http://kpds.forumsplace.

com

May s 2000 KPDS Haz rl k Kursu

ingilizce Gramer Not lar

Kurs Hocas : ibrahim

TUNiK

Kurs Baslang ç Tarihi: 1 Aral k 1999 Dicle Üniversit esi D YARBAKI R

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

TENSES ( Zamanlar ) A) Simple: Do + V1 1.) Present 2.) Past 3.) Future (-ir) (-di) (-ecek)

B) Continuous: (-yor) Be + V1......ing 1.) Present 2.) Past 3.) Future (-yor) (-yordu) (-yor olacak)

C) Perfect: (-mi ) Have + V3 1.) Present 2.) Past 3.) Future (-mi ) (-mi ti) (-mi olacak)

D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1......ing 1.) Present 2.) Past 3.) Future To speak: Konu mak ***Not: Bir fiilin mastars z haline (to suz) o fiilin birinci hali denir. D) Perfect Continuous: (-mekte) Have Been + V1......ing
1.) The Present Perfect Continuous Tense: I have been speaking. (Konu maktay m) 2.) 3.)

(-mekte) (-mekteydi) (-mekte olacak)

The Past Perfect Continuous Tense:

I had been speaking. (Konu maktayd m)

The Future Perfect Continuous Tense: I will have been speaking (Konu makta olaca m)

Not: ngilizcede, zaman ne olursa olsun bir cümlede yap lacak de i ikliklerin hepsi yard mc fiil üzerinde yap l r. Not: Formal yaz malarda kesinlikle k saltmalar yap lmaz. Not: ngilizcede bir olay n basit olmas demek, continuous olmamas demektir. Not: Bir olay n perfect olmas demek iki olaydan öncekini vurgulamak demektir. Tek ba na bir perfect olaya nadiren rastlan r.

2

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

C ) Perfect: ( -mi ) Have + V3 1.) The Present Perfect Tense: 2.) The Past Perfect Tense: 3.) The Future Perfect Tense: I have spoken. ( Konu mu um ) I had spoken. ( Konu mu tum ) I will have spoken. (Konu mu olaca m )

B ) Continuous: ( -yor ) Be + V1......ing 1.) The Present Continuous Tense: I am speaking. ( Konu uyorum ) 2.) The Past Continuous Tense: 3.) The Future Continuous Tense: V1 V2 V3 Be: am, is, are.......was, were...........been Not: Her zamanda üç yap y bir arada gösterip üzerinde farkl l ö reticidir. Continuous: Devaml , devam eden. Progressive: Kademe kademe geli en. Present: u an, hediye. Not: Devaml zamanlar continuous ile ifade etmek daha uygundur. Continuous lar anlat rken Be fiilleri ve bunlar n hallerinden bahsetmek verimlili i artt r r. Not: Bir cümlenin zaman n ö renebilmek için ilk önce yard mc fiillere bak l r. Bu bize, bu cümlenin 4 lü gruptan hangisine gidece imizi gösterir. The student has been waiting for us. My father will be repairing his car. He had seen us. We will have completed the study. Not: Perfect li cümleler tek ba lar na bir yarg ile kullan lmaz. Daha iyi anla ls n diye bu cümleler verildi. Normalde bu cümleler ingilizcede yoktur veya eksiktir. A ) Simple: Do + V1 1. ) The Simple Present Tense: 2. ) The Simple Past Tense: 3. ) The Future Tense: ( Geni zaman ) Ali speaks.( Ali konu ur ) ( Dili geçmi zaman ) Ali spoke.( Ali konu tu ) ( Gelecek zaman ) Ali will speak. ( Ali konu acak ) görmek daha I was speaking. ( Konu uyordum ) I will be speaking. ( Konu uyor olaca m )

ngilizler dilde k saltmay çok severler. ngilizcede temel zamanlar 4 gruba ay rarak inceledik. Simple d ndaki gruplarda yard mc fiillerle zamanlar çekiyor ve yard mc fiillere
3 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

bakarak cümlenin hangi zamanla kuruldu unu ö reniyoruz. Örne in have varsa perfect, be varsa continuous tur diyoruz. Bu yüzden ngilizler, simple d ndaki üç grupta k saltma yapamam lard r. I You He We You They do do does do do do speak. ( Konu urum ) speak speak speak speak speak

Simple zamanlarda yard mc fiil olmadan da hangi zaman oldu unu anlayabiliriz. Cümleye bakarak have yok, perfect de il; be yok continuous de il, o zaman simple d r diye kolayl kla söyleyebiliriz. Bu yüzden ngilizler Simple grupta k saltma yapm lard r. Simple Gruptaki K saltmalardan Do an Zorluklar Bir fiilin isim hali ile birinci hali ayn d r. Simple Tense lerde bu durum kar kl a yol açmaktad r. To decrease: Azalmak ( verb ) The decrease: Azal ( noun ) To book: Rezerve yapmak ( verb ) The book: Kitap ( noun )

Bu zorlu u gidermek için simple cümlelerde üçüncü tekil ah slarda temel fiile s tak s getirilir. Bu durum isimlerin tekil-ço ulu ile ters ili kilidir. s tak s kelimenin isim de il; fiil oldu unu gösterir. This decrease: This tekildir. Decrease de s tak s yok. O zaman bu isimdir diyoruz. (Bu azal ) This decreases: This tekildir. Decrease de s tak s vard r. O zaman bu fiildir diyoruz. ( Bu azalma ) O halde imdi simple zamanlara gidebiliriz. 1 .) The Simple Present Tense: ( Geni zaman ): Ali speaks. ( Ali konu ur ) Not: Simple present te do k salt l r. E er düz olumlu cümlede do varsa, bu vurgu için kullan l r. I do believe. ( Tabi ki inan yorum ) 2. ) The Simple Past Tense ( Dili geçmi zaman ) I did speak. ( konu tum ) Did, do nun ikinci halidir. Simple past tens te yard mc fiil k salt l nca, kendisine uygulanan ikinci hale getirme temel fiile uygulan r. Yani temel fiil ikinci halde yaz l r. K salt lm ekliyle yazacak olursak; I spoke eklinde olur.
4 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Fiillerin ikinci halinin kullan ld tek yer Simple Past Tense dir. V2 kullan ld isim ile kar t rma problemi de kalm yor.

ndan

E er bu tense te did kullan lsa simple present tense te oldu u gibi anlam peki tirmek içindir. Olumsuz, soru ve olumsuz soru cümlelerinde did yard mc fiili kullan l r. Did in cümlede olmas durumunda temel fiil daima V1 halinde yaz l r.

5

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 08. 12. 1999 1. ) The Future Tense: ( Gelecek zaman ) ngilizcede Future, bir zaman olarak kabul edilmez. Çünkü gelecekte olay n gerçekle ip gerçekle meyece i belli de ildir. Bu sebeple Will ve Shall asl nda yard mc fiil de illerdir. Bunlar Modal lar içinde dü ünülür. Bu sebeple normalde; I shall do speak. ( Konu aca m ) You will do speak eklinde yaz lmal d r. Do k saltmas yap ld nda, fiil de birinci halde oldu u için di er Simple gruplar ndaki gibi kar kl k olmuyor ve Will ve Shall sanki yard mc fiilmi gibi görev görüyor. Bu ekilde ecek, acak anlam n temel fiile yükleyerek gelecek zaman anlam n kat yor. Burada önemli bir nokta da udur: Cümleyi olumsuz veya soru yaparken Simple grubunun yard mc fiili olan Do yu ça rmaya gerek yoktur. Çünkü bu görevi yard mc fiil rolü üstlenen Will ve Shall görür. Modal mant da bu ekildedir. Yani asl nda modal lar n kullan m nda da normalde Do yard mc fiili vard r ve k saltma yap ld için direkt olarak modal dan sonra temel fiil birinci haldedir. PRONOUNS Pro:...n n yerine, ileriye. Noun: sim ( gramatikal olarak )

Bu yüzden Pronoun ifadesi ismin yerine geçen yani zamir demektir. imdilik ah s zamirlerini görece iz. ah s zamirleri Subject Pronouns (Özne konumunda), Object Pronouns (nesne konumunda), Possessive Pronouns (iyelik zamirleri), Reflexive pronouns (dönü ümlü zamirler) olmak üzere dört gruptur. Ayr ca konu ile yak n alakal olmas hasebi ile iyelik s fatlar da verilecektir. Özne Z. I you he she It +VERB + we you they Nesne Z. me you him her t us you them yelik Z. mine yours his hers its ours yours theirs Dönü ümlü Z. myself yourself himself herself itself ourselves yourselves themselves yelik S fatlar my your his her its + NOUN our your their

Subject Pronouns lar mutlaka çekimli bir fiilden önce gelirler. Bu nedenle zaten bu zamirler özne; fiiller de yüklem oluyor. Yani çekimli bir fiilden sonra kesinlikle Subject P. a rastlanmaz. Do al olarak bu durumlar ile ben, sen, o, biz, siz, onlar olarak çevrilirler.

6

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Object Pronouns lar da mutlaka çekilmi fiillerden sonra gelirler. Ayr ca bu zamirler edatlar ile de kullan l rlar. Bunlar da asl nda Özne konumundaki zamirlerle ayn anlamdad rlar. Ama çeviride anlam tamamlamak için beni/bana, seni/sana, onu/ona, bizi/bize, sizi/size, onlar /onlara eklinde ismin hal ekleri eklenerek çevrilirler. Yani Inglizce mant nda ismin hal ekleri durumu fiilden güç al narak eklenir ve çevrilir. I saw him ( Onu gördüm. ), He gave me (O bana verdi) gibi. Yukar daki tablodan da gördü ümüz gibi baz özne ve nesne zamirleri birbirinin ayn d r. Bir cümlede böyle zamirlerin özne veya nesne olduklar n anlamak için bunlar n fiilden önce-sonra durumuna bakmak gerekir. Not: Özneler daima yal n haldedir. Kitap, okul, Ali gibi. Kitab , okulda, Ali ye gibi hal ekleri alm durumda kesinlikle özne olamazlar. Örnekler We met them last week ( Onlar geçen hafta gördük. ) I talked to them over this issue. ( Ben bu konu hakk nda onlarla görü tüm. ) We work for him. ( Biz onun için çal t k. ) imdi de iyelik zamirleri ve iyelik s fatlar n açal m. yelik s fatlar daima bir isim ile kullan l rlar. S fatlar n tan m dü ünüldü ünde bu daha rahat anla l r. Çünkü s fatlar ismi nitelerler. Benim, senin, onun, bizim, sizin, onlar n anlam ndad rlar. Zamirler ismin yerini alan kelimeler olduklar için dolay s ile iyelik zamirleri de sahip olunan bir nesnenin yerini alacaklard r. Benimki, seninki,onunki, bizimki, sizinki, onlar nki anlam ndad rlar. Bu anlmlar ile Türkçe örnek verelim: Benim kitab m. Burada dikkat edilirse benim kelimesi bir isim ile ( kitap ) kullan lm t r ve bunun kime ait oldu unu belirtir. O zaman bu iyelik s fat d r deriz. E er bu ismi, yerine geçecek bir kelime ile kullanmak istesek bu durumda iyelik zamirini kullanmam z gerekecektir. O da benimki olur. I forgot my pen; can I take your pen. ( Ben kalemimi unuttum, senin kalemini alabilir miyim? ) I forgot my pen; can I take yours. ( Ben kalemimi unuttum, seninkini alabilir miyim? ) Birinci cümlede iyelik s fat kullan lm t r. kinci cümlede ise kalem isminin yerine geçen yours kullan lm t r ki bu iyelik zamiridir. He completed his thesis, he will write my thesis. ( O tezini tamamlad , benim tezimi yazacak ) He completed his thesis, he will write mine. ( O tezini tamamlad , benimkini yazacak ) This is her money. It s not your money. ( Bu onun paras d r. Senin paran de ildir. ) This is her money. It s not yours. ( Bu onun paras d r. Seninki de ildir. ) If you forget your book at home, you can take our book. ( E er kitab n evde unutmu san bizim
kitab alabilirsin. )

7

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

If you forget your book at home, you can take ours. ( E er kitab n evde unutmu san bizimkini
alabilirsin. )

Bu konudan kesin bir soru gelmektedir. Son k sm bo b rakarak iyelik s fat /iyelik zamiri ay r m n sorarlar. Reflexive Pronouns ( Dönü ümlü Zamirler ) Bu konu özellikle Ingilizce mant ile dü ünülmelidir. Aksi halde kar k bir durum olarak kar m za ç kar. ki farkl durumda konuyu ele alaca z. Dönü ümlü zamirler söz konusu yap y vurgulamak amac ile kullan l rlar. 1. ) Özne veya Nesneyi Vurgulama Vurgu neye ait ise reflexive pronoun onun yan nda kullan l rlar. Bir de uygun reflexisve i duruma göre özne veya nesneden hareketle kullanmam z gerekir. I translated this book. ( Ben bu kitab çevirdim. ) I myself translated this book. ( Ben kendim bu kitab çevirdim. ) ( Özne vurguland ) I translated this book itself. ( Ben bu kitab n kendisini çevirdim. ) ( Nesne vurguland ) I talked to the manager. ( Ben manager ile konu tum. ) I myself talked to the manager. ( Ben kendim manager ile konu tum. ) I talked to the manager himself. ( Ben managerin kendisi ile konu tum. ) We should persuade the workers. (Biz i çileri ikna etmeliyiz.) We ourselves should persuade the workers. (Biz kendimiz i çileri ikna etmeliyiz.) We should persuade the workers themselves. ( Biz i çilerin kendilerini iknaetmeliyiz. ) Bu iki uygulama s navlarda pek sorulmaz. 2. ) Özne ve Nesne Ayn yken Nesneyi Vurgulama As l s navda sorulan k s m buras d r. Mant iyi ö renilmelidir.

I loked at him ( Ben ona bakt m. ) cümlesinde reflexive yoktur. Çünkü özne ile nesne farkl d r. Peki ben kendime bakt m ifadesini nas l yazar z? Bu durumda sanki I looked at me yazmal gibi bir dü ünce geli ir kafam zda. Burada kesinlikle me gibi object pronouns lar kullan lmaz; reflexive ler kullan l r. I loked at myself. ( Ben kendime bakt m. ) They shaved themselves. ( Onlar kendilerini tra ettiler. )

8

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Our children should develop themselves. ( Çocuklar m z kendilerini geli tirmeliler. ) Yukar daki cümlede oldu u gibi özne, özne zamiri de il de direk bir isim olarak verildi inde dikkat edip uygun reflexive gidilmelidir. Each student must work for himself. ( Her ö renci kendisi için çal mal d r. ) Genel bir her bir ifadesi için subjective pronoun him; reflexive pronuou himself tir. Verilen Bir Cümlenin Zaman n Bulma Bir cümlenin zaman n bulmak için önce as l fiile sonra da yard mc fiillere bak l r. Bunlar n özelli ine göre cümlenin hangi zamanla kuruldu una karar verilir. We had been conducting the experiment. ( Deneyleri yapmaktayd k ) Be + V1.....ing oldu undan Continuous lu bir zamand r diyoruz. Have var, Perfect ; ve V2 formda oldu u için de Past oldu unu söylüyoruz. Böylece cümlemizin zaman Past Perfect Continuous tur. Conduct: Yapmak, yürütmek, Beraber götürmek Ducere: Conduct un latincesidir. Lider, götürmek gibi anlam vard r. ngilizcesi Duce dir. Duct: Götürmek. Con: beraber; Conduct: Beraber Götürmek, yürütmek anlam na gelir. A a da yazaca m z cümlelerin zamanlar da ayn mant kla bulunur. She will be waiting for us this time next week. ( O gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak ) (Burada for bir edatt r. Edatlar n kullan m dilden dile farkl l k arz eder. ngilizce de baz fiiller edatla kullan l r. Wait for: ...için beklemek gibi. Biz yukar daki cümleyi çevirirken O, gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak deriz. Ama bir ngiliz bu cümleyi dü ünürken O, gelecek hafta bu zamanda bizim için bekliyor olacak der.) My father was watching them. ( Babam onlar izliyordu. ) I have seen it before. ( Onu daha önce görmü üm. ) He often critizes us. ( O s k s k ele tirir. ) They had been struggling for victory. ( Onlar zafer için mücadele etmekteydiler. ) Struggle for: ...için mücadele etmek We stadied English at university. ( Biz üniversitede nglizce çal t k. )
At: ...de, ...da. ( Süreklilik arzeder. Ev, hastane, üniversite gibi süreklilik gerektiren ifadelerle kullan l r. )

n: ...de, ...da. ( anl k bir süre gerektiren durumlarda kullan l r. )

9

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Zamanlar n Kullan ld

Yerler

Past Perfect xxxxXxxxx Past Perfect Continuous

Past xxxxXxxxx Past Continuous

Present

Future

X

X

1. Olay, bir noktada olup bitmi se,Simple 2. Olay, bir devaml l k arz ederse Continuous 3. Olay, bir olay n öncesi ile ilgili ise Perfect tir. Zaman çizelgesinden de gözlenebilece i gibi Simple Past ile Past Continuous çak yor. Bu yüzden ikisi ayn yerde kullan labilir ve birbirinin yerini alabilirler. Geçmi te iki olay çak m yorsa, biri di erinden önce olu mu sa Perfect te gideriz. Past Perfect, past öncesi bir noktada; Past Perfect Continuous ise, past öncesi devaml l k gösteren bir olayda olu mu ve ikisi çak yor demektir. Past Perfect, geçmi in öncesi oldu u için kompleks bir cümledeki iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. imdi bu dört zaman n alternatif cümle kurma formlar n inceleyelim: 1. ) Gerek Simple Past, gerekse de Past Continuous tek ba na bir cümlede kullan labilirler. I saw them last night. ( S. Past ) I was sleeping last night at ten o clock. ( Past Continuous ) 2. ) Cümlede iki cümlecik var - iki yüklem - ve çak m sa ikisi de Simple Past olabilir. I saw him when he entered the room.
S. Past S. Past

3. ) ki cümlecik var ve çak m sa biri S. Past, di eri Past Continuous olabilir. Hangisi önce, hangisi sonra önemli de ildir. When you phoned, I was sleeping. ( I was sleeping when you phoned. )
S. Past Past Continuous

4. ) ki cümlecik var ve çak yorsa ikisi de Past Continuous olabilir. I was reading the newspaper while my wife was watching TV.
Past Continuous Past Continuous

10

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Özet olarak; a ) Bir cümlede iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. b ) Simple Past ve Past Continuous tek ba lar na bir cümlede olabilirler, ikisi ayn yerde kullan labilirler. c ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çak m ise ikisi de Simple Past olabilir. d ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çak m ise biri Simple Past, biri Past Continuous olabilir. e ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çak m ise ikisi de Past Continuous olabilir. Geçmi te iki olaydan biri önce, biri de sonra olu mu sa; yani olaylar çak m yorsa; Önce cümle çözümlenecek. Bu iki olaydan önceye giden Past Perfect, sonra olan S. Past t r. The lesson had started when I arrived there.
Past Perfect S. Past

Burada geçmi te meydana gelen iki olay vard r. Bunlar, çak mam ve biri di erinden önce meydana gelmi tir. Önce olan Past Perfect ile sonra olan S. Past ile ifade edilmelidir. Bu durumdaki cümle kurulu unda ba ka alternatifler de vard r. Önceki Past Perfect Continuous, sonraki Past Continuous veya di er formlar da olabilir. My mother had been serving the table when I arrived home.
( Ben eve vard mda, annem masay haz rlamaktayd . )

My mother was serving the table when I arrived home.
( Ben eve vard mda, annem masay haz rl yordu. )

Türkçe de Haz rlamaktayd ve Haz rl yordu ayn anlamda kullan lmaktad r. ngilizce de, bunlar tamamen ayr anlamdad r. Haz rlamaktayd ifadesinde, ben eve gitti imde annemin yapt eylemi görmüyorum, çünkü eylem olmu , bitmi tir. Haz rl yordu ifadesinde ise, benim eve gitmemle annemin yapt eylem çak m ; ben annemin yapt eylemi görüyorum. Bu iki ifadenin kar kl a yol açmas ngilizce nin yap s ndan de il; Türkçe nin yap s ndan kaynaklanmaktad r. My children were sleeping when I arrived home. ( Eve vard mda çocuklar m uyuyorlard ) My children had been sleeping when I arrived home. (................uyumaktayd lar. ) Thomson un Grameri adl Kitaptan bir örnek: I saw the man on his knees when I opened the door. I understood that he had been looking at throw the key hole. ( Kap y açt mda, adam dizlerinin üstünde gördüm. Anlad m ki adam anahtar deli inden
bakmaktayd . )

Past Perfect xxxxXxxxx Past Perfect Cont.

S. Past xxxxXxxxx Past Continuous

Past n Sonras xxxxXxxxx Would

11

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Türkçe nin yap s ndan kaynaklanan Haz rlamaktayd ve Haz rl yordu ifadelerinin anlam kar kl n gidermek için yukar daki örnek verilmi çok güzel bir örnektir. Olay n son cümlesinde, Past Perfect Continuous yerine kesinlikle Past Continuous kullan lamazd . Çünkü kap aç lm t r ve adam eylemini sürdüremeyecektir. Dolay s yla kap y açan n da adam n bakma eylemini görmesi mümkün de ildir. E er Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullan lsayd ki bu kullan m yanl olurdu; kap y açma ile adam n anahtar deli inden bakmas ayn anda olmu olacakt . Bu da cümleden de anla ld gibi mümkün de ildir. Yukar daki zaman çizelgesinde de gözlendi i gibi bir de Past n sonras gerçekle en olaylar vard r. Diyelim ki geçen hafta biri ile görü tük ve o, i inden istifa edece ini söyledi. Bu iki olay nas l aktar lacak? E er biz onunla görü tü ümüzde istifa etmi olsayd ve bunu bize söyleseydi bu durumda biz cümlemizi S. Past ve Past Perfect ile kurard k. Yani cümlemiz; He said that he had resigned. ( O istifa etti ini söyledi ) olurdu. E er biz onunla görü tü ümüzde yukar da dedi imiz gibi istifa edece ini söyleseydi bu durumda cümlemiz; He said that he would resign. ( O istifa edece ini söyledi ) olur. Geçmi in sonras durumunda, sonraki eylem bir devaml l k da arz edebilir. E er eylem sürekli bir eylem ise, continous ile verilmelidir. O zaman cümlemiz; He said that he would be working as a manager at the bank. ( O, bankada müdür olarak
çal aca n söyledi )

When: .....d zaman While: ....iken. ( Bu ba laç genellikle continuous lularla kullan l r. ) PART CPLES Türkçe kar l ortaç, s fat fiil olarak üç bölüme ayr l rlar. Present Participle Sleeping Speaking Coming demek olan Participles lar ngilizcede biçimsel

Past Participle Slept Spoken Come

Perfect Participle Having slept Having spoken Having come

12

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar 12.12.1999 Present Tense lerin Kullan ld 1.) The Simple Present Tense 2.) The Present Continuous Tense 3.) The Present Perfect Tense 4.) The Present Perfect Continuous Tense Yerler

Present Perfect xxxxXxxxx

Present

Future

X

X

Present Perfect Cont.

Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense lerin kullan ld yer ayn d r. Present Perfect Tense, geçmi te bir noktada olmu tur. Present Perfect Continuous Tense ise ayn yerde, fakat sürekli bir durumda olmu tur. Bu iki zaman n kullan m nda önce ile ili kisi dü ünülmelidir. Ayr ca bu iki zamana özgü baz zarf ve edatlar vard r. A a da verilecek olan bu zarf ve edatlar görüldü ünde mutlaka Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense lere gidilmelidir. Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense Gerektiren Zarf ve Edatlar: For: Since: Just: Yet: Already: Recently: Lately: Over: Ever: Never:
...d r ....den beri ...den beri Henüz, yeni, az önce, imdi.( Çok k sa bir süre önce olan eylemleri anlat r.) Daha, henüz. Halihaz rda, .......m bile Son zamanlarda Son zamanlarda Boyunca, .....de, ....da Hayat nda, hiç, u ana kadar. Hayat nda, hiç, u ana kadar. ( Ever n olumsuz yap s d r. )

For and Since For and Since .....den beri anlam na geldi i için konu ma an nda geçen olay n öncesi ile ili kisi kuruluyor. Ayr ca olay n etkisi konu ma an nda devam etmektedir. Bu aç klamalar da zaman olarak Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense leri gerektirir.

13

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

We have been waiting for you since morning. ( Sabahtan beri seni beklemekteyiz. ) I have been smoking for ten years. ( 10 y ld r sigara içmekteyim ) Birinci cümlede, bekleme eyleminin sadece konu ma an ile ilgilenilmez. Bekleme eyleminin öncesi ile ili kisi kurulur ve öncesinin konu ma an na etkisi de belirtilir. kinci cümlede, sigara içme eyleminin sadece u an ile ilgilenilmez. Konu ma an n n on y l öncesi ile ili kisi kurulur. For and Since in kullan m n n kar t r lmamas gerekir. Bunun için öyle bir ay r m koyabiliriz: ****Zaman ismi varsa: Since ****Zaman miktar varsa: For kullan l r. I have smoked for 10 years eklinde Present Perfect ile de cümleyi kurabiliriz. Çünkü bu iki zaman birbirine e ittir. Bu iki cümlenin anlam bak m ndan kar kl k ç kmas Türkçe nin bu iki zaman aç s ndan yetersiz olu undand r. Yet We have not decided yet. ( Hala karar vermedik. ) Yet, konu ma an nda geçen eylemin öncesi ile ili kisini kuruyor. Bu yüzden yet görüldü ü yerde Present Perfect Tense dü ünülür. Burada karar vermeme öncesinden ba lam , hala karar verilmemi ve her an karar verilip eylem sonuçland r labilir. ( Yet olumsuz cümlelerde kullan l r. ) Just He has just gone out. ( Henüz d ar ç kt . ) Bu cümleden eylemin çok k sa bir süre önce gerçekle ti ini anl yoruz. Yani d ar ç kan n merdivenlerde olabilece i, çok uzakta olmad n anl yoruz. Bu anlam katan just t r ve bu yüzden Simple Past de il de Present perfect kullan yoruz. E er çok yeni olmayan olaylar aktar l rsa o zaman just kullan lmaz. Already They have already given up the project. ( Onlar projeden vazgeçmi ler bile. ) Geçmi te olay belirsiz bir zamanda oldu u için Present perfect kullan l r. Recently = Lately I have not met him recently. ( Son zamanlarda onunla kar la mad m. ) Burada bizi perfecte götüren Recently dir. Çünkü u anda konu ulan eylemin öncesi ile ili kisini Recently kuruyor ve olay n etkisinin hala devam etti ini anl yoruz.

14

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Ayr ca bir zarf olan Recently den ly eki at l rsa, bir s fat olan recent elde edilir. Bu s fat n isimler önünde kullan lmas ile elde edilen sözcük de Present Perfect gerektirir. Örnekleyecek olursak; In recent years, enflation has been falling down. ( Son y llarda enflasyon dü üyor. ) Ever x Never Have you ever seen such a novel. No, I have never seen such a novel.
( Hayat nda böyle bir roman gördün mü? Hay r, Hayat mda böyle bir roman görmedim. )

Ever and never Present Perfect gerektirir. Çünkü konu ma an nda geçen eylemin öncesi ile ili kisini kuruyor. *****Over***** Boyunca, ....de, ....da anlam na gelen Over n iki kullan m vard r.

1.) Ço ul bir zaman sözcü ünün veya bir etkinli in önünde ise: E er over bu konumu ile kullan l rsa, zaman olarak Present Perfect gerektirir. Over the past few years, Scientist have developed a new cure.
( Son birkaç y lda bilim adamlar yeni bir tedavi geli tirdiler. )

Burada over ço ul bir zaman önünde kullan lm t r. Bu yüzden zaman olarak Present Perfect kullan lm t r. Mant da udur: Geli tirilen tedavi bir noktada olup bitmi de ildir ve etkisi sürmektedir. 2.) Tekil bir zaman sözcü ünün veya bir etkinli in önünde ise: E er over bu konumu ile kullan l rsa, zaman olarak Simple Past gerektirir. Over the past month, the prices increased by 10 %. (Geçen ayda fiyatlar %10 artt . ) Burada over tekil bir zaman önünde kullan lm t r. Bu yüzden zaman olarak Simple Past gerektirir. Çünkü olay olup bitmi tir. Ba ka örnekler verecek olursak; Over the last meeting, the chairman explained everything(Geçen toplant da ba kan her eyi aç klad ) Over the last meetings, the chairman has explained everything. Over n Di er Kullan m Daha önce de de inildi i gibi over n ...de, ...da anlam na gelen kullan m da vard r. Peki bunun, ayn anlama gelen in , at gibi sözcüklerden fark nedir? Over da gizli bir boyunca anlam vard r. Bu yüzden kullan lacak cümlede bir süre enlik varsa over ; bir noktada olup bitmi se di erleri kullan l r.

15

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Örne in; Derste söz ald : at kullan l r. ( Bir noktada olup bitti i için.) Derste uyudu: over kullan l r. ( Bir devaml l k gösterdi i için.) Simple Present ve Present Continuous Simple Present, Türkçe deki Geni Zamana kar l k gelir. Geçmi te, u an ve gelecekte olabilecek eylemler, al kanl k haline gelmi olan eylemler ngilizce de bu tense ile ifade edilir. Present Continuous ise, içinde bulunan anda yap lan, kontrolümüz alt ndaki eylemleri ifade etmede kullan l r. Her eylemin kontrolü elimizde olmayabilir. Duyu eylemleri gibi. Believe in: Dare: Detest = Loathe: See: See off:
nanmak cesaret etmek i renmek görmek u urlamak

I am believing in God diyemeyiz. Ancak, I believe in God diyebiliriz. Çünkü Allah a inanmak, kontrolümüz alt nda olan ve istesek hemen inanmayaca m z bir durum de ildir. I am loving my country diyemeyiz. Ancak, I love my country diyebiliriz. Bütün Linking Verbs lerin Continuous formlar yoktur. Ancak bu fiiller e er duyu eylemi anlam nda bir anlama sahip de iller ise continuous formda kullan labilirler. Örne in; See , görmek anlam nda continuous formda kullan lamaz. Yani, I am seeing diyemeyiz. Ama See off u urlamak demektir ve continuous formda kullan labilir. Çünkü u urlamak eylemi, kontrolü elimizde olan bir eylemdir. I am seeing off my friend gibi. Her continuous formu olmayan fiiller için alternatif simple zaman kullan l r. Present Continuous için Simple Present Past Continuous için Simple Past Perfect Continuous için Present Perfect alternatif olarak kullan l r.

16

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 15.12.1999 Future Perfect Yap lar The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense lerin her ikisi de ayn yerde kullan l r.

Present

Future Perfect xxxXxxx Future Perfect Continuous

Future

X

X

Gelecekte belli bir zamanda olacak eylemleri ifade etti imizde cümleyi basit Future ile kurar z. E er gelecekte belli bir zaman n öncesine vurgu yap l rsa cümle, The Future Perfect Tense veya The Future Perfect Continuous Tense lerden biri ile kurulur. Örne in; Saat be te ders ba layacak, Basit Future ile Be e kadar ders ba layacak, Future Perfect ile kurulur. The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense zamanlar n n kullan m nda dikkati çeken By edat vard r. Bu edat, bir cümlede varsa mutlaka Future Perfect i i aret eder. By: Exceed:
...e kadar a mak

The population of Turkey will exceed 100 millions in 2010.
( Türkiye nin nüfusu 2010 y l nda 100 milyonu a acak. )

Bu cümlede, gelecekte belli bir noktada gerçekle ecek olaydan söz edildi i için Basit Future kullan lm t r. The population of Turkey will have exceeded 100 millions by 2010.
( Türkiye nin nüfusu 2010 y l na kadar 100 milyonu a m olacak. )

Görüldü ü gibi By edat n n olmas Futre Perfectli yap ister. Yani bir cümlede ...e kadar anlam na gelen by edat n n varl Future Perfectli yap gerektirir. Peki bu cümlede niçin Future Perfect Continuous de il de Future Perfect kullan lm t r? Future Perfect kullan lm t r. Çünkü 100 milyona a ma eylemi sürekli olmay p; bir anda gerçekle en bir eylemdir. Bu yüzden continuous kullan lmam t r. Zamanlar n kullan m nda bu ekilde spesifik özelliklerine de dikkat etmek gerekir. S navlarda, The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense lerle ilgili sorularda bu iki zaman n ikisi de klarda verilmez. Çünkü ikisi de ayn yerde kullan l r ve ayn anlama gelir.

17

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

By ve Until / Till Aras ndaki Kullan m Fark By: Until / Till:
...e kadar ...e kadar

kisi de ....e kadar anlam na gelen bu iki edat aras nda çok önemli bir kullan m fark vard r. E er konu ma an ile gelecekte belirtilen zaman aras nda eylem sürekli oluyorsa Until / Till kullan l r. E er konu ma an ndan sonra ...e kadar ifadesinin geçti i bir noktada eylem oluyorsa By kullan l r ve bu da Future Perfectli yap gerektirir. Bu aç klamay zaman çizelgesinde gösterecek olursak;
Present Until / till Future Present by Future

XxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxX Present Saat 10 Present

X

X
Saat 10

X

Olay n gerçekle ti i nokta

I will study untill 10 o clock. ( Saat ona kadar çal aca m ) He will have called us by 10 o clock. ( Saat ona kadar bize telefon edecek.) Birinci cümlede, zaman çizelgesinde de görüldü ü gibi konu ma an ndan gelecekte belirtilen zamana kadar çal ma eylemi sürekli yap lacakt r. Burada süreklilik oldu u için by art k kullan lamaz; until kullan l r. kinci cümlede ise, telefon açma eylemi konu ma an ndan gelecekte belirtilen zamana kadar sürekli de il de bir noktada gerçekle ecektir. Bu kullan m da by edat n gerektirir ve by kullan m da Future Perfect i i aret eder. Not: Edatlar n kullan m özelli inden dolay By cümlenin ba na da gelebilir. Normalde edatlar n as l yerleri cümle sonlar d r. Ama kullan m yerleri de i ebilir. By the end of next month, we will have completed our study.
( Bu ay n sonuna kadar çal mam z tamamlam olaca z. )

E er gelecekte yap lacak bir eylemi, öncesi ile ili ki kurarak aktaracaksak tense olarak Future Perfect kullan r z. By the end of year, I will have been working at D.U. for 15 years.
( Y l sonuna kadar, Dicle Üniversitesinde 15 y ld r çal makta olaca m. )

For edat n n Farkl Perfect ifadelerindeki Kullan m Now, I have been studying for three hours. ( The Present Perfect Continuous Tense )
( u anda üç saatten beri çal maktay m. )

When you phoned, I had been studying for three hours. ( The Past Perfect Continuous Tense )( Sen
telefon etti inde, üç saatten beri çal maktayd m. )

By the end of this month, I will have been teaching Engilish for three years. ( The Future Perfect
Continuous Tense ) ( Bu ay n sonuna kadar üç y ld r ngilizce ö renmekte olaca m. )

Not: Sorulan bir soru üzerine for un kullan m yukar daki cümlelerde anlat ld .
18 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Zamanlar n Kullan m ndaki Kar kl klar 1. ) Simple Past Present Perfect Kullan m : Bu iki zaman n kullan m nda Türkçe nin yap s ndan kaynaklanan baz kar kl klar vard r. Bu kar kl klar gidermek için zamanlar n ngilizce deki tan m ndan ba layal m. Simple Past: Geçmi te, belli bir zamanda olmu , bitmi olaylar aktar r. Yani Simple Past kullanabilmek için kesinlikle zaman n belli olmas ve olay n olmu - bitmi olmas gerekmektedir. E er bu iki art eksik ise, kesinlikle Simple Past kullan lamaz. Bu durumda Simple Past n alternatifi olan Present Perfect e gidilmelidir. I saw him three days ago. ( Onu, üç gün önce gördüm. ) They signed a peace agreement in 1990. ( Onlar, 1990 y l nda bir bar antla mas imzalad lar. ) Görüldü ü gibi birinci cümlede görme eylemi olmu -bitmi ve belli bir zamanda ( üç gün önce ) olmu tur. Bu nedenle Simple Past kullan lm t r. kinci örnek için de ayn aç klama geçerlidir. E er olay geçmi te belirsiz bir zamanda olmu sa ve etkisi konu ma an nda da devam ediyorsa art k Simple Past kullan lamaz. Bu durumda Simple Past n alternatifi olan Present Perfect e gidilir. My family has moved many years before. (Ailem, birkaç y l önce ta nm . ) Burada ta nma eylemi, hem belirsiz bir zamanda olmu hem de etkisi konu ma an nda devam etmektedir. Bu nedenle Simple Past kullan lmam ; alternatifi olan Present Perfect e gidilmi tir. Olay n etkisi durumunu bir örnekle açacak olursak; I lost my key. ( Anahtar m kaybettim. ) I have lost my key. ( Anahtar m kaybetmi im. ) Birinci cümlede geçmi te olmu -bitmi olan kaybetme eyleminin etkisi konu ma an nda yoktur. Bu nedenle kaybedilen anahtar n bulundu u anla l r. kinci cümleden ise anahtar n henüz bulunamad ve kaybetme eyleminin etkisinin konu ma an nda da var oldu u anla l r. Simple Past Present Perfect kullan m nda yukarda anlat lan detaylara dikkat edilmelidir. Ayr ca Present Perfect kullan m nda önemli bir husus daha vard r. E er verilen bir cümlede bizi Present Perfect e götüren bir i aret yoksa ( yet, just, for, since vb. gibi ) olay n etkisi ve zaman dü ünülerek sonuca var l r. Present Perfect li bir cümlede e er bir zaman dilimi kullan lm sa ( this month, this century, this day vb. ) bu zaman diliminin etki alan devam etmelidir. Zaman dilimleri de genellikle this ile ba larlar. Örne in, saat ö leden önce on birde kahvalt yap lmad söylenmek istense Simple Past kullan lamaz. Çünkü ö le yeme ine kadar yap lacak bir yeme eylemi kahvalt olacakt r. Bu nedenle Present Perfect kullan lmal d r. E er ö leden sonra o gün için kahvalt
19 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

yap lmad söylense art k yap lacak bir yeme eylemi kahvalt olamayaca ndan Present Perfect kullan lamaz; kullan lacak zaman Simple Past olmal d r. Saat 11.00 Saat 14.00 Today, I have not had breakfast. ( Bu gün kahvalt yapmam m. ) Today, I did not have breakfast. ( Bu gün kahvalt yapmad m. )

2. ) Present Continuous Present Perfect Continuous Kullan m Present Continuous k sa bir zaman dilimi ile s n rl d r. Olay n sadece u an ile ilgilenilir, öncesi ile bir ili kisi kurulmaz. Present Perfect Continuous ta ise, olay n öncesine gitmek gerekir. I m living in Diyarbak r now. ( imdi D. Bak r da ya yorum. ) Bu cümlede sadece olay n u an ile ilgileniliyor. Ayr ca k sa bir zaman dilimi vard r. Bu nedenle Present Continuous kullan m gerektirir. I have been living in Diyarbak r for five years. ( Be y ld r Diyarbak r da ya amaktay m. ) Bu cümlede ise sadece olay n u an de il öncesi de i in içindedir. Böyle bir ifadede art k Present Continuous kullan lamaz, alternatifi olan Present Perfect Continuous kullan lmal d r. She is working in a bank, now. ( at present ) She has been working in a bank since last year. ( öncesi ile ili kili )

20

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar 19.12.1999 Zamanlar n Kullan m na Baz Örnekler I haven t received the documents yet. ( Hala belgeleri almad m. )
Present Perfect

Bu cümlede, have var ve fiil üçüncü haldedir. Bu nedenle Present Perfect ile kurulmu bir cümledir. Bu cümleyi ..........almam m. diye Türkçe ye çevirmek ngilizce aç s ndan daha uygundur. Ama Türkçe ye uygunluk aç s ndan .......almad m diye çevrilir. Bu yüzden ngilizce den Türkçe ye çeviri yaparken genel yap y ve anlam bozmamak art yla kula a ho geldi i ekilde çevirmek gerekir. Bu ekilde cümleyi çevirirken, sanki cümle Simple Past ile kurulmu gibi alg lan r. Gerçekte cümle görüldü ü gibi Present Perfect ile kurulmu tur. Bu nedenle yap lan bu aç klama çeviri için geçerlidir. Yani ngilizce de yukar daki cümlede Simple Past kullan lamaz. To receive: almak, kabul etmek. To conceive: kavramak, alg lamak Reception: kabul edilen yer ( Receive n isim halidir. Di er fiiller de bu ekilde isimle tirilebilirler. ) Concept kavram Co, Con, Com (ses uyumuna göre ): beraber Per: ...için, kar s nda. To perceive: idrak etmek, alg lamak. De: olumsuzluk katan bir ön ektir. To deceive: kand rmak, aldatmak. Deceptive: aldat c . Dikkat edilirse, yukar daki kelimelerin hepsi receive den türetilmi tir. Dolay s yla bir kelimenin anlam bilinirse, türevlerinin de anlamlar n bulunabilir. Ö renilen bu kelimeleri, türevleri ile birlikte yazarak çal mak daha verimli olacakt r. The E.U will be contributing to our economy enormously in the years ahead.
Future Continuous ( A. B, önümüzdeki y llarda ekonomimize büyük ölçüde katk da bulunuyor olacak. )

Yukar daki örne in aç klamas na benzer ekilde cümlemizin zaman n çözümlüyoruz. will var, Future; be var Continuos; yani Futre Continuous tur diyoruz. Enormously: Ahead: To contribute: To distribute: To attribute: To retribute:
büyük ölçüde, çok. dosdo ru, ileri katk da bulunmak. da tmak. ...e at fta bulunmak, ...e ba lamak. cezaland rmak

Tribu Latince bir kelime olup; Roma döneminde ortaya ç km t r. A iret anlam ndad r. Roma döneminde üç önemli a iret varm . Tribun ise, a iret liderinin a iret bireylerinin etkinliklerini izlerken oturdu u yüksek yer demektir. Statta oturulan yer anlam ndaki tribün kelimesi buradan gelmektedir.

