You are on page 1of 104

Edward W. Said _ Haberlerin Anda slam UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar...

Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 sayl kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran ve benzeri yardmc aralara, uyumlu olacak ekilde, "TXT", "DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grme engelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "engelli-engelsiz elele" dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibir ekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tm yasal sorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum. Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar Mutlu LGL KANUN: 5846 sayl kanun'un "Altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur."

Bu e-kitap grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir

kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu kitaplar, size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek, ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. www.kitapsevenler.com Tarayan Gkhan Aydner Edward W. Said _ Haberlerin Anda slam Edward W. Said Haberlerin Anda slam 1935 Kuds doumlu. Columbia niversitesi'nde retim yesi. Princeton ve Harvard'ta eitim grd. Evli ve iki ocuu var. Trkede Edward Sad: arkiyatlk Berna lner Mes-1999 Kltr ve Emperyalizm Necmiye Alpay Hil-1999 Entelektel Tuncay Birkan Aynnh-1995
Babil Yaynlan Rhtm Cad. No: 16 Kadky/ST. Tel - Faks: 0216. 414 12 53 Haberlerin Anda slam Edward W. Said EdwardW. Said 1997 Babil Yaymlan 2000 Akal Ajans Araclyla Birinci basm: Mays-Haziran 2000 Yayma Hazrlayan: zkan Akpmar Baskya Hazrlk: Tayf Ajans - 338 96 38 ISBN 975-8480-06-5
Babil Yaynclk Seyhan Mzik Yapm Ltd. ti. Kuruluudur.

Haberlerin Anda slam


Edward W. Said Trkesi Alev Alatl
o

iindekiler Yeni Baskun nsz .................... Giri................................... Ek Not................................. 1 slamiyet'i Aktarma: Haber Olarak slam 1. slam ve Bat.......................... 2. Yorum evreleri........................ 3. Bu ereve inde Prenses Olay........... 2 ran Hikayesi 1. Kutsal Sava ......................... 2. ran'n Kaybedilmesi ................... 3. ncelenmi ve Sakl Kalm Varsaymlar...... 4. Bir Baka lke......................... 3

"Bilgi" ve ktidar 1. slamiyet'i Yorum Politikas: abloncu Bilgi ve Kart................. 2. Bilgi ve Yorum......................... Notlar..................................

I
Yeni basknn nsz
'Haberlerin Anda slam'n piyasaya kmasnn ardndan geen 15 yllk sre iinde Amerikan ve Avrupa medyas, slamiyet ve Mslmanlar zerinde daha hararetle odaklanm duruma geldi. yle ki, hayli iirilmi basmakalp rneklerle bezenmi her an pskrmeye hazr kinleri, kitabmda nceden anlattklarmdan daha bir iddetli gzkyor artk. ran ve benzeri kkten dinci Mslman lkelerin, kendilerini ve yaam biimlerini tehdit ettii yolunda aklamalar ve bunun yan sra ehir merkezlerindeki binalara yaplan bombal saldrlar, ticari havayollar sabotajlar, ime ve kullanma suyu kaynaklarn zehirleme operasyonlar hakkndaki speklasyonlar, slam'n terrizmdeki roln kuvvetlendirici Bat bilincini pekitiriyor. slam Dnyas hakknda, kendilerince uzman bir ura oluturan bu lkeler, herhangi bir kriz dneminde, haber ve talk show programlarnda yalnz kendi dorularyla formle edilmi fikirlerle kritik yapmaktan da geri kalmyorlar. Hristiyan kilisesi yasalarn n tuhaf bir dirilii sz konusu. Mslmanlar hakknda hibir saygnlk barndrmayan Dou slubunda yorumlar, rk veya din ayrmclnn yapld dnemlere ait artc derecede gze batan fikirler umarszca yaylmaya devam ediyor. slam dini hakkndaki art niyetli genellemeler, Bat'nn, kendi bnyesi dndaki yabanc kltrleri, kabul edilebilirlik snrlarn zorla11 yc biimde yadsdn, dladn gzler nne sermeye yetiyor . Mslman zekas ya da karakterinin, slam dininin, slami kltrn, Afrikallar, Yahudiler ya da dier Dou ve Asya kkenli toplumlarla paralel eilimde olmad sylemleriyse bunu aka ortaya koyuyor... Getiimiz 15 yllk sre ierisinde tabii ki Mslman gruplarn neden olduu tahrikler meydana gelmi, zellikle ran, Sudan, Irak, Somali, Afganistan ve Libya gibi slam lkeleri sorun yaratan olaylarn vuku bulmasnda etken olmulardr. 1983 ylnda Lbnan'da 240 Amerikan askerinin hayatn kaybettii bombal eylem bir Mslman grup tarafndan stlenilmi, Beyrut'taki Amerika Birleik Devletleri elilii, Mslman intihar timleri tarafndan havaya uurulmu ve olayda ok sayda can kayb meydana gelmiti. Yine 80'li yllarda bir ii grubun, esir ald Amerikallar Lbnan'da uzun sre tutsak ettii bilinmektedir. 14-30 Haziran 1985 tarihleri arasnda Beyrut'ta alkonan TWA uuuyla ilgili uak karma olay uzun sre hafzalardan silinmezken, yine ayn tarihlerde vuku bulan Fransa'daki bombal eylemler de bir takm Mslman gruplarca stlenilmiti. Ve mehur Lockerbie davas... 1988 ylnda skoya'nn Lockerbie kasabas zerinde umakta olduu srada infilak eden 109 no'lu Pan Am uuu da, slami terr olarak adlandrld. Lbnan, rdn, Sudan, Filistin, Msr, Suudi Arabistan ve dier baz blgelerdeki eitli ayaklanmac gruplardan da destek bulan ran, bu konuda en kt ne sahip lke konumunda. Kart grl slami gruplarn atmalaryla, adeta kaynayan bir kazan andran Afganistan'da, Birleik Devletler'in de silah ve eitim desteini arkasna alan Talban ve yanllar lkeyi istila etmi durumda. 1993 Dnya Ticaret Merkezi'nin bombalanmas olayn organize etmekle sulanan eyh mer Abdl Rahman ve benzeri baz Amerikan eitimli gerillalarsa, imdi, Msr ve Suudi Arabistan'da sivil direnii kertmek gibi birtakm misyonlara sahip12 ler. Bu gerillalar, Amerika Birleik Devletleri'nin Ortadou'daki en nemli mttefikleri konumunda. Humeyni'nin Salman Rdi hakknda kard fetva (14 ubat 1989) ve bilahare yazarn bana konan milyonlarca dolarlk dl slam'n acmaszlnn, ada ve liberal deerlere kar verdii azimli savan somut rnei olarak grld. Okyanuslar aarak Bat'nn kalbine ulap meydan okuyacak, tahrik ve gzda verecek byklkteki kapasitesiyle stelik... 1983'ten sonra, Mslmanlarn slam'a olan ballklar dnya basnnda sk sk gndeme gelmeye balad. Cezayir'de belediye seimlerini kazanmalarnn ardndan ordunun mdahalesi geldi. Cezayir

halen, militanlarn ordu gruplaryla att, binlerce aydn, gazeteci, sanat ve yazarn ldrld korkun sivil savan alaryla yoruluyor. Sudan, bugn, bakanln kt niyetli bir zekaya sahip olduu sylenen Hasan El Turabi'nin yapt Militan slam Partisi tarafndan ynetiliyor. lkede slami kyafet zorunluluu var. Dzinelerce masum Avrupal ve srailli turistin slami saldrlar sonucu katledildii Msr'da, Mslman Birlii ve Cemaat-i slamiye gruplar -ki her biri dierinden daha iddet yanls ve uzlamaz- geen on yl ierisinde glerine g katt. Filistinlilerin 1987'nin son aynda balatt intifada hareketiyle birlikte Bat eria ve Gazze eri-di'ni igal ettii dnemlerde, Filistin Kurtulu rgt'nn otoritesini baltalamak amacyla srail tarafndan desteklenen Ha-mas ve ona bal slami Cihad rgtlerinin yn deitirmeleri dehet dolu sahneleri de beraberinde getirdi. Canl bombalar, havaya uurulan sivil otobsler. ldrlen srailli siviller basnn irkilerek takip ettii gelimelerdi. Amerikan medyasnn terrist olarak gndeme getirdii ve kendilerini Allah'n partisi olarak nitelendiren Hizbullah gerillalarysa, srail igali altndaki Gney Lbnan topraklarnda bulunan gvenlik eridinde direni lerini srdrmeye devam ettiler. 13 1996 Mart'nda Msr'n liman kenti arm El eyh'te dzenlenen ve aralarnda Bakan Bili Clinton, Hsn Mbarek, Yaser Arafat ve Babakan imon Perez'in de bulunduu ok sayda dnya liderini bir araya getiren uluslararas terr zirvesi srasnda, srailli sivillere ynelik olarak dzenlenen intihar saldrs yakn zamanda vuku bulan rnekler arasnda. Konferans yalnz bana srdren Perez'in aklamalar tm dnya televizyonlarndan canl olarak yaynland. slam ve ran slam Cumhuriyeti knand. 1995 Nisan'nda Oklahoma City'de yaanan bombal saldr, slam'a kar cephelenen Bat ve Amerikan medya evrelerini yeniden harekete geirmeye yetti. Mslmanlar yine vurmutu. Ortadou zerine yazdm makaleler nedeniyle baz gerekleri dierlerinden daha iyi bildiimi dnyor olmalydlar ki, olayn gerekletii gn, gazete ve televizyon kanallarndan beni arayan tam 25 basn mensubuyla konumak zorunda kaldm. Araplar, Mslmanlar ve terrizm arasndaki balant kafamda asla netlememiti ve srf bu nedenle kendi yarattm bir sululuk duygusunun dncelerime yapmasn engelleyememitim. slam'a kar cephe alan medya bir anda beni hedeflemiti. Benim slam diniyle olan balantmd buna sebep. O leden sonray halen zntyle hatrlyorum. Srp hemehrileri tarafndan etnik temizlie kurban edilen Bosnal Mslmanlarn durumu da kesinlikle ayn. Tek fark -David Rieff ve dierlerinin de gsterdii gibi- Birleik Devletler ve Avrupa lkelerine ait glerin Bosnal Mslmanlar lehine bireyler yapm olmalar. En acmasz zulm ve eziyetler olup bittikten sonra bile olsa... Dier blgelerdeki Mslmanlar saldrgan ve gz kanl insan muamelesi grrken -Rusya'nn een Mslmanlar sindirmek iin devam ettirdii kanl saldrlar dikkate alnabilir-, Birlemi Milletler'in Bosna'da sergiledii insani yardm abas hi de allagelmi bir durum deildi. Birer gaddar gzyle baklan Mslmanlara yaplan en iyi 14 muamele, kfr, tehdit, ceza, karantinayd. Ve frsat ele geti indeyse hava saldrlar kanlmaz oluyordu. Libya ve Irak davalarnda olduu gibi. lki 1986 Nisan ayndayd Amerika Birleik Devletleri hava saldrsn akam saatlerinde gerekletirdi. kincisiyse bal bana bir sava manzarasndayd. Birleik Devletler'in hava saldrlar 1993 ve 1996 yllarnda da srd. ou, CNN televizyonundan canl olarak yaynland. Masum sivil halk etkilemesine ramen, Bat, saldrlar yerinde ve makul buldu. 1992'de Mslman Somali'ye el uzatan olmad. Irak, Libya, eenistan ve Bosna davalar birbirlerinden tamamen bamsz olaylar. Ancak tm bu farkl davalarda izlenen ortak politika, Mslmanlarn dnyaya bak asn u ekilde biimlendirmeye yetiyor: Bat, zellikle de Hristiyan gler slam'a kar silahlanmay srdryor. Sonuta kutuplama derinleiyor ve kltrler arasnda mzakere ans srekli erteleniyor. Mslmanlar, her frsatta, Bosnal, Filistinli, een kurbanlar hatrlatarak terrn slam'dan kaynaklanmadn, Bat'nn bu konuda bireyler yapmas ve daha fazla aba gstermesi gerektiini dile getiriyorlar. Tm bunlar yaanrken srail'in Mslman Arap topraklarn istila etmesine gz yumuluyor. Neden sadece slam lkeleri ve Mslmanlar kin ve dmanlk iinde olabilirler ki? Bir ok Amerikalya gre slam, sadece bir sorun. Baka hibir ey deil. Grld gibi, tablo kark. Bir yanda slam Dnyas'na kar dirilen intiba, dier yanda organize ya da deil Baty ve srail'i hedef alan terr olaylar. slam'n benimsendii lkelerdeki genel vaziyete bakarsak yaam koullar olduka ar; retim ve refah dzeyinde gerileme, sansr ve kstlamalar,

buna oranla demokrasi yoksunluu, yaygn dikta ynetimlerinin verdii ylgnlk, acmasz basklar, terr canlandran otoriter devlet yaplar, ikence, genetik bozulmalar... Geri kalmln getirdii tm bu dayanlmas zor artlar Suudi Arabistan, Msr, 15 Irak, Sudan ve Cezayir gibi temel slam lkelerinde, dierlerine nazaran daha etkin. Beni kayglandran konu islam'n, her eye ramen yalnzca br etiket olarak kullanlmas. ster izahat yaplsn, ister geliigzel knansm slamiyet hakkndaki tm mzakereler, slam savunucularyla Batl szcler arasnda kin ve nefret uyandnrc bir saldr biimine dnerek son buluyor. slamiyet kelimesi, aslnda, bir milyar insan, dzinelerce lkeyi, toplumlar, gelenek ve grenekleri, dilleri ve tabii snrsz deneyimleri kapsayan slam Dnyas'n tanmlamak iin yeterli deil. Bat'nn bu konudaki tavrn ve sonuta yaanan gelimeleri sadece slamiyet kelimesinin ardnda aramak ve izah etmeye almak da hata olur. Dou medeniyetleri zerinde ihtisas sahibi -zellikle Amerikal, ngiliz ve srailli- uzmanlar, slamiyet'in kozmopolit slam toplumlarn batan aa regle ettii konusunda hemfikirler. slamiyet, tm bu geni alana yaylm kltrleri birbirlerine balayan tutarl ve bamsz bir mevcudiyet. Yine bu uzmanlarn yorumlarna gre slamiyet tek din ve tek devlet anlay zerine kurulu. te benim bu kitapta anlatmaya altm da, birtakm sorumsuz kiiler tarafndan yaplan bu tr kabul edilemez genellemelerin, yeryznde hibir dini, kltrel ve demografik grup iin kullanlamayaca. Kompleks teorilerini, rengarenk sosyal yap analizlerini, tarihlerini, kltrel formasyonlarn, gelimi dilleriyle hazrladklar tezlerini gz nne aldmzda, Bat toplumlarnn ciddi teoremlerinden ne bekleyebiliriz ki? Bat'ya ait genellemelerde, ciddi almalar yerine gazetecilerin lsz ifadelerle gnbirlik hazrladklar, ardndan medyann, edite ediyorum diye dramatize ederek yaymlad ifade ve demelerle karlayoruz daha ok. Gvenilmez kaynaklara dayal almalar olduundan daha nemli gsterilip fundamen-talizm zerine sabit imalarda bulunulurken, okurlarn slam ve 16 fundamentalzmin ayn eyler olduuna inandrlmas amacyla bu iki farkl anlam arasnda kastl bir ba yaratlyor. slamiyet'i ypratmak eilimiyle, inan zerine bir avu kural, kliele mi rnek ve genellemelere snlarak, iddet, ilkellik, kktencilik, tehditkarlk gibi negatif olgular slamiyet'le zdeletiril-meye allyor. stelik, gerek fundamentalizmin tanmlanmas olsun, gerek kktencilik veya ar uluk gibi terimlere sabit anlamlar yklensin, tm bu almalar iin hayli ucuz bir aba sarfediliyor. Bu tr fenomenlere ucuz bir ierik yklemek yetiyor onlar iin. rnein, "Mslmanlarn yzde 5'i, yzde 10'u veyahutta yzde 50'si fundamentalisttir" deniliyor. Amerikan Sanatlar ve Bilimler Akademisi de 1991 ylndan bu yana yaymlad 5 kaln ciltlik incelemesinde fundamenta-lizmle ilgili tasvirlere yer veriyor. Burada beni kayglandran, bu projenin, Yahudilik ve Hristiyanlk'ta olduu gibi gerek bilgilerin nda deil de akllardaki slam imajna dayandrlarak gerekletirilmi olmas. stelik saysz sekin niversite grevlisi konuya daha yatknken, bu i iin iki genel editrn -Martin E. Marty ve R.Scott Appleby- grevlendirilmi olmas artc. Popler gazeteler, genelde kendi inceleme yazlarn vmeyi alkanlk haline getirmilerdir. Sert eletirileriyle tannan lan Lustick ise fundamentalizmin ortaya knda elle tutulur bir tanmn bulunmadn sylyor. Lustick, incelemeleri yayna hazrlayan editr ve yardmclarna, fundamentalizmi kastederek yle sesleniyor: "Sonu hsran olacak bir ey yapacanza, hibir ey yapmayn daha iyi." Sonuta, gayet net bir ekilde anlalyor ki; eer konunun uzmanlar tasvir yapacak kadar ehil deillerse, polemikiler de istedikleri gibi at oynatabiliyorlar. Bylelikle Mslman dmanlm krkleyecek her trl zemin kendiliinden oluuyor. Okurlarnn duygularn alt st etseler de, ilerine korku salsalar da, onlar bunu baarmakta hayli ustalar.
17

Ulusal Gvenlik Konseyi eski yesi Peter Rodman, National Review'da yaymlanan 11 Mays 1992 tarihli yazsnda yle diyor: "Asrlar boyunca Hristiyan Dnyas'na kar yaplan kt muamelelerden sz eden, kin ykl politik dalamalarla kavgaya hazr hale getirilen Bat dnyas, tm bunlarn etkisinden yeni yeni syrlarak kendisine meydan okuyor." Rodman lml ilk dayanak noktasn bu ekilde ifade ediyor. Olduka geni ierikli ve liberal anlamda kullanlan snrlandrmalarn eksikliine dikkat ediniz: "Asrlar boyunca Hristiyan Alemi'ne kar yaplan kt muameleler..." Bunlar, doruluunun kantlanmas mmkn olmayan genellemeler. Kulaa ho geliyor ve daha etkileyici. Rodman yazsna yle devam ediyor; "slam Dnyas'nn byk bir blm sosyal blnmelerle yrtlm , Bat'ya oranla adi ve ikinci smf grlerek engellenmi, Bat

kltrnn etkisiyle trplenmi ve kendi iindeki burukluuy-la yoluna devam etmitir" (Bernard Lewis'n "Politics of Ra-ge"de deindii gibi). Buradaki Bat kartl sadece bir taktikten ibaret deil. Lewis'n bu sylevdeki rolneyse, daha sonra ksaca deineceim. Rodman, slam hakknda ileri srd savlar -adilik ve ikinci snflk, trplenmilik ve kendi iinde burukluk gibi- hakknda bir kant gsteremiyor. Kendisine gre sadece aklamak yeterli. nk nasl slamiyet, oryantalist yorumlarla tasvir edilebiliyorsa, nasl medya kendi rnekleriyle, hibir belgeye dayandrmaya ihtiya bile duymadan slamiyet'i sulayabiliyor ve yarglayabiliyorsa, kendisi de, Bat dnyas ya da Hristiyan Dnyas hakknda istedii gibi gr bildirebilir. Sormak istiyoruz; dnyadaki bir milyara yakn Mslmann her biri kendisini fkeli ve aalk m hissediyor? Tm Endonezyallar, tm Pakistanllar ya da tm Msrllar Bat'nn nfuzluluu, kudreti karsnda hayflanyorlar m? Bu olduka basit Ve net sorularn yantlarn alabilmek iin ne yapmal? Bir baka adan yaklarsak; slamiyet, dier kltr ya da dinler gibi aratrlam yor, nk o dierlerine benzemeyen, "normal" insani gemie sahip olmayan bir din mi demeliyiz? Her eyi kapsad halde hakknda konuulacak hibir eyi olmayan, ruh hastas zellikler tayan benzer insanoullarn m barndryor slamiyet? Tam bir Mslmanlk kart olan Daniel Pipes'n en byk zellii, bir Dou bilimcisi olarak slamiyet'i korkun ve berbat bir ey olarak grmesi. The National Interest'in 1995 Sonbahar basksnda yaymlanan bir yazsnn balnda "Fundamentalist slamiyet'te lmllk yoktur" diyor. Tanmlamas ok rahatsz edici deil. Hatta radikal olmayan eklinde de alglanabilen bu balk yazya oranla olduka mspet. Pipes, slamiyet iin; "Gerek doasnda, geleneksel bir din olmaktan ok ideolojilere (komnizm, faizm) yatknlk var" diyor. Ve benzerlii daha da gelitiriyor: "Fundamentalist slam, detaylarnda dier topik ideolojilerden ayrlrken, faaliyet alan ve hedef olarak ise bu ideolojileri bire bir artryor. Komnizm ve faizm gibi nc bir ideoloji sunuyor. nsan gelitirmek ve yeni toplum yaratmak iin eksiksiz bir dzenek, toplum zerinde tam bir kontrol mekanizmas, kan dkmeye meyilli." Pipes, "siyasi slam kendi yrngesinde seyrediyor" diyen uzmanlarla, "hayr, altn an yayor" eklindeki kar tezini ne srerek dalga gemeyi de ihmal etmiyor. iddetli, mantksz, kkrtc, tamamen uzla maz... Pipes'n "fundamentalist" slam' tm dnyaya gzda veriyor. zellikle de "bize". stelik Birleik Devletler'ce haz rlanan u istatistiksel veriye ramen: 'Olaylarn byklne ve sklna gre, dnyada, terrizmin kaynakland blgeler arasnda Ortadou altnc srada yer alyor.' Ksaca Pipes'n grlerini u ekilde toparlayabiliriz: 'Fun-damentalizm e_ittir slamiyet eittir biz imdi ona kar sa-vamalyz. Souk sava dneminde komnizmle savatmz gibi. Sava ciddi bir sorundur ve slam daha etkin, daha tehlikelidir.' Pipes da, Rodman da ne bir uzayl ne de bir kak. Planl

19
ve amal hareket ediyorlar. Realist beklentileri var ve siyasi kurallar ierisinde admlarna dikkat ederek yol alyorlar. Dncelerini daha geni platformlara tamak iin her frsatta medyadan yararlanyorlar. 6 Temmuz 1987'de yaymlanan Amerikan World Report haber dergisinde u satrlara yer verilmi: "zr dilemeyen - ve eilmeyen - fundamentalizm slam Dnyas'nn iine iliyor. slam dininin cokusu ve politik hedefi iddete yol ayor ve bu da Bat'nn dengesini bozuyor. Fundamentalistlerin sylemlerinin ounluu Humeyni'nin deklare ettii devrimci amalarla rtyor. Ve bu mesajlar yaylacak gibi gzkyor." Birka ay sonra, ayn derginin 16 Ekim 1987 tarihli basksndaysa, Snni ounluun genleri arasnda ehitlik mertebesine verilen nemin yaygnlat syleniyor. slamiyet sz konusu olduunda mantkl dnce ilkelerinden uzaklalyor olmal ki, 'ehitlik mertebesine verilen nem Snni genler arasnda yaygnlayor* gibi bir demecin doruluu nasl kantlanabilir. Fas'tan zbekistan'a yzlerce milyon insan kapsayan bu tanmlama iin nasl bir kant gsterilebilir? New York Times Gazetesi 21 Ocak 1996 tarihli saysnn Pazar ekinde yer alan "Haftann Eletirisi" kesinde u bala yer veriyor: "Kzl Tehdit Yerini slam'a Brakt" Elaine Scioli-no tarafndan kaleme alnan art niyetli bu uzun makale; bir ynyle planlanm, amal bir yaz hissini veriyor. Dier bir ynyle ise; prensipli bir makale grnmnde. Yazarn asl niyetini ise u satrlar ele veriyor; "Bugnn akademi evrelerinde yaanan sert ve irkin tartmalar, gemite yaanan, tek dzen hakimiyetine dayal komnist tehdit tartmasna ayna tutuyor". Yazarn kkrtc bal bir yana, yazs da okuyucular slamiyet'e kar tavr almaya zorluyor. slamiyet ("yeil tehdit") Batl

deerler adna bir tehlike olarak gsteriliyor. Bu gr daha nce dile getirenler de yok deildi (NATO Sekreteri Gn. Cla-es, Newt Gingrich, Bernard Lewis, mon Perez ve tam olarak
20

uygun grlmese de bu listeye girmek iin can atan Steven Emerson). Buna ek olarak, evrensel tehdit iddiasnn yandalar arasnda Benazir Butto, Hsn Mbarek ve Tansu iller gibi Amerikan balantl liderler saylabilir. Tm bunlara kar kan tek kiiyse, Georgetown niversitesi Profesr John Esposito oldu. Esposito, "The Islamic Threat: Myth or Reality?" (slami Tehdit: Uydurma m; Gerek mi?/Ox-ford, 1992) adl kitabnda; slamiyet'i mantkl ve inandrc bir ekilde tartt. Sabrla kantlarn bir bir ortaya koyarak slam'da tehdit teorisini rtt. Bu tavryla da dier taraftaki yerini ald. Batl siyasetbilimcileri ve baz medya evreleri slamiyet'i byte altna alm durumda. slamiyet ve slam Dnyas, merkezi bir tartma konusu. Aslnda grlyor ki, bugnn slami guruplamalarnn ou Amerika Birleik Devletleri'nin yrngesinde odaklanyor. Ya Birleik Devletler'in mttefiki ya da mterisi. Suudi Arabistan, Endonezya, Malezya, Pakistan, Msr, Fas, rdn ve Trkiye militan Mslmanlar olarak adlandrlan gruplarn nispeten daha ok rastland lkeler. nk bu lkelerde rejim Amerika Birleik Devletleri tarafndan aka destekleniyor. Genelde tecrit edilmi ve kendi halkna yabanclatrlm aznlk hkmetler Birleik Devletler'in nfuzunu kabullenmeye zorlanyor. Hayli gl ve itibarl bir siyasi kurum olan D likiler Konseyi, ksa bir sre nce slam Politikas Raporu ad altnda bir yayn karmaya balad. Bunun yan sra slamiyet hakknda geni anlamda aratrmalar yapmak iin de bir alma grubunu devreye soktu. Grubun baz almalarnn aydnlatc olduu sylenebilir. Yine Konsey tarafndan ayda bir karlan D Gndem'in ierii de ekseri slamiyet zerine. ounlukla, kart fikirlere sahip kiiler arasnda mzakereler yaratlyor (rnein; Judith Miller ve Leon Hadar). Bir 21 taraf tartlan konu zerinde pozitif yaklamlar retirken, dier taraf, ortaya kart grler koyuyor. "slamiyet bir tiyatro mudur?" (Foreign Affairs-D Gndem, lkbahar 1993). Kendi inan ve kltr zerine acmasz eletirilere maruz kalan, kendi halknn terr, iddet ve "fundamentalizm"le balantl olduu ve dnya halklar iin bir tehdit oluturduu srarla yinelenen bir Mslman, sizce bu durumdan rahatsz deil midir? Hele bu genel bir tartma konusu haline getirilirse... Kendinizi bir Mslman'n yerine koyduunuz zaman, bunu anlayabilmeniz hi de zor olmayacak. Amerikallar ve Avrupallar arasnda, srail'in slami iddetin kurban olduu gr yaygnlamaya devam ediyor. Bunda, iirilmi ierikleriyle srail yanls gazete ve kitap gibi yaynlarn pay olduka byk. Her yeni gelen srail hkmeti, uluslararas arenada bu imaj korumak iin elinden geleni yapyor. Ortadou'da ciddi problemlerin balad 1948'den beri bu alanda ustaca propaganda yaplyor. Daha nce de deindim bu konuyu vurgulamakta yarar gryorum; slamiyet ve zellikle Araplar zerine ortaya atlan iddialarn maksad, slam'n asl muhalifleri srail ve Amerika Birleik Devletleri'nin blgedeki icraatlar n rtbas edebilmektir. Bu icraatlar arasnda; srail ve Amerika Birleik Devletleri'nin birok slam lkesine kar dzenledikleri bombal saldrlar (Msr, rdn, Suriye, Libya, Somali, Irak), 4 lkede Arap-slam topraklarnn igali (srail davas) ve Birle ik Devletler'in igallere alenen salad askeri destek, Mslman ve Arap nfusunun ezici ounluuna karn srail'in blgede nkleer gce sahip olmas, komularn kmseyen, bombalarnn saysna ve sklna nem vermeyen, gasp ve talan-c srail'in zellikle Filistinliler sz konusu olduunda insan hayatna deer vermemesi (Mslmanlar tarafndan ldrlen sraillilerin saysndan ok daha fazla) saylabilir. Uluslararas hukuka, Birlemi Milletler karar ve nergelerine meydan oku22

yan srail, Dou Kuds ve Golan Tepeleri'ni istila etmekle kalmam, 1982'de de Gney Lbnan' igal etmiti. nsanlk d muamele gsterdii Filistinlileri srekli tehdit altnda tutmay baaran srail, Amerika Birleik Devletleri'nin Ortadou politikasn sahip olduu gle birletirerek, 4 milyon sraillinin karn 200 milyon Arap Mslman'n karndan stn tutmay becermitir. Gerek budur. Zira, Bernard Lewis'n, Mslmanlar'n Bat medeniyetini fkelendirdii eklindeki ilgin formlasyonu deildir. Liberal demokrasiye sahip olduklarn ilan eden fakat zayflara gaddarca muamelelerde bulunacak kadar tutarsz bir ekilde tamamen kendi karlar uruna hareket eden srail ve Amerika

Birleik Devletleri'nden yaknan Mslman Arap-lar'ca, Lewis'n bu gr as ne lde anlalabilir? 1991 ylnda Amerika Birleik Devletleri Irak aleyhine bir kar blok oluturduunda, buna neden olarak blgedeki anlamazlk ve istilalar gsterildi. srail'in Bat eria ve Golan Te-peleri'ne mdahelesi ve igali, Dou Kuds' zaptetmesi nasl Birleik Devletler tarafndan grlmemi ve igal olaylarna mdahele edilmemise Irak'a da mdahele edilmeyebilirdi. Ne var ki, askeri mdaheleye maruz kalan Irak, ok byk petrol rezervlerinin bulunduu blgede Mslman bir lkeydi. Mslmanlarn slam sureti altnda sraillilere ve Batllara saldrmadn sylemiyorum elbette. Baz medya evrelerinin "iddet slam'dan kaynaklanyor, nk slamiyet zaten budur" eklindeki tanmlarndan bahsediyorum. Somut rnekler de bu tip yaklamlarla yok ediliyor. Dier br deyile Mslman ve Araplarn genel eylem ve etkinlikleri sumen alt edilip, en kusurlu ynleri ayyuka karlarak slamiyet'in n kesilmeye allyor. Sizlere, Ortadou ve slamiyet hakknda, marjinal, lgn ya da nemsiz yazarlardan rnekler gstermiyorum. imdi inceleyeceimiz yazarlar da The New Republic ve The Atlantic gibi,
23

yine tannan, bilinen basn kurulularndan; Martin Peretz ve Morton Zuckerman. Her ikisi de koyu srail yanls ve tabii slamiyet'e kar nyargl. slamiyet'in ve Arap toplumlarnn fanatik aleyhtar Peretz zel bir konuma sahip. Amerikan medyasnda hi kimse, belirli bir toplumu aalayarak ve rk nefretini dile getirerek, Peretz kadar uzun soluklu olabilmeyi baarabilmi deildir. Peretz'in kini ise tamamen srail'in karlarn kollamaktan kaynaklanyor. 7 Mays 1984 tarihli yazsnda, daha nce izledii bir melodramdan yle bahsediyor Peretz: ...Bir Alman iadam ve onun ziyaret ettii bir Amerikan Yahudi gmen... Filistinli bir Arap onlar Arap kuatmas altndaki Kuds'te bir bombardman snanda bulur, Kendinizi oyundaki Alman ve yanndaki Yahudi'nin yerine koyduunuz zaman, eer az da olsa rktc bir eyler hissediyorsanz bu, kltrmzn bize Araplar hakknda hazrlad evrensel nyargdan kaynaklanyordur. lgna donm bir Arap... Bu, kendi kltrnn zelliinden kaynaklanyor. Gerei ve yanlsamay birbirinden ayrt edemiyor, uzlamadan nefret ediyor. Gzn kan brm. Bu poltik bir oyun, bir temsil. Ancak bu oyundaki Arap Mslman' biz Trablusgarp'te ve am'da grdk. Getiimiz haftalarda Gazze'ye karlan otobs hadisesinde, Kuds sokaklarnda masum halka yaplan silahl saldrlarda grdk. Bu sahnedeki Arap, hayali bir karakter tabii ki. Fakat gerek yaamdakiler hayali deil. Onun biraz daha "lml" kardeleri. Bu yaz, Amerika'nn hatr saylr dergilerinden birinde, st ste haftalarca yaymland. Washington ve New York'ta on binlerce insan tarafndan da okundu. Peretz, grlmemi karalamalarn, tamamen tarihi gerekleri karanlkta brakmak amacyla srdrmtr. Tarihi gereklere bakldnda; ekseriyetle Avrupal Yahudilerin Filistin topraklarna girdikleri, buralardaki top24

lumlar kerttikleri, mal varlklarn ellerinden aldklar, blgedeki insanlarn te ikisini dar attklar ve sonuta srail'in Filistin topraklarna on yllardr askeri mdahelede bulunduu {Lbnan ve Suriye gibi) ve Dou Kuds' istila ettii grlmektedir. Bu gerekleri gzard etmenin yan sra Peretz, srail'in politik gcn de arkasna alarak Mslmanlar ve Araplar zerinde, tek tarafl iddet ve ikinci snf kltr gibi deyimleri barndran teoriler retiyor. Gazetesinin 13 Austos 1996 tarihli basksnda, iktidarda olan srail Babakan Benjamin Netanyahu'nun arsz politikalarn desteklediini aka ortaya koyarak yle diyor: "srail, bilimsel ve endstriyel geliime tamamen kapal bir kltr mizacna sahip olan Araplarla ilgilenmelidir. Ne yazk ki bunlar, braknz mikroipi, kendi balarna tula dahi retemeyen toplumlardr." Peretz grlerini yle srdryor: "Aradaki uurum gittike derinleecek ve sonuta bu, belki de srail'e kar tamiri mmkn olmayan bir ksknlk ve garez retecek. Bu garez srail'in son yllarda maruz kald terr olaylarnn ve isyanlarn devam etmesine neden olacak." Peretz'in slam'a ve Araplara satamak -tabii sevgili srail'e kar iledikleri kabahatler nedeniyle- iin kulland tutarsz ve ok yzeysel slup, kitaplarda, makalelerde, televizyon programlarnda ve filmlerde olduka sevecen ve iyi huylu olarak sergileniyor. Hem bilgilendirici hem elendirici... New Yorker'n Ortadou zerine yazd makalelerle tannan yazan Milton Vi-orst, bunlar 994 ylnda baslan Sandcastes (Modern Dnyada Araplar zerine ncelemeler) adl kitapta bir araya getiriyor. S ki gzlemci Viorst, kendi san ve phelerini ierie yanstmasa da, slam zerine incelenmemi, varsayma dayal nitelemeler nedeniyle, kitabnda tkezliyor. Kitap hakknda yaplan kritiklerde de,

kuku uyandrc ve kesinlik arzetmeyen edatlardan pek bahsedilmiyor. Ancak biri hari. Muhammed Ali Halidi, Journal of Palestine Studies (Filistin almalar Dergisi, K 25 1996) adl yaynda, eletirilerini ykc bir slupla dile getirmi. Halidi, yazsnda, nce Viorst'tan u alntlar gndeme getiriyor: "Geleneksel slam kentlemelerinde d estetie nem verilir. Oysa Araplar sokaklarna gereken nemi gstermiyor ve pe bouyorlar. Baz gzlemciler bu ilgisizliin, slam kltrndeki yaam ve yerleim biiminde mahremiyetin nemli olmas, sosyal yaamda ev ii dzeninin n planda tutulmas nedeniyle doal olarak ortaya ktn sylyorlar." Dahas da var. Vorst diyor ki; "Hristiyanlk'ta erkein mantkl dnme gc zayi flad zaman slam baar kazanr. Araplar her zaman muhafazakarla ve kltrlerinde var olan kadercilie nem veriyorlar. Entelektel meydan okuma, zihinsel yar onlar ok rahatsz ediyor." Ve Halidi, Viorst'a direkt olarak hatrlatyor; Mslmanlar iin Yunan felsefesi sonradan edinilme bir Avrupa al kanlndan ibarettir. Mslmanlar, mantk ve astronominin ncleridir. Tbb bir bilim haline getirmiler, cebiri icat etmilerdir. Viorst fikirlerinde caydrlm deildi (ya da yeterli derecede bilgi sahibi deildi). slamiyet'in tanmna ynlendirilen temel dmanla deindi ve unu ifade etti: "Mslmanlar -Araplar ve Trkler- bir dizi entelektel kriterler zerine yarglandklarn kabul ediyorlar. Kendi medeniyetleri Bat'nnki ile dengelenmedi, nk Bat'nn modern dnyaya armaan Arap medeniyetlerine ancak ulat." Bu ifadelerde benim asl keyfimi karan konu; Viorst, Peretz ve bunlar gibi daha birounun kendi saptamalarndan oluan fikirleri -daha ziyade savunmac ve yabanc dmanl gdc-ne srerek, gnllerince slamiyet'e saldrabiliyor olmalar. stelik slamiyet hakknda yaplan son tanmlamalar, bu dini olduka aalayc. Bat'nn da kkrtmasyla yaplan gncel tasvirlerde slamiyet, kar konulduunda, kendisiyle yarldnda ve kzdrldnda saldrganlayor ve daha da ir26 kinleiyor. New Yorker, the New York Review of Books (New York Kitap Eletirileri) ve Atlantic Monthly gibi tannm d nce dergilerinde Mslman ve Arap yazarlarn deneme (ya da edebi eserler) yazlarna hibir zaman yer verilmezken, politik ve kltrel gerekleri aratrmadan, varsaymlar zerine yorumlarda bulunan Viorst gibi uzmanlarn grleri srekli yaymlanyor. ok nadir olarak da kendi hegemonyalarna meydan okuyan kritikler yer alabiliyor bu yaynlarda. slamiyet hakknda medyada, siyasi ierikli yaynlarda ve akademik evrelerde yer alan basmakalp grlerin yaratt ykc etkiler zerine son zamanlarda yaplan kritiklerden bir tanesi Zachary Karabell'e (World Policy Journal /Dnya Siyaseti Dergisi, Yaz 1995) ait. Karabell'in zeletirilerinin dayanak noktas Souk Sava'n sona ermesinden bu yana "fundamentalist" slam'a ar dikkat ekildii zerine. Ak bir ifadeyle, insanlarn slamiyet hakknda negatif imajlarla doldurulduunu sylyor Karabell: "Amerika'daki kolej ya da dier elit niversitelerin rencilerine, 'slamiyet' kelimesinin kendilerine ne ifade ettiini sorun. Alacanz yantlar kanlmaz olarak ayn olacaktr; 'ba dmanlar Amerika Birleik Devletleri'ne zarar vermeye aba gsteren silahl, sakall, fanatik terristler". Karabell iddiasn rneklere dayandrarak da destekliyor: "slamiyet'in, dnyann her yerine yaylm Mslman terristlerin nderliinde, bu dini alamak iin mcadele veren Allah'n askerlerinin mensup olduu sava bir din olduu eklindeki tartma program, Amerikan ABC televizyonunun 20/20 adl haber programnda blmler halinde yaynland." Bu arada Karabell bilhassa, Emerson'un PBS yapm Jihad in America (Amerika'da Cihad) filmini ve provokatif isimleriyle kendilerine moda kitaplar arasnda yer bulan Sacred Rage (Kutsal Hiddet) veya in the Name of God (Allah'n Adyla) gibi kitaplar da rnek gstererek, slamiyet'in, nasl bir tehlike unsuru olarak gsterilme27

ye alldna daha ziyade dikkat ekebilirdi. Karabell, yazl basnda slamiyet hakknda yaratlan imajn da ayn ynde olduunu u rnekle aklyor: "Ortadou hakkndaki yazlar genellikle ya bir camii ya da dua eden kalabalk bir cemaat resmiyle birlikte yaymlanr".

Tm bu rnekler, 15 yl nce orijinal basks yaplan 'Haberlerin Anda slam'da deindiim kt gidiatn daha da vahim bir hal aldna dalalet ediyor. Gnmzde, Mslmanlar eytani ve insanlkd, Batllar, ounlukla da Amerikallar da bu eytani terristleri yok eden kahramanlar olarak gstermeyi hedefleyen geni apl bir yanl film akm bagsteriyor. Kara-bell'in de tanmlad gibi, Tme Lies (Gerek Yalanlar) filmindeki "Amerikallar ldrmek iin byk ihtiraslarla dolu, gzleri dehet saan kt adamlar, klasik Arap terristler" konuya olduka uygun bir rnek. Delta Force (Delta Harekat, 1985) ile balayan bu akm Indiana Jones destanyla ve Mslmanlarn birer eytan, zorba ve daha nemlisi katil olarak gsterildii saysz televizyon dizileriyle devam etti. Dou'yu konu alan Hollywood filmlerinde artk ak ve cazibeden daha ok, saysz kara maskeli Doulu ninjaya kar savaan kahraman Amerikal tarznda sahnelere yer veriliyor. Tm bu saptrma ve ynlendirmelerde, slam Dnyas iindeki marjinalliin, ar u Mslmanlarn ne denli abartld, iirildii gzlenebiliyor. 1993'te yaymlanan ve ardndan The Politics of Dispossession (Gasp Politikas/Panrheon, 1994) adl kitabmda da yer verdiim bir denemede, slamiyet kart gr leri ustaca yayan, sansasyonel ve bilgisiz Amerikan medyasnn acmasz abartlarna ve vahi saldrlarna ramen, Mslman Arap toplumlarn bir arada tutan eyin fundamentalizmden ziyade laiklik, dnyevilik olduunu anlatmaya almtm. Karabell de, ironik ifadesiyle "modernizm ve laikliin gerek gc Ortadou'da kullanlandan daha fazla" derken, konuya mkem28

mel bir ekilde parmak basyordu. Fransz siyaset bilimcisi Oli-ver Roy, The Failure of Politicat islam'da (Politik slam'n Baarszl Harvard, 1994) slamiyet'in siyasi baarszlndan bahsediyor. Dier siyaset bilimcilerden John Esposito ise slamiyet'i ok tabanl birleimli ve Bat karts olarak varsayd "The Islamic Threat: Myth or Reality?" (slami Tehdit: Uydurma m; Gerek mi?) adl kitabnda, Mslman toplumlarnn farkl gelenekleri ve tarihi deneyimlerine deiniyor. Monolitik, fkeli, tehditkar, komplocu ve yaylrmc slamiyet tasvirlerini yaymak iin oluturulan ve bu yabanc dmana kar yeni seferberlikler oluturmay amalayan piyasa her geen gn daha da byyor ve Amerika Birleik Devletleri'nin tibarl medyasnn da desteiyle birlikte slamiyet, terr ve Filistinliler ayrlmaz bir btn olarak grlyorken, slamiyet gerei hakknda saduyulu, iyi aratrlm ve belgelere dayandrlan alternatif grler de yeni yeni ortaya kyor. Richard Bul-liet'in islam: The View from the Edge (slamiyet'e Teet Bak /Columbia, 1994) ve David Pryce Jones'un The Closed Circle (Kapal ember/Harper, 1991) isimli kitaplarnn yan sra Charles Krauthammer'n "Global ntifada Hareketi" (Washington Post, 66 ubat, 1990) balkl makalesi ve A.M. Rosenthal'n The New York Times'da yaymlanan yazlar deerlendirilebilir Bunun yan sra yanl medyann gnlk okuyucular, doal olarak, Yvonne Yazbeck Haddad'n Amerikan politikasnn slamiyet'i nasl alglad zerine titizlikle hazrlad analizlerle ve yine yazk ki David W. Lesch tarafndan kaleme alnan The Middle East and the United States (Orta Dou ve Amerika Birleik Devletleri/Westview, 1996) gibi kitaplarla her zaman kar lamyor. Rosenthal, yazlarnda, slam Dnyas'yla Bat dnyasnn arasndaki diyalogun her geen gn daha da ktlemesine yol aan tahrikleri, rneklerle ortaya koyuyor. Bunlar 29 arasnda; Ben Gurion'un "slamiyet dnda hibir eyden korkumuz yok", zhak Rabin'in "slam dini bizim yegane dman mzdr" ve imon Perez'in "slamiyet klcn brakmad srece kendimizi gvence altnda hissetmeyeceiz" eklindeki aklamalarnn yan sra srail-Amerika Birleik Devletleri'nin i birliiyle glerinin zirvesine ulaan Bat'nn direkt olarak slam Dnyas'na kar gerekletirdii faaliyetler saylabilir. Haddad'a ve bu tip dier baz yazarlara ait grler; sonuta, birebir doru veya kaytsz artsz kabul edilebilir ya da reddedilebilir olmasalar da, insafsz Bat medyasnn grmemezlikten geldii slam Dnyas'na ait bugnk portreyi ve gerekleri gzler nne serebiliyor. Tabii ki gazetecilerin ve medya alanlarnn, slamiyet'in monofitik ve saldrgan olmadn anlamalar iin btn gn kitap okumalarn, srekli alternatif grler aratrmalarn beklemiyoruz. Fakat neden bu slamiyet hakknda tekdze grleri kleymiesine olduu gibi kabullenme? Ve neden bu hkmetler nezdinde slamiyet hakkndaki sorumsuz resmi aklamalar kabullenmedeki olaanst gnlllk? Terrizmi slam'a dayandrma ve slamiyet'in "tehlikeli" olduu ynndeki srail ve Amerika Birleik Devletleri'nin politikalarn yceltme abas niye?

Yant, ok eskilerden beri sregelen slamiyet'in Hristiyan Bat karsnda ciddi bir rakip olduu eklindeki yaygn kanda yatyor. Japonya, bu konuda verilebilecek en gzel rneklerden bir tanesi. Tarihin sayfalar iinde yerini alm, gerek bir rnek. Avrupa-Amerika ortak ekonomik g birliinden kaynaklanan egemenlii hisseden Japonya bu birliktelie kar inatla direndi. Tm dnya lkelerinin bir lkenin hkmdarl altna girmeleri eilimiyle birlikte, bugnn son sper gc Amerika Birleik Devletleri gcne g katt. Tm byk kltrler Birleik Dev-letler'in bu roln kabullenmi grnyorlarken, slam Dnyas iindeki kararl diren hala ayakta ve hala gl gzkyor. Bu
30

nedenle slam kltrne ve dinine yaplan saldrlarn, Bat'nn ve tabii onun lideri Amerika Birleik Devletleri'nin karlar gereince medeniyet kisvesi altnda yapldn grebiliyoruz. Bat'nn kendi egemenliini merulatrmas dncesini tasvip etmek; Bat gcn olduu gibi kabullenmek, idolize etmektir. slamiyet'e kar verilen kltrel savataki en byk sululardan bir tanesi, u anda Amerika Birleik Devletleri'nde yaayan Princeton'dan emekli ngiliz Dou Bilimcisi Profesr Bernard Lewis'tr. The New York Review of Books (New York Kitap Eletirileri), Commentary (Yorum), Atlantic Monthly (Aylk Atlantik), Foreign Affairs (D Gndem) gibi yaynlarda dzenli olarak makaleleri yaymlanan Lewis'in slamiyet'e dair tutum ve grleri on yllar boyunca deimemi ve giderek daha da keskinleen bu grler, tutkulu gazetecilerin ve politikaclarn dncelerine oturarak sylevlerine kadar szmtr. Kimlerin slamiyet'i Hristiyanlk ve liberal deerlere kar bir tehlike olarak kabul ettiini gz nne alrsak, Lewis'n su katlmadk grlerinin XIX. yzyln yetitirdii ngiliz ve Fransz siyaset bilimcilerinden ve akademik evrelerden trediini basite grebiliriz. Lewis'n tm abas slamiyet'i bildiimiz, yaadmz dnya dzeninin dnda gstermekten ve slamiyet'in ada deerlerle savat izlenimini yaratmaktan ibarettir. Orientalism adl kitabmda da deindiim gibi Lewis'n taktii, kt niyetli gzlemleriyle, etimolojiyi, kokenbilimi hileli kullanmyla kltrleri karalayarak kitleleri snflandrmaktr. "slam toplumlarn kltrleri, politikalar ve tarihleriyle deerlendirmeli. Sonuta, iyi olamazlar, nk Batl deiller" eklindeki tanmlamasn dikkate alrsak Lewis'n ne kadar yetersiz bir kavrama dzeyine sahip olduunu ve azarlanmay ne kadar daha ok hakettiini grebiliriz. Lewis'n, Trke'de memleket, yurt ya da ulus anlamnda kullanlan 'vatan' kelimesi zerinde nasl yorum yaptna bir
31

bakn: slam'a gre vatan kelimesi, toprak btnl, birletiricime, ataya aitsellik gibi yan anlamlar tamaz ve sadece doal bir yerleim birimidir. Bu ifade Levvis'n islam and the West ( slamiyet ve Bat/Oxford, 1993) adl deneme kitabndan. Kitapta yer alan bu ve bunun gibi birtakm sylemlerin amac da u olmal ki; ncelikle Levvis'n bilgi dzeyini sergilemek, sonra da Batllarn uzmanl gsteriyor ki, 'Mslmanlar hissedebiliyorlar ancak her nedense fade edemiyorlar' diyebilmek. Kitapta yer alan herey, Mslman Araplarn gemileri ve yaam gerekleri hakknda ok edici cehaletlerini ortaya karabilmek zerine kurulu. XVIII. yzyldan bu yana varolan edebi kaynaklar tamamen gz ard ederek zerinde durduu bu konuyu desteklemek in Ortaa'a ait Arap yaznlarndan birka rnek toplayan Lewis, bugnk kullanmyla vatan kelimesinin Arap-larca tam anlamyla, ev, kiisel eya ve ballk gibi anlamlar tadn savunuyor. Arapa'daki birok zel anlam ve yan anlamlar tayan, duyarllk ifade eden kelimelerden bihaber Le-wis'a gre zaten Arapa da tekstlerden oluan, gnlk konumaya uygun olmayan bir dil. Mslmanlarn hisleri, abalar ve mitleri zerine oluturduu yarglar gsteriyor ki, Levvis'n slubu ve grlerini yayma metodu son derece insanlk d bir anlatm ieriyor. Diyor ki "slamiyet sadece inan ve ibadet sistemi deil, hayatn bir blmdr, o zaman denebilir ki.... O daha ziyade yaamn tamamdr". Bu deme Lewis'n nyargsn ortaya koyduu gibi, insan hayatnn amac zerine nasl aptalca bir yanl anlamaya sahip olduunu da gsteriyor. Lewis'n bu tarzdaki yorumu una iaret ediyor; tm Mslmanlar -btn bir milyar insan- sivil toplum dzenini, cezai ve anayasal hukukun ngrd tm kurallar kabul etmi, iine sindirmi ve hayatlarnn tm nemli faaliyetlerinde bu temel kurallara kle gibi uymulardr. yleyse Lewis, aslnda sadece Mslmanlarn farkllndan bahset-

miyor, ayn zamanda insan hayatn ilgilendiren konular zerinde de yorum yapm oluyor. Keza yine kendi grne gre 'herhangi bir ey kendisine yabancysa, bu ey radikal olarak farkldr, bir baka eydir'. Ar sac Yahudi dergisi Commentary'de (Yorum) yaymlanan ve ardndan slam and the West (slamiyet ve Bat) adl kitapta toparlanan "slamiyet'in Geri Dn" adl denemede slamiyet hakknda inanlmaz grler yer alyor. Lewis ve onun yandalar, bugnn Arap dnyasnn politik gereklerini VII. yzyln slamiyet'i ile zdeletirirlerken, islam Dnyas'nn aydnlarndan Esad Ebu Halil'in Lewis'a yant u oluyor: "Modern Bat zekasyla Mslman zekas arasnda fundamentalist -genetik- farklar olduuna inanan Lewis, eski zamanla yeniyi ayrt edemiyor ve bugn yaanan gerekler zerindeki analizlerini Ortaaa ait olaylara ve yine o aa ait slam hukukuna dayandryorsa, onun bugnn gndemine ait analizleri itibarszdr, cahilcedir" (JPS, K 1995). Asl nemli nokta, Lewis'm bu tarz dncelerinin, okurlar etki altna almas ve onlarn, gnmzn Mslman zekasn, eilimini grebilmelerine engel tekil etmesi. Okurlara nyarg alayan bu yorum ve tasvirler doal olarak insanlarn, tarihi deiimleri grmelerine, tm Mslmanlarn VII. yzyldan bu yana ayn dnce tarzyla hareket etmediklerini idrak etmelerine ve sonuta bugnn muhasebesini doru ekilde yapmalarna mani oluyor. Mslmanlarn, hibir zaman kendilerini yenilemeye ihtiya duymadklarn ve uzlamaya kar gereksiz bir bakaldr iinde olduklarn ileri sren Lewis'n asl maksad da bu zaten. The Atlantic'in Eyll 1990 tarihli saysndaki yazs iin "Mslman fkesinin Kayna" eklinde bir balk kullanan Lewis, bu yazsyla zalimliinin doruuna kyor. Derginin grsel ynetmeni de, kapak dizaynnda Lewis'tan yana gayet iyi alm: Olduka sert ve kzgn grnl, okuyucuya dik dik ba-

32 33
kar durumda bir Mslman ve arka planda Amerikan bayraklarn gstererek kin ve fkelerini yanstan sarkl, trbanl yandalar. "Mslman fkesinin Kayna" adl deneme, tarihi gereklerden, mantkl dnceden ve akilane olmaktan yoksun, kaba bir polemik sadece. Mslmanlar, rktc birliktelikleri ve d dnyadaki fkeleriyle karakterize etmeyi amalyor. rnein: ...serbest kalm kadnlar, asi ocuklar... Kendi evinde kendi efendiliine kar meydan okunuyordu (bahsi geen kii bir Mslman). Toplumun dzenini bozan ve kendisinin de egemenliini tehdit eden kafir gler, kanlmaz olarak kendi evinin mahremiyetine de tecavzde bulunuyordu. Bu yabancya katlanmak ok zordu. Kendi temel inanlarndan ve sadakatndan kaynaklanan tm gcn elinden alabilirdi bu dman onun. Ve bu yeni binyln dman gc doal olarak onu ok fkelendiriyordu. "Bat'ya hayranlk duyup ondan daha iyisini yapmaya alan Mslmanlar, Bat'y bu ekilde kabullendiler" diyen Lewis'n, bu ifadeyi kullanarak kendi dnceleriyle de elitiini gryoruz. in iine derin hrs ve tutkular karnca, ileri srlen saf nefret ve fke iddialar da eritilmi oluyor. Tartlan bu soyut olayn adala kar olan bir fkeden ibaret olduunu syleyen Lewis, yazsn u nermeyle noktalyor: Gayet ak grlyor ki; politikalar ve hatta hkmetleri aan bir ruh hali ve hareketle kar karyayz. Bu bir uygarlk atmasndan te bir ey deildir. Ezeli hasmmzn, Hristiyan mirasna, hediyemiz olan ada sistemlere, laiklie ve bu alanlarda dnyaya yaylmamza kar olan tarihi tepkisidir. Bu hasmmzn mantksz ve yersiz tepkileri karsnda tahriklere ka-plmamamz ve provoke olmamamz gerekir.
34

Dier bir deyile Mslmanlarn bugn sadece tarihi ve belki de genetik nedenlerden tr tepki gsterdiklerine karar verilmi, nk tepki gsterdikleri eyler politikalar, eylemler veya gnlk olaylar deil. Ve Lewis'n "bizim, sadece bizim" diyerek bahsettii bugnn laik deerlerine kar olan kin ve nefretleri uruna savayorlar. leri srdkleri iddialardaki kstahlk nefes kesici boyutlarda. Mslmanlar ve "biz" her ne kadar birbirimize kar kapa-lysak da, geen yzyllar iinde kltr alverii ve kimi alanlarda deiimler yaanmtr. Bu arada "biz" kendi kltrel stnlmzn zevkine varrken, "onlar" kendi fkelerinin ak betine uramlardr. Biz gerei temsil ediyoruz, laik ve modern dnyay. Onlarsa aptalca fantezileri urunda yaknyorlar ve feryat ediyorlar. Sonuta "bizim" dnyamz srail'in ve Bat'nn dnyasdr, onlarnki ise slamiyet'in ve dierlerinin. Onlardan kendimizi saknmalyz. Fakat

politikalarla ve bu tr yazl mzakerelerle deil, bizzat savaarak. Samuel P. Huntington'n uygarlklarn atmas zerine yazd bu yaz, baln ve ana temasn Lewis'n denemesinden almtr. Baz fikirlere dmanca ve mantksz demek o fikirlere ait davay abartmaya yetmez. New York Times yazar Judith Mil-ler'm God Has- Ninety-Nine Names: A Reporter's Joumey Through a Militant Middle East (Allah'n Doksan Dokuz Ad Vardr: Bir Muhabirin Militan Ortadou Seyahati/Simon and Schuster, 1996), medyann slamiyet hakknda yaymlad yetersiz ve arptlm bilgilerden oluan bir ders kitab niteliinde. Ortadou hakkndaki tartma programlar ve seminerlerden edinilme bilgileri Miller, "slami Tehdif'te biraraya getiriyor. zel misyonu ise slamiyet'in Bat iin bir tehlike unsuru olduu iddiasn daha da ileriye tamak. Miller, birok slam lkesinin bugnk yoksulluundan ve zorba ynetimler altnda nasl ezildiinden bahsetmiyor. Sahip olduklar askeri g ile,
35

mantk olarak kendi halklarndan baka kimseye zarar veremeyeceklerinden ve Suudi Arabistan, Msr, rdn ve Pakistan gibi en gl konumda olanlarnn ise zaten Amerika Birleik Devletleri 'nin yrngesi altnda olduundan da bahsetmiyor. Miller, Huntington, Martin Kramer, Daniel Pipes, Barry Rubin ve daha birok srailli akademisyen takm slamiyet'i terr, iddet ve despotlukla yarglayp tehditin gzlerimizden anlaldn vurgularlarken, bir yandan da kendi karlarn karl danmanlk hizmetleri, televizyon ve kitap anlamalaryla garanti altna almay ihmal etmiyorlar. slami partilerin, lke iktidarlarn ele geirmeleri aslnda hi de iyi sonular dourmuyor. ran bunlarn dnda tutulabilir, ama ne Sudan, ne slami gler ve acmasz askeri sulta arasndaki mcadeleyle yorulan Cezayir, ne de kontrolden km Afganistan kendi kendilerini daha da yoksullatrmaktan ve dnya nezdinde ar u rnekler olarak gsterilmekten baka bir ey yapamadlar. Amerikan-srail ibirliinin Ortadou zerindeki oyunlarna kar direnii krklemek iin kimi Mslman gruplarn slam kisvesi altna brnerek hareket etmeleri, slami tehlike sylevlerinde bir para da olsa gereklik pay karyor ortaya. Bugne kadar ne Hizbullah ne de Hamas Ortadou'da sregelen basklara bir engel oluturabildiler. Sadece bar srecini tkadlar. unu da belirtmeliyim ki, Bat'ya kar ok byk slami kampanyalar uygulama abas iinde olan yeteneksiz ve kaba diktatr rejimleri, Mslman Araplarn byk bir blmn yldrm, kk drm ve duyarszlatrmtr. Bununla birlikte rejimle birlik olan sekin snf ise sava yasalar desteklemilerdir. Peki yleyse slamiyet tartmalar gndeme gelince neden korku, kayg ve tetikte olmak vurgulanyor? Tabii ki bugne kadar intihar saldrlar ve bombalama eylemleri gibi ok sayda irkin terr olay vuku bulmutur. Ancak tm bunlar srail ve Amerika Birleik Devletleri'nin imajlarn glendir36

mek ve Mslman lkeler zerinde sahip olduklar nfuzu pekitirmekten baka ne kazandrmtr bu eylemleri yapanlara? Kanmca yant u; Miller gibi yazarlara ait kitaplar, srail-Amerikan egemenliine kar Mslman ve Araplarn direniini krmak amacyla ikinci bir silah olarak kullanlyorlar. Dahas, slamiyet'le ilikilendirilen tek ynl inatlk eklindeki kendi politikalarn hakl gstermek Bat iin stratejik bir nem tamaktadr. Sonuta petrol ynnden olduka zengin bir blge sz konusudur ve slamiyet'e kar srdrlen karalama kampanyalar slam lkeleri ve Araplar ile srail arasndaki eit diyalog ansn azaltmaktadr. Yeryzne dalm btn bir kltr eytanlatrlyor, insanlk d gsteriliyor ve fkeleriyle ada deerlere yaktrla-mayan Mslmanlar, sonuta, tedavi gren, gerektiinde cezalandrlan objeler eklinde snflandrlyorlar. Burada bir yanl anlalma olsun istemiyorum, slamiyet olsun, tabii ayn ekilde Hristiyanlk veya Yahudilik sz konusu olsun, bunlar zerine gdlen politik amalar ykc etkilere sahiptir. Sadece Suudi Arabistan, Bat eria, Gazze, Pakistan, Sudan, Cezayir ve Tunus'ta deil, ayn zamanda srail'de, Hristiyan eilimin yaygn olduu Lbnan'da (Miller'n gayri ahlaki sempati gsterdii) ve teokratik eilimlerin gzkt her yerde buna kar klmaldr. Ve tabii Mslman Arap lkelerinin zayflklarnn tamamyla Siyonizm'e ve emperyalizme bulanabileceini de sylemiyorum. Ancak unu da syleyemeyiz ki; srail ve Amerika Birleik Devletleri bu alanda olumlu bir mcadele vermitir. Daha ziyade, suistimallerde ve lekelemelerde bulunmu, slamiyet zerine yaptklar genellemelerle, zaten srail'i laik ve liberal demokrat gren Amerikal ve Avrupallarn slamiyet

hakkndaki kzgnlk ve korku gibi duygularn harekete geirecek kkrtc rol stlenmilerdir. Miller, kitabnn sonunda, srail'de sa kant Ya37

hudiliin br baka kitabn konusu olacan sylyor. Aslnda bu, kesinlikle, yazm olduu kitabn islamiyet'ten ziyade byk br blmn oluturmaktadr. Miller, maalesef hibir din veya dnyann hibir blgesi hakknda bir eyler yazmak iin yeterli kapasitede deildir. Ortadou ile yirmi be yldr profesyonel olarak ilgilendiinden ve kendisinin konuyla yakndan ilgili olduu birok olaydan bahsediyor ama henz ne Arapa biliyor ne de Farsa, Gittii her yerde, doruluk ve gvenilirlikleri hakknda yorum yapamad tercmanlara ihtiya duyduunu itiraf ediyor. Rusya'da olsun, Fransa'da, Almanya'da, Latin Amerika'da ve hatta in'de, Japonya'da olsun, gerekli lisan bilmeyen bir muhabirin ya da uzman kiinin ciddiye alnd grlmemitir. Fakat "slamiyet" iin, gerek bir kltr ve din deilmiesine dilbilmcilik gerekli grlmyor! Kitabndaki dipnotlarda bahsettii kaynaklar Miller'n cahilliini ortaya koymaya yetiyor aslnda. nk bunlar, sadece kendisinin anlayabildii kaynaklardan veya sadece kendi grlerine uyan otoritelerden derlenen alntlardan oluuyor. Mslman ve Arap ktphaneleri kendisine ve tabii okuyucularna olduka uzak grnyor. Ne zaman birka Arapa szck kullanarak bizi etkilemeye alsa, kesinlikle bunu da yanl yapyor. Bu tip hatalara kitabnda ska rastlanyor ve bunlar anlamak hi de zor deil. eviri ve imla hatalarndan oluan yanllardan bahsetmiyorum. Bunlar, konuyla yirmi be yldr profesyonelce ilgilendiini syleyen biri tarafndan yaplan kaba ve mnasebetsiz hatalar. Kitabnn 211. sayfasnda Sedat'n Kadda-fi'yi tasvirini " al walid majnoon / u deli ocuk" olarak aktaryor. Aslnda deyim "el walad el magnoon / ocuk lgn". Miller aktard eyin deyimin karikatrletirilmi, sevimli hali olduunu sanyor. Msrl nl aktris "Shadia"nn ad, Mller'n kitabnda Sha'adia olarak geiyor. Bu da gsteriyor ki. Miller 38 Arap alfabesindeki harfler hakknda da bilgi sahibi deil. Ve baz Arapa kelimeleri ngilizce'deki gibi oul kullanma alkanl var (rnein; thobe/thobes ya da hanif/hanifs). 315. sayfada se gayet kstaha, evirisiyle kalitesini drd gzel bir Arapa iirden bahsediyor. Eer Arap ve slam Dnyas'nn detaylarn anlayabilmede bu kadar baarszsa, konu hakknda nasl politik ve tarihi bilgilendirme yapabilir ki? Miller'n kitabnda, bu on lkenin (Msr, Suudi Arabistan, Sudan ve dierleri) herbiri hakkndaki blmler, kk bir anektodla balyor ve blgenin tarihi ieriinin anlatld bir akademik almaya dnyor. Bu tarihi bilgiler, konuya hakim bir hava yaratrken, gvenilirlii tartlr otoritelerden alnt yaplarak biraraya getirilen grler, ler acs nyarglar, hatal analizleri ve kavraylar gzler nne sermeye yetiyor. rnein, Suudi Arabistan'n anlatld blmde Miller, Hz. Muhammed hakknda en gzde kaynann Fransz doubi-limci Marksist akademisyen Maxime Rodinson olduunu not ediyor. Miller kitabnda, Rodinson'dan drtbe sayfalk alnt yapyor. Hz. Muhammed'in hayatndan bahsedilen zette, onun bir Charlemagne ve Hz. sa kombinasyonu olduu eklinde aalk ve bir o kadar da gln tasvirler yer alyor. Mller, Hz. Muhammed hakknda hibir Mslman kaynaa bavurmuyor ve tamamen, kendilerine ters gelen dnceleri rtme urala-ryla hazmszlk eken Batl doubilimcilere gveniyor. Avrupa'da ya da Amerika Birleik Devletleri'nde Hz. sa veya Hz. Musa hakknda bir kitap hazrlandn dnn. Ve tek bir Yahudi veya Hristiyan otoritesine bavurulmadan... Kitabnda; "kendisine ve slamiyet'e yaplan hakaretlerden dolay Hz. Muhammed, sylendiine gre, Mekke'yi fethettikten sonra sadece 10 kiiyi ldrm" diyen Miller aalk bir abayla dalga gemeye de alyor. Hz. Muhammed konusundaki dikkatini bize kantlamak iinse, Hz. Muhammed'in bir din ve bir lke ina et39 tiini [buradaki gzlem orijinal deildir] ve ardndan VII. yz- yl'dan gnmze sradn, uzak gemiteki bu tip kurucularn gnmz iin en iyi kaynaklar olduunu sylyor. Bu taktik daha ziyade Lewis'a ait. Unutulmamas gerekir k; Miller, temelinde siyasi motivasyona sahip eilimli bir muhabir. Ne bir akademisyen ne de' bir uzman. Tutarl bir yazar deil. Kitaplarnn ou, argmanlara, tez ve dncelere deil, ikna edici olmayan, ie yaramaz rportajlara ve sradan kritiklere dayanyor. Kk tarihsel yklerinin dnda, skc, yaplandrlmam babo tanmlamalarnda ve kendi asl bilgilerinin dnda konunun btnln salamak iin yazlanlar arasnda srkleniyoruz. te yazarn yetersiz genellemelerinden tipik bir rnek: "Ve Suriyeliler., lkelerinin karmak tarihini

unutmayan [bu, yeryzndeki hangi lke veya o lkenin vatandalar iin geerli deil?], anariye yeniden dn ihtimalini, uzun sredir devam eden kanl iktidar atmalarn ve belki de laik br lkede militan slam'n zaferi ihtimalini [bunu hangi termometreyle lyor?] akllarndan karamayan Suriyeliler endie iindeler." Berbat telaffuzunu ve anlalmaz slubunu bir kenara brakn, "Suriyeliler" ve onlarn "dnce yaplar" hakknda Miller 'in yazdklarndan geriye kalanlar bir dizi basmakalp sz ve doruluu kantlanmam iddialardan teye gemez. Miller, betimlemeleri arasnda kulland "arkadam", "dostum" gibi yaldzl szcklerle okuyucuyu, bu insanlar gerekten tandna ve sonuta yazd konuya hakim olduu hususuna inandrmaya alyor. Bu yolla o insanlarn zel hayat hakknda sadece kendisinin bilgi toplayabildiine inand gibi... Fakat, slamiyet'le ilgili yerel politikalarn ve laik kurulularn ya da slamclar ve onlara kar olan ayn lke vatandalar arasndaki aktif entelektel rekabetin incelenmesi gibi konuyla direkt balantl olan materyallere aldrmayarak, konu d
40

anlatmlarla slami dnce yapsn kantlamaya alan bu teknik, srad saptrmalar oluturur. yle gzkyor ki, Miller'in, Muhammed Arkun, Muhammed el-Jabri, George Tarabishi, Adonis, Hasan Hanefi ya da Haim Cait gibi iddialaryla tm slam Dnyas iinde scak tartmalar yaratan isimlerden hi haberi yok. Bu sarsc bilgi ve analiz hatalar zellikle srail'in anlatld (aslnda anlatlanlarn hepsi Filistin zerine) blmde de sryor. zellikle de; ntifada Hareketi'nin ve 30 yldr sren srail igalinin bu uzun dnem iinde yaratt deiimler ve etkileri, sradan Filistin halk hakknda kaleme alnan iren yazlar ve Yaser Arafat'n tek adam hkmdarl konularnda. Bu bir tesadf olamaz ki; Amerika Birleik Devletleri'nin politikalarn destekleyen Miller, Hamas ile dierlerinden daha fazla ilgileniyor ve Hamas' srail'in yllarca insafszca mdahalede bulunduu acnacak haldeki lkelerin i meselelerinden uzak tutuyor. rnein, Filistin sermayesiyle kurulmam tek Filistin niversitesi olan ve ntifada Hareketi srasnda srail'in, Filistin Kurtulu rgt'n baltalamak amacyla at Gazze slam (Hamas) niversitesi'nden bahsetmiyor. Hz. Muhammed'n Yahudi talanndan bahsediyor ama, Yahudi olmayanlara kar srail'in tutumundan, inanlarndan ve yasalarndan hi bahsetmiyor. Snr d etmeler, katliamlar, ev ykmlar, aleni istila ve igallerden de hi sz etmiyor Miller. Gazze zerine en gvenilir otoritelerden biri olan Sara Roy'un telaffuz ettii gibi sistematik, ekonomik ifte geliim sz konusu. Miller 'in dier bir alkanl da okurlarn, kitabnda bahsettii kiilerin dinleri hakknda bilgilendirme abas; Hristiyan, Snni Mslman, ii Mslman gibi... Ancak bu ayrntyla ilgilenenler, Miller'in sk sk yanldn farkedebiliyorlar. Miller, "arkadam" diyerek telaffuz ettii Haim arabi'yi Hristiyan
41

olarak tanmlyor. Ancak o bir Snni Mslman. Yine Mslman olarak tanmlanan Badr el Haj, aslnda bir Hristiyan. Bilgiliiyle okurlar etkilemeye alan Miller'in bu basit hatalar, onun "arkadam" diye bahsettii kiilerle ne kadar yakn olduu hakknda bize olduka gzel ipular veriyor. Btn bunlarn yan sra en gze batan zellii de, kendi dini gemiini ve politik tutumunu maalesef hibir zaman ortaya koymamas. zellikle kendisinin telaffuz ettii gibi tamamiyle dinler ve ideolojik tutkular zerine kurulu olan bir konu hakknda betimlemeler yapt halde, kendi dini inannn (slamiyet ve Hinduizm olduunu sanmyorum) mevzubahis olmadn sylemesini olduka tuhaf buluyorum. Bilgi toplad insanlarn ka tanesi gerekten kiminle konutuunu biliyordu ve imdi bunlardan ka tanesi onun kendileri hakknda neler yazdn biliyor; bu bir merak konusu. Kimi nfuzlu insanlara ve kimi olaylara gsterdii tepki ireti edici derecede candan ve arkadaa gzkyor Miller'n. rdn Kral Kral Hseyin iin kanser tehisi konulduunda Miller'n zntye boulmu bir hali vard, ancak onun lkesindeki ikence gren ve haksz yere mahkum edilen kurbanlara pek aldr etmiyordu. Lbnan'da bir Hristiyan kilisesinde, yaanan insanlk d olaylar karsnda gzleri yaaryor, ancak katliamlar sonucu dolan Mslman mezarlklar sz konusu olduunda veya Suriye'de, Lbnan'da, Filistin'de yok edilen kyler, kasabalar mevzubahis olduunda duyarsz kalyordu. Onun gerek olan, hor grc ve aalayc duygularn ise yine kendi kalemi aa vuruyor. Miller'n, kendisini misafir olarak arlayan, kz henz slamc olmu orta snfa ait bir Suriyeli kadn hakkndaki gr ve temennileri yle:

