AÝLENÝN, ÖZEL MÜLKÝYETÝN VE DEVLETÝN KÖKENÝ

ERÝÞ YAYINLARI
.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

.RÝEDRÝCH ENGELS
1

AÝLENÝN, ÖZEL MÜLKÝYETÝN VE DEVLETÝN KÖKENÝ
.RÝEDRÝCH ENGELS

. 1884’de Zürich’te ayrý bir yayýmý yapýlmýþtýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni[142]. Sol Yay. Mart sonu ile 26 Mayýs 1884 arasýnda .Ailenin. s: 230-407.kurtuluscephesi.com http://www. “Ailenin.com http://www. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni”. 2003. [Türkçesi. Aralýk 1979.org . Engels tarafýndan yazýlmýþtýr. erisyay@kurtuluscephesi.kurtuluscephesi.. Birinci Baský] Eriþ Yayýnlarý tarafýndan düzenlenmiþtir.net http://www. Cilt: III. Seçme Yapýtlar.kurtuluscephesi.

Atina Devletinin Oluþumu VI. Yabanýllýk 2. Tarih-Öncesi Uygarlýk Aþamalarý 1. A i l e III. Barbarlýk ve Uygarlýk Açýklayýcý Notlar . Roma’da Gens ve Devlet VII.ÝÇÝNDEKÝLER 7 9 23 23 24 25 29 81 95 104 115 125 139 150 172 Birinci Baskýnýn Önsözü 1891 Dördüncü Almanca Baskýya Önsöz Ýlkel Ailenin Tarihi Üzerine AÝLENÝN. ÖZEL MÜLKÝYETÝN VE DEVLETÝN KÖKENÝ I. Cermenlerde Devletin Oluþmasý IX. Barbarlýk II. Ýrokua Gensi IV. Keltlerde ve Cermenlerde Gens VIII. Yunan Gensi V.

.

Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 7 . [sayfa 230] Ýngiltere’deki “tarih-öncesi” bilim sözcülerinin * Ancient Society.BÝRÝNCÝ BASKININ ÖNSÖZÜ Bu kitap.riedrich Engels Ailenin. onu. barbarlýk ile uygarlýk arasýndaki karþýlaþtýrma konusunda. London. By Lewis. MacMillan and Co. Hiç kimse Karl Marx kadar.1877. Morgan’ýn Eski Toplum’u* karþýsýnda. Gerçekten. kendi –bir dereceye kadar bizim de diyebilirim– materyalist tarih irdelemesi sonuçlarýyla iliþki kurarak. Nedir ki. bir vasiyetin yerine getirilmesidir. Ýngiltere'de bulmak çok güçtür. Morgan. Amerika’da. Morgan’ýn araþtýrmalarýndan çýkan yargýlarý açýklamak ve bunlarýn büyük önemini ortaya koymak istemezdi. H. Yazarý birkaç yýl önce ölmüþtür. kendi alanýnda yeniden keþfetmiþ ve bu durum. deyim yerindeyse.Morgan. [Engels'in notu] .. belli baþlý noktalar üzerinde Marx’la ayný sonuçlara varmaya götürmüþtü. or Researches in the Lines of Human Progress from Savagery. Almanya’nýn profesyonel iktisatçýlarý Kapital’den sözetmemek için ne kadar direndilerse. through Barbarism to Civilisation. Bu kitap Amerika'da basýlmýþtýr. Marx’ýn kýrk yýl önce keþfetmiþ bulunduðu materyalist tarih görüþünü. ondan kopya çekmek için de o kadar büyük bir çaba göstermiþlerdi.

Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . eski toplumsal kuruluþu yeni koþullara uyarlamak için. Bununla birlikte. Emeðin eriþmiþ bulunduðu geliþme aþamasý ne kadar düþük. türün üremesi. -Ed. kuþaklar boyunca. bir yandan emeðin öbür yandan da ailenin eriþmiþ bulunduðu geliþme aþamasý tarafýndan belirlenir. Roma ve Cermen tarihinin o zamana kadar tahlil edilememiþ * Karl Marx’ýn Abstract of Morgan’s “Ancient Society”sine atýf yapýlmaktadýr. artýk dayanaklarýný kan baðý üzerine kurulmuþ topluluklarýn deðil. tarihte. yitip giden dostumun yapamadýðý iþin yerini. sonunda. elden geldiðince.tutumu da baþka türlü olmadý. toplumun sahip bulunduðu servet ne kadar az ise. Kan baðý üzerine kurulmuþ eski toplum. beslenmeye. giyinmeye. Benim bu çalýþmam. Materyalist anlayýþa göre. Ama kan baðýna dayanan bu toplumsal yapý çerçevesinde. toplumsal düzen üzerinde o kadar çok belirleyici görünür. ve bunlarýn gerektirdiði aletlerin üretimi. maddî yaþamýn üretimi ve yeniden-üretimidir. özel mülkiyet ve deðiþim. ancak güçsüz bir þekilde doldurabilir. barýnmaya yarayan nesnelerin. ikili bir özlüðe sahiptir. kan baðýnýn aðýr basan etkisi. toplam emek ürünü ve bunun sonucu. Belirli bir tarihsel dönem ve belirli bir ülkedeki insanlarýn içinde yaþadýklarý toplumsal kurumlar. Bu çalýþmada. ve onunla birlikte. servetler arasýnda eþitsizlik. emek üretkenliði gitgide artar. Marx’ýn Morgan’ dan çýkardýðý bol sayýda özet* arasýnda bulunan eleþtiri notlarý elimin altýnda. Bir yandan. bu notlarý kullandým. bunlarýn arasýndaki baðdaþmazlýk tam bir devrim sonucu verene kadar. bütün bu yeni toplumsal öðeler. yazýlý tarihimizin bu tarih-öncesi temelini bularak onu ana çizgileriyle anlatmýþ ve en eski Yunan. yaþam araçlarýnýn.riedrich Engels Ailenin. egemen etken. sýnýflar arasýndaki karþýt-lýklarýn temeli de geliþir. yerini. Ýþte Morgan’ýn büyük deðeri. var güçleriyle etkide bulunurlar. Ama bu üretim. 8 . belirli bir ülkede yaþayan topluluklarýn oluþturdu-ðu devlet içinde örgütlenen aile rejiminin tamamen mülkiyet rejimi tarafýndan belirlendiði günümüze kadar [sayfa 231] gelen yazýlý tarihin bütün özünü biçimlendiren sýnýflar çatýþmasý ve sýnýflar savaþýmýnýn bundan böyle içinde özgürce geliþtiði yeni bir topluma býrakýr. öbür yandan bizzat insanlarýn-üretimi. sonuç olarak. yeni yeni geliþmiþ toplumsal sýnýflarýn çatýþmasý sonucu deðiþir. baþkasýnýn emek-gücünden yararlanabilme olanaðý. bu iki türlü üretim tarafýndan.

26 Mayýs 1884 dolaylarýnda yazýlmýþtýr. hemen hemen altý aydan beri tükenmiþti ve yayýmcý. kendi elde etmiþ bulunduklarýmý da ekledim. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 9 . des Privateigenthums und des Staats. ama benim ereðim bakýmýndan yetersiz bulunan bütün iktisadî açýklamalarý yeniden ele alýp geliþtirdim.. bazý düzeltme ve tamamlamalar yapmak için elimi çabuk tutmam gerekiyor. Konusunu adamakýllý kavrayabilmek için. Morgan’ýn açýkça anýlmadýðý her yerde. Engels. Der Ursprung der . –Tacitus bir yana– elinin altýnda M. þimdiye kadar beni bundan alýkoymuþtu.   . bütün vargýlardan benim sorumlu bulunduðum. Mac LENNAN. Okur. aslýnda benim yapýtýmdýr. kendiliðinden anlaþýlacaktýr. benim eklemiþ bulunduklarýmý kolayca ayýrdedebilir. 1884’te yayýmlanmýþtýr. Morgan’ýn ereði bakýmýndan yeterli.baþlýca gizlerinin anahtarýný. Hottingen-Zürich. kitabý. Kuzey Amerika yerlilerinin kandaþ gruplarý içinde bulmuþ olmasýndadýr. Bu konuda. Ama yapýtý. MORGAN)[143] Bu kitabýn bundan önceki bütün baskýlarý. 1891 DÖRDÜNCÜ ALMANCA BASKIYA ÖNSÖZ ÝLKEL AÝLENÝN TARÝHÝ ÜZERÝNE (BOCHO.EN. bu süre içinde ailenin ilkel biçimleri üzerindeki bilgilerde önemli geliþmeler oldu. Ýlk baskýnýn yayýmlanmasýndan bu yana yedi yýl geçti. zaten eldeki metnin kararlaþtýrýlmýþ bulunan . . Son olarak. bu kitabýn bütünü içinde. Morgan’ýn verileriyle yetinmedim. Bundan ötürü. Morgan ancak ikinci elden kaynaklara sahipti ve hele Cermenlerle ilgili olarak. daha da uzun [sayfa 232] bir zamandan beri. günümüzün çýðýr açacak sayýlý yapýtlarýndan biridir. onunla hemen hemen kýrk yýl içlidýþlý oldu. benden yeni bir baský hazýrlamamý istiyordu. Keltler ve Cermenler üzerine olan bölümler. Ve iþte bu yüzdendir ki.riedrich Engels Ailenin. Yunan ve Roma üzerine olan tarihsel bölümlerde. bir günün iþi olmadý.amile. Daha ivedi iþler. Morgan’a ait olanla.reeman’ýn kötü liberal düzmecelerinden baþka bir þey yoktu.

di Pasquale Martignetti. tarih bilimi. henüz tamamen Musa’nýn beþ kitabýnýn (Pentateuque) etkisi altýndaydý. Jassy’nin Contemporanul[144] dergisinde. Bu kitaplarda.baskýsý da. Bu alanda. tek-eþli-evlilik (monogamie) dýþýnda. della proprieta privata e dello stato. bu kitapta baþka deðiþiklikler yapýlmasýný önleyecek. ilkel zamanlarda. Koebenhavn. bütün metni büyük bir özenle gözden geçirerek bir sürü katma yaptým. bazan sýký sýkýya izleniyor. gerektiði gibi hesaba katýlmýþ olacak. bu önsözde de. aile tarihinin. bir yandan da ilke tarihi incelemede. umarým ki. yalnýzca en eski aile biçimi olarak kabul edilmekle kalmýyor. bütün kurallardan baðýþýk bir cinsel iliþkiler döneminin varolabileceði kabul ediliyordu. Daha doðrusu. bilimin bugünkü durumu. proprietatei private si a statului. yalnýzca. Eylül 1885 – Mayýs 1886 arasýnda. bu Ýngiliz örneði. ve bu iþi. Baþka ülkelerde de. Bu yüzden. Ayrýca. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Bu Almanca baskýya dayanarak Henri Rave tarafýndan yapýlan bir . bir tutuluyordu.amiljens.   * 1860 yýllarýna kadar. bir aile tarihi sorunu sözkonusu olamazdý. þovenizme boyanmýþ Ýngiliz tarih-öncesi okulu bir yandan Morgan’ýn elde ettiði sonuçlarý hiç sýkýlmadan kendine malederken. öbür kaynaklarda olduðundan çok daha ayrýntýlý bir [sayfa 233] biçimde anlatýlan ataerkil aile biçimi. özellikle. Dansk af . versione riveduta dall’ autore.riedrich Engels Ailenin. Benevento 1885. Balchofen’den Morgan’a kadar izlemiþ bulunduðu geliþme üzerine kýsa ve toplu bir özet vereceðim. Privatejendommens og Statent Oprindelse. Öyle ki. Doðudaki çok-karýlý-evlilik (polygamie) ile Tibet’teki çok-kocalý-evlilik (polyandrie) biçimleri biliniyordu.orfatteren gennemgaaet Udgave besoerget af Gerson Trier. Yapýtým çeþitli yabancý dillere çevrildi: önce Ýtalyancaya: L’Origine della famiglia. Daha sonra da Danimarka diline: .ransýzca çeviri de basýlmaktadýr. traducere de Joan Nadejde. aile hiçbir tarihsel evrim geçirmemiþ sayýlýyor. Sonra Romenceye: Origina familei. ayrýca –çok karýlýlýk (polygamie) bir yana býrakýlýrsa– günümüzün burjuva ailesiyle özdeþ sayýlýyor. bu katmalarla. ne 10 . belirti bir süre için.1888. onun bulgularýyla gerçekleþmiþ bulunan devrimden hiç sözetmemekte direnmeye devam ettiði için yapacaðým.

babalýðý belirsiz duruma getirdiðinden. Ona göre. yalnýzca kadýn bakýmýndan soyun meþru kabul edilmiþ bulunduðu. Ama bu olgulardan bir sonuç çýkarýlamýyordu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 11 . 2° Bu tür iliþkiler.riedrich Engels Ailenin. kadýn tarafýndan hoþgörülmesinin satýnalýnacaðý bir çiðnenmesi (bir baþka deyiþle. dinsel fikirlerin evri- . öylesine [sayfa 234] bir saygý ve saygýnlýða sahip bulunuyorlardý ki. baþka bir deyiþle. 4° Kadýnýn yalnýzca bir tek erkeðe ait bulunduðu karý-koca evliliðine (mariage conjugan) geçiþ. öbür erkeklerin ayný kadýn üzerindeki geleneksel hukukunun çiðnenmesi) anlamýna geliyordu. önce. bütün kurallardan yoksun cinsel iliþkiler içinde yaþamýþtýr. bu üç biçim. ya da ayný türden boþinanlarýn yanýsýra.B. gerçekte. soy-zinciri ancak kadýn soyu bakýmýndan –analýk hukukuna göre– hesaplanabilir ki. özellikle Yunanlýlarda. bazý yabanýllar arasýnda yürürlükte bulunan.] Bachofen’ýn Analýk Hukuku adlý kitabýnýn yayýmlanmasýyla. Yaþadýðýmýz dönemdeki bazý yabanýllar arasýnda olduðu gibi. -ç. soyaðacýnýn babaya göre deðil. genç kuþaðýn belirli atalarý olarak. anaya göre hesaplandýðý. vb. Aile tarihi [üzerindeki gerçek bilimsel araþtýrmalar. bu. 1861’de baþlar. tarihin eski çaðlarýnda yaþayan bazý halklar arasýnda da. bu tür olgular. Bachofen’in kötü bir raslantý sonucu hetairizm (hétairisme) terimiyle belirttiði. burada þunlarý önerir: 1° Ýnsanlýk. vb. tam bir kadýn egemenliðine (gynecocratie) kadar gidiyordu. Yazar. ana olarak. Tylor’ýn Researches into the Early History of Mankind. Bachofen’in anlayýþýna göre. 3° Bunun sonucu. hatta E. eski bir dinsel buyruðun ya cezasýnýn çekileceði. henüz yakýndan incelenmemiþ hayli geniþ bazý gruplar içinde evliliðin yasaklanmýþ olduðu ve bu töreye dünyanýn her yanýnda rastlandýðý gibi olgular kuþkusuz biliniyordu ve bu konularda durmadan yeni yeni örnekler toplanýyordu. günümüzde yaþamakta olan birçok halklar arasýnda. (1865) adlý kitabýnda.var ki. “garip âdetler” baþlýðý altýnda yer almaktadýr.. Bachofen bu iddialarýn kanýtlarýný. “hetairizm” den tek-eþli-evliliðe ve analýk hukukundan babalýk hukukuna geçiþ. yanmakta olan oduna bir demir aletle dokunma yasaðý. tarihsel bir ardýþýklýk düzeni içinde sýralanmýyor ve aralarýnda hiçbir iliþki olmaksýzýn birbiri yanýnda bulunuyorlardý. ya da kendini belli bir süre baþkalarýna vererek. kadýnlar. çok büyük çabalarla toplamýþ olduðu antikçað klasik yazýnýnýn sayýsýz parçalarý içinde buluyor. baþlangýçta bu durum ortaya çýkmýþtýr. antik-çaðda yaþamýþ bütün halklar içinde.

ve ayný zamanda oðlunun öz babasýný öldürmüþtür. indirdiði vahiyle. Bachofen’e göre. Truva savaþýndan dönen kocasý Agamemnon’u. yeni anlayýþý temsil eden yeni tanrýlarýn. Ama. Bu yüzden. aklanma ve suçlanma için verilen oylar eþit sayýdadýr.” Kendisine kan baðýyla baðlý bulunulmayan bir adamýn öldürülmesinin günahý. Orestes’e bu cinayeti iþleten Apollon ve yargýç olarak baþvurulan Athena – burada yeni düzeni. Athena. nedir ki. kandaþlar arasýndaki cinayetleri izlemektir ve analýk hukukuna göre de en aðýr ve en baðýþlanmaz cinayet. analýk hukuku üzerinde utku kazanmýþ olur. Orestes. [Yunan -ç. Erinniler’in görevi. Bunun sonucu. bu yaþam koþullarýnýn ayný insanlarýn beyinlerindeki dinsel yansýmasýnýn ürünüdür. geleneksel topluluk içinde. insanlarýn gerçek yaþam koþullarýndaki geliþmenin deðil. Klytaimnenstra. Böylece. Apollon. Erinniler’in da deyimiyle. Erinniler’i yenerler ve sonunda Erinniler yeni düzen içinde yeni bir görev almanýn gerekli olduðu kanýsýna varýrlar. Athena baþkan niteliðiyle. kendi öz kocasýný. hatta öldüren onun karýsý bile olsa. öldürdüðü adama kan baðýyla baðlý deðildi. eski anlayýþý temsil eden eski tanrýlar yanýnda ortaya çýkýp tutunmasý ve bunlarý giderek geri plana atmalarýyla gerçekleþmiþtir. Klytaimnestra’nýn ikili bir cinayet iþlediðini öne sürer: kadýn. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .miyle. erkekle kadýnýn karþýlýklý toplumsal durumundaki tarihsel deðiþmeler. batmakta olan analýk hukuku ile doðmakta olan utkun babalýk hukuku arasýndaki savaþýn dramatik bir anlatýmý olarak gösterir. taraflarý dinler. babalýk hukuku düzenini temsil eden iki tanrý– onu korurlar. öz anasýný öldürerek babasýnýn öcünü alýr.] kahramanlýk döneminde. babalýk hukuku. Demek ki.riedrich Engels Ailenin. bu iþ. oyunu Orestes’ten yana kullanýr ve Orestes aklanýr. bunun üzerine. O zaman.] yanýtý inandýrýcýdýr: “Çünkü kadýn. 12 . ödenebilir. bir ananýn öldürülmesidir. Bachofen. “genç kuþak tanrýlarý”. ama Klytaimnestra’nýn Agamemnon’dan olan oðlu Orestes. Aiskhylos’un Oresteia’sýný. Orestes’i savunur. Erinnileri ilgilendirmez. Athena Areopagos’ un –Atinalý yargýçlarýn– oyuna baþvurur. Öyleyse neden Erinniler çok daha suçlu [sayfa 235] olan Klimmnestr’i deðil de. onu izlerler [Erinniler’in -ç. sevgilisi Aigisthos’a duyduðu sevgi yüzünden öldürür. anakatilliðini suçlarýn en aðýrý ve en baðýþlanmazý sayan analýk hukukunun koruyucu perileri Erinniler tarafýndan izlenir. Bütün tartýþma. Orestes’le Erinniler’i karþý karþýya getiren oturumda kýsaca özetlenir.

kendini öbür erkeklere geçici olarak vererek. kuru. Ama. öncelinin (selefinin) tam karþýtýydý. bu tanrýlarýn babalýk hukuku yararýna analýk hukukunu devirme mucizesini gösterdiklerine inanýr. tam bir devrim demektir. Yunanlýlarla Asyalýlar arasýnda. Bu yüzden bilinmez kaldý. Ayrýca. ayrýca bir kadýnýn birçok erkekle cinsel iliþkilerde bulunduðu ve bunun törelere karþý olmadýðý bir durumun gerçekten yaþandýðýný. Apollon’a ve Athena’ya. Bu ardýl. bütün kitabýn en güzel ve en iyi parçalarýndan biridir. Bütün kurallardan baðýþýk cinsel iliþkilerin yürürlükte bulunduðu. Ayný alandaki ilk ardýlý (halefi). çocuklarýn tek belirli atalarýnýn analar olduðu bu ilkel durumun analara ve ayný zamanda genel olarak kadýnlara. J. kadýnýn. ama tamamen doðru yorumu. Yunan kahramanlýk döneminde.1861 yýlýnda. klasik ilkçað yazýnýnda bol sayýda [sayfa 236] varolan belirtilerin tanýklýðýna dayanan kanýtlarla.Oresteia’nin bu yeni. 1865’te ortaya çýktý. saðlýðýnda Aiskhylos’un inanmýþ olduðu kadar inandýðýný da kanýtlamaktadýr: Gerçekten. Bachofen’den sözedildiðini hiç duymadan. bu. burada. tek kocayla evlenme hakkýný satýnalmasý gerektiði biçiminde.riedrich Engels Ailenin. ama ayný zamanda. babalýðýn belirlendiði ya da hiç olmazsa genellikle kabul edildiði karý-koca evliliði döneminde de uzun süre devam ettiðini. bu törenin izlerini býrakmadan asla kaybolmadýðýný. Dâhi mistik yerine. Bundan ötürü. bu onun yenilikçi deðerini asla küçültmez. güç ve çoðunlukla pek de yararlý olmayan bir iþtir. ilk olarak Bachofen deðiþtirmiþtir. bilinmeyen bir ilkel durum biçimindeki çürük formülü. karý-koca evliliðinden önce. böylesine. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 13 . Bachofen’in büyük kitabý Almanca yazýlmýþtý: yani o zaman. o zamandan beri hiç görülmeyen yüksek bir toplumsal önem saðladýðýný da tanýtlamýþtýr. yalnýzca bir erkeðin birçok kadýnla cinsel iliþkilerde bulunmasýyla kalmayýp. Gerçi Bachofen bu önermeleri o kadar açýk bir biçimde dile getirmemiþtir – gizemci anlayýþ onu bundan alýkoyuyordu. Bachofen’in Erinnilere. evrensel tarihin belirleyici öðesi olarak kabul eden bir anlayýþýn. Ama o bütün bunlarý tanýtladý. Dini. bir anadan öbürüne hesaplanabileceði ve bu durumun. duygusuz bir hukukçu karþýsýnda .. bugünkü ailenin tarih-öncesi ile en az ilgilenen ulusun diliyle. bunun sonucu. Mac Lennan. soyaðacýnýn baþlangýçta yalnýzca kadýn tarafýndan. sonunda saf bir gizemciliðe (mysticisme) varmasý gerektiði açýktýr.. Bachofen. Bachofen. Bachofen’in o koca kitabýný baþtanbaþa yutmak.

her aþiret içinde bir erkek çokluðu ortaya çýkardý ve bunun kaçýnýlmaz sonucu. birçok yabanýl. kanlarýný ancak baþka aþiretlerden alabilirler. davasýný savunan avukatýn usa yatkýn kombinezonlarý alýr. dýþ-evlenen ve iç-evlenen aþiretler arasýnda katý bir karþýtlýk kuruyordu. dýþ-evlenen aþiretlerde yaþayan erkekler. taþkýn ozansý imgeleme yetisinin yerini. bir çocuðun anasýnýn kim olduðu bilinir ama. Bu töre dolayýsýyla. kadýnlar da kocalarýný dýþardan bulmak zorundaydýlar. buna hiçbir neden yoktu. Mac Lennan. olarak niteliyor ve uzunboylu düþünmeden. dýþardan. ama yabanýllýk durumunda. töre. erkekleri. çoðunlukla. çok-kocalýlýk olurdu. ailesinden yapmacýk bir zorbalýkla kaçýrmasý gereken bir evlilik biçimi bulur. Bu teoriye göre. Mac Lennan gene sorar: Nerden çýkýyor bu dýþ-evlenme töresi? Ona göre bunun kandaþlýk ve mahremlerarasý-zina (fücur. yabanýllar arasýnda çok yaygýn bir töreden pekâlâ çýkabilirdi. “kaçýrma yoluyla evlenme” nasýl doðdu? Erkekler. niþanlý erkeðin. öyle ki. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . içinde evlenmenin yasaklandýðý bazý kümelerin (gruplarýn) varlýðýna sýk sýk rastlýyoruz (ki bu kümeler. içerden bulmak zorunda olanlarý “endogame” (“içevlenme”). çünkü bu tür anlayýþlar çok daha sonralarý geliþmiþtir. 14 . ancak kaçýrmayoluyla yapýlabilirdi. barbar ve hatta eski ve yeni zamanlarýn uygar halklarý arasýnda. bu karþýtlýk temeli üzerine kurar. bütün teorisini. babasýnýn kim olduðu bilinemezdi: atalýðýn erkeðe göre deðil. Bu. geliþmemiþ halklar arasýnda. bunlarda erkekler karýlarýný. kendi öz aþiretleri içinde yeterli sayýda kadýn bulabildikleri sürece. baþka topluluklarda. dýþardan-evlenme (exogamie) üzerine yaptýðý kendi öz araþtýrmalarý. bu kez. Ve bu durum sonucu. baþka aþiretlerden aldýklarý kadýnlarý. kýz çocuklarýný doðar doðmaz öldürmek biçiminde. gerçekten zorla kaçýrýyorlardý. 1865 yýllarýnda henüz çoðunlukla aþiretlerle karýþtýrýlýyorlardý). dýþardan-evlenme. belirli bir grup içindeki erkekleri ayný grup [sayfa 237] içindeki kadýnlarla evlenmeye zorunlu tuttuðu halde.bulunuyoruz. Sonra da. aþiretler arasýnda sürekli savaþ hali bulunduðundan. bir aþiretin (tribünün). birçok erkeðin ayný kadýna sahip olmasý. Nedir ki.riedrich Engels Ailenin. inceste) kavramýyla hiçbir ilgisi yoktur. bu iþ. Mac Lennan. Ne var ki. gelecekteki eþini. Töreye göre. hatta tamamen deðilse birçok durumda. eþlerini dýþardan bulmak zorunda olanlarý “exogame” (“dýþ-evlenme”). Mac Lennan. yalnýz baþýna ya da arkadaþlarýyla birlikte. bu karþýtlýðýn yalnýzca kendi imgeleminde varolduðu olgusunu ortaya koymalarýna karþýn.

soyun ve ardýllýk hukukunun (droit de succession) henüz tamamen kadýn soy-zincirine göre hesaba katýldýðý. sözgötürmez bir þey olarak bakmak zorundayýz. dýþardan-evlenme olarak adlandýrdýðý þeyin genel yaygýnlýðýný ve büyük önemini göstermiþ olmasýdýr. 1859). s.riedrich Engels Ailenin. Bachofen’in mistik imgeleminin analýk hukuku alanýnda yaptýðýndan çok daha büyük bir karýþýklýða yol açtýðý halde. Daha sonra kendisinin de kabul etmiþ bulunduðu gibi. Ýrokualar Üzerine Mektuplar’ýnda (American Review’da yayýnlanmýþlardýr) ve 1851’de The League of the Iroquis’te. Önceki bir aþama için doðru olan bu deyimi. 1886. Aþiret içinde –çok kocalýlýk ile hafiflemiþ ama ortadan kalkmamýþ– kadýn kýtlýðýnýn bir ikinci sonucu. Mac Lennan hep “yalnýzca kadýn-soyuna göre akrabalýk” tan (kinship through females only) sözediyor. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 15 . Ve bu yüzden. Daha sonra göreceðimiz gibi. dýþardan-evlenen ýrklar arasýnda. bizzat Mac Lennan tarafýndan sözü edilen parça.. baþka aþiretlerden zorla ve sistemli olarak kýz kaçýrýlmasýdýr. 124). Mac Lennan’ýn baþarýsý. Bachofen’in bu noktada öncel olmasýna karþýn. Lathan (Descriptive Etimology. bu ilkel toplulukta dýþ-evlenmeyi göstermiþ ve çok doðru bir biçimde anlatmýþtýr. Mac Lennan. . bütün exogame ýrklarda. ilkin çok-kocalýlýðýn varlýðýný kabul etmemiz gerekir. [sayfa 238] Primitive Marriage. Mac Lennan’ýn bir baþka baþarýsýdýr.. Hindistan’da yaþayan Magarlar’da[145] bu kurumu büyük bir titizlik ve doðrulukla anlatmýþ ve bunun çok yaygýn bir þey olduðunu ve dünyanýn dört bucaðýnda buna rastlanýlabileceðini söylemiþti. Ama dýþ-evlenen topluluklarýn varlýðý olgusunu onun keþfetmediði kesindir ve üstelik bu iþi pek de iyi anlamamýþtýr. yalnýzca ana tarafýndaki kan baðlarýný kabul eden akrabalýk sisteminin ilk akrabalýk sistemi olduðuna. ama erkek tarafýndan akrabalýðýn da ayný biçimde tanýnýp deyimlendiði sonraki aþamalar .yalnýzca kadýna göre hesaplanmasý – analýk hukuku buradan doðar. daha 1847 yýllarýnda. bu nokta üzerinde.” (Mac Lennan. bizim Morgan. Mac Lennan’ýn kötü avukat anlayýþý. analýk hukukuna göre belirlenen soy-zinciri düzenini ilkel düzen olarak kabul etmiþ bulunmasý da. Ama burada da. Birçok gözlemcinin eski ve daðýnýk öykülerini bir yana býrakalým –Mac Lennan ’ýn kaynaklarý özellikle bunlardýr. “Dýþardan-evlenme ile çok-kocalý-evlilik (polyandrie) bir tek ve ayný kaynaktan –iki cins arasýndaki sayý dengesizliði– geldiklerine göre. Studies in Ancient History. durum açýk deðil.

bu ülkede.” Bunlar. Bütün gerçeðe benzer görünüþe karþýn. Bu sýrada. dýþ-evlenen ve iç-evlenen aþiretler arasýnda kurduðu karþýtlýk. geliþmemiþ halklar arasýnda. çok-kocalýlýk (polyandrie) ve karý-koca evliliði (mariage conjugal). Çok sayýda bireysel ayrýklama ve deðiþiklikler saptanmýþ bulunmasýna karþýn. kendini erkek akrabalýðýn [yani erkek soyzincirine göre belirlenen soyun] [sayfa 239] egemen olduðu halklar arasýnda daha belirgin ve daha açýk bir biçimde göstermesi dikkate deðer. daha da karýþýk yeni varsayýmlar ileri sürmekten baþka bir þey yapamaz. bir dizi erkeðin. gitgide onun yalýnkat teorisinin çerçevesine sýðmayan birçok olgunun ortaya çýktýðý görüldü. bu terimi zamanla uygulanamaz bir duruma getiren deðiþik koþullara uygulamakta devam eden dar hukukçu anlayýþýnýn ta kendisidir. bunlara karþý. bir dizi kadýna ortaklaþa sahip olmalarý þeklindeki evlilik biçimlerinin varlýðýyla ilgili birçok kanýtlar bulundu ve Lubbock (The 16 . yarattýðý deðiþmez bir hukuk terimini. egemen olan anlayýþýn baþlýca temeli olarak kaldý ve atlara takýlan gözlükler gibi. genellikle aile tarihinin kurucusu ve bu alanda en büyük yetke olarak kabul edildi. Ýngiltere ve Ýngiltere dýþýnda daha birçok ülkede. Hiç deðilse. þu olgu karþýsýnda þaþýrýr: “[Yalancýktan] kýz kaçýrma þeklinin. kendi öz yaratýcýsýna da. Buna karþýn. Mac Lennan. Mac Lennan’ýn teorisi. bildiðimiz kadarýyla. Ýþte bu. çocuklarýn öldürülmesi asla sistemli bir biçimde uygulanmamýþtýr.riedrich Engels Ailenin. araþtýrmalarýnýn saðladýðý yararlardan daha çok zararlara neden olmuþtur.”. Mac Lennan’ýn olaylarý açýklama biçimiyle taban tabana çatýþan iki olgudur ve Mac Lennan. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . 140) Ayrýca þöyle yazar: “Tuhaf olaný þu ki. yalnýzca üç evlilik biçimi vardýr: çok-karýlýlýk (polygamie). anlaþýlan pek saðlam kurulmuþ gibi görünmez. Ama konu üzerinde dikkatle durulunca.için de sýk sýk kullanmaktadýr. Mac Lennan’a göre. araþtýrma alanýnýn tamamen kavranmasýný engelleyerek. (s. Mac Lennan’ýn teorisi Ýngiltere’de büyük baþarý kazandý ve hayli gürültü kopardý. Mac Lennan’ýn deðerinin olduðundan çok fazla gösterilmesine karþý belirtmek gerekir ki. bütün geliþmeleri olanaksýz kýldý. dýþ-evlenme ve en eski akrabalýk biçiminin birarada bulunduðu yerlerde. onun tam bir yanlýþ anlamaya dayanan dýþ-evlenen ve iç-evlenen “aþiret”ler arasýndaki karþýtlýðý.

Kendilerine uygun düþen aile biçimlerini bulmak için akrabalýk sistemlerinden hareket ederek. Morgan. öyleyse bütün bir kýtaya yaygýn bir sistemdi. Ýlkel Evlilik (Studies in Ancient History. Systems of Consanguinity and Affinity [“Kandaþlýk ve Akrabalýk Sistemleri”] (1871) içinde. Onun kanýsýna göre. Lubbock ve Morgan’dan.ederal Amerikan Hükümetinin. Ve ayný Mac Lennan. Eðer bu yöntem kendini kabul ettirseydi. Afrika ve Avustralya’daki birçok ilkel halklar arasýnda da yürürlükteydi. Sezar’ýn anlattýðý. bizzat hazýrladýðý tablolar ve soru kâðýtlarý aracýyla. . yeni ve birçok bakýmdan kesin belgelerle ortaya çýktý. ve hafifçe deðiþik bir biçimde. Az zaman sonra. ayrýca yalnýzca bir Ýskoç mahkemesi tarafýndan kabul edilebilecek þekilde geçerliði söz götürmez kanýtlar da ister. 3° Ama ayný adalarda. Kendisi yalnýzca varsayýmlara dayanarak ve tamamen yapay bir biçimde bir aile tarihi düzenlediði halde. Mac Lennan. ayný þekilde Asya’da. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 17 . ancak þimdi yürürlükten kalkmýþ daha ilkel bir grup evliliði biçimiyle açýklanabilecek bir baþka akrabalýk sistemi de varlýðýný sürdürüyordu. tartýþmayý çok daha geniþ bir alana aktardý. Morgan. Ýrokualara özgü akrabalýk sistemi. 20). 1876) kitabýnýn yeni baskýsýnda teorisini savunuyordu. öbür halklarla ilgili akrabalýk sistemleri üzerine de bilgiler toplamasýný saðladý. Ve alýnan yanýtlara göre. Birleþik Devletler’deki bütün yerli halk için ortak. 2° Bu sistem Havai ve birçok öbür Avustralya adalarýnda ortadan kalkmakta bulunan bir grup halinde evlilik biçimiyle yetkin bir biçimde açýklanabiliyordu. Germania. Bretonlarýn onluk ya da onikilik gruplar halinde karýlarýna ortaklaþa sahip olmalarý olgusundan ve eski yazarlarýn barbarlar arasýndaki kadýn ortaklýðý üzerine bütün öbür . toplanan bilgileri ve bunlardan çýkardýðý sonuçlarý yayýmladý ve böylece. yeni bir araþtýrma yolu açtý ve insanlýðýn tarih-öncesi üzerine çok daha geniþ bir geriye-bakýþ görüþü saðladý.Origin of Civilisation. yalnýzca aðýzlarýndan çýkan her sözün kanýtlarýný istemekle kalmaz. 1870) bu grup halinde evliliði (Communal Marriage) tarihsel bir olgu olarak kabul etti. Cermenlerdeki dayý ile yeðen arasýndaki sýký iliþkiden (Tacitus. 1871’de. bu evlilik biçiminin yanýsýra.riedrich Engels Ailenin. aslýnda yürürlükteki evlilik sisteminden çýkan akrabalýk derecesiyle [sayfa 240] mutlak çeliþki durumunda bulunmasýna karþýn. Mac Lennan’ýn o çýtýpýtý kurgusu toz olurdu. bulduðu þey þunlar oldu: 1° Amerika’nýn yerli halklarý arasýndaki akrabalýk sistemi. Morgan.

hatta masonlar ve Ýngiliz meslek birlikleri [sendikalarý -ç. Mac Lennan’ýn henüz yenilmemiþ bulunduðu bir konu vardý. Bu. Nedir ki. Mac Lennan’ýn bu karþýtlýðý açýklama giriþiminin yetersiz kaldýðý ve kendi ortaya koyduðu olgularýn bunun tersini gösterdiði düþünülüyordu. benim bu irdelememe temel olan büyük yapýtý. bütün bu halklarda çok-kocalýlýðýn yaygýn olduðu sonucunu çýkarýr. Mac Lennan’ýn savunmasý. bu yapýtta tam bir bilinçle [sayfa 242] geliþtirmiþtir. birader. içler acýsý bir güçsüzlükteydi. hayli gerilerde kalýr. birbirinden baðýmsýz ve özerk iki tür aþiretin varlýðý tartýþýlmaz bir dogmaydý. keþiþlerin. karþýlýklý olarak birbirini dýþtalayan. Amerika yerlilerinin.öykülerinden. Mac Lennan. Bütün sisteminin üzerine kurulmuþ bulunduðu dýþ-evlenen ve iç-evlenen “aþiret”ler arasýndaki karþýtlýk yalnýzca sarsýlmamýþ olmakla kalmýyor. Morgan’ýn akrabalýk sistemlerine gelince. ama savunma avukatýndan. kendini. Morgan 1871’de henüz yalnýzca önsezisine belli-belirsiz sahip olduðu þeyi.] üyelerinin.1882) adlý yapýtlarýna bakýlýrsa. ona göre burada yalnýzca basit toplumsal nezaket gerekleri sözkonusudur. [sayfa 241] Ýnsan. Giraud-Teulon’un Origines de la famille [“Ailenin Kökeni”] (1874) ve hatta Lubbock’un Origin of Civilisation [“Uygarlýðýn Kökeni”] (dördüncü baský. dindar kadýnlarýn. yani biri karýlarýný aþiretin içinden alýrken.riedrich Engels Ailenin. baba. kýlý kýpýrdamadan. bir davayý kendi gönlünce göstermek için canýnýn istediði gibi konuþan. þimdiye kadar hiçbir yerde dýþ-evlenen “aþiret”lerin varlýðý tanýtlanmamýþtýr. Nedir ki. Ama çeliþkinin kendisi. Bachofen’in de uzaðýnda. Ancient Society [“Eski Toplum”] (1877). hemþire gibi adlandýrmalarýn. ana. kardeþ ya da baba sözcüklerini kullanmalarýdýr. iþte bu konuyu ele alýyor. hatta bir yabancýya. katolik papaz ve rahibelerine hitap ederken kullanýldýklarý. henüz 18 . öbürü için bunu yapmak mutlak biçimde yasaklanmýþ bulunan. cakalý oturumlarýnda birbirlerine karþý kullanýldýklarý için. bunun böyle olduðu görülür. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . anlamsýz söz yöneltme biçimlerinden baþka bir þey olmadýklarýný ileri sürmeye benzer. bir beyaza bile söz yöneltirken. Morgan’ýn. grup halindeki evliliðin tamamen uydurma bir þey olduðunu öne sürer ve bunu yaparak. bunun da kanýtý. her sözü için hukuksal bakýmdan kesin kanýtlar isteyen bir savcý karþýsýnda sanýr. Kýsaca. ayrýca herkes tarafýndan bütün aile tarihinin ekseni olarak kabul ediliyordu. Örneðin. Dýþ-evlenme ve iç evlenme asla karþýt þeyler deðildir.

grup halinde evliliðin egemen olduðu çaðlarda –büyük bir olasýlýkla. Darvinci evrim teorisinin biyoloji bakýmýndan. . Öyleyse. Mac Lennan’ýn saçmalýklarýndan son kalan þey de çöküyordu. gensin sýký sýkýya dýþ-evlenen olmasý. bu gruplardan herbirinin içinde evlenme sýký sýkýya yasaklanmýþtý. -ç. bir zamanlar. Bu bulgu. hiç deðilse klasik evrim aþamalarýnýn grosso modo* ve geçici olarak saptanmýþ bulunduðu bir aile tarihi taslaðý hazýrlamasýný saðladý. marksist artýdeðer teorisinin ekonomi politik bakýmýndan önemi neyse. bu. araþtýrmalarýn ne yönde ve hangi amaca doðru yöneltileceði ve elde edilen sonuçlarýn nasýl sýnýflandýrýlacaðý biliniyor. o gün için elde bulunan belgelerin izin verdiði ölçüde. analýk hukukuna göre örgütlenmiþ bulunan. bir gensin erkekleri. Ama Morgan bununla da yetinmedi. Morgan’ýn kitabýndan sonra bu alanda gerçekleþen ilerlemeler. Analýk hukukuna göre örgütlenmiþ bulunan bu gens içinde. karýlarýný pekâlâ aþiretin içinden alabilirlerdi ve her zaman da öyle yapýyorlardý. incelemekte olduðu alanda. her yerde egemendi– aþiret. Analýk hukukuna göre örgütlenmiþ bulunan gens. Amerika yerlilerinin gensi sayesinde açýklanma olanaðýný buluyor ve ayný zamanda. babalýk hukukuna göre örgütlenen gensin çýkmýþ olduðu ilkel biçimi bulguladý. ana tarafýndan kandaþ belirli sayýda gruplara. ilkel tarih için taþýdýðý önem de odur. Bunun. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 19 . Morgan’ýn kitabýndan önce gerçekleþenlerden *Ana çizgileriyle. Bütün tarihçiler için o zamana kadar bir bilmece olarak kalmýþ bulunan Yunan ve Roma gensi. daha sonra. Amerikan yerlilerinin gensi. bütün tarih-öncesi. öyle ki. tarih-öncesi-bilimi bakýmýndan yeni bir çaðýn baþlangýcý olduðu apaçýk bir þeydir. Morgan’ýn. ve uygar halklarýn yaþadýðý þekilde babalýk hukukuna göre örgütlenen genslerin önceki aþamasýný oluþturan ilkel gens içinde yapýlmýþ olan bu bulgunun. antikçað dünyasýnda yaþayan uygar halklar arasýnda bulduðumuz þekildeki gensin. çevresinde bütün bu bilimin [sayfa 243] döndüðü eksen haline geldi. yeni bir ilerleme yapmasýný saðladý. bunun bulgulanmasýndan sonra. Böylece. Bundan ötürü. genslerin bütününü kapsayan aþiretin sýký sýkýya iç-evlenen olmasýna engel deðildi.riedrich Engels Ailenin. ilk kez. yeni bir temel kazanýyordu. genslere bölünüyordu. ama kendi gensinin dýþýndan almak zorundaydýlar.

tarih-öncesi-bilimcileri. kitap sistemli bir biçimde yok edilmiþe benzer. bu bulgularý kendilerine maletmiþlerdir. ama Amerikalý? Amerikalý karþýsýnda her Ýngiliz.riedrich Engels Ailenin. alçak gönüllülük gösterip. sonuç olarak. þimdi satýþta bulunan tek baský. Kafalardaki bu devrimi borçlu olduðumuz kimse Morgan’dýr. ya da daha doðrusu.[146] Ama buna þu eklenebilir ki. Ancient Society’nin özgün baskýsý tükenmiþtir. Birbirini kesinlikle dýþtalayan dýþevlenen ve iç-evlenen “aþiret”lerin varlýðýndan en küçük bir kuþku.. bunu açýkça itiraf etmez. elleri böðründe sendeleyip duran Mac Lennan 20 . çokkocalýlýk ve kýz kaçýrma yoluyla evlenmeden geçerek. Özellikle ünlü tarih-öncesi-bilimcilerimizin yazýlarýnda salt nezaket eseri bu kitaptan yapýlmýþ aktarmalar ve baþka arkadaþça yardýmlaþma kanýtlarý karýnca gibi kaynadýðýndan. deyim yerindeyse. büyük bir sapýklýk sayýlýyordu. bütün bu kutsal tanýnmýþ dogmalarýn külünü havaya savurarak. iki dâhi yabancýnýn. çocuk öldürme ve analýk hukukuna göre örgütlenmiþ aileye varan gülünç tarihsel düþüncelerinden en büyük saygýyla sözetmek de bir tür. Artýk Morgan’ýn bulgularý bütün tarih-öncesi-bilimcileri tarafýndan kabul edilmiþtir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . inandýrýcý olmalarýna yetiyordu. kurucusu ve resmen kabul edilmiþ önderiydi. düþüncelerine uymak çok aðýr geldiði için mi? Hadi Alman neyse. dýþ-evlenme ve içevlenme arasýnda. Mac Lennan. bu kanýtlarýn bir kez açýklanmasý. onun. bir susku-komplosu sayýlmamasý çok güç olan bu sakýntý nerden geliyor? Acaba Morgan Amerikalý olduðu için. hatta Ýngiltere’de bile. Bachofen ve Morgan’ýn genel görüþlerine. bunun güldürücü örneklerini Birleþik Devletler’deyken çok gördüm. Ýngiltere’de. Morgan’ýn kitabýnýn sözü edilmez. Amerika’da bu tür bir kitap. ve Ýngiliz tarih-öncesi-bilimcilerine. ve çýðýr açan bu kitaptan. ama gerçekten önemli bulgularý üzerinde inatla susarlar. bir tür günah iþlemiþ oluyordu: Üstüne üstlük. ama hemen hiçbiri. Ýngiltere’de. olanaklý olduðu ölçüde. Açýklamasýndaki ayrýntýlar hararetle didiklenir. Almanca çevirisidir. [sayfa 244] tarih-öncesi kibarlýðýydý. Morgan. eski araþtýrmalarýný överek kurtulurlar. Morgan bu dogmalarý öylesine kanýtlarla yok ediyordu ki. yurtsever olur. Ýngiliz tarih-öncesi-bilim okulunun. ondan da.. kitabýn yazarýna gelince.çok daha hýzlý olmuþtur. belge toplamakta gösterdikleri bütün övülesi çabalarýna karþýn. bu belgeleri düzenlemek ve sýnýflandýrmakta. hiçbir zaman kârlý pazarlar bulamaz. O zamana kadar.

Kongre üyesi olduðu sýralarda. karþýlaþtýrmalý hukuk uzmanlarý da katýldýlar. üstelik eleþtirmekle kalmayýp. elleri böðründe. yalpalayýp duruyordu da. bugün içinde yaþadýðýmýz toplumun temel biçimi olan meta üreten toplumu. Nedir ki. Morgan. kardeþinin aracýlýðýyla. öfkeli bir þekilde. eðer Mac Lennan. yeni belgeler. Morgan hakkýnda bana pek bir þey anlatamadý. yalnýzca irdelemeleriyle uðraþan sade bir kimse olarak yaþamýþtý. bugün de geçerlidir. ancak Karl Marx’ýn kullanabileceði terimlerle bu toplumun gelecekteki dönüþümünden de söz ederek. hatta geçerliliðini yitirdi. bunu haketmiþtir. bu kanýya katýlmýþsa. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 21 . Morgan. Rochester çevresinden seçilmiþ eski bir Kongre üyesiyle karþýlaþtým. bunu bu kadar zamandan beri kendimiz bulamayacak kadar aptal olabildik!” diye haykýrarak kafalarýný dövmüþ olmalýdýr. onu oradan Morgan çekip çýkarmak zorunda kalmýþtý! Burada. hükümetin araþtýrmalarýyla ilgilenmesini ve yapýtlarýndan çoðunun devlet eliyle yayýmlanmasýný saðlamýþtý. Cenevre’de.1884’te. Söylediðine göre.riedrich Engels Ailenin. Evet.ourier’yi ansýtan bir þekilde eleþtirerek.] . Ama hiçbir yerde. Morgan. Rochester’de.* [sayfa 246] * 1888 Eylülünde New-York’tan dönerken. anaçizgileriyle. bu konu üzerine gerekli bilgiler bulunacaktýr. bu ayný Bay Giraud-Teulon. onun yüzüne karþý “tarihsel yöntemin kendisi için tamamen antipatik” olduðunu söylemiþ ve eðer profesör Bay Giraud-Teulon da.1874’te (Origines de la famille). Ýnsan-bilimcilere. Böylece Morgan’ýn ayrýntýlarla ilgili birçok varsayýmý sarsýldý. Sözünü ettiðim kiþi de. bazan yeni olgular. denebilir ki. onu soðukça uzakta tutarak baþka türlü davranmak yeterli bir suç deðilmiþ gibi. bu iþe çeþitli yardýmlarda bulunmuþtu. incelememde. genel bir onay kazanacaktýr. bu büyük ilerlemenin yapýcýsý gizlendiði ölçüde. ilkel insan topluluklarý tarihi üzerine sahip olduðumuz belgeleri son derece zenginleþtirdi. Ne yazýk ki. tarih-öncesi-biliminin Morgan’a borçlu olduðu öbür ilerlemeler üzerinde durmak gereðini duymuyorum. ölçüyü kaçýrdý.hayranlarý: “Nasýl oldu da. Morgan’ýn büyük yapýtýnýn yayýmlanmasýndan bu yana geçen ondört yýl. . hâlâ Mac Lennan’ýn dýþ-evlenen labirentleri içinde. Sanki resmî okulu þaþýrtmak için. yapýtý. [Engels’in notu. Albay olan kardeþi. Washington’da. Tarihöncesi içinde Morgan’ ýn kurmuþ olduðu düzen. gezginlere ve profesyonel tarihöncesi-bilimcilerine. bazan da yeni görüþler getirerek. Ulusal Savunma Bakanlýðý’nda çalýþýyordu. onun baþlýca [sayfa 245] büyük görüþlerini yeni görüþlerle deðiþtirmek sonucunu vermedi. Öyleyse. ayrýca uygarlýðý. Lewis Morgan’ý tanýmýþ olan.

Der Ursprung der . 2. 16 Haziran 1891                .Londra.riedrich Engels Ailenin. n° 41.riedrich Engels. Stuttgart 1891’de yayýmlanmýþtýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .RÝEDRÝCH ENGELS Die Neue Zeit. 22 . Bd. des Privateigenthums und des Staats. 1890-91’de ve .amilie.

“doða üzerinde insan tarafýndan eriþilmiþ bulunan üstünlük ve egemenlik derecesi bakýmýndan. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 23 .AÝLENÝN. kuþkusuz yürürlükte kalacaktýr. ve çok sayýda yeni belge herhangi bir deðiþikliði zorunlu kýlana kadar. baþlýca üç dönemden. ÖZEL MÜLKÝYETÝN VE DEVLETÝN KÖKENÝ LEWIS H. der. aþaðý. MORGAN’IN ARAÞTIRMALARININ IÞIÐINDA[142] I TARÝH-ÖNCESÝ UYGARLIK AÞAMALARI Ýnsanlýðýn tarih-öncesi dönemini. onun olgularý sýnýflandýrma biçimi. Bütün varlýklar arasýnda. yalnýzca ilk iki dönem ile üçüncü döneme geçiþin ilgilendirdiði açýktýr. yani yabanýllýk. yaþam araçlarýnýn üretimindeki ustalýk kesin bir önem taþýr. “çünkü”. barbarlýk ve uygarlýktan. yalnýzca insan. Onu. gereksinmelerini karþýlamak için [sayfa 247] gereksindiði . orta ve yukarý aþamalara ayýrýr.riedrich Engels Ailenin. bilinçli bir biçimde belirli bir düzene koyma iþine ilk giriþen Morgan olmuþtur. Ýlk iki dönemden herbirini yaþam araçlarýnýn üretiminde gerçekleþtirilen geliþmelere göre.

insanlar. ama dönemlere ayrýlmak bakýmýndan. iklim ve yer sýnýrlarýna baðlý kalmaktan kurtuldular. – Sýcak ve ýlýman ormanlarda. o kadar çarpýcý özellikler göstermez. hiç olmazsa kýsmen aðaçlar üzerinde (büyük yýrtýcý hayvanlara karþý korunabilmiþ olmasýný yalnýz bu açýklar) yaþayan insan türünün çocukluðu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . sýcak küller ya da toprakta kazýlmýþ fýrýnlar içinde piþirilmiþ niþastalý kök ve yumrular gibi.” Aile de insanlýkla birlikte geliþir. ýrmak boylarýný ve deniz kýyýlarýný izleyerek. bu göçlere tanýklýk eder: Yeni bölgelere yerleþme. YABANILLIK 1. çünkü balýk tüketimi. çünkü av ürünü. ya da bu dönemin büyük bir bölümüne ait kabaca yontulmuþ ve cilâsýz taþtan aletlerin bütün kýtalar üzerine yayýlmýþ bulunmasý. tamamen denebilecek bir biçimde. Paleolitik adýyla tanýnan taþ devri birinci döneminin bütününe. bu ilkel durum içinde yaþamýyorlardý. dünyanýn büyük bir bölümü üzerine yayýlabildiler. ancak ateþin kullanýlmasýyla tamamen mümkün olmuþtur. 2. hemen hemen mutlak bir biçimde egemen olabilmiþtir. daha yabanýl durumdayken bile. mýzrak ve topuz cinsinden ilk silahlarýn bulunmasýyla zaman zaman yardýmcý bir besin haline gelen av hayvanlarý gibi. henüz ilkel barýnaklarda.   1. Ýnsanlýðýn geliþmesindeki bütün büyük dönemler. heceli (articule) bir dilin ortaya çýkýþýdýr. yani yalnýzca avla yaþayan halklar hiç varolmamýþlardýr. Orta aþama. Bu ikisi birarada bulunur. Ama. yeni geçim araçlarýnýn elde edilmesini saðladý. beslenme kaynaklarýndaki geniþleme dönemleriyle düþümdeþtirler. bu durumu dolaysýz tanýklarla gösteremiyoruz.riedrich Engels Ailenin. kitaplarda yazdýðý gibi avcýlýktan [sayfa 248] baþka hiçbir þey yapmayan. bir kez insanýn hayvandan geldiði kabul edilince. Bu dönemin baþlýca sonucu. Tarihsel dönem boyunca bilinen bütün halklardan hiçbiri. sürekli olarak uyanýk bulunan bulgu ve türetim içgüdüsü ve sürtmeyle ateþ elde etmenin öðrenilmesi. Aþaðý aþama.þeylerin üretimine. – Balýk tüketimi (midye ve suda yaþayan kabuklu-kabuksuz bütün hayvanlar dahil) ve ateþin kullanýlmasýyla baþlar. Beslenme 24 . Ama. Binlerce yýl sürmüþ olmasýna karþýn. bu geçiþ döneminin kabulü de kaçýnýlmaz olur. Kabuklu ya da kabuksuz yemiþlerle ve köklerle beslenirlerdi. tamamen rastlantýya baðlý bir þeydir. Bu yeni besin sayesinde.

yaþam araçlarý üretiminde belirli bir ustalaþmanýn. tahtadan kap ve avadanlýklarýn. olaðan uðraþý dallarýndan biri durumuna gelmiþtir. yabanýllýk için de ok ve yay odur: her iþi çözümleyen silah. içinde þeklini aldýðý kap bulunmadan da kullanýlabileceðinin bulunmasýný saðlamýþtýr. bu pratik. bunlar sayesinde av eti olaðan bir besin. bütün halklarda geçerli olarak düþünebiliyorduk. bir aðaç gövdesini oyarak kayýk yapýlmasýnda. yinelenmiþ deneyimleri ve çok keskinleþmiþ zihin yeteneklerini. örme ya da tahtadan kaplarý ateþe dayanýklý duruma getirmek için kille kaplama pratiðinden doðmuþtur. bulunduklarý bölgeleri hiç hesaba [sayfa 249] katmadan. 3. geliþmenin gidiþini. daha bu dönemde kullanýlmýþlardýr.riedrich Engels Ailenin. barbarlýk durumuna geçiþ çömlekçilikle baþlar) halklarý incelersek. – Ok ve yayýn türetimiyle baþlar. Zamanla. konut yapýmýnda. kiriþ ve ok. Çoðu zaman. Ama barbarlýðýn ortaya çýkýþýyla. belirli bir dönem için. Aþaðý aþama. Barbarlýk döneminin belirleyici etkeni. bitkisel liflerden elle (tezgâhsýz) yapýlan dokumacýlýðýn. cilâlý taþtan yapýlma aletlerin (neolitik) varlýðýný buluruz. iki büyük kýtadan herbirinin özel doðal niteliklerinin hesaba katýlmasý gereken bir aþamaya eriþmiþ bulunuyoruz. birçok tanýtlanmýþ durumda ve anlaþýldýðýna göre her yerde. henüz yabanýllýðýn bu orta aþamasýnda bulunmaktadýrlar.kaynaklarýndaki sürekli darlýk ve güvensizlik sonucu. kabuk ya da sazdan örme sepetçiliðin. bulunmasý uzun. – Çömlekçiliðin sahneye çýkýþýyla baþlar. Barbarlýk çaðý için demir kýlýç ve uygarlýk için ateþli silah neyse. bu aþamada ortaya çýkmýþ olsa gerektir. Avustralyalýlarla Polinezyalýlarýn çoðu. BARBARLIK 1. bundan böyle uzun zaman sürmek üzere. ama çömlekçiliði bilmeyen Kuzey-Batý Amerika yerlileri (Indiens) arasýnda görüyoruz. kalas ve tahta levhalar. genel bir biçimde. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 25 . Bütün bu geliþmeleri. kilin. bazý bölgelerde de. daha þimdiden. hayvanlarýn evcilleþtirilmesi . Yukarý aþama. gerçekte bazý ilk köysel kuruluþlarýn. taþ. balta ve ateþ. av da. örneðin ok ve yayý iyi bilen.   2. yamyamlýk. öyleyse birçok baþka türetimlerin de bilinmesini gerektiren çok karmaþýk bir alet oluþtururlar. Ok ve yay kullanan ama henüz çömlekçiliði bilmeyen (Morgan’a göre. Buraya kadar. Yay. Çömlekçilik. Günümüzde.

Sonra da. bu aþama hiçbir yerde aþýlmamýþtý. Meksikalýlar. Batý kýtasý. Amerika ise. tahtadan evlerde barýnýyorlardý. süt ve et vermeye yatkýn hayvanlarýn evcilleþtirilmesiyle baþlamýþtýr. kendilerine özgü bir gidiþ izlemiþler ve iki gidiþten herbirinin. kavun ve öbür bahçe bitkileri yetiþtiriciliði yapýlmaktaydý. özgül aþamalar içindeki belirtileri birbirinden ayrý olmuþtur. ne de herhangi bir bitki ekimi biliyorlardý. Orta Amerika halklarý ve Perulular. Bu farklý doðal koþullar sonucu bundan böyle. kanallarla sulanan bahçelerde. henüz yabanýl dönemin yukarý aþamasýnda bulunuyorlar ve ne çömlekçiliði. Bu yerliler. 26 . hatta bazý hayvanlarý da evcilleþtirmiþ bulunuyorlardý. ama en iyisine. Orta aþama. Doðuda barbarlýðýn orta aþamasý. besin maddelerinin en büyük kýsmý böyle saðlanýyordu. lamayý evcilleþtirmiþlerdi. -ç. ve biri hariç. çünkü Avrupalýlarýn fethine kadar. durum ve iklime göre deðiþen ve baþlýca beslenme kaynaðýný saðlayan mýsýr ve baþka besi bitkileri ekiyorlar. taþtan yapýlmýþ silah ve aletlerden hiçbir zaman vazgeçemiyorlardý. örneðin. Meksikalýlar. Barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda bulunan Amerika yerlileri arasýnda (Missisipi’nin doðusunda bulunan bütün kýzýlderililer bunlar içindeydi). daha ilk bulgulandýklarý zamanlarda. her iki yarýküre halklarý. Ama. Yeni-Meksika’nýn Pueblos’lu[147] denilen yerlileri. ufak ölçüde bir mýsýr ekimi ve belki de kabak. – Doðuda evcil hayvanlar yetiþtirilmesi. Perulular. eski dünya denilen Doðu kýtasý. kerpiç ya da taþtan yapýlma kale gibi yerlerde barýnýyor. Buna karþýlýk. evcilleþtirilmeye yatkýn hemen bütün hayvanlara. bitki ekimi bu dönemin çok ilerlemiþ bir çaðýna kadar bilinmeden kalmýþ gibi görünürken. Batýdan [Amerika’dan. Ýspanyollarýn fethi gelecekteki bütün baðýmsýz geliþmeleri yoketti. kazýk bölmelerle çevrili köyler içinde. evcilleþtirilmeye yatkýn memeli olarak (o da yalnýz Güneyin bir kýsmýnda) yalnýzca lamaya ve ekilebilir tahýllardan da yalnýzca birine. Amerika’ nýn fethi çaðýnda barbarlýðýn orta aþamasýnda bulunuyorlardý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .riedrich Engels Ailenin.] baþlýyoruz. mýsýra sahipti. 2. ama demir iþlemesini bilmiyorlar ve bu yüzden. Kuzey-Batýdaki ve özellikle Kolombiya vadisindeki aþiretler. ekime özgü her türlü tahýla sahipti. Üstelik. Batýda sulama aracýyla yenecek bitkilerin ekimi ve yapýlarda kerpiç ve taþ kullanýlmasýyla baþlar. Bunlar.ve yetiþtirilmesi ile bitki ekimidir. hindi ve öbür kümes [sayfa 250] hayvanlarýný. madenleri kullanmayý da öðrenmiþlerdi.

bu ýrklarýn beslenmesinde et ve sütün bolluðuna ve özellikle bu bolluðun çocuklarýn geliþmesi üzerindeki olumlu etkilerine [sayfa 251] baðlamak gerekir. bütün önceki aþamalarýn topundan daha . üretimdeki ilerleme bakýmýndan. Sürülerin meydana gelmesi. Aryenlerin ve Semitlerin. ýrmak boylarýnýn çayýrlýk ovalarýný kendi istekleriyle býrakarak. Böylece. – Demir madenin eritilmesi ve dökümüyle baþlar ve abecenin türetimi ve bunun yazýda kullanýlmasýyla. herhalde. Hayvan adlarý. çoban halklarýn sonraki kuþaklarý. yabanýl atalar. Gerçekten. Don ve Dinyeper’in çayýrlýk ovalarýnda çobanlýk yaþamýna götürme sonucu verdi. insanlýðýn beþiði olmaktan çok uzak bulunan bölgelerde yetiþmiþ olsalar gerektir. hemen hemen tamamen bitkisel bir beslenmeyle yaþayan Yeni-Meksika’nýn Peýýblos’lu yerlileri. Hayvanlarýn evcilleþtirilmesi iþi. ama bitki adlarý. Semitler ve Aryenler için. barbarlýktan uygarlýða geçilir. Aryen ve Semit ýrklarýn üstün geliþmesini. Sirderya (laxarte). Hindistan. yalnýz Doðu yarýküresinde baðýmsýz bir geliþme gösteren bu aþama. Ama herhalde. Avrupa ve Asya Aryenleri arasýnda ayný kalmýþtýr.riedrich Engels Ailenin. bu orta aþama barbarlarý. hatta barbarlýðýn aþaðý aþamasýndaki insanlar için hemen hemen barýnýlmaz durumda olduðundan. Amuderya (Oxus). atalarýnýn yurdu ormanlýk bölgelere dönmeyi akýllarýna bile getiremezlerdi. özellikle kýþý geçirmek bakýmýndan uygun bulunmayan Batý Asya ve Avrupa’nýn ormanlýk bölgelerinde yerleþmek. Bu bölgelerde ekimin. ya da hemen hemen ayný anlamda büyücülük þeklinde sürüp gider. uygun bölgelerde Semitleri Dicle ve . çobanlýk yaþamýna alýþtýktan sonra. olanaksýz olmuþ-tur. Yukarý aþama. belki de. yamyamlýk yavaþ yavaþ ortadan kalkar ve ancak dinsel bir eylem. öbür barbarlar yýðýnýndan ayrýlmasý sonucunu vermiþe benzer. Tersine. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 27 . önce hayvan sürülerinin ot gereksinmesini karþýlamak için doðmuþ ve ancak sonradan insanlarýn beslenmesi bakýmýndan önem kazanmýþ bulunmasý olasýlýktan da öte bir þeydir. Hatta Kuzeye ve Batýya doðru itildikleri zaman. bu aþama boyunca. 3.Davar evcilleþtirilip yetiþtirilmesi ve hayli geniþ sürülerin oluþturulmasý. hemen hiç de böyle deðildir. tahýl ekimiyle hayvanlarýný besleme olanaklarý saðlanmadan önce. Önce de belirttiðimiz gibi. daha çok et ve balýk yiyerek yaþayan barbarlýðýn aþaðý aþamasýndaki yerlilerden daha küçük bir beyne sahiptirler. Aryenleri ise. önce bu otlak alanlar yöresinde baþlamýþtýr.ýrat’ýn.

ormanlarýn açýlarak tarla ve çayýr haline dönüþtürülmesi de. Homeros çaðý Yunanlýlarýnýn. Tarýmýn olanaklý olmasýndan önce. kol-deðirmeni. Bunun sonucu. üretimde ne zengin bir geliþmeyi kapsadýðýný görürüz. tarýmý olanaklý kýlan hayvanlar tarafýndan çekilen demirden sabaný. yaþam araçlarýnda. daha yüksek bir dereceye geçmeye hazýrlandýklarý bu kültür aþamasýnýn baþlarýnda bulunan Cermenler üzerine Sezar ve hatta Tacite’in anlattýklarýný karþýlaþtýrýrsak.riedrich Engels Ailenin. ilk olarak. Ama bütün bunlarýn sonucu. Burada. körük. onlarý hiç deðiþtirmeden yararlanmanýn aðýr 28 . Þimdilik Morgan’ýn düzenlediði sýnýflamayý aþaðýdaki gibi genelleþtirebiliriz: Yabanýllýk: Doða ürünlerinden. gene sabanýn türetimine baðlýdýr. örneðin yarým milyon insanýn bir tek merkezî yönetim altýnda toplanabilmesi için. büyük bir olasýlýkla. tamamen istisnaî koþullarýn birarada bulunmasý gerekirdi. uzak ülkelerde yapacaðýmýz gezi sonucu gözler önüne serilecek freskle karþýlaþtýrýlýrsa. doðrudan üretimden yararlanýlarak hazýrlandýðý için. Tacite’nin Cermenleri. ancak bu gezinin sonunda mümkün olacaktýr. geniþ ölçüde gerçekleþmesi olanaksýz bir dönüþüm. çömlekçi tornasý. nüfusun hýzla artýþý ve küçük bir alan üzerinde yoðunlaþmasý oldu. Geliþmiþ demir aletler. büyük ölçüde tarla ekimini. zeytinyaðý ve þarap yapýmý. insanlýðýn yabanýllýk ve barbarlýk durumundan uygarlýk baþlangýçlarýna kadar gidiþini gösteren tablo. bu durum hiç gerçekleþmemiþtir. zorunlu olarak. özellikle Ýlyada’da gösteriyor.zengindir. Morgan’a dayanarak kaba taslak çizdiðim. Homeros’un destaný ve bütün mitoloji – iþte Yunanlýlarýn barbarlýktan uygarlýða [sayfa 252] geçirdikleri bellibaþlý miras budur. Roma’nýn kurulmasýndan az önceki Ýtalyan aþiretleri. yük ve savaþ arabalarý. hiç sözgötürmez. Her þeyden önce. madenlerin ustalýklý bir biçimde iþlenmesi. Bununla. sanat olarak mimarlýðýn baþlangýcý. Demirden balta ve demirden bel olmaksýzýn. barbarlýðýn yukarý aþamasýnýn. kalas ve tahtalarla gemi yapýmý. Barbarlýðýn yukarý aþamasýnýn doruðu. Ama gene de. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kendini bize Homeros’un þiirinde. yeni çizgiler bakýmýndan oldukça zengindir ve özellikle. kuleli ve mazgallý duvarlarla çevrilmiþ kentler. çaðýn koþullarý bakýmýndan sýnýrsýz bir artýþ görülür. Barbarlýktan uygarlýða geçiþi ve barbarlýkla uygarlýk arasýndaki çarpýcý karþýtlýðý iyice aydýnlatmak. Kahramanlýk çaðýnýn Yunanlýlarý. Vikingler çaðýnýn Normanlarý bu aþamada bulunuyorlardý. bu dönemde görürüz. bu tablonun donuk ve yoksul kaldýðý görülecektir.

tarým ve insanýn faaliyeti sayesinde doðal ürünlerin üretimini artýrmayý saðlayan yöntemlerin öðrenilmesi dönemi. onlar da kendisini dayý diye çaðýrýrlar. baba. her þeyden önce bu yararlanmayý kolaylaþtýran aletlerin üretimidir. II AÝLE Yaþamýnýn büyük bir bölümünü. Ama. Uygarlýk : Ýnsanýn doðal ürünleri hammadde olarak kullanmayý öðrendiði dönem. Ýrokualý kadýn. asýl anlamda sanayi ve ustalýk dönemi. Ýnsan eliyle yapýlan üretim. eþitlik ve eþitsizliðini gösteren ve bir tek birey için yüzlerce farklý akrabalýk iliþkisini dile getirmeye . onu baba diye çaðýrýrlar. Buna karþýlýk. kýz kardeþlerinin çocuklarýna “yeðen” der.riedrich Engels Ailenin. Buna karþýlýk. bu terimlerin kullanýlýþý. Buna karþýlýk. “aðabey” ya da “abla” derler. bir kadýnla onun erkek kardeþinin çocuklarý. kandaþ akrabalýðýn yakýnlýk ve uzaklýðýný. kendi çocuklarý gibi. erkek kardeþinin çocuklarý da. bu gerçeðe hiç de uymuyordu. kýz kardeþlerinin çocuklarýna da oðlum ya da kýzým der. yalnýz kendi çocuklarýna deðil. oðul. babalarý kardeþ olan çocuklar da. bunlar da onu anne diye çaðýrýrlar. Buna karþýlýk. Bunlar arasýnda. bu yerliler arasýnda. yalnýz kendi çocuklarýna deðil. Ve bunlar yalnýzca anlamdan yoksun adlar olmamakla kalmayan. Ýrokualý erkek. birbirlerine “kardeþ”.bastýðý dönem. erkek kardeþlerinin çocuklarýna da oðlum ya da kýzým der. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 29 . böylesine bir çiftin çocuklarý belirli olur ve herkesçe bilinirdi. o da erkek kardeþlerinin çocuklarýna “yeðen” der ve onlar tarafýndan hala diye çaðrýlýr. erkek kardeþ ve kýz kardeþ denmesi gereken kimseler üzerinde kuþku duyulamazdý. Öyleyse. Barbarlýk: Hayvan yetiþtirme. Ayný biçimde. onlarýn gerçek aile iliþkileriyle çeliþik durumda olan bir akrabalýk sisteminin yürürlükte olduðunu buldu. ana. Morgan’ýn “iki-baþlý-aile” (Paarungsfamilie) terimiyle adlandýrdýðý. analarý kardeþ olan çocuklar gibi. kýz. birbirlerini karþýlýklý olarak “kuzen” ya da “kuzin” diye çaðýrýrlar. bugün de New-York eyaleti içinde yaþayan Ýrokualar arasýnda geçirmiþ ve onlarýn aþiretlerinden biri (Senekalar aþireti) tarafýndan kardeþ edinilmiþ bulunan Morgan. taraflardan her ikisince de kolayca bozulabilen [sayfa 253] bir karý-koca evliliði hüküm sürüyordu.

