Gentry de Galileo ile ilgili bir þey yapmayý . ayrýntýlarý tamamlamak üzere. bildiðim kadarýyla. ortak adýmýz altýnda yayýmlandýðý zaman. vazgeçtim. Bund sonra. unutabilirdi. bu egzotik dünyalarla ilgili olarak öylesine yeni bilgi akýmý olacaktý ki. bildiðim en muhteþem manzaranýn zihin daðýtýcý et sonunda romanýn temelini oluþturacak. kav ramlar. "Evet. Tüm TV dizilerinin müdürüydü. Bu arada ikimizin de baþka projelerle de uðraþmasýna raðmen. bazý baðýmlý Aýthur C. 12 Þubat 1986'da Colombo'ya geldiler -Challenger faciasýndan iki hafta sonra. Sri-Lanka'ya uçtu." dedim. eðer nda giderse. "Ve ondan önce de Mars'tan o harika resimleri gönderen Viking inicilerinin Görev Planl ama Müdürü'ydü. Galileo. Çok doðru: bir defasýnda. JPL'nin yýldýz hareketleri bölümünün güçlü yumruklu. bu. Voyager uzay gemisi Jüpiter'in çevresinde sadece birkaç saat kalmýþ ve Satürn yolunda dev gezegen ve uydularýnýn yanýndan hýzla geçmiþti. Fakat Mayýs 1986'da Nasa. pr ojesini Ca-pe'ten alarak bir yerde saklamaktan baþka. on yýl içinde bunlarýn çok üstüne çýk .

böyle bir þeyin Jmperial Eartb'ün baþýna geldiðim yeni öðrenmiþ bulunuyorum. ama iki kiþi olunca lasýlýklar dengeleniyor. (Eðer Aquataine 'li Eleanor'un yýldýzlararasý bir macerayla uzaktan veya yakýndan nasýl bir iliþkisi olduðunu merak ederseniz. bir sonraki görünmesinin 206l'de olacaðýný ve bunun da üçüncü ef mükemmel bir fýrsat olduðunu fark ettim (Eðer çok geciken Galileo.) Gentry'den. ve ben de bir yazarýn. bu küçük liste bile onun o deðer projelere ilgisini gösteriyor Kaçýnýlmaz olarak çevrim geri geldiði zaman BeþiKi yapaca eminim. Peter Guber baþarýdan baþarýya koþuyordu. Kraliçe Eleanor'un. Sisteki Goriller \& Yaðmur Adam çok iyi karþýlanmýþtý. kadýn öleli 785 yýl olmuþ) ve benim. Her ne kadar. çalýþamama nedeni olarak bir sürü mazeret ileri sürebilir. benim. Gentry de tam u iþin adamýydý: Kamalýlarýn bir sonraki görünüþünde iþe yarayacak gök mekaniði ve uzay donan eneyimlere sahipti. Ancak. teknoloji bizim kýtalararasý çalýþmalarýmýzý hýzlandýrmýþtý. Beþik. bundan ki iþ-birliðimizle ilgili hiçbir fikrim yoktu Çünkü Halley kuyrukluyýldýzý tüm yaþamýma hakim re hakimiyeti bittiði zaman. bu sözcükler. son e fsane gelebilir Ama þimdiden hiçbir söz veremem.O baðnazlýk çýraklarýna. Yalnýz 525 RAMA-II bir yazar da. Sri Lanka tepelerindeki çýldýrtýcý toplantýlara katýlmak içi ifik'i aþmaya. Uzay Efsanesi-3. Dah okul idaresi. hýzla olasýlýklar daðýlýmýný hazýrladým ve ol Rama IIdoðmuþtu. Gentry'yi. Fakat bu devrede. teþekkür ederim. bir proje üzerinde çalýþmadýðý zaman hi aný devamlý rahatsýz eden suçluluk duygulan içindeydim. sanat veya tarih konularýnda yaptýðýmýz çýlgýnca araþtýrmalarýn eri saðlayabileceðini biliyorduk. memnuniyetle söylüyorum. (Gerçek yaþamda da. bir yazarýn iþini ihmal etmesini de açýklayabilmenin bir yolu yoktur. Birden. 2O61. daðarcýðýmýz emrinizdedir. Ak yemin ederim-kitabýn devamýný yapmak gibi bir düþünce yoktu.) Böyle uzak mesafeli iþbirliði için söylenecek çok þey vardýr. Ýnsanlarýn deðiþen ilgileri ve filmler arasýnda bir gelgit var. eðer birbirlerine çok yakýn olu rtak yazarlar önemsiz þeylerle çok zaman kaybedebilirler. perdeye ulaþmasý artýk uzak görünüyordu Çünkü. Aýtý se birbirimizle anýnda fikir alýþveriþi yapmamýza olanak veriyor ki bu. Kama //nin yazýmý sýrasýnda. Beþikte yapmýþ olduðuma çok benzer bir þekilde.) 