O, orta snf bir Suriyeli annenin urunda yanp tutuaca u deerlerden hibirine sahip olamayacakt: Elmas ilemeli beyaz gelinlikler iindeki kznn grkemli dn gecesi.. Kahve ma42

sasna veya minenin stndeki rafa koyaca, gm erevelerde smokinli damadnn ve telli duvakl kznn fotoraflar.. Gn aarana dek, kvrak danszler eliinde patlatlan ieler dolusu ampanya.. stelik, Esad'n zalim ve souk rejimini kendi karlar uruna destekledikleri iin Nadne'nin arkadalar ve arkadalarnn ocuklar onlar dlayacak ve hor greceklerdi. aml orta snf bir ailenin kz eer slamiyet'e boyun eiyorsa bundan kim sorumludur? Miller'n kitab hakkndaki en ilgin soru ise Miller'n tm bunlar neden yazd olmal. Dnn; Lbnan'dan ekindiini ve holanmadn itiraf ediyor, Suriye'den nefret ediyor, Libya'ya glyor, Sudan' nemsemiyor, Msr iin biraz zlmekle beraber endie duyuyor ve Suudi Arabistan tarafndan zaten dlanyor. Lisan renmek gibi bir zahmete sokmuyor kendini ve bir milyarlk, gl slam Dnyas iinde -riskli bir tahmin olacak ama-, yzde 5'in altnda bir oran kapsayan organize sla-mi militanlk konusuyla ilgileniyor sadece. Tamamen slamiyet yanllarnn sindirilmesinden yana (fakat bu sindirme politikas iinde ikence ve dier illegal yntemlerden bahsedilmiyor: gereklerin inkar edilmesinde kendi misyonu gznden kam olacak). Amerika Birleik Devletleri'nin arka kt ve slamclarn hedef alnd Msr, rdn, Suriye, Suudi Arabistan gibi lkelerde demokratik uygulamalarn ve yasal prosedrlerin bulunmamas ise, kendisinde herhangi bir mide bulants yaratmyor. Kitabyla ilgili bir sahnede, Mslman terrist olduu ileri srlen bir zanlnn, srail polisi tarafndan cezaevinde srdrlen, ikence ve dier sorgulama yntemlerinin sistematik olarak kullanld sorgulamasna gerekten itirak ediyor (sumen alt cinayetler, geceyars basknlar ve tutuklamalar, ev ykmlar) ve nazike, kendisinin de kelepeli adama birka sorusu olduunu belirtiyor. Bir gazeteci olarak belki de en byk, en istikrarl kusuru;
43

balantlar kurma konusunda gnll olmas ve kendisinin hakim olduu slam Dnyas'nn nefret verici, militan ynyle ilgili konularda analizler sunmas imdi kk bir kemeke yaratmak istiyorum; slami Araplarn iinde bulunduklar durum olduka kt. Son otuz yldr basn da bunu sylyor. Fakat Miller bu kt vaziyette srail ve Amerika Birleik Devletleri'nin de pay bulunduu hakknda en kk bir portre bile izmezken, en sonunda anti-Arap ve anti-slami Birleik Devletler politikasnn varlndan g bela sz ediyor. rnein, Lbnan' ele alalm. 1982 ylndaki Beir Gemayel suikastndan sz ederken, sanki Gemayel'in genel seimleri kaybettinden bahsediyormuasna bir izlenim yaratyor. Onun, Sabra ve Shatila kamplar katliamlarnn hemen ncesinde srail askeri Bat Beyrut'tayken iktidara getirildiinden ve Yuri Lubrani gibi srailli kaynaklara gre de Mosad'n Lbnan'daki adam olduundan hi mi hi bahsetmiyor. Lbnan'n bugnk iktidari yaps iinde, kamp katliamlarndan direkt olarak sorumlu tutulan Elia Ho-beika gibi daha pek ok isim yer alyor. Miller ayn zamanda srail'in Araplara ve Mslmanlara kar rk tutumundan da bahsetmeli. srail'in sivillere kar srdrd sava zarfnda, mlteci kamplarndaki insanlara ve sava mahkumlarna kar sistematik olarak uygulanan kampanyalar, ky talanlar, hastane ve okullarn bombalanmas olaylar ve kasten binlerce mlteci yaratma abalar hep sama sapan sylevlerin arasna gmld. Miller'in temel problemi olaylara tepeden bakmas. Mslmanlar, Amerika Birleik Devletleri'nin de desteini arkasnda bulan srail terrn hak etmi kurbanlar olarak gren yaklam yla Miller, bugnn Bat medyasnn Ortadou hakkndaki tarafl tutumuna mkemmel bir rnek tekil ediyor. Miller'in kitabnda yer alan Ortadou ve slamiyet hakkndaki tasvir ve yorumlarla, slamclar arasnda gizliden gizliye bir i atma yaratlmaya allyor. Kitab iin tercihledii kay44

naklar, onun tam bir partizan ve Arap milliyetilii kart olduunu gsteriyor. Kendisi de kitabnda bunu ska deklare ediyor. Birleik Devletler politikalarn kolluyor ve kendisini Filistin milliyetiliine kar dman adam. Ksaca zetlersek, Miller s dnceli bir gazeteci. 500 sayfalk devasa kitab, ieriine oranla gereksiz byklkte. Buna ramen medyann dncesizce ileyerek isim yaptrd nem arzetmeyen kitaplar iin de olduka iyi bir rnek. New York Times'n Kuds Brosu efi Serge Schmemann ile ngiliz Independent gazetesinin Lbnan muhabiri Robert Fisk arasnda, ayn olay zerinde yaanan habercilik fark, medyann gndemi nasl istedii ynde srkledii konusunda, yaanm, gzel bir rnek. Snrn iki ayr tarafnda bulunan bu

iki adam, srail'in 1996 Nisan'nda Lbnan'a saldrmas olaynn ayrntlarn veriyorlar. Bir tarafn yazl haberleriyle dier tarafta radyoda yaynlanan tartma programndaki ("Demokrasi Hemen", 5 Mays 1996, Pacifica Radio) aklamalar tamamen birbirine zt bir gazetecilik uygulamasn gzler nne seriyor. Bu arada, u konuya aklk getirilmeli; srail'in 1982'den bu yana, gvenlik blgesi diye ilan ederek zaptettii Gney Lbnan'n bir blmnde ayn zamanda paral askerlerden oluan bir Lbnan ordusu konulandrld. Ve kendilerini Allah'n partisi olarak adlandran Hizbullah da blgede direnie balad. Bu gerillalar gneyde ikamet ediyorlar ve savayorlard. Bu nedenle, birok standarda gre, lke topraklar iindeki illegal askeri istilayla savaan bir gerilla grubu olarak dnlebilirler. Dier yandan Hizbullah' srail'le savaan terrist bir organizasyon olarak nitelendiren Birleik Devletler medyas, srekli olarak bu gerillalarn dini inalar zerinde younlayor. Times'n 1 Nisan 1996 tarihli haberinde, srail'in Gney Lbnan' topa tuttuu ve iki sivilin hayatn kaybetmesine neden olduu syleniyordu: "Allah'n militan partisi misilleme tehdi45

dinde bulundu". Bu imzasz haber yle devam ediyor; "Getiimiz ay iinde, israil tarafndan kontrol altnda tutulan Lbnan'n gney snr eridinde gerillalarn alt srail askerini ldrmesi, snrn her iki tarafnda da tansiyonun gerilmesine neden oldu." Normalde de zaten gerillalar igalci veya mdahaleci ordularn askerleriyle savarlar. O halde bu haberdeki asl hedef, haberin en banda "militan" kelimesini vurgulayarak, okurun kafasnda slami tehdit, fundamentalizm ve bunun gibi iddialarn artnlmasn salamak olmal. 10 Nisan tarihli "ii ran Hkmeti tarafndan desteklenen" eklindeki bir girile balayan haber ise (Times'n srail temsilcisi Joel Greenberg'in haberi) iki hafta boyunca Times'da baka herhangi bir hikayenin yaymlanmasna yer brakmayacak ekilde, saldrlarn arkas kesilene dek sryor. Bu arada, ne zaman srail sz konusu olsa Times, okurlarnn unu bilmesini ister ki; bu lkenin dman, i galler karsnda direnen gerillalar deil, militan Mslmanlar-dr. 12 Nisan tarihinde de Schmemann, Hizbullah'tan "Iran tarafndan desteklenen militan ii Mslman organizasyon" olarak bahsediyor. Tpk; 'bakn yine Mslmanlar ve alld gibi yine Yahudileri ldryorlar' der gibi... Verilen haberlerde; "Kir-yat imona'daki srail halk korku iinde" deniliyor. Oysa ayn anda srail Beyrut'u bombalyor ve Beyrut'un korku iindeki halkndan hi sz edilmiyor. Ayn gn, "srail'in terre yant" eklindeki kelimelerle balayan Times'n editoryal yazsnda u iddialara yer veriliyor: "srail, Lbnan'daki terrist hedeflere ynelik olarak srdrd hava saldrlarn snrlandrd.... Dnk saldr olaylarnn ve snrn her iki tarafnda verilen zayiatlarn ba sorumlular Hiz-bullah terristleri ve ayn zamanda Beyrut ve am ynetimleridir. Bu olaylarda Bay Perez'in rol srail'in haklarn korumaktan ibarettir." Bu ifadeler, srail'in, daha ncesinde havadan, karadan ve denizden bombalad Gney Lbnan'daki 200 bin
46

kiiyi snr d ettikleri (stelik bu, sava kanunlarna da ters dyor) anda kullanlyor. Tablo tamamen tersine evriliyor. nk srail'in sorunu var, nk islamiyet tehdit edici. 18 Nisan tarihinde srail Birlemi Milletler karargah olan Gana Kamp'n bombalayarak 100'den fazla insann lmne neden olduunda, Times'n konuyla ilgili yaymlad haberi u oluyor: "Hem Birleik Devletler hem de imon Perez, can kayplar iin zgn. Fakat olaylardan, herhangi tahrik edici bir unsur olmad hlde 1993 anlamasn bozan Hizbullah sorumludur" (21 Nisan). srail'in Lbnan zerindeki tm politikalarn gerekletirdii dnem ierisinde Times, srail ve Amerika Birleik Devletleri hkmetlerine ters decek hibir bak asna yer vermedi. Tm bunlarn dnda Suriye ve ran'da da benzer sorunlar yaand. stelik, Gney Lbnan'da vuku bulan tek bir igal ve ona kar misilleme olayndan daha fazlalar. Ve yine ayn yorumlar yapld; slamiyet Bat'ya karyd. srailli ve Amerikan resmi yetkililerinin tm dnyay istedikleri gibi kandrmalarndan ziyade gerek olaylarla ilgilenen Ro-bert Fisk, basnda yer alan yanl haberlerin yaratt deformasyonlara iaret ediyor. Fisk, gerillalarn istilalara kar direnileri konusuna dar adan bakmyor ve Gney Lbnan'da olup bitenlerin de Bat ile ran destekli Mslman terristler arasndaki atmalardan ibaret olduu ynndeki gz boyamalara aldanmyor. 1993 atekesinden bu yana srail'in, blgede kastl politikalar uygulad ve Hizbullah' bu blgeden srerek Lbnan ve Suriye zerindeki basklarn artrmay amalad yolunda ikna edici aklamalara sahip. Schmemann'n Times'ta yer alan editoryal yazsndaki ngrleri, Fisk'in bamsz yorumlaryla karlatrldnda doruluunu yitiriyor. Radyodaki rportajda Schmemann'a yle sesleniliyor: "srail'in Lbnan'da doru ve yerinde bir

politika uyguladn yazyorsunuz. Hibir eletirel yorumda bulunmadan, srailli yetkililerin bombardman
47

srasnda Gana Kampndaki mltecilerden haberdar olmadklarn sylyorsunuz. srail'in hedefinin siviller olmad konusunda kastl bir izlenim yaratma abasndasnz. Fakat bu syledikleriniz Fisk'in aklamalarndan ok farkl." srail'in sivillere kar yrtt bu operasyonda kast bulunmad eklindeki yorumlara, Fisk, 19 ve 22 Nisan tarihlerinde Independent'a yaymlanan yazlaryla karlk veriyor. Fisk'in Gney Lbnan'dan gnderdii ana makalesinin bal "Bu sadece bir askeri operasyon deil, ayn zamanda bir lkeyi paralama giriimidir" eklinde. srail'in kastl hareket ettiine dair adet delil gsteriyor Fisk. Birincisi; Gana Kamp bombalanmadan 19 saat nce Birlemi Milletler yetkililerinin srailli komutanlara, tm Birlemi Milletler karargahlarndaki sivillerin snaklara yerletiini haber vermi olmalar, ikincisi; bombalama annda yz st dnen pilotsuz bir srail uann grld. Masaya konulan nc kant ise; srail'in bbrlendii yksek teknolojiyle donatlm ve hedefi amayan bombardman uaklarnn kullanlmasna ramen, Nakira'daki (Gney Lbnan'da bulunan bir blge) Birlemi Milletler yetkililerinin operasyonu artk bitirmeleri hakkndaki tm yalvarmalarnn ardndan bombardmann neden uzun sre daha devam ettii. Bu delillere kar Schmemann'n yant u oluyor: "Anlamyorum, srail neden kastl olarak sivilleri vursun ki?" Ve Schmemann gerekten inand u gr ortaya koyuyor; her ne kadar Mslman terristler masum insanlara kar kastl iddet uygulasa-lar da, srail bunu yapmaz. Bu ayn zamanda, Birleik Devletler medyasnn da genel tutumunu yanstyor. Olaylar srail'den bildirmekle Gney Lbnan'dan bildirmek arasnda byk fark olduunu farkeden Fisk, Schmemann hakknda u kanya varyor; Schmemann .sadece orada neler olduunu anlatyor, d ncelerini ve hislerini yazd haberlere yanstmyor. Bir muhabir ile bir ke yazar arasndaki fark anlatmaya alyor bura48

da Fisk. Ve gayet gzel tanmlyor fark. Bir muhabirin asl grevi hangi olaylar hangi durumlarla birletirmesi gerektiini bilmesidir. Fisk, bu balam srail Dileri Bakan Ehud Ba-rak'a {imdiki Babakan) yneltilen bir soru ve alnan yantla aklyor. Hizbullah'a ynelik saldrlarn devam edip etmeyece i konusundaki bir soruya Barak, "Eer srail askeri mdahele-de bulunuyorsa, bu Lbnan'a kar olacaktr ve kurbanlar da Lbnanllar olacaktr" (3 Ocak 1996) eklinde yant veriyor, Ksacas, Hizbullah, temelde terrist, ran destekli bir militan ii grup olarak kabullenildiinde (Judith Miller CNN televizyonunda ve New York Times 'ta Hizbullah'n terrist bir organizasyon olduunu telaffuz etmitir), slamiyet'in modern dnyaya kar fke dolu olduu, haksz yere iddet uygulad iddialarnda gereklik pay oluturulacak ve bu da srail'in Lbnan'a saldr politikasn hakl karacaktr. Miller bir keresinde, gerillalarn Gney Lbnan'dan olmadn, Bekaa Vadisi'nden ("oradaydm ve biliyorum" diyor) olduunu ve srail'in caniliinin kantlanmas iin kadn ve ocuklarn soukkanllkla ate altna srldn sylemiti. Alexander Cockburn, The Nation'n 20 Mays 1996 tarihli saysnda, Lbnan kriziyle ilgili basnda yer alan haberleri kendi kesinde bir araya getiriyor. slamiyet'in iddet yanls ve tutarsz bir din olduu gr lerinin empoze edilmesi, yaanan gereklerin arptlarak medyaya yanstlmasn da beraberinde getiriyor. Gerillalar konusuna, "ran destekli ii militanlarn direnii" eklinde yaklamak, olaylar hem insanlkd hem de genel kurallara aykr gsteriyor. slamiyet'in genel portresi zerindeki arptmalar ve saptrmalar kantlyor ki; bu insanlar slamiyet'i gerekten anlamak arzusu inde deiller. slamiyet gerei hakknda, ne grlebilecekleri grmek, ne de duyulabilecekleri duymak istiyorlar. Medyann, slamiyet'i saf ve pragmatik deerlerinden 49

uzaklatrarak Bat toplumlarna nasl dmanca ve cahil gsterdii, Noam Chomsky'nin kitaplarnda (Manufacturing Consent with Edward S. Herman, The Culture of Terrorism, and Deterring

Democracy) gayet gzel analiz edilmi. En bata da sylediim gibi, "Haberlerin Anda lslam"n ilk basksnn yapld 1980 ylndan beri bu alanda her ey daha ktye gitti. Ciddi mzakereler, sanatsal retim, sradan insanlarn gnlk yaamda birbirlerine kar etkileimleri, uyumalar, atmalar kendi iradelerinden kp kitlesel medyann egemenlii altna girmeye balad. Varolan hayali izginin her iki tarafndaki "Bizler" ve "Onlar" arasnda duyarlln gelimemesi sonucunda, sansasyonellik, salt yabanc dmanl ve youn atmalar gnlk sradan olaylar haline geldi. Bu tr kitaplarn ve lml abalarn, tm bu olup biten, yanllarn farkedilmesine yardmc olacan ve biriken negatif etkilere kar panzehir ilevi greceini umuyorum. Bu yeni bask iin yaplan revizyon ve gncellemelerde, eski arkadam Nubar Hovsepyan'n ok deerli katklar oldu. Mario Ortiz Robles ve Andrew Rubin, zellikle bibliyografik konularda bana yardmc oldular. Zeynep strabadi'nin yardmlarnn yan sra Shelley Wanger'n editoryal becerisinin de kitabmda ok byk emei bulunuyor. E. W. S 31 Ekim 1996 New York

50

Giri
Bu kitap, slam Dnyas, Araplar ve Dou ile Bat, Fransa, ingiltere ve zellikle Birleik Amerika arasndaki ada ilikileri tahlil etmeye altm bir dizi kitabn nc ve sonuncusudur. "Oryantalizm", bu kitaplarn en genel olandr. Napol-yon'un Msr' igal ettii tarihten balayarak, ilikilerin eitli aamalarn, smrgecilik dnemi ve 19. yzyl Avrupas'nn gelitirdii modern oryantalist bilimlerin tahlili de dahil olmak zere inceler ve kinci Dnya Sava'n mteakip ken ngiliz ve Fransz hegemonyasnn yerini Amerikan hakimiyetine brakmasyla son bulur. "Oryantalizm"in temel konusu "bilgi birikimi" ile "g" arasndaki yakn ilikidir.1 "Filistin Sorunu" adl ikinci kitabm, Filistin'in ounlukla Mslman yerli Araplar2 ile menei ve Filistin'in "oryantal" gereklerini kavrama yntemi itibariyle esasen Batl olan Siyonist hareket (daha sonra srail) arasndaki mcadeleyi bir "vaka tarihi" olarak inceler. Bat'nn Dou'ya (halen Filistin'in kendi kaderini tayin etme mcadelesine) bak tarznn altnda yatan unsurlar "Oryantalizm" de olduundan daha ayrntl bir ekilde aklamaya alr. Bu kitabn konusu ise tamamiyle gnceldir: ok nemli ve fakat bir o kadar da taciz edici ve sorunlu olduu dnlen bir slam Dnyas'na kar. Bat'da, zellikle Amerika'da yetmili 51 yllarn balarndan itibaren gelien tavr. Bu gelimenin bir nedeni, dikkatlerin Arap ve Basra Krfezi petrol (dolaysyla OPEC) zerinde younlamasna sebebiyet veren, ciddi enerji kstlamas ile petrol fiyatlarndaki misli grlmemi artn ve enflasyonun Bat toplum dzeni zerindeki altst edici etkisidir. Iran Devrimi ve rehineler krizinin, daha sonralar "slamiyet'in geri dn" olarak vasflandrlacak bir eyin, "bir vaka" olduunun dehet verici delilleri olarak grlmesi, bir ikinci nedendir. nc ve son neden, slam Dnyas'nda yeniden doan radikal milliyetiliin (ran-Irak sava) beraberinde getirdii talihsiz oluum; yani, sper glerin blgedeki youn rekabetinin tekrar alevlenmesidir (Sovyetler'in Afganistan' igali, Birleik Devletler'in Krfez evik Kuvvetleri hazrlklar). Kitabn konusunun sayfalar ilerledike vuzuha kavuaca kukusuz olmakla beraber, bu noktada basit bir aklama yapmakta yarar gryorum.* yle ki, bu kitabmda ve "Oryantalizm"de zerinde durduum noktalardan birisi, bugn kullanld ekliyle, "slamiyet" teriminin basit bir anlam tayormu gibi grnmesine karn, aslnda, ksmen br dzmece, ksmen bir ideolojik etiket, ksmen de slamiyet adl bir dinin "ksmi" unvan olduudur. Gndelik Batl kullanmyla, "slamiyet" ile 800.000.000'dan fazla mmini, ounlukla Asya ve Afrika'da dzinelerce toplumu, devleti, tarihi, corafyas ve kltr ile slam Dnyas'nn ok eitli yaam biimleri arasnda hibir nemli mtekabiliyet yoktur. te yandan, bugn Bat'da, ilerde aklayacam nedenlerle, "slamiyet", garip bir ekilde "zdrap veren bir haberler btn" haline gelmitir. Basn "slamiyet"i
* Kitabn orijinal ad "Coverig islam". E. Said "Covering" kelimesini ift anlaml kullanyor. Kelimenin ilk anlam "rtmek"tir. kinci anlam haber, bilgi veya yorum suretiyle bir oluumu, vakay veya yreyi okuyucu veya seyircilere "aktarmak" anlamna gelen basn (erimidir. Said'in iddias. Amerikan basnnn "slamiyet"i bir yandan "aktarrken" dier taraftan da "rttdr"; yani, gereklerini saklad, saptrd vb. Harfi eviri "slamiyet'i aktarrken kararanak" olabilirdi. (AA)

52

"aktarmak" yani resmini izmek, kiiliini belirlemek, incelemek, hakknda kurslar dzenlemek ve dolaysyla "tantmak" zorunda brakan, Avrupa ve Amerika'nn son yllarda ve zellikle ran olaylarnda younlaan dikkatidir.

Ancak, "kriz hilali"nden szeden slamiyet uzman niversite retim yelerinin, jeopolitik stratejistlerin ve "Bat'nn k" ne ahit olmaktan dolay elem duyduklarn beyan eden bu "slamiyet'i aktarma" harekat, o denli youn ve kapsamldr ki, salt bu kapsam nedeniyle dahi, slamiyet hakknda bilinmesi gereken ne varsa hepsinin aktarld izlenimini vermektedir. yle ki, haber tketicileri "slamiyet"i kavradklar inancna kaplmakta, ancak bu ok enerjik aktarma harekatnn hi de nesnel olmayan malzeme zerine bina edildiinden bihaber braklmaktadr. Olayn, "slamiyet" olay olmas, gazete muhabirlerine yanl yapma imtiyaz tanmakla kalmayp hibir snr tanmayan etnosentrisizm* kltrel ve hatta rk bir nefret ve derin olduu kadar da yzeysel bir dmanln aka sergilenmesine olanak tanmtr. Btn bunlara neden olan ey, Amerikallarn slamiyet'in hakkaniyet, denge ve sorumluluk gzetilerek aktarldn varsaymalardr. Dier taraftan, Hristiyanlk ve Musevilikte de, grmemezlikten gelinemeyecek dirililer (veya slamiyet iin sylendii gibi "geri dnler") sz konusu olduu halde, kamuoyu bu dinlerle ilikili olaylara bylesine duygusal bir tepkiyle yaklamamaktadr. Oysa, "slamiyet"in bir avu cretkar diyebileceimiz kadar genel ve tekrar tekrar kullanlan klielerle tanmlanabileceinden kimsenin kukusu yokmu gibi grnmektedir. Ve "slamiyet" her zaman, "bizi" petrol kaynaklarmzn bulunduu, "oralarda biryerlerde" duran, adeta, sabit ve elle tutulur bir cisim olarak alglanmaktadr. Bu tr bir "aktarma", ou kez de "karartma" demekti. rne* Etnosentrisizm: Kiinin kendi rk, milleti veya kltrnn dier btn rk, millet veya kltrlerden stn olduu inanc. (AA)

53

in, ran'n Irak saldrs karsnda gsterdii artc direncini, The New York Times gazetesi, "iilerin ehadet itiyak" gibisinden bir formlle aklamaktan ekinmedi. Oysa, bu gibi formllerin yzeysel bir inanrl olmakla beraber, ben, pek ounun gazete muhabirlerinin bilgisizliklerini rtmek iin ortaya atld inancndaym. Muhabirler belirli grevlere, ya o sralarda birinci sayfaya manet olan haberlerin olutuu yreye yakn bir yerlerde olduklarndan ya da abuk koku almak gibi bir yetileri olduundan atanrlar. Yrenin dilini bilmiyor olmalar aslnda daha byk bir cehaletin parasdr. Atandklar lke hakknda daha ok ey renmek yerine, hemen evrelerinde cereyan eden olaylar yakalar ve ounlukla ya bir klieye ya da memleketteki okuyucularn doruluundan sorgu sual edeceklerine pek ihtimal vermedikleri bir "gazetecilik hikmeti"ne dntrrler. Bu durumda, rehine krizinin ilk gnlerinde, Tah-ran'dan, ilerinden tek bir kiinin dahi Farsa bilmedii yz kiilik bir muhabir kadrosundan yaylan haberlerin esas itibariyle ayn bayat izahat tekrarlam olmasna armamak gerekir. Ayn ekilde. "Mslman zihniyeti" veya "Amerikan dmanl" gibi formllerle tanmlanamayacak olaylarn veya siyasal hareketlerin hasralt edilmi olmas da doaldr. te yandan, slamiyet'i "aktarmak" ve "karartmak" faaliyetleri, bizzat kendilerinin belirtilerini tekil ettikleri bir durumun vehameti zerinde dnlmesini de engelledi; kolay ve arabuk genellemeleri kaldramyacak kadar karmaklaan bir dnyay kavramak iinde yaamak zorunluluu. Karmaklaan bu dnyada, slamiyet, sadece tipik deil, gemii itibariyle Bat iin ok eski ve iyi tanmlanm olduundan, zel br olgudur da. Bunu sylerken anlatmak istediim, smrge sonras dnyasnn nemli bir blm gibi, slamiyet'in de ne Avrupa'ya ne de endstrilemi milletler topluluuna (Japonya'nn olduu gibi) mensup olmaddr. slamiyet, "kalknma ihtimali olanlar" grubuna dahil oldu* 54 u dnlenlerin arasndadr ki, bu, en az son otuz yldr, "islam toplumlar 'modernizasyon' ihtiyac iindedirler" demenin baka bir biimidir. Dier taraftan "modernizasyon ideolojisinin gelitirdii "slamiyet" imaj ran ah'nn zirvede olduu zamanlarda "modern" bir lider, devrildii zaman ise, "ortaa fanatikliinin ve dindarlnn kurban" olmak zere, her iki durumda da geerliliini korumutur. Dier taraftan, "islamiyet", "Oryantalizm" de ele aldm ve burada tekrar tekrar incelediim nedenlerle, Bat iin her zaman zel bir "tehdit"in temsilcisi olmutur. Bugn, hibir baka din ve kltr

topluluu iin, islamiyet'le ilgili olarak iddia edildii gibi, "Bat medeniyetini tehdit ediyor" trnden bir deerlendirme sz konusu deildir. Bu nedenledir ki gnmz Mslman dnyasnn yaad alkantlar ve ayaklanmalar (bunlar salt Mslmanlk'tan deil, sosyal, ekonomik ve tarihi faktrlerden de kaynaklanmaktadr) "kaderci Mslmanlar" gibi yzeysel oryantalist klielerle aklanmaktadrlar. Olaylar incelemektense, "Avrupa ordularnn Hindistan yarm adasndan Kuzey Afrika'ya kadar uzanan Mslman topraklarnn hemen btnn kasp kavurduu gnlere" duyulan zlemin kamlanyor olmas da tesadfi deildir. Son zamanlarda, Krfez blgesinin yeniden igal edilmesi gerektiini iddia eden ve iddialarn gerekesi olarak Mslman barbarln ileri sren kitap, gazete ve kamuya malolmu kiilerin bu denli baarl olmalar bu fenomenin bir parasdr. Wisconsin niversitesi sabk smrge tarihi profesr ve Abu Dabi eyhi Zayed'in bir zamanki danman, Yeni Zelandal J.B.Kelly gibi, Mslmanlar artk' beenmeyen "uzmanlar" ile, Kelly'nin aksine, Arap petrolne satlan lml Batllarn, Amerika'da n kazanmaya balamalarnn bu zamana denk gelmesi dikkate ayandr. Dikkate ayan olan bir baka husus, Kelly'nin kitabn tenkid eden az saydaki eletirilerden hibirisinin, ierdii emperyalist igal istemi ve 55 saklayamad rk yaklam nedeniyle aada iktibas etmeye deer bulduum sonu paragrafnn akl almaz derecede ak szl atavizmine* deinmemi olmalardr: "Svey'in batsndaki stratejik mirasn korumas veya geri alabilmesi iin, Bat Avrupa'nn daha ne kadar bir zaman olduu bilinmez. "PaxBritanica"nn yrrlkte olduu, yani, yaklak olarak 19. yzyln lk krk-elli ylndan bu yzyln ortalarna kadarki srede, ark Sular' na ve Bat Hint Okyanusu sahillerine skunet hakimdi. Eski mparatorluk dzeninin belli belirsiz bir kalnts, geici bir skunet, orada daha hala can ekimektedir. Ancak eer son drt-be yzyln tarihi bize bir eyler anlatyorsa, bu sra bar ok uzun bir zaman dayanamayacak demektir Asya'nn ou despotizme, Afrika'nn ou barbarla - ksacas, Vasco da Gama'nn Portekiz Dou smrgerelerinin temellerini atmak zere mit Burnu'nu ilk dolat zamanlardaki durumlarna - sratle dnyorlar... Aden nasl Kzl Deniz'e gei anahtar ise, Umman da Krfez hakimiyetinin ve deniz savunmasnn anahtardr. Batl gler bu anahtarlarn bir tanesini attlar bile, ama dieri hala bir kol boyu uzaklktadr. Gemi zamanlarn Portekizli kaptan- generalleri gibi, ellerinin altndakini uzanp kavrayacak kadar cesaretleri olup olmadn ise zaman gsterecektir."4 Kelly'nin, gnmz politikaclarna en uygun klavuz olarak, onbeinci-onaltnc yzyl Portekiz smrgeciliini neriyor olmas baz okuyucularmzn garibine gidebilir. Ancak gnmz toplumunun ruh halini bylesine basite indirgenmi bir tarihin, en iyi biimde yansttn da kabul etmek durumundayz. Milyonlarca insann boyunduruk altnda tutulmas, iirsel bir betimlemeymiesine, bu insanlar yaamlarnn en gzel gnlerini geirmilermiesine, "smrgecilik skunet getirdi" diyor Kelly.
* Atavizm: Model olarak ok uzak gemii semek veya ilkele dn. (AA)

56 "Biz, "bize" yararl olan kaynaklar, corafi ve siyasal nemi olan blger, ucuz, yerli igcn almaya devam ettiimiz srece, insanlarn smrlen duygular, arptlan tarihleri, mutsuz kaderleri nemli deil. Asya ve Afrika lkelerinin asrlar sren smrge yaamndan sonra bamszlklarn kazanmalar, Kelly'ye gre, despotizme ve barbarla dn. Eski smrge dzeni de korkaka geri ekildiine gre, geriye bir tek zm yolu kalyor, o da yeniden igal. Bat'y, "bizim hakkmz" olan almaya davet etmesinin altnda yatan, hkmran olmamz istedii Asya'nn yerli islam kltrne kar duyduu derin nefrettir. William F. Buckley* ve New Republic dergisi de dahil olmak zere, sac Amerikan entelektellerinin saygl vglerine mazhar olan Kelly'nin arpk mantndan daha da nemli olan, temsilcisi olduu anlaytr. aprak ve ayrntl sorunlar karsnda bu anlay uyarnca gelitirilen toptanc zmlerin - hele bir de slamiyet'e kar kaba kuvvete bavurulmas gerektiini savunuyorlarsa - baka hibir k yoluna ihtiya duyulmaks-zn, hemen taraftar topluyor olmalar dikkate ayandr. rnein bir Yemen veya Trkiye'de veya Kzldeniz'in br yakasnda, Sudan'da, Moritanya'da, Fas'ta hatta Msr'da neler olup bittiinden sz eden yoktur. Rehineler krizini aktarmakla megul basn suskundur. Hkmete ve petrol irketlerine Krfez'deki muhtemel deiiklikleri nasl tahmin edebileceklerini retmeye alan retim yeleri de yle. Hkmete gelince onlar da istihbaratlarn sadece "bizim" dostlarmzn (ah veya Enver Sedat) iaret ettikleri noktalara teksif etmekle megul olduklar iin

sessiz kalrlar. Bu durumda, "slamiyet" Bat petrol rezervlerini elinde tutan "ey"den baka bir ey deildir. Gerisi nemli olmad gibi dnmeye de demez.
* William F. Buckley, 1925: Amerikal yazar ve siyasel adam.

57
niversite dzeyindeki slam aratrmalarnn bugnk seviyesi dnldnde, durumu dzeltmek iin onlardan da pek fazla bir ey beklememek gerektii ortaya kmaktadr. Toplumun "yaayan" br paras olmadklar iin, bunlar kyda kede kalm bilim dallardr ve gerek hkmet, gerekse petrol irketleri tarafndan kolayca ynlendirilirler. Bu halleriyle slamiyet'i aktarmakta yetersizdirler ve slam topluluklar hakkndaki yzeysel bilgilerimize bir eyler ilave edemezler. Ayrca bilimlerin kendi ilerinde hala zemedikleri yntemsel ve dnsel sorunlar vardr. rnein, Mslman davran biimi diye bir ey gerekte var mdr? eitli slam toplumlarnda gnlk yaam, din kurallar ile nasl bir uyum iindedir? Bir Fas', bir Suudi Arabistan', Suriye'yi ve Endonezya'y incelerken, slamiyet kavramndan yola kmak ne derece dorudur? Pek ok bilim adamnn son zamanlarda deindii gibi, slam doktrininin kapitalizme olduu kadar sosyalizme, militanla olduu kadar kadercilie, merkeziyetilie olduu kadar adem-i merkeziyetilie de ayn lde cevaz veren bir din olduunun farkna varmaya baladmzda, slamiyet'in akademik tanmlamalar ile (basnn bunlar karikatrize etmesi kanlmazdr) Mslman dnyasnn gerekleri arasnda ne byk bir uurum olduunu sezinlemeye balarz. Btn bunlara ramen, slamiyet'in dnyann yeni siyasal, sosyal ve iktisadi gelimelerinden honut olmadmz srece, br "amar olan" olarak kullanlmas gerektii zerinde genel bir ittifak vardr. Saclara gre slamiyet barbarln temlsilci-sidir; solculara gre ortaa dinciliini sembolize eder; ortaclara gre de zevksiz bir egzantrikliktir. zerinde birleilen ortak nokta, hakknda pek bir ey bilinmemesine ramen, slamiyet'in tasvip edilecek taraf olmaddr. Garip olan, slam Dnyas'ndaki anti-komnist rejimlerin hemen hepsinin Amerikan yanls bask rejimleri olmalarna ramen, slamiyet'in en iyi tarafnn anti-komnistlii olduu dncesidir. 58 Bu kitap slamiyet savunmas deildir. Zaten byle bir proje ne ihtimal dahilindedir ne de amalanma uygun der. Yapmaya altm, "slamiyet'in Bat'da ve pek ok slam lkesinde hangi amalara hizmet edecek ekilde kullanldn anlatmaktr. Dolaysyla, Bat'nn slamiyet kavramn smrmesini eletirirken, ayn eyi yapan Mslman toplumlar ho gryor deilim. Basky, kiisel zgrlklerin kstlanmasn, ounluu deil aznl temsil eden rejimlerin iktidarda olmasn, slamiyet'in gerekleri olarak, hileli bir mantk silsilesiyle aklayan veya bunlara sahte bir meruiyet kazandran ok, pek ok slam lkesi olduu bir gerektir. Oysa, dnyann dier btn byk dinleri gibi slamiyet smrs, ou durumda, merkezi hkmetlerin ar gc ve otoritesiyle doru orantldr. Yine de, slam Dnyas'na ilikin her trl salkszln kabahatini Bat'ya yklemesek bile, Bat'nn slamiyet hakknda syleyegeldii eylerle, birtakm Mslman toplumlarn, bunlara tepki olarak yaptklar arasndaki balanty grmemiz gerektiine inanyorum. ster eski bir smrgeci ister yeni bir ticaret orta olarak, Bat, slam Dnyas'nn ok nemli bir muhatabdr. kisinin arasndaki diyalektik, bu kitabn incelemeyi ve aklamay amalad (Thomas Franck ve Edward Weisband'n! "szck siyaseti" diye adlandrdklar) bir "tr" yaratmtr. Bat ile slamiyet arasndaki karlkl atma, tehditler ve cevaplar, tumturakl szler bu "szck siyaseti"nin paralardr. yle ki, her iki taraf da yeni durumlar yaratmakta, hareketlerine gereke bulmakta, dierine tercih hakk tanmamakta, kendi alternatiflerini semeye zorlamaktadr. yle ki, ranllar Tahran'daki Amerikan eliliini igal ettiklerinde, sadece sabk ah'n Amerika'ya gelmesine deil, kendilerinden daha gl Amerikallardan yllar yl hakaret grdkleri dncesine tepki gsteriyorlard. Amerikallar her ilerine karmlar, Mslmanlar kendi

59

topraklarnda esir almlard; Amerikallar kendi topraklarnda, Tahran eliliinde, esir alma sras imdi de onlardayd. Dnceleri eylemlerinde belirlendi, ancak eylem yolunu aan ve mmkn klan, glerini harekete geiren kelimelerdi. Dil ile siyasal gerekler arasndaki yaknla dikkati ektii iin, bence bu olay, hi deilse slamiyet'e ilikin tartmalar asndan ok nemlidir. Ne var ki, slamiyet uzman retim ] yelerine, bilim adamlar olarak azlarndan kan szlerin ve hareketlerin ok ciddi ve baz ynleriyle saldrgan bir siyasal ereve iine girdiini kabul ettirmek ok zordur. ada Bat'da, slamiyet'i konu alan her trl yaz, her ynyle siyasal bir nem tar; ancak konunun uzman olsun olmasn, hibir yazar bunun byle olduunu kabul etmemektedir. Yabanc, allmadk ve farkl toplumlarn yadrgandklarn, ister Mslman ister Batl olsun her toplumun kendisinden olmayana kar siyasal, ahlaki veya dini adan belli bir tedirginlik iinde olduunu bilmemize ramen, retim yelerinin bizim dmzdaki toplumlar hakknda verdikleri sylevlerde nesnelliin "eyann tabiatnda olduu varsaylr. rnein Avrupa'da, oryantalistler direkt olarak smrge dairelerine baldrlar. Bilimsellikle, smrgelerin askeri igali arasndaki ibirliinin yaknlk derecesini renmek retici olduu kadar da esef vericidir. Mslmanlarn gvenini, Hollandallarn Sumatra'nn6 Atjehnese halkna at zalim sava balatmak zere kullanan saygn Hollandal oryantalist C. Snouck Hurgronje'nin durumunda olduu gibi.* Btn bunlara ramen, Bat kaynakl bilimlerin nesnelliini ven, oryantalist renimin faydalarn sralayan, uzman* Aeler ve Asinler (Atjehler) Endonezya'da Sumatra adasnn kuzey ksmnda yaarlar. Blge, adn eski Mslman sultanlndan alr. Nfusu 1.5 milyonu geer. Kauuk aac ve ya hurmas baheleri geni yer tutar, petrol yataklar da bulunmutur. Eski Ae sultanl topraklarnda yaayan halk, i yaylalarda yaayan dier kk topluluklarla, onlarn asl hayat sahasn kuatan asl Aeler kartrlmamaldr. lke nfusunun ounluunu tekil eden Aeler, Oravid kan karm Endonezyaldrlar. (AA)

60

lkta "objectivite"nin nasl deerli olduunu anlatan kitap ve makalelerin ard arkas kesilmemektedir. Oysa, "slamiyet" uzman olup da, hkmete danmanlk yapmayan veya devlet, irket ya da basn hesabna almayan hemen hi kimse yoktur. Sylemeye altm, bylesi bir ibirlii iinde olunduunun salt ahlaki nedenlerle deil, entelektel nedenlerle de kabul edilmesi ve dikkate alnmas gerektiidir. Siyasal, ekonomik ve entelektel koullarn slamiyet "derslerini" tmyle yozlatr-masa da, biraz olsun "etkilediini" bir an iin kabul edersek, bu savmzn Bat'da olduu kadar Dou'da da geerli olduunu grrz. slamiyet'e ilikin her beyann bir tr nfuz veya g peinde olduunu sylemek mbalaa olmasa gerekir. Ancak salt bu nedenlerden tr slamiyet ile ilgili her aratrmann veya yaznn ie yaramaz olduunu da sylemek istemiyorum. Tersine, hi yoktan iyi olduklarn ve hangi karlara hizmet edildiini gstermeleri bakmndan iyi bir fihrist meydana getirdiklerini savunuyorum. Zaten, insan toplumlarn ilgilendiren meselelerde kesin gerekler veya kesinlikle doru bilgiler diye bir ey var m, bilmiyorum. Belki de bu tr kavramlar sadece soyut dzeylerde geerlidir. Ayrca bunun byle olabileceini kabullenmekte zorlanyor da deilim. Fakat ne var ki, yaadmz gnlerde "slamiyet" gibi meselelere ilikin gerekler, bu gerekleri "retenlere" gre deiiyor. Byle olunca, bilgileri yeterli yetersiz veya orta diye snflandrmak mmkn olduu gibi, kiiden "doru" olan sylemesi de istenebilir. Btn yapaca-mz, slamiyet hakknda konuanlara, herhangi bir edebiyat rencisine birinci snfta retilen bir kural hatrlatmaktr: nsan gereini konu alan metinler yazlr veya okunurken, "objectivite" gibi etiketlerle aklanamayan (veya korunamayan) pek ok unsurlarn ortaya kmas doaldr. slamiyet hakknda verilen hkmlerin hangi koullarn rn olduunu tesbit etme abalarmn nedeni budur. Ayn ekilde, 61 slamiyet ile ilgilenenlerin hangi gruplar olduuna dikkati ek menin nemi de buradadr. Zira, genel olarak Bat'da ve zellikle Birleik Devletler'de, slamiyet'in zerine ullanan gler ve bunlarn bilekeleri olan niversiteler, irketler, basn ve hkmetin topluca yarattklar slamiyet imajlarna muhalefet edenlerin says azdr. Sonu, slamiyet'in en kaba izgilerine indir-genmesidir; yle ki, artk Souk Sava' diriltmekten tutun rkln uyandrlmas, muhtemel bir igal iin hazrlklar, Mslmanlara ve Araplara durmakszn iftira etmek gibi, bir takm manevralara giriilebilir7. Bu tr manevralarn amaland nasl hibir zaman kabul edilmiyorsa, olup bitenin gerekleri amaladn da ben kabul etmiyorum. Tersine, slamiyet hakknda beyan edilen hkmler bir bilimsellik ve hatta uzmanlk tepsisinin stnde sunulmaktadr. Bunun bir baka "matrak" sonucu da, Mslman lkelerin Amerikan niversitelerine Arap veya Mslman aratrmalar iin yaptklar para yardmlarn

"Amerikan niversitelerine yabanc mdahalesi" olarak niteleyip feryad eden liberallerin, ayn yardm Japonya veya Almanya'dan geldiinde seslerini karmamalardr. irketlerin, niversiteler zerindeki basklarna gelince, bunlar da hayr ilerinin bir paras olarak kabul grmektedirler8. Oscar Wilde'n "cynic", yani, her eyin fiyatn bilip hibir eyin kymetini bilmeyen bir adamn tipik bir rnei olduum izlenimini verdiysem, unu hemen belirteyim ki bilgili, uzman grn deerini kabul etmiyor deilim. Birleik Devletler'in bir byk g olarak d dnyaya kar kk glerin olanak bulamad bir takm tavrlar ve politikalarnn olmasnn ihtimal dahilinde olduunu ve u andaki kasvetli durumun dzeleceinden de ok umutlu olduumu eklemeliyim. Ancak oluturulan "slamiyet" fikrine ou uzmann, politika saptayclarnn ve entelektellerin inandklar kadar inanmyorum. Aksine, bu "fikrin" insanlar ve toplumlar harekete geiren unsurlarn ne62 ler olduunu anlamamza yardmc olmaktan ok engel olduu kansndaym. nandm, insanlarda "eletirel bir duygu" olduu ve vatandalarmn bu duyguyu uzmanlarn kiisel karlarnn ve "idees reues" (herkes tarafndan doru olduu kabul edilen fikirlerinin) tesindeki gerekleri kavramak iin kullanabileceklerine ve kullanmak isteyeceklerine inanyorum. Eletirel bir gzle okumak, gerekli sorular sormak ve bunlara uygun cevaplar talep etmek suretiyle, herkes, sama olan sama olmayandan ayrabilir, "slamiyet"i veya kadnyla, erkeiyle, kltrleriyle slam Dnyas'n renebilir, dillerini konuabilir, havasn koklayabilir, tarihlerini, toplumlarn ortaya karabilir. nsanlk bilgisi bu noktada balar ve bu bilginin getirdii toplamsal sorumluluk, bu noktada omuzlanr. Bu kitab bu gayeye hizmet etmek iin yazdm. Birinci ve ikinci blmlerin baz ksmlar The Nation ve Co-lumbia Journalism Review dergilerinde yaymland. Bu konuyla ilgili olarak, ksa bir sre iin editrln yapt Columbia Journalism Revievv'yu heyecan verici bir dergi haline getiren Robert Manhoff'a zel minnetimi belirtmek isterim. Kitaba gerekli dkmanlar toplamakta Douglas Baldwin ve Philip Shehade-yardmc oldular. Paul Lipari eseri redakte etti ve baskya hazrlad. Albert Said'e cmert yardmlarndan tr ayrca mekkirim. Entelektel eletiri ve gerekleri gzlemleri iin, bana, hemen hepsinden yararlandm fikirlerini, aratrmalarn, yorumlarn gnderen: Fred Halliday, Miriam Rosen, William Greider, Ervand Abrahamian, William Dorman, Man-sur Ferheng, Nikki Keddie, Melody Kimmel, Charles Kimball ve Stuart Schaar. Bu karmak ve zor zamanlar geirmemizde oumuza, ansiklopedik bilgisi ve klavuzluu ile yardmc olan sevgili dostum Ekber Ahmet'e zel bir minnet borcum var. Kitabn ilk taslaklarndan birini okuyan ve gerekli grd deiiklikleri ay63

rntlanyla syleyen James Peck'tir; her eye karn kalan hatalardan elbette ki ben sorumluyum. Vazgeilmez yardmlar iin teekkr etmeyi bir bor biliyorum. Pantheon Books Yayne-vi'nden Jeanne Morton'a ve Andre Shiffrin'e ayrca teekkr ederim. Kitab ithaf ettiim Miriam Sad, bu dnem iinde yazarnn hayatta kalmasn salad. Sevgisi, dostluu ve varl iin yrekten teekkrler. E.W.S. New York Ekim 1980

Ek Not
20 Ocak 1981'de. Amerikan eliliinde 444 gn hapis tutulan elli iki Amerikal ran'dan ayrld. Birka gn sonra Amerika'ya geldiklerinde, lkenin onlar aralarnda grmekten doan gerek sevinleriyle kutlandlar. "Rehinelerin dn" olarak adlandrlacak bu olay, bir hafta sreyle basn igal eden haber oldu. "Geri dnenlerin" Cezayir, Almanya, West Point, Washington zerinden kendi evlerine gelileri naklen yaynland. Gazetelerin ve haftalk dergilerin ounda, ran ile Birleik Devletler arasnda nasl br anlama salandndan bu anlamann muhtemel sonularnn tahliline, Amerikan kahramanlnn kutlanmas, ran barbarlnn yerilmesine kadar pek ok konu yer ald. Rehinelik hikayeleri ve "sahiden" neler ektiklerini aklamaya tene psikiyatristlerin yazlar haberlerin arasna serpitirilmiti. ran tutsaklarnn sembolleri olarak kullanlan sar kurdelelerin* tesindeki gemi ve gelecek tartmalarnn seviyesi ve snrlar yeni hkmet tarafndan tayin edildi. Gemiin tahlili, Birleik Devletler'in ran ile uzlam olmasnn doru olup olmad (ya da bu anlamaya riayet edilip edilmemesi gerektii) zerinde younlat. 31 Ocak 1981'de, New Republic dergisi, kendisinden beklenilecei gibi, "fidye" olayna ve ter-

* Amerikan elilii mensuplanran tutuklu bulunduklar sre iinde, "kalbim onun-'a beraber" anlamnda, kollara sar kurdeleler balanyordu, (AA)

64 65

ristlere boyun edii iin Carter ynetimine att. Sonra da, ran'n taleplerini kabul etmi olmas ve "terristleri himaye etmeye ve getirdikleri fidyeleri temizlemeye alk" bir lke olarak niteledii Cezayir'i arac olarak kullanan kurtarma olayn "hukuki adan tekzip edilebilir" olmas nedeniyle lanetledi. Gelecekte neler olabileceine ilikin tartmalar, Reagan ynetiminin "terrizme at sava"la kstland. Birleik Devletler politikas bundan byle insan haklarn deil, mttefik olduklar srece, baka lkelerin "yar baskl rejimleri"ni desteklemek pahasna da olsa, terrizmle mcadeleye ncelik verecekti. Ayn] ekilde, 29 Ocak 1981 tarihli Christian Science Monitr gazete-, sinde Peter C. Stuart, "rehinelerin salnverili koullar,... rehinelerin tabi tutulduklar muameleler... eliliin gvenlii... (ve son anda akla gelmiesine) Birleik Devletler-ran ilikilerinin gelecei" konularnda meclis aratrmas almasnn muhtemel olduunu yazyordu. Birka istisna dnda, basnn aratrd/ problemlerin her zamanki dar erevesi uyarnca, ran sarsntsnn gerekten ne demek olduu, gelecek iin nasl bir anlam tad, olanlardan nasl ders alnmas gerektii zerinde duran yoktu. 26 Ocak'ta Londra'nn Sunday Times gazetesi, bakanlktan ayrlmadan hemen nce. Bakan Carter'n Amerikan Dileri Bakanl'na "kamunun dikkatini ranllara kar uyanan nefrette sabitletirmelerini" tavsiye ettiini yazyordu. Bu doru olmasa da, pek az sayda gazeteci hari, hibir resmi makamn Amerika'nn ran veya slam Dnyas'nn dier yrelerindeki uzun sreli mdahalesini incelemeye yanamad gz nnde bulundurulduunda, pekala akla yakn grlebilir. Ortadou'da yeni kurulucak askeri sler hakknda bol bol konuulurken, Ocak'n son haftasnda Taif'te toplanan slam Zirve-si'nin basn tarafndan nerdeyse grmemezlikten gelinmesini de buna balamak kabildir.
66

Rehinelerin "ektikleri" ile "muzafferane" geri dnleri hakknda yazlan ayrntl yazlar ve ran'n nasl cezalandrla-bileceine ilikin fikirler, Amerikan gcnn boyutlarn tekrar tekrar ortaya koyan beyanlarla birarada terennm edildi. gal kurbanlar (eitli savalarn gezilerini ve eski sava esirlerini hakl olarak kzdracak ekilde) kahramanlara, igal edenler de insanlk d hayvanlara dntrldler. Bununla ilgili olarak, 22 Ocak tarihli New York Times, "salverildikleri ilk saatlerde fke ve nefret olacaktr" diyordu. Daha sonra, konu zerinde dnm gibi, 8 Ocak'ta "Ne yaplmalyd?", "Limanlara mayn m denmeliydi?", "Deniz piyadelerini mi karmalyd?", "Bir ka bomba atp dman korkutmal myd?", "Ama ran korkmasn bilecek kadar mantkl mdr?" diye soruyordu. Fred Halliday'in 25 Ocak tarihli Los Angeles Times gazetesine yazd gibi, ran'da elbette tenkit edilecek pek ok ey vardr. Din ve bitmez tkenmez ihtilal hareketleri toplumun gnlk karlarn koruyacak modern bir devletin kurulmasna engel tekil etmekteydi. ran, uluslararas planda tecrit edilmiti ve hassast. Elilikteki rencilerin rehinelerine nazik davranmadklar da kesindi. Ancak elli iki kiilik grubun bizzat kendisi bile, ikence grdkleri veya kendilerine dzenli bir ekilde zulmedildii-ni syleyecek kadar ileri gitmedi. Bu husus, bir muhabirine deme verdii Elizabeth Swift'in Newsweek'i kendi azndan gerekle hibir ilgisi olmayan (ve basnda byk yanklar uyandran) bir ikence hikayesi uydurarak yalan sylemekle itham ettii West Point basn toplants zabtlarnda saptanmtr (baknz, New York Times 28 Ocak). Basna ve kltrmze, (sevimsiz, skntl, kasvetli ve ok uzun bir sre boyunca) bilimsel deneyimlerini bir yana brakp ran ve slamiyet hakknda byk genellemeler yapmak imtiyazn veren, rehinelerin geri dndr. Bir baka deyile, karmak bir tarih tecrbesinin siyasal dinamikleri aklalmaz bir amne67

zinin* hizmetine verilip yok edildiler. Tekrar baladmz yere dndk: Bob Ingle 23 Ocak Atlantic Constitution gazetesinde ranllar "banaz mecnunlar"a indirgerken; Clare Sterling,** 23 Ocak tarihli Washington Post gazetesinde, ran hikayesinin "korkunun birinci onyl"na, yani terristlerin medeni

dnyaya saldrsna, tekabl ettiinde hemfikirdi. Oysa, ayn gazetenin ayn sayfasnda yazan Bili Green, "ran rezaletinin!... bu lkeden haber veren basnn zgrlnn!... Amerikan milliyetiliinin ve Amerika'nn kendisine olan saygsnn barna yneltilmi bir silaha dntrlm" olmasn ihtimal dahilinde gryordu. zgven ve gvensizliin ayn sayfada yer alan bu hayret verici bileimi, Green'in "ranllarn ihtilalinin" anlam konusunda basnn "bize" gerekten yardmc olup olmad sorusuyla da perinleniyordu. Green'in sorusunu 30 Ocak Wall Street Journal gazetesinde Martin Kondracke cevaplyordu: "Pek az sayda istisna dnda, Amerikan televizyonu ran krizini, bize ya kendi kendini krbalayan, yumruklarn sallayan birilerini gstermek suretiyle bir acibeler ovu, ya da beinci snf bir melodram olarak takdim etti." Konu zerinde ciddiyetle dnen gazeteciler de vard. 21 Ocak tarihli Boston Globe gazetesinde, H.D.S. Greenway, "Amerikallarn rehineler krizi saplantlar, dier nemli meseleleri glgede brakm, Birleik Devletler karlarna zarar vermitir" diyor ve bir sonuca varyordu: "oulcu dnyann gerekleri deimeyecektir. ABD ynetimi, 20. yzyln sonlarnda, gcnn "uygulamadaki snrlar" le kstlandn grecektir". New Repubc dergisine gelince, o da grevini Bostan Globe gazetesini "her an boyun emeye hazr" diye nitelendirmek suretiyle yerine getiriyordu. New Republic'e gre, ran'a Ame* Amnezi: Hafzann azalmas veya kaybolmas, ** Ctaire Sterling: Terr konusundaki yazlaryla lannan Amerikal (tadn gazeteci.