21

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

They had been waiting for three hours when we arrived there.
Past Perfect Continuous Simple Past ( Oraya vard m zda, onlar üç saatten beri beklemekteydiler. )

Fiil kelimelerinin anlamlar bilinmezse de zamanlar n kullan m na hakim olmak bizi sonuca götürebilir. Örne in bu cümleyi zaman uyumu aç s ndan irdeleyebiliriz. Burada Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullan lamazd . Çünkü Past Continuous eylemin sonras na da gider. Halbuki örne imizde, biz oraya vard m zda bekleme eylemi art k bitmi tir ve eylemin sonras na gidilmez. Bu yüzden Past Perfect Continuous kullan lm t r. Bu ifadeyi zaman çizelgesinde gösterecek olursak;

Simple Past xxxxXxxxx Past Perfect Continuous Past Continuous

Present

X

***** Gramer çin Kaynaklar: 1.) A. J. Thomson, A.V. Martinet: Kullan l ngilizce Dilbilgisi Rehberi. 2.) Betty Schrampfer Azar: Fundamentals Of Engl sh Grammar ( I, II, III ) The workers will have given up going on strike. ( çiler, greve gitmekten vaz geçmi olacaklar. ) Go on strike: greve gitmek When he arrived at the station, the train had left. ( O istasyona geldi inde tren ayr lm t . )
S. Past Past Perfect

Not: Temel cümlecik Past Perfect ise, zanan cümleci i Simple Past olmal d r. Her iki cümlecikte kesinlikle Past Perfect kullan lamaz. When I arrived home my father was reparing his car.( Eve vard mda babam arabas n tamir
ediyordu. ) ( Bu cümleden, babam n hala arabay tamir etti ini ve benim bu eylemi yapt anla l r. ) n gördü üm

When I arrived home my father had repared his car. ( Eve vard mda babam arabas n tamir
etmi ti.) ( Bu cümleden, babam n arabay tamir etmi oldu unu ve benim bu eylemi görmedi im anla l r. )

When I arrived home my father had been reparing his car. ( Eve vard mda babam arabas n
tamir etmekteydi. ) ( Bu cümleden, babam n arabay , ben eve varmadan k sa bir süre önce tamir etmi oldu unu ve benim bu eylemi görmedi im anla l r. )

u ana kadar birkaç test olduk. We have had several tests so far.

22

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

imdiye kadar So far By far Up to now Until now Up to the present ( time ) Till now Such far To date Hitter to Hepsi imdiye kadar anlam ndad r. Cümlenin ak na göre ile hangi zaman n kullan laca n kestirebilmek gerekir. u ana kadar ifadeleri

MODALS Modal , mod dan gelir. Mod, kip anlam na gelir. Dolay s yla Modal, Kiplik demektir. Modal lar yard mc fiil sisteminden yararlanan ama farkl fonksiyona sahip ünitelerdir. I don t speak. ( Konu mam. ) I can speak. ( Konu abilirim. ) Görüldü ü gibi yard mc fiiller, anlamlar n yükleme katmazlar. Ama Modal lar anlamlar n yükleme katarlar. Can: May:. Be able to: Must: Have to: Should: Ought to:
...e bilmek: güç, yetenek ..ebilmek: olas , tahmin ..e bilmek: Can e e ittir. ...meli, ...mal : Must ta zorunluluk söyleyenden kaynaklan r, zorunda olmak. Zorunluluk var: Have to da ise d ardan kaynaklan r. gerekir. Her ikisi de tavsiye öneri anlam nda kullan l r. kisinin aras nda gerekir. çok az bir nüans fark vard r, ayn anlamda kullan labilirler.

-bilir

-meli, -mal

Modal lar n Kullan m 1.) Modal lar çekimsizdir. Yani ah slara göre de i mezler. 2.) Modal lar daima V1 ile kullan l rlar. 3.) ki modal kesinlikle yan yana kullan lmaz. Örnekler; They can accomplish the project in time. ( Onlar zaman nda projeyi tamamlayabilirler. )( Güç, yetenek ) He may go abroad next year. ( O önümüzdeki y l yurt d na gidebilir. ) ( Tahmin ) ***Not: Can ile May yap s olumsuz cümlelerde tamamen birbirinden ayr l r.

23

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I may go. ( Gidebilirim ) ( tahmin) I can go. ( Gidebilirim ) ( güç, yetenek )

I may not go. ( Gitmeyebilirim ) ( tahmin ) I can not go. ( Gidemem ) ( güç, yetenek )

We are able to produce more goods. ( Daha fazla mal üretebiliriz. ) ( Güç, yetenek ) Accomplish: Produce: Goods:
gerçekle tirmek, tamamlamak, bitirmek, yapmak üretmek ürün, e ya, mal

You must wait for us untill 5 o clock. ( 5 e kadar bizi beklemelisin. ) ( Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. ( Günde üç defa di lerini f rçalamal s n.) ( Zorunluluk
d ardan )

Turkey should put emphasis on the production. ( Türkiye üretimine önem vermelidir. ) ( Nasihat var. ) Put: Vermek, koymak, yerle tirmek. ***Not: E er herhangi bir modal, yukar da belirtilen üç özelli e uymazsa veya kullan m nda bu özellikler eksikse o zaman semi modal olur. Be able to ve Have to gibi. Örneklerde de görülece i gibi bunlar çekime de girer; ba ka modallar ile de kullan labilirler. He must be able to resign. ( O istifa edebilmelidir. ) The minister must be able to confess everything. ( Ba kan her eyi itiraf edebilmelidir. ) Confess: itiraf etmek. ***Not: Görüldü ü gibi iki modal bir arada kullan ld nda önce tam modal sonra semi modal yaz l r. Çeviri yaparken de önce semi modal n anlam söylenir. A child should be able to walk when he is 7 month. ( Bir çocuk, 7 ayl k oldu unda yürüyebilmesi
gerekir. )

He may have to resign upon corruption. (O, rü vet almadan dolay istifa etmek zorunda kalabilir) A teacher must be able to travel. ( Bir ö retmen seyahat edebilmelidir. ) We may have to give up the project. ( Projeden vaz geçmek zorunda kalabiliriz. ) We must be able to see him tomorrow. ( Onu yar n görebilmeliyiz. ) He may have to explain the events. ( O olaylar aç klamak zorunda kalabilir. )

24

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 22. 12. 1999 Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Maight was / were able to ------Had to -------------Future ------------Will be able to ------Will have to ------------

Future formu olmayan modallar n present formu future anlam nda Türkçe de oldu u gibi kullan l rlar.

Modal lar n Past ve Future Kullan mlar n n Özel Anlamlar Could Was / Were able to Kullan m

Could, ( ...e biliyordu. ) geçmi te yap lm sürekli olaylar için kullan l r ve içinde bir yor anlam gizlidir.( Could not ile Couldn t kullan mlar n n anlamlar birbirinden farkl d r. Bunlar sonraki derslerimizde ö renece iz. Yaz dilinde k saltma yapmak uygun de ildir.) Was / Were able to, ( ...e bildi ) geçmi te yap lm bir tek olay için kullan l r. We could see each other. ( Biz birbirimizi görebiliyorduk. ) Each other: each = her bir, other = di eri. Each other: her bir di eri = birbiri He could put aside some money when he was young. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu. ) We were able to see each other. ( Biz birbirimizi görebildik. ) He was able to recognize the corpse. ( Cesedi te his edebildi. ) Recognize: Corpse:
tan mak, te his etmek ceset

I was able to attain my goal. ( Ben amac ma ula abildim. ) Goal: To attain:
amaç ...e ula mak

Attain kelimesinin kökü olan tain KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. Asl Latince olup, tenere dir. Tutmak anlam na gelir. Tain den ngilizce de baz kelimeler türetilmi tir. imdi bunlar ö renelim. Maintain: Main, Latince deki mano dan köken al r. Mano el anlam ndad r. Dolay s yla Maintain elde
tutmak, muhafaza etmek anlam na gelir. E anlaml lar a a dad r. Sustain: tutmak, dü mesine engel olmak, muhafaza etmek Continue: devam etmek, sürmek, dayanmak, üstünde durmak

25

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Keep: Preserve: Contain: Retain: Detain: Pertain: Obtain: Attain:

tutmak, saklamak, muhafaza etmek korumak, esirgemek, saklamak Con = beraber, Tain = tutmak. Contain, beraber tutmak = içermek, ihtiva etmek Re = tekrar, yeniden. Retain, yeniden tutmak = ....e tutmak ( soyut anlamda, haf zada tutmak) göz alt nda tutmak. Per = için, Pertain, ...için tutmak = ilgili olmak. elde etmek, sa lamak. ...e ula mak.

Amaç kelimelerini de ö renecek olursak; Goal, Aim, Purpose, End, Objective, ntention, Motive: amaç Might n Kullan m He might go home. ( O eve gidebilirdi. ) Gidebilirdi ama gitmemi anlam n verir. May n Past ifadesi Might , geçmi te zay f bir ihtimali belirtmek için kullan l r. Yani may kullan m na göre ihtimal daha zay ft r. Fazla yayg n bir kullan m yoktur. Yan cümleci i olan ifadelerde zaman uyumunu sa lamak aç s ndan might kullan m na gidilir. Must Must n Past formu olmad için geçmi te zorunluluktan dolay yap lan bir eylemin zorunlulu unun söyleyenden veya d ardan kaynaklanmas önemli de ildir. Yani geçmi te yap lan bir eylem için zorunluluk ay r m ve bundan dolay ngilizce de farkl bir kullan m yoktur. Had to: ...gerekti Gerekti anlam na gelir. lerdeki konularla kar mamas için bunun iyi ö renilmesi gerekir. Geçmi te bir zorunluluktan dolay yap lmas gereken ve yap lm eylemleri ifade etmek kullan l r. He had to sell his house. ( O nun evini satmas gerekti. ) Borcu vard veya kom ular iyi de ildi vs. Ama bir zorunluluktan dolay evini satmas gerekliymi ve evini satm . Bu cümleyi ....gerekiyordu diye çeviremeyiz. Çünkü evi satma eylemi olmu bitmi bir eylemdir. The Goverment had to punish the responsibles. ( Hükümet, sorumlular cezaland rmak zorunda kald . ) Punish: Responsible: Responsible for: Responsiblility:
cezaland rmak sorumlu ...den sorumlu sorumluluk

He had to give up the scheme. (O nun projeden vazgeçmesi gerekti) Scheme: ema, proje
26 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Had to yap s n olumsuz yapmak için iki yol vard r. kisi de ayn anlama gelir. Bu yap da olumsuzluk gerekti inde ikisinden biri kullan labilir. 1.) He had not to give up the scheme. 2.) He didn t have to give up the scheme.
( Projeden vazgeçmesi gerekmedi. ) ( !! !! !! )

We didn t have to accept their sanction. ( Onlar n yat r mlar n kabul etmemiz gerekmedi. ) We had not to accept their sanction. ( Onlar n yat r mlar n kabul etmemiz gerekmedi. ) Sanction: Accept:
yat r m kabul etmek

will be able to Kullan m ....e bilecek anlam ndad r. ngilizce de, normalde be able to present kullan m bir Future anlam da içermektedir. Bu özellik Türkçe de de böyledir. Bu nedenle ...e bilecek anlam na gelen wiil be able to ifadesi gelecekte yap labilecek her durum için kullan lmaz ve özel bir kullan m ekli vard r. Yani will be able to gelecekte ilk defa yap lacak eylemleri ifade etmede kullan l r. After a few lessons, I will be able to drive a car. ( Birkaç dersten sonra araba kullanabilece im. ) Bu cümleden, daha önce araba kullanmas n bilmedi im, dolay s yla hiç kullanmad m, ald m derslerden sonra ilk defa araba kullanabilece im anla l r.

will have to Gerekecek anlam ndad r. Sade ve zor olmayan bir kullan m vard r. Next week, the Cabinet will have to fix salary rise. ( Hükümetin, gelecek hafta maa art lar n
saptamas gerekecek.)

He will have to come. ( O gelmek zorunda kalacak. ) Fix: Salary: Rise:
tespit etmek, saptamak. maa yükseli , art , zam.

PERFECT MODALS Ad ndan da anla laca gibi bu ba l k alt nda modallar n perfect kullan m n görece iz. Bu yap , modallara present perfect yani have + V3 eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detayl olarak görece imiz gibi bu yap lar Unreal yap lard r. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlat lanlar KPDS de sorulmayan detaylard . Ama hem Perfect Modals konusuna haz rl k hem de temel modal bilgileri anlam nda iyi ö renilmelidir. KPDS s nav nda modal konusundan as l olarak Perfect Modals yap lar ndan
27 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

soru gelmektedir. Anlama, bo luk doldurma ve di erleri gibi konularda da Perfect Modals tan soru gelebilir. Bu konu, hem kar k hem de KPDS için önemli olmas nedeni ile dikkatle çal lmal ve iyi ö renilmelidir. Ayr ca ba ka kaynaklarda çok kar k bir ekilde anlat ld için kursta konu bittikten sonra ba ka kaynaklardan bak lmal d r.

Must Have to Should Ought to

+ Have + V3 = Perfect Modals ( Unreal Yap lard r. )
Must + Have V3 ifadesi di erlerinden ayr larak

Perfect Modals kullan mlar nda farkl anlam yüklenmi tir.

Must + Have V3 Must + Have V3, ....m olmal anlam na gelir. Bu yap geçmi e yönelik güçlü bir tahmin için kullan l r. Örne in, biri girdi i s navdan sonra ne eli görüldü ünde s nav iyi geçmi olmal deriz. Burada geçmi e yönelik güçlü bir tahmin yap yoruz. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de s navdan ç kan n ne eli olmas d r. D ar ç kars n z yerler nemli, ak am ya mur ya m olmal dersiniz. Yine iyi derecede ngilizce konu an biri için ngiltere de ö renim görmü olmal deriz. Örnekler ço alt labilir. Önemli olan Must + Have V3 ün geçmi e yönelik güçlü tahminlerde kullan ld n bilmektir. The roads are wet, t must have rained last night. (Yollar nemli, dün gece ya mur ya m olmal . ) She speaks German fluently, She must have studied in Germany. ( O Almanca y ak c bir ekilde
konu uyor, Almanya da ö renim görmü olmal . )

Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 ....m olmal yd veya gerekirdi anlam ndad r. Her üç kullan m da ayn anlamdad r. Geçmi te yap lmas gerekli ama yap lmam olan eylemler için kullan l r. Örne in, biri s nava iyi haz rlanm ama s nav geçememi . Bu durumda geçmi olmal yd deriz. ngilizce de bunu söylemek için yukar daki üç yap dan birini kullan r z. En s k kullan lan Should + Have V3 yap s d r. Yukar daki aç klamada da geçti i gibi, ....m olmal yd veya gerekirdi diye bu yap lar çeviriyoruz. Yani geçmi te olmas gerekli fakat olmam eylemleri bu ekilde ifade ediyoruz. Bu yap lar n gerekirdi anlam ile daha önce ö rendi imiz Had to = Gerekti anlam kar kl k yarat yor. Had to = Gerekti ifadesi ise, geçmi te yap lmas gerekli ve yap lm olan eylemler için kullan l r. Yani gerekirdi ifadesi ile gerekti ifadesini kar t rmamak gerekir. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çal mak ve iyi ö renmek gerekir. The Goverment should have taken the necessary steps. ( Hükümet gerekli önlemleri alm
olmal yd )

Step: ad m, önlem. He study hard ; he should have passed the exam. ( O s k çal r; s nav geçmi olmal yd . )
28 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

It is too late. My father should have called up so far. ( Çok geç oldu. Babam imdiye kadar aram
olmal yd . )

You shouldn t have shouted at me. ( Bana ba rman gerekmezdi. ) The Goverment should have punished the responsibles. ( Hükümet, sorumlular cezaland rmal yd . ) We ought to have warned them. ( Onlar uyarmam z gerekirdi. ) We had to warn them. ( onlar uyarmam z gerekti. ) Could + Have V3 ...m olabilirdi veya ....e bilirdi anlam ndad r. Güç, yetenek anlam nda, geçmi te yap labilecek ama yap lmam eylemleri ifadede kullan l r. Our Goverment could have improved our standarts. ( Hükümetimiz, standartlar m z geli tirebilirdi. ) mprove: geli tirmek, iyile tirmek Bu cümleden, Hükümetin standartlar geli tirme gücüne sahip oldu unu fakat bu geli tirmeyi yapmad n anl yoruz. They could have caused a crisis of confidence. ( Bir güven krizine yol açabilirlerdi. ) Confidence: güven Cause: ... e sebep olmak Might + Have V3 ...m olabilirdi veya ....e bilirdi anlam ndad r. Fakat burada ihtimal anlam vard r. Asl nda geçmi bir olay n olas l olamaz ama Might + Have V3 kullan m genelde geçmi te tehlike arz eden durumlarda kullan l r. Bu kullan m daha sonra Unreal yap larda detayl incelenecektir. She might have fallen down. ( O dü ebilirdi. ) She might have killed her husband by mistake. ( Yanl l kla kocas n öldürebilirdi. ) Mistake: Kill:
yanl l k, hata öldürmek

Böylece Modal olarak temel kullan mlar görmü olduk. Gördü ümüz bu temel kullan mlar n d nda geni bir ekilde modal kullan m varyasyonlar da vard r. Ana kullan mlar ö rendikten sonra kar la aca m z bu varyasyonlar da çözebiliriz. Örne in: He was ill this morning. He may have gone home. ( O bu sabah hastayd . Eve gitmi olabilir. ) ...m olabilir yap s daima olas l k bildirdi inden bu yap da May + Have V3 yap s nda Can kullan lamaz. Yani Can + Have V3 eklinde bir kullan m ngilizce de yoktur. Ama olumsuz ve soru yap s vard r.
29 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Such a man can t have done that. ( Böyle bir adam bunu yapm olamaz. ) Örnek Model Cümleleri He may have been waiting for us. ( O bizim için beklemekte olabilir. ) He may have resigned. ( O istifa etmi olabilir. ) They must be studying now. ( Onlar çal yor olmal . ) She must have been developing a new method. ( O yeni bir metot geli tirmekte olmal . ) He was able to see his boss. ( O patronunu görebildi. ) He has been able to see his boss. ( O patronunu görebilmi . ) He had been able to see his boss. ( O patronunu görebilmi ti. ) The two sides, could have resolved the dispute. ( ki taraf anla mazl
çözebilirlerdi. )

Unreal yap oldu u için cümle olumlu görülmesine kar n olumsuz anlamdad r. Resolve: Solve: Settle
çözmek ( bir problemi, bir sorunu... ) çözmek ( kimyasal anlamda) halletmek

Bu cümlede, KPDS için hayati önemde olan pute kelimesinin kökü ve türevlerini ö renecek olursak: Pute, Latince kökenli bir kelime olup, Putare den gelir. Putare hesaplamak, dü ünmek anlam ndad r. Genelde bu kelime kökünün anlam na göre türevleri çevrilir. Dispute: Compute: Repute: mpute:
dis = olumsuzluk, pute = dü ünmek, Dispute = anla mazl k, tart ma com = beraber, Compute = beraber dü ünmek, Computer: Bilgisayar. tekrar dü ünülen, ün, öhret. suçlamak, itham etmek

I should have turned down their proposal. ( Önerilerini ret etmi olmal yd m. ) She has to have sold her car. ( O arabas n satm olmal yd . ) They ought to have submitted their report. ( Onlar raporlar n sunmu olmal yd lar. ) Submitte: sunmak We had to sell all our properties. ( Tüm mallar m z satmam z gerekti. ) Property: mal, mülk, e ya. People shouldn t have exalted the statue of computers. ( nsanlar n bilgisayar statüsünü yüceltmeleri
gerekmezdi. ) Exalt: yükseltmek, övmek, yüceltmek.

30

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He shouldn t have revealed my secret.( S rlar m aç a ç karmas gerekmezdi; ....ç karmamal yd . ) Reveal: aç a ç karmak, göstermek, aç klamak You oughtn t to have said all these to him. ( Bunlar n tümünü ona söylemen gerekmezdi. ) We had to discharge this patient. ( Hastay taburcu etmek zorunda kald k. ) Discharge: taburcu etmek. We must have seen him. ( Onu görmü olmal y z. ) ****Can ile olumlu perfect modal yap lamaz. Can + Have V3 yap s yoktur. Yani; He can have said this eklinde bir cümle kuramay z. Ama olumsuz yap da olabilir. Can t + Have V3 eklinde cümle kurulabilir. Örnek verecek olursak;

She can t have killed her friend. ( O arkada n öldürmü olamaz. ) They should have considered the offer. ( Öneriyi dü ünmü olmal yd lar. ) He must have gone. ( O eve gitmi olmal . ) He may not have brought it. ( Onu alm olmayabilir. ) She may not have passed the exam. ( O s nav geçmi olmayabilir. ) He is able to realize his goal. ( O amac n gerçekle tirebilir. ) He was able to realize his goal. ( O amac n gerçekle tirebildi. ) He had been able to realize his goal. ( O amac n gerçekle tirebilmi ti. ) We could have passed the exam. ( S nav geçmi olabilirdik. ) We might have had an accident. ( Kaza yapm olabilirdik. Ya kaza yapsayd k olarak da çevrilebilir. ) nilizceyi ngiltere de ö renmi olabilirdik. ( We could have learnt English in England. ) Evimizi satmam olabilirdik. ( We could not have sold our house. ) Sen aya n k rm olabilirdin. ( You might have broken your leg. ) He had to reject salary rise. ( Maa art n ret etmesi gerekti. ) Ject: atmak, f rlatmak anlam ndad r. Latince kökenli olup, ngilizce ye ject , Frans zca ya jet olarak
geçmi tir. Türkçe de, Frans zca dan geldi i için jet (uçak ) olarak kullan l r. KPDS için önemli bir kelimedir. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. nject: n = içine, ject = atmak, nject = içine atmak, enjekte etmek, i ne yapmak Reject: Re = yeniden, Reject = yeniden atmak, ret etmek Eject: d ar ya do ru atmak. ( teyplerde vard r. ) Object: ...e atmak, itiraz etmek, kar ç kmak. Project: Pro = ileriye, ...n n yerine, Project = ...n n yerine atmak, tasarlamak.

31

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

The committe members could have given more concession. ( Komite üyeleri daha fazla ödün
verebilirlerdi. )

***Concession: taviz, ödün, ayr cal k. KPDS de çok geçiyor. yi bilinmeli. He ought to have provided us with more accurate data. ( Bize daha do ru bilgiler sa lam
olmal yd . )

Provide: temin etmek, sa lamak. Önemli bir kelime ve KPDS de de sorulmu önemli bir özelli i var. E er
provide , sonras nda sa lanan nesne belli ise, with ile geçi yapar. Yukar daki cümlede sa lanan ey daha do ru bilgi dir. Yani nesne belli oldu u için with ile geçi yapm t r.

Provition: Accurate: Accuracy: Accuratly: naccurate: naccuracy: naccuratly: Data:

teminat do ru. cure = tedavi den köken al r. do ruluk do ru bir çekilde yanl yanl l k yanl bir ekilde veri. Latince asl Datum dur. Latince de sonu m ile biten kelimeler ngilizce ye geçince a ile sonuçlan rlar.

The Gaverment must have overcome the economic recession in Irak. ( Hükümet, Irak ta
ekonomik durgunlu un üstesinden gelmi olmal . )

Recession:

(ekonomik ) durgunluk. Cocession ve Recession kelimeleri her bir KPDS s nav nda en az 2030 defa geçer. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. Overcome: üstesinden gelmek

Di er Modal lar had better: ...se iyi olur We had better get up early. ( Erken kalksak daha iyi olur. ) would rather / sooner: ye lemek, tercih etmek I would rather die than do it. ( Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. ) Die: Dead: Death:
ölmek ölü ölüm

We would sooner sell than rent it. ( Kiralamaktansa almay tercih ederim. ) ****Not: E er would rather / sooner formundan sonra bir cümlecik gelirse, bu cümleci in zaman mutlaka Simple Past t r. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS de sorulmu . I would rather ( that ) you remained at home. ( Evde kalman tercih ederim. )
S. Past

I would sooner ( that ) you remained at home. ( Evde kalman tercih ederim. )
Simple Past

32

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

would rather / sooner formunun ilk kullan m nda, modal oldu u için hemen sonras nda V1 geliyordu. Burada ise, sonras nda that ile geçi yapm ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. Bu cümleci in zaman mutlaka Simple Past olmak zorundad r. Kar k bir konu oldu u için mant daha sonra aç klanacakt r. Remain: kalmak used to: ...irdi ( Geçmi te al kanl k gere i yap lan olaylar ifade ederken kullan l r. ) I used to smoke when I was at university. ( Üniversitedeyken sigara içerdim. ) Bu cümlede, söyleyenin u anda sigara içmedi i anlam gizlidir. Ayr ca genelde used to yap s but ile geçi yapar. I did not use to smoke. ( Eskiden sigara içmezdim. ) Did you use to smoke? ( Sigara içmez miydin? ) Used to yap s n n olumlu ve sorusunda görüldü ü gibi did yard mc fiilinden faydalan l r. Yard mc fiil devreye girdi inden use eklinde birinci hale döner.( Simple Past Tense nin özelliklerinden hat rlay n z. ) Gerçi bu tart ma konusudur. used to modal oldu u için direk not alabilir diyenler de vard r ve bu kullan m informal olarak kullan lmaktad r. Ama gramer olarak used not to kullan m yanl t r. Used to yap s n n soru ve olumsuzunda do ru kullan m yukar daki gibidir. She used to gamble, but now she dosen t. ( O kumar oynard ama imdi oynamaz. ) Did you use to play football. ( Futbol oynar m yd n?) My father didn t use to watch T.V, but now he is always before the screen.
( Babam T.V izlemezdi ama imdi daima ekran n önündedir. )

Screen: Gamble: Would: Dare: I Daresay:

ekran oyun, kumar ...irdi ( Geçmi te al kanl k gere i yap lmayan olaylar ifade etmek için kullan l r. ) Cesaret etmek San r m, Galiba

may / might as well: Bari..........se Bu yap genelde might ile kullan l r. You might as well come tomorrow. ( Bari yar n gelseydin. ) I Daresay ( San r m, galiba ) I daresay you are right. ( San r m hakl s n z. )

33

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

be going to Gelecek zaman ifade etmek için kullan lan bir kal pt r. Yak n gelecek diye de tan mlan r. En güzel ifadesi gelece e dair önceden planlanm veya yak n zamanda olmas kesin olan eylemleri ifade etmektir. I will write his composition. ( Kompozisyonunu yazaca m. ) ( önceden planlanmam . ) I am going to write his composition. ( Kompozisyonunu yazaca m. ) ( önceden planlanm . ) was / were going to: Geçmi te yap lmas dü ünülüp yap lmam eylemleri ifade etmek için kullan l r. Last night, we were going to visit you, but we had some guests. ( Geçen ak am sizi ziyarete
gelecektik ama misafirlerimiz vard . )

34

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 29. 12. 1999 NEED Need , di er modallardan farkl bir özelli e sahip oldu u için en sona b rak ld ve di erlerinden ayr olarak veriliyor. Need hem modal hem de esas fiil niteli inde olmak üzere iki ayr kullan ma sahiptir. Her iki durumda anlam hemen hemen ayn d r. ihtiyac nda olmak, gereksinim duymak anlam na gelir. E er modal olarak kullan l rsa daha önce söylenen üç modal özelli ini de ta mas gerekir. Esas fiil olarak kullan l rsa di er fiiller gibi çekime girer. Bu özelliklerden yola ç karak kullan m n n modal m yoksa esas fiil mi oldu u anla l r. I need learn English. ( ng. Ö renmem gerekir veya ng. ö renmeye ihtiyac m var) Görüldü ü gibi need den sonra fiil birinci halde, çekilmemi ve ba ka bir modal yok. Bu özelliklere sahip oldu u için need burada modal olarak kullan lm t r. Ama need modal olarak pek olumlu yap da kullan lmaz. Genelde olumsuz yap da modal olarak kullan l r. I needn t go there. ( Oraya gitmem gerekmez. ) She needn t study such a lesson. ( Böyle bir dersi çal mas gerekmez. ) Not: Need sadece modal olarak kullan ld nda olumsuzluk eki olan not E er esas fiil olarak kullan l rsa not almaz, bu görevi yard mc fiil üstlenir. NEED in Esas Fiil Olarak Kullan m I need to learn that. ( unu ö renmeye ihtiyac m var veya unu ö renmem gerekir. ) I need some money. ( Biraz paraya ihtiyac m var. ) I don t need anything. ( Herhangi bir eye ihtiyac m yok. ) She dosen t need anything. ( Herhangi bir eye ihtiyac yok. ) She dosen t need to resign. ( stifa etmeye ihtiyac yok veya stifa etmesi gerekmez. ) Need in yukar daki kullan m nda görüldü ü gibi modal özelli i yoktur. Need sah sa göre çekilmi , sonras nda mastar veya nesne alm . K sacas bir esas fiil i levine sahiptir. She didn t need to resign. ( stifa etmesi gerekmedi. ) Need in Simple Past kullan m , daha önce gördü ümüz have to modal n n Simple Past kullan m ile ayn anlamdad r. Yani yukar daki cümleyi;
35 http://kpds.forumsplace.com

al r.

http://kpds.forumsplace.com

She didn t have to resign ( She had not to resign. ) eklinde de yazabiliriz. Bu özelliklerden dolay Didn t need = Didn t have to diyebiliriz. Need esas fiil olarak t pk di er fiiler gibi tüm zamanlar için çekilebilir. He will need to apply for that. ( Onun buna ba vurmas gerekecek. ) She needn t have studied. ( Çal mas gerekmezdi veya çal mamas gerekirdi. ) She shouldn t have studied. ( !! !! !! !! )

Yukar daki iki cümle aras nda anlam fark var ama çok önemli olmayan bir ayr nt d r. Her iki cümle de Çal mas gerekmezdi diye çevrilebilir. *** Need modal olarak iki kullan ma sahiptir. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. ( Needn t ve Needn t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match. ( Maç iptal etmem gerekti. ) 1.) V1 almam , mastar alm 2.) S. Pasta göre çekilmi 3.) Olumlu yap da kullan lm . Bu özelliklerden dolay modal de il; esas fiil olarak kullan lm t r. Call: seslenmek, telefon açmak. Call off: iptal etmek. Syn Cancel Did thay need to warn you. ( Sizi uyarmalar gerekti mi? ) ( Esas fiil ) They needn t spend so much energy on this project. ( Bu projede bu kadar çok enerji harcamalar na
gerek yoktur, (gerekmez). ) ( Present modal )

Have you needed to confess everything. ( Her eyi itiraf etmeniz gerekmi mi? ) (esas fiil ) Confees: itiraf etmek You needn t have spoken to me that way. ( Benimle bu ekilde konu man gerekmezdi. ) ( modal ) Speak to: Way:
...e ile konu mak yol, biçim, yöntem, tarz

***Not: S navlarda, özellikle Need in Perfect Modal ; çeviri, e anlam n bulma gibi kilit noktalarda çok sorulur. She needn t study harder, because her marks are high. ( Daha s k çal mas na gerek yoktur. Çünkü
notlar yüksektir. ) ( present modal )

We don t need your help. ( Yard m n za ihtiyac m z yoktur. ( esas fiil. )

36

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

You needn t have shouted at us; we are not deaf. ( Bize ba rman gerekmezdi; sa r de iliz. )
(Perfect modal )

She needn t have complained us. ( Bizi ikayet etmesi gerekmezdi. ) ( perfect modal. ) ***Son iki cümle bize böyle ba rmamal yd n eklinde de çevrilebilir. Dikkat edilirse bu çeviri geçmi te yap lmas gerekli ama yap lmam eylemleri ifade etmek için kullan lan should + have V3 ve ought to + have V3 modallar n n olumsuz kullan m ile ayn anlamdad r. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. ( She needn t have expressed this. ) ( perfect modal. ) Yabanc dilimi de i tirmem gerekmedi (I didn t need to change my foraign language) ( esas fiil ) Yar n gelmem gerekir mi? ( Do I need to come tomorrow. ) ( esas fiil. ) Yar n gelmem gerekmez mi? ( Needn t I come tomorrow. ) ( present modal. ) Bir cümlede soru sözcü ü oldu u zaman ( where, what, who gibi ) need kullanm yoruz. Gereklilik anlam veren should veya ought to kullan l r. Bu özellik sadece need için geçerlidir.

