Bölüm 2.

Takviye ve Matris Malzemeleri
Kompozit malzemeler reçine ve takviye bileşenlerinden oluşur.Kompozitler temel olarak kalıp görevi gören reçine içine gömülmüş sürekli veya kırpılmış elyaflardan oluşmaktadır.Bu bileşenler birbirleri içinde çözülmezler veya karışmazlar.Kompozit malzemelerde elyaf;sertlik,sağlamlık gibi yapısal özellikleri,plastik reçine malzemesi ise elyafın yapısal bütünlüğü oluşturması icin birbirine bağlanması,yükün elyaf arasında dağılmasını ve elyafın kimyasal etkilerden ve atmosfer şartlarından korunmasını sağlar.

Bir Kompozit Ürünün özelliklerini belirleyen unsurlar

Takviye elemanının (fiber) özellikleri Matris malzemenin özellikleri Fiber-matris ara yüzeyindeki yapışma kabiliyeti Fiber/matris oranı (Hacimsel Yoğunluk, Fibre Volume Fraction) Takviye elemanının geometrisi ve matris içindeki yönlenmesi (oryantasyonu)

Kompozit malzemelerin %90 a yakın kısmını polimer esaslı matrisler oluşturmaktadır. Bu ders kapsamında ağırlıklı olarak Polimer Matris Kompozitler (Polymer Matrix Composites, PMC ) göz önüne alınacak ve PMC’lerin üretiminde kullanılan matris ve takviye elemanları hakkında bilgiler verilecektir.

2.1 Takviye Elemanları
Takviye türleri 1.Doğal elyaflar (artık yerlerini sentetik elyaflara bırakmışlardır) 2.Sentetik organik elyaflar; Naylon, aramid (düşük yoğunluklu ve güçlü elyaflardır) 3.Sentetik inorganik elyaflar ; Cam,karbon boron vb.

Kevlar Fiber Graphite Fiber

Kevlar/Carbon Hybrid Fiber Glass

Bir kompozit yapıda takviye malzemesinin temel fonksiyonları: • Yük taşımak. Kompozit bir yapıda yük % 70-90 oranında takviye malzemesi tarafından taşınır. • Direngenlik, mukavemet, termal stabilite sağlamak. • Kullanılan takviyeye (fiber) bağlı olarak elektrik iletkenliği veya yalıtımı sağlamak.

Bir kompozit yapıda matris malzemesinin temel fonksiyonları:
• Matris fiberleri bir arada tutarak fiberlere yük aktarımında köprü görevi görür.Yapıya rijitlik ve şekil verir. • Matris fiberleri birbirinden izole eder. Böylece fiberler birbirlerinden bir yönü ile bağımsız davranırlar. Bu durum, örneğin, çatlak ilerlemesini durdurur ve yavaşlatır. • Matris iyi yüzey kalitesi • Matris, aşınma gibi mekanik hasarlara ve çeşitli kimyasal etkilere karşı fiberleri korur. • Seçilen matris malzemenin özelliklerine bağlı olarak, kompozitin süneklik, darbe direnci gibi performans karakteristikleri de etkilenir. Daha sünek bir matris yapının kırılma tokluğunu arttırabilir. Ör; yüksek tokluk için termoplastik esaslı kompozit malzemeler seçilir. • Kullanılan matrisin özellikleri ve fiberle uygunluğu, meydana gelen hasar modlarını (mekanizmaları) önemli ölçüde etkiler.

Başlıca Takviye elemanları (elyaf halinde): Cam Karbon Boron Alüminyum oksit Silisyum karbür Organik moleküller (aramidler) …..