Bir sistem ki.riedrich Engels Ailenin. yüzyýl -ç. basit onursal sanlar deðil. ana-babalarýnýn. erkek ve kýz kardeþlerin bütün çocuklarý. bütün yabanýl ve barbar halklarýn toplumsal rejimleri içinde büyük bir rol oynadýðý için. Sandviç (Havai) adalarýnda. Ýþte bu sistemin çözümü bulunmuþtur. azçok deðiþik biçimlerine bol bol raslanýr. Demek ki. Bunu nasýl açýklamalý? Akrabalýk. bu Hint aþiretlerinde de. Dekkan’ýn Dravidi ve Hindistan’ýn Gora aþiretleri içinde de hemen hemen hiç deðiþmeden. tarihsel bakýmdan açýklanmasý gerekir. Amerikan akrabalýk sistemi. oðullar ve kýzlar. dayýlar ve halalar. ayrýklamasýz. aslýnda. Havai’de yürürlükte bulunan akrabalýk sistemi de. erkek ve kýz kardeþler. çeþitli akrabalýk iliþkisini göstermek için kullanýlan iki yüzden çok sözcük. Bu yüzyýlýn [19. Hint yerli halký arasýnda. [sayfa 254] Amerika’nýn her yanýnda hüküm sürer. içinde analar ve babalar. kardeþ gibi adlandýrmalar. böylesine yaygýn bulunan bu sistemin önemini öyle birkaç tümceyle geçiþtirmek olanaklý deðildir. kendileriyle birlikte çok belirli. Asya’da tümüyle farklý bir ýrkýn halklarý arasýnda da yaygýndýr ve bütün Afrika ve Avustralya’da. eðer artýk Amerika’da varolmayan. gerçekte varolan aile biçimiyle uyuþmuyordu. oðul. birkaç sözle geçiþtirilmesi deðil. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . ayrýca. örneðin Mac Lennan’ýn yapmaya çalýþtýðý gibi. Ama. [böyle bir sistemin].yetenekli yetkin bir akrabalýk sistemine temel hizmeti gören deyimlerdir. ayrýklamasýz. bir sistem ki. akrabalýk sistemiyle çeliþik durumdadýr.] ilk yarýsýnda. ya da babalarý ve babalarýnýn erkek kardeþlerinin deðil. yalnýzca bütün Amerika yerlileri arasýnda tamamen yürürlükte olmakla kalmaz (þimdiye kadar bu konuda hiçbir ayrýklama bulunmadý). erkek ve kýz yeðenler bulunan bir aile biçimi vardýr. Ve bütün Amerika yerlileri arasýnda olduðu gibi. tuhaf olaný þu ki. bütün erkek ve kýz kardeþlerinin de ortak çocuklarý sayýlýyorlardý. yürürlükteki aile biçiminden çýkan akrabalýk iliþkileri. Baba. öyle ki.çok ciddi karþýlýklý ödevler getiren sanlardýr. hüküm sürer. Dahasý var: bu sistem. bir birine uymaktadýr. Bu ülkede. týpký Amerikan yerlilerindeki eski akrabalýk sisteminin gerektirdiði biçimde. bu karþýlýklý ödevlerin bütünü. bu halklardaki toplumsal örgütlenmenin özlü bir bölümünü oluþturur. Bugün bile Güney Hindistan’daki Tamularla New-York eyaletinde yaþayan Ýrokualý Senekalar arasýnda. ama hâlâ Havai’de gerçek olarak bulduðumuz ailenin daha eski 30 . birbirlerinin erkek ve kýz kardeþleri oluyorlar ve yalnýz analarý ve analarýnýn kýz kardeþleri.

ama havai akrabalýk sistemi. yalnýz tek-eþli-evlilikle (monogamie). bir erkeðin birkaç kadýnla evlenmesi.” Aile yaþamaya devam ettikçe. bu sisteme uyan. aile de aþaðý bir biçimden daha yukarý bir biçime geçer. hukuksal.bir biçiminin varlýðýný gerektiriyorsa. ama bugün ortadan kalkmýþ bulunan bir aile biçiminin varlýðý sonucunu çýkarabiliriz. bizi bugün hiçbir yerde varlýðýný görmediðimiz. dinsel ve felsefî sistemler için de durum aynýdýr. onun yanýsýra. görmezden gelir. akrabalýk sistemi katýlaþýr. Cuvier. resmî toplum tarafýndan zorla kabul ettirilmek istenen engelleri sessiz sedasýz. biz de. tersine. aile onu aþar. her çocuðun birçok ana ve babasý olmasý bakýmýndan ayrýlýrlar. Paris.” [sayfa 255] Marx. akrabalýk sistemi alýþkanlýk gücüyle deðiþmelere karþý direndikçe.yakýnlarýnda bulunmuþ bir hayvan iskeletinin kese kemiklerinden. ayný çocuðun anasý ve babasý olamaz. tarihin bize ulaþtýrdýðý bir akrabalýk sisteminden. siyasal. bir kadýnýn birkaç erkekle evlenmesini tanýr. ailenin zaman boyunca saðladýðý geliþmeleri. bir de. Sözünü etmiþ bulunduðumuz akrabalýk sistemleri ve aile biçimleri. Havaili ailenin kendisine uygun düþtüðü Amerikan akrabalýk sistemi içinde iki kardeþ. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 31 . ilkel tarihin . ama teklifsiz tekellüfsüz aþmasýný da. Geleneksel anlayýþ. Buna karþýlýk. diyor Morgan. toplum aþaðý bir dereceden daha yüksek bir dereceye geliþtiði ölçüde. darkafalý ahlâkiyatçýlar gibi. içinde bu durumun kural olduðu bir ailenin varlýðýný öngerektirir. Buna karþýlýk. asla duraklama halinde deðildir. Bugüne kadar genellikle yalnýz kendilerinin geçerli olduklarý kabul edilmiþ aile biçimleriyle doðrudan çeliþik durumda olan bir dizi aile biçiminin varlýðý karþýsýnda bulunuyoruz. ayný kesinlikle. bugün hüküm süren akrabalýk sistemleri ve aile biçimlerinden. ve pratik yaþamýn. akrabalýk sistemleri hareketsizdir. “Aile hareketli öðedir. Havai’deki akrabalýk sistemi de öbür yandan. akrabalýk sistemleri ancak uzun aralýklarla saðlarlar ve ancak aile köklü bir dönüþüm gösterdiði zaman akrabalýk sistemleri de köklü bir dönüþüme uðrarlar. ama kendisi olmadan buna uygun düþen akrabalýk sistemi de ortaya çýkamayacaðýna göre. buna þunu ekler: “Ve genel olarak.riedrich Engels Ailenin. nasýl kesinlikle bunun bir kanguruya ait olduðu ve o zaman oralarda bulunmayan bu hayvanýn vaktiyle orada yaþamýþ bulunduðu sonucunu çýkarabilmiþse. zorunlu olarak varolmuþ olmasý gereken daha da eski bir aile biçimine götürüyor. pek sýkýþýrsa.

erkeklerin çok-karýlýlýk halinde yaþarken. Bugün biliyoruz ki. Yunanlýlar için bekâr ya da karý-koca evliliði halinde yaþayan erkeklerin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . bizi. baþlangýçta çok geniþ bulunan ortaklaþa evlilik iliþkisi çemberinin giderek daralmasý ve sonunda. her erkeðin de her kadýna ait olacak ölçüde. kendi dýþýnda kurulduðu belirli bir evlilik biçimini. onun eski varlýðýnýn dolaysýz kanýtlarýný. insanlýðýn çeþitli çaðlardaki dinsel düþüncelerinde sandýðý için. Sözcük zaten hiçbir zaman baþka bir anlamda kullanýlmamýþtýr ve Morgan’la birlikte ben de bu ânlamda kollaný-yorum. hayvanlar dünyasý örneðine baþvuruluyor. Bu deðiþiklikler. Ýlk olarak Bachofen bunu ciddiye aldý –onun deðerli yanlarýndan biri de budur– ve bu durumun izlerini tarihsel ve dinsel gelenekler içinde aradý. evli olmayan kadýnlarla iliþkisini belirtiyordu. Bu yüzden. erkekler ile kadýnlar arasýndaki tarihsel iliþkilerin kaynaðýný onlarýn gerçek varlýk koþullarýnda deðil.riedrich Engels Ailenin. onun gerçekten yaþanmýþ olduðunu varsayarsak. Bachofen’in son derece önemli bulgularý. grup halinde evlenme biçimine götürür. usulen. geri kalmýþ yabanýllâr arasýnda bile bulmayý ummuyoruz. adý geçen iliþkinin. toplumsal taþýllar. Öbür ilkel toplumsal aþamaya gelince.incelenmesi bize. bu durumlar birçok deðiþikliklere uðramýþlardýr. öte yandan. herhangi bir dolaysýz kanýt yokluðu üzerinde ayak diretiyor. bu terim. fuhuþu içerir. her kadýnýn her erkeðe. tamamen özgür bulunduðu bir ilkel duruma kadar çýkar. Ýnsanlýk bu “utanç”tan esirgenmek isteniyor. araþtýrmasýnýn birinci planýna koymuþ olmasýndadýr. hep. her yerde gerçeklerden uzaklaþacak kadar bozulmuþlardýr. Letourneau’nun (Evolution du mariage et de la fa* Baehofen. ki tek-eþli-evlilik biçimine varýlmadan önce. daha doðrusu kestirmiþ olduðu þeyi ne kadar az anlamýþ bulunduðunu ortaya koyar. Bachofen’in deðeri. çok daha sonraki bir biçime. [Engels’in notu. bugün aðýr basan karý-koca-evliliði durumuna dönüþmesi biçiminde olmuþtur. onun bulduðu izler. Aile tarihini bu þekilde kuran Morgan. ortak çocuklarýn da herkesin çocuðu olarak kabul edildiði durumlarýn varlýðýný gösterir. bulmuþ olduðu. bu ilkel durumu “hétaïrisme” terimiyle adlandýrýlarak. meslektaþlarýnýn [sayfa 256] çoðuyla uzlaþma durumunda. insanlýðýn cinsel yaþantýsýndaki bu ilk aþamanýn yadsýnmasý modasý çýktý. karýlarýnýn da ayný zamanda çok-kocalýlýk halinde yaþadýklarý ve bu nedenle. ve hiç deðilse bir olanak þeklinde. ama yalnýzca genel terimlerle. engel tanýmayan cinsel iliþkilerin yürürlükte olduðu bir toplumsal aþamaya deðil. bu ilkel durum sözkonusu edilmiþti. daha þimdiden. bu sorunu.] 32 .* Þu son zamanlarda. o kadar eski bir çaða aittir ki. hétaïrisme. bir aþiret içinde cinsel iliþkilerin. Geçen yüzyýldan beri. Bu sözcüðü türettikleri zaman.

Saussure. çiftleþmekle geçiren münzevi solucana madalya vermek gerekir. bazan da çok-eþli olduklarýný söyleyebiliyor. namuslu Letourneau’ya þu itirafý yaptýracak durumda bulunuyor: “Zaten memeli hayvanlarda. insan-biçimli maymunlardaki tek-eþlilik üzerine ileri sürdüðü son savlar (The History of Human Marriage. Westermarck’ýn. eksik olan yalnýzca çok-kocalýlýktýr. aþaðý bir dereceye aittir. Ama bütün bu olgulardan benim çýkarabileceðim tek sonuç. onlarda cinsel yaþamýn bütün biçimlerini buluruz: kalabalýk halinde karmakarýþýk cinsel iliþkiler. Kuþlarda görüldüðü biçimde en baðlý tek-eþlilik örnekleri. Omurgalý hayvanlardaki uzun süre birarada yaþama olgusu. grup halinde evliliðe.riedrich Engels Ailenin.” (Des societes animales. bu parçalarýn herbiri içinde. Giraud-Teulon’ da bunlarýn tekeþli olduklarýný iddia ettiði halde. Hatta bizim en yakýn atalarýmýz. Letourneau yalnýzca bunlarýn bazan tek-eþli. insanlar bakýmýndan hiçbir þey göstermez. 1888) hayvanlar dünyasýndan toplamýþ olduðu bir sürü olgudan çýkardýðý sonuca göre. erkekdiþi iliþkilerinde mümkün olan bütün çeþitleri gösterirler. çok-karýlýlýða. kendi kendisiyle. bunlarýn insan ve onun ilkel varlýk koþullarý bakýmýndan kesin olarak hiçbir þeyi tanýtlamadýklarýdýr. Kýsaca. fizyolojik nedenlerle. burada da. ailelerden meydana gelmiþe benzer.aile ve ilkel topluluk birbirine uzlaþmaz karþýttýr: birine ters orantýlý olarak geliþirler. Eðer sýký bir tek-eþlilik iffetin doruðu ise. çünkü insanlar kuþlardan gelmemiþtir.mille. Ama memeli hayvanlara bakacak olursak. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 33 . elliden ikiyüze kadar deðiþen halkalarýnýn herbirinde eksiksiz bir erkek ve diþi cinsel organa sahip bulunan ve bütün yaþamýný. ilkel topluluktur (peuplade). Eðer sýnýrý daha dar çizer ve yalnýzca dört çeþit insan-biçimli “anthoropomorphe” maymuna bakarsak. bu konudaki bilgiler.” Espinas daha da ileri gider: “Hayvanlar arasýnda görebildiðimiz toplumsal kümelerin en yükseði. dört-elli-hayvanlar (quadrumanes) bile. örneðin kuþlarda. ama daha baþlangýçta. çünkü bir kadýnýn birçok erkekle yaþamasý yalnýzca insana özgüdür. Londra 1891). zihinsel geliþme derecesi ile cinsel iliþkiler biçimi arasýnda kesin hiçbir iliþki yoktur. diþi kuþun kuluçka süresince korunmasý gereksinmesiyle pekâlâ [sayfa 257] açýklanýr. kanýttan yoksundur. her türlü kuraldan yoksun cinsel iliþkiler. tek-eþli-evliliðe benzer biçimler. Ýlkel topluluk. 1877) Buraya kadar söylenenlerin daha þimdiden göstermiþ bu- .

geçici olarak. kýzgýnlýk döneminde erkek hayvanlardaki kýskançlýðýn. birbirinin taban tabana tersini gösteriyor. söz yerindeyse. memeli hayvanlar arasýnda. Bunda da þaþýlacak birþey yok.. kurulan toplum. yüksek 34 . ilkel topluluklarýn (peuplades) meydana geldiðini görmüyoruz. Buna karþýlýk. kaldý ki.). insan toplumlarý için bazý sonuçlara varmak bakýmýndan. adeta doðal bir biçimde. . Buna karþýlýk. Espinas’dan az önce aktardýðýmýz tümce. Espinas. birbirinin tamamlayýcýsý deðil.. sürü (horde) ve aile. [ch. Sürünün doðmasý için. hayvan topluluklarýnýn belirli bir deðer taþýdýklarý görülmektedir.. orada. ama yalnýzca olumsuz bir deðer. Tersine nerede karma karýþýk cinsel iliþkiler (promiscuite) ya da çok-karýlýlýk hüküm sürerse. bu nedenle. maymun topluluklarýnýn gözlemlenmesi. Öyleyse. evcil iliþkilerin gevþemiþ ve bireyin kendi baþýna buyruk duruma gelmiþ olmasý gerekir. azbuçuk örgütlenmiþ topluluklar görürüz. ilkel topluluklar kurulur. ilkel sürünün kolektif bilinci. çünkü bu sýnýf içinde birey. aile tarafýndan silinip süpürülmesine izin vermez. . insan-biçimli maymunlarýn aile ya da baþka topluluklar biçimindeki kümeleri üzerine. Kuþlarda.] GiraudTeulon tarafýndan anýlmýþtýr: Origines du mariage et de la famille. ailenin kolektif bilincine borçlu olmamak gerekir. Þunu söylemekten çekinmeyelim: eðer aileden üstün bir toplum kurulmuþsa. doðuþunu. 519-520. örgütlenmiþ ilkel topluluklar. ailelerin yeniden kurulmasýný saðlamýþtýr. bu ancak derinden derine sarsýlýp bozulmuþ aileleri kendine katarak olabilmiþtir. Bildiðimiz kadarýyla. Öyleyse. . Üstün hayvanlarda.lunduðu gibi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . en büyük düþmanýna. sonradan kendi içindeki çok daha uygun koþullarýn barýnaðýnda. ailenin sýký bir birlik durumunda bulunduðu yerde. “Ender ayrýksamalar dýþýnda.. birbirinin karþýtýdýr. [sayfa 258] ne kadar inceleme ve eleþtiri kalburundan geçmesi gereken þeyler olduklarý bilinmektedir. insan topluluklarýndan daha da güçtür. daha geniþ bilgi sahibi olana kadar.. bu çok kuþkulu verilerden çýkarýlmýþ her sonuçtan sakýnmak gerekir.I. bize en iyi dayanak noktasýný saðlar. sürü içindeki bütün ortaklýk iliþkilerini. nasýl gevþettiði ya da bozduðunu çok güzel gösterir. söz yerindeyse. s. cit. kesin hiçbir þey bilmiyoruz.riedrich Engels Ailenin..” (Espinas. Ama bunun dýþýnda. Burada. çok ender görülür. Yabanýllýk durumundaki insan aþiretleri üzerine sahip olduðumuz bilgilerin bile ne kadar çeliþik.. 1884. bu konu üzerinde sahip olduðumuz veriler. loc.

bu maymunlar. Yalnýzca bu. bütün kýskançlýk duygularýna meydan okuyan ve bundan ötürü hayvanlar arasýndaki hiç görülmeyen bir þeyi. ya daðýlýr.dereceli omurgalý hayvan. sürüye karþýt duruma getirir. yalnýzca bir tek ergin erkeðe. Ne var ki. yalnýzca iki aile biçimi tanýyor: çok karýlýlýk ve tek-eþlilik. hayvanlýktan çýkmak. hayvan ailesini. sürünün birleþmiþ gücü ve ortak eylemiyle deðiþtirmek gerekliydi. geliþmenin daha sonraki bir aþamasýnda. normal tipten sapma.] toplum durumuna gelebilmenin en yüksek biçimi olan sürü. Bugün insan-biçimli maymunlarýn yaþamakta olduðu biçimdeki koþullardan insanlýða geçiþ. emek ile hayvanlýktan kurtulan ilkel insanlarýn. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 35 . bir tek kocaya izin verir. kerte kerte yokolmaya doðru giden ve herhalde sonlarý gelmiþ bulunan. Gerçekten de. daha çok. en azýndan. hayvan ailesiyle ilkel insan toplumunun birbiriyle baðdaþmaz iki þey olduðunu. goril ve þempanzelere malettiði– bireysel birlik olan inziva durumunda bile yaþamaya.riedrich Engels Ailenin. az sayýda. belki devam edebilirdi. bize. en ilkel aile biçimi olarak ne buluyoruz? Grup halinde evlilik. Oluþ halindeki insan gibi güçsüz bir hayvan. yani bir küme erkekle bir küme kadýnýn birbirlerine karþýlýklý olarak sahip bulunduðu ve kýskançlýða çok az yer býrakan evlilik biçimi. bunlar. Ayrýca. cinsel iliþkilerin daha eski ve daha yalýn biçim- . geliþmesi yavaþlar. ya aile nedir bilmediklerini. doðanýn sunduðu en büyük ilerlemeyi gerçekleþtirmek için bir baþka öðe: bireyin savunma yeteneðindeki yetersizliði. onlarýn aile biçimleriyle ilkel insanýn aile biçimleri arasýnda herhangi bir benzerlik kurulmasýný kabul etmemek için yeter. Erkeklerin kýskançlýðý yüzünden. ergin erkekler arasýndaki karþýlýklý hoþgörü ve her türlü kýskançlýktan kurtulmaktý. anlaþýlmaz bir þey olurdu. hatta en yüksek toplumsallýk (sociabilité) biçimi –Westermarck’ýn. aile için hem bað hem de sýnýr olan kýskançlýðý. Ama. ya da en azýndan hayvanlar arasýnda varolmayan bir aile biçimi kurduklarýný göstermeye yeter. Erkeðin. yan hýsýmlar olarak görünüyorlar. içinde hayvandan insana deðiþimin tamamlanabileceði bu daha geniþ ve sürekli kümelerin meydana gelebilmesi için ilk koþul. [sayfa 259] Bu aile biçimlerinin ikisi de. ya olanaksýz duruma gelir. bugün bile þurada burada irdeleyebildiðimiz ve tarihte varlýðýný kesenkes tanýma zorunda kaldýðýmýz en eski. çokkocalýlýðýn [sayfa 260] istisnai biçimini buluyoruz. ya da. Yalnýzca bu. Ama bildiðimiz grup halinde evlenme biçimleri öylesine anlaþýlmaz durumlar gösteriyorlar ki. avcýlarýn tanýklýðýna dayanarak. [hayvanlar için -ç.

günümüzde ya da daha önceki bir dönemde yürürlükte bulunan sýnýrlayýcý yasaklarýn. Chippeways yerlileri. otuz yaþlarýnda gençlerle evleniyorlar. c. “Bütün kurallardan yoksun”.1875. birçok halk topluluklarýnda. Ama bundan. Bu ilkel durumun en son 36 . Geçici bireysel birlikler hiç de görülmez deðildir: bu tür birlikler. Hunlar vb. Alaska’daki Kadiaklar ve Ýngiliz Kuzey-Amerikasý’nýn merkezindeki Tinnehle’r arasýnda bu durumun varlýðýna tanýklýk eder (The Native Races of the Pacific Coast of North America. o da kýskançlýðýn. hatta en baðnaz ülkelerde derin bir tiksinti uyandýrmýyor. ayrý kuþaklara ait bulunan öbür kimseler arasýdaki cinsel iliþkiden daha iðrendirici bir þey olamazdý. eski Yunan ve Romalýlarýn. oysa. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . ayný olgu için. o zaman yoktu.riedrich Engels Ailenin. Partlar. Gerçek olan bir þey varsa. Karaibliler ve Çin-Hindi’ndeki Karenler arasýndan örnekler verir. bu biçimlere baðlý mahremler-arasý-zina kavramlarýný çýkarýrsak – bizim mahremler-arasý-zina kavramlarýmýzdan tamamen farklý ve çoðunlukla onlara taban tabana karþýt [sayfa 261] mahremler-arasýzina kavramlarý– ancak “bütün kurallardan yoksun” olarak adlandýrýlabilecek bir cinsel iliþki biçimine varýrýz. günlük pratik bakýmýndan zorunlu olarak içinden çýkýlmaz bir karýþýklýk sonucu çýkmaz. Ýskitler. bütün kurallardan yoksun cinsel iliþki dönemini düþünmeye zorluyorlar. ana-babayla çocuklar arasýndaki cinsel iliþki. bildiðimiz en eski aile biçimlerinden. hayvanlar arasýndaki cinsel iliþki biçimlerini tamamen aþarak insanlýða geçmiþlerdir. görece. altmýþ yaþýndan büyük ihtiyar “kýzlar” bile. günümüzde bile. “Bütün kurallardan yoksun cinsel iliþki” sözünün anlamý nedir? Bununla. ayrý kuþaklardan kimseler arasýndaki evlenme. Letourneau. insanlar. üzerine anlattýklarý da ayrý. bir zamanlar hiç varolmadýklarý anlatýlmak isteniyor. Þili Kukularý. en sonunda hayvanlýktan insanlýða geçiþe uygun düþen. günümüzde. hatta grup halinde evlilik içinde bile çoðunluðu oluþturur. Ýlkel çaðda iki kardeþ karý-koca olabilirdi. kaldý ki. Daha önce kýskançlýk engelinin sözkonusu olmadýðýný görmüþtük. Ama. yeteri kadar zenginseler. sonradan geliþmiþ býr duygu olduðudur. Bering boðazýndaki Kaviatlar. 1). Mahremlerarasý zina (fücur-inceste) kavramý için de durum aynýdýr. Bancroft. çünkü. hem de çok deðerli bir türetim). Persler (Ýranlýlar). ana-baba ile çocuklar arasýndaki cinsel iliþkilere izin vardýr. Mahremler-arasý-zinanýn türetiminden önce (çünkü bu düpedüz bir türetimdir. ve böylece. sonralarý töre tarafýndan zorlanan sýnýrlandýrmalar.lerini.

Bu dönemde.] Wagner hayraný . anababalarla çocuklar arasýnda. kurallarýn yokluðuyla. kendileri arasýnda karý-kocadýrlar. erkekle kadýnýn. üçüncü bir ortak eþler çemberi ve bu çocuklarýn çocuklarý. (bizim deyimimizle) evlilik hak ve ödevleri sözkonusu edilemez [bunlar birbirleriyle evlenemezler. “Ýnsanýn kýz kardeþini karýsý gibi kucaklamasý hiç duyulmuþ mudur?”[149] Aralarýndaki aþk entrikalarýný. Bana öyle gelir ki. bunlarýn çocuklarý da. kýz kardeþ karý idi ve bu durum ahlâka uygun idi. her ne kadar. ve iþte tam bu yüzden de. þu görüþten hareket ediyor: “Kurallarýn yokluðu. kendi aralarýnda erkek ve kýz kardeþtir. Demek ki. tamamen modern bir biçimde. bütün büyük-babalarla büyük-anneler. cinsel iliþki üzerine töre tarafýndan konmuþ engellerin yokluðuyla çeliþmeksizin.” [Engels’in 1884 baskýsýna notu. Marx þu yanýtý verir: “Ýlkel çaðlarda. Ailenin ilk aþamasý. Wagner’in ilkel çaðlarý tamamen deðiþtiren Nibelungen’in metni konuþundaki düþüncelerini çok sert sözlerle dile getirir. bu bütün kurallardan yoksun ilkel cinsel iliþki durumu anlaþýldýðýna göre daha erkenden þu deðiþmelere uðramýþtýr: 1. Morgan’a göre. “fuhuþ. yavrunun doðumuna kadar içinde birlikte yaþadýklarý her durumu evlilik adýyla nitelendiriyorsa da. dördüncü çemberi meydana getireceklerdir. Oegisdrecka’da. Kandaþ aile. kuþaklara göre ayrýlmýþlardýr: ailenin sýnýrlarý için de. bu tür evliliðin.riedrich Engels Ailenin. ikinci ve öbür derecelerdeki erkek ve kýz kardeþlerle kuzen ve kuzinlerin hepsi. kendi aralarýnda cinsel iliþki kurulmasý sonucunu verir. karý-koca gruplarý. erkek ve kýz kardeþ baðýntýsý.* * 1882 yýlýnýn baþlarýnda yazdýgý bir mektupta Marx[148]. Birinci. ve daha Wagner’in dayandýðý eski Edda[150] içinde. onlarýn çocuklarý. Grup halinde evlilik anlayýþýyla.ransýz dostlarýmdan biri. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 37 . bireysel eðilimler üzerindeki baskýnýn yokluðu demektir”. bu aile biçimi içinde. bütün bu iþlere ahlâk zabýtasý gözüyle baktýkça. bu notta oydaþ deðil. ç. kendi aralarýnda. yalnýzca yukarý kuþakla aþaðý kuþak arasýnda. [sayfa 262] hepsi birbirinin karý ve kocasýdýr. bir zina çeþnisi katarak daha da dokunaklý bir hale getiren bu Wagnerci sefahat tanrýlarýna.reia’yý: “Tanrýlarýn önünde kendi . bu durumun en doðal iliþki biçimidir”. bu konu üzerinde yeniden duracaðýz. Bu aþamada. Loki’nin . yani analarla babalar için de durum aynýdýr. yani birinci kuþaðýn torun çocuklarý.yadsýyýcýsý Westermarck. bütün kurallardan yoksun cinsel iliþkiler döneminde de pekâlâ varolabileceðini söylemek doðru olur. Westermarck.]. öyle ki. ilkel koþullarý anlamak olanaksýz bir þey olarak kalýr. baþka bir deyiþle. tamamen doðal bir biçimde.

2. Niördhr. bu döl içindeki her farklý kuþak bireyleri. tanrýlara karþý düpedüz bir yergidir. bize kandaþ aile üzerine hiçbir kesin örnek veremez. yani ana tarafýndan) kardeþler arasýndaki cinsel iliþkilerin yasaklanmasýyla baþlayan bu ilerleme. bir Az deðil. Eðer bir Mefistofales rolü oynayan Loki. ama çok daha da güç idi.reia’ya böylesine bir kýnamada bulunuyorsa. yüzyýl -ç. ailenin zorunlu önaþama olarak bu biçime dayanmasý gereken daha sonraki bütün geliþmesi de bizi kandaþ ailenin varlýðýný kabul etme zorunda býrakýr. Büyük bir olasýlýkla. onlara eþit durumda yaþadý ve Oegisdrecka. yani bizim terminolojimize göre. Vanlarýn Azlardan daha eski tanrýlar olduklarýný gösterir. Kandaþ aile ortadan kalktý. Önceleri tek tek durumlara baðlý olan bu yasak. kadýnýn dinsel teslimiyetini modern fuhuþa çok yaklaþtýrma yanýlgýsýný iþleyen Gœthe’ye baþvurmak. Azlar ülkesinde durum böyle deðildi. torun ve torun-çocuklarý arasýndaki evlenme de yasaklandý. bu geliþme “doðal seçme (selection naturelle) ilkeöz aðabeyini kucakladýn” diye kýnamasýna dikkat edilmesini istiyor. Ýlgillerin [sayfa 263] büyük bir yaþ eþitliði içinde bulunmalarý nedeniyle. hatta yarý-hýsým (collateral) kardeþler arasýndaki. bir tek çiftten gelme dölden türer. Ortaklaþa (punaluenne) aile. Ama kandaþ ailenin varolmuþ olmasý gerekir: Bugün bütün Polinezya’da hâlâ yürürlükte bulunan Havai akrabalýk sistemi. ana-babayla çocuklar arasýndaki karþý cinsel iliþkinin yasaklanmasý olmuþtur. Niördhr’e hitap eden Loki. kardeþler arasýndaki evlenmenin. erkek ve kýz kardeþlerin çocuk. bu ilerleme. bu daha çok Wagner’e karþý bir kanýt olur. daha bu dönemde. Demek ki. önce karýndaþ (uterin. Lucien [Samsatlý Lukianos -ç.] tanrýda. Ayný biçimde.Bu tür bir ailenin tipik biçimi. Morgan’a göre. belki Edda’ya deðil. çünkü bu akrabalýk sistemi. yavaþ yavaþ gerçekleþti. Tanrý ve Bayader baladýnda. [Engels’in 1891 dördüncü baskýya notu. bunu kabul etmeye zorlar.riedrich Engels Ailenin. bu yapýtta . kendi aralarýnda kardeþ ve bu nedenden ötürü de. Bu durum. bir Van’dýr (Vane). Tarihin sözünü ettiði en yabanýl halklar bile. Vanaland’da töre olduðu söylenir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Birkaç dize sonra. Herhalde. eski mitoslara olan inancýn tamamen yýkýldýðý bir dönemin ifadesidir.[151] kardeþler arasýnda evlenmenin.] Havai’de bu kuralýn ayrýklamalarý hâlâ görülüyordu) ve sonunda. Niördhr. Oegisdrecka. kardeþler arasýnda evlilik yasaklanmýþ bulunuyordu. hiç deðilse tanrýlar arasýnda henüz hiçbir tiksinti uyandýrmadýðýný gösteren bir kanýttýr.] 38 . zamanla kural haline geldi (yüzyýlýmýzda [19. ve Ynglings Sagog’da. þöyle diyor: “Sen kýz kardeþinle birlikte. Eðer Wagner özürlü görülmek isteniyorsa. (böyle) bir oðul getirdin dünyaya” (vidh systur thinni gaztuslikan mog). daha çok tanrýlar üzerindeki Norveç efsanelerinin oluþmasý çaðýnda. Azlar’ýn arasýnda. ancak kandaþ aile biçimi içinde ortaya çýkabilecek kandaþ akrabalýk derecelerini dile getirir. daha doðru olur. Örgütlenmenin ilk adýmý. birinciden son derece daha önemli. karý-kocadýrlar. bizi.

onlarýn ana tarafýndan (uterin) erkek kardeþleri oldu. komünist ekonomi. –zaten mutlaka kardeþ olmalarý da gerekmezdi–. ama kendi öz erkek kardeþleri dýþýnda. bu ilerlemenin ne kadar olaðanüstü bir sonuç verdiðini tanýtlar. Her ilkel aile. ayrýklamasýz olarak hüküm sürmüþ bulunan ilkel ev ekonomisi. eski ev topluluklarýnýn bölünüp yeni topluluklarýn kuruluþu üzerinde etkili olmuþ olsa gerektir (ki. Daha sonra bir dizi deðiþmeye uðrayan. sözgötürmez bir biçimde. Ýþte Morgan’ýn ortaklaþa (punaluenne) dediði aile biçimi. bazýlarýnýn çekirdeði de. gensten doðrudan doðruya uygarlýða geçeriz. kardeþler arasýndaki evliliðin kural ve yasa kaldýðý aþiretlerden. erkekler ile kadýnlarýn karþýlýklý ortaklýðý olan. Barbarlýðýn orta aþamasýndan öncesine kadar. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 39 . bu yeni topluluklar ile aile gruplarý arasýnda zorunlu bir özdeþlik yoktur). belli bir sayýdaki kýz kardeþ [sayfa 264] (yani birinci. sonra daha uzak kardeþlerinin dýþtalanmýþ bulunduklarý bir aile kuruluþunun klasik biçimi iþte budur. ama her yerde iyice belirlenen en yüksek bir aile topluluðu büyüklüðünü gerektiriyordu. ya da baþka bir dereceden kuzinler). Havai töresine göre. belirli bir aile çerçevesi içinde. bu adamlar. karýndaþ ya da daha uzak. dünyadaki barbar halklarýn –eðer hepsinde deðilse– çoðunda toplumsal rejimin temelini oluþturan gens. kendi öz kýz kardeþleri olmayan belli bir sayýdaki kadýna ortak evlilik biçiminde sahip oluyorlar. ama karþýt cinsten eþlerin. böyle. Ve bu ilerlemeden doðrudan doðruya çýkan ve ilk ereðini çok aþan bir kurum.riedrich Engels Ailenin. ve bu kadýnlar da kendi aralarýnda Punalua olarak çaðrýlýyorlardý. Punalua olarak. ya da buna benzer bir biçimde çýkmýþtýr. zaten. ortak diye çaðýrýrlardý. Bu aile biçimi. Bu ilerlemeyle. yani can yoldaþý ve deyim yerindeyse. içinde kandaþlar arasýndaki evlenmelerin sýnýrlanmýþ bulunduðu aþiretler. Ayný ananýn çocuklarý arasýnda cinsel iliþkinin doðru olmadýðý fikrinin ortaya çýkýþý. ve baþlýca. karýndaþ ya da daha uzak bir dizi erkek kardeþ. Ayný biçimde. bize Amerikan sisteminin dile getirdiði akra- . Bu yeni topluluklardan bazýlarýnýn çekirdeði bir ya da birkaç dizi kýz kardeþ. kandaþ aileden. önce karýndaþ. koþullara göre deðiþen. bölünmek zorundaydý. artýk birbirlerini kardeþ olarak deðil. ikinci.sinin nasýl iþlediðini gösteren parlak bir örnek” oluþturur. en geç birkaç kuþak sonra. Roma’da olduðu gibi Yunan’da da. ortak kocalarýnýn ortak karýlarý idiler. özelliði. daha hýzlý ve daha tam bir biçimde geliþmiþlerdir.

ve çoðunlukla erkek kardeþler ve baba* Bachofen’in “sefahatla döllenme” adýný verdiði ve bulgulamýþ olduðunu sandýðý engelsiz cinsel iliþki izleri. Havai’de gerçek varlýðý tanýtlanmýþ olan bu aile biçimini. ama bir yandan erkek kardeþin. ne de ikisi birden– yok demektir ve bu yüzden. yeðenler kategorisi ile kuzen ve kuzinler kategorisi. artýk kuþkuya hiç yer kalmadýðý gibi. hýristiyan ahlâkýna aykýrý bulunan bu durumlarda yalnýzca “tiksinti uyandýrýcý”* bir þey görmeselerdi. týpký vaktiyle Amerika’da. ortaklaþa. hukuken– kardeþler arasýnda cinsel iliþkinin toplum tarafýndan þiddetle reddedilmesi. Eðer dinibütün misyonerler. babamýn kýz kardeþlerinin çocuklarý da. bu iþte. Annemin kýzkardeþlerinin çocuklarý. bizim baba ya da ana tarafýndan yakýn ya da uzak kuzenler arasýndaki evlenmelerimizi zina gibi görürdü. Karý-koca evliliði üzerine kurulmuþ bütün aile biçimleri içinde tamamen saçma gibi [sayfa 265] görünen Amerikan akrabalýk sistemi.balýk derecelerini tam bir doðrulukla gösteriyor. o zamana kadar kardeþ sayýlan erkek ve kýz kardeþlerin çocuklarýný ikiye ayýrdý: birileri. ayný þekilde. bize “onlarýn kendi aralarýnda. annemin yeðenleri olurlar (neveux ve nieces). öbür yandan da kýz kardeþin çocuklarý. hep annemin çocuklarý kalýyor. babamýn erkek kardeþlerinin çocuklarý da. kandaþ kardeþler arasýnda yapýlmýþ bir evlenme bulurdu” (Marx).riedrich Engels Ailenin. annemin erkek kardeþlerinin çocuklarý. artýk kendi aralarýnda erkek ve kýz kardeþ olamazlar. büyük bir olasýlýkla bütün Polinezya’da görebilecektik. önce olduðu gibi sonra da.] 40 . O zamanlar barbarlýðýn orta aþamalarýnda bulunan Bretonlar üzerine konuþan Sezar. zorunlu duruma gelir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . artýk ortak ana-babalarý –ne yalnýz baba. En azýndan bu akrabalýk sisteminin yayýlmýþ bulunduðu ölçüde. Aslýnda. ama. gerekçesini ortaklaþa ailede bulur ve bu aile biçimiyle en küçük ayrýntýlarýna varýncaya kadar ussal bir biçimde açýklanabilir. ne yalnýz ana. aralarýnda gene (daha uzaklaþmýþ) erkek ve kýz kardeþ olarak kalýrlar. ilk kez. grup halinde evlenmeye baðlýdýr. [Engels’in notu. babamýn çocuklarýdýr. o çaðda yaþayan biri de. babamýn yeðenleridirler: ve annemin ve babamýn yeðenleri de. daha önceki aile rejiminde bir anlamsýzlýk olabileceði halde. benim kuzen ve kuzinlerim olurlar. annemizin kýz kardeþlerinin kocalarý. daima annemin kocalarý ve babamýn erkek kardeþlerinin karýlarý da babamýn karýlarý iken –daima fiilen deðilse de. “Eðer Bachofen bu ortaklaþa (punaluenne) evlenmeleri “kuralsýz” buluyorsa. ya da ona benzer herhangi bir aile biçiminin de var olmuþ olmasý gerekir. Ýspanyol keþiþlerinin yaptýðý gibi.

ama babayla kýzýn. bununla birlikte. ama ortaklaþa aileye uygun düþen Amerikan akrabalýk sistemi birçok erkek kardeþ saðlar. demek ki. ya da benzer bir biçim yabanýl ve barbar halklardaki kadýn ortaklýðý üzerine Herodotos ve öbür eski yazarlarýn anlattýklarýný çok kolay açýklar. aralarýndaki iliþki yalnýzca sözde kalan bir iliþkidir. Kadýnsoyzincirinin ve ondan çýkan miras iliþkilerinin bu tekelci tanýnýþýný. Gerçi Avustralya sýnýf sistemi de bu kurum için bir hareket noktasý saðlar. onun erkek kardeþidir. Ayni þekilde. ama anasýnýn kim olduðu kuþkuya hiç yer kalmayacak bir biçimde bilinebilir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 41 .” Çoðu durumlarda. Bachofen “analýk hukuku” terimiyle belirtiyor. çünkü bir erkeðin yakýn ve uzak bütün kuzenleri. babayla oðul. Bachofen’in ikinci büyük meziyetidir. ortaklaþa kadýn alabilecek yaþta. Watson ve Kaye’in (The People of India) Ganj’ýn kuzeyindeki Aud’da yaþayan Tikurlar hakkýnda anlattýklarý þeyler için de durum aynýdýr: “Onlar. gene de kendi öz çocuklarýný öbürleri arasýndan ayýrdeder. on ya da oniki kadýna ortaklaþa sahip olduklarýný” anlatýr. on ya da oniki oðula birden sahip deðildiler. ya da anayla oðulun ayný evli grup içinde bulunmasý olanaksýzdýr.riedrich Engels Ailenin. kýsa olduðu için ben . Barbar analar. grup halinde evlilik varoldukça. “Babalarla oðullar”a gelince. bir çocuðun babasýnýn kim olduðu kesinlikle bilinemez. Gerçekten. aralarýnda hemen hemen hiçbir ayrým olmaksýzýn. gens kurumu. grup halinde evliliðin çok ilkel bir biçimine sahiptirler. eðer aralarýndan ikisi evli olarak kabul edilirse. henüz ortaklaþa aileye deðil. bu sistem içinde. Grup halinde ailenin bütün biçimleri içinde. her ne kadar ailenin bütün çocuklarýný kendi çocuklarý olarak çaðýrýr ve onlara karþý analýk görevleriyle yükümlü bulunursa da. bütün yabanýl ve barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda bulunan halklardaki durum budur ve bunu ilk bulgulamýþ olmak da. bu grup halinde evlilik biçimi. doðrudan ortaklaþa aileden çýkmýþa benzer. bu durumda. soyaðacýnýn yalnýzca ana tarafýndan gösterilebileceði açýktýr. Öyleyse.larla oðullar arasýnda. büyük ortak topluluklar halinde birlikte yaþarlar [sayfa 266] (yani cinsel iliþkilerde bulunurlar). belki burada Sezar’ýn yanlýþ bir yorumu söz konusudur.[152] Avustralyalýlar gensler halinde yaþarlar. ya da anayla kýzýn ayný evli grup içinde bulunabilmeleri kesin olarak kural-dýþý deðildir. Bir ana. Bu durumun en yetkin açýklamasý [grup halinde evlenme]dir. yalnýzca kadýnsoyzinciri tanýnmaktadýr.

eðer gensin. daha önce bu aile biçiminin varolmasý gerektiðini de kesin bir þey olarak kabul etmek durumunda kalacaðýz. çünkü toplumun bu aþamasýnda. daha sonra bir gensin üyeleri olarak görünen kimseler çevresini. ama yalnýz ana tarafýndan soy-zinciri. sözcüðün hukuksal anlamýnda “hukuk” henüz sözkonusu edilemez. demek ki. ilerde daha uzun duracaðýz. çocuklarý ve ana tarafýndan karýndaþ ya da daha uzak erkek kardeþleri (varsayýmýmýza göre. bu kadýnlarýn çocuklarý. ortaklaþa aile içindeki iki tipik gruptan birini. bütün erkek ve kýz kardeþler arasýnda cinsel iliþki yasaklandýktan sonra. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . bu zincire baðlý bütün kadýnlar. Morgan için bütün araþtýrmalarýnýn dayandýðý Amerika 42 . ortaklaþa aileye dayanarak. Ama. birbiriyle kardeþtirler. kuþaktan kuþaða. ama bu. bu gruba dahildirler. Þimdi. Morgan. Bu çevre içindeki kadýnlarýn hepsi için ortak bir ana-ata vardýr ve bu soy-zinciri nedeniyle. Sýnýflar halinde örgütlenmiþ Avustralyalýlardaki grup halindeki evlilikler üzerine ufak-tefek bazý ayrýntýlar biliniyordu. adý geçen grup. bir yandan. Ortaklaþa aile. yani hemen bütün barbar ve uygar halklarda. ikinci ve öbür derecelerdeki ana-baba-bir kýz kardeþlerin kýz çocuklarý) grubunu alalým. yani kendi aralarýnda evlenme hakkýndan yoksun ve kadýn tarafýndan kandaþ bulunan kimselerden kurulmuþ sabit bir çevre haline dönüþtü ve bundan böyle. Havai’deki ortaklaþa aile üzerine elde ettiði bilgileri yayýnlamýþtý.de bu deyimi kullanýyorum. toplumsal olduðu kadar dinsel. bu kurumun ilkel biçimi içinde elde etmiþ bulunuruz. kocalarý olmayan erkek kardeþleri) ile birlikte. artýk onlarýn erkek kardeþleri olamazlar. ayrýca tamamen doðal bir biçimde de geliþtiðini kabul ediyorsak. uygun bir terim deðildir. öbür ortak kurumlarla gitgide saðlamlaþarak ayný aþiretin öbür genslerinden farklýlaþtý. 1871’den sonra. Böylece. Ama bu kýz kardeþlerin kocalarý. egemen olduðuna göre. kesinlikle bilinen tek þey olduðu için. Morgan kitabýný yazarken. gerçekten gens. öte yandan. bu çevre. ayný ana-atadan gelmezler [sayfa 267] ve daha sonra gens olacak kandaþ gruba dahil deðillerdir. gentilice (gense ait) kurumlarýn varlýðý sözgötürmez durumda bulunan bütün halklarda. bir ana-baba-bir (soeurs germaines) ya da daha uzak kýz kardeþler (yani birinci. yalnýz zorunlu bir biçimde deðil. grup halindeki evlilik üzerine bilgilerimiz henüz çok sýnýrlýydý.riedrich Engels Ailenin. Ana tarafýndan en uzak yarý-hýsýmlar dahil. Bu konu üzerinde.

sýnýflar sisteminin. klasik biçimine raslamak mutluluðuna eriþmiþtir. Öyleyse. Morgan.riedrich Engels Ailenin. Öyleyse. O zamandan beri. iki büyük sýnýfa. sýnýflar halindeki örgütlenme. Avustralya’daki sýnýflardan çok daha yüksek bir geliþme aþamasýný temsil ediyordu. Mount Gambier’deki Avustralya zencileri arasýnda buldu.ison. sýký sýkýya yasaklanmýþtýr. grup halinde evlenmenin birçok baþka biçimleri üzerine bilgi sâhibi olduk ve þimdi. evlilik üzerine bilgilerimizdeki en özlü zenginleþmeyi. bu aile biçimini kendi klasik topraðýnda. Bu sýnýflardan herbirinin içinde. Hiç deðilse. Orada bütün aþiret. Avustralya’da yýllarca irdelemiþ bulunan Ýngiliz misyoneri Lorimer . Krokiler’le Kumitler’e bölünmüþ bulunuyordu. bütün Kroki erkeklerinin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 43 . sýnýflardan birindeki her erkek. ayný zamanda bir Kumit kadýnýnýn da kýzý olarak. sýnýflar . bütün yasaklardan yoksun cinsel iliþki durumundan doðrudan çýkmýþ olmasý gerekir. gruplardýr: iki sýnýf birbiriyle evlenmiþtir. analýk hukuklu gensin kendisinden çýkartýlabileceði en uygun hareket noktasýný oluþturuyor ve son olarak da. bildiðimiz kadarýyla. ya kandaþlar arasýndaki birleþmeleri sýnýrlamaya yönelen belirsiz eðilime karþýn ana-babayla çocuklar arasýndaki cinsel iliþkide henüz hiçbir özel kötülük görülmeyen bir çaðda ortaya çýkmýþtýr – bu durumda. ya da tersine. Morgan’ýn yanýlmýþ bulunduðunu biliyoruz. analýk hukukuna göre Kumit sayýldýðýndan.ison’a borçluyuz. Bununla birlikte. buna karþýlýk. öbür sýnýftaki her kadýnýn doðuþtan kocasý ve her kadýn da. Burada birbiriyle evli bulunanlar bireyler deðil. bu konuda.yerlileri arasýndaki yürürlükte bulunan akrabalýk sisteminin yetkin açýklamasýný saðlýyor. en düþük geliþme derecesini. Grup halinde. Lorimer . Bir Kroki erkeði. öyleyse kendi özbabasýnýn da. bu örgütlenme. Güney Avustralya’da. bu duruma hiçbir engel çýkarmaz. yaþ farký ya da özel kandaþlýk gibi herhangi bir kýsýtlamanýn varolmayýþýna dikkati çekmek isteriz. her Kumit kadýný üzerinde kocalýk hakkýna sahiptir. burada iki dýþ-evlenen sýnýf ayrýmýndan çýkan kýsýtlama dýþýnda. kendisine dayanýlarak daha yüksek bir biçime geçiþin [sayfa 268] kolayca açýklanabileceði grup halinde evlenmenin en yüksek biçimi ne. ortaklaþa aileyi zorunlu bir biçimde iki-baþlý (apparie) evlilikten önce gelen geliþme aþamasý olarak yorumlamasý ve buna. öbür yandan. ama kendi öz kýzý. Morgan’ýn. öbür sýnýftaki her erkeðin doðuþtan karýsýdýr. eski çaðlarda genel bir yaygýnlýk tanýmasý anlaþýlabilir bir þeydir. incelediði ortaklaþa ailede. cinsel iliþki. doðuþtan karýsýdýr.

yani çoðunlukla kýtanýn bütün yüzüne yayýlmýþ bir erkekler sýnýfýyla. çünkü bunlar hep ayný sýnýfa dahildirler. bu iliþkilerin zaten [sayfa 269] yasaklanmýþ olmasýný gerektirir. bu son iki sýnýfýn ayný þekilde birbiriyle evli bulunan çocuklarý da. baþlangýçtaki iki sýnýf burada dörde bölünmüþtür ve bu dört sýnýftan herbiri. yeniden birinci ya da ikinci sýnýfa ait olurlar. ve daha sonra gelen kuþak da. kendi aralarýnda evlenebilirler. töre tarafýndan daha önce yasaklanmýþtýr – bu durumda da. buna karþýlýk. demek ki iyice yayýlmýþtýr. Öyle ki. yeniden birinci ve ikinci sýnýfa ait olur.oluþtuðu sýrada. her zaman bütün bir kuþak birinci ve ikinci sýnýfa. kandaþ aileye baðlanýr ve ondan kurtulmak için atýlan ilk adýmý oluþturur. Hayli karýþýk bulunan bu rejim. Ýlk iki sýnýf. sürekli olarak nasýl belli ettiði görülüyor. Darling ýrmaðý Kamilaroylarý arasýnda. ayný derecede yayýlmýþ bir kadýnlar 44 . ayrýca daha doðudaki Darling ýrmaðý yöresinde ve kuzey doðuda. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Güney Yeni-Galler’de. Güney Avustralya’daki Mount Gambier’nin dýþýnda. (ana tarafýndan) kýz ve erkek kardeþlerin çocuklarý birbirinin karý ve kocasý olamazlar. Avustralya’da henüz bir sýnýf halinde evlilik durumunda bulunan grup halinde evlilik. yani içinde analýk hukukunun geçerli bulunduðu gens. ana-babayla çocuklar arasýndaki cinsel iliþki. kendini tamamen içgüdüsel denemeler halinde. kuruluþu sýrasýnda. bütün halinde. Avustralya’da ana-baba ile çocuklar arasýndaki evlilik iliþkileri üzerine hiçbir örnek yoktur ve üstelik dýþ-evlenmenin daha sonraki biçimi.riedrich Engels Ailenin. ama bunun açýk bilincinden yoksun eðilimin. birbiriyle doðuþtan karý-kocadýr. Kandaþlar arasý evliliði yasaklamaya götüren. yalnýzca erkek ve kýz kardeþler arasýndaki evliliklerle. Queensland’de de görülüyor. sýnýflar sistemi. iki sýnýf sistemi. ananýn birinci ya da ikinci sýnýfa ait olmasýna göre. çocuklar da üçüncü ya da dördüncü sýnýfa geçerler. Bu sistem. Benim bildiðim. sonraki kuþak üçüncü ve dördüncü sýnýfa aittir. ama þimdiden bu konuya giremeyiz. Son varsayým çok daha olasýdýr. bir kýz kardeþle onun erkek kardeþinin çocuklarý. ana tarafýndan erkek kardeþlerin çocuklarý ve ana tarafýndan kýz kardeþlerin çocuklarý arasýndaki evlilikleri yasaklar. sonradan analýk hukukuna göre örgütlenmiþ genslerin iþe karýþmasýyla büsbütün karýþýk bir durum kazanýr. Bu durum sonucu. ama torunlarý pekâlâ olabilirler. kandaþlar arasýndaki birleþmeleri engellemek yolunda atýlmýþ yeni bir adým daha saptarýz. öbür sýnýflardan belirli biriyle evlidir.

daha kadýn kaçýrma usulünde. yüzkarasý tehdidi altýnda.] gevþek bir karý-koca evliliðinden ve bazý yerlerde denk geldikçe kaçamak yapýlmasý usulden olan bir çok-karýlýlýktan baþka bir þey görmez. o yasaya göre. hatta içinde. bu adamýn karýsý olur ve ilk kocasý. yalnýzca onun varlýðýný akla getirebilmek için uzun yýllar [sayfa 270] gerekmiþtir ve kýsa bir süreden beri de. yasaklar: Hatta kadýn kaçýrmanýn çoðunlukta ve usulden olduðu birçok yerlerde bile. nedir ki. ama sonunda kýz. çoðunlukla bir konaktan öbürüne.ison ve Howitt’in yapmýþ olduklarý gibi. dillerini anlamadýðý insanlar arasýnda. dostlarýnýn hepsi sýrayla kýza sahip olurlar. hiçbir direnç ve kötülükle karþýlaþmaksýzýn. artýk burada da [Avustralya’da -ç. kadýn üzerindeki haklarýný kaybeder. kendisini kaçýran genç adamýn karýsý olarak kabul olunur. onun varlýðý yeniden yadsýnmaktadýr. aslýnda sýký bir yasa egemendir. bir aþiretten öbürüne geçen yabancý Avustralyalý zenci. konuðuna býrakýr. yabancýnýn evlilik sýnýfýna aittirler ve bu nedenle onun doðuþtan-karýsýdýrlar. Tersine: eðer kaçýrýlan kadýn kocasýnýn evinden kaçar ve baþka bir adam tarafýndan elde edilirse. Avrupa’nýn etkisi altýnda. Demek ki.sýnýfýnýn blok halinde evlilik birliði olan grup halinde evlilik. önce neyin. . genel olarak varlýðýný sürdüren grup halinde evliliðin yanýnda. doðduðu ülkeden binlerce kilometre uzakta. . Kadýnlar. geceyi geçirmesi için. ve grup halinde evliliðin yanýnda çok-karýlýlýk kendini gösterir. O yasaya göre. Ortalama Avrupalýnýn pratiðine çok alýþýk bulunduðu bu evlilik koþullarý içindeki düzenleyici yasayý bulgulamak için. grup halinde evliliðin mi. onlarý birbirine baðlayan bu ahlâk yasasý. sýnýflar yasasý büyük bir dikkatle gözetilir.] ortadan kalkma yolundadýr ve þimdi sorun. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 45 . isteklerini yerine getiren kadýnlar bulur. Zaten. genelevlerde olup bitenlere alýþkýn darkafalý burjuva imgeleme yetisinin tasarladýðý kadar tiksinç bir þey olarak görünmüyor. tekelcilik iliþkileri.riedrich Engels Ailenin. yakýndan bakýnca. azçok uzun bir zaman süren eþlikler kurulur. grup halinde evlilik. bu iþi yýllarca incelemek gerekir. karý-koca evliliðine geçiþin bir belirtisi. hiç deðilse iki-baþlý-evlilik (mariage apparie) biçimi altýnda kendini göstermektedir: dostlarýnýn yardýmýyla. genç adam. Tersine. birçok karýsý olan adam. karþýlýklý olarak birbirine ait bulunan iki evlilik sýnýfý dýþýndaki bütün iliþkileri. Üstünkörü bir gözlemci. onda [grup halinde evlilikte. -ç. zorla ya da kandýrarak genç kýzý kaçýrýnca. bunlardan birini. Ýþte Avrupalýnýn ahlâksýzlýk ve yasasýzlýk gördüðü bu noktada.

bir baþ kadýna sahipti (henüz bir gözdeden sözedilemez) ve onun için. bununla birlikte. kendi sistemlerine göre akraba sayýlanlarýn hepsi arasýnda evlenmenin yasak olduðunu görüyoruz. çoðunlukla. iki tarafça da kolaylýkla çözülebilir ve çocuklar. Ýkisi arasýnda. ya da daha eskiden de vardý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . daha birçok ara basamaklar bulacaðýz. azçok uzun bir zaman için birbirine baðlayan belirli bir evlenme biçimi. Böylece. çok-karýlýlýða ender [sayfa 272] rastlanýr. yani Avustralya zencilerinin mi sahneden kaybolacaðýný bilme sorunudur. Evlenme yasaklarýndaki bu artan karmaþýklýk içinde. göçebe yabanýllarýn toplumsal durumuna uygun düþen biçime benziyor. bir erkek bir kadýnla yaþar. oysa. öbürleri arasýnda esas kocaydý. Birincisi. sýnýflar halindeki evlilik. aþamada. Ama gens geliþtikçe ve aralarýnda evlenmenin bundan böyle olanaksýz duruma geldiði “erkek kardeþler” ve “kýz kardeþler” sýnýflarý kalabalýklaþtýkça. bu töresel birliklerin gitgide güç kazanmýþ olmalarý gerekir. bunun en yüksek geliþme derecesidir. Ýki-baþlý-aile (la famille appariee). Gensin kandaþlar arasýndaki evlenmenin yasaklanmasý biçimindeki tepkisi daha da öteye gitti. göreli yerleþik komünist topluluklarýn (communautes communistes) kurulmuþ olmasýný gerektiriyor ve geçiþsiz.riedrich Engels Ailenin. grup halinde evlenmeler yerine ikibaþlý-aile geçti. [yani iki aþamayý birbirine baðlamaksýzýn -ç. Avustralya’da hüküm sürdüðü biçimiyle. Bu durum grup halinde evlilikte bazan bütün kurallardan yoksun bir kadýn ortaklýðý. ortaklaþa yaþam boyunca kadýndan çok sýký bir baðlýlýk istenir ve eþini aldatan kadýn þiddetle cezalandýrýlýr. her halde. bazan kayýtsýz þartsýz bir fuhuþ gören misyonerlerin yanýlgýlarýna hayli geniþ katkýda bulundu. bildiðimiz kadarýyla. ama gene de çok-karýlýlýk ve uygun fýrsatlarda kaçamak yapmak hakkýna sahiptir. Ýrokualar ve barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda bulunan öbür Amerika yerlilerinin çoðunda. 3.yoksa [sayfa 271] grup halindeki evlilerin.] hemen bir üst geliþme aþamasýna götürüyor. geçmiþte olduðu gibi. grup halinde evlenmeler gitgide olanaksýz bir duruma geldi. yalnýzca anaya ait 46 . kuþkusuz. erkek. ikincisi. grup halinde evliliðin çok aþaðý ve ilkel bir biçimidir. ve onlarýn sistemlerine göre birbirinden farklý yüzlerce çeþit akrabalýk biçimi vardýr. Bu. grup halinde evlenme rejimi zamanýnda. birçok kadýn arasýnda. Bu daha yeni açýlmýþ ve þimdiye kadar çok az ilerlemiþ bir araþtýrma alanýdýr. ortaklaþa aile. Ama iktisadî nitelikteki nedenlerden ötürü. Ama evlilik baðý. Bir erkekle bir kadýný.

Ailenin daha önceki biçimlerinde erkekler hiçbir zaman kadýn sýkýntýsý çekmedikleri. daha þimdiden. ya da onlarý kendilerine benzeteceklerdi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 47 . beden bakýmýndan olduðu kadar. ne kadar az bir iliþki bulunduðu ortaya çýkar. Bütün bu söylenenlerle. karý-koca evliliðinin kurulmasý arasýnda.” Böylece. grup halinde evlenmenin her türlüsü pratik bakýmdan olanaksýz duruma gelir ve sonunda. Morgan’ýn dediðine göre: “Kandaþ olmayan gensler arasýndaki evlenmelerden. doðal bir biçimde geliþirler. bozulmasý durumunda.riedrich Engels Ailenin. tersine. aslýnda kadýn elde etmenin basit yöntemlerinden baþka bir þey olmayan bu belirtilerden. kadýnlar az bulunan ve aranan bir þey haline gelmiþlerdir Bundan ötürü iki-baþlý-evlenme aþamasýndan itibaren. ailenin ilkel tarih içindeki geliþmesi. ama yalnýzca çok daha derin bir [sayfa 273] deðiþmenin belirtileri. baþlangýçta bütün aþireti kapsayan ve içinde iki cins arasýndaki evlilik ortaklýðýnýn hüküm sürdüðü çerçevenin durmadan daralmasýna dayanýr. kadýnlarýn kaçýrýlma ve satýn alýnmalarý baþlar – bunlar çok yaygýn belirtilerdir (symptomes). Demek ki. Nedir ki. gens biçiminde (gentilice) örgütlenmiþ bulunan aþiretler. Ýskoçyalý ukala Mac Lennan. kafa bakýmýndan da daha saðlam bir soy çýkar. her türlü evliliðin son bulacaðý moleküldür. çoðunlukla kendilerine hiçbir þey daný- . bu. ilk karý-koca evliliðinin kurulmasý aþamasýnda bulunan bütün halklarýn pratik yaþantýlarýyla daha da güçlü bir biçimde tanýtlanmýþtýr. özel aile sýnýflarý yapýntýsýný yaratmýþ bulunuyor: “kaçýrma yoluyla evlilik” ve “satýn alma yoluyla evlilik”. daha da gevþek baðlarla geçici olarak birleþmiþ bir tek çiftten baþka bir þey kalmaz. geri kalmýþ aþiretlere üstün gelecek. istediklerinden de çok kadýna sahip olduklarý halde.olurlar. sözcüðün bugünkü anlamýnda bireysel cinsel aþk ile. sonra giderek uzaklaþan. ilk karý-koca evliliðinin kurulmasý aþamasýnda. iki aþiretin de yeteneklerine sahip olana kadar. Önce en yakýn. geliþmekte olan iki aþiret birleþince. ve hatta evlilikle edinilmiþ akrabalýklarýn gitgide karý-koca iliþkisinin dýþýnda býrakýlmasýyla. Bu durum. evlilik akdi. yeni kafataslarý ve yeni beyinler. Öbür yandan Amerika yerlileri ve (ayný geliþme derecesindeki) öbür aþiretlerde. Kandaþlarý gitgide evlilik baðýnýn dýþýnda tutmadaki doðal seçme (selection naturelle) etkili olmakta devam eder.

erzak ortaklaþaydý.riedrich Engels Ailenin. bize aydýnlýklar yüzyýlýndan [18. ya da yalnýzca istenir kýlmak için aslýnda çok güçsüz ve çok kararsýz olan iki-baþlý-aile. týpký gerçek babanýn kesinlikle bilinmesi olanaksýz olduðundan yalnýzca ananýn tanýnmýþ olmasýnýn kadýnlara. ya da ev içindeki kiþisel mülkiyeti ne olursa olsun. ayrýca çok deðer verilen bir duruma da sahiptir. ilgili kýzýn iþi deðil. toplum yaþamýnýn baþlangýcýnda. aþaðý ve orta aþamadaki. evi kadýnlar yönetirdi. . anlaþmazlýk durumunda. Bu durumun. henüz iki-baþlý-evlilik aþamasýnda nasýl olduðunu. Evlilik. örneðin Ýrokualarda. Senekalý Ýrokualar arasýnda uzun yýllar boyunca misyonerlik yapan Arthur Wright bize anlatabilir: [sayfa 274] “Kadýnlarýn henüz uzun evlerde (birçok aileden kurulu komünist ev ekonomileri) oturduklarý çaðdaki ailelerine gelince.] kalan en saçma fikirlerden biridir. yüzyýl. erkek. kocalarýný baþka klanlardan (gentes) alýrlardý. öyle ki [bu klana dahil olan -ç. .. bu þekilde niþanlanýrlar ve yapýlmýþ pazarlýktan. daha önceki zamanlardan devralýnmýþ komünist ev ekonomisini asla ortadan kaldýrmaz. niþanlýsýnýn (gentilice) akrabalarýna (yani babasýna ve babasýnýn akrabalarýna deðil. ev içinde kadýnlarýn aðýr basmasý anlamýna gelir. Ama komünist ev ekonomisi. eþlerden herbirinin isteðiyle bozulabilir: ama birçok aþirette. erkeðin kölesi olduðu yolundaki fikir. Bütün yabanýllarla. kendisine verilen genç kýzýn satýn alma fiyatý olarak kabul edilen armaðanlar verir. kadýn. yalnýzca özgür deðildir. Ayrýlmada çocuklar kadýna kalýr ve ayrýlmadan sonra eþlerden herbiri yeniden evlenmede özgürdür. ama ortak gereksinmeleri karþýlamak için kendi payýna düþeni getirmekte çok tembel ya da çok beceriksiz davranan zavallý koca ya da zavallý aþýðýn hali dumandý.. Ve bu emri alýnca. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . ona karþý diren- 48 . Kadýnýn. Çocuklarýnýn sayýsý. yani analara çok yüksek bir deðer kazandýrmasýnda olduðu gibi. -ç. birbirini hiç tanýmayan iki kiþi. zamanla bu ayrýlmalara karþý bir kamuoyu oluþmuþtur. ancak bu aracýlýðýn baþarýsýzlýða uðramasý durumunda ayrýlma gerçekleþir.. Düðünden önce. Özel bir ev ekonomisini zorunlu.þýlmayan ilgili erkekle.] kadýnlar.. her an bohçasýný yapýp defolup gitme emrini almayý bekleyebilirdi..bu evlerde daima bir klan (bir gens) egemendi. ana tarafýndan akrabalarýna). ancak evlenme zamaný yaklaþýrýca haberdar olurlar. Çoðunlukla.Genellikle. analarýnýn iþidir. hatta kýsmen yukarý aþamadaki bütün barbarlar arasýnda. iki tarafýn da kendi gensinden olan akrabalarý aracýlýk ederler.

ilkel çaðlarda evrensel bir yaygýnlýða sahip bu kadýn egemenliðinin somut temelidir ve bunu bulgulamýþ olmak da. Kadýnlar.” Erkekler farklý genslere bölünürlerken. domina) sayýlan ve zaten. eðer hepsinin deðilse. baþka her yerde olduklarý gibi klanlar (gentes) içinde de büyük güç idiler. öyle de olan barbar kadýnýn toplumsal konumundan çok daha aþaðýdýr. Hiç olmazsa. ancak. [Amerika’nýn güneyindeki halklar üzerine öylesine cinsel baþýbozukluk örnekleri anlatýlýyor ki.] Herhalde. Ve Bancroft. grup halinde [sayfa 275] evlilik yerine tamamen geçip geçmediðini bilmeye gelince. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 49 . Günümüzde. grup halinde evliliðin bütün izleri henüz silinmemiþtir. iki-baþlý-evliliðin. Ayrýca. kadýnýn toplum içindeki konumunu belirlemiþ olanlardan bambaþka nedenlerle belirlenmiþtir. karý olarak alma hakký vardýr: bütün kýz kardeþler dizisi için erkekler ortaklýðýnýn kalýntýsý. Ýki cins arasýndaki iþbölümü. ya da çoðunlukla olduðu gibi.meye giriþmesi de boþunaydý. bu söylenenlerle asla çatýþmadýðýný ekliyorum. Kaliforniya yarýmadasýnda bütün baðlardan yoksun cinsel iliþkide bulunmak için birçok “aþiret”in toplanarak . artýk evde barýnamazdý. bir baþka klan içinde yeni bir evlilik aramaktan baþka yapacak bir þey kalmýyordu. ona. bunu. kýrk Kuzey Amerika aþiretinde. . Uygarlýðýn. gezgin ve misyonerlerin. çoðunun bir tek ve ayný gense ait bulunduðu komünist ev ekonomisi. bütün küçük kýz kardeþleri. halký içinde gerçek bir sayýn bayan (dame. eski grup halindeki evliliðin tamamen ortadan kalkmýþ olduðuna pek de inanýlamaz. Kadýnlarýn. bize göre uygun görünenden çok daha fazla çalýþmak zorunda bulunduðu halklarda. niteliði gereði. frowa. kendi klanýna (gensine) dönmek. yabanýllar ve barbarlar arasýnda kadýnlara düþen aþýrý çalýþma üzerine anlattýklarýnýn. kadýnlarýn. Gerektiðinde. kýz kardeþlerin büyüðüyle evlenen adamýn. Amerika’da. bizim Avrupalý kadýnlara gösterdiðimizden çok daha fazla gerçek saygý gösterilir.riedrich Engels Ailenin. aðýr iþlerde çalýþan. onu yalýn bir savaþçý sýnýfýna indirmekte duraksama göstermezlerdi. henüz yabanýllýk durumunun yukarý aþamasýnda bulunan Amerika’nýn kuzey-batý ve özellikle güneyindeki halklar üzerinde yapýlacak derinlemesine araþtýrmalar kararlaþtýrabilir. bir baþkaný görevinden alarak. lady. yalancý saygýlarla çevrilmiþ ve bütün gerçek çalýþmaya yabancý “sayýn bayan”ýnýn (hanfendisinin) toplumsal konumu. kadýnlara çoðunlukla. gerekli yaþa gelince. Bachofen’in üçüncü baþarýsýný oluþturur.rau.