68 rikan gcn yeniden ina etmek ve komnizmle sava yolunda bir byk atlak diye bakmak gerekirdi. Esas tibariyle militan olan bu yaklam, zamanla yar-resmi Amerikan ideolojisine de dnt. "Amerikan gcnn amalar" adl makalesinde, (Fo-reign Affairs, K 1980-81 says), Robert W. Tucker, Amerika'nn "yeniden dirilmesi"ne taraftar olanlar ile "iine kapanmasn" steyenler arasnda arabuluculuk etmek istediini iddia ediyordu. Ancak bu Tucker'i, Amerika'nn Basra Krfezi'ni ve Orta Amerika'y igal etmesi gerektiini savunmaktan alkoy-mazd. nk, Birleik Devletler ne oradaki i dzen deiikliklerine, ne de Sovyet nfuzunun yaylmasna izin verebilirdi. Grlecei zere, neyin msaade edilebilir, neyin edilemez olduuna yine Birleik Devletler karar verecekti. Tucker'n fikirda-, Harvard niversitesi retim yelerinden Richard Pipes da, yeni ynetime dnyay anti-komnistler ve komnist yanllar olmak zere ik basit cephe eklinde grmelerini ve ona gre tedbir almalarn neriyordu. Souk Sava yllarna geri dn bir yandan yeni yeni iddialar getirirken, bir yandan da Amerikallarn kendilerini kandrma dnemini balatt. yle ki, Bat'dan kendi gemiini hatrlamasn isteyen herkes dmand ve byleleri yok varsaylmalyd. Bu sylediimin iyi bir rnei West Point basn toplantsnda geen bir olaydr. Toplant srasnda, dinleyicilerden birisi, "Amerikan hkmetinin ikenceden bahsetmesi ikiyzlln dik alasdr", "nk Pehlevi dneminde ranllarn lime lime edilmesine Birleik Devletler seyirci kalmtr", dediinde, Tahran sefaretinin maslahatgzar ve Amerika'nn ran'daki kdemli diplomat Bnce Laingen iki kez stste, soruyu duymadn sylemi ve konuyu hemen deitirerek ranllarn zalimliinden, Amerikallarn masumluundan dem vurmaya balamtr. Hibir uzman, basn mensubu veya devlet grevlisi, kanun69 suz sefaret igali ve rehinelerin iadesi olaylarnn barollere karlmas ve dramatize edilmesi iin harcanan zamann binde birinin, sabk ah rejiminin bask ve mezalimini sergilemek iin kullanlmas halinde neler olabileceini dnmedi. Br byk haber toplama makanizmasn, ran'da olup bitenleri hakl olarak merak eden kamuoyuna bilgi vermek iin kullanrken, milli duygular galeyana getirmek veya delirmi ran'a kar kitle dmanln krklemekten baka seenek yok muydu? Esef verecek kadar abartlm bu hikaye bittiine gre, bu sorular artk bo sorular demek deildir, Batllarn ve zellikle Amerikallarn dnya siyasetinin ald yeni biimleri kavramalar pratik faydalar salayacaktr. Bundan byle de, "slamiyet" sadece terrist bir petrol ikmalcisi olarak m grlecek? Dergiler ve aratrmalar sadece "ran' kim kaybetti?" sorusunu mu inceleyecekler? Dnya toplumuna daha uygun ve bar kalknmay gzeten konular zerinde dnemeyecek, tartamayacak myz? te yandan, basnn devasa haber kapasitesinin sorumlu bir ekilde nasl kullanlabileceini gsterir rnekler vardr. rnein, ABC televizyonunun saatlik zel yayn "Gizli Anlamalar", 22. 28 Ocak 1981 gnlerinde, rehinelerin serbest braklmas iin bavurulan bir dizi yntemi, ok sayda gizli dokmanlar ile birlikte sergilemiti. Byle durumlar gizli kalan pek ok eyi, kiilerin tavrlarn

aklamakta yardmcdrlar. Bir baka olay da Christian Bourguet'in 1980 Mart'nda Beyaz Saray'da Bakan Carter'la yapt konumay anlatmasdr. Bour-guet, ranllarla ilikileri olan bir Fransz avukatt ve rehine krizinde Birleik Devletlerle ranllar arasnda arabuluculuk yapyordu. Ancak Panamallarla yaplan bir anlama uyarnca sabk ah tam tevkif edilecei srada, lkeyi terk etmi, Msr'a gitmiti. Bu durumda, rehine krizi balad noktaya geri dnm gibiydi.
70

Bourguet: Carter bir ara, bu insanlarn Amerikal olduklarnn bilincindesiniz deil mi, diyerek rehinelerden bahsetti. Bunlar masumdurlar. Evet, sayn Bakan, dedim. Sizin bu insanlarn masum olduunuzu sylediinizin bilincindeyim. Fakat sizin onlarn, iranllar nezdinde masum olmadklarna inanmanz gerektiine inanyorum. Kiisel olarak hibirisi sulu olmasa bile, ran'da pek ok eyler yapm bir lkenin diplomatlar olarak suludurlar. Hareketin onlarn ahslarna kar olmadn anlamalsnz. Elbette anlyorsunuz. Bunun iindir ki onlara zarar verilmedi. Ac ekmediler. ldrlmeleri iin bir hareket olmad. Olayn sembolik bir olay olduunu anlamalsnz. Bu olay semboller dzeyinde dnmeniz gerekir. Aslnda, olay Carter da semboller dzeyinde dnm gibidir. Ancak Fransznkinden farkl bir deerler sistemi vardr. Ona gre, Amerikallar tanmlar itibariyle masum ve bir anlamda, "tarih ddrlar." Nitekim bir baka konumasnda Carter, ranllarn Amerikallardan yaknmalarnn tarihin derinliklerinde kaldn sylemiti. Ona gre, imdi nemli olan ranllarn terrist olmalar ve belki de tarihin her dneminde terrist bir ulus olmu olmalaryd. Aslnda, Amerikallar sevmeyen, onlar tutsak alan herhangi bir ulus, tehlikeli, hasta, mantktan ve insanlktan uzak ve terbiyesizdi. Amerika'nn yerel diktatrlere verdii uzun sreli destekle, ran'da rehin tutulan Amerikallar arasnda pek ok yabancnn kurduu ilikiyi Carter'n kuramam olmas, hastaln artc bir belirtisidir. Oysa, rehine olayna ne kadar sevinirsek sevinelim, gereklerden bu denli bihaber olan bir resmi eilimden alacamz dersler vardr. nsanlarla milletler arasndaki btn ilikiler ki ynldr. Hibir ey "bizi", "onlar" sevmeye veya onaylamaya zorlayamaz, fakat hi olmazsa, (a) "onlarn" orada olduklarn, (b) onlarn nezdinde "bizim" biz olduumuzu; bizi, bizimle olan deneylerinin sonucunda tandklarn kabul etmeli71 yiz. Bu bir masumiyet veya sululuk, yurtseverlik veya ihanet sorunu deildir. Hibir taraf gerei dierinin szlerine kulak tkayacak kadar iyi bilemez -meer ki biz Amerikallar kar tarafn yaradl itibariyle sulu, kendimizin ise masum olduuna. inanalm. imdi de, 13 Austos'la Bruce Laingen'in Dileri Bakan Vance'e Tahran'dan gnderdii ve Carter'n Bourguet'ye syledikleriyle tamamen ayn paraleldeki gizli telgraf dnelim. Telgraf, 27 Ocak 1981'de New York Times gazetesinin yorum sayfasnda yaynland. Ama, belki Amerikallara ranllarn gerek yzn gstermek, belki de yakn zamanlarda sona eren krize ac bir dipnot eklemekti. Ne var ki, Laingen'in mesaj gndericisinin taknd soukkanl, objektif tavra, ran kltr zerinde "uzmanlam" havasna ramen, anlatt "Farisi akl" bilimsel bir izah deildi. Bence metin, "Farisi akln" zaman d ve ok rahatsz edici bir ze indirerek, Amerikallarn mzakerelere daha yksek bir moral ve aklselim ile balamalarn salamak amacyla dzenlemiti. Dolaysyla, "Farisi diyarna" ilikin her iddia, ran'n grntsn zedelerken, Amerika'nn-kini gzden geirilmekten ve incelenmekten koruyordu. Bu kendi kendini kr etme ameliyesi, incelenmesinde fayda grdm iki tr konuma ekli ile saland. Birincisinde, tarih tek tarafl olarak ele alnd ve "ran Devrimi'nin etkileri" bir yana braklarak, "Farisi akln" oluturan, "hemen hi deimeyen... kltrel ve psikolojik" nedenler zerinde duruldu. Byle olunca, gnmz ran', lmsz "Faris" oldu. Hi bir bilimsel taraf olmayan bu dntrme operasyonunu geniletirsek, talyanlarn Dago'lar, Yahudilerin Yid'ler, Siyah'larn Nigger'ler vb. olmalar gerekir {Kibar bir diplomatla karlatrldnda bir sokak kabadays ne kadar drst ve tazeliyicidir!). kinci konuma biiminde, "Farisi" ulusal kiilii, sadece bizim kafalarmzda ran gereklerine (yani paranoyasna) gre tanmlanr. Lagen
72

ranllarn ihanete uram olabileceklerine, zdrap ekebileceklerine ihtimal vermedii gibi, Amerikallara ilikin dncelerine, Amerikallarn ran'da yapageldikleri eylerin sebebiyet vermi olabileceini de kabul etmez. Bu, Amerikallar ran'da bir ey yapmadlar demek deildir; ancak Birleik Devletler stediini yapma hakkna sahiptir ve ranllar gerekli gereksiz ikayet edemezler ya

da tepki gsteremezler demektir. Laingen'in nazarnda ran'da nemli olan tek ey, hi deimeyen "Farisi akldr" ve bu btn gereklerden daha nemlidir. Laingen'in mesajn okuyanlarn ou, (hi phesiz bizzat kendisi de dahil olmak zere) baka halklarn veya toplumlarn bylesine basit klielere indirgenmemeleri gerektiini kabul edeceklerdir. Bugn artk (ok sradan, ok ideolojik, ok rk olduu iin) Yahudiler veya Siyahlardan byle bahsedilmesine izin vermiyor, ranllarn Amerika'ya "Byk eytan" demesine glp geiyoruz. Ancak bu tutumumuz ok zel dman "Farisi" sz konusu olunca geerliliini yitiriyor. Bir rnek, New Re-public yazar Martin Peretz'in (7 ubat 1981), bir on yedinci yzyl ngiliz airinden alntlayarak bast alenen rk bir iir. Peretz'e gre, "Trk" adl bu iir, Ortadou kltrn inceleyenler iin bir "klasik". Bize, Mslmanlarn nasl insanlar olduunu anlatyor. Bugn, "Yahudi" adl bir sayfa dolusu iir yaynlayp da, "bu, Yahudilerin nasl insanlar olduunu anlatyor" denilse, Peretz'in ne diyeceini merak ediyorum. Ancak esas sorun, Laingen ve Peretz'in dokmanlar gibi dokmanlarn neye hizmet ettii sorunudur. Ben bu tr eylerin ran veya slamiyet hakknda kimseye bir ey retmedikleri gibi, ran-ABD ilikilerinin gergin olduu bu dnemde, Batllarn tutumlarn ynlendirdiine de inanyorum. Laingen'in iddiasna gre, kim ne derse desin, "Farisi", "mantkl (Batllara gre mantkl) mzakere eklini" reddetme "eilimindedir". Biz mantkl olabiliriz; Farisiler olamazlar. Ne73

den? nk, diyor, ezip geen trden bir egoizmleri var; gerekler onlarn nazarnda nankrdrler; "pazarc zihniyeti" uzun vadeli karlarn dnmeyip ksa vadeli karlar peinde komalarn salar; slamiyet'in kadiri mutlak tanrs neden-sonu ilikilerini anlamalarna engeldir; szcklerle realiteyi birletire-mezler. Hasl.bu incelemesinden kard ba derse gre, Laingen'in "Farisi"si, ne bir "kar taraf anlay olan, ne bir gven ve iyi niyet hissi duyabilen, ne de verdii sz tutacak haysiyeti olan, gvenilmez bir mzakerecidir. Bu alakgnll iddiann gzellii, Farisi ve Mslmanlara hibir kanta dayanmakszn atfedilen niteliklerin hepsinin ve harfiyen o mesajn yazar yar-hayali, isimsiz Amerikalya atfedilebilir olmasndadr. Tarihi reddeden taraf, tarihi olaylarn bir "Farisi"ye hibir ey ifade etmediini tek tarafl olarak syleyen Amerikaldan baka kim olabilir? Gelin, imdi u oyunu oynayalm: Laingen'in "Farisi"ye atfettii niteliklerin Yahudi-Hris-tiyan sosyal ve kltrel karlklarn bulun. Ezip geen egoizm?: Rousseau. Gereklerin nankrl?: Kafka. Kadiri mutlak tanr?: Eski ve Yeni Ahit. Nedensonu ilikisini kavrayamama?: Beckett. Pazarc zihniyeti?: New York Borsas. Szcklerle gereklerin birbirlerine kartrlmas?: Austin ve Searle. Ne var ki, Bat'nn portresini izmek isteyen pek az kii sadece nar-sizmden bahseden bir Christopher Lasch veya banaz bir papaz veya Eflatun'un Cratylus'u veya bir iki reklam cngl ile yetinir. Yine pek az kii Bat'nn istikrarl veya nankr olmayan bir gerei kavramasna imkan olmadn savunmak iin, Ovid'in Le-viticus'un seme msralaryla ssledii "Metamorphoses"n yeterli bulur. Laingen'in yapt budur. Farkl bir erevede, bu yapt en iyisinden bir karikatr, en ktsnden kaba ve baarsz bir saldr olarak

nitelendirilebilirdi. Hasmndan ok yazarnn zayflklarn yansttndan, psikolojik bir savan paras olarak bile deeri yoktur. Btn yapt, yazarnn hasmndan ne
74

kadar ok rahatsz olduunu ve karsndakini tpk kendisi gibi grdn ilan etmektir. ranllarn ne dediini, dayanlmaz bir "Farisi" basksnn sonucu olarak gelimi ve bu baskdan kurtulmak ihtiyacndan domu olmas muhtemel bir slam Devri-mi'ni anlayacak kapasite kendisinde var mdr? Mzakere biiminin mantna gven duymak ve iyi niyetine inanmaya gelince, 1953 olaylarn bir yana braksak bile, 1979 Ocak'nn sonlarnda, Amerikan generali Huyses tarafndan bizzat nerilen kar devrimci ordu hareketi hakknda sylenecek ok ey vardr. O yl, bitakm Amerikan bankalar da 1977'de ran'a taahht ettikleri kredileri, faizleri zamannda denmedii gerekesiyle keseceklerini bildirmek suretiyle ie karmlard. Oysa, 25-26 Kasm'da, Le Monde'da yazan Eric Rouleau, ran'n kredi faizlerini, stelik vade tarihinden nce dediinin kantlarn grdn sylyordu. "Farisi"nin muhatabn, dman olarak grmesinde alacak bir ey yoktur. nk, muhatab dmandr; stelik, Laingen'in aka belirttii gibi, kendisine gvenemeyen bir dman. Yine de, meselenin kim hakl kim haksz meselesi deil, doru haber meselesi olduunu kabul edelim; ve diyelim ki, mesela, bir Birleik Devletler temsilcisinin Washington'u uyarmasndan ibarettir. Peki, neye gre uyaryor? Sir Alfred Lyall'n Dou zihniyetine ilikin aklamalarndaki veya Lord Cromer'n* Msr'n yerli halkn nasl idare ettii hikayesindeki bir avu oryantalist klielere harfiyen riayet etmek suretiyle uyaryor. Diyelim ki, Laingen'in iddia etti gibi, zamann ran Dileri Bakan brahim Yazdi "ran'n davranlarnn ran' Amerikan halknn gznden drecei" fikrini reddetmitir; peki, Amerikan davranlarnn Amerika'y ran halknn gznden d* Lord Evely Baring Cromer: I877'den 1880'c kadar Msr Dyunu Umumiye idaresinde Britanya komiseri. 1883-1907 aras Msr'da kaJd. (AA)

75
rebileceni syleyen bir Amerikal ynetici var myd? Varsa, ah niin bu lkeye kabul edildi? Yoksa biz de Farisiler gibi "hareketlerimizin getirecei sonular kabul etmekten kanyor muyuz?". Laingen'in mesaj bilgisiz ve zeki olmayan bir gcn rndr. Baka toplumlar anlamamza yardmc da deildir. Dnyay nasl anlamamz gerektiinin bir rnei olarak yreklendirici olmaktan uzaktr. ok dikkatsizce izilmi bir Amerikan portresi olarak, Amerikallara aka hakaret etmektedir. Peki, ie yarayan bir taraf yok mudur? Vardr! Bizlere, Birleik Devletler temsilcilerinin ve oryantalist evrelerin byk bir blmnn, ne bizim ne de ran'n gerei olmayan bir "gerei" nasl yarattklarn gsterir. Ve eer bu tr saptrmalardan kurtulamazsak, Amerikallar daha ok ulusluraras sorunlarla karlaacaklar ve heyhat, masumiyetleri yeniden ve bo yere gcendirilmi olacaktr. Amerika Ve ran'n ok tatsz bir sreten getiini ve elilik igalinin, ran'n verimsiz ve tahripkar bir karmaa iinde olduunun bir belirtisi olduunu kabul edelim. Bu koullar altnda bile, yakn tarihten birtakm eyler rendiimizi gnl rahatl iinde syleyemeyiz. Gerekten olan, slamiyet'in de Ba-t'nn olduu kadar deiiklik iinde bulunduudur. Tarz ve hz farkl, ancak bir takm tehlikeler ve belirsizlik ayndr. Her iki taraf da, halklarn birlik ve beraberlik iinde tutmak iin "slamiyet" veya "Bat" kavramlarnn uyandrd heyecana, saduyuya gvendiklerinden daha ok gvenirler. Yeni gereklerin dourduu sarsntlar karsnda hem 'slamiyet' hem 'Bat' basit analizleri polemie.tecrbeyi fantaziye dntrebilirler. nsan deneyiminin elle tutulur ayrntlarna sayg, bir dierine anlayla yaklamak, ahlak ve meslek haysiyeti uyarnca toplanan ve yaylan bilgi; bunlarn u andaki atmadan ve kltc dmanlktan daha iyi ve daha kolay eriilir hedefler olduklar 76 muhakkaktr. Bu hedeflere ulama abamz sresince bir de iimizdeki nefret krntlarn ve "Mslman", "Farisi", "Trk", "Arap" veya "Batl" gibi etiketleri, taciz edici etiketleri atabilirsek, ok daha iyi bir i yapm oluruz. E.W.S. 9 ubat 1981 New York

77

Birinci Blm

slamiyet'i Aktarma: Haber Olarak slam


78

I. slam ve Bat
1980 yaznda, Consolidated Edison of N.T. (Con Ed) irketi, Amerikan halknn dikkatini petrole alternatif enerji kaynaklarna ilikin bir noktaya ekebilmek amacyla arpc bir televizyon reklam yaynlad. Reklamda, Yaman, Kaddafi gibi OPEC ahsiyetleri ve daha az tannan entarili Araplarn yansra, petrol ve slamiyet'le brarada dnlen Humeyni, Arafat ve Hafz Esat'n yerald filmlerden kesilen paralar birtakm hareketsiz grntlerin arasna serpitirilerek kullanlmlard. Kiilerden hibirisinin ad sylenmedi, ancak Amerika'nn petrol kaynaklarn "bu adamlar"n kontrol ettikleri meum bir ses tarafndan belirtildi. Grnt zerine denen bu ok ciddi d ses, "bu adamlarn" gerekte kimler olduklarndan ya da milliyetlerinden de bahsetmedi. Btn yapt, bu, hep-erkek, habis tiyatro oyuncularnn, Amerikallar keyfi sadizmin penelerine iten adamlar olduklarn hissettirmekti. "Bu adamlarn" gazetelerde ve televizyon ekranlarnda grnmeleri, Amerikan seyircilerinde fke, infial ve korku karm bir duygu uyandrmaya zaten yetiyordu. Con Ed'in uyandrd ve ticari amalar iin smrd, bu kark duyguydu. stelik, bunu yapan bir tek Con Ed de deildi. Daha bir yl nce, Bakan Carter'n i politika danman Stuart Eizenstat, amirini, "milleti, gerek bir kriz ve ak dman, OPEC karsnda harekete geirecek salam admlar atmalyz"diyerek tevik etmiti.
79 '

Con Ed reklamnn iki ayr cephesi vardr ki, bunlar birarada dnldklerinde bu kitabn konusunu olutururlar. Birincisi slamiyet veya slamiyet'in Bat'da ve zellikle Amerika'daki imaj. Dieri, bu imajn Bat'da ve Amerika'daki "kullanl". Greceimiz gibi, bu iki oluum bize Bat'y ve zellikle Amerika'y anlatt kadar, ok daha soyut ve ilgin bilgiler olmasna ramen, slamiyet'i de anlatrlar. Ancak yaadmz dnemi incelemeye balamadan nce, islamiyet ve Hristiyan Bat'nn ilikilerinin gemiini gzden geirmemizde yarar var. En ge 18. yy'in sonlarnda balayarak, gnmze kadar ulaan sre iinde, modern Bat'nn slamiyet'e duyduu tepkilere -bugn bile "oryantalist" olarak adlandrabileceiz- tmyle sradan dnceler hakimdi. Oryantalist dncenin temelinde, hayali ve fakat kesin izgilerle ayrlm iki corafi blge yatar. Bu blgelerden daha byk ve "farkl" olanna Orient veya Dou; "bizim" olarak bilinen dierine de Occident veya Bat denir1. Benzer blnmeler, bir toplum, dier bir toplum veya kltr zerinde dnrken her zaman iin sz konusu olmutur; ancak burada ilgin olan, Orient'in hemen her zaman dnyann daha seviyesiz bir paras olarak dnlm olmasna ramen blgenin Bat'ya oranla hem daha geni hem de daha byk bir potansiyel gce (ounlukla saldrgan) sahip olmu olmasdr. slamiyet, Dou'ya ait olarak grldnden, oryantalizm erevesi iindeki kaderi nceleri yekpare bir btnm gibi deerlendirilmek; sonralar da, ok zel bir dmanlk ve korku ile izlenilmek olmutur. Bunun byle olmasnn kukusuz birok dini, psikolojik ve siyasal nedeni vardr, ancak temel neden, Bat'nn, slamiyet'i Hristiyanln ciddi bir rakibi olarak grmesi ve Hristiyanl tehdit ettiini dnmesidir. Ortaan hemen tmnde ve Rnesans'n ilk yarsnda, slamiyet'in eski Hristiyanlar tarafndan kurulan, kltr ve mu80 laklktan oluan eytani bir din olduuna inanlyordu. Mslmanlarn, Hz Muhammed'in bir ilah deil, bir peygamber olarak kabul ettikleri nemsenmiyormu gibiydi. Hristiyanlar iin nemli olan, Hz. Muhammed'in bir sahte peygamber, bir muhalif, bir ehvet dkn, bir mrai, bir eytan ajan olmasyd. Hz. Muhammed' in bu tanm salt nazari bir tanm olmakla da kalmad. Gerek dnyadaki gerek olaylar, slamiyet'i azmsanmaya-cak bir siyasal g haline getirdi. slam ordu ve donanmalar Avrupa'y yzlerce yl tehdit etti, karakollarn ykt, dominyonlarn hakimi oldu. Dou'da, Hristiyanln sanki daha gen, daha din ve daha enerjik yeni bir biimi domutu ve eski Yunan'n bilgileriyle donanan bu sade, korkusuz ve muharip kavim, Hristiyanl yok etmek zere ortaya kmt. slam Dnyas'nn geri kalma srecine girdii, Avrupa'nn sratle ilerledii dnemde bile, "Muhammedizm" korkusu devam etti. Avrupa'ya Hristiyan olmayan dier btn blgelerden yakn olmas, onlarn, islam Dnyasnn bir zamanlar kendi topraklarna el uzatm olduunu unutmalarna engeldi, islam Dnyas, sakl gc ile, Avrupa'y her zaman rahatsz etti. Hint ve in dahil olmak zere, Dou'nun dier btn medeniyetlerinin yenilmi ve uzak olduunu dnebilirdi ve bunlar srekli bir

tedirginlik kayna olarak grlmeyebilirdi. Fakat Bat'ya hibir zaman tmyle boyun emeyen tek medeniyet olarak islamiyet'i gryorlard. Ve 1970'lerin banda, petrol fiyatlarnn badndrc bir hzla artmas, Mslman Dnyas nn eski fetihlerini tekrarlamaya balayacann bir iareti olarak algland. Btn Bat titriyordu sanki. ran daha sonra, 1978'de, barole geip Amerikallarn gittike artan tela ve heyacanna neden oldu. Amerika'dan bu kadar uzak ve farkl olmasna ramen, Amerikallar bu kadar megul eden az lke vardr. Amerika, sanki hibir dnemde, 81 imdi olduu gibi paralize olmam, ardarda gelen byk olaylara son verecek gc toparlayamaz duruma dmemiti. Bu koullar altnda, Amerikallarn, inat bir dokunulmazlkla hayat-] larnn pek ok ynn etkileyen ran' akllarndan karmalarna imkan yoktu. ran, enerjisinin yetersiz olduu bir dnemde] ok nemli bir petrol reticisiydi; ounlukla hareketli ve stratejik hayatiyeti olan bir blgedeydi; 1917 Ekim Devrimi'nden: bu yana grlmemi bir ayaklanma ile, bir yl iinde, hanedann,] ordusunu kaybetmi ve Amerika'nn dnya hesaplarn altst etmiti ve bir mttefikti. Kendisine, "slamc" diyen, grnd] kadaryla popler ve anti-emperyalist bir dzen, doma sancs ekiyordu. Ayetullah Humeyni'nin grnts ve varl iletiim aralarnn tmn kapsad. Ne var ki, iletiim aralar onun hain, gl ve Amerika'ya yrekten kzgn olmasnn dnda, "kim" olduunu saptamay baaramad. Sonunda, 21. Ekim 1979'da, ah'n Amerika'ya gelmesiyle birlikte, Tahran'daki Amerikan eliliinin bir grup renci tarafndan 4 Kasm'da igal edilmesi olay gerekleti. ok sayda Amerikalnn rehin alnd bu kriz, kitab yazdm bu gnlerde sona ermek zeredir. ran'da olanlara kar duyulan tepki durup dururken olumad. Kamunun bilinalt kltrnde slamiyet'e, Araplara ve genel olarak Dou'ya kar, "oryantalizm" olarak adlandrdm bir tavr zaten vard. Yakn zamanlarada yaynlanan V.S. Na-ipal'in 'A Bend in the River' ve John Updike'n 'The Coup ' adl romanlarnda olduu gibi, orta retim tarih kitaplar, izgi romanlar, televizyon dizileri, filmler, karikatrlerde sergilenen Mslman "tipi" deimiyordu. Bu "tip" her zaman sinsiydi ve tiplemenin malzemesi yllarn getirdii Mslman imaj, yani, petrol mteahhiti terrist ve (son zamanlarda) kana susam ayaktakm. Ayrca genel olarak kltr hayatnda (ya da Batl olmayanlar hakkndaki tantc bilgi, konumalar ve hatta dn82 elerde) slamiyet veya slamiyet'in herhangi bir unsuruna ilikin, anlayla ele alnan hemen hibir ey yoktu. ada Mslman yazarnn ismini vermeleri istenen hemen herkes, muhtemelen Halil Cibran' hatrlayabilecekti ki Cibran Mslman deildi. Uzmanlk sahalar slamiyet'i ve onun eitli kltrlerini kendi icatlar ve kltr birikimlerinin sonucu oluan ideolojik bir ereve iinde deerlendirdiler. Bu ereve duygu, gizlenilmeye allan nyarg ve hatta infial doluydu ve bu nedenle slamiyet'in "anlalmas", baarlmas ok g bir ey haline geldi. 1979'un baharnda Iran Devrimi zerine yaplan bir dizi psikolojik aratrma ve mlakattan anlaldna gre, ounluk, ihtilali bir halk hareketi olarak deerlendirmek yerine Amerika'nn malubiyeti (ok zel bir biimde dnldnde bu doruydu tabii) ya da iyinin kt karsnda yenilgisi olarak kabul ediyordu. slamiyet'e kar bu genel dmanl aklamakta V.S. Na-ipul'un oynad rol ilgintir. Newsweek International'da 18 Austos 1980'de yaymlanan bir mlakatta, Naipaul, slamiyet'le ilgili yeni bir kitabndan bahsediyor ve "muhafazakar slamiyet entelektel zl olmadndan, yklmaya mahkumdur" diye ekliyordu. Ne tr bir Mslman muhafazakarln dndnden ya da nasl bir entelektel zden sz ettiinden bahsetmedi. ran'a gnderme yapt kukusuzdu. Ancak mphem terimler kullanlm da olsa, kinci Dnya Sava sonras nc Dnya lkelerinde oluan antiemperyalist akmlardan bahsettiinden de phe yoktu. Naipaul nc Dnya'ya kar zellikle youn bir antipati gelitirmiti. Son iki romannda ('Guerillas' ve 'A Bend in the River') sorgulanan slamiyet'tir. Romanlar, yazarn liberal Batl okuyucular nezdinde popler olan, "nc Dnya'y ihtam etme" olaynn bir parasdrlar ve ayn kefe iinde mtalaa edilen birka, gln olacak kadar yoz hkmdar, Avrupa smrgeciliinin sonunu ve yerli top83 lum yaratma gayretlerini, Avrupa ve Asya'daki genel entelektel bolua rnek olarak sunarlar. Naipaul'a gre, ister zavall Bat Hint gerillalarnn Mslman soyadlar, ister Afrika kle ticaretinin kalntlar eklinde olsun, bu konuda slamiyet'in oynad rol ok nemlidir. Yazara ve okuyuculara gre. medeni, Batl ve aklc bir noktadan bakldnda, kiinin tasvip etmedii her eyi bnyesinde toplayan, her naslsa, slamiyet'tir.5

yle grnyor ki, "slamiyet" veya halen ran'da veya baka Mslman lkelerinde yrrlkte olan slamiyet, romanclarn, muhabirlerin, politika saptayclarn ve "uzmanlarn" elinde; kald srece, dini duygular, hakl amalar uruna gsterilen] abalar, insanolunun sradan zayflklar ve siyasal rekabetler gibi olgular birbirinden ayramayacamz gibi, erkeklerin, kadnlarn ve toplumlarn tarihleri "gerek" tarihler de olamayacaklar. Bu gruplarn sergiledii "slamiyet", Mslman dnya* snn eitli olgularn tek bir etiket altnda toplayarak, kt ni- ] yetli ve dncesiz bir varla indirgemektir. Bu durumda, inceleme ve anlama deil, "bize-kar-onlar" trnden ok kaba bir sonula karlamak doaldr. Birleik Devletler iin sanki] nemli olan, ranllarn veya dier Mslmanlarn, adaletten ne anladklar, bask altnda yaadklar dnemler hakknda ne dndkleri, kendi toplumlarn nasl deerlendirdikleri hakkndaki aklamalar deil de "slam Devrimi'nin" u anda ne yapt, komitelerin ka kiiyi idam ettii, Ayetullah'n slamiyet] uruna emrettii acayip zulmlerin saysn kaa ykseldiidir. Oysa bir Jonestovvn katliamn* veya Cincinnati'deki** Who j konserindeki tahripkar kitle cinnetini ve inhindi'deki ykm, \ Hristiyanlk, Batllk veya Amerikan kltryle zdeletiren
* Getiimiz yllarda, dini liderleri Jirn Jones'un ilei zerine topluca zehir mekj suretiyle intihar eden Amerikan kolonisi. (AA) * Who isimli pop mzik topluluunun, 1977'deCincinnali'de verdii konserde se-j yircilerin, mutluluktan galeyana gelmesi sonucu kan kargaa. (AA)

84 kimse yoktur. Bu tr zdeletirmeler "slamiyet" iin "sakl" tutulmutur. Siyasal, kltrel, sosyal ve hatta ekonomik olaylarn btnnn bylesine Pavloviyen* bir biimde, "slamiyet"le aklanmasnn nedeni ne olabilir? Bylesine srekli ve snrsz bir tepkiyi tahrik edebilmek iin "slamiyet'in nasl bir ey olmas gerekir? Batllarn, Sovyetler Birlii'nden ve nc Dnya'nn Mslman olmayan lkelerinden farkl olan unsurlar nelerdir? Bunlar kolay cevaplandrlabilecek sorular olmadklar gibi, ancak para para, ayrntl ve bol bol erh derek irdelenebilecek sorulardr. ok geni ve karmak gerekleri adlandrdklar iddia edilen etiketler kanlmaz olmakla beraber, kt diyebileceimiz kadar mphemdirler. stelik, "Bat" ve "Hristiyanlk" etiketleri de, en az "slamiyet" etiketi kadar kaba, ideolojik ve sorun ykldr. Ancak Mslmanlar slamiyet'ten, Hristiyanlar Hristiyanlk'tan, Batllar Bat'dan ve hepsi de birbirinden bu kadar kna edici ve kesin bir tavrla sz ettikleri srece, bu etiketlerden kurtulmamz kolay deildir. Ben bu etiketleri gz ard etmek yerine, bunlarn varolduunu ve nesnel bir snflandrma olmayp kltr tarihinin ayrlmaz bir paras olduklarn kabul etmenin ksa dnemde daha yararl olacana nanyorum. Bu blmn sonlarna doru, bunlardan "yorum evreleri" tarafndan ve yorum evreleri iin retilmi "yorumlar" olarak bahsedeceim. Bu nedenle "slamiyet", "Bat" ve hatta "Hrstiyanlk"n, en" az iki farkl ilevi olduunu ve her kullanlnda en az iki anlam dile getirdiini aklmzdan karmamalyz. yleki, birincisi bu szckler, "Humeyni bir Mslmandr" veya "Papa
* van Petrovich Pavlov (1849-1936): Nobe dl sahibi Sovyet fizyolojisli. davranlarn "artl refleks" sonucu olduunu iddia etti. Freud'un aksine, birbirlerini ayran farklarn karmaklna ramen, hayvan psikolojisinde olduu gibi insan psikolojisinde de tam nesnel ve bilimsel bilgi edinmenin mmkn olduunu sylyordu. Metinde kullanlan "Pavloviyen" szc "artlandrlm" anlamndadr.

85

II. Paul bir Hristiyandr" dediimiz zamanlarda olduu gibi, kimlik bildirirler. Byle cmleler, hibir ayrntya girmeden, bir eyin dierlerinden farkl olduunu belirtirler. Bu seviyede elmay armuttan (ya da Mslman Hristiyandan) sadece ayr meyva trleri olduklar, deiik aalarda yetitikleri vb. gibi kaba farkllklar ile ayrdedebiliriz. Etiketlerin ikinci ilevleri, ok daha karmak anlamlar retmektir. Bugn Bat'da slamiyet'ten bahsetmek, anlatageldiim pek ok tatsz eyler anlamna gelmektedir. Dahas, slamiyet'in kiinin birinci elden veya nesnel olarak bildii bir eyi ifade etmesi ihtimali de azdr. Bu etiketleri fkeyle veya iddiayla kullanan ka kii slam hukuku veya slam Dnyas'nda konuulan dilleri bilmek bir yana, Bat kltr mirasnn her unsurunu bilir? Kukusuz pek az. Yine, bilgisizlik insanlar slamiyet'i

veya Ba-t'y gvenle tiplemekten ya da ne konutuklarn iyi bildiklerine inanmaktan alkoymamaktadr. Bu nedenledir ki etiketleri ciddiye almak zorundayz. "Bat" hakknda konuan bir Mslmana veya "slamiyet" hakknda, konuan bir Amerikalya gre, bu devasa genellemelerin ardnda insanl yapan veya ykan koca bir tarih gizlidir. deolojik ve gl duygularla beli bu etiketler pek ok deneyime ramen ayakta kalabildikleri gibi, yeni olaylara, haberlere ve gereklere de adapte olabilmilerdir. Gnmzde "slamiyet" ve "Bat" kavramlan hemen her yerde yeni bir "aciliyet" kazanmtr. Bu arada hemen belirtmeliyiz ki, slamiyet'le kar karya getirilen, hemen her zaman iin "Hristiyanlk" deil, "Bat"dr. Niin? nk her ne kadar Bat'nn daha byk olduu ve en yaygn dini olan Hristiyanlk olayn at varsaylrsa da, eitli toplumlar, tarihleri ve dilleri bir yana, slam Dnyas hala din, ilkellik ve geri kalmlk amuruna saplanm olarak grlmektedir. Oysa, Bat moderndir, btn paralarndan byktr, elikileri kltre zenginlik getirir ve her zaman Bat kkenlidir. 86 slam Dnyas'na gelince, o sadece slamiyet'tir ve zaman zaman grnen elikilerine ve szde deneyimlerine ramen, esas itibariyle kemiklemi birka nitelikten oluur. fade etmeye altm hususun bir rneine, 14 Eyll 1980 tarihli New York Times gazetesinin, pazar gnleri yaymlad 'News of the Week in Review" (haftann haberlerine bak) blmne rastlyoruz. Bahis konusu metin, gazetenin yetenekli Beyrut muhabiri John Kifner tarafndan kaleme alnmt ve' Sovyetler Birlii'nin Mslman dnyasna ne dereceye kadar szd konusunu iliyordu. Kifner'in ne dnd yazsnn balndan yeterince belli oluyor: "Marks ve Cami Her Zamankinden Daha da Az Uyumlu"; ancak zerinde durulmas gereken nokta, Kifner'in slamiyet'i, konu farkl olmu olsayd asla kabul edilemeyecek bir ekilde, bir soyutlama ile tmyle somut ve devasa bir gerei birbirine dolaysz ve kaytsz artsz olarak balamak iin kullanmasdr. Dier btn dinlerden farkl olarak, slamiyet'in kilise ile devlet veya din ile gnlk hayat arasnda ayrm yapmayan, topyekn bir din olduunu kabul etsek bile, aadaki trden beyanlarda kendine zg -belki de belirli bir niyete iaret eden- bir bilgisizlik ve bilgilendirmesizlik yatmaktadr: "Moskova'nn etkisinin azalmasnn nedeni hayret edecek kadar basittir: Marks ve cami kabilitelif deildir. (Yani, Marks'la kilisenin ya da Marks'la tapnan daha kabilitelif olduunu mu varsayacaz?) Reformasyondan bu yana, dinin tarihi ve entelektel geliimlerindeki roln azaltan Batl kafasnn (esas meselenin bu olduu aka bellidir), slamiyet'in nerettii gc kavramas kolay deildir. Oysa, slamiyet asrlar boyu bu blgenin hayatnn merkezi gc olagelmitir ve hi deilse imdilik bu g yeniden artyor gibidir. 'islamiyet'te din ve kilise ayrm yoktur. Sadece iman deil, 87 davranlar da ieren, gnlk hayat dzenleyen kurallar vej kafirlerle savamay veya onlar dntrmeyi meini bir ura edinen topyekn bir sistemdir. ok dindar olanlara, zellikl ulemaya, imamlara ve ayn zamanda kitlelere gre (yani, herkes, dahil) insan sadece dnyevi vasflaryla tanmlayan Marksizm] sadece yabanc deil, ayn zamanda da dinsizliktir." Kifner, tarihi ve ufak tefek de olsa baz ilgin olgular, rnein, Marksizm'le slamiyet arasndaki bir dizi paralellii (Maxi-, me Rodinson'un getiimiz yllarda Marksizm'in slam toplumlarnda bir takm ilerlemeler kaydetmesinin nedenlerini irdele- ' yen kitabnda anlatt gibi)4 yok varsaymakla kalmyor; iddiasn, sade, yeknesak ve topyekuncu slamiyet'ten ok daha deiken ve tanmlanmas g Bat ile yine bu slamiyet kavram arasnda kurduu gizil bir balantya dayandrmaktan da ekinmiyor. lgin olan, Kifner'in bu sylediklerini yanlma veya samalama korkusu olmadan syleyebilmesidr. slamiyet'e-kar-Bat temas, olaanst verimli bir dizi varyasyonun temelidir ve Avrupa 'ya-karsIamiyet, Amerika'ya-kar-slamiyet tezlerini de ierir5. Ancak Bat'nn slamiyet'e ilikin deneyimlerinin rol ok nemlidir ve Amerika ile Avrupa'nn slamiyet bilinci birbirinden ok farkldr. rnein, ok yakn zamanlara kadar Fransa ve ngiltere byk Mslman imparatorluklarnn sahipleriydiler ve her iki lkede de, ksmen italya ve Hollanda'da olduu gibi, slam Dnyas ile yz yze temas etmi olmann getirdii bir gelenek vardr." Bu durum, Avrupallarn oryantalizm zerindeki sekin akademik almalarna da yansmtr ki, oryantalizm almalar smrgeleri olan veya sahip olmak isteyen (Almanya, spanya ve devrim ncesi Rusyas) veya

Mslman topraklarna hem hudut olan veya bir zamanlar kendileri Mslman olan devletlerde bu almalar eskiden beri sregelmektedir. Bugn, Sovyetler Birlii'nde yaayan Mslman nfus, 50 milyon civarndadr ve 1979'un son gnlerinde Mslman Afganistan askeri igal altna alnmtr. Bugn, hi olmad kadar ok Amerikal slamiyet'le ilgili olarak yazyor, dnyor veya konuuyor olmasna ramen, Amerika'nn bunlarla kyaslanabilecek hibir deneyimi yoktur. Amerika'nn smrge gemii veya slamiyet'le uzun sreli kltrel alverii olmam olmas, gnmzdeki tutkusunu daha garip, daha soyut ve daha "ikinci el" klmaktadr. Greli olarak, pek az Amerikalnn gerek Mslmanlarla ilikisi olmutur. Mukayese ile, Fransa'nn saysal olarak, ikinci dini slamiyet'tir. Bu, slamiyet'in orada daha popler olduu anlamna gelmemekle birlikte daha iyi bilindii anlamna geldii muhakkaktr. Modern Avrupa'daki slamiyet'e ilikin ilgi patlamas, "Oryantal Rnesans" diye bilinen, 18. yy'n sonlar ile 19. yy'n balar arasndaki srete, Fransz ve ngiliz bilim adamlarnn "ark", yani, Hindistan, in, Japonya, Msr, Mezopotamya ve Kutsal Topraklar kefetmesiyle meydana gelmitir. slamiyet, ark'n gizemini, farklln, yozluunu ve gizli glerini iyi-siyle ktsyle paylaan, "bir paras" olarak grlmtr. slamiyet'in daha nceleri asrlar boyunca Avrupa'y tehdit eden askeri bir g olduu dorudur. Ortaada ve Rnesans'n balangcnda slamiyet'i ve peygamberi Muhammed'i yzyllar boyunca en st dzeyden bir irtidat (din deitirme) olay olarak kabul edegelen Hristiyan dnrlerine bir problem tekil ettii de dorudur. Fakat pek ok Avrupal'ya gre, slamiyet hi deilse bir dini-kltrel tehditti ve bu tehdit, Avrupa emperyalizmini slam topraklar zerinde kendi messeselerini yerletirmekten alkoymad. Ve Avrupal ile slamiyet arasnda ne kadar dmanlk olursa olsun, ayn zamanda direkt iliki vard. airler, yazarlar ve Goethe, Gerard de Nerval, Richard Burton, Flaubert ve Louis Massignon gibi dnrler nezdinde olaya kar bir merak ve terbiyeli yaklam sz konusuydu. Yine de, bunlara ve benzerlerine ramen, Avrupa hibir za89 man slamiyet'e kollarn amad. slamiyet Hegel'den Speng-ler'e kadar, byk filozoflarn ounluunda, heyecan uyandrmad. Tarafsz olduu kadar vazh "slamiyet ve Felsefe Tarihi" adl eserinde Albert Hourani, slamiyet'in bir iman sistemi olarak aalanmasndaki hayret verici sreklilii tartmaktadr7. Arada srada br tasavvuf yazarna veya azizine duyulan ilgi dnda, Avrupa'nn "Dou irfan"na gsterdii itibar Mslman airleri veya bilgelerine kadar uzatt pek nadirdir. Gnmzn eitimli Avrupallarnn bildii Mslmanlarn listesi mer Hayyam, Harun Reit, Sinbad, Alaattin, Hac Baba, ehrazad ve Selahattin'den teye gitmez. Cariyle* dahi peygamber'i daha ok kabul grr bir konuma getirmeyi baaramamt. Hz. Muhammed'in telkin ettii inanca gelince, bu da Avrupallara Hristiyanlk nokta-i nazarndan kabul edilemez ve yine ayn nedenden tr ilgilenmeye demez grnd. 18. yy'n sonlarna doru Asya ve Afrika milliyetilii giderek artan bir hzla uyannca, Mslman smrgelerin Avrupa'nn vesayeti altnda kalmak zere yaratldklar inanc hemen herkes tarafndan paylalyordu. Bu "vesayet gereklilii" inancnn kayna, smrgelerin geri kalmlklar nedeniyle Bat disiplinine ihtiya duyuyor olmalar kadar, "karl" olmalaryd da.8 Bu bir yana, Mslman dnyasna sk sk ynetilen saldrgan ve rk tavrlara ramen, Avrupallar slamiyet'in onlar iin tad anlam olduka enerjik bir biimde ifade etmekten geri durmamlardr. Bunun sonucu olarak, (slam bilim, sanat, edebiyat, mzik ve makaleleri) Avrupa kltrn 18. asrdan gnmze kadar bir batan bir baa sarmtr. Amerika'nn slamiyet'e ilikin deneyiminde bu somut alveriin pek azna rastlarz. 19. yy'da, Amerika'nn slamiyet'le
*Thomas Cariyle (1795-1891): ngiliz tarihi, biyografi yazan ve eletirmen. Lut-her, Dante, Burns, Shakespeare, Napolyon ve Hz. Muhammed'in biyografilerini yazd. (AA)

90
temas ok kstlyd. lk akla gelenler Mark Twain ve Herman Menville gibi seyyahlarla, tek tk misyonerler ya da ksa mrl Kuzey Afrika harekatlardr. Kltrel adan ikinci Dnya Sa-va'ndan nce Amerika'da slamiyet'in belirgin bir yeri yoktu. Akademik uzmanlar slamiyet zerindeki almalarn oryantalizm'in aaal sahne klar altnda ya da yksek tirajl gazetelerin sayfalarnda deil, ilahiyat fakltelerinin sessiz kelerinde yapyorlard. Yaklak yzyl sreyle, Mslman lkelerdeki Amerikan misyoner aileleri, dileri yetkilileri ve petrol irketlerinin alanlar zaman zaman zellikle ehirli bir anti-semitik slam-severlik "barndrdklar" iin "Arap" olmakla sulanmalarna ve hasmhane szler duymalarna ramen, ok yakn iliki iinde bulunan farkl

organizmalarn birliktelikleri gibi sakin ve fakat byleyici bir yaam srdrdler. Dier taraftan. Birleik Devletler'de slamiyet zerine isim yapm retim yelerinin hepsi yabanc doumludur: Princeton niversite-si'nden Lbnanl Philip Hitti, Chicago ve ULA'dan Avusturyal Gustave von Grunebaum, Harvard'dan ngiliz H.A.R. Gibb, Columbia'dan Alman Joseph Schacht. Yine de bu uzmanlar Fransa'da Jacques Berque'le ngiltere'de Allbert Hourani'nin elde ettii kltrel itibara mazhar olamamlardr. Hitti, Gibb, von Grunebaum ve Schacht sahneden ekildiler. Berque ve Hourani gibi bilim adamlarnn yerine bakalarnn yetimesi de uzak ihtimal. Bugn ne onlarn kltr zenginliine, ne de konular zerindeki hakimiyetlerine yaklaan var. Gnmz Batl akademisyenleri 10. yy. Badat'nn hukuk okulllar-n ya da 19. yy. Fas'nn kentleme biimini biliyorlar fakat hibir zaman (veya hemen hemen hibir zaman) slam medeniyetinin tmn-edebiyat, hukuk, siyaset, sosyoloji vb.- kapsayan bir bilgiye sahip deiller. Ne var ki, bu bilgisizlik, uzmanlar, zaman zaman da olsa, "Mslman kararll" ya da "iilerin e-hadet tutkusu" gibi genellemeler yapmaktan alkoymamtr. 91 Ancak bu ifadeler, onlar talep eden yayn organlarnn sayfalarna mnhasr kalmlardr. Daha da nemlisi, slamiyet'le ilgili ak oturumlar, konumaclar uzman olsun olmasn hemen her zaman siyasal krizler dnemlerinde ortaya karlar. slam kltr ile ilgili bilgi veren yazlar, rnein New York Revievv of Bo-oks ya da Harper's gibi yaynlarda hemen hi grnmez. "slamiyet'in zerinde konuulmaya deer bulunduu tek zaman Suudi Arabistan'n istikrar veya ran'n durumu sz konusu olduu zamandr. Dolaysyla, slamiyet'in, ou Amerikal'nn, hatta retim yelerinin ve Latin Amerika veya Avrupa hakknda adamakll bilgi sahibi entelektellerin bilincinde yer almaya balamasnn, gazetecilik asndan habere deer petrol, ran, Afganistan veya terr olaylaryla balantl olduunu gznnde bulundurmamz gerekir.9 1979'un ortalarna gelindiinde, btn bu olaylar artk "slam Devrimi" veya "kriz hilali" veya "huzursuzluk kavisi" veya "slamiyet'in dn" diye adlandrlyordu- Olay zellikle iyi vurgulayan bir rnee Atlantik Konseyi'nin Ortadou zel alma Grubu'nda (grupta Brent Scovvcroft, George Ball, Richard Helms, Lyman Lemnitzer, Walter Levy, Eugene Ros-tow, Kermit Roosevelt ve Joseph Sisco da vard)* rastlyoruz. Grubun 1979 sonbaharnda yaymlad raporun ad "Petrol ve Huzursuzluk: Ortadou'daki Bat Tercihleri" adn tayordu.10 16 Nisan 1979'da, Time dergisi ana konusunu slamiyet'e tahsis ettiinde, kapak resmi Gerome'un bir yalboya tablosuydu ve minareden mminleri namaza aran sakall bir mezzini gsteriyordu. Abartlm sslemeleriyle tablo 19. yy. oryantalist sa B. Scowcrofu Hava subay. 1977-80 aras ABD Bakan'na danmanlk yapmtr. G. Ball: nemli grevlerde bulunmu ABD'li devlet adam. R. Helms: Nison dneminin CIA Bakan, Daha sonra Tahran'da elilik yapmtr. E. Rosto*: ABD'li Yahudi asll sosyal bilimci. J. Sisco: Kissingcr'in yardmcs

92
natnn tipik bir rneiydi. Ne var ki, bu huzurlu sahnenin zerine atlan bantta, hi ilgisiz bir balk yer alyordu: "Militan Uyan". slamiyet konusunda Avrupa ile Amerika arasndaki fark bundan daha iyi gsteren bir rnek olmal. Avrupa kltrnn bir paras olarak, her zaman yaplan sakin ve dekoratif bir resim iki kelimeyle. Amerikan saplantsna dntrlmt. Ama herhalde abartyorum, yle mi? Time'n kapak konusu ettii slamiyet yazs, okurlarna olduunu varsayd sansasyon merakn tatmin etmek zere adiletirilmi bir metinden baka ne olabilirdi? Bunun dnda ciddi bir amac olduu dnlebilir miydi? Siyasi veya kltrel z olan nemli sorunlarla basnn ne yapt ne zamandan beri nemseniyordu? Zaten, slamiyet bizzat kendi kendisini dnya gndemine getirmemi miydi? Kald ki, slamiyet uzmanlar da nerelerdeydiler, basn onlarn katklarna ak deil miydi? Eer katkda bulunmular-sa, o zaman basnn aktard slamiyet haberleri arasnda nasl olup da kaybolmulard? nce birka basit aklama gerekir. Yukarda sylediim gibi, Amerika'da hibir zaman geni bir okur kitlesine hitab eden slamiyet uzman olmad. Dahas, Marshall Hodgson'un lmnden sonra 1975'de yaynlanan "slamiyet'in Cesur Yolculuu" dnda, slamiyet bir btn olarak kitlelerin istifadesine sunulmad.11 Uzmanlar ya o kadar ok ihtisaslydlar ki, ancak ok kstl saydaki meslektalar iin yazyorlard, ya da Japonya, Bat Avrupa veya Hindistan hakkndaki kitaplar okuyan okur kitlesine hitap edecek kadar sekin deillerdi. Ancak, bu tr ilerde bir madalyonun teki yz vardr. Amerika'da, rnein Fransa'nn Berque* veya Rodinson'u gibi, oryantalist evrelerin dnda da iyi tannan tek bir Amerikal oryantalistin adn veremediimiz ne kadar doruysa, oryantalizm almalarnn Amerikan niversitelerinde tevik
* Jacques Beque: 1910 Cezayir doumlu Fransz toplumbilimci ve oryantalist.

93
grmedii de bir o kadar dorudur. Dahas, slamiyet aratrmalarn, kamuoyu nezdinde itibar grmesini salayacak ekilde destekleyecek nl ve hatrl ahsiyetler de yoktur.13 Gnmzde Rebecca West, Freya Stark, T. E. Lawrence, Wilfred Thesi-ger, Gertrude Bell, P. H. Newby ya da yakn zamanlarn Jonat-han Raban'na tekabl eden Amerikallar kimlerdir? En iyimser tahminle, Miles Copeland ya da Kermit Roose-velt gibi eski CIA'clar ve ok ender olarak kltrel bir sekinlii olan yazarlar veya dnrler. slamiyet'in uzman grlerinden mahrum kalmasnn bir ikinci nedeni, 1970'lerde, slam Dnyas "haber" niteliine b-rndnde, uzmanlarn orada olup bitenlerden haberleri olmamasyd. Oysa, petrol reten Krfez lkelerinin birden bire ok glym gibi grnmeleri, Lbnan'daki olaanst kinci ve asla bitmeyecekmi gibi grnen i sava, Etiyopya ve Somali'nin uzatmal sava, aniden nem kazanan ve 1975'de hi beklenmedik ekilde durulan Krt sorunu, ran'n hkmdarn devirmesi ve tamamen srpriz nitelii tayan devasa bir Mslman ihtilalinin balamas, Afganistan'n 1978'de Marksist bir cunta tarafndan ele geirilmesi ve 1979'da Sovyetler tarafndan igali, Cezayir'le Fas'n Gney Sahra zerindeki uzatmal ekimesi, Pakistan'da bir bakann idam edilmi ve yerine baka br askeri diktatrln kurulmu olmas ok ciddi boyutlar olan olgulard. Bunlara ek baka eyler de -rnein ran-Irak sava gibi- vard ama imdilik bunlarla yetinelim. Bu olaylarn ancak birka tanesinin uzmanlar tarafndan aydnlatlabileceini sylersek hakszlk etmi olmayz diye dnyorum; nk uzmanlar bu olaylar tahmin edemedikleri gibi, okuyucularn da muhtemel oluumlara kar hazrlamamlard; yle ki, onlarn yazdklar ile dnyann bu ok uzak blgesinde yer alan ve basnda her gn izledikleri karmak ve tehditkar patlamalarn hibir ilikisi yokmu gibiydi.

94
Aklc bir biimde tartlmasna daha yeni yeni balanan esas mesele ite budur. Uzmanlk alan 17. yy. ncesi slamiyet olan akademisyenler, esas itibariyle antikite ile urayorlard ve baka dallardaki uzmanlar gibi, onlarn almalar da kompart-manlara blnmt. slam tarihinin ada sorunlar ile sorumlu bir ekilde ilgilenmeyi ne istediler ne de denediler. almalar ya "klasik" slam dncesine, yani, slam yaamnn deimedii varsaylan unsurlarna, ya da ok eski dilbilim sorunlarna mnhasr kald. Her halkarda, ada slam Dnyas'n anlamakta ie yaramyordu ve ada slam Dnyas her trl niyete ve amaca karn ilk alarn -yani 7. yy.'dan 9. yy.'a kadar -slamiyet'ine ilikin sylentilerden ok farkl bir yolda geliiyordu. Uzmanlk alanlar ada slamiyet olanlaryani, slam Dnyas'nn onsekizinci yzyldan bu yana gelien toplumlar, halklar ve messeseleriyle uraanlar- almalarn nceden kabul edilmi bir ereve iinde ve slam Dnyas'ndan kaynaklanmayan dnceler uyarnca gerekletiriyorlard. Bu olgunun getirdii karmaa ve danklk ne kadar anlatlrsa anlatlsn abartlamaz. Oxford'da veya Boston'da oturan bilim adamnn yazlarn ve aratrmalarn ncelikle inceleme konusunu Mslmanlarn deil kendi akranlarnn standartlarn, gelenekleri veya beklentilerini gzeterek ele ald yadsnamaz. Bu herkese bilinen bir ey olmakla beraber yine de stnde durulmas gereken bir olgudur. niversitelerdeki, modern slamiyet almalar genel olarak blge ayrmlar iinde yer alr: Bat Avrupa, Sovyetler Birlii, Gneydou Asya vb. gibi. Bu nedenle, d politikay oluturan mekanizmalara baldrlar. Bireysel aratrmacnn seim yapma ans yoktur. rnein, Prin-ceton niversitesi'nde, Afganistan'n ada din okullar zerinde alan birisinin ncelemelerinin, zellikle byle bir zamanda, "d politika" unsurlar tamas kanlmazdr. ncelemesi, ister istemez, hkmet, irket ya da d-politika dernekle95 rinin ana ekilecek, aratrma fonlar etkilenecek, temas edilen kiiler farkllaacak ve genel olarak baz dller ve ibirlii nerileri gelecektir. Bilim adam, yava yava bir "blge uzman' hviyetine brnecektir. lgi alanlar direkt olarak politika olan bilim adamlarnn (siyasal bilimciler bata olmak zere, yakn tarih uzmanlar, ekonomistler, sosyologlar, antropologlar) karlatklar sorunk tehlike deilse bile ciddi sorunlardr. rnein, kiinin akademik hviyeti ile hkmetin talepleri nasl badatrlacaktr? ran konunun en iyi rneidir. ah dneminde, Iranologlar'a, Pehlevi Vakf ve dier baz Amerikan kurumlar aratrma fonlar salyordu. Bu fonlar, aratrmalarn halihazrdaki dzeni yani, askeri ve iktisadi bakmdan Amerika'ya bal Pehlevi ynetimini temel olarak yrtenler arasnda pay ediliyordu ve bu nedenle lkenin o an iinde bulunduu dzen, ran ile ilgili aratrmalar yapan

renciler iin bir rnek tekil etti. Daha sonralar Amerikan Kongresi'nin stihbarat Komitesi yelerinden biri, Amerika'nn ah rejimi deerlendirmesi kendi gtt politikann tesiri altnda kald diyecekti, "direkt olarak deil, fakat istenilmeyen haberlerin yaylmasn neleyerek... d politikalar tayin. edenler ah'n otoritesinin sonuna kadar srp sremeyeceini sormuyorlard, politikalar bu varsaym zerine kurulmutu"1'. Buna kar. ah rejimini ciddiyetle deerlendiren ve yaygn muhalefetin kaynaklarn aratran aratrmalarn says ancak bir avucu dolduracak kadard. Benim bildiim kadaryla, sadece bir tek bilim adam, Berkeley niversitesi'nden Hamid Algar,* ranllarn dini duygularnn ada siyasal gcn doru tahmin etmiti ve sadece Algar, Ayetullah Humeyni'nin rejimi ykabileceini syleyecek kadar leri gidebilmiti. Aralarnda Ric-hard Cottam ve Ervand Abrahamian**da olan dier bilim adam- |
* Hamid Algar: ngiliz asll Amerikal Mslman bilim adam. ** Ervand Abrahamian: Ermeni asll ABP'li sosyal bilimci.

lar da yazlarn dzenden etkilenmeden kaleme almlard ama gerekten ok kk bir gruptular.11 (Dier taraftan, ah'n ayakta kalmasna gnlleri raz olmayan baz Avrupal solcu bilim adamlarnn da ran muhalefetinin dini kaynaklarn kefetmekte pek baarl olmadklarn sylememiz gerekir.)1* ran' bir yana braksak bile, baka alanlarada da bir bu kadar nemli pek ok entelektel baarszlk rneine rastlyoruz. Bunlarn hepsi de, hkmet politikalarnn ve klielerin dikte ettii bilgilere, eletirme gerei duymadan dayanmalarndan ileri gelmektedir. Burada, Lbnan ve Filistin olaylar ok reticidir. Lbnan'n, yllar yl, bir oulcu-mozaik kltr modeli olduu varsayld. Ancak Lbnan' incelerken kullanlan model ylesine kemikletirilmi ve duraand ki, kacak i savan 1975'ten en az 1980'e kadar) dehet ve iddetini iaret edebilecek hibir emare yoktu. Uzman gzler, gemiin Lbnan "dengesi" imajlarndan baka bir ey gremiyor gibiydiler. Bu imajlar ise geleneksel liderler, sekinler, partiler, ulusal kiilik ve zerinde incelemeler yaplan baarl adalamayd. Lbnan hkmetinin sallantda olduunun sylendii veya ne kadar "sivil" olduunun tartld dnemlerde bile, sorunlarn ba edilebilir sorunlar olduu ve patlama noktasndan ok uzak bulunulduu herkes tarafndan varsaylyordu.'6 Altml yllarda, Lbnan'n istikrar iinde olduunun kabul edilmesinin nedeni, bir uzmana gre, Araplar aras dengenin salam olma-sndand.17 Bu denklem bozulmad srece, Lbnan gvencedeydi. Araplar aras durumun dengede, fakat Lbnan'n denge d olabilecei bir an iin bile dnlmemiti; nk bu fikir birlii ykl alandaki pek ok konu gibi, geleneksel "idrak" Lbnan'a sonsuz bir "oulculuk" ve ahenk yaktrmt. lkenin i kaynamalar ve Arap komularnn memnuniyetsizlii nemli deildi. Dolaysyla, Lbnan'da meydana gelebilecek herhangi bir sorun mutlaka komu Arap devletlerden birinden

97
kaynaklanacakt, asla Amerika ve srail'den deil. nk bu iki lkenin de Lbnan'a ilikin belirlenmi ama hi incelenmemi tasarlar vard.13 Dahas, Lbnan adalama efsanesini de yklenmiti. Bugn, bu klasik devekuu hikmetini okurken, daha 1973'te i savan fiilen balam olduu bir zamanda, byle bir masaln nasl gelitirebildiine hayret etmemek mmkn deildir. Bize sylenen, Lbnan'n ihtilal kabilinden bir deiiklie urayabilecei, ancak bunun ok uzak bir ihtimal olduuydu. "Sregelen dzen iinde, halka mal olan adalama" (Arap yakn tarihinin en kanl i sava olacak bir sava iin ne kadar talihsiz bir benzetme) daha yakn ihtimaldi." Sekin bir antropolog baka trl ifade ediyordu: "Lbnan'n kk sevimli mozaii olduu gibi duruyor. Gerekten de... Lbnan dnya kurulduundan bu yana yaayan farkllklar ihtiva etmekte en baarl lke olmaya devam ediyor."20 Hasl, Lbnan'da olduu gibi baka yerlerde de, uzmanlar smrge gemii olan devletlerde gerekten nemli olan unsurlarn "denge" bal altnda toparlanverecek eyler olmadn anlamadlar. Lbnan'da, lkeyi bylesine vahi bir ekilde paralayan sosyal yer deitirmeler, tehcir, gizli sadakatler, ideolojik cereyanlar21 gibi tahripkar olabilecek kadar cevval glerle ilgili bilgi toplamadklar gibi bu gleri her zaman kmsediler. Ayn ekilde, yllar yl, Filistinlileri Yakndou'da arl olabilecek siyasal bir g olarak deil, bir yerlere yeniden yerletirilebilir gmenler olarak grme eilimi vard. 1970'lerin ortalarna gelindiinde, Filistinliler Amerikan d politikasnn en nemli sorunlarndan bri olarak kabul edildikleri halde, daha hala, nemleriyle uyuabilecek akademik ve entelektel ilgiye mazhar olamamlard." Tersine, onlar Amerika'nn srail ve Msr politikasnn ekleri olarak grmek ve Lbnan patlamasn-daki rollerini kelimenin tam

anlamyla grmemezlikten gelmek eilimi devam ediyordu. Bu politikann aksini iddia eden arlkl bir "bilimsel" ya da uzman muhalefet olumad. 98 Sonu, zellikle ran-Irak savann istihbaratlar hazrlksz yakalad ve her iki lkenin askeri gc hakknda ok yanl tahminlerin yapld bu gnlerde, Amerika'nn ulusal karlar asndan tam anlamyla bir hezimet olabilecek niteliktedir. Btn bunlara, bilim adamlarnn isteksizlik ve uysallklarn, hkmetin karlarn netletirmemesini ve slamiyet ile ilgili yazan pek ok uzmann bilmeleri gerekli dilleri bilmedikleri iin,basna veya dier Batl yazarlara gvendiklerini ekleyin. htilal ncesi ran hakkndaki yanlglarnda basnn dt tuzak resmi ya da geleneksel imajlara gvenmek zorunda olmalaryd. Sekinler, adalama programlar, askerlerin rol, ortalkta grnen liderler, jeopolitik strateji (Amerika'nnki), komnist szmalar gibi ayn eyleri tekrar tekrar incelemekte srar ediyorlard." Bu tr eyler zamannda Birleik Devletler halkna ilgin grnebilirdi, ancak nemli olan btn bunlarn ran'da birka ay iinde ihtilal tarafndan silinip sprlm olmasyd. Btn bir saray kt, milyarlarca dolar aktlan ordu dald, sekinler diye adlandrlanlar ya kayboldular ya da yeni duruma ayak uydurdular fakat iddia edildii gibi ran'n siyasal davrann belirleyenlerin onlar olmad her halkarda ortaya kt. "78 buhranmn tahmin ettii iin itibar gren Texas niversi-tesi'nden James Bili bile, Amerikan d politika yapmclarna "ah'... sistemi amaya" tevik etmelerini neriyordu." Yani, szde muhalif bir uzman sesi bile, daha konutuu anda kelimenin tam manasyla milyonlarca insann, yakn tarihin en byk ayaklanmas ile kar kt bir rejimin srekliliini salamaya adanmt. Bununla beraber Bili, Birleik Devletler'in ran'a ilikin cehaletine dikkat ekti. Haber kapsam yetersiz, resmi bilgiler Pehlevilerin istekleri dorultusunda dzenleniyor, Birleik Devletler ran' yakndan tanmak veya muhalefetle iliki kurmak iin gayret gstermiyor demekte haklyd. Ancak Bili bu baarszlklarn gemite olduu gibi bugn de, slam ve 99 ilerde greceimiz zere nc Dnya lkelerine kar Amerika ve Avrupa'da yaygn olan tutumun belirtileri olduunu sylemedii gibi, ran'la ilgili gzlemlerini slam Dnyas'nn dier lkelerine temil etmi de deildir. Temel bir sorun olan yntem sorununa ciddi bir ekilde yaklalmamtr. Yani, sla-| miyet ve slamiyet'in dirilii hakknda konumann yarar (eer varsa) nedir? kincisi,hkmet politikas ile bilimsel aratrma- larn ilikisi ne olmaldr? Uzmanlar politikann zerinde mi yoksa hkmetlerin siyasal ekleri olarak m yer alacaklardr? 1979 ylnda, ran krizi srasnda, Brown niversitesi'nden Bili ve William Beeman, Birleik Devletler'in hezimetinin temel nedeninin slam Dnyas'n renmek iin ok pahal bir eitimden geen uzmanlara danmam olmasndan kaynaklandn ayr ayr zamanlarda beyan ettiler." Ancak Bili ve Beeman'n aratrmad bir dier ihtimal, bilim adamlarnn bir taraftan byle bir rol oynamak isterken dier taraftan da bilim ve entelekteller nezdinde mulak ve dolaysyla gvenilmez klm olmas ihtimalidir.36 Ayrca bamsz bir entelektelin (ki akademisyen demek bu demektir), hem devlet memuru olmasna hem de bamszln korumasna imkan var mdr? Ak siyasal partizanlkla salam bir nfuz-u nazar arasndaki balant nedir? Biri dierinin olumasna mani midir, yoksa bu sadece bazen mi byle olur? Memlekette slamiyet zerinde alan bilm adam kadrosu, saylar az da olsa, neden daha ok sz sahibi olamazlar? Birleik Devletler'in talimata en ok ihtiya duyduu bir dnemde, bu neden byle oldu? Bu sorularn hepsi, ancak Bat ve slam Dnyas arasndaki ilikileri eskiden beri ynlendiren gerek ve ounlukla siyasal ereve iinde cevaplandrlabilir. imdi bu ereveye bakalm ve orada uzmana tahsis edilen roln ne olduunu grelim. Ben Avrupa ve Amerikan tarihinde slamiyet'in hiddet, n100

yarg ve siyasal karlarn oluturduu bir ereve dnda genel olarak irdelendii ve zerinde dnld bir dneme rastlamadm. Bu artc bir keif gibi gelmeyebilir; fakat bu sylediim 19. yy.'dan bu yana kendilerini kolektif olarak oryantalizm diye adlandran veya Dou ile sistematik bir ekilde ilgilenen dnsel veya bilimsel uralarn btnn iermektedir. slamiyet hakknda ilk beyanat verenlerden, Peter teh Venerable ve Barthelemy d'Hermelot'un fanatik Hristiyan polemikileri olduklar malumdur. Fakat Avrupa ve Bat'nn ada bilimsel devre gemesi ve kendisini batl inanlardan ve cehaletten kurtarmas srasnda, bu gelimelerden oryantalizm biliminin

de nasibini alm olmas gerektii aratrlmadan kabul edilmi bir varsaymdr. Peki, o halde, Hamilton Gibb, Silvestre de Sacy, Edward Lane, Louis Massignon ve Ernest Renan'n objektif bilim adamlar olduklar doru deil miydi? 20. yy.'da sosyoloji, antropoloji, dilbilim ve tarihte grdmz her trl aamalar izleyen Harvard, Princeton, Chicago gibi niversitelerde Ortadou ve slamiyet dersleri veren Amerikal bilim adamlar nyargsz ve bamsz aratrmalar yapmyorlar myd? Cevap: hayr. Bunun nedeni oryantalizmin dier sosyal veya beeri bilimlerden daha ok saptrlm olmas deil, onun da en az dier uralar kadar ideolojik ve kirletilmi olmasdr. Aralarndaki temel fark, oryantalist bilim adamlarnn uzman konumlarn, slamiyet'e ilikin gerek duygularn inkar etmek hatta saklamak iin, "nesnelliklerini" ve "bilimsel tarafszlklarn" ortaya koymak amac gden otoriter bir dil kullanmalardr. Meselelerden birisi budur. Bir dieri, oryantalizmin farkedil-meyen dier nitelii, yani slamiyet'i tarih boyunca belli bir kiilik iinde grm olmasdr. yle ki, modern ada, ne zaman Occdent ile Occident'in kendi yaratt "Orient" arasnda ciddi bir siyasal gerilim olsa, Bat direkt atmaya girmektense, bilimin serinkanl, greli tarafsz avadanlna ve yan nesnel ak101 lamalarna snmak eilimi gstermitir. Bu yolla, slamiyet daha bir somutlatrlr, tehdidin "gerek yz" ortaya karlr ve zmni bir kar hareket nerilir. Dolaysyla, ok farkl koullarda yaayan pek ok Mslman, "bilim"i iddet hareketleri gibi saldrganln bir tr olarak grrler. Tezimi aklamaya birbirlerine alacak kadar benzeyen iki rnek yardmc olacaktr. imdi, geriye 19. yy.'a baktmzda, Fransa ve ingiltere'nin Mslman Dou'nun baz paralarn gal etmeye giritiklerinde, Dou'yu anlamak ve nitelendirmek iin kullanlan bilimsel aralarn dikkate deer bir teknik yeni- ] leme ve gelime dnemi geirdiini gryoruz." 1830'da Fransa'nn Cezayir igalini izleyen yirmi yl kadar bir sre iinde, ] Fransz bilim adamlar Dou aratrmalarn antik bir ura olmaktan karp aklc bir bilim dal haline getirdiler. Ancak bu arada Napolyon'un 1789 Msr seferinin yer aldn ve Napol-yon'un bu sefere hazrlanrken giriimini daha verimli klmak iin bir grup ayrcalkl bilim adamn nne katp beraberinde gtrdn de unutmamalyz. Benim belirtmeye altm nokta, Napolyon'un ksa mrl Msr igalinin bir dnemin so- ] nu olduudur. Yeni dnem, Silvestre de Sacy liderliinde Dou aratrmalar yapan Fransz kurumlarnn Fransa'y oryantalizmde dnya liderliine getirdii uzun yllardr. Bu dnem Fransz ordularnn 1831'de Cezayir'i igal etmesinden az sonra doruk noktasna ulamt. Bu olaylarn arasnda bir neden-sonu ilikisi olduunu ima etmek gibi bir niyetim yok. Bilimsel aratrmalarn eninde sonunda iddet ve strap getirecei yolundaki anti-entelektel gr de benimsiyor deilim. Btn sylemek istediim, imparatorluklarn bir gecede kurulmad ve modern alarda irticalen ynetilmedikleridir. Eer bilgi birikimlerindeki art, inceledikleri malzemeye tepeden bakan bilim adamlar tarafndan insanolunun gemiinin yeniden tanmlanmasn ve yeniden ina
102

edilmesini getirirse, ayn geliimin politikaclarn sz sahibi olduklar sahalarda da grlebileceini dnmek mnabetsizlik olmasa gerekir. Yani, politikaclar dnyada yeni "ulusal" karlar kefedecekleri "daha ilkel" blgeler bulabilir ve sonralar onlarn ilkellikleri nedeniyle "ok yakndan" izlenmeleri gerektiine karar verebilirler.'8 Ben kendi adma, eer Edward William Lane ve William Jones gibi bilim adamlar tarafndan balatlan Dou'yu renme giriimlerine salam bir yatrm yaplmasay-d, ngiltere'nin Msr' bu kadar uzun ve kuramsal bir arlkla igal altnda tutabileceine ihtimal vermiyorum. Oryantalistler Dou'ya aina olduklarn, eriebildiklerini ve tasvir edebileceklerini gsterdiler. Dou grlebilir, incelenebilir, idare edilebilirdi. Uzak, muhteem, anlalmaz ama ok zengin bir blge olarak kalmak zorunda deildi. Eve getirilebilirdi, ya da daha kolay Avrupa evini orada kurabilirdi ve kurdu!... ikinci rneim daha ada. Bugnn Mslman Dou-su'nun hammadde ve jeopolitik konumu bakmdan nemli olduu muhakkak. Ancak bunlarn hibiri yerli Doulularn karlar, ihtiyalar veya emelleri ile dei-toku edilir durumda deil. kinci Dnya Sava'ndan bu yana, Fransa ve ngiltere'nin slam Dnyas'ndaki hakimiyetini devralan Amerika'dr. Bu devir teslim beraberinde iki ey getirdi; birincisi, akademisyenlerin ve uzmanlarn slamiyet'e duyduklar yava yava filizlenen buhran zamanlarnda younlaan ilgi; ikincisi, ounlukla zel sektre ait basn ve elektronik haber endstrilerinin gelitirdikleri olaanst teknoloji. ran gibi bir uluslararas problem, blge tarihinin hibir dneminde bu kadar dakikas dakikasna ve dzenli olarak aktarlmamt. Bu durumda ran, hi

olmad gibi, bir yandan Amerikan yaamnda fiilen yer alrken, dier taraftan da ne kadar yabanc olduunu ortaya koyuyordu. Bu iki oluuma ilaveten- ikincisi birincisinden daha nemliydi- olduka byk bir niversite takm, hkmet ve i hayat uzmanlar, sla103

