P. 1
çanakkale

çanakkale

|Views: 7|Likes:
Published by Ömer Çakın

More info:

Published by: Ömer Çakın on May 07, 2012
Copyright:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/06/2014

pdf

text

original

Çanakkale Zaferi'nin 97.

Yıldönümü Kutlandı Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve Konservatuvar Yüksek Okulu tarafından 15 Mart Perşembe Günü Cengiz Aytmatov Kampüsü İİBF Kasım Tınıstanov Konferans Salonu'nda Çanakkale Zaferi'nin 97. Yıldönümü dolayısıyla Çanakkale şehitlerini anma programı düzenlendi. Programa Rektörümüz Prof. Dr. Sebahattin BALCI, Rektör Vekilimiz Prof. Dr. Asılbek KULMIRZAYEV, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut İZCİLER, T.C. Büyükelçiliği mensupları, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Programda konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Sebahattin BALCI: '' Türk tarihinin çok şanlı zaferleri ve son zamanlarda yapılan araştırmalarla bu şanlı tarihin 5 bin yıla kadar dayanmış olduğu ispat edilmiştir. Böyle büyük bir tarihe sahip milletin evlatları olarak, ecdadımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz. Çanakkale zaferi bizim tarihimizin belki de en zayıf olduğu zamanlarından birisine rastlayan bir zaferdir. Yıkılmak üzere olduğu söylenen bir devletin olduğu bir zamandır. Türk milletinin büyüklüğünün ve şahlanışının en somut örneği olarak elde edilen büyük bir zaferdir. Çanakkale Zaferi, en zayıf zamanın da bile Türk milletinin kazanacağı zaferleri göstermesi bakımından dünya tarihine örnek teşkil etmektedir'' dedi. Gençlere seslenen Rektörümüz Prof. Dr. Sebahattin BALCI: ''Sevgili gençler ben bir matematikçiyim. Ama tarihi bir vicdan borcu olarak öğrenmiş ve bilen birisiyim.Tarihim benim hafızamdır.Tarihim benim ecdadımın ve atalarımın bana bir mirasıdır.Tarih benim kökümdür.Tarihim benim geleceğe bakışımdaki gücümdür.Tarihimi bilmem lazım. Tarihi tarihçiler bilsin diye çok yanlış anlaşılan bir şeyler var. Tarihi tarihçiler yazsın ama tarihi bütün millet ve özellikle de geleceğimiz olan gençlerimiz bilsin. Örneğin; Çanakkale Savaşı...1900'lü yılların başlarında bizim medeniyetimizin ve devletimizin çökmeye başladığı neredeyse de çöktüğü ve yıkıldığı zaman, Batının ise gücünün zirvesinde olduğu zamana rast gelmektedir. Biz üç kıtadaki topraklarımızın nerdeyse tamamını kaybetmek üzereyken, Batı bütün dünyayı işgal edebilecek bir güce ulaşmıştı. Mesela İngiltere için ''Üzerinde güneş batmayan imparatorluk'' deniliyordu. Devletimiz ise iki yüz yıldan beri yenile yenile morali çökmüş bir devletti. Bizim ordumuz 1700'lere kadar en şanlı, en şerefli, en büyük orduydu. Büyük başarılar elde etmişiz, dünyayı yönetmişiz, dünyadaki barışı biz kurmuşuz. Ama bu tarihten sonra ise yenilmeye, geri çekilmeye başlamışız. Ecdadımızın üç yüz yıl, beş yüz yıl boyunca mücadele ederek kurduğu vatan toprağını kaybetmeye başlamışız. 1.Cihan Harbinin güçlü devletleri ve onlara bağlı olan diğer devletler artık bunların işi bitirelim diyerek, masa başlarında topraklarımızı paylaşma planları yaparak sömürgeleri olan Hindistan'dan, Afrika'dan askerler toplayıp getirdiler. Hatta Hindistan'dan gelen askerlerin arasında kime karşı savaşacakları bilmeden getirilen müslüman olanlarda vardı. Beş yüz bin civarında düşman ve dünya tarihinin gördüğü en büyük deniz kuvveti ile gelerek Çanakkale Boğaz'ından yüklenirler. Zaferin kesin olduğu ve kendilerince bir gün içerisinde geçilebileceğini söylüyorlardı. 18 Mart günü gelerek Çanakkale Boğazı'ndan İstanbul'a geçmeye çalışacaklardı. Fakat hiçbir şey düşündükleri gibi gitmedi. Türk'ün kahramanlığı, Türk'ün zafer kazanmadaki üstünlüğü ve harp meydanındaki üstünlüğü ortaya çıkıyordu. Daha donanmalar boğazdan girer girmez 11 tane zırhlıları batmaya başladı. Neye uğradıklarını anlamadan geri çekilmeye başladılar. İşte, Çanakkale Zaferi, deniz zaferi olarak Türk askerinin, Türk komuta heyetinin, vatan sevgisinin, millet için yaşamayı değil ölmeyi şeref sayanların elde etmiş olduğu büyük zafer olarak tarihe geçti. Bunları siz gençlere üzerinize yüklenen sorumluluğun ne olduğunu anlatmak bakımından söylüyorum. Bakın gençler iki ordu karşı karşıya geliyor ama birinin dünyanın gördüğü bütün teknolojisi var ve sırtı pek, karnı tok. Gelelim Türk askerinin hangi yemek listesi ile savaştığını anlamaya. 43. Alayın Birinci piyade taburunun birinci bölüğünün 1917 yılı yemek menülerinde 15