Bachofen’in dördüncü büyük bulgulamasýna. bir gense ait kadýnlarýn öbür gensin bütün erkeklerine. Pancalar ve Kotarlardan bazý Afrikalý halklardan vb.bazý törenler yaptýklarýný anlatýr (yabanýllýk durumunun yukarý aþamasý). yaþlý kadýnlarýn hétaïrisme’i yerine. birçok örnek veriyor. Ýþin garibi. aslýnda onun kendini erkeklerin eski ortaklýðýndan kurtarýp yalnýzca bir erkeðe vermesini saðlayan kefaretin mistik anlatýmýndan baþka bir þey deðildir. bunu. dinsel görünüþlerle bezenmiþ benzeri töreler. Westermarck (s. kendini fark gözetmeksizin herkese vermenin yerini. Bunlar. s. kendilerini vermek zorundaydýlar. bazý bayramlar ve büyük halk toplantýlarý süresince. baþkanlar ve büyücü rahiplerin. kadýn ortaklýðýndan kendi hesaplarýna yararlandýklarý ve kadýnlardan çoðunu kendi tekellerine aldýklarý olur.” (Analýk Hukuku. ama buna karþýlýk. Santallar. Þimdi. eskilerin. Akdeniz’le Ganj arasýndaki hemen bütün Asyalý halklarda görülür. 28-29) eski cinsel iliþki özgürlüðünün kýsa bir süre için yürürlüðe konduðu bu devirli cinsel eðlenceler üzerine. yýlda bir kez. eski tanrý buyruklarýný çiðnemenin kefareti olarak [sayfa 276] gösteriyor: Kadýnýn iffet hakkýný satýn almasýný saðlayan kefaret. eski ortaklýðý gerçekten diriltmeye ve karýlarýný genç erkeklerle oynaþmaya býrakma zorundadýrlar. bu törenlerde. Bazý halklarda. Avustralya’da hâlâ hüküm sürer. kýzlarýný. evlilikten önce uygulanmasý geçer. Bu töre. ama ilkel insanla öbür hayvanlarda ortak bir nitelik alan kýzgýnlýk dönemi kalýntýlarýnýn sözkonusu olduðudur. yerini bir tek sunguya býrakýr. xix) 50 . ve bir gense ait erkeklerin de öbür gensin bütün kadýnlarýna ortaklaþa sahip olduklarý zamanlarýn belirsiz anýsýný saklayan genslerdir. canlarýnýn istedikleriyle yýllar boyu özgür aþk hayatý yaþamak üzere Anaitis tapýnaðýna gönderiyorlardý. Bachofen. Küçük Asya’nýn öbür halklarý.]. sýnýrlý bir fuhuþtan ibaretti: Babilli kadýnlar.[153] Hindistan’daki Hoslar. Bu kefaret. genç kýzlarýn hétaïrisme’i ve bunun evlilik süresince uygulanmasý yerine. evlenebilmelerinden önce. grup halinde evliliði yadsýr–. Westermarck’ýn bundan çýkardýðý sonuç. zaman boyunca gitgide hafiflemiþtir: “Her yýl yenilenen sungu [kendini vermek -ç. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . grup halinde evlilikten iki-baþlý-evliliðe geçiþi gösteren geniþ ölçüde yaygýn bir biçimin bulgulanmasýna geliyoruz. kuþkusuz. Bachofen’in göstermiþ olduðu gibi. burada grup halinde evlilik kalýntýlarýnýn deðil –ki o. kurtuluþu saðlayan günah ödeyici sungu. belirli kiþilere verme alýr.riedrich Engels Ailenin. Militta tapýnaðýnda.

baba üzerinde herhangi bir haklarý bulunduðunu aklýndan bile geçirmez.” Burada uygar kiþiye garip gibi görünen þey. Keltler. hiç deðilse Kelt asýllý ülkelerde. niþanlý kýz üzerindeki geleneksel haklarýndan yararlanýrlar ve damadýn sýrasý en sonra gelir. [sayfa 277] babalarý hakkýnda bir þey bilmezler. Native Races. 81).riedrich Engels Ailenin.Öbür halklarda dinsel kamuflaj hiç görülmez. “Yerli ya da melez kadýnlar. s. 584) ve öbür halklar içinde varlýðýný hâlâ sürdürmektedir. en büyük cinsel özgürlükten yararlanýrlar. I. kadýn. hep bu türlü söz ederler. bütün ortaçað boyunca. ama kýzýn anasý gülümseyerek þöyle der: Naô tem pai. prensi. s. günümüzde de. Özellikle. örneðin doðrudan doðruya grup halinde evlilikten çýkmýþ bulun- . ülke içine biraz giren herkesin görebileceði gibi. düðün sýrasýnda. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 51 . subay olarak Paraguay’a karþý savaþa katýlmýþ bulunan kocasýndan kýzýn babasý olarak sözeder. bazýlarýnda antikçaðda Trakyalýlar. ya da düðün davetlileri. Daha baþka halklarda. ya da saný ne olursa olsun resmî bir kiþi. niþanlý erkeðin dost ve akrabalarý. evlilik-dýþý çocuklarýndan. ve niþanlý kýz üzerinde ilk gece hakkýndan yararlanýr. Meksika’nýn kuzeyindeki Tahular’da (ibid. Boston and NewYork. bu jus primae noctis. s. Çocuklar . raslantý çocuðudur o. ve bu durum olaðanüstü bir þey olmaktan çok uzaktýr. vb. kendinin ya da çocuklarýnýn.günümüzde de Hindistan’daki birçok yerli halklarda.. çoðunlukla yalnýz analarýný tanýrlar. . Ýlk gece hakký. Malezyalýlarda. evlenene kadar. Güney Amerika’nýn hemen her yanýndaki durum. topluluðu temsil eder.. [Ýlk gece hakký. aslýnda analýk hukukuna göre ve grup halinde evlilik içinde bir kuraldan baþka bir þey deðildir. -ç. Bazan da... Bu durumu aklamak yolundaki bütün neo-romantik giriþimlere karþýn. en küçük bir utanýp sýkýlma duygusuna kapýlmadan. aþiret ya da gensin baþkaný. Okyanusya’daki ada halklarý ve birçok Amerika yerlilerinde genç kýzlar.] grup halinde evliliðin kalýntýsý olarak günümüzde de. Habeþistan Barealar’ýnda durum gene böyledir.. Alaska’da yaþayanlarýn çoðu arasýnda (Bancroft. çünkü çocuðun bütün derdi ve bütün sorumluluðu anaya düþer. he filha da fortuna. 1868. onun babasý yok. antikçaðda Balear adalarýnda ve Afrikalý Ojiller’de durum böyleydi. rahibi. þamaný. ancak bunun tersi bir istisna olabilir. yerli kökten gelen zengin bir ailenin kýzýyla tanýþýr ve kýzýn annesiyle konuþurken. budur: Agassiz (A Journey in Brazil. önderi. 266).

barbarlýk için belirleyici aile biçimidir. edimli grup halinde evlenme tatlarýndan vazgeçmek. yukarda adý geçen beyler (senyors.duðu Aragon’da hep vardý. topluluk daha o zamandan son birliðine. s. Bu belgede þöyle bir parça var: “Kararlaþtýrýr ve bildiririz ki. yalnýzca kadýnlar içindir.” (Sugenheim tarafýndan özgün Katalan [lehçesinde -ç. 35. ve iffet hakkýný. çoðunlukla yabanýllýðýn yukarý aþamasýnda. Bu ilerleme kaynaðýný erkeklerden alamazdý. bundan böyle. Ýki-baþlý-aile içinde. köylülerin isteklerine aykýrý olarak. bu tek-eþlilik. iki atomlu molekülüne indirgenmiþ bulunuyordu: bir erkek ve bir kadýn. eski komünizmi yýkarak geliþtiði ve nüfus yoðunluðunun da arttýðý ölçüde. düðün gecesi. yabanýllýk ile barbarlýðýn sýnýrlarýnda. geleneksel cinsel iliþkiler ilkel saflýklarýný yitiriyor. hiçbir zaman akýllarýna bile gelmemiþtir. Bunun. buraya kadar etkisini görmüþ bulunduðumuz nedenlerden baþka nedenler gerekmiþtir.) Ýki-baþlý-aile. paralý ya da parasýz. bazý bazý da barbarlýðýn yalnýzca aþaðý aþamasýnda kuruldu Ýki-baþlý-aile. týpký grup halinde evliliðin yâbanýllýk. evliliklerdeki ortaklýklarý durmadan evlilik dýþýna atma yolundaki yapýtýný tamamlamýþtý. kadýn yattýktan sonra. Ancak kadýnlarýn iki baþlý evliliðe geçiþe meydan vermelerinden sonradýr ki.ernando’nun 1486 fermanýna kadar toprakbentliklerin (servages) en utanç vericisi hüküm sürdü. bundan böyle.] metninden alýnmýþtýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .. ve tek-eþliliðinde uygarlýk için olduðu gibi. artýk ona bu yönde yapacak hiç bir þey kal- 52 . günümüze kadar. “hétaïrisme” ya da “sefihçe çiftleþme” adýný verdiði þeyden karý-koca evliliðine geçisin tamamen kadýnlarýn eseri olduðunu kesinlikle ileri sürdüðü zaman. gitgide alçaltýcý ve ezici olarak görünüyorlardý. Petersburg 1861. çünkü erkeklerin. erkekler sýký tek-eþliliðe girebildiler – ama gerçekte. barons) . kendisine uyruk olunmanýn (suzerainete) belirtisi olarak.. bir köylünün evlendiði kadýnla ilk geceyi geçiremezler. bir kez daha sözgötürmez biçimde haklýdýr: Ýktisadî yaþam koþullarýnýn.) [sayfa 278] Bachofen. sözkonusu beyler.riedrich Engels Ailenin. Doðal seçme. Le Servage. kesin tek-eþliliðe kadar geliþmesine devam edebilmesi için. Kastilya’da köylü hiçbir zaman toprakbent (serf) olmadýðý halde. bir tek adamla geçici ya da sürekli evlenme hakkýný bir kurtuluþ gibi görmeye baþlayan kadýnlara. Aragon’da Katolik . onlarýn kýz ya da oðullarýný kullanamazlar. kadýnýn ya da yataðýn üstünden aþamazlar.

toplumsal güçler iþe karýþmasaydý. Öyleyse. Ama. Daha önce yiyecek elde etmekte kullanýlan bütün araçlar geri plana geçti. giysiler. Ama sürüler üzerindeki özel mülkiyet. sürülerin her tarafta aile baþkanlarýnýn özel mülkiyetinde olduklarýdýr. eþek. Dicle ve . kendisi hakkýnda belgelere. hayvanlarýn evcilleþtirilmesi ve sürüler yetiþtirilmesi. iki-baþlý-ailenin klasik topraðýný býrakýyoruz. kendi öz hakký gereði mi [bir aile topluluðu baþkaný olarak]. yiyecek elde edilmesi ve hazýrlanmasý için zorunlu aletlerden ibaretti. bu yeni servet kime aitti? Baþlangýçta. onun her gün yeniden kazanýlmasý gerekiyordu. Musa’nýn Birinci Kitabý denilen kitabýn yazarýnca. Semitler. Þimdi Amerika’yý. avcýlýk. – týpký barbar zanaatýnýn ürünleri: madenî avadanlýk ve lüks maddeler gibi. Yiyeceðe gelince. eðer yeni devindirici güçler. Ýbrahim Peygamberin. bir zorunluluk olmaktan çýkarak bir lüks haline geldi. erkenden geliþmiþ olmalýydý. hiç kuþkusuz gense.riedrich Engels Ailenin. en ilkel ev avadanlýklarý gibi. ülkenin herhangi bir yerinde tekeþliliðin varlýðýný gösteren hiçbir belirti yoktur. koyun keçi ve domuz sürüleriyle. Ama bu yeni devindirici güçler iþe karýþtý. bulgulanma ve fetihten önce. daha o zamandan. Bundan böyle. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 53 . durmadan çoðalmak ve et ve süt gibi besinleri bol bol saðlamak için.ýrat boylarýnda. yoksa bir gensin gerçekten soydan geçme baþkaný niteliðiyle mi. sürülerinin sahibi olarak kabul edildiðini söylemek güçtür. iki-baþlý-aileden yeni bir aile biçimi çýkmasý için hiçbir neden yoktu. Peki. modern anlamda bir mülk sahibi (mâlik) olarak düþünmememiz gerektiði de apaçýktýr. daha yüksek bir aile biçiminin geliþmiþ olduðunu. bu andan itibaren türetilmiþti. Ama Eski Dünyada durum bambaþkaydý. sahip bulunduðumuz tarih eþiðinde. o zamana kadar görülmemiþ bir zenginlik kaynaðýný [sayfa 279] geliþtirmiþ ve yepyeni toplumsal iliþkiler yaratmýþtý. Barbarlýðýn aþaðý aþamasýna kadar. silah. çoban halklar geliþiyorlardý: Aryenler. yalnýzca göz kulak olmak ve en kaba özeni göstermekten baþka bir þey istemeyen bir zenginliðe sahiptiler. at. sýðýr. Burada. týpký insan sürüsü: köleler gibi. kaba mücevherler ve sandal. duraðan servet hemen yalnýzca ev. Ýbrahim Peygamberi. Bunun kadar açýk olan bir þey de. Bu ülkede. Çünkü kölelik de. deve.mamýþtý. Aþaðý aþa- . Pencap ve Ganj vadisinde ve Amuderya ile Sirderya’nýn daha da iyi suladýðý bozkýrlarda.

Bu çaðýn ailesi içinde yürürlükte bulunan iþbölümüne göre. Bu konuda durum þöyleydi: Analýk hukukuna göre. bu miras hep en yakýn gentilice akrabalara. bunun sonucu. kölelerin sahibiydi. gentilice akrabalar. kadýnlarla da. madenlerin iþlenmesi. orada hýzla arttýktan sonra.riedrich Engels Ailenin. Demek ki. yani soy zinciri yalnýzca kadýn tarafýndan hesaplandýðý sürece. Bir kez ailelerin özel mülkiyetine geçip. Ama hayvancýlýk. ayrýlma halinde kadýna ev eþyalarý kalýrken. ayný þey oldu. Eskiden elde edilmeleri o kadar kolay olan kadýnlar. Bu aþamada. iki-baþlý-evlilik ve analýk hukuklu gens üzerine kurulu topluma büyük bir darbe vurdu. Miras yoluyla geçen nesnelerin düþük deðerde olmalarý dolayýsýyla. Ama gene bu toplumdaki töreye göre. Bundan ötürü Amerikan yerlileri. çocuklarý onun mirasçýsý olamazlardý.mada bulunan barbar için. ya evleniliyor ya da onlar da. yendikleri düþmanlarýna karþý. henüz kendi bakým [sayfa 280] masraflarýný kayda deðer bir þekilde aþan bir artý (fazla) saðlamaz. yukarý bir aþamada bulunan barbarlarýn yaptýklarýndan bambaþka bir biçimde davranýyorlardý. erkek. erkek ayný zamanda yeni beslenme kaynaðýnýn. ve gensteki ilkel miras töresine göre. yaþayan çocuklarýyla birlikte. erkeðe yiyeceðin ve bu iþ için zorunlu çalýþma aletlerinin saðlanmasý düþüyordu. dokumacýlýk ve sonunda tarýmýn baþlamasýyla durum adamakýllý deðiþti. gens içinde kalmasý gerekiyordu. delilli ispatlý ve büyük bir olasýlýkla günümüzün birçok “babalar”ýndan çok daha gerçek babaya da yer veriyordu. hayvan sürüsü kadar hýzla çoðalmýyordu. Aile. bir deðiþim deðeri kazanmýþlar ve satýn alýnýr olmuþlardý. Sahici annenin yanýnda. Sürülere gözkulak olmak için daha çok insana gereksinme vardý. ya da yenenlerin aþiretine kardeþ olarak kabul ediliyorlardý. bu türlü servetler. ola ki. daha sonra da yeni çalýþma aracýnýn. yenen aþirete kabul ediliyorlardý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . bu çalýþma aletlerinin sahibiydi. bu toplumda yürürlükte bulunan töreye göre. pratikte. insan emek-gücü. aile içine yeni bir öðe sokmuþtu. özellikle sürüler kesinlikte aile mülkiyeti haline geldiði andan itibaren. erkek. baþlangýçta yakýn gentilice’lerinin mirasçýsý oluyorlardý. Servetin. emek-gücü için de. yani ana tarafýndan 54 . hayvan sürüsünün. bu iþ için üstelik týpký hayvan sürüsü gibi çoðaltýlabilen düþman savaþ tutsaklarý kullanýlabilirdi. kölenin bir deðeri yoktu. Erkekler ya öldürülüyor. sahici. Ýki-baþlý-evlilik. bu aletleri birlikte götürüyordu.

erkek tarafýndan hesaplanan soy zinciri ve babalýk miras hukuku kurulmuþtu. Gerçekleþmiþ bulunan olgunun kendisine gelince. sürülerin sahibi ölünce. gene öyle kalabildiler. önceleri ne durumda iseler. Uygar halklarda bu devrimin hangi çaðda ve nasýl gerçekleþmiþ olduðunu bilmiyoruz.kandaþlara geçerdi. Öyleyse. Miamieler ve Delawarelar’da. analarýnýn öbür kandaþlarýyla birlikte. Böylece. bugün sanýlabileceði kadar güç olmadý. ve daha sonra. ölen erkeðin çocuklarý onun gensine deðil. Bu iþ. bu iþ için yeterliydi. kadýn tarafýndan hesaplanan soy zinciri ve analýk miras hukuku kaldýrýlmýþ. önce deðiþtirilmesi gereken þey buydu.riedrich Engels Ailenin. babalarýnýn mirasçýsý olabilmeleri için. bunu gereðinden çok kanýtlamaktadýr. Yalnýzca. öbür ikisinde de. çünkü onun gensine ait deðillerdi ve herkesin serveti. özellikle. bir servet artýþý ve yaþama biçiminde bir deðiþiklik (ormanlardan çayýrlara göç) etkisiyle olduðu kadar uygarlýðýn ve misyonerlerin tinsel etkisiyle de bu devrimi tamamlayan birçok aþirete bakarak. bu çocuklar. Servetlerin artýþý. Ama soy zincirinin analýk hukukuna göre hesaplanmasý yürürlükte kaldýkça. kýz kardeþlerinin çocuklarýna. erkek tarafýndan hesaplanan bir soy zinciri ve bir miras düzeni. Çünkü bu devrim –insanlýðýn tanýmýþ olduðu en köklü devrimlerden biri– bir gensin yaþamakta olan üyelerinden bir tekinin bile durumunda herhangi bir deðiþiklik yapmak gereðini duymadý: Gensin bütün üyeleri. ya da anasýnýn kýz kardeþlerinin çocuk ve torunlarýna geçerdi: Ama kendi öz çocuklarý mirasçý olamazlardý. yakýn zamanlarda ya da günümüzde. tamamen tarih-öncesi dönemine iliþkindir. analarýnýn mirasçýsý olurlardý. ve öyle de oldu. sürüler önce onun erkek ve kýz kardeþleriyle. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 55 . hâlâ kadýn tarafýndan hesaplanan bir soy-zinciri ve miras düzeni vardýr. bir yandan aile içinde erkeðe kadýndan daha önemli bir yer kazandýrýyor. gelecekte. baþlangýçta. [sayfa 282] ço- . Shawneler. bu iþin ne kadar kolay olduðunu görüyoruz. kendi gensinde kalmak gerekirdi. analarýnýn gensine ait idiler. Demek ki. Bu iþ. bu olanaklý deðildi. erkek üyelerin çocuklarýnýn gens içinde kalacaklarýný. Bachofen tarafýndan toplanmýþ birçok analýk hukuku kalýntýsý. bir yandan da bu durumu. Ama. belki birinci dereceden. ama [sayfa 281] babalarýnýn mirasçýsý olamazlardý. kadýn üyenin çocuklarýnýn ise buradan çýkarýlarak babalarýnýn gensine geçeceklerini kararlaþtýrmak. geleneksel miras düzenini çocuklar yararýna deðiþtirmek için kullanma eðilimini ortaya çýkarýyordu. Missouri’deki sekiz aþiretten altýsýnda.

Bu aile biçimini en baþta belirleyen þey. .riedrich Engels Ailenin. familia sözcüðü. köleleþti ve erkeðin keyif ve çocuk doðurma aleti haline geldi. Eski Dünyanýn uygar halklarýndaki oluþ biçimi üzerine karþýlaþtýrmalý hukuk uzmanlarýnýn bize söyleyebildikleri þeyler için –aslýnda. “id est patrimonium” (yani miras payý) vasiyetle býrakýlýyordu. Stockholm 1890. belirli sayýdaki kimselerin. Daha Gaius zamanýnda.] Analýk hukukunun yýkýlýþý. kýsmen çare bulundu. içinden çýkýlmaz bir karýþýklýk doðdu ve buna. kadýn aþaðýlandý.) Bu geçiþin. kölelerin [aileye -ç. ama “özgür ya da deðil. Semitik biçim içersinde.] katýþmasý ve babaca otoritedir.” (Marx. bunlar varsayýmlardan ibarettir– bakýnýz: M. yönetimi elde tutan erkek oldu. yalnýzca köleler için kullanýlýr.cuklara. günümüzdeki darkafalý burjuvalarýn duygusallýk ve karý-koca cilvelerinden yapýlma aile anlayýþýný dile getirmez. aldatýcý görünüþlere sokuldu. en doðal geçiþ görünüyor. az sonra üzerinde duracaðýmýz çok-karýlýlýk deðil. bu yüzden de bu aile biçiminin en yetkiri örneði. bir tek adama ait bulunan kölelerin bütünü demektir. Deyim. baþkanýn. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kadýn. sýnýrlarý belli bir alan üzerinde. kölelerin bir karýsý ve çocuklarý vardýr ve bütün örgütlenmenin amacý. kadýn cinsin büyük tarihsel yenilgisi oldu. Baþlangýçta. dolaysýz bir çýkarla dürtülünce. o zamanlar ortaya çýkan ataerkil ailenin aracý biçimi içinde kendini gösterdi. bazan yumuþak biçimler altýnda saklandý. gelenek içinde kalarak geleneði yýkmak için bulunan dolambaçlý yol!” (Marx.”[154] Asýl önemli olan. sürülerin korunmasýdýr. içinde. her þeyden önce hatta karýkoca ile bunlarýn çocuklarý için deðil. “Ýnsaný.) Bu durumdan. sonra da klasik çaðda görülen bu aþaðýlanmýþ durumu. Roma ailesidir. bu aile reisi çok-karýlý olarak yaþar. bunun ilk etkisi. Kadýnýn özellikle Yunanlýlarýn kahramanlýk çaðýnda. Kovalevski. bu. nesneleri deðiþtirmeye götüren ezelî kurnazlýk! Ve. “Kýsacasý. Tableau des origines et de L’evolution de la famille et de la propriete. Romalýlarda.amulus [sayfa 283] “evcil köle” anlamýna gelir ve familia. giderek süslenip püslendi. ama hiçbir zaman ortadan kaldýrýlmadý. Romalýlar tarafýndan. Evde bile. familia. ancak babalýk hukukuna geçmekle. Erkeklerin tekelci egemenliði kurulduktan sonra. 56 . aile baþkanýnýn kabaca otoritesi altýnda bir aile kurarak örgütlenmesidir. babalarýnýn gensine iliþkin bir ad vererek onlarý baba gensine geçirme töresi yerleþmiþtir. adlarýný deðiþtirerek.

para iþlerine o bakar ve günlük iþlerin sorumluluðunu o taþýr. yalnýzca köleliði (servitus) deðil. ama topluluðun en yaþlý kiþisi olmasý zorunlu deðildir. yazýlý tarih alanýna giriyoruz. bize. modern ailenin içinde vardýr. tohum halinde.çocuklar ve belirli sayýda köleyi babalýk otoritesi altýnda tuttuðu ve hepsi üzerinde yaþatmak ya da öldürmek hakkýna sahip bulunduðu yeni bir toplumsal örgütü belirtmek için türetildi. ortaklaþa beslenir. “Demek ki. bu bilim. Topluluk. Güney Slavlarýnýn zádruga’sýdýr. Ataerkil aile ile birlikte. ayný babadan gelen ve karýlarýyla birlikte ayný çiftlikte oturan çeþitli kuþaklarý kapsar.”[155] Marx ekler: “Daha baþlangýçta tarýmsal hizmetlerle ilgili olduðuna göre. Stockholm 1890. [sayfa 284] Zádruga. düþük deðerdeki nesneleri satma hakkýna sahiptir. hiç deðilse antikçað dünyasýnýn uygar halklarý için.60-100). Bu tür bir aile topluluðunun henüz yaþamakta bulunan en güzel örneði. grup halinde evlilikten çýkmýþ bulunan analýk hukuku ile. yani çocuklarýn babalýðýný saðlama baðlamak için. toprakbentliði (servage) de kapsar. hakkýný kullanmaktan baþka bir þey yapmýþ olmaz. Sonralarý toplum ve devlet içinde geniþ ölçüde geliþen bütün çeliþkiler. ortaklaþa giyinirler ve ürün fazlalarýna da ortaklaþa sahip olurlar. Topluluktaki kadýnlarla onlarýn . kadýn. Ve gerçekten. bunlar tarlalarýný birlikte eker. evin efendisi. sözcük. modern dünyanýn karý-koca ailesi arasýndaki geçiþ aþamasýný oluþturmasýnýn kanýtýný Maksim Kovalevski’ye borçlu bulunuyoruz (Tableau des origines et de l’évolution de la famille et de la piopriété. s. tarýmýn ve törel köleliðin baþlamasý ve Aryen Ýtalyalýlarla Yunanlýlarýn ayrýlmasýndan sonra kurulan Latin aþiretlerindeki katý aile sisteminden daha eski deðildir. iþte ancak bu alanda karþýlaþtýrmalý hukuk bilimi bize büyük bir yardýmda bulunabilir. minyatür halinde. Günümüzde Sýrplar ve Bulgarlarda (“Dostça” sözcüðüyle çevrilebilecek) zádruga ya da bratstvo (“Kardeþlik”) adý altýnda. Kadýnýn baðlýlýðýný. modern aile. evi dýþarýya karþý temsil eden evin efendisinin (domacin) yüksek yönetimi altýnda bulunur. Bu. Aryenler ve Semitler için tanýtlanmýþ gibi görünür. burada. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 57 . esaslý bir ilerleme getirmiþtir.” Bu aile biçimi. erkeðin insafýna býrakýlmýþtýr: adam kadýný öldürürse. iki-baþlý-aileden tek-eþliliðe geçiþin belirtisidir.riedrich Engels Ailenin. ve Doðulu halklarda da deðiþik bir biçim altýnda hâlâ gördüðümüz ataerkil ev topluluðunun. Seçimle atanýr.

Nearkhos tarafýndan sözkonusu edilmiþti: bu topluluklar. Ayný tür aile birlikleri. iktisadî birim. bir zamandan beri þiddetli tartýþma konusu olmuþtur. salonu. Kabileler arasýnda varlýðýný sürdürmekte- 58 .. Bu evlerde. bundan on yýl kadar önce saptanmýþtýr. kesin kararlarý bu kurul alýr. modern anlamda karý-koca ailesi deðil. Almanlarda da. Heusler’e göre (Institutions de droit germanique). babanýn mutlak egemenliði ve ailenin öbür üyelerinin baba karþýsýnda hiçbir hakka sahip olmamalarý. birçok kuþak ya da birçok karý-koca ailesinden kurulu ve üstelik çoðunlukla köleleri de kapsayan “ev birliði”dir (“association domestique”). henüz tamamen ortadan kalkmamýþlardýr. altý ya da sekiz basamakla çýkýlan yatak odalarý çevirir. baþlangýçta. Ama bütün iþlerde asýl yetki aile meclisinde. bu aile topluluklarýnýn. Pencap’ta ve ülkenin bütün kuzey-batýsýnda varlýklarýný sürdürüyorlar. Rusya’da da bu büyük aile birliklerinin ortadan kalkmamýþ bulunduðu. Genç kýzlar için koca seçiminde. Evin efendisi bu kurula hesap verir. oy hakký vardýr. çatýya kadar yükselen ortak merkezî salonu bulunan büyük köy evleri görülür. daha. evin hanýmýnýn da. bu birlikler. Dalmaçya yasalarýnda[157] taþýdýðý adla (vervj).[156] Günümüzde. bugün de.yaptýðý iþler genellikle domacin’in karýsý olan evin haným efendisinin (domacica) yönetimi altýnda bulunur. . ve bunun gibi Polonya ve Çek tarih kaynaklarýnda da yer alýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . herhalde Ýrlanda Keltlerinde de mevcuttu. Bu aile birlikleri. bu ev topluluðunun Kafkasya’ daki varlýðýný bizzat gösterebilmiþtir. parçonneries adý altýnda varlýklarýný [sayfa 285] sürdürürler.ransa da. topraðý ortaklaþa eken ev topluluklarý. kadýnerkek bütün erginlerden toplanmýþ olan kuruldadýr. Roma ailesi de bu tipe baðlýdýr ve bu yüzden. Büyük Ýskender zamanýnda. Rus halk töresinde. Kovalevski. özellikle toprak vb. . en eski Rus mecellesinde (yasalar dergisi). bütün topluluk üyeleri üzerindeki yargýlama yetkisini gene bu kurul kullanýr. genellikle kabul ediliyor. Devrime kadar. ayný bölgede. Cezayir’de. çepeçevre. bu topluluk.riedrich Engels Ailenin. Nivernais’de. obscina ya da köy cemaatlerinden (communaute villageoise) daha az köklü olmadýðý. hatta çoðunlukla aðýr basan. Louhans (Saônett-Loire) bölgesinde.ranche-Comté’de. Hindistan’da. Yaroslav Pravda’sýnda. ayný ailenin çeþitli kuþaklarý otururlar. gibi belirli bir önemdeki alým-satýmlarý bu kurul kararlaþtýrýr. günümüzde de.

Zurita’nýn anlattýðý eski Meksika’da yaþayan calpullis’ lerde. çok-kocalýlýk ile çok-karý-lýlýðýn. Bunun. Herhalde topraða ortaklaþa sahip olan ve toprakta ortaklaþa tarým yapan ataerkil ev topluluðu. hiç deðilse Rusya’da evlek baþkanlarýnýn. ayný zamanda. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 59 . ekili topraklarýn devirli paylaþýlmasý. Öyleyse. ki. þimdi önce olduðundan çok baþka bir önem kazanýr. yalnýzca aile reisi ve en çok oðullardan birkaçý. [sayfa 286] Analýk hukukunun yýkýlmasýyla hýzla geliþmiþ olan tek-eþliliðe geçmeden önce. bilindiði gibi. içinden bireysel tarým ve topraklarla meralarýn önce belirli zaman aralýklarýyla. özellikle gelinlerine karþý durumlarýný kötüye kullanarak. Bu iki evlilik biçimi. Bu ev topluluklarý içinde aile yaþamýna gelince. topluluktaki kadýnlara. bir çeþit mark kuruluþunun (ve garip olaný.]. Bunun Amerika’da da bir zamanlar varolmuþ olmasý gerekir. buna karþýlýk Cunow. Semitik ataerkil aile içinde. þimdiye kadar erkeklerle kadýnlarýn sayýsý duyulur ölçüde birbirine eþit bulunduðuna göre. çok-karýlý duru- . Biraz ilerde. Kovalevski’nin bu konuda çýkardýðý baþka bir sonuçtan sözedeceðiz ki. orada mark’a marka deniyordu) varolduðunu oldukça açýk bir biçimde tanýtlamýþtýr. çoðunlukla bunlardan bir harem kurduðu yolunda bir üne sahip bulunduklarýna dikkat etmek yerinde olur. buna göre.dir.riedrich Engels Ailenin. ataerkil ev topluluðu. uygar halklarda ve antikçað dünyasýnýn birçok öbür halklarýnda. (Ausland[159] 1890. çok-karýlýlýktan yoksun kalan erkekler. söz yerindeyse. çok-karýlýlýk ve çok-kocalýlýk üzerine birkaç söz daha [etmek gerekiyor -ç.[158] bu aile türünün varlýðý iddia olunur. çok-kocalýlýk tarafýndan köþede býrakýlan kadýnlarýn yanýnda kendilerini avunduramadýklarýna ve toplumsal kuruluþlar ne olursa olsun. bu evlenme biçimlerinden biri ya da öbürünün yaygýnlaþmasý olanaksýz demektir. Gerçekte bir erkeðin çok-karýlý olmasý açýkça köleliðin ürünüydü ve birkaç istisnai durumla sýnýrlanýyordu. istisnasýz. Peru’da. bir ülkede. no 42-44) fetih çaðýnda. bunlar kendilerini bir ülkede ayný zamanda birlikte göstermedikçe. bu nokta üzerinde Rus halk türküleri yeteri kadar uzdillidir. analýk hukuklu aileyle karý-koca ailesi arasýnda oynadýðý büyük geçiþ rolünden artýk kuþku duyamayýz. tarihin lüks ürünlerinden baþka bir þey olamaz. sonra kesinlikle bölüþüldüðü köy cemaati ya da markýn çýkmýþ bulunduðu geçiþ aþamasýný oluþturuyordu. buna göre bireysel ekimi ile birlikte. ayný zamanda yanyana varolduklarý görülmemiþtir.

Zaten bu evlenme kulübü pratiði. Günümüzde de. tam tersine. yeter ki. çünkü bu çocuklar. bir ikinci. hatta bir üçüncü. dört ya da daha çok erkek. bir kadýna ortaklaþa sahip olabilirler. dolaysýz mirasçýlar olarak. ama bunun dýþýnda. tek-eþli-aile. toplumsal geliþme yükseldiði ölçüde. Giraud-Teulon’un göstermiþ olduðu gibi. pratikte. þimdiye kadar erkeðin tekelinde býrakýlmýþtýr (Code Napoléon) bu ayrýcalýðý açýkça erkeðe veriyor. hiç deðilse töre tarafýndan. þimdi yalnýz erkek bu baðý çözer ve karýsýný boþayabilir. iki-baþlý-aileden doðar. bu erkeklerden herbiri. düþüp kalktýðý kadýný karýsýnýn evine getirmesin[160]). Tek eþli aile. asla gerçek bir çok-kocalýlýk deðildir. öbürlerinin tek kadýnla yetinmeleri gerekir. Hindistan’daki Nairler’de üç. ve bu hak. Mac Lennan’ýn. halk kitlesi tek-eþlilik halinde yaþar. bir dördüncü. baþlangýç durumundaki uygarlýðýn belirtilerinden biridir.riedrich Engels Ailenin. ilkin Yunanlýlarda görürüz. Sadakatsizlik hakký. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . üyelerine ayný zamanda birçok kulübe dahil olmayý saðlayan ve bizzat kendisi tarafýndan anlatýlan bu evlenme kulüplerinde yeni bir kulüp halinde evlenme sýnýfý bulgulamamýþ olmasý doðrusu bir mucizedir. müslümanlarýn kýskanç harem örgütünden çok daha hoþgörülü gibi görünür. bütün Doðuda durum böyledir. mitolojideki tanrýçalarýn rolü. babalýðýn kesinlikle bilinmesi gerekliydi. Daha önce gösterilmiþ olduðu gibi.munda  yaþarlar. ama kadýn eski cinsel pratiði anýmsar da onu daha zorlu bir biçimde cezalandýrýlýr. Genel kural olarak. kökeni henüz derinliðine incelenmemiþ bulunan grup halinde evliliðe baðlanýr. 60 . bütün sertliði içinde. grup halinde evliliðin bir özel biçimidir. Marx’ýn yazmýþ olduðu gibi. Çok-kocalýlýk. kesin yengisi. Babalarý kesinlikle bilinen çocuklar yetiþtirmek amacýyla. çok-karýlýlýk. baþka üç ya da daha fazla erkekle birlikte. vb. kadýna da sahip olabilir. kadýnlar çokkocalý halinde yaþarlar. Hindistan ve Tibet’teki çok-kocalýlýk da bundan daha az istisnaî bir durum deðildir. erkek egemenliði üzerine kurulmuþtur. iki baþlý evlilikten. [sayfa 287] 4. erkekler çok-karýlý. artýk taraflardan ikisinin de istedikleri zaman çözemeyecekleri evlilik baðýnýn daha saðlamlaþmasýyla ayrýlýr. ayrýca. bu aile. Tek-eþli-aile (La famille monogamique). bir gün babalarýnýn servetine sahip olacaklardýr. barbarlýðýn orta ve yukarý aþamalarý arasýndaki sýnýrý oluþturan çaðda. hep daha çok kullanýlýr. zenginlerin ve büyüklerin bir ayrýcalýðýdýr ve baþlýca kaynaðý köle satýn alýnmasýdýr. Yeni aile biçimini.

yenenlerin cinsel keyfine teslim edilirler. Tek eþlilik. Homeros’un azbuçuk önemli her kahramaný için. en güzellerini seçerler. Tek-eþli-evliliðin yanýsýra köleliðin varlýðý.riedrich Engels Ailenin. böylece. kýsýr karýsýnýn yanýsýra ikinci bir kadýn aldý ve iki evli oldu. ama sonunda. Homeros’ta.] erkeðe ait genç ve güzel köle kadýnlarýn bulunmasý. Bu köle [sayfa 288] kadýnlardan doðan erkek çocuklar. yalnýzca kadýn için tek-eþli olmak. Yasal karý bütün bunlara katlanmak ama iffetini sýký sýkýya koruyup. Isparta devlet anlayýþýna göre deðiþtirilmiþ ve henüz grup halinde evliliðin birçok bulanýk anýsýný taþýyan iki-baþlý-evlilik hüküm sürer. þefler hiyerarþik sýralarýna göre. bizzat Homeros’un betimlediðinden daha ilkel bir nitelik taþýyan evlilik iliþkilerine sahiptirler. ama buna karþýlýk. bu kahramanýn çadýrýný ve yataðýný paylaþtýðý bir tutsak kadýndan sözedilir. baba mirasýndan küçük bir pay alýrlar ve özgür insanlar olarak kabul edilirler. Klasik örneðini Isparta’nýn oluþturduðu birinciler. öncekilerden birini boþadý. bu genç kýzlarý dönüþte ülkesine ve karýsýnýn yaþadýðý eve götürür. Daha sonraki çaðýn Yunanlýlarý için Dorlarla Ýyonlar arasýnda bir ayrým yapmak gerekir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 61 . ama kahramanlýk çaðýnda kadýný erkeðin üstünlüðü ve kölelerin rekabeti dolayýsýyla iyice aþaðýlanmýþ olarak görüyoruz. Daha iyisi.kadýnlarýn daha özgür. Galip erkek. Aiskhylos’ta Agamemnon Kassandra’yý böyle götürür. Akhilleus ile Agamemnon arasýndaki bir çekiþme etrafýnda döndüðü bilinir. babasýnýn adýný taþýmak hakkýna sahiptir. kocaya baðlýlýkta kusur etmemek zorundadýr. Kral Anaksandrides (MÖ 650’ye doðru). birçok bakýmdan. bu niteliði. veren þey budur. ruhlarý ve vücutlarýyla [efendi -ç. iþte daha baþlangýçta tek-eþliliðe kendi özgül niteliðini. kendi meþru mirasçýlarýnýn anasý. erkek için deðil. evin en büyük kadýn yöneticisi ve içlerinden istediklerini istediði gibi kullanabileceði ve kullandýðý kadýn kölelerin gözeticisi olmaktan baþka bir þey deðildir. Öbür yandan. ayný çaðda karýlarýnýn ikisi de kýsýr çýkan Kral Ariston. Isparta’da. günümüzde de hâlâ koruyor. herkesin bir sýrasý vardýr. . Kahramanlýk çaðýndaki Yunan kadýnýnýn. üçüncü bir kadýný aldý. Telamon’un töredýþý oðlu Teukros. bu köle kadýnlardan biri konusunda. erkek için. Çocuksuz evlilikler bozulur. bütün Ýlyada’nýn. Odise’ de Telemak’un anasýný nasýl azarladýðý ve nasýl susturduðu okunsun. ele geçirilen kadýnlar. uygarlýk çaðýndakinden daha çok saygý gördüðü doðrudur. daha saygýdeðer bir duruma sahip bulunduklarý daha eski bir çaðý betimler.

kocasýnýn haberi olmadan kadýnýn ona [sayfa 289] sadakatsizlik göstermesi. dört duvar arasýna kapatýlmýþlardý ve ancak öbür kadýnlarla düþüp kalkarlardý.birkaç erkek kardeþ bir kadýna ortaklaþa sahip olabiliyorlardý. yalnýzca Ispartalý kadýnlarla. erkek konuklar gelince.riedrich Engels Ailenin. Atina’nýn. görülmemiþ bir þeydi. beylik yerlerde. Isparta’da hiç deðilse en iyi çâðýnda. uygun karþýlanýyordu. hatta bu damýzlýk yurttaþ sayýlmasa bile. kadýn bunlarýn 62 . kadýnlar oraya çekilirlerdi. ve çocuk doðurmak iþi bir yana. “ev eþyasý” (sözcük nötr’dür [yani erkek ya da diþi deðildir -ç. Harem dairesi (le gynecée) üst katta ve arkaya bakan. bilinmiyordu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kadýn. Atinalý erkek için. özellikle yabancýlar. olsa olsa biraz da okuyup yazma öðrenirlerdi. kadýnlar oikourema. Plutharkos’un. Yanlarýnda bir köle kadýn (cariye) bulunmadýkça kadýnlar sokaða çýkmazlardý. kendilerini tipik bir örnek olarak temsil ettiði Ýyonlar’da ise durum bambaþkadýr. ayrý olarak oturuyorlardý. gerçek bir kandýrma. Genç kýzlar. evde. aþýklarý korkutmaya yarayan molos’lardan. genel siyaset tartýþmalarýna katýlýrdý. arkadaþýnýn karýsýndan hoþlanan biri. Erkek.]) olarak nitelendirilmiþtir. Bütün bu koþullarýn zorunlu sonucu olarak. erkekler. ki bunlar daha Herodotos zamanýnda Sakýz adasýnda ticari ereklerle iðdiþ edilir ve Wachsmuth’a göre. Eski Yunanlýlarýn kendilerinden saygý ile sözedip. öbür Yunan kadýnlarýndan çok daha saygýdeðer bir duruma sahip bulunuyorlardý. karýsýný (Bismarck’a yaraþýr bir deyimle) güçlü bir “damýzlýk”ýn yararlanmasýna hazýr bulundurmak. Aristophanes. Atina’nýn seçkin hafif meþrep kadýnlarýdýr (hétaïres). Ispartalýlar için[161] onlarýn karýlarýný almak eðilimi (tentation) çok önemsizdi. baþ hizmetçiden baþka bir þey deðildi. iri kýyým bekçi köpeklerinden sözeder[162]. kadýnlarý gözetmek için harem aðalarý kullanýlýrdý. Ispartalý bir kadýnýn. içinde. Bundan ötürü. söyleþilerini kaydetmek zahmetine katlandýklarý kadýnlar. demirbaþ köleler. oraya kolayca giremezdi. yalnýzca eðirme. öyleyse. (Schömann’a göre) törelerde daha da büyük bir özgürlüðün hüküm sürmekte olduðunu gösterir. onunla bu kadýný paylaþabiliyordu. Öbür yandan. yalnýzca Barbarlar tarafýndan satýn alýnmazlardý. atletlere özgü beden hareketleri yapar. sýký bir gözetim altýnda yaþarlardý. ve hiç deðilse Asya kentlerin de. evcil kölelik. Euripides’te. kendisine öneride bulunan âþýðýný kocasýna gönderdiðini okuduðumuz bir parçasý. Ispartalý kadýnlar. evden ayrý bir kýsýmdý. dokuma ve dikiþ. Deyim yerindeyse.

Yunan kadýnlarý. her þeyden önce devlet tarafýndan kolaylaþtýrýlan çok yaygýn bir fuhuþ vardý. karý-koca evliliði tarihe asla erkekle kadýnýn karþýlýklý uzlaþmasý olarak girmez ve hele en yüksek evlenme biçimi olarak asla kabul edilemez. bireysel cinsel aþkýn meyvesi olmadý. çoðunlukla erkeðin emrinde köle kadýnlar bulunurdu. önce hafifmeþrepliðin (hétaïrisme) gerekmesi. yalnýz öbür Ýyonlarýn deðil. Ýþte. zaman boyunca. iktisadi koþullar [yani.riedrich Engels Ailenin. tek-eþlilikle bireysel cinsel aþkýn hiçbir iliþkisi yoktu.dýþýnda tutulurdu.] Öyleyse. Ýlkçaðýn en uygar ve en geniþ geliþmiþ halký içinde inceleyebildiðimiz kadarýyla. Isparta kadýnlarýnýn karakter bakýmýndan egemen olduklarý antikçað kadýn dünyasýnýn [sayfa 290] genel düzeyine. –karý-koca evliliðinin (mariage conjugal). devlete ve atalarýna karþý. tek-eþliliðin baþlangýcý böyle oldu. bu fuhuþ temeli üzerindedir ki. evlilik görevleri adýný verdiði þeyin de asgari ölçüde yerine getirilmesini zorunlu kýlýyordu. Tek-eþlilik. özel mülkiyetin. bu evlilik onlar için bir yük. Atina ailesinin ocaðýna incir diker. bizzat kendi onurlarýný da yitirecek kadar alçaldýlar. yerine getirmeleri gereken bir görevdi. erkeklerin de alçalmasýyla alýnmýþ oldu. geçmiþte olduðu gibi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 63 . kocalarýný aldatma fýrsatýný çoðunlukla buluyorlardý. Aile içinde erkeðin egemenliði ve yalýnýzca ondan olabilecek ve babanýn serveti kendilerine kalacak çocuklarýn doðmasý. Ama. kadýn olmak için. gene büyükler tarafýndan kararlaþtýrýldýklarýna göre. [Atina’da yasa yalnýzca evliliði zorunlu hale getirmekle kalmýyor. gitgide artan ölçüde kýtadaki ve kolonilerdeki bütün Yunanlýlarýn. Bu Atina ailesi. ilkel ve kendiliðinden ortaklaþa mülkiyet üzerindeki yengisi] üzerine kurulmuþ ilk aile biçimi oldu. nedir ki. ayrýca koca tarafýndan. gene de. evlilikler. Bununla birlikte. tanrýlara. ev iliþkilerinde kendilerine örnek aldýklarý bir tip oldu. erkekler. o kadar yüksekten egemen olan Yunan kadýnlarýna özgü nitelikler geliþmiþtir. Hapisliðe ve gözetime karþýn. Karýlarýna karþý sevgi göstermekten utanan kocalar. hafifmeþrep kadýnlarla her türlü aþkdaþlýk macerasýyla günlerini gün ediyorlardý. Tersine: bir cinsin öbürü tarafýndan uyruk . zeka ve sanatsal beðeninin eðitimiyle. iðrenç oðlancýlýk pratiðine düþecek ve Ganymedes mitosuyla tanrýlarýný onurdan düþürerek. Bu doðal koþullar üzerine deðil. hiç bir þekilde. kadýnlarýn alçalmasýnýn öcü. Yunanlýlar tarafýndan içtenlikle açýklanmamýþ gerçek erekleri iþte bunlardý. Üstelik. ve Atina’nýn en parlak çaðýnda.

Seçme Yapýtlar. iki cins arasýndaki bir çatýþmanýn açýða vurulmasý olarak ortaya çýkar. bu biçim üzerinde.riedrich Engels Ailenin. 64 . kendilerini vermesinden gelir. Sol Yayýnlarý. Marx-Engels.euerbach]. erkeklerin. kadýnlarýn. -Ed. 1846’da. Para için kendini vermek. erkekle kadýn arasýnda. önce bir dinsel eylem oldu. “Pünalüen (ortaklaþa) gruplarýn yavaþ yavaþ ortadan kalkmasýyla en dar sýnýrlarýna çekilmiþ bulunan eski evlilik sistemi. ama ayný zamanda. Ermenistan’daki Anaitis. hétaïrisme adý altýnda. uygarlaþmýþ toplumun hücre-biçimidir. kölelik ve özel mülkiyetin yanýsýra. Engels. Alman Ýdeolojisi [. Ankara 1976. cinsel iliþkilerdeki eski görece özgürlük asla ortadan kalkmadý. K. Ýki-baþlý-evliliðin yengisiyle olsun. bu eski evlilik sistemi. Bu hétaïrisme. s. biz. Karý-koca evliliði. týpký Hindistan tapýnak* Bkz. o her ilerlemenin ayný zamanda görece bir gerileme olduðu çaðý açar. ve ilk sýnýf baskýsý da diþi cinsin erkek cins tarafýndan baský altýna alýnmasýyla düþümdeþtir. yayýmlanmamýþ eski bir el yazmasýnda þu satýrlarý buluyorum: “Ýlk iþbölümü. bu iþ.. baþlangýçta [sayfa 292] tapýnak hazinesine gidiyordu. döl verme bakýmýndan yapýlan iþ bölümüdür. günümüze kadar uzanan ve bazýlarýnýn gönenç ve geliþmesi. Aþk tanrýçasýnýn tapýnaðýnda yapýlýyor ve para. gitgide açýk fuhuþ biçimine dönerler. karý-koca evliliði dýþýnda. doludizgin geliþen uzlaþmaz karþýtlýk ve çeliþkilerin içyüzünü inceleyebiliriz. Marx. hatta karý-koca evliliðinin yengisiyle olsun. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . aile üzerine çöken karanlýk bir bölge gibi. Korent’teki Afrodit tapýnaklarýnýn köleleri[163]. Sonunda. . evli olmayan kadýnlarla evlilik-dýþý iliþkilerini anlar.” Morgan.altýna alýnmasý olarak bütün [sayfa 291] tarih-öncesinin o zamana kadar bilmediði. iffet haklarýný elde etmek için. bu iliþkiler bilindiði gibi. 37. Karý-koca evliliði. 1. bazýlarýnýn da acý ve gerilemesiyle elde edildiðine göre. doðrudan doðruya grup halinde evlenmeden. insanlýða uygarlýk dönemi içine kadar yapýþýp kalan hétaïrisme’in yeni biçimi içinde kayboldu. bütün uygarlýk dönemi süresince çok deðiþik biçimler altýnda varlýklarýný sürdürerek. erkekle kadýn arasýndaki uzlaþmaz karþýtlýðýn karý-koca evliliði içindeki geliþmesiyle. büyük bir tarihsel ilerlemedir. Marx ve benim tarafýmdan meydana getirilmiþ.”* Ve þimdi ekleyebilirim: Tarihte kendini gösteren ilk sýnýf çatýþmasý. geliþmekte bulunan aileye hala bir ortam hizmeti görüyordu ve uygarlýðýn baþlangýç çaðýna kadar ona baðlý kaldý.

bu durumda da. çeliþik olmasý gibi: burada tek eþlilik. Karý-koca evliliðiyle birlikte. Baþlangýçta bütün kadýnlar için bir görev olan bu kendini verme. erkekler. kadýnlar toplum dýþýna sürülüp atýlýr.riedrich Engels Ailenin. ve ayný zamanda. þurada. kaçýnýlmaz bir toplumsal . iki yaný kesen. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 65 . mertçe üzerlerine aldýlar. kadýnlar üzerinde zafer kazanmýþlardý. týpký uygarlýðýn yarattýðý her þeyin iki yanlý. aslýnda hétaïrisme’in kýnanmasý erkekler için deðil. Böylece. Maddi mallardaki eþitsizliðin ortaya çýkmasýndan sonra. böylece. Bununla birlikte. bununla zorunlu bir biçimde baðlý olarak. týpký. en aþýrý biçimi fuhuþ dahil. ücretlilik de kendiliðinden ortaya çýktý. sonralarý bütün öbür kadýnlar yerine. özellikle yönetici sýnýflar tarafýndan. Ama bundan. kadýnlar tarafýndan gözleri açýlýncaya kadar. grup halinde evliliðin ilk kalýntýsýdýr. ama maðluplar galipleri [boynuzla -ç ] taçlandýrma iþini. ilk fahiþeler oldular. toplumsal bir kurumdur. köle emeðinin yanýsýra.]. özgür kadýnlarýn profesyonel fuhþu da görüldü. kýzlara evlilikten önce tanýnan cinsel özgürlükten çýkar. o zamana kadar bilinmeyen sürekli iki [sayfa 293] toplumsal tip çýkar: kadýnýn ödevine baðlý aþýðý ve aldatýlmýþ koca. toplumun temel yasasý olarak bir kez daha açýklamak için. yalnýzca kadýnlar içindir. elmanýn yarýsýný yedikten sonra da. ikinci bir çatýþký (antinomie) doðar. týpký herhangi bir baþka toplumsal kurum gibi. Karý-koca evliliði ve hétaïrisme’in yanýsýra. hétaïrisme. elde bütün bir elmanýn kalamayacaðý gibi. Ve çatýþkýnýn iki teriminden yalnýzca biri varolamaz [ancak ikisi birden varolabilir -ç. bizzat tek-eþlilik içinde. grup halinde evliliðin uygarlýða býraktýðý miras. yüzüstü býrakýlmýþ karý vardýr. Erkekler. bize baþka bir yoldan ulaþmýþ bulunan hétaïrisme. iki yanlýdýr. güle oynaya uygulanýr. ortaya. ama sözle suçlanýr. – öyleyse. yalnýzca rahibeler tarafýndan uygulanýr oldu. “dansöz”ün bozulmuþ bir biçimidir) kutsal dansözler gibi. hétaïrisme. Gerçekte yalnýzca hoþgörüyle karþýlanmakla kalmaz. Bu hétaïrisme. yarýsý yendikten sonra. erkeðin kadýn üzerindeki kayýtsýz þartsýz üstünlüðünü. hétaïrisme sayesinde yaþamýn tadýný çýkaran kocanýn yanýsýra. eski cinsel özgürlüðü korumaya yarar – ama erkekler yararýna. Baþka halklarda. eþaldatma. Bununla birlikte. ikircil. köle kadýnýn kendini verme zorunluluðunun yanýsýra. onun bütününe sahip olacaklarý kanýsýndaydýlar gibi görünür. yani barbarlýðýn yukarý aþamasýndan itibaren.larýna baðlý ve bayader adý verilen (bu sözcük Portekiz dilindeki bailadeira’nýn.

Babalýðýn gerçekliði. ya da üstesinden gelebilme baþarýsýný gösteremeden içinde devinip durduðu karþýtlýk ve çeliþkilerin [aile çapýna -ç. burada yalnýzca. evliliðe istediði zaman son verebilirdi. tek-eþliliðin onlarda ikibaþlý evlilikten henüz tamamen kurtulmamýþ olmasýndandýr. evlilik yaþamýnýn. evlilik sadakatinin. evde de üstünlüðünü saðlamakta yeteneksiz kalan ve bunun sonucu. Aslýnda bütün evliliklerin böyle olmadýðýný da. elde tutmaya layýk olmadýðý egemenliði karýsýna kaptýran darkafalý Alman burjuvasýndan daha iyi bilemez. kuþkusuz yokluk içinde bulunmalarý nedeniyle.riedrich Engels Ailenin. Romalý erkek. Tacitus tarafýndan anýlmýþ bulunan üç durumdan çýkartý- 66 . týpký kocasý gibi. Zaten karý-koca ailesi. karý-koca ailesinde. Bu sonucu. þiddetle cezalandýrýlan. çözebilme. o çaðda. bütün bu kurumun baþlangýçtan gelen nitelik düzenine gerçekten uyduðu.] indirgenmiþ bir imgesine sahip bulunuyoruz. ama yok edilmesi olanaksýz bir toplumsal kurum. erkeðin salt egemenliði aracýyla kendini gösterdiði biçimde açýkça ortaya çýkardýðý durumlarda. – yasaklanmýþ. devletler arasýnda olduðu kadar.kurum haline geldi.– Evlilik sýrasýnda gebe kalýnan çocuðun babasý. Yunanlýlara göre daha az ince de olsa.ransýz yoldaþýndan daha üstün olduðuna iyice inanýr. çoðunlukla baþýndan çok daha can sýkýcý serüvenler geçen talihsiz . Almanlarýn tarihe giriþiyle meydana geldi. geçmiþte olduðu gibi. Ama karý-koca evliliðinin geliþmesindeki en büyük ilerleme. her yerde ve her zaman. kadýn da. o kendisinin. yeteri kadar saðlama baðlandýðýna inanýyordu. Yunanlýlardaki gibi. ve çözümlenmez çeliþkiyi çözümlemek için. kadýn daha özgürdü ve daha büyük bir saygý görüyordu. ama bu düzen içinde. bu da. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Anlaþýlmasý kolaydýr ki. elle tutulur biçimde. Code Napoléon þöyle buyurdu: “Madde 213. kadýnýn erkek egemenliðine karþý baþkaldýrdýðý o karý-koca evliliði durumlarýndan söz ediyorum. hiç kimse. Dünyanýn gelecekteki fatihleri olarak. iþte budur. Ama buna karþýlýk. uygarlýðýn baþlarýndan beri.” Üçbin yýllýk karý-koca evliliðinin vardýðý yüce sonuç. klasik ve kesin þekline bürünmemiþtir. – tarihsel kökeninin iznini koruduðu ve erkek ile kadýn arasýndaki çatýþmayý. kocadýr. daha geniþ görüþlere sahip bulunan Romalýlarda. Öyleyse. Zaten. karýsý üzerinde sahip [sayfa 294] olduðu ölüm-dirim hakkýyla. gene meþru bir kanýya dayanýr kaldý. – sýnýflara bölünmüþ toplumun.

çok-karýlýlýk gene de yürürlükteydi: içlerinde iki-baþlý-evliliðin varolduðu. zorlu çeliþkiler içinde devinmediði yalýnç olgusuna indirgenen o hayranlýða deðer ve efsanemsi temizliði sonucu deðildi. tek-eþliliðe özgü. evliliðin kutsal sayýlmýþ olmasýna karþýn –”Alman erkekleri bir tek kadýnla yetinirler: kadýnlar iffetlerini kuþanmýþ olarak yaþarlar”–. erkek üstünlüðünü daha yumuþak biçimlere büründürdü ve kadýnlara.yoruz: Önce. Ve üçüncü olarak. çünkü ananýn erkek kardeþi –analýk hukukuna göre en yakýn gentilice erkek akraba– babadan daha yakýn bir akraba olarak sayýlýyordu. aralarýnda iki-baþlý evliliðin de büsbütün yitip gitmemiþ olduðu Ispartalýlarla uygunluk halinde bulunuyorlar. doðmuþ oluyordu. ki bu tek-eþliliðe özgü erkek üstünlüðü ile çeliþki halindedir. yoksa Cermen törelerinin. [sayfa 295] Ama bu ilerleme. ya da tekeþliliðe karþý– üzerinde tek-eþliliðe borçlu bulunduðumuz en büyük meþru ilerlemenin: o zamana kadar dünyada bilinmeyen. içlerinde kendi öz ilkel zamanlarýmýzý anlamayý saðlayan anahtarý bulmuþ olduðu Amerikan yerlilerinin görüþüne de uyuyordu. aslýnda Cermenlerin hala iki-baþlý-aile rejiminde yaþamalarý. binicilikteki becerilerinin yanýsýra. klasik antikçaðda asla görmedikleri çok daha saygýn ve çok daha özgür bir yer verdi. onlarýn doðaya aykýrý . iki-baþlý-evliliðin. iki cins arasýndaki modern bireysel aþkýn geliþebileceði temel. bu halklardan. Bu bakýmdan da. Ýkinci olarak. ki bu durum ayný zamanda Marx’ýn. hiç deðilse görünüþte. Ammianus’un Taifallar ve Prokopios’un Herüller konusundaki kesinlikle tanýklýk etmiþ olduklarý gibi. tek-eþlilikte. dünyaya yepyeni bir öðe giriyordu. Tam tersine: özellikle güney-doðuya doðru yaptýklarý göçlerde. zamanla Roma dünyasýnýn yýkýntýlarý üzerinde kurulan yeni tek-eþlilik. analýk hukukundan babalýk hukukuna geçiþ. ve kadýnýn kendi öz aile rejimleri içindeki durumunu. Almanlar arasýnda kadýnlar büyük saygý görüyorlardý ve hatta kamu iþleri üzerinde bile etkili oluyorlardý. Halklarýn birbiriyle karýþmasý sonucu. çoðunlukla söylediði gibi. görmüþ olduðumuz gibi. Karadeniz kýyýlarýna kadar uzanan steplerdeki göçebeler arasýnda Cermenlerin ahlâký adamakýllý bozulmuþtu. ilk kez olarak.riedrich Engels Ailenin. Amerikalýlardaki duruma benzer bir durum. henüz pek yeni olmalýydý. elden geldiðince. Almanlarla. tek-eþlilikten itibaren –duruma göre. tek-eþliliðin yanýsýra. Almanlar. Böylece. Hemen bütün bu noktalar üzerinde. tek-eþlilikte de korumalarý sonucuydu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 67 . büyükler ve aþiret baþkanlarý için.

kusurlarýný da almýþlardý. Ama her ne kadar, bilinen bütün aile biçimleri arasýnda, yalnýzca tek-eþlilik, içinde modern cinsel aþkýn geliþebildiði aile biçimi olduysa da, bu asla modern cinsel aþkýn, eþlerin karþýlýklý aþký biçimiyle, yalnýzca, hatta baþlýca tek-eþlilik içinde geliþtiði anlamýna gelmez. Durmuþ-oturmuþ ve erkek egemenliði altýndaki karýkoca evliliði, özlüðü gereði, bunun böyle olmasýna aykýrýydý. Bütün tarihsel bakýmdan etkin sýnýflarda, yani bütün yönetici sýnýflarda, evlenme akdi, iki-baþlý-aileden beri, ne idi ise o kaldý, büyüklerin düzene koyduðu bir uzlaþma iþi. Cinsel aþk tarihsel bakýmdan ilk kez olarak bir tutku, (hiç deðilse yönetici sýnýftan) tüm insanlara özgü bir tutku ve cinsel içgüdünün en yüksek biçimi –ona özgü niteliðini kazandýran da budur– olarak ortaya çýktýðý zaman, bu ilk biçim, yani ortaçaðýn þövalye aþký, hiç de bir karý-koca aþký deðildir. Tersine. Klasik biçimiyle, ozanlarýnýn göklere çýkardýðý Provence’lilerde, bu aþkýn gemisi yelkenlerini eþ aldatmaya doðru þiþirir. Provençale aþk þiirinin çiçeði alba’dýr (aubade’lar); Almanlar buna Tagelieder derler. Bu þiirler, görülmeden kaçabilmesi için, tan yerinin ilk ýþýklarý belirir belirmez kendisini çaðýracak erketeci dýþarda ortalýðý gözetlerken, þövalyenin, sevgilisiyle –bir baþkasýnýn karýsý– nasýl yattýðýný, ateþli renklerle anlatýr; þiirin en yüksek noktasýný da, ayrýlýk sahnesi oluþturur. Kuzey .ransýzlarý, ve hatta namuslu Almanlar bile, bu þiir türünü, kendisine uygun düþen þövalye aþký özentileriyle birlikte benimsediler; ve bizim Wolfram von Eschenbach, [sayfa 296] bu dikenli konuda, onun üç uzun kahramanlýk þiirinden yeð tuttuðum, üç nefis Tagelieder býraktý. Günümüzde, bir burjuva evlenmesi iki biçimde yapýlýr. Katolik ülkelerde, eskiden olduðu gibi, burjuva delikanlýsýna gerekli kadýný bulanlar, onun büyükleridir; ve bunun doðal sonucu, tekeþliliðin kapsadýðý çeliþkilerin en tam bir þekilde geliþmesidir: erkek tarafýnda, dört baþý mamur hétaïrisme; kadýn tarafýnda, dört baþý mamur eþaldatma. Eðer katolik kilisesi boþanmayý yasaklamýþsa, bunun tek nedeni, hiç kuþkusuz, ölüme olduðu kadar, eþaldatmaya da bir çarenin bulunmadýðýný kabul etmiþ olmasýdýr. Buna karþýlýk, protestan ülkelerde, burjuva oðlunun, kendi sýnýfýnýn kadýnlarý arasýndan, azçok özgürlükle seçme hakkýna sahip bulunmasý kuraldandýr; öyle ki, evliliðin temelinde bir dereceye kadar aþk bulunabilir, ve protestan iki yüzlülüðüne uygun düþtüðünden, evliliðin

68

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

temelinde her zaman aþkýn bulunduðu varsayýlýr. Burada, erkeðin hétaïrisme’i daha gevþek, kadýnýn eþaldatmasý daha seyrek bir halalýr. Ne var ki, her türlü evlilik içinde, insanlar evlenmeden önce ne iseler, gene o kaldýklarýndan, ve protestan ülkelerdeki burjuvalar da çoðunlukla darkafalý olduklarýndan, bu protestan tek-eþlilik, en iyi durumlarýn ortalamasýnda, evlilik birliðine, aile mutluluðu adý takýlan aðýr bir cansýkýntýsýndan baþka bir þey getirmez. Bu iki evlilik yönteminin en iyi aynasý romandýr: katolik biçimi için .ransýz romaný; protestan biçimi için Alman romaný. Bu iki romandan herbirinde, “erkek kendine uygun düþeni bulacak”: Alman romanýnda, delikanlý, genç kýzý; .ransýz romanýnda, koca, boynuzlarý. Bu ikisinden hangisinin en kötü payý aldýðýný söylemek de, her zaman kolay deðildir. Bu yüzden, Alman romanýndaki cansýkýntýsý, .ransýz burjuvasýnda, .ransýz romanýndaki “immoralité”nin (ahlâksýzlýðýn) darkafalý Almanda uyandýrdýðýna eþit bir tiksinti uyandýrýr. Ama þu son zamanlarda, “Berlin bir dünya baþkenti haline geldiðinden” bu yana, Alman romaný da, orada çoktan beri iyice tanýnmakta olan hétaïrisme ve eþaldatma bakýmýndan, utangaçlýðý býrakarak, takviye almaya baþlamýþ bulunuyor. Ama her iki durumda da, evlilik, eþlerin sýnýf durumu üzerine kurulmuþtur; bu bakýmdan her zaman kendi dýþlarýnda kararlaþtýrýlan bir evlilik demektir. Gene her iki durumda [sayfa 297] da, durumun gereklerine göre yapýlan bu evlilik, çoðunlukla en pis fuhuþ haline dönüþür – bazan her iki tarafýn, ama daha çok kadýnýn fuhþu haline; eðer kadýn alelade orospudan ayrýlýyorsa, bunun tek nedeni, vücudunu, bir ücreti gibi, parça baþýna kiralamayýp, bir köle gibi, bir seferde tamamen satmasýdýr. .ourier’nin sözü, durumun gereklerine göre yapýlmýþ bütün evlenmelere uygun düþer: “Nasýl dilbiliminde, iki olumsuz sözcükten bir olumlama çýkarsa, týpký onun gibi, evlilik ahlâkýnda da, iki fuhuþtan bir iffet çýkar.” Cinsel aþk, ancak ezilen sýnýflar içinde, yani günümüzde, proletarya içinde, kadýnla kurulan iliþkilerin gerçek kuralý olabilir ve ancak proletarya içinde durum böyledir; bu iliþkiler toplum tarafýndan ister onaylansýn, ister onaylanmasýn. Ama burada, klasik tek-eþliliðin bütün temelleri yýkýlmýþtýr. Proletaryada, tek-eþlilik ve erkek üstünlüðünün, kendisinin korunmasý ve mirasçýlara geçmesi için kurulmuþ olduðu hiçbir mülkiyet bulunmaz; öyleyse, bu sýnýfta,

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

69

erkek üstünlüðünü yararlý hale getirmek için hiçbir uyarýcý yoktur. Üstelik, hatta bunu saðlamak için gerekli araçlar bile eksiktir bu üstünlüðü koruyan burjuva hukuku, yalnýzca mülk sahipleri ve onlarýn proleterlerle olan iliþkileri için mevcuttur; tuzluya oturur; öyleyse, para yokluðundan, iþçinin karýsý karþýsýndaki durumunda hiçbir geçerliliðe sahip deðildir. Ýþçinin, karýsý karþýsýndaki durumunda, koþullara göre, bambaþka kiþisel ve toplumsal iliþkiler hüküm sürer. Ve üstelik, büyük sanayi, kadýný evden kopararak emek pazarýna ve fabrikaya gönderdiði, ve onu çoðunlukla ailenin desteði durumuna getirdiðinden beri, proleterin evinde, erkek üstünlüðünün son kalýntýsý da temelini yitirmiþ oldu – belki, tek-eþlilikle birlikte töreye girmiþ bulunan, kadýnlara karþý bir kabalýk artýðý hariç. Böylece, Tanrýnýn dünyevi ve uhrevi tüm kayrasýna karþýn ve hatta eþler arasýnda en tutkulu aþk ve en kesin baðlýlýk da olsa, proleter ailesi, artýk terimin gerçek anlamýnda tek-eþli biçiminde bir aile deðildir. Bundan ötürü tek-eþliliðin ayrýlmaz yoldaþlarý: hétaïrisme ve eþaldatma, proleter aile içinde ancak ve her zaman çok silik bir rol oynar; kadýn, boþanma hakkýný gerçekte yeniden elde etmiþtir; eðer birbirine dayanamaz bir duruma gelinirse, [sayfa 298] ayrýlmak yeð tutulur. Sözün kýsasý, proletarya evliliði, sözcüðün etimolojik (kaynaða deðgin) anlamýnda tek-eþli biçimindedir, ama tarihsel anlamýnda, asla tek-eþli biçiminde deðildir. Hukukçularýmýza göre, yasalardaki ilerleme, kadýnlarýn bütün yakýnma nedenlerini, gitgide artan bir ölçüde, ortadan kaldýrýyor. Modern uygarlýðýn yasama sistemleri, ilk olarak, evliliðin geçerli olabilmesi için, eþlerin özgürce onadýklarý bir sözleþme olmasý gerektiðini, ikinci olarak da, evlilik süresince, eþlerin birbirine karþý ayný hak ve görevlere sahip olmalarý gerektiðini kabul etmektedirler. Eðer bu iki koþul, mantýksal bir biçimde gerçekleþmiþ olaydý, kadýnlar bütün istediklerine sahip olabilirlerdi. Özgül bir þekilde hukuksal bir nitelik taþýyan bu kanýtlama, cumhuriyetçi burjuvanýn proleter hakkýný reddetmek ve onun aðzýný kapamak için kullandýðý kanýtlamanýn ta kendisidir. Ýþ sözleþmesi de taraflar arasýnda özgürce yapýlmýþ sayýlýr. Ama bu özgürlük, taraflar arasýndaki eþitliðin, yasa tarafýndan kaðýt üzerinde kurulmasýna dayanýr. Sýnýf durumlarý arasýndaki ayrýlýðýn taraflardan birine verdiði güç, bu güçlü tarafýn öbürü üzerindeki baskýsý –iki tarafýn gerçek iktisadi durumu–, bütün bunlar yasayý hiç ilgilendirmez ve