1987 yazýnda. herhalde Ýngiliz askeri tarihinin en ilginç anla . çünkü þ on yýl önce. bilinç altýnda çok ciddi bir çalýþma içinde olab e ikimiz de. kitapçýlarda iyi 524 Sonsöz iþ yapýyordu. Böylece bir kez daha Gentry Lee. edebiyat. elbette hiçbir öykü bitmez. kendilerini rahatsýz ede itabýn 'Körler için kitaplar" uyarlamasýný kaydeden hanýmýn beklenmeyen bir þekilde yükselere ltere'nin ilk Hukuk Lordu ile evlendiðini anlatarak eðlenirdim.) Birçok okuyucu -ve kitap eleþtiricisi. postacý da bisikletinde dengelemek zorunda kaldýðý basýlý kaðýt kümelerinden y baþladý. umulduðu gibi 1995'te çal a baþlar ve geriye Jüpiter sistemiyle ilgili megabitlerce yeni bilgi yollarsa. Kulaklarý saðýr decek kadar gürültüyle horlamakta bile olsa. sadece bana doðru ve yoruma açýk kitap sonu gibi gelmiþti. Aquitaine'li Eleanor'a aþýk olduðu iyice be ldu (endiþelenme Stacey. On beþ yýl önce. Rama'ntn Bahçesi ve Rama Açýklýyor 1989-1991 devresinde bunu izleyecek.Beþikin kütüphane raflarýndan kaldýrýlmasý için talepte bulunmadý. oðlu. aslýnda bir film projesi olarak tasarlanmýþ ve Warneý Film tarafýndan b ir takým hazýrlýklar yapýlmýþ olsa da. O zamanlar bundan haberim olmasýný isterdim. son düzeltmeleri yaparken son anda yaptýðým bir deðiþiklikti. gözüpek savaþçý-Kral Arslan Yürekli Richard'ý askerlerinin önünd bir varis getiremediði için azarladýðý olay. Son yapýmlarý. büyük þ mleri zinciri kitabýn basýldýðý zamanda oýtaya çýkmýþ ve çoðu da bir iz býrakmadan batmýþtý Fakat. kadýnýn þaþýlacak ya alar ayýrmaktan vazgeçirmek için oldukça ince taktikler uygulamam gerekti. Gentry'nin. Peter Hyams ve ben im 2010'un senaryosunu yazarken kullandýðýmýz elektronik posta baðýndan çok daha kullanýþlý ( Dosyasýna bakýnýz. benim yazdýðýný herhangi bir þeyin bulunduðu bir grup kitaba da yasaklama koy muþ. Ýngiliz ve Fransýz tarihiyle ilgili ve bana okulda hiç öðretilmemiþ olan çok þey m. Rama 'yla Bulusma'mn en son satýrlarý þöyleydi: "Kamalýlar her þeyi üç kez y Þimdi. Gentry'yle çalýþmaktan çok memnun kalmama karþýn Beþiki sallamayý bitirdiðimiz zaman. East n Cadýlarý. o projenin karþýmdan bana bak akta olduðunu fark ettim.daha baþýndan bir üçleme planladýðým fikrine atladýlar planlama-mýþtým -ancak þimdi bunun mükemmel bir fikir olduðunu anlýyorum. Ve. Örneðin. bilim. Bunu belirtiyorum.

. yazarlarý iki yýl önce bir araya getirmiþ olmasýndan dolayý özellikle teþekkü yorum. Roland Joffe. General O'Toole'un yaratýlmasýnda. Robert. Paul Chodas. dört bölümlük ortaklýðýmýzýn yarýsýna yaklaþmýþ bulunuyoruz. 526 RAMA-II TEÞEKKÜRLER Ýki yýllýk dönemde. Mr. Gentry'nin henüz doðmamýþ en sevgili yaratýsý.. kendi adýyla yazdýðý kitaplarýnda. Siena'h Aziz Michael ile tanýþacaksýnýz Gentry'nin. Lou Aronica. Bruce Jakosky. Clayton Frohman. Rahip Martin Slaught'a. Devamýnýn n Kamalýlarýn daðarcýklarýnda bizler için bir sürü yeni sürprizi olduðuna eminim.. Ne yazýk ki. zorunlu dinsel katkýsýndan ve Peter Guber'a. Cooper. Bu sözleri yazarken.dan bindir. birçok insanýn bu kitaba katkýsý oldu. Malcolm Edwards ve Russ Galen üçlüsünün her birinin kitaba önemli katkýlarý oldu nlarýn düzeltme yetenekleri. bu kitabýn son þeklini almasýnda çok etkili oldu. Lee'nin ailesine hiçbir teþekkür çiçeði yollamadan "TEÞEKKÜRLER" tamamlanmýþ Eþi Stacey ve beþ küçük oðlu. benim çok az yardým veya müdahalemle. sayýsýz konuþmalar sýrasýnda. tanV tersine. týpký bir mafya babasýna benzeyen fakat gerçekte baba olamayan bu cesur fakat eþcinsel Corleone üzerinde çalýþmamýza olanak yoktu. Gentry'nin beþinci çocuðu Rama linin sonuna doðru geliyor. Patrick ve Michael. 527 . Son olarak. Fakat. ona ras yacaðýnýzdan eminim. Yoru yetenekleriyle özellikle yararlý olanlar Bebe Bar-den. Michael Glass-mann.. büyük bir hoþgörüy dünyanýn yansýný geçerek Sri Lanka'ya gelmesi gereken yolculuklarýna izin verdiler ve kitabýy a bütünleþmesi için gerekli özel zamaný ona saðladýlar. Austin. Gerry Snyder ve lan Stewart'týr.