miyet'i ve Ortadou'yu incelemeye koyuldular. slamiyet, Batl haber tketicilerinin aina olduu bir konu haline geldi. slam Dnyas hi deilse habere deer bulunan unsurlar ile evlerin iine girdi. te yandan, tarihinin en youn kltrel ve ekonomik Bat bombardmanna hedef oldu; nk Birleik Devletler Batl olmayan hibir blgeye gnmz Arap-slam Dnyas'na olduu kadar egemen olmamt. Ancak bu durumda slamiyet'le Bat, slamiyet'le Amerika arasndaki ilikiler tamamiyle tek yanldr ve slam Dnyas'nn habere deer bulunmayan dier ynleri sz konusu olduunda, tamamiyle arptlmtr. Mslmanlarn ve Araplarn, esas itibariyle, ya petrol mteahhitleri ya da gelecein terristleri olarak "haber kapsamna alnd," "haklarnda konuulduu" veya "kendilerinden korkulduu "nu beyan edersem pek az abartm olurum. Meslekleri slam Dnyas'ndan haber iletmek olanlar bile, ArapMslman yaantsnn ayrntlarnn, insan yonuluunun ya da duygusallnn bilincinde deildirler. Bize sunulan, slam Dnyas'nn bir seri kaba, stilize edilmi, kstl sayda karikatrleridir. Bu sunu biimi, her ey bir tarafa, o dnyay askeri saldrya ak hale getirmektedir."Son zamanlarda Amerika'nn Krfez'e mdahalesi sylentilerinin veya Carter doktirini veya evik Kuvvet konumalarnn,"serin kartl" bir iletiim arac olan revizyonu ve oryantalistlerin "nesnel" aratrmalar (ki bunlar, ya ada gerekler asndan "lzumsuz" ya da propagandist "nesnellikleri" nedeniyle, beklenilenin tersine, yabanclatrcdrlar) kullanlarak, slamiyet'in rasyonel bir izahna giriildii dneme rastlamalar bence tesadfi deildir. Bugnk gerek durumumuz daha nce verdiimiz ondokuzuncu yzyl ngiliz ve Fransz rneklerine tyler rpertici bir benzerlik arzetmektedir. Bunun baka siyasal ve kltrel nedenleri de vardr. kinci Dnya Sava'ndan sonra Birleik Devletler Fransa ve ngiltere tarafndan oynanan imparatorluk roln devraldnda, dnya
104

ile uraabilmek zere, Amerikan karlarn etkileyen (ve Amerikan karlarndan etkilenen) her bir blgenin zelliklerine ve sorunlarna uygun bir dizi politika saptamt. Sava sonrasnda toparlanma grevi Avrupa'ya verildi. Bunu gerekletirmek iin, benzeri bir takm politikalarn yannda, Marshall plan ileri srld. Ve tabii Sovyetler Birlii, Birleik Devletler'in en ciddi rakibi olarak ortaya kt. Bu sefer de herkesin bildii gibi Souk Sava iki sper devletin ilikilerini bugn bile etkileyen politikalar, aratrmalar ve hatta zihniyet retti. Geriye kalana "nc Dnya" dendi. nc Dnya, sadece Birleik Devletler'le Sovyetler Birli'nin deil, ayn zamanda Birleik Devletler'le bamszlklarn Avrupal smrgecilerden daha yeni geri alm olan yerli bir takm glerin rekabet arenas haline geldi. Hemen hi istisnasz bir ekilde, nc Dnya, Amerikan politika saptayclarnn gzlerine "gerikalm", gereksiz bir ekilde khne.duraan ve "geleneksel" yaam biiminin penesinde olarak grldnden, komnist szmasna ak ve kalknmaya kapal olarak nitelendirildi. Amerika'ya gre, nc Dnya iin ilk i "modernizasyondu". James Peck'in deindii gibi, "ihtilal potansiyeli giderek artan ve yerleik siyasilerin hi bitmeyen tepkilerine sahne olan bir dnyaya verilen ideolojik cevap, modernizasyon teorisiydi."3Asya ve Afrika'ya, komnizmi durdurmak, Birleik Devletler'in ticaretini artrmak ve hepsinden te, yaama nedeni geri kalm lkeleri birer kk Amerika'ya dntrmek olan birer yerli mttefikler kadrosu oluturmak iin devasa paralar aktld Ve bu tutum, Asya ve Latin Amerika'nn hemen her blgesine mdahaleyi gerektirdii gibi, Birleik Devletler'in her trl yeni ulusal hareketle kapmasna neden oldu. Birleik Devletler'in nc Dnya'nn modernizasyonu ve gelimesi iin gsterdii gayret, saptanan d politikalarn nasl 105 bir "dnce tarz" ve nc Dnya'y "alglama alkanl" fikrine giderek artan bir siyasal, stratejik ve hatta duygusal yatrm yapmalarnn nedeni bu dnce tarz ve nc Dnya lkelerini alglama alkanlklardr. Vietnam bu konuda ok iyi bir rnektir. lkenin komnizmden ve hatta kendisinden kurtulmas gerektiine karar verilir verilmez, devasa bir Vietnam modernizasyon ilmi retildi ki, bunun en yeni ve pahal aamas "Vietnamizasyon" olarak bilinir. Sadece hkmet deil, niver* site uzmanlar da devreye girdi. Zamanla, Saygon'daki Amerikan yanls ve antikomnist rejimlerin ayakta kalmas "gereklilii" nfusun dev bir ounluunun bu rejimleri baskc ve yabanc

bulmasna, bu rejimler namna giriilen baarsz savalarn btn bir blgeyi harab etmesine ve Lyndon Johnson iktidarna malolmasna ramen, her eye egemen oldu. Buna ramer nc Dnya'nn pek ok blgesinde, "modernizasyon" aptalca harcama, gereksiz alet edevat ve silahlar, ahlaksz idareciler ve kk sayp lkelerin iine karan merhametsiz Birleik Devletler anlamna geldii halde, Amerika'da daha hala geleneksel toplumlarn modernizasyonunun faziletleri zerine bol bol yazlan yazlar, hemen hi sorgusuz sualsiz, sosyal ve (kesinlikle) kltrel egemenliklerini srdryorlard. Modernizasyon teorisinin inatla srdrlen pek ok "h yal"inden birisi zellikle slam Dnyas'n ilgilendiriyor gibi grnmektedir; yle ki, Birleik Devletler ortaya kmadan nce, slamiyet ebedi bir ocukluk yayordu. Gerek kalknmas bir dizi khne ve batl inan tarafndan engellendii gibi, ORtaadan modern dnyaya geiine de bir takm garip hocalar v fakihler maniydiler. Bu noktada oryantalizm ve modernizasyon teorisinin gzelce birletiini gryoruz. yle ki, oryantaliz min geleneksel retisine uygun olarak, Mslmanlarn kafa yaplarnn, ulemann ve ak gz politikaclarnn esiri olarak, Ba-t'y ve ilerlemeyi reddetmek zorunda braklan kaderci ocuk106 lar olduunu kabul edersek, o zaman, kendilerine frsat tannan her saygdeer siyasal bilimcinin, antropologun veya sosyologun slam Dnyas'n tketim maddeleri, anti-komnist propaganda ve "iyi" idarecilerle tantrmak suretiyle Amerikan yaam biimini anmsatan bir tarz gelitirilebileceini iddia etmesini de doal karlamak durumundayz. Ne var ki, Hindistan ve in'den farkl olarak, slam Dnyas'nda karlalan zorluk, bu dnyann hibir zaman gerekten yenilememi ve bastrlama-m olmasyd. Bilim adamlarnn bir trl idrak edemiyormu gibi grndkleri nedenlerle slamiyet (veya bir biimi), mminleri zerindeki nfuzunu srdrmeye devam ediyordu. Bu olgu daha sonralar mminlerin gerekleri hi deilse Bat'nn stnl gerekliini kabul etmekten kandklar eklinde izah edilmeye baland. Modernizasyon gayretleri ikinci Dnya Sava'm izleyen yirmi yl sreyle devam etti. ran, baarl modernizasyon hikayesinin fiili kahraman, ran ah ise "modernize" edilmi hkmdarlarn en mkemmeli oldu slam Dnyas'nn geri kalan ksmna gelince, ister Arap milliyetileri olsun ister Msr'n Cemal Abdlnasr' veya Endonezya'nn Sukarno'su, Filistin milliyetileri, ran'n muhalif gruplar ya da milyonlarca mehul Mslman hocalar, tarikatlar ve tekkeler; modernizasyon teorisine ve slam Dnyas'ndaki Amerikan stratejik ve ekonomik karlarna yatrm yapm Batl bilim adamlar, bunlarn ya hepsine birden kar ktlar veya da olmadklarn varsaydlar. Patlamaya hazr yetmili yllarda, slamiyet, esasen uzlamaz tavrnn baka kantlarn da sergiledi. rnein ran Devrimi: ne konnist, ne de modernizasyon yanls. ah' deviren insanlar modernizasyon teorisinin davran kuramlaryla izah edilemiyorlard Otomobiller, devasa askeri alet ve edavat, istikrarl bir ynetim gibi, modernizasyonun getirdii nimetleri kranla karlamak yla dursun, "Bat" anlaynn kendilerini beenip be107 enmedii de hi umurlarnda deilmi gibiydiler.51 Meselelere bak tarzlarnn, zellikle Humeyni'nin bak tarznn, en rahatsz edici taraf, tmyle kendilerine ait olmayan herhangi bir si yasal (hatta rasyonel) slubu kabul etmekte gsterdikleri aman- [ sz direnti. Hepsinden te, slamiyet'e ballklar, zellikle, kstahlk olarak grlyordu. Garip olan, Bat'da, slam ataviz- j mi ve ortaa mant zerinde beyanat verenlerden pek aznn, ran'n birka mil batsnda, Begin'in srail'inde, hareketlerini dini otoritelere ve pek ilkel olduu dnlen bir dini doktrine! gre ayarlamaya istekli bir rejimin olduuna deinmi olmasdr.32 Mslmanlarn din dknlnn bir kez daha bakaldrmasn yeren bu konumaclar arasnda, bu oluumla Birleik Amerika'da milyonlarca taraftar olan televizyon dinleri* arasnda balant kuran veya 1980 Amerikas'nn bakan adayndan ikisinin** Hristiyan tvbekar olduunu hatrlatanlarn says daha da azdr. Bylece dini duygular her yerde alevlenirken, younluk sadece slamiyet'e zgym gibi gsteriliyordu. Basnn Solzhe-nitsyn ve Papa II. Paul gibi kesinlikle liberal olmayan dini kiiliklere ne kadar ok yer verdiini hatrlamak, slamiyet'e kar tavrn ne kadar dmanca ve tek tarafl olduunu anlamaya yetecektir." "Dine dn hareketi", "tam slamiyet'e uygun bir mantk" olduu ileri srlen bir nedenle Camp David Anlama-s'n onaylamay reddeden Suudi Arabistan'dan, Pakistan, Afganistan ve Cezayir'e kadar, Mslman lkelerin ounu aklayabilecek bir anahtar oldu. u halde, genel olarak Batl, zel olarak Amerikan kafasnda, slam Dnyas'nn dier so
* Birleik Devletler'de 24 saat sreyle vaaz, dua veya ayn eklinde dini yaym yapan zel televizyon ebekeleri. (AA)

** Amerikan bakanlarndan jmmy Grter ve Ronald Reagen "tvbekar" Hrisli- I yanlardandr. Bit sre dini vecibelerini yerine getiremeyen ve sa'dan uzaklaanlar, Loptu trenlerle yeniden knanlrlar. (AA)

sava blgelerinden nasl ayrldn da anlayabiliriz. rnein, Suudi Arabistan veya Kuveyt'ten bahsederken, onlarn "Hr Dnya" iinde yer aldklarndan hemen hi szedilmez gibidir. ah dnemi ran' bile, Sovyetler Birlii'ne tmyle kar olmasna ramen, hibir zaman, bir Fransa'nn ve bir ngiltere'nin olduu gibi, "bizim" taraftan deildi. Buna ramen. Birleik Devletler'in politika yapmclar, tpk son otuz yldr, in'in, Vietnam'n Angola'nn, "kayb"ndan bahsettikleri gibi, ran'n kaybndan da bahsetmekten vazgememektedirler. Dahas, Amerikal kriz idarecileri tarafndan, Mslman Krfez lkelerini Amerikan igaline hazr yerler olarak kabul etmeleri, bu lkelerin benzeri grlmemi kt kaderleridir. Hal bu olunca, 28 Haziran 1970 tarihli New York Times gazetesinin magazin ekinde, George Ball, "Vietnam trajedisinin" memlekette "atalet ve tecrit"e yol aabilecei konusunda uyarabiliyor, Ortadou'daki Amerikan karlarnn ok nemli olmalar nedeniyle, bakann Amerikallar muhtemel bir Ortadou gali olgusuna kar "eitmesi" gerektiini syleyebiliyordu.34 Burada zerinde durulmas gereken bir baka olgu, kinci Dnya Sava'ndan bu yana slam Dnyas hakkndaki Bat ve zellikle Amerikan dncesine srail'in araclk etmi olmasdr. Bir kere, srail'in aka belirttii dini karakteri, Bat basnnda hemen hemen yer almamaktadr. srail fanatizmine, daha yeni yeni, o da ancak son zamanlarda yaplan ak gndermelerde balca megaleleri Bat eria'da iddet kullanarak kanunsuz yerleim merkezleri kurmak olan Gush Emunim mritlerine mnhasr kalmaktadr. Ancak bu yazlar da, igal altndaki Arap topraklarnda kanunsuz yerleim merkezleri kurmak iini sadece bu fanatiklerin deil, olay balatan "laik" i Partisi hkmetinin de yapt "mnasebetsiz" gereini hasralt edebiliyorlard. Bu tr tarafl haberler, bence, Ortadou'nun "tek demokrasisi", "bizim sarslmaz mttefikimiz" srail'in, slamiyet'i

108
109 kt gstermek iin nasl kullanldnn belirtileridir." Byle yapmak suretiyle, srail, Bat'nn Mslman kuraklndan ya-1 ratt (hem de ok sayda aferin ve kendi kendini tebriklerle) bir kale olarak ortaya kt. Dahas, Amerikallarn gznde, Israil'in gvenlii, slamiyet'i kovmak, Bat hegemonyasn idame ettirmek ve modernizasyonun basiretini gstermekle ayn eyler haline geldi. Bu yntemleri kullanarak dizi kuruntu; slamiyet imaj, modernizasyon ideolojisi ve srail'in Bat'ya salayaca fayda, birbirlerini iktisaden destekleyip tekrar tekrar reterek Bat'nn kendisi iin uygun grd imaj desteklemekte ve Dou zerindeki Bat hakimiyetini arttrmaktadr. Ayrca, "bizim" islamiyet'e kar tavrmz izah edebilmek] iin, Amerika'daki istihbarat rgtlerinin ve politika saptayan mekanizmann btnnn bu kuruntulara dayanmakta ve bu hayalleri yaymakta olduunu grmemiz gerekir. Jeopolitik strateji uzmanlarnn yannda yer alan intelijensiyann geni katmanlar slamiyet, petrol, Bat medeniyetinin gelecei, kargaa ve terr karsnda demokrasi savunmas gibi konularda hep beraberce cokun fikirler ileri srmektedirler. Daha nce bahsettiim nederilerden tr bu byk nehre, slam uzmanlar da malzeme salamaktadrlar. Jeopolitika ve souk sava ideolojisinin klt- rel ve siyasal kuruntular, akademik slam aratrmasnn, daha nce belirttiim nedenlerden dolay, pek az bir kesimine bulam olmasna ramen, bu yine de reddedilemez bir olgudur. Kitle iletiim aralar, bunlardan hemen sonra gelir ve bu mekanizmalardan en kolay grntye dnebilecek eyleri alrlar; bylece karikatrler, rknt veren apulcular, Mslman cezalar zerinde younlamalar vb. ortaya kar. Btn bunlara nezaret edenler gl kurululardr: Petrol irketleri, dev irketler ve uluslararaslar, savunma ve istihbarat camias ve hkmeti yrtme grevini stlenen blm. 1978'de Bakan Carter, ah'la ilk yeni yln kendi ofisinde geirdii ve "ran bir istikrar ada110 sidir" dediinde, Birleik Devletler'in karlarn temsil eden ve ayn zamanda slamiyet'i kapsayan bu gl mekanizmann harekete geirdii kuvvetle konuuyordu.

111

II - Yorum evreleri
Bu noktada, liberal entelektellerin ve jeopolitik stratejistlerin. Birleik Devletler'de slamiyet'i nasl kullandklarn grmekte yarar var. OPEC fiyatlarnn 1974'deki ani artndan nce, slamiyet'in kltr hayatnda ve basnda hemen hemen hi nemsenmediini sylemek mbalaa olmasa gerekir. nsanlar, Araplardan, ranllardan, Pakistanllardan ve Trklerden bahse- -dildiini duyarlard; ama

Mslmanlardan, nadiren. Fakat ksa bir sre sonra, ithal petrol fiyatnn artc maliyeti, kamuoyunda bir sr tatsz eylerle badatrlmaya baland: Amerikann ithal petrole bamll (buna genellikle "yabanc petrol reticilerinin insafna snmak" deniyordu); Basra Krfezi'nden -l kan inat uzlamazln teker teker her bir Amerikalya yneltilmi olmas endiesi; ve hepsinden nemlisi, sanki bugne kadar duyulmam, kim olduu belirsiz bir sesin, enerji, artk eskisi gibi "bizim" emrimize amade deil, uyars. Bundan byle "tekel", "kartel" ve "blok" gibi kelimeler aniden kymete binecekti. Ancak hemen hi kimse Amerikan uluslararas irketlerinin kartel olduundan bahsetmiyordu; bu etiket OPEC yeleri- ' ne tahsis edilmiti. Esas itibariyle grnen, ekonomi zerindeki bu yeni bask ile birlikte, kltrel ve siyasal yaamda da yeni bir durumun ortaya kacayd. Birleik Devletler, dnyaya ege-men bir g olma pozisyonundan sava sahasna ekiliyordu., 112 Fritz Stem, "Commentary"de bu, sava-sonras dneminin sonu, diyordu.36 Bu deiime ilikin ilk nemli yaz dizisi 1975'in ilk aylarnda Commentary'de yaymland. lki, Robert W. Tucker'n,* -Petrol: Amerikan Mdahalesi Meselesi" (Ocak), adl yazsyd; bunu Daniel Patrick Moynihan'n** "Birleik Devletler Muhalefette" (Mart) yazs izledi. Her ikisinin bal da, neleri iddia edecekleri konusunda yanlgya meydan vermeyecek kadar akt Moynihan daha sonra, Birleik Amerika'nn, Birlemi Milletler'deki temsilcisi oldu ve orada, dnyann dikkatini, "Bat demokrasilerinin", kollarn kavuturup eski smrgelerin kendilerine zorbalk etmesine izin veremeyeceklerine ekti. Zaten, bundan byle hangi terimlerle konuulaca, onun ve Tucker'n Commentary'deki yazlarnda belirlenmiti. Adamlardan hibirisi, slamiyet'le ilgili bir ey sylemedi; ancak bir yl sonra belli olduu gibi, slamiyet Tucker ve Moy-linan tarafndan tarif edilen ani ve kabul edilemez deiiklikler nedeniyle kendisine hazrlanan rol oynayacakt. Bu deiiklikler, lkede birok kiinin fiilen yaad deneyimlere ekil, konuma slubu ve dramatik bir yap kazandrdlar. Tucker'n ifade ettiine gre Birleik Devletler tarihinde ilk defa, eitlik ilkeleri, lkeye d lkelerden tatbik ediliyordu. Moynihan'a gre ise ngiliz emperyalizminin yaratklar olan ite bu yabanc milletler kiiliklerini ve fikirlerini ngiliz sosyalizminden almlard. Felsefelerinin temeli istimlak, bunu beceremezlerse, servet dalmyd; tek ilgilendikleri ey eitlikti; onlar ne retim ilgilendiriyordu ne de, anlalan, zgrlk. "Biz zgrlk partisin-deniz" diyordu Moynihan ve askerce bir gsteriyle de ekliyordu: "u bayraklarmz bir aacak olsak, erbet braklacak ener1

Robert W. Tucker ABD'li siyaset bilimci. (AA| ' DP. Moynihan: Katolik asll Amerikal bilim adam. (AA)

113 jinin hacmi bizi bile artabilir."37 Aralarnda petrol reticile rinin de yer ald bu yeni milletler, "bizim" ile "onlar" arasndaki eitsizlikleri dzeltmek peindeydiler ki, Tucker'a gre, bu uursuz bir "bamllk" demekti ve gerekirse onlar igal ederek bu bamllktan kurtulmamz gerekirdi.3' Bu iki yazda yer alan birtakm stratejilerden bahsetmek gerekir. Birincisi, ne Tucker'n petrol reticilerinin ne de Moyni-han'n yeni nc Dnya lkelerinin kimlikleri, tarihleri ve kendilerine zg yrngeleri vardr. Bunlarn sadece sz edilmekte, yekpare bir btn olarak nitelendirilmekte ve gerisi getirilmemektedir. Eski smrgeler, eski smrgelerdir; petrol reticileri, petrol reticileri. Aksi takdirde, hem anonim hem de tehdit eder bir ekilde inat olduklar ortaya kacaktr. Onlarn "orada" olmalar bile bizim iin bir risk ifade eder. kincisi, bu lkeler, eskiden kurulmu olan dnya glerinin imdi karlarnda saf oluturduklar soyutlamalardr. "Birdenbire" diyor Tucker, daha sonra petrol ve g zerine yazd bir makalesinde, "uluslararas bir toplum ihtimali ile kar karyayz. Bu toplumda 'dnya haslat' olarak adlandrlan eyin dzenli datmn gvence altna almak mmkn olmayabilir ve bunun nedeni gelimi kapitalist lkelerden en gl olanlarnn artk ni-zamlar getiren ve gelitiren lkeler olmayacaklardr." Eer bu ; yeni milletler nizam koyucu ve gelitirici deillerse ancak nizam bozucu olabilirler. Ve ncs, nizam bozacaklardr; nk bir grup halinde "biz"e niceliksel olarak eit ve karttrlar." Tucker ve Moynihan'n szleri ksmen, Bat'nn yakn tari- ' hinde zaman zaman tekrarlanan ve "Batl zelliklerin muhasara altna alnmas" eklinde ifade edilen mukaddes ilahinin mantn izliyordu. Ayn temaya, rnein, Henri Massis'in La D6-fense de l'Occident (1927) adl kitabnda ve daha yakn bir zamanda, Anthony Harteley'in "Barbar ttihat: Medeni Tarihteki 'Tahripkar Unsur' zerine" isimli makalesinde rastlyoruz.4*!

114 Ancak Tucker ve Moynihan'a gre, Avrupal bir emperyalist. Doululardan bahsederken "bizim bildiimiz insanlar", nk "biz" gerekten onlar idare ettik diyebilir. Fakat Avrupal bir emperyalist, Moynihan, nc Dnya devletlerinin takliti olduklarn ve bizim onlar ne olduklarna deil, neleri taklit ettiklerine bakarak tanyabileceimizi sylyordu. Ancak bu nizam bozacak insanlar kimlerdir, gerek emelleri nelerdir, nereden geldiler, neden byle davranyorlar gibi sorular sorulmayan, sorulmadklar iin de cevaplanamayan sorulardr. Yazlarn tarihi, Birleik Devletler'in inhindi'nden ekildii dneme rastlar. Bu dnemde,"Vietnam sonras sendromu"na* ilikin pek ok yaz yazlm olmasna ramen, ok uzaklardaki Amerikan karlarn istikrarszlk ve ayaklanmalara kar korumak iin askeri harekat gereklidir iddiasnn, Vietnam'dan karlp ok daha yakn bir yere, Mslman dnyasna transfer edildiinin farkna varanlarn says pek azd. Yine ayn dnem, ilerici liberallerin nc Dnya davalarndan, zellikle vaatlerini yerine getirmiyormu gibi grnen nc Dnya lkelerinden soumaya baladklar zamandr. Konuyla ilgili ilk akla gelen mek Gerard Chaliand'n "nc Dnya'daki Devrim"adl kitabdr. Vietnam, Kba, Angola, Cezayir ve Filistin kurtulu hareketlerinin bu iyi tannan destekleyicisi, 1977'de yazarken an-ti-smrge hareketlerinin Bat'nn cokusuna demeyecek kadar alelade, mstebid devletlerle sonuland neticesine var-yordu."' Dissent" dergisi bir baka rnektir. Dergi, 1978'de, "Kamboya'daki son olaylar bizim Vietnam savana muhalif tutumumuzu yeniden gzden geirmemizi gerektirir mi?" konulu bir sempozyum dzenledi. Bahis konusu son olaylar Kzl
Vietnam Sonras Sendromu: Vietnam Sava'ndan sonra Amerikan kamuoyuna hakim olan. d mdahaleleri knama. Amerikan hkmeti ve ordusuna duyulan saygnn azalmas ve "baka Vietnam istemiyoruz!" eklinde ifade edilen duygularn btn. (AA)

115 Kmerler'in zaferi ve onu izleyen vahet haberleriydi. Cevaplar bir yana, sorunun kendisi dahi 1960'larn cokusundan uzakla-ldn, bunun yerini uluslararas yeni gereklerin karsnda duyulan tedirginliin aldn gsteriyordu ve yeni gereklerin her biri ok yakn gelecekteki felaketlere iaret ediyordu. Milletleraras ekonomik sistemin baarszla uram olmas da felaket beklentilerini, hakl olarak, destekledi. Hasl, haber ve petrol tketicilerinin hissettikleri, imdiye kadar rastlamadklar ve ne olduu belirsiz bir kayp ve ykm ihtimaliydi. Btn bildiimiz, bunca zamandr varln ok doal kabul ettiimiz eylerin elimizden alnacayd. Bundan byle otomobillerimizi istediimiz gibi kullanamayacaktk, petrol ok pahalyd. Konforlarmz ve alkanlklarmz batan aa ve hi istemediimiz ekilde deiiyormu gibi grnyordu. Petrol kaybetme tela iinde, maddenin kendisi de kayboldu. Sahiden petrol a var myd? Benzin istasyonlarnn nne kuyruklar olumasnn nedeni panik olabilir miydi? Petrol irketlerinin hzla ykselen kar marjlar krizle balantl olamaz myd? Kimse bilmiyordu42 Daha nemli bir eylerle megul gibiydiler. Akl almaz derecede paral, iyi silahlanm ve entarili Araplar, Bat'da her yerden kyorlard. slamiyet'in yeni yeni taknd bu iddial tavr. Ekim 1973'n, bazlarnn Ramazan Muharebesi diye adlandrd savana balanabilirdi. O tarihte Msr ordusu salam Bar-Lev hattn gemi, ancak Arap askerleri bu sefer 1967'deki gibi kamamlar aksine hayret edecek kadar iyi savamlard. Daha sonra, 1947'de Filistin Kurtulu Cephesi, Birlemi Milletler'de boy gsterdi. eyh Yamani, Mslman ve petrol zengini Suudi olmasndan baka bir nitelii olmamasna ramen bir otorite timsali haline geldi. ran ah da dnya apnda bir lider oldu. 1970li yllarn ortalarna gelindiinde, artk Endonezya, Filipinler, Nijerya, Pakistan, Trkiye, eitli Krfez emirlikleri, Cezayir ve Fas gibi lkelerin Ameri-

116
ka'nn bana dert amaya muktedir olduklar dnlmeye balanmt. Bu yeni oluum, "aniden" ortaya kan bu devletlerin gemileri ve kimlikleriyle ilgili hemen hibir ey bilinmedi-nin bilincine varmaktan doan tedirginlii de beraberinde getirdi. Bundan byle o zamana kadar varlklarnn farkna varlmayan ok sayda Mslman devlet, onlarn ileri gelenleri ve mevcudiyetleri, kamu bilincinde yeni bir statye kavuacakt: haber statsne. Ancak bu yeni stat de yeni bir eyler getirmedii iin gerek bir aama deildi. Yeniymi gibi grnen oluundan aklamaya veya tanmlamaya hazr bir grup yoktu. Moynihan ve Tuc-ker gibiler, slamiyet'i de ieren fakat mnhasran slamiyet'e ait olmayan bir kesitten uluslararas tarihi sonulara varyorlard Bunlarn sonucu olarak, bugn nereye baksak, slamiyet'in "izahna gerek olmayan" ve "zen gerektirmeyen" bir imaj olduunu grrz. Dile getirilmeyen bir varsaym, "slamiyet" zel

ismini herkesin demokrasiden veya bir kimseden veya ka-tolik bir kurumdan bahsedermiesine rahat kullanabilecei kadar basit bir anlam ifade eden bir kelime olmasdr. Bu "zensizlik" daha nce rnek gsterdiimiz Time kapanda vard. Ne var ki, ayn zensizlie daha seviyeli tartmalarda. rnein ileri gelen liberal yaynlarn arlkl ve ciddi makalelerinde rastlamak rahatsz edicidir. Byle olunca, seviyeli yaynlarla (daha nce akladm entelektel-jeopolitik fikir deitirmeden dolay) dierleri arasnda pek fark olmadn gryoruz. Kayda deer bir rnek, Michael Walzer'in 8 Aralk 1979, New Republic dergisindeki, "slamiyet Patlamas" adl yazsdr. Kendi tanmlamasyla, "bir uzman olmayan" Walzer, yirminci yzyln Filipinler'de, ran'da, Filistin'de ve baka yerlerde patlak veren ok sayda nemli (kendisine gre) ve byk lde iddet ieren tatsz olaylar ile urayor. Walzer'e gre, btn bu olaylar ayn eyin, yani slamiyet'in deiik ehreleri olarak

117
yorumlanabilir. Hepsinde ortak olan noktalar unlardr, diyor Walzer; bir, Bat'nn siyasal gcn bask altna almaya alan tavr; iki, korkutucu bir ahlak anlayndan kaynaklanmak (Wal-zer'in kesin inanc, Filistinlilerin srail smrgeciliine kar direnmelerinin nedeni siyasal, dnyevi veya insan deil, dinidir); , "smrgeciliin ince yz olan liberalizm, laiklik, sosyalizm veya demokrasiyi" ortadan kaldrmak. Bu ortak niteliin hepsinde slamiyet'i grmek kabildir. "slamiyet" olaylarn ve mekan farkllklarnn zerinde bir kuvvettir. Yine Walzer'e gre, slamiyet'ten bahsederken nerdeyse otomatik olarak, zaman ve mekan dna ktnzn; demokrasi, sosyalizm ve laiklik gibi siyasal ihtilaflardan kurtulduunuzun; ahlaki engelleri bir yana braktnzn farkna varabilirsiniz. Makalesinin sonuna geldiinde, Walzer, "slamiyet" kelimesi kullanldnda, slamiyet denilen elle tutulur bir cisimden bahsedildiine ve bu cismin ne olduunun ok ak olmas nedeniyle zerinde uzun boylu dnlmesinin ve nitelikler atfedilmesinin abes olduuna (en azndan) kendisini ikna etmiti. Bu ak seikliin kanlmaz sonucu, slamiyet'in gemii yokmu veya bir tarihi olduu kabul edilse bile, gemiinin konuyla ilgisi yokmu gibi dnmek eilimidir. Bu durumda, Moynihan ve l\cker gibi gericilerin iddialar, solcu-liberaller tarafndan onaylanm ve gelitirilmi olmaktadr. Bu yeni jeopolitik ve entelektel ereve ierisinde, slamiyet'in bir baka vehesi de hemen her durumda, normal, Batl, gnlk ve "bizim" olan hereye ters dmesidir. Walzer'i ve ona kaynaklk eden bilim adamlarn okuduumuz zaman edindiimiz izlenim budur. Bir "slam Dnyas" kavram bile, bu dnyann "bizim " dnyamza ters dtn ima eder. "slam Dnyas" kavram, Flora Lewis'in 28, 29, 30 ve 31 Aralk 1979'da, New Times'da yaymlanan bir yaz dizisinin konusuydu ve dizinin yaymlanmasnn gerek nedeni "slamiyet'in" ya118 ni, Amerikallar rehin tutan "o ranllarn, bize kar" olmalaryd. Bu duygu, Bayan Lewis'in slamiyet'in gzle grnr anormalliklerini sralamasyla pekitirildi: Arap dilinin gariplikleri, acayip inanlar, mminlerin zerinde totaliter bir hakimiyet kuran din vb. Madem ki "slamiyet" izah gerektirmeyecek kadar ak bir olaydr; o halde, "bizim" aina oldumuz gereklerden ve meyyidelerden sapyor olmasnn bir tek aklamas vardr: bize kar olmas ve bizi tehdit etmesi. Sonu olarak slamiyet, trl ekillere brnebilmesine ramen, elle tutulur ve tannabilir gerekler btnne dntrld. Bu gerekler hakknda hkm bildirirken veya mantkl stratejiler ileri srerken pek fazla zen gstermeye de gerek yoktu. stelik gerekler insan biimindeydi. u halde, slamiyet'i hemen her Mslman'la bir tutabilirdiniz ve bu i iin en iyi aday Ayetullah Humeyni'ydi. Bu eletirmeyi yaptktan sonra, sylediklerinizin asl olup olmadna bakmadan, slamiyet'i hounuza gitmeyen her eyle badatrabilirdiniz. Bir rnek, Humeyni'nin "slam Devleti" adl kitabnn Manor Books Yaynevi tarafndan "Ayetullah Humeyni'nin Mein Kampf' " ismiyle yaymlanmasdr. Kitabn bir de George Carpozi, Jr. (kdemli bir New York Post muhabiri) tarafndan yazlan eki vardr. Carpozi, kendi bildii nedenlerle, Humeyni'nin Arap olduunu ve slamiyet'in beinci yzylda ortaya ktn iddia etmektedir. Carpozi'nin incelemesi u tatl szlerle balyor: "Baka bir dnemin Adolf Hitler'i gibi, Ayetullah Ruhullah Humeyni bir zorba, bir tuzak, dnyann dzen ve barn tehdit eden nefret dolu bir insandr. Mein Kampf 'in yazan ile sevimsiz 'slam Devleti'nin derleyicisi arasndaki temel fark, birisinin Allah'a inanmamas, dierinin 'Allah'n adam' olma numaras yapmasdr."43 slamiyet'in bu biimde sunulmas, dnyay Amerikan yanl119

lar ve Amerika'ya kar olanlar (veya komnizm taraftarlar ve konnizme kar olanlar) eklinde kiye blme eilimlerinin; siyasal oluumlar aktarmakta gsterilen steksiz tavrlarn; l-l zumsuz, deeri kendinden menkul (ya da her ikisi birden) rneklerin ve deer yarglarnn empoze edilmesinin; tmyle yanl istihbaratn tekrarlarn, ayrntlar vermekten kanmalarn ve gerek asnn yokluuna tanklk etmektedir. Bunun byle olmasnn nedeni slamiyet deil, Bat toplumunun eitli ehreleri ve bylesi bir "slamiyet" fikrini yanstan ve hizmetinde olan basndr. Sonuta dnyay tekrar Orient ve Occident diye ikiye bldk ve Dou ile ilgili tezlerimiz deimedi. Btn yaptmz gzlerimizi, sadece dnyaya deil, kendimize ve nc Dnya denilen eyin gerekten ne olduuna kapatmak- ] tan ibarettir. Tutumumuz olduka nemli birtakm sonular dourdu. Bunlardan ilki, spesifik bir slamiyet resminin ortaya kmasyd. Dierlerini yle sralayabiliriz: ki, slamiyet'in anla- ] minin veya mesajnn belirli bir ereve iine alnmas ve klieletirilmesi; , "bizi", slamiyet'le kaptran hasmhane bir siyasal durumun yaratlm olmas; drt, slamiyet'in bu yalnlatrlm imajnn slam Dnyas zerindeki etkileri; ve nihayet, 1 basnn yaratt "slamiyet" ile bizim ona kar takndmz 1 tavrn, bize sadece "slamiyet" hakknda deil, kendi haber, bilgi ve milli politika kurumlarmz hakknda pek ok ey retebilecek nitelikte olmasdr. Bugnlerde gndemde olan genel slamiyet imaj hakknda btn bunlar sralarken, basnn kt niyetlerle saptrd "slamiyet"in dnda, uzaklarda bir yerlerde bir de "sahici" slamiyet olduunu sylemek istemiyorum. Hi deil. nk Mslman olmayanlar iin olduu kadar, Mslmanlar iin de, slamiyet ayn zamanda hem nesnel, hem de kiisel bir olgudur. nsanlar bu olguyu, inanlarnda, toplumlarnda, tarihlerinde, geleneklerinde veya gayri-mslim yabanclar karsnda kaldklarn-

120
da kii veya toplum olarak hissettiklerini saptamak, tecessm ettirmek veya kimliini damgalamak ihtiyacn duyduklar iin yaratrlar. Sylemek istediim, basnn "slamiyet'inin de, Batl bilim adamlarnn "slamiyet"inin de, Mslman'n "slamiyet'inin de, sadece tarih iinde yer alan, niyetler ve yorumlardan ibaret olduudur. Bu balamda, sadece tarih iinde deerlendirilebilir. Ben kendim ne dindarm, ne de Mslman kkenli. Buna ramen, belirli bir inanc olduunu ilan eden insan anlayabildiimi sanyorum, inanlar zerinde tartma mmkn olabilecekse, bu tartmann ancak nanlarn insan tarihinde ve topluluklarnda kendilerini belirli hareket tarzlar ile belli eden "yorumlar" zerinde olabileceine inanyorum. rnein, Pehlevi rejimini deviren "slam Devrimi"ni tarttmzda, devrimcilerin gerekten Mslman olup olmadklar hakknda hibir ey sylememeliyiz. zerinde durabileceimiz tek ey, onlar, slamiyet dman, mstebid, zorba bir rejim olarak niteledikleri bir rejimle bilinli olarak (veya bir Mslman olarak) kaptran slamiyet kavramlardr. Bunu yaptktan sonradr ki, onlarn kendi slamiyet tefsirlerini Time ve Le Monde'un slamiyet ve ran Devrimi ile ilgili yazlaryla karlatrabiliriz. Bir baka deyile, burada ele aldmz, en geni anlamyla yorum evreleridir. Bu yorum evreleri birbirlerine ounlukla terstir ve farkllklar ou kez savalarla sonulanr. Ve her bir evre; kendi yorumunu yaamnn en temel unsuru olarak sergiler. Hakikat ve realiteyle direkt temas halinde olan kimse yoktur. Herbirmiz fiilen insanlarn yaratt bir dnyada yaarz. Bu dnyada, "ulus" veya "Hristiyanlk" veya "slamiyet" gibi eyler herkesin zerinde insan emeinin, bu eylere tanyabileceiniz bir kimlik vermek iin bilerek ve isteyerek uram olmasnn sonucudur. Bu, hakikat ve realite diye bir ey olmad anlamna gelmez. Bunlarn olduunu, aalara, mahallemizdeki evlere baktmzda ya da bir kemik krdmzda veya sevdiimiz birisi ld121

gnde biliriz. Fakat genel olarak, hakikat olarak kabul ettiimiz eylerin ne lde kendi kiisel yorumlarmz ve manalandrma-mzdan kaynaklandn veya ne lde bize dardan empoze

edildiini gzard etmek veya kmsemek eilimindeyizdir. Dardan empoze edilen yorumlar bir topluluk iinde yaamann vazgeilmez unsurlardr. Bunu C. Wright Mills aka ortaya koyuyor: "nsanln durumunu anlamann ilk kural, insanlarn elden dme dnyalarda yaadn bilmektir, insanlar, kiisel deneyimlerinden ok daha fazla, bir eylerin bilincindedirler ve kiisel deneyimleri her zaman iin dolayldr. Yaamlarnn niteliini, bakalarndan aldklar anlamlar belirler. Herkes, byle anlamlarn oluturduu br dnyada yaar. Kat gereklerden oluan bir dnya ile kar karya gelen kimse yoktur. Byle bir dnyann olmas mmkn deildir. Byle bir dnyaya en ok yaklaanlar bebekler ve akl hastalardr; o zaman da, anlamsz olaylarn dehet verici grnts, manasz karmaas, hemen hi gvensiz ortam iinde panie kaplrlar. Fakat insanlar gnlk hayatlarnda kat gereklerden oluan bir dnya ile karlamazlar. Deneyimleri, klielemi anlamlar ve hazr yorumlarla \ ekillenir. Kendileri ve iinde yaadklar dnyaya ilikin imajlar onlara hi tanmadklar ve asla tanmayacaklar ahitler tarafndan verilir. Yine de, her nsan iin bu imajlar- yabanclar ve ller tarafndan salanan bu imajlar-insan olarak yaamnn en temel unsurudur. Bilin, insann maddesel varln oluturmad gibi, maddesel varl da bilincini oluturmaz. Bilin ile varlk arasnda duran baka insanlarn anlamlar, tasarlar ve iletiimler eklinde ncelikle konuma daha sonra da semboller olarak, geride braktklardr. Miras kalan ve kutlanlan bu yorumlar, insanlarn varolma bilinlerini etkilerler. nsanlarn grdklerine nasl tepki gsterdiklerine, neler hissettiklerine ve hissettiklerine kar nasl bir tepki gsterdiklerine ilikin ipula122 r verirler. Semboller, deneyimleri nettetirir; anlamlar bilgiyi dzenler; bir anlk gzlemlere olduu kadar bir mr boyu yaayan emellere de klavuzluk ederler. Her insann doay, sosyal olaylar ve kendisini "gzlemledii" kukusuzdur; fakat insan doa, toplum veya kendisi hakknda veri olarak kabul etti eylerin ounu gzlemlemez ve gzlemlememitir. Her nsan gzlemlediklerinin ve gzlemlemediklerinin birounu yorumlar; ancak yorum terminolojisi kendesine ait deildir. Gzlemleri ve yorumlar hakknda her insan bakalar ile konuur, fakat "raporlar"nn bakalarnn ifadeleri ve imajlar olduu halde kendisine mal ettii terimlerden olumas ihtimali yksektir. Kat gerek, salkl yorum, uygun takdim dedii eylerde, her insan, gzlem kulelerine, yorum merkezlerine, takdim depolarna gittike artan bir ekilde gvenmektedir ki ada toplumda bunlar, kltrel mekanizma diye adlandracam ara tarafndan kurulur."" ou Amerikal (ve Avrupal) iin, onlara slamiyet'i "takdim" eden kltrel mekanizma byk apta, radyo-televizyon ebekeleri, gnlk gazeteler ve byk tirajl dergilerdir. Filmler grsel bir tarih duygusu aladklar ve bizden uzak yreler hakknda bilgi verdikleri kadaryla nemlidirler. Gl kitle basn ile birlikte slamiyet'in mnferit bir resmini izmek ve hizmetinde olduklar toplumun byk karlarn yanstmak suretiyle, yorumlarn toplumsal ekirdeini olutururlar. Bu slamiyet tablosu ile birlikte, ona ilikin duygular "genel muhteva" diye adlandrabileceimiz bir btn olutururlar. "Muhteva"dan kastm resmin kanavas, realitedeki yeri, tad deerler ve ona sahip olanda uyandrd duygulardr. Dolaysyla, ran krizi televizyonda dzenli bir ekilde, zikreden "mslman" gruh grntleri ile birlikte "anti-Amerikanclk", uzaklk, yabanclk ve grntnn tehditkar niteliine ilkin szl anlatmla birarada sunuluyor ve "slamiyet" bu ereve iine hapsediliyorsa, o zaman 123 bizde, temelinde sevimsiz ve olumsuz bir eyle kar karyayz duygusu uyandryor demektir. Eer "slamiyet" bize "kar" ise ve "orada" ise, o zaman bizim de ona kar bir tepki gelitirme miz gerektiinden kuku duyulmayacaktr. Ve eer bir Walte Cronkite'n* akam haberlerini "te, byle..." diye bitirdiini duyar ve grrsek,5* grdmz eylerin bir televizyon irketinin byle dzenlemeyi yeledii iin grdmz dneceimize, ilerin sahiden "ite, byle" yani doal, kemiklemi, "yabanc" ve "bize kar" olduuna karar veririz. La Nouvel ObseS vateur'da, Jean Daniel'in (26 Kasm 1979) "Les Etats-Unis (sont) Asieges par I'Islam" dediine armamal. ok baml olmamza karn, "slamiyete ilikin yegane bilgi kaynaklarmz televizyon, gazeteler, radyo ve dergiler deildir. Grleri kitle basnnn esasen blk prk ve basmakalp haberlerinden daha karmak kitaplar, belirli bir konuda uzmanlaan dergiler ve konferanslar da vardr.1* Ayrca gazetofl radyo ve televizyonda da, bayazlar ve yorumlar arasndaki farkllklar ya da alternatif veya yabanc geleneksel arasndaki ok sayda elikiler gzlemlenebilir. Ksacas, her ne kadar propaganda niteliinde olan pek ok ey basn ve hatta isim yapm bilim adamlar tarafndan paketleniyorsa da, merkezi bir propaganda mekanizmasnn merhametine snm saylmayz.

Ancak eitlemelere ve farkllklara ramen ve ne kadar aksini iddia edersek edelim, basnn rettii ne "gayri-ihtiyari" rufl de tamamiyle "zgr"dr. "Haberler" kendi kendilerine olumazlar; resimler ve fikirler realiteden frlayp gzlerimize ve kul laklarmza kendi kendilerine ulamazlar; gerek elimizi uzatp alabileceimiz bir ey deildir ve kullanmmza hazr, kstlan mam bir eitlilik de yoktur. nk dier btn iletiim aralar gibi, televizyon, radyo ve gazeteler de olup biteni anlalr
* Waller Cronkite: Amerikan NBC televizyon sirkelinin eski sevilen haber spikeri. (AA)

124
bir ekilde iletmek iin birtakm kurallara ve adetlere uyarlar ve haberlere ounlukla ekil veren, gerein kendisinden ok bu kural ve adetlerdir. Halledilmesi g gerekleri "haber" veya "hikaye" haline indirgemekte, bu yazlmam kurallar ok ie yaradklarndan ve ayn kitleye seslenen basn, erimeye alt toplumun gerek anlayna hakim olan varsaymlarn neler olduunu bildiine inandndan, slamiyet'in (aslmda, hemen her eyin) resmi, bu varsaymlar dorultusunda yeknesak, baz bakmlardan sadeletirilmi ve tek renkli olacaktr. Basnn, kar amac gden irketler olduunu ve bu nedenle baz gereklerin resimlerinin zerinde, dierlerine oranla daha ok duracaklarnn tabii olduunu sylemek gereksizdir. Bilinalt bir ideolojinin harekete geirdii ve etkili kld bir "siyasal" ereve iinde byle hareket etmek durumundadr ve bu siyasal ereve basn tarafndan sakncal olabilecei dnlmeden ve muhalefetle karlamadan yayabilmektedir. imdi, birtakm ek aklamalar getirmek gerekiyor. Endstriyel Batl devletlerin, baskc ve propagandann hakim olduu idare ekilleri olduklar sylenemez, tabii ki byle deildirler. rnein Birleik Devletler'de, dile getirilemeyecek hemen hibir fikir yoktur ve gerek vatandalar gerekse basnda, yeni, allmadk veya yaygn olmayan dncelere kar baka hibir yerde olmayan bir aklk vardr. Dahas, kitaplar ve brorler bir yana sadece gazetelerin, dergilerin, radyo ve televizyon programlarnn eitlilii, daha fazla bir ey sylemeyi gereksiz klar. Buna ramen, btn bunlarn "tek" bir anlay aksettirdiini sylemek hakszlk etmek deil midir? Elbette yledir ve ben denemek bile istemem. Fakat btn bu olaanst eitlilie ramen ben, birtakm grleri ycelten ve baz gerekleri dierlerinden daha ok ortaya karan nitelikli ve nicelikli bir eilim olduunu kesinlikle dnyorum. Daha nce bahsettiim eylerin balklarn hemen tekrarlaya125 ym ve bunlarn basnn baz unsurlar ile nasl ilediini gstereyim. Doal bir dnya yaamyoruz; gazeteler, haberler ve kanaataler gibi eyler kendiliklerinden ortaya kmyorlar; insann istemi, tarihi, sosyal koullar, kurumlar ve mesleinin geleneklerinin sonucu olarak "yaplyorlar". Basnn, nesnellik, haber gereklii, kapsam ve doruluk gibi hedefleri, ok greli terimlerdir. Eriilebilir gayelerden ok niyetleri ifade ederler. Srf bizim gazetelerimizin gvenilir ve gereki, komnist ve Batl olmayan lkelerin gazetelerinin ise propagandac ve ideolojik olduunu dnmeye alk olduumuz iin, basnn bu niteliklerinin kendi kendine oluturduunu dnmemeliyiz. Herbert Gans'n, "Neyin Haber Olduuna Karar Verme" adl ok nemli kitabnda gsterdii gibi, gerek hayatta gazeteciler, haber ajanslar ve radyo-televizyon ebekeleri, neyin nasl takdim edileceine bilinli bir ekilde karar verirler. Bir baka deyile, haber edilgen bir ey deil, karmak bir bilinli seim ve ifadenin sonucudur. Son zamanlarda, ileri gelen haber-toplama ve haber-yayma? mekanizmalarnn Bat'da nasl ilediini gren ok sayda kant topland Gay Talese ve Harrison Salisbury'nin "New York Times" adl kitab, David Halberstam'n "The Povrers That Be"si, Gay Tuchman'n "Making News", Herbert Schiller'l iletiim endstrisi hakkndaki eitli incelemeleri, Michael Schudson'un "Discovering the News", Armand Mattelart"n "Multinational Corporation and the Control of Culture" adh di taplan, toplumda belirli kanaatler uyandran haberlerin ekillenmesinde, bu kurallara, erevelere ve btn oluumu gzden karlmayacak kadar belirgin bir kimlik veren gelenein varln deiik alardan teyid eden incelemelerden sadece birkadr.41 Her normal insan gibi, bir muhabir de, baz eylerin doal oldu- \ unu var sayar. inde doup byd birtakm deer yarglarn test etmek ihtiyacn duymaz. Ayn ekilde, kendi toplumu-] 126 nun alkanlklarn da olduklar gibi kabullenir. Yabanc kltrleri veya toplumlar tarif ederken kendi eitiminden, ulusal kimliinden ve dininden syrlmayacaktr. Bu durumda, meslek ahlak bilinci ve meseleleri ele al ekli, ne syledii, nasl syledii, kimin iin syledii dncelerine karr. Robert Darnton, "Writing News and Telling Stories" adl makalesinde bu meseleleri o kadar iyi anlatr

ki, yazy okuduumuzda, muhabirlerin alma gereklerini, kendileri ile "kaynaklar arasnda ayn anda oluan dayanma ve dmanl", haberlerini "standardize etme ve klieletirme"leri iin yaplan basklar ve muhabirlerin "olaylardan karttklarndan ok olaylara yaptklar ilaveler" gibi eylere kar dehetli bir duyarllk gelitiririz-4" Amerikan hasmnn, Fransz ve ngiliz basnndan farkl olmas, toplumlarn, haber tketicilerinin, rgtlerin ve karlarn ok farkl olmasndandr. Her Amerikan muhabiri, kendi lkesinin "karlar olan ve bu karlarn kollamak iin baka lkelerde grlmeyen yollar izleyen bir sper g olduunu" bilmekle ykmldr. ster teoride ister pratikte olsun, basn zgrl takdire ayan bir eydir. Fakat hemen her Amerikal muhabir, dnyadan haber verirken uur altnda, kendi irketinin Amerikan gcnn bir paras olduunun farkndadr ve bu g, yabanc lkeler tarafndan tehdit edildiinde, basn zerklii, sadakat, yurtseverlik ve milli kimlik ifadelerinde sakl br eylere boyun eer. Ama herhalde bunda hayret edilecek birey yoktur. Hayret edilecek ey, pek ok bakmdan ve ok etkin olduu halde, zerk basnn d politika saptamakta rol olmadn dnmektedir. Yurt dnda alan gazetecilerin CIA tarafndan kullanlmas bir yana, Amerikan basn, d dnyadan, hkmet politikasnn izdii bir ereve iinde bilgi toplar ve Vietnam olaynda olduu gibi,ancak bu politikaya muhalefet varsa, o zaman kendi bamsz grlerini ifade eder. Fakat o zaman bile ama hkmet politikasnn deimesini salamak deilse bile, ki ba127 sn mensuplar da dahil olmak zere btn Amerikallar iin nemli olan budur, grlerine hkmet nezdinde arlk kazandrmaktadr. Yurt dndaki Amerikan gazetecisi, en iyi bildii eye hakim olarak yaslanr. Bu, kendisini yabanc bir kltrn iinde bulan herkes iin geerlidir; ancak yurt dnda olma nedeninin orada olup bitenleri vatandalarnn (politika saptayanlar dahil) anlayabilecei bir dile evirmek olduunu bilen bir gazeteci iin daha da nemlidir. Yurt dndaki dier gazetecilerle birarada olmaya alr; fakat ayn zamanda, Amerikan sefareti, o lkede bulunan dier Amerikallar ve Amerikallarla iyi iliki iinde duu bilinen kiilerle temas halindedir. Yurt dndaki bir gazeteci, sadece bildii ve rendii deil, Amerikan basnnn bir temsilcisi olarak neyi bilmesi, renmesi ve sylemesi gerektii hakknda hi azmsanmayacak bir duyarlla sahiptir. Bir New York Times muhabiri, Times'n ne olduunu ve bir tzel kiilik olarak kendisini nasl grdn bilir. Bu durumda, Times'm Tahran muhabirinin yaz olarak gnderdii eyle, "The Nation" ya da "in These Times"a bir yaz satmay uman bamsz bir gazetecinin Tahran'dan yazdklar arasmda ok nemli, belki de hayati bir fark vardr. letiim aracnn bizatihi kendisi byk bir bask getirir. Hazrlanan spotun NBC televizyonunun akam haberlerine girecek olmas, Kahire muhabirinin, olay Times dergisinin Kahire brosu efinin daha uzun bir srede hazrlad makalede olduundan daha farkl bir biimde ele almasn gerektirecektir. Bu defa da, muhabir raporunun, memleketteki editrler tarafndan yeniden dzenlenmesi olay vardr ki, burada bilinalt, siyasal ve ideolojik basklar devreye girer. Amerikan basn yabanc lkeleri aktarrken, kendini yaratmakla kalmaz, "bizim" zaten orada olan karlarmz bytr. Basnn grleri, bir Amerikal iin baka, bir talyan ya da Rus iin baka eyler demektir. Btn bunlar tek bir mterek ya da
128

btn basn tekilatlarnn kendilerinin akla kavuturduklarna, berraklatrdklarna ve ekillendirdiklerine inandklar "ittifak" etrafnda toparlanma eilimindedirler. nemli olan budur. Basn her trl ey yapabilir, her trl dnceyi yanstabilir, tuhaf, ok orjinal ve hatta sapk eylere yer verebilir. Fakat nihayette, "Amerika" ve hatta "Bat" denilen bir kurumsal kiiliin hizmetinde olduklar ve onun ilerlemesine altklar iin, bu merkezi "ittifak" akllarndan karamazlar. Az sonra ran vakasnda greceimiz gibi, haberleri biimlendiren, bir haberin "ne" olduuna, "nasl" haber olduuna karar veren ite budur. Ancak basnn bu haberleri istemeden dikte ettii veya kararlatrd sylenemez. Olay, deterministik kanunlarn, fesat dn gizli ittifaklarn ya da diktatrlklerin sonucu da deildir. Kltrn sonucudur. Daha iyi bir deyile,kltrn ta kendisidir ve Birleik Devletler hasmnn durumunda olduu gibi, ada tarihin ok nemli bir parasdr. Basn bizim ne olduumuza ve ne istediimize kulak verdii iindir ki, bu oluumu incelemek ve eletirmek zorundayz.4' Bu "ittifak"n muhtevasn, "zaman iinde gelimi" veya "soyut" olarak deil de, "gnmz gerei" eklinde tarif etmek daha doru olur. Basnn, slamiyet'i ve ran' aktarmasna gelince, bahis konusu

"ittifak"n nasl olutuunu bundan sonraki blmde greceiz. Ancak burada konuyu kapatacak iki yorum getirmek istiyorum. Her eyden nce, Birleik Devletler'in uzlamas olanaksz pek ok alt kltrden oluan bir toplum olmas nedeniyle, lkede, aa yukar standardize edilmi bir ortak kltrn basn aracl ile yaygnlatrlmas gerektii hususunda olduka gl bir istem olduunu hatrlamak durumundayz. Bu istem, sadece bizim dnemimizin kitle basnna zg olmayp Amerikan Cumhuriyeti 'nin kurulduu gnlere kadar uzanan bir soy ktne sahiptir. Pritenlerin, "sszla urama misyonu" ile bala129 mak zere, bu lkede her zaman, ilevi Amerika'daki (ve dnyadaki) ihtilaflar mmkn olduu kadar ok uzlatrmak ve bu bileimi yeniden ve Amerika'ya zg bir tavrla ekillendirmek olan, kurumsalatrlm bir ideolojik "beyan" vardr ki, bu "beyan" Amerika'ya zg bir bilin, kimlik ve kader ifade eder. "Beyan"n ve onun Amerikan yaamndaki kurumsal varlk aralarnda Perry Miller ve son zamanlarda Savcan Bercovitch50 de olan ok sayda bilim adam tarafndan gven verici sonulara varmak suretiyle incelendi. Bu incelemelerin bir sonucu, byle bir "ittifakn" gerekte deilse bile hayalde var olduu ve basnn bu esas itibariyle milli olan "ittifakn" bir paras olmas dolaysyla, hizmetinde olduklar toplum adna ilev grdkleri inancnda olmalardr. kinci nokta, bu "ittifak"n gerekte nasl iledii ile ilgilidir. Bu ileyii en basit ve bana gre, en doru niteleme yolu, limitleri saptadn ve bask yaptn sylemektir.'1 '"ttifak" yazlarn eriini dikte etmez, belli bir snfn veya ekonomik grubun karlarn da mekanik bir ekilde yanstmaz. Onun, ancak, hibir muhabirin ve yorumcunun dna kmak ihtiyac duymayaca grnmez izgiler ektiini syleyebiliriz. Dolaysyla, bu "ittifak" iinde, Amerikan gcnn haince amalar in kullanlabilecei dncesi hemen tmyle imkansz; oysa, Amerikan gcnn dnyann iyilii iin olduu dncesi allm ve doaldr. Ayn ekilde, Amerikallar, bir nc ruhu sergileyen, topra daha iyi kullanmaya, vahilerden kurtarmaya alan (rnein srail) yabanc toplumlar veya kltrleri kendilerine daha bir yakn bulup benimserler.52 Dier taraftan, ihtilal eiinde olsalar dahi, geleneksel kltrler pek ilgilerini ekmedii gibi, bunlara kar ounlukla bir gvensizlik de beslerler. Komnst propagandann da benzer kltrel ve siyasal basklarla ynlendirildiini varsayarlar." Ancak kendileri sz konusu olduunda, Amerikallarn ou basn tarafndan izilen snrlardan ve uy130 gulanan basklardan habersizdirler ve bunlar hibir zaman aka kabullenilmeksizin cereyan eder. Bu olgu bile, izili snrlarn tezahrdr. Basit bir rnek daha vereyim. Tahran'da Amerikan rehineleri yakalanm tutuyorlarken, "ittifak" hemen sahneye kt ve ran'daki en nemli eyin rehinelerin durumu olduunu beyan ediverdi. lkenin geri kalan ksm, siyasal oluumlar, gnlk hayat, ileri gelenleri, corafyas, tarihi tmyle nemsizdi. ran ve Iran halk sadece Birleik Devletler'e kar olduklar ve olmadklar llerde vardlar. Haber verme ve yaymann niteliksel unsurlar olarak dnlebilecek konular zerinde yeterince durduk. "Yorum" olarak, haberlerin niceliine ilikin olarak sylenebilecek eyler bellidir: Bir avu irket, bir-iki haber ajans, televizyon ebekesi, yarm dzine gazete, iki (belki) haftalk haber dergisi, dnyann en yaygn datmna sahiptirler ve olabilecek en byk etkiyi yaratrlar.54 Burada bir iki isme dikkat ekmek gerekir: CBS, Time, New York Times ve UPI. Bunlarn drd daha kk ve daha az zengin haber ajanslarna kyasla ok daha fazla insana ular, daha derin bir iz brakrlar. Bu olgunun d haberler asndan nemi aktr. yle ki, bu tr irketler olay yerinde dierlerine kyasla ok daha fazla sayda muhabir bulundurduklarndan kendilerine bal gazetelerin, yerel televizyon istasyonlarnn ve radyolarn mterilerine yaydklar haberlerin temelini onlarn muhabirleri oluturur* D haberlerin devasa hacmi ve younluu, bu irketlerin konular zerinde "daha bir otoriter" olmalar demektir. Muhabirlerinin ismi, haber tketicileri arasnda daha ok geer ve bir New York Times veya CBS haberi, kayna, kurumsal prestiji. skl (gnlk, saatlik vb.), uzman tavr ve deneyimi nedeniyle inanrllk kazanr. Ve gerekler (Amerikan imaj), bu sayca az fakat "asl" haber ikmalcileri ile
Birleik Devletler'deki on bini akn gnlk gazete bir "zincir" eklinde birbirlerine baldrlar ve haberlerini iki veya haber ajansndan (emin ederler.