Mustafa KALKAN: ' Çanakkale Savaşının Sosyal ve Kültürel Sonuçlarını' açıklayan bir bildiri sundu. . Babası ile oğlu beraber harbedenler vardı. Bedelini öderseniz devlet olursunuz. Asılbek KULMIRZAYEV: ''Çanakkale Savaşını Türkler kazanmasaydı. akşam yemeği üzüm hoşafı ve yarım ekmek. kaç devlet. Türk milletinin durumunun ise nasıl olabileceğini hepimiz tahmin edebiliyoruzdur. Konservatuar Yüksek Okulu tarafından Çanakkale ile ilgili Türküler okunmasıyla program son buldu.14 yaşlarındaki çocuklar da vardı. Programda konuşan Rektör Vekilimiz Prof. Edebiyat Fakültesi Yüksek Lisans öğrencileri tarafından Çanakkale ile ilgili şiirler okundu. şükranlarımızı sunuyoruz. günümüzde dünyanın siyasi haritası bambaşka olurdu. Ya var olacaksın ya da yok olacaksın. kaç millet böyle kritik durumlara dayanamayıp da yok olmuştur. sanırım. öğlen yemeği yok. etle kemikle. Bu yüzden değerli arkadaşlar bize bu büyük zaferleri hediye eden ecdadımıza buradan minnetlerimizi. bir büyük varlık yokluk mücadelesiydi. Bir Türk devleti olacağını hiç kimsenin garanti etmesine imkanı yoktu. bedenle canla. Dr. Onlardan bazıları hakkında bilgimiz dahi yok. akşam yemeği yağlı buğday çorbası. liseliler de vardı. babasını-oğlunu şehit görenlerde vardı.Haziran günü sabah kahvaltısında sadece üzüm hoşafı. Benzeri olayları biz de yaşadık. Doç. her devlet. Dr. Yrd. öğle yemeği yok. Çanakkale savaşında 13 . Kaç ülke. öğlen yemek yok. Sebahattin BALCI: ''Çanakkale bir savaş değil aslında dişle tırnakla. O savaşın sonucu farklı olsaydı. Büyük olmak ise büyük kan ister. Olcabay KARATAYEV: 'Çanakkale Zaferi ve Bugünkü Türk Dünyası' adlı bildirisini sunarken. Savaş sadece meydanlarda olmaz. Dr. Her ülke. Toplum içinde çatışmalar her zaman olacaktır. 18 Temmuz günü sabah kahvaltısı üzüm hoşafı. Eğer o tarihte Çanakkale'yi düşman güçleri geçseydi kimse garanti edemezdi bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını. Türkiye için Çanakkale çok kritik bir durumdu ve ya var olma ya da yok olma meselesiydi. Panelde konuşan Prof. sabah kahvaltı yok. her millet ortaya çıktığından itibaren kritik durumlarla karşılaşacaktır. İşte Çanakkale böyle bir şey! Devlet olmak büyük bedel ödemeyi gerektirir. akşam yemeği kuru ekmek. 26 Haziran yemek menülerinde. sömürgeci batı güçlerinin Asya ülkelerine girmelerine yol açılırdı.''diyerek konuşmasını tamamladı. üniversiteliler de vardı ve 60 yaşındaki dedelerimiz de vardı. Onları en kalbi duygularla rahmetle anıyoruz '' dedi. Dr. '' Büyük Türk milleti ve Türk ordusunun bütün olumsuzluklara rağmen büyük devletlerin var gücüyle saldırdığı Çanakkale'de 10 ayı aşkın süre bunlarla canla başla mücadele ettiğini belirten Rektörümüz Prof. Eğer büyük olmak istiyorsanız bedelini ödemeye de hazır olacaksınız.

You're Reading a Free Preview

Download
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->