70

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

günümüzün büyük sanayidir. Evlenmeye gelince. yasayý da. yasanýn umurunda deðildir. Ataerkil aile. ve ondan da çok tek-eþli olan bireysel aileyle birlikte. öyleyse çocuklarýn mirastan yoksun býrakýlamadýðý ülkelerde –Almanya’da.ransýz hukukunun yürürlükte bulunduðu ülkelerde. kurallara uygun olarak. iki taraf da ayný haklardan yararlanýyor sayýlýr. istedikleri gibi mirastan yoksun býrakabilirler. Bu iþ artýk toplumu ilgilendirmiyor: bir özel hizmet haline geldi. Evlenebilmek için ana-baba onamasýnýn yasal bir koþul olmadýðý Ýngiliz hukukuna baðlý ülkelerde ise. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 71 . toplumsal zorunluluk taþýyan bir kamu iþiydi.– çocuklar. hiçbir zaman. kadýn. her þey deðiþti.ransa ve Almanya’da olduðundan kýl kadar fazla deðildir. bir baþhizmetçi oldu. öylesine koþullar içinde açýlmýþtýr ki. tamamen yerine getirilmiþ olur. bu. Çocuklarýyla birlikte birçok evli çifti kapsayan eski komünist ev ekonomisinde. sözümona hak eþitliðinin hatta son kýrýntýlarýndan da vazgeçmeye zorlarmýþ. daha önceki toplumsal durumlardan bize miras kalmýþ bulunan eþitsizlik. hatta en liberali bile. daha doðrusu bu yüzden. bu onama özgürlüðünün ne deðer taþýdýðýný gösterebilirdi. hukukçularý da. týpký erkekler tarafýndan yiyecek saðlanmasý gibi. Bununla birlikte. iþçiyi. toplumsal üretime katýlmaktan uzaklaþtýrýlan kadýn. evlenme özgürlüðü. evlenebilmek için. Ýngiltere ve Amerika’da. ama bu yol. karþýlaþtýrmalý hukuka þöyle bir gözatmak. sonucudur. eþler. kadýnlara býrakýlan ev yönetimi. kamusal niteliðini yitirdi. vb. miras kalacak bir þeyleri bulunan sýnýflar içinde. toplumsal üretimin dýþýnda kalýr . eðer ailenin özel hizmetiyle ilgili görevlerini yerine getirmek isterse. biri ya da öbürü açýkça vazgeçmedikçe. Ama buna karþýn. Toplumsal üretim yolunu –ama yalnýz proleter kadýna– yeniden açan. erkekle kadýnýn hukuksal eþitliðinde de durum bundan daha iyi deðildir. [sayfa 299] ana-babalarýnýn onamasýný elde etmek zorundadýrlar. . Evlilik içinde. Gerçek yaþamýn oynandýðý hukuk kulislerinin ardýnda olup bitenler ve bu özgür onamanýn ne biçimde saðlandýðý. kadýnýn iktisadi baský altýnda oluþunun nedeni deðil. açýktýr ki. hiç kaygýlandýrmaz.iþ sözleþmesi süresi boyunca.. ana-babalarýn tam bir vasiyet özgürlüðü vardýr ve çocuklarýný.. . nikah tutanaðýný serbestçe imzalar imzalamaz. Ev yönetimi.riedrich Engels Ailenin. Kadýn-erkek arasýnda. yasa. Ama iktisadi koþullar. . Ana-baba servetinden zorunlu bir parçanýn çocuklara yasa tarafýndan saðlandýðý. hukukçulara.

ve bir þey kazanamaz; buna karþýlýk, eðer toplumsal üretime katýlmak ve kendi hesabýna kazanmak isterse, ailesel görevlerini yerine getirmekten uzak kalýr. Kadýn için bütün çalýþým kollarýnda, fabrikadaki gibi, doktorluk ve hukukçulukta da, durum budur. Modern karý-koca ailesi, açýk ya da gizli, kadýnýn evsel köleliliði üzerine kurulmuþtur; ve modern toplum, salt karý-koca ailelerinden –moleküller gibi– meydana gelen bir kütledir. Günümüzde, erkek, çoðunlukla, hiç deðilse varlýklý sýnýflarda, ailenin dayanaðý olmak ve onu beslemek zorundadýr; bu durum, ona hiçbir hukuksal ayrýcalýkla desteklenmeyi gereksinmeyen, egemen bir otorite kazandýrýr. Aile içinde, erkek, burjuvadýr; kadýn, proletarya rolünü oynar. Ama sanayi dünyasýnda proletaryayý ezen iktisadi [sayfa 300] baskýnýn özgül niteliði, kendini bütün sertliðiyle, ancak kapitalist sýnýfýn bütün yasal ayrýcalýklarý kaldýrýldýktan ve iki sýnýf arasýnda tam bir hukuksal eþitlik kurulduktan sonra gösterir; demokratik cumhuriyet, iki sýnýf arasýndaki uzlaþmaz karþýtlýðý yoketmez; tersine, bunlar arasýndaki savaþýmýn, üzerinde yapýlacaðý alaný ilk hazýrlayan odur. Ayný biçimde, erkeðin kadýn üzerindeki egemenliðinin özel niteliði, bu iki cins arasýnda gerçek bir toplumsal eþitlik kurma zorunluluðu ve bunun yolu, bütün bunlar, kendilerini ancak, erkekle kadýn tamamen eþit hukuksal haklara sahip olduklarý zaman apaçýk göstereceklerdir O zaman görülecektir ki kadýný kurtuluþunun ilk koþulu bütün kadýn cinsinin yeniden toplumsal üretime dönmesidir ve bu koþul karý-koca ailesinin, –toplumun iktisadi birimi olarak ortadan kaldýrýlmasýný gerektirir. * Demek ki, kaba çizgilerle, insanlýðýn geliþmesindeki bellibaþlý üç aþamaya uygun düþen, bellibaþlý üç evlilik biçimi var. Yabanýllýða, grup halinde evlilik; barbarlýða, iki-baþlý-evlilik; uygarlýða [da -ç.], eþaldatma ve fuhuþla tamamlanan tek-eþlilik [karþýlýk düþüyor -ç.]. Barbarlýðýn yukarý aþamasýnda, iki-baþlý-evlilikle tek eþlilik arasýnda, köle kadýnlarýn erkeklere uyrukluðu ve çok-karýlýlýk sýkýþýverir. Bütün açýklamamýzýn göstermiþ olduðu gibi, bu kronolojik ardarda geliþ içinde kendini gösteren ilerlemenin baðlý bulunduðu özellik, kadýnlar giderek grup halinde evliliðin cinsel özgürlüðünden yoksunlaþtýrýldýklarý halde, erkeklerin bu özgürlüðü yitirmemeleri-

72

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

dir. Gerçekte, grup halinde evlilik, günümüze kadar; varlýðýný erkekler için fiilen sürdürmüþtür. Kadýn için bir suç olan ve aðýr yasal ve toplumsal sonuçlar getiren þey, erkek için yüz aðartýcý bir þey, ya da, en kötü durumda, zevkle taþýnan hafif bir ahlâki leke olarak kabul edilir. Ama geleneksel hétaïrisme, çaðýmýzda, kapitalist üretim tarafýndan deðiþtirilip, kendini bu üretim biçimine uydurdukça, gitgide daha açýk olarak fuhuþ haline dönüþür ve gitgide daha ahlâk bozucu bir duruma gelir. Bu durum kadýnlardan da çok, asýl erkekler için ahlâk bozucudur. .uhuþ, kadýnlar içinde, yalnýzca kendini buna kaptýran [sayfa 301] mutsuzlarý alçaltýr; ve bunlarýn sayýsý, genellikle sanýldýðýndan çok daha küçüktür. Buna karþýlýk, o, bütün erkek dünyasýnýn niteliðini deðerden düþürmekte, alçaltmaktadýr. Böylece, özellikle uzun süren on niþanlýlýk durumundan dokuzu, evlilikte sadakatsizlik için gerçek bir hazýrlýk okuludur. Þimdi, tamamlayýcýsýnýn, yani fuhþun olduðu kadar, tek eþliliðin de güncel iktisadi temellerini kökten deðiþtirecek bir toplumsal devrime gidiyoruz. Tek-eþlilik, önemli servetlerin bir elde –bir erkek elinde– toplanmasýndan, ve bu servetlerin, baþka hiç kimseye deðil, bu adamýn çocuklarýna kalmasý isteðinden doðdu. Bunun için, erkeðin deðil, kadýnýn tek-eþliliði gerekliydi; öyle ki, kadýnýn bu tek-eþliliði erkeðin açýk ya da saklý çok-karýlýlýðýna hiç de engel olmuyordu. Ama eli kulaðýnda bulunan toplumsal devrim, vasiyetle býrakýlabilecek en önemli sürekli servetlerin: üretim araçlarýnýn hiç olmazsa büyük bölümünü toplumsal mülkiyete dönüþtürerek, bütün bu çoluk-çocuk kaygýlarýný en aza indirecektir. Ýktisadi nedenlerden doðmuþ bulunan tek-eþlilik, bu nedenler ortadan kalkýnca yokolacak mý? Buna, hiç de haksýz olmayarak, þu yanýt verilebilir: Yok olmasý bir yana, tek-eþlilik, asýl bu andan sonra tam anlamýyla gerçekleþecektir. Gerçekten, üretim araçlarýnýn toplumsal mülkiyete dönüþümüyle birlikte, ücretli emek de, proletarya da ortadan kalkacaktýr; öyleyse, ayný zamanda, belirli bir sayýda kadýn için (bu sayý istatistiklerden hesaplanabilir), para karþýlýðý kendini satma zorunluluðu da ortadan kalkacak demektir. .uhuþ ortadan kalkýnca, tek-eþlilik tehlikeye düþmek bir yana, sonunda bir gerçek haline gelir, – hatta erkekler için bile. Öyleyse erkeklerin durumu, herhalde, adamakýllý deðiþmiþ olacaktýr. Ama kadýnlarýn, bütün kadýnlarýn durumu da, büyük bir

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

73

deðiþikliðe uðrayacaktýr. Üretim araçlarý toplumsal mülkiyete geçtikten sonra, karý-koca ailesi, toplumun iktisadi birimi olmaktan çýkar. Özel ev ekonomisi, toplumsal bir sanayi haline dönüþür. Çocuklarýn bakým ve eðitimi bir kamu iþi olur; toplum, meþru ya da gayrimeþru, bütün çocuklarýn bakýmýný üzerine alýr. Kendini sevdiði erkeðe kayýtsýz-þartsýz vermekten bir genç kýzý alýkoyan –ahlâki olduðu kadar da iktisadi– baþlýca toplumsal neden, “sonra ne [sayfa 302] olacak?” kaygýsý da, ayný biçimde, ortadan kalkar. Bu, cinsel iliþkilerde yavaþ yavaþ daha büyük bir özgürlüðün yerleþmesi ve ayný zamanda, bakire kýzlarýn onuru ve bakire olmayanlarýn onursuzluðu konusunda uzlaþmazlýktan daha uzak bir kamuoyunun oluþmasý için, yeterli bir neden deðil midir? Son olarak modern dünyada, tek-eþlilik ile fuhþun birbirine karþýt þeyler, ama birbirinden ayrýlmaz karþýt þeyler, ayný toplumsal durumun iki kutbu olduklarýný görmedik mi? .uhuþ, kendisiyle birlikte tek-eþliliði de uçuruma sürüklemeksizin, ortadan kalkabilir mi? Burada yeni bir öðe iþe karýþýr, tek-eþlilik meydana çýktýðý çaðda, hiç deðilse tohum halinde varolan bir öðe: bireysel cinsel aþk. Bireysel cinsel aþk, ortaçaðdan önce sözkonusu edilemezdi. Söylemek gereksizdir ki, kiþisel güzellik, içtenlik, benzer beðeniler vb., ayrý cinsten kimseler arasýnda daima cinsel iliþkiler isteði uyandýrmýþ ve hiç kimse, iliþkilerin en içtenine giriþtiði kimsenin, þu ya da bu olmasý konusunda kayýtsýz kalmamýþtýr. Ama bununla, bizim bildiðimiz biçimiyle cinsel aþk arasýnda daðlar var. Bütün antikçaðda, evlilikler büyüklerce kararlaþtýrýlýr ve ilgililer de buna sessiz sedasýz uyarlar. Antikçað dünyasýnýn tanýmýþ olduðu karý-koca aþkýysa, öznel bir eðilim deðil, nesnel bir ödevdir; evliliðin nedeni deðil müttefikidir. Deyimin modern anlamýyla aþýk-hane iliþkiler, antikçaðda, ancak resmi toplum dýþýnda kurulurlar. Theokrit ve Moþüþ’un aþk sevinçlerini ve aþk acýlarýný þarkýlaþtýrdýklarý çobanlar, Longus’un Daphnis ve Chloé’ si, hep, özgür yurttaþýn yaþama ortamý olan devlette hiçbir yeri bulunmayan kölelerdir. Ama kölelerin dýþýnda, aþk maceralarýna, yalnýzca batýþ halindeki antikçað dünyasýnýn bir bozuluþ ürünü olarak rastlarýz ve bu aþk maceralarý da Atina’da, Atina’nýn batýþý öngününde; Roma’da, imparatorlar zamanýnda, resmi toplum dýþýnda yaþayan kadýnlarla: hétaïre’lerle, yani yabancý ya da kölelikten kurtulmuþ (azatlý) kadýnlarla yaþanýr. Özgür kadýn

74

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

Bir yandan. Song X. onu. ve þövalyelik bu yolu asla tamamen aþamadý. adýný söylemediði bir þövalyeye vaadettiðini haber verince. yalnýzca bu iliþkinin evlilik içi mi. aðýr yýkýmlarýn en büyüðü deðilse..eodal ya da burjuva yaþayýþýnda. Siegfried’ in kendisine aþýk olduðu kadar gizlice Siegfried’e aþýk olan Kriemhild bile. basit cinsel istekten. Nibelungenlied. birbirine sahip olamama ve birbirinden ayrýlmayý. benim de niþanlanmak istediðim odur. hatta ölüme kadar giderler ki bu durum antikçaðda. Hatta uçarý Latinlerden erdemli Almanlara da geçsek. . Nibelungen’ler þiirinde görürüz ki. týpký öbürleri gibi . Antik çaðýn. Evliliði bozmak isteyen bu aþkla. bizim bugün anladýðýmýz biçimdeki cinsel aþký öylesine umursamýyordu ki. oysa antik Eros’ta. cinsel iliþkinin deðerlendirilmesinde yeni bir ahlâk kuralý uygulanýr. bir bakýma. Ama bu yeni ahlâk kuralý. Ve antikçaðdaki klasik aþk þairi ihtiyar Anakreon.”* Her þeyden sonra aþkýnýn da hesaba katýlabilmesi. evliliði kurmasý gereken aþk arasýnda. karþýlýklý aþka dayanýyor mu? . Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 75 . Senyör. teoride. sevilen [sayfa 303] nesnenin cinsiyeti bile onun için çok az önem taþýyordu. kaðýt üstünde kabul edilir.ve erkek yurttaþ arasýnda gerçekten bir aþk macerasýna raslanýrsa. orta çaðýn hareket noktasýdýr: eþ aldatma. Kriem* Bkz. -Ed.riedrich Engels Ailenin.. Ve þimdilik bu yeni ahlâk kuralýnýn bütün görüp göreceði de budur. cinsel aþkta kadýn erkeðe eþittir. bu hep eþaldatma zevki için yaþanan bir þeydi. birbirine sahip olabilmek için. siz ne emrederseniz. bana koca olarak verdiðiniz kim ise. Son olarak. Yunanlýlarýn Eros’undan adamakýllý ayrýlýr. seviþenlere. Bizim anladýðýmýz biçimdeki cinsel aþk. Bu da. seviþenler her þeyi yapar. cinsel aþkýn. sevilen kimsenin de sevmesini gerektirir. Tagelieder’leri (aubade’larý) icat eden þövalye aþkýný daha önce anlatmýþtýk. Öte yandan. daima öyle olmak isterim. bütün öbür ahlâk kurallarýna ne kadar kulak asýlýrsa. yalnýzca þöyle der: “Bana sormanýza hiç gerek yok. kadýnýn düþüncesi hiç sorulmazdý. evlilik dýþý mý olduðuna bakýlmaz. ayrýca þu da aranýr: Bu iliþki aþka. cinsel aþka doðru yaptýðý atýlýþlarda durmuþ bulunduðu nokta. öbürlerinden daha kötü bir davranýþ da görmez. cinsel aþk. büyük bir yýkým gibi gösteren bir yeðinlik ve bir süresi vardýr. ancak eþaldatma durumunda görülürdü. bu yeni kurala da o kadar kulak asýlacaðý meydandadýr – herkes bildiðini yapar. Gunther. aþýlacak uzun bir yol var.

Grup halinde evliliðin daha sonraki biçimlerinde de. Kriemhild’le evlenmek ister. kesin bir biçimde iþe karýþýyorlar. evlenme ortaçaðýn sonuna kadar. ama kendisi durmadan artan bir ölçüde uygulanýr. Gutrun’da[164] da böyle: Ýrlandalý Sigebant. prens tarafýndan seçilir. Gutrun ile evlenmek isterler. genç prensin niþanlýsý. Demek ki. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Satýn alma yoluyla evliliðin biçimi ortadan kalkar. evlenme kararlaþtýrýlýrken. herhalde vardý.riedrich Engels Ailenin. büyük bir çoðunlukla. eðer hayattaysalar. Zaten bu iþ.hild’in aklýna bile gelmez. sonunda Siegfried von Morland. kadýn. yeni ittifaklarla gücünü artýrmak için bir olanaktýr. burada da. Ve yalnýzca bu son durumda. Norveçli Ute ile. Týpký prens için olduðu gibi. tamamen kendi isteðiyle. Ve özel mülkiyetin kolektif mülkiyete üstünlüðü ve mirasýn soydan geçmesi dolayýsýyla babalýk hukuku ve tek-eþliliðin egemenliði baþlayýnca. baþlangýçtan beri ne idiyse öyle kaldý: asla ilgililerce sonuçlandýrýlmayan bir iþ. çocuklarýnýn evlenmelerini. ona hangi kadýnýn en uygun düþtüðünü asla bireysel yeðlemeler deðil. [sayfa 304] Gunther. üçüncü talip için karar verir. aile çýkarý kararlaþtýrýyordu. Hartmut von Ormanien ve Herwig von Zélande. kendine uygun bir kan arayabileceði çevreyi adamakýllý daraltýyordu. Ve bu karmakarýþýk sistem içinde. Bu koþullar içinde. benzer koþullar. evlenme siyasal bir iþtir. Ýrlandalý Hilde ile evlenmek ister. Etzel. bu konuda büyük bir söz sahibi olan büyük feodallerin onayýyla. evin çýkarýna göre karar vermek gerekir. þövalye ya da baron için de. Baþlangýçta. onu. korporasyonlarýn sýnýrlayýcý tüzükleri. bazan öbür korporasyonlardan. prensin büyükleri tarafýndan. erkek de kendi fiyatýna gider – kiþisel nitelik- 76 . Korporasyon burjuvasýný koruyan ayrýcalýklar. Hetel von Hegelingen. Ýki-baþlý-ailede kural. öyle ki. son sözü nasýl olur da aþk söyleyebilir? Ortaçað kentlerindeki korporasyonlar (loncalar) burjuvasý için de durum baþka türlü deðildi. evlilik [sayfa 305] de her zamandan çok iktisadi düþüncelere baðlý bir duruma geldi. Genel olarak. ama grup gitgide daralýyordu. prensin büyükleri hayatta deðilse. baþka türlü olamazdý. genç çiftin gens ve aþiret içindeki durumunu saðlamlaþtýracak yeni akrabalýk iliþkileri üzerindeki düþünceler. Birbirlerini hiç görmeden. annelerin kendi aralarýnda konuþup kararlaþtýrmalarýdýr. dünyaya evli gelinirdi – karþý cinsten bütün bir grupla evli. bazan kendi meslektaþlarýndan. Brunhild’le. yalnýzca kadýn deðil. bu konuda bireyin yeðlemelerine göre deðil. bazan da kalfa ve çýraklarýndan yasal olarak ayýran yapay sýnýrlar.

daha önce Komünist Manifesto’da dile getirilmiþti.]. eylemlerine ve mallarýna özgürce sahip olabilen kimselerin. iþte bu noktada. from status to contract’a. Ama bir sözleþme yapmak için. ve hatta. ya da – hiç hesaba katýlmayan ezilmiþ sýnýflar içinde görülmüþtür. Bu evlilik biçiminin. Ama bu “evet”in nasýl saðlandýðý ve evliliðin gerçek yapýcýlarýnýn neler olduðu da çok iyi biliniyordu. yani soydan soya aktarýlan koþullardan. Evlenmenin her þeyin üstündeki nedeni. kapitalist üretim. kiþiliklerine. evlenme akdinde o zamana kadar yürürlükte bulunan [sayfa 306] pratikle nasýl uzlaþtýrýlabilirdi? Burjuva anlayýþýna göre. tarihsel hukukun yerine. yarý-bilinçli yarý-bilinçsiz ve dinsel görünüþler altýnda gerçekleþtirildiyse de. biçim bakýmýndan özgürce sonuçlandýrýlýyordu: Ýlgililer “evet” demedikçe. ilgililerin birbirine karþý duyduklarý karþýlýklý aþk olmalýydý. Ýþte. hukuksal bir iþti. Coðrafi bulgulamalardan sonra. lüterci ve kalvenci Reformdan sonra. Bu iþ. bütün hukuksal iþlerin en önemlisiydi. ama bu. Ýngiliz hukukçusu H. alým-satýmý. kapitalist üretimin bellibaþlý eserlerinden biri oldu. “özgür” sözleþmeyi koydu. bu “özgür” ve “eþit” bireyleri yaratmak. ahlâki bir görev olduðu ilkesi yerleþmiþtir. geçmiþe ait bütün geleneksel iliþkileri paramparça etti: soydan geçme törelerin. eðer bütün öbür sözleþmeler için gerçek karar özgürlüðü isteniyorduysa. Ama –evrensel tarihin hilesine akýl ermez– bu evlenme biçiminde öldürücü bir yara açmak zorunda kalan da kapitalist üretim oldu. olsa olsa yalnýzca romanlarda. evlilik bir sözleþmeydi. Ama bu ilke. kapitalist üretimin bulduðu durum buydu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 77 . bu iþ tamamlanamazdý. dünya ticareti ve manüfaktür imalatýyla dünyaya egemen olmak için hazýrlandýðý zaman. Evet artýk bu hukuksal iþ. Bununla birlikte. oysa bu. . insanýn ancak tam bir özgürlük içinde yaptýðý iþlerden tamamen sorumlu bulunduðu ve insaný ahlâk-dýþý bir eyleme zorlayan bütün baskýlara karþý koymanýn. S. önceleri. servetine göre [belirlenen fiyatýna -ç. özgürce onanan koþullara geçmemizden ibaret olduðunu söyleyerek. Her þeyi metaya dönüþtürerek. kapitalist üretime çok uygun düþtüðüne inanýlabilirdi. Maine. büyük bir bulgulamada bulunduðuna inanýyordu. önceki çaðlara göre bizim bütün ilerlememizin. eþit bir þekilde karþýlaþmalarý gerekir. aslýnda doðru olduðu ölçüde.riedrich Engels Ailenin.lerine göre deðil. iki insanýn bedenini ve ruhunu yaþam boyunca birbirine baðladýðýna göre. egemen sýnýflarýn yaþayýþýnda hiç görülmemiþ bir þey olarak kalmýþ. gerçekten de öyle oldu.

ve eþaldatýcý þövalye aþký karþýsýnda. genç kuþaðýn bedeni. Ve karþýlýklý bir cinsel aþka ve çiftlerin gerçekten özgürce bir anlaþmasýna dayanmayan bütün evliliklerin ahlâksýzca bir þey olduðu. ilgililere. Ve iþte böylece. öbür yedi çeyreðine de sahip olmak istedikleri bütün bir dünya küresi uzanýyordu. kiliseye ve dine elini kolunu sallaya salaya girdikten sonra. sözleþme yapanlar arasýndaki özgürlüðü giderek kabul etti ve bunu. cinsel aþkýn gerçek burjuva biçimi deðil miydi? Ama eðer. kendi sýnýflarý içinde. mutluluðu ve mutsuzluðu üzerinde egemen olmak isteyen eski kuþaðýn çekilmez kendini beðenmiþliði karþýsýnda nasýl durulabilirdi? Bu sorular.neden bu sözleþme için istenmesindi? Bir çift meydana getirecek olan iki genç kiþi. serveti. gene sýnýf evlenmesi olarak kaldý. Meksika ve Potosi’nin altýn ve gümüþ madenleri tarafýndan çekilen genç adam için. Hindistan’ýn zenginlikleri. ayný biçimde aþýklarýn görevi de birbiriyle evlenmek ve baþka hiç kimseyle evlenmemek deðil midir? Birbirini sevenlerin hakký. belirli bir seçme özgürlüðü tanýndý. günü geçmiþ engelleri de yýkýlýyordu. ve son tahlilde. Ýnsanýn gözü ve kafasý önünde. yukarda anlatýlan biçimde. kaðýt üzerinde. toplumun bütün eski iliþkilerini gevþeten ve bütün geleneksel kavramlarý sarsan bir çaðda. karý-kocanýn görevi birbirini sevmekse. ruhu. Evlenme. Birdenbire. Ülkeleri ayýran eski dar engellerle birlikte. eskisinden hemen hemen on kez daha büyük bir duruma gelmiþti. dünya. ama burjuva bir temel üzerinde. kuþaktan kuþaða geçen onurlu lonca [sayfa 307] ayrýcalýðýnýn ne önemi olabilirdi? Bu çað. özellikle kurulu düzenin her yerden çok sarsýlmýþ bulunduðu protestan ülkelerin yükselmekte olan burjuvazisi. yükselmekte olan burjuvazi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .riedrich Engels Ailenin. namusluluk ününün. þövalyelik tarafýndan moda haline getirilmemiþ miydi. ama. uyguladý. 78 . burjuvazinin gezici þövalyelik çaðý oldu. özgürce sahip olmak hakkýndan yoksun muydular? Cinsel aþk. ortaçað düþüncesinin bin yýllýk. Onun da romantizmi ve aþýkane cezbeleri vardý. þiirlerde olduðu gibi ahlâk teorisinde de. evlenme konusunda da. kendi beden ve organlarýna. zorunlu olarak ortaya çýkmak durumundaydýlar. gene burjuva ereklerle. þimdi Batý Avrupalýlarýn gözleri önünde. kendilerine. sonsuz derecede geniþ bir ufuk açýlýyordu. anababa hakkýndan. bir yarýkürenin dörtte-biri yerine. akrabalýk ya da herhangi öbür geleneksel evlilik aracýsý ya da simsarý hakkýndan üstün deðil miydi? Kutsal kitaplarý kendi baþýna yorumlama özgürlüðü. karý-koca aþký.

cinsel aþk üzerine kurulu evlilik de. droit de l’homme ve droit de la femme sözcüklerini asýl metinde de . Droit de la femme. hem “insan hakký” hem “erkek hakký” anlamýna gelir. “kadýn hakký” demektir. Bu Ýnsan Haklarý.riedrich Engels Ailenin. burada ünlü burjuva “Ýnsan Haklarý Bildirisi”ne anýþtýrmada bulunarak. tarihin hilesi. –bu [sayfa 308] tekelciliðin. görmüþ bulunduðumuz gibi. Ama tek-eþliliðin kesinlikle yitirecek olduðu þey. ezilen sýnýf içinde bu gerçekten özgür evlilikler. Ve tarihte. Ama bu insan hakký. egemen sýnýf içinde istisnai bir durum gösterir. bunun sonucu. karþýlýklý aþktan baþka hiçbir neden kalmayacaktýr.] insan hakký [olarak -ç. egemen sýnýfa. özü gereði. kadýnlarýn (kendi varlýklarý ve daha da çok çocuklarýnýn geleceði kaygýsýyla) katlanma nedeni olan iktisadi koþullar ortadan kaldýrýlsýn. ikibaþlý evliliðin tek-eþlilik yararýna býrakýlmasý. Demek ki evlilik akdinde özgürlüðün tam ve genel bir biçimde gerçekleþmesi için. daha önceki bütün deneylere göre. aþk evliliði [bir ç. ezilen sýnýf. böylece kadýnýn elde edeceði eþitlik. .sarsýlmaz bir kural haline geldi. Droit de l’homme. günümüzde. ayrýca istisnai bir biçimde. Þimdi. erkeklerin hesabýna kaydedilmelidir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 79 . bunun etkisi. Ama. bugün bile eþlerin seçimi üzerinde o kadar büyük bir etkisi bulunan bütün ikincil iktisadi düþünceleri bir yana attýrmasý gerekir. özünde kadýnlarýn eseri olarak kabul etmekte ne kadar haklý olduðunu görmüþtük. ve yalnýzca droit de l’homme * olarak deðil. karýkoca evliliðidir. cinsel aþk. kural olduðu halde. kapitalist üretim ile bu üretimin kurduðu mülkiyet koþullarýnýn ortadan kaldýrýlmasýnýn. bilinen iktisadi etkilerin egemenliði altýndadýr. Egemen sýnýf. erkeklerin. bütün öbür sözüm ona Ýnsan Haklarýndan ayrýlýyordu. erkeðin bu adet hükmündeki sadakatsizliðine. proletarya için hiç de söz konusu olmuyorken. bir noktada. burada kendini bir kez daha gösteriyor. pratikte. doðuþunu borçlu bulunduðu mülkiyet koþullarýndan kendisine geçen belirle* Engels. Uzun sözün kýsasý. Bachofen’in. O zaman. kadýnlarýn çok-kocalý olacaklarýndan daha çok tek-eþli olmalarý sonucunu verecektir. grup halinde evlilikten karý-koca evliliðine doðru gerçekleþen ilerlemeyi.ransýzca olarak yazmýþtýr. özellikle kadýnlarýn durumunu daha da kötüleþtirmek ve erkeklerin sadakatsizliðini kolaylaþtýrmak olmuþtur. yalnýzca.] ilan edildi. droit de la femme* olarak. “erkek hakký” anlamýnda kullanýlmaktadýr. yalnýzca kadýnda tamamen gerçekleþmesine karþýn–. özü gereði tekelci olduðundan. burjuvaziye özgü bir hak olarak kalýyor.

iki taraf için de iyi bir iþ haline getirir. bir kadýný asla parayla ya da baþka bir toplumsal güç aracýyla satýn almamýþ olacak yeni bir erkekler kuþaðý. ortaya bu 80 . Ama. o da. onun kitabýnýn çerçevesini aþar. ya da yeni bir aþk tutkusuyla yitirilmesi. Evlilik içinde erkeðin üstünlüðü. kýsmen tekeþliliðin içinde kurulduðu iktisadi durumun. evliliðin bozulmazlýðýdýr. kendini gerçek aþktan baþka hiçbir nedenle bir erkeðe vermeyecek. tek-eþli ailenin geliþimi içinde. ve aþkýn tamamen tükenmesi. yalnýzca aþkýn devam ettiði evlilik ahlâki demektir. Uygarlýk dönemi boyunca geliþen toplumsal kurumlarýn tarihsel irdelenmesi. ortadan kalkacak olanla yetinir. onun iktisadi üstünlüðünün yalýn bir sonucudur ve bununla birlikte kaybolacaktýr. özellikle olumsuz bir nitelik [sayfa 309] taþýr. bu ereðe eriþilmiþ olduðuna inanmamakla birlikte. Þimdi gene. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Bu bozulmazlýk. Öyleyse. kiþiden kiþiye çok deðiþir. der ki: “Eðer ailenin ardarda dört biçimden geçmiþ ve þimdi bir beþinci biçime bürünmüþ olduðu olgusu kabul edilirse. süpürülmesi yakýn görünen kapitalist üretimden sonra. iki cins arasýndaki tam bir hak eþitliðine doðru bir ilerleme görür.yici niteliklerin tümüdür. Eðer yalnýzca aþk üzerine kurulu evlilik ahlâki ise. yeni bir kuþak yetiþince belli olacak: yaþamlarýnda. özellikle erkekler de. Nedir ki. Ama bireysel cinsel aþk nöbetinin süresi. bu dönem boyunca tek-eþliliðin geleceði üzerinde pek az durur. Evliliðin bozulmazlýðý ise. Bu yüzden. bir yandan da. ya da bunun iktisadi sonuçlarýndan korkarak kendini sevdiði kimseye vermekten vazgeçmeyecek olan yeni bir kadýnlar kuþaðý. iþte bu kadar. cinsel iliþkilerin düzenlenme biçimi üzerine bugünden düþünülebilecek þey. insanlarýn. kýsmen de. bugün bir yönünden yaralanmýþ bulunuyor. bir hayli uzaklaþmýþ bulunduðumuz Morgan’a dönelim. boþanmayý.riedrich Engels Ailenin. bir boþanma davasýnýn yararsýz çamurlarý içinde çabalamasýndan sakýnýlacaktýr. Ama bu iþe hangi yeni öðeler katýlacak? Bu. toplum için olduðu gibi. kendi pratiklerini ve herkesin davranýþýný yargýlayacaklarý kamuoyunu kendileri yaratacaklardýr – bir nokta. Yalnýzca. Ýþte bu insanlar dünyaya geldiði zaman. bir yandan erkeðin üstünlüðü. ve öz bakýmýndan. bugün onlarýn nasýl davranmalarý gerektiði üzerine düþünülen þeylere hiç kulak asmayacaklar. ve bu nitelikler. bu iktisadi durumla tek-eþlilik arasýndaki baðlantýnýn henüz açýkça anlaþýlmayarak dinsel bir reformasyona uðradýðý bir çað geleneðinin sonucudur.

” [sayfa 310] III ÝROKUA GENSÝ Þimdi.riedrich Engels Ailenin. 1871’de yayýmlanmýþ bulunan bir önceki yapýtýnda açýklanmasý.] biçimin. ve devletin kurulmasýndan önce. iki cins arasýndaki eþitliðe ulaþýlana kadar. Morgan. o zamandan beri [bir zaman için]. en güç bölümlerini aydýnlýða çýkarmýþ. toplum geliþtikçe. yeni olgunlaþmalara yetenekli olduðu düþünülebilir. en azýndan. toplumun gereksinmelerini karþýlayamaz bir duruma gelirse. Amerikan yerlilerinin bir aþireti içinde. gensin (þimdiye kadar elimizde bulunan kaynaklara göre). aile biçiminin de deðiþmek zorunda bulunduðudur. kabile (phratrie) ve aþiret (tribü) biçimindeki bütün ilkel zamanlar Yunan ve Roma toplumsal örgütlenmesinin. greko-romen biçimin daha sonraki türev biçim olduðu halde. genellikle kendilerine güvenle dolu Ýngiliz tarih-öncesi-bilimcileri- . Tek-eþli aile uygarlýðýn baþlangýcýndan bu yana. ilkel zamanlardaki toplumsal rejimin temel çizgilerine kuþku duyulmaz açýklamalar getirmiþtir. Buna verilmesi olanaklý tek yanýt. onun yerini alacak olan ailenin nasýl bir öz taþýyacaðýný þimdiden söylemek olanaksýzdýr. tek-eþli aile. týpký þimdiye kadar olduðu gibi. gelecek için sürekli olup olamayacaðýný bilmek sorunu çýkar. onun. Amerikan yerlilerinin toplumsal örgütlenmesi içinde tam bir paralelliðe sahip olduðunu. hele modern zamanlarda çok belirli bir iyileþme gösterdiðine göre. en eski Yunan ve Roma tarihinin. toplum deðiþtiði ölçüde. toplumsal sistemin ürünüdür ve onun kültür durumunu yansýtacaktýr. bunu ancak yakýn zamanlarda buldu. Romalýlarýn gentes’iyle ayný þey olduklarýný. Amerikan biçimin asýl (originelle) biçim olduðunu. bütün barbarlarda ortak bir kurum bulunduðunu tanýtlamýþ bulunuyor. Morgan’ýn. hayvan adlarýyla belirlenen kandaþ gruplarýn. en azýndan. Yunanlýlarýn genea. öz bakýmýndan. Aile biçimi. aile biçiminin de geliþmek. Eðer uzak bir gelecekte. Öðrenildikten sonra o kadar yalýn görünmesine karþýn. gens. Ve bu tanýt. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 81 .[son -ç. hatta daha da sonrasýna kadar. Morgan. uygarlýða girene. akrabalýk sistemlerinden hareket ederek ailenin ilkel biçimlerini bulmasý kadar önemli bir baþka bulgulamasýna geliyoruz.

Bunun sonucu. Kurt. bu yabancý kadýnlardan doðan çocuklar. hemen yeni bir saþem se- 82 . 5. 8. Gens. Çulluk. k’nýn Aryen g yerine geçtiði Almancada. Ama Latincede gens. [sayfa 311] ortak bir dölden (burada aþiretin ortak bir atasýndan) gelmekle övünen ve bazý toplumsal ve dinsel kurumlar tarafýndan özel bir topluluk halinde birleþtirilmiþ. analarýnýn genslerine geçeceklerdir. kendi kýz kardeþleriyle deðil. Bu aile biçimi içinde babalýk durumu belirsiz olduðundan. Yunancada genos [sözcükleri -ç.nin sesini-soluðunu kesen gizemleri henüz meydana çýkaramamýþtý. ama kökeni ve içyüzü þimdiye kadar bütün tarihçilerimiz için karanlýkta kalmýþ kandaþ gruplar için kullanýlýyorlardý. kendi saþem (barýþ zamanýnda þef) ve þefini (askeri komutan) seçer. Þahin: Her gens içinde.] meydana getirmek. Bu aþiret içinde. ortaklaþa aile tarafýndan ve bu ailede zorunlu olarak egemen bulunan fikirlere göre. 7. Saþem’in gens içinden seçilmiþ olmasý gerekirdi ve buradaki görevleri soydan geçmeydi (héréditaire). 6. 4. Daha önce. kimliði iyice belirlenen ayný nineden [diþi ata ç. hayvan adlarý taþýyan sekiz gens var: 1.]. analýk hukuku gereðince. Geyik. yalnýzca bir baþka soydan kadýnlarla evlenmek hakkýna sahip olduklarý için. kan) olarak Aryen kökünden gelir ki. Morgan’ýn. bu kandaþ grup. erkeklerden gelen çocuklarsa. Balýkçýl. ilkel biçimi içinde. benzer gruplar karþýsýnda özel bir grup olarak kurulur kurulmaz ne olacak? Bu ilkel gensin klasik biçimi olarak. Got dilinde (yukarda geçen kural uyarýnca) kuni. görevin boþalmasý halinde. genos. þu töreler hüküm sürer: 1° Her gens.] Senekalar aþiretindeki gensi ele alýyor. irokualardaki. Ayý. eski Almancada künne. [gan ya da kan -ç. Erkekler. hep. yalnýzca her kuþaktaki kýzlardan gelen çocuklar grup içinde kalacaklar. Kunduz. ortaklaþa (punaluenne) aile dolayýsýyla. 2.riedrich Engels Ailenin. bu kandaþlar grubunu adlandýrmak için genel bir biçimde kullandýðý Latince gens sözcüðü. Sanskritçede canas. gensin dýþýnda kalacaklardýr. ayný aþiret içinde. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Norveç ve Anglo-Sakson dillerinde kyn. soy-sop demektir. týpký buna karþýlýk düþen Yunanca genos sözcüðü gibi. gan (kurala göre. Kaplumbaða. þu anlamda ki. Morgan. Ýngilizcede kin.] özel olarak. yani gensin kurucusundan geldikleri kabul edilen kimselerden bileþir. yalnýzca diþi soy zinciri hesaba katýlýr. ve özellikle [Ýrokualarýn -ç. doðurmak demektir. Gens. 3. bir gensin bilemiþinin ne olduðunu görmüþtük. Þimdi.

ikiye ayrýlýrlar. Mac Lennan’ýn iþleri bir hükümdar buyruðuyla düzene koymak için bir baþka Napoleon gibi iþe karýþtýðý içinden çýkýlmaz karýþýklýk iþte böyle yaratýlmýþ oldu: [ona göre -ç. Senekalar Aþiret Konseyinin ve bütün Ýrokualar . Görevden alýnan büyükler. aþiret konseyi. Bundan baþka. Gensin o zamana kadar ne derece az anlaþýlmýþ olduðunu. adlarý ile birbirine karýþtýrýldýklarý. klan. bu seçime katýlýyorlardý. çünkü. Bu basit olgunun bulgulanmasýyla. istediði zaman.çilmeliydi. Gensin temel kuralý. ama saþemin erkek kardeþi ya da kýz kardeþinin oðlu seçilebilirdi ve çoðunlukla da bunlar seçiliyordu. içinde evliliðin yasak olduðu (exogames) aþiretlerle. ayrýca. aþiret. ayný biçimde. hiçbir zorlama aracýna sahip deðildi. Ve bu iþi böylece onarýlmaz bir biçimde çýkmaza soktuktan sonra. kapsadýðý bireyleri bir gens haline getiren tek olgu olan çok olumlu kandaþ akrabalýðýn olumsuz ifadesidir. saþemleri görevinden alabilir. Bu iþ de. ve görevi gereði.[sayfa 312] seçilen.] bütün aþiretler. erkeklerle kadýnlarýn bütünü tarafýndan kararlaþtýrýlýr.] yalnýzca savaþ seferlerinde sözü geçerdi. onu bileþik tutan bað. ilk olarak. iþte ancak o zaman bütün Ýrokualar . 3° Hiçbir üye. Kadýn-erkek. gens içinden evlenme hakkýna sahip deðildir. artýk öbür insanlar gibi. ilerde göreceðiz. tuhm. Mac Lennan bu iki saçma sýnýftan hangisinin. bu kural. Askeri þefin [komutanýn -ç. budur. içlerinde gentilice düzeni oluþturan. irokualarda analýk hukuku hüküm sürdüðünden. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 83 . basit savaþçýlar haline gelirler.riedrich Engels Ailenin. gensin dýþýndan da seçilebilirdi ve bir zaman için hiç olmasa da olurdu. 2° Gens. herkes. gensin içyüzünü ortaya koymuþtur.ederasyonunun ortak konseyi tarafýndan törenle baþkanlýk makamýna oturtulurdu. hatta gensin isteðine karþýt olarak. saþemi ve askeri þefi görevinden alýr. oðul bir baþka gense aitti. Bu olgunun bütün önemini. vb. yasak olmadýðý (endogames) aþiretler biçiminde. ve zaman zaman bu topluluklardan þunun ya da bunun içinde evlenmenin sözüm ona yasak olduðu savýnýn ileri sürüldüðü yabanýllar ve barbarlar üzerindeki eski anlatýlar açýkça gösterir. çeþitli gruplarýn. Morgan. Saþem. Saþem’in gens içindeki gücü ataerkil bir nitelikte tamamen tinsel bir nitelikteydi. Ama seçimin öbür yedi gens tarafýndan onaylanmýþ olmasý gerekirdi. askeri komutan.ederal Konseyinin üyesiydi. anlaþýlýp ayýrdedilmeksizin. dýþ-evlenen olanýn mý yoksa iç-evlenen olanýn mý . Bir önceki saþemin oðlu asla saþem seçilmezdi.

sorun bitiyordu. Her birey. 4° Ölülerin malý. Öldürülmeyen savaþ tutsaklarý.) gensinin yakýnmaya hiçbir hakký yoktu. bir gensin üyeliðine kabul edilmekle. ana tarafýndan erkek ve kýz kardeþleri ile. öbür gens üyelerinin malý oluyordu. karýyla koca birbirinin mirasçýsý olamazlardý. Bunlar. anasýnýn erkek kardeþleri arasýnda. gens üyelerinin birbiriyle evlenmelerinin olanaksýz olduðu sonucunun çýkmasý. Eðer. gens üyelerinden birini öldürürse. erkek kardeþleri hariç. eðer ölen kadýnsa. ölenin bütün gensi bu cinayetin öcünü almakla yükümlüydü. . katili izleyip öldürmekle yükümlü bir ya da birkaç öç-alýcý tayin ediyordu. Senekalar aþiretinin üyesi durumuna geliyor ve bunun [sayfa 314] sonucu. [sayfa 313] bu deliliðe bir son vermiþtir. ona saldýran. 5° Gens üyeleri karþýlýklý yardým ve korumayla. kiþisel güvenliði bakýmýndan gense güvenirdi. öyle ki. her kiþinin adý ayný zamanda onun hangi gense ait olduðunu gösterir. Böyle olmazsa. miras en yakýn gentilice akrabalar arasýnda paylaþýlýyordu: eðer ölen erkekse. 7° Gens. 6° Gensin belirli adlarý ya da ad dizileri vardýr ki. sorun kalmazdý. onlarý bütün aþiretin malý yapabilir. bütün aþiret içinde bu adlarý kullanma hakký yalnýzca ona aittir. – Ýrokualarý incelediðimiz aþamada.gens içinde kalmalýydý. yabancýlarý üyeliðe kabul edebilir. gense ait haklarý içerir. Ýþte. Kandaþ akrabalýk üzerine kurulu gensin bulgulanmasý ve bundan. babalarýnýn mirasçýsý olamayacaklarý gibi. Gense ait bir ad. bütün gense saldýrýyor demekti. ve bundan ötürü. böylece. Ýrokualar tarafýndan kayýtsýz-þartsýz kabul edilmiþ olan kan davasý (vendetta) ödevi. gens içinde evlenme yasaðýnýn sýký sýkýya korunduðunu söylemek gereksizdir. öldürülen adamýn [katilin -ç. katilin gensi toplanýr ve öldürülenin gens konseyine. Ayný nedenle. çoðunlukla üzüntülerini bildirip deðerli armaðanlar sunarak. ve gens tarafýndan da korunurdu. bu mal. Önce bir uzlaþma kapýsý aranýrdý. çocuklarý ve kýz kardeþleri arasýnda. saldýrýya uðrayan gens. Bir Ýrokuanýn býrakabileceði þey çok önemsiz olduðundan. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . týpký çocuklarýn. özellikle. gens ve aþiretin 84 . yabancýlar tarafýndan yapýlan bir sataþmanýn öcünü birlikte almakla yükümlüydüler. gens içindeki bu kan baðlarý sonucuydu. iþi düzeltme önerilerinde bulunurdu. Eðer bunlar kabul olunursa. görevlerini yaptýðý zaman.daha eski olduðunu bulmak için derin çalýþmalara koyulabilmiþtir.riedrich Engels Ailenin. yabancý biri.

herkesin oy hakkýna sahip bulunduðu. özgürlük. bu konsey görevden alýrdý. yalýtýk kalmýþ. ölünün gömülmesine bütün gens katýlýr. ilgilenir. cenaze söyleviyle. dinsel ayinleri. ya da evlat olarak kabul eden icadýn bazý gens üyelerinin önerisi ile oluyordu.bütün haklarýna sahip oluyorlardý. yabancýyý erkek ya da kýz kardeþ olarak kabul eden erkek. “iman koruyucularý” arasýnda sayýlýrlar ve dinsel görevleri vardýr. kan baðlarýyla birleþmiþ. – ne saþemler. ama yerlilerin. öbür “iman koruyucularý” için de durum aynýydý. mezarla. eþitlik. 10° Gensin bir konseyi. gerçek bir dinsel ayin durumuna getiriyordu. yabancýlarý gens üyeliðine o kabul ederdi. New-York eyaletindeki Ýrokualar. 9° Gens genel bir mezarlýða sahiptir. Ýrokualarda gens içindeki gösteriþli kabul töreni. Çoðunlukla. kan helâli) ya da davasýný konsey kararlaþtýrýr. özgür insanlardýr. öbür yerlilerde hala vardýr: hýristiyan olduklarý halde. Ýrokualardaki yýllýk altý dinsel bayramda. ama eskiden vardý. Üyeliðe kabul. öyle ki. Saþemleri ve askeri þefleri bu konsey seçer. kadýn-erkek. karþýlýklý özgürlüklerini korumakla yükümlü kiþisel haklarda eþit. Bu þimdi yok olmuþtur. azçok genslere baðlanýr. görevleri nedeniyle. aþiret konseyinin genel oturumu biçiminde yapýlýyor. bu gensin izniyle. Tuskaroralarýn mezarlýðýnda her gens için belirli bir dizi vardýr. Hiçbir zaman formüle edilmiþ olmamakla birlikte. kardeþçe bir topluluk oluþtururlar. Ýrokualarda da. kabulün onaylanmasý için gens içinde gösteriþli bir kabul töreni yapýlmasý zorunluydu. yýðýn halinde üyeliðe kabul ederek güçleniyorlardý. burada anneyle çocuklar ayný dizi içinde gömülürler. baba ayrý gömülür.riedrich Engels Ailenin. kefaret baðýþý (wergeld. Amerikan yerlilerindeki tipik bir gensin ayýrýcý nitelikleri iþte bunlardýr. 8° Amerikan yerlilerinin gensleri içinde özgül dinsel ayinlerin varlýðýný kanýtlamak güçtür. kabul törenini. . “Bütün üyeleri. böylece. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 85 . [sayfa 315] ne de askeri þefler herhangi bir üstünlük savýnda bulunabilirler. konsey. Sözün kýsasý. bu da. beyazlar arasýnda gömülmüþlerdir. her gensin saþem ve askeri þefleri. Ýrokualarýn yakýn akrabasý Tuskaroralar gibi. bütün ergin gens üyelerinden kurulu demokratik bir meclisi vardýr. vb. sayýsý olaðanüstü azalmýþ gensler. hepsi birden. gens içinde en yüce güçtü. bir baþka gensin üyelerini. Bir gens üyesinin öldürülmesi dolayýsýyla.

ama bu töre. çünkü gens içinde evlenmek yasak olduðuna göre. onlarýn yerine geçiriliyordu. Baþlangýçta hiçbir Seneka. Morgan. kabilelerden birindeki bütün gensler. aþiretin baþlangýcýndaki ilk bölünmeleri temsil ettiðini gösterir. her gens yeniden iki ya da daha çok parçaya bölünüyor ve bütün bu parçalarý (kýz-gensleri) kapsayan ilk gens. kabile) adýný veriyor. tüm olarak. Aþiret büyüdükçe. bütün bir toplumsal sistem birimi. Senekalardaki [sayfa 316] geleneðe göre. bu terimlerin. Amerikan yerlilerinde herkesçe görülen gemlenmez baðýmsýzlýk ruhunu ve kiþisel-davranýþtaki aðýrbaþlýlýðý açýklar. kendi kabilesi içinde evlenme hakkýna sahip deðildi. gensler yokolmuþ. bir kabilenin gensleri güçsüzleþecek olsa denkleþtirmek için. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Dakota’dakiler gibi birkaç aþirette. Böylece. Ýrokualarda kabilenin görevleri. kabileler içinde çeþitli biçimlerde gruplandýrýlmýþ ayný adý taþýyan gensler buluyoruz. çok gerçek ve çok belirli bir anlamý vardýr. varlýðýný kabile olarak sürdürürken. öbürlerinin kendisinden çýktýklarý ilk iki genstir. Bu durum. bu kabilelerin her zaman ilkel gensleri.riedrich Engels Ailenin. bütün Kuzey Amerika yerlileri. Beþ ya da altýdan çok gens kapsayan birçok aþiretin içinde. her parça özel bir gens olarak ortaya çýkýyordu. her aþiretin. özerk bir biçimde varlýðýný sürdürebilmek için zorunlu olarak. Bu yeni örgütlenme kökleþtikten sonra. analýk hukukuna göre [kurulmuþ -ç. onlarýn kuzin-gensleri olurlar – görmüþ olduðumuz gibi. çok uzun bir zamandan beri yürürlükten kalktý ve gense özgü kaldý. onu gereksinmelere göre deðiþtiriyorlardý. buna. bu genslerden üç. bazan öbür kabilelerin gensleri.kardeþlik gensin temel ilkeleriydi.] gensler halinde örgütlenmiþlerdi. çeþitli aþiretlerde. Yunanca karþýlýðýna göre. Oysa öbür kabilenin gensleri. gens ise. kýsmen 86 . Yalnýzca. örgütlenmiþ Amerikan yerlileri toplumunun temeliydi. kendi aralarýnda kýzkardeþ-genslerdir. en azýndan iki gensi içinde barýndýrmasý gerekliydi. Bu yüzden. Senekalarda ve öbür yerlilerin çoðunda. Senekalar’ da iki kabile var: birincisi dört (1’den 4’e kadar). kýsmen toplumsal. Amerikan akrabalýk sistemi içinde. Daha ileri götürülmüþ bir irdeleme. Ojibvalar’la Omahalar’daki öbür birkaç aþiret içinde de gensler babalýk hukukuna göre örgütlenmiþlerdi. yerli adý olduðu gibi çevirerek. ikincisi dört (5’den 8’e kadar) gensi kapsýyor. fratri (kardeþlik.” Amerika’nýn bulgulanmasý çaðýnda. dört ya da daha çoðunun özel bir grup halinde toplandýklarýný görüyoruz ki. Ayý ve Geyik.

kendi aralarýnda. Senekalarda bu gizemler. muhalefette direnirse. Amerika’da yerli bir aþireti belirleyen nedir? 1° Kendine özgü bir toprak ve özel bir ad. iki dinsel dernek tarafýndan ululanýrdý. bu durum. saldýrýya uðrayan gens. týpký Yunanlýlarda ve Cermenlerdeki benzer öbür topluluklarda olduðu gibi.) kýzkardeþ-gensler tarafýndan onaylanmasý doðal bir þey olarak düþünülüyordu. ölenin kabilesi yas tutarken. adamakýllý güçten düþmüþ aþiretlerde. bu dört linages’dan herbiri. özel bir organ olarak söz yöneltir. bir saþemin seçimi sýrasýnda iþe karýþýr. kendi kýzýndan daha büyük bir baþarý olanaðýna sahip bulunurdu. kabile görülmez. 4° Önemli kiþilerin ölümü durumunda. her kabile en iyi oyuncularýný çýkarýr. bazý durumlarda. 6° Eskiden. kabilelerin ayný zamanda askeri birlikler olduklarýný da gösterir. iki grup karþý karþýya gelir. görevin boþaldýðýný haber verirdi. her kabilenin ayrý bir yeri vardýr ve seyirciler. gömme ve cenaze töreninin düzenlenmesini üzerine alýrdý. özel bir birlik olarak savaþa giderdi. 7° Eðer. bu derneklerden biri baðlýydý. Bir saþem ölür ölmez. seçim sonuçsuz kalýrdý. çoðunlukla kendi kýzkardeþ-genslerine baþvururdu. gene ilkel gens olarak görünür ve tek baþýna ve daha güçsüz bulunan gensten. Bu durumda. bunlar. karþý kabile. Ýrokualar . 5° Kabile Konseyi. karþý çýkan kabilenin konseyi toplanýrdý. Her aþiret. öbürleri oyunu seyreder. fetih çaðýnda Tlakskala’nýn[165] dört [sayfa 317] mahallesinde oturan dört linages (soy) dört kabile idiyse –ki.ederal Konseyi’ne. 1° Kabileler. Burada da kabile. 2° Aþiret konseyinde. birbirleriyle top oynarlar. Öyleyse. aracý halka. [Seçimin -ç. klasik biçimi içinde. bu hemen hemen kesindir–.dinseldir. Ýrokualarýn Beyazlar tarafýndan medecinelodges olarak adlandýrýlan özel dinsel gizemleri vardý. her kabilenin saþem ve askeri þefleri birlikte otururlar. birkaç kabile de bir aþiret oluþturuyordu. ama öbür kabilenin gensleri buna karþý çýkabilirlerdi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 87 . ve her konuþucu her kabilenin temsilcilerine. Týpký birkaç gensin bir kabile oluþturmasý gibi. kendi oyuncularýnýn yengisi üzerine bahse girerler. bir kabile konseyi toplar ve iþi çözmek bakýmýndan ayný biçimde bir konsey toplamasý için bir ortak topluluk olarak öbür kabileye baþvururlardý. her iki kabileden birine. karþý kabile. asýl . dine yeni girecekler için töreye uygun olarak düzenlenen bir giriþ ayiniyle. kendi üniformasý kendi bayraðý ve kendi þeflerinin komutasý altýnda.riedrich Engels Ailenin. 3° Aþiret içinde bir cinayet iþlendiði ve ölenle öldürenin ayný kabileye ait olmadýðý bir durumda.

3° Gensler tarafýndan seçilmiþ saþem ve askeri þeflere gösteriþli bir biçimde yetkilerini verme hakký. – Aþiret adlarý. Danimarkalýlarla Almanlar arasýnda îsarnholt. kendisi için kullanýldýðýndan baþka bir adla adlandýrýldýðý sýk sýk görülmüþtür. avcýlýk ve balýkçýlýk için önemli bir topraða da sahipti. limes danicus). Böylece. çoðunlukla isteye isteye seçilmiþ olmaktan çok. Amerikan aþiretlerinin ortalama nüfusu. Cermenlerle Slavlar arasýnda Sachsenwald ve branibor’dur (Slavcada.000’dir. pek de belirli olmayan bir biçime sýnýrlandýrýlmýþ bu toprak. Cermenler adýn.riedrich Engels Ailenin. Keltlerden almýþ olduklarý gibi. Bu topraðýn ötesinde. 2° Yalnýz o aþirete özgü bir lehçe (dialecte). daha yakýn zamanlara kadar görülüyordu ve kuþkusuz.]. Sezar’ýn Süevlerinin ülkeleri çevresinde yarattýklarý çöl. komþu aþiretlerce de böyle bilinir ve ülkenin sahibi bulunan aþiret tarafýndan bütün saldýrýlara karþý savunulurdu.oturduðu yer dýþýnda. 88 . bu federal konseye geçiyordu. aþiretin onlar üzerindeki bu haklarýný kendiliðinden açýklar. bu oluþ henüz tamamen durmamýþtýr. Saþem ve askeri þeflerin aþiret konseyi üyesi olmalarý. 2. baþka baþka dilleri konuþan aþiretler arasýnda daha geniþti. istisnai bir biçimde. Bir aþiretler federasyonu kurulduðu ve bütün aþiretlerin bir federal konseyde temsil edildiði her yerde. Amerika’da. aþiret ve lehçe düþümdeþtir [yani ayný zamanda oluþan iki þeydir -ç. çoðu zaman ancak nüfus önemli bir þekilde artarsa pratikte can sýkýcý bir durum alýyordu. bölünmeler sonucu yeni aþiret ve [sayfa 318] yeni lehçelerin oluþmasý. bu alan. Gerçekte. tarihte taþýdýklarý ilk kolektif adý. Bu yansýz alan. koruyucu orman. bir aþiretin komþu aþiretler tarafýndan. akraba dilleri konuþan aþiretler arasýnda daha dar. Sýnýrlarýn belirsizliði. Brandenburg adý buradan gelir). bununla birlikte. týpký Almanlarýn. yukarda adý geçen haklar. en yakýn aþiretin topraðýna kadar giden yansýz (neutre) geniþ bir alan uzanýyordu ki. 4° Saþem ve askeri þefleri hatta kendi genslerinin isteðine karþý. aþiretin ortak ülkesiydi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . bu. Cermenlerde Grenzwald (sýnýr-orman). zamanla. ayný lehçeyi konuþan yerlilerin en kalabalýðý Þerukilerin sayýsý 26.000 üyenin altýnda kalýr. (Danimarka dilinde. Birleþik Devletler’de. rastlantý sonucu alýnmýþ gibi görünür. görevden alma hakký. ayný aþiret içinde birbirine çok yakýn iki lehçenin konuþulduðu olur. jarnved. Güçten düþmüþ iki aþiret kaynaþtýðý zaman.

dans. oturumda hazýr bulunan bütün erkekler. “Kendi barbar tarzlarýnda. Tacitus’un anlatmýþ bulunduðu biçimde silahlý Cermen bilelikleri (suites armées) tarafýndan yapýlan özel seferlere tamamen benzer. dinsel düþüncelerinin cisimleþmelerini insan biçiminde tasarlýyorlardý – her türlü ruh–. barýþ yapardý. bunlar bir savaþ dansýna baþlarlardý. Çoðunlukla. Bu müfrezelerin gidiþ ve geliþleri. ama.5° Ortak dinsel düþüncelerde (mitoloji) ve dinsel ayinlerde bir pay. Bu tür savaþ seferleri için aþiret konseyinin izni zorunlu deðildi ve bunun için konseyden ne izin istenir. ve çok tanrýcýlýða doðru evrimlenen öðelerin egemen olduðu bir dindir. Bu konsey çeþitli genslerin her zaman görevden alýnabilmeleri olanaklý olduðuna göre. böylece sefere katýldýklarýný belirtmiþ olurlardý. gerçek temsilcileri durumunda bulunan bütün saþem ve askeri þeflerinden kuruluydu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 89 . saldýrýya uðrayan aþiret topraklarýnýn savunmasý. bu yerlilerin o zaman bulunduklarý barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda. bu dansa katýlanlar. 6° Genel iþler için bir aþiret konseyi. henüz eleþtirici bir inceleme konusu olmamýþtýr. oturumlarýný. bazý kararlar için Cermenlerin mark topluluklarýnda da olduðu gibi. daima halk þenliklerine neden olurdu. yerliler dindar bir halktý. Bu. Müfreze (colonne) hemen kurulur ve yürüyüþe geçerdi. ünlü savaþçýlar tarafýndan bireysel olarak düzenlenirdi. söz alma ve düþüncesini duyurma hakkýna sahip olan öbür aþiret üyeleriyle çevrili olarak. doðanýn. yabancý aþiretlerle olan iliþkileri bir düzene koyma iþi düþerdi. gönüllülerin askere alýnmasýyla saðlanýrdý. Aþiret konseyine.riedrich Engels Ailenin. savaþ açar.] düzenli bayramlarý vardý. istedikleri zaman konuþurlardý. her aþiret bütün öbür aþiretlerle savaþ durumunda kabul edilirdi. elçiler kabul eder. °maiyetler) daha sürekli . çoðu zaman. bir türden düþmanlara karþý düzenlenen savaþ seferleri. þu ayrýmla ki. bütün dinsel törenlerin temel öðesiydi. Bu çeþitli aþiretlerin özellikle dans ve oyunlar halinde iyice belirlenmiþ bazý ayin biçimleriyle [kutlanan ç. kesin kararýn oybirliðiyle alýnmasý gerekirdi. Kural olarak. [sayfa 319] Ýrokualarda. özellikle. kadýnlar da görüþlerini istedikleri bir erkek konuþmacý aracýlýðýyla açýklatabilirlerdi. her aþiret kendi bayramlarýný ayrýca kutlardý. elçiler gönderirdi. genel olarak gönüllüler savaþýrdý. Ayný þekilde. Cermenlerde bilelikler (suites. ne de alýnýrdý. Aslýnda.”[166] Mitolojileri. Bu. karar konseyindi. açýkça yapardý. aralarýnda kesin bir barýþ antlaþmasý yapýlmamýþsa. Savaþ çýkarsa. henüz put (idole) denilen plastik simgeler bilinmiyordu.

Onondagalar. sürekli federasyonlar biçiminde yeniden biraraya gelerek.riedrich Engels Ailenin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Bu. Yukarý-Ren üzerinde. Almanlar. yüzyýlda. bir büyük þef [Oberhäuptling] buluyoruz. nüfusu küçük. Amerika yerlilerinin büyük çoðunluðu. uzun dolaþmalardan sonra. sefer planýnýn birliði. konsey toplanýp kesin karar alabilene kadar. çok küçük askeri güçlerle yapýlýrlardý. Kayugalar. hatta uzun aralýklý olanlarý bile. Ama. yerlilerin en önemli savaþ seferleri. Bu yerlilerin.000’i geçmeyerek. evlenmeler dolayýsýyla akrabalaþmýþ aþiretler arasýnda birlikler kuruluyor ve bu birlikler. bugünkü New-York eyaleti içine yerleþtiler ve beþ aþirete ayrýldýlar: Senekalar. az sayýda insanla geniþ bir topraðý tutuyorlardý. bu þeflerden kurulu bir konsey tarafýndan saðlanýrdý. oldum olasý akraba bulunan aþiretler. Bu savaþçý müfrezeler ender durumlarda kalabalýk olurlardý. Þurada burada geçici bir tehlike karþýsýnda. bu görevli. Ýrokualar. Ýrokualarda buluyoruz. beþ aþiret içinde belirli bir sayýda gensler halinde. barýþ zamanlarýnda örgütlenmiþ ve savaþ durumunda çevresinde öbür gönüllülerin toplandýðý saðlam bir çekirdek oluþtururlar. 7° Bazý aþiretlerde. Balýk. iyikötü. hemen hep kýsýr kalmýþtýr. daha sonra göreceðimiz gibi. daðýldýktan sonra. daðýlýyorlardý. av eti ve ilkel bir bahçývanlýkla yaþýyor. Bu birliklerden birkaçý. hemen her zaman kazýk bölmelerle çevrilmiþ köylerde barýnýyorlardý. 4. Büyük þef. uluslarýn meydana gelmesine doðru ilk adýmý atýyorlardý.bir niteliðe sahiptir. herbiri yalnýzca kendi þefinin sözünü dinlerdi. ayný dilin birbirine 90 . ama bunlarýn yetkileri çok azdýr. biri öbüründen geniþ sýnýr bölgeleriyle ayrýlmýþ. Birleþik Devletler’de. sürekli savaþlarla güçten düþmüþ aþiretleri. bu tür bir federasyonun en geliþmiþ biçimini. tehlikenin daðýlmasýyla birlikte. bir görevliyi yürütme gücüyle donatmak için [sayfa 320] baþvurulan bir giriþimdir ki. aþiret biçiminde toplanmanýn ötesine geçemedi. çoðu durumda büyük askeri baþkomutandan [oberster Heerführer] çýkacaktýr. eðer her zaman deðilse. Ammianus Marcellinus’da anlatýlmýþ olduðu gibi. geçici önlemler almasý gereken saþemlerden biridir. çabuk davranýlmasý gereken durumlarda. büyük bir giriþim için biraraya geldikleri zaman. Nüfuslarý hiçbir zaman 20. iþte bu biçimde savaþýyorlardý. büyük bir olasýlýkla Dakotalar büyük ailesinin bir dalýný oluþturmakta bulunduklarý Missisipi’nin batýsýndaki topraklarýný býrakarak. Oneidalar ve Mohavklar. geliþmenin gidiþi içinde. bazý bölgelerde. geliþmenin hemen baþlangýç aþamasýnda.

öyle ki. 1675’e doðru. Bunlar. beþ kandaþ aþiretin sonsuz konfederasyonu.çok yakýn lehçelerini konuþuyorlar. beþ aþiret arasýnda paylaþýlmýþ ayný toprak parçasý üzerinde yaþýyorlardý. hemen saldýrýcý bir nitelik kazandý. yüzyýlýn baþýna doðru. tam yetkiyle bu konsey kararlaþtýrýrdý. ayný zamanda kendi aþiretlerinde de saþemdiler ve aþiret konseyinde yerleri ve oylarý vardý. aþiret ve gensler arasýnda daðýtýlmýþlardý. Meksika. Bu toprak. kuruluþu sýrasýnda bu elli saþem. ve Peru yerlileri [sayfa 321] hariç). bir “sonsuz konfederasyon” kurana kadar. ama onlara görev ve yetki vermek hakký. üç aþiret içinde temsil ediliyorlardý. Üç gens –en eskiler– hala yaþýyor ve beþ aþiret içinde de temsil ediliyorlardý. federal konseye aitti. salt konfederasyon erekleri bakýmýndan yaratýlmýþ yeni görevlerin sahipleri olarak. bu genslerden her birindeki üyeler. 4° Bu federal saþemler. yeni fethedilmiþ olduðundan. Ýrokualar konfederasyonu. beþ aþiretin bütünü içinde. Beþ aþiretin üçü. geçerli bir karar . Bu kandaþlýk. eriþmiþ bulunduklarý en ileri toplumsal örgütlenmeyi gösterir. sýnýf ve saygýnlýk bakýmýndan. doðal olarak varlýðýný sürdürüyordu. oturanlarýný kýsmen kovup. Konfederasyonun temel kurallarý nelerdi. yenmiþ aþiretlerin. 6° Oy. aþiret tarafýndan verilirdi. Gücünün en yüksek noktasýna vardýðý zaman. ortak kökenin kanýtý ve belirtisiydi. Hepsi de birbirine eþit elli saþemden kurulu bir federal konseydi. ana-aþiretler adýný taþýyordu. ilgili gensler tarafýndan yeniden seçilirler ve gene onlar tarafýndan görevden alýnabilirlerdi. yeni güçlerinin bilincine vararak. görevin her yeni açýlýþýnda. ezilmiþ halka karþý kendiliðinden yaratýlmýþ birliði. konfederasyonun bütün iþlerini. Yeni-Meksika. kýsmen haraca baðladýðý çevredeki geniþ topraklarý fethetmiþ bulunuyordu. en gecinden 15. barbarlýðýn aþaðý aþamasýný aþmamýþ durumda bulunduklarý zaman (öyleyse. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 91 . birbirinin kardeþiydi. 5° . þimdi onu görelim: 1° Eþitlik ve aþiretin bütün içiþlerinde tam bir baðýmsýzlýk temeli üzerinde. bunlar da kendi aralarýnda kýz kardeþti. konfederasyonun gerçek temelini oluþturuyordu. 3° Konfederasyonun.riedrich Engels Ailenin. yerlilerin. geliþti. Basit lehçe deðiþiklikleri bulunan ortak dil. bu konfederasyon da. ve týpký kýz-aþiretler adýný taþýyan öbür iki aþiret gibi. bu birlik. 2° Konfederasyon organý.ederal konseyin bütün kararlarýnýn oybirliðiyle alýnmasý gerekirdi. üç baþka gens.

yalnýzca anlaþýlmaz bir hale gelene kadar deðil. akraba aþiretler arasýndaki konfede- 92 . 7° Beþ aþiret konseyinden herbiri. geniþ bir kýta üzerine yavaþ yavaþ nasýl yayýldýðýný.alýnabilmesi için. kabile olarak nasýl sürüp gittiklerini ve bu en eski gens adlarýnýn. toplanmýþ bulunan halkýn önünde yapýlýrdý. ayrýca. sonuç olarak. oturumlarda söz alabilirdi. ilkel mark. deðiþmez aþiret gruplarý haline geldiklerini. henüz devlet nedir bilmeyen bir toplumun örgütlenmesini irdeleme olanaðýna sahip bulunuyoruz. Morgan’a dayanarak ayrýntýlý bir biçimde anlattým. karar. doðru bir içgüdüyle. köy. özel bir kamu gücünün varlýðýný gerektirir. birbirinden çok uzak ve uzun süreden beri ayrýlmýþ bulunan aþiretler içinde nasýl süregeldiklerini –yerli aþiretlerin çoðunda. hala gentilice adlardýr– . özü gereði salt toplumsal bir kuruluþ olarak kabul eden Maurer. her aþiret ve her aþiret içinde bütün konsey üyelerinin. Kurt ve Ayý. aþiretlerin. devletten öz bakýmýndan ayrý. ama federal konsey kendi kendini toplanmaya çaðýramazdý. bu yapý daha sonra devletin ana temelini saðlamaya aday olduðu halde. çeþitli genslerin nasýl birçok parçalara ayrýldýðýný. bölünerek. derebeylik topraklarý (seigneuries) ve kent kuruluþlarýndan yola çýkarak ve onlarýn yanýsýra.riedrich Engels Ailenin. Ýrokualarýn dörtyüz yýldan çok bir zamandan beri içinde yaþadýklarý ve hala yaþamakta bulunduklarý kamu düzeni budur. aslýnda aralarýndaki ilkel birliðin hemen hemen bütün izleri silinecek ölçüde nasýl deðiþtiklerini. 8° Oturumlar. ana-genslerin.) Ýþte. kendisini oluþturan yurttaþlar topluluðundan ayrý. federal konseyi toplanmaya çaðýrabilirdi. Devlet. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Kuzey Amerikan yerlileri arasýnda görürüz. ve Cermen mark’ýnýn yapýlýþýný. nasýl halklar. Ve yukarda anlatýlan yapý genel olarak bütün bu aþiretlere uygun düþer – yalnýzca þu ayrýmla ki. Ayný kökten gelen bir halkýn. her Ýrokualý erkek. Bunu. Roma’da iki konsül. çünkü burada. konfederasyonu yürütme gücüne sahip baþkaný yoktu. [sayfa 322] 9° Konfederasyonun baþýna kimse konmamýþtý. aþiretler arasýnda. onaylarýný bildirmeleri gerekirdi. dillerin bunlar arasýnda. kamu gücünün yavaþ yavaþ nasýl oluþtuðunu irdeler. (Ispartalýlarda iki “kral”. yalnýzca konseye aitti. bu aþiretlerden çoðu. bütün yazýlarýnda. 10° Buna karþýlýk konfederasyonun ayný yetkilere ve ayný güce sahip iki yüksek savaþ þefi vardý.

uygarca biçiminden baþka bir þey olmadýðý kan davasý (vendetta) tehdidi. ne derecede bu birimden itibaren hemen hemen kaçýnýlmaz bir zorunlulukla geliþtiðini de görürüz – kaçýnýlmaz. yeterli kaynaklara sahip bulunduðumuz zaman. ne kral. kuþkularý ve en güç açmazlarý çözmede bize yardýmcý olur. Öyleyse. [yani -ç. Ýrokualar. kabileler ve aþiret yapýsýnýn. ne vali. ayný zamanda. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 93 . köleler için de yer yoktur. her þey düzenli bir biçimde gider. savaþ sakatlarý karþýsýndaki görevlerini bilir. ya da kendi aralarýnda çeþitli gensler tarafýndan bir sonuca baðlanýr.riedrich Engels Ailenin. halk içinde toplumsal birim olarak gensi bulduðumuz her yerde. bir dizi aile içinde ortaklaþa ve komünist [bir nitelikte -ç. . soylular sýnýfý yok. ne yargýç. geçici olarak evleklere býrakýlmýþtýr– gene de bizim geniþ ve karmaþýk yönetim aygýtýmýza hiçbir gereksinme duyulmamýþtýr. Ama.rasyona kadar geliþmemiþtir. hastalar.] gens ya da aþiret.]’dir. aþaðý aþamaya ait bulunan barbarýn bütün kamu iþlerini kapsamýna alýr. ve Yunanlýlarla Romalýlarda olduðu gibi. bir kez gens toplumsal birim olarak ortaya çýkýnca. Amerikan toplumsal yapýlaþmasýyla karþýlaþtýrma. “tarafsýz ulus”u[167] yendikleri zaman. toprak. yalnýzca bu örgütü bulmakla kalmayacak. kaynaklara sahip bulunmadýðýmýz yerde. herbiri bir bütün oluþturan ve kendi iþlerini kendi gören. yalnýzca son ve ender uygulanan bir çare olarak iþe karýþýr. Her þeyi ilgililer kararlaþtýrýr ve çoðu durumda. ama gene de herbiri öbürünü tamamlayan farklý derecelerde kandaþlýk gruplarýdýr. ne hayranlýða deðer bir yapýlaþmadýr! Askersiz. aþiretin mülkiyetindedir: yalnýzca küçük bahçeler.1651’e doðru Erieleri. bu gentilice örgütlenme. Bu gruplardan her üçü de. polissiz. yaþlýlar. davasýz. Yoksul ve gereksinenler bulunamaz –komünist ev ekonomisi ve gens. anlatmýþ bulunduðumuza benzer bir aþiret örgütünü arayabiliriz. ayrýca þuna da inanacaðýz ki. Herkes eþit ve özgürdür. Ve bütün saflýðý ve yalýnlýðýyla. – aslýnda bizim ölüm cezamýzýn. bütün gensler. her þeyi önceden düzenler. jandarmasýz. yüzlerce yýllýk bir töre. çünkü bu [sayfa 323] doðal bir geliþmedir. Bütün kavgalar. Ve onlara düþen iþlerin çerçevesi. ilgili kimselerin topluluðu. Kamusal iþlerin günümüzdekilerden çok daha büyük sayýda olmalarýna karþýn –ev ekonomisi. – kadýnlar dahil. ne hükümet. hapissiz. uygarlýðýn bütün üstünlük ve bütün sakýncalarýyla. bütün çekiþmeler. Henüz genel olarak yabancý aþiretlerin köleleþtirilmesi için olduðu gibi.

Birkaç yýl önce Zulular. Nelere katlanýp neler yapabileceklerine. Ýþte. bozulmamýþ yerlileri tanýmýþ bulunan bütün Beyazlar. bu barbarlarýn kiþisel onur.onlara eþit haklarla konfederasyona [sayfa 324] girmeleri önerisinde bulundular. bu örgütlenme yýkýlmaya adaydý. bir yaný. bugünün proleter ya da küçük köylüsüyle. iþin. bizzat Ýngilizler tanýklýk ediyorlar. bir kamçý kayýþý gibi sert ve gergin olduðunu söylüyor. çeþitli sýnýflar halinde bölünme olmadan önce.] kadýnlar yetiþtirir. ve daha önce. doðruluk. talim nasýl yapýlýr bilmedikleri halde. yalnýzca kargý ve mýzraklarla. buna.] erkekler. Kesin bir barýþ antlaþmasý olmadýðý yerde. Aþiretten öteye geçmedi. topraklarýndan kovuldular. tamamen baþlangýç durumunda (embryonnaire) bir üretim. bir attan daha çok yolalabildiðinden yakýnarak. bir Kafr’ýn. bu yýrtýcýlýk hafifletildi. birkaç ay önce de Nubiyenler –gentilice kurumlarýn henüz ölmemiþ bulunduðu iki aþiret–. Ýrokualar tarafýndan yapýlan uyruklaþtýrma giriþimlerinde görülmüþ olduðu gibi. günümüzdeki uygar insanlardan büyük bir çoðunluðun durumuyla karþýlaþtýrýrsak. gensin eski özgür üyesi arasýndaki farkýn büyük olduðunu görürüz. bunlardaki gerilemenin baþlangýcýný oluþturur. daha sonra görüleceði. hatta püskürttüler.[168] Ateþli silahlardan yoksun. bir Ýngiliz ressamý. yarar saðladýðý için. Eðer onlarýn durumunu. savaþ. karakter gücü ve yiðitliði için duyduklarý hayranlýkla tanýklýk ederler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . silahlarýn arasýndaki büyük farka karþýn ve askeri hizmet nedir. Ve böylesine bir toplum. Bu. ama zamanla. insanlarýn ve insan toplumunun durumu buydu. Amerika’da [sayfa 325] görmüþ olduðumuz gibi. en yüksek geliþme noktasýna varmýþ gentilice kuruluþta. insanlarý öbür hayvanlardan ayýrdeden bir yýrtýcýlýkla yürütülürdü. Aþiretin dýþýnda olan þey.riedrich Engels Ailenin. iki aþiret arasýnda savaþ hüküm sürerdi. bunun en yeni örneklerini Afrika’da gördük. ancak yenilenler bu öneriyi kabul etmedikleri zamandýr ki. hukukun da dýþýndaydý. geniþ bir toprak üzerinde son derece seyrek bir nüfus 94 . Ýngiliz süngülerinin ucuna kadar ilerlediler ve onlarý birkaç kere sarstýlar. Bu yiðitliðe gelince. [bu adamlarda -ç. yirmidört saatte. ne [yaman-ç. ne [yamanç.] en küçük kasýn bile kabarýk. hiçbir Avrupa ordusunun yapamayacaðý þeyi yaptýlar. aþiretler konfederasyonu. ve bunun sonucu. –meydan savaþýnda dünya birincisi olarak tanýnan– Britanya piyadesinin çabuk atýþlý tüfeklerinin kurþun yaðmuru altýnda. Ama unutmayalým ki.

düþkünlüðü. ama gens hep temel birimdi. onlarla daha önce sözkonusu edilen Amerikan aþiretleri arasýndaki iki büyük geliþme dönemi bulunur. kendisine karþý da: aþiret. gens ve kurumlarý. bu ilkel topluluðun gücü. düþünce ve eylemlerini tamamen egemenlikleri altýnda bulunduran. Yeni uygar toplumu. Yunan gensi Ýrokualardaki . Bu ilkel topluluðun gücünün kýrýlmasý gerekiyordu – ve kýrýldý.riedrich Engels Ailenin. Aþiret. Ama. yeni. –hýrsýzlýk. her zamandan da çok. eski sýnýfsýz toplumu kemiren ve yýkýlmasýný saðlayan þeyler. küçük bir azýnlýðýn. hemen hemen tam bir kulluk durumundaydý. ortak mülkiyetin bencil yaðmasý gibi– en aþaðýlýk çýkarlardýr. zor. kutsal ve dokunulmazdý. böyledir. bazan kabile olmayabilirdi. Yunanlýlar. büyük bir sömürülenler ve ezilenler çoðunluðu zararýna geliþmesinden baþka hiçbir þey olmadý ve bugün. IV YUNAN GENSÝ Tarih-öncesi zamanlardan beri. çocuksu dinsel tasarýmlarýnda yansýyan. Doryenlerde olduðu gibi. aþiretler konfederasyonu henüz zorunlu olarak ve [sayfa 326] her yandan kurulmamýþtý. kabile. týpký Amerikalýlardaki organik diziye göre örgütlenmiþlerdi: gens. Bu çaðýn insanlarý bize ne kadar gösteriþli görünüyorlarsa. aþiretler konfederasyonu. toplum. zevk. cimrilik. ihanet gibi– en utandýrýcý araçlardýr. varlýðýnýn ikibinbeþyüz yýllýk süresince. bize daha ilk anda bir alçalma. aþiret. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 95 . Marx’ýn dediði gibi. önünde yabancý olarak dikilen ve anlayamadýðý dýþ dünyaya. bireyin duygu. henüz ilkel topluluða göbekbaðý ile baðlýydýlar.bulunuyordu. Yunanlýlar tarihe girdikleri çaðda uygarlýðýn eþiðindedirler. bu dönemler. doða tarafýndan verilmiþ üstün bir güç oluþturuyorlardý. bu kuruluþ içinde. sýnýflý toplumu baþlatan þeyler. Ve bizzat. insan. –açgözlülük. birbirlerine karþý o kadar alçakgönüllü idiler. kahramanlýk çaðý Yunanlýlarýn Ýrokualara göre sahip olduklarý ilerlemeyi gösterirler: Bu yüzden. eski gentilice toplumun yürek temizliði ve ahlak yüksekliðinden bir ilk (originelle) düþüþ olarak görünen etkiler tarafýndan kýrýldý. insan için bir sýnýr olarak kalýyordu: yabancý karþýsýnda olduðu kadar. kalleþlik. Pelajlar ve öbür soydaþ halklar gibi.

doðuþ durumundaki özel mülkiyet. 2° Ortak bir sinlik yeri (kabristan) (Demosthenes’in Euboulidès’ine bakýnýz. genç kýzýn gens içinden evlenmesine yalnýzca izin verilmekle kalýnmadý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .eski (archaique) gense hiç benzemez. gens içinde evlenme hak ve görevi.) 3° Karþýlýklý mirak hakký. ama burada da. yabanýl gens. zengin bir mirasçý kýzýn serveti. Çünkü. sözde gensin atasý olan ve bu nitelikte özel bir adla adlandýrýlan.]. Grote’a göre (Histoire de la Grece). tamamen doðal bir biçimde. bu durumda. kabile halindeki birlikler. servetin gens içinde kalmasý için.” Ýrdelememizi biraz ileri götürür götürmez. grup halinde evliliðin izi iyiden iyiye silinmeye baþlar. birçok gensi kendi aralarýnda baðlýyordu. baðýný özellikle þu kurumlar aracýlýðýyla koruyordu: 1° Ortak dinsel törenler ve yalnýzca. hatta bu iþ.riedrich Engels Ailenin. bir zorunluluk haline getirildi. Öbür yandan. belirli bir tanrýya tapma hakký. izleme hakký [gibi -ç. ayný nitelikte karþýlýklý haklar ve ödevler buluyoruz. örneðin Ýrokua gensi kendini açýkça gösteriyor. bundan ötürü. gentilice örgütlenme içinde ilk gediði açmýþ bulunur. özellikle yetim ve mirasçý kýzlar sözkonusu olduðu zaman. soylular (öpatrides) arasýndan [sayfa 327] seçilmiþ bir filobazileus’un (aþiret þefinin) baþkanlýðýnda belirli zamanlarda kutsal þenlikler yaparlardý. saldýrýlara karþý koruma ve yardým yükümü. 6° Hiç deðilse bazý durumlarda. bütün gentilice hukukun temeli yýkýlmýþ demekti. yabanýl gensin varlýðý daha da açýk bir durum alýr. yani bir baþka gense gideceðinden. özellikle bazý dinsel pratiklerde ortaklýk ve bir kabile üyesinin öldürülmesi halinde. Ve Marx ekler: “Ne var ki Yunan gensi arkasýnda. pek sýký olmasa da. 96 . Analýk hukuku. Yunan gensinde. 5° Bazý durumlarda. Atina gensi. bir arkhon (yönetici) ve bir de özel sandýk ile birlikte ortak bir mülkiyet sahipliði. 4° Karþýlýklý yardýmlaþma. Ýþte Grote’un anlattýðý þey. þu kurumlar da vardý: 7° Babalýk hukukuna göre soy-zinciri. yerini babalýk hukukuna býrakmýþtýr. Ayrýca. ikinci bir gedik izler: Babalýk hukukunun yürürlüðe girmesiyle. evlenme yoluyla kocasýna geçeceðinden. Bunu. bir aþiretin bütün kabileleri.

Devlet de. ayný zamanda. genste daima bir aileler grubu gördüler. yüzyýlda dokunulmaz bir duruma gelmiþ bulunan þu saçma ilkeye dayanýr ki. ama bu görevin belirli aileler içinde soydan geçme olduðu konusunda hiçbir yerde özel bir belirti yok. gens dýþýndan evlenmek kuraldý. Chariklès’inde. “Bay Grote’un dikkatini þuna çekmek gerekir ki. yalnýzca özel hukukta varolmuþtur. gens içinde. özellikle 18. hiçbir zaman varolmamýþa benzer. eski kuralýn yürürlükte kaldýðýný gösterir. yarý yarýya da karýnýn gensine aitti.] kabul etme hakký. aile. Biliyoruz ki. ayrýca Niebuhr. gensin özünü ve kökenini anlamayý. kendileri için olanaksýz bir duruma getirdiler. aileye kabul biçiminde kullanýlýrdý. kadýnýn dahil olduðu kabile içinde genellikle geçerli bulunan ilkeden. ve Becker. Belirleyici özelliklerinden büyük bir kýsmýný çok doðru bir biçimde saptamýþ olmalarýna karþýn. yani kadýnýn evlenmekle kocasýnýn gensine ait dinsel ayinleri kabul etmek üzere. her gensin kendi arkhont’u vardý. bütün tarih yazma biçimimi þimdiye kadar. kimsenin kendi gensi içinde evlenme hakkýna sahip olmadýðýný varsaymaya kadar gider. yarý yarýya kocanýn.8° Mirasçý kýzlarýn sözkonusu olduðu durumlar dýþýnda gens içinde evlenmenin yasaklanmasý: Bu ayrýklama ve ona verilen zorunlu nitelik. Buna ve Dikaiarkhos’un ünlü bir parçasýna göre. ve böyle yapmakla. gens karþýsýnda tökezlemiþlerdir. 10° Þefleri seçme ve görevden alma hakký. Yalnýzca Grote deðil. kendi gensinin dinsel ayinlerinden vazgeçmesinden de anlaþýlýr. tamamen eþit haklara sahip bulunduklarý bir durum ile kesenkes baðdaþmaz bir þey olan [sýký bir] miras. Gens tamamen kabile. çevresinde toplum ve devletin yavaþ yavaþ ete-kemiðe büründüðü bir çekirdektir. aile hiçbir zaman organik bir birim olmadý ve olamazdý da. Mommsen ve þimdiye kadar klasik antikçaðla uðraþan bütün öbür tarihçiler. uygarlýktan az daha eski olan tek-eþli-karý-koca ailesi. kamusal formalitelerle ve yalnýzca istisnai olarak. kamu hukuku alanýnda aileyi tanýmaz. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 97 . Bu. Ve buna karþýn. diye ekler .riedrich Engels Ailenin. bu tarihçiler. Barbarlýðýn sonuna kadar. zenginler ile yoksullarýn. kabilede aþiret içinde ve ona ait bulunuyordu: aile ise. bu hak. Koca ve karý zorunlu olarak farklý iki gense ait bulunduklarýna [sayfa 328] göre gentilice örgütlenme içinde. 9° Gense [üye olarak-ç. günümüze kadar.

þu satýrlar okunur (Marx’ýn araya kattýðý gözlemlerle): [sayfa 329] “Bu soyaðacýndan ender olarak sözedildiðini duyuyoruz. genslerin varlýðýný açýklamak için de olsa. Bütün gensler için. sayýn bay.” Genslerin ortak ilkel atalarýndan gelmesi iþi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . ama gens de bir gerçekliktir. týpký en anlý-þanlý olanlarý gibi. O zaman. önce aralarýnda hiçbir akrabalýk bulunmayan. Bay Grote!]. ana plan ve ideal temel [ideal deðil. O. Morgan tarafýndan yeðlenerek anýlýr. onun servetine mirasçý olduklarýný.Marx. tamamen mitoslara deðin bir þey (mythique) olarak kabul ettikten sonra. en gösteriþsiz genslerin de kendi ortak dinsel pratikleri [garip þey. Grote’da. Almanca* fleischlich!**] aynýydý.” Marx. ölenin gentile’lerinin. Bay Grote!). bu yiðitliði yapmalarý gerekir. Bu geliþi. bir laf kalabalýðýna baþvurmaktan baþka yapacak þeyleri kalmaz. sonra gentile’lerinin. -ç. gensler ve kabileler biçimindeki bölünme üzerine kuruludur. ve sonunda.riedrich Engels Ailenin. döner döner bina okurlar: soyaðacý bir masaldýr. ** Etsel. Solon’dan önce genel kural olarak ve ondan sonra da vasiyetin yokluðu halinde. cinayet halinde. önce ölenin akrabalarýnýn. her ne kadar Yunanlýlar kendi genslerini mitolojiden çýkarmýþlarsa da. “ukala darkafalýlar” (deyim Marx’ýndýr) için epey sýkýntýya yolaçtý. çünkü ancak özellikle gösteriþli bazý durumlarda açýkça sözü ediliyor. Morgan’ýn verdiði yanýtý þöyle özetler: “Ýlkel biçimdeki gense uygun düþen kandaþlýk sistemi –ve týpký bütün öbür ölümlüler gibi. çünkü o. en sonra da kabile üyelerinin. doðaüstü bir atalarý ve ortak bir soyaðaçlarý vardý [iþte en gösteriþsiz genslerde þaþýrtýcý olan da budur. doðru. -Ed. her Atina gensinin kendi sözde-atasýndan gelen bir takma ada sahip olduðunu. ama gene de. saygýn ve ayrýca her türlü kuþkunun üstünde bir tanýktýr. bu gensler tanrýlarý ve yarý-tanrýlarýyla birlikte. 98 . kendi yaratmýþ bulunduklarý mitolojiden daha eskidirler. o zaman Yunanlýlar da bu sistem * Bayaðý (düz) Almancada. kösnül (þehvani). yanyana yaþayan ailelerden doðmuþ olmasýný kesenkes açýklayamazlar. mahkeme önünde katili izleme hak ve görevine sahip bulunduklarýný da anlatýr: “En eski Atina yasalarý üzerine bildiðimiz her þey. ayrýca. bir gensin.” Grote. Ama. þu kesinleme dýþýna çýkmaksýzýn.

gens üyeleri. bundan böyle bu adý taþýyanlarýn ortak bir kökene sahip olduklarýný göstermeliydi. Homeros’ta. Kabile. Pollux. bu unutuldu. -Ed. Tek-eþli aileyle birlikte. bu kýz-gensleri birleþtiriyor ve [sayfa 330] çoðunlukla da hepsini ortak bir atadan getiriyordu. kabile kabileye yardým etsin.”** Bunu bir yana býrakalým. gensi sýrf düþsel ve saymaca bir yaratýk haline dönüþtürmüþ bulunan Grote* ve Niebuhr’un yaptýklarý gibi. bu kabilenin bütün gensleri. gens üyeleri arasýndaki bütün akrabalýðý tamamen yadsýmak. Ýlyada. tam “ideal” bilginlere. Adýn kendisi. öyleyse. askeri bir birlik olarak da görünür: “Adamlarý aþiretler ve kabileler bakýmýndan düzenle. . kabile birçok kýz-genslere bölünmüþ bir ana-gens idi. yüzyýlda yaþamýþ Yunan skolastiði. özellikle tek-eþliliðin ortaya çýkýþýndan sonra. Grote’nin sýk sýk baþvurduðu 2. çok gerilere gittiði ve geçmiþ gerçeklik mitolojik kuruntular içinde yansýdýðý için. demek ki.riedrich Engels Ailenin. kan davasýyla yükümlüydü: Ayrýca. eski Aryenler* Marx’ýn elyazmasý Pollux. Kendileri için büyük bir önem taþýyan bu olguyu. pratikle öðreniyorlardý. ortak þenlik ve tapýnaklarý vardýr. “Hekate kabilesinin bütün çaðdaþ üyeleri. aslan darkafalýlar bundan hep düþsel soyaðacýnýn gerçek gensleri yarattýðý sonucunu çýkardýlar ve hep bu sonucu çýkarýyorlar!” Amerikalýlardaki gibi. bir kabile üyesinin kurbaný olduðu cinayetin öcünü almak hak ve görevine sahiptir. ata olarak bir tek ve ayný tanrýya sahiptiler”. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 99 . ortak kökenin bir kanýtýydý ve yabancýlarýn üyeliðe kabul durumlarý dýþýnda. bütün Yunan mitolojisinin. Gentilice adý. -Ed. aþiret aþireti desteklesin. Nestor’un Agamemnon’a þu öðüdü verdiði o ünlü parçada. kabile.içinde yaþýyorlardý– genslerin bütün üyelerinin kendi aralarýndaki akrabalýk derecelerinin bilincini koruyordu. en yakýn tarihteki ortak atalar konusundaki birkaç durum dýþýnda. tam anlamýyla kýzkardeþ-gensler idiler. Böylece. Ode II. Ýþte bu ad. zaten. kesin bir kanýttý. bir soyaðacý yarattý ki. Grote’a göre. Soylarýn zincirlenmesi. onlar çocukluklarýndan beri. eski zamanlarda. Buna karþý. yani odalarýndan hiç çýkmayan allamelere layýk bir iþtir. ** Homeros. onüçüncü göbekte. artýk karþýlýklý gerçek akrabalýklarýný kanýtlayamýyorlardý. bunun yanýnda karý-koca ailesinin adý anlamsýz göründü. ama gensin soyaðacý o kadar uzaklara gidiyordu ki.

birçok akraba kabileden bileþir. yalnýzca ayný anadili konuþan aþiretleri. 100 . ayný zamanda servet farklarý ve onunla birlikte. Yunan aþiretleri. Aþiret. gensler kabileler ve aþiretler henüz özerkliklerini koruyorlardý. Attika’da. kabilenin bir þefi (fratriarkos) ve . böylece. her þeyden önce gensler ve kabilelerin varlýðýný gerektirir ve onlar içinde oluþmuþtur. Bu müdahale nasýl. bununla beraber. bir yargýlama ve bir yönetim kurulu vardýr. gentes baþkanlarýndan bileþen konsey. Çeþitli küçük halklar. tarýmýn yayýlmasý ve küçük el zanaatlarýnýn baþlamasýyla. savaþ tutsaklarý köleliði kabul edilmiþ bir kurum haline gelmiþti. en iyi topraklara sahip olmak için ve kuþkusuz ganimet ereðiyle de. bazý kamu görevlerinin yapýlmasýný kabileye býrakýyordu. baþlangýçta kuþkusuz. sürülerin geniþlemesi. lehçe farklarý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . nerede ve niçin oldu? Yunan tarihi bu konuda hiçbir þey söylemez ve Yunanlýlar. sayýlarý artýnca. Homeros’un þiirlerinde. artýk surlarla pekiþtirilmiþ kentlerde oturuyorlardý. geniþ Amerikan ormanlarýnda olduðundan daha az geliþmiþti. aristokratik öðenin geliþme ve güçlenme olanaðýný saðladý. çoðunlukla küçük halklar biçiminde toplanmýþlardýr.riedrich Engels Ailenin. Bu halklar. bu kabilelerin herbirinde de otuz gens bulunuyordu.den alýnan doðaya tapmaya dayanarak oluþmasý. daha sonra ortak yazý dili olarak egemen lehçe durumuna gelmiþ özel bir lehçe görürüz. bu [sayfa 331] topluluklar içinde. artýyordu. Bundan baþka. Bu aþiret ve bu küçük halklarýn o zamanki örgütlenmesi þöyleydi: 1° Konsey (bulé) sürekli otorite idi. daha büyük bir bütün biçiminde toplamýþ ve küçük Attika içine kadar. bunlar arasýndan seçilmiþ bir topluluktan bileþiyordu.ustel de Coulanges’a göre. nüfus. ama burada da. bu durum. kararnameleri yasa gücünde olan toplantýlarý (meclisleri). ancak kahramanlýk çaðlarýna kadar giden geçmiþlerinin anýsýný saklamýþlardýr. iþte bu andan itibaren. tamamen kendiliðinden kurulmuþ bir düzen içinde bilinçli ve yöntemli bir müdahaleyi öngerektirir. Gruplarda böylesine bir sýnýrlama. eski ilkel demokrasi içinde aristokratik öðe de büyüyordu. her biri üç kabileden bileþik dört aþiret vardý. Daha sonra gensin varlýðýný bilmeyen devlet. daha sonra. ardý arasý kesilmez savaþlar yapýyorlardý. Nispeten küçük bir toprak üzerinde toplanmýþ Yunanlýlarda.

Karar. bu yoruma karþý çýkar. önemli iþlerde karar almak için. konsey tarafýndan toplanmaya çaðrýlýrdý. Gladstone. þu: “Çoðunlukla. Önemli iþlerde. kesin kararý konsey alýyordu. Homeros çaðý Yunanlýlarýnda bu “çevre” (eski Almancanýn hukuksal bir deyimiyle. Marx’ýn bu konuda dikkati çektiði þey. sýrayla söz aldýðýný ve bu biçimde konsey kararlarý üzerinde etkili olduðunu gördük. Schöman (Antiquites grecques). çok kesin ol* Ahileos. erkek-kadýn. Bu meclis. son duruþmada bu meclis egemendi der.Dionysios. Ýrokualarda. 4° Askeri þef (bazileus). 2° Halk meclisi (agora). konseyin aristokratlardan (kratistoi) bileþtiðini anlatýr. el kaldýrarak (Ahileos. Ýlkel demokrasi henüz en parlak çaðýndaydý. henüz halktan ayrý ve ona karþýt olabilecek bir kamu gücü var olamazdý. Eteokl’e cenaze töreni yapma. böylece Aiskhylos’ta. üstelik. birer kral ve birer prens olarak gösteriyor bize. ilkel zamanlar Cermenlerinde de ayný biçimde olduðu gibi. halký bunu istemeden yapmaya [sayfa 332] zorlayabilecek hiçbir araç göstermiyor. ** Umstand: çevrede duranlar. bu konsey. Yalvarýcý Kýzlar). doðuþtan. Yankee cumhuriyetçisi Morgan. burada herkes söz alabilirdi.” Gerçekten. Sesi dokunaklý Gladstone ile onun “Juventus Mundi”si konusunda. -Ed. sözcüðün modern anlamýnda bir hükümdarý anlarlar. çok alaycý. bir hareket noktasý olmalýdýr. halkýn konsey toplantýsýný çevrelediðini. konseyin de gücünü ve durumunu düþünmek için. ya da alkýþlarla alýnýrdý. Devletin kuruluþuyla. veri olan durumda büyük bir önem taþýyan. çünkü: “Yapýlmasý halkýn iþbirliðini gerektiren bir iþ sözkonusu olunca. Homeros bize. tümü bakýmýndan. gerçek bir halk meclisi durumuna gelene kadar geliþmiþti. onlarý birer centilmen yapýyor. bu. görünüþe göre. daha sonra Senato oldu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 101 . Teb Konseyi* alýr. kahramanlar çaðýnda. aþiret üyesi her ergin erkeðin savaþçý olduðu bu devirde.riedrich Engels Ailenin. ama çok doðru olarak þöyle der: ‘Mr. ama Polinis’in cesedini köpeklere yem olarak yedirme kararýný. bazileus’un olduðu kadar. Seven Against Thebes. Umstand **). prenslerin uþaðý olan Avrupalý bilginler. -ç. bazileus’tan. kahramanlýk çaðýndaki Yunan þeflerini. ama bizzat itiraf etmelidir ki. .

Yunanlýlarda. 102 . Odysseus gerekli olanýn baþkomutanlýk olduðunu söyler: “Komutan çokluðu bir þeye yaramaz: bir tek þef komut versin. yani ganimetin paylaþýlmasýndan söz ederken. yoksa. baþlýca görevlerin mirasla devri konusunda durumun ne olduðunu görmüþ bulunuyoruz. Ýrokualarda ve öbür Amerika yerlilerinde. yeteri kadar belirli kayýtlar eþliðindeki bir büyük-kardeþ hakkýnýn varlýðýyla yokluðu bir gibi görünecek. Yunanlýlarda genellikle babadan oðula. -Ed.. sonradan eklenmiþ bir katmadýr):* “Ulis burada hükümet biçimi üzerine bir konferans vermez. babalarýnýn yerine halk tarafýndan seçilmeden geçme hakkýna sahip olduklarýný göstermez. hiç deðilse. gens için de soydan geçmeydi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Görevin boþalmasý durumunda. yavaþ yavaþ en yakýn gentilice akrabanýn (erkek kardeþ ya da kýz kardeþin oðlu) atanmasýna baþlandý. yalnýzca oðullarýn. Truva önünde yalnýzca ordu olarak görünen Yunanlýlar için. yeteri kadar belirli büyük-kardeþ-hakký töresi ya da yasasý karþýsýnda bulunuyoruz. ayrýca Yunanlýlarda. için de olduðu gibi.riedrich Engels Ailenin. özellikle.” vb. iþler agora’da hayli demokratik bir biçimde olup bitiyordu. Mr. geleceðin soydan geçme þefler soyunun ilk tohumlarýdýr.’” Kuþkusuz. seçim yoluyla babalarýnýn yerine geçme olasýlýðýna sahip olduklarýný gösterir. Bütün görevler. bu. seçime baðlýydý. bazileus’un ya halk tarafýndan seçilme. halkýn resmi organlarý –konsey ya da agora– tarafýndan onaylanma durumunda bulunmuþ olmasý kuvvetle olasýdýr. ya da. ya da oðullardan birine geçiyordu ise. genslerin içinde ayrý soylu ailelerin. eðer bazileus’luk görevi. (ve krallýk asasýndan söz eden ünlü dize. Ýrokualar ve Yunanlýlarda. savaþçýlarýn þefi Agamemnon.. Gladstone’a böyle çok kesin olmamakla birlikte. Akhilleus.mamakla birlikte. savaþta baþkomutanlýðý elde tutan kimseye uyulmasýný ister. Ode II. paylaþtýrma * Homeros. Burada görebileceðimiz tek þey. Ýlyada’da. seçilmemesi için bir neden bulunmadýðý zaman.] olarak deðil. “armaðanlar”dan. týpký Roma kralý (rex. babalýk hukukunun egemenliði altýnda. Yunanlýlarýn üstün kralý [bütün Yunanlýlarýn kralý -ç. [sayfa 333] Öyleyse. kuþatýlmýþ bir kent önündeki konfedere bir ordunun baþkomutaný olarak görünür. Ve Yunanlýlar arasýnda anlaþmazlýk baþgösterince. Demek ki. öyleyse bu ölçü çerçevesinde. çoðu gens içinde. Ýlyada.

yani Ýlyada’da çok daha sonraki bir çaðda. yalnýzca – askeri demokrasi anlamýna gelir. ordular komutanlýðýdýr) için kullandýklarý bazileus sözcüðü. bazileus’un dinsel ve adli görevleri de. “Zeus tarafýndan dünyaya getirilmiþ”. barbarlýðýn orta aþamasýnda. Aztek askeri þefini de.* * Týpký Yunan bazileus’u gibi. “Zeus tarafýndan beslenmiþ” gibi yüklemler (nitelikler) hiçbir þey göstermez. yönetme gücüne sahip deðildir. konsey üyesidir. kahraman adý. modern bir prens gibi gördüler. federal askeri þefi “imparator” olarak gördüler. ve ayný Odise’de. hiçbir zaman sýký sýkýya belirlenmemiþlerdi. önce küçüm-seme ve abartma. bu iþle “Akhaios oðullarý”ný. bir bölüm baþka aþiretleri kendisine haraç vermek için zorlayan ve federal bir konseyle federal bir askeri þef tarafýndan yönetilen üç aþiretten kurulu bir konfederasyon. yani halký görevlendirir. ve aþiret þefinin gensi. Ve Aristoteles. öyle görünür ki. bazileus. Sivil yönetime deðgin görevler asla sözkonusu deðildir. Ýspanyollar. [Engels’in notu. böyledir. Meksikalýlar. çünkü König. Ama König sözcüðünün bugünkü anlamý. yani “gentes”ten gelme olarak nitelendirir ve bunun saptanmýþ. kahramanlýk çaðýndaki bazileia’ nýn özgür insanlar üzerinde kullanýlan bir komutanlýk ve bazileus’un da. kiþisel özgürlükten yoksun kimseler bile “tanrýsal”dýrlar (dioi ve theioi). bazileus bunlarý. Tüsidid. ama gene de. bazileus. çünkü her gens bir tanrýdan. Yunan yazarlarýnýn konsey ve halk meclisi eþliðindeki homérique sözde-krallýk (çünkü bunun ayýrýcý belirtisi. bazileus sözcüðünün eski Yunancadaki anlamýna hiç uymaz. Ýspanyollarýn. kesinlikle “patrike”.) Askeri görevlerinden baþka. yargýç ve baþ rahip olduðunu bildirir. ‘bu son görevler. etimolojik bakýmdan. Öyleyse. öyleyse sýnýrlý görevlere sahip olduðunu söyler. askeri þef.görevini ne Agamemnon’a ne de bir baþka bazileus’a verir. aþiret ya da aþiretler konfederasyonunun yüksek [sayfa 334] temsilcisi olarak yerine getiriyordu. ama Yeni-Meksika Pueblos’larýndaki yerlilerden daha ileri bir aþamada bulunuyorlardý ve bozulmuþ anlatýlardan çýkarabildiði kadarýyla. eski bazileia’yý. bazileus’u König (kral) olarak çevirmek tamamen doðrudur. ve bu Odise’de. hala.] . kör ozan Demodokos’un adýyla birlikte olduðu gibi. Uzun sözün kýsasý. vardý. ama askeri görevlere gelince. gösterdi ki. Morgan ilk olarak tarihsel eleþtiriden geçirdi. “daha güçlü” bir tanrýdan gelir –burada Zeus’tan geliyor–. Kuni ya da Künne’den gelir ve “bir gensin þefi” anlamýný taþýr. görevi gereði.” (Marx. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 103 . kuruluþlarý þöyleydi. sonra da düpedüz yalanla dolu öykülerini. Öyleyse. örneðin domuz çobaný Eumenes gibi.riedrich Engels Ailenin. haberci Mylios’un adýyla birlikte anýlýr. Hatta. sözcüðün daha sonraki anlamýnda.

hazineler kazanmak için. hatta kendi öz gens üyelerinin köleleþtirilmesi yolunu açar. zenginlik. kuruluþ üzerinde etkili olur. yalnýzca toplumda baþlamýþ bulunan sýnýflar halindeki bölünmeyi deðil. ya da yeni organlarýn ortaya çýkmasý yüzünden geri plana sürülmüþ 104 . sürü hayvanlarý. Ve bu kurum çýkageldi. kendini bizzat kendi koruyan gerçek “silahlý halk” yerine. devlet otoriteleri hizmetinde. daha o zamandan aþiret üyelerinin.Demek ki. gentilice örgüt organlarýnýn ya dönüþmüþ. önceleri savaþ tutsaklarýyla sýnýrlanan kölelik. öyleyse halka karþý kullanýlabilmesi olanaklý silahlý bir “kamu gücü” geçerken. karada ve denizde sistemli bir yaðmacýlýk biçiminde. Devlet icat oldu. aþiretten aþirete eski savaþ. genel olarak toplum tarafýndan yasaya uygunluk mührünü de basan bir kurum.riedrich Engels Ailenin. gentilice düzenin komünist geleneklerine karþý koruyan ve yalnýzca eskiden o kadar horgörülen özel mülkiyeti kutsallaþtýran ve bu kutsal þeyi bütün insan topluluðunun en yüce ereði olarak bildiren bir kurum deðil. en yüksek iyilik olarak övülür ve deðerlendirilir. zenginliklerdeki durmadan daha hýzlý bir büyümenin ardarda geliþmiþ yeni biçimleri üzerine. Artýk bir tek þey eksikti: yalnýzca özel kiþiler tarafýndan az [sayfa 335] zamandan beri edinilmiþ bulunan zenginlikleri. ama ayný zamanda yýkýlýþýnýn baþlangýcýnda görürüz: Babalýk hukuku. soyluluk ve soydan geçme bir krallýðýn ilk izlerini yaratarak. servetin çocuklara geçiþiyle. bu çaðdan itibaren. yani normal kazanç kaynaðý biçiminde yozlaþýr. ayrýca mülkiyet edinmenin. servetler arasýndaki fark. ve zenginliklerin zora dayanarak çalýnmasýný haklý göstermek için eski gentilice kurallar çiðnenir. V ATÝNA DEVLETÝNÝN OLUÞUMU Kendi gensleri. kendi kabile ve aþiretleri içinde. aile içinde servet birikimini kolaylaþtýrýr ve aileyi gens karþýsýnda bir güç durumuna getirir. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kahramanlýk zamanlarýndaki Yunan kuruluþu içinde eski gentilice örgütlenmeyi henüz dirim ve güç dolu. ayrýca mülk sahibi sýnýfýn hiçbir þeye sahip olmayan sýnýfý sömürme hakkýný ve onun ürerindeki egemenliðini de sürdürüp götüren bir kurum. sözün kýsasý. baþka bir deyiþle. köleler.

Biçim yönündeki deðiþiklikler. gitgide . kendi iþlerini kendileri yönetiyorlardý.olmalarý. hiç deðilse eski Atina’nýn birinci evresinde izleyebiliriz. barbarlýðýn yukarý aþamasýnýn [sayfa 336] sonuna doðru göreli geliþmiþ meta üretimi ve buna karþýlýk düþen meta ticaretine uygundur. elbette bu yönetime katýlamýyordu. Bunu yapmakla. Tahýldan baþka. genslerin. kabile ve aþiret çevresi. Toprak alým-satýmý. Yazýlý tarih baþladýðý zaman. halk konseyi. Ege’deki deniz ticareti. kahramanlýk zamanlarýndan itibaren. öyle görünüyor ki. en eski Atina’da. yurttaþ olduklarý halde. her kabile ve her aþiret. bu deðiþiklikleri meydana getirmiþ olan iktisadi içeriðe gelince. ki bu durum. bu durumdan ötürü öylesine aksadý ki. özellikle. Morgan tarafýndan özsel olarak betimlenmiþ bulunuyor. Deðiþiklik. Gentilice örgüt organlarýnýn düzenli iþleyiþi. Çünkü dingin dönemlerde. buna çare bulmak gerekti. Atinalýlar. yani o zamana kadar aþiretler tarafýndan özerkli bir biçimde yönetilen iþlerden bir bölümünün kamu iþleri olarak ilaný ve Atina’da toplanan ortak konseye devredilmesi olgusundan ibaretti. ve sonunda da yerlerini tamamen gerçek devlet otoritelerine býrakmalarý olgusundan ötürü devletin nasýl geliþtiðini. gene de bu topluluklara ait olmayan. Ama. henüz ayrý topraklar üzerinde yerleþmiþ bulunuyorlardý. Örgütlenme. yani kendi oturduklarý yerde yabancý bulunan kimseleri de kabul etti. Kekrops’un oniki kenti içinde birbirinden ayrý yerlerde yaþýyorlardý. Atina’daki bazileus ya da halk konseyine baþvurmadan. Attika’daki dört Atina aþireti. Kahramanlýk çaðýnda.enikelilerin elinden çýkýyor ve büyük ölçüde Attikalýlarýn eline geçiyordu. kýsa zamanda birbirleriyle karýþmak zorunda kaldýlar. Amerika’daki hiçbir yerli halkýn atamadýðý adýmý atýyorlardý: yanyana yaþayan aþiretlerin basit bir konfederasyonu yerine onlarýn bir tek halk biçiminde kaynaþmasý . ticaret ve denizcilik arasýnda artan iþbölümü dolayýsýyla.riedrich Engels Ailenin. Atina’da bir merkezi yönetim kurulmuþ olmasýndan. hatta bu aþiretleri bileþtiren oniki kabile bile. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 105 . kahramanlýk çaðý örgütlenmesiydi: halk meclisi. Theseus’a maledilen anayasa meydana getirildi. kabilelerin ve aþiretlerin üyeleri. þarap ve zeytinyaðý üretiliyordu. bunlarý büyük ölçüde benim eklemem gerekiyor. topraklar çoktan paylaþýlmýþ ve özel mülkiyete geçilmiþ bulunuyordu. tarým ve el zanaatlarý. bazileus. kabile ya da aþiret üyesi olmadan bunlarýn topraklarý üzerinde yaþayan herkes.

çünkü bu bölünüþ. gelecekteki kabulüne doðru atýlmýþ ilk adýmdý. Soylular egemenliði. ve kamu görevleri hakkýnýn yalnýzca [sayfa 337] soylulara verilmesi oldu. üç sýnýf. kurum. öbür yandan. kendi gensleri dýþýnda ayrýcalýklý bir ayrý sýnýf biçiminde gruplaþmaya baþladýklarýný ve henüz doðmuþ bulunan devletin de. sýnýflar arasýnda baþka hiçbir hukuk farký yaratmýyordu. Atina’nýn bundan sonra. onlardan herbirinin üyelerini. yani öpatrid’ler ya da soylular. ayrýca. dayanýlmaz duruma gelecek kadar arttý. parçalamaya dayanýr. Atina yurttaþý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . devleti meydana getirmek bakýmýndan ilk giriþim. Bu kurum. halkýn bu üç sýnýf biçimindeki bölünüþü. önemli bir þeydir. bu ayrýlýk ve üstünlük savýný onaylamýþ olduðunu gösterir. soylular arasýndan seçilmiþ arkhont’lar devletin baþýna geçtiler. gentilice örgütlenmenin yýkýlmasýna doðru ilk adým da atýlmýþ oldu. Bazileus görevi yürürlükten kalktý. çünkü gürültüsüzce geliþen yeni toplumsal unsurlarý ortaya çýkarýr. birbirine karþý iki emekçi sýnýf biçiminde bölerek. Böylece. toplumsal önem bakýmýndan ilk sýranýn kime ait olacaðý tartýþmasýný yapabilmek için. belirli haklar ve yeni bir hukuksal korunma kazandý. çiftçilerle küçük zanaatçýlar arasýndaki iþbölümünün. Son olarak. ayný zamanda. Teze’ye maledilen bir ikinci kurum. çünkü bu bütün Attika’daki aþirete yabancý ve tamamen Atina gentilice örgütlenmesinin dýþýnda bulunan ve dýþýnda kalan yurttaþlarýn. Solon’a kadar süren siyasal tarihi ancak eksik olarak biliniyor. ulusal bir Atina hukuku. gentilice toplumla devlet arasýndaki uzlaþmaz karþýtlýðý da açýða vurur. gensler ve aþiretler bakýmýndan varolan eski sýnýflamaya göre. hatta yabancýsý olduðu bir aþiret topraklarý üzerinde bile. MÖ 600 yýlýna doðru. jeomor’lar ya da çiftçiler ve demiurgos’lar ya da küçük zanaatçýlar halinde bölmesi... zenginlik nedeniyle güçlü bulunan bu ailelerin.riedrich Engels Ailenin. bu iþler üzerinde baþkalarýnca pek de yadýrganmayan bir hak haline dönüþtüðünü. Ama. ayrýcalýklýlar ve ayrýcalýksýzlar biçiminde ve ayrýcalýksýzlarý da. aþiret ve genslerin yasal töreleri üstünde bulunan bir genel hukuk doðdu.gerçekleþti. artýk hayli belirgin bir hale gelmiþ bulunduðunu gösterir. bütün halký gens. Ve herkesin özgürlüðünü baský altýna almanýn baþlýca aracý da . gentilice görevleri bazý ailelere býrakmak töresinin. Kamu görevleri hakkýnýn yalnýzca soylulara verilmesi dýþýnda. Soylularýn baþlýca merkezi Atina ve 106 . Bu kurum. aslýnda etkisiz kaldý. artýk bu aileler bakýmýndan. gensleri. kabile ya da aþiretlerine bakmadan. Ama bu. para ve tefecilikti.

köylü. falanca kiþiye rehin edilmiþ olduðu yazýlý ipotek taþlarýyla dolmuþtu. yaþam için gerekli þeylerin yýldan yýla hep ayný kalan üretim biçimi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 107 . borçlu alacaklýya borcunu ödemek için. hiçbir zaman böyle dýþardan zorlanmýþ gibi görünen çatýþmalara yolaçmaz. nasýl olduðu bilinmeden. Atina halký içinde tatlý uygarlýk güneþinin doðuþu böyle oldu. para ekonomisiyle baðdaþamaz. her þey allak-bullak olmuþtu. Bu tür iþaret taþýmayan tarlalar ise. zengin ile yoksul sömüren ile sömürülen arasýndaki uzlaþmaz karþýtlýðý meydana çýkaramazdý. ya da bu borç bir güvenceyle saðlama baðlanmamýþ bulunuyorsa. doðal ekonomi üzerine dayalý tarýmsal topluluklarýn geleneksel varlýk biçimi içine. Orada. onlarý çevreleyen ve koruyan eski gentilice baðlarýn çözülmesiyle ayný zamana düþtü. deniz ticareti ve ayný zamanda fýrsat düþtükçe hala yapýlmakta olan korsanlýk. soylularýn durmadan daha geliþen ve daha da yayýlan mali egemenliði. eðer eski tarlasýnda yancý olarak kalmasýna ve emeðinin ürününün altýdabeþini yeni efendisine kesenek olarak verirken. iþte buradan girdi. çoðunlukla ipotek ya da faizin ödenmemesi nedeniyle satýlmýþ ve tefeci soylularýn mülkiyetine geçmiþ bulunuyordu. ne para biliyordu. Þimdi bir an için bizim Ýrokualara dönelim. Attika’daki küçük köylülerin yýkýmý. borcu ödemeye yetmez. Ýþte. ne avans. Alacak ve ipotek (çünkü Atinalýlar artýk ipoteði [sayfa 338] bile türetmiþlerdi) ne gens dinliyordu. borçlunun kendisini köle olarak satabilirdi. Para ekonomisi. ama iþte. kendini mutlu saymalýydý. Daha önceleri. babalarý tarafýndan satýlýþý – babalýk hukuku ve tek-eþliliðin ilk meyvesi iþte bu oldu! Ve vampir hala kana doymamýþsa. Çocuklarýn. halkýn varlýk koþullarý henüz gentilice örgütlenmeye uygun düþerken. Dahasý da var. Bu yüzden. bundan böyle Atinalýlara kabul ettirilmiþ bulunan durum.riedrich Engels Ailenin. çocuklarýný köle olarak yabancýlara satmak zorundaydý. Attika’daki bütün tarlalar. böylesine bir kargaþa olanaksýzdý. . eritici bir asit gibi. bunun altýda-biriyle yaþamasýna izin verilmiþse. burada onlarý zenginleþtiriyor ve mali serveti onlarýn elinde topluyordu. alacaklýyý borçluya karþý korumak. Meydana gelmesi için çalýþmadýklarý ve kesenkes kendi isteklerine karþý. Gentilice örgütlenme.Atina çevresiydi. Ve eski gentilice örgütlenme. eðer tarlanýn satýþ bedeli. ne de kabile. üzerinde bu mülkün þu kadar para için. geliþerek. para sahibi tarafýndan küçük köylünün sömürülmesini onaylamak için yeni bir de töre hazýrladý. ne de borç. onlarda anlaþýlmasý olanaklý olmayan bir þeydir.

Bunlarla birlikte. insanlar arasýnda deðiþimler yapýlmasý ve ürünlerin meta durumuna dönüþmesi sonucunu verdi. uzun dönemde.Ýrokualar. bu. yeni bir güç daha yarattýklarýný. parayý tüketirlerken. bunu deðiþim yoluyla elden çýkardýklarý andan itibaren. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . onu sömürmek ve ezmek için kullanýlmasý olanaklý bir duruma geldi. ne kendi öz ürününün sahibi (efendisi) kalabilir. birbiriyle çarpýþan karþýt sýnýflar biçiminde bölünmesi. bireysel toprak mülkiyeti ortaya çýktý. doðaya egemen olmaktan henüz çok uzaktýlar. önünde bütün toplumun eðilmesi gereken tek 108 . ürünlerinin denetimini yitirdiler. Yunanlýlarda baþka türlüydü. kýt ya da bol. bunu yeniden fethetmek olacak. üreticiler kendi ürünlerinin sahibiydiler: Barbarlardaki üretimin büyük üstünlüðü buradaydý. Ama Atinalýlar. en dar sýnýrlar içinde deviniyordu. isteyerek olmayan toplumsal kargaþalýklardý: gentilice baðlarýn kopmasý. gens ve aþiret üyelerinin. ormanlarýnda av bakýmýndan kaynaklarýn tükeniþi bir yana býrakýlýrsa. Üreticiler. Meta üretimi ile birlikte. kendi üretimlerine egemen bulunuyorlardý. ürünlerini artýk doðrudan doðruya kendileri tüketmeyip de. ürünlerin baþýna ne geldiðini bilmiyorlardý ve ürünün. ürünün üretici üzerindeki egemenliðini ne kadar çabuk kurduðunu öðreneceklerdi. uygarlýðýn baþlamasýyla yok oldu. bir gün. Bunun zorunlu olarak getirmesi gereken þey. bütün öbür metalarla deðiþimi olanaklý evrensel meta. bir kez bireyler arasýnda deðiþim doðduktan ve ürünler meta haline dönüþtükten sonra. Küçük bahçelerinde bazan verimin düþük olmasý.. eðer bireyler arasýndaki deðiþimi ortadan kaldýrmazsa. ne de kendi üretim sürecinin toplumsal etkileri üzerindeki denetimini koruyabilir. üreticiye karþý. Bu yüzden. geçim gereçleriydi. Sürüler ve lüks maddeler üzerinde özel mülkiyetteki geliþmeler. ama insanlar. ama kendileri için veri olan doðal sýnýrlar içinde. göl ve ýrmaklarýnda balýk bakýmýndan. yaþamak için [sayfa 339] kendilerine gerekli þeyleri saðlama biçimlerinin kendilerine ne getirebileceðini biliyorlardý. bugün insan tarafýndan doða üzerinde kazanýlan güçlü egemenlik ve artýk olanaklý bulunan özgürce ortaklaþma temeli üzerinde. herkes topraðý kendi hesabýna ekmeye baþladý ve az sonra da. Artýk. Ýþte ortaya çýkacak olan bütün kargaþanýn tohumu. Üretim. ama. ama asla getiremeyeceði þey. hiçbir toplum.riedrich Engels Ailenin. Bu durum.. ama . para da çýkageldi. gelecek kuþaklarýn görevi. bu durum içinde yatar.

bu kadar önemli olmayan bir sürü baþka gedikler de açýlmýþtý. henüz oturduðu evi satamýyorduysa da. küçük zanaatlar. ayrýca kendi çerçevesi içinde. alacaklý. gentilice örgütlenmenin sonu oldu. devlet sessiz sedasýz geliþiyordu. bundan ötürü. nüfus. özgür Atinalýlar sayýsýný çok aþacaktý. Son olarak. artýk dünyadan parayý ve tefeciliði kovamýyorlardý. denizcilik. kuþaktan kuþaða artýyordu. baþlangýçta. para kazanmak çok kolay olduðu için oraya yerleþen bir sürü yabancýyý Atina’ya çekmiþti ki. bunlar. ne de ortadan kaldýrabiliyordu. yaptýðý iþlere göre. sanayi ve ulaþtýrmadaki ilerlemelerle birlikte gitgide geliþmiþ bulunuyordu. eski iyi zamanlara dönüþ özlemi. ticaret. halk içinde yabancý ve tedirgin edici bir öðe olarak kalýyorlardý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 109 . oldukça duraðan gruplar biçiminde bölünüyor ve bu ortak çýkarlar. Kýsacasý bu. gens ya da kabile içinde kendileri için yer bulunmayan bir dizi yeni ortak çýkarlara sahip. egemenliðini [sayfa 340] Atinalýlara duyurdu. gözleri önünde doðmuþ olan bozukluklarýn en kötülerini bile. para.riedrich Engels Ailenin. borcun zorla ödenmesi gibi þeylere en küçük bir yer bulmakta da yetersiz kalmýþtý. ticaret. kendi çýkar- . yalnýzca paranýn görkemli yürüyüþü önünde güçsüzlüðünü göstermekle kalmamýþ. Önce kentle köy. tarým. gentilice örgütlenme. Buna karþý ne yapýlabilirdi? Eski gentilice örgütlenme. þimdi. herbiri. Çeþitli üretim kollarý. yeni görevleri zorunlu kýlýyordu. korunma ve haktan her zaman yoksun bulunduklarý için. geleneksel hoþgörüye karþýn. gentilice örgütlenme. Üstelik. arasýndaki iþbölümü. Bu sýrada. sonra kent sanayinin çeþitli kollarý arasýndaki iþbölümü tarafýndan yaratýlmýþ yeni gruplar. gentilice örgütlenmede. kölelik nedir bilmiyordu. bu özgür olmayan insan yýðýnýný sustalý maymun gibi tutmanýn yollarýný da bilmiyordu. özellikle bizzat Atina kenti içinde birbirine karýþýk bir biçimde yaþama durumlarý. birdenbire fýþkýrmýþ bu yeni güç. eski örgütlenmeye göre. kendi gensi dýþýndaki mülkleri satma hakkýna sahip bulunan bir Atinalý. Kölelerin sayýsý büyük ölçüde artmýþtý ve bu çaðdan itibaren. borçlu. vb. Ve kendi yaratýcýlarýnýn haberi ve isteði olmaksýzýn. gençliðin bütün hoyratlýðý içinde. ve küçük zanaatlarda birçok bölümler.evrensel gücü yarattýklarýný düþünmüyorlardý. gens üyeleri ve kabile üyelerinin bütün Attika topraklarý üzerinde. Ama bu arada. ne önleyebiliyor. Toplum günden güne bu çerçeveyi aþýyordu. Ama gene de yeni toplumsal güç pekala ortadaydý ve dindarca istekler.

yurtlarýna dönüþünü saðlamýþ olmakla övünür. Ama o zaman. Ve devlet. Solon Devriminde.larýný gözetmekle [sayfa 341] yükümlü yeni organlar yaratmýþlardý. bunun silah. kendine özgü bir güce gereksinmesi vardý ki. reformunun gerçekleþme biçimi burada bizi pek ilgilendirmez). þiirlerinde. birincisinden sonuncusuna kadar. bu güç. denizci Atinalýlarda.. masraflarý ödemek zorunda kalan. burjuva mülkiyeti kurtarmak için feodal mülkiyet kurban edilmiþti. gene bir baþka türden mülkiyetin zoralýmý. öbürünü koruyamaz. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Gentilice örgütlenme yardýmýna gelemediðine göre. Ve gerçekte. Þimdiye kadar. sonra da. siyasal denilen bütün devrimler.] bir þey kalmýyordu. Bu kurum. Bu. ayný zamanda kendini eski örgütlenme zararýna daha da güçlendirerek. bütün devrimler. ancak mülkiyete açýk bir saldýrýyla mümkün olabilirdi.. her þeyden önce. bir baþka mülkiyet türüne karþý korunmasý için yapýlmýþlardýr. ancak mülkiyete saldýrarak varlýðýný sürdürebilmiþtir.riedrich Engels Ailenin. oniki bölgeye ayýran nokrari’ ler kurulmuþtu. böylesine bir köleleþmeye 110 . çalýnmasýyla tamamlanmýþtýr. bölüyordu. özgür Atinalýlarýn. ama belirli türden bir mülkiyetin korunmasý için yapýlmýþ. Pek iyi bilinmeyen. özel mülkiyet. ama akrabalýk gruplarýna göre deðil.. ve . Solon anayasasýyla. genç devletin.. ikibinbeþyüz [sayfa 342] yýldan beri.ransýz Devriminde. donatým ve tayfasýný saðlamak zorundaydý ve ayrýca. bir savaþ gemisi yapmak. küçük deniz savaþlarýný ve ticaret gemilerinin korunmasýný gözeten bir deniz gücünden baþka bir þey olamazdý. Borçlar düpedüz silindi. sömürülen halka. Solon (MÖ 594’te. doðmakta bulunan devletten baþka [sarýlacak -ç. Bu o kadar doðrudur ký. iki de atlý veriyordu. Ve sonra. önce mülkiyete bir darbe indirerek baþlattý. halký ilk kez olarak kamusal ereklerle. mülkiyetin . alacaklýlarýn mülkiyeti oldu. . halkýn imdadýna yetiþti. Birine dokunmadan. ama Solon’dan önceki bir dönemde her aþireti. her nokrari. yeni yeni görevler çýkmýþtý. artýk silahlý halkýn bütünüyle bir olmayan bir kamu gücü yaratýyordu. ama Solon. borçlanmýþ tarlalardaki ipotek taþlarýný kaldýrtmýþ ve borçlanmýþ bulunduklarý için yabancý ülkelere köle olarak satýlmýþ ya da oralara kaçýp sýðýnmýþ kimselerin. birlikte oturduklarý yerlere göre. belirli bir mülkiyet türünün. borçlularýn mülkiyeti yararýna. gentilice örgütlenmeye iki yönden zararlý oluyordu. önce. Ayrýntýlarýný tam olarak bilmiyoruz. Çünkü. baþka bir deyiþle. siyasal devrimler diye adlandýrýlan diziyi.

bir kimsenin en çok ne kadar topraða sahip olabileceði saptandý. ve en yüksek görevler yalnýzca birinci sýnýfýn üyeleri tarafýndan doldurulmuþtu. hem de en geliþmiþ olanlarýnýn. her aþiretten yüz olmak üzere. Süvari. devletlerden birçoðunun. üçüncü sýnýf askerlik görevini aðýr piyadede yapmak zorundaydý. Devletin yurttaþlarýnýn haklarý ve görevleri. dördüncü sýnýf. öte yandan yurttaþlarý topraklarýna ve topraklarýnýn gelirine göre.riedrich Engels Ailenin. ilk iki sýnýftan çýkýyordu. gentilice örgütlenme yeni bir yenilgiye [sayfa 343] uðramýþtý. Çünkü Solon. bu kurum ancak geçici . servet ayrýcalýklarý biçimi altýnda kýsmen yeniden tanýnmýþ oldular.dönüþlerini engellemek sorunu ortaya çýkýyordu. dördüncü sýnýfa düþüyordu. kendisi aracýlýðýyla eski örgütlenmenin yeni devlet gövdesine sokulduðu tek yön bu oldu. Ama. Bu deðiþikliklerin bizim için en önemlileri þunlardýr: Konsey. Hatta Atina’da bile. dört sýnýf. siyasal haklarýn servete göre belirlenmesi. zýrhsýz hafif piyade ya da donanmada hizmet ediyor. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 111 . Bununla birlikte. bu kuruma gereksinme duymamýþ olduklarý da bir gerçektir. Aristokratik ayrýcalýklar. köylü topraklarýna karþý duyduklarý açlýðý hiç olmazsa biraz sýnýrlandýrmak için. soylularýn. bütün yasalar burada yapýlýyordu ve dördüncü sýnýf da burada çoðunluðu oluþturuyordu. dördüncü sýnýfýn. Ayrýca. hala temel kalýyordu. toprak mülklerinin büyüklüðüne göre ölçüldü ve mülk sahibi sýnýflarýn etkisi arttýðý ölçüde. Bütün resmi görevler ancak üç yukarý sýnýfýn üyeleri tarafýndan tutulabiliyordu. Sonra düzende deðiþiklikler oldu. Bu iþ. ya da hiç olmayan herhangi bir kimse. Ayrýca. her. dörtyüz üyeye çýkarýldý: Öyleyse burada. kendileri olmadan devletin varolamayacaðý kurumlardan biri deðildi. ilk üç sýnýf için en az verimdi. 300 ve 150 medimn tahýl (1 medimn=41 litre dolaylarýnda). ama bütün görevlilerin seçilmiþ olduklarý ve hesap vermek zorunda olduklarý yer burasýydý. 500. daha az topraðý olan. ama asýl güç halkta kaldý. devletlerin anayasal (constitutionnelle) tarihi içinde büyük bir rol oynamýþ olmasýna karþýn. Bu kurum. yeni bir askeri örgütlenmenin temelini oluþturdular. aþiret. örneðin borçlunun kiþiliði üzerinde güvenceye baðlanan ödünç sözleþmesinin yasaklanmasý gibi genel önlemlerle yapýldý. dört sýnýf biçiminde böldü. ve o zaman kuþkusuz bir para da alýyordu. Öyleyse burada düzene yepyeni bir öðe giriyordu: özel mülkiyet. þeyden önce. yalnýzca halk meclisinde söz alma ve oy verme hakký vardý. eski kandaþlýk topluluklarý geri plana geçti.

kabileler ve aþiretler. eski aristokratik gücün görkemli bir rakibi büyümüþtü. özellikle köleler ve Atinalý olmayan müþteriler sömürüldü. yabancý göçmenler (metek’ler). halk deðil. bir dolu Atinalý yurttaþ hiçbir gense ait deðildi. yalnýzca yurttaþlarýn. egemen çalýþým kollarý durumuna geldiler. kendi baþlarýna bir erek durumuna gelmiþlerdi. artýk ilkel ve geliþmemiþ zamanlardaki gibi. bütün görevler her yurttaþa açýk hale geldi. Atina toplumu. siyasal bakýmdan toprak üzerin- 112 . siyasal topluluklar (corps politiques) meydana getirmek için tamamen elveriþsiz bir duruma gelmiþlerdi. Kleisthenes. öbür yandan. Uygarlýk ilerliyordu. Toprak mülkiyetinin aþýrý yoðunlaþmasýna olduðu gibi. yavaþ yavaþ sonraki yüzyýllar süresince geliþmekte devam ettiði yönü aldý. parasal zenginlik. yalnýzca oturulan yerdi. daha önce nokrari’lerde denenmiþ. zengin sanayici ve tüccarlarýn yeni sýnýfý içinde. Taþýnýr servet. mülk (biensfonds) elde etmenin basit bir aracý olmaktan çýkmýþlar. ama eski kandaþ topluluklardan birine kabul edilmemiþ bulunan göçmenlerdi. Bu örgütlenme yerine. ama. köle ve gemi sahipliði biçimindeki zenginlik durmadan artýyordu. yalnýzca oturma (ikamet) hakkýndan yararlanýyorlardý. esnaflýk ve küçük zanaatlar. soylular. ama onlarla birlikte. kentte yaþama haklarý kabul edilmiþ. bunlarýn yanýsýra sayýlarý durmadan artan yabancý göçmenler de vardý.riedrich Engels Ailenin. Baþlardaki. Bundan sonraki seksen yýl boyunca. [sayfa 344] eski ayrýcalýklarýný yeniden elde etmeye çabalýyorlardý ve bir süre için üstünlüðü yeniden ele geçirdiler: Bu durum. yeni anayasasýnda. ama bunlar. Artýk önemli olan kandaþ gruplara iliþkinlik deðil. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Solon’dan önceki toprak tefeciliðinin azgýnlýðýna da bir son verildi: Kölelerin çalýþmasý sayesinde gitgide daha geniþ bir ölçüde uygulanan ticaret. gentilice örgütlenmenin son kalýntýsý da devrildi. bunlar.bir rol oynadý.[169] Bu sýrada. parti kavgalarý devam ediyordu. eski gentilice örgütlenmeden arta kalanlar da son dayanaklarýný yitirmiþlerdi. toprak bölündü. kendi hemþerilerinin hoyratça sömürülmesi yerine. Kteisthenes Devrimi (MÖ 509) onlarý kesin olarak devirene kadar sürdü. oturduklarý yere göre bölünmesi üzerine kurulu yepyeni bir örgütlenme geçti. Aristeides’ten baþlayarak. gensler ve kabileler üzerine kurulu eski dört aþireti dikkate almadý. Böylece. bundan ötürü. Üyeleri þimdi bütün Attika içinde daðýlmýþ ve tamamen birbirine karýþmýþ bulunan gensler.

Bütün Attika. piyadeye komut veren taksiark’ý ve aþiret topraklarý üzerinde silah altýna alýnan herkesi emri altýnda bulunduran stratej’i. herbiri kendi kendini yöneten yüz demos. Yerel aþiret. bir aþiret oluþturuyordu. Her demos’ta oturan yurttaþlar (demote’ ler). Modern devletin en yüksek geliþme derecesinde ulaþmýþ bulunduðu birlik. ve ister göçmen. her Atinalý yurttaþýn girme ve oy verme hakkýna sahip bulunduðu halk meclisi tarafýndan yönetilen Atina devletiydi. geleneksel görüþ ve düþünüþ biçimleri daha uzun süre sürüp gitti ve ancak yavaþ yavaþ yokoldu. küçük anlaþmazlýklar üzerinde yargýlama yetkisine sahip otuz yargýçla birlikte. Morgan’ýn çok doðru olarak düþündüðü gibi. Ama eski gentilice çaðlarýn tinsel etkisi. bunun böyle olduðu görüldü: Devletin önemli bir özelliðinin. buna yerel aþiret [Ortsstamm] denildi. gücü demote’ler meclisi elde tutuyordu. þefleri (demark) ve hazinecilerini seçiyorlardý. süvariye komut veren kabile ya da aþiret þefini. yönetim ve yargýlama alanýnýn çeþitli iþlerini yürütüyorlardý. tayfalarý ve komutanlarýyla birlikte beþ savaþ gemisi verir ve adým taþýdýðý bir Attika kahramanýný kutsal koruyucu olarak kabul ederdi.riedrich Engels Ailenin. Amerika’daki kendi kendini yöneten kentsel komünün ilk örneðidir. Demos içinde. topraðýn basit tamamlayýcýlarý durumuna geldiler. Bunun yanýsýra. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 113 .de oturanlar.] yoktu. Bu yeni anayasayla. ister azatlý köle olsun. eski soydaþ aþiretten [Geschlechtsstann] farklý olarak. kan baðlarý üzerine kurulu örgütlenmenin organlarý. ya da komün (bucak) bölgesi halinde bölündü. bu. ayný zamanda bir askeri topluluktu da. yerel aþiret. Atina’da. oturma hakkýna sahip çok sayýda yabancýnýn kabulüyle. kamu iþlerinden uzaklaþtýrýlmýþlar. arhont’ larla öbür görevliler de. özel dernekler ve dinsel tarikatlar durumuna düþmüþlerdi. Bundan baþka. kendi öz topraklarýyla koruyucu tanrýlarý ya da kahramanlarý vardý ve bunun rahiplerini de kendileri seçiyorlardý. yalnýzca kendi kendini yöneten siyasal bir topluluk deðildi. [sayfa 345] Bütün bunlarýn sonucu. en sonunda. yerel aþiret seçiyordu. kendi köþelerinde. Baþka bir devlet kurumu aracýyla. ama. Bu birimlerden ya da demos’lardan (deme) on tanesi. Son olarak. Atina’da doðan devletin hareket noktasý oldu. on aþiretten seçilmiþ beþyüz üyeden kurulu konsey ve. Atina’daki konseye elli üye seçiyordu. halktan ayrý bir kamu gücü . yürütme gücünün baþ görevlisi (fonctiormane supréme) [olarak çalýþan biri -ç.

bu jandarmayý meydana getirenler. Atina henüz bir halk ordusu ve doðrudan doðruya halk tarafýndan saðlanan bir donanmadan baþka bir þeye sahip deðildi.ransýzlarý. ama henüz gençti ve gensin eski üyelerine [sayfa 346] utanýlacak bir þey gibi görünen bir mesleði saygýdeðer kýlmak için yeterli manevi otoriteye sahip deðildi. onlar için.olmasýna dayandýðýný gördük. kendisini böyle bir alçaklýða vermektense silahlý bir köle tarafýndan tutuklanýp götürülmeyi yeð tutuyordu. devlet kadar eskidir. aþaðýlýk bir þey olarak düþünülüyor * Bir sözcük oyunu: national policées . kölelerle özgür insanlar. toplam olarak 90. Ama.riedrich Engels Ailenin. kölelerdi. büyük atölyelerde birlikte çalýþmalarý sonucuydu.000 metek –yabancý ya da azatlý– vardý. ya kendi bedensel çalýþmalarýyla kölelerin çalýþmasýna rekabet etmek –ki bu. en az 18 köle ve ikiden çok metek düþüyordu. Kölelerin çok sayýda oluþu. gözeticilerin denetimi altýnda. Toplumsal ve siyasal kurumlarýn temelinde yatan sýnýf karþýtlýðý. bunlar onu dýþarýya karþý koruyor ve bu çaðdan itibaren nüfusun büyük çoðunluðunu oluþturan köleleri boyunduruk altýnda tutuyorlardý. Landjager’den baþka bir þey olmayan bir polis kurdular. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .000 dolaylarýnda özgür yurttaþ. Servetin. En parlak çaðýnda. özgür Atinalýya öylesine alçaltýcý görünüyordu ki. Güney Almanya ve Ýsviçre’de denildiði gibi.. Devlet. kadýnlarla çocuklar dahil. ve bu yüzden 18. polis. Bu aynasýzlýk mesleði. Atina’da. nations policées’de* sözediyorlardý. her iki cinsten 365. yüzyýlýn saf . yapýmevlerinde.uygar uluslar ya da polisli uluslar anlamlarýna gelir. Ýþte bu. Demek ki. onur kýrýcý. her yetiþkin erkek yurttaþ baþýna. artýk soylularla halktan insanlar arasýndaki karþýtlýk deðil. -Ed 114 . Demek ki.. aralarýnda çoðunun. metek’lerle yurttaþlar arasýndaki karþýtlýktý. ticaret ve sanayiin hýzlý geliþmesi. bundan böyle ana çizgileriyle tamamlanmýþ bulunan devletin. kamu gücü kendini önce polis biçimi altýnda göstermiþti. Atinalýlarýn yeni toplumsal durumuna ne kadar uygun düþtüðünü gösterir. Bu anlatýlan zamanda.000’den çok köle ve 45. Ama. Yurttaþlar karþýsýnda. hala gensin eski zihniyetiydi. çok sayýda özgür yurttaþ yoksullaþtý. servetler az sayýda elde birikip yoðunlaþtý. polis olmadan varlýðýný sürdüremezdi. ticaret ve sanayiin geliþmesiyle birlikte. devletleriyle ayný zamanda piyade ve atlý okçulardan kurulu gerçek bir jandarmadan. uygar halklardan deðil. Atinalýlar.

asýl eski ülkesinde varlýðýný sürdürmekte devam eden bir ana-gensin uzantýsýndan baþka bir þey deðildi. Aracý halka. organik aþiret örneðine göre yapýlmýþlardýr. eski bir gerçek aþiretin bulunmuþ olmasý da olasýlýk dýþý deðildir. ve son olarak. çoðu durumda.ve pek de baþarý vaadetmiyordu–. Bütün bu öykü. Prenslerin dalkavuðu ukala Avrupalýlarýn iddia ettikleri gibi. Atina’yý yýkan demokrasi deðil. çok geçmeden. bununla birlikte. ya da kopuk takýmý (verlumpt) arasýna düþmekten birini seçmek kalýyordu. öyleyse bunlarýn sayýsý otuzdu. akraba öðelerden ve eski. genel olarak devletin kuruluþu bakýmýndan. zorunlu olarak bu ikinci çözüm biçimini seçtiler. ve son olarak. bütün saflýðýyla. ve büyük yýðýný bunlar oluþturduðundan. yapay bileþimlerinin damgasýný taþýyorlar.] bir aþiret. gens dýþýnda. Atinalýlarda devletin oluþumu. alýnlarýnda. Roma gensinin. . [sayfa 347] VI ROMA’DA GENS VE DEVLET Roma’nýn kuruluþu üzerindeki efsaneden. gene yüz gensten meydana gelmiþ sabellique [eski Ýtalyan halkýndan -ç. özellikle belirleyici bir örnektir. iç ya da dýþ saldýrý desteði olmaksýzýn gerçekleþtirildiði –Psistrat’ýn zorbalýkla baþa geçtiði kýsa süreden hiçbir iz kalmadý–. özgür yurttaþýn çalýþmasýný yadsýyan kölelik düzenidir. on gensten meydana geliyor ve küri (curie) adýný taþýyordu. gentilice toplumdan. Bu aþiretler. söylentiye göre bunlara. Veri olan koþullar içinde. çeþitli öðelerden bileþik ve bu da yüz gensi kapsayan bir üçüncü aþiret katýlmýþtýr.Yunan gensiyle ayný kurum olduðu bilinir. bu devletin bellibaþlý bütün özelliklerini yeteri kadar bildiðimiz için.riedrich Engels Ailenin. ilk yerleþmenin bir aþiret biçiminde toplanmýþ belirli bir sayýda (efsaneye göre yüz) Latin gensin eseri olduðu çýkýyor. kabile. burada aþaðý yukarý ilkel hiçbir þey bulunmadýðýný gösteriyor. ama çoðu zaman. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 115 . doðrudan doðruya çok geliþmiþ biçimde bir devlet: bir demokratik cumhuriyet çýkarttýðý. üç aþiretten herbirinin çekirdeðinde. öbür yandan. ve gensin kendi de. bir yandan. yapay olmayan. böylece Atina devletinin tamamen yýkýlmasýna yol açtýlar.

Roma’da bu yüküm asla yazýlý yasa durumuna gelmemiþtir. kendini. miras. (Kinktilia) gensinin hala kendi özel mezarlýðý vardý. soylu Claudius gensi. gentilitia’lar** herkesçe bilinir. baþlangýçta. Amerikan kýzýlderililerinin bize ilkel biçimini sunduklarý bu toplumsal birimin daha geliþmiþ bir biçimiydi. Miras hukuku da bu kuralýn bir kanýtýdýr. kent içinde kendisine ayrýlmýþ bulunan toprak payýný ve ortak mezarlýðý almýþtý. Bildiðimiz en eski yazýlý Roma yasasý olan Oniki Levha Yasasýna[170] göre. erkekle kadýnýn ayný gentilice ada sahip bulunduklarý bir tek çift yoktur. gensinden çýkar. -ç. Þenlikler. gentilice törenin. kendisi de. hiç olmazsa kentin ilk zamanlarýnda. bu Roma gensi için de söylenebilir. Burada. -ç. 4° Gens içinde evlenmeme yükümü. birbirine mirasçý olma hakký. burayý daha kýsa anlatabiliriz. gentilitius tumulus’de* gömülmüþtü. yavaþ yavaþ [sayfa 348] sarsýldýðýný görüyoruz. evlenmekle yasal akrabalýk (agnatiques) haklarýný yitirir. erkenden). çocuklarý da babasýnýn ya da babasýnýn erkek * Gens höyüðü. 3° Ortak dinsel törenler. Yunan gensinde olduðu kadar. ters olarak gösteriyordu. Öyleyse. Demek ki. bu durum. sakra’lar. çocuklar yoksa. 2° Ortak bir mezarlýða sahip olma. servet artýþý ve tek-eþliliði haklý gösteren yeni yasal önlemler tarafýndan. Roma gensinde de daha baþlangýçta. ** Gensin kutsal törenleri. doðal mirasçý olarak çocuklara kalýrdý. onlar da yoksa gens üyeleri mirasçý olurlardý. Oniki Levhada. Roma gensi. Bütün durumlarda servet gens içinde kalýyordu. servet. pratikte önce agna’lar ve son olarak da çocuklar ve çocuklardan gelen erkek soyuyla sýnýrlandýrýlmýþtýr (ve yukarda belirtmiþ olduðumuz gibi. Regillum’dan Roma’ya göçtüðü zaman. Adlarý bize kadar ulaþmýþ çok sayýda Romalý çift arasýnda.riedrich Engels Ailenin. bütün gens üyeleri için eþit olan miras hakký. Kadýn. Öyle görünür ki. ama töre varlýðýný sürdürdü. babalýk hukuku egemen olduðundan.Yunan gensi. önce. þu kuruluþa sahipti: 1° Gens üyeleri için. Augustus zamanýnda bile. elbette. Tötoburg Ormanýnda öldürülmüþ olan Varus’un Roma’ya getirilen baþý. 116 . kadýn soyundan gelenler mirastan yoksun býrakýlýrdý. agna’lar (erkek tarafýndan akrabalar) ve. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . gens içinde kalýyordu.

azatlýlarýn. 6° Gens üyeleri için karþýlýklý yardým ve koruma görevi. gentilice haklara sahip olmaksýzýn. eski efendilerinin gentilice adýný almalarýna izin verildi. onun yasýný tuttu. bir aileye kabul biçiminde yapýlýyordu (Amerika yerlilerinde olduðu gibi). Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 117 . kendi gensinin hiçbir üyesiyle evlenemediði zaman bir anlam taþýr. hep vardý. yabancýnýn gens üyeliðine kabulü sonucunu veriyordu. topraðýn kýsmen aþiret mülkiyetinde kýsmen gens mülkiyetinde. daha baþýndan itibaren öylesine bir üstünlükle ortaya çýktý ki. bütün gensi. aralarýnda birleþtiler. bu da. bize kýrýntýlardan baþka bir þey göstermiyor. Appius Claudius tutuklandýðý zaman. hatta bunlarýn bir tek ve ayný aileden seçilmeleri geniþ ölçüde kural haline gelmiþ de bulunsa.[171] gensler. 9° Þefi seçme ve görevden alma hakkýnda hiçbir yerde sözedilmemiþtir. baba tarafýndan gensin miras payý yitirilmiþ olurdu. imparatorlar çaðýna kadar varlýðýný sürdürdü. Latin aþiretlerinde. Roma ile Kartaca arasýndaki ikinci savaþ sýrasýnda. bu nitelikler. gens þefleri (principes) için de. haksýzlýklara karþý koruma hakký. tutsak edilen üyelerini parayla kurtarmak için. kýsmen de. o sýralarda karý-koca ailesi kurmalarý mümkün bulunmayan evlekler (Haushaltungen) mülkiyetinde olduðunu görüyoruz. bunlar tarafýndan seçildiði için. Bu iþ. Bununla birlikte. ancak kadýn. Bu hak.riedrich Engels Ailenin.] rahipleri bile. 8° Yabancýlarý gens üyeliðine kabul etme hakký. Bireyler arasýnda. ve kürilerin [kabilelerin -ç. 7° Gentilice adý taþýma hakký. bütün cumhuriyet [sayfa 349] tarihinin yöresinde döndüðü genslerin elinde toprak bulunduðunu da görüyoruz. ayný biçimde. ilk toprak bölünmesini Romülüs’ün yaptýðý söylenir. devlet topraklarý bir yana. 5° Ortak bir toprak mülkiyeti. Bu durum. Roma’nýn ilk zamanlarýnda. yoksa. kiþi baþýna bir hektar (iki jugera) dolaylarýnda olmak üzere. Roma devleti. aþiret topraklarýnýn paylaþýlmasýna baþlanmasýndan itibaren. Bu mülkiyet. Bir Roma gensinin ayýrýcý nitelikleri bunlardý. hemen devletin haksýzlýklarýna karþý koruma hakký biçimine girdi. kralýnkinden baþlamak üzere bütün resmi görevler seçim ya da onaylamayla verildiði. bir Ýro- . Daha önce tamamlanmýþ babalýk hukukuna-geçiþ bir yana. Ama. Senato bunu yapmalarýný yasakladý. çok daha sonralarý.kardeþlerinin mirasçýsý olamazlar. ilkel zamanlarda. iþin baþka türlü olmadýðýný varsayabiliriz. Yazýlý tarih. hatta kiþisel düþmaný olan gens üyeleri bile.

kendi topluluðunu býrakarak. ona üye olmak hak ve görevine sahiptir. Titus Livius’ýn * Kendi soyu dýþýnda evlenebilme hakkýnýn -ç. hatta en ünlü tarihçilerimizde bile Roma gens rejimi üzerinde hüküm süren karýþýklýk. 9-ll). Evli kadýnýn. I) þunlar okunur: “Ailenin bütün erkek üyelerinden baþka. evlenmekle.. Roma gensi dýþ-evlenen deðil.. ama yanaþýklar (familiers) ve korunuklar (clients) dahil. mezarlar ve ortak miraslarla birleþmiþ bir topluluktur ve kiþisel bakýmdan özgür olan herkes. eðer tamamen deðilse. Cumhuriyet ve Augustus çaðlarýnda Romalýlarýn özel adlarý üzerindeki incelemesinde (Römische . evli kadýnlarýn taþýyacaðý soyun adýný belirlemektedir. yani kadýnlar da.kua gensindeki hak ve görevlerin sadýk bir imgesidir.orchungen.riedrich Engels Ailenin. Öbür halklar üzerine bütün bildiklerimizle çeliþki durumunda bulunan bu kaný. Þurasý çok kesindir: eski dinsel evlilikte. kocasý tarafýndan böylece kabul edildiði ve ailesi içine girdiðine göre. kadýn. Ama bu “dýþardan” evlenmeler ortaya çýkýnca. yalnýzca kendi gensleri içinde evlenebildiklerini ileri sürüyor. çocuklarý ve onlarýn gens üyeleriyle miras ortaklýðý durumuna girdiði. iç-evlenendir. kadýnlar da soyun adýný (nom patronymique) taþýrlardý. bu güçlüðün ortaya çýkmadýðý doðrudur. hâlâ.” Günümüzde. ilk zamanlarda. . bir gense ait bulunan kadýnlarýn. Berlin. Mommsen. olasý. –gerçek. bu hakkýn. kendi soylarýnýn dýþýnda evlenmekte büyük güçlüklerle karþýlaþtýklarý tanýtlanmýþ bulunuyor. Aþiret [Stamm] [Mommsen burada gensi böyle deyimliyor] . Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . 1864. hakkýnda yalnýzca bir örnek vereceðiz. her þeyden çok. burada da.. Kadýn.. þenlikler. elbette köleler [sayfa 350] dýþta kalmak üzere. gentis enuptio’nun* daha 6. hatta saymaca– ortak bir soy-zincirinden gelen. kadýn.. onun soyuna nasýl yabancý kalabilir?” (s. 118 . Demek ki. öyleyse. Ama ortaya bir güçlük çýkaran þey. yüzyýlda ödün niteliðiyle kiþisel bir ayrýcalýk olarak verilmekte olduðu da tanýtlanmýþtýr. tamamen kocasýnýn ait olduðu yasal ve dinsel topluluða geçer. “Ýrokualý açýkça kendini gösterir. kocasý. yalnýzca kendi soyundan biriyle evlenme hakkýna sahip olduðu sürece. kimsenin bilgisi dýþýnda deðildir. ayný biçimde. kendi gens üyeleri karþýsýnda. kocasýnýn aþiretine göçmek zorunda kaldý. aktif ve pasif miras hakkýný yitirdiði ve buna karþýlýk. baþlangýçta. uzun bir süre boyunca.. ve kadýnlarýn. Kadýnýn. Mommsen’in. c.

bu parçaya göre. dul kaldýktan sonra. Senato. yoksa. kadýn bu hakký kullanýrsa. vasiyetnameyle. gens dýþýnda evlenme hakkýný verebilirdi. erkek de ayný þeyi yapma zorundaydý. not.] hukuksal bir anlamsýzlýða varýrýz. bütün gens üyelerinin de onamasý gerekliydi.ecenia’ya gens dýþýnda evlenme hakký veriliyor.. bu. Ama hangi gens dýþýnda? Eðer kadýn. onu kullanmak. ne de çok olarak. Bunu söylemek. kadýn bulamazdý. erkeðin kendi hesabýna sahip olmadýðý bir hakký. Hiç kuþku yok ki.uti . ve bu yüzden þu varsayýmý öne sürer: “Soy dýþýndan evlenmek için. yani . baþka hiçbir sýnýrlamaya baðlý bulunmayan mutlak bir haktýr. karýsýna.) Ýlk olarak. bizzat kocasýnýn verebileceðinden ne az.ecenia’ya veriyor.riedrich Engels Ailenin. çok gözüpek bir varsayýmdýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 119 . Mommsen’in varsaydýðý gibi. ve ikinci olarak. gens dýþýndan evlenmek ve kendine bir vasi seçmek hakkýna sahip olabilirdi. bölüm XIX).” (s. [böylece -ç.ecenia için hiçbir haksýzlýk çýkmamasýna gözkulak olmalarýný buyurur. kendi servetinden yararlanmak. Ve gene kuþku yok ki. vasiyetnameyle karýsýna verebildiðini söylemektir. sözü geçen parçanýn apaçýk metniyle çeliþme durumundadýr. Mommsen’in varsayýmý. Öyle ki. koca. özgür durumda bulunan bir erkekle evlenebilirdi. eðer kadýn gens içinde evlenme zorunda idiyse. Ýkinci olarak. deminutio. hukuksal bakýmdan yalnýzca kadýný otoritesi altýnda bulunduran kocanýn onamasý deðil. ama ona verdiði þey. Romanýn kuruluþundan sonra 568 yýlýnda.. kendi gensinin içinde evlenme zorunda olsaydý. þöyle bir karar vermiþti: “. gentis enuptio. Ama. ob id fraudi ignominiaeve esset”. yani MÖ 186’da. Senato. gensteki bu iç-evlenme savýdýr.] olan . hiç de kabul edilebilir gibi görünmüyor. 10. utique ei ingenuo nubere liceret. evleneceði kiþiye kötülük ve utanç yüklemeksizin. önce tanýtlanmasý gereken þey. burada bir azatlý [cariye -ç.çok tartýþmalý bir tek parçasýna dayanýr (Kitap xxxýx. tutoris optio item esset quasi ei vir testamento dedisset. hatta Senato. bundan . Öyleyse.ecenia Hispallae datio. mevcut ve gelecekteki konsül ve yargýçlara.ecenia Hispalla. kocanýn yerine. Öbür varsayým: kadýn bir baþka gensten bir erkekle evleni- . yeni kocasý da bundan kötülük görmeyecektir. bu hakký . elbette. evlendikten sonra da bu gens içinde kalýrdý. neu [sayfa 351] quid ei qui eam duxisset. sanki [ölen] kocasý kendisine vasiyetle bu hakký vermiþ gibi. Mommsen de bunu anlar.

özgür bir istenç eylemiyle –evlenmekle– bu gens içine sokan. gens dýþýndan 120 . bu da. kocanýn gensine geçiyordu. yani bir gens üyesinin serveti kadýna kalýr. kocasýnýn ölümü üzerine. onu her þeyden önce. kadýnýn ikinci bir evlenmeyle bu gensi býrakmasýna izin vermek için yetkili kiþinin de o olmasý. kadýn. kocasý. Öyleyse. oldum olasý dýþ-evlenme olarak kabul ettiðimiz andan itibaren. baþka kimseyle deðil. O zaman. kabul ediliþinin niteliði. ve bunun sonucu. Gensin üyesi olmuþtur. yalnýzca þu anlama geliyordu: “Azatlý (libertae) kýzlar. Eðer bir ayrýklama yapmak gerekirse.yor. Roma gensinin iç-evlenme üzerindeki eþsiz düþünü býraktýðýmýz ve onu. doðal görünür. erkek. hiçbir kan iliþkisi olmaksýzýn. ve kaný. servetin bu bölümünü yabancý bir gense geçirmesine yetki verdiði anda. onu. ilk kocasýnýn bir gentilice akrabasýyla evlenmeye zorlamak çok doðaldýr. yeni gensi içinde bambaþka bir duruma sahiptir. özel izin olmaksýzýn. üzerinde bir söz bile söylemeye deðmez. bu servetin gens içinde kalmasýný istemek. kadýna mallarýnýn bir bölümünü vasiyetle býraktýðý ve ayný zamanda evlenmekle ya da evlenme sonucu. Mommsen’in de aslýnda bu türlü durumlar için kabul ettiði gibi. Kadýnýn kendisine. Baþka bir deyiþle. [sayfa 352] sözü geçen parçaya göre. yabancýsý bulunduðu bir gensin iþlerini düzenlemekle ilgili önlemler alma hakkýna sahip oluyordu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Bu öylesine saçma bir þeydir ki. ama kendi gensinin içinde kalýyordu. kadýný bununla yetkili kýlmak için. Öyleyse. olup bitenler iyice görülebilir ve her þey kendiliðinden anlaþýlýr. gensin evlenme birliðine kabul edilmiþtir. Son bir varsayým daha kalýyor ki. kuþkusuz çok [sayfa 353] sayýda savunucu bulmuþtur: [buna göre -ç. ona bu serveti býrakmýþ olan kiþiden.] Titus Livius’un parçasý. bu servet henüz kendisine aittir. demek ki. ve kocasýnýn gensiyle olan iliþkilerine gelince. bütün olaylar zinciri hemen açýklanýr: Evlenmekle eski gensinden kopmuþ ve kocasýnýn gentilice grubu içine kabul edilmiþ bulunan kadýn. yani ilk kocasýndan daha yetenekli kim olabilir? Ýlk kocasý. Öyleyse. Öyleyse bir tek varsayým kalýyor: kadýn ilk olarak bir baþka gensten biriyle evleniyordu. Kýsacasý. kocadýr. evlenmekle içine girmiþ bulunduðu genste içerden evlenme yasaðýndan kurtarýr. kadýnýn kendi öz gensi dýþýndan evlenmesine izin verme hakkýna sahip bulunuyordu.riedrich Engels Ailenin. bundan baþka. mallarýna tam anlamýyla sahiptir. adam. ama. Morgan’la birlikte. onun.

Söylentiye göre. ve onlar için bir gens içinden evlenme yükümlülüðü artýk sözkonusu edilemez. On küri. toplu durumda. Ama bu fikir ayakta duramaz. bu rahipler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 121 .riedrich Engels Ailenin. bir erkek çocuðu. ya da capitis deminutio minima * gereðince. kuþkusuz öbür Latin aþiretleri gibi. burada küri (curie) diye adlandýrýlan ve Yunan kabilesinden (fratrisinden) daha önemli kamusal görevlere sahip bulunan bir kabile [sayfa 354] oluþturuyordu. gene Titus Livius’ta. Berlin 1856.” (Lange. bir aþiret meydana getiriyordu. -ç. seçilmiþ bir þe* Aile haklarýnýn yitirilmesi. Römische Altertümer.(e gente enubere) evlenemezler. ama evlenmekle. enubere (dýþardan evlenmek) sözcüðüne.abien savaþa gitmiþ ve hepsi de bir pusuda öldürülmüþ. burada Huschke’ye baþvuruluyor.]. gense uygulanmaz. yalnýzca üç kez raslanýr. öyleyse bu parça. üçyüzaltý . varlýðýný yalnýzca bu parçaya borçludur. ya da ayný biçimde özgür kadýnlarla da ilgilidir. tam tersine. ayný zamanda gentilice topluluðun liberta’sýndan çýkma sonucunu verebilecek eylemlerden herhangi birine giriþemezlerdi. [bu sözcük. I. bu aþiret.) Eðer bu varsayým doðruysa. Romalý kadýnlarýn yalnýzca gens içinden evlenebilecekleri fantezist fikri. Çünkü iki þeyden biri: bu parça. genel kural olarak kadýnýn. soylu (patricienne) bir gens. kullanýldýðý yerlerde -ç. Her kürinin kendi dinsel pratikleri. Mommsen’e karþý ve Morgan’dan yana tanýklýk eder. sözü geçen parça. komþu Veies kentine karþý bir sefere giriþebildi. Söylemiþ olduðumuz gibi. ya azatlý kadýnlar için geçerli bazý kýsýntýlarla ilgilidir. . 195. tapýnaklarý ve rahipleri vardý. gensin varlýðýný sürdürmüþtür. kocasýnýn gensine geçtiðini gösterir. bizim Titus Livins’tan aldýðýmýz parçayla ilgili olarak.abienler gensi. ve o zaman. Romalý rahipler topluluklarýndan birini oluþturuyorlardý. Enuptio gentis deyimi yalnýzca bu parçada ortaya çýkar ve bütün Roma yazýnýnda bir daha görünmez. gentilice baðlar öylesine güçlüydü ki. kendi gensinin dýþýndan evlendiðini. özgür Romalý kadýnlarýn durumu üzerine hiçbir þey kanýtlamýyor demektir. Roma’nýn kuruluþundan üçyüz yýl kadar sonra bile.]. c. ki baþlangýçta. . s. ölmeyen bir tek kiþi. ve o zaman. on gens. ve o zaman özgür durumda bulunan kadýnlar (ingenuae) için hiçbir þey göstermez. Senatonun onayýyla.

gensin en eskisi olduklarýndan. zamanla gerçek bir hak haline dönüþen bu sava boyun eðmesi olgusu. bunun böyle olduðu 4. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Yeni yasalar. gens ya da aþiret þefi anlamýna geliyordu. hiçbir zaman reiks olarak deðil. Atina bulê’si gibi. eðer bir gensin. kesin karar sýrasýnda. Kelt-Ýrlanda dilindeki righ (aþiret þefi) ve gotik reiks’tir. birçok iþte karar verme. Halk. bu sözcükler. Senato ve halk meclisinin yanýsýra. bütün yasalarý kabul ya da reddediyor. ve herhalde her küri içinde gensler bakýmýndan kümelenmiþ olarak toplanýyordu. yüzyýldan itibaren. ilk senatörlerle onlardan gelen kuþaklara soyluluk (patriciat) ve onun ayrýcalýklarýný verdiði efsanesiyle dile getirilmiþtir. “birinci” demektir). hiç kimse. baba. bunlarýn topluluðuna Senato (Eskiler. ve en önemli iþlerde. Demek ki. bir küri ve bir aþiretin üyesi deðilse. küriler meclisi denilen halk meclisi tarafýndan oylanýrdý. ilk inceleme ve tartýþmalarý yapma hakkýna sahipti. Her aþiret için hep ayný aileden bir üyenin [þef -ç. bu ailelere patrisyenler deniliyordu ve bunlar. Artaxerxès ve Herod.] 122 . Roma halkýndan olamazdý. Ordu * Latince rex sözcügü. askeri [sayfa 355] þef. Yaþlýlar Konseyi) adý verildi.* O da. hep thiudans olarak adlandýrýlmýþlardýr ve Tiber Ýmparatorluðu’na da reiki deðil. bu þefler. aþiretin ilk soylularýný doðurdu. Senatoya girme ve bütün öbür resmi görevleri elde tutma hakkýnýn yalnýzca kendilerine ait olduðunu ileri sürüyorlardý. – Son olarak.ürst sözcüðü (bu. özellikle yeni yasalar için. Roma halkýný. Halkýn. ve bir Roma yurttaþýna karþý ölüm cezasý verilmesinin sözkonusu olduðu bütün durumlarda. büyük rahip ve bazý mahkemelerin baþkanýydý. üçyüz gens þefinden meydana geliyordu. ilgililerin baþvurmasý üzerine. Ýncil’in Ulfila tarafýndan yapýlan çevirisinde. dolayýsýyla. Bu halkýn ilk kuruluþu þöyle oldu: Kamu iþleri. rex (sözde-kral) dahil. Ýngilizce first.] seçilmesi töresi. [Engels’in notu. sözde Romülüs’ün. patre diye adlandýrýlýyorlardý ve iþte bunun içindir ki.riedrich Engels Ailenin. küriler. Danimarka dilinde förste’nin týpkýsý olarak. tamamen Yunan bazileus’una karþýlýk düþen ve asla Mommsen’in betimlemesi gibi hemen hemen mutlak bir kral olmayan rex vardý.fe –ordu komutaný ve büyük rahip– sahipti. önce Senato tarafýndan yönetildi –Niebuhr bunu ilk olarak çok iyi gördü– bu Senato. thiudinassus denir. týpký baþlangýctaki Almanca . populus romanus’u oluþturuyordu. otuz küriden herbiri bir oya sahipti. özel bir sözcüðe: thiudans sözcüðüne sahip bulunmalarý olgusuyla tanýtlan-mýþtýr. savaþ açýyor (ama barýþý Senato yapýyordu). yüksek mahkeme olarak karar veriyordu. Küriler meclisi. Üç aþiretin tümü. bütün yüksek görevlileri seçiyor. Senato. burada da. senex. Gotlar’ýn bütün halkýn askeri þefi ve daha sonra kral olarak adlandýrýlacak kimse için.

riedrich Engels Ailenin. kabileler ve aþiretlerden çýkmýþ ve onlar üzerine dayanan bir askeri demokrasi biçiminde yaþýyorlardý. Durmadan. askeri formasyon ve donatýmlarýyla. bundan böyle dýþtaki bütün geliþmeye sýký sýkýya kapalý eski populus karþýsýnda. eski gens üyeleri. Bu arada. kuruluþun kökensel temel niteliðini deðiþtirmez. yurttaþlarýn yaþamý. törenle makamýna oturtuluyordu. rex. ikinci bir meclis içinde. onlar. gensler. . Roma kentinin ve fetihle büyütülmüþ Roma topraklarýnýn nüfusu. sonra da. durmadan çoðalýyordu. bu durum. reges’ler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 123 . küri ve aþiretlerin dýþýndaydýlar. tersine. kýsmen çoðunluðu Latin olmak üzere. sözde “kral”lar çaðýnda yaþayan Romalýlar da. kýsmen iç göçlerle. artan sayýlarý. büyük bir olasýlýkla kendinden önceki rex’in önerisi üzerine. bunlar oluþtururlardý. Bunlar kiþisel bakýmdan özgürdüler.baþkanlýðýnýn düzence gücünden. öyleyse populus Romanus’tan. korkutucu bir güç durumuna geldiler. plebler. Devletin bütün bu yeni uyruklarý (korunuklar sorununu bir yana býrakacaðýz). toprak sahibi olabilirlerdi. Bütün kamu haklarýndan yoksun plebi. ve önemli olan da. Henüz pek o kadar geliþmemiþ bulunan ticari ve sýnai zenginlik. özellikle pleblerin elinde toplanýrken. rex’in görevden alýnmasý da mümkündü. kendiliðinden ortaya çýkan patrisyen soyluluk daha þimdiden ilerlemiþ de olsa. önce küriler meclisi tarafýndan seçiliyor. Hatta. Rex’in görevi soydan geçme deðildi. yetkilerini yavaþ yavaþ geniþletmeye giriþmiþ de bulunsalar. boyun eðmiþ bölgeler halklarýyla. Kibirli Tarquinius’un (Tarquin le Superbe’in) baþýna gelenlerin gösterdiði gibi. Kahramanlar çaðýndaki Yunanlýlar gibi. yani asýl Roma halkýndan deðildiler. ne küriler meclisine katýlabilirlerdi. vergilerini ödemek ve askeri görevlerini yerine getirmek [sayfa 356] zorundaydýlar. özgürlüðü ve mülkiyeti üzerinde hiçbir sivil yetki ve güce sahip deðildi. Ama hiçbir resmi görevde bulunamazlardý. Küri ve aþiretlerin kýsmen yapay kuruluþlar olmasý boþunaydý. içinden çýkmýþ olduklarý ve kendilerini hala her yandan kuþatmakta bulunan toplumun. ne de devlet tarafýndan alýnmýþ topraklarýn daðýtýmýna. yalnýzca bu niteliktir. toprak mülkiyetinin populus’la pleb arasýnda oldukça eþit bir biçimde üleþtirilmiþ görünmesi olgusu da buna ekleniyordu. ya da yargýlama yapan bir mahkeme baþkanlýðý gücünden herhangi bir yetki ya da güç almadýkça. gerçek ve kendiliðinden ilk örnekleri üzerine kurulmuþlardý.

herbiri kentin bir mahallesinde oturan ve kendilerine birçok siyasal haklar verilen 124 . 10. Böylece. Eski küriler meclisinin bütün siyasal haklarý (adý var kendi yok birkaçý bir yana) bu yeni birlikler meclisine geçti.193. öbürlerine hiçbir þey danýþýlmadan. dördüncü sýnýf 22. onlar daha uzun süre yaþamakta devam ettiler. eski üç gentilice aþireti devletin dýþýnda býrakmak için.570 mark’a karþýlýk düþüyordu.] yeni halk meclisinde.000 as’tý. Altýncý sýnýf. askeri görevlerini yapýp yapmadýklarýna göre içine alan ya da almayan yeni bir halk meclisi yarattý. küriler meclisi kýsa zamanda kesinlikle ortadan kalkarken.000. birlikte 98 oya. eski gentilice örgütlenmeye son veren devrimin tarihi.Roma’nýn tamamen efsanemsi. ve her yüz kiþilik birliðin bir oyu vardý. özellikle Solon’dan esinlenerek. bundan ötürü. Yüz kiþilik birlikler (centuries) meclisi (comitia centuriata) [biçimindeki -ç. üçüncü için. 25.000. bölük bölük sýralanýyorlardý. bu birlikleri oluþturan küriler ve gensler. birinci sýnýf 80.18 birlikte katýlýyorlardý. oluþumu ve koþullarý üzerine kesin hiçbir þey söylemek olanaklý deðildir. en az serveti olan kimselerden oluþuyordu. en zengin yurttaþlar tarafýndan oluþturulmuþ bulunan þövalyeler. geçerli karar alýnmýþ olurdu. Dureau de la Malle’a göre. þövalyelerle birinci sýnýf. Ayný biçimde. ikinci sýnýf 22 üçüncü sýnýf 20. altý sýnýfa bölündü. 75. askeri görevler ve vergiden baðýþýk. hepsinin toplamý.] aþaðý yukarý 14. kesinlikle ileri sürülebilir. ilkel tarihi saran büyük karanlýk içinde (sonralarý köken sorunlarýyla uðraþmýþ ve anlayýþ biçimleri hukuksal olan tarihçilerin. Silah taþýmak zorundaki bütün erkekler. beþinci sýnýf 30. Atina’da olduðu gibi.000.000 as. yani çoðunluða sahiptiler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . bu [sýrasýyla -ç. proleterler sýnýfý. altýncý sýnýf da biçim bakýmýndan. [sayfa 357] Buna. Oy çoðunluðu: 97. pleb ile populus arasýndaki çatýþmalarýn buna yolaçtýðý. dördüncü için. 50. servetlerine göre. bir birlik veriyordu.600 ve 1. ve bu biçimde.riedrich Engels Ailenin. Yalnýzca.500. ikinci için. 100.000. Beþ sýnýftan herbirinin içindeki en az mülkiyet: birinci için.11. basit. eðer anlaþýrlarsa. Yunan örneklerinden. özel ve dinsel dernekler durumuna düþtüler. ayrým gözetmeksizin. herbirinde yüzkiþi bulunan birlikler içinde. populus ve plebi. beþinci için. 7000. Rex Servius Tullius’a maledilen yeni kuruluþ (anayasa). 3. yurttaþlar askeri bir düzenle. pragmatico-rationaliste yorum ve anlatý denemeleriyle iyiden iyiye artmýþ bulunan karanlýk). Ama.

her yanda bulunur. Mac Lennan. ayrýca. böylece oluþturulmuþ geniþ yurtluklarý köleler eliyle ektirip biçtiren. toprak üzerindeki daðýlým ve servet ayrýmlarý üzerine dayalý yeni bir gerçek devlet kuruluþu geçti. günümüzde bile. yavaþ yavaþ. askeri hizmet dýþýnda býrakýlmýþ silahtan yoksun insanlar karþýsýnda da. daha sözde “krallýk” kaldýrýlmadan önceleri kiþisel kan baðlarý üzerine dayalý eski toplumsal düzen ortadan kalktý. .riedrich Engels Ailenin. Çerkezler. askeri hizmetle yükümlü yurttaþlar. Cermen barbarlarýna da açan yeni sýnýfý içindeki sanal yokoluþu. ama onun ardýllarýna da. Roma Cumhuriyetinin tüm tarihi: kamu görevlerine girmek ve devlet topraklarýndan pay almak için patrisyenler ile plebler arasýndaki savaþýmlar.* ve üç Hint halký olan * Nentsi’nin eski adý. Kalmuklar. yalnýzca köleler karþýsýnda deðil. Roma’da da. ve bunu yaparak. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 125 . kapýlarý yalnýzca imparatorluða deðil. gerçek bir krallýk gücünü gaspeden Kibirli Tarquinius’un atýlmasý ve rex yerine ayný yetkilere sahip (Ýrokualarda olduðu gibi) iki askeri þef (iki konsül) getirilmesiyle. ya da. Ýtalya’yý nüfussuzlaþtýran. Demek ki. Birkaç örnekle yetiniyoruz: Gens bugünkü gibi bilinmezden önce. birbirinden çok farklý yabanýl ve barbar halklarda çok saf bir biçim altýnda sürüp giden gentilice kurumlarýn ayrýntýsýna girmekten. ve onun yerine. Samoyedler. Asya’daki uygarlaþmýþ halklarýn eski tarihleri içinde bu kurumlarýn izlerini aramaktan vazgeçeceði [Biri ya da öbürü. yeni kuruluþ yalnýzca daha da yetkinleþtirilmiþ oldu. Son rex’in. “proleter” denilen. patrisyen soylularýn. büyük toprak ve para sahiplerinin. Burada. kamu gücünü oluþturuyorlardý. askeri hizmet tarafýndan yýkýma uðratýlmýþ köylülerin tüm topraklarýný ele geçiren.dört yerel aþiret kuruldu. iþte bu kuruluþ sýnýrlarý içinde oluþacaktýr. onu ters anlamakta herkesten çok baþarý göstermiþ olan kiþi. [sayfa 358] VII KELTLERDE VE CERMENLERDE GENS Yer yokluðundan ötürü. -ç.

] iki çocuk arasýnda olaný [ortancayý -ç. erkek de kendi payýný seçerdi. Eðer kadýn. üstelik buna bir þeyler de eklemek zorundaydý. Ýngiliz yasalarý. ve ilk kocasý onu geri almaya gelirse. [erkeðin götürdüðü ç. Ýngilizler tarafýndan zorla yýkýldýktan sonra. toplu durumda. her ailenin üzerinde kendi hesabýna çalýþtýðý beþ akr topraðý vardý. eþler ayrýlabilirlerdi. ortaklaþa ekiliyor ve bunun ürünü de paylaþtýrýlýyordu. ancak yedi yýl sonunda bozulmaz. yeni evlilik yataðýna ayak atmýþ bile olsa. 11. kadýn bozarsa. Kovalevski. Erkek. -ç. erkekle kadýn yedi yýl birlikte yaþamýþlarsa. büyük bir toprak. bu köy topluluklarýnýn gensleri ya da genslerin bölümlerini temsil ettiklerinden kuþkuya yer [sayfa 359] býrakmaz. Ýngiliz fethinden[172] birkaç yüzyýl önce. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Yakýn zamanlarda. hiç deðilse içgüdüsel bir biçimde. birini. yüzyýlda.] ortalarýna doðru henüz dipdiriydi. Ama Gal belgelerini. eski kocasýyla gitmek zorundaydý. halk bilincinde gene de yaþamaktadýr. Ýskoçya’da. gensin hâlâ dipdiri olduðunu gösteriyor. Galler ülkesinde.] alýrdý. O zaman. Ama. Hatta Gal yasalarý üzerinde yeni bir irdeleme (yararlandýðým notlar 1869 tarihini taþýyor.Varaliler. yüzyýlda Keltlerde. çocuklarýn ikisini.riedrich Engels Ailenin. yüzyýl. Svanetler ve öbür Kafkas aþiretleri içinde gensi bulguladý ve anlattý. en geç 11. ayrýldýktan sonra bir baþka kocaya varýr. ve onlarla birlikte Ýrlanda belgelerinin doðrudan doðruya tanýtladýklarý þey þudur ki. 126 . Keltler ve Cermenlerde gens[in varlýðý] üzerine bazý bilgiler vereceðiz. ancak Ýngiliz silahlarý. Pþavlar.] daha küçük olurdu. çok gülünç bazý kurallara göre paylaþýlýrdý. daha doðrusu feshedilmez duruma geliyordu. Ýrlanda’da.[173] ama yeni bir irdeleme için zamaným yok) dolaysýz bir kanýt saðlayamasa bile. Bize kadar ulaþmýþ en eski Kelt yasalarý. Yedi yýldan yalnýzca üç gece de eksik olsa. Eþyalar.] Biz yalnýzca. son yüzyýlýn [18. Magarlar ve Munnipurilerde ana çizgileri ile gensin varlýðýný göstermiþ ve onu doðru bir biçimde betimlemiþtir. köylülerin. bir evlilik. Ýrlanda ile Ýskoçya arasýndaki benzerlik. M. tek-eþlilik asla iki baþlý evlenmenin yerini almamýþtýr. Evliliði erkek bozarsa kadýna çeyizini geri vermek. bunun yanýsýra. günümüzde. tarlalarýnda ortaklaþa çalýþtýklarýna hâlâ tanýklýk ederler. yazýyla saptanmýþ bulunan en eski Gal yasalarý da eskiden genel nitelikçi bir törenin ayrýksýn kalýntýlarýndan baþka bir þey olmasa bile. kadýn. gens. Þevsürler. ve orada da. payý [erkekten -ç. Ýngiliz mahkemeleri önünde yenik düþtü. paylaþmaya geçilirdi: kadýn paylarý ayýrýr.

karý-koca olurlardý. Sezar çaðýnda henüz grup halinde evlilik durumunda bulunan bir halk içinde. Þefler daha önce kendi özel mülkleri yapmamýþ olduklarý ölçüde. Kuzey Amerika’daki evlenme biçiminin yanýnda daha sert göründüðü. boþanmayý isteyebilirdi: kocanýn aðzýnýn kokmasý yeterdi. ne de þart koþulan bir þeydi. Ekleyelim ki. Bu paylaþma. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 127 . Ýrlanda’da da benzer koþullarýn varlýðý tanýtlanmýþtýr. bütün topraklarý. bu konuyu düzenleyen önlemler çok hafif niteliktedir ve burjuva ahlakýna hiç uymaz. Ýlk gece hakký (gobr merch. – böylece. ortaçaðsal marcheta. Kýzlarýn evlenmeden önce iffetli yaþamalarý. birkaç köy topraðý –kýrk-elli yýl önce. ama. çocuklar arasýnda hiçbir ayrým yapýlmýyordu. koca onu dövme hakkýna sahipti (yalnýzca dövmesine izin verilen üç durumdan birinde.ransýzcadaki marquette adý buradan gelir) için aþiret baþkaný ya da krala ödenmesi gereken fidye. ayrýca klan topraklarýný Ýngiltere kralýnýn yurtluðu durumuna dönüþtürmek için gönderilen 17. ama.riedrich Engels Ailenin. geri kalan ev ekonomileri arasýnda yeniden paylaþtýrýyordu. bunlarýn sayýsý pek çoktu– rundale denilen durumda bulunuyor. ya kefaret. Ýrlanda gensi (sept.hatta önceden resmen evlenmemiþlerse bile. yüzyýl Ýngiliz hukukçularý tarafýndan da doðrulanmýþ ve betimlenmiþtir. birçok nedenlerle. koca. halk meclisinde oy hakkýna sahiptiler. klan ya da gensin ortak mülkiyetindeydi. þef (Ýngiliz hukukçularý buna caput cognationis diyorlardý). orada da belirli süreli evlilikler olaðan iþlerdendi ve ayrýlma durumunda. yüzyýlda hiç de þaþýrtýcý olmayan bir ikibaþlý-evlilik görüntüsüne sahip bulunuyoruz. yasada (code) büyük bir rol oynar. orada da. “bir suç için. ana çizgileri ile.[174] Kadýn. yalnýzca eski hukuk kitaplarýnca deðil. . cezaya çarptýrýlýrdý). bunlar dýþýnda karýsýný döverse. Almanya’da geçerli olan kurallara göre yapýlýyordu. Eðer kadýn kocasýný aldatýrsa. 11. baþka hiçbir gönül onarýmý (tarziye) isteyemezdi. ama ikisi birden istenemezdi”. kadýna. meþru ve meþru-olmayan. öbür kadýnlarýn [sayfa 360] yanýsýra bir “birinci kadýn” ortaya çýkýyor ve miras paylaþýmý sýrasýnda. çünkü. uyulmasý zorunlu çýkarlar ve hatta ev hizmetleri için bir zarar ödentisi saðlanýyordu. klan denir). bundan sonra. Köylüler –eskiden gensin ortak malý olan ve Ýngiliz fatihlerince çalý- . yani bir ev ekonomisi ortadan kalktýðý zaman. ne sýký sýkýya gözetilen. ayrýlma sýrasýnda haklarýndan hiç bir þey yitirmeksizin. ya da öç alma istenebilirdi. þu son zamana kadar. Bir gens üyesi öldüðü. Þimdi bile. toprak. aþiret clainne. Kadýnlar.

nan topraðýn bireysel kiracýlarý–, herbiri ayrý ayrý kendi paylarýnýn kirasýný öderler, ama bütün tarla ve çayýr paylarýný birleþtirerek, bunlarý, topraklarýn durumu ve niteliðin göre Moselle kýyýlarýnda denildiði gibi Gewanne halinde bölerler ve herkese, her “Gewann” içindeki payýný verirler; bataklýk ve otlaklarý ortaklaþa kullanýrlardý. Daha elli yýl önce, zaman zaman, bazan her yýl, yeni bir paylaþma yapýlýrdý. Bir rundale köyünün toprak haritasý, tamamen, Moselle, ya da Hochwald’daki bir Alman Gehöferschaft’ýnýn görünümünü taþýr. Gens ayný þekilde, “bölüntüler” (factions) içinde de yaþamaya devam eder. Ýrlanda köylüleri, çoðunlukla, görünüþte tamamen gülünç ya da saçma ayrýmlara dayanan, Ýngilizler için tamamen anlaþýlmaz kalan ve bir bölüntünün (faction) öbürüne karþý hýr çýkarmaktan baþka erek taþýmadýðý sanýsýný veren karþýt bölüklere (partis) ayrýlýrlar. Bunlar, parçalanmýþ genslerden arta kalan ve baþka kuruluþlar içinde kendini gösteren yapay yeniden-diriliþlerdir ki, soydan geçme [sayfa 361] gentilice içgüdünün dayanýklýlýðýný, kendi tarzlarýnda, ortaya koyarlar. Zaten, bazý bölgelerde, gens üyeleri, hâlâ kendi eski topraklarý üzerinde azçok toplu durumda bulunmaktadýrlar; iþte bundan ötürüdür ki,1830’a doðru, Monaghan kontluðunda yaþayanlarýn büyük çoðunluðu yalnýzca dört soyadý altýnda toplanýyorlardý; yani dört gens ya da dört klandan geliyorlardý.* Ýskoçya’da, gentilice, düzenin yýkýlýþý, 1745 ayaklanmasýnýn[176] bastýrýlmasýyla baþlar. Ýskoç klanýný, özellikle bu gentilice düzenin hangi zinciri temsil eder, bu henüz tanýtlanmasý gereken bir þeydir; ama böyle bir zincirin varlýðýndan kuþku duyulamaz. Walter Scott’un romanlarýnda, bu Kuzey Ýskoç klanýnýn gözümüzün önünde
* Ýrlanda’da geçen birkaç gün[175], kýr insanlarýinýn nasýl hâlâ gentilice çaðýn fikirleri içinde yaþadýklarýný bana yeniden gösterdi. Kiracý olarak yaþadýðý topraklarýn sahibi, köylünün gözüne her zaman, topraðý herkesin yararýna yönetmesi gereken, toprak kirasý, biçimi altýnda köylünün kendisine haraç ödediði, ama gereksinmesi olunca da ondan yardým gördüðü bir çeþit klan þefi gibi görünüyor. Ve ayný biçimde her zengin, kendini, yoksulluða düþen komþularýna yardýmla yükümlü bilir. Bu türlü bir yardým bir sadaka deðil, daha yoksul olanýn, daha zengin olan klan üyesi ya da klan þefinden almaya hakký bulunan þeydir. [Böylece -ç.] iktisatçýlarla hukukçularýn, modern burjuva mülkiyet kavramýný, Ýrlanda köylülerinin kafasýna sokmaktaki olanaksýzlýk üzerine söyledikleri anlaþýlýr; yalnýzca haklara, ama hiçbir ödeve sahip bulunmayan bir mülkiyet, iþte bunu Ýrlandalýnýn kafasý hiç mi hiç alamaz. Ama ayný biçimde, kendi saf gentilice fikirleriyle, birdenbire büyük Ýngiliz ya da Amerikan kentlerinde, ahlaki ve hukuksal anlayýþlarý tamamen ayrý bir ortama düþen Ýrlandalýlarýn, nasýl ahlak ve hukuk konusunda ne yapacaklarýný bilemedikleri, yollarýný nasýl þaþýrdýklarý ve çoðunlukla yýðýn olarak ahlak bozukluðuna nasýl düþtükleri de anlaþýlýr. [Engels’in 1891 dördüncü baskýya notu.]

128

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

yaþadýðýný görüyoruz. Bu klan üzerine Morgan þöyle der: “Örgütlenmesi ve zihniyetiyle gensin yetkin bir örneði, gentilice yaþamýn gens üyeleri üzerindeki etki gücünün çarpýcý bir örneði. ... Kavga ve kan davalarýnda, topraðýn klanlar tarafýndan paylaþýlmasýnda, topraðý ortaklaþa iþletmelerinde, klan üyelerinin, þeflerine ve birbirlerine karþý baðlýlýklarýnda, gentilice toplumun her yerde yinelenen çizgilerini buluyoruz. ... Soyzinciri, babalýk hukukuna göre hesaplanýyordu, öyle ki, kadýnlarýn çocuklarý kendi babalarýnýn klanlarýna geçtikleri halde, kocalarý kendi klanlarýnda kalýyorlardý.”[177] Ama, Bed’in dediðine bakýlýrsa, Piktler’in kral ailesinde, kadýn soyundan miras düzeni yürürlükteydi ki, bu olgu, eskiden Ýskoçya’da analýk hukukunun hüküm sürdüðünü kanýtlar. Hatta Galler’de olduðu gibi Skotlar’ dan da evvel [sayfa 362] zamandaki ortak kocalarýn son temsilcisi bulunan klan þefi ya da kralýn, eðer bu hak parayla satýn alýnmamýþsa, bütün niþanlý kýzlar üzerinde meþru olarak kullanabildikleri ilk gece hakký içinde, iki-baþlý-ailenin bir kalýntýsý, ortaçaða kadar varlýðýný sürdürmüþtür.   * Kuþkusuz, Cermenler, büyük akýnlara (kavimler göçüne) kadar, gensler biçimindeki örgütlenmiþlerdi: Tuna, Ren, Vintüs ve Kuzey Denizi arasýnda bulunan topraklarý, ancak milattan az önceleri iþgal etmiþ olabilirler. Simbrler’le Tötonlar henüz tam göç halinde bulunuyorlardý ve Süevler, ancak Sezar çaðýnda sabit yerlere yerleþtiler. Süevlerden sözederken, Sezar açýkça onlarýn gensler ve akrabalýklar (gentibus cognationibusque) bakýmýndan yerleþmiþ olduklarýný söyler; ve Julia gensinden bir Romalýnýn aðzýnda, bu gentibus sözcüðünün, hiç bir kanýtla deðiþtirilemeyecek kesin bir anlamý vardýr. Bütün Cermenler için durum aynýdýr; hatta fethedilen Roma illerinin kolonizasyonu, gene gensler bakýmýndan yapýlmýþa benzer. Alman halk hukuku, halkýn, Tuna’nýn güneyinde, fethedilen topraklar üzerinde, soylar (genealogiae)[178] bakýmýndan yerleþtiðine tanýklýk eder. Genealogia sözcüðü, tamamen, daha sonra mark ya da Dorfgenossenschaft * deyimlerinin kullanýldýðý anlamda kullanýl* Köy topluluðu. -ç.

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

129

mýþtýr. Kovalevski, son zamanlarda, bu genealogiae’lerin, topraðýn aralarýnda paylaþýldýðý, ve ancak, daha sonra geliþerek, köy topluluklarýný oluþturan büyük ev topluluklarý olduklarý düþüncesini yaydý. Öyleyse, Burgondlarla Lombardlarda –yani gotik bir halk topluluðuyla, herminoniyen ya da Yukarý-Alman bir halk topluluðunda–, tamamen deðilse bile, aþaðý yukarý, Alman yasasýnda genealogia denilen þeyi belirleyen fara terimi için de durum aynýdýr. Burada, aslýnda gens karþýsýnda mý, yoksa ev ortaklýðý karþýsýnda mý bulunduðumuzu daha yakýndan incelemek doðru olur. Dilbilimle ilgili yapýtlar, bütün Cermenler arasýnda gensi belirtmek için [kullanýlan -ç.] ortak bir deyim olup olmadýðý, varsa bu deyimin ne olduðu konusunda, bizi yeteri [sayfa 363] kadar aydýnlatmýyor. Kaynak bakýmýndan (étymologiquement), Yunanca genos (Latince gens) terimi, gotik kuni, Orta-Yukarý-Almanca künne sözcüklerine karþýlýk düþer ve bu anlamda kullanýlmýþtýr. Analýk hukuku zamanlarýnýn belirtisi [olarak -ç.] kadýn anlamýna gelen sözcük, ayný kökten türer; Yunanca, fynê; Slavca, zena; gotik, qvino; eski Norveç dilinde, kona, kuna. –Lombardlarla Burgondlarda, daha önce iþaret etmiþ olduðumuz gibi, Grimm’in varsayýlý (hypothtique, farazi) bir kökten, fisan’dan (meydana getirmek, doðurmak) türettiði fara sözcüðünü buluyoruz. Ben, göç halinde bulunan, birbirine akraba bulunduklarý apaçýk genslerden meydana gelen kolonun kalýmlý bir grubunu adlandýrmak ve önce doðuya, sonra batýya doðru yüzyýllarca süren göçler sýrasýnda, ayný kökenden gelen bütün bir topluluðu yavaþ yavaþ bu adlandýrma kapsamýna sokmak için, daha açýk bir türem (dérivation) olan faran’a (fahren, çekip gitmek) baþvurmayý yeðlerim–. Bir de, gotik sibya, Anglo-Sakson sib, eski Yukarý-Almanca sippia, sippa, Sippe* sözcüðü var. Eski Norveç dilinde, yalnýzca çoðul sifjar, akrabalar bulunur; tekil, ancak tanrýça adý, Sif olarak vardýr. Sif olarak vardýr. – Son olarak, Hildebrand Hadubrand’a: “Bu halkýn erkekleri arasýnda baban hangisi, ya da sen hangi ailedensin?” (eddo huêlîhhes cnuosles du sîs) diye sorduðu zaman, Hildebrand Türküsü’nde[179] baþka bir deyim daha ortaya çýkar. Eðer gensi anlatmak için ortak bir cermenik sözcük var idiyse, bu herhalde, gotik kuni’den baþkasý olamazdý; bu varsayým* Akraba -ç.

130

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

savaþ düzeni. gentilice gruplar tarafýndan meydana getirilmiþti. eðer Tacite: “aileler ve akrabalar tarafýndan” diyorsa. babasýnýn andýný bozmasýnýn kurbaný olarak ölürse. bunun sonucu. bundan dolayý yalnýzca kendine karþý sorumludur.] . öyle ki. Tacite’te durumu aydýnlatan bir parça var. özellikle Cermenleri belirleyen bir özelliktir. babayla oðul arasýndaki kan baðýndan daha kutsal ve daha sýký sayarlar. öyleyse. dayý ile yeðen arasýndaki kan baðýný. gensin. Sibja. Diodoros’a göre. yani kendi öz oðlunu kargýr (lanetler) ve ölmesini diler: “Tanrýlar.] olsaydý. bir andýna karþýlýk rehin olarak verir. bu belirsiz deyim. katili. 34). en azýndan iki gens üyelerini kapsar. burada þöyle der: annenin erkek kardeþi. süvari bölükleri için olduðu kadar. Ama. Trakya’ya çýktýlar ve Phineus’un. gensi belirleyen deyim olarak kullanýlmýþ olamaz. yani kötü davranýþ gören çocuklarýn annesinin erkek kardeþleri vardýr. onun kendi öz oðlundan daha saðlam bir güvence olarak kabul edilir. annesi Althaia’nýn erkek kardeþlerini öldürür. ayrýca evlenmeyle kurulan akrabalýklarý da anlatýr. Herkül’ün kýlavuzluðuyla. birçok halklar içinde dayý ile yeðeni birleþtiren ve analýk hukuku çaðýndan gelen baðýn özellikle sýký içyüzünü. Bunlar. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 131 . sifjar yalnýzca kandaþlarý belirlemekle kalmaz. kendi öz oðlunu.dan yana tanýklýk eden þey. (IV. Meleagros. Kleopatra’nýn. tutulmasý gereken bir sözcüðe benzemiyor. baba. günahý. yalnýzca akraba dillerdeki karþýlýk deyimle bu deyimin özdeþliði deðil.riedrich Engels Ailenin. [sayfa 364] piyade kollarý için de. bu iþte. Thestitus’un oðullarýný. bundan baþka baþlangýçta gens ya da aþiret þefi anlamýna gelen kuning (König. baðýþlanmaz bir suç görür.” Gene Diodoros’a göre (VI. kral) teriminin bu kuni sözcüðünden türemesi olgusudur. Sippe (büyük ataerkil aile). kýz kardeþinin oðlu. yeðenini kendi oðlu gibi bilir. bir kýz kardeþ oðlu [yeðen -ç. [Engels’in notu. Ama Argenotlar arasýnda baþka Boreadlar. Týpký Meksikalýlar ve Yunanlýlarda olduðu gibi. bu en kutsal * Yunanlýlar. onun zamanýnda Roma’da yaþayan bir birlik olmaktan çoktan beri çýkmýþ bulunmasý olgusuyla açýklanýr. ancak kahramanlýk zamanlarýnýn mitolojisiyle bilirler. Annesi. hemen yeðenlerini savunmaya giriþirler. yeni karýsýnýn kýþkýrtmasýyla. sif sözcüðü.* Eðer böyle bir gensin bir erkek üyesi. anlatýldýðýna göre. boþanmýþ olduðu eski karýsý Boread’gil Kleopatra’nýn olan iki oðluna aþýrý derecede kötü davrandýðýný gördüler. ve hatta bazýlarý. öyle ki. Cermenlerde de. analýk hukukuna göre örgütlenmiþ. birini baðlamak için rehineler istendiði zaman. eðer kurban edilen. 44) Argonotlar. çünkü eski Norveç dilinde. onlarý kurtarýr ve muhafýzlarýný öldürürler. bu oðul. Burada. öyleyse ilkel gensin henüz yaþamakta olan bir öðesini görüyoruz ve bu öðe. onun dileklerini yerine getirdiler ve Meleagros’un hayatýna son verdiler.

en yakýn altý kandaþ akrabasý tarafýndan yeminle 132 . büyük yýkýmdan önceki genel ahlak bozukluðu ve çürüme anlatýlýrken. kýz ve erkek kardeþ çocuklarý. yani tanrýlarýn çöküþü ve dünyanýn sonu üzerine eski bir Ýskandinav þarkýsýndan bir parça sekiz yüzyýl kadar sonrasýna ait olduðu için. bir senyör. Öte yandan. kýz ve erkek kardeþ oðullarý olsaydý. birinciye göre bir güçlenme meydana getirmez. miras. Cermenler arasýnda ne kadar yeni olduðunu kanýtlar. analýk hukukunun yerini almýþtý. içine [sayfa 365] hýristiyanlýða iliþkin öðeler de karýþmýþ bulunan bu “kadýn-peygamber vizyonu”nda. ya da syskinasynir.” Systrungar. bu parça gene de yeterdi. daha da aydýnlatýcýdýr. analýk hukukunun anýsý Ýskandinavya’da henüz silinmemiþti. ozana. kardeþ katilliðinden de aðýr bir suç gibi görünür. ana tarafýndan akrabalýðý belirten systrungar sözcüðü ile anlatýlmýþtýr. çocuk ya da genç adamý baþka herkesten önce korumakla yükümlü bulunan kimse. kandaþ akrabalýklarýný yadsýmalarý. tersine onu güçsüzlendirirdi.gentilice hukuka karþý bir saldýrý meydana getirirdi: en yakýn gentilice akraba. “annenin kýz kardeþinin oðlu” demektir. Cermenlerde gentilice örgütlenmenin baþka bir tek izine sahip olmasaydý bile. [hiç deðilse Tacite’in yakýndan tanýdýðý) Cermenler arasýnda. babalýk hukuku. ya da verdiði sözü tutmalýydý. dayý ve amcalara gidiyordu. onun ölümüne yol açýyordu. çocuk yoksa. Demek ki. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kýz kardeþ çocuklarý aile topluluklarýný paramparça edecekler. Ortaçaða kadar analýk hukukunun izlerine rastlanýr. Aðýrlaþma. babalýða pek de güvenilmezdi. ya çocuðu rehin olarak vermemeliydi. örneðin Augsbourg. Bang ve Bugge tarafýndan kanýtlanmýþ olduðu gibi. hepsi de ana tarafýndan. özellikle serfler arasýnda. ve bunlarýn. ve ayný zamanda. þöyle deniyor: Broedhr munu berjask           munu systrungar ok at bönum verdask            sifjum spilla “Erkek kardeþler savaþacaklar ve birbirlerinin katilleri olacaklar. metnin ikinci satýrý. Ortaçaðda bile. kaçmýþ bulunan bir serfi bir kentten geri istediði zaman. miras babadan çocuklara geçiyordu. yukarda sözü edilen törenin korunmasýyla iliþkilidir. eðer onun yerinde syskinabörn. Bale ve Kaiserslautern’de geri istenen adamýn serf olduðunun. babalýk hukukunun bu çaðda. Tacite zamanýnda. hatta Völuspâ’nýn yaratýldýðý Vikingler çaðýnda bile. erkek kardeþlere.riedrich Engels Ailenin. bundan ötürü. Völuspâ’dan. Dayýnýn mirasa kabulü.

bu henüz tam bir tek-eþlilik deðildi. avcýlýk yapar. Romalýlar için hemen hemen anlaþýlmaz bir þey olan. bu alanda da. erkek. Lippe kýyýlarýnýn bu brükterzs rahibesi. Bu konuda daha çok Gregoire de Tours’u okumak gerekir. soylu aile kýzlarý en güvenilir rehineler olarak kabul ediliyorlardý: kadýn ve kýzlarýnýn tutsaklýk ve köleliðe düþebilecekleri fikri. kendi ormanlarýnda. Cermen ve Belçikalýlarýn baþýnda bulunan Claudis’in Goller’deki Roma egemenliðini temelden sarstýðý bütün Batav ayaklanmasýnýn yönetici ruhu olmuþtur. gerçekten birer erdem örneði idiyseler. onun. 381. Cermenlerin kadýnlara karþý gösterdikleri. Cermenyanýn balta girmemiþ ormanlarýnda. Büyük kiþiler için çok-karýlýlýða izin olduðuna göre. Velléda. Cermenlerin Roma dünyasýndan hayli üstün durumda bulunduðunu söyle- . daha önce de söylediðimiz gibi. azçok tek-eþliliðe yönelen iki-baþlý-evlilikti.[180] Evde. incelmiþ cinsel zevklerin hüküm süremeyeceði ortadadýr. [sayfa 366] Cermenler için tüyler ürpertici bir þeydir ve savaþta onlarýn cesaretini her þeyden çok bu kamçýlar. Evlilik biçimi. Cermen dilinden çok daha çabuk kayboldu. Kesin olan bir þey var: Eðer Cermenler. aslýnda. dýþ dünyayla çok hafif bir buluþukluk yetmiþtir. Böyle söyler Tacite. onlarý öbür ortalama Avrupalýlarla ayný düzeye indirmek için. Roma dünyasýnda.riedrich Engels Ailenin. Ama anlattýklarýnda bazý eksiklikler vardýr ve erdem aynasýný. Roma’daki gibi. törelerindeki sýký çileciliðin (austérité) son izleri. topraðýn ekimi için biraz çalýþmýþ olmalarý gerekir. Cermenlerle yapýlan andlaþmalarda. en önemli iþlerde bile kadýnýn sözüne kulak verirler. Stadteverfassung. yaþlýlarýn ve çocuklarýn sýrtýndadýr. özel bir coþkunlukla sözeder. ahlaký bozulmuþ Romalýlarýn yüzüne tutar. kadýnýn otoritesi söz götürmez gibidir: bütün iþler. haraç (redevance) ödediklerini açýkça belirttiðine göre. onlar kadýnda kutsal ve peygamberce bir þey görürler. Genellikle.doðrulanmasý gerekiyordu. Cermenler arasýnda evlilik baðýnýn bozulmazlýðýndan da. (Maurer. öyleyse. saygýdýr. hiçbir yerde bütün bir halk içinde asla hüküm sürmemiþ olan cinsel perhizi kendilerine maletmeksizin. kasýtlý bir biçimde. ergin erkekler topluluðunun. s. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 133 . (Keltler’dekinin tersine) genç kýzlarýn iffetine çok önem veriliyordu. I. içer ya da tembellik eder. ama topraðý kimin ektiðini söylemediðine ve kölelerin angarya (corvée) yapmayýp. Boþanma nedeni olarak yalnýzca kadýnýn eþaldatmasýný gösterir. Tacite.) Analýk hukukunun yakýn zamanlarda kaybolmuþ bulunan bir baþka kalýntýsý da.

] topraðýn tam özel mülkiyetine geçiþ. tamamen uyuyor. topraðýn bu yeni devirli bölüþümünün. Hemen hemen bütün halklarda geçerli olmak üzere. düþmanlýklarýný olduðu kadar. Öyleyse.] [sayfa 367] öldürme ve yaralama olaylarýnda kan davasýnýn yerini tutan para cezasýnda da. Süevlerde bölüþülmüþ. durum aynýdýr. Bu kadar kýsa bir zaman süresi içinde ve hiçbir yabancý karýþmasý olmaksýzýn. ya da özel tarlalarýn asla bulunmadýðýný yazar). bölüm 21) konukseverliðin yerine getirilme biçimi hakkýnda yaptýðý betimleme. dostluklarýný da miras olarak alma zorunluluðu. yalnýzca Tacite’ten onun kuru terimlerle söylediklerini okuyorum: “Her yýl. bu aþamadan [topraðýn ortaklaþa ekimi aþamasýndan -ç. Amerika yerlileri arasýnda da buluyoruz: Tacite’in (Germanie. düpedüz olanaksýzdýr. týpký konukseverlik zorunluluðu gibi. Sezar’ý Tacite’den ayýran yüzelli yýl içinde.yebiliriz. bu. artýk bu tartýþmayý sürdürmenin hiçbir yararý yoktur. þimdi geçmiþe ait bulunuyor. gerçekten önemli bir ilerlemedir. gensin ve daha sonra komünist aile birliklerinin topraðý ortaklaþa ektikleri ve topraðýn. kaynaðýný gentilice örgütlenmeden alýr. Sezar’ýn Süevler için tanýklýk ettiði gibi. topraklarýn yýllýk yeniden-daðýtýmýyla. bu çaðdaki Cermenlerin gentilice örgütlenmesine tamamen uygun düþen tarým ve topraktan yararlanma 134 . Eðer Cermenler. Babanýn ya da akrabalarýn. Morgan’ýn kendi yerlileri hakkýnda yaptýðý betimlemeye hemen hemen ve ayrýntýlarýna kadar. Sezar’ýn açýkça Süevlere malettiði topraklarýn ortaklaþa ekiminden (Sezar. sürülmüþ topraklarý deðiþirler (ya da yeniden paylaþýrlar) ve bunlardan baþka epeyce ortak toprak kalýr. bugün. gentilice düzenden çýkmýþ kan davasýnýn yumuþamýþ ve çok genelleþmiþ bir biçimi olarak.” Bu. Bu kurumu. Bir kuþak öncesine kadar. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . baþka kurumlarla birlikte. ekilebilir topraklarý [topraðýn ortaklaþa ekimine son verecek biçimde -ç. yüzlerce halk arasýnda görülmektedir. ayrýca. wergeld.] kesin olarak paylaþýp paylaþmadýklarý ve bu sorunla ilgili parçalarýn yorumlanmasý üzerine yapýlan ateþli ve bitmez tükenmez tartýþmalar. devirli yeniden-daðýtýmla (redistribution périodique) karý-koca ailelerine verilmesinin bundan sonra ortaya çýktýðý saptandýktan.riedrich Engels Ailenin. özgül bir Cermen kurumu olarak bilinen bir wergeld. [yani -ç. Tacite’in Cermenlerinin. Almanya’nýn bazý köþelerinde günümüze kadar sürdürüldüðü kanýtlandýktan sonra. bireysel ekime geçmiþlerse.

tarým-bilimsel anlamda deðerlendirmek gerekiyordu. birçok kuþaðý kapsýyor. komþularýyla birlikte. ya da büsbütün iþlemekten vazgeçmek üzere. Kovalevski. ev topluluklarý üyelerinin sayýsý. o zamana kadar ortak mülkiyette bulunan tarlalar . týpký daha sonra Romalýlardan aldýklarý topraklar üzerinde de olduðu gibi.riedrich Engels Ailenin. ev topluluklarý daðýlmýþ olmalýydý. Hiç kuþkusuz. çok yaygýn varlýðýný tanýtladýðýndan bu yana. Sezar zamanýnda. ancak çok daha sonra. [sayfa 368] Yukardaki paragrafý (alinéa). olduðu gibi býrakýyordu. Ama. Buna göre. Romalýlar zamanýnda iþgal ettikleri topraklar üzerindeki yerleþme biçimleri. 283-284) analýk hukukuna göre düzenlenmiþ komünist aileyle modern karýkoca ailesi arasýnda aracý bir aþama olarak. ya dinlendirmek. Tacite tarafýndan anlatýlan durumun. s. eðer genel deðilse. Ýktisadi birimin gens mi. daha yukarda. Nüfus yoðunluðu az olduðundan.] Cermenlerin. bundan önceki baskýlarda olduðu gibi. ayrýca topraðýn topluluk hesabýna ortaklaþa ekimi de vardý. ev topluluðundan çýkmýþtýr. Bu arada.aþamasýdýr. yalnýzca ortak mülkiyet deðil. (bkz. ve ancak o zaman. -ç. sorunun biçimi deðiþti. nüfus artýþý sonucu. Yüzyýllar sonra. yoksa özel mülkiyette mi olduðu deðil. artýk ortaklaþa çalýþmayý olanaksýz kýlacak kadar arttýðý zaman. o çaðýn üretim koþullarý içinde. Öyleyse. her üç grubun da ayný zamanda yanyana mý varolduklarý sorunu üzerinde daha uzun zaman tartýþýlacaktýr. [Kovalevski’ye göre. köylerden deðil. büyük aile topluluklarýndan oluþuyordu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 135 . mark ya da köy topluluðunun deðil. Süevlerde. Tacite’in iþlenmiþ topraktaki deðiþiklikler üzerindeki parçasýný. topraðýn ortak mülkiyette mi. Kovalevski.] köy topluluðu. veya topraðýn durumuna göre. üye sayýlarýna uygun düþen belirli geniþlikte bir topraðý iþlemek için alýyor ve çevredeki iþlenmemiþ topraklardan. artýk Maurer ve Waitz’in tartýþmalarýnda yapmýþ olduklarý gibi. ortak mark olarak yararlanýyorlardý. hiçbir deðiþiklik yapmadan býrakýyorum. bu büyük aile topluluklarý. toprak mülkiyeti üzerindeki bütün çatýþmalarý gereksiz kýlmaya yetecek kadar ekilmemiþ toprak her zaman [sayfa 369] bulunuyordu. ataerkil ev topluluðunun. topluluk her yýl bir baþka toprak alanýný iþliyor ve geçen yýlýn iþlenmiþ topraðýný. ama ortak mülkiyet biçiminin ne olduðu araþtýrýlýyor. ev topluluðunun varlýðýna dayandýðýný ileri sürer. ev topluluðu mu ya da bu ikisi arasýnda bulunan komünist bir akrabalýk grubu mu olduðu. [öyle anlaþýlýyor ki -ç.

kadýnlar ve büyükler için keten gömlek. Para. yulaf çorbasýndan ibarettir (yulaf çorbasý. yabanýl meyveler. mark ve köy topluluðu aracýyla olduðundan çok daha iyi bir biçimde açýklanýrlar. Ama Roma sanayi ürünlerinin kolayca ithali. ama hayvanlarýn ýrklarý kötüdür. ortak mülkiyette kalýyordu. bütün olarak. o zaman. sonra sürekli olarak kurulan bireysel ev ekonomileri arasýnda. Bununla birlikte. Ne altýný iþlerlerdi. Rusya için. ev topluluðu aracý aþamasýnýn. ortaya çözümlenmesi gereken yeni güçlükler ve baþka sorunlar çýkarýr. Kýsaca. Ýrlanda ve Ýskoçya’da ulusal bir kelt yemeðidir). giysileri hâlâ ormanýn ilkel izini taþýyor: kaba yünden palto. yalnýzca Roma parasýydý. Sezar’da sabit konutlara daha yeni yerleþmiþ. Servetleri. Ýnsan kurban etme töresi hâlâ uygulanýyordu. birçok bakýmdan. Ýskandinavya ve Ýngiltere için hayli doðru göründüðünü de yadsýyamam. güçsüz. hiç olmazsa [sayfa 370] Ren ve Tuna aþiretlerinde. önce geçici. boynuzsuz. bunlara pek önem vermezlerdi. þimdiye kadar kabul edilen ve köy topluluklarýný Tacite çaðýna kadar çýkaran varsayýma göre. sýðýrlar küçük.riedrich Engels Ailenin. Üstüste yýðýlmýþ aðaç gövdelerinden yapýlma evlerde oturuyorlar. ama ormanlar. buna göre.ve çayýrlar. olaylarýn bu oluþumu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Besinleri. hayvan postlarý. Ama öbür yandan. bu varsayýmýn. küçük midillilerdir. cýlýz. ve Plinius’un eklediðine göre. yada yerleþmek üzere olduklarý halde. arkalarýnda tam yüzyýllýk bir yerleþik yaþam bulunuyordu. çayýrlar ve sular. (Grek ya da Latin harflerinin taklidi) yalnýzca gizli yazý olarak biliniyor ve yalnýzca dinsel büyü için kullanýlýyorlardý.] rün’ler. bilindiði þekilde üleþtiriliyordu. demir az bulunuyordu ve öyle anlaþýlýyor ki. ancak ithal ediliyordu. Tacite zamanýnda. Bunlarý ancak yeni araþtýrmalar çözümleyebilecektir. Almanya ve ondan sonra öbür Cermen ülkelerle ilgili olarak. Almanya. Romalýlara komþu bulunan aþiretlerin baðýmsýz bir metalürji 136 . [En eski Cermen ve Ýskandinav harfleri -ç. hayvan sürülerine dayanýr. süt. Örneðin Codex Laureshamensis[181] gibi en eski belgeler. bugün de. bu varsayým. ev topluluðu aracýyla. tarih tarafýndan eksiksiz biçimde tanýtlanmýþa benzer. atlar. enderdi ve çok az kullanýlýrdý. Cermenler. ne de gümüþü. demir kendi topraklarýndan çýkarýlmýyor. yaþamak için zorunlu þeylerin üretimindeki ilerleme apaçýktýr. belgeleri daha iyi açýkladýðý ve güçlükleri daha kolay çözümlediði yadsýnamaz. barbarlýðýn orta aþamasýndan yukarý aþamasýna daha yeni geçmiþ bir halk karþýsýnda bulunuyoruz. et.

yargý orada yapýlýr. Güçleri azdý ve örneðe göre davranmak zorundaydýlar. ayný zamanda bir adalet meclisidir. gümüþ miðfer. þikayet. önemli iþleri halk meclisinin kararýna sunan þefler konseyi vardý. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 137 . halk meclisine ait bulunuyordu. her yerde. Azak Denizi kýyýlarýnda bulunmuþ tunç kopçalar. giderek seçimden kalýtýma dönüþümü. Gerçek güç. yalnýzca gens için sözkonusuydu. Aþiret soyluluðu denilen bu eski soyluluk. vb. kökenlerine bakýlmaksýzýn. aþiret üyelerinin kendilerine sunduklarý davar. Birinciler. büyük akýnlar sýrasýnda ya da hemen. çok özel bir tip gösterir. ordu içindeki asýl düzence gücünü açýkça rahiplere maleder. ve her gens içinde bir soylu ailenin kuruluþunu [sayfa 371] kolaylaþtýrýr. barbarlýðýn yukarý aþamasýna uygun düþer. hatta Roma asýllý örneklerden esinlenmiþ olduklarý zaman bile. Bu. týpký Amerika’da olduðu gibi. zaten ölüm cezalarý. halk meclisinde ortaya konur. barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda. henüz çok belli bir þekilde ayrýlýrlar. ölüm kararlarý orada verilir. az görülmüþ bir yetkinlik taþýrlar. bu yerli sanayie. yalnýzca yetenekleri üzerine seçiliyordu.].ve dokuma sanayi kurmalarýný engellediði halde. önemsiz iþlerde karar veren. Uygarlaþmýþ Roma Ýmparatorluðu’na doðru göç. Örneðin tunç kopçalar. uzun demir. baþkanlýk eder. Slesving bataklýklarýnda bulunmuþ olan silah parçalarý – 2. kýlýç örme zýrh. buðday vb. Þefler. Romanya’da. halk meclisi. her yerde son verdi. oysa bunlarýn Cermen yapýsý olduklarýndan kuþku yok. yalnýzca alçaklýk. bunlardan sonra yok olmuþtur. Tacite’e göre. kýsmen. aþiret ya da aþiretler konfederasyonu için sözkonusu deðildi.riedrich Engels Ailenin. kuzey-doðuda.– ve büyük akýnlarla yayýlmýþ bulunan Cermen yapýsý maden eþyalar. Yunan ve Roma’da olduðu gibi. Kral ya da aþiret þefi. bu sanayiin her yerde ne kadar benzer bir biçimde doðup geliþmiþ olduðunu gösterir. halka ihanet ve doðaya aykýrý ahlaksýzlýklar için öngörülmüþtür. Ýngiltere dýþýnda. askeri komutanlardan. çoðu zaman. hemen daima ayný aile içinden seçilirler. Ýngiliz ve Ýsveç kopçalarýyla ayný atölyeden çýkmýþ olabilirlerdi. Baltýk Denizi kýyýsýnda bu sanayiin kurulmuþ olmasýndan kuþku duyulmaz. Kuruluþ da. Genslerde ve onlarýn bölümle- . evet: alkýþlar ve silah gürültüleriyle [dile getirilir ç. Askeri komutanlar. halk karar verir – hayýr: mýrýltýlarla. babalýk hukukuna geçiþ. yüzyýl sonuna ait Roma paralarýyla. Tacite. gibi onursal armaðanlarla yaþarlar. hiç deðilse tanýmakla bulunduðumuz Amerikalýlarda. týpký Ýrokualarda olduðu gibi. Burgonya’ da.

ne kadar güçsüz görünürlerse görünsünler) gene de. Bir kurum. örneðin Odoakr’ýn yanýnda.rinde de. ama bunun yanýsýra Tacite’in daha o zamandan belirttiði gibi. önce sarayda. geniþ ülkelerin krallarý durumuna gelen askeri þefler tarafýndan fethinden sonra da ayný þey oldu. büyük akýnlardan önce de. ancak sürekli savaþlar ve çapul seferleriyle sürdürülebilirdi. böylece. bunlarýn daðýlmamasý. krallar vardý. Bu özel birlikler. kendi hesaplarýna savaþ yapan özel birliklerin nasýl meydana geldiklerini daha önce görmüþtük. . sürekli örgütler durumuna gelmiþlerdi. Çapul. yeni krallarýn yanýnda. Azatlý köleler. Cermenlerde. sonra da. çevresine. bir muhafýz kýtasý ve küçük seferler için bir savaþ birliði. Roma Ýmparatorluðu’ nun. yeni soylular sýnýfý. Þef. ona. aþiretler konfederasyonlarý kurulmuþtu. zenginlik ve üne eriþiyorlardý. onlarýn gereksinmelerini saðlýyor. topluluktur. gözde köleler. çoðunlukla iyi bir duruma. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . [sayfa 372] Belirli bir ün kazanan askeri þef. bir erek haline geldi. bunlardan birkaçýnýn içinde. Sezar zamanýndan beri. Bu baþarýlý gasplar. Amerikalý kýzýlderililerde.ranklarda. þefin de onlara karþý baðlandýðý gibi. hiçbir gensten sayýlmadýklarý için. çok güzel tanýtladýlar. görevi yalnýzca oturumlarý yönetmek ve sorular sormak olabilen þefin baþkanlýðýnda. ama gene de. gentilice örgütlenmenin engellerini ortadan kaldýrmaya baþlýyorlardý. Çünkü. ne kadar güçsüz olurlarsa olsunlar (ve daha sonra. bütün ilkel Cermen yargý kurullarýnda olduðu gibi. genel olarak aþaðý bir durumda bulunduklarý halde. hiçbir biçimde mutlak hükümdar deðildiler. bu gençler. Cermenlerde yargýlayan. gentilice örgütlenme yanýnda. kiþisel baðlýlýkla baðlanýyorlardý. týpký Yunanlýlar ve Romalýlarda olduðu gibi. yüksek askeri þef (baþkomutan). eski halk özgürlüðü bakýmýndan bir yýkým tohumu oluþturuyorlardý ve bunu. Bu askeri bilelikler. topluluk yargýlar. gözü ganimette olan bir genç kalabalýðý topluyordu. büyük bir rol oynadýlar.riedrich Engels Ailenin. daha büyük seferler için tam bir subay topluluðu meydana getiriyorlardý. daha o zamandan zorbalýða hevesleniyor ve bazan da bunu elde ediyordu. daha o zamandan. krallýðýn doðuþunu kolaylaþtýrdý: askeri bilelikler. Birlik þefinin oralarda yapacak hiçbir iþi kalmayýnca. bir yandan. armaðanlar veriyor ve hiyerarþik bakýmdan örgütlendiriyordu. sonra da devlet içinde. krallýk iktidarýnýn doðuþunu kolaylaþtýrdýlar. Ýtalya’da. adam- 138 . büyük ölçüde. kralýn köle ve azatlýlarý. bunlardan çýktý. her yerde ve her zaman.

güçleri birbirine eþit olmayan birçok halk bulunur. daha o zamandan gerçek bir kral olmaya özenen askeri komutan.000 kiþi rakamýný verir. gentilice düzenin meydana getirebildiði en yetkin örgütlenme. halklar halinde toplanmýþ federe Cermen aþiretlerinin örgütleniþi.000 kiþi bile olmadýklarý halde. burada daha þimdiden. Bu.riedrich Engels Ailenin.000** dolaylarýnda da olsa. geliþmelerinin yüksek derecesinden ötürü. 25.).larýyla birlikte. gentilice þefler konseyi. ilk taslaðý içinde bulunuyordu. bu. Toplum. ortalama 125. örneðin. köle ve Romalý saray hizmetkarlarýyla birlikte. gentilice düzen yýkýldý.000 Gol’lü halk. barbarlýðýn yukarý aþamasýnýn örnek kuruluþuydu. [sayfa 373] VIII CERMENLERDE DEVLETÝN OLUÞMASI Tacite’e göre. bu örgütlenme için yeterli olan sýnýrlarý aþýnca. ** Burada kabul edilen rakam. en küçüklerindeki. Sezar. V. kýsmen bu türlü bilelikler tarafýndan meydana getirilmiþti. -ç. 50. Almanlarýn utanç ve bahtsýzlýk konusu olan landsknecht’ler* sistemi. gentilice düzenin sonu geldi. en parlak çaðlarýnda 20. ganimet olasýlýðý bulunan baþka yerlere gidiyordu. Cermenler çok kalabalýk bir halktý. Böyle ayrý bir halk için 100. kadýn ve çocuklar dahil. [Engels’in notu.180. Roma bayraðý altýnda. Genel olarak. Onun yerini devlet aldý. Demek ki. büyük göllerden Ohio ve Potomac’a kadar bütün ülkeyi korkutan bütün Ýrokualarýn sayý* Paralý askerler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 139 .. savaþ olan.000 civarýndadýr. kahramanlýk çaðý Yunanlýlarýnda ve krallar dönemi denilen çaðýn Romalýlarýnda görülen örgütlenmenin aynýdýr: Halk meclisi. Diodoros’un Gol Keltleri konusundaki bir parçasý tarafýndan doðrulanmýþ bulunuyor: “Gol’de. gelecekteki soylular sýnýfýnýn baþlýca öðelerinden ikincisini oluþturdular. kalabalýk bir biçimde bizzat Cermenlere karþý çarpýþan yardýmcý Cermen birlikleri. ayrý ayrý Cermen halklarýnýn sayýlarý üzerinde yaklaþýk bir fikir edinmemizi saðlar: Ren’in sol kýyýsýnda görünen Usipiler ve Tencteruslar için. sayý bakýmýndan Cermen halklarýndan kesenkes biraz daha kalabalýk olarak kabul edilmelidirler.] . En büyüklerindeki insan sayýsý 200.000 (Sicilyalý Diodoros. Roma Ýmparatorluðu’nun fethinden sonra krallarýn bu bilelik adamlarý.

Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Cermanya’da yerleþtikten sonra. bizim bugünkü koþullarýmýz için çok düþüktür: kilometrekareye 10 kiþi. Germania Magna için toplam rakam.* Vistül’e kadar. -ç. Ama bu rakam. Edirne bölgesine kadar dayandýlar. gotik halklarýn baþlýca kümesi (Ýskandinav Gotlarýyla Burgonlar hariç). Böyle bir halk. bir Prusya ili kadar. bu süre boyunca. Güney-Doðu yönünden ilerledi: Yukarý-Tuna boyunca * Büyük Almanya. o çaðda yaþayan bütün Cermenleri kapsamaktan uzaktýr. hayli yoðun bir nüfusun göstergeleridir. yuvarlak hesap beþyüzbin kilometrekareyi kapsar.000 kilometrekare ya da 182 coðrafi milkare kadar yer tutar. eðer Ren kýyýlarýnda yerleþmiþ ve en iyi bilinenlerini elimizdeki verilere göre biraraya toplamak istersek. beþ milyon insaný bulur. tek baþýna. Pösin ve daha baþkalarýnýn bulunduðunu biliyoruz. Milattan sonra 180 yýlýndan itibaren Makedonya Kralý Perseus’un hizmetine girerek. Kuzey Denizi’nden Karadeniz’e kadar. Baltýk kýyýlarýnda. bu. yani 10. Gotik asýllý Cermen halklarýn. bunu tanýtlayabilir. Karpatlar boyunca. Ama gene bu çaðda. Romalýlarýn Germania Magna’sý. Eðer bunlarý yalnýzca bir milyon kabul edersek. Savaþým üçyüz yýl sürdü. tahkim edilmiþ Roma sýnýrý ve Tuna hattý üzerinde. en azýndan altý [sayfa 374] milyon Cermen verir.riedrich Engels Ailenin. Burada bulunmuþ olan Roma paralarýna göre. Demek ki. Her ayrý halk için ortalama yüzbin kiþiyle. bunlar o kadar kalabalýktýlar ki.sýndan çok daha yüksek bir rakamdýr. daha bu çaðda. harita üzerinde ortalama olarak. nüfus. bütün Ren. Slesvig bataklýklarýndaki arkeolojik buluntular üçüncü yüzyýla aittir. Plinius. Bastarn. doðruya yakýn bir rakam olarak. geliþmiþ bir metalürji sanayii ile geliþmiþ bir dokuma sanayii. Cermenlerin genel saldýrýsý baþlar – bu. miladi çaðýmýzýn baþlarýnda. büyük saldýrý hattýnýn sol kanadýný meydana getirerek. daha Ogüst’ün ilk hükümdarlýk yýllarýnda. bir barbar halklar topluluðu için çok yüksek. Tuna aðzýna kadar. Roma Ýmparatorluðu’yla etkin bir ticaret ve en zengin kiþiler arasýnda belirli bir lüks hüküm sürüyordu – bütün bunlar. daha önce sözü edilen sýnai ilerleme. artan bir hýzla çoðalmýþ olmalýdýr. 140 . ya da coðrafi milkare baþýna beþyüzelli kiþi. nüfustaki sürekli artýþ ve yayýlma gücünün dolaysýz bir kanýtýdýr. Cermenlerin baþlýca gruplarýndan beþincisini bu halklardan meydana getirir ve bu halklar. bu rakam.

Cermen istilacýlara ardýna kadar açýktý. Yunancanýn hiçbir direnç gösteremediði her yerde. angaryalar. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 141 . ama artýk egemen deðil. hepsi Romalý olmuþlardý. Gol’ü. Roma devleti. yalnýzca ve yalnýzca uyruklarý ezerek para sýzdýrmaya özgü bir makine durumuna gelmiþti. nüfus kitlesini durmadan daha derinleþen bir sefalet içine gömüyorlardý. vergi toplayýcýlarýn. bir geliþme yeteneðinden. ve Ren boyunca ilerleyen sað kanat. eski Yunan ve Roma uygarlýðýnýn beþiði baþýndaydýk. bütün ulusal diller. her türlü yükümlülük. bir direnme gücünden. Ýþte Roma devletiyle onun dünya hegemonyasýnýn vardýðý yer: Roma devleti. yalnýzca milliyet yokluðunu dile getiriyordu. karmaþýk. Ýberyalýlar.riedrich Engels Ailenin. Þimdi tabutu baþýnda bulunuyoruz. yerlerini. valilerin. hiçbir ödünleme saðlamýyordu: bu bir milliyeti deðil. hatta Ýstanbul. eskiden Ýtalya’yý. öbürleri gibi bir taþra kenti olmuþtu – ayrýcalýklý. Ama hiçbir yerde. zamanla onun en kötü düþmaný. baský. dev gibi. gitgide birbirlerinden ayrýlýyorlardý. Gollüler. en kötü baskýcýsý olmuþtu. Vergiler. Geniþ topraklarýn büyük insan yýðýnýný birleþtiren yalnýzca bir tek bað vardý: Roma devleti. Beþinci yüzyýlýn sonunda. merkezde bulunuyorlardý. Roma dünya hegemonyasýnýn eþitleþtirici rendesi altýnda kalmýþtý. Akdeniz havzasýndaki bütün ülkeler. Daha önce. her yerde eski kandaþ baðlarý ve ayný zamanda. kansýz ve güçsüz düþmüþ Roma Ýmparatorluðu’nun kapýlarý. Roma da. bozulmuþ bir Latinceye býrakmýþlardý. Milano’da oturan imparator ve imparatorcuklarýn bile merkezi olmayan. askerlerin yiyicilikleriyle dayanýlmaz bir duruma gelecek kadar ileri götürülmüþtü. ve bu.ranklar denen Ýstovenler tarafýndan meydana getirilmiþ. Roma yönetimi ve Roma hukuku. Noricumlar yoktu. artýk hiçbir ulusal ayrým kalmamýþtý. Taþra illeri Roma’yý yýkmýþlardý.ilerleyen Yukarý-Almanlar (Herminonlar). özerk yerel ve ulusal etkinliðin son kalýntýlarýný da yoketmiþti. Bretonya’nýn fethi Enjevonlara düþtü. Ligüryalýlar. çeþitli illerdeki Latince [sayfa 375] lehçeler. yüzyýllarca. bu öðelerle yeni uluslar meydana getirmeye yetenekli bir güç yoktu. Ýspanya’yý ve Afrika’yý baðýmsýz ülkeler haline getiren doðal sýnýrlar gene vardý ve kendilerini her zaman duyuruyorlardý. zayýflamýþ. artýk evrensel imparatorluðun. varolma hakkýný. Yeni bir nitelik olan Roma dünyasýna iliþkin. Her yandan. içerde düzenin korunmasý. hele hele yaratýcý bir güçten bir iz kalmamýþtý. Trev. yeni uluslarla ilgili öðeler vardý. dýþarda da Barbarlara . Hiçbir yerde. þimdi .

o çaðda. cumhuriyetin sonundan beri. sanatta gerileme. Ýmparatorluk çaptan düþtükçe. bu konumuzun dýþýndadýr. soydan geçme kiracýlara. bu küçük toprak 142 . villa alanlarý ve onlarýn bahçývanlýk ürünleri. Cumhuriyetin son zamanlarýndan itibaren. vergi ve yükümlülükler daha da artýyor. hatta geniþletilmiþlerdi. küçük sanayide. imparatorluk. tarýmýn daha aþaðý bir düzeye düþüþü – Roma dünya hegemonyasýnýn vardýðý sonuç bu oldu. en kötü düzensizlikten de daha kötüydü ve kendilerine karþý yurttaþlarý tarafýndan korumak iddiasýnda bulunduðu Barbarlar. Kölelerin emeði üzerine kurulu latifundia’lar iþletmesi. Ama. daha az umutsuz deðildi. yurttaþlar tarafýndan kurtarýcý olarak bekleniyorlardý. Gerçekte ticaretten kalmýþ bulunan þey de memurlarýn yiyicilikleriyle yok oldu. hatta yalnýzca dokuzda birini alan partiarii’lere* verildi. Küçük tarým. ama. yeniden ve her zamandan daha çok. hemen hemen bütün ülkeyi kaplayan uçsuz bucaksýz yurtluklar (latifundia) iki þekilde iþletilmiþti: ya nüfusun yerini. bu sömürüyü ortadan kaldýrmamýþ. kentlerin gerilemesi. onlar yalnýzca tefecilikte. bakýmý az sayýda köleden baþka bir þey gerektirmeyen koyunlarýn ve sýðýrlarýn almýþ bulunduðu otlaklar biçiminde. Villa’lar.karþý [yurttaþlarý -ç.riedrich Engels Ailenin. küçük parçalara bölündüler ve [her parça -ç. Genel yoksullaþma. Romalýlar egemenliðinin ereði. artýk karlý (rentable) olmuyordu. kent pazarlarýna satmak üzere de geniþ ölçüde bahçývanlýk yaptýðý villa’lar biçiminde. birbiri ardýna. Ýmparatorluðun Yunanlýlara [sayfa 376] ait kýsmýnda bulunuyordu ki. tersine. ticarette. Toplumsal durum. fethedilmiþ bulunan illerin iliðine kadar sömürülmesiydi. nüfusun azalmasý. her þeye karþýn arta kalan þey. onun düzeni. Ama. bu. Büyük otlaklar korunmuþ. Ýtalya’da. yeniden tek karlý biçim durumuna gelmiþti. eski durumuna gelmiþti. çoðu durumda. mülk sahiplerinin yoksullaþmasý ve kentlerin çökmesi yüzünden. bir sürü kölenin. memurlar daha da utanmazca soyup soðana çeviriyorlardý. Ticaret ve sanayi hiçbir zaman halklar egemeni Romalýlarýn iþi olmamýþtý. ya da. Doðuda. bozulmuþlardý. ya da kiracýdan çok toprak sahibinin iþine bakan vekilleri olan. mülk sahibinin lüksü içinde olduðu kadar. kendilerinden önce ve sonra olan her þeyi geçmiþlerdi. büyük ölçüde tarýmýn olanaklý tek biçimiydi. onu düzen altýna almýþtý.] koruma üzerine dayandýrýyordu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Bütün eski dünyada baþlýca üretim dalý olan tarým.] belirli bir para ödeyen. ve çalýþmalarý karþýlýðý yýllýk ürünün altýda.

] . Magriplilerin haremleri için. basit bir nikahsýz karý-kocalýk (contubernium) olarak kabul ediliyordu. [sayfa 377] büyük tarýmda olsun. Roma Ýmparatorluðu’nda. aðulu iðnesini býraktý: özgür insanlarýn üretici çalýþmayý horgörmesi. kölelerinki gibi. kölecilik. köle deðildiler. -ç. büyük kârlarla Ýspanya’ya ihraç ediyorlardý. Çünkü. ama özgür de deðil. tamamen geçerli evlilikler gibi deðil. kýrda. doðrusunu söylemek gerekirse. Verdiun’de. çok sayýda köle için yer yoktu. onun için ortadan kalktý. yani Kutsal Cermen Ýmparatorluðu’nda. tamamen masumdur.]. iktisadi bakýmdan olanaksýzdý. Ama can çekiþen kölecilik. hadým imalatýydý: bunlarý. ne Akdenizdeki Venediklilerin köle ticaretini. yüzyýldaki en büyük sanayi kolu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 143 . yüzyýllarca kölecilikle içli dýþlý yaþadý ve daha sonra hýristiyanlarýn kendilerini vermiþ bulunduklarý köle ticaretini asla engellemedi. ahlak bakýmýndan yasaklanmýþtý. ne kuzeydeki Almanlarýn.** Kölecilik karlý olmaktan çýkmýþtý. Biri [kölecilik -ç. özgür kadýnlarla evlenemezlerdi. artýk yalnýzca ev hizmetlerinde ve zenginlerin lüksü için çalýþan kölelere yer kalmýþtý. Bunun sonucu. hýristiyanlýk.riedrich Engels Ailenin. Bunlar. ömrünü tamamlamýþtý. özgür insanlarýn çalýþmasý. artýk bir yük durumuna geldikleri için azat edilmiþ bulunan kölelerin sayýsýnda bir artýþ. özgür Romalýlara yaraþmaz bir köle çalýþmasý olarak göstermeye yeterliydi – ve þimdi. ortaçað serflerinin habercileri oldular. ne de daha sonraki zenci köle alýþveriþini. Hýristiyanlýk. iþte buydu. ve bunlarýn kendi aralarýnda kurduklarý birlikler. zahmete deðer bir iliþki olmaktan çýkmýþtý – bunun ürünleri için pazar kalmamýþtý. antik köleciliðin giderek ortadan kalkmasýnda. Kölecilik. bir yandan. üzerinde çalýþtýklarý topraða baðlýydýlar ve onunla birlikte satýlabilirlerdi. Antik kölecilik.[182] 10. bu kolonlar. Artýk. henüz bütün üretici çalýþmayý. Roma dünyasýnýn içine girmiþ bulunduðu çýkmaz.parçalarý karþýlýðýnda her yýl deðiþmez bir para ödeyen kolonlara býrakýldýlar. [Engels’in notu. Ama can çekiþen kölecilik. artýk toplumsal üretimin temeli * Toprak kirasýný ürünle ödeyen çiftçiler. imparatorluðun parlak çaðlardaki dev gibi üretimin indirgenmiþ bulunduðu küçük tarým ve küçük el zanaatlarýnda. bir yandan da. ** Kremon piskoposu Liutprand’a göre. kopuk takýmý (verlumpt) içine düþmüþ kolonlarla özgür kiþilerin sayýsýnda bir artýþ oldu (yukarda sözü geçen köleci Amerika devletlerindeki poor whites’lar gibi). Toplumda. kent yapýmevlerinde olsun. herkes özgürdü.

Marsilya piskoposu Salvianus. baþkasýna satýlabilen özel mülk. bu kullaným ve paylaþýlmýþ toprak- 144 . alleu (týmar) haline geldiler. bütün halinde topluluklar da (komünler) yapýyorlardý. dördüncü yüzyýlda. Her gens içinde. bu sýralarda devirli-yeniden-daðýtýmlarýn yapýlýp yapýlmadýðýný bilmiyoruz. kolonlarýn yanýsýra. Bu durumu düzeltebilmek için. Gol’dür. Allahýn melekutunu ve kendi öz yurtluklarýný büyütmek için sýk sýk öykündüðü dümen. Orada. imparatorlar. birçok “Romalý”nýn. bu töreye karþý yayýnlanmýþ bulunan bir yasa. taþra illerinde daha iyi deðildi. gürler. öyle ki. onlarýn bütün topraklarýnýn üçte-ikisini aldýlar ve bu topraklarý kendi aralarýnda paylaþtýlar. Roma illerinde bu töre çabucak ortadan kalktý ve çeþitli paylar.riedrich Engels Ailenin. çoðunlukla güçlü bir adamýn korumasý altýna giriyorlardý. herhalde. Üzerinde en çok bilgiye sahip bulunduðumuz yer. 9. böylesine bir hýrsýzlýða karþý. henüz toplumsal üretimin temeli olamýyordu. yaþamlarý boyunca topraktan yararlanma hakkýný saðlýyordu – kutsal kilisenin unutmadýðý. herkesin kullanýmý için bölümsüz kaldýlar. kendilerini. topraklarýnýn mülkiyetini kendine devretmeleri koþulunu dayatýyor. Bu çaðda ana-babalar. öfke ve tiksintiyle. eþit parçalar halinde bölünmüþ tarla ve çayýrlar. Barbarlar tarafýndan iþgal edilen bölgelere sýðýndýklarýný ve oralarda yerleþmiþ bulunan Roma yurttaþlarýnýn. bu konuda ardarda birçok yasaklama yasalarý yayýnladýlar. bunu tanýtlar.]. onlara. Paylaþma. yargýçlarýn ve tefecilerin [sayfa 378] yolsuzluklarýna karþý korumak için. ve Romalý memurlarla büyük toprak sahiplerinin yaptýklarý baský yüzünden. ya da tek tek aþiret ve genslerin mülkü olarak. bölümsüz (indivis) kaldý. Ama bu çaðda. ve bunu yalnýzca tek tek kiþiler deðil. Bunlar. Romalýlarý kendi öz devletlerinden kurtarmýþ olmak için. henüz özgür köylüler de vardý. bu korumanýn ne yararý olabilirdi? Patron (koruyucu. ya bütün halkýn. Ama. ve 10. çeþitli ev ekonomileri arasýnda kura ile daðýtýldýlar. çoðunlukla kendi çocuklarýný köle olarak satýyorlardý. Durum. tam bir devrimden baþka hiçbir çýkar yol yoktu. Ormanlar ve otlaklar. öbürü [özgür insanlarýn çalýþmasý -ç. bu koþulla. hami). tekrar Roma egemenliðine düþmekten korktuklarý kadar hiçbir þeyden korkmadýklarýný anlatýr. fatihlerin sayýsý görece az olduðundan. memurlarýn. geniþ alanlar. yüzyýllarda. Cermer Barbarlarý. koruma arayanlara. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .olmaktan çýkmýþtý. gentilice örgütlenmeye göre yapýldý. koruma isteyenlere. 475 yýlýna doðru. sefalet yüzünden.

Öyleyse. Bunu burada büyük bir ölçek üzerinde görüyoruz. irili ufaklý ülke (Gau) ve mark birlikleri arasýnda paylaþýlmamýþ bulunan bütün geniþ topraklar. hiç deðilse mark ortaklýðýnýn tutunduðu ülkelerde –. ve en yakýn çaða kadar. Biliyoruz ki. ne de bu gruplar aracýlýðýyla egemenlik altýna alýnabilirlerdi. yönetici organlarýn fetih sonucu yozlaþmalarý yüzünden oldu. Ama. bu. kendinden bir þeyler sakladý. gentilice örgütlenme. devletin kuruluþuna uygun olma yeteneðini kazandý. onun iktidarýnýn pekiþmiþ olmasýný gerektiriyordu. iç güvenliði de. Askeri komutanlýðýn krallýða dönüþmesi zamaný gelmiþti: bu dönüþüm gerçekleþti. yavaþ yavaþ yerel bir örgütlenme biçimine dönüþtü ve bundan ötürü. utku kazanmýþ Salienler halkýnýn eline. mark birliði içinde eridi. fethettikleri yeri bir düzene koymak zorundaydýlar. bütün gentilice örgütlenmeye özgü ilkel demokratik niteliðini korudu. Basit yüksek askeri þeflikten . ve bu da ancak bir baþka devlet olabilirdi. bütün halk içinde de. öyleyse. daha sonra kendisine zorla kabul ettirilen yozlaþmýþ biçim içinde bile. ayrýca. yalnýzca Roma devletinin uçsuz bucaksýz yurtluklarý deðil. Her þeyden önce çoðu yerlerde varlýklarýný sürdüren yerel Roma yönetim organlarýnýn baþýna Roma devleti yerine geçecek bir þey (substitut) koymak gerekiyordu. Ama fatih halkýn en yakýn temsilcisi askeri þefti. gens kökeninin çoðunlukla görülebilir bir durumda bulunan izleri. Gens köyünde ne kadar uzun bir zamandan beri yerleþmiþse. burada. Romalý kitleler. astlar üzerinde egemenlik gentilice örgütlenmeyle baðdaþmaz bir þeydir. Cermenlerle Romalýlar giderek o kadar kaynaþýyorlar ve gentilice baðýn akrabalýk niteliði. Ama gene de.ranklar Ýmparatorluðunu alalým: Burada.ethedilen topraklarýn dýþ güvenliði olduðu kadar. ne gentilice gruplar içine kabul edilebilirlerdi. Ýngiltere’de. Almanya ve Ýskandinavya’da–. eski töreye göre ve topluluðun kararýyla düzenlendi. aþiret içinde olduðu kadar.ransa’nýn kuzeyinde. ezilen insanlarýn elinde etkili bir silah olarak kaldý. çok çabuk olmasý gerekiyordu.larýn iþlenme biçimi. Eðer gens içindeki kan baðý çabucak kaybolduysa. . .riedrich Engels Ailenin. gentilice kuruluþ organlarýnýn devlet organlarý haline dönüþmeleri ve bu iþin de. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 145 . ve böylece. koþullarýn baskýsý altýnda. Roma illerinin efendisi bulunan Cermen halklarý. [sayfa 379] yerel (territoriale) nitelik karþýsýnda o kadar siliniyordu. özellikle büyük orman alanlarý da geçmiþti. yani birlik üyeleri arasýndaki akrabalýk.

bunlara. Doðrudan doðruya kral tarafýndan toplanmaya çaðrýlan özgür köylülerden kurulu bir silahlý kuvvet yerine. Charlemagne’ýn ardýllarý zamanýnda. toprak sahibi özgür köylüleri de öylece tükettiler ve yýktýlar. ast þefleriyle doðmakta bulunan soyluluðun meclisi haline geldi. daha sonra da gedikler[183] biçimi altýnda. etki gentilice örgütlenme araçlarýyla yönetilemiyordu. kýsa zamanda. onu halktan çalmak. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .rank kralýnýn yaptýðý ilk þey. yani katiplik yetenekleri. þefler konseyli. –Charlemangne tarafýndan atanmýþ bulunan ve görevlerinin kalýtýmla geçmesi özlerini taþýyan kontlar[184] 146 . Ama hepsi bu kadar deðil. ve daha da önceleri. hatta bir kral bile tanýmayan kimselerden gelen kuþaklarýn da bulunduðu. iç savaþlarla fetih savaþlarý. çabucak vazgeçilmez bir durum kazanan Romalýlaþmýþ Gollülerle büyüdü. kültürleri. yani vaktiyle kraldan baþka efendi tanýmayan. bütün bu sürekli savaþlar. Geniþ imparatorluk alaný. vaktiyle Cumhuriyetin son zamanlarýnda Roma köylülerini nasýl tüketip yýkmýþlarsa.ransa’nýn fethinden sonra da çekirdeðini oluþturan bu özgür köylüler. Baþlangýçta ordunun bütününü. iç savaþlar. ve . aralarýnda serf köylülerin. eski halk meclisi. hükümdar bileliðini (la cour) meydana getiren. yeni beliren büyüklerin çavuþlarýndan (Dienstleute) kurulu bir ordu meydana getirilmiþti. bu insanlara verildi. hatta çoktan beri yürürlükten kalkmadýðý yerlerde bile toplanamýyordu. yüzyýlýn baþlarýnda öylesine yoksul düþmüþlerdi ki. Latin yazý dili ve:ülkenin hukuku üzerindeki bilgileriyle. gitgide.gerçek prens aþamasýna geçmiþ [sayfa 380] bulunan . ve armaðan ya da týmar (fiel) olarak bileliðindeki adamlara vermek oldu. bu halk mülkünü krallýk yurtluðu biçimine dönüþtürmek. hemen hemen daima kralýn yaþam süresince. köleler. serfler ve azatlýlar da katýldýlar. biçimsel olarak varlýðýný sürdürdü. ancak beþ erkekten biri. baþlangýçta. aralarýndan gözdelerini seçtiði. ve kýsa zamanda yerini kralýn sürekli çevresine býraktý. savaþa katýlabiliyordu. . yeni bir soylular sýnýfýnýn temeli atýlmýþ oldu. ama o da.rank kitlesini. krallýk iktidarýnýn güçsüzlüðü ve bunun [sayfa 381] sonucu büyüklerin yaptýðý yolsuzluklar. ki bu sonuncularý asýl Charlemagne zamanýnda yapýlmýþlardý. Latinceden türeyen halk dilleri. Baþlangýçta onun kiþisel askeri muhafýz takýmý (escorte) ve ordunun öbür ast þeflerinde meydana gelmiþ bulunan bu bilelik.riedrich Engels Ailenin. Romalýlarla. ve kralýn. hiçbir efendi. böylece. önce çoðunlukla armaðan olarak. yalnýzca ordunun. halk zararýna. ayrýca. Halka ait olan toprak parçalarý. 9.

ranklara iliþkin olmak üzere 2. öncellerinin. þimdi genellikle kilise tarafýndan köylülere karþý uygulanmaktaydý. Bu manastýrýn. örneklerin Roma angaries’lerinden. halk kitlesi. hemen hemen salt Cermen adlarý taþýyan . bunu onlara deðiþik ve deðiþebilir biçimler altýnda. artýk çoðunlukla serf durumuna gelmiþlerdi. dörtyüz yýl önce. topraklarýnýn mülkiyetini. köprü ve yol yapýmý ve genel yarar saðlayan öbür iþler için yüklenen hizmetlerde olduðu [sayfa 382] gibi. týpký Roma Ýmparatorluðu’nun. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 147 . toplumsal örgütlenme ve mülkiyet . daha Charlemagne zamanýnda.rank köylüsünün yýkýlýþý tamamlandý. . ya da kilisenin korumasý altýna girmek zorundaydýlar.]Saint Germain-des-Prés (o zaman Paris yakýnýnda. ama bu koruma onlara pahalýya maloluyordu.riedrich Engels Ailenin.da buna ekleniyordu–.ranklarýn ayaklarý dibinde kalmasý gibi.[185] yani devlet yararýna [yaptýrýlan -ç. kiþisel özgürlüklerini de yitirdiler. Ama bu yalnýzca iki þeyi tanýtlýyordu: Bir yandan.]! Metbu. [yani -ç. þimdi Paris’in içinde) manastýrýnýn kadastro kütüðü bunu gösterir. Ýrminon’un polyptique [yani -ç. Normanlarýn ayaklarý altýna seriliyordu. Ve yalnýzca dýþ güçsüzlük deðil.rank köylüleri. Bunlar arasýnda. 35 lit. tamamen hareket noktasýna dönmüþ bulunuyordu. Savaþlar ve soygunlarla yýkýlmýþ krallýk iktidarý da onlarý korumak için çok güçsüz olduðuna göre. gitgide yayýlan angaryalar (corvées). . ama her zaman hizmet ve vergi yükümlülüðü karþýlýðý kullanma hakký (tenure) olarak veren metbularýna (suzerain) aktarma zorunda kaldýlar. Özgür durumdaki . dört yüzyýl sonra. Charlemagne’ýn ölümünden elli yýl sonra.788 ev ekonomisi vardý. iç düzen. 30 220 köle. birkaç kuþak sonra. 2. batmakta olan Roma Ýmparatorluðu’nda. daha doðrusu düzensizlik de. bu baðýmlýlýk biçiminin egemenliði altýna girdikten sonra.] zoraki hizmetlerden almýþlardý.] Roma kolonlarýnýn durumuna benzer bir durum içine sokulmuþlardýr. iþte Salvianus’ un dine aykýrý olduðunu ilan ettiði bu yöntem. Mark ortaklýðý üyesi Cermenlere. yavaþ yavaþ.080 kolon. ve yalnýzca 8 özgür uyruk (Hintersassen) [aile bulunuyordu -ç. Köylülüðün çöküþü ne kadar hýzlý oluyordu. çevreye serpilmiþ geniþ topraklarý üzerinde. hemen ayný derecede kötüydü. Öyleyse. görünüþte. direnmeye yeteneksiz.rank Ýmparatorluðu. . köylünün topraðýný mülk olarak kendine devrettiriyor ve ona yalnýzca yaþadýðý sürece topraktan yararlanma hakkýný veriyordu. son olarak da Norman akýnlarý. ya yeni soylular sýnýfýnýn. Vaktiyle Gol köylülerinin yapmýþ bulunduklarý gibi.

Roma Ýmparatorluðu’nun son yüzyýllarýnda kent. bunun böyle olduðunu tanýtlar. gerileyen bir uygarlýðýn batýþý içinde deðil. bir ilerleme olmuþtu. Yeni kuþak. ayrýksýn sonuçlar verebilirlerdi. daha sonraki dört yüzyýl süresince. bu dört yüzyýl süresince. sanayide de düþük bir geliþme derecesini öngerektirir. Bu dönemin sonunda. Bir yandan kölelerle birlikte Roma latifundia’lar ekonomisini. þimdi. anormal toplumsal yapýlardý. kayda deðer bir ilerleme ya da gerileme göstermediðini.rank köylüsü ortaya çýkmýþtý. onlardan hiç olmazsa bir büyük sonuç kalýyordu: Batý Avrupa insanlýðýnýn.daðýlýmýnýn. yeniden ortaya çýkmalarýna neden olduðunu. Bu deneyler. Egemen büyük toprak sahipleriyle küçük baðýmlý köylüler. zorunlu olarak. Antik kölecilik yok olmuþtu. manastýrlar tarafýndan devam ettirildi ve yalnýzca onlar için verimli oldu. gelecekteki tarih için yeni örgütlenme ve yapýsý olan modern milliyetler. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . öte yandan. yeni bir geliþmenin hareket noktasý olmuþtu. ama manastýrlar. Dahasý var: bu dört yüzyýl ne kadar verimsiz görünürse görünsün. Charlemagne’ýn hemen hemen iz býrakmadan yok olan o ünlü imparatorluk villa’larýyla yaptýðý büyük deneyle. 9. tarým ve sanayideki çaðdaþ üretim aþamasýna tamamen uygun düþtüklerini ve bundan dolayý kaçýnýlmaz þeyler olduklarýný.riedrich Engels Ailenin. Batmakta olan Roma Ýmparatorluðu’nun “yararsýz aný ve boþuna çekiþme”si [sayfa 383] ölmüþ ve gömülmüþtü. ama iþte bundan dolayý da ayrýklama olarak kalmak zorundaydýlar. tarýmda olduðu kadar. her ne kadar baþta varolan baþlýca sýnýflarýn hemen hemen týpkýsýný yeniden buluyorsak da. yeni bir uygarlýðýn doðum sancýlarý içinde meydana gelmiþlerdi. ve bundan dolayý da ayný mülkiyet daðýlýmý ve ayný sýnýflarýn. köy üzerindeki eski aðýrlýðýný kaybetmiþ ve bu aðýrlýðý. Cermen egemenliðinin ilk yüzyýllarý içinde de yeniden elde edememiþti. çalýþmayý aþaðýlýk bir þey olarak horgören özgür insanlar yokolmuþtu. Romalýlar için antik dünyanýn umutsuz çöküþ biçimi olan güçlü toprak sahipleriyle köleleþtirilmiþ köylüler arasýndaki iliþkiler. Ama gene de. Roma kolonuyla yeni serf arasýnda. yiðit bir kuþaktý. bu sýnýflarý meydana getiren insanlar deðiþmiþlerdi. Romalý öncellerine göre. Bu. yeni kuþak için. bu üretim aþamasýnýn. yüzyýlýn toplumsal sýnýflarý. efendisi olsun. kopuk takýmý (verlumpt) içine düþmüþ. hizmetkarý olsun. Cermen- 148 . öte yandan angaryalarla birlikte modern büyük ekimi böyle bir topluma aþýlamak olanaksýzdý. bu durumun zorunlu ürünleridir. özgür . bekarlýk üzerine kurulu.

.ransa ve Ýngiltere’de–. barbarlýklarýndan. Cermenler.ler Avrupa’yý gerçekten yeniden canlandýrmýþlardý ve bu yüzden Cermanik dönemdeki devletlerin yýkýlýþý. ana yurtlarýnda vaktiyle uygulanmýþ ve Roma Ýmparatorluðu’ndaki köleciliðin de kendisine doðru . Cermenlerin kiþisel deðer ve yiðitlikleri. klasik dünyanýn hiç görmemiþ bulunduðu çok yüksek bir durum saðladýlarsa. hemen iki yüzyýl sonra. hatta ortaçaðýn en sert servaj (toprak-bentlik) düzeni altýnda bile. gerçek gentilice örgütlenmeden bir parçayý. barbarlýklarý. soylar bakýmýndan yerleþme biçimindeki tamamen barbar sistemlerinden baþka. yukarý aþamadaki Barbar’a iliþkin. Ama Avrupa’yý gençleþtiren onlarýn özgül ulusal nitelikleri deðil. köylülere. analýk hukuku çaðýnýn hala canlý olan kalýtlarý (legs) deðilse. özellikle o çaðda. eðer erkeðin aile içindeki egemenliðini yumuþattýlarsa.riedrich Engels Ailenin. sayesinde yeni bir dirimsel güç üfürdükleri gizemli büyü neydi? Þoven tarihçilerimizin bize anlattýklarý gibi bu Cermanik topluluðun içinde varolan mucizevî bir erdem miydi? Hiç de deðil. barbarlýklarý. eðer kadýna. ve böylece. feodaliteye doðru sürekli bir geliþmeyle sonuçlandý [ve bu öyle büyük bir nüfus artýþýyla birlikte oldu ki. onlarý bütün bu iþleri yapmaya [sayfa 384] yetenekli kýlan þey. feodal devlete geçirdiler. toprak dirliklerinde (bénéfices) ve koruma[186] aramada. gentilice töreleri. ne antik kölelerin. eðer onlar. neye borçlu bulunuluyordu? Ve son olarak. Romalýlarýn yitirmiþ bulunduklarý. gentilice örgütlenmenin meyvesi olan belirleyici çizgiler deðilse. neydi? Eðer onlar. Kuzey . tek-eþliliðin eski biçimini altüst ettilerse. uzun sözün kýsasý. neydi? Eðer onlar.. hiç deðilse bellibaþlý üç ülkede –Almanya. bu. ve Roma dünyasýnýn balçýðýyla yeni devletler yapmaya ve yeni ulusal özellikleri geliþtirmeye yetenekli bütün nitelikler – eðer bunlar. mark ortaklýklarý biçimi altýnda kurtarýp. gentilice örgütlenmeleridir. özgürlük eðilimleri ve her kamu iþini kendi iþi gibi gören demokratik içgüdüleri. ezilen sýnýfa. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 149 . Normanlara ve Sarazenlere uyruklaþmayla deðil. haçlý seferlerindeki büyük insan kayýplarýna kolayca katlanýldý]: Ama Cermenlerin. yalnýzca. çok yetenekli ve canlý bir geliþme içinde bulunan Aryen bir soydu. ne de modern proleterlerin yararlanabildikleri genel bir kaynaþma ve bir direnç aracý verdilerse. can çekiþen Avrupa’ya.

toplumdaki gentilice örgütlenmeyi yýkmaya çalýþan ve uygarlýðýn doðuþuyla onu tamamen yokeden genel iktisadi koþullarý inceleyelim.evrimlenmiþ bulunduðu. -ç. yukarý aþamasýnda geliþmesini sürdüren gens. ister Doðunun ev köleciliði þeklinde olsun. ister antikçaðýn çalýþma köleciliði. büyük akýnlardan önce. her þeyi açýklar. ayrý ayrý üç büyük örnekte: Yunanlýlarda. 150 . Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . gentilice örgütlenmenin yýkýlýþýný izlemiþ bulunuyoruz. bu süreç için gerçekten en uygun aþamaydý. henüz tam köleciliðe ulaþmamýþ bulunan Cermenlerin barbarlýðýndan baþka. bu. barbarlýðýn aþaðý aþamasýnda. yalnýzca barbarlar yeteneklidir. kulluðun (servitude) yumuþatýlmýþ biçimini geliþtirdiler. Ve Cermenlerin. Bu. barbarlýðýn yukarý aþamasýndan itibaren. ve bundan ötürü. Romalýlarda ve Cermenlerde. Marx’ýn Kapital’i. dirimsel güç ve canlandýrýcý tohum olarak aþýladýklarý tek þey. Bitirmek için. –gerçekte.ourier’nin. köleciliðin bir ayaklanmayla ortadan kaldýrýldýðý hiç görülmemiþtir) büyük üstünlük taþýyan bu biçimin geçerlik kazanmasýný saðladýlarsa. “çiftçilere sýnýf olarak ve dereceli kurtuluþ araçlarýný saðlar” (“fournit aux cultivateurs des moyens d’affranchissement collectif et progressif”)* diye belirttiði. Yabanýllýðýn orta aþamasýnda doðup. bize Morgan’ýn kitabý kadar gerekli olacak.riedrich Engels Ailenin. neye borçlu bulunuluyordu? Cermenlerin Roma dünyasýna. ortaçað serfleri. can çekiþen uygarlýk yüzünden acý çeken bir dünyayý gençleþtirmeye. [sayfa 385] IX BARBARLIK VE UYGARLIK Þimdi. ulaþmýþ ve içinde geliþmiþ bulunduklarý barbarlýðýn yukarý aþamasý. ve yalnýzca ilk olarak . barbarlýk idi. olanaklý bulunduðu köleciliðe göre (antikçaðda. araçsýz ve derecesiz kurtuluþun. Burada. sahip bulunduðumuz kaynaklardan anlayabildiðimiz kadarýyla. geliþmesinin * Çiftçiler topluluk halinde ve dereceli kurtuluþ araçlarýný saðlar. sayesinde. yavaþ yavaþ sýnýf olarak kurtuluþlarýný kopardýklarý halde– yalnýzca bireysel. Gerçekte.

silahlarýn. Bir aþiret. Gentilice örgütlenmenin büyüklüðünün. yalnýzca iki cinsiyet arasýnda iþbölümü vardýr. yaptýðý ve kullandýðý aletlerin sahibidir: erkek. Ýkisi de. aþiret ve gensin çeþitli sýnýflar biçiminde bir bölünmesi de. ama köleleþmesiyle hiçbir zaman. Erkek savaþýr. bu sorun ona. eski gensleri. avlanmanýn bir hak mý. kan davasý ya da öbür cezalandýrma pratiklerine katýlmanýn bir hak mý. uyumanýn. çoðunlukla büyük sayýda aile arasýnda. aþiretin yok olmasýyla son bulabilir. ortaklaþadýr. nüfus artýþýyla. ilkel besin maddelerini ve bunlarýn gerektirdiði aletleri saðlar. diker. ev eþyalarýnýn: Ev ekonomisi. akraba aþiretleri birleþtirir. Bu yalýn örgütlenme. savaþ çözümler. savaþ. Ve bu. hiç deðilse belirli durumlarda. yemenin. ama darlýðýnýn da nedeni. bu biçimde örgütlenmiþ bir toplum içinde doðabilecek bütün çatýþmalarý bir düzene koymaya yeteneklidir. Amerika kýzýlderililerinin bir örnek hizmeti görecekleri bu aþamada. av alaný. kendileri karþýsýnda ana gensin kabile görevi yaptýðý birkaç yavru gense bölünür. haklar ve görevler arasýnda henüz hiçbir ayrým yoktur. Ýþbölümü. gentilice örgütlenmeyi en yetkin biçimiyle görürüz. bizi bu durumun iktisadi temelini incelemeye götürür. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 151 . kamu iþlerine. bir konfederasyon. sözkonusu olamaz. Kadýn evde uðraþýr. egemenlik ve kölelik için hiçbir yer bulunmamasýdýr. ya da bir ödev mi olduðunu bilmek gibi bir sorun yoktur. kadýn evde. yiyecek ve giysileri hazýrlar: yemek piþirir. ava ve balýða gider. Öyleyse. dokur. onda. * * Özellikle Amerika’nýn kuzeybatý kýyýsýnda (Bancroft’a bakýnýz. birkaç gense. sonra aþireti öbür aþiretlerden ayýran tarafsýz koruyucu orman (Schutzwald) yayýlýr. iþte bu geliþme aþamasýndan baþlayacaðýz. Dýþ çatýþmalarý ise. Nüfus son derece seyrektir. avcýlýk ve balýkçýlýk aletlerinin. büyük ölçüde yeniden buluruz.) Kraliçe Charlot . Amerika yerlisi için. ve bunlardan herbiri içinde. aþiretin kendisi de birkaç aþirete bölünür. genellikle iki gense bölünmüþtür. kendisini doðuran toplumsal koþullara tamamen uygun düþer.doruðuna eriþir. Ýçinde. Bu koþullara özgü ve bu koþullarýn kendiliðinden bir kümelenmesinden baþka bir þey deðildir. Ýkisi de kendi alanýnda egemendir: erkek ormanda. bu merkezin çevresinde. Bunun [sayfa 386] gibi. yalnýz aþiret merkezinde daha yoðundur. bu ilkel genslerden herbiri.riedrich Engels Ailenin. kadýn. tamamen kendiliðindendir. yoksa bir ödev mi olduðunu sormak kadar saçma görünür. önce geniþ bir kuþak üzerinde.

geçici bir iþbölümüne yol açabilir. ve üstelik süt veriyordu: En geliþmiþ aþiretlerden bazýlarý –Aryenler. aþiretler. ve düzenli bir kurum durumuna gelen bu deðiþimin geliþip saðlamlaþmasý için bütün koþullarý hazýr buluyoruz. çoban aþiretler [öbür aþiretlerden -ç.riedrich Engels Ailenin. yüne. bütün halinde ayný çatý altýnda yaþýyorlardý. topluluk hesabýna çalýþýyorlardý. ancak rastgele deðiþimler olabiliyordu. kendilerini öbür Barbarlardan ayýrdýlar: birinci büyük toplumsal iþbölümü. hatta belki Turanlýlar–. esas çalýþma kollarý olan hayvan yetiþtirme ve hayvan sürülerinin korunmasýna geçtiler. yalnýzca ve yalnýzca burada geçerlidir. Yabanýl mandanýn diþisini avlayarak yakalamak gerekiyordu. hukukçu ve iktisatçýlar tarafýndan.] ayrýldýktan sonra. ayrýca öbür barbarlardan baþka besinler de üretiyorlardý: Yalnýzca daha çok süt. doðruya aykýrý olarak uygar topluma maledilen. çakmak taþýndan aletler yapmaya yarayan bazý atölye kalýntýlarý bulunmuþtur. ayrýca derilere. Çoban aþiretler. Ama insanlar. ayný çatý altýnda sayýlarý 700’e varan insaný birarada toplayan ev ekonomileri bulunur. ve üretimleri ilkel maddelerle birlikte artan iplik ve [sayfa 387] dokumalara da sahip oluyorlardý. deðiþim karþýlýklý gentilice þeflerin aracýlýðýyla. ama insana alýþtýktan sonra. taþ devrinin son çaðýna iliþkin. keçi kýlýna. burada. Hint gentilice gruplarýndaki zanaatçýlarýn hâlâ yapmakta olduklarý gibi.] 152 . Ýþte böylece. düzenli bir deðiþim olanaklý duruma geldi. bugünkü kapitalist mülkiyetin hâlâ üzerine dayandýðý son aldatýcý hukuksal bahane olan “kiþisel çalýþmanýn meyvesi olan mülkiyet” fikri.Ortaklaþa yapýlan ve ortaklaþa kullanýlan þey. insanlara alýþmaya. özel bir ustalýk. [Engels’in notu. her yýl bir malak. Aþiret içinde gerçekleþtirilenden baþka bir deðiþim. her yerde bu aþamada durmadýlar. Daha önceki aþamalarda. kuþkusuz. çeþitli aþiretlerin üyeleri arasýndaki deðiþim. oyma kayýk. Buna karþýlýk. alýþtýktan sonra da. ortak mülktür: ev. hiçbir biçimde yapýlamazdý. Nutkalarda. adalarýnda yaþayan Haidahlar arasýnda. önce hayvanlarý evcilleþtirdiler. Böylece birçok yerde. ilk kez olarak. bahçe. bu atölyelerde ustalýklarýný geliþtiren zanaatçýlar. aþiretten aþirete yapýlýyordu. daha sonra. Baþlangýçta. yetiþtirilmeye ehil hayvanlar buldular. ve aþiret içindeki deðiþim bile istisnai bir olgu olarak kalýyordu. süt ürünleri ve ete deðil. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Asya’da. silah ve aletler yapýmýnda. Çoban aþiretler yalnýzca daha çok üretmekle kalmýyorlar. bu aþamada. Semitler. Öyleyse.

kendisine gerekenden daha çoðunu üretmek yeteneðini kazandýrdý. emek üretkenliðini. çoban yaþamýna izin vermez. her gens. ve son olarak da. ama baþka hiçbir haklarý yoktu. Birinci büyük toplumsal iþ bölümü. davar. tarým. Yüksek Turan yaylalarýnýn iklimi. uzun ve sert kýþ için ot ve saman yedekliði olmaksýzýn. ev sanayii– üretim artýþý. özel mülkiyete geçmeye baþlayýnca. Karadenizin kuzeyindeki stepler için de durum aynýydý. Yeni emek-güçlerine baþvurmak gerekli duruma geldi. bütün öbür metalarýn kendisiyle deðerlendirildiði ve bunlara karþýlýk her yerde seve seve kabul edilen meta durumuna geldi. davardý.] önce gense. onlara sattýklarý baþlýca madde. çayýrlarýn düzenlenmesi ve tahýl ekimi zorunlu durumdaydý.riedrich Engels Ailenin. dolayýsýyla . iki tanesi özel bir önem taþýr. bakýr ve tunca göre daha büyük bir deðere sahip bulunan altýn ve gümüþün kullanýlmasýna baþlandý. maden filizlerinin dökümü ve madenlerin iþlenmesidir. kaçýnýlmaz ve ivedi bir durum aldý.] kaldýlar. Bütün çalýþma kollarýndaki –hayvancýlýk. Bununla birlikte. insan emek-gücüne.ama sürüler. [yani -ç. bireylerin belki bazý kullaným haklarý vardý. Savaþ bunlarý saðladý: savaþ tutsaklarý köle haline getirildiler. burada. demek ki. etkili aletler ve silahlar yapýlmasýna yarýyordu. kýsa zamanda insan için bir besin haline geldi. bireylere [sayfa 388] verildi. en geç orta aþama süresinde kendini gösterdi. ayný zamanda. [Bunlarýn -ç. komþularýndan aldýklarýna karþýlýk. kuþkusuz daha o zamandan. bireysel deðiþim. ama henüz demir elde etmek bilinmiyordu. gens tarafýndan ev topluluklarýna. daha sonra da. çoban aþiretlerin. en önemlileriydi. gitgide aðýr bastý ve sonunda deðiþimin tek biçimi durumuna geldi. Bahçývanlýk. davar. para iþlevi görmeye baþladý ve bu aþamadan itibaren paranýn yerini tuttu: meta deðiþimi baþlar baþlamaz.] birincisi dokuma tezgahý. bunlar. Ýþlenmiþ topraklar henüz aþiret mülkü [olarak -ç. iþlenmiþ topraklardan yararlanma [hakký -ç. ama. ev topluluðu ya da karý koca ailesi üyesine düþen günlük iþ tutarýný artýrdý. Ama. tunç.] aþaðý aþamadaki Asya barbarlarýnca kuþkusuz bilinmeyen bir þey olan tarým baþlangýcý. Bu aþamadaki sýnai fetihler arasýnda. Süsleme ve süslenme için. onlarda. bir meta-para gereksinmesi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 153 . Bakýr. Bu. kalay ve bunlarýn alaþýmýyla meydana gelen tunç. ikincisi. çakmak taþýndan yapýlma aletlerin yerine geçemiyordu. bu iþi ancak demir yapabilirdi. – kýsaca. davar için üretilen tahýl.

aile. Erkeðin evdeki gerçek üstünlüðüyle. mutlak gücünün son 154 . özel ev iþleriyle yetinmek zorunda kaldýkça. bu iþin bu aþamada olmuþ olmasý gerekir. þimdi. yalnýzca kadýnlarýn geniþ ölçüde çalýþmasýný kabul etmekle kalmayýp. Ve kadýn bundan yakýnamazdý. O zaman. “daha yumuþak huylu” çoban. servetiyle övünerek. Bu da. Daha burada. o günkü tarihsel koþullar içinde. öz bakýmýndan. bireysel aile baþkanlarýnýn mülkiyetine ne zaman ve nasýl geçti? Þimdiye kadar bu konuda hiçbir þey bilmiyoruz. Ama. Bundan dolayý. bu. önce. ayrýca bunu kesinlikle gerektiren. “Yabanýl” savaþçý ve avcý. evde erkeðin üstünlüðünü saðlýyordu: kadýnýn ev iþleri. bundan [sayfa 389] kadýn da yararlanýyordu. Þimdi üretimin saðladýðý bütün kazanç (bénéfice) erkeðe gidiyordu. kadýn erkek eþitliðinin olanaksýz olduðu ve olanaksýz kalacaðý ortaya çýkar. Birinci büyük toplumsal iþ bölümünden. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . sonra da korumak. evlik iliþkiler þimdi altüst oluyordu. kadýnýn çalýþmasý. üretken toplumsal emek dýþýnda. Geçinme gereçlerini kazanmak her zaman erkeðin iþi olmuþtu. erkekti. týpký davara karþýlýk trampa edilen meta. Yeni geçinme araçlarýný. ve özel ev iþini gitgide bir kamu sanaii yapmaya yönelen modern büyük sanayi ile olanaklý duruma geldi. artýk. geniþ bir toplumsal ölçek üzerinde üretime katýlabilmesi ve ev iþlerinin onu yalnýzca çok önemsiz bir ölçüde uðraþtýrmasý gerekir. ve kölelerin de ona ait olmasý gibi.servetleri artýrýp üretim alanýný geniþleterek. sürüler ve öbür yeni servetlerle. köklü bir deðiþikliðe uðradý. yalnýzca önemsiz bir destekti. ama mülkiyette hiçbir payý yoktu.riedrich Engels Ailenin. ama gene de. Eskiden kadýnýn evdeki üstünlüðünü saðlayan neden: kadýnýn kendini tamamen ev iþlerine vermesi olgusu. yalnýzca aile dýþýndaki iþ bölümünün deðiþmiþ olmasý yüzünden. Kadýnýn kurtuluþunun gerçekleþebilir bir duruma gelmesi için. Sürüler. ancak. zorunlu olarak köleliði getirdi. erkeðin üretken emeði yanýnda hesaba katýlmýyordu. toplumun iki sýnýf: efendiler ve köleler. birinci plana çýktý ve kadýný ikinci plana itti. mülkiyetin kadýnla erkek arasýndaki paylaþýmýný düzenliyordu. ayný kalmýþtý. sürüler meydana getiriyordu: onlarý önce evcilleþtirmek. aþiret ya da gensin ortaklaþa mülkiyetinden. önemli olan erkeðin çalýþmasýydý. bu iþ için zorunlu araçlarý üreten ve bu araçlarýn mülkiyetine sahip olan. davar erkeðe aitti. sömürenler ve sömürülenler biçimindeki ilk büyük bölünüþü doðdu. evde ikinci planda kalmakla yetinmiþti. Aile içindeki iþbölümü. erkeðin eseri olmuþtu. kadýnýn kurtuluþunun.

analýk hukukunun yokoluþu. çakmak taþýndan silah ancak yavaþ yavaþ kayboldu.]. Bu mutlak güç. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 155 . Böylesine çeþitli bir çalýþým.1066 yýlýnda. zaman zaman kesilip hýzlanarak. hâlâ savaþýyorlardý. çoðunlukla.. üretime artan bir çeþitlilik ve yetkinlik veriyordu. ama bireysel servet olarak. hiçbir taþýn. Bundan dolayý. Tarihte devrimci bir rol oynayan bütün ilkel maddelerin en önemli ve. demir saban ve demir balta [çaðý -ç. barbarlýðýn yukarý aþamasýnda buluruz: [bu çað -ç. þimdi toplumsal sistemin esas bir bileþtireni durumuna gelir.] demir kýlýç çaðý[dýr-ç. insan emek gücünün deðerini artýrdý. Bütün bunlar yavaþ yavaþ oldu: ilk demirin sertliði.] demir. insanýn hizmetine girmiþti. Taþ ya da tuðladan yapýlma evleri.] iþbölümü gerçekleþti: küçük zanaatlar.[187] Ama ilerleme. babalýk hukukunun kuruluþu.riedrich Engels Ailenin. düzinelerle köle iþe sürülür. Hastings’de de. tarýmdan ayrýldý. bu. baþlýca iki kola: tarým ve küçük sanayie ayrýlmasýyla. artýk ayný birey tarafýndan yürütülemezdi: ikinci büyük [toplumsal ç..] ama ayný zamanda. sebze ve meyvelerin yaný sýra. çok geniþ [sayfa 390] ormanlýk alanlarýn açýlmasýný saðladý. Üretimde. doð- . zanaatçýya. ve mazgallarla kapsayan kent. artan tehlike ve artan korunma gereksinmesinin de iþaretidir.engeli de yýkýlýyordu. madenlerin iþlenmesi ve gitgide farklýlaþan öbür zanaatlar. eski gentilice örgütlenmede bir çatlak meydana geliyordu: karý koca ailesi bir güç durumuna geldi ve korkutucu bir biçimde gensin karþýsýna dikildi. zeytinyaðý ve þarabý da saðlamaktaydý. tarlalarda ve atölyelerde. ve onunla birlikte emek üretkenliðindeki sürekli artýþ. taþtan surlar. Ama bununla. kuleler. adým adým gerçekleþti. çok geniþ topraklar üzerindeki tarlalarýn iþlenmesini. bundan böyle. önceki aþamada baþlangýç durumunda ve yer yer görülen kölelik. Üretimin. tunçtan daha azdý. mimarlýkta büyük bir ilerlemenin olduðu kadar. aþiret ya da aþiretler konfederasyonunun merkezi oldu. Demir. patatese kadar en sonuncusu [olan -ç. tahýl. bütün uygar halklarýn kahramanlýk çaðlarýný geçirdikleri dönem olan. elde edilmeleri öðrenilmiþ bulunan. yalnýz Hildebrand Türküsü’nde deðil. Bir adým daha atarsak. kendimizi. dokumacýlýk. taþ baltalar. köleler basit yardýmcýlar olmaktan çýkarlar. o zamandan beri karþý durulmaz bir biçimde. bilinen hiçbir öbür maddenin dayanamayacaðý bir sertlik ve kesinlikte bir alet verdi. iki-baþlý-evlilikten kerte kerte tekeþli evliliðe geçiþle doðrulanmýþ ve süreklileþtirilmiþ oldu. tarým. Servet hýzla arttý.