131

zerk olmakla beraber pek ok bakmdan bu devlere baml binlerce kk haber ikmalcileri tarafndan mtereken ve istikrarl bir ekilde biimlendirilirler. Btn bunlarn ok ciddi bir sonucu Amerikallarn, slam' Dnyasnn yalnlatrlm, bastrlm ve dmanlatrlm biimini tanmak zorunda braktrlmalardr. Trajedi, bu yalnlatrma olaynn slam Dnyas'nn kendisinde de, birdizi mukabil yalnlatrmalar dourmu olmasdr. yle ki, bundan byle "slamiyet" her ikisi de sakncal ve kltc olan iki anlama indirgenmi olmaktadr: Amerikallar ve Batllara gre "slamiyet" yeniden dirilen atavizmi temsil eder ki bu yalnz or-1 taaa dn deil, Bat dnyasnda demokratik nizam denilen ' eyin de yokedilmesi tehdidi demektir, ikincisi, Mslmanlarn "slamiyet" versiyonudur ki bu esas itibariyle Amerikallarn "tehdit eden slamiyet" imajna bir tepkidir. "slamiyet" hakknda sylenen her ey, her zaman, slam hmanizmas, slamiyet'in medeniyet katks, kalknmas, ahlaki deerleri gibi kantlar ileri srerek kendisini savunan bir ekle dnr. Bu tr kar-cevap, zaman zaman aptalla varan kar-karcevab da tahrik eder ve "slamiyet" bir slam lkesinin o andaki durumuyla veya bir ahsiyetiyle bir tutulur. Byle olunca Sedat, Hu-meyni'ye slamiyet'in yz karas, mecnun derken, Humeyni bu , kompliman iade eder ve Amerika'da birok insan bu iki vaka- ' dan hangisinin hakl olabileceini tartr, slamiyet'i tartarak mdafaa eden birisi, karsna Mslman komiteler tarafndan idam edilenlerin gnlk saylaryla kldnda ya da Reuter \ ajansnn 19 Eyll 1979'da haber verdii gibi, Ayetullah Hu-meyni'nin slam Devrimi'nin btn dmanlarn yok edeceini beyan ettii hatrlatldnda, ne diyebilir? Sylemeye altm, "slamiyet'in btn bu greli, yalnlatrlm anlamlarnn birbirlerini destekledii ve iki taraftan kstrdklar iin reddedilmeleri gerektiidir. 132 Olayn ne kadar ciddi sonular dourduu ortadadr: Birleik Devletler'in ah'n modernizasyon giriimlerini destekliyor olmas. ranllar tarafndan ona kar kmaya davet eden bir ar olarak deerlendirildi ve zamanla hanedann slamiyet'e kar olduu eklinde siyasal bir yoruma dnt. Birleik Devletler emperyalizmine kar durmak slam Devrimi'nin hedeflerinden birisi olarak saptand. Bu da, Birleik Devletler'in ah rejimini sembolik olarak New York'ta srdrerek slam Devrimi'ne kar direnmeye gtrd. Oyun sanki bir oryantalist program uyarnca srdrld: Oryantal denilenler, kendilerinden Batl denilenlerin bekledikleri ekilde hareket ederlerken, Batllar da kendilerini ifrit olarak nitelendiren oryantallerin dncelerini do-ruladlar." Bu kadarla da kalmad. imdilerde slam Dnyas'nn pek ok ksm Birleik Devletler retimi televizyon ovlarnn istilas altndadr. nc Dnya'nn dier fertleri gibi, Mslmanlar da haber almak iin, haberler kendi blgeleri hakknda bile olsa, az saydaki haber ajansna gvenmek zorundadrlar. Dolaysyla, haber kayna olmann dnda, haber tketicisi de olmak durumundadrlar. Tarihte ilk defa(yani ilk defa bu kadar kapsaml bir ekilde) slam Dnyas kendisi hakkndaki eyleri Bat imalat imajlardan, tarihlerden ve haberlerden renmektedir. Buna bir de slam Dnyas'ndaki renci ve bilim adamlarnn daha hala Amerikan ve Avrupa ktphanelerine ve Ortadou aratrmalar blmleri olduu kabul edilen retim kurumlarna gvenmek zorunda olduklarn (btn slam Dnyas'nda tek bir, gerekten tam teekll, merkezi, Arap dokmanlar ktphanesi olmadn gz nne aln), ngilizce'nin bir Arapa, Farsa ya da Trke'nin olmad gibi dnya dili olduunu ve slam Dnyas'nn ekonomisi petrole bal lkelerin elit tabakalarn esas itibariyle ynetici snflarn oluturduunu ve bu snflarn ekonomilerini, savunma sistemlerini ve siyasal frsatlarn Ba133 t'nn kontrol altndaki tketici pazarna borlu olduklarn dndklerini eklersek, kendisini yaratan toplumlarn kk bir ksmna hizmet veren basn devriminin "slamiyet'e ne yaptnn elem verici fakat net bir grntsn elde etmi oluruz.56 Btn bunlar, yukarda tarif ettiim kar-tepki oluumunun dnda, bamsz bir slam uyan olmad anlamna gelmez. Fakat bu oluumdan ok dikkatli br ekilde bahsetmek gerekir. Ben kendi adma, "slamiyet" ve "Mslman" gibi kelimeleri, bu kelimeler ok sayda Mslman lke ve toplumda (ve tabii Bat'da), "slamiyef'le ilgisi olmayan pek ok eyi rtmek iin \ bir siyasi kalkan olarak kullanldklar iin, ok dikkatle ve bol dipnotlu kulanamayacaksam, kullanmamay yeliyorum. O halde, slamiyet'in ve slamiyet'teki gelimeleri Mslmanlarn nasl yorumlandn sorumlu bir ekilde nasl tartabiliriz? nce, Maxime Rodinson gibi, Mslman dininin, Allah'n kitab olduu kabul edilen Kur'an'da yer alan temel retilerini belirlemeliyiz." Bunlar, slam inancnn temel kimliidir; ancak nasl tefsir

edildikleri ve uygulandklar baka baka eylerdir. Bir ikinci aama, Kur'an'n eitli mezhepleri, tarikatlar, yorum usullerini, dil teorilerini vb. oluturur. Kur'an'dan karlan yorumlarn (ki ounda tam teekkll kurumlar ve hatta toplumlar domutur) bu byk tefsir ana ynelme eilimini, Rodinson "kaynaa dn" diye adlandrr. Kaynaa dn, slamiyet'e ait eylerin "ilk ruhu"na inmek ihtiyacdr ve Rodinson bu ihtiyatan doan itici gc bir "sonsuz devrim"e benzetir. Ancak Rodinson'un sylemedii, tek tanrl dinlerin ve ideolojilerin hemen hepsinin bu tr bir itici gc bnyelerinde barndrdklardr. slamiyet'in bu bakmdan daha istikrarl bir devrimci olup olmadn anlamak ok gtr. Her halkarda, kitle hareketlerini (rnein, Vahabiler, ran Devrimi'nin dini unsurlar) balatan "kaynaa dn "tr. Bu hareketlerin toplum zerindeki etkileri, yerine ve zamanna gre deiir. Bir ideoloji ola134 rak, 19. yy. Sudan Mehdilii ile bugn oradaki Mehdilik ayn ey deildir. Ayn ekilde, 1940'larn sonundan 1950'lerin ortalarna kadarki sre iindeki Msr'n Mslman Kardeler hareketi bugnn Kardeleri'nden ok daha gl bir ideolojik hareket olarak kabul ediliyordu ve bunlarn her ikisi de bugn Suriye'deki Mslman Kardeler hareketinden hem rgtlenme, hem de amalar asndan farkldrlar. Buraya kadar zerinde konutuumuz slamiyet, tmyle deilse de, temelinde doktriner ve ideolojikti ve grld gibi daha imdiden bir yn eitleme ve eliki le kar karyayz. Ve dolaysyla, "slamiyet" ve "Mslman" kelimelerini, hangi (ve kimin) slamiyet'inden bahsettiimizi belirterek kullanmak durumundayz. ncelememize bir nc aama getirdiimizde, mesele daha da giriftleir. Yine Rodinson'a dnelim: "slamiyet'te bir nc aama vardr ki dier ikisinden dikkatle ayrlmas gerekir. Bu seviye, eitli ideolojilerin nasl yaandndan, hangi uygulamalarla balantl olduklarndan ve esin kaynaklar olmasalar bile, onlar mutlak suretle etkileyen uygulamalardan oluur. Ortaa islamiyet' inin blnd eitli sistemlerin her biri farkl bir biimde yaand ve d referanslar ve metinler itibariyle birbirlerinin ei olmaya devam ettikleri yerlerde bile kendi ilerinde deiikliklere uradlar. ncelemeye konu olan mesele, doktrinler ve "dine aykr" unsurlar tayan metinlerle, Mslmanlarn ounun kabul ettii Mslman "ortodoksi" sinin arasndaki tezada indirgenemez. Her yerde olduu gibi, burada da, insanlarn fikir birlii iinde olduu bir ortamda, kutsal kitabn bir cmleciinin yeniden yorumlanmas ou zaman hayati br deiiklik meydana getirme-ye, eletirel ya da isyankar bir tavr gelitirmeye yeter. Bu tavr, kiiye zg olarak kald gibi bakalarna da sirayet edebilir. Tersi de mmkndr, ihtilal yaratan veya yeni-icat bir eyin muhafazakar, kurallara uygun ve sradan olarak yorumland da 135 olur. Bu tr oluumlarn pek ok rnei vardr ve ideolojilerin genel kanunu olarak da isimlendirilebilir. Ismaili "mezhebi" nin kurulmas bu bakmdan zellikle arpcdr. Ortaalarda, smaililer kurulu dzeni ykmaya ynelik vaazlar veriyorlard. Bugn liderleri, skandal gazetelerinin yazmaktan bkmadklar gibi, film yldzlarnn refakatinde "dlce vita"dan baka dncesi olmayan milyoner Aa Hanlardr. Hasl kutsal metinler ak ifadeler kullanmazlar. Kolay anlalr reeteleri, aklamalar, doktriner metinleri veya bunlarn yaratt tavrlar, eitli veheleri ile sergileyen ve birbirine en ters tezlere gereke bulan kltr miraslardr"** O halde, bu seviye bir nc yorum tr olmakla beraber ilk ikisi olmadan ortaya kamaz. Kur'an olmadan slamiyet olmayaca gibi, Mslmanlar tarafndan okunmad, tefsir edilmedii, kurumlara ve toplumsal gereklere dntrlmedii srece de Kur'an olmaz. Snni slamiyet'te olduu gibi, tefsirde gl bir ortodoksi olduu zamanlarda bile (Snnet'in kendisi ittifaka dayal ortodoksi demektir) devrimci bir karmaa kolayca kabilir. Msr'da, Sedat hkmeti ile muhafazakar olarak adlandrlan eitli siyasal partiler arasndaki uzlamazlk, kimin daha muhafazakar olduu konusundadr. Sedat ve "onun" MUSlman otoriteleri, Snnet hizbi olduklarn iddia ederlerken, mu halifleri de Snnet'in gerek mminlerinin kendileri olduklarn ok gl delillere dayandrarak ortaya koymaktadrlar. slamiyet'in bu aamasna gelmi, gemi ve gelecek Mslmanlarn saylann, "slamiyet'in tehlikeli yolculuunun tarihi srecinin uzunluunu (7. yy.'dan gnmze kadar), Mslman toplumlarnn ok deiken corafik koullarn (in'den Nijerya'ya, spanya'dan Endonezya'ya, Rusya'dan Afganistan'a Tunus'a) da eklersek, Bat basnnn ve kltrnn, btn \ bunlar tek

kelimeyle "islamiyet" ad altnda toplama giriiminin olas siyasal sonularn tahmin etmeye balayabiliriz. Ayr136 ca Mslman ve Batl koullar ayn anda gslemek durumunda kalan eitli "slamc" hareketlerin, deikenlikleri ve elikileri ile bir o kadar siyasal olduklarn ve bu nedenle geliimleri, atmalar ve yorum stratejileri itibariyle incelenmeleri gerektiini sezinleyeceimizi sanyorum" imdi, ne kadar girift bir yumakla kar karya oldumuzu ksaca anlatmaya alacam. Ancak balamadan nce, en byk sorunumun, deerlendirmelerimin ounu dkmante edemiyor olmam olduunu itiraf etmeliyim. Mslman dnyay bir Avrupa ve Japonya'dan ayrt etmek iin kullanlabilmesinin dnda, "slamiyet tarihi" diye bir eyin sahiden olup olmadn syleyebilecek konumda da deiliz. Mslman ve Batl bilim adamlar, slamiyet'in belirli corafik blgelerde kk salm olmasnn nedeninin ekolojik, sosyo-ekonomik yap ya da yerleik ve gebe toplumlar arasndaki zel bir ilikiden kaynaklanp kaynaklanmad konusunda anlaabilmi deiller. slam tarihinin dnemlerine gelince, bunlar da basit bir "Mslman" tanmna izin vermeyecek kadar karmaktrlar. Alevi, Osmanl, Sa-fevi, zbek ve Mool devletleri gibi 20. yy.'a kadar Hindistan'da, Trkiye'de, Yakn ve Ortadou'daki byk devlet rgtlerini temsil eden topluluklarla gnmz Mslman ulus-devletleri arasndaki benzer noktalar nelerdir? Mslman topraklarn Trk-ran ve Trk-Arap olarak adlandrlan blmlerinin arasndaki fark (hatta farkn kkenini) nasl aklarz? Albert Hourani'nin aka gsterdii gibi, slamiyet'te tanmlama, yorumlama ve niteleme problemleri Batl bilim adamlarn (bilim adam olmayan Batllardan bahsetmek bile istemiyorum) durduracak kadar byktr: "u halde, slamiyet tarihi gibi kelimelerin, farkl erevelerde, farkl anlamlara geldii ak olduu gibi, hangi ereve olursa olsun her oluumu kendi balarna izah edemeyecekleri de aktr. Dier bir anlatmla, slamiyet ve bundan tretilen te

i
rimler, "ideal tipler" dir. Dikkatle, sonsuz erhlerle ve anlam uyarlamalar ile kullanlmaldrlar. Dahas, bu ideal tipler, tarihi izahlarn ilkeleri olarak kullanlacaklarsa, baka ideal tiplerle balantl olarak kullanlmaldrlar. Ne dereceye kadar kullanlabileceklerine gelince; bu ne tr bir tarih yazdmza bal dr. rnein, iktisadi tarihte hemen hi ie yaramazlar. Rodin-son un "slam et Capitalisme" de gsterdii gibi, slamiyet'in hakim olduu toplumlarn iktisadi yaam sadece dini inanlarla aklanamaz. eriat'in ticari kanunlar zerindeki etkisine karn, Cahen ve dierlerinin nerdii gibi, "Ortadoulu", "Akdenizli", "ortaal", "endstri ncesi" toplum gibi daha baka kavramlar, Mslman kavramlardan ok daha uygundur, islamiyet, gerekli olanlarn tmne olmamakla beraber, sosyo-politik tarihte baz aklayc unsurlar getirir. Ancak en tavizsiz "Mslman" lkelerin devlet kurumlar ve siyasetleri bile, corafi konumlar, ekonomik gereksinimleri, hanedanlarnn ve egemen snflarnn karlar gz ard edilerek aklanamaz. Tmyle eriat'a dayal gibi grnen kurumlarn tarihi bile tmyle eriat' temel olarak izah edilemez. yle ki, yakndan incelendiinde "Mslman klelii" gibi bir kavramn olmadn da grebiliriz. Yerel gelenekleri, Milliot'un Fas amel edebiyat incelemesinde ortaya koyduu gibi. eriat hkmleriyle uzlatrmann her zaman iin birden fazla yolu olmutur. Dardan gelen fikirlerin, kendi kendisini idame ettiren ve gelitiren bir sistem oluturmak zere islamiyet'le btnletii dnce tarihlerinin pek az sadece Mslman terminolojisi kullanarak izah edilebilir; yle ki, artk islam dnrleri bile Arap giysileri giymi Yunan filozoflar olarak deil, Yunan felsefesinin kavram ve metodlarn Mslman inanlarna kendi aklamalarn getirmek iin kullanan Mslmanlar olarak grlmelidirler." M Dahas da var. "Homo slamicus" (slam insan) diye bir ey olmadn ya da byle bir kavramn analatik veya epistemolo138 jik bir deeri olup olmadn antropologlardan renmiyoruz. slam toplumlarndaki iktidar ve otorite dalm hakknda bilmemiz gerekenden ok daha az bireyler bildiimiz iin- tarihleri ve corafi

konumlar itibariyle ok farkl ve dank olduklarndan tr-eriat kurallar ile bu kurallarn uygulanmas veya hkmdarlk kurallar ile bu kurallarn uygulanmas, dnmesi veya devamlln nasl deerlendirmemiz gerektiini bilmiyoruz. rnein, slam toplumlarnn bazlar, hepsi ya da hibirisi, iktidarlarnn temellerini kutsal kavramlardan hukuki kavramlara deitirdiler mi, bilemiyoruz. Dil, estetik yap, beeni, sosyoloji, devrimci duygular gibi eyler henz ne Mslman ne de Mslman olmayan bilim adamlar tarafndan incelenmemitir.-Mslman siyasal davran diye bir ey var mdr? Mslman devletlerde snflar nasl teekkl eder; bunlar Avrupa'da-kilerden nasl bir farkllk gsterirler? Bir Mslman'n gnlk yaamn kaba izgileriyle saptamamz salayacak kavramlar, aratrma aralar, organizasyon erevesi ve dokmanlar nelerdir? Bir dnce olarak slamiyet aklandnda daha fazlasn saklar veya saptrr veya mulaklatrr veya idealize mi eder, yoksa yararl bir aratrma arac mdr? Hepsinden te, bu sorular soran kiinin kimlii, alaca cevaplar etkiler mi? Mslman ilahiyatlarn bu sorular ran'da, Msr'da, Suudi Arabistan'da, bugn yerine on yl nce sormu olmas ne tr bir farkllk getirirdi? Alaca cevaplar, bir Sovyet oryantalist, Quaid'Orsay'dan bir Fransz Arabist veya Chicago nversite-si'nden bir Amerikal antropologun alaca cevaplardan farkl olacak mdr? Siyasal adan da, "standart Mslman cevab" olarak ortaya kan eyin, daha az kemiklemi, daha salkl, slamiyet'in bir dizi elikili unsurlarn rten bir rt olmaktan teye gitmesi pek olas deildir. Hemen her durumda, merkezi slam blgesindeki bir devlet (Kuzey Afrika'dan Gney Asya'ya kadar), ken139 disini bilinli bir ekilde, slamiyet terimleriyle ifade eder. Bu, kltrel olduu kadar da politik bir tutumdur. Bat, bunu yeni yeni anlamaktadr.*1 rnein, Suudi Arabistan (lkenin isminden de anlalabilecei gibi) Suud hanedannn devletidir ve Su-ud'un, evredeki ileri gelen kabileleri malup etmesiyle kurulmutur. Bu, ailenin devlet ve slamiyet adna syledikleri ve yaptklar, ailenin gcnn uluslararas toplumun bir paras olarak elde ettikleri ve halkn nezdinde meru iktidar sahibi olarak kendisi iin biraraya getirdiklerinin ifadesidir. Benzer eyler rdn, Irak, Kuveyt, Suriye, devrim ncesi ran ve Pakistan iin de sylenebilir. Ancak buralarda iktidar sahibi oligarik bir aile deildir. Bununla beraber, pek ok durumda, olduka kk bir aznln-ister bir dini tarikat, tek parti, bir aile veya yerel grup-dierlerini devlet ve slamiyet adna egemenlii altna alm olmas szkonusudur. Lbnan ve srail istisnadr: kisi de slam Dnyas'na aittirler, ancak birinde Hristiyan bir aznlk hkmrandr, dierinde de Yahudi. Fakat onlar da hegemonyalarnn nemli bir ksmn din terimlerle ifade ederler. Bu lkelerin hepsi, dardan gelen tehlikeleri cevaplamak durumunda olduklarn hissettikleri zamanlarda, herbiri kendisine ] zg yntemlerle dine,gelenee veya milliyetilie byk lde bavurmak zorunda kalmlardr. Buna ramen, aralarnda, olaanst zor bir problemin -esas sorun da budur- iinden ka-bilmi olan yoktur, yle ki, bir kere devlet, yaplar inde barndrd uluslara, dinlere ve tarikatlara yeterince duyarl deildir, rnein Suudi Arabistan'da, eitli kabileler veya obalar, kendisini Suud kavminin Arabistan' diye adlandran bir devlette bask altnda olduklar duygusuna kaplabilirler. ran'n devlet yaps bugn bile Azerbaycanllara, Belucilere, Krtlere ve dier gruplara, etnik varlklarndan dn verdiklerini dnd' recek bir yapya sahiptir. Ayn gerginlik, daha geni lde Suriye, rdn, Irak, Lbnan ve srail'de hissedilmektedir. kincisi, 140 d tehditler olarak kabul ettikleri eylere kar, bu devletlere egemen gler birlik ve beraberlik iinde olduklar grnmn vermek iin, ulusal veya dini ideolojiyi kullanmlardr. Bu, insanlar birarada tutacak byklk ve meruiyetteki yegane ideolojik cereyann slamiyet olduu Suudi Arabistan'da byledir. Dolaysyla, slamiyet'in Suudi Arabistan ve devrim sonras ran'nda, giderek milli gvenlikle anlamda olduu dnlmeye balanmtr. Bu hkmet biimlerinin, Bat'nn kafasndaki slamiyet kavramn doruluyor olmas, kendilerini daha da byk i ve d basklar altnda brakmaktadr. Dolaysyla, "slamiyet'e dn" btnlkl ve hatta tutarl bir hareket olmaktan ok, birtakm siyasal gerekleri iermektedir. Birleik Devletler iin bazen kar durulmas, bazen de tevik edilmesi gereken bir kesintiyi temsil eder. yle ki, bir taraftan anti-komnist Suudi Mslmanlardan, Afganistan'n kahraman Mslman direniilerinden, Sedat'tan, Suudi kraliyet ailesinden ve Ziya lHak gibi "aklselim sahibi" Mslmanlardan bahsederken, dier taraftan Humeyni'nin Mslman militanlarna ve Kaddafi'nin "nc Yol"una sver ve Halhali'nin uygulad "slam ceza yasalar"

karsnda hissettiimiz salksz bylenme ile bu gcn iktidarn srdrmesine yardmc oluruz. Msr'n Mslman Kardeleri, Suudi Arabistan'n Medine Camii'ni istila eden Mslman militanlar, Suriye'nin Baas rejimi muhalifi Mslman Kardeleri ve nc'leri, ran'n Mcahitleri, Fedaileri ve Liberalleri, bu lkelerde esen muhalefet rzgarlarnn sadece bazlardr ve bunlar hakknda hemen hibir bilgimiz yoktur. Dahas, birtakm smrge sonras devletlerde, kimlikleri bloke edilmi birtakm uluslar, "kendi" slamiyetleri iin haykrmaktadrlar. Btn bunlarn yansra, medreselerde, camilerde, kulplerde, kardeliklerde, loncalarda, partilerde, niver-sitelerde,hareketlerde, kylerde ve slam Dnyas'nn her yerindeki kent merkezlerinde, daha da eitli "slamiyet"ler neril141 mektedir ve hepsi de taraftarlarn "gerek slamiyet'e" ynelttiklerini iddia ederler.62 Bugn, basn ve hkmet szcs tarafndan "slamiyet" hakknda dnmeye davet edilen Batllarn, bu muhtelif Mslman hareketlerinin sadece kk bir ksmndan haberleri vardr. En ciddi yanl anlatmlar, Mslman "diriliinden" bahsedilince ortaya kar.63 Zira, mminlerinin kalplerinde ve kafalarnda slamiyet her zaman iin yeniden dirilen, canl dncede, duyguda ve insann retiminde zengindir. Ve mminlerin gzlerinde "Mslman mefhumu" (W. Montgomery Watt'n kullanl tabiri)64 onlar yaratc sorunlarla her zaman kar karya brakr. Adalet nedir? Ktlk nedir? Ortodoksi ve gelenee hangi koullarda gvenmelidir? tihat (kiisel yorum) hangi konularda uygundur? Sorular birbirini dourur ve yaplmas gereken yaplr; ama Bat'da, bizler bunun ok azn duyar veya grrz. Mslman yaamnn metinlerle kstlanmayan, kiiliklerle veya belirgin yaplarla belirlenmeyen taraf, bizim kavramaya alt- } mz eylerde "slamiyet" gibi ypranm bir kelimeyi gvenilmez bir endeks klar. Btn bunlara ramen, "slamiyet" ile "Bat" arasndaki uzlamazlk ok gerektir. nsan her savan iki takm siper, iki takm barikat, iki askeri mekanizmadan olutuunu unutmak eilimindedir. Ve nasl slamiyet'le sava Bat'y birletirmi gibi grnyorsa, Bat ile sava da slamiyet'in pek ok hiziplerini bir araya getirmitir. nk her ne kadar Birleik Devletler'de ] slamiyet olduka yeni bir unsursa da, pek ok Mslman iin,| Birleik Devletler Bat'nn bir paras olarak grlegelmi ve bu nedenle Mslman evrelerde onlarca yldr zerinde ok durulan bir fenomen olmutur. slam kltr zerinde alan ok sayda bilim adam, yle sanyorum ki, "Bat"nn son iki yzyldaki slam dncesi zerindeki etkisini abartmak eilimindedirler. "Bat" ve "modernizasyon" kavramlarnn slam bilincini
142

Atlantik'ten Krfez'e kadar igal ettii konusunda yanl bir varsaym iindedirler. Bunun doru olmamasnn basit bir nedeni, btn toplumlar gibi,slam toplumlar da bazen bir ey, bazen de baka bir zamanda baka bir ey zerinde younlarlar. Ancak "Bat"nn slam Dnyas'nda polemik alanlar, tezler, kahramanca yorumlar, her biri deiik projeler ve grevler stlenen ok sayda ahsiyetler, siyasal partiler ve hareketler balatt dorudur. Fakat btn slam Dnyas'nn sadece zaten kendi dnda olan bir eyle65 uratn dnmek hem yanl, hem de kmseyen bir tavrdr. slam kltrnn en belirleyici unsurlarndan birisinin zengin ve ok yaratc "yorum enerjisi" olduunun unutulmamas ok nemlidir. slamiyet'in ok gl bir grsel estetik gelenek retmedii belki dorudur; ancak szl yorum sanatn, slamiyet kadar gelitirmi ve tevik etmi pek az medeniyet olmas daha da ilgintir. Btn kurumlar, btn gelenekler ve btn dnce ekolleri, bu tr ifade.dil teorisi ve belagat sistemleri zerine ina edilmilerdir. Buna baka dini geleneklerde de rastlarz; ancak slamiyet'in szl ve yazl deneyimlerinin baka yerlere kyasla daha zengin ve hemen hemen rakipsiz olduunu hatrlamamz gerekir. Bu durumda, yeni ran anayasasnn millete klavuzluk edecek bir fakihler grubu tarafndan belirlenmi olmasnda alacak bir ey yoktur. Fakih, basnn zannettii gibi bir flozof-kral deil, kelimenin harfi anlamyla bir fkh ustas, daha baka br deyile, ok iyi bir "dnr"dr. Hem Mslman hem de basnn oluturduu Amerikan veya Bat yorum evresi, enerjilerini trajik bir ekilde aralarndaki anlamazln kk bir noktasnda harcadlar. Ve bunu yapar-ken.anlamazlkla ilgisi olmayan eyleri gz ard ettiler. Hemen hepimiz Mslmanlarn, "ifrit" Amerika'ya kar olduklarna inanmaya hazr olduumuza gre gerekte neler olup bittiine biraz dikkat etmemizde yarar var. Bat'daki "haberlerin" ve 143 "imajlarn" Mslman denetiminde olmad ne kadar doruysa, Mslmanlarn bamllk nedenlerini anlamakta gsterdikleri gecikmenin, yapabilecekleri eyleri yapmalarna engel olduu da

bir o kadar dorudur. Petrol zengini lkeler kaynak yetersizliinden ikayet edemezler. Eksik olan, Mslmanlarn dnyaya ciddi bir ekilde dahil olmak gibi siyasi bir karar zerinde birlememi olmalardr. Bu eksiklik, Mslman devletlerin birleik bir g olmadklar gibi, daha henz siyasal seferberlik ilan etmediklerinin veya tutarl olmadklarnn da kantdr. Ancak byle bir giriim, Mslmanlarn hangi olumlu deerlerin temsilcileri olduklarnn pek ok bakmdan ve ciddi bir ekilde (sadece tepkisel ve savunma halinde deil) deerlendirilmesi demektir. slam Dnyas'nda bu konuya ilikin byk bir tartma, ounlukla tre (yani, zellikle Mslman miras) tartmalar eklinde, zaten sregelmektedir ve artk bulgular ve meseleleri dnyann geri kalan blmne duyurma66 zaman gelmitir. Bundan byle Bat'nn Araplara ve Mslmanlara duyduu dmanca duygular karsnda feryat etmenin ve sonra da fkeli bir hakllk duygusu ile geriye yaslanp oturmann affedilir bir taraf yoktur. Dmanln nedenleri ve "Bat"nn onu tevik eden unsurlar korkusuzca incelendiinde, bu duygular dntrmek yolunda nemli bir adm atlm olacaktr. Ancak ly karp da basnda yeni bir anti-slam propagandac cereyannn domasna neden olmamak iin, dmanl baka bir eyle ikame etmek gerekir. slamiyet'in gnmzdeki "dman" imajn "srdrmenin" ve "beslemenin", bunu yapan sadece baz Mslmanlar, baz Araplar ve baz siyah Afrikallar da olsa, ok tehlikeli olduu muhakkaktr. Fakat bu tr "besleme" hareketleri, henz yaplmayan eylerin nemini de vurgular. Bence endstrileme, modernleme ve gelime tela iinde, pek ok Mslman lke, kendilerini tketici pazarlarna dn-

144
trme konusunda ok yumuak bal davrandlar. Oryantalizmin klielerini ve efsanelerini def etmek iin btn dnyaya bizzat basn ve Mslmanlar tarafndan bir frsat tannmal; dnya, Mslmanlar ve oryantalleri bir baka tarih, yeni bir sosyoloji tr, yeni bir kltr bilinci yaratyor; daha da nemlisi, yayyor olarak grebilmelidir. Ksacas, Mslmanlar "yeni bir tarih" yaama hedeflerini srarla beyan etmeli, MarshalI Hodgson'n slamlatnlm dnya67 diye adlandrd ok sayda topluluu, sonularn Mslman dnyas dndaki dnyaya da aktaracak ciddiyet ve aciliyetle incelemek zorundadrlar. Ali eriati'nin Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini, insanolunun bir tanmlamasn yapacak ekilde "bir seim, bir aba, gerekli bir oluum. O, bitmeyen bir hicret, kendi iinde bir hicret, topraktan Allah'a doru bir hicret; kendi ruhu iinde gebedir" diyerek tm insanla malederken, Mslman ranllardan ayn eyi yapmalarn istedii kukusuzdur.68 ran Devrimi'nin ilk aamalarn, eriati'ninki gibi fikirler aydnlatt. Ve bu ilk aamalar, Mslmanlarn gerek bir ihtilal yapmaya veya despotizmi ve adaletsizlii devirmeye esas itibariyle muktedir olmadklar trnden dogmatik varsaymlar tmyle yoketti. Bundan daha nemlisi, eriati'nin her zaman iddia ettii gibi ran Devrimi, slamiyet'in, dnyevi veya semavi bir otoriteye pasif boyun eme eklinde deil, insan varln her an uyank tutan bir tecessmler manzumesi olarak yaanmas gerektiini gsterdi. "Dondurulmu standartlar" deil,sadece insann amurdan baka bir eyi olmayan bir dnyada Mslman, eriati'ye gre, kendi yolunu izmek zorundayd. Dnya topluluunun kendisi "Kabil kutbu" (hkmdar, kral, aristokrasi: tek kiide toplanan iktidar) ile "Habil kutbu" (halk, Kur'an'n el-nass olarak tanmlad demokrasi, znellik, toplum) arasnda hicret, daha dorusu tereddt iindeydi. Ayetullah Humeyni'nin ahlaki retileri balangta en az bu kadar glyd. 145 eriati'ye kyasla daha kat bir tavrla Humeyn, Mslman meselesinin helalle haram arasnda hi bitmeyen bir seim olduu kanaatindeydi. Dolaysyla, helalin kurumlatrlabilecei ve mustazaflarn (ezilmilerin) zilletten kurtulabilecei bir slam Cumhuriyeti ars. ran'da dehetli bir ayaklanma meydana getiren fikirler tabii ki bunlard. Ancak Bat'da, slam Devrimi hibir anlayl dikkate mazhar olmad. slam devletlerinde bile, ran Devrimi'nden, enerjisi, atei, ykcl ve nerdeyse bin yllk itiyakinden dolay korkuldu. Dolaysyla, slam Dnya-s'nda, Mslman yaamna resmi ve Ortodoks bak alar ile pek ok unsurlaryla bunun karsnda yer alan ve ran Devri-mi'ni kendi ifadesinin ncs olarak gren mukabil slam kltrnn bak alar arasnda byk bir uurum vardr.70in garip taraf, Bat'nn slam anlaynn, slamiyet'i genel olarak ceza,otokrasi, ortaa mant ve teokrasi gibi, Mslmanlarn ounun kar olduu gnmzdeki grnmyle badatrma) tercih etmesidir.

146

III- Bu ereve inde Prenses Olay


Yine de, karmzda bulduumuz slamiyet, bizim onu kendi amalarmza uygun bir ekilde gsterme gcmz tarafndan zoraki tahrif edilmi (sulandrlm) ve duruma gre, bir devlet, bir hkmet veya bize muhatap olan bir gruba indirgenmitir. Bu, slamiyet'ten ok farkl bir eydir ve u anda iinde bulund-umuz "biz" ve "onlar" atmas, ne "biz"e ne de "onlar"a yakr. Daha nemlisi, gerekleri izah etmekten ok gizler. Ne demek istediimi kt bir hikayeyi inceleyerek daha iyi anlatabileceim. 12 Mays 1980'de, Public Broadcasting Service,ngiliz sinema yapmcs Anthony Thomas'n bir filmini yaymlad: Bir Prenses'in lm. Bundan bir ay kadar nce, film ngiltere ile Suudi Arabistan arasnda diplomatik olaylara neden olmu, Suudi Arabistan'n Londra'daki sefirini geri ekmesi, ngiltere'nin bir Suudi tatil yeri olarak boykot edilmesi ve daha baka meyyidelerin de uygulanaca tehditi ile sonulanmt. Neden? nk Suudilere gre film slamiyet'e hakaret ediyordu ve genel olarak Arap, zel olarak da Suudi toplumunun yanl bir portresini iziyordu. Gen bir prensesin idam ve onun avam ann nl hikayesini konu alan film, gerei arayan bir dok-dram (yar dokmanter tiyatro oyunu) eklinde yaplmt. ifte ne olduunu renmeye alan bir ngiliz muhabir, Bey147 ruta uar, orada Lbnanllar ve Filistinlilerle konuur, oradan Suudi Arabistan'a geer ve tabii, Suudi Arabistan resmi evreleri onu dndrp dolatrrlar. Bu zaman zarfnda, btn rendii prensesin hikayesinin, konutuu kiiler tarafndan kendi siyasal ve ahlaki sorunlarnn sembol olarak yorumlanddr. Filistinlilere gre, prenses, tpk kendileri gibi zgrlk ve siyasal benlik bulma abas iinde toplum-d bir varlktr. Baz Lbnanllara gre, Lbnan' ikiye blen Araplar-aras kavgann tipik bir semboldr. Suudi resmi makamlarna gre, sadece kendilerini lgilendiren bir olaydr. Bat'nn konuyla ilgilenmesinin nedeninin rejimi aalamak istemelerinden olduunu soy- ' lerler. Nihayet, iin iinde olan bir avu kiiye gre, prensesin ac kaderi rejimin ikiyzllnn kantdr ve "slamiyetin ve mslman lextalionis'inin (gze gz die di) hkmdar ailesinin yozluunu rtmek zere kullanlmasdr. Film belirli bir sonuca varmaz; btn aklamalarda baz gerekler vardr ancak 1 hibiri olup biteni anlatmaya yeterli deildir. Birleik Devletler'de, Suudi hkmeti filmin gsterilmesine kar oldunu beyan edince hoa gitmeyen iki sonu dodu; birincisi. Dileri Bakanl'ndan Warren Christopher Suudilerin rahatsz olduunu PBS'ye alenen duyurdu ve Exxon (petrol irketi) belli bal gazetelerde ilanlar yaynlayarak, PBS'nin yaym kararn "yeni- . den gzden geirmesini" istedi. Bir takm ehirlerde gsteri iptal edildi. Filmin mnazal durumuna bir dn olmak zere, PBS yaym mteakip altm dakikalk bir ak oturum dzenledi. Panel yneticisinden baka alt kii film zerinde konutular: Bir tanesi Arap Lig'i* temsilcisidir ikincisi bir Harvard hukuk profesr, ncs Boston blgesinden bir Mslman din
* Arap Ligi: Birleik Devletler 'de Arap davalarn dile getirmek zere 1945'te kurulan bir konfederasyon. Suriye. rdn. Irak, Suudi Arabistan, Msr ve Yemen kurucu yeleriydiler.

148

adam, drdncs gen bir Amerikal Arap yanls (akademik veya resmi bir hviyeti olmayan bir kii iin ilgin nitelik), beincisi Ortadou'ya ilikin i ve gazetecilik tecrbesi olan bir gen hanm ve nihayet Suudi olayndan honutsuzluunu drst bir ekilde ortaya koyan bir ngiliz gazeteci. Bu alt kii mtereken olduka anlalmaz.bir saatlik bir beyanat verdiler. Blge hakknda bir eyler bilenler, konumlar itibariyle, resmi bir "Mslman" azla mdafaa tarzna bal kalmak zorunda kaldlar. Konu hakknda kimlerin "ok az ey" bildii ortadayd ve geri kalanlar da zaten nemsizdiler. Filmin gsterilmesini nleme abalar, hakl olarak, Amerikan anayasasnn birinci eki meselesini ortaya kard ve bence filmin gsterilmesi gerekirdi. Benim kanaatimce, sinema sanat asndan olduka sradan olan film hakknda dile getirilmeyen nemli noktalar unlard: (a) filmi yapan bir Mslman deildi, (b) filmin, sradan bir seyircinin Mslmanlar hakknda grebilecei yegane film deilse bile en etkili film olmas muhtemeldi, (c) PBS ak oturumunda ve baka yerlerde, filmle ilgili konumalar ereve, g ve takdim sorunlarna hemen hi deinmedi. Thomas'n filminin, rnein Yemen hakknda bir filmin sahip olamayaca trden hazr bir albeniden, -yani seks ve "Mslman" cezas (zellikle, "bizim" Mslmanlarn barbarlna ilikin en kt phelerimizi dorulayacak ekilde)- yararlanaca kukusuzdu. Ayrca drst bir dok-dramaymasna sunulmas ok geni bir seyirci kitlesi ekebilirdi. The Econo-mist'in 1980 Nisan'nda dedii gibi, "eriat ou Batlya, slam ceza sistemi anlamna gelir ve basite indirgenmi bu mit, bu film tarafndan kuvvetlendirilmitir." Suudi Arabistan hkmetinin de iin iine kart ortaya knca (Exxon'u devreye soktuu), seyirci

adedi daha da artt. Btn bu olaylar, Prensesin lm isimli filmin kesinlikle bir Mslman filmi olmamakla beraber, bu konuda Mslmanlarn syleyebilecekleri eylerin ok kst149 l, olduka sevimsiz ve etkisiz olduunu bir kez daha ortaya koydu. Film yapmclar ve PBS (herhangi bir Mslman veya nc Dnya insannn olduu gibi), filmin ierii ne olursa olsun,yaplabilmi ve birtakm sahneleri imajlar halinde gsterebilmi olmasnn, "kltrel g" (Bat'nn kltrel gc) diye adlandrageldiim "imtiyaz"dan kaynakladnn bilincinde olmalydlar. Suudilerin daha paral olmalar kesinlikle nemli deildi; nk Bat'da71 geerli olan sistem, sermayeden ok, Ba-t'nn kltrel gcyd. Filmin slamiyet'e hakaret ettii yolundaki resmi Suudi iddialar, kendisini slamiyet'in savunucusu olarak gren Suudi rejiminin Bat'nn slamiyet imajn ntralize etmek iin ok daha zayf bir sistemi seferber etme giriimlerinden ibaretti. PBS'nin ak oturumu, sisteme (Bat kltrel gc) bir zafer daha kazandrd. Yaym irketi bir taraftan meseleleri tartarak Suudi duygularna gereken duyarll gsterdiini iddia edebilecek konuma girerken, dier taraftan da, konumalarda "denge" gzetmek suretiyle ak oturumu kendi kontrol altnda tuttu ve iyi tannmayan, dncelerini iyi dile getiremeyen ve deiik tellerden alan kiilerden oluturduu panelistlerin herhangi bir youn veya ayrntl analize girmelerine izin vermedi. Ak oturumun yaplm olmas, dikkatli bir incelemenin yaplmasn nledi. Olayn basanlarndan biri, hi kimsenin, filmin Raomon slubuna ilikin bir sz sylememesiydi ve "dengeli" panel, asl konuyla -ada bir Mslman toplumu- ilgili yargy, yanl yorumlara yol aacak ekilde ortada brakt. Prensesin gerekten ne yaptn bilmiyoruz (belki aslnda umrumuzda da deil). Filme gelince, panelin syledii gibi hem "kt" hem de "drst ve iyi"ydi. Ancak film ve panelin her ikisinin birden altnda yatan ve dile getirilmeyen gerek, byle bir filmin yaplabilirlii ve Hristiyanla, Birleik Devletler'e veya Bakan Carter'a za150 rarl olabilecei dnlen harhangi bir Suudi yapm filmden ok daha ciddi sonular dourabileceiydi. Suudi rejimi, filmin gsterilmesini nlemeye almann dnda, olan bir eyin, olayn kendisinin olmadn iddia etmek zorunda kald ki ,bir taraftan olay yalanlarken dier taraftan da slamiyet'in mukabil bir biimini ortaya koymasna imkan yoktu. Daha nceden de bahsettiiniz bu ifte kska, filme likin itirazlar etkisiz kld. nk insan ya hayr bu byle deil, der; ya da yledir, diye aklama getirir; ama tabii bu ikincisini sylemenin etkin bir yolu varsa ve syleyebilecek bir platform mevcutsa. Suudi szcleri iin, Amerikallarn kltrleri gerei, gsteri yasaklamas giriimlerinin dnda, byle bir imkan ve makam yoktu. Suudi grevlileri slamiyet'in "iyi" taraflarn gstermek iin birka isteksiz giriimde bulundular fakat bunlar ses getirmedi. Daha kts, filmin sanatsal veya siyasal adan nemli bir mesaj veremeyecek kadar sradan olduuna dikkati ekecek kltrel selahiyet sahibi bir Amerikan evresi de yokmu gibiydi. Esef verici olan, hem Amerika hem de ngiltere'de, filme kar olanlarn Suudi mali karlarnn (J.B. Kelley tarafndan 17 Mays 1980 tarihli New Republic'te st kapal bir ekilde belirtildii gibi) uaklar olarak grnmeleriydi. Sonu olarak, muhalifler filme eletirel bir ekilde kar kabilmek iin gerekli datm mekanizmasna hkmedemediler. Oysa, ihtilafn ne kadar sradan olduu Marcel Ophuls'un "Adalet Hatralar" veya "Holocaust-kym" veya eitli Leni Riefenstahl filmleri zerindeki mnakaalar hatrlandnda kendiliinden ortaya kacaktr. Prensesin lm'nn gsterilmesi baka birtakm eylerin ortaya kmasn da salad. Hem Amerikan basn hem de onun evresindeki entelektel ve kltrel ortam prenses daha duyulmadan nce, kelimenin tam manasyla ve aka dile getirilen anti-slami ve anti-Arap iftiralarla kaynyordu. Suudi Arabistan 151 kral gemite en az iki kere kendisini selamlamay ve en basit nezaket kurallarna uymay reddeden New York Belediye Baka-n'nn hareketine maruz kalmt. Aratrmalar, iinde aka rk ve hakaretamiz Mslman karikatrleri olmayan hemen hibir birinci kuak* televizyon programnn olmadn gstermektedirler. Bu programlarn Mslmanlar, bir tek Mslman'n btn Mslmanlarn ve slamiyet'in tipik bir rneini tekil edecek ekilde, "tek dze" ve "genel"dirler.72 Orta retim ders kitaplar,romanlar, filmler, reklamlardan ka tanesi slamiyet'e dikkatli olmak bir yana,bilgilendirici niteliktedir. Snni ve ii slam arasndaki farkn ne olduunun bilgisi ne kadar yaygndr? Hi! niversitelerimizdeki edebi bilimler (hmanite) derslerini dnn. Hepsi deilse bile

ou "edebi bilimler" mfredatlarn Homer'den ve Atina trajedilerinden, Kitab Mu- : kaddes, Shakespeare, Pante ve Cervantes yoluyla. Dostoyevski ve T. S. Eliot'a varan byk eserlere e tutmulardr. Hristiyan Avrupa'ya hemhudut bir slam medeniyetinin bylesine kendi kavmine dnk bir ema iindeki yeri nedir? Son zamanlarn, [ "Militan slamiyet" veya "slam Haneri" veya "Ayetullah Hu- ] meyni'nin Mein Kampf'i" gibi isimler tayan kitaplar bir tarafa, slam medeniyeti hakknda hangi kitap byk tirajlara ulam veya referans olarak kullanlm veya aranmtr. Nfusun bir : ksmn, rnein, Anglofil (ngiliz sever) ve Frankofiller olarak tanmlayabildiimiz gibi slamofil olarak tanmlayabilir miyiz? Prenses tartmas bittikten sonra Suudiler, Amerikan Spectator dergisi, Eric Hoffer'in "Sabr'n Resul Muhammed" alt balkl "Muhammed'in Tembellii"73 isimli makalesini yaymladnda gcenmeyi maalesef unuttular, "slamiyet yanl anlalmalar" listesine, dnyada topraklar Birleik Devletler'in
* Birinci Kuak: Televizyonun en ok seyredilen zaman olan, haberden nceki ve sonraki birer saat.

152

mttefikleri tarafndan igal altnda tutulan sadece lke olduunu hatrlatacak bir not bile eklemediler. Suudi rejimin, meyyide uygulama tehditinde bulunduu tek durum, kraliyet ailesinin tibarnn direkt olarak zedelendii durumdu. slamiyet'in sadece bir tek o durumda incinmesi nasl mmkn olabiliyordu? Suudilerin bugne kadar slamiyet'in daha iyi anlalmasna pek az katkda bulunmu olmalarnn nedeni nedir? imdiye kadar, eitime yaptklar en byk ba, eski bir ARAMCO'4 (Arap Amerikan Petrol irketi) alannn banda olduu Southern California niversitesi'nin Ortadou Aratrmalar Program'na verilmitir. Ancak Prensesin lm olaynn erevesi daha da girifttir. Asgari son be ylda, Krfez'e Amerikan mdahalesi sradan bir mzakere konusu olmaya devam etmitir. Suudilerin Camp David bar konumalarna katlmad 1978'lerin sonlarndan beri, rejimlerinin birtakm hatalarn ve zaafiyetlerini aydnlatan (bazlar gerek grnl, bilgisizlik dolu) makaleler dzenli bir ekilde retilir oldu. 1980 Temmuz'unun sonlarna doru, bu makalelerin bazlarnn CIA tarafndan retildii kabul edildi: "The Washington Leak Went Wrong: CIA Gaffe That Schocked Saudi Arabia" (Ters tepen Washington sznts: Suudi Arabistan'a ok etkisi yapan CIA gaf), David Leigh (Washington Post 30 Temmuz 1980). Onalt yl nce yaym yaamna girdiinden bu yana, New York Review of Books, Basra Krfezi'nin varln hemen hi konu etmemiti. Derken, Camp David anlamasn izleyen br yl iinde, Krfez'le ilgili muhtelif makaleler yaymland. Makalelerin hepsi de Suudi rejiminin sallantda olduunu ileri sryorlard. Ayn sre iinde, srail hahamlarnn kadnlar ve Yahudi olmayanlar hakknda ayn tr tavrlar olduundan hi kimse bahsetmezken, gnlk basn (radyo, televizyon ve gazeteler) slamiyet'in dirildiinin, ceza ve hukuk sistemleriyle kadnlara ilikin tavrnn ortaa niteliklerini fark e153 diverdiler. Oysa, vcut temizlii ve ceza sistemleri birbirlerine hayret edecek kadar benziyorlard ve birtakm Lbnanl din adamlar da bir o kadar kana susam ve ortaa kafalydlar. Suudi Arabistan Mslman rejiminin hedef seilmesi kolay incinebilir olmasndan ve yabanclndan ileri geliyordu. Bu tutum onlar daha da incinebilir ve yabanc kld. Bylesine kendi kavmine incinebilir ve yabanc yapt. Ancak istenen, Amerika'ya kar "kstahlk" ettii iin, Suudi Arabistan'n "drst" ve o gne kadar kendi istei zerine uygulanan sansrden arnm (kimse srail'den intiar eden her haberin askeri sansrden getiinden yaknlyordu!) haberlerin sonularna katlanmasyd. Suudi Arabistan'da, basn zgrlnn olmamasna duyulan fke, dzenli ve yaygn bir ekilde dile getirilmeye baland (Bat yakasndaki Arap gazetelerine, okullarna ve niversitelerine srail'in uygulad yasaklara kar kan ka adet fkeli ses duyulmutu?). Suudi Arabistan birdenbire liberallerden ve siyonisttlerden oluan bir koronun azarlad tutucu, bankerlerin ve dzenin kdemli temsilcilerinin vd ve nerdeyse okad zgn bir olgu oluverdi. Bu durum, Suudi Arabistan'n bir kez daha aalanmasna, kabul edilemez hale gelmesine, ahlaka ve doaya aykr olduunun dnlmesine yol at. Bunun bir sonucu olarak, prenses olay patladnda, "biz" yksek sesle "onlarn" ikiyzl ve kokumu olduklarn haykrdk, "onlar" da bizim gcmze ve duyarszlmza ierlediler. Bu cepheleme, "bizim"le "onlar"n arasndaki diyalogu yeni bir kanata yneltti ve gereki mzakere, analiz ve bilgi alveri ortamn tmyle ortadan kaldrd. Kendisine Bat medeniyeti diyen bu yekpare kitleyle giritii her tartmay kaybediyor olmalar, Mslmanlarn kendilerine "yaktrdklar" kimlii daha

da glendirdi ve bunun farkna varan Bat'nn kendi demagoglar ortaa banazlna ve zalim despotluuna kfrler yadrdlar. Hemen her Mslman'n kendi slami kimliine ilikin en 154 ufak bir aklamas kozmik boyutlara varan bir bakaldrma ve yaam gereine dnt. Sava, bu gelimenin en mantkl sonucuymu gibi grnmektedir. Bir baka, bir defa beklenmeyen sivil sonu, burada ve slam Dnyas'nda baz insanlarn "Bat" ve "slamiyet" gibi zoraki etiketlerin messif limitlerinin farkna varmalardr. Belki bu etiketlerin ve onlar destekleyen evrelerin, insann elini kolunu balayan glerinin azalmasn beklemek ok fazla iyimserlik olur. Ancak "slamiyet"! daha az yekpare, daha az korkutucu, daha az bizim (bu "biz" Mslman ve Hristiyan olabilir) u anki karlarmz dorultusunda yorumlanm ve kendi korkularmz daha az yanstan bir kavram olarak grebilmekliimiz muhtemeldir. Yorumlarn gcnn, sbjektif unsurlarn ve bil-dimizi sandmz eylerin birounun kendi retimimiz olduunun bir farkna varabilsek, safdilliimizin bir ksmn,kt niyetimizin nemli bir blmn, kendimiz ve yaadmz dnya hakkndaki pek ok miti yok etmek yolunda ciddi bir mesafe alm oluruz. Ancak bundan sonradr ki bizim kafamzdaki "slamiyet" ile Mslmanlarn farkl slamiyetlerini kavrayabiliriz. imdi "biz" ile "slamiyet" arasndaki en tedirgin edici olay ayrntlar ile incelemee girielim: ran rehineler olay. Olup bitenler bizim iin ok yaralayc, ok youn ve dikkatle bakldnda ada Mslman dnyada yaanan oluumlar asndan pek ok ey ifade ettikleri in, ran hikayesinde gn na karlmas gereken pek ok ey ve siyasal nitelikte olay vardr. slamiyet ve Bat'ya ilikin daha kapsaml meseleleri, ran' ele aldktan sonra tartmaya devam edebiliriz.

155

kinci Blm
ran Hikayesi
156

I. Kutsal Sava
ran, Amerikallarda iin iin kaynayan bir hiddet uyandrd. Bunun nedeni ranl rencilerin 4 Kasm 1979'da ar bir hakaretle ve kanunsuz bir ekilde, Tahran sefaretini igal etmeleri kadar, basnn olaya gsterdii olaanst ayrntl ve youn ilgiydi. nsann lkesinin diiplomatlarnn rehin tutulduunu ve Amerika'nn onlar kurtarmaktan aciz olduunu sanmas bir ey, olan biteni her gece televizyonunun birinci kuak yaynlarnda izlemesi baka eydir. Ancak artk, "ran hikayesi"nin anlamn eletirel bir gzle yeniden deerlendirme zamannn geldiinin ve zellikle, Amerikallarn yaklak yzde doksannn son zamanlarda ran' radyo, televizyon ve gazetelerden tanmak durumunda kalm olmalar nedeniyle, ran olaynn Amerikan u-urundaki yerini rasyonel ve duygularmzdan arnm olarak incelemek ihtiyacnda olduumuza inanyorum. Amerikallarn rehin tutulmasndan doan acy ve fkeyi veya slam Dnya-s'yla aramzdaki uzlamazlklardan doan karmaay dindirmenin imkan yok; ama bence, Birleik Devletler'in bir istisnas dnda, askeri kuvvet kullanmadna kretmeliyiz. Her halkarda, artk, ran'n Amerikallar iin (ABD ve Bat-slam Dnyas ilikilerinin erevesi iinde) ne ifade ettiini, basn tarafndan gn be gn nasl ve hangi szcklerle takdim ve tekrar takdim edildiinin bir envanterini kartmak zaman gelmitir. 157 Sefaretin ele geirilmesinden hemen sonra, televizyon ebekelerinin gece haberlerinin byk bir blmn ran ald. ABC televizyonu birka ay sre "Rehin Alnan Amerika" adl geceyars programlar dzenledi. PBS'nin Mac Neil/Lehrer Raporu, kriz boyunca olay hakknda bugne kadar grlmemi sayda program yaymlad. Walter Cronkite, aylar boyunca, haberleri okumay bitirdikten sonra her zaman syledii "te, byle" cmlesinin hemen ardna rehinelerin hapis kaldklar gnlerin saysn, "iki yz yedinci gn" gibi, ekler oldu. Dileri Bakanl'nn o zamanki szcs Hodding Carter, iki hafta iinde adeta bir film yldz hviyetine brnd. Dier taraftan, 1980 Nisan'nn sonlarndaki l domu kurtarma operasyonuna kadar, ne Dileri Bakan Cyrus Vance ne de Zbignievv Brzezinski ortalarda grnmediler. Abulhasan Beni Sadr rportajlar, dakikalk slam tarihi dersleri,sabk ahn hastane raporlar, ask yzl konumaclarn ve uzmanlarn incelemeleri, derin dncele-ri,tartmalar, nutuklar ve ilerisi iin gelitirdikleri eitli teoriler, nerdikleri hareket tarzlar psikolojik ortam, Sovyet hareketleri ve Mslman tepkisine ilikin beyanlar arasnda sunuldu.

Ve elliye yakn Amerikal hala hapisteydi. Giderek, ranllarn, basn kendi karlarna hizmet ettiini dndkleri biimde kullandklar ortaya kt ve bu, televizyon ebekelerinin gznden kamad. Sefaretteki renciler, sk sk, haber uydularnn zaman tarifesine ve Amerika'daki haber saatlerine rastgelecek "olaylar" dzenliyorlard. Zaman zaman, ran resmi makamlar da byle yapmak suretiyle Amerikan halknn, hkmetlerinin politikasna kar kmalarn salamay planladklarndan bahsettiler. Ne var ki, bu daha bandan yanl bir hesapt ve basnn daha ciddi bir aratrma havasna girmesini tevik etmek surety- ] le garip, fakat hi de kt karlanmayan sonular dourdu. Ancak benim burada tartmak istediim krizin youn olduu dnemlerde ran'n Amerikallara nasl grnm olduundan, madalyonun teki yznden vazgemek zorundaym. 158

Kitabn birinci blmnde sylediim gibi, geirdiimiz on yln, sadece ran' deil, Arap-srail atmasn, petrol sorununu ve Afganistan' ieren en dramatik haberlerin "slamiyet" haberleri olmu olmasdr. Bunun byle olduu, en ak biimiyle ran krizi srasnda ortaya kt. Amerikan haber tketicilerine tatbik edilen bir halk, bir kltr ve bir dine ilikin haberler perhizi (ki bu perhiz aslnda kt anlatlm ve yanl anlalm birtakm soyutlamalardan ibaretti) ran szkonusu olunca, her zaman, militan, tehlikeli ve anti-Amerikand. Basnn nasl bir yol izlediini incelemek iin, ran krizinin iyi bir rnek olmasnn nedeni, uzun srmesi, ran'n Amerikallarla Mslman dnya arasndaki ilikilerin sembol haline gelmesi ve Amerikan halkn bu kadar ok ve hakl olarak zm olmasdr. Bence buna ramen,basnn ilk iki- ay iinde ortaya koyduu tavr ve Bat'nn bundan byle gslemek zorunda kalaca yeni meydan okumalara, imdiye kadar grlmedik siyasal deiikliklere ve krizlere ramen bu tavrn deitirmeye yanamamasn dikkatle incelemek zorundayz. Yine de, zaman iinde, basn haberlerinde birtakm deiikliklerin olmadn syleyemeyiz. Bu deiiklikler balangta izlediimiz tablolara nazaran daha mit verici bir eyler izmektedirler. Tah-ran'daki Amerikan sefaretinin igalini mteakiben (bu kitap yaymland zaman igal muhtemelen sona ermi olacaktr) ortaya kan devasa saydaki dokmann elenmesi ayani hayret bir sr eye rastlamamz olasdr. yle grnyor ki, her eyden nce, "biz" Krfez'deydik ve bizimle beraber normal, demokratik, rasyonel dzen de oradayd. Oysa ayn yerde, kendi kendini tahrik eden bir heyecanla iinde kvranan genel bir "slami-yet"de vard ki, bu "slamiyet"in ne olduunu biz ancak son derece tedirgin edici nrotik ran'a bakarak anlayabiliyorduk. Time dergisinin 26 Kasm tarihli saysnda yer alan ran iilii ile ilgili arpc bir kenin bal "ehadet deolojisi"ydi. Ayn 159 zamanda ve sanki ayn delilleri kullanyormucasna, 26 Kasmi Newsweek dergisi, "rann ehadet Kompleksi" ad altnda bir sayfa hazrlamt. ehadet ideolojisi veya kompleksine ilikin pek ok kant varm gibi grnyordu. 7 Kasm'da, Sn. Louis Post Dispatch gazetesi, St. Louis'de ran ve Basra Krfezi ile ilgili olarak toplanan bir alma grubunun zabtlarn yaymlad. Bir uzman yle demiti: "ran' bir slam ynetim biimine terk etmek Birleik Devletler'in son yllarda karlat en byk aksiliktir." Bir baka deyile, "slamiyet" Amerikan karlarna doas' gerei aykryd. 20 Kasm ba makalesinde, Wall Street Journal ' gazetesi "medeniyetin kaybolma" nedenini "bu (medeni) ideal-) leri bandan beri yayan Batl glerin zayflamasna" yoruyordu; yani. Batl olmamak demek -ki bu Mslmanlar dahil, dnya nfusunun ok byk bir ksmnn kaderidir- hibir medeni ideali olmamak demekti. Bir de, California niversitesi'nden Prof. J. C. Hurewtz vard ki, o da, 26 Kasm'da, bir ABC muhabirinin ii Mslman olmak demek "anti-Amerikan" olmak { demek mi sorusunu kaytsz artsz bir "evet" ile cevaplamt. Bata CBS'in Walter Cronkite' ve ABC'nin Frank Rey-nold'u olmak zere, ileri gelen televizyon spikerlerinin hepsi, ] srekli olarak, "kriz hilali, bozkrda patlayan kasrga"dan (Rey- ] nolds, ABC 21 Kasm) sz ediyordu. Bir baka gn Reynolds, kitlelerin "Allah ekber" diye zikrettiklerini gsteren bir resmi, kitlelerin gerek niyetleri olduunu dnd ekilde, seslen- ] dirdi: "Amerika nefreti". Daha sonra, ayn programda, Peygam-ber Hz. Muhammed'in "kendi kendisini peygamber ilan ettii-

ni" (hangi peygamber ilan etmemitir ki?) rendik ve sonra da "Ayetullah"n "uydurma bir yirminci yzyl lakab" olduunu ve "Allah'n aksi" (maalesef hibiri tamamiyle doru deil) anlamna geldii hatrlatld. ABC televizyonunun ksa ( dakikalk) slamiyet dersi sada ksa balklarn yerald duraan fo-

160
toraflardan oluuyordu ve bunlar da ayn tatsz hikayeyi yani Muhammedizm'e, Mekke'ye, peeye, arafa, Snni'ye, ii'ye (bu kendi kendilerini krbalayan delikanllarn resimleriyle birlikte sunuluyordu), mollaya, Ayetullah Humeyni'ye gsterilmesi gereken doru tepkinin, ierleme, phe ve nefret olmas gerektii hikayesini tekrarlyorlard. Bu imajlardan hemen sonra, program aralarnda arafa, kendisini krbalayanlara veya mollalara rastlanmayan hayranlk uyandracak kadar salkl, Wis-consin Jamesvilleli ocuklarn organize ettii "Birlik Gn"ne atlyordu. 6 Ocak 1980 tarihli New York Times gazetesinin pazar eki, 'Militan slamiyet: Tarihi Kasrga" derken, New Republic'in 8 Aralk tarihli nshasnda, Michael Walzer "slam Patlamasndan sz ediyordu. Dierleri gibi,bu iki makale de halen Asya, Afrika, Avrupa, Kuzey Amerika (milyonlarcas in'de ve Sovyetler Birlii'nde) yaayan yaklak 800.000.000 Mslman ve krk kadar Mslman milletin tarih, corafya, sosyal yap ve kltr farkllklarna ramen, slamiyet'in hi deimeyen, dolaysyla kolayca kavranabilecek bir ey olduunu isbat edeceklerini iddia etmekle yetinmeyip -Walzer'in dedii gibiher nerede cinayet, sava ve kendisine zg dehet sahnelerinden oluan, nceden hesaplanm bir atma olduysa, slamiyet'in kesinlikle nemli bir rol oynam olduunu gstereceklerini sylyorlard. Bir eyin kant olarak kabul edilebilmesi iin gerekli kurallarn ihlal edilmi olmas veya yazarn zerinde konutuu dilleri ve toplumlar bilmiyor olmas veya "slamiyet"ten bahsedildiinde saduyunun tmyle yok olmas hi-nemli deilmi gibiydi. The New Republic'in bayazs ran' "engellenen dini duygularn gazab"na ve "Mslman amoku"na (amok, Mala-ya'da yaygn olduu sylenilen nce bakalarn,sonra da kendini ldrmekle sonulanan bir tr akl hastaldr. AA) indirgedi ve bilgi bir tavrla, "slamiyet'in kutsal kanunu" olarak ak161 lad tartmaya giriti. Sylenen her ey bir temel noktay, ya-ni, eer slamiyet bize sava atysa, harbe gzlerimiz kapal girmeyelim, noktasn glendirmeye ynelikti. "slamiyet"i New Republic'den daha st kapal bir ekilde sulama yollar da vard. Bunlardan bir tanesi kamuoyu karsna bir uzman kartarak, bu uzmana, Humeyni'nin her ne kadar "Mslman din adamlarnn" gerek bir temsilcisi deilse de (bu, Amerika'nn eski rdn sefiri, Lbnan zel temsilcisi ve imdiki Ortadou Enstits bakan L. Dean Brown'un 16 Kasm tarihli Macneil/Lehrer Raporu televizyon haber programndaki konumasdr) bu "elik zrhl" mollann, slamiyet tarihinin ilk (dolaysyla daha otantik) zamanlarndan gnmze kadar gelen bir tortusu olduunu, Tahran'daki gruhun Brown'a Nurenberg'i hatrlattn, sokak gsterilerinin de, diktatrlerin allagelmi "sirk gsterilerinden" baka bir ey olmadn syletebilirdi. Bir baka yntem, Ortadou'nun eitli unsurlarnn grnmez iplerle ran'a bal olduunu ima etmekti. Bu ekilde, duruma gre, onlar st kapal veya aka ayn potada eritebilirdiniz. Senatr James Abourezk Tahran'a gittiinde, ABC vn CBS anonslar Abourezk'in "Lbnan kkenli" olduunu hatrlatmaktan geri kalmad. Bu arada, milletvekili George Han-sen'in Danimarka kkeninden veya Ramsey Ciark'n WASP (White Anglo Saxon Protestan-Beyaz Anglo Sakson Protestan nitelikli Amerikallar, Birleik Devletler'in en "asil" halk olarak kabul edilirler, AA) mirasndan tek bir sz edilmedi. Abo-urezfc'in gemiine bulam mphem bir slamiyet'ten bahse- \ dilmesi nedense nemli grnmt (Oysa, kendisi Hristiyan kkenliydi.). Benzer olay Abscram vakasnda sahte Arap "eyh-leri"nin decoy olarak kullanlmasdr (decoy: av esnasnda hayvanlar ekebilmek iin kullanlan, tahta vb. maddelerden yaplm yalanc rdek, ku vb. tuzaklardr, AA). Bu tr telkinlerin 162 sslenip pslenip yaymlanmasna, 5 Kasm tarihli Atlanta Constituion gazetesinde Daniel B. Drooz, sefaret gali olaynn arkasnda Filistin Kurtulu rgt'nn olduunu syleyerek katlyordu. Haber kaynaklar "diplomatlar ve Avrupa stihbarat Uzmanlaryd. 9 Aralk'ta Washington Post gazetesinde George Ball, "btn operasyonun iyi eitilmi Marksistler tarafndan yrtldne inanmak iin baz deliller vardr" dedi. 10 Aralk'ta NBC televizyonu, "Today Show" da, "Amerikan niversitesinden bir profesr" ve "haftalk Paris dergisi L'Express'in muhabiri" olarak tantt Amos Perlemutter ve Hasi Carmel'le bir rportaj yapt; oysa aslnda, adamlarn her ikisi de srailliydiler. Robert Abemathy, iddia

ettikleri gibi Sovyetler Birlii, FK ve ran'daki "radikal" Mslmanlar arasnda bir "kar birlii" olup olmad hakknda sorular sordu; bu gcn sefaret vakasnda fiilen yer aldklar doru mudur? diye sordu. Aslnda pek deil, diye cevap verdiler; ama kar birlii vard. Abemathy gayet kibar bir ekilde, anlattklar eylerin srail'in "FK imaj"n lekelemek giriimlerini hatrlattnda, Prof. Perlemutter, fkeyle itiraz etti; ancak szlerine temel tekil eden kantlar, kiisel "meslek ahlak'ndan baka bir ey deildi. NBC'den geri kalmamak iin,bu defa da CBS, 12 Aralk'ta-ki haberlerine Dileri Bakanl'ndan Marvin Kalb' takdim ederek balad. Bir ay nce Drooz'un bahsettii ayn (ve yine ismi verilmeyen) "diplomatik ve istihbarat" kaynaklarndan edindii bilgilere gre, FK, Snni Mslmanlarn ve Sovyetler Birlii'nin sefaret olaynda ibirlii yaptklarn rendik. Kalb, sefareti kontrol altnda tutanlarn FK adamlar olduunu syledikten sonra, gayet emin bir tavrla, bunu sefaretin iinden duyulabilen "Arapa seslerden" anladklarn ilave etti (Kalb'n "hikayesinin ksa bir zeti ertesi gn Los Angeles gazetesinde yaymland.). Ayn tezi etmedik tek bir nemli ahsiyet kalmt: Hodson Enstits uzman Constantine Menges. O da, ilk defa,
163

15 Aralk 1979 tarihli New Republic'de, sonra da iki kez Mac-Neil/Lehrer raporunda konutu. Yine delil yoktu... Habis komnizmin, melun FK ve eytani Mslmanlarla olan ittifaknn alacak bir taraf olmamas dnda tabii... (nsan, MacNeil ve Lehrer'in Menges'i Sovyetlerin Afganistan igali veya bu igalin ran tarafndan resmen knanmas hakknda ne dndn renmek iin neden tekrar davet ettiklerini merak ediyor). "iilerin olduu yerde, bela vardr" diyordu Daniel B.Drooz, 9, Kasm tarihli Atlanta Joumal Constitution gazetesinde. 18 Kasm tarihli New York Times'n daha temkinli bir ekilde, ufak bir balk altnda syledii gibi, "sefaret igali ii iktidarnn onaylanm olmas ve ah'a kar duyulan fke ile ilintiliydi". Sefaretin 4 Kasm'da igalini izleyen hafta iinde, tehditkar bir Ayetullah Humeyni'nin, ok byk ranl kitlelere ait, sonu gelmez fotoraflarn seyircilere verdikleri varsaylan mesaj hep aynyd. Kzgn Amerikallarn ran bayraklarn yakmas (ve satmas) sradan br ura haline geldi ve basn bu tr yurtseverlii duyurmay hi ihmal etmedi. Araplarla ranllarn yaygn bir ekilde birbirlerine kartrld haberler ilginti (rnein, 10 Kasm tarihli Boston Globe gazetesi kzgn bir Springfield grubunun "Arap defol" diye slogan attklarn yazd). ii mezhebinin zellikleri hakknda her yerde konuuluyor olmasna ramen, ran'n ve ada tarihi hakknda yazlan makalelerin saysnn azl ve ondokuzuncu yzyldan bu yana ranb din adamlarnn yabanc igale ve monariye kar nasl direndiklerinden hemen hi kimsenin bahsetmemesi ve Humeyni'nin sadece radyo kasetleri ve byk ounluu silahsz kitleler aracl ile ] ah' ve namalup bir orduyu nasl devirebildiinin hi dnlmemi olmas hayret vericidir. Walter Cronkite'in, isimleri telaffuz edememesi belki de kk bir lde, sembolikti. Ghotbzadeh'in (Kutbizade'nin ngilizce yazl) ad, hemen her telaffuz edildiinde deiiyordu,
164

ama genellikle "Gaboozaday" idi. 28 Kasm CBS, Beheti'yi "Bashati" yapt ve altta kalmamak iin ABS 7 Aralk'ta Monta-zari'nin ismini Montessori olarak deitirdi ("Montessori" nl bir okul ncesi yntemidir, AA). Kapsl gibi sunulan slamiyet tarihi dersleri ya anlamsz olacak kadar karmak ya da rktc olacak kadar hatalyd. rnein CBS gece haberlerinin 21 Kasm yaynnda, Randy Daniels, Muharrem ayn ii Mslmanlarn Hz. Muhammed'in dnya liderlerine meydan okuduu ay olarak kutladklarn anlatt -o kadar yanl ki, nerdeyse komik! Muharrem bir Mslman aydr; ii Mslmanlar bu ayn ilk on gnnde Hseyin'in ehadetini anarlar. Daha sonralar, iilerin herkesin kendilerine kar olduu eklinde bir kompleksleri olduunu rendik. "Tevekkeli deil, bir Humeyni yarattlar" diyordu Daniels. Ancak Humeyni demek, slamiyet demek deildi- buna sevindik ama, yine bir saptrma vard. Ayn pogramda, benimle de (dirayetim nedeniyle) bir rportaj yapld ve yanllkla slam aratrmalar profesr olarak takdim edildim. 27 Kasm'da bir CBS muhabiri bize ran'n "ihtilal mahmurluu" (harfi eviri "akamdan kalma", ihtilal sarholuunun ertesi sabah, AA) ektiini haber veriyordu; sanki bir ke ba ayyayd ran. Bununla beraber, "Amerika'y rehin tutan" gcn ne tr bir ey olduunu sekin New York Times'n btn inamlrl ile devreye girmesinden sonra anladk. Times'n "slamiyet"i, Times'n kendi yapsna uygundu; yani, Amerika'nn en byk gazetesi olmas dnda, ak fikirlilii, uzman habercilik seviyesi, sorumluluu ve hepsinden nemlisi milli gvenlii kollayarak, fakat inanrlln koruyarak yazabilmesi nedenleriyle kendisine zg bir arl olmas. Yani, Tmes bir konu hakknda

sela-hiyetle konuur ve o konuyu millete maledebilir; bu ii bilerek ve anlalan baaryla yapmaktadr. Bu nedenle, 1969 baharnda, Hanison Salisbury, Bakan Kennedy'nin Times yazarlarndan 165

Tumer Catledge'e eer gazetede beklenen Domuzlar Krfezi igali ile ilgili daha ok ayrntya (bu ayrntlar Times kendi olanaklar ile derlemiti) daha ok yer vermi olsayd, "bizi dev bir hatadan koruyabilirdiniz" dediini hatrlyordu.' Domuzlar Krfezi 'nden sonra, diyor Salisbury, ne Times ne de dnya Tad Szulc'un muhabirliinin olaanst bir tarafnn olmad gibi, gazetenin de istisnai bir eyi baarm olmadn unuttu. Olay sradan bir Times olayyd. Gazete, ok gl bir kurum haline gelmiti ve gc nerdeyse, milletin gc kadar eskiydi. The Times, imdi, kritik bir bykle ulamtr. Bu bykln lt sadece okurlarnn ve reklam verenlerin says da deildir. Hayr, ulat kritik byklk, haber ve uzmanlk byklyd. imdi artk Times, kelimenin tam anlamyla, dnyay, Washington'u, milleti ve New York ehrini kendisine ait kadnl erkekli bir kadro ile aktaryordu ve bu kadro kalfalk dnemini geride brakmt. Bu insanlar bulunabilecek en iyi muhabirler ve editrlerdi ve Times'da bir araya gelmelerinin nedeni para deildi. Times'in cretleri her zaman iyiydi ama hibir zaman olaanst olmamt. Times'da toplandlar, nk Times haber ve yaz alannda ei bulunmaz bir frsatt. Profesyonel standard her yerden stnd. Domuzlar Krfezi olayndan 1 sonra muhabir says ve kalitesi kendi kendilerini ynlendirecek duruma gelmiti. Dnyann her tarafna dalan Times adamlar, antenleri darda, haberleri tanzim ediyor, didikliyor, yazyor 1 ve sorular soruyorlard.2 Bylece, glerini iddial bir ekilde kullanmak, gazete elemanlarnn toplu misyonu haline geldi ve muhabirler Times'a \ haber toplama grevlerini "bilinli bir ynlendirme" olmakszn, nerdeyse bir refleks eklinde yerine getirir oldular. 1971 'de Times, Pentagon Dokmanlar'n yaymlamaa baladnda, Tammany Hail'daki Boss Tweed avanesini mahveden hkmet kaytlarn yaynlad tarihin stnden yz yl gemiti. Salis166 bury'ya gre, burada da, rnek bir ahlaki nseziyle, kanunlara kar geliyor fakat milletin karlar dorultusunda hareket ederek gerei aklayacak gc olduunu ve gerekirse hkmetleri harekete geirebileceini gsteriyordu} Parasal adan, baarsn gazeteye "ev", "yaam" gibi magazin haberleri ekleyen son letme mdr A. M. Rosenthal'a borlu olduu dorudur, ancak bu suretle, artan gelir d haberler servisinin gelitirilmesinde kullanlmtr. News ve Post gazetelirinin salland bir zamanda, bu yeni blmler, gazeteye durumunu nerdeyse almaz klan bir mali temel salad. imdi, lkedeki btn gazetelerden farkl olarak, Times, ran'n "ykln gzlemleyebilmek iin, maalarn dnda, ayda 30.000 hatta 50.000 dolar harcayabilirdi ve harcad da. Para vard ve sorun deildi ran'n "ykld" yln sonunda,Times, artk slamiyet'i ele almt. 11 Aralk'ta iki tam sayfay, "Mslman Dnyasnda Patlama" adl sempozyuma ayrd Sempozyum, tanesi Birleik Devletler'e yerlemi Mslman dnyasndan gelme bilim adam olmak zere yedi kiiden oluuyordu. Dier drt kii modern slam tarihi, kltr ve toplumlar zerinde almalar olan saygn uzmanlard. zerinde tartmalar istenen btn sorular siyasald ve bir ynyle de olsa, slamiyet'in Amerikan karlarn tehdit ettiine deinmeden edemiyorlard. Uzmanlar zaman zaman araya girerek, slam Dnyas'nn farkl gemilerini, farkl siyasal geliimlerini, farkl Mslmanlar anlatmaya alyorlard. Ancak bu gayretleri, "Eer biz bu kadar Mslman'n gzne eytan gibi grnyorsak, yaknlmz olan gler, liderler ve hkmetlerle nasl uramalyz? Bazergan, Brzezinski'nin elini skar skmaz kayboldu. Beni Sadr, New York'a gelmek istediini syleyince,ii bitirildi. Bunlardan alacamz bir ders var m? Biraz daha ekingen mi davranmamz gerekir, nedir?" gibi sorularla saf d ediliyordu. Times'in do167 rudan doruya "kaynaa" indii, yani, "eer Mslmanlar slamiyet tarafndan ynetiliyorlar ise, o zaman, slamiyet'i sorgulamak gerekir", diye dnld belliydi. lgin olan, btn adamlar

"slamiyeti nemli unsurlarna ayrmaya alrlarken, Times'n bu unsurlar Amerikan karlarna "aykr" veya "dostane" olmak zere, iki yeni grupta toplam olmasdr. Sonuta sempozyum, kelimenin tam anlamyla rayndan kt; nk Times, sorular ikna ve mantn ie yaramasnn mmkn olmadn ve son bir nlem olarak kaba kuvvet kullanlabileceini ima eder tarzda hazrlamt. "Bizim", slamiyet hakknda ne dnmemiz gerektii konusundaki tereddtler, 1979'un son drt gnnde (28-29-30-3.m Aralk), Times'n Flora Lewis imzal drt makale yaymlamas ile son buldu. "slamiyet'in Bakaldrmas" adl makaleler, slamiyet'in yaad krizi ciddi bir ekilde ele almay amalyordu. Bn, Levvis'in yazlarnda, slamiyet'in karmakln ve eitlemelerini resmetmekteki baars gibi gerekten mkemmel olan | baz eyler vard; fakat ok ciddi hatalar da vard ve bu hatalarn ou slamiyet'in imdilerde nasl anlalmas gerektiine ilikindi. Lewis, Ortadou'da sadece slamiyet varm gibi deerlendirmekle kalmyor (rnein, Yahudiliin ve Msr ya da Lbnan Hristiyanlnn dirildiinden hemen hi bahsetmiyordu), zellikle nc makalesinde, birtakm uzmanlarn dn- .] elerini iktibas etmek suretiyle Arap iirinin "ok ssl ve adal" olduunu belirterek Arap dili ve Mslman zihniyetine ("adm adm dnme" yeteneinin olmadn sylyordu) ilikin ve herhangi baka bir dil, din veya etnik gruptan bahsediyor olsaydk, rk hatta budalaca olarak bir kenara itilecek hkmler veriyordu. Alnt yapt bilim adamlarnn ou, dncelerinin ne olduu belli, oryantalistlerdi. rnein, 1979'un sonlarnda slam Devrim'inin Marksizm-Leninizm'le ayn ey olduunu spat 168 etmeye alan bir aratrma yaymlayan Elie Kadourie'den Le-ws'in setii cmle "Dou'daki dzensizlik, derin ve yresel bir hastalktr";Bernard Lewis'den (akrabalklar yoktur) setii ise, slam Dnyas'nda "zgr dnce ve aratrmann sonu" iddiasna ilikin cmlelerdi. Lewis'e gre bunun byle olmasnn nedeni, slamiyet'in "statik" ve ayn zamanda "kaderci, okasyonist ve otoriter" bir teolojiye sahip olmasyd. Hora Le-wis' okuduktan sonra, slamiyet hakknda tutarl bilgi sahibi olmalarn kimseden bekleyemeyiz. Yazarn kaynaktan kaynaa komas, konuya aina olmamas, okurlarna bir konu bulmak iin pleri kartryormu izlenimini vermektedir. Konu zaten tek deildir, stelik insan, Lewis'n deyiiyle "bir gerei deil, bir istemi ifade eden" milyonlarca insanla nasl uraabilir? (Le-wis'n cmlesini. Atlantic Constitution gazetesinde, 19 Kasm'da yaymlanan u cmle ile kyaslayn: "ran dilinin st kapal ve mulak tabiat"). slamiyet'le ilgili meselenin ne olduu yine de belliydi: slamiyet belirsiz olsa bile, "bizim" ona ilikin tavrlarmz (veya taknmakta hakl olduumuz tavrlarmz) belirgindi. Esquire dergisinin Mays 1980 saysnda yer alan ve Le-wis'n belki de farknda olmadan kendisini sergiledii bir rportajda, slamiyet hakknda yazd makalelerin temelini tekil eden varsaymlarn gryoruz. Yamal ve inili kl haberciliinden tr Times'n sulanmamasnn nedeni, slamiyet'in slamiyet, Times'n Times olmasdr. Bakn Lewis ne sylyor ("slamiyet'te ne b... olup bittiini bilen tek kii yok" cmlesindeki alak gnll otoriteye dikkat edin): "rnein, birka ay nce korkun boyutlar olan bir projenin iinde yer almtm. New York, slam Dnyas'ndaki alkanty aratrma grevini bana vermiti. New York'ta bir toplant yaptlar, birisi kalkt, "sa! (Tanrm! nidas yerine AA), slamiyet'te ne b.. olup bittiini bilen bir kii yok. Flora'y gnderelim" de169 dj. Sonra beni aradlar, ben de gittim. lgn bir iti. Topladm dokmanlar nasl kullanacam bile bilmiyordum. Grmek istediim kiilerle bulumak iin deli gibi randevular aldm. Hibir yere gidip gn oturacak kadar vaktim yoktu. nce ie Paris ve Londra ile baladm. Sonra Kahire'ye gittim, nk tek slam niversitesi Kahire'de. Oradan da Cezayir ve Tunus'a getim. Geriye yirmi adet kitap ve be kilo katla geldim. Oturdum yazmaya baladm. Tabii, bu ii yapmann bir avantaj, bir eyler reniyor olmam. Bitmeyen rencilik! The New York Times, insana burs stne burs verir! Btn haberleri bizzat kendim toplamadm istisnai zamanlar bir yere gitmeye vakit bulamadm zamanlardr. rnein slamiyet projemde, Filipinlerle ilgili olduka geni bilgiye ihtiyacm vard. Asya brosu yardmc olacak birisini veremedi -o zaman elleri, Kamboya sava ve Gney Kore rezillii ile Tokyo'daki siyasal buhranla doluydu- dolaysyla New York dnda birisi, benim iin bir paket hazrlamak zorunda kald." Times'n "slamiyet" derlemesi ile Le Monde derlemesi arasnda aydnlatc bir kyaslama yaplabilir. Times, yazy Flora Lewis'e arabuk toparlatt. Hanm, yazda slam Dnyas'nn her yerinde tartlan

teolojik ve ahlaki meselelere hi deinmedii gibi (insan byle bir zamanda nasl olur da slamiyet hakknda konuur ve fakat bir kez olsun itihad [kiisel yorum] ve taklid [selahiyetli kiilerin yorumuna gvenmek] taraftarlarnn arasndaki ztlamadan bahsetmez?), belgelendirmeye alt "ayaklanmay" ateleyen Mslman ekollerinin tarihlerinden ve yaplarndan da bahsetmemektedir. Bunun yerine, tesadfi insanlarn, daha da tesadfi beyanlarna dayanyor. nceleyerek bir eyleri ortaya kartmak yerine fkralar anlatyor. Mslman yaamnn (ister doktriner, ister metafiziksel veya siyasal olsun) gerek unsurlarna bile deinmiyor. Amerikan gazetesini sekin bir Fransz gazetesi ile karlatrmak bu adan yararl olacaktr. Levvis'in makalesinden tam bir yl nce (Aralk 6, 7, 8 - 1978), Le Monde, Maxime Rodin-son'u (Flora Levvis'e gre ileri gelen bir Fransz Marksist oryantalisti) ayn oluumlar incelemek zere kadrosuna ald.5 Daha byk bir fark olamaz. Rodinson konusuna tmyle hakimdir; dilleri bilir, dini bilir ve siyasetten anlar. Rodinson'da fkralar, sansasyon yaratc alntlar, slamiyet "yanls" ve "muhalifi" uzmanlar arasnda "denge" kurmak yoktur. inde bulunduumuz krizi, Mslman toplumunun ve tarihinin hangi glerinin yarattn anlatmaya alr. Hasl, Rodinson'un almasndan elde ettiimiz emperyalizm, snf kavgalar, dini anlamazlklar, sosyal ahlak hakknda bilgidir; sadece phe ve korku iindeki okuyucular honut etmek iin sergilenen birtakm tavrlar manzumesi deil.