37

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

PAZAR 02. 01. 2000 GERUNDS AND NF N T VES Bu konuda hem gramer hem de kelime ö renece iz. KPDS için çok önemli birkaç gramer bilgisi ve önemli kelimeler var ki bunlar çok iyi ö renilmeli; di erleri s nav için çok önem arzetmese de ö renilse iyi olur. Gerunds ve nfinitives konular n n her ikisi de tek ba na ele al nd nda önemli ve geni konulard r. lk önce KPDS için önemli olan k s mlar ö renece iz. Yani Gerunds ve nfinitives lerin cümlede çekimsiz boyutu ile ilgilenece iz. Gerunds ve nfinitives ler, cümlede bir harekete verilen ismdirler. Türkçe deki ismin halleri durumunda kullan l rlar. ngilizce de ise bir yüklemden sonra çekilmemi fiiller mastar yap s nda gramatikal olarak üç pozisyonda olabilirler. 1.) Gerund ( speaking, going gibi ) 2.) nfinitive ( to speak, to go gibi ) 3.) Bare infinitive ( Yal n mastar ) ( speak, go gibi ) Ö renmeyi istiyorum cümlesinde istemek cümlenin yüklemidir. ö renmeyi ise çekilmemi konumda olup, ngilizce de gramatikal olarak yukar da da söylendi i gibi üç ekilden biri ile ifade edilebilir. Bu bir sistemdir, kurallar vard r. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan ekliyle cümle yaz l r. Yal n mastarlar genellikle Causative ( ettirgenlik ) yap s nda kullan l r ki bu konuyu daha sonra görece iz. Yal n mastar kullan m spesifik özelli e sahip olup, kullan m alan s n rl d r. Bu ekilde kullan lan fiil say s da azd r. Bu nedenle cümlede çekimsiz bir fiil denince Gerunds ve nfinitives olmak üzere iki kullan m akla gelir. Bu durumda biri di eri için altarnatif konumundad r. Yani e er cümlede gerund kullan lm yorsa, onun alternatifi olan infinitive e gidilir. Bu özellik oldu u için bir konunun iyi bilinmesi, alternatifinin de çözülebilmesi anlam na gelir. Gerunds lar ile ba layal m. GERUNDS Gerund isim fiil ( verbal noun ) demektir. Bir fiilin ing alm biçimidir. Gerund lar, bir fiil ve bir isim özelli i ta rlar. Cümlede isim veya zamir olarak kullan l rlar. Yap bak m ndan ortaçlara ( present participle ) benzerlerse de kullan ve anlam bak m ndan çok farkl d rlar. Gerunds yap s geni bir konudur. Dört madde halinde anlat lacakt r. Özellikle ilk üç maddesi KPDS için çok önemlidir ve konunun % 90 n kapsar. Bunun da yüzde 70-80 i birinci maddeye dahildir. Bu üç maddenin çok iyi bilinmesi gerekir. Di er k sm ileri düzey için önemlidir. Ö renilmesi iyi olur. 1.) Bir Edattan Sonra ( After a prepisition ) Edat: Tek ba lar na bir anlam olmayan, bir isim veya isim türevi ( zamir, isim fiil gibi ) ile birlikte kullan larak anlamlar n bütünle tiren sözcüklerdir. n, on, under, of, off, with, for, over ..... gibi. He come in the room. ( buradaki in edatt r çünkü isimden önce gelir. )
38 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He come in. ( in zarft r çünkü fiili etkilemi tir. ) E er bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonras nda çekilmemi bir fiil kullan lm sa bu mutlaka gerund t r. lla da gerund olacak diye bir kural yoktur. Yüklemden sonra hiçbir ey olmayabilir veya bir isim gelebilir. Ama e er yüklemden sonra edat var ve sonras nda da çekilmemi bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmal d r. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullan lacak. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi ö renmemiz gerekir. The members are thinking of appointing him as their president. ( Üyeler, onu ba kanlar olarak
atamay dü ünüyorlar. )

a) to appoint b) appoint

c) appointing

Bo lu a appointing gelmelidir. Çünkü yüklemden sonra edat vard r ve edattan sonra e er çekilmemi bir fiil varsa bu gerund olmak zorundad r. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Böyle sorularda cümlenin anlam bilinmezse de soru çözülebilir. Appoint: atamak, kararla t rmak Disappoint: hayal k r kl na u ratmak, bozmak, engel olmak. ( Ba nda bulunan dis ten dolay appint
in olumsuzu eklinde anla labilir diye KPDS de s k s k geçen önemli bir kelime. Mutlaka bilinmeli. ) Think of: dü ünmek ( tasarlamak anlam nda ) Think over: dü ünmek ( bir ey üzerinde ) Think about: dü ünmek ( bir ey üzerinde )

He is thinking of emigrating to USA. ( O Amerika ya göç etmeyi dü ünüyor. ) He gave up smoking. ( O sigara içmeyi b rakt . ) The scientists shouldn t have approved of using hazardous material. ( Bilim adamlar n n tehlikeli
materyalleri kullanmay onaylamamalar gerekirdi. )

Hazardous: tehlikeli ( syn: dangerous ) Approve of:onaylamak Disapprove of: onaylamamak ( ikisi de of ile nesneye geçi yapar. ) Approve KPDS de oldukça s k geçen bir kelimedir. E anlaml lar ile birlikte çok iyi bilinmeli. Reaffirm, certify, attest: onaylamak Ratify: onaylamak. Ratification: onaylama Specify: onaylamak, aç kça belirtmek. Specification: belirtme, tarifname Notify: onaylamak, bildirmek. Notification: haber, bildirme, ihbarname. Affirm: onaylamak Reaffirm: onaylamak Confirm: onaylamak Bear out: onaylamak As a researcher, he was always interested in developing something beneficial. (O bir ara t rmac
olarak daima faydal eyleri geli tirmekle ilgilenirdi. ) nterested in: ...ile ilgilenmek ( daima nesneye in ile geçi yapar. ) 39 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Develop: geli tirmek ( daha önce geçmi ti ) mprove: Progress: Advance: Enhance: Extend: Boost: Grow up: Flourish: Thrive: Beneficial:
faydal . ( syn: useful )

***Not: Any, some, every, no kelimeleri; think, body, one, where kelimeleri ile birle tiklerinde sonralar nda mutlaka bir s fat isterler. Türkçe deki mant a ters bir yap dad r. Any Some Every No think body one where

+

+

Adjective

Yukar daki örnekte de görüldü ü gibi Something geçmi beneficial s fat gelmi tir. You must give up smoking. ( Sigaray b rakmal s n z. ) He disapprove of joining the army. (O orduya kat lmay onaylam yor) Join: Disapprove of:
kat lmak Onaylamamak

ve sonras nda da

They succeeded in persuading us. ( Onlar bizi ikna etmeyi ba ard lar. ) Succeed in: Persuade:
ba armak ikna etmek

2.) Baz Fiillerden Sonra Gerund Kullan l r Bu fiillerin say s 30 40 civar ndad r. Bunlar yüklem olacaklar zaman sonralar nda e er çekilmemi bir fiil gelirse, gerund olmak zorundad r. Bu özellik tamamen ezbere dayal bir durumdur. En önemli 10 - 15 tane fiil görece iz. Di erleri liste halinde bize verilecek. Bu fiilleri yazarsak; Avoid: Understand: Consider: Admit: Anticipate: Appreciate: Enjoy: Mind:
kaç nmak, sak nmak anlamak dü ünmek kabul etmek, itiraf etmek sezinlemek taktir etmek ho lanmak ald rmak, umursamak, umurunda olmak

40

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Postpone: Delay: Defer: Put off:

ertelemek

Forgive: Pardon: ba lamak, affetmek Excuse: Hate: Detest: nefret etmek Abhor: Like / dislike: sevmek / sevmemek Complain: ikayet etmek Understand: anlamak Bu fiiller, yüklem olarak kullan ld bu mutlaka gerund olmal d r. nda ve sonras nda çekilmemi bir fiil geldi inde

You could have avoided hurting him. ( Onu incitmekten kaç nm olabilirdin veya kaç nabilirdin. ) She considers moving away. ( O ta nmay dü ünüyor. ) Move: ta nmak, hareket etmek ( yan nda away, in gibi de i ik edatlar alabilir. ) He hates getting up early. ( O erken kalkmaktan nefret eder. ) The thief admitted stealing the money. ( H rs z paray çald n itiraf etti. ) Thief: h rs z Theft: h rs zl k I don t anticipate meeting any problem. ( Herhangi bir problemle kar la may sezinlemiyorum. ) I don t understand your complaining. ( ikayetinizi anlam yorum. ) 3.) Baz Deyimlerden Sonra Gerund Kullan l r ngilizce de, a a da yaz lan deyimlerden sonra e er bir çekilmemi fiil gelirse, kesinlikle gerund olmal d r. It is no use: It is no good: That is no point in: Can t help: Feel like: It is worth: Look forward to: Object to: Oppose to: Confess to: Be used to:
Anlam yok, yarar yok, manas yok anlam yok, yarar yok anlam yok, yarar yok elinde olmamak, bir ey yapmaktan kendini alamamak can istemek ...meye de er dört gözle beklemek itiraz etmek, bir eye kar ç kmak itiraz etmek, bir eye kar ç kmak itiraf etmek ....e al k n olmak 41 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Be accustomed to: Get used to: Get accustomed to: Get around to: Have trouble: Can t bear: Can t stand: Have fun:

...e al mak ...e al mak ...e al mak dola mak, yay lmak, kand rmak zorluk çekmek dayanamamak

Bu kal plardan sonra, ( zaman ne olursa olsun, olumlu veya olumsuz olsun ) e er bir çekilmemi fiil varsa, bu fiil gerund yap s nda olmal d r. Her zaman bunlardan sonra gerund olacak diye bir kural yoktur. Bazen çekilmemi bir fiil d nda da bir sözcük gelebilir. Örnekler I am looking forward to seeing you amoung us. ( seni aram zda görmeyi dört gözle bekliyorum. ) French is no worth learning. ( Frans zca ö renilmeye de mez. ) I don t feel like going out to night. ( Bu gece can m d ar ç kmak istemiyor. ) He must have confeessed to committing the crime. (O suçu i ledi ini itiraf etmi olmal . ) Confees to: itiraf etmek ( zihinsel anlamda ) Commit: i lemek ( suç, günah, hata, cinayet anlam nda ) The hijackers objected to releasing the hostages. ( Uçak kaç ranlar ( hava korsanlar ) rehineleri
serbest b rakmaya kar ç kt lar. )

Hijacker: Release: Hostage:

uçak kaç ran, hava korsan serbest b rakmak, sal vermek rehine

I am used to studying late at night. ( Geç saatlere kadar çal maya al k n m. ) He can t help loughing when he sees me. ( Beni gördü ünde kendini gülmekten alamaz. ) She had trouble solving her problem. ( O problemini çözmede zorluk çekti. ) English is worth learning. ( ngilizce ö renmeye de er. ) The minister confess to getting involved. ( Bakan suça bula t n itiraf etti. ) Get involve: biri ile bir suça bula mak

42

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

4.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller 4.1) Start / Begin / Cease / Continue Filleri ngilizce de, baz fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. Ba lamak fiilleri start / Begin Kesmek, ara vermek Cease Bu fiiller ikisini de alabilirler ( Bu s navda sorulmaz ) Devam etmek Continue I start working on Monday. ( P. Tesi çal maya ba lar m. ) I start to work on Monday. ( P. Tesi çal maya ba lar m. ) E er bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonras nda da çekilmemi bir fiil var ise tercihinizi gerund tan yana kullanmay n deniliyor. Gramatikal olarak yasak de il ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullan l r. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri ö renmi olduk. Bundan sonra ö renece imiz detaylar ileri düzey içindir.

43

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 05. 01. 2000 Bir önceki derste, e er yüklemden sonra çekilmemi bir fiil gelirse üç yap dan biri ile kullan labilece i söylenmi ti. Asl nda her dilde oldu u gibi nglizcede de bu çekilmemi fiil çekilmi olan fiilin bir k saltmas gibidir. Yüklemden dolay çekilmemi olan fiilin zaman ve kimin taraf ndan yap ld bellidir. Örne in; Ben ö renmek istiyorum derken, çekili olan fiil yani yüklem istiyorum dur. nfinitive veya Gerund olacak çekilmemi fiil de ö renmek tir. Burada yüklemden dolay ö renmenin ne zaman istendi i ve kimin taraf ndan istendi i bellidir. kisinin de öznesi ben dir. Gerund Kullan m ile ilgili Örnekler I appreciate helping ( Yard m takdir ediyorum. ) Bu cümlede appreciate den dolay help fiili Gerund olarak kullan lm t r. helping in de öznesi I d r. Ba ka bir cümlede yüklem ile Gerund n öznesi farkl olabilir. Örne in ayn cümleyi bu ekilde de yazabiliriz. I appreciate your helping ( Yard m n z takdir ediyorum. ) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund n özneleri farkl d r. Yüklemin öznesi I, Gerund n öznesi you dur. Gerund isim fiil oldu u için ve s fatlar isim ile kullan ld için asl nda you yerine your un kullan lmas daha uygundur. Yüklemin nesnesi olan your helping in de nesnesi olabilir. The poor gibi. Bu aç klamalardan sonra cümlemizi yazarsak öyle olur. I appreciate your helping the poor. (Fakirlere yard m n z takdir ediyorum) This project is not worth maintaining . (Bu proje devam etmeye de mez) He accused everybody of being reluctant. (O herkesi isteksiz olmakla suçlad ) Accuse of: Reluctant: Will: Unwilling: Willing: rreluctant:
suclamak isteksiz istek isteksiz istekli istekli

I do not undersant your complaining about your jop. ( iniz hakk nda yak nman z anlam yorum. ) We can not got anywhere without discussing the issues properly. ( Biz meseleleri uygun bir
ekilde tart maks z n bir yere varamay z. )

ssue: Properly: Discuss:

mesele, sorun, problem uygun bir ekilde tart mak

We get used to living under miserable condition. ( Biz sefil ko ullar alt nda ya amaya al t k. ) Miserable:
peri an, sefil

44

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

4.2) Allow = Permit, Advise = Recommend Fiilleri 4.1 maddesi gibidir. Yani yukar daki iki fiil ( e anlamlar ile birlikte dört fiil ) hem Gerund hem de nfinitive alabilirler. Yaln z dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman nfinitive alm yor. Bu gramatikal bir özelliktir. Bu fiiller bazen Gerund bazen de nfinitive al rlar. Allow = izin vermek, Advise: tavsiye etmek, önermek. ***Kural: 1. E er bu fiillerden sonra bir nesne varsa nfinitive kullan l r. ***Kural: 2. E er bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullan l r. He recommended me to rest. ( Bana dinlenmemi tavsiye etti ) Recommend den sonra nesne oldu u için ( me ) nfinitive kullan lm t r. He recommended resting. ( Bana dinlenmeyi tavsiye etti ) Recommend den sonra nesne olmad için Gerund kullan lm t r.

My wife doesn t allow me to go out. ( Kar m d ar ç kmama izin vermez. ) My wife doesn t allow going out. ( Kar m d ar ç kmaya izin vermez. ) The expert advised us to sell sharing. ( Uzman bize hisse senetlerini satmay önerdi. ) Expert: Sharing:
uzman hisse senetleri

4.3 ) Regret, Forget, Remember ( üzgün - pi man olmak, unutmak, hat rlamak ) Yukar daki üç fiil de bazen Gerund bazen de nfinitive al rlar. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. E er bu fiillerden sonra kullan lacak olan fiil daha önce gerçekle mi bir olaydan bahsediyorsa Gerund, daha sonra gerçekle ecek bir olaydan bahsediyorsa nfinitive kullan l r. I regret spending so much money. ( Bu kadar çok para harcad ma üzgünüm. ) I regret to spend so much money. ( Bu kadar çok para harcamaya ( harcayaca ma ) üzgünüm. ) *** Regret te genellikle gerund kullan m tercih edilir. I forgot taking my purse. ( Cüzdan m ald m unuttum. ) ( cüzdan üzerinde demektir. ) I forgot to take my purse. ( Cüzdan m almay unuttum. ) ( cüzdan üzerinde de il demektir. ) *** 4.2 deki madde kullan m na uyuluyor. Ama 4.3 teki madde, kullan mda en çok ihlal edilen bir kurald r.

45

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

4.4 )Need, Require, Want (ihtiyac nda olmak, gerktirmek, istemek) Bu üç fiil de ayn anlamda kullan lmaktad r. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. Yaln z burada ki mastar Pasif Mastar d r. Bu kullan mdaki cümlelerde özne genellikle cans zd r. Passive nfinitive: to be + V3 This room needs cleaning. ( Bu odan n temizlemeye ihtiyac var. ) Ayn cümleyi u ekilde de yazabiliriz anlam olarak ayn d r. This room needs to be cleaned. ( Bu odan n temizlenmeye ihtiyac var. ) The grass requires cutting. ( Otlar n kesmeye ihtiyac var. ) My car wants watching. ( Arabam n y kanmaya ihtiyac var. ) My car wants to be watched. ( Arabam n y kamaya ihtiyac var. ) Bu kullan mdaki özne canl olamaz m sorusu üzerine (olabilir diye) u örnek verildi. I need to be accepted in the club. ( Külube kabul edilmeye ihtiyac m var. ) Bu kullan mda yayg n olarak gerund kullan l r. 4.5 ) See, Hear, Feel, Watch Notice: ( görmek, duymak, hissetmek, izlemek,fark na varmak ) Hepsi de Gerund veya Mastar alabilirler. Yaln z buradaki mastar Bare nfinitive dir. Yal n mastar = fiilin birinci hali = to suz mastar. Burada Gerund ve nfinitive kullan m n n önemli bir fark da vard r. E er yüklemden sonra ( ki bu yüklem yukar daki dört fiilden biridir ) kullan lacak fiilin yaratt olay n bir kesiti al nm sa bu fiiller Gerund olarak kullan lmak zorundad r; olay n tümü al nm sa Bare infinitive olarak kullan lmak zorundad r. I saw him waiting at the bus stop. ( Onu otobüs dura nda beklerken gördüm. ) I saw him wait at the bus stop. ( Onu otobüs dura nda beklerken gördüm. ) Gerund kullan m ndan dolay birinci cümlede e er o yar m saat durakta beklemi se benim be on dakkas n gördü üm, tüm olaya vak f olmad m anla l r. kinci cümlede ise Bare nfinitive kullan mndan dolay benim bu beklemenin tümüne vak f oldu um anla l r. We felt the house shaking. ( evin sars ld n hissettim. ) ( sars nt n n bir k sm n ) We felt the house shake. ( evin sars ld n hissettim. ) ( sars nt n n tümünü ) Shake: sallanmak, sars lmak mant Kullan m biraz kar k olan bir konudur. Bu madde de Türkçe çeviriden çok Ingl zce n kavramak önemlidir.
46 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I watched them enter the bar. ( Onlar bara girerken gördüm. ) ( Bara girme eylemi anl k bir eylem oldu u
için tümü görülebilece inden bare infinitive kullan lm t r.

watch genelde bare infinitive ile kullan l r, ama gerund la da kullan labilir. I heard her singing. ( Onu ark söylerken duydum. ) ***Not: Genelde k sa süren olaylar, hepsi gözlenebilece inden bare infinitive ile aktar l r. Uzun süren olaylar ise, bir k sm gözlenirse gerund ile; tümü gözlenmi se bare infinitive ile aktar l r. Bu spesifik kullan mlar özet halinde yazacak olursak; 4.1 ) Strat Begin Cease Continue
Hem gerund hem de infinitive alabilirler

4.2 )

Allow Permit Advise Recommend

Nesne varsa infinitive kullan l r; yoksa gerund kullan l r.

4.3 )

Regret Forget Remember

Önceki bir olay anlat yorsa gerund; sonrakini anlat yorsa infinitive kullan l r.

4.4 )

Need Require Want

hem gerund hem infinitive ( ama passive infinitive ) kullan l r.

4.5 )

See Feel Hear Watch Notice

Olay n bir kesiti al nm sa gerund; tümü al nm sa bare infinitive kullan l r.

47

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 12. 01. 2000 INFINITIVES Daha önce de söylendi i gibi çekimsiz fiilin kullan ld üç yap dan biri de Infinitives lerdir. Mastar hareketlerinde Infinitives lerden faydalan l r. Infinitives leri kullan m yerlerine göre maddeler halinde görece iz. I want to learn English. ( Ben ö renmek istiyorum. ) Burada yüklemin ve mastar n öznesi ayn d r. I want you to learn English. ( Ben sizin Inglizce ö renmenizi istiyorum. ) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I, mastar n öznesi You dur. Madde ay r m bu ekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yap lacakt r. Bu fiillerden sonra mastar gelir diye ezberlemektense yap olarak bunlar ö renmek daha iyi olacakt r. Ayr ca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. imdi maddeler halinde Infinitives lerin kullan ld 1.) Verb + Infinitive Yani hemen sonras nda Infinitive alan fiiller demektir. Bunlar n say lar 10 15 tanedir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Bu gruba giren fiiller liste halinde a da sunulmu tur. Bu yap da, yüklemden hemen sonra Infinitive geldi i için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi ayn d r. Appear- Seem- Look: görünmek Can afford: gücü yetmek Claim: iddia etmek Consent: ...e raz olmak Decide: karar vermek Demand: istemek, talep etmek Deserve: hak etmek, lay k olmak Happen: tesadüfen ...mek Hasitate: tereddüt etmek Hope: ummak, ümit etmek Learn ( How ): ö renmek Know ( how ): bilmek, tan mak Offer: teklif etmek Plan: planlamak Prepare: haz rlamak Promise: vaat etmek Pretend: gibi davranmak Refuse: red etmek Resolve: karar vermek Seek- Try- Strive: ...meye çal mak Tend: e iliminde olmak Threaten: tehdit etmek
48 http://kpds.forumsplace.com

yap lar ö renelim.

http://kpds.forumsplace.com

Undertake: Would love: Condescend:
araba alacak güçte de ilim. )

üstlenmek seve seve...mek tenezzül etmek

I can t afford to buy such a car in these economic condition. ( Ben bu ekonomik artlarda böyle bir We decided to give up the project. ( Biz projeden vaz geçmeye karar verdik. ) They had to promise to fulfil their commitment. ( Onlar vaatlerini yerine gitirmeye söz vermek
zorunda kald lar. )

Commitment: söz, vaat, taahhüt. To promise: söz vermek Compromise: ( komprumayz ) uzla mak, ödün. KPDS de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer. yi bilinmeli. Fulfil: yerine getirmek,yapmak mplement: Achive( eyçhiv ) Accomplish: Execute: ( eksikut ) icra etmek Carry out: Built: Construct: Manifacture: Produce: Perform: Conduct: Fulfil den sonra yaz lan fiillerin hepsi onun e anlaml s d rlar. KPDS için çok önemli kelimelerdir. Iyi bilinmeli. He should have tried to resolve the dispute. ( Onun tart may çözmeye çal mas gerekirdi. ) Try: denemek, ( e er bir infinitive al rsa ) ...meye çal mak, Dispute: tart ma, anla mazl k Conflict: Deliberate: Discuss: Debate: Argue: The two goverments refused to resume the talks. ( Her iki hükümet görü melereyeniden ba lamay
red etti )

Refuse: red etmek Reject: Turn down: Talks: görü me Resume: ...e yeniden ba lamak, sürdürmek He must have threatened to kill us. ( Bizi öldürmek için tehdit etmi olmal . ) Threaten: tehdit etmek Not: Bu yap lar Türkçe ye çevirmek önemli bir husustur. Moda mod bildikten sonra Türkçe ye uygun bir ekilde çevirmek gerekir. I happened to see him. ( Onu tesadüfen gördüm. ) Happen: olmak Happen + ful Infinitive: tesadüfen ....mek.
49 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He always tends to hurt people. ( O genellikle insanlar incitmeye e ilimlidir. ) Tend: e iliminde olmak. ( Türkçe ye meyil, e ilim anlam nda tandans olarak isim hali geçmi tir. ) She consented to step down. ( O çekilmeye raz oldu. ) Consent: ...e raz olmak Step down: geri ad m atmak, çekilmek I would love to come along with you. ( Sizinle seve seve gelirim. ) She should not have condescend to take his book. ( Onun kitab n almaya tenezzül etmemeliydi. ) Would love: seve seve ...mek Along with: ...ile Condescend: tenezzül etmek You could have come to see me. ( Beni görmeye gelebilirdin ) 2. ) Verb + Object + Infinitive Bu kullan mda, yüklemden sonra bir nesne gelir ve ard ndan mastar kullan l r. Burada yüklem olarak kullan lan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. Bu gruba giren fiiller a a da sunulmu tur. Allow- Permit: Ask: Recommend- Advise: Cause: Challenge: Command: Compel- Force- Ceorce: Encourage: Enable: Find: Forbid: nvite: Notify: Oblige: Order: Remind: Require: Teach: Tell: Tempt: Urge: Warn: Want:
izin vermek istemek, rica etmek önermek, tavsiye etmek sebep olmak meydan okumak, düelloya davet etmek emretmek zorlamak, zorunda b rakmak cesaretlendirmek, te vik etmek muktedir olmak, mümkün k lmak bulmak yasaklamak davet etmek haber vermek, bilgilendirmek mecbur etmek, zorunda b rakmak emretmek, siperi vermek hat rlatmak gerektirmek ö retmek söylemek ayartmak istemek, ...e sevk etmek ikaz etmek, uyarmak istemek

The U.N has urged the Iraqi Goverment to compile with the resolutions of the security council. ( B. M..................) To Compile with: Resolution: Security: Council:
uymak karar, azim güvenlik konsey

The teacher could have allowed us to play.( Hoca oynamam za izin verebilirdi. ) No one can force me to give up smoking. ( Hiç kimse beni sigara içmeyi b rakmaya zorlayamaz. )
50 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

The doctor encouraged the patient to go home. ( Doctor hastay eve gitmeye cesaretlendirdi. ) Cour: kalp, yürek Courage: yürekli Encourage: yüreklendirmek, cesaretlendirmek, motive etmek Promote: motive etmek te vik etmek ( promosion ) Not: Bir kal b n iyice ö renilebilmesi için sözcüklerin de i tirilerek tekrar tekrar yaz l p, Türkçe ye çevrilmesi egzersizleri yap lmal d r. The U N urged the USA to lift the embargo. ( B M Amerika n n ambargoyu kald rmas n istedi. ) Urge: istemek ( iddetle bir eyi ...) Not: Çal rken arada Türkçe cümleler yaz p Inglizce ye çevirmek verimlili i artt r r. Inglizce den Türkçe ye çeviri yaparken, cesaretli bir ekilde, verilmek istenen mesaj Türkçe ye uygun olarak ifade edilebilmelidir. You ought to have warned us not to go there. ( Bizi oraya gitmemek için uyarm olmal yd n z. ) Negative Infinitive: Infinitive in önüne not getirilerek olu turulur. not to go gibi. The inspector obliged the minister to resign. ( Müfetti bakan istifa etmeye mecbur etti. ) Inspector: müfetti bakmak n:içine, spect: bakmak, Inspect: çine bakmak = incelemek içine bakan, inceleyen, = müfetti seyirci ex: d ar , pect: bakmak, Expect: d ar bakmak = beklemek, ummak tekrar tekrar bakmak, sayg göstermek bir yerde haz r bulunmak, devam etmek haz r bulunanlar, izleyiciler mecbur etmek, zorunda b rakmak

Spect: Inspect: Inspector: Spectator: Expect: Respect: Attend: Attendance: Oblige:

He order us to be ready at 11 o clock. ( Saat 11 de haz r olmam z emrediyor. ) Order: emretmek, sipari etmek, düzen, s ra They advised us to learn English. ( Inglizce ö renmemizi tavsiye ettiler. ) You should ask him to help us. ( Bize yard m etmesini istemen gerekir. ) The doctor wasn t able to compel to me to give up smoking. ( Doktor beni sigaray b rakmaya
zorlayamad . )

Compel = Force: zorlamak Compulsive: zorlay c Compulsory: zorunlu We had to forbid them to eat pork. ( Onlara domuz eti yemelerini yasaklamam z gerekti. ) To forbid: yasaklamak To bar To ban To prohibit Pork: domuz eti Kalmam z rica ediyor. ( She ask us to stay. )
51 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Silahlar teslim etmelerini istedik. ( We wanted them to lay down their arms. ) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. ( You should not have permitted him to go. ) ***Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep ba kas na yapt r l yor. 2.) Hem Nesne ile Hem de Nesnesiz Kullan labilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz, hem de nesne ile mastara geçi yapabilirler. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte ta rlar. Birkaç tanesini örnek verecek olursak; Ask: stemek Beg: Rica etmek, stemek Clime: ddia etmek, sav nda bulunmak Deserve- Merit: Haketmek, lay k olmak Desire: Arzu etmek Expect: Beklemek, Ümit etmek Help: Yard m etmek ntend: Niyetinde olmak nvite: Davet etmek Request: stemek Want: stemek Wish: Dilemek He asked to take part in the meeting. ( Mitinge kat lmay istedi. ) He asked me to take part in the meeting. ( Mitinge kat lmam istedi. ) Görüldü ü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastar n öznesi ayn d r. kinci cümlede ise yüklemin öznesi He , mastar n öznesi ise me dir. To take part in: kat lmak Participate: kat lmak He can expect to win the prize. ( O ödülü kazanmay umabilir. ) He can expect his son to win the prize. ( O lunun ödülü kazanmas n umabilir. ) I wished to be amoung you. ( Aran zda olmay diliyordum. ) I wished you to be amoung us. ( Aram zda olman z diliyordum. ) Amoung: aras nda ( ikiden fazla nesne için ) Between: aras nda ( iki nesne için ) Örnekler She deserves to be our chairwoman. ( O ba kan m z olmay hakeder. ) Deserve: lay k olmak, haketmek Merit: lay k olmak haketmek, de er, meziyet Meritorious: övülmeye de er, de erli Deservedly: hakk yle, hakl olarak Deserving of: müstahak The man claimed not to see the event. ( Adam olay görmedi ini iddia etti. )
52 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Claim: Event: Eventful: Ful:

iddia etmek olay olayl ...l

Eventless: olays z Less: ...s z You could have invited us to participate in the congress.( Bizi kongreye kat lmaya davet
edebilirdiniz. )

Gress: ileri gitmek, yürümek Regress: geri gitmek Progress: ileriye gitmek Bu konudaki kelimeler ve yap lar iyice kavranmal d r. Türkçe den Inglizce ye; Inglizce den Türkçe ye çeviri egzersizlerinin yap lmas konuyu daha iyi kavrat r.

53

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 16. 01. 2000 4.) Mastar ve S fatlar n Birlikte Kullan m Bu ba l k üç madde olarak anlat lacakt r. Madde ay r m s fatlar n de i ik kullan m ile ilgilidir. Her bir maddede kullan lan s fatlar ayr ayr verilecektir. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamlar verilecektir. 1 Careless: Considerate: Inconsiderate: Foolish: Generous: Kind: Unkind: Polite: Unpolite: Right: Wrong: Rude:
dikkatsiz, ihmalci dü ünceli, sayg l dü üncesiz, sayg s z ak ls z, ahmak, saçma, aptal, budalaca cömert, nazik nazik de il, kaba nazik nazik de il, Kaba do ru, hakl yanl , haks z kaba

Normalde birine naziksiniz dendi inde You are kind söylenecek diye dü ünülür. Ama Inglizce de bu yap kulln lmaz. Bunun yerine t is kind of you denir. Ders çal rken bu kal plar yazmak ve di er s fatlarla yeri de i tirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacakt r. E er bu s fatlardan sonra çekilmemi bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundad r. Bu konudan al nmas gereken mesaj s fatlardan sonra mastar kullan ld ve bu kal plar n çeveiri mant n n iyi kavranmas gerekti idir. It is kind of you. ( Naziksiniz. ) It is impolite of him. ( O nazik de ildir. ) It is very kind of you to help me. ( Bana yard m etti iniz için çok naziksiniz. ) It was very considerate of him to carry our luggages. ( Valizlerimizi ta d
için çok dü ünceliydi. )

Görüldü ü gibi bu kullan mda belirtilen s fatlardan sonra mastar kulan lmaktad r. Örnek olarak verilen cümlelerin zaman de i ik olabilir. 2. Bu maddede kullan lan s fatlar unlard r: Afraid: korkmu Anxious: istekli ( can atacak ekilde ) Ashamed: utanm Careful: dikkatli Curious: merakl Determined: kararl Eager: istekli Glad: memnun Quick: h zl Reluctant: isteksiz ( rreluctant: istekli )
54 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Willing: Ept: Likely: Unlikely: Bound- Sure- Certain: Liable:

istekli ( Unwilling: isteksiz. ) ...e e ilimli muhtamel muhtemel olmayan kesin ...e e ilimli

He is bound to succeed in the exam this time. ( Onun s nav zaman nda ba araca kesindir. Veya O
kesinlikle zaman nda s nav ba aracak. )

Turkey is bound to sign the agreement. ( Türkiye nin antla may imzalamas kesindir. ) He is reluctant to lend us money ( O bize ödünç para vermeye isteksizdir. ) We are all quite willing to make sacrificies our family. ( Hepimiz ailemiz için fedakarl k yapmaya
oldukça istekliyiz. )

Sacrificy: Kurban, Fedakarl k Man is always liable to make error. ( insano lu daima hata yapmaya e ilimlidir. ) To err: hata yapmak Error: hata Unerring: isabet My students are willing to learn English. ( Ö rencilerim Inglizce ö renmeye isteklidirler. ) He is unlikely to accept your offer. ( Onun teklifinizi kabul etmesi olas de ildir veya O muhtemelen
teklifinizi kabul etmeyecektir. )

***Not: Konuyu i lerken s n rl say da örnekler veriliyor. Bu nedenle bütün s fatlar içerecek örnek verilemiyor. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün s fatlar kullanmak daha kal c bir ö renme sa layacakt r. Ayr ca yaz lan her cümlenin sorusunu, olumsuzunu yazarak çal mak gerekir. Yine yaz lan her cümleyi telafuz etmek, yap s n bozmadan Türkçe ye uygun bir ekilde çevirerek çal mak verimlili i artt racakt r. 3. kinci maddede özne ki i veya zamirdi. Bu maddede ise mastar, özne durumuna geçer. Örne in; nglizce ö renmek kolayd r ifadesinin nglizcesi normalde To learn English is easy. eklinde olmal d r. Ama gramatikal olarak bu maddede oldu u gibi e er mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yaz l r ve özne olarak It yaz l r. Bu maddeye giren s fatlar tamamen anlat lan mant k ile kullan l rlar. Bu kullan mdaki It bilinen anlamdaki gibi de ildir. Yukar daki ifadeyi bu aç klamalar do rultusunda yazarsak; it is easy to learn English ( nglizce ö renmek kolayd r ) eklinde olur. Bu maddede kullan lan s fatlar unlard r: Asuming: e lenceli Dificult: zor, güç Exciting: heyecanl Interesting: ilginç, Enteresan Boring: skc Easy: kolay Hard: sk Impossible: imkans z Possible: mümkün
55 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Important: Essential: Necessary: Imperative: Urgent: Advisable:

önemli temel, esas gerkli gerekli, zaruri acil tavsiye edilebilir

It is impossible to overcome this issue. ( Bu sorunun üstesinden gelmek imkans zd r. ) Overcome: üstesinden gelmek It was very difficult to convince him. ( Onu inand rmak çok güçtür. ) Convince: inand rmak It is rather difficult to get aloung with her. ( Onunla geçinmek oldukça güçtür. ) To get along with: ...ile geçinmek, anla mak It is hard to cope with these problems. ( Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur. ) Cope with: üstesinden gelmek, mücadele etmek. KPDS için çok önemli bir kelimedir. 3-4 defa sorulmu .
Edat veya fiili yine sorulabilir. yi ö renmek gerekir.

Yukar daki cümleler ...ö renmek kolayd r, ...inand rmak güçtür, ...üstesinden gelmek zordur gib genel bir anlat m ifade ederler. Daha önce de aç kland gibi ister çekilmi , ister çekilmemi bir fiil olsun öncesine özne sonras na nesne geliyordu. Bu kullan mda da mastar gerçekle tiren, yüklemin öznesinden ayr bir özne ise, bunun mastardan önce yaz lmas gerekir. Ama bu da anlam karma as na sebep olmaktad r. Bu karma ay önlemek için mastar n öznesinden önce for edat yaz lmaktad r. Burada sadece for edat kullan lr, ba ka edat kullan lmaz. Örne in; It is hard for us to cope with these problems. ( Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur. ) It is impossible for you to persuade me. ( Sizin için beni ikna etmek imkans zd r veya beni ikna etmeniz
imkans zd r. )

t was necessary for him to submit the report until the next day.( Onun ertesi güne kadar raporu
sunmas gerekir. )

To submit- To present: Represent: Presentation:

sunmak yeniden sunmak sunu

56

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

ACTIVE

PASSIVE

Etken Edilgen anlam ndad r. Bir cümlenin Active kullan m nda yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. Yine burada nesne yükleme maruz kal yor. Passive kullan m nda ise özne yüklemden etkileniyor. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmi fiilden önce geldi ini, bu pozisyonda kullan lan pronouns lar n da Subject Ppronouns olduklar n biliyoruz. Bir cümlede nesnenin de çekilmi fiilden sonra geldi ini, bu pozisyonda kullan lan pronouns lar n da Object Pronouns olduklar n biliyoruz. Passive formlar iyi bilmek için Subject ve Object Pronouns lara hakim olmak gerekir. Active: I saw him. ( Ben onu gördüm. ) Passive: He was seen by me. ( O benim taraf mdan görüldü. ) Örnekten de görülebilece i gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor. Burada nesne durumlar hakk nda baz bilgiler vermek gerekiyor. Baz fiiller yüklem olduklar nda nesne al rlar. Böyle fiillere geçi li fiiller denir. Nesne almayan fiillere de geçi siz fiiller denir. Geçi siz fiillerin oldu u cümlelerde yükleme maruz kalan bir nesne olmad için dolay s yla böyle cümlelerin passive formu da yoktur. Active Infinitive To speak To write To give up Passive Infinitive To be spoken To be written To be given up

Active Infinitive in Passive formu % 99 yukar daki gibidir. Get ve Become nin de kullan ld Passive form vard r. Bunu da daha sonra ö renece iz. Inglizce de bütün active zaman ve modallar n passive formu vard r. Bunlar tek tek ö renmek yerine yap olarak sistemlerinin nas l çal t n ve en önemlilerini ö renece iz. Bunlar iyi bir ekilde ö rendikten sonra di erlerini de çok iyi çal mak gerekir. Active i Passive e çevirirken sadece yard mc fiil üzerinde de i iklik yap l r. Temel fiil de V3 eklinde yaz l r. to write to be written gibi. S. Present: He writes a letter. S. Past: He wrote a letter. S.Future: He will write a letter. Pr. Perfect: He have written a letter. A letter is written by him.(Bir mektup onun taraf ndan yaz l r ) A letter was written by him. ( .....................................yaz ld . ) A letter will be written by him.( ............................yaz lacak. ) A letter has been written by him.( .........................yaz lm . )

Past Perfect: He had written a letter. A letter had been written by him.( ............................yaz lm t . ) Passive form olu turulurken be + V3 kullan l yordu. Bunlar n en önemlileri yukarda verilen be örnekteki zamanlar ile uygulamas d r. Bunlara çok iyi hakim olunmal d r. Di erleri de ö renilse iyi olur. Present Cont: He is writting a letter. Past Cont: He was writting a letter.
olacak. )

A letter is being written by him.( .....................yaz l yor. ) A letter was being written by him.( .............yaz l yordu. ) A letter will be being written by him.( ...yaz l yor

Future Cont: He will be writting a letter.

57

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Present Perfect Cont.: He has been writting a letter.
(...........................yaz lmaktad r. )

A letter has been being written by him. A letter had been being written by him. A letter will have been being

Past Perfect Cont: He had been writting a letter.
(..........................yaz lmaktayd . )

Future Perfect Cont.: He will have been writting a letter. written by him. ( ........yaz lmakta olacak. )

Burada önemli olan bir cümledeki pasifli i görüp, onu yorumlayabilmektir.e er be fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Ba ka bir de i le, be fiilinden sonraki temel fiil ing almam sa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Çünkü Inglizce de be fiilinden sonra ya ing li bir fiil veya V3 lü bir fiil gelir ve bu iki kullan m birbirinin alternatifidir. He is known by everyone in the area. ( O bölgedeki herkes taraf ndan tan n r veya tan n yor. ) He was found guilty by the jury. ( O jui taraf ndan suçlu bulundu. ) Guilty: suçlu Over the last months, this book has been sold very well. ( Geçen aylarda bu kitap çok iyi sat lm . ) Not: over n kullan m n hat rlay n z.

The robbers had been followed by the police. ( Soyguncular polis taraf ndan takip edildi. ) He will be appointed as the new chairman. ( Yeni bir ba kan olarak atanacak. ) As: gibi, olarak,...çok de i ik anlamlar vard r. gibi anlam nda edat olarak kullan labilmesi için sonras nda
bir isim olmal d r.

ki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri indirect object di eri Direct object tir. ki nesneli bir cümle, nesnelerden her biri özne yap larak iki farkl ekilde Passive formu yaz labilir. Bu tür cümlelerde kullan lan fiiller unlard r: Bring: getirmek Promise: söz vermek Give: vermek Refuse: red etmek Leave: ayr lmak Send: öndermek Lend: ödünç vermek Show: göstermek Order: emretmek Tell: söylemek Pay: ödemek I gave him a book. ( Ona bir kitap verdim. ) Yukar daki cümlenin iki nesnesi vard r. ndirect object = him, Direct object = book tur. Bu durumda ayn anlamda olan iki farkl passive ekli vard r. He was given a book by me. ( O na bir kitap benim taraf mdan verildi. ) A book was given to him by me. ( Bir kitap ona benim taraf mdan verildi.) Yukar daki cümle için una dikkat çekmek gerekir: ki nesneli cümlelerde passive formu yazarken yal n object ba a al nd nda indirect object ten önce to yaz l r.

58

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Passive Infinitive veya Passive gerund eklinde de Passive formlar vard r. Örne in; Active: I want to see. ( Ben görmek istiyorum. ) Passive: I want to be seen ( Ben görülmek istiyorum.)

Not: Infinitive konusundan hat rlay n z. He is afraid of being killed ( O öldürülmekten korkar. ) Not: Her fiilin Passive gerund hali being + V3 eklindedir.

Not: Yukar daki cümlede, neden Passive infinitive de ilde Passive gerund kullan ld diye bir soru akla gelebilir. Bu durumda Gerund ve Infinitive lerin kullan m dü ünülmelidir. Bir edattan sonra e er çekilmemi bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacakt r diye gerund kullan m n n birinci maddesini hat rlay n z. ( Passive gerund lar da gerund lar gibi kullan l rlar. ) Bu ekilde önce ö rendi imiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. Bu yap lar geçti inde dikkat çekilmelidir. They consider being employed. ( Onlar istihdam edilmeyi dü ünüyorlar. ) ***Not: consider n sonras nda gerund istedi ini hat rlay n z. Employ: istihdam etmek, çal t rmak. ( syn: recruit )

59

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

19. 01. 2000 CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir. Inglizce d nda di er dillerde yap s basittir ama Inglizce de biraz karma kt r. Ettirgenlik, bir eylemi ba kas na yapt rmak demektir. Türkçe de bu tir eki ile sa lan r, ayr bir fiil yap s yoktur. kestirdim, diktirdim, sildirdim... gibi. Inglizce de ise Have, Make, Get olmak üzere ettirgenli i sa layan üç fiil vard r. Bu fiiller, modallar gibi çal arak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yaz larak ettirgenlik sa lam olurlar. Ettirgenlik, bir eylemi ba kas na yapt rmakt r demi tik. Peki, birine yapt r lacak eylem para ile yapt r labilir, rica ile yapt r labilir, zorla yapt r labilir. Türkçe de bunu sa layan art bir ek veya fiil yoktur. Cümlenin anlam na göre rica ile mi, zorla m veya para ile mi yapt r ld anla l r. Inglizce de ise bu nüans fark n n kullan m , baz istisnalar hariç öyledir: Have: Make: Get:
Birine rica ile bir ey yapt rmak. Birine zor ile bir ey yapt rmak Birine para ile bir ey yapt rmak

Bu ayr nt KPDS s nav için önemli de ildir. S navda böyle bir ay r ma dayal soru gelmez. Ba kas na bir eylemi yapt r rken bu eyleme maruz kalan bir nesne vard r. Örne in arabam tamir ettirdim derken, yapt rd n z tamir etme eylemine maruz kalan araba d r. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek; Have Make Get Causative in Inglizce deki bu yap s nda, yapt r lan eylemin kime yapt r ld de ildir. Örne in, Saç m kestirdim dedi inizde, saç kesme eylemini kimin yapt de ildir. te nglizce de yukar daki kullan m böyledir. I have my hair cut. ( Ben saç m kestiririm )
Sth
V3

+

Sth

+ V3 eklinde formülle tirilebilir. belli belli

I had my hair cut. ( ......kestirdim. ) Men have their ears pierced. ( Erkekler kulaklar n deldirirler. ) I will have my hair cut. ( ......kestirece im. ) I have had my hair cut. ( ......kestirmi im. ) I had had my hair cut. ( ......kestirmi tim. ) I am having my hair cut. ( ......kestiriyorum. ) I was having my hair cut. ( ......kestiriyordum. )

60

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I will have had my house repaired. ( .........tamir ettirmi olaca a m. ) You could got your tyres changed. ( Tekerleklerinizi de i tirebilirdiniz. ) He will have the patient operated. ( O hastay ameliyat ettirecek. ) We can not make our voice heard. ( Sesimizi duyuram yoruz. ) ***NOT: Görüldü ü gibi Causative yap s tüm zamanlar için uygulanabilir. Ayr ca tüm modallar için de uygulanabilir. Çal rken, bu yap y tüm modal ve zamanlara uygulayarak çal mak daha verimli olacakt r. I must have my hair cut. ( ......kestirmeliyim. ) I can have my hair cut. ( ......kestirebilirim. ) ***Not: S navda veya okurken Causative yap s n görebilmek önemlidir. E er have, make, get ten sonra bir nesne var ve sonras nda V3 varsa bu Causative dir diyoruz. He got his car repaired. ( O arabas n tamir ettirdi. ) He had got his car repeared. ( ...........tamir ettirmi ti.) We shall get room cleaned. ( Oday temizletece iz. ) My father had his eyes examined. ( Babam gözlerini kontrol ettirdi. ) We had had a pool built in our garden. ( Bahçemizde bir havuz in a ettirmi tik. ) The teacher will have a composition written. ( Ö retmen bir kompozisyon yazd racak. ) Neden V3 Kullan lmaktad r????? Causative yap s n ezbere de il de mant bu soruyu cevaplamak çok önemlidir. n kavramak eklinde ö renmek aç s ndan

................a composition written. derken yazma eylemini a composition yapm yor; buna maruz kal yor, etkileniyor. Örnek olarak yukar da verilen di er cümlelerin de mant böyledir. Yani Causative kullan m nda nesne zamiri konumundaki sözcük, sonras ndaki eylemi yapm yor, ona maruz kal yorsa, bu eylem V3 olma durumundad r. Bu özelliklerden dolay ettirgenli in bu ekildeki kullan m na Passive Causative denir. Ama bu tart ma konusudur. As l Passive Causative yap s bu de ildir. Daha sonra bize anlat lacakt r. Peki V3 yarine V1 kullan l rsa ne anlama gelir? E er Causative yap da nesne zamirinden sonra V1 kullan l rsa nesne zamirinin V1 i gerçekle tirdi i anlam na gelir ki bu da aktiflik durumu oldu u için ettirgenli in bu yap s na da Active Causative denir. Formülsel olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get
61 http://kpds.forumsplace.com

+So+ V1 +Sth

eklinde olur.

http://kpds.forumsplace.com

***Not: Active Causative yap s nda çok önemli bir özellik var ki KPDS de sorulan bir ayr nt d r. Bu kullan mda Get, to ile birlikte kullan l r. Yani Get bu kullan mda fiili Full Infinitive olarak ister. I had a doctor test my eyes. (Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim) We could have had him translate our article. (Makalemizi ona çevirtebilirdik) We could have had our article translated (Makalemizi çevirtebilirdik) ***Not: Son cümlede passive lik oldu u için cümle sonuna by him gibi bir ifade ekliyebiliriz. I got a mechanic to repaire my car. ( Arabam bir motorcuya tamir ettirdim. ) ***Not: Get in bu kullan mda to ile birlikte kullan ld na dikkat ediniz.

They must have gotten their roof repaired. (Evlerinin çat s n tamir ettirmi olmal lar) We should get a repairman to fix the plug. (Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir) Fix: tamir etmek, saptamak, düzenlemek Mechanic: tamirci, teknisyen, motorcu. Plug: priz They had to get a mechanic to test the motor. ( Onlar n motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri
gerekir. )

***Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken Causative yap s n görmektir. You can not make me tell the secret. ( Bana s rlar söyletemezsiniz. ) We had our baby vaccinated. ( Çocu u a latt k. ) Vaccinate: a lamak Their family had to have the patient operated. ( Ailesinin hastay ameliyat ettirmesi gerekti. ) You must have your tooth filled. ( Di lerinizi doldurtmal s n z. ) They had to have someone mend their roof. ( Evlerinin çat s n birine tamir etirmek zorunda kald lar. ) ***Not: V1 ve V3 kullan m , öncesindeki nesne bunlara maruz mu kal yor yoksa bunlar yapan m d r? ay r m na göre yaz l r. V1 kullan m nda, öncesindeki nesne V1 i gerçekle tiriyor demektir. V3 te ise öncesindeki nesne V3 e maruz kal yor demektir. Ay r m bu mant k ile yap l r. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mant n kavramak daha iyidir. Çünkü formüle uymayan baz istisnalar da vard r.

62

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

MPERAT VE Emir kipi demektir. Türkçe de emir tüm ah slara verilebilir. Ingilizce de böyle de ildir. Ingilizce mant na göre emir sadece kar dakine verilir. Di er ah slara emir verilmez. Olumlu I speak. ( Konu urum. ) You speak. He speaks She speaks. We speak. You speak. They speak. Olumsuz I don t speak. ( Konu mam. ) You don t speak. He doesn t speak. She doesn t speak. We don t speak. You don t speak. They don t speak.

Inglizce de emir yap s Simple Present Tense ile kurulur ve sadece kar dakine verilir. Bu da sen ve siz olmak üzere iki ki idir. Inglizce de Simple Present Tense de özne söylenmedi i zaman emir kipi olu turulmu olunur. Emir kipinin mastar yap s ndaki to nun at larak olu turuldu unu savunanlar da vard r. Ama bu aç klama sadece olumlu emir yap s için geçerlidir. Olumsuz emir yap s için geçerli de ildir. Bu yüzden Inglizce de emir kipinin Simple Present Tense den geldi i aç klamas do rudur. Speak slowly. ( Yava konu . ) Don t speak loudly. ( Yüksek sesle konu ma. ) Sen ve siz için emir yap s bu ekilde olu turulur. Peki di er ah slar için emir yap s acaba nas ld r??? Di er ah slar için emir yap s faydalan larak olu turulur. Let us speak. ( Konu al m. ) Di er ah slar için de emir kipi olu turulurken asl nda yine Simple Present Tense den faydalan l r. Normalde yukar daki cümlede yaz lmam bir you vard r. zin ver konu al m anlam na gelir. you at larak we için emir kipi olu turulmu tur. Bunu Türkçe ye uygun ekilde konu al m diye çeviriyoruz. Emir verilecek subject pronouns lar Verb den sonra geleceklerinden object pronouns lar konumuna geçerler ve gideyim, gitsin, gidelim, gitsinler anlam nda emir yap s na girerler. izin vermek anlam na gelen let fiilinden

63

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Olumlu Let me speak. ( konu ay m. ) Let him / her speak. ( konu sun. ) Let us speak. ( konu al m. ) Let them speak. ( konu sunlar )

Olumsuz Don t let me watch. ( seretmeyeyim. ) Doesn t let him / her watch. ( seyretmesin. ) Don t let us watch. ( seyretmeyelim. ) Don t let them watch. ( seyretmesinler. )

Normalde let ten önce you var ve yaz lmayarak di er ah slar için emir kipi olu turulmu demi tik. Olumsuzunu yazarkan de ayn mant kla let ten önce you var, at lm ve sonras nda olumsuzluk ( Do not ) eklenerek di er ah slar için olumsuz emir kipi olu turulmu olunur. Emir kipinin soru formunu olu turmak için de shall den faydalan l r. Soru Shall I answer the phone? ( telefona cevap vereyim mi? ) Shall he come in? ( ....gelsin mi? ) Shall we go out? ( ........ç kal m m ? ) Shall they be here? ( burda olsunlar m .? ) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? ( telefona cevap vermeyeyim mi? ) Shall he not come in? ( ....gelmesin mi? ) Shall we not go out? ( ........ç kmayal m m ? ) Shall they not be here? ( burda olmas nlar m .? ) ***Not: Emir kipinin olu turulmas k saca yukar daki gibidir. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu, olumsuz, soru ve olumsuz soru yap s n tüm ah slar için yazarak çal mak daha verimli olacakt r. Let ve Help Bu iki fiilin causative olup olmad klar tar ma konusudur. Sonralar nda V1 geldi i için causative olarak dü ünülürler. My mother doesn t let me go out. ( Annem d ar ç kmama izin vermez. ) Let i causative olarak dü ünenler bu cümleyi Annem beni d ar ç kartmaz. diye çevirirler. Asl nda önceki çeviri daha do rudur. Help için de ayn aç klama geçerlidir. Our teacher helped me improve English. ( Ö retmenimiz Inglizceyi geli tirmeme yard m etti.)

64

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar 23. 01. 2000 RELAT VE PRONOUNS lgi zamiri demektir. KPDS de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez. Ama çeviri, anlama gibi kilit noktalarda oldukça s k geçen bir konudur. Di er gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem s nav hem de genel anlamda nglizce bilgisi aç s ndan s k nt var demektir. Bu nedenle mutlaka çok çok çal lmas gereken önemli bir konudur. Inglizce de cümle özne, yüklem ve nesne yap s üzerine kurulur. Bu üçlü yap temel yap d r. Yerleri ve s ralamas de i mez. Özne ve yüklemden sonraki yap lar obsiyoneldirler. Olsa da, olmazsa da olur. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etraf ndad r. Özne yüklemi yapan, nesne yüklemden etkilenendir. Tümleçler ise yüklemin nerede, ne zaman, nas l yap ld n aç klayan ö elerdir. Yani bir cümlede temel ö e yüklemdir. Yüklem tek ba na da bir cümle olabilir. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. Yükleme kim, neyi, nerede, ne zaman, nas l gibi sorular sorarak cümlenin di er ö elerini buluruz. Bu aç klamalardan sonra yap olarak bir cümle biçimini yazacak olursak; Özne + Yüklem + Nesne +hal zarf + yer zarf + zaman zarf eklinde olur. Özne, yüklem, Nesne: Yerleri ve s ralamas bu ekilde olup, sabittir. Tümleç: Nesne den sonraki yap lar tümleçtir. Do ru yaz l m yukar daki ekildedir. Ama özellikle konu ma dilinde yer ve s ralamalar de i ebilir. Bir örnek üzerinde bu yap lar görelim. Ben Inglizce yi geçen y l Ingiltere de iyi bir biçimde ö rendim. I learnt English well in England last year. Dün onu okulda fark ettim. ( I noticed him at the school yesterday.) Ben pahal bir araba sat n ald m. ( I bought an expensive car. ) Bu cümledeki an expensive car bir s fat tamlamas d r. Buradaki a artikeli car içindir. Bir isim önüne bir niteleme s fat geldi inde-Inglizce de s fat daima ismin önüne yaz l r- bu s fat isim ile artikel aras na gelir. Burada ses uyumunu sa lamak için a artikeli an haline dönü mü tür. The people ( insanlar ) the rich people ( zengin insanlar ) gibi.

***Not: Inglizce de önünde a ve the artikeli olan kelimeler isimdirler. Bir s fat sözcü ü yerine ayn görevi gören bir cümlecik de gelebilir. Bu durumda bu cümleci in ismi s fat cümleci i olur. Cümleciklerin kurulma mant da cümle kurma mant gibi i ler. imdi s fat yerine s fat cümlecikleri kullan lan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine ba lanan komplex cümleler görelim. lgi zamirleri hem zamir hem de ba laç gibi görevlidir.
65 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

1.) I received the report. ( Raporu ald m. )

You had sent the report. ( Raporu göndermi tin )

2. ) I found the book. ( Kitab buldum. ) The book was important. ( Kitap önemliydi. ) Bu cümleleri kendi aralar nda birle tirecek olursak; I received the report which you had sent. ( Göndermi oldu unuz kitab ald m. ) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan the report kelimesi ilgi zamiri olan which ile yer de i tirdi. which ayn zamanda iki cümleyi birbirine ba layarak ba laç olarak i lev gördü. which you had sent cümleci i Relative pronoun, Relative Clause veya Adjective Clause olmak üzere üç ekilde adland r labilir. ***Not: Nesne iken ilgi zamiri ile k salt lanlar Türkçe ye ...d olarak çevrilir. Ba ka bir de i le ilgi zamirinden sonra özne varsa Türkçe ye ...d olarak çevrilir I found the book which was important. ( Önemli olan kitab buldum. ) Bu cümlede ise özne konumunda olan the book kelimesi, ilgi zamiri olan which ile yer de i tirdi. ***Not: Özne iken ilgi zamiri ile k salt lanlar Türkçe ye ...en, ...an olarak çevrilir. Ba ka bir de i le ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe ye ...en, ...an olarak çevrilir. Which: Cans zlar ve hayvanlar için kullan l r Who: nsanlar için kullan l r. ...d Hem who hem de which yerine that kullan labilir. kisi de nesnel formda iken ; öznel formda iken ...en, ...an olarak çevrilir.

lgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler. Türkçe ye çevirirken bu cümleci in anlam n isimden önce söylemek gerekir. The agreement which they signed. ( Onlar n imzalad The workers who I met.( Kar la t m i çiler. ) The man who you are waiting for. ( Bekledi iniz ki i. ) ***Not: Cümleci in zaman n kestirebilmek gerekir. Son KPDS s navlar nda özellikle sorulan k sm buras d r. Test çal malar nda ayr ca bunun üzerinde durulacakt r. ***Not: Türkçe de yan cümleciklerin özneleri yaparken Türkçe nin bu özelli ine dikkat edilmelidir. n eki eklenerek söylenir. Çeviri
anla ma )

The scientist who devised this method. ( Bu metodu bulan bilim adam . ) Devise: bulmak, ke fetmek, vasiyet The student who won the scholership.( Bursu kazanan ö renci. ) A car which runs 100 miles on hour. ( Saatte 100 mil giden araba. )
66 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

***Not: lgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vard r ve yan cümlecik bu ismi niteler. Unfortunately, we can not publish the article which you have sent. ( Maalesef gönderdi iniz
makaleyi yay nlayam yoruz. )

*** E er the article niteleyen bir s fat kelimesi olsayd article den önce yaz lmas gerekirdi. the article bir s fat cümleci i ile nitelendi i için bir ilgi zamiri ile sonras ndan gelmi tir. Çeviride s fat cümleci inin anlam isimden önce söylenir. KPDS de geçen cümlelerin % 70-80 ni bu yap dad r. He had to dismiss the boy who made noise. ( Gürültü yapan çocu u kovmak zorunda kald . ) Dismiss: kovmak, görevden almak The man who robbed the bank was cought by the police. ( Bankay soyan adam polis taraf ndan
yakaland . )

***Not: Bu cümlede adjective clause , özne konumunda olan bir ismi niteliyor. Yukar daki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu. We have a lot of problems that we have to solve. ( Çözmek zorunda oldu umuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security. ( Kötü
ko ullarda çal an bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar. )

lgi zamirinin alan nereye kadard r???? *** E er özneyi nitelemi se ikinci bir yükleme kadard r. *** E er nesneyi nitelemi se cümle sonuna kadar devam eder. The boy who we saw yesterday found the money which you lost. ( Dün gördü ümüz çocuk
kaybetti iniz paray buldu. )

The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centries.
(Çat ma halinde olan her iki taraf, as rlarca sürecek olan yeni bir antla ma imzalad lar. )

n conflict: çat ma halinde olma Last: sürmek, geçen, son The man who committed the crime was arrested. ( Cinayet i leyen adam tutukland . ) Arrest: tutuklamak My father, who committed the crime, was arrested. ( Cinayeti i leyen babam tutukland . ) E er s fat cümleci i bir cins ismi niteliyorsa ki onu tan ml yor demektir, ilgi zamirinin bu kullan m na Defining relative pronouns denir. E er özel bir ismi niteliyorsa buna da Non-Defining relative pronouns denir. Çünkü özel isimler belli olma niteli indedir. Tan mlanmaya ihtiyaçlar yoktur. lgi zamiri cümleci i sadece ek bir aç klama verir. lgi zamiri cümleci i at ld nda cümlenin anlam bozuluyorsa Defining ilgi zamiri , bozulmuyorsa Non-Defining ilgi zamiri oldu u anla l r.
67 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Inglizler parantez kullanmad ndan Non-Defining yap larda s fat cümleci i virgül (,) aras nda ifade edilir. Virgül duraklama demektir. Konu mada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. ***Not: Non- Defining yap larda ilgi zamiri yerine önemli bir özelliktir. KPDS de sorulur. yi bilinmeli.
etti imiz Türkiye Ortado u da lider bir ülkedir. )

that

kullan lmaz. Bu çok

Turkey, which we visited last year, is a leading country in the Middle-East. ( Geçen y l ziyaret Our dean, who studied abroad, speaks french fluently. ( Yurt d nda ö renim gören dekan m z
Frans zcay ak c bir ekilde konu ur. )

68

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 26. 01. 2000 lgi Zamirleri, isminden de anla laca gibi zamirdirler ve ayr ca ba laç olarak da iki cümleyi birbirine ba larlar. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. kinci husus ise lgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yan nda kullan ld d r. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir s fat gibi nitelerler. Bu nedenle bunlara S fat Cümleci i de denir. The information which / that you gave was inadequate. ( Verdi iniz bilgiler yetersizdi. ) Adequate: yeterli, uygun nadequate: yetersiz, uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away.( Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. ) To go away: çekip gitmek, da lmak ( gitme belli bir noktaya olmad ndan ) lgi Zamirlerinin Edatlar le Kullan m I saw the book which you are looking for. ( Arad n z kitab gördüm. ) Yukar daki cümle ilgi zamiri ile ba lanmadan önce iki ayr cümle eklindedir: I saw the book. Ve You are looking for the book. olmak üzere.

Görüldü ü gibi look fiili for edat ile nesneye ( the book ) geçi yapm t r. Yani for edat nesneye aittir. Cümle ilgi zamiri ile birle tirilirken, ilgi zamiri nesne konumunda olan the book yerine kullan l r. O halde kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yan na ta nabilir. Bu aç klamaya göre cümlemizi u ekilde de yazabiliriz ki ikisi de ayn anlamdad r: I saw the book for which you are looking. ( Arad n z kitab gördüm. ) She dismissed the student who you talked about. ( Hakk nda konu tu unuz ö renciyi kovdu. ) She dismissed the student about whom you talked. ( Hakk nda konu tu unuz ö renciyi kovdu. ) Dismiss: kovmak ***Not: ki cümlenin ayn anlamda oldu una ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yap ld na dikkat ediniz. ***Not: lgi zamirlerinin edat ile kullan m nda KPDS için çok önemli olan iki özelli i vard r ki çok iyi bilinmeli: 1. Edat ile birlikte that kullan lamaz. 2.
bozuldu. )

who ilgi zamiri edat ile kullan l rsa whom a döner.

My car which I paid ten thousand dollars for was broken down. ( On bin dolar ödedi im arabam My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. ( On bin dolar ödedi im arabam
bozuldu. )

69

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He is not a person on whom you can rely . ( O güvenebilece in biri de ildir. ) Rely on: güvenmek Reliable: güvenilir Unreliable: güvenilmez Reliability: güvenilirlik ***Not: Bu iki farkl kullan m bir ihtiyaçtan do mu tur. Daha sonra görece imiz ilgi zamirlerinin k salt lmas konusunda mant aç klanacakt r. Pollution is a serious problem for which we must fight.( Çevre kirlili i mücadele etmemizin
gerekti i ciddi bir sorundur. )

Fight for: Combat: Struggle for:

mücadele etmek, sava mak, dövü mek.

Pharasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. Bir fiil kökü ve bir edattan olu urlar. Örne in; Give , vermek anlam ndad r. up edat n al p give up Pharasal verb ini olu turur ve bu da b rakmak, vaz geçmek anlam ndad r. Inglizce de 1000 e yak n Pharasal verb vard r. Görüldü ü gibi fiile edat eklenerek pharasal verb olu tu ve yeni bir anlam ortaya ç kt . E er edat fiil kökünden ayr l rsa art k yap pharasal verb olma niteli ini kaybeder. Her pharasal verb ün mutlaka bir e anlaml s vard r. Örne in; give up anlaml s quit tir. Amerrikan Inglizcesinde pharasal verb ler çok kullan l r. n e

***Not: Pharasal Verb lerde edatlar ayr lmad ndan ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler. Çünkü edat n ayr lmas durumunda yap pharasal verb olma niteli ini kaybeder ve anlam de i ir. Önemli bir özelliktir. yi bilinmelidir. They didn t like the study which we carried out. ( Yapt m z çal malardan ho lanm yorduk. ) Bu cümledeki Carry out teki out edat ilgi zamirinin yan na çekilemez. Çünkü pharasal verb dür. This is the woman on whom we performed the operation. ( Bu ameliyat etti imiz kad nd r. ) The crime of which he was accused was very lenient. ( Suçland Lenient: hafif Accuse of: suçlamak Arraign: suçlamak Blame: ay plamak, suçlamak
suç çok hafifti. )

She lost her bag in which there was alot of money. ( O içinde çok paras olan çantas n kaybetti. ) There be: bulunmak, var olmak There must be something which we can do. ( Yapabilece imiz bir ey olmal d r. ) The car in which we were had had brakes. ( çinde oldu umuz araba bozulmu tu. ) His stepfather, whit whom he is living, is not kind to him. ( Birlikte ya ad
de ildi. ) babas ona kar nazik

***Non- Defining yap oldu u için virgülün kullan m na ve edat ile kullan ld who nun whom a döndü üne dikkat ediniz.
70

için

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

The horse on which he was kept stoping to eat grass.( Üzerinde oldu u at, ot yemek için hep durdu. ) Burada keep Keep ( kept, kept ): Keep on + V1+ing : Keep + V1+ing : in özel kullan mlar na dikkat çekmek gerekiyor.
tutmak, saklamak, i letmek....................otuza yak n anlam var. .......meye devam etmek durmadan .........mek

He kept on speaking. ( O konu maya devam etti. ) He kept speaking. ( O durmadan konu tu. ) Stop fiili için de benzer bir özellik vard r. Stop + Gerund: .........meye ara vermek Stop + Infinitive: .........için durmak We stoped smoking. ( Sigara içmeye ara verdik. ) We stoped to smok. ( Sigara içmek için durduk. ) OF WHOM ve OF WH CH ...ki onu, ...ki onlar n anlam nda da çevrilebilirler. of whom canl lar için; of which cans zlar için kullan l r. Bu iki ilgi zamiri bir grup içinden baz lar n tan mlarken kullan l r. I have four sons who are students. ( Ö renci olan dört o lum var. ) Bu cümlede s fat cümleci i ( ö renci olan ) çocuklar n hepsini niteler. Peki bu dört cocu un hepsi de ilde, ikisi veya üçü ö renci olsa cümlemizi nas l söyleyece iz? te burada of whom ve of which devreye girer. E er ikisi ö renci olan dört cocuk var ise cümle öyle kurulur: I have four sons, two of whom are students. ( kisi ö renci olan dört o lum var. ) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen say n n ilgi zamirinden önce geldi ine dikkat ediniz. Bu kullan mda art k s fat cümleci i dört cocu u de il; ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten two yu niteler. He had many houses which were in Ankara. ( Onun Ankara da olan bir çok evi vard r. ) He had many houses, some of which were in Ankara. ( Onun, baz lar Ankara da olan bir çok evi
vard r. )

My friend has three cars, one of which is a foreign mark. ( Arkada m n biri yabanc markaolan üç
arabas vard r. )

I have three friends, for one of whom I bought a present. ( Birisi için hediye ald m üç arkada m
vard r. )

I have got a hundred students, fourty of whom are married. ( K rk evli olan yüz ö rencim vard . ) ***Not: lgi zamirlerinin kullan m nda zaman uyumu olmaz.

71

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

WHOSE ...ki onun, ...ki onlar n anlam ndad r. yelik belirten zamirdir. Son on y l n KPDS s navlar nda en çok sorulan ilgi zamiridir. S nav tekni i kolay, uygulamas zordur. Hem canl hem de cans zlar için kullan l r. Direk sorulmas beklenen bir konudur. The woman who was wounded was crying. ( Yaralanan bayan a l yordu. ) Wound: yaralamak, ..... n gönlünü k rmak The woman whose husband was wounded was carying. ( E i yaralanan bayan a l yordu. ) ***Not. Mutlaka ama mutlaka whose dan önce ve sonra bir isim olmal d r. Sonras nda bir zamir veya ba ka bir kelime gelemez. Sonras nda gelen ismin önünde kesinlikle the artikeli olamaz. Bu özellik posessive likten kaynaklanmaktad r. I bought a car whose engine was out of order.( Motoru bozuk olan bir araba ald m. ) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed.( Çat lar f rt nada sallanan evler
y k ld . )

Collapse: y k lmak Our manager, whose son studies in the USA will go there next month. ( O lu USA da okuyan
müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek. )

72

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar 30. 01. 2000 lgi Zamirleri konusunda imdiye kadar gördü ümüz, konunun gramatikal boyutuydu. Bir de bu konuda k saltmalar var. As l problem k saltmalarda ç kmaktad r. Bu k saltmalar n uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir. Konunun esprisi budur. yi kavran rsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sa lan r. Ayr ca yakla k 50 sayfal k not verilecek. Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. Aral kl ö renmeyi (yakla k üç ay içinde) uygulayarak bu notu iyi ö renmek KPDS için çok önemli bir avantaj sa layacakt r. Gördü ümüz ilgi zamirleri d nda pek s k kullan lmayan baz ilgi zamirleri daha vard r. Bunlar da ö rendikten sonra k saltmalara geçece iz. D ER LG ZAM RLER

Where: ...ki oraya, ...ki orada. Nitelenen isim yer ismi ise kullan l r. When: ...ki o zaman. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullan l r. Why: ...ki onun için. Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullan l r. Bu ilgi zamirlerinin üçü de cans zlar için kullan l r. which in alternatifleridirler. Bunlardan en s k kullan lan where dir. Baz s navlarda where in soruldu u görülür. Di er ikisinden pek soru gelmez. The hotel where we stayed last year was closed down. ( Geçen y l kald m z otel kapat ld . ) Close down: kapatmak ( Soyut anlamda bir eyi kapatmak, bir kap y kapatmak sadece close ile söylenir.) E er bu cümlede ilgi zamirinin yeri bo b rak lsa ve klarda da which ve where olsa where tercih edilmelidir. Ayr ca at which de where yerine kullan labilir. The hotel which we bought last year was full of tourist. ( Geçen y l ald m z otel türist doluydu. ) Full of: bir ey ile dolu. Bu cümlede where kullan lamaz. Çünkü ...ki orada biz ald k gibi bir anlam ç kar. Bu nedenle which kulland k. Demekki which ve where tercihi cümlenin anlam çözülerek yap lmal d r. I can not forget the moment when we first met. ( lk kar la t m z an unutam yorum ) when kulland k. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise which yerine when tercih edilir. I can t understand the reason why they have resign. ( Onlar n niçin istifa ettiklerini anlayam yorum ) why çok nadir kullan l r. Sadece the reason ile birlikte kullan l r. Bu üç ilgi zamirinden en s k kullan lan where dir. Bu üç kullan m da genellikle nesnel formda olup ....d eklinde çevrilirler.

73

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

What May s KPDS de çok s k rastlan r. Önemli bir ilgi zamiridir. En önemli özelli i kendisinden önce bir ismin kullan lmamas d r. Bu özellik what n en önemli ay rt edici özelli idir. O zaman akla öyle bir soru gelmelidir. Madem ki öncesinde bir isim yok peki what ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için what n orjinine inmek gerekir. Asl nda what isim olarak the thing den gelmektedir. the thing de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak which veya that gelir. Bu durumda e er what kullan l rsa the thing that in yerini al r. Bu nedenle what tan önce isim yoktur. Örnek üzerinde bu aç klama daha iyi anla lacakt r. The things that you said were not true. ( Söyledi iniz eyler do ru de ildi. ) Bu cümlede yukar daki aç klamalar do rultusunda the things that yerine what kullan rsak cümlemiz öyle olur: What you said was not true. ( Söyledi iniz do ru de ildi. ) what kullan l rken, yerini ald eyler in tekil-ço ul durumu belirsizdir. Inglizce de belirsizlik durumunda daima tekil kullan ld ndan what ile her zaman tekil kullan l r. Çevirisinde de genellikle ey söylenmez. I can not understand what you speak. ( Konu tuklar n z anlayam yorum veya Ne konu tu unuzu
anlayam yorum. )

Can not: kullan m bir süreklili i ifade eder. Can t:kullan m bir noktada olan olay ifade eder. what da bir ilgi zamiri oldu undan duruma göre ...en ...an veya ...d çevrilir. What is claimed can not be approved. ( ddia edilenler onaylanamaz. ) The things that are claimed can not be approved. ( ddia edilen eyler onaylanamaz. ) Görüldü ü gibi ikisinin de anlam ayn d r. E er the things that yerine what kullan lm ise çeviride ey söylenmemesi daha uygun olur. Zaten ey i dememek için bu kullan ma gidilmi tir. What is important is your health. ( Önemli olan sa l n zd r. ) What they put forward can t be justified. ( Onlar n ortaya koyduklar hakl gösterilemez. ) Put forth / forward: ortaya koymak Just: do ru, dürüst, adaletli, hakl Justly: hakl olarak Justness: do ruluk, dürüstlük, hakl l k Justice: adalet, mahkeme, yarg ç, dürüstlük, hakbilirlik Justifiable: hakverilebilir, savunulabilir Unjustifiable: hakverilemez, savunulamaz Justification: hakl neden, gerekçe, hakl gösterme Justify: hakl göstermek, temize ç karmak eklinde

74

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

What you are doing is not consistent with what you are saying.( Yapt klar n z söyledikleriniz ile
tutarl de il. )

Consistent with: ...ile tutarl , ...ile uyu an. ( S fat ve edattan olu an bile ik bir edatt r. Inglizcede genellikle
sonu ent ile biten kelimeler s fatt rlar. )

Those Yap s Bekleyen ö renciler, bekleyen insanlar, bekleyen ki iler gibi ifadeler yerine bazen bekleyenler terimi kullan lmaktad r. Bu özellik bütün dillerde vard r. lgi zamirlerinin oldu u bir cümleyi bu ekilde kurarsak yap nas l olur?? The students who are waiting for you want to see you. ( Sizi bekleyen ö renciler sizinle görü mek
istiyorlar. )

Bu cümleyi Sizi bekleyenler sizinle görü mek istiyorlar

eklinde yazacak olursak;

Those who are waiting for you want to see you. ( Sizi bekleyenler sizinle görü mek istiyorlar. ) those genelde ço ullar için kullan l r. E er nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka those kullan lmal d r. Zaten Inglizcede e er isim kullan lm yorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullan l r kural vard r. Önemlidir, iyi ö renilmeli. Those who study more are usually succesful. ( Daha fazla çal anlar genellikle ba ar l d rlar. ) Those who you talked to.( Sizin konu tuklar n z. ) Di er ilgi zamirleri konusundan özellikle what ve those kullan m n iyi bilmek gerekir. what görüldü ü yerde the things that ; those görüldü ü yerde people yazmak i imizi daha da kolayla t racakt r. lgi Zamirlerinde K saltma Özne durumunda ( ...en, ...an ) iken k saltma: 1. ) Active cümlelerde Bir komplex cümlede bir temel cümle ( main clauses ) ve bir ( veya birden fazla ) yan cümlecik ( subordinate clauses ) vard r. Main clause da kesinlikle k saltma yap lamaz. K saltma yan cümlecikte yap l r. Konumuz s fat cümlecikleri oldu una göre yapaca m z k saltma s fat cümleci inde olacakt r. Bu konuya hakimiyet için belli ipuçlar geli tirilebilir. I don t approve of the events which are occuring in the area. ( Bölgede meydana gelen olaylar
onaylam yorum. )

Main clause: Idon t approveof the events. ( Olaylar onaylam yorum. ) Subordinate clauses: The events are occuring in the area. ( Olaylar bölgede meydana geliyor. ) K saltma yap l rken ilgi zamiri ile beraber be fiili de cümleden at l r. Çünkü sadece ilgi zamiri k salt lsa ...en, ...an anlam verilemez. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber be fiili de k salt l r. Geriye sadece gerund kal r ve ...en, ...an anlam verilmi olur. O halde cümlemiz k salt lm ekliyle.
75 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I don t approve of the events occuring in the area. (Bölgede meydana gelen olaylar onaylam yorum) Geli tirece imiz ipucu: E er bir cümlede bir isimden hemen sonra bir burada bir ilgi zamiri k saltmas vard r demektir. Occur: olmak, vukku bulmak, meydana gelmek Approve of: ...i onaylamak, ...i tasvip etmek ( of: ...n n demektir. Inglizce de ...n n onaylamak diye söylenir.
Türkçe de bu ...i onaylamak eklinde ismin i ki Inglizcesi to dur- haliyle söylenir. Ama gerçek edat of tur. Türkçe mant n n böyle olmas ndan dolay KPDS de gelebilir. Bununla birlikte böyle yap da olan di er fiilleri de ö renmek gerekir. )

gerund

varsa

The women working ( Çal an bayanlar. ) The students demonstrating. ( Gösteri yapan ö renciler. ) The PM visiting Germany. ( Almanya y ziyaret eden Ba bakan. ) K saltmadan sonra yan cümlecik tek bir s fat sözcü ü gibi ba a da al nabilir. Ama yayg n kullan m yukar daki gibidir. Yani yukar daki ifadeler öyle de yaz labilir: The working women ( Çal an bayanlar. ) The demonstrating students. ( Gösteri yapan ö renciler. ) The visiting Germany PM. ( Almanya y ziyaret eden Ba bakan. ) K saltma yap lm yan cümleciklerde olaylar n zaman belirsizdir. Main clause dan k salt lan olaylar n zaman ç kar labilir. The children who make noise. The chijdren who making noise. ( Gürültü yapan cocuklar. )

K salt lacak cümlede fiil ing li de ilse bile k salt l rken ing li yaz l r. 2. ) Passive cümlelerde I don t recognize the man who was killed. ( Ben öldürülen adam tan m yorum ) Bir yap n n passive olabilmesi için mutlaka be fiili olmal d r. Oysa burada k saltma yap l rken be fiili cümleden at l yordu. Demek ki k salt lan bu yap larda V3 tek ba na passive anlam veriyor. K salt lm haldeki cümlemiz öyle olur: I don t recognize the man killed. ( Ben öldürülen adam tan m yorum. ) Geli tirce imiz ipucu: E er bir cümlede bir ismin hemen sonras nda tek ba na bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri k salt lm t r demektir. The method used ( Kullan lan metod. ) The language spoken ( Konu ulan dil. ) The car sold ( Sat lan araba. )

76

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

The man speaking. ( Konu an adam ) The man spoken. ( Konu ulan adam ) The boy beating his friend. ( Arkada lar n döven çocuk. ) The boy beaten. ( Dövülen çocuk. ) The employee sending this pocket. ( Paketi gönderen memur. ) The employee sent. ( Gönderilen memur. ) The members appointing. ( Atanan üyeler. ) The members appointed. ( Atanan üyeler. ) Ço u fiillerin ( düzenli fiiller ) birinci ve ikinci halleri birbirine e ittir. Bu nedenle Simple Past ve k saltmadaki Passive yap s kar kl do uyor. Bu kar kl k nas l giderilebilir? Önümüzdeki ders ö renece iz.

77

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

ÇAR AMBA 02. 02. 2000 lgi Zamirlarinin k salt lmas konusunu peki tirmek için birkaç örnak yazal m. Çünkü önemli bir konudur. Çal rken en fazla egzersizin bu konuda yap lmas gerekir. We can t approve of the events occuring in the region. ( Bölgede meydana gelen olaylar
onaylayamay z. )

Occur: Take place: olmak, vukku bulmak, meydana gelmek Happen: Bu tür cümleleri çevirirken lgi Zamiri cümleci ini daire içine al p, kalan k sm çeviririz. Daha sonra lgi Zamiri cümleci ini de çevirip, cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmi oluruz. I haven t received yet the letter sent. ( Gönderilen mektubu henüz almad m. ) I haven t received yet sent the letter ( Gönderilen mektubu henüz almad m. ) lgi Zamirinin k saltmas ndan sonra geriye kalan ve passive lik anlam n katan V3 , bir s fat sözcü üymü gibi ayn gerund daki harekete sahip olup, ismin önüne getirilebilir. Yukar daki cümleyi bu aç klamaya göre yazd k. kisinin de anlam ayn d r. The matter reported revealed his innocence.( Bildirilen husus onun suçsuzlu unu ortaya ç kard . ) Önceki dersimizde, düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine e it olmas ndan dolay Passive durumdaki lgi Zamirleri cümleci inin k salt lmas nda Simple Past k saltmadaki Passive kar kl ndan bahsetmi tik. Ayr ca bu kar kl k nas l çözülebilir diye bir soru sormu tuk. Bu sorunun cevab n imdi ö renelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yan nda oland r. smin yan nda olma özelli i ile Passive lik anlam n veren V3 fiilini ay rd etmi oluyoruz. Di eri ise çekime girmi ve V2 olarak kullan lan fiildir. Veil: örtmek Reveal: ortayaç karmak He had to accept the price offered. ( Önerilen fiat kabul etmesi gerekti. ) The information given as regards this was not true. ( Buna ili kin olarak verilen bilgi do ru de ildi. ) Regard: ...e ili kin The police had to disperse the crowd gathering. ( Polis toplanan kalabal Disperse = Dispel: da tmak Crowd: kalabal k Gather: toplanmak, bir araya gelmek, anlamak
da tmak zorunda kald . )

lgi Zamirlerinin k saltmas nda Active ve Passive yap lar n n olumsuz yap lar da vard r. Bunun için gerund ve V3 ten önce olumsuzluk eki olan not yazmak yeterli olacakt r. Olumsuz yap dan örnek verecek olursak; The information not given was true. ( Verilmemi olan bilgi do ruydu. )

78

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

lgi zamirleri cümleciklerinde imdiye kadar yapt m z k saltmalar geçmi te veya u an içinde olan olaylar kaps yordu. Peki gelecek zaman için yap nas ld r??? ***Not: Gelece e yönelik k saltmalarda mastarlardan faydalan l r. Active cümlecikler için active mastar; Passive cümlecikler için passive mastar kullan yoruz. The teacher to give the course. ( Kursu verecek (olan) hoca ) Yap n n ilgi zamiri k saltmas oldu u nas l anla lacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yan ndad r. lgi zamirleri cümleciklerinin k saltmas nda ise (ismi niteledi inden) mastar ismin hemen yan ndad r. Bu özelli i ile ilgi zamirleri cümleciklerinin k saltmas ndaki mastar -ki bu gelecek zaman anlam kat yor-ay rt etmi oluyoruz. The results of the election hold last week were not announced. ( Geçen hafta yap lan seçimlerin
sonuçlar ilan edilmedi. )

Announce: ilan etmek, duyurmak Election: seçim Hold: (held, held ) tutmak, yapmak, durmak ( önünde bir aktivite ile yapmak anlam na gelir ) He will not become a candidate in the election to be held next year. ( O gelecek y l yap lacak
(olan) seçimde aday olmayacak. )

I didn t want to participate in the party to be done by our friends. ( Arkada lar m z taraf ndan
yap lacak (olan) partiye kat lmak istemedim. )

Not: Dikkat edilirse to participate mastar yüklemden sonra gelmi tir. Bu nedenle normal olarak kullan lan mastard r. to be done olarak passive yap da kullan lma olan mastar ise isimden hemen sonra kullan lm t r. O zaman bu mastar gelecek zaman anlam n veren mastard r diyoruz. Yap y bu ekilde görüp, çeviriyi yapmak çok önemlidir. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible. ( Toplant ya
kat lacak olan üyelerin mümkün olan en k sa zamanda bana ba vurmalar gerekir. )

The bridge to be constructed ( n a edilecek (olan) köprü. ) Construct:in a etmek, yapmak, kurmak The students to go abroad. ( Yurt d na gidecek (olan) ö renci. ) The passengers to get on the plane. ( Uça a binecek (olan) yolcular. ) The project to be conducted. ( Yürütülecek (olan) proje. ) Conduct: götürmek, yürütmek, ta mak The man to see you is adoctor. ( Sizi görecek (olan) adam doktordur. ) The man to kill ( Öldürecek (olan) adam ) The man to be killed. ( Öldürülecek (olan) adam. )

79

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

The man killing. ( Öldüren adam. ) The man killed. ( Öldürülen adam. ) The man to kill. ( Öldürecek adam. ) The man to be killed. ( Öldürülecek adam. ) Asl nda öldürülen adam ifadesinde de bir gerund vard r. Bu cümlenin Inglizcedeki normal yaz l m the man (being) killed eklindedir. Burada being k salt ld için yaz lm yor. Bu durumda k saltmalarda ister aktif ister passif olsun, u an ve geçmi teki olaylarda gerund dan faydalan yoruz. Gelecekteki olaylar da k salt rken mastarlardan faydalan yoruz. Peki mastar neden kal b nda sakl d r. ...ecek, ...acak anlam n veriyor? Bunun cevab Be to

Be to: Inglizce de be to kal b üç yerde kullan lmaktad r. 1. ) ...mektir: My duty is to teach English. ( Görevim Inglizce ö retmektir. ) 2. ) Gerekir ( have to) : I am to leave my countyr. ( Ülkemi terk etmem gerekiyor. ) 3. ) ...ecek, ...acak ( Shall=Will ): The President is to visit Romenia.( C.B n Romanyay ziyaret
edecek. )

Yaln z ikinci kullan mda be to ifadesi have to dan farkl olarak bir yor anlam içerir. Be to ifadesinin bu ekilde üç farkl kullan m vard r. Kullan m n hangi yap da oldu unu çerçeveden ç kar yoruz. Daha çok cümlenin anlam na bakarak uygun dü en ifadeyi kullan yoruz. The students who will participate. ( Kat lacak olan ö renciler. ) The students who are to participate. ( Kat lacak olan ö renciler. ) Birinci cümlede will , ikinci cümlede be to kullan lm t r. ki kullan mda ...ecek, ...acak anlam n vermektedir. kinci kullan mda ilgi zamiri k saltmas n yaparsak; ilgi zamiri ile birlikte be fiili de ç kart laca ndan sadece mastar kalm olur ve bu da ...ecek, ...acak anlam n verir. Not: Mastarlar n k saltma yap s nda mutlaka bir tümleç olmal d r. KPDS de bu ayr nt sorulmaz. Nesne Durumunda ( ...d ) ken K saltma

1. ) Defining ( tan mlanan ) Yap larda: The letter which he had sent was lost. ( Onun gönderdi i mektup kayboldu. ) The letter he had sent was lost. ( Onun gönderdi i mektup kayboldu. )
80 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Defining yap larda k saltma yap l rken sadece lgi Zamiri at l r. K salt lm bu yap lar görmek ve çevirirken ...d anlam n vermek zordur. Geli tirilecek pucu: Bir cümlede, birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir ah s zamiri veya bir isim gelmi se burada mutlaka bir lgi Zamiri k saltmas vard r demektir. Çünkü Inglizce de iki isim yanyana gelmez. We couldn t decided on the matter they put forward. ( Onlar n ortaya koydu u konuda karar
veremedik. )

I didn t received the document he sent. ( Onun gönderdi i belgeleri almad m. ) The price they asked was to high ( Onlar n söyledi i fiat oldukça yüksekti. ) 2. ) Non-Defining ( Tan mlanmayan ) Yap larda: Non-Defining yap larda k saltma yap lamaz. Your brother , who(m) I met yesterday, seems very sempathic. ( Dün gördü üm
karde iniz çok sempatikti. )

Önemli Bir Not E er lgi Zamirinin niteledi i isimden önce the first, the only, the last, the second gibi bir s ra say s veya the most gibi superlative yap var ise mastar , gelecek zaman yerine geçmi i vurgulayacakt r.Yani çeviride ...cek, ...cak eki ...en, ...an ekine döner. The man to get out off the bus. ( Otobüsten inecek adam ) The first man to get out off the bus. ( Otobüsten ilk inen adam ) kinci cümlede, lgi Zamirinin niteledi i man isminin önünde bir s ra say s oldu u için geçmi vurgalanm oldu. The country not to be represented. ( Temsil edilmeyecek ülke. ) The only country not to be represented. ( Temsil edilmeyen tek ülke. ) The report to be submitted. ( Sunulacak rapor. ) The last report to be submitted. ( Sunulan son rapor. ) The man to be killed. ( Öldürülecek adam. ) The only man to be killed. ( Öldürülen son adam. ) Ahmet was student to leave the classroom. ( Ahmet s n ftan ayr lacak ö renciydi. ) Ahmet was the last student to leave the classroom. ( Ahmet s n ftan ayr lan son ö renciydi. )

81

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

PAZAR 06. 02. 2000 Connective Relative Pronouns Bu yap da sadece which kullan l r. which kendisinden önceki bir ismin yerine de il de bir cümleci in yerine kullan l r. Çeviride de ...ki bu da olarak çevrilir. He failed again, which dissappointed his parents. ( O yine ba ar s z oldu ki bu da anne-babas n
hayal k r kl na u ratt . )

Bu kullan mda which , ilgi zamiri he failed again in yerini alm t r. Türkçe de bu ifade iki ayr cümle ile söylenir. Inglizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (,) yap y di erlerinden ay r r. Bu yap da that kullan lamaz. Ayr ca tek virgül oldu u için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de de ildir. Bu özellikleri ile di er yap lardan ay rt edilir. We will have to accros the frontier, which will be dificult. ( S n r geçmemiz gerekecek ki bu da çok
zordur. )

He was rude to the customer officcer, which made things force. ( Gümrük memuruna kaba
davrand ki bu da i leri zorla t rd . )

K salt lmas : He failed again, which upset the whole family. ( O yine ba ar s z oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. ) He failed again, upsetting the whole family. ( O yine ba ar s z oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. ) Aktif yap da oldu u için k saltmada gerund kullan ld . The goverment made investiment in education, leading to welfare. ( Hükümet e itime yat r m
yapt ki bu da refaha yol açt . )

nvestiment: Lead to: Whole: All:

yat r m ...e yol açmak tüm, bütün ( say lamayanlarda kullan l r, the y ba a al r. the whole) tüm, bütün ( say labilenlerde kullan l r, the y sona al r. all the ) na u ratt . )

The patient didn t respond to treatment, dissappointing all doctors. ( Hasta tedaviye cevap
vermedi ki bu da tüm doktorlar hayal k r kl

Not: Test çal malar nda connective yap s n n k saltmas virgülden sonraki fiil bo b rak larak çok sorulur. lgi Zamirlerinin K saltmalar le lgili kar k Örnekler t was difficult to arrange a date which was convenient for everyone. ( Herkes için uygun olan bir
tarih bellirlemek zordu. )

Arrange: ayarlamak, düzenlemek, belirlemek Convenient: uygun, elveri li nconvenient:uygun olmayan Treat: davranmak, tedavi etmek Threaten: tehdit etmek Threat: tehdit
82 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

lgi Zamirlerinin oldu u komplex cümleleri çevirirken ilk önce s fat cümleci i gözard edilerek kalan yap çevrilir. Daha sonra s fat cümleci i çevrilir. Sonras nda s fat cümleci i, ilgi zamirinin niteledi i isimden önce söylenerek yap çevrilmi olunur. Komplex cümleleri, bu ekilde çevirerek s k egzersiz yapmak süratl anlama al kanl n geli tirecektir. The man who was arrested finally confessed to being a spy. ( Tutuklanan adam sonunda bir casus
oldu unu itiraf etti. )

Arrest: tutuklamak, durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek We had to give up the research which we have already undertaken. ( Daha önce üstlendi imiz
ara t rmay b rakmam z gerekti. )

Already: Research: Undertaken:

hal haz rda, ...m bile( tek ba nakullan ld ara t rma üstlenmek

nda ), daha önce ( ba lant l cümlelerde )

My colleage, with whom I have been working for long, has decided to give in his resignation.( Uzun süredir beraber çal makta oldu um meslekta m istifas n vermeye karar vermi . ) Colleage: meslekta Give in: vermek ( verilen soyut bir eyse give nesneye in edat ile geçi yapar ) Conterpart: kar taraf ( bakanlar için ) The minister, whose life has been threatened, applied to the police for protection. ( Ya am
tehdit edilen bakan koruma için polise ba vurdu. )

Protect: Protection: Expect: Except: Treat: Threaten: Threat:

korumak koruma ummak, beklemek hariç, d nda davranmak, tedavi etmek tehdit etmek tehdit

The inflation rate, expected to be 20 %, has already passed the target envisioned. ( % 20 olmas
beklenilen enflasyon oran belirlenen hedefi geçmi bile. )

Envision: Envisage: Target:

göz önüne almak, öngörmek, belirlemek syn envision

hedef

The information we have obtained was not reliable.( Elde etmi oldu umuz bilgiler güvenilir de ildi) Reliable: güvenilir Obtain: elde etmek, sa lamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel. ( Biz, fosil
yak tlar yerine kullan lacak yeni bir alternative enerji kayna bulmak zorunday z. )

Resource: Source: nstead of: n place of: Renewable:

kaynak kaynak ...n n yerine , -cek yerde ...n n yerine, -cek yerde yenilenebilir

83

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

PREPOS T ONS Türkçe ile bat dilleri aras ndaki en büyük farkl l k edatlar n kullan m ndad r. Türkçe de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonras nda gelir. Inglizce de ise edatlar isimden önce gelirler. Inglizce de edatlar n kullan m yeri ismin yan d r. Ama ismi nitelemezler. Çünkü ismi niteleyen s fatlard r. Tan m ndan da anla laca gibi edatlar, tek ba lar na kullan lmayan, bir isim ile kullan l p o ismin anlam n tamamlayan kelime gruplar d r. Edatlar isim ile beraber kullan ld klar ndan Inglizce de üç kullan m yerleri vard r. 1.) simler ile 2.) Zamirler ile 3.) Gerundlar ile for money for them for learning

Bir cümlede çeviri yaparken edatlar n etkiledi i ismi bulmak problemlidir. Çünkü edatlar n Inglizce deki kullan m Türkçe ile terstir. Biz, s kl kla görülen yüze yak n edatlar basit ve komplex olmak üzere iki gruba ay rarak ö renece iz. Basit Edatlar In: içinde ( sabit durumda ve d nda olmayan ) At: ...de, ...da Into: içinde (hareket oldu unda) On: üzerinde ( statik olarak ) Onto: üzerinde ( dinamik olarak ) Under: alt nda Up: yukar ya, yukar da Down: a a ya, a a da After: ...den sonra Before: ...den önce With: ile Without: ...s z Of: ...n n ( telafuzu hafif bir v sesi iledir ) Off: haricinde, d nda ( tek ba na kullan lmaz, deyimselle mi kal plarda. of olarak telafuz edilir. ) By: ile, taraf ndan, ...e kadar Near: ...n n yak n nda, ...e yak n Next to: ...n n yan na, biti i inde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: ...den, ...dan, ( somut olarak ) Out of: ...den, ...dan ( soyut olarak ) Beyond: ötesinde Behind: arkas nda Beneath = below = underbeneath: alt nda Beside: ...den ba ka, ...n n yan nda Over: üstünde ( temas olmadan ) over bir önek olarak kullan lrsa sonras ndaki kelimeye a r , fazla
anlam n katar. Bu kullan mda art k edat de ildir.

84

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

2.) Komplex Edatlar KPDS de bu edatlardan bir-iki soru geliyor. n spite of: Despite: Due to Owing to On account to: Because to n view of
...e ra men

...den dolay

KPDS de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir. Regarding Concerning As regards: ...e ili kin With regard to About n case: n the event of n terms of: With respect to: According to: n addition to: nstead of n place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unl ke n contrast to Different from As well as: n relation to n proportion to For my part:
...durumunda

itibariyle, bak m ndan ...e göre ( k yaslamada ) ...e göre ( görü belirtirken ) ...e ilaveten ...n n yerine, ...cek yerde

...den ziyade ...den ba ka ...den önce

...n n aksine

hem.......hem, yan s ra ...e oranla

bana göre 85 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

By way of: By means of: Except = From the point of view of n terms of With regard to For my part As far as I am concerned As well as n addition to Besides Appart from

yoluyla vas tas yla except of:...hariç, ...d nda

bak m ndan

bana göre

ayr ca, yan s ra

86

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 09. 02.2000 NOUN CLAUSES S fat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur. Önce mant n kavramak gerekir. S fat Cümleciklerinde bir isim, bir s fat sözcü ü gibi bir cümlecik taraf ndan niteleniyordu. Noun Clauses'larda ise kulland m z isimler ( veya zamirler ) bu cümlecikten etkilenirler. Bir cümlede isimler özne, nesne ve tümleç durumundan biri ile kullan labilirler. Demek ki Noun Clauses'lar ( ismin yerine kullan ld klar ndan ) da bir complex cümlede özne, nesne veya tümleç olarak kullan labilirler. Bu durumda isim bir kelime ile de il de bir cümlecik ile ifade edilmi olur. Ba ka bir de i le bir ismin kullan labildi i her yerde bir Noun Clauses kullan labilir. Bunu nglizce'deki cümle kurulu u üzerinde gösterecek olursak; S V O Tümleç

Bu cümle yap s nda bir noun clause S, O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. I know his failure. ( Ben onun ba ar s zl n biliyorum. ) Bu cümledeki "failure" ( ba ar s zl k ) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullan lm t r. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir. Dolay s yle bu cümlecik bir noun clause olmu olur ve nesne durumunda kullan lm olur. "failure" ismi yerine "he has failed" ( O ba ar s z olmu ) cümleci ini kullanabiliriz. Ancak burada iki cümlecik oldu u için bu iki cümleyi ba layacak bir ba laca ihtiyac m z vard r. Bu ekilde cümlemiz; I know that he has failed. ( Biliyorum ki o ba ar s zd r. ) Yaln z bu çeviri konu ma dili için geçerlidir. Yaz dilinde ve s navda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. Ba lac n anlam n "ki" olarak de il de cümleci e yükleyerek çeviririz. Bu aç klamalardan sonra art k cümlemizi u ekilde çevirebiliriz: Onun ba ar s z oldu unu biliyorum. Not: Yan cümleciklerin türkçeye çevrilirken öznenin " n" eki alarak çevrildi ini hat rlay n z. S fat cümlecikleri de dahil bu konuyu i lerken temel cümle, yan cümlecik gibi kavramlar da görece imizden bunlara hakim olmak gerekir. sim Cümlecikleri le Kullan lan Ba laçlar sim cümlecikleri ile üç tür ba laç kullan l r. 1. That 2. Whether 3. Question Word :ki (En çok kullan lan ba laçt r. Olaya tek yönlü bakar) :..ip ..imedi i (Olaya ikili bakar. "or not" ile beraber de kullan labilir) :Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde ba laç olarak kullan labilir.

Bu ba laçlar n anlamlar farkl ama kullan l biçimleri ayn d r. Bu nedenle en s k kullan lan "that" i önce iyi ö renece iz. "that" in kullan m iyi çözülünce sistem ayn oldu u için di erleri de rahat bir ekilde anla l r.
87 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

THAT Daha önce de söylendi i gibi Noun Clauses'lar ( NC ) complex bir cümlede üç durumda kullan labilirler. imdi bunlar madde madde inceleyelim: A ) Özne Olarak sim Cümlecikleri Bu yap da genelde formülsel olarak cümle öyledir: It is + ( s fat ) that + NC Böyle bir cümle kurulu u görüldü ünde, bu bir isim cümleci idir ve özne durumunda kullan lm t r diyebiliriz. It is clear that he will confess to his guilt. ( Onun suçunu itiraf edece i aç kt r. ) Özne durumundaki NC'lar "what" sorusuna cevap verirler. Örne in bu cümleye sorarsak; What is clear? cevap al r z. That he will confess to his guilt ( Onun suçunu itiraf edece i ) eklinde

ngilizce'de normal bir cümlede özne cümlenin ba ndad r. Bu nedenle yukar daki cümle kurulu unun bir alternatifi de vard r. Orijinal kullan m da ikinci kullan md r. Birinci kullan mda özne sona al nd için çekili fiile bir özne gereklili inden "it" özne olarak kullan lm t r. Burada "it" as l öznenin yerini tutar. kinci kullan mda ise özne as l yerine çekilece inden art k "it" kullan m na gerek yoktur. ngilizce'de as l kullan m ikinci dedi imiz kullan md r. Ama zor oldu u için birinci kullan m daha yayg nd r. Bu durumda NC lar n özne olarak kullan m iki farkl ekilde yaz labilir. imdi yukar daki cümleyi bu aç klamaya göre yazal m: It is clear that he will confess to his guilt. ( Onun suçunu itiraf edece i aç kt r. ) That he will confess to his guilt is clear. ( Onun suçunu itiraf edece i aç kt r. ) Her iki kullan mda da anlam ayn d r. KPDS'de cümlelerin % 90'n bu yap dad r. Direk olarak da 2-3 soru gelebilir. It is difficult that he will give it up. ( Onun ondan vazgeçece i zordur. ) That he will give it up is difficult. ( Onun ondan vazgeçece i zordur. ) Böyle cümleleri "vazgeçmesi" eklinde de çevirebiliriz. It was very hard that we overcame this issue. ( Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. ) That we overcame this issue was very hard. ( Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. ) It is + S fat formülünde kullan lan s fat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki s fat cümlecikleri de kullan labilir. Ayr ca yine biliyoruz ki s fat cümleciklerinin k saltmas nda e er aktif ise "gerund" e er passive ise V3 kullan l yordu. Demek ki formüldeki s fat yerine bir gerund veya bir V3 de kullan labilir.
88 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

It is expected that they will resume peace talks. ( Onlar n bar görü melerine yeniden ba layacaklar
beklenilmektedir. )

That they will resume peace talks is expected. ( Onlar n bar görü melerine yeniden ba layacaklar
beklenilmektedir. )

Resume: yeniden ba lamak ( restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullan l r. KPDS'de çok geçer. ) It is known that our world is round. ( Dünyam z n yuvarlak oldu u biliniyor. ) It is suprising that he has escaped. ( Onun kaç
a rt c d r. )

Bu yap larda iki cümlecik oldu u için haliyle zaman uyumu da aranmal d r. imdilik sadece gramatikal boyut ile u ra aca z. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detayl olarak ö renece iz. B ) Nesne Olarak sim Cümlecikleri Bu yap da isim cümlecikleri nesne konumundad r. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleci i kullan l r. We learnt that they had agreed on the matter.( Onlar n mevzuda hemfikir olduklar n ö rendik. ) Nesne yap s ndaki isim cümlesini, yükleme kimi, neyi, kime, neye sorular n sorarak bulabiliriz. Bu yap n n tek kullan m vard r. sim cümleci i özne durumundaki gibi hareket edemez. The judge decided that the suspect was innocent. ( Hakim zanl n n masum oldu una karar verdi. ) The judge decided this. ( Hakim buna karar verdi. ) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne "this" dir ve tek bir kelimeden olu mu tur. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleci idir. Nesne harektinin her iki cümlede ayn oldu una dikkat edininiz. Suspect: zanl , üpheli nnocent: suçsuz, masum Judge: hakim, yarg lamak C ) Tümleç Olarak sim Cümlecikleri Tümleçler, özne, yüklem ve nesne d nda cümleyi tamamlayan yap lard r. Inglizce'de "be" ve "become" ( olmak ) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. My father is an engineer. ( Benim babam bir mühendistir. ) My advantage is that I can speak three foreign languge. ( Benim avantaj m üç dili
konu abilmemdir. )

My belief is that yo will get over this problem. ( nanc m sizin bu sorunu a aca n zd r. ) Get over: üstesinden gelmek Their claim is that the minister got involve in corruption. ( Onlar n iddias bakan n yolsuzlu a
kar mas d r. )

89

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Get involve in: Corruption:

...e bula mak ( daima nesneye in ile geçer. ) bozulma, yolsuzluk

Whether = If "....ip ....imedi i" anlam nda olup, olaya iki yönlü bakan bir ba laçt r. Bu ba laç, bazen "or not" ile de kullan labilir. Genellikle "or not" ifadesi parantez içinde verilir. Bu ba lac n de i ik konumlu isim cümleciklerindeki kullan m n görelim. It is not known whether he has ratified the bill. ( Onun yasa tasar s n onaylay p onaylamad
bilinmiyor. )

Ratify: Specify: Approve of: onaylamak Notify: Yukar daki cümleyi ( isim cümleci i özne konumunda oldu u için ) u ekilde de yazabiliriz. Anlam ayn d r. Whether he has ratified the bill is not known. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleci i ba a al n rsa bu kullan mda ba laç olarak "If" kullan lamaz. I am not sure whether he has accepted the offer. ( Onun öneriyi kabul edip etmedi inden emin
de ilim. )

No one knows whether they live in the country or not. ( Onlar n ülkede ya ay p ya amad klar n kimse bilmiyor. ) My doubt is whether they will stay or not. ( Benim ku kum onlar n kal p kalmayaca d r. ) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde ba laçlardan sonra daima bir özne vard r.

90

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar 13. 02. 2000 Soru Kelimelerinin sim Cümleciklerinde Ba laç Olarak Kullan lmas Quest on Words ( QW ) What: Where: When: Who: Whom: From whom: With whom: To whom: Whose: Which: How: Why: How many: How much: How long: How far: How often:
ne nerede, nereye ne zaman kim kimi, kime kimden kiminle kime kimin hangi nas l niçin kaç tane, ne kadar, kaç ( say labilenler için ) kaç tane, ne kadar, kaç ( Say lamayanlar için ) ne kadar ( zaman sorar ) ne kadar ( mesafeyi sorar ) ne kadar ( frekans sorar )

sim cümleciklerinde QW'lar n kullan m n , normal soru cümleleri ile kar t rmamak gerekir. Bir soru cümlesinde QW'lar daima cümlenin ba nda söylenir ve cümle sonunda soru i areti vard r. Sour sözcü ü olsun veya olmas n bir soru cümlesinde yard mc fiil vard r ve özneden önce yaz l r. Bazen bu kural konu ma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru oldu unu hissettirecek bir vurgu mutlaka vard r. What can I do for you? ( Sizin için ne yapabilirim? ) Where are you going? ( Nereye gidiyorsun? ) When will you come back? ( Ne zaman döneceksiniz? ) How long will you be staying here? ( Burada ne kadar süre kalacaks n z? ) Soru cümlelerini, QW'lar n ba laç olarak kullan ld isim cümlecikleri ile bu ekilde ay rabilmek gerekiyor. Bu da yard mc fiilin kullan m , QW'lar n soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?'nin kullan m n hat rlanarak yap labilir. imdi QW'lar n isim cümleciklerinin her üç yap s nda kullan m n görelim. a) Özne olarak; t is not known where he hides. ( Onun nereye sakland Hide: saklanmak
bilinmiyor. )

91

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Bu kullan mda QW'un ba laç niteli inin görülmesi gerekir. Dikkat edilirse QW'dan sonra cümle sonuna ? konulmam t r. Ayr ca yard mc fiil özneden önce yaz lmam t r. O zaman "where" ba laç olarak kullan lm t r diyoruz. Burada önemli bir özelli i de hat rlatmak gerekiyor. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. E er böyle bir cümlede soru formu olu turulmak istense bu de i iklik yan cümlecikte de il, temel cümlede yap l r. s it not known where he hides? ( Nereye sakland
bilinmiyor mu? )

Özne olarak kurulmu bir isim cümleci inde özne hareketini hat rlayarak cümlemizi di er alternatifi ile yazal m. Where he hides is not known (Onun nereye sakland Bu complex cümleyi soru yaparsak; s where he hides not known? (Onun nereye sakland
bilinmiyor mu?) bilinmiyor)

t is not obvious what he will do. (Onun ne yapaca belli de il) t was uncertain how long they would stay there. (Orada ne kadar kalaca belli de ildir) Obvios: belli, apaç k Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zaman n ç karabilmek gerekir. Geçmi teki olay, öncesi sonras durumunu iyi bir ekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. t was not known how he had committed the crime. ( Onun suçu nas l i ledi i bilinmiyor ) Was not known bilinmiyor, meçhul Was unknown b) Nesne Olarak; I don't know where he is working now. (Onun imdi nerede çal t n bilmiyorum) Naun Claouse larda temel cümlecik ve yan cümlecik aras nda bir zaman uyumu vard r. Bunun çevirisi de il de inglizce mant önemlidir. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor. We couldn't learn how this event happened. (Bu olay n nas l olu tu unu ö renemedik) She didn't decide where we had to met. ( O nerede bulu mam z gerekti ine karar veremedi. ) c) Tümleç Olarak; Our doubt is who killed the man. ( üphemiz adam kimin öldürdü üdür. ) I am anxious to know how much he earns by month. ( Ayl k olarak ne kadar kazand n ö renmeye
can at yorum )

Anxious: Anxious + full nfinitive:

endi eli ...meye can atmak

92

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

It is expected that the embargo will lifted next year. ( Ambargonun gelecek y l kald r laca
umuluyor )

t was climed that the minister had embezzled money. ( Bakan n zimmetine para geçirdi i iddia
edildi )

Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an aggrement. ( Her iki taraf bir anla ma
imzalam olduklar n bildirdiler )

Announce:

bildirmek, ilan etmek

We feared that the results could be negative. ( Sonuçlar n negatif olabilece inden korktuk ) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. ( Onun gözalt na al nabilece i söyleniyor ) ***Not: Modal'lar n ( Özellikle "can ve may" ) ba laç ile aktar ld çevirisinde bir "...ecek, ...acak" anlam kat ld na dikkat ediniz. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik k sad r? Bunu bir örnekle aç klayal m: I bought this present last year in taly. ( Ben bu hediyeyi geçen y l talya'dan ald m. ) Bu cümlemizin ö elerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç ( Zaman zarf +yer zarf ) eklinde s raland na dikkat ediniz. Ayr ca "bir cümledeki her ismin yerine bir NC gelebilir" özelli inin hat rlay n z. Cümlemizdeki "the present" isminden sonra bir NC yazarsak; zaman ve yer zarflar NC'a ait olaca ndan cümle sonuna at l r. Bu yüzden de temel cümlecik k sa olur. No one knows how this problem can be resolved. ( Kimse bu problemin nas l çözülebilece ini
bilmiyor )

zaman

Subjunctive Mood ( stek kipi ) Türkçe'de dilek kipi "...mesi, ...mas " eklindedir. Cümle olarak örneklersek; Ben Ali'nin burda olmas n istiyorum. Doktor O'na dinlenmesini söyledi, gibi. ngilizce'de Subjunctive Mood ( SM )'un kullan ld belli fiiller vard r. Bunlar n say s 15'tir. E er bu fiiller temel cümlede kullan l rsa mutlaka yan cümlecikte SM kullan m n isterler. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazaca z.

93

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

1.) A a daki Fiillerden sonra stemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan be fiil bir grup halinde verilemiyece inden ayr yazaca z. nsist: Prefer: Require: Order: Move:
srar etmek tercih etmek gerektirmek emretmek hareket etmek ( pek kullan lmaz. )

nglizce'de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. Bunlar temel cümlede olduklar nda mutlaka dilek kipi kullan lmal d r. The doctor recommended that he should rest as much as possible. ( Doktor O'na mümkün oldu u
kadar dinlenmesi gerekti ini tavsiye etti )

nglizce'de SM yap s nda sadece "should" kullan l r. Yaln z "should" un kullan lmas obsiyoneldir. Yani olsa da olur olmazsa da. Bu nedenle yukar daki cümleyi u ekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible. ( Doktor O'na mümkün oldu u kadar
dinlenmesini tavsiye etti. )

Görüldü ü gibi "should" un kullan lmamas durumunda sonras ndaki fiil çekilmemi gibi görünür. Yani "bare infinitive" olarak kal r. "should" un k salt lmas formuna dikkat etmek gerekir. KPDS'de bu fiil bo b rak larak sorulur. Önemlidir, iyi ö renmek gerekir. SM yap s n Türkçe'ye çevirirken "should" un gerekir anlam yerine Türkçe'deki dilek kipi anlam olan "...mesi, ...mas " eklinde çeviririz. I insisted that my son ( should ) be a doctor. ( O lumun bir doktor olmas nda srar ettim ) ***Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullan ld
(Komite belgelerin yar na kadar sunulmas n istedi)

na dikkat ediniz.

The committee requested that the documents ( should ) be summitted until tomorrow. I advised her that she ...............breakfast early. Bo olan yere ne gelmelidir? a) have b) has c) had d) to have e) has had "have" do ru cevap olur. Çünkü temel cümlecikte "advise" fiilinin olmas ndan dolay yan cümlecik yap s SM olmal d r. Bu nedenle as l olmas gereken "should have" dir. "should" k salt ld ndan do ru cevap "have" olur. Çok dikkatli olmak gerekir.
94 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I advised her that she have breakfast early. ( Erken kahvalt yapmas n önerdim ) 2. ) A a daki s fatlardan sonra SM kullan l r S fatlar NC'lar n özne yap s nda kullan ld klar ndan bu madede sadece NC'lar n özne yap s olacakt r. SM' un kullan ld en önemli s fatlar unlard r: Önemli Sözcükleri mportant Crucial Vital Significant ( anlaml ) Gerekli Sözcükleri Necessary mperative ( zorunlu ) Mandatory ( zorunlu ) Essential poss ble nglizce'de bu s fatlar kullan ld klar nda dilek kipi gerektirirler It is necessary that he ( should ) work hard. ( Onun s k çal mas gerekir. ) It is essential that our environment be protected. ( Çevremizin korunmas temeldir. ) Protect, Preserve, Conserve: korumak

95

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba 16. 02. 2000 Örnek Noun Clauses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. ( Ekonomik
yapt r mlar n yak n gelecekte kald r lamayaca tahmin ediliyor )

Sanction: yapt r m, müeyyide ( Önemli bir kelimedir, KPDS'de çok s k geçer ) Bir cümlede bir ismin yan na her zaman için onu niteleyecek bir s fat yaz labilir. Relative Pronouns ( RP ) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir s fat cümleci i ( RP ) bir s fat kelimesinin yapt görevi bir cümlecik olarak yapabilir. Bu aç klamaya dayanarak cümledeki "sanction" isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleci i yazarak cümlemizi çevirecek olursak; ( Kal n ve italik yaz lan cümlecik k salt lm bir RP cümleci idir.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. ( S rbistan'a uygulanan konomik yapt r mlar n yak n gelecekte kald r lamayaca tahmin ediliyor ) mpose on: ...e empoze etmek, uygulamak ***Not: KPDS'deki cümlelerin büyük bir ço unlu u bu yap dad r. Böyle cümleleri iyi çal mak s navda büyük kolayl klar sa lar. Pose B rakmak, tutmak anlam nda olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmi tir. mpose: im: içine, pose: b rakmak. mpose:içine b rakmak, empoze etmek, uygulamak. Expose: ex:d , pose: b rakmak. Expose: d ar ya b rakmak, maruz b rakmak. Repose: dinlenmek Compose: birle tirmek Dispose: s ralanmak, düzenlemek Oppose: kar koymak Prepose: önceye b rakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. t was reported that the plain had taken off one hour later due to the inadequancy of measure. (Önlemlerin yetersizli inden dolay uça n bir saat geç kalkm oldu u rapor edildi) Take off: havalanmak Due to: ...den dolay Adequate: yeterli, uygun, elveri li Adequancy: yeterlilik nadequancy: yetersizlik Measure: tedbir, önlem ( ölçme(k), anlam var ve kar t r labilir diye KPDS'de çok geçen bir kelimedir) Cümledeki "measure" isminden sonra k salt lm bir RP cümleci i olan "taken" ekleyip cümlemizi tekrar yazal m: t was reported that the plain had taken off one hour later due to the in adequancy of measure taken. ( Al nan önlemlerin yetersizli inden dolay uça n bir saat geç kalkm oldu u rapor edildi ) The rescue team suggested that the disaster area ( should ) be evacuated immediately.
(Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal bo alt lmas n önerdi )

96

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

***Not: Dilek kipinin kullan m n ( Should'un kullan m n ) hat rlay n z. Rescue: kurtarma(k) Evacuate: bo altmak, tahliye etmek Calamity = Disaster: felaket We aware that it is rather dificult to draw some conclusions from the data. ( Verilerden baz
sonuçlar ç karman n oldukça zor oldu unun fark nday z )

To be aware of: fark nda olmak, haberdar olmak ***Not: Yukar daki cümlede "to be aware of" un "of" edat yaz lmad . Neden? ( Noun Clause'larda sadece "that" in edat almad n di er tüm NC ba laçlar n n edat alabildiklerini hat rlay n z. ) "Data" dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazal m: We aware that it is rather dificult to draw some conclusions from the data presented by the committe. ( Komite taraf ndan sunulan verilerden baz sonuçlar ç karman n oldukça zor oldu unun
fark nday z )

Clude "Kapatmak" anlam nda olan bu kökten bir çok kelime türetilmi tir. Conclude: sonucuna varmak Conclusion: sonuç Conclus ve: sonuca götüren, somut, kesin nconclusive: sonuca götürmeyen, somut olmayan nclude: dahil etmek, içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren't sure certain whether this treatment can achieve the results desired.
(Bilimadamlar , bu tedavinin arzulanan sonuçlar gerçekle tirip gerçekle tiremeyece inden kesin emin de iller )

Hat rlanaca üzere RP k saltmalar nda aktifler için "gerund" pasifler için "V3" kullan layordu ve bunlar bir s fat sözcü ü gibi niteledikleri ismin önüne yaz labiliyordu. imdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazal m. The scientists aren't sure certain whether this treatment can achieve the desired result.
(Bilimadamlar , bu tedavinin arzulanan sonuçlar gerçekle tirip gerçekle tiremeyece inden kesin emin de iller )

t was reported that the plain had taken off one hour later due to the in adequancy of taken measures. (Al nan önlemlerin yetersizli inden dolay uça n bir saat geç kalkm oldu u rapor edildi) Görüldü ü gibi RP k saltmalar bir s fat sözcü ünün yapt hareketi yapabilirler.

The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. ( Bu piyasaya giren sanayiciler, önümüzdeki aylarda ac mas z bir rekabetin meydana
gelece ini iddia etmektedirler )

Market: pazar, piyasa Fierce: ac mas z Competition: rekabet Relative Pron uns ve NC konular n birlikte kullanabilmek gerekir. Çünkü bu iki konu Inglizce'nin en karma k konular d r.

97

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last. (
O yapmakta oldu u deneyin ne kadar sürece ini bize söylemeye oldukça isteksizdi )

Bu cümlenin, "us" ve "how long the experiment he was conducting would last" olmak üzere iki nesnesi vard r. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleci idir. Böyle iki nesneli cümlelerde kar kl önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. t is reported that the election to be held next week may be postponed. ( Gelecek hafta
yap lacak olan seçimlerin ertelenebilece i bildirilmektedir. )

They said that there were other methots which we could resort to. ( Onlar, bizim
ba vurabilece imiz ba ka metotlar n oldu unu söylediler )

Resort to: ba vurmak, müracaat etmek ( syn: apply. Soyut anlamda ba vurmak. KPDS'de çok geçer. ) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir. We are unable to convince the patient that he could recover soon. ( Biz hastay k sa sürede
iyile ebilece ine inand ramad k. )

Convince: Recover: Soon: Cover: Uncover:

inand rmak iyile mek sonra, k sa süre kapatmak açmak

RP ve NC konular nglizce'nin en karma k konular d r. Bu konuda geçen örnekleri iyi ö renmek konunun anla lmas nda kolayl k sa layacakt r. Bir sonraki konumuz NC'larda k saltmalar olacakt r. NC'larda k saltma yap l rken mastarlardan faydalan l r. Bu nedenle bir sonraki derse haz rl k anlam nda mastarlar n olabilecek formlar n görelim. Bir cümlede mastarlar iki de i ik formda kullan labilirler. Bu iki formun ayr ca hem aktif hem pasif kullan m olaca ndan mastarlar dört ekilde kullan l rlar. Aktif Simple nfinitive: Perfect nfinitive: to see ( görmek ) to have seen ( görmü olmak ) to speak to have spoken Pasive to be seen ( görülmek ) to have been seen ( görülmü olmak ) to be spoken to have been spoken

98

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar. 20. 02. 2000 We decided to improve the installation. (Biz tesisleri geli tirmeye karar verdik) nstallation: tesis, tesisat, montaj Yukar daki cümlede asl nda bir NC k saltmas vard r. Ama biz bunu bilmeden de imdiye kadar böyle cümleleri kulland k. Çevirisini de rahatl kla yapt k. Yine a a da yazaca m z cümlede de bir NC k saltmas vard r. I don't know what to do. ( Ben ne yapaca m bilmiyorum. ) t is understood that he has stud ed in Germany. ( O'nun Almanya'da ö renim görmü oldu u
anla l yor. )

***Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle aras nda aran r. t is stated that agreement will be signed. ( Anla man n imzalanaca ifade ediliyor. ) State: ifade Statement: ifade t is suspected that he is in the USA. ( O'nun USA'da oldu undan üpheleniliyor. ) Temel cümlenin zaman simple present, yan cümlenin zaman simple present. Çünkü zamanlar çak yor. Yani temel cümle ile yan cümle aras nda her iki olay n öncesi sonras dü ünülerek zaman uyumu aranmal d r. Aktif Simple nfinitive: Perfect nfinitive: to see ( görmek ) to have seen ( görmü olmak ) to speak to have spoken Pasive to be seen ( görülmek ) to have been seen ( görülmü olmak ) to be spoken to have been spoken

Mastarlar n bu dört kullan m ndan faydalanarak NC'larda k saltma yap l r. imdi bu k saltman n nas l yap ld n görelim 1. ) Özne yap s nda t is claimed that he will be released the next month. (O'nun gelecek hafta serbest b rak laca iddia
ediliyor)

NC'larda k saltma, yukar da bold yaz lan k s mda yap l r. NC'larda ba laçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. K saltma yap l rken "he" öznesi cümlenin ba na çekilir, ba laç k salt l r ve fiil mastar biçiminde ( to ) kullan l r. Bu aç klamadan sonra cümlemizi k salt lm biçimi ile yazal m. He is claimed to be released the next month. (O'nun gelecek hafta serbest b rak laca iddia ediliyor)

99

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

NC k saltmalar çok iyi çal lmas gereken bir konudur. Özne hareketine ve mastar dönü ümüne iyi hakim olmak gerekir. K saltma ile komplex cümle tek bir cümleye indi inden art k ba laca da gerek yoktur. t is reported that the minister has approved of the proposal. (Bakan n öneriyi onaylam oldu u
belirtilmektedir)

K saltma: The minister is reported to have approved of the proposal. (Bakan n öneriyi onaylam oldu u
belirtilmektedir)

t is said that they have been cought by the police. (Onlar n polis taraf ndan yakalanm olduklar
söyleniliyor)

K saltma: They are said to have been cought by the police. (Onlar n polis taraf ndan yakalanm olduklar
söyleniliyor)

***Not: NC k saltmas KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. Konu ma dilinde pek kullan lmaz ama yaz dilinde oldukça s k kullan l r. S nav boyutunu ise maddeler halinde yazal m. 1.) Cümledeki k saltman n mastar k sm bo b rak larak sorulur. 2.) Cümlenin k salt lm eklini verip e anlaml s n sorabilirler. 3.) Çeviride sorulabilir. 4.) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. S navda kritik yerlerde oldukça s k geçen bir cümle kal b d r. t is feared that the boy will be killed. ( Çocu un öldürülece inden korkuluyor. ) K saltma: The boy is feared to be killed. ( Çocu un öldürülece inden korkuluyor. ) t is expected that inflation will drop. ( Enflasyonun dü ece i umuluyor. ) K saltma: nflation is expected to drop. ( Enflasyonun dü ece i umuluyor. ) K saltmalarda mastar n aktif - pasif durumunun ay r m n yapmak çok önemlidir. Bu durumda özne yüklemi yap yor mu, yüklemden etkileniyor mu sorular n n cevaplanarak duruma göre k saltmada aktif veya pasif mastar kullan l r. He is stated to have fled the country. ( Onun ülkeden kaçm oldu u belirtiliyor. ) Flee: kaçmak, terketmek Leave: ayr lmak, terketmek ( Asl nda ikisi de "terketmek" anlam ndad r. "from" edat n istemezler.
Kullan ld klar nda sanki bir "from" olmas gerkti i hissi Türkçe'den kaynaklanmaktad r. ) ilan edilece i bildirilmektedir. )

The results of the election are reported to be announced tomorrow. ( Seçim sonuçlar n n yar n

100

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Cümlenin k saltma öncesi: t is reported that the results of the election will be announced tomorrow. ( Seçim
sonuçlar n n yar n ilan edilece i bildirilmektedir. )

The manager is said to have been involved in illegal affairs. ( Müdürün yasa d i lere bula m
oldu u söyleniliyor. )

Cümlenin k saltma öncesi: t is said that the manager has been involved in illegal affairs. ( Müdürün yasa d
bula m oldu u söyleniliyor. ) i lere

nvolve: nvolve: nvolve: Affair:

içermek, kapsamak kar t rmak, bula t rmak gerektirmek ( hangi anlamda kullan l rsa kullan ls n daima "in" edat ile nesneye geçer. ) olay, i

The agreement is reported to have been signed by both side. ( Anla man n her iki tarafça
imzalanm oldu u bildiriliyor. )

Cümlenin k saltma öncesi: t is reported that the agreement has been signed by both side. ( Anla man n her iki tarafça
imzalanm oldu u bildiriliyor. )

Seem, Appear, Look Üçü de "görünmek" anlam ndad r. Bu üç fiil NC yap s içinde kullan labilirler. Anlam olarak pasiflik durumlar oldu u için ayr ca pasif yap lmazlar. t seems that he has passed the exam. ( Onun s nav geçmi oldu u görünüyor. ) K saltma: He seems to have passed the exam. ( Onun s nav geçmi oldu u görünüyor. ) Pass: geçmek Passage: geçit, pasaj ***Not: KPDS'de özellikle bu yap da "seem, appear, look" fiillerinden sonraki k s m bo b rak larak mastar kal b sorulur. Daha önce bu kullan mda geçen "it is V3" kullan m n n mant ile çözülür. They seem to move to another town next year. ( Onlar n gelecek y l ba ka bir kasabaya ta nacaklar
anla l yor. )

Cümlenin k saltma öncesi: t seems that they will move to another town next year. ( Onlar n gelecek y l ba ka bir kasabaya
ta nacaklar anla l yor. )

Your family seems to be extremely happy. ( Ailenizin son derece mutlu oldu u börünüyor. ) Cümlenin k saltma öncesi: t seems that your family is extremely happy. .( Ailenizin son derece mutlu oldu u börünüyor. )
101 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

She seems to have won the prize. ( Onun ödülü kazanm oldu u görünüyor. ) Cümlenin k saltma öncesi: She seems that she has won the prize. ( Onun ödülü kazanm oldu u görünüyor. ) Di er NC K saltmalar 3. ) Nesne Yap s nda We can not decide whether we will stay at home or go out. ( Evde mi kalaca z d ar ya m
gidece iz karar veremiyoruz. )

K saltma: We can not decide whether to stay at home or to go out. ( Evde mi kalaca z d ar ya m gidece iz
karar veremiyoruz. )

Böyle yap larda ba laç anlam n cümleye katt ise daha önce anlat ld gibidir. He doesn't where to go. ( O nereye gidece ini bilmiyor. ) Cümlenin k saltma öncesi:

için k salt lamaz. Mastar k saltmas

He doesn't where he will go. ( O nereye gidece ini bilmiyor. ) 3. ) Tümleç Yap s nda My job is that I teach English. ( im nglizce'yi ö retmektir. ) K saltma: My job is to teach English. ( im nglizce'yi ö retmektir. ) Görüldü ü gibi NC'lar n cümlede tümleç olarak kullan ld mastarlardan faydalan larak yap l r. yap da da k saltma

102

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 23. 02. 2000 CONDITIONAL SENTENCES artl cümleler demektir. Bunlar genellikle her dilde üç temel ekilde söylenirler. artl cümle yap s n n nglizce ve Türkçe kullan mlar aras nda baz farkl l klar vard r. Konuya girerken önce Türkçe yap s anlat lacak. Kullan mda aralar ndaki farkl l ve nglizce mant n kavramak gerekir. Türkçe Uygulamas A- 1) Gerçekle ebilir art cümleci i: Çal rsan ö renirsin, Yar n gelirsen çal abiliriz, vb. Görüldü ü gibi bu yap da art yerine getirilece i taktirde temel istenen gerçekle ebilir. Bu nedenle bu yap ya "Real Yap " denir. B) Gerçekle emeyen art cümleci i: Bu yap iki ekilde kurulur. Bunlarda art n yerine getirilme olana olmad için temel istenenin gerçekle meyece i yap lard r. Bu nedenle bunlara "Unreal Yap lar" denir. 2 ) Çal sayd n ö renirdin. Görüldü ü gibi geçmi zamanda birinci maddenin uygulanmas d r. 3 ) Çal m olsayd n ö renmi olurdun. Real yap larda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekle ebilir. Unreal yap larda ise cümle kurulu u anlamla terstir. Yani cümle kurulu u olumlu iken anlam olumsuz; cümle kurulu u olumsuz iken anlam olumludur. Peki bu aç klama neye yarar? artl cümlelerin nglizce mant için bu aç klama gereklidir. Çünkü unreal yap larda zamanlar real yap lara göre bir önceye çekilerek söylenir. Türkçe'de Type 2 ve Type 3 ün kullan m hemen hemen ayn d r. Aradaki ay r m çok net de ildir. Rahatl kla birbirlerinin yerine kullan labilirler. Türkçe'de durum böyle iken nglizce'de neden iki type'e gerek duyulmu tur? nglizce'de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayr eylerdir. Type 2: çinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yap lard r. S n fta olmasayd k, yar n geleceksen gibi. Type 3: Geçmi teki bir olay n aktar ld unreal yap d r. E er aktar lacak olay geçmi te ise mutlaka type 3' e gidilmelidir. Geçen y l mezun olsayd n, dün gelseydin gibi ***Not: Türkçe'de ba laçlar n anlamlar yükleme eklenerek söylenir. Gelse çal rken gibi. nglizce'de ise ba laçlar ayr bir kelime olarak kullan l r. if, while, when gibi. Ba laçlar konusu ayr ca ele al nacakt r.

103

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

imdi art Cümlelerinin nglizce kurulu lar n görelim: Type 1 f you study, you will learn. ( Çal rsan ö renirsin. ) f +Simple Present, +Simple Future Type1'i formülle tirecek olursak yukar daki formül ç kar. Genel kullan m verildi i gibidir. Type1'de e er aktar lan olay genel bir ifade ise temel Cümlecikte de Simple present olabilir. Ama bu istisnai bir durumdur. Genelde kullan m verildi i gibidir. Type 2 f you studied, you would learn. ( Çal sayd n ö renirdin. ) f + Simple Past , + would +V1 Genel kullan m formüldeki gibidir. f'li cümlecikte bir present etkisi vard r. Çünkü olay u an ve gelecek ile ilgilidir. Ama unreal yap oldu u için geçmi e çekilerek aktar l yor. Type 3 f you have studied, you would have learnt. ( Çal m olsayd n ö renmi olurdurn. ) f +present perfect, + would have V3 Özet olarak; Type 1: Type 2: Type 3: f + Simple present, + f + Simple past, f + Past perfect, + + will + V1 would + V1 would + Have V3

art cümlelerinin informal olarak de i ik kullan mlar varsa da as l gramatikal boyutu aç klananlard r. KPDS'de mutlaka anlat lan ekilde gelir. S navda 7 - 8 soruyu ilgilendiren bir konudur. Mutlaka iyi bilmeli. imdi uygulamalar n görelim. Type 1 f the goverment takes stricter measures, the inflation will drop. ( Hükümet daha s k tedbirler
al rsa enflasyon dü ecek. )

f you learn a foreign language, you will find a good job easily. ( Bir yabanc dil ö renirsen
kolayca bir i bulursun. )

***Not: artl cümlelerde, çeviriden ziyade yap n n nglizce boyutunu kavramak gerekir. Olay ne zaman olmu , gerçekle ebilir mi, gerçekle emez mi? Yap ya bu ekilde yakla mak gerekir. I will help you with this matter if you call me next week. ( Gelecek hafta beni ararsan, sana yard m
edece im )

Görüldü ü gibi "if" ba lac arada da yaz labilir. MC ve f Clause'den hangisinin ba ta söylenece ini vurgu belirler. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. Ba laç arada iken (,) e
104 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

gerek yoktur. Çünkü ba laca kadar olan k s m MC, ba laçtan sonraki k s m if clause'd r. f clause cümleci i ba ta ise bu cümleci in s n r n belirlemek için (,) kullan l r. Help+s.o: birine yard m etmek Help+s.o+with+sth: birine bir ey için yard m etmek Type 2 f I knew some English now, I would go abroad. ( E er imdi biraz nglizce bilseydim, yurt d na
giderdim )

f I were you, I wouldn't accept his offer. ( Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim ) f the next week were holiday, we would go for a picnic. ( E er gelecek hafta tatil olsayd , pikni e
giderdik )

Görüldü ü gibi type 2 u an ve gelecek ile ilgili olan unreal yap lard r. E er cümlede u an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2'ye gidilmelidir. Type 3 f I had known that he was your friend, I wouldn't have rejected him. ( E er onun arkada n z
oldu unu bilseydim onu redetmezdim. )

f they had invited me, I would certainly have paticipated in their wedding ceremony last week. ( E er beni davet etmi olsalard , kesinlikle onlar n geçen haftaki dü ün törenlerine kat l rd m. ) Görüldü ü gibi type 3 yap s nda mutlaka bizi geçmi e götüren bir ifade vard r. Bu ifade genellikle gemi e yönelik baz zaman zarflar ile kurulur. Ama dikkatli olmak gerekir. Bazen bize geçmi i verecek bir zaman zarf yerine ayn görevi gören bir NC'da verilebilir. ( birinci cümlede oldu u gibi ) Ama hangi biçinde olursa olsun e er olay geçmi te olmu sa mutlaka type 3'e gidilmelidir. S navda MC ve if clouse' n fiilleri bo b rak larak sorulur. Her üç yap n n kullan m özelliklerine hakim olursak kolayca çözebilece imiz bir soru olur. MIXED STRUCTURE artl cümlelerin kar k yap lar d r. Belki de konunun en zor olan k sm d r. Bazen type 2 ve 3 kar t r larak sorulur. Dolay s yla m x yap unreal olan iki yap aras ndad r. Bu kullan mda genellikle F Clouse type 3, MC type 2'dir. S navda pek sorulmayan bir konudur. Ama KPDS'nin i i belli olmaz. Bilinmesi iyi olur. "Geçen y l mezun olsayd m imdi ben de çal rd m" ifadesi mix bir yap d r. If I had graduated last year, I would work with you now. ( E er geçen y l mezun olsayd m imdi
sizinle çal rd m. )

Görüldü ü gibi IF Clause type 3, MC type 2'dir. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3'e götüren zaman zarflar na dikkat ediniz. f he had been operated on last month, he would start to work next week. ( E er o geçen ay
ameliyat olmu olsayd gelecek hafta i e ba lard . )

105

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

artl Cümlelerde Modallar n Kullan m Modallar da daha önca anlat lan mant k içerisinde artl cümle kal plar nda kullan labilirler. Tüm if clouse type'lerinde modallar kullan labilir. Hem if clause'da hem main clause'da veya sadece birisinde olabilirler. Type 1 Type 2 Type 3 can could could have V3 may might might have V3 should ----------------must ----------------

Bu yap da s k olarak görülen "can ve may" dir. Di erlerinin s n rl bir kullan m vard r. Büyük bir olas l kla soru gelse "can ve may" den gelir. f I had time, I could visit you. ( Zaman m olsayd sizi ziyaret edebilirbim. ) f he had halped us, we could have completed this project. ( Bize yard m etseydi bu projeyi
tamamlam olabilirdik. )

f he could have given up smoking, he would certainly have recovered. ( E er o sigaray
b rakabilseydi kesinlikle iyile irdi. )

DEVR K YAPI artl cümlelerin her üç type'inde de devrik yap olabilir. Bu yap genelde konu ma diline yöneliktir. Ama yaz dilinde de s kça rastlan r. En önemli devrik yap artl cümlelerde olan d r. KPDS'de kesinlikle gelir. Mutlaka iyi bilinmelidir. En önemli devrik yap type 3'te olan d r. type 1ve 2'de pek devrik yap olmaz ve s navda pek sorulmaz. imdi her üç type de ayr ay r devrik yap lar görelim: Type 1 Sadece "should" kullan m nda devrik yap vard r. f you should see him, let me know. ( E er onu görecek olursan, bana bildir. ) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zay f oldu unu anlar z. Nas l devrik yap l r? f at l r ve "should" ba a getirilir. Should you see him, let me know. ( E er onu görecek olursan, bana bildir. ) Devrik yap oldu unu nas l anlar z? Cümle soru formundad r ama soru i areti yok. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmas d r. Çünkü sadece soru ve devrik yap da yard mc fiil ba tad r. Type 2 Sadece "were" de yap l r. f I were you, I would not go there. ( Yerinizde olsayd m oraya gitmezdim. )
106 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Type 1'deki gibi "if" at l r ve "were" ba a getirilerek devrik yap s olu turulur. Were I you, I would not go there. ( Yerinizde olsayd m oraya gitmezdim. ) Soru gibi göründü ü halde cümle sonunda ? yoktur. O halde devrik yap d r diyoruz. Type 3 f she had informed us, we would have taken action. ( E er o bize bilgi vermi olsayd , tedbirlerimizi al rd k. ) Yine ayn mant kla devrik yap s olu turulur. Had she informed us, we would have taken action. ( E er o bize bilgi vermi olsayd , tedbirlerimizi
al rd k. )

Soru eklinde olup cümle sonunda ? yoktur. Bu yüzden kesinlikle devrik yap d r diyoruz. Kesinlikle s navda artl cümlelerin bu devrik formu sorulur. En güzel sorusu cümle tamamlamad r. Bu durumda cümlenin soru formunda oldu unu ve sonunda ? olmad n görmemiz gerekmektedir. Bunu görebilirsek soruyu çözmü üz demektir. Hemen cümlenin bir type 3'lü artl cümle oldu unu ve zaman uyumunun buna göre yap lmas gerekti ini anlar z. Had she informed us, ...............................................................................................
Bu ekilde cümleyi bo b rak p sorarlar.

107

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar. 27. 02. 2000 f he continues to underrate his abilities, he can't achieve anything. ( O yeteneklerini
küçümsemeye devam ederse hiçbir ey ba aramaz. )

Underrate: küçümsemek Underestimate: Overrate: Overestimate: Overstate: Exaggerate: Enhance:
kaç rmazd m. )

abartmak

f I were you, I wouldn't miss such an opportunity. ( Yerinizde olsayd m böyle bir f rsat Miss: özlemek, kaç rmak f we hadn't missed the train, we could have arrived earlier. ( E er treni kaç rmam olsayd k daha
erken varabilirdik. )

Özellikle s navda m x yap lara dikkat etmek gerekir. Sorusu az, gelme olas l ama bilinmesi iyi olur.

zay ft r

f Turkey had completed her power plants long ago, this shortage of electricity wouldn't happen now. ( E er Türkiye enerji santrallerini y llar önce tamamlam olsayd , imdi bu elektrik s k nt s
(azl ) olmayacakt )

Dikkat edilirse F Clause'da "long ago" , MC'da "now" zaman sözcükleri vard r. Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2'ye göre kurar z. Çünkü art geçmi te, etkisi u andad r. E er MC'da "now" olmasayd o zaman MC'da type 3'e göre kurard k. Plant: bitki, fabrika, ( elektrik ) santral Ülke, K ta: di i olarak kabul edildi inden "her" kullan ld . f I had known that you were coming, I would certainly have participated in the party. (
Senin geldi ini bilmi olsayd m, kesinlikle partiye kat l rd m. )

Yukar daki cümle bir s nav soru tipidir. S navda alt çizili fiil kullan mlar bo b rak l r ve sorulur. Bu cümlede bizi type 3 e götüren bir zarf sözcü ü yok. Onun yerine ayn görevi gören "that you were coming" NC vard r. Bu ekildeki kullan mda çok dikkatli olunmal d r. Di er art Ba laçlar Even if: ...se bile ( olumsuz bir yarg ya götürür. ) Only if: sadece ....se Unless = if not: ...medikçe. ...mezse ( olumsuz anlam içindedir, ayr ca "not" istemez. Provided = Providing: ... art yla On condition that: ... art yla But for: ...olmasayd ( En önemli özelli i ba laç olmamas d r, bir edat olmas d r. ) Bu art ba laçlar n n hepsi de "if" ile ayn kullan ma sahiptir. f için aç klanan her üç kullan m bunlar için de geçerlidir.

108

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

S navda e anlaml cümlelerde, cümle tamamlamada, gramer sorular nda vb. Direk olarak 7 - 8 soru artl yap lardan gelmektedir. Ayr ca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolayl klar sa lamaktad r. "but for" bir edat oldu u için kendisinden sonra bir cümlecik de il de bir isim gelir. But for your valuable contributions, we couldn't have implemented this scheme. (De erli
katk lar n z olmasayd , bu projeyi gerçekle tiremezdik)

But for'lu cümleci in etki zaman na göre MC type 2 veya 3'e göre kurulur. Nadir olarak type 1'de olabilir. But for, bu kullan m ile genellikle cümlenin ba nda olur. E er cümle ortas nda ise genellikle ba ka anlamdad r. Yukar daki but for'lu cümleyi F ile de yazabiliriz. Type 2: f it weren't for your valuable contributions, we couldn't implement this scheme.
(E er de erli katk lar n z olmasayd , bu projeyi gerçekle tiremezdik)

Type 3: f it hadn't been for your valuable contributions, we couldn't have implemented this scheme. (E er de erli katk lar n z olmasayd , bu projeyi gerçekle tirememi olurduk) Unless the goverment can curp inflation, the parties in the coalition may face great trouble in the next election. ( Hükümet enflasyonu durduramad kça ( durdurmazsa ) koalisyondaki partiler önümüzdeki
seçimlerde büyük s k nt ile yüz yüze gelebilirler. )

Curp: durdurmak Unless he cuts down on smoking, he will get seriously ill soon. ( O sigara içmeyi k smad kça, ciddi
bir ekilde hastalanacak. )

Cut down on: ( bir eyi ) k smak Unless the workers are satisfied with their salaries, no one can stop them going on strike.(E er i çiler maa lar konusunda tatmin edilmezlerse, kimse onlar greve gitmekten al koyamaz. ) Go on strike: greve gitmek Satisfy with: tatmin etmek, doyurmak Salary: maa ***Not: artl cümlelerde "be to" kal b "...cek, ...cak" anlam n verir ve amaç belirtir. f the goverment is to curp inflation, it must take stricter measures. ( E er hükümet enflasyonu
durduracaksa, daha s k tedbirler almal . )

"be to" kal b ayn zamanda amaç da bildirdi inden bu cümleyi "E er hükümet enflasyonu durdurmay amaç edinirse, ........" eklinde de çevrilebilir. Soru olarak her üç type'de de gelebilir ama s kl kla type 1 de kullan l r. E er type 2 ve 3 de gelirse cümle, bunlar n özelliklerine göre kurulur. f you are to learn English, you must go to England. ( E er nglizce ö reneceksen ngiltere'ye
gitmelisin )

109

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

***Not: artl yap larda Should kullan m "...cek olursa" anlam ndad r. Bu yap bir art yap s n n gelece e uygulanmas d r. f you should see him, recall him that we have moved to another building. ( E er onu görecek
olursan, ba ka binaya ta nd m z ona hat rlat. )

Unreal Yap lar nglizce'de unreal yap lar n geçti i üç yer vard r 1. F Clouse'lar n type 2 ve type 3'ünde 2. Ke ke yap lar nda ( I wish ve If only ) 3. ...m gibi yap s nda ( As if ve As though ) Bu yap lar unrealdir. Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz; cümle olumsuz iken anlam olumludur. Unreal yap larda bundan dolay zaman n n bir önceye çekilerek aktar ld n hat rlay n z. Real Present Past Future ( will )
kullan ld . )

Unreal Past Past Perfect Would

f only I had some money now. ( Ke ke imdi biraz param olsayd . ) ( u an oldu u için bir öncesi Past f only I had had some money yesterday. ( Ke ke dün biraz param olmu olsayd . ) ( Geçmi oldu u
için bir öncesi Past Perfect kullan ld . )

f only I were a doctor now. ( Ke ke imdi bir doktor olsayd m ) ( u an oldu u için bir öncesi Past
kullan ld )

f only the next week would be holiday. ( Ke ke gelecek hafta tatil olsayd . ) ( Gelecek oldu u için bir
öncesi would kullan ld . )

She acts as if she passed the exam. ( O s nav geçmi gibi davran yor. ) Olay u anda oldu u için bir öncesi olan Past ile aktar ld . She was acting as if she had passed the exam. ( O s nav geçmi gibi davran yordu. ) Olay geçmi te oldu u için bir öncesi olan Past perfect ile aktar ld . My boss insulted me as if he had been my father. ( Patronum bana babamm gibi hakaret etti. ) Olay geçmi te oldu u için bir öncesi olan Past perfect ile aktar ld . nsult: hakaret etmek

110

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Türkçe'de olay ister geçmi te ister u anda olsun ayn ekilde ifade edilir. nglizce'de bu farkl d r. Önemli olan bu konunun nglizce mant n anlamakt r. Olaylar n etki alanlar n hissederek olay belirtilen özellikte aktar l r. t seems as if inflation has dropped. ( Enflasyon dü mü görünüyor. ) Bu cümlede neden unreal ifadeler için aç klanan kurallar uygulanmam ? Real ve unreal yap lar birbirine kar t rmamak gerekir. Bu ba laçlar n oldu u her cümle unrealdir demek yanl olur. Baz lar real yap larda da kullan labilir. Yukar daki cümle real bir ifade oldu u için aç klanm kurallara ters dü tü. Olay geçmi te ve etkisi u anda da oldu u için Present perfect ile aktar ld .

Unreal yap larda Present ve Future tenseler yoktur. Bu kural zaman
uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir. f only I knew English now. (Ke ke imdi nglizce bilseydim) f only I had known English last year. (Ke ke geçen y l nglizce bilmi olsayd m) He sat down next to me as if he had been my friend. (O arkada mm gibi yan ma oturdu) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. (O daima arkada m zm gibi
yan m za oturmak için gelir)

***Not: Unreal yap larda modal'lar da aç klanan kural çerçevesinde kullan labilirler. Strive to: Çabalamak Seek to: ara t rmak + bir etkinlikle kullan ld klar nda "....meye çal mak" anlam na gelirler. Try to: denemek

111

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

ADJECTIVES AND ADVERBS S fat ve zarflar konusu birbirleriyle ili kili oldu u için beraber verilecektir. Bu iki grubun inglizce'de nerelerde kullan ld klar n bilmek gerekir. Önce s fatlardan ba layal m: ADJECTIVES nglizce'de s fatlar iki yerde kullan l rlar. 1. ) S fatlar ismi nitelerler: S fat + isim. Türkçe'deki gibi nglizce'de de s fatlar isimden önce söylenir. Frans zca gibi baz dillerde bu kural böyle de ildir. S fatlar n bu ekilde kullan m ile "s fat tamlamalar " olu ur. E er ismin önünde bir artikel varsa s fat isim ile artikel aras na gelir. Student ( isim ) intelligent student ( S fat tamlamas ) an intelligent student

S fat tamlamas bu ekilde olu ur. Ama bazen s fat olmas gereken yerde olmayabilir. Buna bozuk s fat tamlamas denir. ntelligent a student gibi . Buna, daha sonra de inilecektir. 2. ) S fatlar Linking Fiiller le Beraber Kullan l rlar: Say lar onbe tir. Bunlar , beraberlarinde s fatlar kullan ld için ezberlemek gerekir. Kolayl k olsun diye bunlar grup halinde verilecek. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain

Böylece sekiz tanesini görmü olduk. Geriye kalanlar da iki grup halinde verelim Feel: Taste: Smell: Go Get Grow Turn
hissetmek tad olmak kokusu olmak

Geri kalan dördü "gitmek" fiilleri olup; s fatlarla beraber "...le mek" anlam n al rlar.

.....le mek

Aralar nda baz nüans farklar vard r. Örne in "go" olumsuz durumlarda, "turn" kaba ifadelerde kullan l r. Daha sonra de inilece i için imdilik burada b rak yoruz. He looks happy ( O mutlu görünüyor ) He looks sad ( O üzgün görünüyor ) Burada sanki s fat yerine zarf kullan lmal hissi vard r ama "look" bir Linking fiil oldu u için zarf ( happly, sadly ) de il; s fat ( happy, sad ) kullan yoruz. He felt terrible. ( not terribly ) He is very young ( O çok gençtir ) gibi ***Not: Bunlar n d ndaki bütün fiillerle bereaber zarf kullan l r.
112 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

ADVERBS Zarflar , ilkin ngilizce'de kullan ld klar yere ve olu ma ekillerine göre iki ayr ba l kta ele alaca z. Daha sonra KPDS için özel baz zarflar ve s fatlarla birlikte "Comparision" durumlar n inceleyece iz. Zarflar n Kullan ld klar Yerler Zarflar nglizce'de üç yerde kullan l rlar. Kullan ld klar yer % 90 birinci maddeye dahildir 1.) Zarflar Fiiller le Kullan l rlar Bu kullan mda zarf fiili nitelemi olur. Please speak slowly ( Lütfen yava bir ekilde konu un. ) He passed the exam because he had studied hard. ( O s nav geçti. Çünkü s k bir ekilde çal m t ) She speaks English fluently ( O nglizce'yi ak c bir ekilde konu ur. ) Türkçe'de "bir biçimde, bir ekilde" ifadeleri s fatlara eklenerek zarflar olu turulur ve kullan l r. ( Zarflar n olu ma ekillerini gördü ümüzde buna de inece iz ). Örne in "yava " bir s fatt r, "yava bir ekilde" dedi imizde art k bu zarf olur. Hatta ço u zaman Türkçe'de konu urken "bir ekilde, bir biçimde" ifadelerini atarak zarflar s fatlara benzeterek aktar r z. nglizce'de böyle bir dönü üm yanl olur. nglizce'de s fat olarak aktar lacak ise s fat; zarf olarak aktar lacak ise zarf olarak söylenir. 2. ) Zarflar S fatlar le Kullan l rlar Bu kullan mda zarf s fat nitelemi olur. She speaks English well ( O nglizce'yi iyi konu ur ) an expensive dress a rather expensive dress

3. ) Zarflar Zarflar le Kullan l rlar Bu kullan mda zarf, zarf nitelemi olur. He always gets up late. ( O daima geç kalkar ) He always gets up very late. ( O daima çok geç kalkar ) She speaks English fluently. ( O nglizce'yi ak c bir ekilde konu ur ) She speaks English fairly fluently. ( O nglizce'yi oldukça ak c bir ekilde konu ur ) Fair: adil, do ru Fairly: oldukça, adil bir ekilde

113

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Zarflar n Olu turulmas nglizce'de zarflar n olu umunu dört madde alt nda inceleyece iz. Olu umlar % 90 birinci maddeye dahildir. 1. ) S fatlara "ly" Eklenerek Zarflar n Olu turulmas Bu maddedeki tüm zarflar köken ald klar s fatlara e anlamdad rlar ve ço unun anlam na "bir ekilde, bir biçimde" eklenerek Türkçe'ye çevrilir. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: ***Adamant: ***Vehement:
a r do ru, gerçek tüm, bütün gereksiz isteksiz uygun, elveri li do ru sert sert

Extremely: Truly: Wholly: Unduely: Reluctantly: Adequately: Accurately: Adamantly: Vehemently:

a r bir ekilde, son derece do ru bir ekide büsbütün, tamamen gereksiz yere, gereksiz bir ekilde isteksizce, isteksiz bir ekilde elveri li bir ekilde do ru bir ekilde sert bir ekilde sert bir ekilde, öfkeli

***Not: Son ikisi hem s fat hem de zarf olarak KPDS'de çok s k geçer. 2. ) yi Sözcükleri Bunlar n s fat ve zarflar birbirleri ile ili kili de ildir. Bunlar n s fat ve zarflar için ayr kelimeler olu turulmu tur. Good:iyi ( s fat ) Well: iyi ( zarf )

3. ) S fat ve Zarf Ayn Olan Sözcükler Bunlar için s fat ve zarf olarak ayr kelimeler türetilmemi tir. "ly" de almazlar. Cümlede kullan mlar na göre zarf veya s fat olurlar. Zarf olarak kullan ld klar nda s fat anlamlar na "bir ekilde, bir biçimde" eklenerek çevirisi yap l r. Hard: sk Fast: h zl Near: yak n High: yüksek Enough: yeter, yeterli Much: çok ( say lamayanlar için ) Little: az, küçük Late: geç Early: erken He has enough money. ( Onun yeterli paras var. ) enough = s fat She doesn't study enough. ( O yeterli bir ekilde çal maz. ) enough = zarf A late decision. ( Geç bir karar ) late = s fat He gets up late. ( O geç bir ekilde kalkar. ) late = zarf
114 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

4. ) Tunik Maddesi Bu zarflar, birinci maddedekiler gibi s fatlara "ly" eklenerek olu tururlar. Ama zarf olduklar nda anlamlar köken ald klar s fatlardan farkl olur. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arzederler. Köken ald klar zarflara benzetilip kar t r lacak diye bu zarflar s navda çok kullan rlar. Bu yüzden iyi çal lmas gereken bir konudur. S fat Hard: Scarce: Bare:
sk kt yal n

Zarf Hardly: Scarcely: Barely:
pek........mez pek........mez pek........mez

Near: Late: Fair: Eventual:

yak n geç adil, do ru olas , muhtemel

Nearly: Lately: Fairly: Eventually:

yakla k olarak son zamanlarda oldukça sonuç olarak, sonunda

Consistent: Steady: Constant:

uygun, tutarl istikrarl sabit

Consistantly: Steadily: Constantly:

sürekli olarak sürekli olarak sürekli olarak

Bu zarflardan özellikle "eventually" ve "hardly, scarcely, barely" grubu KPDS'de çok geçer. Bu grup cümlede bir olumsuzluk olu turur. t is a hard question. ( Zor bir sorudur. ) hard = s fat She can hardly work. ( O pek çal maz. ) hardly:zarft r ve cümleye olumsuzluk katar D.Bak r is very very hot, so anyone can live hardly in there. ( D.Bak r çok çok s cakt r. Bu yüzden
kimse orada pek ya ayamaz. )

S navda sorulursa "hardly" sorulur. "scarcely ve barely" de parçalarda çok geçer.

115

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar. 05. 03. 2000 Bu dersimizde üç grup özel zarflar ve kullan mlar n görece iz. Bu zarflardan KPDS'de iki soru kesin olarak; bazen de üç soru gelir. Bu yüzden bu grup zarflar ayr olarak ele al nd . Too - Enough Too: Enough:
çok çok fazla, a r yeterli

Bunlar da zarf olduklar için zarf kullan m n n tüm özelliklerine sahiptirler. Ama s navdaki boyutu sadece kelime anlam ile s n rl de ildir. Belli bir yap da kullan l rlar. imdi bunu görelim Too ............+ S fat biçiminde bir kullan m vard r. S navda bu ekilde s fat n öncesi bo b rak larak "too" sorulur. Bu kullan m cümleye olumsuzluk katar. He is too young to undertake such a job. ( O böyle bir i i üstlenemeyecek kadar gençtir. ) Undertake: üstlenmek Undertaking: te ebbüs The coffe was too cold to drink. ( Kahve içilemeyecek kadar so uktu. ) ***Not: S fattan sonraki fiilin "full infinitive" eklindeki kullan m na dikkat ediniz. Enough S fat +................ biçiminde bir kullan m vard r. S navda bu ekilde s fat n sonras bo b rak larak "enough" sorulur. Normalde zarflar s fattan önce kullan l r. S fattan sonra kullan lan tek zarf "enough" t r. He is experienced enough to overcome this issue. (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar
deneyimlidir )

***Not: Enough'tan sonraki fiilin "full infinitive" eklindeki kullan m na da dikkat ediniz. This car is too expensive for us to buy. ( Bu araba bizim için al namayacak kadar pahal d r ) He is talking too quickly for us to understand. ( O anlamayaca m z kadar h zl konu uyor. ) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand. ( S radan bir
nglizin, bir yabanc n n anlayabilece i kadar aç k bir ekilde konu mas gerekir. )

Bir cümlede iki "too", iki "enough" veya bir "too" bir "enough" bulunabilir. He is qualified..................... to negotiate such a cricial situation, but the goverment is ...............unwilling to send him. (O böyle kritik bir durumu görü ecek kadar niteliklidir ama hükümet onu
göndermeyecek kadar isteksizdir).

Birinci bo lu a Enough , kinci bo lu a Too yaz lmal d r.
116 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Ordinary: s radan Negotiate: görü mek Negotiation: görü me Böyle sorularda bo lu un öncesi ve sonras n çok iyi tahlil etmek gerekir. kisinden en fazla "enough" sorulur. Hardly - Scarcely - Barely Üçü de ayn anlamdad r. Genellikle soru "hardly" den gelir. Di er ikisi parçalarda geçer. Her üçü de kullan ld klar nda cümleye olumsuzluk katarlar. Bunlar n kullan m n iyi ö renmek gerekir. Ayr ca taq question'larda da kar m za ç kacaklard r. He can hardly walk. ( O pek yürüyemez. ) Anyone can hardlyever live there. ( Kimse pek orada ya ayamaz. ) Hardly ve hardlyever ayn anlamdad r. Birbirlerinin yerine kullan labilirler. Since he never studies, he can .........................succeed in the exam. ( O hiç çal mad
pek ba ar l olamaz. ) için s navda

Bo lu a "hardly veya hardlyever" gelmelidir. Bu üç zarf n kullan m bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor. Fairly Quite - Rather

Her üçü de "oldukça" anlam ndad r. Kullan m olarak aralar nda küçük nüans fark vard r. kili durumlarda ( aptal - zeki, tembel - çal kan ) arzu edilen nitelik için "fairly"; arzu edilmeyen nitelik için "rather" kullan l r. S navda bu ayr nt sorulmaz. He is rather stupid, but his sister is fairly clever. ( O oldukça aptald r ama k zkarde i oldukça zekidir.) Qu te bir fiili niteledi i zaman "tam, tam olarak" anlam n katar. S fat ve zarf ile kullan m nda ise "oldukça" anlam vard r. I could not quite understand what you said. ( Tam olarak ne söyledi inizi anl yamad m ) Bu konudan soru gelirse "qu te" n "tam, tam olarak" anlam ile gelir. KPDS'nin ilk 24 sorusu gramer sorular d r. Bunlar n; Kelime: Ba laç: Fiil: Kar k: 8 tane 5 tane 5 tane 6 tane. 2 veya3 tanesi son i lenen zarf konusundand r.