rudan doðruya deðiþim için üretim doðar; bu, meta üretimidir. Meta üretimiyle, yalnýzca aþiret içinde ve aþiret sýnýrlarýnda yapýlan ticaret deðil, ayrýca, denizaþýrý ticaret de, þimdiden, doðar. Bununla birlikte, bütün bunlar, henüz geliþmelerinin ilk basamaðýndadýrlar; deðerli madenler, egemen ve evrensel meta para haline gelmeye baþlarlar, ama henüz para olarak basýlmazlar, yalnýzca, aðýrlýklarýna göre deðiþtirilirler. Özgür insanlarla köleler arasýndaki ayrýmýn yanýsýra, zenginlerle yoksullar arasýndaki ayrým da kendini gösterir: Toplumda, yeni iþ bölümüne eþlik eden, sýnýflar biçiminde yeni bir bölünme. Bireysel aile baþkanlarý arasýndaki mülkiyet [sayfa 391] ayrýmlarý, her yerde, o zamana kadar varlýðýný sürdürmüþ bulunan eski komünist ev topluluðunu, ve onunla birlikte, topraðýn bu topluluk hesabýna ortaklaþa sürülmesi [töresini -ç.] yok eder. Ekilebilir topraklar, iþlemeleri için, önce geçici, sonra sürekli olarak karý koca ailelerine verilirler; iki baþlý evlilikten tek eþliliðe geçiþe koþut olarak, tam özel mülkiyete geçiþ, yavaþ yavaþ tamamlanýr. Karý koca ailesi, toplumda, ekonomik birim haline gelmeye baþlar. Daha yoðun bir nüfus, dýþarda olduðu kadar içerde de daha sýký bir baðlýlýðý gerektirir. Her yerde, aralarýnda akrabalýk bulunan aþiretlerin konfederasyon biçiminde birleþmeleri bir zorunluluk haline gelir; bu aþiretler az sonra da, birbirleriyle kaynaþýrlar, ve onlarla birlikte, ayrý ayrý aþiret topraklarý da, halkýn kolektif topraðý biçiminde kaynaþýr. Halkýn askeri þefi –rex, bazileus, thiudans– vazgeçilmez, sürekli bir görevli durumunu kazanýr. Askeri þef, konsey, halk meclisi: iþte, gentilice örgütlenmenin, bir askeri demokrasi olmak üzere dönüþmüþ bulunan organlarý bunlardýr. Askeri – çünkü savaþ ve savaþ için örgütlenme, þimdi halk yaþamýnýn düzenli görevleri haline gelmiþtir. Servet sahibi olmayý, yaþamýn baþlýca ereklerinden biri gibi gören halklarda komþularýn serveti tamah uyandýrýr. Bunlar barbar halklardýr; yaðma etmek, onlara, çalýþarak kazanmaktan daha kolay, hatta daha onurlu görünür. Eskiden yalnýzca bir zorbalýðýn öcünü almak, ya da daralan bir topraðý geniþletmek için yapýlan savaþ, þimdi yalnýzca yaðma için yapýlýr ve sürekli bir sanayi kolu durumuna gelir. Yeni müstahkem kentlerin çevresinde korkutucu surlarýn dikilmesi nedensiz deðildir; bu surlarýn hendeklerinde, gentilice örgütlenmenin kuyu gibi mezarý açýlýrken, kuleleri uygarlýk içinde yükselir. Ýçerde de durum aynýdýr. Çapul savaþlarý, yüksek

156

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

askeri þefin de, ast þeflerin de gücünü artýrýr; bunlarýn ardýllarýnýn ayný aileler içinden seçilmesi töresi, özellikle babalýk hukukunun giriþinden sonra, yavaþ yavaþ önce hoþgörülen, sonra hak olarak istenen, en sonra da gaspedilen bir kalýtým durumuna gelir; soydan geçme krallýðýn ve soydan geçme soyluluðun temeli kurulmuþ bulunur. Böylece, gentilice örgütlenme organlarý, halk içindeki, gens, kabile, aþiret içindeki köklerinden yavaþ yavaþ kopar ve [sayfa 392] bütün gentilice örgütlenme, kendi karþýtý haline dönüþür: kendi iþlerini özgürce düzenleme ereði gözeten bir aþiretler örgütlenmesiyken, komþularýný soyan ve ezen bir örgütlenme olur; ve sonuç olarak [bu yeni örgütlenmenin -ç.], önceleri halk isteminin araçlarý olan organizmalarý, kendi öz halkýna karþý, özerk egemenlik ve baský organizmalarý durumuna gelir. Ama, servete karþý duyulan susama, gens üyelerini zenginler ve yoksullar biçiminde bölmeseydi, ayný gens içindeki mülkiyet ayrýmý, gens üyelerinin çýkar birliðini, uzlaþmaz-karþýtlýk durumuna dönüþtürmeseydi, ve köleliðin geniþlemesi, yaþamýný çalýþarak kazanma olgusunu, yalnýzca kölelere layýk ve çapuldan daha onursuz bir eylem olarak düþündürmeye baþlamasaydý, bunlar asla olanaklý olamazdý.   * Þimdi uygarlýðýn eþiðine gelmiþ bulunuyoruz. Uygarlýk, iþbölümünde yeni bir geliþmeyle baþlar. En aþaðý aþamada, insanlar yalnýzca doðrudan doðruya kiþisel gereksinmeleri için üretiyorlardý; zaman zaman yapýlan deðiþimin, yalnýzca raslantý sonucu elde kalan fazlalýkla ilgili yalýtýk olaylardý. Barbarlýðýn orta aþamasýnda, çoban halklar arasýnda, sürü, belirli bir büyüklük kazanýnca, davarýn, kiþisel gereksinmeler üzerinde, sürekli bir fazlalýk saðlayan bir mülk durumuna geldiðini görürüz; ayný zamanda, çoban halklarla sürü sahibi olmayan geri kalmýþ aþiretler arasýnda bir iþ bölümü de görürüz: yanyana varolan iki ayrý üretim aþamasý bundan doðar; düzenli bir deðiþimin koþullarý da bundan doðar. Barbarlýðýn yukarý aþamasý, bize, tarýmla küçük sanayi arasýnda yeni bir iþbölümü ve bunun sonucu, çalýþma ürünlerinin daima artan bir parçasýnýn doðrudan doðruya deðiþim için üretilmesini getirir; bireysel üreticiler arasýndaki deðiþimin, toplum için dirimsel bir zorunluluk kazanmasý da bundan doðar. Uygarlýk, özellikle kent ve köy arasýndaki karþýtlýðý

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

157

daha da belirgin bir duruma getirerek (iktisadi bakýmdan, ilkçaðdaki gibi, kent köye, ya da, ortaçaðdaki gibi, köy kente egemen olabilir); daha önce varolan bütün bu iþbölümlerini güçlendirip geliþtirir, ve onlara, kendine özgü ve çok önemli bir üçüncü iþbölümünü [sayfa 393] ekler: artýk, üretimle deðil, yalnýzca ürünlerin deðiþimiyle uðraþan bir sýnýf doðurur – tüccarlar. O zamana kadar, sýnýflarýn, oluþumundaki bütün izler üretime baðlanýyorlardý; bunlar üretime katýlan kimseleri, azçok geniþ bir ölçek üzerinde, yönetici ve yürütücü, ya da üretici olarak bölüyorlardý. Burada, sahneye, ilk kez olarak, üretime herhangi bir biçimde katýlmaksýzýn, onun yönetimini ele geçiren ve üreticileri iktisadi bakýmdan egemenliði altýna alan bir sýnýf girer; bir sýnýf ki, iki üretici arasýnda zorunlu aracý olarak geçinir ve her ikisini de sömürür. Üreticileri, deðiþim zahmet ve riskinden kurtarmak bahanesiyle, ürünlerinin satýþýný en uzak pazarlara kadar yaymak ve böylece nüfusun en yararlý sýnýfý olmak bahanesiyle, gerçekte çok küçük hizmetler için karþýlýk (salaire) olarak, yerli üretimin, olduðu kadar yabancý üretimin de kaymaðýný alan, hýzla büyük servetler ve buna uygun düþen toplumsal bir etkililik kazanan, ve böyle olduðu için de, sonunda o da kendine özgü bir ürünü – devirli ticari bunalýmlarý meydana getirene kadar, uygarlýk dönemi içinde durmadan yeni saygýnlýklar ve üretimde durmadan artan bir egemenlik sahibi olan bir kâr düþkünleri, bir gerçek toplumsal asalaklar sýnýfý meydana gelir. Gerçi incelemekte bulunduðumuz geliþme aþamasýnda, [bu -ç.] yepyeni tüccarlar sýnýfý, henüz parlak gelecekleri aklýndan bile geçirmez. Sýnýf olarak varolur ve kendini zorunluymuþ gibi gösterir, bu kadarý da yeter. Tüccarlar sýnýfýyla birlikte, madeni para, basýlmýþ para da meydana gelir, ve bu, üretici olmayanýn, üretici ve onun üretimi üzerinde yeni bir egemenlik aracý olur. Metalar meta, bütün öbür metalarý gizlice içinde saklayan meta, istendiðinde bütün canatýlan þeylere dönüþebilen týlsým bulunmuþtu. Kim ona sahip olursa, üretim dünyasýný egemenliði altýna alýyordu, ve ona herkesten çok sahip olan kimdi? Tüccar. Onun elinde, paraya tapma, güvenlik altýndaydý. Paraya tapmak için, bütün metalarla bütün üreticilerin, tozlar içinde nasýl secdeye kapanmak zorunda olduklarýný gösterme iþini, üzerine o aldý. Zenginliðin bu cisimleþmesi karþýsýnda, onun bütün öbür biçimlerinin [aslýnda -ç.] basit görünüþlerden baþka bir þey olmadýklarýný, pratik aracýyla o [sayfa 394] kanýtladý.

158

.riedrich Engels Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni

yalnýzca topraðý kýsýntýsýz ve sýnýrsýz kullanma yetkisi anlamýna deðil. Ama yeni toprak sahibi. onu elden çýkarma yetkisi anlamýna da geliyordu. Moliére’in Georges Dandin adlý komedisinden aktarýlmýþtýr. ödünç para verilmesi çýkageldi. Para karþýlýðýnda meta alýmýndan sonra. Týpký hétaïrisme ve fuhþun tekeþliliðe tebelleþ olmasý gibi. Bundan böyle. eski Atina ve eski Roma mevzuatý kadar acýmaksýzýn. Tam özgür. Tam ve özgür toprak mülkiyeti. Engelden kurtuldular – ama az sonra. -Ed.riedrich Engels Ailenin. özellikle. Daha sonraki çaðlardaki hiçbir mevzuat. gentilice mülk oldukça bu yetki yoktu. kendisini o zamana kadar çözülmez biçimde topraða baðlayan baðý da koparmýþ oldu. ve onunla birlikte de. faiz ve tefecilik.. þimdi öylesine saðlamlaþtýrýlmýþtý ki. Georges Dandin!”. bu gençlik dönemindeki ilkel sertlik ve ilkel kabalýðýyla. iþte ona sahipsiniz. Bunun ne demek olduðunu. Meta ve köle biçimindeki zenginlik yanýnda. kiþilere. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 159 . satýlan ve rehine konulan bir meta olabiliyordu. [öyle mi? -ç. toprak mülkiyeti biçimindeki zenginlik de kendini gösterdi. servetin küçük bir sýnýf elinde toplanýp merkezleþmesi de hýzla gerçekleþti. borçluyu. baþlangýçta gens ya da aþiret tarafýndan verilen kullaným hakký. toprak. o zamandan beri kendini hiç göstermedi. . Son zamanlarda. özel toprak mülkiyetinin çaðdaþý bulunan paranýn türetilmesi ile öðrendi. elden çýkarýlabilir toprak mülkiyetini istediniz. para biçimindeki servet yanýnda.. gens ve aþirete ait yüksek mülkiyet engellerini kesinlikle söküp atýnca. bundan böyle. tefeci-alacaklýnýn ayaklarýna atmamýþtýr – ve bu iki mevzuat da. yeni toprak mülkiyetinden de kurtuldular.]: pekâlâ. bu parçalar. ipotek de. Toprak mülkiyeti kurulur kurulmaz. para ve tefecilikle. töre olarak. Toprak parçalarý üzerinde. toprak mülkiyeti ve ipotekle. Yeni servet * “Bunu sen istedin. “Tu l’as voulu. ipotek de türetilmiþti (Atina’ya bakýnýz). toprak mülkiyetini adým adým izler. gentilice topluluðun toprak parçasý üzerinde sahip bulunduðu ve kendileri için bir engel olan haktan kurtulmak için çaba göstermiþlerdi. Toprak.Paranýn kudreti. Georges Dandin!”* Ýþte böylece ticaretin geniþlemesiyle. soydan geçme mülk olarak onlara ait bulunuyordu. kitlelerin artan yoksullaþmasý [sayfa 395] ve yoksullar yýðýnýnýn büyümesiyle birlikte. kendiliðinden doðmuþtur. iktisadi zorlamadan baþka hiçbir zorlama olmaksýzýn.

gentilice örgütlenmenin dýþýnda. Cermenler’de). gentilice örgütlenmenin ne olduðuna bakalým. – Sýrasý gelince. ticaret. durmadan bozuluyordu. daha ilk anda eski aþiret soylularýyla karýþmadýðý ölçüde. her yerde. Þimdi. içinde karþýlýklý yardýmlaþýlan koþullardaki devrim ve bu devrim sonucu toplumsal yapýda meydana gelen deðiþme. Bu durum uzun süreden beri ortadan kalkmýþtý.aristokrasisi. bu servetlerine göre sýnýflara bölünüþün yani sýra. metekler. öyleyse.000. yalnýzca eski gentilice düzene yabancý olmakla kalmayýp. köyle karþýtlýk durumundaki özel gereksinmeleri. yalnýzca dinsel törenler gibi ývýr zývýr þeyler hâlâ iyi kötü yapýlabiliyorlardý.000 idi. Ejini’de. Gens üyeleri. bu örgütlenmenin yanýnda ve sonuç olarak. her iki durumda da. ona karþýt biçimde kurulmalarý gerekiyordu. yurttaþlarla birlikte yaþýyorlardý. bir gens ya da bir aþiret üyelerinin. [Engels’in notu. ayrýca ona büsbütün karþý yeni gereksinme ve yeni çýkarlar doðurmuþlardý. 470. bu toplumsal devrim süresince. çýkarlar arasýndaki bu çatýþma. köleler. özellikle Yunanistan’da. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Ve özgür insanlardaki. yabancýlar. yeni organizmalar gerektiriyordu. zoraki çalýþmasý. her gentilice topluluk içinde kendini duyuruyordu. çeþitli gensler. bu organizmalarýn da. bu soylularý kesin olarak geri plana itti (Atina’da. Atina için verilen rakamlara bakýnýz. kendi ortak iþlerini bir düzene koymak için. Ýþbölümünden doðmuþ bulunan zanaat gruplarýnýn çýkarlarý. Roma’da. çalýþým deðiþiklikleri ve toprak mülkiyetindeki deðiþmeler (ferað ve intikaller) yüzünden meydana gelen konut deðiþme ve hareketliliði dolayýsýyla. kabileler ve aþiretler üyelerinden meydana gelmiþti. toplam köle sayýsý 460. üzerinde bütün toplum üst yapýsýnýn yükseldiði temeli meydana getiren köleler* sayýsýnda büyük bir yükselme görüldü. Gensin savunmakla görevli ve yetkili bulunduðu gereksinme ve çýkarlar yanýnda. zenginlerle yoksulla* Yukarda. hatta içlerinde yabancýlar bile [sayfa 396] bulunuyordu. Ancak barbarlýðýn orta aþamasýnýn sonuna doðru eriþilmiþ bulunan yerleþme yeri deðiþmezliði. artýk birarada toplanamýyorlardý. kentin. ama bu gruplardan herbiri. Varlýðýnýn ilk koþulu. özgür yurttaþlar nüfusunun on katý.] 160 . yalnýzca kendilerinin yaþadýðý bir toprak üzerinde birleþmiþ olmalarýydý. Her yerde gensler ve aþiretler birbirine karýþmýþtý. Kendi katkýsý olmaksýzýn fýþkýrmýþ bulunan yeni öðeler karþýsýnda. Korent’te bu kentin en parlak çakýnda. bu örgütlenme güçsüz kalmýþtý.riedrich Engels Ailenin.

en saf. tersine. toplumun sýnýflara bölünmesi ile paramparça olmuþtu. Bu toplum. bu uzlaþmaz karþýtlýklarý artýk yeni baþtan uzlaþtýramamakla kalmýyor. daha önce ayrýntýlý bir þekilde inceledik. Roma’da. . bu örgütlenmenin yýkýntýlarý üzerinde. Bu kitle karþýsýnda. gentilice örgütlenme. gentilice toplum. içinde kýsa zamanda tamamen yok olacaklarý devleti yükseltir. olsa olsa. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 161 . [öyle -ç. – Buna. gentilice birlikler. iktisadi varlýk koþullarý bütünü gereðince. bu çatýþma en yüksek noktasýna varýyordu. devlet. Yerine. ki bu kitle. Atina. plebin yengisi. Gentilice örgütlenme. Son olarak. ancak. ya bu sýnýflarýn kendi aralarýndaki sürekli ve açýk bir savaþýmý içinde. ama ödev üstüne ödev yüklenmiþ kalabalýk bir pleb arasýnda. hiçbir zorlama aracýna sahip deðildi. gentilice topluluklara yabancý yeni nüfus yýðýný da ekleniyordu. onlarýn açýk çatýþmasýný önleyen ve sýnýflar savaþýmýna. gentilice örgütlenmenin yýkýntýlarý üzerinde yükselen baþlýca üç biçimini. tefecilerle borçlularýn ayný gens ve ayný aþiret içinde toplanmasýnda. üstünlük kazanan devlet. doðrudan doðruya bizzat gentilice toplum içinde geliþen sýnýflarýn uzlaþmaz-karþýtlýklarýndan [sayfa 397] doðar. ya da. ayrýcalýklý loncalar olarak dikiliyorlardý: ilkel ve kendiliðinden demokrasi. ülke içinde bir güç durumuna gelebiliyor ve kandaþ soylarla kandaþ aþiretler içinde yavaþ yavaþ özümlenemeyecek denli kalabalýk bulunuyordu.rýn.   * Devletin. içsel çeliþkiler bulunmayan bir toplumdan doðmuþtu ve yalnýzca bu nitelikteki bir topluma uygundu. eski gentilice örgütlenmeyi yýkar. onlarý sonuna kadar geliþtirmek zorunda bulunuyordu. görünüþte uzlaþmaz karþýt sýnýflarýn üstünde yer alan. Son olarak. en klasik biçimi gösterir: Burada. zengin sömürücüler ve yoksul sömürülenler biçiminde bölünmek zorunda kalan bir toplum doðmuþtu. iðrenç bir aristokrasiye dönüþmüþtü.] bir toplum ki. devlet geçti. kapalý bir aristokrasi durumuna gelir.riedrich Engels Ailenin. Ama iþte. kapalý. kendi dýþýnda kalan ve haklardan yoksun. özgür insanlar ve köleler. kamuoyu hariç. yasal denilen bir biçim altýnda izin veren bir üçüncü gücün egemenliði altýnda varlýðýný sürdürebilirdi: gentilice örgütlenmenin ömrü dolmuþtu. Böyle bir toplum. Roma’da olduðu gibi. iktisadi alanda. iþbölümü ve bunun sonucu. gentilice aristokrasi ve plebin. Roma Ýmparatorluðu galipleri Cermenlerde.

Gördüðümüz gibi. ilkin. kendi kendisiyle çözülmez bir çeliþki içine girdiðinin itirafýdýr. uyruklarýnýn topraða göre daðýlmasýyla belirlenir. görünüþte toplumun üstünde yer alan çatýþmayý hafifletmesi. ait olduklarý yere göre bu örgütlenmesi. karþýt iktisadi çýkarlara sahip sýnýflarýn. toplumun iktisadi temelinin deðiþmeden kalmasý yüzünden. iþte toplumdan doðan. bütün devlet* Gensin içyüzü üzerine hiç deðilse yaklaþýk bir fikir sahibi olan ilk tarihci. bunu –eleþtirmeden yaydýðý hatalarla birlikte– Dithmarschen’li[188] aileler üzerindeki bilgisine borçludur. toplumun.[189] Devlet. [Engels’in notu. Ama. güçten düþmüþ bir biçim altýnda. ama onun üstünde yer alan ve gitgide ona yabancýlaþan bu güç. karþýtlarýn. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . kendilerini ve toplumu kýsýr bir savaþýn içinde eritip bitirmemeleri için. maðluplarla fatihlerin iktisadi geliþme aþamalarýnýn hemen hemen ayný olmasý sonucu.* Öyleyse devlet. hatta köylü aileler içinde. yetersiz bir hale gelmiþlerdi. toplumun. bu. geliþmesinin belirli bir aþamasýndaki bir üründür. nerde yerleþmiþlerse orda. eski gentilice örgütlenmeye göre. büyük ölçüde üyelerinin belli bir topraða baðlý olmalarýný gerektirdikleri halde. mark kuruluþu (Markverfassung) içinde. Bu durumda. daha çok.] 162 . gentilice örgütlenmenin egemenlik kuramayacaðý kadar geniþ yabancý topraklarýn fethinden doðar. Hegel’in ileri sürdüðü gibi. Niebuhr oldu. Ama. gentilice örgütlenme. Toprak olduðu yerde duruyordu. uzun yüzyýllar süresince varlýðýný koruyabilir. bir zaman için gençleþebilir. devlettir. eski nüfusla ciddi bir savaþýma baðlý olmadýðý gibi. Devlet uyruklarýnýn.riedrich Engels Ailenin. topraðýn bölgelere göre bölünüþü hareket noktasý olarak alýndý ve yurttaþlar gens ve aþiret ayrýmý yapýlmaksýzýn. ülkeye deðgin (territoriale) bir biçim altýnda. topluma dýþardan dayatýlmýþ bir güç deðildir. deðiþmiþ. [sayfa 398] kan iliþkileriyle kurulmuþ ve devam ettirilmiþ bulunan eski gentilice birlikler. bu baðlar uzun zamandan beri çözülüp yokolduklarý için. kamusal hak ve görevlerini yerine getirmeye býrakýldý. Devlet. “aklýn imgesi ve gerçekliði” de deðildir. ama insanlar hareketli duruma gelmiþlerdi. daha ileri bir iþbölümüne de baðlý bulunmamasý yüzünden. bu fethin. yeni soylu ve patrisyen aileler.doðrudan doðruya. ve hatta Dithmarschen’de olduðu gibi. önlemekte yetersiz bulunduðu uzlaþmaz karþýtlýklar biçiminde bölündüðünden. “düzen” sýnýrlarý içinde tutmasý gereken bir güç gereksinmesi kendini kabul ettirir. o. “ahlak fikrinin gerçekliði”.

gelecek üzerine poliçe çeker. 90. kamu gücünü. Atina demokrasisinin halk ordusu. sýnýf savaþýmlarý ve fetih rekabetinin.riedrich Engels Ailenin.000 Atina yurttaþý. gentilice toplumda hiç bilinmeyen þeylerdi. ödünç paralar alýr. çünkü sýnýflara bölünmeden sonra. Yaþlý Avrupa. Ama bugün vergiler üzerinde enine boyuna konuþabiliyoruz. hemen hemen yok denecek derecede önemsiz olabilir. Bundan dolayý bize doðal görünür. Ama. her devlette vardýr. bu nokta üzerinde de. Ýkinci olarak. onlara bir kutsallýk ve özel bir dokunulmazlýk kazandý- . görevlilere karþý da bu saygýnýn gösterildiðini varsaysak bile. nereye kadar gidileceðini bilir. onun da gücü artýrýlýr. yurttaþlara da sözgeçirebilmek için. devletin yurttaþlarýnýn [sayfa 399] katkýda bulunmasý gerekir – vergiler. topluma yabancýlaþan bir gücün dayanaklarý olarak. – devlet borçlarý. Amerika Birleþik Devletleri’nde bazan ve bazý yerlerde olduðu gibi. onlarýn otoritesini. Bu vergiler.000 köle karþýsýnda. Bu kamu gücünü yaþatmak için. Köleler de nüfusa dahil bulunuyorlar. aristokratik bir kamu gücüydü. bir jandarma kuvveti zorunlu oldu. gentilice toplumun bilmediði hapisaneler ve her türlü ceza kurumlarýndan da bileþir. Atina ve Roma’da. Bu güç. Kamu gücünü ve vergileri ödetmek hakkýný kullanan görevliler. toplumun organlarý olarak. onlara yetmez. Uygarlýðýn ilerlemeleri ile. daha önce anlatmýþ bulunduðumuz gibi. 365. devlet içindeki sýnýf çeliþkileri belirginleþtiði ve sýnýrdaþ devletler daha büyük ve daha kalabalýk bir duruma geldiði ölçüde. bu örgütlenmenin kan baðlarýna göre eski örgütlenme yerine geçebilmesinden önce. ama maddi eklentilerden de. ne kadar sert ve uzun boðuþmalarýn gerektiðini gördük. boyunduruk altýnda tuttuðu kölelere karþý. toplumun üzerinde yer alýrlar. artýk onlar da yetmez. ama. ancak ayrýcalýklý bir sýnýf oluþturur. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 163 .lerde ortak ve geçerlidir. hatta devleti yutmakla tehdit edecek derecede artýrmýþ bulunduðu bugünkü Avrupa’mýzý düþünelim. bütün toplumu. devlet. yalnýzca silahlý adamlardan deðil. Bu özel kamu gücü zorunludur. sýnýf karþýtlýklarýnýn henüz geliþmemiþ bulunduðu toplumlarda ve ücra bölgelerde. Bu kamu gücü. Gentilice örgütlenme organlarýna gösterilen içten gelme saygý. halkýn özerk bir silahlý örgütlenmesi olanaksýz duruma gelmiþtir. ama. – daha çok. bizzat silahlý güç halinde örgütlenen halkla artýk doðrudan doðruya ayný þey olmayan bir kamu gücünün kuruluþu gelir.

Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . durum buydu. antik devlet. Atina ve Roma’da. bu sýnýflara karþý belirli bir baðýmsýzlýk [durumunu -ç. devletin.riedrich Engels Ailenin. istisnai olarak savaþým durumundaki sýnýflarýn denge tutmaya çok yaklaþtýklarý öyle bazý dönemler olur ki. Devlet. iktisadi bakýmdan egemen olan. kural olarak en güçlü sýnýfýn. Uygar devletin en bayaðý polis memuru. ve bunun sayesinde. bir kefesine de emekçiler konmuþ ve ikisinin sýrtýndan da. ve modern temsili devletin [de -ç.] ücretli emeðin sermaye tarafýndan sömürülmesi aleti olmasý gibi. Siyasal gücün. ve özellikle ikinci . Bunun böyle oluþu.] birinin toplumun baðrýnda yaþarken. ama ayný zamanda. serf ve angaryacý köylüleri boyunduruk altýnda tutmak için soylularýn organý. her þeyden önce.] korur. bir zaman için. siyasal bakýmdan da egemen sýnýf durumuna gelen ve böylece ezilen sýnýfý boyunduruk altýnda tutmak ve sömürmek için yeni araçlar kazanan sýnýfýn devletidir. köle sahiplerinin devletiydi: týpký feodal devletin. köleleri boyunduruk altýnda tutmak için. ama en güçlü prens.ransýz Ýmparatorluðu’nun proletaryaya karþý burjuvaziyi. ayrýca servetlerine göre deðiþmiþlerdir. yurttaþlara verilen haklar. Bununla birlikte. ahlaksýz Prusyalý toprak aðalarýna çýkar saðlanmýþtýr. Ýþte bundan ötürüdür ki. en küçük gentilice þefin mazhar olduðu içten gelme ve sözgötürmez saygýyý kýskanabilir. bu sýnýflar karþýsýndaki baðýmsýz durumunu böyle korudu. mülksüz sýnýfa karþý korunmak için. [bunlardan ç.ran olaðanüstü yasalarla. daha o zaman. toprak mülkiye- 164 . servete göre kurulmuþ sýnýflar için. bu olgu.] bir þeyi temsil etme durumunda bulunmasýndandýr. devlet gücü sözde aracý olarak. burjuvaziye karþý da proletaryayý kullanan Bonapartçýlýðý. gentilice toplumdaki bütün organizmalarýn birarada sahip olduklarýndan çok “otorite” sahibidir. Bu konuda. öbürünün. sýnýf karþýtlýklarýný frenleme gereksinmesinden doðduðuna. en büyük devlet adamý. toplumun dýþýnda ve üstünde [olan -ç. ve 18. Tarihin tanýdýðý devletlerin çoðunda. egemen olanlarla baský altýnda tutulanlarýn ayný derecede komik bir figür oluþturduklarý yeni örnek. yüzyýl mutlak krallýklarý soyluluk ile burjuvazi [sayfa 400] arasýndaki dengeyi böyle kurdu. bir mülk sahibi sýnýf örgütü olduðunu açýkça gösterir. birinci. saðlama baðlamak gerekir. ya da uygarlýðýn en büyük askeri þefi. Bismarck ulusunun yeni Alman Ýmparatorluðudur: burada. 17. bu sýnýflarýn çatýþmasý ortasýnda doðduðuna göre. terazinin bir kefesine kapitalistler.

Ezilen sýnýf. hükümetle borsa arasýndaki ittifak biçimi altýnda.] en yüksek devlet biçimi. ama bu kadarý da yeter. Bugünkü devlet içinde bundan daha çok hiçbir þey olamaz ve hiçbir zaman da olamayacaktýr. seçimlere katýlabilmek için belirli bir vergi ödenmesinde (cens electoral) de durum budur. emekçiler için kaynama noktasýný göstereceði gün. hiç de iþin özü deðildir. ne yapmalarý gerekiyorsa onu yapacaklardýr. Amerika’nýn klasik bir örnek sunduðu. ve siyasal bakýmdan söylemek gerekirse. demokratik cumhuriyette. ayrý bir parti oluþturur. demokratik bir cumhuriyetin [hiç de -ç. kendi öz temsilcilerini seçer. ancak kendi çerçevesinde sonuna kadar götürülebileceði devlet biçimi olan demokratik cumhuriyet. kendi kendini kurtarmak için yeteri kadar olgunlaþmadýkça. ve kapitalistlerin temsilcilerini deðil. bu. Modern toplumsal koþullarýmýz içinde gitgide kaçýnýlmaz bir zorunluluk durumuna gelen. o kadar kolay gerçekleþir. Genel oy hakký termometresinin. ve namuslu Ýsviçre de. Zenginlik. Ve kýsacasý. onlar da. olanaklý tek rejim olarak düþünecek. kendi kendini kurtarmakta daha yetenekli bir duruma geldiði ölçüde. bu alanda geride kalmaz. yani gerçekte proletarya. dolaylý. devlet borçlarý ne kadar çok artar.riedrich Engels Ailenin. varolan toplumsal rejimi. doðrudan doðruya. gücünü. servet ayrýmlarýný artýk resmen tanýmaz.tine göre. bu ittifak. kapitalistler gibi. Modern temsili devletlerde. Tersine. devletin geliþmesinde aþaðý bir dereceyi gösterir. Amerika dýþýnda. hiyerarþik olarak düzenlediði ortaçað devletinde durum buydu. iþçi sýnýfýnýn olgunluðunu ölçmeyi saðlayan göstergedir. kendisini de ellerinde ne kadar çok toplar ve böylece borsada ne kadar merkezi bir durum kazanýrlarsa. ve hisse senetli þirketler.] zorunlu olmadýðýný kanýtlar. Ýngiltere bir yana. Bismarck ya da Belichröder’den hangisinin daha yüksek bir duruma yükselttiði [sayfa 401] belli olmayan yeni Alman Ýmparatorluðu. öbür yandan. üretimin. bütün yurttaþlara tanýnan genel oy hakký aracýyla hüküm sürer. Öyleyse.ransýz Cumhuriyeti verir. genel oy hakkýnýn. onun aþýrý sol kanadýný oluþturacaktýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 165 . genel oy hakký. . [bu -ç. ve proletarya ile burjuvazi arasýndaki son kesin savaþýn. Ama. servet ayrýmýnýn bu siyasal kabulü. çoðunlukla. Bununla birlikte. hükümetle borsa arasýndaki bu kardeþçe ittifak için. proletarya. ama o kadar da güvenli bir biçimde gösterir. memurlarýn düpedüz rüþvet yemesi. Ama. mülk sahibi sýnýf. Bir yandan. bunun çarpýcý bir örneðini yepyeni . kapitalist sýnýfýn kuyruðunu. yalnýzca ulaþtýrmayý deðil.

ve üretim bu temel üzerinde yapýldýkça. ürünün ne olduðunu bilirler: ürünü tüketirler. vaktiyle ne kadar kaçýnýlmaz bir biçimde ortaya çýktýlarsa. bütün devlet makinesini bundan böyle kendine layýk olan yere. bireysel sahibolmayý egemen kural durumuna yükseltir ve böylece. üretimde. Toplumun geçmiþ bütün aþamalarýnda. uygarlýkta hep ve kaçýnýlmaz bir biçimde olduðu gibi. bu sýnýflarýn varlýðýnýn yalnýzca bir zorunluluk olmaktan çýkmakla kalmayýp. uygarlýk. buraya kadar yaptýðýmýz açýklamaya göre. Bu sýnýflar. devlet [de -ç. Toplumun sýnýflara bölünmesine zorunlu olarak baðlý bulunan belirli bir iktisadi geliþme aþamasýnda. Bu üretim ortaklýðý çok dar sýnýrlar içinde yeralýyordu. bireyler arasýndaki deðiþimin doðmasýný saðlar. egemen biçim 166 . yavaþ yavaþ. Üreticiler. Üretim ve sahibolma ortaklýðýnýn kuyusunu kazar. Üreticilerin özgür ve eþitçi bir birlik temeli üzerinde üretimi yeniden düzenleyecek olan toplum. – bunun ne biçimde olduðunu. bu bölünme. devleti bir zorunluluk durumuna getirdi. ortaklaþa bir üretimdi. Onlarla birlikte. üretim için gerçek bir engel olduðu bir geliþme aþamasýna hýzlý adýmlarla yaklaþýyoruz. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . o kadar kaçýnýlmaz bir biçimde ortadan kalkacaklardýr. bu üretim süreci içine sýzar. Yavaþ yavaþ. devlet düþünülemeyecek bir zamandan beri varolan bir þey deðildir. Ýþlerini onsuz gören.Demek ki. Ama. ürünlerin doðrudan doðruya üleþimiyle yapýlmýþ olduðu gibi. her þeyden önce. üreticilerin denetiminden kurtulamaz. azçok geniþ komünist topluluklar içinde. ama üreticilerin üretim süreci ve kendi ürünleri üzerindeki egemenliklerini de olanaklý kýlýyordu.] kaçýnýlmaz bir biçimde yok olur.   * Öyleyse. daha önceki toplumu altüst ettikleri toplumsal geliþme aþamasýdýr. üretim. meta üretimi.riedrich Engels Ailenin. Þimdi. daha önce inceledik. ürün ellerinden çýkmaz. çýkrýk ve tunç baltanýn yanýna. hiçbir devlet ve devlet gücü fikri bulunmayan toplumlar olmuþtur. iþbölümü. iþbölümü sonucu bireyler arasýnda ortaya [sayfa 402] çýkan deðiþim. bir kenara atacaktýr: âsâr-ý atika müzesine. iþbölümü. týpký tüketimin de. üreticilerin karþýsýna yabancý güçler umacasýný çýkartamaz. ve bu iki olguyu kapsayan meta üretiminin tam olarak geliþerek.

artýk onun ne olacaðýný bilmez. bu yasalar. bu yasalara baðýmlý bulunur. insan emek gücünün. öbürünün ne yaptýðým bilmez. üreticilerin. üreticilerin yaþamasý için gerekli olandan daha çok ürün saðlamak bakýmýndan yetenekli duruma nasýl geldiðini. Yukarda. ürünler. Bundan böyle. Ama raslantý. bundan ötürü. Meta üretiminin bu iktisadi yasalarý. bu raslantý içinde. zorunlu olarak.durumuna gelir. metalar. fýrtýnalarý içinde doðal bir yýkým þiddetiyle kabul ettiren yasalar tarafýndan düzenlenir. Meta üretimiyle.riedrich Engels Ailenin. Bir toplumsal çalýþým. üreticiler arasýnda aracý olarak tüccarýn iþe karýþmasýyla. ve onlardan hiçbiri. ürün. deðiþim için yapýlýr. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 167 . kendi yaþama alanlarýnda yitirmiþ bulunduklarý egemenliði. üretimdeki geliþmenin oldukça ilkel bir derecesinde. Ve günümüzde de. el deðiþtirirler. kendilerini o kadar doðal bir zorunluluk gibi kabul ettirirler. Ve doða için doðru olan þey. her özel alanda. üretim. ürününü elden çýkarýr. bu üretim biçiminin çeþitli geliþme derecelerine göre deðiþirler. Ürünler ve üretim raslantýya býrakýldý. bütün uygarlýk dönemi. ve parayla birlikte. en sonunda devirli ticari bunalýmlarýn. bu raslantý içinde kendini kabul ettiren içkin zorunluluk ve içsel yasayý. bu bütünün öbür kutbuna zorunluluk denir. Meta üretimi ve meta deðiþimindeki raslantýlarý da. Þu büyük “hakikat”i bulgula- . ilk anda bilinmeyen ve özlükleri adamakýllý incelenip. ve bu olgularýn kendilerine özgü içsel yasalarý. üretimin bütünü üzerinde. uzun süreden beri tanýtlamýþ bulunuyoruz. bir bütünün kutuplarýndan yalnýzca biridir. toplum için daha az doðru deðildir. Raslantýnýn hüküm sürer gibi göründüðü doðada. deðiþimde. Paranýn. derinliðine anlaþýlmasý gereken yabancý güçler olarak dikilirler. ürünlerin yazgýsý daha belirli bir duruma gelir. yalnýzca elden ele geçmekle kalmazlar pazardan pazara da geçerler. o kadar rastlantýya baðlýymýþ gibi görünür. bu geliþme derecesinin. tek tek üretici ve deðiþimcilerin karþýsýnda. ve her þeyden önce. insanlarýn bilinçli [sayfa 403] denetiminden ne kadar kurtulur ve onlarý ne kadar aþarsa. üreticiye egemendir. ortaklaþa hazýrlanan bir plana göre deðil. bireyler arasýnda iþbölümü ve deðiþimin ortaya çýktýðý geliþme derecesiyle nasýl ayný þey olduðunu görmüþtük. Üretici. kendini. bir dizi toplumsal olgu. deðiþim süreci daha karýþýk. tüccarlar elde edemedi. artýk kiþisel tüketimi için deðil. ama. Tüccarlarýn sayýsý çoktur. bütünü ile. benzer yasalar yönetir. günümüzde toplam üretim.

ilk sömürü biçimidir. ücretlilik (salariat) geçer. Kölelik. Roma vasiyetnamesinin. faiz ve tefeciliðin. bir yandan. önce açýk. Ýnsanlar daha deðiþim baþlar baþlamaz. Uygarlýðýn kendisiyle birlikte baþladýðý ticari üretim [sayfa 404] aþamasý. Toplumun. modern zamanlarda da. ezilen. Laselle. [yani -ç. bir sömüren. uygarlýðýn bütün devirlerinde varlýðýný sürdürür. deðiþimi ve sömürülmesi olanaklý bir þey olur. bütün toplumsal iþbölümünün temeli olarak. [ona göre -ç. ayný biçimde. kent ile köy arasýndaki karþýtlýðýn artýþý.] giriþiyle belirlenir. kölelik. köle durumuna getirilirse. Roma çaðýndan önce ölülere tapma dininde (culte des mons) doðmuþtur. sürüp gitti. 3° özel toprak mülkiyeti ve ipoteðin. mülk sahibine.riedrich Engels Ailenin. hatta öldükten sonra bile mallarýný istediði gibi kullanma olanaðý veren vasiyetnamelerin giriþidir (kabul edilmesidir). pasif durumuna geldi. eðer insan. uygarlýðýn üç büyük çaðýný belirleyen. en yüksek geliþmesine uygarlýk çaðýnda eriþen kölelikle birlikte meydana geldi. sömürülen sýnýfý baðýmlýlýk (sujétion) içinde tutmaya yönelik bir makine olarak kalan. antik dünyaya özgü bir biçimdir. parasermaye. her þeyden önce. ve 4° üretimin egemen biçimi olarak köle çalýþmasýnýn. Solon çaðýna kadar. Bu bölünüþ. daha doðrusu vasiyetname. Roma’da erkenden kabul edildi.] Roma tarihinde “vasiyetnamesiz bir çað” asla olmamýþtýr. ama hangi çaðda olduðunu bilmiyoruz:* Almanlarda. Atina’da bilinmiyordu. öbür yandan. [sahneye -ç. bütün uygarlýk dönemi boyunca. aktif. Bunlar. * Laselle’ýn Müktesep Haklar Sistemi (Le système des droits acquis). Uygar toplumun özeti. onun yerine.mak için pek uzun bir zaman gerekmedi: Ýnsan da bir meta olabilir. üç büyük kölelik (servitude) biçimidir. Uygarlýk için. ve sonra da az gizli. Ýnsanlar bunu istesin istemesin. hukuksal Roma hükümlerini. iktisadi bakýmdan: 1° paranýn. ve her zaman. tek eþlilik. öz bakýmdan. ve bir de sömürülen sýnýf biçimindeki ilk büyük bölünüþü. 2° üreticiler arasýnda aracý sýnýf olarak tüccarlarýn. ve parayla birlikte. bizzat Roma kadar eski oldugu savý çevresinde dönenir [ikinci kýsmýnda]. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . insan gücü. belirleyici olan iki þey de. ortaçaðda servaj (toprakbentlik). devlettir. bütün tipik dönemler içinde yalnýzca egemen sýnýfýn devleti olan. bizzat kendileri de deðiþtirilebilir oldular. eski hegelci tarikattan olmak sýfatýyla.] erkeðin kadýn üzerinde üstünlüðü ve toplumun iktisadi birimi olarak karý koca ailesidir. Antikçað gentilice örgütlenmesine aykýrý olan bu kurum. Uygarlýða karþýlýk düþen ve uygarlýkla birlikte kesin olarak kurulan aile biçimi. 168 .

Öyleyse. eski gentilice toplumun [yapmaya -ç. Sonuçlarý bugün herkesçe bilinen makineli üretimin ortaya çýkýþý. uygarlýk ilerledikçe. Ama bunlarý. ilk gününden günümüze kadar. Uygarlýðýn ruhu. Üretimdeki her ilerleme. rahipler olmuþtur. Ayný spekülatif kavrama dayanarak. ama toplumun zenginliði [sayfa 405] deðil. Egemen sýnýf için iyi olan þey. ayný zamanda. uygarlýk. onun tek ereði. sýnýflardan birindeki her yeni kurtuluþ. Ve. gene zenginlik. hemen hemen bütün ödevleri vererek. [Engels’in notu. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 169 . sanatýn en gözkamaþtýrýcý çaðlarý. bütün geliþme. ya da yadsýmak. sürekli bir çeliþme içinde oluþur. Ama olmasý gereken bu deðildir. kaçýnýlmaz bir sonuç olarak meydana getirdiði kötülükleri. baþkalarý için kesenkes bir kötülüktür. þu bayaðý bireyin zenginliði.namuslu Almanýn mirasýný kiliseye kolayca býrakabilmesi için. insandaki en iðrenç içgüdü ve tutkularý harekete getirerek. Her raslantý sonucu bilimin artan geliþmesi. öbürüne ise. yani büyük çoðunluðun durumunda bir gerileme belirtisidir. ezilen sýnýfýn. zenginlik.vasiyet kurumunu sokanlar. Roma hukukçularýnýn. ve hep zenginliktir. Bu örgütlenmeyi temel olarak alan uygarlýk. iradenin “spekülatif kavramlarýndan” çýkartýyor. insanýn bütün öbür yetenekleri zararýna geliþtirerek yaptý. onlardan da ileri gider. Laselle. Roma mirasý sorununda. haklarla ödevler arasýndaki ayrým. mallarýn intikalinin ikinci bir þey olduðunu ileri süren bir kitapta. telleyip pullamak. bu da. tersine. uygarlýk içinde görüldüyse bunun tek nedeni. egemen sýnýfýn kendisiyle özdeþleþtiði bütün toplum için de iyi olmalýdýr. ne geçmiþ toplum Romalýlarýn toplumsal koþullarýndan deðil. böyle bir savaþ aþýlamaz.] . Uygarlýðýn temeli. Barbarlarda henüz belli belirsiz olduðu halde.] hiçbir zaman yetenekli olmadýðý çok þeyler yaptý. Kimileri için bir iyilik olan þey. sýnýflardan birine hemen hemen bütün haklarý. tarihe karþý olan bu savý ileri sürmeye götürüyor. bir sýnýfýn bir baþka sýnýf tarafýndan sömürülmesi olduðundan. ve çeþitli dönemlerde. hatta en yeteneksiz birine bile açýkça gösterir. özellikle bunlardan çok eski çaðlarda yaþamýþ olanlarýn kuruntularýna yalnýzca inanmakla kalmaz. uzun sözün kýsasý. iyilikseverlik örtüsüyle örtmek. bilim ve sanat olmaksýzýn zamanýmýz zenginliklerinin tamamen elde edilmesinin olanaklý olmamasýdýr. gördüðümüz gibi. ve bu iðrenç içgüdü ve tutkularý. yalýnkat bir açgözlülük oldu.riedrich Engels Ailenin. öbür sýnýf için yeni bir baskýdýr. onu. bunun en çarpýcý kanýtýný verir. ikisi arasýn da varolan ayrým ve karþýtlýðý.

tek-eþlilik ve toprak millkiyeti. uygarlýðýn o parlak eleþtirisine. kendi içinde saklar. geçmiþin yasasý olmuþ olduðu gibi. [yani -ç. en aþýrý derecesini. [bunun için -ç. insanlýðýn önünde olan zamanýn çok küçük bir parçasýndan baþka bir þey deðildir. ve bunlarýn adil ve uyumlu bir iliþki içine konmalarý gerekir. ve . gemlenmesi olanaksýz bir güç haline geldi. son olarak. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . akýl ve bilim. tehdit edici bir biçimde önümüzde dikiliyor. iþte Morgan’ýn uygarlýk üzerindeki düþüncesi: “Uygarlýðýn doðuþundan beri. Morgan’ýn ve benim eleþtirilerimiz yanýnda yer vermek niyetinde idim. insan aklýnýn.] vaktim yok. eðer sömürülen sýnýf bundan hoþlanmaz ve hatta direnmeye dek de giderse. [Engels’in notu] 170 . þu olumlamada bulur: Ezilen sýnýf. geleceðin de yasasý kalacaksa. Ne yazýk ki. iktisadi birimler olduklarý [biçimindeki -ç. servete egemen olmak için yeter derecede güçlü olacaðý.] o derin görüþte. çünkü böyle bir dönem. ve mülk sahipleri yararýna yönetimi o kadar becerikli oldu ki. Ýnsan aklý. bu servet. toplumda kardeþlik. karý-koca ailelerinin (“baðýmsýz aileler”). insanlýðýn geçmiþ varlýðýnýn çok küçük bir parçasýndan. hatta ne de uygarlýðýn ilk aþamalarýnda bilinen danýþýklý bir ikiyüzlülüðe bürünmek zorundadýr. halk karþýsýnda. Bu. eþitlik ve kardeþliðin. durmadan buna çalýþýyor. toplumun gelecekteki yüksek aþamasýnýn baþlangýcýný gösterecekler. Yalnýzca [þu kadarýný -ç. nankörlüklerin en katmerlisi olur bu. zenginlerin yoksullara karþý savaþý olarak adlandýrýr. yalnýzca sömürülen sýnýf yararýna sömürülmektedir. uygarlýðýn bellibaþlý belirleyici özellikleri olarak kabul edilirler. yeniden –ama üstün * Önceleri. Uygarlýk sabahýndan beri geçen zaman. deney.] uzlaþmaz karþýtlýklar içinde parçalanmýþ toplumlarda.ourier’in yapýtlarýnda daðýnýk bir halde bulunan. daha önce . iþverenler sýnýfý tarafýndan. devlet ve devletçe korunan mülkiyet iliþkilerini olduðu kadar. servet biçimleri o kadar çeþitli uygulamasý o kadar geniþ. mülk sahiplerinin haklarýnýn sýnýrlarýný da saptayacaðý zaman gelecek. servet artýþý o kadar büyük. Toplum çýkarlarý. insanlýðýn deðiþmez alýnyazýsý deðildir.* [sayfa 406] Ve bitirmek için. sömürücülerine karþý. kendi öz türetimi önünde. Yönetimde demokrasi. Toplumun yýkýlmasý. daha önce. Ayný tarzda bütün kusurlu. onda vardýr.ourier’de. tek amacýn zenginlik olduðu bir tarih döneminin sonu olarak.riedrich Engels Ailenin. antik genslerdeki özgürlük. Ama gene de. alelade servet avcýlýðý. Eðer ilerleme. genel eðitim.biçimlerinde.] belirteceðim ki. bu ikiyüzlülük.ourier uygarlýðý. þaþkýn ve eli kolu baðlý duruyor. kendi yýkýlýþ öðelerini. velinimetlerine. Charles . özel çýkarlardan kesenkes daha önemlidir. haklarda eþitlik.

s.bir biçim altýnda– canlanýþý olacak.riedrich Engels Ailenin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 171 . 552).” (Morgan.riedrich Engels . 1884’te Zürich’te ayrý bir yayýmý yapýlmýþtýr. Ýmza: . [sayfa 407] Mart sonu ile 26 Mayýs 1884 arasýnda yazýlmýþtýr. Ancient Society.

Lewis Morgan’ýn Ancient Society adlý kitabýnýn Marx tarafýndan 1880-81’de çýkarýlmýþ ayrýntýlý bir özetini buldu. Marx’ýn eleþtirel birçok notunu ve kendi önermelerini ve baþka kaynaklardan alýnmýþ eklemeleri içeriyordu.riedrich Engels Ailenin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni. Geliþiminin erken aþamalarýndaki insanlýk tarihinin bilimsel bir tahlilini verir. Marx’ýn notlarýndan ve Morgan’ýn kitabýndaki bazý vargýlardan ve olgusal malzemeden büyük ölçüde yararlandý. Özet. ilkel-komünal sistemin daðýlmasý ve özel mülkiyete dayalý bir sýnýflý toplumun biçimlenmesi sürecini açýklar.AÇIKLAYICI NOTLAR [142] Ailenin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . Ön araþtýrmasý 172 . eski Germen vb. dördüncü bir baskýsýný hazýrlamaya koyuldu. Engels bu kitabý iki ayda. farklý toplumsal-ekonomik biçimlenmelerde aile iliþkilerinin özel tanýtlarýný ortaya koyar. bu toplumun genel özelliklerini özetler. Engels bu yapýtý Marx’ýn son isteðinin ve vasiyetinin kýsmen yerine getirilmesi saydý. Bu kitap üzerine çalýþýrken. Engels. 1884 Martýnýn sonu ile Mayýsý sonu arasýnda yazdý. 1890’da. Engels özel bir kitap yazmayý zorunlu saydý. Marx’ýn elyazmalarýný sýnýflandýrýrken. tarihlerinden alýnmýþ birçok ek malzeme kullandý. devletin kökenini ve özünü tahlil eder ve bir sýnýfsýz komünist toplumun sonal zaferiyle birlikte devletin tükenip gitmesinin tarihsel kaçýnýlmazlýðýný gösterir. Bu ilerici Amerikalý bilginin kitabýnýn bu özetinden haberdar olduktan ve Morgan’ýn kitabýnýn Marx ile kendisinin materyalist tarih görüþünü ve ilkel toplum tahlilini doðruladýðýný anladýktan sonra. ilkel toplum üzerine pek çok malzeme topladýktan sonra. – Marksizmin temel yapýtlarýndan biridir. eski Ýrlanda. Engels kitabýnýn yeni. Yunan ve Roma.

-233. berkitilmiþ komünal evlerde yaþýyorlardý. Morgan. 465-66. s. s. Yazar Rusya’daki aile topluluðu üzerine Orþanski’nin 1875’te ve Yefimenko’nun 1878’de derlediði verilere iþaret ediyor. -283. [147] Pueble. ortak tarihli ve kültürlü Kuzey Amerikalý kýzýlderili kabileler grubu. 244. – Ýskandinav mitalojisinde iki grup tanrý. [152] Gönderme. M. 1891). L. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 173 . Rus Pravda’nýn. 11. -267. [150] Edda ve Oegisdrecka. 1891 sonuna doðru çýktý ve daha sonra herhangi bir deðiþikliðe uðramadý. Book I. Bu önsöz. Her kabilede 4-8 grup vardý. 247. [151] Az ve Van. – Romen sosyalist dergi. [155] Ayný yapýt. -263. London. Kovalevski’nin yapýtýnadýr: Primitive Law. Avusturyalý yerli kabilelerin pek çoðu arasýndaki özel gruplaradýr. [148] Marx’ýn bu mektubu saklanmamýþtýr. ve 12. özellikle aileyle ilgili bölümde. Kautsky’e gönderdiði 11 Nisan 1884 tarihli mektubunda bu mektubu anmaktadýr. . özellikle Rus bilgini M. yabanýl. Herbirinde birkaç bin kiþi barýnan büyük. – Þimdi Nepal’in batý kesiminde yerleþik bir kabile. M. Aðustos-Eylül 1888’de ABD’ye ve Kanada’ya bir gezi yaptý.sýrasýnda bütün en son yazýný. Moscow. ve önemli eklemelerde. Engels. Ynglinga saga’sý. [154] Bkz. bulundu. Kovalevski’nin yapýtlarýný inceledi. [157] Yaroslav Pravda’sý. – Eski Roma’da. Adlarý Ýspanyol sömürgecilerin bu kýzýlderililere ve köylerine ad olarak verdikleri pueblo sözcüðünden (Ýspanyolca bir halk. Engels’in Ailenin. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni adlý kitabýnýn dördüncü baskýsýna yazdýðý önsözdür. topluluk.riedrich Engels Ailenin. -232. Bu dörtlünün konusu Ýskandinav destaný Edda ile Germen destaný Nibelungenslied’den alýnmýþtýr. gözden geçirilmiþ baskýsý. 5 veya 6 katlý. [156] Gönderme. -263. hasat kutlanýrken. -285. Aralýk ayý ortasýndaki Satürn þenliði. The Gens. [143] Bu. Die Neue Zeit’ta (n° 41. 1886. [144] Contemporanul. -230. -263. -263. Ancient Society. Engels’in kitabýnýn dördüncü. eskiçaðlardan 12. 1877. bir Ýzlanda þairi ve vakanüvisi olan Snorri Sturluson’ýn. [145] Magarlar. Jassy kentinde 1881-90 yýllarýnda çýktý. M. – Ýskandinav halkýnýn eski mitalojik öykülerinin ve yiðitlik türkülerinin bir derlemesi. yüzyýla kadarki Norveç krallarý üzerine yazdýðý saga olup kitaptaki ilk sagadýr. yüzyýllarda geleneksel yasalara dayalý olarak ortaya çýkmýþ olup o týplumun toplumsal-ekonomik iliþkilerini yansýtan eski Rus yasalarýnýn kod (Code)u olan Rus Pravda’nýn eski versiyonunun birinci bölümü. Stuttgart’ta. 470. Her grubun erkekleri belirli bir baþka bir gruptan olan kadýnlarla evlenebilirdi. -284. [149] Gönderme Richard Wagner’in yazdýðý operatik dörtlü Ring of the Nibelungs’un metninedir. “Ýlkel Ailenin Tarihi Üzerine” baþlýðý ile yayýmlandý. [146] Engels. ve özgün metninde birçok deðiþiklik ve düzeltme yaptý. -263. köy anlamýna) gelmiþtir. dizginsiz bir kutlamayý belirtmek için kullanýlýyor. Sözcük þimdi bir orgy’i. [153] Devirli cinsel eðlenceler (Sturnalia). kitap çýkmadan önce. H. – New Mexico topraklarýnda (bugün ABD’nin ve Kuzey Mexico’nun güney-batý kesiminde) oturan. -276. -239.

ransýz sömürgeciler onlar bu adý verdiler. ama Atinalý yurttaþlarýn bütün haklarýný da kullanamazlardý. Nubyenler. – Ýrokularla hýsým olup Erie Gölünün kuzey kýyýsýnda yaþamýþ kýzýlderili kabilelerin 17. Politz Statüsü diye bilinirler. -317. – Bir 13. 115. [159] Das Auslan (“Yabancý Ülkeler”). Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni .Ö. Morgan. [166] L. Sudan’ýn Araplarý ve öbür ulusallýklarý olup 1881’den 1884’e kadar süren ulusal kurtuluþ savaþýna katýldýlar. 1877.riedrich Engels Ailenin. [162] Aristofanes – Thesmophoriazusae. – Pleplerin patrisyenlere karþý verdikleri savaþýmýn bir sonucu olarak M. [161] Ispartalýlar (Spartiatlar). Kod oniki levhaya hakkedildiði için bu adý aldý. maddesinedir. Ýkinci Pön Savaþý (M. çünkü bu birleþme Ýrokualarla Huronlar arasýndaki savaþlarda tarafsýz kaldý. [169] Gönderme sözde Metek’lere. yüzyýl German destan þiiri. Ýngilizler Sudan’ý ancak 1899’da fethettiler. Helotlar. [160] Gönderme Civil Code’un (Yurttaþlýk Yasasýnýn) 200. yüzyýllarda Politz’te (Dalmaçya’nýn bir kesimi) yürürlükteydi. Özellikle elzanaatlarý ve ticaret ile uðraþýrlardý ve özel bir vergi ödemek zorundaydýlar ve aracýlýklarý ile yönetime (hükümete) baþvurabildikleri olanaklý kiþilerden “patronlarý” vardý. 218-210) Kartaca’nýn bozgunu ile bitti. 1879-87’de Zulus’un Britanyalý sömürgecilere karþý verdiði ulusal kurtuluþ savaþýnadýr. Üyelerinin atalarý ortak olan her aile topluluðunun kalýtçýlar arasýnda bölünemeyen veya zorla elkonamayan ortak bir arazi parseli vardý. Onlar köle deðillerdi. -286. -290. -305. -319. -290. [168] Gönderme. Ö. – Köle sahibi en büyük devletler -Roma ve Kartaca– arasýnda Batý Akdenizde egemenlik ve yeni ülkeler ve köleler ele geçirmek için verilen savaþlar. Müslüman Vaiz Muhammed Ahmed’in önderliðindeki ayaklanmalarý baðýmsýz bir merkezi devletin kurulmasýyla sonuçlandý. -325. [163] Afrodit Tapýnaklarý Köleleri (Hierodular). Ancient Society. 15-17. s. yüzyýlda oluþturduðu askeri ittifak. – Eski Yunanda ve Yunan sömürgelerinde her iki seksten tapýnak köleleri. – Coðrafya. [158] Calpulli. . [171] Pön Savaþlarý. ya da Attika’da sürekli olarak yerleþmiþ yabancýlaradýr. -344. 174 . H. [164] Gutrun. 1519-21’de Ýspanyol sömürgecilerin Mexico’yu fethinedir. -293. mülkiyete göre Roma toplumunun tabakalaþmasýný. 1873’ten sonra Stuttgart’ta çýkmýþtýr. – Mexico’da Ýspanyol fethi sýrasýnda Meksikalý kýzýlderili aile topluluðu. 1828-93 yýllarýnda yayýmlanmýþ bir Alman dergisi. etnografya ve doðal bilimle ilgilenmiþ. -348. -288. 5. London. -285. kadýn tapýnak köleleri orospuluk da yapardý. [167] Tarafsýz Uluslar (Neutral Nations). köleliðin evrimini ve köle sahibi devletin biçimlenmesini yansýtýyordu.Dalmaçya Yasalarý. Küçük Asya’yý ve Korenti de içeren birçok yerde. yüzyýlýn ortasýnda formülleþtirilmiþ Roma Hukukuk kod (code)u. – Eski Isparta’da bütün yurttaþlýk haklarýndan yararlanan yurttaþlarýn sýnýfý. [170] Oniki Levha Yasasý. Bu kod. -324. [165] Göndenme. -286. olanaklarý kýt kiþilerin sýnýfý. – Eski Isparta’da topraða baðlý ve Ispartalý toprak sahiplerine vergi ödemekle yükümlü.

yüzyýlýn ortasýnda birleþti. Romalýlarý bu ülkelerden kovmakla tehdit etti. s. [180] Germen ve Gal kabilelerinin Roma egemenliðine karþý baþkaldýrmasý M. daha çok aþaðý ve orta soyluluktan -350. s. Bu yasalarýn tarihleri 6. feodal presliklerin ve Ýmparatorun yüce gücünü tanýyan özgür kentlerin gevþek bir birliðiydi. Bu ödüllendirme biçimi. [175] Engels. yüzyýlýn sonu ile 8. – Bir destan þiir. yüzyýlda eski Germen destan þiirinin bir örneði. Bugüne kadar yalnýz parçalarý kalmýþtýr. Baþkaldýranlar yenildi ve Romayla uzlaþmaya zorlandý. [174] Engels burada þu kitaptan alýntý yapýyor: Ancient Laws and Institutes of Wales. 69-70’te (bazý kaynaklara göre 69-71’de) oldu. 1806’da. -360. Kelt tarihini incelerken eski Gal yasalarýný tahlil etti. Ayaklanma bastýrýldýktan sonra Ýskoçya’nýn daðlýk alanlarýndaki klan sistemi çöktü ve klan toprak sahipliðinin sað kalanlarý elendi. -359. Ýskoçya. Engels. . Doðu Ýsviçre ve Almanya’nýn güney-batý kesiminde 5.riedrich Engels Ailenin. [177] L. burada Almanyalýlar Hukukunun LXXXI (LXXXIV) sayýlý yasasýna göndermede bulunuyor. -363. Engels. -364. – Çaðdaþ Alsas.rankonya devletinde genel uygulamaydý. yüzyýllarýn köylü ve feodal toprak sahipliði sistemiyle ilgili önemli tarihsel belgedir. çoðu zaman askeri türden hizmet karþýlýðýnda devrediliyordu. 8. Roma yönetimindeki Galya’nýn büyük kesimine ve Germenik alanlara yayýldý. Toprak parselleri ve onlara baðlý köylüler. parçalandý. London. yüzyýlýn ilk yarýsýnda.ransa ile savaþta yenildikten sonra. – Ödül olarak ihsan edilmiþ toprak parseli. Gittikçe daha çok sayýda Ýskoç köylü topraðýndan sürüldü. Ýngilizler tarafýndan 1283’te fethedildi. Ýngiltere ile 16. Hapsburglar Kutsal Cermen Ýmparatorluðu imparatoru unvanýndan vazgeçmeye zorlanýnca. [182] Kutsal Cermen Ýmparatorluðu 962’de kuruldu ve Almanya’yý ve Ýtalya’nýn bir kesimini kaplýyordu. 1877.ransýz ve Çek ülkelerinin. . Ýsviçre’nin ve baþka ülkelerin bazý alanlarýyla birleþti. Ýrlanda tarihiyle ilgili bir kitap yazýyordu. -359. 12. ve 9. -378. [183] Gedik (Benefice). ama o zaman özerkliðini korudu. 357-358. Ýngiliz ve Ýskoç toprak aristokrasisi ile burjuvazisinin çýkarýna uygulanan baskýya ve mülksüzleþtirmeye karþý daðlý klanlarýn ayaklanmasýna sahne oldu. Ancient Society. I. 93. -367. [179] Hildebrand Türküsü. Hollanda’nýn. Morgan. Gedik sistemi. -360. gedikçilere (beneficiary). H. Civilis’in önderliðinde. S. [181] Codex Laureshamensis. yüzyýlda toplandý ve 8. – Lorch Manastýrýnýn ruhsatlarýnýn ve üstünceliklerinin kopyalarýnýn bir derlemesi. [178] Almanyalýlar Hukuku. ömür boyunca hizmet.[172] Galler ülkesi. -370. ama kitabý tamamlamayý baþaramadý. -360. [173] 1869-70’te Engels. klan mahkemeleri kaldýrýldý ve belirli klan gelenekleri yasaklandý. yüzyýlda yerleþik olan Alamanni Germen birleþmesinin (ittifakýnýn) ortak yasalarýnýn bir kodu (code). -360. cilt. 8. [176] 1745-46’da. 1891 Eylülünde Ýskoçya’yý ve Ýrlanda’yý dolaþtý. Ýmparatorluk merkezi bir devlet deðildi. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni 175 . . Sonradan . Kuzey Ýskoçyalýlar klanlara dayalý bir geleneksel toplumsal yapýdan yanaydýlar. yüzyýl arasýndaki döneme kadar uzanýr. gedik biçiminde. 1841.

geniþ bir ölçüde kullanýldý ve halka çok aðýr bir yük oldu. Danimarka kralý . Çoðu zaman bunu zorla yapmak durumunda býrakýlan köylüler için bui. – Devlet ulaþýmý için taþýt ve at saðlamakla yükümlü Roma Ýmparatorluðu yerleþtikleri tarafýndan yerine getirilen zorunlu hizmetler. [188] Dithmarschen. -398. ve 9. kontlar giderek kendilerine hükümdarca güçler ihsan edilmiþ güçlü feodal senyörler oldular. – Normandiya Dükü William’ýn Anglo-Saxon kralý Harold’u. fief ve kalýtsal mülk haline getirildi. 14. Eski zamanlarda burada Saksonlar yerleþikti. 13. – Bugünkü Schleswig-Holstein’ýn güney-batýsýnda bir alan. köylülerin serfler haline gelmelerine ve vasal iliþkilerin ve feodal hiyerarþinin geliþmesine katkýda bulundu.atih William (William the Conqueror) diye anýlageldi. özyönetimli (self. 176 . çeþitli kilise büyüklerine ve dünyevi lordlara ait oldu. -384. vergileri toplar ve askeri seferler sýrasýnda askeri birliklere kumanda ederlerdi.riedrich Engels Ailenin. komünal sistem ve kýsmi özyönetim 19. Grundlinien der Philosophie des Rechts (“Hak . William Ýngiltere Kralý oldu ve . görevin ardýllýk hakkýyla devredilmesi resmi kararýyla. Özellikle 877’den sonra. bir köylünün veya bir küçük toprak sahibinin kendisini güçlü bir toprak sahibinin korumasýna emanet ettiði bir yasa. yüzyýlýn baþlarý ile 16. -391. – . geleneksel bir edinim [holding]e karþýlýk bir toprak parselinin devri) uygun olarak.rankonya devletindeki kontluklarý yönetmek için atanan krallýk görevlileri. feodal iliþkilerin pekiþtirilmesine yardým etti. güçlü feodal lordlarýn vasallarý olmasýna yolaçtý. 8. yüzyýllardan baþlayarak Avrupa’da yaygýnlaþan bu uygulama. yüzyýlýn ikinci yarýsýna kadar varolageldi. §§ 257 ve 360. 1559’da. Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni . baðýmsýzlýðýný kazanmaya baþladý. yüzyýlda burayý Þarlman (Charlemagne) zaptetti ve burasý.governing) ve birçok halde eski köylü klanlara dayana köylü topluluklarýnýn karýþýk bir birikimiydi. sonradan. çoðu özgür köylüler olan Dithmarschen halký. – Saptanmýþ uygulamaya (askeri hizmet. kiþisel özgürlüðün yitirilmesi demekti ve küçük toprak sahiplerinin. O dönemde Dithmarschen. [184] Gau Kontlarý (Gaugrafen). Daha sonra. Hegel. Bu hizmetler. 12.oluþan bir feodal sýnýfýn biçimlenmesine.elsefesinin Anaçizgileri”). 8. Bununla birlikte. [187] Hastings. -398. 383. -382. -381.riedrich II’nin ve Hostein dükleri Johann ile Adolf’un askeri birlikleri Dithmarschen halkýnýn direncini kýrdýlar ve bölge fatihler arasýna üleþildi. [185] Angaries. Hizmetlerine karþýlýk belirli bir konlukta toplanan krallýk gelirlerinin üçte-birini alýrlar ve mülk arazilerle ödüllendirilirlerdi. 14 Ekim 1066’da yendiði yer. gedikler. yüzyýlýn ortasý arasýnda gerçek baðýmsýzlýða kavuþtu. [189] Bkz. yüzyýlýn ortasýnda. zamanla. Anglo-Saxon ordusunda gentile sistemin artýklarý bulunuyordu ve birlikler ilkel biçimde silahlanmýþtý. [186] Commendation. Bunlar yargý erki ile donatýlmýþlardý. yüzyýla kadar en büyük güç bütün özgür toprak sahiplerinin bir kurulunca kullanýlýyordu ve sonra seçilmiþ üç collegia’ya geçti.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful