You are on page 1of 3

"Demokrasi! Kral Geldi, Kalk Bi Yer Ver...

" --* İnsan, kendini ifade edebildiğince "anlamlıdır", eğer sözü kesiliyor, sansürleniyor, umursanmıyorsa bu en büyük hakaretlerden biridir. Ülkenin demokrasi ve ifade özgürlüğüne bakış açısı daralıp, yer yer sansür, sadece "yargı" tarafından umursanıp, karşılıklı diyalogda sözü kesiliyorsa, o halde demokrasi, ifade özgürlüğü dediğimiz kavramların sorgulanması gerekir. *Bu yazıda karşılaştıracağım 3 başlık, şanlı tarihimiz ve demokrasinin ülkemizdeki aşamaları, sansür ve ifade özgürlüğü. --*Başbakan partisinin Bitlis gençlik kollarına yaptığı konuşmada, " Artık talimatla manşet atılmıyor, emirle yazı yazılmıyor, yasaklı gasteler lisetesi yok, yasaklı konular lisetesi yok, şunu da açık açık söylüyorum bugün hapishanelerde keyfice tutuklanmış, düşüncesini ifade etmiş kişi yok" dedi. *Vicdani ret hakkını talep ettiği için, İnan Suver 2001den beri tutuklu yargılanıyor. *"Parasız eğitim istiyoruz, alacağız" diyen iki genç 19 ay tutuksuz yargılanarak mahkum edildi. *Ülkede şu an için 65 yazar tutuklu bulunuyor. kaynak: http://tutuklugazeteciler.blogspot.com/2010/10/tutuklu-gazetecilerin-listesidir.html *"sigaram ve ben" nickli ekşi sözlük yazarının, islam dinine hakaretten 1.5 yıl hapsi isteniyor. suçlanan ve içi hakaretlerle dolu entry "şimdi saçmalık derken, gereksiz olarak anlaşılmasın, gayet de gereklidir din dediğimiz beyin uyuşturucusu. insanoğlu doğru, yanlış, ahlaki, etik gibi kavramların içinden kendi başına çıkabilecek kapasiteye sahip değildir, bu sebeple eline bir yanlış-doğru rehberinin verilmesi çok da dahiyane bir fikirdir aslında. burada garip olan durum, milyarlarca insanın hala kayıtsız şartsız güncellenmemiş ve fantastik masallar silsilesi halinde bulunan bu dinlere inanıyor olmasıdır. bundan daha da garip olanı, bu insanların inanmayana acıyan gözlerle bakması, ve saçma sapan argümanlarla kanıt olduğunu iddia ettiği bir takım görüşlerin diğerlerinin aklına yatmadığı için onların zekasını aşağılamasıdır. güzel kardeşim, tamam sen inan, saygım var. hatta bak şimdi bir ay ben senin tacizlerine maruz kalmamak için sikimde olmamasına rağmen ortalık yerde yeme içme özgürlüğümden feragat edeceğim, sene boyu sabahın beşinde ezan sesiyle uyanmak zorunda kalıyorum, din odaklı yönetimlerin akıl almaz icraatlarının sonuçlarına katlanmak durumundayım, bunları düzeltmek için yapabileceğim birşey de yok, kabul. ama benim bir saçmalığa inanmamam, sırf sen inanıyorsun diye beni aşağılama, kendinden alt seviyede görme hakkını sana vermez. 'bak ne kadar mükemmel bir kainat, kusursuz bir sistem, bunu allah yaratmadıysa başka nasıl olabilir' gerizekalılığındaki bir yaklaşımla 'bu kainat zumbak tarafından yaratılmıştır, yoksa nasıl olabilirdi' şeklindeki bir yaklaşım arasında bir çokları için en ufak bir fark yoktur, ikisi de ispatlanamaz, ikisi de bilinmeyene bir açıklama getirmek için ortaya atılmış düşüncelerdir. işte düşünmeden inananların bu kadar net ve basit bir gerçeği anlayamıyor

telefonlar dinlenip "keyfi" tutuklamalar yapılmakta. --*RTE'nin bir diğer değindiği nokta ise Dersim olaylarıydı. Hem suçlama hem yargı yetkisine sahip üyeler "5 kişiden fazla" yan yana yürümeyi yasaklamıştı. * "Odun Koysam Seçilir. "biz katliam yapmadık. Zira Abdülhamit anmalarına nazaran. polis devleti ve faşizmi devam ettirmekse çok büyük demokratsın sayın başbakan. bazılarının dokunulmazlığı kaldırılıp tutuklatılmıştı. sansür. gerekeni yaptık" demesi acizane bir durumdur. aynı felsefi temeller üzerine siyaset yapan Adnan Menderes'i de haşlaması adilane bir tutum olurdu. Olaylar sonrası Yunanistan'a göç eden "zümre" bugün ki Yunan ekonomisinin yarısından fazlasını elinde bulunduran "azınlık" olduğu söylenir) * Kırşehir. emirle Yargıtay başkanı emekli edilmişti. dinin saçmalık olduğunun en net ve basit ispatıdır. hükümet karşıtı yazılar yazdığı için tutuklanıp hapsedilmişti. *rte geçmişiyle ne kadar yüzleşmişti acaba? Demokrasiden kastı. dönem seçimi yaklaşırken basın hedefteydi ve 238 yazar. bir başka muhalefet partiye oy verdiği için ilçe olarak cezalandırıldı.olmaları. Onlarca cana kıyıldı." Adnan Menderes --- . Peki rte kuşağının başlangıcı olan dönemdeki icraatleri biliyor mu? * 3. * Yeni çıkan yasa. * 6-7 Eylül olayları tertibi (Ülkede öyle bir atmosfer oluşturuldu ki. zira aynı durum Ermeni tehciri için de geçerli. ölüm. Yargılanmaları 2 yılı geçen tutukluların ne ile suçlandığı bilinmemekte. Yunan ve diğer azınlıkların dükkanları ve evleri basıldı. * Yargıtay cılızlaştırılıp. tecavüz." * Ülkede demokrasinin gereği olarak. İstanbul'a yakın olan bölgelerden devlet işçileri organize bir şekilde otobüslerle toplandı ve DEMOKRASİ kavramını insanın gözüne gözüne sokan hadiseler yaşandı. gayrimüslim Ermeni. her protesto ve direnişi suç sayıyor polise ateş açma izni veriyordu. Bunun Tunceliden CHP'ye çıkan yüksek oy oranıyla bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. (Kaynaklar. 1940ların siyaset yapısını eleştiren başbakanın. * Muhalefet susturulmuş. Bu konuda muhalefetin. * Tahkikat Komisyonu: Kurul. tarihle yüzleşin demişti. Her iki tarafında karşılıklı iddialarını sunacağı bir hakikat komisyonu olmalı. 1960 yılında DP taradından kuruldu ve komisyon üyeleri DPliydi. * Nazım Hikmet Ran vatandaşlıktan çıkarıldı. *Yalnız. yaralanma ve maddi kaybın yanı sıra büyük bir semaye kaybından da söz eder.

Sansürcü gelenekten olsa gerek. aklanmalıdır...*Bunun yanında Menderes'in devlet adamı olarak asılması.. *Stalin başa geldikten sonra. bu ülkedeki siyasi tarihin yüz karasıdır. iktidar hırsını. elde ne yargılanma sebebi ne de akıbeti gösteren bir kayıt var. empatden yoksun sürgünleri ve ölümleri gördük. Bu demokrasi milliyetçiliğinden olmasın? . devlet dairelerinden resimlerini kaldırıp Lenin ile kendisinin yanyana resimlerini koyması Sovyet komünizminin yüz karasıdır. İsmet İnönünün de banknotlara kendi resmini koydurması. *Şanlı tarihimizdeki "44 vezir" ve "14 padişah"ın nasıl tahttan indirilip idam edildiği bilinmiyor. bir bir demokrasilerde ki katliamları. kızıl orduyu kuran Troçki'nin yaptığı tüm icraatleri sahiplenip onu sürgün etmesi.. bir diğer demokrasi cilvesidir. *Sahi tarihle yüzleşince.