117

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

COMPARISON "mukayese, kar la t rma" demektir. Her dilde oldu u gibi nglizce'de de s fat ve zarflar her biri kendi aras nda kar la t r labilir. Önemli iki mukayese yap s vard r. Birincisi "daha" anlam nda olan "comperative" ; ikincisi ise bir grup içinde "en iyi" anlam nda "superlative" yap s d r. Di er dillerde bu yap lar kolay olmas na ra men nglizce'de biraz kar kt r. imdi bunu s fat ve zarflarda ayr ayr görelim. S fatlarda Mukayese S fatlarda mukayese hece say s na göre yap l r. Bu yüzden tek heceli s fatlarda, ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ay rarak konuyu i liyece iz. 1. ) Tek Heceli S fatlarda Tek hecelilerde comperative "er", superlative "the .........est" ekleri ile yap l r. Adjective ( yal n ) High ( yüksek ) Dark ( koyu ) Tall ( uzun ) Brave ( cesur ) Comperative ( üstünlük ) higher ( daha yüksek ) darker ( daha koyu ) taller ( daha uzun ) braver ( daha cesur ) Superlative ( en üstünlük ) the highest ( en yüksek ) the darkest ( en koyu ) the tallest ( en uzun ) the bravest ( en cesur )

2. ) kiden Fazla Heceli S fatlarda kiden fazla heceli s fatlarda comperative "more", superlative "the most" ekleri ile yap l r. Adjective ( yal n ) Expensive ( pahal ) nterested ( ilgili ) Frightening ( ürkütücü )
ürkütücü )

Comperative ( üstünlük ) more expensive ( daha pahal ) more interested ( daha ilgili ) more frightening ( daha urkütücü )

Superlative ( en üstünlük ) the most expensive ( en pahal ) the most interesred ( en ilgili ) the most frightening
(en

3. ) ki Heceli S fatlarda ki heceli s fatlarda durum biraz daha karma kt r. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi "....er ve the.....est" ekleri ile di erleri "more ve the most" ekleri ile yap l r. Narrow ( dar ) happy ( mutlu ) Simple ( basit ) narrower ( daha dar ) happier ( daha mutlu ) simplier ( daha basit ) the narrowest ( en dar ) the happiest ( en mutlu ) the simpliest ( en basit )

Bunlar n d nda kalan iki heceli s fatlar "more ve the most" ekleri ile mukayese edilir. Asl nda bu konu daha karma kt r. En anla l r sade halde verilmeye çal ld . Bu temel ekli ile konuyu ö rendikten sonra ba ka gramer kitaplar ndan çal labilir.
118 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

imdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. KPDS'de comperative bir yap sorulursa mutlaka bir "than" eki vard r ve cümlede bu ek aranmal d r. Çünkü comperativede k yas iki ki i veya nesne aras nda yap l r. E er "than" eki yoksa bu comperative de ildir. Bu durumda superlative aranmal d r. Superlativede k yas ikiden fazla ki i veya nesne aras ndad r. I am older than you ( are ) ( Ben sizden daha ya l y m. ) S fatlarda comperative durumunda yukar daki cümlede parantez içinde gösterilen fiil obsiyoneldir. Genelde kullan lmaz. Ama zarflarda önemlidir. This camera is more expensive than yours. ( Bu kamera sizinkinden daha pahal d r. ) My son is the most intelligent student in the classroom. ( O lum s n ftaki en çal kan ö rencidir. ) E er k yas, ki inin bulundu u yere ( konuma ) göre ise "in" edat kullan l r. My son is the most intelligent student of all his friends. ( O lum arkada lar ndan en çal kan olan
ö rencidir. )

E er k yas, ki inin emsalleri aras nda ise "of" edat kullan l r. Soru ekli Your article is the most informative ( article ) of all the article we have received. ( Sizin
makaleniz ald m z makalelerden en kapsaml olan d r. )

"of veya in" edatlar oldumu mutlaka superlative gidilmelidir. Ama i i daha çok karma k hale getirmek için of'tan sonraki yap y ba a alarak sorarlar. Bu konudan en yayg n olarak sorulan soru ekli budur. Of all the article we have received, your article is ......................... informative. ( Sizin makaleniz
ald m z makalelerden en kapsaml olan d r. )

eklinde cümleyi bo b rakarak sorarlar. Burada "than" olmad için comperative de il; "of" oldu u için superlative'dir deyip, klardan "the most" u i aretliyoruz. Böyle sorularda bir de özne - tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir. Özne tekil ise tümleç tekil; özne ço ul ise tümleç ço ul olmak zorundad r. Bu özellikten de soru gelebilir. He is ...............lenient managers we have ever had. ( O hayat mda gördü üm en yumu ak
müdürlerdendir )

The most

One of the most

Do ru cevap "one of the most" dur. Burada özne - tümleç uyumu aranmal d r. E er "the most lenient" i seçersek "o hayat mda gördü üm en yumu ak müdürlerdir" anlam ç kar ki yanl t r. S fatlarda comparision konusundan gelebilecek sorular gerkti ini özetlersek; ve nas l yakla lmas

119

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

1. Than'in olup olmamas durumu: Varsa comperative dir yoksa superlative aranmal d r. 2. " n" ve "of" edatlar n n kullan m : Mukayese konuma göre ise "in" , emsallere göre ise "of" edat kullan l r. E er bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative'e gidilmelidir. 3. Bu edatlar n ba a al narak karma k bir ekilde sorulmas : Burada dikkatli olup yap y görebilmek gerekir. 4. Superlative'de özne - tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil - ço ul aç s ndan uyumunu ve yap n n superlative oldu unu görmek soruyu çözmü olmak demektir. Equality S fat ve Zarflarda "...e kadar" anlam na gelen e itlik yap s d r. Sorulabilen bir kal pt r. Yap olarak "as / so.........as" eklindedir. Araya s fat veya zarf gelir. Olumlu: as.........as Olumsuz: as/so.........as She is as intelligent as her brother. (O karde i kadar zekidir) She isn't as / so intelligent as her brather. (O karde i kadar zeki de ildir) Yukar daki örnekte iki ki inin kar la t r lmas vard r. Bu yap da ayr ca bir ki inin iki meziyati de kar la t r labilir. He is as intelligent as hardworking. ( O zeki oldu u kadar çal kand r da. ) Katlamal fadelerde The same...........as eklindedir. "..........ile ayn " olarak çevrilir. Öncekinden fark araya bir isim gelmesi ve as'in the same'e dönmesidir. The same + noun + as eklindedir. He is the same age as I'm. ( O benimle ayn ya tad r. ) pucu: Aradaki kelimenin s fat / zarf m yoksa isim mi oldu unu tespit etmek gerekir.

120

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 08. 03. 2000 This manager is more capable than the previous ( manager ). ( Bu müdür öncekilerden daha
yeteneklidir. )

Bu ekildeki k yaslamalarda ikinci isim obsiyoneldir, kullan lmayabilir. Onun yerine "one veya ones" kullan labilir. Burada özne - tümleç uyumu önemlidir. E er özne tekil ise tümleç tekil ( one ); özne ço ul ise tümleç ço ul ( ones ) olacakt r. This manager is more capable than the previous one. ( Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir. ) Bu zamir iki yerde kullan l r. One - ones ve that - those' dur. Birincisi genellikle s fatlarla kullan l r. kincisinin kullan m n sonra görece iz. The students are more prolific than the other ones. ( Bu ö renciler di erlerinden daha verimlidirler. ) This writer is the most distinguished that I have ever seen. ( Bu yazar u ana kadar gördü ümüz en
seçkin yazard r. )

***KPDS'de bu yap n n üç yönü sorulabilir: 1. the most yap s sorulabilir. 2. u ana kadar ( ever, so far .......vb ) sözcükleri sorulabilir. 3. Present perfect yap s sorulabilir. Present Perfect yap s her zaman superlative'de kullan labilir. Bu cümleyi ayr ca de i ik kelimelerle birkaç defa yaz p iyi kavramak gerekir. S navda bu iyi kavranm sa rahatl k sa lar. Düzensiz S fatlarda Comparision Daha önce anlat lan comparision yap s na uymayan s fatlara "düzensiz s fatlar" denir. Bunlarda comparision için "er - the.....est veya more - the most" yerine farkl sözcükler türetilmi tir. Adjective ( yal n ) Good ( iyi ) Bad ( kötü ) Many, much ( çok ) Little ( az ) Old ( ya l ) Far ( uzak ) Comperative ( üstünlük ) better ( daha iyi ) worse more less older elder farther further Superlative ( en üstünlük ) the best ( en iyi ) the worst the most the least ( few kurall d r ) the oldest the eldest ( karde ler aras nda ) the farthest ( mesafe olarak ) the furthest ( soyut olarak )

***Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir. yi bilmek gerekir. He is the oldest student in the classroom. ( O s n ftaki en ya l ö rencidir. ) She is my elder sister. ( O benim ablamd r. ) This is the best film I have so far watched. ( Bu film u ana kadar izledi im en iyi filmdir. )
121 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Superlative, present perfect ve u ana kadar ifadelerine dikkat ediniz. This study is not worse than the previous one. ( Bu çal ma öncekinden daha kötü de ildir. ) Multiple Comparison Çok , katl kar la t rma olup, KPDS'de en çok sorulan yap d r. Gerek s fatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra "as many / much as" ifadesi yaz l r. As many as: As much as: say labilenler için kullan l r. say lamayanlar için kullan l r

I have twice as many books as you have ( do ) ( Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. ) Bu cümle u ekilde de yaz labilir. I have twice books as many as you have ( do ) ( Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. ) He has twice as much money as I have. ( O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir. ) Soru ekli 1. much ve many ay r m sorulabilir 2. katlama sözcü ü ( once, twice, three times......) sorulabilir. 3. Tüm kal p ( as much as, as money as ) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty five years. ( Nüfusumuz son 25 y lda iki kat
artm .)

Bu yap da ".....daha fazla ifadesi nas l eklenebilir? ( iki / üç / dört kattan daha fazla ). Yard mc fiil ile temel fiil aras na "more than" yaz larak bu anlam verilir. Our population has more than doubled over the last twenty five years. ( Nüfusumuz son 25 y lda
iki kattan daha fazla artm . )

Comparision konusunun en zor sorusu bu yap daki "more than" ifadesidir. Bir kez KPDS'de sorulmu tur.

122

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Zarflarda Mukayese Zarflar da s fatlar gibi kendi aralar nda k yaslanabilirler. S fatlar n k yaslamalar n n iyi anla lmas bu konuya çok iyi bir haz rl k olur. Çünkü orada anlat lan kurallar zarf k yaslamalar için de geçerlidir. Maddeler ( iki madde ve düzensizler olmak üzere ) halinde zarflar n k yaslamalar n aç klamaya çal al m. 1. ) Sonuna "ly" alan Zarflarda: Bunlarda k yas "more ve the most" ile yap l r. Adverb ( yal n ) Quickly ( h zl ) carefully ( dikkatli ) fortunately ( ans eseri ) Comperative ( üstünlük ) more qickly ( daha h zl ) more carefully more fortunately Superlative ( en üstünlük ) the most quickly ( en h zl ) the most carefully the most fortunately

2. ) Sonuna "ly" almayan Zarflarda: Bunlarda k yas "......er ve the .....est" ile yap l r. Adverb ( yal n ) hard ( s k ) Fast ( h zl ) Early ( erken ) Comperative ( üstünlük ) harder ( daha s k ) faster earlier Superlative ( en üstünlük ) the hardest ( en s k ) the fastest the earlist

Early zarf sonunda "ly" oldu u için birinci maddeye dahil olmal d r diye bir dü ünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orjin olarak "ly" harfleri vard r. Yani s fattan "ly" eki ile türetilmemi tir. 3. ) Düzensiz Olan Zarflarda: S fatlarda oldu u gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmi tir. Adverb ( yal n ) Well ( iyi ) Badly ( Kötü ) Much ( çok ) Little ( az ) Comperative ( üstünlük ) better ( daha iyi ) worse more less Superlative ( en üstünlük ) the best ( en iyi ) the worst the most the lest

Dikkat edilirse düzensiz s fat ve zarflar n comparison durumlar ayn d r. Bunlar kullan mlar na göre s fat veya zarf durumuna geçerler. He has a better English than my English. ( O, benim nglizcemden daha iyi bir nglizce'ye sahiptir. ) He speaks better than I do. ( O benden daha iyi nglizce konu ur. ) Birinci cümlede "better" s fat, ikincisinde zarft r. She drives the best carefully of all her friends. ( O tüm arkada lar ndan en dikkatli bir ekilde araba
kullan r )

My wife drives more carefully than I do. ( E im benden daha dikkatli bir ekilde araba kullan r. )

123

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

**Not: Zarf comparisonlar nda kar la t r lan ki iler de il; ki ilerin yapt eylemlerdir. Bu yüzden comperative yap s nda sonda "than I me" diyemeyiz. Bir fiil söylemek zorunday z. Çünkü kar la t r lan iki eylemdir. I like football more than my wife like does. ( Ben fotbolu e imin sevdi inden daha fazla severim. ) E er yukar daki cümleyi "than my wife" ile bitirirsek "Ben fotbolu e imden daha fazla severim" anlam ç kar ki bu da tehlikeli bir durumdur. Equality Zarflarda e itlik, s fatlardaki e itlik durumu ile ayn d r. Tek fark s fat ve zarf kullan m ndan kaynaklanan ( araya zarf gelme, much kullanma vb. ) farklard r. He is unlikely to earn as much as I'm. ( Onun benim kadar kazanmas olas de ildir. ) This boy doesn't study so hard as his brother does. ( Bu çocuk karde i kadar s k çal maz. ) You earn twice as much as I do. ( Siz benim iki kat m kadar kazan yorsunuz. ) Katlamal ifadelerde s fatlarda "as much as" kullan l r.

124

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 22. 03. 2000 CONJUNCTION nglizce'yi iyi bir ekilde ö renme ve s navdaki ba ar n n büyük bir k sm iyi bir ba laç hakimiyetine ba l d r. Ba laçlar n iyi bilinmesi halinde normaldeki s nav puan 10- 15 puan artar. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir ekilde ö renilerek bir sonraki derse gelinmelidir. Ba laçlar konusu gramer kitaplar nda çok karma k halde verildi i için gerekli mesaj al nam yor. Her dersimizde 15 - 20 tanesi geçecek. Bunlar n anlamlar , kullan mlar ve s nav boyutu ile ilgili ipuçlar verilecektir. Kolayl k olsun diye grup halinde verilecek. Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çal mak gerekir. Ba laç: ki cümleci i ( kelime veya cümleyi de il ) birbirine ba layan yap lard r. "Conjunction", ba lant anlam na gelen "junc" kökünden türemi olup "ba laç" anlam ndad r. Ahmet and Mehmet quarrelled. ( Ahmat ve Mehmet tart t lar. ) Bu kullan mda "and" ba laç de il; edat gibi kullan lm t r. I studied hard, and the exam seems fairly easy. ( Ben s k bir ekilde çal t m ve s nav oldukça kolay
görünüyor. )

Bu kullan mda "and" bir ba laç olarak kullan lm t r. Ba laçlar ayn kullan ma sahip olduklar ndan grup halinde verilecektir. Bir grup içinden birinin iyi ö renilmesi di erleri için de geçerli olur. Ayr ca s nav aç s ndan önemli olanlar i aretlenecektir. 1. ) Coordinating Conjunction ki cümlecik aras ndaki ba lant y sa layan ba laçlard r. Tart mal olmas na ra men genelde say lar n n yedi oldu u kabul edilir. And: But: Or: Nor: So: ***For: ***Yet:
ve ( paralellik arzeden ba laçt r. ) ama, ancak, fakat ( z tl k ba lac d r. ) veya ( iki alternatiften birini seçen ba laçt r. ) ne de ( or'un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlam ndad r. ) bundan dolay ( sonuca götüren ba laçt r. ) edat olarak, "için"; ba laç olarak iki cümlecik aras nda "zira" anlam ndad r. zarf olarak, "henüz" anlam nda; ba laç olarak "halbuki" anlam ndad r.

***Not: Bu ba laçlar n, mutlaka iyi bilmemiz gereken üç temel özellik vard r. Özellik 1 : Coordinating Conjunction ba laçlar mutlaka iki cümlecik aras nda bulunurlar. Peki, bu özelli i bilmenin faydas nedir? E er s navda cümlelerin ba nda ve sonunda bir bo luk varsa ve bir ba laç isteniyorsa, iki cümlecik aras nda olmad için kesinlikle bu ba laçlardan biri olamaz.

125

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Özellik 2: Coordinating Conjunction ba laçlar ndan önce mutlaka bir virgül (,) vard r. Bu özelli i bilmenin faydas ne olacak? E er s navda ortas bo b rak lm bir cümle var ve ba laç soruluyorsa e er bo luktan önce bir virgül (,) yoksa bu yedi ba laçtan biri olamaz. Özellik 3: Coordinating Conjunction ba laçlar n n oldu u cümleler kesinlikle ba tan sona do ru çevrilir. Bunun sa l yaca fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en az ndan çevirinin ba tan sona oldu unu bilirsek çözümde kolayl k sa lar. Coordinating Conjunction ba laçlar na ve kullan m özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sa lar. imdi örneklerle kullan mlar n görelim. t was raining heavily, so we postponed the match. (Ya mur iddetli bir ekilde ya yordu, bundan
dolay maç erteledik)

Üç özelli in uygulanmas na dikkat ediniz. He studied eight hours a day, but he failed the exam again. (O günde sekiz saat çal t , ancak yine
s navda ba ar s z oldu)

***Not: So sonuç ba lac oldu u için kendisinden sonra, birinci cümlenin sonucunun gerçekle mi veya gerçekle ece i bir durum vard r. Ayn ekilde "but" z tl k ba lac d r. Kendisinden sonra birinci cümlenin z tt bir durum vard r. "and" paralellik arzetti i için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekle en bir durum olacakt r. Bu ekilde ba laçlar n kullan m na da dikkat etmek gerekir. They were requesting higer wages, and the employer had to give in their demand. ( Onlar daha
yüksek ücretler istediler, ve i veren onlar n taleplerine boyun e mek zorunda kald . )

Give in: Wage:

boyun e mek, teslim olmak ücret

"and, but ve so" ba laçlar nda genellikle özne ortak oldu u için ikinci kez yaz lmaz. Bu yüzden (,) bu k saltmalarda kullan lmaz. Bu ayr nt d r. imdilik konuyu genel kurallar ile ö renece iz. Daha sonra bu ayr nt ya de inilecektir. I wanted my son to be an engineer, yet he preferred the medicine. ( Ben o lumun bir mühendis
olmas n istedim, halbuki o t p tercih etti. )

"but ve yet" z tl k ba laçlar d r. Konu ma dilinde genellikle "but" geçer. "yet" kullan m ileri düzey içindir. You must obey the rules the school, or you must leave it. ( Okul kurallar na uymal s n veya okuldan
ayr lmal s n. )

Virgülün (,) mant

konu madaki duraklama içindir.

He didn't call us, nor did he write to us. ( O bizi aramad , ne de bize yazd . ) ***Not: Coordinating Conjunction ba laçlar n n kullan m nda istisnai bir durum vard r. "nor" ba lac kendisinden sonra devrik bir yap ister. Yukar daki örne e dikkat ediniz. ***Not: Bu yap larda kullan lan cümleciklere "independent clause" denir. Cümlecikler ba ms z olduklar için aralar nda zaman uyumu yoktur. E er böyle bir cümlenin
126 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

zamanlar sorulursa, iki cümlecik aras nda zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. Her cümlenin kendi içine bak p, zaman n kestirebilmek gerekir. He arrived yesterday, but he insists on going tomorrow.
ediyor. ) ( O dün geldi, ancak yar n gitmek için srar

2. ) Sentence Connectors Bu gruptakiler cümlecik de il de cümleler aras nda ba lant kurarlar. Bu özelliklerinden dolay ba laç tan m na uymazlar. Bu yüzden bunlara ba laç de il de "cümle ba lay c lar " denir. Bu yap larda iki cümle vard r. Birinci cümle bitmi , noktalanm t r. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak de il, onunla ili kilidir. te bu cümle ba lay c lar ikinci cümlenin ba nda, ortas nda veya sonunda olabilirler. Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. Hepsinin kelime anlam iyi bilinmelidir. Kullan mlar ayn oldu u için birini iyi bilmek di erlerini de bilmek anlam na gelir. Grup: 1. ki cümle aras nda paralel bir ili ki sa layanlar Furthermore: Moreever: what's more: n addition: Also:

ayr ca ( en çok kullan lan ilk ikisidir. )

Grup: 2. ki cümle aras nda bir z tl k ili ki sa layanlar. However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: Therefore Thus Hence As a result Consequently

ancak bununla bereaber ( en çok kullan lan "however"d r. )

Grup: 3. Sonuca götüren ba lay c lar

Sonuç olarak, böylece ( en çok kullan lan ilk üçüdür. )

Grup: 4. Alternatif belirten ba lay c lar Or else: Otherwise: aksi taktirde

127

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Kullan mlar : There were serious claims about him. Therefore, he had to give his resignation. (Onun hakk nda
ciddi iddialar vard . Bu yüzden istifas n vermek zorunda kald )

puçlar : 1. ) ki cümle oldu u için ve aralar nda nokta oldu u için ba laç kullan lamaz, connector kullan lmal d r. 2. ) Connector ikinci cümlededir. kinci cümle connector aç s ndan üç ekilde yaz labilir. Therefore, he had to give his resignation. He had to, therefore, give his resignation. He had to give his resignation, therefore. 3. ) Connector çeviride ba ta söylenir. 4. ) Noktal virgülden sonrada connector kullan labilir. Çünkü (;) de de cümle bitmi tir. t was very cold outside. However, he went out to play. (D ar s çok so ktu. Bunula beraber o
oynamak için d ar ç kt )

ki cümle aras nda nokta oldu u için "connector" kullan ld . Bu cümleyi bir ba laç kullanarak da yazabiliriz. Bu durumda nokta yerine virgül olacakt r. Bu iki farkl yaz l m anlam olarak ayn ; gramatikal olarak farkl d r. t was very cold outside, but he went out to play. ( D ar s çok so ktu, ancak o oynamak için d ar
ç kt . )

The results were favourable; still, we couldn't persuade him. ( Sonuçlar olumluydu; buna kar n onu
ikna edemedik. )

They offered a good job; therefore, I accepted it. ( Onlar iyi bir i önerdiler; bu nedenle ben onu kabul
ettim. )

We had to punish him; otherwise, he could do something else. ( Biz onu cezaland rmak zorunda
kald k; aksi taktirde o ba ka bir ey yapabilirdi )

***Not: "else" kelimesi "some, any, no, very" gibi sözcükleri ve türevlerinden sonra "ba ka" anlam nda kullan l r. Bunlar n d nda "ba ka" anlam n ismlerden önce "another" kullanarak veririz. Any, some, no, every türevleri + else another + noun eklindedir.

nflation rate was extremely high; therefore, the goverment put into effect some measures.
(Enflasyon oran son derece yüksekti; bu nedenle hükümet baz tedbirleri yürürlü e koydu. )

Put into effect: yürülü e koymak ( "into" edat birkaç kez sorulmu )

128

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 26. 03. 2000 3.) Correlative Conjunction " li ki sa layan ba laçlar" demektir. En rahat ö renilen ve s navda en rahat görülebilen ba laçlar, bu maddedeki ba laçlard r. Çünkü ikili sözcüklerden olu urlar ve her iki cümleci e de serpi irler. Önceleri bu ba laçlar n bir sözcü ü bo b rak p, di er sözcü ünü sorarlard . Ama art k her iki sözcü ü de bo b rak p, zorla t rarak soruyorlar. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun ba laca gidilmelidir. imdi bu grup ba laçlar yazal m. Not only ..........but also: Both ..........and: Either ..........or: Neither ..........nor: Whether ..........or:
sadece de il ..........ayn zamanda hem..........hem de ya ..........ya da ( ki alternatiften biri ) ne ..........ne de ( ki alternatiften hiç biri ) gerek ..........gerekse ( olsun ..........olsun )

"Not only ..........but also" ve "Both ..........and" ba laçlar anlam olarak birbirlerine yak nd rlar. E er bir ba laç sorusunda bu ikisi klarda var ise büyük bir olas l kla ikisi de cevap de ildir. "Not only ..........but also" ba lac n n kullan m nda "but also" k sm nda baz istisnalar vard r. Yaln zca "but" veya yaln zca "also" olabilir. Yani bu ba laç "not only ..........but" veya "not only ...........also" eklinde de kullan labilir. Bu ba laçta ayr ca ba ka bir kullan m daha da vard r. "also" de, da anlam ndad r. Bu anlama gelen "as well" sözcü ü de "also" yerine kullan labilir. Yaln z bu kullan mda önemli bir özellik vard r. "as well" sözcü ü "but" tan ayr l r ve cümle sonuna gider. Çünkü "as well" sözcü ü daima cümle sonunda yaz l r. Örnek üzerinde bu özellik daha iyi anla lacakt r. The robber not only shot around but also crashed everything. ( Soyguncular sadece etrafa ate
etmediler, ayn zamanda her eyi yerle bir ettiler. )

The robber not only shot around also crashed everything. ( Soyguncular sadece etrafa ate etmediler,
ayn zamanda her eyi yerle bir ettiler. )

The robber not only shot around but crashed everything. ( Soyguncular sadece etrafa ate etmediler,
ayn zamanda her eyi yerle bir ettiler. )

The robber not only shot around but crashed everything as well. ( Soyguncular sadece etrafa ate
etmediler, ayn zamanda her eyi yerle bir ettiler. )

"Not only ..........but also" ve "Both ..........and" ba laçlar anlam olarak birbirlerine yak n olduklar için yukar daki cümle "both ...........and" ile de yaz labilir. The robber both shot around and crashed everything. ( Soyguncular hem etrafa ate açt lar, hem de
her eyi yerle bir ettiler. )

Görüldü ü gibi iki cümle aras nda anlamca pek fark yoktur. Ama gramatikal olarak birbirinden farkl d rlar. I both tried to learn English and to know people in England. ( Ben ngiltere'de hem nglizce
ö renme hem de insanlar tan maya çal t m. ) 129 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

You must either obey your superior or leave such a job. ( Siz ya üstünüze itaat edersiniz ya da böyle
bir i i b rak rs n z. )

He neither studied nor helped his father with his business. ( O ne ö renim gördü ne de babas na
i inde yard m etti. )

Bu iki ba laç birbirlerinin olumsuzudur. Bu iki cümlede ba laç yeri bo b rak l p sorulursa, hangi ba lac n uygun olaca mesaj cümle etüt edilerek ç kar lmal d r. Önemli Kural "Not only ..........but also" ba lac n n kullan m nda "not only" k sm cümlenin ba na al narak da yaz labilir. Bu kullan m ba lac n rahat görülebilmesi için yap lan bir harekettir. Bu durumda kural ihlal edildi i için telafisi gerekmektedir. Bu da "not only" den sonraki cümleci in devrik olmas ile sa lan r. Önemli bir özelliktir, iyi bilinmeli. He not only insulted his friends but also beat them. ( O sadece arkada lar na hakaret etmedi ayn
zamanda onlar dövdü. )

Not only did he insult his friends but also beat them. ( O sadece arkada lar na hakaret etmedi ayn
zamanda onlar dövdü. )

S navda "not only" nin ba ta kullan ld bir cümle verilerek devrik yap istenir. E er bu kural bilmezsek zorlanacak bir sorudur. Sult: üstüne atlamak Consult: con: beraber, sult: ( bir insan n ) üstüne atlamak. Consult: dan mak nsult: in:içine, sult: ( bir insan n ) üstüne atlamak. nsult:hakaret etmek Beat: dövmek, ma lup etmek Superior: amir, üstün Superiority: üstünlük 4. ) Adverbial ( Subordinating ) Conjunction As l ba laç i levi olan ba laç grubudur. Zarf sözcü ünü irdeliyerek mant n anlamak gerekir. Bir zarf sözcü ünün yapt i i bir cümlecik de yapabilir. Bu durumda iki cümlecik olur ve birbirine ba lamak için de bir ba laca ihtiyac m z vard r. Bu ba laç "adverbial conjunction" olur. I met them last week. (Ben onlarla geçen hafta kar la t m) "last week", zaman belirten bir zarf tümlecidir. Bunun yerine bir cümlecik de kullan labilir. Bu durumda bir temel cümle ve bir yan cümle olmak üzere iki cümlecik olur ve bunlar birbirine ba lamak için bir ba laca (adverbial conjunction) ihtiyac m z vard r. I met them when we were in London. ( Biz Londra'dayken onlarla kar la t m. ) ***Not: Bu ba laç grubunu di erlerinden ay ran önemli bir özellik vard r ki çok önemli ve mutlaka iyi bilinmelidir. Bu ba laçlar anlamlar n yan cümleci in fiiline yüklerler. Zarflar n kullan lma özelli ininden zarf n ba a al nabilece ini hat rlay n z. Bu durumda Zarf Cümleci i de ba a al nabilir. Yani yukar daki cümleyi öyle de yazabiliriz.

130

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

When we were in London, I met them. ( Biz Londra'dayken onlarla kar la t m. ) When you are at home, .......... ( Siz evde oldu unuzda, .........) When you were at home, .......... ( Siz evde oldu unuzda, .........) While you are studing, ........... ( Siz çal rken.........) While you were studing, ........... ( Siz çal rken.........) Görüldü ü gibi bu ba laçlarda ba lac n anlam yükleme eklendi inden zaman n ne oldu u kayboluyor. Bu nedenle bu grup ba laçlarda zaman uyumu vard r. Temel cümlenin zaman na göre yan cümleci in zaman tespit edilir. Bu zaman uyumu çok önemlidir. Fazla say da örnek çözülerek hakim olunabilir.

131

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 29. 03. 2000 Adverbial Conjunction'lar anlamlar na göre gruplara ay rarak inceliyece iz. Her grup için hem tek tek anlamlar hem de kullan m özellikleri verilecektir. Özellikle KPDS aç s ndan önemli olan özelliklerine dikkat çekilecektir. Grup 1: Time Conjunction: Zaman ba laçlar d r. Eylemin ne zaman yap ld When: After: Before: As: While: Just as: Until / Till: By the time: Since: As soon as: As long as: Once: No sooner ..........than: Hardly / Scarcely ..........when: ..........d zaman ..........den sonra ..........den önce ..........iken ..........iken ..........tam iken ..........ceye kadar ..........ceye kadar ..........d ndan beri ..........ir, ..........imez ..........d sürece ...........ce / ca .....mesi ile .....mesi bir oldu tam ............m t ki ...........oldu n belirlerler.

Son ikisinin yap s farkl olmas na ra men asl nda anlamlar ayn d r. Önceleri s kça bu ikisi sorulurdu. Time ba laçlar ndan en önemlileri yukar ya al nd . Anlamlar ile birlikte çok iyi bilinmeli. Direk bir soru kesin gelir. Ayr ca iyi bilinmesi s nav n anlama yönelik sorular nda büyük kolayl k sa lar. Kullan mlar 1. ) Zaman ba laçlar n n oldu u cümlecikte hiç bir future tense kullan lmaz. ( Bu kural sadece nglizce'ye has bir özelliktir. ) Zaman uyumunda kesinlikle temel cümlecik ve yan cümlecik a a daki ekilde kurulamaz. Bunun bilinmesi zaman uyumu sorular nda büyük bir rahatl k sa lar. Past Future Present Past 2. ) Since: ..........d ndan beri. Bu ba laç genel zaman uyumunu bozan tek ba laçt r.

( Present Perfect ) + Since + ( Simple Past )

I haven't seen them since they moved to another town. ( Onlar ba ka bir kasabaya ta nd klar ndan
beri onlar görmedim. )

Ba lac n bulundu u cümlecik yan cümleciktir. Bazen yan cümlecik ba a al narak da verilebilir, dü memek gerekir.

132

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Since they moved to another town, I haven't seen them. ( Onlar ba ka bir kasabaya ta nd klar ndan
beri onlar görmedim. )

Since ba lac n n bulundu u cümlede neden temel cümlecik "present perfect"; yan cümlecik "simple past" t r? Bu soruyu bir cümle yazarak aç klayal m: I haven't seen him since last year. ( Ben onu geçen y ldan beri görmedim. ) Zamanlar konusu i lenirken "since" in present perfect ile kullan ld n çünkü bununla geçmi te olan bir olay n etkisinin u ana kadar devam etti ini söylemi tik. Bu cümlede zarf olan "last year" sözcü ünün yerini tutan bir cümlecik de yazabiliriz. Bu cümleci in eylemi geçmi te olaca ndan bunun da zaman past olacakt r. Bundan dolay since'in oldu u cümlede temel cümlecik "present perfect"; yan cümlecik "simple past" olur. Bu nedenle "since" ba lac genel zaman uyumunu bozan tek ba laçt r. 3. ) As ve While: ikisi de ".........iken" anlam ndad r. Aralar ndaki fark nedir? Olaylar n olu ma süreleri bu iki ba lac n kullan m n belirler. As: K sa süreli olaylarda kullan l r. d ar ç karken, eve girerken vb. Bu nedenle "as" ba lac n n oldu u cümlecikte simple zamanlar ( continuous olmayan ) kullan l r. While: Uzun süreli olaylarda kullan l r. televizyon izlerken, oyun oynarken vb. Bu nedenle "while" ba lac n n oldu u cümlecikte continuous'lu zamanlar kullan l r. As I went out, it began to rain. ( Ben d ar ç karken ya mur ya maya ba lad . ) While I was waiting, it began to rain. ( Ben beklerken ya mur ya maya ba lad . ) 4. ) Just as: Bu ba lac n kullan m nda yan cümlecik zaman "as" ten dolay k sa olaylard r; "just" tan dolay da continuous'ludur. Bu sürekli zaman genellikle "past continuous" tur. Just as I was leaving home, the phone rang up. ( Tam ben evden ayr l rken telefon çald . ) 5. ) By the time / until - till: by edat olup ( zamanlar bilgisinden hat rlay n z ) bir ismin önünde ve future perfect ile kullan l r. the time' n eklenmesi ile ba laç olur. Until ve till aras nda hemen hemen bir kullan m fark yoktur. Üçü de ".....ceye kadar" anlam ndad r. Future perfect By the time Past perfect Simple Past Mant : Ba laçtan önceki zaman sonras ndaki zaman n öncesidir. Futurlu tenseler ba laç cümleciklerinde kullan lmad klar ndan alternatifi olan Simple present'e gidilmi tir. Yani "by the time" ba lac n n kullan m nda zaman uyumu aç s ndan iki alternetif vard r. The children will have slept by the time we arrive at home. ( Biz eve var ncaya kadar çocuklar
uyumu olacak )

Simple present

By the time we arrive at home, the children will have slept. ( Biz eve var ncaya kadar çocuklar
uyumu olacak. )

133

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Bu cümlede eve varma olay n n gelecekte oldu unu, çocuklar n uyumas n n da gelecek te olan eve varma olay ndan önce oldu unu anl yoruz. The children had slept by the time we arrived at home. ( Biz eve var ncaya kadar çocuklar
uyumu tu. )

By the time we arrived at home, the children had slept. ( Biz eve var ncaya kadar çocuklar
uyumu tu. )

Bu cümleden eve varma olay n n geçmi te oldu unu ve çocuklar n uyumas n n geçmi te olan eve varma olay ndan önce gerçekle ti ini anl yoruz. Turkey's population will have exceeded 100 millions by the end of next decade. ( Türkiye'nin
nüfusu önümüzdeki on y l n sonuna kadar 100 milyonu a m olacak. )

Turkey had applied to the EU by the end of 1950s. ( Turkiye 1950'lerin sonuna kadar AB'ne
ba vurmu tur. )

"by" l cümlede zaman dilimi gelecekte ise: Future Perfect "by" l cümlede zaman dilimi geçmi te ise: Past Perfect kullan l r. Konuyu ezberlemeden mant n anlamak gerekir.

"by ve by the time" n d nda gramer olarak future perfect kullan lmaz. E er soruda future perfect verilmi se by ve by the time; bunlar verilmi se future perfect istenir. Bu nedenle soruyu iyi okuyup bizi sonuca götürecek ipuçlar n bulmak gerekir. By the time için verilen özellikler Until / Till için geçerli de ildir. Çünkü by the time'daki önceye çekme hareketi Until / Till'de yoktur. I will wait for you until you return. ( Siz dönünceye kadar sizi bekliyece im. ) Özellikle "since ve by the time" ba laçlar n n kullan mlar n çok iyi bilmek gerekir. I had no sooner left home than it began to rain. ( Evden ayr lmamla ya murun ya maya ba lamas bir
oldu. )

ki olay vard r. En son olan past; öncesinde olan Past perfect ile ifade edilir. Bu cümleyi "hardly...........when" ile de ayn anlama gelmek üzere aktar labilir. I had hardly left home when it began to rain. (Tam d ar ç k yordum ki ya mur ya maya ba lad ) He had no sooner bought a car than he had an accident. (Arabay almas ile kaza yapmas bir oldu) ***Not: "no sooner..........than" ve "hardly............when" ba laçlar kullan mda ba a al nabilir. Bu kural ihlali oldu u için telafi olarak cümle devrik yap l r. No sooner had he bought a car than he had an accident. ( Arabay almas ile kaza yapmas bir oldu. ) Hardly had I left home when it began to rain. ( Tam d ar ç k yordum ki ya mur ya maya ba lad . )

134

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Pazar. 02. 04. 2000 Grup 2: Cause Conjunction ( Sebep ba laçlar ) : Sebep ba laçlar ana cümlecikteki eylemin neden gerçekle ti ini anlatan yan cümleci in ba nda bulunur. Bu ba laçlar n hepsi de ".......d için" anlam ndad r. Ayr ca zaman uyumu bu ba laçlarda da vard r. Because As Since Seeing that Now that Given that Seeing that, Now that, Given that ba laçlar , çeviride daha güçlü bir anlam aç s ndan mademki veya .......d na göre olarak da çevrilebilir. A a da verilmi olan yap lar normal kullan mlar ile edat yap s ndad rlar ve biliyoruz ki edatlar bir isim ile kullan l rlar. Bu edatlar n hepsinin anlam ".....den dolay " d r. Bunlar bir ekleme ile ba laca dönü tüklerinden yukar dakilerden ayr olarak verildi. Bu edatlar "the fact that" eklenmesi ile ba laca dönü türülür. Ba laç olduklar nda yukar dakiler gibi "....d için" anlam ndad rlar. Sebep ba laçlar n n anlamlar n n bilinmesi yeterli olur. Ayr ca a a dakilerin gramatikal olarak edat - ba laç ay r m n yapabilmek önemlidir. Due to Owing to Because of On account of n view of

..........den dolay

+ the fact that: ..........d

için

We had to give up the project since it began to be expensive. ( Proje pahal olmaya ba lad
ondan vaz geçmek zorunda kald k. )

için

Since, As ve daha sonra görece imiz While ba laçlar farkl ba laç olarak kullan labilirler. nglizce'de bu kullan ma sahip olan sadece bu üç ba laçt r. Yap ve kullan mlar na göre hangi ba laç anlam nda oldu unu görebilmek gerekir. Örne in tense uyumundan dolay yukar daki cümlede since "....den beri" olarak de il de ".....d için" anlam nda kullan lm t r. They couldn't arrived there in time because the traffic was heavy. ( Trafik yo un oldu u için oraya
zaman nda varamad lar. )

He was dismissed since he was always late for the work. ( O daima i e geç kald Miss: görevlendirmek; dismiss: görevden almak We called off the match owing to the rain. ( Biz ya murdan dolay maç iptal ettik. )

için kovuldu. )

Bu kullan m ile "owing to" edatt r. Çünkü edatlar bir isim ile kullan l r; bir cümlecik ile de il. Ayr ca "the fact that" almam t r. imdi bunu ba laç olarak kullanal m.