170 171

II. ran'n Kaybedilmesi


ran'a ilikin yzeysel ve geveze haberlerden bunalan birisi, kurtuluu PBS'nin MacNeil/Lehrer Raporu adl televizyon haber programnda arayabilir ve burada olaylara gerek bir "nfuzu nazar" bulabileceini dnebilirdi. Yazl basnda New York Times ne ise, radyo-televizyonda da sekin bir program olduu dnlen MacNeil/Lehrer odur. Ele ald olaylar derine inmeye imkan verecek ekilde muhafazakar denebilecek kadar kstl tutmasna, programa katlan konuk konumaclarn seimine ramen, ben, MacNeil/Lehrer programlarn nedense doyurucu bulmadm. nce programa nasl yaklaldna bakalm. Dnyann ran kadar az aina olduumuz bir blgesiyle ilgili bir o kadar allmam bir haber-hikaye sz konusu olduunda seyirci "oradaki" gruh ile programa katlan iyi giyimli, iyi "dengelenmi", ortak nitelikleri anlay veya saduyu deil uzmanlk olan misafirler arasndaki uzlamaz elikiyi hemen hissedecektir. Programlarn amalad gibi, bu durumu rasyonel olarak deerlendirmeye almann yanl bir taraf yoktur; fakat misafirlere sorulan sorular MacNeil ve Lehler'in konuya ilikin ulusal duygularmz (ran'a kar duyulan fke, olup bitenleri harekete geiren eylerin ne olduklarnn tarih d incelemeleri, konumalar ya souk sava ya da krizleuramak kalplarna dkmeye almak gibi) desteklemek istediklerini gstermektedir. Bu ol172 gunun iki belirgin rneine, 28 Aralk ve 4 Ocak tarihlerinde, Tahran'dan dnen iki grup Amerikan din adamnn konuk edildii programlarda rastladk. Her iki programda da, din adamlar, ah'n despotik hkmranl altnda yirmi be yl ac eken ranllarn duygularn anlayla karladklarn sylediler. Leh-rer, onlarn szlerini phe ile karlamadysa da, pek inandrc bulmadn aka belli etti. Zamann Dileri Bakan Beni Sadr ve onun halefi Sadk Kutbizade ile konuulurken sorulan sorular da, Birleik Devletler hkmetinin tavrn yanstyordu; yani her ey bir yana, rehineler ne zaman serbest braklacaklard? Sabk ah'n kabahatlerini ve sularn inceleyen komitelerden veya verilen dnlerden hi bahsedilmedi. Garip olan, Beni Sadr'n, ilk kez, ah'n geri verilmesi konusunda srar etmemi olmas ve (bundan birka ay sonra Tahran'a gidecek olan) Birlemi Milletler komisyonu formln ortaya atmasna ramen, bu nerinin MacNeil ve Lehrer tarafndan tmyle kulak arkas edilmi olmasdr. Bu tutum, Lehrer ve MacNeil tavrnn tipik bir rneidir. 1979'dan 1980 Ocak'nn ilk yarsna kadar geen dnem iinde, programda yer alan konuk konumaclarn steleri daha da nemlidir. ranllarn arld be, nc Dnya lkelerinin ve barn nl savunucularndan Richard Faik ve Ekber Ahmet'in katld birer program dnda, panelistlerin hepsi devlet memurlar, gazeteciler, Ortadou uzman akademisyenler, yar resmi veya zel enstitlerde alanlar veya ran Devrimi'ne kar olduklar bilinen Ortadoululard. Bunlardan bazlarnn ok sk davet ediliyor olmalar (Hudson Enstits'nden Menges iki kez, Amerika'nn Afganistan sefiri Robert Neumann iki kez, L. Dean Brown iki kez) pheye mahal brakmad. Sonu,

ranllarn syledikleri ve yaptklar her eyin ahlak snrlar dna karlmas oldu. Bu durum, bizim fkemizi daha da arttrmaya yetti ama haberleri anlamamza yardmc olmad. Bu bana ok
173

arpc geldi. rnein, Beni Sadr, "dnya mazlumlarna" arda bulunduu, sabk ah'n iadesinin art olmadn (bu ABD'nin kolay dn verebilecei bir konu deildi), Birleik Devletler'in mazlumlar ikayetlerinin hakl olduunu kabul etme yolunda yapaca bir jestin kendileri iin yeterli olacan sylediinde, ne Lehrer ne de MacNeil, Beni Sadr'n ne demek istediini anlamak iin en ufak bir gayret gstermediler. Dolaysyla, aratrmalarn srdrrken taknd tavr, Mac-Neil/Lehrer programnn kendi kendisini sansre tabi tuttuunu gstermektedir. Program bu haliyle, insan deneyimini muhaliflerin veya soru soranlarn nemli bulduu daha geni alanlarda dolamaktan da (yine kendi kendisini) mahrum etmektedir. Masa banda oturan, iyi organize edilmi konumaclar denetleyen bir ift sureti haktan ev sahibi; "denge" unsuru nedeniyle hibir konuk konumacnn uzak bir lkenin onlarca yldr zer- ! lerinden eksik olmayan Amerikan basksna bugne kadar ses-sizce tahamml etmi mazlum insanlarnn esas itibariyle ya- ] banc olan sesini hibir zaman duyuramadklar bir ortam; btn sorularn her zaman krizle nasl uratabileceine dnk olmas; dnyann beyaz ve Avrupal olmayan hemen her yerinde yen ufuklarn alyor olduunu grmeye yanamayan, jeopolitika, mezhep huzursuzluklar, slam dirilii, gler dengesi gibi eyler hakknda bakalarnn empoze ettii "dirayet"e nerdeyse igdsel bir atlmla snma... te, MacNeil/Lehrer programnn kstlamalar. ran sz konusu olduunda, sper tedbirli ve kendi kendisine fikir birlii empoze eden bir basnn izdii ereve iinde, I.F. i Stone'un "imdi de ah Lobisi mi?" adl kehanetinin deerini artk anlayabiliriz. Stone yazsn 17 Ocak 1979'da yazd. New York Revew of Books 22 ubat'ta yaymlad. Yazda, ah'n, Chase Manhatten Bankas'ndan, silah endstrisine, oradan petrol tekellerine, CIA'ye ve "a dostlarn evresinde toparlayabi174

leceini" anlatyordu, ancak artk ah "burada, aramzda" olduuna gre, bir takm cazip olanaklar doabilir ve "bugne kadar renmi olmamz gerektii halde, ran'n i ilerine karmamay renmediimize gre, pek yaknda ran' kendi i ilerimizden uzak tutma konusunda benzer bir ders almamz olasdr" diyordu. Niin? nk diye devam ediyor, Stone'un tekinsiz kehaneti, "Ya yeni ran rejimi bir takm taleplerde bulunursa. ah Pehlevi'nin yabanc lkelerdeki mlklerini, banka hesaplarn, Pehlevi Vakf'n (Pehlevi Vakf, ah'n Amerika'da kurduu bir vakftr, AA) isterse? Ya ah'n memleketi soymaktan yarglanabilmesi iin geri iade edilmesini isterse? Ya onu, kesin iktidar sahibi olduu dnemde, SAVAK elinde akla gelmedik ikenceler gren ve lenlerden sorumlu tutar ve itham ederse?" Stone'dan alnt yapmamn nedeni sadece tahminlerinin doru kmas deil, bir ran uzman olmamas ve hibir zaman da yleymi gibi davranmamasdr. Dahas Stone, slamiyet yanls olarak da tannmaz. Makalesini tararsanz, ran hakknda "lzumlu" bilgiler olarak resmi geit yapan yazlarda rastlayacanz "Mslman zihniyeti" ya da "iilerin ehadet cinneti"gibi sama sapan eylere hi yer vermediini grrsnz. Stone siyaset denilen eyin bilincindedir, burada veya baka toplumlarda, insanlar neyin harekete geirdiini bilir ve bu konuda yalan sylemez. Hepsinden te, Avrupal veya Amerikal olmamalarna ramen, ranllarn hakl ikayetleri, emelleri, kendilerine gre mitleri olabileceini ve Batllarn bunlar gz ard etmelerinin delilik olduundan kukusu yoktur. Szlerinin ssl ya da iki yzl bir taraf yoktur. Stone, srf Farsa bilmedii iin, "ran dilinin st kapal ve mphem tabiat" gibisinden genellemelerin ayp rten lksne snmay kendisine yediremez. Joseph Kraft'n her zamanki inat tavryla, meseleye nasl baktn "G Gsterme Zaman" adl makalesinde gryoruz 175 (Washington Post, 11 Kasm). Kraft'n makalesi, diplomatik dokunulmazlk sefaretimizin kutsall gibi standard beyanlardan ok farkl olarak, basnn genel performansnn altnda yatan -belki de bilinalt- rasyonele k tutuyordu. ah'n dmesi, diyordu Kraft, "Amerikan ulusal karlar asndan bir felakettir". nk ah dzenli br biimde petrol salamakla kalmyor, blgeyi ve "yer altna giren milliyetileri" denetim altnda tutmak suretiyle "bizi" gl gsteriyordu. Bir de tavsiyede bulunuyordu Kraft: "Ayetullah'tan rahatsz olan rejimler adna, Amerikan gcn gsterecek, tercihen beklenmedik bir frsat yaratn." Peki, nasl olacakt bu i?

"Irak', ran iindeki yerel gleri kartrmak giriimlerinde desteklemek eklinde olabilir, Trkiye'ye yardm anlamna da gelebilir. Ancak benzer frsatlar yakalamak ve kullanmak iin ' Washington'da ciddi bir bnye deiikliine ihtiya vardr. Birleik Devletler, marinleri gndermek ve bombalamak dnda, bir eyler yapabilecek bir kapasiteye sahip olmaldr. Daha birka yl nce kendi kendisini mahveden st kapal mdahale kapasitesini tekrar ina etmek zorundadr." Kraft'n yazsnda aka belli olan ey, Kraft'n ran Devri- mi'nin olduunu bir trl kabul etmek istememesidir. Bu nedenle devrim ve onunla balantl her ey -Ayetullah, slamiyet ve ran halk-, okuyucularnn sapk olduuna inanmasn istedii olay gibi, yeniden dzenlenmeliydi. Bir baka deyile, Kraft, gerein ne olduu hakkndaki kiisel grn, olduka karmak ran ve Amerikan gereklerinin yerine koyuyor ve kendi grn gerekle ikame ediyordu. Ve gerein Kraft biiminin bir baka retici nitelii de ahlaktan hi nasibini almam olmasyd. Kraft'n gerei gt: Amerika'nn dnyay kendi istekleri dorultusunda ekillendirecei gc. Yirmi be yl sreli ran mdahalesinin geldii nokta, sanki bize hibir ey retmemiti. Btn bunlar sylerken, kendisini, baka insanlarn ken176 di hkmet biimlerini deitirmeye hakk yoktur derken, yakalamsa da, nemsememitir. Amerika'nn dnyay kendi gc, kendi ihtiyalar ve kendi emelleri ile tanmasn (ve yle tannmasn) istiyordu. Bunun dnda herhangi bir ey haysiyet krc olurdu. Bu bak asnn eksiklii, pragmatik ve tmyle bencil bir adan deerlendirilse bile, kr ve kaba olmasndadr. Kraft ve benzerlerinin ran Devrimi'ne saldrdklar ve ah'n yitirilmesine zldkleri dakikalarda bile, iran'da durum ok hareketli ve belirsizdi. ah rejimini ykan kitleler, Ayetullah Humeyn'nin bana geecei bir siyasal koalisyonun eiindeydiler. lkede szn geirebilecek otoritesi, siyasal ve ruhani meruiyeti olan tek kii oydu. Humeyn'nin hakim olduu sathn hemen altnda, aralarnda din adamlar (sonralar slam Cumhuriyet Partisi olarak bir araya geldiler), yolun ortas liberalleri (balarnda Bazer-gan), lberalden-solcuya kadar geni bir yelpazeyi kaplayan slam partileri ve kiilikleri (Beni Sadr bu son gruptandr) ve slamc olmayan solcularn ok sayda fraksiyonunun dahil olduu eitli gruplar atma iindeydiler. Devrimi izleyen bir seneyi akn sre iinde, yani ubat 1979'da en aa Mart veya Nisan 1980'e kadar, bu fraksiyonlarn iktidar kavgas devam etti; bazen Beni Sadr (zellikle 1980 k ve baharnda), bazen de din adamlar (balarnda Ayetullah Muhammed Beheti'nin olduu) kazanyormu gibi grnyordu. Ve atmann pek az bir ksm, atma fiilen devam ederken Birleik Devletler basnnda yer ald. Yekpare ve kemiklemi bir slamiyet kavram o kadar yer etmiti ki, lkenin iinde oluan siyasal hareketler kimsenin dikkatini ekmedi. Daha sonralar muhafazakar slam gruplar kavgay kazandklarnda, bu defa da slamiyet hakkndaki dnceler dorulanm oldu. Helikopter kurtarmas baarszla urayp Carter idaresi ran' bir sre iin gndemde tutmaya karar verince (bir bakma ok ge kalnmt) basn, vazifeinas bir 177 tavrla. Beni Sadr ile Beheti arasndaki atmay rapor etmeye balad. Tipik bir tavrla Beni Sadr, Beheti olmasa, "bizim" ba edebileceimiz bir kii olarak gsterildi. Oysa, 1979"un sonlarnda Beni Sadr ykseliyorken, ya yokmu gibi davranlyor ya da kmseniyordu. Tabii ki, eer askeri terimlerle konumuyorsak "g" karmak, her zaman gzle grnmeyen, ok deiken bir eydir. Yine de, Kraft'n gzlemledii gibi. grnmedii, anlalamad ya da bir baskn, CIA szmas, bir tr cezai tokat gibi direkt olarak kullanlamadnn ortaya kt "rehin tutulan Amerika"nn sonsuz kaynaklara sahipmi gibi grnen bir haber mekanizmas tarafndan yeniden ve yeniden takdimi gibi durumlar vard. Basn, ok uzun bir sre, kendi direkt gcn sergilemenin peindeydi. Kraft'n bahsettii "ulusal iktidarszlk" duygusunun, "bir tr" Amerikan gcnn "baka bir tur" Amerikan gcn ksa bir sre iin glgelemesinden baka bir ey olmadn sylerken, mbalaa ettiimi sanmyorum. Amerikan askeri gcnn yerini basn gc ald. Sefaretin igalinden sonra ordu. Amerikan gcnn menzilinin dndaym gibi grnen bir g karsnda armt (1980 Nisan'ndaki l domu kurtarma operasyonu bunun kantdr). Ancak ayn g, basnn zengin sembolleri ile kstlandrld-ndan, zaaiiyete urad. ah'tan ve Amerika'dan kiisel zgrln ne kadar kazanm olursa olsun, ranl, televizyon ekranlarnda, kalabalk ve isimsiz bir kitlenin bir paras olarak kalmaya devam etti: isimsiz, kiiliksiz, insanlktan uzak. Ve dolaysyla, yeni bir trl boyunduruk altnda girdi. Yine de, bilinli ya da bilinsiz, basn, temsil glerini, bir gaye elde etmek iin seferber etmiti. Bu gaye, Amerikan hkmetinin eski

hedefinin bir uzantsyd, yani. Amerikan varlnn geniletilmesi ya da 3 ranllar iin ayn anlama gelen, ran Devrimi'nin inkar. Bu haberlerin takdim biimi, Amerikan d politikasndaki dini bir dnemecin incelenmesi veya zerinde dnlmesi anlamna gel178 miyordu. Birka istisna dnda, basnn amac ran'a "bir tr sava ilan etmek" gibi grnyordu. Washington Post'ta Aralk, Ocak, ubat ve Mart 1980'de yaymlanan, Dan Morgan ve Walter Pincus imzal aratrmalar istisnayd. Makaleler, ah'n Birleik Devletler silah endstrileri ile ok karl ibirlii, Pehlevi Vakfndaki pay, halkyla nasl oynad ve bask altnda tuttuuna, (bunun bir ksm ayrntl bir ekilde Robert Graham'n "ran: ktidar Hayali" adl kitabnda yer almtr) dair ok sayda kant pheye mahal brakmayacak ekilde sergiledi. Ancak Bernard Nossiter'in New York Times'da 26 Kasm 1979'da yaymlanan makalesi de dahil olmak zere, Humeyni ile ah' karlatran makalelerin says basnn fke yanstan yorumlarna oranla ok azd. Garip olan, kimsenin Birleik Devletler'in ran politikasn yaklak yz yllk kapitlasyonlar nda deerlendirmemi olmasyd. Son yz yl iinde ngiltere ile balayarak, eitli glere ran'da tannan, ekonomik, diplomatik ve hukuki ayrcalklar (1964'te Humeyni "eer ah bir Amerikan kpeini ezerse, hesap vermek zorundadr; ama bir Amerikal a, ah' ezerse... kimse ondan bir ey talep edemez" diyebiliyordu) hi gndeme gelmiyordu.7 Oysa, bu bilgiler, ranllarn sadece Birleik Devletler deil btn "yabanc eytanlardan", zellikle diplomatlardan neden bylesine youn bir biimde nefret ettiklerini anlamakta yardmc olabilir. ran'n Amerika'ya ok kt bir ekilde ihanet ettiini haykran ve Amerika'y ran'a byk iyilik yapmaktan baka bir kabahati olmayan bir masum olarak gren yorumcularn sakinlemesini de salayabilirdi. Bu bakmdan, krizin ilk aynda basnda yer alan haberlerden kimsenin pek bir ey renememi olmas artc deildir. Basnn salad "srar"d, analiz veya olayn zengin ayrntlar deil. yle sanyorum ki, Amerikallar, basnn, orada, Tah179 ran'da olabilecek olaylar blk prk de olsa anlalabilir bir ekle sokabilecek kadar "gl" olduunun ispat ile megul olduunu kabul edeceklerdir. Ancak olan bitenin karmak siyasetlerini incelemek yolunda baka kimseden de yardm gelmedi; ve hemen hi kimse, basnn, tarihin karmak ve byleyici srelerinden birisini kayda geirdiini de fark etmedi. Ancak basnn nasl i grd renilebilinirdi. Bahsettiim ve inatla srdrlmeye devam edilen husumet dnda, ran haberlerinin maliyeti ve hacmi de nemliydi. Sekiz gnlk gazete, televizyon istasyonu. Time, Newsweek ve PBS'yi taradm on haftalk sre iinde, ileri gelen her bir gazetenin esas itibariyle ran'dan gelen haberler ve "arka-plan" yazlaryla dolu olduunu gzlemledim. 15 Aralk'ta New York Times'dan John Kfner, Tahran'da yaklak 300 kiilik Batl gazeteci (hepsi deilse bile ounun tercmana ihtiyalar vard) olduunu sylyordu. 16 Aralk'ta, The Australian gazetesine yazan Col AUen Amerikan televizyonunun Tahran'dak gnlk harcamalarnn bir milyon dolar olduunu sylyordu. Al- len'e gre, CBS'in bro efi dnda "23 muhabir, bir kameraman, sesi, film ve dier uzmanlar, 12 ranl tercman, ofr rehberden oluan bir grubu vard". Aylk kiras 6000 dolar olan bir otel dairesi harekat merkezi olarak kullanlyordu ve ayrc gnl 70 dolardan otuz be oda tutulmutu. Bunlara z uaklarn, telekslerin, otomobillerin, telefonun ve saati 100 dolardan gnde drt saat kullanlan haberleme uydusunun kiras n ekleyince masrafn nasl artt ortaya kar. Vermont Royster yurt dna yapt bir seyahatten dnnce, Wall Street Journal'in 19 Aralk 1979 nshasnda, birikmi gazeteleri ve televizyon programlarn gzden geirdikten sonraki gzlemlerini anlatt: "Haber miktarnn dev boyutlarna karn, ran krizi hakknda bildiklerime ne kadar az bir ey eklendiini grdm. Eve ge180 lir gelmez televizyon, radyo ve gazetelerin ran hakknda yazdklar haberlerle bouldum. Gazetelerde, byk manetler altnda hikayeler vard ve televizyon, gece haberlerinin hemen tmn ran'a ayrd yetmiyormu gibi, bir de gece yars haber programlar yaynlyordu. Btn bunlardan hainane bir dnceye saplandm: basn bir "tekrar-tekrar-ldr" harekatna girimiti. Bu, bu kadar nemli bir olaya ok geni bir tepki gsterdiim izlenimini verebilir... Fakat

bir yky anlatmak iin kullanlan kelimelerin says, her zaman verilen bilgi ile doru orantl deildir. Gerek olan, udur ki bu kelimelendirmenin ounda hibir elle tutulur haber yoktu. 28. gn, 35. gn veya 40. gnde bir gn ncesinden farkl veya haber vermeye deer bir ey yoktu. Belki de Royster, haberlerin yeknesaklndan ok, neyin haber olduuna karar vermekte kullanlan ltlerin darlna ve hemen tkenir olmasna tepki gsteriyordu. Rehineleri hakl olarak merak eden, olayn uygunsuzluuna ve belki de slamiyet'e kzan uzman ve muhabirlerin, bak alarn deitirip yeni istihbarat, haber veya analiz getirmelerine ne kadar gvenile-bilinir ki? 18 Kasm tarihli Chicago Tribne gazetesi, James Yu-enger'in "bu (olay), rasyonel tartmaya cevaz verecek bir ey deil" veya ranllar "ehadet zlemi iinde yanar tutuurlar" veya "amar olan arama eilimindedirler" diyen uzmanlardan alntlar yapt uzun makalesini veya o haftann Time veya Newsweek'ini okuyacak olursanz, edindiiniz btn bilgi Amerika'dan nefret eden, eytani casuslar yoketmeye yeminli, dn vermeye hi yanamayan, mantksz bir Humeyni tarafndan yneltildiklerinden ibarettir. Sefaret igal edilmeden nce, ran'da, bugnk olaylara k tutabilecek bir eyler cereyan etmiyor muydu? Hepsinden te, basnn; Birleik Devletler hkmetinin Amerikan halkn, rehinelerin kaytsz artsz salverilmesi talebini desteklemek zere "birlik" iinde tutmak politika181

sn destekleyici haber retmekten baka amac yok muydu? Kald ki, bu talebin bizzat kendisi, ancak (Harvard'dan Roger Fischer'in 2 Aralk tarihli Today Show'da keskin bir gzlemle ortaya koyduu gibi) rehinelerin salverilmesi deil de, asl dier ncelie, "Amerika'y gl tutmak" nceliine feda edil-miyor muydu? Garip bir ekilde, bazen birbirlerine kar olanlarn basn ve hkmet olduu gzleniyordu. te, hkmetin Gal-legos rportajn" yaynlad iin NBC'ye atmasndan doan karmaa: George Ball'n 12 Aralk MacNeil/Lehrer programnda syledii "dnyann en byk iletiim ebekesi, aslnda ran hkmeti denilen eyin hizmetine girdi" ithamnn hkmet adna ve hkmet gibi konuan evrelerce tekrar tekrar anlatlma-s; ve ite konumacnn beyninin ykanm olduunu ileri srerek veya u veya bu ranllarn propoganda yaptklarndan veya fanatik Amerikan dman olduklarndan sz ederek baz ahadetlerin, beyanlarn veya iddialarn basn veya radyotelevizyonda yaymlanmasn veya bunlardan bahsedilmesini nleme ] giriimleri. 22 Kasm tarihli Chicago gazetesinde James Co-1 ate "idare memurlar Tahran'da rehin tutulan Amerikan elilik mensuplarn, Kore ve Vietnam savalarnda Amerikan sava esirlerine yaplan benzer bir beyin ykama ve psikolojik bask ileminden geiriyorlar" diye yazyordu. Ayn memurlar, daha 1 sonra, "serbest braklmalarnn ardndan baz rehinelerin verdikleri beyanatlardan tedirgin olduklarn" itiraf ettiler. 26 Kasm tarihl Los Angeles gazetesi, Times'a yazan "uzman" Lois Tim-nick'in, "rehinelerin kabahatlerini, hem kendileri hem de Birleik Devletler'e zarar dokunacak eylemlerini tek tek (itiraf) ettikleri bant kaytlarn grmeyi ve dinlemeyi dnya bekleyebilir" dediini sylyordu. Ayn tr kavgann bir baka rneine. Senatr Kennedy, basn ve hkmetin tutumundan farkl bir gr aklad zaman urad saldrda {"Kennedy Tahran'a kadehini kaldryor") rastladk. Ayn ekilde, milletvekili George 182 Hansen, Tip O'Neill tarafndan sulanm ve sulamalar daha da ciddiyet kazansn diye, Hansen'in btn gemii ortaya dklm ve insafszca hrpalanmt. Hkmetle basnn attklarn veya ran'a ilikin her bir haberin tartageldiim ideolojik kosteklemelerle tamaniyle saptrldn sylemiyorum. Rehinelerin hapsedilmesinin herhangi bir ekilde mazur gsterilebileceine (bunu ran'n Birlemi Milletler elisi, Mansur Ferheng bile MacNeil/Lehrer programnda kabul etmiti) inanmyorum. Ancak her ne kadar, uzatmal elilik igali ran toplumunun gerici unsurlarnn davalarna yardmc olmu gibi grnyorsa da, rehineler krizinin ran'n sregelen devriminin karmak dinamiklerinde yeterince incelenmeyen bir rol oynadndan kimse kuku duyamaz. Kriz artk sonulanma noktasna geldiine gre (byk lde Irak sava rehinelerin ran i politikasndaki nemini yitirmesine sebep olduu iin), ortaya yeni bir durum

kmaktadr. Oysa benim sylemek isteim, iinde yaadmz dnyann ok karmak ve ok farkl bir dnya olmas ve bu nedenle allmadk durumlarn ortaya kmaya devam edecei (Amerikan milletinin houna gitmese de), bu nedenle, her olayn Amerikan gcnn gerilemesi veya artmas eklinde yorumlanmamas gerekliliidir. Amerikallar, slamiyet'in en nemli tarafnn Amerikan yanls veya muhalifi olup olmadn dnmeyi srdrmezler. Dnyann bu kadar e dnk bir ekilde alglanmas, Birleik Devletler ile uzlam bir insanln, dierleriyle srekli olarak atyor olmasn, souk sava politikasnn dnyann kabul edilemeyecek kadar byk bir blmne yaylmasn kanlmaz klacaktr. Byle bir politikann Bat yaam biiminin aktif olarak geniletilmesi anlamna geleceini dnebilirim, ancak bence, bu dnyadaki yerimizin ne olduuna ilikin duygularmzn akla kavumas iin, Bat yaam biiminin illaki dmanlk ve atma yaratacak bir ey olup olmad konusunda dnmeliyiz. 183

Dnya apnda yeni bir politik ortam doduu (bu durumun nde gelen habercisi ran'dr) hakkndaki dnceme temel tekil eden kiisel varsaymlarmn neler olduunu bu noktada ksaca aklamam gerekir. Pek ok kiinin Amerikan gcnn azaldn iddia ediyor olmasna ramen, ben, aksine eskisine oranla dnyann ok byk bir ksmnn siyasal bilin kazandn ve dolaysyla, uydu, smrge veya krkrne itaat eden bir mttefik olmakla yetinmeyeceini dnyorum. Bugnn ran' ve Bat Avrupa's ne demek istediimi aklayan rneklerdir. Dahas Afgan halknn, Sovyetler Birlii tarafndan igal edilmek istediklerine inanmak iin ne kadar sebep varsa, ranllarn Amerikan desteindeki ah'tan honut olduklarna inanmak iin de o kadar sebep vardr. "slamiyet'i yekpare bir blok olarak alglamann hem yanl hem de budalaca olduuna inanyorum, tpk "Amerika"y karmak bir sistem deil de, incinmi bir insan gibi grmenin kt bir siyasal yarg olduuna inandm gibi. Dolaysyla, bence dnya hakknda daha ok, daha az \ deil, bir eyler renmek ihtiyacndayz. Bugnknden daha yksek haber standartlar, daha ayrcalkl bilgiler, olaylarn daha duyarl ve gerek anlatmlarn beklemeliyiz. Bu da bizimki . gibi, yani, (a) Batl olmayan dnya ile ilikilerini esas itibariyle kriz dnemlerinin veya kendine-dnk yapsnn dikte ettirdii ekilde alglayan, (b) arabuk derlenen klielerden ve dar 1 grl kiisel karlarndan, kendisine devasa bir istihbarat mekanizmas yaratmakta bu kadar becerikli ve (c) ok eitli slam topluluklar ile tarihi ilikilerinin son zamanlarda sadece petrol ' ve sabk ah gibi, Birleik Devletler'le olan ittifaklar, kstl ve ] yeterince aratrlmam "modernizasyon" yararlar ve antiko-mnist liderler tarafndan ekillenen bir toplumda alan kadn ve erkek muhabirlerin daarcklarnn limitlerini ok amalar anlamna gelir. Btn bunlarn stesinden gelmek gerekten ok zor olacak184

tr. Hemen btn ileri gelen Amerikan gazetelerinin ve televizyon ebekeleri muhabirlerinin, bir hikaye gndermek gibi ard arkas bitmeyen bir grevi nasl bir yiite abayla yerine getirdiklerini dnn. Oysa, grevlendirildikleri blgenin dilini genellikle bilmezler, yeni yeni yazmaya baladklar zaman bile blge hakknda bilgileri yoktur. Ksa bir hizmet dneminden sonra baka bir yere tayin edilirler. Kii ne kadar yetenekli olursa olsun, ran veya Trkiye ve Msr gibi karmak yerleri, belirli bir eitim ve uzun sreli ikametten nce okuyucularna aktarmay umut bile edemez. rnein, James Markham gibi yetenekli ve zeki bir adam dnn. Times 'in 1975-76 yllarnda, Lbnan i sava muhabirliini yapt zaman, Vietnam'dan yeni gelmiti ve Ortadou'da sadece bir yl geirdikten sonra spanya'ya gnderildi. Ayn ekilde, John Kifner'in Tahran'da olmad dnemde btn Levant (Yakndou- zellikle Akdeniz'in dou kys lkeleri, AA), Roma'da oturan Henry Tanner veya Nicholas Gage tarafndan belirli aralklarla aktarlyordu. Eski Beyrut muhabiri Marvine Howe (ayn zamanda rdn, Suriye, Irak ve Krfez sorumlusuydu) Portekiz'deki projesini bitirdikten sonra, Beyrut'a oradan da 1979'un sonbaharnda Ankara'ya getirilmiti. Baz Avrupa gazeteleriyle karlatrldnda, bu tutumun yaratt tehlikeler ortaya kar: Le Monde'da ok iyi Arapa konuan ve blgeyi son 25 yldr gzlemleyen Eric Ro-uleau'su var. Manchester Guardian'n David Hirst'i de

birden fazla dil bilir ve on be yllk tecrbesi vardr (Bunlarn dnda Avrupa d haberler gazetecilii Amerikan mukabilinden daha gl deildir). Televizyon muhabirlerinin gazete muhabirlerine oranla ok daha seyyar olmalar, ikinci grubun "asude bir ayakl ansiklopedi" gibi grnmesine neden olur ki, haber kalitesindeki farkllk televizyon muhabirinin aleyhinedir. yle zannediyorum ki, Dou ve "slamiyet" haberlerinde grnen kalite eitsizlii, Bat Avrupa'ya ilikin haberlerde bu ka185 dar kolayca ho grlmezdi. Bu sylediim, Bat Avrupa haberlerine ilikin sorunlarn zld anlamnda da deildir. Her halkarda ben kendi adma radyo, televizyon ve gazete yneticilerinin olaylara yepyeni bir gzle baklnca elde edilen bilgilerin blgede uzun deneyimi olan birisinin haberlerinden daha doru olacana neden inandklarn anlamyorum. ran krizi srasnda Morton Dean, John Cochran ve George Lewis gibi, esas itibariyle yetenekli televizyon muhabirleri olan kiilerin gzlerimizin nnde "uzman" statsne brndklerini grdk. Bunun nedeni, daha fazla bir eyler bilmelerinden deil, belirli bir blgede ksa sreyle oturan birisinin onu yeterince bilecei varsaymyd. Aslnda grdmz, "muhabirlerin rapor hazrlamalar gerektiine" duyduklar inancn, baz hususlara dikkat etmeleri gerektiini giderek unutmalarna yol amasyd. rnein, NBC'de, her gece, New York'ta oturan John Chancellor'la Tah-ran'daki Lewis Cochran arasnda geen konuma gittike daha az analiz ve gerek haber ermeye balad. Doruluk -ki hibi zaman basnn bir nitelii olmamtr- genellikle "haber karma" ihtiyac iinde kayboldu. Zaten her zaman da haber yapacak yeni bir ey yoktu. Fakat baka basklarn da rol vardr. Gazete muhabirleri, televizyon muhabirlerinin, her gece, kelimenin tam anlamyla gz kamatrc hikayeler retebildiklerinin farkndaydlar. Bunun zerine onlar da mteri ekebilecek haberlerin peinde komaya baladlar. Sonu, gerek kapsam olmayan, doruluk veya gerek nemden yoksun haberlerdi. Basl haberle grsel imajlar arasndaki rekabet, ii slamiyet'in garipliklerinin ve Hu-meyni'nin psikolojik tahlillerinin zerinde gereinden fazla durulmasna neden oldu. Ne var ki, ayn rekabet, baka ahsiyetlerin ve ran'da hareket halinde olan glerin ihmal edilmesini nleyemedi. Daha nemlisi (ve arpcs), basnn diplomatik kanallar kullanyor olmasyd ki bu husus "ran Hikayesi"nin bir 186 unsuru olarak 24 Aralk tarihli Broadcasting dergisinde yer ald. ranllar ve Birleik Devletler hkmeti televizyonda verilen demelerin sadece haber isteyen halka deil, hkmetlere, eitli fraksiyonlarn partizanlarna veya henz filizlenen ittifaklara yneltildiini biliyorlard. Bu "neyin haber olduuna karar verme" olaynn etkilerini kimse incelemedi. Fakat ben bu durumun farknda olmalarnn, Birleik Devletler muhabirlerinin dncelerini kstlad ve olay 'bize- kar- onlar'a indirgedii inancndaym. Oysa, grup duygularnn kalemlere bu ekilde yansmas, muhabirlerinin yeteneksizliklerini saklamaktan ok ortaya dkt. 187

III. ncelenmemi ve Sakl Kalm Varsaymlar


Hatal habercilik yeterince ktdr; ancak durum hakkndaki varsaymlara dayal habercilik, bana gre, daha da ktdr. 1979 Ocak-ubat saysnda, Columbia Jouraalism Revivv'da Birleik Devletler basnnn ah rejimini nasl anlatt hakknda bir yaz kt. Olaanst bir idrak yetenei sergileyen yazda, "hasl (basnn) ah'n kendi halknn ideolojik yeteneklerinin dini taassup ve komnizmin tesine geemiyeceine ilikin st kapal iddiasn genelinde kabul ettii" inandrc bir ekilde gsterildi.* 14 Aralk 1979 tarihli Science dergisi de, olaylar anlatmakta gsterdiimiz baarszla deiniyor, fakat kabahati dorudan doruya savunma ve istihbarat rgtlerine ykl-yordu. Bu bak asnn en dndrc ve kapsaml anlatmna Herman Nickel'in 12 Mart 1979 tarihli Fortune dergisindeki makalesinde rastlyoruz. Ancak Nickel'in dirayetli sonucu, dikkat ekmemitir: "Amerikan baarszlnn iran'daki kkleri taktik hatalardan daha derinde, tarihin derinliklerindedir. Gelecek iin yararl olabilecek sonular ancak hak gzeten ve sabrl bir iz srme sonucu elde edebiliriz. Byle bir z incelemenin. Birleik Devletler tarafndan, 1940'larn ve 50erin, politikalarn zehirleyen, "in'in kaybolmasna kim sebep oldu?" trnden duygusal 188

ve blc sulamalara kaplmadan yaplmas gerektii ne kadar tekrarlansa azdr. Birleik Devletler'in ran politikasnn yakn tarihi sadece, uzun bir sre ihmal edilen, seslerini ykseltmelerine ve yanllar parmaklaryla gstermelerine yeni izin verilen hikmeti kendinden menkul kiilerin anlayabilecei bir hikaye deildir. Tersine, baarszln sorumluluu genel bir tevazu duygusu yaratacak ekilde, paylalm grlmektedir. ah'n ran' yneten kiisel gcnn vahim bir ekilde abartlmas, hem Demokrat hem de Cumhuriyeti hkmetlerin iine dtkleri yanl yargyd. phe ifade eden veya kar kan sesler, kongre salonlarnda duyulmad gibi, Beyaz Saray komisyonlarnda da duyulmuyordu." Kiisel ithamlar savurmak yerine siyasal sorunlara arlk veren tartmalar, baka milletlerin bize ait olmamalarndan dolay "kaybedilmelerinin" de imkansz olduu bilincinden yola karak gerekletirilmelidirler. Amerikallarn Vietnam trajedisinden renmi olmalar gereken bir ders varsa, o da, kendi kltrleri, tarihleri ve dinleriyle derinden etkilenmi tarih ncesi lkelerdeki olaylarn nasl gelimeleri gerektiini buyuracak ehliyete "sahip olmadmz"dr. Birleik Devletler politikaclar, Budizm'in Gneydou Asya'da oynad roln siyasal adan dourduu sonulara nasl ardlarsa, slamiyet'in ran'daki rolnn daha arpc ve artc olduunu greceklerdir. Bir kere, gazetecilerin ou, Pehlevi'ye "sabk-ah" deil "ah" demeye devam ettiler. kincisi, 1980'nin ortasna kadar (yani ihtilalin dini kanadnn stnlk salad belli oluncaya kadar), zulm ve idamlar anlatan makalelerin says lkenin gzler nnde cereyan eden siyasal abalar hakknda yazlanlardan nemli lde fazlayd. Oysa insan, yllar sren ar baskdan sonra, ikence ve mahkumiyetten olduka uzaklaan bir lkenin ulusal yaamndan, etkili ve gl olabilmek iin birbirleriyle rekabet eden bir dzine siyasal partinin oluuvermesinin 189 ne demek olduunu ayrntlaryla anlatmann yararl bir ura olacan dnyor. nat ve pek ok bakmdan sevimsiz gelmesine, akla kavumam resmi bir mevki bulunmasna, merkezi hkmete pek fazla ilgi gstermemesine, kesinlikle sayg grmesine, dzinelerle fraksiyonun birbirleriyle uramasna bir yandan izin verirken, te yandan hepsini kontrol altnda tutacak kadar usta ve mazlumlar hakknda bunca nanla konuan bir lidere sahip olmak, bir millet iin ne demektir? Rehineler krizinin ilk gnlerinde, ran hkmetinin yeni bir devlet kuruluncaya kadar bata kalacak geici bir hkmetten baka bir ey olmadna veya 1979'un nemli bir blmnn anayasa ve hkmet yapsna ilikin almalarla getiine; veya son derece enerjik alan ve ok sayda (dini ve dnyevi, sol veya sa cephe) siyasal parti olduuna; veya mezhepi, dini ya da etnik fraksiyon diye adlandrlarak geitirilemeyecek kadar ok sayda meselenin varlna; veya gnlk gazete saylarnn dzinelerle ifade edildiine; veya ayetullahlar aras mcadelenin (Hu-meyni eriatmedari ve dierleri) slam ilkelerinin siyasal ve dini tefsirlerine ilikin olduuna; veya ran'n geleceinin Amerikan gazetelerinin orta snf muhabirlerinin istenir veya istenmez olarak nitelendirdikleri bir biimde geliecek bir ey olmadna deinen makale says pek azd. Basnn, yorumlayan ve olaylarn geri plann anlatan sektr hakknda anlalmas en zor ey, Pehlevi hanedann ortadan kaldran ve yerine belki de, ok daha fazla sevilen gruplar getiren bir hareketi niin hemen istisnasz bir ekilde bylesine bir nefret ve phe ile karladdr. "ran'da yeni barbarlar ba bo geziyor", 13 Kasm 1979 tarihli Atlanta Constitution gazetesinde kan Hal Gulliver imzal makalenin balyd. Gulli-ver'in barbarlar, elilii igal den renciler deil, btn ranllard. New York Times gazetesinin 14 Ekim 1979 tarihli pazar ekinde Yusuf brahim imzal uzun ve grnte "uzman" bir ya-

190
zy okuduunuzda, ihtilalin baarszla uradndan, ran'n zerinden dumanlar tten bir infial, korku ve ihtilal isteksizliinin "lav yata" olduuna ikna olacaktnz. brahim'in kantlar, esas itibariyle iki hkmet temsilcisinin szleri ve ounluk itibariyle de bir banker, bir avukat ve bir reklam ajans yneticisiyle konumalaryd Bu, muhabirlerin kendi dnceleri olmamas ya da bunu okuyucularna aktarmamalar gerektii anlamna gelmez. Fakat bir kanaat, bir hakikat biimine dnrse, gazetecilik birdenbire, kendi kendisini tatmin eden bir kehanet haline gelir. Eer despotizmden kurtulmak iin, ran Devrimi'nin hi aina olunmayan (Batllarn aina olmadklar) bir dini ve siyasal direnme slubu kulland iin kt bir ey olduunu varsayarsanz, o zaman olayda bir ulusal cinnet arayacanz ve eninde sonunda bulacanz muhakkaktr. Ray Moseley'in 25 Kasm tarihli Chicago Tribne gazetesinden kan "Boyun eme ve hogrszlk ihtilalci ran' penesi altna ald" adl makalesini dnn:

"lmn bir eref olduunu dnen insanlar, tanm itibariyle, fanatiklerdir. Kana susam intikamclk ve ahadet istei ran'n ii Mslmanlar arasnda zellikle sivrilmitir. Binlerce silahsz vatanda, ihtilal srasnda otomatik silahlarla askerlerin karsna geip ba kaldrmaya sevkeden ite budur." Bu cmlelerin her biri, gerek taklidi yapan ok tartmal varsaymlar ierir, fakat genelde kabul grrler; nk sz konusu olan slam Devrimi'dir. Amerikallarn ou Patrick Henry'i "bana ya istiklal ya lm verin" dedii iin fanatik kabul etmezler. Nazilerle ibirlii yapan Fransz vatandalarn ldrmek istemi (birka gn iinde binlercesi ldrlmt) Franszlarn da byle genel tanmlamalarnn yaplabileceini sylemez. Ya manevi cesareti silahl askerlere boyun ediren kiilere duyulan yaygn hayranla ne demeli? Moseley'nin ran saldrsn, gazetenin ayn nshasnda, Hu191

meyni'yi "yeryznde kutsal sava" yapmakla sulayan, gerekten ok semavi bir ba makale destekledi. "Cihad" motifine, Los Angeles Times gazetesinde 12 Aralk'ta Edmund Bosworth imzal bir makalede olaanst nem verilmiti. Fazlur Rah-man'n "daha sonra gelen Mslman hukuk ekolleri arasnda... cihadn imann temel talarndan biri10 olduunu iddia edenler bir tek fanatik haricilerdir" demi olmasna ramen, Bowortn, bin iki yz yl sreyle Trkiye, ran, Sudan, Etiyopya, spanya ve Hindistan' da ieren blgedeki btn siyasal oluumlarn Mslmanlarn cihad arsndan sadr olduu teorisini desteklemek iin pek ok tarihi "kant" hibir fark gzetmeden sergiler. Saldrganlk mbalaas ran' anlatrken kullanlan bir gazetecilik uslubuysa, bir dieri de yanl yerde kullanlan adal kelimelerdi ki bunlar genellikle cehaletten kaynaklanmakla beraber sk sk, zor saklanan bir ideolojik dmanlk trevleridir. Sk sk rastladmz biimi, muhabirin gerei kendi akla yakn "aklamalar" ile ikame ettii durumlardr. Sefaretin igalini izleyen ayda, basnn sadece yzeysel bir ekilde ele ald konu ran'n eski rejimiydi ama ayan dikkat bir sre boyunca, ran'n devrilmi ah'nn ve Amerika'nn onu her ne koulda olursa olsun desteklemi olmasna ilikin ikayetlere rabet edilmiyordu. ran'n bamszlnn ihlal edildii (Kermit Ro-osevelt'in yeni ve alelacele geri ekilen kitabnda ayrntlar ile belirttii gibi) 1953 Austos'unda, CIA'in Anglo-ran Petrol irketi ile ibirlii yaparak Muhammed Musaddk' devirmi olmas aratrmaya demezdi; nk byk bir g olan Birleik Devletler'in, hkmetleri deitirmeye ve despotizmi (beyaz olmayan cahillere bizim tensibimiz dahilinde eziyet ediyorsa) affetmek gibi bir imtiyaz olduu varsaylrd. Serbest alan bir psikiyatrist olan George E. Gross, 11 Ocak 1980 tarihli New York Times'a yazd bir yazda. Birleik Devletler'in sabk 192 ah' New York'a kabul etmek suretiyle onu fiilen affettii konusu zerinde duruyor, bunun "ahlaki kurallar hie sayan" bir hareket olduunu vurguluyor, Gerald Ford'un, Richard Nixon' gsterili bir ekilde affetmesi gibi, bu hareketin de, "ahlaki bir ereve ierisinde yargya varma kapasitesini yaraladn, bakalarnn ahlak anlaylarnn rencide olduunu idrak etme yetisinin kaybolduunu" gsterdiini sylyordu. Bu tr gzlemler ok az ve nadirdi. zel konular ileyen yazarlar ve fkra yazarlarnn ou, ssl szlerle yetindiler. ranllarn Birleik Devletler eliliine sava at konusunda bir fikir birlii vard; ancak hemen hi kimse, Birleik Devletler'in 1953'de Musaddk' devirmesini ran'a sava ilan olarak kabul etmiyordu. 10 Aralk tarihinde Los Angeles Times gazetesinde yazan Ernest Conine olduka tipiktir: "Yeni haberler, Ortadou zerinde alan bilim adamlarnn, olup bitenlerin aslnda, son yllarn Bat tarz modernleme hareketlerinin beraberinde getirdii tedirgin edici etkilere kar yaygn bir bakaldrma olduuna ilikin iddialarn doruluyor gibi grnmektedir.

ah, sadece polisi insanlara ikence yapt iin deil, ayn zamanda, Mslman kutsal adamlarnn devlet tarafndan denen fonlarn geri alnmas ve ranllar krsal alanlarda yaadklar geleneksel yaam biimlerinden skp alan endstriyel devrimi ynettii iin de, nefret uyandrmtr. "frit Amerika" sadece ran'da deil, baka yerlerde de "ba alak" olarak seilmitir; nk son yirmi be yl iinde, blgede gzle grnr tek g Birleik Devletler olmutur ve bu nedenle Birleik Devletler istenmeyen deiiklikleri getiren d glerin sembol haline gelmitir." Bu iddiann byk bir ksm, ranllar aleyhinde dile getirilmemi varsaymlar iermektedir ve bu nedenle dikkatle okunmaldr. ncelikle, Conine, "Bat usul modernizasyon"un te193 dirgn edici etkilerinden bahsederken, ran ve slamiyet'i gemiten gnmze getirmek iin giriilen iyi niyetli abalar ima etmektedir; yani slamiyet ve ran geridir, Bat ileridir ve geri kalm insanlarn dierlerine yetimekte zorlanmalar artc deildir. Bunlar aka tartlabilir deerlendirmelerdir ve birinci blmde artzettiim gibi, modernizasyon ideolojisinin trevleridir. Dahas, Conine, kendine dnklk saplants dnda hibir temeli olmayan bir varsaymda bulunmaktadr. ranllar ikenceden, kutsal adamlarna hakaretten olduu kadar tedirgin olmazlar, "Kutsal adamlar" ibaresi, bilerek ve ilkel kavimlerin bycleriyle olan ilikilerini anmsatmak iin kullanlmtr. Ayrca ranllarn "bizim" gibi duygular olmadn da ima eder. leri srd son tez de, baka tezleri artrr: yani ranllarn, Birleik Devletler ve Pehlevi'nin ran' harekete geirmek iin gsterdikleri bunca iyi niyetli gayreti takdir etmemi olmalar. Bu durumda, hem "biz" beraat ediyorduk hem de ranllar, st kapal bir biimde, bizim marka modernizasyonunun deerini bilmemekle sulanyorlard, stelik bu sebeple sabk ah asil bir kiilikti. Blgedeki Amerikan irketlerinin byk karlar elde etmi ol-'] duklar olgusundan, ki bunu bilmeyen yoktu (son yllarda yzde iki yz artan petrol irketlerinin kar hadleri ile Pehlevi serveti arasnda balant kurmak ok zor olmasa gerek) ve petrol gelirlerinden direkt olarak yararlanmayan milyonlarca Arap gibi. ranllarn ounun Amerikan balantl serveti bir tr kltme olarak grdklerinden pek az bahsediliyordu. ah'n arasra biraz ikenceye bavurduu rivayeti yaylyorsa da, eh, diyordu Washington Post 16 Aralk'ta, "bunun ran geleneinin bir paras olduu da iddia edilebilir". Bunun ima ettii, ranllarn zaten her zaman ikence grdkleri iin, bu kaderlerini deitirmek yolunda gsterecekleri herhangi bir gayretin, tabiatlar buyana tarihlerine ihanet olduuydu. 194 Bu tartlamayacak kadar mantkl tutum, 4 Aralk 1979 Los Angeles Times gazetesinde kan Don A. Schanche hikayesinde de ortaya kondu. Schanche, yeni ran Anayasas'n "ada dnemin en garip dokmanlarndan biri" olarak tanmlad ve ABD Anayasas'na benzemedii iin (birbirlerini denetleyen kurumlar yoktu) Humeyni'nin ykselmesinin ah'n ykselmesi kadar kt olduunu syledi. "Bakan ve parlamentonun" hi deilse teorik olarak, "halk oylamasyla seilmesi ve hukuk sistemini yeniden dzenleme hazrlklar" Schanche'ya gre "demokrasi sslemeleri"ydi. Eric Rouleau'nun 2-3 Aralk 1979'da, Le Monde'da ayrntl ekilde inceledii eylerden, yani ok hareketli, tartmal anayasal konumalar ve Humeyni'nin gerek rolnn ne olabileceinden bahsetmedi bile. 1980'nin ortalarnda, ran'n yeni dzeninin mit yokmu gibi grnmesi, sadece bir tesadf ve sonular ihtilal yanls pek ok ranly (ve ranl olmayan) dkrklna uratan yaman bir atmann sonucuydu. Ama uras muhakkak ki, Birleik Devletler'de ar sac bir bakan adaynn tam bu sralarda ortaya km olmas daha az esef verici bir rastlant deildi. Birleik Devletler'de yksek mevki sahibi hi kimsenin (Andrew Young ayan dikkat bir istisna olmak zere), 1979'da Amerika'ya kar harekete geen iranllar iin eski rejimin ne ifade ettii konusunda (oysa, elilikte Noel ayini yapan din adam ve Aralk'n sonlarnda Tahran'da olan ve daha sonra Macneil/Lehrer programna katlan baka din adamlar da gzlemlerini bildirmilerdi) syleyecei hibir ey yoktu. Bu skutla ibirlii yapan basn, Amerika'ya kabul edilmesinden sonra gnlerce, ah' yardma muhta bir fukara gibi takdim etmekten geri kalmad. Siyasal gemiinden soyundurulan ah, ran eliliinde olup bitenlerden de soyutlanm gibiydi. Washington Post'tan Don Oberdorfer'in ban ektii birka gazeteci David Rockefeller, Henry Kissinger ve John Mc Cloy'un sabk ah' 195

Amerika'ya getirtmek zere, hkmete bask yaparken kullandklar dolambal yntemleri sergilemeye altlar. Fakat bu veriler ve ah'n Chase Manhattan Bankas'ndaki uzun sreli itibar -ki bu itibar ran'n husumetini aklamaya yardmc olabilirdi- elilik igali ile neden-sonu ilikisi kuracak ekilde birletirilmedi. Bunun yerine, rehineler krizinin halkn dikkatini baka yere ekmek, iktisadi durumun ktl vb. nedenlerle hareket eden Humeyni'nin marifeti olduu "hsntabir" kabilinden szler kullanlarak akland (bkz., Los Angeles Times gazetesi. Kasm 25-27, Aralk 7-11 ve Washington Post, Kasm 19). Bu nedenle, ABD hkmetinin ran karsnda, Bakan Car-ter'n ilikilerin gemii (ki Carter bu gemie "antik tarih" diyordu) hakknda konumay reddetmesinde sembolleen tutumunu, bir seim ylnda, basnn husumetini ranllara, slamiyet'e ve genel olarak Batl olmayan bir dnyaya ekmek suretiyle siyasal kazan salamay amalad eklinde deerlendirmenin hi de alayc bir yan olmad kansndaym. Carter Amerika'y d saldrlara kar gl bir s olarak mahafaza ettiini gstermeye alyordu ve bu, Humeyni'nin ran'daki pozisyonunun aynsyd. Carter'n kuvvet kullanmay reddetmesi bazen William Seafire veya Joseph Kraft tarafndan azarlanmasna neden oldu, fakat genelde, g kullanmam olmas onun artk Mslman "terristler" diye adlandrlan gruplara kyasla Bat standartlarnn gerektirdii daha medeni bir davran iinde olduuna kamuoyunu ikna etti. Krizin bir dier sonucu, Bakan Sedat gibi idarecilerin (Humeyni'nin bir mecnun ve slamiyet'in yzkaras olduuna dair szleri, "adeneueam" [kusturacak kadar ok; AA] tekrarlanmt.) slam dsturuna uygun idareciler olarak takdim edilmeleriydi. Ayn ey Suudi kraliyet ailesi iin de geerliydi, oysa bu sre iinde yer alan ok sayda tatsz olay, haber olmadan geitirilmi ve bu durum ran krizinin uzamasna neden olmutu.
196

nce Sedat' ve Suudileri ele alalm. 1978 Camp David antlamasndan sonra, Sedat'n bizim "blgedeki dostumuz" olduu ve Menahem Begin'le birlikte, blge polisi olmak istediini syledii, Birleik Devletler'e topraklarnda s verecei vb., kabul ediliyordu. Bunun sonucu olarak da, basnn Msr'a ilikin haberleri Sedat'n Msrllar, Araplar ve blge hakkndaki dncelerinin doru olduunu gsterir bir nitelik kazand. Bundan byle, Msr ve Arap dnyas haberleri Sedat'n stnln teyid eder ekilde kelimelendirilecekti. Ayn eyler Pehlevi dneminde de yaanmt. Berkeley niversitesi bilim adam Hamid Algar'n" mstesna bir kehanet ieren makalesinin dnda, kimse ah'a kar dini ve siyasal muhalefetin potansiyeline en ufak bir lgi gstermedi. imdilerde Birleik Devletler'in ou siyasal, askeri, stratejik ve ekonomik yatrmlar Sedat kanalyla ve Sedat'n perspektifinden yaplmaktadr. Bu, ksmen basnn cehaletinden, gz alc ahsiyetleri tercih etmelerinden ve u anda Msr ve Ortadou'da ilerlii olan siyasal mutabakata hrmeten, aratrma temeline oturtulmu haberlere itibar etmemesinden ileri gelmektedir. Baka neden de vardr. Bunlardan bir tanesi Ortadou'nun duyarl "i" sorunlardr. rnein Watergate,* CIA hakknda muhtelif aklamalar, stihbarat zgrl Kanunu'ndan sonra Ortadou'daki Birleik Devletler mdahalelerine ilikin yeni keiflerin olmamas tesadfi deildir. Bunun ran'a ilikin taraf bellidir; ran'da can yanabilecek pek ok sayda Amerikal vard ve srail, ran'da Birleik Amerika ile ok yakn bir beraberlik iinde hareket ediyordu. SAVAK, Mosad'n dorudan doruya yardm ile kurulmutu ve pek ok benzer durumda olduu
* Watergate Skandali: ABD'nin eski bakan Nxon'un emriyle Demokrat Parti merkezine, FBI tarafndan dinleme cihazlarnn yerletirildiinin Washington Post gazetesinden iki gazeteci tarafndan ortaya karldnda patlak veren skandal. Skandaldan sonra Niaon, grevi G. Ford'a devretmek zorunda kald.

197
gibi CIA ve FBI srail gizli servisleriyle13 isteyerek ibirlii yaptlar. 1979 ve 1980 balarnda srail basnnda, ihtilal ncesinde srail-ran ibirliini srdrmekle sulanan ri Lbrani ve dierleri tarafndan yazlan makaleler yer ald (bkz., Davar 20 Mart 1980 ve Ha'aretz); ancak bu haberlerin hibiri Amerikan basnnda yer almad (muhtemelen, srail'in demokratik zgrlk a imajn

utandrmamak iin). Birleik Devletler dzeninin tm sabk ah'n iran'a iadesi sz konusu edildii anda kyametler kopartrken, zavall bir Filistin genci Ziyad Abu Ayn, uzun iade ilemlerinin strabn yayordu (art kefaletle tahliye isteminin reddi ve ihzar emri). Dileri Bakanl iadenin gereklemesi iin elinden geleni yapyordu, nk (ve sadece nk) israil hkmeti -srail'de tutuklu bulunan bir baka Filistinliden bilmedii brani dilinde alnan (ve sonradan reddedilen) bir ifade zerine -iki yl nceki bir bombalamadan sorumlu olan bir terrist olduunu iddia etmiti. New Statesmen dergisinden Claudia Wright'in, Inquiry 7 ve 21 Ocak 1980'deki, "ade ile Oynamak" adl nemli makalesinin dnda, olay basnn dikkatini ekmedi. Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi yerlerin istikrarna kar duyulan ilginin yaygnl, bu ilgiyle orantl haber ak salamad (Suudi Arabistan'n birinci blmde anlattm zaafiyetine ilikin tedbirli ve titizlikle seilmi eletiriler dnda). Btn ileri gelen televizyon ebekeleri ve gazeteler arasnda, sadece CBS'ten Ed Bradley, 24 Kasm 1979'da, Mekke Camii'nin igaline ilikin tm bilgilerin hkmetten kaynakland ve baka hibir habere izin verilmediine deindi; ancak Christian Science Monitr gazetesi muhabiri Helena Cobban Beyrut'tan 30 Kasm 1979 tarihinde verdii bir haberde, cami igalinin ok kesin bir siyasal anlam tadn ve igalcilerin sradan Mslman fanatikler olmayp slamc ve dnyevi bir porgram olan bir siyasal hareketin temsilcileri olduunu ve hareketin direkt olarak 198 Suudi kraliyet ailesinin para ve iktidar tekeline ynelik olduunu anlatt. Bayan Cobban'm kayna (Beyrut'ta oturan bir Suudi) bir ka hafta iinde kayboldu; olaydan Suudi istihbarat tekilatnn sorumlu olduu dnlmektedir. Afganistan'n igalinden sonra muhtemeldir ki iyi Mslmanlar kt Mslmanlardan daha keskin izgilerle ayracaz; Sedat, Ziyal-hak ve Afgan direniilerinin baarlarn gklere karan haberler, iyi slamiyet'i anti-komnizmle ve mmknse modernizasyonla btnletiren yazlar greceiz. Ancak pek az kii Sovyetler'e kar Afgan direniini, srail'e kar Filistin direniiyle e tutacaktr. (Kral Hseyin'in 22 Haziran 1980 "Meet the Press" televizyon programnda belirttii gibi). Suudi Arabistan'a gelince; burada yaplan devasa Birleik Devletler yatrmlarnn tehlikesine Amerikan himayesinin srail'den Araplara kaymamas gerektiini dnen (hi aracak bir taraf yok) srail yanls Amerikallardan baka dikkati eken kimse yoktu. Bir rnek, Peter Lubin'in (22 Aralk 1979, New Republic) "Suudi Arabistan' Tanmyoruz" adl makalesidir. Lubin, biraz abartmakla beraber, Krfez lkeleri hakknda yazlan yazlar ve niversitelerde okutulan derslerin ounu, blgeye hakim glerin propagandas veya dpedz cehalet olarak dnmemiz konusunda olduka akla yakn bir uyar yapyordu. Ne var ki, eletirilerine israil hakkndaki makalelerde ve niversitelerin Ortadou aratrmalarnda grnen ve hi de sakl olmayan srail yanls saptrmalar dahil edememiti. Ayn ekilde gazetecilerin, bizim petrol zengini mttefiklerimize ilikin "bilgi" olarak sunduklar eylerde daha dikkatli olmalar gerektii konusunda hakl olarak srar ederken, srail hakknda yazlan yazlarn ne denli esnek ve tarafszlktan uzak olduunu sylemesi gerekirken sylemiyordu.

199

IV. Bir Baka lke


Rehineler krizinin ilk, en youn ve en zc aylarnda, basnn slamiyet'e ve iran'a kar taknd tavr hakknda syleye geldiim her ey, birka temel noktada toplanr. Bu noktalar en iyi belgeleme ve toparlama yntemi ran hikayesinin genel Amerikan versiyonunun, Eric Rouleau'nun, krizin ilk gnnden Aralk sonlarna kadar, Le Monde'da kan yazlarnn temel alnarak (daha sonralar, Ocak'ta Amerikan gazetecilerin Tah-ran' terk etmelerinden sonra Times birka gn sreyle bu makaleleri yaynlamt) Avrupa versiyonu karsndaki durumunun incelenmesidir Rouleau'nun Amerikal olmadn, hibir Fransz'n rehin tutulmadn, ran'n, tarihinin hibir dneminde Fransz nfuz alanna girmediini ve Rouleau'nun retimi dnda, Fransz basnnn d politika haberleri konusunda Amerikan meslektalarndan daha iyi olmadklarn aklda tutmamz nemlidir. Aynca haber bolluunun, Amerika'da da, belirli bir sayda, ok deerli ve genellikle (her zaman deil) muhalif yazlarn kmasna izin verdiini sylemek de nemlidir. Rehine krizinin ilk haftalarnda, Los Angeles Times ve Boston Glo-be'daki yorumlar, kuvvet kullanma dnda alternatif getiren, ran gereklerini ciddiye almak gerektiini syleyen yaratc makaleler (rnein, 9 Aralk Atlantic Constitution'da Richard Faik ve 14 Ocak'ta Newsweek'de Roger Fisher), ah'n bu l200

keye kabul edilmesinin arka plan hakknda mkemmel yazlar, arasra grnen iyi siyasal analizler ve iyi anlatlm haber hikayeler (Los Angeles Times'da Doyle McManus ve New York Ti-mes'da Kifner), ounluu yurtsever nutuklarla snrl yazlarn dnda bir eyler arayan okuyucularn yararlanabilecekleri nemli makalelerdi.Mfrit milliyetiliin bir tezahr olarak, Amerikallarn zerlerinde "ran sucks" (ran' s.... AA) ve "Nu-ke ran" (ran'a nkleer bomba atn, AA) yazl yaka ineleri takmalar hakknda, 24 Aralk ve 7-21 Ocak tarihli Inquiry dergisinde yaymlanan iki gl makale veya Fred Cook'un 22 Aralk'ta, "The Nation" da yaymlanan, 1965'te ran'n datt rvetlere ilikin aratrmann nasl gizemli bir ekilde durdurulduu ve bugn acilen nemi olmasna karn, bir daha balatlmad hakkndaki yazsndan da bahsedilmelidir. Fakat toplam olarak baktmzda, Amerikan televizyon, gnlk gazete ve haftalk dergilerinin ayn sre iinde Le Mon-de'da hayranlk uyandrc bir derinlik ve anlayla yazar Rouleau'nun makalelerinin seviyesine hibir zaman ulamadklarn grrz. ok sert sylemek gerekirse, Rouleau'nun dizisindeki ran, Amerikan hasmnn aktard ran'dan baka bir lkeydi. Rouleau, halen byk bir devrimci deiim iinde olan ran'n henz bir hkmeti olmamas nedeniyle yepyeni bir dizi siyasal kurum ve usul gelitirme sreci iinde olduunu hi gzden karmad. Bu nedenle, Amerikan elilii krizi, bu ounlukla akl kartrc ve fakat her zaman karmak srecin iinde dnlmeliydi, ondan izole edilerek deil. Olaylar ve kiilikleri aklamak iin Rouleau hibir zaman slamiyet'e bavurmad. Bir muhabir olarak grevini, zaten karmak olan siyasi olaylar toplumlar ve tarihleri, ideolojik genellemelere ve olaylarn umulduu gibi gelimemesi tehlikesine ramen (ki gelimedi) byleyici szlere veya kimsenin anlayamayaca biimlere bavurmadan incelemek olduunu dnyor gibiydi. Hibir Ameri201 kal gazetecisi, rapor etmek yle dursun, ran'daki anayasa referandumu zerinde durmad bile. eitli siyasal partilerle ilgili pek az; Beheti, Bazergan, Beni Sadr ve Kutbizade'yi birbirinden ayran nemli ideolojik atmalarla ilgili ise yok denecek kadar az haber inceleme vard. ran'da sregelen atmalarda kullanlan taktikler hi aktarlmad. En az 1980 ortalarna kadar, iktidar olmak veya sesini duyurmak iin birbirleriyle rekabet eden ok sayda siyasilerin fikirlerin veya kurumlarn ayrntl bir sralamas dahi yaplmamt Rehinelerin serbest braklp braklmayaca veya kimin Amerikan yanls olduu kimin olmad sorunlarnn d'nda, hibir Amerikal gazeteci ran siyasal yaamnn biraz olsun incelemeye deer bir taraf olabileceini ima bile etmedi. Beni Sadr'in 5 Aralk 1979'da elilikte oynad nemli rol gibi hayati olaylar bile kulak arkas edilmiti. Oysa bunlar Rouleau'nun zerinde durduu olaylard. nemli olan Rouleau'nun daha iin banda, kriz esnasnda hareket halinde olan kiiliklerin ve fikirlerin gelecekte nemli bir rol oynayabileceklerini kabul etmi olmasdr. Rouleau olaylar incelerken acele etmedi, nceden yarglamad, resmi makamlarn tevik ettii sonular kabullenmedi, sylentileri incelemeden brakmad. Onun anlattklarnn altnda, milletvekili Hansen'in Iran ziyaretinin dnlenden ok daha baarl olduu grlmektedir. Ayrca Hansen'in ran'da gsterdii baarnn, Beyaz Saray (ve Amerikan basn) tarafndan, tpk Birleik Devletler-ran banka ilemlerinin, rehineler karlnda ran'a verilmesi talebinin Beyaz Saray tarafndan ldrlmesi gibi, kastl azmsandn gsterir ok sayda kant da Rouleau tarafndan sergilenmektedir. Kararl bir sosyalist olan Beni Sadr ile siyasal ve ekonomik konularda muhafazakar Kutbizade arasndaki, 1979'un ikinci yarsndaki atmay Rouleau ayrntlaryla anlatt. ki lider, elilik olay hakknda da farkl dnyorlard. Beni Sadr olayn dondurulmasndan, Kutbizade ise trmandrlmasndan yanayd.
202

Hibir Amerikal gazetecinin deinmemesine ramen, Rouleau'nun anlattklarndan Amerika'nn Kutbizade'yle iliki kurmay tercih ettiini ve Beni Sadr'n Dileri Bakanl'ndan alnmasn (onu ciddiye almayarak nerilerini aka alaya alarak ve alenen "deli" diyerek) tevik ettiini reniyoruz. Birleik Devletler hkmetinin gelecekte ran'a kar taknaca tavr (ve kesin olarak sosyalistlerle deil muhafazakarlarla iliki kurma tercihi), Beni Sadr'n cumhurbakanln kolayca kazand bir dnem iinde belirlenmiti. Bazergan'n dnn gerek nedeni de. Amerikan basnnn iddia etmekten holand gibi liberal bir demokrat olmas veya Cezayir'de Brzezinski ile el skm olmas deil, hkmetinin beyan ettii slam politikalarn yerine getirmekte ar ve beceriksiz olmasyd. Daha nemli yazlarndan birisinde (Manchester Guardian, 2 Aralk) Rouleau, Birleik Devlet'in

elilik igalinden ok nce ran'a kar nasl bir ekonomik sava ilan ettiini de gsterdi. Bunun uursuz yn Chase Manhattan bankasnn ba rol oynamaya devam etmesiydi. Rouleau'nun performans ksmen yetenekli bir adam olmasyla, ksmen Ortadou'da ok uzun sreli deneyimi olmas ve ksmen de Amerikal meslektalar gibi, kendi lkesinin okurlarna hitap etmeyi bilmesi ile aklanabilir. Le Monde sradan bir Fransz gazetesi deil, Fransz kayt defteridir ve dnyay Fransz karlarnn ne olduuna ilikin belirli bir noktadan deerlendirmek suretiyle tasvir ettiine inanr. Bu bak as da Roule-au'nn ran' ile rnein New York Times'n ran'lar arasndaki fark aklar. Franszlar olaya bilinli olarak "alternatif " olarak bakarlar; ne bir sper g ne de baka Avrupallarn bak gibi deil. Dahas, Fransa'nn (ve dolaysyla Le Monde'un) Do-u'ya kar tavr, eski ve tecrbelidir: alkan bir eski smrgeci; kaba kuvvetle deil yaylma, strateji ve srelerle ilgilenen; mnferit rejimlere yaplan tepe arlkl yatrmlar korumaktan
203

ok genel karlara younlaan, neyi beenip neyi eletirecei seiminde titiz, sabit ve ayrcalkl (bazlar frsat diyecektir). Le Monde, ne de olsa, ok sahiplidir; Fransz burjuvazisinin gazetesidir ve Fransa'nn dnda kalan dnya sz konusu olduunda deiik zamanlarda farkl kiiler tarafndan ve srasyla misyonervari, patoral, babacan, "kalbi olan bir sosyalist", on sekizinci yzyl Aydnlanmas ve giderek artan bir hzla Katolik olarak vasflandrlan bir tutum izlemitir (13 Mays 1980, Lo-uis Wiznitzer, Christian Science Monitr ve Sane Kramer, 30 Haziran 1980, New Yorker)." Bunun byle olduunu kabul etsek bile, nemli olan, Le Monde'un dnyay, nasl (hi kukusuz bilinli) aktarddr. New York Times esas itibariyle kriz zamanlarnda veya haber deeri olan olaylara ynelirken, Le Monde yurt dnda meydana gelen hemen her olay aktarmaya alr. Le Monde, New York Times'n yapmaya alt gibi, haberle yorumu kesin snrlarla ayrmaz. Sonuta, olaanst karmak olaylar aktarldnda, daha esnek, daha ayrntl, za man zaman daha uzun yazlar ortaya kar. Le Monde'un tavr dnyevidir, Times ise daha ciddi ve belirli konulara eilen bi haber politikas izler. 2-3 Aralk 1979 Rouleau makalesine kaln. Rouleau, yazya son aydr btn dikkatlerin Anayasa Meclisi'nde toplandndan bahisle balyor. Yzlerce akhava toplants yapldn (ou tv ekranlarna yansd), basnn ve partizan gazetelerinin meseleleri incelediini ve nerilen metindeki "antidemokratik" unsurlarn knandn anlatyor (Amerikan basn btn bunlardan hemen hi bahsetmedi). Sonra, Hu-meyni ile lkenin "siyasal snf" arasndaki derin ayrlktan sz ediyor ve buradan Humeyni'nin bu derin ayrl siyasal snflar yumuatmaya alarak vakit kaybetmekten ziyade, direkt bir ekilde halka bavurarak (bu arada siyasal snflar kstrmeyi gze alarak), kendi istekleri dorultusunda zmlediini ay204

rntlar ile anlatyor. Bu noktada, Rouleau hem anayasa tartmalarn (meselelerini, partizanlarn ve slubunu) hem de gerek gleri inceleyerek, iktidar ile anayasa arasndaki derin uurumun ne olduunu ortaya koyuyor. Sonuta, Humeyni'nin "slamc" taraftarlar heterojen bir grup olarak ortaya kmaktadr. Bu grup, halkn arasna dalmtr ve kayda deer bir "srekli devrim" bilinci ile ynlendirilir ki bunun ne olduunu sadece doutan "titiz hukuku" olan Humeyni drak edebilmitir. Solda ve sadaki siyasal partilerin bir listesini verdikten ve her birinin tutumlarn anlattktan sonra Rouleau, nerilen anayasadaki birtakm tutarszlklara iaret eder. Kadnlar sadece cinsel keyif veya iktisadi kar unsurlar olmayacaklardr, ancak haklarnn neler olduu kelimelendirilmemitir. Sendikalar Marksist kurumlar olarak reddedilmekle beraber ii konseyleri ekonomide nemli bir rol oynayacak, btn vatandalar eit haklara sahip olacak, ancak resmi din iizm olacaktr vb. Btn bunlar u paragraflarla sonulanr: "mam Humeyni'nin bu kadar tartlabilir bir anayasay hi beklemeden yrrle koymas arttr. Pek ok kii onu, referandumu Birleik Devletler g denemesi sona erinceye kadar ertelemesi konusunda ikna etmeye alm, ihtilal srecindeki bir lkede uzun sreli bir gei hkmetinin pekala kabul edilebileceini ileri srmt. Ancak mam, bu tavsiyelere itibar ve itirazlar kabul etmedi. Garip bir ekilde, Kum "patrii" onu tanmayanlar gznde titiz bir hukukudur. ktidarn hukuki temellere oturtmak konusunda srarldr. Son haftalarda elde ettii ok byk poplarite onu doyurmutur. Gelecekte bu poplaritesi anayasa metninden deil, u anda yaanan 'ikinci dev-rim'in ortaya kaca yeni siyasal g dengelerinden kaynaklanacaktr." Bu noktada Rouleau, olaylarn stnkr analizine (Los Angeles Times gazetesinden, daha nce bahsettiimiz Don Schanc-

205 he'nin yzeysel incelemeleri ile karlatrn) kalkmak yerine d grn ve gerek g arasndaki tutarszlklara iaret ediyor; metinle okurlar arasndaki ilikileri, kiilerle siyasal partiler arasndaki ilikileri anlatyor ve btn bunlar kaynayan bir geliim iindeki yerlerine oturtuyor. Aktarmaya alt, sadece bir oluum deil, bir oluum iinde yer alan olay ve davalardr. Rouleau dikkatli bir deerlendirme dnda bir ey sunmaya teebbs etmiyor, Asla yurtsever kyaslamalara girmedii gibi, cahil deer yarglar da kullanmyor. Hasl, Rouleau'nn Le Monde adna ran' aktarmas, siyasi kelimesinin en iyi anlamyla siyasal. Aylar boyunca Amerikan basn bunu yapamad ve hatta onlarn aktarma biimlerinin siyasal kelimesinin kt anlamyla siyasal olduu sylenebilir Amerikal (ve dier Batl) muhabirler aina olmadklar ya da garipsedikleri bir eyle karlanca onu "Mslman " bir unsur olarak etiketledikleri gibi dmanca ve alayl bir tavrla yaklatlar. ran'n ok nemli bir deime iinde olan ada bir toplum olduu keyfiyeti Bat basnn hemen hi etkilemedi devrimin hi deilse ilk ylnda, ran tarihinin saygn bir ekilde ortaya kmasna izin verilmedi. Klieler, karikatrler, cehalet kaytsz artsz kendine dnklk ve hatal bildirimler, nemli olann "antaja boyun eilmeyecei" ve rehinelerin serbest braklp braklmayaca yolundaki hkmet tutumuna boyun een bir tavr vard. Yeterince incelemeden sonulara varlabiliyor, tartmalar bir muhabir tarafndan cretkar bir biimde yarglanabiliyor ve sonuta ran Devrim yaamnn belirgin sreklilikleri ve kesintileri ortaya kmyordu. Btn bunlarn yan sra bir de Birleik Devletler'in ah' affetmesi ve onu bakma muhta biri gibi kabul etmesinde de iranllarn (ve ran tarihinin) ne dndnn nemli olmad gibi endie verici bir varsaym vard. Bu dnemde, I.F. Stone aka Birleik Devletler'in iran'a bir zr dileme borcu olduunu "1953'de ah'a mevkiini 206 iade ettimiz iin... 1953 ranllar iin tarih ncesi bir tarih deildir ve bizim iinde tarih ncesi bir tarih olmaktan kabilir" (Village Voice, ubat 21, 1980) diyebilecek kadar cesurdu. 1979'da basn ran' ve slamiyet'i o kadar eksik ve ylesi dmanlkla aktard ki, rehineler krizini zmleyecek bir ok frsatn yok edildii dnlebilir. Belki de bu nedenle, 1980 balarnda, ran hkmeti muhabir saysnn azaltlmasnn gerginlii azaltabileceini ve barc bir zm getirebileceini nermiti. Basnn bu baarszlnn en tehlikeli ve gelecei asndan en gven vermeyen taraf uluslararas meselelerde ciddi bir kriz sz konusu olduunda, kendilerini bamsz ve tamamiyle haber aktarc bir rolde grmemeleridir. 1980'lerle balayan yeni dnemde artk olaylarn sadece birbirlerine dman cephelerin ekimeleri, "biz" "onlara" kar Birleik Devletler Sovyetler Birlii'ne kar, Bat slamiyet'e kar ve basn her zaman "iyi" tarafn yannda olarak ve bylesi tutumun cezai sorumluluunu kabul etmeyerek, aktarlamayacann kimse bilincinde deil gibi grnmektedir. Tabii, eer iki sper gcn dnyay eninde sonunda yok edeceine inanmyorsak! Yine de, hakszlk etmemek iin, 1980'de rehine olay srerken birtakm deiikliklerin olumaya baladn sylemek zorundayz. rnein, Birleik Amerika'nn ran'daki rol zerine derinlikli bir takm aratrmalar ortaya kt: CBS televizyonu "Altm Dakika" adl programnn nemli bir blmn ah zamannn ikencelerine ve Henry Kissenger'in ah adna giritii oyunlara ayrd. New York Times ve Washington Post (7 Mart ve 6 Mart) ciddi br grev anlay iinde, hkmetin CBS'in bu programn ezmeye altn haber verdiler ve btn gazeteler Nisan sonu kurtarma harekatna ilikin pheci, honutsuzluk belirten yazlar yaynladlar. Eskisinden daha stekli bir ekilde, ran'n ne olduuna dair fikir birlii, farkl grlere yer verecek kadar esneklemeye balad. Hkmeti sulayan eletirilerin sa207

ys artt ve okuyucular (zellikle ba yazarlara yazdklar yazlarda) ran hikayesinin tmnn kendilerine sylenmedii duygusuna kaplmaya baladlar. Ancak slamiyete kar dmanlk ve anlayszlk, tahmin edilecei gibi, New Republic gibi muhafazakar dergilerin klavuzluunda devam etti: "Bat Erteliyor" adl yazsnda Elie Kedourie (7 Haziran 1980) " Bat"nn gc "gzle grlr ve sayg duyulur" olmal diyordu, aksi taktirde yerel hastalklar devam eder. Ara ara, kat mutabakat, zc ekillerde ortaya kt. 8 Haziran 1980'de Tahran'daki "Amerikan Sular" adl konferanstan dnn mteakip Ramsey Clark'la ABC'nin "Sorunlar ve Cevaplar" adl programnda rportaj yapldnda, soru soranlar kendilerinde bir tek "gerek kefetmeye ynelik" soru sormak hakk dahi

grmediler. Sorduklar her soru dmancayd ve Clark'n bu konferansa gitmi olmasn "vatan haini" bir tutum olarak deerlendiren ynetimin tutumunu aksettiriyordu. l5 Zaman zaman, rnein John Kifner'in zekice yazlm drt paralk makale dizisinde (New York times Mays, 29, 30, 31 ve Haziran 1) ve Shaul Bhakhash'n New York Revievv of Books dergisine yazd yazda (26 Haziran), sregelen ve g kaynaklar, sradan kavramsal veya kesinlikle ampirik terimlerle kavranamayan ran Devrimi'ni anlamaya alan ciddi ve dnce mahsl gayretlere rastlanyordu. Yine de, benim kanaatimce, eer rehineler serbest braklm olsayd byle yazlar hibir zaman yazlmayacakt. Sefaret igali (alaka, kanunsuz, fke uyandrc, ran'a ksa vadede yararl uzun vadede zararl) Amerika'nn bir uyan krizi iine girmesine neden oldu. ran ara ara da olsa, Asya'da hemen tmyle unutulmu, antada keklik saylan bir smrge olmaktan kp Birleik Amerika'nn kendi kendisini tahlil etmesini salad. ran Devrmi'nin srarla srmesi, tedirgin edici ve beklenmedik dayanma sreci, basnn tek yanl ve dar grl tavrn daha yararl ve eletirel bir ekle d208

ntrmeye yneltti. Ksacas, elilik igali sadece duraan bir fkenin yerine yeni bir sre, zaman iinde kendisine ait bir tarih gelitirdi ve bu tarih iinde basn ve Amerikallar kendilerini o zamana kadar grdklerinden ok daha yaln bir biimde gzlemlediler. Bu oluumun byle olmasn, elilii basan militanlar m istemilerdi ya da onlarn ran'da normal koullara dnmelerini bu mu geciktirdi; bunu sylemek iin henz ok erken. Muhakkak olan u ki,imdi daha ok sayda Amerikal, iktidar savann ne olduunu anlyor (Beni Sadr'la Beheti'nin, geri planda pusuya yatm bir Humeyni ile iktidar kavgalarn hissetmeyen kald m?). Ve yine kesinlikle, eskisine oranla ok daha fazla Amerikal byle br karmaaya ve hatta ran-Irak savana, "bizim" dzenimizi empoze etmeye kalkmann yararszlnn farkna vard. Buna ramen, Beheti'nin ykselmesinin hangi koullarda gerekletii, solla sa arasndaki atmann ekli, ran ekonomisinin durumu gibi cevaplandrlmayan ve ok sayda gelimeye gebe pek ok sorun vardr.16 Aratrlmayan ve artk ele almamz gereken eyler ran krizini oluturan eylerdir. ran neden nemlidir? slamiyet neden nemlidir? Her ikisi hakknda neleri blmemiz, ne tr eylerden haberdar olmamz gerekir? Bu l soru soyut deildir; gncel siyasetin ayrlmaz bir paras olmann tesinde baka kltrlere ynelik bilimsel aratrmalarn ve yorumlarn da hayati birer paras olmak zorundadr. Olaylarn kkenine, ancak iktidar ile bilgi arasndaki ilikiyi su yzne kararak inebiliriz. Bu noktada aratrmamz bu ilikiye ynelteceiz. 209

nc Blm
'Bilgi" ve ktidar
210

I. slamiyeti Yorum Politikas: abloncu Bilgi ve Kart

slamiyet'in ve Bat'nn, ne kendileri ne de birbirleriyle bark olmadklar gnmz koullarnda, bir kltre mensup kiilerin, baka bir kltr anlamas mmkn mdr trnden bir soru sormann tmyle faydasz olduu dnlebilir. "lim in'de olsa araynz"' der ok iyi bilinen bir slam buyruu ve Yunan'dan bugne insana ve doaya ilikin her trl bilginin bulunmas gereklilii Bat'da allm bir uygulamadr. Ancak Batl dnrler ounlukla, bu arayn atlaklarla sonulandna inanrlar. "Bilginin letilmesi" adl kitabyla modern Bat dncesinin en hevesli ve kendi kendisini tevik eden unsurlarna nclk ettii kabul edilen Bacon bile, bilgiyi engelleyen putlarn tamamen ortadan kaldrlp kaldrlamayacana ilikin tereddtlerini dile getirir. Bacon'un saygl rencisi Vico, insan bilgisinin insann kendi yaratt bilgi olduunu aka syler. Bu durumda dmzda kalan gerekler "insan aklnn biimlendirmeleri"nden baka birey deildir. Uzakta ve yabanc olan eyler hakknda' nesnel bilgi edinme olasl Nietzsche'den sonra daha da azalr. pheci ve ktmser arka plana karn, Bat'da slamiyet'i renmeye alanlar (ve konumuz d olmakla beraber, slam Dnyas'nda Bat'y inceleyenler) genel olarak artc bir e211 kilde gvenli ve iyimserdirler. Avrupa'nn ilk oryantalistlerinin slam Dnyas'nn bir paras olduu "orient" almalarnn, evrensel bpye ulaan yol olduundan kukular yoktu. Bunlardan birisi. Baron d'Eckstein, 1920'lerde yle diyordu: "Cuvier ve Humbolt'un doann gizlerinin, dzeninin dnya iin ne ifade ettiklerini rendikleri gibi, Abel Remusat, Saint-Martin, Silvestre de Sacy, Bopp, Grimm ve A.W. Schlegel de, bir dilin szcklerinde insan dncesinin ilk yapsn ve ilkel temellerini izleyecek ve kefedeceklerdir."7 Birka yl sonra Ernest Renan "Mahomet et les origines de l'Islamisme" adl eserinin nsznde, "la science critique" diye adlandrd eyin aklamasn yapyordu. Jeologlar, tarihiler ve dilbilimciler, diyordu Renan, "ilkele" yani temel ve ilk olana, tabu cisimlerin sabrla izini srmek suretiyle eriir. slamiyet, douunun olduka yakn olmas ve asl, yani orijinal olmamas nedeniyle zellikle nemli bir fenomendir. Bu nedenle, diye sonuca varyor Renan, islamiyet'i aratrmak demek kesin ve bilimsel bilgi elde etmek demektir.3 Oryantalizmin slamiyet dal, belki de bu mutlu tavr nedeniyle pheci akmlardan uzak ve kendi kendisini metodolojik bir biimde sorgulamak zorunda kalmadan geliti. slamiyet zerinde alan Batllardan ou, zaman ve mekan kstlamalarna ramen slamiyet veya slamiyet'in bir unsuru hakknda gerek ve objektif bilgi edinebileceklerine inandlar. Dier taraftan, slamiyet'in ne olduu konusunda Renan kadar ayka cretkar az kii bulunur. Bir baka deyile, kariyer sahibi hibir bilim adam Renan kadar halis bir tavrla "slamiyet insan gelimesinde kemiklemi bir ilkel dnemi yanstt iin renilmesi kolaydr" diyecek kadar kstah deildir. Bununla beraber, giriiminin doruluundan phe eden slam aratrmaclarnn ada bir rneini de bulmu deilim. Bulamam olmamn bir nedeninin slamiyet aratrmalarnn lonca nitelikleri olduunu 212 dnyorum. Son iki yzyldr kuaktan kuaa aktarlan lonca adab gereince, oryantalist bilim adamlar kullandklar yntemlerle ilgili olarak, dier beeri sahalarn hemen hepsinde karlalan sorgulamalardan ve eletirilerden korunmakta ve kabul grmektedirler. Buna tipik bir rnek, imdi Amerika'da alan ve oturan nl bir ngiliz bilim adamnn 1979 yaznda "Amerikan Scho-lar"da yaymlanan "Ortadou Aratrmalarnn Durumu" adl makalesidir. Tmden bakldnda, makale rutin ileri tembel ve ilgin olmayan bir tavrla gzden geiren bir kafann rn. Ancak okuyucuya ilgin gelen, yazarn entelektel meselelere bitaraf kalmasndan ok, oryantalizm olduunu varsayd kltrel soy ktnden bahsettii ksmlar. Aktarmaya deer: "Bat dnyasnda, slamiyet ve Ortadou aratrmalarnda yeni bir dnemin almas Rnesans'a rastlar. Burada en nemli yeni unsur, belki de, bugn insanlk tarihindeki yerini hala muhafaza eden benzeri olmayan bir entelektel "merak"t. nk o zamana kadar yabanc ve pek de dman olmayan medeniyetleri inceleme ve anlamaya ynelik benzer bir istek veya gayret yoktu. Toplumlarn ou kendilerine bir eyler borlu olduklarna ve onlardan trediklerine inandklar atalarn aratrmaya alyorlard Yabanc ve daha gl bir kltrn egemenlii altnda yaayan toplumlar se kendilerine hkmedenlerin dillerini renmeye, sluplarn anlamaya almaya mahkum edildiler... Fakat Avrupa imalat, uzak ve yabanc kltrleri incelemek (daha sonra Avrupa kkenli deniz ar lkeler de ayn ii yaptlar), Rnesans'tan bu yana "yepyeni ve tmyle farkl" bir anlay ifade eder. Bugn Ortadou halklarnn birbirleriyle pek az (Asya ve Afrika'nn slam olmayan kltrleriyle daha da az) ilgileniyor

olmalar nemlidir. Hint ve in dillerini renme yolundaki tek ciddi giriim Trkiye ve srail'de (blgede Bat yaam biimini bilinli olarak seen iki lke) yaplmtr. Avrupal ol213

mayan mediniyetler bugn bile, yle bir "entelektel merak" sahibi olmann nedenini anlamakta ok glk ekerler. lk Avrupal Msrolog ve arkeologlar Ortadou'da kazya baladklar zaman yerli halk, byk ounlukla, yabanclarn kendilerinin bile unuttuklar cedlerinin kalntlarn karmak iin bunca vakit, gayret ve para sarfetmelerine, bunca riske ve zorlua katlanmalarna anlam verememilerdi. Bu nedenle, daha rasyonel sebepler aradlar. Basit kyllere gre arkeologlar hazine peindeydiler. Daha sekin kentlilere gre de ya casus ya da ajan. Birka arkeologun devletlerine bu tr hizmet etmi olmalar, yerlilerin yanlgsn azaltmad gibi, onlarn insanlk tarihine yeni blmler ve Ortadou halklarnn z-bilincne yeni boyutlar ekleyen giriimlerini anlamaya muktedir olmadklarnn ac bir gstergesidir. Bu idrak gl bugn bile srmektedir ve yantalistlere hazine avclar veya emperyalizm ajanlar diye bakmakta srar eden baz akademisyenleri de etkilemektedir. Bu yeni entelektel merak, Avrupallar okyanuslarn tesindeki yer ve yabanc topraklara gtren keifler sayesinde tatmin edile Bunlar, entelektel kalplar krmakta yardmc oldular ve &_. ok inceleme iin hem bir tevik unsuru yarattlar hem de frsat verdiler."1 Delillere dayanmayan deerlendirmelerden te birey iermeyen bu makale, bizzat oryantalistlerin yazlar veya Rnesans'tan gnmze kadar sralanan Avrupa tarihi aratrmaclar veya Augustine'le balayan yorum tarihilerinin yazdklar her-eye ters dmektedir. Yepyeni ve tmyle farkl ve dolaysyla salt entelektel olduunu varsaymak durumunda olduumuz -ve yeni bir metni okuyan hi kimsede bulunduuna inanmadmz bir zellik: - "merak" bir tarafa braksak bile, burada srf yazara gvendiimiz iin kabul edebileceimiz pek az ey var. nk Donald Lach veya J.H. Parry gibi tarihileri okuduunda, insann Avrupallarn yabanc kltrlerle ilgilenmesinin ticaret, fetih 214 veya bir kaza sonucu doduuna inanas geliyor.' "lgi" ihtiyatan doar; "ihtiya" ise itiha, korku, merak vb. eylerin tecrbe ile saptanm birlikteliklerine dayanr ve btn bunlar insanolu ne zaman ve nerede yaamsa orada mevcut olmutur. Dahas, bir kltr, kiiyi o kltrle kar karya getirecek koullar olumamsa nasl incelenebilir? Avrupa'nn yabanc kltrlere duyduu ilgiye gelince, bu koullar her zaman ticari, smrgeci veya askeri yaylma, igal veya imparatorluk biimlerinde tezahr etmitir. Ondokuzuncu yzyl Alman niversitelerinde Sanskrite zerine allyor veya hadisler kanunname eklinde toplanyor veya halifelik anlathyorken bile, oryantalistler hayal edildii gibi saf bir entelektel meraka deil, bizzat niversitelere, ktphanelere, meslektalarna veya kariyerlerini srdrmelerini salayan sosyal dllere gveniyordu. Devasa Avrupa imparatorluklarnn kurulma nedenlerini ve onlara ilikin bilgi birikiminin sadece yepyeni entelektel merak sonucu ortaya ktn iddia etse etse, Swft'in "Gulliver'in Seyahatleri" kitabndaki Lagado Akademisi profesrlerinden Dr. Pangloss edebilir!* O cahil, o Avrupal olmayan yerlilerin, bilim adamlarnn "entelektel merak"larn bu kadar pheyle karlam olmalarna armamak lazm. Batl bir bilim adamnn Batl olmayan bir lkeye sembolik veya dolaysz da olsa, bir Bat gc tarafndan alan bir denklen gemeden, kendi kendisine girdii nerede grlmtr? Antropolojide, emperyalizm ve etnolojinin su ortakl hakknda6 kopan kavgalardan haberi olmamas, bu oryantaliste** zg cehalet ve kibirin bir endikasyonudur. Oysa Levi-Strauss kadar despot bir kiilik bile, emperyalizmin etnolojik saha aratrmalarnda rol oynayan bir g olmasndan duyduu znty deilse bile sakncalar dile getirmiti.
Kitapta Dr. Pangloss. sama bir retim kuruluunun ondan daha sama yesiydi. (AA) ** Bernard Lewis

215
"Saf merak" aklamasna ilikin protestolarmz bir yana braksak bile, bu yaznn, bizlere uzak ve yabanc toplumlarn kltrel ve tarihsel gereini aktaran Ortadou aratrmalarnn, esas itibariyle kusursuz bir kapasitesi olduunu savunduu konusunda sanrm birleeceiz. Ayn makale, bir sre sonra da oryantalist bilim dalnn "siyasal nitelik" kazanmas tehlikesinden bahsederek, pek az bilim adamnn ve fakltenin bu tehlikeden kurtulabildiini sylemektedir. yle anlalyor ki, yazarn gznde siyaset, dar grl ittifaklar anlamna gelmektedir. Gerek bilim adamlar sanki kk kavgalarn stndedirler ve sadece fikirler, edebi deerler ve yksek prensiplerle urarlar. Lewis'in hi rnek vermemi olmas nemlidir, Bununla beraber, yazsnn tek ilgin taraf, bilimsellie ve bilimsel yntemlere sadece szde kalan bir ar yapm olmasdr. Siyasal olmayan Ortadou

aratrmalar gereinin ne olduuna veya ne olmas gerektiine gelince, yazar susmay yelemektedir. Dier bir deyile, tavrda, biimde, ssl szlerde ve nihayet ideolojide nemli olan bilimsellikle "dnyevilik" diye adlandrabileceimiz ey arasndaki ilikiler, tarafsz, "siyaset d bilimsel gerek" hlyasn devam ettirmek iin, bilerek ve isteyerek gizlenmitir. Bu bize, yazdn iddia ettii sahadan ok, yazarn kendisi ile igili bireyler sylyor. Bu durum, Batl olmayan toplumlar hakknda yazmaya alan btn ada Avrupal ve Amerikallarn peini brakmayan bir garipliktir. Bilim adamlarnn arasnda bu olayn farknda olanlarn says da azdr. 1973'de Ortadou Aratrmalar Dernei (Middle East Studies Associati-on), Ford Foundation (Vakf) ile ibirlii yaparak, blgenin tmn taramak suretiyle halihazrdaki durumunu, gereksinimlerini, geleceini ve problemlerini saptamak zere bir uzman grubu grevlendirdi. Sonu,7 "Ortadou Aratrmas: Beeri ve Sosyal Bilimlerde Aratrma ve Bilimsellik" isimli byk ve youn 216 bir ciltti. Kitap Leonard Binder tarafndan yayma hazrland ve 1976'da basld. Birden fazla insan tarafndan yazldndan, kalitesi yeknesak olmamakla beraber, okuyucu tpk Levvis'in "American Scholar"daki makalesinde olduu gibi buradaki buhran ve aciliyet havasna armaktadr. ngiliz meslektalarndan daha az nl olmayan, bu kitabn yazarlarna gre de, Ortadou aratrmalar yeterince ilgi grmeyen, fonlar olmayan, bilim adamlarnn says kstl ve hasl, ypranm bir bilim dal (in garibi, aratrmaya n ayak olan bir Ortadou Aratrmalar Dernei -MESA- Aratrma ve Eitim Komitesi yesi daha bir ka yl nce, Amerikan hkmetine konuya ilikin olarak verdii bir raporda slamiyet ve Araplar hakknda yaplacak aratrmalar kmsemi; bu saha, Birleik Devletler iin kltrel ve siyasal adan ikinci derecede nemi haiz bir sahadr5 demiti). Fakat Leonard Binder dile getirilen problemlerin altnda nelerin yattn giri yazsnda aka sylyor. Binder'n ilk cmlesi, "Birleik Devletler'de blgesel aratrmalar gelitirmenin temel nedeni siyasal olmutur.'" diye balyor ve bir Ortadou uzmannn karlat rgtsel ve felsefi meseleleri, Ortadou aratrmalarnn iinde bulunduu toplumun bir paras olduunu (ki bu bir vakadr) gzden karmadan tek tek ele alyor. Bu sahada, rnein, aratrmaya sosyal yapdan m, dinden mi balamal veya bir bilim adam fert bana den milli gelirden ok siyasal yapya m nem vermeli gibi en temel sorunlarn bile deersiz olmadn ve "hkmet Ortadou'ya ilikin almalara deer verdii srece... sorunun devam edeceini",1" rettikleri gereklerde siyasetin etkilerinin neler olduunu zetliyor. Binder, retim sz konusu olduunda her bilim adamnda ortaya kan bir "deer ynlenmesi" vardr diye srdryor ve fakat "bilim dallarnn geleneksel kurallarnn" kiisel "ad hoc yarglarTn (ad hoc annda, zerinde dnlmeden, AA) sap217 trc etkilerini azalttn iddia ediyor." Ancak bilim dallarnn neyi nasl yaptklarn aklamad gibi, insan yarglarn nasl olup da semavi analizlere dntrebildiklerini de sylemiyor. ddiasnn sonuna, sanki bu sorulara cevap vermek ister gibi, bir de gereksiz ekilde mulak ve ilgisiz bir beyan ekliyor: bilim dallar, diyor, "bize blge erevesinde ortaya kan ahlaki meseleleri de inceleyebilmemiz iin yntem getirirler." Hangi ahlaki meseleler? Hangi yntemler? Hangi blge, hangi erevede? Aklama yok. Tersine, Binder'in artc bir ciddiyetle vard sonu, bir taraftan okuyucuyu bilim dallarna gvenmesi gerektii yolunda dndrrken, dier taraftan da bu bilim dallarnn nasl bir ilevi olduu hakknda hibir fikir vermiyor. Ortadou aratrmalarnn zerinde kaba bir siyasal bask olduu kabul edildii zamanlarda bile, bu basklarn yok saylmas ve oryantalist retilerin mukaddes otoritesinin yeniden tesis edilmesi gibi endie verici eilimler mevcuttur. Bu otoritenin, Batl uzmanlarn, Orient ve slamiyet hakknda yllar yl ele-tirilemeyen beyanatlar vermelerine izin veren gcnden kaynaklandn da tekrarlamak gerekir. Zaten, Bat'da Orient hakknda oryantalistlerden baka konuan kimse de yoktur. Ne on dokuzuncu yzyl oryantalistleri ne de Leonard Binder gibi bir yirminci yzyl bilim adamlar, "sahann" (dikkat edelim Orient'in kendisinin veya halknn deil) Orient ile ilgili bilinmesi gereken hereyi Bat kltrne retebileceinden kuku duymazlar. Dolaysyla, bu bilim dalnn dilini konuan, kavramlarn yayan, tekniklerini uygulayabilen ve itimadn kazanan herkes, nyargdan ve iinde bulunduu koullardan kurtulabilecek ve bilimsel aklamalarda bulunabilecektir. Ve bu kendi kendine yeterli, kendi kendine hatalarn dzelten ve yine kendi kendini onaylayan g, bugn daha hala ve hayret verici derecede rahat bir tavrla oryantalizme ssl szlerini verebilmektedir. Birder'e gre, ahlaki meselelerin ne olduuna Orient

218 halk deil, bilim adamlar karar verirler ve "bize blge erevesinde ortaya kan ahlaki meseleleri inceleyebilmemiz iin yntem" getirenler, blge halknn istemleri veya gnlk yaamlarnn ahlak anlay deil, bilim dallardr. Dier taraftan, "bilim dallar"nn faaliyetlerden ok kurumlar temsil etmelerinin nedeni budur. Dahas, bilim dallar kendilerini incelemek ve yaptklar iler zerinde dnmek yerine, irdeledikleri (bir bakma da kendi yarattklar) bir konuyu dzenler ve normale indirgerler. Bence sonu, baka bir kltre ilikin bilgi olarak takdim edilen ey, totolojik giriimden baka bir ey olamaz. slamiyet almalarnda birtakm nemli aamalar kaydedildii dorudur. Metinler saptanm ve klasik slamiyet'in pozitivist tasvirleri yaplmtr. Ancak ada slamiyet'in insan boyutu veya yorum olaynn zorluklar sz konusu olduunda gnmz Ortadou aratrmalarnn bilim dallarnn uzun boylu ie yaramadn gryoruz. Bugn slamiyet'e ilikin hemen hibir alma bamsz ve ada basklarn aciliyetinden korunmu deildir. Gerek, eserlerinin "gayri-siyasal" nesnelliinden bahseden ok sayda oryantalistin iddialarndan farkldr ve ne tm entelektel ve kltrel aktivitelerin ekonomik gler tarafndan ok nceden yaratldn syleyen kaba maddecilerin mekanik kaderciliini, ne de bilim dallarnn teknik verimliliine kaytsz artsz gvenen uzmanlarn mutlu gvenlerini yanstr. Bu iki ar ucun ortalarnda bir yerlerde yorumcularn "karlar" devreye girer ve kltrn btnne yansr. Ancak burada da inanmak isteyeceimizden daha az eit ve bamszlk vardr. Akademik veya antika olduu dnlebilecek bir konuyu, ilgi duyulan bir konu haline getiren ey, eer Bat toplumunda (dierlerinde de aa yukar byledir) bir takm uygulamalar yrrle koyabilen, gnlk olaylar heybetli bir kurumsal otorite ile sindiren g ve irade deildir de nedir? 219 Basit bir rnek bu noktay akla kavuturacaktr; daha geni aklamalara sonradan gireriz. Gnmz Avrupa ve Amerikan kamuoyu nezdinde, slamiyet zellikle tatsz bir "haberdir". Basn, hkmet, jeopolitik strateji yapmclar ve genellikle topluma mal olmamakla beraber, slamiyet uzman akademisyenler hep bir azdan slamiyet'in Bat'y tehdit ettiini haykrrlar. Ancak bu, slamiyet'i hakaret veya rk bir yaklamla karikatrize etme olaynn sadece Bat'ya zg olduu anlamna gelmez. Bunu sylemediim gibi, syleyenlerle de ayn fikirde deilim. Benim sylediim, slamiyet'e ilikin olumsuz imajlarn slamiyet'in kendisi nin "ne olduuna" deil (nk slamiyet doal bir vaka deil belirli bir lde Mslmanlar ve Bat tarafndan - anlatmaya alageldiim ekilde- yaratlan bileik bir yapdr), belirli toplumun etkili evrelerinin slamiyet'in ne olduuna ilikin dnceleridir. Bu evrelerin kendi slamiyet imajlarn empoze etme gleri ve istemleri vardr ve dolaysyla kendi imajlar, bakalarmnkinden daha geerli ve daha ok "gndemde"dir. Birinci blmde bahsettiim gibi bu imaj, snrlar tesbit eden ve bel ki uygulayan bir "fikir birlii" sonucu oluur. Konuyu aklamaya yardmc olmas asndan, 1971-78 yllar arasnda, niversite seminerleri iin pek ok siyasal ve sosyal nedenle gz alc bir yer olan Princeton niversitesi'ne Ford Vakf tarafndan finanse edilen drtl seminer dizisini._ hatrlayalm. Bir niversite olarak nne ilaveten, Princeton yaklak elli yl kadar nce Philip Hitti'nin kurduu ve son zamanlara kadar "Oryantal ncelemeler Fakltesi"diye bilinen ok saygn bir "Yakndou ncelemeleri Program" vardr. Bugn bu program, benzer programlarn hepsinde olduu gibi, sosyal ve politika bilimcilerinin hakimiyeti altndadr. rnein klasik slam, Arap ve ran edebiyatlar, mfredat ve retim yelerinin adedi itibariyle ada Yakndou ekonomisi, siyaseti, tarihi ve
220

sosyolojisinden daha az nem tar. Bu programn lkenin bir numaral sosyal bilimler vakf alan Ford Vakf'yla ibirlii, Birleik Devletler'de ok byk bir otorite gcn temsil eder ve etmesi iin de zel aba sarfedildiini eklemeliyim. Byle bir vesayet altnda ele alnan herhangi bir konu, Princeton nerdii ve Ford Vakf finanse ettii iin, nerileri, nemsedikleri, ncelikleri ve sonular itibariyle hemen hi sorgulanmayan bir ehemmiyet kazanacaktr. Ksacas, akademisyenler tarafndan dzenlenmelerine ve yrtlmelerine ramen, ulusal karlarn korunmas olarak dnlmtr ve ilerde greceimiz gibi, bilimsel mecburiyetlerin neler olduuna, seilen konulara ilikin siyasal tercihler karar vermitir. Bu adan baktmzda, Princeton ve Ford Vakf'nn ortaa Arap gramerinin inceliklerini inceleyecek lks seminerlerle ilgilenme ihtimalinin -bu seminerler entelektel adan dierlerinden ok daha nemli olsalar bile -pek az olduuna dikkat etmekte yarar vardr. t

Hal byleyken, bakalm Princeton seminerlerinin konular neydi ve katlanlar kimlerdi? lk seminerin konusu "Mslmn Afrika'da klelik ve ilikin kurumlaryd. Seminerde Afrikallarn Mslman Araplara duyduklar fke ve korku zerinde younlald ve "baz srailli bilim adamlarnn" Afrika lkelerini "gemite memleketlerinde adam brakmayan" Arap uluslarna pek fazla gvenmemek gereklilii konusunda uyardklar anlatld. "slamiyet'te Klelik" adl bir konuyu semek suretiyle, semineri dzenleyenler, Afrikal Mslmanlarla Arap Mslmanlar arasndaki ilikileri bozmas muhakkak bir konuya deiniyorlard. Bu amaca ulamalarn gven altna almann bir yolu da seminere, Arap dnyasndan hibir bilim adam davet etmemekti, Bir ikinci seminer, "millet" konusunu ele ald ve ana temas "Ortadou'daki Mslman devletlerde aznlklarn, zellikle dini aznlklarn durumu"ydu.13 "Millet"ler, Osmanl mparatorlu221

u iindeki ksmen bamsz aznlk gruplardr. mparatorluun dalmasndan ve birtakm ngiliz ve Fransz koloni rejimlerinden sonra, kinci Dnya Sava sralarnda Yakndou'da kurulan devletlerin ou ya ulus-devlet statsndeydiler ya da yle olmaya alyorlard. rnein srail, etrafndaki Mslmanlar erevesinde ele alndnda, dini bir aznlk saylabilirdi; bir dieri Lbnan ise Amerika ve srail tarafndan silahlandrlan ve desteklenen byk lde militan eilimli gayrimslim bir aznlk tarafndan paralanacakt. Doal bir akademik konu olmaktan ok uzak olan "millet sistemi", konusu ve formlasyonu itibariyle, Mslman dnyasnn karmak milliyet ve etnik problemlerine ilikin bir siyasal tercihin dile getirilmesinden baka bir ey deildi. ncelenmesi ne neden olan akademik sebepler ne olursa olsun, millet sistemi, (Osmanl veya Batl) emperyalist glerin byk ve ilerde ayrlk olmalar muhtemel kitleleri blmek suretiyle ynettikleri br zamana geri dntr. Oysa, blgedeki Snnilerin byk bir blmne ve baz aznlklara gre, ada slam Dnyas'nn yakn tarihi, teknik ve dini gruplar bir tr dnyevi (belki de birleik) demokrasi altnda birletirmek iin verilen mcadele tarihidir. Blgedeki devletlerden hibiri bu konuda baarl olamamlar; ancak srail ve Lbnan'daki ar sac Maruniler, etnik aznlklarn yurt dndaki bir patron veya byk gle ikili anlamalar yapmak suretiyle otonom kalmalarn salayan bir devlet yapsna dnmek iin eyleme gemilerdir. Filistin Arap aznl (ne kadar garip bir tanmlama!) hakknda konumak zere seminere davet edilen kiinin bir srailli profesr olduuna baklrsa, semineri dzenleyenlerin Filistin sorununun zmn tesadfe brakmak istemedikleri aikardr. Klelik seminerinde olduu gibi, burada da, ounluu tekil eden Snniler-den kimse davet edilmemiti. Bu kadar nazik bu konu hakknda Birleik Devletlerce, stelik byle bir zamanda (1978) bir se222

miner yaplm olmas ve slam idaresi olarak tanmlanan (ve Birleik Devletler d politika saptayclarna lerde faydas dokunabilecek) konuya ilikin seminere, slam idaresine esas itibariyle dman olan ok sayda dini ve etnik aznlklarn davet edilmi olmasn bilimsel "merak"la aklamak mmkn deildir. Dahas, seminerin ba konumacs ile daha nce bahsettiim Batl entelektel merak ven ve hereyde bir siyasal art niyet arayan, akademisyenleri ve Avrupal olmayanlar knayan bilim adamnn ayn kii olmas da tesadf deildir. nc seminerde ada Ortadou toplumlarn anlamak iin kullanlabilecek psiko-analitik ve davran teknikleri zerinde duruldu ve sunulan tebliler bir kitap haline getirildi. Seminere gelince, beklenildii gibi olutu. "Ulusal kiilik" aratrmalar,14 zerinde genellikle konuulan bir konuydu (Ali Banu-azizi'nin "ranl kiilii" denilen eyi sk sk ve gl bir ekilde eletirmesi ve "ranl kiilii" denilen eyin, birtakm planlar olan emperyalist glerle olan ilikisini ok doru bir ekilde sergilemi olmas da nemli deildi)15 Seminerin vard sonu da en kt tahminleri dorular nitelikteydi. Teblilerin topland kitap Mslmanlarn bir hayal dnyasnda yaadn tekrarlayp duruyordu; aileleri baskcyd, liderlerinin ou psikopatt, toplumlar olgunlamamt vb. Btn bunlar, bu toplumlar "olgunlatrmak" gibi bir niyetleri olan bilim adamlar deil de, tarafsz objektif ve deer yarglarndan arnm bilim adamlar tarafndan syleniyordu. Bu bilim adamlarnn (ne kadar tarafsz ve deer yarglarndan arnm olurlarsa olsunlar) hkmet ve i alemindeki mevkilerinin ne olduu; bulgularnn, hkmetin Mslman dnyaya ilikin politikasn nasl etkileyecei; daha gl bir toplumun daha zayf bir toplumu incelerken kullanaca psikolojik yntemlerin neler olabilecei gibi konular zerinde dnlmemiti bile.

Bu konular "Yakndou'da Toprak, Nfus ve Toplum: sla223

miyet'in Kuruluundan 19. yy'a Kadar Ekonomik Tarihi" isimli drdnc seminerde de aratrlmad. Dierleri gibi bu seminer de kendisini bilimsel ve tarafsz olarak takdim etti; oysa, d grnnn altnda olduka nemli bir politika sorunu yatyordu: ada Mslman devletlerde topraklarn mlki dalm, nfus younluklar, devlet otoritesinin istikrar ve istikrarszlk ltlerinin neler olduunun saptanmas. Seminerde sunulan her tebliin nesnellikten uzak olduunu dnmemeliyiz. Organizatrler gayet akll bir biimde, tebliler arasnda bir "denge" salamaya dikkat etmilerdi ve tmden bakldnda seminerin ciddi ve sorumlu bir grn olmas iin aba gstermilerdi. Ancak seminerin, sadece paralarnn toplam olduu gibi bir dnce tuzana da dmemeliyiz. Teblilerin konularnn seimi ve genel gidiat itibariyle slamiyet'i ya bir dman fenomen olarak dndrmek ya da dikkatleri slamiyet'in belirli politikalarla idare edebilecek bir takm unsurlarna ekmek amac gdlyordu. Princeton seminerleri bu veheleriyle, rnein sava sonras in'inin Amerikan bilim evreleri tarafndan incelenmesi gibi, nc Dnya devletlerine ilikin aratrmalarnn tariheleriyle ayn dorultudadr. Aralarndaki tek fark slamiyet aratrmalarnn daha yeni yeni ortaya16 kyor olmas ve daha halen modas gemi, "slamiyet" szc gibi anlalamayacak kadar mulak kavramlar ve ne beeri bilimler ne de blgede olup bitenlerden haberi olan bir "entelektel deyim"i kullanyor olmalardr. Bugn hala gerek Yahudilik gerek dier Asyallar veya zenciler iin kullanldnda ortal ayaa kaldracak bir takm hkmler slamiyet iin verilebilmekte ve slam tarihi ve toplumu aratrmalar; Nietzsche, Marks ve Freud'dan bu yana, yorum teorilerindeki her yeni aamay bir kenara iterek yaplabilmektedir. Btn bunlarn sonucu olarak, historiyografinin yntem so224

runlaryla ilgilenen bilim adamlarn, slam tarihi aratrmalarnn pek az tatmin edebilecek durumdadr. Olayn bir baka cephesi, Princeton seminerlerinde olduu gibi, akademik slamiyet aratrmalarnn (psikoloji seminerinin teblilerinin topland kitap gibi) ok az sayda baslmalar, hayli ayrcalkl birka yayn organnda eletirildikten sonra ortadan kaybolmalardr. te genel kltrn bir paras olmaktan isteyerek kanan bu tavr, slamiyet zerinde alan bilim adamlarnn dilediklerini yapmalarna ve basnn Mslman halklarn rk karikatrlerini yaymalarna frsat vermektedir. Bilimsel otorite, varln bu yoldan srdrrken haber tketicileri devasa dozlarda slam cezas, harem oyunlar gibi eylerle onlarca yldr beslenmektedir. Uzmanlarn kamu karsna uzman olarak kmalar da "Bat"nn hi beklemedii bir zamanda bir krizle kar karya kald dnemlerde grnr. Bu defa da, syledikleri (bir Fransa veya ngiltere sz konusu olmu olsa yapacaklar gibi) kltrel yaknlk nedeniyle yumuatlmadan veya artlmadan, kamuya dorudan doruya aktarlr. Uzmanlar zaten tedirgin kitleye, "somut bir 'nasl halledilir' seti"ne sahip (tabir Dwight MacDonald'ndr) teknisyenler olarak sunulurlar. Ve Christopher Lasch'n alntladm" cmlelerine cevap verdikleri iin de, halk onlara sevecenlikle yaklar. "Uzmanlara, teknisyenlere ve menajerlere bugne kadar rastlanmadk derecede byk bir talep var (Lasch bu talebin "endstri sonras dzen" tarafndan yaratldn sylyor). Teknoloji devriminin, nfus artnn ve souk savan bitmeyen acil sorunlarnn yaratt basklar altnda kalan i adamlar ve hkmet, sadece eitimli uzmanlarn anlad ve sistematize edilmi verilerin devasa mekanizmasna gittike daha ok baml hale geldiler. niversitelerin kendileri de seri halinde uzman reten endstrilere dntler."" Uzman pazar o kadar cazip ve paraldr ki, Ortadou'ya ili225

kin almalar hemen tmyle belirli taleplere ynelir. Arl olan yayn organlarnn ve hatta sekin uzmanlar tarafndan son zamanlarda kaleme alnan kitaplarn, "Niye Ortadou Aratrmalar? Kimin iin Ortadou Aratrmalar?" temel sorularn sormamalarnn bir nedeni de budur. Yntem sorunlarnn tedavlden kalkmas, pazarn (hkmet, irketler, vakflar) olumasyla ayn zamana rastlar. Mteriler memnun ya da en azndan itiraz etmiyorlar ise, kii kendisine bireyi neden yaptn sormak ihtiyacn duymayacaktr. Daha da kts, bilim adam zerinde alt konuyu bir blge ve bir halk olarak grmekten de vazgeebilir. Eer "slamiyet" zerinde alyorsa, "slamiyet" bir muhatap olmaktan kar; bir meta olur. Genel sonu bir tur kurumlatrlm kt niyettir. Sahann eref ve haysiyeti d eletirmenlere kar korunur, siyasal partizanl reddeden "bilimsel belagat"

bilinli olarak kstahlar ve bilimsel "kendi kendini kutlamalar" btn bu uygulamay sonsuza dek pekitirir. Betimlemeye altm, kadn veya erkek, bilim adamnn kendisinden eitli karlarn talep eder gibi grndkleri eyleri cevaplamak iin bir bana alt ve esas itibariyle ssz bir ura olduudur. Gerek yorumlar temel olarak deil, Ortodoks bir loncann klavuzluunda i grr ve hepsinden te, genel kltr seviyesi almasn "gettolatrmak" suretiyle, kriz dnemleri dnda nemsiz klar. Baka bir kltr anlamak iin gerekli iki arttan -yabanc kltrle bask altna alnmam, gerek bir alveri ve yorumlara zen- hibir tanesi mevcut deiLdir ve bunlarn olmamas demek, slamiyet'i aktarrken yalnzlk, tarallk ve ksr dng iinde dnp durmak demektir. nemli olan, byle eylerin slamiyet'i aktarma ileminin gerek bir yorum deil, bir g gsterisi olduunu teyit etmesidir. Basnn slamiyet hakknda istediini sylemesi, istediini sy-leyebilmesindendir. Sonuta rnein, slam cezas ve Afga226 nistan'daki "iyi" Mslmanlar gibi eyler hibir ayrm gzetilmeksizin ba rollere karlr ve "fikir birliinin" Birleik Devletler'in karlarna uygun olarak deerlendirdii veya basnn iyi bir hikaye olduunu dnd eylerin dnda hibir ey aratrlmaz. niversite evreleri de ulusal veya i dnyasnn htiyalar olarak deerlendirdikleri eyleri cevaplarlar. Sonu, slamiyet'e ilikin ayrntlar btnnden sadece uygun olan konularn seimidir. Dahas, klelik, millet sistemi vb. gibi bu konular, slamiyet'i tanmladklar gibi slamiyet'in nasl aratrlmas gerektiini de -bu arada tam oturtamadklar bireyler var-. sa onlar atarak- tanmlarlar. Hkmetin, bir niversitenin veya bir vakfn Ortadou aratrmalar programlarnn gelecei hakknda (ki bu aslnda, "Bu slam Dnyas'n" ne yapacaz? demenin bir baka biimidir) konferanslar dzenledii zamanlarda bile, kavramlarn ve amalarn ayn ekilde hrpalanmaktan kurtulamadklarn grrz. Deien hemen hibir ey yoktur. Statkonun tekrarna pek ok kii oynamtr ve zerine oynananlarn en nemlilerinden birisi de iyi ileyen himaye sistemidir. ster niversiteye, ister hkmete, ster i dnyasna mensup olsun, bu sahadaki kdemli uzmanlar hem birbirleri hem de aratrmalar himaye edenlerle iliki iindedirler. Gen bilim adamlar, i imkanlar ve arl olan dergilerde yaz yaymlamak yle dursun, tahsisat iin dahi bu ebekeye muhtatrlar. nl retim yelerini veya onlarn eserlerini eletirmeye kalkmak, rnein bir edebiyat veya tarih dalnda olduundan ok daha risklidir. Kitap eletirilerinin sudan ve genellikle vg ykl olmas bu nedenledir. Eletiri hemen her zaman mmkn olan en bilgi szcklerin arasnda saklanr ve ne yntem ne de varsaymlar konusuna deinmez. ok garip olduu halde her zaman tekrarlanan bir olay, bilimsellikle bu bilimselliin retildii toplumun iindeki eitli glerin arasndaki ilikinin incelenmesinin ihmal edilmesidir. Ve ne zaman bu skutu eletiren bir ses
227

duyulsa, konu etnik kkenlere ve ideolojiye dnr: eletiren^ ya bir Marksist ya da bir Filistinlidir (veya ranldr veya Sur yelidir veya Mslmandr) ve biz "onlarn ne olduunu" zaten biliriz. Kullanlan kaynaklara gelince, onlara daima atl muamelesi yaplr." yle ki, ada slam topluluundan veya bir eyle minden veya bir kiiliinden bahsederken, bilim adam "kant| olarak bahsettii eyi gsterir. Bu "kant"n cevap verme hakknn veya haysiyetinin olduu durumlara da pek ender rastlanr. lgin olan bir baka husus da Batl uzmanlarn slamiyet hakknda Mslmanlarn kendi yazdklarn (bilimsel mi? kant tekil edebilir mi? nasl deerlendirilmesi gerekir?) metodolojik bi| ekilde aratrma giriiminde bulunmam olmalardr. Yine de, ortamn bunca kuraklna ramen ve belki de bundan dolay, slamiyet hakknda baz deerli bilgiler sergilenmi baz bamsz kafalar l gemeyi baarmlardr. Ancak sla miyet'e ilikin yazlarn ounun (hepsinin deil) nemsizlii entelektel tutarszl (lonca mutabakat bir yana) ve yorumlasnn nedenleri, btn giriimlere egemen olan eski dostumuz i dnyas -hkmet-niversite ebekesine balanabilir. Ve sonuta Birleik Devletler'in slamiyet hakkndaki dnceler tayin eder. Byle olmasa bunca baarszla ramen, slamiyet hakknda bu kadar garip bir bilgi birikimi geliir, grbzleir, ie girer ve yerleir miydi? Amerika'nn slamiyet'e dogmatik bir inan kadar gl ba k biiminin gerek niteliini anlamann en iyi yolu, slam Dnyas'ndaki selefleri ngiltere ve Fransa'nn durumu ile karlatrmaktr. Bu lkelerde de hkmetin ticaret politikalarn formle eden ve hatta uygulayan bir slamiyet uzmanlar kadrosu vard. Fakat her lkede de acil olan kolonilerin idaresiydi. Bu durum kinci Dnya Sava'nn

sonlarna kadar srd. slam Dnyas bir dizi bamsz sorunlar btn olarak grlyordu ve bu sorunlara ilikin bilgiler pozitivistik ve ayrntszd. Fran228

sa'da "mission civilisatrice", ngiltere'de koloni halknn kendi kendisini idaresi biimini alan slam zihniyeti hakkndaki soyutlamalar ve teoriler ara ara bu kolonilere ait genel politikalarda etkili olurdu, ancak bu, her zaman belirli bir politika saptandktan ve yerletirildikten sonra sz konusuydu. slamiyet hakknda aklamalar esas itibariyle slam Dnyas'ndaki ulusal (hatta kiisel ekonomik) karlara gereke bulmak zere dzenlenmiti. Bugn Fransa ve ngiltere'deki slamiyet uzman bilim adamlarnn halka malolmu isimler olmasnn ve artk koloni imparatorluklar olmamalarna ramen, hala fonksiyonel olmalarnn nedeni, bu iki lkenin bu gn bile slam Dnyas'ndaki nfuzunu srdrmek istemeleridir. Pek ok nedenden dolay bu kiiler sosyal bilimci deil hmanisttirler ve kltrel evrelerde destekleniyor olmalarnn nedeni, bu toplumdaki geni entelektel ve ahlaki cereyanlardan ok, endstri devrimi sonras uzmanlk tapnmasdr. Fransa'da Rodinson byk bir filolog ve ayn zamanda iyi tannan bir Marksistir, Hourani ngiltere'nin mehur bir tarihisi ve eserlerinden aka grld gibi10 liberaldir. Ne var ki, her iki lkede de byle ahsiyetler teker teker yok oluyorlar. Ve onlarn yerini alacak olanlar, muhtemelen Amerikan stili sosyal bilimciler veya antikite uzmanlar olacaktr. Birleik Amerika'da benzer bilim adamlar sadece Ortadou veya slamiyet uzmanlar olarak tannrlar. Bir baka deyile "uzman" snfna aittirler ve slam Dnyas'nn ada toplumlar sz konusu olduundan ilevleri krizlerle uramaktr. tibar grmelerinin nedeni, Amerika asndan slam Dnyas'nn stratejik bir nemi olmasndan ve bu blgenin problemli (her zaman bunlar gerek problemler olmasa bile) bir blge olarak grlme-sindendir. slam kolonilerine sahip olduklar onlarca yllk srede hem ngiltere hem de Fransa bir koloniyel uzmanlar snf yaratm olmalarna ramen, bu snflar Amerika'da olduu gibi Ortadou aratrmalar -hkmet-i adamlar trnden bir it229 tifak ebekesi kurmu deillerdir. Arap ve ran slam kurumlar profesrleri, almalarn ngiliz ve Fransz niversitelerinde yrttler, koloni bakanlklarna ve zel sektre zaman zaman danmanlk yaptlar ve yardm ettiler; bazen kongreler topladklar da oldu. Fakat zel sektr, vakflar veya hkmet tarafndan finanse edilen bamsz bir yap oluturmadlar. Bu nedenledir ki, Birleik Devletler 'de slam Dnyas jeopolitik ve ekonomik karlar (devasa bir boyutta) erevesinde renilir ve aktarlr. slamiyet'e ilikin bilgileri reten mekanizma ise ok byktr ve kontrol altna alnamaz. nceledii kavimlerle arasna petrol irketleri, evik kuvvet konumalar (bkz., Newsweek kapak konusu "Petrol Kuyularnn Savunmas: ABD Askeri Yna" 14 Haziran 1980), Dileri Bakanl'nn Ortadou "yardmclar", irketler ve vakflar ile kdemli oryantalist profesrler giren bir Arap veya Birleik Arap Emirlikleri rencisi ne yapabilir? Bir taraftan "kriz hilali" trnden acili-yet faraziyeleri, dier taraftan bilimsellik, i alemi ve hkmet arasndaki ilikilerin gnden gne grbzletii bir ortamda, bir baka kltre ilikin bilgilerin gerek nitelii ne olabilir? Bu bolm, soruyu iki somut ksmda cevaplamaya alarak bitireyim. Birinci ksm, slamiyet'in abloncu bir biimde aktarlmas olarak adlandrabileceimiz gerek koullar, veriler ve rakamlardr. ok benzer bir durum Avrupa'da da oluuyor olmasna ramen ben Birleik Devletler zerinde duracam. Amerikan Ortadou aratrma merkezleri zerinde Franszlarn yapt bir aratrmaya gre, 1970'de, ABD'de blge dillerini reten 1650 uzman 2659 lisans st ve 4150 lisans rencisine (Ortadou "blge" aratrmalar rencilerinin %12 ve %7.4')? ders veriyorlard. Ortadou'ya ilikin eitli konular zerinde renim gren rencilerin toplam says, 22300 lisans rencisi ve 6400 lisans st olmak zere 28700'd (toplamn %12.6's). Buna ramen son yllarda bu konuda doktora yapan230 larn says greli olarak azalmtr: Amerika'da doktora yapanlarn yzde birinden az. Amerikan niversitelerindeki Ortadou aratrma merkezleri" zerinde Richard Nolte (petrol irketinin bir yan kuruluu olan Esso Middle East tarafndan finanse edilmi olmas ilgintir) tarafndan yaplan bir aratrmaya gre '1979), Eitim Bakanl blge aratrmalarn "hkmet, i dnyas ve eitim konularnda istihdam etmek zere sratle ve ok sayda uzman yetitirmek iin" desteklemektedir. niversiteler bakanln bu grn benimsemilerdir. Nolte, "niversiteler asndan bu merkezler, niversite retimini pazarlamakta kullanlacak yeni ve umut verici bir mekanizma demektir. Merkezler

bir yandan daha kolay pazarlanabilecek bir mamul yaratrken (yani, kullanl renim dallarnn blge uzmanlar ve gelecekte ok daha bymesi beklenen pazarlar iin profesyoneller) dier taraftan da bu mamullerin pazarlarn yaratyorlard." demektedir. Master programlarna gelince, Nolte, "hkmet, i dnyas, bankaclk ve dier pazarlar Ortadou konusunda bilgili master sahipleri iin, ekonomik ve politik unsurlar nedeniyle olduka hareketliydi" diyordu." Daha nceden szn ettiim Princeton seminerlerinin akademik evrelerde entelektel dnceleri biimlendirmekte kullanlmalar gibi, bu pazarlar da niversite mfredatna ekil vermektedirler. rnein, Ortadou aratrmalarnda en byk arlk slam hukuku, Arap-srail atmas konular zerindedir ki, bunlarn nemli olmalarnn nedeni aktr. Nolte'a gre, bu geliimin bir sonucu edebiyatn ve bu merkezlerde okumaya gelen ok sayda Ortadoulu rencinin ihmal edilmesidir. Dahas, Nolte'un konutuu direktrler, merkezn akademik adan meru ve yararl bulduu bir takm Arap ilikili faaliyetlerin men edilmesi veya lzumsuz addedilmesi yolunda kampus d, organize birtakm siyasal basklarn devreye girdii mnferit olaylardan bahsetmilerdir. Arap kltr olaylar, film gsterileri, konuk 231 konumaclar, Araplar tarafndan yaplan balarn kabul trnden herhangi bir ey, bu siyasal basklara hedef olabilirdi. Bu basklarn bilincinde olmalar hemen her direktrn tepki duyaca ya da kulak arkas edemeyecei kadar yaygn yasaklamalar getiriyordu. Direktrlerden bazlar ilerin daha iyiye gittiinden bahsederken dierleri ayn kanda deillerdi." Btn bunlar -siyaset, pazarlar, basklar- kendilerini deiik biimlerde hissettirirler. ada Ortadou hakknda ihtiya duyulan uzmanlk, pek ok kursun, pek ok rencinin retilmesiyle sonulanr ve iyi para getiren ve hemen uygulanabilen trden bilgilerin kabul grmesi iin gzel grlr bir bask yaratr. Metodolojik aratrmalarn hibir zaman yaplamamas olayn baka bir sonucudur. yle ki, Ortadou'yu meslek edinmek isteyen bir renci doktora yapmak iin gerekli uzun ve kuru yllardan sklr (btn bunu yaparken sonuta bir retim yesi olaca garantisi de yoktur) ve dolaysyla doktora yerine, en ok i olana salayan kurululara (hkmet, petrol irketleri, uluslararas yatrmclar, mteahit firmalar) cazip gelecek bir konuda ya bir master ya da uluslararas incelemeler diplomas alr ve sonuta zerinde alt konu mmkn olduu kadar abuk tamamlanacak bir va-ka-aratrmasna dnr. Btn bunlar, slamiyet veya Ortadou aratrmalarn akademik evrelerin entelektel ve ahlaki deerlerinin dna karr. Bu durumda, gnlk basn (rnein, entelektel arl olan bir dergiye kyasla), uzmanlk sergilemek iin daha cazip bir sahne olarak grnr ve hep bildiimiz gibi, "renci" katkda bulunduu basn tarafndan ya bir partizan (ki ok kstlayc bir konum olduu iin tercih edilmez) ya da iilik ve anti-Amerikanclk zerinde tarafsz yarglarda bulunmak iin davet edilen soukkanl bir uzman olarak lanse edilir. "Uzman"in basndaki rolnn kariyerini salamlatrd kukusuzdur ve zaten byk ihtimalle, daha nceden i aleminde veya hkmette de baarl olmutur.
232

Bu, bilginin nasl retildiinin gln bir parodisiymi gibi grnmekle birlikte, slamiyet'e ilikin bilgilerin zde ne kadar entipften olduunu ve ne kadar dar bir sahada younlatn olduka iyi anlatr. Hepsinden daha nemlisi, basnda yer alan kaba ve basmakalp beyanlar eletirmek yerine, slamiyet uzman akademi misyonerleri kendilerini "slamiyet konusundaki mutlak otorite sahibi sekinler" olarak konumlamak suretiyle bir yandan "yaratr" ve meruiyetlerini onaylarken, te yandan da tecrid eden ve dolaysyla etkisiz klan sisteme niin baml olduklarn aklar. Basn korku ve cehalet zerine bina edilmi basmakalp klieleri kullanrken te bu sistemi aksettirmektedir. Tarif edegeldiklerim dnsel adan kstlayc gibi grnyorsa da, ki yledir, Ortadou, slamiyet ve nc Dnya'nn dier yrelerine ilikin bol miktarda malzeme retimini engellemi deildir. Bir baka deyiiyle, u anda kar karya olduumuz durum, Foucauh'un demesiyle, bir "nutuk" atmaya "tevik" durumudur.-* Mdahaleci bir sansrden ok farkl olarak, uzak ve yabanc kltrler hakkndaki nutuklara tatbik edilen entelektel tzkler, bu nutuklarn olumlu karlanmasn, kabul grmelerini ve daha da oalmalarn tevik etmektedirler. Yeryznde oluan pek ok deiikliklere ramen, sistemin srarla ayn noktada kalmasnn ve kendisine hizmet edebilecek kiileri etrafnda toplayabilmesinin nedeni budur. slamiyet ve Ba.' olmayan toplumlarn bugnk aktarlma ekilleri birtakm fikirleri, metinleri ve otoriteleri kanun konumuna getirmektedir. rnein, slamiyet'in ortaadan kalma ve tehlikeli olduu fikri hem kltrel evrelerde hem de kitleler tarafndan ok iyi bilinen bir yer edinmitir; bu konuda

otorite sahibi olarak tannan kiilerin isimleri sralanabilir; referanslar verilebilen ve slamiyet'e ilikin olaylar sadece uzmanlar veya gazeteciler deil herkes tarafndan kolaylkla yorumlanabilir. Bir baka ynyle, slamiyet hakknda bir ey sylemek veya bir
233

cephesini tartmak isteyen herkes, ilk i olarak bu fikri (ortaadan kalma ve tehlikeli, AA) gz nnde bulundurmak zorundadr. slamiyet, daha dorusu hemen her zaman iin slamiyet'e ait olduu dnlen malzeme oralarda bir yerlerde bir ey olmak yerine, bu toplumun banazlna dntrlr. Kltrel konularn bir paras olur ve bu kanunlar deitirmek gerekten ok zordur. Kendisine g ve dayankllk veren ve hepsinden te "yaamasn" salayan ilikileriyle birlikte slamiyet'in "aktarlmas" konusunda syleyeceklerim bu kadar. Bununla beraber halen geerli olan bir baka slamiyet bilgisi tr vardr ki buna "kart bilgi" (antithetical knowledge) diyorum.26 "Kart bilgi"den kastm, yrrlkte olan ablonculua kar ktklar dncesiyle yazarlarn rettikleri bilgi trdr. Gre ceimiz gibi, bu yazarlar deiik durumlarda ve farkl nedenler le muhalefet ederler fakat bunlarn da nasl ve hangi nedenlerle slamiyet'le uratklar sorusu dikkatle ve ak gnlllkle cevaplandrlmaldr. Oryantalizmin geleneksel yntem eksiklii ve bunu destekleyen deer yargsz objektivitesine duyduu iyimser gven, muhalif yorumcularn almalarnda yerini bilimselliin siyasal unsurlar hakkndaki hararetli tartmalara brakr. Amerika'da temel muhalif bilgi tr ve ablonculua kar kabilecek gte evre vardr. Bunlardan bir tanesi gen bilim adamlarnn oluturduu evredir. Bunlar byklerinden daha ayrntca, siyasal adan bakldnda da daha drsttrler. slamiyet'e ilikin almalarn, devletin siyasal faaliyetlerine bir biimle bal olduunun farkndadrlar ve dolaysyla objektif bilim adamlar olduklarn iddia etmezler. Bunlara gre. Birleik Devletler'in byk apta slam Dnyas'n ieren nc Dnya siyaseti ile urayor olmas skunetle karlanacak veya kabullenilecek,, ntr bir gerek deildir. Daha yal oryantalist 234

lerden farkl olarak, genellemeci olmayp belirli konularn uzmanlardrlar ve yapsal antropoloji, matematiksel yntemler ve Marksist analiz ilkeleri gibi yeni yntemsel aralar gerek bir ilgi ile benimser ve ounlukla baarl bir ekilde uygularlar.27 Oryantalist retinin etnosentrik biimine kar duyarldrlar ve ou gen olduklar iin, mesleklerinin kdemli mensuplarna pahal yn elbiseler ve sko viskisi salayan himaye sisteminin dndadrlar. Alternatif Ortadou Aratrma Seminerleri (Alter-native Middle East Studies Seminars-AMESS) ve Ortadou Aratrma ve Enformasyon Projesi (Middle East Research and Information Project-MERIP) gibi giriimler bu gruplarndr. Ve her iki kurulu da hkmet ve petrol irketleriyle hibir ilikileri olmayacak ekilde dzenlenmilerdir. Avrupa'dak benzer kurulularla iliki iindedirler. Bahsettiim gen bilim adamlarnn hepsi bu kurululara dahil olmamakla beraber, ounlukla revizyonist amalarna sk skya baldrlar. Hepsi de slamiyet'i kendilerinden daha yal bilim adamlarnn ihmal ettikleri veya bilmedikleri alardan aktarmaya almaktadrlar. Bir ikinci evre (sistematik olarak zetlenemeyecek kadar farkl nedenlerle), bu bilim dalna egemen olan abloncu bilimsellie ters den kdemli bilim adamlarndan oluur. rnein Berkeley ni-versitesi'nden Hamid Algar ve UCLA'den Nikki Keddie ran Devrimi'nden ok nce, ulemann (ran'daki ii din adamlar) roln ciddiye alan ok az sayda ranologlard. Her ikisi de, Pehlevi rejiminin istikrar konusunda benzer dnceler dile getirmi olmalarna ramen birbirlerinden ok farkl kiilerdir. Ayn ekilde, ah'a kar dini olmayan muhalefet hakkndaki aratrmalaryla ihtilalin siyasal dinamiklerine ok parlak yaklamlar getiren Baruch College'den Ervand Abrahamian veya son zamanlarda tannan Harvard niversitesinden Michael G. Fisc-her ve ingiltere'den Fred Halliday gibi bilim adamlar, dnsel ve akademik nedenlerle ran hakknda ounluun dnceleri235 ne ters dmekte ve bu nedenle de ada ran'a ilikin olaanst kymetli eserler retmektedirler.'* Bu muhalif slamiyet yazarlarnn ilgin taraf, yntem ve ideoloji asndan kendilerine hakszlk etmeyen bir klasmana sokulmamalardr. Bununla beraber, hibirinin yerleik Ortadou aratrmalar kurulularndan hibir tanesine bal ol mamalar arpc bir olgudur. Ve bu, yazarlarn sekin ve sayg olmadklar anlamna gelmez. Gerekten sekindirler, ancak pek az bireysel olarak veya beraber olduklar kurulular itibariyle hkmete veya i dnyasna danmanlk yapmaktadrlar. Bu grubu

geerli statkodan koruyan ve geleneksel slamiyet yazarlarnn ihmal ettii eyleri grmelerini salayan budur. Yine d bunlarn ve daha nce szn ettiim gen bilim adamlar almalarnn etkili olabilmesi iin bizimki gibi bir toplumun daha politik davranmalar gerektiini sylemek durumundayz. Kendilerini abloncu uzmanlardan ayran bak alarna sahip olmalar yeterli deildir; kendi grlerini satmaya almal 1 byle bir ura yazmann ve yaymlamann tesinde bir aba ge rektirmeyeceinden, nlerinde daha uzun bir siyasal ve rgtsel ura olduunu grmelidirler. nc ve sonuncu grup, slamiyet uzmanlar olarak belge lenmemekle birlikte, toplumdaki rolleri genel muhalefet olan bir takm yazarlar, eylemciler ve entelektellerdir. Bu grup, savaa ve emperyalizme kar olanlar, muhalif din adamlar, radikal entelekteller, eitimciler ve dierlerinden oluur. Bunlarn slamiyet'e ilikin grleri bazlarnn Bat'da her zaman grnen kltrel oryantalizmin etkisinde kalm olmalarna ramen, oryantalistlerin hikmetinden hibir iz tamaz. Bununla beraber, rnein I.F. Stone gibi birisini gz nne alrsak, bu grubun slamiyet'e kltr icab gvensizlik ve antipatinin, emperyalizme (ister Yahudi, ister Mslman veya Hristiyan olsun, insanlarn ac ekmesi karsnda) duyduu gl kzgnln yannda 236 hi kaldn grrz. Stone, Birleik Devletler'in ihtilalden sonra ah' desteklemeyi srdrmesinin nelere yol aacan tahmin edebilen tek kiiydi. Ve ihtilal rejimine daha bar bir ekilde yaklalmasn neren, hkmetin veya niversitelerin uzmanlar deil onun gibi insanlard. Uzmanlk belgeleri olmamasna ramen, bu insanlarn smrge sonras dnyasnn ve dolaysyla slam Dnyas'nn byk blmlerinin baz dinamiklerini nasl deerlendirebildikleri artcdr. Onlar "Mslman zihniyeti" veya "Mslman kiilii" gibi etiketlerin deil, insan tecrbesinin dikkate deer olduu inancndadrlar. Dahas karlkl ilikiler kurmakta gerek bir istek gsterirler ve hkmetlerin halklar arasna yerletirdii dmanln kat snrlarn amak iin bilinli bir seim yapmlardr. nsan bu noktada, zorunlu olarak Ramsey Clark'n Tahran'a gidiini ve ran krizinin en kt gnlerinde Richard Faik, William Sloane Coffin, Jr., Don Luce (ve sralanamayacak kadar ok dierleri), gibi insanlarn oynadklar cesur rolleri ve Fri-ends Service Committee, Clergy and Laity Concemed ve benzeri organizasyonlar dnyor. Bunlarn dnda ve muhalif gruplar olarak The Guardian, The Pacific, Seven Days, Mother Jones, m These Times, News Service ve Christiantity and Crisis gibi ran ve daha ender olarak slamiyet hakknda genel anlaya muhalif grlere sayfalarn aan ve kaynaklarn kullanmalarna izin veren baz haber rgtlerini de saymak gerekir. Ayn oluum Avrupa'da da tekrarlanmt. Bence bu gruplara ilikin en nemli ey, bilgiyi "kabullenilmi" grlerin edilgen bir tekrar deil, etken bir biimde aranan ve tartlan bir ey olarak kabul etmeleridir. Dier kltrlerden, baka nemli siyasal sorunlar da ieren bu grle ileri Bat toplumunun egemen glerinin vesayet ettii kurumlam uzman grleri arasndaki atma, iinde yaadmz bu dnemin nemli meselelerinden birisidir. Olay, bir grn slam
237

yanls olup olmad veya kiinin yurt severlii veya vatan hainlii deildir. Dnya lkeleri birbirlerine giderek daha sk balandka, kaynaklarn, stratejik blgelerin ve byk kitlelerin kontrol altnda tutulmas daha ok istenir ve gerekli grnecektir. Dikkatle yerletirilen anari ve dzensizlik korkular, insanlarn dncelerine belli bir benzerlik getirecek ve "d" dnya sz konusu olduunda gvensizlik daha da artacaktr. Bu, Bat iin olduu kadar, slam Dnyas iin de geerlidir. Byle bir zamanda -ki zaten bu "zaman" balam bulunmaktadr- bilgi retimi ve dalm hayati rol oynayacaktr. Oysa, insanlk ve siyaset bilgisinin herhangi bir rk, millet, snf ve din deil, birlikte yaamak ve toplum iin kullanlmas gerektiini anlamadmz srece geleceimiz sallantdadr.

238

II. Bilgi ve Yorum


nsan topluluklarna likin btn bilgilerimiz tarihi bilgilerdir ve bu nedenle yarg ve yorum temelleri zerine kurulmulardr. Bu sylediim, birtakm olgularn ve verilerin olmad anlamnda deildir. Ancak olgular ve veriler yorumlanmak suretiyle nem kazanrlar. Napolyon diye birisinin yaad ve Fransz imparatoru olduu olgusu tartlmaz, ancak Fransa'nn gerekten ok byk bir hkmdar myd, yoksa lkenin ykmna m neden oldu konusunda yorum ayrlklar vardr. Tarihi yazlar bu tr anlamazlklardan oluur; tarih bilgisi bu yazlardan elde edilir. Yorum yorumlayann kim olduuna,

kime hitap ettiine, yorum amacnn ne olduuna ve tarihin hangi noktasnda yorumlandna gre deiir. Bu anlamda,btn yorumlarn "koullu" olduunu syleyebiliriz: iinde bulunduklar koullarla "ilikilidirler".29 Yorum, dier yorumcularn syledikleriyle ilikilidir; onlar kabul, red veya devam ettirir. Gemile veya baka yorumlarla ilikisi olmayan yorum yoktur. Dolaysyla, slamiyet veya in veya Shakespeare veya Marks hakknda ciddiyetle yazan biri, bu konularda o gne dek sylenenleri hi olmazsa nemsiz veya lzumsuz bir i yapmamak in, gz nnde bulundurmak zorundadr. Hibir metin tmyle orijinal olacak kadar yeni deildir ve olamaz. nk insan topluluklar hakknda yazmak, matematik problemi zmek deildir ve bu 239 nedenle matematik biliminde ihtimal dahilinde olan beklenmedik keifler umulmamaldr. Dier kltrlere ilikin bilgiler, "bilimsel olmayan" mulakla ve yorumlarn iinde bulunduu koullara zellikle hassastrlar. Buna ramen baka bir kltr hakknda bilgi edinmek mmkndr ve eer bugnk Ortadou ve slamiyet aratrma merkezlerinin salamad iki koul salanrsa, yle olmas da arzu edilir. Bu koullardan birincisi: renci, inceledii kltr ve halka kar sorumlu olduunu ve onlarla baskdan uzak bir iliki iinde olduunu hissetmelidir. Daha nceden bahsettiimiz gibi, Bat'nn dnyann Bat olmayan blgesine ilikin bilgileri smrgecilik erevesi iindedir. Avrupal bilim adam, konusuna bu nedenle egemen bir pozisyondan yaklamtr ve konusu hakknda sylediklerine referans tekil edenlerin hemen hepsi dier Avrupal bilim adamlardr. Bu ve "Oryantalizm" adl kitabmda sraladm pek ok nedenden dolay, slamiyet ve Mslmanlar hakkndaki bilgiler sadece egemenlik ve atmalardan deil, ayn zamanda kltrden kaynaklanan bir antipati-den olumutur. Bugn slamiyet, Bat ile taban tabana zt olarak ve tamamiyle olumsuz bir biimde anlatlmaktadr; slamiyet'e ilikin bilgileri kstlayan, bu gerginliktir. Bu ereve yaadka, Mslmanlar iin yaamsal nemde gerek olan eyler tannamaz. Bu durum maalesef zellikle Birleik Devletler iin geerli olmakla birlikte Avrupa'da da pek farkl deildir. kinci koul, birincisini tamamlar ve destekler. Doa bilgisinden farkl olarak, sosyal dnya bilgisi yorum diye geldiim eyin temelini tekil eder, yani bilgi statsne pek ou entelektel, sosyal ve hatta siyasal olan aralarla oturtulmutur. Yorum hereyden nce, bir retim biimidir; insan beyninin bilerek ve isteyerek, ilgilendii ve aratrmak istedii eyleri ekillendir-mesidir. Bu tr bir ura, zaruri olarak, belli bir zaman ve mekan dilimi iinde yer alr ve belli bir kii tarafndan yrtlr.
240

Bu kiinin belirli bir gemii, dier kltrlere ilikin bilgilerin temeli olan koullar ve amalar vardr. Dolaysyla metinlerin yorumlanmas, ne klinik bir laboratuvarda yaplr ne de objektif sonular elde edeceine gvenebilir. Yorum, sosyal bir faaliyettir ve ncelikle kendisini douran koullara baldr. Koullar ise yorumu ya bilgi statsne kavutururlar ya da bu statye uygun olmadn ilan ederek reddederler. Hibir yorum bu durumu yadsyamaz ve hibir yorum iinde bulunduu koullar yorumlamakszn btnle eriemez. Duygular, alkanlklar, gelenekler, ilikiler ve deerler gibi bilimsel olmayan ba belalarnn herhangi bir yorumun gzle grnmeyen paralar olduu bellidir. Her yorumcu ayn zamanda bir okuyucudur ve tarafsz ya da deer yarglar olmayan okuyucu diye bir ey yoktur. Bir baka deyile, her okur hem bir kiisel ego hem de bir toplumun parasdr ve bulunduu topluma her trl iliki ile baldr. Belirli bir anlaya varabilmek iin, yurtseverlik, ovenlik gibi ulusal veya korku ve aresizlik gibi kiisel duygular gz nnde bulundurarak, yorumcu esasen uzun bir ilem olan resmi eitim srecinde kazand mantk ve bilgileri disiplinli bir ekilde devreye sokmaya almaldr. Yorumcunun iinde bulunduu koullarla zerinde alt metnin yazld koullar arasndaki duvarlar ykmak iin, nemli gayretler gsterilmitir. te, dier kltrleri ve toplumlar ykma yolundaki bu giriimler bir yandan renimi mmkn klarken, dier yandan da bilgileri kstlamaktadr. Bu noktada yorumcu kendi kiisel ve insani koullarn, inceledii metin ve o metni yaratan insani koullarla kyaslamak suretiyle anlar. Bu, ancak kiinin kendi varlna ilikin bilincinin, uzak, yabanc ama her halkarda insan olann bilincini krklemesiyle mmkndr. Byle bir oluumun, geleneksel oryantalistlerin "yeni ve tmyle farkl bir bilgi" veya Prof. Binder'in '"kendi kendisinin hatalarn dzelten bilim dallar" gibi kavramlarndan ok farkl olduu ortadr. 241 Sonunda bilgi dediimiz ve hi de duraan olmayan eyle oluan yorum srecinin, bu (olduka soyut) anlatmna son bir ey daha ilave edilmelidir. yle ki, karn olmad yerde yo-rum,anlama ve dolaysyla bilgilenme asla yoktur. Bu, ok sradan bir gerek gibi grnse de, hemen her zaman ihmal

ve reddedilir. Bir Amerikal bilim adamnn ada bir Arap veya Japon romann okumas ve ifresini zmesi giriiminin altnda yatanlar, bir kimyagere bir kimya formln zdrten nedenlerden ok farkldr. Kimyasal elemanlar bilim adamlarnda tmyle elle tutulur nedenlerden dolay birtakm heyecanlar uyan-drsalar da, esas itibariyle sarsc etkileri yoktur, insanlar duygulandrmazlar. Oysa, yorum olay tam ters istikamette geliir. Pek ok teorisyene gre, yorum, yorumlayann kendi nyarglarnn, okuduu metne yabanc olduunu hissetmesi ile balar. Hans-Georg Gadamer'in yazd gibi: "Bir metni anlamaya alan kii onun, kendisine bir ey sylemesine hazrdr. Bu nedenledir ki, yorumlamak zere eitilen bir kafa metnin getirdii yeniliklere batan beri duyarldr. bu tr duyarllk ne "tarafszlk" ne de kiinin kendi benliinden kurtulmas anlamndadr; kii farknda olmadan biriktirdii nanlamlar (yani, gemiteki deneyimlerinin sonucu olan zihninde yer edinen anlam ve yorumlar) ve nyarglar da tar. nemli olan insann kendi eilimlerinin farknda olmas ve metnin kendisini btn yenilii ile sunmasna izin vererek nanlamlara ramen kendi gereini sunmasna frsat tanmasdr."30 Dolaysyla, yabanc bir kltrn rettii bir metni okurken dikkat edilmesi gereken ilk ey, kltr uzakl, bu uzakln gerek koullar (zaman ve mekan olarak) ve yorumcunun kendi iinde bulunduu zaman dilimi ve mekan iindeki konumudur. Grdmz gibi, abloncu oryantalistlerin veya "blge aratrmalarnn" yaklam uzakl otorite le dengelemek,
242

uzak bir kltrn yabancln bilgi statsne ykseltilen bilimsel retinin adal, otoriter cmleleri arasnda kaybetmek, zerinde alt kltrn "yabanc" olmas keyfiyetinin yorumcuda hangi kusurlar dourduundan veya yorumcunun belirli yorumlar yapabilmesi iin hangi glerin onayn aldndan hi sz etmemektir. Sylemeye.altm udur: bugn Bat'da, hemen hi istisnasz, slamiyet hakknda yazan hibir yazar "sla-miyet"in dman bir kltr olarak kabul edilmesi olgusunu veya yorumlarda byk rol oynayan hkmet ve i dnyasnn etkisi altnda olan her profesyonel bilim adamnn slamiyet hakknda syledii her szn ve edindii her bilginin "istenir" ve "ulusal karlar dorultusunda" olduunu gslemi deildir. Yukarda incelediim bu iddiann tipik bir rnei Leonard Bin-der'dir. Binder, bu meselelerden bahseder, ancak hemen sonra, "profesyonellie" ve toplu ilevleri "rasyonel objektiflik" maskelerini tehdit edebilecek her eyi abucak ortadan kaldrmak olan oryantalist "bilim dallarna" bir cmleyle biat ederek sorunlar gzlerden kaybediverir. Bu, toplumda bilgi olarak itibar gren eylerin, kendilerini oluturan safhalar silip atmalarnn tipik bir rneidir. Yorumun bir baka vehesi olan "kar" konusu zerinde daha ok ve daha "somut" bir biimde durabiliriz. Hi kimse durup dururken slamiyet, slam kltr veya slam toplumuyla uramaz. Bugnn endstrilemi Batl toplumlarnn fertleri, slamiyet ile ya siyasal erikli petrol krizleri nedeniyle ya da youn basn haberleri veya Bat'nn geleneksel "slamiyet" uzmanlarnn, yani oryantalistlerinin, yorumlar aracl ile kar karya gelirler. ada Ortadou tarihinde uzmanlamak isteyen gen bir tarihiyi dnelim. Gen adam veya kadn aratrmaya kalkt sahann "verilerini" -hi dokunulmam sanlan verilerini kalplara- dken ve ekillendiren faktrn rol oynad bir durumla karlaacaktr. Bu duruma ek olarak, kiinin
243

kendi tarihi, duyarll ve entelektel yetenekleri de hesaba katlmaldr. Birlikte dnldnde bunlar, tarihinin konusuna duyduu ilginin nemli bir lsn tekil ederler: ilgi, Dileri Bakanl veya petrol irketlerinde bir danmanlk grevi vaadi, nl bir bilgin olma istemi, slamiyet'in harika (veya ok kt) bir kltr sistemi olduunu "ispat etme" arzusu biimlerinde tezahr edebilir. Metinler, profesrler, bilimsel gelenek v iinde bulunulan an, gen tarihinin ncelemelerinde kendi izle rini brakrlar. Btn bunlardan sonra dnlecek baka eyler de vardr. rnein, 19. yy. Suriye toprak reformu inceleniyorsa aratrmann en kuru ve en objektif ekli bile, ada Suriye'de geleneksel otoritenin (toprak sahipleri ile ilgili olarak ) dinamiklerini anlamak isteyen bir devlet grevlisinin nazarnda siyasi geerlilik kazanmaktan kurtulamayacaktr. Gen tarihi, slamiyet'in ve dier yabanc kltrlerin abloncu yorumlamalarnn ne kadar kstl olduunu ancak uzak kltrlerle bask altna alnmam bir iliki kurmak iin gayret gsterdii ve iinde bulunduu durumun (yani, baka kltrlere ait bilgilerin kesin olmayp hangi yorum evresinde retilmise ona gre ekil alacann) bilincinde olduu srece anlayabilecektir. Dier taraftan slamiyet hakkndaki muhalif bilgiler, ab-loncu bak alarn saf d etmek yolunda epeyce mesafe

alm gibi grnmemektedirler. Muhalif bilim adamlar, slamiyet'e ilikin bilgilerin hkmetin ksa vadeli siyasal karlarna boyun emesi gerektii anlayn reddettikleri iin, bilgi ve g arasndaki karanlk ibirliine k tutmaktadrlar. Byle yapmak suretiyle, slamiyet'le hkmetin empoze ettiklerinin dnda, baka ilikiler kurmay amalarlar. Alternatif ilikiler aramak demek, alternatif yorumlar aramak demektir ve bu aray daha titiz bir yntem uygulama duyarlln gelitirir. Btn bunlara ramen, baz eletirmenlerin yorum dngs dedikleri eyden kurtulmak kolay deildir. Uzun szn ksas,
244

sosyal dnya bilgisi kendisini oluturan yorumlarn stne her zaman kamaz. slamiyet gibi karmak ve kaygan bir fenomen hakkndaki bilgimiz metinler, imajlar ve slamiyet'in (ki her zaman birtakm olaylar sonucu alglanr) direkt unsurlar deil de "temsilleri" veya yorumlar olan unsurlardan oluur. Bir baka deyile, baka kltrler, toplumlar veya dinler hakkndaki btn bilgilerimiz dolayl kantlar ve bilim adamnn zaman, mekan, tarihi durum, kiisel yetenek ve genel siyasal koullardan oluan "kiisel konumu"nun sonucudur. Bu tr bilgileri doru, yanl, kt, daha iyi veya daha kt yapan o bilgiyi reten toplumun ihtiyalardr. Bilginin olumas in elzem olan basit bir bilgiler dzeyi elbette vardr; yoksa rnein Arapa, Berberice veya o lke veya toplum hakknda bir eyler bilmeden Fas'taki slamiyet hakknda ne renebiliriz? Ne var ki, Fas'taki slamiyet'in ne olduu bilgisini, sadece buras ile oras arasndaki basit bir haber alverii veya birisinin elinde tuttuu hareketsiz bir cisim deil, "eitimli" bir makale, bir konferans, politika saptayclarna danmanlk gibi buraya dnk bir amala gerekletirilen ikili (genellikle) ilikiler tekil eder. Bu ama gerekletirildii srece, "bilgi" retildii kabul edilir. "Blgi"nin ie yarad baka alanlar da vardr (ie yaramazln ie yarad durumlar dahil olmak zere) fakat belli bal kullanm alanlar, bilginin "ilevsel" veya "vasta" olarak kullanld alanlardr. Bu bakmdan, bilgi olarak kabul gren eyler ok karmak eylerdir ve bilgilenme srecinin kendi gereksinimlerinden ok (bilgiyi bilgi olarak gelitirmek pek ender olarak rastlanlan bir eydir) d ihtiyalardan doarlar. Saygn bir Amerikal bilim adamnn Pehlevi rejimine bal ranl sekinler hakknda yapt bir aratrma, hanedanla ilikileri olan bir politika saptaycsna faydal olurken, ayn aratrma Ortodoks olmayan bir ran uzmannn gznde hatalar ve yanl deerlendirmelerle dolu olabilir." Yarg ltlerinin bu kadar sert bir biimde farkllamas 245 daha iyi mihenk talarna, daha belirgin ltlere ihtiyacmz olduu anlamna da gelmez. Ancak bize, kim iin, ne amala, iin ve neden bir balamda dier bir balamda olduundan daha inandrc gibi sorunlarn, yorum olaynn doasnda oldu nu hatrlatr. Yorum, bilgi ve -Matthew Arnold'un dedii gibi kltrn bizzat kendisi, gkten nme hediyelerin deil, tartma larn sonucudur. Benim bu kitapta savunduum tez, niversite, hkmet . basnda grdmz slamiyet'in geleneksel ve abloncu ortodoks bir biimde "aktarlmas" olaynn, Bat'da herhangi bir eyin "aktarlmas" veya yorumlanmasna oranla ok daha girift ok daha yaygn ve ok daha ikna edici ve etkili olduudur. Bu "aktarma" harekatnn baars, gereklik veya doruluktan ok, onu reten kii ve kurumlarn siyasal nfuzlar ile aklanabilir. slamiyet hakknda gerek bilgi elde etme amacna, bu "harekatn" sadece kysndan bir fayda salad iddialardan birisidir. Sonu, sadece belirgin bir slamiyet bilgisinin deil, belirgin bir slamiyet yorumunun zaferi olmutur. Bununla beraber, bylesi yorumlar sorgulanmam olmadklar gibi , abloncu olmayan, merakl kafalarn sorduklar cinsten sorulara tmyle srt da evirmemilerdir. Bu bakmdan "Negro zihniyeti" etiketi, nasl siyah Amerikallarn yirminci yzyldaki yaamsal deneyimlerini aklamaktan aciz kaldysa, "slamiyet" etiketinin de ran-Irak Sava'n aklayamam olmasn sevinle karlamak gerekir. nk bu totaliter kavramlar, onlar kullanan ve yaamlarn bu kavramlarla kazanan uzmanlara kendini beenmi, doyum salamaktan baka ie yaramam, ne olaylarn gerek glerini ne de onlar yaratan karmak oluumlar aklamada fayda salamlardr. Sonu, yeknesak kavramlarla gerek tarihin olanca gc ve dzensiz faslalarla ortaya kan olaylarn arasnda gittike derinleen uurumdur. Ve geerli sorular soran ve akla yakn cevap246

lar bekleyen insanlar ara ara da olsa, kendilerini bu uurumun dibinde bulurlar. inde yaadmz dnya hakknda hereyi kimse tek bana bilemez, dolaysyla entelektel i blmnn devam edeceini sylemek kehanet deildir. niversite, i blmn zorunlu klar; bilgi, talep eder ve Bat toplumu, evresinde rgtlenir. Fakat bence son tahlilde, insan toplumuna ait

bilgilerin ou saduyunun, yani ortak insanlk deneyimlerinin gelitirdii br duyunun anlayabilecei trdendir -ve bir tr eletirel deerlendirmeye tabiidir-; yle olmas da gerekir. Bu iki ey, yani saduyu ve eletirel deerlendirme, sadece zel bir snfn imtiyaz veya bir avu diplomal uzmann "mal" olmayp herkese ak, herkes tarafndan gelitirilebilecek sosyal ve entelektel niteliklerdir. Oysa, zel bir eitim ancak Arapa ya da ince renilmek istendiinde veya ekonomik,tarihi veya rnein nfus erilerinin gidiat anlalmak istendiinde gereklidir. Bylesi eitimi verecek yer niversitedir, bundan hi kukum yok. Ancak sorun, eitimin "lonca"lar retmeye balad ve bu "lonca"larn toplumun gerekleri, aklselim ve entelektel sorumluluk ile dirsek temasn kaybedip her ne pahasna olursa olsun, "lonca"y yaatmak veya isteyerek ve hi dnmeden iktidarn emrine vermek durumuna girdikleri zaman ortaya kar. Her iki durumda da yabanc toplumlar ve slamiyet gibi kltrler aklanmak ve anlalmak yerine "aktarlrlar". Yeni yeni hikayelerin uydurulmas ve duyulmadk yanl haberlerin yaylmas tehlikesi de vardr. Son yllarda, Batl olmayan dnyann ve zellikle slamiyet'in, Amerikal veya Avrupal sosyal bilimcilerin, oryantalistlerin veya sava sonras blge uzmanlarnn izdikleri yoldan yrmeyeceini ispatlayan pek ok kant herkesin gzlerinin nnde sergileniyordu. slam Dnyas'nn btn itibariyle, ne anti- Amerikan ne anti-Sovyet ne de hangi gelimeleri gsterece247

i tahmin edilebilir ekilde yeknesak olmad kesinlikle doru-dur. slam Dnyas'nda yer alan deiikliklerin derin bir akla masna giriecek deilim. Sylemeye altm, bu oluumlarn slam Dnyas'nda yeni ve dzensiz birtakm gereklere iaret ettii ve gemi yllarn soukkanl teorik aklamalarn sarsan bu dzensizliklerin smrge sonras dnyasnn baka yrelerinde de grlddr. "Geri kalmlk," "Afro-Asyal zihniyeti" gibi eski formlleri tekrarlamak yeterince aptalcadr; ama oluumlar Bat'nn ackl k, smrgeciliin messif sonu, Amerikan gcnn elem verici azal gibi yaktrmalarla bir-letirmek -kelimeyi kullanmaktan kanmamalym- dehet verici bir ahmaklktr. Atlantik dnyasndan mekan ve kiilik olarak binlerce mil uzaktaki toplumlarn bizim isteklerimize uymalarn salamann hibir yolu yoktur. Kii, bunun iyi birey olduunu (ki ben iyi birey olduunu dnyorum) dnmeden de tarafsz bir veri olarak kabul edebilir. Her halkarda, "ran'n kayb" ve "Bat'nn gerilemesi" gibi eyleri ayn anda dile getirmenin tehlikesi, "Bat'nn ilerlemesi" ve "ran ve Krfez'i geri alma"nn dndaki dier btn yollar kapatmaktadr. slam Dnyas'ndaki ngiliz, Fransz veya Amerikan hakimeyetinin sona ermi olmasna alayan "uzmanlarn son zamanlardaki baarlar, bana gre, politika yapmclarnn akllarndan geenlerin ve bu uzmanlarn bilerek veya bilmeyerek hizmet ettikleri, ilerinde yer etmi saldrganlk ve yeniden fetih ihtiyalarnn kantlar olabilir." Ayn orkestrada alan uyumlu yerlilerin mevcut olmas, perian bir ibirlikilik tarihine ait olup bazlarnn szlerinin aksine, "nc Dnya'daki yeni bir olgunlama"nn iareti deildir. gal amacnn dnda, "slamiyet" bugn Bat'da anlatlan slamiyet deildir. O halde hemen bir alternatif kavram bulmalyz. Eer "slamiyet" szc bizim iin olmas gerektiinden daha az bir anlam ifade ediyor, aktardndan fazlasn karart248

yorsa, yeni yeni iktidar hlyalarn, eski korkular ve nyarglar tevik etmeyecek bilgileri nereden -daha dorusu nasl- elde ederiz? Kitabmda bu konuda yararl olabilecek aratrmalardan sz ettim ve bazen de nasl yaplabileceklerini akladm. Hepsinin bilgi denilen eyin yorum olduu bilinciyle yola kmalarnn gerektiini anlattm. Ancak dier kltrlerin ve zellikle slamiyet'in her yorumu, herbir bilim adamnn ve dnrn karsna dikilen bir seim meselesidir: idrak, iktidarn m yoksa eletirinin, toplumun ve belli bir ahlak anlaynn m hizmetine verilecek? Gnmzdeki iki yorum giriimi bu seim olmal ve ertelemeyle deil, kararla sonulanmaldr. Eer Bat'nn slamiyet bilgileri

tarihi, igal ve egemenlik dncelerine sk skya balysa, bu balarn tmyle koparlmasnn zaman gelmitir. Bu konuda ne kadar srarl olunsa azdr. Zira bunu yapmazsak, uzayan bir gerginlik ve hatta savala kar karya gelmekle kalmayp Mslman dnyaya, onun eitli toplum ve devletlerine pek ok sava, akl almaz aclar ve felaketlere neden olacak ayaklanmalar ve hepsinden te,kendisine tepki, banazlk ve aresizlik tarafndan tahsis edilen rol oynamaya tamamen hazr bir "slamiyet" douu sunacaz. En iyimser ltlerle bile, bu ho bir ihtimal deildir. 249

DPNOTLAR
Yeni Basknn nsz 1. Lustick, "Fundamentalism, Politicised Religion and Pietism", MESA Bulletin 30, 1996, s.26 Giri 1. Edward W. Sadi, Orientalism (New York: Pantheon Books, 1978). 2. Edvvard W. Said The Question of Palestine (New York: Times Books, 1979). 3. Bu konuda bkz. Robert Graham, "The Middle East Muddle", New York Review of Books, Ekim 23, 1980, s.26 4. J.B. Kelly, Arabia, The Gulf, and the west: A Critical view of the Arabs and Their Oil Policy (Londra: Weidenfeld ve Nicolson, 1980), s. 504. 5. Thomas N. Franck ve Edward Weisband, World Politics: Verbal Strategy Among the Superpovvers (New York: Oxford University Press, 1971). 6. Bkz. Paur Marijnis, "De Dubbelrol van een islam -Kennen", NRC Handelsblad, Aralk 12, 1979. 7. Bkz. Noam Chomsky ve Edward S. Herman, The Washington Connection and Third World Fascism ve After he Catclysm: Postwar Indochina and the Reconstruction of Impenal Ideology (Boston: South End Press, 1979); Ronald T. Takaki, Iron Cages: Race and 250 Culture in 19* Century America (New York: Alfred A. Knopf, 1979). 8. Bkz. David F. Noble ve Nancy E. Pfund, "Business Goes Back to College", The Nation, 20 Eyll 1980, s. 246-52.
1

Birinci Blm: islamiyet'i Aktarma: Haber Olarak islam 1. Bkz. Edvvard W. Said Orientalism, s. 49-73. 2. Bkz. Nornan Daniel, The Arabs and Medieval Europe (London: Longmans, Green and Co., 1975) ve islam and the Making of An Image (Edinburgh: University Press, 1960); Erskine B. Childers, The Road to Suez: A Study of Western-Arab Relations (London: Mac Gibbon and Kee, 1962), s. 25-61. 3. Bkz. Edvvard W. Said, "Bitter Dispatches From the Third World", The Nation, 3 Mays, 1980, s. 522-25. 4. Maxime Rodinson, Mantism and The Modem World (London: Zed Press, 1979); ayrca bkz. Thomas Hodgkin, "The Revolutionary Tradition n islam", Race and Class, 21, No.3 (VVinter 1980), s. 221-37. 5. Bkz. Hichem Djait, L'Europe et I'Islam (Paris: Editions du Seuil, 1979); Alain Grosrichard, Structure du serail: La Fiction du despotisme asiatique dans I'Occident classique (Paris: Editions du Seuil, 1979). 6. Bkz. Maxime Rodinson, La Fascination de I'Islam (Paris: Maspero, 1980). 7. Albert Hourani, "islam and the Philosophers of History", Europe and the Middle East (London: Macinillan and Co., 1980), s. 19-73. 8. Syed Hussein Alatas, The Myth of the Lazy Natve: A Study o the Image of the Malay, Fiiipons, and Javanese from the 16" to the 2(f Century and in the Ideology of Colonial Capitau'sm (London: Frank Cass and Co., 1977). 251 II 9. Bkz. Martin Kramer, Political islam (Washington D.C: Sage Publications, 1980). 10 Atlantic Community Quarterly 17, No.3 (Sonbahar 1979): 291-305, 377-78. Marshall Hodgson, The Venture of islam, 3 cilt (Chicago ve Londra: University of Chicago Press, 1974). Bu kitap hakkndaki bir deerlendirme iin bkz. Albert Hourani, .

Journal of Near Eastem Studies 37, No.l (Ocak 1978): 53-62. 12. Bkz. Morroe Berger, "Middle Eastem and African Studies: Developments and Needs", vs. Department of Health, Education and Welfare, 1967; ayrca bkz. Said, Orientalism, s. 287-93. 13. Michael A. Leden ve Willam H. Lewis, ''Carter and the Fail of the Shah: The inside Story", Washington Quarterly 3, No.2 (Bahar 1980): 11-12; WiIIiam H. Sullivan, "Dateline Iran: The Road Not Taken", Foreign Policy 40 (Sonbahar 1980): 175-86; ayrca bkz, Scott Armstrong, "The Fail of the Shah", Washington Post, Ekim 25, 26, 27, 28, 29, 30 - 1980. 14. Hamid Algar, "The Oppositional Role of the Ulama in Twentieth Century Iran", Scholars, Saints, and Sufis: Mslim Religious Institutions Since 1500 (ed. Nikki R. Keddie) (Berkeley, Los Angeles ve Londra: University of California Press, 1972), s. 231-55. Ayrca bkz. Ervand Abrahamian, "The Crowd in Iranian Politics, 1905-1953", Post and Present 41 (Aralk 1968): 184 - 210; ayn yazarn "Factionalism in Iran: Political Groups in the 14"1 Parliament, 1944 - 46", Middle Eastern Studies 14, no.l (Ocak 1978): 22-25; yine ayn yazarn "The Causes of the Constitutional Revolution in Iran", International Journal of Middle East Studies 10, 252 no.3 (Austos 1979): 381 -414; ve "Structural Causes of the Iranian Revolution", MERIP Raporlar, no. 87 (Mays 1980): 21-26. Ayrca bkz. Richard W. Cottam, Nationalism in Iran (Pittsburgh, Pa.: University of Pittsburgh Press, 1979). 15. II. Dnya Sava'ndan sonraki ran' anlatan en iyi almalardan biri iin bkz. Fred Halliday, Iran: Dictatorship and Development (New York: Penguin Books, 1979) 16. Edward Shils, "The Prospect for Lebanese Cvility", Politics in Lebanon (ed. Leonard Binder) (New York: John Wiley and Sons, 1966), s.1-11. 17. Makohn Kerr, "Political Decision Making in a Confessional Democracy". Politics in Lebonan (Ed. L. Binder). 18. Daha fazla bilgi ii bkz. Moshe Sharett's Personal Diary (Tel Aviv: Ma'ariv, 1979); Livia Rokach, Israel's Sacred Terrorism: A Study Based on Moshe Sharett's Personal Diary and Oher Documents (Belmont, Mass.: Association of Arab-American University Graduates, 1980). Ayrca Lbnan'daki CIA etkisi iin bkz. Wilbur Crane Eveland, Ropes of Sand: America's Failure in the Middle East (New York: W.W. Norton and co. 1980). 19. Elie Adib Salem, Modernization Without Revolution: Lebanon's Experience (Bloomington ve Londra: Indiana University Press, 1972), s. 144; Ayn yazarn dier bir almas iin bkz. "Form and Substance: A Critical Examination of the Arabic Language", Middle East Forum 33 (Temmuz 1958): 17-19. 20. Clifford Geertz, "The Integrative Revolution: Primordial Sentiments and Civil Politics in the New States",
253

The Interpretation of Cultures (New York: Basic Books, 1973), s. 296. 21. Paul ve Susan Starr, "Blindness in Lebanon", Human Behavior 6 (Ocak 1977): 56-61. 22. Bu konuyu ncelemi olduum bir makale iin bkz. The Question of Palestine, s.3 - 53. 23. Bkz. Ali Jandaghi, "The Present Situation in Iran" Monthly Revievv, Kasm 1973, s. 34-47. Ayrca bkz. Stuar Schaar, "Orientalism at the Service of Imperialism", Race and Class 21, no.l (Yaz 1979): 67-80. 24. James A. billi, "Iran and the Crisis of '78", Foreign Affairs 57, no.2 (K 1978-79): 341. 25. William O. Beeman, "Devaluing Experts on Iran", New York Times, 11 Nisan, 1980; James A Bili, "Iran Experts: Proven Rights But Not Consulted", Christion Science Monitr, 6 Mays, 1980. 26. Bkz. Noam Chomsky, "Objectivity and Liberal Scholarship", American Power and the New Mandarins: Historical and Political Essays (New York: Pantheon Books, 1969), s. 23-158. 27. Bkz. Said, Orientalism, s. 1263-66. 28. Koloni dnyasn etkileyen bilim ve siyaset arasndaki balant iin bkz. Le Mal de voir: Ethnologie et orientalisme: Politique et epistemologie, critique et autocritique, Cahiers Jussieu no.2 (Paris: Collections of 10/18, 1976). 29. Bkz. Edmund Ghareeb (ed.), Split Vision: Arab Portrayal in the American Media (Washington, D.C.: Institute of Middle Eastern and North African Affairs, 1977). Ayrca bkz. Sari Nair, The Arabs and the English (Londra: Longmans, Green and Co., 1979),

s. 140-72.

254
30. James Peck, "Revolution versus Modernization and Revisionism: A Two-front struggle", China's unintempted Revoliton: From 1840 to the Present (ed. V.G. Nee and J. Peck) (New York: Pantheon Books, 1975), s. 71. Ayrca bkz. irene L. Gendzier, "Notes Toward a Reading of the Passing of Traditional Sociery", Review of Middle East Studies 3 (Londra: Ithaca Press, 1978), s. 32-47. 31. Pehlevi rejiminin "Modernleme" srecinin bir deerlendirilmesi iin bkz. Robert Graham, Iran: The Illusion of Power (New York: St. Martin's Press, 1979). Ayrca bkz. Thierry- A. Brun, "The Failures of Western Style Development Add to the Regime's Problems" ve Eric Rouleau, "Oil Riches Underwrite Ominous Militarization in a Repressive Society", Iran Erupts (ed. Ali Rza Nobar) (Stanford, Calif: Iran - American Documentation Group, 1978). Aynca bkz. Claire Brieie ve Pierne Blanchet, Iran: La Revolution au nom de Dew (Paris: Editions du seuil, 1979). 32. Konu hakknda Gush Emunim'de ilgin materyallere rastlanabilir. 33. Bkz. Garry Wills, "The Greatest Story Ever Told", Columbia, Journalism Review 17, no.5 (Ocak ubat 1980): 25-33. 34. Bkz. Maman R. Buheiry, U.S. Threats Against Arab Oil: 1973-1979, IPS Papers no.4 (Beirut: Institute for Palestine Studies, 1980). 35. Bu, zellikle bir Amerikan sendromudur. 36. Fritz Stern, "The End of the Postwar Era", Commentary, Nisan 1974, s. 27-35. 37. Daniel P. Moynihan, "The United States in Opposition",
255

Commentary, Mart 1975, s. 44. 38. Robert W. Tucker, "O: The Issue of America Intervention", ComeUary, Ocak 1975, s. 21-31. 39. Tucker, "Further Reflections on Oil and Force", Commentary, Ocak 1975, s. 55. 40. Encounter 54, no.5 (Mays 1980): 20-27. 41. Gerard Chaliand, Revolution n the Third World: Myths and Prospects (New York: Viking Press, 1977). 42. Bkz. Christopher T. Rand. 'The Arabian Fantasy: A Dissenting Viem of the Oil Crisis", Harper's Magazine, Ocak 1974, s. 42-54 ve ayn yazarn Making Democracy Safe for Oil: Oilmen and the Islamic East (Boston: Little, Brown and Co., 1975). Ayrca bkz. John , M. Blair, The Control of Oil (New York: Pantheon Books, 1976); Robert Engler, The Brotherhood of Oil: Energy Policy and the Public Interest {Chicago ve Londra: University of Chicago Press, 1977). 43. AyatoUah Khomeini's mein Kampf: Islamic Government by AyatoUah Ruhollah Khomeini (New York: Manor Books, 1979), s. 123. Ayrca bkz. Fred Halliday, "The Revolution Turns to Repression", New Statesman, 24 Austos, s. 260-64 ve ayn yazarn yorumlar, The Iranan, 22 Austos, 1979; Nkki R. Keddie, Iran, Religion, Politics, and Society: Collected Essays (Londra: Frank Cass and Co., 1980). 44. C. Wright Mills, "The Cultural Apparatus", Power, Politics, and People: The Collected Essays of c. Wright Mills (ed. Irving Louis Horowitz (Londra, Oxford, New York: Oxford University Press, 1967), s. 405-6. 45. Bkz. Herbert I. Schiller, The Mind Managers (Boston: Beacon Press, 1973), s. 24-27. 46. Herbert Gans, Deciding What's News: A Study of "CBS

256
Evening News", "NBC Nightly News", "Newsweek" ve "Time" (New York: Pantheon Books, 1979). 47. Gay Talese, The Kingdom and the Power (New York: New American Library, 1969); Harrison Salisburg, Without Fear or Favor: The New York Times and Its Times (New York: Times Books, 1979); David Halberstam, The Powers That Be (New York: Alfred A. Knopf, 1979); Gaye Tuchman, Making News: A Study in the Construction of Reality (New York: Free Press, 1978); Herbert I. Schiller, Mass Communication and American Empire (Boston: Beacon Press, 1969), Communication and Cultural Domination (White Plains, N.Y.: International Arts and Sciences, 1976); Michael Schudson, Discovering the News: A Social History of American Newspapers (New York: Basic Books, 1978); Armont Mattelart, Multinational Corporations and the Control of Culture: The Ideological Apporatus of Imperiahsm (Brighton, Sussex: Harvester Press, 1979).

48. Robert Darnton, "Writing News and Telling Stories", Daedalus 104, no.2 (Bahar 1975): 183, 188, 192. 49. Tedd Gitlin, The Whole World is Watching: Mass Media in the Making and Unmaking of the New Left (Berkeley, Los Angeles ve Londra: University of California Press, 1980). 50. Sacvan Bercovitch, "The Rites of Assent: Rhetoric, Ritual, and the Ideology of American Consensus", Myth, Popular Culture, and the American Ideology (ed. Sam Girgus) (Albuquerque: University of New Mexico Press, 1980), s. 3-40. 51. Bkz. Raymond Williams, "Base and Superstructure in Marxist Cultural Theory", New Left Review 82 (Kasm Aralk 1973): 3-16.
257

52. Bkz. Michael P. Rogin, Andrew Jackson and the Subjugation of the American Indian (New York: Alfred A. Knopf, 1975); Ronald T. Takaki, Iron Cages; Richarc Drinnon, Facing West: The Mef aphysics of Indian -Hating and Empire - Building (Minneapolis: University of Minnesota Press, 1980); Frederic Tumer, Beyond Geography: The Western Spiril Against the Wildernes (New York: Viking Press, 1980). 53. Bkz. Chomsky ve Herman, Arter the Cataclysm. 54. Bu konu hakknda zellikle bkz. Herbert ehitler ve Armond Mattelart, no. 47. 55. Bkz. Franck ve Wiesband, World Politics. 56. Mslman Arap toplumlarndaki Bat tarz sekinlerin rol iin bkz. John Waterbury ve Ragaci El Mallach, "The Middle East in the Corning Decade: From Wellhead to well-Being? (New York: McGraw-Hill Book Co., 1978). 57. Rodinson, "slam and the Modern Economic Revolution", Marxism and the Muslini World, s. 151. 58. age., s. 154-55. 59. Mohammed Arkoun, Contribution l'etude de 1'humanisme arabe au IVc-Xf si^cle: Miskawayh, Philisophe et historien (Paris: J. Vrin, 1970); ayrca ayn yazarn Essais sur la Pensee Islamique (Paris: Maisonneuve and Larose, 1973); ve "La Pensee" ve "La vie", L'Islam: Hier. Demain (Paris: Buchet/Chastel, 1978), s. 120-247. 60. Albert Hourani, "History", The Study of the Middle East: Research and Scholarship in the Humanities and the Social Sciences (ed. L. Binder) (New York: John Wiley and Sons, 1976), s. 117. 61. Bkz. Eqbal Ahmad, "Post-Colonial Systems of Power", 258 Arab Studies Quarterly 2, no.4 (Sonbahar 1980): 350-63. 62. Bkz. Michae M.G. Fischer, Iran: From Religious Dispute to RevolutioH (Cambridge: Harvard University Press, 1980). Ayrca bkz. Marshall Hodgson, The Venture of islam. 63. Bernard Lewis, 'The Retum of islam", Commentary, Ocak 1976, s. 39-49; Said, Orientalism, s. 314-20; Elie Kedoure, Islamic Revolution, Salisbury Papers no.6 (Londra: Salisbury Group, 1979). 64. W. Montgomery Watt, What is islam? 2. Bask (Londra ve New York: Longmons, Green and Co., 1979), s. 9-21. 65. Albert Hourani, Arabic Thought n the Liberal Age, 1798-1939 (Londra ve Oxford: Oxford University Press, 1970). 66. Bkz. Adonis (Ali Ahmad Said), Al-Thabit wal Mutahawwil, Cilt.I, Al-Usul (Beirut: Dar al Awdah, 1974). Ayrca bkz. Tayyib Tizini, Min al-Turath ilal-Thawra: Hawl Nathariya Muqtaraha fi Quadiyyat al-Turath al-'Arabi (Beirut: Dar Ibu Khaldum, 1978); Jacques Berque, L'Islam au defi (Paris: Gallimard, 1980). 67. Hodgson, Venture of islam, 1:56. 68. Ali Shariati, "Anthropology: The Creation of Man and the Contradiction of God and blis, or Spirit and Clay", On the Sociology of islam: Lectures by Ali Shariati (Berkeley, Calif.: Mizan Press, 1979), s. 93. 69. Shariati, "The Philosophy of History1: Cain and Abel", On the Sociology of islam, s. 97-110. 70. Bkz. Thomas Hodgkin, "The Revolutionary Tradition in islam" ve Adonis, Al-Thabit vval Mutahawwil. 71. Said, Orientlism, s. 41.

72. Bkz. Tom Engelhardt, "Ambush at Kamikaze Pass", 259 Bulletil of Concemed Asia Scholars 3, no. 1 (K-Bahar 1971): 65-84. 73. Eric Hoffer, "islam and Modernization: Muhammed, Messenger of Plod", American Spectator 13, no. 6 (Haziran 1980): 11-12. 74. L. J. Davis, "Consorting with Arabs: The Friends Oil Buys", Harper's Magazine, Temmuz 1980, s. 40. 2. 3. 4. 5. 6.

7.
kinci Blm: ran Hikayesi 1. Salisbury, without fear or favor, s. 158. age., s. 163. age., s. 311. age., s. 560-61. Kedourie, Islamic Revolution. Bkz. Rodinson, "islam Resurgent?", Gazelle Review (ed. Roger Hardy) (London: Ithaca Press, 1979), s. 1-Roy P. Mottahedeh, "Iran's Foreign Devils", Foreign Policy 38 (Bahar 1980): 28. Ayrca bkz. Eqbal Ahmad, "A Century of Subjugation", Christianity and Crisis 40, no, 3 (3 Mart, 1980): 37-44. Bkz. Robert Friedman, "The Gallegos Affair", Media People, Mart 1980, s. 33-34. William A. Dorman ve Ehson Omeed, "Reporting Iran the Shah's Way", Columbia Joumalism Reviem 17, no.5 (Ocak-ubat 1979): 31. 10. Fazlur Rahman, islam (Chicago: Universty of Chicago Press, 1979), s. 37. 11. Kermit Roosevelt, Countercoup: The Stnggle for the Control of Iran (New York: Mc Graw - Hill Book Co., 1979). 12. Hamid Algar, "The Oppositional Role of the 'Ulama in 201" Century Iran", Scholars, Saints, and Sufis, s. 231-55.
260

9. 13. Bkz. Richard Deacon, The Israeli Secret Service (New York: Tapnger Pubshing Co., 1978), p. 176-77. 14. Bkz. Aime Guedj ve Jacques Girault, Le Monde: Humanisme, objectivite et politique (Paris: Editions Sociales, 1970); Philippe Simonnot, Le Monde et le Pouvoir (Paris: Les Presses d'aujourd'hui, 1977). 15. Bkz. Clark, "The Iranian Solution", The Nation, 21 Haziran, 1980, s. 737-40. 16. Bkz. MERIP Reports, no. 88 (Haziran 1980): 3-31 ve no. 89 (Temmuz-Austos 1980): 3-26. nc Blm: Bilgi ve iktidar 1. Giambattista Vico, The New Science (Ithaca, N.Y.: Coraell Universty Press, 1968), s. 96. 2. Raymod Schwab, Le Renaissance orientale (Paris: Payot, 1950), s. 327. 3. Emest Renan, "Mahomet et Les origines de I'islamisme", Etudes d'histoire religieuse (Paris: Calmann-Levy, 1880), s. 220. 4. Bemard Lewis, 'The state of Middle East Studies", American Scholar 48, 3 (Yaz 1979): 366-67; S. Tumer, Marx and the End of Orientalism (Londra: Gerge Ailen andUnwin, 1978). 5. Bkz. Donald F. Lach ve Carol Flaumenhaft, Asia on the Eve of Europe's Expansion (Englewood Cliffs, N.J.: Prentice-Hall, 1965); Donald F. Lach, Asia in the Making of Europe, 1. cilt, A Century of Wander (1977); J. H. Parry, Europe and a Wider World (Londra: Hutchinson and Co., 1949) ve The Age of Reconnaissance (Londra: Werdenfeld and Nicolson, 1963); K. M. Panikkan, Asia and Western Dominance (Londra: George Ailen and Unwin, 1959); ibrahim Abu 261 6. 7.

9.
10. Lughod, Arab Rediscovery of Europe: A.Study in Cultural Encounters (Princeton, N.J.: Princeton Universty Press, 1963); ve Masao Miyoshi, As we Saw Them: The First Japonese Embassy to the United States 1860 (Berkeley, Los Angeles ve Londra: Universty of California Press, 1979). Bkz. Said, Orientalism.

Bkz. Bryan S. Tumer, MERIP Reports no.68 (Haziran 1978), s. 20-22. Bkz. Said, Orientalism, s. 288-90. L. Binder, "Area Studies: A. Critical Assessment", Story of the Middle East, s. 1. age., s. 20. 11. age., s. 21. 12. Proposal to the Ford Foundation for Two seminar Conferences, Program in Near Eastern Studies, Princeton Universty (1974-75), s. 15-16. 13. age., s. 26. 14. L. Cari Brown ve Norman Istkowitz, Psychological Dinensions of Near Eastern Studies (Princeton, NJ.: Darwin Press, 1977). 15. Ali Banvazizi, "Iranian 'National Character': A Critique of Some Westem Perspectives", Psychological Dimensions of Near Eastern Studies (ed. Brown ve Istkovvitz), s. 210. 39. Ayrca bkz. Benjamin Beit-Hallahmi, "National Character and National Behavior in the Middle East: The Case of the Arab Personality", International Journal of Group Tensions 2, no.3 (1972): 19-28; Fouad Moghrabi, "The Arab Basic Personality", JJMES 9 (1978): 99-112 ve ayn yazarn "A Political Technology of the Soul", Arab Studies Quarterly 3. no.l (K 1981). 262 16. Bkz. "Special Supplement: Modern China Studies", Bulletin of Concerned Asia Scholars 3, no. 34 (Yaz Sonbahar 1971). 17. Dwight Macdonald, "Howtoism", Against the American Grain (New York: Vintage Books, 1962), s. 360-92. 18. Christopher Lasch, The New Radicalism in America, 1889-1963: The Intellectual as Social Type (Nevv York: Vintage Books, 1965), s. 316. 19. Bkz. J.C. Hurewitz, "Another view on Iran and the Press", Columbia Journalism Review 19, no.l (Mays Haziran 1980): 19-21. Buna cevap olarak bkz. Said, "Reply", Columbia Joumalism Review 19, no.2 (Temmuz-Austos 1980): 68-69. 20. Rodinson ve Hourani'nin son kitaplar hakkmdaki grlerim iin bkz. Arab Studies Quarterly 2, no. 4 (Sonbahar 1980): 386-93. 21. rene Ferrera - Hoeschstetter, "Les Etudes sur le Moyen Orient aux Etats-Unis", MaghrebMashrek 82 (Ekim - Kasm 1978): 34. 22. Richard H, Nolte, Middle East Centers at vs. Universities, Haziran 1979, s. 2. 23. age., s. 40, 46, 20. 24. age., s. 43,24 25. M. Foucault, The History of Sexuality, Cilt 1: An Introduction (New York: Pantheon Books, 1978), s. 34. 26. Harold Bloom, The Anxiety of Influence: A Theory of Poetry (New York: Oxford Universty Press, 1973), s. 93-93. 27. Bkz. Peter Gran, Judith Tcker, Basem Musallem, Eric Davis ve Stuart Schaar. 28. Bkz. not. 14, 15 ve 62 (1. Blm). 29. Bu konuyu incelediim bir makale iin bkz. "Reflecons on Recent American1 'Left' Literary Criticism",
263

Boundary 28, no.l (Sonbahar 1979): 26-29. 30. Hans-Georg Gadamer, Truth and Method (New York: Seabury Press, 1975), s. 238. 31. Bkz. Ali Jandaghi, ilThe Present Sitation in Iran", Monthly Revievv, Kasm 1973, s.34-47. 32. Bkz. J.B. Kelly, Arabia, the Gulf and the west; Alistair Home, "A Savage war of Peace: Algeria, 1954-1962", Times Uterary Supplement, 21 Nisan, 1978, s. 447-50; Edward N. Luttwak, The Grand Strategy of the Roman Empire: From the First Century A.D. to the Third (Baltimore ve Londra: Johns Hopkins University Press, 1976).

264

Edward W. Said _ Haberlerin Anda slam UYARI: www.kitapsevenler.com Kitap sevenlerin yeni buluma noktasndan herkese merhabalar... Cehaletin yenildii, sevginin, iyiliin ve bilginin paylald yer olarak grdmz sitemizdeki tm e-kitaplar, 5846 sayl kanun'un ilgili maddesine istinaden, engellilerin faydalanabilmeleri amacyla ekran okuyucu, ses sentezleyici program, konuan "Braille Not Speak", kabartma ekran ve benzeri yardmc aralara, uyumlu olacak ekilde, "TXT", "DOC" ve "HTML" gibi formatlarda, tarayc ve OCR (optik karakter tanma) yazlm kullanlarak, sadece grme engelliler iin, hazrlanmaktadr. Tmyle cretsiz olan sitemizdeki e-kitaplar, "engelli-engelsiz elele" dncesiyle, hibir ticari ama gzetilmeksizin, tamamen gnlllk esasna dayal olarak, engelli-engelsiz yardmsever arkadalarmzn youn emei sayesinde, grme engelli kitap sevenlerin istifadesine sunulmaktadr. Bu e-kitaplar hibir ekilde ticari amala veya kanuna aykr olarak kullanlamaz, kullandrlamaz. Aksi kullanmdan doabilecek tm yasal sorumluluklar kullanana aittir. Sitemizin amac asla eser sahiplerine zarar vermek deildir. www.kitapsevenler.com web sitesinin amac grme engellilerin kitap okuma hak ve zgrln yceltmek ve kitap okuma alkanln pekitirmektir. Ben de bir grme engelli olarak kitap okumay seviyorum. Sevginin olduu gibi, bilginin de paylaldka pekieceine inanyorum. Tm kitap dostlarna, grme engellilerin kitap okuyabilmeleri iin gsterdikleri abalardan ve yaptklar katklardan tr teekkr ediyorum. Bilgi paylamakla oalr. Yaar Mutlu LGL KANUN: 5846 sayl kanun'un "Altnc Blm-eitli Hkmler" blmnde yeralan "EK MADDE 11" : "ders kitaplar dahil, alenilemi veya yaymlanm yazl ilim ve edebiyat eserlerinin engelliler iin retilmi bir nshas yoksa hibir ticar ama gdlmeksizin bir engellinin kullanm iin kendisi veya nc bir kii tek nsha olarak ya da engellilere ynelik hizmet veren eitim kurumu, vakf veya dernek gibi kurulular tarafndan ihtiya kadar kaset, CD, braill alfabesi ve benzeri formatlarda oaltlmas veya dn verilmesi bu Kanunda ngrlen izinler alnmadan gerekletirilebilir."Bu nshalar hibir ekilde satlamaz, ticarete konu edilemez ve amac dnda kullanlamaz ve kullandrlamaz. Ayrca bu nshalar zerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin bulundurulmas ve oaltm amacnn belirtilmesi zorunludur."

Bu e-kitap grme engelliler iin dzenlenmitir. Kitap taramak gerekten incelik ve beceri isteyen, zahmet verici bir itir. Ne mutlu ki, bir grme engellinin, dzgn taranm ve hazrlanm bir e-kitab okuyabilmesinden duyduu sevinci paylaabilmek tm zahmete deer. Sizler de bu mutluluu paylaabilmek iin bir

kitabnz tarayp, kitapsevenler@gmail.com adresine gndermeyi ve bu isimsiz kahramanlara katlmay dnebilirsiniz. Bu kitaplar, size gelene kadar verilen emee ve kanunlara sayg gstererek, ltfen bu aklamalar silmeyiniz. Siz de bir grme engelliye, okuyabilecei formatlarda, bir kitap armaan ediniz... Teekkrler. Ne Mutlu Bilgi iin, Bilgece yaayanlara. www.kitapsevenler.com Tarayan Gkhan Aydner Edward W. Said _ Haberlerin Anda slam