CAM ELYAF ÜRETİMİ
Cam elyafın esasını silis-kum (

SiO2) meydana getirmektedir. Diğer

bileşenler ise sodyum (Na),Kalsiyum (Ca), Magnezyum (Mg), Alüminyum (Al), Baryum (Ba) ve Demir (Fe) gibi elementlerin oksitlerinden oluşur. Polimer esaslı kompozitlerde kullanılan en yaygın ve ucuz takviye elemanıdır. Şekil ? de Sodyum silikat cam yapısının iki boyutlu gösterimi yer almaktadır. Silisyum atomları üç boyutlu rastgele bağlanmış polihedra ağını oluşturmak için oksijen atomlarına kovalent bağla bağlanır. Cam elyaf üretimi için, öncelikle hammaddeler elektrik fırınlarında yaklaşık 1200-1500 °C de ergitilir. Daha sonra ergiyen malzeme platin alaşımlı bir potanın tabanındaki binlerce delikten ve devamında bir soğutma bölgesinden geçirilir.

Daha sonra prosese uygun olarak yerleştirilmiş bir sarma sitemi ile lifler yüksek hızlarda (20-70 m/s gibi…) çekilerek 5-20 micron kalınlığında lifler elde edilir. Bu lifler demet haline getirilmeden önce bağlayıcı adı verilen bir kimyasal bileşim ile kaplanır. Bağlayıcı cinsi, kompozit malzeme içinde cam elyafının performansını etkileyen en önemli faktörlerden birisidir. Kompozitin mukavemeti, reçine-cam bağının kuvveti ile orantılıdır. Bu bağın kuvveti, kullanılan bağlayıcı içindeki bağlama gruplarının cinsine bağlıdır.

Bağlayıcı, “film oluşturucu”, “bağlama grupları”, “antistatik katkı”, “plastifiyan” “Lübrikant” adı verilen malzemelerin karışımından oluşmaktadır. Örneğin Silane ile yapılan kaplamalarda; molekülün bir kısmı Si-O bağları aracılığıyla cam ile reaksiyona girerken, Silane üzerindeki organik gruplar reçine ile uyumluluk sağlarlar. Kaplamanın miktarı fiberin % 0.25-6 ı kadardır. E-camı: Takviye elyaflarının üretiminde en çok kullanılan cam türüdür. Düşük maliyet, iyi yalıtım ve düşük su emiş oranı özelliklerine sahiptir. S-Camı: Yüksek maliyetli ve yüksek performanslı bir malzemedir. Yalnız uçak sanayisinde kullanılır. Elyaf içindeki tellerin çapları E Cam’ın yarısı kadardır, böylelikle elyaf sayısı fazlalaşır dolayısıyla birleşme özelliklerinin daha güçlü olması anlamına gelen daha sert yüzey elde edilebilmektedir. C-Camı: Yüksek kimyasal direnç gösterir. depolama tankları gibi yerlerde kullanılır. mekanik özellikleri düşüktür.

Cam türleri ve özellikleri
Malzeme Cinsi Formülü E-Camı S-Camı C-Camı

Kum Al ve Demir Oksit

SiO2 Al2O3 Fe2O3 CaO

52.4 14.4

64.4 25

64.6 4.1

Kalsiyum Oksit

17.2

---

14.3

Magnezyum Oksit

MgO

4.6

10.3

3.3

Sodyum ve Potasyum Oksit Baryum iki Oksit

Na2O K2O Ba2O3

0.8

0.3

9.6

10.6

---

4.7

Baryum Oksit

BaO

---

---

0.9

KARBON ELYAF ÜRETİMİ
Karbon ve Grafit elyaflar organik maddelerden üretildikleri için organik fiberler olarak da adlandırılırlar. Ham madde olarak Poliakrilonitril (polyacrylonitrile ,PAN), Selüloz (Rayon) ve Zift (Pitch) kullanılır. Poliakrilonitril (PAN), tekstil kaynaklı bir polimer fiberdir. Zift fiberler arıtılmış petrolden veya katran şeklindeki kömür ziftinden eğrilerek elde edilir. Karbon fiber/elyaf üretiminde günümüzde daha çok PAN-esaslı fiberlerden (ham lif= precursor) yararlanılmaktadır. Zift-esaslı fiberler Daha direngen ve gevrek bir karaktere sahiptirler. Ham lifleri karbon lif/elyaf haline getirmek için birkaç basamaklı bir proses uygulanır. İlk aşamada, yüksek sıcaklıklarda oksitlenme işlemine Tabi tutulurlar. Daha sonra,karbürleme (carbonization) ve grafitleme (graphitization) proseslerine tabi tutulurlar.

(P.K. Mallick’den)

(PK Mallick’ten)

ARAMİD ELYAF ÜRETİMİ
Aramid kelimesi bir çeşit naylon olan aromatik poliamid maddesinden gelmektedir. Aramid elyafı piyasada daha çok ticari isimleri Kevlar (DuPont) ve Twaron (Akzo Nobel) olarak bilinmektedir. Farklı uygulamaların ihtiyaçlarını karşılamak için birçok farklı özelliklerde aramid elyafı üretilmektedir. Aramidler -CO-NH- grupları ile aromatik karbon halkaları zincirlerinden oluşur. Polimeri elyaf haline dönüştürmek için kuvvetli mineral asit, oleum yağı veya klor sülfonik ile konsantre olmuş eriyik hazırlanır. Bunlar süzgeçten geçirilir ve nötralize edilmiş edilmiş banyo içinden iplik olarak çıkar. Hem meme şekli hem de çekme derecesi başarılı elyaf üretimi için önemlidir. Elyaflar çekildikten sonra yıkanır, durulanır ve çekme altında 550 C sıcaklıklarda azot içinde ısıtılır.

Önemli Özellikleri;
Genellikle rengi sarıdır Düşük yoğunlukludur Yüksek dayanıklılık Yüksek darbe dayanımı Yüksek aşınma dayanımı Yüksek yorulma dayanımı Yüksek kimyasal dayanımı Kevlar elyaflı kompozitler Cam elyaflı kompozitlere göre 35% daha hafiftir E Cam türü elyaflara yakın basınç dayanıklılığı

Aramid Elyafının Kullanım Alanları
Genellikle polimer matrisler için takviye elemanı olarak kullanılan aramid elyafının bazı kullanım alanları; Balistik koruma uygulamaları; Askeri kasklar, kursun geçirmez yelekler... Koruyucu giysiler; eldiven, motorsiklet koruma giysileri, avcılık giysi ve aksesuarları Yelkenliler ve yatlar için yelken direği Hava araçları gövde parçaları Tekne gövdesi Endüstri ve otomotiv uygulamaları için kemer ve hortum Fiberoptik ve elektromekanik kablolar Debriyajlarda bulunan sürtünme balatalarında ve fren kampanalarında Yüksek isi ve basınçlarda kullanılan conta, salmastra vb. En çok bilinen ve kullanılan aramid elyafı Dupont firmasının tescilli ismi olan Kevlar’dir. Kevlar 29, Kevlar 49 olarak iki çeşidi bulunmaktadır.

Preform

“Prepreg” takviye malzemeleri
Prepreg (resin-impregnated fiber) reçine emdirilmiş takviye malzemelerine (fiber, kumaş…) verilen addır. Bu malzemeler özel saklama koşullarında tutulurlar ve belli bir raf ömürleri vardır. Üretim esnasında ayrıca bir reçine emdirme işlemine gerek kalmaz. Prepreg’ler tek yönlü bant (unidirectional tape), örgülü kumaş (woven fabrics) veya bükülmüş iplik (roving) şeklinde üretilmektedir. Özellikle epoxy prepreg’ler endüstriyel uygulamalarda sıklıkla kullanılmaktadır. Termoset ve termoplastik prepregler mevcuttur.

Mazumdar

Mazumdar

Çekirdek (Core) takviyeler
Bu malzemeler, genellikle sandviç yapıların üretiminde; yüksek mukavemetli ve ince iki kompozit tabaka arasında çekirdek (core) olarak kullanılırlar. Amaç, malzeme kalınlığını hafif yapılar ile arttırarak direngenliği arttırmaktır. Bu malzemeler yüksek mukavemetli alt ve üst yüzeylere (tabakalara) yük transferini bir yüzeyden diğerine aktarabilecek güçlü yapıştırıcılar ile bağlanırlar.

Core (çekirdek) türleri
Köpükler (Foam Cores) Köpükler en çok kullanılan çekirdek malzemelerindendir. Çeşitli sentetik polimerlerden üretilirler: polyvinyl chloride (PVC), polystyrene(PS), polyurethane (PU), polymethyl methacrylamide (acrylic) ……. Ağırlık: 30kg/m3 - 300kg/m3, Kalınlık : 5mm- 50mm. Balpeteği (Honeycomb) Alüminyum bal-peteği Nomex bal-peteği (Nomex: Selüloz esaslı liflerden ziyade Kevlar esaslı bir çeşit kağıttan yapılır) Termoplastik bal-peteği Ağaç Çekirdekler Balsa Sedir (Cedar)

Mazumdar

2.2 MATRİS MALZEMELER (REÇİNELER)

Kompozit malzeme üretiminde kullanılan bir reçineden beklenen özellikler: 1. 2. 3. 4. İyi mekanik özellikler İyi yapışma kabiliyeti İyi tokluk özellikleri Çevresel etkilere direnç

1. Reçinelerin Mekanik Özellikleri
Şekilde ideal bir reçine gerilme-birim uzama diyagramı görülmektedir. Görüldüğü gibi plastik deformasyon bölgesi de vardır ve hasar gevrek kırılma şeklinde gerçekleşmemektedir. Kompozit malzemeden beklenen performansın elde edilebilmesi için matris malzemenin en az fiber malzemesi kadar elastik deformasyon kabiliyetine sahip olmalıdır.

Bazı kompozitlerin gerilme-birim uzama davranışının (hasara kadar) karşılaştırılması

2. Reçinelerin Yapışma Özellikleri
Bir reçinenin fibere yapışma kabiliyeti yüksek olmalıdır. Yapışma kabiliyeti arttıça, yüklerin reçineden takviyeye yeterli miktarda aktarılması mümkün olur. Ayrıca, gerilme altında fiber-reçine ara yüzeyinde ayrılma veya kırılmalar engellenmiş olur.

3. Reçinelerin Tokluk Özellikleri
Kırılma tokluğu bir malzemenin çalak ilerlemesine gösterdiği direncin bir ölçüsüdür.Kompozitlerde bunu ölçmek zordur. Ancak, gerilme-birim uzama eğrisinin kendisi de malzemenin tokluğu hakkında fikirler verir. Genellikle bir reçinenin hasar uzaması arttıkça tokluğunun arttığı söylenebilir. Aksi durumda reçineler gevrek karakter gösterirler ve kolayca kırılırlar. Bu nedenle fiberlerin uzama kabiliyetlerine uyumlu reçine seçimi çok önemlidir.

4. Reçinelerin Çevresel Özellikleri Reçinelerin birtakım çevresel etkilere (UV gibi), suya ve agresif maddelere (kimyasallar) dirençlerinin yüksek olması istenir. Özellikle deniz ortamında çalışan kompozitler için bu özellikler önem kazanmaktadır.

REÇİNE TÜRLERİ
Fiber takviyeli kompozit imalatında kullanılan reçineler bazen polimer olarak anılırlar. Polimerler basit molekül yapıların oluşturduğu zincir yapılardır. Polimerler; Termoplastikler ve Termosetler olarak iki gruba ayrılır.

Termoplastikler, metallerde olduğu gibi, yeterli ısı ile eriyen ve soğutulduğunda da katılaşabilen yapılardır. Yani geri dönüşümü olan polimer yapılardır. Naylon, polipropilen, polietilen tipik termoplastik örnekleridir.

(Mallick)

(Mallick)

Termoset kompozit malzemeler, reçineler ile sertleştiricilerin/ katalizörlerin belli oranlarda karıştırılması ve takviye malzemeye nüfuz ettirilmesi ile elde edilir. Sözkonusu karışım esnasında reçine ile sertleştirici malzemeler arasında geri dönüşümü olmayan kimyasal reaksiyonlar ve bağlar meydana gelir. Katılaşan termosetler ısı ile bir daha sıvı hale dönüşemezler. Buna karşılık belli bir sıcaklık değerlerinin üzerine çıkıldığında mekanik özellikleri önemli ölçüde değişmektedir. Bu sıcaklık Cam Geçiş Sıcaklığı (Glass Transition Temperature, Tg) olarak bilinmektedir ve kullanılan reçine türüne, pişirme derecesine ve doğru bir karışım elde edilip edilmediğine bağlı olarak değişmektedir. Tg’den büyük sıcaklıklarda, termoset polimer molekülleri rijit kristal bir yapıdan daha esnek amorf polimer bir yapıya dönüşür. Bu değişim Tg’den daha düşük sıcaklıklara tekrar inildiğinde geri dönüşüm özelliğine sahiptir. Tg’den büyük sıcaklıklarda, reçine rijitliği (Elastisite modülü) ve sonuç olarak bası ve kayma mukavemeti keskin bir şekilde düşüş gösterir. Bunların dışında, su direnci ve renk stabilitesi gibi özellikler de önemli ölçüde düşmektedir. Kompozit endüstrisinde en çok kullanılan reçine türleri polyester, vinylester ve epoxy’dir.

Polyester Reçineler
Denizcilik uygulamaları başta olmak üzere Polyester en çok kullanılan reçine sitemleridir. Günümüzde en çok kullanılan iki tip polyester reçine vardır: Orthophthalic polyester reçine ve Isophthalic polyester reçine. Orthophthalic polyester reçine çokça kullanılan daha ekonomik bir türdür. Isophthalic polyester reçineler ise özellikle su direncinin yüksek olması istenen alanlarda, denizcilik sektörü gibi, tercih edilmektedir. Aşağıdaki şekil tipik bir polyesterin idealize edilmiş kimyasal yapısı verilmiştir. Moleküler zincirde (CO - O - C) ester gruplarını, (C* = C*) ise reaktif bölgeleri göstermektedir.

polyester reçinelerin çoğu viskoz ve soluk renkli sıvılardır. Bu sıvılar genellikle bir monomer (styrene) içindeki polyester çözeltisi şeklinde bulunurlar. %50 oranındaki styrene ilavesi reçinenin viskozitesini düşürerek kullanımı kolaylaştırır. Ayrıca, styrene polyester molekül zincirleri arasında sıvı fazdan katı faza geçişte çapraz bağların oluşmasında (bazı yan ürünlerin dönüşümüne ihtiyaç kalmaksızın) da çok önemli bir fonksiyonu yerine getirir. Polyester reçinelerin raf ömürleri sınırlıdır. Uzun bir zaman periyodu içinde kendi kendilerine jelleşmeye (gel) uğrarlar. Üretim esnasında jelleşmeyi geciktirmek için küçük oranlarda bazı inhibitörler (yavaşlatıcı). Kalıplamada, polyester ile birlikte başka yardımcı ürünler de kullanılır. Bunlar genellikle: Katalizör (catalyst) Hızlandırıcı (accelerator) Katkı maddeleri (additives: Thixotropic, Pigment, Filler, Chemical/fire resistance)

Firmalar ya polyester reçineleri basit bileşimi ile veya yukarıda sözü edilen katkı maddelerini de içerecek şekilde satmaktadırlar. Daha önce ifade edildiği gibi yeterli zaman tanındığı takdirde doymamış bir polyester kendi kendine polimerleşecektir. Ancak pratikte katalizör ve hızlandırıcılar ile polimerleşme süresi makul seviyelere indirilir. Katalizörler polimerleşme sürecinden hemen önce ilave edilir. Katalizör kimyasal bir reaksiyona katılmaz sadece prosesi aktive etmek (harekete geçirmek) için kullanılır. Hızlandırıcılar reaksiyonların oda sıcaklığında ve daha hızlı gerçekleşmesine yardımcı olurlar. Hızlandırıcılar katalizör madde olmaksızın katıldığında reaksiyona çok küçük katkısı vardır. Bu nedenle çoğu zaman polyester reçine ile birlikte üreticiler tarafından “ön-hızlandımalı” (pre-accelerated) reçine olarak satılırlar. Polyesterlerin molekül zinciri şematik olarak şu şekilde gösterilebilir. Burada “B” moleküldeki reaktif bölgeleri göstermektedir.

Styrene ‘S ‘ ve katalizör eklendiğinde; styrene polimer zincirleri arasında, reaktif bölgelerde çapraz bağlar meydana getirerek üç boyutlu karmaşık bir ağ oluşturur ve böylece polyesterin piştiği/katılaştığı (curing) söylenir. Çapraz bağ oluşumu darbeli yükler karşısında gevrek kırılmaya olan eğilimi arttırır.

Geri dönüşümü olmayan bu kimyasal reaksiyon sonucunda, kimayasal direnci yüksek (genellikle) katı/sert bir yapı ortaya çıkar. Bu şekilde çapraz-bağ (cross-linking) oluşumu polimerizasyon (polymerisation) olarak adlandırılır. Reçinenin rengi birtakım pigment ilaveleri (küçük oranlarda ör: reçinenin %3’ü gibi) ile ayarlanabilir. Pigment ilavesi kürleşme reaksiyonlarına kolayca etki edebilir; bu nedenle, kullanılacak miktar uygun pigment seçimi konusunda dikkatli davranılmalıdır. Polyester reçineler ile birlikte büyük oranda (%50 gibi) dolgu malzemeleri de kullanılır.

Vinylester Reçineler
Vinilester (Vinylester) reçinelerin molekül yapıları polyestere benzerdir. Reaktif bölgelerde farklılıklar vardır. Vinilesterlerde raktif bölgeler polimer zincirinin başında ve sonunda yer alırlar. Böylece; molekül zincirinin tamamı (tüm uzunluğu) ani yükleri absorbe edebildiği için vinilester reçineler polyestere oranla daha tok ve esnek tir. Ayrıca vinilester moleküller daha az “ester” grupları içerdiğinden, bu tür reçineler suya ve başka pek çok kimyasala karşı polyestere oranla daha iyi direnç gösterirler. Çünkü, Ester grupları hidroliz ile su bozunmalarına (degradation) karşı hassastırlar. Bu nedenle, boru hatlarında ve kimyasal Depolama tanklarında sıklıkla vinilester reçineler kullanılır. Aşağıda idealize edilmiş bir vinilester yapısı görülmektedir. Aşağıdaki şematik yapı incelendiğinde reaktif bölgelerin polyester ile gösterdiği farklılıklar görülebilir.

Epoxy reçineler
Günümüzde mevcut termoset reçineler arasında en yüksek performansa sahip olan reçine epoxy’lerdir. Mekanik performansları ve çevresel etkilere karşı dirençleri diğerlerinden daha yüksektir. Yapışma kabiliyetlerinin ve su dirençlerinin (su etkisi ile bozunma) yüksek olması nedeni ile de özellikle yat, tekne gibi deniz araçlarında kullanılabilecek en ideal reçinelerdir. Tekne yapımında, ana matris malzemesi olarak kullanıldıkları gibi, gövdeyi sudan korumak için polyesterle birlikte bir kılıf şeklinde de kullanılmaktadır. ‘Epoxy’ terimi bir “oksijen” atomu ile iki “karbon” atomundan oluşan bir kimyasal gruba verilen addır. En basit epoxy, ‘alpha-epoxy’ veya ‘1,2-epoxy’ olarak adlandırılan üç elemanlı bir halkadır. Alttaki şekilde, basit bir epoxy (Ethylene Oxide) nin idealize edilmiş kimyasal yapısı görülmektedir.

Epoxy reçineler kolayca ve hızlı bir şekilde kullanılan sertleşticilerin özelliklerine bağlı olarak 5°C- 150°C aralığında pişirilebilirler (curing). Epoxy reçinelerin en büyük avantajlarından biri pişme/katılaşma sırasında gösterdikleri düşük çekme (büzüşme) oranlarıdır. Yüksek yapışma kabiliyeti, yüksek mekanik özellikler, yüksek elektrik izolasyonu ve iyi kimyasal direnç de diğer avantajları arasında sayılabilir. Ayrıca, epoxy reçineler endüstride; yapıştırma, döküm, sızdırmazlık, boya ve vernikleme..gibi amaçlarla da kullanılırlar. Epoxy reçineler vinilesterlerde olduğu gibi her iki ucunda reaktif bölgeler (reactive sites) bulunan uzun molekül zincirlerinden oluşmaktadır. Fakat, epoxy lerde bu reaktif bölgelerde ester grupları yerine epoxy grupları vardır. Ester gruplarının yokluğu epoxy reçineleri suya karşı dirençli hale getirmektedir. Bir epoxy molekülü merkezinde mekanik ve termal gerilmeleri lineer gruplara oranla daha iyi absorbe eden iki halkalı gruplar (two ring groups) içerir. Bu da onlara çok iyi direngenlik, tokluk ve ısı direnci katmaktadır.

Epoxylerin polyesterden en önemli farkı curing için katalizör yerine sertleştirici kullanılmasıdır. Sertleştiriciler (genellikle “amine”) ilave bir reaksiyon ile epoxy nin katılaşmasını sağlarlar. Her iki malzeme de kimyasal reaksiyona girer. Böylece Epoxy molekülleri “amine” mölekülleri ile birbirlerine bağlanırlar. Bu kompleks üçboyutlu bir yapı ortaya çıkarır.

Amine molekülleri epoxy molekülleri ile sabit bir oranda reaksiyona girdiği için reçine ile sertleştirici arasında doğru bir karışım oranı elde edilmelidir. Bu tam (tamamlanmış) bir reaksiyonun sağlanması için çok önemlidir. Aksi takdirde matris içinde reaksiyona girmemiş reçine veya sertleştirici kalır ve ürünün pişme sonrası özelliklerine etki eder.

Diğer reçineler
Polyester, vinilester ve epoksi reçinelerin kullanım oranı %90. Bunlardan başka kullanılan reçineler ise şunlardır:

Phenolics Cyanate Esters Silicones Polyurethanes Bismaleimides (BMI) Polyimides

Avantajlar Polyesterler •Kullanım kolaylığı
•En Düşük maliyet (1-2 £/kg)

Dezavantajlar
•Yüksek olmayan mekanik özellikler •Yüksek styrene emisyonları •Yüksek Pişme (curing) çekmesi •Sınırlı çalışma süresi aralığı

•Çevreye ve kimyasallara karşı yüksek •Yüksek özellikler için postcure gerekli

Vinil Esterler

direnç •Polyesterden daha iyi mekanik özellikler

•Yüksek styrene içermesi •Maliyeti polyesterden daha yüksek (2-4 £/kg) •Yüksek Pişme (curing) çekmesi

•Yüksek mekanik ve termal özellikler

•Çok yüksek maliyet (3-15 £/kg) •Kritik karışım oranı

Epoksiler

•Yüksek su direnci •Uzun çalışma süreleri mevcut •Yüksek sıcaklıklara direnç (yaş 140 C ye, kuru:220 C ye kadar) •Düşük Pişme (curing) çekmesi

Related Interests