135

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

We called off the match owing to the fact that it was raining. ( Biz, ya mur ya d
ettik. )

için maç iptal

"owing to the fact that" in ba laç old una, ve sonras nda bir cümlecik oldu una dikkat ediniz. No one could live over there due to cold weather. ( So uk havadan dolay kimse orada ya ayamaz. ) No one could live over there due to the fact that it was extremely cold. ( Orada hava son derece
so uk oldu u için kimse ya ayamaz. )

Önceleri bu konu ile ilgili edat - ba laç ay r m sorulurdu. Bir de anlama göre hangi ba lac n uygun oldu unu seçmemizi isteyen sorular sorulurdu. Son s navlarda direk edat veya ba laç sorulur. Hem bu ba laçlar hem de bu edatlar e anlaml d rlar, birbirlerinin yerine kullan labilirler. Bu nedenle e er bunlardan ikisi klarda varsa ikisi de cevap olamaz. Sadece "due to" nun ileri düzey olarak bir nüans fark vard r. Bunun sadece "be" fiilinden sonra kullan ld söylenir. Bu özellik KPDS'de imdiye kadar hiç sorulmad . Due to his illness, he failed the exam. ( O hastal ndan dolay s navda ba ar s z oldu. ) Due to the fact that he was ilness, he failed the exam. ( O hasta hasta oldu u için s navda ba ar s z
oldu )

Görüldü ü gibi edat ve ba laç ba a da al nabilir. Bu durumda ba laçl cümleci in s n r (,)'e kadard r. Not: Buradan Grup 3 e kadar yaz lanlar yeni kurstan yaz lan örneklerdir. Owing to the bad condition of the road, we couldn t arrive there on time. ( Yolun kötü
artlar ndan dolay oraya zaman nda varamad k. )

On time: On time:

zaman nda ( dakikas dakikas na ) zaman nda ( genel olarak )

S nav uygulamalar nda öncesi bo b rak larak edat ba laç ay r m sorulur. Bu ekilde KPDS de sorulmazd ama ÜDS de sorulur. E er bir cümlecik varsa ba laç; tümce varsa Edat kullan l r. Bu ay r m bilmek gerekir. Because the roads were bad, we couldn t arrive there on time. ( Yollar kötü oldu u için oraya
zaman nda varamad k. )

We couldn t arrive there on time because the roads were bad. ( Yollar kötü oldu u için oraya
zaman nda varamad k. )

Görüldü ü gibi ba laç ortaya al narak da yaz labilir. Since he was involved in illegal activities, he was detained. ( O yasa d
gözalt na al nd . ) olaylara kat ld için

was involved yap ld :

eklinde neden passive voice ile yaz lm sorusu üzerine u aç klama

136

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

to involve ( kar t rmak ), to surprise ( a rmak ), to convince ( inanmak) gibi 5-6 fiil için özel birözelliktir. Bunlar Türkçe aç s ndan iki passive formlu olarak dü ünülebilirler.Örne in; Active to involve: to surprise: to convince:
kar t rmak a rmak kar t rmak

Passive
kar t r lmak, kar mak a rt lmak, a rmak inand r lmak, inanmak

Due to the atrocities of Serbs in Kosova, The Nato decided to intervene in the events. (S rplar n
Kosova daki zulümlerinden dolay Nato olaylara müdahale etmeye karar verdi. )

Atrocity: Intervene:

zulüm müdahale etmek

Burad vene kelime kökünü açmak faydal olacakt r. Vene: Convene: Convention: Revenue:
gelmek anlam ndad r. Inter: ara, vene: gelmek, Intervene: araya gelmek=müdahale etmek toplanmak toplant gelir

In view of the rise in interest rates, I invested my money in to the bank. ( Faiz oranlar ndaki
yükselmeden dolay param bankay yat rd m. )

Mart ÜDS de özellikle owing to edat n n sorulmas bekleniyor. Grup 3: Concession Conjunction ( Z tl k Ba laçlar ): Concession taviz, ödün demektir. Gramatikal olarak z tl k anlam vard r. Ayr ca bu gruba "contrast" ba laçlar da denilebilir. Though Even though Although Despite the fact that n spite the fact that Be i de e anlaml olup ".....e ra men, .....d halde" anlam ndad r. "despite ve in spite of" edat olup "the fact that" eklenmesi ile ba laca dönü ürler. Whereas While Bu iki z tl k ba lac "....iken, oysa, halbuki" anlam ndad r. "while" n bu anlam z tl k anlam ndaki "iken" dir. Yani "ben ders çal rken o TV izliyordu" örne indeki gibi. E anlaml olduklar için ikisi klarda olursa ikisi de cevap olamaz. However + ( S fat - Zarf ) Whatever + ( sim ) No matter + ( QW ) Z tl k ba laçlar n n en önemlileri bunlard r. Kullan ld klar sözcüklere göre "ne olursa olsun" gibi bir z tl k anlam katarlar. KPDS' de kesin olarak bu üçünden birisi ( büyük bir olas l kla however ) sorulur. Böyle bir soruda bu ba laçlardan sonraki sözcü ü iyi bir ekilde etüt etmek gerekir.
137 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

n spite of vigorous efforts, the two sides couldn't aggree on the border dispute. ( Yo un
çabalara ra men her iki taraf s n r anla mazl nda görü birli ine varamad lar. )

Vigorous: Effort: Border: Border line:
oldu. )

yo un, canl çaba, gayret snr s n r hatt

Although he worked hard, he failed once again. ( O s k çal mas na ra men bir kez daha ba ar s z In spite of cold weather, we played outside. ( So uk havaya ra men d arda oynad k. ) In spite of the fact that the weather was cold, we played outside. ( Havan n so uk olmas na
ra men d arda oynad k. )

Görüldü ü gibi ilk kullan mda edat iken the fact that eklenerek ba laç olarak ikinci cümlede kullan ld . Bu ekilde edat-ba laç kullan m iyi bilinmelidir. Gramerde bu edat kullan m ile ilgili bir soru gelir. n spite of the fact that the UN made vigorous efforts, the two sides couldn't aggree on the border dispute. ( BM'lerin yo un çaba göstermesine ra men, her iki taraf s n r anla mazl nda görü birli ine
varamad lar. )

Cümlede her iki taraf n anlam olarak paralel mi, z t m , sonuç mu oldu u irdelenerek uygun ba laca gidilmelidir. Ayr ca edat - ba laç kullan m için sonras nda isim mi var yoksa cümlecik mi var eklinde cümle irdelenerek uygun kullan ma gidilir. However + ( S fat - Zarf ) Whatever + ( sim ) No matter + ( QW ) Normalde ba laç kullan m nda ba laçtan hemen sonra bir özne vard r. E er bir ba laç kullan m nda özneden önce bir sözcük varsa, ba laç mutlaka yukar daki üçünden biridir. Bu yap da genellikle kullan lan ve KPDS'de sorulan "however" d r. Bu üç ba lac n kullan mlar nda özneden önceki sözcü ü iyi etüt ederek uygun olan ba laç kullan l r. However hard he may study, he can't be succesful. ( O ne kadar s k çal rsa çal s n, ba ar l
olamaz.)

"hard" n ba laçtan hemen sonra, özneden önce kullan ld na dikkat ediniz. E er hard burada kullan lmasayd ve zarf ( veya s fat ) olmasayd "however" ba lac kullan lamazd . Ayr ca bu ba laçlar n kullan ld klar kelimeye göre anlam kazand klar na dikkat edilmelidir. Whatever decision the goverment may take, inflation seems to rise. ( Hükümet hangi karar al rsa
als n, enflasyonun yükselece i görünüyor. )

Bu ba laçlar n sonralar nda kullan lan sözcük iyi etüt edilmelidir. Örne in sonu "sion, tion, ço ul eki s, ance, ent" gibi ekler ile biten sözcükler isimdirler. Sonu "ly" ile bitenler zarft rlar. Bu ekilde ba laç sonras sözcükler iyi etüt edilerek uygun ba laç kullan m na gidilmelidir. No matter what he does, he can't persuade us. ( O ne yaparsa yaps n bizi ikna edemez. )

138

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

No matter where he may go, he will be cought. ( O nereye giderse gitsin, yakalanacak. ) However well he may swim, he can t be succesful. ( O ne kadar iyi yüzerse yüzsün ba ar l
olamayacak. )

However hard he work, he can t be as succesful as his father. ( O ne kadar çal rsa çal s n babas
gibi ba ar l olamaz. )

No matter what he dose, he can t convince us. ( O ne yaparsa yaps n bizi inand ramaz. ) However qualified the young surgeon may be, he must work on probation. ( Genç cerrah ne
kadar kalifiye olursa olsun bir süre denemede çal mal d r. )

Probation:

deneme

Son cümle ilk ÜDS s nav ndan bir soruydu. However bir cümleyi ......e ra men li bir ba laçla nas l yazar z? However rich he may be ( O ne kadar zengin olursa olsun...... ) Although he may be rich ( O zengin olmas na ra men... ) However rich he may be, he is unlikely to be happy. ( O ne kadar zengin olursa olsun, onun mutlu
olmas muhtemel de ildir. )

Whatever suggestion they may propose, this program is not likely to succeed. ( Onlar hangi
önerileri önerirlerse önersinler, bu program n ba ar l olmas muhtemel de ildir. )

No matter where he runs away, the police will eventually catch him. ( O nereye kaçarsa kaçs n,
polis sonunda onu yakalayacak. )

Eventual: olas Eventually: sonunda Sooner or later: er geç E er bu ba laçlardan sonraki sözcük bo b rak larak sorulursa ( ki bu KPDS'de sorulmaz ) kullan lan ba laca göre bu sözcü ün isim, ba laç veya QW oldu unu tespit ederiz. Peki hangi durumda zarf, hangi durumda s fat kullan r z? E er ba lac n kullan ld cümleci in fiili "linking verb" ise s fat; de ilse zarf kullan l r. However .....she may sign, she will not be selected. ( O ne kadar iyi .....söylerse söylesin,
seçilemeyecek. )

Good

Well

Goodness

Good s fat, Well zarf, Goodness isimdir. Ba laç "however" oldu u için s fat veya zarf kullan lmal d r. Ba laç cümleci inin fiili "linking" fiil olmad için de zarf kullan lmal diye bo lu a gelecek sözcü ü seçiyoruz ki "well" dir. The control group's results were favourable, whereas the patient group's results were unfavourable. ( Kontrol grubunun sonuçlar olumluydu, oysa hasta grubunun sonuçlar olumsuzdu. ) The control group's results were favourable, while the patient group's results were unfavourable. (Kontrol grubunun sonuçlar olumluydu, oysa hasta grubunun sonuçlar olumsuzdu. )

139

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Whereas ve While e anlaml olup birbirlerinin yerine kullan labilirler. Yukar daki iki cümlenin anlam görüldü ü gibi ayn d r. Ayr ca bu iki ba lac n kullan m ndaki virgüle dikkat ediniz. Bu iki ba laç "Connecting Conjunction" ba laçlar ile ayn kullan ma sahiptirler.

140

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 05. 04. 2000 Gurp 4: Result Conjunction ( Sonuç ba laçlar ) Bu ba laçlar ana cümlecikteki yarg n n sonucunu veren yan cümleci in ba nda kullan l rlar. Bu ba laç grubunda iki tane ba laç vard r. kisi de "öyle.........ki" anlam ndad r. KPDS'nin fix sorusudurlar. Gramatikal boyutu önemli olan bu iki ba lac n kullan m biraz kar kt r. Örnekleri birkaç defa yazarak egzersiz yapmak konuyu daha iyi kavratacakt r. So ( S fat, zarf ) that Such ( isim ) that She is so clever that everyone admires her. ( O öyle zekidir ki herkes ona hayrand r. ) Admire sözcü ü latince olan "mirore" den köken almaktad r. Mirore: Miror: Admire:
bakmak ayna hayranl k duymak

She speaks German so fluently that you can not distinguish him from a German. (O öyle ak c
bir ekilde Almanca konu ur ki onu bir almandan ay rt edemezsiniz)

Distinguish: ay rt etmek Distinguished: seçkin He is such a man that you can rely on him. ( O öyle biridir ki ona güvenebilirsiniz. ) S fat ve zarflar için "so..........that"; isimler için "such..........that" kullan ld na dikkat ediniz. E er ba lac n oldu u cümleci in fiili Linking Verb ise s fat; de ilse zarf kullan l r. Bu iki ba lac n kullan m sadece yukar da anlat lan boyutu ile s n rl de idir. Esas zor olan ve KPDS'de sorulan kullan m ba kad r. Buna geçmeden önce ilgili oldu u için S fat Tamlamalar 'ndan bahsetmemiz gerekir. S fat Tamlamalar : Türkçe'de bir ismi bir s fat niteledi i zaman bu bir s fat tamlamas olur. Hava, isimdir; "güzel bir hava" derken bu bir s fat tamlamas olur. Yaln z belgisiz tan t c eki olan "bir" in ( nglizce'deki "a veya an" ) Türkçe'deki kullan m nglizce'deki kullan m ile terstir. imdi nglizce'deki s fat tamalamalar na bakal m. a wheather bir hava a car bir araba a girl bir k z a nice wheather an expensive car a beautiful girl
güzel bir hava pahal bir araba güzel bir k z

Yukar daki s fat tamlamalar tekil veya say labilen isimlerin kullan ld s fat tamlamalar d r. Ayr ca ço ul ve say lamayan isimlerin de kullan ld s fat tamlamalar vard r. Do al olarak bunlar n önünde "a veya an" belgisiz tan t c eki yoktur. cloth cars girls
kuma arabalar k zlar

nice cloth expensive cars beautiful girls

güzel kuma pahal arabalar güzel k zlar

141

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

nglizce'de yukar daki verilen s fat tamlamalar düzenli s fat tamlamalar d r. Yani s fat n belgisiz tan t c ek ile isim ars na geldi i s fat tamlamalar düzenlidirler. E er s fat tamlamalar nda s fat ile belgisiz tan t c ek yer de i tirirse bu s fat tamlamalar bozuk s fat tamlamalar olurlar. imdi bunlara da örnek verelim. Düzenli S fat Tamlamas a nice wheather an expensive car a beautiful girl
güzel bir hava pahal bir araba güzel bir k z

Bozuk S fat Tamlamas nice a wheather expensive an cars beautiful a girl
güzel bir hava pahal bir araba güzel bir k z

Görüldü ü gibi bozuk s fat tamlamas nda belgisiz tan t c eki s fat ve isim aras na gelmektedir. Her iki tamlama da ayn anlamdad r. ***Not: Düzenli s fat tamlamalar nda "such...........that"; Bozuk s fat tamlamalar nda "so..........that" ba lac kullan l r. He is such an intelligent student that he can study abroad. ( O öyle zeki bir ö renci ki yurt d nda
ö renim göreblir. )

He is so intelligent an student that he can study abroad. ( O öyle zeki bir ö renci ki yurt d nda
ö renim göreblir. )

They were such naughty boys that the teacher had to shout at them. ( Onlar öyle yaramaz
çocuklard ki ö retmen onlara ba rmak zorunda kald . )

This is such useful information that we have to evaluate it. ( Bu öyle yararl bir bilgi ki onu
de erlendirmek zorunday z. )

So'dan that' e kadar olan yap ba a al nabilir. Bu kullan m kural ihlali oldu u için bunun telafisi olarak ba laç cümleci i devrik yap l r. S navda bu yap sorulmad için imdilik buna de inilmeyecektir. Nicelik ( Quantitiers ) S fatlar nda bu iki ba lac n kullan m : 1.) a little, a few, a lot of, gibi önünde a / an belgisiz tan t c varsa "such..........that" ba lac kullan l r. 2.) much, many, little, few, , gibi önünde a / an belgisiz tan t c yoksa "so..........that" ba lac kullan l r. Bu yap ayr nt d r, KPDS'de sorulmaz. Ama ö renilse iyidir. Tunik tahmini: S navda bozuk bir s fat yap s ile bu konudan soru elebilir. He has so much money that he can buy the whole Diyarbak r. ( Onun o kadar paras var ki o tüm
Diyarbak r alabilir. )

He has such a lot of money that he can buy the whole Diyarbak r. ( Onun o kadar paras var ki o
tüm Diyarbak r alabilir. )

"So" ve "such" tek ba lar na da "böyle, öyle" anlam nda ayn mant kla kullan l rlar. Yani s fat ve zarf ile "so"; isim ile "such" kullan l r.

142

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Grup 5: Purpose Conjunction (Amaç Ba laçlar ): Ana cümlecikteki yarg n n amac n belirten yan cümleci inin ba nda kullan l rlar. ki tanedirler ve ikisi de ayn anlamdad rlar. "..........mesi için" anlam ndad rlar. n order to So as to Bu yap ile mastard rlar ve "..........mek için" olarak çevrilirler. Yap lar ndaki "to" at l p yerine "that" eklenerek ba laca dönü türülürler. Ba laca dönü ürken "so as to" daki "as" te at l r. Böylece amaç ba laçlar m z "in order that" ve "so that" olur. The goverment took drastic measures ***to curb inflation. ( Hükümet enflastonu durdurmak için
köklü tedbirler ald . )

Yukar daki cümlede i aretli yerde asl nda "in order to" vard r. Bundan dolay "....mek için" anlam verilir. Ama k saltma oldu u için "in order" at l m , geriye sadece "to" kalm t r; ve bu "to" sözcü ü ".....mek için" anlam n vermi tir. Yoksa normalde bir mastar n ".....mek için" anlam yoktur. n order to So as to
....mek için ( mastar yap s ) ....mek için ( mastar yap s )

in order that so that

....mesi için ( ba laç yap s ) ....mesi için ( ba laç yap s )

I went abroad in order to learn English. ( Ben nglizce ö renmek için yurt d na gittim. ) I sent my doughter abroad in order that she could learn English. ( K z m nglizce ö renmesi için
yurt d na gönderdim. )

Amaç cümleciklerinde genelde modallar kullan l r. Di er ba laçlarda oldu u gibi bunlarda da zaman uyumu vard r. n order that ile so that ba laçlar n n kullan m aras ndaki fark udur: n order that: So that: .....mesi için ifadesinde ikisinin de iste i vard r. .....mesi için ifadesinde sadece söyleyenin iste i vard r.

I barred my windows so that no one could get into my house. ( Evime kimsenin girememesi için
pencerelerimi demirledim. )

Grup 6: Expectation Conjunction ( Beklenti Ba laçlar ): Ana cümlecikteki yarg n n hangi beklentiden dolay istendi ini aç klayan yan cümleci in ba nda kullan lan ba laçlard r. ki tanedirler ve birbirinin alternatifidirler. n case: Lest ( for fear that ):
...........diye ...........mesin diye

Asl nda her ikisi "..........ihtimaline kar n" diye çevrilebilirler. Ama birbirlerinden ayr labilinsin diye farkl iki anlam verildi. I have to make some preparions in case someone may drop in. ( Birisi u rar diye baz haz rl klar
yapmak zorunda kald m. )

Drop in: ( bir yere ) u ramak E er yukar daki cümlede "lest" ba lac kullan lsayd anlam ters olurdu.

143

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I have to make some preparations lest someone may drop in. ( Birisi u ramas n diye baz haz rl klar
yapmak zorunday m )

You shouldn't forget to take your credit card in case you may need money. ( Paraya ihtiyac n z
olur diye kredi kart n z almay unutmaman z gerekir. )

We have to bar our windows lest someone may break into house. (Birisi eve girmesin diye
pencerelerimizi demirlemek zorunday z)

Break into: ( bir yere soygun amac ile ) girmek Bu güne kadarki KPDS s navlar nda "in case" çok soruldu. Ayr ca parçalarda çok geçti. "lest" ise klarda var ama direk olarak sorulmam . Grup 7: Comparison Conjunction (Kar la t rma Ba laçlar ) The more.........................the more: ne kadar .................. olursa o kadar ................ olur. The more we study the more we learn. ( Ne kadar çok çal rsak o kadar çok ö reniriz. ) Not: Anlama göre the more............the more kal b de i ebilir The more I study the less I learn. (Ne kadar çok çal rsam o kadar az ö reniyorum) The earlier we sleep the more sound we may wake up. ( Ne kadar erken uyursak, o kadar zinde
uyanabiliriz. )

The tinner the oson layer gets the more ultraviolet rays will reach the world. ( Ozon tabakas ne
kadar incelirse ultraviole nlar o kadar dünyaya ula acak. )

Son cümle ÜDS sorusuydu. Bold olarak yaz lan k sm bo b rakarak sorarlar. Önemli Ba laçlar n Tekrar KPDS aç s ndan en önemli olan dört ba lac n tekrar n yapaca z. Di erleri de elbette önemlidir ama bunlar kar k oldu u için ayr ca üzerinde durulmal d r. Bu dört ba lac m z "since, as, while ve so that" tir. imdi bunlar tek tek görelim. Since: ki de i ik kullan m vard . Birincisi zaman ba lac olarak ".....d ndan beri" di eri ise sebep ba lac olarak ".....d için" anlam ndayd . Zaman ba lac durumundaki spesifik tense'sinden dolay ay r m n yapabiliyoruz. As: En karma k kullan ma sahip olan ba laçt r. Dört de i ik anlamda kullan l r. 1. ) .....iken As he stepped up the stairs, he fell down ( O merdivenleri ç karken a a dü tü. ) 2. ) .....d için

As he was a prominent figure, everyone respected him. (O sayg n bir ahsiyet oldu u için herkes ona
sayg gösterir)

Prominent: sayg n F gure: ekil, ahsiyet

144

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

3. ) .....d

gibi

As I told you he was unright. ( Sana söyledi im gibi o haks z ç kt . ) nglizce'de ".......d gibi" ifadesi ba laç olarak kurulur. Bu nedenle "as" kullan l r. "like" gibi anlam ndad r ama edat oldu u için bir cümlecik önünde kullan lamaz. Çünkü edatlar isimler ile kullan l rlar. 4. ) .....d kça As we grow old, we become more sensitive. ( Biz ya land kça daha hassasla r z. ) De i ik anlamlar oldu u için soru "as" ten gelebilir. Verilen örnekleri birkaç defa yaz p çal mak iyi olacakt r. While: ki de i ik anlamda kullan l r. .....iken: Zaman ba lac olarak. .....oysa, iken: Z tl k ba lac olarak So that: ki farkl anlamda kullan l r. .....mesi için: Zaman ba lac olarak bu anlamda kullan l r. The doctor explained my illness in medical terms so that I couldn't understand. ( Doktor
anl yamamam için hastal m tibbi terimlerle aç klad . )

Bu nedenle: Sebep ba lac olarak bu anlamda kullan lmaktad r. The doctor explained my illness in medical terms, so that I couldn't / didn't understand anything. ( Doktor, hastal m tibbi terimlerle aç klad , bu nedenle hiç bir ey anl yamad m / anlamad m. ) Dikkat edilirse bu kullan m ile birinci grup ba laçlar n kullan m özelli i ile ayn d r. Bu yüzden hem modal hemde normal bir fiil kullan labilir. Anlam olarak iki cümle aras nda bir fark yoktur. Ama gramatikal olarak farkl d rlar.

145

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Çar amba. 09. 04. 2000 Tag Question (TQ) Kuyrukça sorular demek olup, ".........de il mi?" diye Türkçe'ye çevrilir. Di er dillerde pek önemli bir ayr nt olmamas na ra men nglizce boyutu önemli olan bir konudur. Tag Question, ( TQ ) cümle sonlar nda ".....de / da, .....de il mi, tamam m " gibi ifadelerdir. nglizce' de ne yaz k ki TQ'lar bir kelime ile yaln z yap lm yor. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çal an bir konudur. Mant anla ld ktan sonra asl nda pek de zor de il. KPDS'nin fix sorusudur. Ya "de, da" veya "de il mi" den kesin bir soru gelir. Özellikle "...de,... da" dan kesinlikle soru gelir. E er "de il mi" yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmi olur. Bu nedenle iyi bilmek gerekir. 1. ) .....de il mi? Bu ifade nglizce'de belli bir mant a göre çal r. Kesinlikle ezberlemeden, bu mant yakalamak gerekir. imdi mant n anlamak için uygulamalar n maddeler halinde görelim: a. ) .......de il mi ifadesi yard mc fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz; cümle olumlu ise TQ olumlu olur. Bu nedenle öncelikle cümlenin zaman ve olumlu-olumsuz durumuna bak lmal d r. He refused to participating in the meeting, didn't he? ( O taplant ya kat lmay red etti, de il mi? ) She doesn't study, does she? ( O çal m yor, de il mi? ) Yard mc fiilin cümlede kullan lan tense'nin yard mc fiili oldu una dikkat ediniz. Yani nglizce'de TQ'n olu tururken herhangi bir yard mc fiil de il de cümlemizin tense'sinin yard mc fiilini kullan yoruz. b. ) TQ'larda daima ah s zamirleri kullan l r. The workers demand raise, don't they? ( çiler zam talep ederler, de il mi? ) "Don't the workers" de il de "don't they" yaz ld . Çünkü TQ'larda daima ah s zamirleri kullan l r. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktad r. Ayr ca öznenin tekil - ço ul olu u da önemlidir. Everybody was against the project, weren't they? ( Herkes projeye kar yd de il mi? ) Every, no türevlerinde fiil tekil çekilir. ( Çünkü bunlar n zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir. ) Ama özne ço ul olaca ndan TQ'n olu turulurken zamir olarak "they" kullan l r. "they" kullan m da yard mc fiili ço ul ister. Bu nedenle yukar daki cümlede "weren't they" kullan ld . Everything has to be taken into consideration, haven't they? ( Her ey gözönüne al nmal d r, de il
mi? )

Take into consideration: gözönüne almak

146

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

c. ) Fiilin olumlu - olumsuz tespiti de çok önemlidir. Baz cümlelerde olumsuzluk eki olan "not" olmad cümlelerin TQ' olumlu olarak kurulur. No money was asked, was it? ( Para istenmedi, de il mi? ) They can hardly get on well, can they? ( Onlar pek iyi geçinemiyorlar, de il mi? ) Get on well: iyi geçinmek d. ) Bir bile ik cümlede TQ temel cümleci e göre yap l r. Some of the members claimed that inflation would raise, didn't they? ( Üyelerin baz lar
enflasyonun yükselece ini iddia ettiler, de il mi? )

halde cümle olumsuzdur ve böyle

He should have rung up as soon as he arrived there, shouldn't he? ( Onun oraya var r varmaz
telefon açmas gerekirdi, de il mi? )

Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. e. ) I think, I suppose, I believe, I guess ( san r m, galiba ), I am afraid ( korkar m ) gibi giri cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleci e sorulur. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. I think, he will resign, won't he? ( San r m o istifa edecek, de il mi? ) I am afraid, the other team will not come, will it? ( Korkar m di er tak m gelmeyecek, de il mi? ) ***Not: Yukar daki ifadelerin bulundu u cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. Çünkü birinin olumsuzlu u di erini de etkiliyor. I don't think, they will accept the offer, will they? (Sanm yorum, onlar öneriyi kabul edecekler, de il
mi? )

Giri cümlesi olan "I don't think" olumsuz oldu u için TQ olumlu kuruldu. Çünkü yukar daki cümle ayn zamanda öyledir: I think, they won't accept the offer, will they? ( San r m, onlar öneriyi kabul etmeyecekler, de il mi? ) Bu ayr nt KPDS' de pek sorulmuyor. f. ) TQ'larda yard mc fiil ile olumsuzluk eki "not" mutlaka kontraktl yaz l r. The money is everything, isn't it? ( Para her eydir, de il mi ? ) Yani "is not it?" eklinde yaz lamaz. g. ) Birinci tekil ah sta "f" maddesinden dolay TQ, "aren't I?" eklinde kurulur. I am right, aren't I? ( Ben hakl y m, de il mi? )

147

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Normalde bu cümlenin TQ' "amn't I" eklinde olmal yd . Ama "am" yard mc fiili ile "not" olumsuzluk eki "amn't" eklinde k salt lamad ndan alternatifi olan "are" yard mc fiiline gidilmi tir. E er cümle olumsuz ise böyle bir s k nt yoktur. TQ "am I" eklinde kurulur. I am not unright, am I? ( Haks z de ilim, de il mi? ) h. ) Emir cümlelerinde "will" yard mc fiili ile TQ kurulur. Don't go outside, will you? Let için de benzer bir durum vard r. TQ kurulurken "shall" den faydalan l r. Let's go shopping, shall we? Emir cümlelerinde TQ "tamam m ?" anlam ndad r. Bu nedenle olumlu - olumsuz; olumsuz - olumlu durumu yoktur. Örnekler He can swim well, can t he? ( O iyi yüzebilir, de il mi? ) He sold his car, didn t he? ( O arabas n satt , de il mi? ) He didn t sell his car, did he? ( O arabas n satmad , de il mi? ) The teacher makes us write composition, doesn t he? ( Ö retmen bize kompozisyon yazd r r, de il
mi?)

Your brother was seriously ill,wasn t he? (Karde iniz ciddi bir ekilde hastayd , de il mi?) Their mother can t speak English, can she? ( Anneleri ngilizce konu amaz, de il mi?) The workers will go on stike tomorrow, won t they? ( çiler yar n greve gidecekler, de il mi? ) He has never visited his family, has he? ( O asla ailesini ziyaret etmedi, de il mi? ) Your son can hardly speak can he? ( O lunuz pek konu maz, de il mi? ) Everybody is here, aren t they? ( Herkes burda, de il mi? ) Everything is all right, aren t they? ( Her ey yolunda de il mi? ) Everybody agrees on the matter don t they? ( Herkes konu üzerinde hem fikir, de il mi? ) He said that he would resign, didn t he? ( O istifa edece ini söyledi de il mi? ) They hardly admitted that they had stolen the money, did he? (O pek paray çalm oldu unu kabul
etmedi de il mi?)

She said that we should wait for a while, didn t she? (O bir an beklememiz gerekti ini söyledi, de il
mi?)

I think he will resign, won t he? (Bence o istifa edecek, de il mi?)
148 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

I don t think she will join us, will she? ( Bence o bize kat lmayacak, de il mi ) Don t go ok. , will you? ( Gitme, tamam m ? ) I am right on this issue, aren t I? ( Bu konuda hakl y m, de il mi? ) 2. ) nclusion ( Dahil Etme ) ".......de/da" anlam ndad r. Bu yap dan soru gelme ihtimali daha yüksektir. nglizce'de bunu sa layan çok say da kelime vard r. Türkçe'de kat l nan yarg ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme ayn ekilde "......de/da" ile yap l r. nglizce'de böyle de ildir. Dahil etmeyi sa layan bir çok kelime vard r. fadenin olumlu-olumsuz olu una göre de i ik kelimeler kullan l r. imdi bir tablo halinde bunu verelim. Olumlu So Too / Also / as well Olumsuz Neither / Nor Either
( Sonralar ndaki cümlecik devriktir ) ( cümlecik kurall d r )

He can speak German fluently; so can I. ( O Almancay ak c bir ekilde konu ur; ben de. ) He can speak German fluently; I can too. ( O Almancay ak c bir ekilde konu ur; ben de. ) He can speak German fluently; I can also. ( O Almancay ak c bir ekilde konu ur; ben de. ) Görüldü ü gibi her üç kullan m da ayn anlamdad r. Bu konuda unlara dikkat etmemiz gerekir: * Yarg n n olumlu - olumsuz tespiti. * E er olumlu ise so, too, also as well'den birini seçeriz. E er "so" seçmi sek sonras devrik olmak zorundad r. Bu, ba laç anlam ndaki so (bu nedenle) ile kar kl önlemek içindir. E er too also, veya as well seçmi sek cümlecik kurall d r. * E er yarg olumsuz ise neither, nor veya either dan birini seçeriz. Neither veya nor seçmi sek sonralar ndaki cümleci i devrik yapar z; e er either seçmi sek cümlecik kurall d r. Either'da olumsuzluk anlam n katan "n" olmad için sonras ndaki cümlecikte yard mc fiil ile birlikte olumsuzluk "not" eklenerek olumsuz olarak yaz l r. They don't like Turkish coffe; neither do I. ( O Türk kahvesini sevmez; ben de. ) They don't like Turkish coffe; nor do I. ( O Türk kahvesini sevmez; ben de. ) They don't like Turkish coffe; I don't either. ( O Türk kahvesini sevmez; ben de. ) Görüldü ü gibi her üçü de ayn anlamdad r. He can travel all over the world, so can I. ( O dünyan n her taraf na gidebilir, ben de. ) He can travel all over the world, I can too. ( O dünyan n her taraf na gidebilir, ben de. ) He can travel all over the world, I can also. ( O dünyan n her taraf na gidebilir, ben de. )
149 http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

He can travel all over the world, I can as well. ( O dünyan n her taraf na gidebilir, ben de. ) He doesn t smoke, neither does his mother. ( O sigara içmez, annesi de ) He doesn t smoke, nor does his mother. ( O sigara içmez, annesi de ) He doesn t smoke, his mother doesn t either. ( O sigara içmez, annesi de ) Sorusu: * Either - Neither ( veya di erlerini ) cümlede bo b rakarak sorarlar. * ".....de, da" anlam n veren yap n n hepsini bo b rakarak sorarlar. Bu daha zordur. Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek. ( Kas m - May s s navlar ters mant kla i ledi i için bu tahminde bulunuyor. ) He tried to estimate the likely effects of the new millenium at the meeting and, ........................ a) neither did I b) I didn't either c) So do I d) so did I e) I did so

KPDS'de sorusu bu ekilde gelir. lk aramam z gereken cümlenin olumlu - olumsuz olu udur. Yukar daki cümle olumlu oldu u için a ve b klar n eliyoruz. kinci bakmam z gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past oldu u için yard mc fiilimiz "did" olmal d r. c kk da elendi. So kullan m n n sonras nda devrik istedi ini de bilirsek cevap ( d ) kendili inden ç k yor. Görüldü ü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz. He has never been to the US and, ...................................... a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I

Yukar daki aç klaman n ayn s bu soruya da uygulan rsa cevab n ( e ) oldu u rahatl kla görülecektir.

150

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Other Ba ka, di er anlamlar na gelen bu kelime kar t r ld ve KPDS için önemli bir uygulama oldu u için ayr olarak de iniliyor. Other ( türevleri ile birlikte ) s fat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullan m vard r. S fat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki s fatlar isimler ile kullan l rlar ve de i mez sözcüklerdir. Yani ço ul ( s alarak ) olmazlar. Örne in "zengin adam" derken rich man; zengin adamlar derken rich men deriz. kincisinde ifade ço ul olmas na ra men s fat de i medi. S fat olarak kullan m nda e er önünde "the" belirtili tan t c yoksa "ba ka" anlam ndad r. Çünkü bahsedilen belli de ildir. E er the varsa "di er" anlam ndad r. Çünkü sözü edilen bellidir. Other student: Another student: Other students: The other student: The other students: Zamir Olarak: Other bu kullan m ile "s" alabilir. Ama belgisiz tan t c alamaz. Çünkü belgisiz tan t c lar isimler ile beraber kullan l rlar. Zamir formunda "the" l ve "the" s z; "s" li ve "s" siz yap s sorulabilir. Cümlenin anlam na göre hangisinin olaca tahmin edilmelidir. Other: Others: The other: The others:
ba ka ba kalar di er di erleri ba ka ö renci ba ka bir ö renci ba ka ö renciler di er ö renci di er ö renciler

Each Other One Another Birbirleri ile anlam ndad rlar. Each Other: One Others:
ikiden fazla nesne için kullan l r ki nesne için kullan l r

Aralar nda yukar daki nüans fark olmas na ra men bu günkü kullan mda bu fark ortadan kalkm t r. E er bir soruda bunlardan biri cevap ise klarda di eri kesinlikle yoktur. Bu nedenle ikisi e anlaml olarak kabul edilebilirler.

151

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

Any ( herhangi bir ), Some ( herhangi bir ), No ( hiç ), Every ( her ) Bu sözcükler s fat olarak kabul edilirler ve her isimden önce kullan labilirler. Ancak body, one thing where gibi sözcüklerle kullan l rken kontraktl yaz l rlar. Anybody: herhangi biri Anyone: herhangi biri Anything: herhangi bir ey + s fat Anywhere: herhangi bir yer Bu kontraktl yap da e er ikinci bir s fat kullan l rsa, bu s fat kontraktl yap dan sonra yaz l r. Any olumsuz ve soru cülelerinde kullan l r. Olumlu cümlelerde alternatifi olan some kullan l r. Have you seen anybody? ( Herhangi birini görmü müsün? ) Yes, I have seen somebody. ( Evet herhangi birini görmü üm. ) E er böyle bir soruya cevab m z olumsuz ise iki ekilde söyleyebiliriz. No, I haven t seen anybody. ( Hay r, herhangi birini görmemi im. ) No, I have seen nobody. ( Hay r, herhangi birini görmemi im. ) ki cevapta ayn anlamdad r ama ikinci cevap daha keskin bir ifadedir. Have you any friend in Italy? ( talya da herhangi bir arkada n var m ? ) Yes I have some friends in Italy. ( Evet talya da baz arkada lar m var. ) No I haven t any friend in taly. ( Hay r, talya da herhangi bir arkada m yok. ) No I have no friend in taly. ( Hay r, talya da hiç bir arkada m yok. ) Do you speak any foreign language? ( Herhangi bir yabanc dil konu ur musun? ) Yes I speak some foreign language. ( Evet, herhangi bir yabanc dil konu urum. ) No, I don t speak any foreign language? ( Hay r, herhangi bir yabanc dil konu mam. ) No, I speak no foreign language? (Hay r, herhangi bir yabanc dil konu mam) What are you looking for? ( Ne ar yorsun?) I am looking for somewhere cheap. (Ucuz bir yer ar yorum) I have not found anything useful. (Yararl herhangi bir ey bulmam m) kinci s fatlar n kontraktl yap dan sonra kullan ld na dikkat ediniz.

152

http://kpds.forumsplace.com

http://kpds.forumsplace.com

153

http://kpds.forumsplace.com

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful